(Kanunum resmi kaynak değildir; kullanıcılar sunulan yürürlük ve metin bilgilerini resmi kaynaklardan teyid etmelidir.)
Sayfa 1 -
C I L T : 3  MİLLİ GÜVENLİK KONSEYİ  TUTANAK DERGİSİ  47 nci Birleşim  / Nisan 1981 Çarşamba  • « • ^  Î Ç İ N D E K t L E R  I. — GEÇEN TUTANAK ÖZETİ  Sayfa  102  II. — KAMUN TASARI VE TEKLİF­ LERİ 102:134  1. — 1730 sayılı: Yangutay Kanonunun  48 nci Maddecinin Birinci Fıkrasının Degiışti- rilmesine Dair Kanun Tasarısı ve Adalet Kıo-1  Misyonu Raporu. (1/159) <S. Sayısı : 177) 1102:105  2. — 1136 sayılı Avukatlık Kanonunun  14 noü Maddesine Bir Fıkra ile Bu Kanuna  Geçici Bir Madde Eklenımıesii Hakkımda Ka­ mun Teklifi ve Adalet Komisyonu Raporu.  (2/46) {S. Sayısı: 180) lö5':il'17  Sayfa  3. — Devlet Denetleme Kurulu Kurul­ ması Hakkında Kanun Teklifi ve thitisas Ko­ misyonu Raporu. (2/48) (S. Sayısı : 1811) HU 7:126  4. — 6219 sayılı Türkiiye Vakıflar Bankası  Türk Anonim Ortaklığı Kanununun 5 nci Mad­ desinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun  Tasarısı ve Bütçe - Plan Komisyonu Raporu.  (1/35) (S. Sayısı : 72 ve 72ye 1 noi ek) 126:129  5. — 3'201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanu­ nunun Bazı Maddelerinlde Değişiklik Yapılma­ sı ve Bu Kanuna Bir Geçici Madde Eklenmesi  Hakkında Kanun Tasarısı ve İçişleri Komis­ yonu Raporu. (1/155) (S. Sayısı : 178) 109:134
Sayfa 2 -
C I L T : 3  MİLLİ GÜVENLİK KONSEYİ  TUTANAK DERGİSİ  47 nci Birleşim  / Nisan 1981 Çarşamba  • « • ^  Î Ç İ N D E K t L E R  I. — GEÇEN TUTANAK ÖZETİ  Sayfa  102  II. — KAMUN TASARI VE TEKLİF­ LERİ 102:134  1. — 1730 sayılı: Yangutay Kanonunun  48 nci Maddecinin Birinci Fıkrasının Degiışti- rilmesine Dair Kanun Tasarısı ve Adalet Kıo-1  Misyonu Raporu. (1/159) <S. Sayısı : 177) 1102:105  2. — 1136 sayılı Avukatlık Kanonunun  14 noü Maddesine Bir Fıkra ile Bu Kanuna  Geçici Bir Madde Eklenımıesii Hakkımda Ka­ mun Teklifi ve Adalet Komisyonu Raporu.  (2/46) {S. Sayısı: 180) lö5':il'17  Sayfa  3. — Devlet Denetleme Kurulu Kurul­ ması Hakkında Kanun Teklifi ve thitisas Ko­ misyonu Raporu. (2/48) (S. Sayısı : 1811) HU 7:126  4. — 6219 sayılı Türkiiye Vakıflar Bankası  Türk Anonim Ortaklığı Kanununun 5 nci Mad­ desinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun  Tasarısı ve Bütçe - Plan Komisyonu Raporu.  (1/35) (S. Sayısı : 72 ve 72ye 1 noi ek) 126:129  5. — 3'201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanu­ nunun Bazı Maddelerinlde Değişiklik Yapılma­ sı ve Bu Kanuna Bir Geçici Madde Eklenmesi  Hakkında Kanun Tasarısı ve İçişleri Komis­ yonu Raporu. (1/155) (S. Sayısı : 178) 109:134  M. G, Konseyi B : 47 1 . 4 . 1981  I. — GEÇEN TUTANAK ÖZETt  24 Mart 1981 Sadi  O: 1  1318 sayılı Finansman Kanununun Taşıt Alımı  Vergisine ilişkin (Maddelerinde 'Değişiklik Yapan '26  Kasını 1980 gün ve 2346 sayılı Kanunda Değişiklik  Yapılmasına dalir. (2/40) (S. Sayısı : 173)  197 sayılı Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanununda  Değişiklik Yapan 26.11 . 1980 Gün ve 2348 sayılı  Kanunda Değişiklik Yapıknasına dair. (2/38) (S. Sa­ yısı : 158),  24 Şubat 1981 Tarih ve 2416 sayılı 1981 Mali Yılı  'Bütçe Kanununda Değiışjiıklik Yapılmasına İlişkin  (2/43) (S. Sayısı : 171),  5 . 11 . 1980 Tarih ve 2334 -sayılı Milü Güvenilk  Konseyi Genel Sekreterliğinde Görevlendirilecek Uz­ man Personele Yapılacak Ödemelerle Dair Kanunda  Değişikliğin Yapılmasına İlişkin (2/44) (S. Sayısı : 172)  kanun teklifleri ile;  2762 sayılı Vakıflar Kanununun 5404 sayılı Ka­ nunla Değişik Birinci Maddesinin Dördüncü Fıkrası- j  nın Değiştirilmesine ve Bu Maddeye Bir Fıkra Ek­ lenmesine dair (1/104) (S. Sayası : 170),  2082 'sayılı istanbul, Kayseri, Bursa Kapalı Çar- .şılarının Onarımı ve imarı Hakkında Kanunun 1 nci  ve 2 nci Maddelerinin Değiştirilımesine dalir. (1/37)  (S. Sayısı : 169),  13 .5 .1971 Tarih ve 1402 sayılı Sıkıyönetim Ka­ nununa Ek 7 nci Madde Eklenmesi Hakkında (1/158)  (S. Sayısı : 174) kanun tasarıları kalbül olundu.  1076 sayılı Yedek Subay ve Yödek Askeri Memur­ lar Kanununun Geçici 6 nci Maddesinin Değiştirilmesi  Hakkında Kanun Teklifi de (2/45) (S. Sayıısı : 175)  kabul edildi.  Gelecek 'toplantının yapılacağı gün ve saatin son­ radan tespit edileceği belirtilerek birleşime saat 17,10'  da son verildi^  Haydar SALTİK  Orgeneral  MM Güvenlik Konseyi  Genel Sekreteri  BİRİNCİ OTURUM  Açılma Saati : 15.00  BAŞKAN : Orgeneral Kenan EVREN (Devlet Babanı, Genelkurmay ve Mlilli GtfvenHk Konseyi  ÜYELER : Orgeneral Nurettin ERSÎN, (K. K. K. ve MiÜ Güveinffik Konoeyî Üyesfi)  Orgeneral TaMn ŞAHtNKAYA <Hv. K. K. ve Mffi Güvenlik Komyesfi Üyesli)  Oramiral Nejat TÜMER {toz. K. K. ve Milli Güvenlik Konseyi Üyesî)  Orgeneral Sedat CELASUN <J. Gn. K. ve Mili Güvenlik Konseyi Üyesi)  BAŞKAN — Miffi Güvenlik Konseyinin 47 nci Birleşimini açıyorum.  /. — 1730 sayılı Yargıtay Kanununun 48 nci mad­ desinin birinci fıkrasının değiştirilmesine dair Kanun  Tasarısı ve Adalet Komisyonu raporu. (1/159) (S. Sa­ yısı : 177) (1)  II. — KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ  'BAŞKAN — Gündemimizde kanun tasarı ve tök- (1) 177 S. Sayılı basmayazı tutanağa eklidir.  lifleri 'mevcuttur; görüşülmesine geçmiyoruz.  Birinci sırada, 1730 sayılı Yargıtay Kanununun  48 nci maddesinin 1 nci fıkrasının değiş'tiirihnesin© dair  kanun ttasarısı ve KJomıisyion raiporu foulunmaiktadır.  102 —
Sayfa 3 -
M. G, Konseyi B : 47 1 . 4 . 1981  I. — GEÇEN TUTANAK ÖZETt  24 Mart 1981 Sadi  O: 1  1318 sayılı Finansman Kanununun Taşıt Alımı  Vergisine ilişkin (Maddelerinde 'Değişiklik Yapan '26  Kasını 1980 gün ve 2346 sayılı Kanunda Değişiklik  Yapılmasına dalir. (2/40) (S. Sayısı : 173)  197 sayılı Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanununda  Değişiklik Yapan 26.11 . 1980 Gün ve 2348 sayılı  Kanunda Değişiklik Yapıknasına dair. (2/38) (S. Sa­ yısı : 158),  24 Şubat 1981 Tarih ve 2416 sayılı 1981 Mali Yılı  'Bütçe Kanununda Değiışjiıklik Yapılmasına İlişkin  (2/43) (S. Sayısı : 171),  5 . 11 . 1980 Tarih ve 2334 -sayılı Milü Güvenilk  Konseyi Genel Sekreterliğinde Görevlendirilecek Uz­ man Personele Yapılacak Ödemelerle Dair Kanunda  Değişikliğin Yapılmasına İlişkin (2/44) (S. Sayısı : 172)  kanun teklifleri ile;  2762 sayılı Vakıflar Kanununun 5404 sayılı Ka­ nunla Değişik Birinci Maddesinin Dördüncü Fıkrası- j  nın Değiştirilmesine ve Bu Maddeye Bir Fıkra Ek­ lenmesine dair (1/104) (S. Sayası : 170),  2082 'sayılı istanbul, Kayseri, Bursa Kapalı Çar- .şılarının Onarımı ve imarı Hakkında Kanunun 1 nci  ve 2 nci Maddelerinin Değiştirilımesine dalir. (1/37)  (S. Sayısı : 169),  13 .5 .1971 Tarih ve 1402 sayılı Sıkıyönetim Ka­ nununa Ek 7 nci Madde Eklenmesi Hakkında (1/158)  (S. Sayısı : 174) kanun tasarıları kalbül olundu.  1076 sayılı Yedek Subay ve Yödek Askeri Memur­ lar Kanununun Geçici 6 nci Maddesinin Değiştirilmesi  Hakkında Kanun Teklifi de (2/45) (S. Sayıısı : 175)  kabul edildi.  Gelecek 'toplantının yapılacağı gün ve saatin son­ radan tespit edileceği belirtilerek birleşime saat 17,10'  da son verildi^  Haydar SALTİK  Orgeneral  MM Güvenlik Konseyi  Genel Sekreteri  BİRİNCİ OTURUM  Açılma Saati : 15.00  BAŞKAN : Orgeneral Kenan EVREN (Devlet Babanı, Genelkurmay ve Mlilli GtfvenHk Konseyi  ÜYELER : Orgeneral Nurettin ERSÎN, (K. K. K. ve MiÜ Güveinffik Konoeyî Üyesfi)  Orgeneral TaMn ŞAHtNKAYA <Hv. K. K. ve Mffi Güvenlik Komyesfi Üyesli)  Oramiral Nejat TÜMER {toz. K. K. ve Milli Güvenlik Konseyi Üyesî)  Orgeneral Sedat CELASUN <J. Gn. K. ve Mili Güvenlik Konseyi Üyesi)  BAŞKAN — Miffi Güvenlik Konseyinin 47 nci Birleşimini açıyorum.  /. — 1730 sayılı Yargıtay Kanununun 48 nci mad­ desinin birinci fıkrasının değiştirilmesine dair Kanun  Tasarısı ve Adalet Komisyonu raporu. (1/159) (S. Sa­ yısı : 177) (1)  II. — KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ  'BAŞKAN — Gündemimizde kanun tasarı ve tök- (1) 177 S. Sayılı basmayazı tutanağa eklidir.  lifleri 'mevcuttur; görüşülmesine geçmiyoruz.  Birinci sırada, 1730 sayılı Yargıtay Kanununun  48 nci maddesinin 1 nci fıkrasının değiş'tiirihnesin© dair  kanun ttasarısı ve KJomıisyion raiporu foulunmaiktadır.  102 —  M. G. Konseyi B : 47 1 . 4 . 1981 O: 1  Bu rapor, ve tasarı 177 sıra sayısıyla basılıp dağı- ı  itilmiştir.,  Adalet Komisyonu ve 'Bakanlık temsilcileri yerleri- I  ni aldılar.  Şimdi, tasarının tümü üzerinde görüşme açıyorum  ve evvela sözü, Komisyon Sözcüsüne bırakıyorum;  (buyurun efendim.  HAVA (HÂKİM ALBAY ZEKÎ GÜNGÖR (Ada­ let Komisyonu Başkanı) — Sayın Başkanım, 16 Ma­ yıs 1970 tarihli ve 1730 sayılı Yargıtay Kanonunun  48 nci maddesi, Yargıtay Yayın 'Müdürlüğünün, gö­ revlerini yerine getirebilmesi için genel bütçeye «Yar­ gıtay Yayınları Döner Sermayesi» adı altında kona­ cak ödeneklerden lüzumu kadar ayrılmasına ve bunun  2 milyona ulaşıncaya kadar kârların eklenmesine, lü­ zumu halinde bu 1 milyon liranın 'Balkanlar Kurulu  (kararıyla bir misli artınlalbilmesine imkân sağlamak­ tadır.  »1977 yılma kadarki 2 milyon liralık azami döner  ısermaye limiti s'ona ermiştir; azami limite 1977 yılımda  varılmıştır. 1977 yılımdan 'sonra, 1978 yılında 732 bin  lira, 1979 yılında »80 bin lira ve 1980 yılında da  4 milyon liralık kâr, Hazineye devredilmiştir.  Ne var ki, bulgun Yargıtay tarafından yayınlanan,  her ay yayınlanmakta bulunan - 12 500 adet - Yargıtay  Kararlar Dergisi, üç ayda bir 'yayınlanan 2 500 ıtrajlı  Yargıtay Dergisi ile, diğer eserlerin basımı içlin bu  2 milyon liralık ıdöner sermaye yetersiz duruma gel­ miştir.  Bu 2 milyon Mrailılk sermayenin 10 milyon liraya  çıkarılıncaya kadar 'kârların eklenmesini ve lüzumu  halinde Bakanlar Kurulu kararıyla 10 milyon liranın  'bir misli artırılalbilmesini sağlatmak amacıyla hazırla­ nan kanun tasarısı, Komisyonumuz tarafından bakan­ lık temsilcileriyle birlikte incelenmiş, aynen ıbenimsen- miştir. Ancak, metnin sonunda yer alan, «artırılır»  kelimesü, 'kanunun yazılış diline ve daha önceki metne  uygunluk sağlanabilmesi baikımindan «artırılabilir»  şeklinde değiştirilmiştir.  Metnin okunması sırasında sorulacak sorular Ko­ misyonumuz üyelerince ve tarafımdan ayrıca cevap­ landırılacaktır.  Arz ederim.  BAŞKAN — Peki teşekkür ©derim.  Tümü üzerimde (başka söz almak isteyen var mı  efendim? Buyurun.  KEMAUETTtN ALİ KÂŞİPOĞUU (Adalet Ba­ kanlığı Temsilcisi) — Sayın ©aşkanım, çok değerli  meslektaşımın da gayet açık bir şekilde ifade ettiği j  — 103  gîbi, 1973 yılında çıkarılan Yargıtay Kanununun 48  nci maddesine istinaden, 1975 yılında Yargıltayida ya­ yınlara yönelik bir döner sermaye kurulmuştur. Ku­ ruluş esnasında Maliye Bakanlığı sadece 500 (bin liralık  bir yardımda bulunmuş; çok cüzi bir yardım da  Yargıtay bütçesinden (bu döner sermayeye verilmiştir.  Yüksek malumları, bugün uygulamayı yönelten,  Yargıtay içtihatlarıdır. Bu içtihatlar bizde, tüm Türkiye  çapımda, kanunların aynı şdkilide 'uygulanmasına ya­ rayan metinler olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu  bakımdan, Yargıtay Kararlar Dergisi istisnasız bütün  hâkim ve savcılara Adalet Bakanlığı tarafından satın  alınmak suretiyle yollanmaktadır. Keza, Yargıtay da  kendi mensuplarına, yine bu dergiden satın almak  suretiyle istifadelerine sunmakta; bunun dışında, iste­ yen avukat arkadaşlar da bu dergiden istifade etmek­ tedir.  Bunun yanında, yine ilmi yazıları ihtiva eden Yar­ gıtay Dergisi üç ayda bir yayınlanmaktadır. Bunlar­ dan ayrı olarak, belikti bu kadar önemli bir yayın ko­ nusu da, Yargıtay îçtihatı Birleştirme Kararlaridır.  1926 yılından günüm'üze kadar hukuk ve ceza dalla­ rında Yargıtay İçbihatı Birleştirme Kararları bir satış  vasıtası oluyordu. 'Bizzat döner sermayeye yüklenmek  sureliyle bunu çıkartıyoruz; son kısımları kaildi, ceza­ da son cilt, hukukta da son cilt çıktığı takdirde, 1980  .tarihine kadarki flçtihatı Birleştirme Kararları tüm ar­ kadaşlarımızın hizmetine sunulmuş olacaktır.  Ayrıca, Yargıtay, Atatürk armağanıyla liljgili, 'böyle  fevkalade ahvalde yine meslektaşlarımızın istifadesine  sunulmak üzere eserler yayınlar; fakat hemen şunu  belirtelim ki, kâğıt ve baskı fiyatlarındaki büyük ar­ tışlar, zaman zaman bu 'görevlerin yapıKmasi'nı da  olumsuz yönde etkiliyor.  ıBu tarihe kadar, dediğim ıgibi, Maliye Bakanlığın­ dan sadece 500 milyon lira alınmış; sonra kendi kâr- larıyla bu iş devam ettirilmiş. 1976 yılında Bakanlar  Kurulu, mevcut metindeki hükümden yararlanmak  suretiyle sermaye 2 milyona çıkartılmış. Şöyle, «2 mil­ yona çıkartıldı» diye Maliyeden yine bir para alın­ mamış, kârı sermayeye ilave edilmiş.  Simidi, bugün Yargıtay 2 milyon lira 'sermayeyle  (bu işi yürütüyor ve çok enteresandır, geçen yıl 4 kü­ sur milyon lira kâr dtmek suretiyle Maliyeye bu para  çok yakın tarihte yatırılacaktır. Ondan evvelce 1,5  milyon liraya yakın hir para kâr olarak Maliyeye ya­ tırılmıştır.  Konu, Yargıtay Başkanlığınca bize 1978 yılında in­ tikal etti. Hemen (bunu o zaman Yasama Meclislerine
Sayfa 4 -
M. G. Konseyi B : 47 1 . 4 . 1981 O: 1  Bu rapor, ve tasarı 177 sıra sayısıyla basılıp dağı- ı  itilmiştir.,  Adalet Komisyonu ve 'Bakanlık temsilcileri yerleri- I  ni aldılar.  Şimdi, tasarının tümü üzerinde görüşme açıyorum  ve evvela sözü, Komisyon Sözcüsüne bırakıyorum;  (buyurun efendim.  HAVA (HÂKİM ALBAY ZEKÎ GÜNGÖR (Ada­ let Komisyonu Başkanı) — Sayın Başkanım, 16 Ma­ yıs 1970 tarihli ve 1730 sayılı Yargıtay Kanonunun  48 nci maddesi, Yargıtay Yayın 'Müdürlüğünün, gö­ revlerini yerine getirebilmesi için genel bütçeye «Yar­ gıtay Yayınları Döner Sermayesi» adı altında kona­ cak ödeneklerden lüzumu kadar ayrılmasına ve bunun  2 milyona ulaşıncaya kadar kârların eklenmesine, lü­ zumu halinde bu 1 milyon liranın 'Balkanlar Kurulu  (kararıyla bir misli artınlalbilmesine imkân sağlamak­ tadır.  »1977 yılma kadarki 2 milyon liralık azami döner  ısermaye limiti s'ona ermiştir; azami limite 1977 yılımda  varılmıştır. 1977 yılımdan 'sonra, 1978 yılında 732 bin  lira, 1979 yılında »80 bin lira ve 1980 yılında da  4 milyon liralık kâr, Hazineye devredilmiştir.  Ne var ki, bulgun Yargıtay tarafından yayınlanan,  her ay yayınlanmakta bulunan - 12 500 adet - Yargıtay  Kararlar Dergisi, üç ayda bir 'yayınlanan 2 500 ıtrajlı  Yargıtay Dergisi ile, diğer eserlerin basımı içlin bu  2 milyon liralık ıdöner sermaye yetersiz duruma gel­ miştir.  Bu 2 milyon Mrailılk sermayenin 10 milyon liraya  çıkarılıncaya kadar 'kârların eklenmesini ve lüzumu  halinde Bakanlar Kurulu kararıyla 10 milyon liranın  'bir misli artırılalbilmesini sağlatmak amacıyla hazırla­ nan kanun tasarısı, Komisyonumuz tarafından bakan­ lık temsilcileriyle birlikte incelenmiş, aynen ıbenimsen- miştir. Ancak, metnin sonunda yer alan, «artırılır»  kelimesü, 'kanunun yazılış diline ve daha önceki metne  uygunluk sağlanabilmesi baikımindan «artırılabilir»  şeklinde değiştirilmiştir.  Metnin okunması sırasında sorulacak sorular Ko­ misyonumuz üyelerince ve tarafımdan ayrıca cevap­ landırılacaktır.  Arz ederim.  BAŞKAN — Peki teşekkür ©derim.  Tümü üzerimde (başka söz almak isteyen var mı  efendim? Buyurun.  KEMAUETTtN ALİ KÂŞİPOĞUU (Adalet Ba­ kanlığı Temsilcisi) — Sayın ©aşkanım, çok değerli  meslektaşımın da gayet açık bir şekilde ifade ettiği j  — 103  gîbi, 1973 yılında çıkarılan Yargıtay Kanununun 48  nci maddesine istinaden, 1975 yılında Yargıltayida ya­ yınlara yönelik bir döner sermaye kurulmuştur. Ku­ ruluş esnasında Maliye Bakanlığı sadece 500 (bin liralık  bir yardımda bulunmuş; çok cüzi bir yardım da  Yargıtay bütçesinden (bu döner sermayeye verilmiştir.  Yüksek malumları, bugün uygulamayı yönelten,  Yargıtay içtihatlarıdır. Bu içtihatlar bizde, tüm Türkiye  çapımda, kanunların aynı şdkilide 'uygulanmasına ya­ rayan metinler olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu  bakımdan, Yargıtay Kararlar Dergisi istisnasız bütün  hâkim ve savcılara Adalet Bakanlığı tarafından satın  alınmak suretiyle yollanmaktadır. Keza, Yargıtay da  kendi mensuplarına, yine bu dergiden satın almak  suretiyle istifadelerine sunmakta; bunun dışında, iste­ yen avukat arkadaşlar da bu dergiden istifade etmek­ tedir.  Bunun yanında, yine ilmi yazıları ihtiva eden Yar­ gıtay Dergisi üç ayda bir yayınlanmaktadır. Bunlar­ dan ayrı olarak, belikti bu kadar önemli bir yayın ko­ nusu da, Yargıtay îçtihatı Birleştirme Kararlaridır.  1926 yılından günüm'üze kadar hukuk ve ceza dalla­ rında Yargıtay İçbihatı Birleştirme Kararları bir satış  vasıtası oluyordu. 'Bizzat döner sermayeye yüklenmek  sureliyle bunu çıkartıyoruz; son kısımları kaildi, ceza­ da son cilt, hukukta da son cilt çıktığı takdirde, 1980  .tarihine kadarki flçtihatı Birleştirme Kararları tüm ar­ kadaşlarımızın hizmetine sunulmuş olacaktır.  Ayrıca, Yargıtay, Atatürk armağanıyla liljgili, 'böyle  fevkalade ahvalde yine meslektaşlarımızın istifadesine  sunulmak üzere eserler yayınlar; fakat hemen şunu  belirtelim ki, kâğıt ve baskı fiyatlarındaki büyük ar­ tışlar, zaman zaman bu 'görevlerin yapıKmasi'nı da  olumsuz yönde etkiliyor.  ıBu tarihe kadar, dediğim ıgibi, Maliye Bakanlığın­ dan sadece 500 milyon lira alınmış; sonra kendi kâr- larıyla bu iş devam ettirilmiş. 1976 yılında Bakanlar  Kurulu, mevcut metindeki hükümden yararlanmak  suretiyle sermaye 2 milyona çıkartılmış. Şöyle, «2 mil­ yona çıkartıldı» diye Maliyeden yine bir para alın­ mamış, kârı sermayeye ilave edilmiş.  Simidi, bugün Yargıtay 2 milyon lira 'sermayeyle  (bu işi yürütüyor ve çok enteresandır, geçen yıl 4 kü­ sur milyon lira kâr dtmek suretiyle Maliyeye bu para  çok yakın tarihte yatırılacaktır. Ondan evvelce 1,5  milyon liraya yakın hir para kâr olarak Maliyeye ya­ tırılmıştır.  Konu, Yargıtay Başkanlığınca bize 1978 yılında in­ tikal etti. Hemen (bunu o zaman Yasama Meclislerine  M. G. Konseyi B : 47  linlttfkal ettirdik; fakat belli süre içerisinde bu kfcsinlliifc- le yasalaşamadı.  Şimdi 'burada çok önemli olan sioruıı, zaman sü­ reci içerisinde kâğıt ve nıaltibaa masraflarına yapılan  zamlar karşısında uğranılan müşkülattır. ilk teklifte  şöyle idi: 10 tmlilyon; ama bu tür değişiklikler (karsı­ sında Yargıtay Başkanlığının önerisi üzerine Bakanlar  Kurulunca miktarın artırılması şdklindeydi; fakat gö­ rüş sunduğumuz zaman, Maliye Bakanlığı, bunun ay­ rıca 'bir misli artırılması konusundaki bir öneriye  olumlu mütalaa verebileceğini beyan ©tlti.  Yüksek malumları 'olduğu üzere, parasal konuda  Maliye Bakanlığının olumlu görüşünü almadan her­ hangi bir bakanlığın, bir ıtasarıyı Başbakanlığa sun­ ması olanağı yoktur. ıBu bakumdan, ister iıstömez biz,  'Maliye Bakanlığının önerisi doğrultusunda, Yargıtay  Başkanlığının önerisi dışi'nda 10 milyon lirayı kabul  ettik ve bunun bir misli artırılması konusunda Bakanlar  Kuruluna yetki verilmesi konusunu Yüce Huzurunu­ za getirdik; ama şu da olabilir, değerli Maliye Bakan­ lığı temsilcisi arkadaşımla da görüşltüım; «Siz sermaye  yönünden bir liimtit getirmezseniz, tüm kârlar serma­ yeye ilave edilmek suretiyle bu sonsuza ıdek uzanabi- lir. O balkımdan, burada bir limit koymakta yarar  vardır, bizim de kârımız vardır. îşte, bir limite var­ dığı zaman, siz, ister 'görevinizi yapın, ister yapma­ yın; ama bu limitin üstündeki parayı bize yatırılyor- sunuz» dediler.  Bu aışaımada ben Sayın Başkanuma ve çok değerli!  Konsey Üyelerine meselenin bu yönünü açMaimakta  yarar gördüm. Bu, ıson derece yararlı, son derece (fay­ dalı 'bir işlem. Eğer li'mıüt çok kısa tutulursa, zarane- di'yorum bir sene sonra Yüce Huzurunuza belki bu  sefer «30 milyon liraya çıkartan» diye gelebiliriz. Kâ- ğıit fiyaitlarındaki artışa ©öre, bir dlergıilniin maliyeti  60Q bin lira ölüyor. Her ay çıkartıyoruz, 1 mıilyon  küsur ibin Mira yalnız Yargıtay Kararlar Dergislinle para  verliyor. Alynı şey, üç ayda bir çıkartılan ve ırnilkltarı  az baisrlam bir YaTgıitay Dergisi için de varit. Keza,  bütün hâkimlere ve savcılara dağıtmayı kesinlikle yük­ lendiğimiz Ibu îçtilhaltı Birleştirme Kararlan var.  Takdir sizlerin; miktar bizi korkutur; belli bir  ısüre Sonra IbJuzurunuzu işgal etmldklten korkanız. Mik­ tarı sınırsız bırakmak, çok değerli Maliye Bakanlığı  teamsıilclilsli arkadaşımızın dediği gibi, tüm bundan soinı- raki senelerde kârın 'sermayeye ilavesi suretiyle Mali­ yeye herhangi bir katkıda bulunmama gibi bir neti­ ceyle karşı karşıya biFakılablir<  — 104  1 , 4 . 1981 O: 1  Takdirlerinize sunuyorum. Saygıyla 'arz ederim.  BAŞKAN — Simidi, «4 milyon lira 'kâr elttik, oto- dan evvel 1,5 milyon lira 'kâr ettik» dediniz. Pelki, bu  kârların içerisine, Adalet Bakanlığınım satın alıp, hâ­ kimlerle gönderdiği miktar da dahil imi?  KEMALETTÎN ALÎ KÂŞİFOĞLU (Adalet  Bakanlığı Temsilcisi) — Tabii dahil.  BAŞKAN — O halde, o kâr değil, Devletin ke­ sesinden gidiyor demektir.  Eğer, bunu doğrudan doğruya hâkimler, savcı­ lar, avukatlar parayla satın alsaydı, o zaman buna  gerek yoktu; sermayeye konur, kârı daima bunun  üzerine ilave edilirdi. Mademki, devlet bütçesinden  çıkan paralar da kâra dahil ediliyor, onun için, Ma­ liye Bakanlığının bir limit koymada bu bakımdan  bir tereddüdü var; ama diyeceksiniz ki, «Bu rakam  belki beş on sene sonra az gelecektir.»  KEMALETTÎN ALÎ KÂŞÎFOĞLU (Adalet Ba­ kanlığı Temsilcisi) — Çünkü bu rakam üç senede  eskidi efendim, ki o zaman çok iyi hatırlıyorum,  kâğıdın tonu 3 bin liraydı; bugün SEKA'da üçüncü  hamur 60 gramlık kâğıdın tonu 58 bin lira oldu  efendim.  BAŞKAN — Bunu niye Adalet Bakanlığı üstlen­ memiş de, Yargıtaya verilmiş?  KEMALETTÎN ALÎ KÂŞÎFOĞLU (Adalet Ba­ kanlığı Temsilcisi) — Efendim, Adalet Bakanlığı da  ayrıca çıkartıyor. Tabii, kararları orada sağlamak  çok kolay oluyor.  Yalnız, hemen şunu söyleyeyim, bu kârın tama­ mı Adalet Bakanlığı bütçesinden çıkmış değil. Çün­ kü, bizim hâkimlerimizin sayısı, yüksek malumları  olduğu üzere, 2 500 civarında, savcılarımızın sayısı  1 900 civarında; halbuki, biz bu dergiden 12 500  tane satıyoruz Sayın Başkanım. /  BAŞKAN — Tabii, şahsen alanlar da vardır; bir  de avukatlar vardır.  KEMALETTÎN ALÎ KÂŞÎFOĞLU (Adalet Ba­ kanlığı Temsilcisi) — Yani aşağı yukarı 1/3'ü dev­ let parasıyla satın alınıyor, 2/3'ü avukatların veya  meslektaşlarımızın parasıyla alınıyor efendim.  Arz ederim.  BAŞKAN — Teşekkür ederim.  Tümü üzerinde başka söz almak isteyen var mı  efendim?... Yoktur.  Tümü üzerindeki görüşmeler tamamlanmıştır.  Maddelere geçilmesini oylarınıza sunuyorum:  Kabul edenler.. Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  1 noi maddeyi okutuyorum :
Sayfa 5 -
M. G. Konseyi B : 47  linlttfkal ettirdik; fakat belli süre içerisinde bu kfcsinlliifc- le yasalaşamadı.  Şimdi 'burada çok önemli olan sioruıı, zaman sü­ reci içerisinde kâğıt ve nıaltibaa masraflarına yapılan  zamlar karşısında uğranılan müşkülattır. ilk teklifte  şöyle idi: 10 tmlilyon; ama bu tür değişiklikler (karsı­ sında Yargıtay Başkanlığının önerisi üzerine Bakanlar  Kurulunca miktarın artırılması şdklindeydi; fakat gö­ rüş sunduğumuz zaman, Maliye Bakanlığı, bunun ay­ rıca 'bir misli artırılması konusundaki bir öneriye  olumlu mütalaa verebileceğini beyan ©tlti.  Yüksek malumları 'olduğu üzere, parasal konuda  Maliye Bakanlığının olumlu görüşünü almadan her­ hangi bir bakanlığın, bir ıtasarıyı Başbakanlığa sun­ ması olanağı yoktur. ıBu bakumdan, ister iıstömez biz,  'Maliye Bakanlığının önerisi doğrultusunda, Yargıtay  Başkanlığının önerisi dışi'nda 10 milyon lirayı kabul  ettik ve bunun bir misli artırılması konusunda Bakanlar  Kuruluna yetki verilmesi konusunu Yüce Huzurunu­ za getirdik; ama şu da olabilir, değerli Maliye Bakan­ lığı temsilcisi arkadaşımla da görüşltüım; «Siz sermaye  yönünden bir liimtit getirmezseniz, tüm kârlar serma­ yeye ilave edilmek suretiyle bu sonsuza ıdek uzanabi- lir. O balkımdan, burada bir limit koymakta yarar  vardır, bizim de kârımız vardır. îşte, bir limite var­ dığı zaman, siz, ister 'görevinizi yapın, ister yapma­ yın; ama bu limitin üstündeki parayı bize yatırılyor- sunuz» dediler.  Bu aışaımada ben Sayın Başkanuma ve çok değerli!  Konsey Üyelerine meselenin bu yönünü açMaimakta  yarar gördüm. Bu, ıson derece yararlı, son derece (fay­ dalı 'bir işlem. Eğer li'mıüt çok kısa tutulursa, zarane- di'yorum bir sene sonra Yüce Huzurunuza belki bu  sefer «30 milyon liraya çıkartan» diye gelebiliriz. Kâ- ğıit fiyaitlarındaki artışa ©öre, bir dlergıilniin maliyeti  60Q bin lira ölüyor. Her ay çıkartıyoruz, 1 mıilyon  küsur ibin Mira yalnız Yargıtay Kararlar Dergislinle para  verliyor. Alynı şey, üç ayda bir çıkartılan ve ırnilkltarı  az baisrlam bir YaTgıitay Dergisi için de varit. Keza,  bütün hâkimlere ve savcılara dağıtmayı kesinlikle yük­ lendiğimiz Ibu îçtilhaltı Birleştirme Kararlan var.  Takdir sizlerin; miktar bizi korkutur; belli bir  ısüre Sonra IbJuzurunuzu işgal etmldklten korkanız. Mik­ tarı sınırsız bırakmak, çok değerli Maliye Bakanlığı  teamsıilclilsli arkadaşımızın dediği gibi, tüm bundan soinı- raki senelerde kârın 'sermayeye ilavesi suretiyle Mali­ yeye herhangi bir katkıda bulunmama gibi bir neti­ ceyle karşı karşıya biFakılablir<  — 104  1 , 4 . 1981 O: 1  Takdirlerinize sunuyorum. Saygıyla 'arz ederim.  BAŞKAN — Simidi, «4 milyon lira 'kâr elttik, oto- dan evvel 1,5 milyon lira 'kâr ettik» dediniz. Pelki, bu  kârların içerisine, Adalet Bakanlığınım satın alıp, hâ­ kimlerle gönderdiği miktar da dahil imi?  KEMALETTÎN ALÎ KÂŞİFOĞLU (Adalet  Bakanlığı Temsilcisi) — Tabii dahil.  BAŞKAN — O halde, o kâr değil, Devletin ke­ sesinden gidiyor demektir.  Eğer, bunu doğrudan doğruya hâkimler, savcı­ lar, avukatlar parayla satın alsaydı, o zaman buna  gerek yoktu; sermayeye konur, kârı daima bunun  üzerine ilave edilirdi. Mademki, devlet bütçesinden  çıkan paralar da kâra dahil ediliyor, onun için, Ma­ liye Bakanlığının bir limit koymada bu bakımdan  bir tereddüdü var; ama diyeceksiniz ki, «Bu rakam  belki beş on sene sonra az gelecektir.»  KEMALETTÎN ALÎ KÂŞÎFOĞLU (Adalet Ba­ kanlığı Temsilcisi) — Çünkü bu rakam üç senede  eskidi efendim, ki o zaman çok iyi hatırlıyorum,  kâğıdın tonu 3 bin liraydı; bugün SEKA'da üçüncü  hamur 60 gramlık kâğıdın tonu 58 bin lira oldu  efendim.  BAŞKAN — Bunu niye Adalet Bakanlığı üstlen­ memiş de, Yargıtaya verilmiş?  KEMALETTÎN ALÎ KÂŞÎFOĞLU (Adalet Ba­ kanlığı Temsilcisi) — Efendim, Adalet Bakanlığı da  ayrıca çıkartıyor. Tabii, kararları orada sağlamak  çok kolay oluyor.  Yalnız, hemen şunu söyleyeyim, bu kârın tama­ mı Adalet Bakanlığı bütçesinden çıkmış değil. Çün­ kü, bizim hâkimlerimizin sayısı, yüksek malumları  olduğu üzere, 2 500 civarında, savcılarımızın sayısı  1 900 civarında; halbuki, biz bu dergiden 12 500  tane satıyoruz Sayın Başkanım. /  BAŞKAN — Tabii, şahsen alanlar da vardır; bir  de avukatlar vardır.  KEMALETTÎN ALÎ KÂŞÎFOĞLU (Adalet Ba­ kanlığı Temsilcisi) — Yani aşağı yukarı 1/3'ü dev­ let parasıyla satın alınıyor, 2/3'ü avukatların veya  meslektaşlarımızın parasıyla alınıyor efendim.  Arz ederim.  BAŞKAN — Teşekkür ederim.  Tümü üzerinde başka söz almak isteyen var mı  efendim?... Yoktur.  Tümü üzerindeki görüşmeler tamamlanmıştır.  Maddelere geçilmesini oylarınıza sunuyorum:  Kabul edenler.. Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  1 noi maddeyi okutuyorum :  M. G. Konseyi B : 47 1 s 4 . 1981 O: 1  1730 Sayılı Yargıtay Kanununun 48 nci Madde­ sinin 1 nci Fıkrasının Değiştirilmesine Dair Kanun  Tasarısı,  MADDE 1. — 1730 sayılı Yargıtay Kanununun  48 nci maddesinin - birinci fıkrası aşağıdaki şekilde  değiştirilmiştir.  Döner Sermaye :  Madde 48. — Yargıtay Yayın Müdürlüğü görev­ lerinin yerine getirilebilmesi amacı ile genel bütçede  «Yargıtay Yayınları Döner Sermayesi» adı altında  konulacak ödeneklerden lüzumu kadar döner ser­ mayeye verilir. Döner sermaye miktarı on milyon  liraya ulaşıncaya kadar kârlar döner sermayeye ek­ lenir. Bu miktar Yargıtay Başkanlığınca gösteri­ lecek lüzum üzerine, günün ekonomik koşulları  ile kâğıt ve basım giderlerinde meydana gelecek ar­ tışlar gözönüne alınarak Bakanlar Kurulu kararı ile  bir misline kadar artırılabilir.  BAŞKAN — Tümü üzerindeki görüşmeler sıra­ sında zaten madde izah edildi. Başka söz isteyen var  mı?  HAVA HÂKİM ALBAY ZEKİ GÜNGÖR  (Adalet Komisyonu Başkanı) — Evet Sayın Başka­ nım, tümü üzerinde izah ettik; başka ilave edeceği­ miz bir şey yoktur.  BAŞKAN — 1 noi madde üzerinde başka söz  almak isteyen arkadaşımız yoktur.  1 nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul  edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  2 nci maddeyi okuyunuz :  MADDE 2. — Bu Kanun, yayımını takibeden  aybaşında yürürlüğe girer.  BAŞKAN — 2 nci madde üzerinde söz almak  isteyen?.. Yoktur.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler...  Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  3 ncü maddeyi okuyunuz:  MADDE 3. — Bu Kanunu Bakanlar Kurulu  yürütür.  BAŞKAN — 3 ncü madde üzerinde söz almak  isteyen?.. Yoktur.  3 ncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul  edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.  Tasarının tümünü oylarınıza sunuyorum: Kabul  edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  2., — 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 14 ncü  Maddesine Bir Fıkra ile Bu Kanuna Geçici Bir Mad­ de Eklenmesi Hakkmda Kanun Teklifi ve Adalet  Komisyonu Raporu. (2/46) (S., Sayısı : 180) (1)  ıBAŞlKAN — Günldemİmizin 2 nci sırasında, İl 36  sayılı Avukatlık Kanununun 14 ncü Maddesine Bir  Fıkra île Bu Kanuna Geçici Bir Madde Eklenmesi  Hakkında Kanun Teklifi ve Adalet Komisyonu Ra­ poru yer almaktandır.  Raıpor 1!80 Sıra Sayısı ile bastırılıp dağıtılmıştır.  iKotmisyon Sözdüsü ve Bakanlık Temsilcisi yer­ lerindiler.  Şimdi kanun teklifinin tümü üzerinde görüşme  açıyorum ve ilk siözü Komisyon Sözcüsüne bırakıyo­ rum.  İBaşkaynak, buyurun efendim.  HAKtM TUĞGENERAL MUZAFFER BAŞ- KlAYNAK (Adalet Komisyonu Başkanı) — Sayın  Başkanım, yüksek malumları bulunduğu üzere, 1969  yılında çıkarılmış bulunan 1136 sayılı Avukatlık Ka­ nununun 14 ncü maddesi, hâkimlik ve savcılık yapan  kişilerin emekli olmaları halinde kendi mahkeme­ lerinde iki sene süre ile avukatlık yapamayacakları'  hükmünü getirmiştir. Yine, yüksek yargı organı üye­ si bulunan kişilerin emekli olup da, avukatlık yap­ maları halinde, kendi hizmet verdikleri bu yüksek  yargı organlarında avukatlık yapamayacaklarını; yine  ilgili maJddenin üçüncü fıkrası da devlet hizmetinde  bulunan hukuk müşavirlerinin ve hukukla iştigal eden  hukukçuların avukat olmaları halinde Devlet aleyhin­ de dava alamayacaklarını vurgulamış bulunmaktadır.  Ancak Vatan ve Cumhuriyete karşı ayaklanmayı,  özellikte vatanın, ve milletin bölünmezliğini, temel  halk ve hürriyetleri hedef alan suçluları özellikle yar­ gılayan sıkıyönetim mahkemelerindeki hâkim ve sav­ cıların; yine, sıkıyönetim mahkemelerini yargılayan,  sıkıyönetim mahkemelerinin kararlarını tetkik eden  Askeri Yargıttay Başkanı ve Üyelerinin; yine, sıkıyö­ netim mahkemeleri hakimlerini serçen ve bir yerde  •bunların üzerinde nezaret görevini yapan Genelkur­ may Adli Müşaviri ve Askeri Adalet Teftiş Kurulu  Başkanı gibi kişilerin, hizmetten ayrılıp avukatlık ya­ parken bu mahkemelerde dava almaları, bir yerde  bu mahkemelerdeki hâkimleri ve bu davaları alan  (1) 180 5., Sayılı Basmayazı tutanağa eklidir.;  — 105 —
Sayfa 6 -
M. G. Konseyi B : 47 1 s 4 . 1981 O: 1  1730 Sayılı Yargıtay Kanununun 48 nci Madde­ sinin 1 nci Fıkrasının Değiştirilmesine Dair Kanun  Tasarısı,  MADDE 1. — 1730 sayılı Yargıtay Kanununun  48 nci maddesinin - birinci fıkrası aşağıdaki şekilde  değiştirilmiştir.  Döner Sermaye :  Madde 48. — Yargıtay Yayın Müdürlüğü görev­ lerinin yerine getirilebilmesi amacı ile genel bütçede  «Yargıtay Yayınları Döner Sermayesi» adı altında  konulacak ödeneklerden lüzumu kadar döner ser­ mayeye verilir. Döner sermaye miktarı on milyon  liraya ulaşıncaya kadar kârlar döner sermayeye ek­ lenir. Bu miktar Yargıtay Başkanlığınca gösteri­ lecek lüzum üzerine, günün ekonomik koşulları  ile kâğıt ve basım giderlerinde meydana gelecek ar­ tışlar gözönüne alınarak Bakanlar Kurulu kararı ile  bir misline kadar artırılabilir.  BAŞKAN — Tümü üzerindeki görüşmeler sıra­ sında zaten madde izah edildi. Başka söz isteyen var  mı?  HAVA HÂKİM ALBAY ZEKİ GÜNGÖR  (Adalet Komisyonu Başkanı) — Evet Sayın Başka­ nım, tümü üzerinde izah ettik; başka ilave edeceği­ miz bir şey yoktur.  BAŞKAN — 1 noi madde üzerinde başka söz  almak isteyen arkadaşımız yoktur.  1 nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul  edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  2 nci maddeyi okuyunuz :  MADDE 2. — Bu Kanun, yayımını takibeden  aybaşında yürürlüğe girer.  BAŞKAN — 2 nci madde üzerinde söz almak  isteyen?.. Yoktur.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler...  Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  3 ncü maddeyi okuyunuz:  MADDE 3. — Bu Kanunu Bakanlar Kurulu  yürütür.  BAŞKAN — 3 ncü madde üzerinde söz almak  isteyen?.. Yoktur.  3 ncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul  edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.  Tasarının tümünü oylarınıza sunuyorum: Kabul  edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  2., — 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 14 ncü  Maddesine Bir Fıkra ile Bu Kanuna Geçici Bir Mad­ de Eklenmesi Hakkmda Kanun Teklifi ve Adalet  Komisyonu Raporu. (2/46) (S., Sayısı : 180) (1)  ıBAŞlKAN — Günldemİmizin 2 nci sırasında, İl 36  sayılı Avukatlık Kanununun 14 ncü Maddesine Bir  Fıkra île Bu Kanuna Geçici Bir Madde Eklenmesi  Hakkında Kanun Teklifi ve Adalet Komisyonu Ra­ poru yer almaktandır.  Raıpor 1!80 Sıra Sayısı ile bastırılıp dağıtılmıştır.  iKotmisyon Sözdüsü ve Bakanlık Temsilcisi yer­ lerindiler.  Şimdi kanun teklifinin tümü üzerinde görüşme  açıyorum ve ilk siözü Komisyon Sözcüsüne bırakıyo­ rum.  İBaşkaynak, buyurun efendim.  HAKtM TUĞGENERAL MUZAFFER BAŞ- KlAYNAK (Adalet Komisyonu Başkanı) — Sayın  Başkanım, yüksek malumları bulunduğu üzere, 1969  yılında çıkarılmış bulunan 1136 sayılı Avukatlık Ka­ nununun 14 ncü maddesi, hâkimlik ve savcılık yapan  kişilerin emekli olmaları halinde kendi mahkeme­ lerinde iki sene süre ile avukatlık yapamayacakları'  hükmünü getirmiştir. Yine, yüksek yargı organı üye­ si bulunan kişilerin emekli olup da, avukatlık yap­ maları halinde, kendi hizmet verdikleri bu yüksek  yargı organlarında avukatlık yapamayacaklarını; yine  ilgili maJddenin üçüncü fıkrası da devlet hizmetinde  bulunan hukuk müşavirlerinin ve hukukla iştigal eden  hukukçuların avukat olmaları halinde Devlet aleyhin­ de dava alamayacaklarını vurgulamış bulunmaktadır.  Ancak Vatan ve Cumhuriyete karşı ayaklanmayı,  özellikte vatanın, ve milletin bölünmezliğini, temel  halk ve hürriyetleri hedef alan suçluları özellikle yar­ gılayan sıkıyönetim mahkemelerindeki hâkim ve sav­ cıların; yine, sıkıyönetim mahkemelerini yargılayan,  sıkıyönetim mahkemelerinin kararlarını tetkik eden  Askeri Yargıttay Başkanı ve Üyelerinin; yine, sıkıyö­ netim mahkemeleri hakimlerini serçen ve bir yerde  •bunların üzerinde nezaret görevini yapan Genelkur­ may Adli Müşaviri ve Askeri Adalet Teftiş Kurulu  Başkanı gibi kişilerin, hizmetten ayrılıp avukatlık ya­ parken bu mahkemelerde dava almaları, bir yerde  bu mahkemelerdeki hâkimleri ve bu davaları alan  (1) 180 5., Sayılı Basmayazı tutanağa eklidir.;  — 105 —  M. G. Konseyi B : 47 1 . 4 . 1981 O: 1  avukatları suizan altında bıraktığı gibi, bir başka de­ yimle de adaletin saygınlığına gölge düşürmektedir.  Halen Sayın Kara Kuvvetleri Komutanı Orgene­ ral Nurettin Ersin'in teklif olarak getirdiği metin,  Isözkönusu 14 ncü maddeye bir fıkra ilavesi tarzında­ dır. Gelen bu fıkra şu tarzda kaleme alınmış bulun­ maktadır: «(Sıkıyönetim mahkemelerinde görev ya­ pan hâkim ve savcıların, Yargıtay Birinci, ikinci Baş­ kanı, Başsavcı, Daire Başkanı ve Üyelerinin, Genel­ kurmay Adli Miüşaviri, Askeri Adalet işleri Başkanı  ve Teftiş Kurulu Başkanının hizmetten ayrılmaları  halinde ülç yıl süre ile» tüm Türkiye'nin genelindeki  sıkıyönetim mahkemelerinde avukat olarak hizmet  vermemelerini öngörmektedir.  Konu Komisyonumuzca tetkik edilmiş, özellikle  bugünkü ortam içerisinde, bir yerde, bu suçları ve  bu suçluları yargılayan kişilerin blahara aynı suçları  ve suçluları savunur vaziyette bulunmaları kamu vic­ danını rencide ettiği gibi, kamu vicdanında şüpheler  de yaratmaktadır. Sırf bu şüpheleri gidermek ve özel­ likle adalete gölge düşürmemek ve bilhassa askeri yar­ gının şaibe altında bulunmasını önlemek bakımın­ dan, yine adaletin saygınlığını muhafaza etmesi ko­ şulu da dikkate alınarak, kanun teklifi Komisyonu-;  muzca incelenmiş olumlu görüş serdine karar ver­ miş, bu tarzda bir de rapor tanzim etmiş bulunuyo­ ruz. Maddeye geçildiği zalm'an ayrıca izahat da vere­ ceğiz.  /Yüce Heyetinizin takdir ve tensiplerine sunarız.  Arz ederim,  HAIŞKIAIN — Teşekkür ederim.  Adalet Bakanlığı Temisitcisi arkadaşımızın bir di­ yeceği var mı ©fendimi?.  KEMALETOlN ALI KAŞÎFOĞUU (Adalet Ba­ kanlığı TemısücM) — Sayın Başkanım, çok değerli  Komisyon Başkanımız Sayın Muzaffer Başkaynak Pa­ şamızın da arz ve izah ettikleri gibi, İli36 sayılı Avu­ katlık Kanununun 1'4 ncü maddesinde, emekliye ayrı­ lan veya istifa etmek suretiyle görevden ayrılanlara  ilişkin bir kısıtlayıcı hüküm bulunmaktadır.. Yalnız,  buradaki hüküm, hizmet gördükleri mahkeme veya  dairelerde, buralardan ayrıldıkları tarihten itibaren iki  yıl süre ile avukatlık yapamayacaklarına ilişkindir.  Görülüyor ki, madde, emekliye ayrılan hâkim ve sav­ cıların, hizmet gördükleri mahkeme ve dairelerle sı­ nırlı olmak üzere ve iki yıllık bir süre içinde avu­ katlık yapmalarını sakıncalı görmüştür. Diğer fıkra-'  lar konumuzu ilgilendirmediği için müsaade ederse­ niz arz etmiyorum.  IBurada getirilen düzenleme, «Askeri Yargıtay  Başkanı, Başsavcı, ikinci Başkanı, daire başkanları  ve üyeleri, Milli Savunma Bakanlığı Askeri Adalet  işleri Başkanı, Askeri Adalet Teftiş Kurulu Baş­ kanı, Genelkurmay Adli Müşavirliği, sıkıyönetim ad­ li müşavirlikleri ve sıkıyönetim askeri mahkemelerin-'  de görevli hâkim ve savcılar ile yardımcıları, hizmet­ ten ayrıldıktan sonra üç yıl süre ile sıkıyönetim as­ keri mahkemelerinde avukatlık yapamazlar» şeklin­ dedir.  Görülüyor ki, Sayın Başkanım, değerli üyeler,  burada getirilen kıstak, belli görevlerden ayrılanla­ rın, Türkiye düzeyinde tüm sıkıyönetim mahkeme­ lerinde üç yıl süre ile görev yapamamasına yöneliktir.  (Belli görevler sayılmış, bunun dışında çalışan ve bu  görevlerden ayrılan askeri hâkim meslektaşlar için  böyle bir kısıtlama getirilmemiştir. Ancak, belli gö­ revlerden ayrılması konusunda bir kısıtlama vardır.  Elbette ki, o zaman akla gelen şu olacaktır: Bu tür  hizmetlerin dışında olanlar da yarın avukat olduğu  takdirde, o zaman haklarında - çünkü 14 ncü madde  sivil ve askeri tüm hâkim ve savcıları kapsar- o za­ man da onlara yönelik bir kısıtlama, ancak hizmet  gördükleri mahkeme ve daireler yönünden mümkün  olacaktır. örneğin, bir Askeri Yargıtay Başsavcı  Yardımcısı, imza yetkisi yok diye düşünülmüş, bu- raya getirilmemiş veya bulgun adli müşavirliklerde  çalışan askeri hâkim arkadaşlarımız veya komutanlık  nezdinde çalışanlar veya şu anda askeri mahkemeler­ de, sıkıyönetimin dışında kalan askeri mahkemeler­ de çalışan hâkim ve savcılar yönünden.,  Takdir elbette ki Yüce Konseyin. Mevcut 14 ncü  maddedeki süre, iki yıl, üç yıllık bir süredir, belli  hizmetler alınmıştır. Ancak; burada öyle zannediyo­ rum ki, Sayın Komisyon Başkanı ve üyeleri de bana  katılırlar; önemli olan, diyelim ki, Ankara 1 Numa­ ralı Sıkıyönetim Mahkemesi Başkanı idi, Başsavcı  Yardımcılığına atandı; son olarak görev yerinin Baş­ savcı Yardımcılığı olması nedeniyle bir kısıtlamaya  tabi değil, bu maddede bir kısıtlamaya tabi değil.  Çünkü, bu maddedeki kıısitlama içerisinde Başsavcı  Yardımcılığı veya adli müşavirliklerde veya sıkıyö­ netim mahkemeleri dışındaki askeri mahkemelerde  görev alan hâkimler yok.  IBAŞjKAN — Savcı yardımcıları var,  KEMALETTİN ALt KÂŞlFOĞLU (Adalet Ba­ kanlığı Temsilcisi) — Arz edeyim Sayın Başkanım,  zannediyorum izah edemedim.  — 10$ —
Sayfa 7 -
M. G. Konseyi B : 47 1 . 4 . 1981 O: 1  avukatları suizan altında bıraktığı gibi, bir başka de­ yimle de adaletin saygınlığına gölge düşürmektedir.  Halen Sayın Kara Kuvvetleri Komutanı Orgene­ ral Nurettin Ersin'in teklif olarak getirdiği metin,  Isözkönusu 14 ncü maddeye bir fıkra ilavesi tarzında­ dır. Gelen bu fıkra şu tarzda kaleme alınmış bulun­ maktadır: «(Sıkıyönetim mahkemelerinde görev ya­ pan hâkim ve savcıların, Yargıtay Birinci, ikinci Baş­ kanı, Başsavcı, Daire Başkanı ve Üyelerinin, Genel­ kurmay Adli Miüşaviri, Askeri Adalet işleri Başkanı  ve Teftiş Kurulu Başkanının hizmetten ayrılmaları  halinde ülç yıl süre ile» tüm Türkiye'nin genelindeki  sıkıyönetim mahkemelerinde avukat olarak hizmet  vermemelerini öngörmektedir.  Konu Komisyonumuzca tetkik edilmiş, özellikle  bugünkü ortam içerisinde, bir yerde, bu suçları ve  bu suçluları yargılayan kişilerin blahara aynı suçları  ve suçluları savunur vaziyette bulunmaları kamu vic­ danını rencide ettiği gibi, kamu vicdanında şüpheler  de yaratmaktadır. Sırf bu şüpheleri gidermek ve özel­ likle adalete gölge düşürmemek ve bilhassa askeri yar­ gının şaibe altında bulunmasını önlemek bakımın­ dan, yine adaletin saygınlığını muhafaza etmesi ko­ şulu da dikkate alınarak, kanun teklifi Komisyonu-;  muzca incelenmiş olumlu görüş serdine karar ver­ miş, bu tarzda bir de rapor tanzim etmiş bulunuyo­ ruz. Maddeye geçildiği zalm'an ayrıca izahat da vere­ ceğiz.  /Yüce Heyetinizin takdir ve tensiplerine sunarız.  Arz ederim,  HAIŞKIAIN — Teşekkür ederim.  Adalet Bakanlığı Temisitcisi arkadaşımızın bir di­ yeceği var mı ©fendimi?.  KEMALETOlN ALI KAŞÎFOĞUU (Adalet Ba­ kanlığı TemısücM) — Sayın Başkanım, çok değerli  Komisyon Başkanımız Sayın Muzaffer Başkaynak Pa­ şamızın da arz ve izah ettikleri gibi, İli36 sayılı Avu­ katlık Kanununun 1'4 ncü maddesinde, emekliye ayrı­ lan veya istifa etmek suretiyle görevden ayrılanlara  ilişkin bir kısıtlayıcı hüküm bulunmaktadır.. Yalnız,  buradaki hüküm, hizmet gördükleri mahkeme veya  dairelerde, buralardan ayrıldıkları tarihten itibaren iki  yıl süre ile avukatlık yapamayacaklarına ilişkindir.  Görülüyor ki, madde, emekliye ayrılan hâkim ve sav­ cıların, hizmet gördükleri mahkeme ve dairelerle sı­ nırlı olmak üzere ve iki yıllık bir süre içinde avu­ katlık yapmalarını sakıncalı görmüştür. Diğer fıkra-'  lar konumuzu ilgilendirmediği için müsaade ederse­ niz arz etmiyorum.  IBurada getirilen düzenleme, «Askeri Yargıtay  Başkanı, Başsavcı, ikinci Başkanı, daire başkanları  ve üyeleri, Milli Savunma Bakanlığı Askeri Adalet  işleri Başkanı, Askeri Adalet Teftiş Kurulu Baş­ kanı, Genelkurmay Adli Müşavirliği, sıkıyönetim ad­ li müşavirlikleri ve sıkıyönetim askeri mahkemelerin-'  de görevli hâkim ve savcılar ile yardımcıları, hizmet­ ten ayrıldıktan sonra üç yıl süre ile sıkıyönetim as­ keri mahkemelerinde avukatlık yapamazlar» şeklin­ dedir.  Görülüyor ki, Sayın Başkanım, değerli üyeler,  burada getirilen kıstak, belli görevlerden ayrılanla­ rın, Türkiye düzeyinde tüm sıkıyönetim mahkeme­ lerinde üç yıl süre ile görev yapamamasına yöneliktir.  (Belli görevler sayılmış, bunun dışında çalışan ve bu  görevlerden ayrılan askeri hâkim meslektaşlar için  böyle bir kısıtlama getirilmemiştir. Ancak, belli gö­ revlerden ayrılması konusunda bir kısıtlama vardır.  Elbette ki, o zaman akla gelen şu olacaktır: Bu tür  hizmetlerin dışında olanlar da yarın avukat olduğu  takdirde, o zaman haklarında - çünkü 14 ncü madde  sivil ve askeri tüm hâkim ve savcıları kapsar- o za­ man da onlara yönelik bir kısıtlama, ancak hizmet  gördükleri mahkeme ve daireler yönünden mümkün  olacaktır. örneğin, bir Askeri Yargıtay Başsavcı  Yardımcısı, imza yetkisi yok diye düşünülmüş, bu- raya getirilmemiş veya bulgun adli müşavirliklerde  çalışan askeri hâkim arkadaşlarımız veya komutanlık  nezdinde çalışanlar veya şu anda askeri mahkemeler­ de, sıkıyönetimin dışında kalan askeri mahkemeler­ de çalışan hâkim ve savcılar yönünden.,  Takdir elbette ki Yüce Konseyin. Mevcut 14 ncü  maddedeki süre, iki yıl, üç yıllık bir süredir, belli  hizmetler alınmıştır. Ancak; burada öyle zannediyo­ rum ki, Sayın Komisyon Başkanı ve üyeleri de bana  katılırlar; önemli olan, diyelim ki, Ankara 1 Numa­ ralı Sıkıyönetim Mahkemesi Başkanı idi, Başsavcı  Yardımcılığına atandı; son olarak görev yerinin Baş­ savcı Yardımcılığı olması nedeniyle bir kısıtlamaya  tabi değil, bu maddede bir kısıtlamaya tabi değil.  Çünkü, bu maddedeki kıısitlama içerisinde Başsavcı  Yardımcılığı veya adli müşavirliklerde veya sıkıyö­ netim mahkemeleri dışındaki askeri mahkemelerde  görev alan hâkimler yok.  IBAŞjKAN — Savcı yardımcıları var,  KEMALETTİN ALt KÂŞlFOĞLU (Adalet Ba­ kanlığı Temsilcisi) — Arz edeyim Sayın Başkanım,  zannediyorum izah edemedim.  — 10$ —  M. G. Konseyi B : 47 1 g 4 . 1981 O: 1  $u andaki kısıtlama, sıkıyönetim mahkemeleri hâ­ kini ve savcılarına aittir.  IBAIŞKAN — Onlara ait kanun maddesi öyle..  ıKBMAUHTIllN ALİ KÂIŞtFOĞLU (Adalet Ba­ kanlığı Temsilcisi) — Arz ediyorum Sayın Başka­ nım.  Sıkıyönetim mahkemelerinde hâkimdi bu arka­ daş; ama son olarak atama kurulu onu 28 nci Tü­ men Askeri Mahkemesi hâkimliğine verdi ve orada  iken emekli oldu. Şimdi bunu, mutlaka zapta geçme­ si yönünden ve meselenin Yüce Huzurunuzda tartış­ ması yönünden ortaya atıyorum. Eğer böyle bir şekil­ de anlaşılmaz ise, son görev yerine bakılacak; «Sene­ lerce sıkıyönetimde çalıştım; ama son olarak ayrılır­ ken ben Milli Savunma Bakanlığı Kanunlar Müdür­ lüğünde askeri hâkim olarak çalışıyorum veya 28 nci  Tümende askeri hâkim olarak, savcı olarak çalışıyo­ rum veya Yargıtay Başsavcı Yardımcısı olarak çalı­ şıyorum. Eğer son görev unvanım hesaba katılırsa»  bu kısıtlama beni etkilemez; çünkü ben son görev  yerim itibariyle askeri mahkemeden ayrıldığım için,  sıkıyönetim mahkemesinden ayrılmadığım için, ben  hemen sıkıyönetim mahkemelerinde görev alacağımı  avukatlık yapacağım» demektir. Arz ediyorum efen­ dime  IBASjKAlN — Anlaşıldı.  Ş/imdi efendim, tabii bu kanunun çıkarılış ne­ denlerinden birisi de, gerçi 11316 sayılı Kanunun 14  ncü maddesi bu iki sene süreyle bulunduğu mahke­ mede avukatlık görevi yapamayacağına dair bir kı­ sıtlama getiriyor, ancak, sıkıyönetim süresi içerisinde,  o hâkim veya savcı arkadaşlarımız o mahkemeden o  mahkemeye, o savcılıktan o savcılığa tayin görüyor­ lar bu arada.  İBineanaleyh, en sion filan sıkıyönetim mahkeme­ sinde veya oradaki sevculıklta görevlidir; ama on­ dan bir sene evvel yahut 6 ay evvel Ankara'ıdaki di­ ğer bir sıkıyönetim mahkemesinde görev yapmıştır  veya başka bir yerde de yapmıştır, yani yer değiştirmiş  olabilir. Tayin edildikten sonra, sonuna kadar orada  kalan arkadaşımız pek az oluyor, umumiyetle yer  değiştiriyorlar.  O yönüyle bir kere, «IBütün sıkıyönetim mahke­ melerinde» diye saydık; ama sizin sön söylediğiniz  doğrudur; Sıkıyönetim mahkemelerinde görev yapmış­ tır; airta, üç beş ay evvel veyahut muayyen bir süre  evvel oradan diğer komutanlık nezdindeki askeri mah­ kemelere tayin edilmiş olabilir veya adli müşavirlik­ ler© tayin edilmiş olabilir veya Milli Savunma Ba­ kanlığında, Genelkurmay Başkanlığında Hukuk Mü­ şavirliği, birçok yerler var, oralara tayin edilmiş ola­ bilir. Bunlar ne olacak? Bunlar avukatlık yapacak  mı? Bundan yanlış anlaşılabilir. Maddelere geldiği­ miz zaman onu görüşürüz, ona bir hal çaresi buluruz.  (Bizim kastımız, bunların da, eğer sıkıyönetim mah­ kemelerinde veya savcılıklarında ve yardımcılıkların­ da görev almış ise, bunların da buna dahil edilmiş ol­ masıdır; ama o madde geldiği zaman onu konuşalım.  Buyurun efendim.  HÂKİM TUĞGENERAL MUZAFFER BAŞ- KAYINAK '(Adalet Komisyonu Başkanı) — Sayın  Başkanım, sıkıyönetimde görevli bulunan kimsenin,  bir tarihte aynı kişileri ve aynı suçu yargılar iken,  kısa bir süre sonra aynı kişileri ve aynı suçlan savun­ ması çok sakıncalıdır. Asıl olan, amaç budur.  Zaten madde metni, satır satır okunduğunda ar­ kadaşın ihtiyacını karşılayacak ölçüde. Ne var ki,  belki m&dde metni çok sert kaleme alındığı için uygu­ layıcı hâkimler müsamaha ile karşılayabilirler.  IBAŞKAN — Hayır, hayır, maddelere geldiğimiz  zaman bunları konuşuruz. Daha maddelere geçme­ dik, tümü üzerinde görüşüyoruz; ona geldiğimiz za­ man onu görüşürüz..  Tümü üzerinde başka söz almak isteyen var mı?..  Yoktur. Tümü üzerindeki görüşmeler tamamlanmış­ tır.  'Maddelere geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Ka­ bul edenler.. Etmeyenler.. Kabul edilmiştir.  Şimdi 1 nci maddeyi okuyunuz.  lOö Sayılı Avukatlık Kanununun 14 ncü Maddesine  'Bir Fıkra ile Bu Kanuna Geçici Bir Madde Eklenmesi  «akkında Kanun Teklifi  iMAlDOE 1. — 1İ1İ36 sayılı Avukatlık Kanununun  14 ncü maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştirj  Askeri Yargıtay Başkanı, Başsavcıcı, İkinci Baş­ kanı, Daire Başkanları ve Üyeleri, Milli Savunma Ba­ kanlığı Askeri Adalet İşleri Başkanı, Askeri Adalet  Teftiş Kurulu Başkanı, Genelkurmay Adli Müşaviri,  Sıkıyönetim adli müşavirleri ve sıkıyönetim askeri  mahkemelerinde görevli hâkim ve savcılar ile yardım­ cıları, hizmetten ayrıldıktan sonra üç yıl süre ile sı­ kıyönetim askeri mahkemelerinde avukatlık yapa­ mazlar.  BAŞKAN — Şimdi 1 nci madde üzerinde Ko­ misyon Sözcüsüne söz veriyorum; buyurun.  HÂKİM TUĞGENERAL MUZAFFER BAŞ- K1AYNAK (Adalet Komisyonu Başkanı) — Sayın.  Başkanım, Avukatlık Kanununun 14 ncü maddesinin  — 107
