En son güncellemeler 11 Haziran 2021 iş günü sonunda yapılmıştır.
  • Esas No: 2005/6
  • Karar No: 2005/93
  • Karar Tarihi: 29.11.2005
(Kanunum resmi kaynak değildir; kullanıcılar sunulan yürürlük ve metin bilgilerini resmi kaynaklardan teyid etmelidir.)
İPTAL DAVASINI AÇAN :
TBMM Anamuhalefet (Cumhuriyet Halk) Partisi Grubu adına Grup Başkanvekilleri Kemal ANADOL ve Haluk KOÇ ile birlikte 140 milletvekili
İPTAL DAVASININ KONUSU :
28.12.2004 günlü, 5277 sayılı “2005 Malî Yılı Bütçe Kanunu”nun; 1- 15. maddesinin (a) fıkrasının (1) ve (9) numaralı bentlerinin, 2- 21. maddesinin (c) fıkrasının, 3- 25. maddesinin; a) (a) fıkrasının, aa) Birinci paragrafının üçüncü tümcesinin “... yükseköğretim kurumları araştırma görevlisi kadrolarına yapılacak açıktan atamalara ilişkin esaslar ...” bölümünün, ab) İkinci paragrafının, b) Üçüncü paragrafının “... ve bu kurumların boş memur kadrolarına 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasına göre açıktan vekil atanması...” bölümünün, c) (d) fıkrasının, d) (f) fıkrasının birinci, ikinci ve üçüncü paragraflarının, 4- 28. maddesinin “... ilgili mevzuatı uyarınca diğer kurumlarda vekâleten veya geçici olarak görevlendirilen ve kadro aylıklarını kendi kurum veya kuruluşlarından alan memurlar veya kamu görevlileri, geçici olarak görev yaptıkları kurum personelinin yararlandığı ve ilgili mevzuatında söz konusu personele de ödenebileceği belirtilen her türlü tazminat, fazla mesai ve diğer ödemelerden yararlanamazlar.” bölümünün, 5- 29. maddesinin (a) fıkrasının, 6- 32. maddesinin, 7- 36. maddesinin, 8- 37. maddesinin, a) (a), (b), (c), (d), (e), (f), (g) ve (i) fıkralarının, b) (h) fıkrasında yer alan “bir katını geçmemek üzere” bölümünün, c) (j) fıkrasının (1), (2) (3) ve (4) numaralı bentlerinin, Anayasa’nın 2., 7., 8., 11., 13, 87., 88., 128., 153., 161., 162. ve 163. maddelerine aykırılığı savıyla iptali ve yürürlüklerinin durdurulması istemidir.
I- İPTAL VE YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI İSTEMİNİN GEREKÇESİ
Dava dilekçesi şöyledir: “I. OLAY Bütçe; “devletin ve ona bağlı kamu kuruluşlarının yıllık gelir ve bu gelir ve masrafların uygulamaya konulmasına izin veren bir kanundur.” Anayasanın 161 inci maddesi uyarınca, yıllık olarak yapılır ve bütçe yasasına bütçe ile ilgili hükümler dışında hiçbir hüküm konulamaz. (Any. M. 7.10.1996 tarih ve E.1996/23, K.1996/36, R.G. 8.6.2002, sa.24779). Anayasa Mahkemesinin birçok kararında yinelenip vurgulandığı gibi, başlıca ereği, bütçe yasalarını yapısına ve amacına aykırı kurallardan ayıklamak ve bir sıkı düzene bağlayarak yalnızca bütçeye ilişkin bütçeyle ilgili konuları içermesini sağlamak olan Anayasanın 161 inci maddesi, öbür yasa kurallarını değiştiren, onların alanına ve konularına el atan bütçe yasası kurallarına açık ve kesin engeldir. (Any. M. 2.7.1991 gün ve E.1991/16, K.1991/19, R.G. 28.9.1991, sa.21005) Anayasanın 161 inci maddesindeki hükme ve bu konudaki Anayasa Mahkemesinin kararlarına karşın, 28.12.2004 tarih ve 5277 sayılı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanunu’nda bütçe dışındaki konulara ilişkin hükümler de yer almış, ayrıca bazı yasalarda yasa ile yapılması gereken değişiklikler de, Bütçe Kanunu ile yapılmıştır. Bu nedenle 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun kimi hükümleri hakkında Anayasa Mahkemesinde iptal davası açılmasına gerek duyulmuştur. Aşağıda ilk olarak, 5027 sayılı 2004 Mali Yılı Bütçe Kanununda iptali istenen hükümlere yer verildikten sonra, iptali istenen maddelerin çokluğu, buna karşılık dayanılan Anayasa maddelerinin aynılığı nedeniyle Anayasaya aykırılıkların her seferinde tekrar tekrar açıklanmasının gerekli olmayacağı düşüncesinden hareketle ve Yüce Mahkemenin çalışmasını kolaylaştırmak amacıyla Anayasaya aykırılıklarının genel gerekçeleri gösterilmiş ve daha sonra da, iptali istenen hükümlerle ilgili özet gerekçelerle istemlerde bulunularak varsa, genel gerekçe dışındaki aykırılık gerekçelerine yer verilmiştir. 
II. İPTALİ İSTENEN HÜKÜMLER
1) 28.12.2004 Tarih ve 5277 Sayılı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun 15 inci Maddesinin (a) Fıkrasının 1 inci ve 9 uncu Bentleri 28.12.2004 tarih ve 5277 sayılı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun 15 inci maddesinin (a) fıkrasının 1 inci ve 9 uncu bentleri aynen şöyledir: “1. Aynı kuruluş bütçesi içinde “Personel giderleri” ile “Sosyal güvenlik kurumlarına Devlet primi giderleri” tertipleri arasında fonksiyonel ve ekonomik sınıflandırma ayırımına bakılmaksızın aktarma yapmaya,” “9. Aynı kuruluş bütçesi içinde fonksiyonel ve ekonomik sınıflandırma ayırımına bakılmaksızın aktarma yapmaya veya kuruluşların bütçelerinden Maliye Bakanlığı bütçesinin yedek ödenek tertiplerine aktarma yapmaya,” 2) 28.12.2004 Tarih ve 5277 Sayılı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun 21 inci Maddesinin (c) Fıkrası 28.12.2004 tarih ve 5277 sayılı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun 21 inci maddesinin (c) fıkrası aynen şöyledir: “c) Tasfiye edilen fonların her türlü gelirleri, tasfiye edilmelerine ilişkin mevzuatta özel bir düzenleme bulunmaması halinde, bu konuda yeni bir düzenleme yapılıncaya kadar yürürlükten kaldırılan hükümlere göre tahsil edilmeye devam olunur ve genel bütçeye gelir kaydedilir.” 3) 28.12.2004 Tarih ve 5277 Sayılı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun 25 inci Maddesinin (a) Fıkrasının İkinci Paragrafı 28.12.2004 tarih ve 5277 sayılı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun 25 inci maddesinin (a) fıkrasının ikinci paragrafı aynen şöyledir: “Döner sermayelerin, kefalet sandıklarının, sosyal güvenlik kurumlarının ve bütçeden yardım alan kuruluşların serbest memur kadrolarına yapacakları açıktan atama sayıları ile aşağıdaki paragraf kapsamı dışındaki kamu kurum ve kuruluşlarından yapacakları memur nakilleri (24.11.1994 tarihli ve 4046 sayılı Kanunun 22 nci maddesi uyarınca yapılacak personel nakilleri hariç) toplamı ile bunların kullanımı ve diğer hususları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.” 4) 28.12.2004 Tarih ve 5277 Sayılı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun 25 inci Maddesinin (a) Fıkrasının 3 üncü Paragrafındaki “ve bu kurumların boş memur kadrolarına 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasına göre açıktan vekil atanması” İbaresi 28.12.2004 tarih ve 5277 sayılı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun 25 inci maddesinin (a) fıkrasının iptali istenen ibareyi de içeren 3 üncü paragrafı aynen şöyledir: “Genel bütçeye dahil dairelere, katma bütçeli idarelere, döner sermayelere, kefalet sandıklarına, sosyal güvenlik kurumlarına, bütçeden yardım alan kuruluşlara tahsis edilmiş bulunan sürekli işçi kadrolarından boş olanların açıktan atama amacıyla kullanılması ve bu kurumların boş memur kadrolarına 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasına göre açıktan vekil atanması Devlet Personel Başkanlığı ile Maliye Bakanlığının iznine tâbidir. Açıktan atama izni, personel ödeneğinin yeterli olması şartıyla verilebilir.” İptali istenen “ve bu kurumların boş memur kadrolarına 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasına göre açıktan vekil atanması” ibaresidir. 5) 28.12.2004 Tarih ve 5277 Sayılı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun 25 inci Maddesinin (d) Fıkrası 28.12.2004 tarih ve 5277 sayılı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun 25 inci maddesinin (d) fıkrası aynen şöyledir: “d) Genel bütçeye dahil dairelerle katma bütçeli idarelerin döner sermaye saymanlıklarına ait sayman ve saymanlıklarda görevli her unvandaki memur kadrolarından Maliye Bakanınca uygun görülenler, döner sermaye kadrolarından tenkis edilerek Maliye Bakanlığının kadro cetveline eklenir. Tenkis edilen kadrolarda istihdam edilen personel, başka bir işleme gerek kalmaksızın Maliye Bakanlığının kadro cetveline eklenen bu kadrolara atanmış sayılırlar.” 6) 28.12.2004 Tarih ve 5277 Sayılı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun 25 inci Maddesinin (f) Fıkrasının Birinci, İkinci ve Üçüncü Paragrafları 28.12.2004 tarih ve 5277 sayılı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun 25 inci maddesinin (f) fıkrasının birinci, ikinci ve üçüncü paragrafları aynen şöyledir: “f) Cumhurbaşkanı tarafından atananlar, Bakanlar Kurulu kararı veya müşterek kararnameyle atanan veya görevlendirilenler, Türkiye Büyük Millet Meclisince yapılan seçimler sonucunda görev verilenler ile yükseköğretim kurumlarının öğretim üyeliklerine yapılacak atamalar hariç olmak üzere, herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emeklilik veya yaşlılık aylığı alanlar, (a) fıkrasının üçüncü paragrafında belirtilen kurum ve kuruluşların kadrolarına açıktan atanamazlar. Herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emeklilik veya yaşlılık aylığı alanlar bu aylıkları kesilmeksizin; genel bütçeye dahil daireler, katma bütçeli idareler, döner sermayeler, fonlar, belediyeler, il özel idareleri, belediyeler ve il özel idareleri tarafından kurulan birlik ve işletmeler, sosyal güvenlik kurumları, bütçeden yardım alan kuruluşlar ile özel kanunla kurulmuş diğer kamu kurum, kurul, üst kurul ve kuruluşları, kamu iktisadi teşebbüsleri ve bunların bağlı ortaklıkları ile müessese ve işletmelerinde ve sermayesinin % 50’sinden fazlası kamuya ait olan diğer ortaklıklarda herhangi bir kadro, pozisyon veya görevde çalıştırılamaz ve görev yapamazlar. Diğer kanunların emeklilik veya yaşlılık aylığı almakta iken emeklilik veya yaşlılık aylıkları ve/veya diğer tazminatları kesilmeksizin atanmaya, çalıştırılmaya veya görevlendirilmeye izin veren hükümleri ile 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun ek 11 inci maddesine göre alınmış Bakanlar Kurulu kararları 2005 yılında uygulanmaz.” 7) 28.12.2004 Tarih ve 5277 Sayılı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun 28 inci Maddesindeki “ilgili mevzuatı uyarınca diğer kurumlarda vekâleten veya geçici olarak görevlendirilen ve kadro aylıklarını kendi kurum veya kuruluşlarından alan memurlar veya kamu görevlileri, geçici olarak görev yaptıkları kurum personelinin yararlandığı ve ilgili mevzuatında söz konusu personele de ödenebileceği belirtilen her türlü tazminat, fazla mesai ve diğer ödemelerden yararlanamazlar.” İbaresi 28.12.2004 tarih ve 5277 sayılı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun iptali istenen ibareyi de içeren 28 inci maddesi aynen şöyledir: “MADDE 28. – 657 sayılı Kanunun ek 8 ve ek 9 uncu, 13.11.1996 tarihli ve 4208 sayılı Kanunun 3 üncü, 04.11.1981 tarihli ve 2547 sayılı Kanunun 38, 40 ve 41 inci maddelerine ve 13.10.1983 tarihli ve 2919 sayılı Kanuna göre görevlendirilenler, 29.07.2003 tarihli ve 4958 sayılı Kanunun 17 nci maddesi uyarınca Sosyal Sigortalar Kurumunda uzman tabip, tabip, eczacı, anestezi ve röntgen teknisyeni olarak görevlendirilenler ile güvenlik görevlileri ve Sağlık Bakanlığı merkez teşkilâtında bağımsız daire başkanı veya daha üst unvanlarda görevlendirilenler hariç, ilgili mevzuatı uyarınca diğer kurumlarda vekâleten veya geçici olarak görevlendirilen ve kadro aylıklarını kendi kurum veya kuruluşlarından alan memurlar veya kamu görevlileri, geçici olarak görev yaptıkları kurum personelinin yararlandığı ve ilgili mevzuatında söz konusu personele de ödenebileceği belirtilen her türlü tazminat, fazla mesai ve diğer ödemelerden yararlanamazlar.” İptali istenen, “ilgili mevzuatı uyarınca diğer kurumlarda vekâleten veya geçici olarak görevlendirilen ve kadro aylıklarını kendi kurum veya kuruluşlarından alan memurlar veya kamu görevlileri, geçici olarak görev yaptıkları kurum personelinin yararlandığı ve ilgili mevzuatında söz konusu personele de ödenebileceği belirtilen her türlü tazminat, fazla mesai ve diğer ödemelerden yararlanamazlar” İbaresidir. 8) 28.12.2004 Tarih ve 5277 Sayılı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun 29 uncu Maddesinin (a) Fıkrası 28.12.2004 tarih ve 5277 sayılı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun 29 uncu maddesinin (a) fıkrası aynen şöyledir: “a) Aylık gayrisafi hasılat tahakkuk tutarını (katma değer vergisi ve özel tüketim vergisi hariç) kapsamak kaydıyla; 1. Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı Genel Müdürlüğünün mal ve hizmet satışları (Devlet hissesi karşılığı olup yurt içinde ürettiği ve/veya alıp sattığı ham petrol ile doğalgaza ait hasılat hariç) gayrisafi hasılatının % 10’u, 2. Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğünün mal ve hizmet satışları gayrisafi hasılatının % 10’u, 3. Kıyı Emniyeti ve Gemi Kurtarma İşletmeleri Genel Müdürlüğünün mal ve hizmet satışları gayrisafi hasılatının % 10’u, 4. Devlet Malzeme Ofisi Genel Müdürlüğünün mal ve hizmet satışları ürün nevileri itibarıyla gayrisafi hasılatının % 10’una kadarı, En geç takip eden ayın yirmisine kadar (Kıyı Emniyeti ve Gemi Kurtarma İşletmeleri Genel Müdürlüğü için takip eden ayın sonuna kadar) Maliye Bakanlığı Merkez Saymanlığına ödenir. Ödenen bu tutarlar bütçeye gelir yazılır. Bu fıkrada belirtilen tutarların süresi içinde ödenmemesi halinde, ödenmeyen tutarlar, gecikme zammı da uygulanmak suretiyle 21.07.1953 tarihli ve 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takip ve tahsil edilir.” 9) 28.12.2004 Tarih ve 5277 Sayılı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun 32 nci Maddesi 28.12.2004 tarih ve 5277 sayılı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun “Saymanlık görev ve sorumluluklarının devri” başlığını taşıyan 32 nci maddesi aynen şöyledir: “MADDE 32. – 1050 sayılı Kanun ve diğer mevzuatla saymanlara verilen görev ve yetkilerin bir kısmını gerekli görülen hallerde yardımcılarına devrettirmeye, devirle ilgili esasları belirlemeye Maliye Bakanı yetkilidir. Saymanlar hakkındaki sorumluluk, devredilen işlerle ilgili olarak görev ve yetki verilenler hakkında da uygulanır.” 10) 28.12.2004 Tarih ve 5277 Sayılı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun 36 ncı Maddesi 28.12.2004 tarih ve 5277 sayılı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun “Vergi, fon ve payların zamanında yatırılması” başlığını taşıyan 36 ncı maddesi aynen şöyledir: “MADDE 36. – 08.06.1984 tarihli ve 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında bulunan iktisadî devlet teşekkülleri, kamu iktisadî kuruluşları, bunların müesseseleri, bağlı ortaklıkları ve iştirakleri ile özelleştirme kapsamındaki kuruluşların ve döner sermayelerin yöneticileri ve malî işlerinden sorumluları, bu Kanunun 29 uncu maddesi uyarınca ödenecek paylar da dahil olmak üzere bu kuruluşların mükellef veya sorumlu sıfatıyla üçüncü kişilerden tahsil ettikleri vergi, fon ve diğer payların tahsil dairelerine zamanında ve tam olarak ödenmesini sağlamak zorundadırlar. Aksine davrananlar bu tutarların ödenmesinden şahsen ve müteselsilen sorumlu tutulurlar.” 11) 28.12.2004 Tarih ve 5277 Sayılı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun 37 nci Maddesinin (a) Fıkrası 28.12.2004 tarih ve 5277 sayılı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun “Kısmen veya tamamen uygulanmayacak hükümler” başlığını taşıyan 37 nci Maddesinin (a) fıkrası aynen şöyledir: “MADDE 37. – a) 1. 26.05.1927 tarihli ve 1050 sayılı Kanunun 48, 53 ve 63 üncü maddeleri ile 59 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2. 12.03.1982 tarihli ve 2634 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası, 3. 09.05.1985 tarihli ve 3202 sayılı Kanunun 45 inci maddesinin birinci fıkrası, 4. 31.10.1985 tarihli ve 3234 sayılı Kanunun 35 inci maddesinin son fıkrası, 5. 28.05.1986 tarihli ve 3291 sayılı Kanunun 11 inci maddesi, 6. 24.05.1983 tarihli ve 2828 sayılı Kanunun 31 inci maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesi, 7. 27.06.1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 1 inci maddesinin (B) fıkrası, (3) numaralı bendinde yer alan hükümler hariç, 15.01.2005 tarihinden geçerli olmak üzere, 8. 5272 sayılı Belediye Kanununun 87 nci maddesinin (b) fıkrası, ilgili kanunlarda düzenleme yapılıncaya kadar, il özel idareleri ile il özel idarelerinin kurdukları birlik, müessese ve işletmeler açısından, 2005 yılında uygulanmaz.” 12) 28.12.2004 Tarih ve 5277 Sayılı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun 37 nci Maddesinin (b) Fıkrası 28.12.2004 tarih ve 5277 sayılı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun 37 nci Maddesinin (b) fıkrası aynen şöyledir: “b) 05.04.1983 tarihli ve 2813 sayılı Kanuna göre alınan ruhsat ve kullanım ücretleri, 2005 yılında oniki eşit taksitte ödenir.” 13) 28.12.2004 Tarih ve 5277 Sayılı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun 37 nci Maddesinin (c) Fıkrası 28.12.2004 tarih ve 5277 sayılı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun 37 nci Maddesinin (c) fıkrası aynen şöyledir: “c) Özel kanunlarla kamu tüzel kişiliğini haiz olarak kurum, kurul, üst kurul, enstitü, teşebbüs, fon ve sair adlarla kurulmuş kamu kurum ve kuruluşlarında, kanunlarında aksine hükümler olsa dahi, kendi özel mevzuatındaki hükümler uyarınca yapılacak temsil ve ağırlama giderlerinin yıllık toplamı, başkan ile temsil yetkisini haiz olan personelin bir aylık ortalama net ücretinin iki katını geçemez. Temsil yetkisini haiz personelin unvan ve sayıları, karar organlarınca toplam personel sayısının % 2’sini geçmemek üzere belirlenir.” 14) 28.12.2004 Tarih ve 5277 Sayılı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun 37 nci Maddesinin (d) Fıkrası 28.12.2004 tarih ve 5277 sayılı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun 37 nci Maddesinin (d) fıkrası aynen şöyledir: “d) 04.01.1961 tarihli ve 209 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin ikinci fıkrasından sonra gelen hükümleri aşağıdaki şekilde uygulanır: Personelin katkısıyla elde edilen döner sermaye gelirlerinden, 14.07.1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (A) fıkrasına göre çalışanlardan döner sermayeli sağlık kurum ve kuruluşlarında görevli olan personel ile bu kurum ve kuruluşlarda 10.07.2003 tarihli ve 4924 sayılı Kanun uyarınca sözleşmeli olarak istihdam edilen sağlık personeline, mesai içi veya mesai dışı ayrımı yapılmaksızın ek ödeme yapılabilir. Sağlık kurum ve kuruluşlarında Bakanlıkça belirlenen hizmet sunum şartları ve kriterleri de dikkate alınmak suretiyle, bu ödemenin oranı ile usûl ve esasları; personelin unvanı, görevi, çalışma şartları ve süresi, hizmete katkısı, performansı, serbest çalışıp çalışmaması ile muayene, ameliyat, anestezi, girişimsel işlemler ve özellik arz eden riskli bölümlerde çalışma gibi unsurlar esas alınarak Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine Sağlık Bakanlığınca belirlenir. Yukarıdaki fıkraya göre personelin katkısıyla elde edilen döner sermaye gelirlerinden personele bir ayda yapılacak ek ödemenin tutarı, ilgili personelin bir ayda alacağı aylık (ek gösterge dahil), yan ödeme ve her türlü tazminat (makam, temsil ve görev tazminatı hariç) toplamının, pratisyen tabip ve diş tabiplerinden serbest çalışanlara % 250’sini, serbest çalışmayanlara % 500’ünü, uzman tabip, Tıpta Uzmanlık Tüzüğünde belirtilen dallarda bu Tüzük hükümlerine göre uzman olanlar ve uzman diş tabiplerinden serbest çalışanlara % 350’sini, serbest çalışmayanlara % 700’ünü, serbest çalışmayan klinik şef ve şef yardımcılarına % 800’ünü, diğer personele ise % 150’sini geçemez. İşin ve hizmetin özelliği dikkate alınarak yoğun bakım, doğumhane, yeni doğan, süt çocuğu, yanık, diyaliz, ameliyathane, kemik iliği nakil ünitesi ve acil servis gibi özellikli hizmetlerde çalışan personel için % 150 oranı, % 200 olarak uygulanır. 