• Dava Türü: İptal Davaları / İtiraz Başvuruları
  • Süreç: Karar
  • Karar Türü: İptal
  • Esas No: 2017/95
  • Karar No: 2017/119
  • Karar Tarihi: 12.07.2017
Kaynak: Resmi Gazete
Metnin güncellik değerlendimeleri devam ediyor.
(Kanunum resmi kaynak değildir; kullanıcılar sunulan yürürlük ve metin bilgilerini resmi kaynaklardan teyid etmelidir.)
Anayasa Mahkemesi Başkanlığından:

Esas Sayısı : 2017/95
Karar Sayısı: 2017/119
Karar Tarihi: 12.7.2017

İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Erzincan Sulh Ceza Hâkimliği

İTİRAZIN KONUSU: 13.10.1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları 
Trafik Kanunu’nun, 25.6.2010 tarihli ve 6001 sayılı Kanun’un 36. maddesiyle değiştirilen 
65. maddesinin yedinci ve sekizinci fıkralarının Anayasa’nın 2. ve 38. maddelerine aykırılığı 
ileri sürülerek iptallerine karar verilmesi talebidir.

OLAY: Davacının, adına kayıtlı ticari aracının azami yüklü ağırlığının 
aşıldığı gerekçesiyle hakkında uygulanan idari para cezasının iptali talebiyle açtığı davada, 
itiraz konusu kuralların Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptalleri için 
başvurmuştur.

I. İPTALİ İSTENEN KANUN HÜKÜMLERİ

Kanun’un, 6001 sayılı Kanun’un 36. maddesiyle değiştirilen itiraz konusu 
kuralların da yer aldığı 65. maddesi şöyledir:

“Madde 65- (Değişik: 25/6/2010-6001/36 md.)

Araçların yüklenmesinde, yönetmeliklerle belirlenen ölçü ve esaslara aykırı
olarak;

a) Taşıma sınırı üstünde yolcu alınması,

b) Azami yüklü ağırlığın veya izin verilen azami yüklü ağırlığın aşılması,

c) (b) bendindeki ağırlıklar aşılmamış olsa bile azami dingil ağırlıkları 
aşılacak şekilde yüklenmesi,

d) Karayolu yapısı ve kapasitesi ile trafik güvenliği bakımından tehlikeli 
olabilecek tarzda yükleme yapılması,

e) Tehlikeli ve zararlı maddelerin gerekli izin ve tedbirler alınmadan
taşınması,

fi Ağırlık ve boyutları bakımından taşınması özel izne bağlı olan eşyanın izin 
alınmadan yüklenmesi, taşınması ve taşıttırılması,

g) Gabari dışı yük yüklenmesi, taşınan yük üzerine veya araç dışına yolcu
bindirilmesi,

h) Yükün karayoluna değecek, düşecek, dökülecek, saçılacak, sızacak, akacak, 
kayacak, gürültü çıkaracak şekilde yüklenmesi,



i) Yükün, her çeşit yolda ve yolun her eğiminde dengeyi bozacak, yoldaki bir 
şeye takılacak ve sivri çıkıntılar hasıl edecek şekilde yüklenmesi,

j) Sürücünün görüşüne engel olacak, aracın sürme güvenliğim bozacak ve 
tescil plakaları, ayırım işaretleri, dur ve dönüş ışıkları ile yansıtıcıları örtecek şekilde 
yüklenmesi,

k) Çeken ve çekilen araçlarla ilgili şartlar ve tedbirler yerine getirilmeden 
araçların çekilmesi,

yasaktır.

