Sınai Mülkiyet Kanunu ile ilgili ayrıntılı bilgi için tıklayınız.

 Sınai Mülkiyet Kanunu (Kabul Tarihi: 22.12.2016)

Yeni Kanuna göre;

 Türk Patent Enstitüsünün adı Türk Patent ve Marka Kurumu olarak değiştiriliyor. Kurumun kısa adı da "Türk Patent" olarak düzenleniyor.

 Bilimsel ve teknolojik gelişmeler, üretimde yeni metotların geliştirilmesi, iklim değişikliği gibi nedenlerle ürün özelliklerinde meydana gelebilecek değişikliklerin sicile kaydedilebilmesine imkan veriliyor.

 Marka, patent veya tasarım hakkı sahibi, kendi hakkından daha önceki rüçhan veya başvuru tarihine sahip kişilerin açmış olduğu tecavüz davasında, sınai mülkiyet hakkını savunma gerekçesi olarak ileri süremeyecek.

 Kanunda öngörülen davalarda görevli mahkeme, fikri ve sınai haklar hukuk mahkemeleri ile fikri ve sınai haklar ceza mahkemeleri olacak.

 Bu mahkemeler tek hakimli olarak görev yapacak. Türk Patent ve Marka Kurumunun kanun hükümlerine göre, aldığı bütün kararlara karşı açılacak davalarda ve kurumun kararlarından zarar gören üçüncü kişilerin kurum aleyhine açacakları davalarda görevli ve yetkili mahkeme, Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olarak belirlendi.

 Sınai mülkiyet hakkı sahibi tarafından, üçüncü kişiler aleyhine açılacak hukuk davalarında yetkili mahkeme ise davacının yerleşim yeri veya hukuka aykırı fiilin gerçekleştiği ya da bu fiilin etkilerinin görüldüğü yerin mahkemesi olarak belirleniyor.

 Davacının Türkiye'de yerleşim yeri bulunmaması halinde yetkili mahkeme, davanın açıldığı tarihte sicilde kayıtlı vekilin iş yerinin bulunduğu yerde olacak.

 Sınai mülkiyet hakkı veya geleneksel ürün adından doğan özel hukuka ilişkin taleplerde, Türk Borçlar Kanunu'nun zaman aşımına ilişkin hükümleri uygulanacak.

 Marka, patent veya tasarım hakkı sahibi, kendi hakkından daha önceki rüçhan veya başvuru tarihine sahip hak kişilerin açtığı tecavüz davasında, sahip olduğu sınai mülkiyet hakkını savunma gerekçesi olarak ileri süremeyecek.

 Sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa inhisari lisansa sahip olan kişi, üçüncü bir kişi tarafından sınai mülkiyet hakkına tecavüz edilmesi durumunda, hak sahibinin kanun uyarınca açabileceği davaları, kendi adına açabilecek.

 İnhisari olmayan lisans alan, sınai mülkiyet hakkına tecavüz dolayısıyla dava açma hakkı sözleşmede açıkça sınırlandırılmamışsa yapacağı bildirimle, gereken davayı açmasını hak sahibinden isteyecek.

 Hak sahibinin, bu talebi kabul etmemesi veya bildirim tarihinden itibaren 3 ay içinde talep edilen davayı açmaması halinde, lisans alan, yaptığı bildirimi de ekleyerek, kendi adına ve kendi menfaatlerinin gerektirdiği ölçüde dava açabilecek. Lisans alan, ciddi bir zarar tehlikesinin varlığı halinde ve söz konusu sürenin geçmesinden önce, ihtiyati tedbire karar verilmesini mahkemeden talep edebilecek.

 Mahkemenin tedbir kararı verdiği hallerde talepte bulunan lisans sahibi dava açmaya da yetkili olacak. Kanun uyarınca dava açma hakkı olan kişiler, dava konusu kullanımın, ülke içinde kendi sınai mülkiyet haklarına tecavüz teşkil edecek şekilde gerçekleşmekte olduğunu veya gerçekleşmesi için ciddi ve etkin  çalışmalar yapıldığını ispat etmek şartıyla, verilecek hükmün etkinliğini temin etmek üzere, ihtiyati tedbire karar verilmesini mahkemeden isteyebilecek.

 İşlem yetkisi olan kişiler ve tebligata ilişkin usul ve esaslar da belirlenirken, gerçek veya tüzel kişiler ile bu kişiler tarafından yetkilendirilmiş sicile kayıtlı marka veya patent vekilleri Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde işlem yapabilecek.

 Tüzel kişiler, yetkili organları tarafından tayin edilen gerçek kişi veya kişilerce temsil edilecek. Yerleşim yeri yurt dışında bulunan kişiler ancak marka veya patent vekilleri tarafından temsil edilecek.

 Vekille temsil edilmeksizin asil tarafından gerçekleştirilen işlemler, yapılmamış sayılacak. Marka veya patent vekili tayin edilmesi halinde, tüm işlemler vekil tarafından yapılacak, vekile yapılan tebligat asile yapılmış sayılacak.

 Kanunun uygulanması kapsamında yapılacak tebligatlar, elektronik tebligata ilişkin usullere bağlı olmaksızın, tebligat yapılacak kişinin onayı alınmak şartıyla ve enstitü tarafından gerçek veya tüzel kişi için tahsis edilen elektronik posta kutusuna konulmak suretiyle elektronik ortamda tebliği sağlanacak. Bu şekilde yapılan tebligatlar, tebligat konusu belgenin posta kutusuna konulmasını müteakip muhatabın, posta kutusuna ilk giriş yaptığı tarihte ve her halde belgenin posta kutusuna konulduğu tarihi izleyen onuncu günün sonunda yapılmış kabul edilecek.