Sayfa 8 -
M. G. Konseyi B : 47 1 g 4 . 1981 O: 1  $u andaki kısıtlama, sıkıyönetim mahkemeleri hâ­ kini ve savcılarına aittir.  IBAIŞKAN — Onlara ait kanun maddesi öyle..  ıKBMAUHTIllN ALİ KÂIŞtFOĞLU (Adalet Ba­ kanlığı Temsilcisi) — Arz ediyorum Sayın Başka­ nım.  Sıkıyönetim mahkemelerinde hâkimdi bu arka­ daş; ama son olarak atama kurulu onu 28 nci Tü­ men Askeri Mahkemesi hâkimliğine verdi ve orada  iken emekli oldu. Şimdi bunu, mutlaka zapta geçme­ si yönünden ve meselenin Yüce Huzurunuzda tartış­ ması yönünden ortaya atıyorum. Eğer böyle bir şekil­ de anlaşılmaz ise, son görev yerine bakılacak; «Sene­ lerce sıkıyönetimde çalıştım; ama son olarak ayrılır­ ken ben Milli Savunma Bakanlığı Kanunlar Müdür­ lüğünde askeri hâkim olarak çalışıyorum veya 28 nci  Tümende askeri hâkim olarak, savcı olarak çalışıyo­ rum veya Yargıtay Başsavcı Yardımcısı olarak çalı­ şıyorum. Eğer son görev unvanım hesaba katılırsa»  bu kısıtlama beni etkilemez; çünkü ben son görev  yerim itibariyle askeri mahkemeden ayrıldığım için,  sıkıyönetim mahkemesinden ayrılmadığım için, ben  hemen sıkıyönetim mahkemelerinde görev alacağımı  avukatlık yapacağım» demektir. Arz ediyorum efen­ dime  IBASjKAlN — Anlaşıldı.  Ş/imdi efendim, tabii bu kanunun çıkarılış ne­ denlerinden birisi de, gerçi 11316 sayılı Kanunun 14  ncü maddesi bu iki sene süreyle bulunduğu mahke­ mede avukatlık görevi yapamayacağına dair bir kı­ sıtlama getiriyor, ancak, sıkıyönetim süresi içerisinde,  o hâkim veya savcı arkadaşlarımız o mahkemeden o  mahkemeye, o savcılıktan o savcılığa tayin görüyor­ lar bu arada.  İBineanaleyh, en sion filan sıkıyönetim mahkeme­ sinde veya oradaki sevculıklta görevlidir; ama on­ dan bir sene evvel yahut 6 ay evvel Ankara'ıdaki di­ ğer bir sıkıyönetim mahkemesinde görev yapmıştır  veya başka bir yerde de yapmıştır, yani yer değiştirmiş  olabilir. Tayin edildikten sonra, sonuna kadar orada  kalan arkadaşımız pek az oluyor, umumiyetle yer  değiştiriyorlar.  O yönüyle bir kere, «IBütün sıkıyönetim mahke­ melerinde» diye saydık; ama sizin sön söylediğiniz  doğrudur; Sıkıyönetim mahkemelerinde görev yapmış­ tır; airta, üç beş ay evvel veyahut muayyen bir süre  evvel oradan diğer komutanlık nezdindeki askeri mah­ kemelere tayin edilmiş olabilir veya adli müşavirlik­ ler© tayin edilmiş olabilir veya Milli Savunma Ba­ kanlığında, Genelkurmay Başkanlığında Hukuk Mü­ şavirliği, birçok yerler var, oralara tayin edilmiş ola­ bilir. Bunlar ne olacak? Bunlar avukatlık yapacak  mı? Bundan yanlış anlaşılabilir. Maddelere geldiği­ miz zaman onu görüşürüz, ona bir hal çaresi buluruz.  (Bizim kastımız, bunların da, eğer sıkıyönetim mah­ kemelerinde veya savcılıklarında ve yardımcılıkların­ da görev almış ise, bunların da buna dahil edilmiş ol­ masıdır; ama o madde geldiği zaman onu konuşalım.  Buyurun efendim.  HÂKİM TUĞGENERAL MUZAFFER BAŞ- KAYINAK '(Adalet Komisyonu Başkanı) — Sayın  Başkanım, sıkıyönetimde görevli bulunan kimsenin,  bir tarihte aynı kişileri ve aynı suçu yargılar iken,  kısa bir süre sonra aynı kişileri ve aynı suçlan savun­ ması çok sakıncalıdır. Asıl olan, amaç budur.  Zaten madde metni, satır satır okunduğunda ar­ kadaşın ihtiyacını karşılayacak ölçüde. Ne var ki,  belki m&dde metni çok sert kaleme alındığı için uygu­ layıcı hâkimler müsamaha ile karşılayabilirler.  IBAŞKAN — Hayır, hayır, maddelere geldiğimiz  zaman bunları konuşuruz. Daha maddelere geçme­ dik, tümü üzerinde görüşüyoruz; ona geldiğimiz za­ man onu görüşürüz..  Tümü üzerinde başka söz almak isteyen var mı?..  Yoktur. Tümü üzerindeki görüşmeler tamamlanmış­ tır.  'Maddelere geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Ka­ bul edenler.. Etmeyenler.. Kabul edilmiştir.  Şimdi 1 nci maddeyi okuyunuz.  lOö Sayılı Avukatlık Kanununun 14 ncü Maddesine  'Bir Fıkra ile Bu Kanuna Geçici Bir Madde Eklenmesi  «akkında Kanun Teklifi  iMAlDOE 1. — 1İ1İ36 sayılı Avukatlık Kanununun  14 ncü maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştirj  Askeri Yargıtay Başkanı, Başsavcıcı, İkinci Baş­ kanı, Daire Başkanları ve Üyeleri, Milli Savunma Ba­ kanlığı Askeri Adalet İşleri Başkanı, Askeri Adalet  Teftiş Kurulu Başkanı, Genelkurmay Adli Müşaviri,  Sıkıyönetim adli müşavirleri ve sıkıyönetim askeri  mahkemelerinde görevli hâkim ve savcılar ile yardım­ cıları, hizmetten ayrıldıktan sonra üç yıl süre ile sı­ kıyönetim askeri mahkemelerinde avukatlık yapa­ mazlar.  BAŞKAN — Şimdi 1 nci madde üzerinde Ko­ misyon Sözcüsüne söz veriyorum; buyurun.  HÂKİM TUĞGENERAL MUZAFFER BAŞ- K1AYNAK (Adalet Komisyonu Başkanı) — Sayın.  Başkanım, Avukatlık Kanununun 14 ncü maddesinin  — 107  M. G. Konseyi B : 47 1 ? 4 . 1981 O: 1  ilk üç fıkrasına bir 4 ncü fıkra olarak eklenmiştir.  1 nıci, 2 noi, 3 ncü fıkradaki gösterilen hassasiyet, se­ ne itibariyle ve yer itibariyle biraz daha genişletihniış  bulunmaktadır. Esas amaç, sıkıyönetimde yargı gö­ revi yapan veya yargıya yakın hizmet yapan veya  mahkemenin kararlarını içtihatlarıyla yönlendiren  Yarıgıtaya birtakım yasaklar getirmiş bulunmaktayız.  (Madde metni okunduğu zaman, aşağıdan son iki  satırı okuyorum; «Adli müşavirleri sıkıyönetim as­ keri mahkemelerinde görevli hâkim ve savcılar ile yar­ dımcıları hizmetten ayrıldıktan sonra..» Hangi hiz­ metten ayrıldııktan sonra?. Yukarıdaki hizmetlerden  aynldıkltan sfonra, gayet tabii. Bu, bu tarzda anla­ şılır.  Falkat biraz önce İfade edecektim, tabii bu metin  bir yerde, yukarıdaki 1 nci, 2 nci, 3 ncü fıkralardakİ- ne göre çok değişik, belki biraz daha katı, bifaz da­ ha sert olduğu için, belki uygulayıcılar bunu suiisti­ mal edebilirler. Arkadaşımın o tarzdaki konusuna  katılıyorum. Gerekçesinde ve raporunda bunu yuka­ rıda sayılan hizmetlerden ayrılan kişiler için koyduğu­ muz belli ve bu hizmetlerden ayrılanlara 3 senelik de  yasak koymuşuz.,  (Şuna katılabiliriz: «Savcı ve yardımcıları, bu hiz­ metlerden ayrıldıktan sonra» tabirini kullanır isek,  ilerideki uygulayıcılara daha rahatlık veririz ve bu  konunun da suiistimalini önleriz,  IBAŞKAN — Simidi, bu ifade yanlış tefsire yol  açabilir. Metni okuyorum.- «Askeri Yargıtay Başka­ nı, Başsavcısı, îkincj Başkanı, daire başkanları ve  üyeleri, Milli Savunma Bakanlığı Askeri Adalet iş­ leri Başkanı, Askeri Adalet Teftiş Kurulu Başkanı,  Genelkurmay Adli Müşaviri, sıkıyönetim adli müşa­ virleri ve sıkıyönetim askeri mahkemelerinde görevli  (hâkim ve savcılar ile yardımcıları.,» yanlış telfeiri ön­ lemek için buraya bir girme yapsakl: «Daha evvel  bu görevlerde bulunmuş, bilahara ayrılmış olanlar da  dahil, hizmetten ayrıldıktan sonra 3 yıl süre ile sıkı­ yönetim askeri mahkemelerinde avukatlık yapamaz­ lar» desek, acaba nasıl olur?  (Evet efendimi buyurun, Orgeneral Saltık.  ORGENERAL HAYDAR SALTIK (Milli Gü­ venlik Konseyi Genel Sekreteri) — Sayın Başkanım,  Şöyle bir alternatif de olafeilir. Tenisip ederseniz, bir ayrı  fıkrayla bunun altına «216 . 12 . 1OT8 tarihlinde ilan  edilen sıkıyönetim döneminde, sıkıyönetim mahkeme­ lerinde görev alanlara da yukarıdaki hükümler uygu­ lanır» diye, bir ek konabilirse...  'BAŞKAN — Yok, yalnız bu dönem değil. Zaten  bundan evvelki sıkıyönetim devreleri dersek, üç sene  geçmiştir aradan.  lORGENBRlAL HAYDAR SALTIK (Milli Gü­ venlik Konseyi Genel Sekreteri) — Ama bunu üç se­ ne ile bağlamıyoruz; «Ayrıldıktan sonra» diyoruz.  (Şimdi hizmetten ayrılmayı iki şekilde yorumlamak  mümkündür. Biraz evvel Sayın Başkaynak'ın yorum  şekli, sıkıyönetim hizmetinden ayrılmadır; halbuki^  kanunun ruhu, askeri hâkimlik hizmetinden ayrılma­ dır; ben öyle anlıyorum; askeri hizmetten ayrıldık­ tan sonra avukatlık yapamaz,  BAŞKAN — «Hizmetten ayrıldıktan sonra» di­ yor. «Bu hizmelerlden» demiyor.  ORGENERAL HAYDAR SALTIK (Mlilli Gü­ venlik Konseyi Genel Sekreteri) — «Bu hizmetler­ den» dersek bu defa askerken hâJkimlik edecekmiş,  avukatlık edecekmiş izlenimi doğar. Amaç o değil. En  sona bir fıkra eklese, yani «Bu sıkıyönetim dönemin­ de bu hizmetlerde bulunmuş olanlara da yukarıdaki  fıkra hükümleri uygulanır» derişe...  HÂKÎM TUĞGENERAL MUZAFFER BAŞ­ KA YNAK (Adalet Komisyonu Başkanı) — Sayın  Başkanını; zaten avukatlık yapabilmek için istifa ve  emeklilikle Silahlı Kuvvetlerden ayrılmak gerekir. Si­ lahlı Kuvvetlerde bulunduğu sürece bir askeri hâ­ kimin avukatlık yapması olanaksız,  İkincisi; bundan önceki sıkıyönetimlerde görev  alanlar, zaten ayrılan kişiler, orada hizmet veren ki­ şiler üÇ yıllarını geçirdiler. Halen var olan sıkıyöne­ timle bulunanlara bu yasağı getiriyoruz bir yerde. Da­ ha önceki sıkıyönetim bitmişti. Bu sıkıyönetimde ça- lışan kişiler için aşağı yukarı 2,5 sene veya 3 yıl öh- du, sıkıyönetim ilan edileli. Biz, bu yasağı bunlar için  getiriyoruz,  ORGENERAL NURETTİN ERİSÎN — Bu ve  bundan sonrakiler için,  HÂKtM TUĞGENERAL MUZAFFER BAŞ- KAYNAK (Adalet Komisyonu Başkam) — Ve bun­ dan sonrakiler için. Daha öncekiler zaten bu süreyi  doldurmuşlardı, onlar avukatlıkta hizmet verebilir­ ler.  IBAŞKAN — Eğer burada «Savcılar ih yardımcı­ ları bu hizmetlerden ayrıldııktan Sonra» deseydik o  mahzur çıkardı; ama burada doğrudan doğruya,  «Hizmetten ayrıldıktan sonra» diyor. Yani askeri hâ­ kimlikten emekli veya istifa suretiyle ayrılmış olan^  lar manası taşıyor burada.,  — 103 —
Sayfa 9 -
M. G. Konseyi B : 47 1 ? 4 . 1981 O: 1  ilk üç fıkrasına bir 4 ncü fıkra olarak eklenmiştir.  1 nıci, 2 noi, 3 ncü fıkradaki gösterilen hassasiyet, se­ ne itibariyle ve yer itibariyle biraz daha genişletihniış  bulunmaktadır. Esas amaç, sıkıyönetimde yargı gö­ revi yapan veya yargıya yakın hizmet yapan veya  mahkemenin kararlarını içtihatlarıyla yönlendiren  Yarıgıtaya birtakım yasaklar getirmiş bulunmaktayız.  (Madde metni okunduğu zaman, aşağıdan son iki  satırı okuyorum; «Adli müşavirleri sıkıyönetim as­ keri mahkemelerinde görevli hâkim ve savcılar ile yar­ dımcıları hizmetten ayrıldıktan sonra..» Hangi hiz­ metten ayrıldııktan sonra?. Yukarıdaki hizmetlerden  aynldıkltan sfonra, gayet tabii. Bu, bu tarzda anla­ şılır.  Falkat biraz önce İfade edecektim, tabii bu metin  bir yerde, yukarıdaki 1 nci, 2 nci, 3 ncü fıkralardakİ- ne göre çok değişik, belki biraz daha katı, bifaz da­ ha sert olduğu için, belki uygulayıcılar bunu suiisti­ mal edebilirler. Arkadaşımın o tarzdaki konusuna  katılıyorum. Gerekçesinde ve raporunda bunu yuka­ rıda sayılan hizmetlerden ayrılan kişiler için koyduğu­ muz belli ve bu hizmetlerden ayrılanlara 3 senelik de  yasak koymuşuz.,  (Şuna katılabiliriz: «Savcı ve yardımcıları, bu hiz­ metlerden ayrıldıktan sonra» tabirini kullanır isek,  ilerideki uygulayıcılara daha rahatlık veririz ve bu  konunun da suiistimalini önleriz,  IBAŞKAN — Simidi, bu ifade yanlış tefsire yol  açabilir. Metni okuyorum.- «Askeri Yargıtay Başka­ nı, Başsavcısı, îkincj Başkanı, daire başkanları ve  üyeleri, Milli Savunma Bakanlığı Askeri Adalet iş­ leri Başkanı, Askeri Adalet Teftiş Kurulu Başkanı,  Genelkurmay Adli Müşaviri, sıkıyönetim adli müşa­ virleri ve sıkıyönetim askeri mahkemelerinde görevli  (hâkim ve savcılar ile yardımcıları.,» yanlış telfeiri ön­ lemek için buraya bir girme yapsakl: «Daha evvel  bu görevlerde bulunmuş, bilahara ayrılmış olanlar da  dahil, hizmetten ayrıldıktan sonra 3 yıl süre ile sıkı­ yönetim askeri mahkemelerinde avukatlık yapamaz­ lar» desek, acaba nasıl olur?  (Evet efendimi buyurun, Orgeneral Saltık.  ORGENERAL HAYDAR SALTIK (Milli Gü­ venlik Konseyi Genel Sekreteri) — Sayın Başkanım,  Şöyle bir alternatif de olafeilir. Tenisip ederseniz, bir ayrı  fıkrayla bunun altına «216 . 12 . 1OT8 tarihlinde ilan  edilen sıkıyönetim döneminde, sıkıyönetim mahkeme­ lerinde görev alanlara da yukarıdaki hükümler uygu­ lanır» diye, bir ek konabilirse...  'BAŞKAN — Yok, yalnız bu dönem değil. Zaten  bundan evvelki sıkıyönetim devreleri dersek, üç sene  geçmiştir aradan.  lORGENBRlAL HAYDAR SALTIK (Milli Gü­ venlik Konseyi Genel Sekreteri) — Ama bunu üç se­ ne ile bağlamıyoruz; «Ayrıldıktan sonra» diyoruz.  (Şimdi hizmetten ayrılmayı iki şekilde yorumlamak  mümkündür. Biraz evvel Sayın Başkaynak'ın yorum  şekli, sıkıyönetim hizmetinden ayrılmadır; halbuki^  kanunun ruhu, askeri hâkimlik hizmetinden ayrılma­ dır; ben öyle anlıyorum; askeri hizmetten ayrıldık­ tan sonra avukatlık yapamaz,  BAŞKAN — «Hizmetten ayrıldıktan sonra» di­ yor. «Bu hizmelerlden» demiyor.  ORGENERAL HAYDAR SALTIK (Mlilli Gü­ venlik Konseyi Genel Sekreteri) — «Bu hizmetler­ den» dersek bu defa askerken hâJkimlik edecekmiş,  avukatlık edecekmiş izlenimi doğar. Amaç o değil. En  sona bir fıkra eklese, yani «Bu sıkıyönetim dönemin­ de bu hizmetlerde bulunmuş olanlara da yukarıdaki  fıkra hükümleri uygulanır» derişe...  HÂKÎM TUĞGENERAL MUZAFFER BAŞ­ KA YNAK (Adalet Komisyonu Başkanı) — Sayın  Başkanını; zaten avukatlık yapabilmek için istifa ve  emeklilikle Silahlı Kuvvetlerden ayrılmak gerekir. Si­ lahlı Kuvvetlerde bulunduğu sürece bir askeri hâ­ kimin avukatlık yapması olanaksız,  İkincisi; bundan önceki sıkıyönetimlerde görev  alanlar, zaten ayrılan kişiler, orada hizmet veren ki­ şiler üÇ yıllarını geçirdiler. Halen var olan sıkıyöne­ timle bulunanlara bu yasağı getiriyoruz bir yerde. Da­ ha önceki sıkıyönetim bitmişti. Bu sıkıyönetimde ça- lışan kişiler için aşağı yukarı 2,5 sene veya 3 yıl öh- du, sıkıyönetim ilan edileli. Biz, bu yasağı bunlar için  getiriyoruz,  ORGENERAL NURETTİN ERİSÎN — Bu ve  bundan sonrakiler için,  HÂKtM TUĞGENERAL MUZAFFER BAŞ- KAYNAK (Adalet Komisyonu Başkam) — Ve bun­ dan sonrakiler için. Daha öncekiler zaten bu süreyi  doldurmuşlardı, onlar avukatlıkta hizmet verebilir­ ler.  IBAŞKAN — Eğer burada «Savcılar ih yardımcı­ ları bu hizmetlerden ayrıldııktan Sonra» deseydik o  mahzur çıkardı; ama burada doğrudan doğruya,  «Hizmetten ayrıldıktan sonra» diyor. Yani askeri hâ­ kimlikten emekli veya istifa suretiyle ayrılmış olan^  lar manası taşıyor burada.,  — 103 —  M. G. Konseyi B : 47 1 ; 4 . 19*1 O: 1  (HÂKİM TUĞGENERAL MUZAFFER BAŞ- KAYNAK (Adalet Komisyonu Başkanı) — Sayın  'Başkanım, müsaade eder misiniz?!  IBAŞjKAN — Yani bence hiçbir şey ilave edilme­ se de bunu karşılıyor,  HÂİKİM TUĞGENERAL MUZAFFER BAŞ- KAYNAK (Adalet Komisyonu Başkanı) — İhtiyacı  karşılıyor. Ama demin bidayette arz edilirken, za­ ten gerekçede de biz bunun izahını yaptık, demin arz  ederken ilgili fıkranın bir yerde katı olduğunu, suiisti­ mal edileoileceğin'i söyledik; özellikle, halen var olan  114 ncü maddenin suiistimal edildiğini de biliyoruz.  örneğin şöyle oluyor; Herhangi bir bakanlığın hukuk  müşaviri o bakanlık aieyhiine dava alamaz, yasak;  ama oradan ayrılıyor, bir süre bir başka yerde çalı­ şıyor. örneğini bizim Bakanlıktan alayım izin verir­ seniz; bizim Bakanlığın Hukuk Müşavirliğindelki ar­ kadaşlar Ibir başka yere tayin oluyorlar, bir ay orada  kaldıktan sonra istfilfa ödüyorlar ve emekli oluyorlar;  bizim Bakanlık aleyhine dava alıyorlar, ters tefsirle  alıyorlar, «'Ben Bakanlık Hukuk Müşavirliğinden  emekli otaıadun,» diyorlar..  IBAIŞIKAIN — Başka yerden.,  (HAİKİİM TUĞGENERAL MUZAFFER BAŞ- (KAYINAİK (Adalet Komisyonu Başkanı) — «IBen 28  nci Tümenden veya 4 ncü Kolordudan emekli ol­ dum, dava alabilirim» diyor (ve bunu da Danıştay mü­ samaha ile, belki bir yerde Yüksek idare Mahkeme­ si de müsamaha ile karşılıyor.  Eğer tensip buyurursanız, «Bu hizmetlerden ay­ rıldıktan sonra» dediğimiz zaman, yukarıdaki hizmet­ lerden ayrılır, bir başka yerde iki sene, bir sene de  hizmet verir ve oradan ayrılır, ama yukarıdaki hiz­ metlerden, yani yukarıda sayılan hizmetlerden ayrıl­ masından üç yıl geçmediği için avukatlığı yine yapa­ maz.  BIAIŞKAN — İşte bunu demeyelim diyorum. Ha­ len kanun zaten «Hizmetten ayrıldıktan sonra» diyor.  Yani Adalet Bakanlığı Temsilcisi arkadaşımızın  söylediği mahzurun olabilmesi için, o mahzurun ola­ bilmesi için, kanun teklifinde «.île yardımcıları bu  hizmetlerden ayrıldıktan sonra» denseydi o zaman o  mahzur ortaya çıkardı. Halbuki tasarı öyle değil,  «..yardımcıları hizmetten ayrıldıktan sonra» diyor.,  -ORGENERAL HAYDAR SALTIK (Milli Gü­ venlik Konseyi Genel Sekreteri) — Hangi hizmetten?  BAŞKAN — Hangi hizmetten olursa olsun. Yani  bu askerlik görevinden ayrıldıktan sonra; bu hizmet­ lerden değil, yani sıkıyönetimdeki bu görevlerden  değil. Hizmetten..  ORGENERAL HAYDAR SALTIK (Milli Gü­ venlik Konseyi Genel Sekreteri) — O mahzur kalıyor  orada.  BAŞKAN — Kalmaz.  ORGENERAL HAYDlAR SALTIK (Milli Gü­ venlik Konseyi Genel Sekreteri) — Sayın Başkanım,  Ali Kâşiifoğlu'nun verdiği örnek, mesela Ankara'dan  bir hâkimi aldınız, Elazığ Askeri Mahkemesine ver­ diniz; emekli oldu oralda.  ıBAIŞKAN — Hizmetten ayrıldı.  ORGENERAL HAYDAR SALTIK (Milli Gü­ venlik Konseyi Genel Sekreteri) — O hizmetten, yani  askerlikten ayrıldı,  IBAŞKAN — Alamaz.  ORGENERAL HAYDAR SALTIK (Milli Gü­ venlik Konseyi Genel Sekreteri) — Sıkıyönetim mah­ kemelerinde alır.  IBAIŞKIAIN — Alamaz.  ORGENERAL HAYDAR SALTIK (Milli Gü­ venlik Konseyi Genel Sekreteri) — Bu kanunun bu  yazılış tarzına göre alır.  BAŞKAN — Akmaz; çünkü ayrılma anındaki  koşulları sayıyor.  ORGENERAL NURETTİN ERSİN — Efendim,  «ayrddıkıtan sonra» kepmelerimden sonra «Başka  görevlere atanmış olsalar dahi» dersek; Sayın Kâşif- oğlu'nun ifade ettiği manayı da kapsayacak şekilde  ve yine aynı maddenin şümulüne girecekleri müsaade­ sini sağlamak bakımından.  İBAiŞKAN — Kaldı ki, bunu zapta da geçirdik;  yani bunun kastı, kanunun kastı değil bu.  ORGENERAL NURETTİN ERSİN — Üç senelik  yasağa tabidirler; ıbu görev değil, tadat edilmeyen gö­ revlere atanmış olsalar dahi...  BAŞKAN — «Askerlik hizmetinden» desek?  ORGENERAL NURETTİN ERSİN — Ayrıl­ dıktan sonra önemli değil etendim.  ORGENERAL TAHSİN ŞAHİNKAYA — Bu­ radaki ayrılma, emekliliktir efendim, buradaki, '«hiz­ metten ayrılma» emekliliktir.  ORGENERAL NURETTİN ERSİN — Burada­ ki emekliliktir, son görev yeridir.  BAŞKAN — istifaen ayrılabilir, çıkartılabilir.  ORGENERAL TAHSlN ŞAHİNKAYA — Ya­ ni emeklilikten kastım, askerlikten ayrıldıktan son­ ra.  ORGENERAL NURETTİN ERSİN — Avukat­ lık yapmak için zaten emekli olmak lazım.  ı
Sayfa 10 -
M. G. Konseyi B : 47 1 ; 4 . 19*1 O: 1  (HÂKİM TUĞGENERAL MUZAFFER BAŞ- KAYNAK (Adalet Komisyonu Başkanı) — Sayın  'Başkanım, müsaade eder misiniz?!  IBAŞjKAN — Yani bence hiçbir şey ilave edilme­ se de bunu karşılıyor,  HÂİKİM TUĞGENERAL MUZAFFER BAŞ- KAYNAK (Adalet Komisyonu Başkanı) — İhtiyacı  karşılıyor. Ama demin bidayette arz edilirken, za­ ten gerekçede de biz bunun izahını yaptık, demin arz  ederken ilgili fıkranın bir yerde katı olduğunu, suiisti­ mal edileoileceğin'i söyledik; özellikle, halen var olan  114 ncü maddenin suiistimal edildiğini de biliyoruz.  örneğin şöyle oluyor; Herhangi bir bakanlığın hukuk  müşaviri o bakanlık aieyhiine dava alamaz, yasak;  ama oradan ayrılıyor, bir süre bir başka yerde çalı­ şıyor. örneğini bizim Bakanlıktan alayım izin verir­ seniz; bizim Bakanlığın Hukuk Müşavirliğindelki ar­ kadaşlar Ibir başka yere tayin oluyorlar, bir ay orada  kaldıktan sonra istfilfa ödüyorlar ve emekli oluyorlar;  bizim Bakanlık aleyhine dava alıyorlar, ters tefsirle  alıyorlar, «'Ben Bakanlık Hukuk Müşavirliğinden  emekli otaıadun,» diyorlar..  IBAIŞIKAIN — Başka yerden.,  (HAİKİİM TUĞGENERAL MUZAFFER BAŞ- (KAYINAİK (Adalet Komisyonu Başkanı) — «IBen 28  nci Tümenden veya 4 ncü Kolordudan emekli ol­ dum, dava alabilirim» diyor (ve bunu da Danıştay mü­ samaha ile, belki bir yerde Yüksek idare Mahkeme­ si de müsamaha ile karşılıyor.  Eğer tensip buyurursanız, «Bu hizmetlerden ay­ rıldıktan sonra» dediğimiz zaman, yukarıdaki hizmet­ lerden ayrılır, bir başka yerde iki sene, bir sene de  hizmet verir ve oradan ayrılır, ama yukarıdaki hiz­ metlerden, yani yukarıda sayılan hizmetlerden ayrıl­ masından üç yıl geçmediği için avukatlığı yine yapa­ maz.  BIAIŞKAN — İşte bunu demeyelim diyorum. Ha­ len kanun zaten «Hizmetten ayrıldıktan sonra» diyor.  Yani Adalet Bakanlığı Temsilcisi arkadaşımızın  söylediği mahzurun olabilmesi için, o mahzurun ola­ bilmesi için, kanun teklifinde «.île yardımcıları bu  hizmetlerden ayrıldıktan sonra» denseydi o zaman o  mahzur ortaya çıkardı. Halbuki tasarı öyle değil,  «..yardımcıları hizmetten ayrıldıktan sonra» diyor.,  -ORGENERAL HAYDAR SALTIK (Milli Gü­ venlik Konseyi Genel Sekreteri) — Hangi hizmetten?  BAŞKAN — Hangi hizmetten olursa olsun. Yani  bu askerlik görevinden ayrıldıktan sonra; bu hizmet­ lerden değil, yani sıkıyönetimdeki bu görevlerden  değil. Hizmetten..  ORGENERAL HAYDAR SALTIK (Milli Gü­ venlik Konseyi Genel Sekreteri) — O mahzur kalıyor  orada.  BAŞKAN — Kalmaz.  ORGENERAL HAYDlAR SALTIK (Milli Gü­ venlik Konseyi Genel Sekreteri) — Sayın Başkanım,  Ali Kâşiifoğlu'nun verdiği örnek, mesela Ankara'dan  bir hâkimi aldınız, Elazığ Askeri Mahkemesine ver­ diniz; emekli oldu oralda.  ıBAIŞKAN — Hizmetten ayrıldı.  ORGENERAL HAYDAR SALTIK (Milli Gü­ venlik Konseyi Genel Sekreteri) — O hizmetten, yani  askerlikten ayrıldı,  IBAŞKAN — Alamaz.  ORGENERAL HAYDAR SALTIK (Milli Gü­ venlik Konseyi Genel Sekreteri) — Sıkıyönetim mah­ kemelerinde alır.  IBAIŞKIAIN — Alamaz.  ORGENERAL HAYDAR SALTIK (Milli Gü­ venlik Konseyi Genel Sekreteri) — Bu kanunun bu  yazılış tarzına göre alır.  BAŞKAN — Akmaz; çünkü ayrılma anındaki  koşulları sayıyor.  ORGENERAL NURETTİN ERSİN — Efendim,  «ayrddıkıtan sonra» kepmelerimden sonra «Başka  görevlere atanmış olsalar dahi» dersek; Sayın Kâşif- oğlu'nun ifade ettiği manayı da kapsayacak şekilde  ve yine aynı maddenin şümulüne girecekleri müsaade­ sini sağlamak bakımından.  İBAiŞKAN — Kaldı ki, bunu zapta da geçirdik;  yani bunun kastı, kanunun kastı değil bu.  ORGENERAL NURETTİN ERSİN — Üç senelik  yasağa tabidirler; ıbu görev değil, tadat edilmeyen gö­ revlere atanmış olsalar dahi...  BAŞKAN — «Askerlik hizmetinden» desek?  ORGENERAL NURETTİN ERSİN — Ayrıl­ dıktan sonra önemli değil etendim.  ORGENERAL TAHSİN ŞAHİNKAYA — Bu­ radaki ayrılma, emekliliktir efendim, buradaki, '«hiz­ metten ayrılma» emekliliktir.  ORGENERAL NURETTİN ERSİN — Burada­ ki emekliliktir, son görev yeridir.  BAŞKAN — istifaen ayrılabilir, çıkartılabilir.  ORGENERAL TAHSlN ŞAHİNKAYA — Ya­ ni emeklilikten kastım, askerlikten ayrıldıktan son­ ra.  ORGENERAL NURETTİN ERSİN — Avukat­ lık yapmak için zaten emekli olmak lazım.  ı  M. G. Konseyi B ; 47 1 . 4 .1981 O: 1  ORGENERAL HAYDAR SALTIK (Milli Gü­ venlik Konseyi Genel Seki eteri) — Bu daha rahat  olmuyor mu Sayın Başkanım, «ıbaşka görevlere atan­ mış olsalar dahi» ifadesini madde metnine soksak?  BAŞKAN — Koyabiliriz, garantili olur.  KEMALETTİN ALİ KÂŞİFOĞLU (Adalet Ba­ kanlığı Temsilcisi) — Sayın Başkanım, burada önem­ li olan son görev yeridir. «Son görev yeri» diyelim.  Çünkü biz belli bir askeri hâkim grubuna belli bir  yasaklama getiriyoruz. Biz:, askeri hâkimler veya bu  hizmetten sayılanlar üç yıl sıkıyönetim" mahkemele­ rinin hiç birinde görev alamaz deseydik... Benim kor­ kum, arzuladığınız, çıkartmaya yöneldiğiniz konu is­ tismar edilmesin. Yani son görev yeri...  BAŞKAN — Güzel, 'biliyorum; ama nereye ne  koyalım?  'HAKİM ALBAY MUSTAFA ŞAHİN (Adalet  Komisyonu Üyesi) — Sayın Başkanım müsaade bu­ yurur musunuz?  'BAŞKAN — Buyurun.  'HÂKİM ALBAY MUSTAFA ŞAHİN (Adalet  Komisyonu Üyesi) — Şimdi, bu sıkıyönetim hizme­ tinden ayrıldıktan sonra üç yıl süreyle 'bu mahke­ melerde dava alınamayacaktır. Maddenin asıl amacı  budur. Burada çalışan bir arkadaşımız başka 'hizme­ te gelir ve orada bir süre çalıştıktan sonra ayrılırsa,  üç yılını doldurmamışsa esasen yine orada görev ala­ mayacak. Orada vaktiyle çalışmış olan hir arkadaşı­ mız gelip iki yıl bir görevde çalıştıktan sonra o hiz­ metten ayrılır ve üç yıl kısıntıya tabi tutulursa, sıkı­ yönetimde görev almamış arkadaşına nazaran kötü  duruma düşmüş olur.  'Buradaki amaç, sıkıyönetim hizmetinden ayrıl­ dıktan sonra üç yıl -süreyle - hangi yerden ayrılırsa  ayrılsın - sıkıyönetim mahkemesinde dava almasını  önlemek içindir. Eğer emrederseniz, daha açıklık ve­ relim derseniz (Ki, o vakit biraz ağır olacak); hangi  görevden ayrılırsa ayrılsın, üç yıl dava alamayacağı­ nı perçinleyebilmek için maddede bir kelimeyi değiş­ tirmek mümkün.  BAŞKAN — Arkadaşımız doğru söyler. Şimdi  bir hâkim veya savcı düşünelim, sıkıyönetimde gö­ revliydi, emekli oldu. Üç sene süreyle bu kişi hiç bir  sıkıyönetim mahkemesinde dava alamıyor.,  Şimdi, bir arkadaşımız sıkıyönetim mahkemesin­ de görevliydi, oradan alındı, sıkıyönetim olmayan  bir vazifeye geldi, orada da iki sene çalıştı. İki sene  -sonra yaş haddinden veya kendi isteğiyle emekli ol­ du. Şimdi buna da biz bundan sonra üç sene daha,  dersek, doğrudan doğruya sıkıyönetimden emekli  olan üç sene sonra dava alamayacağı halde, bu ar­ kadaşımız beş sene sonra alamıyor. O mahzuru var.  Hiç bir alakası yok; ayrılmış, artık iki sene başka  bir yerde geçmiş. O halde ne kadar alamayacak? Bir  sene daha alamayacak.  KEMALETTİN ALİ KÂŞİFOĞLU (Adalet Ba­ kanlığı Temsilcisi) — Sayın Başkanım, Yüce Komu­ tanımızın teklifleriyle, belli görevlerde çalışan arka­ daşlarımızı üç yıl süreyle sıkıyönetim mahkemelerin­ de çalıştırmak istemiyoruz. O halde önerim şöyle  olur : Belli görevleri sayarız, şu şu görevlerde bulu­ nanlar başka bir hizmete atanmış olsalar bile, 'hiz­ met gördükleri tarihten itibaren üç yıl süreyle sıkı­ yönetim askeri mahkemelerinde görev alamazlar de­ riz. Bu tarzdaki ifade tereddütleri giderir. Belli bir  süre, yani, ı«Si'kıyönetim mahkemesinde çalıştığı sü­ reden itibaren üç yıl süreyle - bir haksızlığı önlemek  için - başka bir göreve atanmış olsa bile, bu görev­ lerde çalıştığı tarihten itibaren 3 yıl süre içinde sıkı­ yönetim mahkemelerinde görev yapamaz.»  HÂKİM TUĞGENERAL MUZAFFER BAŞ- KAYNAK (Adalet Komisyonu Başkanı) — Sayın  Başkanım, bendeniz biraz önce arz ederken zaten Al­ bay Şahin'in de ifade ettiği tarzda, sıkıyönetimde ça­ lışan Ibir kişi oradan bir başka yere tayin oldu, ora­ da 2,5 sene çalıştı, ve ayrıldı. Bu takdirde yasağı 6  ay daha sürecek...  BAŞKAN — Tabii.  HÂKİM TUĞGENERAL MUZAFFER BAŞ- KAYNAK (Adalet Komisyonu Başkanı) — Bunda  beraberiz.  '(Şöyle bir ifade kullanırsak sanıyorum ihtiyacı  karşılayacağız. «Hâkim ve savcılar ile yardımcıları  sayılan hizmetlerden ayrıldıktan sonra - sayılan hiz­ metler yukarıda - 3 yıl süre ile sıkıyönetim askeri  mahkemelerinde avukatlık yapamazlar» Sayılan hiz­ metlerden ayrılmış; ister askeri hâkim olarak çalış­ sın, ister bir başka yerde çalışsın, 3 seneyi doldur­ madıkça kendisine avukatlık şansı verilmiyor.  ORGENERAL NURETTİN ERSİN — «Sayıla­ nın dışında kalan bir görevde...»  'HÂKİM TUĞGENERAL MUZAFFER BAŞ- KAYNAK (Adalet Komisyonu Başkanı) — Sayıla­ nın dışında kalanlara zaten yasak yok.  BAŞKAN — Bir «sayılan» kelimesi koyacağız  oraya.  HÂKİM TUĞGENERAL MUZAFFER BAŞ- KAYNAK (Adalet Komisyonu Başkanı) — «Sayılan  •hizmetler» deyince, aslında metin yukarıdaMfleri vur- — 110 —
Sayfa 11 -
M. G. Konseyi B ; 47 1 . 4 .1981 O: 1  ORGENERAL HAYDAR SALTIK (Milli Gü­ venlik Konseyi Genel Seki eteri) — Bu daha rahat  olmuyor mu Sayın Başkanım, «ıbaşka görevlere atan­ mış olsalar dahi» ifadesini madde metnine soksak?  BAŞKAN — Koyabiliriz, garantili olur.  KEMALETTİN ALİ KÂŞİFOĞLU (Adalet Ba­ kanlığı Temsilcisi) — Sayın Başkanım, burada önem­ li olan son görev yeridir. «Son görev yeri» diyelim.  Çünkü biz belli bir askeri hâkim grubuna belli bir  yasaklama getiriyoruz. Biz:, askeri hâkimler veya bu  hizmetten sayılanlar üç yıl sıkıyönetim" mahkemele­ rinin hiç birinde görev alamaz deseydik... Benim kor­ kum, arzuladığınız, çıkartmaya yöneldiğiniz konu is­ tismar edilmesin. Yani son görev yeri...  BAŞKAN — Güzel, 'biliyorum; ama nereye ne  koyalım?  'HAKİM ALBAY MUSTAFA ŞAHİN (Adalet  Komisyonu Üyesi) — Sayın Başkanım müsaade bu­ yurur musunuz?  'BAŞKAN — Buyurun.  'HÂKİM ALBAY MUSTAFA ŞAHİN (Adalet  Komisyonu Üyesi) — Şimdi, bu sıkıyönetim hizme­ tinden ayrıldıktan sonra üç yıl süreyle 'bu mahke­ melerde dava alınamayacaktır. Maddenin asıl amacı  budur. Burada çalışan bir arkadaşımız başka 'hizme­ te gelir ve orada bir süre çalıştıktan sonra ayrılırsa,  üç yılını doldurmamışsa esasen yine orada görev ala­ mayacak. Orada vaktiyle çalışmış olan hir arkadaşı­ mız gelip iki yıl bir görevde çalıştıktan sonra o hiz­ metten ayrılır ve üç yıl kısıntıya tabi tutulursa, sıkı­ yönetimde görev almamış arkadaşına nazaran kötü  duruma düşmüş olur.  'Buradaki amaç, sıkıyönetim hizmetinden ayrıl­ dıktan sonra üç yıl -süreyle - hangi yerden ayrılırsa  ayrılsın - sıkıyönetim mahkemesinde dava almasını  önlemek içindir. Eğer emrederseniz, daha açıklık ve­ relim derseniz (Ki, o vakit biraz ağır olacak); hangi  görevden ayrılırsa ayrılsın, üç yıl dava alamayacağı­ nı perçinleyebilmek için maddede bir kelimeyi değiş­ tirmek mümkün.  BAŞKAN — Arkadaşımız doğru söyler. Şimdi  bir hâkim veya savcı düşünelim, sıkıyönetimde gö­ revliydi, emekli oldu. Üç sene süreyle bu kişi hiç bir  sıkıyönetim mahkemesinde dava alamıyor.,  Şimdi, bir arkadaşımız sıkıyönetim mahkemesin­ de görevliydi, oradan alındı, sıkıyönetim olmayan  bir vazifeye geldi, orada da iki sene çalıştı. İki sene  -sonra yaş haddinden veya kendi isteğiyle emekli ol­ du. Şimdi buna da biz bundan sonra üç sene daha,  dersek, doğrudan doğruya sıkıyönetimden emekli  olan üç sene sonra dava alamayacağı halde, bu ar­ kadaşımız beş sene sonra alamıyor. O mahzuru var.  Hiç bir alakası yok; ayrılmış, artık iki sene başka  bir yerde geçmiş. O halde ne kadar alamayacak? Bir  sene daha alamayacak.  KEMALETTİN ALİ KÂŞİFOĞLU (Adalet Ba­ kanlığı Temsilcisi) — Sayın Başkanım, Yüce Komu­ tanımızın teklifleriyle, belli görevlerde çalışan arka­ daşlarımızı üç yıl süreyle sıkıyönetim mahkemelerin­ de çalıştırmak istemiyoruz. O halde önerim şöyle  olur : Belli görevleri sayarız, şu şu görevlerde bulu­ nanlar başka bir hizmete atanmış olsalar bile, 'hiz­ met gördükleri tarihten itibaren üç yıl süreyle sıkı­ yönetim askeri mahkemelerinde görev alamazlar de­ riz. Bu tarzdaki ifade tereddütleri giderir. Belli bir  süre, yani, ı«Si'kıyönetim mahkemesinde çalıştığı sü­ reden itibaren üç yıl süreyle - bir haksızlığı önlemek  için - başka bir göreve atanmış olsa bile, bu görev­ lerde çalıştığı tarihten itibaren 3 yıl süre içinde sıkı­ yönetim mahkemelerinde görev yapamaz.»  HÂKİM TUĞGENERAL MUZAFFER BAŞ- KAYNAK (Adalet Komisyonu Başkanı) — Sayın  Başkanım, bendeniz biraz önce arz ederken zaten Al­ bay Şahin'in de ifade ettiği tarzda, sıkıyönetimde ça­ lışan Ibir kişi oradan bir başka yere tayin oldu, ora­ da 2,5 sene çalıştı, ve ayrıldı. Bu takdirde yasağı 6  ay daha sürecek...  BAŞKAN — Tabii.  HÂKİM TUĞGENERAL MUZAFFER BAŞ- KAYNAK (Adalet Komisyonu Başkanı) — Bunda  beraberiz.  '(Şöyle bir ifade kullanırsak sanıyorum ihtiyacı  karşılayacağız. «Hâkim ve savcılar ile yardımcıları  sayılan hizmetlerden ayrıldıktan sonra - sayılan hiz­ metler yukarıda - 3 yıl süre ile sıkıyönetim askeri  mahkemelerinde avukatlık yapamazlar» Sayılan hiz­ metlerden ayrılmış; ister askeri hâkim olarak çalış­ sın, ister bir başka yerde çalışsın, 3 seneyi doldur­ madıkça kendisine avukatlık şansı verilmiyor.  ORGENERAL NURETTİN ERSİN — «Sayıla­ nın dışında kalan bir görevde...»  'HÂKİM TUĞGENERAL MUZAFFER BAŞ- KAYNAK (Adalet Komisyonu Başkanı) — Sayıla­ nın dışında kalanlara zaten yasak yok.  BAŞKAN — Bir «sayılan» kelimesi koyacağız  oraya.  HÂKİM TUĞGENERAL MUZAFFER BAŞ- KAYNAK (Adalet Komisyonu Başkanı) — «Sayılan  •hizmetler» deyince, aslında metin yukarıdaMfleri vur- — 110 —  M. G. Konseyi B : 47 1 Î 4 . 1981 O: 1  gülüyor; ama, şüpheyi, tereddüdü gidermek için «sa­ yılan hizmetlerden ayrıldıktan sonra 3 yıl süreyle sı­ kıyönetim askeri mahkemelerinde avukatlık yapamaz­ lar.» demek meseleyi çözüyor.  BAŞKAN — Tamam, mesele kalmadı.  KEMALETTİN ALÎ KÂŞtFOĞLU (Adalet Ba­ kanlığı Temsilcisi) — Çok affedersiniz Sayın Başka­ nım, söz islteyeyim müsaade eder1seniz, eğer izlin ve­ rirseniz konuşayım.  BAŞKAN — Evet.  KEMALETTİN ALÎ KÂŞİPOĞLU (Adalet Ba­ kanlığı Temsilsici) — Şimdi burada önemli olan,  son görev yeri itibariyle bir ihtilafın çıkmasını önle­ mektir. «Sayılan hizmetlerden ayrılmadım, ben baş­ savcı yardımcılığından ayrıldım. Sayılan hizmetlerden  ayrılmadığıma göre ben 3 yıl süre kesinti kaydına  bakmadan avukatlık yaparım» diyebilir.  BAŞKAN — Yapamaz. Daha evvel ayrılmış ama  oradan.  KBMALETTÎN ALÎ KÂŞİPOĞLU (Adalet Ba­ kanlığı Temsilcisi) — Şimdi, daha önce ayrılmış  alanlara k'sıtlayıcı bir hüküm getirmiyoruz. Sadece  belli görevler sayıyoruz; «Yargıtay, Teftiş Kurulu,  sıkıyönetim mahkemeleri hâkim ve savcıları...» «Ben  28 nci Tümen Askeri Hâkimliğinden ayrıldım, 1 Nu­ maralı Sıkıyönetim Askeri Mahkemesinden ayrılma­ dım, Teftiş Kurulundan da ayrılmadım, Yangıtaydan  da ayrılmadım ben şuradan ayrıldım.» diyebi­ lir.; Yani o bakımdan, zannediyorum benim öne­ rim uygundur; «Başka bir hizmette atanmış ol­ salar bile bu görevlerde çalıştığı süreden itiba­ ren 3 yıl süreyle şuralarda avukatlık yapamaz­ lar.» Bunun ne mahzurunu gördünüz, onu bilmi-- yorum. «Başka bir hizmete atanmış olsalar bile bu  görevlerden ayrıldıkları tarihten itibaren 3 yıl süreyle  sıkıyönetim askeri mahkemelerinde avukatlık yapa­ mazlar.» dersek, böylece bütün ihtimalleri önlemiş  oluyoruz. «Başka bir hizmete atanmış olsalar bile, bu  görevlerden ayrıldıkları tarihten itibaren 3 yıl süreyle1  sıkıyönetim askeri mahkemelerinde avukatlık yapa­ mazlar.»  BAŞKAN — Şimdi o zaman şöyle oluyor demek  ki: «Görevli hâkim ve savcılar ile yardımcıları başka  (hizmetlere atanmış olsalar bile saiyılan hizmetten ay­ rıldıktan sonra...»  ORGENERAL HAYDAR SALTİK (Milli Gü­ venlik Konseyi Genel Sekreteri) — «Ayrıldıkları ta­ rihten itibaren, başka bir göreve...»  KBMALETTÎN ALÎ KÂŞÎFOĞLU (Adalet Ba­ kanlığı Temsilcisi) — «Atanmış olsalar bile ayrıldık­ ları tarihten itibaren» deriz efendim, «Bu görevler-'  den ayrıldıkları tarihten itibaren.»  BAŞKAN — Bu görevler hangi görevler?..  KEMALETTİN ALİ KÂŞÎFOĞLU (Adalet Ba­ kanlığı Temsilcisi) — İşte, saydık efendini.  BAŞKAN — «Yukarıda sayılan» demek lazım.  ORGENERAL NURETTİN ERSİN — En son  ayrıldıkları görevi kastediyor.  BAŞKAN — «Yukarıda sayılan görevlerden ay­ rıldıkları tarihten itibaren 3 yıl süreyle sıkıyönetim  askeri mahkemelerinde avukatlık yapamazlar.»  KEMALETTİN ALİ KÂŞİPOĞLU (Adalet Ba­ kanlığı Temıslilcisi) — «Başka bir hizmete atanmış ol­ salar bile...»  BAŞKAN — «Bu görev» dersek, o en »on görevi  olur. Hayır, en son görevi saymıyor orada. Yani, «şu  makamlardan ayrıldıkları tarihten itibaren...»  ORGENERAL NURETTİN ERSİN — O zaman  o yeni görevi ortadan kalkar.  KEMALETTİN ALÎ KÂŞİPOĞLU (Adalet Ba­ kanlığı Temsilcisıi) — Sayın Başkanım, «Bu görevler­ den ayrıldıkları tarihten itibaren» diye arz etmiştim.  Bir daha arz ediyorum efendim; «başka bir hizmette  atanmış olsalar bile, bu görevlerden...»  BAŞKAN — Niye, neden «bu görevlerden?» «Bu  görevlerden» kastınız hangisi? «Sayılan görevlerden...»'  mi?  KEMALETTÎN ALÎ KÂŞÎFOĞLU (Adalet Ba­ kanlığı Temsilcisi)' — Tamam, «yukarıda sayılan gö­ revlerden» Ancak «Anılan» kelimesi daha uygun  efendim. «Anılan görevlerden ayrıldıkları tarihten iti­ baren 3 yıl süreyle sıkıyönetim askeri mahkemelerin­ de avukatlık yapamazlar.'»  BAŞKAN — Evet. Başka söz almak isteyen?..  Buyurun.  HÂKİM TUĞGENERAL MUZAFFER BAŞ- KAYNAK (Adalet Komisyonu Başkanı) — Sayın  Başkanım, çok özür dilerim, Hükümet Temsilcisinin  bu beyanına biz Komisyon olarak katılamıyoruz. Za­ ten 14 ncü maddenin metninde, bir başka göreve  atanma veya atanmama diye bir müessese getirilme­ miş. Asıl olan, son görevden ayrıldıktan sonra, ister  bir başka göreve gitsin, ister gitmesin, ister emekli  olsun, ister istifa etsin, avukat olarak o mahkemede  dava alamaması Önemli. Halbuki biz ifademizde  «yardımcıları sayılan» yahut «yukarıda sayılan hiz­ metlerden ayrıldıktan sonra...» îster o anda istifa et­ sin veya emekli olsun...  — 111 —
Sayfa 12 -
M. G. Konseyi B : 47 1 Î 4 . 1981 O: 1  gülüyor; ama, şüpheyi, tereddüdü gidermek için «sa­ yılan hizmetlerden ayrıldıktan sonra 3 yıl süreyle sı­ kıyönetim askeri mahkemelerinde avukatlık yapamaz­ lar.» demek meseleyi çözüyor.  BAŞKAN — Tamam, mesele kalmadı.  KEMALETTİN ALÎ KÂŞtFOĞLU (Adalet Ba­ kanlığı Temsilcisi) — Çok affedersiniz Sayın Başka­ nım, söz islteyeyim müsaade eder1seniz, eğer izlin ve­ rirseniz konuşayım.  BAŞKAN — Evet.  KEMALETTİN ALÎ KÂŞİPOĞLU (Adalet Ba­ kanlığı Temsilsici) — Şimdi burada önemli olan,  son görev yeri itibariyle bir ihtilafın çıkmasını önle­ mektir. «Sayılan hizmetlerden ayrılmadım, ben baş­ savcı yardımcılığından ayrıldım. Sayılan hizmetlerden  ayrılmadığıma göre ben 3 yıl süre kesinti kaydına  bakmadan avukatlık yaparım» diyebilir.  BAŞKAN — Yapamaz. Daha evvel ayrılmış ama  oradan.  KBMALETTÎN ALÎ KÂŞİPOĞLU (Adalet Ba­ kanlığı Temsilcisi) — Şimdi, daha önce ayrılmış  alanlara k'sıtlayıcı bir hüküm getirmiyoruz. Sadece  belli görevler sayıyoruz; «Yargıtay, Teftiş Kurulu,  sıkıyönetim mahkemeleri hâkim ve savcıları...» «Ben  28 nci Tümen Askeri Hâkimliğinden ayrıldım, 1 Nu­ maralı Sıkıyönetim Askeri Mahkemesinden ayrılma­ dım, Teftiş Kurulundan da ayrılmadım, Yangıtaydan  da ayrılmadım ben şuradan ayrıldım.» diyebi­ lir.; Yani o bakımdan, zannediyorum benim öne­ rim uygundur; «Başka bir hizmette atanmış ol­ salar bile bu görevlerde çalıştığı süreden itiba­ ren 3 yıl süreyle şuralarda avukatlık yapamaz­ lar.» Bunun ne mahzurunu gördünüz, onu bilmi-- yorum. «Başka bir hizmete atanmış olsalar bile bu  görevlerden ayrıldıkları tarihten itibaren 3 yıl süreyle  sıkıyönetim askeri mahkemelerinde avukatlık yapa­ mazlar.» dersek, böylece bütün ihtimalleri önlemiş  oluyoruz. «Başka bir hizmete atanmış olsalar bile, bu  görevlerden ayrıldıkları tarihten itibaren 3 yıl süreyle1  sıkıyönetim askeri mahkemelerinde avukatlık yapa­ mazlar.»  BAŞKAN — Şimdi o zaman şöyle oluyor demek  ki: «Görevli hâkim ve savcılar ile yardımcıları başka  (hizmetlere atanmış olsalar bile saiyılan hizmetten ay­ rıldıktan sonra...»  ORGENERAL HAYDAR SALTİK (Milli Gü­ venlik Konseyi Genel Sekreteri) — «Ayrıldıkları ta­ rihten itibaren, başka bir göreve...»  KBMALETTÎN ALÎ KÂŞÎFOĞLU (Adalet Ba­ kanlığı Temsilcisi) — «Atanmış olsalar bile ayrıldık­ ları tarihten itibaren» deriz efendim, «Bu görevler-'  den ayrıldıkları tarihten itibaren.»  BAŞKAN — Bu görevler hangi görevler?..  KEMALETTİN ALİ KÂŞÎFOĞLU (Adalet Ba­ kanlığı Temsilcisi) — İşte, saydık efendini.  BAŞKAN — «Yukarıda sayılan» demek lazım.  ORGENERAL NURETTİN ERSİN — En son  ayrıldıkları görevi kastediyor.  BAŞKAN — «Yukarıda sayılan görevlerden ay­ rıldıkları tarihten itibaren 3 yıl süreyle sıkıyönetim  askeri mahkemelerinde avukatlık yapamazlar.»  KEMALETTİN ALİ KÂŞİPOĞLU (Adalet Ba­ kanlığı Temıslilcisi) — «Başka bir hizmete atanmış ol­ salar bile...»  BAŞKAN — «Bu görev» dersek, o en »on görevi  olur. Hayır, en son görevi saymıyor orada. Yani, «şu  makamlardan ayrıldıkları tarihten itibaren...»  ORGENERAL NURETTİN ERSİN — O zaman  o yeni görevi ortadan kalkar.  KEMALETTİN ALÎ KÂŞİPOĞLU (Adalet Ba­ kanlığı Temsilcisıi) — Sayın Başkanım, «Bu görevler­ den ayrıldıkları tarihten itibaren» diye arz etmiştim.  Bir daha arz ediyorum efendim; «başka bir hizmette  atanmış olsalar bile, bu görevlerden...»  BAŞKAN — Niye, neden «bu görevlerden?» «Bu  görevlerden» kastınız hangisi? «Sayılan görevlerden...»'  mi?  KEMALETTÎN ALÎ KÂŞÎFOĞLU (Adalet Ba­ kanlığı Temsilcisi)' — Tamam, «yukarıda sayılan gö­ revlerden» Ancak «Anılan» kelimesi daha uygun  efendim. «Anılan görevlerden ayrıldıkları tarihten iti­ baren 3 yıl süreyle sıkıyönetim askeri mahkemelerin­ de avukatlık yapamazlar.'»  BAŞKAN — Evet. Başka söz almak isteyen?..  Buyurun.  HÂKİM TUĞGENERAL MUZAFFER BAŞ- KAYNAK (Adalet Komisyonu Başkanı) — Sayın  Başkanım, çok özür dilerim, Hükümet Temsilcisinin  bu beyanına biz Komisyon olarak katılamıyoruz. Za­ ten 14 ncü maddenin metninde, bir başka göreve  atanma veya atanmama diye bir müessese getirilme­ miş. Asıl olan, son görevden ayrıldıktan sonra, ister  bir başka göreve gitsin, ister gitmesin, ister emekli  olsun, ister istifa etsin, avukat olarak o mahkemede  dava alamaması Önemli. Halbuki biz ifademizde  «yardımcıları sayılan» yahut «yukarıda sayılan hiz­ metlerden ayrıldıktan sonra...» îster o anda istifa et­ sin veya emekli olsun...  — 111 —  M. G. Konseyi B : 47 1 . 4 . 1981 O: 1  BAŞKAN — Ama, «Bunu yanlış anlarlar.» di- "  yor, «o görevden ayrılmadım der.» diyor; demin ko­ nuşuldu o.  HÂKİM TUĞGENERAL MUZAFFER BAŞ- KAYNAK (Adalet Komisyonu Başkanı) — Efendim,  orada Sayın Sözcü bir yere konuyu getirmek istedi •  de, sonra da o fikirden caydı. Biz madde metninde  Yargıtay Başsavcısına yasak koyduk, Yargıtay Baş- I  savcısı Yardımcılarına yasak koymamıştık. Bir cüm- I  le ile onu geçiştirdi Sayın Sözcü. Çünkü Yargıtay  Başsavcı Yardımcılarına yasak koymamamız, Yargı- I  tay Başsavcılarının imza yetkisi yok, talepnameyi I  timzalayamazlar. Yani, kazai 'bir yetkileri 'bulunma- I  dığı için, biz onu dercetmemiştik, bir cümle ile onu I  geçiştirdiler. Maksadımız, sıkıyönetimde hizmet ve- I  ren kişilerin sıkıyönetim 'hizmetinden ayrıldıktan  sonra, ister o anda emeKİi olsun, ister bir başka yere I  gitsin oradan emekli olsun, sıkıyönetimde görev al­ mamaları. I  'BAŞKAN — Biliyorum, ben de öyle anladım, si­ zin gibi. Öyle anladım da, yarın öbürsü gün Danış- I  tay ıbaşka şekilde tefsir eder; «iBu o görevden ayrıl- I  inadı, filan yerin adli müşavirliğinden ayrıldı, dola- I  yısıyla avukatlık yapalbilir» diye tefsir edebilir. I  HÂKİM TUĞGENERAL MUZAFFER BAŞ- KAYNAK (Adalet Komisyonu Başkanı) — Sayın I  Başkanım, zaten ıbunlar sıkıyönetimde görev alacak- I  lar. Yani sıkıyönetimde avukatlık yapacak, bir başka I  yerde yapmayacak. Esas madde metninde böyle bir I  hüküm yok. Şöyle diyor efendim. «... yardımcıları I  hizmet gördükleri mahkeme dairelerinde, buralardan I  ayrılmaları tarihinden itibaren 2 yıl süreyle avukatlık I  yapmaları yasaktır.» Yani Ankara'nın 5 nci Asliye I  Ceza Mahkemesi hâkimi Adana'daki 'bir başka mah­ kemeye tayin olsa, 3 yıllık süresi Ankara 5 nci As- I  liye Ceza Mahkemesi için geçerlidir. Ankara'dan I  emekli olup geldiği zaman 5 nci Asliye Cezadan ay- I  rılış tarihine 'bakarlar, Adana'dan gelişine bakmaz- I  lar, Adana'dan emekli olmasına da bakmazlar. Yani, I  esas madde metninde böyle bir ibare yok. 14 ncü I  maddenin yasağında, «Bir hâkimin bir yerde görev I  vermesi halinde bir başka yere atanmış ve oradan I  ayrılmış olsa dahi» cümlesi geçmiyor. I  'BAŞKAN — Koyarsak ne olur?  HÂKİM TUĞGENERAL MUZAFFER BAŞ- KAYNAK (Adalet Komisyonu Başkanı) — Haşiv I  olur kanaatimce. I  BAŞKAN — Daha açık olur. |  — 112  HÂKİM TUĞGENERAL MUZAFFER BAŞ- KAYNAK (Adalet Komisyonu Başkanı) — Takdir  heyetinizin efendim.  BAŞKAN — Daha açık .olur. Zaten sizin söyledi­ ğinizi ıbu cümle daha açık olarak ifade ediyor, başka  bir manaya gelmiyor. Yani «savcı ve yardımcıları  başka bir hizmete atanmış olsalar bile (yani bu sıkı­ yönetim hizmetinden sonra) anılan görevlerden ay­ rıldıkları tarihten itibaren...» Yani o en son ayrıldığı  tarihten değil, sıkıyönetim hizmetinden ayrıldığı...  HÂKİM TUĞGENERAL MUZAFFER BAŞ- KAYNAK (Adalet Komisyonu Başkanı) — Gayet  tabii.  tBAŞKAN — Daha açıklık getiriyor, daha iyi.  Öteki türlü, «ayrıldıkları tarihten itibaren» derse za­ rarına olur ayrılışı.  HÂKİM TUĞGENERAL MUZAFFER BAŞ­ KA YNAK (Adalet Komisyonu Başkanı) — Şimdi  şöyle efendim...  BAŞKAN — Öteki görevden ayrıldı; 3 sene ora­ dan saymaya başlar.  HÂKİM TUĞGENERAL MUZAFFER BAŞ- KAYNAK (Adalet Komisyonu Başkanı) — Hayır  efendim, biz şöyle düşünmüştük. Hâkim ve savcılar  ile yardımcıları, sayılan hizmetlerden ayrıldıktan  sonra...  BAŞKAN — İşte, sayılan hizmetten sonra ayrı­ lır, ıbaşka bir yere tayin edilir...  HÂKİM TUĞGENERAL MUZAFFER BAŞ- KAYNAK (Adalet Komisyonu Başkanı) — Olabilir.  'BAŞKAN — Tamam. Oradan ayrılır, başka bir  yere tayin edilir, oradan emekli olur. Şimdi Danış­ tay onun en son görevinden ayrıldığı tarihi esas alır.  «Ondan itibaren 3 sene alamaz» der; bu daha aley­ hine olur.  HÂKİM TUĞGENERAL MUZAFFER BAŞ- KAYNAK (Adalet Komisyonu Başkanı) — Takdir  Heyetinizin.  Çünkü sayılan hizmet, yukarıda sayılan hizmetler­ dendir.  BAŞKAN — Ama oradan ayrılmadı, görev de­ ğişti, tayin edildi...  HÂKİM TUĞGENERAL MUZAFFER BAŞ- KAYNAK (Adalet Komisyonu Başkanı) — Tamam,  katılıyoruz efendim.  KEMALETTİN ALİ KÂŞİFOĞLU (Adalet Ba­ kanlığı Temsilcisi) — Sayın Başkanını, affetsinler, bu­ rada yeni 'bir yöntemle meseleye bakıyoruz.  1. Mevcut metinde, 14 ncü madde, görev yaptığı  mahkeme yasağı var. O bakımdan, orada da dikkat