4924 sayılı Kanun uyarınca sözleşmeli olarak istihdam edilen sağlık personeline yapılacak ek ödemenin tutarı ise aynı birimde aynı unvanlı kadroda çalışan ve hizmet yılı aynı olan emsali sağlık personeli esas alınarak belirlenir ve bunlara yapılacak ek ödeme, hiçbir şekilde emsaline yapılabilecek ek ödeme üst sınırını geçemez. Ancak, söz konusu Kanun uyarınca istihdam edilen pratisyen tabip ve uzman tabiplerden, Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına Dair Yönetmeliğe ekli (1) sayılı cetvelde yer alan 5 ve 6 ncı hizmet bölgelerinde bulunan illerden Bakanlıkça belirlenen yerlerde çalışanlara, görev yaptıkları birimlerin döner sermaye gelirlerinin yetersiz olması nedeniyle üst limitin altında ek ödeme yapılması halinde, merkeze aktarılan % 2 oranına kadar olan paya ilave olarak alınacak paydan karşılanmak ve görev yapılan birimin döner sermaye gelirlerinden yapılacak ek ödeme ile birlikte hiçbir şekilde bu fıkrada belirlenen üst sınırı geçmemek üzere Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine Sağlık Bakanlığınca belirlenecek usûl ve esaslara göre ayrıca ilave ek ödeme yapılabilir. Personelin katkısı ile elde edilen döner sermaye gelirlerinden, o birimde görevli personele yapılacak ek ödeme toplamı, ikinci ve üçüncü basamak sağlık kurumlarında, ilgili birimin carî yıldaki döner sermaye gelirinin % 50’sini, birinci basamak sağlık kuruluşlarında ise, ilgili birimin carî yıldaki döner sermaye gelirinin % 65’ini aşamaz. Sağlık Bakanlığına bağlı döner sermaye işletmeleri; sağlık hizmetlerinin iyileştirilmesi, kaliteli ve verimli hizmet sunumunun teşvik edilmesi, sağlık kurum ve kuruluşlarının kendi imkânlarıyla karşılayamadıkları ihtiyaçların giderilmesi, eğitim, araştırma ve geliştirme faaliyetlerinin desteklenmesi, birinci basamak sağlık kuruluşlarının desteklenmesi ve Bakanlık merkez teşkilâtında görev yapan memurlar ile sözleşmeli personele ek ödemede bulunulması amacıyla Bakanlıkça yapılacak giderlere iştirak etmek için aylık gayrisafi hasılattan aylık tahsil edilen tutarın % 2’sini geçmemek üzere Sağlık Bakanlığınca belirlenecek oranı Bakanlık Döner Sermaye Merkez Saymanlığı hesabına aktarırlar. Bu hesapta toplanacak tutarların dağılım ve sarfına ilişkin kriterler ile personele yapılacak ek ödemenin oran, usûl ve esasları Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine Sağlık Bakanlığınca belirlenir. Personele yapılacak ek ödemenin miktarı, en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) % 200’ünü geçemez. Ek ödeme miktarı; görev yapılan birim ve iş hacmi, görevin önem ve güçlüğü, çalışma süresi, personelin sınıfı, kadro unvanı, derecesi ve atanma biçimi gibi kriterler ile personele aylık ve özlük hakları dışında ilgili mevzuatına göre yapılan diğer ilave ödemeler dikkate alınarak belirlenir. Merkez teşkilatında görev yapan personele bu fıkra kapsamında yapılacak toplam ek ödeme, döner sermaye işletmelerinden carî yılda aktarılan tutarın % 50’sini geçemez ve bu ödemeler gelir vergisine tâbi tutulmaz. Diğer kamu kurum ve kuruluşlarından Sağlık Bakanlığı merkez teşkilâtında bağımsız daire başkanı veya daha üst unvanlı kadrolara görevlendirilenlere, bu kadro unvanları için öngörülen tutarda ek ödeme yapılır. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 38 inci maddesine göre Sağlık Bakanlığı merkez teşkilâtı ve bağlı sağlık kurum ve kuruluşlarında görevlendirilenler, aynı maddede belirtilen ilave ödemelerden yararlanmamak kaydıyla, Bakanlık merkez veya bağlı sağlık kurum ve kuruluşunda görev yaptıkları unvan için belirlenen ek ödemeden faydalandırılır. Birinci basamak ve koruyucu sağlık hizmetlerinin geliştirilmesi ve bölgelerarası gelişmişlik farklarının giderilmesi amacıyla, döner sermayeli işletmelerden uygun görülenlerin merkeze aktaracağı payı % 4’e kadar yükseltmeye Sağlık Bakanı yetkilidir. Merkeze aktarılan % 2 oranına kadar olan paya ilave olarak alınacak tutarlar, bu fıkrada belirtilen amaçlar dışında kullanılamaz.” 15) 28.12.2004 Tarih ve 5277 Sayılı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun 37 nci Maddesinin (e) Fıkrası 28.12.2004 tarih ve 5277 sayılı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun 37 nci Maddesinin (e) fıkrası aynen şöyledir: “e) İlgili kanununda düzenleme yapılıncaya kadar, 04.12.1984 tarihli ve 3095 sayılı Kanunun 1 inci maddesindeki kanunî faiz oranı, aylık % 1 olarak uygulanır. Ay kesirleri tama iblağ edilir. Taksitlendirilen veya herhangi bir sebeple ödenmemiş kamulaştırma bedellerinde kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz oranı uygulanır.” 16) 28.12.2004 Tarih ve 5277 Sayılı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun 37 nci Maddesinin (f) Fıkrası 28.12.2004 tarih ve 5277 sayılı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun 37 nci Maddesinin (f) fıkrası aynen şöyledir: “f) Belediyeler ile büyükşehir belediyelerince kamu kurum ve kuruluşlarına uygulanacak su tarife bedelleri, özel işyerlerine uygulanan en düşük tarife bedelini aşamaz.” 17) 28.12.2004 Tarih ve 5277 Sayılı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun 37 nci Maddesinin (g) Fıkrası 28.12.2004 tarih ve 5277 sayılı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun 37 nci Maddesinin (g) fıkrası aynen şöyledir: “g) 13.03.1913 tarihli İl Özel İdaresi Kanununun 78 inci maddesinin (16) numaralı bendinin ikinci paragrafı, 2005 yılı için “Yatırım nitelikli katkı tutarlarına ilişkin bilgiler Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığına gönderilir.” şeklinde uygulanır.” 18) 28.12.2004 Tarih ve 5277 Sayılı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun 37 nci Maddesinin (h) Fıkrasındaki “bir katını geçmemek üzere” İbaresi 28.12.2004 tarih ve 5277 sayılı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun 37 nci Maddesinin iptali istenen ibareyi de içeren (h) fıkrası aynen şöyledir: “h) 2004 yılına ilişkin elde edilen kârlardan 2005 yılında dağıtılacak üretimi teşvik primi ödemelerinde, 21.12.1967 tarihli ve 969 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin son fıkrasında, 24.05.1983 tarihli ve 2828 sayılı Kanunun 19 uncu maddesinin onbirinci fıkrasında, 09.05.1985 tarihli ve 3202 sayılı Kanunun 44 üncü maddesinin onuncu fıkrasında yer alan “iki katını geçmemek üzere” ibareleri “bir katını geçmemek üzere” şeklinde uygulanır ve 29.05.1926 tarihli ve 867 sayılı Kanun kapsamındaki döner sermaye işletmelerinde 2004 yılına ilişkin elde edilen kârlardan, kârın elde edilmesinde emeği geçen 657 sayılı Kanuna tâbi çalışan personele, asgari ücretin yıllık brüt tutarını geçmemek üzere 969 sayılı Kanun uyarınca çıkarılmış olan Yönetmelikte belirtilen esaslar çerçevesinde teşvik primi ödenebilir.” İptali istenen, bu fıkradaki “bir katını geçmemek üzere” ibaresidir. 19) 28.12.2004 Tarih ve 5277 Sayılı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun 37 nci Maddesinin (i) Fıkrası 28.12.2004 tarih ve 5277 sayılı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun 37 nci Maddesinin (i) fıkrası aynen şöyledir: “i) 24.07.2003 tarihli ve 4956 sayılı Kanunun 56 ncı maddesinin (d) bendi ile aynı Kanunun geçici 3 üncü maddesinde geçen “01.01.2005” tarihleri ve 5073 sayılı Kanunun 17 nci maddesinde geçen “01.01.2005” tarihi “01.01.2006” şeklinde uygulanır. 2926 sayılı Kanuna tâbi sigortalılardan; 2005 yılı içinde aynı Kanunun 33 üncü maddesine göre belirlenen gelir basamaklarından ilk altı basamakta bulunanlardan altıncı basamak gösterge tutarının, yedi ve daha yukarı basamaklarda bulunanlardan ise bulundukları basamak gösterge tutarının % 20’si oranında sağlık sigortası primi tahsil edilir.” 20) 28.12.2004 Tarih ve 5277 Sayılı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun 37 nci Maddesinin (j) Fıkrasının Birinci, İkinci, Üçüncü ve Dördüncü Bentleri 28.12.2004 tarih ve 5277 sayılı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun 37 nci Maddesinin (j) fıkrasının birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü bentleri aynen şöyledir: “j) 1. 10.12.2003 tarihli ve 5018 sayılı Kanunun bütçe uygulamasına ilişkin hükümleri ve 81 inci maddesinin (a), (c) ve (d) bentleri ile bunların yürürlüğüne ilişkin hükümleri 2005 yılında uygulanmaz. 2. 5018 sayılı Kanunun 81 inci maddesinin (f) bendi gereğince yürürlükten kalkması gereken hükümlerden yukarıdaki (1) numaralı bendin uygulanabilmesi için yürürlüğünün devamı zorunlu olanlar hakkında da (1) numaralı bent hükümleri uygulanır. 3. 5018 sayılı Kanunun geçici 2 ve geçici 4 üncü maddelerinde geçen “31.12.2004” tarihleri “30.06.2005”, geçici 5 inci maddesinde geçen “31.12.2004” tarihi ise “31.12.2005” şeklinde uygulanır. 4. 5018 sayılı Kanunun geçici 9 uncu maddesi, “Diğer kanunlarla 1050 sayılı Muhasebei Umumiye Kanununun bütçe hazırlığına ilişkin hükümlerine yapılan atıflar, bu Kanuna yapılmış sayılır.” şeklinde uygulanır. 21) 28.12.2004 Tarih ve 5277 Sayılı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun 25 inci Maddesinin (a) Fıkrasının Birinci Paragrafının Üçüncü Cümlesindeki “Yükseköğretim kurumları araştırma görevlisi kadrolarına yapılacak açıktan atamalara ilişkin esaslar” İbaresi 28.12. 2004 tarih ve 5277 sayılı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun 25 inci maddesinin (a) fıkrasının birinci paragrafının üçüncü cümlesi aynen şöyledir: “Söz konusu toplam sayının belirli bir oranda tutulması ve kullanımı ile diğer hususlar ve yükseköğretim kurumları araştırma görevlisi kadrolarına yapılacak açıktan atamalara ilişkin esaslar Devlet Personel Başkanlığının bağlı olduğu Bakan ile Maliye Bakanının müşterek önerisi üzerine Başbakan tarafından belirlenir” İptali istenen, söz konusu üçüncü cümledeki “yükseköğretim kurumları araştırma görevlisi kadrolarına yapılacak açıktan atamalara ilişkin esaslar” ibaresidir.
III. GEREKÇE
1) 28.12.2004 Tarih ve 5277 Sayılı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun 15 inci Maddesinin (a) Fıkrasının 1 inci ve 9 uncu Bentlerinin Anayasaya Aykırılığı 5277 sayılı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanunun 15 inci maddesinin “a” fıkrasının birinci bendi uyarınca aynı kuruluş bütçesi içinde “Personel Giderleri” ile “Sosyal Güvenlik Kurumlarına Devlet Prim Giderleri” arasında fonksiyonel ve ekonomik sınıflandırma ayrımına bakılmaksızın aktarma yapmaya Maliye Bakanı yetkili kılınmaktadır. Bu hükme göre, Maliye Bakanı aynı kuruluş bütçesi içinde farklı fonksiyonların altında veya farklı ekonomik sınıflandırma kalemleri arasında yer alan personel giderleri ile sosyal güvenlik kurumlarına devlet prim giderleri arasında aktarma yapabilecektir. Örneğin Milli Eğitim Bakanlığının Eğitim Hizmetlerinden (Fonksiyonu), yine aynı Bakanlığın Genel Kamu Hizmetleri Fonksiyonu arasında bu türden bir ödenek aktarımı Maliye Bakanı tarafından yapılabilecektir. Yine, 15 inci maddenin 9 uncu bendi ile de Maliye Bakanı, “Aynı kuruluş bütçesi içinde fonksiyonel ve ekonomik sınıflandırma ayrımına bakılmaksızın aktarma yapmaya veya kuruluşların bütçelerinden Maliye Bakanlığı Bütçesinin yedek ödenek tertiplerine aktarma yapmaya” yetkili kılınmıştır. Bu hükümlerin anlamı şudur: Yasama organının (TBMM’nin), kuruluşların bütçe ödeneklerini birinci düzey fonksiyonlar halinde kabul ederek bölümler itibariyle ortaya koyduğu iradesine aykırı bir şekilde Maliye Bakanı, kuruluş bütçeleri üzerinde istediği değişikliği yapabilecek, hatta 9 uncu bent hükmü uyarınca bir “Kuruluş”tan TBMM’nin tahsis ettiği ödeneği alıp kendi bütçesine, buradan da diğer kuruluşların bütçesine aktarabilecektir. Maliye Bakanı bu düzenleme ile, bütçe kabul edilip yasalaştıktan sonra TBMM’nin yaptığı tahsisleri dilediği gibi değiştirme yetkisini elde etmektedir. Demokratik yönetim biçimini benimseyen ülkelerde egemenlik millete ait olduğu ve bu yetki seçilmiş milletvekillerinin oluşturduğu yasama organınca millet adına kullanıldığı için, devlet gelir ve giderlerini onaylamak da millete ait olan bir yetki ve görevdir. Yasama organının (TBMM’nin) Anayasanın 87 nci maddesinde kendisine verilen bu yetki ve görevi millet adına kullanmasının sınırlandırılması ve herhangi bir surette engellenmesi düşünülemeyeceğinden Anayasada bu konuda gerekli kurallar da getirilmiştir. Anayasanın 161 inci maddesinin ikinci fıkrasında “Mali yıl başlangıcı ile genel ve katma bütçelerin nasıl hazırlanacağı ve uygulanacağı kanunla belirlenir” hükmüne amirdir. Bu hüküm çerçevesinde 1050 sayılı Muhasebei Umumiye Kanununun 35 inci maddesinin ilk cümlesinde “Meclis Genel Bütçe Kanununun metnini madde madde; gelir ve gider cetvellerini bölüm bölüm görüşür” hükmüne yer verilmiştir. Bu madde, Bütçe Kanunu tasarısı ile gelir (B Cetveli) ve gider (A Cetveli) cetvellerinin Meclis Genel Kurulunda görüşülmesinde ve onaylanmasında, Kanun tasarısı metninin maddeler itibariyle, (A) ve (B) cetvellerinin bölümler itibariyle ele alınacağını hükme bağlamaktadır. Yine Anayasanın “Bütçenin görüşülmesi” başlığını taşıyan 162 nci maddesinin dördüncü fıkrasında, Genel Kurulda, bölümler üzerinde ayrıca görüşme yapılmaksızın okunup oylanacağı belirtilmiştir. 5277 sayılı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanunun 4 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde, “fasıl ve bölüm” deyimlerinin fonksiyonel sınıflandırmanın birinci düzeyine karşılık geleceği hükmü bulunmaktadır. Diğer yandan Anayasanın 163 üncü maddesinde bütçelerde değişiklik yapılabilme esasları belirtilmiş olup, bu esaslar arasında Maliye Bakanına kuruluş bütçeleri üzerinde söz konusu 15 inci maddenin (a) fıkrasının 1 ve 9 uncu bentlerinde verilen yetkiye kaynak oluşturacak herhangi bir hususa da yer verilmemiştir. Bu hükümler birlikte değerlendirildiğinde; Yasama organı kuruluşların bütçe ödeneklerine ilişkin iradesini, bölümler itibariyle ortaya koyduğundan bu bölümlerde, örneğin bir kurum veya kuruluşun bütçesinin eğitim harcamalarına ilişkin bölümünde bir değişik yapılmasının ancak yasa yoluyla mümkün olabileceği, Maliye Bakanına böyle bir yetkinin verilmesinin ise yasama organının daha önce tecelli eden iradesine ve dolayısıyla Anayasanın 87 nci, 161 inci, 162 nci ve 163 üncü maddelerine aykırı düşeceği açıkça görülecektir. Anayasanın herhangi bir hükmüne aykırı düzenlemenin hukuk devleti, Anayasanın üstünlüğü ve bağlayıcılığı ilkeleri ve dolayısı ile Anayasanın 2 nci ve 11 inci maddeleri ile çelişeceği de açıktır. 24.12.2003 tarihli ve 5027 sayılı 2004 Mali Yılı Bütçe Kanununun 17 nci maddesinin (a) fıkrasının (10) numaralı bendini değiştirip aynı hükmü getiren, 17.09.2004 tarih ve 5234 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 13 üncü maddesinin (c) fıkrasının ilgili hükmünün iptali için de Anayasa Mahkemesinde iptal davası açılmıştır. Açıklanan nedenlerle 28.12.2004 tarih ve 5277 sayılı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun 15 inci maddesinin (a) fıkrasının 1 inci ve 9 uncu bentlerinin, Anayasanın 2 nci, 11 inci, 161 inci, 162 nci ve 163 üncü maddelerine aykırı oldukları için iptal edilmeleri gerekmektedir. 2) 28.12.2004 Tarih ve 5277 Sayılı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun 21 inci Maddesinin (c) Fıkrasının Anayasaya Aykırılığı Bütçe Kanununun 21 inci maddesinin “c” fıkrasında, tasfiye edilen fonların tasfiye edilmelerine ilişkin mevzuatta özel bir düzenleme bulunmaması halinde yeni bir düzenleme yapılıncaya kadar her türlü gelirlerinin yürürlükten kalkan hükümlere göre tahsil edilmelerine devam olunacağı ve genel bütçeye gelir kaydedileceği hükme bağlanmıştır. Bu düzenleme ile tasfiye edilen fonların özel düzenleme bulunmayan gelirlerinin tahsiline ve genel bütçeye gelir kaydına yetki verilmektedir. Halbuki, bu tür düzenlemelerin bütçe kanununa konan yıllık hükümler yerine ilgili fonun veya fonların tasfiyesine yönelik kanun metinlerinde yapılması gerekmektedir. Çok çeşitli amaçlarla kurulmuş olan ve sayıları 2000 yılı başında 70’i aşan fonların önemli bir kısmı 2000 ve 2001 yıllarında uygulanan program çerçevesinde çıkarılan düzenlemelerle tasfiye edilmiştir. Fonların tasfiye edilmesi sürecine yönelik kapsamlı bir düzenleme yapılamaması, gerek bu fonların yürüttüğü hizmetlerin gerekse gelir ve harcamaların uygulanmasına yönelik önemli belirsizlikler yaratmış ve problemler yaşanmasına sebep olmuştur. Bütçe kanuna konulan hükümle yürürlükten kalkmış bir mevzuatın gelir toplanmasına ilişkin hükümlerinin uygulanmasına cevaz verilmektedir. Bu düzenlemenin yeri Anayasanın öngördüğü temel ilkeler çerçevesinde bütçe kanunu değil tasfiyeyle ilgili düzenlemeler veya çıkarılacak başka bir kanundur. Çünkü ilgili düzenlemenin tümü ortadan kaldırılırken gelir toplanmasına devam edilmesinin hukuki dayanağı bütçe kanuna konulacak hüküm veya hükümler değil, yasa koyucunun çıkaracağı ve bütünsel olarak konuyu kavrayan kanuni düzenlemeler olmalıdır. Anayasa Mahkemesinin müteaddit kararlarında, örneğin 21.09.1999 tarih ve E.1999/29, K.1999/36 sayılı kararında aynen şöyle denilmiştir: “Anayasanın 87 nci maddesinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin görev ve yetkileri yasa koymak, değiştirmek ve kaldırmak yanında bütçe yasa tasarısını görüşmek ve kabul etmek olarak belirtilmiştir. Bütçe yasalarıyla diğer yasalar arasında yapılan bu ayrım karşısında, herhangi bir yasa ile düzenlenmesi gereken bir konunun bütçe yasası ile düzenlenmesine veya herhangi bir yasada yer alan hükmün bütçe yasaları ile değiştirilmesine ve kaldırılmasına olanak yoktur. Anayasanın 88 inci ve 89 uncu maddelerinde yasa tasarı ve tekliflerinin Büyük Millet Meclisi’nce görüşülmesi usul ve esasları ile yayımlanması düzenlenirken, bütçe yasa tasarılarının görüşülme usul ve esasları 162 nci maddede ayrıca belirtilmiştir. Bu maddeye göre, bütçe yasa tasarılarının görüşülmesinde ayrı bir yöntem kabul edilmiş, genel kurulda üyelerin gider artırıcı veya gelir azaltıcı tekliflerde bulunmaları önlenmiştir. Anayasanın 89 uncu maddesinde de, Cumhurbaşkanı’na bütçe yasalarını bir daha görüşülmek üzere TBMM’ne geri gönderme yetkisi tanınmamıştır. Öte yandan, Anayasanın 163 üncü maddesinde, bütçelerde değişiklik yapılabilmesi esasları ayrıca düzenlenmiş, Bakanlar Kurulu’na Kanun Hükmünde Kararname ile bütçede değişiklik yapma yetkisi verilmemiştir. Anayasada birbirinden tamamen ayrı ve değişik biçimde düzenlenen bu iki yasalaştırma yönteminin doğal sonucu olarak birinin konusuna giren bir işin, ötekiyle ilgili yöntemin uygulanması ile düzenlenmesi, değiştirilmesi veya kaldırılması olanaklı değildir. Anayasanın 161 inci maddesinin son fıkrasında, “Bütçe kanununa, bütçe ile ilgili hükümler dışında hiçbir hüküm konulamaz” denilmekte; gerekçesinde de, bütçe kanunlarına bütçe dışı hüküm konulmaması, mevcut kanunların hükümlerini açıkça veya dolaylı değiştiren veya kaldıran hükümler getirilmemesi ilkelerine anayasal kuvvet ve hüküm tanındığı belirtilmektedir. Bu nedenle, bir yasa kuralı nasıl aynı nitelikte bir yasa kuralıyla değiştirilebilirse, bütçe yasalarının da aynı yöntemle hazırlanmış ve kabul edilmiş bir bütçe yasası ile değiştirilmesi gerekir. Yasa konusu olabilecek bir kuralı kapsamaması koşuluyla “bütçe ile ilgili hükümler” ifadesi de bütçeyi açıklayıcı, uygulanmasını kolaylaştırıcı nitelikte düzenlemeler olarak değerlendirilmelidir. Bir yasa kuralının bütçeden gider yapmayı ya da bütçeye gelir sağlamayı gerektirir nitelikte bulunması, mutlak biçimde “bütçe ile ilgili hükümlerden” sayılmasına yetmez. Her yasada gidere neden olabilecek değişik türde kurallar bulunabilir. Böyle kuralların bulunmasıyla örneğin, yargı, savunma, eğitim, sağlık, tarım, ulaşım ve benzeri kamu hizmeti alanlarına ilişkin yasaların bütçeyle ilgili hükümler içerdiği kabul edilirse, bu konulardaki yasaların değiştirilip kaldırılması için de bütçe yasalarına hükümler koymak yoluna gidilebilir. Oysa, bu tür yasa düzenlemeleri, bütçenin yapılması ve uygulanması yöntemiyle ilişkisi bulunmayan, yasakoyucunun başka amaçla ve bütçe yasalarından tümüyle değişik yöntemlerle gerçekleştirilmesi gereken yasama işlemleridir. 161 inci maddedeki “bütçe ile ilgili hüküm” ibaresine dayanılarak, gider ya da gelirle ilgili bir konuyu olağan bir yasa yerine bütçe yasası ile düzenlemek, Anayasanın 88 inci ve 89 uncu maddelerini bu tür yasalar bakımından uygulanamaz duruma düşürür. Anayasanın 161 inci ve 162 nci maddelerinin getiriliş amacı, bütçe yasalarında yıllık bütçe kavramı dışındaki konulara yer vermemek, böylece bütçe yasalarını ilgisiz kurallardan uzak tutarak kendi yapısı içinde bütünleştirmektir. Bilindiği gibi bütçe; devletin ve ona bağlı kamu kurumların kamu gelirlerini toplamasına ve kamu harcamaları yapmasına belli bir süre için izin veren bir kanundur ve bütçe kanununa bütçe ile ilgili hükümler dışında hiçbir hüküm konulamaz.” Anayasanın açık hükümlerine ve Anayasa Mahkemesinin yukarıda açıklanan yerleşmiş ve istikrar kazanmış bu kararlarına karşın, 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun 21 inci maddesinin (c) fıkrasıyla, bütçede düzenlenmemesi gereken bir konu düzenlenmiştir. 