 Sınai mülkiyet hakkının verilmesi veya tescili ile ilgili işlemler için ödenmesi gereken ücretlerin ödendiğine ilişkin bilginin süresi içinde Türk Patent ve Marka Kurumu'na sunulmaması halinde sınai mülkiyet hakkı başvurusu geri çekilmiş olacak. Sicile kayıtlı sınai mülkiyet hakkıyla ilgili olarak ödenmesi gereken ücretlerin ödendiğine ilişkin bilginin süresi içinde Türk Patent ve Marka Kurumuna sunulmaması halinde, ilgili talep yapılmamış sayılacak.

 Kurul kararlarının iptali veya hükümsüzlük istemli davalarda verilen kararlar kesinleşmedikçe icra edilemeyecek.

 Kanunda yer alan suçlar sebebiyle el konulan veya muhafaza altına alınan suça konu eşyanın sayısı, ebadı veya niteliği gibi nedenlerle emanet bürosunda muhafaza edilemeyecek olması halinde, Cumhuriyet savcısının talimatı doğrultusunda numune alınması mümkün olan eşyadan yeteri kadar numune alınmasının ardından, geri kalan suç eşyası maliye teşkilatına gönderilecek.

 Suça konu olan eşyanın, zarara uğraması veya değerinde esaslı ölçüde kayıp meydana gelme tehlikesinin varlığı ya da muhafazasının ciddi külfet oluşturması halinde bilirkişi incelemesi yaptırıldıktan sonra, soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısının talebi üzerine hakim, kovuşturma aşamasında hükümden önce mahkeme tarafından imhasına karar verilecek. İmha işlemleri Cumhuriyet savcısının başkanlığında maliye teşkilatınca oluşturulan üç kişilik komisyon huzurunda yapılacak ve buna dair tutanak tanzim edilecek.

 Kanunun yayım tarihinden önce enstitüye yapılmış olan ulusal ve uluslararası marka ve tasarım başvuruları ile coğrafi işaret başvuruları, başvuru tarihinde yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre sonuçlandırılacak.

 Kanunun yayım tarihinden önce yapılmış ulusal patent başvuruları ve faydalı model başvuruları, başvuru tarihinde yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre sonuçlandırılacak. Söz konusu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra yapılan ek patent başvurularının sonuçlandırılmasında, ek patent başvurusu veya ek patentin bağımsız patent başvurusu ya da patente dönüştürülmesinde, asıl patent başvurusunun başvuru tarihinde yürürlükte olan mevzuat hükümleri uygulanacak.

 Maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce ulusal aşamaya giren uluslararası veya bölgesel anlaşmalar yoluyla yapılmış patent başvuruları ve faydalı model başvuruları, başvurunun ulusal aşamaya girdiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre, sonuçlandırılacak.

Marka Hakkın İlişin Düzenlemeler:

 Tescilli markaların piyasada daha etkin kullanımını sağlamak ve kullanılması düşünülmeyen mal ve hizmetler için marka tescil talebinde bulunulmasının önüne geçmek amacıyla yayıma itiraz eden taraftan kullanıma ilişkin bilgi ve belgeler sunulmasının talep edilmesini sağlayan düzenleme getiriliyor.

 AB düzenlemesine paralel olarak yedi yıl sonra yürürlüğe girmek üzere, markalara idari iptal getiriliyor, marka tescil süreçleri kısaltılıyor.

 Önceki marka sahibinin başvurunun tesciline açıkça muvafakat ettiğini gösteren noter onaylı muvafakatnamenin Türk Patent ve Marka Kurumuna sunulması halinde başvurunun reddedilemeyeceğine ilişkin düzenleme getiriliyor.

 Marka, bir teşebbüsün mallarının veya hizmetlerinin diğer teşebbüslerin mallarından veya hizmetlerinden ayırt edilmesini sağlaması ve marka sahibine sağlanan korumanın konusunun açık ve kesin olarak anlaşılmasını sağlayabilecek şekilde sicilde gösterilebilir olması şartıyla kişi adları dahil sözcükler, şekiller, renkler, harfler, sayılar, sesler ve malların veya ambalajlarının biçimi olmak üzere her tür işaretten oluşabilecek.

 Marka tescilinde mutlak ret nedenleri konusunda 556 sayılı KHK’daki düzenlemeler aynen korunmuş olup mevcut düzenlemede yer alan hükümlere ilave olarak tüketiciler tarafından marka olarak algılanma fonksiyonuna haiz olamayan işaret ile tescilli bir coğrafi işaretten oluşan veya tescilli bir coğrafi işareti içeren markaların tescil edilemeyeceği hüküm altına alınmıştır.

 Mutlak ret nedenlerine ilişkin yeni bir istisnaya yer verilmiştir. Buna göre bir marka tescil başvurusunun, önceki marka sahibinin başvurunun tesciline açıkça muvafakat ettiğini gösteren noter onaylı belgenin Enstitüye sunulması halinde birinci fıkranın (ç) bendine göre reddedilemeyecek.

 Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali varsa, itiraz üzerine başvuru reddedilecek.

 Kanunla sağlanan marka koruması, tescil yoluyla elde edilecek. Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine ait olacak ve marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması halinde bazı fiillerin önlenmesini talep etme hakkı olacak.

 Tescilli bir markanın, basılı olarak veya elektronik ortamda sunulan sözlük, ansiklopedi ya da başka bir başvuru eserinde, tescilli olduğu belirtilmeden jenerik ad izlenimi verecek şekilde yayımlanması durumunda, marka sahibinin talebine bağlı olarak yayımcı, elektronik ortamda sunulan eserlerde derhal, basılı eserlerde ise ilk baskısında markanın tescilli olduğunu belirtmek suretiyle yanlışlığı düzeltecek ya da markayı eserden kaldıracak.

