(Kanunum resmi kaynak değildir; kullanıcılar sunulan yürürlük ve metin bilgilerini resmi kaynaklardan teyid etmelidir.)

17 SERİ NO'LU DAMGA VERGİSİ KANUNU GENEL TEBLİĞİ

Resmi Gazete Sayısı 17279

Resmi Gazete Tarihi 14/03/1981

Kapsam

1318 sayılı Finansman Kanunu ile değişik 488 sayılı Damga Vergisi Kanununun bazı maddeleri ve Kanuna bağlı (1) sayılı tablo, 28.11.1980 günlü ve 17174 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 2344 sayılı Kanunla değiştirilmiştir.

Ayrıca, 31.12.1980 tarihli ve mükerrer 17207 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 2367 sayılı Kanunla da, 2344 sayılı Kanunla değişik 488 sayılı Damga Vergisi Kanununa bağlı (1) sayılı tablonun bazı bentleri değiştirilmiş, IV-Makbuzlar ve Diğer Kağıtlar Bölümüne eklenen 5 numaralı bent ile de, "5. Dilekçeler (toplu dilekçelerde beher imza için)... 5 TL." damga vergisine tabi tutulmuş ve Kanuna ekli (2) sayılı tablonun IV-Ticari ve Medeni İşlerle ilgili Kağıtlar bölümünün 6 ncı fıkrası değiştirilmiştir.

Söz konusu Kanunlarla, Damga Vergisi Kanununda yapılan değişikliklerin mahiyeti ve bunların ne şekilde uygulanacağı aşağıda açıklanmıştır.

I _ DAMGA VERGİSİ KANUNUNUN MADDELERİNDE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER:

A _ Kanunun 24. Maddesinde Yapılan Değişiklik:

Damga Vergisi Kanununun 24. maddesinin ikinci fıkrası değiştirilerek mevcut fıkraya, "Damga Vergisinden muaf kuruluşlarca kişilerin (1) sayılı tabloda yer alan işlemleriyle ilgili olarak düzenlenen ve sadece bu kurumların imzasını taşıyan kağıtlara ait verginin tamamı kişiler tarafından ödenir. Ancak bu kağıtlara ait verginin hiç ödenmemesi veya noksan ödenmesi halinde vergi ve cezanın tamamından kişilerle birlikte kurumlar müteselsilen sorumludurlar." hükmü eklenmiştir.

Bilindiği üzere Kanunun 3. maddesinin 2. fıkrasında, resmî dairelerle kişiler arasında düzenlenen kağıtların damga vergisinin kişiler tarafından ödeneceği hükme bağlanmıştır. Bu hüküm gereğince, ister yalnızca resmî dairenin imzası isterse resmî daire ile kişinin imzası birlikte bulunsun, kağıda ait verginin tamamı kişiler tarafından ödenmektedir. Yapılan değişiklikle, resmî dairelerle vergiden muaf kuruluşlar arasında paralellik sağlanması amaçlanmıştır. Bu hükme göre kişilerin (1) sayılı tabloda yeralan işlemleriyle ilgili olarak (2) sayılı tabloda adları belirtilen kuruluşlar tarafından düzenlenen kağıtlar ister kişilerle birlikte imzalansın, isterse yalnızca vergiden muaf kuruluşun imzasını taşısın, resmî dairelerde olduğu gibi, verginin tamamı kişilerce ödenecek, verginin noksan ödenmesi veya hiç ödenmemesi halinde vergi ve cezadan kişilerle birlikte bu kurumlar müteselsilen sorumlu olacaktır. Alacaklı vergi dairesi vergi ve cezayı enkısa yoldan tahsil etmek amacıyla her iki tarafa veya taraflardan her hangi birine başvurubilecektir.

