• Dava Türü: İptal Davaları / İtiraz Başvuruları
  • Süreç: Karar
  • Karar Türü: İptal
  • KANUNUM Yürürlük Değerlendirmesi: Yürürlükte (iptal kararı Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girecektir.)
  • Esas No: 2017/129
  • Karar No: 2018/6
  • Karar Tarihi: 18.01.2018
Kaynak: Resmi Gazete
(Kanunum resmi kaynak değildir; kullanıcılar sunulan yürürlük ve metin bilgilerini resmi kaynaklardan teyid etmelidir.)

Anayasa Mahkemesi Başkanlığından:

Esas Sayısı : 2017/129
Karar Sayısı: 2018/6
Karar Tarihi: 18.1.2018

İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Danıştay İdari Dava Daireleri
Kurulu

İTİRAZIN KONUSU: 2.3 .2005 tarihli ve 5307 sayılı Sıvılaştırılmış
Petrol Gazları (LPG) Piyasası Kanunu ve Elektrik Piyasası Kanununda Değişiklik
Yapılmasına Dair Kanun’un 23.1.2008 tarihli ve 5728 sayılı Kanun’un 569. maddesiyle
değiştirilen 16. maddesinin ikinci fıkrasının;

A. (a) bendinin (4) numaralı alt bendinin,

B. (b) bendinin (4) numaralı alt bendinin,

C. (c) bendinin,

Anayasa’nın 2. ve 38. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptallerine ve
yürürlüklerinin durdurulmasına karar verilmesi talebidir.

OLAY: LPG bayii olarak faaliyette bulunan davacı şirketin otogaz
istasyonunda sorumlu müdür bulundurmadığı, asli faaliyetlerinde LPG yetkili personel
belgesi olmayan personel çalıştırdığı ve mali sorumluluklara ilişkin zorunlu sigorta
yaptırmadığı gerekçesiyle 739.664.00 TL idari para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin
işlemin iptali talebiyle açılan davada itiraz konusu kuralların Anayasa’ya aykırı olduğu
kanısına varan Mahkeme, iptalleri ve yürürlüklerinin durdurulması için başvurmuştur.

I. İPTALİ İSTENEN VE İLGİLİ GÖRÜLEN KANUN
HÜKÜMLERİ

A. İptali İstenen Kanun Hükümleri

Kanun’un itiraz konusu kuralları da içeren 16. maddesi şöyledir:

“İdarî para cezaları
Madde 16-

Bu Kanuna göre İdarî para cezalarının veya İdarî yaptırımların uygulanması,
bu Kanunun diğer hükümlerinin uygulanmasına engel oluşturmaz. Bu Kanuna göre verilen
ceza ve tedbirler diğer kanunlar gereği yapılacak işlemleri engellemez.

Bu Kanuna göre;

a) Aşağıdaki hâllerde sorumlulara beşyüzbin Türk Lirası İdarî para cezası
verilir:



1) Lisans almaksızın lisansa tâbi faaliyetlerin yapılması.

2) 4 üncü maddenin son fıkrasının ihlâli.

3) 10 uncu madde gereği Kurum tarafından yapılan uygulamaların dolaylı
veya dolaysız olarak engellenmesi veya engellenmeye teşebbüs edilmesi.

4) 12 ve 13 üncü madde hükümlerinin ihlâli.

b) Aşağıdaki hâllerde sorumlulara ikiyüzellibin Türk Lirası İdarî para cezası
verilir:

1) 5, öve 7 nci madde hükümlerinin ihlâli.

2) Lisans almaksızın hak konusu yapılan tesislerin yapımına veya işletimine
başlanması ile bunlar üzerinde tasarruf hakkı doğuracak işlemlerin yapılması.

3) Sahip olunan lisansın verdiği haklar dışında faaliyet gösterilmesi.

4) Son fıkrası hariç 4 üncü madde hükümlerinin ihlâli.

c) 9, 14 ve 15 inci madde hükümlerinin ihlâli hâlinde sorumlulara ellibin
Türk Lirası İdarî para cezası verilir.

ç) 8 inci maddenin dördüncü fıkrasının (6) numaralı bendinin ihlâli hâlinde
bayilere yüz Türk Lirası İdarî para cezası verilir.

Ancak tüpün sisteme bağlantısının kullanıcı tarafından yapıldığının
kanıtlanması durumunda tüp bayii ve dağıtıcı şirketlere hukukî ve cezaî sorumluluk
yüklenmez.

Yukarıda belirtilenlerin dışında kalan ancak bu Kanunun getirdiği
yükümlülüklere uymayanlara Kurumca bin Türk Lirası İdarî para cezası verilir.

Tesisler, lisans alınıncaya veya bu Kanuna göre lisans gerektirmeyen faaliyet
gösterecek hâle getirilinceye kadar mühürlenir.

Ceza uygulanan bir fiilin iki yıl geçmeden aynı kişi tarafından tekrarı
hâlinde, cezalar iki kat olarak uygulanır. ’’

B. İlgili Kanun Hükümleri

Kanun’un ilgili görülen 4., 13., 14. ve 15. maddeleri şöyledir:
“Lisans sahiplerinin hak ve yükümlülükleri

Madde 4- Lisans, sahibine lisansta yer alan faaliyetin yapılması ile bu
konularda taahhütlere girişilmesi haklarını verir.

Lisans ile tanınan haklar; bu Kanunun, ilgili diğer mevzuatın ve lisansta yer
alan hususların yerine getirilmesi koşuluyla kullanılır.



Piyasa faaliyetinde bulunanlar, kötüniyet veya tehlikeli eylem sonucunu
doğuracak her türlü işlemden özenle kaçınmak, bunların oluşumunun engellenmesi için her
türlü tedbiri almak ve istenmeyen durumları en kısa sürede gidermek zorundadır.

