En son güncellemeler 13 Eylül 2019 iş günü sonunda yapılmıştır.
  • Esas No: 1990/22
  • Karar No: 1992/6
  • Karar Tarihi: 05.02.1992
(Kanunum resmi kaynak değildir; kullanıcılar sunulan yürürlük ve metin bilgilerini resmi kaynaklardan teyid etmelidir.)
ANAYASA MAHKEMESİ KARARI 
Esas Sayısı: 1990/22 
Karar Sayısı: 1992/6 
Karar Günü: 5.2.1992 
İPTAL DAVASINI AÇAN : TBMM Anamuhalefet Partisi (Sosyaldemokrat Halkçı Parti) Grubu Adına Grup Başkanvekili Hasan Fehmi GÜNEŞ. 
İPTAL DAVASININ KONUSU : 9.4.1990 günlü, 418 sayılı "Memurlar ve Diğer Kamu Görevlileri İle İlgili Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname"nin tüm maddelerinin Anayasa'nın Başlangıç Bolünü ile 2., 5., 6., 7., 10., 12., 87., 91. ve 130. maddelerine, aykırılığı. savıyla. İptaline karar verilmesi istemidir. 
I. İPTAL İSTEMİNİN GEREKÇESİ : 
Dava dilekçesinin gerekçe bölümü aynen şöyledir: 
"1- 418 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Tüm Maddelerinin Anayasaya Aykırılığı ve Gerekçesi : 
A) Anayasanın Başlangıç Bölümü ve 2. Maddesine Aykırılık ve Gerekçesi: 
İptal talebimize konu olan 418 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede de belirtildiği üzere; bu KHK "Memurlar ve diğer kamu görevlileri ile ilgili bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde" değişiklik yapmaktadır. 
Yine, bu KHK, 12.3.1986 tarihli ve 3268 sayılı, 9.4.1987 tarihli ve 3347 sayılı ve 12.10.1988 tarihli ve 3479 sayılı, 1.6.1989 tarihli ve 3569 sayılı Kanunların verdiği yetkiye dayanılarak Bakanlar Kurulunca kararlaştırılmıştır. 
KHK'nin metninden anlaşıldığına göre; bu KHK 9.4.1990 tarihinde Bakanlar Kurulunca kararlaştırılmış 11.4.1990 tarihli Resmi Gazetede de yayımlanmıştır. 
Oysa ki, bu KHK'nin kararlaştırılmasına yetki veren 12.3.1986 tarihli ve 3268 sayılı, 9.4.1987 tarihli ve 3347 sayılı, 12.10.1988 tarihli ve 3479 sayılı kanunlar Gurubumuzca açılan İPTAL DAVASI sonucunda 1.2.1990 günü Muhterem Mahkemenizce iptal edilmiştir. 
Anayasanın 153. maddesinin son fıkrası; "Anayasa Mahkemesi kararları Resmi Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlar." demektedir. 
O halde, bu Anayasanın bu maddesi yürürlükte olduğu sürece Anayasa Mahkemesinin tüm kararlarına herkesin saygılı olması gerekir. 
Her ne kadar Anayasanın 153. maddesinin üçüncü fıkrasında; "Kanun, kanun hükmünde kararname veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmi Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar." demekte ise de, sözü edilen yetki kanunlarının Anayasaya aykırı oldukları saptanarak iptal edildiklerine karar verilmiş olduğu 1.2.1990 tarihinde herkes tarafından bilinmektedir. Çünkü, bu karar özet halinde aynı gün Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumunca yayımlandığı gibi, basınımızda da haber ve yorumlar şeklinde ve yoğun bir biçimde kamuoyuna sunulmuştur. 
Bu nedenle, bu KHK'nin kararlaştırıldığı 9.4.1990 ve bu KHK'nin yayımlandığı 11.4.1990 tarihlerinde, yetki kanunlarının Anayasaya aykırılıkları nedeniyle iptallerine karar verilmiş olduğu Bakanlar Kurulunca da elbette bilinmekte idi. 
Anayasanın, Devletimizin niteliğini belirleyen 2. maddesi, Türkiye Cumhuriyetinin bir hukuk devleti olduğunu belirlemektedir. 
Hukuk devletinde, nelerin hukukun korumasında olduğu ve nelerin bu korumadan yoksun bulunduğu bellidir. 
Hukuk, hakkın suistimaline, kötüye kullanılmasına cevaz vermez. Anayasaya aykırılığı ve Anayasa karşısında geçersiz olduğu bilinen bir yetkiyi, daha doğrusu gerçekte var olmayan bir yetkiyi kullanmak, hakkın kötüye kullanılmasından da öte hukukun eylemli bir ihlâli mahiyetindedir. 
Anayasanın başlangıç bölümünün beşinci paragrafında "Bu anayasada gösterilen hürriyetçi demokrasi ve bunun icaplarıyla belirlenmiş (hukuk düzeni) dışına çıkılamayacağı" vurgulanmaktadır. 
Anayasaya aykırılığı bilinen ve bu nedenle de geçerliliğinin olmayacağı ortaya çıkmış, artık hukuken yok durumda olacağı belirlenmiş bir yetkiyi, iptal kararı Resmi Gazetede yayımlanmadığı gerekçesiyle kullanmak ve ona göre işlem yapmak hukuka uygun davranış, hukuk içerisinde sürdürülen bir işlem olarak kabullenmek olası değildir. 
Muhterem Mahkemeniz, hukukun üstünlüğünün sigortasıdır. Anayasa Mahkemesinin varoluş nedeni, hukukun üstünlüğünü sağlama gereksinimidir. 
Hukukun yazılı olmayan, ama uyulması ve uygulanması gereken evrensel ilkeleri ve kuralları vardır. 
Eğer bir devlet, hukuk devleti ise hukukun yazılı olmayan bu ilke ve kurallarına Anayasadan ve yasalardan da önce uyulması ve bu kuralların uygulanması gerektiği gibi. Anayasa ve yasaların da bu kurallara aykırı olmamaları gerekir. 
Muhterem Mahkemenizin de almış olduğu kararlarda sık sık belirtildiği gibi; hukuk devleti çatısı altında her şeyin hukuka uygun cereyan etmesi gerekir. 
Tüm bu durumlar karşısında bu KHK ve böyle bir KHK çıkarılması tümüyle, Anayasanın başlangıç bölümü ile 2. maddesine aykırıdır. Bu nedenle bu KHK'nin tüm maddelerinin (1'den 47'ye kadar) iptali gerekir. 
B- Anayasanın 5. Maddesine Aykırılık ve Gerekçesi : 
Bilindiği üzere, Anayasanın 5. maddesi; "Devletin temel amaç ve görevlerini" belirlemektedir. Bu madde devlete, cumhuriyeti ve demokrasiyi koruma görevi vermiştir. 
Anayasaya ve hukuka uymadığı bilinen bir yetkinin, "karar yürürlüğe girmemiştir" gerekçesiyle kullanılmaya devam edilmesi, devletin demokrasiyi koruma göreviyle bağdaşamaz. 
Bu nedenle bu KHK'nin tüm maddeleri ve kararlaştırılarak yayınlanıp yürürlüğe konulması Anayasa'nın 5. maddesine de aykırıdır. İptali gerekir. 
C- Anayasa'nın Başlangıç Bölümü İle 6.,7.,87. ve 91. Maddelerine Aykırılık ve Gerekçesi: 
Anayasanın 7. ve 87. maddeleri yasama görevinin TBMM'ye ait olduğunu, kanun yapma, kaldırma ve değiştirme yetkisinin TBMM'ne ait bir yetki olduğunu belirlemektedir. Ayrıca Anayasanın başlangıç bölümünün altıncı paragrafında: "Kuvvetler ayrımının. Devlet organları arasında üstünlük sıralaması anlamına gelmeyip, belli Devlet yetkilerinin kullanılmasından ibaret ve bununla sınırlı medeni bir işbölümü ve işbirliği olduğu ve üstünlüğün ancak Anayasa ve kanunlarda bulunduğu;" vurgulanmaktadır. 
Kuvvetler ayrılığı ilkesi ve yasama yetkisinin devredilemeyeceği esası işin gerçeğinde Devletimizin bir hukuk devleti olmasının doğal bir sonucudur. 
Buna karşın Anayasanın 91. maddesinin yürütme organına KHK çıkarma yetkisi veren hükmü tümüyle ayrık (istisnai) bir hükümdür. "Çok ivedi ve zorunlu" durumlarda kullanılacak bir yetkidir. Bunun aksi bir düşünce devletin hukuk devleti olduğunu, kuvvetler ayrılığının varlığı ve gerekliliğini ve Anayasanın başlangıç bölümü ile 7, 87. maddeleri ve başlangıç bölümünün varlığını inkar etmekten başka bir anlam taşımaz. 
Yetki Yasasının düzenlenmesini amaçladığı konular "ivedi ve zorunlu" durumlardan değildir. 
Muhterem Mahkemenizin 21 Nisan 1990 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 1.2.1990 günlü 1988/64 Esas ve 1990/2 Karar sayılı kararıyla bu KHK'nin dayandığı yetki kanunu iptal edilmiştir. 
Bu kararın; "Anayasanın başlangıç bölümü ve 2. maddesi yönünden inceleme" kısmında: 
"Anayasa'nın Başlangıç bölümünde; kuvvetler ayrımının Devlet organları arasında üstünlük sıralaması anlamına gelmediği, belli Devlet yetkilerinin kullanılmasına dayanan medeni bir işbölümü ve işbirliği olduğu belirtilmiştir. 
Bu hüküm, üç kamu erki arasındaki dengeyi düzenlemektedir. KHK uygulamasının, ivedi ve zorunlu durumlar dışında ve uzun bir sürede yasama etkinliğinin yerini alacak biçimde kullanılması olağan bir yol haline getirilmesi üç kamu erki arasındaki dengeyi bozar, yürütmeye, yasama karşısında üstünlük sağlanmasına neden olur. 
3479 sayılı Yasanın bu hükmü, ivedi ve zorunlu bir durum yokken parlamentonun yasama yetkisine ve önceliğine el uzatılması sonucunu doğurur. Böylece, bu hüküm, parlamenter demokrasinin dayanağı olan kuvvetler ayrılığı ve Anayasa'nın 2. maddesindeki "demokratik hukuk devleti" ilkelerine ters düşmekte, bu nedenle Anayasa'nın Başlangıç bölümüne ve 2. maddesine aykırı bulunmaktadır, iptali gerekir." denmektedir. 
Ayrıca aynı kararın, "Anayasa'nın 7. ve 91. maddeleri Yönünden İnceleme" kısmında da: 
"Bilindiği gibi 12.3.1986 günlü; 3268 sayılı Yetki Yasası, memurlar ve diğer kamu görevlileri hakkındaki bazı kanunlarda değişiklik yapılmasını öngörmektedir. Bu yetki yasası ile, hükümet personel hukukuna ilişkin bir takım düzenlemeler yapmak üzere Meclis'ten iki yıl yetki almıştır. 
3268 sayılı Yasa ile alınan bu iki yıllık süre dolmadan (1 yıl 27 gün sonra) 9.4.1987 günlü, 3347 sayılı Yasa ile 3268 sayılı Yasanın süresi bu tarihten başlayarak 31.12.1988'e kadar uzatılmış (1 yıl 8 ay 22 gün daha yetki alınmış) ayrıca yasanın kapsamı da genişletilerek, kamu kurum ve kuruluşlarının teşkilatlarında değişiklik yapmak yetkisi eklenmiştir. 
Dava konusu 12.10.1989 günlü, 3479 sayılı Yasa ise; 3347 sayılı Yasa ile değişik 3268 sayılı Yasa'nın süresini bu tarihten itibaren iki yıl daha uzatarak yetkinin son bulma tarihini 31.12.1990 olarak belirlemiştir. 
Böylece, personel hukukunda ve kamu kurum ve kuruluşlarının teşkilatlarında bir takım düzenlemelerde bulunmak üzere 3347 ve 3479 sayılı Yasalarla değişik 3268 sayılı Yasa ile toplam (daha önce aynı konuyu düzenlemek için alman yetki hariç) dört yıl, dokuz ay,ondokuz gün kesintisiz yetki alınmıştır. 
Görüldüğü gibi bu süre hemen hemen bir yasama dönemi kadardır. Bu yasama dönemine yaklaşık bir süre içerisinde, yetki alman konulardaki düzenlemelerin bitirilmemiş olması da işin ivedi ve hemen yerine getirilecek türden olmadığını göstermektedir. 
Öteyandan, Yasanın genel gerekçesindeki, "... Ayrıca, kamu personelinin durumlarının iyileştirilmesi amacıyla ayrı ayrı kanunlarda değişiklik yapılması, kanun yapımının gerektirdiği süre gözönüne alındığında, amacın kısa sürede gerçekleştirilmesine imkân vermemektedir."biçimindeki açıklamadan da anlaşılmaktadır ki, memurlar ve diğer kamu görevlilerinin çalışmalarında müessiriyeti artırmak ve kamu hizmetlerinin düzenli, süratli, verimli ve ekonomik bir şekilde yürütülmesini temin etmek amacıyla bunların idari, mali ve sosyal haklarında iyileştirmeler yapmak, kısa sürede gerçekleştirilebilecek işlerden değildir." denmektedir. 
Aynı gerekçe ve görüşler kuşkusuz bu KHK hükümleri için de geçerlidir. Çünkü bu KHK'nin düzenlediği konularda ivedi ve zorunlu konuları içermemektedir. 
Bütün bu durumlar karşısında 418 sayılı KHK'nin tüm hükümleri Anayasanın başlangıç bölümü ve 7., 87. ve 91. maddelerine bu açılardan aykırıdır. İptali gerekir. 
D- Bu KHK'nin Bakanlar Kurulunca kararlaştırılmasına yetki veren kanunlar yukarıda sunulduğu üzere Anayasa Mahkemesi'nce iptal edilmiştir. 
Burada özenle üzerinde durulması gereken bir başka durum ortaya çıkmaktadır. 
Yetki kanunları, ayrık bir durumda, yasama yetkisi bulunmayan yürütme organına kanun niteliğinde, kanun gibi geçerli olabilecek düzenleme yapmak üzere yetki vermektedir. 
Yasama konusunda görevli ve yetkili olmayan yürütmenin böyle bir düzenleme yapabilmesi için, Yetki Yasasının geçerli bir yetki iradesini mündemiç olmaları, içlerinde taşımaları gerekir. 
Yasama görevi, ulusal egemenliği temsil eden organın, bir başka deyişle ulusu temsilen, ulusal iradeyi kullanmak durumunda olan organın bu iradeyle yaptığı görevdir. 
Yetki Kanununun geçerli olmaması, yasama organındaki egemenlik kudretinin yani ulusal istencin Bakanlar Kuruluna yansımaması, intikâl etmemesi demektir. Böyle bir ulusal irade, istenç, böyle bir ulusal egemenlik gücü Bakanlar Kuruluna yansımamış, intikâl etmemişse, Bakanlar Kurulunun tüm ulusu bağlayıcı bir yasal düzenleme yapması hiçbir şekilde olası değildir; yapılan düzenleme kanun hükmünde olma niteliğini kazanamaz. 
Anayasanın 153. maddesinin "iptal kararları geriye yürümez" biçimindeki hükmüne dayanarak, Bakanlar Kuruluna intikal etmeyen yasama gücünü, intikâl etmiş gibi kabullenmek ve tüm ulusu bağlayıcı bir düzenleme yapma iradesine Yetki Kanununun çıktığı tarihten itibaren vücut vermek olası değildir. 
Yetki Yasası ile ilgili iptal kararı, kanun hükmünde bir düzenleme yetkisinin, böyle bir iradenin, böyle bir gücün yürütmeye intikal etmediğini saptamaktadır. 
Bu gerçek, iptal kararı ile ortaya konulup, açıklık kazandıktan sonra, geçersiz, ortada olmayan yetkiye dayalı olarak yapılan düzenlemeye, kanun hükmünde bir nitelik sağlayan bir hukuksallık izafe etmek olanağı yoktur. 
Bu nedenle Anayasaya uygun bulunmayan. Anayasa karşısında geçerli olmayan daha doğrusu varolmayan, geçerli olmadığı, varolmadığı Anayasa Ma h kemesi'nce saptanan bir yetkiye dayalı olarak Bakanlar Kurulunca yapılan düzenlemelerin, hukuksal geçerliliği yoktur. Bu tarda oluşturulan KHK'ler Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı karşısında "keenlemyekûn"dur, yok hükmündedir. 
Bu KHK de bütün bu durumlar karşısında yok hükmündedir, keenlemyekundur. 
Muhterem Mahkemenizden özellikle bu KHK'nin keenlemyekûn olması nedeniyle de iptaline karar verilmesini talep etmekteyiz. 
Bu açıdan da bu KHK Anayasanın başlangıç bölümüne, 7., 87. ve 91. maddelerine de aykırıdır. İptali gerekir. 
E- Bir başka önemli nokta da şudur: Bu KHK'nin çıkarılmasına yetki veren kanunun süresi 1988 yılında sona ermiştir. Yetki Kanunun süresi bu nedenle 12.10.1988 kabul tarihli ve 3479 sayılı Kanunun 2. maddesi ile 31.12.1990 tarihine kadar uzatılmıştır. 
Oysa ki, Muhterem Mahkemeniz, yetki kanunlarının sürelerini uzatan 3479 sayılı Kanunun 2. maddesini Grubumuzun başvurusu üzerine iptal etmiş ve böylece süre uzatmanın geçersizliğini ortaya koymuştur. 
Bu duruma göre en azından, 12.10.1988 tarihinden sonra Yetki Yasasının süresi uzatılmamış 1988 yılından sonra Yetki Yasası yürürlükten kalkmıştır. Süre uzatımının geçersizliğinin bir başka şekilde değiştirilmesi veya yorumlanması mümkün değildir. Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye işlemeyeceği konusundaki Anayasa hükmü bu gerçeği ortadan kaldırmaya yetmez. 
Bu KHK'nin tüm maddeleri, bu nedenle de Anayasanın başlangıç bölümü ile 7.,87. ve 91. maddelerine bu açıdan da aykırıdır. 
F- Anayasanın 6. Maddesine Aykırılık ve Gerekçesi : 
Anayasanın 6. maddesi, "Hiç bir kimse veya organ kaynağını Anayasadan almayan bir devlet yetkisi kullanamaz." demektedir. 
Tüm yukarıdan beri sunduğumuz konular göstermektedir ki. Yetki Kanununun geçersiz olması nedeniyle, Bakanlar Kurulu bu yetki varmış gibi kanun niteliğinde bir düzenleme yapmıştır. 
Bu nedenle de Bakanlar Kurulu kaynağını Anayasadan almayan bir devlet yetkisi kullanma durumuna düşmüştür. 
Bu nedenle, bu KHK'nin tüm hükümleri ve böyle bir düzenleme yapma Anayasanın 6. maddesine de aykırıdır. İptali gerekir. 
2- Kanun Hükmünde Kararnamenin 1. Maddesinin Anayasaya Aykırılığı ve Gerekçesi : 
418 sayılı KHK'nin 1. maddesinin son paragrafı özellikle sonradan lisans öğrenimi yapmış kamu görevlilerinin durumunu iyileştirmek yerine tam tersine önemli ölçüde kötüleştirmektedir. 
Oysa ki, Yetki Kanunu memurların durumunda idari, mali, sosyal haklarında iyileştirmeler yapmak amacını düzenlemektedir. 
Bu duruma göre bu KHK'nin bu hükmü Yetki Yasası ile çelişmektedir. Bu nedenle Anayasanın 91. maddesine aykırıdır, iptali gerekir. 
3- Kanun Hükmünde Kararnamenin 29. Maddesinin Anayasaya Aykırılığı ve Gerekçesi : 
Bu KHK'nin kararlaştırılmasına yetki verdiği belirtilen 3268, 3347, 3479 ve 3569 sayılı Kanunların amaç maddesi; 
"Memurlar ve diğer kamu görevlerinin çalışmalarında müessiriyeti artırmak ve kamu hizmetlerinin düzenli, süratli, verimli ve ekonomik bir şekilde yürütülmesini temin etmek amacıyla bunların idari, mali, sosyal haklarında iyileştirmeler yapmak ... için" Bakanlar Kuruluna KHK çıkarma yetkisi verilmiştir. 
Oysa ki KHK'nin 29. maddesi, üniversitelerde görevli öğretim elemanlarını mağdur edecek ve dolayısıyla; eğitim, öğrenim ve etkinliklerini olumsuz yönde etkileyecek bir nitelik taşımaktadır. 
Bir öğretim üyemizin konuya ilişkin görüşlerini aynen sunmakta yarar görmekteyiz : 
"Bu genel çerçeve içinde, 11.4.1990 tarih ve 20489 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 418 karar sayılı Kanun Hükmündeki Kararnamenin 29. maddesi, üniversitelerde görevli öğretim elemanlarını mağdur edeceği ve dolayısıyla eğitim-öğretim etkinliklerini olumsuz yönde etkileyeceği noktalarında tartışılmaya çalışılacaktır. 
Üniversitelere bağlı fakülte, yüksekokul ve enstitü gibi organizasyonlarda, öğretim elemanının haftada okutabileceği toplam ders sayısı ile final ve bütünleme sınav görevlerine karşılık olmak üzere ödenecek ek ders ücreti esas ve kurallarını belirleyen hükümler, Yüksek Öğretim Kanunu'nda ve buna ek olarak çıkarılan diğer yazılı hukuki metinlerde yer almış bulunmaktadır. Buna göre, öğretim üyeleri, öğretim görevlileri ve okutmanların maaş karşılıkları dışında, kendi branşlarında, okutabilecekleri zorunlu ve isteğe bağlı ek ders sayısının haftada nihai olarak 20-18 saat olacağı ve "her sınav dönemi için, öğretim elemanlarına tam ders yaptıkları son ayda okuttukları ek ders saati üzerinden, ayrıca ek ders ücreti ödeneceği" ifade edilmektedir. 
Öğretim elemanının haftada okutabileceği maaş karşılığı ve ücreti esas dersleri gösterir ders dağıtım çizelgesi, yönetim ile öğretim elemanının karşılıklı anlaşmasını belgeleyen ve eğitim-öğretim etkinliklerinin yerine getirilmesini sağlayan hukuki bir sözleşme sayılabilir. Yani, yönetim, bu sözleşmeye göre, görevini ihmal eden veya yerine getirmeyen öğretim elemanına yürürlükteki yasa hükümlerine göre, maddi ve/veya manevi cezai yaptırım uygulayabilmektedir. Yönetimin organizasyonunun amaçlarını gerçekleştirmek için öğretim elemanı ile sözleşme yaparak kullandığı yetki, her yetki gibi, aynı zamanda sorumluluğu da birlikte getirmektedir. Bu sorumluluk, kapsamı itibariyle, görevi yerine getiren öğretim elemanının, yürürlükteki yasa hükümlerine göre ücretinin ödenmesini ifade eder. Oysa, söz konusu kararnamenin ilgili hükmü, yönetimin, halihazırda yapılmış sözleşme hükümlerine uymamasına yol açmakta ve öğretim elemanını sözleşme hükümlerinin geçerliliğinin devam etmesi hususunda hak arama noktasına itmektedir. Aynı zamanda, yönetimi bu şekilde davranmaya zorlayarak elini-kolunu bağlamakta ve onu öğretim elemanıyla karşı karşıya getirmektedir. Söz konusu sözleşme, yapılmış olduğuna göre, bundan çıkan sonuç, o öğretim yılı bütünleme sınavları da dahil olmak üzere, bu sözleşme hükümleri geçerli olacak şekilde yürütülmesini gerektirir. 
Diğer taraftan, söz konusu kararnamede, final sınavlarında ödenecek ek ders ücretiyle ilgili yeni esas ve kurallar getirilmiş olmasına rağmen, bütünleme sınavlarına ilişkin ek ders ücreti ödemesinin yapılamayacağına ait hüküm bulunması, alışılagelmiş sınav anlayışını da tamamen değiştirmektedir. 
Final sınavı ücret ödemelerine esas olarak getirilen formülde, üniversitelerin akademik hiyerarşisi bozulmuş, bir öğretim görevlisi, bir profesörden daha fazla ek ders ücreti alır duruma getirilmiştir. Bu tutum, esas itibariyle, bilime, bilimsel anlayışa indirilen bir darbe olarak düşünülebilir." 
örülüyor ki, 29. madde. Yetki Yasasının amacıyla bağdaşmamaktadır. Bu nedenle KHK'nin 29. maddesi bu açıdan da Anayasanın 91. maddesine aykırıdır, iptali gerekir. 
4- Kanun Hükmünde Kararnamenin 30. Maddesinin Anayasaya Aykırılığı ve Gerekçesi : 
KHK'nin 30. maddesi, yüksek öğretim kurumlarının yeterli sayıda öğretim elemanı sağlanamayan bölümlerindeki öğretim elemanlarına "geliştirme ödeneği" verilmesi esasını getirmektedir. 
Bu maddede, yüksek öğretim kurumlarından söz edilmekte, ancak devlet veya vakıf yüksek öğretim kurumları ayrımı yapılmamaktadır. Bu maddeye göre, vakıflarca kurulan ve Anayasanın 130. maddesine göre sadece devletin gözetim ve denetimi altında olan yüksek öğretim kurumlarındaki öğretim elemanlarına da geliştirme ödeneği verilebilecektir. 
Oysa ki, Yetki Yasasında, böyle bir yetki söz konusu değildir. Bütün bu nedenlerle KHK'nin 30. maddesi bu açıdan da Anayasanın 91. maddesine aykırıdır, iptali gerekir. 
5- KHK'nin 39. Maddesinin Anayasaya Aykırılığı ve Gerekçesi : 
KHK'nin 39. maddesinde: 
"Madde 39.- 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 46 ncı maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. 
Yükseköğretim kurumlarında cari hizmet ödenekleri (öğrencilere yapılacak sosyal transfer ödemeleri dahil) öğrenci başına tesbit edilir. Bu miktarın her yıl Bakanlar Kurulunca belirlenecek kısmı ilgili yüksek öğretim kurumuna ödenmek üzere Devlet tarafından öğrenciye verilir. Geri kalan kısım öğrenci tarafından karşılanır. Devletçe karşılanacak kısım % 50'den az olamaz. 
Öğrenci başına cari hizmet ödeneği, öğrenim dallarının nitelikleri ve süreleri ile yüksek öğretim kurumlarının özellikleri gözönünde tutularak farklı miktarlarda tesbit edilebilir. 
Öğrenci tarafından ödenecek miktar isteyen öğrenciye Kredi Yurtlar Kurumunca kredi olarak verilebilir. 
Bir yüksek öğretim kurumunu bitirdikten sonra ikincisine katılanlar için Devletçe hiç bir ödeme yapılmaz. 
Sınıfta kalan öğrencilere bir defaya mahsus olmak üzere Devlet yardımı için Kredi Yurtlar Kurumunca kredi verilebilir. 
Benzeri devlet üniversiteleri için yapılacak yardımdan fazla olmamak üzere Vakıflar tarafından kurulan üniversitelere de Bakanlar Kurulunca tesbit edilecek esaslara göre devlet yardımı yapılabilir. 
Öğrenci ve devlet tarafından yapılacak ödemelerin miktar ve bölgelere göre oranları ile bu uygulamaya ilişkin esas ve usuller her yıl Bakanlar Kurulunca yeniden belirlenir. 
Yabancı uyruklu öğrencilerden alınacak ücretlerin miktarı Bakanlar Kurulunca ayrıca belirlenir. 
Zamanında ödenmeyen kredi borçları, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre mal sandıklarınca tahsil edilerek Kredi ve Yurtlar Kurumuna ödenir." 
Bu madde hükümleri yakından incelendiğinde görülmektedir ki, Yetki Yasasında düzenlenmesi öngörülen konuları kapsamamaktadır. 
a) Bu madde ilk bölümünde yüksek öğretim maliyetlerine öğrenci katılımını getirerek, öğrenciye yüksek oranda para ödeme yükümlülüğü getirmektedir. Böylece gerçek anlamda paralı yüksek öğretimi devreye sokmaktadır. 
Bu konuya ilişkin bir öğretim üyemizin görüşlerini burada da aynen sunmakta yarar görmekteyiz: 
"11 Nisan 1990 günlü Resmi Gazetede yayımlanan 418 sayılı KHK'nin 39. maddesi ile 2547 sayılı Yükseköğretim Yasası'nın 46 ncı maddesinde önemli bir değişiklik yapılmıştır. 
Anılan değişiklikten önceki sistem "harç" esasına dayanmakta idi. Yükseköğretim harçları, öğrenim dallarının nitelikleri ve süreleri ile yükseköğretim kurumlarının özellikleri gözönünde tutularak Yükseköğretim Kurulu'nun önerisi üzerine her yıl Bakanlar Kurulu tarafından belirlenmekte ve belirlenen maliyet bedelinin en çok yüzde yirmisi öğrencilerden harç olarak alınmakta idi. 
Söz konusu yeni sistem ile, öğrenci başına gerçek maliyetin hesaplanması ilkesi getirilmiştir. Öğrenci başına hesaplanacak gerçek maliyetin hesaplanmasında yükseköğretim kurumlarındaki cari hizmet ödenekleri ile öğrencilere yapılacak sosyal transferler toplama dahil edilecektir. Değiştirilen sistemde harç miktarının belirlenmesi Yüksek Öğretim Kurulu'nun önerisi ve Bakanlar Kurulu'nun takdirine bağlı kılınmışken, bu yeni sistemde devreden hem Yüksek Öğretim Kurulu çıkartılmış ve hem de Bakanlar Kurulu'nun takdirinden kopartılmıştır. Bakanlar Kurulu'nun takdir yetkisi, yükseköğretim ücretinin devletçe paylaşılacak maliyet oranının belirlenmesine indirgenmiş bulunmaktadır. 
Harç sisteminde öğrencilerin öğrenim maliyetlerine katkılarının tavanı en çok yüzde yirmi ile sınırlanmışken, yapılan değişiklikle bu oran yüzde elliye çıkartılmıştır. Böylece şimdiye kadar gerçek maliyet tabanından uzak, Yüksek Öğretim Kurulu ile Bakanlar Kurulu'nun takdirine dayalı olarak sembolik bir nitelik gösteren öğrenim ücreti, takdirden çıkartılıp gerçek maliyet tabanına oturtulurken, öte yandan da yükseköğretim tam bir ücretli sisteme dönüştürülmüş olmaktadır. 
Gerçekleştirilen değişiklik ile, isteyen öğrencilere kredi verilmesinde otomatik olarak verilme sisteminden vazgeçilip. Kredi Yurtlar Kurumu'nun takdirine bağlanırken, öğrencilerin devletten aldıkları kredi karşılığı hizmet yükümlülüğü altına girebilmelerinden de vazgeçilmiştir. Devlet bu yöntemle, kredi kullanan öğrencilere iş yaratma yükümlülüğünün altından kurtulmuş olmaktadır. 
Bir yükseköğretim kurumunu bitirdikten sonra, ikincisine katılanların harcı devletçe karşılanmaz iken, getirilen yeni sistemde, ikinci bir programa katılanlara, öğrenim ücretinin yüzde yüzünü karşılama yükümlülüğü getirilmiştir. 
Harç sisteminde, isteyen öğrencilere borçlanma ya da hizmet yükümlülüğü karşılığı ödeme, ek öğretim süreleri içinde devletçe yapılırken, sınıfta kalan öğrencilere kredi verilebilmesi bir defaya özgü duruma getirilmiştir. Böylece önceden dört yıllık normal öğrenim süresi için tanınan, iki, beş ve altı yıllık normal öğrenim süresi için tanınan üç yıllık ek öğrenim süresi için kredi kullanma olanağı tek yıla indirilmiş olmaktadır. 
Devlet, bir yandan yükseköğretim maliyetlerine, dünyanın en liberal ülkesinde bile olmayan yüksek oranda öğrenci katılımını getirirken, öte yandan vakıflar tarafından kurulan üniversitelere benzeri devlet üniversiteleri için yapılan yardımda bulunmayı da üstlenmiş bulunmaktadır. Böylece, uzunca bir zamandan buyana, vakıf üniversitelerinin peşinde koştukları, devlet katkısı da 418 sayılı KHK ile gerçekleşmiş olmaktadır. 
Getirilen düzenleme bir sistem değişikliği anlamına gelmektedir. Bu türden bir sistem değişikliğine neden olan düzenlemenin, kamuoyunun bilgi ve tartışmasında kaçırılmış bir biçimde, kamu çalışanlarının önümüzdeki beş yıllık bir süredeki ek gösterge tablolarının arasına sıkıştırılması, "gece yarısı yasalarını" çağrıştırmaktadır. 
Yetki Yasası öğrencilerden alınacak ödeneklerin düzenlenmesi konusunda herhangi bir yetkiyi Bakanlar Kuruluna vermemiştir. 
KHK'nin 39. maddesi bu nedenle de Anayasanın 91. maddesine aykırıdır, iptali gerekir. 
b) KHK'nin altıncı paragrafına bakıldığında, bu paragrafta dolaylı biçimde de olsa Vakıflara üniversite kurma yetkisi verilmektedir. Böyle bir hüküm daha önce Muhterem Mahkemenizce iptal edilmişti. 
Bilindiği üzere Anayasanın 130. maddesi üniversitelerin devlet tarafından ve kanunla kurulacağına amirdir. 
Bu nedenle KHK'nin 39. maddesinin altıncı paragrafı Anayasanın 130. maddesine bu açıdan da aykırıdır. 
c) Yine aynı yani altıncı paragraf, Vakıf üniversitelerine de devlet yardımı yapılması esasını getirmektedir. 
Yetki Yasasında böyle bir yetki mevcut değildir. Bu açıdan da bu paragraftaki hüküm Anayasanın 91. maddesine aykırıdır. 
Yukarıdaki bir paragrafta da belirttiğimiz üzere Anayasanın 130. maddesi Vakıflar tarafından kurulacak yüksek öğretim kurumlar, üzerine Devletin yalnızca gözetim ve denetim yetkisi vardır. 
Devletin bu tür üniversitelere para yardımı yapması Anayasanın 130. maddesi ile de bağdaşmamaktadır. 
Bu nedenle maddenin altıncı paragraf hükümleri Anayasanın 91. ve 130. maddelerine aykırıdır. İptali gerekir. 
6- Anayasanın 10. ve 42. Maddelerine Aykırılık : 
Bilindiği gibi Anayasanın 10. maddesi; "Kanun önünde" eşitliği öngörmektedir. 
Anayasanın 42. maddesi ise; "Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz." demektedir. 
Yüksek öğrenimin paralı olması, varlıklılarla dar gelirliler arasında bir ayrıcalık yaratacaktır. Bu nedenle paralı yüksek öğrenim Anayasanın 10. maddesine aykırıdır. 
Diğer taraftan maliyet hesabına dayalı paralı eğitim dar gelirlileri yüksek öğrenim hakkından yoksun bırakabilecektir. Bu nedenle bu madde Anayasanın 42. maddesine de aykırıdır, iptali gerekir. 
II- YASA METİNLERİ : 
A. İptali İstenilen Kurallar : 
9.4.1990 günlü, 418 sayılı "Memurlar ve Diğer Kamu Görevlileri ile İlgili Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname"nin iptali istenilen maddeleri şöyledir: 
Memurlar ve diğer kamu görevlileri ile ilgili bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması 12.3.1986 tarihli ve 3268 sayılı, 9.4.1987 tarihli ve 3347 sayılı ve 12.10.1988 tarihli ve 3479 sayılı, 1.6.1989 tarihli ve 3569 sayılı Kanunların verdiği yetkiye dayanılarak Bakanlar Kurulu'nca 9.4.1990 tarihinde kararlaştırılmıştır. 
1. MADDE 1- 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 36 ncı maddesinin "Ortak Hükümler" bölümünün (A) bendinin 12-d fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. 
"Memuriyette iken veya memuriyetten ayrılarak (87 nci maddeye tabi kurumlarda çalışanlar dahil) üst öğrenimi bitirenler, aynı üst öğrenimi tahsile ara vermeden başlayan ve normal süresi içinde bitirdikten sonra memuriyete giren emsallerinin ulaştıkları derece ve kademeyi aşmamak kaydıyle, bitirdikleri üst öğrenimin giriş derece ve kademesine memuriyette geçirdikleri başarılı hizmet sürelerinin tamamı her yıl bir kademe her üç yıl bir derece hesabıyla ilave edilmek suretiyle bulunacak derece ve kademeye yükseltilirler. 
Ancak, bitirilen üst öğrenimin ilgililerin bulundukları görevle ilgili bir üst öğrenim olmaması halinde son öğrenim durumuna uygun bir hizmet sınıfına ait bir kadroda görev almadıkça bunların intibakı yapılmaz ve bu bent uygulamasında önlisans üzerine lisans öğrenimi yapmak üst öğrenim sayılmaz." 
2. MADDE 2- 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun değişik 43 üncü maddesinin (B) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. 
"B) Ek Gösterge: Bu Kanuna tabi kurumların kadrolarında bulunan personelin aylıkları hizmet sınıfları, görev türleri ve aylık alınan dereceler dikkate alınarak bu kanuna ekli I ve II Sayılı cetvellerde gösterilen ek gösterge rakamlarının eklenmesi suretiyle hesaplanır. II sayılı cetvelde yer alan ünvanlarda değişiklik yapmaya ve yeni unvanlar ilave etmeye Bakanlar Kurulu yetkilidir. 
Bu ek göstergeler, ilgililerin belirtilen sınıf ve görevlerde bulundukları sürece ödemelere esas alınıp, terfi bakımından kazanılmış hak sayılmaz. Kurumların 1, 2, 3 ve 4 üncü dereceli kadrolarına atananlara uygulanacak ek göstergeler, ilgililerin daha önce bulunmuş oldukları kariyerleri ile ilgili sınıf veya ekli l sayılı Cetvelin Genel İdare Hizmetleri Sınıfı (g) bölümünde belirtilen görevlerde kazanılmış hak aylık derecelerine göre alabilecekleri ek göstergelerden düşük olamaz. 
Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkan ve Üyelikleri, Bayındırlık ve İskân Bakanlığı Yüksek Fen Kurulu Başkan ve Üyelikleri, Müşavir ve 1 inci dereceden uzman unvanlı kadrolara atananlara, bu kadrolarda bulundukları sürece daha önce almış oldukları en yüksek gösterge üzerinden ödeme yapılır. 
Kadroları Milli İstihbarat Hizmetleri Sınıfına dahil olanlara, bu maddede gösterilen emsallerini geçmemek üzere Başbakan tarafından tespit edilecek ek gösterge rakamları uygulanır. 
3. MADDE 3- 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa aşağıdaki I, II ve III sayılı Ek Gösterge Cetvelleri eklenmiştir. 
 
