• Dava Türü: İptal Davası
  • Süreç:
  • Karar Türü: Karar
  • KANUNUM Yürürlük Değerlendirmesi: Yürürlükte
  • Esas No: 1987/3
  • Karar No: 1987/13
  • Karar Tarihi: 22.05.1987
(Kanunum resmi kaynak değildir; kullanıcılar sunulan yürürlük ve metin bilgilerini resmi kaynaklardan teyid etmelidir.)
'1987/3 E., 1987/13 K. 22.05.1987 T.'

İptal Davasını Açan : Anamuhalefet Partisi (Sosyaldemokrat Halkçı Parti) TBMM Grubu Adına Grup Başkanı Erdal İnönü.

İptal Davasının Konusu : 19/2/1987 günlü, 3330 sayılı “26/4/1961 Günlü ve 298 Sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanunun 11, 12, 52, 64, 65 ve 66 ncı Maddelerinde Değişiklik Yapılması ve Bu Kanuna Bir Ek, İki Geçici Madde Eklenmesi Hakkında Kanun”un 3. ve 4. maddeleriyle 298 sayılı Yasanın 52/2-d ve 64. maddelerinde yapılan değişikliklerin Anayasa'nın 2., 5., 10., 31., 68., 79. ve 133. maddelerine aykırılığı nedeniyle iptali istemidir.

I. İPTAL İSTEMİNİN GEREKÇESİ :

Dava dilekçesinde öne sürülen iptal gerekçeleri özetle şöyledir :

1 - Daha önce 3270 sayılı Yasanın 22. maddesiyle değiştirilen 298 sayılı Yasanın 52. maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendinin Anayasa'ya aykırılığı nedeniyle Anayasa Mahkemesi'nde Cumhurbaşkanı ve Sosyaldemokrat Halkçı Parti TBMM Grubu adına açılan davalar incelenirken TBMM, Cumhurbaşkanı'nın geri gönderilmesinden sonra şimdi iptali istenilen yasayla anılan maddeyi yeniden değiştirmiştir.

2 - Oniki ay gibi kısa bir zamanda üç kez FİKİR değiştiren iktidar “tutarsız” bir tavır sergilemiştir. Dava edilen kurala göre siyasi partiler propaganda konuşmalarında yaptıkları ve yapacakları işleri görüntülü olarak da verebileceklerdir.

3 - Bu değişiklik, siyasi partiler arasında parasal açıdan ayrım gözetmekte, akçalı olanakları fazla olanlara televizyondan daha fazla propaganda yapma olanağı tanımaktadır. Partiler bu konudaki ek masrafları karşılamak için yasal bağış sınırlarını zorlayacak, ister istemez özel girişime yönelecektir. Bu durum geleneksel dayanışma kanalları tıkalı sosyal demokrat partiler aleyhine eşitsizlik yaratırken, özel sektörü etkileyici çeşitli araçlara sahip iktidar partisi lehine gelişme gösterecektir. Bu yol, akçalı destek sağlayanların iktidar partisi üzerinde etkinliğini artıracak böylece belli kişi, aile, zümre ya da sınıfı ayrıcalıklı kılacaktır. Anılan hüküm Anayasa'nın 2. maddesindeki “demokratik devlet” ilkesi ile, 5. maddesindeki “demokrasiyi koruma amaç ve görevi”ne, 10. maddesindeki “eşitlik” ilkesine aykırıdır.

4 - Paralı propaganda yolu açılırsa yeni düzenlemelerle iktidar partisi kendisi için süreyi artırabilir. Bu durum, parasız propagandayı “istisna”, paralı propagandayı ise “kural” durumuna getirerek Anayasa'nın öngördüğü “hürriyetçi demokrasi” düşüncesiyle çatışır. Eşitsizliğin “bir miktar” bozulabileceğini kabul etmek tümden bozulabileceğini kabul etmek olur.

