• Esas No: 1980/4-2329
  • Karar No: 1983/699
  • Karar Tarihi: 22.06.1983
Kaynak: Yargıtay Kararları Dergisi
(Kanunum resmi kaynak değildir; kullanıcılar sunulan yürürlük ve metin bilgilerini resmi kaynaklardan teyid etmelidir.)
Taraflar arasındaki "alacak" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, (Ankara Birinci Asliye Hukuk Mahkemesi)'nce davanın kabulüne dair verilen 26.12.1978 gün ve 1977/714-863 sayılı kararın incelenmesi davalılar tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay Dördüncü Hukuk Dairesi'nin 8.6.1979 gün ve 1979/3575 7660 sayılı ilamıyla; (...Davacı avukatlar davalı ............ Sanayii Ticaret Limited Şirketi'nin vekili olarak diğer davalı ............... Ordu Soya Sanayii Müessesi aleyhine Ordu Birinci Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1975/94 esasında kayıtlı dava ile 1.281.399.60 Tl. tazminatın tahsilini istediklerini ancak davalı limited şirket temsilcisinin sulha dayalı olarak davadan feragat ettiğini ve bu nedenlerle 171.000 Tl. vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen tahsilini istemişlerdir. Mahkeme, 82.455.96 Tl. vekalet ücretinin her iki davalıdan müteselsilen tahsiline ve bakiye 86.911.83 Tl. ücreti vekaleti de davalı .................. Sanayi Limited Şirketi'nden faiziyle birlikte tahsiline karar vermiştir. Davanın dayanağı olan davacı avukatlarla davalı ..................... Sanayi Ticaret Limitet Şirketi arasında yapılan 22.1.1975 tarihli sözleşmede; dilekçede belirtilen davada kazanılan tazminatın % 10'unun avukatlık ücreti olarak davacılara ait olacağı ve davanın kaybedilmesi halinde de 40000 Tl. ödeneceği ayrıca mahkemenin hükmedeceği avukatlık ücretinin de davacılara verileceği yazılıdır. Ordu Birinci Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1975/94 esas sayılı davası ise, davalı ..................... Sanayii Limited Şirketi temsilcisinin 3.7.1975 tarihli olup anılan mahkemeye verilen dilekçesiyle (davalı, .................. Ordu Soya Sanayii Müessesesi ile anlaşarak davadan vazgeçtiğini belirtmesi üzerine 2.7.1975 tarihli (3) üncü celsede davanın reddine karar verilmek suretiyle sonuçlanmıştır. Yukarıda açıklandığı Üzere Ordu Birinci Asliye Hukuk Mahkemesi'ndeki 1975/94 esas sayılı dava sulha dayalı olarak reddedilmiştir. O halde ücreti vekalet sözleşmesi uyarınca davacılar ancak, davalılardan davanın reddi halinde ki 40000 Tl. ücreti almaya hak kazanmışlardır. 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 165. maddesine göre her iki davalı dava sulh nedeniyle red ile sonuçlandığında bu miktar avukatlık ücretinden müteselsilen sorumludurlar. 1136 sayılı Avukatlık Kanunun 164. maddesinde, avukatlık ücret sözleşmesinin kural olarak belli bir miktarı kapsaması gerektiği; ve dava konusu olan mal, alacak veya hakkın bir kısmının aynen avukata ait olacağı ve böylece avukatın taraflardan biri imiş gibi dava konusuna ortaklığını kapsayan ücret sözleşmelerinin batıl olduğu ve davada gösterilen başarıya göre değişmek ve % 25'i aşmamak üzere dava olunan veya hükmolunacak şeyin değerinin belli bir yüzdesi avukatlık ücreti olarak kararlaştırılabileceği kabul edilmiştir. Davacılarla davalı Limited Şirket arasında yapılan 2.7.1975 tarihli ücret sözleşmesinde davanın bozulması halinde 1975/94 sayılı dosyadaki müddeabihin % 10 vekalet ücreti olarak ödeneceğine dair olan kısım, Avukatlık Kanununun 164/3. fıkrasına göre davada gösterilen başarıya göre değişmediği ve kısmen kayıp halindeki durumu kapsamadığı ve dava olunan tazminatın % 10'nun avukatlara ait olacağı ve böylece avukatların taraflardan biriymiş gibi dava konusu tazminata doğrudan doğruya ortaklığını