• Dönem: 23. Dönem
  • Yasama Yılı: 4
  • Birleşim:
  • Birleşim Tarihi: 06.05.2010
Kaynak: Tutanak Dergisi
(Kanunum resmi kaynak değildir; kullanıcılar sunulan yürürlük ve metin bilgilerini resmi kaynaklardan teyid etmelidir.)
DÖNEM: 23

DÖNEM: 23                            CİLT: 69                    YASAMA YILI: 4

 

 

 

 

 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

TUTANAK DERGİSİ

 

103’üncü Birleşim

6 Mayıs 2010 Perşembe

 

(Bu Tutanak Dergisi’nde yer alan ve kâtip üyeler tarafından okunmuş bulunan her tür belge ile konuşmacılar tarafından ifade edilmiş ve tırnak içinde belirtilmiş alıntı sözler aslına uygun olarak yazılmıştır.)

İ Ç İ N D E K İ L E R

   I. - GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

  II. - GELEN KÂĞITLAR

III. - YOKLAMALAR

IV. - BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

A) Meclis Araştırması Önergeleri

1.- İstanbul Milletvekili Mehmet Sevigen ve 27 milletvekilinin, futbol karşılaşmalarındaki şiddet olaylarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/714)

2.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt ve 29 milletvekilinin, tütün üreticilerinin sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/715)

3.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt ve 20 milletvekilinin, ataması yapılmayan öğretmen adaylarının sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/716)

B) Tezkereler

1.- Sivas Milletvekili ve Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve 5 kişinin hayatını kaybettiği helikopter kazası ve kurtarma çalışmalarının tüm yönleriyle araştırılarak benzer durumların yaşanmaması için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla yeniden kurulan (10/333, 334, 335 - 3/1090) esas numaralı Meclis Araştırması Komisyonu Başkanlığının, Komisyonun görev süresinin bir ay uzatılmasına ilişkin tezkeresi (3/1186)

2.- TBMM Başkan Vekili Sadık Yakut’un bir Parlamento heyetiyle birlikte, ABD Temsilciler Meclisinde temaslarda bulunması ve New York’ta gerçekleştirilecek 29’uncu Türk Günü etkinliklerine katılmasına ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/1187)

C) Çeşitli İşler

1.- Genel Kurulu ziyaret eden İsviçre Kantonlar Meclisi Başkanı Erika Forster-Vannini’ye Başkanlıkça “Hoş geldiniz” denilmesi

 

V.- ÖNERİLER

A) Siyasi Parti Grubu Önerileri

1.- Genel Kurulun çalışma gün ve saatlerinin yeniden düzenlenmesine; Türkiye Büyük Millet Meclisinin, 11, 12, 13 Mayıs 2010 tarihlerinde çalışmalarına ara vermesine ilişkin AK PARTİ Grubu önerisi

 

VI.- AÇIKLAMALAR

1.- Şırnak Milletvekili Sevahir Bayındır’ın, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın idam edilişinin yıl dönümüne ilişkin açıklaması

2.- Uşak Milletvekili Osman Coşkunoğlu’nun, Giresun Milletvekili Nurettin Canikli’nin, konuşmasında yanlış bazı teknik bilgiler verdiğine ilişkin açıklaması

3.- Konya Milletvekili Atilla Kart’ın, 25’inci madde üzerinde muhalefet partilerinin vermiş olduğu önergelerin amacının Anayasa’nın geçici 15’inci maddesi üzerindeki belirsizliği, tartışmayı gidermeye yönelik olduğuna ilişkin açıklaması

4.- Gümüşhane Milletvekili Yahya Doğan’ın, 25’inci madde üzerinde yapılan konuşmaların aklıselim ile yapılmadığına ve AK PARTİ’yi 12 Eylül ürünü olarak suçlamanın doğru olmadığına ilişkin açıklaması

5.- Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan’ın, “İnsanlığa karşı suçlarda zaman aşımı yoktur.” diyen uluslararası sözleşme hükmüne uyularak gerekli düzenlemenin yapılması gerektiğine ilişkin açıklaması

6.- Tunceli Milletvekili Kamer Genç’in, 5/5/2010 tarihli 102’nci Birleşim tutanağında yer alan, Trabzon Milletvekili Kemalettin Göktaş’ın, konuşmasındaki, mal varlığı ve oğlunun Türkiye Büyük Millet Meclisinde çalışmasıyla ilgili ifadelerine ilişkin açıklaması

7.- Samsun Milletvekili Suat Kılıç’ın, Ankara Milletvekili Zekeriya Akıncı’nın, önergesi üzerinde konuşmak yerine Türkiye Cumhuriyeti Başbakanına, Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetine ve AK PARTİ Grubuna yönelik yaptığı ithamları, iftiraları tümüyle kendisine iade ettiğine ilişkin açıklaması

8.- Ankara Milletvekili Zekeriya Akıncı’nın, özgür düşünce ve iradesiyle Anayasa Değişiklik Teklifi’yle ilgili fikirlerini kürsüden beyan ettiğine, Samsun Milletvekili Suat Kılıç’ın hakaretlerini hak etmediğine ilişkin açıklaması