5 - Propaganda konuşmalarının paraya bağlanması “siyasal parti” kavramına ve işlevine de ters düşer. Ulusal iradenin oluşmasını sağlayarak demokratik bir devlet ve toplum düzeni için çağdaş uygarlık düzeyine ulaşmak amacını güden, demokratik siyasal yaşamın vazgeçilmez öğesi olan siyasi partilerin işlevi “özel” değil “kamusal” dır. Partilerin temel çalışmalarından olan propagandaları özel şirketlerin ticari reklâmlarıyla bir tutulamaz. Düzenleme Anayasa'nın 68. maddesine aykırıdır.

6 - Paralı propaganda ile siyasi partiler arasında TRT'den yararlanma konusunda ayırım yapılması, kimi partilerin yararına, kimi partilerin zararına yol açacağından bu durum Anayasa'nın 31. maddesine aykırılık oluşturmaktadır. Daha fazla para verene TRT'den daha fazla yararlanma olanağı sağlanması Anayasa’nın öngörmediği yeni sınırlamaların getirilmesidir."

7 - Paralı propaganda Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu'nun yansız kamu tüzelkişiliğini olumsuz yönde etkileyecektir. TRT, kuruluş amacına ve Anayasa'nın öngördüğü yansızlık ilkesine aykırı davranmaya zorlanmaktadır. Bu nedenle düzenleme, Anayasa’nın 133. maddesine aykırıdır.

8 - Görüntülü propaganda, resmi kişi ve kuruluşları bu amaçla kullanma olanağına sahip iktidara avantaj sağlayacaktır. “Türk Bayrağı”, “parti bayrağı” ve “konuşan kişi” dışındaki görüntülere yer verilmesi seçmenleri konuşmalar dışında başka etkiler altında bırakarak kamuoyunun serbestçe oluşumunu engeller. Bu da Anayasa'nın 10. ve 31. maddelerine aykırılığı göstermektedir.

9 - Ara seçimler sırasında tören yasaklarının uygulama “süresini” ve “alanını” yeniden düzenleyen yasanın 4. maddesi yasakların süresini önemli ölçüde kısaltmakta, alanı yalnız ara seçimi yapılan çevre ile sınırlamaktadır. Kamu kurum ve kuruluşlarının çalışmalarını partisel propaganda aracı olarak kullanabilme avantajı bulunan iktidarlar, düzenlenen törenleri, demeç ve söylevleri ekrana yansıtarak seçmenleri eşitlik ve hakkaniyet ilkelerine aykırı biçimde etkileyebileceklerdir, iktidarların bu tür etkinliklerinin haklı kısıtlanması yeni düzenlemeyle “zaman” ve “yer” yönünden hafifletilmiştir. Böylece iktidar, ara seçimlerini kendi lehine etkileme yollarını genişletecek, ara seçim çevreleri dışında yoğun temel atma, açılış ve benzeri törenler düzenletip ekrana getirterek seçim evresindeki seçmenleri etkileyecektir. Birden çok çevrede seçim yapılması durumunda ara seçimlerin “yerel” olarak nitelendirilip değerlendirilmesi olanaksızdır. Genel seçimlerle ara seçimler arasında ayırım gözeten düzenleme Anayasa'nın 10., 31. ve 79. maddelerine aykırıdır.

II. İLGİLİ METİNLER :

A - YASA KURALLARI :