içerdiği için geçersiz sayılmalıdır.Bu halde aynı Kanunun 163/Son fıkrası hükmünün yani Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin tatbiki gereklidir. Ancak, dava kazanılmamış, kaybedilmiştir. Ayrıca Ordu Birinci Asliye Hukuk Mahkemesinin anılan 1975/94 esas sayılı dava dosyasında sulha dayalı feragat olmasaydı davacıların sözü edilen davayı kazanacakları da belli değildir. Varsayıma dayanarak avukatlık Kanununun 164/Son fıkrası uyarınca karşı tarafa yüklenecek avukatlık ücretinin de davalılardan tahsiline karar verilmesini düşünmek kanunun konuluş amacına aykırıdır. O halde, özetleyecek olursak, anılan dava sulha dayalı olarak reddedildiğine ve sözleşmede red halinde belli bir ücret kararlaştırıldığına göre kararlaştırılan 40000 Tl. ücreti vekaletin her iki davalıdan müteselsilen tahsiline karar verilmesi gerekli iken fazla ücreti vekalete hükmedilmesi usul ve yasaya aykırıdır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda mahkemece önceki kararda direnilmiştir. Temyiz eden : Davalı ............ Ordu Sanayi Müessesesi Vekili. Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü : 1 - Dava avukatlık ücretinin ödetilmesine ilişkindir. Davacı avukatlar davalı Limited Şirketin vekili olarak diğer davalı ......... ......... Müessesesi aleyhine açmış bulundukları davada iki taraf arasında gerçekleşen sulh gereğince davacının feragat beyanında bulunması ile davanın reddine karar verildiğini ileri sürerek, hak kazanmış oldukları gerek (davalı Limited Şirketle olan vekalet ilişkisinden ötürü yazılı ücret sözleşmesi gereğince hesaplandıkları vekalet ücretinin) gerekse (dava olunan üzerinden hasma yükletilecek ve Asgari Ücret Tarifesi üzerinden hesaplanacak avukatlık ücretinin her iki davalıdan müteselsilen alınmasını istemişlerdir. Gerçekten, Avukatlık Kanununun 165. maddesi hükmüne göre sulh ile sonuçlanan işlerde her iki taraf avukat ücretinin ödenmesi konusunda müteselsilen borçlu sayılırlar. Her ne kadar davalılar arasındaki tazminat davası görülürken davacı avukatlarının mazeretleri nedeniyle duruşmanın başka bir güne bırakılmasını istedikleri son oturuma gelen Limited Şirket temsilcisinin davadan feragat ettiğini bildirmesi üzerine Ordu Birinci Asliye Hukuk Mahkemesi'nce davanın feragat sebebiyle reddine karar verilmişse de aslında anılan şirketin hakkından vazgeçmediği, hasmı ile anlaşıp sulh olduğu ve bu sulhun bir şartı olarak açılmış bulunan davadan feragat ettiği Yenimahalle Asliye Birinci Hukuk Mahkemesi'ne daha önce yatırmış olduğu teminatın geri verilmesi için vermiş bulunduğu 3,7.1975 günlü dilekçesindeki sözlerinden açıkça anlaşılmaktadır. Esasen mahkemece de Limited Şirketin hakkından feragat etmediği, aksine hasmı ile sulh olup bu sulhun gereği olarak davadan feragat ettiğini bildirdiği benimsenerek hüküm ona göre kurulmuş ve davalı ............... Müessesesi'nin bu yöne ilişkin temyiz itirazları Özel Dairece de reddedilmiş olduğuna göre, artık ortada sulh olmayıp kayıtsız şartsız bir feragat bulunduğunun ileri sürülmesine hukuken olanak kalmamıştır. 2 - Mahkemece davalı Limited Şirket hakkındaki dava aynen kabul edilmiş ancak HUMK. nun 299. maddesi hükmünce ücret sözleşmesi üçüncü kişi durumunda bulunan diğer davalı ......... ......... Müessesesini bağlamayacağından bu davalıdan dava olunan alacağın tutarı üzerinden Asgari Tarifeye göre hesaplanan vekalet ücreti 41.227.98 lira ile yine aynı miktar üzerinden aynı şekilde hesaplanan ve yargılama giderleri hasma yükletilecek bulunan avukatlık ücretinin alınmasına karar verilmiştir. Her iki davalının temyizi üzerine karar yukarıda gösterilen nedenle bozulmuş, mahkemece verilen direnme kararı