I SAYILI CETVEL 
HİZMET SINIFLARI İTİBARİYLE 
UNVAN VEYA AYLIK ALINAN DERECELERE GÖRE  
EK GÖSTERGELER 
  
 
ÜNVANI  
 
DERECE  
1.1.1991'den itibaren Uygulanacak Ek Göstergeler  
1.1.1992'den itibaren Uygulanacak Ek Göstergeler  
1.1.1993'den itibaren Uygulanacak Ek Göstergeler  
1.1.1994'den itibaren Uygulanacak Ek Göstergeler  
1.1.1995'den itibaren Uygulanacak Ek Göstergeler    
I- GENEL İDARE HİZMETLERİ SINIFI  
a) Başbakanlık Müsteşarı  
b) Müsteşarlar, 
c) Diyanet işleri Başkanı, Başbakanlık Başbakanlık Teftiş Kurulu Başkanı, Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu Başkanı, Devlet Personel Başkanı, Talim ve Terbiye Kurulu Başkanı  
d) GAP İdaresi Başkanı, Atatürk Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Başkanı, Toplu Konut İdaresi Başkanı ve Kamu Ortaklığı İdaresi Başkanı, Başbakan Baş müşaviri, Başbakanlık Müsteşar Yardımcıları, DİE Başkanı 
e) Müsteşar Yardımcıları, Devlet Planlama Teşkilatı Genel Sekreteri Başbakan Müşavirleri , Bakanlıklar merkez teşkilatına dahil Kurul Başkanları, Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanı, Genel Müdürler, Büyük elçi ve Daimi Temsilci ünvanını kazanmış olanlar, Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı Bankalar Yeminli Murakıpları Kurulu Başkanı 
f) Diyanet İşleri Başkan Yardımcıları ile Dinişleri Yüksek Kurulu Başkanı, Bakanlar Kurulu Sekreteri, Başbakanlık Başkanları, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Başkan Yardımcıları ile Atatürk Araştırma Merkezi , Türk Dil Kurumu, Türk Tarih Kurumu ve Atatürk Kültür Merkezi Başkanları, Devlet Planlama Teşkilatı Başkanları, Başbakanlık Özel Kalem Müdürü, Adli Tıp Kurumu Başkanı, Başbakanlık yüksek Denetleme Kurulu Üyesi, Yüksek Öğrenim Kurumu Genel Sekreteri, Talim ve Terbiye Kurulu Üyesi, GAP İdaresi Başkan Yardımcısı 
g) En az üç yıl süreli yükseköğrenim veren fakülte ve yüksekokulları bitirerek mesleğe özel yarışma sınavı ile giren ve belirli süreli meslek içi eğitimden sonra özel bir yeterlik sınavı sonunda (veya yüksek öğrenimli olup, özel kanunların öngördüğü şartları taşıyanlardan en az sekiz yıl mesleki görev yaptıktan sonra yine bu kanunların öngördüğü usule göre seçilerek) atanan Başbakanlık, Bakanlık, Müsteşarlık, Diyanet İşleri Başkanlığı ve bağımsız Genel Müdürlük ve büyük şehir belediyesiyle büyük şehir belediye sınırları içindeki ilçe belediyeleri Müfettişleri, Başbakanlık Uzmanları, Devlet Planlama Uzmanları, Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu Uzmanları, Dışişleri Meslek Memurları, Maliye ve Gümrük Bakanlığı Hesap Uzmanları ile Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı Bankalar Yeminli Murakıpları ve Hazine Kontrolörleri, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş ve İş Güvenliği Müfettişleri ve Bakanlıkların Merkez Teşkilatına dahil Genel Müdürlüklerin Kontrolörleri ile Sosyal Sigortalar Kurumu Sigorta Müfettişleri 
 
 
 
 
 
 
 
h) En az üç yıl süreli yükseköğrenim veren fakülte ve yüksekokulları bitirerek mesleğe özel yarışma sınavı ile giren ve belirli süreli meslek içi eğitimden sonra özel bir yeterlik sınavı sonunda atanan Devlet Personel Uzmanları, Maliye ve Gümrük bakanlığı Devlet Bütçe Uzmanları, bakanlık ve bağlı kuruluşların A.T. Uzmanları, Hazine ve Dış Ticaret Uzmanları ile İçişleri Bakanlığı Planlama Uzmanları,  
i) Bu sınıfa dahil olup da yukarıda sayılanlar dışında kalanlardan,    
1. Yükseköğrenim görenler, 
2. Diğerleri, 
 
 
  
II. TEKNİK HİZMETLER SINIFI 
a) Kadroları bu sınıfa dahil olup, en az 4 yıl süreli yükseköğretim 22veren fakülte veya yüksekokullardan mezun olarak yürürlükteki hükümlere göre Yüksek Mühendis, Mühendis Yüksek Mimar ve Mimar unvanını almış olanlar, 
b) Kadroları bu sınıfa dahil olup, en az 4 yıl süreli yükseköğretim veren fakülte ve yüksekokullardan mezun olarak yürürlükteki hükümlere göre, Şehir Plancısı, Bölge Plancısı, Jeolog, Hidrojeolog, Hidrolog, Jeomorfolog, Jeofizikçi, Fizikçi, Matematikçi, İstatikçi, Yöneylemci (hareket araştırmacısı), Matematiksel İktisatçı, Ekonomici ve Kimyager unvanını almış olanlarla Teknik Yüksek Öğretmen Okulu mezunları, 
c) Kadroları bu sınıfa dahil olup da yukarıda sayılanlar dışındaki yüksek öğrenim mezunları ile Yüksek Tekniker ve Tekniker ünvanını almış olanlar, 
d) Kadroları bu sınıfa dahil olup da yukarıda sayılanlar dışında kalanlar, 
 
III. SAĞLIK HİZMETLERİ SINIFI 
a) Uzman Tabip, Tabip, Diş Hekimi, Uzman Veteriner , Hekim, Veteriner Hekim, Eczacı ve Biyolog unvanını almış olanlarla Tababet Uzmanlık Tüzüğünde belirtilen dallarda uzmanlık belgesi alanlar veya bu dallarda uzmanlık unvanını doktora aşaması ile kazanmış bulunanlar, 
b) Diğer sağlık bilimleri lisan siyerleri, 
 
 
 
 
 
  
c) Kadroları bu sınıfa dahil olup da yukarıda sayılanlar dışında kalanlar, 
 
  
IV. EĞİTİM VE ÖĞRETİM HİZMETLERİ SINIFI  
Kadroları bu sınıfa dahil olanlardan 
 
 
 
  
V. AVUKATLIK HİZMETLERİ SINIFI  
Kadroları bu sınıfa dahil olanlardan  
 
 
 
 
 
 
  
VI. DİN HİZMETLERİ SINIFI  
Karoları bu sınıfa dahil olanlardan   
a) Yüksek Öğrenimler 
 
 
b) Diğerleri 
 
 
 
VII. EMNİYET HİZMETLERİ SINIFI 
a) Emniyet Genel Müdürü 
b) Teftiş Kurulu Başkanı, Polis Akademisi Başkanı ve Emniyet Genel Müdür Yardımcıları ile Ankara, İstanbul, İzmir Emniyet Müdürleri 
c) Daire Başkanları ile Emniyet Müdürleri, 
d) Kadroları bu sınıfa dahil olup da Emniyet Müdürü sıfatını kazanmış olanlar 
 
e) Kadroları bu sınıfa dahil olup da yukarıda sayılanlar dışında kalanlardan;  
aa) Yüksek öğrenimliler 
 
 
  
bb) Diğerleri 
 
 
 
VII. EMNİYET HİZMETLERİ SINIFI  
a) Emniyet Genel Müdürü  
b) Teftiş Kurulu Başkanı, Polis Akademisi Başkanı ve Emniyet Genel Müdür Yardımcıları ile Ankara, İstanbul, İzmir Emniyet Müdürleri.  
c) Daire Başkanları ile il emniyet müdürleri, 
d) Kadroları bu sınıfa dahil olup da Emniyet Müdürü sıfatını kazanmış olanlar, 
 
e) Kadroları bu sınıfa dahil olup da yukarıda sayılanlar dışında kalanlardan;  
aa) Yüksek Öğrenimliler 
 
 
  
bb) Diğerleri 
 
 
  
