İnternet üzerinden üyelik alınması sırasında, kredi kartı seçeneğinde sorun yaşanması halinde, Havale/EFT seçeneğine tıklayabilirsiniz. Ödeme dekontunun info@kanunum.com adresine iletilmesi akabinde üyelikler açılacaktır.
  • Karar No: 2008/UH.Z-535
  • Toplantı No: 2008/007
  • İlgili Kurum: Kamu İhale Kurumu
  • Karar Tarihi: 04.02.2008
(Kanunum resmi kaynak değildir; kullanıcılar sunulan yürürlük ve metin bilgilerini resmi kaynaklardan teyid etmelidir.)
Uyarı:
Bu karar 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebliğe çıkarılmış olup, kararın Kurumun internet sitesinde yayınlanması tebliğ yerine geçmez. Karar, bilgilendirme amacıyla yayınlanmaktadır.
Toplantı No :2008/007
Gündem No :38
Karar Tarihi:04.02.2008
Karar No :2008/UH.Z-535
Şikayetçi:
 Atak Koruma Güvenlik Hizmetleri Ltd Şti. İkitelli Organize Sanayi Bölgesi Fatih Sanayi Sitesi 4/a Blok 2.Giriş Kat.4 İkitelli İSTANBUL (Avr.)
 İhaleyi yapan idare:
 Antalya İl Özel İdaresi Tuzcular Mah. Balıkpazarı Sok. No:3 ANTALYA
Başvuru tarih ve sayısı:
 11.01.2008 / 819
Başvuruya konu ihale:
 2007/175499 İhale Kayıt Numaralı “2008 Yılı Özel Koruma ve Güvenlik Hizmeti Satın Alınması İşi” İhalesi
Kurumca Yapılan İnceleme ve Değerlendirme:

21.01.2008 tarih ve 08.01.19.0163/2008-4E sayılı Esas İnceleme Raporunda;

 

            Antalya İl Özel İdaresi’nce 05.12.2007 tarihinde Açık İhale Usulü ile yapılan 2008 Yılı Özel Koruma ve Güvenlik Hizmeti Satın Alınması İşi ihalesine ilişkin olarak Atak Koruma Güvenlik Hizmetleri Ltd Şti’nin 19.12.2007 tarihinde yaptığı şikayet başvurusunun, idarenin 25.12.2007 tarihli yazısı ile reddi üzerine, başvuru sahibinin  09.01.2008 tarih ve 819 sayı ile Kurum kayıtlarına alınan 08.01.2008 tarihli dilekçe ile itirazen şikayet başvurusunda bulunduğu,

 

İdare tarafından gönderilen ihale işlem dosyasının incelenmesinden;

 

4734 sayılı Kanunun 56 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi gereğince itirazen şikayet başvurusunun uygun bulunmadığına,

 

Karar verilmesinin uygun olacağı hususlarına yer verilmiştir.

 

Karar:

 

Esas İnceleme Raporu ve ekleri incelendi:

 

İtirazen şikayet dilekçesinde özetle;

 

1) Teknik şartnamenin "Zarardan Sorumluluk" başlıklı 11 nci maddesinde; "Yüklenici, iş esnasında meydana gelen hasar  ve zararı  tazmin etmekle  yükümlüdür.” düzenlemesinin yapıldığı, söz konusu düzenlemede belirtilen zararların tazmininden neyin kastedildiğinin açıkça belirtilmediği dolayısıyla, sorumlulukların maliyetinin hesaplanmasının imkansız olduğu, söz konusu düzenlemenin isteklilerin teklif vermelerini engelleyici nitelikte taşıdığı,

 

            2) İdari şartnamenin 49.2. maddesinde işin süresinin 366 takvim günü olarak belirtildiği ancak, teknik şartnamenin 2 nci maddesinde  işin süresinin 365 gün olarak belirtildiği, yapılan bu düzenlemenin isteklileri tereddüde düşürdüğü,

 

            3) Teknik şartnamenin "Çalıştırılacak Personelin Kıyafetleri" başlıklı 9.6.3 maddesinin; "Özel güvenlik  görevlileri   görev alanı   içinde  ve  süresince, şirketi tanıtıcı isim, işaret  veya logosu buluna  özel  safari kıyafet giyecektir." şeklinde düzenlendiği, halbuki 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanunun Uygulamasına İlişkin Yönetmeliğin "Üniforma ve Teçhizat" başlıklı 22. maddesi  gereği Özel Güvenlik Faaliyet İzin Belgesi almış her şirketin Bakanlıkça onaylı bir kıyafetinin olduğu,  bunun dışında çalışacak personele  safari kıyafeti giydirilme şartının mevzuat hükümlerine aykırı olduğu

 

iddialarına yer verilmiştir.