Bu Kanuna göre faaliyette bulunanlar;

a) Ticarî ve teknik mevzuata uygun davranmak,

b) Çevreye zarar vermemek için gerekli tedbirleri almak,

c) Kamunun can, mal ve çevre güvenliği ile kendi tesis ve faaliyetlerini
önemli ölçüde tehdit eden veya olumsuz etkileyen bir durum oluştuğunda, kamu yetkililerini
ve bundan etkilenme ihtimali bulunan ilgilileri haberdar etmek, tehdidin niteliği ve niceliği
ile bunu önlemek üzere alınmakta olan tedbirleri Kuruma bildirmek,

ç) Zorunlu sigorta yükümlülüğü kapsamında bulunan tesis ve/veya
faaliyetlere zorunlu sigorta ile birlikte malî mesuliyet sigortası yaptırmak,

d) Faaliyetleri esnasında üçüncü kişilere veya çevreye verilecek zarar veya
ziyanları tazmin etmek,

e) 12 nci maddenin birinci fıkrasına göre Kurumca belirlenen usûl ve
esaslara uygun bildirimleri yapmak,

f) 5 inci maddedeki hükümleri yerine getirmek ve Kurumca istendiğinde 12
nci maddenin üçüncü fıkrasına göre gerekli bilgi, belge ve numuneleri vermek, tutanakları
imzalamak ve görevlilerin tesislerde inceleme yapmasına müsaade etmek,

g) Esas faaliyetlerine ilişkin tip sözleşme örneklerini ve bunlarda yapılacak
değişiklikleri yürürlüğe koymadan önce Kuruma bildirmek,

ğ) Piyasa faaliyetlerinde, teknik düzenlemelere uygun LPG sağlamak,

h) Dolum tesislerinde ve otogaz istasyonlarında sorumlu müdür
bulundurmak,

i) Aslî faaliyetlerinde eğitim ve sertifika almış personel çalıştırmak,

i) Eşit durumdaki alıcılara (kategorilere), eşit hak ve yükümlülük tanımak,
farklı şartlar uygulamamak,

İle yükümlüdür.

Yurt dışından LPG temin edeceklerin rafmerici veya dağıtıcı lisansına sahip
olması gereklidir. (Ek cümle: 26/2/2014-6527/13 md.) 4/12/2003 tarihli ve 5015 sayılı
Petrol Piyasası Kanunu kapsamındaki işleme lisansı sahipleri de piyasa faaliyetine konu
etmemek ve münhasıran petrokimya üretiminde kullanmak kaydıyla LPG ithal edebilir.
Dağıtıcılar LPG 'yi rafinerilerden veya ithalat yoluyla yurt dışından temin ederler. LPG
ithalatı, Kurumun belirleyeceği teknik düzenlemelere uygunluğu ihtisas gümrüklerindeki
laboratuvarlarda belirlendikten sonra ihtisas gümrüklerinden yapılır. Lisans sahibi
olmayanlar LPG ticareti yapamaz. ”



“Sigorta
Madde 13- Lisans kapsamında yürütülen faaliyetler için sigorta

yaptırılması zorunludur. Bakanlar Kurulu kararıyla sigorta kapsamından muaf tutulacak
faaliyetler belirlenebilir. Sigorta kapsamına alınacak varlık çeşitlerinin belirlenmesi ile
bunların tâbi olacağı sigorta kolları ve muafiyet tanınan hususlar, yönetmelikle düzenlenir.”

“Sorumlu müdür
Madde 14- LPG dolum tesislerinde ve otogaz istasyonlarında sorumlu

müdür bulundurulması zorunludur. LPG dolum tesislerinde ve otogaz istasyonlarında
bulundurulacak sorumlu müdürün yetki, sorumluluk ve nitelikleri Kurum tarafından
çıkarılacak yönetmelikle belirlenir. ”

“Eğitim
Madde 15- LPG piyasasında görev yapacak sorumlu müdürler, tanker

şoförleri, dolum personeli, tüp dolum personeli, tüp dağıtım araçlarının şoförleri ve tüp
dağıtım personeli, tanker dolum personeli, test ve muayene elemanları ve otogaz LPG dolum
personeli, pompacılar ile tesisat, projelendirme ve imalatında görev alan diğer personel,
TMMOB (Türk Mühendis ve Mimarlar Odaları Birliği) ’a bağlı ilgili meslek odası tarafından
eğitime tâbi tutulurlar. Eğitime ilişkin esas ve usûllerin yer alacağı yönetmelik TMMOB
(Türk Mühendis ve Mimarlar Odaları Birliği) ve ilgili kurum tarafından müştereken
hazırlanır. ”

II. İLK İNCELEME

1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Zühtü ARSLAN,
Burhan ÜSTÜN, Serdar ÖZGÜLDÜR, Serruh KALELİ, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Recep
KÖMÜRCÜ, Nuri NECİPOGLU, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Muammer
TOPAL, M. Emin KUZ, Haşan Tahsin GÖKCAN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ, Recai
AKYEL ve Yusuf Şevki HAKYEMEZ’in katılımlarıyla 31.5.2017 tarihinde yapılan ilk
inceleme toplantısında öncelikle uygulanacak kural, sınırlama ve on yıllık süre sorunları
görüşülmüştür.

A. Kanun’un 16. Maddesinin İkinci Fıkrasının (a) Bendinin (4)
Numaralı Alt Bendi

2. Anayasa’nın 152. ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve
Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 40. maddelerine göre, bir davaya bakmakta olan
mahkemenin o dava sebebiyle uygulanacak bir kanunun veya kanun hükmünde
kararnamenin hükümlerini Anayasa’ya aykırı görmesi hâlinde veya taraflardan birinin ileri
sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına varması durumunda mahkeme bu hükmün
iptali için Anayasa Mahkemesine başvurmaya yetkilidir. Ancak bu kurallar uyarınca bir
mahkemenin Anayasa Mahkemesine başvurabilmesi için elinde yöntemince açılmış ve
mahkemenin görevine giren bir davanın bulunması, iptali istenen kuralın da o davada
uygulanacak olması gerekir.

3. İtiraz konusu kuralda Kanun’un ‘72 ve 13 üncü madde hükümlerinin ihlali”
hâlinde sorumlulara beş yüz bin Türk lirası idari para cezası verilmesi öngörülmüştür.

4. Kanun’un 12. maddesinde; LPG piyasasının işleyişine ilişkin bilgilerin
derlenmesi, lisans sahiplerinin düzenleyecekleri belge ve tutanakların kayıt düzeni ile Kurum



tarafından yapılacak denetime ilişkin usul ve esaslar düzenlenmiştir. Kanun’un 13.
maddesinde ise lisans kapsamında yürütülen faaliyetler için sigorta yaptırılmasının zorunlu
olduğu, Bakanlar Kurulu kararıyla sigorta kapsamından muaf tutulacak faaliyetlerin
belirlenebileceği, sigorta kapsamına alınacak varlık çeşitlerinin belirlenmesi ile bunların tabi
olacağı sigorta kolları ve muafiyet tanınan hususların da yönetmelikle düzenleneceği hüküm
altına alınmıştır.

