• Resmi Gazete:
  • Karar No: 2013/UH.I-671
  • Toplantı No: 2013/010
  • İlgili Kurum: Kamu İhale Kurumu
  • Karar Tarihi: 31.01.2013
(Aşağıdaki metin 10/2/2013 tarihinde Kamu İhale Kurumu web sitesinden alınmıştır.)
(Kanunum resmi kaynak değildir; kullanıcılar sunulan yürürlük ve metin bilgilerini resmi kaynaklardan teyid etmelidir.)
Uyarı:
Bu karar 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebliğe çıkarılmış olup, kararın Kurumun internet sitesinde yayınlanması tebliğ yerine geçmez. Karar, bilgilendirme amacıyla yayınlanmaktadır.
Toplantı No :2013/010
Gündem No :37
Karar Tarihi:31.01.2013
Karar No :2013/UH.I-671
Şikayetçi:
 Danış Müteahhitlik Yemekçilik Temizlik Gıda Petrol Ürünleri Otomosyan Tarım San. Ve Tic. Ltd. Şti., VEYSEL KARANİ MAH. KURTALAN CAD. NO:16 SİİRT
 İhaleyi yapan idare:
 Siirt Devlet Hastanesi Baştabipliği, Yenimahalle Hastane Caddesi Açıkcezaevi Karşısı 6 56100 SİİRT
Başvuru tarih ve sayısı:
 17.01.2013 / 2214
Başvuruya konu ihale:
 2012/158963 İhale Kayıt Numaralı "Yemek Hizmeti Alımı" İhalesi
Kurumca Yapılan İnceleme ve Değerlendirme:

Siirt Devlet Hastanesi Baştabipliğitarafından 04.12.2012tarihinde açık ihale usulüile yapılan “Yemek Hizmeti Alımı” ihalesine ilişkin olarak başvuru sahibince 17.01.2013tarih ve 2214sayı ile Kurum kayıtlarına alınan dilekçe ile başvuruda bulunulmuştur.

 

Başvuruya ilişkin olarak 2013/349sayılı şikâyet dosyası kapsamında yapılan inceleme neticesinde ön inceleme raporu tanzim edilmiştir.

Karar:

 

 

Şikâyet dilekçesi ve ön inceleme raporu incelendi.

 

Başvuru dilekçesinde özetle, idare tarafından aşırı düşük teklif sorgulaması yapılmadan ihalenin karara bağlandığı, yaklaşık maliyetin altında teklif veren isteklilerden aşırı düşük teklif sorgulaması yapılarak ihalenin karara bağlanması gerektiği iddia edilmektedir.

 

4734 sayılı Kanun’un 38’inci maddesinde; ihale komisyonu tarafından verilen tekliflerin 37’nci maddeye göre değerlendireceği, diğer tekliflere veya idarenin tespit ettiği yaklaşık maliyete göre teklif fiyatı aşırı düşük olanları tespit edeceği, bu teklifleri reddetmeden önce belirlediği süre içinde teklif sahiplerinden teklifte önemli olduğunu tespit ettiği bileşenler ile ilgili ayrıntıları yazılı olarak isteyeceği, komisyonun; verilen hizmet ve yapım yönteminin ekonomik olması, seçilen teknik çözümler ve teklif sahibinin işin yerine getirilmesinde kullanacağı avantajlı koşullar, teklif edilen işin özgünlüğü hususlarında belgelendirilmek suretiyle yapılan yazılı açıklamaları dikkate alarak, aşırı düşük teklifleri değerlendireceği, bu değerlendirme sonucunda, açıklamaları yeterli görülmeyen veya yazılı açıklamada bulunmayan isteklilerin tekliflerinin reddedileceği, ihale komisyonunca reddedilmeyen aşırı düşük tekliflerin geçerli teklif olarak dikkate alınacağı hükme bağlanmıştır.