 Tescil tarihinden itibaren 5 yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye'de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına 5 yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verilecek.

 Marka sahibinin izni olmadan markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin ticari vekil ya da temsilci adına tescilinin yapılması halinde, ticari vekil veya temsilcinin haklı bir sebebi yoksa marka sahibi mahkemeden, markasının kullanımının yasaklanmasını talep edebileceği gibi söz konusu tescilin kendisine devredilmesini de talep edebilecek.

 Paris Sözleşmesi veya Dünya Ticaret Örgütü Kuruluş Anlaşması'na taraf devletlerden birinin uyruğunda olan ya da bu devletlerden birinin uyruğunda olmamakla beraber bunlardan birinde yerleşim yeri veya işler durumda ticari müessesesi bulunan gerçek ya da tüzel kişiler veya bunların halefleri, bu devletlerin herhangi birinde yetkili mercilere markanın tescili için usulüne uygun olarak yaptıkları başvuru tarihinden itibaren altı aylık süre içinde, Paris Sözleşmesi hükümleri kapsamında aynı marka ve aynı mal veya hizmetler için Türkiye'de başvuru yapma konusunda rüçhan hakkından yararlanacak.

 Markaların Uluslararası Tescili Konusundaki Madrid Sözleşmesi ile İlgili Protokol kapsamında yapılan bir uluslararası başvuru, Türk Patent ve Marka Kurumuna doğrudan yapılan bir başvuruyla aynı sonuçları doğuracak.

 Bültende yayımlanmış bir marka başvurusunun, tescil edilmemesi gerektiğine ilişkin itirazlar ilgili kişiler tarafından marka başvurusunun yayımından itibaren iki ay içinde yapılacak.

 Tescilli markanın koruma süresi başvuru tarihinden itibaren 10 yıl olacak. Bu süre, 10'ar yıllık dönemler halinde yenilenecek.

 Marka hakkı, tescil edildiği mal veya hizmetlerin bir kısmı ya da tamamı için lisans sözleşmesine konu olabilecek.

 Mahkeme tarafından ilgili maddeler uyarınca markanın hükümsüzlüğüne karar verilebilecek. Menfaati olanlar, cumhuriyet savcıları veya ilgili kamu kurum ve kuruluşları markanın hükümsüzlüğünü mahkemeden isteyebilecek. Markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi halinde, markaya kanunla sağlanan koruma hiç doğmamış sayılacak.

 Koruma süresinin dolması ve markanın süresi içinde yenilenmemesi; marka sahibinin marka hakkından vazgeçmesi durumunda da marka hakkı sona erecek.

 Marka sahibinin izni olmaksızın markayı kullanmak, marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle, markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği halde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak; marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek "marka hakkına tecavüz" sayılacak.

 Başkasına ait marka hakkına iktibas veya iltibas suretiyle tecavüz ederek mal üreten veya hizmet sunan, satışa arz eden veya satan, ithal ya da ihraç eden, ticari amaçla satın alan, bulunduran, nakleden veya depolayan kişiye bir yıldan üç yıla kadar hapis ve 21 güne kadar adli para cezası verilecek.

 Marka koruması olduğunu belirten işareti mal veya ambalaj üzerinden yetkisi olmadan kaldıran kişiye, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve 5 bin güne kadar adli para cezası verilecek.

 Yetkisi olmadığı halde başkasına ait marka hakkı üzerinde devretmek, lisans veya rehin vermek suretiyle tasarrufta bulunan kişi iki yıldan dört yıla kadar hapis ve 5 bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılacak.

Coğrafi İşaret ve Geleneksel Ürün Adı Hakkına İlişkin Düzenlemeler:

 Coğrafi işaret hakkı, geleneksel ürün adı hakkı ile birlikte düzenleniyor.

 Bu kapsamda, geleneksel ürün adının tescil yoluyla korunmasına ilişkin düzenleme getiriliyor.

 Coğrafi işaret ve geleneksel ürün adı başvurularının bültende yayımlanması suretiyle tescil maliyetinin büyük kısmını oluşturan ilan ücretleri ortadan kaldırılıyor.

 İlan süresi altı aydan üç aya indirilerek tescil süreci kısaltılıyor, Türk Patent ve Marka Kurumu kararlarına itiraz imkanı getiriliyor.

 Coğrafi işaretli ürünlerin denetimine ilişkin rapor sunma sıklığının on yıldan bir yıla indirilmesiyle denetim etkin hale getiriliyor.

 Denetim raporu sunulmaması da yaptırıma bağlanıyor.

Patent ve Faydalı Model Hakkına İlişkin Düzenlemeler:

 Patent hakkı, koruma süresinin dolması, patent sahibinin patent hakkından vazgeçmesi veya yıllık ücretlerin öngörülen sürelerde ödenmemesi halinde sona erecek.

 Zorunlu lisansın devri, işletme ile veya işletmenin lisansın değerlendirildiği kısmı ile devredilmesiyle geçerli olabilecek.

 Zorunlu lisansın, patent konularının bağımlılığı gerekçesiyle verilmesi halinde ise lisans, bağımlı patentle beraber devredilecek.

 Lisans alan veya patent sahibi, zorunlu lisans verilmesinden sonra ortaya çıkan ve değişikliği haklı kılan olaylara dayanarak, mahkemeden, zorunlu lisans bedelinde veya şartlarında değişiklik yapılmasını talep edebilecek.

 Lisans alan, zorunlu lisanstan doğan yükümlülüklerini ciddi şekilde ihlal ettiği veya sürekli olarak yerine getirmediği takdirde mahkeme, patent sahibinin talebi üzerine, tazminat hakları saklı kalmak kaydıyla lisansı iptal edebilecek.