19/2/1987 günlü, 3330 sayılı Yasanın iptali istenen hükümleri içeren maddeleri şöyledir :

l - “MADDE 3 - 26/4/1961 günlü ve 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanunun 3270 sayılı Kanunun değişik 52 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi ile son fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

d) Yukarıdaki bentlerde belirtilen konuşmaların yapıldığı günlerin dışında seçin^ere katılan siyasi partiler TRT kurumunca usulüne göre tespit edilen reklam tarifelerine göre bedelini peşin ödemek şartıyla birinci fıkrada belirtilen tarihler arasında her biri bir dakikadan az olmamak ve toplam süresi kırkbeş dakikayı geçmemek üzere ilave konuşma yapabilirler. Siyasi Partiler bu ilave konuşmalarını, ayrı zamanlarda yayınlanmak üzere televizyonun birden fazla kanalına dağıtabilirler. Ancak, bir kanalda günde birden, toplam olarak da altıdan fazla konuşma yapılamaz. Siyasi partiler bu bent gereğince yayınlanacak propaganda konuşmalarında, yaptıkları ve yapacakları icraatı görüntülü olarak da verebilirler. Ancak, bu görüntülerde diğer partilere sataşma ve hakaret kastı bulunamaz.

Oy verme gününden önceki yirmibirinci günden itibaren oy verme gününden önceki gün saat 18.00'e kadar TRT haber bültenlerinin siyasi partilerin seçim çalışmalarıyla ilgili bölümünde Yüksek Seçim Kurulunun eşitlik esasları dairesinde tespit edeceği süre ve kelime sayısı sınırları içinde kalmak kaydı ile seçime katılan siyasi partiler tarafından verilecek metinler yayınlanır.”

2 - “Madde 4 - 26/4/1961 günlü ve 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanunun 64 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

Törenlere ait yasaklar

Madde 64 - Seçim propagandasının başlangıç tarihinden oy verme gününü takip eden güne kadar olan süre içinde, 62 nci maddede sayılı bütün daire, teşekkül ve müesseselerle Bankalar Kanununa tabi teşekküllere ait kaynaklardan yapılan iş ve hizmetler dolayısıyla, (açılış ve temel atma dahil) törenler tertiplemek, nutuklar söylemek, demeçler vermek ve bunlar hakkında her türlü vasıtayla yayınlarda bulunmak yasaktır. Bu maddedeki yasaklar, ara seçimlerde seçim çevresiyle sınırlıdır.”

B - DAYANILAN ANAYASA KURALLARI :

1 - “II. Cumhuriyetin nitelikleri

Madde 2 - Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.”

2 - “V. Devletin temel amaç ve görevleri

MADDE 5 - Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.”

3 - “X. Kanun önünde eşitlik

MADDE 10 - Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.

Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.

Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.”

4 - “D. Kamu tüzelkişilerinin elindeki basın dışı kitle haberleşme araçlarından yararlanma hakkı

MADDE 31 - Kişiler ve siyasi partiler, kamu tüzelkişilerinin elindeki basın dışı kitle haberleşme ve yayım araçlarından yararlanma hakkına sahiptir. Bu yararlanmanın şartları ve usulleri kanunla düzenlenir.

Kanun, 13 üncü maddede yer alan genel sınırlamalar dışında bir sebebe dayanarak, halkın bu araçlarla haber almasını, düşünce ve kanatlere ulaşmasını ve kamuoyunun serbestçe oluşmasını engelleyici kayıtlar koyamaz.”

5 - “A. Parti kurma, partilere girme ve partilerden çıkma

MADDE 68 - Vatandaşlar, siyasi parti kurma ve usulüne göre partilere girme ve partilerden çıkma hakkına sahiptir. Parti üyesi olabilmek için yirmibir yaşını ikmal etmek şarttır.

Siyasi partiler, demokratik siyasi hayatın vazgeçilmez unsurlarıdır.

Siyasi partiler, önceden izin almadan kurulurlar ve Anayasa ve kanun hükümleri içinde faaliyetlerini sürdürürler.

Siyasi partilerin tüzük ve programlan, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, insan haklarına, millet egemenliğine, demokratik ve lâik Cumhuriyet ilkelerine aykırı olamaz.

Sınıf veya zümre egemenliğini veya herhangi bir tür diktatörlüğü savunmayı ve yerleştirmeyi amaçlayan siyasi partiler kurulamaz.

