• Karar No: 2007/UH.Z-692
  • Toplantı No: 2007/009
  • İlgili Kurum: Kamu İhale Kurumu
  • Karar Tarihi: 26.02.2007
(Kanunum resmi kaynak değildir; kullanıcılar sunulan yürürlük ve metin bilgilerini resmi kaynaklardan teyid etmelidir.)
Uyarı:
Bu karar 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebliğe çıkarılmış olup, kararın Kurumun internet sitesinde yayınlanması tebliğ yerine geçmez. Karar, bilgilendirme amacıyla yayınlanmaktadır.
Toplantı No :2007/009
Gündem No :35
Karar Tarihi:26.02.2007
Karar No :2007/UH.Z-692
Şikayetçi:
 Asya İlaç Dez. Tem. Gıda İnş. Tur. Bilgi İşlem San. Taah. Tic. Ltd. Şti, Vedat Dalokay Cad. Nu: 62/10 GOP-Çankaya/ANKARA
 İhaleyi yapan idare:
 Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Zuhuratbaba Mah. Demirkapı Cad. 34147 Bakırköy/İSTANBUL
Başvuru tarih ve sayısı:
 18.01.2007 / 1857
Başvuruya konu ihale:
 2006/157886 İhale Kayıt Numaralı “İşçilik Hizmeti Alımı” İhalesi
Kurumca Yapılan İnceleme ve Değerlendirme:

05.02.2007 tarih ve 08.02.06.0019/2007-6E sayılı Esas İnceleme Raporunda;

 

            Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nce 19.12.2006 tarihinde Açık İhale Usulü ile yapılan “İşçilik Hizmeti Alımı” ihalesine ilişkin olarak Asya İlaç Dez. Tem. Gıda İnş. Tur. Bilgi İşlem San. Taah. Tic. Ltd. Şti’nin 18.12.2006 tarihinde yaptığı şikayet başvurusunun, idarece reddi üzerine, başvuru sahibinin 18.01.2007 tarih ve 1857 sayı ile Kurum kayıtlarına alınan 18.01.2007 tarihli dilekçe ile itirazen şikayet başvurusunda bulunduğu,

 

İdare tarafından gönderilen ihale işlem dosyasının incelenmesinden;

 

1, 2, 3, 4 ve 5 inci iddialar yönünden 4734 sayılı Kanunun 56 ncı maddesinin (c) bendi gereğince itirazen şikayet başvurusunun uygun bulunmadığına,

 

İddiaların incelenmesi kapsamında incelenen 6 ncı iddia yönünden mevzuata aykırı olduğu yukarıda belirtilen ihale dokümanındaki düzenlemenin değerlendirilmek, gerekiyorsa incelenmek ve/veya soruşturulmak üzere konunun, idarenin bağlı bulunduğu Sağlık Bakanlığı´na bildirilmesine,

 

7 nci iddia yönünden başvurunun reddine,

 

Karar verilmesinin uygun olacağı hususlarına yer verilmiştir.

Karar:

 

Esas İnceleme Raporu ve ekleri incelendi:

 

İtirazen şikayet dilekçesinde özetle;

 

1) İdari şartnamenin 2.a. maddesinde işin adının “işçilik hizmet alımı” olarak verildiği halde 2.c. maddesinde, temizlik, yardımcı hizmetler, park ve bahçe bakım, çamaşır yıkama ve ütüleme, veri hazırlama ve kontrol işletmenliği ve tıbbi sekreterlik, otomasyon sistemi yönetimi, hasta ve ziyaretçi yönlendirme, genel yönetim ve teknik hizmetler sınıfı olmak üzere 8 ayrı kategoride iş ve bu işlerde işçi çalıştırılmasının öngörüldüğünün belirtildiği, bu sebeple sayılan bu işlerin tamamının 2.a maddesinde ve ihale ilanında açıkça yazılmasının gerektiği,

 

2) İdari şartnamenin 7.4 maddesinde benzer iş olarak, kamu veya özel sektörde yataklı tedavi kurumlarında; hastane genel temizliği, hastane yardımcı hizmetler, park ve bahçe bakım hizmeti, çamaşır yıkama ve ütüleme hizmeti, veri hazırlama ve kontrol işletmenliği ve tıbbi sekreterlik hizmeti, hastane otomasyon sistemi yönetim hizmeti, hastane hasta ve ziyaretçi yönlendirme hizmeti ve hastane teknik hizmetlerinin herhangi birinin benzer iş olarak kabul edildiği düzenlemesini yer aldığı, bu sayılan hizmetlerin tamamının işin kapsamını oluşturduğu ve bu maddeye idari şartnamenin 2.a. maddesindeki “işçilik hizmet alımı”nın da yazılmasının gerektiği,

 

