En son güncellemeler 28 Nisan 2017 iş günü sonunda yapılmıştır.
Metin bilgisi: Aşağıdaki metin, Kanunun Yürürlükten kaldırılmadan önce, 31.12.2001 Tarihi itibariyle son halini göstermektedir. (Kaynak: Adalet Bakanlığı)
(Kanunum resmi kaynak değildir; kullanıcılar sunulan yürürlük ve metin bilgilerini resmi kaynaklardan teyid etmelidir.)
1304-1
TÜRK KANUNU MEDENİSİ (1)

Bu kanun ile ilgili tüzükler için, "Tüzükler Külliyatı"nın kanunlara göre düzenlenen nümerik fihristine bakınız.
Bu kanun ile ilgili olarak Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe giren yönet- melik için, "Yönetmelikler Külliyatı"nın kanunlara göre düzenlenen nümerik fih- ristine bakınız.
Bu Kanunun yürürlükte olmayan hükümleri için bakınız, "Yürürlükteki bazı ka- nunların mülga hükümleri külliyatı"nın kanunlara göre düzenlenen nümerik fihris- tine,
BAŞLANGlÇ
(A) KANUNU MEDENİNİN TATBİKİ :
Madde 1 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Kanun, lafziyle veya ruhiyle temas ettiği bütün meselelerde mer'idir. Hakkında kanuni bir hüküm bulunmıyan meselede hakim örf ve adete göre, örfü adet dahi yok ise kendisi vazıı kanun olsaydı bu meseleye dair nasıl bir kaide vazedecek idiyse ona göre hükmeder.

Hakim hükümlerinde, ilmi içtihatlardan ve kazai kararlardan istifade eder.
(B) MEDENİ HAKLARIN ŞÜMULÜ :
I - Umumi vazifeler :
Madde 2 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Herkes haklarını kullanmakta ve borçlarını ifada hüsnüniyet kaidelerine riayetle mükelleftir.

Bir hakkın sırf gayri izrar eden suiistimalini kanun himaye etmez.
II - Hüsnü niyet :
Madde 3 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Bir hakkın doğumu için kanunen hüsnü niyet şart kılınan hallerde asil olan, onun vücududur. Ancak, icabı hale göre kendisinden beklenen ihtimamı sarfetmiyen kimse hüsnü niyet iddiasında bulunamaz.
III - Hakimin takdiri :
Madde 4 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Kanun takdir hakkı verdiği ve icabı hale yahut muhik sebeplere nazaran hüküm vermekle mükellef tuttuğu hususlarda hakim, hak ve nasfetle hükmeder.
(C) BORÇLARIN UMUMİ KAİDELERİ:
Madde 5 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Akitlerin inikadına ve hükümlerine ve sukutu sebeplerine taallük eden borçlar kısmında beyan olunan umumi kaideler medeni hukukun diğer kısımlarında dahi caridir.
(1) 18/4/1929 tarihli ve 1424 sayılı Kanunun 343. maddesine göre aşağıda yazılı olan ve bu Kanunda kullanılan istilah ve tabirler yerine aşağıdaki kelime ve tabirler geçmiştir.
1304-2
(D) BEYYİNE :
I - Beyyine külfeti :
Madde 6 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Kanun, hilafını emretmedikçe tarafeynden her biri müddeasını ispata mecburdur.
II - Resmi sicil ve senetler :
Madde 7 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Resmi sicil ve senetlerin doğru olmadığı sabit oluncaya kadar münderecatı ile amel olunur. Bu münderecatın doğru olmadığını ispat, bir şekil mahsusa bağlı değildir.
BİRİNCİ KİTAP
Şahsın Hukuku
BİRİNCİ BAP
Hakiki şahıslar
BİRİNCİ FASIL
Şahsiyet
(A) ŞAHSİYET:
I - Medeni haklardan istifade :
Madde 8 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Her şahıs medeni haklardan istifade eder. Binaenaleyh kanun dairesinde haklara ve borçlara ehil olmakta herkes müsavidir.
II - Medeni hakların kullanılması :
1 – Mevzuu
Madde 9 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Medeni hakları kullanmağa salahiyettar olan kimse iktisaba da iltizama da ehildir.
2 – Şartları
a) Umumiyet itibariyle
Madde 10 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Mümeyyiz olan reşit, medeni hakları kullanmağa salahiyettardır.
b) Rüşt
Madde 11 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Rüşt, on sekiz yaşın ikmaliyle başlar. Evlenme, kişiyi reşit kılar.
c) Kazai rüşt
Madde 12 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
On beş yaşını ikmal eden küçük, kendi rızası ve ana ve babasının muvafakatı ile mahkemei asliyece mezun kılınabilir.Vesayet altında ise, vasi de dinlenir.
d) Temyiz kudreti
Madde 13 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Yaşının küçüklüğü sebebiyle yahut akıl hastalığı veya akıl zayıflığı veya sarhoşluk ve bunlara benzer sebeplerden biriyle makul surette hareket etmek iktidarından mahrum olmayan her şahıs, Kanunu Medenice mümeyyizdir.
III - Medeni hakları kullanmağa ehliyetsizlik :
1 – Umumiyet itibariyle :
Madde 14 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Mümeyyiz olmayan ile küçükler ve mahcurlar medeni hakları kullanmak salahiyetinden mahrumdurlar.
1304-3
2 – Temyiz kudretini haiz olmamak:
Madde 15 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Mümeyyiz olmayan şahsın tasarrufu, hukuki bir hüküm ifade etmez. 

Kanunda muayyen istisnalar bakidir.
3 – Temyiz kudretini haiz küçük veya mahcur:
Madde 16 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Mümeyyiz bulunan küçükler ile mahcurlar, kanuni mümessillerinin rızaları olmadıkça bizzat kendi tasarruflariyle iltizam edemezler. Ivazsız iktisapta ve münhasıran şahsa merbut hakları kullanmakta bu rızaya muhtaç değillerdir. Haksız fiillerinden mütevellit zararlardan mesuldurlar.
IV – Hısımlık ve sıhri hısımlık :
1 – Kan hısımlığı:
Madde 17 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Hısımlığın derecesi, nesillerin adedi ile taayyün eder.Birbirinin sulbünden gelenler arasındaki hısımlık usul ve füru hısımlığı ve birbirinin sulbünden gelmeyip te müşterek bir sulpten gelenler arasındaki hısımlık civar hısımlığıdır.
2 – Sıhrî hısımlık:
Madde 18 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Karı ve kocadan her birinin kan hısımları diğerinin aynı derece sıhrî hısımları olur.

Evlenmenin zevaliyle, sıhri hısımlık zail olmaz.
V – İkametgah :
1 – Tarifi:
Madde 19 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Bir kimsenin ikametgahı, yerleşmek niyetiyle oturduğu yerdir. Bir kimsenin aynı zamanda birden ziyade ikametgahı olamaz.

Bu fıkranın hükmü, ticari ve sınai müesseseler hakkında cari değildir.
2 – İkametgahın değiştirilmesi :
Madde 20 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Bir ikametgahın değişmesi, yenisinin ittihazına mütevakkıftır. Bir kimsenin evvelce bir ikametgahı mevcut olduğu tayin edilemediği veyahut memaliki ecnebiyedeki ikametgahını terketmekle beraber Türkiyede henüz yeni bir ikametgaha sahip olmadığı takdirde elyevm sakin olduğu mahalle, ikametgahı nazariyle bakılır.
3 – Kanuni ikametgah:
Madde 21 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Kocanın ikametgahı karının ve ana ve babanın ikametgahı velayetleri altındaki çocuğun ve mahkemenin bulunduğu yer vesayet altındaki kimsenin ikametgahı addolunur.

İkametgahı belli olmayan kimsenin karısı, veya kocasından ayrı yaşamağa mezun olan kadın kendisine ayrı bir ikametgah ittihaz edebilir.
4 – Müesseselerde bulunmak:
Madde 22 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Mektebe devam için bir yerde bulunmak veya bir terbiye müessesesine, bir hastaneye ve darülacezeye ve bir ceza müessesesine konulmak ikametgah ittihazını tazammun etmez.
(B) ŞAHSİYETİN HİMAYESİ:
I – Umumiyet itibariyle:
1 – Devir ve takyit yasağı ve istisnaları(1)
Madde 23 - Bilgi ButonuBilgi Butonu3678(1990)
Kimse, medeni haklardan ve onları kullanmaktan kısmen olsun feragat edemez.
(1) Madde başlığı, 14/11/1990 tarih ve 3678 sayılı Kanunun 1 inci maddesi ile değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
1304-4
Kimse, hürriyetini ferağ edemediği gibi kanuna veya adabı umumiyeye mugayir surette takyit dahi edemez.

(Ek : 14/11/1990 - 3678/1 md.) Ancak, yazılı rıza üzerine insan kökenli biyolojik maddelerin alınması, aşılanması ve nakli mümkündür. Şu kadar ki, biyolojik madde verme borcu altına giren kimse aleyhine ifa talebinde bulunulamayacağı gibi maddi ve manevi tazminat davası da açılamaz.
    
2. Tecavüz halinde
a) İlke
Madde 24 - Bilgi ButonuBilgi Butonu3444(1988) (Değişik: 4/5/1988 - 3444/1. md.)
Hukuka aykırı olarak şahsiyet hakkına tecavüz edilen kişi, hakimden, tecavüzde bulunanlara karşı korunmasını isteyebilir.

Şahsiyet hakkı ihlal edilenin rızasına veya üstün nitelikte bir özel ya da kamu yararına veya kanunun verdiği bir yetkiye dayanmayan her tecavüz hukuka aykırıdır.
b) Dava hakları
Madde 24/a - Bilgi ButonuBilgi Butonu3444(1988) (Ek: 4/5/1988 - 3444/1. md.)
Şahsiyet hakkı hukuka aykırı olarak tecavüze uğrayan veya bir tecavüz tehlikesi karşısında bulunan kişi, tecavüze son verilmesini veya tecavüz tehlikesinin önlenmesini talep edebileceği gibi, sona ermesine rağmen etkisi devam eden tecavüzün hukuka aykırılığının tespitini ve gerekiyorsa kararın yayınlanmasını ya da üçüncü kişilere bildirilmesini talep edebilir.

Maddi ve manevi tazminat davaları açma hakkı ile birlikte bu tecavüzden elde edilen kazançları vekaletsiz iş görme hükümleri uyarınca talep etme hakkı saklıdır.

Manevi tazminat talebi karşı tarafça kabul edilmedikçe devredilemez ancak miras yoluyla intikal eder.

Davacı şahsiyet haklarının himayesi için kendi ikametgahı veya davalının ikametgahı mahkemesinde de dava açabilir.

Davacı aynı zamanda maddi ve manevi tazminat ile vekaletsiz iş görme hükümleri uyarınca tecavüzden elde edilen kazancın kendisine verilmesini birlikte talep etmiş ise, bu davaları da kendi ikametgahı mahkemesinde de açabilir.
II - İsim üzerindeki hak:
1 – İsmin himayesi:
Madde 25 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
İsmi ihtilafa mahal veren kimse, hakimden hakkının tanınmasını talep edebilir. İsmi gasbolunmasiyle mutazarrır olan kimse, bunun menini ve taksir vukuu takdirinde maddi tazminat talebi hakkına halel gelmemek üzere maruz kaldığı haksızlığın mahiyeti icabediyorsa manevi tazminat namiyle bir meblağ itasını da talep edebilir.
2 – İsmin değişmesi:
Madde 26 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Muhik sebeplerden binaen bir kimse isminin değiştirilmesini isteyebilir. İsmin değişmesi nüfus siciline kayıt ve ilan olunur.

Şahsın ismi değişmekle ahvali değişmez.

Bir ismin değişmesinden mutazarrır olan kimse ıttıla gününden itibaren bir sene içinde tebdil kararına itiraz edebilir.
(C) ŞAHSİYETİN BAŞLANGICI VE SONU :
I - Doğum ve ölüm :
Madde 27 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Şahsiyet, çocuğun sağ olarak tamamiyle doğduğu andan başlar ve ölüm ile nihayet bulur.

Çocuk sağ doğmak şartiyle ana rahmine düştüğü andan itibaren medeni  haklarından istifade eder.
II - Sağlığın ve ölümün ispatı:
1 – Beyyine külfeti:
Madde 28 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Bir hakkın kullanılması için bir kimsenin vücudunu yahut öldüğünü yahut muayyen bir zamanda veya diğer bir şahsın vefatında sağ bulunduğunu iddia eden kimse, iddiasını ispata mecburdur.

Hangisinin evvel veya sonra öldüğünü tayin mümkün olmaksızın ölenler, bir anda ölmüş sayılırlar.
1304-5
2 – Ahvali şahsiye beyyineleri:
a) Umumiyet itibariyle :
Madde 29 - Bilgi ButonuBilgi Butonu3444(1988)
Doğum ve ölüm nüfus sicilindeki kayıtlarla ispat olunur. Nüfus sicilinde kayıt bulunmaz veya mevcut kaydın doğru olmadığı tahakkuk ederse keyfiyet her hangi bir delil ile ispat olunabilir.

(Ek: 4/5/1988 - 3444/2. md.) Doğumdan sonra meydana gelen cinsiyet değişikliğinin asgari sağlık kurulu raporu ile belgelendirilmesi halinde nüfus sicilinde gerekli düzeltme yapılır. Bu konuda açılacak davalarda cinsiyeti değiştirilen kişi evli ise, eşe de husumet yöneltilir ve aynı mahkeme, varsa ortak çocukların velayetinin kime verileceğini de tayin eder, cinsiyet değişikliği kararının kesinleştiği tarihte, evlilik kendiliğinden son bulur.
b) Ölüme karine:
Madde 30 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Ölüsü bulunamıyan bir kimse ölümüne muhakkak nazariyle bakılmağı icab-edecek ahval içinde kaybolmuş ise o kimse hakikaten ölmüş addolunur.
III - Gaiplik kararı :
1 – Umumiyet itibariyle:
Madde 31 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Ölüm tehlikesi içinde kaybolan veya çoktanberi kendisinden haber alınamıyan bir kimsenin ölümü pek muhtemel görünürse, hakları ölüme muallak kimselerin talebi hakim gaipliğe karar verebilir.

Salahiyettar hakim gaibin Türkiyedeki son ikametgahı hakimdir; Eğer gaip Türkiyede asla ikamet etmemiş ise nüfus sicilinde mukayyet bulunduğu ve bu kayıt yoksa pederinin mukayyet olduğu mahallin hakimidir.
2 – Usulü muhakeme:
Madde 32 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Gaiplik kararı talep olunabilmek için, ölüm tehlikesinden en aşağı bir sene yahut gaibin son haberinden beş sene geçmiş olmak lazımdır.

Hakim, gaip hakkında malümatı olan kimseler muayyen bir müddet içinde malümatlarını bildirmek için usulü dairesinde ilan edilen bir tebliğ ile davet eder. Bu müddet birinci ilan tarihinden itibaren en aşağı bir senedir
3 – Talebin sukutu:
Madde 33 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Kaybolan kimse, ilan müddeti bitmeden meydana çıkar veya kendisinden haber alınır yahut öldüğü tarih tebeyyün ederse gaiplik talebi sakit olur.
4 – Hükmü:
Madde 34 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
İlan semeresiz kaldığı takdirde hakim, gaiplik kararını verir. Ölüme mütaallik haklar, tıpkı gaibin ölümü tebeyyün etmiş gibi kullanılır. Gaiplik kararı ölüm tehlikesi yahut son haber gününden itibaren hüküm ifade eder.
İKİNCİ FASIL
Ahvali şahsiye sicil kayıtları
(A) UMUMİYET İTİBARİYLE :
I - Sicil :
Madde 35 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Ahvali şahsiye, buna mahsus sicil kayıtları ile taayyün eder. Bu sicillin nasıl tutulacağı ve kanunun emreylediği beyanların nasıl ve kimler tarafından yapılacağı, nizamnamesine tabidir.
II - Memurlar :
Madde 36 - Bilgi ButonuBilgi Butonu3612(1990), KHK 336(1988)
Ahvali şahsiye sicilleri, her halde Devletçe mansup memurları tarafından tutulur. Ahvali şahsiye kayıtlarını tutmak ve suretlerini vermek bu memurlara mahsustur.
1304-6
(Değişik : 4/7/1988 - KHK - 336/1 md.; Aynen kabul: 7/2/1990 - 3612/6 md.) Yabancı memleketlerdeki Türkiye temsilcilerine, Dışişleri Bakanlığının teklifi, İçişleri Bakanlığının katılması ve Başbakanın onayı ile nüfus memurluğu yetkisi verilebilir.
    
III - Mesuliyet :
Madde 37 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Ahvali şahsiyeyi kayıtla mükellef nüfus memurları, kendilerinin ve maiyetlerinin kusurlarından ileri gelen zarardan şahsan mesuldürler.
IV - Tashih :
Madde 38 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Hakimin hükmü olmadıkça ahvali şahsiye sicillinin hiç bir kaydı tashih edilemez.
(B) DOĞUM SİCİLLİ :
I - Doğumun bildirilmesi :
Madde 39 - Bilgi Butonu
Her doğum bir ay içinde nüfus memuruna bildirilir. Anası babası belli olmayan bir çocuk bulan kimse, çocuğu Hükümete teslim eder.
II - Tadile uğrayan kayıtlar:
Madde 40 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Ahvali şahsiyede vukua gelen değişmeler ezcümle evlenme haricinde doğan bir çocuğun babası tarafından tanınması, hakimin babalığa hükmetmesi, nesebin tashihi, evlatlık edinme veya bulunmuş bir çocuğun nesebi taayyün etmek hususlarından ileri gelen tebeddüller alakadarların talebi veya resmi bir iş'ar üzerine sicilde ait olduğu künye kenarına yazılır.
(C) ÖLÜM SİCİLLİ :
I - Ölümün bildirilmesi :
Madde 41 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Her ölüm ve bulunan her ölü, nihayet on gün içinde nüfus memuruna bildirilir.
II - Ölüsü bulunmayan :
Madde 42 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Bir kimse ölümüne muhakkak nazariyle bakılmağı icabedecek haller içinde kaybolursa, ölüsü bulunmamış bile olsa mahallinin en büyük mülkiye memurunun emriyle künyesine ölmüş kaydı düşürülebilir. Bununla beraber her alakadar, kaybolan kimsenin ölü veya sağ olduğunun hakim tarafından hükmedilmesini talep edebilir.
III - Gaiplik kararı :
Madde 43 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Gaiplik kararı hakimin iş'arı ile ölüm sicilline kaydolunur.
IV - Kayıtların tashihi :
Madde 44 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Sicille düşürülen bir kaydın doğru olmadığı anlaşılmak veya hüviyeti meçhul diye kaydedilen bir kimsenin hüviyeti tayin olunmak veya gaiplik kararı feshedilmek sebepleri ile zaruri olan sicil tashihleri, künyesinin kenarına şerh verilmek suretiyle icra edilir.
İKİNCİ BAP
Hükmi şahıslar
BİRİNCİ FASIL
Umumi hükümler
(A) HÜKMİ ŞAHSİYET :
Madde 45 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Başlı başına mevcudiyeti haiz olmak üzere teşekkül eden cemiyet ve şirketler ile kendilerine has bir mevcudiyeti ve muayyen bir gayesi bulunan müesseseler, sicillerine kayıtlarını icra ettirmekle şahsiyet iktisabederler.

Gayeleri kanuna ve ahlaka mugayir olan cemiyet ve şirketler ve müesseseler şahsiyet iktisabedemez.
(B) MEDENİ HAKLARDAN İSTİFADE :
Madde 46 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Hükmi şahıslar; cins, yaş, hısımlık gibi yaradılış icabı olarak ancak insana has olanlardan maada bütün hakları iktisap ve borçları iltizam edebilirler.
1304-7
(C) MEDENİ HAKLARI KULLANMAK SALAHİYETİ :
I - Şartları :
Madde 47 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Hükmi şahısların medeni hakları kullanmağa salahiyeti, kanuna ve nizamnamelerine göre bu husus için muktazi uzuvlara malik olmalariyle başlar.
II- Kullanmak tarzı :
Madde 48 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Hükmi şahsın iradesi, uzuvları vasıtasiyle ifade olunur. Uzuvlar; hukuki tasarrufları veya diğer herhangi fiilleri ile hükmi şahsı ilzam ederler. Uzuvların irtikabettiği  kusurlar şahsan kendilerini dahi mesul kılar.
(D) İKAMETGAH :
Madde 49 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Hükmi şahsın ikametgahı, nizamnamesinde hilafına hükümler bulunmadıkça muamelelerinin tedvir olunduğu mahaldir.
(E) ŞAHSİYETİN ZEVALİ :
I - Malların tahsisi :
Madde 50 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Zeval bulan hükmi şahsın malları kanunda, nizamnamesinde veya tesis senedinde hilafına hükümler bulunmaz yahut salahiyettar uzvu hilafına karar vermiş olmazsa gayesinin taalluk ettiği hukuku amme müesseselerine intikal eder. Bu malların evvelki ciheti tahsisi mümkün mertebe muhafaza edilir. Gayesi kanuna veya adaba umumiyeye mugayir olduğu için hakim tarafından feshedilen hükmi şahsiyetlerin malları, hilafına dair olan şartlara bakılmaksızın hukuku amme müessesesine intikal eder.
II - Tasfiye :
Madde 51 - Bilgi Butonu
Hükmi şahsın malları, kooperatif şirketlere tatbik edilen hükümlere tevfikan tasfiye olunur.
(F) HUKUKU AMME MÜESSESELERİNE VE ŞİRKETLERE DAİR HÜKÜMLERİN MAHFUZİYETİ :
Madde 52 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Hukuku amme müesseseleri, Hukuku Amme Kanunlarına tabidir. İktisadi bir gaye takip eden cemiyetler, şirketler hakkındaki hükümlere tabidir.
İKİNCİ FASIL
Cemiyetler
(A) CEMİYET NASIL TEŞEKKÜL EDER
I - Cemiyet teşkilatı :
Madde 53 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Siyasi, dini, ilmi, bedii, hayri cemiyetler ile eğlence ve idman cemiyetleri ve asıl gayesi iktisadı olmıyan diğer cemiyetler; nizamnamelerinde cemiyet olarak teşekkül arzusunu izhar etmekle şahsiyet iktisabederler.

Her cemiyetin bir nizamnamesi vardır. Bu nizamname cemiyetin gayesi ve varidat membaları ve teşkilatı hakkında lüzumu olan hükümleri ihtiva eder.
II - Tescil :
Madde 54 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Nizamnamesi müessisleri tarafından kabul edilmiş ve idare heyetini teşkil etmiş olan her cemiyet, kendisini sicille kaydettirebilir.

Gayesine erişmek için ticari şekilde icrayı sanat eden bir cemiyet, kendisini sicille kaydettirmekle mükelleftir.

Kayıt talebine, nizamname ile idare heyetini teşkil edenlerin bir listesi raptedilir.
III - Şahsiyeti olmayan cemiyetler :
Madde 55 - Bilgi Butonu
Şahsiyet iktisabetmesi kanunen mümkün olmıyan yahut henüz şahsiyet iktisabetmemiş bulunan bir cemiyet, adi şirket hükmündedir.
1304-8
IV – Cemiyet ile nizamnamenin kanun ile münasebeti :
Madde 56 - Bilgi Butonu
Cemiyetin nizamnamesinde cemiyetin teşkilatına ve azasiyle münasebetine dair hükümler yok ise aşağıdaki maddeler tatbik olunur.

Nizamname, kanunen tatbikleri mecburi olan kaidelerden ayrılamaz.
(B) TEŞKİLAT :
I - Heyeti umumiye :
1 – Vazife ve davet :
Madde 57 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Heyeti umumiye cemiyetin en yüksek merciidir; İdare heyetinin veya müdürünün daveti üzerine içtima eder. Davet nizamname ile muayyen halde yapılır. Bundan başka azadan beşte biri isterse, heyeti umumiyenin behemehal davet edilmesi kanunen lazım gelir.
2 – Selahiyet :
Madde 58 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Heyeti umumiye, azanın kabul ve ihracı hakkında karar verir; idare heyetini intihabeder ve cemiyetin diğer bir uzvuna tevdi edilmemiş olan işleri tesviye eyler.

Heyeti umumiye cemiyetin diğer uzuvlarını teftiş eder. Mukavele ile haiz oldukları haklara halel gelmeksizin onları her zaman azledebilir.

Muhik sebepler için azil salahiyeti, heyeti umumiyenin kanuni bir hakkıdır.
3 – Kararlar :
a) Şekli :
Madde 59 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Cemiyet kararlarını heyeti umumiye halinde verir.

Bütün azanın tahriren iltihak ettiği bir teklif, heyeti umumiye kararı gibidir.
b) Rey hakkı ve ekseriyet :
Madde 60 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Cemiyetin her azası, heyeti umumiyede aynı rey hakkını haizdir. Kararlar hazır olan azanın ekseriyeti arasiyle verilir.

Nizamname, sarahaten müsait olmadıkça ruzname haricinde karar verilemez.
c) Rey hakkından mahrumiyet :
Madde 61 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Bir cemiyet azası kendisi veya karı ve kocası yahut usul ve füruu ile cemiyet arasındaki bir işe veya davaya dair ittihazı lazım gelen kararlarda rey veremez.
II - İdare Heyeti :
Madde 62 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
İdare heyeti, cemiyetin işlerini görmek ve nizamnameye tevfikan onu temsil eylemek hak ve vazifesini haizdir.
(C) AZALAR :
I - Azalığa girmek ve çıkmak :
Madde 63 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Cemiyet her zaman yeni aza kabul edebilir. Her aza, altı ay evvel istifa arzusunu bildirmek şartiyle cemiyetten çıkmak hakkını haizdir.
II - İştirak hissesi :
Madde 64 - Bilgi Butonu
İştirak hissesi, cemiyetin nizamnamesiyle muayyendir. Nizamnamede tayin edilmemiş ise cemiyetin gayesi ve borçlarının tediyesi için muktezi masrafları cemiyet azası mütesaviyen verirler.
III - İhraç :
Madde 65 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Nizamname, azadan birinin cemiyetten çıkarılmasını mucip esbabı tayin edebileceği gibi sebep beyan olunmaksızın ihraç müsaadesini dahi verebilir. Her iki takdirde ihraç aleyhine ikamei dava olunamaz.

Nizamnamede, ihraca dair bir hüküm mevcut değil ise ihraç ancak cemiyet karariyle muhik sebeplere müsteniden olabilir.
1304-9
IV - Cemiyetten çıkmanın veya çıkarılmanın hükmü :
Madde 66 - Bilgi Butonu
Cemiyetten çıkan veya çıkarılan aza cemiyetin mallarında bir güna hak iddia edemez; azalıkta bulundukları müddete ait iştirak hissesini vermeğe mecburdur.
V – Cemiyetin gayesini vikaye :
Madde 67 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Hiç bir aza, cemiyetin gayesini tebdil eden kararı kabule icbar edilemez.
VI – Azanın hukukunu vikaye :
Madde 68 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Azadan her biri kanuna veya cemiyetin nizamnamesine uygun olmayıp ta kendi muvafakatine iktiran etmemiş bulunan bir karar aleyhine ona ıttıladan itibaren bir ay içinde; mahkemeye müracaatla itiraz etmeğe kanunen salahiyettardır.
(D) FESİH VE FESİH KARARI :
Madde 69 - Bilgi Butonu
Cemiyet, kendisini feshe her zaman karar verebilir.
I - Bihakkın infisah :
1 – Cemiyetin karariyle :
2 – Kanunen :
Madde 70 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Cemiyet, hali acze düşer veya idare heyetinin nizamnameye tevfikan teşkiline imkan kalmazsa, kendiliğinden münfesih olur.
3 – Hakim tarafından fesih
Madde 71 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Bir cemiyetin gayesi kanuna, yahut adabı umumiyeye mugayir olursa , müddeiumumilik makamının veya bir alakadarın talebi üzerine, o cemiyet fesholunur.
II - Kaydın terkini :
Madde 72 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Eğer cemiyet sicille kaydolunmuş ise fesih ve infisah keyfiyeti, idare heyeti yahut hakim tarafından terkini kayıt için memuruna tebliğ olunur.
ÜÇÜNCÜ FASIL
VAKIF - (1) (2)
A) Kuruluş :
I - Genel Olarak :
Madde 73 - Bilgi ButonuBilgi Butonu903(1967) (Değişik: 13/7/1967 - 903/1 md.)
Vakıf, başlıbaşına mevcudiyeti haiz olmak üzere, bir malın belli bir gayeye tahsisidir.

Bir mamelekin bütünü veya gerçekleşmiş veya gerçekleşeceği anlaşılan her türlü geliri veya ekonomik değeri olan haklar vakfedilebilir.
II - Vakfın Şekli :
Madde 74 - Bilgi ButonuBilgi Butonu903(1967) (Değişik: 13/7/1967 - 903/1 md. )
Vakıf, resmi senetle veya vasiyet yolu ile kurulur ve vakfedenin ikametgahı asliye mahkemesi nezdinde tutulan sicile tescil ile tüzel kişilik kazanır. Mahkeme, tescil hususunu Vakıflar Genel Müdürlüğündeki merkezi sicile kaydolunmak üzere resen tebliğ eder.

Kanuna, ahlaka ve adaba veya milli menfaatlere aykırı olan veya siyasi düşünce veya belli bir ırk veya cemaat mensuplarını desteklemek gayesi ile kurulmuş olan vakıfların tesciline karar verilemez.
(1) 13/7/1967 tarihli ve 903 sayılı Kanunun 3 . maddesiyle, Türk Medeni Kanununun 73. ve müteakip maddelerinde yer alan müesseseyi ifade etmek üzere kullanılan (tesis) kelimesi yerine, (vakıf) kelimesi ikame edilmiştir. (2) Bu fasıldaki hükümlerin uygulanmasında ek 1 ve 2 nci maddelere bakınız.
1304-10
Tescil kararının tebliği tarihinden itibaren, Vakıflar Genel Müdürlüğü, iki ay içinde bu karara karşı temyiz yoluna başvurabilir.

Merkezi sicile kaydedilen vakıf, Resmi Gazete ile ilan edilir.

Tescilin tarzı, kimler tarafından yaptırılacağı ve sicillerin ne suretle tutulacağı, ilanın muhtevası ve ne suretle yapılacağı tüzük ile tayin edilir.

Bir vakfın tescili ile birlikte vakfedilen malların mülkiyeti ve haklar vakfa intikal eder.

Mahkeme, vakfedilen gayrimenkulün vakıf tüzel kişiliği adına tescilini resen ve derhal tapu idaresine bildirir.
III - Vakıf Senedinin Muhtevası :
Madde 75 - Bilgi ButonuBilgi Butonu903(1967) (Değişik : 13/7/1967 - 903/1 md.)
Vakıf senedinde, vakfın gayesi, uzuvları, bu gayeye tahsis edilen mallar ve haklar, vakfın teşkilatı, ikametgahı ve ismi gösterilir.
IV - Mirasçıların ve alacaklıların dava hakkı :
Madde 76 - Bilgi ButonuBilgi Butonu903(1967) (Değişik : 13/7/1967 - 903/1 md.)
Bağışlamada olduğu gibi vakfedenin mirasçıları ve alacaklıları tarafından vakfa itiraz olunabilir.
B) Vakfın teşkilatı :
I - Genellikle :
Madde 77 - Bilgi ButonuBilgi Butonu903(1967) (Değişik: 13/7/1967 - 903/1 md.)
Vakfın bir idare uzvunun bulunması mecburidir. Vakfeden bundan başka lüzumlu göreceği diğer uzuvları, vakıf senedinde gösterebilir.

Vakıf senedinde vakfın uzuvları, idare sureti ve temsil tarzı kafi derecede gösterilmemiş olur veya sonradan bir imkansızlık doğarsa teftiş makamı bunları vakfedene tamamlattırır. Vakfedenin ölümü veya bu tamamlamayı yapamıyacak bir durumda bulunması halinde, teftiş makamı noksanların ikmali için düşüncesi ile birlikte mahkemeye müracaat eder.