5. Başvuran Mahkemede görülmekte olan dava, LPG bayii olarak faaliyette
bulunan davacı şirketin otogaz istasyonunda sorumlu müdür bulundurmadığı, asli
faaliyetlerinde LPG yetkili personel belgesi olmayan personel çalıştırdığı ve mali
sorumluluklara ilişkin zorunlu sigorta yaptırmadığı gerekçesiyle 739.664.00 TL idari para
cezası ile cezalandırılmasına ilişkindir. Somut olayda LPG piyasasının işleyişine ilişkin
bilgilerin derlenmesi, lisans sahiplerinin düzenleyecekleri belge ve tutanakların kayıt düzeni
ile Kurum tarafından yapılacak denetime ilişkin usul ve esasları düzenleyen Kanun’un 12.
maddesiyle ilgili bir uyuşmazlık bulunmadığından itiraz konusu kuralda yer alan ‘72...”
ibaresinin bakılmakta olan davada uygulanma olanağı bulunmamaktadır.

6. İtiraz konusu kuralın kalan bölümü ise Kanun’un 12. ve 13. maddeleri
yönünden geçerli ortak kural niteliği taşımaktadır. Bu nedenle kuralın kalan bölümüne
ilişkin esas incelemenin bakılmakta olan davanın konusu gözetilerek “...ve 13 üncü...”
ibaresi ile sınırlı olarak yapılması gerekir.

7. Açıklanan nedenlerle 2.3.2005 tarihli ve 5307 sayılı Sıvılaştırılmış Petrol
Gazları (LPG) Piyasası Kanunu ve Elektrik Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılmasına
Dair Kanun’un 23.1.2008 tarihli ve 5728 sayılı Kanun’un 569. maddesiyle değiştirilen 16.
maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin;

A. (4) numaralı alt bendinde yer alan ‘72...” ibaresinin itiraz başvurusunda
bulunan Mahkemenin bakmakta olduğu davada uygulanma olanağı bulunmadığından bu
ibareye ilişkin başvurunun Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle REDDİNE,

B. (4) numaralı alt bendinin kalan bölümünün esasının incelenmesine, esasa
ilişkin incelemenin aynı bentte yer alan “....ve 13 üncü... ” ibaresi ile sınırlı olarak
yapılmasına,

C. Yürürlüğü durdurma talebinin esas inceleme aşamasında karara
bağlanmasına

OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.

B. Kanun’un 16. Maddesinin İkinci Fıkrasının (b) Bendinin (4)
Numaralı Alt Bendi

8. İtiraz konusu kuralda son fıkrası hariç Kanun’un 4. madde hükümlerinin
ihlali hâlinde sorumlulara iki yüz elli bin Türk lirası idari para cezası verilmesi
öngörülmüştür.

9. Kanun’un 4. maddesinde lisans sahiplerinin hak ve yükümlülükleri
düzenlenmiştir. Maddenin bakılmakta olan davayla ilgili olan kısmı, dördüncü fıkrasının (ç)
bendinde düzenlenen “Zorunlu sigorta yükümlülüğü kapsamında bulunan tesis ve/veya
faaliyetlere zorunlu sigorta ile birlikte malî mesuliyet sigortası yaptırmak'\ (h) bendinde



düzenlenen “Dolum tesislerinde ve otogaz istasyonlarında sorumlu müdür bulundurmak” ve
(ı) bendinde düzenlenen “Aslî faaliyetlerinde eğitim ve sertifika almış personel çalıştırmak”
şeklindeki kurallardır. Bu nedenle itiraz konusu kuralın bakılmakta olan davanın konusu
gözetilerek Kanun’un 4. maddesinin dördüncü fıkrasının (ç), (h) ve (ı) bentleri yönünden
sınırlı olarak incelenmesi gerekir.

10. Açıklanan nedenlerle 2.3.2005 tarihli ve 5307 sayılı Sıvılaştırılmış Petrol
Gazları (LPG) Piyasası Kanunu ve Elektrik Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılmasına
Dair Kanun’un 23.1.2008 tarihli ve 5728 sayılı Kanun’un 569. maddesiyle değiştirilen 16.
maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendinin esasının incelenmesine,
esasa ilişkin incelemenin 5307 sayılı Kanun’un 4. maddesinin dördüncü fıkrasının (ç), (h) ve
(ı) bentleri ile sınırlı olarak yapılmasına, yürürlüğü durdurma talebinin esas inceleme
aşamasında karara bağlanmasına OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.

C. Kanun’un 16. Maddesinin İkinci Fıkrasının (c) Bendi

11. İtiraz konusu kuralda, Kanun’un 9., 14. ve 15. madde hükümlerinin ihlali
hâlinde sorumlulara elli bin Türk lirası idari para cezası verilmesi öngörülmüştür.

12. Kanun’un 9. maddesinde, dökme LPG kullanıcılarının yükümlülükleri
düzenlenmiştir. Başvuran Mahkemede görülmekte olan davada dökme LPG kullanıcılarının
yükümlülüklerini düzenleyen Kanun’un 9. maddesiyle ilgili bir uyuşmazlık
bulunmadığından itiraz konusu kuralda yer alan “9, ...” ibaresinin bakılmakta olan davada
uygulanma olanağı bulunmamaktadır. Söz konusu ibare yönünden başvurunun Mahkemenin
yetkisizliği nedeniyle reddi gerekir.

13. Kuralın kalan bölümü ise Kanun’un 9., 14. ve 15. maddeleri yönünden
geçerli ortak kural niteliği taşımaktadır. Bu nedenle kuralın kalan bölümüne ilişkin esas
incelemenin bakılmakta olan davanın konusu gözetilerek kuralda yer alan “... 14 ve 15
inci... ” ibaresi ile sınırlı olarak yapılması gerekir.