Maddenin uygulamasında üzerinde önemle durulması gereken husus şudur: Kanuna bağlı (2) sayılı tabloda, kağıdı düzenleyen taraf veya taraflara bakılmaksızın, vergiden istisna edilmiş kağıtlar mevcuttur. Örneğin, 1. Resmî işlerle ilgili kağıtlar bölümünün C/7. bendindeki emekli, dul ve yetim maaş ve ikramiyeleri tahsisine ve alındığına dair her türlü kağıtlar, aynı bölümün C/12. bendindeki, evlenme işlerinde kullanılan kağıtlar IV - Ticari ve medenî işlerle ilgili kağıtlar bölümünün 1. bendindeki; ticari ve mütedavil kağıtlar üzerine yazılan ciro, kabul ve tesellümü mutazammın şerhler, aynı bölümün 2. bendindeki; hisse senetleri ve her türlü tahvillerin temettü ve faiz kuponları gibi.

Aynı tabloda kurumların adları belirtilmek suretiyle vergisi bu kurumlar tarafından ödenmesi gereken kağıtlar için öngörülen istisna hükümleri de mevcuttur. Bunlara örnek olarak V - Kurumlarla ilgili kağıtlar bölümünün 8, 9, 10, 11, 12 ve 13. bentlerinde belirlenen kuruluşlar gösterilebilir

Bu iki gruptan birinci gruba giren kağıtlarla ilgili istisna hükümlerinin uygulanmasına devam olunacak, ikinci gruba giren ve vergiden muaf tutulan kuruluşlarca kişilerin işlemleriyle ilgili olarak düzenlenen kağıtlar, kişilerin imzasını taşıyıp taşımadığına bakılmaksızın damga vergisine tabi tutulacak ve vergi kişiler tarafından ödenecektir.

B _ Kanunun 27. Maddesinde Yapılan Değişiklik:

Aynı Kanunun 27. maddesinin sonuna eklenen fıkra ile, "Bankalar ve Kamu İktisadi Teşebbüsleri ile İştirakleri, vergisi ödenmemiş veya noksan ödenmiş kağıtları, usulen vergi ve cezası ödenmedikçe işleme koyamazlar, Vergi ve cezası ödenmeden bu kağıtları işleme koyan ilgili banka ve kuruluşlardan, kağıdın mükelleflerinden alınacak ceza miktarınca ceza alınır." denilmiştir. Bu hükme paralel olarak maddenin başlığı da, "Noterlerin, bankaların ve kamu iktisadi teşebbüslerinin mecburiyeti" şeklinde değiştirilmiştir.

Eklenen son fıkra hükmüne göre; bankalar, kamu iktisadî teşebbüsleri veya iştirakleri herhangi bir işlem nedeniyle kendilerine tevdi edilen kağıtların damga vergisinin düzenleme anında ve Kanuna uygun olarak ödenip ödenmediğini araştırmak mecburiyetindedirler. bu kuruluşlar düzenleme anında Damga Vergisi Kanuna uygun olarak ödenmiyen kağıtları, ilgili vergi dairesine ihbar edecekler, bu kağıtların vergi ve cezasını vergi dairesine ödetmek için ilgilisini vergiyi tahsile yetkili vergi dairesine göndermek suretiyle işlem yapacak ve vergi ve ceza ödendikten sonra kağıdı işleme koyacaklardır.

Aksi takdirde; vergisi ödenmiyen veya noksan ödenen kağıtlar nedeniyle mükellefe terettüp edecek ceza kadar bu kuruluşlara da ayrıca ceza salınacaktır. Bu hükümle, bu kuruluşlarla noterler arasında sorumluluk bakımından paralellik sağlanmıştır.