Sayfa 13 -
M. G. Konseyi B : 47 1 . 4 . 1981 O: 1  BAŞKAN — Ama, «Bunu yanlış anlarlar.» di- "  yor, «o görevden ayrılmadım der.» diyor; demin ko­ nuşuldu o.  HÂKİM TUĞGENERAL MUZAFFER BAŞ- KAYNAK (Adalet Komisyonu Başkanı) — Efendim,  orada Sayın Sözcü bir yere konuyu getirmek istedi •  de, sonra da o fikirden caydı. Biz madde metninde  Yargıtay Başsavcısına yasak koyduk, Yargıtay Baş- I  savcısı Yardımcılarına yasak koymamıştık. Bir cüm- I  le ile onu geçiştirdi Sayın Sözcü. Çünkü Yargıtay  Başsavcı Yardımcılarına yasak koymamamız, Yargı- I  tay Başsavcılarının imza yetkisi yok, talepnameyi I  timzalayamazlar. Yani, kazai 'bir yetkileri 'bulunma- I  dığı için, biz onu dercetmemiştik, bir cümle ile onu I  geçiştirdiler. Maksadımız, sıkıyönetimde hizmet ve- I  ren kişilerin sıkıyönetim 'hizmetinden ayrıldıktan  sonra, ister o anda emeKİi olsun, ister bir başka yere I  gitsin oradan emekli olsun, sıkıyönetimde görev al­ mamaları. I  'BAŞKAN — Biliyorum, ben de öyle anladım, si­ zin gibi. Öyle anladım da, yarın öbürsü gün Danış- I  tay ıbaşka şekilde tefsir eder; «iBu o görevden ayrıl- I  inadı, filan yerin adli müşavirliğinden ayrıldı, dola- I  yısıyla avukatlık yapalbilir» diye tefsir edebilir. I  HÂKİM TUĞGENERAL MUZAFFER BAŞ- KAYNAK (Adalet Komisyonu Başkanı) — Sayın I  Başkanım, zaten ıbunlar sıkıyönetimde görev alacak- I  lar. Yani sıkıyönetimde avukatlık yapacak, bir başka I  yerde yapmayacak. Esas madde metninde böyle bir I  hüküm yok. Şöyle diyor efendim. «... yardımcıları I  hizmet gördükleri mahkeme dairelerinde, buralardan I  ayrılmaları tarihinden itibaren 2 yıl süreyle avukatlık I  yapmaları yasaktır.» Yani Ankara'nın 5 nci Asliye I  Ceza Mahkemesi hâkimi Adana'daki 'bir başka mah­ kemeye tayin olsa, 3 yıllık süresi Ankara 5 nci As- I  liye Ceza Mahkemesi için geçerlidir. Ankara'dan I  emekli olup geldiği zaman 5 nci Asliye Cezadan ay- I  rılış tarihine 'bakarlar, Adana'dan gelişine bakmaz- I  lar, Adana'dan emekli olmasına da bakmazlar. Yani, I  esas madde metninde böyle bir ibare yok. 14 ncü I  maddenin yasağında, «Bir hâkimin bir yerde görev I  vermesi halinde bir başka yere atanmış ve oradan I  ayrılmış olsa dahi» cümlesi geçmiyor. I  'BAŞKAN — Koyarsak ne olur?  HÂKİM TUĞGENERAL MUZAFFER BAŞ- KAYNAK (Adalet Komisyonu Başkanı) — Haşiv I  olur kanaatimce. I  BAŞKAN — Daha açık olur. |  — 112  HÂKİM TUĞGENERAL MUZAFFER BAŞ- KAYNAK (Adalet Komisyonu Başkanı) — Takdir  heyetinizin efendim.  BAŞKAN — Daha açık .olur. Zaten sizin söyledi­ ğinizi ıbu cümle daha açık olarak ifade ediyor, başka  bir manaya gelmiyor. Yani «savcı ve yardımcıları  başka bir hizmete atanmış olsalar bile (yani bu sıkı­ yönetim hizmetinden sonra) anılan görevlerden ay­ rıldıkları tarihten itibaren...» Yani o en son ayrıldığı  tarihten değil, sıkıyönetim hizmetinden ayrıldığı...  HÂKİM TUĞGENERAL MUZAFFER BAŞ- KAYNAK (Adalet Komisyonu Başkanı) — Gayet  tabii.  tBAŞKAN — Daha açıklık getiriyor, daha iyi.  Öteki türlü, «ayrıldıkları tarihten itibaren» derse za­ rarına olur ayrılışı.  HÂKİM TUĞGENERAL MUZAFFER BAŞ­ KA YNAK (Adalet Komisyonu Başkanı) — Şimdi  şöyle efendim...  BAŞKAN — Öteki görevden ayrıldı; 3 sene ora­ dan saymaya başlar.  HÂKİM TUĞGENERAL MUZAFFER BAŞ- KAYNAK (Adalet Komisyonu Başkanı) — Hayır  efendim, biz şöyle düşünmüştük. Hâkim ve savcılar  ile yardımcıları, sayılan hizmetlerden ayrıldıktan  sonra...  BAŞKAN — İşte, sayılan hizmetten sonra ayrı­ lır, ıbaşka bir yere tayin edilir...  HÂKİM TUĞGENERAL MUZAFFER BAŞ- KAYNAK (Adalet Komisyonu Başkanı) — Olabilir.  'BAŞKAN — Tamam. Oradan ayrılır, başka bir  yere tayin edilir, oradan emekli olur. Şimdi Danış­ tay onun en son görevinden ayrıldığı tarihi esas alır.  «Ondan itibaren 3 sene alamaz» der; bu daha aley­ hine olur.  HÂKİM TUĞGENERAL MUZAFFER BAŞ- KAYNAK (Adalet Komisyonu Başkanı) — Takdir  Heyetinizin.  Çünkü sayılan hizmet, yukarıda sayılan hizmetler­ dendir.  BAŞKAN — Ama oradan ayrılmadı, görev de­ ğişti, tayin edildi...  HÂKİM TUĞGENERAL MUZAFFER BAŞ- KAYNAK (Adalet Komisyonu Başkanı) — Tamam,  katılıyoruz efendim.  KEMALETTİN ALİ KÂŞİFOĞLU (Adalet Ba­ kanlığı Temsilcisi) — Sayın Başkanını, affetsinler, bu­ rada yeni 'bir yöntemle meseleye bakıyoruz.  1. Mevcut metinde, 14 ncü madde, görev yaptığı  mahkeme yasağı var. O bakımdan, orada da dikkat  M. G. Konseyi B : 47 1 . 4 . 1981 O: 1  edilirse «'Buralardan ayrıldıkları tarihten itibaren»  deyimi vardır. Buralardan, yani birden fazla yer.  Ben Adana'da Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı  idim, Adana'da iki yıl alamadım, sonra Ankara'ya  geldim, Asliye Hukuk Hâkimliğinde görev yapıyo­ rum, alamadım; ama Adana Ağır Ceza Mahkemesi  Başkanlığını terk edeli iki yıl olmuşsa, ben rahat ra­ hat orada alacağım.  Şimdi buradaki espirimiz, Türkiye düzeyinde;  1. 'Bir uygulama getiriyoruz.  2. Bunun farkı.  Görev yapsın veya yapmasın bir uygulama geti­ riyoruz.  Üçüncü farkı; iki yılı, üç yıl olarak düzenliyoruz.  BAŞKAN — Şimdi, maddeyi düzenlerken, oraya,  «Hâkim, savcı ve yardımcıları» ndan sonra şu ilave  edilecek: «Başka hizmetlere atanmış olsalar bile...»  Bunu kerre içerisine de koyabiliriz, koymasak da  olabilir.  KEMALETTİN ALt KÂŞİFOĞLU (Adalet Ba­ kanlığı Temsilcisi) — Koymayalım.  'BAŞKAN — «... atanmış olsalar bile, anılan gö­ revlerden ayrıldıkları tarihten itibaren üç yıl süre ile  sıkıyönetim askeri mahkemelerinde avukatlık yapa­ mazlar.»  1 nci madde üzerinde başka söz almak isteyen  arkadaşımız yoksa, 'bunu okutup oylarınıza sunaca­ ğım efendim.  CAHİT NALBANTOĞLU (Adalet Komisyonu  Üyesi) — Sayın Başkanım, çok özür dilerim, Paşa­ mın da iznini almadan konuşuyorum.  Ben, Avukatlık Kanununun uygulanmasıyla meş­ gul olan bir kimseyim, Adalet Bakanlığındayım. Sa­ yın meslektaşımın izahatı benim için de geçerli. An­ cak, 'burada buyurduğunuz ifadeyi koyarsak, bir yan­ lış anlamaya neden olabilir gibi düşünüyorum. Benim  anladığım kadarıyla burada amaç, sadece yukarıda  sayılan görevlerden ayrılanların, o görevden ayrıldık­ ları tarihten itibaren üç yıl süre ile avukatlık yapa­ mamaları.  'BAŞKAN — Tamam.  CAHİT NALBANTOĞLU (Adalet Komisyonu  Üyesi) — Böyle olunca, teklifteki «hizmetten ayrıl­ dıkları», sözü biraz yetersiz kalabilir.  Bütün hizmetten ayrıldığı tarihten itibaren yine  üç yıllık - buyurduğunuz gibi bir süre tanınması ge­ rekebilir. Aslında «bu hizmetlerden» şeklinde bir  ifade kullanırsak, Avukatlık Kanununun mevcut hük­ münde de, «başka yere atansalar» şeklinde bir hü­ küm yok. Bu gerçekten fazladan bir söz olur; ama  «bu hizmetten» tabirini koyarsak, sözü edilen hiz­ metlerden ayrıldıkları tarihten itibaren üç yıl hesa'ba  katılacaktır.  Nitekim şimdi uygulamada da böyle efendim.  Belli Ibir mahkemeden ayrıldıktan sonra, başka bir  yere tayin edilmiş olursa 'bir kimse, orada da diye­ lim ki bir yılını geçirdi, eski ayrıldığı yerde bir yıl  daha bunun bir şeyi kalacak.  BAŞKAN —, Efendim, bu fazlalık oluyor.  CAHİT NALBANTOĞLU (Adalet Komisyonu  Üyesi) — Fazlalık oluyor, onu arz etmek istedim.  'BAŞKAN — Fazla mal göz çıkarmaz.  CAHİT NALBANTOĞLU (Adalet Komisyonu  Üyesi) — Hay hay tensip sizin efendim.  Arz eltmek istediğim şu idi efendim : Bu hizmet­ ten ayrılıp, başka hizmete atanmış olsalar da...  KEMALETTİN ALt KÂŞİFOĞLU (Adalet Ba­ kanlığı Temsilcisi) — «Anılan bu hizmetlerde» diyor­ sunuz.  CAHİT NALBANTOĞLU (Adalet Komisyonu  Üyesi) — «Anılan» dediğimiz zaman, acaba başka  hizmet midir kastedilen, yoksa yukarıdaki hizmet mi­ dir; böyle bir anlam karışıklığına sebebiyet veririz,  korkum odur efendim. Takdirinize sunmak istediğim  husus bu.  BAŞKAN — «Atanmış olsalar bile» dendiği için...  CAHİT NALBATSITOĞLU (Adalet Komisyonu  Üyesi) — Ondan sonra, «!bu hizmetler» sözü geliyor,  anılan hizmet...  iBAŞKAN — Anılan hizmetlerden diyoruz. Anılan  hizmet hangisi? Yukarıdaki.  CAHİT NALBANTOĞLU (Adalet Komisyonu  Üyesi) — O zaman efendini, son hizmet de söz konu­ su olabilir. Yani böyle bir anlam karışıklığına sebe­ biyet vermeyelim.  ORGENERAL NURETTİN ERSİN — Yukarıda  sayılan diyelim, daha açık olsun.  BAŞKAN — O zaman açsınlar, zabıtlara baksın­ lar.  CAHİT NALBANTOĞLU (Adalet Komisyonu  Üyesi) — «Bu hizmetler» dersek meseleyi hallederiz  gibi geliyor bana.  BAŞKAN — Bu hizmetten dersek, en son görev  anlaşılabilir.  CAHİT NALBANTOĞLU (Adalet Komisyonu  Üyesi) — O zaman «başka göreve atansalar da» sö­ zünü koymuyoruz Sayın Başkanım.  BAŞKAN — O zaman da işte mahzuru çıktı.  — 113 —
Sayfa 14 -
M. G. Konseyi B : 47 1 . 4 . 1981 O: 1  edilirse «'Buralardan ayrıldıkları tarihten itibaren»  deyimi vardır. Buralardan, yani birden fazla yer.  Ben Adana'da Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı  idim, Adana'da iki yıl alamadım, sonra Ankara'ya  geldim, Asliye Hukuk Hâkimliğinde görev yapıyo­ rum, alamadım; ama Adana Ağır Ceza Mahkemesi  Başkanlığını terk edeli iki yıl olmuşsa, ben rahat ra­ hat orada alacağım.  Şimdi buradaki espirimiz, Türkiye düzeyinde;  1. 'Bir uygulama getiriyoruz.  2. Bunun farkı.  Görev yapsın veya yapmasın bir uygulama geti­ riyoruz.  Üçüncü farkı; iki yılı, üç yıl olarak düzenliyoruz.  BAŞKAN — Şimdi, maddeyi düzenlerken, oraya,  «Hâkim, savcı ve yardımcıları» ndan sonra şu ilave  edilecek: «Başka hizmetlere atanmış olsalar bile...»  Bunu kerre içerisine de koyabiliriz, koymasak da  olabilir.  KEMALETTİN ALt KÂŞİFOĞLU (Adalet Ba­ kanlığı Temsilcisi) — Koymayalım.  'BAŞKAN — «... atanmış olsalar bile, anılan gö­ revlerden ayrıldıkları tarihten itibaren üç yıl süre ile  sıkıyönetim askeri mahkemelerinde avukatlık yapa­ mazlar.»  1 nci madde üzerinde başka söz almak isteyen  arkadaşımız yoksa, 'bunu okutup oylarınıza sunaca­ ğım efendim.  CAHİT NALBANTOĞLU (Adalet Komisyonu  Üyesi) — Sayın Başkanım, çok özür dilerim, Paşa­ mın da iznini almadan konuşuyorum.  Ben, Avukatlık Kanununun uygulanmasıyla meş­ gul olan bir kimseyim, Adalet Bakanlığındayım. Sa­ yın meslektaşımın izahatı benim için de geçerli. An­ cak, 'burada buyurduğunuz ifadeyi koyarsak, bir yan­ lış anlamaya neden olabilir gibi düşünüyorum. Benim  anladığım kadarıyla burada amaç, sadece yukarıda  sayılan görevlerden ayrılanların, o görevden ayrıldık­ ları tarihten itibaren üç yıl süre ile avukatlık yapa­ mamaları.  'BAŞKAN — Tamam.  CAHİT NALBANTOĞLU (Adalet Komisyonu  Üyesi) — Böyle olunca, teklifteki «hizmetten ayrıl­ dıkları», sözü biraz yetersiz kalabilir.  Bütün hizmetten ayrıldığı tarihten itibaren yine  üç yıllık - buyurduğunuz gibi bir süre tanınması ge­ rekebilir. Aslında «bu hizmetlerden» şeklinde bir  ifade kullanırsak, Avukatlık Kanununun mevcut hük­ münde de, «başka yere atansalar» şeklinde bir hü­ küm yok. Bu gerçekten fazladan bir söz olur; ama  «bu hizmetten» tabirini koyarsak, sözü edilen hiz­ metlerden ayrıldıkları tarihten itibaren üç yıl hesa'ba  katılacaktır.  Nitekim şimdi uygulamada da böyle efendim.  Belli Ibir mahkemeden ayrıldıktan sonra, başka bir  yere tayin edilmiş olursa 'bir kimse, orada da diye­ lim ki bir yılını geçirdi, eski ayrıldığı yerde bir yıl  daha bunun bir şeyi kalacak.  BAŞKAN —, Efendim, bu fazlalık oluyor.  CAHİT NALBANTOĞLU (Adalet Komisyonu  Üyesi) — Fazlalık oluyor, onu arz etmek istedim.  'BAŞKAN — Fazla mal göz çıkarmaz.  CAHİT NALBANTOĞLU (Adalet Komisyonu  Üyesi) — Hay hay tensip sizin efendim.  Arz eltmek istediğim şu idi efendim : Bu hizmet­ ten ayrılıp, başka hizmete atanmış olsalar da...  KEMALETTİN ALt KÂŞİFOĞLU (Adalet Ba­ kanlığı Temsilcisi) — «Anılan bu hizmetlerde» diyor­ sunuz.  CAHİT NALBANTOĞLU (Adalet Komisyonu  Üyesi) — «Anılan» dediğimiz zaman, acaba başka  hizmet midir kastedilen, yoksa yukarıdaki hizmet mi­ dir; böyle bir anlam karışıklığına sebebiyet veririz,  korkum odur efendim. Takdirinize sunmak istediğim  husus bu.  BAŞKAN — «Atanmış olsalar bile» dendiği için...  CAHİT NALBATSITOĞLU (Adalet Komisyonu  Üyesi) — Ondan sonra, «!bu hizmetler» sözü geliyor,  anılan hizmet...  iBAŞKAN — Anılan hizmetlerden diyoruz. Anılan  hizmet hangisi? Yukarıdaki.  CAHİT NALBANTOĞLU (Adalet Komisyonu  Üyesi) — O zaman efendini, son hizmet de söz konu­ su olabilir. Yani böyle bir anlam karışıklığına sebe­ biyet vermeyelim.  ORGENERAL NURETTİN ERSİN — Yukarıda  sayılan diyelim, daha açık olsun.  BAŞKAN — O zaman açsınlar, zabıtlara baksın­ lar.  CAHİT NALBANTOĞLU (Adalet Komisyonu  Üyesi) — «Bu hizmetler» dersek meseleyi hallederiz  gibi geliyor bana.  BAŞKAN — Bu hizmetten dersek, en son görev  anlaşılabilir.  CAHİT NALBANTOĞLU (Adalet Komisyonu  Üyesi) — O zaman «başka göreve atansalar da» sö­ zünü koymuyoruz Sayın Başkanım.  BAŞKAN — O zaman da işte mahzuru çıktı.  — 113 —  M. G. Konseyi B : 47 1 . 4 .1981 O: t  «Bu görevden» dediğimiz zaman, bu görev sıkıyö- netim'da değil, başka bir yerden ayrıldı, binaenaleyh,  bu yapabilir derler.  CAHİT NALBANTOĞLU (Adalet Komisyonu  Üyesi) — Şimdiki uygulamamız böyle 'eferitirim.  BAŞKAN — Yanlış bir tefsire imkân bırakmamak  lazım.  ORGENERAL HAYDAR SALTIK (Milli Gü­ venlik KönSeyi Genel Sekreteri) — Acaba şöyle bir  çözüm olabilir mi efendim; Yine aynı satıra devam  ediyorum, «Hâkim ve savcı ve yardımcıları bu hizmet­ lerden atanma veya diğer nedenlerle ayrıldıkları ta­ rihken itibaren» desek?..  BAŞKAN — Aynı şey, maksat aynı.  ORGENERAL HAYDAR SALTIK (Milli Gü­ venlik Konseyi Genel Sekreteri) — Hem atanma ve  hem diğer nedenlerle, ki istifa yoluyla ve emekli yo­ luyla o hizmeti ka'sdetmiş oluyoruz.  'BAŞKAN — Bir daha okur musunuz efendim?  ORGENERAL HAYDAR SALTIK (Milli Gü­ venlik Konseyi Genel Sekreteri) — Okuyayım efen­ dim :  «Savcı ve yardımcıları anılan bu hizmetlerden  atanma veya diğer nedenlerle ayrıldıkları tarihten iti­ baren.»  'BAŞKAN — Yine aynı şey olur, «Oradan ayrıl­ madı, başka yerden ayrıldı» der.  ORGENERAL HAYDAR SALTIK (Milli Gü­ venlik Kon'seyi Genel Sekreteri) — «Yukarıda sayı­ lan hizmetlerden atanma veya istifa yoluyla ayrıl­ dığı tarihten İtibaren» diye bir süreyi kasdediyoruz.  ıBAŞKAN — Oradan alındı, başka bir yere gitti,  sonra oradan emekli oldu.  ORGENERAL NURETTİN ERSİN — İşte ayık­ lanmak istenen şey o.  BAŞKAN — Oradan ayrıldı evvela, gitti...  ORGENERAL HAYDAR SALTIK (Millî Gü­ venlik Konseyi Genel Sekreteri)' — Oradan ayrıldığı  tarihten itibaren nereye giderse gitsin, üç yıl süre ile  yapamaz.  BAŞKAN — Oradan ayrılıp başka yere tayin ol­ muşsa zaten avuka'tliik yapamaz diyecekler. O haltie  avukatlık yapamayacağını burada belirtmek istiyor­ sak, demek ki emekli olduktan sonra üç sene içinde  avukatlık yapamaz manasını çıkarmak gerekir. O  halde en son görevi bu değil'di, bir komutanlık nez- dindeki bir mahkeme idi, buradan itibaren üç sene  ya.pamaz diye anlaşılabilir; o, arkadaşın aleyhine olur  diye açıklık getirelim diyoruz, biz.  — 114  KEMALETTİN ALİ KÂŞJİFOĞLU (Adalet Ba­ kanlığı Temsilcisi) — Sayın Başkanım, bu düzenle­ me ile eğer kalbul buyurulursa iki kbnuyu kesinlikle  - kanun anlayışım - dikkate alıyoruz.  BAŞKAN — Kısa olması için, «Bu hizmetlerden  ayrıldıktan sonra» denebilir.  KEMALETTİN ALİ KÂŞİFOĞLU (Adalet Ba­ kanlığı Temsilcisi) — iki konuyu teminat altına alı­ yoruz.  1. .'Son hizmet yeri ne olursa olsun, daha önce şu  hizmetlerde çalıştı ise teminat altına alıyoruz.  2, Bir adaletli yaklaşım getirdik. Ancak o hizmet­ lerde çalıştığı süreler itibariyle üç yıllık bir yasaklama  getirdik.!  Arz! ediyorum.  HÂKİM ALBAY MUSTAFA ŞAHİN (Adalet  Komisyonu Üyesi) — Sayın Başkanım, bir tek keli­ meyi değiştirirsek, pürüz kalkacaktır 'ortadan.  Tensip buyurursanız, «yardımcılarından» sonra  ya ,«bu» ya da «anılan hizmet» kelimesririi çıkartalım,  «görevlerden» dersek, hiçbir tereddüt kalmıyor.  Yukarııda saydık, «Bu görevlerden ayrıldıktan son­ ra» diye.  ORGENERAL NURETTİN ERSİN — Olmaz  uzatıyor, doğrusu bu.  BAŞKAN — Şimdi efendim, demin düzelttiğimiz  şekliyle maddeyi okuyunuz.  «MADDE 1. — 1136 sayılı Avukatlık Kanu­ nunun 14 ncü maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.  Askeri Yargıtay Başkanı, Başsavcısı, İkinci  Başkanı, Daire Başkanları ve Üyeleri, Milli Savun­ ma Bakanlığı Askeri Adalet İşleri Başkam, Askeri  Adalet Teftiş Kurulu Başkanı, Genelkurmay Adli  Müşaviri, sıkıyönetim adli müşavirleri ve sıkıyöne­ tim askeri mahkemelerinde görevli hâkim ve savcı­ lar ile yardımcıları, başka hizmetlere atanmış olsalar  bile anılan görevlerden ayrıldıkları tarihten itibaren  üç yıl süre ile sıkıyönetim askeri mahkemelerinde  avukatlık yapamazlar»  BAŞKAN — Maddeyi bu şekliyle oylarınıza su­ nuyorum : Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul  edilmiştir.  2 noi maddeyi okutuyorum :  MADDE 2. — 1136 sayılı Avukatlık Kanununa  aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.  GEÇİCİ MADDE 19. — Bu Kanunun yürürlüğe  girdiği tarihte, bu Kanunun 1 nci maddesi ile Avu­ katlık Kanununun 14 ncü maddesine eklenen fıkrada  belirtilenlerin sıkıyönetim askeri mahkemelerinde al-
Sayfa 15 -
M. G. Konseyi B : 47 1 . 4 .1981 O: t  «Bu görevden» dediğimiz zaman, bu görev sıkıyö- netim'da değil, başka bir yerden ayrıldı, binaenaleyh,  bu yapabilir derler.  CAHİT NALBANTOĞLU (Adalet Komisyonu  Üyesi) — Şimdiki uygulamamız böyle 'eferitirim.  BAŞKAN — Yanlış bir tefsire imkân bırakmamak  lazım.  ORGENERAL HAYDAR SALTIK (Milli Gü­ venlik KönSeyi Genel Sekreteri) — Acaba şöyle bir  çözüm olabilir mi efendim; Yine aynı satıra devam  ediyorum, «Hâkim ve savcı ve yardımcıları bu hizmet­ lerden atanma veya diğer nedenlerle ayrıldıkları ta­ rihken itibaren» desek?..  BAŞKAN — Aynı şey, maksat aynı.  ORGENERAL HAYDAR SALTIK (Milli Gü­ venlik Konseyi Genel Sekreteri) — Hem atanma ve  hem diğer nedenlerle, ki istifa yoluyla ve emekli yo­ luyla o hizmeti ka'sdetmiş oluyoruz.  'BAŞKAN — Bir daha okur musunuz efendim?  ORGENERAL HAYDAR SALTIK (Milli Gü­ venlik Konseyi Genel Sekreteri) — Okuyayım efen­ dim :  «Savcı ve yardımcıları anılan bu hizmetlerden  atanma veya diğer nedenlerle ayrıldıkları tarihten iti­ baren.»  'BAŞKAN — Yine aynı şey olur, «Oradan ayrıl­ madı, başka yerden ayrıldı» der.  ORGENERAL HAYDAR SALTIK (Milli Gü­ venlik Kon'seyi Genel Sekreteri) — «Yukarıda sayı­ lan hizmetlerden atanma veya istifa yoluyla ayrıl­ dığı tarihten İtibaren» diye bir süreyi kasdediyoruz.  ıBAŞKAN — Oradan alındı, başka bir yere gitti,  sonra oradan emekli oldu.  ORGENERAL NURETTİN ERSİN — İşte ayık­ lanmak istenen şey o.  BAŞKAN — Oradan ayrıldı evvela, gitti...  ORGENERAL HAYDAR SALTIK (Millî Gü­ venlik Konseyi Genel Sekreteri)' — Oradan ayrıldığı  tarihten itibaren nereye giderse gitsin, üç yıl süre ile  yapamaz.  BAŞKAN — Oradan ayrılıp başka yere tayin ol­ muşsa zaten avuka'tliik yapamaz diyecekler. O haltie  avukatlık yapamayacağını burada belirtmek istiyor­ sak, demek ki emekli olduktan sonra üç sene içinde  avukatlık yapamaz manasını çıkarmak gerekir. O  halde en son görevi bu değil'di, bir komutanlık nez- dindeki bir mahkeme idi, buradan itibaren üç sene  ya.pamaz diye anlaşılabilir; o, arkadaşın aleyhine olur  diye açıklık getirelim diyoruz, biz.  — 114  KEMALETTİN ALİ KÂŞJİFOĞLU (Adalet Ba­ kanlığı Temsilcisi) — Sayın Başkanım, bu düzenle­ me ile eğer kalbul buyurulursa iki kbnuyu kesinlikle  - kanun anlayışım - dikkate alıyoruz.  BAŞKAN — Kısa olması için, «Bu hizmetlerden  ayrıldıktan sonra» denebilir.  KEMALETTİN ALİ KÂŞİFOĞLU (Adalet Ba­ kanlığı Temsilcisi) — iki konuyu teminat altına alı­ yoruz.  1. .'Son hizmet yeri ne olursa olsun, daha önce şu  hizmetlerde çalıştı ise teminat altına alıyoruz.  2, Bir adaletli yaklaşım getirdik. Ancak o hizmet­ lerde çalıştığı süreler itibariyle üç yıllık bir yasaklama  getirdik.!  Arz! ediyorum.  HÂKİM ALBAY MUSTAFA ŞAHİN (Adalet  Komisyonu Üyesi) — Sayın Başkanım, bir tek keli­ meyi değiştirirsek, pürüz kalkacaktır 'ortadan.  Tensip buyurursanız, «yardımcılarından» sonra  ya ,«bu» ya da «anılan hizmet» kelimesririi çıkartalım,  «görevlerden» dersek, hiçbir tereddüt kalmıyor.  Yukarııda saydık, «Bu görevlerden ayrıldıktan son­ ra» diye.  ORGENERAL NURETTİN ERSİN — Olmaz  uzatıyor, doğrusu bu.  BAŞKAN — Şimdi efendim, demin düzelttiğimiz  şekliyle maddeyi okuyunuz.  «MADDE 1. — 1136 sayılı Avukatlık Kanu­ nunun 14 ncü maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.  Askeri Yargıtay Başkanı, Başsavcısı, İkinci  Başkanı, Daire Başkanları ve Üyeleri, Milli Savun­ ma Bakanlığı Askeri Adalet İşleri Başkam, Askeri  Adalet Teftiş Kurulu Başkanı, Genelkurmay Adli  Müşaviri, sıkıyönetim adli müşavirleri ve sıkıyöne­ tim askeri mahkemelerinde görevli hâkim ve savcı­ lar ile yardımcıları, başka hizmetlere atanmış olsalar  bile anılan görevlerden ayrıldıkları tarihten itibaren  üç yıl süre ile sıkıyönetim askeri mahkemelerinde  avukatlık yapamazlar»  BAŞKAN — Maddeyi bu şekliyle oylarınıza su­ nuyorum : Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul  edilmiştir.  2 noi maddeyi okutuyorum :  MADDE 2. — 1136 sayılı Avukatlık Kanununa  aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.  GEÇİCİ MADDE 19. — Bu Kanunun yürürlüğe  girdiği tarihte, bu Kanunun 1 nci maddesi ile Avu­ katlık Kanununun 14 ncü maddesine eklenen fıkrada  belirtilenlerin sıkıyönetim askeri mahkemelerinde al- M. G. Konseyi B : 47  mış oldukları davalar Avukatlık Kanununun hüküm- '  leri dairesinde üç ay içinde devredilir.  BAŞKAN — Bu madde hakkında Başkaynak,  buyurun.  HÂKİM TUĞGENERAL MUZAFFER BAŞ­ KAYNAK (Adalet Komisyonu Başkanı) — Sayın  Başkanım, böyle bir yasaklama maddesi bulunmadı­ ğı için yukarıda sayılan kişilerin sıkıyönetimde dâ   va aldıkları bir gerçek.  BAŞKAN — Tabii, şimdiye kadar ayrılanlar var.  HÂKİM TUĞGENERAL MUZAFFER BAŞ­ KAYNAK (Adalet Komisyonu Başkanı) — Evet  efendim.  Avukatlık Kanununun 42 nci maddesinde özel  bir hüküm var, bu konu ile ilgili olarak konmuş  Orada diyor ki; «Avukatlık yapmasına mani halin  var olması halinde, tarafların anlaşması veya baro  başkanının işe el koyması dikkate alınarak ilgili da­ va bir başka avukata devredilir ve işlerin tasfiyesi  yapılır.» Bir yerde azletmektir bu. Ve «Bu tarzda  elinden davası alınan avukatın yapması lazım gelen  konularda da zamanaşımı süresi işlemez» diyor. Ge­ nel hükümlere bırakıyoruz o konuyu, bu bir geçici  madde, halen dava almış kişilerin tasfiyesi imka­ nını bahşediyoruz, üç ay içinde.  Arz ederim Sayın Başkanım.  BAŞKAN — Buyurunuz efendim.  KEMALETTlN ALÎ KÂŞlFOĞLU (Adalet Ba­ kanlığı Temsilcisi) — Sayın Başkanım, Sayın Gene­ ralimin sözünü ettiği 42 nci madde şöyledir: «Bir  avukatın ölümü veya meslekten, yahut işten çıkarıl­ ması veya işten yasaklanması, geçici olarak iş ya­ pamaz duruma gelmesi hallerinde Baro Başkanı,  ilgilinin yazılı istemi üzerine veya iş sahiplerinin ya­ zılı muvafakatlerini almak şartıyla işleri geçici ola­ rak takip etmek ve yürütmek için bir avukatı gö­ revlendirir ve dosyaları kendisine devir ve teslim  eder.  Yukarıdaki fıkrada yazılı işlere ait kanuni süreler  dosyaların devir ve teslimine kadar işlemez. Şu ka­ dar ki, bu süre üç ayı geçemez. İşin yeni avukata  verilmesi durumu Baro Başkanının mahkemelere  yapacağı tebliğ ile tespit olunur, kendilerine görev  verilen avukat haklı sebepler göstererek bunu red­ dedebilir, ret sebeplerinin yerinde olup olmadığına  Baro Yönetim Kurulu karar verir, vekâlet görevi  temsil edilen avukatın talimatına bağlı olmaksızın  bu görevi yapan avukatın sorumluluğu altında yü­ rütülür, yapılan işlerin, ücretini kendisine vekâlet  — 115  1 . 4 . 1981 O: 1  olunan avukat öder. Anlaşmazlık halinde ücretin  miktarı Baro Yönetim Kurulu tarafından bildirilir.»  Şimdi Sayın Başkanım, burada kabul buyurduğu­ nuz 1 nci madde ile belli görevlerde bulunan askeri  hâkim arkadaşlarımızın üç yıl süreyle sıkıyönetim  mahkemelerinde görev yapmaları yasağı getiriliyor.  Tabii bu, daha önce alman davalara ve daha önce  sıkıyönetim mahkemelerinde devam eden davalara  da yönelik.  Yüksek malumları olduğu üzere, Türkiye'de 12  Eylülün ötesinde de sıkıyönetimle yönetilen pek çok  bölge vardı.  Şimdi, şunları düşünüyorum müsaade ederseniz  efendim: Eğer üç ay içinde dava biterse, vebaliyle  günahiyle bitecek, ücretini de almış olacak arkadaş  ve bu iş bitecek.  Eğer bitmez ise, bu arkadaş gerek 1980 yılının  vergisini, gerekse yeni çıkarılan Gelir Vergisi Ka­ nununa göre 1981 yılının peşin vergisini de ödemiş  olacak. Diyelim ki, ücreti vekâletin tamamını al­ mış ise 1980 yılında, bu yıl Mart ayında ödedi ver­ gisini, ayrıca bundan ayrı olarak bu gelir durumu  nazarı itibare alınmak suretiyle, çünkü 1980 geliri  1979 geliri nazarı itibare alınmak suretiyle yönetme­ liğe göre onun sınıfı da belirlendi, bu sınıf belirle­ me konusunda elbetteki bu sefer bakmayacağı da­ valar da büyük etken oldu.  Şimdi, yani üç aylık süre getirilmiş tasfiyesi için,  bilemiyorum, yani üç aylık davalarda eğer bizim bir  tereddüdümüz varsa bağışlayın, yüksek müsamaha­ nıza sığınarak görüşlerimi, sesli düşüncelerimi arz  ediyorum, bu bütünü ile bitecektir. Ama üç ay geç­ tiği anda bunun ücreti nasıl tahsil edilecek? Kendi­ sinden tahsil edilecek 42 nci maddeye göre.  Bilmiyorum, acaba devam eden davalarda böyle  bir kısıtlama getirilip getirilmemesi durumunu yüce  takdirlerinize bırakıyorum, almış ve başlamış dava­ larda, ama bir yerde de hani bu yanlıştı, yanlışlığı  kesip atmak, ama vatandaşı da avukatı da mağdur  etmemek için ona bir üç aylık süre tanımak, yani bir  konunun yanlış olduğunu vurguluyor. O halde yan­ lışlığı üç ay kadar daha devam edip, üç ay sonra  kesip atmak veya bu yanlışlığı devam ettirmek...  Şöyle düşünüyorum Sayın Başkanım, değerli Kon­ sey Üyeleri: Mesela şahitler dinlendi, bilirkişi din­ lendi, zaten bizim davalarımız şahit ve bilirkişi üze­ rine bina edilen davalar.  BAŞKAN — Açılmış olan davalardır, yani o da­ valara başlanmışsa onlar istisna edilebilir, daha he-
Sayfa 16 -
M. G. Konseyi B : 47  mış oldukları davalar Avukatlık Kanununun hüküm- '  leri dairesinde üç ay içinde devredilir.  BAŞKAN — Bu madde hakkında Başkaynak,  buyurun.  HÂKİM TUĞGENERAL MUZAFFER BAŞ­ KAYNAK (Adalet Komisyonu Başkanı) — Sayın  Başkanım, böyle bir yasaklama maddesi bulunmadı­ ğı için yukarıda sayılan kişilerin sıkıyönetimde dâ   va aldıkları bir gerçek.  BAŞKAN — Tabii, şimdiye kadar ayrılanlar var.  HÂKİM TUĞGENERAL MUZAFFER BAŞ­ KAYNAK (Adalet Komisyonu Başkanı) — Evet  efendim.  Avukatlık Kanununun 42 nci maddesinde özel  bir hüküm var, bu konu ile ilgili olarak konmuş  Orada diyor ki; «Avukatlık yapmasına mani halin  var olması halinde, tarafların anlaşması veya baro  başkanının işe el koyması dikkate alınarak ilgili da­ va bir başka avukata devredilir ve işlerin tasfiyesi  yapılır.» Bir yerde azletmektir bu. Ve «Bu tarzda  elinden davası alınan avukatın yapması lazım gelen  konularda da zamanaşımı süresi işlemez» diyor. Ge­ nel hükümlere bırakıyoruz o konuyu, bu bir geçici  madde, halen dava almış kişilerin tasfiyesi imka­ nını bahşediyoruz, üç ay içinde.  Arz ederim Sayın Başkanım.  BAŞKAN — Buyurunuz efendim.  KEMALETTlN ALÎ KÂŞlFOĞLU (Adalet Ba­ kanlığı Temsilcisi) — Sayın Başkanım, Sayın Gene­ ralimin sözünü ettiği 42 nci madde şöyledir: «Bir  avukatın ölümü veya meslekten, yahut işten çıkarıl­ ması veya işten yasaklanması, geçici olarak iş ya­ pamaz duruma gelmesi hallerinde Baro Başkanı,  ilgilinin yazılı istemi üzerine veya iş sahiplerinin ya­ zılı muvafakatlerini almak şartıyla işleri geçici ola­ rak takip etmek ve yürütmek için bir avukatı gö­ revlendirir ve dosyaları kendisine devir ve teslim  eder.  Yukarıdaki fıkrada yazılı işlere ait kanuni süreler  dosyaların devir ve teslimine kadar işlemez. Şu ka­ dar ki, bu süre üç ayı geçemez. İşin yeni avukata  verilmesi durumu Baro Başkanının mahkemelere  yapacağı tebliğ ile tespit olunur, kendilerine görev  verilen avukat haklı sebepler göstererek bunu red­ dedebilir, ret sebeplerinin yerinde olup olmadığına  Baro Yönetim Kurulu karar verir, vekâlet görevi  temsil edilen avukatın talimatına bağlı olmaksızın  bu görevi yapan avukatın sorumluluğu altında yü­ rütülür, yapılan işlerin, ücretini kendisine vekâlet  — 115  1 . 4 . 1981 O: 1  olunan avukat öder. Anlaşmazlık halinde ücretin  miktarı Baro Yönetim Kurulu tarafından bildirilir.»  Şimdi Sayın Başkanım, burada kabul buyurduğu­ nuz 1 nci madde ile belli görevlerde bulunan askeri  hâkim arkadaşlarımızın üç yıl süreyle sıkıyönetim  mahkemelerinde görev yapmaları yasağı getiriliyor.  Tabii bu, daha önce alman davalara ve daha önce  sıkıyönetim mahkemelerinde devam eden davalara  da yönelik.  Yüksek malumları olduğu üzere, Türkiye'de 12  Eylülün ötesinde de sıkıyönetimle yönetilen pek çok  bölge vardı.  Şimdi, şunları düşünüyorum müsaade ederseniz  efendim: Eğer üç ay içinde dava biterse, vebaliyle  günahiyle bitecek, ücretini de almış olacak arkadaş  ve bu iş bitecek.  Eğer bitmez ise, bu arkadaş gerek 1980 yılının  vergisini, gerekse yeni çıkarılan Gelir Vergisi Ka­ nununa göre 1981 yılının peşin vergisini de ödemiş  olacak. Diyelim ki, ücreti vekâletin tamamını al­ mış ise 1980 yılında, bu yıl Mart ayında ödedi ver­ gisini, ayrıca bundan ayrı olarak bu gelir durumu  nazarı itibare alınmak suretiyle, çünkü 1980 geliri  1979 geliri nazarı itibare alınmak suretiyle yönetme­ liğe göre onun sınıfı da belirlendi, bu sınıf belirle­ me konusunda elbetteki bu sefer bakmayacağı da­ valar da büyük etken oldu.  Şimdi, yani üç aylık süre getirilmiş tasfiyesi için,  bilemiyorum, yani üç aylık davalarda eğer bizim bir  tereddüdümüz varsa bağışlayın, yüksek müsamaha­ nıza sığınarak görüşlerimi, sesli düşüncelerimi arz  ediyorum, bu bütünü ile bitecektir. Ama üç ay geç­ tiği anda bunun ücreti nasıl tahsil edilecek? Kendi­ sinden tahsil edilecek 42 nci maddeye göre.  Bilmiyorum, acaba devam eden davalarda böyle  bir kısıtlama getirilip getirilmemesi durumunu yüce  takdirlerinize bırakıyorum, almış ve başlamış dava­ larda, ama bir yerde de hani bu yanlıştı, yanlışlığı  kesip atmak, ama vatandaşı da avukatı da mağdur  etmemek için ona bir üç aylık süre tanımak, yani bir  konunun yanlış olduğunu vurguluyor. O halde yan­ lışlığı üç ay kadar daha devam edip, üç ay sonra  kesip atmak veya bu yanlışlığı devam ettirmek...  Şöyle düşünüyorum Sayın Başkanım, değerli Kon­ sey Üyeleri: Mesela şahitler dinlendi, bilirkişi din­ lendi, zaten bizim davalarımız şahit ve bilirkişi üze­ rine bina edilen davalar.  BAŞKAN — Açılmış olan davalardır, yani o da­ valara başlanmışsa onlar istisna edilebilir, daha he- M. G. Konseyi B : 47 1 . 4 . 1981 O: 1  nüz muhakeme safhasında değil. Ama birinci du­ ruşmaya girmiş...  KEMALETTİN ALÎ KÂŞÎFOĞLU (Adalet Ba­ kanlığı Temsilcisi) — Evet, henüz duruşmaya başla­ mamış davalarda bilemiyorum, yani sırf sizin hu­ zurunuza getiriyorum konuyu...  BAŞKAN — Evet, siz ne diyorsunuz efendim?  HÂKÎM TUĞGENERAL MUZAFFER BAŞ- KAYNAK (Adalet Komisyonu Başkanı) — Sayın  Başkanım, burada tabii Adalet Bakanlığı Sözcüsü  açısından konuya çok yaklaştık. Halen açılmış bulu­ nan kamu davalarının avukatları bu davaların so­ nuna kadar bu hizmeti götürsün mü? Zaten kamu  davası açılmamış ise, hazırlık soruşturmasına ve­ kâlet alınmış olsa bile, avukatın herhangi bir hiz­ meti geçmez, onlar söz konusu değil, fakat tabii  Sayın Sözcünün hakkı var, ücreti vekâletini almıştır,  bir yerde vergisini de yatırmıştır, evvela vergiyi iade  ettirecektir.  BAŞKAN — Vergiyi ben düşünmüyorum, vergi  mühim değil...  ORGENERAL HAYDAR SALTIK (Milli Gü­ venlik Konseyi Genel Sekreteri) — Vergide bir he­ sap hatası oluyor herhalde Sayın Başkanım, çünkü  vergiyi bir sene sonra ödeyecekti; peşin ödediği için  alamayacaktır.  BAŞKAN — Tabii. Vergi mühim değil de esas  düşündüğüm şu: Duruşmaya girmiş, ikinci duruşma  olmuş, belki de savunmaya gelmiş, o safhaya gel­ miş; nasıl devretsin bunu? Onda haklıdır. Onun için  duruşma açılmamış davalara bunu teşmil ederiz, du­ ruşma açılmışsa onda haklıdır.  HÂKÎM TUĞGENERAL MUZAFFER BAŞ- KAYNAK (Adalet Komisyonu Başkanı) — Sayın  Başkanım, zaten duruşması başlamamış davalarda,  yani kamu davası açılmamış ise vekâlet almış olsa  bile avukatın bir hizmeti hazırlık soruşturmasına  geçmez.  KEMALETTİN ALÎ KÂŞÎFOĞLU (Adalet Ba­ kanlığı Temsilcisi) — Olabilir, şöyle olabilir: Tah­ liye talebinde bulunabilir.  HÂKÎM TUĞGENERAL MUZAFFER BAŞ­ KA YNAK (Adalet Komisyonu Başkanı) — Bir da­ kika, onun ücreti vekaletini iade edebilir.  BAŞKAN — Para bakımından demiyoruz biz.  HÂKİM TUĞGENERAL MUZAFFER BAŞ- KAYNAK (Adalet Komisyonu Başkanı) — Hayır,  vekâletnameden azledilir veyahut vekâletini iade  edebilir kişiye. Kamu davası açılmış ise...  BAŞKAN — Ama burada hiçbirisine giremez.  HÂKÎM TUĞGENERAL MUZAFFER BAŞ- KAYNAK (Adalet Komisyonu Başkanı) — Hayır  tabii, şimdi giremiyor. Onu getirdik veya getirme  zorunda kaldık, onu biz düşündük, yani gerek avu­ katın, gerekse sanıkların mağduriyetini gerektirdiği­ ni düşündük.  BAŞKAN — Sayın Saltık, buyurunuz.  ORGENERAL HAYDAR SALTIK (Milli Gü­ venlik Konseyi Genel Sekreteri) — Sayın Başka­ nım, özellikle sıkıyönetimde öyle davalar şu anda  yürürlükte ki, duruşması açıldıktan sonra bir sene  içerisinde dahi bitmesi mümkün değil. Bu şekildeki  bir yolu açık bıraktığımız zaman bir Dev-Yol bir  Dev-Sol davasında bulunmasında sakınca olduğunu  kabul ettiğimiz ve kanunlaştırdığımız kişiyi hâlâ  hizmete devam ettirmiş olacağız, o bakımdan büyük  zorluklar olur. Bunlar yaygın kitle, 450-500 sanıklı  mahkemeler, bunların içerisinden bir tanesi de bir  gurubun veya bir kişinin avukatıdır.  Eğer duruşması başlamamış dersek, şu anda du­ ruşması başlamış davalar var, farzımuhal Apo da­ vası var, bilmiyorum asker arkadaşlardan alanlar  var mı yok mu? Ancak bu davanın bitimi belki  bir sene devam edecek (450 sanıklı dava). Bir sene  biz bunun bu kanuna rağmen avukatlık etmesine  müsamaha edeceğiz, yani bidayette öngördüğümüz  sakıncaları bile bile avukatlık ettireceğiz. Bu endi­ şemi arz etmek isterim.  Gelir kısmına gelince, gelir bakımından hiçbir  problem olacağı kanaatinde değilim, bir yıl sonra  ödeyeceklerdir gelir vergilerini, kendi içerisinde bir  ödeme ile halledilebilir, vergi bir problem değil.  ama bu kanunu geçirdikten sonra, bu kişilerin avu­ katlık etmesi elbette kamu vicdanını rahatsız ede­ cektir. Arz ederim efendim^  BAŞKAN — Evet, çünkü adaletsizlik doğuyor;  bir tanesi duruşmaya girmiş, o devam edecek, öte­ ki üç gün sonra belki girecekti kanun çıktı, o da  doğru. Birisi üç sene olmadığı halde devam edecek,  öteki edemeyecek. Artık ne yapalım, böyle birkaç  kişi, bir iki kişi ya vardır, ya da yoktur.  HÂKİM TUĞGENERAL MUZAFFER BAŞ- KAYNAK (Adalet Komisyonu Başkanı) — Zaten  büyük Ibir kitlb değildir.  BAŞKAN — Büyük bir kitle değildir.  HÂKÎM TUĞGENERAL MUZAFFER BAŞ- KAYNAK (Adalet Komisyonu Başkanı) — Sayın  Başkanım, zaten 1 nci madde ile anailke olarak ya­ sağı koyduk ve gerekçesini de ortaya koyduk. Yu- 116 —
Sayfa 17 -
M. G. Konseyi B : 47 1 . 4 . 1981 O: 1  nüz muhakeme safhasında değil. Ama birinci du­ ruşmaya girmiş...  KEMALETTİN ALÎ KÂŞÎFOĞLU (Adalet Ba­ kanlığı Temsilcisi) — Evet, henüz duruşmaya başla­ mamış davalarda bilemiyorum, yani sırf sizin hu­ zurunuza getiriyorum konuyu...  BAŞKAN — Evet, siz ne diyorsunuz efendim?  HÂKÎM TUĞGENERAL MUZAFFER BAŞ- KAYNAK (Adalet Komisyonu Başkanı) — Sayın  Başkanım, burada tabii Adalet Bakanlığı Sözcüsü  açısından konuya çok yaklaştık. Halen açılmış bulu­ nan kamu davalarının avukatları bu davaların so­ nuna kadar bu hizmeti götürsün mü? Zaten kamu  davası açılmamış ise, hazırlık soruşturmasına ve­ kâlet alınmış olsa bile, avukatın herhangi bir hiz­ meti geçmez, onlar söz konusu değil, fakat tabii  Sayın Sözcünün hakkı var, ücreti vekâletini almıştır,  bir yerde vergisini de yatırmıştır, evvela vergiyi iade  ettirecektir.  BAŞKAN — Vergiyi ben düşünmüyorum, vergi  mühim değil...  ORGENERAL HAYDAR SALTIK (Milli Gü­ venlik Konseyi Genel Sekreteri) — Vergide bir he­ sap hatası oluyor herhalde Sayın Başkanım, çünkü  vergiyi bir sene sonra ödeyecekti; peşin ödediği için  alamayacaktır.  BAŞKAN — Tabii. Vergi mühim değil de esas  düşündüğüm şu: Duruşmaya girmiş, ikinci duruşma  olmuş, belki de savunmaya gelmiş, o safhaya gel­ miş; nasıl devretsin bunu? Onda haklıdır. Onun için  duruşma açılmamış davalara bunu teşmil ederiz, du­ ruşma açılmışsa onda haklıdır.  HÂKÎM TUĞGENERAL MUZAFFER BAŞ- KAYNAK (Adalet Komisyonu Başkanı) — Sayın  Başkanım, zaten duruşması başlamamış davalarda,  yani kamu davası açılmamış ise vekâlet almış olsa  bile avukatın bir hizmeti hazırlık soruşturmasına  geçmez.  KEMALETTİN ALÎ KÂŞÎFOĞLU (Adalet Ba­ kanlığı Temsilcisi) — Olabilir, şöyle olabilir: Tah­ liye talebinde bulunabilir.  HÂKÎM TUĞGENERAL MUZAFFER BAŞ­ KA YNAK (Adalet Komisyonu Başkanı) — Bir da­ kika, onun ücreti vekaletini iade edebilir.  BAŞKAN — Para bakımından demiyoruz biz.  HÂKİM TUĞGENERAL MUZAFFER BAŞ- KAYNAK (Adalet Komisyonu Başkanı) — Hayır,  vekâletnameden azledilir veyahut vekâletini iade  edebilir kişiye. Kamu davası açılmış ise...  BAŞKAN — Ama burada hiçbirisine giremez.  HÂKÎM TUĞGENERAL MUZAFFER BAŞ- KAYNAK (Adalet Komisyonu Başkanı) — Hayır  tabii, şimdi giremiyor. Onu getirdik veya getirme  zorunda kaldık, onu biz düşündük, yani gerek avu­ katın, gerekse sanıkların mağduriyetini gerektirdiği­ ni düşündük.  BAŞKAN — Sayın Saltık, buyurunuz.  ORGENERAL HAYDAR SALTIK (Milli Gü­ venlik Konseyi Genel Sekreteri) — Sayın Başka­ nım, özellikle sıkıyönetimde öyle davalar şu anda  yürürlükte ki, duruşması açıldıktan sonra bir sene  içerisinde dahi bitmesi mümkün değil. Bu şekildeki  bir yolu açık bıraktığımız zaman bir Dev-Yol bir  Dev-Sol davasında bulunmasında sakınca olduğunu  kabul ettiğimiz ve kanunlaştırdığımız kişiyi hâlâ  hizmete devam ettirmiş olacağız, o bakımdan büyük  zorluklar olur. Bunlar yaygın kitle, 450-500 sanıklı  mahkemeler, bunların içerisinden bir tanesi de bir  gurubun veya bir kişinin avukatıdır.  Eğer duruşması başlamamış dersek, şu anda du­ ruşması başlamış davalar var, farzımuhal Apo da­ vası var, bilmiyorum asker arkadaşlardan alanlar  var mı yok mu? Ancak bu davanın bitimi belki  bir sene devam edecek (450 sanıklı dava). Bir sene  biz bunun bu kanuna rağmen avukatlık etmesine  müsamaha edeceğiz, yani bidayette öngördüğümüz  sakıncaları bile bile avukatlık ettireceğiz. Bu endi­ şemi arz etmek isterim.  Gelir kısmına gelince, gelir bakımından hiçbir  problem olacağı kanaatinde değilim, bir yıl sonra  ödeyeceklerdir gelir vergilerini, kendi içerisinde bir  ödeme ile halledilebilir, vergi bir problem değil.  ama bu kanunu geçirdikten sonra, bu kişilerin avu­ katlık etmesi elbette kamu vicdanını rahatsız ede­ cektir. Arz ederim efendim^  BAŞKAN — Evet, çünkü adaletsizlik doğuyor;  bir tanesi duruşmaya girmiş, o devam edecek, öte­ ki üç gün sonra belki girecekti kanun çıktı, o da  doğru. Birisi üç sene olmadığı halde devam edecek,  öteki edemeyecek. Artık ne yapalım, böyle birkaç  kişi, bir iki kişi ya vardır, ya da yoktur.  HÂKİM TUĞGENERAL MUZAFFER BAŞ- KAYNAK (Adalet Komisyonu Başkanı) — Zaten  büyük Ibir kitlb değildir.  BAŞKAN — Büyük bir kitle değildir.  HÂKÎM TUĞGENERAL MUZAFFER BAŞ- KAYNAK (Adalet Komisyonu Başkanı) — Sayın  Başkanım, zaten 1 nci madde ile anailke olarak ya­ sağı koyduk ve gerekçesini de ortaya koyduk. Yu- 116 —  M. G. Konseyi B : 47 1 . 4 . 1981 O: 1  karıdaki metni yasak olarak, mahzur olarak ileri  sürdüğümüz zaman aşağıda halen kamu davası açıl­ mış ve avukatlığını sürdürenler bu hizmete devam  eder deyince, mahzuru bir yerde inkâr etmiş oluyo­ ruz.  Geçici maddeyi biz zaten enine boyuna tartış­ tık, çıkış kapısı bulamadık. Zaten demin 42 nci mad­ deyi ben ifade ederken, madde metnine onu yaz­ madık biz; Avukatlık Kanunu hükümlerine göre  gerekli işlem yapılır dedik. Zaten avukatın hangi  halde davaya bakmayacağı Avukatlık Kanununda  yazılıdır. Şimdi o yasakların içine bir yasak daha  getirdik; bu yasak da Avukatlık Kanununun bütünü  içerisinde hallolacaktır. Arz ederim.  BAŞKAN — Teşekkür ederim.  Buyurun.  KEMALETTÎN ALÎ KAŞÎFOĞLU (Adalet Ba­ kanlığı Temsilcisi) — Sayın Başkanım, ben burada  metne karşı çıkma şeklinde düşüncemi arz etme­ dim, şöyle bir düşünce arz ettim: Yüce Konsey bu­ nu, kanunun yayım tarihi itibariyle bile yasaklar.  Şu konu mahzurludur, diye vurgulanıyor. Yani ben  sözlerimin başında zannediyorum onu iyi vurgula- yamadım. Şu konu mahzurludur. Nedir? Şunları  avukat olarak girmesi mahzurludur. O halde bzn  niye 3 ay bekleyeyim?  BAŞKAN — 3 aylık süreyi, devredebilsin, bir  zaman tanıyalım diye koyduk.  KEM ALETTİN ALİ KÂŞİFOÖLU (Adalet Ba­ kanlığı Temsilcisi) — Ama, 'ben bu arada, işin sadece  Jbü'tün yönleriyle yüce huzurunuzda tartışüaıbil'inîmesi  için, bunun vergisi, sabitlerin dinlenmiş olması, bu  tür mahzurlu 'gördüğümüz kişiler huzurunda sahitle- rin dinlenmiş olması, bitiricisinin dinlenmiş olması  veya onun etkisiyle sağdan veya Soldan raporların  alınması keyfiyetini vurguladım. Yanli, bel'li .davalarda  'bu kişileri 3 ay sonra halktan çıkartırsak Sayın Başka­ nım, değerli Konsey Üyeleri, onun yapmış olduğu  tahribatı maalesef dosyadan atmaya imkân yoktur.  Onu arz etmek istedim.  BAŞKAN — Peki, -teşekkür ederim.  2 nci madde üzerinde başka söz almak isteyen?..  Yoktur.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum: İKaıbul edenler...  Etmeyenler.. Kabul edilmiştir.  3 ncü maddeyi okuyunuz^  MADDE 3. — Bu Kanun yayımı tarihinde yürür­ lüğe girer.  — 117  BAŞKAN — 3 ncü madde üzerinde söz almak is­ teyen?.. Yoktur.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler...  Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  4 ncü maddeyi okuyunuz.  MADDE 4. — Bu Kanun hükümlerini Bakanlar  Kurulu yürütür.  BAŞKAN — 4 ncü madde üzerinde söz almak is­ teyen?.. Yoktur.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler...  Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  Tasarımın tümünü oylarınıza sunuyorum: Kalbul  edenler... Etmeyenler... Kalbul edilmiştir.  Teşekkür ederim.  3. — Devlet Denetleme Kurulu Kurulması Hak­ kında Kanun Teklifi ve İhtisas Komisyonu raporu.  (2/48) (S. Sayısı : 181) (1)  BAŞKAN — Gündemimizin 3 ncü sırasında, Dev­ let Denetleme Kurulu Kurulması Hakkındaki Kanun  Teklifi ve İhtisas Komisyonu raporu mevcut. Bu ra­ por 181 sıra sayısıyla dağıtılmıştır.  Komisyon sözcüsü ve Bakanlık (temsilcisi yerlerini  aldılar.  Simidi kanun (teklifinin tümü üzerinde görüşme açı­ yorum ve Komisyon sözcüsünden çok kısa olarak, bu  tasarının tümü üzerindeki görüşlerini bildirmesini rica  ediyorum.  Buyurun.  KURMAY ALBAY CUMHUR EVCİL (İhtisas  Komisyonu Başkanı) — Sayın Başkanım, kamu kurum  ve kuruluşlarının durumlarının değerlendirilmesi, ek­ sik ve noksanlarının tespit edilmesi, gelişmelerinin, ve­ rimli ve düzenli bir şekilde çalışmalarının temin edil­ mesi amacıyla etkili bir denetimin gereği yüksek ma­ lumlarıdır.  Mevcut mevzuat çerçevesinde bu kuruluşlar, ken­ di (bünyelerinde idari ve mali denetilme (tabi tutulmak­ tadırlar. Ancak, ülkemizde yine de (denetimin yeter­ sizliğinden kaynaklanan şikâyetlerin yaygınlığı sezil­ mektedir. özellikte, 'sion yıllarda artan siyasi ilsttikrar- sızlığın yanı sıra, denetim orgaınılarınMi birbiriyle ve  ilgili kuruluişlarla Ibağlantı ve işbirliği zafiyetleri de  malumlarıdır.  Kuruluışlarm kendi bünyelerinde oluştturidluklan de­ netim ise, iş hacmi, 'eleman noksanlığı, siyasi ve hi- yerarşik baskılar nedenliyle etkin bir düzeye bir türlü  getirilememiştir. Milletimizin tarih, ve sosyal yapısı- (1) 181 S. Sayılı basmayazı tutanağa eklidir.