5277 sayılı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun 21 inci maddesinin, yasa ile yapılması gereken değişiklikleri bütçe yasası ile yaptığı için, dilekçemizin yukarıda “Gerekçe” bölümünde (2) numaralı başlığı altında etraflıca belirtilen nedenlerle Anayasanın 87 nci ve 88 inci maddelerine, bu değişiklikler bütçe ile ilgili olmadığı için Anayasanın 161 inci maddesine, yasama erki Anayasaya aykırı biçimde kullanıldığı için hukuk devleti, Anayasanın üstünlüğü ve bağlayıcılığı ilkelerine, dolayısı ile Anayasanın 2 nci ve 11 inci maddelerine aykırı olan (c) fıkrasının iptal edilmesi gerekmektedir. 3) 28.12.2004 Tarih ve 5277 Sayılı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun 25 inci Maddesinin (a) Fıkrasının İkinci Paragrafının Anayasaya Aykırılığı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun 25 inci maddesinin (a) fıkrasının iptali istenen ikinci paragrafı aynen şöyledir: “Döner sermayelerin, kefalet sandıklarının, sosyal güvenlik kurumlarının ve bütçeden yardım alan kuruluşların serbest memur kadrolarına yapacakları açıktan atama sayıları ile aşağıdaki paragraf kapsamı dışındaki kamu kurum ve kuruluşlarından yapacakları memur nakilleri (24.11.1994 tarihli ve 4046 sayılı Kanunun 22 nci maddesi uyarınca yapılacak personel nakilleri hariç) toplamı ile bunların kullanımı ve diğer hususları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.” 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin “Kadroların Serbest Bırakılması” başlıklı 7 nci maddesi ise aşağıdaki gibidir: “Kurum ve kuruluşlara kanunlarla verilmiş bulunan görevlerin gerektirdiği kadrolar Maliye ve Gümrük Bakanlığı ile Devlet Personel Dairesinin görüşleri de eklenerek ilgili Bakanlığın teklifi üzerine ve Bakanlar Kurulunca serbest bırakılabilir. Herhangi bir yıla ilişkin serbest bırakma teklifleri bir önceki mali yılın beşinci ayı sonuna kadar Maliye ve Gümrük Bakanlığı ile Devlet Personel Dairesine bildirilir. Serbest bırakma işlemleri, ilgili mali yıl başından itibaren geçerli olmak üzere bir önceki mali yılın dokuzuncu ayı sonunda kadar sonuçlandırılır.” Kadroların kullanımı ile ilgili esaslar 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede düzenlenmiştir. Bütçe Kanunu ile yapılan söz konusu düzenleme, Genel Kadro ve Usulü Hakkındaki Kanun Hükmündeki Kararname’yi değiştirici niteliktedir. Halbuki Anayasanın 161 inci maddesine göre bu tür düzenleme ve değişiklikler Bütçe Kanunu ile yapılamaz ve Bütçe Kanununda, bütçe ile ilgili olmayan hususlar yer alamaz. Açıklanan nedenlerle, 5277 sayılı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun 25 inci maddesinin (a) fıkrasının ikinci paragrafı, diğer yasalarla yapılması gereken değişiklikleri bütçe yasasıyla yapması nedeniyle Anayasanın 87 nci ve 88 inci maddelerine; bu değişiklikler bütçe ile ilgili olmadığı için Anayasanın 161 inci maddesine; yasama erki Anayasaya aykırı biçimde kullanıldığı için 11 inci maddesindeki Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü ilkesi ile 2 nci maddesindeki hukuk devleti ilkesine aykırı olup, iptali gerekmektedir. 4) 28.12.2004 Tarih ve 5277 Sayılı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun 25 inci Maddesinin (a) Fıkrasının 3 üncü Paragrafındaki “ve bu kurumların boş memur kadrolarına 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasına göre açıktan vekil atanması” İbaresinin Anayasaya Aykırılığı 25 inci maddenin (a) fıkrasının üçüncü paragrafında; genel bütçeye dahil dairelere, katma bütçeli idarelere, döner sermayelere, kefalet sandıklarına, sosyal güvenlik kurumların boş memur kadrolarına 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasına göre açıktan vekil ataması Devlet Personel Başkanlığı ile Maliye Bakanlığının iznine bağlanmıştır. Memurların vekaleten atanmaları 657 sayılı Kanunun 86 ncı maddesinde düzenlenmiştir. Anayasa Mahkemesinin bir çok kararında belirtildiği üzere (Örneğin, 30.01.1992 gün ve E.1991/8, K.1992/5; 15.02.1995 gün ve E.1994/69, K.1995/8; 13.06.1995 gün ve E.1995/2, K.1995/12 sayılı kararları); “Anayasanın 87 nci maddesinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin görev ve yetkileri belirtilirken bütçe yasa tasarısını görüşmek ve kabul etmek dışında diğer yasaları koymak, değiştirmek ve kaldırmak biçiminde bir ayrım yapılmıştır. Bütçe yasalarını öteki yasalardan ayrı tutan bu Anayasa ilkesi karşısında, herhangi bir yasa ile düzenlenmesi gereken bir konunun bütçe yasası ile düzenlenmesi veya herhangi bir yasada yer alan hükmün bütçe yasaları ile değiştirilmesi ve kaldırılması olanaksızdır.” Bu nedenle 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun konusuna giren söz konusu atama işleminin Bütçe Kanunu ile düzenlenmesi mümkün değildir. Öte yandan, Anayasanın 128 inci maddesinde memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, hak ve yükümlülükleri ve özlük işlerinin yasayla düzenlenmesi öngörülmüştür. Anayasada öngörülen, Bütçe Yasası olmayıp genel nitelikteki öteki yasalardır. Genel yasalarla düzenlenmesi gereken boş kadrolara açıktan vekil atanmasına ilişkin kuralların Bütçe Yasası ile yapılması Anayasanın 87, 88, 89, 128 ve 161 inci maddelerine aykırı düşmektedir. Görüldüğü gibi, 28.12.2004 tarih ve 5277 sayılı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun 25 inci Maddesinin (a) fıkrasının 3 üncü paragrafındaki “ve bu kurumların boş memur kadrolarına 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasına göre açıktan vekil atanması” ibaresi, diğer yasalarla yapılması gereken değişiklikleri bütçe yasasıyla yapması nedeniyle Anayasanın 87 nci ve 88 inci maddelerine; bu değişiklikler bütçe ile ilgili olmadığı için dilekçemizin yukarıda “Gerekçe” bölümünde (2) numaralı başlık altında etraflıca belirtilen nedenlerle Anayasanın 161 inci maddesine; yasama erki Anayasaya aykırı biçimde kullanıldığı için 11 inci maddesindeki Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü ilkesi ile 2 nci maddesindeki hukuk devleti ilkesine aykırı olup, iptali gerekmektedir. 5) 28.12.2004 Tarih ve 5277 Sayılı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun 25 inci Maddesinin (d) Fıkrasının Anayasaya Aykırılığı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun 25 inci maddesinin iptali istenen (d) fıkrasında; genel bütçeye dahil dairelerle katma bütçeli idarelerin döner sermaye saymanlıklarına ait sayman ve saymanlıklarda görevli her unvandaki memur kadrolarından Maliye Bakanınca uygun görülenlerin, döner sermaye kadrolarından tenkis edilerek Maliye Bakanlığının kadro cetveline ekleneceği ve bu suretle tenkis edilen kadrolarda istihdam edilen personelin ise başka bir işleme gerek kalmaksızın Maliye Bakanlığının kadro cetveline eklenen bu kadrolara atanmış sayılacağı hükme bağlanmıştır. Kadroların kullanımı ile ilgili esaslar 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede düzenlenmiştir. Bütçe Kanunu ile yapılan düzenleme, Genel Kadro ve Usulü Hakkındaki Kanun Hükmündeki Kararname’yi değiştirici niteliktedir. Açıklanan nedenlerle, 5277 sayılı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun 25 inci maddesinin (d) fıkrasının, diğer yasalarla yapılması gereken değişikliklerin bütçe yasasıyla yapması nedeniyle Anayasanın 87 nci ve 88 inci maddelerine; bu değişiklikler bütçe ile ilgili olmadığı için Anayasanın 161 inci maddesine; yasama erki Anayasaya aykırı biçimde kullanıldığı için 11 inci maddesindeki Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü ilkesi ile 2 nci maddesindeki hukuk devleti ilkesine aykırı olup, iptali gerekmektedir. 6) 28.12.2004 Tarih ve 5277 Sayılı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun 25 inci Maddesinin (f) Fıkrasının Birinci, İkinci ve Üçüncü Paragraflarının Anayasaya Aykırılığı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun 25 inci maddesinin iptali istenen (f) fıkrasının birinci paragrafında; Cumhurbaşkanı tarafından atananlar, Bakanlar Kurulu kararı veya müşterek kararnameyle atanan veya görevlendirilenler, Türkiye Büyük Millet Meclisince yapılan seçimler sonucunda görev verilenler ile yükseköğretim kurumlarının öğretim üyeliklerine yapılacak atamalar hariç olmak üzere, herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emeklilik veya yaşlılık aylığı alanların, genel bütçeye dahil dairelerin, katma bütçeli idarelerin, döner sermayelerin, kefalet sandıklarının ve sosyal güvenlik kurumlarının kadrolarına açıktan atanamayacakları hükme bağlanmıştır. 25 inci maddesinin iptali istenen (f) fıkrasının birinci paragrafı, herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emeklilik veya yaşlılık aylığı alanların bazı istisnalar ile kamuda istihdamını yasakladığından “kamu yararı” bulunmamaktadır. Çünkü bilgi ve birikimden yararlanmaya imkan bırakmamıştır. Anayasa Mahkemesi kararlarında vurgulandığı üzere, hukuk devletinin vazgeçilmez ögeleri içinde yer alan yasaların kamu yararına dayanması ilkesiyle bütün kamusal girişimlerin temelinde bulunması doğal olan kamu yararı düşüncesinin yasalara egemen olması zorunludur. Günümüzde “kamu yararı kavram yanında; “toplum yararı” “ortak çıkar”, “genel yarar” gibi birbirinin yerine kullanılan kavramlarla anlatılmak istenen; tümünün “bireysel çıkar”dan farklı onun, üstünde ya da dışında ortak bir yararın amaçlanmasıdır (Any. Mah, T. 21.10.1992, E.1992/13, K.1992/50). 25 inci Maddenin (f) fıkrasının birinci paragrafı, kamu yararı bulunmadığı için Anayasanın 2 nci maddesindeki hukuk devleti ilkesine aykırı düşmektedir. Öte yandan, 25 inci maddenin iptali istenen (f) fıkrasının birinci paragrafı çalışma hak ve özgürlüğünü, özünden zedeleyecek şekilde ve ölçüsüzce sınırlandırdığı için Anayasanın 13 üncü maddesine de aykırıdır. 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun 25 inci Maddesinin (f) fıkrasının iptali istenen ikinci paragrafında, “Herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emeklilik veya yaşlılık aylığı alanlar bu aylıkları kesilmeksizin; genel bütçeye dahil daireler, katma bütçeli idareler, döner sermayeler, fonlar, belediyeler, il özel idareleri, belediyeler ve il özel idareleri tarafından kurulan birlik ve işletmeler, sosyal güvenlik kurumları, bütçeden yardım alan kuruluşlar ile özel kanunla kurulmuş diğer kamu kurum, kurul, üst kurul ve kuruluşları, kamu iktisadi teşebbüsleri ve bunların bağlı ortaklıkları ile müessese ve işletmelerinde ve sermayesinin % 50’sinden fazlası kamuya ait olan diğer ortaklıklarda herhangi bir kadro, pozisyon veya görevde çalıştırılamaz ve görev yapamazlar.” denilmiş üçüncü paragrafında da, “Diğer kanunların emeklilik veya yaşlılık aylığı almakta iken emeklilik veya yaşlılık aylıkları ve/veya diğer tazminatları kesilmeksizin atanmaya, çalıştırılmaya veya görevlendirilmeye izin veren hükümleri ile 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun ek 11 inci maddesine göre alınmış Bakanlar Kurulu kararları 2005 yılında uygulanmaz.” Hükmüne yer verilmiştir. Söz konusu (f) fıkrasının iptali istenen birinci, ikinci ve üçüncü paragraflarında yer alan bu hükümler birlikte değerlendirildiğinde; diğer yasalarda yasa ile yapılması gereken değişikliklerin bütçe kanunuyla yapıldığı ve yasaların yürürlükteki kurallarının bir mali yıl içinde olsa kısıtlanıp ertelendiği görülecektir. Anayasa Mahkemesinin 07.10.1996 tarih ve E.1996/23, K.1996/36 sayılı kararında aynen şöyle denilmiştir: “Yasaların yürürlükteki kurullarının bir mali yıl içinde olsa kısıtlanması veya ertelenmesi ancak aynı yöntemlerle yürürlüğe konulacak yasalarla mümkün olabilir. Bütçeyle ilgisi olmayan bu konunun bütçe yasalarıyla düzenlenmesine olanak yoktur. Belirtilen nedenle Anayasanın 87, 88, 89 ve 161 inci maddelerine aykırı olan (e) bendinin iptali gerekir (R.G. 08.06.2002, sa. 24779).” Anayasa Mahkemesinin söz konusu kararında belirtildiği gibi (f) fıkrasının iptali istenen paraflarında da bütçe ile ilgili olmayan düzenlemeler yapılarak, Anayasanın 161 inci maddesine aykırı bir durum yaratılmıştır. Diğer taraftan Anayasanın 2 nci maddesinde açıklanan hukuk devletinin temel unsurları arasında “kazanılmış haklara saygı” yer almaktadır. Bu nedenle yapılacak tüm düzenlemelerin, memurların ve kamu görevlilerinin kazanılmış haklarını koruması gerekir. 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun 25 inci maddesinin (f) fıkrasının iptali istenen ikinci ve üçüncü paragrafları ile getirilen düzenleme; ikinci paragrafta tasrih olunan kamu kurum ve kuruluşlarında halen çalışmakta olanların bir sosyal güvenlik kurumundan almakta oldukları emeklilik veya yaşlılık aylıklarının da kesilmesini beraberinde getirdiğinden “kazanılmış hakların korunması” ilkesine de ters düştüğü için Anayasanın 2 nci maddesine de aykırıdır. 25 inci maddenin (f) fıkrasının ikinci ve üçüncü paragraflarında yapılan düzenlemenin, belirtilen kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan ve çalışacak olanların bir sosyal güvenlik kurumundan almakta oldukları emeklilik ve yaşlılık aylıklarının kesilmesine yol açması, çalışma hak ve özgürlüğünün yanısıra sosyal güvenlik hakkını da ölçüsüzce sınırlandırdığı ve özünden zedelediği için bu düzenlemelerin Anayasanın 13 üncü maddesine de aykırı düştüğü açıktır. Görüldüğü gibi, 5277 sayılı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun 25 inci maddesinin (f) fıkrasının birinci, ikinci ve üçüncü paragrafları, diğer yasalarla yapılması gereken değişiklikleri bütçe yasasıyla yaptıkları için dilekçemizin yukarıda “Gerekçe” bölümünde (2) numaralı başlık altında etraflıca belirtilen nedenlerle Anayasanın 87 nci ve 88 inci maddelerine; bu değişiklikler bütçe ile ilgili olmadığı için Anayasanın 161 inci maddesine; yasama erki Anayasaya aykırı biçimde kullanıldığı için 11 inci maddesindeki Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü ilkesine ve kazanılmış hakları da korumadığı için Anayasanın 2 nci maddesindeki hukuk devleti ilkesine ve ayrıca çalışma ve sosyal güvenlik haklarını ölçüsüzce ve özünden zedeleyerek sınırlandırdığı için Anayasanın 13 üncü maddesine aykırı olup, iptal edilmeleri gerekmektedir. 7) 28.12.2004 Tarih ve 5277 Sayılı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun 28 inci Maddesindeki “ilgili mevzuatı uyarınca diğer kurumlarda vekâleten veya geçici olarak görevlendirilen ve kadro aylıklarını kendi kurum veya kuruluşlarından alan memurlar veya kamu görevlileri, geçici olarak görev yaptıkları kurum personelinin yararlandığı ve ilgili mevzuatında söz konusu personele de ödenebileceği belirtilen her türlü tazminat, fazla mesai ve diğer ödemelerden yararlanamazlar.” İbaresinin Anayasaya Aykırılığı “Geçici görevlendirme” başlığını taşıyan 28 inci maddede, bazı kanunlara göre yapılan görevlendirmeler hariç tutularak ilgili mevzuatı uyarınca diğer kurumlarda vekaleten veya geçici olarak görevlendirilen ve kadro aylıklarını kendi kurum ve kuruluşlarından alan memurlar veya kamu görevlilerinin, geçici olarak görev yaptıkları kurum personelinin yararlandığı ve ilgili mevzuatında söz konusu personele de ödenebileceği belirtilen her türlü tazminat, fazla mesai ve diğer ödemelerden yararlanamayacakları hükme bağlanmaktadır. Anayasanın 128 inci maddesinde memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, hak ve yükümlülükleri ve özlük işlerinin yasayla düzenlenmesi öngörülmüştür. Anayasada öngörülen, Bütçe Yasası olmayıp genel nitelikteki öteki yasalardır. Yapılan bu düzenleme ile, ilgili mevzuatında söz konusu personele de ödenebileceği belirtilen her türlü tazminat, fazla mesai ve diğer ödemelerden yararlanamayacakları belirtilmekle, ilgili mevzuatın bu konudaki hükümleri de değiştirilmiş olmaktadır. Anayasada birbirinden tamamen ayrı ve değişik olarak düzenlenen bu iki yasalaştırma yönteminin doğal sonucu olarak genel nitelikteki yasaların konusuna giren bir işin, öteki yöntemle yani bütçe kanunu ile düzenlenmesi, değiştirilmesi veya kaldırılması olanaksızdır ve Anayasaya aykırı düşmektedir. Tasarı’nın 28 inci maddesinin iptali istenen ibaresi ile yapılan düzenleme; diğer yasalarla yapılması gereken değişiklikleri bütçe yasasıyla yapması nedeniyle Anayasanın 87 nci ve 88 inci maddelerine; bu değişiklikler bütçe ile ilgili olmadığı için dilekçemizin yukarıda “Gerekçe” bölümünde (2) numaralı başlık altında etraflıca belirtilen nedenlerle Anayasanın 161 inci maddesine; yasama erki Anayasaya aykırı biçimde kullanıldığı için Anayasanın 11 inci maddesindeki Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü ilkesi ile 2 nci maddesindeki hukuk devleti ilkesine aykırı olduğundan iptali gerekmektedir. 8) 28.12.2004 Tarih ve 5277 Sayılı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun 29 uncu Maddesinin (a) Fıkrasının Anayasaya Aykırılığı 5277 sayılı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun 29 uncu maddesinin (a) fıkrasının 1, 2, 3 ve 4 numaralı bentlerinde; Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı Genel Müdürlüğünün, Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğünün, Kıyı Emniyeti ve Gemi Kurtarma İşletmeleri Genel Müdürlüğünün ve Devlet Malzeme Ofisi Genel Müdürlüğünün mal ve hizmet satışları gayri safi hasılatlarının % 10”unun Maliye Bakanlığı Merkez Saymanlığı’na ödenmesi öngörülmektedir. Tasarı’nın 29 uncu maddesi ile yapılan düzenleme bütçe yasası ile yapılamayacak türde bir düzenlemedir. Böylesi bir düzenleme ancak sözü geçen kuruluşların kendi yasalarında teker teker yapılacak düzenlemeler ile gerçekleştirilebilir. Maddede, mal ve hizmet satışlarının aylık gayrisafi hasılatından belli oranlarda genel bütçeye gelir aktarılması zorunluluğu öngörülen kuruluşlar İktisadi Devlet Teşebbüsleridir. Bu kuruluşların mal ve hizmet satışlarından elde ettikleri gelirlerinin nasıl ve ne şekilde dağıtılacağı ya da harcanacağı 233 sayılı KHK’de ve ana statülerinde yer almaktadır. Bu konulardaki düzenlemelerin bütçe yasalarıyla değil belirtilen 233 sayılı KHK ve ana statüleri ile yapılması doğaldır. Anayasa gereğidir. Anayasa Mahkemesi 4833 sayılı 2003 Mali Yılı Bütçe Kanununun 35 inci maddesinin (a) fıkrası ile yapılan özdeş bir düzenlemeyi 22.01.2004 tarih ve E.2003/41, K.2004/4 sayılı kararı ile iptal etmiştir. Anayasa Mahkemesinin bu kararında aynen şöyle denilmiştir: “Bütçe Kanununun 35 inci maddesinin (a) fıkrasında sayılan bu beş kuruluşun gelir ve giderleri ile bunların kullanımı, özel kanunlarında düzenlenmiştir. 4833 sayılı Bütçe Kanununun 35 inci maddesinin (a) fıkrası ile yapılan düzenleme bütçe kanunu ile yapılamayacak türde bir düzenlemedir. Böylesi bir düzenleme ancak sözü geçen kuruluşların kendi kanunlarında yapılacak değişikliklerle gerçekleştirilebilir. Nitekim Anayasa Mahkemesi, 1996 Mali Yılı Bütçe Kanununda yer alan benzer bir düzenlemeyi 7.10.1996 tarih ve 1996/23 Esas sayılı kararı ile Anayasaya aykırı bularak iptal etmiştir. Ayrıca getirilen düzenleme doğrudan bir “vergi” niteliğindedir. Bu nedenle madde, doğrudan yeni “vergi konulması” anlamına gelmektedir. Bilindiği gibi bütçe kanunu ile vergi konulamaz. Çünkü, Anayasanın 73 üncü maddesine göre, “vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler kanun ile konulur, değiştirilir veya kaldırılır” ve Anayasa Mahkemesinin daha önceki kararlarında belirtildiği gibi bütçe kanunu, Anayasanın 73 üncü maddede öngördüğü türde kanunlardan değildir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, 2003 Mali Yılı Bütçe Kanununun 35 inci maddesinin (a) fıkrası, diğer kanunlarla yapılması gereken değişiklikler, bütçe ile yapıldığı için Anayasanın 87 nci ve 88 inci maddelerine; bu değişiklikler bütçe ile ilgili olmadığı için Anayasanın 161 inci maddesine; vergi niteliğinde bir düzenlemeyi bütçe dışındaki kanunlarla yapması gerekirken bütçe kanunu ile yaptığı için Anayasanın 73 üncü maddesine; Anayasa Mahkemesinin iptal kararına rağmen yapılmış bir düzenleme olduğu için Anayasanın 153/son maddesine; yasama erki Anayasaya aykırı biçimde kullanıldığı için 11 inci maddesindeki Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü ilkesi ile 2 nci maddesindeki hukuk devleti ilkesine aykırıdır. Görüldüğü gibi, 5277 sayılı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun 29 uncu maddesinin (a) fıkrası, diğer kanunlarla yapılması gereken değişiklikleri bütçe ile yaptığı için Anayasanın 87 nci ve 88 inci maddelerine; bu değişiklikler bütçe ile ilgili olmadığı için Anayasanın 161 inci maddesine; Anayasa Mahkemesinin iptal kararına rağmen yapılmış bir düzenleme olduğu için Anayasanın 153/son maddesine; yasama erki Anayasaya aykırı biçimde kullanıldığı için 11 inci maddesindeki Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü ilkesi ile 2 nci maddesindeki hukuk devleti ilkesine aykırı olup, iptali gerekir. 