Birinci fıkranın (a) bendi hükümlerine uymayanlara, (...) (1) 50 Türk Lirası; 
(d), (h), (i), (j) ve (k) bentleri hükümlerine uymayanlara 125 Türk Lirası; (e) ve (f) 
bentlerindeki hükümlere uymayanlara 250 Türk Lirası; (c) ve (g) bentleri hükümlerine 
uymayan işletenlere 500 Türk Lirası, (g) bendine aykırı yük gönderenlere 1.000 Türk Lirası 
İdarî para cezası verilir. Ayrıca, bütün sorumluluk ve giderler araç işletenine ait olmak 
üzere, fazla yolcular en yakın yerleşim biriminde indirilir, birinci fıkranın (e) ve (f) 
bentlerindeki şartlara uymayan yük taşımasında kullanılan taşıtlar, gerekli izinler 
sağlanıncaya kadar trafikten men edilir. (1)

Birinci fıkranın (b) bendine uymayarak;

a) % 10 fazlasına kadar yüklemelerde 500 Türk Lirası,
b) % 15 fazlasına kadar yüklemelerde 1.000 Türk Lirası,
c) % 20 fazlasına kadar yüklemelerde 1.500 Türk Lirası,
d) % 25 fazlasına kadar yüklemelerde 2.000 Türk Lirası,
e) % 25 'in üzerinde fazla yüklemelerde 3.000 Türk Lirası,
işleten ve gönderenlere ayrı ayrı İdarî para cezası verilir.

Ağırlık ve boyut kontrol mahallerinde işaret, ışık, ses veya görevlilerin dur 
ikazına rağmen tartı veya ölçü kontrolüne girmeden seyrine devam eden araçlara tescil 
plakalarına göre 1.000 Türk Lirası İdarî para cezası uygulanır.

Azami yüklü ağırlığın % 20 ’den fazla aşılması halinde fazla yük, birinci 
fıkranın (b) bendine uygun hale getirilmeden yola devam etmesine izin verilmez.

Milletlerarası taşımalarda yabancı plakalı araçların birinci fıkraya uymayan 
işleten ve gönderenlerine verilen İdarî para cezaları tahsil olunmadan anılan araçların yola 
devam etmelerine izin verilmez.

işleten ile gönderenin aynı olması halinde birinci fıkraya uymayan işleten 
ve gönderen için uygulanacak İdarî para cezalarının toplamı uygulanır.

Gönderenin birden fazla olması veya tespit edilememesi halinde birinci 
fıkraya uymayan işleten ve gönderen için uygulanacak İdarî para cezalarının toplamı 
işletene uygulanır.

Araçların yüklenmesine ilişkin ölçü ve usuller, ağırlık ve boyut kontrolü usul 
ve esasları ile tartı toleransları Ulaştırma Bakanlığı tarafından yönetmelikle belirlenir.



Uluslararası yük ve yolcu taşımacılığına ilişkin konularda ikili ve çok taraflı 
anlaşma hükümleri saklıdır.

Tarım alanlarına yapılacak yük ve yolcu taşımacılığına ilişkin esas ve usuller 
yönetmelikte belirlenir. ”

II. İLK İNCELEME

1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Zühtü ARSLAN, 
Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Serdar ÖZGÜLDÜR, Serruh KALELİ, Osman 
Alifeyyaz PAKSÜT, Recep KÖMÜRCÜ, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, Celal 
Mümtaz AKINCI, Muammer TOPAL, M. Emin KUZ, Haşan Tahsin GÖKCAN, Kadir 
ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ, Recai AKYEL ve Yusuf Şevki HAKYEMEZ’in katılımlarıyla 
29.3.2017 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında öncelikle uygulanacak kural ve 
sınırlama sorunları görüşülmüştür.

2. Anayasa’nın 152. ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve 
Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 40. maddelerine göre, mahkemeler, bakmakta 
oldukları davalarda uygulayacakları kanun ya da kanun hükmünde kararname kurallarını 
Anayasa’ya aykırı görürler veya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi 
olduğu kanısına varırlarsa, o hükmün iptali için Anayasa Mahkemesine başvurmaya 
yetkilidirler. Ancak, bu kurallar uyarınca bir mahkemenin Anayasa Mahkemesine 
başvurabilmesi için elinde yöntemince açılmış ve mahkemenin görevine giren bir davanın 
bulunması ve iptali istenen kuralların da o davada uygulanacak olması gerekmektedir. 
Uygulanacak yasa kuralları, davanın değişik evrelerinde ortaya çıkan sorunların çözümünde 
veya davayı sonuçlandırmada olumlu ya da olumsuz yönde etki yapacak nitelikte bulunan 
kurallardır.