Diğer taraftan, Bakanlığımıza tanınan yetkiye istinaden veya Bakanlığımızdan alınan izin gereğince damga vergisini makbuz karşılığı veya istihkaktan kesinti şekliyle ödemekte olan kuruluşlar, düzenledikleri kağtların üzerine "Maliye Bakanlığının..................................... günlü ve .................................sayılı yazıları gereğince................................. TL. Damga Vergisi tarafımızdan makbuz karşılığı ödenecektir." veya "Maliye Bakanlığının ............................................ günlü ve ................................ sayılı yazıları gereğince.....................................TL. Damga Vergisi tarafımızdan istihkaktan kesinti şekliye ödenecektir." mealinde bir şerh vermekte ve bu şerhler, kağıdı düzenleyen kuruluşun imzaya yetkili elemanları tarfından onaylanmaktadır. Tasdk şerhini havi olan kağıtların noterlere, bankalara, kamu iktisadi teşebbüslerine veya iştiraklerine herhangi bir işlem dolayısiyle tevdi edilmesi halinde bu kuruluşların ayrıca verginin ödenip ödenmediğine bakmaksızın o kağıtla ilgili işlemi yapmaları gerekmektedir. Noterler, bankalar, kamu iktisadî teşebbüsleri veya iştirakleri yalnızca, anılan kağıtlar üzerinde yukarda belirtilen şekilde ve onaylanmış şerhin verilip verilmediğini araştırmak zorundadırlar.

II _ KANUNA BAĞLI (1) VE (2) SAYILI TABLOLARDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER:

Aynı Kanuna bağlı (1) sayılı tablo yeniden düzenlenmekle birlikte nispi vergiye tabi kağıtlarda harhangi bir değişiklik yapılmamış, buna karşılık maktu vergiler artırılmış ve (1) ve (2) sayılı tablolarda bazı değişiklikler yapılmıştır.

Kanuna bağılı (1) ve (2) sayılı tabloda yapılan değişiklikler aşağıda açıklanmıştır.

A _ Fatura ve Makbuzların Vergilendirilmesi:

488 sayılı Damga Vergisi Kanununa bağlı (1) sayılı tablonun III-Ticarî işlemlerde kullanılan kağıtlar bölümünün 2. Ticari belgelerle ilgili bendinin (a) pozisyonu ile IV-Makbuzlar ve Diğer Kağıtlar bölümünün 1. bendinin a-f pozisyonları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:

"a) Faturalar, müstahsil makbuzlarıyla gider pusulalarının fatura yerine geçen nüshaları:  

1. 10.000 liradan 100.000 liraya kadar olanlar (100.000 dahil) (30 TL)

2.500.000 liraya kadar olanlar (500.000 dahil) (50 TL)

3.500.000 liradan yukarı olanlar (100 TL)"

"IV _ Makbuzlar ve Diğer Kağıtlar:  

1. Makbuzlar (İbra senetleriyle kabzı mutazammın imza ve mühürleri ihtiva eden kağıtlar dahil):  

a) 501 liradan 1000 liraya kadar parayı ihtiva edenler (1000 dahil) ve ilgilileri tarafından alınan paralar için icra dairelerine verilen makbuzlar. (10 TL.)

b) 5000 liraya kadar parayı ihtiva edenler (5000 dahil) (15 TL)

c) 10.000 liraya kadar parayı ihtiva edenler (10.000 dahil) (20 TL)

d) 100.000 liraya kadar parayı ihtiva edenler (100.000 dahil) (30 TL)

e) 500.000 liraya kadar parayı ihtiva edenler (500.000 dahil) (50 TL)

f) 500.000 liradan yukarı olanlar (100 TL)"

Diğer taraftan, Kanuna bağlı istisnalarla ilgili (2) sayılı tablonun IV-Ticari ve medeni işlerle ilgili kağıtlar bölümünün 6 ncı fıkrası da;

"6.10.000 lira ve daha aşağı parayı ihtiva eden fatura, fatura yerine geçen müstahsil makbuzu ve gider pusulası ile 500 lira ve daha aşağı parayı ihtiva eden her türlü makbuzlar, ibra senetleri, serbest meslek makbuzu nüshaları, havale mektupları, posta ve telgraf havalenameleri ve borç senetleri"

Şeklinde değiştirilerek, evvelce fıkrada sayılan kağıtlar için 5 liraya kadar olan istisna hükmü fatura, fatura yerine geçen müstahsil makbuzu ve gider pusulası için 10.000 liraya; makbuzlar, ibra senetleri, serbest meslek makbuzu nüshaları, havale mektupları, posta ve telgraf havalenameleri ve borç senetleri için ise 500 liraya çıkarılmıştır.