 Zorunlu lisansın verilmesine neden olan şartların sona ermesi ve tekrarlanma olasılığının ortadan kalkması halinde, talep üzerine mahkeme zorunlu lisansı iptal kararı verebilecek.

 Mahkeme, Türk Patent ve Marka Kurumunun nihai kararından sonra, patent konusu, patent verilebilirlik şartlarını taşımıyorsa, başvurunun ilk halinin kapsamını aşıyorsa, buluş yeteri kadar açıklanmamışsa, patent sahibinin patent isteme hakkına sahip olmadığı ispatlanmışsa, patentin hükümsüz kılınmasına karar verebilecek.

 Patent sahibinin, patent isteme hakkına sahip olmadığı hakkındaki iddiayı ancak buluşu yapan veya halefleri tarafından ileri sürülebilecek.

 Patentin hükümsüzlüğü davası, patentin koruma süresince veya hakkın sona ermesini izleyen 5 yıl içinde, sicile patent sahibi olarak kayıtlı kişiye karşı açılabilecek. Menfaati olanlar, Cumhuriyet savcıları veya ilgili kamu kurum ve kuruluşları patentin hükümsüzlüğünü isteyebilecek.

 Patentin hükümsüzlüğüne karar verilmesi halinde, kararın sonuçları geçmişe dönük olarak etkili olacak, patent veya patent başvurusuna sağlanan koruma hiç doğmamış sayılacak.

 Kesinleşmiş kararla hükümsüz kılınan patent, enstitü tarafından sicilden terkin edilecek.

 Patent hakkı, koruma süresinin dolması, patent sahibinin patent hakkından vazgeçmesi veya yılık ücretlerin öngörülen sürelerde ödenmemesi halinde sona erecek. Hakkı sona eren patentin konusu, kamuya ait olacak.

 Patent sahibi, patentin tamamından veya bir ya da birden çok patent isteminden vazgeçebilecek.

 Sicile kayıtlı hak ve lisans sahiplerinin izni olmadıkça, patentten vazgeçilemeyecek. Patent üzerinde, üçüncü kişi tarafından hak sahipliği iddia edilmiş ve bu hususta alınan tedbir kararı sicile kaydedilmişse, bu kişinin izni olmadıkça patentten vazgeçilmesi mümkün olmayacak.

 Yeni Kanunda, patent veya faydalı model hakkına tecavüz fiilleri şöyle sıralandı:

Patent veya faydalı model sahibinin izni olmaksızın buluş konusu ürünü, kısmen veya tamamen üretme sonucu taklit etmek,

Kısmen veya tamamen taklitle meydana getirildiğini bildiği ya da bilmesi gerektiği halde tecavüz yoluyla üretilen buluş konusu ürünleri satmak, dağıtmak veya başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, bu amaçlar için ithal etmek, ticari amaçla elde bulundurmak, uygulamaya koymak suretiyle kullanmak, bu ürünle ilgili sözleşme yapmak için öneride bulunmak,

Patent sahibinin izni olmaksızın buluş konusu usulü kullanmak veya bu usulün izinsiz olarak kullanıldığını bildiği ya da bilmesi gerektiği halde buluş konusu usulle doğrudan doğruya elde edilen ürünleri satmak, dağıtmak veya başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak ya da bu amaçlar için ithal etmek, ticari amaçla elde bulundurmak, uygulamaya koymak suretiyle kullanmak veya bu ürünlerle ilgili sözleşme yapmak için öneride bulunmak,

Patent veya faydalı model sahibi tarafından sözleşmeye dayalı lisans veya zorunlu lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.

 Patent konusunun, bir ürün veya maddenin elde edilmesine ilişkin bir usul olması halinde mahkeme, aynı ürün veya maddeyi elde etme usulünün patent konusu usulden farklı olduğunu ispat etmesini davalıdan isteyebilecek.

 Patent başvurusu veya faydalı model başvurusu sahibi, başvurunun yayımlandığı tarihten itibaren buluşa vaki tecavüzlerden dolayı dava açabilecek. Tecavüz eden, başvurudan veya kapsamından haberdar edilmiş ise başvurunun yayınlanmış olmasına bakılmayacak. Mahkeme, tecavüz edenin kötü niyetli olduğuna karar verirse, yayımdan önce de tecavüzün varlığı kabul edilecek.

 Yeni olan ve sanayiye uygulanabilen buluşlar, faydalı model verilerek korunacak.

 Faydalı modelin yenilik değerlendirmesinde, buluş konusuna katkı sağlamayan teknik özellikler dikkate alınmayacak.

 Kimyasal ve biyolojik maddelere, eczacılıkla ilgili maddelere veya eczacılıkla ilgili usullere, kimyasal ve biyolojik usullere ya da bu usuller sonucu elde edilen ürünlere ilişkin buluşlar, biyoteknolojik buluşlar, usuller veya bu usuller sonucu elde edilen ürünlere ilişkin buluşlar, faydalı model ile korunmayacak.

 Faydalı modelin verilmesi, geçerliliği ve yararlılığı konusunda Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından garanti verildiği şeklinde yorumlanamayacak, kurumun sorumluluğunu doğurmayacak.

 Aynı kişiye veya halefine, aynı buluş konusunda, aynı koruma kapsamıyla, birbirinden bağımsız olarak birden fazla patent veya faydalı model ya da bu belgelerin her ikisi verilmeyecek.

 Patent isteme hakkı, buluşu yapana veya onun haleflerine ait olacak, bu hak başkalarına devredilebilecek. Buluş birden çok kişi tarafından birlikte gerçekleştirilmişse patent isteme hakkı bu kişilerin tamamına ait olacak.

 Henüz yayımlanmamış patent başvuruları, başvuru sahibinin yazılı izni olmadan üçüncü kişiler tarafından incelenemeyecek.

