En son güncellemeler 2 Aralık 2022 iş günü sonunda yapılmıştır.
  • Dava Türü: İtiraz Yolu
  • Süreç: Karar
  • Karar Türü: İptal
  • KANUNUM Yürürlük Değerlendirmesi: Yürürlükte (Kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmektedir.)
  • Esas No: 2019/62
  • Karar No: 2019/98
  • Karar Tarihi: 25.12.2019
Kaynak: Resmi Gazete
(Kanunum resmi kaynak değildir; kullanıcılar sunulan yürürlük ve metin bilgilerini resmi kaynaklardan teyid etmelidir.)
14 Şubat 2020 CUMA Resmî Gazete Sayı : 31039

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

Anayasa Mahkemesi Başkanlığından:
Esas Sayısı : 2019/62
Karar Sayısı: 2019/98
Karar Tarihi: 25/12/2019

İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: İstanbul 22. İş Mahkemesi

İTİRAZIN KONUSU: 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel 
Sağlık Sigortası Kanunu’nun 17/4/2018 tarihli ve 5754 sayılı Kanun’un 25. maddesiyle 
değiştirilen 40. maddesinin ikinci fıkrasına 10/1/2013 tarihli ve 6385 sayılı Kanun’un 15. 
maddesiyle eklenen (16) numaralı bendin Anayasa’nm 10. ve 49. maddelerine aykırılığı ileri 
sürülerek iptaline karar verilmesi talebidir.

OLAY: Fiilî hizmet süresi zammından yararlanmak için çalışmalarının basın ve 
gazetecilik mesleğinde geçmiş sayıldığının tespiti talebiyle açılan davada itiraz konusu 
kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.

I. İPTALİ İSTENEN KANUN HÜKMÜ

Kanun’un itiraz konusu kuralın da yer aldığı 40. maddesi şöyledir:

“Fiilî hizmet süresi zammı

Madde 40- (Değişik: 17/4/2008-5754/25 md.) Aşağıda belirtilen işyerlerinde ve işlerde 
4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamında çalışan sigortalıların prim 

' ödeme gün sayılarına, bu işyerlerinde ve işlerde geçen çalışma sürelerinin her 360 günü için 
karşılarında gösterilen gün sayıları, fiilî hizmet süresi zammı olarak eklenir. 360 günden 
eksik sürelere ait fiilî hizmet süresi zammı, 360 gün için eklenen fiilî hizmet süresi ile orantılı 
olarak belirlenir. Çalışmanın fiili hizmet süresi zammı kapsamında değerlendirilebilmesi 
için, tablonun (13) ve (14) numaralı sıralarında belirtilen sigortalılar hariç sigortalının 
kapsamdaki işyerleri ile birlikte belirtilen işlerde fiilen çalışması ve söz konusu işlerin 
risklerine maruz kalması şarttır. (Ek cümle: 10/9/2014-6552/42 md.) Tablonun (10) 
numaralı sırasında belirtilen sigortalıların, fiili hizmet süresi zammından 
yararlandırılacakları dönem içinde kalan; yıllık ücretli izin, sıhhi izin, hafta tatili, ulusal 
bayram ve genel tatil günleri ile eğitim, kurs, iş öncesi ve sonrası hazırlık sürelerinde fiilen 
çalışma ve söz konusu işlerin risklerine maruz kalma şartı aranmaz.

Aşağıdaki bentlerden birden fazlasına dahil olanlar için, en yüksek olan bentten fiilî 
hizmet süresi zammı uygulanır.

Kapsamdaki Kapsamdaki Eklenecek
Îşler/İşyerleri Sigortalılar Gün Sayısı

16) (Ek: 10/1/2013-6385/15 md.)

Basın ve gazetecilik Basın Kartı Yönetmeliğine göre 90
mesleğinde basın kartı sahibi olmak suretiyle

fiilen çalışanlar.