 

            Ayrıca bu hususa Hizmet Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliği’nin 59’uncu maddesinde de yer verilmiş ve aşırı düşük tekliflerin tespiti ve değerlendirilmesinde; Kamu İhale Kurumu tarafından aşırı düşük tekliflerin tespiti, değerlendirilmesi ve ekonomik açıdan en avantajlı teklifin belirlenmesi amacıyla sınır değer veya sorgulama kriterleri ya da ortalamalar belirlenmiş ise ihale komisyonunun bu düzenlemeyi esas alması gerektiği hüküm altına alınmış, Kamu İhale Genel Tebliği’nde de personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı ihalelerinde kâr hariç yaklaşık maliyet tutarının üzerindeki tekliflerin aşırı düşük teklif olarak kabul edilmeyeceği açıklanmıştır.

 

11 isteklinin katıldığı incelemeye konu ihalede 9 isteklinin teklifinin geçerli teklif olarak değerlendirildiği, geçerli tekliflerden en düşük ilk iki teklifin ekonomik açıdan en avantajlı birinci ve ikinci teklif olarak belirlendiği, ihale kararı ve eklerinden anlaşılmıştır.

 

İncelemeye konu ihalede toplam 60.000 öğün kahvaltı, 20.000 öğün diyet öğle ve akşam yemeği, 230.000 öğün normal öğle ve akşam yemeği ve 20.000 öğün diyet kahvaltıdan oluşan toplam 330.000 öğün yemek için yaklaşık maliyetin tespitinde 4 hastaneden ve 5 yemek firmasından alınan öğün fiyatların ortalaması alınarak toplam 1.535.453,00 TL tutarında yaklaşık maliyet hesaplandığı, ancak hesaplanan tutarın yüklenici karı içerip içermediği yönünde herhangi bir bilginin yer almadığı görülmüştür.

 

          Hizmet Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliği’nin “Yaklaşık maliyetin hesaplanması ve güncellenmesi” başlıklı 9’uncu maddesinde yer alan yaklaşık maliyet hesabında % 20 oranını geçmemek üzere yüklenici kârı öngörülebileceği yönündeki hükümden hareketle kârsız yaklaşık maliyet 1.535.453,00 TL / 1,20 = 1.279.544,17 TL olarak hesaplandığında ekonomik açıdan en avantajlı birinci ve ikinci teklif sahibi olarak belirlenen isteklilerin teklif bedellerinin bu bedelin altında olduğu tespit edilmiştir.

 

İncelemeye konu ihalede başvuru sahibinin teklif bedelinin 1.529.000,00 TL olduğu, Kurulun emsal kararları çerçevesinde inceleme ve değerlendirme yapıldığında ihale komisyonu tarafından ekonomik açıdan en avantajlı birinci ve ikinci teklif sahibi olarak belirlenen isteklilerin teklif bedellerinin karsız yaklaşık maliyetin altında olduğu, bu gerekçeyle incelenen ihalede her iki istekliden aşırı düşük teklif açıklaması istenilerek ihalenin karara bağlanması gerekmekte ise de başvuru sahibinin teklifinin idarece geçerli teklif olarak değerlendirilen 9 istekliden en düşük teklife göre 7’nci sırada olduğu, başvuru sahibinin teklifinin altında olmakla birlikte teklif bileşenlerine ilişkin olarak yazılı açıklama istenilmesi gereken 2 isteklinin haricinde idarece belirlenen karsız yaklaşık maliyetin üzerinde teklif veren 4 isteklinin teklifinin daha olduğu dikkate alındığında başvuru sahibinin ekonomik açıdan en avantajlı veya ikinci en avantajlı teklif sahibi olarak belirlenmesinin mümkün olmadığı, dolayısıyla bir hak kaybının söz konusu olmadığı anlaşılmaktadır.

 

4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinde ihale sürecindeki hukuka aykırı işlem veya eylemler nedeniyle bir hak kaybına veya zarara uğradığını veya zarara uğramasının muhtemel olduğunu iddia eden aday, istekli ve istekli olabileceklerin anılan Kanun’da belirtilen şekil ve usul kurallarına uygun olmak şartıyla şikâyet ve itirazen şikâyet başvurusunda bulunabileceği hüküm altına alınmış, şikâyet ve itirazen şikâyet başvurusu, dava açılmadan önce tüketilmesi zorunlu bir idari başvuru yolu olarak öngörülmüştür.