Bu hükme göre fıkrada adları belirtilen kağıtların gerek belli prayı ihtiva etmiyecek şekilde ve gerekse yukarıda belirtilen miktarlar için düzenlenmiş olmaları halinde bu kağıtlar damga vergisine tabi tutulmıyacaktır. Adı fıkrada belirtilmeyen kaıtlar ise (1) sayılı tablodaki miktar veya nispet üzerinden maktu veya nispi damga vergisine tabi tutulacaktır. Örneğin, teklifnameler 50 TL. maktu damga vergisine tabi tutulacaktır. Örneğin, teklifnameler 50 Tl maktu damga vergisine tabi tutulmuştur. İstisnalarla ilgili (2) sayılı tablonun IV üncü bölümünün yukarıda bahsi geçen 6 ncı fıkrasında teklifnameler sayılmadığından, miktarı ne olursa olsun veya hiç bir şekilde miktar belirtilmemiş olsun, düzenleme anında 50 TL maktu damga vergisine tabi olacaktır. Teklifin karşı tarafça kabul edilip edilmemesi verginin ödenmemesini gerektirmiyeceği gibi, ödenmiş verginin iadesi de sözkonusu olamaz.

Keza proforma faturalar mahiyeti itibariyle teklifname olduğundan proforma faturalar için de aynı miktarda damga vergisi ödenecektir.

Bahse konu 6. ncı fıkra hükmü uyarınca 10.000 lira ve daha aşağı parayı ihtiva eden faturalar, fatura yerine geçen müstahsil makbuzları ve gider pusulaları damga vergisine tabi olmayacaktır.

Peşin satışlara ilişkin olarak tanzim olunan faturalarda "bedeli alınmıştır." "Bedeli tahsil edilmiştir." şeklinde yer alan şerhler, düzenlenen belgenin fatura olma vasfını değiştirmiyeceğinden, bu tür faturalar makbuz addedilmek suretiyle de damga vergisine tabi tutulmayacaktır.

Bu nedenle, gerek peşin satışlarda gerekse veresiye satışlarda düzenlenen ve 10.000 liradan aşağı parayı ihtiva eden faturaların damga vergisine tabi tutulmaması, 10.000 liradan fazla parayı ihtiva eden faturalar, fatura yerine geçen müstahsil makbuzları ve gider pusulaları ise, Kanuna bağlı (1) sayılı tablonun III ncü Bölümünün a/1 ile 3 ncü bentleri gereğince ihtiva ettikleri meblağa göre 30, 50 veya 100 lira maktu Damga Vergisine tabi tutulması grekmektedir.

B _ Dilekçelerin Vergilendirilmesi:

2367 sayılı Kanunla, 2344 sayılı Kanunla değişik (1) sayılı tabloya yapılan bir ilâve ile dilekçeler damga vergisinin konusuna alınmıştır. Kanuna bağlı (1) sayılı tablonun IV-Makbuzlar ve diğer kağıtlar bölümünün sonuna eklenen 5 numaralı bent ile,

"Dilekçeler (Toplu dilekçelerde beher imza için) .......................................(5 TL)"

damga vergisine tabi tutulmuştur.

Dilekçe: Kişiler tarafından bir dileği bildirmek üzere resmî dairelere verilen imza ve adresli yazıdır. Bu tariften hareketle kişiler tarafından 488 sayılı Damga Vergisi Kanununun 8 nci maddesinde tarifi yapılan resmî dairelere verilen dilekçelerin, toplu dilekçelerde beher imza için olmak üzere, 5 lira maktu damga vergisine tabi tutulması gerekir.