3) İdari şartnamenin 7.3.2.6 maddesinde düzenlenen “9 kişi ile hastane mevcut otomasyon sisteminin yönetim hizmeti” işinin bu ihale kapsamındaki diğer işlerden farklı ve ayrı bir uzmanlık alanı olduğu, diğer işlerin de birbirinden farklı nitelikler taşıması nedeniyle bu işlerden herhangi birini yapan bir firmanın diğer iş alanlarında da ehil kabul edilmesinin yanlış olduğu ve bir arada ihale edilemeyeceği, zaten benzer işlerden herhangi birini yapan hiçbir isteklinin bu büyüklükte bir işe teklif verebilecek iş deneyim belgesine sahip olmamasından dolayı bu ihaleye sadece daha önceki yıllarda bu işi yapan firmanın katılabileceği ve böylece rekabetin engellendiği,

 

4) İhale dokümanındaki bütün bu düzenlemeler birlikte ele alındığında hastanenin destek hizmetlerinin tamamının özelleştirilmeye çalışıldığının anlaşıldığı, ancak bunun yolunun ihale ile hizmet satın alınması olamayacağı, bunun ayrı bir yasal düzenleme gerektirdiği,

 

5) Benzer iş olarak 8 iş kolunun tamamı sayılmış olmasına rağmen, idari şartnamenin 7.3.3.a maddesinde genel temizlik ve bilgisayar veri giriş hizmetlerine ilişkin ISO 9001:2000 kalite belgesinin istenmesinin diğer alanlarda belge sahibi olduğu halde ISO 9001:2000 belgesine sahip olmayan isteklilerin de aslında ihaleye katılımının engellendiği,

 

            6) İşin süresi 1 yıl olmasına rağmen, idari şartnamenin 7.2.3 maddesinde yer alan, toplam ciro için teklif edilecek bedelin % 12’sinden, ihale konusu hizmet işleri ile ilgili gelirlerin ise teklif edilecek bedelin % 8’inden az olmaması gerektiği yönündeki düzenlemenin Hizmet Alımı İhaleleri Yönetmeliğinin 40 ıncı maddesine aykırı olduğu,

 

            7) İhale kapsamında satın alınmak istenen iş kısımlarından iş kazaları ve meslek hastalıkları sigortası prim oranı en yüksek olan oranın idari şartnamenin 26.5 maddesine yazılması gerekirken, idarece her iş kategorisi için farklı iş kazaları ve meslek hastalıkları sigortası prim oranının belirlenmesinin 506 sayılı Kanuna aykırı olduğu,

 

İddialarına yer verilmiştir.

 

Başvuru sahibinin iddialarının değerlendirilmesi sonucunda aşağıdaki hususlar tespit edilmiştir:

 

1) Başvuru sahibinin 1 inci iddiasına ilişkin olarak; İhale ilanında ve İdari Şartnamenin işin adını belirten 2.a maddesinde, işin adının, “işçilik hizmet alımı işi” olduğu, miktarı ve türüne ilişkin olarak ise, hem ihale ilanında hem de idari şartnamenin 2.c maddesinde, her işte çalıştırılacak kişi sayısı ayrı ayrı belirtilmek suretiyle; hastane genel temizlik, hastane yardımcı hizmetler, park ve bahçe bakım, çamaşır yıkama ve ütüleme, veri hazırlama ve kontrol işletmenliği ve tıbbi sekreterlik, hastanenin mevcut otomasyon sisteminin yönetimi, hasta ve ziyaretçi yönlendirme, yüklenici personelinin genel yönetimi ve hastane teknik hizmetleri olarak sayıldığı, işin adı ile miktarı ve türünün idari şartnamede ve ihale ilanında ayrıntılı ve detaylı bir şekilde yazıldığı görüldüğünden başvuru sahibinin bu iddiası yerinde görülmemiştir.

 

2) Başvuru sahibinin 2 nci iddiasına ilişkin olarak; İdari şartnamenin 7.4. maddesinde benzer iş olarak, kamu veya özel sektörde yataklı tedavi kurumlarında; hastane genel temizliği, hastane yardımcı hizmetler, park ve bahçe bakım hizmeti, çamaşır yıkama ve ütüleme hizmeti, veri hazırlama ve kontrol işletmenliği ve tıbbi sekreterlik hizmeti, hastane otomasyon sistemi yönetim hizmeti, hastane hasta ve ziyaretçi yönlendirme hizmeti ve teknik hizmetlerin herhangi birinin benzer iş olarak kabul edileceği yönünde düzenleme bulunmakta olup, bu düzenlemenin içeriğine bakıldığında şu an piyasada üretilen hemen hemen bütün işçilik hizmetlerini kapsadığı ve bu düzenlemenin 4734 sayılı Kanunun 5 inci maddesinde sayılan temel ilkelere uygun olduğu anlaşıldığından başvuru sahibinin bu iddiası da yerinde görülmemiştir.