Siyasi partiler, yurt dışında teşkilatlanıp faaliyette bulunamaz, kadın kolu, gençlik kolu ve benzeri şekilde ayrıcalık yaratan yan kuruluşlar meydana getiremez, vakıf kuramazlar.

Hâkimler ve savcılar, yüksek yargı organları mensupları, yükseköğretim kurumlarındaki öğretim elemanları, Yükseköğretim Kurulu üyeleri, kamu kurum ve kuruluşlarının memur statüsündeki görevlileri ile yaptıkları hizmet bakımından işçi niteliği taşımayan diğer kamu görevlileri, öğrenciler ve Silahlı Kuvvetler mensupları siyasi partilere giremezler.”

6 - “E. Seçimlerin genel yönetim ve denetimi

MADDE 79 - Seçimler, yargı organlarının genel yönetim ve denetini altında yapılır.

Seçimlerin başlamasından bitimine kadar, seçimin düzen içinde yönetimi ve dürüstlüğü ile ilgili bütün işlemleri yapma ve yaptırma, seçim süresince ve seçimden sonra seçim konularıyla ilgili bütün yolsuzlukları, şikâyet ve itirazları inceleme ve kesin karara bağlama ve Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin seçim tutanaklarını kabul etme görevi Yüksek Seçim Kurulunundur. Yüksek Seçim Kurulunun kararlan aleyhine başka bir mercie başvurulamaz.

Yüksek Seçim Kurulunun ve diğer seçim kurullarının görev ve yetkileri kanunla düzenlenir.

Yüksek Seçim Kurulu yedi asıl ve dört yedek üyeden oluşur. Üyelerin altısı Yargıtay, beşi Danıştay Genel Kurullarınca kendi üyeleri arasından üye tamsayılarının salt çoğunluğunun gizli oyu ile seçilir. Bu üyeler, salt çoğunluk ve gizli oyla aralarından bir başkan ve bir başkanvekili seçerler.

Yüksek Seçim Kuruluna Yargıtay ve Danıştay’dan seçilmiş üyeler arasından ad çekme ile ikişer yedek üye ayrılır. Yüksek Seçim Kurulu Başkanı ve Başkanvekili ad çekmeye girmezler.

Anayasa değişikliklerine ilişkin kanunların halkoyuna sunulması işlemlerinin genel yönetim ve denetimi de milletvekili seçimlerinde uygulanan hükümlere göre olur.”

7 - “F. Radyo ve Televizyon İdaresi ve kamuyla ilişkili haber ajansları

MADDE 133 - Radyo ve televizyon istasyonları, ancak Devlet eli ile kurulur ve idareleri tarafsız bir kamu tüzelkişiliği halinde düzenlenir.

Kanun; Türk Devletinin varlık ve bağımsızlığını, ülkenin ve milletin bölünmez bütünlüğünü, toplumun huzurunu, genel ahlakı ve Anayasanın 2 nci maddesinde belirtilen Cumhuriyetin temel niteliklerini koruyacak tarzda yayın yapmasını düzenler ve Kurumun yönetim ve denetiminde, yönetim organlarının oluşturulmasında ve her türlü radyo ve televizyon yayınlarında tarafsızlık ilkesini gözetir.

Haber ve programların seçilmesi, işlenmesi, sunulması ve milli kültür ve eğitime yardımcılık görevinin yerine getirilmesi, haberlerin doğruluğunun sağlanması esasları, organların seçimi, görev, yetki ve sorumlulukları kanunla düzenlenir.

Yukarıdaki ikinci fıkra hükümleri, kamu iktisadi teşebbüsü niteliği taşıyan veya Devlet yahut diğer kamu tüzelkişilerinden mali yardım gören haber ajansları hakkında da uygulanır.”

III. İLK İNCELEME :

Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi uyarınca Orhan Onar, Mahmut C. Cuhruk, Necdet Darıcıoğlu, Yekta Güngör özden, Muammer Turan, Mehmet Çınarlı, Selahattin Metin, Servet Tüzün, Mustafa ŞAHİN, Adnan Kükner ve Vural Savaş'ın katılmalarıyla 5/5/1987 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine oybirliğiyle karar verilmiştir.