VIII. MÜLKİ İDARE AMİRLİĞİ HİZMETLERİ SINIFI 
a) Müsteşar 
b) Vali 
c) Kadroları bu sınıfa dahil olup da; yukarıda sayılanlar dışında kalanlar (1 inci derecenin kademelerinden aylık alanlar için Genel İdare Hizmetleri Sınıfında aynı görev unvanları için belirlenen ek gösterge rakamlarından düşük olmamak üzere) 
    
 
 
1 
1 
 
 
 
1 
 
 
 
 
1 
 
 
 
 
 
 
 
1 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
1 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
1 
2 
3 
4 
5 
6 
7 
8 
 
 
 
 
 
 
1 
2 
3 
4 
5 
6 
7 
8 
1 
2 
3 
4 
1 
2 
3 
4 
 
1 
2 
3 
4 
5 
6 
7 
8 
 
 
 
1 
2 
3 
4 
5 
6 
7 
8 
 
 
1 
2 
3 
4 
1 
2 
3 
4 
 
1 
2 
3 
4 
5 
6 
7 
8 
 
1 
2 
3 
4 
5 
6 
7 
8 
1 
2 
3 
4 
 
 
1 
2 
3 
4 
 
 
 
1 
2 
3 
4 
5 
6 
7 
8 
 
1 
2 
3 
4 
1 
2 
3 
4 
 
1 
 
1 
 
 
1 
1 
2 
3 
4 
 
 
 
1 
2 
3 
4 
1 
2 
3 
4 
 
1 
 
1 
 
 
1 
1 
2 
3 
4 
 
 
 
 
1 
2 
3 
4 
1 
2 
3 
4 
 
 
1 
1 
 
1 inci derecenin 4 üncü kademesi 
1 
2 
3 
4 
5 
6 
7 
8 
9  
 
 
4400 
4200 
 
 
 
3900 
 
 
 
 
3600 
 
 
 
 
 
 
 
2900 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
2700 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
2100 
1750 
1300 
1000 
800 
700 
550 
500 
 
 
 
 
 
 
1300 
900 
700 
650 
500 
450 
300 
250 
1300 
900 
650 
450 
1150 
800 
600 
450 
 
2100 
1750 
1300 
1000 
800 
700 
550 
500 
 
 
 
1750 
1300 
900 
850 
700 
650 
500 
450 
 
 
1300 
900 
850 
650 
1150 
800 
600 
450 
 
2100 
1750 
1300 
1000 
800 
700 
550 
500 
 
1300 
900 
700 
650 
500 
450 
250 
300 
1150 
800 
600 
450 
 
 
1750 
1300 
900 
650 
 
 
 
1750 
1300 
900 
850 
700 
650 
500 
540 
 
1300 
900 
650 
450 
1150 
800 
600 
450 
 
3900 
 
2500 
 
 
2100 
1750 
1300 
900 
650 
 
 
 
1300 
900 
650 
450 
1150 
800 
600 
450 
 
3900 
 
2500 
 
 
2100 
1750 
1300 
900 
650 
 
 
 
 
1300 
900 
650 
450 
1150 
800 
600 
450 
 
 
4200 
3900 
 
 
 
 
2700 
2300 
2100 
1750 
1300 
1200 
1000 
900 
800 
700 
 
  
 
 
5200 
5000 
 
 
 
4600 
 
 
 
 
4200 
 
 
 
 
 
 
 
3400 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
3100 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
2400 
2000 
1500 
1150 
900 
750 
650 
550 
 
 
 
 
 
 
1500 
1050 
800 
700 
600 
500 
350 
300 
1500 
1050 
700 
550 
1200 
850 
650 
500 
 
2400 
2000 
1500 
1150 
900 
750 
650 
550 
 
 
 
2000 
1500 
1050 
1000 
800 
700 
600 
500 
 
 
1500 
1050 
950 
700 
1200 
850 
650 
500 
 
2400 
2000 
1500 
1150 
900 
750 
650 
550 
 
1500 
1050 
800 
700 
600 
500 
350 
300 
1200 
850 
650 
500 
 
 
2000 
1500 
1050 
700 
 
 
 
2000 
1500 
1050 
1000 
800 
700 
600 
500 
 
1500 
1050 
700 
550 
1200 
850 
650 
500 
 
4600 
 
2900 
 
 
2400 
2000 
1500 
1050 
700 
 
 
 
1500 
1050 
700 
550 
1200 
850 
650 
500 
 
4600 
 
2900 
 
 
2400 
2000 
1500 
1050 
700 
 
 
 
 
1500 
1050 
700 
550 
1200 
850 
650 
500 
 
 
5000 
4600 
 
 
 
 
3100 
2700 
2400 
2000 
1500 
1400 
1150 
1050 
900 
750  
 
6100 
5800 
 
 
 
5300 
 
 
 
 
4800 
 
 
 
 
 
 
 
3900 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
3600 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
2800 
2300 
1700 
1300 
1000 
850 
750 
650 
 
 
 
 
 
 
1700 
1200 
900 
800 
700 
600 
400 
350 
1700 
1200 
800 
600 
1250 
900 
700 
550 
 
2800 
2300 
1700 
1300 
1000 
850 
750 
650 
 
 
 
2300 
1700 
1200 
1150 
900 
800 
700 
600 
 
 
1700 
1200 
1100 
800 
1250 
900 
700 
550 
 
2800 
2300 
1700 
1300 
1000 
850 
750 
650 
 
1700 
1200 
900 
800 
700 
600 
400 
350 
1250 
900 
700 
550 
 
 
2300 
1700 
1200 
800 
 
 
 
2300 
1700 
1200 
1150 
900 
800 
700 
600 
 
1700 
1200 
800 
600 
1250 
900 
700 
550 
 
5300 
 
3300 
 
 
2800 
2300 
1700 
1200 
800 
 
 
 
1700 
1200 
800 
600 
1250 
900 
700 
550 
 
5300 
 
3300 
 
 
2800 
2300 
1700 
1200 
800 
 
 
 
 
1700 
1200 
800 
600 
1250 
900 
700 
550 
 
 
5800 
5300 
 
 
 
 
3600 
3100 
2800 
2300 
1700 
1600 
1300 
1200 
1000 
850  
 
7000 
6600 
 
 
 
6100 
 
 
 
 
5500 
 
 
 
 
 
 
 
4500 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
4100 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
3200 
2600 
1900 
1450 
1100 
950 
850 
750 
 
 
 
 
 
 
1900 
1350 
1000 
900 
800 
700 
450 
400 
1900 
1350 
900 
700 
1350 
1000 
750 
600 
 
3200 
2600 
1900 
1450 
1100 
950 
850 
750 
 
 
 
2600 
1900 
1350 
1300 
1000 
900 
800 
700 
 
 
1900 
1350 
1300 
900 
1350 
1000 
750 
600 
 
3200 
2600 
1900 
1450 
1100 
950 
850 
750 
 
1900 
1350 
1000 
900 
800 
700 
450 
400 
1350 
1000 
750 
600 
 
 
2600 
1900 
1350 
900 
 
 
 
2600 
1900 
1350 
1300 
1000 
900 
800 
700 
 
1900 
1350 
900 
700 
1900 
1350 
900 
700 
 
6100 
 
3800 
 
 
3200 
2600 
1900 
1350 
900 
 
 
 
1900 
1350 
900 
700 
1350 
1000 
750 
600 
 
6100 
 
3800 
 
 
3200 
2600 
1900 
1350 
900 
 
 
 
 
1900 
1350 
900 
700 
1350 
1000 
750 
600 
 
 
6600 
6100 
 
 
 
 
4100 
3500 
3200 
2600 
1900 
1800 
1450 
1350 
1100 
950  
 
 
8000 
7600 
 
 
 
7000 
 
 
 
 
6400 
 
 
 
 
 
 
 
5300 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
4800 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
3600 
3000 
2200 
1600 
1300 
1150 
950 
850 
 
 
 
 
 
 
2200 
1600 
1200 
1100 
900 
800 
500 
450 
2200 
1600 
1100 
800 
1500 
1100 
800 
650 
 
3600 
3000 
2200 
1600 
1300 
1150 
950 
850 
 
 
 
3000 
2200 
1600 
1500 
1200 
1100 
900 
800 
 
 
2200 
1600 
1500 
1100 
1500 
1100 
800 
650 
 
3600 
3000 
2200 
1600 
1300 
1150 
950 
850 
 
2200 
1600 
1200 
1100 
900 
800 
500 
450 
1500 
1100 
800 
650 
 
 
3000 
2200 
1600 
1100 
 
 
 
3000 
2200 
1600 
1500 
1200 
1100 
900 
800 
 
2200 
1600 
1100 
800 
2200 
1600 
1100 
800 
 
7000 
 
4300 
 
 
3600 
3000 
2200 
1600 
1100 
 
 
 
2200 
1600 
1100 
800 
1500 
1100 
800 
650 
 
7000 
 
4300 
 
 
3600 
3000 
2200 
1600 
1100 
 
 
 
 
2200 
1600 
1100 
800 
1500 
1100 
800 
650 
 
 
7600 
7000 
 
 
 
 
4800 
4000 
3600 
3000 
2300 
2200 
1600 
1500 
1300 
1150     
 
 
II SAYILI CETVEL  
KADROLARI GENEL İDARE HİZMETLERİ  
SINIFININ BİRİNCİ DERECESİNDE BULUNANLARIN  
EK GÖSTERGELERİ 
  
 
UNVANI  
 
DERECE  
1.1.1991'den itibaren Uygulanacak Ek Göstergeler  
1.1.1992'den itibaren Uygulanacak Ek Göstergeler  
1.1.1993'den İtibaren Uygulanacak Ek Göstergeler  
1.1.1994'den itibaren Uygulanacak ek Göstergeler  
1.1.1995'den itibaren Uygulanacak Ek Göstergeler    
1. BAŞBAKANLIK VE BAKANLIKLARDA   
Başbakanlık Müşaviri, 
Başbakanlık Başkan Yardımcısı, 
Bakanlık müşaviri, 
Başbakanlık Basın Müşaviri,  
I. Hukuk Müşaviri,  
Elçi-Müsteşar,  
I. Sınıf Başkonsolos, Büyükelçilik   
I. Müsteşarı 
Daire Başkanı (Ana ve Yardımcı Hizmet Birimi), 
Milli Kütüphane Başkanı, 
Genel Müdür Yardımcısı, 
Maliye ve Gümrük Bakanlığı Hukuk Müşaviri, 
Dış Politika Danışma Kurulu Üyesi, Dışişleri Bakanlığı Eğitim Merkezi Sekreteri, 
Bakanlık İl Müdürü (Anakara, İstanbul, İzmir). 
Defterdar (Ankara, İstanbul, İzmir) 
Bayındırlık ve İskan Müdürü (Ankara, İstanbul, İzmir), 
Bakanlık Bölge Müdürü, 
Yüksek Gen Kurulu Üyesi, 
Gümrükler Başmüdürü (Ankara, İstanbul, İzmir) 
Gümrükler Muhafaza Başmüdürü (Ankara, İstanbul,İzmir) olanlar,  
2. YARGI KURULUŞLARI, BAĞLI VE İLGİLİ KURULUŞLAR İLE YÜKSEKÖĞRETİM KURULUŞLARINDA  
Vakıflar Meclisi Üyesi, 
Yönetim Kurulu Üyesi, 
A.O.Ç. Müdürü, 
Devlet Personel Başkanlığı Başkan Yardımcısı, 
Atom Enerjisi Kurumu Başkan Yardımcısı, 
Toplu Konut İdaresi Başkan Yard. Kamu Ortaklığı İdaresi Başkan Yardımcısı 
Adli Tıp Kurumu Başkan Yardımcısı, 
Atatürk Kültür,Dil ve Tarih yüksek Kurumu Denetleme Kurulu Başkanı ile Atatürk Araştırma Merkezi, 
Türk Dil Kurumu, 
Türk Tarih Kurumu, 
Atatürk Kültür Merkezi Başkan Yardımcıları 
Devlet Planlama Teşkilatı Genel Sekreter Yardımcısı, 
Devlet Planlama Teşkilatı Genel Sekreter Yardımcısı, 
Devlet Planlama Teşkilatı Daire Başkanı (Ana Hizmet Birimi): 
Aile Araştırma Kurumu Başkan Yard. 
Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı Daire Bşk. (Ana Hizmet Birimi), 
Genel Müdür Yardımcısı,  
Teftiş Kurulu Başkanı, Teftiş ve Kontrol Kurulu Genel Sekreter Yardımcısı, 
Üniversitelerarası Kurul sekreteri, 
Üniversite Genel Sekreteri, 
Din İşleri Yüksek Kurulu Üyesi, 
Mushafları İnceleme Kurulu Başkanı, 
İl Müftüsü (Ankara, İstanbul. İzmir), Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı Müşaviri, 
Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı Müşaviri,  
I. Hukuk Müşaviri olanlar, 
3. MAHALLİ İDARELER İLE BAĞLI VE İLGİLİ KURULUŞLARDA  
Büyük şehir Belediye Teftiş Kurulu Müdürü, 
Büyük şehir Belediye Genel Sekreter Yardımcısı, 
Teftiş Kurulu Başkanı, 
Genel Müdür Yardımcıları,  
4. BAŞBAKANLIK VE BAKANLIKLARDA  
Hukuk Müşaviri, 
Bakanlık Özel Kalem Müdürü, 
Genel Müdürlük ve Başkanlık Daire Başkanı, 
Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri, 
Dışişleri Bakanlığı Özel Müşaviri, 
Savunma Sekreteri, 
Bütçe Dairesi Başkanı, 
Saymanlık Müdürü, 
Bakanlık İl Müdürü, 
Defterdar, Askeri Defterdar, 
Vergi Dairesi Müdürü, 
Muhasebe Müdürü, 
Gelir Müdürü, 
Muazzaf Uzlaşma Komisyonu Başkanı, 
Takdir Komisyonu Başkanı, 
Milli Emlak Müdürü, 
Cezaevi Müdürü, 
Nüfus ve Vatandaşlık Müdürü, 
Gümrükler Başmüdürü, 
Gümrükler Muhafaza Başmüdürü, 
Bayındırlık ve İskan Müdürü, 
İstanbul Atatürk Kül. Mer. Müdürü, 
Müze Müdürü (İstanbul Topkapı), 
Okul Müdürü (Unvanlılar dahil), 
Maliye Kursu Müdürü, 
Muhakemat Müdürü, 
Hastane Müdürü, 
İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Ens. Müd. Gemi Sörvey Kurulu Başkanı, 
İst. Validebağ Sanatoryum ve Öğr. Hst. Başk. 
Sivil Savunma Koleji Müdürü, 
Defterdar Yardımcısı, 
Gümrükler Başmüdür Yard., 
Gümrük Muhafaza Başmüdür Yard., 
Malmüdürü, 
olanlar  
5. YARGI KURULUŞLARI- BAĞLI VE İLGİLİ KURULUŞLAR İLE YÜKSEKÖĞRENİM KURULUŞLARINDA  
Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Denetleme Kurulu Üyesi, 
Başhukuk Müşaviri, 
Hukuk Müşaviri, 
Daire Başkanı, 
Hazine Saymanı, 
Genel Sekreter, 
Yakın ve Ortadoğu Çalışma Eğitim Merkezi Müdürü, 
R.S. Hıfzıssıhha Merekezi Başkanı, 
Bölge Müdürü, 
İl Müdürü, 
İl Müftüsü, 
Meteroloji Teknik Lisesi Müdürü, 
Tapu ve Kadastro Kurs Müdürü, 
Yüksek Fen Kurulu Başkanı, 
Tetkik Kurulu Başkanı, 
Fen ve Tetkik Kurulu Başkanı, 
Araştırma Geliştirme Kurulu Başkanı, 
Tetkik ve İstişare Kurulu Başkanı, 
Devlet Opera ve Balesi Müdürü, 
Üniversite Genel Sekreter Yardımcısı, 
A.O.Ç. Müdür Yardımcısı, 
Araştırma ve Teknik eğitim Merkezi  
Başkanı, 
S.S.K. Sağlık Meslek Lisesi Müdürü, 
Yurt Müdürü, 
Tapu Sicil Müdürü, 
Kadastro Müdürü, 
Kambiyo Müdürü, 
İhracat Müdürü, 
Borsa Komiseri, 
Üniversite Hastaneleri Başmüdürü, 
Nükleer Araştırma Eğitim Merkezi Müd., 
Bölge Başmüdürü, 
Bölge İstihbarat Müdürü, 
Bölge İnşaat Müdürü, 
Kandilli Rasathanesi Müdürü, 
Başmüdür, 
Güneydoğu Anadolu Fosfatları Grup Bşk., 
Müessese Müdürü, 
İşletme Müdürü, 
Fabrika Müdürü, 
Kombina Müdürü, 
Üniversitelerarası Kurul Genel Sekreter Yard., 
Fakülte Sekreteri, 
Şirket Müdürü, 
Enstitü Müdürü, 
Tesis Müdürü, 
Kırıkkale Yardımcısı Tesisler Müdürü, 
Çiftlik Müdürü, 
Kuruluş Müdürü, 
Banka Şubesi Müdürü, 
T.C. Ziraat Bankası, T. Emlak Bankası ve T. Halk Bankası Genel Müdürlüklerinde 1 inci derece Kadrolu müdürlerden:; 
- Ticaret Krediler Müdürü, 
- Sanayi Kredileri Müdürü, 
- Teşvik ve Geliştirme Kredileri Müdürü 
- Zirai Krediler Müdürü, 
- Zirai Kalkınma Kredileri Müdürü 
- Su Ürünleri Kredileri Müdürü, 
- Kooperatif Kredileri Müdürü, 
- Kooperatifler Müdürü, 
- İpotekli Krediler Müdürü, 
- Fon Kredileri Müdürü, 
- Para ve Tahvil Müdürü, 
- Tahvilat Müdürü, 
- Tevdiat ve Banka Hizmetleri Müdürü, 
- Para ve Menkul Kıymetler Müdürü, 
- Banka Hizmetleri Müdürü, 
- Dış Muameleler Müdürü, 
- Dış İlişkiler Müdürü, 
- İstihbarat Müdürü, 
- Proje Müdürü, 
- Genel Muhasebe Müdürü, 
- Muhasebe Müdürü, 
- Personel Müdürü, 
- Malzeme ve Satınalma Müdürü, 
- İnşaat Müdürü, 
- Emlak Müdürü, 
- İnşaat ve Proje Müdürü, 
- Emlak İşleri Müdürü, 
- Otomasyon Müdürü, 
- Bilgi İşlem Merkezi Müdürü olanlar  
6. MAHALLİ İDARELER İLE BAĞLI VE İLGİLİ KURULUŞLARDA  
Daire Başkanı 
Büyükşehir Belediye I. Hukuk Müşaviri Belediye Başkan Yardımcısı 
Boğaiçi İmar Müdürü 
Fen ve Tetkik Kurulu Başkanı 
 
 
 
  
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
1 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
1 
 
 
 
 
 
 
 
1 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
1 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
1 
 
 
 
 
 
 
 
1 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
  
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
2100 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
2100 
 
 
 
 
 
 
 
2100 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
1750 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
1750 
 
 
 
 
 
 
 
1750 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
  
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
2400 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
2400 
 
 
 
 
 
 
 
2400 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
2000 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
2000 
 
 
 
 
 
 
 
2000 
 
 
 
 
 
 
 
  
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
2800 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
2800 
 
 
 
 
 
 
 
2800 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
2300 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
2300 
 
 
 
 
 
 
 
2300 
 
 
 
 
 
 
 
  
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
3200 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
3200 
 
 
 
 
 
 
 
3200 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
2600 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
2600 
 
 
 
 
 
 
 
2600 
 
 
 
 
 
 
 
  
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
3600 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
3600 
 
 
 
 
 
 
 
3600 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
3000 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
3000 
 
 
 
 
 
 
 
3000 
     
 
 
III SAYILI CETVEL  
Sayıştay Başkanı, Daire Başkan ve Üyeleri ile Sayıştay  
Meslek Mensupları ve Sayıştay Savcı ve Savcı Yardımcılarının 
Ek Göstergeleri 
  
UNVANI  
DERECE  
1.1.1991'den İtibaren Uygulanacak Ek Göstergeler  
1.1.1992'den İtibaren Uygulanacak Ek Göstergeler  
1.1.1993'den İtibaren Uygulanacak Ek Göstergeler  
1.1.1994'den İtibaren Uygulanacak Ek Göstergeler  
1.1.1995'den İtibaren Uygulanacak Ek Göstergeler    
a) Sayıştay Başkanının aylık ödemeleri birinci derecenin son kademesine eklenecek 
b) Sayıştay Daire Başkanları,Üyeleri ve Sayıştay Savcının aylık ödemeleri birinci derecenin son kademesine eklenecek 
c) Sayıştay meslek mensupları ile Sayıştay savcı yardımcılarından; 
1) Birinci derece aylığını almış ve bu dereced6e dört yılını ikmal etmiş bulunanlardan yükselmeye yeterli görülenlere, 
2) Diğerlerine 
   
 
 
1 
 
 
1 
 
 
 
 
 
1 
1 
2 
3 
4 
5 
6 
7 
8 
9 
  
 
 
4400 
 
 
3900 
 
 
 
 
 
2700 
2300 
2100 
1750 
1300 
1200 
1000 
900 
800 
700  
 
 
5400 
 
 
4600 
 
 
 
 
 
3100 
2700 
2400 
2000 
1500 
1400 
1150 
1050 
900 
750  
 
6300 
 
 
5300 
 
 
 
 
 
3600 
3100 
2800 
2300 
1700 
1600 
1300 
1200 
1000 
850 
  
 
 
7100 
 
 
6100 
 
 
 
 
 
4100 
3500 
3200 
2600 
1900 
1800 
1450 
1350 
1100 
950  
 
8000 
 
 
7000 
 
 
 
 
 