 

3) Başvuru sahibinin 3 üncü iddiasına ilişkin olarak; ihalenin konusu olan 8 ayrı iş kısmının tamamında, nitelikleri itibarıyla farklı ve benzer yönler bulunmakla birlikte bu 8 ayrı iş kısmının tamamında varolan ve aynı grup içerisinde mütalaa edilmesini gerektiren ortak yön; bir kamu idaresinin kuruluş mevzuatında belirtilen “amacı”na yönelik “asli ve sürekli” olarak yürütülen işlere “yardımcı mahiyette” personel çalıştırılmasını gerektiren hizmetler olduğu ve dolayısıyla benzer nitelikteki bu hizmetlerin aynı ihale kapsamında alınmasının mevzuata aykırı olmadığı açıktır.

 

Hizmet Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliğinin 3 üncü maddesinde, Benzer İş: “İhale konusu hizmet veya hizmetin bölümleriyle nitelik ve büyüklük bakımından benzerlik gösteren, aynı veya benzer usullerle gerçekleştirilen, teçhizat, ekipman, mali güç ve uzmanlık ile personel ve organizasyon gerekleri bakımından benzer özellik taşıyan hizmetleri… ifade eder” şeklinde tanımlanmıştır. Görüldüğü üzere benzer iş tanımının içeriğinde yer alan, “hizmetin bölümleriyle nitelik ve büyüklük bakımından benzerlik gösteren, aynı veya benzer usullerle gerçekleştirilen” ifadesi, herhangi bir işi yapan hizmet sunucusunun sadece yaptığı iş konusunda ehil olduğu, benzer nitelikteki diğer işlerde ehil olmadığı anlamına gelmemekte, “ihaleye katılımı artırma amacına yönelik olarak yapılan bu düzenleme” tam aksine, sadece aynı işi yapanların değil, benzer nitelikte diğer işleri de yapan hizmet sunucularının ihaleye katılımına imkan sağlamak amacına yöneliktir. Tanımın içeriğinde yer alan “hizmetin bölümleriyle” ibaresi, şikayete konu ihalenin 8 iş kısmına ayrılan “bölüm”leriyle paralellik arz etmekte ve bu iş bölümlerinin tamamı idarece yapılan benzer iş tanımı içerisinde sayıldığından, idarece yapılan benzer iş tanımının yukarıda aktardığımız Yönetmelik hükmündeki tanıma uygun, genişletici ve ihaleye katılımı artırıcı nitelikte olduğu anlaşıldığından başvuru sahibinin bu iddiası da yerinde görülmemiştir.

 

4) Başvuru sahibinin 4 üncü iddiasına ilişkin olarak; 4734 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin (e) bendi; kanun, tüzük ve yönetmeliklere göre istihdam edilen personelin yeterli nitelik veya sayıda olmaması halinde, ihale yetkilisinin onayı alınmak kaydıyla idarelerin bu Kanunda belirtilen hizmetler için ihaleye çıkabileceğine ve ihale yapmak suretiyle bu hizmetleri satın alabilmesine imkan vermektedir.

Bu düzenlemenin uygulanmasındaki tek istisna; 1982 Anayasasının 128 inci maddesinde yer alan, “Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür.” yönündeki hükümden ve kanunların Anayasaya aykırı olamayacağı ilkesinden hareketle, ihale yapılmak suretiyle dışarıdan alınan işlerin, hizmeti alacak kurumun kuruluş mevzuatında belirtilen “amacı”na yönelik “asli ve sürekli” işlerden olmamasıdır.

“Asli ve sürekli görev”in tanımı Türk hukukunda açıkça yer almamakla birlikte, bazı Anayasa Mahkemesi ve mahkeme kararlarının içeriği ile 657 sayılı Kanunun “İstihdam şekilleri”ni düzenleyen 4/A maddesinde yer alanMemur” tanımındaki, “Mevcut kuruluş biçimine bakılmaksızın, Devlet ve diğer kamu tüzel kişiliklerince genel idare esaslarına göre yürütülen asli ve sürekli kamu hizmetlerini ifa ile görevlendirilenler, bu Kanunun uygulanmasında memur sayılır.” ibaresinden sonra gelen, “Yukarıdaki tanımlananlar dışındaki kurumlarda genel politika tespiti, araştırma, planlama, programlama, yönetim ve denetim gibi işlerde görevli ve yetkili olanlar da memur sayılır.” yönündeki hükümden hareketle, genel politika tespiti, araştırma, planlama, programlama, yönetim ve denetim gibi görevlerin asli ve sürekli görevler olduğu rahatlıkla söylenebilecektir.