14. Anayasa’nın “Anayasaya aykırılığın diğer mahkemelerde ileri sürülmesi”
başlığını taşıyan 152. maddesinin son fıkrasında, Anayasa Mahkemesinin işin esasına
girerek verdiği ret kararının Resmî Gazete’de yayımlanmasından sonra on yıl geçmedikçe
aynı kanun hükmünün Anayasa’ya aykırılığı iddiasıyla tekrar başvuruda bulunulmayacağı
belirtilmiş, 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında
Kanun’un “Başvuruya engel durumlar” kenar başlığını taşıyan 41. maddesinin (1) numaralı
fıkrasında da Mahkemenin işin esasına girerek verdiği ret kararının Resmî Gazete’de
yayımlanmasından itibaren on yıl geçmedikçe aynı kanun hükmünün Anayasa’ya aykırılığı
iddiasıyla itiraz başvurusu yapılamayacağı hükmüne yer verilmiştir.

15. Kuralın “... 14 ve 15 inci... ” ibaresine yönelik olarak daha önce yapılan
başka bir itiraz başvurusu, Anayasa Mahkemesinin 12.10.2016 tarihli ve E.2015/73,
K.2016/161 sayılı kararıyla esastan reddedilmiş ve karar 3.11.2016 tarihli ve 29877 sayılı
Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.

16. Anayasa Mahkemesince işin esasına girilerek reddedilen itiraz
başvurusuna konu kural hakkında yeni bir başvurunun yapılabilmesi için önceki kararın
Resmî Gazete’de yayımlandığı 3.11.2016 tarihinden başlayarak geçmesi gereken on yıllık
süre henüz dolmamıştır. Bu itibarla kuralda yer alan “...14 ve 15 inci...” ibaresine yönelik



itiraz başvurusunun Anayasa’nın 152. ve 6216 sayılı Kanun’un 41. maddesinin (1) numaralı
fıkrası gereğince reddi gerekir.

17. Açıklanan nedenlerle 2.3.2005 tarihli ve 5307 sayılı Sıvılaştırılmış Petrol
Gazları (LPG) Piyasası Kanunu ve Elektrik Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılmasına
Dair Kanun’un 23.1.2008 tarihli ve 5728 sayılı Kanun’un 569. maddesiyle değiştirilen 16.
maddesinin ikinci fıkrasının;

A. (c) bendinde yer alan “9, ...” ibaresinin itiraz başvurusunda bulunan
Mahkemenin bakmakta olduğu davada uygulanma olanağı bulunmadığından bu ibareye
ilişkin başvurunun Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle REDDİNE,

B. (c) bendinin kalan bölümünün esasının incelenmesine, esasa ilişkin
incelemenin bentte yer alan “...14 ve 15 inci... ’’ ibaresi ile sınırlı olarak yapılmasına, bu
ibareye ilişkin itiraz başvurusunun Anayasa’nın 152. maddesinin dördüncü fıkrası ve 6216
sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 41.
maddesinin (1) numaralı fıkrası gereğince REDDİNE,

OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.

III. ESASIN İNCELENMESİ

18. Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Fatih ŞAHİN tarafından hazırlanan işin
esasına ilişkin rapor, itiraz konusu ve ilgili görülen kanun hükümleri, dayanılan Anayasa
kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra
gereği görüşülüp düşünüldü:

A. İtirazın Gerekçesi

19. Başvuru kararında özetle; Kanun’da LPG piyasasında faaliyet gösteren
lisans sahipleri için sigorta yaptırma, mesul müdür bulundurma ve eğitim almış personel
çalıştırma yükümlülüklerinin birden fazla maddede mükerrer şekilde düzenlenerek aynı
yükümlülükler için farklı miktarlarda idari para cezaları öngörüldüğü, bu cezalar arasındaki
farklılıkların belirli bir açıklık ve kesinlikte ortaya konulmadığı belirtilerek kuralların
Anayasa’nın 2. ve 38. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

B. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu

20. Kanun’un 16. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin (4) numaralı alt
bendinde, Kanun’un 12. ve 13. maddelerinin ihlal edilmesi durumunda sorumlulara beş yüz
bin Türk lirası idari para cezası verilmesi öngörülmüş; (b) bendinin (4) numaralı alt
bendinde ise son fıkrası hariç olmak üzere Kanun’un 4. madde hükümlerinin ihlal edilmesi
durumunda sorumlulara iki yüz elli bin Türk lirası idari para cezası verilmesi hüküm altına
alınmıştır.

21. Anayasa’nın 2. maddesinde yer alan hukuk devletinin temel ilkelerinden
biri “belirlilik”tir. Bu ilkeye göre, yasal düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden
herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır ve
uygulanabilir olması; ayrıca kamu otoritelerinin keyfî uygulamalarına karşı koruyucu önlem
içermesi de gereklidir. Belirlilik ilkesi, hukuksal güvenlikle bağlantılı olup birey hangi



somut eylem ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını, bunların
hangi müdahale yetkisini doğurduğunu bilmelidir. Birey ancak bu durumda kendisine düşen
yükümlülükleri öngörebilir ve davranışlarını belirler. Hukuk güvenliği, normların
öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini,
devletin de yasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını
gerekli kılar.

22. Anayasa’nın 38. maddesinin ilk fıkrasında “Kimse, işlendiği zaman
yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandır ılamaz...” denilerek
“suçun kanuniliği”, üçüncü fıkrasında da “Ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri
ancak kanunla konulur.” denilerek “cezanın kanuniliği” ilkesi getirilmiştir. Anayasa’da
öngörülen suçta ve cezada kanunilik ilkesi, ceza hukukunun da temel ilkelerinden birini
oluşturmaktadır. Anayasa Mahkemesinin yerleşik kararlarında ifade edildiği üzere
Anayasa’nın 38. maddesinde yer alan “suçta ve cezada kanunilik” ilkesi uyarınca hangi
eylemlerin yasaklandığı ve bu yasak eylemlere verilecek cezaların hiçbir kuşkuya yer
bırakmayacak biçimde kanunda gösterilmesi; kuralın açık, anlaşılır ve sınırlarının belli
olması gerekmektedir. Anayasa’nın 38. maddesinde idari ve adli cezalar arasında bir ayrım
yapılmadığından idari para cezaları da bu maddede öngörülen ilkelere tabidir.

23. 5307 sayılı Kanun’da, sıvılaştırılmış petrol gazlarının yurt içi ve yurt
dışından temini, dağıtımı, taşınması, depolanması ve ticareti ile bu faaliyetlere ilişkin gerçek
ve tüzel kişilerin hak ve yükümlülükleri düzenlenmiştir.