IV. ESASIN İNCELENMESİ :

Davanın esasına ilişkin rapor, dava dilekçesi, iptali istenen yasa ile dayanılan Anayasa kuralları, bunların gerekçeleri ve ilgili öteki yasama belgeleri incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü :

A - Yasanın 3. maddesi yönünden inceleme :

3. madde, 298 sayılı Yasanın 52. maddesinin daha önce 3270 sayılı Yasa ile değişik ikinci fıkrasının (d) bendiyle son fıkrasını değiştirmiştir. Davacının iptalini istediği ve içeriği bu kararın “Metinler” bölümündeki “Yasa Kuralları” kapsamında gösterilen 52. maddenin ikinci fıkrasının (d) bendiyle bu bende bağlı olarak sözü edilen maddenin yedinci fıkrasındaki “... 2 nci fıkranın (d) bendi dışında...” sözcükleri Mahkememizin 22/5/1987 günlü, Esas : 1987/3, Karar : 1987/13 sayılı kararıyla iptal edildiğinden aynı konuda yeni bir karar alınmasına gerek yoktur.

B - Yasanın 4. maddesi yönünden inceleme :

4. madde, 26/4/1961 günlü, 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun'un 64. maddesini değiştirerek tören yasaklarını, ara seçimlerde, seçim çevresiyle sınırlamıştır.

Temsilciler Meclisi'nde “yayınlara ait yasaklar” maddesiyle “törenlere ait yasaklar” maddesinin birleştirilerek bir madde durumuna getirilmesiyle 298 sayılı Yasada yer alan 64. madde, 25/12/1986 günlü, 3328 sayılı Yasanın 4. maddesiyle yeniden düzenlenmiş, ancak bu yasanın Cumhurbaşkanı'nca TBMM'ne geri gönderilmesi üzerine yeniden görüşülmesi istenilen maddeler arasında olmadığından eski biçimiyle kalarak 3330 sayılı Yasanın 4. maddesiyle şimdiki 64. madde olarak yürürlüğe konulmuştur. Yasağın başlangıcını ilk biçimdeki “seçimin başlangıç tarihinden” sözcüklerini “seçim propagandasının başlangıç tarihinden” sözcüklerine, “seçim sonuçlan ilân edilinceye kadar olan süre içinde” ibaresini de “oy verme gününü takip eden güne kadar olan süre içinde” ibaresi biçiminde değiştirerek yasak kapsamı, önce süre olarak kısaltılmıştır. Böylece, 3 Temmuz'da başlayan 90 günlük süre, oy verme gününden önceki 21. günden başlatılarak 22 güne indirilmiştir.

Yasakların yer bakımından sınırı da “ara seçim çevresi” olarak özellikle belirtilmek suretiyle, yurt ölçüsü yerine seçim çevresi benimsenip yer yönünden daraltmaya gidilmiştir. Maddede belirtilen kaynaklar dan yapılan iş ve hizmetler dolayısıyle açılış ve temel atma törenleri düzenlemek, nutuk söylemek, demeç vermek, bu iş ve hizmetlere ilişkin olarak her tür araçla yayımda bulunmak yasağı ancak seçim çevresinde uygulanacaktır. Madde gerekçesinin açıkça belirttiği gibi ilk biçimiyle öngörülen yasaklama, seçimde yönetimin yansızlığım korumak, yurttaşın tek yanlı etkilenmesini önleyerek her tür 'baskı ve etkiden uzak, serbest iradesiyle oy vermesini sağlamak amacına yöneliktir. Adayların ve partilerin serbest ve eşit biçimde propaganda yapmaları gözetilmiştir. Bu nedenlerle, yasağın daraltılmasının, seçimlerin serbestliği, dürüstlüğü ve eşitliği yönünden doğuracağı sonuçlar Anayasa'ya uygunluk denetiminin odak noktasını oluşturmakta ve konunun dava dilekçesinde ileri sürüldüğü gibi Anayasa'nın yalnız 10., 31. ve 79. maddeleri yönünden değil 67. maddesi yönünden de incelenmesini gerektirmektedir.