 

Başvuru sahibinin iddialarının değerlendirilmesi sonucunda aşağıdaki hususlar tespit edilmiştir:

 

1) Başvuru sahibinin birinci iddiasına ilişkin olarak;

 

İşe ait teknik şartnamenin "Zarardan Sorumluluk" başlıklı 11 nci maddesinde; "Yüklenici, iş esnasında meydana gelen hasar  ve zararı  tazmin etmekle yükümlüdür. Meydana  gelen hasar ve zararın, idare tarafından yüklenici ve/veya vekiline bildirilmesinden itibaren, beklemeye tahammülü olmayan durumlarda hemen, normal şartlarda ise en geç 24 (yirmi dört) saat içerisinde, yüklenici tarafından yaptırılması veya temin edilmesi gerekir. Yüklenici bu konudaki yükümlülüğünü yerine getirmediği takdirde İdare, masrafları yükleniciye ait olmak üzere gerekli işlemleri yapar ve masrafları yüklenicinin aylık istihkakından keser." düzenlemesi yapılmıştır.

 

İdareye yapılan şikayet başvurusuna verilen 25/12/2007 tarih ve 2234 sayılı cevap yazısı içeriğinde; "Zarardan sorumluluk" başlığı altında konu edilen açıklamaların güvenlik görevlilerince kullanılan sabit barakalar ve içerisindeki cihazları, iş esnasında idarece kullanılmak üzere görevli personele dağıtılan alet ve cihazları kapsadığı” hususunun ifade edildiği görülmüştür.

 

 Hizmet İşleri Genel Şartnamesinin “Yüklenicinin genel sorumlulukları” başlıklı 6 ncı maddesinde; “Yüklenici, işleri gereken özen ve ihtimamı göstererek planlayacak, projelendirecek (sözleşmede öngörüldüğü şekilde), yürütecek, tamamlayacak ve işlerde olabilecek kusurları sözleşme hükümlerine uygun olarak giderecektir. Yüklenici, bu sorumluluklarının yerine getirilmesi için, ister kalıcı, ister geçici nitelikte olsun, gereken bütün denetim, muayene ve testleri yaptıracak ve işçilik, malzeme, tesis, ekipman vb. temin edecektir.

Yüklenici, işin görülmesi sırasında ilgili mevzuatın izin vermediği insan ve çevre sağlığına zarar verici nitelikte malzeme kullanamaz veya yöntem uygulayamaz. İlgili mevzuatın izin verdiği malzeme ve yöntemler ise, öngörülmüş tedbirler alınarak ve usulüne uygun şekilde kullanılabilir. Bu yükümlülüklerin ihlal edilmesi halinde yüklenici, idarenin ve üçüncü şahısların tüm zararlarını karşılamak zorundadır.

Yüklenici, bu Genel Şartnamede öngörülen yükümlülük ve yasakları ihlâl ederek idareye veya üçüncü kişilere verdiği zarardan dolayı bizzat sorumludur.

“Kamu düzenine ve mallarına zarar vermeme” başlıklı 15 inci maddesinde; “Yüklenici işlerin yürütülmesi, tamamlanması ve işlerde olabilecek aksaklıkların giderilmesi için gereken bütün işlemlerde, sözleşme koşullarına uygun davranma yükümlülüğü içerisinde;

(a)    Kamu düzenine ve kamusal yaşamın gereklerine uygun davranacak,

            (b) Kamunun mülkiyeti veya hüküm ve tasarrufu altındaki taşınır ve taşınmaz mallar ile özel kişilerin mülkiyetindeki taşınır veya taşınmaz mallara, kamusal kullanıma tahsis edilmiş veya bırakılmış yol, meydan, park gibi orta mallarına ve kamu hizmetinde kullanılan mallara zarar vermeyecek, bunların kullanımına ve bunlara ulaşılmasına engel olmayacaktır.

Belirtilen hükümlerin ihlal edilmesi nedeniyle idarenin maruz kalabileceği tüm zarar, ceza, tazminat ve benzeri sorumluluklar ile bunların mali sonuçlarından doğacak giderler yüklenici tarafından karşılanacaktır.“

“İş ve işyerlerinin korunması ve sigortalanması” başlıklı 19 uncu maddesinde; “İşyerinde, işin başlamasından kabul belgesinin verilmesine kadar her türlü araç, malzeme, ihzarat, makine ve taşıtlar ile sözleşme konusu hizmet işinin korunmasından yüklenici sorumludur.