3. Başvuran Mahkeme, Kanun’un, 6001 sayılı Kanun’un 36. maddesiyle 
değiştirilen 65. maddesinin yedinci ve sekizinci fıkralarının iptalini talep etmiştir.

4. Bakılmakta olan davanın uyuşmazlık konusunu, Kanun’un 65. maddesinin 
yedinci fıkrasında düzenlenen, işleten ile gönderenin aynı olması durumunda uygulanacak 
yaptırım oluşturmaktadır. Kanun’un 65. maddesinin sekizinci fıkrası ise gönderenin birden 
fazla olması ya da tespit edilememesi durumlarında uygulanacak yaptırımla ilgilidir. 
Dolayısıyla, Kanun’un 65. maddesinin sekizinci fıkrası bakılmakta olan davada uygulanacak 
kural değildir. Bu nedenle, Kanun’un 65. maddesinin sekizinci fıkrasına yönelik başvurunun, 
mahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddi gerekir.

5. Kanun’un 65. maddesinin itiraz konusu yedinci fıkrası ise maddenin birinci 
fıkrasında sayılan tüm yasaklara uyulmaması halinde uygulanacak ortak ve geçerli bir 
kuraldır. Bu nedenle itiraz konusu kurala ilişkin esas incelemenin, bakılmakta olan davanın 
konusu gözetilerek, 2918 sayılı Kanun’un 65. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi 
yönünden sınırlı olarak yapılması gerekmektedir.

6. Açıklanan nedenlerle, 13.10.1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik 
Kanunu’nun, 25.6.2010 tarihli ve 6001 sayılı Kanun’un 36. maddesiyle değiştirilen 65. 
maddesinin;



A- Sekizinci fıkrasının, itiraz başvurusunda bulunan Mahkemenin bakmakta 
olduğu davada uygulanma olanağı bulunmadığından, bu fıkraya yönelik başvurunun 
Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle REDDİNE,

B- Yedinci fıkrasının esasının incelenmesine, esasa ilişkin incelemesinin 65. 
maddenin birinci fıkrasının (b) bendi yönünden yapılmasına,

OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.

III. ESASIN İNCELENMESİ

7. Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Elif KARAKAŞ tarafından hazırlanan 
işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu kanun hükmü, dayanılan Anayasa kuralları ve 
bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp 
düşünüldü:

1. İtirazın Gerekçesi

8. Başvuru kararında özetle, işleten ve gönderenin aynı olması yani kişinin 
kendi yükünü taşıması halinde, işleten ve gönderene ayrı ayrı uygulanan cezaların 
toplamının uygulanmasının bir kişinin bir suçtan dolayı yalnızca bir defa 
cezalandırabileceği (ne bis in idem) ilkesine aykırılık oluşturacağı, bu kuralla kanun 
koyucunun neyi hedeflediğinin belirsiz olduğu, kişinin bizzat kendi yükünü taşıyor olması 
halinde ortada bir gönderenin bulunmadığı ve gönderenin sorumluluğunun işletene fatura 
edilmesini gerektirir bir vaziyet olmadığı belirtilerek kuralın, Anayasa’nm, 2. ve 38. 
maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

2. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu

9. İtiraz konusu kuralda, işleten ile gönderenin aynı olması halinde azami 
yüklü ağırlığı veya izin verilen azami yüklü ağırlığı aşan işleten ve gönderen için 
uygulanacak İdarî para cezalarının toplamının uygulanacağı öngörülmektedir.

10. Anayasa’nm 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, eylem ve işlemleri 
hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her 
alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa’ya aykırı durum 
ve tutumlardan kaçınan, Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı 
denetimine açık olan devlettir.

11. Hukuk devletinde ceza hukukuna ilişkin düzenlemelerde olduğu gibi idari 
yaptırımlar açısından da Anayasa’ya bağlı kalmak koşuluyla hangi eylemlerin kabahat 
sayılacağı, bunlara uygulanacak yaptırımın türü ve ölçüsü, yaptırımın ağırlaştırıcı ve 
hafifleştirici nedenlerinin belirlenmesi gibi konularda kanun koyucunun takdir yetkisi 
bulunmaktadır. Kanun koyucu bu yetkisini kullanırken kabahat ve yaptırım arasındaki adil 
dengenin korunmasını da dikkate almak zorundadır.