l - Anayasa'nın 67. maddesi yönünden inceleme :

Maddenin ilk biçimiyle 298 sayılı Yasada yer alışının nedeni, yasa gerekçesinde de belirtildiği üzere geçmiş yıllarda izlenen olumsuz uygulamalar, saptanan, sakıncalı bulunan kötü örneklerdir. Demokrasinin en belirgin özelliği ve yüz akı olan seçimlerin taşıdığı yadsınmaz önem, oyların kutsal sayılan değerleri, serbestliği etkileyecek yanlı girişim ve eylemlere karşı önlem alınmasını zorunlu kılmıştır. Seçimlerin dürüstlük kurallarına uygun biçimde yapılması, Devletin başta gelen yükümlülüğüdür. Bu konuda gösterilecek özen rejimin sağlıklı yaşamı için temel koşuldur. Seçimler, demokratik düzenin başlıca kaynağı ve geçerlik göstergesidir. Bu bakımdan genel seçimle ara seçim arasında hiçbir fark yoktur, İster tüm yurt düzeyinde, ister yurdun bir ya da birkaç bölgesinde olsun seçmenlerin tek yanlı etkilenmeleri, baskı altında tutulmaları seçimin hukuksal niteliğini gölgeler. Anayasa'nın 78. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarına göre, olağan koşullarda genel seçimlerden otuz ay sonra başlayan ve yine seçimlere bir yıl kala sona eren bir süre içinde ve bir seçim döneminde ancak bir kez yapılabilen ara seçimin, (boşalan üyeliklerin sayısının, üye tamsayısının % 5 ni bulduğu hallerde otuz ay koşulu aranmaksızın üç ay içinde yapılması gerekir), belli seçim çevreleriyle sınırlı olması dışında genel seçimlerden bir farkı yoktur. Kimi ara seçimlerinde oy kullanacak seçmen sayısı da büyük olmaktadır. Anayasa'nın 67. maddesinde öngörülen “seçme, seçilme ve siyasi faaliyette bulunma haklan” yönünden de genel seçimle ara seçimleri arasında bir ayırım yapılamaz. Seçimlerin “... serbest, eşit, gizli, tek dereceli, genel oy, açık sayım ve döküm esaslarına göre, yargı yönetim ve denetimi altında yapılacağı” kuralının ara seçimlerini de kapsadığında duraksanamaz. İptali istenilen değişikliğin bu ilkeleri zedelememesi gerekir. Serbest oy ilkesi, seçmenin hiçbir yasa dışı elatmaya, baskıya, tek yanlı etkiye kapılmadan oyunu kullanmasıdır. Serbest seçim, oyların bu ortamda kullanıldığı seçimdir. Baskının eylemli olması gerekmez. Oy kullanmayı etkileyecek, seçmenin özgür iradesini saptırabilecek her tür etkileme baskı sayılır. Seçmeni dolaylı da olsa, olumsuz tek yanlı etkiye açık tutacak her girişimin önlenmesi gerekir.