4800 
4000 
3600 
3000 
2300 
2200 
1600 
1500 
1300 
1150     
 
4. MADDE 4- 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 64 üncü maddesinin sonuna aşağıdaki ibare eklenmiştir; 
"Ancak, 72 nci madde gereğince belirli bir süre görev yapmak üzere mecburi olarak sürekli görevle atanan Devlet Memurlarından kalkınmada 1 inci derecede öncelikli yörelerde bulunanlara (Erzurum ve Artvin İl'leri dahil) bu yörelerde fiilen çalışmak suretiyle başarılı geçirilen her iki yılın karşılığında aylık derecelerinin yükseltilmesinde dikkate alınmak üzere ayrıca bir kademe ilerlemesi daha verilir. Yıllık izinde geçirilen süreler fiilen çalışılmış sayılır. İki yıldan az süreler dikkate alınmaz." 
5. MADDE -5- 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 72 nci maddesinin 2 nci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve bu maddeye bu fıkradan sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkralar ve bentler eklenmiştir. 
"Yeniden veya yer değiştirme suretiyle yapılacak atamalarda; aile birimini muhafaza etmek bakımından kurumlar arasında gerekli koordinasyon sağlanarak memur olan diğer eşin de isteği halinde ataması, atamaya tabi tutulan memurun atandığı yere 74 ve 76 nci maddelerde belirtilen esaslar çerçevesinde yapılır. Yer değiştirme suretiyle atanmaya tabi memurun atandığı yerde eşinin atanacağı teşkilatın bulunmaması ya da teşkilatı olmakla birlikte niteliğine uygun münhal bir görev bulunmaması ve ilgilinin de talebi halinde, bu personele eşinin görev süresi ile sınırlı olmak üzere aşağıdaki şartlarda izin verilebilir. 
Bu suretle izin verilenlere; aylık ve diğer ödemelerine karşılık olarak, aylık (taban ve kıdem aylığı dahil), ek gösterge, zam ve tazminatlarının kanuni kesintiler düşüldükten sonraki net miktarının, eşleri; 
a) Olağanüstü Hal Bölgesine dahil illerle bu illere mücavir olarak belirlenen illerde görevli olanlara % 60'ı. 
b) Kalkınmada 1 inci derecede öncelikli yörelerde görevli olanlara % 50'si 
c) Kalkınmada 2 nci derecede öncelikli yörelerde görevli olanlara % 25'i, 
kurumlarınca kadro tasarrufundan ödenir. 
Eşleri diğer yörelerde görevli olanlar ise ücretsiz izinli sayılır. 
Yukarıda sayılanların kadroları eşlerinin görevlendirme süresiyle sınırlı olarak saklı tutulur. Ancak, bu süre memuriyet boyunca 4 yılı hiç bir surette geçemez. Bunların kademe ilerlemesi; emeklilik ve diğer bütün hakları ve yükümlülükleri devam eder. Ancak ücretsiz izin verilenlerin bu sürelerinin emeklilikten sayılabilmesi için kesenek ve kurum karşılıklarının her ay kendileri tarafından T.C. Emekli Sandığına yatırılması gerekir." 
6. MADDE 6- 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 79 uncu maddesinin 1 inci fıkrasında yer alan "... aylık veya ücretlerini kurumlarından alırlar." ibaresi "... aylık ve diğer her türlü ödemeleri ile sözleşme ücretlerinin kanuni kesintilerden sonra kalan net tutarının % 60'ını kurumlarından alırlar." şeklinde değiştirilmiştir. 
7. MADDE 7- 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 202 nci maddesinin 2 nci fıkrasının sonuna aşağıdaki ibare eklenmiştir. 
"Bu fıkrada yer alan gösterge rakamlarını 5 katına kadar artırmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir." 
8. MADDE 8- 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun mülga 213 üncü maddesinden sonra gelen "Zam ve Tazminatlar" başlıklı ek maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. 
"Ek Madde- 
I- Zamlar : 
a) Niteliği ve çalışma şartları bakımından güç olan işlerde çalışanlara iş güçlüğü zammı, 
b) Hayat ve sağlık için tehlike arz eden hizmetlerde çalışanlara iş riski zammı, 
c) Sayıştay'a hesap vermekle yükümlü olan saymanlarla, vezne açığından malen sorumlu olan veznedar ve diğer görevlilere mali sorumluluk zammı, 
d) Temininde, görevde tutulmasında veya belli yerlerde istihdam edilmesinde güçlük bulunan elemanlar için temininde güçlük zammı ödenir. 
II- Tazminatlar : 
Görevin önemi, görevlinin sorumluluk ve niteliği, görev yerinin özelliği, hizmet süresi ve eğitim seviyesi gibi hususlar gözönüne alınarak, bu Kanunda belirtilen en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) brüt tutarının; 
A- Özel Hizmet Tazminatı: 
a) Genel İdare Hizmetleri Sınıfına dahil kadrolarda bulunanlar ile üst yönetim görevi yapan personelden; 
1. Birinci derece kadrolarda bulunanlar için % 63'üne, 
2. İkinci derece kadrolarda bulunanlar için % 35'ine, 
3. Üçüncü derece kadrolarda bulunanlar için % 24'üne, 
4. Dördüncü derece kadrolarda bulunanlar için % 10'una, 
b) Teknik ve Sağlık Hizmetleri Sınıfına dahil kadrolarda görev yapanlardan;  
1. Dört yıl ve daha fazla süreli yükseköğrenim veren okul mezunları için % 50'sine, 
2. Dört yıldan aşağı yükseköğrenim veren okul mezunları için % 43'üne, 
3. Lise dengi mesleki öğrenim veren okul mezunları için % 36'sına, 
4. Yalnızca sağlık hizmetleri sınıfına dahil kadrolarda görev yapan ortaokul dengi mesleki okul mezunları için % 14'üne, 
Ancak, kurumların teknik ve sağlık hizmetleri sınıflarına ait kadrolarında görevli olup da, bu görevleriyle ilgili olmayan bir üst öğrenimi bitirenler için önceki öğrenim durumlarına ait tazminat nispetleri esas alınır. 
Teknik ve Sağlık Hizmetleri sınıfına dahil kadrolarda bulunan personelden kalkınmada öncelikli yörelerde çalışanlar için bu oranlara 10 puana kadar ilave yapılabilir. 
4 yıl ve daha uzun süreli yükseköğrenimi bitirerek kurumların teknik hizmetler sınıfı veya İl ya da bölge teşkilatında 1 inci derece yönetici kadrolarına atanan yüksek mühendis, mühendis, yüksek mimar, mimar ve benzeri teknik bilimler lisansiyerlerinden yatırım hizmetlerinde görevlendirilen personelin özel hizmet tazminatları, ilgili Bakanın onayı ile yabancı dil bilgileri 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 2 nci maddesi uyarınca yapılacak seviye tespiti sonucunda (A) düzeyinde olanlara % 80, (B) düzeyinde olanlara % 50 ve (C) düzeyinde olanlara % 30 oranında artırılmak suretiyle ödenebilir. Bu şekilde ödeme yapılacak personelin toplam sayısı kurumun başlangıç bütçesi yatırım ödeneğinin her yirmi milyar lirası (küsuru dahil) bir personel olarak hesaplanacak rakamı geçemez. 
c) Avukatlık Hizmetleri Sınıfına dahil kadrolarda bulunanlar için % 36'sına, 
d) Başbakanlık Müfettiş ve Müfettiş Yardımcıları için % 67'sine, 
e) Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu Başkan, üye, başdenetçi, denetçi ve denetçi yardımcıları ile Maliye ve Gümrük Bakanlığı ve Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı merkez denetim elemanları için % 57'sine, 
f) Bakanlık, Diyanet İşleri Başkanlığı ve bağımsız genel müdürlük müfettiş ve müfettiş yardımcıları ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, İş ve İş Güvenliği Müfettiş ve Müfettiş Yardımcıları ve bakanlıklar merkez teşkilatına dahil kontrolör ve stajyer kontrolörler için 53'üne, 
g) Sosyal Sigortalar Kurumu Sigorta Müfettiş ve Müfettiş Yardımcıları için % 44'üne, 
h) İlköğretim Müfettişleri, Belediye ve Belediyelere bağlı genel müdürlük müfettiş ve müfettiş yardımcıları ile defterdarlık kontrol memurları için % 34'üne, 
i) Başbakanlık Uzmanları, Devlet Planlama Uzmanları, Devlet Personel Uzmanları, Devlet Bütçe Uzmanları, bakanlık ve bağlı kuruluşların A.T. Uzmanları ile Hazine ve Dış Ticaret Uzmanlarına ve bunların yardımcılarına % 22'sine, 
j) İçişleri Bakanlığı Planlama Uzmanları ile bunların yardımcılarına % 15'ine, 
k) Dışişleri meslek memurlarından (aday meslek memurları dahil); 
1. 9-7 nci derecelerin kademelerinden aylık alanlara % 30'una, 
2. 6-2 nci derecelerin kademelerinden aylık alanlara % 35'ine, 
ı) 36 nci madde kapsamındaki Teknik Hizmetler Sınıfında görev alma niteliklerini taşıyıp, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı mesleki ve teknik öğretim okul ve kurumlarına atelye, laboratuvar veya meslek dersleri öğretmeni olarak eğitim öğretim hizmetleri sınıfına dahil öğretmen unvanlı kadrolara atananlardan; 
1. Dört yıllık yükseköğrenim görenler için % 8'ine, 
2. İki yıllık yükseköğrenim görenler için % 4'üne, 
B- Eğitim Öğretim Tazminatı: 
Eğitim öğretim hizmetleri sınıfına dahil kadrolarda bulunan öğretmenler için % 15'ine, 
Bu tazminat fiilen öğretmenlik yapanlara (ilköğretim ve okul müdürleri ile yardımcıları, cezaevi okullarında çalışan öğretmenler, yönetici, eğitim uzmanı ve eğitim uzman yardımcıları dahil, ilköğretim müfettişleri hariç) ödenir. 
C- Din Hizmetleri Tazminatı : 
a) İl Müftüsü kadrolarında bulunanlar için % 10'una, 
b) İl Müftü Yardımcısı ile İlçe Müftüsü kadrolarında bulunanlar için % 9'una, 
c) Din hizmetleri sınıfına dahil kadrolarda bulunanlardan; 
1. Yükseköğrenimli olanlar için % 8'ine, 
2. İmam Hatip Lisesi mezunları için % 6'sına, 
3. Diğerleri için % 3'üne, 
D- Emniyet Hizmetleri Tazminatı: 
a) Emniyet Hizmetleri Sınıfına dahil kadrolarda bulunanlar için % 15'ine, 
b) Yardımcı Hizmetler sınıfına dahil kadrolarda bulunan çarşı ve mahalle bekçileri için % 5'ine, 
E- Mülki İdare Amirliği Hizmetleri Tazminatı: 
Mülki İdare Amirliği hizmetleri sınıfına dahil kadrolarda bulunanlardan; 
a) Mülkiye Müfettişleri için % 62'sine, 
b) 1, 2 ve 3 üncü dereceli kadrolarda bulunanlar için % 53'üne, 
c) Diğerleri için % 40'ına, 
F- Denetim Tazminatı: 
a) Başbakanlık, Bakanlık, Müsteşarlık, Diyanet İşleri Başkanlığı ve bağımsız Genel Müdürlük Müfettiş ve Müfettiş Yardımcıları, Maliye ve Gümrük Bakanlığı Hesap Uzmanları ve Uzman Yardımcıları ile Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı Bankalar Yeminli Murakıpları ve Murakıp Yardımcıları, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş ve İş Güvenliği Müfettiş ve Müfettiş Yardımcıları, Bakanlıklar ile Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı Merkez Teşkilatına dahil Kontrolörler ve Stajyer Kontrolörler için % 10'una, 
b) Sosyal Sigortalar Kurumu Sigorta Müfettiş ve Müfettiş Yardımcıları, İlköğretim Müfettişleri, Belediyeler ve Belediyelere bağlı Genel Müdürlük Müfettiş ve Müfettiş Yardımcıları Defterdarlık Kontrol Memurları; Başbakanlık, Devlet Planlama, Devlet Personel, Devlet Bütçe Uzmanları, Bakanlık ve Bağlı Kuruluşların A.T. Uzmanları, Hazine ve Dış Ticaret Uzmanları ile Çevre Uzmanları ve bunların yardımcıları için % 7'sine, 
c) İçişleri Bakanlığı Planlama Uzmanları ile Yardımcıları için % Sine, kadar bu nispetleri aşmamak üzere Bakanlar Kurulunca belirlenecek esas, ölçü ve nispetler dahilinde yukarıdaki tazminatlar ayrıca ödenir. 
Hizmetin niteliği itibariyle birden fazla özel hizmet tazminatı verilmesi gereken durumlarda bu tazminatlardan fazla olanı ödenir. Mülki İdare Amirliği Hizmetleri Sınıfına dahil kadrolarda bulunanlar için tespit edilmiş özel hizmet tazminatı oranının aynı kadro veya unvan için tespit edilen Mülki İdare Amirliği Hizmetleri tazminatı oranından farklı olması halinde fazla olan tazminat ödenir. 
Bu zam ve tazminatların hangi işi yapanlara ve hangi görevlerde bulunanlara ödeneceği, miktarları, ödeme usul ve esasları, ilgili kurumların yazılı isteği ve Devlet Personel Başkanlığının görüşü üzerine Maliye ve Gümrük Bakanlığınca bütün kurumları kapsayacak şekilde ve 154 üncü madde uyarınca katsayının Bakanlar Kurulunca değiştirilmesi durumu hariç yılda bir defa olmak üzere hazırlanır ve Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulur. 
Ancak, Milli İstihbarat Teşkilatı fiili kadrosuna dahil bulunanlara ödenecek iş güçlüğü, iş riski ve temininde güçlük zamları ile mali sorumluluk zammının miktarları, ödeme usul ve esasları Başbakan tarafından belirlenir. 
Bu zam ve tazminatlara hak kazanmada ve bunların ödenmesinde aylıklara ilişkin hükümler uygulanır. Ancak, sağlık kurulu raporu üzerine verilen hastalık izinleri ile kanser, verem ve akıl hastalıkları gibi uzun süreli bir tedaviye ihtiyaç gösteren hastalığa yakalananların kullandığı hastalık izinleri ve hastalıkları sebebiyle resmi yataklı tedavi kurumlarında yatarak gördükleri tedavi süreleri hariç olmak üzere bir takvim yılı içinde kullandığı hastalık izin süreleri toplamının 7 günü aşması halinde, aşan günlere isabet eden zam ve tazminatlar % 25 eksik ödenir. 
Yurt dışına sürekli görevli gönderilenlere bu zam ve tazminatlar ödenmez. 
Maddenin l inci bölümünde yer alan zamlar hariç diğer tazminatlar damga vergisi hariç herhangi bir vergiye tabi tutulmaz. 
9. MADDE 9- 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun Ek 26 ncı maddesinin (a) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilerek görev unvanları ile gösterge rakamları madde metninden çıkartılmıştır. 
"a) Bu Kanuna ekli IV sayılı cetvelde unvanları yazılı görevlerde bulunanlara hizalarında gösterilen gösterge rakamlarının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunan miktarda makam tazminatı ödenir. Makam tazminatı damga vergisi hariç herhangi bir vergiye tabi tutulmaz ve ödemelerde aylıklara ilişkin hükümler uygulanır. Bu tazminattan yararlananlara ayrıca yüksek hakimlik tazminatı ödenmez." 
10. MADDE 10- 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa aşağıdaki IV sayılı Makam Tazminatı cetveli eklenmiştir. 
IV Sayılı Makam Tazminatı Cetveli   
 
UNVANI  
1.1..1991'dern İtibaren Uygulanacak Göstergeler  
1.1.1992'den İtibaren Uygulanacak Göstergeler  
1.1.1993'den İtibaren Uygulanacak Göstergeler  
1.1.1994'den İtibaren Uygulanacak Göstergeler  
1.1.1995'den İtibaren Uygulanacak Göstergeler    
1)Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, Başbakanlık Müsteşarı 
2)Müsteşar, Diyanet İşleri Başkanı 
3)Valiler, Emniyet Genel Müdürü (Vali unvanını ihraz etmiş), Profesör unvanına haiz bulunanlar (bu unvanda üç yılı tamamlamış bulunmaları kaydıyla; 926 sayılı Kanuna tabi olanlar dahil), Büyükelçiler (Türkiye'de görev yaptıkları sürelerle sınırlı olmak kaydıyla) 
4)Genel Müdürler ile ek göstergeleri genel müdürler düzeyinde veya daha yüksek tespit edilen unvanlarda görev yapmakta olanlar   
2100 
1600 
 
 
 
 
 
 
1300 
 
 
1100 
  
 
2400 
1850 
 
 
 
 
 
 
1500 
 
 
1300  
2800 
2150 
 
 
 
 
 
 
1750 
 
 
1500  
3100 
2400 
 
 
 
 
 
 
2000 
 
 
1700  
3600 
2800 
 
 
 
 
 
 
2300 
 
 
2000    
 
11. MADDE 11- 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun (değişik) Ek 28 inci maddesinin beşinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. 
"Bu tazminat fiilen görev yapılan süre ile orantılı olarak aysonunda ödenir ve hak kazanma ve ödemelerde aylıklara ilişkin diğer hükümler uygulanır. Bu madde uyarınca yapılan ödemeler damga vergisi hariç herhangi bir vergiye tabi tutulmaz." 
12. MADDE 12- 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa aşağıdaki madde eklenmiştir. 
"Ek Madde 31- Eğitim ve Öğretim Hizmetleri Sınıfına dahil öğretmen unvanlı kadrolarda görevli olup; fiilen öğretmenlik yapanlara (ilköğretim ve okul müdürleri ile yardımcıları, cezaevi okullarında çalışan öğretmenler, yönetici, eğitim uzman, ve eğitim uzman yardımcılar, dahil ilköğretim müfettişleri hariç) her öğretim yılında bir defaya mahsus olmak üzere ve öğretim yılının başladığı ay içinde Milli Eğitim Bakan, tarafından belirlenecek tarihte Bakanlar Kurulunca belirlenecek miktarda öğretim yılına hazırlık ödeneği ödenir. 
Bu ödenek damga vergisi hariç diğer vergi ve kesintilere tabi tutulmaz." 
13. MADDE 13- 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun Ek Geçici 8 inci maddesinin üç ve dördüncü fıkraları kaldırılmış ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir. 
"Sayıştay Başkanı, Daire Başkanları, Üyeleri ve Sayıştay Savcısı ile Sayıştay meslek mensupları ve sayıştay savcı yardımcılarının aylıkları, unvanları dikkate alınarak bu Kanuna ekli III sayılı cetvelde gösterilen ek gösterge rakamlarının eklenmesi suretiyle hesaplanır." 
14. MADDE 14- 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun Ek Geçici 16 ncı maddesinin son fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. 
"Bu şekilde sözleşme ile çalıştırılanlar, kesenekleri kendilerince ve kesenek karşılıkları da kurumlarınca karşılanmak üzere, T. C. Emekli Sandığı ile ilgilendirilirler. Sanatçı, sanatkar, sanatçı öğretmenler ile devlet sanatçılarının emeklilik kesenekleri bu Kanuna ekli l sayılı Ek gösterge cetvelinde kadroları teknik hizmetler sınıfında yer alan mühendisler için öngörülen ek göstergeler esas alınır. Ancak yönetici kadrolar karşılık gösterilerek sözleşme ile çalıştırılanların emeklilik kesenekleri bu kadrolar için saptanmış bulunan ek göstergelerden düşük olamaz." 
15. MADDE 15- 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa aşağıdaki ek geçici madde eklenmiştir. 
"EK GEÇİCİ MADDE- Bu Kanun hükmünleri uyarınca sözleşmeli statüde çalışan personelden 1990 yılı sonuna kadar memurluğa geçmek için yazılı olarak başvuranlar, öğrenim durumlarına göre yükselebilecekleri tavanı aşmamak kaydı ile, bu Kanunun ek geçici 1, 2 ve 3 ncü maddeleri hükümleri 8.6.1984 tarih ve 217 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 2 nci maddesinde sayılan kuruluşlarda 1.3.1979 tarihinde görevli olanlar ayrıca 20.12.1979 tarih ve 2182 sayılı Kanun hükümleri de dikkate alınarak derece ve kademeleri tespit edilmek suretiyle sınav şartı aranmaksızın boş memur kadrolarına intibak ettirilebilirler." 
16. MADDE 16- 27.7.1967 tarih ve 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununun değişik 137 nci Maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinden sonra gelen fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. 
"Ancak yukarıdaki gösterge rakamlarına; 
a) Subaylar için l sayılı ek gösterge cetvelinde, 
b) Astsubaylıktan subay olanlar için II sayılı ek gösterge cetvelinde, 
c) Astsubaylar için III sayılı ek gösterge cetvelinde. 
d) Askeri hakimler için IV sayılı ek gösterge cetvelinde, Rütbe ve derecelere göre belirlenen ek gösterge rakamları eklenir. Ancak, Askeri hakim ve savcılar için IV sayılı ek gösterge cetvelinde veya özel kanunlar gereğince saptanan ek gösterge rakamları l sayılı cetvelde eşidi rütbeleri itibariyle saptanan ek gösterge rakamlarından farklı ise, kendilerine fazla olan ek gösterge rakamları uygulanır. 
17. MADDE 17- 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununa aşağıdaki I, II, III ve IV sayılı Ek Gösterge Cetvelleri eklenmiştir. 
 
l SAYILI EK GÖSTERGE CETVELİ  
(Subaylar İçin) 
  
 
UNVANI  
 
DERECE  
1.1..1991'den İtibaren Uygulanacak Ek Göstergeler  
1.1.1992'den İtibaren Uygulanacak Ek Göstergeler  
1.1.1993'den İtibaren Uygulanacak Ek Göstergeler  
1.1.1994'den İtibaren Uygulanacak Ek Göstergeler  
1.1.1995'den İtibaren Uygulanacak Ek Göstergeler    
a) Genel Kurmay Başkanı 
b) Kuvvet Komutanları ve Jandarma Genel Komutanı (Orgeneral ve Oramiral olmak kaydıyla) 
c) Orgeneral - Oramiral 
d) Korgeneral -Koramiral 
e) Tümgeneral - Tümamiral 
f) Tuğgeneral - Tuğamiral 
g) Kıdemli Albay 
h) Albay 
i) Diğer Subaylar   
1 
 
1 
1 
1 
1 
1 
1 
1 
1 
2 
3 
4 
5 
6 
7 
8 
 
  
 
5300 
 
4900 
4400 
4200 
3900 
3600 
3300 
2700 
2100 
1750 
1300 
1000 
800 
700 
550 
500  
6200 
 
5700 
5200 
5000 
4600 
4200 
3800 
3100 
2400 
2000 
1500 
1150 
900 
750 
650 
550  
7100 
 
6600 
6100 
5800 
5300 
4800 
4300 
3600 
2800 
2300 
1700 
1300 
1000 
850 
750 
650  
8000 
 
7500 
7000 
6600 
6100 
5500 
5000 
4100 
3200 
2600 
1900 
1450 
1100 
950 
850 
750  
9000 
 
8400 
8000 
7600 
7000 
6400 
5800 
4800 
3600 
3000 
2200 
1600 
1300 
1150 
950 
850     
 
II Sayılı Ek Gösterge Cetveli  
(Astsubaylıktan Subaylığa Geçenler İçin) 
  
DERECE  
1.1.1991'den İtibaren 
Uygulanacak Ek Göstergeler  
1.1.1992'den İtibaren Uygulanacak Ek Göstergeler  
1.1.1993'den İtibaren Uygulanacak Ek Göstergeler  
1.1.1994'den İtibaren Uygulanacak Ek Göstergeler  
1.1.1995'den İtibaren Uygulanacak Ek Göstergeler   
2 
3 
4 
5 
6  
1750 
1300 
1000 
800 
700  
2000 
1500 
1150 
900 
750  
2300 
1700 
1300 
1000 
850  
2600 
1900 
1450 
1100 
950  
3000 
2200 
1600 
1300 
1150     
 
 
III Sayılı Ek Gösterge Cetveli 
(Astsubaylar İçin) 
  
DERECE  
1.1.1991'den İtibaren Uygulanacak Ek Göstergeler  
1.1.1992'den İtibaren Uygulanacak Ek Göstergeler  
1.1.1993'den İtibaren Uygulanacak Ek Göstergeler  
1.1.1994'den İtibaren Uygulanacak Ek Göstergeler  
1.1.1995'den ,itibaren Uygulanacak Ek Göstergeler   
2 
3 
4 
5 
6 
7 
8  
1750 
1300 
1000 
800 
700 
550 
500  
2000 
1500 
1150 
900 
750 
650 
550  
2300 
1700 
1300 
1000 
850 
750 
650  
2600 
1900 
1450 
1100 
950 
850 
750  
3000 
2200 
1600 
1300 
1150 
950 
850     
 
 
 
IV Sayılı Ek Gösterge Cetveli 
(Askeri Hakim ve Savcılar İçin) 
  
 
AÇIKLAMA  
 
DERECE  
1.1.1991'den İtibaren Uygulanacak Ek Göstergeler  
1.1.1992'den İtibaren Uygulanacak Ek Göstergeler  
1.1.1993'den İtibaren Uygulanacak Ek Göstergeler  
1.1.1994'den İtibaren Uygulanacak Ek Göstergeler  
1.1.1995'den İtibaren Uygulanacak Ek Göstergeler    
a) 1 inci derecede 6 yılını tamamlamış ve askeri yüksek yargı organları üyeliğine seçilme hakkını kaybetmemiş olanlara 
b) 1 inci derece aylığını almış, 1 inci sınıfa geçirilmiş ve niteliklerini muhafaza edenlere, 
c) Diğerlerine   
 
1 
1 
1 
2 
3 
4 
5 
6 
7 
8 
9  
 
 
3300 
2700 
2300 
2100 
1750 
1300 
1200 
1000 
900 
800 
700  
 
3800 
3100 
2700 
2400 
2000 
1500 
1400 
1150 
1050 
900 
750  
 
4300 
3600 
3100 
2800 
2300 
1700 
1600 
1300 
1200 
1000 
850  
 
5000 
4100 
3500 
3200 
2600 
1900 
1800 
1450 
1350 
1100 
950  
 
5800 
4800 
4000 
3600 
3000 
2300 
2200 
1600 
1500 
1300 
1150     
 
18. MADDE 18- 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetler Personel Kanununun 146 ncı maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.. 
"Ancak, Türk Silahlı Kuvvetlerine bağlı okullardan mezun olan ve 30 Ağustos tarihinde atamaları yapılan Subay ve Astsubayların 1 Eylül-14 Eylül tarihleri arasındaki döneme ait kıst aylıkları peşin ödenir." 
19. MADDE 19- 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununun (değişik) Ek 3 üncü maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir. 
"Ancak memleketin ekonomik gelişmesi, genel geçim şartları ve Devletin mali imkanları dikkate alınarak mali yılın ikinci yarısı için ödenecek miktarlarda aynı usullere uyularak değişiklik yapılabilir." 
20. MADDE 20- 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununun değişik Ek 17 nci maddesinde rütbeler itibarıyla yer alan hizmet tazminatı oranları 1.1.1991 tarihinden itibaren 5'er puan, 1.1.1992 tarihinden itibaren ayrıca 5'er puan daha artırılmak suretiyle ödenir. 
21. MADDE 21- 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununa aşağıdaki V sayılı Makam Tazminatı cetveli eklenmiştir. 
 