12. Öte yandan, hukuk devleti ilkesi ve ceza hukukunun temel ilkeleri 
arasında yer alan “aynı fiilden dolayı iki kez yargılama olmaz (ne bis in idem) ” ilkesi 
gereğince kişi, aynı fiil nedeniyle birden fazla yargılanamaz ve cezalandırılamaz.



13. İtiraz konusu kural, azami yüklü ağırlığın aşılması durumunda göndereni 
ve işleteni ayrı ayrı ve eşit miktarda idari para cezası ile sorumlu tutarken ‘"işleten ile 
gönderenin aynı olması” durumunda aynı ihlal nedeniyle işleten ve gönderenin sorumlu 
olduğu miktarların toplamı kadar idari para cezası uygulanmasını öngörmektedir. Kuralın 
lafzı dikkate alındığında “gönderen” ve “işleten” için öngörülen ceza miktarlarının 
‘‘toplamı ”, işleten ve gönderenin hukuka aykırı fiillerine bağlanan iki ayrı cezanın birlikte 
uygulanması ve dolayısıyla aynı kişinin iki kere yaptırıma tabi tutulması sonucunu 
doğurmaktadır. Bu nedenle, ne bis in idem ilkesine uygunluk yönünden kuralın yol açtığı söz 
konusu mükerrerliğin “aynı fiil “den kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususunun irdelenmesi 
gerekmektedir.

14. Kural’da yer alan “işleten ile gönderenin aynı olması”, kişinin “kendi 
yükünü taşıması” halinde meydana gelebilecek bir durumdur. İlgili mevzuatta “eşyayı bir 
yerden başka bir yere nakletmek amacıyla taşımacıya teslim eden gerçek veya tüzel kişi ” 
olarak tanımlanan gönderenin, kendi yükünü taşınmak üzere kendisine teslim etmesi gibi bir 
durumun söz konusu olamayacağı ve dolayısıyla da “işleten ile gönderenin aynı olması ” 
halinde ortada bir “gönderen”in varlığından söz edilemeyeceği kuşkusuzdur.

15. Diğer taraftan, işleten ile gönderenin aynı kişi olması durumunda, bu 
kişinin (işleten) azami yüklü ağırlığı aşmasına ve bunun sonucunda itiraz konusu kuralda 
öngörülen cezanın uygulanmasına neden olan hareketleri, amaç, zaman ve mekân 
yönlerinden birbirine bağlı şekilde kendi içinde bir bütün oluşturduğundan hukuki anlamda 
“tek bir fiil” olarak değerlendirilmelidir.

16. Bu durumda, iki ayrı fail ve her biri ayrı ceza gerektiren birbirinden 
bağımsız fiiller söz konusu olmadığından, bir kişinin (işleten) “aynı fiil” nedeniyle iki kere 
cezalandırılması sonucunu doğuran itiraz konusu kural, ne bis in idem ilkesine ve hukuk 
devleti ilkesine aykırılık taşımaktadır.

17. Açıklanan nedenlerle kural, 2918 sayılı Kanun’un 65. maddesinin birinci 
fıkrasının (b) bendi yönünden Anayasa’nın 2. maddesine aykırıdır. İptali gerekir.

18. Osman Alifeyyaz PAKSÜT ile Kadir ÖZKAYA bu görüşe 
katılmamışlardır.

19. Kural, Anayasa’nın 2. maddesine aykırı görülerek iptal edildiğinden 
Anayasa’nın 38. maddesi yönünden incelenmemiştir.

IV. HÜKÜM

13.10.1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun, 25.6.2010 
tarihli ve 6001 sayılı Kanun’un 36. maddesiyle değiştirilen 65. maddesinin yedinci fıkrasının 
“Maddenin birinci fıkrasının (b) bendi” yönünden, Anayasa’ya aykırı olduğuna ve 
İPTALİNE, Osman Alifeyyaz PAKSÜT ile Kadir ÖZKAYA’nm karşıoyları ve 
OYÇOKLUĞUYLA, 12.7.2017 tarihinde karar verildi.