9) 28.12.2004 Tarih ve 5277 Sayılı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun 32 nci Maddesinin Anayasaya Aykırılığı 28.12.2004 tarih ve 5277 sayılı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun “Saymanlık görev ve sorumluluklarının devri” başlığını taşıyan 32 nci maddesinde aynen şöyle denilmektedir: “1050 sayılı Kanun ve diğer mevzuatla saymanlara verilen görev ve yetkilerin bir kısmını gerekli görülen hallerde yardımcılarına devrettirmeye, devirle ilgili esasları belirlemeye Maliye Bakanı yetkilidir. Saymanlar hakkındaki sorumluluk, devredilen işlerle ilgili olarak görev ve yetki verilenler hakkında da uygulanır.” Bu maddeye 4061 sayılı 1995 Mali Yılı Bütçe Kanununun 59 uncu maddesinde de aynen yer verilmiş ve Anayasa Mahkemesinin 13.6.1995 tarih ve E.1995/2, K.1995/12 sayılı kararı ile iptal edilmiştir. Anayasa Mahkemesinin bu kararında aynen şöyle denilmiştir: “Bu maddeyle, 1050 sayılı Muhasebei Umumiye Yasası ve diğer mevzuatla saymanlara verilen görev ve yetkilerin bir kısmının gerekli görülen hallerde müdür yardımcılarına devredilmesine Maliye Bakanı yetkili kılınmakta ve yetki devredilen müdür yardımcılarının o işle ilgili sorumluluklarının saymanlarınki gibi olması öngörülmektedir. 178 sayılı Maliye Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında KHK’nin ek 19 uncu maddesinde kadroları Maliye Bakanlığı’na ait olan saymanlık müdürleri ile müdür yardımcılarının yetki ve göreve ilişkin sorumlulukları ile bunun devir biçimi gösterilmiştir. Böyle bir düzenlemenin, 178 sayılı KHK, 1050 sayılı Muhasebei Umumiye Yasası veya diğer özel yasalarda yapılacak değişiklikle olması gerekir. Bütçe dışındaki yasalarla yapılması gereken bir düzenlemenin Bütçe Yasası ile yapılması Anayasanın 87, 88, 89 ve 161 inci maddeleriyle bağdaşmaz. Bu nedenle iptali gerekir.” (R.G. 18.04.1996, sa.22615). Görüldüğü gibi, 28.12.2004 tarih ve 5277 sayılı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun 32 nci maddesi, bütçe dışındaki yasalarla yapılması gereken bir düzenlemeyi Bütçe Yasası ile yapması nedeniyle Anayasanın 87 nci ve 88 inci maddelerine; bu değişiklikler bütçe ile ilgili olmadığı için Anayasanın 161 inci maddesine; Anayasa Mahkemesinin iptal kararına rağmen yapılmış bir düzenleme olduğu için Anayasanın 153/son maddesine; yasama erki Anayasaya aykırı biçimde kullanıldığı için 11 inci maddesindeki Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü ilkesi ile 2 nci maddesindeki hukuk devleti ilkesine aykırı olup, iptali gerekir. 10) 28.12.2004 Tarih ve 5277 Sayılı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun 36 ncı Maddesinin Anayasaya Aykırılığı İptali istenen bu maddede, 233 sayılı KHK kapsındaki iktisadi devlet teşekkülleri, kamu iktisadi kuruluşları, bunların müesseseleri, bağlı ortaklıkları ve iştirakleri ile özelleştirme kapsamındaki kuruluşların ve döner sermayelerin yöneticileri ve mali işlerinden sorumlularının; bu kuruluşların mükellef veya sorumlu sıfatıyla üçüncü kişilerden tahsil ettikleri vergi, fon ve diğer payların tahsil dairelerine zamanında ve tam olarak ödenmesini sağlamakla zorunlu oldukları belirtilmekte ve aksine davrananlar bu tutarların ödenmesinden şahsen ve müteselsilen sorumlu tutulmaktadırlar. Bilindiği üzere kurumların mükellef veya sorumlu sıfatıyla vergi, fon ve diğer payları ilgili tahsil dairelerine nasıl ve ne zaman ödemeleri gerektiği, ilgili vergi yasaları ile diğer özel yasalarda belirtilmekte, ilgililerin sorumluluğu ise 6183 sayılı Yasada belirlenmiş bulunmaktadır. Söz konusu 36 ncı madde ise bu yasalardaki hükümleri değiştirmekte ve diğer yasalarla yapılması gereken değişiklikleri bütçe yasasıyla yapması nedeniyle Anayasanın 87 nci ve 88 inci maddelerine; bu değişiklikler bütçe ile ilgili olmadığı için Anayasanın 161 inci maddesine; yasama erki Anayasaya aykırı biçimde kullanıldığı için 11 inci maddesindeki Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü ilkesi ile 2 nci maddesindeki hukuk devleti ilkesine aykırı düştüğü için iptali gerekmektedir. 11) 28.12.2004 Tarih ve 5277 Sayılı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun 37 nci Maddesinin (a) Fıkrasının Anayasaya Aykırılığı 28.12.2004 tarih ve 5277 sayılı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun “Kısmen veya tamamen uygulanmayacak hükümler” başlığını taşıyan 37 nci Maddesinin (a) fıkrasında; 26.05.1927 tarihli ve 1050 sayılı Kanunun 48, 53 ve 63 üncü maddeleri ile 59 uncu maddesinin ikinci fıkrasının, 12.03.1982 tarihli ve 2634 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrasının, 09.05.1985 tarihli ve 3202 sayılı Kanunun 45 inci maddesinin birinci fıkrasının, 31.10.1985 tarihli ve 3234 sayılı Kanunun 35 inci maddesinin son fıkrasının, 28.05.1986 tarihli ve 3291 sayılı Kanunun 11 inci maddesinin, 24.05.1983 tarihli ve 2828 sayılı Kanunun 31 inci maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesinin, 27.06.1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 1 inci maddesinin (B) fıkrası, (3) numaralı bendinde yer alan hükümler hariç, 15.01.2005 tarihinden geçerli olmak üzere ve 5272 sayılı Belediye Kanununun 87 nci maddesinin (b) fıkrasının ilgili kanunlarda düzenleme yapılıncaya kadar, il özel idareleri ile il özel idarelerinin kurdukları birlik, müessese ve işletmeler açısından, 2005 yılında uygulanmayacağı hükme bağlanmıştır. 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun 37 nci maddesinin (a) fıkrasında, yukarıda değinilen yasaların yürürlükteki kuralları bir mali yıl içinde olsa kısıtlanıp ertelenmiştir. Anayasa Mahkemesinin 07.10.1996 tarih ve E.1996/23, K.1996/36 sayılı kararında aynen şöyle denilmiştir: “Yasaların yürürlükteki kurullarının bir mali yıl için de olsa kısıtlanması veya ertelenmesi ancak aynı yöntemlerle yürürlüğe konulacak yasalarla mümkün olabilir. Bütçeyle ilgisi olmayan bu konunun bütçe yasalarıyla düzenlenmesine olanak yoktur. Belirtilen nedenle Anayasanın 87., 88., 89. ve 161 inci maddelerine aykırı olan (e) bendinin iptali gerekir (R.G. 08.06.2002, sa. 24779).” Görüldüğü gibi, 5277 sayılı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun 37 nci maddesinin (a) fıkrası, diğer yasalarla yapılması gereken değişiklikleri bütçe yasasıyla yaptığı için dilekçemizin yukarıda “Gerekçe” bölümünde (2) numaralı başlık altında etraflıca belirtilen nedenlerle Anayasanın 87 nci ve 88 inci maddelerine; bu değişiklikler bütçe ile ilgili olmadığı için Anayasanın 161 inci maddesine; yasama erki Anayasaya aykırı biçimde kullanıldığı için 11 inci maddesindeki Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü ilkesine ve 2 nci maddesindeki hukuk devleti ilkesine aykırı olup, iptal edilmesi gerekmektedir. 12) 28.12.2004 Tarih ve 5277 Sayılı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun 37 nci Maddesinin (b) Fıkrasının Anayasaya Aykırılığı 28.12.2004 tarih ve 5277 sayılı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun 37 nci maddesinin (b) fıkrasında, 05.04.1983 tarihli ve 2813 sayılı Kanuna göre alınan ruhsat ve kullanım ücretlerinin 2005 yılında oniki eşit taksitte ödeneceği hükme bağlanmıştır. 2813 sayılı Telsiz Kanununun “Ücret tarifeleri” başlığını taşıyan 27 nci maddesinin üçüncü fıkrasında “Bu ücretlerin tahsili genel hükümlere tabidir” denilmiştir. İptali istenen 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun 37 nci Maddesinin (b) fıkrası ile getirilen düzenleme, 2813 sayılı Kanunun söz konusu hükmünü 2005 yılı için değiştirmektedir. Anayasa Mahkemesinin 07.10.1996 tarih ve E.1996/23, K.1996/36 sayılı kararında belirtildiği üzere “Yasaların yürürlükteki kurullarının bir mali yıl için de olsa kısıtlanması veya ertelenmesi ancak aynı yöntemlerle yürürlüğe konulacak yasalarla mümkün olabilir. Bütçeyle ilgisi olmayan bu konunun bütçe yasalarıyla düzenlenmesine olanak yoktur. Görüldüğü gibi, 5277 sayılı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun 37 nci maddesinin (b) fıkrası, diğer yasalarla yapılması gereken değişiklikleri bütçe yasasıyla yaptığı için dilekçemizin yukarıda “Gerekçe” bölümünde (2) numaralı başlık altında etraflıca belirtilen nedenlerle Anayasanın 87 nci ve 88 inci maddelerine; bu değişiklikler bütçe ile ilgili olmadığı için Anayasanın 161 inci maddesine; yasama erki Anayasaya aykırı biçimde kullanıldığı için 11 inci maddesindeki Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü ilkesine ve 2 nci maddesindeki hukuk devleti ilkesine aykırı olup iptal edilmesi gerekmektedir. 13) 28.12.2004 Tarih ve 5277 Sayılı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun 37 nci Maddesinin (c) Fıkrasının Anayasaya Aykırılığı 5277 sayılı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun 37 nci Maddesinin (c) fıkrasında, “Özel kanunlarla kamu tüzel kişiliğini haiz olarak kurum, kurul, üst kurul, enstitü, teşebbüs, fon ve sair adlarla kurulmuş kamu kurum ve kuruluşlarında, kanunlarında aksine hükümler olsa dahi, kendi özel mevzuatındaki hükümler uyarınca yapılacak temsil ve ağırlama giderlerinin yıllık toplamı, başkan ile temsil yetkisini haiz olan personelin bir aylık ortalama net ücretinin iki katını geçemez. Temsil yetkisini haiz personelin unvan ve sayıları, karar organlarınca toplam personel sayısının % 2’sini geçmemek üzere belirlenir.” denilmek suretiyle bu fıkrada belirtilen kamu kurum ve kuruluşlarının kanunlarındaki hükümler; gerek yapılacak temsil ve ağırlama giderleri açısından gerek temsil yetkisini haiz personelin unvan ve sayılarının belirlenmesi açısından değiştirilmiştir. 5277 sayılı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun 37 nci maddesinin (c) fıkrası, diğer yasalarla yapılması gereken bu tür değişiklikleri bütçe yasasıyla yaptığı için dilekçemizin yukarıda “Gerekçe” bölümünde (2) numaralı başlık altında etraflıca belirtilen nedenlerle Anayasanın 87 nci ve 88 inci maddelerine; bu değişiklikler bütçe ile ilgili olmadığı için Anayasanın 161 inci maddesine; yasama erki Anayasaya aykırı biçimde kullanıldığı için 11 inci maddesindeki Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü ilkesi ile 2 nci maddesindeki hukuk devleti ilkesine aykırı olup, iptali gerekmektedir. 14) 28.12.2004 Tarih ve 5277 Sayılı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun 37 nci Maddesinin (d) Fıkrasının Anayasaya Aykırılığı 28.12.2004 tarih ve 5277 sayılı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun 37 nci maddesinin (d) fıkrasında, “04.01.1961 tarihli ve 209 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin ikinci fıkrasından sonra gelen hükümleri aşağıdaki şekilde uygulanır” denilmek suretiyle 209 sayılı Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanunun 5 inci maddesinin ikinci fıkrasından sonra gelen hükümleri değiştirilmiştir. 5277 sayılı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun 37 nci maddesinin (d) fıkrası, diğer yasalarla yapılması gereken değişiklikleri bütçe yasasıyla yaptığı için dilekçemizin yukarıda “Gerekçe” bölümünde (2) numaralı başlık altında etraflıca belirtilen nedenlerle Anayasanın 87 nci ve 88 inci maddelerine; bu değişiklikler bütçe ile ilgili olmadığı için Anayasanın 161 inci maddesine; yasama erki Anayasaya aykırı biçimde kullanıldığı için 11 inci maddesindeki Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü ilkesi ile 2 nci maddesindeki hukuk devleti ilkesine aykırı olup, iptali gerekmektedir. 15) 28.12.2004 Tarih ve 5277 Sayılı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun 37 nci Maddesinin (e) Fıkrasının Anayasaya Aykırılığı 28.12.2004 tarih ve 5277 sayılı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun 37 nci maddesinin (e) fıkrasında, “İlgili kanununda düzenleme yapılıncaya kadar, 04.12.1984 tarihli ve 3095 sayılı Kanunun 1 inci maddesindeki kanunî faiz oranı, aylık % 1 olarak uygulanır. Ay kesirleri tama iblağ edilir. Taksitlendirilen veya herhangi bir sebeple ödenmemiş kamulaştırma bedellerinde kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz oranı uygulanır.” denilmiştir. 04.12.1984 günlü, 3095 sayılı “Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’un, 15.12.1999 gün ve 4489 sayılı Kanunla değişik 1 inci maddesi ise aşağıdaki gibidir: “Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanununa göre faiz ödenmesi gereken hallerde, miktarı sözleşme ile tespit edilmemişse bu ödeme, yıllık, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranı üzerinden yapılır. Söz konusu reeskont oranı, 30 Haziran günü önceki yılın 31 Aralık günü uygulanan reeskont oranından beş puan veya daha çok farklı ise, yılın ikinci yarısında bu oran geçerli olur.” Yukarıdaki düzenlemelerden de açıkça anlaşılacağı üzere, 3095 sayılı Kanundaki faiz oranı, bütçe kanunu ile değiştirilmiştir. 4833 sayılı 2003 Mali Yılı Bütçe Kanununun 51 inci maddesinin (t) fıkrasında da özdeş bir hükme yer verilmiş ve Anayasa Mahkemesinin 22.01.2004 tarih ve E.2003/41, K.2004/4 sayılı Kararı ile, “Maddede yer alan bu düzenlemeler bütçeyle ilgili olmaması nedeniyle olağan yasa konusu olup, bunlara bütçe yasasında yer verilmesi, Anayasanın 87., 88., 89. ve 161 inci maddelerine aykırıdır. İptalleri gerekir.” gerekçesi ile iptal edilmiştir. Görüldüğü gibi, 5277 sayılı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun 37 nci maddesinin (e) fıkrası, diğer yasalarla yapılması gereken değişiklikleri bütçe yasasıyla yaptığı için dilekçemizin yukarıda “Gerekçe” bölümünde (2) numaralı başlık altında etraflıca belirtilen nedenlerle Anayasanın 87 nci ve 88 inci maddelerine; bu değişiklikler bütçe ile ilgili olmadığı için Anayasanın 161 inci maddesine; Anayasa Mahkemesinin iptal kararına rağmen yapılmış bir düzenleme olduğu için Anayasanın 153/son maddesine; yasama erki Anayasaya aykırı biçimde kullanıldığı için 11 inci maddesindeki Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü ilkesi ile 2 nci maddesindeki hukuk devleti ilkesine aykırı olup iptali gerekmektedir. 16) 28.12.2004 Tarih ve 5277 Sayılı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun 37 nci Maddesinin (f) Fıkrasının Anayasaya Aykırılığı 28.12.2004 tarih ve 5277 sayılı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun 37 nci maddesinin (f) fıkrasında, “Belediyeler ile büyükşehir belediyelerince kamu kurum ve kuruluşlarına uygulanacak su tarife bedelleri, özel işyerlerine uygulanan en düşük tarife bedelini aşamaz.” hükmüne yer verilmiştir. 4393 sayılı 1999 Mali Yılı Bütçe Kanununun 57 nci maddesinde yer verilen benzer bir hüküm, Anayasa Mahkemesinin 21.09.1999 tarih ve E.1999/29, K.1999/36 sayılı kararı ile iptal edilmiştir (R.G. 06.02.2001, sa.24310). Anayasa Mahkemesinin bu kararında aynen şöyle denilmiştir: “Oysa, mahalli idarelerce su, atık su ve doğalgaz ‘tarife bedelleri’nin nasıl saptanacağı yasalarda açıkça belirlenmiştir. 1580 sayılı Belediye Kanunu’nun 70 inci maddesinin 8. bendinde, “Belediye vergi ve resimlerinin tahakkuk ettiği hususat haricinde belediye dairesi tarafından ifa olunacak hizmetlere mukabil alınacak ücret tarifeleri”nin belediye meclisince belirleneceği, 71 inci maddesinde ise bu tarifelerin, mahallin en büyük mülki amirinin oluruyla yürürlüğe gireceği öngörülmüştür. Buna göre, su ve atık su ‘tarife bedelleri’nin saptanması belediye meclisinin yetkisindedir. Doğalgaz ‘tarife bedelleri’ ise, 3154 sayılı Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı Teşkilat Kanunu’nun 7 nci maddesinin (e) fıkrasına göre alt ve üst sınırı Bakanlıkça saptandıktan sonra dağıtımı yapan belediyelerce bu sınırlar içinde belirlenmektedir. 1999 Mali Yılı Bütçe Kanunu’nun iptali istenen 57 nci maddesi ile bu ücret tarifelerine sınır getirilerek belirtilen yasa kurallarında değişiklik yapılmıştır.” ******************************************************************** 24.12.2004 tarih ve 25680 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 07.12.2004 tarih ve 5272 sayılı Belediye Kanununun 18 inci maddesinin (f) fıkrasında da “Kanunlarda vergi, resim, harç ve katılma payı konusu yapılmayan ve ilgililerin isteğine bağlı hizmetler için uygulanacak ücret tarifesini belirlemek” Belediye Meclisinin görevleri arasında gösterilmiştir. 5277 sayılı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun 37 nci maddesinin (f) fıkrasında, bu ücret tarifelerine sınır getirilerek belirtilen yasa kuralında değişiklik yapılmıştır. Görüldüğü gibi, 5277 sayılı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun 37 nci maddesinin (f) fıkrası, diğer yasalarla yapılması gereken değişiklikleri bütçe yasasıyla yaptığı için dilekçemizin yukarıda “Gerekçe” bölümünde (2) numaralı başlık altında etraflıca belirtilen nedenlerle Anayasanın 87 nci ve 88 inci maddelerine; bu değişiklikler bütçe ile ilgili olmadığı için Anayasanın 161 inci maddesine; Anayasa Mahkemesinin iptal kararına rağmen yapılmış bir düzenleme olduğu için Anayasanın 153/son maddesine; yasama erki Anayasaya aykırı biçimde kullanıldığı için 11 inci maddesindeki Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü ilkesi ile 2 nci maddesindeki hukuk devleti ilkesine aykırı olup, iptali gerekmektedir. 17) 28.12.2004 Tarih ve 5277 Sayılı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun 37 nci Maddesinin (g) Fıkrasının Anayasaya Aykırılığı 28.12.2004 tarih ve 5277 sayılı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun 37 nci maddesinin (g) fıkrasında, “13.03.1913 tarihli İl Özel İdaresi Kanununun 78 inci maddesinin (16) numaralı bendinin ikinci paragrafı, 2005 yılı için “Yatırım nitelikli katkı tutarlarına ilişkin bilgiler Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığına gönderilir.” şeklinde uygulanır.” denilmiştir. 12 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 78 inci maddesinin (16) numaralı bendinin ikinci paragrafı aynen şöyledir: “Yatırım nitelikli katkı tutarlarının kullanılabilmesi için Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığınca yılı yatırım programı ile ilişkilendirilmesi zorunludur.” Bu kural, 2005 yılı için 5277 sayılı Bütçe Kanununun 37 nci maddesinin (g) fıkrası ile değiştirilmiştir. Anayasa Mahkemesinin 07.10.1996 tarih ve E.1996/23, K.1996/36 sayılı kararında aynen “Yasaların yürürlükteki kurullarının bir mali yıl içinde olsa kısıtlanması veya ertelenmesi ancak aynı yöntemlerle yürürlüğe konulacak yasalarla mümkün olabilir. Bütçeyle ilgisi olmayan bu konunun bütçe yasalarıyla düzenlenmesine olanak yoktur. Belirtilen nedenle Anayasanın 87, 88, 89 ve 161 inci maddelerine aykırı olan (e) bendinin iptali gerekir” (R.G. 08.06.2002, sa. 24779) denilmiştir. Görüldüğü gibi, 5277 sayılı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun 37 nci maddesinin (g) fıkrası, diğer yasalarla yapılması gereken değişiklikleri bütçe yasasıyla yaptığı için dilekçemizin yukarıda “Gerekçe” bölümünde (2) numaralı başlık altında etraflıca belirtilen nedenlerle Anayasanın 87 nci ve 88 inci maddelerine; bu değişiklikler bütçe ile ilgili olmadığı için Anayasanın 161 inci maddesine; yasama erki Anayasaya aykırı biçimde kullanıldığı için 11 inci maddesindeki Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü ilkesi ile 2 nci maddesindeki hukuk devleti ilkesine aykırı olup, iptali gerekmektedir. 18) 28.12.2004 Tarih ve 5277 Sayılı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun 37 nci Maddesinin (h) Fıkrasındaki “bir katını geçmemek üzere” İbaresinin Anayasaya Aykırılığı 28.12.2004 tarih ve 5277 sayılı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun 37 nci maddesinin iptali istenen ibareyi de içeren (h) fıkrası ile; 21.12.1967 tarihli ve 969 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin son fıkrasında, 24.05.1983 tarihli ve 2828 sayılı Kanunun 19 uncu maddesinin onbirinci fıkrasında, 09.05.1985 tarihli ve 3202 sayılı Kanunun 44 üncü maddesinin onuncu fıkrasında yer alan “iki katını geçmemek üzere” ibarelerinin “bir katını geçmemek üzere” şeklinde uygulanacağı hükme bağlanmıştır. 969 sayılı Tarım ve Köyişleri Bakanlığının 867 ve 170 Sayılı Kanunlara Tabi İşletmeler Dışında Kalan Taşra Kuruluşlarına Döner Sermaye Verilmesi Hakkında Kanunun 3 üncü maddesinin son fıkrası şöyledir: “Elde edilen kârdan, kârın elde edilmesinde emeği geçen personele katkıları oranında asgari ücretin yıllık brüt tutarının iki katını geçmemek üzere üretimi teşvik primi ödenir. Üretimi teşvik primi dağıtımı işletme bünyesi ile sınırlıdır.” 