74 üncü maddenin ikinci fıkrası gereğince vakfın tescili yahut vakfın gayesine göre teşkili mümkün olmadığı veya vakfa tahsis edilen mallar gayenin tahakkukuna yetmediği takdirde, vakfeden itiraz etmedikçe veya vakıf senedinde aksine açık bir hüküm bulunmadıkça; vakfedilmiş mallar mahkeme tarafından, teftiş makamının mütalaası alınarak, mümkün mertebe gayece aynı olan bir vakfa tahsis olunur.

Bu hususlarda yetkili mahkeme, vakfedenin ikametgahı asliye mahkemesidir.
II - İstihdam Edilenlere ve İşçilere Yardım Vakıfları :
Madde 77/A - Bilgi ButonuBilgi Butonu903(1967) (Ek : 13/7/1967 - 903/1 md.)
Türk Ticaret Kanununun 468 inci maddesi gereğince kurulan istihdam edilenler ve işçilere yardım vakıfları ayrıca aşağıdaki hükümlere tabidirler.

Vakfın uzuvları, faydalananlara, vakfın teşkilatı, faaliyeti ve mali durumu hakkında gerekli bilgiyi vermeye mecburdurlar.

İstihdam edilenler ve işçiler vakfa aidat ödedikleri takdirde, en az bu ödemeleri nispetinde idareye iştirak ederler. Mümkün olduğu nispette personel arasından gösterilecek temsilcileri bizzat seçerler.

İstihdam edilenler ve işçilerin ödemelerine tekabül ettiği nispette, kaideten, vakfın mamelekinin istihdam edene karşı bir alacaktan ibaret olması yalnız bu alacağın temin edilmiş olması halinde caizdir.
1304-11
Faydalananlar vakfa aidat ödedikleri veya vakfı düzenliyen hükümler onlara edayı talep hususunda bir hak bahşettiği takdirde, vakfın edalarını dava yoliyle talebedebilirler.
C) Teftiş :
Madde 78 - Bilgi ButonuBilgi Butonu903(1967) (Değişik: 13/7/1967 - 903/1 md.)
Vakıflar, Vakıflar Genel Müdürlüğünün teftişine tabidir.

Teftiş makamı, vakıf senedi hükümlerinin yerine getirilip getirilmediğini, vakıf malların gayeye uygun surette ve tarzda idare ve sarf edilip edilmediğini denetler.

Teftişin tarzı ve nasıl yapılacağı, neticeleri ve bu kanuna göre kurulmuş olsun veya olmasın bilcümle vakıfların, Vakıflar Genel Müdürlüğüne ödiyecekleri teftiş ve denetleme masraflarına katılma payı, safi gelirin yüzde beşini geçmemek üzere, tüzük ile belli edilir.
D) İdare ve gayede değişiklik, malların değiştirilmesi :
I - İdarenin değiştirilmesi :
Madde 79 - Bilgi ButonuBilgi Butonu903(1967) (Değişik: 13/7/1967- 903/1 md.)
Vakfın mallarının muhafaza veya gayesini devam ettirmek için kesin ihtiyaç bulunduğu halde yetkili asliye mahkemesi, idare uzvunun teklifi üzerine, teftiş makamının yazılı düşüncesini aldıktan sonra vakfın idare şeklini değiştirebilir.

Yetkili asliye mahkemesi, teftiş makamının tüzükte gösterilen sebeplere dayanarak yapacağı müracaat üzerine duruşma yaparak idare edenleri işten uzaklaştırabilir ve vakıf senedinde ayrı bir hüküm yoksa yenisini seçebilir. İstihdam edilenlere ve işçilere yardım vakıflarında vakıf senedinin, faydalananların vakıftan faydalanma şartlarına ve idareye iştiraklerine dair hükümlerinde yapılacak değişiklikler, vakıf senedinde bu hususta yetkili olduğu belirtilen uzvun kararı üzerine, teftiş makamının yazılı düşüncesi alındıktan sonra asliye mahkemesi tarafından kararlaştırılır.

Bu kanunda gösterilen yetkili merciler dışında bir kişi veya kuruluşun vakfın idaresinde doğrudan doğruya veya dolaylı olarak müdahale etmesi halinde, bu müdahaleye yer veren veya göz yuman, idare edenler, yukardaki fıkra hükmü gereğince her halde işten uzaklaştırılır ve yerlerine yenileri seçilir.
II - Gayenin değiştirilmesi :
Madde 80 - Bilgi ButonuBilgi Butonu903(1967) (Değişik: 13/7/1967 - 903/1 md.)
Vakfın asıl gayesinin mahiyet ve şümulü vakfedenin arzusuna açıktan açığa uymıyacak derecede değişmiş olursa, yetkili asliye mahkemesi idare uzvunun veya teftiş makamının müracaatı üzerine duruşma yaparak vakfın gayesini değiştirebilir.

Gayeyi tehlikeye koyan mükellefiyet ve şartların kaldırılması veya değiştirilmesi de aynı hükme tabidir.
III - Malların değiştirilmesi :
Madde 80/A - Bilgi ButonuBilgi Butonu903(1967) (Ek: 13/7/1967 - 903/1 md.)
Geliri giderini karşılamıyan veya kıymetine uygun gelir getirmeyen vakfın malları, daha yararlı her hangi bir mal veya para ile değiştirilebilir. Bu değiştirmeye, teftiş makamının teklifi üzerine idare uzvunun düşüncesi alındıktan sonra yetkili asliye mahkemesi karar verir.
1304-12
E) Vakfın gelirleri ve iktisap :
Madde 81 - Bilgi ButonuBilgi Butonu903(1967) (Değişik: 13/7/1967 - 903/1 md.)
Vakfın gelirleri ile yapılan iktisaplar veya hükmi tahsislerle temellük edilen mal ve haklar, vakıf senedinde yazılı mallara ilave edilerek her takvim yılı başında teftiş makamına bildirilir.

Vakıf idare uzuvları, her takvim yılı başındaki mali durumu münasip vasıta ile ilan veya neşretmeye ve siciline tescil ettirmeye mecburdur.
F) Vakfın nihayete ermesi :
Madde 81/A - Bilgi ButonuBilgi Butonu903(1967) (Ek: 13/7/1967 - 903/1 md.)
Gayesinin tahakkuku imkansız hale gelen vakıf kendiliğinden dağılmış olur.

Keyfiyet idare uzvu tarafından sicile tescil ettirilir.

Gayesi 74 üncü maddenin ikinci fıkrası hükmüne aykırı hale gelen vakıf yetkili asliye mahkemesi tarafından, teftiş makamının müracaatı üzerine, taraflar çağırılıp duruşma yapılarak kararla dağıtılır ve sicile bildirilir.
Zilyetlikle iktisap yasağı :
Madde 81/B - Bilgi ButonuBilgi Butonu903(1967) (Ek: 13/7/1967 - 903/1 md.)
Vakıfların malları üzerinde zilyetlik yolu ile iktisap hükümleri tatbik olunmaz.
İKİNCİ KİTAP
Aile Hukuku
BİRİNCİ KISIM
Karı Koca
ÜÇÜNCÜ BAP
Evlenme
BİRİNCİ FASIL
Nişanlanma
(A) NİŞANLANMA :
Madde 82 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Nişanlanma, evlenmek vadiyle olur.

Nişanlanma, kanuni mümessilleri tarafından muvaffakat edilmedikçe küçük veya mahcuru ilzam etmez.
(B) HÜKÜMLERİ :
I - Evlenmek için dava hakkının bulunmaması :
Madde 83 - Bilgi ButonuBilgi Butonu3678(1990) (Değişik: 14/11/1990 - 3678/2 md. )
Nişanlılık evlenmeye zorlamak için dava hakkı vermez.

Evlenmeden kaçınma hali için öngörülen cayma tazminatı veya ceza şartı dava edilemez; ancak yapılan ödemeler de geri istenemez.
II - Nişanı bozmanın neticesi :
1 – Maddi tazminat :
Madde 84 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Nişanlılardan biri, muhik bir sebep yok iken nişanı bozduğu veya iki taraftan birine atfedilecek bir kusur yüzünden nişan bozulduğu takdirde taksiri olan taraf; diğer tarafa, ana ve babasına veya bu hususta onlar gibi hareket eden sair kimselere hüsnü niyet ile ve nikahın icra olunacağı kanaati ile ihtiyar ettikleri masarife mukabil münasip bir tazminat vermeğe mecburdur.
2 – Manevi tazminat :
Madde 85 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Bir taraf kendi kusuru olmaksızın nişanın bozulmasından şahsen fahiş  bir  surette  mutazarrır  olmuş ise, hakim onun zararı manevisini telafi için münasip bir tazminat hükmedebilir. Manevi tazminat davası,
1304-13
mirasçıya intikal etmez; şu kadarki, miras açıldığı zaman iddia kabul edilmiş veya dava ikame olunmuş ise mirasçılara intikal eder.
III - Hediyelerin iadesi :
Madde 86 - Bilgi ButonuBilgi Butonu3678(1990) (Değişik: 14/11/1990 - 3678/3 md.)
Nişan bozulur veya nişanlılardan biri ölür veya gaipliğine karar verilirse nişanlıların birbirlerine veya ana ve babanın ya da onlar gibi hareket edenlerin diğer nişanlıya vermiş oldukları mutad dışı hediyeler verenler tarafından geri istenebilir.

Hediye aynen mevcut değil ise, karşılığı sebepsiz zenginleşme kurallarına göre iade edilir.
IV - Müruru zaman :
Madde 87 - Bilgi Butonu
Nişanlanmaktan mütevellit davalar, nişanın bozulduğu tarihten itibaren bir sene sonra sakıt olur.
İKİNCİ FASIL
Evlenmeye ehliyet ve maniler
(A) EHLİYET ŞARTLARI :
I - Yaş :
Madde 88 - Bilgi ButonuBilgi Butonu3453(1938) (Değişik: 15/6/1938 - 3453/1 md.)
Erkek on yedi, kadın on beş yaşını ikmal etmedikçe evlenemez.

Şu kadar ki hakim, fevkalade hallerde ve pek mühim bir sebebe mebni on beş yaşını ikmal etmiş olan bir erkeğin veya on dört yaşını bitirmiş olan bir kadının evlenmesine müsaade edebilir. Karardan önce ana, baba veya vasinin dinlenmesi şarttır.
II - Mümeyyiz :
Madde 89 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Evlenmeye, yalnız mümeyyiz olanlar ehildir. Akıl hastalıklarından birine müptela olan kimse asla evlenemez.
III - Kanuni mümessillerin rızası :
1 – Küçükler hakkında :
Madde 90 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Küçük, ana ve babasının veya vasisinin rızası olmadıkça evlenemez. Evlenmenin ilanı esnasında ana ve babadan yalnız biri velayeti haiz ise onun rızası kafidir.
2 – Mahcurlar hakkında :
Madde 91 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Mahcur, vasisinin rızası olmadıkça evlenemez.

Vasinin imtinaı takdirinde mahcur mahkemeye müracaat edebilir.
(B) MANİLER :
I - Hısımlık :
Madde 92 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Aşağıdaki kimseler arasında evlenmek memnudur:

1 – Nesep sahih olsun olmasın usul ve füru arasında, ana baba bir veya baba bir yahut ana bir kardeşler arasında, bir kimse ile amuca, dayı, hala ve teyzesi arasında.

2 – Sıhriyet hısımlığını tevlit etmiş olan evlenme feshedilmiş veya vefat yahut boşanma ile zail olmuş ise bile karı ile kocanın usul ve füruu ve koca ile karının usul ve füruu arasında,

3 – Evlatlık ile evlatlık edinen ve bunlardan biriyle diğerinin koca veya karısı arasında.
1304-14
II - Evvelki evlenme :
1 – Alelıtlak zevalinin ispatı :
a) Umumiyet itibariyle :
Madde 93 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Tekrar evlenmek isteyen kimse, vefat veya boşanma ile yahut butlan hükmü ile evliliğinin zail olduğunu ispata mecburdur.
b) Gaiplik halinde :
Madde 94 - Bilgi ButonuBilgi Butonu3444(1988) (Değişik : 4/5/1988 - 3444/3 md.)
Gaipliğine hükmolunan kimsenin kocası veya karısı evlilik feshedilmedikçe evlenemez.

Gaibin karı veya kocası ya gaiplik davası ile birlikte evliliğin feshini ister ya da gaiplik kararı verilip de nüfusa tescil edilmiş ise nüfus idaresine müracaat ile evliliğin feshinin tescilini talep eder. Bu tescil evliliğin feshinin tüm neticelerini hasıl eder.

Evliliğin feshinin gaiplik davası ile birlikte talep edilmesi halinde boşanma hakkındaki usul burada dahi caridir.
2 – Müddetler :
a) Kadın için :
Madde 95 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Kocasının vefatı veya boşanma sebebiyle dul kalan yahut evliliğinin butlanına hükmedilen kadın; vefattan, boşanmadan veya butlan hükmünden itibaren üç yüz gün geçmedikçe tekrar evlenemez. Doğurmakla müddet biter.

Kadının gebe kalması mümkün olmadığı veya boşanma ile ayrılmış olan karı ve koca tekrar birbirleriyle evlenmek istedikleri taktirde, hakim  bu müddeti kısaltabilir.
b) Boşanan kadın için :
Madde 96 - Bilgi ButonuBilgi Butonu3444(1988) (Mülga: 4/5/1988 - 3444/9 md.)
 
ÜÇÜNCÜ FASIL
Evlenme ilanı ve akdi
(A) İLAN : (1)
I - Evlenme kararını beyanın tarzı :
Madde 97 - Bilgi ButonuBilgi Butonu3080(1984)
Birbiriyle evlenecek erkek ve kadın, evlenme kararlarını, belediye reisine veya reisin evlenme işlerine memur ettiği belediye dairesindeki vekiline ve köylerde ihtiyar heyetine beyan edince, bu karar ilan olunur. İlan  müddeti onbeş gündür.

Bu beyan, kendileri tarafından şifahen yapıldığı gibi imzaları musaddak olmak şartiyle tahriren de olur.

İlan için müracaat eden evlenecek erkek ve kadından her biri, hüviyet cüzdanını ve iktiza ediyorsa ana ve baba veya vasilerinin tahriri rızalarını ve karı veya kocanın vefat vesikasını yahut butlan ve boşanma ilamını belediye veya ihtiyar heyetine tevdie mecburdur.
II - Beyan ve ilanın mercii :
Madde 98 - Bilgi ButonuBilgi Butonu3080(1984)
Beyan için evlenecek erkeğin ikametgahı belediyesine müracaat olunur.

Evlenecek erkek; ikametgahı ecnebi memlekette olan bir Türk ise, beyan için sicillinde mukayyet bulunduğu ve bu kayıt yok ise, pederinin mukayyet olduğu yerin belediyesine müracaat olunabilir.
(1) Bu kanunun, evlenme ilanı ve akdine ilişkin 97-111 inci maddelerinin 15/11/1984 tarihli ve 3080 sayılı kanuna aykırı hükümleri, aynı kanunun 6 . maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır.
1304-15
İlan; hem iki tarafın ikametgahlarında hem sicillinde mukayyet bulundukları ve bu kayıt yok ise pederlerinin mukayyet olduğu mahalde, belediyeler tarafından yapılır.
III - İlan talebinin reddi :
Madde 99 - Bilgi ButonuBilgi Butonu3080(1984)
Beyan, usulü dairesinde yapılmaz veya evlenecek erkek ve kadından biri evlenmeye ehil olmazsa yahut evlenme için bir mani bulunursa ilan talebi reddolunur.
(B) İTİRAZ :
I - İtiraz hakkı :
Madde 100 - Bilgi ButonuBilgi Butonu3080(1984)
Alakadar olan her kimse evlenecek erkek ve kadından birinin evlenmeye ehil olmadığı veya evlenmek için kanuni bir mani bulunduğu iddiasiyle ilan müddeti içinde evlenmenin akdine itiraz edebilir.

İtiraz, ilanı yapan belediyelerden her hangi birine tahriren vukubulur. Ehliyetsizlik veya kanuni bir mani bulunduğu iddiasına müstenit olmayan itirazlar, belediye reisi veya vekilince yahut ihtiyar heyetlerince nazara alınmaz.
II - Resen itiraz :
Madde 101 - Bilgi ButonuBilgi Butonu3080(1984)
Mutlak butlan sebeplerinden birinin vücudu halinde, müddeiumumilik makamı evlenmenin akdine resen itiraz ile mükelleftir.
III- Usulü muhakeme :
1 – İtirazın tebliği :
Madde 102 - Bilgi ButonuBilgi Butonu3080(1984)
İlan talebi kendisine vakı olan belediye reis veya vekili yahut ihtiyar heyeti; itirazı, ilan müddetinin hitamında evlenecek erkek ve kadından her birine derhal tebliğ eder. Bunlardan biri itirazın haksızlığını iddia ederse itiraz sahibi keyfiyetten hemen haberdar edilir.
2 – Dava :
Madde 103 - Bilgi ButonuBilgi Butonu3080(1984)
İtiraz sahibi itirazında israr ederse, ilan talebinin vakı olduğu mahal hakimi huzurunda evlenmenin menini dava edebilir.
3 - Müddetler :
Madde 104 - Bilgi ButonuBilgi Butonu3080(1984)
İtiraz ve haksızlığını iddia hususlariyle, evlenmenin men'i davasının her birinin müddeti on gündür.

Bu müddet; itiraz için ilan gününden, haksızlık iddiası için itirazın evlenecek erkek ve kadına tebliği gününden, ve evlenmenin men'i davası için itiraz sahibinin haksızlık iddiasından haberdar edildiği günden itibaren başlar.
(C) EVLENME AKDİ :
I - Şartları :
1 – Ahvali şahsiye memurları:
Madde 105 - Bilgi ButonuBilgi Butonu3080(1984)
İlan talebi kendisine vakı olan belediyenin reisi yahut evlenme işlerine memur ettiği vekili veya ihtiyar heyeti, itiraz eden bulunmazsa, evlenecek erkek ve kadının talebi ile evlenmeyi akit veya ilanın icra olunduğuna dair bir vesika itası ile mükelleftir.

Evlenmenin men'i davası ikame edilmediği veya reddedildiği takdirde dahi hüküm böyledir. İlan vesikası, evleneceklere vesika tarihinden itibaren altı ay içinde Türkiye'nin her tarafında belediye reislerinin yahut reislerin evlenme işlerine memur ettiği vekillerinin huzurunda evlenebilmek salahiyetini verir.
1304-16
2 – Memurun imtinaı :
Madde 106 - Bilgi ButonuBilgi Butonu3080(1984)
Evlenmenin akdi için kendisine müracaat edilen belediye reisi yahut evlenme işlerine memur ettiği vekil veya ihtiyar heyeti, ilanın icrasına mani bir sebep görürse akdi icradan imtina ile mükelleftir. Üzerinden altı ay geçen ilanın hükmü kalmaz.
3 – Akdin ilansız icrası :
Madde 107 - Bilgi ButonuBilgi Butonu3080(1984)
Evleneceklerden biri hasta olur ve kanuni müddetlere riayet halinde evlenmenin akdine imkan kalmamasından da korkulursa, belediyeye ve ihtiyar heyetine sulh mahkemesi tarafından müddetleri azaltmak hatta evlenmeyi ilansız akdetmek için, müsaade olunabilir.
II - Evlenme merasimi :
1 – Aleniyet :
Madde 108 - Bilgi ButonuBilgi Butonu3080(1984)
Evlenme; Reşit iki şahit muvacehesinde belediye dairesinde veya heyeti ihtiyariyede, belediye reisi veya reisin evlenme işlerine memur ettiği vekili veya muhtar tarafından alenen akdolunur. Evleneceklerden birinin belediye veya heyeti ihtiyariyeye gelemiyecek derecede hastalığı tabip raporiyle tebeyyün ederse, evlenme başka bir yerde dahi akdolunabilir.
2 – Merasimin şekli :
Madde 109 - Bilgi ButonuBilgi Butonu3080(1984)
Evlendirmeye memur olanlar evleneceklerden her birine, birbirleriyle evlenmek isteyip istemediklerini sorar; muvafakat cevapları üzerine evlenmenin her ikisinin rızasiyle kanunen akdedilmiş olduğunu beyan eder.
III - Evlenme kağıdı ve dini merasim :
Madde 110 - Bilgi ButonuBilgi Butonu3080(1984)
Evlendirme memuru merasimin hitamı üzerine derhal karı ve kocaya bir evlenme kağıdı verir. Evlenme kağıdı ibraz edilmeden, evlenmenin dini merasimi yapılamaz. Bununla beraber evlenmenin tamamiyeti dini merasimin icrasına mütevakkıf değildir.
(D) NİZAMNAMELER :
Madde 111 - Bilgi ButonuBilgi Butonu3080(1984)
İlan ve evlenme merasimine ve evlenme sicillerine  dair hükümler nizamname ile muayyendir.
DÖRDÜNCÜ FASIL
Batıl olan evlenmeler
(A) MUTLAK BUTLAN SEBEPLERİ :
I - Şartları :
Madde 112 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Aşağıdaki hallerde evlenme batıldır :

1 – Karı kocadan biri evlenme merasiminin icrası zamanında evli ise,

2 – Karı kocadan biri evlenme merasiminin icrası zamanında bir akıl hastalığı veya daimi bir sebep neticesi mümeyyiz değilse,

3 – Karı koca arasında kanunen memnu bir derecede kan veya sıhriyet hısımlığı varsa.
II - Dava Hakkı :
Madde 113 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Butlan davası müddeiumumi tarafından resen ikame olunur. Alakadarlardan her biri dahi butlan davasını ikame edebilir.
III - Dava hakkının tahdidi veya nez'i :
Madde 114 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Zail olan bir evlenmenin butlanı resen dava olunamaz. Fakat alakadarlardan her biri butlanı hüküm altına aldırabilir.
1304-17
Mümeyyiz olmamanın veya bir akıl hastalığı ile malüliyetin zevali halinde, evlenmenin butlanı ancak karı veya koca tarafından dava olunabilir.

Evli iken yine evlenen bir kimsenin bu evlenmesine butlan hükmü verilmeden evvel, vefat ve sair sebeplerle evvelki evlenme zail olmuş olur ve yeni evlenmede de diğer taraf hüsnü niyet sahibi bulunursa butlana hükmolunamaz.
(B) NİSBİ BUTLAN :
I - Karı kocadan birinin dava hakkı :
1 – Temyiz kudretinden mahrumiyet :
Madde 115 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Evlenme merasiminin icrası zamanında geçici bir sebeple temyiz kudretinden mahrum bulunmuş olan karı ve koca, evlenmenin feshini dava edebilir.
2 – Hata :
Madde 116 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Aşağıdaki hallerde karı kocadan biri evlenmenin feshini dava edebilir :

1 – Evlenmeği hiç istemediği yahut karı veya kocası olan şahıs ile evlenmeği kasdetmediği halde hataen evlenmeye rızası olduğunu beyan etmiş ise,

2 – Karı veya kocasında bulunmaması onunla birlikte yaşamağı kendisi için çekilmez bir hale koyacak derecede ehemmiyetli bir vasıf hakkında hataya düşerek evlenmiş ise.
3 – Hile :
Madde 117 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Aşağıdaki hallerde karı kocadan biri evlenmenin feshini dava edebilir :

1 – Karı veya koca diğerinin namus ve haysiyeti hakkında gerek bizzat onun tarafından, gerek onun malümatı ile üçüncü bir şahıs tarafından iğfal edilerek akde razı olmuş ise,

2 – Davacının veya neslinin sıhhatı için vahim bir tehlike arzeden bir hastalık kendisinden gizlenmiş ise.
4 - Tehdit :
Madde 118 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Kendisinin veya yakini olan bir kimsenin hayat ve sıhhat veya namusuna karşı vahim ve o zamanda mevcut veya karip bir tehlike tehdidi altında evlenen karı veya koca, evlenmenin feshini dava edebilir.
5 - Müruru zaman :
Madde 119 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Fesih davası, hak sahibinin fesih sebebine vukufu veya tehdidin zevali gününden itibaren altı ay ve her halde evlenmeden itibaren beş sene sonra müruru zamana uğrar.
II - Ana ve baba veya vasinin fesih davası :
Madde 120 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Evlenmeleri ana ve babalarının veya vasilerinin iznine mütevakkıf olanlar, bu izni almaksızın evlenirlerse, ana ve baba veya vasi feshi dava edebilir.

Evlenmenin feshine hükmolunmazdan evvel karı koca, ana ve baba veya vasinin iznine muhtaç olmaktan kurtulur veya karı gebe kalırsa evlenme fesholunamaz.
(C) BUTLANI MUCİP OLMAYAN NOKSANLAR :
I - Evlatlık rabıtası :
Madde 121 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Evlatlık edinme sebebiyle evlenmeleri kanunen memnu olan kimselerin, evlenmesi fesholunamaz. Evlenme ile, evlatlık hükmü kalmaz.
1304-18
II - Müddetlere riayetsizlik :
Madde 122 - Bilgi Butonu
Kanuni ve kazai müddetler içinde evlenmesi memnu olan kimsenin bu müddetler geçmezden evvel tekrar evlenmiş olması, evlenmenin feshine sebep olamaz.
III - Şekil noksanı :
Madde 123 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Belediye reisi veya vekili veya köylerde ihtiyar heyeti huzurunda akdedilmiş olan evlenme, kanuni şekillere riayet edilmemiş olması sebebi ile fesholunamaz.
(D) BUTLAN KARARI :
I - Umumiyet itibariyle :
Madde 124 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Evlenmenin butlanı, ancak hakimin karariyle hüküm ifade eder.

Evlenme, mutlak bir butlan ile malül olsa bile hakimin kararına kadar sahih bir evlenmenin bütün hükümlerini haizdir.
II - Butlanın hükümleri :
1 – Çocuklar :
Madde 125 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Feshine hükmolunan bir evlenmeden doğan çocukların nesebi, baba ve anaları hüsnü niyet sahibi olmasalar bile sahihtir.

Çocuklar ile ana ve baba arasındaki haklar ve borçlar, boşanma hükümlerine tabidir.
2 – Karı, koca :
Madde 126 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Hüsnü niyetle evlenen kadın, feshine hükmedilmiş olsa bile evlenme ile iktisab ettiği vaziyeti muhafaza eder; fakat evlenmeden evvelki aile ismini tekrar alır.

Karı koca emvalinin tasfiyesi karı veya koca tarafından talep olunan maddi veya manevi tazminat ve nafaka; boşanmadaki hükümlere tabidir.
(H) MİRASÇILARIN HAKKI :
Madde 127 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Evlenmedeki fesih davası mirasçılara intikal etmez. Ancak ikame edilmiş davaya mirasçılar devam edebilirler.
(V) SALAHİYET VE USULÜ MUHAKEME :
Madde 128 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Evliliğin feshi davasında salahiyet ve usulü muhakeme boşanmadaki hükümlere tabidir.
DÖRDÜNCÜ BAP
Boşanma
(A) BOŞANMA SEBEPLERİ :
I - Zina :
Madde 129 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Karı kocadan her biri, diğerinin zina etmesi sebebiyle boşanma davasında bulunabilir. Davaya hakkı olan karı veya kocanın, boşanılma sebebine muttali olduğu günden itibaren altı ay ve her halde zinanın vukuu tarihinden itibaren beş sene geçmesiyle boşanma davası sakıt olur.

Af halinde dava mesmu olmaz.
II - Cana kast, pek fena muameleler :
Madde 130 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Karı kocadan her biri, diğeri tarafından hayatına kasdedilmesi veya kendisine pek fena muamelede bulunulması sebebiyle boşanma davası ikame edebilir.
1304-19
Davaya hakkı olan karı veya kocanın, sebebine muttali olduğu günden itibaren altı ay ve her halde mezkür sebebin vukuundan beş sene geçmesiyle boşanma davası sakıt olur.

Af halinde dava  mesmu olmaz.
III - Cürüm ve haysiyetsizlik :
Madde 131 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Karı kocadan her biri, terzil edici bir cürüm işleyen yahut kendisiyle birlikte yaşamağı çekilmez bir hale koyacak derecede haysiyetsiz bir hayat süren diğeri aleyhine her zaman boşanma davası ikame edebilir.
IV - Terk :
Madde 132 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Karı kocadan biri, evlenmenin kendisine tahmil ettiği vazifeleri ifa etmemek maksadiyle diğerini terkettiği veya muhik bir sebep olmaksızın evine dönmediği takdirde, ayrılık en az üç ay sürmüş ve devam etmekte bulunmuş ise diğeri  boşanma  davasında bulunabilir. Davaya hakkı olan tarafın talebi ile hakim, diğer tarafa bir ay zarfında evine avdet etmesini ihtar eder. Bu ihtar icabında ilan tarikiyle yapılır. Şu kadar ki boşanma davasını ikame için muayyen müddetin ikinci ayı hitam bulmadıkça ihtar talebinde bulunulamaz ve ihtar vukuunda bir ay bitmeden dava ikame olunamaz.
V - Akıl hastalığı :
Madde 133 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Karı kocadan biri üç senedenberi devam eden bir akıl hastalığına düçar olup ta bu hastalık müşterek hayatın devamını diğer taraf için çekilmez hale koymuş ve şifası kabil olmadığı dahi ehli hibre tarafından tasdik edilmiş bulunursa o taraf, her zaman boşanma davasında bulunabilir.
VI - Evlilik birliğinin sarsılması veya müşterek hayatın yeniden kurulamaması
Madde 134 - Bilgi ButonuBilgi Butonu3444(1988) (Değişik: 4/5/1988 - 3444/4. md.)
Evlilik birliği, müşterek hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa eşlerden her biri boşanma davası açabilir.

Yukarıdaki fıkrada belirtilen hallerde, davacının kusuru daha ağır ise, davalının açılan davaya itiraz hakkı vardır. Bununla beraber bu itiraz, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise ve evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir.

Evlilik en az bir yıl sürmüşse, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi halinde evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Bu halde boşanma kararı verilebilmesi için, hakimin bizzat tarafları dinleyerek iradelerin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması şarttır. Hakim, tarafların ve çocukların menfaatlerini nazara alarak bu anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir. Bu değişikliklerin taraflarca da kabulü halinde boşanmaya hükmolunur. Bu halde 150 nci maddenin (3) numaralı bendi hükmü uygulanmaz.

Boşanma sebeplerinden herhangi biriyle açılmış bulunan davanın reddine karar verilmesi ve bu kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç yıl geçmesi halinde, her ne sebeple olursa olsun müşterek hayat yeniden kurulamamışsa eşlerden birinin talebi üzerine boşanmaya karar verilir.
(B) DAVA :
I - Mevzuu :
Madde 135 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Boşanma davasını ikameye hakkı olan taraf; dilerse boşanma, dilerse ayrılık isteyebilir.
II - Salahiyet :
Madde 136 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Salahiyettar hakim davacının ikametgahı hakimidir.
1304-20
III - Geçici tedbirler :
Madde 137 - Bilgi ButonuBilgi Butonu3444(1988) (Değişik: 4/5/1988 - 3444/5. md.)
Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına, infakına, karı koca mallarının yönetimine ve çocukların bakımına dair geçici tedbirleri kendiliğinden  alır.
(C) HÜKÜM :
I - Boşanma veya ayrılık :
Madde 138 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Boşanma sebeplerinden biri sabit olunca hakim, ya boşanmaya veya ayrılığa hüküm ile mükelleftir.

Dava yalnız ayrılığa dair ise, boşanmaya hükmolunamaz. Dava boşanmaya dair olup karı kocanın barışmaları ihtimali bulunduğu takdirde, ayrılığa hükmedilebilir.
II - Ayrılık müddeti :
Madde 139 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Ayrılığa bir seneden üç seneye kadar bir müddet için hükmedilir. Tayin olunan müddetin hitamında tefrik kendiliğinden nihayet bulur. Fakat karı koca bu müddet içinde barışmamışlarsa, iki taraftan her biri boşanma talebinde bulunabilir.
III - Ayrılığın hitamında verilecek hüküm :
Madde 140 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Ayrılık hükmünde muayyen müddetin hitamında bu hükme esas olan hadiseler münhasıran talibin aleyhine bulunmadıkça karı kocadan yalnız birisi tarafından talebedilmiş olsa bile, boşanmaya hükmedilir.

Bununla beraber diğer taraf müşterek hayata avdetten imtina ederse, ayrılık hükmüne esas olan hadiseler münhasıran  talip aleyhine olsa bile, yine boşanmaya hükmolunur.