Başkan Başkanvekili Başkanvekili
Zühtü ARSLAN Burhan ÜSTÜN Engin YILDIRIM



Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR

Üye
Recep KÖMÜRCÜ

Üye
Celal Mümtaz AKINCI

Üye
Haşan Tahsin GÖKCAN

Üye
Serruh KALELİ

Üye
Nuri NECİPOĞLU

Üye
Muammer TOPAL

Üye
Kadir ÖZKAYA

Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Üye
Hicabi DURSUN

Üye
M. Emin KUZ

Üye
Rıdvan GÜLEÇ

Üye
Recai AKYEL

Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ



Esas Sayısı : 2017/95 
Karar Sayısı: 2017/119

KARŞIOY GEREKÇESİ

1. Karayolları Trafik Kanunu’nun 25.6.2010 tarihli ve 6001 sayılı Kanun’un 
36. maddesiyle değiştirilen 65. maddesinin yedinci fıkrasında yer alıp, aynı maddenin birinci 
fıkrasının (b) bendi yönünden esas incelemesi yapılan kural, karayolunda yük taşıyan 
araçlarda aşırı yükleme durumunda, ayrı ayrı cezalandırılan işleten ve gönderenin aynı kişi 
olması durumunda, her iki cezanın toplamının aynı kişiye uygulanacağını öngörmektedir. 
Kurala yapılan Anayasaya aykırılık itirazı, bir kişinin bir suçtan iki kez 
cezalandırılmayacağı yolundaki temel hukuk ilkesine ve bu nedenle Anayasanın 2. ve 38. 
maddelerine aykırı olduğu gerekçesine dayandırılmıştır. Anayasa Mahkemesi çoğunluğun, 
iptal kararı vermek suretiyle bu görüşü esas itibariyle yerinde bulduğu anlaşılmaktadır. Bu 
görüşe ve kuralın Anayasaya aykırı olduğu yolundaki sonuca aşağıdaki nedenlerle 
katılmamaktayız.

2. Ülkemizde her yıl binlerce can kaybına, yüzbinlerce kişinin yaralanmasına 
ve milli servetin zarar görmesine neden olan trafik kazalarının sebepleri arasında aşırı 
yükleme önemli bir yer tutmaktadır. Bu nedenle yasa koyucunun, Anayasal sınırlar içinde, 
bu olgunun mümkün olduğunca asgariye indirilmesi için gerekli yasal düzenlemeleri 
yapmakta geniş bir takdir alanına sahip olduğunda kuşku bulunmamaktadır.

3. Somut olayda Anayasallık denetiminin özü, aynı eylemden dolayı iki kez 
ceza verilip verilmediğidir. Başka bir deyişle kişinin bizzat kendi yükünü taşıyor olması 
halinde hem gönderen hem de işleten sıfatıyla cezalandırılıp cezalandırılamayacağıdır.

4. Kişinin tek bir eylemle ceza yaptırımı gerektiren iki veya daha fazla kuralı 
ihlal etmesi haline ilişkin olarak pozitif ceza hukukunda özel düzenlemeler mevcut olduğu 
gibi (Türk Ceza Kanunu Madde 44, aynı fiilin gerektirdiği cezalardan en ağır olanına 
hükmedilmesi), idari cezalarda da yasa koyucunun benimsediği hukuk nazariyesine ve 
ihtiyaçlara göre farklı düzenlemeler bulunmaktadır. Öte yandan, idare hukukunda, ceza 
hukukunda olduğu gibi bir fiilden dolayı birden fazla ceza verilmesini öngören ya da bunu 
yasaklayan temel ve evrensel bir ilke olmadığı gibi, Anayasa Mahkemesinin de bu hususta 
müstakar bir içtihadı bulunmamaktadır.

5. Buna karşılık ceza hukukunda, failin sıfatından doğan ağırlaştırma 
nedenleri olabilmektedir. Başka bir ifadeyle suç sayılan aynı eylemi gerçekleştiren iki 
kişiden birinin, tamamen taşıdığı sıfattan (mesela Türk Ceza Kanunu madde 86; kamu 
görevlisi, eş, altsoy, üstsoy) dolayı daha ağır biçimde cezalandırılması ceza hukukunun 
temel müesseselerindendir. Aynı şekilde, sanık ve mağdur sıfatlarının aynı kişide birleşmesi 
(T:C:K: madde 129/3, karşılıklı hakaret) halinde ceza azaltılabilir veya hiç verilmeyebilir.