24. Kanun’un 4. maddesinin dördüncü fıkrasının (ç) bendinde, lisans
sahiplerinin “zorunlu sigorta yükümlülüğü kapsamında bulunan tesis ve/veya faaliyetlere
zorunlu sigorta ile birlikte malî mesuliyet sigortası yaptırmak’'la yükümlü oldukları
belirtilmiştir. Kanun’un 13. maddesinde de “Lisans kapsamında yürütülen faaliyetler için
sigorta yaptırılması zorunludur. Bakanlar Kurulu kararıyla sigorta kapsamından muaf
tutulacak faaliyetler belirlenebilir. Sigorta kapsamına alınacak varlık çeşitlerinin
belirlenmesi ile bunların tâbi olacağı sigorta kolları ve muafiyet tanınan hususlar,
yönetmelikle düzenlenir. ” hükmüne yer verilerek lisans kapsamında yürütülen faaliyetler
için sigorta yaptırılmasının zorunlu olduğu ifade edilmiştir.

25. Kanun’un 16. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinin itiraz konusu (4)
numaralı alt bendinde son fıkrası hariç olmak üzere Kanun’un 4. madde hükümlerinin ihlal
edilmesi durumunda sorumluların iki yüz elli bin Türk lirası idari para cezası ile
cezalandırılması öngörülmüştür. Aynı fıkranın (a) bendinin itiraz konusu kuralın da yer
aldığı (4) numaralı alt bendinde ise Kanun’un 13. maddesinin ihlal edilmesi durumunda
sorumluların beş yüz bin Türk lirası idari para cezası ile cezalandırılacağı hüküm altına
alınmıştır. Buna göre Kanun’un 4. maddesinin dördüncü fıkrasının (ç) bendi uyarınca
zorunlu sigorta yükümlülüğü kapsamında bulunan tesis ve/veya faaliyetlere zorunlu sigorta
ile birlikte mali mesuliyet sigortası yaptırmayanlar iki yüz elli bin Türk lirası; Kanun’un 13.
maddesi uyarınca lisans kapsamında yürütülen faaliyetler için sigorta yaptırmayanlar beş yüz
bin Türk lirası idari para cezası ile cezalandırılacaktır.

26. Kanun’un 4. maddesinin dördüncü fıkrasının (h) bendinde, bu Kanun’a
göre faaliyette bulunanların “Dolum tesislerinde ve otogaz istasyonlarında sorumlu müdür
bulundurmak”^ yükümlü olduğu belirtilmiştir. Kanun’un 14. maddesinde de “LPG dolum
tesislerinde ve otogaz istasyonlarında sorumlu müdür bulundurulması zorunludur. LPG
dolum tesislerinde ve otogaz istasyonlarında bulundurulacak sorumlu müdürün yetki,
sorumluluk ve nitelikleri Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir. ” hükmüne



yer verilerek LPG dolum tesislerinde ve otogaz istasyonlarında sorumlu müdür
bulundurulmasının zorunlu olduğu ifade edilmiştir.

27. Kanun’un 16. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinin itiraz konusu (4)
numaralı alt bendinde son fıkrası hariç olmak üzere Kanun’un 4. madde hükümlerinin ihlal
edilmesi durumunda sorumluların iki yüz elli bin Türk lirası idari para cezası ile
cezalandırılması öngörülmüştür. Aynı fıkranın (c) bendinde ise Kanun’un 14. maddesinin
ihlal edilmesi durumunda sorumluların elli bin Türk lirası idari para cezası ile
cezalandırılacağı hüküm altına alınmıştır. Buna göre Kanun’un 4. maddesinin dördüncü
fıkrasının (h) bendi uyarınca dolum tesislerinde ve otogaz istasyonlarında sorumlu müdür
bulundurmayanlar iki yüz elli bin Türk lirası; Kanun’un 14. maddesi uyarınca LPG dolum
tesislerinde ve otogaz istasyonlarında sorumlu müdür bulundurmayan lisans sahipleri elli bin
Türk lirası idari para cezası ile cezalandırılacaktır.

28. Kanun’un 4. maddesinin dördüncü fıkrasının (ı) bendinde bu Kanun’a
göre faaliyette bulunanların “Aslî faaliyetlerinde eğitim ve sertifika almış personel
çalıştırmak”\di yükümlü olduğu belirtilmiştir. Kanun’un 15. maddesinde de “LPG
piyasasında görev yapacak sorumlu müdürler, tanker şoförleri, dolum personeli, tüp dolum
personeli, tüp dağıtım araçlarının şoförleri ve tüp dağıtım personeli, tanker dolum personeli,
test ve muayene elemanları ve otogaz LPG dolum personeli, pompacılar ile tesisat,
projelendirme ve imalatında görev alan diğer personel, TMMOB (Türk Mühendis ve
Mimarlar Odaları Birliği) ’a bağlı ilgili meslek odası tarafından eğitime tâbi tutulurlar.
Eğitime ilişkin esas ve usûllerin yer alacağı yönetmelik TMMOB (Türk Mühendis ve
Mimarlar Odaları Birliği) ve ilgili kurum tarafından müştereken hazırlanır. ” hükmüne yer
verilerek personelin eğitime tabi tutulacağı ifade edilmiştir.

29. Kanun’un 16. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinin itiraz konusu (4)
numaralı alt bendinde son fıkrası hariç olmak üzere Kanun’un 4. madde hükümlerinin ihlal
edilmesi durumunda sorumluların iki yüz elli bin Türk lirası idari para cezası ile
cezalandırılması öngörülmüştür. Aynı fıkranın (c) bendinde ise Kanun’un 15. maddesinin
ihlal edilmesi durumunda sorumluların elli bin Türk lirası idari para cezası ile
cezalandırılacağı hüküm altına alınmıştır. Buna göre Kanun’un 4. maddesinin dördüncü
fıkrasının (ı) bendi uyarınca asli faaliyetlerinde eğitim ve sertifika almış personel
çalıştırmayanlar iki yüz elli bin Türk lirası; Kanun’un 15. maddesi uyarınca LPG
piyasasında görev yapacak sorumlu müdürler, tanker şoförleri, dolum personeli, tüp dolum
personeli, tüp dağıtım araçlarının şoförleri ve tüp dağıtım personeli, tanker dolum personeli,
test ve muayene elemanları ve otogaz LPG dolum personeli, pompacılar ile tesisat,
projelendirme ve imalatında görev alan diğer personelin Türk Mühendis ve Mimarlar
Odaları Birliğine (TMMOB) bağlı ilgili meslek odası tarafından gerekli eğitim almadan
çalıştırılması durumunda lisans sahipleri elli bin Türk lirası idari para cezası ile
cezalandırılacaktır