Bu maddenin birinci fıkrası hükmüne göre hesaplanan fiilî hizmet süresi zammı, 
yukarıdaki tablonun (13) ve (14) numaralı sırasında yer alan sigortalılar için sekiz, diğer 
sigortalılar için beş yılı geçmemek üzere uzun vadeli sigorta kolları uygulamasında prim 
ödeme gün sayısına eklenir. Bu sürelerin, üç yılı geçmemek üzere; (18) numaralı sırasında 
bulunanlar için tamamı diğerleri için yarısı emeklilik yaş hadlerinden indirilir. Tablonun 
(10) numaralı sırasında yer alan sigortalılar için bu fıkradaki süre sınırı uygulanmaz.

Yukarıdaki fıkrada belirtilen yaş haddi indiriminden yararlanabilmek için ölüm ve 
maluliyet halleri ile (18) numaralı sırada bulunanlar hariç tablonun (10) numaralı sırasında 
yer alan sigortalıların en az 1800 gün, diğer sıralarda yer alan sigortalıların ise en az 3600 
gün belirtilen işyeri ve işlerde çalışmış olmaları şarttır.

Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar Kurumun önerisi üzerine 
Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelik ile düzenlenir T

II. İLK İNCELEME

1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Zühtü ARSLAN, Engin 
YILDIRIM, Haşan Tahsin GÖKCAN, Serdar ÖZGÜLDÜR, Recep KÖMÜRCÜ, Burhan 
ÜSTÜN, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Muammer TOPAL, M. Emin KUZ, 
Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ, Recai AKYEL, Yusuf Şevki HAK YEMEZ ve Yıldız 
SEFERÎNOGLU’nun katılımlarıyla yapılan ilk inceleme toplantısında dosyada eksiklik 
bulunmadığından işin esasının incelenmesine 30/5/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar 
verilmiştir.

III. ESASIN İNCELENMESİ

2. Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Cengiz ERTEN tarafından hazırlanan işin 
esasına ilişkin rapor, itiraz konusu kanun hükmü, dayanılan ve ilgili görülen Anayasa kuralları 
ile bunların gerekçeleri ve diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği 
görüşülüp düşünüldü:

A. İtirazın Gerekçesi

3. Başvuru kararında özetle; mülga 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı Sosyal Sigortalar 
Kanunu döneminde var olan itibari hizmet düzenlemesinin 5510 sayılı Kanun’un yürürlüğe 
girmesiyle fiilî hizmet zammı adını aldığı ve gazetecilere tanınan bir kısım hakların ortadan 
kaldırıldığı, sonrasında 10/1/2013 tarihli ve 6385 sayılı KanunTa yapılan düzenlemede 
gazetecilerin durumunda iyileştirme yapıldığı ancak basın kartı sahibi olan ve olmayan 
gazeteciler şeklinde ikili bir ayrımın ortaya çıktığı, bu ayrımın ise basın kartı sahibi 
gazeteciler ile basın kartına sahip olmayan gazetecilerin aynı işi yapmalarına rağmen 
sigortalılık hakları bakımından farklı düzenlemelere tabi olmaları sonucunu doğurduğu, ayrıca 
basın kartı alabilmek için getirilen basın iş sözleşmesi kapsamında çalışma şartı ile basın 
sektöründe çalışanın basın kartı alıp alamayacağı hususunun işverenlerin yetkisine bırakıldığı, 
işverenlerin doğal olarak kendi maddi çıkarlarını gözeterek, çalışanlarla basın iş sözleşmesi 
kapsamında çalıştığı yönünde sözleşme imzalamayacağı, Karnımdaki eksiklikten 
kaynaklanan bu durumun ise çalışma hakkı ve eşitlik hakkını ihlal ettiği belirtilerek kuralın 
Anayasa’nın 10. ve 49. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.



B. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu

4. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama 
Usulleri Hakkında Kanun’un 43. maddesi uyarınca kural, ilgisi nedeniyle Anayasa’nın 13. ve 
60. maddeleri yönünden de incelenmiştir.

5. Kuralla basın ve gazetecilik mesleğinde Basın Kartı Yönetmeliği’ne göre basın 
kartı sahibi olmak suretiyle fiilen çalışan sigortalılara çalışma sürelerinin her 360 günü için 90 
gün sayısının fiilî hizmet süresi zammı olarak ekleneceği öngörülmektedir.

6. Anayasa’nın 60. maddesinde “Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir./Devlet, bu 
güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar’' denmektedir. Buna göre sosyal 
güvenlik herkes için bir hak ve bunu gerçekleştirmek devlet için bir görevdir.