 

Anılan Kanun’da idareye şikâyet ve Kuruma itirazen şikâyet başvurularının, ihale süreci içerisindeki idari işlem veya eylemlerle hakkı muhtel olan aday, istekli ve istekli olabileceklerle sınırlı biçimde öngörüldüğü anlaşılmaktadır.

 

Bu haliyle idareye şikâyet ve Kuruma itirazen şikâyet başvurusunda bulunabilmesi için öncelikle;

 

1) Aday, istekli veya istekli olabilecek sıfatını haiz olunması,

 

2) Başvuru sahibinin idarenin hukuka aykırı bir işlem veya eyleminden dolayı bir hak kaybına veya zarara uğraması veya zarara uğramasının muhtemel olması gerekmektedir.

 

Sonuç itibariyle, idareye şikâyet, Kuruma itirazen şikâyet başvurusunda bulunulabilmesi için aday, istekli ve istekli olabileceklerin, hukuken korunması gerekli bir hakkının veya menfaatinin olması gerektiği, başvuru sahibinin iddiaları açısından ihalede ekonomik açıdan en avantajlı teklif veya ekonomik açıdan en avantajlı ikinci teklif sahibi olma ihtimalinin bulunmadığı, dolayısıyla başvuru ehliyetini haiz olmadığı anlaşılmış olup 4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin onuncu fıkrasının (c) bendi gereğince, başvurunun ehliyet yönünden reddi gerekmektedir.

 

Açıklanan nedenlerle, 4734 sayılı Kanun’un 65’inci maddesi uyarınca bu kararın tebliğ edildiği veya tebliğ edilmiş sayıldığı tarihi izleyen 60 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava yolu açık olmak üzere,

 

Başvurunun reddine,

 

Oyçokluğu ile karar verildi.

 

 

 

Mahmut  GÜRSES

Başkan

 

Kazım  ÖZKAN

II. Başkan

Ali Kemal  AKKOÇ

Kurul Üyesi

Erkan  DEMİRTAŞ

Kurul Üyesi

 

Ahmet  ÖZBAKIR

Kurul Üyesi

Mehmet Zeki  ADLI

Kurul Üyesi

Hamdi  GÜLEÇ

Kurul Üyesi

 

 

 

 

 

 

Karşı Oy:

 

KARŞI OY

 

 

İncelemeye konu ihalede;

 

Başvuru sahibi, idare tarafından aşırı düşük teklif sorgulaması yapılmadan ihalenin karara bağlandığını, yaklaşık maliyetin altında teklif veren isteklilerden aşırı düşük teklif sorgulaması yapılarak ihalenin karara bağlanması gerektiğini iddia etmektedir.

 

Başvuru sahibinin iddiasına ilişkin olarak, anılan Kurul kararında; “…idareye şikâyet, Kuruma itirazen şikâyet başvurusunda bulunulabilmesi için aday, istekli ve istekli olabileceklerin, hukuken korunması gerekli bir hakkının veya menfaatinin olması gerektiği, başvuru sahibinin iddiaları açısından ihalede ekonomik açıdan en avantajlı teklif veya ekonomik açıdan en avantajlı ikinci teklif sahibi olma ihtimalinin bulunmadığı, dolayısıyla başvuru ehliyetini haiz olmadığı anlaşılmış olup 4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin onuncu fıkrasının (c) bendi gereğince, başvurunun ehliyet yönünden reddi gerekmektedir.” ifadelerine yer verilmiştir.