Resmî daireler dışında kalan kuruluşlara yapılan yazılı talepler, dilekçe tarifinin kapsamına girmediğinden, damga vergisinin konusu dışındadır. Bu nedenle bu kuruluşlara yapılan yazılı talepler ve bu kuruluşların birbirleri ile yaptığı yazışmalar damga vergisine tabi tutulmayacaktır. Diğer taraftan, dilekçelerle ilgili olarak damga vergisi uygulamasında Damga Vergisi Kanununun konu ile ilgili diğer maddelerini göz önünde tutmak gerekmektedir. Şöyle ki;

Damga Vergisi Kanununun 7 nci maddesinin son fıkrasında, "Şu kadar ki, bir resmî daire veya bir gerçek veya tüzel kişi adına kağıtlara konulan birden fazla imza bir imza hükmündedir" denilmektedir. Bu hükme göre örneğin, bir gerçek kişi adına veya bir anonim şirket adına o kişi veya kuruluşun iki yetkilisi bir dilekçeyi imzalamışsa, (Genel müdür ile genel müdür yardımcısı) bu takdirde iki imza tek imza hükmünde olacağından yalnızca 5 lira damga vergisi ödenecektir.

Damga Vergisi Kanununa bağlı (2) sayılı tablonun I. Resmî işlerle ilgili kağıtlar bölümünün A/1 nci bendinde, resmî daireler arasındaki işlemleri kapsıyan her türlü kağıtlarla bu dairelerin soruları üzerine kişiler tarafından yazılan cevaplar ve ekleri damga vergisinden istisna edilmiştir. Bu hükme göre, Kanunun 8 nci maddesinde tarifi yapılan resmî daireler arasında düzenlenen kağıtlar damga vergisinden istisna edildiğinden vergiye tabi olmıyacaktır. Ayrıca, resmî dairelerin sorusu üzerine yazılan cevap ve ekleri, dilekçe mahiyetinde dahi olsa, keza damga vergisinden istisna edildiğinden, vergiye tabi tutulmıyacaktır.

Damga Vergisi Kanununun 8 nci maddesi resmî daireyi şöyle tarif etmiştir:

"Bu Kanunda yazılı resmî daireden maksat, genel ve katma bütçeli daire ve idarelerle, il özel idareleri, belediyeler ve köylerdir. Bu dairelere bağlı olup ayrı tüzel kişiliği bulunan iktisadî işletmeler resmi daire sayılmaz."

Damga vergisi ödenmeden resmî dairelere verilen dilekçeler hakkında resmî dairelerce yapılacak işleme gelince: Damga Vergisi Kanununun 26 ncı maddesinde,

"Resmî dairelerin mecburiyeti:

Madde 26 _ Resmî dairelerin ilgili memurları kendilerine ibraz edilen kağıtların damga vergisini aramaya ve vergisi hiç ödenmemiş veya noksan ödenmiş olanları bir tutanakla tesbit etmeye veya bunları tutanağı düzenlemek üzere, vergi dairesine göndermeye mecburdurlar." hükmü yer almıştır. Resmî dairelerin ilgili memurları bu madde gereğince işlem yapmak mecburiyetindedirler.

Damga Vergisi Kanununa bağlı (2) sayılı tablonun 1. Resmî işlerle ilgili kağıtlar bölümünün C/2 nci bendinde "Yabancı memleketlerde düzenlenen ve doğrudan doğruya resmî daireler ad ve hesabına gönderilen her türlü kağıtlar..." damga vergisinden istisna edildiğinden, bu hükme göre yabancı ülkelerden resmî dairelere posta vasıtasıyla gönderilen dilekçeler damga vergisine tabi tutulmayacaktır. Ayrıca, yurt dışındaki vatandaşlarımız tarafından yine yurt dışında bulunan konsolosluklarımıza verilen dilekçeler ise, damga vergisinin konusuna girmediğinden, vergiye tabi olmıyacaktır.

Diğer taraftan, damga vergisinin konusuna giren bir kağıdın, aynı zamanda başka bir Kanunun kapsamına girmiş olması sebebiyle vergiye veya harca tabi olması, damga vergisinin alınmamasını gerektirmez. örneğin, gerek İtiraz, Temyiz Komisyonlarında, Danıştay'da ve gerekse adli mahkemelerde açılan davalarda düzenlenen dilekçelerin başvurma harcına tabi olması bu dilekçelerden damga vergisi alınmasına mani değildir. (Hazine adına dava açılmasında düzenlenen dilekçeler (2) sayılı tablonun I. bölümünün A/1 bendi gereğince damga vergisinden muaftır.)