2828 sayılı Çocuk Esirgeme Kurumu Kanununa 08.03.2000 gün ve 4549 sayılı Kanunun 6 ncı maddesi ile eklenen 19 uncu maddesinin onbirinci fıkrası şöyledir: “Elde edilen kârdan, kârın elde edilmesinde emeği geçen 657 sayılı Kanuna tabi her bir personele katkıları oranında asgari ücretin yıllık brüt tutarının iki katını geçmemek üzere üretimi teşvik primi ödenir. Üretimi teşvik primi dağıtımı işletme bünyesi ile sınırlıdır. İşletmenin zararı, izleyen yılların kârlarından mahsup edilir.” 3202 sayılı Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulüne Dair Kanunun 08.03.2000 tarih ve 4549 sayılı Kanunun 5 inci maddesiyle değişik 44 üncü maddesinin onbirinci fıkrası şöyledir: “Elde edilen kârdan, kârın elde edilmesinde emeği geçen her bir 657 sayılı Kanuna tabi personele katkıları oranında asgari ücretin yıllık brüt tutarının iki katını geçmemek üzere üretimi teşvik primi ödenir. İşletmenin zararı, izleyen yılların kârlarından mahsup edilir.” 5277 sayılı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun 37 nci maddesinin (h) fıkrasındaki iptali istenen “bir katını geçmemek üzere” ibaresi ile yukarıda belirtilen yasaların kurallarında değişiklik yapılarak personele ödenecek teşvik primi asgari ücretin yıllık brüt tutarının bir katı ile sınırlandırılmıştır. Bu suretle diğer yasalarla yapılması gereken değişiklikler bütçe yasasıyla yapıldığı gibi, “kazanılmış hakların korunması” ilkesine de aykırı bir durum yaratılmıştır. Çünkü yapılan düzenlemede; 2005 yılında asgari ücretin yıllık brüt tutarının iki katı yerine bir kat olarak yapılması öngörülen teşvik primi ödemesi, 2004 yılında elde edilen kârlardan yapılacak ödemedir. 2004 yılında elde edilen kârlar ilgili personelin kazanılmış haklarıdır. Nitekim Anayasa Mahkemesinin 03.07.1986 tarih ve E.1986/3, K.1986/15 sayılı kararında “Ancak, kazanılmış bir haktan söz edilebilmesi için bu hakkın ya da borcun yeni yasadan önce yürürlükte olan kurallara göre bütün sonuçlarıyla fiilen elde edilmiş olması gerekir” denilmiştir (R.G. 10.12.1986, sa. 19307). 5277 sayılı Bütçe Yasası 01.01.2005 tarihinde yürürlüğe girmeden 2004 yılı kârlarından asgari ücretin yıllık brüt tutarının iki katını geçmemek üzere teşvik primi ödenmesi, ilgili personel için önce yukarıda değinilen yasa kurallarına göre bütün sonuçlarıyla fiilen elde edilmiş bir haktır. Anayasanın 2 nci maddesinde açıklanan hukuk devletinin temel unsurları arasında “kazanılmış haklara saygı” yer almaktadır. 37 nci maddenin (h) fıkrasındaki söz konusu ibare, kazanılmış hakları korumadığı için Anayasanın 2 nci maddesine de aykırıdır. Görüldüğü gibi, 28.12.2004 tarih ve 5277 sayılı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun 37 nci maddesinin (h) fıkrasındaki “bir katını geçmemek üzere” ibaresi, diğer yasalarla yapılması gereken değişiklikleri bütçe yasasıyla yaptığı için dilekçemizin yukarıda “Gerekçe” bölümünde (2) numaralı başlık altında etraflıca belirtilen nedenlerle Anayasanın 87 nci ve 88 inci maddelerine; bu değişiklikler bütçe ile ilgili olmadığı için Anayasanın 161 inci maddesine; yasama erki Anayasaya aykırı biçimde kullanıldığı için 11 inci maddesindeki Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü ilkesine ve kazanılmış hakları da korumadığı için Anayasanın 2 nci maddesindeki hukuk devleti ilkesine aykırı olup, iptal edilmesi gerekmektedir. 19) 28.12.2004 Tarih ve 5277 Sayılı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun 37 nci Maddesinin (i) Fıkrasının Anayasaya Aykırılığı 28.12.2004 tarih ve 5277 sayılı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun 37 nci maddesinin (i) fıkrasında, “24.07.2003 tarihli ve 4956 sayılı Kanunun 56 ncı maddesinin (d) bendi ile aynı Kanunun geçici 3 üncü maddesinde geçen “01.01.2005” tarihleri ve 5073 sayılı Kanunun 17 nci maddesinde geçen “01.01.2005” tarihi “01.01.2006” şeklinde uygulanır. 2926 sayılı Kanuna tâbi sigortalılardan; 2005 yılı içinde aynı Kanunun 33 üncü maddesine göre belirlenen gelir basamaklarından ilk altı basamakta bulunanlardan altıncı basamak gösterge tutarının, yedi ve daha yukarı basamaklarda bulunanlardan ise bulundukları basamak gösterge tutarının % 20’si oranında sağlık sigortası primi tahsil edilir.” denilmiştir. 4956 sayılı Kanunun 56 ncı maddesinin (d) bendi hükmü şöyledir. “2926 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (c) bendi, ikinci kısmındaki 14, 18 ve 24 üncü maddeleri hariç diğer maddelerinin tamamı, üçüncü kısmındaki 31 inci maddesi hariç diğer maddelerinin tamamı, dördüncü kısmındaki 40 ıncı madde dahil 62 nci maddeye kadar olan maddelerinin tamamı ile ek 2 nci maddesi, geçici 1, 3, 4, 5, 6 ve 7 nci maddeleri bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren, ikinci kısmında yer alan 14, 18, 24 üncü maddeleri ile üçüncü kısmında yer alan 31 inci maddesi 01.01.2005 tarihinden itibaren, Yürürlükten kaldırılmıştır.” 4956 sayılı Kanunun 56 ncı maddesinin geçici 3 üncü maddesi şöyledir: “2926 sayılı Kanunun bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri sonucunda oluşan yeni statü nedeniyle, 2926 sayılı Kanuna tabi sigortalılar hakkında, 1479 sayılı Kanunun 30, 36, 42, 49, 50, 51, 52 nci maddelerinin, 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi ile üçüncü ve beşinci fıkraları hariç diğer fıkralarının, ek 15 inci maddesinin (a) bendinin, geçici 11 ve 21 inci maddelerinin uygulanmasına 01.01.2005 tarihinde başlanır ve bu tarihe kadar eski hükümlerin uygulanmasına devam edilir.” 5073 sayılı Kanunun 17 nci maddesi de şöyledir: “506 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin (C) bendinin son paragrafı, 24.12.2003 tarihli ve 5027 sayılı 2004 Mali Yılı Bütçe Kanununun 49 uncu maddesinin (h) bendinin ikinci, üçüncü ve dördüncü paragrafları ile (r) bendi bu Kanunun yayımı tarihinde, 2926 sayılı Kanunun bu Kanunla yeniden düzenlenen 33, 34 ve 35 inci maddeleri 01.01.2005 tarihinde yürürlükten kalkar.” 28.12.2004 tarih ve 5277 sayılı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun 37 nci maddesinin iptali istenen (i) fıkrası ile yapılan düzenleme ile yukarıda verilen hükümlerde belirtilen yasaların ya bazı hükümlerinin yürürlükten kaldırılması ya da uygulanmaları ertelenmektedir. Anayasa Mahkemesinin 07.10.1996 tarih ve E.1996/23, K.1996/36 sayılı kararında aynen “Yasaların yürürlükteki kurullarının bir mali yıl içinde olsa kısıtlanması veya ertelenmesi ancak aynı yöntemlerle yürürlüğe konulacak yasalarla mümkün olabilir. Bütçeyle ilgisi olmayan bu konunun bütçe yasalarıyla düzenlenmesine olanak yoktur. Belirtilen nedenle Anayasanın 87, 88, 89 ve 161 inci maddelerine aykırı olan (e) bendinin iptali gerekir” (R.G. 08.06.2002, sa. 24779) denilmiştir. 37 nci maddenin iptali istenen (i) fıkrasının ikinci bendi hükmü ile de, 2926 sayılı Kanuna tabi sigortalılardan “sağlık sigortası primi” tahsil edilmesi öngörülmekte, yani mali yükümlülük getirilmektedir. Anayasa Mahkemesinin 07.10.1996 tarih ve 1996/23 Esas sayılı kararında “Anayasanın 73 üncü maddesine göre, “vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler kanun ile konulur, değiştirilir veya kaldırılır” ve Anayasa Mahkemesinin daha önceki kararlarında belirtildiği gibi bütçe kanunu, Anayasanın 73 üncü maddede öngördüğü türde kanunlardan değildir” denilmiştir. O halde iptali istenen söz konusu hüküm ile, diğer yasalarla yapılması gereken düzenleme Bütçe Yasası ile yapılmıştır. Görüldüğü gibi, 5277 sayılı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun 37 nci maddesinin (i) fıkrası, diğer yasalarla yapılması gereken değişiklikleri bütçe yasasıyla yaptığı için dilekçemizin yukarıda “Gerekçe” bölümünde (2) numaralı başlık altında etraflıca belirtilen nedenlerle Anayasanın 87 nci ve 88 inci maddelerine; bu değişiklikler bütçe ile ilgili olmadığı için Anayasanın 161 inci maddesine; yasama erki Anayasaya aykırı biçimde kullanıldığı için 11 inci maddesindeki Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü ilkesi ile 2 nci maddesindeki hukuk devleti ilkesine aykırı olup, iptali gerekmektedir. 20) 28.12.2004 Tarih ve 5277 Sayılı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun 37 nci Maddesinin (j) Fıkrasının Birinci, İkinci, Üçüncü ve Dördüncü Bentlerinin Anayasaya Aykırılığı 28.12.2004 tarih ve 5277 sayılı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun 37 nci maddesinin (j) fıkrasının birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü bentlerinde, “1. 10.12.2003 tarihli ve 5018 sayılı Kanunun bütçe uygulamasına ilişkin hükümleri ve 81 inci maddesinin (a), (c) ve (d) bentleri ile bunların yürürlüğüne ilişkin hükümleri 2005 yılında uygulanmaz. 2. 5018 sayılı Kanunun 81 inci maddesinin (f) bendi gereğince yürürlükten kalkması gereken hükümlerden yukarıdaki (1) numaralı bendin uygulanabilmesi için yürürlüğünün devamı zorunlu olanlar hakkında da (1) numaralı bent hükümleri uygulanır. 3. 5018 sayılı Kanunun geçici 2 ve geçici 4 üncü maddelerinde geçen “31.12.2004” tarihleri “30.06.2005”, geçici 5 inci maddesinde geçen “31.12.2004” tarihi ise “31.12.2005” şeklinde uygulanır. 4. 5018 sayılı Kanunun geçici 9 uncu maddesi, “Diğer kanunlarla 1050 sayılı Muhasebei Umumiye Kanununun bütçe hazırlığına ilişkin hükümlerine yapılan atıflar, bu Kanuna yapılmış sayılır.” hükümleri yer almaktadır. İptali istenen bu düzenleme ile 5018 sayılı Kanunun bazı hükümlerinin 2005 yılında ya uygulanmaması ya da farklı şekilde uygulanması öngörülmektedir. Anayasa Mahkemesinin 07.10.1996 tarih ve E.1996/23, K.1996/36 sayılı kararında belirtildiği üzere “Yasaların yürürlükteki kurullarının bir mali yıl için de olsa kısıtlanması veya ertelenmesi ancak aynı yöntemlerle yürürlüğe konulacak yasalarla mümkün olabilir. Bütçeyle ilgisi olmayan bu konunun bütçe yasalarıyla düzenlenmesine olanak yoktur.” 5277 sayılı Bütçe Kanununun 37 nci maddesinin (j) fıkrasının birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü bentlerinin iptali halinde bu fıkranın Maliye Bakanına yetki veren son bendi hükmünün de uygulama olanağı kalmayacağından iptal edilmesi gerekmektedir. Görüldüğü gibi, 5277 sayılı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun 37 nci maddesinin (j) fıkrası, diğer yasalarla yapılması gereken değişiklikleri bütçe yasasıyla yaptığı için dilekçemizin yukarıda “Gerekçe” bölümünde (2) numaralı başlık altında etraflıca belirtilen nedenlerle Anayasanın 87 nci ve 88 inci maddelerine; bu değişiklikler bütçe ile ilgili olmadığı için Anayasanın 161 inci maddesine; yasama erki Anayasaya aykırı biçimde kullanıldığı için 11 inci maddesindeki Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü ilkesi ile 2 nci maddesindeki hukuk devleti ilkesine aykırı olup, iptali gerekmektedir. 21) 28.12.2004 Tarih ve 5277 Sayılı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun 25 inci Maddesinin (a) Fıkrasının Birinci Paragrafının Üçüncü Cümlesindeki “Yükseköğretim kurumları araştırma görevlisi kadrolarına yapılacak açıktan atamalara ilişkin esaslar” İbaresinin Anayasaya Aykırılığı 28.12.2004 tarih ve 5277 sayılı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun 25 inci maddesinin (a) fıkrasının birinci paragrafının üçüncü cümlesindeki Yükseköğretim kurumları araştırma görevlisi kadrolarına yapılacak açıktan atamalara ilişkin esasları belirleme yetkisi Devlet Personel Başkanlığının bağlı olduğu Bakan ile Maliye Bakanının önerisi üzerine Başbakana verilmiştir. Yükseköğretim kurumları araştırma görevlisi kadrolarına yapılacak açıktan atamalara ilişkin esasların nerede veya nasıl belirleneceği, bütçe ile ilgili bir husus değildir. Anayasanın 161 inci maddesi, bütçe kanununa bütçe ile ilgili hükümler dışında hiçbir hüküm konulamayacağını ifade etmektedir. İptali istenen söz konusu ibarede yer alan düzenleme bu nedenle Anayasanın 161 inci maddesine aykırı düşmektedir. Diğer yandan Anayasanın 128 inci maddesi, memurların ve diğer kamu görevlilerinin niteliklerinin, atanmalarının, görev ve yetkilerinin, hak ve yükümlülüklerinin, aylık ve ödenekleri ile diğer özlük işlerinin kanunla düzenleneceğini bildirmektedir. Araştırma görevlilerinin atanmalarına ilişkin esasların belirlenmesini Başbakana bırakan bir düzenleme bu nedenle Anayasanın 128 inci maddesine aykırıdır. Başbakana verilen böyle bir yetki, esasları yasa ile belirlenmediği için asli bir düzenleme yetkisi niteliğini taşımaktadır. Halbuki yürütmenin – idarenin, asli düzenleme yetkisi, Anayasada gösterilen ayrık haller dışında yoktur. Bu yetki, yasamanındır ve devredilemez. Getirilen düzenleme Başbakana asli bir düzenleme yetkisi verdiği için Anayasanın 8 inci maddesine, yasama yetkisinin devri niteliğini taşıdığı için Anayasanın 7 nci maddesine aykırı düşmektedir. Araştırma görevlilerinin açıktan atanmasına ilişkin esasların belirlenmesi konusunda Başbakana yetki verilmesi, aynı zamanda, araştırma görevlilerinin atanmasına ilişkin esasları belirleyen özel yasalarında bir değişiklik anlamına gelmektedir. Halbuki bütçe kanunu ile yürürlükteki yasalarda değişiklik yapılması mümkün olamaz. Çünkü bütçe, dilekçemizin “Gerekçe” bölümünde (2) numaralı başlık altında açıkladığımız gibi özel nitelikte bir yasama işlemidir. Bütçe Kanunu ile diğer yasalarda değişiklik yapılması Anayasanın 161 inci maddesinin yanısıra 87 ve 88 inci maddelerine de aykırı düşer. Anayasanın herhangi bir hükmüne aykırı bir düzenlemenin hukuk devleti, Anayasanın üstünlüğü ve bağlayıcılığı ilkeleri ve dolayısı ile Anayasanın 2 ve 11 inci maddeleriyle çelişeceği de açıktır. Görüldüğü gibi 5277 sayılı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun 25 inci maddesinin (a) fıkrasının birinci paragrafının üçüncü cümlesindeki “Yükseköğretim kurumları araştırma görevlisi kadrolarına yapılacak açıktan atamalara ilişkin esaslar” ibaresi, Anayasanın 2, 7, 8, 11, 87, 88, 128 ve 161 inci maddelerine aykırı olup; iptali gerekmektedir. IV. YÜRÜRLÜĞÜ DURDURMA İSTEMİNİN GEREKÇESİ 1) Dava dilekçemizde iptali ve iptal davası sonuçlanıncaya kadar yürürlüğünün durdurulması istenen hükümler, bütçe ile ilgili olmayan hususları düzenlemektedirler. Halbuki Anayasanın 161 inci maddesi bütçe kanunlarında bütçe ile ilgili olmayan hususların yer alamayacağını bildirmektedir. Anayasa Mahkemesinin de bu nedenle, bütçe kanunlarında yer alan bütçeyle ilgisiz hükümler hakkında verdiği sayısız iptal kararı vardır. Anayasanın 153 üncü maddesi Anayasa Mahkemesi Kararlarının yasama, yargı ve yürütme organlarıyla idare makamlarını bağlayacağını amir bulunmaktadır. Anayasa Mahkemesinin, gerek Anayasanın bu maddesi gerek 161 inci ve 162 nci maddelerinde yer alan kuralları çerçevesinde bütçe kanunlarına konulan ve fakat bütçe ile ilgisi bulunmayan hükümlerini bir çok defa iptal etmiş olmasına karşın, kanun koyucunun (yasama organının) tıpkı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun iptalini ve yürürlüğünün durdurulmasını istediğimiz hükümlerinde olduğu gibi, bu kararlara uymadığı görülmektedir. O halde Anayasanın 153 üncü maddesindeki kural, askıya alınmış olmaktadır. Bir hukuk devletinde böyle bir duruma seyirci kalınmaması tabii olup, Anayasal düzenin en kısa sürede iptalini ve yürürlüğünün durdurulmasını istediğimiz hukuka aykırı bu tür kurallardan arındırılması, hukuk devleti sayılmanın da bir gereğidir. Anayasaya aykırılığın ısrarla sürdürülmesinin, bir hukuk devletinde subjektif yararların üstünde, özenle korunması gereken hukukun üstünlüğü ilkesini de zedeleyeceği kuşkusuzdur. 2) Yürürlüğünün durdurulmasını isteğimiz kuralların bir kısmı, sadece diğer yasalarla yapılması gerekirken bütçe yasasıyla yapılan ve bütçe ile ilgisi bulunmayan kurallar olmayıp, aynı zamanda kazanılmış hakları da zedelediği için, bunların uygulanmaların sürdürülmesinin sonradan giderilmesi güç ya da olanaksız zararlara yol açacağı da kuşkusuzdur. 25 inci maddenin (f) fıkrasının iptali istenen ikinci ve üçüncü paragrafları ile getirilen düzenleme; ikinci bentte tasrih olunan kamu kurum ve kuruluşlarında halen çalışmakta olanların bir sosyal güvenlik kurumundan almakta oldukları emeklilik veya yaşlılık aylıklarının da kesilmesini beraberinde getirdiğinden “kazanılmış hakların korunması” ilkesine açıkça ters düşmektedir. Yine, 25 inci maddenin (h) fıkrasındaki “bir katını geçmemek” ibaresi de 2004 yılında elde edilen kârlar ilgili personelin kazanılmış haklarını açıkça ortadan kaldırmaktadır. 3) 29 uncu maddesinin (a) fıkrası ile 37 nci maddesinin (e) ve (f) fıkraları ile getirilen kurallar; bu kurallara özdeş düzenlemeler daha önce Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiği halde aynen tekrarlanan düzenlemelerdir. Anayasal düzenin bu kurallardan bir an önce arındırılmasında kamu yararı bulunduğu açıktır. 4) İptali ve yürürlüğünün durdurulması istenen ve açıkça Anayasaya aykırı oldukları gerekçemizde gösterilen hükümlerin uygulanması halinde ortaya çıkacak ve giderilmesi olanaksız durum ve zararların önlenebilmesi, kazanılmış hakların, hukukun ve Anayasanın üstünlüğünün korunabilmesi için, bu hükümlerin yürürlülüklerinin iptal davası sonuçlanıncaya kadar durdurulması gerekmektedir. V. SONUÇ VE İSTEM Yukarıda açıklanan gerekçelerle 28.12.2004 tarih ve 5277 sayılı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanununun; 1) 15 inci maddesinin (a) fıkrasının, 1 inci ve 9 uncu bentlerinin Anayasanın 2 nci, 11 inci, 87 nci, 161 inci, 162 nci ve 163 üncü maddelerine aykırı olduğundan, 2) 21 inci maddesinin (c) fıkrasının, Anayasanın 2 nci, 11 inci, 87 nci, 88 inci ve 161 inci maddelerine aykırı olduğundan, 3) 25 inci maddesinin (a) fıkrasının ikinci paragrafının, Anayasanın 2 nci, 11 inci, 87 nci, 88 inci ve 161 inci maddelerine aykırı olduğundan, 4) 25 inci maddesinin (a) fıkrasının 3 üncü paragrafındaki “ve bu kurumların boş memur kadrolarına 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasına göre açıktan vekil atanması” ibaresinin, Anayasanın 2 nci, 11 inci, 87 nci, 88 inci ve 161 inci maddelerine aykırı olduğundan, 5) 25 inci maddesinin (d) fıkrasının, Anayasanın 2 nci, 11 inci, 87 nci, 88 inci ve 161 inci maddelerine aykırı olduğundan, 6) 25 inci maddesinin (f) fıkrasının birinci, ikinci ve üçüncü paragraflarının, Anayasanın 2 nci, 11 inci, 13 üncü, 87 nci, 88 inci ve 161 inci maddelerine aykırı olduğundan, 7) 28 inci maddesindeki “ilgili mevzuatı uyarınca diğer kurumlarda vekâleten veya geçici olarak görevlendirilen ve kadro aylıklarını kendi kurum veya kuruluşlarından alan memurlar veya kamu görevlileri, geçici olarak görev yaptıkları kurum personelinin yararlandığı ve ilgili mevzuatında söz konusu personele de ödenebileceği belirtilen her türlü tazminat, fazla mesai ve diğer ödemelerden yararlanamazlar.” İbaresinin, Anayasanın 2 nci, 11 inci, 87 nci, 88 inci ve 161 inci maddelerine aykırı olduğundan, 8) 29 uncu maddesinin (a) fıkrasının, Anayasanın 2 nci, 11 inci, 87 nci, 88 inci, 161 inci maddelerine ve Anayasanın 153 üncü maddesinin son fıkrasına aykırı olduğundan, 9) 32 nci maddesinin, Anayasanın 2 nci, 11 inci, 87 nci, 88 inci, 161 inci maddelerine ve Anayasanın 153 üncü maddesinin son fıkrasına aykırı olduğundan, 10) 36 ncı maddesinin, Anayasanın 2 nci, 11 inci, 87 nci, 88 inci ve 161 inci maddelerine aykırı olduğundan, 11) 37 nci maddesinin (a) fıkrasının, Anayasanın 2 nci, 11 inci, 87 nci, 88 inci ve 161 inci maddelerine aykırı olduğundan, 12) 37 nci maddesinin (b) fıkrasının, Anayasanın 2 nci, 11 inci, 87 nci, 88 inci ve 161 inci maddelerine aykırı olduğundan, 13) 37 inci maddesinin (c) fıkrasının, Anayasanın 2 nci, 11 inci, 87 nci, 88 inci ve 161 inci maddelerine aykırı olduğundan, 14) 37 inci maddesinin (d) fıkrasının, Anayasanın 2 nci, 11 inci, 87 nci, 88 inci ve 161 inci maddelerine aykırı olduğundan, 15) 37 inci maddesinin (e) fıkrasının, Anayasanın 2 nci, 11 inci, 87 nci, 88 inci, 161 inci maddelerine ve Anayasanın 153 üncü maddesinin son fıkrasına aykırı olduğundan, 16) 37 inci maddesinin (f) fıkrasının, Anayasanın 2 nci, 11 inci, 87 nci, 88 inci, 161 inci maddelerine ve Anayasanın 153 üncü maddesinin son fıkrasına aykırı olduğundan, 17) 37 inci maddesinin (g) fıkrasının, Anayasanın 2 nci, 11 inci, 87 nci, 88 inci ve 161 inci maddelerine aykırı olduğundan, 18) 37 nci maddesinin (h) fıkrasındaki “bir katını geçmemek üzere” ibaresinin, Anayasanın 2 nci, 11 inci, 87 nci, 88 inci ve 161 inci maddelerine aykırı olduğundan, 19) 37 inci maddesinin (i) fıkrasının, Anayasanın 2 nci, 11 inci, 87 nci, 88 inci ve 161 inci maddelerine aykırı olduğundan, 20) 37 inci maddesinin (j) fıkrasının, birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü bentlerinin, Anayasanın 2 nci, 11 inci, 87 nci, 88 inci ve 161 inci maddelerine aykırı olduklarından, 21) 25 inci maddesinin (a) fıkrasının birinci paragrafının üçüncü cümlesindeki “Yükseköğretim kurumları araştırma görevlisi kadrolarına yapılacak açıktan atamalara ilişkin esaslar” ibaresinin, Anayasanın 2 nci, 7 nci, 8 inci, 11 inci, 87 nci, 88 inci, 128 inci ve 161 inci maddelerine aykırı olduğundan, iptallerine ve iptal davası sonuçlanıncaya kadar yürürlüklerinin durdurulmasına karar verilmesine ilişkin istemimizi saygı ile arz ederiz. 14.01.2005”