V Sayılı Makam Tazminatı Cetveli 
  
UNVANI  
1.1.1991'den İtibaren Uygulanacak Göstergeler  
1.1.1992'den İtibaren Uygulanacak Göstergeler  
1.1.1993'den İtibaren Uygulanacak Göstergeler  
1.1.1994'den İtibaren Uygulanacak Göstergeler  
1.1.1995'den İtibaren Uygulanacak Göstergeler    
1) Genelkurmay Başkanı 
2) Orgeneral ve Oramiral olmak kaydıyla Kuvvet Komutanları ve Jandarma Genel Komutanı 
3) Orgeneral ve Oramiraller 
4) Korgeneral ve Koramiraller 
5) Tümgeneral ve Tümamiraller 
6) Tuğgeneral ve Tuğamiraller 
7) Kıdemli Albaylar   
2900 
 
2100 
1800 
1600 
1400 
1300 
1100  
3400 
 
2400 
2150 
1850 
1650 
1500 
1300  
3900 
 
2800 
2450 
2150 
1900 
1750 
1500  
4400 
 
3100 
2800 
2400 
2150 
2000 
1700  
5000 
 
3600 
3200 
2800 
2500 
2300 
2000     
 
22. MADDE 22- 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununun değişik Ek 18 inci maddesinin (a) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilerek rütbe ve görev unvanları ile gösterge rakamları madde metninden çıkarılmıştır. 
"Bu Kanuna ekli Ek-V sayılı makam tazminatı cetvelinde yazılı rütbe ve görevlerde bulunanlara hizalarında gösterilen gösterge rakamlarının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunan miktarda makam tazminatı ödenir. Makam tazminat, damga vergisi hariç herhangi bir vergiye tabi tutulmaz ve ödemelerde aylıklara ilişkin hükümler uygulanır." 
23. MADDE 23- 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 378 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 6 ncı, maddesi ile değişik 33 üncü maddesinin a fıkrasının üçüncü bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. 
"Lisansüstü eğitim-öğretim için yurtdışına gönderilecek araştırma görevlileri hakkında yukarıdaki atama süresi ile ilgili hüküm uygulanmaz. Bu gibilerin öğrenim ücretleri ve yolluklar, dahil her çeşit sosyal ve diğer giderleri bağlı bulunduklar, üniversitelerin personel giderleri içerisinde açılacak özel tertipten ödenir. Lisansüstü eğitim-öğretim için yurtdışına gönderilen araştırma görevlileri kadrolarında bırakılırlar ve (Burslu gidenlerin bir yılı aşan süreleri ile şahsen özel burs sağlayan ve bu burstan istifade etmesi için kurumlarınca kendilerine aylıksız izin verilmesi uygun görülenler hariç) aylık ve diğer her türlü ödemelerin kanuni kesintilerden sonra kalan net tutarının % 60'ını kurumlarından alırlar. Bunlardan kurumlarınca gönderilenlere, 1416 sayılı Ecnebi Memleketlere Gönderilecek Talebe Hakkında Kanun hükümlerine göre aynı ülkede bulunan öğrencilere verilen tahsisat tutarında ayrıca ödeme yapılır. Burslu gidenlerin aldıkları burs miktarları bu miktarın altında ise aradaki fark kurumlarınca kendilerine ayrıca ödenir. Bunların okul ücretleri ile eğitim ve öğretime başlayabilmeleri için zorunlu olan kurs ücretleri karşılanır. Kitap ve kırtasiye bedelleri ile diğer eğitim ve öğretim giderlerini karşılamak için her yıl Mart ve Eylül aylarında iki eşit taksitte ödenmek üzere birer aylıkları tutarında ek ödenek verilir." 
24. MADDE 24- 4.11.1981 tarih ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 38 inci maddesinin son fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. 
"Bu madde uyarınca görevlendirilen öğretim elemanları, kendi kurumlarından alacakları aylık ve ödeneklerden başka, görevlendirildikleri kurumlarda yürüttükleri görevler için öngörülen aylık ve ek göstergelerin brüt tutarının yarısını ayrıca ikinci görev aylığı olarak alırlar ve bu ödemeleri döner sermayelere yatırmak zorunda değildirler. Bunlara görevlendirildikleri kurumlarca bu ödeme dışında başkaca bir ödeme yapılamaz." 
25. MADDE 25- 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 39 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. 
"MADDE 39- Öğretim elemanlarının kurumlarından yolluk almaksızın yurt içinde ve dışında kongre, konferans, seminer ve benzeri bilimsel toplantılarla, bilim ve meslekleri ile ilgili diğer toplantılara katılmalarına, araştırma ve inceleme gezileri yapmalarına, araştırma ve incelemenin gerektirdiği yerde bulunmalarına, bir haftaya kadar dekan, enstitü ve yüksek okul müdürleri, onbeş güne kadar rektörler izin verebilirler. Bu şekilde onbeş günü aşan veya yolluk verilmesini gerektiren veya araştırma ve incelemenin gerektirdiği masrafların üniversite ile buna bağlı birimlerin bütçesinden veya döner sermaye gelirlerinden ödenmesi icabeden durumlarda, ilgili yönetim kurulunun kararı ve rektörün onayı gereklidir. 
Öğretim elemanları birinci fıkrada ve bu kanunun 33 üncü maddesinde sayılan yurt dışına gönderilme halleri dışında mesleklerine ait hizmetlerde yetiştirilmek, eğitilmek , bilgilerini artırmak veya staj yapmak için Yükseköğretim Kurulunun teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca üniversiteler itibariyle bir yılı geçmeyecek şekilde her yıl belirlenecek kontenjan ve süreler dahilinde yurt dışına gönderilebilecekleri gibi aynı amaçlarla dış burslara dayanılarak da gönderilebilirler. Belirlenen kontenjanların üniversiteye bağlı birimler arasında dağıtımı üniversite yönetim kurulunun kararı ve rektörün onayı, gönderilme ise ilgili yönetim kurulunun kararı ve rektörün onayı ile olur. Zorunlu hallerde yurt dışında kalma süresi ilgili yönetim kurulunun kararı ve rektörün onayı ile yarısına kadar uzatılabilir. Bunlar hak ve yükümlülükleri bakımından 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa göre aynı amaçla yurt dışına gönderilenlerin tabi oldukları hükümlere tabi olurlar. Ancak bunlara yapılacak ödemenin miktarı Devlet memurlarına yapılacak ödemeyi geçmemek üzere üniversite yönetim kurulunca daha düşük olarak tespit edilebilir. Öğretim elemanlarından kendilerine yurt dışı kuruluşlarınca burs veya ücret sağlananlar, görev yapacakları sürece yükseköğretim kurulunun belirleyeceği esaslara göre üniversite yönetim kurulunun kararı ile aylıklı veya aylıksız izinli de sayılabilirler. 
Gerek birinci fıkraya göre geçici görev yolluğu verilmek suretiyle yurt içinde ve yurt dışında bir yere gönderilenler olsun gerekse ikinci fıkraya göre gidiş-dönüş yol yevmiyesi ile gideri ödenmek suretiyle yurt dışına gönderilenler olsun, bunlara verilecek yolluk, emsali Devlet memuruna verilen yolluğun aynı olmak üzere genel hükümler çerçevesinde tespit edilir. Geçici görev yolluğu Yüksek- öğretim Kurumu hesabına gönderilenlere kurum bütçesinden üniversite dışındaki kurum hesabına gönderilenlere ise ilgili kurumun bütçesinden ödenir." 
26. MADDE 26- 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 40 ncı maddesinin (b) fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. 
"Öğretim üyeleri, ihtiyacı olan üniversitenin isteği ve kendi arzusu üzerine ve ilgili yönetim kurullarının görüşü, rektörün önerisi ile Yükseköğretim Kurulu tarafından, istekte bulunan üniversitenin birimlerinde en az bir eğitim-öğretim yılı için görevlendirilebilirler. Bu şekilde görevlendirilenlerin kadroları beş yıl süre ile saklı tutulur. Açık bulunan bir öğretim üyeliği kadrosuna yapılacak atamada adayların niteliklerinde eşitlik olduğu durumlarda gelişmekte olan bölgelerdeki yüksek- öğretim kurumlarında toplam en az beş yıl bu şekilde veya kadrolu olarak hizmet yapan öğretim üyelerine öncelik verilir." 
27. MADDE 27- 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanununa aşağıdaki Ek Gösterge Cetveli eklenmiştir. 
 
 
EK GÖSTERGE CETVELİ 
  
 
UNVANI  
 
DERECE  
1.1.1991'den İtibaren Uygulanacak Ek Göstergeler  
1.1.1992'den İtibaren Uygulanacak Ek Göstergeler  
1.1.1993'den İtibaren Uygulanacak Ek Göstergeler  
1.1.1994'den İtibaren Uygulanacak Ek Göstergeler  
1.1.1995'den İtibaren Uygulanacak Ek Göstergeler    
a) Profesörlerden Rektör, Rektör Yardımcısı, Dekan, Dekan Yardımcısı veya yüksek okul müdürü olanlar ile Profesörlük kadrosunda dört yılını tamamlamış bulunanlar. 
b) Profesörler 
c) Doçentler 
d) Yardımcı Doçentler 
e) Öğretim Görevlileri, Okutmanlar, Öğretim Yardımcıları,  
 
  
 
 
 
 
1 
1 
1-3 
3-5 
1 
2 
3-7 
  
 
 
 
 
3000 
2700 
2300 
1750 
1750 
1300 
1000 
  
 
 
 
 
3800 
3100 
2700 
2000 
2000 
1500 
1150  
 
 
 
 
4300 
3600 
3100 
2300 
2300 
1700 
1300  
 
 
 
5000 
4100 
3500 
2600 
2600 
1900 
1450  
 
 
 
 
5800 
4800 
4000 
3000 
3000 
2200 
1600     
 
28. MADDE 28- 11.10.1983 tarih ve 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanununun 5 inci maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve üçüncü fıkrası kaldırılmıştır. 
"Aylıkların hesabında ayrıca, bu kanuna ekli ek gösterge cetvelinde unvan ve derecelere göre belirlenen ek gösterge rakamları dikkate alınır." 
29. MADDE 29- 11.10.1983 tarih ve 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanununun 11 inci maddesinin 2 ve 3 üncü fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve 5 inci fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır. 
"Öğretim elemanlarının teorik derslerle yaptırdıkları uygulama, yönettikleri tez, seminer ve doktora çalışmalarının ve ara sınavların ne ölçüde ders yükünden sayılacağı Yükseköğretim Kurulunca belirlenir. Ancak ara sınavlar için Yükseköğretim Kurulunca öğrenci sayısı gözönünde bulundurulmak suretiyle tespit edilecek ders yükü beş saati, diğer faaliyetler için belirlenecek ders yükü ise bir saati geçemez. 
Ders yükü ve ek ders ücretinin hesabında teorik dersler dışındaki faaliyetler için belirlenen toplam yüküm haftalık on saatlik kısmı dikkate alınır, kalan kısım ise maaş karşılığı sayılır. 
Dersi veren öğretim elemanına her ders için ayrı ayrı olmak üzere yarı yıl ve yıl sonu dönemlerinde her 50 öğrenci için 300 gösterge rakamının Devlet Memurları Kanununa göre aylıklar için belirlenen katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarda sınav ücreti ödenir. Öğrenci sayısının hesabında küsurlar tama iblâğ edilir ve 500 öğrenciden fazlası dikkate alınmaz. Ara sınavlar ve bütünleme sınavları için sınav ücreti ödenmez." 
30. MADDE 30- 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanununun 14 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. 
"Gelişmesinde güçlük çekilen yükseköğretim kurumlarının yeterli sayıda öğretim elemanı sağlanamayan fakülte, anabilim, anasanat, bilim ve sanat dallarında görevli öğretim elemanlarına, almakta oldukları aylıklarının (ek gösterge dahil) % 50'sini, kalkınmada öncelikli yörelerde görevli öğretim elemanlarına ise almakta oldukları aylık, ek gösterge, üniversite ödeneği, idari görev ödeneği ve makam tazminatı brüt tutarının 1 inci derece öncelikli yörelerde % 100'ünü, 2' nci derece öncelikli yörelerde % 60'ını geçmemek üzere Geliştirme Ödeneği ödenebilir. 
Geliştirme ödeneği verilecek yükseköğretim kurumlarının fakülte, anabilim, anasanat ve sanat bilim "dalları, bu ödenekten yararlanma süreleri ve oranları Yükseköğretim Kurulunun Milli Eğitim Bakanlığına teklifi üzerine, Bakanlar Kurulu Kararı ile tespit edilir. 
Bu ödenek damga vergisi hariç herhangi bir vergiye tabi tutulmaz. 
31. MADDE 31- 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununa aşağıdaki l Sayılı Ek Gösterge Cetveli eklenmiştir. 
 
I SAYILI  
EK GÖSTERGE CETVELİ 
  
UNVANI  
DERECE  
1.1.1991'den İtibaren Uygulanacak Ek Göstergeler  
1.1.1992'den İtibaren Uygulanacak Ek Göstergeler  
1.1.1993'den İtibaren Uygulanacak Ek Göstergeler  
1.1.1994'den İtibaren Uygulanacak Ek Göstergeler  
1.1.1995'den İtibaren Uygulanacak Ek Göstergeler    
a) Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay ve Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanları ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı ve Danıştay Başsavcısının aylık ödemeleri birinci derecenin son kademesine eklenecek, 
b) Anayasa Mahkemesi Üyeleri, Yargıtay Üyeleri, Danıştay Üyeleri, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Vekili ve Birinci sınıf hakim ve savcılarının aylık ödemeleri birinci derecenin son kademesine eklenecek, 
c) Birinci sınıf hakim ve savcılığa ayrılmalarına karar verilmiş olup da Yargıtay ve Danıştay Üyeliğine seçilme hakkını kaybetmemiş ve birinci derecede 4 yılını tamamlamış olanlar, 
d) Bu Kanuna göre birinci Sınıf hakim ve savcılığa ayrılmalarına karar verilmiş olup da birinci derece aylığını almış olanlar, 
e) Diğer hakim ve savcılar   
 
 
 
 
 
1 
 
 
 
 
 
1 
 
 
 
 
1 
 
 
1 
1 
2 
3 
4 
5 
6 
7 
8 
 
  
 
 
 
 
 
 
4400 
 
 
 
 
 
4200 
 
 
 
 
3300 
 
 
2700 
2300 
2100 
1750 
1300 
1200 
1000 
900 
800 
  
 
 
 
 
 
 
5200 
 
 
 
 
 
5000 
 
 
 
 
3800 
 
 
3100 
2700 
2400 
2000 
1500 
1400 
1150 
1050 
900 
 
  
 
 
 
 
 
 
6100 
 
 
 
 
 
5800 
 
 
 
 
4300 
 
 
3600 
3100 
2800 
2300 
1700 
1600 
1300 
1200 
1000 
  
 
 
 
 
 
 
7000 
 
 
 
 
 
6600 
 
 
 
 
5000 
 
 
4100 
3500 
3200 
2600 
1900 
1800 
1450 
1350 
1150  
 
 
 
 
 
 
8000 
 
 
 
 
 
7600 
 
 
 
 
5800 
 
 
4800 
4000 
3600 
3000 
2300 
2200 
1600 
1500 
1300     
 
32. MADDE 32- 24.2.1983 tarih ve 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununun 103 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. 
"Bu Kanuna tabi personelin aylıklarının hesabında, Devlet Memurlarının aylıklarına esas olan gösterge tablosu ve katsayı ile bu kanuna ekli ek gösterge cetvelinde unvan ve derecelere göre belirlenen ek gösterge rakamları dikkate alınır. 
Ancak, daha yüksek ek göstergeli bir görevden Anayasa Mahkemesi asıl ve yedek üyeliğine atananların ek göstergeleri önceki görevlerinin ek göstergelerinden düşük olamaz." 
33. MADDE 33- 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununun değişik 106 ncı maddesinin 3 üncü fıkrasında yer alan % 25 oranı % 35 olarak değiştirilmiştir. 
34. MADDE 34- 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununun 14 üncü maddesindeki "% 14" oranı "% 15" olarak değiştirilmiştir. 
35. MADDE 35- 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununun Ek 48 inci maddesinin (b) bendinin 1 ve 2 nci fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. 
"b) Aylıklarını personel kanunlarına göre almayan iştirakçilere, genel idare hizmetleri sınıfında görev yapan genel müdürler için belirlenen ek gösterge rakamını geçmemek üzere, ifa ettikleri görevleri itibariyle Devlet Memurları Kanununa göre girebilecekleri sınıflardaki benzer görevlerin aynı kadro, unvan veya derecesi için belirlenmiş ek göstergeler uygulanır. 
Belediye Başkanı olarak iştirakçilikleri devam edenlere, genel idare hizmetleri sınıfında görev yapan genel müdürler için belirlenen ek gösterge rakamını ve öğrenim durumlarına göre yükselebilecekleri dereceyi geçmemek üzere emekli keseneklerine esas aylık dereceleri itibariyle mülki idare amirliği hizmetleri sınıfı için tespit edilen ek gösterge rakamları uygulanır." 
36. MADDE 36- Aylıklarını 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile ek ve değişikliklerine, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununa, 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanununa ve 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununa göre almayan personele özel mevzuatları gereği daha yüksek bir tespit yapılmadıkça, genel idare hizmetleri sınıfında görev yapan genel müdürler için belirlenen ek gösterge rakamını geçmemek üzere, ifa ettikleri görevleri itibariyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa göre girebilecekleri sınıflardaki benzer görevlerin aynı kadro, unvan veya derecesi için belirlenmiş olan ek göstergeler uygulanır. 
37. MADDE 37- 23.1.1987 tarih ve 270 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 328 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 4 üncü maddesi ile değişik 3 üncü maddesinin c bendinin 2 nci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve 1, 2 ve 3 üncü maddelerinde yer alan yüksek hakimlik tazminatı gösterge rakamları hizalarında gösterilen miktarlara yükseltilmiştir. 
"Askeri hâkim sınıfı, general ve amirallerle kıdemli albaylara yukarıdaki esaslara göre ödenecek tazminat miktarının rütbelerinin karşılığı makam tazminatından az olması halinde, rütbelerinin karşılığı makam tazminatı ödenir." 
 