C _ Sermaye Şirketlerinin Kuruluş Muvakelenameleri İle Sermaye Artımı ve Süre Uzatımı Kararlarının Vergilendirilmesi:

Yukarıda da belirtildiği üzere Kanuna bağlı (1) sayılı tabloda yer alan maktu vergiler artırılmış ve bu meyanda anonim, eshamlı komandit ve limited şirketlerin kuruluş mukavelenameleri ile sermaye artımı ve süre uzatımı kararlarından alınmakta olan 250.000 liralık azamî vergi haddi de 2 milyon liraya çıkarılmıştır.

Sözü edilen şirketler, yukarıda sayılan kağıtlara ait damga vergisini gerek düzenleme ve gerekse noterde onaylama sırasıında ödemeyip Damga Vergisi Kanununun 18 nci maddesi gereğince makbuz karşılığı ödeme şeklini seçtikleri takdirde, aynı Kanunun 22 nci maddesinin (a) fıkrası hükmüne istinaden vergilerini, kuruluş mukavelenamelerinin veya sermaye artımı ile süre uzatımı kararlarının tescil ve ilânı tarihinden itibaren 3 ay içinde makbuz karşılığında vergi dairesine öderler.

Kanuna bağlı (1) sayılı Tablonun 1. bölümünün 3 ncü fıkrasındaki azamî haddi değiştiren hüküm 28.11.1980 tarihinde yürürlüğe giridiğinden, bu tarihten önce şirketlerin kuruluş mukavelenamesi noter tastikinden geçmiş, sermaye artımı ile süre uzatım kararları 28.11.1980 tarihinden önce düzenlenmiş ve bu kağıtlara ait damga vergisinin 18 ve 22/a maddelerinden istifade edilmek suretiyle makbuz karşılığı ödenmesi şekli tercih edilmişse, bu takdirde bu kağıtlar için 488 sayılı Kanunun değişmeden önceki şekli, başka bir deyişle, 250.000 liralık azamî vergi haddi uygulanacaktır. Çünkü, damga vergisinde vergiyi doğuran olay kağıtların düzenlenmesi anıdır. Düzenleme anında mevcut kanun hükümlerinin uygulanması gerekir. 488 sayılı Kanunun 22/c maddesindeki hüküm ödeme süresiyle ilgilidir.

D _ Akdi Mutazammın Siparişi kabul Mektupları İle Mukavele Yerine Kaim Mektupların Vergilendirilmesi:

Kanuna bağlı (2) sayılı tablonun IV - Ticarî ve medenî işlerle ilgili kağıtlar bölümünün 9. bendindeki "Akdi mutazammın siparişi kabul mektupları ile mukavele yerine kaim mektuplar"la ilgili muafiyet hükmü kaldırılarak bu kağıtların damga vergisine tabi tutulması sağlanmıştır.

Bilindiği üzere, Damga Vergisi Kanununun 2. maddesinde, vergiye tabi kağıtlar mahiyetinde olan veya onların yerini alan mektup ve şerhlerle, bu kağıtların hükümlerinin yenilenmesine, uzatılmasına, değiştirilmesine, devrine veya bozulmasına ilişkin mektup ve şerhlerin de damga vergisine tabi tutulacağı hükme bağlanmıştır.

Mektup veya şerhler esasen damga verginin konusu dışında kalmaktadır. Ancak, 2 nci maddede de belirtildiği üzere;

a) Vergiye tabi kağıt mahiyetinde olan,

b) Veya onların yerini alan,

c) Veya vergiye tabi kağıtların hükmünü yenileyen, uzatan, değiştiren devreden veya bozan,

mektup ve şerhler damga vergisine tabi tutulacaktır.