 

4734 sayılı Kanun’un 54. maddesinin birinci fıkrasında; ihale sürecindeki hukuka aykırı işlem veya eylemler nedeniyle bir hak kaybına veya zarara uğradığını veya zarara uğramasının muhtemel olduğunu iddia eden aday veya istekli ile istekli olabileceklerin, bu Kanunda belirtilen şekil ve usul kurallarına uygun olmak şartıyla şikâyet ve itirazen şikâyet başvurusunda bulunabilecekleri, 55. maddesinin birinci fıkrasında ise; şikâyet başvurusunun, ihale sürecindeki işlem veya eylemlerin hukuka aykırılığı iddiasıyla bu işlem veya eylemlerin farkına varıldığı veya farkına varılmış olması gereken tarihi izleyen günden itibaren 21 inci maddenin (b) ve (c) bentlerine göre yapılan ihalelerde beş gün, diğer hallerde ise on gün içinde ve sözleşmenin imzalanmasından önce yapılacağı, 56. maddesinin birinci fıkrasında ise; idareye şikâyet başvurusunda bulunan veya idarece alınan kararı uygun bulmayan aday, istekli veya istekli olabilecekler tarafından 55. maddenin dördüncü fıkrasında belirtilen hallerde ve sürede, sözleşme imzalanmadan önce itirazen şikâyet başvurusunda bulunabilecekleri, ikinci fıkrasında ise; Kurumun itirazen şikâyet başvurularını başvuru sahibinin iddiaları ile idarenin şikâyet üzerine aldığı kararda belirlenen hususlar ve itiraz edilen işlemler bakımından eşit muamele ilkesinin ihlal edilip edilmediği açılarından inceleyeceği hükmüne yer verilmiştir.

 

İhalelere Yönelik Başvurular Hakkında Yönetmeliğin 5. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde; isteklilerin; yeterlik başvurularının veya tekliflerin sunulması, değerlendirilmesi ve ihalenin sonuçlandırılmasına ilişkin idari işlem veya eylemler hakkında başvuruda bulunabileceği, 14. maddesinin birinci fıkrasında; idareye yapılan şikâyet başvurusu üzerine idare tarafından alınan kararın uygun bulunmaması veya süresi içinde karar alınmaması hallerinde veya şikâyet ya da itirazen şikâyet üzerine idare tarafından alınan ihalenin iptali kararlarına karşı doğrudan Kuruma itirazen şikâyet başvurusunda bulunulabileceği, 15. maddesinin birinci fıkrasında; Kuruma yapılan başvuruların, öncelikle 16. madde çerçevesinde inceleneceği, 16. maddesinin ikinci fıkrasında ise; başvuru dilekçesi ve ekinde yukarıda belirtilen ön inceleme konuları bakımından bir aykırılığın bulunmaması durumunda esasın incelenmesine geçileceği hükmü yer almaktadır.

 

 

Anılan Yönetmeliğin 18. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; ihale veya ön yeterlik dokümanının verilmesi, başvuruların veya tekliflerin sunulması, değerlendirilmesi ve ihalenin sonuçlandırılmasıyla ilgili olarak ise, başvuru sahibinin iddiaları ve idarenin şikâyet üzerine aldığı kararda belirtilen hususlar ile itiraz edilen işlemler bakımından eşit muamele ilkesinin ihlal edilip edilmediği yönünden inceleneceği, 2. fıkrasında ise; eşit muamele ilkesi yönünden yapılacak incelemede; dayanağı bakımından, itiraz edilen işlemin diğer aday veya isteklilere ilişkin olarak da Kanun ve ilgili mevzuat hükümlerine uygun şekilde gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğine bakılacağı belirtilmiştir.

 

İdareye şikâyet, Kuruma itirazen şikâyet başvurusunda bulunulabilmesi için, aday, istekli veya istekli olabileceklerin hukuken korunması gerekli bir hakkının veya menfaatinin olması gerekmektedir.

 

4734 sayılı Kanunun 4. maddesinde geçen aday, istekli ve istekli olabilecek tanımları ve 54. maddesinde yer alan ihale sürecindeki hukuka aykırı işlem veya eylemler nedeniyle bir hak kaybına veya zarara uğradığını veya zarara uğramasının muhtemel olduğunu iddia eden aday veya istekli ile istekli olabileceklerin şikâyet yoluna başvurmaları yolundaki düzenleme, ihale dokümanı almayan kişilerin başvuruda bulunamayacaklarını, bu satın alma işleminin ehliyet şartının ön koşulu olduğunu ortaya koymaktadır.