9.- Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker’in, Eskişehir Milletvekili Beytullah Asil’in, konuşmasındaki “AK PARTİ İktidarı döneminde tarımda üretimin durduğu, tarım ürünlerinin ithal edilir hâle geldiği” şeklindeki ifadelerine ilişkin açıklaması

10.- Adana Milletvekili Muharrem Varlı’nın, Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker’in, çiftçiyle ilgili konularda söylediği sözlere ilişkin açıklaması

 

VII.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER

A) Kanun Tasarı ve Teklifleri

 

1.- Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/324) (S. Sayısı: 96)

2.- Türk Borçlar Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/499) (S. Sayısı: 321)

3.- Milletlerarası Para Fonu ile Milletlerarası İmar ve Kalkınma Bankasına Katılmak İçin Hükümete Yetki Verilmesine Dair Kanuna Ek Milletlerarası Para Fonu Ana Sözleşmesinde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Belgelerin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/761) (S. Sayısı: 458)

4.- Kooperatifler Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkanvekili Kayseri Milletvekili Mustafa Elitaş’ın, Kooperatifler Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ile Tarım, Orman ve Köyişleri ile Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonları Raporları (1/811, 2/633) (S. Sayısı: 496)

5.- Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkanı İstanbul Milletvekili Recep Tayyip Erdoğan ve 264 Milletvekilinin, 7/11/1982 Tarihli ve 2709 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ve Anayasa Komisyonu Raporu (2/656) (S. Sayısı: 497 ve 497’ye 1’inci Ek)


VIII.- SATAŞMALARA İLİŞKİN KONUŞMALAR

1.- Giresun Milletvekili Nurettin Canikli’nin, Sinop Milletvekili Engin Altay’ın, şahsına sataşması nedeniyle konuşması

2.- İstanbul Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu’nun, Giresun Milletvekili Nurettin Canikli’nin, CHP Grubu Başkanına sataşması nedeniyle konuşması

3.- Yozgat Milletvekili Bekir Bozdağ’ın, Edirne Milletvekili Rasim Çakır’ın, grubuna sataşması nedeniyle konuşması

4.- Ankara Milletvekili Hakkı Suha Okay’ın, Yozgat Milletvekili Bekir Bozdağ’ın, grubuna sataşması nedeniyle konuşması

5.- İstanbul Milletvekili Ayşe Nur Bahçekapılı’nın, İstanbul Milletvekili Mehmet Sevigen’in, grubuna sataşması nedeniyle konuşması

 

IX.- YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI

1.- İstanbul Milletvekili Ayşe Jale Ağırbaş’ın, maden ocağı kazalarındaki tıbbi müdahalelere ilişkin sorusu ve Sağlık Bakanı Recep Akdağ’ın cevabı (7/12907)

2.- Antalya Milletvekili Hüseyin Yıldız’ın, bazı sözleşmeli personelin intibak sorunlarına ilişkin sorusu ve Sağlık Bakanı Recep Akdağ’ın cevabı (7/12975)

3.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel’in, bir köye ebe atamasına ilişkin sorusu ve Sağlık Bakanı Recep Akdağ’ın cevabı (7/13070)

4.- Batman Milletvekili Bengi Yıldız’ın, Diyarbakır’daki bir sağlık evinin durumuna ilişkin sorusu ve Sağlık Bakanı Recep Akdağ’ın cevabı (7/13071)

5.- Bursa Milletvekili H. Hamit Homriş’in, bir gölet yapımına ilişkin sorusu ve Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu’nun cevabı (7/13565)

6.- Bursa Milletvekili H. Hamit Homriş’in, bir baraj yapımına ilişkin sorusu ve Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu’nun cevabı (7/13566)

7.- Bursa Milletvekili H. Hamit Homriş’in, bir baraj yapımına ilişkin sorusu ve Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu’nun cevabı (7/13567)

8.- Bursa Milletvekili H. Hamit Homriş’in, bir gölet yapımına ilişkin sorusu ve Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu’nun cevabı (7/13570)

9.- Bursa Milletvekili H. Hamit Homriş’in, bir gölet yapımına ilişkin sorusu ve Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu’nun cevabı (7/13571)

10.- Bursa Milletvekili H. Hamit Homriş’in, bir baraj yapımına ilişkin sorusu ve Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu’nun cevabı (7/13572)

11.- Yozgat Milletvekili Mehmet Ekici’nin, bir baraj projesine ilişkin sorusu ve Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu’nun cevabı (7/13573)

12.- Eskişehir Milletvekili F. Murat Sönmez’in, milletvekillerinin yurt dışı ziyaretlerine ilişkin sorusu ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkan Vekili Nevzat Pakdil’in cevabı (7/13623)

13.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Van’daki sulama kanallarına ilişkin sorusu ve Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu’nun cevabı (7/13637)