II- YASA METİNLERİ
A- İptali İstenilen Yasa Kuralları 28.12.2004 günlü, 5277 sayılı “2005 Malî Yılı Bütçe Kanunu”nun iptali istenen madde, fıkra, bent ve ibareleri şunlardır : 1- “MADDE 15.- a)… 1. Aynı kuruluş bütçesi içinde “Personel giderleri” ile “Sosyal güvenlik kurumlarına Devlet primi giderleri” tertipleri arasında fonksiyonel ve ekonomik sınıflandırma ayırımına bakılmaksızın aktarma yapmaya, … 9. Aynı kuruluş bütçesi içinde fonksiyonel ve ekonomik sınıflandırma ayırımına bakılmaksızın aktarma yapmaya veya kuruluşların bütçelerinden Maliye Bakanlığı bütçesinin yedek ödenek tertiplerine aktarma yapmaya, …” 2- “MADDE 21.- … c) Tasfiye edilen fonların her türlü gelirleri, tasfiye edilmelerine ilişkin mevzuatta özel bir düzenleme bulunmaması halinde, bu konuda yeni bir düzenleme yapılıncaya kadar yürürlükten kaldırılan hükümlere göre tahsil edilmeye devam olunur ve genel bütçeye gelir kaydedilir.” 3- “MADDE 25.- a) Genel bütçeye dahil dairelerle katma bütçeli idarelerin boş memur kadrolarına yapacakları açıktan atama sayıları ile konsolide bütçe dışındaki diğer kamu kurum ve kuruluşlarından yapacakları memur nakilleri toplamı 48.000 adedi geçemez. Ancak, hâkimlik ve savcılık meslekleri ile bu meslekten sayılan görevlere, yükseköğretim kurumları öğretim üyeliklerine ve araştırma görevlisi kadrolarına yapılacak atamalar, Tıpta Uzmanlık Tüzüğü uyarınca asistan kadrolarına yapılacak atamalar, 27.7.1967 tarihli ve 926 sayılı Kanun kapsamında veya diğer ilgili mevzuata göre yapılacak askerî personel atamaları, 24.5.1983 tarihli ve 2828 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesi uyarınca yapılacak atamalar ile 24.11.1994 tarihli ve 4046 sayılı Kanunun 22 nci maddesi uyarınca yapılacak personel nakilleri bu sayıya dahil edilmez. Söz konusu toplam sayının kurum ve kuruluşlar itibarıyla dağılımı, gerekli görülmesi halinde bu toplam sayının belirli bir oranda tutulması ve kullanımı ile diğer hususlar ve yükseköğretim kurumları araştırma görevlisi kadrolarına yapılacak açıktan atamalara ilişkin esaslar Devlet Personel Başkanlığının bağlı olduğu Bakan ile Maliye Bakanının müşterek önerisi üzerine Başbakan tarafından belirlenir. Döner sermayelerin, kefalet sandıklarının, sosyal güvenlik kurumlarının ve bütçeden yardım alan kuruluşların serbest memur kadrolarına yapacakları açıktan atama sayıları ile aşağıdaki paragraf kapsamı dışındaki kamu kurum ve kuruluşlarından yapacakları memur nakilleri (24.11.1994 tarihli ve 4046 sayılı Kanunun 22 nci maddesi uyarınca yapılacak personel nakilleri hariç) toplamı ile bunların kullanımı ve diğer hususları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir. Genel bütçeye dahil dairelere, katma bütçeli idarelere, döner sermayelere, kefalet sandıklarına, sosyal güvenlik kurumlarına, bütçeden yardım alan kuruluşlara tahsis edilmiş bulunan sürekli işçi kadrolarından boş olanların açıktan atama amacıyla kullanılması ve bu kurumların boş memur kadrolarına 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasına göre açıktan vekil atanması Devlet Personel Başkanlığı ile Maliye Bakanlığının iznine tâbidir. Açıktan atama izni, personel ödeneğinin yeterli olması şartıyla verilebilir. Kamu kurum ve kuruluşları yapacakları açıktan veya naklen atamalarda ilgili mevzuat hükümlerine uymanın yanında, mevcut personelinin rasyonel dağılımı yoluyla daha verimli şekilde kullanımını sağlamak ve azamî tasarruf anlayışı ile hareket etmek zorundadırlar. … d) Genel bütçeye dahil dairelerle katma bütçeli idarelerin döner sermaye saymanlıklarına ait sayman ve saymanlıklarda görevli her unvandaki memur kadrolarından Maliye Bakanınca uygun görülenler, döner sermaye kadrolarından tenkis edilerek Maliye Bakanlığının kadro cetveline eklenir. Tenkis edilen kadrolarda istihdam edilen personel, başka bir işleme gerek kalmaksızın Maliye Bakanlığının kadro cetveline eklenen bu kadrolara atanmış sayılırlar. … f) Cumhurbaşkanı tarafından atananlar, Bakanlar Kurulu kararı veya müşterek kararnameyle atanan veya görevlendirilenler, Türkiye Büyük Millet Meclisince yapılan seçimler sonucunda görev verilenler ile yükseköğretim kurumlarının öğretim üyeliklerine yapılacak atamalar hariç olmak üzere, herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emeklilik veya yaşlılık aylığı alanlar, (a) fıkrasının üçüncü paragrafında belirtilen kurum ve kuruluşların kadrolarına açıktan atanamazlar. Herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emeklilik veya yaşlılık aylığı alanlar bu aylıkları kesilmeksizin; genel bütçeye dahil daireler, katma bütçeli idareler, döner sermayeler, fonlar, belediyeler, il özel idareleri, belediyeler ve il özel idareleri tarafından kurulan birlik ve işletmeler, sosyal güvenlik kurumları, bütçeden yardım alan kuruluşlar ile özel kanunla kurulmuş diğer kamu kurum, kurul, üst kurul ve kuruluşları, kamu iktisadi teşebbüsleri ve bunların bağlı ortaklıkları ile müessese ve işletmelerinde ve sermayesinin % 50’sinden fazlası kamuya ait olan diğer ortaklıklarda herhangi bir kadro, pozisyon veya görevde çalıştırılamaz ve görev yapamazlar. Diğer kanunların emeklilik veya yaşlılık aylığı almakta iken emeklilik veya yaşlılık aylıkları ve/veya diğer tazminatları kesilmeksizin atanmaya, çalıştırılmaya veya görevlendirilmeye izin veren hükümleri ile 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun ek 11 inci maddesine göre alınmış Bakanlar Kurulu kararları 2005 yılında uygulanmaz. …” 4- “MADDE 28.- 657 sayılı Kanunun ek 8 ve ek 9 uncu, 13.11.1996 tarihli ve 4208 sayılı Kanunun 3 üncü, 4.11.1981 tarihli ve 2547 sayılı Kanunun 38, 40 ve 41 inci maddelerine ve 13.10.1983 tarihli ve 2919 sayılı Kanuna göre görevlendirilenler, 29.7.2003 tarihli ve 4958 sayılı Kanunun 17 nci maddesi uyarınca Sosyal Sigortalar Kurumunda uzman tabip, tabip, eczacı, anestezi ve röntgen teknisyeni olarak görevlendirilenler ile güvenlik görevlileri ve Sağlık Bakanlığı merkez teşkilâtında bağımsız daire başkanı veya daha üst unvanlarda görevlendirilenler hariç, ilgili mevzuatı uyarınca diğer kurumlarda vekâleten veya geçici olarak görevlendirilen ve kadro aylıklarını kendi kurum veya kuruluşlarından alan memurlar veya kamu görevlileri, geçici olarak görev yaptıkları kurum personelinin yararlandığı ve ilgili mevzuatında söz konusu personele de ödenebileceği belirtilen her türlü tazminat, fazla mesai ve diğer ödemelerden yararlanamazlar.” 5- “MADDE 29.- a) Aylık gayrisafi hasılat tahakkuk tutarını (katma değer vergisi ve özel tüketim vergisi hariç) kapsamak kaydıyla; 1. Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı Genel Müdürlüğünün mal ve hizmet satışları (Devlet hissesi karşılığı olup yurt içinde ürettiği ve/veya alıp sattığı ham petrol ile doğalgaza ait hasılat hariç) gayrisafi hasılatının % 10’u, 2. Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğünün mal ve hizmet satışları gayrisafi hasılatının % 10’u, 3. Kıyı Emniyeti ve Gemi Kurtarma İşletmeleri Genel Müdürlüğünün mal ve hizmet satışları gayrisafi hasılatının % 10’u, 4. Devlet Malzeme Ofisi Genel Müdürlüğünün mal ve hizmet satışları ürün nevileri itibarıyla gayrisafi hasılatının % 10’una kadarı, En geç takip eden ayın yirmisine kadar (Kıyı Emniyeti ve Gemi Kurtarma İşletmeleri Genel Müdürlüğü için takip eden ayın sonuna kadar) Maliye Bakanlığı Merkez Saymanlığına ödenir. Ödenen bu tutarlar bütçeye gelir yazılır. Bu fıkrada belirtilen tutarların süresi içinde ödenmemesi halinde, ödenmeyen tutarlar, gecikme zammı da uygulanmak suretiyle 21.7.1953 tarihli ve 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takip ve tahsil edilir. …” 6- “MADDE 32.- 1050 sayılı Kanun ve diğer mevzuatla saymanlara verilen görev ve yetkilerin bir kısmını gerekli görülen hallerde yardımcılarına devrettirmeye, devirle ilgili esasları belirlemeye Maliye Bakanı yetkilidir. Saymanlar hakkındaki sorumluluk, devredilen işlerle ilgili olarak görev ve yetki verilenler hakkında da uygulanır.” 7- “MADDE 36.- 8.6.1984 tarihli ve 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında bulunan iktisadî devlet teşekkülleri, kamu iktisadî kuruluşları, bunların müesseseleri, bağlı ortaklıkları ve iştirakleri ile özelleştirme kapsamındaki kuruluşların ve döner sermayelerin yöneticileri ve malî işlerinden sorumluları, bu Kanunun 29 uncu maddesi uyarınca ödenecek paylar da dahil olmak üzere bu kuruluşların mükellef veya sorumlu sıfatıyla üçüncü kişilerden tahsil ettikleri vergi, fon ve diğer payların tahsil dairelerine zamanında ve tam olarak ödenmesini sağlamak zorundadırlar. Aksine davrananlar bu tutarların ödenmesinden şahsen ve müteselsilen sorumlu tutulurlar.” 8- “MADDE 37.- a) 1. 26.5.1927 tarihli ve 1050 sayılı Kanunun 48, 53 ve 63 üncü maddeleri ile 59 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2. 12.3.1982 tarihli ve 2634 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası, 3. 9.5.1985 tarihli ve 3202 sayılı Kanunun 45 inci maddesinin birinci fıkrası, 4. 31.10.1985 tarihli ve 3234 sayılı Kanunun 35 inci maddesinin son fıkrası, 5. 28.5.1986 tarihli ve 3291 sayılı Kanunun 11 inci maddesi, 6. 24.5.1983 tarihli ve 2828 sayılı Kanunun 31 inci maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesi, 7. 27.6.1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 1 inci maddesinin (B) fıkrası, (3) numaralı bendinde yer alan hükümler hariç, 15.1.2005 tarihinden geçerli olmak üzere, 8. 5272 sayılı Belediye Kanununun 87 nci maddesinin (b) fıkrası, ilgili kanunlarda düzenleme yapılıncaya kadar, il özel idareleri ile il özel idarelerinin kurdukları birlik, müessese ve işletmeler açısından, 2005 yılında uygulanmaz. b) 5.4.1983 tarihli ve 2813 sayılı Kanuna göre alınan ruhsat ve kullanım ücretleri, 2005 yılında oniki eşit taksitte ödenir. c) Özel kanunlarla kamu tüzel kişiliğini haiz olarak kurum, kurul, üst kurul, enstitü, teşebbüs, fon ve sair adlarla kurulmuş kamu kurum ve kuruluşlarında, kanunlarında aksine hükümler olsa dahi, kendi özel mevzuatındaki hükümler uyarınca yapılacak temsil ve ağırlama giderlerinin yıllık toplamı, başkan ile temsil yetkisini haiz olan personelin bir aylık ortalama net ücretinin iki katını geçemez. Temsil yetkisini haiz personelin unvan ve sayıları, karar organlarınca toplam personel sayısının % 2’sini geçmemek üzere belirlenir. d) 4.1.1961 tarihli ve 209 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin ikinci fıkrasından sonra gelen hükümleri aşağıdaki şekilde uygulanır: Personelin katkısıyla elde edilen döner sermaye gelirlerinden, 14.7.1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (A) fıkrasına göre çalışanlardan döner sermayeli sağlık kurum ve kuruluşlarında görevli olan personel ile bu kurum ve kuruluşlarda 10.7.2003 tarihli ve 4924 sayılı Kanun uyarınca sözleşmeli olarak istihdam edilen sağlık personeline, mesai içi veya mesai dışı ayrımı yapılmaksızın ek ödeme yapılabilir. Sağlık kurum ve kuruluşlarında Bakanlıkça belirlenen hizmet sunum şartları ve kriterleri de dikkate alınmak suretiyle, bu ödemenin oranı ile usûl ve esasları; personelin unvanı, görevi, çalışma şartları ve süresi, hizmete katkısı, performansı, serbest çalışıp çalışmaması ile muayene, ameliyat, anestezi, girişimsel işlemler ve özellik arz eden riskli bölümlerde çalışma gibi unsurlar esas alınarak Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine Sağlık Bakanlığınca belirlenir. Yukarıdaki fıkraya göre personelin katkısıyla elde edilen döner sermaye gelirlerinden personele bir ayda yapılacak ek ödemenin tutarı, ilgili personelin bir ayda alacağı aylık (ek gösterge dahil), yan ödeme ve her türlü tazminat (makam, temsil ve görev tazminatı hariç) toplamının, pratisyen tabip ve diş tabiplerinden serbest çalışanlara % 250’sini, serbest çalışmayanlara % 500’ünü, uzman tabip, Tıpta Uzmanlık Tüzüğünde belirtilen dallarda bu Tüzük hükümlerine göre uzman olanlar ve uzman diş tabiplerinden serbest çalışanlara % 350’sini, serbest çalışmayanlara % 700’ünü, serbest çalışmayan klinik şef ve şef yardımcılarına % 800’ünü, diğer personele ise % 150’sini geçemez. İşin ve hizmetin özelliği dikkate alınarak yoğun bakım, doğumhane, yeni doğan, süt çocuğu, yanık, diyaliz, ameliyathane, kemik iliği nakil ünitesi ve acil servis gibi özellikli hizmetlerde çalışan personel için % 150 oranı, % 200 olarak uygulanır. 4924 sayılı Kanun uyarınca sözleşmeli olarak istihdam edilen sağlık personeline yapılacak ek ödemenin tutarı ise aynı birimde aynı unvanlı kadroda çalışan ve hizmet yılı aynı olan emsali sağlık personeli esas alınarak belirlenir ve bunlara yapılacak ek ödeme, hiçbir şekilde emsaline yapılabilecek ek ödeme üst sınırını geçemez. Ancak, söz konusu Kanun uyarınca istihdam edilen pratisyen tabip ve uzman tabiplerden, Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına Dair Yönetmeliğe ekli (1) sayılı cetvelde yer alan 5 ve 6 ncı hizmet bölgelerinde bulunan illerden Bakanlıkça belirlenen yerlerde çalışanlara, görev yaptıkları birimlerin döner sermaye gelirlerinin yetersiz olması nedeniyle üst limitin altında ek ödeme yapılması halinde, merkeze aktarılan % 2 oranına kadar olan paya ilave olarak alınacak paydan karşılanmak ve görev yapılan birimin döner sermaye gelirlerinden yapılacak ek ödeme ile birlikte hiçbir şekilde bu fıkrada belirlenen üst sınırı geçmemek üzere Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine Sağlık Bakanlığınca belirlenecek usûl ve esaslara göre ayrıca ilave ek ödeme yapılabilir. Personelin katkısı ile elde edilen döner sermaye gelirlerinden, o birimde görevli personele yapılacak ek ödeme toplamı, ikinci ve üçüncü basamak sağlık kurumlarında, ilgili birimin carî yıldaki döner sermaye gelirinin % 50’sini, birinci basamak sağlık kuruluşlarında ise, ilgili birimin carî yıldaki döner sermaye gelirinin % 65’ini aşamaz. Sağlık Bakanlığına bağlı döner sermaye işletmeleri; sağlık hizmetlerinin iyileştirilmesi, kaliteli ve verimli hizmet sunumunun teşvik edilmesi, sağlık kurum ve kuruluşlarının kendi imkânlarıyla karşılayamadıkları ihtiyaçların giderilmesi, eğitim, araştırma ve geliştirme faaliyetlerinin desteklenmesi, birinci basamak sağlık kuruluşlarının desteklenmesi ve Bakanlık merkez teşkilâtında görev yapan memurlar ile sözleşmeli personele ek ödemede bulunulması amacıyla Bakanlıkça yapılacak giderlere iştirak etmek için aylık gayrisafi hasılattan aylık tahsil edilen tutarın % 2’sini geçmemek üzere Sağlık Bakanlığınca belirlenecek oranı Bakanlık Döner Sermaye Merkez Saymanlığı hesabına aktarırlar. Bu hesapta toplanacak tutarların dağılım ve sarfına ilişkin kriterler ile personele yapılacak ek ödemenin oran, usûl ve esasları Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine Sağlık Bakanlığınca belirlenir. Personele yapılacak ek ödemenin miktarı, en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) % 200’ünü geçemez. Ek ödeme miktarı; görev yapılan birim ve iş hacmi, görevin önem ve güçlüğü, çalışma süresi, personelin sınıfı, kadro unvanı, derecesi ve atanma biçimi gibi kriterler ile personele aylık ve özlük hakları dışında ilgili mevzuatına göre yapılan diğer ilave ödemeler dikkate alınarak belirlenir. Merkez teşkilatında görev yapan personele bu fıkra kapsamında yapılacak toplam ek ödeme, döner sermaye işletmelerinden carî yılda aktarılan tutarın % 50’sini geçemez ve bu ödemeler gelir vergisine tâbi tutulmaz. Diğer kamu kurum ve kuruluşlarından Sağlık Bakanlığı merkez teşkilâtında bağımsız daire başkanı veya daha üst unvanlı kadrolara görevlendirilenlere, bu kadro unvanları için öngörülen tutarda ek ödeme yapılır. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 38 inci maddesine göre Sağlık Bakanlığı merkez teşkilâtı ve bağlı sağlık kurum ve kuruluşlarında görevlendirilenler, aynı maddede belirtilen ilave ödemelerden yararlanmamak kaydıyla, Bakanlık merkez veya bağlı sağlık kurum ve kuruluşunda görev yaptıkları unvan için belirlenen ek ödemeden faydalandırılır. Birinci basamak ve koruyucu sağlık hizmetlerinin geliştirilmesi ve bölgelerarası gelişmişlik farklarının giderilmesi amacıyla, döner sermayeli işletmelerden uygun görülenlerin merkeze aktaracağı payı % 4’e kadar yükseltmeye Sağlık Bakanı yetkilidir. Merkeze aktarılan % 2 oranına kadar olan paya ilave olarak alınacak tutarlar, bu fıkrada belirtilen amaçlar dışında kullanılamaz. e) İlgili kanununda düzenleme yapılıncaya kadar, 4.12.1984 tarihli ve 3095 sayılı Kanunun 1 inci maddesindeki kanunî faiz oranı, aylık % 1 olarak uygulanır. Ay kesirleri tama iblağ edilir. Taksitlendirilen veya herhangi bir sebeple ödenmemiş kamulaştırma bedellerinde kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz oranı uygulanır. f) Belediyeler ile büyükşehir belediyelerince kamu kurum ve kuruluşlarına uygulanacak su tarife bedelleri, özel işyerlerine uygulanan en düşük tarife bedelini aşamaz. g) 13.3.1913 tarihli İl Özel İdaresi Kanununun 78 inci maddesinin (16) numaralı bendinin ikinci paragrafı, 2005 yılı için “Yatırım nitelikli katkı tutarlarına ilişkin bilgiler Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığına gönderilir.” şeklinde uygulanır. h) 2004 yılına ilişkin elde edilen kârlardan 2005 yılında dağıtılacak üretimi teşvik primi ödemelerinde, 21.12.1967 tarihli ve 969 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin son fıkrasında, 24.5.1983 tarihli ve 2828 sayılı Kanunun 19 uncu maddesinin onbirinci fıkrasında, 9.5.1985 tarihli ve 3202 sayılı Kanunun 44 üncü maddesinin onuncu fıkrasında yer alan “iki katını geçmemek üzere” ibareleri “bir katını geçmemek üzere” şeklinde uygulanır ve 29.5.1926 tarihli ve 867 sayılı Kanun kapsamındaki döner sermaye işletmelerinde 2004 yılına ilişkin elde edilen kârlardan, kârın elde edilmesinde emeği geçen 657 sayılı Kanuna tâbi çalışan personele, asgari ücretin yıllık brüt tutarını geçmemek üzere 969 sayılı Kanun uyarınca çıkarılmış olan Yönetmelikte belirtilen esaslar çerçevesinde teşvik primi ödenebilir. i) 24.7.2003 tarihli ve 4956 sayılı Kanunun 56 ncı maddesinin (d) bendi ile aynı Kanunun geçici 3 üncü maddesinde geçen “1.1.2005” tarihleri ve 5073 sayılı Kanunun 17 nci maddesinde geçen “1.1.2005” tarihi “1.1.2006” şeklinde uygulanır. 2926 sayılı Kanuna tâbi sigortalılardan; 2005 yılı içinde aynı Kanunun 33 üncü maddesine göre belirlenen gelir basamaklarından ilk altı basamakta bulunanlardan altıncı basamak gösterge tutarının, yedi ve daha yukarı basamaklarda bulunanlardan ise bulundukları basamak gösterge tutarının % 20’si oranında sağlık sigortası primi tahsil edilir. j) 1. 10.12.2003 tarihli ve 5018 sayılı Kanunun bütçe uygulamasına ilişkin hükümleri ve 81 inci maddesinin (a), (c) ve (d) bentleri ile bunların yürürlüğüne ilişkin hükümleri 2005 yılında uygulanmaz. 2. 5018 sayılı Kanunun 81 inci maddesinin (f) bendi gereğince yürürlükten kalkması gereken hükümlerden yukarıdaki (1) numaralı bendin uygulanabilmesi için yürürlüğünün devamı zorunlu olanlar hakkında da (1) numaralı bent hükümleri uygulanır. 3. 5018 sayılı Kanunun geçici 2 ve geçici 4 üncü maddelerinde geçen “31.12.2004” tarihleri “30.6.2005”, geçici 5 inci maddesinde geçen “31.12.2004” tarihi ise “31.12.2005” şeklinde uygulanır. 4. 5018 sayılı Kanunun geçici 9 uncu maddesi, “Diğer kanunlarla 1050 sayılı Muhasebei Umumiye Kanununun bütçe hazırlığına ilişkin hükümlerine yapılan atıflar, bu Kanuna yapılmış sayılır.” şeklinde uygulanır. Bu fıkranın uygulanması ile ilgili olarak çıkabilecek tereddütleri gidermeye, gerekli tedbirleri almaya ve düzenlemeler yapmaya Maliye Bakanı yetkilidir.” B- Dayanılan ve İlgili Görülen Anayasa Kuralları Dava dilekçesinde Anayasa’nın 2., 7., 8., 11., 13., 87., 88., 128., 153/son 161.,162. ve 163. maddelerine dayanılmış, 89. maddesi ise ilgili görülmüştür.
III- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün 8. maddesi uyarınca, Mustafa BUMİN, Haşim KILIÇ, Sacit ADALI, Fulya KANTARCIOĞLU, Tülay TUĞCU, Ahmet AKYALÇIN, Mehmet ERTEN, Mustafa YILDIRIM, Fazıl SAĞLAM, A.Necmi ÖZLER ve Serdar ÖZGÜLDÜR’ün katılmalarıyla 1.2.2005 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine ve yürürlüğü durdurma isteminin bu konudaki raporun hazırlanmasından sonra karara bağlanmasına oybirliğiyle karar verilmiştir.
IV- ESASIN İNCELENMESİ
Dava dilekçesi ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, iptali istenen yasa kuralları, dayanılan ve ilgili görülen Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: A- Bütçeye İlişkin Genel Açıklama Bütçe, iktidarların program ve politikalarını hayata geçirme konusunda kullandıkları bir araçtır. Anayasa’nın 161. maddesinde bütçenin hazırlanması ve uygulanmasının kanunla düzenlenmesi öngörülmüştür. Buna paralel olarak Muhasebei Umumiye Kanunu’nda bütçenin nasıl hazırlanacağına ve uygulanacağına ilişkin hususlar düzenlenmiş, 6. maddede de. “Bütçe, Devletin ve ona bağlı kamu kuruluşlarının yıllık gelir ve bu gelir ve masrafların uygulamaya konulmasına izin veren bir kanundur” denilmiştir. Gelirlerin ve giderlerin toplanma ve harcanmalarına ilişkin usul, esas ve yükümlülükler değişik yasalarla düzenlenmişse de bunların uygulanmaya konması 1050 sayılı Kanun’un yukarıda belirtilen hükmü gereğince ancak bütçe yasalarının verdiği izinle olanaklıdır. 1050 sayılı Muhasebei Umumiye Kanunu’nun 39. maddesinde, yasaya dayanmadıkça hiçbir vergi ve resmin, tarh ve tevzi ve tahsil edilemeyeceği öngörülmüştür. Bütçe yasalarının (C) cetvelinde gelirlerin dayanağını gösteren yasalar tek tek belirtilerek, bu yasalar gereğince tahsil edilecek gelirleri toplamaya bütçe yasası ile izin verilmektedir. Muhasebei Umumiye Yasası’nın 45. maddesinde ise, yapılacak harcamalar için ödeneğin ayrılacağı açıklanmakta, bunun ayrıntılarının da bütçe yasasına ekli (A) cetvelinde gösterilmesi öngörülmektedir. Anayasa’nın 87. maddesinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin görev ve yetkileri belirtilirken bütçe yasa tasarısını görüşmek ve kabul etmek dışında diğer yasaları koymak, değiştirmek ve kaldırmak biçiminde bir ayırım yapılmıştır. Bütçe yasalarını öteki yasalardan ayrı tutan bu kural karşısında, herhangi bir yasa ile düzenlenmesi gereken bir konunun bütçe yasası ile düzenlenmesi veya herhangi bir yasada yer alan hükmün bütçe yasaları ile değiştirilmesi ve kaldırılması olanaksızdır. B- Anayasaya Aykırılık Sorunu Anayasa’nın 88. ve 89. maddelerinde yasaların Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde teklif, görüşme usul ve esasları ile yayımlanması düzenlenirken bütçe yasalarının görüşme usul ve esasları 162. maddede ayrıca belirtilmiştir. Bu maddeye göre bütçe yasa tasarılarının görüşülmesinde ayrı bir yöntem kabul edilmiş, genel kurulda üyelerin gider artırıcı veya gelir azaltıcı tekliflerde bulunmaları önlenmiş ve Anayasa’nın 89. maddesiyle de Cumhurbaşkanı’na bütçe yasalarını bir daha görüşülmek üzere TBMM’ne geri gönderme yetkisi tanınmamıştır. Öte yandan Anayasa’nın 163. maddesinde bütçelerde değişiklik yapılabilmesi esasları ayrıca düzenlenmiş, Bakanlar Kurulu’na kanun hükmünde kararname ile bütçede değişiklik yapma yetkisi verilmemiştir. Anayasa’da birbirinden tamamen ayrı ve değişik olarak düzenlenen bu iki yasalaştırma yönteminin doğal sonucu olarak, birisinin konusuna giren bir işin, öteki yöntemle düzenlemesi, değiştirilmesi veya kaldırılmasının olanaksızlığı ortaya çıkmaktadır. Anayasa’nın 161. maddesinin son fıkrasında “Bütçe kanununa, bütçe ile ilgili hükümler dışında hiçbir hüküm konulamaz.” denilmektedir. Maddenin gerekçesinde de belirtildiği gibi, bütçe yasaları öteki yasalardan ayrı olması sebebiyle bir yasa kuralı nasıl aynı nitelikte bir yasa kuralıyla değiştirilebilirse bütçe yasaları da aynı biçimde hazırlanmış ve kabul edilmiş bir bütçe yasası ile değiştirilebilir. Yasa konusu olabilecek bir kuralı kapsamaması koşuluyla “bütçe ile ilgili hükümler” ifadesi de bütçeyi açıklayıcı, uygulanmasını kolaylaştırıcı nitelikte düzenlemeler olarak değerlendirilmelidir. Bir yasa kuralının bütçeden harcamayı ya da bütçeye gelir sağlamayı gerektirir nitelikte bulunması, mutlak biçimde “bütçe ile ilgili hükümlerden” sayılmasına yetmez. Her yasada değişik türde gidere neden olabilecek kurallar bulunabilir. Böyle kuralların bulunmasıyla örneğin eğitim, savunma, sağlık, yargı, tarım, ulaşım ve benzeri kamu hizmeti alanlarına ilişkin yasaların bütçeyle ilgili hükümler içerdiği kabul edilirse, bu konulardaki yasaların değiştirilip kaldırılması için de bütçe yasalarına hükümler koymak yoluna gidilebilir. Oysa, bu tür yasa düzenlemeleri, bütçenin yapılması ve uygulanması yöntemiyle ilişkisi bulunmayan, Yasakoyucunun başka amaçla ve bütçeninkinden tümüyle değişik yöntemlerle gerçekleştirmesi gereken yasama işlemleridir. “Bütçe ile ilgili hüküm” sözcüklerine dayanılarak, gider ya da gelirle ilgili bir konuyu olağan bir yasa yerine bütçe yasası ile düzenlemek Anayasa’nın 88. ve 89. maddelerini bu tür yasalar yönünden uygulanamaz duruma düşürür. Anayasa’nın 161. maddesinin getiriliş amacı, bütçe yasalarında, bütçe kavramı dışındaki konulara yer vermemek, böylece bütçe yasalarını bütçeyle ilgili olmayan kurallardan uzak tutmak, kendi yapısı içinde bütünleştirmektir. 1- Yasa’nın 15. Maddesinin (a) Fıkrasının (1) ve (9) Numaralı Bentlerinin İncelenmesi Dava dilekçesinde, Yasama organının bütçe ödeneklerine ilişkin iradesini, bölümler itibariyle ortaya koyduğu, bu bölümlerde bir değişik yapılmasının ancak yasa yoluyla mümkün olabileceği, Maliye Bakanına yetki verilmesinin Anayasa’nın 2., 11., 87., 161., 162. ve 163. maddelerine aykırı olduğu belirtilerek iptali istenilmiştir. 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 29. maddesi hükmü gereğince Anayasa Mahkemesi, Anayasa’ya aykırılık konusunda ileri sürülen gerekçelere dayanmak zorunda değildir. İstemle bağlı kalmak koşuluyla başka bir gerekçe ile de Anayasa’ya aykırılık kararı verebilir. Bu nedenle itiraz konusu kural ilgisi nedeniyle Anayasa’nın 7. maddesi yönünden de incelenmiştir. Fıkranın (1) numaralı bendinde aynı kuruluş bütçesi içinde “Personel giderleri” ile “Sosyal güvenlik kurumlarına Devlet primi giderleri” tertipleri arasında fonksiyonel ve ekonomik sınıflandırma ayırımına bakılmaksızın aktarma yapmaya, (9) numaralı bendinde de, aynı kuruluş bütçesi içinde fonksiyonel ve ekonomik sınıflandırma ayırımına bakılmaksızın aktarma yapmaya veya kuruluşların bütçelerinden Maliye Bakanlığı bütçesinin yedek ödenek tertiplerine aktarma yapmaya, Maliye Bakanı yetkili kılınmıştır. Anayasa’nın 7. maddesinde, “Yasama yetkisi Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisi’nindir. Bu yetki devredilemez” denilmektedir. Buna göre, yasa koyucunun temel ilkeleri koymadan, çerçeveyi çizmeden yürütmeye yetki vermemesi, sınırsız, belirsiz bir alanı, yönetimin düzenlemesine bırakmaması gerekir. Yasa ile yetkilendirme Anayasa’nın öngördüğü biçimde yasa ile düzenleme anlamına gelmez. Yasa koyucu, gerektiğinde sınırlarını belirlemek koşuluyla bazı konuların düzenlenmesini idareye bırakabilir. Bu bağlamda, sık sık değişik önlemler alınmasına veya bunların kaldırılmasına gerek görülen ekonomik, teknik veya benzeri alanlarda temel kurallar saptandıktan sonra ayrıntıların düzenlenmesinin idareye verilmesi, yasama yetkisinin devri olarak nitelendirilemez. Ancak, iptali istenilen bentlerle Maliye Bakanı’na çerçevesi çizilmemiş, esasları belirlenmemiş bir alanda hiçbir sınırlamaya bağlı olmaksızın geniş yetkiler tanınarak yasama yetkisinin devrine yol açılmıştır. Bu nedenlerle, dava konusu kurallar Anayasa’nın 7. maddesine aykırıdır. İptali gerekir. Kuralların, Anayasa’nın 2., 11., 161., 162. ve 163. maddeleri yönünden incelenmesine gerek görülmemiştir. 2- Yasa’nın 21. Maddesinin (c) Fıkrasının İncelenmesi Dava dilekçesinde, yasama erkinin hukuk devleti, Anayasa’nın üstünlüğü ve bağlayıcılığı ilkelerine aykırı kullanıldığı ve bu kuralın bütçe yasasıyla değil, olağan yasa ile yapılması gereken düzenlemelerden olduğu gerekçeleriyle Anayasa’nın 2., 11., 87., 88. ve 161. maddelerine aykırı olduğu belirtilerek iptali istenilmiştir. Fıkra’da, Tasfiye edilen fonların her türlü gelirlerinin, tasfiye edilmelerine ilişkin mevzuatta özel bir düzenleme bulunmaması halinde, bu konuda yeni bir düzenleme yapılıncaya kadar yürürlükten kaldırılan hükümlere göre tahsil edilmeye devam olunacağı ve genel bütçeye gelir kaydedileceği öngörülmektedir. Fon uygulamalarının kamu malî disiplinini bozucu etkisini ortadan kaldırılması, maliye politikalarının etkinliğinin artırılması ve fonların belirli bir malî disipline kavuşturulması amacıyla 1992 yılından itibaren T.C. Merkez Bankası nezdinde Müşterek Fon Hesabı açılarak tüm fonların gelirlerinin bu hesaba kaydedilmesine başlanılmıştır. 1993 yılında ise fonların büyük bir kısmı bütçe kapsamına alınmıştır. Ekonomik İstikrar ve Enflasyonla Mücadele Programı çerçevesinde Devletin gelir ve giderlerinde birliğin ve şeffaflığın sağlanması amacıyla 2001 yılı içerisinde bazı fonların tasfiyesine ilişkin 21.02.2001 günlü, 4629 sayılı “Bazı Fonların Tasfiyesi Hakkında Kanun” ile, 20.06.2001 günlü, 4684 sayılı “Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” çıkarılmıştır. 4629 sayılı Kanunun Geçici 1 inci maddesinin (A), (B), (C), (D) fıkraları ve 4684 sayılı Kanunun Geçici 3. maddesinin (j) fıkrası gereğince, tasfiye edilen fonlarla ilgili olarak gerekli her türlü düzenlemeyi yapmaya Maliye Bakanı yetkili kılınmıştır. 4629 sayılı Yasanın (A) fıkrasının (c) bendi, tasfiye edilen fonların gelirlerinin toplanması ve bütçeye gelir ve ödenek kaydedilmesine ilişkin düzenlemeleri içermektedir. Tasfiye edilen fonların her türlü gelirlerinin, tasfiye edilmelerine ilişkin mevzuatta özel bir düzenleme bulunmaması halinde, bu konuda yeni bir düzenleme yapılıncaya kadar yürürlükten kaldırılan hükümlere göre tahsil edilmeye devam olunacağı ve genel bütçeye gelir kaydedileceği öngörülerek 4629 sayılı Yasanın (A) fıkrasının (c) bendi 2005 mali yılı için değiştirilmiştir. Bütçe ile ilgili olmayan ve diğer yasalarla yapılması gereken bu tür düzenlemelerin bütçe yasası dışındaki yasalarla yapılması zorunludur. Bu nedenlerle diğer yasaların konusu olan bu düzenlemenin Bütçe Yasası ile yapılmış olması, Anayasa’nın 87., 88., 89. ve 161. maddelerine aykırıdır. Kuralın iptali gerekir. Kuralın, Anayasa’nın 2. ve 11. maddeleri yönünden incelenmesine gerek görülmemiştir. 3- Yasa’nın 25. Maddesinin İncelenmesi Dava dilekçesinde, yasama erkinin hukuk devleti, Anayasanın üstünlüğü ve bağlayıcılığı ilkelerine aykırı kullanıldığı ve bu kuralın bütçe yasasıyla değil, olağan yasa ile yapılması gereken düzenlemelerden olduğu, gerekçeleriyle Anayasa’nın 2., 7., 8., 11., 87., 88., 128. ve 161. maddelerine aykırı olduğu belirtilerek iptali istenilmiştir. a- (a) Fıkrasının Birinci Paragrafının Üçüncü Tümcesindeki “…Yükseköğretim kurumları araştırma görevlisi kadrolarına yapılacak açıktan atamalara ilişkin esaslar…” Bölümü İptali istenilen kuralla yükseköğretim kurumlarının araştırma görevlisi kadrolarına açıktan atama yöntemi ile yapılacak olan atamalara ilişkin esasların Devlet Personel Başkanlığının bağlı olduğu Bakan ile Maliye Bakanının müşterek önerisi ile Başbakan tarafından belirlenmesi öngörülmüştür. Başbakan’a araştırma görevlisi kadrolarına açıktan atamalara ilişkin esasları belirleme yetkisi verilmesini öngören düzenleme, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun araştırma görevlisi istihdamını düzenleyen kurallarını 2005 yılı için değiştirmiştir. Bütçe ile ilgili olmayan ve diğer yasalarla yapılması gereken bu tür düzenlemelerin bütçe yasası dışındaki yasalarla yapılması zorunludur. Bu nedenlerle diğer yasaların konusu olan bu düzenlemenin Bütçe Yasası ile yapılmış olması, Anayasa’nın 87., 88., 89. ve 161. maddelerine aykırıdır. Kuralın iptali gerekir. Kuralın, Anayasa’nın 2., 7., 8., 11. ve 128. maddeleri yönünden incelenmesine gerek görülmemiştir. b- (a) Fıkrasının İkinci Paragrafı Fıkra’da döner sermayelerin, kefalet sandıklarının, sosyal güvenlik kurumlarının ve bütçeden yardım alan kuruluşların 24.11.1994 günlü, 4046 sayılı Yasanın 22. maddesi uyarınca yapılacak personel nakilleri hariç olmak üzere serbest memur kadrolarına yapacakları açıktan atama sayıları ile maddenin üçüncü paragrafında sayılanlar dışındaki kamu kurum ve kuruluşlarından yapacakları memur nakilleri toplamı ile bunların kullanımı ve diğer hususları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkili olduğu öngörülmüştür. Kadroların kullanımı ile ilgili esaslar 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede düzenlenmiştir. Bütçe Kanunu ile yapılan söz konusu düzenleme, 190 sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkındaki Kanun Hükmündeki Kararnamede yer alan kadroların kullanımına ilişkin esasları 2005 yılı için değiştirilmiştir Bütçe ile ilgili olmayan ve diğer yasalarla yapılması gereken bu tür düzenlemelerin bütçe yasası dışındaki yasalarla yapılması zorunludur. Bu nedenlerle diğer yasaların konusu olan bu düzenlemenin Bütçe Yasası ile yapılmış olması, Anayasa’nın 87., 88., 89. ve 161. maddelerine aykırıdır. Kuralın iptali gerekir. Kuralın, Anayasa’nın 2. ve 11. maddeleri yönünden incelenmesine gerek görülmemiştir. c- (a) Fıkrasının Üçüncü Paragrafındaki “ve bu kurumların boş memur kadrolarına 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasına göre açıktan vekil atanması” Bölümü İptali istenilen kuralla genel bütçeye dahil dairelere, katma bütçeli idarelere, döner sermayelere, kefalet sandıklarına, sosyal güvenlik kurumlarına, bütçeden yardım alan kuruluşların boş memur kadrolarına 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 86. maddesinin üçüncü fıkrasına göre açıktan vekil atanması, personel ödeneğinin yeterli olması koşuluyla Devlet Personel Başkanlığı ile Maliye Bakanlığı’nın iznine tâbi kılınmıştır. Genel bütçeye dahil dairelere, katma bütçeli idarelere, döner sermayelere, kefalet sandıklarına, sosyal güvenlik kurumlarına, bütçeden yardım alan kuruluşların boş memur kadrolarına vekil ataması yapılması 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 86. maddesinde düzenlenmiştir. Bütçe Kanunu ile yapılan söz konusu düzenleme ile Maliye Bakanlığı’na açıktan vekil atanması konusunda 657 sayılı Yasa’da yer almayan bir yetki verilerek 657 sayılı Yasa’nın 86. maddesi 2005 yılı için değiştirilmiştir. Bütçe ile ilgili olmayan ve diğer yasalarla yapılması gereken bu tür düzenlemelerin bütçe yasası dışındaki yasalarla yapılması zorunludur. Bu nedenlerle olağan yasa konusu olan bu düzenlemenin Bütçe Yasası ile yapılmış olması, Anayasa’nın 87., 88., 89. ve 161. maddelerine aykırıdır. Kuralın iptali gerekir. Kuralın, Anayasa’nın 2., 11. ve 128. maddeleri yönünden incelenmesine gerek görülmemiştir. d- (d) Fıkrasının İncelenmesi Fıkra’da, genel bütçeye dahil dairelerle katma bütçeli idarelerin döner sermaye saymanlıklarına ait sayman ve saymanlıklarda görevli her unvandaki memur kadrolarından Maliye Bakanınca uygun görülenlerin, döner sermaye kadrolarından tenkis edilerek Maliye Bakanlığının kadro cetveline ekleneceği ve bu suretle tenkis edilen kadrolarda istihdam edilen personelin ise başka bir işleme gerek kalmaksızın Maliye Bakanlığının kadro cetveline eklenen bu kadrolara atanmış sayılacağı kuralı yer almaktadır. Kadroların kullanımı ile ilgili esaslar 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede düzenlenmiştir. Bütçe Kanunu ile yapılan söz konusu düzenleme, 190 sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkındaki Kanun Hükmündeki Kararnamede yer alan kadroların kullanımına ilişkin esasları 2005 yılı için değiştirici nitelik taşımaktadır. Bütçe ile ilgili olmayan ve diğer yasalarla yapılması gereken bu tür düzenlemelerin bütçe yasası dışındaki yasalarla yapılması zorunludur. Bu nedenlerle olağan yasa konusu olan bu düzenlemenin Bütçe Yasası ile yapılmış olması, Anayasa’nın 87., 88., 89. ve 161. maddelerine aykırıdır. Kuralın iptali gerekir. Kuralın, Anayasa’nın 2. ve 11. maddeleri yönünden incelenmesine gerek görülmemiştir. e- (f) Fıkrasının Birinci, İkinci ve Üçüncü Paragrafları (f) Fıkrasının Birinci, İkinci ve Üçüncü paragraflarında herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emekli aylığı alanların yeniden istihdam edilmelerine ilişkin düzenlemeler yer almaktadır. İptali istenilen kural 21.4.2005 günlü, 5335 sayılı “Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”un 29. maddesinin (c). fıkrası ile yürürlükten kaldırılmıştır. Bu nedenle konusu kalmayan istem hakkında karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi gerekir. 4- Yasa’nın 28. Maddesindeki “ilgili mevzuatı uyarınca diğer kurumlarda vekaleten veya geçici olarak görevlendirilen ve kadro aylıklarını kendi kurum veya kuruluşlarından alan memurlar veya kamu görevlileri, geçici olarak görev yaptıkları kurum personelinin yararlandığı ve ilgili mevzuatında söz konusu personele de ödenebileceği belirtilen her türlü tazminat, fazla mesai ve diğer ödemelerden yararlanamazlar” Bölümünün İncelenmesi Dava dilekçesinde, yasama erkinin hukuk devleti, Anayasanın üstünlüğü ve bağlayıcılığı ilkelerine aykırı kullanıldığı ve dava konusu kuralın, bütçe yasasıyla değil, olağan yasa ile yapılması gereken düzenlemelerden olduğu bu nedenle, Anayasa’nın 2., 11., 87., 88. ve 161. maddelerine aykırı olduğu belirtilerek iptali istenilmiştir. İptali istenilen kurallar ile bazı kanunlara göre yapılan görevlendirmeler hariç tutularak ilgili mevzuatı uyarınca diğer kurumlarda vekaleten veya geçici olarak görevlendirilen ve kadro aylıklarını kendi kurum ve kuruluşlarından alan memurlar veya kamu görevlilerinin, geçici görev yaptıkları kurum personelinin yararlandığı ve ilgili mevzuatında söz konusu personele de ödenebileceği belirtilen her türlü tazminat, fazla mesai ve diğer ödemelerden yararlanamayacakları öngörülmüştür. Memurlar ve diğer kamu görevlilerinin kendi kurumları dışında diğer kurumlarda vekaleten veya geçici olarak görevlendirilmelerine ilişkin usul ve esaslar ile bu personele yapılabilecek ödemelere ilişkin düzenlemeler 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve kurumların kendi kuruluş yasalarında yer almıştır. Bütçe Kanunu ile yapılan söz konusu düzenleme, memurlar ve diğer kamu görevlilerinin kendi kurumları dışındaki kurumlarda vekaleten veya geçici olarak görevlendirilmelerine ilişkin tüm kuralları 2005 yılı için değiştirici nitelik taşımaktadır. Bütçe ile ilgili olmayan ve diğer yasalarla yapılması gereken bu tür düzenlemelerin bütçe yasası dışındaki yasalarla yapılması zorunludur. Bu nedenlerle olağan yasa konusu olan bu düzenlemenin Bütçe Yasası ile yapılmış olması, Anayasa’nın 87., 88., 89. ve 161. maddelerine aykırıdır. Kuralın iptali gerekir. Kuralın, Anayasa’nın 2. ve 11. maddeleri yönünden incelenmesine gerek görülmemiştir. 