Hüküm, ayrılık davasının muhakemesi esnasında tahakkuk eden ve ayrılıktan sonra hadis olan ahval nazara  alınmak suretiyle verilir.
IV - Boşanan Kadının Kişisel Durumu(1)
Madde 141 - Bilgi ButonuBilgi Butonu3678(1990) (Değişik: 14/11/1990 - 3678/4 md.)
Boşanan kadın evlenme ile kazandığı kişisel durumu korur, ancak; bekarlık soyadını yeniden alır. Şayet boşandığı kocasının soyadını kullanmakta menfaati bulunduğu ve bunun kocaya bir zarar vermeyeceği sabit olursa, talebi üzerine hakim, kocasının soyadını taşımasına izin verir.

Koca, şartların değişmesi halinde bu iznin kaldırılmasını isteyebilir.
V - Memnuiyet müddeti :
Madde 142 - Bilgi ButonuBilgi Butonu3444(1988) (Mülga: 4/5/1988 - 3444/9. md.)
 
VI - Boşanma halinde tazminat :
1 – Maddi ve manevi :
Madde 143 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Mevcut ve hatta muntazar bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kabahatsız karı veya kocanın, kabahatli olan taraftan münasip maddi bir tazminat talebine hakkı vardır.

Bundan başka boşanmaya sebebiyet vermiş olan hadiseler kabahatsiz karı veya kocanın şahsi menfaatlerini ağır bir surette haleldar etmiş ise, hakim manevi tazminat namiyle muayyen bir meblağ dahi hükmedebilir.
2 - Yoksulluk nafakası :
Madde 144 - Bilgi ButonuBilgi Butonu3444(1988) (Değişik: 4/5/1988 - 3444/6. md.)
Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek eş, kusuru daha ağır olmamak şartıyla geçimi için diğer eşten mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Ancak, erkeğin kadından yoksulluk nafakası isteyebilmesi için, kadının hali refahta bulunması gerekir.

Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz.
(1) Madde başlığı, 14/11/1990 tarih ve 3678 sayılı Kanunun 4 üncü maddesiyle değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
1304-21
3. Tazminat ve nafakanın ödenme şekli
Madde 145 - Bilgi ButonuBilgi Butonu3444(1988) (Değişik: 4/5/1988- 3444/7. md.)
Maddi tazminat ve yoksulluk nafakasının toptan veya durumun gereklerine göre irad şeklinde ödenmesine karar verilebilir.

Manevi tazminata irad şeklinde hükmedilemez.

Sözleşme veya hüküm ile kendisine maddi tazminat veya nafaka olarak bir irad tahsis edilmiş eşin yoksulluğunun zail olması, haysiyetsiz hayat sürmesi, bir evlenme akdi olmadan fiilen karı koca gibi yaşaması, yeniden evlenmesi veya eşlerden birinin ölmesi halinde, aksi, taraflarca kararlaştırılmadıkça bu irad kesilir.

İrad şeklinde maddi tazminat veya nafakayı gerektiren sebep ortadan kalkar ya da önemli ölçüde azalır veya borçlunun mali gücü önemli ölçüde eksilirse iradın indirilmesine veya kaldırılmasına karar verilebileceği gibi değişen durumlara göre ve hakkaniyet gerektiriyorsa iradın artırılması da istenebilir.
VII - Malların tasfiyesi :
1 – Boşanma halinde:
Madde 146 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Karı koca, mallarının idaresi hakkında hangi usulü kabul etmiş olursa olsun boşanma vukuunda her biri kendi şahsi emvalini geri alır. Husule gelmiş olan ziyade, kabul ettikleri usulün hükümlerine tevfikan aralarında taksim olunur. Zuhur eden noksan, karısı tarafından sebebiyet verildiğini ispat etmedikçe kocaya aittir.

Boşanan karı koca, birbirinin kanuni mirasçısı olamaz ve evlenme mukavelesi ile veya boşanmadan evvel yapılmış ölüme bağlı bir tasarruf ile temin olunan menfaatleri zayi eder.
2 – Ayrılık halinde :
Madde 147 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Ayrılık vukuunda hakim ayrılığın müddetine, karı ve kocanın vaziyetlerine göre mallarının idaresi hakkında kabul ettikleri usulün feshini veya ipkasını emreder. Fakat karı ve kocadan biri tarafından talep vukuunda hakim mallarını ayırmakla mükelleftir.
VIII - Ana ve babanın hukuku :
1 – Hakimin takdir hakkı :
Madde 148 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Boşanma veya ayrılık vukuunda hakim, ana ve babayı dinledikten sonra hakkı velayetin kullanılmasına ve ana ve baba ile çocuklar arasındaki şahsi münasebetlere dair iktiza eden tedbirleri ittihaz eyler.

Çocuk kendisine tevdi edilmemiş olan taraf, kudretine göre onun infak ve terbiye masraflarına iştirak ile mükelleftir;

Çocuk ile icabı hale muvafık surette şahsi münasebatta bulunmak hakkını da haizdir.
2 – Yeni hadiseler :
Madde 149 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Ana veya babanın başkasiyle evlenmesi, başka bir yere gitmesi, ölümü gibi bir halin tahaddüsünde hakim, resen veya ana ve babadan birinin talebi üzerine hadisenin iktiza ettirdiği tedbirleri ittihaz eyler.
(D) BOŞANMA VE USULÜ MUHAKEMESİ :
Madde 150 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Boşanma ve ayrılık davalarında, hakim, aşağıdaki kaidelere riayetle mükelleftir:

1 – Hakim, boşanma veya ayrılık için sebep gösterilen hadiseleri mevcudiyetlerine vicdanen kani olmadıkça sabit addedemez.

2 – Bu hadiseler hakkında gerek resen gerek iki tarafın talebi ile yemin teklif olunamıyacağı gibi yemin makamına kaim beyanatta bulunulması dahi istenilemez.

3 – İki tarafın bu bapta sebkedecek her türlü ikrarları dahi hakimi takyit etmez.

4 – Hakim beyyinatı serbestçe takdir eder.

5 – Boşanma veya ayrılığın fer'i hükümlerine dair iki taraf arasında akdedilen mukavelat, hakimin tasdikına iktiran etmedikçe muteber olmaz.
1304-22
BEŞİNCİ BAP
Evlenmenin Umumi Hükümleri
(A)HAKLAR VE VAZİFELER:
I - Karı ve kocanın:
Madde 151 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Evlenme merasiminin icrasiyle, evlilik birliği vücut bulur.

Karı koca yekdiğerine karşı bu birliğin saadetini müttehhiden temin ve çocukların iaşe ve terbiyesine beraberce ihtimam etmek hususlarını iltizam etmiş olurlar.

Karı koca, birbirine sadakat ve müzaharetle mükelleftir.
II. Kocanın :
Madde 152 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Koca, birliğin reisidir.

Evin intihabı karı ve çocukların münasip veçhile iaşesi, ona aittir.
III. Karının :
Madde 153 - Bilgi ButonuBilgi Butonu4248(1997) (Değişik birinci fıkra: 14/5/1997 - 4248/1 md.)
Kadın, evlenmekle kocasının soyadını alır; ancak evlendirme memuruna veya daha sonra nüfus idaresine yapacağı yazılı başvuru ile kocasının soyadı önünde önceki soyadını da kullanabilir. Daha önce iki soyadı kullanan kadın, bu haktan sadece bir soyadı için yararlanabilir.

Kadın, müşterek saadeti temin hususunda gücü yettiği kadar kocasının muavin ve müşaviridir. Eve, kadın bakar.
(B) BİRLİĞİN TEMSİLİ :
I. Koca tarafından:
Madde 154 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Birliği koca temsil eder. Mallarını idare hususunda karı koca hangi usulü kabul etmiş olursa olsun koca, tasarruflarından şahsen mesul olur.
II. Karı tarafından :
1 – Hakları :
a) Mevzuu :
Madde 155 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Evin daimi ihtiyaçları için koca gibi kadın dahi birliği temsil hakkını haizdir. Karının üçüncü şahıslar tarafından malüm olabilecek surette salahiyetini tecavüz etmeyen tasarruflarından koca mesuldür.
b) Nezi :
Madde 156 - Bilgi Butonu
Karı, Kanunen haiz olduğu temsil salahiyetini sui istimal eder yahut kullanmaktan aciz olursa koca, bu salahiyeti kendisinden tamamen veya kısmen nezedebilir.

Bu nezi katibi adil marifetiyle ilan edilmedikçe hüsnü niyet sahibi üçüncü şahıslara karşı hüküm ifade etmez.
c) Salahiyetin iadesi :
Madde 157 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Hakim, karının talebi üzerine nez'in sebepsiz olduğunu isbat etmesi şartiyle salahiyetini iade eder.

Nezi ilan edilmiş ise iade kararı dahi ilan olunur.
2 - Salahiyetin tevsii :
Madde 158 - Bilgi Butonu
Koca sarahaten veya zımnen izin vermedikçe karı, kanunen haiz olduğu temsil salahiyetini, tecavüz edemez.
(C) KARININ MESLEK VEYA SANATI :
Madde 159 - Bilgi ButonuBilgi Butonu (İptal: Ana. Mah.nin 29/11/1990 tarih ve E. 1990/30, K. 1990/31 sayılı kararıyla,)
 
(D) HUSUMET EHLİYETİ :
Madde 160 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Karı ve koca, mallarını idare için hangi usulü kabul etmiş olursa olsun karı husumet ehliyetini haizdir. Şu kadar ki emvali şahsiyesi hakkında üçüncü şahıslar ile mütehaddis davalarda karıyı, koca temsil ile mükelleftir.
1304-23
(H) BİRLİĞİN SIYANETİ :
I. Umumiyet itibariyle :
Madde 161 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Karı kocadan biri; aile vazifelerini ihmal eder yahut diğerini tehlikeye, hacalete veya zarara maruz bırakırsa müteessir olan taraf hakimin müdahalesini talep edebilir.

Hakim, kabahatli olan tarafa vazifelerini ihtar eder ve bu ihtar semeresiz kalırsa birliğin menafiini sıyaneten kanunda muayyen tedbirler ittihaz eyler.
II. Müşterek hayatın tatili :
Madde 162 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Karı kocadan her biri, müşterek hayatın devamı yüzünden, sıhhati, şöhreti veya işinin terakkisi ciddi surette tehlikeye düştüğü müddetce ayrı bir mesken edinebilirler.

Boşanma veya ayrılık davası ikame edildikten sonra karı kocadan her biri, dava devam ettikçe, diğerinden ayrı yaşamak hakkını haizdir.

Karı kocadan biri talebeder ve ayrı yaşamak keyfiyeti haklı olursa, hakim hangisi tarafından diğerinin iaşesi için ne miktar muavenette bulunulacağını tayin eder.
III. Karı kocanın borçlularına ait tedbirler :
Madde 163 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Koca aile vazifelerini ihmal ederse karı kocanın mallarını idare hususunda kabul ettikleri usul ne olursa olsun hakim, karı ve kocanın borçlularına borçlarının tamamını veya bir kısmını karıya ödemelerini emreder.
IV. Kazai tedbirlerin müddeti :
Madde 164 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Hakim tarafından alınan tedbirler, sebeplerinin zevali halinde karı kocadan birinin talebi ile refolunur.
V. Cebri icra :
1 – Umumi kaideler :
Madde 165 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Karı koca, evlenmenin devamı müddetince kanunen muayyen haller haricinde yekdiğerine karşı cebri icra talebinde bulunamaz.

Kanunen cebri icra caiz olan hallerde dahi karı kocadan birinin diğer taraf yüzünden uğradığı ziyan o taraf hakkında iflas veya semeresiz kalan hacizde cari mahrumiyetleri müstelzim olmaz.
2 – İstisnalar :
a) Karı kocadan biri borçlu ise :
Madde 166 - Bilgi Butonu
Karı kocadan biri aleyhine bir üçüncü şahıs tarafından icra takibatına başlanmış olursa, diğeri kendi hakkından dolayı hacze veya iflas masasına iştirak edebilir.
b) Karı kocadan biri alacaklı ise :
Madde 167 - Bilgi Butonu
Karı veya kocadan biri haciz suretiyle takibata düçar olup da malları borcunu ifaya kafi gelmediği takdirde, diğerindeki alacakları muacceliyet kesbeder ve haczedilebilir.                                                

Karı kocadan birinin iflası halinde diğerindeki alacakları iflas masasına dahil olunur.
c) Mal ayrılığı ile iaşe bedellerinin tahsili halinde :
Madde 168 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Kanuni veya kazai mal ayrılığının tenfizi için her zaman cebri icra talep olunabilir. Hakim karariyle karı kocadan birine iaşe için muayyen muavenet miktarının tahsili hakkında dahi bu hüküm tatbik olunur.
1304-24
(V) KARI KOCA ARASINDAKİ HUKUKİ MUAMELELER VE KOCA LEHİNE İCRA OLUNAN MUAMELELER:
Madde 169 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Karı koca arasında her nevi hukuki tasarruf caizdir. Karının şahsi mallarına veya mal ortaklığı usulüne tabi mallara dair karı koca arasındaki hukuki tasarruflar, sulh hakimi tarafından tasdik olunmadıkça muteber olmaz.

Koca menfaatine olarak karı tarafından üçüncü şahsa karşı iltizam olunan borçlar için dahi hüküm böyledir.
ALTINCI BAP
Esaslar
BİRİNCİ FASIL
Karı koca mallarının idaresi
(A) KANUNİ USUL :
Madde 170 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Karı koca, evlenme mukavelenamesi ile kanunda muayyen diğer usullerden birini kabul etmedikleri takdirde veya kabul edipte kanunda gösterilen sebeplerden birinin hüdusu halinde, aralarında mal ayrılığı cereyan eder.
(B) AKDİ USUL :
I. Usul intihabı :
Madde 171 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Evlenme mukavelesi evlenme merasiminden evvel veya sonra yapılabilir. İki taraf, mukavelelerinde bu kanunda gösterilen usullerden birini kabule mecburdurlar. Evlenmeden sonra yapılan mukavele karı kocanın malları üzerinde başkalarının haiz olduğu hakları ihlal edemez.
II. İki tarafın ehliyeti :
Madde 172 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Evlenme mukavelesini akit veya tadil yahut feshetmek isteyen kimsenin, temyiz kudretini haiz olması şarttır. Küçük ile mahcurun kanuni mümessilleri tarafından mezun kılınmaları lazımdır.
III. Evlenme mukavelesinin şekli :
Madde 173 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Evlenme mukavelesinin akdi veya tadili ve feshi resmi şekilde olmak ve iki taraf ile kanuni mümessilleri tarafından imza edilmek lazımdır.

Evliliğin devamı sırasında yapılan evlenme mukaveleleri mahkemenin de tasvibine iktiran etmek lazımdır.

Evlenme mukavelesi, tesciline mütaallik hükümler dairesinde iki taraftan başkasına karşı müessir olur.
(C) FEVKALADE USUL :
I. Akdi usulün kendiliğinden mal ayrılığına inkılabı :
Madde 174 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Karı koca, mukavele ile başka bir usul kabul etmiş olsalar bile birinin iflasından müflisin veya diğer tarafın alacaklıları zarar gördükleri surette mal ayrılığı usulü tatbik olunur.
II. Akdi usulün hakimin hükmiyle mal ayrılığına inkılabı :
1 – Karının talebi üzerine :
Madde 175 - Bilgi Butonu
Karı koca, mukavele ile başka bir usul kabul etmiş olsalar bile karının talebi üzerine aşağıdaki hallerde mal ayrılığına hükmolunur :

1 – Koca karısının ve çocuklarının infak ve iaşesini ihmal ederse,

2 – Karının şahsi malları için istediği teminatı vermezse.
1304-25
3 – Kocanın veya mal ortaklığı usulünde ortaklığın borç ödemekten aczi sabit olursa.
2 – Kocanın talebi üzerine:
Madde 176 - Bilgi Butonu
Karı koca, mukavele ile başka bir usul kabul etmiş olsalar bile kocanın talebi üzerine aşağıdaki hallerde mal ayrılığına hükmolunur :

1 – Karının borcunu ödemekten aczi sabit olursa.

2 – Ortaklığa veya birliğe giren mallar üzerinde koca tarafından yapılabilmesi kanuna veya akde göre kadının iznine bağlı olan tasarruflar için karı sebep olmaksızın muvafakattan imtina ederse.

3 – Karı, şahsi malları için teminat isterse.
3 – Alacaklıların talebi ile :
Madde 177 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
biri aleyhinde yapılan hacizde zarar gören alacaklıların talebi üzerine mal ayrılığına hükmolunur.
III. Mal ayrılığının mebdei :
Madde 178 - Bilgi Butonu
İflastan dolayı yapılan mal ayrılığı, borç ödemekten aciz olmanın sübutiyle başlar ve iflas kararından sonra karı ve kocanın miras sebebiyle veya diğer bir suretle kazandıkları mallar ayrılık usulüne tabi olur.

Mahkemenin mal ayrılığına dair olan ilamının hükmü mal ayrılığının talep edildiği günden başlar.

İflas veya hüküm neticesi olan mal ayrılığı tescil edilmek üzere katibi adile doğrudan doğruya tebliğ olunur.
IV. Mal ayrılığının hitamı :
Madde 179 - Bilgi Butonu
İflas ile veya haciz halinde zarar dolayısiyle mal ayrılığı borçlu olan karı veya koca tarafından yalnız alacaklıların alakası kesilmekle nihayet bulmaz.

Şukadarki hakim, karı kocadan birinin talebi üzerine kendilerinin tabi olduğu eski usulün iadesine karar verebilir. Ve bu karar tescil edilmek üzere katibi adle doğrudan doğruya tebliğ olunur.
(D) USULÜN TEBEDDÜLÜ :
I. Alacaklıların haklarının tesiri :
Madde 180 - Bilgi Butonu
Karı koca arasında vukubulan tasfiye muameleleri ve mevcut usuldeki tebeddüller karı veya kocadan birinin veya ortaklığın alacaklılarını, üzerlerinden haklarını alabilecekleri mallardan mahrum bırakamaz.

Bu kabil mallar kendisine geçen karı veya koca, alacaklıların alacaklarını şahsan ödemeğe mecburdur; şu kadar ki kendisine geçen malların matluba kifayet etmediğini ispat ederse fazlasından beri olur.

Kocanın İflas masasına veya aleyhine yapılan hacze iştirakinden dolayı karının elde ettiği mal hakkında aynı zamanda kendisinin de alacaklısı olmadıkça kocanın alacaklıları dava edemezler:
II. Mal ayrılığı halinde tasfiye :
Madde 181 - Bilgi Butonu
Karı koca, mukavele ile başka bir usul kabul etmiş olup ta evliliğin devamı esnasında akit veya diğer bir sebeple mal ayrılığı vukuunda alacaklıların hakları mahfuz kalmak şartiyle karı kocadan her biri kendi mallarını geri alır.
1304-26
Mal ayrılığından evvel husule gelmiş olan ziyade, mevcut usule göre aralarında taksim olunur; vukua gelen noksan, karısının sebebiyet verdiğini ispat etmedikçe kocaya aittir. Karı tasfiye sırasında kocanın tasarrufunda kalan malları için dahi teminat talep edebilir.
(H) MAHFUZ MALLAR :
I. Tesis :
1 – Umumiyet itibariyle :
Madde 182 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Karı koca arasında mal ortaklığı veya birliği cari olduğu takdirde her iki tarafın ortaklık veya birlikten hariç kalacak malları evlenme mukavelesi ile veya kanun ile ve üçüncü şahıs tarafından yapılan teberrularda teberru edenin arzusu ile taayyün eder. Bu suretle hariç kalan mallara mahfuz mallar denir. Karı kocadan birinin mahfuz miras hissesi mahfuz malları arasına konulamaz.
2 – Kanunun hükmü ile :
Madde 183 - Bilgi Butonu
Aşağıdaki mallar kanunen mahfuz mallardandır:

1 – Karı kocadan her birinin zati eşyası.

2 – Karının iş veya sanatının icrasına yarayan malları.

3 – Karının ev işleri haricindeki çalışmasının mahsulü.
II. Hükümleri :
Madde 184 - Bilgi Butonu
Mahfuz mallar, karının aile masraflarına iştiraki hususunda mal ayrılığı hükümlerine tabidir.
III. İspat :
Madde 185 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Karı kocadan biri, bir malın mahfuz mallardan olduğunu iddia ettiği surette davasını ispata mecburdur.
İKİNCİ FASIL
Mal ayrılığı
(A) MÜLKİYET, İDARE, İNTİFA HAKLARI :
Madde 186 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Karı kocadan her birinin bütün mallarının mülkiyet ve idare ve intifa haklarını muhafaza etmesine, mal ayrılığı denir.

Karı, mallarının idaresini kocasına bırakmış olduğu takdirde evliliğin devamı müddetince hesap sormaktan vaz geçtiği ve mallarının bütün gelirini ev masrafına karşı kocasına bıraktığı farzolunur.

Karı, kocasına bıraktığı idare hakkını her zaman geri alabilir ve geri almak hakkını iskat etmesi muteber değildir.
(B) BORÇLAR :
I. Umumiyet itibariyle :
Madde 187 - Bilgi Butonu
Mal ayrılığı usulünde koca, evlenmeden evvelki borçlarından ve evliliğin devamı sırasında gerek kendisi gerek evlilik birliğinin mümessili sıfatiyle edilen borçlardan şahsan mesuldür.

Karı, borcunu ödemekten aciz kalan kocası veya kendisi tarafından aile masrafları için edilen borçlardan mesuldür.
II. Haciz halinde :
Madde 188 - Bilgi Butonu
Karı, mallarının idaresini kocasına bırakmış olsa bile ne kocasının iflasında ne de kocası aleyhinde konulan hacizde kendi alacaklarından dolayı hiç bir imtiyaz iddiasında bulunamaz.
1304-27
III. Gelir ve kazanç :
Madde 189 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Karı kocadan her birinin mallarının geliri ve kendi kazançları, kendisine aittir.
(C) KARI KOCANIN MASRAFA İŞTİRAKİ :
Madde 190 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Koca, karısının münasip bir derecede aile masrafına iştirakini isteyebilir. İştirakin miktarında ihtilaf ederlerse her biri iştirak miktarının tesbit edilmesini, mahkemeden isteyebilir.

Karının bu suretle iştiraki kocanın hiç bir vakitte iade ve tazmin mükellefiyetini icabetmez.
ÜÇÜNCÜ FASIL
Mal birliği
(A) MÜLKİYET :
I. Birliğe dahil mallar :
Madde 191 - Bilgi Butonu
Karı koca, evlilik mukavelesiyle mal birliği usulünü kabul edebilirler. Bu usul kabul edildiği takdirde, evlilik mukavelesinde birliğe dahil olmayacakları tasrih edilenler müstesna olmak üzere evlenme zamanında her birinin malik olduğu ve evliliğin devamı sırasında iktisap eylediği bütün mallar birliğe dahil olur.

II. Birliğe ithali caiz olmıyan mallar :

Teberru tarikiyle iktisab edilmiş olup ta birlikten hariç kalması teberru edenin arzusu muktezası olan yahut kanunen mahfuz mallardan addedilen mallar, birliğe ithal edilemez.
III. Karı kocanın şahsi malları :
Madde 192 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Birliğe dahil olup ta evlenme zamanında karının malı bulunan yahut evliliğin devamı sırasında miras veya ıvazsız iktisap tariklerinden biriyle kendisine intikal eden malların mülkiyeti, karıya aittir. Bu mallara, karının şahsi malları denir. Koca, kendi şahsi mallarının ve karının şahsi malları hariç olmak üzere birliğe dahil diğer bütün malların mülkiyetine sahiptir. Mahfuz mallara mütaallik hükümler müstesna olmak üzere karısının geliri edası lazım olduğu tarihten ve şahsi mallarının tabii hasılatı toplandıkları zamandan itibaren kocasının mülkü olur.
IV. Beyyineler :
Madde 193 - Bilgi Butonu
Bir malın karının şahsi mallarından olduğunu iddia eden karı veya koca, davasını ispata mecburdur. Evliliğin devamı sırasında karının şahsi mallarını istibdal suretiyle iktisabedilen mallar, karının şahsi malı olur.
V. Müfredat defteri :
1 – Şekli, kuvvei ispatiyesi :
Madde 194 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Karı ve koca, her zaman şahsi mallarının katibi adil marifetiyle bir defterinin yazılmasını isteyebilirler. Şahsi mallarının birliğe dahil oldukları tarihten itibaren altı ay zarfında tutulmuş olan resmi defter, hilafı sabit olmadıkça muteberdir.
2 – Kıymet takdirinin hükmü :
Madde 195 - Bilgi Butonu
Tutulan defter, şahsi malların takdir olunan kıymetlerini de ihtiva ediyor ise bu mallarda veya kıymetlerinde vukua gelen zamanı mucip noksanların karı ve koca arasında karşılıklı tazmininde bu kıymetler esas tutulur.
1304-28
(B) İDARE VE İNTİFA VE TASARRUF SALAHİYETİ :
I. İdare :
Madde 196 - Bilgi Butonu
Birliğe giren malları koca idare eder ve idare masrafı kendisine ait olur.

Karı ancak evlilik birliğini temsildeki salahiyeti nisbetinde idare hakkını haizdir.
II. İntifa :
Madde 197 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Koca, karısının şahsi mallarından intifa hakkını haiz ve bu cihetten ayniyle bir intifa hakkı sahibi gibi mesuldür.

Resmi müfredat defteri ile kıymet takdir edilmiş olması bu mesuliyeti artırmaz. Karının parası, misliyattan olan diğer malları ve hamile muharrer esham ve senetleri kocanın mülkiyetine geçer ve koca bunların kıymetini borçlu olur.
III. Birliğe dahil mallarda tasarruf hakkı :
1 – Kocanın :
Madde 198 - Bilgi Butonu
Koca, kendi mülkiyetine geçmemiş olan karıya ait şahsi mallarda alelade idari muamelat müstesna olmak üzere karısının rızası olmaksızın tasarruf edemez. Şu kadar ki rızanın verilmediğini bilenler veya bilmesi lazım gelenler yahut kadına aidiyetini herkesin anlayabileceği mallar üzerinde vakı tasarrufta alakadar olanlar müstesna olmak üzere bu rıza üçüncü şahıslar lehine mevcut addolunur.
2 – Karının :
a) Umumiyet itibariyle :
Madde 199 - Bilgi Butonu
Karı, Birliği temsildeki salahiyeti nisbetinde birliğe dahil olan mallarda tasarruf edebilir.
b) Mirasın reddi :
Madde 200 - Bilgi Butonu
Kadın, bir mirası ancak kocasının rızasiyle reddedebilir. Koca, razı olmazsa karı sulh mahkemesine müracaat edebilir.
(C) KARIYA TEMİNAT İTASI :
Madde 201 - Bilgi Butonu
Koca, karısının şahsi mallarının ne halde bulunduğuna dair kendisinden her zaman isteyebileceği izahatı vermekle mükelleftir.

Karı, bu mallar hakkında her zaman kocasından teminat talep edebilir.

Kocanın borcunu ödemekten aczi tahakkuk eder veya iflasına hükmolunursa aczin tahakkuku veya hükmün suduru tarihinden evvelki altı ay içinde karıya verilen teminatın iptali, alacaklılar tarafından talep olunabilir.
(D) BORÇLAR :
I. Kocanın mesuliyeti :
Madde 202 - Bilgi Butonu
Koca, atideki borçlardan mesuldür :

1 – Kendisinin evlenmeden evvelki borçlarından.

2 – Kendisinin, evliliğin devamı sırasındaki borçlarından.

3 – Karı tarafından evlilik birliğinin mümessili sıfatiyle edilen borçlardan.
II. Karının mesuliyeti :
1 – Bütün emvaliyle :
Madde 203 - Bilgi Butonu
Mal birliği usulünün kocaya verdiği haklar nazarı itibara alınmaksızın karı, atideki borçlardan bütün mallariyle mesuldür.

1 – Kendisinin evlenmeden evvelki borçlarından.

2 – Kocasının rızasiyle ettiği borçlar ile kocası lehinde sulh hakiminin tasvibi ile ettiği borçlardan.
1304-29
3 – Meslek veya sanatın mutad üzere icrasından mütevellit borçlardan.

4 – Kendisine isabet etmiş bir mirasa terettüp eden borçlardan.

5 – Haksız fiillerinden mütevellit borçlardan.

Karı, müşterek aile masrafları için kocası veya kendisi tarafından edilen borçlardan ancak kocanın borcunu ödemekten aczi halinde mesul olur.
2 – Mahfuz mallariyle :
Madde 204 - Bilgi Butonu
Karı evliliğin devamı sırasında ve evliliğin zevalinden sonra atideki borçlardan ancak mahfuz mallarının kıymeti nisbetinde mesuldür :

1 – Yalnız mahfuz mallarından mesul olmak üzere ettiği borçlardan.

2 – Kocasının rızası olmaksızın ettiği borçlardan.

3 – Birliği temsil hususundaki salahiyetini tecavüz ederek ettiği borçlardan.

Bigayri hakkın mal edinmeden mütevellit dava hakkı mahfuzdur.
(H) ALINANI NAKDEN YERİNE KOYMAK MÜKELLEFİYETİ :
I. İsteme zamanı :
Madde 205 - Bilgi Butonu
Karı kocadan birinin şahsi mallarına terettüp eden her hangi bir borç, diğerinin şahsi malları ile ödenmiş olduğu takdirde bu suretle alınan miktar yerine konur.

Alınan miktarın yerine konulması, kanunen muayyen müstesnalardan maada ahvalde ancak mal birliğinin hitamından sonra talep edilebilir.

Karının mahfuz mallarına terettüp eden borçlar mal birliğine dahil mallar üzerinden veya mal birliğine dahil mallara terettüp eden borçlar koca veya karının mahfuz malları üzerinden ödendiği takdirde alınan miktarın yerine konulması talebi, evliliğin devamı esnasında dahi kabildir.
II. Kocanın iflası ve mallarının haczi :
1 – Karının hakkı :
Madde 206 - Bilgi Butonu
Kocanın iflası veya mallarının haczi halinde karı, iflas masasına veya hacze iştirak ederek kendi şahsi mallarında veya kıymetlerinde vukua gelen zamanı mucip noksanların nakden yerine konmasını talep edebilir. Kocanın karısındaki alacakları karının matlubundan tenzil edilir.

Karı, şahsi mallarından aynen mevcut olanları malik sıfatiyle istirdat eder.
2 – İmtiyaz :
Madde 207 - Bilgi Butonu
Şahsi mallarının yarısını elde edemeyen veya yarısı derecesinde teminata sahip olmayan karı, bu yarıdan noksan kalan miktar nisbetinde mümtazdır.

Bu imtiyazın ahara devri ve imtiyazdan bazı alacaklılar lehine feragat, batıldır.
(V) MAL BİRLİĞİNİN HİTAMI :
I. Karının vefatı sebebiyle:
Madde 208 - Bilgi Butonu
Karının vefatında şahsi malları kocanın miras hakkı mahfuz olmak üzere mirasçılarına intikal eder.

Koca, karısının şahsi mallarında vukubulmuş olan zamanı mucip noksanları, karısındaki alacaklarının mahsubunu icra ettikten sonra, mirasçılara ödemekle mükelleftir.
II. Kocanın vefatı sebebiyle :
Madde 209 - Bilgi Butonu
Kocanın vefatında karı, mevcut şahsi mallarını istirdat eder. Vukua gelmiş olan zamanı mucip noksanları mirasçılara tazmin ettirir.
1304-30
III. Ziyade ve noksan :
Madde 210 - Bilgi Butonu
İki taraf, şahsi mallarının tefrikinden sonra fazla bir şey kalırsa bu ziyadenin üçte biri karıya veya füruuna ve mütebaki dahi koca veya mirasçılarına ait olur.

Birliğe dahil olan mallarda vukua gelen noksan, karı tarafından sebebiyet verildiği ispat edilmedikçe koca veya mirasçılarına ait olur.

Evlenme mukavelenamesinde, ziyade ve noksan hakkında başka bir taksim sureti kabul olunabilir.
DÖRDÜNCÜ FASIL
Mal ortaklığı
(A) MAL ORTAKLIĞI :
I. Ortaklığa girmesi caiz olmıyan mallar :
II. Umumi iştirak :
III. Ortaklığa giren mallar :
Madde 211 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Koca, evlenme mukavelesiyle mal ortaklığı usulünü kabul edebilirler.                                                                   

Bu usulde karı ve koca, mal ortaklığına giren mallara ve gelirlere şayian sahip olur ve hiç biri hissesinde mustakilen tasarruf edemez.