Dava konusu düzenleme, ara seçimlerde 64. maddeyi uygulanmaz duruma sokarak seçmeni tek yanlı, doğrudan, dolaylı etkilere, baskılara açık bırakmakta, özgür iradeyi saptırabilecek eylemlere geçerlik tanımaktadır. Yüksek Seçim Kurulu'nun 14/7/1986 günlü, 298 sayılı kararında da açıklandığı gibi, günümüzde iletişim araçlarının getirdiği olanaklar, seçim olmayan yerdeki olayları, seçim çevresindeki yurttaşların anında öğrenebilmesini sağlamaktadır. Bu durumda, seçim çevresi dışındaki iş ve hizmet törenlerinin, seçmenleri etkilemediği düşünülemez. Kaldıki, iş ve hizmetin toplum yararına sunulması töreni gerektirmediği gibi, törenin seçim sonuna ertelenmesinin de göze alınamayacak sakıncası yoktur. Yeni düzenlemedeki seçim çevresi sınırının daraltılmasının serbestlik ilkesini önemli ölçüde zedeleyeceği kuşkusuzdur. Televizyon, radyo, video bandı, kaset ve basılı broşürlerle seçim çevresindeki yurttaşlar tören yerindeymiş gibi etki altında tutulabilecektir. Bunun Önlenmesi, seçimin yapısı, niteliği ve sonucu yönünden zorunludur. Tersine uygulamalara açık yeni düzenleme Anayasa'nın 67. maddesinde öngörülen “serbest oy” ilkesine aykırıdır.

2 - Anayasa'nın 79. maddesi yönünden inceleme :

Bu madde, “Seçimlerin genel yönetim ve denetimi” başlığı altında Yüksek Seçim Kurulu'nun görevlerini belirlerken “... seçimin düzen içinde yönetimi ve dürüstlüğü ile ilgili bütün işlemleri yapma ve yaptırma” dan söz etmektedir. Böylece vurgulanan “dürüstlük” ilkesi, 67. maddede belirlenen ilkeleri kapsadığı gibi onları n plâna çıkarmaktadır. Kaldıki, 67. maddenin ikinci fıkrasındaki ilkeler de dürüstlük ilkesini özetlemekte, onunla birleşmekte, bütünleşmektedir. Öngörülen süre içinde, iktidar -muhalefet ayırımı yapmadan tüm partiler arasında dürüst seçimi olumsuz yönde etkileyecek, kuşku yaratacak, gölge düşürecek girişimlere olur verilmemelidir. Dava konusu kuralın bu amacı ara seçimlerde gözardı etmesi dürüstlük ilkesiyle bağdaşmamaktadır, iktidar partisini ayrıcalıklı kılıp seçime katılan öbür partilere göre daha güçlü biçimde siyasi yarışmaya sokmak eşitlik ilkesini zedelediği gibi dürüstlük ilkesine de uygun düşmemektedir. Seçim, propaganda olanaklarından seçim güvenliğine değin uzun bir çizgiyi kapsayan, doğal olarak özgür ve etkisiz oy kullanmayı da içeren demokratik bir kurumdur. Eşitlik, genellik, serbestlik ve dürüstlük bu 'kurumun ödün verilmez, vazgeçilmez temelleridir. Yasağın niteliği, konuluş amacı, yurt genelinde uygulanmasını zorunlu kıldığından, aksine düzenleme, belirtilen nedenlerle Anayasa'nın 79. maddesine de aykırıdır.

3 - Anayasa'nın 10. maddesi yönünden inceleme :

İncelenen 4. maddeyle, değiştirilen 64. maddede belirtilen kuruluşların iktidara destek olacak girişimlerini önlemek, bu yolla seçmenlerin etkilenmesine engel olmak amacı açıktır. Seçim yarışındaki eşitliği bozmaya yönelik eylemlerin, iktidarla muhalefet arasında eşitsizlik yaratması kaçınılmazdır. Güç dengesini, iktidar lehine bozacak kasıtlı, haksız uygulamalar Anayasa katında uygun bulunamaz. Devlet hizmetlerinin ak şamadan yürütülmesi, yasak süresinin kısaltılmasıyla yeterince sağlanmışken, toplumsal ilişkilerin giderek arttığını, iletişim araçlarının yaygınlaştığını, bir seçim çevresinde geçen olayların ülkenin her yanında kısa zamanda duyulacağını gözardı ederek yasakları belli seçim çevresiyle sınırlamak bir tür yasaksız propaganda genişliğine yer vermektir. Kal-diki, devlet hizmetinin aksamaması gerekçesi, seçim öğesinin ilkelerini yıkma nedeni olamaz. Madde, Anayasa'nın 10. maddesindeki eşitlik ilkesine aykırı bulunmuştur.