Bunun dışında, 399 sayılı “Kamu İktisadi Teşebbüsleri Personel Rejiminin Düzenlenmesi ve 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Bazı Maddelerinin Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname”nin 3 üncü maddesinin (b) bendinde yer alan, “Teşebbüs ve bağlı ortaklıklarda… teşkilat, hiyerarşik kademe ve görev unvanı itibariyle kuruluşunun karlılık ve verimliliğini doğrudan doğruya etkileyebilecak karar alma, alınan kararları uygulatma ve uygulamayı denetleme yetkisi verilmiş asli ve sürekli görevler genel idare esaslarına göre yürütülür. Teşebbüs ve bağlı ortaklıkların genel idare esaslarına göre yürütülmesi gereken asli ve sürekli görevleri; genel müdür, genel müdür yardımcısı, teftiş kurulu başkanı, kurul ve daire başkanları, müessese, bölge, fabrika, işletme ve şube müdürleri, müfettiş ve müfettiş yardımcıları ile ekli 1 sayılı cetvelde kadro unvanları gösterilen diğer personel eliyle gördürülür.” yönündeki hüküm ve bu Kararnameye ekli (I) sayılı cetvel birlikte değerlendirildiğinde 657 sayılı Kanunda yapılan tanımdan hareketle “asli ve sürekli görev” olduğu kanaatine ulaşılan “karar alma, alınan kararları uygulatma ve uygulamayı denetleme yetkisi verilmiş, genel politika tespiti, araştırma, planlama, programlama, yönetim ve denetim” gibi görevlerin “asli ve sürekli görev”ler olduğu ve şikayete konu ihale kapsamında alınan 8 bölüm hizmet türünün tamamının bu kapsamda nitelendirilemeyeceği açık olduğundan başvuru sahibinin bu iddiası da yerinde görülmemiştir.

 

5) Başvuru sahibinin 5 inci iddiasına ilişkin olarak; ISO 9001:2000 belge olmasının yanında esas itibarıyla bir “Kalite Yönetim Sistemi”dir. Bu belge, belgenin veya sistemin gerektirdiği standartta organize olan ve üretim yapan her türlü mal veya hizmet üreten işletmelere verilebilmektedir.

 

Bu açıdan bakıldığında ISO 9001:2000 Kalite Yönetim Sistemini özel ve kamu sektöründe faaliyet gösteren her türlü kuruluş kurabilir ve bu belgeye sahip olabilir. ISO 9001:2000 sisteminin uygulanabilmesi için firmanın sektörü önemli değildir. Çünkü ISO 9001:2000, kuruluşun ne üzerine çalışıp çalışmadığına değil yönetim biçimine odaklı bir sistemdir. Bu bağlamda ISO 9001:2000, işletmenin mal veya hizmet üretimindeki tüm aşamaları belirleyerek ve bir nevi işletmenin kullanma kılavuzunu oluşturarak her defasında aynı kalitede sonucun alınacağı iş süreçleri yaratmayı amaçlamaktadır. Dolayısıyla ISO 9001:2000 belgesinin veya sisteminin sadece “genel temizlik ve bilgisayar veri giriş hizmetlerine ilişkin olduğu” yönündeki iddia gerçeği yansıtmadığından ve bu sistemin her türlü mal ve hizmet üreten sektörlere yönelik olarak yöntem öneren ve belge düzenleyen bir sistem olduğu, ayrıca dokümandaki bu düzenleme sebebiyle ihalede değerlendirme dışı bırakılan istekli olmadığından başvuru sahibinin bu iddiası da yerinde görülmemiştir.

 

6) Başvuru sahibinin 6 ncı iddiasına ilişkin olarak; Hizmet Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliğinin “İsteklinin iş hacmini gösteren belgeler” başlıklı 40 ıncı maddesinin üçüncü fıkrasında, “Bu Yönetmeliğin 36 ncı maddesinin (c) bendi kapsamındaki hizmetlerin ihalelerinde; ihalenin yapıldığı yıldan önceki yıla ait isteklinin toplam cirosunu gösteren gelir tablosunun ve ihale konusu iş ile ilgili taahhüdü altındaki ve bitirdiği iş miktarını gösteren belgelerin her ikisinin idarelerce istenilmesi, isteklilerin ise bu iki belgeden birini sunmaları zorunludur…

Bu belgelerdeki tutarların; toplam ciro için teklif edilecek bedelin % 15’inden, ihale konusu hizmet işleri ile ilgili gelirleri için ise teklif

edilecek bedelin % 10’undan az olmaması gerekir...” hükmü, diğer taraftan aynı Yönetmeliğin birden fazla yıla yaygın ihale yapılabilecek hizmet alımlarında uygulanacak esasları belirleyen “Yıllara yaygın hizmet alımlarında yeterlik” başlıklı Ek 1 inci maddesinin (b) bendinde ise, Bu Yönetmeliğin 40 ıncı maddesinin üçüncü fıkrasındaki oranlar ile 42 nci maddesinin ikinci fıkrasındaki oranların; bir yıldan fazla süreli işlerde 4/5’i, iki yıldan fazla süreli işlerde 3/5’i, üç yıldan fazla süreli işlerde 2/5’i alınarak yeterlik kriterleri belirlenir…” hükmü yer almaktadır.