Sayfa 18 -
M. G. Konseyi B : 47 1 . 4 . 1981 O: 1  karıdaki metni yasak olarak, mahzur olarak ileri  sürdüğümüz zaman aşağıda halen kamu davası açıl­ mış ve avukatlığını sürdürenler bu hizmete devam  eder deyince, mahzuru bir yerde inkâr etmiş oluyo­ ruz.  Geçici maddeyi biz zaten enine boyuna tartış­ tık, çıkış kapısı bulamadık. Zaten demin 42 nci mad­ deyi ben ifade ederken, madde metnine onu yaz­ madık biz; Avukatlık Kanunu hükümlerine göre  gerekli işlem yapılır dedik. Zaten avukatın hangi  halde davaya bakmayacağı Avukatlık Kanununda  yazılıdır. Şimdi o yasakların içine bir yasak daha  getirdik; bu yasak da Avukatlık Kanununun bütünü  içerisinde hallolacaktır. Arz ederim.  BAŞKAN — Teşekkür ederim.  Buyurun.  KEMALETTÎN ALÎ KAŞÎFOĞLU (Adalet Ba­ kanlığı Temsilcisi) — Sayın Başkanım, ben burada  metne karşı çıkma şeklinde düşüncemi arz etme­ dim, şöyle bir düşünce arz ettim: Yüce Konsey bu­ nu, kanunun yayım tarihi itibariyle bile yasaklar.  Şu konu mahzurludur, diye vurgulanıyor. Yani ben  sözlerimin başında zannediyorum onu iyi vurgula- yamadım. Şu konu mahzurludur. Nedir? Şunları  avukat olarak girmesi mahzurludur. O halde bzn  niye 3 ay bekleyeyim?  BAŞKAN — 3 aylık süreyi, devredebilsin, bir  zaman tanıyalım diye koyduk.  KEM ALETTİN ALİ KÂŞİFOÖLU (Adalet Ba­ kanlığı Temsilcisi) — Ama, 'ben bu arada, işin sadece  Jbü'tün yönleriyle yüce huzurunuzda tartışüaıbil'inîmesi  için, bunun vergisi, sabitlerin dinlenmiş olması, bu  tür mahzurlu 'gördüğümüz kişiler huzurunda sahitle- rin dinlenmiş olması, bitiricisinin dinlenmiş olması  veya onun etkisiyle sağdan veya Soldan raporların  alınması keyfiyetini vurguladım. Yanli, bel'li .davalarda  'bu kişileri 3 ay sonra halktan çıkartırsak Sayın Başka­ nım, değerli Konsey Üyeleri, onun yapmış olduğu  tahribatı maalesef dosyadan atmaya imkân yoktur.  Onu arz etmek istedim.  BAŞKAN — Peki, -teşekkür ederim.  2 nci madde üzerinde başka söz almak isteyen?..  Yoktur.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum: İKaıbul edenler...  Etmeyenler.. Kabul edilmiştir.  3 ncü maddeyi okuyunuz^  MADDE 3. — Bu Kanun yayımı tarihinde yürür­ lüğe girer.  — 117  BAŞKAN — 3 ncü madde üzerinde söz almak is­ teyen?.. Yoktur.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler...  Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  4 ncü maddeyi okuyunuz.  MADDE 4. — Bu Kanun hükümlerini Bakanlar  Kurulu yürütür.  BAŞKAN — 4 ncü madde üzerinde söz almak is­ teyen?.. Yoktur.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler...  Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  Tasarımın tümünü oylarınıza sunuyorum: Kalbul  edenler... Etmeyenler... Kalbul edilmiştir.  Teşekkür ederim.  3. — Devlet Denetleme Kurulu Kurulması Hak­ kında Kanun Teklifi ve İhtisas Komisyonu raporu.  (2/48) (S. Sayısı : 181) (1)  BAŞKAN — Gündemimizin 3 ncü sırasında, Dev­ let Denetleme Kurulu Kurulması Hakkındaki Kanun  Teklifi ve İhtisas Komisyonu raporu mevcut. Bu ra­ por 181 sıra sayısıyla dağıtılmıştır.  Komisyon sözcüsü ve Bakanlık (temsilcisi yerlerini  aldılar.  Simidi kanun (teklifinin tümü üzerinde görüşme açı­ yorum ve Komisyon sözcüsünden çok kısa olarak, bu  tasarının tümü üzerindeki görüşlerini bildirmesini rica  ediyorum.  Buyurun.  KURMAY ALBAY CUMHUR EVCİL (İhtisas  Komisyonu Başkanı) — Sayın Başkanım, kamu kurum  ve kuruluşlarının durumlarının değerlendirilmesi, ek­ sik ve noksanlarının tespit edilmesi, gelişmelerinin, ve­ rimli ve düzenli bir şekilde çalışmalarının temin edil­ mesi amacıyla etkili bir denetimin gereği yüksek ma­ lumlarıdır.  Mevcut mevzuat çerçevesinde bu kuruluşlar, ken­ di (bünyelerinde idari ve mali denetilme (tabi tutulmak­ tadırlar. Ancak, ülkemizde yine de (denetimin yeter­ sizliğinden kaynaklanan şikâyetlerin yaygınlığı sezil­ mektedir. özellikte, 'sion yıllarda artan siyasi ilsttikrar- sızlığın yanı sıra, denetim orgaınılarınMi birbiriyle ve  ilgili kuruluişlarla Ibağlantı ve işbirliği zafiyetleri de  malumlarıdır.  Kuruluışlarm kendi bünyelerinde oluştturidluklan de­ netim ise, iş hacmi, 'eleman noksanlığı, siyasi ve hi- yerarşik baskılar nedenliyle etkin bir düzeye bir türlü  getirilememiştir. Milletimizin tarih, ve sosyal yapısı- (1) 181 S. Sayılı basmayazı tutanağa eklidir.  M. G. Konseyi B : 47  inin da, kuvvetli bir merkezi yönetimi zorunlu kılmalkıtia  olduğu malumlarıdır. Merkezi idarenin, en önemli  fonksiyonu olan denetim görevini gerekıtiği gıilbi ye­ rine getirdbilmesli için, siyasi çekişmelerin dışında 'kala­ cak, tarafsız ve etkin   m'akıtır.  Silahlı Kuvvetler ve yargı organları Devlet Demet­ leme Kurulunun görev alanı dışındadır.  BAŞKAN — 2 nci madde üzerinde Komisyon  Sözcüsü arkadaşımızın bir diyeceği var mı?.. Buraya  girmesi gereken başka kurumlar var mı?.. Mesela,  neden sermayesinin yarısından çoğu devlete ait  olanlar kondu da, diğerleri konmadı?..  1 * 4 . 1981 O: 1  KURMAY ALBAY CUMHUR EVClL (İhti­ sas Komisyonu Başkanı) — Sayın Başkanım; ma­ lumları olduğu üzere, Devletin diğer denetleme ku­ rum ve kuruluşları da, başlangıçta da arz ettiğim  gibi, organik kuruluş içinde bulunmaktadır. Bu  tasnifi yaparken, Devlet Başkanlığına bağlı bu de­ netleme kurulunun, belli bir süre içinde ve belli  seviyedeki kurum ve kuruluşların ve Kamu İktisadi  Teşebbüsleri ve onların ortak oldukları, ya onların  teşekküllerinin de oluşturdukları kurum ve kuruluş­ ları bir zincirleme büyüklük içinde alıp ilgi sahasını  artırmamayı düşündük. Çünkü, o kurum ve kuru­ luşların ı% 51'inden fazlası ile onların oluşturacağı  ve onların iştirak ettikleri diğer kuruluşları, devletin  diğer denetleme kurullarının, örneğin Başbakanlık  Yüksek Denetleme Kurulu veya her kuruluşun  kendi organik kuruluşu içinde bulunan, hiyararşik  düzeni içinde bulunan kuruluşların bu denetlemeyi  yapabilecekleri düşünülmüştür. Tensiplerinize suna­ rım*  BAŞKAN — «a) fıkrasında, «Tüm kamu kuru­ luş ve kurumlarında» deyince, bunlardan hangileri  kastediliyor?...  KURMAY ALBAY CUMHUR EVCİL (İhtisas  Komisyonu Başkanı) — Tüm kamu kurum ve kuru­ luşları, Sayın Başkanım, genel ve katma bütçeli dai­ reler olmak üzere, onların..  BAŞKAN — Yani bakanlıklar da dahil mi bu­ nun içine?..  KURMAY ALBAY CUMHUR EVCİL (İhtisas  Komisyonu Başkanı) — Bakanlıklar dahil Sayın  Başkanım. Bakanlıklar ve onların kuruluşundaki,  teşkilatları içindeki birimleri kapsıyor.  BAŞKAN — 2 nci madde üzerinde Hükümet  Temsilcisi arkadaşımızın bir diyeceği var mı efen­ dim...  FAHRİ UZUNEFE (İhtisas Komisyonu Üyesi  Maliye Bakanlığı Temsilcisi) — Yoktur, Sayın  Başkanım.  BAŞKAN — 2 nci madde üzerinde söz almak  isteyen?.. Orgenaral Ersin, buyurun.  ORGENERAL NURETTİN ERSİN — Efen­ dim, şimdi Devlet Başkanının isteği üzerine olunca,  devletin fonksiyonları yalnız kamu sektörü üzerin­ de mi kalacak, tahditli mi?... Tüm özel kuruluşlar  da gerekirse denetlenemez mi?.. Büyük kuruluşları  kastediyorum tabii, küçükleri değil. Acaba bu na­ sıl düşünülebilir?  BAŞKAN — Bundan sonra gelecek bu.
Sayfa 19 -
M. G. Konseyi B : 47  inin da, kuvvetli bir merkezi yönetimi zorunlu kılmalkıtia  olduğu malumlarıdır. Merkezi idarenin, en önemli  fonksiyonu olan denetim görevini gerekıtiği gıilbi ye­ rine getirdbilmesli için, siyasi çekişmelerin dışında 'kala­ cak, tarafsız ve etkin   m'akıtır.  Silahlı Kuvvetler ve yargı organları Devlet Demet­ leme Kurulunun görev alanı dışındadır.  BAŞKAN — 2 nci madde üzerinde Komisyon  Sözcüsü arkadaşımızın bir diyeceği var mı?.. Buraya  girmesi gereken başka kurumlar var mı?.. Mesela,  neden sermayesinin yarısından çoğu devlete ait  olanlar kondu da, diğerleri konmadı?..  1 * 4 . 1981 O: 1  KURMAY ALBAY CUMHUR EVClL (İhti­ sas Komisyonu Başkanı) — Sayın Başkanım; ma­ lumları olduğu üzere, Devletin diğer denetleme ku­ rum ve kuruluşları da, başlangıçta da arz ettiğim  gibi, organik kuruluş içinde bulunmaktadır. Bu  tasnifi yaparken, Devlet Başkanlığına bağlı bu de­ netleme kurulunun, belli bir süre içinde ve belli  seviyedeki kurum ve kuruluşların ve Kamu İktisadi  Teşebbüsleri ve onların ortak oldukları, ya onların  teşekküllerinin de oluşturdukları kurum ve kuruluş­ ları bir zincirleme büyüklük içinde alıp ilgi sahasını  artırmamayı düşündük. Çünkü, o kurum ve kuru­ luşların ı% 51'inden fazlası ile onların oluşturacağı  ve onların iştirak ettikleri diğer kuruluşları, devletin  diğer denetleme kurullarının, örneğin Başbakanlık  Yüksek Denetleme Kurulu veya her kuruluşun  kendi organik kuruluşu içinde bulunan, hiyararşik  düzeni içinde bulunan kuruluşların bu denetlemeyi  yapabilecekleri düşünülmüştür. Tensiplerinize suna­ rım*  BAŞKAN — «a) fıkrasında, «Tüm kamu kuru­ luş ve kurumlarında» deyince, bunlardan hangileri  kastediliyor?...  KURMAY ALBAY CUMHUR EVCİL (İhtisas  Komisyonu Başkanı) — Tüm kamu kurum ve kuru­ luşları, Sayın Başkanım, genel ve katma bütçeli dai­ reler olmak üzere, onların..  BAŞKAN — Yani bakanlıklar da dahil mi bu­ nun içine?..  KURMAY ALBAY CUMHUR EVCİL (İhtisas  Komisyonu Başkanı) — Bakanlıklar dahil Sayın  Başkanım. Bakanlıklar ve onların kuruluşundaki,  teşkilatları içindeki birimleri kapsıyor.  BAŞKAN — 2 nci madde üzerinde Hükümet  Temsilcisi arkadaşımızın bir diyeceği var mı efen­ dim...  FAHRİ UZUNEFE (İhtisas Komisyonu Üyesi  Maliye Bakanlığı Temsilcisi) — Yoktur, Sayın  Başkanım.  BAŞKAN — 2 nci madde üzerinde söz almak  isteyen?.. Orgenaral Ersin, buyurun.  ORGENERAL NURETTİN ERSİN — Efen­ dim, şimdi Devlet Başkanının isteği üzerine olunca,  devletin fonksiyonları yalnız kamu sektörü üzerin­ de mi kalacak, tahditli mi?... Tüm özel kuruluşlar  da gerekirse denetlenemez mi?.. Büyük kuruluşları  kastediyorum tabii, küçükleri değil. Acaba bu na­ sıl düşünülebilir?  BAŞKAN — Bundan sonra gelecek bu.  M. G. Konseyi B : 47 1 . 4 . 1981 O: 1  ORGENERAL HAYDAR SALTIK (Milli Gü­ venlik Konseyi Genel Sekreteri) — Sayın Başka­ nım, 2 nci maddenin çerçevesi içerisinde, kamu ku­ ruluşu bütçede genel bütçe ve katma- bütçeyle para  alan kuruluşlardan gayri, özerk olarak, özel kanun­ larıyla kurulmuş olan müesseseleri de kapsamaktadır.  Burada sadece, devletin küçük hisseleri olan özel  şirketlerin iştirakini, denetlemesini bu seviyedeki bir  denetleme kurulu için zorunlu görmedik. Örneğin,  •% 90 bir sivil teşebbüse ait şirkete devletin bir  bankası % 10'Ja iştirak etmiş. Bu sivil teşekküldeki  şirketin denetlemesini Devlet Başkanlığı seviyesin­ deki bir denetleme kuruluna vazife olarak verme­ dik. Çünkü, o teşekkülün içinde zaten kendi de­ netçileri var. Ayrıca, Ticaret Kanunu gereğince yine  hissedar olduğu şirketleri denetleme imkânına sa­ hip devlet. Ancak sivil kesimde, yani kamu ke­ simi dışındaki kesimlerdeki özel teşebfbüls alanında  böyle bir denetlemenin faydasına da inanmanın,  Devlet Denetleme Kurulunun mehabeti ve bakmak  istediği açı noktayı nazarından da faydalı olmaya­ cağı inancına vardım.  Amaç; hem hukuki bir düzen içerisinde devamlı  bir gelişme halinde midirler, bunu inceleyebilmek ve  bu gelişmeyi veya aksak olan kısımları, devletin di  ğer sektörlerine de örnek olarak verebilmektir.  Bu, o nedenle bu şekilde sınırlı tutuldu.  ORGENERAL NURETTİN ERSİN — Devle­ tin zaten denetiminden uzak olan hiçbir şey yok.  Buyurduğunuz gibi Ticaret Bakanlığının bir takım  denetim heyetleri var, bunları denetliyorlar; ama  bunların üstünde bir kuruluş olduğu için, o bakım­ dan dedim. Gerekirse onların yaptığı işleri bile, her  zaman değil şüphesiz, zaten ihtiyaç hasıl olduğunda;  Devlet Başkanının lüzum gördüğü bir zaman ola­ cak, o yönüyle dedim. Ama şümulü bu kadar da  kalabilir.  BAŞKAN — Devlet Başkanının zaten, gerekirse,  Başbakana da yazıyla bildirmek suretiyle, filan yer­ den böyle bir şey bana intikal etti; Biz bunu sizin  teftiş kurullarınızca inceletip bana bildirin, deme  selahiyeti var. Bu, kendilerine bağlı bir kurum.  Kooperatifler var, özel şirketler var. Eğer onla­ ra da el atacak olursa, bütün şikâyetler buraya ge­ lir, altından kalkaimaz. Halbuki Devfofcin, Ticaret  Kanununa göre görevleri var Ticaret. Bakanlığı­ nın; o yapabilir. Başbakanlığın var, ilgili bakanlığın  var; tüm teftiş kurulları var. Bu, onların üzerinde  bir makam olduğu için, yalnız devletin hâkim ol­ duğu; doğrudan doğruya hepsi devlete ait veya ço­ ğunluğu devlete ait olan kurumlar ve teşekküllerde  bunu yapsın dendi. Yoksa dediğiniz gibi ötekilerde  zaten var. Ama Başbakanlığa yazar, şunu tetkik  edin bana bildirin de diyebilir.  Efendim, «Her düzeydeki işçi ve işveren meslek  teşekküllerin»den kasıt sendikalar mı? Sendikalar  buraya giriyor değil mi?  KURMAY ALBAY CUMHUR EVCİL (İhtisas  Komisyonu Başkanı) — Evet, Sayın Başkanım.  BAŞKAN — «Her düzeydeki» dediğimize gö­ re, hepsini kapsıyor.  2 nci madde üzerinde başka söz almak isteyen  var mı?.. Yok.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler...  Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  3 ncü maddeyi okutuyorum:  Kurulun Oluşması :  MADDE 3. — Devlet Denetleme Kurulu dokuz  üyeden oluşur. Bu üyeler, yükseköğrenimlerini bi­ tirdikten sonra en az yirmi yıl Devlet hizmetinde  başarıyla çalışmış ve temayüz etmiş olan tecrübeli  kimseler arasından Devlet Başkanınca atanır. İki yıl­ da bir kurul üyelerinin üçte biri yenilenir.  Devlet Denetleme Kurulu Başkanını üyeler ara­ sından Devlet Başkanı seçer. Başkanın görev süresi  iki yıldır.  Kurul Başkanlığının ve Kurul üyeliğinin boşal­ ması halinde, yeni seçilenler eskilerinin sürelerini  tamamlarlar.  Görev süresi biten başkan ve üyeler yeniden  seçilebilirler.  Kurulun idari hizmetleri Kurul Sekreterliğince  yürütülür. Kurul Sekreterliği idari personelinin atan­ maları Devlet Başkanlığı Genel Sekreterince yapı­ lır.  Devlet Denetleme Kurulu gerekli gördüğü hal­ lerde ve sürelerde sözleşmeli olarak uzman çalıştıra­ bilir.  BAŞKAN — 3 ncü madde üzerinde Komisyo­ na söz veriyorum, buyurunuz.  KURMAY ALBAY CUMHUR EVCİL (İhtisas  Komisyonu Başkanı) — Sayın Başkanım, Devlet  Denetleme Kurulunun, sunulduğu gibi, oluşması bu  maddede belirtilmiştir.  Buna göre Devlet Denetleme Kurulu ; Kurul  Sekreterliği ve kurul üyelerinden ve bunların altın­ da geçici komisyonlardan; komisyonları oluştura­ cak uzmanlardan oluşmaktadır. Bu üyeler devlet  119 —
Sayfa 20 -
M. G. Konseyi B : 47 1 . 4 . 1981 O: 1  ORGENERAL HAYDAR SALTIK (Milli Gü­ venlik Konseyi Genel Sekreteri) — Sayın Başka­ nım, 2 nci maddenin çerçevesi içerisinde, kamu ku­ ruluşu bütçede genel bütçe ve katma- bütçeyle para  alan kuruluşlardan gayri, özerk olarak, özel kanun­ larıyla kurulmuş olan müesseseleri de kapsamaktadır.  Burada sadece, devletin küçük hisseleri olan özel  şirketlerin iştirakini, denetlemesini bu seviyedeki bir  denetleme kurulu için zorunlu görmedik. Örneğin,  •% 90 bir sivil teşebbüse ait şirkete devletin bir  bankası % 10'Ja iştirak etmiş. Bu sivil teşekküldeki  şirketin denetlemesini Devlet Başkanlığı seviyesin­ deki bir denetleme kuruluna vazife olarak verme­ dik. Çünkü, o teşekkülün içinde zaten kendi de­ netçileri var. Ayrıca, Ticaret Kanunu gereğince yine  hissedar olduğu şirketleri denetleme imkânına sa­ hip devlet. Ancak sivil kesimde, yani kamu ke­ simi dışındaki kesimlerdeki özel teşebfbüls alanında  böyle bir denetlemenin faydasına da inanmanın,  Devlet Denetleme Kurulunun mehabeti ve bakmak  istediği açı noktayı nazarından da faydalı olmaya­ cağı inancına vardım.  Amaç; hem hukuki bir düzen içerisinde devamlı  bir gelişme halinde midirler, bunu inceleyebilmek ve  bu gelişmeyi veya aksak olan kısımları, devletin di  ğer sektörlerine de örnek olarak verebilmektir.  Bu, o nedenle bu şekilde sınırlı tutuldu.  ORGENERAL NURETTİN ERSİN — Devle­ tin zaten denetiminden uzak olan hiçbir şey yok.  Buyurduğunuz gibi Ticaret Bakanlığının bir takım  denetim heyetleri var, bunları denetliyorlar; ama  bunların üstünde bir kuruluş olduğu için, o bakım­ dan dedim. Gerekirse onların yaptığı işleri bile, her  zaman değil şüphesiz, zaten ihtiyaç hasıl olduğunda;  Devlet Başkanının lüzum gördüğü bir zaman ola­ cak, o yönüyle dedim. Ama şümulü bu kadar da  kalabilir.  BAŞKAN — Devlet Başkanının zaten, gerekirse,  Başbakana da yazıyla bildirmek suretiyle, filan yer­ den böyle bir şey bana intikal etti; Biz bunu sizin  teftiş kurullarınızca inceletip bana bildirin, deme  selahiyeti var. Bu, kendilerine bağlı bir kurum.  Kooperatifler var, özel şirketler var. Eğer onla­ ra da el atacak olursa, bütün şikâyetler buraya ge­ lir, altından kalkaimaz. Halbuki Devfofcin, Ticaret  Kanununa göre görevleri var Ticaret. Bakanlığı­ nın; o yapabilir. Başbakanlığın var, ilgili bakanlığın  var; tüm teftiş kurulları var. Bu, onların üzerinde  bir makam olduğu için, yalnız devletin hâkim ol­ duğu; doğrudan doğruya hepsi devlete ait veya ço­ ğunluğu devlete ait olan kurumlar ve teşekküllerde  bunu yapsın dendi. Yoksa dediğiniz gibi ötekilerde  zaten var. Ama Başbakanlığa yazar, şunu tetkik  edin bana bildirin de diyebilir.  Efendim, «Her düzeydeki işçi ve işveren meslek  teşekküllerin»den kasıt sendikalar mı? Sendikalar  buraya giriyor değil mi?  KURMAY ALBAY CUMHUR EVCİL (İhtisas  Komisyonu Başkanı) — Evet, Sayın Başkanım.  BAŞKAN — «Her düzeydeki» dediğimize gö­ re, hepsini kapsıyor.  2 nci madde üzerinde başka söz almak isteyen  var mı?.. Yok.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler...  Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  3 ncü maddeyi okutuyorum:  Kurulun Oluşması :  MADDE 3. — Devlet Denetleme Kurulu dokuz  üyeden oluşur. Bu üyeler, yükseköğrenimlerini bi­ tirdikten sonra en az yirmi yıl Devlet hizmetinde  başarıyla çalışmış ve temayüz etmiş olan tecrübeli  kimseler arasından Devlet Başkanınca atanır. İki yıl­ da bir kurul üyelerinin üçte biri yenilenir.  Devlet Denetleme Kurulu Başkanını üyeler ara­ sından Devlet Başkanı seçer. Başkanın görev süresi  iki yıldır.  Kurul Başkanlığının ve Kurul üyeliğinin boşal­ ması halinde, yeni seçilenler eskilerinin sürelerini  tamamlarlar.  Görev süresi biten başkan ve üyeler yeniden  seçilebilirler.  Kurulun idari hizmetleri Kurul Sekreterliğince  yürütülür. Kurul Sekreterliği idari personelinin atan­ maları Devlet Başkanlığı Genel Sekreterince yapı­ lır.  Devlet Denetleme Kurulu gerekli gördüğü hal­ lerde ve sürelerde sözleşmeli olarak uzman çalıştıra­ bilir.  BAŞKAN — 3 ncü madde üzerinde Komisyo­ na söz veriyorum, buyurunuz.  KURMAY ALBAY CUMHUR EVCİL (İhtisas  Komisyonu Başkanı) — Sayın Başkanım, Devlet  Denetleme Kurulunun, sunulduğu gibi, oluşması bu  maddede belirtilmiştir.  Buna göre Devlet Denetleme Kurulu ; Kurul  Sekreterliği ve kurul üyelerinden ve bunların altın­ da geçici komisyonlardan; komisyonları oluştura­ cak uzmanlardan oluşmaktadır. Bu üyeler devlet  119 —  M. G. Konseyi B : 47 1 . 4 . 1981 O: 1  hayatında 20 yıl hizmet etmiş, yükseköğrenim gör­ müş, tecrübeli ve temayüz etmiş personel arasında  seçilecektir.  BAŞKAN — Bu, iskeletini teşkil ediyor. Esas  iskelet bu 9 kişi ama bunun altında komisyonları  var, uzmanları var. Bu uzmanlar ve komisyonlar;  sözleşmeli olarak veya devlet teşekkülündeki göre­ vinden aşağıdaki maddelere' göre atanacak ve de­ netlemenin nevine ve özelliğine göre de bu kurullar  teşekkül edecek.  Bu kurullara devletin kamu kuruluşlarından  da alınabildiği gibi, dışardan da uzman alınabilecek.  KURMAY ALBAY CUMHUR EVCİL (İhtisas  Komisyonu Başkanı) — Evet alınabilecek.  Kurum personelinin üçte birinin belli bir zaman  içinde yenilenmesi düşünülmüştür.  BAŞKAN — Yani 2'şer sene. Altı senedir esas;  ama yeniden de seçilebilir.  KURMAY ALBAY CUMHUR EVCİL (İhti­ sas Komisyonu Başkanı) — Evet, yeniden seçile­ bilecektir.  BAŞKAN — 3 ncü madde üzerinde söz almak  isteyen var mı?. Yok.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler..  Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  4 ncü maddeyi okutuyorum :  Kurum ve Kuruluşlardan Personel ve Yar­ dım İstenmesi :  MADDE 4. — Kamu kurum ve kuruluşları,  Kurul tarafından gerek görülecek müfettiş araştır­ macı ve diğer uzman personeli Devlet Başkanlığı  Genel Sekreterinin isteği üzerine Kurul Başkanlığı  emrine geçici olarak göndermek ve gerekli yardımı  sağlamakla yükümlüdürler.  BAŞKAN — 4 ncü maddeden kastınız nedir?  KURMAY ALBAY CUMHUR EVCİL (İhtisas  Komisyonu Başkanı) — Sayın Başkanım; kamu ku­ rum ve kuruluşlarının, Denetleme Kurulunun ge­ rek gördüğü müfettiş, araştırmacı ve diğer uzman  personeli kurul emrine vermelerini sağlamak için  bu madde konulmuştur.  BAŞKAN — Yani, bizim Silahlı Kuvvetlerin  denetleme kurullarına nasıl Eğitim Dairesinden,  Harekâttan, Lojistik'ten falan zaman zaman alı­ yoruz, gönderiyoruz; geldikten sonra gidiyor yine;  onun gibi. Devamlı olmasın, büyük bir kadro ile iş­ gal etmesin.  KURMAY ALBAY CUMHUR EVCİL (İh­ tisas Komisyonu Başkanı) — Az bir kadro ile bu  hizmet yürütülsün diye.  BAŞKAN — Evet. İhtiyaç oldukça; hangi uz­ mana ihtiyaç varsa o kamu kuruluşundan bunu al­ mayı hedef tutuyor ve bunun isteğini de Genel Sek­ reterlik yerine getiriyor. Ve bu istek yerine getirile­ cek.  KURMAY ALBAY CUMHUR EVCİL (ihti­ sas Komisyonu Başkanı) Kamu kurum ve kuruluş­ ları bunu yerine getirmekle yükümlüdürler. Onun  için bu madde düzenlenmiştir. Arz ederim.  BAŞKAN —Evet.  4 ncü madde üzerinde söz almak isteyen var mı?  Yok.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler...  Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  5 nci maddeyi okutuyorum :  Çalışma Düzeni :  MADDE 5. — Kurul; inceleme, araştırma ve  denetimini bir ya da birden çok üyesinin sorumlu­ luğu altında yürütür. Gereken hallerde ve konunun  niteliğine göre sözleşmeli ve geçici uzmanlardan ya­ rarlanır, inceleme, araştırma ve denetleme komis­ yonları kurar.  Kurul üye sayısının çoğunluğu ile toplanır ve  toplantıya katılanların çoğunluğu ile karar alır. Oy­ ların eşitliği halinde Başkanın oyu yönünde karar  alınmış sayılır. Çekimser oy kullanılmaz.  BAŞKAN — Evet, bu madde; gerekirse sözleş­ meli ve geçici olarak da uzmanlar alınabilir, yalnız  devlet kuruluşlarından değil üniversitelerden veya  diğer kuruluşlardan hatta yurt dışından uzmanlar  getirilebilir ve bu kurula katılabilir hükmünü kap­ sıyor değil mi?  KURMAY ALBAY CUMHUR EVCİL (İhti­ sas Komisyonu Başkanı) — Evet Sayın Başkanım,  onu ifade etmek üzere düzenlenmiştir. Ayrıca, ku­ rulun karar alma ve toplanma esası da bu madde ile  düzenlenmiştir.  BAŞKAN — 5 nci madde üzerinde söz almak  isteyen başka sayın üye var mı?  Orgeneral Ersin, buyurun efendim.  ORGENERAL NURETTİN ERSİN — Efen­ dim, çalışma düzeninde «Kurul; inceleme, araştırma  ve denetimini bir ay da birden çok» deniliyor.  Bir olur mu acaba?  BAŞKAN — Evet, Orgeneral Saltık, buyurun  efendim.  ORGENERAL HAYDAR SALTIK (Milli Gü­ venlik Konseyi Genel Sekreteri) — Sayın Başka­ nım, birçok bakanlıkların teftiş kurullarında görev  120 —
Sayfa 21 -
M. G. Konseyi B : 47 1 . 4 . 1981 O: 1  hayatında 20 yıl hizmet etmiş, yükseköğrenim gör­ müş, tecrübeli ve temayüz etmiş personel arasında  seçilecektir.  BAŞKAN — Bu, iskeletini teşkil ediyor. Esas  iskelet bu 9 kişi ama bunun altında komisyonları  var, uzmanları var. Bu uzmanlar ve komisyonlar;  sözleşmeli olarak veya devlet teşekkülündeki göre­ vinden aşağıdaki maddelere' göre atanacak ve de­ netlemenin nevine ve özelliğine göre de bu kurullar  teşekkül edecek.  Bu kurullara devletin kamu kuruluşlarından  da alınabildiği gibi, dışardan da uzman alınabilecek.  KURMAY ALBAY CUMHUR EVCİL (İhtisas  Komisyonu Başkanı) — Evet alınabilecek.  Kurum personelinin üçte birinin belli bir zaman  içinde yenilenmesi düşünülmüştür.  BAŞKAN — Yani 2'şer sene. Altı senedir esas;  ama yeniden de seçilebilir.  KURMAY ALBAY CUMHUR EVCİL (İhti­ sas Komisyonu Başkanı) — Evet, yeniden seçile­ bilecektir.  BAŞKAN — 3 ncü madde üzerinde söz almak  isteyen var mı?. Yok.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler..  Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  4 ncü maddeyi okutuyorum :  Kurum ve Kuruluşlardan Personel ve Yar­ dım İstenmesi :  MADDE 4. — Kamu kurum ve kuruluşları,  Kurul tarafından gerek görülecek müfettiş araştır­ macı ve diğer uzman personeli Devlet Başkanlığı  Genel Sekreterinin isteği üzerine Kurul Başkanlığı  emrine geçici olarak göndermek ve gerekli yardımı  sağlamakla yükümlüdürler.  BAŞKAN — 4 ncü maddeden kastınız nedir?  KURMAY ALBAY CUMHUR EVCİL (İhtisas  Komisyonu Başkanı) — Sayın Başkanım; kamu ku­ rum ve kuruluşlarının, Denetleme Kurulunun ge­ rek gördüğü müfettiş, araştırmacı ve diğer uzman  personeli kurul emrine vermelerini sağlamak için  bu madde konulmuştur.  BAŞKAN — Yani, bizim Silahlı Kuvvetlerin  denetleme kurullarına nasıl Eğitim Dairesinden,  Harekâttan, Lojistik'ten falan zaman zaman alı­ yoruz, gönderiyoruz; geldikten sonra gidiyor yine;  onun gibi. Devamlı olmasın, büyük bir kadro ile iş­ gal etmesin.  KURMAY ALBAY CUMHUR EVCİL (İh­ tisas Komisyonu Başkanı) — Az bir kadro ile bu  hizmet yürütülsün diye.  BAŞKAN — Evet. İhtiyaç oldukça; hangi uz­ mana ihtiyaç varsa o kamu kuruluşundan bunu al­ mayı hedef tutuyor ve bunun isteğini de Genel Sek­ reterlik yerine getiriyor. Ve bu istek yerine getirile­ cek.  KURMAY ALBAY CUMHUR EVCİL (ihti­ sas Komisyonu Başkanı) Kamu kurum ve kuruluş­ ları bunu yerine getirmekle yükümlüdürler. Onun  için bu madde düzenlenmiştir. Arz ederim.  BAŞKAN —Evet.  4 ncü madde üzerinde söz almak isteyen var mı?  Yok.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler...  Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  5 nci maddeyi okutuyorum :  Çalışma Düzeni :  MADDE 5. — Kurul; inceleme, araştırma ve  denetimini bir ya da birden çok üyesinin sorumlu­ luğu altında yürütür. Gereken hallerde ve konunun  niteliğine göre sözleşmeli ve geçici uzmanlardan ya­ rarlanır, inceleme, araştırma ve denetleme komis­ yonları kurar.  Kurul üye sayısının çoğunluğu ile toplanır ve  toplantıya katılanların çoğunluğu ile karar alır. Oy­ ların eşitliği halinde Başkanın oyu yönünde karar  alınmış sayılır. Çekimser oy kullanılmaz.  BAŞKAN — Evet, bu madde; gerekirse sözleş­ meli ve geçici olarak da uzmanlar alınabilir, yalnız  devlet kuruluşlarından değil üniversitelerden veya  diğer kuruluşlardan hatta yurt dışından uzmanlar  getirilebilir ve bu kurula katılabilir hükmünü kap­ sıyor değil mi?  KURMAY ALBAY CUMHUR EVCİL (İhti­ sas Komisyonu Başkanı) — Evet Sayın Başkanım,  onu ifade etmek üzere düzenlenmiştir. Ayrıca, ku­ rulun karar alma ve toplanma esası da bu madde ile  düzenlenmiştir.  BAŞKAN — 5 nci madde üzerinde söz almak  isteyen başka sayın üye var mı?  Orgeneral Ersin, buyurun efendim.  ORGENERAL NURETTİN ERSİN — Efen­ dim, çalışma düzeninde «Kurul; inceleme, araştırma  ve denetimini bir ay da birden çok» deniliyor.  Bir olur mu acaba?  BAŞKAN — Evet, Orgeneral Saltık, buyurun  efendim.  ORGENERAL HAYDAR SALTIK (Milli Gü­ venlik Konseyi Genel Sekreteri) — Sayın Başka­ nım, birçok bakanlıkların teftiş kurullarında görev  120 —  M. G. Konseyi B : 47 1 . 4 . 1981 O: 1  almış kişiler de tek olarak bakan adına denetleme |  yetkisine sahiptirler.  Nitekim, son defa Gelir Vergisi Yasasında yap­ tığımız değişiklikte de tek maliye müfettişi veya  hesap uzmanı veya yetkili kılınan diğer kişileri de j  hesapların denetlenmesinde yetkili kılabildik.  Bu nedenle, tek olarak gitmeyecektir zaten; ama  bir kişiye bir bölgenin denetlenmesi vazifesi veya  bir konunun denetlenmesi vazifesi verildiği zaman,  uygun görülen kamu kuruluşlarından veya dışarı­ dan alacağı uzmanlardan bir denetleme ekibi teşkil  edecektir. Fakat, kurul adına tek kişi, kurul üyesidir  ve sorumludur; o raporu hazırlayacaktır, bir ekip  halinde gidecekler, denetlemeyi yapacaklar, incele­ meyi yapacaklar, hazırlanan raporu dokuz kişilik  kurula sunmak, o kurul üyesinin vazifesi olacaktır,  tek yetki onda olacaktır.  ORGENERAL NURETTİN ERSİN — O za­ man ifade biraz eksik gibi geliyor. Dediğiniz doğru, (  yalnız «Bir kişi» deyince tek başına gidecekmiş gibi  bir anlam veriyor.  BAŞKAN — Yalnız, maddede, «Kurul inceleme,  araştırma ve denetimini» deniliyor. Mesela incele­ me için bir şey gelmiştir, acaba denetleteyim mi, ı  denetletmeyeyim mi diye karar verebilmek için ku­ rul bir kişiyi gönderir, «Git, bir inceleme yap, gel»  der. Mesela basit bir konudur, onun incelenmesini  yapar, gelir; onun verdiği rapora istinaden bir he­ yet halinde belki gidilebilir; hani bizim yaptığımız  gibi.  ORGENERAL NURETTİN ERSİN — An­ lıyorum, yalnız manada bir şey var.  Dediğiniz çok doğru, çünkü esas fonksiyonu de­ netim olduğuna göre, denetimi de bir kişiyle olmaz  tabii.  BAŞKAN — Bir kişiyle olmaz tabii.  ORGENERAL NURETTİN ERSİN — Onu  anlatmak istiyorum, fakat Genel Sekreterin söyledi­ ği doğrudur, bir heyetin, bir ekibin başkanıdır.  Bu ifadede bir eksiklik kalmasın diye arz ettim.  BAŞKAN — Yani, incelemeyi ve araştırmayı  belki bir kişi yapacak. Bazen de denetim bir tek  konudadır, basit olduğundan bir tek kişi gelip ya­ pabilir; yani öyle bir hal de olabilir belki.  ORGENERAL HAYDAR SALTIK (Milli Gü­ venlik Konseyi Genel Sekreteri) — Sayın Başka­ nım, bu olabilir, buyurduğunuz şekilde her ikisi  de olabilir; fakat asıl amaç Devlet Başkanı adına  sorumlu, bir üyedir. J  — 121  Onun altında, ona yardım etmek üzere bir ekip,  yukarıda münakaşa ettiğimiz madde gereğince dai­ ma teşekkül edebilir veya yalnız gidebilir.  BAŞKAN — 5 nci madde üzerinde başka söz  almak isteyen var mı?.. Yok.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum. Kabul edenler...  Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  6 ncı maddeyi okutuyorum :  Raporlarla İlgili İşlemler :  MADDE 6. — Kurul adına hazırlanan raporlar,  Kurulda konuşulur ve Devlet Başkanına arz edilmek  üzere karara bağlanır.  Kurul raporları Devlet Başkanının onayı alındık­ tan sonra ilgili mercilere dağıtılmak üzere Başbakan­ lığa ve diğer alakalı kuruluşlara gönderilir. Sonuç  hakkında Başbakanlıkça Devlet Başkanlığına bilgi  verilir.  Kurul, çalışmalarını gerekli gördüğü zamanlarda  yayınlayabilir. Kurulun bir yıllık çalışmaları da «Dev­ let Denetleme Kurulu Raporu» adı altında yayınlanır.  'BAŞKAN — Evet, şimdi burada konuşulacak ko­ nu olarak, belki; bu kurul, yaptığı denetleme sonun­ da gördüğü veyahut meydana çıkardığı usulsüzlükleri  ve yolsuzlukları hemen savcılığa aktarsın mı, aktar­ masın mı, konusu vardır.  iBu konu aramızda konuşulmuş, evvela Başba­ kanlığa bildirmesi uygun görülmüştü. Evvela Başba­ kanlığa bildirecek - öyle diyor, - sonuç hakkında  Başbakanlıkça da Devlet Başkanlığına ne yaptığı hak­ kında bilgi verilecek.  Efendim, bir işlem yapılmadı bunun hakkında,  o zaman ne olacaktır? Bu takdirde, Kurul, gerekli  gördüğü zamanlarda da yayınlayabilir, bütün basına,  kamu efkârına da yayınlayabilir dedik; doğrudan  doğruya hemen savcılığa vermesini biz doğru bulma­ dık, «onu Hükümet Başkanı yapsın» dedik. Herhalde  yapar artık, Devlet Başkanlığından gelmiş bir konu­ yu Başbakan da herhalde hasır altı etmez.  ORGENERAL TAHSİN ŞAHİNKAYA — Mü­ saade ederseniz, Devlet Başkanının onayı alındıktan  sonra raporun ilgili mercilere dağıtılmasının taraftarı  da değilim, Sayın Başkanım.  Gereği yapılmak üzere gönderilir. Siz emir ve­ riyorsunuz, rapor yapılmış, denetim kurulu almış, gel­ miş. Bu raporu Başbakanlığa veyahut şuna buna  göndereceksiniz. Gereği yapılmak üzere gönderecek­ siniz onu; emir verilmiştir efendim.  Onun için burada «İlgili mercilere dağıtılmak  üzere» değil de efendim, «Gereği yapılmak üzere
Sayfa 22 -
M. G. Konseyi B : 47 1 . 4 . 1981 O: 1  almış kişiler de tek olarak bakan adına denetleme |  yetkisine sahiptirler.  Nitekim, son defa Gelir Vergisi Yasasında yap­ tığımız değişiklikte de tek maliye müfettişi veya  hesap uzmanı veya yetkili kılınan diğer kişileri de j  hesapların denetlenmesinde yetkili kılabildik.  Bu nedenle, tek olarak gitmeyecektir zaten; ama  bir kişiye bir bölgenin denetlenmesi vazifesi veya  bir konunun denetlenmesi vazifesi verildiği zaman,  uygun görülen kamu kuruluşlarından veya dışarı­ dan alacağı uzmanlardan bir denetleme ekibi teşkil  edecektir. Fakat, kurul adına tek kişi, kurul üyesidir  ve sorumludur; o raporu hazırlayacaktır, bir ekip  halinde gidecekler, denetlemeyi yapacaklar, incele­ meyi yapacaklar, hazırlanan raporu dokuz kişilik  kurula sunmak, o kurul üyesinin vazifesi olacaktır,  tek yetki onda olacaktır.  ORGENERAL NURETTİN ERSİN — O za­ man ifade biraz eksik gibi geliyor. Dediğiniz doğru, (  yalnız «Bir kişi» deyince tek başına gidecekmiş gibi  bir anlam veriyor.  BAŞKAN — Yalnız, maddede, «Kurul inceleme,  araştırma ve denetimini» deniliyor. Mesela incele­ me için bir şey gelmiştir, acaba denetleteyim mi, ı  denetletmeyeyim mi diye karar verebilmek için ku­ rul bir kişiyi gönderir, «Git, bir inceleme yap, gel»  der. Mesela basit bir konudur, onun incelenmesini  yapar, gelir; onun verdiği rapora istinaden bir he­ yet halinde belki gidilebilir; hani bizim yaptığımız  gibi.  ORGENERAL NURETTİN ERSİN — An­ lıyorum, yalnız manada bir şey var.  Dediğiniz çok doğru, çünkü esas fonksiyonu de­ netim olduğuna göre, denetimi de bir kişiyle olmaz  tabii.  BAŞKAN — Bir kişiyle olmaz tabii.  ORGENERAL NURETTİN ERSİN — Onu  anlatmak istiyorum, fakat Genel Sekreterin söyledi­ ği doğrudur, bir heyetin, bir ekibin başkanıdır.  Bu ifadede bir eksiklik kalmasın diye arz ettim.  BAŞKAN — Yani, incelemeyi ve araştırmayı  belki bir kişi yapacak. Bazen de denetim bir tek  konudadır, basit olduğundan bir tek kişi gelip ya­ pabilir; yani öyle bir hal de olabilir belki.  ORGENERAL HAYDAR SALTIK (Milli Gü­ venlik Konseyi Genel Sekreteri) — Sayın Başka­ nım, bu olabilir, buyurduğunuz şekilde her ikisi  de olabilir; fakat asıl amaç Devlet Başkanı adına  sorumlu, bir üyedir. J  — 121  Onun altında, ona yardım etmek üzere bir ekip,  yukarıda münakaşa ettiğimiz madde gereğince dai­ ma teşekkül edebilir veya yalnız gidebilir.  BAŞKAN — 5 nci madde üzerinde başka söz  almak isteyen var mı?.. Yok.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum. Kabul edenler...  Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  6 ncı maddeyi okutuyorum :  Raporlarla İlgili İşlemler :  MADDE 6. — Kurul adına hazırlanan raporlar,  Kurulda konuşulur ve Devlet Başkanına arz edilmek  üzere karara bağlanır.  Kurul raporları Devlet Başkanının onayı alındık­ tan sonra ilgili mercilere dağıtılmak üzere Başbakan­ lığa ve diğer alakalı kuruluşlara gönderilir. Sonuç  hakkında Başbakanlıkça Devlet Başkanlığına bilgi  verilir.  Kurul, çalışmalarını gerekli gördüğü zamanlarda  yayınlayabilir. Kurulun bir yıllık çalışmaları da «Dev­ let Denetleme Kurulu Raporu» adı altında yayınlanır.  'BAŞKAN — Evet, şimdi burada konuşulacak ko­ nu olarak, belki; bu kurul, yaptığı denetleme sonun­ da gördüğü veyahut meydana çıkardığı usulsüzlükleri  ve yolsuzlukları hemen savcılığa aktarsın mı, aktar­ masın mı, konusu vardır.  iBu konu aramızda konuşulmuş, evvela Başba­ kanlığa bildirmesi uygun görülmüştü. Evvela Başba­ kanlığa bildirecek - öyle diyor, - sonuç hakkında  Başbakanlıkça da Devlet Başkanlığına ne yaptığı hak­ kında bilgi verilecek.  Efendim, bir işlem yapılmadı bunun hakkında,  o zaman ne olacaktır? Bu takdirde, Kurul, gerekli  gördüğü zamanlarda da yayınlayabilir, bütün basına,  kamu efkârına da yayınlayabilir dedik; doğrudan  doğruya hemen savcılığa vermesini biz doğru bulma­ dık, «onu Hükümet Başkanı yapsın» dedik. Herhalde  yapar artık, Devlet Başkanlığından gelmiş bir konu­ yu Başbakan da herhalde hasır altı etmez.  ORGENERAL TAHSİN ŞAHİNKAYA — Mü­ saade ederseniz, Devlet Başkanının onayı alındıktan  sonra raporun ilgili mercilere dağıtılmasının taraftarı  da değilim, Sayın Başkanım.  Gereği yapılmak üzere gönderilir. Siz emir ve­ riyorsunuz, rapor yapılmış, denetim kurulu almış, gel­ miş. Bu raporu Başbakanlığa veyahut şuna buna  göndereceksiniz. Gereği yapılmak üzere gönderecek­ siniz onu; emir verilmiştir efendim.  Onun için burada «İlgili mercilere dağıtılmak  üzere» değil de efendim, «Gereği yapılmak üzere  M. G. Konseyi B : 47  Başbakanlığa ve diğer alakalı kuruluşlara gönderilir»  denmesi gerekir.  Siz nereye vereceksiniz? Bunun gereğini yapın diye  emir vereceksiniz.  Bu nedenle, müsaade ederseniz orayı o şekilde  düzeltelim.  BAŞKAN — «İlgili mercilere gereği yapılmak  üzere» değil mi efendim? Bu doğrudur.  ORGENERAL TAKSİN ŞAHİNKAYA — Evet.  'BAŞKAN — Doğrudur; yani «dağıtıyorum» diye  olmayacak; «Gereği yapılmak üzere Başbakanlığa  ve diğer alakalı kuruluşlara gönderilir» şeklinde dü­ zeltilecek.  6 ncı madde üzerinde başka söz almak isteyen  var mı?.. Yok.  O halde, ikinci fıkradaki «Kurul raporları, Devlet  Başkanının onayı alındıktan sonra ilgili mercilere da­ ğıtılır» cümlesindeki «dağıtılır» kelimesi silinecek,  onun yerine «Gereği yapılmak üzere Başbakanlığa ve  diğer alakalı kuruluşlara gönderilir» cümlesi konula­ cak.  ORGENERAL HAYDAR SALTIK (Milli Gü­ venlik Konseyi Genel Sekreteri) — Benim ufak bir  maruzatım olacak.  ıBAŞKAN — Buyurun efendim.  ORGENERAL HAYDAR SALTIK (Milli Gü­ venlik Konsevi Genel Sekreteri) — Ondan sonraki  fıkrada, «Kurul, çalışmalarını gerekli gördüğü za­ manlarda yayınlayabilir.» diyor. «Gerekli görüldüğü  zamanlarda yayınlanabilir» diye düzeltsek daha doğru  olur. Yani kurul mu yayınlar, yoksa Devlet Başkanlı­ ğının müsaadesiyle mi yayınlanacak?  IBAŞKAN — Tabii müsaadesiyle olacak.  ORGENERAL HAYDAR SALTIK (Milli Gü­ venlik Konseyi Genel Sekreteri) — Onun için tensip  buyurulursa, «Kurul çalışmaları gerekli görüldüğü za­ manlarda yayınlanabiilr» şeklinde düzeltilmesi uygun  olacaktır.  BAŞKAN — Tabii Devlet Başkanlığı yayınlaya­ caktır?  ORGENERAL HAYDAR SALTIK (Milli Gü­ venlik Konseyi Genel Sekreteri) — Evet.  BAŞKAN — Üçüncü fıkradaki, «Kurul» dan son­ raki virgül silinecek ve «Kurul çalışmaları gerekli gö­ rüldüğü zamanlarda yayınlanabilir» şeklinde düzel­ tilecek.  Ondan sonra «Kurulun bir yıllık çalışmaları da  jjDevlet Denetleme Kurulu Raporu» adı altında ya­ yınlanır» cümlesi gelmektedir. Bu cümlede bir şey  var mı?..  — 122  1 . 4 . 1981 O: 1  ORGENERAL TAHSİN ŞAHİNKAYA — «da»  yi kaldırsak Sayın Başkanım?.  BAŞKAN — Yani onu yapıyor, bunu da yayınlı­ yor demektir; bir rapor halinde yayınlayacak.  «da». kalkabilir, «Kurulun bir yıllık çalışmaları  «Devlet Denetleme Kurulu Raporu» adı altında ya­ yınlanır» şeklinde olabilir, «da» olsa da olur, olmasa  da olur; yani bir fazlalık olmuyor.  FAHRİ UZUNEFE (İhtisas Komisyonu Üyesi - Maliye Bakanlığı Temsilcisi) — Sayın Başkanım, bu  konuda bir şey söylemek istiyorum.  BAŞKAN — Buyurun efendim.  FAHRİ UZUNEFE (İhtisas Komisyonu Üyesi - Maliye Bakanlığı Temsilcisi) — Sayın Başkanım, ko­ nuya doğrudan müessir olmamakla birlikte küçük bir  noktayı izin verirseniz dikkatlerinize arz etmek istiyo­ rum.  Raporların taşıyacağı isimler bazen, bazı yerlerde  önem kazanabiliyor. Burada Devlet Denetleme Ku­ rulu konular itibariyle her denetim sonunda esasen  bir rapor hazırlayacaktır ve bunun ismi de muhte­ melen yine «Devlet Denetleme Kurulu Raporu» ola­ caktır.  Uygun görülür ise, burada yıllık çalışmaları be­ lirleyen raporun isminin «Devlet Denetleme Kurulu  Yıllık Raporu» veya benzer şekilde değiştirilmesinde,  karışıklığa meydan vermemek üzere yarar görürüm.  BAŞKAN — Yani «Kurulun yıllık çalışmaları»  ibaresi «Devlet Denetleme Kurulu Yıllık Raporu»  olacak, öyle mi?  FAHRİ UZUNEFE (İhtisas Komisyonu Üyesi - Maliye Bakanlığı Temsilcisi) — Veya orada her yıl  için bir rakam konulacağına göre, örneğin «Devlet  Denetleme Kurulu 1981 Yılı Raporu» olabilir.  BAŞKAN — Yıllık diyeceğiz, tabii yıllara göre  numara alır.  FAHRİ UZUNEFE (İhtisas Komisyonu Üyesi - Maliye Bakanlığı Temsilcisi) — Arz ederim.  BAŞKAN — Şimdi, 6 ncı maddenin 3 ncü fıkrası  şöyle olacak :  «Kurul çalışmaları gerekli görüldüğü zamanlarda  yayınlanabilir. Kurulun bir yıllık çalışmaları «Devlet  Denetleme Kurulu Yıllık Raporu» adı altında yayın­ lanır.  Söz isteyen sayın üye var mı?.. Buyurunuz.  ORAMİRAL NEJAT TÜMER — Bu 6 ncı mad­ denin 2 nci fıkrasındaki «Sonuç hakkında» diye baş­ layan cümlenin şu şekilde yazılmasını arz ve teklif  ediyorum :
Sayfa 23 -
M. G. Konseyi B : 47  Başbakanlığa ve diğer alakalı kuruluşlara gönderilir»  denmesi gerekir.  Siz nereye vereceksiniz? Bunun gereğini yapın diye  emir vereceksiniz.  Bu nedenle, müsaade ederseniz orayı o şekilde  düzeltelim.  BAŞKAN — «İlgili mercilere gereği yapılmak  üzere» değil mi efendim? Bu doğrudur.  ORGENERAL TAKSİN ŞAHİNKAYA — Evet.  'BAŞKAN — Doğrudur; yani «dağıtıyorum» diye  olmayacak; «Gereği yapılmak üzere Başbakanlığa  ve diğer alakalı kuruluşlara gönderilir» şeklinde dü­ zeltilecek.  6 ncı madde üzerinde başka söz almak isteyen  var mı?.. Yok.  O halde, ikinci fıkradaki «Kurul raporları, Devlet  Başkanının onayı alındıktan sonra ilgili mercilere da­ ğıtılır» cümlesindeki «dağıtılır» kelimesi silinecek,  onun yerine «Gereği yapılmak üzere Başbakanlığa ve  diğer alakalı kuruluşlara gönderilir» cümlesi konula­ cak.  ORGENERAL HAYDAR SALTIK (Milli Gü­ venlik Konseyi Genel Sekreteri) — Benim ufak bir  maruzatım olacak.  ıBAŞKAN — Buyurun efendim.  ORGENERAL HAYDAR SALTIK (Milli Gü­ venlik Konsevi Genel Sekreteri) — Ondan sonraki  fıkrada, «Kurul, çalışmalarını gerekli gördüğü za­ manlarda yayınlayabilir.» diyor. «Gerekli görüldüğü  zamanlarda yayınlanabilir» diye düzeltsek daha doğru  olur. Yani kurul mu yayınlar, yoksa Devlet Başkanlı­ ğının müsaadesiyle mi yayınlanacak?  IBAŞKAN — Tabii müsaadesiyle olacak.  ORGENERAL HAYDAR SALTIK (Milli Gü­ venlik Konseyi Genel Sekreteri) — Onun için tensip  buyurulursa, «Kurul çalışmaları gerekli görüldüğü za­ manlarda yayınlanabiilr» şeklinde düzeltilmesi uygun  olacaktır.  BAŞKAN — Tabii Devlet Başkanlığı yayınlaya­ caktır?  ORGENERAL HAYDAR SALTIK (Milli Gü­ venlik Konseyi Genel Sekreteri) — Evet.  BAŞKAN — Üçüncü fıkradaki, «Kurul» dan son­ raki virgül silinecek ve «Kurul çalışmaları gerekli gö­ rüldüğü zamanlarda yayınlanabilir» şeklinde düzel­ tilecek.  Ondan sonra «Kurulun bir yıllık çalışmaları da  jjDevlet Denetleme Kurulu Raporu» adı altında ya­ yınlanır» cümlesi gelmektedir. Bu cümlede bir şey  var mı?..  — 122  1 . 4 . 1981 O: 1  ORGENERAL TAHSİN ŞAHİNKAYA — «da»  yi kaldırsak Sayın Başkanım?.  BAŞKAN — Yani onu yapıyor, bunu da yayınlı­ yor demektir; bir rapor halinde yayınlayacak.  «da». kalkabilir, «Kurulun bir yıllık çalışmaları  «Devlet Denetleme Kurulu Raporu» adı altında ya­ yınlanır» şeklinde olabilir, «da» olsa da olur, olmasa  da olur; yani bir fazlalık olmuyor.  FAHRİ UZUNEFE (İhtisas Komisyonu Üyesi - Maliye Bakanlığı Temsilcisi) — Sayın Başkanım, bu  konuda bir şey söylemek istiyorum.  BAŞKAN — Buyurun efendim.  FAHRİ UZUNEFE (İhtisas Komisyonu Üyesi - Maliye Bakanlığı Temsilcisi) — Sayın Başkanım, ko­ nuya doğrudan müessir olmamakla birlikte küçük bir  noktayı izin verirseniz dikkatlerinize arz etmek istiyo­ rum.  Raporların taşıyacağı isimler bazen, bazı yerlerde  önem kazanabiliyor. Burada Devlet Denetleme Ku­ rulu konular itibariyle her denetim sonunda esasen  bir rapor hazırlayacaktır ve bunun ismi de muhte­ melen yine «Devlet Denetleme Kurulu Raporu» ola­ caktır.  Uygun görülür ise, burada yıllık çalışmaları be­ lirleyen raporun isminin «Devlet Denetleme Kurulu  Yıllık Raporu» veya benzer şekilde değiştirilmesinde,  karışıklığa meydan vermemek üzere yarar görürüm.  BAŞKAN — Yani «Kurulun yıllık çalışmaları»  ibaresi «Devlet Denetleme Kurulu Yıllık Raporu»  olacak, öyle mi?  FAHRİ UZUNEFE (İhtisas Komisyonu Üyesi - Maliye Bakanlığı Temsilcisi) — Veya orada her yıl  için bir rakam konulacağına göre, örneğin «Devlet  Denetleme Kurulu 1981 Yılı Raporu» olabilir.  BAŞKAN — Yıllık diyeceğiz, tabii yıllara göre  numara alır.  FAHRİ UZUNEFE (İhtisas Komisyonu Üyesi - Maliye Bakanlığı Temsilcisi) — Arz ederim.  BAŞKAN — Şimdi, 6 ncı maddenin 3 ncü fıkrası  şöyle olacak :  «Kurul çalışmaları gerekli görüldüğü zamanlarda  yayınlanabilir. Kurulun bir yıllık çalışmaları «Devlet  Denetleme Kurulu Yıllık Raporu» adı altında yayın­ lanır.  Söz isteyen sayın üye var mı?.. Buyurunuz.  ORAMİRAL NEJAT TÜMER — Bu 6 ncı mad­ denin 2 nci fıkrasındaki «Sonuç hakkında» diye baş­ layan cümlenin şu şekilde yazılmasını arz ve teklif  ediyorum :  M. G. Konseyi B : 47 1 , 4 . 1981 O: 1  «Sonuç, Başbakan tarafından Devlet Başkanına  bildirilir.» Çünkü, burada «sonuç hakkında Başba­ kanlıkça Devlet Başkanlığına bilgi verilir» deyince,  bu kadar büyük konuya, sanki herhangi bir yardımcı  tarafından da cevap verilirmiş havası var.  ORGENERAL HAYDAR SALTIK (Milli Gü­ venlik Konseyi Genel Sekreteri) — Sözlü cevap ve­ rilir izlenimi uyanır. O bakımdan makamdan makama  olsun diye düşündük Sayın Amiralim.  ÖRAMlRAL NEJAT TÜMER — O zaman «So­ nuç, Başbakanlıkça Devlet Başkanına bildirilir» de­ riz, sonuç sözlü de ola'bilir. icap ederse Devlet Baş­ kanı yazılı da isteyebilir, «Bana yazılı bildirin» der.  Bu teklifim, bana sonucu daha katileştirir gibi geldi.  «Sonuç, Başbakan tarafından Devlet Başkanına  bildirilir» veya «Sonuç, Başbakanlıkça Devlet Başka­ nına bildirilir»! şeklinde de olabilir.  'BAŞKAN — İkinci fıkranın son cümlesi şöyle  oluyor :  «Sonuç, Başbakanlıkça Devlet Başkanlığına bil­ dirilir.»  6 ncı maddeyi değişiklikleriyle birlikte yeniden  okutuyorum :  ^Raporlarla İlgili İşlemler :  MADDE 6. — Kurul adına hazırlanan raporlar,  Kurulda konuşulur ve Devlet Başkanına arz edilmek  üzere karara bağlanır.  Kurul raporları Devlet Başkanının onayı alındık­ tan sonra gereği yapılmak üzere Başbakanlığa ve di­ ğer alakalı kuruluşlara gönderilir. Sonuç, Başbakan­ lıkça Devlet Başkanlığına bildirilir.  Kurul çalışmaları gerekli görüldüğü zamanlarda  yayınlanabilir. Kurulun bir yıllık çalışmaları da «Dev­ let Denetleme Kurulu Yıllık Raporu» adı altında  yayınlanır.  BAŞKAN — 6 ncı maddenin son şekli üzerinde  söz isteyen üye var mı?. Sayın Ersin, buyurunuz.  ORGENERAL NURETTİN ERSİN — Başba­ kanlığın dışında da diğer alakalı kuruluşlar var, ki  bunlar Başbakana bağlı değil. Bunların da sonuç hak­ kında şüphesiz ki bir rapor arz etmeleri gerekecektir.  Yalnız Başbakanlıktan istiyoruz.  BAŞKAN — Başbakanlığa bağlı olmayan bir yer  var mı?..  ORGENERAL NURETTİN ERSİN — «Diğer  alakalı kuruluşlara» ibaresini koymuşuz.  •BAŞKAN — Bundan kasıt, bakanlıklardır.  Sayın Saltık, buyurunuz.  ORGENERAL HAYDAR SALTIK (Milli Gü­ venlik Konseyi Genel Sekreteri) — Kamu kuruluşu  içerisinde Başbakanlığa bağlı olanların Başbakanlık  kanalıyla, onun dışında olanların Devlet Başkanlığın­ dan bu raporu almasını öngördük; ancak, verilen ce­ vaplar her halükârda Başbakanlıktan geçsin istedik.  Direkt olarak Devlet Başkanlığına herhangi bir ma­ kamdan gelmesin veya bakan ile bakanlık dışındaki  diğer teşekküllerden, kendi kanununa göre kurulmuş  olan teşeküllerden rapora direkt cevap gelmesin. Ha- .. ta ve sevabı hakkında Başbakanlığın da bilgisi olsun.  Dönüş kanalı Başbakanlık olsun, dedik ve o nedenle  gidişte iki tarafa birden gidecektir. Başbakanlığa  bağlı değilse Başbakanlığa ve ayrıca ona bağlı olma­ yan kuruluşa da gidecektir. Cevap, Başbakanlık ka­ nalıyla dönüp gelecektir. Yönetmelikte bunu daha ge­ niş açıklayacağım.  BAŞKAN — 6 ncı maddeyi bu son okunan şek­ liyle, düzeltilmiş şekliyle oylarınıza sunuyorum.  ORGENERAL TAHSİN ŞAHİNKAYA — Bir  husus daha var Sayın Başkanım.  BAŞKAN — Buyurunuz.  ORGENERAL TAHSİN ŞAHİNKAYA — Çok  kurcalandığı için biraz bozulur hale geldi. Bu nedenle  ben diyorum ki, 2 nci fıkranın 2 nci satırını şöyle  düzenleyelim :  «Sonuç hakkında bilgi Devlet Başkanlığına Baş­ bakanlıkça bildirilir.» Başkası bildiremez, mesela ba­ kan bildiremez.  Böyle olursa Saltık Paşanın söylediği yerine geti­ rilmiş olur, bakan veya bir kuruluş yazamaz.  BAŞKAN — 2 nci fıkranın son cümlesini okuyo­ rum : «Sonuç hakkında bilgi Devlet Başkanlığına Baş­ bakanlıkça bildirilir.»  6 ncı maddenin 2 nci fıkrasını yeniden okutuyo­ rum :  «Kurul raporları Devlet Başkanının onayı alın­ dıktan sonra gereği yapılmak üzere Başbakanlığa ve  diğer alakalı kuruluşlara gönderilir. Sonuç hakkında  bilgi, Devlet Başkanlığına Başbakanlıkça bildirilir.»  BAŞKAN — Diğer fıkralarını zaten okumuştuk.  6 ncı maddeyi yapılan bu değişikliklerle oylarınıza  sunuyorum. Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edil­ miştir.  7 nci maddeyi okutuyorum :  Bilgi ve Belge istenmesi :  MADDE 7. — Kurul tarafından yapılacak ince­ leme, araştırma, denetlemelerde, ilgili kuruluş ve ki­ şiler, istenecek her türlü bilgi ve belgeyi vermekle yü­ kümlüdürler.  BAŞKAN — Bu madde gayet açık.  — 123 —