4 - Anayasa'nın 31. maddesi yönünden inceleme:

Dördüncü maddenin değiştirdiği 64. maddede belirtilen iş ve hizmetlerin ara seçim çevreleri dışında yapılması radyo, televizyon ve basın organlarınca seçim çevrelerine yansıtılıp iletilince seçmenlerin etkilenmemesi olanaksızdır. Konu, bu yönüyle “Kamu tüzelkişilerinin elindeki basın dışı kitle haberleşme araçlarından yararlanma hakkına” ilişkin bulunduğundan bu hakkı güvenceye alan Anayasa'nın 31. maddesiyle de ilgilidir. Seçim çevresi dışında kaldırılan yasak, tek yanlı yararlanmayı getireceğinden madde, Anayasa'nın kamuoyunun serbestçe oluşumunu öngören 31. maddesine aykırı düşmektedir.

Bu nedenlerle 3330 sayılı Yasanın 4. maddesinin değiştirdiği 298 saydı Yasanın 64. maddesinin son tümcesi iptal edilmelidir.

V. SONUÇ :

19/2/1987 günlü, 3330 sayılı “26/4/1%! Günlü ve 298 Sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanunun 11, 12, 52, 64, 65 ve 66 ncı Maddelerinde Değişiklik Yapılması ve Bu Kanuna Bir Ek, İki Geçici Madde Eklenmesi Hakkında Kanun”un;

l - 26/4/1961 günlü ve 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanunun 3270 sayılı Kanunla değişik 52. maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi ile son fıkrasını değiştiren 3. maddesinin, (d) bendinde yapılan değişiklikle ilgili hükmü ve 298 sayılı Kanunun 3270 sayılı Kanun ile değişik 52. maddesinin yedinci fıkrasında, yer alan “... 2 nci fıkranın (d) bendi dışında ...” biçimindeki ibare 22/5/1987 günlü, Esas: 1987/3 ve Karar: 1987/13 sayılı kararla iptal edildiğinden aynı konuda yeniden karar verilmesine gerek bulunmadığına oybirliğiyle,

2 - 26.4.1961 günlü, 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanunun 64. maddesini değiştiren 4. maddesinin düzenlediği söz konusu 64. maddenin son cümlesinin Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline oybirliğiyle,

Başkan

Orhan ONAR

	

Başkanvekili

Necdet DARICIOĞLU
	

Üye

Yılmaz ALİEFENDİOĞLU

Üye

Yekta Güngör ÖZDEN

	

Üye

Muammer TURAN
	

Üye

Mehmet ÇINARLI

Üye

Selahattin METİN

	

Üye

Servet TÜZÜN
	

Üye

Mustafa GÖNÜL

Üye

Mustafa ŞAHİN
	

Üye

Vural SAVAŞ
Söz Konusu Yargı Kararının Metinsel Değişiklik Yaptığı Mevzuat (2)
" *** Kırmızı renk, söz konusu kanunun yürürlükte olmadığını; sarı renk, söz konusu kanunun tasarı aşamasında olduğunu ve mavi renk ise söz konusu kanunun yürürlükte olduğunu nitelemektedir."

Copyright © 2018. Kanunum bir Karakullukçu Dan. A.Ş. (Şirket) servisidir. “Kanunum” Şirket’in tescilli markasıdır ve tüm hakları saklıdır. Kanunum bir resmi kaynak veya hukuk danışmanlık servisi değildir. Kullanıcılar Hizmet Şartlarını okumuş ve kabul etmiş sayılırlar. Adres: Aytar Cad. 28/4 Levent, 34330, İstanbul