7. Sosyal güvenlik; bireylerin istek ve iradeleri dışında oluşan sosyal risklerin, 
kendilerinin ve geçindirmekle yükümlü oldukları kişilerin üzerlerindeki gelir azaltıcı ve 
harcama artırıcı etkilerinin en aza indirilmesi, ayrıca sağlıklı ve asgari hayat standardının 
güvence altına alınmasıdır. Bu güvencenin gerçekleştirilebilmesi için sosyal güvenlik 
kuruluşları oluşturularak kişilerin yaşlılık, hastalık, malullük, kaza ve ölüm gibi sosyal 
risklere karşı asgari yaşam düzeylerinin korunması amaçlanmaktadır. Kişilere sağlanan bu 
anayasal güvencelerin yaşama geçirilebilmesi için devlet tüm çalışanlara sosyal güvenlik 
hakkını sağlamak ve bunun için gerekli önlemleri almakla yükümlüdür.

8. 5510 sayılı Kanun’un 40. maddesinin gerekçesinde, 506 sayılı Kanun ile 8/6/1949 
tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre, bazı 
ağır ve yıpratıcı işler için, itibarî hizmet veya fiilî hizmet süresi zammı adıyla farklı esas ve 
sürelerde verilmekte olan fiilî hizmet sürelerine ayrıca eklenen süreler yeniden düzenlenirken, 
sosyal güvenlik kuramlarına göre farklılıkların kaldırılarak norm birliğinin sağlanmasının 
amaçlandığı belirtilmektedir. Fiili hizmet zammı, ağır, yıpratıcı ve tehlikeli hizmetlerde 
çalışanların bu çalışma koşulları nedeniyle yıpranmalarına karşılık her hizmet yılına fiilen 
çalışmadan katılan itibari bir süredir.

9. Kanun’un itiraz konusu kuralın da yer aldığı 40. maddesinde fiilî hizmet 
zammından yararlanılması için aranan koşullar düzenlenmiştir. Bunlardan ilki, ilgili hizmetin 
maddede yer alan çizelgede “Kapsamdaki İşler/ İşyerleri" başlığı altında belirlenmiş 
hizmetlerden biri olması; İkincisi bu zamdan yararlanacak kişilerin “Kapsamdaki 
Sigortalılar ' başlığı altında belirtilen nitelikleri taşımaları ve belirtilen işlerde çalışmalarıdır. 
Bu koşulları taşıyan sigortalıların söz konusu işte geçen çalışma sürelerinin her 360 günü için 
karşılarında gösterilen 60 ila 180 arasında değişen gün sayısının fiilî hizmet zam süresi olarak 
eklenmesi öngörülmüştür.

10. İtiraz konusu kuralla basın ve gazetecilik alanlarında çalışan sigortalıların 
fiziksel, ruhsal ve fizyolojik bakımlardan insan sağlığını olumsuz yönde etkileyen ağır ve 
yıpratıcı koşullar altında çalıştıkları ve bu nedenle fiilî hizmet zammı hakkından 
yararlandırılmaları kabul edilmiştir. 13/6/1952 tarihli ve 5953 sayılı Basın Mesleğinde 
Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanun’da gazeteci, 
bu Kanun kapsamına giren fikir ve sanat işlerinde ücret karşılığı çalışanlar olarak 



tanımlanmıştır. Kanun koyucu kural ile basın ve gazetecilik mesleğini icra edenlerin fiilî 
hizmet zammından yararlanabilmeleri için bu kişilerin ayrıca basın kartı sahibi olmaları 
koşulunu aramaktadır. 23/7/2018 tarihli ve 14 numaralı İletişim Başkanlığı Teşkilatı 
Hakkında Cumhurbaşkanlığı Karamamesi’nin 3. maddesine dayanılarak çıkartılan Basın 
Kartı Yönetmeliği’ne göre basın kartı, bu Yönetmelik’in 6. maddesindeki şartları taşıyan 
kişilere, İletişim Başkanlığınca verilen resmî nitelikte kimlik belgesini ifade etmektedir. 
Ancak basın kartı verilecek kişilerin nitelikleri ve basın kartının verilmesine ilişkin şartlar 
yönünden herhangi bir kanuni düzenleme bulunmamaktadır.