Sayfa 24 -
M. G. Konseyi B : 47 1 , 4 . 1981 O: 1  «Sonuç, Başbakan tarafından Devlet Başkanına  bildirilir.» Çünkü, burada «sonuç hakkında Başba­ kanlıkça Devlet Başkanlığına bilgi verilir» deyince,  bu kadar büyük konuya, sanki herhangi bir yardımcı  tarafından da cevap verilirmiş havası var.  ORGENERAL HAYDAR SALTIK (Milli Gü­ venlik Konseyi Genel Sekreteri) — Sözlü cevap ve­ rilir izlenimi uyanır. O bakımdan makamdan makama  olsun diye düşündük Sayın Amiralim.  ÖRAMlRAL NEJAT TÜMER — O zaman «So­ nuç, Başbakanlıkça Devlet Başkanına bildirilir» de­ riz, sonuç sözlü de ola'bilir. icap ederse Devlet Baş­ kanı yazılı da isteyebilir, «Bana yazılı bildirin» der.  Bu teklifim, bana sonucu daha katileştirir gibi geldi.  «Sonuç, Başbakan tarafından Devlet Başkanına  bildirilir» veya «Sonuç, Başbakanlıkça Devlet Başka­ nına bildirilir»! şeklinde de olabilir.  'BAŞKAN — İkinci fıkranın son cümlesi şöyle  oluyor :  «Sonuç, Başbakanlıkça Devlet Başkanlığına bil­ dirilir.»  6 ncı maddeyi değişiklikleriyle birlikte yeniden  okutuyorum :  ^Raporlarla İlgili İşlemler :  MADDE 6. — Kurul adına hazırlanan raporlar,  Kurulda konuşulur ve Devlet Başkanına arz edilmek  üzere karara bağlanır.  Kurul raporları Devlet Başkanının onayı alındık­ tan sonra gereği yapılmak üzere Başbakanlığa ve di­ ğer alakalı kuruluşlara gönderilir. Sonuç, Başbakan­ lıkça Devlet Başkanlığına bildirilir.  Kurul çalışmaları gerekli görüldüğü zamanlarda  yayınlanabilir. Kurulun bir yıllık çalışmaları da «Dev­ let Denetleme Kurulu Yıllık Raporu» adı altında  yayınlanır.  BAŞKAN — 6 ncı maddenin son şekli üzerinde  söz isteyen üye var mı?. Sayın Ersin, buyurunuz.  ORGENERAL NURETTİN ERSİN — Başba­ kanlığın dışında da diğer alakalı kuruluşlar var, ki  bunlar Başbakana bağlı değil. Bunların da sonuç hak­ kında şüphesiz ki bir rapor arz etmeleri gerekecektir.  Yalnız Başbakanlıktan istiyoruz.  BAŞKAN — Başbakanlığa bağlı olmayan bir yer  var mı?..  ORGENERAL NURETTİN ERSİN — «Diğer  alakalı kuruluşlara» ibaresini koymuşuz.  •BAŞKAN — Bundan kasıt, bakanlıklardır.  Sayın Saltık, buyurunuz.  ORGENERAL HAYDAR SALTIK (Milli Gü­ venlik Konseyi Genel Sekreteri) — Kamu kuruluşu  içerisinde Başbakanlığa bağlı olanların Başbakanlık  kanalıyla, onun dışında olanların Devlet Başkanlığın­ dan bu raporu almasını öngördük; ancak, verilen ce­ vaplar her halükârda Başbakanlıktan geçsin istedik.  Direkt olarak Devlet Başkanlığına herhangi bir ma­ kamdan gelmesin veya bakan ile bakanlık dışındaki  diğer teşekküllerden, kendi kanununa göre kurulmuş  olan teşeküllerden rapora direkt cevap gelmesin. Ha- .. ta ve sevabı hakkında Başbakanlığın da bilgisi olsun.  Dönüş kanalı Başbakanlık olsun, dedik ve o nedenle  gidişte iki tarafa birden gidecektir. Başbakanlığa  bağlı değilse Başbakanlığa ve ayrıca ona bağlı olma­ yan kuruluşa da gidecektir. Cevap, Başbakanlık ka­ nalıyla dönüp gelecektir. Yönetmelikte bunu daha ge­ niş açıklayacağım.  BAŞKAN — 6 ncı maddeyi bu son okunan şek­ liyle, düzeltilmiş şekliyle oylarınıza sunuyorum.  ORGENERAL TAHSİN ŞAHİNKAYA — Bir  husus daha var Sayın Başkanım.  BAŞKAN — Buyurunuz.  ORGENERAL TAHSİN ŞAHİNKAYA — Çok  kurcalandığı için biraz bozulur hale geldi. Bu nedenle  ben diyorum ki, 2 nci fıkranın 2 nci satırını şöyle  düzenleyelim :  «Sonuç hakkında bilgi Devlet Başkanlığına Baş­ bakanlıkça bildirilir.» Başkası bildiremez, mesela ba­ kan bildiremez.  Böyle olursa Saltık Paşanın söylediği yerine geti­ rilmiş olur, bakan veya bir kuruluş yazamaz.  BAŞKAN — 2 nci fıkranın son cümlesini okuyo­ rum : «Sonuç hakkında bilgi Devlet Başkanlığına Baş­ bakanlıkça bildirilir.»  6 ncı maddenin 2 nci fıkrasını yeniden okutuyo­ rum :  «Kurul raporları Devlet Başkanının onayı alın­ dıktan sonra gereği yapılmak üzere Başbakanlığa ve  diğer alakalı kuruluşlara gönderilir. Sonuç hakkında  bilgi, Devlet Başkanlığına Başbakanlıkça bildirilir.»  BAŞKAN — Diğer fıkralarını zaten okumuştuk.  6 ncı maddeyi yapılan bu değişikliklerle oylarınıza  sunuyorum. Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edil­ miştir.  7 nci maddeyi okutuyorum :  Bilgi ve Belge istenmesi :  MADDE 7. — Kurul tarafından yapılacak ince­ leme, araştırma, denetlemelerde, ilgili kuruluş ve ki­ şiler, istenecek her türlü bilgi ve belgeyi vermekle yü­ kümlüdürler.  BAŞKAN — Bu madde gayet açık.  — 123 —  M. G. Konseyi B : 47 1 . 4 . 1981 O: 1  7 nci madde üzerinde söz almak isteyen sayın üye  var mı?.. Yok.  Maddeyi, oylarınıza sunuyorum. Kabul edenler...  Etmeyenler... Kalbul edilmiştir.  8 nci maddeyi okutuyorum :  Ücret ve Yolluklar  MADDE 8. — Devlet Denetleme Kurulu üyele­ rinin ücretleri, Devlet Memurları Kanununa göre en  yüksek Devlet Memuruna yapılan ek gösterge dahil  aylık ve diğer ödemeler toplamını geçmemek şartı ile  Devlet Başkanlığı Genel Sekreterince tespit edilir.  Kurul üyelerinin kamu görevlisi olmaları halinde  bunlar, kurumlarından bu süreler için maaşsız izinli  sayılırlar. İzinli sayıldıkları süreler terfilerin'de, kese­ neklerinin kendileri ve karşılıklarının Devlet Başkanlığı  Genel Sekreterliğince ödenmesi kaydıyla emeklilikle­ rinde fiili hizmet olarak hesaba katılır. Bu kişilerin TC  Emekli Sandığı ile ilgileri 5434 sayılı Kanuna 8 Tem­ muz 1971 gün ve 1425 sayılı Kanunla eklenen Ek - 2 nci  madde esaslarına göre sürdürülür.  Sözleşmeli uzmanların ücretleri, yollukları ve di­ ğer çalışma şartları Devlet Başkanlığı Genel Sekre­ terince tespit edilir.  Kurul Sekreterliği idari personeli hakkında Devlet  Başkanlığı Genel Sekreterliği personeline ilişkin hü­ kümler uygulanır.  Kurul emrinde geçici olarak görevlendirilen mü­ fettiş, araştırmacı ve diğer uzman personelin kendi  kurumlarındaki aylık, yan ödeme ve diğer sosyal hak­ ları kurumlarınca ödenmeye devam olunur. Bunlara  Kurul emrinde yapacakları çalışmaları karşılığında  verilecek ek ödemeler Devlet Başkanlığı Genel Sek­ reterince tespit edilir.  Kurul üyeleri ile geçici uzmanlara, 6245 sayılı  Harcırah Kanununun 33 ncü maddesi (b) bendinde  sayılanlar için Bütçe Kanunları ile tespit edilen esas­ lar dahilinde harcırah ödenir.  Kurul üyeleri ve sözleşmeli uzmanlara ödenecek  ücretler, kendilerine Sosyal Güvenlik Kuruluşlarınca  bağlanmış olan emekli aylığının ve benzeri ödemele­ rin kesilmesini gerektirmez.  Kurul üyeleri ile sözleşmeli ve geçici uzmanlara  bu madde uyarınca yapılacak ödemeler Devlet Baş­ kanlığı bütçesinden karşılanır.  BAŞKAN — Evet, bu, madde hazırlanırken her­ halde TC Emekli Sandığı ile koordine yapıldı zanne­ diyorum. Çünkü, kamu görevinden alınıyor, ücretsiz,  maaşsız izinli sayılacak. Emekli kesenekleri buradan  TC Emekli Sandığına verilecek, bir karışıklık do­ ğurmasın sonra.  | KURMAY ALBAY CUMHUR EVCİL (İhtisas  Komisyonu Başkanı) — Sayın Başkanım, bir karışik- I lık doğurmuyor.  I BAŞKAN — Bu 8 nci madde üzerinde söz almak  I isteyen var mı?..  I, Buyurun Orgeneral Ersin.  ORGENERAL NURETTİN ERSİN — Burada  I görevlendirilecek olanlar, sözleşmeli tarzdaki uzman  personel olabilir. Bunlar emeklilik vasfını haiz olan- I lardan da seçilebilir, yani emekli olmuş kişilerden de  I seçilebilir. O halde onların kurumlarınca bir mevzu  olmaz, TC Emekli Sandığı ile ilişkileri vardır.  BAŞKAN — Onların artık TC Emekli Sandığı ile  I ilişkileri yok artık.  ORGENERAL NURETTİN ERSİN — Onlara  I ne yapılır? Buraya böyle bir ibare konulmadı.  I BAŞKAN — Onlara ait değil o madde, zanne- I diyorum.  ORGENERAL NURETTİN ERSİN — Onlar  I alır mı?  BAŞKAN — Emekli keseneği ondan kesilmeye- I cek, emekli olmuş.  ORGENERAL NURETTİN ERSİN — Kesilme- I yecek, evet.  BAŞKAN — Yoksa emeklilik hakkı kaldırılacak  I mı, yani buraya aldığımız zaman emeklilik hakkı kal- I dırılacak mı?  KURMAY ALBAY CUMHUR EVCİL (İhtisas  I Komisyonu Başkanı) — Hayır.  BAŞKAN — Hayır, kaldırılmayacak. Şimdiki gi­ bi, sözleşmeli olacak. Emekli Sandığı ile bir ilişkisi  I yok onun.  ORGENERAL NURETTİN ERSİN — Acaba  I bir kayıt konması gerekir mi?  BAŞKAN — Gerekmez.  ORGENERAL HAYDAR SALTIK (Milli Gü- I venlik Konseyi Genel Sekreteri) — Sondan bir yuka- I rı'ki fıkrada; «Kurul üyeleri ve sözleşmeli uzmanlara  I ödenecek ücretler, kendilerine Sosyal Güvenlik Ku- I ruluşlarınca bağlanmış olan emekli aylığının ve ben- I zeri ödemelerin kesilmesini gerektirmez.»  I Emeklilik hakları mahfuzdur.  I BAŞKAN — 8 nci madde üzerinde başka söz al- I mak isteyen var mı?.. Yok.  I Maddeyi oylarınıza sunuyorum. Kalbul edenler...  Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  9 ncu maddeyi okutuyorum :  Kurul Üyeleri Hakkında Uygulanacak Kanun Hü- | kümleri :
Sayfa 25 -
M. G. Konseyi B : 47 1 . 4 . 1981 O: 1  7 nci madde üzerinde söz almak isteyen sayın üye  var mı?.. Yok.  Maddeyi, oylarınıza sunuyorum. Kabul edenler...  Etmeyenler... Kalbul edilmiştir.  8 nci maddeyi okutuyorum :  Ücret ve Yolluklar  MADDE 8. — Devlet Denetleme Kurulu üyele­ rinin ücretleri, Devlet Memurları Kanununa göre en  yüksek Devlet Memuruna yapılan ek gösterge dahil  aylık ve diğer ödemeler toplamını geçmemek şartı ile  Devlet Başkanlığı Genel Sekreterince tespit edilir.  Kurul üyelerinin kamu görevlisi olmaları halinde  bunlar, kurumlarından bu süreler için maaşsız izinli  sayılırlar. İzinli sayıldıkları süreler terfilerin'de, kese­ neklerinin kendileri ve karşılıklarının Devlet Başkanlığı  Genel Sekreterliğince ödenmesi kaydıyla emeklilikle­ rinde fiili hizmet olarak hesaba katılır. Bu kişilerin TC  Emekli Sandığı ile ilgileri 5434 sayılı Kanuna 8 Tem­ muz 1971 gün ve 1425 sayılı Kanunla eklenen Ek - 2 nci  madde esaslarına göre sürdürülür.  Sözleşmeli uzmanların ücretleri, yollukları ve di­ ğer çalışma şartları Devlet Başkanlığı Genel Sekre­ terince tespit edilir.  Kurul Sekreterliği idari personeli hakkında Devlet  Başkanlığı Genel Sekreterliği personeline ilişkin hü­ kümler uygulanır.  Kurul emrinde geçici olarak görevlendirilen mü­ fettiş, araştırmacı ve diğer uzman personelin kendi  kurumlarındaki aylık, yan ödeme ve diğer sosyal hak­ ları kurumlarınca ödenmeye devam olunur. Bunlara  Kurul emrinde yapacakları çalışmaları karşılığında  verilecek ek ödemeler Devlet Başkanlığı Genel Sek­ reterince tespit edilir.  Kurul üyeleri ile geçici uzmanlara, 6245 sayılı  Harcırah Kanununun 33 ncü maddesi (b) bendinde  sayılanlar için Bütçe Kanunları ile tespit edilen esas­ lar dahilinde harcırah ödenir.  Kurul üyeleri ve sözleşmeli uzmanlara ödenecek  ücretler, kendilerine Sosyal Güvenlik Kuruluşlarınca  bağlanmış olan emekli aylığının ve benzeri ödemele­ rin kesilmesini gerektirmez.  Kurul üyeleri ile sözleşmeli ve geçici uzmanlara  bu madde uyarınca yapılacak ödemeler Devlet Baş­ kanlığı bütçesinden karşılanır.  BAŞKAN — Evet, bu, madde hazırlanırken her­ halde TC Emekli Sandığı ile koordine yapıldı zanne­ diyorum. Çünkü, kamu görevinden alınıyor, ücretsiz,  maaşsız izinli sayılacak. Emekli kesenekleri buradan  TC Emekli Sandığına verilecek, bir karışıklık do­ ğurmasın sonra.  | KURMAY ALBAY CUMHUR EVCİL (İhtisas  Komisyonu Başkanı) — Sayın Başkanım, bir karışik- I lık doğurmuyor.  I BAŞKAN — Bu 8 nci madde üzerinde söz almak  I isteyen var mı?..  I, Buyurun Orgeneral Ersin.  ORGENERAL NURETTİN ERSİN — Burada  I görevlendirilecek olanlar, sözleşmeli tarzdaki uzman  personel olabilir. Bunlar emeklilik vasfını haiz olan- I lardan da seçilebilir, yani emekli olmuş kişilerden de  I seçilebilir. O halde onların kurumlarınca bir mevzu  olmaz, TC Emekli Sandığı ile ilişkileri vardır.  BAŞKAN — Onların artık TC Emekli Sandığı ile  I ilişkileri yok artık.  ORGENERAL NURETTİN ERSİN — Onlara  I ne yapılır? Buraya böyle bir ibare konulmadı.  I BAŞKAN — Onlara ait değil o madde, zanne- I diyorum.  ORGENERAL NURETTİN ERSİN — Onlar  I alır mı?  BAŞKAN — Emekli keseneği ondan kesilmeye- I cek, emekli olmuş.  ORGENERAL NURETTİN ERSİN — Kesilme- I yecek, evet.  BAŞKAN — Yoksa emeklilik hakkı kaldırılacak  I mı, yani buraya aldığımız zaman emeklilik hakkı kal- I dırılacak mı?  KURMAY ALBAY CUMHUR EVCİL (İhtisas  I Komisyonu Başkanı) — Hayır.  BAŞKAN — Hayır, kaldırılmayacak. Şimdiki gi­ bi, sözleşmeli olacak. Emekli Sandığı ile bir ilişkisi  I yok onun.  ORGENERAL NURETTİN ERSİN — Acaba  I bir kayıt konması gerekir mi?  BAŞKAN — Gerekmez.  ORGENERAL HAYDAR SALTIK (Milli Gü- I venlik Konseyi Genel Sekreteri) — Sondan bir yuka- I rı'ki fıkrada; «Kurul üyeleri ve sözleşmeli uzmanlara  I ödenecek ücretler, kendilerine Sosyal Güvenlik Ku- I ruluşlarınca bağlanmış olan emekli aylığının ve ben- I zeri ödemelerin kesilmesini gerektirmez.»  I Emeklilik hakları mahfuzdur.  I BAŞKAN — 8 nci madde üzerinde başka söz al- I mak isteyen var mı?.. Yok.  I Maddeyi oylarınıza sunuyorum. Kalbul edenler...  Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  9 ncu maddeyi okutuyorum :  Kurul Üyeleri Hakkında Uygulanacak Kanun Hü- | kümleri :  M. G. Konseyi B : 47 1 . 4 . 1981 O: 1  MADDE 9. — Devlet Denetleme Kurulu üyeleri  bu kanunla düzenlenen hususlar dışındaki konularda  Devlet Memurlarına ilişkin hükümlere tabidirler.  Bu üyeler 70 yaşını dolduruncaya kadar görev ya­ pabilirler.  BAŞKAN — Bu «70 yaşını» koyuşunuzun sebebi,  emekli olan uzmanlardan alacağız. Eğer Devlet Me­ murları Kanununa ta'bi kalınırsa 65 yaşından sonra  kimseyi alamayız. O bakımdan 70 yaşa kadar kondu,  70 yaşından sonra yok.  KURMAY ALBAY CUMHUR EVCÎL (ihtisas  Komisyonu Başkanı) — Evet Sayın Başkanım.  BAŞKAN — 9 ncu madde üzerinde söz almak is­ teyen var mı?.. Yok.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum. Kabul edenler...  Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  10 ncu maddeyi okutuyorum :  Yönetmelik :  MADDE 10. — Kurulun teşkilat ve çalışma dü­ zeni Devlet Başkanınca onaylanacak bir yönetmelikle  •belirlenir.  BAŞKAN — Diğer hususların hepsi bu yönet­ meliğe konacak.  10 ncu madde üzerinde söz almak isteyen var mı?..  Yok.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum. Kabul edenler...  Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  Geçici madde l'i okutuyorum :  Geçici Hükümler :  GEÇİCİ MADDE 1. — Devlet Başkanı tarafından  ilk defa atanan 9 üyeden ad çekme ile belirlenen 3 üye­ nin görev süresi 4 ncü yılda, ad çekme ile belirlene­ cek diğer 3 üyenin görev süresi 6 ncı yılda ve geri  kalan 3 üyenin görev süresi ise 8 nci yılda sona erer.  BAŞKAN — Üyeler her iki senede bir değişe­ cekti. 2, 4, 6; niye orada 8 oldu anlayamadım?  ORGENERAL HAYDAR SALTIK (Milli Gü­ venlik Konseyi Genel Sekreteri) — Sayın Başkanım,  iki alternatif var. Üçer kişilik grupları ikişer yıllık  fasılalarla değiştirdik, ilk seçilen 2 sene mi hizmet  etsin, 4 sene mi hizmet etsin esasını görüşmüştük.  Emrederseniz 2, 4, 6 olabilir; 4, 6, 8 de olabilir.  BAŞKAN — 2, 4, 6 şeklinde yapalım, daha iyi  olur. Çünkü, o zaman sona kalanlar Senato'da olduğu  gibi, ilk devre ad çekildi; çünkü tekrar seçilme hakkı  olduğuna göre, onu şöyle yapabiliriz :  «Devlet Başkanı tarafından ilk defa atanan 9 üye­ den ad çekme ile belirlenen 3 üyenin görev süresi  2 nci yılda, ad çekme ile belirlenecek diğer 3 üyenin  — 125  görev süresi 4 ncü yılda ve geri kalan 3 üyenin görev  süresi ise 6 ncı yılda sona erer.»  Geçici 1 nci madde üzerinde başka söz almak is­ teyen var mı?.. Yok.  Geçici 1 nci maddeyi bu değişik şekliyle bir daha  okutuyorum :  «GEÇÎCÎ MADDE 1. — Devlet Başkanı tarafın­ dan ilk defa atanan 9 üyeden ad çekme ile belirle­ nen 3 üyenin görev süresi 2 nci yılda, ad çekme ile  belirlenecek diğer 3 üyenin görev süresi 4 ncü yılda  ve geri kalan 3 üyenin görev süresi ise 6 ncı yılda  sona erer.»;  'BAŞKAN — Geçici 1 nci maddeyi bu şekliyle  oylarınıza sunuyorum. Kabul edenler... Etmeyenler...  Kabul edilmiştir.  Geçici madde 2'yi okutuyorum :  GEÇlCt MADDE 2. — Devlet Denetleme Kuru­ lunun giderlerini karşılamak amacı ile, Devlet Baş­ kanlığı Bütçesinde özel tertip açmaya, açılan tertip­ lere gerekli ödenekleri aktarmaya veya kaydetmeye ve  bu hususa ilişkin her türlü işlemi yapmaya Maliye  Bakanı yetkilidir.  BAŞKAN — Bu madde mali konulan kapsıyor;  niye geçici madde olarak koyduk bunu efendim?  KURMAY ALBAY CUMHUR EVClL (thtisas  Komisyonu Başkanı) — Sayın Başkanım, bu kurul  kurulduğunda 1981 Bütçesi yapılmıştı, onun için ge­ rekli aktarmaların yapılabilmesi için konmuştur. Ayrı  bir kanun çıkacaktı, o çıkmadan bu geçici madde ile  düzenlenmiş olacaktır.  BAŞKAN — Geçici 2 nci madde üzerinde söz  almak isteyen var mı?.. Yok.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum. Kabul edenler...  Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  11 nci maddeyi okutuyorum :  Yürürlük :  MADDE 11. — Bu Kanun yayımı tarihinde yü­ rürlüğe girer.  BAŞKAN — 11 nci madde üzerinde söz almak  isteyen var mı?.. Yök.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum. Kabul edenler...  Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  12 nci maddeyi okutuyorum :  Yürütme :  MADDE 12. — Bu Kanunu Bakanlar Kurulu  yürütür.  BAŞKAN — Kanunu Bakanlar Kurulu mu yü­ rütür, Devlet Başkanlığı mı yürütür?  Buyurun Orgeneral Saltık.
Sayfa 26 -
M. G. Konseyi B : 47 1 . 4 . 1981 O: 1  MADDE 9. — Devlet Denetleme Kurulu üyeleri  bu kanunla düzenlenen hususlar dışındaki konularda  Devlet Memurlarına ilişkin hükümlere tabidirler.  Bu üyeler 70 yaşını dolduruncaya kadar görev ya­ pabilirler.  BAŞKAN — Bu «70 yaşını» koyuşunuzun sebebi,  emekli olan uzmanlardan alacağız. Eğer Devlet Me­ murları Kanununa ta'bi kalınırsa 65 yaşından sonra  kimseyi alamayız. O bakımdan 70 yaşa kadar kondu,  70 yaşından sonra yok.  KURMAY ALBAY CUMHUR EVCÎL (ihtisas  Komisyonu Başkanı) — Evet Sayın Başkanım.  BAŞKAN — 9 ncu madde üzerinde söz almak is­ teyen var mı?.. Yok.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum. Kabul edenler...  Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  10 ncu maddeyi okutuyorum :  Yönetmelik :  MADDE 10. — Kurulun teşkilat ve çalışma dü­ zeni Devlet Başkanınca onaylanacak bir yönetmelikle  •belirlenir.  BAŞKAN — Diğer hususların hepsi bu yönet­ meliğe konacak.  10 ncu madde üzerinde söz almak isteyen var mı?..  Yok.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum. Kabul edenler...  Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  Geçici madde l'i okutuyorum :  Geçici Hükümler :  GEÇİCİ MADDE 1. — Devlet Başkanı tarafından  ilk defa atanan 9 üyeden ad çekme ile belirlenen 3 üye­ nin görev süresi 4 ncü yılda, ad çekme ile belirlene­ cek diğer 3 üyenin görev süresi 6 ncı yılda ve geri  kalan 3 üyenin görev süresi ise 8 nci yılda sona erer.  BAŞKAN — Üyeler her iki senede bir değişe­ cekti. 2, 4, 6; niye orada 8 oldu anlayamadım?  ORGENERAL HAYDAR SALTIK (Milli Gü­ venlik Konseyi Genel Sekreteri) — Sayın Başkanım,  iki alternatif var. Üçer kişilik grupları ikişer yıllık  fasılalarla değiştirdik, ilk seçilen 2 sene mi hizmet  etsin, 4 sene mi hizmet etsin esasını görüşmüştük.  Emrederseniz 2, 4, 6 olabilir; 4, 6, 8 de olabilir.  BAŞKAN — 2, 4, 6 şeklinde yapalım, daha iyi  olur. Çünkü, o zaman sona kalanlar Senato'da olduğu  gibi, ilk devre ad çekildi; çünkü tekrar seçilme hakkı  olduğuna göre, onu şöyle yapabiliriz :  «Devlet Başkanı tarafından ilk defa atanan 9 üye­ den ad çekme ile belirlenen 3 üyenin görev süresi  2 nci yılda, ad çekme ile belirlenecek diğer 3 üyenin  — 125  görev süresi 4 ncü yılda ve geri kalan 3 üyenin görev  süresi ise 6 ncı yılda sona erer.»  Geçici 1 nci madde üzerinde başka söz almak is­ teyen var mı?.. Yok.  Geçici 1 nci maddeyi bu değişik şekliyle bir daha  okutuyorum :  «GEÇÎCÎ MADDE 1. — Devlet Başkanı tarafın­ dan ilk defa atanan 9 üyeden ad çekme ile belirle­ nen 3 üyenin görev süresi 2 nci yılda, ad çekme ile  belirlenecek diğer 3 üyenin görev süresi 4 ncü yılda  ve geri kalan 3 üyenin görev süresi ise 6 ncı yılda  sona erer.»;  'BAŞKAN — Geçici 1 nci maddeyi bu şekliyle  oylarınıza sunuyorum. Kabul edenler... Etmeyenler...  Kabul edilmiştir.  Geçici madde 2'yi okutuyorum :  GEÇlCt MADDE 2. — Devlet Denetleme Kuru­ lunun giderlerini karşılamak amacı ile, Devlet Baş­ kanlığı Bütçesinde özel tertip açmaya, açılan tertip­ lere gerekli ödenekleri aktarmaya veya kaydetmeye ve  bu hususa ilişkin her türlü işlemi yapmaya Maliye  Bakanı yetkilidir.  BAŞKAN — Bu madde mali konulan kapsıyor;  niye geçici madde olarak koyduk bunu efendim?  KURMAY ALBAY CUMHUR EVClL (thtisas  Komisyonu Başkanı) — Sayın Başkanım, bu kurul  kurulduğunda 1981 Bütçesi yapılmıştı, onun için ge­ rekli aktarmaların yapılabilmesi için konmuştur. Ayrı  bir kanun çıkacaktı, o çıkmadan bu geçici madde ile  düzenlenmiş olacaktır.  BAŞKAN — Geçici 2 nci madde üzerinde söz  almak isteyen var mı?.. Yok.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum. Kabul edenler...  Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  11 nci maddeyi okutuyorum :  Yürürlük :  MADDE 11. — Bu Kanun yayımı tarihinde yü­ rürlüğe girer.  BAŞKAN — 11 nci madde üzerinde söz almak  isteyen var mı?.. Yök.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum. Kabul edenler...  Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  12 nci maddeyi okutuyorum :  Yürütme :  MADDE 12. — Bu Kanunu Bakanlar Kurulu  yürütür.  BAŞKAN — Kanunu Bakanlar Kurulu mu yü­ rütür, Devlet Başkanlığı mı yürütür?  Buyurun Orgeneral Saltık.  M. G. Konseyi B : 47 1 . 4 . 1981 O: 1  ORGENERAL HAYDAR SALTIK (Milli Gü­ venlik Konseyi Genel Sekreteri) — Sayın Başkanım,  bu kanunla Devlet Başkanlığına yürütme vazifesinin  oldukça güçlü bir unsuru katılmış oluyor. Ancak,  Devlet Başkanı bugün de zaten yürütmenin başıdır,  istediği zaman Anayasaya göre hükümete başkanlık  eder. Bugünkü uygulamamızda da zatıâlileri değişik  zamanlarda Hükümete Başkanlık ettiniz.  Binaenaleyh, «Bakanlar Kurulu yürütür» dediği­ miz zaman, Bakanlar Kurulu Başkan olarak Devlet  Başkanı ve onun altında Bakanlar Kurulu, ondan son­ raki icrayı ilgilendiren kısımları ihtiva edecek diye  düşündük. Bugüne kadar alışılan tertip bu. Ayrıca,  Riyaseti Cumhur'un özel kanununa da baktık, ora­ da da «Bakanlar Kurulu» deyimi var. Bugüne kadar  bu yerleşmiş.  BAŞKAN — «Devlet Başkanı» denilmemiş.  ORGENERAL HAYDAR SALTIK (Milli Gü­ venlik Konseyi Genel Sekreteri) — Çok münakaşa  ettik, yani «Devlet Başkanlığı» diyelim veya «Devlet  Başkanı» diyelim, çünkü kanun içerisinde genel sek­ retere verilmiş bazı takdir hakları var, ücretlerin tes­ pitinde meclise kalmaması için, ücretlerin tespitinde  ve ileride ihtilaflar doğmaması için, bu müessesenin  güvence ile işleyebilmesi için bazı icra yetkileri var.  Ancak bunu, Devlet Başkanı Hükümetin de başka­ nıdır felsefesi ile bu şekilde «Bakanlar Kurulu yürü­ türe dedik. ^  Arz ederim.  BAŞKAN — Teşekkür öderim.  Bu 12 nci madde üzerinde başka söz almak iste­ yen?.. Yoktur.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum. Kabul edenler...  Etmeyenler... Kalbul edilmiştir.  Tasarının tümünü oylarınıza sunuyorum. Kabul  edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  4. — 6219 Sayılı Türkiye Vakıflar Bankası Türk  Anonim Ortaklığı Kanununun 5 nci Maddesinde De­ ğişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ve Bütçe - Plan Komisyonu Raporu. (1/35) (S. Sayısı : 72 ve  72'ye 1 nci Ek) (1)  BAŞKAN — Efendim, gündemimizin 4 ncü sıra­ sındaki 6219 sayılı Türkiye Vakıflar Bankası Türk  Anonim Ortaklığı Kanununun 5 nci Maddesinde De­ ğişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısının görüş­ melerine başlıyoruz,  (1) 72 S. Sayılı basmayan 1.12.1980 tarihli 21 nci  Birleşim tutanağına eklidir. 72'ye 1 nci Ek S .Sayılı  basmayan tutanağa eklidir.  Biliyorsunuz, bu tasarının görüşülmesine 1 Aralık  1980 tarihli 21 nci Birleşimde başlanmış ve yeniden  incelenmek üzere Komisyona iade edilmişti. Komis­ yonun yeniden hazırlamış olduğu rapor, 72'ye 1 nci  ek sıra sayısıyla basılıp dağıtılmıştır.  Bu konu ile ilgili Komisyon ve Sayın Bakan yer­ lerini aldılar.  Kanun tasarısının tümü üzerinde evvela sözü Ko­ misyon Sözcüsü Küçükahmet'e bırakıyorum.  Buyurun efendim, iade ettiğimizde bazı konular­ da tereddütlerimiz vardı, onun hakkında da bilgi ve­ riniz.  EMEKLİ AMİRAL HÜSNÜ KÜÇÜKAHMET  (Bütçe - Plan Komisyonu Başkanı) — Sayın Başka­ nım, Vakıflar Bankası 6219 sayılı Kanunla 1954  yılında kuruldu. Kuruluş sermayesi 50 milyon  lira idi. O zamandan bugüne kadar geçen 26 sene­ de sermayesi evvela 1973 yılında 100 milyona, 1976  yılında da 200 milyon liraya çıktı.  Bugünkü sermayesi 200 milyon liradır, öz varlığı,  daha doğrusu ihtiyatlarla beraber 385 milyon liradır.  1979 yılında 328 milyon lira zarar etti, öz sermayesi  56 milyon liraya indi.  Bankalar Kanunu gereğince, banka işlemlerinde  fevkalade ihtiyatı kullanamayacağından (ki bu da 28  milyondur) bütün banka işlemlerini 28 milyon lira ile  yapmak zorunda kaldı. Benzeri bankaların sermaye­ leri, örneğin; Emlâk Kredi Bankasının 1 milyar, Zi­ raat Bankasının 5 milyar, Denizcilik Bankasının 1,5  milyar, Halk Bankasının 1 milyardır. Esasen bugün  1 milyardan az sermayeli banka hemen hemen yok  gibidir.  BAŞKAN — iş Bankası vardır.  EMEKLI AMIRAL HÜSNÜ KÜÇÜKAHMET  (Bütçe - Plan Komisyonu Başkanı) — iş Bankası var­ dır; ama Sayın Başkanım, önemli olan ihtiyatlarıyla  beraber öz sermayesidir. İş Bankasının, benini bildi­ ğim, ihtiyatları toplam olarak 4,5 veya 5 milyardır.  Bankanın kuruluşunda Vakıflar Genel Müdür­ lüğünün hissesi % 55, mülhak vakıflar % 20, diğer  hakiki ve hükmi şahıslar % 25 oranında ortaktır.  Bankalar Kanunu banka işlemlerini bankaların öz  sermayesine bağlamıştır. Öz sermayesinin belli bir  oranından daha fazla mevduat alamaz ki, Vakıflar  Bankası bir mevduat bankasıdır, bankacılık faaliyeti  tamamı ile buna bağlıdır. Yine bankalar yayılmak,  şube açmak zorundadır, özellikle mevduat bankaları.  Bunlar da sermayelerine bağlıdır. Binaenaleyh, Va­ kıflar Bankasının bir büyük gelişme göstermesi bu- — 126 —
Sayfa 27 -
M. G. Konseyi B : 47 1 . 4 . 1981 O: 1  ORGENERAL HAYDAR SALTIK (Milli Gü­ venlik Konseyi Genel Sekreteri) — Sayın Başkanım,  bu kanunla Devlet Başkanlığına yürütme vazifesinin  oldukça güçlü bir unsuru katılmış oluyor. Ancak,  Devlet Başkanı bugün de zaten yürütmenin başıdır,  istediği zaman Anayasaya göre hükümete başkanlık  eder. Bugünkü uygulamamızda da zatıâlileri değişik  zamanlarda Hükümete Başkanlık ettiniz.  Binaenaleyh, «Bakanlar Kurulu yürütür» dediği­ miz zaman, Bakanlar Kurulu Başkan olarak Devlet  Başkanı ve onun altında Bakanlar Kurulu, ondan son­ raki icrayı ilgilendiren kısımları ihtiva edecek diye  düşündük. Bugüne kadar alışılan tertip bu. Ayrıca,  Riyaseti Cumhur'un özel kanununa da baktık, ora­ da da «Bakanlar Kurulu» deyimi var. Bugüne kadar  bu yerleşmiş.  BAŞKAN — «Devlet Başkanı» denilmemiş.  ORGENERAL HAYDAR SALTIK (Milli Gü­ venlik Konseyi Genel Sekreteri) — Çok münakaşa  ettik, yani «Devlet Başkanlığı» diyelim veya «Devlet  Başkanı» diyelim, çünkü kanun içerisinde genel sek­ retere verilmiş bazı takdir hakları var, ücretlerin tes­ pitinde meclise kalmaması için, ücretlerin tespitinde  ve ileride ihtilaflar doğmaması için, bu müessesenin  güvence ile işleyebilmesi için bazı icra yetkileri var.  Ancak bunu, Devlet Başkanı Hükümetin de başka­ nıdır felsefesi ile bu şekilde «Bakanlar Kurulu yürü­ türe dedik. ^  Arz ederim.  BAŞKAN — Teşekkür öderim.  Bu 12 nci madde üzerinde başka söz almak iste­ yen?.. Yoktur.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum. Kabul edenler...  Etmeyenler... Kalbul edilmiştir.  Tasarının tümünü oylarınıza sunuyorum. Kabul  edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  4. — 6219 Sayılı Türkiye Vakıflar Bankası Türk  Anonim Ortaklığı Kanununun 5 nci Maddesinde De­ ğişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ve Bütçe - Plan Komisyonu Raporu. (1/35) (S. Sayısı : 72 ve  72'ye 1 nci Ek) (1)  BAŞKAN — Efendim, gündemimizin 4 ncü sıra­ sındaki 6219 sayılı Türkiye Vakıflar Bankası Türk  Anonim Ortaklığı Kanununun 5 nci Maddesinde De­ ğişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısının görüş­ melerine başlıyoruz,  (1) 72 S. Sayılı basmayan 1.12.1980 tarihli 21 nci  Birleşim tutanağına eklidir. 72'ye 1 nci Ek S .Sayılı  basmayan tutanağa eklidir.  Biliyorsunuz, bu tasarının görüşülmesine 1 Aralık  1980 tarihli 21 nci Birleşimde başlanmış ve yeniden  incelenmek üzere Komisyona iade edilmişti. Komis­ yonun yeniden hazırlamış olduğu rapor, 72'ye 1 nci  ek sıra sayısıyla basılıp dağıtılmıştır.  Bu konu ile ilgili Komisyon ve Sayın Bakan yer­ lerini aldılar.  Kanun tasarısının tümü üzerinde evvela sözü Ko­ misyon Sözcüsü Küçükahmet'e bırakıyorum.  Buyurun efendim, iade ettiğimizde bazı konular­ da tereddütlerimiz vardı, onun hakkında da bilgi ve­ riniz.  EMEKLİ AMİRAL HÜSNÜ KÜÇÜKAHMET  (Bütçe - Plan Komisyonu Başkanı) — Sayın Başka­ nım, Vakıflar Bankası 6219 sayılı Kanunla 1954  yılında kuruldu. Kuruluş sermayesi 50 milyon  lira idi. O zamandan bugüne kadar geçen 26 sene­ de sermayesi evvela 1973 yılında 100 milyona, 1976  yılında da 200 milyon liraya çıktı.  Bugünkü sermayesi 200 milyon liradır, öz varlığı,  daha doğrusu ihtiyatlarla beraber 385 milyon liradır.  1979 yılında 328 milyon lira zarar etti, öz sermayesi  56 milyon liraya indi.  Bankalar Kanunu gereğince, banka işlemlerinde  fevkalade ihtiyatı kullanamayacağından (ki bu da 28  milyondur) bütün banka işlemlerini 28 milyon lira ile  yapmak zorunda kaldı. Benzeri bankaların sermaye­ leri, örneğin; Emlâk Kredi Bankasının 1 milyar, Zi­ raat Bankasının 5 milyar, Denizcilik Bankasının 1,5  milyar, Halk Bankasının 1 milyardır. Esasen bugün  1 milyardan az sermayeli banka hemen hemen yok  gibidir.  BAŞKAN — iş Bankası vardır.  EMEKLI AMIRAL HÜSNÜ KÜÇÜKAHMET  (Bütçe - Plan Komisyonu Başkanı) — iş Bankası var­ dır; ama Sayın Başkanım, önemli olan ihtiyatlarıyla  beraber öz sermayesidir. İş Bankasının, benini bildi­ ğim, ihtiyatları toplam olarak 4,5 veya 5 milyardır.  Bankanın kuruluşunda Vakıflar Genel Müdür­ lüğünün hissesi % 55, mülhak vakıflar % 20, diğer  hakiki ve hükmi şahıslar % 25 oranında ortaktır.  Bankalar Kanunu banka işlemlerini bankaların öz  sermayesine bağlamıştır. Öz sermayesinin belli bir  oranından daha fazla mevduat alamaz ki, Vakıflar  Bankası bir mevduat bankasıdır, bankacılık faaliyeti  tamamı ile buna bağlıdır. Yine bankalar yayılmak,  şube açmak zorundadır, özellikle mevduat bankaları.  Bunlar da sermayelerine bağlıdır. Binaenaleyh, Va­ kıflar Bankasının bir büyük gelişme göstermesi bu- — 126 —  M. G. Konseyi B : 47 1 . 4 . 1981 O: 1  güılkü sermaye kompozisyonu itibariyle mümkün de­ ğildir.  Diğer bir önemli husus da; bilemiyorum bir ikin­ cisi var mı, belki vardır, sermayesi kanunla artırılan,  zannederim Vakıflar Bankası ya Türkiye'de yegâne  bankadır yahut belki bilmediğim bir banka daha var­ dır. Çünkü, Tüfkiye'de kanunlar 12 Eylüle gelinceye  kadar çok zor çıkmıştır, ileride de zor çıkabilir. Hal­ buki bankaların sermayeleri günün ekonomik koşul­ ları ile çok yakından ilgilidir; zamanında artırılması  lazımdır, bu işlemlerle de mümkün değildir!  Bu nedenle Vakıflar Bankasının hakikaten serma­ yesinin artırılması, banka faaliyetlerini yerine getire­ bilmesi için zaruridir. Sermaye artırmada, hiç değil­ se Balkanlar Kurulu tarafından karar verilmesi zorun­ ludur.  Bir diğer husus da, banka sermayesi ile oranlı ol­ mayan mevduat toplamıştır. Yani bir yerde gayri ka­ nuni bir durumu da vardır şu anda. Bunun için de  sermayesinin artırılması zorunluluğu vardır.  Banka 1980 yılında oldukça başarılı bir dönem  geçirmiştir; bilançosu elimde. 550 milyon lira kâr et­ miştir; bilanço kârıdır bu. Ancak bu kârdan geçen yıl  zararının tamamını mahsup edecektir, ki, bu da 385  milyon lira. Bunu mahsup edersek, yine de öz serma­ yesi, mevcut sermaye ile ihtiyatlar toplamının da al­ tında kalacaktır. Yani nereden bakarsak bakalım Sayın  Başkanım, Bankanın faaliyetleri, idari sorunları vesa- iresi vardır veya yoktur, bilemiyorum; ama varsa,  bunlar başka yollarla bir düzene sokulabilir; ama ser­ maye açısından Vakıflar Bankasının bugünkü koşul­ larda bir mevduat bankası olarak görevini yapabil­ mesi için sermayesinin artırılması zorunludur.  Bugün sermayesinin artırılması için teklif edilen  meblağ 1 milyardır. Haddizatında 1 milyar az değil­ dir; ama yeterli bir rakam da değildir; ancak eğer  Yüksek Konsey maddeyi kabul buyurursa, yetki Ba­ kanlar Kuruluna verilecektir. Balkanlar Kurulu bun­ dan sonrası için gereğini düşünür. Tabii tensip ede­ ceğiniz 1 milyara çıkartılması ve bundan sonraki ser­ mayesinin Bakanlar Kurulunca tespiti hususu yüksek  takdirlerinize arz olunur.  BAŞKAN — Zaten bu teklif de Hükümet tara­ fından verilen teklif, 1 milyarı kâfi görmüşler.  EMEKLİ AMİRAL HÜSNÜ KÜÇÜKAHMET  (Bütçe - Plan Komisyonu Başkanı) — Evet Sayın Baş­ kanım.  BAŞKAN — Peki, teşekkür ederim.  Tümü üzerinde başka söz almak isteyen var mı  efendim?..  Sayın Bakanımızın söyleyeceği bir şey var mı efen­ dim?..  DEVLET BAKANI MEHMET ÖZGÜNEŞ —  Efendim, Komisyon Başkanı büyük bir vukufla me­ seleyi ortaya koydu.  iki anaproblemimiz var bizim Vakıflar Bankasın­ da;  Birisi sermaye noksanlığı; ikincisi, kuruluşundaki  hata.  Sermaye noksanlığı için bu kanunu arz etmiş bu­ lunuyoruz. Kuruluşundaki hataları da düzeltmek için  yakında bir kanun tasarısı getireceğiz efendim.  Eğer sermaye yükselirse problemlerin büyük bir  kısmı çözümlenmiş olacak.  BAŞKAN — Yalnız, geçen seferki toplantıda biz  bu 328 milyon lira zararın nereden neşet ettiğini ve  bunlar hakkında bir muamele yapılıp yapılmadığını  sormuştuk; bunun hakkında bir bilgi aldık mı efen­ dim?  EMEKLt AMİRAL HÜSNÜ KÜÇÜKAHMET  (Bütçe - Plan Komisyonu Başkam) — Sayın Başka­ nım, benim bildiğim, konu, zaten daha evvel Yük­ sek Murakabe Heyeti ve ilgili kuruluşlar kanalı ile  ilgili organlara intikal etmiş; bunlar tek tek inceleni­ yor.  BAŞKAN — Mesele yok efendim. Onun sonucu­ nu sonradan alırız.  EMEKLt AMİRAL HÜSNÜ KÜÇÜKAHMET  (Bütçe - Plan Komisyonu Başkanı) — İncelenenler  var, neticelenmişler var, devam eden var. 10'un üs­ tünde sorunu var Sayın Başkanım.  BAŞKAN — Tümü üzerinde başka söz almak is­ teyen var mı efendim?..  Buyurun Orgeneral Şahinkaya.  ORGENERAL TAHSİN ŞAHİNKAYA — Efen­ dim, benim merakım şu : Acaba sermayesinin artırıl­ ması konusu sadece Vakıflar Bankası için mi Bakan­ lar Kuruluna bırakılıyor, yoksa bütün bankalara teşmil  ediliyor mu?  EMEKLİ AMİRAL HÜSNÜ KÜÇÜKAHMET  (Bütçe - Plan Komisyonu Başkanı) — Sayın Başka­ nım, zaten kanunla sermaye artırımına konu olan Va­ kıflar Bankası dışında bir banka bilmiyorum. Mesela,  Ziraat Bankası tümüyle Devletin, yani buradaki gibi  değil. Tamamı Devletin olduğu halde sermayesi Ba­ kanlar Kurulu kararı ile artar. Onun için, diğer ban­ kalar için zaten söz konusu değil Sayın Başkanım.  ORGENERAL TAHSİN ŞAHİNKAYA — Yani,  bütün bankalara aynı şekilde Bakanlar Kurulu kararı  ile sermaye artırımı yetkisi verilmiş oluyor?  - . 127 —
Sayfa 28 -
M. G. Konseyi B : 47 1 . 4 . 1981 O: 1  güılkü sermaye kompozisyonu itibariyle mümkün de­ ğildir.  Diğer bir önemli husus da; bilemiyorum bir ikin­ cisi var mı, belki vardır, sermayesi kanunla artırılan,  zannederim Vakıflar Bankası ya Türkiye'de yegâne  bankadır yahut belki bilmediğim bir banka daha var­ dır. Çünkü, Tüfkiye'de kanunlar 12 Eylüle gelinceye  kadar çok zor çıkmıştır, ileride de zor çıkabilir. Hal­ buki bankaların sermayeleri günün ekonomik koşul­ ları ile çok yakından ilgilidir; zamanında artırılması  lazımdır, bu işlemlerle de mümkün değildir!  Bu nedenle Vakıflar Bankasının hakikaten serma­ yesinin artırılması, banka faaliyetlerini yerine getire­ bilmesi için zaruridir. Sermaye artırmada, hiç değil­ se Balkanlar Kurulu tarafından karar verilmesi zorun­ ludur.  Bir diğer husus da, banka sermayesi ile oranlı ol­ mayan mevduat toplamıştır. Yani bir yerde gayri ka­ nuni bir durumu da vardır şu anda. Bunun için de  sermayesinin artırılması zorunluluğu vardır.  Banka 1980 yılında oldukça başarılı bir dönem  geçirmiştir; bilançosu elimde. 550 milyon lira kâr et­ miştir; bilanço kârıdır bu. Ancak bu kârdan geçen yıl  zararının tamamını mahsup edecektir, ki, bu da 385  milyon lira. Bunu mahsup edersek, yine de öz serma­ yesi, mevcut sermaye ile ihtiyatlar toplamının da al­ tında kalacaktır. Yani nereden bakarsak bakalım Sayın  Başkanım, Bankanın faaliyetleri, idari sorunları vesa- iresi vardır veya yoktur, bilemiyorum; ama varsa,  bunlar başka yollarla bir düzene sokulabilir; ama ser­ maye açısından Vakıflar Bankasının bugünkü koşul­ larda bir mevduat bankası olarak görevini yapabil­ mesi için sermayesinin artırılması zorunludur.  Bugün sermayesinin artırılması için teklif edilen  meblağ 1 milyardır. Haddizatında 1 milyar az değil­ dir; ama yeterli bir rakam da değildir; ancak eğer  Yüksek Konsey maddeyi kabul buyurursa, yetki Ba­ kanlar Kuruluna verilecektir. Balkanlar Kurulu bun­ dan sonrası için gereğini düşünür. Tabii tensip ede­ ceğiniz 1 milyara çıkartılması ve bundan sonraki ser­ mayesinin Bakanlar Kurulunca tespiti hususu yüksek  takdirlerinize arz olunur.  BAŞKAN — Zaten bu teklif de Hükümet tara­ fından verilen teklif, 1 milyarı kâfi görmüşler.  EMEKLİ AMİRAL HÜSNÜ KÜÇÜKAHMET  (Bütçe - Plan Komisyonu Başkanı) — Evet Sayın Baş­ kanım.  BAŞKAN — Peki, teşekkür ederim.  Tümü üzerinde başka söz almak isteyen var mı  efendim?..  Sayın Bakanımızın söyleyeceği bir şey var mı efen­ dim?..  DEVLET BAKANI MEHMET ÖZGÜNEŞ —  Efendim, Komisyon Başkanı büyük bir vukufla me­ seleyi ortaya koydu.  iki anaproblemimiz var bizim Vakıflar Bankasın­ da;  Birisi sermaye noksanlığı; ikincisi, kuruluşundaki  hata.  Sermaye noksanlığı için bu kanunu arz etmiş bu­ lunuyoruz. Kuruluşundaki hataları da düzeltmek için  yakında bir kanun tasarısı getireceğiz efendim.  Eğer sermaye yükselirse problemlerin büyük bir  kısmı çözümlenmiş olacak.  BAŞKAN — Yalnız, geçen seferki toplantıda biz  bu 328 milyon lira zararın nereden neşet ettiğini ve  bunlar hakkında bir muamele yapılıp yapılmadığını  sormuştuk; bunun hakkında bir bilgi aldık mı efen­ dim?  EMEKLt AMİRAL HÜSNÜ KÜÇÜKAHMET  (Bütçe - Plan Komisyonu Başkam) — Sayın Başka­ nım, benim bildiğim, konu, zaten daha evvel Yük­ sek Murakabe Heyeti ve ilgili kuruluşlar kanalı ile  ilgili organlara intikal etmiş; bunlar tek tek inceleni­ yor.  BAŞKAN — Mesele yok efendim. Onun sonucu­ nu sonradan alırız.  EMEKLt AMİRAL HÜSNÜ KÜÇÜKAHMET  (Bütçe - Plan Komisyonu Başkanı) — İncelenenler  var, neticelenmişler var, devam eden var. 10'un üs­ tünde sorunu var Sayın Başkanım.  BAŞKAN — Tümü üzerinde başka söz almak is­ teyen var mı efendim?..  Buyurun Orgeneral Şahinkaya.  ORGENERAL TAHSİN ŞAHİNKAYA — Efen­ dim, benim merakım şu : Acaba sermayesinin artırıl­ ması konusu sadece Vakıflar Bankası için mi Bakan­ lar Kuruluna bırakılıyor, yoksa bütün bankalara teşmil  ediliyor mu?  EMEKLİ AMİRAL HÜSNÜ KÜÇÜKAHMET  (Bütçe - Plan Komisyonu Başkanı) — Sayın Başka­ nım, zaten kanunla sermaye artırımına konu olan Va­ kıflar Bankası dışında bir banka bilmiyorum. Mesela,  Ziraat Bankası tümüyle Devletin, yani buradaki gibi  değil. Tamamı Devletin olduğu halde sermayesi Ba­ kanlar Kurulu kararı ile artar. Onun için, diğer ban­ kalar için zaten söz konusu değil Sayın Başkanım.  ORGENERAL TAHSİN ŞAHİNKAYA — Yani,  bütün bankalara aynı şekilde Bakanlar Kurulu kararı  ile sermaye artırımı yetkisi verilmiş oluyor?  - . 127 —  I  M. G. Konseyi B : 4  EMEKLİ AMİRAL HÜSNÜ KÜÇÜKAHMET  (Bütçe - Plan Komisyonu Başkanı) — Evet efendim.  BAŞKAN — Kanunun tümü hakkında başka söz  almak isteyen?.. Yoktur.  Tümü üzerindeki görüşmeler tamamlanmıştır.  Maddelere geçilmesini oylarınıza sunuyorum efen­ dim : Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  1 nci maddeyi okutuyorum :  6219 Sayılı Türkiye Vakıflar Bankası Türk Anonim  Ortaklığı Kanununun 5 nci Maddesinde Değişiklik  Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı  MADDE 1. — 6219 sayılı Türkiye Vakıflar Ban­ kası Türk Anonim Ortaklığı Kanununun 5 nci mad­ desi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Madde 5. — Bankanın itibari sermayesi, her  biri (500) beşyüz Türk Lirası kıymetinde (2 000 000)  iki milyon hisseye ayrılmış olarak (1 000 000 000)  bir milyar Türk Lirasıdır.  Bakanlar Kurulu Bankanın sermayesini artırmaya  yetkilidir,  Müteaddit hisseleri ihtiva etmek üzere çıkarıla­ cak hisse senetlerinden her birinin ihtiva edeceği his­ se miktarı Anasözleşmede gösterilir.»  BAŞKAN — 1 nci madde üzerinde Komisyon  Başkanının bir diyeceği var mı?..  Buyurun.  EMEKLİ AMİRAL HÜSNÜ KÜÇÜKAHMET  (Bütçe - Plan Komisyonu Başkanı) — Sayın Başka­ nım, huzurunuzda Sayın Balkandan ve Banka Genel  Müdürümüzden sadece bir temennide bulunmak isti­ yoruz. 2 milyon adet hisse senedi ki, bunlar özel kâ­ ğıtlara basılır ve çok pahalı bir işlemdir (herhalde bu  husus zannederim kendi fevkalade genel kurulunda  konuşulacaktır), bir hisse senedinin değeri asgari 5 bin  liradan küçük olmamalıdır. Hisse senedinin kâğıdı çok  pahalıdır, maliyeti çok pahalıdır, memlökette de kâğıt  sıkıntısı vardır, özellikle bu tip kâğıdın sıkıntısı var­ dır. Bir tasarruf tedbiri olarak, kanun buradan çıktık­ tan sonra, bu kanuna rağmen bunu yapabilirler. Bu­ nu yapmalarını huzurunuzda temenni ederim.  Arz ederim.  BAŞKAN — Zaten, «müteaddit hisseleri ihtiva et­ mek üzere, çıkarılacak hisse senetlerinin her birinin  ihtiva edeceği hisse miktarı anasözleşmede gösterilir*  deniyor.  EMEKLİ AMİRAL HÜSNÜ KÜÇÜKAHMET  (Bütçe - Plan Komisyonu Başkanı) — Buna dikkat  etsinler, onu istirham ediyoruz.  1 . 4 . 1981 O: 1  I BAŞKAN — Doğrudur, yani 500 lira bugün için  çok küçük bir ralkamdır. Buradan hisse senedi alacak  bir kimse için bu çok az olur. Bu yüzden hepsinin  500 liralık olması büyük bir masrafı gerektirir. Bu­ na, bir temenni olarak biz de katılıyoruz.  Başka söz almak isteyen?..  Buyurun Orgeneral Saltık.  ORGENERAL HAYDAR SALTIK (Milli Gü­ venlik Konseyi Genel Sekreteri) — Sayın Başkanım,  bankanın sermayesinin bu şekilde 1 milyara çıkarıl­ mış olması, biraz evvel bahsedilen muhtelif ortaklar  arasındaki iştirak nispetini değiştirmeyecektir herhal­ de?..  BAŞKAN — Hayır.  Ortaklar kimlerdi?  EMEKLİ AMİRAL HÜSNÜ KÜÇÜKAHMET  (Bütçe - Plan Komisyonu Başkanı) — Sayın Başka­ nım, Vakıflar Genel Müdürlüğü % 55'ine; mülhak  vakıflar % 20'sine; Barika Mensupları Emekli San­ dığı, Emlak Kredi Bartkası, Sümerbank da toplam  % 25'edir. Esasen bu konu huzurunuza gelmeden, ken­ di içlerinde sermaye tezyitlerine bu ortakların tamamı  mutabakatlarını bildirmişler ve rüçhan haklarını kul­ lanacaklarını bildirmişlerdir. Sermaye kompozisyonu- i nun değişmesi söz konusu döğildir.  BAŞKAN — Mutabık kaldılarsa mesele yok.  Başka söz almak isteyen var mı?..  Buyurun Oramiral Tümer.  ORAMİRAL NEJAT TÜMER — Sayın Başka­ nım, bu maddede bankanın itibari sermayesi 1 milyar  Türk Lirasıdır desek, bu 500 Türk Lirası kıymetinde  2 milyon hisseye ayrılmış olarak bu kanun geçerse,  Yönetim Kurulu bu kanuna aykırı bir karar alamaz.  O takdirde kendimizi bağlamış olmaz mıyız? Doğru­ dan doğruya 1 milyar Türk Lirasıdır deyip bitirsek.  BAŞKAN — Evet.  Buyurun efendim.  EMEKLİ AMİRAL HÜSNÜ KÜÇÜKAHMET  (Bütçe - Plan Komisyonu Başkanı) — Sayın Başka­ nım, şu anda elinde, üzerinde 500 lira yazılı hisse se­ nedi sahipleri var. Bu, idari olarak şöyle olur; 5 bin  liralılk bir hisse; fakat o hisse 10 hisseyi teşjkil eder.  Buradaki ortakların hepsi de 1 hisseden fazla hisse  alabilecek kişilerdir. Bu şekilde bu basım işi halledil­ miş olur ve diğer bankalarımızda da benzerleri var­ dır. Aksi takdirde, bugün elinde 500 liralık hisse se­ nedi olanın hissedarlığı düşecek veya ona bir formül  bulmak mecburiyeti hâsıl olacak.