Teberru tarikiyle iktisab edilmiş olup ta mal ortaklığından hariç kalması teberru edenin arzusu muktezası olan yahut kanunen mahfuz mallardan addedilen mallar, ortaklığa ithal edilemez.

Karı kocanın bütün mallarına ve gelirlerine şamil olan mal ortaklığı usulüne, umumi mal ortaklığı usulü denilir.

Bir malın ortaklığa dahil olmadığını iddia eden karı veya koca, davasını ispata mecburdur.
IV. İdare ve tasarruf :
1 – İdare :
Madde 212 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Mal ortaklığına giren malların idaresi kocaya aittir. İdare masrafı bu mallardan ödenir. Karı, evlilik birliğini temsildeki salahiyeti nisbetinde idare hakkını haizdir.
2 – Mal ortaklığında tasarruf :
A) Umumiyet itibariyle :
Madde 213 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Karı ve koca, alelade idari muamelat müstesna olmak üzere ortaklığa giren mallar üzerinde ancak müştereken veya yekdiğerinin rızası ile tasarruf edebilir. Şukadar ki rızanın verilmediğini bilenler veya bilmesi lazım gelenler yahut ortaklığa dahil olduğu herkesin anlayabileceği mallar üzerinde vaki tasarrufta alakadar olanlar müstesna olmak üzere bu rıza, üçüncü şahıs lehine mevcut addolunur.
B) Miras reddi :
Madde 214 - Bilgi Butonu
Karı kocadan biri evliliğin devamı sırasında, diğerinin rızası olmaksızın bir mirası red edemez. Bu rıza kendisine verilmeyen taraf, sulh hakimine müracaat edebilir.
V. Borçlar :
1 – Kocanın mesuliyeti :
Madde 215 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Koca, aşağıdaki borçlardan gerek şahsen gerek ortaklığa giren mallar ile mesuldür.
1304-31
1 – Karı kocanın evlenmeden evvelki borçlarından.

2 – Karı tarafından birlik mümessili sıfatı ile edilen borçlardan.

3 – Evliliğin devamı sırasında kendisi tarafından edilen borçlarla karı tarafından ortaklığa ait olmak üzere edilen sair bütün borçlardan.
2 - Karının mesuliyeti :
A) Kendi malları ve mal ortaklığına giren mallar ile :
Madde 216 - Bilgi Butonu
Karı, aşağıdaki borçlardan gerek şahsen gerek ortaklığa giren mallar ile mesuldür:

1 – Evlenmeden evvelki borçlardan.

2 – Kocanın rızasiyle ettiği borçlarla kocası lehine sulh hakiminin tasvibi ile ettiği borçlardan.

3 – Meslek veya sanatının mutad üzere icrasından mütevellit borçlardan.

4 – Kendisine isabet etmiş bir mirasa terettüp eden borçlardan.

5 – Haksız fiillerinden mütevellit borçlardan.

Karı, müşterek aile masrafları için kocası veya kendisi tarafından edilen borçlardan ancak ortaklık malları bunları ödemeğe kafi gelmediği takdirde mesul olur.

Karı, ortaklığa giren mallara müterettip diğer borçlardan şahsen mesul değildir.
B) Mahfuz mallariyle :
Madde 217 - Bilgi Butonu
Karı, evliliğin devamı esnasında ve evliliğin zevalinden sonra atideki borçlardan ancak mahfuz mallarının kıymeti nisbetinde mesul olur.

1 – Yalnız mahfuz mallarından mesul olmak üzere ettiği borçlardan.

2 – Kocasının rızası olmaksızın ettiği borçlardan.

3 – Birliğin temsildeki salahiyetini tecavüz ederek yapdığı borçlardan.

Bigayrihakkin mal edinmeden mütevellit dava hakkı mahfuzdur.
3 – İcra takibatı :
Madde 218 - Bilgi Butonu
Ortaklığa terettüp eden borçlardan dolayı ortaklığın devamı esnasında yapılacak her türlü icra takibatı kocaya karşı vukubulmak lazımdır.
VI. Alınanı nakden yerine koyma mükellefiyeti :
1 – Umumiyet itibariyle :
Madde 219 - Bilgi Butonu
Mal ortaklığına terettüp eden bir borcu ödemek için bu mallardan alınan meblağın yerine konmasını, karı koca yekdiğerinden hiç bir zaman talebedemez.

Mal ortaklığına terettüp eden bir borcun mahfuz mallardan veya mahfuz mallara terettüp eden borcun ortaklık mallarından ödenmesi halinde alınan paranın yerine konması evliliğin devamı esnasında dahi istenebilir.
2 – Karının alacağı :
Madde 220 - Bilgi Butonu
Karı, kocanın iflasından veya ortaklık malları üzerine haciz vaz edildiği takdirde; şahsi mallarının nakden baliğ olduğu miktarı isteyebilir.

Karının bu alacağının, yarısı mümtazdır.

Bu imtiyazın, başkasına devri ve imtiyazdan bazı alacaklılar lehine feragat, batıldır.
VII. Mal ortaklığının hitamı :
1 – Taksim :
A) Kanuni taksim :
Madde 221 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Karı kocadan birinin vefatında ortaklık mallarının yarısı, hayatta kalan karı veya kocaya intikal eder. Diğer yarısı, hayatta kalan karı veya kocanın miras hakları baki olmak üzere ölenin mirasçılarına geçer.
1304-32
Hayatta kalıpta mirastan mahrum bulunan karı veya kocanın, ortaklık mallarından iddia edebileceği hak; boşanma halinde haiz olduğu hakları tecavüz edemez.
B) Mukavele mucibince taksim :
Madde 222 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Karı koca evlilik mukavelesinde yarı yarıya taksim yerine, başka bir taksim tarzı kabul edebilirler. Diğerinden evvel vefat eden karı veya kocanın füruu, hini vefatta mevcut ortaklık mallarının dörtte birinden hiç bir veçhile mahrum edilemez.
2 – Karı ve kocadan sağ kalanın mesuliyeti :
Madde 223 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Karısının vefatından sonra hayatta kalan koca, ortaklık mallarına terettüp eden borçlardan şahsan mesul kalır.

Kocasının vefatında hayatta kalan karı, ortaklık mallarındaki hissesini red etmekle ortaklık mallarına terettüp edipte şahsen dahi mesul olmadığı ortaklık borçlarından, beri olur. Kabul halinde, karı mesul olmakla beraber aldığı malların alacaklılara tediyeye kafi gelmediğini ispat ettiği nisbette mesuliyetten, beri olabilir.
3 – Şahsi malların tahsisi :
Madde 224 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Hayatta kalan karı veya koca, kendi tarafından ortaklığa ithal edilen malların mahsubu hissesinden icra edilmek üzere, kendisine tahsisini isteyebilir.
(B) ORTAKLIĞIN UZATILMASI :
I. Şartları :
Madde 225 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Hayatta kalan karı veya koca, müteveffadan olan çocuklariyle birlikte ortaklığa devam edebilir. Çocuklar, küçük iseler ortaklığın devamı için sulh hakiminin tasvibi lazımdır. Ortaklığın devamı halinde miras hakları, ortaklığın hitamına kadar kullanılamaz.
II. Uzatılan ortaklık malları :
Madde 226 - Bilgi Butonu
Uzatılan ortaklık, esasen ortaklığa dahil mallardan başka; mahfuz malları müstesna olmak üzere, iki tarafın gelir ve kazançlarını dahi ihtiva eder.

Uzatılan ortaklık sırasında hayatta kalan karı veya kocaya veya çocuklara, miras veya ıvazsız iktisap tariklerinden biriyle intikal eden mallar; hilafına bir hüküm bulunmadıkça, mahfuz mallardan addolunur.

Ortaklık azası arasında dahi, karı koca arasındaki hükümler dairesinde cebri icra, caiz değildir.
III. İdare ve temsil :
Madde 227 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Uzatılan ortaklık, çocuklar küçük ise hayatta kalan karı veya koca tarafından idare ve temsil olunur; çocuklar reşit ise hilafına mukavele yapılabilir.
IV. Fesih :
1 – Ortaklığın alakadarlar tarafından feshi:
Madde 228 - Bilgi Butonu
Hayatta kalan karı veya koca, uzatılan ortaklığı her zaman fesh edebilir.

Reşit olan çocuklar dahi münferiden veya cümlesi birlikte her zaman ortaklıktan çıkabilir. Ortaklıktan çıkmak salahiyeti, küçük çocuklar namına sulh hakimi tarafından kullanılır.
1304-33
2 – Kendiliğinden infisah :
Madde 229 - Bilgi Butonu
Uzatılan ortaklık aşağıdaki hallerde kendiliğinden bozulur.

1 – Hayatta kalan karı veya kocanın ölümü veya evlenmesi ile.

2 – Hayatta kalankarı veya kocanın veya çocukların iflası ile.

Çocuklardan yalnız birinin iflası halinde diğer alakadarlar onun ortaklıktan çıkarılmasını isteyebilirler.

Babanın iflası veya ortaklık malları üzerine haciz vaz'ı halinde, çocuklar, ölmüş olan analarının hakkını kullanabilirler.
3 – Hakimin karariyle fesih :
Madde 230 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Karı veya koca yahut çocuklardan biri aleyhine konulan hacizde, zarara uğrayan alacaklı, hakimden ortaklığın feshine karar verilmesini isteyebilir. Talep, çocuklardan birinin alacaklısı tarafından vaki olduğu takdirde diğer alakadarlar o çocuğun ortaklıktan çıkarılmasını isteyebilirler.
4 – Bir çocuğun evlenmesi veya vefatı sebebiyle fesih :
Madde 231 - Bilgi Butonu
Çocuklardan biri evlenirse, diğer alakadarlar onun ortaklıktan çıkarılmasını istiyebilir.

Çocuklardan biri vefat ederse, diğer alakadarlar onun füruunun ortaklıktan çıkarılmasını isteyebilirler. Füruu olmaksızın vefat eden çocuğun hissesi, ortaklıkta dahil olmayan mirasçıların hakları mahfuz kalmak şartiyle, ortaklık malları arasında kalır.
5 – Taksim veya tasfiye :
Madde 232 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Temdit olunan ortaklığın hitamı veya çocuklardan birinin ortaklıktan çıkarılması hallerinde taksim veya çıkarılan çocuğun haklarının tasfiyesi, ortaklığın hitamı veya çocuğun çıkarıldığı anda mevcut olan mallar üzerinden icra olunur.

Hayatta kalan karı veya koca, çocukların hissesi üzerinde miras haklarını muhafaza eder. Tasfiye ve taksim, münasip olmayan bir zamanda yapılamaz.
(C) MAHDUT ORTAKLIK :
I. Mal ayrılığı şartiyle :
Madde 233 - Bilgi Butonu
Karı koca, evlenme mukavelesiyle bazı malların bilhassa gayri menkullerin ortaklıktan çıkarılmasını şart ederek mahdut bir mal ortaklığı usulü kabul edebilirler.
II. Müktesep mallara münhasır ortaklık :
1 – Şumulü :
Madde 234 - Bilgi Butonu
Karı koca, ortaklığa dahil olacak malların; yalnız evliliğin devamı esnasında iki taraf şahsi mallarının ve bunlardan birinin istibdali suretiyle elde edecekleri malların hasılatiyle kocanın yine evliliğin devamı esnasında ıvazsız olmayan her türlü kazancından ve kadının kanunen mahfuz mallarından bulunmayan bu kabil kazançlarından teşekkül etmesini, evlenme mukavelelerinde, kabul edebilirler. Bu mallara müktesep mallar denir.
2 – Taksim :
Madde 235 - Bilgi Butonu
Mahdut ortaklığın hitamında ortaklık mallarında husule gelmiş bir ziyade var ise, bu ziyade, karı koca veya mirasçıları arasında yarı yarıya taksim olunur. Noksan vukua geldiğinde, karı tarafından sebebiyet verildiği ispat edilmedikçe koca veya mirasçılarına ait olur. Evlenme mukavelesinde, ziyade veya noksan hakkında başka bir taksim sureti kabul olunabilir.
1304-34
(D) CİHAZ USULÜ :
Madde 236 - Bilgi Butonu
Karı koca evlenme mukavelesiyle cihaz usulünü kabul edebilirler. Bu usul, karının kendi mallarının bir kısmını aile masrafına medar olmak üzere kocasına terk etmesinden ibarettir.

Cihaz olarak karının kocasına terk ettiği malların mal ortaklığı usulüne göre müşterek mal olacağı veya koca cihazın mülkiyetine dahi mustakil olarak malik bulunacağı evlenme mukavelesinde tasrih edilmiş olmadıkça cihaz ittihaz olunan mallar hakkında, mal birliği usulünde karının şahsi mallarının tabi olduğu hükümler cari olur.
BEŞİNCİ FASIL
Karı koca malları hakkındaki usule dair sicil
(A) TESCİLİN HÜKÜMLERİ :
Madde 237 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Evlenme mukaveleleri ve karı koca arasındaki usule müteallik mahkeme kararlariyle ortaklık mallarına veya karının şahsi mallarına dair aralarında yapacakları mukaveleler katibi adile tescil ve ilan ettirilmiş olmadıkça üçüncü şahsa karşı hüküm ifade etmez. Bu hususta karı kocanın mirasçıları üçüncü şahıstan madut değildir.
(B) TESCİL :
I. Mevzuu :
Madde 238 - Bilgi Butonu
Evlenme mukavelesinin muhtevi olduğu maddelerden, üçüncü şahsa karşı hüküm ifade etmesi karı koca için mültezem olanları, tescil olunur. Kanun hilafını emir etmiş veya evlenme mukavelesinde mukavelenin tescil edilememesi sarahaten kabul edilmiş olmadıkça, karı kocadan herbiri, tescili isteyebilirler.
II. Mahal :
Madde 239 - Bilgi Butonu
Tescil, kocanın ikametgahı katibi adilliğince icra edilir. Koca, ikametgahını tebdil ettiği takdirde, tebdilden itibaren üç ay zarfında, bu yeni ikametgahta dahi tescilin tecdidi lazımdır.

İkametgahın tebeddülünden itibaren üç ay geçince, eski tescilin hükmü kalmaz.
(C) SİCİLLİN TUTULMASI :
Madde 240 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Katibiadil, evlenme mukavelelerini ve karı koca mallarının idaresine taalluku olup tescili lazımgelen kanunen muayyen kararları ve mukaveleleri hususi bir sicille kayıt ile mükelleftir. Bu sicil, aleni olup herkes kendisine muktazi kayıtların musaddak bir suretini meccanen isteyebilir. Evlenme mukavelesinin ilanında yalnız, karı kocanın kabul ettikleri usulün, hangi usul olduğunu, beyan ile iktifa olunur.
İKİNCİ KISIM
Hısımlar
YEDİNCİ BAP
Nesebi Sahih Çocuklar
BİRİNCİ FASIL
Nesebin sıhhatı
(A) NESEBİN SIHHATINDA KARİNE :
Madde 241 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Evlilik mevcut iken veya zevalinden itibaren üç yüz gün içinde doğan çocuğun babası, kocadır. Bu müddet geçdikten sonra, asıl olan, doğan çocuğun nesebi sahih addolunmamaktır.
1304-35
(B) NESEBİ RET:
I. Koca tarafından :
1 – Müddet
Madde 242 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Koca, doğduğuna muttali olduğu günden itibaren bir ay içinde çocuğu reddedebilir. Ret davası, çocuk ile anası aleyhine ikame olunur.
2 – Evlilik mevcut iken doğan çocuk
Madde 243 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Koca, evlendikten en az yüz seksen gün sonra doğan çocuğun kendisinden olması ihtimali bulunmadığını ispat etmedikçe çocuğu reddedemez.
3 – Evlenmeden evvel veya ayrılıktan sonra ana rahmine düşen çocuk :
Madde 244 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Çocuğun, evlenme akdinden itibaren yüz seksen günden az bir müddette doğduğu yahut kadının gebe kaldığı zamanda kocasından ayrılığına hükmedilmiş olduğu  tebeyyün ederse; koca, ret davasında başka beyyine ikamesine mecbur değildir.

Şukadar ki, kadının gebe kaldığı zaman kocasiyle birlikte ikametinin tahakkuku halinde asl olan, yine nesebin sıhhatıdır.
II. Diğer alakadarlar :
Madde 245 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Ret müddetinin mürurundan evvel kocanın vefat etmesi veya temyiz kudretinden mahrum olması yahut bulunduğu yerin bilinmemesi veya herhangi bir sebepten dolayı çocuğun doğumundan haberdar edilememesi halinde, çocukla birlikte mirasçı veya çocuk sebebi ile mirastan mahrum olanlar, doğuma ıttılaları tarihinden itibaren bir ay içinde ret davasını ikame edebilirler.

Kadın; evlenmeden evvel gebe kaldığı takdirde; koca tanımış olsa bile müddeiumumi, onun babası olması ihtimali bulunmadığını dava ve ispat edebilir.
(C) RET HAKKININ SUKUTU :
Madde 246 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Koca, sarahaten veya delaleten çocuğu tanıdıktan yahut bu bapta muayyen müddet geçtikten sonra, ret davası edemez. Şukadar ki çocuğu tanımak veya müddetinde reddetmemek hususunda iğfal olunduğunu iddia ve ispat edebilir.

Bu hallerde, iğfale ıttıla tarihinden itibaren ret için, yeniden bir aylık müddet başlar.

Kezalik ret davasının müddeti içinde ikame edilmemesi muhik bir sebepten ileri gelmiş ise müddetin geçmesine bakılmaksızın dava mesmu olur.
İKİNCİ FASIL
Nesebin tashihi
(A) EVLENME İLE TASHİH :
I. Şartları :
Madde 247 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Evlilik haricinde doğan çocukların nesebi, ana babanın birbirleriyle evlenmesiyle, kendiliğinden sahih olur.
II. Beyan :
Madde 248 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Ana baba, doğan çocuklarını ikametgahlarının bulunduğu veya evlendikleri mahal nüfus memuruna ihbara mecburdur bu ihbar, akit ile birlikte veya heman akitten sonra yapılır. İhbarın yapılmaması nesebin sahih olmasına mani değildir.
(B) HAKİMİN HÜKMÜ İLE :
I. Şartları
Madde 249 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Birbirleri ile evlenmeyi vadedipte birinin vefatı veya evlenme ehliyetinin zevali sebebiyle evlenemeyen ana babadan doğan çocukların nesebi, diğerinin talebi veya çocuğun müracaatı üzerine, hakim tarafından tahsis olunur. Ancak çocuk reşit ise tashih talebi rızası alınmadıkça mesmu olmaz. Çocuğun vefatından sonra müracaat hakkı füruuna intikal eder.
1304-36
II. Salahiyet :
Madde 250 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Nesebin tashihi için salahiyetdar olan hakim, davacının ikametgahı  hakimidir.

Hakim, tashih talebini hukuku ammenin sıyaneti için nüfus memuruna tebliğe mecburdur.
(C) BUTLAN DAVASI :
Madde 251 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Ana babanın kanuni mirasçıları ile müddeiumumi, nesebin tashihine muttali oldukları günden itibaren üç ay içinde itiraz edebilirler. Çocuğun, o ana ve babadan olmadığını ispat, davacılara aittir. İtiraz davasının mercii tashih kararının verildiği mahal veya ana ve babanın ikametgahı hakimdir.
(D) TASHİHİN HÜKMÜ :
Madde 252 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Nesebi tashih edilen çocuk, ana ve babasına ve onların hısımlarına karşı ayniyle nesebi sahih olan çocuğun hukukunu haizdir; nesebi sahih füruu dahi tashihten müstefit olur. Tashih, hem ana babanın mukayyet olduğu hem çocuğun doğduğu mahallin nüfus memuruna tebliğ edilir.
ÜÇÜNCÜ FASIL
Evlat edinme
A. Evlat edinme şartları
I. Evlat edinen için :
Madde 253 - Bilgi ButonuBilgi Butonu2846(1983) (Değişik : 16/6/1983 - 2846/1 md.)
Evlat edinme hakkı en az otuzbeş yaşında olup da nesebi sahih füruu bulunmayanlara münhasırdır. Evlat edinen kimsenin evlatlıktan en az onsekiz yaş büyük olması şarttır.
II.Evlatlık için :
Madde 254 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Mümeyyiz olan kimse, rızası olmadıkça, evlatlığa alınamaz. Ana babanın veya hakimin muvafakatı alınmadıkça mahcur ile küçük, mümeyyiz bile olsalar, evlatlığa alınamazlar.
a) Rıza şartının aranmaması
Madde 254/a - Bilgi ButonuBilgi Butonu3678(1990) (Ek : 14/11/1990 - 3678/5 md.)
Kim olduğu veya nerede bulunduğu uzun süreden beri bilinmeyen ya da sürekli temyiz kudretinden yoksun bulunan ana veya babanın rızası aranmaz.

Velayetin kaldırılmasını gerektirecek ölçüde çocuğu ile ilgisiz olan ana veya baba için de aynı hüküm uygulanır.
III. Karı koca hakkında :
Madde 255 - Bilgi ButonuBilgi Butonu3678(1990) (Değişik: 14/11/1990 - 3678/6 md.)
Eşlerden birinin evlat edinmesi veya evlatlık olması diğerinin rızasına bağlıdır. Devamlı olarak temyiz kudretinden mahrum eşin rızası aranmaz. Bu halde hakim temyiz kudretinden mahrum eşin kanuni mümessilini dinler, haklı sebeplerin varlığı halinde talebin kabulüne karar verir.

Bir kimsenin iki kişi tarafından beraberce evlatlığa alınabilmesi ancak karı koca için mümkündür.
(B) ŞEKİL :
Madde 256 - Bilgi ButonuBilgi Butonu3678(1990) (Değişik: 14/11/1990 - 3678/7 md.)
Evlat edinme, evlat edinenin oturduğu yer sulh hakiminin izni üzerine yapılacak resmi bir senetle olur ve evlat edinme doğum kütüğüne yazılır.

Hakim evlat edinmeye izin vermeden önce, duruma göre gerekli görebileceği her türlü soruşturmayı kendiliğinden yapar.

Tarafların belirttikleri sebebi haklı bulmadıkça, hakim , evlat edinmeye izin vermez.
1304-37
(C) AKDİN HÜKMÜ :
Madde 257 - Bilgi ButonuBilgi Butonu2846(1983)
Evlatlık, kendisini evlatlığa alanın aile ismini taşır ve onun mirasçısı  olur.  Asıl  ailesindeki  mirasçılığa  da  halel  gelmez.  Ana  babaya  ait hak ve vazifeler, evlat edinen kimseye geçer. Evlat edinme akdinden evvel yapılmış resmi bir senet ile, nesebi sahih çocukların mirasçılık hakkına ve ana babanın çocukların malları üzerindeki haklarına dair olan mevaddı kanuniyeye muhalif hükümler kabul edilebilir.

(Ek Fıkralar: 16/6/1983 - 2846/2 md.)

Karı koca tarafından birlikte evlat edinilen ve mümeyyiz olmayan küçüklerin nüfus kaydında ana baba adı olarak, evlat edinen karı kocanın adları yazılır.

Evlatlığın, miras ve başka haklarının halele uğramaması, aile bağlarının devam etmesi için evlatlığın naklen geldiği aile kütüğü ile evlat edinenin aile kütüğü arasında her türlü bağ kurulur. Ayrıca her iki nüfus kütüğüne evlatlıkla ilgili resmi senedin tarih ve sayısı da kaydedilir.

Evlatlığın, reşit olduktan sonra asıl ana babasının ismini kullanma hakkı saklıdır.

Evlat edinme ile ilgili kayıtlar mahkeme kararı olmadıkça veya evlatlık istemedikçe hiçbir şekilde açıklanamaz.
    
(D) REFİ :
Madde 258 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Evlatlık mukavelesi hakkındaki kaidelere riayet şartiyle, evlatlık rabıtası, iki tarafın rızasiyle her zaman kaldırılabilir. Evlatlık rabıtası, muhik sebeplere istinat halinde evlatlığın ve mirasından mahrum bırakacak bir hal hüdusunda evlatlık edinen kimsenin talebi üzerine, hakim tarafından dahi refedilir.

Ref'i, evlatlık rabıtasının istikbale ait bütün hükümlerini izale eder ve kat'idir.
DÖRDÜNCÜ FASIL
Nesep sıhhatinin umumi hükümleri
(A) İSİM VE VATANDAŞLIK HAKKI :
Madde 259 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Nesebi sahih olan çocuk, babasının ismini taşır ve onun vatandaşlık haklarına malik olur.
(B) KARŞILIKLI VAZİFELER :
Madde 260 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Ana baba ve çocuk, yekdiğere karşı aile menfaatinin istilzam ettiği muavenet ve riayete mecburdur.
(C) ÇOCUKLARIN İAŞE VE TERBİYE MASRAFLARI :
Madde 261 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Çocuğun iaşe ve terbiyesine muktazi masraflar, kendilerinin mallarını idare hususunda kabul ettikleri usule göre, ana babaya terettüp eder. Ana baba zarurette bulunduğu veya çocuk fevkalade masrafı mucip olduğu takdirde yahut istisnai her hangi bir sebebin vücudu halinde hakim, çocuğun mallarından kendisinin iaşe ve terbiyesine medar olacak muayyen bir miktarın sarfı için, ana ve babaya izin verebilir.
BEŞİNCİ FASIL
Velayet
(A) UMUMİYET İTİBARİYLE :
I. Şartları :
Madde 262 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Çocuk, küçük iken ana ve babasının velayeti altındadır; kanuni sebep olmadıkça, ana ve babadan alınamaz. Hakim, vasi tayinine lüzum görmedikçe hacredilen çocukları dahi, ana ve babanın velayetine tabidirler.
II. Velayeti icra hakkı :
Madde 263 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Evlilik mevcut iken, ana ve baba, velayeti beraberce icra ederler. Anlaşamazlarsa, babanın reyi muteberdir.
1304-38
(B) VELAYETİN ŞÜMULÜ :
I. Umumiyet itibariyle :
Madde 264 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Karı kocadan birinin vefatı halinde, velayet, sağ kalana ve boşanma halinde çocukların tevdi olunduğu tarafa, ait olur.

Çocuk, ana ve babasına riayete mecburdur. Ana ve baba, kudretlerine göre çocuğu yetiştirmekle ve çocuk alil veya aklı zayıf ise haline münasip bir terbiye vermekle mükelleftirler.

Çocuğun adını, ana ve babası kor.
II. Mesleki terbiye :
Madde 265 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Ana ve baba, çocuğun mesleki terbiyesini sevk ve idare eder ve mümkün mertebe kuvvet ve kabiliyetini ve arzularını nazara alır.
III. Dini terbiye :
Madde 266 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Çocuğun dini terbiyesini tayin ana babaya aittir.

Ana babanın bu husustaki hürriyetini tahdit edecek her türlü mukavele muteber değildir.

Reşit, dinini intihapta hürdür.
IV. Tedip hakkı :
Madde 267 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Ana baba, çocuklarını tedip hakkına maliktir.
V. Temsil :
1 – Üçüncü şahıslara karşı :
a) Ebeveyn tarafından :
Madde 268 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Ana ve baba, velayeti icra hakkını haiz oldukları nisbette çocuklarının kanuni mümessilidirler. Bu sıfatla hareketlerinde hakimin reyine ihtiyaçları yoktur.
b) Çocuğun ehliyeti :
Madde 269 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Velayet altındaki çocuk, ehliyet itibariyle vesayet altındaki kimse gibidir. Vesayet altında bulunan kimsenin idari muamelata iştiraki müstesna olmak üzere vasi marifetiyle temsile mütaallik hükümler, veli hakkında da tatbik olunur.

Bir borç iltizam eden çocuk kendi malından ödemekte mükelleftir. Bu hususta ana ve babanın; çocuğun malları üzerinde haiz oldukları idare ve intifa haklarına bakılmaz.
2 – Aileye karşı :
a) Çocukların tasarrufu :
Madde 270 - Bilgi Butonu
Velayet altındaki çocuk, mümeyyiz ise, ana va babanın rizasiyle aile namına hareket edebilir. Bu takdirde çocuk kendisi mesul olmayıp ana ve baba mallarını idare hususunda kabul ettikleri usule göre ilzam olunur.
b) Çocukla ana ve baba arasında vakı hukuki tasarruflar :
Madde 271 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Çocuk ile baba veya ana arasında yahut ana ve babanın nefine olarak çocuk ile üçüncü şahıs arasında yapılacak her hangi bir tasarrufta çocuk, borç iltizam etmiş olursa bir kayyımın iştiraki ve hakimin tasdiki lazımdır.
(C) HAKİMİN MÜDAHALESİ :
I. Himaye tedbirleri :
Madde 272 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Ana ve baba, vazifelerini ifa etmedikleri takdirde hakim, çocuğun himayesi için muktazi tedbirleri ittihaz ile mükelleftir.
1304-39
II. Çocukların yerleştirilmesi :
Madde 273 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Çocuğun, bedeni veya fikri tekamülü tehlikede bulunur veya çocuk manen metruk bir halde kalırsa hakim, çocuğu ana ve babadan alarak bir aile nezdine veya bir müesseseye yerleştirebilir. Çocuk, şirretliği hasebiyle ana ve babanın emirlerine karşı gelmekte temerrüt ederse; müessir başka bir ıslah çaresi bulunmadığı takdirde, aynı tedbirler, ana babanın talebi üzerine hakim tarafından ittihaz edilir. Bu tedbirlerin iltizam ettiği masarif - ana baba ile çocuk tediyeden aciz iseler - Devletçe tesviye olunur. Nafakaya mütaallik hükümler bakidir.
III. Velayet hakkının nez'i :
1 – Velayetin ifa edilmemesi halinde :
Madde 274 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Velayeti ifadan aciz veya mahcur olan yahut nüfuzunu ağır surette sui istimal eden veya fahiş ihmalde bulunan ana ve babadan, hakim, velayet hakkını nez edebilir.

Ana ve babadan velayet nez olununca, çocuğa, bir vasi tayin olunur. Nez'in hükmü, ileride doğacak çocuklara şamildir.
2 – Baba veya ana tekrar evlenirse :
Madde 275 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Velayeti haiz olan ana ve baba, yeniden evlenirse; icap ettiği halde çocuğa bir vasi tayin edilir. Karı kocadan birinin, vasi nasbı caizdir.
IV. Velayet hakkının iadesi :
Madde 276 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Nezi sebebi zail olduğu surette hakim, doğrudan doğruya veya talepleri üzerine, ana ve babaya velayeti iade ile mükelleftir.

Nez'i tarihinden itibaren bir sene geçmedikçe, velayet, iade edilemez.
(D) NEZİ HALİNDE ANA VE BABANIN VAZİFELERİ :
Madde 277 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Velayeti nezedilen ana ve baba, çocuğun iaşe ve terbiye masraflarını, evvelce olduğu gibi tesviye ile mükelleftir. Bu masraflar - ana ve baba ile çocuk tediyeden aciz iseler - Devletçe tesviye olunur. Nafakaya mütaallik hükümler bakidir.
ALTINCI FASIL
Çocuk malları
(A) İDARE :
I.Umumiyetle :
Madde 278 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Ana baba, velayetleri devam ettikçe çocuğun mallarını idare ederler. Hesap ve Teminat vermezler. Ana babanın vazifelerini yapmadıkları takdirde, hakim müdahale eder.
II. Evliliğin zevalinden sonra :
Madde 279 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Evliliğin zevalinden sonra velayeti haiz olan karı veya koca, hakime çocuğun mali vaziyetini gösterir bir müfredat defteri vermeğe ve servetinde ve keyfiyeti tenmiyesinde ehemmiyetli bir tebeddül husule geldiği takdirde, onu da, bildirmeğe mecburdur.
(B) İSTİFADE HAKKI :
I. Şartları :
Madde 280 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Ana babanın velayeti, taksirleri hasebiyle, kendilerinden nez olunmadıkça; rüştüne kadar çocuğun emvalinden intifa hakları vardır.
1304-40
II. Gelirin sarfı :
Madde 281 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Çocuğun geliri, evvel emirde kendi infak ve terbiyesine sarfolunur; fazlası, karı kocadan hangisi aile masrafiyle mükellef ise ona ait olur.
(C) SERBEST MALLAR :
I. İstifade hakkından hariç mallar :
Madde 282 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
İntifa hakkı, faize verilmek veya tasarruf sandıklarından biriktirilmek yahut ana baba intifa edememek şartiyle çocuğa hibe edilen mallara şamil olmaz.