Diğer taraftan, 2344 sayılı Kanunla, 488 sayılı Damga Vergisi Kanununa bağlı (2) sayılı tablonun IV-Ticarî ve medenî işlerle ilgili kağıtlar bölümünün 9. fıkrasındaki muafiyet hükmü kaldırılmakla, vergiye tabi bir kağıt olan mukavelenamenin yerini alan veya mukavelename mahiyetinde olan akti mutazammın siparişi kabul mektuplarının veya mukavele yerine kaim mektupların, mukavelenameler gibi damga vergisine tabi tutulması sağlanmıştır.

Bilindiği gibi Borçlar Kanunun 1 nci mddesinde aktin inikadı "İki taraf karşılıklı ve birbirine uygun surette rızalarını beyan ettikleri takdirde akid tamam olur. Rızanın beyanı sarih olabileceği gibi zımni dahi olabilir" şeklinde tanımlanmıştır.

Konuya açıklık getirmek bakımından yukarıda anılan hükme dayanarak mukavelenamenin ne olduğunun açıklanmasında yarar vardır.

Bir aktin oluşması için bir tarafın icapta (Teklif) bulunması diğer tarafın ise, bu teklifi kabul etmesi gerekmektedir. İcap ve kabulün yazılı olarak yapılması ve bir kağıtta birleşmesi halinde bu kağıt mukavelenamedir. İcap'ın tek taraflı ve yazılı bir şekilde yapılması halinde bu kağıda teklifname, kabulün ayrı bir kağıtta yapılması halinde de bu kağıda ticari hayatta "Akti mutazammın siparişi kabul mektubu" diğer hallerde ise "Mukavlename yerine kaim mektup" denir.

Bir tarafın yaptığı teklife diğer tarafın kabulünü siparişi kabul mektubu veya başka bir mektup ile bildirmesi bu mektupların damga vergisine tabi tutulması için yeterli değildir. Gerek siparişi kabul mektubunun ve gerekse teklife cevap teşkil eden mektubun mukavelename gibi vergiye tabi tutulabilmesi için, akti mutazammın olması, başka bir deyişle aktin tamamlanması için gerekli şartları taşıması zorunludur. Düzenlenen mektup veya siparişi kabul mektubu tarafların ileride bir mukavelename düzenleme şartına bağlanmışsa bu mektupların mukavelename mahiyetinde veya mukavelename yerine kaim bir mektup olarak kabulü ile damga vergisine tabi tutulması mümkün değildir.

Örnek: 1. Perakende satış yapan bir manifaturacının satın almak istediği kumaşın satış şartlarını ve kendi işyeri için ne miktarda kumaş verilebileceğini toptan kumaş satan bir tüccardan yazı ile sorması halinde bu kağıt, yalnızca bir mektup olup damga vergisinin konusu dışında kalmaktadır.

Toptancı tüccar bu mektuba cevaben örneğin metresi 1000 liradan 500 metre kumaşı verebileceğini cevaben bildirirse, bu cevap br tekliftir, başka bir deyişle, toptancı tüccar yazılı olarak icap'da bulunmuştur. (Bu kağıdın teklifname olarak 50 TL. damga vergisine tabi tutulması gerekir.)

Yapılan bu teklife karşılık perakende satış yapan manifaturacı, teklif edilen fyatı ve miktarı uygun bulur ve yazılı olarak kabul ettiğini bildirirse, örneğin; "Teklif edilen şartlarla kabul ediyorum, 500 metre kumaş gönderiniz" veya "300 metre kumaşı gönderiniz" şeklide ikinci bir mektup tanzim ederse, bu mektup "Akti mutazammın siparişi kabul mektubu" olup, bu mektubun ihtiva ettiği 1000x500=500.000 lira üzerinden veya 1000x300=300.000 lira üzerinden, Kanuna bağlı (1) sayılı tablonun I. bölümünün 1/a bendi gereğince ve düzenleme anında binde 5 nispetinde damga vergisine tabi tutulması gerekir.