Sayfa 29 -
I  M. G. Konseyi B : 4  EMEKLİ AMİRAL HÜSNÜ KÜÇÜKAHMET  (Bütçe - Plan Komisyonu Başkanı) — Evet efendim.  BAŞKAN — Kanunun tümü hakkında başka söz  almak isteyen?.. Yoktur.  Tümü üzerindeki görüşmeler tamamlanmıştır.  Maddelere geçilmesini oylarınıza sunuyorum efen­ dim : Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  1 nci maddeyi okutuyorum :  6219 Sayılı Türkiye Vakıflar Bankası Türk Anonim  Ortaklığı Kanununun 5 nci Maddesinde Değişiklik  Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı  MADDE 1. — 6219 sayılı Türkiye Vakıflar Ban­ kası Türk Anonim Ortaklığı Kanununun 5 nci mad­ desi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Madde 5. — Bankanın itibari sermayesi, her  biri (500) beşyüz Türk Lirası kıymetinde (2 000 000)  iki milyon hisseye ayrılmış olarak (1 000 000 000)  bir milyar Türk Lirasıdır.  Bakanlar Kurulu Bankanın sermayesini artırmaya  yetkilidir,  Müteaddit hisseleri ihtiva etmek üzere çıkarıla­ cak hisse senetlerinden her birinin ihtiva edeceği his­ se miktarı Anasözleşmede gösterilir.»  BAŞKAN — 1 nci madde üzerinde Komisyon  Başkanının bir diyeceği var mı?..  Buyurun.  EMEKLİ AMİRAL HÜSNÜ KÜÇÜKAHMET  (Bütçe - Plan Komisyonu Başkanı) — Sayın Başka­ nım, huzurunuzda Sayın Balkandan ve Banka Genel  Müdürümüzden sadece bir temennide bulunmak isti­ yoruz. 2 milyon adet hisse senedi ki, bunlar özel kâ­ ğıtlara basılır ve çok pahalı bir işlemdir (herhalde bu  husus zannederim kendi fevkalade genel kurulunda  konuşulacaktır), bir hisse senedinin değeri asgari 5 bin  liradan küçük olmamalıdır. Hisse senedinin kâğıdı çok  pahalıdır, maliyeti çok pahalıdır, memlökette de kâğıt  sıkıntısı vardır, özellikle bu tip kâğıdın sıkıntısı var­ dır. Bir tasarruf tedbiri olarak, kanun buradan çıktık­ tan sonra, bu kanuna rağmen bunu yapabilirler. Bu­ nu yapmalarını huzurunuzda temenni ederim.  Arz ederim.  BAŞKAN — Zaten, «müteaddit hisseleri ihtiva et­ mek üzere, çıkarılacak hisse senetlerinin her birinin  ihtiva edeceği hisse miktarı anasözleşmede gösterilir*  deniyor.  EMEKLİ AMİRAL HÜSNÜ KÜÇÜKAHMET  (Bütçe - Plan Komisyonu Başkanı) — Buna dikkat  etsinler, onu istirham ediyoruz.  1 . 4 . 1981 O: 1  I BAŞKAN — Doğrudur, yani 500 lira bugün için  çok küçük bir ralkamdır. Buradan hisse senedi alacak  bir kimse için bu çok az olur. Bu yüzden hepsinin  500 liralık olması büyük bir masrafı gerektirir. Bu­ na, bir temenni olarak biz de katılıyoruz.  Başka söz almak isteyen?..  Buyurun Orgeneral Saltık.  ORGENERAL HAYDAR SALTIK (Milli Gü­ venlik Konseyi Genel Sekreteri) — Sayın Başkanım,  bankanın sermayesinin bu şekilde 1 milyara çıkarıl­ mış olması, biraz evvel bahsedilen muhtelif ortaklar  arasındaki iştirak nispetini değiştirmeyecektir herhal­ de?..  BAŞKAN — Hayır.  Ortaklar kimlerdi?  EMEKLİ AMİRAL HÜSNÜ KÜÇÜKAHMET  (Bütçe - Plan Komisyonu Başkanı) — Sayın Başka­ nım, Vakıflar Genel Müdürlüğü % 55'ine; mülhak  vakıflar % 20'sine; Barika Mensupları Emekli San­ dığı, Emlak Kredi Bartkası, Sümerbank da toplam  % 25'edir. Esasen bu konu huzurunuza gelmeden, ken­ di içlerinde sermaye tezyitlerine bu ortakların tamamı  mutabakatlarını bildirmişler ve rüçhan haklarını kul­ lanacaklarını bildirmişlerdir. Sermaye kompozisyonu- i nun değişmesi söz konusu döğildir.  BAŞKAN — Mutabık kaldılarsa mesele yok.  Başka söz almak isteyen var mı?..  Buyurun Oramiral Tümer.  ORAMİRAL NEJAT TÜMER — Sayın Başka­ nım, bu maddede bankanın itibari sermayesi 1 milyar  Türk Lirasıdır desek, bu 500 Türk Lirası kıymetinde  2 milyon hisseye ayrılmış olarak bu kanun geçerse,  Yönetim Kurulu bu kanuna aykırı bir karar alamaz.  O takdirde kendimizi bağlamış olmaz mıyız? Doğru­ dan doğruya 1 milyar Türk Lirasıdır deyip bitirsek.  BAŞKAN — Evet.  Buyurun efendim.  EMEKLİ AMİRAL HÜSNÜ KÜÇÜKAHMET  (Bütçe - Plan Komisyonu Başkanı) — Sayın Başka­ nım, şu anda elinde, üzerinde 500 lira yazılı hisse se­ nedi sahipleri var. Bu, idari olarak şöyle olur; 5 bin  liralılk bir hisse; fakat o hisse 10 hisseyi teşjkil eder.  Buradaki ortakların hepsi de 1 hisseden fazla hisse  alabilecek kişilerdir. Bu şekilde bu basım işi halledil­ miş olur ve diğer bankalarımızda da benzerleri var­ dır. Aksi takdirde, bugün elinde 500 liralık hisse se­ nedi olanın hissedarlığı düşecek veya ona bir formül  bulmak mecburiyeti hâsıl olacak.  M. G. Konseyi B : 47 1 . 4 . 1981 O: 1  ORAMİRAL NEJAT TÜMER — İşte, «o for­ mülü acaba Yönetim Kurulu toplantısında hallede­ mez mi?» diye sordum.  EMEKLİ AMİRAL HÜSNÜ KÜÇÜKAHMET  (Bütçe - Plan Komisyonu Başkanı — Bu, problem ol­ maz Sayın Komutanım.  ORAMİRAL NEJAT TÜMER — Teknik ba­ kımdan sordum.  BAŞKAN — 1 noi madde üzerinde başka söz al­ mak isteyen var mı?.. Yok.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum : Kabul edenler...  Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  2 nci maddeyi okutuyorum :  MADDE 2. — Bu Kanun yayımı tarihinde yürür­ lüğe girer.  BAŞKAN — 2 nci madde üzerinde söz almak iste­ yen var mı?.. Yok. Kabul edenler... Kabul etmeyen­ ler... Kabul edilmiştir.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum : Kabul edenler...  Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.  3 ncü maddeyi okutuyorum :  MADDE 3. — Bu Kanun hükümlerini Bakanlar  Kurulu yürütür.  BAŞKAN — 3 ncü madde üzerinde söz almak  isteyen var mı?.. Yok.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum : Kabul edenler...  Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  Tasarının tümünü oylarınıza sunuyorum : Kabul  edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  Hayırlı olsun, teşekkür ederim.  5. — 3201 Sayılı Emniyet Teşkilat Kanununun  Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması ve Bu Ka­ nuna Bir Geçici Madde Eklenmesi Hakkında Kanun  Tasarısı ve İçişleri Komisyonu Raporu. (1/155) (S.  Sayısı : 178) (1)  BAŞKAN — Gündemimizin 5 nci ve son sırasın­ da; 3201 Sayılı Emniyet Teşkilat Kanununun Bazı  Maddelerinde Değişiklik Yapılması ve Bu Kanuna Bir  Geçici Madde Eklenmesi Hakkında Kanunun Tasa­ rısı mevcut. Bu tasarı ve komisyon raporu 178 sıra  sayısı ile basılıp dağıtılmıştır.  İçişleri Komisyonu ve Bakanlık temsilcileri yerle­ rini aldılar.  Tasarının tümü üzerinde görüşme açıyorum ve ilk  sözü Komisyon Başkanı Başkaynak'a bırakıyorum.  Buyurun.  (7) 178 S. Sayılı basmayan tutanağa eklidir.  HÂKİM TUĞGENERAL MUZAFFER BAŞ- KAYNAK (İçişleri Komisyonu Başkanı) — Sayın  Başkanım, güvenlik örgütünün, Silahlı Kuvvetler gibi  bir teşkilatı bulunduğu, aynı Silahlı Kuvvetlerde var  olan disiplin mahkemelerinin de mevcut bulunduğu­ nu ifade etmek isterim.  Halen yürürlükte bulunan metne göre İl Disiplin  Kurulu, Merkez Disiplin Kurulu, Genel Müdürlük  Yüksek Disiplin Kurulu ve Bakanlık Yüksek Disiplin  Kurulu olmak üzere dört tane disiplin kurulu var.  Bir de bunların dışında, eğitim - öğretim kurumlarının  disiplin kurulları var.  Bu disiplin kurulları, Silahlı Kuvvetlerde olduğu  gibi, polis örgütündeki personele uyarma cezası, kına­ ma cezası, maaş kat'ı cezası, kıdem tenzili cezası,  3 yıl için 1 derece yükselmemesine dair bir ceza, mes­ lekten çıkarma cezası ve memuriyetten çıkarılma ce­ zaları vermektedirler. Halen yürürlükte bulunan me­ tin, Gerek İl Disiplin Kurulunun gerek Mer­ kez Disiplin Kurulunun, Gerekse Genel Mü­ dürlük Yüksek Disiplin Kurulunun ve Balkan- lık Disiplin Kurulunun tüm kararlarının Bakan tara­ fından onaylanacağını ifade etmekte idi. Halen Emni­ yet Genel Müdürlüğü, İçişleri Bakanlığı bu konudan  şikâyetçi bulundukları için, bundan böyle, uyarma, kı­ nama, meslekten çıkarmaya kadar olan cezalar, maaş  kesme veya 1 kademe indirme veya derece yüksel­ mesine mani olacak cezaların valinin onayı ile; mes­ lekten çıkarma cezalarının, valinin teklifi üzerine Yük­ sek Disiplin Kurulu kararı ile; memuriyetten çıkarma  cezasının ise, Bakanlığın Yüksek Disiplin Kurulunun  kararı ve Bakanın onayı ile tekemmül edecek tarzda  bir kanun tasarısı hazırlayarak Bakanlar Kuruluna  sunmuş bulunmaktadır. Bakanlar Kurulu da konuyu  benimseyerek aynen Milli Güvenlik Konseyine arz et­ miştir. Anılan kanun tasarısı, Komisyonumuzda ince­ lenmiş, ilke olarak benimsenmiş; ancak Silahlı Kuv­ vetlerde olduğu gibi, disiplin kurullarını, disiplin mah­ kemeleri gibi bir derecelemeye tabi tutmuş, yine vali­ nin onayı ile veya Emniyet Genel Müdürünün onayı  ile veya Balkanın onayı ile ayrı ayrı cezaların hangi­ lerinin onaylandıktan sonra tökemmül edeceklerini  hükme bağlamış bulunuyoruz. Dolayısıyla 3201 sayılı  Kanunun 4 ncü maddesinde bir değişiklik var.  Bir de bunun dışında, halen 19.2.1980 tarihinde  2261 sayılı Kanunla söz konusu yasaya bir yasak hü­ küm getirilmiş, bu yasak hükümle de Emniyet Teşki­ latı mensupları, çarşı ve mahalle bekçilerinin aynen  Silahlı Kuvvetlerde olduğu gibi, dernek kuramayacak- — 129 —
Sayfa 30 -
M. G. Konseyi B : 47 1 . 4 . 1981 O: 1  ORAMİRAL NEJAT TÜMER — İşte, «o for­ mülü acaba Yönetim Kurulu toplantısında hallede­ mez mi?» diye sordum.  EMEKLİ AMİRAL HÜSNÜ KÜÇÜKAHMET  (Bütçe - Plan Komisyonu Başkanı — Bu, problem ol­ maz Sayın Komutanım.  ORAMİRAL NEJAT TÜMER — Teknik ba­ kımdan sordum.  BAŞKAN — 1 noi madde üzerinde başka söz al­ mak isteyen var mı?.. Yok.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum : Kabul edenler...  Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  2 nci maddeyi okutuyorum :  MADDE 2. — Bu Kanun yayımı tarihinde yürür­ lüğe girer.  BAŞKAN — 2 nci madde üzerinde söz almak iste­ yen var mı?.. Yok. Kabul edenler... Kabul etmeyen­ ler... Kabul edilmiştir.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum : Kabul edenler...  Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.  3 ncü maddeyi okutuyorum :  MADDE 3. — Bu Kanun hükümlerini Bakanlar  Kurulu yürütür.  BAŞKAN — 3 ncü madde üzerinde söz almak  isteyen var mı?.. Yok.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum : Kabul edenler...  Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  Tasarının tümünü oylarınıza sunuyorum : Kabul  edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  Hayırlı olsun, teşekkür ederim.  5. — 3201 Sayılı Emniyet Teşkilat Kanununun  Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması ve Bu Ka­ nuna Bir Geçici Madde Eklenmesi Hakkında Kanun  Tasarısı ve İçişleri Komisyonu Raporu. (1/155) (S.  Sayısı : 178) (1)  BAŞKAN — Gündemimizin 5 nci ve son sırasın­ da; 3201 Sayılı Emniyet Teşkilat Kanununun Bazı  Maddelerinde Değişiklik Yapılması ve Bu Kanuna Bir  Geçici Madde Eklenmesi Hakkında Kanunun Tasa­ rısı mevcut. Bu tasarı ve komisyon raporu 178 sıra  sayısı ile basılıp dağıtılmıştır.  İçişleri Komisyonu ve Bakanlık temsilcileri yerle­ rini aldılar.  Tasarının tümü üzerinde görüşme açıyorum ve ilk  sözü Komisyon Başkanı Başkaynak'a bırakıyorum.  Buyurun.  (7) 178 S. Sayılı basmayan tutanağa eklidir.  HÂKİM TUĞGENERAL MUZAFFER BAŞ- KAYNAK (İçişleri Komisyonu Başkanı) — Sayın  Başkanım, güvenlik örgütünün, Silahlı Kuvvetler gibi  bir teşkilatı bulunduğu, aynı Silahlı Kuvvetlerde var  olan disiplin mahkemelerinin de mevcut bulunduğu­ nu ifade etmek isterim.  Halen yürürlükte bulunan metne göre İl Disiplin  Kurulu, Merkez Disiplin Kurulu, Genel Müdürlük  Yüksek Disiplin Kurulu ve Bakanlık Yüksek Disiplin  Kurulu olmak üzere dört tane disiplin kurulu var.  Bir de bunların dışında, eğitim - öğretim kurumlarının  disiplin kurulları var.  Bu disiplin kurulları, Silahlı Kuvvetlerde olduğu  gibi, polis örgütündeki personele uyarma cezası, kına­ ma cezası, maaş kat'ı cezası, kıdem tenzili cezası,  3 yıl için 1 derece yükselmemesine dair bir ceza, mes­ lekten çıkarma cezası ve memuriyetten çıkarılma ce­ zaları vermektedirler. Halen yürürlükte bulunan me­ tin, Gerek İl Disiplin Kurulunun gerek Mer­ kez Disiplin Kurulunun, Gerekse Genel Mü­ dürlük Yüksek Disiplin Kurulunun ve Balkan- lık Disiplin Kurulunun tüm kararlarının Bakan tara­ fından onaylanacağını ifade etmekte idi. Halen Emni­ yet Genel Müdürlüğü, İçişleri Bakanlığı bu konudan  şikâyetçi bulundukları için, bundan böyle, uyarma, kı­ nama, meslekten çıkarmaya kadar olan cezalar, maaş  kesme veya 1 kademe indirme veya derece yüksel­ mesine mani olacak cezaların valinin onayı ile; mes­ lekten çıkarma cezalarının, valinin teklifi üzerine Yük­ sek Disiplin Kurulu kararı ile; memuriyetten çıkarma  cezasının ise, Bakanlığın Yüksek Disiplin Kurulunun  kararı ve Bakanın onayı ile tekemmül edecek tarzda  bir kanun tasarısı hazırlayarak Bakanlar Kuruluna  sunmuş bulunmaktadır. Bakanlar Kurulu da konuyu  benimseyerek aynen Milli Güvenlik Konseyine arz et­ miştir. Anılan kanun tasarısı, Komisyonumuzda ince­ lenmiş, ilke olarak benimsenmiş; ancak Silahlı Kuv­ vetlerde olduğu gibi, disiplin kurullarını, disiplin mah­ kemeleri gibi bir derecelemeye tabi tutmuş, yine vali­ nin onayı ile veya Emniyet Genel Müdürünün onayı  ile veya Balkanın onayı ile ayrı ayrı cezaların hangi­ lerinin onaylandıktan sonra tökemmül edeceklerini  hükme bağlamış bulunuyoruz. Dolayısıyla 3201 sayılı  Kanunun 4 ncü maddesinde bir değişiklik var.  Bir de bunun dışında, halen 19.2.1980 tarihinde  2261 sayılı Kanunla söz konusu yasaya bir yasak hü­ küm getirilmiş, bu yasak hükümle de Emniyet Teşki­ latı mensupları, çarşı ve mahalle bekçilerinin aynen  Silahlı Kuvvetlerde olduğu gibi, dernek kuramayacak- — 129 —  M. G. Konseyi B : 47 1 . 4 . 1981 O: 1  larını, spor derneklerine giremeyeceklerini, Türk Polis  Teşkilatını Güçlendirme Vakfı dışında başka vakıflara  üye olamayacaklarını veya bunların organlarında gö­ rev alamayacaklarını vurgulamış bulunmaktadır. Bu  arada da bir geçici madde ile, Türk Silahlı Kuvvetleri­ nin 1975 yılında kurulmuş bulunan Polis Teşkilatını  Güçlendirme Vakfının da var olduğunu ve tescil edil­ diğini ve göreve devam edeceğini bir geçici madde  ile ifade etmiştir.  Arz ederim.  Maddelere geçildiğinde ayrı ayrı bilgi sunacağız.  Yüksek takdir ve tensiplerine sunarım.  BAŞKAN — Teşekkür ederim.  Tümü üzerinde başka söz almak isteyen var mı?..  Yok.  Tümü üzerindeki görüşmeler tamamlanmıştır.  Maddelere geçilmesini oylarınıza sunuyorum : Ka­ bul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  1 nci maddeyi okutuyorum :  3201 Sayılı Emniyet Teşkilat Kanununun Bazı Mad­ delerinde Değişiklik Yapılması ve Bu Kanuna Bir  Geçici Madde Eklenmesi Hakkında Kanun Tasarısı  MADDE 1. — 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Ka­ nununa 19 . 2 . 1980 tarilh ve 2261 sayılı Kanunla  eklenen Ek - 4 ncü madde aşağıdaki şekilde değişti­ rilmiştir.  Ek Madde 4. — Disiplin Kurulunca verilen karar­ lardan :  A) İl Polis Disiplin Kurulunun polis memurları  hakkında verilen meslekten çıkarma cezası dışın'daki  kararları valinin; polis memurları hakkında verilen  meslekten çıkarma cezası kararlan valinin önerisi,  Genel Müdürlük Yüksek Disiplin Kurulunun görüşü  ve Bakanın onayı ile;  B) Genel Müdürlük Merkez Disiplin Kurulu ile  öğretim ve eğitim kurumlarındaki Polis Disiplin ku­ rullarının meslekten çıkarma dışındaki kararlan Em­ niyet Genel Müdürünün onayı; meslekten çıkarma ka­ rarlan Genel Müdürlük Yüksek Disiplin Kurulunun  görüşü ve Bakanın onayı ile;  C) Genel Müdürlük Yüksek Disiplin Kurulunun  kararları Bakanın onayı ile;  Kesinleşir.  (A) ve (B) bentleri uyarınca intikal eden ve Ge­ nel Müdürlük Yüksek Disiplin Kurulunca uygun gö­ rüş belirtilmeyen dosyalar Bakandık Yüksek Disiplin  Kurulunca, kesin karara bağlanır.  il Poİis Disiplin Kurulunca verilen ve vali tarafın­ dan uygun glörütaeyen kararlar Emn'ityet Genel Mü­ dürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunca; Genel Müdür­ lük Merkez Disiplin Kurulu ile Öğretim ve Eğitim  kurumlarınldaki Polis Disipİn kurullarınca verilen ve  Emniyet Genel Müdürü tarafından uygun görülme­ yen kararlar Bakanlık Yüksek Disiplin Kurulunca ke­ sin karara bağlanır.  'Bakan, yukarıdaki birinci fıkranın (A), (B) ve (C)  'bentleri uyarınca onayına sunulan kararlan uygun  görmediği takdirde, konu, Bakanlık Yüksek Disiplin  Kurulunca kesin karara bağlanır.  BAŞKAN — 1 nci madde üzerinde söz almak is­ teyen arkadaşımız var mı?..  Demin, Komisyon Başkanı arkadaşımızın söyle­ diği gibi, evvelce her onay Bakana kadar geldiği hal­ de, yalnız «meslekten çıkarmam hariç, diğerleri ya il  Disiplin Kurulunca veya Genel Müdürlük Merkez  Disiplin Kurulunca karara bağlanabiliyor.  Meslekten çıkarma kararları da eğer ihtilaflı olur­ sa, bir üst kısmına gitmek suretiyle orada karara  bağlanıyor.  HÂKÎM TUĞGENERAL MUZAFFER BAŞ- KAYNAK (içişleri Komisyonu Başkanı) — Orada  da ihtilaf olduğu zalman Bakanlık Yüksek Disiplin  Kuruluna gider, orada karara 'bağlanır.  BAŞKAN — Evet.  Efendim, bu konuda Bakanlık Temsilcisi arkada­ şımızın bir diyeceği var mı?..  ORHAN PİRLER (içişleri Bakanlığı Temsilcisi)  — Sayın Başkanım, hiç'bir söyleyeceğim yoktur, bila­ kis disiplin cezalarına işlerlik kazandırmaktadır. Ko­ misyonun görüşüne aynen iştirak ediyoruz.  BAŞKAN — Teşekkür ederim.  Başka söz almak isteyen var mı?..  Buyurun, Orgeneral Saltık.  ORGENERAL HAYDAR SALTIK (Milli Gü­ venlik Konseyi Genel Sekreteri) — Sayın Başkanım,  Kü'misyon, Bakanlığın teklifinde bir değişiklik yap­ mış; «ıtl Polis Disiplin Kurulunca» diye başlayan  paragrafta.  ,«tl Polis Disiplin Kurulunca verilen ve vali tara­ fından uygun görülmeyen kararlar...ı» demiş;  Hükümet tasarısında, «Vali tarafından uygun gö­ rülmeyen meslekten çıkarma kararları» deniliyor.  Komisyon bütün kararları kapsamış. AcaJba bir ne­ deni var mı?  BAŞKAN — Evet.  Buyurun.  HAKİM TUĞGENERAL MUZAFFER BAŞ- KAYNAK (içişleri Komisyonu Başkam) Sayın  Başkanım, ti Disiplin Kurulu tarafından verilen ka-
Sayfa 31 -
M. G. Konseyi B : 47 1 . 4 . 1981 O: 1  larını, spor derneklerine giremeyeceklerini, Türk Polis  Teşkilatını Güçlendirme Vakfı dışında başka vakıflara  üye olamayacaklarını veya bunların organlarında gö­ rev alamayacaklarını vurgulamış bulunmaktadır. Bu  arada da bir geçici madde ile, Türk Silahlı Kuvvetleri­ nin 1975 yılında kurulmuş bulunan Polis Teşkilatını  Güçlendirme Vakfının da var olduğunu ve tescil edil­ diğini ve göreve devam edeceğini bir geçici madde  ile ifade etmiştir.  Arz ederim.  Maddelere geçildiğinde ayrı ayrı bilgi sunacağız.  Yüksek takdir ve tensiplerine sunarım.  BAŞKAN — Teşekkür ederim.  Tümü üzerinde başka söz almak isteyen var mı?..  Yok.  Tümü üzerindeki görüşmeler tamamlanmıştır.  Maddelere geçilmesini oylarınıza sunuyorum : Ka­ bul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  1 nci maddeyi okutuyorum :  3201 Sayılı Emniyet Teşkilat Kanununun Bazı Mad­ delerinde Değişiklik Yapılması ve Bu Kanuna Bir  Geçici Madde Eklenmesi Hakkında Kanun Tasarısı  MADDE 1. — 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Ka­ nununa 19 . 2 . 1980 tarilh ve 2261 sayılı Kanunla  eklenen Ek - 4 ncü madde aşağıdaki şekilde değişti­ rilmiştir.  Ek Madde 4. — Disiplin Kurulunca verilen karar­ lardan :  A) İl Polis Disiplin Kurulunun polis memurları  hakkında verilen meslekten çıkarma cezası dışın'daki  kararları valinin; polis memurları hakkında verilen  meslekten çıkarma cezası kararlan valinin önerisi,  Genel Müdürlük Yüksek Disiplin Kurulunun görüşü  ve Bakanın onayı ile;  B) Genel Müdürlük Merkez Disiplin Kurulu ile  öğretim ve eğitim kurumlarındaki Polis Disiplin ku­ rullarının meslekten çıkarma dışındaki kararlan Em­ niyet Genel Müdürünün onayı; meslekten çıkarma ka­ rarlan Genel Müdürlük Yüksek Disiplin Kurulunun  görüşü ve Bakanın onayı ile;  C) Genel Müdürlük Yüksek Disiplin Kurulunun  kararları Bakanın onayı ile;  Kesinleşir.  (A) ve (B) bentleri uyarınca intikal eden ve Ge­ nel Müdürlük Yüksek Disiplin Kurulunca uygun gö­ rüş belirtilmeyen dosyalar Bakandık Yüksek Disiplin  Kurulunca, kesin karara bağlanır.  il Poİis Disiplin Kurulunca verilen ve vali tarafın­ dan uygun glörütaeyen kararlar Emn'ityet Genel Mü­ dürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunca; Genel Müdür­ lük Merkez Disiplin Kurulu ile Öğretim ve Eğitim  kurumlarınldaki Polis Disipİn kurullarınca verilen ve  Emniyet Genel Müdürü tarafından uygun görülme­ yen kararlar Bakanlık Yüksek Disiplin Kurulunca ke­ sin karara bağlanır.  'Bakan, yukarıdaki birinci fıkranın (A), (B) ve (C)  'bentleri uyarınca onayına sunulan kararlan uygun  görmediği takdirde, konu, Bakanlık Yüksek Disiplin  Kurulunca kesin karara bağlanır.  BAŞKAN — 1 nci madde üzerinde söz almak is­ teyen arkadaşımız var mı?..  Demin, Komisyon Başkanı arkadaşımızın söyle­ diği gibi, evvelce her onay Bakana kadar geldiği hal­ de, yalnız «meslekten çıkarmam hariç, diğerleri ya il  Disiplin Kurulunca veya Genel Müdürlük Merkez  Disiplin Kurulunca karara bağlanabiliyor.  Meslekten çıkarma kararları da eğer ihtilaflı olur­ sa, bir üst kısmına gitmek suretiyle orada karara  bağlanıyor.  HÂKÎM TUĞGENERAL MUZAFFER BAŞ- KAYNAK (içişleri Komisyonu Başkanı) — Orada  da ihtilaf olduğu zalman Bakanlık Yüksek Disiplin  Kuruluna gider, orada karara 'bağlanır.  BAŞKAN — Evet.  Efendim, bu konuda Bakanlık Temsilcisi arkada­ şımızın bir diyeceği var mı?..  ORHAN PİRLER (içişleri Bakanlığı Temsilcisi)  — Sayın Başkanım, hiç'bir söyleyeceğim yoktur, bila­ kis disiplin cezalarına işlerlik kazandırmaktadır. Ko­ misyonun görüşüne aynen iştirak ediyoruz.  BAŞKAN — Teşekkür ederim.  Başka söz almak isteyen var mı?..  Buyurun, Orgeneral Saltık.  ORGENERAL HAYDAR SALTIK (Milli Gü­ venlik Konseyi Genel Sekreteri) — Sayın Başkanım,  Kü'misyon, Bakanlığın teklifinde bir değişiklik yap­ mış; «ıtl Polis Disiplin Kurulunca» diye başlayan  paragrafta.  ,«tl Polis Disiplin Kurulunca verilen ve vali tara­ fından uygun görülmeyen kararlar...ı» demiş;  Hükümet tasarısında, «Vali tarafından uygun gö­ rülmeyen meslekten çıkarma kararları» deniliyor.  Komisyon bütün kararları kapsamış. AcaJba bir ne­ deni var mı?  BAŞKAN — Evet.  Buyurun.  HAKİM TUĞGENERAL MUZAFFER BAŞ- KAYNAK (içişleri Komisyonu Başkam) Sayın  Başkanım, ti Disiplin Kurulu tarafından verilen ka- M. G. Konseyi B : 47 1 . 4 . 1981 O: 1  rarlar valinin onayına tabidir. Vali onaylamaz ise,  ortada bir ihtilaf konusu söz konusu olduğu için,  onaylamadığı takdirde bu konuyu Yüksek Disiplin  Kuruluna getirilir deniyor.  BAŞKAN — ister meslekten çıkarma olsun, ister  olmasın...  HÂKİM TUĞGENERAL MUZAFFER BAŞ- KAYNAK (İçişleri Komisyonu Başkanı) — Meslek­ ten çıkarma cezaları mutlaka gelecek, ona özel hü­ küm var.  BAÇKAN — Tabii, Bakanlığa kadar geliyor. Ora­ da bir şey varmış, demek onu düzelttiniz siz?  HÂKÎM TUĞGENERAL MUZAFFER BAŞ- KAYNAK (İçişleri Komisyonu Başkanı) — Evet.  , ikinci bir düzeltme daha var, konu açılmışken arz  edeyim efendim.  Eskiden gerek il Disiplin Kurulunun, gerekse Mer­ kez Disiplin Kurulunun kararlan, Yüksek Disiplin  Kurulunun görüşü alınmadan Bakan onayına gidiyor  idi; biz, il Disiplin Kurulunun kararı ve Merkez Di­ siplin Kurulunun kararı itirazla karşılanmış ise Ba­ kanın onayına sunulmadan önce Yüksek Disiplin  Kurulunun görüşü alınır, şekline getirdik.  BAŞKAN — Evet.  Başka söz isteyen var mı?.. Yok.  •Maddeyi oylarınıza sunuyorum : Kabul edenler...  Kalbul etmeyenler... Kabul edilmiştir.  2 nci maddeyi okutuyorum r  MADDE 2. — 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanu­ nuna 19 . 2 . 1980 tarihli ve 2261 sayılı Kanunla  eklenen Ek - 8 noi madlde aşağıdaki şekilde değiştiril­ miştir.  Ek Madde 8. — Emniyet Teşkilatı mensupları ile  çarşı ve mahalle bekçileri dernek kuramaz. Spor der­ nekleri dışında kurulmuş derneklere üye olamazlar ve  Türk Polis Teşkilatını Güçlendirme Vakfı dışında  vakıf kuramazlar, diğer vakıf kuruluşlarının organ­ larında görev alamazlar.  Birinci fıkra hükmüne aykırı hareket ettiği tespit  edilenler yetkili disiplin kurulunca, usulüne göre, mes­ lekten çıkarma cezası ile cezalandırılır.  BAŞKAN — Dernek kurma derdi de bu suretle  •halledilmiş oluyor; değil mi efendim?  Bir şey söyleyecek misiniz?  HAKİM TUĞGENERAL MUZAFFER BAŞ- KAYNAK (içişleri Komisyonu Başkanı) — Evet  efendim.  Ayrıca, eski, hailen yürürlükte bulunan metinde,  «Emniyet teşkilatı mensupları, çarşı, mahalle 'bekçi*  — 131  leri dernek ve vakıf kuramazlar» deyimi var idi. Ha­ len kurulmuş bir vakıfları var. Eski metin vakıf kur­ ma yasağını getirdiği için Vakıflar Genel Müdürlüğü  ihalen var olan Polis Teşkilatını Güçlendürme Vakfını  'benimsememiş bulunmaktadır, bu isim adı altında ha­ len kurulmuş bulunan vakfı da nnadde metnine koy­ mak suretiyle tescl etmiş bulunuyoruz, yasal olarak.  BAŞKAN — Evet.  Yalnız burada 'bir şey var; «Diğer vakıf kuruluş­ larının organlarında gîörev alamazlar» diyor. Eğer  'herhangi bir vakfa ortak olmuş ise, ki olmuştur, ni­ tekim Kara Kuvvetleri Güçlendirme Vakfına ortak­ tır ve muayyen bir rakamı da .geçerse oraya üye ve­ rip yönetim kuruluna katılma hakkını kazanırsa ne  olacak?...  HÂKİM TUĞGENERAL MUZAFFER BAŞ­ KA YNAK (içişleri Komisyonu Başkanı) — «dOrga- nında görev allamaz» if adestinİ Hükümet bu tarzdla ge­ tirdiği için biz de bu konuiyu benimsedik.  BAŞKAN — Ama, polis giremez de başka birisini  'verirler. Yani polisten emekli olmuş, vesaire. Za­ ten bizde de muvazzafların hepsi vazifeli değil, emek­ li arkadaşlar da hizmet eder.  HÂKİM TUĞGENERAL MUZAFFER BAŞ- KIAYNAK (içişleri Komisyonu Başkanı) — Halen  muvazzaf bulunan polisler, Kara Kuvvetlerini Güçlen­ dirme Vakfında, kendi vakıflarının bir iştiraki varsa,  görev alamayacaklar; ama kendi teşklaltliarma ayrıca  emeklilerin girmesine bir mani yoktur.  BAŞKAN — Tabii emekliler için bir mani yok,  onlar alır.  HÂKİM TUĞGENERAL MUZAFFER BAŞ- KAYNAK (içişleri Komisyonu Başkanı) — Burada  asıl olan amaç, üniformalı olarak herhangi 'bir vakıf­ ta hizmet vermemderidir.  BASRA'N — Tamam, anlaşıldı.  '2 ndi madde üzerinde başka söz atmak isteyen var  mı efendim?...  Buyurun, Orgeneral Saltık.  ORGENERAL HAYDAR SALTIK (Miti Gü­ venlik Konseyi Genel Sekreteri) — Biraz sonra müza­ kere edilecek olan geçidi maddede, yine büı Türk Po- lîs Teşkilatını Güçlendirme Vakfı tescil ediliyor. Bir  noktada, acaba her ikisini birden bir mıadde içinde  birleştirmek mümkün değil m!i böyle bir geçici mad­ deye lüzum kalmadan? Bu madde kanunlaşmadan ev­ vel 'her ikisi birleştirilebitörmi?  BAŞKAN — Ek madde 8'de geçiyor esasında.  Buyurun Sayın Komisyon.
Sayfa 32 -
M. G. Konseyi B : 47 1 . 4 . 1981 O: 1  rarlar valinin onayına tabidir. Vali onaylamaz ise,  ortada bir ihtilaf konusu söz konusu olduğu için,  onaylamadığı takdirde bu konuyu Yüksek Disiplin  Kuruluna getirilir deniyor.  BAŞKAN — ister meslekten çıkarma olsun, ister  olmasın...  HÂKİM TUĞGENERAL MUZAFFER BAŞ- KAYNAK (İçişleri Komisyonu Başkanı) — Meslek­ ten çıkarma cezaları mutlaka gelecek, ona özel hü­ küm var.  BAÇKAN — Tabii, Bakanlığa kadar geliyor. Ora­ da bir şey varmış, demek onu düzelttiniz siz?  HÂKÎM TUĞGENERAL MUZAFFER BAŞ- KAYNAK (İçişleri Komisyonu Başkanı) — Evet.  , ikinci bir düzeltme daha var, konu açılmışken arz  edeyim efendim.  Eskiden gerek il Disiplin Kurulunun, gerekse Mer­ kez Disiplin Kurulunun kararlan, Yüksek Disiplin  Kurulunun görüşü alınmadan Bakan onayına gidiyor  idi; biz, il Disiplin Kurulunun kararı ve Merkez Di­ siplin Kurulunun kararı itirazla karşılanmış ise Ba­ kanın onayına sunulmadan önce Yüksek Disiplin  Kurulunun görüşü alınır, şekline getirdik.  BAŞKAN — Evet.  Başka söz isteyen var mı?.. Yok.  •Maddeyi oylarınıza sunuyorum : Kabul edenler...  Kalbul etmeyenler... Kabul edilmiştir.  2 nci maddeyi okutuyorum r  MADDE 2. — 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanu­ nuna 19 . 2 . 1980 tarihli ve 2261 sayılı Kanunla  eklenen Ek - 8 noi madlde aşağıdaki şekilde değiştiril­ miştir.  Ek Madde 8. — Emniyet Teşkilatı mensupları ile  çarşı ve mahalle bekçileri dernek kuramaz. Spor der­ nekleri dışında kurulmuş derneklere üye olamazlar ve  Türk Polis Teşkilatını Güçlendirme Vakfı dışında  vakıf kuramazlar, diğer vakıf kuruluşlarının organ­ larında görev alamazlar.  Birinci fıkra hükmüne aykırı hareket ettiği tespit  edilenler yetkili disiplin kurulunca, usulüne göre, mes­ lekten çıkarma cezası ile cezalandırılır.  BAŞKAN — Dernek kurma derdi de bu suretle  •halledilmiş oluyor; değil mi efendim?  Bir şey söyleyecek misiniz?  HAKİM TUĞGENERAL MUZAFFER BAŞ- KAYNAK (içişleri Komisyonu Başkanı) — Evet  efendim.  Ayrıca, eski, hailen yürürlükte bulunan metinde,  «Emniyet teşkilatı mensupları, çarşı, mahalle 'bekçi*  — 131  leri dernek ve vakıf kuramazlar» deyimi var idi. Ha­ len kurulmuş bir vakıfları var. Eski metin vakıf kur­ ma yasağını getirdiği için Vakıflar Genel Müdürlüğü  ihalen var olan Polis Teşkilatını Güçlendürme Vakfını  'benimsememiş bulunmaktadır, bu isim adı altında ha­ len kurulmuş bulunan vakfı da nnadde metnine koy­ mak suretiyle tescl etmiş bulunuyoruz, yasal olarak.  BAŞKAN — Evet.  Yalnız burada 'bir şey var; «Diğer vakıf kuruluş­ larının organlarında gîörev alamazlar» diyor. Eğer  'herhangi bir vakfa ortak olmuş ise, ki olmuştur, ni­ tekim Kara Kuvvetleri Güçlendirme Vakfına ortak­ tır ve muayyen bir rakamı da .geçerse oraya üye ve­ rip yönetim kuruluna katılma hakkını kazanırsa ne  olacak?...  HÂKİM TUĞGENERAL MUZAFFER BAŞ­ KA YNAK (içişleri Komisyonu Başkanı) — «dOrga- nında görev allamaz» if adestinİ Hükümet bu tarzdla ge­ tirdiği için biz de bu konuiyu benimsedik.  BAŞKAN — Ama, polis giremez de başka birisini  'verirler. Yani polisten emekli olmuş, vesaire. Za­ ten bizde de muvazzafların hepsi vazifeli değil, emek­ li arkadaşlar da hizmet eder.  HÂKİM TUĞGENERAL MUZAFFER BAŞ- KIAYNAK (içişleri Komisyonu Başkanı) — Halen  muvazzaf bulunan polisler, Kara Kuvvetlerini Güçlen­ dirme Vakfında, kendi vakıflarının bir iştiraki varsa,  görev alamayacaklar; ama kendi teşklaltliarma ayrıca  emeklilerin girmesine bir mani yoktur.  BAŞKAN — Tabii emekliler için bir mani yok,  onlar alır.  HÂKİM TUĞGENERAL MUZAFFER BAŞ- KAYNAK (içişleri Komisyonu Başkanı) — Burada  asıl olan amaç, üniformalı olarak herhangi 'bir vakıf­ ta hizmet vermemderidir.  BASRA'N — Tamam, anlaşıldı.  '2 ndi madde üzerinde başka söz atmak isteyen var  mı efendim?...  Buyurun, Orgeneral Saltık.  ORGENERAL HAYDAR SALTIK (Miti Gü­ venlik Konseyi Genel Sekreteri) — Biraz sonra müza­ kere edilecek olan geçidi maddede, yine büı Türk Po- lîs Teşkilatını Güçlendirme Vakfı tescil ediliyor. Bir  noktada, acaba her ikisini birden bir mıadde içinde  birleştirmek mümkün değil m!i böyle bir geçici mad­ deye lüzum kalmadan? Bu madde kanunlaşmadan ev­ vel 'her ikisi birleştirilebitörmi?  BAŞKAN — Ek madde 8'de geçiyor esasında.  Buyurun Sayın Komisyon.  M. G. Konseyi B : 47 1 . 4 . 1981 O: 1  HÂKİM TUĞGENERAL MUZAFFER BAŞ- 'KAYNAK (İçişleri Komisyonu Başkanı) — Şu açı­ dan efendim : Halen, !bu vakıf 1 yıl önoe kurulmuş  bulunmasına rağmen, 'biraz önoe yürürlükte bulunan  >yasa vakıif kurmalarını yasaklamış bulunduğu için,  oiddi bir faaliyetin ilcine girmemiş bulunmaktadır, sırf  onların faaliyetleri rii eskiye götürmek için, eskiden  »beı*i çalışırlıklarına kanunilik kazandırmak için getiril­ miş bir metindir ve zaten kabul buyurduğunuz taıri'h- ten itibaren de, yayımı tarihinden itibaren de bu 2 nci  madde yürürlükten kalkacak; otomatik kalkacak.  BAŞKAN — 1975'de kuruUmuş, O zamandan be­ ri faaliyette.  HÂKİM TUĞGENERAL MUZAFFER BAŞ- KAYNAK (içişleri Komisyonu Başkanı) — Evet, o  zamandan beri faaliyet göstermiş olmasına rağmen Va­ kıflar Genel Müdürlüğü konuyu benimsememiş ve  hizmeti yararlı bir safhaya gelememiş bulunmakta­ dır. O hizmetin 1975'den beri yapmış olduklarını ka­ nunla tescil etmiş bulunuyoruz, bir.  İkincisi, zaten yayını tarihinden itibaren bu mad­ de yürürlükten kalkacaktır. İkisini birleştirmemiz ola­ naksız oluyor.  Arz ederim.  BAŞKAN — Bu vakfın bugüne kadar polise sağ­ ladığı güçlendirme şeyi var mıdır ve gelirleri nerede­ dir?  Bizdeki gibi bağışlarla mı oluyor, yoksa başka bir  gelir kaynağı var mı?  REFET ERDOĞAN (İçişleri Bakanlığı Temsilcisi)  — Genellikle bağışlardan oluşuyor Sayın Başkanım  bu vakfın geliri. Ancak, teşkilat men'suplarına bazı  sosyal hizmetler götürmesi vakıf senedinde yazılı  olmasına rağmen ve Devletin bu teşkilat için temin  edemediği bazı malzemeleri temin etime konusu bir  görev olarak bu vakfa verilmesine rağmen, gelirinin  azlığı nedeniyle bir büyük faaliyet gösterememiştir.  Ancak son yıllarda girişilen bazı faaliyetler nedeniyle  yine bağış yolu ile toplanan bazı gelirlerle Ankara, İs­ tanbul ve İzmir gibi vilayetlere araç temin edilebil­ miştir.  Halbuki bu vakfın gayesi, yalnız devletin karşı­ lamadığı hizmetleri karşılamak dep , daha çok sos­ yal Hizmetlere yönelmek suretiyle teşkilat mensupla­ rının devletçe tam karşılanmayan bu hizmetlerini kar­ şılamak olması gerekirken, bu faaliyetlere henüz giı- rişememiştir. Bağışların azlığı da geniş çapta bir faa­ liyet göstermesine engel teşkil etmiştir.  Arz ederimi efendim.  BAŞKAN — Vakıfları eğer böyle sosyal hizmetle­ re yöneltirsek, bunlar bir dernek gibi olmaz mı?  REFET ERDOĞAN (İçişleri Bakanlığı Temsilcisi)  — Sayın Başkanım, cevabımı arz edeyim efendim :  Mahkemeoe tescil edilmiş olan Türk Polis Teşki­ latını Güçlendirme Vakfının senedine çalışma konu­ ları gayet geniş olarak alınmıştır. Hatta, şehit düşen  m'ensuplarmrn devlet tarafından karşılanmayan veya  hastalığa veya sakatlığa uğrayan, vazife dolayısıyla  uğrayan mensuplarının devlet tarafından karşılanma­ yan masraflarının dahıi karşılanması, vakıf senedinde  bulunmaktadır.  İBAŞKAN — Bundan eVvel öyle idi; ama şimdii  'hepsini düzelttik, kanuniarını çıkarttık; 900 bin lira­ ya yakın para veriliyor.  REFET ERDOĞAN (İçişleri Bakanlığı Temsilcisi)  — Çok geniştir çalışma konusu-. Ben, yalnız kısaca  arz etmek için sosyal hizmetlerden ve maddi ba­ zı sevk ettiği konulardan bahsetmiştim. Çalışma konu­ ları aşağı yukarı beş, altı bent halinde toplanmış. Me­ sela şöyle bir hususu arz edeyim efendim : Kanun,  tüzük ve yönetmeliklerle pofilse verillmiş görevlerin  ifasında Türk Polis Teşkilatının lüzum göstereceği her  türlü yardımı yapmak, gibi genel bazı maddeleri var­ dır.  BAŞKAN — Bu, güçlendirme değildir, o zaman  güçlendirme olmaz, yardım derneği gibi bir şey ölür.  REFET ERDOĞAN (İçişleri Bakanlığı Temsilcisi)  — Efendim, vaktinizi almamak için senedin her mad­ desini okumak istemedim.  BAŞKAN — Dinleyelim efendim.  REFET ERDOĞAN (İçişleri Bakanlığı Temsilcisi)  — Efendim, müsaadedizle konuyu açıklamak bakı­ mından bu vakfın çalışma konularını senetten arz ede­ yim :  «Emriîyet hizmetleri için lüzumlu araç, gereç ve  diğer bütün teçhizatın temini, onarım ve bakımım  yapmak ve yerli yabancı vakıflar aracılığıyla bu işleri  gerçekleştirmek.  İlgili Bakanlıklar, Devlet Planlama Teşkilatı, Üni­ versiteler, özel sektör ve ayrıca koordinasyon gerek­ tiren konularda, diğer iç ve dış örgüt ve kurumlarla  ortak çalışmalar yapmak.  Belirlenen amaçların gerçeMeştirlmesi için, plan,  program ve finansman ilkelerini saptamak, bu yolda  yasal ve özel mali kaynaklar araştırmak, sağlamak,  vorimlendirmek ve en iyi biçimde kullanmak.  Polis teşkilatında görevli olanlardan, görevîerıi ge*  reği karşılaştıkları olaylar sonucu şehit düşenlerin aile­ lerine yapılacak her türlü yardım ile yaralanan veya  — 132 —
Sayfa 33 -
M. G. Konseyi B : 47 1 . 4 . 1981 O: 1  HÂKİM TUĞGENERAL MUZAFFER BAŞ- 'KAYNAK (İçişleri Komisyonu Başkanı) — Şu açı­ dan efendim : Halen, !bu vakıf 1 yıl önoe kurulmuş  bulunmasına rağmen, 'biraz önoe yürürlükte bulunan  >yasa vakıif kurmalarını yasaklamış bulunduğu için,  oiddi bir faaliyetin ilcine girmemiş bulunmaktadır, sırf  onların faaliyetleri rii eskiye götürmek için, eskiden  »beı*i çalışırlıklarına kanunilik kazandırmak için getiril­ miş bir metindir ve zaten kabul buyurduğunuz taıri'h- ten itibaren de, yayımı tarihinden itibaren de bu 2 nci  madde yürürlükten kalkacak; otomatik kalkacak.  BAŞKAN — 1975'de kuruUmuş, O zamandan be­ ri faaliyette.  HÂKİM TUĞGENERAL MUZAFFER BAŞ- KAYNAK (içişleri Komisyonu Başkanı) — Evet, o  zamandan beri faaliyet göstermiş olmasına rağmen Va­ kıflar Genel Müdürlüğü konuyu benimsememiş ve  hizmeti yararlı bir safhaya gelememiş bulunmakta­ dır. O hizmetin 1975'den beri yapmış olduklarını ka­ nunla tescil etmiş bulunuyoruz, bir.  İkincisi, zaten yayını tarihinden itibaren bu mad­ de yürürlükten kalkacaktır. İkisini birleştirmemiz ola­ naksız oluyor.  Arz ederim.  BAŞKAN — Bu vakfın bugüne kadar polise sağ­ ladığı güçlendirme şeyi var mıdır ve gelirleri nerede­ dir?  Bizdeki gibi bağışlarla mı oluyor, yoksa başka bir  gelir kaynağı var mı?  REFET ERDOĞAN (İçişleri Bakanlığı Temsilcisi)  — Genellikle bağışlardan oluşuyor Sayın Başkanım  bu vakfın geliri. Ancak, teşkilat men'suplarına bazı  sosyal hizmetler götürmesi vakıf senedinde yazılı  olmasına rağmen ve Devletin bu teşkilat için temin  edemediği bazı malzemeleri temin etime konusu bir  görev olarak bu vakfa verilmesine rağmen, gelirinin  azlığı nedeniyle bir büyük faaliyet gösterememiştir.  Ancak son yıllarda girişilen bazı faaliyetler nedeniyle  yine bağış yolu ile toplanan bazı gelirlerle Ankara, İs­ tanbul ve İzmir gibi vilayetlere araç temin edilebil­ miştir.  Halbuki bu vakfın gayesi, yalnız devletin karşı­ lamadığı hizmetleri karşılamak dep , daha çok sos­ yal Hizmetlere yönelmek suretiyle teşkilat mensupla­ rının devletçe tam karşılanmayan bu hizmetlerini kar­ şılamak olması gerekirken, bu faaliyetlere henüz giı- rişememiştir. Bağışların azlığı da geniş çapta bir faa­ liyet göstermesine engel teşkil etmiştir.  Arz ederimi efendim.  BAŞKAN — Vakıfları eğer böyle sosyal hizmetle­ re yöneltirsek, bunlar bir dernek gibi olmaz mı?  REFET ERDOĞAN (İçişleri Bakanlığı Temsilcisi)  — Sayın Başkanım, cevabımı arz edeyim efendim :  Mahkemeoe tescil edilmiş olan Türk Polis Teşki­ latını Güçlendirme Vakfının senedine çalışma konu­ ları gayet geniş olarak alınmıştır. Hatta, şehit düşen  m'ensuplarmrn devlet tarafından karşılanmayan veya  hastalığa veya sakatlığa uğrayan, vazife dolayısıyla  uğrayan mensuplarının devlet tarafından karşılanma­ yan masraflarının dahıi karşılanması, vakıf senedinde  bulunmaktadır.  İBAŞKAN — Bundan eVvel öyle idi; ama şimdii  'hepsini düzelttik, kanuniarını çıkarttık; 900 bin lira­ ya yakın para veriliyor.  REFET ERDOĞAN (İçişleri Bakanlığı Temsilcisi)  — Çok geniştir çalışma konusu-. Ben, yalnız kısaca  arz etmek için sosyal hizmetlerden ve maddi ba­ zı sevk ettiği konulardan bahsetmiştim. Çalışma konu­ ları aşağı yukarı beş, altı bent halinde toplanmış. Me­ sela şöyle bir hususu arz edeyim efendim : Kanun,  tüzük ve yönetmeliklerle pofilse verillmiş görevlerin  ifasında Türk Polis Teşkilatının lüzum göstereceği her  türlü yardımı yapmak, gibi genel bazı maddeleri var­ dır.  BAŞKAN — Bu, güçlendirme değildir, o zaman  güçlendirme olmaz, yardım derneği gibi bir şey ölür.  REFET ERDOĞAN (İçişleri Bakanlığı Temsilcisi)  — Efendim, vaktinizi almamak için senedin her mad­ desini okumak istemedim.  BAŞKAN — Dinleyelim efendim.  REFET ERDOĞAN (İçişleri Bakanlığı Temsilcisi)  — Efendim, müsaadedizle konuyu açıklamak bakı­ mından bu vakfın çalışma konularını senetten arz ede­ yim :  «Emriîyet hizmetleri için lüzumlu araç, gereç ve  diğer bütün teçhizatın temini, onarım ve bakımım  yapmak ve yerli yabancı vakıflar aracılığıyla bu işleri  gerçekleştirmek.  İlgili Bakanlıklar, Devlet Planlama Teşkilatı, Üni­ versiteler, özel sektör ve ayrıca koordinasyon gerek­ tiren konularda, diğer iç ve dış örgüt ve kurumlarla  ortak çalışmalar yapmak.  Belirlenen amaçların gerçeMeştirlmesi için, plan,  program ve finansman ilkelerini saptamak, bu yolda  yasal ve özel mali kaynaklar araştırmak, sağlamak,  vorimlendirmek ve en iyi biçimde kullanmak.  Polis teşkilatında görevli olanlardan, görevîerıi ge*  reği karşılaştıkları olaylar sonucu şehit düşenlerin aile­ lerine yapılacak her türlü yardım ile yaralanan veya  — 132 —  M. G. Konseyi B : 47 1 ? 4 . 1981 O: 1  s'akat kalan emniyet teşkilatı mensuplarının yurt için­ de veya yurt dışında tedavilerimin yaptırılmasında dev­ letçe karşılanmayan masraflar, Türk Polis Teşkilatını  Güçlendirme Vakfınca karşılanabilir. Ancak, bunun  miktar ve şekli, bir yönetmelikle saptanır.»  BAŞKAN — Peki, bugüne kadar hiç bu madde  işledi mi?  RflFET ERDOĞAN (İçişleri Bakanlığı Temsilcisi)  — İşlemedi efendim, maddi olanakların yetersizliği  nedeniyle.  iBAŞKAN — Vakıflarda böyle sosyal hizmetler var  mıdır?  HÂKİM TUĞGENERAL MUZAFFER BAŞ- KAYNAK (İçişleri Komisyonu Başkanı) — Vakıf  senedine bu konular yazılabilir; ama Vakfın ana ama­ cı, zannediyorum ki 1 nci maddede okunandır; öbü­ rü İstisnadır. Kaldı ki, bir Nakdi Tazminat Kanunu  'kabul ettiğimiz 'için arltık polis örgütünde vazife ma­ lulü veya şehit, onun dul ve yetimlerine verilecek pa­ halara da, zannediyorum ki, artık ihtiyaçları kalma­ mıştır. Demin buyurduğunuz g!lbi, şehide veya malul  olan kişiye, 900 bin lira para Ödüyoruz; maaşının %  25'i nisipetinde ayrıca tazminat veriyoruz; ayrıca da  tütün ikramiyesinden faydalanıyorlar; hiç gereği yok'.  Vakıf senedini yeni baştan tanzim etmek gerekiyor.  'BAŞKAN — İyi olur; bu sosyal hizmetlere yönel­ di mü, başka yönlere de gider.  RÖFET ERDOĞAN ((İçişleri Bakanlığı Temsilcisi)  — Bir hususu arz eddbilir miyim Sayın Başkanım :  Şüphesiz ki söylenenler doğrudur. Ancak, vakfa bu  görev verilirken Nakdi Tazminat Kanunu ortada yok­ tu,  'BAŞKAN — Yoktu tabii, sonradan çıktı.  R'EFET ERDOĞAN (içişleri Bakanlığı Temsilcisi)  — O nedenle, eminim ki ortaya çıkan durum muva­ cehesinde vakıf senedinde düzenleme yapmak görevi  imiz oluyor.  BAŞKAN — Onu biz temenni olarak1 arzu ediyo­ ruz, biran evvel ele alınıp o kısım çıkarılmalıdır.  İRÖFET ERDOĞAN (İçişleri Bakanlığı Temsilcisi)  — Emredersiniz.  ORGENERAL NURETTİN ERSİN — Polis teş­ kilatında sosyal yardımlar vardı ama çok azdı, bunu  artırdık. Onun için bunun buradan çıkarılması la­ zım.  HÂKİM TUĞGENERAL MUZAFFER. BAŞ- KAYNAK (İçişleri Komisyonu Başkam) — Sayın  Başkanım, yürürlükte bulunan metne göre şehit olan  veya vazife malullüğü nedeniyle görevden ayrılan po­ lis örgütündeki herhangi bir personele, birinci dere­ ce devlet memuru maaşının 3.0 katım tazminat ola­ rak ödüyoruz.  Ayrıca, hizmet süresine bakılmaksızın, 30 yıl hiz­ met ötmişeesftîs maaş bağlıyoruz ve ayrıca bunu %  25 fazlasıyla ödüyoruz.  'Bir de bunun dışında tütün ikramiyelerinden ken­ dilerine, öyle zannediyorum ki, 30-34 bin lira arasın­ da munzam bir ödeme yapıyoruz.  O itibarla bu senette var olan hususlar gereksiz  kalıyorlar.  İBAŞKAN — O çıkmalı, polis teşkilatının güçlen­ dirilmesi için araç, gereç; haltita silah bile girebilir ora­ ya; nasıl Kara Ku'Vvetleri, Hava Kuvvetleri Güçlendir­ me Vakıflarında varsa, o misüllü olmalı, sosyal hiz­ metler oraklan çıkmalı.  2 nci madde üzerinde başka söz almak isteyen var  mı?... Yok.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum : Kabul edenler...  Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  3 ncü maddeyi okutuyorum :  MADDE 3. — 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Ka­ nununa aşağıdaki Geçici Madde Eklenmiştir.  GEÇİCİ MADDE — Ankara Asliye 4 ncü Hukuk  Mahkemesinin 28J8.1975 tarihli 975/336 Esas ve  975/260 sayılı kararı ile tescil olunan ve vakıf senedi  10.6.1975 tarihli ve 15261 sayılı Resmi Gazetede ya­ yınlanan Türk Polis Teşkilatım Güçlendirme Vakfı  faaliyetine devam eder.  'BAŞKAN — 3 ncü madlde üzerinde buyurun, Sa­ yın Komisyon.  HÂKİM TUĞGENERAL MUZAFFER ÖAŞ- KAYNAK (İçişleri Komisyonu Başkanı) — Sayın Baş­ kanım, biraz önce kısaca arzı malumat etmiştim. 3*201!  sayılı Kanuna, 19.2.1980 tarihinde, 2261 sayılı Ka­ nunla bir madde ilave edilmiş ve bu maddede polis teş­ kilatı mensuplarının vakıf kuramayacakları, dernek­ lere giremeyecekleri, spor dernekleri dışında herhangi;  bir faaliyette bulunamayacakları ifade edilmiş.  Böylesine bir yasak gelince, 1975 yılında kurul­ muş bulunan vakfın da hizmetleri durdurulmuş. Bu  yeni gelen madde ile hizmeti, yasa emrettiği için dur­ durulmuş bulunan bu vakfın, yürürlüğe girecek bu  maddeden itibaren tekrar faaliyete geçeceğini ifadie  etmektedir, arz ederim.  BAŞKAN — 3 ncü madde üzerinde 'başka söz al­ mak isteyen?... Yok,  Maddeyi oylarınıza sunuyorum : Kabul edenler...  Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  4 ncü maddeyi okutuyorum i  — 133 —
Sayfa 34 -
M. G. Konseyi B : 47 1 ? 4 . 1981 O: 1  s'akat kalan emniyet teşkilatı mensuplarının yurt için­ de veya yurt dışında tedavilerimin yaptırılmasında dev­ letçe karşılanmayan masraflar, Türk Polis Teşkilatını  Güçlendirme Vakfınca karşılanabilir. Ancak, bunun  miktar ve şekli, bir yönetmelikle saptanır.»  BAŞKAN — Peki, bugüne kadar hiç bu madde  işledi mi?  RflFET ERDOĞAN (İçişleri Bakanlığı Temsilcisi)  — İşlemedi efendim, maddi olanakların yetersizliği  nedeniyle.  iBAŞKAN — Vakıflarda böyle sosyal hizmetler var  mıdır?  HÂKİM TUĞGENERAL MUZAFFER BAŞ- KAYNAK (İçişleri Komisyonu Başkanı) — Vakıf  senedine bu konular yazılabilir; ama Vakfın ana ama­ cı, zannediyorum ki 1 nci maddede okunandır; öbü­ rü İstisnadır. Kaldı ki, bir Nakdi Tazminat Kanunu  'kabul ettiğimiz 'için arltık polis örgütünde vazife ma­ lulü veya şehit, onun dul ve yetimlerine verilecek pa­ halara da, zannediyorum ki, artık ihtiyaçları kalma­ mıştır. Demin buyurduğunuz g!lbi, şehide veya malul  olan kişiye, 900 bin lira para Ödüyoruz; maaşının %  25'i nisipetinde ayrıca tazminat veriyoruz; ayrıca da  tütün ikramiyesinden faydalanıyorlar; hiç gereği yok'.  Vakıf senedini yeni baştan tanzim etmek gerekiyor.  'BAŞKAN — İyi olur; bu sosyal hizmetlere yönel­ di mü, başka yönlere de gider.  RÖFET ERDOĞAN ((İçişleri Bakanlığı Temsilcisi)  — Bir hususu arz eddbilir miyim Sayın Başkanım :  Şüphesiz ki söylenenler doğrudur. Ancak, vakfa bu  görev verilirken Nakdi Tazminat Kanunu ortada yok­ tu,  'BAŞKAN — Yoktu tabii, sonradan çıktı.  R'EFET ERDOĞAN (içişleri Bakanlığı Temsilcisi)  — O nedenle, eminim ki ortaya çıkan durum muva­ cehesinde vakıf senedinde düzenleme yapmak görevi  imiz oluyor.  BAŞKAN — Onu biz temenni olarak1 arzu ediyo­ ruz, biran evvel ele alınıp o kısım çıkarılmalıdır.  İRÖFET ERDOĞAN (İçişleri Bakanlığı Temsilcisi)  — Emredersiniz.  ORGENERAL NURETTİN ERSİN — Polis teş­ kilatında sosyal yardımlar vardı ama çok azdı, bunu  artırdık. Onun için bunun buradan çıkarılması la­ zım.  HÂKİM TUĞGENERAL MUZAFFER. BAŞ- KAYNAK (İçişleri Komisyonu Başkam) — Sayın  Başkanım, yürürlükte bulunan metne göre şehit olan  veya vazife malullüğü nedeniyle görevden ayrılan po­ lis örgütündeki herhangi bir personele, birinci dere­ ce devlet memuru maaşının 3.0 katım tazminat ola­ rak ödüyoruz.  Ayrıca, hizmet süresine bakılmaksızın, 30 yıl hiz­ met ötmişeesftîs maaş bağlıyoruz ve ayrıca bunu %  25 fazlasıyla ödüyoruz.  'Bir de bunun dışında tütün ikramiyelerinden ken­ dilerine, öyle zannediyorum ki, 30-34 bin lira arasın­ da munzam bir ödeme yapıyoruz.  O itibarla bu senette var olan hususlar gereksiz  kalıyorlar.  İBAŞKAN — O çıkmalı, polis teşkilatının güçlen­ dirilmesi için araç, gereç; haltita silah bile girebilir ora­ ya; nasıl Kara Ku'Vvetleri, Hava Kuvvetleri Güçlendir­ me Vakıflarında varsa, o misüllü olmalı, sosyal hiz­ metler oraklan çıkmalı.  2 nci madde üzerinde başka söz almak isteyen var  mı?... Yok.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum : Kabul edenler...  Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  3 ncü maddeyi okutuyorum :  MADDE 3. — 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Ka­ nununa aşağıdaki Geçici Madde Eklenmiştir.  GEÇİCİ MADDE — Ankara Asliye 4 ncü Hukuk  Mahkemesinin 28J8.1975 tarihli 975/336 Esas ve  975/260 sayılı kararı ile tescil olunan ve vakıf senedi  10.6.1975 tarihli ve 15261 sayılı Resmi Gazetede ya­ yınlanan Türk Polis Teşkilatım Güçlendirme Vakfı  faaliyetine devam eder.  'BAŞKAN — 3 ncü madlde üzerinde buyurun, Sa­ yın Komisyon.  HÂKİM TUĞGENERAL MUZAFFER ÖAŞ- KAYNAK (İçişleri Komisyonu Başkanı) — Sayın Baş­ kanım, biraz önce kısaca arzı malumat etmiştim. 3*201!  sayılı Kanuna, 19.2.1980 tarihinde, 2261 sayılı Ka­ nunla bir madde ilave edilmiş ve bu maddede polis teş­ kilatı mensuplarının vakıf kuramayacakları, dernek­ lere giremeyecekleri, spor dernekleri dışında herhangi;  bir faaliyette bulunamayacakları ifade edilmiş.  Böylesine bir yasak gelince, 1975 yılında kurul­ muş bulunan vakfın da hizmetleri durdurulmuş. Bu  yeni gelen madde ile hizmeti, yasa emrettiği için dur­ durulmuş bulunan bu vakfın, yürürlüğe girecek bu  maddeden itibaren tekrar faaliyete geçeceğini ifadie  etmektedir, arz ederim.  BAŞKAN — 3 ncü madde üzerinde 'başka söz al­ mak isteyen?... Yok,  Maddeyi oylarınıza sunuyorum : Kabul edenler...  Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  4 ncü maddeyi okutuyorum i  — 133 —  M. G. Konseyi B : •  MADDE 4, — Bu Kanunen Geçici Maddesi hük- mü 23.2.1980 tarihinden, diğer hüScüımler'i yayımı  tarihinden itibaren yürürlüğe girer.;  BAŞKAN — 4 ncü madde üzerinde söz almak is­ teyen?... Yoktur.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum : Kabul edenler...  EBtJmeyenl'er... Kaibul edilmiştir.  5 nci maddeyi okutuyorum :  'MADDE 5. — Bu Kanuin Hükümlerini Bakan­ lar Kurulu yüriMir.  1 . 4 . 1981 O: 1  BAŞKAN — 5 nci madde üzerindle söz almak is­ teyen?... Yoktur.  Maddeyi oylarınıza, sunuyorum : Kabul edenler...  Etmeyenler... Kabul edilniişitir,  Tasarının tümünü oylaırınıza sunuyorum : Kaibul  edenler.. .Etmeyenler... Ka'bul edlmiştir.  Hayırlı, uğurlu olsun.  Gündemimizde görüşecek başka konu kalmadığın­ dan, biialfoara tespit edilecek gün ve saaüte toplanmak  üzere birleşünı'i kapatıyorum. '  Kapmam SmaÜ : 17j47  — 134 —
Sayfa 35 -
M. G. Konseyi B : •  MADDE 4, — Bu Kanunen Geçici Maddesi hük- mü 23.2.1980 tarihinden, diğer hüScüımler'i yayımı  tarihinden itibaren yürürlüğe girer.;  BAŞKAN — 4 ncü madde üzerinde söz almak is­ teyen?... Yoktur.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum : Kabul edenler...  EBtJmeyenl'er... Kaibul edilmiştir.  5 nci maddeyi okutuyorum :  'MADDE 5. — Bu Kanuin Hükümlerini Bakan­ lar Kurulu yüriMir.  1 . 4 . 1981 O: 1  BAŞKAN — 5 nci madde üzerindle söz almak is­ teyen?... Yoktur.  Maddeyi oylarınıza, sunuyorum : Kabul edenler...  Etmeyenler... Kabul edilniişitir,  Tasarının tümünü oylaırınıza sunuyorum : Kaibul  edenler.. .Etmeyenler... Ka'bul edlmiştir.  Hayırlı, uğurlu olsun.  Gündemimizde görüşecek başka konu kalmadığın­ dan, biialfoara tespit edilecek gün ve saaüte toplanmak  üzere birleşünı'i kapatıyorum. '  Kapmam SmaÜ : 17j47  — 134 —  MİLLİ GÜVENLİK KONSEYİ  GÜNDEMİ  47 NOt 'BİRÜ0ŞÎM  1 Nisan 1981 Çarşamba  Saat : 15.00  I. - KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ  1. — 1730 Sayılı Yargıtay Kanununun 48 noi Mad­ desinin Birinci Fıkrasının Değiştirilmesine Dalir Ka­ nun Takamı ve Adalet Kom'îsyonu Raporu. (1/159)  (S. Sayısı : 177)  2. — 1*13)6 Sayılı Avukatlık Kanununun 14 ncü  Maddesine Bir Fıkra ile Bu Kanuna Geçidi Bir Mad­ de Eklenmesi Hakkında Kanun Tekil i ve Adalet Ko­ misyonu Raporu. (2/46) (S. Sayısı : 180)  3. —- Devlet Denetleme Kurulu Kurulması Hak­ kında Kanun Tek'lM ve ihtisas Komisyonu Raporu.  (2/48) (S. Sayısı : 181)  4. — 62)19 Sayılı Türkiye Vakıflar Bankası Türk  Anonim Ortaklığı Kanununun 5 nci Majddesinde De­ ğişiklik Yapılmasına Dair Kanun TaSansı ve Bütçe- - Plan Komüsyonu Raporu. (1/35) (S, Sayısı : 72 ve  72'ye 1 nci Ek)  5. — 3'20T Sayılı Emniyet Teşkilat Kanununun  'Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması ve Bu Ka­ nuna, ıBir Geçici Madde Eklenmesi Hakkında Kanun  Tasarısı ve İçişleri Komisyonu Raporu. (1/15'5) (S.  Sayısı: 178)
Sayfa 36 -
MİLLİ GÜVENLİK KONSEYİ  GÜNDEMİ  47 NOt 'BİRÜ0ŞÎM  1 Nisan 1981 Çarşamba  Saat : 15.00  I. - KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ  1. — 1730 Sayılı Yargıtay Kanununun 48 noi Mad­ desinin Birinci Fıkrasının Değiştirilmesine Dalir Ka­ nun Takamı ve Adalet Kom'îsyonu Raporu. (1/159)  (S. Sayısı : 177)  2. — 1*13)6 Sayılı Avukatlık Kanununun 14 ncü  Maddesine Bir Fıkra ile Bu Kanuna Geçidi Bir Mad­ de Eklenmesi Hakkında Kanun Tekil i ve Adalet Ko­ misyonu Raporu. (2/46) (S. Sayısı : 180)  3. —- Devlet Denetleme Kurulu Kurulması Hak­ kında Kanun Tek'lM ve ihtisas Komisyonu Raporu.  (2/48) (S. Sayısı : 181)  4. — 62)19 Sayılı Türkiye Vakıflar Bankası Türk  Anonim Ortaklığı Kanununun 5 nci Majddesinde De­ ğişiklik Yapılmasına Dair Kanun TaSansı ve Bütçe- - Plan Komüsyonu Raporu. (1/35) (S, Sayısı : 72 ve  72'ye 1 nci Ek)  5. — 3'20T Sayılı Emniyet Teşkilat Kanununun  'Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması ve Bu Ka­ nuna, ıBir Geçici Madde Eklenmesi Hakkında Kanun  Tasarısı ve İçişleri Komisyonu Raporu. (1/15'5) (S.  Sayısı: 178)
Sayfa 37 -
MİLLİ GÜVENLİK KONSEYİ S. Sayısı : 72'ye 1 nci Ek  6219 Sayılı Türkiye Vakıflar Bankası Türk Anonim Ortaklığı  Kanununun 5 nci Maddesinde Değişiklik Yapılmasma Dair Kanun  Tasarısı ve Bütçe - Plan Komisyonu Raporu. (1 /35)  TC  Milli Güvenlik Konseyi  Bütçe - Plan Komisyonu  Esas No. : 1/35  Karar No. : 12'ye 1 nci ek..  Bütçe - Plan Komisyonu Raporu  31 Mart 1981  MtLLt GÜVENLIK KONSEY! BAŞKANLIĞINA  Milli Güvenlik Konseyinin 1.12.1980 tarih ve 21 nci Birleşiminde görüşülen ve yeniden incelenmek üzere  Komisyonumuza iade edilen «6219 sayılı Türkiye Vakıflar Bankası Türk Anonim Ortaklığı Kanununun 5. nci  Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı» Komisyonumuzca incelenmiştir.  Bu inceleme Sonucunda;  241 şubeye sahip olan ve yurt sathına açılacak yeni şubelerle hızlı gelişmesini sürdürebilmek ve iştirakle­ rini genişletmek amacıyla Türkiye Vakıflar Bankası Türk Anonim Ortaklığı, sermaye artırımına gerek duy­ maktadır,  Mevcut sermayesi hızlı bir gelişmeyi sağlayacak düzeyde olmadığı için, bu olanağın sağlanması amacıyla,  sermayesinin 1 000 000 000 TL.isına çıkarılması ve daha sonra yasa yoluna başvurmadan sermayesinin artırıl­ ması için Bakanlar Kuruluna yetfki verilmesi, Komisyo numuzca uygun bulunarak maddelerin görüşülmesine ge­ çilmiştir.  Tasarımn çerçeve 1 nci maddesi ile yürürlük ve yürütmeyi düzenleyen 2 ve 3 ncü maddeleri aynen kabul  edilmiştir,  MÜlfi Güven'Kk Konseyinin onayına arz olunur.  Başkan  Hüsnü KÜÇÜKAHMET  Em. Amiral  Kâtip Üye  Turhan AKPORAY  Mly. Kd. Alb.  Üye  Güven BOSGELMEZ  Üye  Başkan Yardımcısı  Tanju ERDEM  Dz. Kd. Kur. Alb.  Kâtip Üye  Tahsin EKİNCİ  Mly. Kd. Bnb.  Üye  İtfchmct KÂM t LOĞ LU  Üye  Berki MELLİ Serpil ULUER  Başkan Yardımcısı  Haşmet YURT AL  Mly. Kd. Alb.  Üye  Nazmi BİLGİÇ  Üye  Doğan KAYRAN
Sayfa 38 -
MİLLİ GÜVENLİK KONSEYİ S. Sayısı : 72'ye 1 nci Ek  6219 Sayılı Türkiye Vakıflar Bankası Türk Anonim Ortaklığı  Kanununun 5 nci Maddesinde Değişiklik Yapılmasma Dair Kanun  Tasarısı ve Bütçe - Plan Komisyonu Raporu. (1 /35)  TC  Milli Güvenlik Konseyi  Bütçe - Plan Komisyonu  Esas No. : 1/35  Karar No. : 12'ye 1 nci ek..  Bütçe - Plan Komisyonu Raporu  31 Mart 1981  MtLLt GÜVENLIK KONSEY! BAŞKANLIĞINA  Milli Güvenlik Konseyinin 1.12.1980 tarih ve 21 nci Birleşiminde görüşülen ve yeniden incelenmek üzere  Komisyonumuza iade edilen «6219 sayılı Türkiye Vakıflar Bankası Türk Anonim Ortaklığı Kanununun 5. nci  Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı» Komisyonumuzca incelenmiştir.  Bu inceleme Sonucunda;  241 şubeye sahip olan ve yurt sathına açılacak yeni şubelerle hızlı gelişmesini sürdürebilmek ve iştirakle­ rini genişletmek amacıyla Türkiye Vakıflar Bankası Türk Anonim Ortaklığı, sermaye artırımına gerek duy­ maktadır,  Mevcut sermayesi hızlı bir gelişmeyi sağlayacak düzeyde olmadığı için, bu olanağın sağlanması amacıyla,  sermayesinin 1 000 000 000 TL.isına çıkarılması ve daha sonra yasa yoluna başvurmadan sermayesinin artırıl­ ması için Bakanlar Kuruluna yetfki verilmesi, Komisyo numuzca uygun bulunarak maddelerin görüşülmesine ge­ çilmiştir.  Tasarımn çerçeve 1 nci maddesi ile yürürlük ve yürütmeyi düzenleyen 2 ve 3 ncü maddeleri aynen kabul  edilmiştir,  MÜlfi Güven'Kk Konseyinin onayına arz olunur.  Başkan  Hüsnü KÜÇÜKAHMET  Em. Amiral  Kâtip Üye  Turhan AKPORAY  Mly. Kd. Alb.  Üye  Güven BOSGELMEZ  Üye  Başkan Yardımcısı  Tanju ERDEM  Dz. Kd. Kur. Alb.  Kâtip Üye  Tahsin EKİNCİ  Mly. Kd. Bnb.  Üye  İtfchmct KÂM t LOĞ LU  Üye  Berki MELLİ Serpil ULUER  Başkan Yardımcısı  Haşmet YURT AL  Mly. Kd. Alb.  Üye  Nazmi BİLGİÇ  Üye  Doğan KAYRAN  — 2  HÜKÜMETİN METNİ  6219 Sayılı Türkiye V»kıtfer Bankası Türk Anonim  Ortaklığı Kanununun 5 ncr Maddesinde Deği$3tHk  Yapılntasımt Dair Kafinin Tasarısı  MADDE I. — 6219 sayılı Türkiye Vakıflar Ban­ kası Türk Anonim Ortaklığı Kanununun 5 nci mad­ desi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «'Madde 5. — Bankanın itibari sermayesi, her  biri (500) beşyüz Türk Lirası kıymetinde (2 000000)  iki milyon hisseye ayrılmış olanak (1 000 000 000)  bir müiyar Türk Lirasıdır.  Bakanlar Kurulu Bankanın sermayesini artırmaya  yetkilidir.  Müteaddit hisseleri ihtiva etmek üzere çıkarıla­ cak hisse senetlerimden her birinin ihtiva edeceği His­ se mfrktarj Anasözleşmede gösterilir.»  MADDE 2. - lüğe gfirer.  MADDE 3.  Kurulu yürütür.  Bu Kanun yayıma tarihinde yürür- Bu Kanun hükümlerini Bakamlar  Başbakan  Bt Ulusu  Devlet Bakanı - Başbakan Yrd<  Z. Bay kara  Devlet Bakanı  Prof. Dr. M. N. Özdaş  Dışişleri Bakanı V.  Prof Dr. İ. Öztrak  Ticaret Bakanı  K. Cantürk  Tarım ve Orman Bakanı  Prof. Dr. S. Özbek  Turizm ve Tanıtma Bakanı  /. Evliyaoğlu  Devlet Bakanı - Başbakan Yrd«  T. Özal  Adalet Bakanı  C. M en t eş  Maliye Bakanı  K. Erdem  Sağ. ve Sos. Yar. Bakanı  Prof. Dr. N. Ayanoğlu  Çalışma Bakanı  Prof. Dr. T. Esener  İmar ve Jskân Bakam  Dr. Ş. Tüten  Sosyal Güvenlik Bakanı  S. Side  BÜTÇE - PLAN KOMİSYONU METNİ  6219 Sayılı Türkiye Vakıflar Bankası Türk Anonim  Ortaklığı Kanununun S nci Maddeslinde Değişiklik  Yapılmasınla Dara' Kanun Tasarısı  MADDE 1.  bul edi itmiştir.  Tasarının 1 nci maddesi aynen ika- MADDE 2. — Tasarının 2 nci maddesi aynen ka­ bul edilmiştir.  MADDE 3, — Tasarının 3 ncü maddesi aynen  ikabul editaiştrir.  Devlet Bakanı  Prof. Dr. İ. Öztrak  Milli Savunma Bakanı V.  Z. Boykota  Milli Eğitim Bakanı  H. Sağlam  Gümrük ve Tekel Bakanı  R. Baturalp  Sanayi ve Tek. Bakanı  Ş. Kocatopçu  Köy İşleri ve Koop. Bakanı  M. R. Güney  Kültür Bakanı  C. Baban  12 . 11 . 1980  Devlet Bakanı  M. Özgüneş  İçişleri Bakanı  S. Çetiner  Bayındırlık Bakanı  Dr. T. Önafp  Ulaştırma Bakanı  İV. Özgür  Enerji ve Tabii Kay. Ba.  S. Bingöl  Gençlik ve Spor Bakanı  V. Özgül  (Milli Güvenlik Konseyi S. Sayısı : 72'ye 1 nci ek)
Sayfa 39 -
— 2  HÜKÜMETİN METNİ  6219 Sayılı Türkiye V»kıtfer Bankası Türk Anonim  Ortaklığı Kanununun 5 ncr Maddesinde Deği$3tHk  Yapılntasımt Dair Kafinin Tasarısı  MADDE I. — 6219 sayılı Türkiye Vakıflar Ban­ kası Türk Anonim Ortaklığı Kanununun 5 nci mad­ desi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «'Madde 5. — Bankanın itibari sermayesi, her  biri (500) beşyüz Türk Lirası kıymetinde (2 000000)  iki milyon hisseye ayrılmış olanak (1 000 000 000)  bir müiyar Türk Lirasıdır.  Bakanlar Kurulu Bankanın sermayesini artırmaya  yetkilidir.  Müteaddit hisseleri ihtiva etmek üzere çıkarıla­ cak hisse senetlerimden her birinin ihtiva edeceği His­ se mfrktarj Anasözleşmede gösterilir.»  MADDE 2. - lüğe gfirer.  MADDE 3.  Kurulu yürütür.  Bu Kanun yayıma tarihinde yürür- Bu Kanun hükümlerini Bakamlar  Başbakan  Bt Ulusu  Devlet Bakanı - Başbakan Yrd<  Z. Bay kara  Devlet Bakanı  Prof. Dr. M. N. Özdaş  Dışişleri Bakanı V.  Prof Dr. İ. Öztrak  Ticaret Bakanı  K. Cantürk  Tarım ve Orman Bakanı  Prof. Dr. S. Özbek  Turizm ve Tanıtma Bakanı  /. Evliyaoğlu  Devlet Bakanı - Başbakan Yrd«  T. Özal  Adalet Bakanı  C. M en t eş  Maliye Bakanı  K. Erdem  Sağ. ve Sos. Yar. Bakanı  Prof. Dr. N. Ayanoğlu  Çalışma Bakanı  Prof. Dr. T. Esener  İmar ve Jskân Bakam  Dr. Ş. Tüten  Sosyal Güvenlik Bakanı  S. Side  BÜTÇE - PLAN KOMİSYONU METNİ  6219 Sayılı Türkiye Vakıflar Bankası Türk Anonim  Ortaklığı Kanununun S nci Maddeslinde Değişiklik  Yapılmasınla Dara' Kanun Tasarısı  MADDE 1.  bul edi itmiştir.  Tasarının 1 nci maddesi aynen ika- MADDE 2. — Tasarının 2 nci maddesi aynen ka­ bul edilmiştir.  MADDE 3, — Tasarının 3 ncü maddesi aynen  ikabul editaiştrir.  Devlet Bakanı  Prof. Dr. İ. Öztrak  Milli Savunma Bakanı V.  Z. Boykota  Milli Eğitim Bakanı  H. Sağlam  Gümrük ve Tekel Bakanı  R. Baturalp  Sanayi ve Tek. Bakanı  Ş. Kocatopçu  Köy İşleri ve Koop. Bakanı  M. R. Güney  Kültür Bakanı  C. Baban  12 . 11 . 1980  Devlet Bakanı  M. Özgüneş  İçişleri Bakanı  S. Çetiner  Bayındırlık Bakanı  Dr. T. Önafp  Ulaştırma Bakanı  İV. Özgür  Enerji ve Tabii Kay. Ba.  S. Bingöl  Gençlik ve Spor Bakanı  V. Özgül  (Milli Güvenlik Konseyi S. Sayısı : 72'ye 1 nci ek)  MİLLİ GÜVENLİK KONSEYİ S. Sayısı : 177  1730 Sayılı Yargıtay Kanununun 48 nci Maddesinin İnc i Fıkra­ sının Değiştirilmesine Dair Kanun Tasarısı ve Adalet Komisyonu  Raporu. (1 /159)  TC  Başbakanlık 20 . 3 . 1981  Kanunlar ve Kararlar Tetkik  Dairesi Başkanlığı  Sayı ; 101-392/01863  MİLLİ GÜVENLİK KONSEYİ BAŞKANLIĞINA  Adalet Bakanlığınca hazırlanan ve Milli Güvenlik Konseyi Başkanlığına arzı Bakanlar Kurulunca  18 . 3 . 1980 tarihinde kararlaştırılan «1730ı sayılı Yargıtay Kanununun 48 nci Maddesinin Birinci Fıkrasının  Değ^tirilımcsine Dair Kamun Tasarısı» ve gerekçesi ekli loflarak gönıderümliştir.  Gereğini arz ederim.  BiUend ULUSU  Başbakan  GEREKÇE  Günümüzün değişen şartları ve maliyet fiatlarındaki hızla artışlar karşısında 1730 ayılı Yargıtay Kanunu­ nun 48 noi maddesinin 1 nci fıkrasındaki hir milyon olan döner sermaye ihtiyacı karşüayamamaktadır.  Yıargıtayoa har ay çıkarılan on hin tirajlı «Yargıtay Kararlar Dergisi» üç ayda bir çıkarılan üç bin tirajla  «Yargıtay Dergisi» ve basılmasına lüzum görülen diğer eserlerin birim fiatlanmn Önemli ölçüde artması  yüzünden çıkarılmama tehlikesiyle karşı 'karşıya kalmaktadır,  Basılan eserlerin hepsinin hemen satılma imkânı .olmadığından, döner sermaye ayni sermayeye dönüşmek­ te ve işletme sıkıntıya düş-nektedlir.  Getirilen tasarıyla sermaye miktarı 'bir mlilyon liradan on milyon liraya çıkarılmakta ve böylece Yargı­ tay döner sermayesinin birim fiyatlardaki artışlar ve ihtiyaçları karşılayabilmesi amaçlanmaktadır,  Diğer (taraftan bu tasarıyla, müstakbel ekonomik şartlar, kağıt ve basım giderlerindeki artışlar da göz- önünıde bulundurulmuş, sık sık kanun değişdkliğine gdiilmesini önlemek amacıyla, Yargıtay Başkanlığının  lüzum göstermesi halinde, Bakanlar Kurulu kararayle miktarın bir misline kadar artırılması imkânı sağlan- mıştırj  Mlaidde 2. — Kanunun yürürlük tarihünli göstermefcfiedir,J  Madde 3. — Kanunun yürütülmesine ilişkindir.