 
  
Uygulanan Yüksek Hakimlik Tazminatı Göstergeleri  
1.1. 1991'den İtibaren Uygulanacak Tazminat Göstergeleri  
1.1. 1992'den İtibaren Uygulanacak Tazminat Göstergeleri  
1.1. 1993'den İtibaren Uygulanacak Tazminat Göstergeleri  
1.1. 1994'den İtibaren Uygulanacak Tazminat Göstergeleri  
1.1. 1995'den İtibaren Uygulanacak Tazminat Göstergeleri   
1800 
1250 
1150 
1000 
900 
850  
2100 
1400 
1300 
1100 
100 
950  
2400 
1650 
1500 
1300 
1150 
1100  
2800 
1900 
1750 
1500 
1350 
1250  
3100 
2150 
2000 
1700 
1500 
1400  
3600 
2500 
2300 
2000 
1800 
1700 
     
 
38. MADDE 38.- 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 2 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. 
Aylıkların 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu, 3466 sayılı Uzman Jandarma Kanunu, 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu ve 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununa göre almakta olan personelden, yabancı dil bilgileri, 3 üncü fıkrada belirtilen esaslar çerçevesinde yapılacak seviye tesbiti sonucunda (A) düzeyinde olanlara 750, (B) düzeyinde olanlara 500 ve (C) düzeyinde olanlara 250 gösterge rakamının, memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunan tutarda bilinen her dil için yabancı dil tazminatı damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesintiye tabi tutulmadan ödenir. Bu tazminata hak kazanmada ve ödemelerde aylıklara ilişkin hükümler uygulanır. 
Yabancı dille eğitim yapan Üniversitelerin mezunları ile yurtdışındaki Üniversitelerde en az dört yıl öğrenim görerek lisans diploması ve yurtiçinde lisans düzeyinde görmüş oldukları öğrenim gördükten sonra master veya doktora diploması almış olanlar ve 30.6.1939 tarih ve 3656 sayılı Kanunun 3/H maddesine göre yapılmış olan sınavı başarmış olanların yabancı dil bilği seviyeleri; söz konusu sınava girmelerine gerek kalmaksızın (C) düzeyinde kabul erdilir. 
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 213 üncü maddesinden sonda gelen "zam ve tazminatlar" başlıklı ek maddesine göre, özel hizmet tazminatları yabancı dil bilmeden dolayı zamlı ödenenlere ayrıca bu madde uyarınca yabancı dil tazminatı ödenmez. 
Yabancı dillerden hangileri için tazminat ödeneceği ile yabancı dil bilgisinin ne şekilde belirleneceğine ilişkin esas ve usuller Maliye ve Gümrük Bakanlığı ile Devlet Personel Başkanlığınca müştereken tespit edilir. 
39. MADDE 39.- 2547 SAYILI Yükseköğrenim Kanununun 46 ncı maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. 
"Yükseköğretim kurumlarında cari hizmet ödenekleri (öğrencilere yapılacak sosyal transfer ödemeleri dahil) öğrenci başına tespit edilir. Bu miktarın her yıl Bakanlar Kurulunca belirlenecek kısmı ilgili yüksek öğretim kurumuna ödenmek üzere Devlet tarafından öğrenciye verilir. Geri kalan kısım öğrenci tarafından karşılanır. Devletçe karşılanacak kısım % 50 'den az olamaz. 
Öğrenci başına cari hizmet ödeneği, öğrenim dallarının nitelikleri ve süreleri ile yüksek öğretim kurumlarının özellikleri gözönünde tutularak farklı miktarlarda tesbit edilebilir. 
Öğrenci tarafından ödenecek miktar isteyen öğrenciye Kredi Yurtlar Kurumunca kredi olarak verilebilir. 
Bir yüksek öğretim kurumunu bitirdikten sonra ikincisine katılanlar için Devletçe hiç bir ödeme yapılmaz. 
Sınıfta kalan öğrencilere bir defaya mahsus olmak üzere Devlet yardımı için Kredi Yurtlar Kurumunca kredi verilebilir. 
Benzeri devlet üniversiteleri için yapılacak yardımdan fazla olmamak üzere Vakıflar tarafından kurulan üniversitelere de Bakanlar Kurulunca tespit edilecek esaslara göre devlet yardımı yapılabilir. 
Öğrenci ve devlet tarafından yapılacak ödemelerin miktar ve bölgelere göre oranları ile bu uygulamaya ilişkin esas ve usuller her yıl Bakanlar Kurulunca yeniden belirlenir. 
Yabancı uyruklu öğrencilerden alınacak ücretlerin miktarı Bakanlar Kurulunca ayrıca belirlenir. 
Zamanında ödenmeyen kredi borçları, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre mal sandıklarınca tahsil edilerek Kredi ve Yurtlar Kurumuna ödenir." 
40. MADDE 40.- 28.5.1986 tarih ve 3291 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde özelleştirme kararı alınan teşebbüs ve bağlı ortaklıklardaki sözleşmeli statüde çalışan personelin ücret ve diğer özlük hakları, kamu kesimi sermaye payı % 50'nin altına düşünceye kadar Yüksek Planlama Kurulu Kararı ile tespit edilir ve bu süre zarfında 308 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 1. maddesi uyarınca kadroları saklı tutulan personelin bulundukları kadrolarda aylık ve her türlü özlük haklarının saklı tutulmasına devam olunur. 
233 ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamı dışında kalan kamuya ait bankalarla 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 9 ve ek 1 inci maddelerinde belirlenen kuruluşlardan yönetim kademelerinde sözleşmeli statüde personel çalıştıranların genel müdür, genel müdür yardımcısı, daire başkanı, müdür, grup başkanı, müdür ve başkan yardımcısı, şef ve memur gibi unvanlarla çalışan yönetim personelinin (kapsam dışı personel dahil) mevzuatlarına göre tespit edilecek sözleşme ücretlerinin yürürlüğe konulabilmesi için ilgili Bakanlıkça ayrıca Yüksek Planlama Kurulunun uygun görüşünün alınması şart olup sözkonusu ücretlerde gerektiğinde düzenleme yapmaya Yüksek Planlama Kurulu yetkilidir. 
Kamu kurum ve kuruluşları ile sermayesinin yarıdan fazlası Devlete ait kurum ve kuruluşlarda çalışan memur, sözleşmeli personel ve diğer kamu görevlilerine asli görevlerinin yanında Devlet iştirakleri de dahil olmak üzere kamuya ait iktisadi kuruluşlarda verilen yönetim ve danışma kurulu başkan ve üyelikleri ile, denetçi ve tasfiye kurulu üyeliği görevleri hakkında da 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 34 üncü maddesi hükümleri uygulanır. 
41. MADDE 41- 383 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 8 inci maddesinin 1 inci fıkrasında yer alan "Kurum Başkanı Başbakan tarafından seçilir." ibaresi "Kurum Başkanı Devlet Bakanının teklifi üzerine müşterek kararla atanır." şeklinde değiştirilmiştir. 
42. MADDE 42- Ekli listede gösterilen kadrolar ihdas edilerek 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenmiştir. 
 
İHDAS EDİLEN KADROLAR    
(V) SAYILI CETVEL    
  
UNVANI  
SINIFI  
DERECESİ  
ADEDİ   
Memur 
Memur 
Memur 
Memur 
Memur 
Memur 
Memur 
Memur 
Memur 
  
GİH 
GİH 
GİH 
GİH 
GİH 
GİH 
GİH 
GİH 
GİH 
TOPLAM  
5 
6 
7 
8 
9 
10 
11 
12 
13  
2.000 
2.000 
2.000 
2.000 
2.000 
2.500 
2.500 
2.500 
2.500 
20.000     
 
Bu cetvelde yer alan kadrolar gerektiğinde Bakanlar Kurulu Kararı ile sınıf, unvan ve derece değişikliği yapılmak suretiyle 2 nci maddenin (a) ve (c) bendlerinde sayılan kamu kurum ve kuruluşlarının merkez, taşra ve yurtdışı teşkilatları ile döner sermaye ve fonları ile üniversitelere (akademik personel dahil) tahsis edilebilir. Bu şekilde tahsis edilecek kadroların kullanımında uyulacak esas ve usuller Bakanlar Kurulu Kararı ile tespit edilir. 
43. MADDE 43- Kamu Kurum ve Kuruluşlarında çalışanların aylıklarının Bankalar aracı kılınmak suretiyle ve zamanında ödenmesini temin amacıyla her türlü tedbiri almaya ve düzenleme yapmaya Maliye ve Gümrük Bakanı yetkilidir. 
44. MADDE 44- Bu Kanun Hükmünde Kararname ile yapılan değişiklikler yürürlüğe girinceye kadar mevcut hükümlerin uygulanmasına devam edilir. Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin uygulanması sırasında doğacak tereddütleri gidermeye Maliye ve Gümrük Bakanlığı yetkilidir. 
GEÇİCİ MADDE 1- Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin 8 inci maddesinde öngörülen zam ve tazminatlara ilişkin olarak Bakanlar Kurulunca yeni bir tespit yapılıncaya kadar, bu Kanun Hükmünde Kararname ile yürürlükten kaldırılan hükümlere göre öngörülen zam ve tazminatların ödenmesine devam edilir. Şu kadar ki anılan maddede belirtilen tazminatlardan aşağıdakiler dönemler itibariyle hizalarında gösterilen miktarlara yükseltilerek uygulanır. 
  
 
UNVANI  
1.1.1991'den İtibaren Uygulanacak Oranlar  
1.1.1992'den İtibaren Uygulanacak Oranlar  
1.1.1993'den İtibaren Uygulanacak Oranlar  
1.1.1994'den İtibaren Uygulanacak Oranlar  
1.1.1995'den İtibaren Uygulanacak Oranlar    
A- Özel Hizmet Tazminatları  
1) 
1. 
2.  
B- Eğitim Öğretim Tazminatı 
C- Din Hizmetleri Tazminatı  
a) 
b)  
c) 1 
2 
3 
D- Emniyet Hizmetleri Tazminatı  
a) 
b)  
 