Bu kabil malların idaresi, vahip tarafından hini hibede hilafı şart edilmedikçe; ana babadan alınamaz.
II. Kazanç idare ve istifade hakları :
1 – Kazanç :
Madde 283 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Küçüğün kazancı, yanlarında yaşadıkça, ana babaya aittir. Ananın babanın rızası ile aile haricinde yaşayan çocuk, onlara karşı olan borçlarına halel gelmemek üzere, kazancında dilediği veçhile tasarruf edebilir.
2 – Meslek ve sanat için verilen mal :
Madde 284 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Bir meslek veya sanat için, ana baba tarafından çocuğa, malından verilen kısmın idaresi ve ondan istifade hakkı, çocuğundur.
(D) HAKİMİN MÜDAHALESİ :
I. Teminat tedbirleri :
Madde 285 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Ana baba, idare ve intifa haklarının kendilerine yüklettiği vazifeleri yapmadıkları surette; hakim, çocuğun menfaatini muhafaza için, muktazi tedbirleri ittihaz eder.

Çocuğun malları tehlikeye düşerse hakim, vasiler üzerinde haiz olduğu murakabeyi ana baba hakkında tatbik veya onlardan teminat talep ve çocuğun menfaatini korumak için kayyım da tayin edebilir.
II. Velayet hakkının nez'i halinde :
Madde 286 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Ana baba, çocuğun malları üzerindeki haklarından; ancak velayetlerinin nez'i halinde, mahrum edilebilir. Velayetin nez'i, ana babanın taksirleri yüzünden olmamış ise; çocuğun infak ve terbiyesine kifayet edecek miktardan fazlasında, intifa hakları bakidir.
(H) İDARE HAKKININ ZEVALİ :
I. Teslim :
Madde 287 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Ana babanın idare hakkının zevalinde, mallar; reşit olan çocuğa veya vasisine, hesap görülerek teslim olunur.
II. Mesuliyet :
Madde 288 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Ana baba çocuğun mallarını iadede intifa hakkı sabibi gibi mesuldür; hüsnü niyetle sattıkları malların semenini verirler.

Ana baba, çocuğun malından anın menfaati için, salahiyetleri dairesinde yaptıkları masrafı zamin olmazlar.
III. Çocuğun imtiyaz hakkı :
Madde 289 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Çocuğun, haciz veya iflas tarikiyle takip edilen ana babadaki alacağı mümtazdır.
1304-41
SEKİZİNCİ BAP
Nesebi Sahih Olmayan Çocuk
(A) SAHİH OLMAYAN NESEP :
Madde 290 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Nesebi sahih olmayan çocuğun anası, doğuran kadındır. Babası, tanıma veya bir hüküm ile tahakkuk eder.
(B) TANIMA :
I. Şartları ve Şekli :
Madde 291 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Evlilik haricinde doğan çocuk babası tarafından veya babasının vefatı veya temyiz kudretinden daimi mahrumiyeti halinde babasının babası tarafından, tanınabilir.

Tanıma, resmi senet veya ölüme bağlı tasarrufla olur. Keyfiyet, tanınan kimsenin mukayyet bulunduğu mahallin nüfus memuruna bildirilir.
II. Memnuiyet :
Madde 292 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Birbirleriyle evlenmeleri memnu olanlardan veya evli (...)(1) kadınların zinasından doğan çocuk, tanınamaz.
III. Refi :
1 – Ana veya çocuğun itirazı :
Madde 293 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Ana veya çocuk ve çocuğun vefatı halinde füruu, tanıyanın baba veya büyük baba olmadığı veya tanıma çocuk hakkında zararlı bulunduğu iddiasiyle, ıttılalarından itibaren üç ay içinde hakime itiraz edebilirler.

Ahvali şahsiye memuru tanıyana yahut anın mirasçılarına itirazı bildirir. Bunlar üç ay içinde mahalli mahkemesine müracaatla, itirazın reddini isteyebilir.
2 – Üçüncü şahsın itirazı :
Madde 294 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Gerek hazine gerek her hangi bir alakadar, ıttıla tarihinden itibaren üç ay içinde salahiyettar ahvali şahsiye memurunun bulunduğu mahal mahkemesinde; tanıma keyfiyetine itiraz edebilir. Muterizler, tanıyan kimsenin çocuğun baba veya babasının babası olmadığını veya tanımanın kanunen memnu bulunduğunu ispat mecburiyetindedirler.
(C) BABALIK DAVASI :
Madde 295 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Evlilik haricinde doğan çocuğun anası, babanın hükmen tayini için ikamei dava edebilir. Çocuk ta bu hakkı haizdir. Dava, baba veya mirasçıları aleyhine ikame olunur.
I. Dava hakkı :
II. Müddet :
Madde 296 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Dava, çocuk doğmadan evvel veya doğduğundan itibaren nihayet bir sene içinde ikame olunur.
III. Mevzuu :
Madde 297 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Dava; ana ve çocuk lehine babanın nakdi tediyatta bulunması talebine dair olabileceği gibi, kanunun tayin ettiği hususlarda, bu taleple birlikte veya ayrıca, babalığın ahvali şahsiyeye mütaallik bütün netayiciye hükmen tayinine dair de, olabilir.

Çocuk, babası tarafından tanınmış veya ölü doğmuş veya hükümden evvel ölmüş olsa bile; ana nakdi tediyat davasında bulunabilir. Çocuk baba tarafından tanınmış veya babalık hükmü lahık olmuş ise velayetten mütevellit borçların edası çocuğa yapılması lazımgelen tediyat yerine kaim olur.
(1) Bu aradaki "..erkek ve .." şeklindeki ibare Anayasa Mahkemesi'nin 28/2/1991 tarih, E. 1990/15, K. 1991/5 sayılı kararı ile iptal edilmiştir.
1304-42
IV. Kayyım tayini :
Madde 298 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Mahkeme, evlilik haricinde bir doğumdan haberdar olduğu veya böyle bir gebelik ana tarafından kendisine haber verildiği takdirde; çocuğun menfaatlerini sıyanet etmek üzere, hemen bir kayyım tayin eder. Babalık davası bittiği veya ikamesi için muayyen müddet geçtiği takdirde mahkeme, çocuğun ana veya babanın velayeti altında bırakılmasını faydalı görmezse kayyım yerine bir vasi nasbeyler.
1 – Salahiyet :
a) Umumi salahiyet :
Madde 299 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Babalık davası müddeniin doğum zamanında Türkiye'deki ikametgahının bulunduğu mahal mahkemesinde ikame edilebileceği gibi müddeaaleyhin dava zamanındaki ikametgahının bulunduğu mahal mahkemesinde dahi ikame olunabilir. Babalığın hükmen tayini maksadiyle vakı olan dava, menfaatlerini sıyanet edebilmesi için hakim tarafından doğrudan doğruya müddeaaleyhin ikametgahındaki hazine memuruna tebliğ olunur.
b) Sicil kaydının bulunduğu mahal salahiyeti :
Madde 300 - Bilgi Butonu
Ana ve çocuğun ikametgahı Türkiye haricinde olup ta aleyhine babalık davası ikame olunan Türk de ecnebi bir memlekette sakin ise, dava anın Türkiye'de mukayyet olduğu mahal mahkemesi huzurunda ikame olunabilir.
2 – Karine :
Madde 301 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Doğumdan evvel üç yüzüncü gün ile yüz sekseninci gün arasında müddeaaleyhin, çocuğun anasiyle münasebeti cinsiyede bulunduğunun sübutu; babalığa, karine teşkil eder. Müddeaaleyhin babalığı hakkında ciddi şüpheler uyandıracak hallerin vücudu takdirinde, karineye itibar yoktur.
3 – Ananın kusuru :
Madde 302 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Ananın, gebe kaldığı zaman iffetsizlikle meluf olduğu sabit olursa; babalık davası, reddolunur.
4 – Evli ana :
Madde 303 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Ana, gebe kaldığı zaman evli idiyse; babalık davası, ancak çocuğun nesebi sahih olmadığına hakim hükmettikten sonra ikame edilebilir. Bu takdirde babalık davasının ikamesi için muayyen müddet, nesebin sahih olmadığı hakkındaki hükmün sudurundan itibaren başlar.
V. Hüküm :
1 – Ana lehine :
a) Maddi tazminat :
Madde 304 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Babalık davası sabit olduğu takdirde ana lehine aşağıdaki tazminata hükmedilir:

1 – Doğurma masrafları.

2 – En aşağı doğumdan evvelki dört hafta ile sonraki dört haftanın iaşe masrafları.

3 – Gebeliğin ve doğurmanın sebep olduğu diğer masraflar.
b) Manevi tazminat :
Madde 305 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Baba, anaya münasebeti cinsiyeden evvel, evlenmek vadetmiş veya onunla münasebeti cinsiyesi kanuni bir cürüm yahut onun üzerindeki nüfuzunu sui istimal teşkil eylemiş veya münasebeti cinsiye zamanında ana henüz küçük idiyse; ana için manevi bir tazminat karşılığı olarak, bir meblağ hükmolunabilir.
1304-43
2 – Çocuk lehine tediyat :
a) Nafaka :
Madde 306 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Babalık davasının sübutu halinde, hakim, ana ve babanın içtimai vaziyetlerine göre çocuğa bir nafaka bağlar.

Babanın tediyesiyle mükellef tutulacağı nafaka, her halde çocuğun iaşe ve terbiyesine muktazi masraflara adilane bir iştirak teşkil edecek miktarda olmalıdır.

Nafaka, çocuk on sekiz yaşını bitirinceye kadar ve hakimin tayin edeceği zamanlarda peşin olarak verilir.

Ana, açıktan açığa çocuğun menfaatine mugayir şartlar altında davadan sulh olmuş veya ikamesinden feragat etmiş ise; çocuk için, dava hakkı, yine bakidir.
b) Yeni hadiseler :
Madde 307 - Bilgi Butonu
Ahval ehemmiyetli surette değişmiş ise nafakanın miktarına dair olan karar, iki taraftan birinin istidası üzerine tadil olunabilir. İçtimai vaziyete göre, kafi derecede şahsi geliri olduğu gün, çocuğun nafakası kesilebilir.
3 – Teminat :
Madde 308 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Ana, zarurette olur ve müddeaaleyhin baba olduğuna karine bulunursa doğurma ve çocuğu üç ay iaşe için melhuz masraflara karşı hükümden evvel teminat göstermeğe meddeaaleyh mecbur tutulabilir. Ananın hakları, zıya tehlikesinde bulunduğu ispat edilememiş olsa dahi, yine böyledir.
4 – Çocukların borçları :
Madde 309 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Baba aleyhindeki haklar, mirasçılara karşı da kullanılabilir. Bununla beraber mirasçılar, çocuğun tanınması halinde mirasçı sıfatı ile alabileceği miktardan fazla bir şey itası ile, mükellef olmazlar.
VI. Babalığa hüküm :
Madde 310 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Müddeaaleyh, anaya evlenme vadettiği veya münasebeti cinsiye bir cürüm veya nüfuzu sui istimal teşkil eylediği takdirde; müddeinin talebi üzerine hakim, onun babalığına hükmeder.

(İkinci fıkra iptal: Ana. Mah. 21/5/1981 - E. 1980/29. K. 1981/22 sayılı kararı ile)
(D) HÜKÜMLER :
I. Anaya ve çocuğa karşı:
Madde 311 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Evlilik haricindeki doğumda anasına kalan çocuk, anasının aile ismini taşıdığı ve onun vatandaşlık hakkını iktisap ettiği gibi gerek anasına gerek anasının hısımlarına karşı sahih olmayan nesep üzerine terettüp eden hak ve vazifelere dahi sahiptir.

Ananın borçları ise tıpkı nesebi sahih çocuğa karşı olan borçları gibidir. Mahkeme, velayeti anaya verebilir.
II. Babaya ve çocuğa karşı:
Madde 312 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Babaya nisbeti babalık hükmü ile veya tanınmak suretiyle taayyün eden çocuk, babanın aile ismini taşır ve onun vatandaşlık hakkını iktisap eder. Babasının ve anasının ailelerine karşı sahih olmayan nesep üzerine terettüp eden hak ve vazifelere dahi sahip olur. Babanın borçları ise tıpkı nesebi sahih çocuğa karşı olan borçları gibidir. Mahkeme, velayeti baba veya anaya verebilir.
III. Velayetin taksimi :
Madde 313 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Çocuk, babanın velayeti altında ise ana, çocukla icabı hale göre şahsi münasebetleri idame hakkını haizdir. Mahkeme, doğrudan doğruya veya ananın talebi üzerine; çocuğun, muayyen bir yaşa kadar ananın ve bu yaştan sonra babanın velayeti altında kalmasını emredebilir.
1304-44
IV. Çocuğun malları üzerindeki haklar :
Madde 314 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Velayetin baba veya anaya tevdii halinde mahkeme, çocuğun malları üzerindeki haklarını da tayin eder.
DOKUZUNCU BAP
Aile
BİRİNCİ FASIL
Nafaka
(A) BORÇLULAR:
Madde 315 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Herkes, yardım etmediği surette zarurete düşecek olan usul ve füruuna ve erkek ve kız kardeşlerine muavenet ile mükelleftir.
(B) MUAVENET TALEBİ:
Madde 316 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Nafaka davası, bununla mükellef olanlar hakkında, mirastaki tertip sırasiyle ittihaz edilir. Dava, davacının geçinmesi için muktazi ve diğer tarafın geliri ile mütenasip, bir muavenet talebinden ibaret olur.

Erkek ve kız kardeşler, hali refahta bulunmadıkça kendilerinden nafaka istenemez. Dava, nafaka istemek hakkına malik olan kimse tarafından veya o kimse resmi bir müessesede infak olunuyor ise o müessese yahut müessesenin tabi olduğu idare tarafından mükellefin ikametgahı mahkemesinde ikame olunur.
(C) ANA VE BABASI BELLİSİZ ÇOCUKLARIN İAŞESİ:
Madde 317 - Bilgi Butonu
Ana ve babası belli olmayan çocuk, belediyelerce infak olunur. Ailesi zuhur ederse belediye, nafaka ile mükellef olan hısımlardan nafaka için edilen masrafı isteyebilir.
İKİNCİ FASIL
Ev reisliği
(A) EV REİSLİĞİ:
Madde 318 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Aile halinde yaşayan mütaaddit kimseler üzerinde ev reisliği, kanuna veya akte veya örfe göre, reis olan kimseye aittir.

Reislik hakkı, kan veya sıhri hısım sıfatiyle yahut işçi, çırak, amelede olduğu gibi bir akit sebebiyle birlikte yaşayanların kaffesi üzerinde caridir.
(B) HÜKÜMLERİ:
I. Umumi kaideleri:
Madde 319 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Birlikte yaşayan kimseler, evin kaidelerine tabidir; bu kaidelerde her birinin menfaati adilane bir surette gözetilmiş olmak lazımdır.

Birlikte yaşayan kimselerden her biri bilhassa talim ve terbiyeleri sanatları yahut dini ihtiyaçları için muktazi hürriyetten istifade ederler.

Evin reisi, birlikte yaşayanların evdeki eşyasını, kendi eşyasına karşı göstereceği aynı ihtimam ile muhafaza etmek ve emniyet altında bulundurmakla mükelleftir.
II. Mesuliyet:
Madde 320 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Evin reisi, riyaseti altında bulunan küçüğün, mahcurun yahut dimağ hastalığı veya akıl zayıflığı ile malül olan kimsenin yaptığı zarardan mutad veçhile ve ahvalin muktazi bulunduğu dikkatle ana nezaret ettiğini isbat etmedikçe mesuldür.
1304-45
Evin reisi ev halkından akıl hastalığı veya akıl zayıflığı ile malül olanların bizzat kendilerini veya başkalarını tehlikeye veya zarara düşürmemeleri hususunda lazımgelen tedbirleri ittihaz ile mükelleftir. Lüzumu halinde bu tedbirlerin ittihazı için keyfiyeti zabıtaya haber verir.
ÜÇÜNCÜ FASIL
Aile malları
(A) ÇOCUKLARIN ALACAĞI :
Madde 321 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Ana ve baba ile birlikte yaşayan ve ıvazından sarahaten feragat etmeksizin kendi sayını veya varidatını aileye tahsis eden reşit evlat, bu tahsisinden dolayı; ana ve babasından, aleyhlerine vakı hacze iştirak veya iflasları halinde masaya müracaat tarikiyle, bir hak talep edebilir. İhtilaf halinde, hakim, iddianın haklı olmadığını ve miktarını serbestçe takdir eder.
(B) AİLE VAKFI :
Madde 322 - Bilgi Butonu
Aile efradının talim ve terbiyesine, teçhiz veya muavenetine ve bunlara mümasil gayelere muktazi masarifin tediyesi için; eşhas veya miras hukukuna dair olan hükümlere tevfikan aile vakıfları tesis edilebilir.

Bir malın veya bir hakkın devir ve ferağ edilememek üzere bir aileye tahsisine ve aile efradı arasında tarzı intikaline dair her türlü tasarruf memnudur. Bu tarzda tasarruf, tesisat ihdası fikriyle dahi mezcolunamaz.
(C) AİLE ŞİRKET EMVALİ :
I. Teşekkülü
1 – Şartları :
Madde 323 - Bilgi Butonu
Hısımlar, terekedeki hisselerinin tamamını veya bir kısmını bırakmak veya ortaya diğer mallar koymak suretiyle aralarında, şirketi emval tesis edebilir.
2 – Şekli:
Madde 324 - Bilgi Butonu
Bütün şeriklerin veya mümessillerinin imzalarını havi resmi bir senede raptedilmedikçe, mal ortaklığı, tesis edilmiş olmaz.
II. Müddet :
Madde 325 - Bilgi Butonu
Mal ortaklığı, muayyen veya gayri muayyen bir müddet için olabilir. Müddet, muayyen olmadığı takdirde; ortaklardan her biri, altı ay evvel ihbar edilmek şartiyle şirketle alakasını kesebilir. Şirket, zirai bir işe dair olduğu takdirde; ihbardan sonra geçmesi lazımgelen müddet, mahalli örfe göre, o iş için muktazi ziraat mevsiminden ibarettir.
III. Hükmü :
1 – Şirketin işletilmesi:
Madde 326 - Bilgi Butonu
Şerikler, şirketi elbirliğiyle işletirler. Hilafına bir şart olmadıkça her biri şirkette müsavi derecede hak sahibidir.

Şirket devam ettiği müddetçe şerikler, hisselerini talebedemiyecekleri gibi hisselerinde tasarruf dahi edemezler.
2 – İdare ve temsil :
a) Umumiyet itibariyle :
Madde 327 - Bilgi Butonu
Şirket Bütün azasının elbirliğiyle idare olunur. Azadan her biri diğerlerinin iştiraki olmaksızın mutat olan idari tasarruflarda bulunabilir.
1304-46
b) Müdürlerin salâhiyeti:
Madde 328 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Aza, içlerinden birini şirkete müdür tayin edebilirler. Müdür, şirkete mütaallik bütün tasarruflarda onu temsil ve işletme umurunu idare eder.

Şirketi kimin temsil edeceği, siciline kaydedilmiş olmadıkça; diğer şeriklerin temsil hakkından mahrumiyetleri iddası, hüsnü niyet sahibi üçüncü şahıslara karşı dermeyan edilemez.
3 – Müşterek mallar ve şahsi mallar:
Madde 329 - Bilgi Butonu
Şirkete dahil olan mallar, şeriklerin müşterek mülküdür. Şerikler borçlardan müteselsilen mesuldürler. Şeriklerden birinin şirkete koymadığı veya şirket esnasında miras tarikiyle yahut her hangi bir suretle ıvazsız iktisap ettiği mallar, hilafına şart olmadıkça şirket emvalinden sayılmaz.
IV. Şirketin feshi:
1 – Sebepleri :
Madde 330 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Aşağıdaki hallerde şirket nihayet bulur:

1 – Bütün şeriklerin muvafakati ile yahut ihbar tarikiyle.

2 – Şirketin devamı için muayyen müddet hitam bulmuş ve zımnen temdit vakı olmamış ise,

3 – Şeriklerden birinin hissesi icra vasıtasiyle haczedilerek satıldığı takdirde.

4 – Şeriklerden birinin iflası halinde.

5 – Şeriklerden birinin muhik sebeplere müstenit talebi ile.
2 – İhbar, tediyeden aciz, evlenme :
Madde 331 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
İhbar tarikiyle şeriklerden biri şirketten ayrıldığı veya şeriklerden birinin iflasına hüküm sadır olduğu yahut haczedilmiş olan hissenin satılması talebedildiği takdirde, diğer, şerikler; işbu şerikin hukukunu tasfiye veya alacaklılarının alakasını katettikten sonra kendi aralarında, şirketi idame edebilirler.

Evlenen şerik, evvelce ihbara mecbur olmaksızın şirketteki hukukunun tasfiyesini talebedebilir.
3 – Vefat:
Madde 332 - Bilgi Butonu
Şeriklerden birinin vefatı halinde, mirasçıları, şirket emval azasından değil iseler ancak murislerine ait hukukun tasfiyesini talep edebilirler.

Müteveffa, mirasçı olarak füru bırakmış ise bunlar, diğer şeriklerin muvafakati ile; onun yerine, şirkete girebilirler.
4 – Taksim :
Madde 333 - Bilgi Butonu
Şirket mallarının taksimi veya ayrılan bir şerikin hissesinin tasfiyesi, şirketin hitamını mucip olan sebebin tahaddüsü zamanında şirket mallarının bulunduğu hale göre icra edilir.

Taksim ve tasfiye, müsait olmıyan bir zamanda talep olunamaz.
V. Hissei temettü şartiyle şirket :
1 – Mevzuu:
Madde 334 - Bilgi Butonu
Şerikler, aralarında yapacakları mukavele ile şirketin işletilmesini ve temsilini diğer şeriklerden her birine hasılatı safiyeden senevi muayyen bir hisse vermek üzere; içlerinden yalnız birine tevdi edebilirler.

Bu hisse, hilafına şart olmadıkça, şirket mallarının münasip derecede uzun bir devredeki hasılatının vasati miktarına göre ve işleten şerikin ihtiyar ettiği mesai ve sarfiyatı nazarı itibara alınarak adilane bir surette tesbit olunur.
1304-47
2 – Fesih :
Madde 335 - Bilgi Butonu
Şirketin işletme ve temsilini deruhte eden şerik, müşterek malları gereği gibi işletmediği veya şeriklerine karşı taahhütlerini ifa etmediği takdirde şeriklerin, şirketin feshini talebe hakları vardır.

Şeriklerden her biri, muhik sebeplere istinat ile işletme ve temsili deruhte eden şerikin idaresine iştirak ile, tereke taksimindeki hükümler nazarı dikkate alınmak üzere; müşterek mallardan istifade hakkına teşrikini, hakimden istiyebilir.

Bununla beraber, şeriklerin elbirliğiyle işlettikleri şirketi emvale dair olan kaideler; temettüe iştirak suretiyle olan şirketi envalde dahi caridir.
(D) AİLE YURDU :
Madde 336 - Bilgi Butonu
Aşağıdaki maddeler hükmüne tevfikan aile yurtları tesisi caizdir.
I. Yurt tesisi:
1 – Şartları:
Madde 337 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Ziraat veya sanayie tahsis edilmiş olan bir gayrimenkul ve müştemilatiyle beraber meskenler aşağıdaki şartlar dairesinde aile yurdu ittihaz edilebilir.

Aile yurdu ittihaz olunan gayrimenkulün büyüklüğü, bir ailenin iaşesine veya ikametine muktazi dereceden fazla olamaz; gayrimenkulün üzerinde ayni haklar bulunması ve mülk sahibinin mütebaki servetinin derecesi, haizi tesir değildir.

Mahkemenin, muhik sebeplere istinat ile muvakkat bir zaman için vereceği müsaade müstesna olmak üzere, mülk sahibi veya ailesi yurt ittihaz edilen gayrimenkulü ve gayrimenkulün tahsis edildiği sanatı bizzat işletmeğe yahut meskende bizzat ikamete mecburdur.
2 – Tesis usulü:
a) Resmi ilan:
Madde 338 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Aile yurdu tesis etmek istiyen kimse, alacaklıların ve alelıtlak tesisten zarar görmeleri melhuz olanların iki ay zarfında itirazlarını dermeyan etmelerini evvel emirde mahkeme marifetiyle resmen ilan ettirir. Mahkeme, yurt ittihaz edilecek mesken veya diğer gayri menkul kendilerine teminat gösterilmiş olan alacaklılara, keyfiyeti sureti mahsusada tebliğ eder.
b) Başkalarının hakları:
Madde 339 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
İlan müddeti içinde, üçüncü şahıslar tarafından itiraz olunmadığı yahut vuku bulan itirazın haksızlığı anlaşıldığı takdirde; mesken veya diğer gayri menkul, yurt ittihazı için muktazi kanuni şartları cami ise, tesise müsaade olunur.

Müddet içinde itiraz eden alacaklıların alakalarının kesildiği isbat edilmedikçe tesise müsaade edilmez.

Borç, itiraz eden alacaklı lehine müeccel olsa bile aile yurdu tesis etmek istiyen borçlu, hemen ödeyebilir.
c) Sicille kayıt:
Madde 340 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Mahkemenin tesis müsaadesi tapu siciline kayit ile resmen ilan  olunmadıkça aile yurdu, kurulmuş olmaz.
II. Hükmü:
1 – Tasarruf hakkının tahdidi:
Madde 341 - Bilgi Butonu
Yurt ittihaz olunan mesken veya diğer gayrı menkul, teminat gösterilemez. Sahibi onu ahare ferağ edemiyeceği gibi kiraya da veremez.
1304-48
Yurt ve müştemilatı, mahkeme marifetiyle idare hakkı mahfuz kalmak şartiyle kabili haciz değildir.
2 – Hısımların hakkı:
Madde 342 - Bilgi Butonu
Muhtaç olan ve kabullerine mani bulunmayan usul ve füruunu ve erkek ve kız kardeşlerini yurda kabul etmesi için, mahkeme, mal sahibini cebredebilir.
3 – Mal sahibinin borcunu ödemekten aczi:
Madde 343 - Bilgi Butonu
Mal sahibinin, borcunu ödemekten aczi tahakkuk ettiği takdirde alacaklılar, mahkemeye müracaat ederek yurdun tahsis edildiği gayeye halel gelmemek şartiyle; yurt ittihaz edilen mesken veya diğer gayrimenkulü, kendi hesaplarına idare etmek üzere bir müdüre, tevdi ettirebilirler.

Alacaklılar, borcu ödemekten acze dair ellerinde bulunan vesikaların tarihi sırasiyle ve iflastaki tertibe göre haklarını alırlar.
III. İlga:
1 – Ölüm dolayısiyle:
Madde 344 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Ölüme bağlı bir tasarrufla mirasçılara geçmesi kendi tarafından şart kılınmış olmadıkça, mal sahibinin ölümünden sonra, aile yurdu devam edemez.

Böyle bir şart yok ise, mal sahibi ölünce; tapu sicilindeki kayıt, terkin edilir.
2 – Mal sahibinin sağlığında:
Madde 345 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Mal sahibi, sağlığında yurdu ilga edebilir. Bunun için mal sahibinin, tapu sicilindeki kaydı terkin ettirmek üzere, bir istida ile mahkemeye müracaat etmesi lazımdır. İstida mahkemece ilan olunur. İstidanın ilanı tarihinden itibaren iki ay içinde itiraz edilmediği veya edilen itirazın haksızlığı anlaşıldığı takdirde, kaydın terkinine müsaade edilir.
ÜÇÜNCÜ KISIM
Vesayet
ONUNCU BAP
Vesayet Teşkilatı
BİRİNCİ FASIL
Vesayet uzuvları
(A) UZUVLAR:
Madde 346 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Vesayet uzuvları, vesayet daireleri ve vasiler ve kayyımlardan ibarettir.
(B) VESAYET DAİRELERİ:
I. Umumi vesayet:
Madde 347 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Vesayet daireleri, sulh mahkemesi ile mahkemei asliyedir.
II. Hususi vesayet:
1 – Cevaz ve şartları:
Madde 348 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Vesayet altındaki kimsenin menfaati ve hususiyle bir şirketin veya sınai bir teşebbüsün devamı icabeylediği takdirde vesayet, müstesna olarak aileye tevdi olunabilir.

Bu suretle vesayet makamının hak ve vazifeleri ve mesuliyeti, bir aile meclisine intikal eder.
1304-49
2 – Teşekkülü
Madde 349 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Vesayet altındaki kimsenin yakın kan veya sıhri hısımlarından iki reşidin veya bunlardan biri karı ve kocasının talebi üzerine mahkemei asliye, aile vesayetine müsaade edebilir.
3 – Aile meclisi
Madde 350 - Bilgi Butonu
Aile meclisi vesayet altındaki kimsenin, vasiliğe ehil olan kan veya sıhri hısımlarından en aşağı üç kişiden terekküp eder ve mahkemei asliye tarafından, dört sene için, teşkil olunur.

Karı veya koca, aile meclisine aza olabilir.
4 – Maddi teminat
Madde 351 - Bilgi Butonu
Aile meclisi azası, vazifelerini müstekimane ifa edeceklerine dair maddi teminat verirler. Aile vesayeti, ancak bu şart ile tesis olunabilir.
5 – Hususi vesayetin ref'i:
Madde 352 - Bilgi Butonu
Mahkemei asliye vesayeti her zaman aileden ref edebilir.
(C) VASİ VE KAYYIM:
Madde 353 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Vasi, vesayet altındaki küçüğün ve mahcurun şahsına takayyüt ve mallarını idare ve medeni tasarruflarda onu temsil eder.

Kayyım, bir malın idaresi veya muayyen bir iş için nasbolunur.

Kanunda hilafına sarahat olmadıkça vasiye ait hükümler, kayyım hakkında da caridir.
İKİNCİ FASIL
Vesayeti müstelzim haller
(A) KÜÇÜKLÜK:
Madde 354 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Velayet altında bulunmayan her küçüğe, bir vasi nasbolunur. Nüfus, adliye ve idare memurları resmi muameleleri dolayısiyle muttali oldukları vesayeti müstelzim böyle bir hali; sulh mahkemesine hemen ihbar ile mükelleftirler.
(B) HACİR:
I. Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı:
Madde 355 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebi ile işlerini görmekten aciz veya daimi muavenet ve takayyüde muhtaç olan yahut başkasının emniyetini tehdit eden her reşit için, bir vasi nasbolunur. Adliye ve idare memurları, resmi muameleleri dolayısiyle muttali oldukları hacri müstelzim halleri, sulh mahkemesine hemen ihbar ile mükelleftirler.
II. İsraf, ayyaşlık, sui hal ve sui idare :
Madde 356 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
İsrafı, ayyaşlığı, sui hal ve sui idaresiyle kendisini veya ailesini zarurete maruz bırakan veya daimi muavenet ve takayyüde muhtaç olan yahut başkasının emniyetini tehdit eden her reşit için; bir vasi nasbolunur.
III. Hapis :
Madde 357 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Bir sene veya  daha ziyade hürriyeti salip bir ceza ile mahküm olan her reşit için, bir vasi nasbolunur. Hükmü icraya memur daire, mahkümun cezasını görmeğe başladığını; sulh mahkemesine, hemen ihbar ile mükelleftir.
IV. İhtiyari hacir:
Madde 358 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
İhtiyarlığı, maluliyeti veya tecrübesizliği sebebiyle işlerini gereği gibi görmekten aciz olduğunu ispat eden her reşit, vesayet altına alınmasını talep edebilir.
1304-50
(C) İSTİMA:
I. Ehli hibre:
Madde 359 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
İsraf, ayyaşlık, sui hal veya sui idare sebebi ile bir kimsenin hacrine; ancak kendisinin istimaından sonra, hükmolunabilir.

Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebi ile hacir hükmü, ancak ehli hibre raporu üzerine verilebilir. Evvel emirde hastanın istimaı faydalı olup olmadığı raporda bilhassa tasrih olunur.
II. İlan:
Madde 360 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Kaziyei muhakeme halini alan hacir hükmü derhal mahcurun hem doğduğu hem de ikametgahının bulunduğu yerde resmen en aşağı bir defa ilan olunur.

Akıl hastalığı, akıl zayıflığı veya ayyaşlık sebebi ile hacredilen kimsenin bir müessesede bulundurulduğu müddetçe ilanın tehirine; mahkemei asliye, müstesna olarak müsaade edebilir. Hüsnü niyet sabibi üçüncü şahıslar hakkında hacir hükmünün tesiri ilandan başlar.
ÜÇÜNCÜ FASIL
Vesayet işlerinde salahiyet
(A) SALAHİYETTAR MAKAM :
Madde 361 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Vesayet işlerinde salahiyet, küçüğün veya mahcurun ikametgahındaki vesayet dairelerine aittir.
(B) İKAMETGAHIN DEĞİŞMESİ :
Madde 362 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Sulh mahkemesinin izni olmadıkça, vesayet altındaki kimse, ikametgahını değiştiremez. İkametgah değiştirildiğinde, salahiyet, yeni ikametgahın vesayet dairelerine geçer; bu suretle hacir, yeni ikametgahta ilan edilir.
DÖRDÜNCÜ FASIL
Vasi tayini
(A) VASİNİN ŞAHSI:
I. Umumiyet itibariyle :
Madde 363 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Sulh mahkemesi, vesayet işlerini görmeğe ehil olan bir reşidi, vasi tayin eder. Kendilerine verilen vazifeyi birlikte veya her birerleri kendilerine ayrılan vazifeleri ayrı ayrı yapmak üzere sulh mahkemesi icabı hale göre birden ziyade vasi tayin edebilir. Bununla beraber, bir vesayetin birlikte idaresi; rızaları olmadıkça, birden ziyade kimseye yükletilemez.
II. Hısımlarla karı ve kocanın rüçhan hakkı:
Madde 364 - Bilgi Butonu
Muhik sebepler olmadıkça, sulh mahkemesi, vasiliğe kasırın yakın kan veya sıhri hısımlarından bu vazifeye ehil olan birini yahut karısını veya kocasını tercihan tayin eder. Alakadarların şahsi münasebetleri ve ikametgahlarının yakınlığı gözetilir.
III. Vasi imtihabında arzular :
Madde 365 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Muhik sebepler mani olmadıkça, sulh mahkemesi, vasiliğe baba veya ananın yahut kasırın gösterdiği kimseyi tayin eder.
1304-51
IV. Vesayeti kabul mükellefiyeti :
Madde 366 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Küçüğün veya mahcurun erkek hısımları ve kocası ve bir de vesayet mıntıkası dahilinde sakin ve medeni ve siyasi hakları haiz diğer erkekler vesayet vazifesini kabul ile mükelleftirler. Aile meclisi tarafından tayin edilen vasi için, böyle bir mükellefiyet yoktur.
V. Mazeretler :
Madde 367 - Bilgi Butonu
Aşağıdaki kimseler vasilikten itizar edebilirler :

1 – Altmış yaşını bitirmiş olanlar.

2 – Malüliyetten dolayı vesayeti güçlük ile yapacak olanlar.

3 – Dörtten fazla çocuğun velisi bulunanlar.

4 – Uhdesinde iki vesayet bulunan veya işi aşkın bir vesayeti olanlar.

5 – Mebuslar, vekiller ve temyiz mahkemesi reis ve azaları.
VI. Vesayete mani sebepler :
Madde 368 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Aşağıdaki kimseler vasi olamazlar:

1 – Vesayet altında bulunanlar.

2 – Medeni ve siyasi haklardan mahrum veya suihal sahibi olanlar.

3 – Menfaatleri kasırın menfaatleri ile zıt olan veya onunla düşmanlığı olanlar.

4 – Alakadar vesayet daireleri hakimleri.
(B) TAYİN USULÜ :
I. Tayin :
Madde 369 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Sulh mahkemesi, vasi tayinini müstelzim hallerde, hemen tayine mecburdur. İcabında, küçüğün rüşde vüsulünden evvel de hacir muamelesi yapılabilir.

Reşit olan evlat hacredildikte, vesayet altına alınacak yerde, aslolan, velayet altına konulmaktır.
II. Muvakkat tedbirler :
Madde 370 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Vasinin tayininden evvel bazı işlerin görülmesi zaruri ise, sulh mahkemesi, lazımgelen tedbirleri yapar. Hususiyle hacredilecek kimseyi medeni haklarını kullanmaktan muvakkaten men ve ona bir mümessil tayin edebilir; bu karar ilan olunur.
III. Tebliğ ve ilan :
Madde 371 - Bilgi Butonu
Vesayete tayin edildiği, vasiye derhal tahriren tebliğ edilir; tayin, hacir hükmü ile birlikte hem doğduğu hem ikametgahının bulunduğu yerlerde resmen ilan olunur.
IV. İtizar ve itiraz :
1 – Vesayet makamının vazifesi:
Madde 372 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Tayini kendisine tebliğ edildiği günden itibaren on gün içinde, vasi, kanuni mazeretlerini beyan ile itizar edebilir.

Bundan başka her alakadar, muttali olduğu günden itibaren on gün içinde tayinin kanuna mugayir olduğundan bahisle itiraz edebilir.

Sulh Mahkemesi, itizarı veya itirazı kabul ederse yeniden bir vasi tayin eder; kabul etmediği halde bir karar vermek üzere keyfiyeti raporla mahkemei asliyeye gönderir.
1304-52
2 – Muvakkat idare:
Madde 373 - Bilgi Butonu
Vesayetten itizar etmiş veya vesayetine itiraz edilmiş olan vasi, yerine diğeri gelinceye kadar vazifesini yapmağa mecburdur.
3 – Karar:
Madde 374 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Mahkemei asliye, kararını vasiye ve sulh mahkemesine tebliğ eder. Vasi mazur görülmüş ise sulh mahkemesi, derhal yeni bir vasi tayin eder.
V. Devir ve teslim :
Madde 375 - Bilgi Butonu
Tayin kat'ileşince sulh mahkemesi marifetiyle vasiye devir ve teslim muamelesi yapılır.
BEŞİNCİ FASIL
Kayyımlık
(A) TAYİN SEBEPLERİ:
I. Temsil:
Madde 376 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Sulh mahkemesi, aşağıdaki hallerde ve kanunun tayin ettiği diğer yerlerde alakadarının istidası üzerine veya doğrudan doğruya kayyım tayin eder:

1 – Reşit olan bir kimse hastalık veya gaip olmak ile yahut bunlara benzer sebeplerden biriyle müstacel bir işini bizzat yapamadığı gibi bir mümessil tayinine de muktedir olamazsa.

2 – Bir işte kanuni mümessilin menfaati ile küçüğün veya mahcurun menfaati birbirine zıt olursa.

3 – Kanuni mümessilin bir manii zuhur ederse.
II. Malların idaresi:
1– Kanuni kayyım:
Madde 377 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Sulh mahkemesi; idaresi kimseye ait olmayan mallar için muktazi tedbirleri ittihaza, hususile atideki hallerde kayyım tayinine mecburdur:

1 – Bir kimse uzun müddettenberi gaip olupta bulunduğu yer, belli olmazsa.

2 – Bir kimse malını bizzat idareye veya bunun için bir vekil tayinine muktedir olmayıp ta kendisine bir vasi tayinine de mahal yok ise.

3 – Bir terekede ölüme bağlı haklar henüz taayyün etmemiş bulunur veya ceninin menfaati için lüzum görülürse.

4 – Bir cemiyetin veya tesisin teşkilatı eksik olur ve başka suretle de idaresi temin edilmemiş bulunur ise.

5 – Bir hayır iş veya umumi menfaat için halktan toplanan paraların idare ve sureti sarfı temin edilmemiş ise.
2 – İhtiyari kayyım :
Madde 378 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Kendisinde ihtiyari hacir sebeplerinden biri bulunan reşit için, talebi üzerine, bir kayyım tayin edilebilir.
III. Mahdut ehliyet :
Madde 379 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Hacrine kafi sebep bulunmamakla beraber medeni haklarını kullanmak salahiyetinden kısmen mahrum edilmesi menfaati iktizasından bulunan reşide aşağıdaki işlerinde reyi alınmak üzere bir müşavir tayin olunur:
1304-53
1 – Husumet ve sulh.

2 – Gayrimenkulün alım satımı ve onlar üzerinde rehin ve sair ayni bir hak tesisi.

3 – Kıymetli evrak alım satımı ve terhini.

4 – Alelade idare ihtiyaçları haricinde inşaat.

5 – Ödünç verme ve alma.

6 – Sermayeyi almak.

7 – Hibe.

8 – Kambiyo taahhütleri altına girmek.

9 – Kefalet.

Bu suretle medeni haklarını kullanmak salahiyetinden kısmen mahrum edilen kimse gelirinde dilediği veçhile tasarruf hakkı baki kalmak üzere mallarını idare hakkından dahi mahrum edilebilir.
(B) SALAHİYETTAR MAKAM:
Madde 380 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Kayyım, Kayyımlık altına alınacak kimsenin ikametgahı sulh mahkemesi tarafından tayin olunur. Malların idaresiyle mükellef olan kayyım, o malların en büyük kısmı nerede idare ediliyor veya temsil edilen kimsenin hissesine nerede isabet etmiş bulunuyorsa, oranın sulh mahkemesi tarafından tayin olunur.
(C) TAYİN :
Madde 381 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Vasi tayininde usul ne ise, kayyım hakkında da odur. Sulh mahkemesi, muvafık görmezse kayyım tayinini ilan etmez.
ON BİRİNCİ BAP
Vesayetin İdaresi
BİRİNCİ FASIL
Vasinin vazifeleri
(A) VAZİFEYE BAŞLAMAK:
I. Defter:
Madde 382 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Vasi, vazifesine başlarken sulh mahkemesinin bir mümessili hazır bulunduğu halde, vesayet altındaki kimsenin mallarının defterini yapar.

Vesayet altındaki kimse, temyiz kudretini haiz ve imkan da mevcut ise defter yapılırken hazır bulundurulur. Mahkemei asliye, icabında vasinin ve sulh mahkemesinin teklifi üzerine defterin resmi surette yapılmasını emreder. Bu muamele alacaklılara karşı mirası kabul halinde tanzim edilen resmi defter hükmünde olur.
II. Kıymetli eşyanın hıfzı:
Madde 383 - Bilgi Butonu
Vesayet altındaki kimsenin, mallarını idare hususunda bir mahzuru yoksa; senetler, kıymetli eşya, mühim vesikalar ve buna mümasil sair şeyler sulh mahkemesinin murakabesi altında emin bir mahalle konulur.
III. Menkulün satışı:
Madde 384 - Bilgi Butonu
Vesayet altındaki kimsenin menfaati icap ettiği takdirde bundan evvelki maddede beyan olunanlardan maada menkul eşya, sulh mahkemesinin talimatı dairesinde aleni müzayede ile yahut iki tarafın rızasiyle satılır.

Vesayet altındaki kimsenin ailesi veya kendisi için kıymeti mahsusası bulunan şeyler, mecburiyet olmadıkça satılmaz.
1304-54
IV. Nukut :
1 – Tenmiyesi:
Madde 385 - Bilgi Butonu
Vasinin, vesayeti altındaki kimse için sarfına lüzum görmediği nukut; derhal, sulh mahkemesi veya hükümetçe tayin edilmiş olan mali bir müesseseye faiz mukabilinde ikraz edilir. Vasi, bir aydan fazla nemasız bıraktığı nukudun faizini ödemeğe mecburdur.
2 – Tahvil:
Madde 386 - Bilgi Butonu
Kafi derecede teminatı bulunmayan alacaklar, sağlam alacağa tahvil olunur. Tahvil muamelesi vesayet altındaki kimsenin menfaatine en muvafık bir zamanda yapılır.
V. Mali ve ticari teşebbüsler :
Madde 387 - Bilgi Butonu
Vesayet altındaki kimsenin malları, sınai ve ticari ve sair teşebbüsleri de ihtiva ediyorsa; sulh mahkemesi, bunların tasfiyesi veya idamesi için lazımgelen talimatı ita eder.
VI. Gayri menkul:
Madde 388 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Gayrimenkul mallar, sulh mahkemesinin izniyle satılır. Sulh mahkemesi, vesayet altındaki kimsenin menfaati icap etmedikçe bey'e mezuniyet vermez. Satış aleni müzayede ile olur ve ihale sulh mahkemesi tarafından tasdik edilmek lazımdır; mezkür makamın gecikmeksizin bir karar vermesi icap eder.

Satış, mahkemei asliyenin tasvibi ile müstesna olarak iki tarafın rızasiyle yapılabilir.
(B) İTİNA VE TEMSİL :
I. İtina:
1 – Küçükler:
Madde 389 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Vasi, küçüğün infak ve terbiyesine itina eder. Bu hususta vesayet dairelerinin müdahale haklarına mütedair hükümler baki kalmak şartiyle vasi, ana ve babaya ait salahiyeti kullanır.
2 – Mahcurlar :
Madde 390 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Vasi, mahcuru himaye ve şahsi muamelelerinde ona müzaheret ve icabı halinde bir müesseseye konulmasını temin eder.
II. Temsil:
1 – Umumi:
Madde 391 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Vesayet dairelerinin müdahale haklarına mütedair hükümler baki kalmak şartiyle vasi, bütün tasarruflarında küçüğü temsil eder.
2 – Memnu tasarruflar:
Madde 392 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Vasi, vesayeti altındaki kimsenin malını hibe veya vakfedemiyeceği gibi onun hesabına kefalet de yapamaz.
3 – Vesayet altındaki kimsenin reyi alınmak:
Madde 393 - Bilgi Butonu
Temyiz kudretini haiz olupta en aşağı on altı yaşında bulunan vesayet altındaki kimsenin mallarını idareye müteallik mühim tasarruflarda, mümkün oldukça, reyi alınır.

Vesayet altındaki kimsenin bu reyi, vasiyi, mesuliyetten kurtaramaz.
1304-55
4 – Küçüğün tasarrufu:
A) İcazet:
Madde 394 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Vesayete tabi ve temyize muktedir kimse vasinin sarih veya zımni muvafakati ile yahut lahik olacak icazeti ile bir borcu iltizam veya bir haktan feragat edebilir.

Diğer tarafın bizzat tayin edeceği veya hakime tayin ettireceği münasip bir müddet zarfında, vasi icazet vermezse, o tasarruf hükümsüz kalır.
B) İcazetin fıkdani:
Madde 395 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Vasi tarafından icazet verilmezse akitlerden herbiri, verdiğini geri isteyebilir. Şukadar ki vesayete tabi kimse ancak intifa eylediği miktar veya iade zamanına kadar mallarında hasıl olan ziyade nisbetinde yahut suiniyetle elden çıkardığı miktar ile mesuldür.

Vesayet altındaki kimse hakikata muhalif olarak kendini ehil göstermiş ise, bu yüzden başkasına iras eylediği zararı zamin olur.
5 – Vesayet altındaki kimselerin meslek ve sanatı:
Madde 396 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Kendisine sulh mahkemesi tarafından bir meslek veya sanatla iştigale sarahaten veya zımnen izin verilen vesayet altındaki kimse, bu sanat ve mesleğin zaruriyatından olan her tasarrufu yapabilir ve bu tasarruflarından dolayı bütün servetiyle mesuldür.
(C) MALLARIN İDARESİ:
I. Vasinin vazifeleri hesap :
Madde 397 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Vasi, vesayeti altındaki kimsenin mallarını müdebbir bir müdür gibi idare eder.

Vasi, sulh mahkemesinin tayin eylediği zamanlarda ve hiç olmazsa senede bir kere mahkemeye arzetmek üzere hesap tutmağa mecburdur. Temyiz kudretini haiz ve en aşağı on altı yaşında bulunan vesayet altındaki kimse, mümkün oldukça hesabın rüyetinde bulundurulur.
II.Vesayet altındaki kimseye bırakılmış mallar :
Madde 398 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Vesayet altındaki kimse, kendi tasarrufuna bırakılan mallar ile vasisinin izniyle çalışarak kazandığı malları bizzat idare etmek hakkını haizdir.
(D) VASİLİK MÜDDETİ:
Madde 399 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Vesayet, kaideten dört sene için tevcih olunur. Dört senenin hitamında vasi, vesayetten itizar edebilir.
(H) VASİNİN ÜCRETİ:
Madde 400 - Bilgi Butonu
Vasinin, vesayet altındaki kimsenin malından ücret almağa hakkı vardır. Bu ücret, her bir hesap müddeti için vasinin sarf ettiği emeğe ve vesayeti altındaki kimsenin gelirine göre sulh mahkemesi tarafından takdir olunur.
İKİNCİ FASIL
Kayyımın vazifeleri
(A) KAYYIMLIĞIN MAHİYETİ:
Madde 401 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Menfaatleri için kendilerine bir kayyım tayin edilen kimseler, kanuni müşavirin iştirakine dair olan hükümlere halel gelmemek üzere medeni haklarını kullanmak salahiyetini muhafaza eder.
1304-56
Kayyımlığın müddeti ve kayyıma verilecek ücret miktarı; sulh mahkemesince tayin olunur.
(B) KAYYIMLIĞIN MEVZUU:
I. Hususi kayyımlık:
Madde 402 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Muayyen bir iş için tayin edilen kayyım, o işi sulh mahkemesinin talimatı dairesinde ifa eder.
II. Malların İdaresi :
Madde 403 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Malların nezaretine veya idaresine memur edilen kayyım, ancak iktiza eden idari ve tahaffuzi tasarruflerde bulunabilir.

Kayyımın diğer tedbirlere tevessül edebilmesi temsil edilen kimsenin muvafakatine ve muvafakat itasına ehil değil ise sulh mahkemesinin müsaadesine bağlıdır.
ÜÇÜNCÜ FASIL
Vesayet dairelerinin müdahale hakları
(A) ŞİKAYET:
Madde 404 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Temyiz kudretini haiz olan, vesayet altındaki kimse ve herhangi bir alakadar, vasinin tasarrufu aleyhine, sulh mahkemesine şikayet edebilir.

Sulh mahkemesinin kararına karşı tebliğden itibaren on gün içinde mahkemei asliyeye itiraz edilebilir.
(B) İZİN:
I. Sulh mahkemesi tarafından:
Madde 405 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Aşağıdaki hususlarda sulh mahkemesinin izni lazımdır:

1 – Gayrimenkulün alım satımı ve terhini ve sair ayni bir hak tesisi.

2 – Alelade işletme ve idare ihtiyaçları haricinde menkulatın alım satımı.

3 – Alelade idare ihtiyaçları haricinde inşaat.

4 – Ödünç verme ve alma.

5 – Kambiyo taahhütleri altına girmek.

6 – Bir seneden fazla müddetle arazi ve üç seneden veya ondan fazla müddetle akar icar ve isticarı.

7 – Vesayet altında bulunan kimsenin bir sanat veya meslek ile iştigaline müsaade.

8 – Vasi tarafından heman yapılması lazımgelen muvakkat tedbirler müstesna olmak üzere husumet, sulh, tahkim ve konkordato akdi.

9 – Evlenme mukavelesi akdi ve miras taksimi.

10 – Borç ödemekten aciz beyanı.

11 – Vesayet altında bulunan kimsenin hayatı üzerine sigorta akdi.

12 – Çıraklık mukavelesi akdi.

13 – Vesayet altındaki kimsenin bir terbiye veya muavenet müessesesine konulması.

14 – Vesayet altında bulunan kimseye yeni bir ikametgah ittihazı.
II. Mahkemei asliye tarafından:
Madde 406 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Aşağıdaki hususlarda sulh mahkemesinin kararı alındıktan sonra mahkemei asliyenin dahi müsaadesi lazımdır:

1 – Vesayet altındaki kimsenin evlatlık olması veya başka birini evlat edinmesi.
1304-57
2 – Vatandaşlık hakkını iktisap veya ondan feragat.

3 – İktisadi bir teşebbüsün iktisabı veya tasfiyesi ve vesayet altındaki kimsenin şahsi mesuliyetini veya mühim bir sermaye tahsisini icabettiren bir şirkete girmesi.

4 – Kaydıhayat ile maaş veya irat itasına veya kaydıhayat ile infaka dair mukaveleler akdi.

5 – Miras kabul veya reddi veya bir miras mukavelesi akdi.

6 – Küçüğün mezun kılınması.

7 – Vasi ile vesayet altında bulunan kimse arasında akdolunan mukavelelerin tasdikı.
(C) RAPOR VE HESAPLARIN TETKİKİ:
Madde 407 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Sulh Mahkemesi, Vasinin muayyen zamanlarda verdiği rapor ve hesapları tetkik ve lüzum görürse ikmal ve tashihini emir eder.

Sulh Mahkemesi, rapor ve hesapları kabul veya ret ve icabında vesayet altındaki kimsenin menfaatinin iktiza ettiği tedbirleri ittihaz eyler.
(D) İZNİN BULUNMAMASI:
Madde 408 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Sulh Mahkemesinin kanunen muktazi müsaadesi alınmadan yapılan tasarrufun vesayet altındaki kimseye karşı hükmü; böyle bir kimsenin, vasisinin muvafakati olmaksızın yaptığı tasarrufun hükmü gibidir.
DÖRDÜNCÜ FASIL
Vesayet uzuvlarının mesuliyeti
(A) UMUMİYET İTİBARİYLE :
I. Vasi :
II. Vesayet idarelerinin mesuliyeti :
Madde 409 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Vasi ve vesayet daireleri, vazifelerinin ifasında müdebbir bir müdür gibi hareketle mükelleftirler ve kasit veya ihmal ile sebebiyet verdikleri zararlardan mes'uldürler.
III. Hazinenin mesuliyeti :
Madde 410 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Vasi veya vesayet daireleri tarafından ödenemeyen zararları hazine, tazmin eder.
(B) MESULİYET ŞARTLARI:
I. Azalar arasında :
Madde 411 - Bilgi Butonu
Vesayet dairelerinin mesul olan herbir azası, kusurundan mütevellit olmadığını ispat etmedikçe, vaki zararı tazmin ile mükellef ve herbiri hissesiyle mesuldür.
II. Muhtelif vesayet uzuvları arasında :
Madde 412 - Bilgi Butonu
Vasi ve sulh hakimi, zararı tazminden birlikte mesul oldukları takdirde sulh hakimi vasinin ödeyemediği zarar miktarını tazmin ile mükelleftir.

Mahkemei asliye heyeti, sulh hakimi ile birlikte mesul oldukları surette sulh hakiminin ödeyemediği zarar miktarını tazmin ile mükelleftirler. Hileden tevellüt eden bir zararı tazmin ile mükellef olan kimseler doğrudan doğruya ve müteselsilen mesuldür.
1304-58
(C) MESULİYET DAVASININ MERCİİ RÜYETİ :
Madde 413 - Bilgi Butonu
Vasi ve vesayet dairelerinin azası ile hazine aleyhindeki tazminat davaları alelade zarar ve ziyan davalarını rüyet eden mahkemede ikame olunur ve mahkemei asliye heyetinin alakadar oldukları tazminat davaları en yakın diğer bir mahkemei asliyeye gönderilir. Bu mesuliyet davasının rüyeti, idari makamlarca tahkikatı evveliye icrasına mütevakkıf değildir.
ON İKİNCİ BAP
Vesayetin hitamı
BİRİNCİ FASIL
Küçüklük ve hacır hallerinin hitamı
(A) KÜÇÜKLER HAKKINDA :
Madde 414 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Küçük üzerindeki vesayet, rüşt veya hakimin rüşt kararı ile nihayet bulur. Mahkemei asliye, rüşde karar verir iken vesayetin hitamı gününü tesbit ve kararını resmen ilan eder.
(B) MAHKÜMLAR HAKKINDA :
Madde 415 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Hürriyeti salip bir cezaya mahküm olan kimse üzerindeki vesayet, hapsin hitamiyle nihayet bulur. Muvakkaten veya bir şart ile serbest bırakılmış olan mahpus vesayet altında kalır.
(C) DİĞER VESAYETE TABİ KİMSELER HAKKINDA :
I. Vesayetin ref'i şartları :
Madde 416 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Sair eşhas üzerindeki vesayet, mahkemei asliye tarafından ref ile nihayet bulur. Hacir sebebi zail olunca mahkemei asliye hacri ref ile mükelleftir.

Mahcur ile alakadarlardan herbiri, hacrin refini talep edebilir.
II. Usul :
1 – İlan :
Madde 417 - Bilgi Butonu
Hacir ilan edilmiş ise ref'i dahi ilan olunur. Medeni hakları kullanmak salahiyetinin avdeti, bu ilanın icrasına mütevakkıf değildir.
2 - Akıl hastalığı halinde :
Madde 418 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Akıl hastalığından veya akıl zaifliğinden dolayı verilmiş olan hacir kararının ref'i, hacir için bir sebep kalmadığını mübeyyin ehlivukuf raporuna mütevakkıftır.
3 – İsraf, ayyaşlık, suiidare halinde:
Madde 419 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
İsraf, ayyaşlık, suihal veya sui idare sebebiyle mahcur olan kimseler hacir altına alınmasını mucip fiilden dolayı en aşağı bir sene içinde bir güna şikayete meydan vermemiş ise bu baptaki hacrin ref'ini talebedebilir.
4 – İhtiyari hacir halinde :
Madde 420 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Vesayet altındaki kimsenin kendi istidası üzerine verilmiş olan hacir kararı, ancak bu hacre esas olan sebebin zevaliyle ref olunabilir.
(D) KAYYIMIN VESAYETİ :
I. Mutlak surette hitam :
Madde 421 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Kayyımın vesayeti, tayin edilmiş olduğu işlerin hitamiyle nihayet bulur.
1304-59
Bir malın idaresine müteallik vesayet, kayyımın tayinini mucip sebebin zevaliyle ve kayyımın vazifesinden affiyle nihayet bulur. Kanuni müşavire mahsus vesayet, mahkemei asliyenin karariyle nihayet bulur. Mahcuriyetin ref'i hakkındaki kaideler burada da caridir.
II. İlan :
Madde 422 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Kayyımın tayini ilan edilmiş bulunduğu veya sulh hakimi muvafık gördüğü takdirde bu baptaki vesayetin hitamı resmen ilan olunur.
İKİNCİ FASIL
Vasilik sıfatının zevali
(A) MEDENİ HAKLARI KULLANMAK SALAHİYETİNİN ZIYAI VE VEFAT:
Madde 423 - Bilgi Butonu
Vasilik sıfatı, vasinin vefatı veya medeni haklarını kullanmaktan mahrumiyeti ile hitam bulur.
(B) VESAYET MÜDDETİNİN TEMDİT EDİLMEMESİ:
I. Tayin devresinin hitamı:
Madde 424 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Vasilik sıfatı, temdit edilmediği takdirde; müddetin bitmesiyle hitam bulur.
II. Ehliyetsizlik veya mazeret:
Madde 425 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Vasi, ehliyete mani veya vasilikle telifi gayri kabil bir sebebin hudusunda, istifa ile mükelleftir. Kanuni bir itizar sebebi tahaddüs etse bile, fevkalade bir hal olmadıkça vasi, müddetinin hitamından evvel istifa edemez.
III. İdareye devam :
Madde 426 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Vasi, halefi işe başlayıncaya kadar zaruri olan idari tasarrufları ifa ile mükelleftir.
(C) AZİL :
I. Sebepleri :
Madde 427 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Vasinin, vasiliğe gayri layık bir hali anlaşılır veya vazifesini ifada sui istimali veya fahiş bir ihmali görülürse mahkemei asliye tarafından azlolunur. Borcunu ödemekten aciz kalan vasi hakkında da hüküm böyledir. Sulh hakimi, vesayet altındaki kimsenin menfaatlerini tehlikede gördüğü anda; vazifesini gereği gibi ifa edemiyen vasinin başka bir kusuru olmasa bile, vazifesine nihayet verebilir.
II. Azil usulü :
1 – İstida üzerine ve resen:
Madde 428 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Temyiz kudretini haiz vesayet altındaki kimse ve alakadarlardan her biri, vasinin azlini talebedebilirler.

Azli mucip bir sebebin vücuduna diğer bir suretle muttali olan sulh hakimi vasiyi azle tevessül ile mükelleftir.
2 – Tahkikat ve inzibati selahiyet:
Madde 429 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Mahkemei asliye, ancak tahkikat icrasından ve vasiyi istimadan sonra azle karar verebilir. Hafif yolsuzluklarda, sulh mahkemesi vasiye sadece azline tevessül olunacağını ihtar ve onu nihayet yirmi beş lira cezayi nakdiye mahküm edebilir.
1304-60
3 – Muvakkat tedbirler:
Madde 430 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Teahhürde tehlike varsa sulh mahkemesi, vasiye muvakkaten işten el çektirebilir; icabında tevkif ve mallarını haciz ettirebilir.
4 - Sair tedbirler :
Madde 431 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Sulh mahkemesi, azle tevessül ve inzibati cezadan maada, vesayet altındaki kimsenin menfaatı için muktazi tedbirleri de ittihaz ile mükelleftir.
5 - Şikayet :
Madde 432 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Sulh mahkemesinin kararı aleyhinde, mahkemei asliyeye itiraz olunabilir.
ÜÇÜNCÜ FASIL
Vesayetin hitamı üzerine terettüp eden hükümler
(A) HESABI KATİ VE MALLARIN TESLİMİ :
Madde 433 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Vesayeti hitam bulan vasi; idaresine ait raporu ve hesabı katiyi sulh hakimine tevdie ve malları, vesayet altındaki kimsenin veya mirasçılarının yahut yeni vasinin emrine amade bulundurmağa mecburdur.
(B) RAPOR VE HESABIN TETKİKİ :
Madde 434 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Bu raporla hesabı kati, muayyen zamanlarda verilen raporlar ve hesaplar hakkındaki usule göre sulh hakimi tarafından tetkik ve tasdik edilir.
(C) VASİNİN VESAYETİNE HİTAM VERİLMESİ :
Madde 435 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Raporla hesabı kati tasdik olunduktan ve vesayet altındaki kimse veya mirasçıları yahut yeni vasi mallara vazıyed ettikten sonra sulh mahkemesi vasinin vazifesine hitam verir. Hesabı kati; vesayet altındaki kimsenin mirasçılarına veya yeni vasiye mesuliyet davası hakkındaki hükümlere nazarı dikkatleri celbolunarak tebliğ edilir.

Bu tebliğ ile beraber vasinin vazifesine hitam verildiğine veya hesabı katinin kabul edildiğine dair ittihaz olunan kararda, bildirilir.
(D) MESULİYET DAVASI :
I. Adi müruru zaman :
Madde 436 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Vasinin mesuliyetine veya vesayet daireleri azasının doğrudan doğruya mesuliyetlerine müteallik davalarda müruru zaman müddeti hesabı katinin tevdiinden itibaren bir senedir.

Doğrudan doğruya tazmin ile mükellef olmayıp da yalnız zararın ödenemiyen miktariyle mesul olan vesayet daireleri azası ve hazine aleyhindeki davaların müruru zamanı, birinci derecede mesul olanların zararı ödiyemiyecekleri tahakkuk ettiği tarihten itibaren bir senedir.

Vesayet altındaki kimse, vesayetten kurtulmadıkça vesayet daireleri azası ile Hazine aleyhinde, müruru zaman ceryan etmez.
II. Fevkalade müruru zaman :
Madde 437 - Bilgi Butonu
Hesap sehvine müteallik yahut adi müruru zaman müddetinin iptidarından mukaddem bilinmesi mümkün olmıyan bir sebebe müstenit mesuliyet davaları, davaya sebebiyet veren hadisenin meydana çıktığı günden itibaren, bir sene mürur ettikten sonra, istima olunmaz. Her halde adi müruru zamanın iptidasından itibaren on sene sonra dava hakkı sakıt olur. Cürümden madut bir fiilden
1304-61
dolayı ikame olunacak mesuliyet davasında, eğer hukuku umumiye davasının müruru zaman müddeti hukuku şahsiye davasındaki müddetten fazla ise; müruru zaman hukuku umumiye davası müddetine tabidir.
(H) VESAYET ALTINDAKİ KİMSENİN İMTİYAZI:
Madde 438 - Bilgi Butonu
Vesayet altındaki kimsenin, vasi veya vesayet daireleri azası zimmetindeki alacağı, imtiyazlı alacaktır.
ÜÇÜNCÜ KİTAP
Miras
BİRİNCİ KISIM
Mirasçılar
ON ÜÇÜNCÜ BAP
Kanuni mirasçılar
(A) HISIMLAR :
I. Füru :
Madde 439 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Birinci derecede mirasçılar, müteveffanın füruudur.