14.- Afyonkarahisar Milletvekili Abdülkadir Akcan’ın, Afyonkarahisar’a yapılan fidan tahsisine ilişkin sorusu ve Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu’nun cevabı (7/13713)

15.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, Erbaa’daki kanalların temizletilmesine ilişkin sorusu ve Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu’nun cevabı (7/13715)

16.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, Tokat’ta ruhsat verilen taş ve kum ocaklarına ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın cevabı (7/13762)

17.- Samsun Milletvekili Osman Çakır’ın, Karadeniz sahilinde kurulacak bir petrol dolum tesisine ilişkin sorusu ve Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu’nun cevabı (7/13784)

18.- Ordu Milletvekili Rıdvan Yalçın’ın, belediyelerin çöp toplama kapasitelerine ilişkin sorusu ve Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu’nun cevabı (7/13785)

19.- Samsun Milletvekili Osman Çakır’ın, Karadeniz sahilinde kurulacak bir petrol dolum tesisine ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın cevabı (7/13797)

20.- Adıyaman Milletvekili Şevket Köse’nin, Adıyaman’daki atık yönetimi ve tesislerine ilişkin sorusu ve Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu’nun cevabı (7/13958)

21.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, bağlantısı yapılan telefonların çalıştırılmasına ilişkin sorusu ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkan Vekili Nevzat Pakdil’in cevabı (7/14362)

22.- Yalova Milletvekili Muharrem İnce’nin, ana bina bahçesine konulan bazı banklara ilişkin sorusu ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkan Vekili Nevzat Pakdil’in cevabı (7/14363)

23.- Adana Milletvekili Tacidar Seyhan’ın, yerleştirilen ses kayıt cihazlarına ilişkin sorusu ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkan Vekili Nevzat Pakdil’in cevabı (7/14364)


I.- GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

TBMM Genel Kurulu saat 12.00’de açılarak sekiz oturum yaptı.

Gündemin “Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmının:

1’inci sırasında bulunan ve İç Tüzük’ün 91’inci maddesi kapsamında değerlendirilerek temel kanun olarak bölümler hâlinde görüşülmesi kabul edilen, Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu’nun (1/324) (S. Sayısı: 96),

2’nci sırasında bulunan ve İç Tüzük’ün 91’inci maddesi kapsamında değerlendirilerek temel kanun olarak bölümler hâlinde görüşülmesi kabul edilen, Türk Borçlar Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu’nun (1/499) (S. Sayısı: 321),

3’üncü sırasında bulunan, Milletlerarası Para Fonu ile Milletlerarası İmar ve Kalkınma Bankasına Katılmak İçin Hükümete Yetki Verilmesine Dair Kanuna Ek Milletlerarası Para Fonu Ana Sözleşmesinde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Belgelerin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu’nun (1/761) (S. Sayısı: 458),

4’üncü sırasında bulunan, Kooperatifler Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkanvekili Kayseri Milletvekili Mustafa Elitaş’ın, Kooperatifler Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ile Tarım, Orman ve Köyişleri ile Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonları Raporlarının (1/811, 2/633) (S. Sayısı: 496),

Görüşmeleri komisyon yetkilileri Genel Kurulda hazır bulunmadığından ertelendi.

5’inci sırasında bulunan ve görüşmelerine devam olunan, Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkanı İstanbul Milletvekili Recep Tayyip Erdoğan ve 264 Milletvekilinin, 7/11/1982 Tarihli ve 2709 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ve Anayasa Komisyonu Raporu’nun (2/656) (S. Sayısı: 497 ve 497’ye 1’inci Ek) ikinci görüşmesinde 18’inci, 19’uncu, 20’nci, 21’inci, 22’nci ve 23’üncü maddeleri kabul edildi.

Samsun Milletvekili Suat Kılıç, İstanbul Milletvekili Fatma Nur Serter’in, grubuna,

İzmir Milletvekili K. Kemal Anadol, Samsun Milletvekili Suat Kılıç’ın, grubuna,

İstanbul Milletvekili Fatma Nur Serter, Samsun Milletvekili Suat Kılıç’ın, şahsına,

Giresun Milletvekili Nurettin Canikli, Mersin Milletvekili İsa Gök’ün, grubuna,

Kayseri Milletvekili Mustafa Elitaş, Malatya Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu’nun, grubuna,

İstanbul Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu, Kayseri Milletvekili Mustafa Elitaş’ın, grubuna,

Kocaeli Milletvekili Osman Pepe, Gaziantep Milletvekili Akif Ekici’nin, şahsına,

Yozgat Milletvekili Bekir Bozdağ, Sinop Milletvekili Engin Altay’ın, AK PARTİ Grubu Başkanına,

Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker, Mersin Milletvekili Vahap Seçer’in, şahsına,

Sataşması nedeniyle birer konuşma yaptılar.

Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, Avrupa Parlamentosuna sunulma aşamasında olan “Avrupa Birliği katılım” kavramı yerine imtiyazlı ortaklığı öne çıkaran Avrupa Birliği Komisyonu Raporu’nu kınadığına,

Samsun Milletvekili Haluk Koç, Kayseri Milletvekili Mustafa Elitaş’ın, konuşmasında, Atatürk’ü Koruma Kanunu ve Atatürk’ün resminin paraların üzerinden çıkarılması konusunda Genel Kurula yanlış bilgiler verdiğine,

Adıyaman Milletvekili Şevket Köse, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, millî kahraman İsmet İnönü hakkında söylediği sözlerinden dolayı, Türkiye Cumhuriyeti’nde yaşayan herkesten, özellikle Malatyalılardan ve İnönü ailesinden özür dilemesi gerektiğine,

Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek, 4/5/2010 tarihli 101’inci Birleşim tutanağında yer alan bazı sözlerinin, Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu tarafından değiştirilerek aktarıldığına,

İstanbul Milletvekili Ayşe Nur Bahçekapılı, Gaziantep Milletvekili Akif Ekici’nin, konuşmasında, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın mal varlığıyla ilgili gerçek dışı beyanlarda bulunduğuna,

Devlet Bakanı Hayati Yazıcı, CHP Grubuna mensup bazı milletvekillerinin, konuşmalarında, mensubu bulunduğu Bakanlar Kurulu Başkanını esas almak suretiyle Hükûmetin yolsuzlukla mücadelede zaaf içerisinde olduğu yönündeki ifadelerine,

İstanbul Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu, Giresun Milletvekili Nurettin Canikli’nin, konuşmasında, vermiş oldukları önergeyi kastederek “Yalan ve iftiralarla dolu bir gensoru önergesi verildi.” ifadelerine,

Adalet Bakanı Sadullah Ergin, Konya Milletvekili Faruk Bal’ın, şahsını ve Bakanlığını ilzam eden bir ithamda bulunduğuna,

İlişkin birer açıklamada bulundular.

Söz taleplerinde iktidara ve muhalefete mensup milletvekillerine eşit davranmayarak Genel Kurulu tarafsız yönetmemesi nedeniyle Oturum Başkanının tutumu hakkında açılan usul tartışması sonucunda, Oturum Başkanı, tutumunda bir değişiklik olmadığını açıkladı.

6 Mayıs 2010 Perşembe günü, alınan karar gereğince saat 12.00’de toplanmak üzere birleşime 00.58’de son verildi.

 

 

 

Mehmet Ali ŞAHİN

 

 

 

Başkan

 

 

Harun TÜFEKCİ

 

Bayram ÖZÇELİK

 

Konya

 

Burdur

 

Kâtip Üye

 

Kâtip Üye

 

 

 

 

 

Fatih METİN

 

Yusuf COŞKUN

 

Bolu

 

Bingöl

 

Kâtip Üye

 

Kâtip Üye

 

 

Gülşen ORHAN

 

 

 

Van

 

 

 

Kâtip Üye

 


                                                                                                                                               No.:  137

II.- GELEN KÂĞITLAR

6 Mayıs 2010 Perşembe

Tasarılar

1.- Türkiye Cumhuriyeti ile Norveç Krallığı Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığına Engel Olma Anlaşmasının ve Eki Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı (1/868) (Plan ve Bütçe ile Dışişleri Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.04.2010)

2.- Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı (1/869) (Plan ve Bütçe ile Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.04.2010)

3.- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Suriye Arap Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Müteahhitlik ve Teknik Müşavirlik Hizmetleri Alanlarında İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zaptının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı (1/870) (Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm ile Dışişleri Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.04.2010)

4.- Ortak Savunma Araştırma ve Teknoloji Projeleri Konulu 1 Numaralı Avrupa Araştırma Grubu Düzenlemesinin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı (1/871) (Milli Savunma ile Dışişleri Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.04.2010)

5.- Türkiye Cumhuriyeti ile Libya Arap Halk Sosyalist Büyük Cemahiriyesi Arasında Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunması Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı (1/872) (Plan ve Bütçe ile Dışişleri Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.04.2010)

Teklif

1.- Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı ve Milliyetçi Hareket Partisi Grup Başkanvekilleri İzmir Milletvekili Oktay Vural ile Mersin Milletvekili Mehmet Şandır ve 6 Milletvekilinin; Esnaf ve Çalışanların Vergi Yükünün Hafifletilmesi ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi (2/681) (Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler ile Plan ve Bütçe Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 22.04.2010)

Sözlü Soru Önergeleri

1.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, Bakanlık merkez binasının yenilenmesine ilişkin Milli Eğitim Bakanından sözlü soru önergesi (6/2055) (Başkanlığa geliş tarihi: 23/04/2010)

2.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, Ankara’da yeni öğretmenevleri yapılmasına ilişkin Milli Eğitim Bakanından sözlü soru önergesi (6/2056) (Başkanlığa geliş tarihi: 23/04/2010)

3.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, ücretsiz ders kitabı uygulamasına ilişkin Milli Eğitim Bakanından sözlü soru önergesi (6/2057) (Başkanlığa geliş tarihi: 23/04/2010)