 Başvuru sahibinin, başvurunun sağladığı haklarını kendilerine karşı ileri sürmek istediğini ispat edebilen üçüncü kişiler, başvuru sahibinin izni olmaksızın henüz yayımlanmamış patent başvurusunu inceleyebilecek.

 Patent başvurusu, Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde yapılan işlemler süresince, başvurunun ilk halinin kapsamını aşmamak şartıyla başvuru sahibi tarafından değiştirilebilecek.

 Patent başvurusu sahibi, işlemleri devam eden başvurusunun faydalı model başvurusuna dönüştürülmesini talep edebilecek. Böyle bir talep yapılması halinde kurum, bildirim tarihinden itibaren bir ay içinde gerekli belgeleri vermesi ve araştırma ücretini de ödeyerek araştırma talebinde bulunması gerektiğini başvuru sahibine bildirecek.

 Patent başvurusu, patentin verildiğinin ilan edildiği tarihten önce, başvuru sahibi tarafından her zaman geri çekilebilecek ancak başvurunun geri çekildiği bültende yayımlandıktan sonra bu talepten vazgeçilemeyecek.

 Başvuru, sicilde patent başvurusu üzerinde hak tesis eden üçüncü kişilerin rızası olmaksızın geri çekilemeyecek. Patent başvuruları ve patent sicile kaydedilecek, sicil aleni olacak. Talep edilmesi ve ücretinin ödenmesi şartıyla patentin onaylı sureti verilecek.

 Patent isteme hakkı, buluşu yapana veya onun haleflerine ait olup, bu hakkın başkalarına devri mümkün olacak. Buluş birden çok kişi tarafından birlikte gerçekleştirilmişse patent isteme hakkı, taraflar başka türlü kararlaştırmamışsa bu kişilerin tamamına ait olacak. Aynı buluş, birbirinden bağımsız olarak birden çok kişi tarafından gerçekleştirilmişse patent isteme hakkı, önceki tarihli başvurunun yayınlanmış olması şartıyla daha önce başvuru yapana ait olacak.

 Patent isteme hakkının başvuru sahibine ait olmadığı Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde iddia edilemeyecek. Aksi ispat edilene kadar başvuru sahibinin, patent isteme hakkının sahibi olduğu kabul edilecek.

 Patentin verilmesi işlemleri sırasında, patent isteme hakkının gerçek sahibi olduğunu iddia eden kişi, başvuru sahibine karşı dava açabilecek ve bu davayı kuruma bildirecek. Davaya ilişkin kararın kesinleşme tarihine kadar patentin verilmesi işlemleri mahkeme tarafından durdurulabilecek.

 Dava açan hak sahibi, dava sonucunda verilecek kararın lehine kesinleşmesi halinde, kararın kesinleşme tarihinden itibaren üç ay içinde patent başvurusunun kendi başvurusu olarak kabul edilmesini isteyebilecek. Hak sahibi, üç ay içinde talepte bulunmazsa dava konusu başvuru geri çekilmiş sayılacak.

 Buluşu, başvuru sahibiyle birlikte gerçekleştirdiğini öne sürerek, kısmi bir hakkı bulunduğunu iddia eden kişi de ortak hak sahipliği tanınması talebiyle dava açabilecek. Patent, gerçek hak sahibinden başkasına verilmişse gerçek hak sahibi olduğunu iddia eden kişi, patentin kendisine devredilmesini mahkemeden talep edebilecek.

 Patent başvurusu veya patent birden çok kişiye aitse hak üzerindeki ortaklık, taraflar arasındaki anlaşmaya göre, böyle bir anlaşma yoksa ilgili kanundaki paylı mülkiyete ilişkin hükümlere göre belirlenecek.

 Her hak sahibi diğerlerinden bağımsız olarak, kendisine düşen pay üzerinde serbestçe tasarrufta bulunacak, diğer hak sahiplerine bildirimde bulunduktan sonra buluşu kullanabilecek, alınan patentin sağladığı hakların herhangi bir şekilde tecavüze uğraması halinde üçüncü kişilere karşı hukuk davası açabilecek.

 Çalışanın, bir işletme veya kamu idaresinde yükümlü olduğu faaliyeti gereği gerçekleştirdiği ya da büyük ölçüde işletme veya kamu idaresinin deneyim ve çalışmalarına dayanarak iş ilişkisi sırasında yaptığı buluş, hizmet buluşu sayılacak, bunun dışında kalan buluş serbest buluş olarak kabul edilecek.

 Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlara buluşları için ödenecek bedel, buluştan elde edilen gelirin üçte birinden az olamayacak. Ancak buluş konusunun kamu kurum veya kuruluşu tarafından kullanılması halinde ödenecek bedel, bedelin ödendiği ay için çalışana ödenen net ücretin on katından fazla olamayacak.

 Çalışan, hizmet buluşu yaptığında bu buluşunu yazılı olarak ve geciktirmeksizin işverene bildirecek. Çalışan, teknik problemi, çözümünü ve hizmet buluşunu nasıl gerçekleştirdiğini bildiriminde açıklayacak, buluşun daha iyi açıklanması bakımından resmini de işverene verecek. Çalışan, hizmet buluşunu serbest buluş niteliği kazanmadığı sürece gizli tutacak.

 İşveren, hizmet buluşuyla ilgili hak talep edebilecek. İşveren bu talebi, çalışanın bildiriminin kendisine ulaştığı tarihten itibaren dört ay içinde yazılı olarak çalışana bildirecek. Çalışana böyle bir bildirimin süresinde yapılmaması veya hak talebinde bulunulmadığına dair bildirim yapılması halinde, hizmet buluşu serbest buluş niteliği kazanacak.