Sigorta poliçelerinde belirlenen, yüklenicinin kusurlu olduğu hallerde, kusur nedeniyle sigortanın karşılamadığı bedeller için yüklenici idareden bir istekte bulunamaz.

Sigorta yükümlülüğünün kabul süresinin sonuna kadar olan süreçte devam edip etmeyeceği veya ne ölçüde devam edeceği, bu süreci düzenleyen madde hükümleri de göz önünde tutularak sözleşme veya eklerinde belirtilir.

Sözleşmenin feshi veya işin/hesabın tasfiyesi halinde bu sigortalar, iş yeni yükleniciye ihale edilinceye kadar devam ettirilir ve bu süreye ilişkin sigorta giderleri ilk yükleniciye ait olur. Ancak bu süre, fesih veya tasfiye tarihinden başlamak üzere üç (3) ayı geçemez.”

“Yüklenicinin kusuru dışındaki hasar ve zararlar” başlıklı 20 nci maddesinde; “Olağanüstü haller ve doğal afetlerin işyerlerinde ve yapılan işlerde meydana getireceği hasar ve zararlar ile sigortalanabilir riskler sigorta kapsamında olsun veya olmasın yüklenici bu hasar ve zararlar için idareden hiç bir bedel isteyemez. Ancak bu hasar ve zararlar nedeniyle meydana gelecek gecikmeler için yükleniciye gerekli süre uzatımı verilir.

 Savaş, yurt içinde seferberlik, ayaklanma, iç savaş ve bunlara benzer olaylar veya yüklenici ve varsa alt yüklenici tarafından kullanılmadıkça bir nükleer yakıttan kaynaklanan radyasyonlar ve bunların gerektirdiği önlemler sonucunda meydana gelecek riskler gibi sigortalanması  mümkün olmayan türden riskler ile idarenin işlerin tamamlanmış kısımlarını teslim alarak kullanmasından dolayı doğacak riskler idareye aittir.”

 hükümleri yer almaktadır.

Ayrıca, Hizmet İşleri Genel Şartnamesinin “İşlerin bakımı” başlıklı 21 inci maddesi gereğince yüklenicinin, işe başlama tarihinden işlerin tümü için kabul belgesinin tanzim edildiği tarihe kadar işlere, malzemelere ve tesise gereken özen ve bakımı gösterme sorumluluğunun bulunduğu, garanti süresi içinde taahhüt ettiği bütün işlerin ve malzemelerin ve ilgili tesislerin bakım ve özeninden bu sürenin sonuna kadar sorumlu olacağı,”Kontrol teşkilatı ve yetkileri” başlıklı 26 ncı maddesinde ise; yüklenicinin işyerine getirdiği malzemenin, teknik şartnamesine veya daha önce alınmış mühürlü örneğine uygun ve işe elverişli olmadığının anlaşılması halinde yüklenicinin, bu malzemeyi işyerinden kaldırıp uzaklaştırmak zorunda olduğu aksi takdirde kontrol teşkilatının söz konusu malzemeyi, bütün zarar ve giderleri yükleniciye ait olmak üzere, işyeri çevresi dışına çıkarmaya yetkili olduğu hususları açıkça düzenlenmiştir.

 

818 sayılı Borçlar Kanununun “İstihdam Edenlerin Mesuliyeti” başlıklı 55 inci maddesinde; “Başkalarını istihdam eden kimse, maiyetinde istihdam ettiği kimselerin ve amelesinin hizmetlerini ifa ettikleri esnada yaptıkları zarardan mesuldür. Şu kadar ki böyle bir zararın vuku bulmaması için hal ve maslahatın icab ettiği bütün dikkat ve itinada bulunduğunu yahut dikkat ve itinada bulunmuş olsa bile zararın vukuuna mani olamayacağını ispat ederse mesul olmaz.

 

İstihdam eden kimsenin, zamin olduğu şey ile zararı ika eden şahsa karşı rücu hakkı vardır.” hükmü,

 

“Muavin Şahısların Mesuliyeti” başlıklı 100 üncü maddesinde; Bir borcun ifasını veya bir borçdan mütevellit bir hakkın kullanılmasını kendisi ile beraber yaşayan şahıslara veya maiyetinde çalışanlara velev kanuna muvafık surette tevdi eden kimse, bunların işlerini icra esnasında ika ettikleri zarardan dolayı diğer tarafa karşı mesuldür.