11. Anayasa’nın 60. maddesine göre sosyal güvenlik herkes için bir hak ve bunu 
gerçekleştirmek devlet için bir görevdir. Kapsamındaki işyerleri ve sigortalılar belirlenerek 
fiilî hizmet zammının kabulü de anayasal sınırlar içinde kalmak koşuluyla kanun koyucunun 
takdirindedir. Kanun’da sosyal güvenlik hakkı çerçevesinde basın ve gazetecilik mesleğinde 
çalışanların fiilî hizmet zammından yararlanabilmelerine imkân sağlanmaktadır. Dolayısıyla 
kanun koyucunun gazetecilik mesleğinde çalışanlar yönünden de fiili hizmet zammını sosyal 
güvenlik hakkı kapsamına dâhil ettiği anlaşılmaktadır. Ancak kuralda bu haktan sadece basın 
kartı sahibi kişilerin yararlanabileceği öngörülerek sosyal güvenlik hakkına bir sınırlama 
getirilmektedir. Bu durumda belirtilen sınırlamanın Anayasa’nın 13. maddesindeki ölçütlere 
uygunluğunun denetlenmesi gerekmektedir.

12. Anayasa’nın 13. maddesinde "Temel hak ve hürriyetler, özlerine 
dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve 
ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik 
toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz" 
denilmiştir. Buna göre sosyal güvenlik hakkına sınırlama getiren düzenlemeler kanunla 
yapılmalıdır.

13. Ancak Anayasa’nın 13. ve 60. maddeleri kapsamında sosyal güvenlik hakkını 
sınırlamaya yönelik bir kanuni düzenlemenin şeklen var olması yeterli olmayıp yasal 
kuralların keyfîliğe izin vermeyecek şekilde belirli, ulaşılabilir ve öngörülebilir düzenlemeler 
niteliğinde olması gerekir.

14. Esasen temel hakları sınırlayan kanunun bu niteliklere sahip olması, Anayasa’nın
2. maddesinde güvenceye alman hukuk devleti ilkesinin de bir gereğidir. Hukuk devletinde 
kanuni düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve 
kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olması, ayrıca 
kamu otoritelerinin keyfî uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesi gerekir. Kanunda 
bulunması icap eden bu nitelikler hukuki güvenliğin sağlanması bakımından da zorunludur. 
Zira bu ilke hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde 
devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerinde bu güven duygusunu 
zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar (AYM E.2015/41, K.2017/98,4/5/2017, §§ 
153,154).

15. Kuralla fiilî hizmet zammından yararlanacak basın kartı sahibi olanların tespiti 
Basın Kartı Yönetmeliği’ne bırakılmıştır. Böylece basın kartı sahibi olmak için gerekli şartlar 
ve dolayısıyla fiilî hizmet zammının uygulanacağı basın ve gazetecilik mesleğinde 
çalışanların belirlenmesinde temel esaslar ve ilkeler kanunla düzenlenmeyerek bu konudaki 
düzenleme yetkisi yönetmelik aracılığıyla bütünüyle yürütme organına verilmiştir. Basın ve 



gazetecilik mesleğinde fiilen çalışanların fiilî hizmet zammından yararlanmaları için kuralda 
olduğu gibi Basın Kartı Yönetmeliği’ne göre basın kartı sahibi olmaları şartının öngörülmesi 
yeterli değildir. Kanunilik ölçütünün gerçekleşmesi için sosyal güvenlik hakkının 
sınırlanmasına yol açan söz konusu düzenleme nedeniyle basın kartının niteliği ile ne şekilde 
verileceği konusunda ve bu kartın verileceği kişilerde aranacak şartları içeren temel ilkelerin 
anılan hakka keyfi bir şekilde müdahale edilmesini önleyecek şekilde kanunla açık bir şekilde 
ortaya konulması gerekir. Kanunda söz konusu temel ilkeler ve kanuni çerçeve 
belirlenmeksizin itiraz konusu kuralla sosyal güvenlik hakkına sınırlama getirilmesine imkân 
tanınması temel hakların ancak kanunla sınırlanabileceğini öngören Anayasa hükmünü ihlal 
etmektedir.

16. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 13. ve 60. maddelerine aykırıdır. İptali 
gerekir.

Serdar ÖZGÜLDÜR, Burhan ÜSTÜN, Muammer TOPAL, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan 
GÜLEÇ, Yıldız SEFERİNOGLU ve Selahaddin MENTEŞ bu görüşe katılmamışlardır.

Kural, Anayasa’nın 13. ve 60. maddelerine aykırı görülerek iptal edildiğinden ayrıca 
Anayasa’nın 10. ve 49. maddeleri yönünden incelenmemiştir.

IV. İPTAL KARARININ YÜRÜRLÜĞE GİRECEĞİ GÜN SORUNU

17. Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasında “Kanun. Cumhurbaşkanlığı 
kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal 
kararlarının Resmi Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde 
Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu 
tarih, kararın Resmi Gazetede yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez ” denilmekte, 
6216 sayılı Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrasında da bu kural tekrarlanarak 
Mahkemenin gerekli gördüğü hâllerde Resmî Gazete’de yayımlandığı günden başlayarak 
iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihi bir yılı geçmemek üzere ayrıca kararlaştırabileceği 
belirtilmektedir.

18. 5510 sayılı Kanun’un 5754 sayılı Kanun’un 25. maddesiyle değiştirilen 40. 
maddesinin ikinci fıkrasına 6385 sayılı Kanun’un 15. maddesiyle eklenen (16) numaralı 
bendin iptal edilmesi nedeniyle doğacak hukuksal boşluk kamu yararını ihlâl edecek nitelikte 
görüldüğünden Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasıyla 6216 sayılı Kanun’un 66. 
maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince iptal hükmünün, kararın Resmî 
Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesi uygun görülmüştür.

V. HÜKÜM

31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası 
Kanunu’nun 17/4/2008 tarihli ve 5754 sayılı Kanun’un 25. maddesiyle değiştirilen 40. 
maddesinin ikinci fıkrasına 10/1/2013 tarihli ve 6385 sayılı Kanun’un 15. maddesiyle eklenen 
(16) numaralı bendin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, Serdar ÖZGÜLDÜR, 
Burhan ÜSTÜN, Muammer TOPAL, Kadir ÖZKAYA. Rıdvan GÜLEÇ, Yıldız 
SEFERİNOGLU ile Selahaddin MENTEŞ’in karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA, iptal 
hükmünün, Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrası ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı



Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 66. maddesinin 
(3) numaralı fıkrası gereğince, KARARIN RESMÎ GAZETE’DE YAYIMLANMASINDAN 
BAŞLAYARAK DOKUZ AY SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE OYBİRLİĞİYLE 
25/12/2019 tarihinde karar verildi.