 

Yukarıda yer verilen hükümler birlikte değerlendirildiğinde bir yıl süreli olan şikayete konu ihalenin birden fazla yılı kapsıyormuş gibi değerlendirilerek idari şartnamede, “toplam ciro için teklif edilecek bedelin % 12’sinden, ihale konusu hizmet işleri ile ilgili gelirleri için ise teklif edilecek bedelin % 8’inden az olmaması gerektiği” yönündeki düzenleme mevzuata uygun olmadığından başvuru sahibinin bu iddiası yerindedir.

 

İdarece yapılan bu düzenlemenin, yukarıda yer verilen Yönetmelik hükmü gereği aranması gereken asgari yeterlik kriterlerinin aşağı çekilmek suretiyle aranmaması açısından mevzuata aykırı olduğu açıktır. Ancak, bu düzenleme normal koşullarda ihaleye girme yeterliğini taşıyan hiçbir firmanın ihaleye katılımını engellemediği gibi, normal koşullarda ihaleye katılma yeterliğine sahip olmayan firmaların da ihaleye katılabilmelerine imkan sağladığından ihaleye katılımı artırmak gibi olumlu bir sonuç doğurmasının yanında, normal koşullarda ihaleye katılma yeterliğini haiz firmalar açısından [normal koşullarda katılamayacağı halde bu düzenlemeden dolayı yeni katılımcılar (rakipler) çıkabileceğinden] olumsuz bir sonuç doğurabilecektir. Dolayısıyla hiçbir firma bu düzenlemeden dolayı ihaleye katılamadığını iddia edemeyeceği gibi ihaleye katılamamasından kaynaklanan hak ihlalinden de bahsedemeyecektir.

 

Diğer taraftan, ihale üzerinde bırakılan firmanın teklifi kapsamında sunduğu gelir tablosu incelendiğinde, yukarıda yer verilen Yönetmeliğin 40 ıncı maddesinin üçüncü fıkrasındaki oranları sağladığı da anlaşılmaktadır.

 

7) Başvuru sahibinin 7 nci iddiasına ilişkin olarak; idarece Kamu İhale Genel Tebliği uyarınca Bakırköy Sigorta Müdürlüğüne yazılan 28.09.2006 tarih ve 29570 sayılı yazıda; ihale kapsamında alınan iş bölümlerinin tamamı tek tek sayılarak, bu ihaleye ilişkin, iş kazaları ve meslek hastalıkları sigortası prim oranlarının bildirilmesi talep edilmiş ve aynı Müdürlüğün 11.10.2006 tarih ve 131275 sayılı cevabi yazısında her iş bölümü için ayrı ayrı bildirilen oranların aynı şekilde idari şartnamenin 26.5 maddesine konulduğu tespit edilmiştir.

 

Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığı Sigorta İşleri Genel Müdürlüğü Sigorta Primleri Daire Başkanlığının 07/04/2005 tarih ve Ek 16-335 sayılıTemizlik Hizmetleri İşi İşyerlerine Uygulanacak Olan İşkolu Kodu ve Tehlike Sınıfı”nı konu alan Genelgede yer alan, 506 sayılı Kanunun 74 üncü maddesine istinaden Bakanlar Kurulunca çıkarılan İşkazaları ile Meslek Hastalıkları Sigortaları Prim Tarifesinin 3 üncü maddesindeki, “Bir işyerinde yürütülen esas işin fer’i ve mütemmimi mahiyetinde olan bütün işlerin sigorta primlerinin, esas işin tabi tutulduğu prim haddine göre hesaplanacağı ancak, esas işin fer’i ve mütemmimi sayılan işlerin, işçilerinin birbirine karışmayacak şekilde ayrı ve bağımsız olarak yürütülmesi ve ayrı bir işyeri olarak Sosyal Sigortalar Kanunu kapsamına alınmış olduğu takdirde her birinin kendi tehlike sınıfının prim haddine tabi tutulacağı” yönündeki düzenlemeye ve aynı Tarifenin 4 üncü maddesindeki, “Aynı işveren tarafından aynı işyerinde yürütülen ve mahiyetleri bakımından ayrı özellikler arzeden ve başka başka tehlike sınıflarına dahil olan bütün işlerin, işyerinde en yüksek tehlike sınıfına giren işin prim haddine tabi olacağı”, yönündeki hükümlere atfen, ihale sözleşmesi ve şartnamelerinde belirtilen sözleşme konusu işlerin birden fazla olduğunun anlaşılması durumunda;

 

“a- İşlerin sözleşme içindeki ağırlıkları ve nitelikleri göz önünde bulundurularak, işlerden birinin sözleşmenin asıl konusunu oluşturması, yapılması gerekli diğer işlerin ise asıl işin fer’i ve mütemmimi mahiyetinde olması (taahhüt konusu işin içinde küçük bir yer teşkil etmesi) halinde, yukarıda belirtilen Prim Tarifesinin 3 üncü maddesi gereğince işyerinin işkolu kodunun asıl işe göre belirlenmesi,

b- İşin çeşitlerinin tümünün sözleşme içinde birbirine yakın ağırlık teşkil etmesi ve her birinin ayrı ayrı sözleşmenin asıl konusunu oluşturması ve herhangi bir işin fer’i ve mütemmim mahiyetinde bulunmaması (işçilerin birbirine karışmaması, işlerin ayrı ve bağımsız olarak yürütülmemesi) halinde ise, bu defa bütün işlerin işyerinde en yüksek tehlike sınıfına giren işin prim haddine tabi olması” gerektiği belirtilmektedir.