9 
5 
16 
11 
10 
9 
7 
4 
16 
6  
 
10 
6 
17 
12 
11 
10 
8 
5 
17 
7  
 
11 
7 
19 
13 
12 
11 
9 
6 
19 
8  
 
13 
8 
21 
14 
13 
12 
10 
7 
21 
9  
 
 
15 
9 
24 
15 
14 
13 
11 
8 
24 
10     
 
GEÇİCİ MADDE 2- Bu Kanun Hükmünde Kararname hükümleri uyarınca ek göstergelerin yeniden tespiti dolayısıyla aylıklarda meydana gelen artışlar hakkında 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununun 14 üncü maddesinin (c) fıkrası uygulanmaz. 
GEÇİCİ MADDE 3- Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin 4 üncü maddesi hükmünün uygulanmasında, 4 üncü maddenin yürürlük tarihinden önce kalkınmada 1inci derecede öncelikli yörelerde (Erzurum ve Artvin illeri dahil) geçen süreler dikkate alınmaz. 
45. MADDE 45- a) 10.10.1984 gün ve 3056 sayılı Kanunun (değişik) 21 inci maddesinin ikinci fıkrası, 
b) 27.10.1989 gün ve 388 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 6 ncı maddesinin birinci fıkrası, 
c) 2377 sayılı Öğretmenlere Eğitim ve Öğretim Hizmeti Tazminatı Ödenmesi Hakkında Kanun ile ek ve değişiklikleri, 
d) 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun Ek 28 inci maddesinin 1 ve 2 nci fıkraları, 
e) 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununun ek 9 uncu maddesi, 
f) 2424 sayılı Mülki İdare Amirliği Hizmetleri Tazminat Kanunu ile ek ve değişiklikleri, 
g) 6.12.1989 gün ve 396 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 8 inci maddesinin 3 üncü fıkrası, 
yürürlükten kaldırılmıştır. 
46. MADDE 46- Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin; 
a) 2, 3, 6, 8,9, 10, 13, 14, 16, 17, 20, 21, 22, 27, 28, 31, 32, 33, 35, 36, 37 ve 45 inci maddeleri 1/1/1991 tarihinden, 
b) 30 ve 38 inci maddeleri 1/7/1990 tarihinden, 
c) 34 üncü maddesi 15/1/1991 tarihinden, 
d) 4, 5, 11, 23, 24, 25, 26, 29 ve 40 inci maddeleri yayımını izleyen aybaşından, 
e) 39 uncu maddesi 1990-1991 öğrenim döneminde uygulanmaya başlanmak üzere, bu konuda Bakanlar Kurulunca esas ve usullerin tesbitini izleyen aybaşından, 
f) Diğer maddeleri yayımı tarihinden, geçerli olmak üzere yürürlüğe girer. 
47. MADDE 47- Bu Kanun Hükmünde Kararname hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür. 
B- Dayanılan Anayasa Kuralları : 
İptal gerekçesinde dayanılan Anayasa kuralları şunlardır : 
"BAŞLANGIÇ 
Ebedi Türk vatan ve milletinin bütünlüğüne ve kutsal Türk Devletinin varlığına karşı, Cumhuriyet devrinde benzeri görülmemiş bölücü ve yıkıcı kanlı bir iç savaşın gerçekleşme noktasına yaklaştığı sırada; 
Türk Milletinin ayrılmaz parçası olan Türk Silahlı Kuvvetlerinin, milletin çağrısıyla gerçekleştirdiği 12 Eylül 1980 harekâtı sonucunda, Türk Milletinin meşru temsilcileri olan Danışma Meclisince hazırlanıp, Milli Güvenlik Konseyince son şekli verilerek Türk Milleti tarafından kabul ve tasvip ve doğrudan doğruya O'nun eliyle vazolunan bu ANAYASA: 
- Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu, ölümsüz önder ve eşsiz kahraman Atatürk'ün belirlediği milliyetçilik anlayışı ve O'nun inkılap ve ilkeleri doğrultusunda; 
- Dünya milletler ailesinin eşit haklara sahip şerefli bir üyesi olarak; Türkiye Cumhuriyetinin ilelebet varlığını, refahı, maddi ve manevi mutluluğu ile çağdaş medeniyet düzeyine ulaşma azmi yönünde; 
- Millet iradesinin mutlak üstünlüğü, egemenliğin kayıtsız şartsız Türk Milletine ait olduğu ve bunu millet adına kullanmağa yetkili kılınan hiçbir kişi ve kuruluşun, bu Anayasada gösterilen hürriyetçi demokrasi ve bunun icaplarıyla belirlenmiş hukuk düzeni dışına çıkamayacağı; 
- Kuvvetler ayrımının, Devlet organları arasında üstünlük sıralaması anlamına gelmeyip, belli Devlet yetkilerinin kullanılmasından ibaret ve bununla sınırlı medeni" bir işbölümü ve işbirliği olduğu ve üstünlüğün ancak Anayasa ve kanunlarda bulunduğu; 
- Hiçbir düşünce mülahazanın Türk milli menfaatlerinin, Türk varlığının Devleti ve ülkesiyle bölünmezliği esasının, Türklüğün tarihi" ve manevi değerlerinin, Atatürk milliyetçiliği, ilke ve inkılâpları ve medeniyetçiliğinin karşısında korunma göremeyeceği ve lâiklik ilkesinin gereği kutsal din duygularının, Devlet işlerine ve politikaya kesinlikle karıştırılmayacağı; 
- Her Türk vatandaşının bu Anayasadaki temel hak ve hürriyetlerden eşitlik ve sosyal adalet gereklerince yararlanarak milli kültür, medeniyet ve hukuk düzeni içinde onurlu bir hayat sürdürme ve maddi ve manevi varlığını bu yönde geliştirme hak ve yetkisine doğuştan sahip olduğu; 
- Topluca Türk vatandaşlarının milli gurur ve iftuharlarda, milli sevinç ve kederlerde, milli varlığa karşı hak ve ödevlerde, nimet ve külfetlerde ve millet hayatının her türlü tecellisinde ortak olduğu, birbirinin hak ve hürriyetine kesin saygı, karşılıklı içten sevgi ve kardeşlik duygularıyla ve "Yurtta sulh, cihanda sulh" arzu ve inancı içinde, huzurlu bir hayat talebine hakları bulunduğu; 
FİKİR, İNANÇ VE KARARIYLA anlaşılmak, sözüne ve ruhuna bu yönde saygı ve mutlak sadakatle yorumlanıp uygulanmak üzere, 
TÜRK MİLLETİ TARAFINDAN, demokrasiye âşık Türk evlatlarının vatan ve millet sevgisine emanet ve tevdi olunur." 
2- "MADDE 2.- Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir." 
3- "MADDE 5.- Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünün, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır." 
4- "MADDE 6.- Egemenlik, kayıtsız şartsız Milletindir. 
Türk Milleti, egemenliğini, Anayasanın koyduğu esaslara göre, yetkili organları eliyle kullanır. 
Egemenliğin kullanılması, hiçbir surette hiçbir kişiye, zümreye veya sınıfa bırakılamaz. Hiçbir kimse veya organ kaynağını Anayasadan almayan bir Devlet yetkisi kullanamaz." 
5- "MADDE 7.- Yasama yetkisi Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisinindir. Bu yetki devredilemez." 
6- "MADDE 10.- Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. 
Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz. 
Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar." 
7- "MADDE 42.- Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz. 
Öğrenim hakkının kapsamı kanunla tespit edilir ve düzenlenir. 
Eğitim ve öğretim, Atatürk ilkeleri ve inkılâpları doğrultusunda, çağdaş bilim ve eğitim esaslarına göre, Devletin gözetim ve denetimi altında yapılır. Bu esaslara aykırı eğitim ve öğretim yerleri açılamaz. 
Eğitim ve öğretim hürriyeti, Anayasaya sadakat borcunu ortadan kaldırmaz. 
İlköğretim, kız ve erkek bütün vatandaşlar için zorunludur ve Devlet okullarında parasızdır. 
Özel ilk ve orta dereceli okulların bağlı olduğu esaslar, Devlet okulları ile erişilmek istenen seviyeye uygun olarak, kanunla düzenlenir. 
Devlet, maddi imkânlardan yoksun başarılı öğrencilerin, öğrenimlerini sürdürebilmeleri amacı ile burslar ve başka yollarla gerekli yardımları yapar. Devlet, durumları sebebiyle özel eğitime ihtiyacı olanları topluma yararlı kılacak tedbirleri alır. 
Eğitim ve öğretim kurumlarında sadece eğitim, öğretim, araştırma ve inceleme ile ilgili faaliyetler yürütülür. Bu faaliyetler her ne suretle olursa olsun engellenemez. 
Türkçeden başka hiçbir dil, eğitim ve öğretim kurumlarında Türk vatandaşlarına ana dilleri olarak okutulamaz ve öğretilemez. Eğitim ve öğretim kurumlarında okutulacak yabancı diller ile yabancı dille eğitim ve öğretim yapan okulların tâbi olacağı esaslar kanunla düzenlenir. Milletlerarası andlaşma hükümleri saklıdır." 
8- "MADDE 87.- Türkiye Büyük Millet Meclisinin görev ve yetkileri, kanun koymak, değiştirmek ve kaldırmak; Bakanlar Kurulunu ve bakanları denetlemek; Bakanlar Kuruluna belli konularda kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi vermek; bütçe ve kesinhesap kanun tasarılarını görüşmek ve kabul etmek; para basılmasına ve savaş ilanına karar vermek; milletlerarası andlaşmaların onaylanmasını uygun bulmak. Anayasanın 14 üncü maddesindeki fiillerden dolayı hüküm giyenler hariç olmak üzere, genel ve özel af ilânına, mahkemelerce verilip kesinleşen ölüm cezalarının yerine getirilmesine karar vermek ve Anayasanın diğer maddelerinde öngörülen yetkileri kullanmak ve görevleri yerine getirmektir." 
9- "MADDE 91.- Türkiye Büyük Millet Meclisi, Bakanlar Kuruluna kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi verebilir. Ancak sıkıyönetim ve olağanüstü haller saklı kalmak üzere. Anayasanın ikinci kısmının birinci ve ikinci bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleri ile dördüncü bölümünde yer alan siyası haklar ve ödevler kanun hükmünde kararnamelerle düzenlenemez. 
Yetki kanunu, çıkarılacak kanun hükmünde kararnamenin, amacını, kapsamını, ilkelerini, kullanma süresini ve süresi içinde birden fazla kararname çıkarılıp çıkarılamayacağını gösterir. 
Bakanlar Kurulunun istifası, düşürülmesi veya yasama döneminin bitmesi, belli süre için verilmiş olan yetkinin sona ermesine sebep olmaz. 
Kanun hükmünde kararnamenin, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından süre bitiminden önce onaylanması sırasında, yetkinin son bulduğu veya süre bitimine kadar devam ettiği de belirtilir. 
Sıkıyönetim ve olağanüstü hallerde, Cumhurbaşkanının Başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulunun kanun hükmünde kararname çıkarmasına ilişkin hükümler saklıdır. 
Kanun hükmünde kararnameler, Resmi Gazetede yayımlandıkları gün yürürlüğe girerler. Ancak, kararnamede yürürlük tarihi olarak daha sonraki bir tarih de gösterilebilir. 
Kararnameler, Resmi Gazetede yayımlandıkları gün Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulur. 
Yetki kanunları ve bunlara dayanan kanun hükmünde kararnameler Türkiye Büyük Millet Meclisi komisyonları ve Genel Kurulunda öncelikle ve ivedilikle görüşülür. 
Yayımlandıkları gün Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulmayan kararnameler bu tarihte, Türkiye Büyük Millet Meclisince reddedilen kararnameler bu kararın Resmi Gazetede yayımlandığı tarihte, yürürlükten kalkar. Değiştirilerek kabul edilen kararnamelerin değiştirilmiş hükümleri, bu değişikliklerin Resmi Gazetede yayımlandığı gün yürürlüğe girer." 
10- "MADDE 130.- Çağdaş eğitim-öğretim esaslarına dayanan bir düzen içinde milletin ve ülkenin ihtiyaçlarına uygun insan gücü yetiştirmek amacı ile; ortaöğretime dayalı çeşitli düzeylerde eğitim - öğretim, bilimsel araştırma, yayın ve danışmanlık yapmak, ülkeye ve insanlığa hizmet etmek üzere çeşitli birimlerden oluşan kamu tüzelkişiliğine ve bilimsel özerkliğe sahip üniversiteler Devlet tarafından kanunla kurulur. 
Kanunda gösterilen usul ve esaslara göre, kazanç amacına yönelik olmamak şartı ile vakıflar tarafından. Devletin gözetim ve denetimine tabi yükseköğretim kurumları kurulabilir. 
Kanun, üniversitelerin ülke sathına dengeli bir biçimde yayılmasını gözetir. 
Üniversiteler ile öğretim üyeleri ve yardımcıları serbestçe her türlü bilimsel araştırma ve yayında bulunabilirler. Ancak, bu yetki. Devletin varlığı ve bağımsızlığı ve milletin ve ülkenin bütünlüğü ve bölünmezliği aleyhinde faaliyette bulunma serbestliği vermez. 
Üniversiteler ve bunlara bağlı birimler, Devletin gözetimi ve denetimi altında olup, güvenlik hizmetleri Devletçe sağlanır. 
Kanunun belirlediği usul ve esaslara göre; rektörler Cumhurbaşkanınca, dekonlar ise Yükseköğretim Kurulunca seçilir ve atanır. 
Üniversite yönetim ve denetim organları ile öğretim elemanları; Yükseköğretim Kurulunun veya üniversitelerin yetkili organlarının dışında kalan makamlarca her ne suretle olursa olsun görevlerinden uzaklaştırılamazlar. 
Üniversitelerin hazırladığı bütçeler; Yükseköğretim Kurulunca tetkik ve onaylandıktan sonra Milli Eğitim Bakanlığına sunulur ve genel ve katma bütçelerin bağlı olduğu esaslara uygun olarak işleme tâbi tutularak yürürlüğe konulur ve denetlenir. 
Yükseköğretim kurumlarının kuruluş ve organları ile işleyişleri ve bunların seçimleri, görev, yetki ve sorumlulukları üniversiteler üzerinde Devletin gözetim ve denetim hakkını kullanma usulleri, öğretim elemanlarının görevleri, unvanları, atama, yükselme ve emeklilikleri, öğretim elemanı yetiştirme, üniversitelerin ve öğretim elemanlarını kamu kuruluşları ve diğer kurumlar ile ilişkileri, öğretim düzeyleri ve süreleri, yükseköğretime giriş, devam ve alınacak harçlar, Devletin yapacağı yardımlar ile ilgili ilkeler, disiplin ve ceza işleri, mali işler, özlük hakları, öğretim elemanlarının uyacakları koşullar, üniversitelerarası ihtiyaçlara göre öğretim elemanlarının görevlendirilmesi, öğrenimin ve öğretimin hürriyet ve teminat içinde ve çağdaş bilim ve teknoloji gereklerine göre yürütülmesi, Yükseköğretim Kuruluna ve üniversitelere Devletin sağladığı mali kaynakların kullanılması kanunla düzenlenir. 
Vakıflar tarafından kurulan yükseköğretim kurumları, mali ve idari konuları dışındaki akademik çalışmaları, öğretim elemanlarının sağlanması ve güvenlik yönlerinden. Devlet eliyle kurulan yükseköğretim kurumları için Anayasada belirtilen hükümlere tabidir." 
C- İlgili Yasa Kuralları : 
1. 12.3.1986 günlü, 3268 sayılı "Memurlar ve Diğer Kamu Görevlileri Hakkındaki Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Yetki Kanunu" 
Amaç 
MADDE 1.- Memurların ve diğer kamu görevlilerinin çalışmalarında müessiriyeti artırmak ve kamu hizmetlerinin düzenli, süratli, verimli ve ekonomik bir şekilde yürütülmesini temin etmek maksadıyla idari , mali, sosyal haklarında iyileştirmeler yapmak üzere aşağıda belirtilen çerçeve dahilinde Bakanlar Kuruluna Kanun Hükmünde Kararname çıkarma yetkisi verilmiştir. 
Kapsam 
MADDE 2.- Bu Yetki Kanununa göre çıkartılacak Kanun Hükmünde Kararnameler; 
Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan memurlarla diğer kamu görevlilerinin İdari, Mali ve sosyal haklarında günün ekonomik şartlarına uygun olarak; 
a) 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda, 
b) 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununda, 
c) 2424 sayılı Mülki İdare Amirliği Hizmetleri Tazminat Kanununda, 
d) 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununda, 
e) 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanununda, 
f) 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanunun 38 inci maddesinde, 
g) 2461 sayılı Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Kanununun 22 nci 
maddesinde, 
h) 1600 sayılı Askeri Yargıtay Kanununun 42 nci maddesinde, 
i) 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 80 inci 
maddesinde; 
J) 357 sayılı Askeri Hâkimler Kanununun 18 inci maddesinde, 
k) 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede, 
I) 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede, 
m) Diğer Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerin Devlet Memurları ile diğer kamu görevlilerinin idari, mali ve sosyal hakları ile ilgili hükümlerinde. 
Yapılacak yeni düzenleme ve değişiklikleri kapsar. 
İlkeler 
MADDE 3.- Bakanlar Kurulu, 1 inci madde ile verilen yetkiyi kullanırken; kamu hizmetlerinin yürütülmesinde müessiriyeti artırmak, ülkenin ekonomik ve sosyal durumunu gözönünde bulundurarak yeterli ve adil bir ücret seviyesini sağlamak, memur ve diğer kamu görevlilerinin İdari, mali ve sosyal haklarında hizmetin özellik ve gereklerine uygun iyileştirmeler yapmayı gözönünde bulundurur. 
Yetki süresi 
MADDE 4.- Bu Kanunla Bakanlar Kuruluna verilen yetki. Kanunun yayımından itibaren iki yıl süre ile geçerlidir. Bu süre içinde Bakanlar Kurulu birden fazla kanun hükmünde kararname çıkartabilir. 
Yürürlük 
MADDE 5.- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer. 
Yürütme 
MADDE 6.- Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür. 
2. 9.4.1987 günlü, 3347 sayılı "12.3.1986 Tarih ve 3268 Sayılı Kanun ile Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Teşkilatlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Yetki Kanunu." 
MADDE 1.- 3268 sayılı Kanunun 1 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. 
Amaç 
Madde 1.- Memurlar ve diğer kamu görevlilerinin çalışmalarında müessiriyeti artırmak ve kamu hizmetlerinin düzenli, süratli, verimli ve ekonomik bir şekilde yürütülmesini temin etmek amacıyla bunların idari, mali, sosyal haklarında iyileştirmeler yapmak; kamu kurum ve kuruluşlarının (Cumhurbaşkanlığı Dairesi, Yasama Organı İdari Kuruluşları, Genelkurmay Başkanlığı, Milli Savunma Bakanlığı, Yargı Kuruluşları, Sayıştay ve Üniversiteler hariç) kuruluş, görev ve yetkilerine dair konularda aynı amaçla aşağıda belirtilen çerçeve dahilinde düzenlemelerde bulunmak için Bakanlar Kurulu'na Kanun Hükmünde Kararname çıkarma yetkisi verilmiştir. 
MADDE 2.- 3268 sayılı Kanunun 2 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. 
Kapsam 
Madde 2.- Bu Yetki Kanununa göre çıkartılacak Kanun Hükmünde Kararnameler; 
A. Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan memurlarla diğer kamu görevlilerinin idari, mali ve sosyal haklarına ilişkin olarak; 
a) 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda, 
b) 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununda, 
c) 2421 sayılı Mülki İdare Amirliği Hizmetleri Tazminat Kanununda, 
d) 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununda, 
e) 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanununda, 
f) 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanunun 38 inci maddesinde, 
g) 2461 sayılı Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Kanununun 22 nci maddesinde, 
h) 1600 sayılı Askeri Yargıtay Kanununun 42 nci maddesinde, 
i) 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 80 inci maddesinde, 
j) 357 sayılı Askeri Hakimler Kanununun 18 inci maddesinde, 
k) 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede, 
l) 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede, 
m) Diğer Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerin Devlet memurları ile diğer kamu görevlilerinin idari, mali ve sosyal hakları ile ilgili hükümlerinde.  
B. Kamu kurum ve kuruluşlarının teşkilatlanmalarına ilişkin olarak; 
a) Kamu hizmetlerinin bakanlıklar arasında bölünüşüne, hangi ana hizmet kuruluşlarının hangi bakanlıklara bağlanacağına, bağlı veya ilgili kuruluşlar kurulmasına, mevcut kurum ve kuruluşların birleştirilmesine veya kaldırılmasına, bakanlıkların taşrada ve yurt dışında teşkilat kurmasına; kurulması, muhafazası, birleştirilmesi veya yeniden düzenlenmesi öngörülen kamu kurum ve kuruluşlarının kuruluş biçimlerine, hukuki yapılarına, hangi ana hizmet birimlerinden oluşacağına, birimler arasındaki hiyerarşik ilişkilere, bütün kuruluşlarda benzer hizmet yapan birimlerin görev, yetki ve yükümlülüklerine ait genel esaslarda, 
b) Bu esaslara uygun olarak, kurum ve kuruluşların görev, yetki, teşkilat ve kadrolarının düzenlenmesine ilişkin hükümlerinde. 
Yapılacak yeni düzenleme ve değişiklikleri kapsar. 
MADDE 3.- 3268 sayılı Kanunun 3 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. 
İlkeler 
Madde 3.- Bakanlar Kurulu 1 inci madde ile verilen yetkiyi kullanırken; 
a) Kamu hizmetlerinin verimli ve müessir bir şekilde yürütülmesini; ülkenin ekonomik ve sosyal durumunu dikkate alarak yeterli ve adil bir ücret seviyesini sağlamayı; memurlar ve diğer kamu görevlilerinin idari, mali ve sosyal haklarında hizmeti özellik ve gereklerine uygun iyileştirmeler yapmayı, 
b) Başbakanlık, Bakanlıklar ve bunlara bağlı kuruluşlar eliyle, genel idare esaslarına göre yürütülmesi gereken kamu hizmetlerinde iş bölümü ve koordinasyonunun sağlanmasını; bir hizmetin tek kuruluş veya birim tarafından yürütülmesini ve kaynak kullanımında israfın önlenmesini, 
c) Merkez, taşra ve yurtdışı teşkilatlarının, hizmetlerin özelliğinden kaynaklanan zorunlu farklılıklar saklı kalmak kaydı ile, hiyerarşik bağlılık, unvan ve rütbe standardizasyonu sağlanacak şekilde düzenlenmesini, 
d) Kamu İktisadi Teşebbüslerinin kuruluş ve teşkilatlanmasında, hizmetin gerekliliği, ülke ekonomisine yararlılık, verimlilik ve kirlilik esaslarını, 
Gözönünde bulundurur. 
MADDE 4.- 3268 sayılı Kanunun süresi 31/12/1988 tarihine kadar uzatılmıştır. 
GEÇİCİ MADDE - Bu Kanuna dayanılarak çıkarılacak kanun hükmünde kararnameler uyarınca yapılacak olan düzenlemeler sebebiyle kadro unvan ve derecesi değişen görevlilerin eski kadrolarına ait aylık, ek gösterge ve her türlü zam ve tazminat hakları yeni görevlerinde kaldıkları sürece şahıslarına bağlı olarak saklı tutulur. 
Yürürlük 
MADDE 5.- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer. 
Yürütme 
MADDE 6.- Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür." 
3. 12.10.1988 günlü, 3475 sayılı "3268 Sayılı Kanun ile 3347 Sayılı Kanunda Değişiklik Yapılması 2954 Sayılı Kanunun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun" 
MADDE 1.- 12.3.1986 tarihli ve 3268 sayılı Kanunun 3347 sayılı Kanunla değişik 2 nci maddesinin (A) fıkrasının (k) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve (B) fıkrasının (a) bendine "... hangi ana hizmet kuruluşlarının hangi bakanlıklara bağlanacağına ..." ibaresinden sonra gelmek üzere "yeni bakanlık ve ..." ibaresi eklenmiştir. 
k) 78 ve 190 sayılı Kanun hükmünde kararnamelerde, 
MADDE 2.- 3268 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlileri Hakkında Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Yetki Kanunu ve 12.3.1986 tarihli ve 3268 sayılı Kanun ile Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Teşkilatlarında Değişiklik Yapılmasına Dair 3347 sayılı Yetki Kanununun süreleri 31.12.1990 tarihine kadar uzatılmıştır. 
MADDE 3.- 11.11.1983 tarihli ve 2954 sayılı Kanunun 13 üncü maddesinin 1 inci fıkrasına 281 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 8 inci maddesi ile eklenen ibare aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. 
"ve ücreti ile ikramiyesi dahil her türlü mali ve sosyal hakları Yüksek Planlama Kurulunca belirlenir." 
MADDE 4.- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer. 
MADDE 5.- Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.» 
4. 1.6.1989 günlü, 3569 sayılı "Memurlar ve Diğer Kamu_____Görevlileri Hakkındaki Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Yetki Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun" 
MADDE 1.- 12.3.1986 tarihli ve 3268 sayılı Kanunun 9.4.1987 tarihli ve 3347 sayılı Kanunla değişik 1 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. 
Amaç 
Madde 1.- Memurlar ve diğer kamu görevlilerinin çalışmalarında müessiriyeti artırmak ve kamu hizmetlerinin düzenli, süratli, verimli ve ekonomik bir şekilde yürütülmesini temin etmek amacıyla bunların idari, sosyal haklarında iyileştirmeler yapmak, kamu kurum ve kuruluşlarının (Cumhurbaşkanlığı Dairesi, Yasama Organı İdari Kuruluşları, Genelkurmay Başkanlığı, Milli Savunma Bakanlığı, Yargı kuruluşları ve Sayıştay hariç) kuruluş, görev ve yetkilerine dair konularda aynı amaçla aşağıda belirtilen çerçeve dahilinde düzenlemelerde bulunmak için Bakanlar Kuruluna Kanun Hükmünde Kararname çıkarma yetkisi verilmiştir. 
MADDE 2.- 12.3.1986 tarihli ve 3268 sayılı Kanunun 9.4.1987 tarihli ve 3347 sayılı Kanunla değişik 2 nci maddesinin (a) fıkrasının (m) bendinin harfi (n) harfi şeklinde değiştirilmiş ve bu fıkraya aşağıdaki (m) bendi eklenmiştir. 
m) 2547 Sayılı Yükseköğretim Kanununda, 
MADDE 3.- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer. 
MADDE 4.- Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür. 
III- İLK İNCELEME : 
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince Necdet DARICIOĞLU, Yekta Güngör ÖZDEN, Yılmaz ALİEFENDİOĞLU, Mustafa GÖNÜL, Mustafa ŞAHİN, Oğuz AKDOĞANLI, İhsan PEKEL, Selçuk TUZUN, Ahmet N. SEZER, Erol CANSEL, ve Lemi ÖZATAKAN'ın katılmalarıyla 19.6.1990 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında "Dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine" oybirliğiyle karar verilmiştir. 
IV- ESASIN İNCELENMESİ : 
İşin esasına ilişkin rapor, dava dilekçesi ve ekleri, iptali istenilen Kanun Hükmünde Kararname kuralları, dayanılan Anayasa kurulları, bunların gerekçeleri ve öteki belgeler okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: 
A- Kanun Hükmünde Kararname Hakkında Genel Açıklama : Kanun Hükmünde Kararname (KHK) Kurumu, 22.9.1971 günlü ve 1488 sayılı Yasa ile 1961 Anayasası'nın 64. maddesinde yapılan değişiklik sonucu hukukumuza girmiştir. Bu değişikliğin gerekçesinde "Parlamenter rejimlerde, kanun yapmanın belli usullere uyulmak zorunluluğu sebebiyle zaman aldığı ve gecikmeler meydana getirdiği bir gerçektir. Değişen iktisadi ve sosyal şartların gereği olarak bazı hukuk kurallarının bu usuller dışında yürürlüğe konulabilmesi çağdaş devlet anlayışının tabii sonucu olarak karşımıza çıkmaktadır. 
Anayasa'nın 5. maddesi hükmünün prensibini bozmamak ve her halde önceden yasama meclislerince esasları bir kanunla tesbit olunan sınırlar içerisinde kalmak kaydıyla hükümete KHK'ler çıkarma yetkisinin verilmesi ve bu yetkiyi düzenleyen hükmün T.B.M.M.nin genel olarak görev ve yetkilerini belirleyen 64. maddesine eklenmesi uygun görülmüştür." denilmektedir. KHK'ler, temelde 1961 Anayasası'ndan çok farklı olmamakla birlikte 1982 Anayasası'nda kimi yeniliklerle ve benzer gerekçelerle 91. maddede düzenlenmiştir. Böylece, hem yürütme organını güçlendirmek hem de değişen ekonomik ve sosyal konuların ortaya çıkardığı sorunlara ivedi çözümler bulmak amacına ulaşılmak istenilmiştir. 
Olağan dönemlerde çıkarılan KHK'lerin mutlaka bir yetki yasasına dayanması zorunludur. Yetki Yasası'nın içeriği ve öğeleri de Anayasa'nın 91. maddesinde belirlenmiştir. 87. maddede ise Bakanlar Kurulu'na "belli konularda" KHK çıkarma yetkisi vermek TBMM'nin görev ve yetkileri arasında sayılmıştır. 
Bakanlar Kurulu'nun belli bir konuda KHK çıkarabilmesi için öncelikle TBMM tarafından kendisine bu konuda yasa ile bir yetkinin verilmiş olması gerekir. Bakanlar Kurulu, bir yasa ile önceden yetkilendirilmedikçe, kendiliğinden KHK çıkartamaz. Yasa ile verilen yetkiye dayanılarak çıkartılan KHK, yürürlükteki yasa hükümlerini kaldırabilmekte ve değiştirebilmekte, başka bir anlatımla yasanın hukuksal gücüne sahip bulunmaktadır. Yasama Yetkisinin, "kanun koymak, değiştirmek ve kaldırmak" öğelerini içerdiği kuşkusuzdur. KHK, yürürlükteki yasa hükümlerini kaldırabilmekte ve değiştirebilmektedir. 
Anayasa'da öngörüldüğü biçimi ile KHK'ler yapısal (organik-uzvi) bakımdan yürütme organı işlemi, işlevsel (fonksiyonel) yönden ise yasama işlemi niteliğindedirler. Ancak, Türkiye Büyük Millet Meclisi verdiği yetkiyi bir yasa ile her zaman geri alabileceği gibi kendisine sunulan KHK'leri aynen kabul etmek ya da reddetmek zorunda olmayıp dilediğinde değiştirerek de kabul edebilir. Bakanlar Kurulu'na KHK çıkarma yetkisinin verilmesi, yasayla düzenlemesi gereken konuların yasama alanından çıkarılıp yürütme organının düzenleme alanına sokulması sonucunu doğurmaz. Bu nedenle, Bakanlar Kurulu'na KHK çıkarma yetkisinin verilmiş olması Anayasa'nın 7. maddesinde öngörülen "Yasama yetkisinin devredilmezliği" ilkesini ortadan kaldırmaz. 
Bakanlar Kurulu'na KHK çıkarılabilmesine yetki veren yasada yer alması zorunlu öğeler Anayasa'nın bu konuya ilişkin 91. maddesinin ikinci fıkrasında gösterilmiştir. Buna göre : 
"Yetki kanunu, çıkarılacak kanun hükmünde kararnamenin amacını, kapsamını, ilkelerini, kullanma süresini ve süresi içinde birden fazla kararname çıkarılıp çıkarılamayacağını gösterir." Bundan anlaşılacağı gibi yetki yasası, yürürlüğe konulacak KHK'nin amacını, kapsamını, ilkelerini, kullanma süresini ve bu süre içinde birden çok kararname yürürlüğe konulup konulamayacağını belirtmek zorundadır. Bakanlar Kuruluna verilen türevsel yetki, yasada öngörülen amaç, ilke, kapsam ve süre ile sınırlı bir yetkidir. O halde, yetki yasasında Anayasa'nın belirlediği öğelerin belli bir içeriğe kavuşturularak somutlaştırılması gerekir. 
Bakanlar Kurulu'na KHK çıkarma yetkisinin "belli konularda" verilebileceği 1961 Anayasası'nın 64. maddesinde açıkça belirtildiği halde, 1982 Anayasası'nın yetki yasasının sahip olması gereken öğelerini gösteren 91. maddesinde bu koşul yer almaktadır. Ancak, 1982 Anayasası'nın 87. maddesinde "...Bakanlar Kuruluna belli konularda Kanun Hükmünde Kararname çıkarma yetkisi vermek ..." TBMM'nin görev ve yetkileri arasında sayılmış bulunmaktadır. Bu nedenle, 91. maddede "belli konularda" ifadesinin yer almaması bir noksanlık sayılamaz. Çünkü, 87. Maddede, Bakanlar Kurulu'na verilecek KHK çıkarma yetkisinin ancak belli konularda olabileceği açıkça gösterilmektedir. Bu durumda. Türkiye Büyük Millet Meclisi, Bakanlar Kurulu'na ancak belli konularda bu yetkiyi verebilir; her konuyu kapsayacak biçimde bir KHK çıkarma yetkisi veremez. KHK'nin konusunun yetki yasasında belirlenmesi zorunludur. Yetki, somutlaştırılmış ve belli bir konuda tanınmalıdır. Bakanlar Kurulu'na sınırları belirsiz bir konuda KHK çıkarma yetkisi verilemez. KHK'nin konusu da yetki yasasında belirlenen çerçevenin dışına çıkamaz. KHK'nin yetki yasasında belirtilen amaç, kapsam ve ilkelere de uygun olması gerekir. Verilen yetkinin konusunun yasada gösterilmesi zorunluluğunun bu yasaya dayanılarak yürürlüğe konulan KHK'lerin yetki yasası kapsamı içinde kalıp kalmadıklarının hem yargısal hem de siyasal denetimlerinin yapılması yönünden çok büyük bir önemi vardır. Yetki Yasası'nın kapsamı dışında yürürlüğe konulan veya başka bir anlatımla yasanın öngörmediği bir konuda düzenleme yapan bir KHK'nin Anayasa'ya aykırı olacağı kuşkusuzdur. 
Anayasa'da kimi konuların KHK'lerle düzenlenmesi yasaklanmaktadır. 91. maddenin birinci fıkrasında "Türkiye Büyük Millet Meclisi, Bakanlar Kuruluna kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi verebilir. Ancak, sıkıyönetim ve olağanüstü haller saklı kalmak üzere, Anayasa'nın ikinci kısmının birinci ve ikinci bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleri ile dördüncü bölümünde yer alan siyasi haklar ve ödevler kanun hükmünde kararnamelerle düzenlenemez." denilmektedir. 
Buna göre, Anayasa'nın KHK'lerle düzenlenemeyeceğini belirlediği konularda TBMM tarafından Bakanlar Kurulu'na düzenlemede bulunması için bir yetki verilmesi de olanaksızdır. Verilen yetkinin konusunun belli olmasının, Anayasa'nın 91. maddesindeki "yetki verilemeyecek konular"ı da kapsayıp kapsamadığının incelenebilmesi yönünden de önemi büyüktür. 
Bu nedenlerle. Bakanlar Kurulu'nun hangi konularda KHK çıkarabileceği Yetki Yasası'nda açıkça belirtilmeli ve verilen yetki konu yönünden mutlaka belirgin olmalıdır. Anayasa'nın 91. maddesine göre Yetki Yasası'nda çıkarılacak KHK'nin "amacı", "kapsamı" ve "ilkeleri"nin de belirtilmesi gerekir. Amaç, Bakanlar Kurulu'nun kendisine verilen yetki ile neleri gerçekleştirmesinin istendiğini belirlediğinden yetki yasasında KHK'nin amacı da somut olarak açıklanmalıdır. KHK'nin amacı ve kapsamı da konusu gibi geniş içerikli her yöne çekilebilecek biçimde genel anlatımlarla gösterilmemeli; değişik yorumlamaya elverişli olmamalıdır. KHK'nin yetki yasasında gösterilen amaç ve kapsam doğrultusunda, verilen ilkelere uygun çıkarılıp çıkarılmadığının saptanması hem yargısal hem de siyasal denetim yönünden zorunludur. KHK, yasada gösterilen amacı dışında yürürlüğe konulmuşsa ya da yetkinin kapsamını aşıyorsa veya ilkelere uygun değilse bu durumu onu yetki yasasına ve dolayısıyla Anayasa'ya aykırı düşürür. 
Anayasa'ya göre yetki yasasında. Bakanlar Kurulu'na verilen yetkinin süresinin de gösterilmesi zorunludur. Bu zorunluluk, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin yetkilerinin çok uzun bir süre yürütme organına vermekten alıkoymaktadır. 
Yasada öngörülen sürenin bitiminden sonra çıkarılan KHK'nin Anayasa'ya aykırı düşeceği kuşkusuzdur. Ancak, yetki süresi içerisinde çıkarılmış olan KHK'ler yasadaki sürenin bitiminden sonra da Türkiye Büyük Millet Meclisi'nce onaylanmış olmasalar da geçerliliklerini korurlar. 
Anayasa'nın 91. maddesinde ayrıca "Kanun hükmünde kararnameler, Resmi Gazetede yayımlandıkları gün yürürlüğe girerler. Ancak, kararnamede yürürlük tarihi olarak daha sonraki bir tarihde gösterilebilir. 
Kararnameler, Resmi Gazetede yayımlandıkları gün Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne sunulur. 
Yetki kanunları ve bunlara dayanan kanun hükmünde kararnameler. Türkiye Büyük Millet Meclisi komisyonları ve Genel Kurulunda öncelikle ve ivedilikle görüşülür. 
Yayımlandıkları gün Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulmayan kararnameler bu tarihte, Türkiye Büyük Millet Meclisince reddedilen kararnameler bu kararın Resmi Gazetede yayımlandığı tarihte, yürürlükten kalkar. Değiştirilerek kabul edilen kararnamelerin değiştirilmiş hükümleri, bu değişikliklerin Resmi Gazetede yayımlandığı gün yürürlüğe girer." denilmektedir. 
B. KHK'nin Yargısal Denetimi : 
Anayasa'ya göre KHK'ler Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin denetimine bağlıdırlar. Anayasa'nın 91. maddesinde "Kararnameler, Resmi Gazetede yayımlandıkları gün Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulur. 
Yetki kanunları ve bunlara dayanan kanun hükmünde kararnameler, Türkiye Büyük Millet Meclisi komisyonları ve Genel Kurulunda öncelik ve ivedilikle görüşülür." denilmektedir. Öncelik ve ivedilik koşuluyla, yetki yasalarının gecikmeden çıkarılabilmesi ve çıkarıldıktan sonra da yürürlüğe konulan KHK'lerin aynı biçimde Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde karara bağlanması istenilmiştir. 
Anayasa'da KHK'lerin siyasal denetimi yanında yargısal denetimi de öngörülmüştür. KHK'ler, işlevsel (fonksiyonel) yönden yasama işlemi niteliğinde olduklarında bunların yargısal denetimlerinin yapılması görev ve yetkisi de Anayasa Mahkemesi'ne verilmiştir. Anayasa'nın 148., 150., 151., 152. ve 153. maddeleri hükümlerine göre, KHK'lerin Anayasa'ya biçim ve esas bakımlarından uygunluğunu Anayasa Mahkemesi denetler. 
KHK'nin yargısal denetiminin söz konusu olduğunda KHK'nin dayandığı yetki yasasının öncelikle Anayasa'ya daha sonra da KHK'nin kendisinin hem yetki yasasına hem de Anayasa'ya uygunluğu sorunlarının çözümlenmesi gerekir. Her ne kadar, Anayasa'nın 148. maddesinde KHK'lerin yetki yasalarına uygunluğunun denetlenmesinden değil yalnızca Anayasa'ya biçim ve esas bakımlarından uygunluğunun denetlenmesinden söz edilmekte ise de, Anayasa'ya uygunluk denetiminin içerisine öncelikle KHK'nin yetki yasasına uygunluğunun denetimi girer. Çünkü, Anayasa'da, Bakanlar Kuruluna ancak yetki yasasında belirtilen sınırlar içerisinde KHK çıkarma yetkisi verilmiştir. Yetki yasası olmazsa (Anayasa mad.121 dışında) KHK olamaz. Bu yetkinin dışına çıkılması KHK'yi Anayasa'ya aykırı duruma getirir. Böylece, KHK'nin yetki yasasına aykırı olması Anayasa'ya aykırı olması ile özdeşleşir. Nitekim, 3268, 3347 ve 3479 sayılı Yetki Yasalarına dayanılarak yürürlüğe konulan 335 ve 347 sayılı KHK'ler dayandırıldıkları Yetki Yasalarının kapsamı dışında kalmaları nedeniyle Anayasa Mahkemesi'nin 8.2.1989 gün, E.1988/38, K.1989/7 ve 16.5.1989 gün, E.1989/4, K. 1989/23 sayılı kararlarıyla iptal edilmiştir.  
Olağanüstü Hal KHK'leri dayanaklarını doğrudan doğruya Anayasa'dan (mad. 121) alırlar. Bu tür KHK'lerin bir yetki yasasına dayanması gerekli değildir. Buna karşın, olağan KHK'lerin bir yetki yasasına dayanmaları zorunludur. KHK'ler, yasa gücünü dayandıkları yetki yasasından alırlar. Bu nedenle KHK'ler ile dayandıkları yetki yasası arasında çok sıkı bir bağ vardır. 
Yetki Yasası, KHK ve KHK'nin Türkiye Büyük Millet Meclisi'nce aynen ya da değiştirilerek kabulü birbirinden bağımsız işlemler olmayıp Anayasa'da öngörülen bir sürecin değişik aşamalarıdır. KHK'nin yetki yasası ile olan bağı, KHK'yi aynen ya da değiştirerek kabul eden yasa ile kesilir. Bu yasa, KHK'yi kendi bünyesine alarak genel anlamda bir yasa niteliğine dönüştürür. Bu nedenle, KHK ile dayandığı yetki yasası arasındaki bağ KHK'nin aynen ya da değiştirilerek yasaya dönüşmesine kadar devam etmektedir. KHK, yasa gücünü, dayandığı yetki yasası ile konulan esaslara uygunluğu ve yetki yasasının da Anayasa'ya uygunluğu varsayıldığı için kazanmaktadır. Yetki yasasının Anayasa'ya aykırılığının saptanması ya da bu nedenle iptaline karar verilmesi durumunda bu varsayım gerçekleşmediğinden, bu yasaya dayanılarak çıkartılan KHK Anayasal dayanaktan yoksun kalır. Bu durumda KHK, Anayasa'nın uygun gördüğü ölçünün ötesinde verilen bir yetkinin kullanılması sonucu çıkartılmış olması nedeniyle Anayasa'ya aykırılık oluşturur. KHK; yetki yasasına ve içeriği yönünden de Anayasa'ya aykırı bulunmasa bile dayandığı yetki yasası Anayasa'ya aykırı ise bu nedenle iptali gerekir. 
KHK'nin Anayasa'ya uygun bir yetki yasasına dayanması geçerliliğin ön koşuludur. Bir yetki yasasına dayanmadan çıkartılan veya dayandığı yetki yasası Anayasa'ya aykırı olan bir KHK'nin kuralları, içerikleri yönünden Anayasa'ya aykırılık oluşturmasalar bile, Anayasa'ya uygunluğundan söz edilemez. 
Öbür yönden, KHK'lerin Anayasa'ya uygunluk denetimleri yasaların denetimlerinden farklıdır. Anayasa'nın 11. maddesinde; "Kanunlar Anayasaya aykırı olamaz." denilmektedir. Bu nedenle yasaların denetimde, onların yalnızca Anayasa kurallarına uygun olup olmadıkları saptanır. KHK'ler ise konu, amaç, kapsam ve ilkeleri yönünden hem dayandıkları yetki yasasına hem de Anayasa'ya uygun olmak zorundadırlar. Bu nedenlerle, KHK kurallarının içerikler yönünden de Anayasa'ya uygunluk denetiminin yapılabilmesi için öncelikle ortada Anayasa'ya uygun bir yetki yasasının varlığı gerekir. 
KHK'lerin Anayasa'ya aykırılığı saptanmış ya da bu nedenle iptal edilmiş bir yetki yasasına uygun olup olmadığının incelenmesi ise denetimi anlamsız kalır. Çünkü Anayasa'ya aykırı bir yetki yasasına dayanılarak çıkartılan KHK'lerin Anayasa'ya uygun görülmesi olanaksızdır. 
Yetki yasasının iptalinin, bu yasaya dayanılarak çıkartılan KHK'lere etkisinin Anayasa'nın 153. maddesi çerçevesinde değerlendirilmesi uygun değildir. Çünkü, Anayasa'nın 153. maddesindeki "İptal kararları geriye yürümez." kuralına dayanarak, yetki yasasının iptaline ilişkin kararın, Resmi Gazetede yayımı gününe kadar çıkarılan KHK'lerin etkilenmeyeceği biçiminde bir ilke de konulamaz. 
Bütün bu nedenlerle dayandığı yetki yasasının Anayasa'ya aykırılığı saptanan ya da iptaline karar verilen KHK'lerin, Anayasa'nın başlangıcındaki "Hiçbir kişi ve kuruluşun, bu Anayasada gösterilen hürriyetçi demokrasi ve bunun icaplarıyla belirlenmiş hukuk düzeni dışına çıkamayacağı", 2. maddesindeki "Hukuk devleti" ilkeleriyle 6. maddesindeki "Hiç kimse veya organ kaynağını Anayasadan almayan bir Devlet yetkisi kullanamaz." kuralı ve KHK çıkarma yetkisine ilişkin 91. maddesiyle bağdaştırılmaları olanaksızdır. 
Bir yetki yasasına dayanmadan çıkartılan, yetki yasasının kapsamı dışında kalan, dayandığı yetki yasasının Anayasa'ya aykırılığı saptanan ya da Anayasa'ya aykırılığı nedeniyle iptal edilen KHK'lerin anayasal konumları birbirinden farksızdır. Böyle durumlarda KHK'ler anayasal dayanaktan yoksun bulunduklarından içerikleri Anayasa'ya aykırı bulunmasa bile dava açıldığında iptalleri gerekir. 
C. 418 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Dayanağını Oluşturan Yetki Yasaları : 
418 sayılı "Memurlar ve Diğer Kamu Görevlileri ile İlgili Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname" 12.3.1986 günlü, 3268 sayılı; 9.U.1987 günlü, 3347 sayılı; 12.10.1988 günlü, 3479 sayılı; 1.6.1989 günlü, 3569 sayılı yasaların verdiği yetkiye dayanılarak Bakanlar Kurulu'nca 9.4.1990 günü kabul edilerek 11.4.1990 günü yayımlanmıştır. 
418 sayılı KHK'nin dayanağını oluşturan 3268, 3347, 3479 ve 3569 sayılı Yasalar birbirinden bağımsız bir niteliğe sahip değildirler. 12.3.1986 günlü, 3268 sayılı "Memurlar ve Diğer Kamu Görevlileri Hakkındaki Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Yetki Kanunu"nda ana düzenleme yapılmıştır. Bununla memurların ve diğer kamu görevlilerinin çalışmalarında etkinliği artırmak ve kamu hizmetlerinin düzenli, süratli, verimli ve ekonomik bir biçimde yürütülmesini sağlamak amacıyla idari, mali ve sosyal haklarında iyileştirmeler yapmak üzere yasada belirtilen kapsam ve ilkeler çerçevesinde Bakanlar Kurulu'na KHK çıkarma yetkisi verilmiştir. Bu Yasa, 9.4.1987 günlü, 3347 sayılı Yasa ile değiştirerek kapsamı genişletilmiş ve süresi 31.12.1988 gününe kadar uzatılmıştır. 12.10.1988 günlü, 3479 sayılı Yasayla, 3268 sayılı Yasa'nın değişik 2. maddesi değiştirilip yeni bir hüküm eklenmiş, önceki yasalardaki KHK çıkarma süresi de 31.12.1990 gününe kadar uzatılmıştır. 1.6.1989 günlü, 3569 sayılı Yasa ile de çıkarılacak KHK'nin, amacı, üniversitelerin kuruluş, görev ve yetkileri konusunda aynı çerçeve içerisinde düzenleme yapma olanağı sağlayacak biçimde genişletilmiştir. 
Dayanılan yetki yasalarından ilki olan 3268 sayılı Yasa'nın 1. ve 2. maddelerinin kimi hükümleri hakkında açılan iptal davası 6.1.1987 günlü, E.1986/15, K.1987/1 sayılı kararla reddedilmiştir. 3479 sayılı Yetki Yasası ise Anayasa Mahkemesi'nin 1.2.1990 günlü, E.1988/64, K.1990/2 sayılı kararıyla Anayasa'nın başlangıç bölümüne, 2., 7., 87. ve 91. maddelerine aykırılığı nedeniyle iptal edilmiştir. 
3479 sayılı Yasa'nın, 3268 ve 3347 sayılı Yasalardaki yetki süresini 31.12.1990 gününe kadar uzatan 2. maddesi de iptal edildiğinden bu yasalara dayanılarak KHK çıkarabilmesi de olanaksız duruma gelmiştir. 418 sayılı KHK'nin başlangıç bölümünde 3569 sayılı Yasa'dan da söz edilmesine karşın KHK'nin, dayandırıldığı yetki yasaları arasında olan ve iptal edilen 3479 sayılı Yasa'dan sonraçıkarılan 1.6.1989 günlü, 3569 sayılı Yasa'nın verdiği yetkiye dayanılarak çıkarıldığı kabul edilemez. Çünkü, bu yasa bağımsız bir yetki yasası niteliğinde değildir. Bununla 3268 sayılı Yasa'nın 3347 sayılı Yasa'yla değişik 1. ve 2. maddelerinde kimi değişiklikler yapılmakta ve 2. maddeye bir bent eklenmektedir. 3268 ve 3347 sayılı Yasaların süresini 31.12.1990 gününe kadar uzatan 3479 sayılı Yasa'nın 2. maddesi ise iptal edilmiştir. Bu durumda, 3569 sayılı Yasa'ya dayanarak KHK çıkarma olanağı bulunmamaktadır. 
D.418 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Değiştirilen ve Yürürlükten Kaldırılan Maddeleri : 
418 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile, 657 sayılı Devlet Memurları Yasası, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvletleri Personel Yasası, 2547 sayılı  
Yükseköğretim Yasası, 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Yasası, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Yasası, 5434 sayılı TC Emekli Sandığı Yasası, Özelleştirmeye ilişkin 3291 sayılı Yasa ile 190, 27, 375, 383 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamelerde değişiklikler yapılmıştır. 
Dava konusu 418 sayılı KHK'nin 3., 8., 10., 18., 20., 21., 24., 37. ve 38. maddeleriyle, geçici 1. maddesinde sonradan çıkartılan 420, 422, 433, 450 ve 475 sayılı KHK'lerle değişiklikler yapılmış, 39. maddesinin dördüncü fıkrası ise 29.5.1991 gün ve 3747 sayılı Yasa'nın beşinci maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır. 
Anayasa Mahkemesi'nin yerleşmiş görüşüne göre, soyut norm denetiminde İptali istenilen kuralların dava gününden sonra değiştirilmesi veya yürürlükten kaldırılması durumunda bu kurallar yönünden davanın konusu kalmadığından bunlar hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmamaktadır. Bu nedenle, davadan sonra değiştirilen veya yürürlükten kaldırılan bu maddeler hakkında bir karar verilmesine yer yoktur. 
E. 418 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Anayasa'ya Aykırılığı Sorunu: 
Dava dilekçesinde 418 sayılı "Memurlar ve Diğer Kamu Görevlileri ile İlgili Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname"nin Anayasa'nın Başlangıç Bölümü ile 2., 5., 6., 7., 10., 42., 87., 91. ve 130. maddelerine aykırı olması nedeniyle iptaline karar verilmesi istenilmiştir. Ancak, 2949 sayılı "Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun"un 29. maddesi hükmü gereğince Anayasa Mahkemesi, Anayasa'ya aykırılık konusunda ilgililer tarafından ileri sürülen gerekçelere dayanmak zorunda değildir. İstemle bağlı kalmak koşuluyla başka bir gerekçe ile de Anayasa'ya aykırılık kararı verebilir. 
Dava konusu 418 sayılı KHK 12.10.1988 gün ve 3479 sayılı Yetki Yasası'na dayanılarak çıkartılmıştır. KHK'nin dayandığı 3479 sayılı Yetki Yasası ise Anayasa Mahkemesi'nin 1.2.1990 gün ve Esas 1988/64, Karar 1990/2 sayılı kararıyla Anayasa'nın Başlangıç, 2., 7., 87. ve 91. maddelerine aykırılığı nedeniyle iptal edilmiştir. 
Böylece 418 sayılı KHK anayasal dayanaktan yoksun kalmıştır. 
KHK'lerin yargısal denetimi bölümünde açıklanan nedenlerle Anayasa'ya aykırı görülerek iptal edilen 3479 sayılı Yetki Yasası'na dayanılarak çıkarılmış bulunan 418 sayılı KHK, Anayasa'nın Başlangıç'ında yer alan egemenliği "Millet adına kullanmağa yetkili kılınan hiçbir kişi ve kuruluşun, bu Anayasa'da gösterilen hürriyetçi demokrasi ve bunun icaplarıyla belirlenmiş hukuk düzeni dışına çıkamayacağı", 2. maddesindeki "hukuk devleti", 6. maddesindeki "hiçbir kimse veya organ kaynağını Anayasadan almayan bir devlet yetkisi kullanamaz." ilkeleriyle, KHK çıkarma yetkisine ilişkin 91. maddesine aykırıdır. Bu gerekçe karşısında dava dilekçesinde ileri sürülen diğer aykırılık nedenleri üzerinde durulmaksızın KHK'nin iptali gerekir. 
Servet TÜZÜN, İhsan PEKEL, Erol CANSEL, Yavuz NAZAROĞLU ve Haşim KILIÇ bu düşüncelere katılmamışlardır. 
F. İptal Hükmünün Yürürlüğe Gireceği Gün Sorunu : 
Anayasa'nın 153. maddesi ve 2949 sayılı "Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun"un 53. maddesi hükümleri uyarınca, yasa, kanun hükmünde kararname veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların belirli madde veya hükümleri iptal kararının Resmi Gazete'de yayımlandığı gün yürürlükten kalkar. Ancak, Anayasa Mahkemesi, iptal kararı ile meydana gelecek olan hukuksal boşluğu kamu düzenini tehdit veya kamu yararının ihlal edici nitelikte görürse, boşluğun doldurulması için iptal kararının yürürlüğe gireceği günü ayrıca kararlaştırabilir. 
Dava konusu 418 sayılı KHK'nin iptaline karar verilmesi ile meydana gelen hukuksal boşluk kamu yararını olumsuz yönde etkileyecek nitelikte olduğundan, gerekli göreceği yeni düzenlemeleri yapması için Yasama organına süre tanımak amacıyla iptal kararının Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak altı ay sonra yürürlüğe girmesi uygun bulunmuştur. 
V- SONUÇ : 
9.4.1990 günlü, 418 sayılı "Memurlar ve Diğer Kamu Görevlileri ile İlgili Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname"nin : 
A) Kararın "B" bölümünde sayılan hükümler dışında tümünün, dayandığı 12.10.1988 günlü, 3479 sayılı "3268 Sayılı Kanun ile 3347 Sayılı Kanunda Değişiklik Yapılması 2954 Sayılı Kanunun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun"un Anayasa Mahkemesi'nin 1.2.1990 günlü. Esas: 1988/64 , Karar: 1990/2 sayılı kararıyla iptal edilmiş olması nedeniyle Anayasa'ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, Servet TÜZÜN, İhsan PEKEL, Erol CANSEL, YAVUZ NAZAROĞLU ile Haşim KILIÇ'ın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA, 
B) Aynı Kararname'nin ; 
a- 3. maddesinde, 420 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 11., 12. ve 475 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 8. maddeleriyle, 
b- 8. maddesinde, 420 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 13., 433 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 4., 450 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 1. maddeleriyle , 
c- 10. maddesinde, 433 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5. ve 475 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 9. maddeleriyle, 
d- 18. maddesinde, 433 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 8. maddesiyle, 
e- 20. maddesinde, 433 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 7. ve 450 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 3. maddeleriyle, 
f- 21. maddesinde, 433 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 6. ve 475 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 10. maddeleriyle, 
g- 24. maddesinde, 422 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 2. ve 25.10.1990 günlü, 3670 sayılı Yasa'nın 11. maddeleriyle, 
h- 37. maddesinde, 433 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 9. maddesiyle, 
ı- 38. maddesinde, 433 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 12. maddesiyle, 
i- Geçici 1. maddesinde, 433 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 15. ve 450 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 8. maddeleriyle yapılan değişikliklerle, 
j- 29.5.1991 günlü, 3747 sayılı Yasa'nın 5. maddesinin yürürlükten kaldırdığı 39. maddesinin dördüncü fıkrası. 
Hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, OYBİRLİĞİYLE, 
C) İptal nedeniyle oluşacak hukuki boşluğun doldurulması için Anayasa'nın 153. ve 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Yasa'nın 53. maddeleri gereğince iptal hükmünün, kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak altı ay sonra yürürlüğe girmesine, OYBİRLİĞİYLE; 
5.2.1992 gününde karar verildi. 
    