 

Bunların fiilinden mütevellit mesuliyeti, evvelce iki taraf arasında yapılan bir mukavele tamamen veya kısmen bertaraf edebilir.

 

Alacaklı, borçlunun hizmetinde ise veya mesuliyet hükümet tarafından imtiyaz suretiyle verilen bir sanatin icrasından tevellüt ediyorsa; borçlu mukavele ile ancak hafif bir kusurdan mütevellit mesuliyetten kendisini beri kılabilir.”hükmü yer almaktadır.

 

Sonuç olarak; her ne kadar “Teknik şartnamenin "Zarardan Sorumluluk" başlıklı 11 nci maddesindeki düzenlemede belirtilen zararların tazmininden neyin kastedildiğinin açıkça belirtilmediği dolayısıyla, sorumlulukların maliyetinin hesaplanmasının imkansız olduğu, söz konusu düzenlemenin isteklilerin teklif vermelerini engelleyici nitelik taşıdığı” iddia edilmiş ise de; yukarıda yer alan mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; yüklenicinin sorumluluk alanının tayin ve tespit edilebileceği, kaldı ki bu hususun teklif verilmesi aşamasında teklifi oluşturan maliyet bileşenlerinin hesaplanması aşamasında istekli olabilecekleri çelişkide bırakacak veya tereddüt doğuracak bir düzenleme olmadığı sonucuna varılmıştır.

 

            2) Başvuru sahibinin ikinci iddiasına ilişkin olarak;

 

İncelemeye konu ihalenin ilanının 2 nci maddesinde ve idari şartnamenin 2 nci maddesinde işin süresinin “01.01.2008-31.12.2008 tarihleri arasında 366 (Üçyüzaltmışaltı) takvim günüdür.” şeklinde belirtildiği, teknik şartnamenin 2 nci maddesinde ise; “İşin süresi 365 gün olup 01/01/2008 tarihinde başlar, 31/12/2008 tarihinde biter.” düzenlemesinin yapıldığı görülmüştür.

 

            Yukarıda görüldüğü üzere gerek ihale ilanının 2.c maddesinde, gerek idari şartnamenin 49.1. maddesinde ve teknik şartnamenin 2 nci maddesinde işin 01/01/2008 tarihinde başlayacağı, 31/12/2008 tarihinde biteceği açık olarak ifade edildiğinden, ayrıca 2008 yılındaki gün sayısının 366 olduğu da açık olduğundan, istekli olabileceklerin iş süresi hususunda tereddüt yaşaması ihtimalinin bulunmadığı, dolayısı ile bu yöndeki iddianın yerinde olmadığı anlaşılmıştır.

 

            3) Başvuru sahibinin üçüncü iddiasına ilişkin olarak;

 

Teknik şartnamenin “Çalıştırılacak Personelin Kıyafetleri “ başlıklı 9.6.3 maddesinde;

 

“1-Özel güvenlik görevlileri gece görevinde, üniformanın üzerine,  arkasında ışığı yansıtan (yönetmelik Ek-4´te gösterilen) "ÖZEL GÜVENLİK" ibaresi yazılı yeleği giyecektir.

2.             Özel güvenlik görevlileri görev alanı içinde ve süresince, şirketi tanıtıcı isim, işaret veya logosu bulunan, özel safari kıyafet giyecektir.

3-Özel güvenlik görevlileri tarafından görev esnasında kullanılacak olan,

Çizelge 6 ve Çizelge 7 de cins, miktar ve özellikleri yazılı kıyafetler yüklenici tarafından temin edilerek Kontrol Teşkilatının kontrolünde her bir personele imza karşılığı temin edilecek ve ayni olarak gösterilecektir.

5- Bütün görevlilerin kıyafetleri yüklenici tarafından işe başlama tarihinde karşılanmış olacaktır. Görevliler düzgün kıyafetle iş yapmak mecburiyetinde olduğundan, yüklenici, personellerin kendi ve kurum adına yakışır temiz ve muntazam bir şekilde bu kıyafetlerle çalışmalarını sağlayacaktır. Kıyafetler yırtık, sökük veya lekeli olmayacaktır. Kontrol Teşkilatı tarafından yırtık, sökük veya lekeli kıyafetlerin giyildiği tespit edildiği takdirde yüklenici bu kıyafetleri sayı sınırlaması olmaksızın yenileri ile değiştirecektir.” düzenlemesi yapılmıştır.