30. Yukarıda anılan hükümler birlikte değerlendirildiğinde LPG piyasasında
faaliyette bulunan lisans sahiplerinin uymak zorunda olduğu yukarıda sayılan
yükümlülüklerin Kanun’un birden fazla maddesinde mükerrer şekilde düzenlendiği ve her
maddenin ihlaline yönelik farklı miktarlarda para cezaları öngörüldüğü anlaşılmaktadır.
Nitekim lisans sahiplerinin zorunlu sigorta yükümlülüğü Kanun’un 4. maddesinin dördüncü
fıkrasının (ç) bendi ile Kanun’un 13. maddesinde mükerrer şekilde düzenlenmiş, bu
maddelerin ihlali durumunda ise yükümlülükleri yerine getirmeyenler için farklı miktarlarda
idari para cezası öngörülmüştür. Bu durum Kanun’un 4. maddesinin dördüncü fıkrasının (h)
bendi ile 14. maddesinde düzenlenen dolum tesislerinde ve otogaz istasyonlarında sorumlu



müdür bulundurma yükümlülüğü ile Kanun’un 4. maddesinin dördüncü fıkrasının (ı) bendi
ile 15. maddesinde düzenlenen eğitimli personel çalıştırma yükümlülüğü bakımından da söz
konusudur.

31. Kanun’da, lisans sahipleri için öngörülen yükümlülükler ile bu
yükümlülüklerin yerine getirilmemesi durumunda uygulanacak yaptırımların hiçbir kuşkuya
yer bırakmayacak biçimde açık ve anlaşılır şekilde düzenlenmesi suçta ve cezada kanunilik
ilkesinin bir gereğidir. Bu durum lisans sahiplerinin Kanun’da öngörülen yükümlülükleri
ihlal ettikleri zaman hangi yaptırımla karşılaşacağını önceden öngörebilmelerini dolayısıyla
kişilerin hukuk güvenliğini de güvence altına almaktadır. Nitekim hukuk güvenliği
normların öngörülebilir olmasını gerekli kılar.

32. Lisans sahipleri için getirilen zorunlu sigorta yükümlülüğünün Kanun’da
iki ayrı maddede düzenlenmesi ve bu maddelere aykırılığın farklı miktarlarda idari para
cezası ile cezalandırılması lisans sahiplerinin hangi somut eylem ve olguya hangi hukuksal
yaptırımın veya sonucun bağlandığını hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak biçimde
öngörmesine engel oluşturmaktadır. Bu itibarla lisans sahipleri için Kanun’da öngörülen
sigorta yükümlülüğünü yerine getirmeyenler bakımından Kanun’un farklı maddelerinde
farklı miktarlarda para cezası öngörülmesi hukuki güvenlik ve belirlilik ilkeleri ile suçta ve
cezada kanunilik ilkelerine aykırılık oluşturmaktadır. Belirtilen gerekçeler, dolum
tesislerinde ve otogaz istasyonlarında sorumlu müdür bulundurma yükümlülüğü ile eğitimli
personel çalıştırma yükümlülüğü bakımından da geçerlidir.

33. Açıklanan nedenlerle kurallar Anayasa’nın 2. ve 38. maddelerine
aykırıdır. İptalleri gerekir.

M. Emin KUZ, Rıdvan GÜLEÇ ve Recai AKYEL bu görüşe
katılmamışlardır.

IV. İPTAL KARARININ YÜRÜRLÜĞE GİRECEĞİ GÜN
SORUNU

34. Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasında “Kanun, kanun
hükmünde kararname veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri,
iptal kararlarının Resmi Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde
Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu
tarih, kararın Resmi Gazetede yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez.''’
denilmekte, 6216 sayılı Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrasında da bu kural
tekrarlanmaktadır.

35. Kanun’un 16. maddesinin ikinci fıkrasının; (a) bendinin (4) numaralı alt
bendinde yer alan “...ve 13 üncü...'” ibaresinin iptali ile (b) bendinin (4) numaralı alt
bendinin, Kanun’un 4. maddesinin dördüncü fıkrasının (ç) bendi yönünden iptal edilmesi
nedeniyle doğacak hukuksal boşluk kamu yararını ihlal edecek nitelikte görüldüğünden
Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrası ile 6216 sayılı Kanun’un 66. maddesinin (3)
numaralı fıkrası gereğince bu ibare ve bende ilişkin iptal hükmünün kararın Resmî
Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesi uygun
görülmüştür.



V. YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI TALEBİ

36. Başvuru kararında özetle, Kanun’da, LPG piyasasında faaliyet gösteren
lisans sahipleri için sigorta yaptırma, mesul müdür bulundurma ve eğitim almış personel
çalıştırma yükümlülüklerinin birden fazla maddede mükerrer şekilde düzenlenerek aynı
yükümlülükler için farklı miktarlarda idari para cezaları öngörüldüğü, aralarındaki
farklılıkların belirli bir açıklık ve kesinlikte ortaya konulmaksızın aynı yükümlülükler için
farklı miktarlarda para cezaları öngörülmesinin belirsizliğe sebebiyet verdiği; kuralların bu
hâliyle uygulanmasının telafisi güç veya imkânsız zararların doğmasına sebebiyet vereceği
belirtilerek kuralların yürürlüklerinin durdurulması talep edilmiştir.

2.3.2005 tarihli ve 5307 sayılı Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası
Kanunu ve Elektrik Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un, 23.1.2008
tarihli ve 5728 sayılı Kanun’un 569. maddesiyle değiştirilen 16. maddesinin ikinci
fıkrasının;

A. (a) bendinin (4) numaralı alt bendinde yer alan “...ve 13 üncü...’’
ibaresine, yönelik iptal hükmünün yürürlüğe girmesinin ertelenmesi nedeniyle bu ibareye
ilişkin yürürlüğün durdurulması talebinin REDDİNE,

B. (b) bendinin (4) numaralı alt bendinin, 5307 sayılı Kanun’un 4.
maddesinin dördüncü fıkrasının;

1. (ç) bendi yönünden verilen iptal hükmünün, yürürlüğe girmesinin
ertelenmesi nedeniyle yürürlüğünün durdurulması talebinin REDDİNE,

2. (h) ve (ı) bentleri yönünden yürürlüklerinin durdurulması taleplerinin,
koşulları oluşmadığından REDDİNE,

18.1.2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.