 

            Bu hükümler ve düzenlemeler gereğince, SSK ya tabi işyerlerinde işkollarına göre uygulanması gereken “iş kazaları ve meslek hastalıkları sigortası prim oranları”nın belirlenmesinde, işlerin ve işyerlerinin mahiyetine göre 3 ayrı durum ortaya çıkmaktadır. Bunlar;

           

-          Birinci durum: Bir işyerinde yürütülen esas işin fer’i ve mütemmimi mahiyetinde olan diğer işlerin sigorta primlerinin, esas işin tabi tutulduğu prim haddine göre hesaplanması gerektiği durumudur. (Şikayete konu ihale kapsamında alınan 8 ayrı işçilik hizmetlerinden hiçbirinin tek başına sözleşmenin asıl konusunu oluşturamaması ve hiçbir iş kısmının tek başına asıl iş sayılamaması sebebiyle bu durumun şikayete konu ihale için geçerli olamayacağı ve bu ihalede prim oranının asıl işe göre belirlenemeyeceği açıktır.)

-          İkinci Durum: Aynı işveren tarafından aynı işyerinde yürütülen, işçilerin birbirine karışarak aynı ortamda çalışması gereken ve mahiyetleri bakımından ayrı özellikler arz eden ve başka başka tehlike sınıflarına dahil olan bütün işlerin, o işlerden en yüksek tehlike sınıfına giren işin prim haddine tabi olacağı durumdur. (Şikayete konu ihale kapsamında alınan 8 ayrı işçilik hizmetlerinin tamamında işçilerin birbirine karışmadan ayrı ve bağımsız bölümlerde işlerini yürütebilmesi mümkün olduğundan bu durumun da şikayete konu ihale için geçerli olamayacağı ve bu ihalede bütün işlerin, o işlerden en yüksek tehlike sınıfına giren işin prim haddine tabi tutulamayacağı açıktır.)

-          Üçüncü Durum: Esas işin fer’i ve mütemmimi sayılan işlerin, işçilerinin birbirine karışmayacak şekilde ayrı ve bağımsız olarak yürütülmesi ve ayrı bir işyeri olarak Sosyal Sigortalar Kanunu kapsamına alınmış olması halinde bu işlerin her birinin kendi tehlike sınıfının prim haddine tabi tutulacağı durumdur.

 

            Bütün bu düzenlemelerle birlikte şikayete konu işin kapsamı dikkate alındığında, Yukarıda yer verilen genelgenin sadece Temizlik Hizmetleri”ni konu alması; şikayete konu işin bünyesinde temizlik hizmetleri de olmakla beraber, işin temizlik hizmetlerinin dışında 7 ayrı iş kısmıyla birlikte genel anlamda bir “işçilik hizmeti satın alınması”nı içermesi ve temizlik hizmetleri iş kısmının işin toplam maliyetinin yanında düşük bir meblağı oluşturması sebebiyle Genelgedeki düzenlemelerin direk şikayete konu işe yönelik olmadığı değerlendirilmesinin yanında, ihale kapsamında alınan 8 ayrı işçilik hizmetlerinden hiçbirinin tek başına sözleşmenin asıl konusunu oluşturamayacağı ve sözleşme kapsamındaki hiçbir iş kısmının tek başına asıl iş sayılamaması sebebiyle de prim oranının asıl işe göre belirlenemeyeceği, diğer taraftan ihale kapsamında alınan 8 ayrı işçilik hizmetlerinin tamamında işçilerin birbirine karışmadan ayrı ve bağımsız bölümlerde işlerini yürütebilmesi mümkün olduğundan bütün işlerin, işyerinde en yüksek tehlike sınıfına giren işin prim haddine de tabi tutulamayacağı açıktır.