Çocuklar, müsavat üzere mirasçıdır.

Müteveffadan evvel vefat etmiş çocuklar, her tabakada halefiyet tarikiyle mirasçı olan füruları tarafından temsil olunurlar.
II. Baba ve ana :
Madde 440 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Füruu olmıyan müteveffanın mirasçısı, baba ve anasıdır. Bunlar müsavat üzere mirasçıdırlar.

Müteveffadan evvel vefat etmiş olan baba ve ana, her tabakada halefiyat tarikiyle mirasçı olan füruları tarafından temsil olunurlar. Bir tarafta hiç bir mirasçı bulunmadığı takdirde bütün miras diğer tarafın mirasçılarına intikal eder.
III. Büyük baba ve büyük ana :
Madde 441 - Bilgi ButonuBilgi Butonu3678(1990)
Füruu, baba ve anası ve bunların füruu bulunmaksızın vefat eden kimsenin mirasçısı, büyük baba ve büyük anasıdır. Bunlar, müsavat üzere mirasçıdırlar.

(Değişik:14/11/1990 - 3678/8 md.) Miras bırakandan evvel vefat etmiş olan büyükbaba ve büyükana, sağ kalan eş bulunmadığı takdirde, her tabakada halefiyet yoluyla mirasçı olan füruları tarafından temsil olunur.

Baba veya ana tarafından olan büyük baba veya büyük anadan biri, füruu olmaksızın vefat ettiği halde hissesi aynı taraftaki mirasçılara intikal eder.

Baba veya ana tarafından olan büyük baba ve büyük ana, füru bırakmaksızın vefat ettikleri halde; bütün miras, diğer taraftaki mirasçılara intikal eder.
    
IV. Büyük baba ve büyük ananın baba anaları :
Madde 442 - Bilgi ButonuBilgi Butonu3678(1990) (Mülga : 14/11/1990 - 3678/31 md.)
 
1304-62
V. Sahih olmayan nesepte miras :
Madde 443 - Bilgi ButonuBilgi Butonu3678(1990) (Değişik: 14/11/1990 - 3678/9 md. )
Nesebi sahih olmayan hısımlar, nesebi sahih hısımlar gibi mirasçılık hakkını haizdir. (1)
(B) SAĞ KALAN EŞ: (2)
I. Hakkı :
Madde 444 - Bilgi ButonuBilgi Butonu3678(1990) (Değişik: 14/11/1990 - 3678/10 md. )
Sağ kalan eş, birlikte bulunduğu mirasçılara göre miras bırakana aşağıdaki oranlarda mirasçı olur.

1. Miras bırakanın füruu ile birlikte mirasçı olursa, mirasın dörtte biri,

2. Miras bırakanın ana ve baba veya bunların füruu ile birlikte mirasçı olursa mirasın yarısı,

3. Miras bırakanın büyükbaba veya büyükanaları ile birlikte mirasçı olursa mirasın dörtte üçü,

Bunlar da yoksa mirasın tümü eşe kalır.

Sağ kalan eşin büyükbaba ve büyükanalarla birlikte mirasçı olması durumunda; baba veya ana tarafından olan büyükbaba veya büyükanadan biri vefat etmiş ise hissesi aynı taraftaki büyükbaba veya büyükanaya, bir taraftaki büyükbaba ve büyükananın vefat etmiş olması halinde ise bunların hissesi diğer tarafa intikal eder.
II. İntifa hakkının irada tahvili ve teminat:
Madde 445 - Bilgi ButonuBilgi Butonu3678(1990) (Mülga : 14/11/1990 - 3678/31 md.)
 
III. Diğer mirasçılara teminat itası :
Madde 446 - Bilgi ButonuBilgi Butonu3678(1990) (Mülga: 14/11/1990 - 3678/31 md.)
 
(C) EVLATLIĞA ALINAN ÇOCUK:
Madde 447 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Evlatlık ve füruu, kendisini evlat edinen kimseye; nesebi sahih füruu gibi mirasçı olurlar.

Evlat edinen bir kimse ve hısımları, evlatlığa mirasçı olmazlar.
(D) HAZİNE:
Madde 448 - Bilgi ButonuBilgi Butonu3678(1990) (Değişik: 14/11/1990 - 3678/11 md.)
Mirasçı bırakmaksızın vefat eden kimsenin mirası Devlete intikal eder.
ON DÖRDÜNCÜ BAP
Ölüme bağlı tasarruflar
BİRİNCİ FASIL
Tasarrufa ehliyet
(A) VESAYET İLE :
Madde 449 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
On beş yaşını bitiren ve temyiz kudretini haiz olan kimse, kanunun tayin ettiği hudut ve şekiller dahilinde, vasiyet tarikiyle mallarında tasarruf edebilir.
(B) MİRAS MUKAVELESİ :
Madde 450 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Miras mukavelesi, yapabilmek için, yapanın reşit olması şarttır.
(1) Bu maddenin bazı hükümleri daha evvel Anayasa Mahkemesinin 11/9/1987 tarih ve E.1987/1, K.1987/18 sayılı Kararı ile iptal edilmiş olup yapılan son değişiklik metne işlenmiştir. (2) Bu madde başlığı, 14/11/1990 tarih ve 3678 sayılı Kanunun 10 uncu maddesiyle değiştirilmiş olup metne işlenmiştir.
1304-63
(C) BATIL TASARRUFLAR :
Madde 451 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Hata, hile, tehdit veya cebir tesiri altında yapılan ölüme bağlı tasarruflar batıldır. Şu kadar ki bu tasarrufları yapan kimse hataya veya hileye vakıf olduğu, yahut tehdit veya cebrin tesirinden kurtulduğu tarihten itibaren bir sene içinde rücu etmediği takdirde mezkür tasarruflar, sahih addolunur.

Tasarrufu yapan kimse, şahsı veya şey'i tayin ederken açık bir hataya düşmüş ise kendisinin hakiki arzusunu katiyetle tayin mümkün olduğu takdirde; hatalı tasarruf, bu arzuya göre tashih olunur.
İKİNCİ FASIL
Tasarruf nisabı
(A) TASARRUF NİSABI :
I. Şümulü :
Madde 452 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Füruu, baba ve anası, erkek ve kız kardeşi yahut karısı veya kocası sağ iken vefat eden murisin ölüme bağlı tasarrufları, bu kimselerin mahfuz hisseleri miktarından fazla olan mallarında muteberdir.

Bu mirasçılardan kimse bulunmazsa, muris, bütün mirasta tasarruf edebilir.
II. Mahfuz hisse :
Madde 453 - Bilgi ButonuBilgi Butonu3678(1990), 1659(1973), 903(1967) (Değişik: 14/11/1990 - 3678/12 md.)
Mahfuz hisse aşağıdaki miktarlardan ibarettir.

1. Füru için kanuni miras hakkının dörtte üçü,

2. Ana ve babadan her biri için kanuni miras hakkının yarısı,

3. Kardeşlerden herbiri için kanuni miras hakkının dörtte biri,

4. Sağ kalan eş için, füruu ile birlikte mirasçı olması halinde kanuni miras hakkının tümü, diğer hallerde kanuni miras hakkının yarısı.

Gelirinin yarısından fazlası kamu görevi niteliğindeki işlerin yapımına bırakılarak vakıf kurulmasında mahfuz hisse, yukarıda gösterilen hisselerin üçte iki oranındadır.

Genel ve katma bütçeye dahil kurum ve kuruluşlarla, il özel idarelerine, belediyelere, Kanunla kurulan fonlara, kamu yararına çalışan derneklere ve gelirinin yarısından fazlasını kamu görevi niteliğinde işlere harcayan vakıflara yapılan ölüme bağlı tasarruflar ve hibelerde yukarıdaki fıkra hükümleri uygulanır.
III. Tasarruf nisabının hesabı :
1 – Borçların tenzili :
Madde 454 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Tasarruf nisabı, terekenin vefat günündeki haline göre hesap olunur.

Müteveffanın borçları, cenaze masrafı, terekeyi mühürlemek ve defter tutma masrafları, müteveffa ile bir arada yaşayan kimselerin bir aylık iaşe masrafı; terekeden tenzil olunur.
2 – Ölüme bağlı olmayan teberrular :
Madde 455 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Müteveffanın ölüme bağlı olmayarak vakı tenkısa tabi teberruları, tasarruf nisabının hesabı için, terekeye zam olunur.
3 – Ölüme karşı sigortalar:
Madde 456 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Müteveffa tarafından, vefatı halinde tediye edilmek üzere kendi namına ve üçüncü şahıs lehine akdedilen veya kendi namına akdedilip te hayatta vaki veya ölüme bağlı bir tasarruf ile bir üçüncü şahıs lehine devir yahut müteveffanın hayatında ıvazsız ahara temlik olunan sigortalar ancak vefat anındaki iştira kıymetleri ile terekeye dahil olur.
1304-64
(B) MİRAS HAKKINDAN İSKAT :
I. Sebepleri :
Madde 457 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Aşağıdaki hallerde mahfuz hisseli mirasçılar, murisin ölüme bağlı tasarrufu ile mirastan iskat edilebilir:

1 – Murisine veya yakınlarından birine karşı ağır bir cürüm ika ederse.

2 – Murisine veya ailesine karşı kanunen mükellef olduğu vazifeleri ifada büyük bir kusur irtikap eylerse.
II - Hükümleri :
Madde 458 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Miras hakkından iskat olunan kimse, terekeden hisse talep edemiyeceği gibi tenkis davası dahi açamaz. Müteveffa tarafından diğer suretle tasarruf vaki olmamış ise; iskat edilen kimse, müteveffadan evvel ölmüş gibi, hissesi müteveffanın kanuni mirasçıları arasında taksim olunur. Miras hakkından iskat edilen kimsenin füruları o kimse müteveffadan evvel ölmüş gibi mahfuz hisselerini isteyebilirler.
III. Beyyine Külfeti :
Madde 459 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Miras hakkından iskatın muteber olması için müteveffa tarafından iskatı amir olan tasarrufta, sebebin beyan edilmiş olması lazımdır.

İskat edilen kimse tarafından itiraz vukuunda bu beyanın doğruluğunu ispat külfetini, iskattan müstefit olan mirasçıya veya lehine vasiyet yapılan kimseye aittir. Bu beyyine, ikame edilememiş veya iskatın sebebi beyan olunmamış ise müteveffanın arzuları, iskatın sebebi hakkında aşikar bir hatanın neticesi olmadıkça; tasarruf nisabı miktarında infaz olunur.
IV. Acz sebebi ile miras hakkından iskat :
Madde 460 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Müteveffa, borcunu, ödeyecek malı bulunmadığı icra vesikasiyle tahakkuk eden füruundan her hangi birini, mahfuz hissesinin yarısından mahrum edebilir. Ancak müteveffanın, bu yarıyı, iskat edilen füruunun doğmuş ve doğacak çocuklarına tahsis etmesi şarttır. Miras açıldığı zaman icra vesikasının hükmü mürtefi olmuş yahut böyle bir vesika olup ta ihtiva ettiği borcun miktarı miras hakkının yarısından fazla bulunmamış ise mahrum edilenin talebi ile; iskat, keenlemyekün olur.
ÜÇÜNCÜ FASIL :
Ölüme bağlı tasarrufun muhtelif suretleri
(A) UMUMİYETLE TASARRUF :
Madde 461 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Vasiyet veya miras mukavelesi, tasarruf nisabı dahilinde müteveffanın malik olduğu şeyin tamamını veya bir kısmını ihtiva edebilir.
1304-65
(B) MÜKELLEFİYETLER, ŞARTLAR :
Madde 462 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Muris vasiyetinde veya miras mukavelenamesinde bazı mükellefiyetler ve şartlar koyabilir. Miras mukavelenamesinin veya vasiyetin infazından itibaren alakadarlardan her biri bu mükellefiyetlerin ve şartların icrasını isteyebilir.

Kanuna yahut adabı umumiyeye mugayir şart ve mükellefiyetleri ihtiva eden tasarruf, batıldır. Faydasız veya yalnız başkalarını iz'aç için kullanılan şartlar ve mükellefiyetler lağıvdır.
(C) MİRASÇI NASBI :
Madde 463 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Muris, terekenin tamamı yahut şayi bir cüzü için bir veya bir kaç kimseleri mirasçı nasbedebilir. Terekenin tamamı veya şayi bir cüzünü almak üzere bir şahsı tayin eden her tasarruf, mirasçı nasbı hükmündedir.
(D) MUAYYEN BİR MALDA TASARRUF :
I. Mevzuu :
Madde 464 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Bir kimse, ölüme bağlı bir tasarrufla, diğer kimseye; mirasçı nasbını tazammun etmeyen muayyen teberrularda bulunabilir. Tasarrufu yapan kimse, muayyen bir malını yahut terekesinin tamamen veya kısmen intifa hakkını vasiyet edebildiği gibi malların kıymeti üzerinden bir üçüncü şahıs lehine bir şey verilmesini veya yapılmasını yahut o şahsın bir borçtan tahlisini mirasçıya veya lehine vasiyet yapılana tahmil edebilir. Bu suretle muayyen olan mala mütaallik bir vasiyeti ifa mükellefiyeti kendisine tahmil edilen mirasçı veya lehine vasiyet yapılan kimse, o mal terekede zuhur etmediği takdirde; tasarruftan hilafı anlaşılmadıkça, mükellefiyetten beri olur.
II. Teslim :
Madde 465 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Vasiyet olunan mal, hasar ve zevaidiyle ve gayrin hakkiyle meşgul veya ondan hali olarak, mirasın açıldığı gün ne halde ise o suretle teslim olunur.

Vasiyet olunan malı ifa ile mükellef olan kimse, mirasın açıldığı günden itibaren vukubulan sarfiyat ve hasarat için başkasının işlerini görene ait hak ve borçları haizdir.
III. Tenkis :
Madde 466 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Tereke mevcudunu veya vasiyeti ifa ile mükellef kimseye edilen teberru miktarını veya tasarruf nisabını tecavüz eden vasiyetlerin mütenasiben tenkisi talep olunabilir.

Vasiyeti ifa mükellefiyeti kendisine tahmil edilen kimse, mirasçılığı veya lehine vakı teberruu ret yahut müteveffadan evvel vefat veya mahrumiyetine karar sudur etse bile, vasiyet tenfiz olunur. Kanuni veya mansup mirasçı, mirası reddetmiş olsa bile kendi lehine vasiyet edilen şeyi talep edebilir.
(H) ALELADE İKAME :
Madde 467 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Tasarrufu yapan kimse mirasçı veya lehine vasiyet yapılan kimsenin kendisinden evvel vefatı veya bunlardan biri tarafından ret vukuu halinde miras yahut vasiyet olunan muayyen mal kendilerine intikal etmek üzere bir veya bir kaç şahıs tayin edebilir.
(V) FEVKALADE İKAME :
I. Namzet tayini :
Madde 468 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Tasarrufu yapan kimse nasbettiği mirasçıya, mirası bir üçüncü şahsa nakletmek mükellefiyetini tahmil edebilir. Bu üçüncü şahsa, namzet denir. Tasarrufu yapan kimse, aynı mükellefiyeti namzede tahmil edemez.

Bu kaideler, muayyen mal vasıyetinde dahi caridir.
1304-66
II. Namzede intikal :
Madde 469 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Tasarrufta, hilafına sarahat bulunmadıkça; miras naklile mükellef mirasçının vefatiyle, namzede intikal eder. Tasarrufta bir müddet tayin edilip te nakil mükellefiyeti olan mirasçı müddetin hitamından evvel vefat ederse; miras teminat vermek şartiyle mirasçılarına intikal eder. Her hangi sebepten dolayı mirasın namzede intikali mümkün olmadığı takdirde mükellefin mirasçıları, kati surette mirasa sahip olur.
III. Teminat :
Madde 470 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Nakil ile mükellef mirasçıya intikal eden mirasın, mahkemei asliye tarafından, defteri yapılır. Tasarrufta, hilafına sarahat bulunmadığı takdirde; tarafından teminat verilmedikçe, miras mükellefe teslim edilmez. Nakli lazım gelen miras meyanında gayri menkul bulunduğu takdirde, bunun tapu sicilindeki kaydine nakil mükellefiyetinin şerh verilmesi teminat yerine geçer. Nakil ile mükellef mirasçı teminat göstermediği yahut namzedin hukukunu tehlikeye koyacak tasarruflarda bulunduğu takdirde mirasın idaresi doğrudan doğruya mahkemei asliyece temin edilir.
IV. Fevkalade ikamenin hükümleri :
1 – Nakil mükellefiyeti hakkında :
Madde 471 - Bilgi Butonu
Nakil ile mükellef mirasçı, her hangi mansup bir mirasçı gibi, mirası iktisap eder.

Namzet de, nakil ile ona malik olur.
2 – Namzet hakkında :
Madde 472 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Namzet, teslim için muayyen zamanın hululünde hayatta bulunduğu takdirde; nakil ile mükellef olanın yerine geçer. Namzet, daha evvel vefat etmiş olursa tasarrufta hilafına şart olmadıkça; nakli lazımgelen malları, nakil ile mükellef mirasçı sureti katiyede iktisap eder. Nakil ile mükellef mirasçının tasarrufu yapan kimseden evvel vefatı yahut mirası reddi veya mirastan mahrumiyeti halinde mallar doğrudan doğruya namzede intikal eder.
(Z) VAKIF :
Madde 473 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Tasarruf nisabının tamamı yahut bir kısmı vakıf olunabilir.
(H) MİRAS MUKAVELELERİ :
I. Mirasçı nasbı ve muayyen bir şeyi vasiyet :
Madde 474 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Bir kimse, yaptığı miras mukavelesiyle mirasını veya muayyen bir malını, mukavele yaptığı kimseye veya başkasına bırakmağı tahhüt edebilir. O kimse mallarında eskisi gibi tasarruf eder. Şukadar ki miras mukavelesinden münbais taahhüdatiyle telifi kabil olmıyan teberrua ve ölüme bağlı tasarrufa itiraz olunabilir.
II. Feragat mukavelesi :
1 – Şumulü :
Madde 475 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Bir kimse, mirasçılarından biri ile ıvazlı veya ıvazsız, mirasçılıktan feragat mukavelesi yapabilir. Bu suretle Feragat eden kimse, mirasçı sıfatını zayi eder.

Feragat mukavelesi ıvazlı olduğu takdirde hilafı şart edilmedikçe feragat eden kimsenin füruuna da müessir olur.
1304-67
2 – Feragatın hükümsüzlüğü :
Madde 476 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Mukavelede feragat eden, kimse yerine nasp edilen mirasçının her hangi bir sebeple mirasçılığı zail olursa; feragat keenlemyekün olur. Şahıs tayin etmeksizin alelıtlak diğer mirasçılar lehine yapılan feragat ancak en yakın asıl müşterekin füruuna hamlolunup daha uzak mirasçılara asla şamil olmaz.
3 – Terekedeki alacaklıların hakkı :
Madde 477 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Tereke açıldığı zamanda borcu mevcudundan ziyade olupta mirasçılar tarafından tediye edilmediği takdirde feragat eden kimse ve mirasçıları feragat mukavelesi mucibince muteveffadan, vefatından evvelki son beş sene zarfında  almış oldukları ıvazdan veya onun hasılatından elyevm yedlerinde bulunan miktar nispetinde alacaklılara karşı mesuldürler.
DÖRDÜNCÜ FASIL
Ölüme bağlı tasarrufların şekilleri
(A) VASİYET:
I. Vasiyetin şekilleri:
1 – Umumiyet itibariyle:
Madde 478 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Vasiyet, resmi senet ile veya vasiyet eden kimsenin el yazısiyle yapılabileceği gibi şifahen dahi yapılabilir.
2 – Resmi vasiyet:
a) Tanzimi:
Madde 479 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Resmi vasiyet senedi; iki şahit huzurunda sulh hakimi katibiadil yahut kanunen bu husus ile tavzif edilen memur tarafından tanzim edilir.
b) Takrir ve tanzimde memurun vazifesi:
Madde 480 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Vasiyet eden kimse, arzularını resmi memura takrir edip onun tarafından yazıldıktan veya yazdırıldıktan sonra okuması için kendisine verilir. Vasiyetname, vasiyet eden kimse tarafından kıraet ve imza olunduktan sonra resmi memur tarafından, tarihi yazılarak imzalanır.
c) İşhat ve şahitlerin vazifesi :
Madde 481 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Vasiyetnameye tarih ve imza konulunca vasiyet eden kimse, vasiyetnameyi okuduğunu ve vasiyetnamenin son arzularını muhtevi olduğunu resmi memur huzurunda iki şahide beyan eder. Şahitler; bu beyanatın huzurlarında vukuuna ve o kimseyi tasarrufa ehil gördüklerine dair vasiyetname altına verecekleri şerhi imza ederler.

Vasiyet eden kimse, vasiyetname münderecatını şahitlere bildirmiyebilir.
d) Okuyup yazamıyan vasiyetçi:
Madde 482 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Vasiyet eden kimse vasiyetnameyi okuyamaz ve imza edemez ise resmi memur şahitler huzurunda vasiyetnameyi kendisine okur.

Vasiyetçi vasiyetnamenin son arzularını muhtevi olduğunu beyan eyler. Bu takdirde şahitler vasiyetçinin beyanatı, huzurlarında vakı olduğuna ve onu tasarrufa ehil gördüklerine dair şerh vermekle iktifa etmeyip vasiyetnamenin kendi huzurlarında resmi memur tarafından vasiyetçiye okunduğunu dahi tahrir ve imza ederler.
1304-68
h) Vasiyetnameye iştirak :
Madde 483 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Medeni hakları kullanmak selahiyetini haiz olmıyanlar veya bir ceza mahkemesince siyasi  ve medeni haklardan iskatına karar verilenler veya okuma ve yazma bilmiyenlerle vasiyetçinin karı veya kocası, usul ve füruu, erkek ve kızkardeşleri ve bu kimselerden her birinin karı ve kocası resmi bir memur veya şahit sıfatı ile, vasiyetname tanzimine iştirak edemezler.
v) Vasiyetnamenin hıfzı:
Madde 484 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Vasiyetnameyi tanzim eden sulh hakimi, katibi adil veya memur; aslını veya musaddak suretini hıfzile mükelleftir.
3 – El yazısı ile vasiyetname:
Madde 485 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Vasiyetçinin, bizzat tanzim ettiği vasiyetname; baştan aşağı kadar tanzim edildiği mahal, sene, ay ve gün dahi dahil olduğu halde bizzat kendi el yazısiyle yazılmış ve imza edilmiş olmak lazımdır. Bu suretle tanzim edilmiş olan vasiyetname açık veya kapalı olarak hıfzedilmek üzere sulh hakimine veya katibi adil veya memura tevdi olunur.
4 – Şifahi şekil:
a) Son arzular:
Madde 486 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Ölüm tehlikesi, münakalatın inkıtaı, bulaşık hastalık  harp gibi fevkalade hallerden dolayı vasiyetçi resmi veya kendi el yazısiyle vasiyetname tanzim edemez ise; vasiyetini, şifahi tarzda yapabilir.

Şifahi tarzda vasiyet, vasiyetçinin son arzularını iki şahide takrir ve takriri veçhile bir vasiyetname yazmaları veya yazdırmaları hususunu onlara tahmil etmesinden ibarettir. Resmi vasiyetlere şahadet için mevzu ehliyet şartları, işbu şahitler hakkında da caridir.
b) Tesbit ve tevdi:
Madde 487 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Vasiyet, kendilerine takrir edilen şahitlerden biri takriri vakıı ve mahalli ve vukuunu ve sene ve ay ve gün tarihlerini hemen yazıp imzalar ve diğer şahide imzalattırır. Bu suretle yazılan vasiyetnameyi, şahitler ikisi birlikte oldukları halde vakit geçirmeksizin bir mahkemeye vererek; işbu vasiyetnamenin vasiyete ehil gördükleri vasiyetçi tarafından kendilerine şifahen takrir edildiğini ve takririn ahvali fevkaladede vuku bulduğunu hakim huzurunda beyan ederler. Şahitler, vasiyetçinin takririni yazıp tevdi edecekleri yerde şifahen ve yukarıdaki beyanlar şeklinde hakime arzederek bir zabıtname şeklinde dahi tesbit ettirilebilir.

Vasiyetçi, vazife başında bir asker ise mülazım rütbesinde veya daha büyük rütbeli bir zabit, mahkeme makamına kaim olabilir.
c) Şifahi vasiyetin hükümsüzlüğü:
Madde 488 - Bilgi Butonu
Vasiyetçi için vasiyetname tanzim etmek veya ettirmek imkanının husulünden itibaren bir ay geçmiş olursa şifahi vasiyetin hükmü kalmaz.
II. Rücu ve ilga:
1 – Rücu:
Madde 489 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Vasiyetçi vasiyet için kanunda muayyen şekillerden biri ile vasiyetinden her zaman rücu edebilir. Rücu tamamen olduğu gibi kısmen de olabilir.
2 – Vasiyetnamenin zayi olması:
Madde 490 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Vasiyetname kazaen veya diğer bir kimsenin kusuru ile zayi olur ve münderecatının ayniyle ve tamamiyle tesbiti mümkün  olmazsa artık, vasiyete itibar olunmaz. Tazminat talebi hakkı mahfuzdur.
1304-69
3 – Vasiyetlerin taaddüdü:
Madde 491 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Muahhar tarihli vasiyet mukaddem  tarihli  vasiyetten sarahaten rücuu ihtiva etmiyorsa sonraki vasiyetin hükümlerinden sarahaten  evvelkini ikmal ve itmam etmiyenleri, evvelki vasiyet makamına kaim olurlar. Bir kimsenin muayyen bir mal hakkındaki vasiyetinin sonradan yaptığı tasarrufla telifi kabil olmazsa, hükümsüz olur.
(B) MİRAS MUKAVELESİ:
I. Şekli:
Madde 492 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Miras mukavelesi, resmi vasiyet şeklinde tanzim edilmiş olmadıkça muteber değildir.

Her iki taraf arzularını aynı zamanda resmi memura beyan ve tanzim olunan mukavelenameyi memur muvacehesinde ve iki şahit huzurunda imza ederler.
II. Fesih:
1 – Sağ olanlar arasında:
a) Mukavele ile yahut vasiyetname şekliyle:
Madde 493 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Miras mukavelesi, akitlerin tahriri mukavelesiyle her zaman fesh olunabilir.

Mukavele, mirasçı  nasbına veya muayyen bir şeyin vasiyetine dair olupta mansup mirasçı veya lehine vasiyet yapılan kimse , tasarruf yapan kimseye karşı mirastan mahrumiyeti mucip bir harekette bulunduğu takdirde o kimse, mukaveleyi yalnız başına fesih edebilir. Bu fesih, vasiyetnameler için kanunen muayyen olan şekillerden biriyle yapılır.
b) Diğer tarafın feshi:
Madde 494 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Bir miras  mukavelesi mucibince tasarrufu  yapan kimsenin hayatında muayyen mal veya menfaat talebi salahiyetini haiz olan kimse, o mal veya menfaat kendisine verilmediği veya temin edilmediği takdirde, borçlar hakkındaki hükümlere tevfikan, mukaveleyi feshedebilir.
2 – Mirasçı veya lehine vasiyet yapılan kimsenin daha evvel vefatı:
Madde 495 - Bilgi Butonu
Mirasçı veya lehine vasiyet yapılan kimsenin tasarrufu yapan kimseden evvel vefatı halinde miras mukavelesi münfesih olur. Şu kadar ki hilafına sarahat bulunmadıkça, müteveffanın mirasçıları, mukavelename mucibince murislerinden almış olduğu ıvazdan veya hasılatından vefat zamanında yedinde bulunan miktarı, o kimseden istiyebilirler.
(C) TASARRUF NİSABININ TAHDİDİ:
Madde 496 - Bilgi Butonu
Vasiyet veya miras  mukavelesi ile yapılan teberrüler, teberrü edenin ölüme bağlı tasarruflarda bulunmak hususundaki serbestisi sonradan tahdide uğramış olsa bile, fesih edilemeyip, yalnız tenkise tabidir.
BEŞİNCİ FASIL
Vasiyeti tenfiz memuru
(A) TENFİZ MEMURUNUN TAYİNİ:
Madde 497 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Vasiyetçi, son arzularını tenfiz için, medeni haklarını kullanmak salahiyetini haiz bir veya bir kaç kimseyi vasiyet tarikiyle memur edebilir. Bu memur, kendisine tefviz edilen vazifeden doğrudan doğruya haberdar edilir ve haberin vusulü tarihinden itibaren on beş gün içinde kabul veya reddedebilir. Şu kadar ki sükütu kabul addolunur ve hizmeti mükabilinde münasıp bir ücret taleb edebilir.
1304-70
(B) SALAHİYETİN ŞÜMULÜ:
Madde 498 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Vasiyetçi tarafından hak ve vazifeleri tayin edilmemiş olan tenfiz memuru , mirası resmen idareye memur kimsenin hak ve vazifelerini haiz olur.

Tenfiz memuru, müteveffanın arzusunu yerine getirmek ve hususiyle terekeyi idare, borçları tediye ve muayyen  bir mala mütaallik vasiyetleri icra ve vasiyetçinin emirlerine veya kanuna göre terekeyi taksim ile mükelleftir. Mütaaddit tenfiz memurları, bir akit ile tevkil edilen  müteaddit vekillerin salahiyetine haizdirler.
ALTINCI FASIL
Müteveffa tarafından yapılan tasarrufların iptal ve tenkisi
(A) İPTAL DAVASI:
I. Ehliyetsizlik, kanuna veya adabı umumiyeye mugayeret:
Madde 499 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Aşağıdaki hallerde, ölüme bağlı tasarruflar iptal olunabilir:

1 – Tasarrufun, tasarruf anında ehliyeti haiz olmayan bir kimse tarafından yapılması.

2 – Hata ya hile veya tehdit yahut cebir tesiri ile yapılması.

3 – Gerek doğrudan doğruya, gerek muhtevi olduğu şartlar itibariyle kanuna muhalif veya ahlaka mugayir olması.

İptal davası mirasçılardan biri tarafından ikame olunabileceği gibi lehine vasiyet yapılan alakadarlar tarafından dahi ikame olunabilir.
II. Şekil noksanı:
Madde 500 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Şekle ait noksanı bulunan tasarruflar, iptal olunur.

Şekle ait noksan, vasiyetnamenin tanzimine  iştirak edenlere veya aileleri efradından birine teberru yapılmaktan ibaret ise, yalnız o teberru iptal olunur.

İptal davası, tasarrufa ehliyet hakkında tatbik olunan kaidelere tabidir.
III. Müruru zaman
Madde 501 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
İptal davası, müddeinin tasarrufa ve butlanın sebebine muttali olduğu günden itibaren bir sene ve her halde vasiyetnamenin açılması tarihinden itibaren beş sene geçmekle müruru zamana uğrar. Tasarrufun butlanı gerek kanuna muhalefet ve adabı umumiyeye mugayeretten gerek ademi ehliyetten neşet etsin; sui niyet sahibi olan müddeaaleyhe karşı iptal davası, ancak otuz senenin geçmesiyle sakıt olur.

Butlan, defi tarikiyle her zaman dermeyan olunabilir.
(B) TENKIS DAVASI:
I. Şartları:
1 – Umumi surette:
Madde 502 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Mahfuz hisselerinin baliğ olduğu miktarı alamıyan mirasçılar, tasarruf nisabını tecavüz eden teberruun tenkisini dava edebilirler.