4.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, ödünç ders kitabı uygulamasına geçilmesine ilişkin Milli Eğitim Bakanından sözlü soru önergesi (6/2059) (Başkanlığa geliş tarihi: 23/04/2010)

5.- Bitlis Milletvekili Mehmet Nezir Karabaş’ın, elektrik üretim projelerine ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından sözlü soru önergesi (6/2059) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/04/2010)

6.- Bitlis Milletvekili Mehmet Nezir Karabaş’ın, bankaların aldığı hesap işletim ücretlerine ilişkin Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısından (Ali Babacan) sözlü soru önergesi (6/2060) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/04/2010)

7.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel’in, Adana’da turizm yatırımlarına tahsis edilen Hazine taşınmazlarına ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından sözlü soru önergesi (6/2061) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/04/2010)

8.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel’in, orman yangınlarına ilişkin Çevre ve Orman Bakanından sözlü soru önergesi (6/2062) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/04/2010)

9.- Karaman Milletvekili Hasan Çalış’ın, gazilere ve şehit yakınlarına verilen faizsiz konut kredisi ve şeref aylığına ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/2063) (Başkanlığa geliş tarihi: 27/04/2010)

10.- Aydın Milletvekili Recep Taner’in, tarihi bir alanın turizme kazandırılmasına ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından sözlü soru önergesi (6/2064) (Başkanlığa geliş tarihi: 27/04/2010)

11.- Aydın Milletvekili Recep Taner’in, tarihi bir kalenin restore edilmesine ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından sözlü soru önergesi (6/2065) (Başkanlığa geliş tarihi: 27/04/2010)

12.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, Tokat’ın fındık üreten iller kapsamına alınmasına ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/2066) (Başkanlığa geliş tarihi: 29/04/2010)

13.- Manisa Milletvekili Mustafa Enöz’ün, Gediz Nehri ıslah projesine ilişkin Çevre ve Orman Bakanından sözlü soru önergesi (6/2067) (Başkanlığa geliş tarihi: 29/04/2010)

14.- Manisa Milletvekili Mustafa Enöz’ün, planlı üretim ile organik ve iyi tarım uygulamalarına ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/2068) (Başkanlığa geliş tarihi: 29/04/2010)

15.- Karaman Milletvekili Hasan Çalış’ın, borcundan dolayı kapatılan sulama kuyularına ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/2069) (Başkanlığa geliş tarihi: 29/04/2010)

16.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, Tokat-Sulusaray-Boğazlıyan yolunun açılmasına ilişkin Ulaştırma Bakanından sözlü soru önergesi (6/2070) (Başkanlığa geliş tarihi: 29/04/2010)

17.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, emekli olan ve yeni atanan memur sayısına ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/2071) (Başkanlığa geliş tarihi: 29/04/2010)

18.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, marketlerle ilgili kanun çalışmasına ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/2072) (Başkanlığa geliş tarihi: 29/04/2010)

19.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, ilaç reklamlarına ilişkin Sağlık Bakanından sözlü soru önergesi (6/2073) (Başkanlığa geliş tarihi: 29/04/2010)

20.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, TOKİ’nin konut üretimine ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/2074) (Başkanlığa geliş tarihi: 29/04/2010)

Yazılı Soru Önergeleri

1.- İstanbul Milletvekili Süleyman Yağız’ın, özel dedektifliğin düzenlenmesine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/14184) (Başkanlığa geliş tarihi: 22/04/2010)

2.- İstanbul Milletvekili Hüseyin Mert’in, 23 Nisan Çocuk Şenliği etkinliklerine engelli çocukların katılımına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/14185) (Başkanlığa geliş tarihi: 22/04/2010)

3.- Edirne Milletvekili Bilgin Paçarız’ın, vergi ve SGK prim borcu bulunan esnafa ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/14186) (Başkanlığa geliş tarihi: 22/04/2010)

4.- Kayseri Milletvekili Mehmet Şevki Kulkuloğlu’nun, Türkiye’de kaçak olarak bulunan Ermenilere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/14187) (Başkanlığa geliş tarihi: 22/04/2010)

5.- Bilecik Milletvekili Yaşar Tüzün’ün, Bilecik’teki bazı TOKİ konutlarının durumuna ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/14188) (Başkanlığa geliş tarihi: 22/04/2010)

6.- Bilecik Milletvekili Yaşar Tüzün’ün, TMSF’ye devredilen bir işletmenin işçilerinin alacaklarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/14189) (Başkanlığa geliş tarihi: 22/04/2010)

7.- Hakkari Milletvekili Hamit Geylani’nin, Hakkari’daki kamulaştırmalara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/14190) (Başkanlığa geliş tarihi: 22/04/2010)

8.- Adana Milletvekili Yılmaz Tankut’un, araç muayenesi hizmetlerindeki sorunlara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/14191) (Başkanlığa geliş tarihi: 23/04/2010)

9.- Adana Milletvekili Yılmaz Tankut’un, Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet Müzeleri Müdürlüğünün adının değiştirilmesine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/14192) (Başkanlığa geliş tarihi: 23/04/2010)