 

Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanunun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğim “üniforma ve teçhizat” başlıklı 22 nci maddesinde; “Özel güvenlik görevlilerinin giyeceği üniforma ve üniformayı tamamlayan diğer unsurlar, Türk Silahlı Kuvvetleri ve genel kolluk kuvvetleri ile kanunlarla kurulan özel kolluk kuvvetlerinde kullanılan renkte, biçim ve motifte olamaz. Üniforma ve üniformayı tamamlayan unsurlar ve teçhizat özel güvenlik birimlerince belirlendikten sonra, Komisyonun onayına sunulur. Üniformada şirketi tanıtıcı isim, işaret veya logo bulunur. Özel güvenlik şirketlerince kullanılacak üniforma ve üniformayı tamamlayan unsurlar ile teçhizat Bakanlıkça onaylanır.

 

Özel güvenlik görevlileri gece görevinde, spor müsabakalarında, konser ve sahne gösterilerinde üniformanın üzerine, arkasında ışığı yansıtan Ek-4´te gösterilen "Özel Güvenlik" ibaresi yazılı yeleği giyerler.” hükmü yer almaktadır. İdari Şartnamenin 26 ncı maddesinde giyim bedelinin teklif fiyata dahil olduğunun belirtildiği görülmüştür.

 

İdarece işin yürütülmesi aşamasında personelin giyeceği üniformanın özelliklerinin belirlendiği teknik şartname maddesinde, özel safari kıyafet giyileceği hususuna yer verildiği, bu düzenlemenin amacının ne olduğu anlaşılamamakla birlikte; teklif fiyatının hazırlanması aşamasında esasa da etkili olmadığı zira, giyim bedelinin teklif fiyata dahil olduğu hususunun açık olarak belirtildiği, 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanunun Uygulamasına İlişkin Yönetmeliğin "Üniforma ve Teçhizat" başlıklı 22 nci maddesi gereğince Özel Güvenlik Faaliyet İzin Belgesini haiz firma personelinin kullanacağı kıyafetlerin Bakanlıkça onaylı olduğu ve onaylanmış bu kıyafet modeli dışında herhangi bir kıyafet modelinin kullanılmasının imkansız olduğu, netice itibarı ile yapılan düzenlemenin ideal olmamakla beraber esasa etkili olmadığı sonucuna varılmıştır.

 

            Açıklanan nedenlerle;

 

4734 sayılı Kanunun 56 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi gereğince itirazen şikayet başvurusunun uygun bulunmadığına,

 

Oyçokluğu ile karar verildi.

 

Karşı Oy:

İnceleme konusu ihalede; teknik şartnamenin "Zarardan Sorumluluk" başlıklı 11 nci maddesinde; "Yüklenici, iş esnasında meydana gelen hasar  ve zararı  tazmin etmekle yükümlüdür. Meydana  gelen hasar ve zararın, idare tarafından yüklenici ve/veya vekiline bildirilmesinden itibaren, beklemeye tahammülü olmayan durumlarda hemen, normal şartlarda ise en geç 24 (yirmi dört) saat içerisinde, yüklenici tarafından yaptırılması veya temin edilmesi gerekir. Yüklenici bu konudaki yükümlülüğünü yerine getirmediği takdirde İdare, masrafları yükleniciye ait olmak üzere gerekli işlemleri yapar ve masrafları yüklenicinin aylık istihkakından keser." düzenlemesi yapılmıştır.

 

 Teknik şartnamenin 11 inci maddesindeki düzenlemede belirtilen zararların tazmininden neyin kastedildiğinin açıkça belirtilmediği dolayısıyla, sorumlulukların maliyetinin hesaplanmasının imkansız olduğu, söz konusu düzenlemenin isteklilerin teklif vermelerini engelleyici nitelik taşıdığından, 4734 sayılı  Kanunun 56 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi gereğince, ihale işlemlerinin ve ihale kararının iptaline karar verilmesi gerektiği yönündeki düşüncemle çoğunluk kararına katılmıyorum.

 
                

  

 

Maddeye git

    Copyright © 2018. Kanunum bir Karakullukçu Dan. A.Ş. (Şirket) servisidir. “Kanunum” Şirket’in tescilli markasıdır ve tüm hakları saklıdır. Kanunum bir resmi kaynak veya hukuk danışmanlık servisi değildir. Kullanıcılar Hizmet Şartlarını okumuş ve kabul etmiş sayılırlar. Adres: Aytar Cad. 28/4 Levent, 34330, İstanbul