 

Hukuki düzenleme bu yönde olmakla birlikte, kamu ihale mevzuatındaki itirazen şikâyet başvurusu, idarelerin ihale sürecinde tesis ettikleri idari işlemlere yönelik olarak hak kaybı ya da zarara uğrayanların yaptığı başvuru sonucu yapılan bir denetim yöntemidir. Yapılan incelemelerdeki temel unsur, bir kişinin başvurusu olmakla birlikte, içerik yönünden bir idari işlem denetimi olan itirazen şikâyet incelemesinin amacı, kamu hukukuna tabi olarak tesis edilen işlemlerin hukuka uygunluk denetimidir. Dolayısıyla idareler açısından bir denetim biçimi olan bu yöntem, hukuk özneleri için de bir hak ve özgürlük arama aracıdır. Bu nedenle de hukukun genel ilkeleri çerçevesinden, söz konusu hak arama yolunun genişletici biçimde yorumlanması gerekmektedir.

 

Söz konusu ihalede, başvuru sahibi tarafından ihale dokümanı satın alınarak, ihaleye teklif verildiği, anılan Kanun ve Yönetmelik hükmü uyarınca istekli statüsünü kazandığı ve (bu nedenle ihalenin her aşamasına şikâyet ve itirazen şikâyet başvurusunda bulunabileceğinden) “ihale üzerinde kalmayacak” olsa ve bu işleme karşı yaptığı itirazen şikâyet başvurusu sonucu Kurul tarafından mevzuata aykırılık bulunmasa dahi, itirazen şikâyet başvurusunun, geçerli tekliflerin sıralanmasındaki yerinden veya başvuru sahibinin üzerinde ihale kalmayacak olmasından bağımsız olarak, başvuru sırasında ehliyetinin olduğu gözetilerek incelenmesi gerekmektedir.

 

Bu itibarla, başvuru sahibinin ehliyetinin kabulünün yanı sıra, anılan Yönetmeliğin 16. maddesinde sayılan diğer unsurlar da başvuru sahibi tarafından yerine getirildiğinden, başvuru sahibinin iddiasına ilişkin olarak, işin esasının incelenmesine geçilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

 

Nitekim, bir başka ihalede 7. sırada en yüksek teklifi veren bir isteklinin, itirazen şikâyet başvurusunun ehliyet yönünden reddine ilişkin, Kamu İhale Kurulunun 09.03.2010 tarih ve 2010/UH.I-735 sayılı kararı, Ankara 2. İdare Mahkemesinin E:2010/894, K:2011/213 sayılı kararı ile iptal edilmiş, anılan kararın temyizen incelenerek bozulması ve yürütülmesinin durdurulmasının istenilmesi üzerine, Danıştay Onüçüncü Dairesinin 09.05.2011 tarih ve E:2011/1569 sayılı kararı ile yürütmenin durdurulması istemi reddedilmiştir.

 

Açıklanan nedenlerle; incelemeye konu ihalede, başvuru sahibinin iddiasına ilişkin olarak işin, “esasının incelemesine geçilmesine” karar verilmesi gerektiği yönündeki düşüncemle, “başvurunun reddine” ilişkin karara katılmıyorum.

                       

 

 

Erkan DEMİRTAŞ

Kurul Üyesi

 

  

 

Maddeye git

    Copyright © 2018. Kanunum bir Karakullukçu Dan. A.Ş. (Şirket) servisidir. “Kanunum” Şirket’in tescilli markasıdır ve tüm hakları saklıdır. Kanunum bir resmi kaynak veya hukuk danışmanlık servisi değildir. Kullanıcılar Hizmet Şartlarını okumuş ve kabul etmiş sayılırlar. Adres: Aytar Cad. 28/4 Levent, 34330, İstanbul