Müteveffanın, hilafını kasdettiği tasarruftan anlaşılmadıkça kanuni mirasçıların hisselerine dair tasarrufta mevcut hükümler, alalade taksim kaideleri gibi telakki olunur.
2 – Mahfuz hisseli mirasçılar lehine teberrular:
Madde 503 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Mahfuz  hisseli mütaaddit mirasçılara ölüme bağlı tasarruf tarikı ile yapılan ve tasarruf nisabını tecavüz eden teberrular, bu mirasçılardan herbirine mahfuz hissesinden fazla düşen miktarlarla mütenasip olarak tenkise tabidir
1304-71
3 – Bir mirasçının alacaklılarının hakları:
Madde 504 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Mahfuz hissesine tecavüz edilen mirasçıya ait tenkis davası; iflas halinde masasına ve borcu ödemekten aczi takdirinde miras açıldığı zaman acze dair icra vesikasını hamil bulunan alacaklılarına; alacakları nisbetinde intikal eder. Bunlar tarafından ihtar edildiği halde mirasçı davayı ikame etmemiş ise onun hakkında mer'i müddet zarfında kendi namlarına dava ikame edebilirler.

Miras hakkı iskat olunan mirasçı, iskata itiraz etmediği takdirde dahi hüküm bu veçhiledir.
II. Tenkısın hükümleri:
1 – Umumi surette:
Madde 505 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Tasarrufu yapan kimsenin, hilafını kasdettiği tasarruftan anlaşılmadıkça, mirasçı nasbolunan veya kendilerine diğer bir surette teberru edilen kimselere ait hisseler, mütenasiben tenkise tabidir.

Muayyen şeyleri teslim mükellefiyetiyle mukayyet olarak yapılan teberrular tenkise tabi oldukları takdirde, tasarrufu yapan kimsenin hilafını kasdettiği anlaşılmadıkça; kendisine teberru vaki olan kimse, teslimi ile mükellef olduğu muayyen şeylerin dahi mütenasiben tenkisini talep edebilir.
2 – Muayyen bir şeyin vasiyeti:
Madde 506 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Kıymetine noksan gelmeksizin taksimi kabil olmayan muayyen bir mal vasiyet edilip te işbu vasiyet tenkise tabi olursa; lehine vasiyet yapılan kimse, dilerse tasarruf nisabı miktarını nakden alır dilerse tenkisi lazımgelen miktarın kıymetini verip o malı talep eder.
3 – Ölüme bağlı olmayan teberrular:
a) Envaı:
Madde 507 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Aşağıdaki tasarruflar, ölüme bağlı teberrular gibi tenkise tabidir.

1 – İadeye tabi olmamak üzere miras hissesine mahsuben cihaz, teessüs masrafı yahut mal terki şeklinde vaki ölüme bağlı olmayan teberrular.

2 – Miras haklarının berveçhi peşin tasfiyesi maksadiyle yapılan teberrular.

3 – Hibe edenin, kayıtsız ve şartsız rücua hakkı olan hibeler ile adet üzere verilen hediyeler müstesna olarak, vefatından evvelki bir sene içinde yapılmış hibeler.

4 – Mahfuz hisse kaidelerini bertaraf etmek kasdiyle yapıldığı aşikar olan temlikler.
b) Geri verilecek miktar :
Madde 508 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Kendisine tenkise tabi bir teberru yapılmış olan kimse, hüsnü niyet sahibi ise yalnız mirasın açıldığı gün o teberru veya hasılatından elinde kalan miktarı geri vermekle mükelleftir. Miras mukavelesiyle teberrua nail olan kimse, tenkise maruz kalırsa, murise ıvaz olarak verdiği şeyden tenkis ile mütenasip miktarı geri isteyebilir.
4 – Ölüme karşı sigortalar :
Madde 509 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Mütevveffa tarafından vefatı halinde tediye edilmek üzere kendi namına ve başkası lehine akdedilen veya kendi namına akdedilip te hayatta vaki veya ölüme bağlı bir tasarruf ile başkasına devir yahut müteveffanın hayatında ıvazsız ahara temlik olunan sigortalar, iştıra kıymetleri nisbetinde tenkise tabidir.
1304-72
5 – İntifa hakkı veya irat teberruları hakkında:
Madde 510 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Temadisi tahmin edilebilen müddetlerine nazaran sermayeye tahvilleri halinde tasarruf nisabını tecavüz edecek miktara baliğ bir intifa hakkı veya irat ile terekesini mukayyet kılan murisin, mirasçıları; bu intifa hakkını ve iradı haddi layikına tenkis ettirmek yahut tasarruf nisabı miktarını vererek mirasını kayıttan kurtarmakta, muhayyerdir.
6 – Fevkalade ikame halinde :
Madde 511 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Mirası bir namzede nakletmeğe salahiyeti olan bir mirasçı nasbına dair tasarruf; mirasçının mahfuz hissesine taalluk ettiği nisbette, batıldır.
III. Tenkiste tertip:
Madde 512 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Tenkis, mahfuz hisse tamam oluncaya kadar evvel emirde ölüme bağlı tasarruflardan ve kafi gelmediği takdirde en son tarihli olandan başlıyarak en evvel vakı olana doğru çıkmak şartiyle, ölüme bağlı olmayan teberrular üzerinden icra edilir.
IV. Müruru zaman:
Madde 513 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Tenkis davası, mirasçılar mahfuz hisselerine tecavüz edildiğini öğrendikleri günden itibaren bir sene ve her halde vasiyetnameler hakkında açıldıkları tarihten, diğer tasarruflar hakkında mirasın açılmasından itibaren beş sene geçmesiyle sakıt olur. Bir tasarrufun iptali bir diğerini ihya ediyorsa, müruru zaman müddetleri ancak butlan kararının suduru tarihinden itibaren cereyan eder.

Tenkis iddiası, defan her zaman dermeyan olunabilir.
YEDİNCİ FASIL
Miras mukavelenamesinden mütehaddis davalar
(A) MURİS HAYATTA İKEN MALLARININ TESLİMİNE MÜTAALLİK HÜKÜMLER:
Madde 514 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Murisin miras mukavelenamesiyle hayatında mallarını teslim eylediği mirasçı, terekede alakadar kimseleri usulü dairesinde davet ile defterini yaptırabilir. Muris, mallarının hepsini temlik etmemiş yahut yeniden bazı mallar iktisap eylemiş ise hilafı şart edilmiş olmadıkça miras mukavelesi hayat halinde olunan miktara, masruf olur.

Miras mukavelesinden mütehaddis hak ve borçlar, hilafı şart edilmemiş ise, hayatta iken vukubulan teminat nisbetinde, mansup mirasçının mirasçılarına intikal eder.
(B) TENKİS VE GERİ VERME:
I. Tenkis:
II. Geri verme:
Madde 515 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Mirastan feragat eden mirasçıya, murisin hayatında teslim eylediği mallar tasarruf nisabını mütecaviz ise; diğer mirasçılar tenkisini talep edebilirler. Bu takdirde ancak mirasçının mahfuz hissesine tecavüz eden miktar, tenkise tabidir. Mirastan feragat eden kimseye hayatta vukubulan teslimatın mahsubu, miras hükümlerinin iade kaidelerine tevfik olunur.
(C) MUHAYYERLİK :
Madde 516 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Mirasçılıktan feragat eden mirasçı tenkis dolayısiyle muristen hayatta iken teslim ettiği miktarın tamamını veya bir kısmını geri vermeğe mecbur olursa muhayyerdir; dilerse tenkisi icabeden miktarı geriye verir, dilerse vukubulan teslimatın mecmuunu iade ile asla feragat etmemiş gibi mirasa iştirak eder.
1304-73
İKİNCİ KISIM
Miras
ON BEŞİNCİ BAP
Mirasın açılması
(A) AÇILMA SEBEBİ:
Madde 517 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Miras, ölüm ile açılır. Murisin ölümüne bağlı olmayan teberru ve taksimleri, mirasa alakaları noktasından mirasın açıldığı gündeki haline göre takdir edilir.
(B) MİRASIN AÇlLDIĞI MAHAL VE MUHAKEME MERCİİ:
Madde 518 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Miras, bilcümle malları şamil olmak üzere müteveffanın son ikametgahı mahkemesinde açılır. Ölüme bağlı tasarruflarda, iptal veya tenkis ve mirasın taksimi ve miras sebebi ile istihkak davaları bu mahkemede görülür.
(C) AÇlLMA HÜKÜMLERİ:
I. Ehliyet:
1 – Medeni haklardan istifade :
Madde 519 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Ehil olmayanlardan başka herkes, kanuni mirasçı olabildiği gibi vasiyet ve miras mukavelesi ile de mirasçı veya lehine vasiyet yapılan kimse olabilir. Hükmi şahsiyeti haiz olmayan bir cemaata muayyen bir gaye için vukubulan teberrular, o gayenin temini şartiyle cemaatı teşkil eden kimselere ait olur. Bu suretle gayenin temini kabil olmazsa o teberru, tesis addolunur.
2 – Mahrumiyet :
a) Sebepleri:
Madde 520 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Aşağıdaki kimseler, mirasçı olamıyacakları gibi ölüme bağlı tasarruflarda mirasçı veya lehine vasiyet yapılan kimse olamazlar:

1 – Kasden ve haksız yere müteveffayı öldüren veya öldürmeye teşebbüs edenler.

2 – Kasden ve haksız yere muteveffayı ölüme bağlı bir tasarrufta bulunamıyacak bir hale getirenler.

3 – Hile veya tehdit yahut cebir ile müteveffayı ölüme bağlı bir tasarrufta bulunmağa veya böyle bir tasarrufu feshetmeğe sevkedenler veya bu hususta mani olanlar.

4 – Müteveffanın artık bir daha yeniden yapamıyacağı bir hal ve zamanda ölümüne bağlı bir tasarrufunu kasden ve haksız yere gizleyenler veya bozanlar. Af ile, mahrumiyet kalmaz.
b) Fürular hakkındaki hükümleri:
Madde 521 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Mahrumiyet, şahsidir. Mirastan mahrum olan kimsenin füruları, murisinden evvel vefat eden kimsenin füruları gibi mirasa müstehak olurlar.
II. Hayatta olmak şartı:
1 – Mirasçılar:
Madde 522 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Mirasçı olabilmek için murisin vefatında mirasçılığa ehil olarak sağ olmak lazımdır. Miras açıldıktan sonra vefat eden mirasçının hakkı kendi mirasçılarına intikal eder.
2 – Lehine vasiyet yapılan:
Madde 523 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Kendisine muayyen bir mal vasiyet olunan kimse, vasiyetçinin vefatında mirasa ehil olarak sağ ise o mala müstahak olur. Bu kimse vasiyetçiden evvel vefat etmiş olursa hilafı vasiyeti ihtiva eden tasarruftan anlaşılmadıkça vasiyet olunan mal, terekeye rücu eder.
1304-74
3 – Ana rahmindeki çocuklar:
Madde 524 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Cenin, sağ olarak doğarsa mirasçı olur. Ölü doğan çocuk mirasçı olamaz.
4 – Fevkalade ikame:
Madde 525 - Bilgi Butonu
Miras açıldığı zaman henüz mevcut olmıyan bir kimseyi terekenin tamamı veya bir kısmı veya terekede dahil muayyen bir mal için namzet tayin etmek caizdir. Bu takdirde nakil ile mükellef olan mirasçı veya lehine vasiyet yapılan kimse, müteveffa tarafından tayin edilmemiş ise bu sıfat, kanuni mirasçıya aittir.
(D) GAİPLİK HÜKMÜ:
I. Gaibin mirası:
1 – Mirasa vaz'ıyed ve teminat iraesi:
Madde 526 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Bir kimsenin gaipliğine hükmedilmiş ise mirasçısı veya mirastan müstefit olacak diğer kimse, mirasa vaz'ıyed etmezden evvel icabı takdirinde; mevrus malı bizzat gaibe veya kendilerine müreccah olan hak sahiplerine iade edeceklerine dair teminat göstermeğe mecburdurlar. Bu teminat, gaiplik hükmü ölüm tehlikesi içinde gaip olmaktan naşi ise beş sene ve çoktanberi haber alınamamaktan mütevellit ise on beş sene ve her halde azami olarak gaibin yüz yaşına vasıl olacağı zaman için gösterilir. Bu beş senenin başlangıcı, mirasa vaz'ıyed edildiği günden ve on beş seneninki gaipten alınan son haber tarihinden başlar.
2 – Geri vermek mükellefiyeti:
Madde 527 - Bilgi Butonu
Mirasa vaz'ıyed edenler, mevrus malı, gaip olan kimse zuhur ettiği takdirde; kendisine yahut vaziyed edenlere müreccah hakkı olduğunu ispat eden kimseye, iade ile mükelleftirler. Her iki halde zilyedliğe dair olan hükümler caridir.

Vaz'ıyed edenler, hüsnü niyet sahibi iseler, kendilerine müreccah olan kimselere karşı iade mükellefiyetleri miras sebebi ile istihkak davası için muayyen olan müruru zaman müddetine münhasırdır.
II. Bir gaibin mirastaki hakkı:
Madde 528 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Mirasın açıldığı gün hayat ve mematı ispat edilemiyen gaip mirasçının hissesi, mahkeme tarafından resmen idare ettirilir. Bu gaip murisin ölümünde hayat halinde olmasa idi hissesi kimlere düşecek idiyse, onlar ölüm tehlikesi içinde vukubulan gaybubet halinde hadisenin vukuu tarihinden itibaren bir sene ve çoktanberi haber alınamamak halinde alınan son haber tarihinden itibaren beş sene sonra; hakime müracaatla gaipliğe hüküm itasiyle o hisseye vaz'ıyed etmelerine müsaade olunmasını talep edebilirler. Gaipliğine hükmolunan kimsenin terekesine mirasçılarının veya mirasından müstefit olacak kimselerin vaz'ıyed etmelerine dair hükümler, işbu hissenin tesliminde dahi caridir.
III. Gaibin aynı zamanda mirasçı ve muris olması:
Madde 529 - Bilgi Butonu
Bir gaibin, mirasçıları onun mallarına vaz'ıyed müsaadesini istihsal ettikten sonra o gaibe bir miras intikal ettiği takdirde bu mirasın kanunen kendilerine teslim edilmesi lazımgelenler, ayrıca bir gaiplik hükmü istihsaline mecbur olmaksızın teslim talebinde bulunabilir. Eğer gaiplik kararını daha evvel bunlar istihsal etmiş ise, işbu karar bilmukabele gaibin mirasçıları hakkında müessir olur.
1304-75
IV. Hazinenin talebi ile:
Madde 530 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Hayat ve mematı belli olmayıp ta malları on senedenberi mahkeme marifetiyle idare edilen yahut mallarını bu suretle idaresi on seneden aşağı olmakla beraber yüz yaşını ikmal etmiş olan kimsenin gaipliğine, hazinenin talebi üzerine hükmolunur.

Gaipliğe hüküm için lazım olan ilan müddeti zarfında hiç bir hak sahibi zuhur etmezse, bu mallar hazineye intikal eder. Bu takdirde hazine mirasa vaz'iyed edenler hakkındaki  hükümlere tevfikan gerek gaibe gerek müreccah hak sahiplerine karşı mesul olur.
ON ALTINCI BAP
Mirasın hükümleri
BİRİNCİ FASIL
İhtiyati tedbirler
(A) UMUMİ TEDBİRLER:
Madde 531 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Müteveffanın son ikametgahı sulh hakimi , terekenin muhafazası ve hak sahiplerine vüsulünü temin için lazımgelen tedbirleri doğrudan doğruya yapmağa mecburdur. Bu tedbirler bilhassa kanunda muayyen hallerde terekeyi mühürlemek, deftere geçirmek, doğrudan doğruya idare ve vasiyetnameleri açmak gibi şeylerdir.

Müteveffa ikametgahının gayrı bir mahalde vefat ederse bu mahal sulh hakimi, müteveffanın ikametgahı sulh hakimine keyfiyeti haber vermekle beraber kendi dairesindeki malların muhafazası için lazımgelen tedbiri yapar.
(B) MÜHÜRLEMEK , DEFTER TUTMA:
(C) MÜFREDAT DEFTERİ :
Madde 532 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Aşağıdaki sebeplerden birinin tahakkukunda sulh hakimi terekeyi mühürler ve defterini yapar:

1 – Mirasçılardan biri vesayet altına alınmış ise veya alınması icap ediyorsa.

2 – Vekili olmayan bir mirasçının gaybubeti halinde.

3 – Mirasçılardan ve alakadarlardan birinin talebi üzerine.

Defteri yapma muamelesi, tarihi vefattan itibaren bir ay içinde ikmal olunur.
(D) TEREKENİN RESMEN İDARESİ:
I. Umumi surette :
Madde 533 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Aşağıdaki hallerde sulh hakimi mirasın doğrudan doğruya idaresini emreder:

1 – Vekil tayin etmeden gaybubet eden mirasçının menfaati istilzam ediyorsa onun hissesi hakkında.

2 – Mirasa istihkak iddia edenlerden hiç biri sıfatını teyit edecek delil göstermediği yahut mirasçı bulunup bulunmadığı şüpheli olduğu takdirde tereke hakkında.

3 – Müteveffanın bütün mirasçıları malüm olmazsa kezalik tereke hakkında.

4 – Kanunen muayyen olan diğer hallerde.

Müteveffa, vasiyetinin icrasına birisini memur etmiş ise mirasın idaresi bu memura havale edilir.
1304-76
Vesayet altındaki kimsenin vefatı halinde terekesi, hilafına bir hüküm olmadıkça, vasi tarafından idare edilir.
II. Mirasçılar meçhul ise :
Madde 534 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Sulh hakimince, müteveffanın mirasçısı bulunup bulunmadığı tahakkuk etmez yahut mirasçılarının adedi tayyün edemezse; üç ay içinde sıfatlarını beyan etmek üzere alakadarlar, ilanla davet edilir.

Bu müddet içinde sulh hakimine  hiç bir müracaat vaki olmaz ve mirasçıların mevcudiyeti sabit olmazsa, miras, hazineye intikal eder. Bununla beraber miras sebebi ile istihkak davası hakkı mahfuzdur.
(H) VASİYETNAMENİN AÇILMASI:
I. Tevdi borcu :
Madde 535 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Vefat zamanında çıkan vasiyetname butlanını istilzam eden bir nakisa ile malül görülse bile hemen sulh mahkemesine verilir.

Vasiyetnameyi tanzim veya hıfzeden daire veya hıfzı deruhte eden veya müteveffanın evrakı arasında bulan her şahıs, bu borcu ifa ile mükelleftir.

Sulh hakimi, vasiyetnamenin kendisine tevdiini mütaakip kanuni mirasçıların emvale muvakkaten vaziyed etmelerine müsaade yahut resmen idaresini emreder. Mümkün ise alakadarlar, dinlenir.
II. Müddet ve davet:
Madde 536 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Sulh mahkemesi; vasiyetnameyi, tesellüm ettiği tarihten itibaren nihayet bir ay içinde açar. Vasiyetname açılırken malüm olan mirasçılar davet edilir.

Mütaveffa, mütaaddit vasiyetnameler bırakmış ise hepsi son ikametgahı sulh mahkemesine verilir ve orada açılır.
III. Alakadarlara tebliğ :
Madde 537 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Mirasta hak sahibi olanların her birine masrafı terekeye ait olmak üzere vasiyetnameden kendilerine taalluk eden kısımların resmi bir sureti, hakim tarafından tebliğ edilir.

Vasiyetnamede kendilerine mütaallik hükümler bulunup ta ikametgahı malüm olmayanlar, resmi bir ilan ile keyfiyetten haberdar edilir.
IV. Malların itası :
Madde 538 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Vasiyetnamede mirasçı nasbedilmiş olup ta hakları kanuni mirasçılar yahut tarihi mukaddem bir tasarruf ile lehlerine teberru vaki olanlar tarafından sarahaten itiraza uğramayan kimseler, tebliğ tarihinden itibaren bir ay geçtikten sonra mirasçılık sıfatları hakkında ellerine resmi bir vesika verilmesini, sulh hakiminden isteyebilirler. Her nevi butlan ve miras sebebi ile istihkak davaları hakkı mahfuzdur.
İKİNCİ FASIL
Mirası iktisap
(A) İKTİSAP:
I. Mirasçılar:
Madde 539 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Miras açılınca, mirasçılar onun tamamına sahip olurlar. Kanunda açıkça yazılı haller müstesna olmak üzere, mütevaffanın alacakları ve bilcümle hakları ve zilyed bulunduğu malları, mirasçılarına intikal eder ve bu mirasçılar müteveffanın borçlarından şahsan mesul olurlar.
1304-77
Mansup mirasçıların iktisabı, kendilerini nasbeden muteveffanın vefatından başlar. Kanuni mirasçılar, zilyedlik hükümlerine tevfikan mansup mirasçıların hisselerini  teslime mecburdurlar.
II. İntifa hakkı sahipleri:
Madde 540 - Bilgi ButonuBilgi Butonu3678(1990) (Mülga : 14/11/1990 - 3678/31 md.)
 
III. Lehine muayyen şey vasiyet edilen kimse:
1 – İktisap:
Madde 541 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Kendisine muayyen bir şey vasiyet  edilen kimse, bu vasiyeti ifa ile mükellef olan varsa ona, yoksa kanuni ve mansup mirasçılara karşı dava ikamesi hakkına maliktir. Bu hak davası, vasiyetçinin hilafını kasdettiği vasiyetnameden anlaşılmadıkça vasiyet olunan şeyi teslim ile mükellef olan kimsenin mirası kabul ettiği veya reddedebilmek hakkının sakıt olduğu tarihten başlar. Lehine vasiyet yapılana karşı kendilerine terettüp eden borçları ifa etmeyen mirasçılar aleyhine, vasiyet edilen muayyen şeylerin tesellümü davası ikame edileceği gibi vasiyet olunan şey her hangi bir tasarrufu icra ise maddi tazminat davası dahi ikame olunabilir.
2 – Mevzuu:
Madde 542 - Bilgi Butonu
Müteveffa tasarrufunda hilafını tasrih etmedikçe intifa hakkına veya irada veya muayyen müddetlerde tediye yapılmasına dair olan vasiyetler, ayni haklar ve borçların hükümlerine tabidir.

Vasiyet olunan şey, müteveffanın kendi ölümüne karşı akdettiği bir sigortanın bedeli ise; lehine vasiyet yapılan kimse hukukunu doğrudan doğruya sigortacıdan dava edebilir.
3 – Alacaklıların hakları:
Madde 543 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Müteveffanın alacaklılarının hakları, kendilerine muayyen şey vasiyet olunan kimselerin haklarına takaddüm eder.

Mirası kayıtsız ve şartsız kabul eden mirascının şahsi alacaklıları, müteveffanın alacaklıları gibi hukuku haiz olur.
4 – Tenkis:
Madde 544 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Vasiyet olunan şeyleri teslimden sonra evvelce malumları olmayan tereke borcunu ödeyen mirasçılar, vasiyet olunan şeylerden tenkis edebilecekleri miktarları;lehine vasiyet yapılanlardan mütenasiben geri alabilirler. Şu kadar ki lehine vasiyet yapılanlar istirdat davasının ikame edildiği günde vasiyet olunan şeyden veya hasılatından ellerinde kalan miktardan fazlası ile, mutalip olmazlar.
(B) RET:
I. Hakiki ret veya hükmi ret:
1 – Ret salahiyeti :
Madde 545 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Kanuni ve mansup mirasçılar, mirası reddedebilirler. Müteveffanın vefatı anında terekenin borca müstağrak olduğu şayi veya sabit olursa, miras reddedilmiş olur.
2 – Müddet :
a) Umumi müddet:
Madde 546 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Miras, üç ay içinde reddolunabilir. Bu müddet, kanuni mirasçı için mirasçılığa sonradan muttali olduğunu ispat edemediği takdirde murisin vefatından haberdar olduğu günden ve mansup mirasçı için lehindeki tasarrufun kendisine resmen bildirildiği tarihten başlar.
1304-78
b) İhtiyati defteri tutmada mebde:
Madde 547 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Tereke, ihtiyati bir tedbir olarak deftere geçirilmiş ise, ret müddeti bütün mirasçılar için deftere geçirilmenin hitam bulduğu sulh mahkemesince kendilerine bildirildiği günden başlar.
3 – Ret hakkının intikali :
Madde 548 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Mirası reddetmeden vefat eden mirasçının ret hakkı, kendi mirasçısına intikal eder. Bu takdirde bu mirasçının ret müddeti birinci mirasın kendi murisine intikaline muttali olduğu günden başlar. Şu kadar ki kendi murisinin mirasına karşı haiz olduğu ret müddeti münkazi olmadan, hitam bulmaz. Reddedilen miras evvelce hakkı olmayan bir mirasçıya intikal ederse bu mirasçı için müddet, mirasın reddine muttali olduğu günden başlar.
4 – Reddin şekli :
Madde 549 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Mirası reddeden mirasçının, keyfiyeti sulh mahkemesine tahriren veya şifahen beyan etmesi lazımdır. Bu ret,kayıtsız ve şartsız olmalıdır.

Sulh mahkemesi, reddi tescil eder.
II. Ret hakkından mahrumiyet:
Madde 550 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Müddeti içinde reddetmiyen mirasçı, kayıtsız ve şartsız iktisab etmiş mirascı olur. Müddet hitamından evvel alelade idarenin ve mirasa ait işleri idamenin istilzam etmediği bir muameleyi yapan ve terekeden bir malı zimmetine geçiren veya ketmeden mirasçı, mirası reddetmek hakkından mahrumdur.
III. Reddeden mirasçının hissesi :
Madde 551 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Ölüme bağlı bir tasarrufta bulunmaksızın vefat eden kimsenin mirasçılarından biri, mirası reddederse bunun hissesi murisin vefatında hayatta değil imiş gibi diğer mirasçılara intikal eder.

Ölüme bağlı bir tasarruf bulunupta, hilafına bir kaydı ihtiva etmediği takdirde mirası reddeden mansup mirasçının hissesi, müteveffanın en yakın kanuni mirasçısına, intikal eder.
IV. En yakın bütün mirasçıların reddi :
1 – Umumiyetle :
Madde 552 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
En yakın kanuni mirasçıların cümlesi tarafından reddolunan miras, sulh mahkemesince karı kocadan sağ olana tebliğ olunur.Ve onun tarafından ancak bir ay içinde miras kabul olunabilir.
2 – Karı kocadan sağ kalanın hakkı :
Madde 553 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Miras füruların cümlesi tarafından reddedilmiş ise, ret keyfiyeti sulh mahkemesince karı kocadan sağ olana tebliğ olunur ve onun tarafından ancak bir ay içinde miras kabul olunabilir.
3 – Madun derece lehine :
Madde 554 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Mirası reddeden mirasçılar, kendilerini velyeden derecedeki mirasçıların tasfiyeden evvel mirası kabul veya reddetmeye davet olunmalarını talep edebilirler. Böyle bir talep vukuunda, ret keyfiyeti o mirasçılara resmen tebliğ edilir ve bir ay zarfında hiç birinin kabul etmemesi, mirasın onlar tarafından dahi reddi, hükmünde olur.
V. Müddetin temdidi :
Madde 555 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Sulh Mahkemesi, muhik bir sebep mevcut ise mansup veya kanuni mirasçıların ret müddetini temdit veya yeni bir müddet tayin edebilir.
1304-79
VI. Vasiyet olunan muayyen şeyin reddi :
Madde 556 - Bilgi Butonu
Vasiyet olunan muayyen şey reddolunduğu takdirde, vasiyetçinin tasarrufundan hilafı anlaşılmadıkça; vasiyet olunan şey, onu ifa ile mükellef olan kimsenin olur.
VII. Reddeden mirasçının alacaklılarını himaye:
Madde 557 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Mevcudu borcuna yetmiyen mirasçı, alacaklılarını izrar kaydiyle mirası reddederse: alacakları ve iflas takdirinde masası, kendilerine teminat verilmedikçe bu redde karşı üç ay müddet zarfında itiraz edebilirler. Reddin iptaline hüküm olunursa miras resmen tasfiye olunur. Bu suretle tasfiye edilen mirastan mirasçının hissesine bir şey isabet ederse bundan evvela redde itiraz eden alacaklıların saniyen diğer alacaklıların alacakları tesviye olunur. Artarsa, ret lehine vaki olan mirasçıya ait olur.
VIII. Ret halinde mesuliyet:
Madde 558 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Mevcudu borcuna yetmiyen terekenin alacaklıları, müteveffadan, vefatından evvelki son beş sene zarfında mirasın taksiminde iadeye tabi bir mal almış ve mirası reddetmiş olan mirasçı aleyhine istirdat davası ikame edebilirler. Evlenme esnasında adet üzere verilen yahut terbiye ve talim için sarf olunan şeylerin istirdadını hiç bir suretle dava edemezler. Hüsnüniyet sahibi olan mirasçılar, aldıkları malın veya hasılatının ancak ellerinde kalan miktariyle mesul olurlar.
ÜÇÜNCÜ FASIL
Defter tutma talebi
(A) ŞARTLARI:
Madde 559 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Mirası reddetmek hakkını haiz olan her mirasçı, defter tutma talebinde bulunabilir. Bu talep, mirası ret için muayyen olan müddetin cerayanından itibaren bir ay içinde, ret hakkındaki  hükümlere göre yapılır. Defter tutma için mirasçılardan yalnız birinin talebi kafidir.
(B) DEFTER TUTMA MUAMELESİ:
I. Deftere geçecek şeyler:
Madde 560 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Defter, sulh mahkemesince yapılır ve mirasın mevcudiyle alacak ve borç müfredatı ve her malın takdir olunacak kıymeti yazılır. Müteveffanın mirası hakkında malümatı olan alakadarlar, sulh mahkemesince talep vukuunda malümat vermeğe mecburdurlar. Makbul bir sebebe müstenid olmaksızın malümat vermekten imtina edenler, bu yüzden tevellüt edecek zararı tazmin ile mükelleftirler. Hususiyle mirasçılar, terekenin kendilerince malüm olan borcunu haber vermeğe mecburdurlar.
II. İlan tarikiyle davet:
Madde 561 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Sulh mahkemesi, müteveffanın alacaklılariyle borçlularını,muayyen bir müddet zarfında alacaklarını ve borçlarını kayıt ve beyana davet için,ilan suretiyle,tebligatta bulunur ve bu davete icabet etmemenin neticeleri hakkında alacaklıların nazarı dikkatini celbeder. Davet, kefalet sebebi ile alacaklı olanlarada şamildir.

İşbu müddet, ilk ilandan itibaren en aşağı bir aydır.
III. Doğrudan doğruya defter tutma :
Madde 562 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Resmi kayıtlardan yahut müteveffanın evrakından anlaşılan alacak ve borçlar doğrudan doğruya deftere geçirilir ve keyfiyet alacaklılara ve borçlulara bildirilir.
1304-80
IV. Defter tutmanın nihayeti, tetkiki, masrafı :
Madde 563 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Muayyen müddetin hitamında defter tutma muamelesine nihayet verilir.Tutulan defter, alakadarlar tarafından tetkik olunabilir.Tetkik için tayin olunacak müddet en aşağı bir aydır. Defter tutma masrafı terekeden ödenir. Yetişmezse, defter tutmayı talep eden mirasçı tarafından verilir.
(C) DEFTER TUTMA ESNASINDA MİRASÇILARIN VAZİYETİ :
I. İdare:
Madde 564 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Defter tutma muamelesinin devamı müddetince, ancak terahisi tereke hakkında zararı mucip olan idari tasarruflar yapılabilir.Müteveffaya ait işlerin, mirasçılardan biri tarafından görülmesine sulh mahkemesince müsaade edilirse, diğer mirasçılar teminat isteyebilirler.
II. İcrai takibat, müruru zaman ve dava :
Madde 565 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Defter tutma muamelesinin devamı müddetince terekenin borçları hakkında icraca takibat yapılamaz ve bu hususta müruru zaman işlemez.

Müstacel mevad müstesna olmak üzere, ikame edilmiş bulunan davalar talik olunur. Yeniden dava ikame olunamaz.
(D) MİRASÇILARI KARAR İTTİHAZINA DAVET :
I. Müddet :
Madde 566 - Bilgi ButonuBilgi Butonu
Defter tutma muamelesine nihayet verildikten sonra mirascılardan her biri bir ay zarfında ret veya kabul hususunda bir karar ittihazına davet edilir. Sulh Mahkemesi yeniden kıymet takdiri veya ihtilafın halli gibi hususlarda halin icabına göre işbu müddeti artırabilir.