Sayfa 40 -
MİLLİ GÜVENLİK KONSEYİ S. Sayısı : 177  1730 Sayılı Yargıtay Kanununun 48 nci Maddesinin İnc i Fıkra­ sının Değiştirilmesine Dair Kanun Tasarısı ve Adalet Komisyonu  Raporu. (1 /159)  TC  Başbakanlık 20 . 3 . 1981  Kanunlar ve Kararlar Tetkik  Dairesi Başkanlığı  Sayı ; 101-392/01863  MİLLİ GÜVENLİK KONSEYİ BAŞKANLIĞINA  Adalet Bakanlığınca hazırlanan ve Milli Güvenlik Konseyi Başkanlığına arzı Bakanlar Kurulunca  18 . 3 . 1980 tarihinde kararlaştırılan «1730ı sayılı Yargıtay Kanununun 48 nci Maddesinin Birinci Fıkrasının  Değ^tirilımcsine Dair Kamun Tasarısı» ve gerekçesi ekli loflarak gönıderümliştir.  Gereğini arz ederim.  BiUend ULUSU  Başbakan  GEREKÇE  Günümüzün değişen şartları ve maliyet fiatlarındaki hızla artışlar karşısında 1730 ayılı Yargıtay Kanunu­ nun 48 noi maddesinin 1 nci fıkrasındaki hir milyon olan döner sermaye ihtiyacı karşüayamamaktadır.  Yıargıtayoa har ay çıkarılan on hin tirajlı «Yargıtay Kararlar Dergisi» üç ayda bir çıkarılan üç bin tirajla  «Yargıtay Dergisi» ve basılmasına lüzum görülen diğer eserlerin birim fiatlanmn Önemli ölçüde artması  yüzünden çıkarılmama tehlikesiyle karşı 'karşıya kalmaktadır,  Basılan eserlerin hepsinin hemen satılma imkânı .olmadığından, döner sermaye ayni sermayeye dönüşmek­ te ve işletme sıkıntıya düş-nektedlir.  Getirilen tasarıyla sermaye miktarı 'bir mlilyon liradan on milyon liraya çıkarılmakta ve böylece Yargı­ tay döner sermayesinin birim fiyatlardaki artışlar ve ihtiyaçları karşılayabilmesi amaçlanmaktadır,  Diğer (taraftan bu tasarıyla, müstakbel ekonomik şartlar, kağıt ve basım giderlerindeki artışlar da göz- önünıde bulundurulmuş, sık sık kanun değişdkliğine gdiilmesini önlemek amacıyla, Yargıtay Başkanlığının  lüzum göstermesi halinde, Bakanlar Kurulu kararayle miktarın bir misline kadar artırılması imkânı sağlan- mıştırj  Mlaidde 2. — Kanunun yürürlük tarihünli göstermefcfiedir,J  Madde 3. — Kanunun yürütülmesine ilişkindir.  Adalet Rotmfisyömıu Raporu  TC  Milli Güvenlik Konseyi  Adalet Komisyonu  Esas No. : 1/159  Karar No.: : 15  Sİ Mart 1981  'Mili Güvenlik Konseyi Başkanlığına  Balkanlar Kurulunca 20.3.1981 tarihinde M i i Güvenlik Konseyine sunulan «1730 sayılı Yargıtay Kanu­ nunun 48 nen Maddesinin 1 nci Fıkrasının Değiştirilmesine Daiır Kanun Tasarısı,1», Komisyonumuzca incelen- mişJtir.r  Tasarının tümü üzerinde yapılan görüşmelerde;  Her ay çıkartılan on bin tirajlı «Yargıtay Kararlar Dergisli», üç ayda bir çıkartılan'üç "bin tirajİL «Yargıtay  Dergüsli» ve basılması gerekli görülen diğer eserlerin (birim fiyatlarının önemli ölçülde artması, eserlerin hepsi­ nin hemen satılma olanağının zoscduğu nedeniyle döner serömaıyenirt ayini 'sermayeye dönüştüğü, dolayısıyla iş­ letme silkintisi çektiği anlaşılldığmıdan, Tasarı Komisyonumuzca uygun görülerek maddelerin görüşülmesine  geçilmişitir.ı  Kanun yazılış diline daha uygun olması için çerçeve 1 nci madde mdtnlmlin sonunda bulunan «artırılır» söz­ cüğü «artırılabilir» şeklinde değiştirilerek,  Yürürlük ve Yürütmeyi düzenleyen tasarının 2 ve 3 ncü maddeleri aynen kabul edlilmiştffir.  Milli Güvenlik Konseyinin onayına arz olunur.  Komisyon Başkanı'  Zeki GÜNGÖR  Hv. HâJkim Albay  Üye  Yaşar ÇİFTÇİOĞLU  Hâkim Albay  Üye;  N. Yüksel TALAYMAN  Adalet Bakanlığı Kanunlar Plan  Araş. Gn. Md. Başytfd.  Üye  Rusuhi ECEVİTOĞLU  Maliye Bakanlığı, Bütçe; Malt.  Kontrol Gm Md Yrd.  Milli Güvenlik Konseyi (S, Sayısı : 177)
Sayfa 41 -
Adalet Rotmfisyömıu Raporu  TC  Milli Güvenlik Konseyi  Adalet Komisyonu  Esas No. : 1/159  Karar No.: : 15  Sİ Mart 1981  'Mili Güvenlik Konseyi Başkanlığına  Balkanlar Kurulunca 20.3.1981 tarihinde M i i Güvenlik Konseyine sunulan «1730 sayılı Yargıtay Kanu­ nunun 48 nen Maddesinin 1 nci Fıkrasının Değiştirilmesine Daiır Kanun Tasarısı,1», Komisyonumuzca incelen- mişJtir.r  Tasarının tümü üzerinde yapılan görüşmelerde;  Her ay çıkartılan on bin tirajlı «Yargıtay Kararlar Dergisli», üç ayda bir çıkartılan'üç "bin tirajİL «Yargıtay  Dergüsli» ve basılması gerekli görülen diğer eserlerin (birim fiyatlarının önemli ölçülde artması, eserlerin hepsi­ nin hemen satılma olanağının zoscduğu nedeniyle döner serömaıyenirt ayini 'sermayeye dönüştüğü, dolayısıyla iş­ letme silkintisi çektiği anlaşılldığmıdan, Tasarı Komisyonumuzca uygun görülerek maddelerin görüşülmesine  geçilmişitir.ı  Kanun yazılış diline daha uygun olması için çerçeve 1 nci madde mdtnlmlin sonunda bulunan «artırılır» söz­ cüğü «artırılabilir» şeklinde değiştirilerek,  Yürürlük ve Yürütmeyi düzenleyen tasarının 2 ve 3 ncü maddeleri aynen kabul edlilmiştffir.  Milli Güvenlik Konseyinin onayına arz olunur.  Komisyon Başkanı'  Zeki GÜNGÖR  Hv. HâJkim Albay  Üye  Yaşar ÇİFTÇİOĞLU  Hâkim Albay  Üye;  N. Yüksel TALAYMAN  Adalet Bakanlığı Kanunlar Plan  Araş. Gn. Md. Başytfd.  Üye  Rusuhi ECEVİTOĞLU  Maliye Bakanlığı, Bütçe; Malt.  Kontrol Gm Md Yrd.  Milli Güvenlik Konseyi (S, Sayısı : 177)  — 3 —  HÜKÜMETİN TEKLİFİ  1730 Sayılı Yargıtay Kanununun 48 mdi Maddesinin  1 ıtri Fıkrasının Değiştiribııesine ODalir Kanuni Tasarısı  IMADDE 1. — 1730 sayılı Yargıtay Kanununun  48 nci maddesinlin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde de- ğişltirillrnfiştlir.  «Döner Sermaye :  Madde 48. — Yargıtay Yayın Müdürlüğü görev­ lerinin yerine getirilebilmesi amacı ile genel bütçede  «Yargıtay Yayınları Döner Sermayesi» adı altında ko­ nulacak ödeneklerden lüzumu kadar döner sermayeye  verilir. Döner sermaye miktarı on milyon liraya ulaşın­ caya kadar kârlar döner sermayeye eklenir. Bu mik­ tar Yargıtay Başkanlığınca gösterilecek lüzum üzeri­ ne, günün ekonomik koşulları ite kâğıt ve basım gi­ derlerinde meydana gelecek artışlarda gözönüne alı­ narak Bakanlar Kurulu kararı ile bir misline kadar ar­ tırılır.»!  MADDE 2. — Bu Kanun, yayımını takibeden ay- başınlda yürürlüğe girer.  MADDE 3. — Bu Kanunu Bakanlar Kurulu yürü­ tür.  Başbakan  B. Ulusu  ADAUEİT KOMİSYONU METNİ  1730 Sayılı Yargıtay Kanununun 48 nci Maddesinin  1 nci Fıkrasının DeğiştÜrOmetainie Dair Kanun Tasarısı,  MADDE 1. — 1730 sayılı Yargıtay Kanununun  48 nci maddesinlin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde de­ ğiştirilmiştir.  Döner Sermaye :  Madde 48. — Yargıtay Yayın Müldürlüğü görev­ lerinin yerine getirebilmesi amacı ile genel bütçede  «Yargıtay Yayınlan Döner Sermayesi» adı altında ko­ nulacak öldeneklerden lüzumu kadar döner sermayeye  verilir. Döner sermaye miktarı on milyon İraya ula­ şıncaya kaldar kârlar döner sermayeye eklenir. Bu mik­ tar Yargıtay Başkanlığınca gösterilecek lüzum üzerine,  günün ekonomik koşulları ile kâğıt ve basım giderlerin­ de meydana gelecek artışlarda gözönüne alınarak Ba­ kanlar Kurulu kararı ile bir misline kaldar artırılialbilir.  MADDE 2. — Tasarının 2 nci maddesi aynen ka­ bul edilmiştir,  MADDE 3. — Tasarının 3 ncü maddesi aynen ka­ bul ediMşltir.  18 . 3 . 1981  Devlet Bakanı - Başbakan Yrd<  Z. Bay kara  Devlet Bakanı  Prof. Dr. M. N. Özdaş  Dışişleri Bakam  /. Türkmen  Ticaret Bakanı  K. Cantürk  Tarım ve Orman Bakanı  Prof. Dr. S. Özbek  Turizm ve Tanıtma Bakam  / Evliyaoğlu  Devlet Bakam - Başbakan Yrd<  T. Özal  Adalet Bakam  C. Menteş  Maliye Bakanı  K, Erdem  Devlet Bakanı  Prof. Dr. İ. Öztrak  Milli Savunma Bakanı  Ü. H. Bayülken  Milli Eğitim Bakanı  H. Sağlam  Sağ. ve Sos. Yar. Bakanı Gümrük ve Tekel Bakanı  Prof. Dr. N. Ayanoğlu R. Baturalp  Devlet Bakam  M. Özgüneş  İçişleri Bakanı  S. Çetiner  Bayındırlık Bakanı  Dr. T. Önalp  Ulaştırma Bakam  N. Özgür  Çalışma Bakam  Prof. Dr, T. Esener  İmar ve İskân Bakanı  Dr, Ş, Tüten  Sosyal Güvenlik Bakanı  S. Side  Sanayi ve Teknoloji Bakanı Ener. ve Tabii Kay. Bakam  Ş. Kocatopçu S. Bingöl  Köy İşleri ve Koop. Bakanı  M. R. Güney  Kültür Bakam  C. Baban  Gençlik ve Spor Bakanı  V. Özgül  \>m<( .«.«  Mİlli Güvenlik Konseyi {S. Saytsı : 177)
Sayfa 42 -
— 3 —  HÜKÜMETİN TEKLİFİ  1730 Sayılı Yargıtay Kanununun 48 mdi Maddesinin  1 ıtri Fıkrasının Değiştiribııesine ODalir Kanuni Tasarısı  IMADDE 1. — 1730 sayılı Yargıtay Kanununun  48 nci maddesinlin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde de- ğişltirillrnfiştlir.  «Döner Sermaye :  Madde 48. — Yargıtay Yayın Müdürlüğü görev­ lerinin yerine getirilebilmesi amacı ile genel bütçede  «Yargıtay Yayınları Döner Sermayesi» adı altında ko­ nulacak ödeneklerden lüzumu kadar döner sermayeye  verilir. Döner sermaye miktarı on milyon liraya ulaşın­ caya kadar kârlar döner sermayeye eklenir. Bu mik­ tar Yargıtay Başkanlığınca gösterilecek lüzum üzeri­ ne, günün ekonomik koşulları ite kâğıt ve basım gi­ derlerinde meydana gelecek artışlarda gözönüne alı­ narak Bakanlar Kurulu kararı ile bir misline kadar ar­ tırılır.»!  MADDE 2. — Bu Kanun, yayımını takibeden ay- başınlda yürürlüğe girer.  MADDE 3. — Bu Kanunu Bakanlar Kurulu yürü­ tür.  Başbakan  B. Ulusu  ADAUEİT KOMİSYONU METNİ  1730 Sayılı Yargıtay Kanununun 48 nci Maddesinin  1 nci Fıkrasının DeğiştÜrOmetainie Dair Kanun Tasarısı,  MADDE 1. — 1730 sayılı Yargıtay Kanununun  48 nci maddesinlin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde de­ ğiştirilmiştir.  Döner Sermaye :  Madde 48. — Yargıtay Yayın Müldürlüğü görev­ lerinin yerine getirebilmesi amacı ile genel bütçede  «Yargıtay Yayınlan Döner Sermayesi» adı altında ko­ nulacak öldeneklerden lüzumu kadar döner sermayeye  verilir. Döner sermaye miktarı on milyon İraya ula­ şıncaya kaldar kârlar döner sermayeye eklenir. Bu mik­ tar Yargıtay Başkanlığınca gösterilecek lüzum üzerine,  günün ekonomik koşulları ile kâğıt ve basım giderlerin­ de meydana gelecek artışlarda gözönüne alınarak Ba­ kanlar Kurulu kararı ile bir misline kaldar artırılialbilir.  MADDE 2. — Tasarının 2 nci maddesi aynen ka­ bul edilmiştir,  MADDE 3. — Tasarının 3 ncü maddesi aynen ka­ bul ediMşltir.  18 . 3 . 1981  Devlet Bakanı - Başbakan Yrd<  Z. Bay kara  Devlet Bakanı  Prof. Dr. M. N. Özdaş  Dışişleri Bakam  /. Türkmen  Ticaret Bakanı  K. Cantürk  Tarım ve Orman Bakanı  Prof. Dr. S. Özbek  Turizm ve Tanıtma Bakam  / Evliyaoğlu  Devlet Bakam - Başbakan Yrd<  T. Özal  Adalet Bakam  C. Menteş  Maliye Bakanı  K, Erdem  Devlet Bakanı  Prof. Dr. İ. Öztrak  Milli Savunma Bakanı  Ü. H. Bayülken  Milli Eğitim Bakanı  H. Sağlam  Sağ. ve Sos. Yar. Bakanı Gümrük ve Tekel Bakanı  Prof. Dr. N. Ayanoğlu R. Baturalp  Devlet Bakam  M. Özgüneş  İçişleri Bakanı  S. Çetiner  Bayındırlık Bakanı  Dr. T. Önalp  Ulaştırma Bakam  N. Özgür  Çalışma Bakam  Prof. Dr, T. Esener  İmar ve İskân Bakanı  Dr, Ş, Tüten  Sosyal Güvenlik Bakanı  S. Side  Sanayi ve Teknoloji Bakanı Ener. ve Tabii Kay. Bakam  Ş. Kocatopçu S. Bingöl  Köy İşleri ve Koop. Bakanı  M. R. Güney  Kültür Bakam  C. Baban  Gençlik ve Spor Bakanı  V. Özgül  \>m<( .«.«  Mİlli Güvenlik Konseyi {S. Saytsı : 177)
Sayfa 43 -
MİLLİ GÜVENLİK KONSEYİ S. Sayısı : 178  3201 Sayılı Emniyet Teşkilat Kanununun Bazı Maddelerinde De­ ğişiklik Yapılması ve Bu Kanuna Bir Geçici Madde Eklenmesi  Hakkında Kanun Tasarısı ve İçişleri Komisyonu Raporu. (1 /155)  TC  Başbakanlık ^ 13 Mart 1981  Kanunlar ve Kararlar  Tetkik Dairesi  Başkanlığı  Sayı : 101-774 \ 01665  MÎLUÎ GÜVİENLÎİK IKlONİSEYt BAŞKANLIĞINA  İçimleri Bakanlığımca hazırlanan ve Başkanlığınıza arzı Bakanlar Kurulunca 2 . 3 . 1981 tarihinde ka­ rarlaştırılan «3201 saiyılı [Emniyet Teşkilât Kanununun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması ve Bu Ka­ mına Bir Gemici Miadıde Eklenmesi Hakkında Kanun Tasarısı» ile gerekçesi ekli olarak gönderilmiştir.  Gereğini emilirlerine arz ederim.  Bülend Ulusu  GENEL GEREKÇE  Günümüz koşullarında nitelik ve nicelik yönünden yeni boyutlar kazanan güvenlik hizmetlerini yürüt­ mekle yükümlü bulunan Emniyet Teşkilâtının görevinde başarılı olmasını engelleyici ve özellikle mesleğin  temeli olan disiplini 'güçsüzlüğe uğratan nedeniıerli ortadan kaldırarak Emniyet Hizmetlerindin etkin V© ilsiteni- len bir biçimde yüriütültnesinli sağlamak üzere 19 Şubat 19S0 tarihinde kabul ©dilen 2261 sayılı «Kamu Gü­ venliğinle vıa Kolluk Hizmetlerinle ilişkin 'Bazı Kamunılarda Değişiklik Yapılması ve Bunlara Yenıi Hükümler  Eklenmesi HaıkkınBa Kanun» file 3'201 sayılı Emın'iyet Teşkilat Kanunumun baızı maddeleri değiştirilmiş ve  yenıi .maddeler eklenmiş idi.  Ancak yukarıda sözü edilen 2261 sayılı Kanomda bazı boşlukların mevcut olması, uygulamada karşıla - şılan güçllülkllıerin ıgiderillmıesıi za>rıuretkııi ortaya çıkarm'iş bulunımakltadır.  A) Disiplin Kurullarınca verilen meslekten çıkarma kararları dahil olmak üzere her türlü disiplin  cezaıtan Bakan taraflından onaylandıktan sonra kesinlik kazanımıaiktadır. Bu durum onay 'saflhasiinıda zaman  kaybına yol açmakta ve böylece disiplin suçları hakkında yenilen kararların uygulanması gecikmektedir.  Disiplin Kurullarınca verilen rnöslekıten çıkarma kararlarımın Bakan tarafından; meslekten çıkarma dışımda  kalan diğer kararların ise Genel Müdür tarafımdan onaylanarak kesinlik kazanması ve bu suretle meydana  gelen gecikmeleri önılemıelk ive İl Polis Disiplin Kurulları ile valiler arasında görüş ayrılığı olması halimde  bu uiyuşmıazh'ğı giderecek, çözümleyecek herhangi bir hükmün mevcut olmaması nedeniyle, ihtilafın niteliği­ ne göre aradaki uyuşmazlığın çözüm merciini göstermek amacıyla 3201 sayılı Emniyet Teşkilât Kanununa  2261 saıyık Kanunla eklenen 4 ncü madde değiştirilmiştir.  İB) Türk Polisini, omıruınıu taşıdığı devletline yara<şır bir güç haline getirmek, araç ve gereç yönünden  güçlendirmek, teşkilatlımızı ileri bir düzeye 'yükseltmek ve bu suretle emniyet ve asayişin sağlanmasında  kendisinden azami derecede İstifade edebilmek amacıyla 1975 yılımda Tünk Polis Teşkilatını Güçlendirme  Vakfı kurulmuştur.  3201 sayılı Ermnıiyet Teşkilat Kanununa 2261 sayılı Kanunla eklemem S nci madde hükmü karşısında yu­ karıda sözü edilen vakıfın statüsünde tereddütler ortaya çılkımıştır. 1975 yılında mahkeme kararıyla tescil
Sayfa 44 -
MİLLİ GÜVENLİK KONSEYİ S. Sayısı : 178  3201 Sayılı Emniyet Teşkilat Kanununun Bazı Maddelerinde De­ ğişiklik Yapılması ve Bu Kanuna Bir Geçici Madde Eklenmesi  Hakkında Kanun Tasarısı ve İçişleri Komisyonu Raporu. (1 /155)  TC  Başbakanlık ^ 13 Mart 1981  Kanunlar ve Kararlar  Tetkik Dairesi  Başkanlığı  Sayı : 101-774 \ 01665  MÎLUÎ GÜVİENLÎİK IKlONİSEYt BAŞKANLIĞINA  İçimleri Bakanlığımca hazırlanan ve Başkanlığınıza arzı Bakanlar Kurulunca 2 . 3 . 1981 tarihinde ka­ rarlaştırılan «3201 saiyılı [Emniyet Teşkilât Kanununun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması ve Bu Ka­ mına Bir Gemici Miadıde Eklenmesi Hakkında Kanun Tasarısı» ile gerekçesi ekli olarak gönderilmiştir.  Gereğini emilirlerine arz ederim.  Bülend Ulusu  GENEL GEREKÇE  Günümüz koşullarında nitelik ve nicelik yönünden yeni boyutlar kazanan güvenlik hizmetlerini yürüt­ mekle yükümlü bulunan Emniyet Teşkilâtının görevinde başarılı olmasını engelleyici ve özellikle mesleğin  temeli olan disiplini 'güçsüzlüğe uğratan nedeniıerli ortadan kaldırarak Emniyet Hizmetlerindin etkin V© ilsiteni- len bir biçimde yüriütültnesinli sağlamak üzere 19 Şubat 19S0 tarihinde kabul ©dilen 2261 sayılı «Kamu Gü­ venliğinle vıa Kolluk Hizmetlerinle ilişkin 'Bazı Kamunılarda Değişiklik Yapılması ve Bunlara Yenıi Hükümler  Eklenmesi HaıkkınBa Kanun» file 3'201 sayılı Emın'iyet Teşkilat Kanunumun baızı maddeleri değiştirilmiş ve  yenıi .maddeler eklenmiş idi.  Ancak yukarıda sözü edilen 2261 sayılı Kanomda bazı boşlukların mevcut olması, uygulamada karşıla - şılan güçllülkllıerin ıgiderillmıesıi za>rıuretkııi ortaya çıkarm'iş bulunımakltadır.  A) Disiplin Kurullarınca verilen meslekten çıkarma kararları dahil olmak üzere her türlü disiplin  cezaıtan Bakan taraflından onaylandıktan sonra kesinlik kazanımıaiktadır. Bu durum onay 'saflhasiinıda zaman  kaybına yol açmakta ve böylece disiplin suçları hakkında yenilen kararların uygulanması gecikmektedir.  Disiplin Kurullarınca verilen rnöslekıten çıkarma kararlarımın Bakan tarafından; meslekten çıkarma dışımda  kalan diğer kararların ise Genel Müdür tarafımdan onaylanarak kesinlik kazanması ve bu suretle meydana  gelen gecikmeleri önılemıelk ive İl Polis Disiplin Kurulları ile valiler arasında görüş ayrılığı olması halimde  bu uiyuşmıazh'ğı giderecek, çözümleyecek herhangi bir hükmün mevcut olmaması nedeniyle, ihtilafın niteliği­ ne göre aradaki uyuşmazlığın çözüm merciini göstermek amacıyla 3201 sayılı Emniyet Teşkilât Kanununa  2261 saıyık Kanunla eklenen 4 ncü madde değiştirilmiştir.  İB) Türk Polisini, omıruınıu taşıdığı devletline yara<şır bir güç haline getirmek, araç ve gereç yönünden  güçlendirmek, teşkilatlımızı ileri bir düzeye 'yükseltmek ve bu suretle emniyet ve asayişin sağlanmasında  kendisinden azami derecede İstifade edebilmek amacıyla 1975 yılımda Tünk Polis Teşkilatını Güçlendirme  Vakfı kurulmuştur.  3201 sayılı Ermnıiyet Teşkilat Kanununa 2261 sayılı Kanunla eklemem S nci madde hükmü karşısında yu­ karıda sözü edilen vakıfın statüsünde tereddütler ortaya çılkımıştır. 1975 yılında mahkeme kararıyla tescil  — 2 —  olunan ve hailen faaliyetini sürdüren Türlk Polis Teşikilâitunı Güçlendirme Vakfının ihükıukli durumu anılan  madde 'hükmü karsısında tehlikeye düşmüş, vakıfım devam edip edemeyeceği mlünıalkıaşallan yapıHmaya  başlanmıuş ve vakfım faaliyeti âdeta durmuştur.  3201 sayılı Emniyet Teşkilât 'Kanununa 22611 sayılı Kanunla eklenen 8 nci maldidenıin değişıtirilmıesıi sure­ tiyle valkfın hukuki statüsünü bir açıklığa kavuşturmanın uygun olacağı düşünülmüştür.  MADDE GEREKÇELERİ  Madde 1. — 3201 sayılı Emniyet Teşlkilat Kanununa '2261 sayılı «Kamu Güvenltiğime <ve Kolluk Hizmet­ lerine İlişkin Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve İBunlara Yeni Hükümler Eklenmesi Haklkımıda Ka­ nun» ile eklenen 4 ncü muaddeldeki değişiklik, (meslekten çıkarma dışındaki .disiplin! cezalarına ilişkin karar­ ların ©akan tarafından onaylanmasının zamıan (kaybına ndden olmasından doğan sakıncaları igliderımıek ve  •böylece disiplin işlerinle sürat kıaızanıdiırmıalk amacıyla yapılmıışıtır.  Disiplinlin 'ön planda geldiği polis mesleğinde, islenen disiplin suçlarına verilen cezalarım uygulanmasın­ da meydana gelen gecikmeler disiplin cezasımun caydı rıcilıık unsurunu ortadan kaldırmaktadır. Bu durum  meslek disiplininim telafisi çok güç şeklide zeddenmesi ne neden olmaktadır.  Teklif ıddiilenı 'değişiklikle, disiplin kurullarınım sadece meslekten çıkarma kararları Baklan tarafından  onaylanmakla, bu kurullarca verilecek diğer kararlar Genel Müdür tarafımdan onaylanmakla kesimlik kazan- mıış olacaktır.  Diğer taraftan İli Polis Disiplin Kurulu ilıe bu kurulum kararlarını onaylama yetkisine hiaiz ibulunan  valinin değişik görüşe sahip olması durumunda ihtilafın niteliğine göre soruşturana dosyasının işlemden uzak  kalmaması ve kısa ızaımanda karara bağlamalbiimesi için Genel Müdürlük Merkez veya Yüksek Disliplin Ku­ rulunun hakem kurulu olarak konuyu kesin karara bağlaması öngörülmüştür,  Madde 2. — 3201 sayılı Emniyet Teşkilat {Kanununa 2261 sayılı Kanunla eklenen 8 nci malddenin «Em­ niyet Teşkilatı Mensupları ile Çarşı ve Mahalle Bekçileri Dernek ve Vakıf Kuramazlar, Spor Dernekleri  dışınida kurulmuş derneklere üye olamazlar» hükmü karşısında Türlk Polis Teşkilâtını Güçlendirme Vakfı­ mın hukuki statüsü tehlikeye düşmüş bultunımıafclbaidır.  Sözü geçen maddede yapılan 'değişlikliklıe Ankara Asliye 4 ncü Hukulk Mahkemesinin 28 . 8 . 1975 tarih,  975/336 Esas ve 975/260 sayılı kararı ile tescil olunan ve vakıf senedi 10 . 6 . 1975 gün ve 15261 sayılı Res- mii Gazötede yayımlanan, Balkanlar Kurulunun 25 . 1 , 1980 ıgün ve 8/2118 sayılı kararı ile vergi muafiyeti  /tanınan Türk Polis Teşikilâitunı Güçlendirme Vakfının hukuki statüsünlünı açıklığa kavuşturulması amacı gü- 'dülmüştür.  Madde 3. — Tasarının geçici maddesi, bu kanun taısarıist 'ile faaliyetine devanı etmesi öngörülen Türk  Polis Teşkilatını Güçlen'diııme Vakfının hukuki statüsünün 21261 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 23.2,1980  tarihi 'itibariyle geçeriıiğinıi sağlamak amacıyla getirilmiş bulunmaktadır. Böylece sözü geçen vakfın bütün  lişilem ve faaliyetlerıi hulküki bir geçerlilik kazanmış olacaktır.  Tasarının 4 ncü ve 5 mci maddeleri yürürlük ve yürütimıeye ilişkindir.  Kanun tasarısı yukarılda arz ve izah olunan nedenlerle haızırianmışltır.  \  Milli Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 178)
Sayfa 45 -
— 2 —  olunan ve hailen faaliyetini sürdüren Türlk Polis Teşikilâitunı Güçlendirme Vakfının ihükıukli durumu anılan  madde 'hükmü karsısında tehlikeye düşmüş, vakıfım devam edip edemeyeceği mlünıalkıaşallan yapıHmaya  başlanmıuş ve vakfım faaliyeti âdeta durmuştur.  3201 sayılı Emniyet Teşkilât 'Kanununa 22611 sayılı Kanunla eklenen 8 nci maldidenıin değişıtirilmıesıi sure­ tiyle valkfın hukuki statüsünü bir açıklığa kavuşturmanın uygun olacağı düşünülmüştür.  MADDE GEREKÇELERİ  Madde 1. — 3201 sayılı Emniyet Teşlkilat Kanununa '2261 sayılı «Kamu Güvenltiğime <ve Kolluk Hizmet­ lerine İlişkin Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve İBunlara Yeni Hükümler Eklenmesi Haklkımıda Ka­ nun» ile eklenen 4 ncü muaddeldeki değişiklik, (meslekten çıkarma dışındaki .disiplin! cezalarına ilişkin karar­ ların ©akan tarafından onaylanmasının zamıan (kaybına ndden olmasından doğan sakıncaları igliderımıek ve  •böylece disiplin işlerinle sürat kıaızanıdiırmıalk amacıyla yapılmıışıtır.  Disiplinlin 'ön planda geldiği polis mesleğinde, islenen disiplin suçlarına verilen cezalarım uygulanmasın­ da meydana gelen gecikmeler disiplin cezasımun caydı rıcilıık unsurunu ortadan kaldırmaktadır. Bu durum  meslek disiplininim telafisi çok güç şeklide zeddenmesi ne neden olmaktadır.  Teklif ıddiilenı 'değişiklikle, disiplin kurullarınım sadece meslekten çıkarma kararları Baklan tarafından  onaylanmakla, bu kurullarca verilecek diğer kararlar Genel Müdür tarafımdan onaylanmakla kesimlik kazan- mıış olacaktır.  Diğer taraftan İli Polis Disiplin Kurulu ilıe bu kurulum kararlarını onaylama yetkisine hiaiz ibulunan  valinin değişik görüşe sahip olması durumunda ihtilafın niteliğine göre soruşturana dosyasının işlemden uzak  kalmaması ve kısa ızaımanda karara bağlamalbiimesi için Genel Müdürlük Merkez veya Yüksek Disliplin Ku­ rulunun hakem kurulu olarak konuyu kesin karara bağlaması öngörülmüştür,  Madde 2. — 3201 sayılı Emniyet Teşkilat {Kanununa 2261 sayılı Kanunla eklenen 8 nci malddenin «Em­ niyet Teşkilatı Mensupları ile Çarşı ve Mahalle Bekçileri Dernek ve Vakıf Kuramazlar, Spor Dernekleri  dışınida kurulmuş derneklere üye olamazlar» hükmü karşısında Türlk Polis Teşkilâtını Güçlendirme Vakfı­ mın hukuki statüsü tehlikeye düşmüş bultunımıafclbaidır.  Sözü geçen maddede yapılan 'değişlikliklıe Ankara Asliye 4 ncü Hukulk Mahkemesinin 28 . 8 . 1975 tarih,  975/336 Esas ve 975/260 sayılı kararı ile tescil olunan ve vakıf senedi 10 . 6 . 1975 gün ve 15261 sayılı Res- mii Gazötede yayımlanan, Balkanlar Kurulunun 25 . 1 , 1980 ıgün ve 8/2118 sayılı kararı ile vergi muafiyeti  /tanınan Türk Polis Teşikilâitunı Güçlendirme Vakfının hukuki statüsünlünı açıklığa kavuşturulması amacı gü- 'dülmüştür.  Madde 3. — Tasarının geçici maddesi, bu kanun taısarıist 'ile faaliyetine devanı etmesi öngörülen Türk  Polis Teşkilatını Güçlen'diııme Vakfının hukuki statüsünün 21261 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 23.2,1980  tarihi 'itibariyle geçeriıiğinıi sağlamak amacıyla getirilmiş bulunmaktadır. Böylece sözü geçen vakfın bütün  lişilem ve faaliyetlerıi hulküki bir geçerlilik kazanmış olacaktır.  Tasarının 4 ncü ve 5 mci maddeleri yürürlük ve yürütimıeye ilişkindir.  Kanun tasarısı yukarılda arz ve izah olunan nedenlerle haızırianmışltır.  \  Milli Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 178)  — 3 —  İbişleri Komisyonu Raporu  TC  Milli Güvenlik Konseyi 31 Mart 1981  İçişleri Komisyonu  Esas No. : 1J155  Karar No. : 10  Milli Güvenlik Konseyi Başkanlığına  «3201 sıayilı Emniyet Teşkilat Kanununun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması ve Bu Kanuna Bir  Geçici Madde Eklenmesi Hakkında Kanun Tasarısı» Adalet ve İçişleri Bakanlıkları temsilcilerinin katıUdık- ları toplantıda görüşüldü,.  Yapılan görüşme sonunda, polis disiplin kurullarınca verilen disiplin cezalarının kesinleşmesine üş/kin  onay makamları veya karar makamlarına ait düzenlemeye ve emniyet teşkilatı mensupları ile çarşı ve ma­ halle bekçilerinin dernek kuramayacakları ve spor dernekleri dışında Ikurulmuş derneklere üye olamayacak­ ları ve Türk Polis Teşkilatım Güçlendirme Vakfı dışında vakıf kuramayacakları ve diğer vakıfların organla-.  rında görev alamayacaikllan ve 2261 sayılı Kanunun yürürlüğe girişinden sonra faaliyebine devam edemeyen  Türk Polis Teşkilatını Güçlendirme Vakfının faaliyetine adı geçen Kanunun yürürlük tarihinden geçerli ol­ mak üzere devam etmesine mütedair tasarının tümü kabul edilerek maddelerin müzakeresine geçilmiştir.  Tasarının 1 nci maddesi ile değiştirilen 3201 sayılı Kanuna 19.2.1980 tarih ve 2261 sayılı Kanunla ek­ lenen Ek - 4 ncü maddesinin 1 nci fıkrasının (A) bendi aynen kabul edilmiş (B) bendinde ise (A) bendinde­ ki düzenlemeyle parelelliği sağlamak için meslekten çıikarma kararlarının Emniyet Genel Müdürlüğü Yük­ sek Disiplin Kurulunun görüşü Bakanın onayı ile kesinleşeceği ifade edilmiştir.  (C) bendi ise aynen kabul edilmiştir.  Maddenin ikinci fıkrasının, 1 neiı fıkranın (A) bendindeki durumu gözönünde bulundurmadığı dikkate  alınarak fılkraya açıklık getirilmiştir.  Maddenin üçüncü fıkrası da keza 1 nci fıkranın (A) ve (B) bendindeki halleri derpiş edecek şekilde  yeniden düzenlenmiştir.  Maddenin 4 ncü fıkrası, 1 noi fıkranın (A), (B) ve (Q bentlerini içerecek şekilde ve Bakanın gerekli gör­ düğü veya uygun bulmadığı kendisine intikal eden dosyalar hakkında, Baikanlılk Yüksek Disiplin Kurulunun  kesin karar vereceği hususu daha açık bir şekilde ifade edilmiştir.  Taslarının 2 nci maddesi ile değiştirilen 3201 sayılı Kanuna 19.2.1980 tarih ve 2261 sayılı Kanunla ek­ lenen Ek - 8 noi maddesinde yapılan değişiklik prensip itibariyle aynen benimsenmekle beraber Türk Polis  Teşkilatını Güçlendirme Vakfından başka vakıf kuramayacalkları hükmünün ilavesi suretiyle maddeye açık­ lık getirilmiştir.  Tasarının üçüncü maddesiyle Kanuna eklenen Geçici madde aynen benimsenmiş ancak ikinci fıkrası  yürürlük maddesine alınmıştır.  Tasarının yürürlükle ilgili 4 ncü maddesinde yukarıda sözü edilen değişiklik yapılmış, yürütme ile ilgili  5 nci maddesd aynen kabul edilmiştir.  Mili Güvenlik Konseyinin onayına arz olunur.  Başkan Üye Üye  Muzaffer BAŞKAYNAK Zeki GÜNGÖR Yasar ÇİFTÇİOĞLU  Hâkim Tuğgeneral Hv. Hâkim Albay Hâkim Albay  Üye  Volkan TANJU  Em. Gn. Md. ğü  Hukuk İşleri D. Bşk.  Milli Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 178)
Sayfa 46 -
— 3 —  İbişleri Komisyonu Raporu  TC  Milli Güvenlik Konseyi 31 Mart 1981  İçişleri Komisyonu  Esas No. : 1J155  Karar No. : 10  Milli Güvenlik Konseyi Başkanlığına  «3201 sıayilı Emniyet Teşkilat Kanununun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması ve Bu Kanuna Bir  Geçici Madde Eklenmesi Hakkında Kanun Tasarısı» Adalet ve İçişleri Bakanlıkları temsilcilerinin katıUdık- ları toplantıda görüşüldü,.  Yapılan görüşme sonunda, polis disiplin kurullarınca verilen disiplin cezalarının kesinleşmesine üş/kin  onay makamları veya karar makamlarına ait düzenlemeye ve emniyet teşkilatı mensupları ile çarşı ve ma­ halle bekçilerinin dernek kuramayacakları ve spor dernekleri dışında Ikurulmuş derneklere üye olamayacak­ ları ve Türk Polis Teşkilatım Güçlendirme Vakfı dışında vakıf kuramayacakları ve diğer vakıfların organla-.  rında görev alamayacaikllan ve 2261 sayılı Kanunun yürürlüğe girişinden sonra faaliyebine devam edemeyen  Türk Polis Teşkilatını Güçlendirme Vakfının faaliyetine adı geçen Kanunun yürürlük tarihinden geçerli ol­ mak üzere devam etmesine mütedair tasarının tümü kabul edilerek maddelerin müzakeresine geçilmiştir.  Tasarının 1 nci maddesi ile değiştirilen 3201 sayılı Kanuna 19.2.1980 tarih ve 2261 sayılı Kanunla ek­ lenen Ek - 4 ncü maddesinin 1 nci fıkrasının (A) bendi aynen kabul edilmiş (B) bendinde ise (A) bendinde­ ki düzenlemeyle parelelliği sağlamak için meslekten çıikarma kararlarının Emniyet Genel Müdürlüğü Yük­ sek Disiplin Kurulunun görüşü Bakanın onayı ile kesinleşeceği ifade edilmiştir.  (C) bendi ise aynen kabul edilmiştir.  Maddenin ikinci fıkrasının, 1 neiı fıkranın (A) bendindeki durumu gözönünde bulundurmadığı dikkate  alınarak fılkraya açıklık getirilmiştir.  Maddenin üçüncü fıkrası da keza 1 nci fıkranın (A) ve (B) bendindeki halleri derpiş edecek şekilde  yeniden düzenlenmiştir.  Maddenin 4 ncü fıkrası, 1 noi fıkranın (A), (B) ve (Q bentlerini içerecek şekilde ve Bakanın gerekli gör­ düğü veya uygun bulmadığı kendisine intikal eden dosyalar hakkında, Baikanlılk Yüksek Disiplin Kurulunun  kesin karar vereceği hususu daha açık bir şekilde ifade edilmiştir.  Taslarının 2 nci maddesi ile değiştirilen 3201 sayılı Kanuna 19.2.1980 tarih ve 2261 sayılı Kanunla ek­ lenen Ek - 8 noi maddesinde yapılan değişiklik prensip itibariyle aynen benimsenmekle beraber Türk Polis  Teşkilatını Güçlendirme Vakfından başka vakıf kuramayacalkları hükmünün ilavesi suretiyle maddeye açık­ lık getirilmiştir.  Tasarının üçüncü maddesiyle Kanuna eklenen Geçici madde aynen benimsenmiş ancak ikinci fıkrası  yürürlük maddesine alınmıştır.  Tasarının yürürlükle ilgili 4 ncü maddesinde yukarıda sözü edilen değişiklik yapılmış, yürütme ile ilgili  5 nci maddesd aynen kabul edilmiştir.  Mili Güvenlik Konseyinin onayına arz olunur.  Başkan Üye Üye  Muzaffer BAŞKAYNAK Zeki GÜNGÖR Yasar ÇİFTÇİOĞLU  Hâkim Tuğgeneral Hv. Hâkim Albay Hâkim Albay  Üye  Volkan TANJU  Em. Gn. Md. ğü  Hukuk İşleri D. Bşk.  Milli Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 178)  — 4 —  HÜKÜMETİN TEKLİFİ  3201 Sayılı Emriiyelt TeşMJat Kanununun Bazı Maddelerinde Degişlilklilk YapıHması ve Bu Kanıma Bir  Geçici Madde Eklenlmıesi Halkkında Kamun Tasarısı  'MADDE. 1. — 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanununa 19 . 2 . 1980 tarihli ve 2261 sayılı Kanunla ekle­ nen Ek-4 ncü madde aşağıdaki şekilde değiştirilmiş'tir.  «Ek Madde 4. — Disiplin Kurulunca verilen kararlardan :  A) İl Polis Disiplin Kurulunun polis memurları hakkında verilen meslekten çıkarma cezası dışındaki  kararları valinin; polis memurları hakkında verilen meslekten çıkarma cezası kararları valinin önerisi,  Genel Müdürlük Yüksek Disiplin Kurulunun görüşü ve Bakanın onayı ile;  B) Genel Müdürlük Merkez Disiplin Kurulu 'ile öğretim ve eğitim kuruml'ariinldalki Polis Disiplin Ku­ rullarının meslekten çıkarma dışındaki kararları Emniyet Genel Müdürünün onayı; meslekten çıkarma  kararlan Emniyet Genel Müdürünün önerisi ve Bakanın onayı ile;  C) Genel Müdürlük Yüksek Disiplin Kurulunun kararlan Bakanın onayı ile; kesinleşir.  İl Polis Disiplin Kurulunca verilen ve valinin önerisi ile merkeze gönderileni meslekten çıkarma kararla­ rımdan Genel Müdürlük Yüksek Disiplin Kurulunca uıygun görüş belirtilmeyeni dosyalar Bakanlık Yüksek  Disiplin Kurulunca kesin karara bağlanır.  İl Polis Disiplin Kurulunca verilen ve valilikçe uygun görülmeyen mesldkten çıkarma kararlan ile vali  tarafınldan meslekten çıkarma cezasını gerektirdiğinden bahisle onaylanmayan kararlara ait dosyalar Genel  Müdürlük Yüksek Disiplin Kurulunca; îl Polis Disiplin Kurulunun valilikçe uygun görülmeyen diğer ka­ rarlarına ait dosyalar Genel Müdürlük Merkez Disiplin Kurulunca kesin karara bağlanır.  Bakan, yukarıdaki (B) ve (C) bentleri uyarınca onayına sunulan kararlardan gerekiÜ gördüklerini Bakan­ lık Yüksek Disiplin Kuruluna gönderebilir. Bu yol ile Bakanlık Yüksek Disiplin Kurulunca alınan karar­ lar da kesindir.;»  MADDE 2 — 3201 sayılı Emniyet Teşkilât Kanununa 19 . 2 1980 tarihli ve 2261 sayılı Kanunla ekle­ nen Ek-8 nci madde aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Ek Madde 8. — Emniyet Teşkilâtı mensupları ile çarşı ve mahalle bekçileri dernek kuramaz. Spor der­ nekleri dışında kurulmuş derneklere üye olamazlar ve Türk Polis Teşkilâtını Güçlendirme Vakfı dışında di­ ğer vâkıf kuruluşlarının organlarında görev alamazlar.  Bîrindi fıkra hükmüne aykırı hareket etıttiğıi tespit edilenler yetkili disiplin kurulunca, usulüne göre, mes­ lekten çıkarma cezası ile cezalandırılır.:»  MADDE 3. — 3201 sayılı Emniyet Teşkilâtı Kanununa aşağıdaki Geçici Madde dklenmiştir.  «GEÇİCİ MADDE — Ankara Asliye 4 ncü Hukuk Mahkemesinin 28 . 8 . 1975 tarihli 975/336 Esas ve  975/260 sayılı kararı ile tescil olunan ve vakıf senedi 10 . 6 . 1975 tarihi ve 15261 sayılı Resmli Gazetede  yayınlanan Türk Polis Teşkilâtını Güçlendirme Vakfı faaliyetine devam eder.  Bu geçici madde hükmü 2261 sayıfllı Kanıunıun yürürllüğe girdiği 33 . 2 t 1980 ttarihiııdein Mbaren geçeridir,»  Milli Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 178)
Sayfa 47 -
— 4 —  HÜKÜMETİN TEKLİFİ  3201 Sayılı Emriiyelt TeşMJat Kanununun Bazı Maddelerinde Degişlilklilk YapıHması ve Bu Kanıma Bir  Geçici Madde Eklenlmıesi Halkkında Kamun Tasarısı  'MADDE. 1. — 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanununa 19 . 2 . 1980 tarihli ve 2261 sayılı Kanunla ekle­ nen Ek-4 ncü madde aşağıdaki şekilde değiştirilmiş'tir.  «Ek Madde 4. — Disiplin Kurulunca verilen kararlardan :  A) İl Polis Disiplin Kurulunun polis memurları hakkında verilen meslekten çıkarma cezası dışındaki  kararları valinin; polis memurları hakkında verilen meslekten çıkarma cezası kararları valinin önerisi,  Genel Müdürlük Yüksek Disiplin Kurulunun görüşü ve Bakanın onayı ile;  B) Genel Müdürlük Merkez Disiplin Kurulu 'ile öğretim ve eğitim kuruml'ariinldalki Polis Disiplin Ku­ rullarının meslekten çıkarma dışındaki kararları Emniyet Genel Müdürünün onayı; meslekten çıkarma  kararlan Emniyet Genel Müdürünün önerisi ve Bakanın onayı ile;  C) Genel Müdürlük Yüksek Disiplin Kurulunun kararlan Bakanın onayı ile; kesinleşir.  İl Polis Disiplin Kurulunca verilen ve valinin önerisi ile merkeze gönderileni meslekten çıkarma kararla­ rımdan Genel Müdürlük Yüksek Disiplin Kurulunca uıygun görüş belirtilmeyeni dosyalar Bakanlık Yüksek  Disiplin Kurulunca kesin karara bağlanır.  İl Polis Disiplin Kurulunca verilen ve valilikçe uygun görülmeyen mesldkten çıkarma kararlan ile vali  tarafınldan meslekten çıkarma cezasını gerektirdiğinden bahisle onaylanmayan kararlara ait dosyalar Genel  Müdürlük Yüksek Disiplin Kurulunca; îl Polis Disiplin Kurulunun valilikçe uygun görülmeyen diğer ka­ rarlarına ait dosyalar Genel Müdürlük Merkez Disiplin Kurulunca kesin karara bağlanır.  Bakan, yukarıdaki (B) ve (C) bentleri uyarınca onayına sunulan kararlardan gerekiÜ gördüklerini Bakan­ lık Yüksek Disiplin Kuruluna gönderebilir. Bu yol ile Bakanlık Yüksek Disiplin Kurulunca alınan karar­ lar da kesindir.;»  MADDE 2 — 3201 sayılı Emniyet Teşkilât Kanununa 19 . 2 1980 tarihli ve 2261 sayılı Kanunla ekle­ nen Ek-8 nci madde aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Ek Madde 8. — Emniyet Teşkilâtı mensupları ile çarşı ve mahalle bekçileri dernek kuramaz. Spor der­ nekleri dışında kurulmuş derneklere üye olamazlar ve Türk Polis Teşkilâtını Güçlendirme Vakfı dışında di­ ğer vâkıf kuruluşlarının organlarında görev alamazlar.  Bîrindi fıkra hükmüne aykırı hareket etıttiğıi tespit edilenler yetkili disiplin kurulunca, usulüne göre, mes­ lekten çıkarma cezası ile cezalandırılır.:»  MADDE 3. — 3201 sayılı Emniyet Teşkilâtı Kanununa aşağıdaki Geçici Madde dklenmiştir.  «GEÇİCİ MADDE — Ankara Asliye 4 ncü Hukuk Mahkemesinin 28 . 8 . 1975 tarihli 975/336 Esas ve  975/260 sayılı kararı ile tescil olunan ve vakıf senedi 10 . 6 . 1975 tarihi ve 15261 sayılı Resmli Gazetede  yayınlanan Türk Polis Teşkilâtını Güçlendirme Vakfı faaliyetine devam eder.  Bu geçici madde hükmü 2261 sayıfllı Kanıunıun yürürllüğe girdiği 33 . 2 t 1980 ttarihiııdein Mbaren geçeridir,»  Milli Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 178)  — 5 —  İÇİŞLERİ KOMİSYONU METNİ  3201 Sayılı Emniyet Teşkilat Kanununun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapıhnası ve Bu Kanuna Bir Geçici  Madde Eklenmesi Hakkında Kanun Tasarısı  MADDE 1. — 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanununa 19.2.1980 tarih ve 2261 sayılı Kanunla eklenen  Ek - 4 ncü madde aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Ek Madde 4. — Disiplin Kurulunca verilen kararlardan :  A) İl Polis Disiplin Kurulunun polis memurları hakkında verilen meslekten çıkarma cezası dışındaki  kararları valinin; polis memurları hakkında verilen meslekten çıkarma cezası dışındaki kararları valinin önerisi,  Genel Müdürlük Yüksek Disiplin Kurulunun görüşü ve Bakanın onayı ile;  B) Genel Müdürlük Merkez Disiplin Kurulu ile öğretim ve eğitim kurumlarında'ki Polis Disiplin kurul­ larının meslekten çıkarma dışındaki 'kararları Emnıiyet Genel Müdürünün onayı; meslekten çıkarma kararları  Genel Müdürlük Yüksek Disiplin Kurulunun görüşü ve Bakanın onayı ile;  C) Genel Müdürlük Yüksek Disiplin Kurulunun kararları Balkanın onayı ile;  Kesinleşir.  (A) ve (B) bentleri uyarınca intikal ©den ve Genel Müdürlük Yüksek Disiplin Kurulunca uygun görüş be­ lirtilmeyen dosyalar Bakanlık: Yüksek Disiplin Kurulunca kesin ikarara bağlanır.  İl Polis Disiplin Kurulunca verilen ve vali tarafından uygun görülmeyen 'kararlar Emniyet Genel Mü­ dürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunca; Genel Müdürlük Merkez Disiplin Kurulu ile Öğretim ve Eğitim kurum- larındakli Polis Disiplin kurullarınca verilen ve Emniyet Genel Müdürü tarafından uygun görülmeyen kararlar  Bakanlık Yüksek Disiplin Kurulunca kesin karara bağlanır.  Ba'kan, yukarıdaki birinci fikranın (A), (B) ve (C) bentleri uyarınca onayına sunulan kararları uygun gör­ mediği takdirde, konu, 'Bakanlık Yüksek Disiplin Kurulunca kesin karara bağlanır.  MADDE 2. — 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanununa 19.2.1980 tarihli ve 2261 sayılı Kanunla eklenen  Ek - 8 rtci madde aşağıdalkli şekilde değiştirilmiştir.  «Ek Madde 8. — Emniyet Teşkilatı mensupları ile çarşı ve mahalle bekçileri dernek kuramaz. Spor der­ nekleri dışında kurulmuş derneklere üye olamazlar ve Türk Polis Teşkilatını Güçlendirme Vakfı dışında va­ kıf kuramazlar, diğer vakıf 'kuruluşlarının organlarında görev alamazlar.  Birinci fıkra hükmüne aykırı hareket ettiği tespit edilenler yetkili disiplin kurulunca, usulüne göre, mes­ lökten çıkarma cezası ile cezalandırılır.»  MADDE 3. — 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanununa aşağıdaki Geçid Madde Eklenmiştir.  «GEÇİCİ MADDE — Ankara Asliye 4 ncü Hukuk Mahkemesinin 28.8.1975 tarihli 975/336 Esas ve  975/260 sayılı kararı ile tescil olunan ve vakıf senedi 10.6.1975 tarihlli ve 15261 sayılı Resmi Gazetede yayın­ lanan Türk Polis Teşkilatını Güçlendirme Vakfı faaliyetine devam eder.  Milli Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 178)
Sayfa 48 -
— 5 —  İÇİŞLERİ KOMİSYONU METNİ  3201 Sayılı Emniyet Teşkilat Kanununun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapıhnası ve Bu Kanuna Bir Geçici  Madde Eklenmesi Hakkında Kanun Tasarısı  MADDE 1. — 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanununa 19.2.1980 tarih ve 2261 sayılı Kanunla eklenen  Ek - 4 ncü madde aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Ek Madde 4. — Disiplin Kurulunca verilen kararlardan :  A) İl Polis Disiplin Kurulunun polis memurları hakkında verilen meslekten çıkarma cezası dışındaki  kararları valinin; polis memurları hakkında verilen meslekten çıkarma cezası dışındaki kararları valinin önerisi,  Genel Müdürlük Yüksek Disiplin Kurulunun görüşü ve Bakanın onayı ile;  B) Genel Müdürlük Merkez Disiplin Kurulu ile öğretim ve eğitim kurumlarında'ki Polis Disiplin kurul­ larının meslekten çıkarma dışındaki 'kararları Emnıiyet Genel Müdürünün onayı; meslekten çıkarma kararları  Genel Müdürlük Yüksek Disiplin Kurulunun görüşü ve Bakanın onayı ile;  C) Genel Müdürlük Yüksek Disiplin Kurulunun kararları Balkanın onayı ile;  Kesinleşir.  (A) ve (B) bentleri uyarınca intikal ©den ve Genel Müdürlük Yüksek Disiplin Kurulunca uygun görüş be­ lirtilmeyen dosyalar Bakanlık: Yüksek Disiplin Kurulunca kesin ikarara bağlanır.  İl Polis Disiplin Kurulunca verilen ve vali tarafından uygun görülmeyen 'kararlar Emniyet Genel Mü­ dürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunca; Genel Müdürlük Merkez Disiplin Kurulu ile Öğretim ve Eğitim kurum- larındakli Polis Disiplin kurullarınca verilen ve Emniyet Genel Müdürü tarafından uygun görülmeyen kararlar  Bakanlık Yüksek Disiplin Kurulunca kesin karara bağlanır.  Ba'kan, yukarıdaki birinci fikranın (A), (B) ve (C) bentleri uyarınca onayına sunulan kararları uygun gör­ mediği takdirde, konu, 'Bakanlık Yüksek Disiplin Kurulunca kesin karara bağlanır.  MADDE 2. — 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanununa 19.2.1980 tarihli ve 2261 sayılı Kanunla eklenen  Ek - 8 rtci madde aşağıdalkli şekilde değiştirilmiştir.  «Ek Madde 8. — Emniyet Teşkilatı mensupları ile çarşı ve mahalle bekçileri dernek kuramaz. Spor der­ nekleri dışında kurulmuş derneklere üye olamazlar ve Türk Polis Teşkilatını Güçlendirme Vakfı dışında va­ kıf kuramazlar, diğer vakıf 'kuruluşlarının organlarında görev alamazlar.  Birinci fıkra hükmüne aykırı hareket ettiği tespit edilenler yetkili disiplin kurulunca, usulüne göre, mes­ lökten çıkarma cezası ile cezalandırılır.»  MADDE 3. — 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanununa aşağıdaki Geçid Madde Eklenmiştir.  «GEÇİCİ MADDE — Ankara Asliye 4 ncü Hukuk Mahkemesinin 28.8.1975 tarihli 975/336 Esas ve  975/260 sayılı kararı ile tescil olunan ve vakıf senedi 10.6.1975 tarihlli ve 15261 sayılı Resmi Gazetede yayın­ lanan Türk Polis Teşkilatını Güçlendirme Vakfı faaliyetine devam eder.  Milli Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 178)  — 6 —  (Hükümetlin teklifi)  MADDE 4. — Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.  MADDE 5. — Bu Kanun Hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.  2.3.1981  Başbakan  B. Ulusu  Devlet Bakanı - Başbakan Yrd<  Z. Baykara  Devlet Bakanı  Prof. Dr. M. N. Özdaş  Dışişleri Bakan V.  Prof. Dr. 1. Öztrak  Ticaret Bakanı  K. Cantürk  Tarım ve Orman Bakanı  Prof. Dr. S. Özbek  Turizm ve Tanıtma Bakam  /. Evliyaoğlu  Devlet Bakanı - Başbakan Yrd.  T. Özal  Adalet Bakanı  C. Menteş  Maliye Bakanı  K. Erdem  Sağ. ve Sos. Yar. Bakanı  Prof. Dr. N. Ayanoğlu  Çalışma Bakanı  Prof. Dr. T. Esener  tmar ve iskân Bakanı  Dr. Ş. Tüten  Sosyal Güvenlik Bakanı  S. Side  Devlet Bakanı  Prof. Dr. 1. Öztrak  Milli Savunma Bakanı  Ü. H. Bayülken  Milli Eğitim Bakanı  H. Sağlam  Gümrük ve Tekel Bakanı  R. Baturalp  Sanayi ve Teknoloji Bakanı  Ş. Kocatopçu  Köy işleri ve Koop. Bakanı  M. R. Güney  Kültür Bakanı  C. Baban  Devlet Bakam  M. Özgüneş  içişleri Bakanı  S. Çetiner  Bayındırlık Bakanı  Dr. T. Önalp  Ulaştırma Bakanı  N. Özgür  Ener. ve Tabii Kay. Bai  S. Bingöl  Gençlik ve Spor Bak:  V. Özgül  Mülli Güvenlik Konseyi! (S. Sayısı : 178)
Sayfa 49 -