VI. HÜKÜM

2.3.2005 tarihli ve 5307 sayılı Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası
Kanunu ve Elektrik Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un, 23.1.2008
tarihli ve 5728 sayılı Kanun’un 569. maddesiyle değiştirilen 16. maddesinin ikinci
fıkrasının;

A. (a) bendinin (4) numaralı alt bendinde yer alan “...ve 13 üncü...”
ibaresinin, Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, M. Emin KUZ, Rıdvan GÜLEÇ ile
Recai AKYEL’in karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA, iptal hükmünün, Anayasa’nın 153.
maddesinin üçüncü fıkrası ile 6216 sayılı Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrası
gereğince, KARARIN RESMÎ GAZETE’DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK
DOKUZ AY SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE, OYBİRLİĞİYLE,

B. (b) bendinin (4) numaralı alt bendinin, 5307 sayılı Kanun’un 4.
maddesinin dördüncü fıkrasının (ç), (h) ve (ı) bentleri yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna
ve İPTALİNE, M. Emin KUZ, Rıdvan GÜLEÇ ile Recai AKYEL’in karşıoyları ve
OYÇOKLUĞUYLA, (ç) bendi yönünden iptal hükmünün, Anayasa’nın 153. maddesinin
üçüncü fıkrası ile 6216 sayılı Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince,



KARARIN RESMİ GAZETE’DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK DOKUZ AY
SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE, OYBİRLİĞİYLE,

18.1.2018 tarihinde karar verildi.

Başkan
Zühtü ARSLAN

Başkanvekili
Burhan ÜSTÜN

Üye Uye
Serdar ÖZGÜLDÜR Serruh KALELİ

Üye Üye
Recep KÖMÜRCÜ Nuri NECİPOĞLU

Üye Üye
Celal Mümtaz AKINCI Muammer TOPAL

Üye Üye
Haşan Tahsin GÖKCAN Kadir ÖZKAYA

Başkanvekili
Engin YILDIRIM

Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Üye
Hicabi DURSUN

Üye
M. Emin KUZ

Üye
Rıdvan GÜLEÇ

Üye
Recai AKYEL

Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ



Esas Sayısı : 2017/129
Karar Sayısı: 2018/6

KARŞIOY GEREKÇESİ

5307 sayılı Kanunun 16. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin (4)
numaralı alt bendinde yer alan “...ve 13 üncü ...” ibaresi ile (b) bendinin (4) numaralı alt
bendinin, aynı Kanunun 4. maddesinin dördüncü fıkrasının (ç), (h) ve (ı) bentleri yönünden
Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.

Kararda, LPG piyasasında faaliyette bulunan lisans sahiplerinin uymak
zorunda oldukları bazı yükümlülüklerin Kanunda mükerrer olarak düzenlendiği ve farklı
maddelerde düzenlenen bu yükümlülüklerin ihlali karşılığında farklı miktarlarda para
cezalarının öngörüldüğü, bu durumun “lisans sahiplerinin hangi somut eylem ve olguya
hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını öngörmesine engel oluşturduğu)”
belirtilerek, söz konusu yükümlülükleri yerine getirmeyenler bakımından Kanunun farklı
maddelerinde farklı miktarlarda para cezaları öngörülmesinin hukukî güvenlik ve belirlilik
ilkelerine aykırı olduğuna hükmedilmiştir (§§ 30-31).

Anayasaya aykırılık itirazında bulunan Danıştay İdarî Dava Daireleri
Kurulunun önündeki davanın, sorumlu müdür bulundurulmamasının 5307 sayılı Kanunun
14. maddesine ve yetki belgesi olmayan personel çalıştırılmasının Kanunun 15. maddesine
aykırı olması sebebiyle aynı Kanunun 16. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi gereğince;
otogaz istasyonunda üçüncü kişilere verilebilecek zararların tazmini için zorunlu olan malî
sorumluluk sigortasının yaptırılmamasının da Kanunun 13. maddesine aykırı olması
sebebiyle 16. maddenin ikinci fıkrasının (a) bendi gereğince üç ayrı para cezası verilmesi
üzerine açıldığı anlaşılmaktadır.

Anayasaya aykırılık itirazının gerekçesinde ise -somut olayda davacı şirket
hakkında uygulanmış olmasa da- Kanunun 4. maddesinin dördüncü fıkrasının (ç), (h) ve (ı)
bentlerinde de aynı fiillerin belirtilmesinin ve bunlar için 16. maddenin ikinci fıkrasının (b)
bendinde farklı bir İdarî para cezası öngörülmesinin belirsizliğe yol açtığı ileri
sürülmektedir.

Aynı fiilden dolayı birden fazla ceza verilmesinin mükerrer cezalandırma
yasağı olarak bilinen “non bis in idem” ilkesine aykırı olduğunda şüphe bulunmamakla
birlikte, itiraz konusu kuralların 5307 sayılı Kanunda yer alması aynı fiil için bu kuralların
birlikte uygulanması gerektiği anlamına gelmemekte ve bu fiiller hakkında Kanunda birden
fazla hükümde farklı İdarî para cezaları öngörülmüş olması başlı başına Anayasaya aykırılık
oluşturmamaktadır.

Kaldı ki itiraz konusu kurallar incelendiğinde, Kanunun 4. maddesinin lisans
sahiplerinin yükümlülüklerini belirleyen ikinci fıkrasının (ç), (h) ve (ı) bentlerinden farklı



olarak 13., 14. ve 15. maddelerinde daha geniş hükümlere yer verildiği, dolayısıyla “aynı”
değil “benzer” fiiller için farklı miktarlarda İdarî para cezaları öngörüldüğü, başka bir
ifadeyle benzer yükümlülüklere uyulmamasının farklı fiiller olarak belirlenip farklı
müeyyidelere bağlandığı anlaşılmaktadır.