Örnek: 2. Birinci örnekte belirtilen toptancı tüccarın yaptığı teklife karşılık perakende kumaş satışı yapan manifaturacı, örneğin, düzenlediği mektupta "Fiyat ve miktar olarak teklifinizi kabul ediyorum, ancak, bu konuda ayrıca yazılı olarak mukavele düzenlememiz gerekir" şeklinde bir ibare kullanmışsa, yukarıda da belirtildiği üzere bu mektup, siparişi kabul mektubu olmakla birlikte, bir akdin meydana gelebilmesi için mukavelenamenin düzenlenmesi şartına bağlandığından, başka bir deyişle akdi mutazammın siparişi kabul mektubu niteliğinde olmadığından, bu mektup damga vergisine tabi tutulmayacaktır. Bu mektuba dayanarak taraflar arasında düzenlenecek mukavelename (1) sayılı tablonun 1. bölümünün 1/a bendi gereğince binde 5 oranında damga vergisine tabi tutulacaktır.

III _ DAMGA VERGİSİNİ MAKBUZ KARŞILIĞINDA ÖDİYECEK KURULUŞLAR:

31.12.1980 tarihli ve 17207 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 16 Seri No.lu Damga Vergisi Kanunu Genel Tebliğinde damga vergisini makbuz karşılığı ödiyecek kuruluşlar belirtilmiş ve bu kuruluşlar arasında anonim şirketlerde sayılmıştır. Bu kuruluşlar evvelce yalnızca nispi vergiye tabi kağıtlardan 20.000 liradan fazla vergi matrahını ihtiva eden veya vergisi 100 liradan fazla tutan kağıtların vergisini makbuz karşılığı ödemekte iken 16 No.lu Tebliğ ile bu kuruluşların düzenlediği nispi veya maktu vergiye tabi tüm kağıtların damga vergisinin makbuz karşılığı ödenmesi Bakanlığımızca uygun görülmüştür.

Anılan Tebliğ gereğince, gerek anonim şirketler ve gerekse tebliğde sayılan kuruluşlarla, Bakanlığımızdan daha önce daimî olarak makbuz karşılığı ödeme konusunda izin alan kuruluşlar, tüm kağıtların damga vergisini ve bu meyanda düzenleyip imzaladıkları bonolara (Emre muharrer senet) ait damga vergisini, 1.1.1981 tarihinden itibaren uygulanmak üzere makbuz karşılığı ödiyeceklerdir.

Bu nedenle bonolara ait damga vergisinin pul yapıştırmak suretiyle ödenmesine yetki veren 13.1.1978 günlü ve 13 Seri No.lu Damga Vergisi Kanunu Genel Tebliğinin II nci bölümü yürürlükten kaldırılmıştır.

IV _ YÜRÜRLÜK

2344 sayılı Kanunla, 488 sayılı Damga Vergisi Kanununda yapılan değişikliklerle ilgili hükümler, Kanunun Resmî Gazete'de yayımlandığı 28.11.1980 tarihinden itibaren, 2367 sayılı Kanunla yapılan değişikliklerden çeklere ilişkin hüküm 28.11.1980 tarihinde, diğerleri Kanunun Resmî Gazete'de yayımlandığı 31.12.1980 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Bilgi edinilmesini ve gereğinin ona göre yapılmasını önemle rica ederim.

Maddeye git
    Söz Konusu Mevzuatın Dayanağı Olan Mevzuat (1)
    " *** Kırmızı renk, söz konusu kanunun yürürlükte olmadığını; sarı renk, söz konusu kanunun tasarı aşamasında olduğunu ve mavi renk ise söz konusu kanunun yürürlükte olduğunu nitelemektedir."

    Copyright © 2018. Kanunum bir Karakullukçu Dan. A.Ş. (Şirket) servisidir. “Kanunum” Şirket’in tescilli markasıdır ve tüm hakları saklıdır. Kanunum bir resmi kaynak veya hukuk danışmanlık servisi değildir. Kullanıcılar Hizmet Şartlarını okumuş ve kabul etmiş sayılırlar. Adres: Aytar Cad. 28/4 Levent, 34330, İstanbul