 İşveren hizmet buluşu üzerinde kısmi hak talep ederse, işverenin buluşu kullanması halinde, çalışan makul bir bedelin kendisine ödenmesini isteyebilecek.

 İşveren, kendisine bildirimi yapılan hizmet buluşu için tam hak talebinde bulunmuşsa, patent verilmesi amacıyla ilk başvuruyu Türk Patent ve Marka Kurumu yapmakla yükümlü olacak. Ancak işveren, işletme menfaatleri gerektiriyorsa patent başvurusu yapmaktan kaçınabilecek.

 Hizmet buluşu serbest buluş niteliği kazanmışsa, çalışan bizzat başvuru yapma hakkına sahip olacak. İşveren, hizmet buluşu için tam hak talebinde bulunmuşsa, söz konusu buluşun yabancı bir ülkede de korunması için başvuruda bulunabilecek. İşveren, çalışanın talebi üzerine, patent almak istemediği yabancı ülkeler için buluşu serbest bırakmak ve bu ülkelerde çalışana patent almak için talepte bulunma imkanını sağlayacak.

 İşverenler, düzenlemenin, buluşlarına ilişkin hükümlerine aykırı olacak şekilde çalışanların aleyhine düzenleme ve uygulama yapamayacak.

 Çalışan, patent alınabilmesi için gerekli bilgileri işverene vermek ve gerekli yardımı yapmakla, işveren de hizmet buluşuna patent verilmesi için yaptığı başvuru ve eklerinin suretlerini çalışana vermek ve çalışanın talebi üzerine başvuru işlemleri sırasındaki gelişmeleri ona bildirmekle yükümlü olacak.

 Çalışan, iş sözleşmesi ilişkisi içindeyken serbest bir buluş yaptığı takdirde, durumu geciktirmeden işverene bildirecek. Çalışanın, işverenin iflas etmesi, iflas idaresinin de buluşu işletmeden ayrı olarak devretmek istemesi halinde buluşa ilişkin olarak ön alım hakkı olacak.

 Yükseköğretim kurumları, Milli savunma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı’na bağlı yükseköğretim kurumlarında yapılan bilimsel çalışmalar veya araştırmalar sonucunda gerçekleştirilen buluşlar için, çalışanların buluşlarına ilişkin hükümler uygulanacak.

 Yükseköğretim kurumlarında yapılan bilimsel çalışmalar veya araştırmalar sonucunda bir buluş gerçekleştiğinde buluşu yapan, buluşunu yazılı olarak ve geciktirmeksizin yükseköğretim kurumuna bildirecek, patent başvurusu yapılmışsa da buna dair bildirim yapılacak. Yükseköğretim kurumu, buluş üzerinde hak sahipliği talebinde bulunması durumunda, patent başvurusu yapmakla yükümlü olacak, aksi takdirde buluş, serbest buluş niteliği kazanacak.

 Yükseköğretim kurumu, kusuru nedeniyle başvuru işlemlerinin veya patent hakkının sona ermesine sebep olursa buluşu yapanın uğradığı zararı tazmin edecek.

 Proje desteğinden faydalanan kişi, buluşa ilişkin olarak hak sahipliği talebinde bulunması durumunda, buluş için patent başvurunu yapacak. Kamu kurum veya kuruluşu, proje desteğinden faydalanan kişide düzenli aralıklarla bilgi isteyebilecek.

 Patent başvurusu sahibi, patent konusu buluşu mükemmelleştiren veya geliştiren, asıl patentin konusu ile bütünlük içinde bulunan buluşların korunması için, işlemleri devam eden asıl patent başvurusuna ek patent başvurusunda bulunabilecek. Asıl patent başvurusuna patent verilmesi kararından önce, ek patent başvurusu için patent verilemeyecek.

 Türk Patent ve Marka Kurumu, başvuru konusu buluşun milli güvenlik açısından önem taşıdığı kanısına varırsa, başvurunun bir suretini görüş almak üzere Milli Savunma Bakanlığına iletecek ve durumu başvuru sahibine bildirecek.

 Bakanlık, başvuru işlemlerinin gizli yürütülmesine karar verirse üç ay içinde kararını Türk Patent ve Marka Kurumu'na bildirecek. Patent başvurusu sahibi, gizli patent başvuru konusu buluşu yetkisi olmayan kişilere açıklayamayacak. Patent başvurusu sahibinin talebi üzerine, buluşun kısmen veya tamamen kullanılmasına, Milli Savunma Bakanlığınca izin verilebilecek.

 Patent başvurusu sahibi, patent başvurusunun gizli tutulduğu süre için devletten tazminat isteyebilecek. Ödenecek tazminat miktarı konusunda anlaşma sağlanamazsa tazminat miktarı mahkemece belirlenecek.

 İnsan klonlama işlemleri, insan eşey hattının genetik kimliğini değiştirme işlemleri, insan embriyosunun sınai ya da ticari amaçlarla kullanılması, insan ya da hayvanlara önemli bir tıbbi fayda sağlamaksızın hayvanlara acı çektirebilecek genetik kimlik değiştirme işlemleri ve bu işlemler sonucu elde edilen hayvanlar patent verilerek korunmayacak.

 Teknolojinin her alanındaki buluşlara yeni olması, buluş basamağı içermesi ve sanayiye uygulanabilir olması şartıyla patent verilecek.

 Keşifler, bilimsel teoriler ve matematiksel yöntemler; zihni faaliyetler, iş faaliyetleri veya oyunlara ilişkin plan, kural ve yöntemler; bilgisayar programları; estetik niteliği bulunan mahsuller, edebiyat ve sanat eserleri ile bilim eserleri; bilginin sunumu buluş niteliğinde sayılmayacak. Patent başvurusu veya patentin bu konu veya faaliyetlerle ilgili olması halinde, sadece bu konu veya faaliyetlerin kendisi patentlenebilirliğin dışında kalacak.

 Kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı buluşlar; mikrobiyolojik işlemler veya bu işlemler sonucu elde edilen ürünler hariç, bitki çeşitleri veya hayvan ırkları ile bitki veya hayvan üretimine yönelik biyolojik işlemler; insan veya hayvan vücuduna uygulanacak teşhis yöntemleri ile cerrahi yöntemler dahil tüm tedavi yöntemleri; oluşumunun ve gelişiminin çeşitli aşamalarında insan bedeni ve bir gen dizisi veya kısmi gen dizisi de dahil olmak üzere insan bedeninin öğelerinden birinin sadece keşfi; insan klonlama işlemleri, insan eşey hattının genetik kimliğini değiştirme işlemleri, insan embriyosunun sınai ya da ticari amaçlarla kullanılması, insan ya da hayvanlara önemli bir tıbbi fayda sağlamaksızın hayvanlara acı çektirebilecek genetik kimlik değiştirme işlemleri ve bu işlemler sonucu elde edilen hayvanlar patent verilerek korunmayacak.

 Patent veya faydalı model başvurusu, tek bir buluşu veya tek bir genel buluş fikrini oluşturacak şekilde bir araya gelmiş buluşlar grubunu içerecek. Buna uygun olmayan başvurular, başvuru sahibinin talebi veya Türk Patent ve Marka Kurumunun bildirimi üzerine bölünmüş başvurulara ayrılacak.

 Türk Patent ve Marka Kurumu şartları taşıyan başvuruyu şekli şartlara uygunluk bakımından inceleyecek. Başvurunun şekli şartlara uygun olmadığı anlaşılırsa başvuru sahibinden bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde eksikliği gidermesi istenecek. Eksikliğin bu süre içinde giderilmemesi halinde başvuru reddedilecek.

 Başvurunun şekli şartlara uygunluk bakımından eksikliğinin olmadığı anlaşılır veya eksiklikler süresi içinde giderilirse araştırma raporu düzenlenecek.

 Başvuru sahibi başvuruyla birlikte veya bildirime gerek olmaksızın başvuru tarihinden itibaren 12 ay içinde ücretini ödemek kaydıyla araştırma talebinde bulunacak. Aksi takdirde başvuru geri çekilmiş sayılacak.

 Buluş niteliğinde sayılmayan ya da patent verilerek korunamayacak konularda veya tarifnamenin ya da tüm istemlerin yeterince açık olmaması araştırma raporunun düzenlenmesini engelliyorsa araştırma raporu düzenlenmeyecek.

 Başvuru veya varsa rüçhan tarihinden itibaren 18 aylık sürenin dolması veya bu süre dolmadan başvuru sahibinin erken yayım talebi üzerine patent veya faydalı model başvurusu bültende yayımlanacak. 18 aylık süre dolmadan önce patent verilmesi kararlaştırılırsa patent başvurusu ve patent birlikte yayımlanacak.

 Başvuru sahibi, araştırma raporunun bildirim tarihinden itibaren 3 ay içinde ücretini ödeyerek incelemenin yapılmasını talep edecek. Aksi takdirde başvuru geri çekilmiş sayılacak.

 Buluşun ya da başvurunun düzenlemeye uygun olmadığının anlaşılması halinde görüş sunması veya değişiklik yapması için başvuru sahibine 3 ay süre verilecek. İnceleme raporunda başvuru ve buna ilişkin buluşun düzenlemeye uygun olduğunun belirtilmesi halinde patentin verilmesine karar verilecek. Karar başvuru sahibine bildirilecek, karar ve patent bültende yayımlanacak.

 Üçüncü kişiler, patentin verilmesi kararının yayımlanmasından itibaren 6 ay içinde patente itiraz edebilecek.

 İtiraz yapılmaması veya itirazın yapılmamış sayılması durumunda, patentin verilmesi hakkındaki karar kesinleşecek ve nihai karar bültende yayımlanacak.

 Türk Patent ve Marka Kurumu, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Dairesi bünyesinde bulunan kurul patentin veya değiştirilmiş halinin uygun olduğu görüşündeyse patentin ya da varsa değiştirilmiş halinin devamına, uygun olmadığı görüşündeyse patentin hükümsüzlüğüne karar verecek.

 İtiraz ve itirazın incelenmesine ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenecek.

 Başvuru tarihinden başlamak üzere patentin koruma süresi 20 yıl, faydalı modelin koruma süresi 10 yıl olacak. Bu süreler uzatılamayacak.

 Yıllık ücretlerin ödenmemesi halinde, patent hakkı bu ücretin vade tarihi itibarıyla sona erecek. Patent hakkının sona erdiğine ilişkin bildirim tarihinden itibaren 2 ay içinde telafi ücretinin ödenmesi halinde patent hakkı, ücretin ödendiği tarih itibarıyla yeniden geçerlilik kazanacak.

 Patentin yeniden geçerlilik kazanması, patent hakkının sona ermesi sonucunda hak kazanmış üçüncü kişilerin kazanılmış haklarını etkilemeyecek. Üçüncü kişilerin hakları ve bunların kapsamı, mahkeme tarafından belirlenecek.

Tasarım Hakkına İlişkin Düzenlemeler:

 Tasarım, yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olması şartıyla kanunla sağlanan haklar kapsamında korunacak.

 Buna göre, başvuruda iki boyutlu tasarım olması ve yayım erteleme talebinde bulunulması halinde, görsel anlatım yerine tasarımın örneği verilebilecek. Başvuruda tasarımın görsel anlatımını veya örneğini açıklayan tarifname verilebilecek, tasarımın kullanıldığı veya uygulandığı ürünlerin sınıfı belirtilebilecek. Tasarımın kullanıldığı veya uygulandığı ürünlerin sınıflandırılmasında, Endüstriyel Tasarımların Uluslararası Sınıflandırılmasına İlişkin Locarno Antlaşması hükümleri uygulanacak.