10.- Giresun Milletvekili Murat Özkan’ın, ABD’deki Nükleer Güvenlik Zirvesine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/14193) (Başkanlığa geliş tarihi: 23/04/2010)

11.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, TMSF yönetimindeki bir otelde yolsuzluk yapıldığı iddialarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/14194) (Başkanlığa geliş tarihi: 23/04/2010)

12.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, TOKİ konutlarının geçici site yönetimlerine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/14195) (Başkanlığa geliş tarihi: 23/04/2010)

13.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, bir sendikanın öğretmenler gününde yaptığı bir faaliyete ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/14196) (Başkanlığa geliş tarihi: 23/04/2010)

14.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut’un, KPSS sınavlarındaki bilgi ölçümüne ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/14197) (Başkanlığa geliş tarihi: 23/04/2010)

15.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut’un, Avrupa Birliği projeleri ve fonlarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/14198) (Başkanlığa geliş tarihi: 23/04/2010)

16.- Adana Milletvekili Nevin Gaye Erbatur’un, sosyal koruma harcamalarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/14199) (Başkanlığa geliş tarihi: 24/04/2010)

17.- Adana Milletvekili Nevin Gaye Erbatur’un, yoksullukla mücadele politikasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/14200) (Başkanlığa geliş tarihi: 24/04/2010)

18.- Adana Milletvekili Nevin Gaye Erbatur’un, Avrupa Sosyal Haklar Komitesinin gözlemlerine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/14201) (Başkanlığa geliş tarihi: 24/04/2010)

19.- Adana Milletvekili Nevin Gaye Erbatur’un, sosyal yardımlara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/14202) (Başkanlığa geliş tarihi: 24/04/2010)

20.- Adana Milletvekili Nevin Gaye Erbatur’un, İşsizlik Sigortası Fonuna ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/14203) (Başkanlığa geliş tarihi: 24/04/2010)

21.- Adana Milletvekili Nevin Gaye Erbatur’un, çocuk yoksulluğuna ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/14204) (Başkanlığa geliş tarihi: 24/04/2010)

22.- Hakkari Milletvekili Hamit Geylani’nin, kapatılan DTP yöneticileri hakkında yapılan soruşturmaya ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/14205) (Başkanlığa geliş tarihi: 22/04/2010)

23.- Hakkari Milletvekili Hamit Geylani’nin, yargının işleyişine ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/14206) (Başkanlığa geliş tarihi: 22/04/2010)

24.- İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel’in, Tekirdağ 2 Numaralı F Tipi Cezaevinde yapıldığı iddia edilen bazı uygulamalara ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/14207) (Başkanlığa geliş tarihi: 22/04/2010)

25.- Adana Milletvekili Nevin Gaye Erbatur’un, bütçede çocuklara ayrılan miktara ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/14208) (Başkanlığa geliş tarihi: 24/04/2010)

26.- Adana Milletvekili Nevin Gaye Erbatur’un, çocuk mahkemesi bulunmayan illere ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/14209) (Başkanlığa geliş tarihi: 24/04/2010)

27.- Kayseri Milletvekili Mehmet Şevki Kulkuloğlu’nun, Sultansazlığı sulak alanı ve kuş cennetinin korunmasına ilişkin Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/14210) (Başkanlığa geliş tarihi: 22/04/2010)

28.- Kayseri Milletvekili Mehmet Şevki Kulkuloğlu’nun, bir köyün kanalizasyon sistemine ilişkin Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/14211) (Başkanlığa geliş tarihi: 22/04/2010)

29.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel’in, bir yönetmeliğe ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/14212) (Başkanlığa geliş tarihi: 22/04/2010)

30.- Edirne Milletvekili Rasim Çakır’ın, yerel yönetimlerin atık tesislerine ilişkin Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/14213) (Başkanlığa geliş tarihi: 22/04/2010)

31.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel’in, yapıların depreme karşı dayanıklılığına ilişkin Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısından (Cemil Çiçek) yazılı soru önergesi (7/14214) (Başkanlığa geliş tarihi: 22/04/2010)

32.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel’in, Osmaniye’deki yapıların depreme karşı dayanıklılığına ilişkin Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısından (Cemil Çiçek) yazılı soru önergesi (7/14215) (Başkanlığa geliş tarihi: 22/04/2010)

33.- Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk’ün, elektrik üretiminin özelleştirilmesine ve TTK’nın yeniden yapılandırılmasına ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/14216) (Başkanlığa geliş tarihi: 22/04/2010)

34.- Kırklareli Milletvekili Tansel Barış’ın, güneş enerjisinden yararlanmaya ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/14217) (Başkanlığa geliş tarihi: 22/04/2010)

35.- Adıyaman Milletvekili Şevket Köse’nin, TPAO Personel Yönetmeliğindeki emeklilik yaşı düzenlemesine ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/14218) (Başkanlığa geliş tarihi: 24/04/2010)