İtiraz konusu kurallar bakımından “belirlilik” ilkesine de bir aykırılık
bulunmadığı düşünülmektedir. Anayasanın 2. maddesinde öngörülen hukuk devletinin
gereği olan bu ilkenin, yasal düzenlemelerin kişiler ve idare yönünden herhangi bir tereddüte
ve şüpheye yer bırakmayacak şekilde açık, net, anlaşılır ve uygulanabilir olmasını ve
ilgilisinin hangi somut eylem ve olguya hangi sonucun bağlandığını bilmesini gerektirdiği;
Anayasanın 38. maddesinde yer alan “suçta ve cezada kanunilik” ilkesi uyarınca da hangi
fiillerin yasaklandığının ve yasak eylemlere verilecek cezaların hiçbir kuşkuya yer
bırakmayacak şekilde kanunda gösterilmesinin, kuralın açık, anlaşılır ve sınırlarının belli
olmasının zorunlu bulunduğu, 38. maddede bir ayrım yapılmadığından İdarî para cezalarının
da bu maddede öngörülen ilkelere tâbi olduğu, konuya ilişkin diğer kararlarımızda olduğu
gibi bu kararımızda da tekrarlanmaktadır (§§ 21-22).

Ancak belirlilik ilkesinin, sadece kanunî belirliliği değil hukukî belirliliği de
ifade ettiği, kanunla yapılan bir düzenlemeye dayanılarak erişilebilir, bilinebilir ve
öngörülebilir olmak şartıyla mahkeme içtihatları ve yürütmenin düzenleyici işlemleri ile
hukukî belirliliğin sağlanabileceği de kararlarımızda vurgulanmaktadır. Bu kararda ise
sadece itiraz konusu kuralların birlikte değerlendirilmesi suretiyle hukukî belirlilik ilkesine
aykırılık sonucuna varıldığı görülmektedir.

Bilindiği gibi, Anayasanın 38. maddesinde öngörülen ilkelerin İdarî suç ve
cezalar için de geçerli olduğu kabul edilse de bu ilkelerden bazılarının idare hukuku
bakımından ceza hukukuna göre daha esnek anlaşılması gerektiği; bu esnekliğin İdarî
yaptırım gerektiren fiillerin belirlenmesi konusunda daha fazla olduğu da belirtilmektedir
(Ali D. Ulusoy, İdari Yaptırımlar, İstanbul 2013, s.26-30, s. 48-49 ve s. 85-86).

AİHS’in 7. maddesinde öngörülen “kanunsuz suç ve ceza olmaz” ilkesi de
sadece ceza hukuku alanı ile ilgili bir ilke olarak kabul edilmektedir (Osman Doğru-Atilla
Nalbant, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi, Açıklama ve Önemli Kararlar, C. I, Ankara
2012, s. 857).

Diğer taraftan, kararda Anayasaya aykırılık sonucuna varılırken itiraz konusu
kuralların hukukî güvenlik ve belirlilik ilkelerine aykırı olduğu belirtilmekte ise de, söz
konusu kuralların, İdarî cezaları tesis eden idareye, olayın özelliklerine göre değerlendirme
yaparak ve müeyyide gerektiren fiillerin unsurları ile fiili işleyenlerin malî gücü gibi öznel
durumlarını gözönünde bulundurarak mezkûr kurallardan failin durumuna uygun olanı
uygulama imkânı sağladığı da görülmektedir.

Nitekim somut olayda, aynı fiil için mükerrer ceza verilmesi bir yana, davacı
şirkete verilen ve dava konusu edilen üç İdarî para cezasından ikisinin, aynı fiil için beş kat
ceza öngören hükmün değil davacı şirketin lehine olan hükmün uygulanması suretiyle



verildiği anlaşılmaktadır. Dava konusu edilen cezalardan UçUncüsünUn ise benzer
yükümlülüğün ihlalini müeyyideye bağlayan hükmün iki katı ceza uygulanmasını öngören
hükmün uygulanması suretiyle verildiği görülmekte ise de, bu işlemin yargısal denetimini
yapan yargı merciinin yukarıda belirtilen hususların yanında özel hüküm-genel hüküm
ilişkisini gözönünde bulundurarak ve söz konusu ceza hükümlerinin müeyyideye bağladığı
fiillerin (uyulmadığı iddia edilen yükümlülüklerin) aynı olup olmadığını da değerlendirerek
hukuka uygunluk denetimini yapması mümkündür.

Buna rağmen, içeriği yönünden Anayasaya aykırılık bulunmayan itiraz
konusu kuralların iptaline karar verilerek, 16. maddenin ikinci fıkrasının daha düşük ceza
öngörülen ve daha önce Mahkememizce iptal talebi reddedilen hükümlerinin somut olayda
uygulanmasını gerektirecek bir neticeye ulaşılmış bulunmaktadır. Başka bir anlatımla,
benzer yükümlülükler öngörülen (bu anlamda aynı fiili düzenlediği de tartışmalı olan) ve
farklı miktarlarda İdarî para cezalarına bağlanan itiraz konusu kuralların birlikte
değerlendirilmesi suretiyle ulaşılan iptal kararı, Anayasaya uygunluk denetiminin amacıyla
bağdaşmayan bir sonuç doğurmaktadır.

Bu sebeplerle, incelenen kuralların Anayasaya aykırı olmadığı ve reddine
karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle çoğunluğun iptal kararma katılmıyoruz.

Üye
M. Emin KUZ

Üye
Rıdvan GÜLEÇ

Üye
Recai AKYEL


Dosyalar

Kaynak Metin
(Kaynak: Resmi Gazete resmi web sitesi)
İlgili mevzuat yürürlükte değilse, bu ek/formları da yürürlükte olmayabilir.
Söz Konusu Yargı Kararının Metinsel Değişiklik Yaptığı Mevzuat (2)
Söz Konusu Yargı Kararının ilgili olduğu Mevzuat (1)
Söz Konusu Mahkeme Kararında İptal İstemine Konu Olan Mevzuat (2)
" *** Kırmızı renk, söz konusu kanunun yürürlükte olmadığını; sarı renk, söz konusu kanunun tasarı aşamasında olduğunu ve mavi renk ise söz konusu kanunun yürürlükte olduğunu nitelemektedir."

Copyright © 2018. Kanunum bir Karakullukçu Dan. A.Ş. (Şirket) servisidir. “Kanunum” Şirket’in tescilli markasıdır ve tüm hakları saklıdır. Kanunum bir resmi kaynak veya hukuk danışmanlık servisi değildir. Kullanıcılar Hizmet Şartlarını okumuş ve kabul etmiş sayılırlar. Adres: Aytar Cad. 28/4 Levent, 34330, İstanbul