 

Yukarıda yer verilen hükümler, düzenlemeler ve değerlendirmeler sonucunda;

 

506 sayılı Kanunun 74 üncü maddesine istinaden Bakanlar Kurulunca çıkarılan İşkazaları ile Meslek Hastalıkları Sigortaları Prim Tarifesinin 3 üncü maddesinde yer alan, “Bir işyerinde yürütülen esas işin fer’i ve mütemmimi mahiyetinde olan bütün işlerin sigorta primlerinin, esas işin tabi tutulduğu prim haddine göre hesaplanacağı, ancak, esas işin fer’i ve mütemmimi sayılan işlerin, işçilerinin birbirine karışmayacak şekilde ayrı ve bağımsız olarak yürütülmesi ve ayrı bir işyeri olarak Sosyal Sigortalar Kanunu kapsamına alınmış olduğu takdirde her birinin kendi tehlike sınıfının prim haddine tabi tutulacağı” yönündeki hükümle birlikte, Bakırköy Sigorta Müdürlüğünün 11.10.2006 tarih ve 131275 sayılı (sigorta prim oranlarının idareye bildirildiği) yazısı bir arada değerlendirildiğinde,

 

Yapılacak işin nitelikleri itibarıyla; iş kısımlarında çalışacak işçilerin birbirine karışmayacak şekilde ayrı ve bağımsız bölümlerde çalışmasını gerektirdiği; diğer taraftan, Bakırköy Sigorta Müdürlüğünün işlerin tamamının aynı ihale kapsamında ihale edileceğini bilerek her bir iş kısmı için farklı prim oranlarını bildirdiğine ilişkin resmi yazı gereği, sigorta prim oranları farklı olan iş kısımlarının her birinin ayrı bir işyeri olarak Sosyal Sigortalar Kanunu kapsamına alınabilmesinin mümkün olabileceği, bu durumda prim oranlarının farklı farklı belirlenebilmesi için, 506 sayılı Kanunun 74 üncü maddesine istinaden Bakanlar Kurulunca çıkarılan İşkazaları ile Meslek Hastalıkları Sigortaları Prim Tarifesinin 3 üncü maddesinde yer alan, “Bir işyerinde yürütülen esas işin fer’i ve mütemmimi mahiyetinde olan bütün işlerin sigorta primlerinin, esas işin tabi tutulduğu prim haddine göre hesaplanacağı, ancak, esas işin fer’i ve mütemmimi sayılan işlerin, işçilerinin birbirine karışmayacak şekilde ayrı ve bağımsız olarak yürütülmesi ve ayrı bir işyeri olarak Sosyal Sigortalar Kanunu kapsamına alınmış olduğu takdirde her birinin kendi tehlike sınıfının prim haddine tabi tutulacağı” yönündeki hüküm gereğince ihale kapsamında yapılacak olan her iş kısmının ayrı bir işyeri olarak Sosyal Sigortalar Kanunu kapsamına alınması kaydıyla işçilerin çalışma ortamları farklı olan iş kısımlarının, her birinin kendi tabi olduğu tehlike sınıfının prim haddine tabi tutulabileceği ve ilgili sigorta müdürlüğünün görüşü alınmak suretiyle idarelerce, idari şartnamelere bu yönde düzenleme konulabileceği ve yukarıda aktarılan Üçüncü Durum’un şikayete konu ihaleye uyduğu anlaşıldığından başvuru sahibinin bu iddiası da yerinde görülmemiştir.

 

Diğer taraftan, idare tarafından belirlenen prim oranları esas alınarak tekliflerin ihale dokümanına uygun olarak oluşturulabilmesi mümkün olduğundan prim oranlarının iş kısımlarına göre farklı farklı belirlenmesinin tek başına teklifin oluşturulmasını engelleyen bir husus olmadığı ve bu durumun teklifin verilmesini engellemediği açıktır.

 

Açıklanan nedenlerle;

 

4734 sayılı Kanunun 56 ncı maddesinin (c) bendi gereğince itirazen şikayet başvurusunun uygun bulunmadığına,

 

Oyçokluğu ile karar verildi.

 

Karşı Oy:

 

Karara konu ihalenin idari şartnamesinin 2 nci maddesinin (c) bendinde işin fiziki miktarı ve türü bölümünde işin konusu; “..hastane genel temizlik , hastane yardımcı hizmetler, park ve bahçe bakım, çamaşır yıkama ve ütüleme, veri hazırlama ve kontrol işletmenliği ve tıbbi sekreterlik, hastanenin mevcut otomasyon sisteminin yönetimi, hasta ve ziyaretçi yönlendirme, yüklenici personelin genel yönetimi ve hastane teknik hizmetleri” işi olarak belirtilmiştir.

            Bu madde gereğince, söz konusu ihale;

-         Hastane genel temizlik hizmetleri,

-         Hastane yardımcı hizmetleri,

            -    Park ve bahçe bakımı hizmetleri,

-         Çamaşır yıkama ve ütüleme hizmetleri,

-         Veri hazırlama ve kontrol işletmenliği hizmetleri,

-         Tıbbi sekreterlik hizmetleri,

-         Otomasyon sisteminin yönetimi hizmetleri,

-         Hasta ve ziyaretçi yönlendirme hizmetleri,,

-    Yüklenici personelin genel yönetimi ve hastane teknik hizmetlerini

            kapsamaktadır.