5- Yasa’nın 29. Maddesinin (a) Fıkrası ve 32. Maddesinin İncelenmesi Dava dilekçesinde, Kurallar’ın diğer yasalarla yapılması gereken düzenlemelerden olduğu ve bunları değiştirici nitelik taşıdığı, daha önce iptal edilmiş olan kuralların yeniden yasalaştırılmış olduğu gerekçeleriyle Anayasa’nın 2., 11., 87., 88., 153/son ve 161. maddelerine aykırı olduğu belirtilerek iptali istenilmiştir. 29. maddenin (a) fıkrasında, katma değer vergisi ve özel tüketim vergisi hariç olmak üzere mal ve hizmet satışları aylık gayrısafi hasılat tahakkuk tutarının Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı Genel Müdürlüğü, Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü ve Devlet Malzeme Ofisi Genel Müdürlüğü için %10’unun engeç takip eden ayın 20’sine kadar Maliye Bakanlığı Merkez Saymanlığına ödeneceği, ödenen bu tutarın bütçeye gelir yazılacağı; sürelerinde ödenmeyen tutarların tahsilinde gecikme zammı uygulanmak suretiyle 6183 sayılı Yasa hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. 32. maddede, 1050 sayılı Kanun ve diğer mevzuatla saymanlara verilen görev ve yetkilerin bir kısmını gerekli görülen hallerde yardımcılarına devrettirmeye, devirle ilgili esasları belirlemeye Maliye Bakanının yetkili olduğu ve saymanlar hakkındaki sorumluluğun, devredilen işlerle ilgili olarak görev ve yetki verilenler hakkında da uygulanacağı öngörülmüştür. Anayasa’nın 153. maddesinin son fıkrasında, Anayasa Mahkemesi kararlarının yasama, yürütme ve yargı organları ile gerçek ve tüzelkişileri bağlayacağı öngörülmüştür. Yasama organı yapacağı yeni düzenlemelerde daha önce aynı konuda verilen Anayasa Mahkemesi kararlarını göz önünde bulundurmak, bu kararları etkisiz bırakacak biçimde yeni yasa çıkarmamak ve Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilen kuralları tekrar yasalaştırmamak yükümlülüğündedir. Yasama organı, yasa çıkarırken iptal edilen yasaya ilişkin kararların sonuçları ile birlikte gerekçelerini de gözönünde bulundurmak ve sözcükleri ayrı olsa bile, iptal edilen yasalarla, içerik ya da nitelik yönünden aynı veya benzer olan yasaları çıkarmamak zorundadır. İptali istenilen 29. maddenin (a) fıkrası ile anlam, kapsam ve teknik içerik yönlerinden aynı kuralları içeren, 4833 sayılı “2003 Mali Yılı Bütçe Kanunu”nun 35. maddesinin (a) fıkrası, 22.1.2004 günlü, E:2003/41, K:2004/4 sayılı; 5027 sayılı “2004 Mali Yılı Bütçe Kanunu”nun 36. maddesinin (a) fıkrası da (5) numaralı bendi dışında 7.6.2005 günlü, E:2004/12, K:2005/35 sayılı, Anayasa Mahkemesi kararları ile iptal edilmiştir. İptali istenilen 32. madde ile anlam, kapsam ve teknik içerik yönlerinden aynı kuralları içeren, 4061 sayılı “1995 Mali Yılı Bütçe Kanunu”nun 59. maddesi ise 13.6.1995 günlü, E:1995/2, K:2005/12 sayılı, Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal edilmiştir. Daha önce iptal edilmiş olan kuralların, dava konusu kurallarla yeniden yasalaştırılması Anayasa’nın 153. maddesine aykırıdır. Kurallar’ın iptali gerekir. Konunun Anayasa’nın 2., 11., 87., 88. ve 161. maddeleri yönünden incelenmesine gerek görülmemiştir. 6- Yasa’nın 36. Maddesinin İncelenmesi Dava dilekçesinde, yasama erkinin hukuk devleti, Anayasanın üstünlüğü ve bağlayıcılığı ilkelerine aykırı kullanıldığı ve bu kuralın bütçe yasasıyla değil, olağan yasa ile yapılması gereken düzenlemelerden olduğu, gerekçeleriyle Anayasa’nın 2., 11., 87., 88. ve 161. maddelerine aykırı olduğu belirtilerek iptali istenilmiştir. Madde’de, 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamındaki iktisadi devlet teşekkülleri, kamu iktisadi kuruluşları, bunların müesseseleri, bağlı ortaklıkları ve iştirakleri ile özelleştirme kapsamındaki kuruluşların ve döner sermayelerin yöneticileri ve mali işlerinden sorumlularının, bu kuruluşların mükellef veya sorumlu sıfatıyla üçüncü kişilerden tahsil ettikleri vergi, fon ve diğer payların tahsil dairelerine zamanında ve tam olarak ödenmesini sağlamakla zorunlu oldukları belirtilmekte ve aksine davrananların bu tutarların ödenmesinden şahsen ve müteselsilen sorumlu olmaları öngörülmektedir. Genel bütçe içinde yer almayan kamu iktisadi teşebbüslerinin, vergi mükellefiyetlerinin gereği olan ödeme yükümlülüklerinin yerine getirilmesine ilişkin düzenlemenin bütçe yasaları ile ilgisi bulunmadığından, böyle bir düzenlemenin bütçe yasası dışındaki yasalarla yapılması zorunludur. Bu nedenlerle diğer yasaların konusu olan bu düzenlemenin Bütçe Yasası ile yapılmış olması, Anayasa’nın 87., 88., 89. ve 161. maddelerine aykırıdır. Kuralın iptali gerekir. Kuralın, Anayasa’nın 2. ve 11. maddeleri yönünden incelenmesine gerek görülmemiştir. 7- Yasa’nın 37. Maddesinin İncelenmesi Dava dilekçesinde, bütçe yasasıyla ilgisinin olmadığı, diğer kanunlarla yapılması gerektiği belirtilerek Kural’ın dava konusu bölümlerinin Anayasa’nın 2., 11., 87., 88., 153. ve 161. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür. a- (a) Fıkrasının (1), (2), (4), (5), (6) ve (7) Numaralı Bentlerinin, (c), (d), (f) Fıkralarının, (j) Fıkrasının (2), (3) ve (4) Numaralı Bentleri 2005 Mali Yılı Bütçe Kanunu’nun “Kısmen veya tamamen uygulanmayacak hükümler” başlığını taşıyan 37. maddesinde yürürlükte olan yasaların 2005 yılında uygulanmayacak hükümleri sayılmıştır. 37. madde, uygulamama veya farklı uygulama biçimi öngörme yoluyla, madde başlığı altında sayılmış olan ve iptal davasına esas oluşturan yasa kurallarını 2005 yılı için değiştirici bir nitelik taşımaktadır. Maddede yer alan ve iptali istenen bu düzenlemelerin bütçeyle ilgili olmaması nedeniyle diğer yasalarla yapılması gerektiğinden bunlara bütçe yasasında yer verilmesi, Anayasa’nın 87., 88., 89. ve 161. maddelerine aykırıdır. Kurallar’ın iptalleri gerekir. Konunun, Anayasa’nın 2., ve 11. maddeleri yönünden incelenmelerine gerek görülmemiştir. b- (a) Fıkrasının (3) Numaralı Bendi 9.5.1985 günlü, 3202 sayılı Yasanın 45. maddesinin birinci fıkrasının 2005 yılında uygulanmayacağını öngören (3) numaralı bent, 13.1.2005 günlü, 5286 sayılı Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünün Kaldırılması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 5. maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır. Bu nedenle konusu kalmayan istem hakkında karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi gerekir. c- (a) Fıkrasının (8) Numaralı Bendi (8) numaralı bent, 4.3.2005 günlü, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun Geçici 2. maddesiyle yeniden düzenlenmiştir. Bu nedenle konusu kalmayan istem hakkında karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi gerekir. d- (b) Fıkrası (b) fıkrası, 21.4.2005 günlü, 5335 sayılı “Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”un 28. maddesinin (p) fıkrasının (1) numaralı bendi ile değiştirilmiştir. Bu nedenle konusu kalmayan istem hakkında karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi gerekir. e- (e) Fıkrası (e) fıkrası, 21.4.2005 günlü, 5335 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 14. maddesiyle değiştirilmiştir. Bu nedenle konusu kalmayan istem hakkında karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi gerekir. f- (g) Fıkrası (g) fıkrası, 4.3.2005 günlü, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 71. maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır. Bu nedenle konusu kalmayan istem hakkında karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi gerekir. g- (h) Fıkrasında yer alan “bir katını geçmemek üzere” İbaresi - “2005 Mali Yılı Bütçe Kanunu”nun “Kısmen veya tamamen uygulanmayacak hükümler” başlığını taşıyan 37. maddesinde yürürlükte olan yasaların 2005 yılında uygulanmayacak hükümleri sayılmıştır. 37. madde, uygulamama veya farklı uygulama biçimi öngörme yoluyla, madde başlığı altında sayılmış olan ve iptal davasına esas oluşturan ibareyi 2005 yılı için değiştirici nitelik taşımaktadır. Maddede yer alan ve iptali istenen dava konusu düzenlemenin bütçeyle ilgili olmaması nedeniyle diğer yasalarla yapılması gerektiğinden buna bütçe yasasında yer verilmesi, Anayasa’nın 87., 88., 89. ve 161. maddelerine aykırıdır. Fıkradaki “bir katını geçmemek üzere” ibaresinin, 21.12.1967 günlü, 969 sayılı “Tarım ve Köyişleri Bakanlığının 867 ve 170 Sayılı Kanunlara Tabi İşletmeler Dışında Kalan Taşra Kuruluşlarına Döner Sermaye Verilmesi Hakkında Kanun” ve 24.5.1983 günlü, 2828 sayılı “Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanunu” yönünden iptali gerekir. İbarenin, Anayasa’nın 2., ve 11. maddeleri yönünden incelenmesine gerek görülmemiştir. - (h) fıkrasının “… 9.5.1985 tarihli ve 32002 sayılı kanunun 44. maddesinin onuncu fıkrasında…” bölümü 13.1.2005 günlü, 5286 sayılı “Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünün Kaldırılması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun”un 5. maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır. Fıkradaki “bir katını geçmemek üzere” ibaresinin iptali 5286 sayılı Yasa’nın 5. maddesiyle yürürlükten kaldırılmış olan “… 9.5.1985 tarihli ve 32002 sayılı kanunun 44. maddesinin onuncu fıkrasında…” bölümü yönünden konusu kalmadığından istem hakkında karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi gerekir. h- (i) Fıkrası (i) fıkrası 21.4.2005 günlü, 5335 sayılı “Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”un Geçici 7. maddesi ile yeniden düzenlenmiştir. Bu nedenle konusu kalmayan istem hakkında karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi gerekir. ı- (j) Fıkrasının (1) Numaralı Bendi (ı) numaralı bendi 21.4.2005 günlü, 5335 sayılı “Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”un 28. maddesinin (p) fıkrasının (2) numaralı bendi ile değiştirilmiştir. Bu nedenle konusu kalmayan istem hakkında karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi gerekir.
V- YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI İSTEMİ
28.12.2004 günlü, 5277 sayılı “2005 Malî Yılı Bütçe Kanunu”nun: A- 1- 25. maddesinin (a) fıkrasının birinci paragrafının üçüncü tümcesinin “... yükseköğretim kurumları araştırma görevlisi kadrolarına yapılacak açıktan atamalara ilişkin esaslar ...” bölümü, 2- 28. maddesinin “... ilgili mevzuatı uyarınca diğer kurumlarda vekâleten veya geçici olarak görevlendirilen ve kadro aylıklarını kendi kurum veya kuruluşlarından alan memurlar veya kamu görevlileri, geçici olarak görev yaptıkları kurum personelinin yararlandığı ve ilgili mevzuatında söz konusu personele de ödenebileceği belirtilen her türlü tazminat, fazla mesai ve diğer ödemelerden yararlanamazlar.” bölümü, 3- 37. maddesinin (h) fıkrasında yer alan “bir katını geçmemek üzere” ibaresi, 21.12.1967 günlü, 969 sayılı Tarım ve Köyişleri Bakanlığının 867 ve 170 Sayılı Kanunlara Tabi İşletmeler Dışında Kalan Taşra Kuruluşlarına Döner Sermaye Verilmesi Hakkında Kanun ve 24.5.1983 günlü, 2828 sayılı Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanunu yönünden, 29.11.2005 günlü, E. 2005/6, K. 2005/93 sayılı kararla iptal edildiğinden, bu kuralların uygulanmasından doğacak sonradan giderilmesi güç veya olanaksız durum ve zararların önlenmesi ve iptal kararının sonuçsuz kalmaması için kararın Resmî Gazete’de yayımlanacağı güne kadar yürürlüklerinin durdurulmasına, B- 1- 15. maddesinin (a) fıkrasının (1) ve (9) numaralı bentlerinin, 2- 21. maddesinin (c) fıkrasının, 3- 25. maddesinin; a- (a) fıkrasının ikinci paragrafının, b- (a) fıkrasının üçüncü paragrafının “... ve bu kurumların boş memur kadrolarına 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasına göre açıktan vekil atanması...” bölümlerinin, c- (d) fıkrasının, 4- 29. maddesinin (a) fıkrasının, 5- 32. maddesinin, 6- 36. maddesinin, 7- 37. maddesinin; a- (a) fıkrasının (1), (2), (4), (5), (6) ve (7) numaralı bentleri, b- (c), (d) ve (f) fıkralarının, c- (j) fıkrasının (2), (3) ve (4) numaralı bentlerinin,yürürlüklerinin durdurulması isteminin, koşulları oluşmadığından reddine, C- 1- 25. maddesinin (f) fıkrasının birinci, ikinci ve üçüncü paragrafları, 2- 37. maddesinin; a- (a) fıkrasının (3) ve (8) numaralı bentleri, b- (b), (e), (g), (i) fıkraları, c- 5286 sayılı Yasa’nın 5. maddesiyle yürürlükten kaldırılmış olan “... 9.5.1985 tarihli ve 3202 sayılı Kanunun 44. maddesinin onuncu fıkrasında ...” bölümü yönünden incelenen (h) fıkrasında yer alan “bir katını geçmemek üzere” ibaresi, d- (j) fıkrasının (1) numaralı bendi, hakkında 29.11.2005 günlü, E.2005/6, K.2005/93 sayılı kararla karar verilmesine yer olmadığı kararı verildiğinden, bu ibare, paragraf, bent ve fıkralara ilişkin konusu kalmayan yürürlüğün durdurulması istemleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 29.11.2005 gününde oybirliğiyle karar verilmiştir.
VI- SONUÇ
28.12.2004 günlü, 5277 sayılı “2005 Malî Yılı Bütçe Kanunu”nun: A- 15. maddesinin (a) fıkrasının (1) ve (9) numaralı bentlerinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, B- 21. maddesinin (c) fıkrasının Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, C- 25. maddesinin; 1- (a) fıkrasının, a- Birinci paragrafının üçüncü tümcesinin “... yükseköğretim kurumları araştırma görevlisi kadrolarına yapılacak açıktan atamalara ilişkin esaslar ...” bölümünün Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, b- İkinci paragrafının Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, c- Üçüncü paragrafının “... ve bu kurumların boş memur kadrolarına 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasına göre açıktan vekil atanması...” bölümünün Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, 2- (d) fıkrasının Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, 3- (f) fıkrası, 21.4.2005 günlü, 5335 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 29. maddesinin (c) fıkrasıyla yürürlükten kaldırıldığından, fıkranın birinci, ikinci ve üçüncü paragraflarına ilişkin KONUSU KALMAYAN İSTEMLER HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, D- 28. maddesinin “... ilgili mevzuatı uyarınca diğer kurumlarda vekâleten veya geçici olarak görevlendirilen ve kadro aylıklarını kendi kurum veya kuruluşlarından alan memurlar veya kamu görevlileri, geçici olarak görev yaptıkları kurum personelinin yararlandığı ve ilgili mevzuatında söz konusu personele de ödenebileceği belirtilen her türlü tazminat, fazla mesai ve diğer ödemelerden yararlanamazlar.” bölümünün Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, E- 29. maddesinin (a) fıkrasının Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, F- 32. maddesinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, G- 36. maddesinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, H- 37. maddesinin; 1- (a) fıkrasının, a- (1), (2), (4), (5), (6) ve (7) numaralı bentlerinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALLERİNE, b- 9.5.1985 günlü, 3202 sayılı Yasa’nın 45. maddesinin birinci fıkrasının 2005 yılında uygulanmayacağını öngören (3) numaralı bendi, 13.1.2005 günlü, 5286 sayılı Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünün Kaldırılması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 5. maddesiyle yürürlükten kaldırıldığından, bu bende ilişkin KONUSU KALMAYAN İSTEM HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, c- (8) numaralı bendi, 22.2.2005 günlü, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun geçici 2. maddesiyle yeniden düzenlendiğinden, bu bende ilişkin KONUSU KALMAYAN İSTEM HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2- (b) fıkrası, 5335 sayılı Yasa’nın 28. maddesinin (p) fıkrasının (1) numaralı bendi ile değiştirildiğinden, bu fıkraya ilişkin KONUSU KALMAYAN İSTEM HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 3- (c), (d) ve (f) fıkralarının Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALLERİNE, 4- (e) fıkrası, 5335 sayılı Yasa’nın 14. maddesiyle değiştirildiğinden, bu fıkraya ilişkin KONUSU KALMAYAN İSTEM HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 5- (g) fıkrası, 5302 sayılı Yasa’nın 71. maddesi ile yürürlükten kaldırıldığından, bu fıkraya ilişkin KONUSU KALMAYAN İSTEM HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 6- (h) fıkrasında yer alan “bir katını geçmemek üzere” ibaresinin; a- 21.12.1967 günlü, 969 sayılı Tarım ve Köyişleri Bakanlığının 867 ve 170 Sayılı Kanunlara Tabi İşletmeler Dışında Kalan Taşra Kuruluşlarına Döner Sermaye Verilmesi Hakkında Kanun ve 24.5.1983 günlü, 2828 sayılı Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanunu yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, b- 5286 sayılı Yasa’nın 5. maddesiyle yürürlükten kaldırılmış olan “... 9.5.1985 tarihli ve 3202 sayılı Kanunun 44. maddesinin onuncu fıkrasında ...” bölümü yönünden konusu kalmadığından istem hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 7- (i) fıkrası, 5335 sayılı Yasa’nın geçici 7. maddesi ile yeniden düzenlendiğinden, bu fıkraya ilişkin KONUSU KALMAYAN İSTEM HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 8- (j) fıkrasının; a- (1) numaralı bendi, 5335 sayılı Yasa’nın 28. maddesinin (p) fıkrasının (2) numaralı bendi ile değiştirildiğinden, bu bende ilişkin KONUSU KALMAYAN İSTEM HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, b- (2), (3) ve (4) numaralı bentlerinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALLERİNE, I- 25. maddesinin (a) fıkrasının birinci paragrafının üçüncü tümcesinin “... yükseköğretim kurumları araştırma görevlisi kadrolarına yapılacak açıktan atamalara ilişkin esaslar ...” bölümünün iptali nedeniyle uygulanma olanağı kalmayan bu bölümün başında yer alan “ve” sözcüğünün de 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 29. maddesinin ikinci fıkrası gereğince İPTALİNE, 29.11.2005 OYBİRLİĞİYLE gününde karar verildi.
Söz Konusu Yargı Kararının ilgili olduğu Mevzuat (1)
Söz Konusu Yargı Kararının Metinsel Değişiklik Yaptığı Mevzuat (1)
Söz Konusu Mahkeme Kararında İptal İstemine Konu Olan Mevzuat (1)
Söz konusu esas kararın ilgili olduğu yürürlüğün durdurulması kararı (2)
" *** Kırmızı renk, söz konusu kanunun yürürlükte olmadığını; sarı renk, söz konusu kanunun tasarı aşamasında olduğunu ve mavi renk ise söz konusu kanunun yürürlükte olduğunu nitelemektedir."

Copyright©2021. Kanunum bir Karakullukçu Dan. A.Ş. (Şirket) servisidir. “Kanunum” Şirket’in tescilli markasıdır ve tüm hakları saklıdır. Kanunum bir resmi kaynak veya hukuk danışmanlık servisi değildir. Kullanıcılar Hizmet Şartlarını okumuş ve kabul etmiş sayılırlar. Adres: Aytar Cad. 28/4 Levent, 34330, İstanbul