6. Ceza hukuku ilkeleri kıyasen tatbik edildiğinde, idare hukukunda da eylemi 
gerçekleştirenin taşıdığı iki ayrı sıfattan dolayı, diğer bir kişiye göre daha ağır bir yaptırımla 
karşılaşmasında Anayasaya veya hukukun temel ilkelerine aykırılık olacağı söylenemez.



Kuralda her ne kadar İşleten ve gönderenin aynı kişi olması durumunda her iki cezanın 
toplamının uygulanacağının belirtilmesi nedeniyle iki ayrı ceza gibi algılanması mümkün ise 
de, gerçekte iki ayrı ceza söz konusu olmayıp, gönderen ve işleten sıfatlarının 
birleşmesinden dolayı ceza bir kat artırılarak verilen tek bir cezadan ibarettir.

7. Ceza miktarlarının belirlenmesinde de izlenen ceza siyaseti, eylemin 
yarattığı tehlike ve toplumsal barışı bozarak yarattığı infial gibi unsurlar gözetilmek şartıyla, 
Anayasal sınırlar içinde yasa koyucunun takdir yetkisi mevcuttur. Bu açıdan bakıldığında, 
kişinin kendi yükünü bizzat taşıyor olması halinde yakıt giderlerinden ve zamandan tasarruf 
etmek amacıyla yasayı ihlal eğilimine girme olasılığının daha yüksek olacağını, ayrıca 
gönderen yani yük sahibinin özen ve denetim imkanının da ortadan kalkmış olacağını 
gözeten yasa koyucu, gönderen ve işletenin aynı olması halinde cezanın bir kat artırılmasını 
takdir etmiştir.

6. Anayasa Mahkemesinin görevi, ceza hukukunun temel kavramları 
üzerindeki farklı izah ve nazariyelere göre değil, önüne anayasallık denetimi için iptal 
istemiyle gelen bir yasa kuralının müdahale ettiği kişi temel hakları ile üstün kamu yararı 
arasında adil ve makul bir denge kurulmuş olup olmadığını denetlemektir. İptal istemine 
konu kurala göre verilecek cezanın, kendi yükünü taşıyan kişinin kazanamayacağı bir külfet 
doğurmadığı, buna karşılık üstün bir kamusal yarar olan karayollarında can ve mal 
güvenliğinin sağlamasına hizmet ettiği gözetildiğinde, kuralda Anayasanın 2. maddesindeki 
hukuk devleti esaslarına aykırı bir yön bulunmadığı sunucuna ulaşmaktayız.

Açıklanan nedenlerle çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.

Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Uye
Kadir ÖZKAYA

Kaynak Metin
(Kaynak: Resmi Gazete resmi web sitesi)
İlgili mevzuat yürürlükte değilse, bu ek/formları da yürürlükte olmayabilir.
Söz Konusu Mahkeme Kararında İptal İstemine Konu Olan Mevzuat (2)
Söz Konusu Yargı Kararının ilgili olduğu Mevzuat (1)
Söz Konusu Yargı Kararının Metinsel Değişiklik Yaptığı Mevzuat (2)
" *** Kırmızı renk, söz konusu kanunun yürürlükte olmadığını; sarı renk, söz konusu kanunun tasarı aşamasında olduğunu ve mavi renk ise söz konusu kanunun yürürlükte olduğunu nitelemektedir."

Copyright © 2018. Kanunum bir Karakullukçu Dan. A.Ş. (Şirket) servisidir. “Kanunum” Şirket’in tescilli markasıdır ve tüm hakları saklıdır. Kanunum bir resmi kaynak veya hukuk danışmanlık servisi değildir. Kullanıcılar Hizmet Şartlarını okumuş ve kabul etmiş sayılırlar. Adres: Aytar Cad. 28/4 Levent, 34330, İstanbul