Başkan 
Yekta Güngör ÖZDEN  
Üye 
Yılmaz Ali EFENDİOĞLU  
Üye 
Servet TÜZÜN       
Üye 
Mustafa ŞAHİN  
Üye 
İhsan PEKEL  
Üye 
Selçuk TÜZÜN       
Üye 
Ahmet N. SEZER  
Üye 
Erol CANSEL  
Üye 
Yavuz NAZAROĞLU      
Üye 
Haşim KILIÇ  
Üye 
Yalçın ACARGÜN     
 
KARŞIOY YAZISI 
İnceleme konusu 418 sayılı KHK'nin dayanağı olan 3479 sayılı Yetki Yasası, Anayasa Mahkemesi'nin 1.2.1990 günlü, Esas: 1988/64, Karar: 1990/2 sayılı kararı ile iptal edilmiştir. Bu karar 21 Nisan 1990 günlü Resmî Gazete'de yayımlanmıştır. Buna göre 9.4.1990 günlü, 418 sayılı KHK 3479 sayılı Yetki Yasası'nın kapsamında olup, bu Yasa yürürlükte iken çıkarılmıştır. Çıkarıldıkları tarihte yürürlükte olan bir yetki yasasına dayanan kanun hükmünde kararnamelerin, daha sonra bu yetki yasası Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilse bile, salt bu nedenle iptaline olanak görülmemektedir. 
Nitekim Anayasa'nın 91. maddesinde açıkça yer almayan ancak Anayasa'ya uygun bir yorumla getirilen "önemli, ivedi ve zurunlu olma" ölçütleri ilk defa 3479 sayılı Yetki Yasası'nın iptali kararında Anayasa'ya aykırılık nedeni olarak yer almıştır. Bu ölçütler ancak kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasıyla bağlayıcı etkisini gösterir. Bundan önce yürürlüğe girmiş KHK'leri etkilemesi düşünülemez. 
Yetki Yasası1nın, Anayasa'nın 91. maddesinde sayılan öğelerden birine aykırı olması nedeniyle iptali durumunda ise, buna dayanan KHK'lerin iptalinin gerekeceği kuşkusuzdur. Ancak, Anayasa Mahkemesi'nce ilk defa yetki yasası denetiminde uygulanan ve yorumlar getirilen söz konusu "önemli, ivedi ve zorunlu olma" ölçütlerinin, Anayasa Mahkemesi Kararının Resmî Gazete'de yayımlanmasından önce çıkarılan KHK'lere uygulanması ve bu KHK'lerin bu nedenle iptaline gidilmesi istikrarsızlık, kararsızlık ve güvensizlik yaratacağından çoğunluk görüşüne katılmıyoruz. 
  
Servet TÜZÜN 
Üye  
İhsan PEKEL 
Üye  
Erol CANSEL 
Üye     
 
KARŞIOY YAZISI 
İnceleme konusu 418 sayılı KHK'nin dayanağı olan 3179 sayılı Yetki Yasası, Anayasa Mahkemesi'nin 1.2.1990 günlü, Esas 1988/64, Karar 1990/2 sayılı kararı ile iptal edilmiştir. Bu karar 21.4.1990 günlü Resmi Gazete'de yayımlanmıştır. 
Buna göre 9.4.1990 günlü 418 sayılı KHK, 3479 sayılı Yetki Yasası'nın kapsamında olup, bu yasa yürürlükte iken çıkarılmıştır. Çıkarıldıkları tarihte yürürlükte olan bir yetki yasasına dayanan KHK'lerin daha sonra bu yetki yasası Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilse bile, salt bu nedenle iptali gerekir mi? 
Yetki Yasası'na Anayasa'nın 91. maddesinde sayılan öğelerden birine aykırı olması nedeniyle iptali durumunda, buna dayanan KHK'lerin iptalinin gerekeceği kuşkusuzdur. 
Bunun dışında 91. maddede açıkça gösterilen ilkelerden ayrı, (ivedi ve zorunlu olma gibi) bir yorumla Yetki Yasası'nın iptali ile buna dayanılarak çıkarılmış KHK'lerin de iptaline gidilmesi devlet hayatında istikrarsızlık, kararsızlık ve güvensizlik yaratacağı açıktır. Bilindiği üzere iptal kararları geleceğe dönüktür, Kural olarak yayımlandıkları günden başlayarak hüküm ifade ederler. Tersine durumda yetki yasasının yürürlükte bulunduğu sürede, KHK ile yapılan düzenlemelerin, gerçekleştirdiği hukuksal durumların ve kimi zaman kazanılmış hakların ihlâli sonucuna varılır. Bu da Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümeyeceği ilkesine aykırı düşer. 
Yetki yasasının Anayasa'ya aykırılığı nedeniyle iptali, bu yasaya dayanılarak çıkarılan KHK'ler kendiliğinden Anayasa'ya aykırı duruma düşürmez. İkisinin ayrı ayrı denetlenmesi yolu da bu sonucu göstermektedir. 
Açıklanan nedenlerle 418 sayılı KHK'nin dayandığı yetki yasasının iptal edilmiş olduğundan bahisle esasının incelenmesine geçmeden sadece "yasal dayanaktan yoksun kalması" sebebine dayalı çoğunluk görüşüne katılmıyorum. 
  
Yavuz NAZAROĞLU 
Üye     
 
 
KARŞIOY YAZISI 
10.11.1993 günlü, 21754 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan Esas 1993/32, Karar 1993/32 sayılı karar nedeniyle yazılan Karşıoy Gerekçesini bu karar için de tekrarlıyorum. 
  
Haşim KILIÇ 
Üye
Söz Konusu Yargı Kararının Metinsel Değişiklik Yaptığı Mevzuat (7)
Söz Konusu Yargı Kararının Yürürlükten Kaldırdığı Mevzuat (1)
Söz Konusu Yargı Kararının ilgili olduğu Mevzuat (1)
Söz konusu mahkeme kararının hukuki etkisini ortadan kaldıran mevzuat (2)
" *** Kırmızı renk, söz konusu kanunun yürürlükte olmadığını; sarı renk, söz konusu kanunun tasarı aşamasında olduğunu ve mavi renk ise söz konusu kanunun yürürlükte olduğunu nitelemektedir."

Copyright © 2018. Kanunum bir Karakullukçu Dan. A.Ş. (Şirket) servisidir. “Kanunum” Şirket’in tescilli markasıdır ve tüm hakları saklıdır. Kanunum bir resmi kaynak veya hukuk danışmanlık servisi değildir. Kullanıcılar Hizmet Şartlarını okumuş ve kabul etmiş sayılırlar. Adres: Aytar Cad. 28/4 Levent, 34330, İstanbul