ise bu defa davalılardan yalnız .................. Müessesesi tarafından temyiz edilmiştir. Görüldüğü gibi, davacı avukatlar ile müvekkil davalı Limited Şirket arasındaki yazılı ücret sözleşmesinin diğer davalı ............... Müessesesini bağlamayacağını kabul eden mahkemenin bu davalıyı ücretle müteselsilen sorumlu tutarken sözleşme hükümlerine dayanmayıp Asgari Tarifeyi uygulayarak vermiş olduğu kararı davacılar temyiz etmemişlerdir. Bu durumda artık HUMK. nun 299 ve 300. maddeleri uyarınca ücret sözleşmesindeki tarihin davalı .................. Müessesesine karşı muteber sayılıp sayılmayacağı hususunun ve özellikle de direnme kararının davalı Limited Şirket tarafından temyiz edilmemiş olması karşısında ücret sözleşmesinin geçerli olup olmadığı yönün tartışılmasına gerek kalmamıştır.O halde, bu davaya konu edilen vekalet ücreti alacağından davalı .................. Müessesesinin kovuşturulan davaya konu tazminat alacağının miktarı üzerinden Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 41.227.98 lirası ile "müteselsilen sorumlu tutulmuş olması doğrudur. Ve bu yöne ilişkin temyiz itirazları reddedilmelidir. 3 - Kovuşturulan davada hasma yükletilmesi gereken avukatlık ücreti isteğine gelince: Avukatlık Kanununun 164. maddesinin son fıkrası hükmüne göre avukatla iş sahibi arasında sözleşme bulunmayan hallerde .tarifeye dayanılacak karşı tarafa yükletilecek avukatlık ücreti de avukata aittir. Aynı Kanunun sulh ile sonuçlanan işlerde her iki tarafın da avukat ücretlerinden müteselsil borçlu sayılacaklarına dair ilkenin yalnız avukatın takip ettiği işten ötürü iş sahibinin isteyeceği vekalet ücreti hakkında değil, aynı zamanda tarife uyarınca hasma yükletilecek avukatlık ücretinde de uygulanması gerekmektedir. Bu davaya konu olan işte takip edilen davanın şeklen feragatle sonuçlanması nedeniyle mahkemece bir avukatlık ücreti takdir edilip hasma yükletilmemiş ise de; bu feragatin aslında haktan feragat olmayıp, davanın iki taraf arasında gerçekleşen sulhun bir .şartı olması karşısında davacılar bu avukatlık ücretini de istemekle haklıdırlar. O halde, bu yönden yapılacak iş, kovuşturulan davanın taraflarının defter tutmakla yükümlü tacir bulundukları gözetilerek bu konuda gerekli inceleme yapılıp, onların ne miktar üzerinden sulh oldukları tesbit edildikten sonra, bu sulh mahkeme önünde gerçekleşmiş olsaydı neye hükmedilecek idiyse hükmolunacak miktar üzerinden Asgari Tarife uyarınca takdir edilip hasma yükletilecek olan avukatlık ücretinden davalı .................. Müessesesini de müteselsilen sorumlu tutmaktan ibarettir. Mahkemece bu yön gözetilmeyerek anılan davalının takip olunan davaya konu alacağın tümü üzerinden hesaplanan 41.227,98 lira avukatlık ücreti ile sorumlu tutulmuş olması bozmayı gerektirir. Sonuç : Yukarıda açıklanan nedenlerle ; 1 - Temyiz olunan kararın üçüncü bentde gösterilen nedenle (BOZULMASINA), 2 - Davalı vekilinin öteki temyiz itirazlarının birinci ve ikinci bentlerde gösterilen nedenle (REDDİNE) ve hükmün bu bölümünün (ONANMASINA), 22.6.1983 gününde oybirliğiyle karar verildi. 
Söz Konusu Yargı Kararının ilgili olduğu Mevzuat (1)
" *** Kırmızı renk, söz konusu kanunun yürürlükte olmadığını; sarı renk, söz konusu kanunun tasarı aşamasında olduğunu ve mavi renk ise söz konusu kanunun yürürlükte olduğunu nitelemektedir."

Copyright©2023. Kanunum bir Karakullukçu Dan. A.Ş. (Şirket) servisidir. “Kanunum” Şirket’in tescilli markasıdır ve tüm hakları saklıdır. Kanunum bir resmi kaynak veya hukuk danışmanlık servisi değildir. Kullanıcılar Hizmet Şartlarını okumuş ve kabul etmiş sayılırlar. Adres: Aytar Cad. 28/4 Levent, 34330, İstanbul