36.- Yalova Milletvekili Muharrem İnce’nin, bir daire başkanı hakkındaki iddialara ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/14220) (Başkanlığa geliş tarihi: 24/04/2010)

37.- İstanbul Milletvekili Ayşe Jale Ağırbaş’ın, Siirt’teki cinsel istismar olayına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/14220) (Başkanlığa geliş tarihi: 22/04/2010)

38.- Kayseri Milletvekili Mehmet Şevki Kulkuloğlu’nun, bir yolun asfaltlanmasına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/14221) (Başkanlığa geliş tarihi: 22/04/2010)

39.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel’in, bir köyün yol ve kanalizasyon sorununa ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/14222) (Başkanlığa geliş tarihi: 22/04/2010)

40.- Ankara Milletvekili Nesrin Baytok’un, Ankara Büyükşehir Belediyesinin su temin projelerine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/14223) (Başkanlığa geliş tarihi: 23/04/2010)

41.- İstanbul Milletvekili Atila Kaya’nın, Esenyurt Belediyesinin imar değişikliklerine ve bazı iddialara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/14224) (Başkanlığa geliş tarihi: 23/04/2010)

42.- Çanakkale Milletvekili Mustafa Kemal Cengiz’in, Çanakkale’deki yatırımlara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/14225) (Başkanlığa geliş tarihi: 23/04/2010)

43.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Reşadiye ve Ladik ilçelerindeki terör olaylarına yönelik iddialara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/14226) (Başkanlığa geliş tarihi: 23/04/2010)

44.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, bir otelde gerçekleştirilen etkinliklere ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/14227) (Başkanlığa geliş tarihi: 23/04/2010)

45.- İzmir Milletvekili Oktay Vural’ın, komiser yardımcılığı sınavına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/14228) (Başkanlığa geliş tarihi: 23/04/2010)

46.- Giresun Milletvekili Murat Özkan’ın, Şanlıurfa-Ömerli köyünde yapılan bir kutlamaya ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/14229) (Başkanlığa geliş tarihi: 23/04/2010)

47.- Konya Milletvekili Atilla Kart’ın, bir belediye başkanı hakkındaki dosyanın yargıya intikaline ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/14230) (Başkanlığa geliş tarihi: 24/04/2010)

48.- Konya Milletvekili Atilla Kart’ın, kamuda uzman kadrosunda çalışanların özlük haklarına ve personel reformuna ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/14231) (Başkanlığa geliş tarihi: 24/04/2010)

49.- Ankara Milletvekili Tekin Bingöl’ün, Kızılırmak Suyu Projesine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/14232) (Başkanlığa geliş tarihi: 24/04/2010)

50.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, öğretmenevlerinin konaklama ücretlerine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/14233) (Başkanlığa geliş tarihi: 23/04/2010)

51.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut’un, bazı yönetici atamalarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/14234) (Başkanlığa geliş tarihi: 23/04/2010)

52.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut’un, okul öncesi eğitim kurumlarında görevlendirilen yöneticilerin ek ders ücretlerine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/14235) (Başkanlığa geliş tarihi: 23/04/2010)

53.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut’un, bazı atamalara ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/14236) (Başkanlığa geliş tarihi: 23/04/2010)

54.- Yalova Milletvekili Muharrem İnce’nin, merkez teşkilatında yapılan bazı atamalara ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/14237) (Başkanlığa geliş tarihi: 24/04/2010)

55.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel’in, Diyarbakır’daki hastanelerin depreme karşı dayanıklılığına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/14238) (Başkanlığa geliş tarihi: 22/04/2010)

56.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel’in, Elazığ’daki hastanelerin depreme karşı dayanıklılığına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/14239) (Başkanlığa geliş tarihi: 22/04/2010)

57.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel’in, Bursa’daki hastanelerin depreme karşı dayanıklılığına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/14240) (Başkanlığa geliş tarihi: 22/04/2010)

58.- Antalya Milletvekili Tayfur Süner’in, Korkuteli Hastanesinin bina ve uzman doktor ihtiyacına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/14241) (Başkanlığa geliş tarihi: 24/04/2010)

59.- Kayseri Milletvekili Mehmet Şevki Kulkuloğlu’nun, buzağı maması adı altında süt tozu ithalatı iddialarına ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/14242) (Başkanlığa geliş tarihi: 22/04/2010)

60.- Isparta Milletvekili Mevlüt Coşkuner’in, Eğirdir Su Ürünleri Araştırma Enstitüsünün kapatılmasına ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/14243) (Başkanlığa geliş tarihi: 22/04/2010)

61.- İstanbul Milletvekili Ayşe Jale Ağırbaş’ın, çocuklara yönelik cinsel istismar olaylarına ilişkin Devlet Bakanından (Selma Aliye Kavaf) yazılı soru önergesi (7/14244) (Başkanlığa geliş tarihi: 22/04/2010)

62.- Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak’ın, TÜİK’in işgücü ve istihdam verilerine ilişkin Devlet Bakanından (Cevdet Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/14245) (Başkanlığa geliş tarihi: 22/04/2010)