 Birden çok tasarımın tescil talebi, ek başvuru ücretinin ödenmesi şartıyla çoklu başvuru altında yapılabilecek. Çoklu başvurularda, süslemeler hariç olmak üzere tasarımın kullanıldığı veya uygulandığı her ürünün aynı sınıfa dahil olması gerekecek.

 Rüçhan hakkı talebi başvuruyla birlikte yapılır. Bu talebe ilişkin belgeler, başvuru tarihinden itibaren üç ay içinde Türk Patent Enstitüsüne sunulacak.

 Tasarım koruması başvuru tarihinin kesinleştiği tarihten itibaren başlayacak.

 Türk Patent ve Marka Kurumu tasarım veya ürün tanımına uymayan, kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı, korumadan yararlanamayacak gerçek veya tüzel kişilerce yapılan, Paris Sözleşmesi'nde yer alan hükümranlık alametleri ile bu kapsam dışında kalan ancak kamuyu ilgilendiren, dini, tarihi ve kültürel değerler bakımından halka mal olmuş ve ilgili mercilerin tescil izni vermediği işaretlerin, armaların, nişanların veya adlandırmaların uygunsuz kullanımını içeren, yeni olmadığı tespit edilen tasarım tescil taleplerini reddedecek.

 Kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı ve Paris Sözleşmesi ile ilgili şartlar nedeniyle verilen ret kararının, tasarımın sadece bir bölümüne ilişkin bulunması halinde sadece o bölümle ilgili kısmi ret  kararı verilecek. Kısmi ret sonucunda tescilin devamı için kalan kısmın koruma şartlarını sağlaması ve tasarım kimliğini muhafaza etmesi gerekecek.

 Kesinleşen ve reddedilmemiş başvuru, tescilli tasarım olarak sicile kaydedilecek ve bültende yayımlanacak.

 Başvuru sahibi, başvuru veya varsa rüçhan tarihinden başlamak üzere 30 ay süreyle yayım erteleme talebinde bulunabilecek. Böylece sicile kaydedilen tasarımın görsel anlatımı ve başvuru dosyasına ilişkin bilgi ve belgeler üçüncü kişilerin incelemesine kapalı tutulacak.

 Başvuru sahipleri, Türk Patent ve Marka Kurumunun başvuruyu reddetme kararına karşı, bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde gerekçeli ve yazılı olarak itiraz edebilecek.

 Üçüncü kişiler tasarım tescilinin yayım tarihinden itibaren üç ay içinde ücretini ödeyerek, "tasarım" ve "ürün" tanımlarına uygun olmadığı,"yenilik ve ayırt edicilik" ile "kamuya sunma" şartlarını taşımadığı, koruma kapsamı dışında olduğu ve korumadan yararlanamayacak kişilerce başvuru yapıldığı, başvurunun kötü niyetli olduğu ve bir fikri mülkiyet hakkının yetkisiz kullanımını içerdiği gerekçelerini ileri sürerek tescil belgesinin verilmesine yazılı olarak itiraz edebilecek.

 İtirazın kabul edilmesi halinde, tasarımın tescili hükümsüz kılınacak.

 Tescilli tasarımların koruma süresi başvuru tarihinden itibaren 5 yıl olacak. Bu süre 5'er yıllık dönemler halinde yenilenerek 25 yıla kadar uzatılabilecek.

 Tescilsiz tasarımlar, koruma talep edilen tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten itibaren 3 yıl koruma süresine sahip olacak.

 Yenilenmeyen tasarımlara ilişkin tasarım hakkı, koruma süresinin bittiği gün sona erecek.

 Aralarındaki özel sözleşmeden veya işin mahiyetinden aksi anlaşılmadıkça çalışanların bir işletmede yükümlü olduğu faaliyeti gereği gerçekleştirdiği ya da büyük ölçüde işletmenin deneyim ve çalışmalarına dayanarak iş ilişkisi sırasında yaptığı tasarımların hak sahibi, işveren olacak.

 Öğrenciler ve ücretsiz olarak belirli bir süreye bağlı olmaksızın hizmet gören stajyerlerin tasarımlarıyla öğretim elemanlarının bilimsel çalışmalar veya araştırmalar sonucunda gerçekleştirdiği tasarımların hak sahibi ise üniversiteler olacak.

 Hizmet ilişkisi dışında kalan iş görme sözleşmeleri çerçevesinde yapılan tasarımlarda hak sahibi, taraflar arasında akdedilen sözleşme hükümleri çerçevesinde belirlenecek.

 Çalışanın, yaptığı tasarımın önemi dikkate alınarak tespit edilecek bir bedel isteme hakkı olacak. Taraflar anlaşamazsa bu bedel mahkeme tarafından tespit edilecek.

 Öğretim elemanlarınca gerçekleştirilen tasarımlardan elde edilen gelirin yükseköğretim kurumu ve tasarımcı arasındaki paylaşımı tasarımcıya gelirin en az yarısı verilecek şekilde belirlenecek.

 Tasarım hakkı, lisans sözleşmesine konu olabilecek. Lisans, inhisari lisans veya inhisari olmayan lisans şeklinde verilebilecek. Sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa lisans, inhisari olmayacak. Bu şekildeki sözleşmelerde, lisans veren tasarımı kendi kullanabileceği gibi üçüncü kişilere de başka lisanslar verebilecek. İnhisari lisans sözleşmelerinde ise lisans veren başkasına lisans veremeyecek ve hakkını açıkça saklı tutmadıkça kendisi de tasarımı kullanamayacak.

Kaynak: TBMM Resmi Sitesi