            Bu bağlamda ihale konusu iş, nitelik ve büyüklük ile teçhizat, ekipman, mali güç ve uzmanlık ile personel ve organizasyon gerekleri bakımından net bir benzerlik göstermeyen, farklı hizmet bölümlerinden oluşmakta ve bir arada ihale edilmeleri 4734 sayılı Kanuna göre mümkün bulunmamaktadır.   Ayrıca, veri hazırlama ve kontrol işletmenliği hizmetleri ile Tıbbi sekreterlik hizmetleri gibi doğrudan personel istihdamı niteliğinde olan işlerin de anılan kanuna göre ihale konusu yapılması mevzuata açıkça aykırılık arz etmektedir.

            Diğer taraftan, şikayete konu ihalenin idari şartnamesinin 7.4 üncü maddesinde ihalede benzer iş olarak “kamu veya özel sektörde yataklı tedavi kurumlarında; hastane genel temizliği, hastane yardımcı hizmetler, park ve bahçe bakım hizmetleri, çamaşır yıkama ve ütüleme hizmetleri, veri hazırlama ve kontrol işletmenliği ve tıbbi sekreterlik hizmeti, hastane otomasyon sistemi yönetim hizmeti, hastane hasta ve ziyaretçi yönlendirme hizmeti ve hastane teknik hizmetlerinin herhangi birinin kabul edileceği düzenlenmiştir.

            Yapılan bu düzenleme ile ihalede yeterli rekabetin oluşacağı izlenimi doğsa da; İdari Şartnamenin 7.3 a maddesinde genel temizlik ve bilgisayar veri giriş hizmetlerini birlikte kapsayan ISO 9001:2000 kalite belgesinin istenilmesiyle sadece bu iki hizmeti birlikte kapsamında bulunduran belge sahiplerinin ihaleye katılabilecekleri,  benzer iş ve ihale konusu işlerin diğer her hangi birine ilişkin kalite belgesine sahip olan isteklilerin ise ihaleye katılamayacakları, kaldı ki anılan işlerden herhangi birini yapan hiçbir firmanın bu büyüklükteki işin iş deneyim tutarını karşılayamayacağı, dolayısıyla rekabetin engellendiği açıktır. 

            Diğer taraftan; işin süresinin 1 yıl olması nedeniyle Hizmet Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliğinin 40 ıncı maddesine göre isteklinin iş hacmini gösteren belgelerde toplam ciro için teklif edilecek bedelin %15 inden, ihale konusu hizmet işleri ile ilgili gelirlerin ise teklif edilecek bedelin %10 undan az olmaması yeterlik kriteri olarak belirlenmesi gerekirken,  bu yeterlik kriterleri İdari şartnamenin 7.2.3 maddesinde toplam ciro için %12  ve ihale konusu hizmet işleri ile ilgili gelirlerin ise %8 olacak şekilde mevzuata aykırı olarak düzenlendiği açıktır. Her ne kadar bu durum çoğunluk tarafından katılımı kolaylaştırıcı olarak nitelenip ihale sonucuna etkili görülmemiş ise de, Kamu ihale mevzuatı bir ihalede objektif yeterlik kriterlerini haiz bütün firmaların ihaleye katılabilmelerini sağlayacak düzenlemeleri şart koşarak rekabetin olabildiğince arttırılmasını amaçlarken, bu kriterleri taşımayan hiçbir firmanında ihaleye iştirak etmemesini öngörerek haksız rekabetinde önlenmesini amaçlamaktadır.

            Netice itibariyle, 11 adet ihale dokümanı satın alınmasına karşın 3 isteklinin teklif verdiği bunlardan da sadece 2 isteklinin teklifinin geçerli olduğu görülen karar konusu ihalede, rekabetin tesisi başta olmak üzere temel ilkelere aykırı düzenlemeler bulunması yanında, ihale konusu hizmetin genel anlamda personel çalıştırılmasına dayalı bir hizmet alımı olmasına rağmen, gerekleri ve personel nitelikleri bakımından birbirinden farklı hizmet kollarının aynı ihaleye konu yapılarak bir arada ihale edilmesinin mevzuata aykırı olduğu görüşünde olduğumuzdan ihalenin iptal edilmesi gerektiği oyuyla karara katılmıyoruz.

           

                  

 

            K. Nejat ÜNLÜ                                                                  Muzaffer EREN

             Kurul Üyesi                                                                        Kurul Üyesi

 

 

 

  

 

Maddeye git

    Copyright © 2018. Kanunum bir Karakullukçu Dan. A.Ş. (Şirket) servisidir. “Kanunum” Şirket’in tescilli markasıdır ve tüm hakları saklıdır. Kanunum bir resmi kaynak veya hukuk danışmanlık servisi değildir. Kullanıcılar Hizmet Şartlarını okumuş ve kabul etmiş sayılırlar. Adres: Aytar Cad. 28/4 Levent, 34330, İstanbul