Başkan
Zühtü ARSLAN

Başkanvekili 
Haşan Tahsin GÖKCAN

Başkanvekili 
Recep KÖMÜRCÜ

Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR

Üye 
Burhan ÜSTÜN

Üye
Engin YILDIRIM

Üye 
Hicabi DURSUN

Üye
Celal Mümtaz AKINCI

Üye
Muammer TOPAL

Üye Üye Üye
M. Emin KUZ Kadir ÖZKAYA Rıdvan GÜLEÇ

Üye
Yıldız SEFERİNOĞLU

Üye
Selahaddin MENTEŞ

Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ



Esas Sayısı : 2019/62 
Karar Sayısı: 2019/98

KARŞIOY GEREKÇESİ

1. 5510 sayılı Kanun’un 40. maddesinin ikinci fıkrasına eklenen iptal istemine konu 
16 no’lu bendin incelenmesinde; basın ve gazetecilik mesleğinde Basın Kartı Yönetmeliği’ne 
göre basın kartı sahibi olmak suretiyle fiilen çalışanlara, yılda 90 gün fiili hizmet süresi 
zammı uygulanacağı hüküm altına alınmaktadır. 5510 sayılı Kanun’daki bu düzenlemenin, 
ana hatları itibariyle 506 ve 5434 sayılı Kanun’larda 1977’den beri yer aldığı anlaşılmaktadır. 
Gerçekten, halen mülga 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun Ek 5. maddesinde 
(11/8/1977 tarih ve 2098 sayılı Kanunla değişik) ve 5434 sayılı Kanun’un 32. maddenin (i) 
bendinde (11/8/1977 tarih ve 2098 sayılı Kanunla değişik) basın mensupları yönünden “Basın 
Kartı Yönetmeliğine göre basın kartı sahibi olmak”, öngörülen 90 günlük fiili hizmet süresi 
zammı için bir koşul olarak öngörülmekteydi. Aynı kurallar 5510 sayılı Kanunla, bu kez 
birleştirilerek yeniden yürürlüğe konulmuştur.

2. Kural incelendiğin, “belirlilik" ilkesi bakımından herhangi bir sorun bulunmadığı; 
kuralın açık, net ve uygulanabilir mahiyette olduğu görülmektedir. “Basın ve gazetecilik 
mesleğinde ” çalışmak ve “Basın Kartı Yönetmeliğine göre basın kartı sahibi olmak suretiyle 
fiilen çalışmak” kuralın belirleyici iki unsurudur. İlk unsur da açık ve net olup Anayasallık 
denetiminde bir sorun teşkil etmemektedir. Çoğunluğa göre sorun teşkil eden ikinci unsura 
gelince: Basın kartı sahibi olma yönünden Basın Kartı Yönetmeliğine atıf yapılan, kuralı 
belirsiz hale getirmediği gibi; asıl kurucu unsurlar olan basın ve gazetecilik mesleğinde 
çalışmak ve basın kartı sahibi olmak da kuralda açıkça belirtildiğinden, salt kimlerin basın 
kartı sahibi olacağı konusunun düzenleyici tasarrufa (Basın kartı Yönetmeliğine) bırakılması 
yasama yetkisinin devri olarak nitelendirilemez. Kaldı ki Anayasa Mahkemesinin pek çok 
kararında teknik ve detaya ilişkin konuların düzenleyici tasarruflara bırakabileceği ifade 
edildiğinden, kuralın Anayasa’mn 7. maddesi ile de uyum halinde olduğu kuşkusuzdur.

3. Kuralın sosyal güvenlik hakkı yönünden de Anayasa’ya aykırı bir yönü 
bulunmayıp, yasa koyucunun takdir hakkı çerçevesinde yürürlüğe koyulduğu dikkate alındığı; 
bu yönden de bir sorunun olmadığı görülmektedir.

4. Açıklanan nedenlerle; kuralın Anayasa’ya aykırı bir yönünün olmadığı ve iptal 
isteminin reddi gerektiği kanaatin vardığımızdan, çoğunluğun aksi yöndeki kararma 
katılmıyoruz.

Üye Üye Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR Burhan ÜSTÜN Muammer TOPAL

Üye
Kadir ÖZKAYA

Üye 
Rıdvan GÜLEÇ

Üye
Yıldız SEFERÎNOĞLU

Üye
Selahaddin MENTEŞ
Dosyalar

Kaynak Metin
(Kaynak: Resmi Gazete resmi web sitesi)
İlgili mevzuat yürürlükte değilse, bu ek/formları da yürürlükte olmayabilir.
Söz Konusu Yargı Kararının Metinsel Değişiklik Yaptığı Mevzuat (3)
Söz Konusu Mahkeme Kararında İptal İstemine Konu Olan Mevzuat (3)
Söz Konusu Yargı Kararının ilgili olduğu Mevzuat (1)
" *** Kırmızı renk, söz konusu kanunun yürürlükte olmadığını; sarı renk, söz konusu kanunun tasarı aşamasında olduğunu ve mavi renk ise söz konusu kanunun yürürlükte olduğunu nitelemektedir."

Copyright©2022. Kanunum bir Karakullukçu Dan. A.Ş. (Şirket) servisidir. “Kanunum” Şirket’in tescilli markasıdır ve tüm hakları saklıdır. Kanunum bir resmi kaynak veya hukuk danışmanlık servisi değildir. Kullanıcılar Hizmet Şartlarını okumuş ve kabul etmiş sayılırlar. Adres: Aytar Cad. 28/4 Levent, 34330, İstanbul