— 6 —  (Hükümetlin teklifi)  MADDE 4. — Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.  MADDE 5. — Bu Kanun Hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.  2.3.1981  Başbakan  B. Ulusu  Devlet Bakanı - Başbakan Yrd<  Z. Baykara  Devlet Bakanı  Prof. Dr. M. N. Özdaş  Dışişleri Bakan V.  Prof. Dr. 1. Öztrak  Ticaret Bakanı  K. Cantürk  Tarım ve Orman Bakanı  Prof. Dr. S. Özbek  Turizm ve Tanıtma Bakam  /. Evliyaoğlu  Devlet Bakanı - Başbakan Yrd.  T. Özal  Adalet Bakanı  C. Menteş  Maliye Bakanı  K. Erdem  Sağ. ve Sos. Yar. Bakanı  Prof. Dr. N. Ayanoğlu  Çalışma Bakanı  Prof. Dr. T. Esener  tmar ve iskân Bakanı  Dr. Ş. Tüten  Sosyal Güvenlik Bakanı  S. Side  Devlet Bakanı  Prof. Dr. 1. Öztrak  Milli Savunma Bakanı  Ü. H. Bayülken  Milli Eğitim Bakanı  H. Sağlam  Gümrük ve Tekel Bakanı  R. Baturalp  Sanayi ve Teknoloji Bakanı  Ş. Kocatopçu  Köy işleri ve Koop. Bakanı  M. R. Güney  Kültür Bakanı  C. Baban  Devlet Bakam  M. Özgüneş  içişleri Bakanı  S. Çetiner  Bayındırlık Bakanı  Dr. T. Önalp  Ulaştırma Bakanı  N. Özgür  Ener. ve Tabii Kay. Bai  S. Bingöl  Gençlik ve Spor Bak:  V. Özgül  Mülli Güvenlik Konseyi! (S. Sayısı : 178)  _ 7 —  (içişleri Komisyonu metni)  MADDE 4. — Bu Kanunun Geçici Maddesi hükmü 23.2.1980 tarihinden, diğer hükümleri yayımı tarihin­ den itibaren yürürlüğe girer.  MADDE 5. — Tasarımın 5 nci maddesi aynen benimsenmiştir.  Milli Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 178)
Sayfa 50 -
_ 7 —  (içişleri Komisyonu metni)  MADDE 4. — Bu Kanunun Geçici Maddesi hükmü 23.2.1980 tarihinden, diğer hükümleri yayımı tarihin­ den itibaren yürürlüğe girer.  MADDE 5. — Tasarımın 5 nci maddesi aynen benimsenmiştir.  Milli Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 178)
Sayfa 51 -
MİLLİ GÜVENLİK KONSEYİ S. Sayısı : 180  1136 Sayılı Avukatlık Kanununun 14 ncü Maddesine Bir Fıkra İle  Bu Kanuna Geçici Bir Madde Eklenmesi Hakkında Kanun Tek­ lifi ve Adalet Komisyonu Raporu (2 /46)  30 Mart 1981  MİLLİ GÜVENLİK KONSEYİ BAŞKANLIĞINA  1136 sayılı Avukatlık Kanununun 14 ncü Maddesine Bir Fıkra İte Bu Kanuna Geçici Bâr [Madde Eklen­ mesi Hakkında Kanun Teklifi gerekçesi ile birlikte ilişikte sunulmuştur^  Arz ederimj  Nurettin ERSİN  Orgeneral  K. K. K. ve Milli Güvenlik  Konseyi Üyesi  G E R E K Ç E  Vatan ve Cumhuriyete karşı kuvvetli ve eylemli bir kalkışmanın veya ülkenin ve milletin bölünmezliğini  içten veya dıştan tehlikeye düşüren veya temel hak ve hürriyetleri ortadan kaldırmaya yönelen yaygın şiddet  hareketlerinin bir neticesi olan sıkıyönetimin başarıya ulaşmasında önemli görevler yüklenen sıkıyönetim hâ­ kim ve savcıları ile bunların atanmasında, sıkıyönetim mahkemelerinin kuruluşunda, bu mahkemelerden veri­ len kararların içtihatlarla yönlendirilmesinde ve teftişinde büyük ölçüde katkıda bulunan ve bu suretle toplu­ mun itimat ve güvenine mazhar olan Askeri Yargıtay Başkan ve üyeleri, Milli Savunma Bakanlığı Askeri  Adalet İşleri Başlkanı, Askeri Adalet Teftiş Kurulu Başkanı, Genelkurmay Adli MüşaViri ile Sıkıyönetim Adli  Müşavirliğinde, mahkeme ve savcılıklarında görev alan hâkim ve savcıların, hizmetten ayrıldıktan sonra, bu  mahkemelerde avukatlık yapmaları; suizannı davet etm ekte, hem kendileri ve hem de sıkıyönetimin adli organ­ larında görevli personeli şüphe altında bırakmakta ve adaletin saygınlığına gölge düşürmektedir.  Bu nedönle, 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 14 ncü maddesine, sözü edilen kişilerin avukatlık yapma­ larını üç yıl süre ile kısıtlayan bir fıkra eklenmesi zarureti hâsıl olmuş ve esasen var olan müessesenin biraz  daha genişletilmesinde toplum açısından yararlı olacağı düşüncesiyle teklif hazırlanmıştır.  Ayrıca, bu teklifin kanunlaşmasından önce anılan hizmetlerden ayrılıpta avukatlık ruhsatı ve bu mahkeme­ lerde dava almış olanlar varsa hem bunların ve hem de müvekkillerinin mağduriyetine mahal bırakılmaması  için bir geçici madde getirilmiştir. -̂
Sayfa 52 -
MİLLİ GÜVENLİK KONSEYİ S. Sayısı : 180  1136 Sayılı Avukatlık Kanununun 14 ncü Maddesine Bir Fıkra İle  Bu Kanuna Geçici Bir Madde Eklenmesi Hakkında Kanun Tek­ lifi ve Adalet Komisyonu Raporu (2 /46)  30 Mart 1981  MİLLİ GÜVENLİK KONSEYİ BAŞKANLIĞINA  1136 sayılı Avukatlık Kanununun 14 ncü Maddesine Bir Fıkra İte Bu Kanuna Geçici Bâr [Madde Eklen­ mesi Hakkında Kanun Teklifi gerekçesi ile birlikte ilişikte sunulmuştur^  Arz ederimj  Nurettin ERSİN  Orgeneral  K. K. K. ve Milli Güvenlik  Konseyi Üyesi  G E R E K Ç E  Vatan ve Cumhuriyete karşı kuvvetli ve eylemli bir kalkışmanın veya ülkenin ve milletin bölünmezliğini  içten veya dıştan tehlikeye düşüren veya temel hak ve hürriyetleri ortadan kaldırmaya yönelen yaygın şiddet  hareketlerinin bir neticesi olan sıkıyönetimin başarıya ulaşmasında önemli görevler yüklenen sıkıyönetim hâ­ kim ve savcıları ile bunların atanmasında, sıkıyönetim mahkemelerinin kuruluşunda, bu mahkemelerden veri­ len kararların içtihatlarla yönlendirilmesinde ve teftişinde büyük ölçüde katkıda bulunan ve bu suretle toplu­ mun itimat ve güvenine mazhar olan Askeri Yargıtay Başkan ve üyeleri, Milli Savunma Bakanlığı Askeri  Adalet İşleri Başlkanı, Askeri Adalet Teftiş Kurulu Başkanı, Genelkurmay Adli MüşaViri ile Sıkıyönetim Adli  Müşavirliğinde, mahkeme ve savcılıklarında görev alan hâkim ve savcıların, hizmetten ayrıldıktan sonra, bu  mahkemelerde avukatlık yapmaları; suizannı davet etm ekte, hem kendileri ve hem de sıkıyönetimin adli organ­ larında görevli personeli şüphe altında bırakmakta ve adaletin saygınlığına gölge düşürmektedir.  Bu nedönle, 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 14 ncü maddesine, sözü edilen kişilerin avukatlık yapma­ larını üç yıl süre ile kısıtlayan bir fıkra eklenmesi zarureti hâsıl olmuş ve esasen var olan müessesenin biraz  daha genişletilmesinde toplum açısından yararlı olacağı düşüncesiyle teklif hazırlanmıştır.  Ayrıca, bu teklifin kanunlaşmasından önce anılan hizmetlerden ayrılıpta avukatlık ruhsatı ve bu mahkeme­ lerde dava almış olanlar varsa hem bunların ve hem de müvekkillerinin mağduriyetine mahal bırakılmaması  için bir geçici madde getirilmiştir. -̂   — 2 —  Adalet Komisyonu Rapora  Milli Güvenlik Konseyi  Adalet Komisyonu 31 Mart 1981  Esas No. : 2/46  Karar No., : 16  MlLIİ GÜVENLİK KONSEYİ BAŞKANLIĞINA  «1136 Sayılı Avukattık Kanununun 14 ncü Maddesine Bir Fıkra ile Bu Kanuna Geçici Bir Madde Ek­ lenmesi Hakkında Kanun Teklifi» Komisyonumuzda görüşüldü*  Yapılan görüşme sonunda teklifin tümü kabul edilerek, maddelerin görüşülmesine geçilimüş ve tekilin  1, 2, 3 ve 4 ncü maddeleri aynen kabul edilmiştir,  Kanun Teklifi ve Gerekçesi, Raporumuza 'ilişik olarak MM Güvenlik Konseyinin onayına arz olunur.  Üye Üye  Muzaffer BAŞKAYNAK Mustafa ŞAHİN İlhan KÖSEOĞLU  Hâkim Tuğgeneral Hâkim Albay Hâkim Albay  Üye  Cahit NALBANTOĞLU  Adalet Bakanlığı  Huk. tş. Gn. Md. Yrd.  Milli Güvenlik Konseyi (S. Sayısı: 180)
Sayfa 53 -
— 2 —  Adalet Komisyonu Rapora  Milli Güvenlik Konseyi  Adalet Komisyonu 31 Mart 1981  Esas No. : 2/46  Karar No., : 16  MlLIİ GÜVENLİK KONSEYİ BAŞKANLIĞINA  «1136 Sayılı Avukattık Kanununun 14 ncü Maddesine Bir Fıkra ile Bu Kanuna Geçici Bir Madde Ek­ lenmesi Hakkında Kanun Teklifi» Komisyonumuzda görüşüldü*  Yapılan görüşme sonunda teklifin tümü kabul edilerek, maddelerin görüşülmesine geçilimüş ve tekilin  1, 2, 3 ve 4 ncü maddeleri aynen kabul edilmiştir,  Kanun Teklifi ve Gerekçesi, Raporumuza 'ilişik olarak MM Güvenlik Konseyinin onayına arz olunur.  Üye Üye  Muzaffer BAŞKAYNAK Mustafa ŞAHİN İlhan KÖSEOĞLU  Hâkim Tuğgeneral Hâkim Albay Hâkim Albay  Üye  Cahit NALBANTOĞLU  Adalet Bakanlığı  Huk. tş. Gn. Md. Yrd.  Milli Güvenlik Konseyi (S. Sayısı: 180)
Sayfa 54 -
_ 4 —  TEKLİF  1136 Sayılı Avukatlık Kanununun 14 ncü Maddesine Bir Fıkra üe Bu Kanuna Geçici Bir Madde Eklenmesi  Hakkında Kanun Teklifi  MADDE 1< — 1136 sayılı Avukatlık Kanununum 14 ncü maddesine aşağıdaki fıkra eMenımdşitk.  «Askerli Yargıtay Başkanı, Başsavcısı, İklimdi Başkanı, Dalire Başkanları ve Üyeleri, Milli Savunma Bakan­ lığı Askeri Adalet îşDerİ Başkanı, Askeri Adalet Teftiş Kurulu Başkamı, Genelkurmay Adi Müşaviri, sılkıyö- metüm adli müşavirleri ve sıkıyönetim 'askeri mahkemelerimde görevli hâkim ve savcılar lifte yardımcıları, hizmet­ ten ayrıldıktan sonra üç yıl süre ile sıkıyönetim askeri mahkemelerinde avukatlık yapamazlar.»,  MADDE 2. — 1136 sayılı Avukatlık Kanununa aşağıdaki geçici madde eMenmiştir.  GEÇÎOt MADDE 19. — Bu Kamunun yürürlüğe girdiği tarihte, bu Kamumun 1 nci maddesi ile Avukat­ lık Kanununun 14 noü maddesine eklenen fıkrada belirtilenlerin sıkıyönetim askeri mahkemelerıinde almış  ofldukJları davalar Avukatlık Kanunumum hükümleri dairesinde üç ay içimde dlevrediir.  MADDE 3. — Bu Kanun yayımı tarihimde yürürlüğe girer.,  MADDE 4. — Bu Kamum hükümlerini Bakanlar Kuruliu yürütür.:  Milli Güvenlik Konseyi (Ş.( Sayısı : 180)
Sayfa 55 -
_ 4 —  TEKLİF  1136 Sayılı Avukatlık Kanununun 14 ncü Maddesine Bir Fıkra üe Bu Kanuna Geçici Bir Madde Eklenmesi  Hakkında Kanun Teklifi  MADDE 1< — 1136 sayılı Avukatlık Kanununum 14 ncü maddesine aşağıdaki fıkra eMenımdşitk.  «Askerli Yargıtay Başkanı, Başsavcısı, İklimdi Başkanı, Dalire Başkanları ve Üyeleri, Milli Savunma Bakan­ lığı Askeri Adalet îşDerİ Başkanı, Askeri Adalet Teftiş Kurulu Başkamı, Genelkurmay Adi Müşaviri, sılkıyö- metüm adli müşavirleri ve sıkıyönetim 'askeri mahkemelerimde görevli hâkim ve savcılar lifte yardımcıları, hizmet­ ten ayrıldıktan sonra üç yıl süre ile sıkıyönetim askeri mahkemelerinde avukatlık yapamazlar.»,  MADDE 2. — 1136 sayılı Avukatlık Kanununa aşağıdaki geçici madde eMenmiştir.  GEÇÎOt MADDE 19. — Bu Kamunun yürürlüğe girdiği tarihte, bu Kamumun 1 nci maddesi ile Avukat­ lık Kanununun 14 noü maddesine eklenen fıkrada belirtilenlerin sıkıyönetim askeri mahkemelerıinde almış  ofldukJları davalar Avukatlık Kanunumum hükümleri dairesinde üç ay içimde dlevrediir.  MADDE 3. — Bu Kanun yayımı tarihimde yürürlüğe girer.,  MADDE 4. — Bu Kamum hükümlerini Bakanlar Kuruliu yürütür.:  Milli Güvenlik Konseyi (Ş.( Sayısı : 180)  — 5 —  ADALET KOMİSYONU METNİ  1136 Sayın Avukatlık Kanununun 14 ncü Maddesine Bir Fıkra ile Bu Karoma Geçici Bir Madde Eklenmesi  Hakkında Kanun Teklifi  MADDE 1. — Tdkffllin 'birimdi maddesi aynen ıkabulı edlm!işftir.ı  MADDE 2. — TelklEliin ikinci nıaddesli aynen ikaJbul edlmiiştliır.  MADDE 3. — TökMin üçüncü Maddesi aynen tobuîl tedlübrıişittLr.  MADDE 4. — Telkif in dördüncü maddesi aynen fcalbufl edıilmiştıir.  ••*- • • > < !  Milli Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 180)
Sayfa 56 -
— 5 —  ADALET KOMİSYONU METNİ  1136 Sayın Avukatlık Kanununun 14 ncü Maddesine Bir Fıkra ile Bu Karoma Geçici Bir Madde Eklenmesi  Hakkında Kanun Teklifi  MADDE 1. — Tdkffllin 'birimdi maddesi aynen ıkabulı edlm!işftir.ı  MADDE 2. — TelklEliin ikinci nıaddesli aynen ikaJbul edlmiiştliır.  MADDE 3. — TökMin üçüncü Maddesi aynen tobuîl tedlübrıişittLr.  MADDE 4. — Telkif in dördüncü maddesi aynen fcalbufl edıilmiştıir.  ••*- • • > < !  Milli Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 180)
Sayfa 57 -
MİLLİ GÜVENLİK KONSEYİ S. Sayısı : 181  Devlet Denetleme Kurulu Kurulması Hakkında Kanun Teklifi ve  İhtisas Komisyonu Raporu (2 /48)  20 Mart 1981  MÎLLÎ GÜVENLİK KONSEYİ BAŞKANLIĞINA  Devlet Denememe Kurulu Kurulması Hakkında Kanun Teklifi gerekçesi ile birlikte SKşikte (sunulmuştur.  Gereğini saygı lüe larz ederim.  Sedat CELASUN  Orgenerali  Jandarma Geniel Konıultlaınıı ve  Milli Güvenlik! Konseyi Üyösi  DEVLET DENETLEME KURULU KURULMASI HAKKINDA KANUN TEKLİFİNİN GENEL  GEREKÇESİ  Kamu yönetimiyle ilgili kurum ve kuruluşların; durumlarının değedendifîllmesi, aksaklıkların tespit edilme­ si, verimli ve düzenli bir şekilde çalışmalarının sağlanması amacıyla etkili şekilde denetlenmeleri gereklidir.  Bu kuruluşlar kendi bünyelerinde oluşturdukları birimlerle biyerarşik olarak idari ve mali denetim yap­ maktadırlar.  Ayrıca, Sayıştay, Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu Vb. adlarla bilinen kuruluşlar da görev alanlarına  giren konularda görevlerini yerine getirmeye çalışmaktadırlar,  Bütün bunlara rağmen ülkemizde yine de denetim konusunda aksaklıklar ve boşluklar görülmekte ve za­ man zaman denetim yokluğundan söz edilmektedir.  'Bu durumun özeHlükle ıson yıllarda 'artan ısiyaısıi Mık'rarsıızlıığm yarnu sıra demeitim toıtgaınlaırıının birbirleri İle ve  ilgili kuruluşlarla olan bağlantılarının ve işbirliğinin zayıflığından doğduğu da söylenebilir.  Kamu kurum ve kuruluşlarının kendi bünyelerinde oluşturdukları birimlerle yaptıkları denetim ise iş hac­ mi, kaliteli eleman noksanlığı, siyasi ve hiyerarşik baskılar nedenleriyle etkinlik gösterememektedir.  'Mlillettimizlin tarihi ve sosyal yapısı kuvvetli bir merkezi yönetimi zorunlu kalmaktadır. Merkezi idarenin en  önemli fonksiyonu olan denetim görevini gerektiği gibi yerine getirebilmesi için siyasi çekişmelerin dışında  kalacak;, tarafsız ve etkin bir şekilde görev yapacak Devlet Başkanlığına bağlı bir denetim organının kurul­ ması zorunlu görülmektedir.  Hizmet özellikleri nedeniyle Türk Silahlı Kuvvetleri ve yargı organları teklif kapsamı dışında bırakılmak­ tadır,  Kurulması önerilen bu Kurul, Devlet Başkanlığına bağlı olacağından ve Devlet Başkanının emri ile dene­ tim yapacağından üyelerinin seçlmesi Devlet Başkanının yetkisine bırakılmaktadır.  MADDE GEREKÇELERİ  'Madde 1. — Teklifin 1 nci maddesinde kuruluşun amacı ve Devlet Başkanlığına bağlı olduğu açıklan­ maktadır.  Madde 2. — Bu maddede Kurulun görev alanının kapsamı belirtilmektedir. Yapılan düzenleme ile Silahlı  Kuvvetler ve yargı organları hariç, özerk olanlarda dahil olmak üzere tüm kamu kurum ve kuruluşları, bun­ lar tarafından en az sermayelerinin yansından çoğuna katılmak suretiyle oluşturulan her türlü kuruluş, ka­ mu kurumu niteliğinde olan meslek kuruluşları, her düzeydeki işçi ve işveren meslek teşekkülleriyle (Federas­ yon, konfederasyon, sendika ve bunların alt ve yan teşekkülleri) kamuya yararlı derneikler Devlet Denetleme  Kurulunun görev alanı içine alınmaktadır,
Sayfa 58 -
MİLLİ GÜVENLİK KONSEYİ S. Sayısı : 181  Devlet Denetleme Kurulu Kurulması Hakkında Kanun Teklifi ve  İhtisas Komisyonu Raporu (2 /48)  20 Mart 1981  MÎLLÎ GÜVENLİK KONSEYİ BAŞKANLIĞINA  Devlet Denememe Kurulu Kurulması Hakkında Kanun Teklifi gerekçesi ile birlikte SKşikte (sunulmuştur.  Gereğini saygı lüe larz ederim.  Sedat CELASUN  Orgenerali  Jandarma Geniel Konıultlaınıı ve  Milli Güvenlik! Konseyi Üyösi  DEVLET DENETLEME KURULU KURULMASI HAKKINDA KANUN TEKLİFİNİN GENEL  GEREKÇESİ  Kamu yönetimiyle ilgili kurum ve kuruluşların; durumlarının değedendifîllmesi, aksaklıkların tespit edilme­ si, verimli ve düzenli bir şekilde çalışmalarının sağlanması amacıyla etkili şekilde denetlenmeleri gereklidir.  Bu kuruluşlar kendi bünyelerinde oluşturdukları birimlerle biyerarşik olarak idari ve mali denetim yap­ maktadırlar.  Ayrıca, Sayıştay, Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu Vb. adlarla bilinen kuruluşlar da görev alanlarına  giren konularda görevlerini yerine getirmeye çalışmaktadırlar,  Bütün bunlara rağmen ülkemizde yine de denetim konusunda aksaklıklar ve boşluklar görülmekte ve za­ man zaman denetim yokluğundan söz edilmektedir.  'Bu durumun özeHlükle ıson yıllarda 'artan ısiyaısıi Mık'rarsıızlıığm yarnu sıra demeitim toıtgaınlaırıının birbirleri İle ve  ilgili kuruluşlarla olan bağlantılarının ve işbirliğinin zayıflığından doğduğu da söylenebilir.  Kamu kurum ve kuruluşlarının kendi bünyelerinde oluşturdukları birimlerle yaptıkları denetim ise iş hac­ mi, kaliteli eleman noksanlığı, siyasi ve hiyerarşik baskılar nedenleriyle etkinlik gösterememektedir.  'Mlillettimizlin tarihi ve sosyal yapısı kuvvetli bir merkezi yönetimi zorunlu kalmaktadır. Merkezi idarenin en  önemli fonksiyonu olan denetim görevini gerektiği gibi yerine getirebilmesi için siyasi çekişmelerin dışında  kalacak;, tarafsız ve etkin bir şekilde görev yapacak Devlet Başkanlığına bağlı bir denetim organının kurul­ ması zorunlu görülmektedir.  Hizmet özellikleri nedeniyle Türk Silahlı Kuvvetleri ve yargı organları teklif kapsamı dışında bırakılmak­ tadır,  Kurulması önerilen bu Kurul, Devlet Başkanlığına bağlı olacağından ve Devlet Başkanının emri ile dene­ tim yapacağından üyelerinin seçlmesi Devlet Başkanının yetkisine bırakılmaktadır.  MADDE GEREKÇELERİ  'Madde 1. — Teklifin 1 nci maddesinde kuruluşun amacı ve Devlet Başkanlığına bağlı olduğu açıklan­ maktadır.  Madde 2. — Bu maddede Kurulun görev alanının kapsamı belirtilmektedir. Yapılan düzenleme ile Silahlı  Kuvvetler ve yargı organları hariç, özerk olanlarda dahil olmak üzere tüm kamu kurum ve kuruluşları, bun­ lar tarafından en az sermayelerinin yansından çoğuna katılmak suretiyle oluşturulan her türlü kuruluş, ka­ mu kurumu niteliğinde olan meslek kuruluşları, her düzeydeki işçi ve işveren meslek teşekkülleriyle (Federas­ yon, konfederasyon, sendika ve bunların alt ve yan teşekkülleri) kamuya yararlı derneikler Devlet Denetleme  Kurulunun görev alanı içine alınmaktadır,  _ 2 —  'Madde 3. — Üçüncü maddede kurulun oluşması gösterilmektedir. Kurul 9 üyeden kurulacak ve Başkanı  üyeler arasından Devlet Başkanınca iki yıl için seçilecektir. Kurul üyelerinin üçte biri iki yılda bir yenilenecek- J tir. Kurul Başkanlığı ve Kurul üyeliğinin boşalması ha linde yeni seçilenler eskilerinin sürelerini tamamlayacak­ lar, görevi biten başlkan ve üyeler yeniden seçilebilecek Zerdir.  Bu maddede ayrıca, Kurulun idari -hizmetlerinin Kurul Sekreterliğince yürütüleceği, gerekli görülen haller­ de ve sürelerde sözleşmeli olarak yerli ve yabancı uzman çalıştırılacağı ve bunlara ilişkin atama esasları hük­ me bağlanmaktadır.  Madde 4. .— Bu madde ile de Kurulca ihtiyaç halinde geçici uzman personelden yararlanılabileceği, bu  amaçla Devlet Başkanlığı Genel Sekreterinin istemi üzerine tüm kamu kurum ve kuruluşlarının kendilerinden  istenen uzman personeli Kurul emrine geçici olarak göndermekle yükümlü olacakları hükme bağlanmaktadır.  Madde 5. — Bu maddede Kurulun çalışma düzeni gösterilmektedir. Kurul çalışmalarını bir ya da birden  çok üyesinin sorumluluğu altında yürütecektir. Gereken; hallerde sözleşmeli ve geçici uzmanlardan yararlanıla­ bilecektir. Sözleşmeli uzmanlar gerektiğinde yurt dışından getirilecek yabancı uyruklu uzmanlar da olabilecek­ tir.  Maddede ayrıca Kurulun toplantı ve karar nisabı da belirtilmektedir,.  Madde 6. — Teklifin bu maddesinde Kurul raporlarının ne şekilde işleme konacağı hükme bağlanmak­ tadır.  Kurul raporları Devlet Başkanının onayı alındıktan sonra Başbakanlığa ve diğer ilgili kuruluşlara gönde­ rilecektir. Raporların ilgili mercilere intikal ettirilmesi ve sonuçlandırılması Başbakanlığın görev ve sorumlu­ luğu içinde olacaktır. Raporlarla ilgili işlemler ve sonuçları hakkında Baş'balkanlıkça Devlet Başkanlığına  bilgi verilecektir.  Bu maddenin 2 nci fıkrası ile Kurulun, çalışmalarını gerekli gördüğü zaman kamuoyu dahil olmak üzere  yayınlayabileceği hükme bağlanmaktadır. Ayrıca aynı fıkra da Kurulun bir yıllık çalışmalarının da «Devlet  Denetleme Kurulu Raporu» adı altında her yıl yayınlanacağı bdirıtilmefcteidir.  Madde 7. — Bu maddede, ilgili kuruluş ve kişilerin Kurula, çalışmaları dolayısıyla isteyeceği her türlü bilgi  ve belgeyi vermekle yükümlü oldukları ıhüikmıe bağlanmıalkitıadır.  Madde 8. — Kurul üyeleri, sözleşmeli ve geçici uz manlar ile Kurul Sekreterliği idari personelinin ücret ve  yollukları bu maddede açıklanmaktadır.  Maddenin 1 nci fıkrası ile Kurul üyelerine verilecek ücretlerin azami sınırı tayın edilerek, miktarının tes­ piti Devlet Başkanlığı Genel Sekreterine bırakılmaktadır.  Maddenin 2 ndi fıkrasında Kurul üyelerinin kamu görevlisi olması hallinde yapılacak işlemler hükme bağ­ lanmaktadır.  Maddenin 3, 4 ve 5 nci fıkralarında sözleşmeli ve geçici uzmanları ile Kurul Sekreterliği idari personeli­ nin ücret ve özlük haklarıyla ilgili hususlar belirlenmek tedir.  Maddenin 6 nci fıkrası ile Kurul üyeleri ve geçici uzmanlara ödenecek yolluklar hükme bağlanmakta,  7 nci fıkra ile Kurul üyelerine ve sözleşmeli uzmanlara ödenecek ücretlerin emekli aylığının kesilmesini gerek­ tirmeyeceği açıklığa kavuşturulmaktadır.  Maddenin 8 nci fıkrası ile Kurul üyelerine, sözleşmeli ve geçici uzmanlara bu madde uyarınca yapılacak  ödemelerin Devlet Başkanlığı Bütçesinden karşılanacağa hükme bağlanmaktadır.  Madde 9. — Bu maddede Kurul üyelerinin bu Kanunla düzenlenen hususlar dışındaki konularda Devlet  memurlarına ilişkin hükümlere tabi olacakları esası getirilmektedir,  Kurul üyelerinin bu Kanunla düzenlenen ücretleri; en yüksek DeVlet memuruna ödenen aylık ve ek gös­ terge yanında yanödeme, yakacak yardımı, mali ve sos yal baklan da kapsadığından bu kişilere ayrica aile yar­ dımı, yakacak yardımı, işgüçlüğü ve temininde güçlük zamları gibi diğer yaniödıamelerin ödemımıesi söz  konusu olmayacaktır. Ancak, tedavi, cenaze ve doğum yardımı gibi periyodik olmayan ve ücret hesabında  dikkate alınmayan sosyal yardımlar, aylık ödenme zamanı, Mn ve disiplin kovuşturması gibi diğer hususlar­ da 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa göre işlem yapılması gerekecektir.  Mili Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 181)
Sayfa 59 -
_ 2 —  'Madde 3. — Üçüncü maddede kurulun oluşması gösterilmektedir. Kurul 9 üyeden kurulacak ve Başkanı  üyeler arasından Devlet Başkanınca iki yıl için seçilecektir. Kurul üyelerinin üçte biri iki yılda bir yenilenecek- J tir. Kurul Başkanlığı ve Kurul üyeliğinin boşalması ha linde yeni seçilenler eskilerinin sürelerini tamamlayacak­ lar, görevi biten başlkan ve üyeler yeniden seçilebilecek Zerdir.  Bu maddede ayrıca, Kurulun idari -hizmetlerinin Kurul Sekreterliğince yürütüleceği, gerekli görülen haller­ de ve sürelerde sözleşmeli olarak yerli ve yabancı uzman çalıştırılacağı ve bunlara ilişkin atama esasları hük­ me bağlanmaktadır.  Madde 4. .— Bu madde ile de Kurulca ihtiyaç halinde geçici uzman personelden yararlanılabileceği, bu  amaçla Devlet Başkanlığı Genel Sekreterinin istemi üzerine tüm kamu kurum ve kuruluşlarının kendilerinden  istenen uzman personeli Kurul emrine geçici olarak göndermekle yükümlü olacakları hükme bağlanmaktadır.  Madde 5. — Bu maddede Kurulun çalışma düzeni gösterilmektedir. Kurul çalışmalarını bir ya da birden  çok üyesinin sorumluluğu altında yürütecektir. Gereken; hallerde sözleşmeli ve geçici uzmanlardan yararlanıla­ bilecektir. Sözleşmeli uzmanlar gerektiğinde yurt dışından getirilecek yabancı uyruklu uzmanlar da olabilecek­ tir.  Maddede ayrıca Kurulun toplantı ve karar nisabı da belirtilmektedir,.  Madde 6. — Teklifin bu maddesinde Kurul raporlarının ne şekilde işleme konacağı hükme bağlanmak­ tadır.  Kurul raporları Devlet Başkanının onayı alındıktan sonra Başbakanlığa ve diğer ilgili kuruluşlara gönde­ rilecektir. Raporların ilgili mercilere intikal ettirilmesi ve sonuçlandırılması Başbakanlığın görev ve sorumlu­ luğu içinde olacaktır. Raporlarla ilgili işlemler ve sonuçları hakkında Baş'balkanlıkça Devlet Başkanlığına  bilgi verilecektir.  Bu maddenin 2 nci fıkrası ile Kurulun, çalışmalarını gerekli gördüğü zaman kamuoyu dahil olmak üzere  yayınlayabileceği hükme bağlanmaktadır. Ayrıca aynı fıkra da Kurulun bir yıllık çalışmalarının da «Devlet  Denetleme Kurulu Raporu» adı altında her yıl yayınlanacağı bdirıtilmefcteidir.  Madde 7. — Bu maddede, ilgili kuruluş ve kişilerin Kurula, çalışmaları dolayısıyla isteyeceği her türlü bilgi  ve belgeyi vermekle yükümlü oldukları ıhüikmıe bağlanmıalkitıadır.  Madde 8. — Kurul üyeleri, sözleşmeli ve geçici uz manlar ile Kurul Sekreterliği idari personelinin ücret ve  yollukları bu maddede açıklanmaktadır.  Maddenin 1 nci fıkrası ile Kurul üyelerine verilecek ücretlerin azami sınırı tayın edilerek, miktarının tes­ piti Devlet Başkanlığı Genel Sekreterine bırakılmaktadır.  Maddenin 2 ndi fıkrasında Kurul üyelerinin kamu görevlisi olması hallinde yapılacak işlemler hükme bağ­ lanmaktadır.  Maddenin 3, 4 ve 5 nci fıkralarında sözleşmeli ve geçici uzmanları ile Kurul Sekreterliği idari personeli­ nin ücret ve özlük haklarıyla ilgili hususlar belirlenmek tedir.  Maddenin 6 nci fıkrası ile Kurul üyeleri ve geçici uzmanlara ödenecek yolluklar hükme bağlanmakta,  7 nci fıkra ile Kurul üyelerine ve sözleşmeli uzmanlara ödenecek ücretlerin emekli aylığının kesilmesini gerek­ tirmeyeceği açıklığa kavuşturulmaktadır.  Maddenin 8 nci fıkrası ile Kurul üyelerine, sözleşmeli ve geçici uzmanlara bu madde uyarınca yapılacak  ödemelerin Devlet Başkanlığı Bütçesinden karşılanacağa hükme bağlanmaktadır.  Madde 9. — Bu maddede Kurul üyelerinin bu Kanunla düzenlenen hususlar dışındaki konularda Devlet  memurlarına ilişkin hükümlere tabi olacakları esası getirilmektedir,  Kurul üyelerinin bu Kanunla düzenlenen ücretleri; en yüksek DeVlet memuruna ödenen aylık ve ek gös­ terge yanında yanödeme, yakacak yardımı, mali ve sos yal baklan da kapsadığından bu kişilere ayrica aile yar­ dımı, yakacak yardımı, işgüçlüğü ve temininde güçlük zamları gibi diğer yaniödıamelerin ödemımıesi söz  konusu olmayacaktır. Ancak, tedavi, cenaze ve doğum yardımı gibi periyodik olmayan ve ücret hesabında  dikkate alınmayan sosyal yardımlar, aylık ödenme zamanı, Mn ve disiplin kovuşturması gibi diğer hususlar­ da 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa göre işlem yapılması gerekecektir.  Mili Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 181)  — 3 —  Maddenin 2 nci fı'krası ile Kurul üyelerinin 70 yaşını dolduruncaya kadar bu görevde kalabilmeleri sağlan­ maktadır,  Madde 10. — Bu maddede Kurulun teşkilat ve çalış ma 'düzeninin yönetmelikle belirleneceği esası getiril­ mektedir.  Geçici Madde 1. — Kurulun ilk teşekkül tarzı ve üyelerin görev süreleri geçici 1 nci maddede açıklanmak­ tadır.  Geçici Madde 2. — Bu maddede Kurulun giderlerini karşılamak amacı ile Devlet Başkanlığı bütçesinden  özel tertip açmaya vesa'ir işlemleri yapmaya Maliye Balkanı yetkili kılınmaktadır.  Madde 11. — Yürürlük maddesidir.  Madde 12. — Yürütme maddesidir.  İhtisas Komisyonu Raporu  Milli Güvenlik Konseyi  İhtisas Komisyonu  Esas No. : 2/48  Karar No. : 34  27 Mart 1981  MİLLÎ GÜVENLİK KONSEYİ BAŞKANLIĞINA  Devlet Denetleme Kurullu Kurulması Hakkında Kanun Teklifi Komisyonumuzca incelenip görüşülmüştür.  Komisyonumuz, teklif  nuçta teklifi bütünüyle ayfyen  gerekçesini uygun mütalâa ederek madde metinlerinin incelenmesine geçmiş ve so- benimsemiştir.  Komisyon Başkan^  Cumhur EVCİL  Kurmay Albay  Üye  Abdülkadir ÖNDEKİ  Başbakanlık Yük.  Denetleme Kurul ılı  Genel Sekreteri  Raporumuz Milli Güvenlik Konseyinin onayına saygıyla arz edilir.  Proje Yetkilisi  Al tan ATEŞ  Muhabere Yarbay  Üye  Mehmet KÂM İ LOĞ LU  Sayıştay Genel Sekreteri  Üye  Şevki GÖĞÜSGER  DPD Danışmanı  Üye  Aziz İSKENDER  İM. Kom. Müşaviri  Üye  Fahri UZUNEFE  Maliye Bakanlığı  Gelirler Gn. Md. Yrd.  Mili Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 181)
Sayfa 60 -
— 3 —  Maddenin 2 nci fı'krası ile Kurul üyelerinin 70 yaşını dolduruncaya kadar bu görevde kalabilmeleri sağlan­ maktadır,  Madde 10. — Bu maddede Kurulun teşkilat ve çalış ma 'düzeninin yönetmelikle belirleneceği esası getiril­ mektedir.  Geçici Madde 1. — Kurulun ilk teşekkül tarzı ve üyelerin görev süreleri geçici 1 nci maddede açıklanmak­ tadır.  Geçici Madde 2. — Bu maddede Kurulun giderlerini karşılamak amacı ile Devlet Başkanlığı bütçesinden  özel tertip açmaya vesa'ir işlemleri yapmaya Maliye Balkanı yetkili kılınmaktadır.  Madde 11. — Yürürlük maddesidir.  Madde 12. — Yürütme maddesidir.  İhtisas Komisyonu Raporu  Milli Güvenlik Konseyi  İhtisas Komisyonu  Esas No. : 2/48  Karar No. : 34  27 Mart 1981  MİLLÎ GÜVENLİK KONSEYİ BAŞKANLIĞINA  Devlet Denetleme Kurullu Kurulması Hakkında Kanun Teklifi Komisyonumuzca incelenip görüşülmüştür.  Komisyonumuz, teklif  nuçta teklifi bütünüyle ayfyen  gerekçesini uygun mütalâa ederek madde metinlerinin incelenmesine geçmiş ve so- benimsemiştir.  Komisyon Başkan^  Cumhur EVCİL  Kurmay Albay  Üye  Abdülkadir ÖNDEKİ  Başbakanlık Yük.  Denetleme Kurul ılı  Genel Sekreteri  Raporumuz Milli Güvenlik Konseyinin onayına saygıyla arz edilir.  Proje Yetkilisi  Al tan ATEŞ  Muhabere Yarbay  Üye  Mehmet KÂM İ LOĞ LU  Sayıştay Genel Sekreteri  Üye  Şevki GÖĞÜSGER  DPD Danışmanı  Üye  Aziz İSKENDER  İM. Kom. Müşaviri  Üye  Fahri UZUNEFE  Maliye Bakanlığı  Gelirler Gn. Md. Yrd.  Mili Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 181)  — 4 —  TEKLİF  Devlet Denetleme Kurulu Kurulması Hakkında Kanun Teklifi  Kuruluşun Amacı :  MADDE 1. — Yönetimin hukuka uygun, düzenli ve verimli bir şekilde (yürütülmesinin ve geliştiırMlmıesinlin  sağlanması amacı ile Devlet Başkanlığına bağlı «Devlet Denetleme Kurulu» kurulmuştur.  Görevi :  MADDE 2. — Devlet Denetleme Kurulunun görevi Devlet Başkanının isteği üzerime;  a) Tüm ikamu kuruluş ve 'kurumılarınlda,  b) Tüm kamu kuruluş ve kurumları tarafımdan en az sermayelerinin yarısından çoğuna katılmak suretiyle  (oluşturulan Iher türlü ıkuruluşda,  c) Kamu kurumu niteliğinde olan meslek kuruluşlarında,  d) Her düzeydeki işçi ve işveren meslek teşekküllerinde,,  e) Kamuya yararlı derneklerde,  Her türlü inceleme, araştırma ve denetlemeler yapmaktır.  Silahlı Kuvvetler ve yargı organları Devlet Denetleme Kurulunun görev alanı dışındadır.  Kurulum Oîuşmalsa :  MADDE 3. — Devlet Denetleme Kurulu dokuz üyeden oluşur. Bu üyeler, yükseköğrenimlerini bitirdikten  sonra en az yirmi yıl Devlet hizmetinde başarıyla çalışmış ve temayüz etmiş olan tecrübeli kimseler arasından  Devlet Başkanınca atanır. İki yılda bir kurul üyelerimin üçte biri yenilenir.  Devlet Denetleme Kurulu Başkanımı üyeler arasından Devlet Başkanı seçer. Başkanın gtörev süresi iki yıl­ dır.  Kurul Başkanlığının ve Kurul üyeliğinin boşalması halinde, yeni seçilenler eskilerinim sürelerini tamamlar­ lar.  Görev süresi biten başkam ve üyeler yenliden seçilebilirler.  Kurulun idari hizmetleri Kurul Sekreterliğince yürütülür. Kurul Sekreterliği idari pers on elimlin atanmaları  Devlet Başkanlığı Genel Sekreterince yapılır.  Devlet Denetleme Kurulu gerekli gördüğü hallerde ve sürelerde sözleşmeli olarak uzman çalıştırabilir.  Kurum ve Kuruluşlardan Personel ve Yandım İstenmesi :  MADDE 4. — Kamu kurum ve kuruluşları, Kurul tarafından gerek görülecek müfettiş, araiştanacı ve  diğer uzman personeli Devlet Başkanlığı Genel Sekreterinin isteği üzerine Kurul Başkanlığı emrine geçici ola­ rak göndermek ve gerekli yardımı sağlamakla yükümlüdürler.  Çalışma Düzeni :  MADDE 5. — Kurul; inceleme, araştırma ve denetimini bir ya da birden çok üyesinin sorumluluğu ailltında  yürütür. Gereken hallerde ve konunun niteliğine göre sözleşmeli ve geçici uzmanlardan yararlanır, inceleme,  araştırma ve denetleme komisyonları kurar.  Kurul üye sayısının çoğunluğu ile toplanır ve toplantıya katılanların çoğunluğu ile ıkarar alır. Oyların eşiltüsiği  halinde Başkanın oyu yönünde karar alınmış sayılır. Çekimser oy kuşanılmaz.  Raporlarla İlgili İşlemler s  MADDE 6. — Kurul adına hazırlanan (raporlar, Kurulda konuşulur ve Devlet Başkanıma arz edilmek üze­ re karara bağlanır^  Milli Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 181)
Sayfa 61 -
— 4 —  TEKLİF  Devlet Denetleme Kurulu Kurulması Hakkında Kanun Teklifi  Kuruluşun Amacı :  MADDE 1. — Yönetimin hukuka uygun, düzenli ve verimli bir şekilde (yürütülmesinin ve geliştiırMlmıesinlin  sağlanması amacı ile Devlet Başkanlığına bağlı «Devlet Denetleme Kurulu» kurulmuştur.  Görevi :  MADDE 2. — Devlet Denetleme Kurulunun görevi Devlet Başkanının isteği üzerime;  a) Tüm ikamu kuruluş ve 'kurumılarınlda,  b) Tüm kamu kuruluş ve kurumları tarafımdan en az sermayelerinin yarısından çoğuna katılmak suretiyle  (oluşturulan Iher türlü ıkuruluşda,  c) Kamu kurumu niteliğinde olan meslek kuruluşlarında,  d) Her düzeydeki işçi ve işveren meslek teşekküllerinde,,  e) Kamuya yararlı derneklerde,  Her türlü inceleme, araştırma ve denetlemeler yapmaktır.  Silahlı Kuvvetler ve yargı organları Devlet Denetleme Kurulunun görev alanı dışındadır.  Kurulum Oîuşmalsa :  MADDE 3. — Devlet Denetleme Kurulu dokuz üyeden oluşur. Bu üyeler, yükseköğrenimlerini bitirdikten  sonra en az yirmi yıl Devlet hizmetinde başarıyla çalışmış ve temayüz etmiş olan tecrübeli kimseler arasından  Devlet Başkanınca atanır. İki yılda bir kurul üyelerimin üçte biri yenilenir.  Devlet Denetleme Kurulu Başkanımı üyeler arasından Devlet Başkanı seçer. Başkanın gtörev süresi iki yıl­ dır.  Kurul Başkanlığının ve Kurul üyeliğinin boşalması halinde, yeni seçilenler eskilerinim sürelerini tamamlar­ lar.  Görev süresi biten başkam ve üyeler yenliden seçilebilirler.  Kurulun idari hizmetleri Kurul Sekreterliğince yürütülür. Kurul Sekreterliği idari pers on elimlin atanmaları  Devlet Başkanlığı Genel Sekreterince yapılır.  Devlet Denetleme Kurulu gerekli gördüğü hallerde ve sürelerde sözleşmeli olarak uzman çalıştırabilir.  Kurum ve Kuruluşlardan Personel ve Yandım İstenmesi :  MADDE 4. — Kamu kurum ve kuruluşları, Kurul tarafından gerek görülecek müfettiş, araiştanacı ve  diğer uzman personeli Devlet Başkanlığı Genel Sekreterinin isteği üzerine Kurul Başkanlığı emrine geçici ola­ rak göndermek ve gerekli yardımı sağlamakla yükümlüdürler.  Çalışma Düzeni :  MADDE 5. — Kurul; inceleme, araştırma ve denetimini bir ya da birden çok üyesinin sorumluluğu ailltında  yürütür. Gereken hallerde ve konunun niteliğine göre sözleşmeli ve geçici uzmanlardan yararlanır, inceleme,  araştırma ve denetleme komisyonları kurar.  Kurul üye sayısının çoğunluğu ile toplanır ve toplantıya katılanların çoğunluğu ile ıkarar alır. Oyların eşiltüsiği  halinde Başkanın oyu yönünde karar alınmış sayılır. Çekimser oy kuşanılmaz.  Raporlarla İlgili İşlemler s  MADDE 6. — Kurul adına hazırlanan (raporlar, Kurulda konuşulur ve Devlet Başkanıma arz edilmek üze­ re karara bağlanır^  Milli Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 181)  — 5 —  İHTİSAS KOMİSYONU METNİ  Devlet Denetleme Kımıiu Kundmaaı Hakkında Kanon Teklifi  MADDE la — Teklifin 1 neti maddesi aynen benimsenmiştir.  MADDE 2. — Tekilin 2 ndi maıdıdlesli aynen bendmsenfmlistokv  MADDE 3. —- Tekliflin 3 ncü maddesi aynen toenlim^enımliştlir,  MADDE 4. — Teklifin 4 ncü maddesi aynen benimsenmiştir,  MADDE 5i — Tekliflin 5 noi maddesi aynen benimsenmiştir,  MADDE 6. — Telcİfin 6 ncı maJdesi aynen beolimseamiŞtSr̂   Mili Güvenlk Konseyi (S. Sayısı : 181)
Sayfa 62 -
— 5 —  İHTİSAS KOMİSYONU METNİ  Devlet Denetleme Kımıiu Kundmaaı Hakkında Kanon Teklifi  MADDE la — Teklifin 1 neti maddesi aynen benimsenmiştir.  MADDE 2. — Tekilin 2 ndi maıdıdlesli aynen bendmsenfmlistokv  MADDE 3. —- Tekliflin 3 ncü maddesi aynen toenlim^enımliştlir,  MADDE 4. — Teklifin 4 ncü maddesi aynen benimsenmiştir,  MADDE 5i — Tekliflin 5 noi maddesi aynen benimsenmiştir,  MADDE 6. — Telcİfin 6 ncı maJdesi aynen beolimseamiŞtSr̂   Mili Güvenlk Konseyi (S. Sayısı : 181)  — 6 —  Pe(l#f)  Kurul raporları Devlet 'Başkanının onayı alındıktan sonra litfgii mercilere 'dağıtılmak üzere Başbakanlığa ve  diğer alakan kuruluşlara gönderilir. Sonuç hakkında Başbakanlıkça Devlet Başkanlığına bilgi verilir.  Kurul, çalışmalarını 'gerekli gördüğü zamanılarda yayınlayaıbilr. Kurulun hir yılık çahşmaları da «Dev­ let Demetleme Kurulu Raporu» aidi altında yayınlanır.  Bilgi ve Belge İstenmesi t  IMADDE 7. — Kurul tarafından yapılacak inceleme, araştırma, (demetlemelerde, ilgili kuruluş ve kişiler,  istenecek her türlü bilgi ve belgeyi vermekle yükümlüdürler^  Ücret ve Yolluklar a.  MADDE 8, — Devlet Denetleme Kurulu üyelerinin ücretleri, Devlet 'Memurları Kanununa göre en yük­ sek Devlet Memuruna yapılan 'ek gösterge dahil aylık ve Idiğer ödemeler toplamım geçmemek şartı ile Dev­ let Başkanlığı Genel Sekreterince tespit edilir.  Kurul üyelerinin kamu .'görevlisi olmaları halinde 'bunlar, kurumlarımdan hu süreler için maaşsız izinli  sayılırlar, izinli sayıldıkları sürdler terlilerinde, keseneklerinin 'kendileri ve karşılıklarının Devlet Başkanlığı  Genel Sekreterliğince ödenmesi kaydiyle emekliliklerinde fiili 'hizmet olarak hesaba katılır. 'Bu kişilerin T.C.  Emekli Sandığı ile ilgileri 8 Temmuz 1971 gün ve 1425 sayılı Kanunun Ek - 2 noi maddesi esaslarına göre sür- dürüli4ı  Sözleşmeli uzmanların ücretleri, yolukları ve diğer çalışma şartları Devlet Başkanlığı Genel Sekreterin­ ce tespit edilir H  Kurul Sekreterliği idari personeli hakkında Devlet İBaşkanJığı Genel Sekreterliği personeline ilişkin hü­ kümler uygulanır.  Kurul emrinde geçici olarak görevllenldirilen müfetljiş, araştırmacı ve diğer uzman personelin kendi kurum- larınıdakli ayhk, yan ödeme ve ıdiğer sosyal hakları kurumlarınea ödenmeye devam olunur. Bunlara Kurul em­ rinde yapacakları çalışmaları karşılığında verilecek ek ödemeler Devlet Başkanlığı Genel Sekreterince tespit  edilir.,  Kurul üyöleri ile geçidi uzmanlara, 6245 sayılı Harcırah Kanununun 33 ncü maddesi (b) bendinde sayılan­ lar için Bütçe Kanunları ile tespit edilen esaslar dahilinde harcırah ödenir.  Kurul üyeleri ve sözleşmeli uzmanlara ödenecek ücretler, kendilerine Sosyal Güvenlik Kuruluşlarınca  bağlanmış olan emek! aylığının ve benzeri ödemelerin kesilmesini gerektirmez.  Kurul üyeleri ille sözleşmeli ve geçici uzmanlara bu madde uyarınca yapılacak ödemeler Devlet Başkanlı­ ğı Ibütçeslinden karşılanır^  Kuru] Üyeleri Hakkında Uygulanacak Kanun Hükümleri :  MADDE 9. — Devlet Denetleme Kurulu üyeleri bu kanunla düzenlenen hususlar dışındaki konularda Dev­ let Memurlarına ilişkin hükümlere taibiidirler.  (Bu üyeler 70 yaşını dolduruncaya kadar görev yapabilirler,/  Yönetmelik :  MADDE 10i.j — Kurulun teşkilat ve çalışma düzeni Devlet 'Başkanınca onaylanacak bir yönetmelikle be- Menlir, ,  Geçici Hükümler :  GEÇtOÎ MADDE 1. — Devlet Başkanı tarafından ilk. idetfa atanan 9 üyeden ad çekme iile belirlenen 3 üye­ min görev süresi 4 ncü yılda, ad çekme ile belirlenecek ıdiğer 3 üyenin görev süresi 6 ncı yılda ve geri kalan  3 üyenin görev süresi ise 8 noi yılda sona erer.  Milli Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 181)
Sayfa 63 -
— 6 —  Pe(l#f)  Kurul raporları Devlet 'Başkanının onayı alındıktan sonra litfgii mercilere 'dağıtılmak üzere Başbakanlığa ve  diğer alakan kuruluşlara gönderilir. Sonuç hakkında Başbakanlıkça Devlet Başkanlığına bilgi verilir.  Kurul, çalışmalarını 'gerekli gördüğü zamanılarda yayınlayaıbilr. Kurulun hir yılık çahşmaları da «Dev­ let Demetleme Kurulu Raporu» aidi altında yayınlanır.  Bilgi ve Belge İstenmesi t  IMADDE 7. — Kurul tarafından yapılacak inceleme, araştırma, (demetlemelerde, ilgili kuruluş ve kişiler,  istenecek her türlü bilgi ve belgeyi vermekle yükümlüdürler^  Ücret ve Yolluklar a.  MADDE 8, — Devlet Denetleme Kurulu üyelerinin ücretleri, Devlet 'Memurları Kanununa göre en yük­ sek Devlet Memuruna yapılan 'ek gösterge dahil aylık ve Idiğer ödemeler toplamım geçmemek şartı ile Dev­ let Başkanlığı Genel Sekreterince tespit edilir.  Kurul üyelerinin kamu .'görevlisi olmaları halinde 'bunlar, kurumlarımdan hu süreler için maaşsız izinli  sayılırlar, izinli sayıldıkları sürdler terlilerinde, keseneklerinin 'kendileri ve karşılıklarının Devlet Başkanlığı  Genel Sekreterliğince ödenmesi kaydiyle emekliliklerinde fiili 'hizmet olarak hesaba katılır. 'Bu kişilerin T.C.  Emekli Sandığı ile ilgileri 8 Temmuz 1971 gün ve 1425 sayılı Kanunun Ek - 2 noi maddesi esaslarına göre sür- dürüli4ı  Sözleşmeli uzmanların ücretleri, yolukları ve diğer çalışma şartları Devlet Başkanlığı Genel Sekreterin­ ce tespit edilir H  Kurul Sekreterliği idari personeli hakkında Devlet İBaşkanJığı Genel Sekreterliği personeline ilişkin hü­ kümler uygulanır.  Kurul emrinde geçici olarak görevllenldirilen müfetljiş, araştırmacı ve diğer uzman personelin kendi kurum- larınıdakli ayhk, yan ödeme ve ıdiğer sosyal hakları kurumlarınea ödenmeye devam olunur. Bunlara Kurul em­ rinde yapacakları çalışmaları karşılığında verilecek ek ödemeler Devlet Başkanlığı Genel Sekreterince tespit  edilir.,  Kurul üyöleri ile geçidi uzmanlara, 6245 sayılı Harcırah Kanununun 33 ncü maddesi (b) bendinde sayılan­ lar için Bütçe Kanunları ile tespit edilen esaslar dahilinde harcırah ödenir.  Kurul üyeleri ve sözleşmeli uzmanlara ödenecek ücretler, kendilerine Sosyal Güvenlik Kuruluşlarınca  bağlanmış olan emek! aylığının ve benzeri ödemelerin kesilmesini gerektirmez.  Kurul üyeleri ille sözleşmeli ve geçici uzmanlara bu madde uyarınca yapılacak ödemeler Devlet Başkanlı­ ğı Ibütçeslinden karşılanır^  Kuru] Üyeleri Hakkında Uygulanacak Kanun Hükümleri :  MADDE 9. — Devlet Denetleme Kurulu üyeleri bu kanunla düzenlenen hususlar dışındaki konularda Dev­ let Memurlarına ilişkin hükümlere taibiidirler.  (Bu üyeler 70 yaşını dolduruncaya kadar görev yapabilirler,/  Yönetmelik :  MADDE 10i.j — Kurulun teşkilat ve çalışma düzeni Devlet 'Başkanınca onaylanacak bir yönetmelikle be- Menlir, ,  Geçici Hükümler :  GEÇtOÎ MADDE 1. — Devlet Başkanı tarafından ilk. idetfa atanan 9 üyeden ad çekme iile belirlenen 3 üye­ min görev süresi 4 ncü yılda, ad çekme ile belirlenecek ıdiğer 3 üyenin görev süresi 6 ncı yılda ve geri kalan  3 üyenin görev süresi ise 8 noi yılda sona erer.  Milli Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 181)  (İhtisas Komisyonunun Metni)  MADDE 7. — TeifcM'fiin 7 nci maddesi aynen benimsennıigltiir.  MADDE 8, — Teklifin 8 noi maddesi aynen beniknsenmiştlirv  MADDE 9. — Teklifin 9 nou maddesi aynen benimsenmiiştİTjj  MADDE 101- — Teklifin 10 ncu maddesi aynen beniımsenımlişir.  GEÇtCt MADDE 1. — Teklifin Geçici 1 nci maddesi aynen bendınsenmliştir,.  Milli Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 181)
Sayfa 64 -
(İhtisas Komisyonunun Metni)  MADDE 7. — TeifcM'fiin 7 nci maddesi aynen benimsennıigltiir.  MADDE 8, — Teklifin 8 noi maddesi aynen beniknsenmiştlirv  MADDE 9. — Teklifin 9 nou maddesi aynen benimsenmiiştİTjj  MADDE 101- — Teklifin 10 ncu maddesi aynen beniımsenımlişir.  GEÇtCt MADDE 1. — Teklifin Geçici 1 nci maddesi aynen bendınsenmliştir,.  Milli Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 181)  — 8 —  (Teklif)  GEÇtCt MADDE 2. —- Devlet Denetleme Kurulunun gidfârfeıM karşılamak amacı lile, Devlet Başkanlığı  Biiıtçesinıde özel tertip açmaya, açılan tertiplere gerekli ödenekleri aktarmaya veya kaydetmeye ve bu hususa  ilişiklin her türlü işlemi yapmaya Maliye Balkanı yetkilidir.  Yürürlük :  MADDE İli — Bu Kanun yayımı tadhtode yürürlüğe girer.,  Yürütme :  MADDE 12. — ©u Kianunu Baklanlar Kurulu yürütür^  -Miıli Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : *81)
Sayfa 65 -
— 8 —  (Teklif)  GEÇtCt MADDE 2. —- Devlet Denetleme Kurulunun gidfârfeıM karşılamak amacı lile, Devlet Başkanlığı  Biiıtçesinıde özel tertip açmaya, açılan tertiplere gerekli ödenekleri aktarmaya veya kaydetmeye ve bu hususa  ilişiklin her türlü işlemi yapmaya Maliye Balkanı yetkilidir.  Yürürlük :  MADDE İli — Bu Kanun yayımı tadhtode yürürlüğe girer.,  Yürütme :  MADDE 12. — ©u Kianunu Baklanlar Kurulu yürütür^  -Miıli Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : *81)  — 9 —  (thltisas Komisyonunun Metni)  GEÇfCÎ MADDE 2. — Teklifin Geçici 2 nci maddesi aynen benimsenmiştir.  MADDE 11. — Teklifin 11 nci maddesi aynen benimsenm(iştira  MADDE 12, — Teklifin 12 nci maddesü aynen benimsenmiştir.  • ~ı n (~*  Milli Güvenlik Konseyi (S. Sayı» : 181)
Sayfa 66 -
— 9 —  (thltisas Komisyonunun Metni)  GEÇfCÎ MADDE 2. — Teklifin Geçici 2 nci maddesi aynen benimsenmiştir.  MADDE 11. — Teklifin 11 nci maddesi aynen benimsenm(iştira  MADDE 12, — Teklifin 12 nci maddesü aynen benimsenmiştir.  • ~ı n (~*  Milli Güvenlik Konseyi (S. Sayı» : 181)
Dosyalar

TBMM Kaynak dosya
Kaynak Metin (Kaynak: TBMM resmi web sitesi)
İlgili mevzuat yürürlükte değilse, bu ek/formları da yürürlükte olmayabilir.

Copyright©2023. Kanunum bir Karakullukçu Dan. A.Ş. (Şirket) servisidir. “Kanunum” Şirket’in tescilli markasıdır ve tüm hakları saklıdır. Kanunum bir resmi kaynak veya hukuk danışmanlık servisi değildir. Kullanıcılar Hizmet Şartlarını okumuş ve kabul etmiş sayılırlar. Adres: Aytar Cad. 28/4 Levent, 34330, İstanbul