63.- Hakkari Milletvekili Hamit Geylani’nin, Hakkari’deki işsizliğe ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/14246) (Başkanlığa geliş tarihi: 22/04/2010)

64.- Çanakkale Milletvekili Mustafa Kemal Cengiz’in, Gökçeada ve Bozcaada ile ilgili bir rapora ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/14247) (Başkanlığa geliş tarihi: 23/04/2010)

65.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, hac organizasyonu müracaat ve kayıt yenileme ücretlerine ilişkin Devlet Bakanından (Faruk Çelik) yazılı soru önergesi (7/14248) (Başkanlığa geliş tarihi: 23/04/2010)

66.- Bursa Milletvekili Necati Özensoy’un, bir bağlantı yolu projesine ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/14249) (Başkanlığa geliş tarihi: 23/04/2010)

67.- Adana Milletvekili Nevin Gaye Erbatur’un, çocuklara duyarlı bütçelemeye ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/14250) (Başkanlığa geliş tarihi: 24/04/2010)

68.- Balıkesir Milletvekili Ergün Aydoğan’ın, TEKEL Yönetim Kurulunun bazı üyelerinin bir yurt dışı seyahatine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/14251) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/04/2010)

69.- Adana Milletvekili Nevin Gaye Erbatur’un, ekonomik sorunların sosyal etkilerine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/14252) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/04/2010)

70.- Balıkesir Milletvekili Ergün Eydoğan’ın, yönetim anlayışına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/14253) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/04/2010)

71.- Balıkesir Milletvekili Ergün Aydoğan’ın, Gaziantep’te 23 Nisan törenlerinde çocukların garson olarak çalıştırılmasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/14254) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/04/2010)

72.- İstanbul Milletvekili Bayram Ali Meral’ın, TEKEL’in alkol biriminin özelleştirilmesine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/14255) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/04/2010)

73.- İstanbul Milletvekili Bayram Ali Meral’ın, bazı ihalelerle ilgili yargı kararlarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/14256) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/04/2010)

74.- İstanbul Milletvekili Hüseyin Mert’in, üçüncü Boğaziçi köprüsünün güzergahına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/14257) (Başkanlığa geliş tarihi: 27/04/2010)

75.- Adana Milletvekili Yılmaz Tankut’un, kamu kuruluşlarının yabancı kelime kullanmalarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/14258) (Başkanlığa geliş tarihi: 27/04/2010)

76.- Antalya Milletvekili Hüseyin Yıldız’ın, Antalya’da gıda üretimi ve dağıtımı yapan firmaların denetimine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/14259) (Başkanlığa geliş tarihi: 27/04/2010)

77.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, arazileri kamulaştıran kişilerin linyit işletmelerinde işe alınmasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/14260) (Başkanlığa geliş tarihi: 27/04/2010)

78.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, bazı vakıf üniversitelerinin burslu öğrencilerden kayıt parası aldığı iddiasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/14261) (Başkanlığa geliş tarihi: 27/04/2010)

79.- Karaman Milletvekili Hasan Çalış’ın, sosyal yardımlara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/14262) (Başkanlığa geliş tarihi: 27/04/2010)

80.- Giresun Milletvekili Murat Özkan’ın, bir ifadesine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/14263) (Başkanlığa geliş tarihi: 27/04/2010)

81.- Adana Milletvekili Recai Yıldırım’ın, Adalet Bakanlığı Müsteşar Yardımcısının Adana’ya yaptığı iddia edilen ziyarete ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/14264) (Başkanlığa geliş tarihi: 27/04/2010)

82.- Diyarbakır Milletvekili Akın Birdal’ın, bazı gösterilere katılan öğrencilere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/14265) (Başkanlığa geliş tarihi: 27/04/2010)

83.- Van Milletvekili Özdal Üçer’in, Van’da görev yapan iki bürokrat hakkındaki iddialara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/14266) (Başkanlığa geliş tarihi: 27/04/2010)

84.- Van Milletvekili Özdal Üçer’in, Van’da görev yapan bazı SHÇEK personelinin atamasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/14267) (Başkanlığa geliş tarihi: 27/04/2010)

85.- İstanbul Milletvekili Süleyman Yağız’ın, bakan ve müsteşarlara ödenen harcıraha ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/14268) (Başkanlığa geliş tarihi: 28/04/2010)

86.-  Muğla Milletvekili Fevzi Topuz’un, bazı mali suçlara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/14269) (Başkanlığa geliş tarihi: 28/04/2010)

87.- Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek’in, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterinin Hoca Ahmet Yesevi Üniversitesi Mütevelli Heyeti üyeliğine atanmasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/14270) (Başkanlığa geliş tarihi: 28/04/2010)

88.- Muğla Milletvekili Fevzi Topuz’un, Darülaceze’ye yapılan bir bağışın yolsuzluğa uğradığı iddiasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/14271) (Başkanlığa geliş tarihi: 28/04/2010)

89.- İstanbul Milletvekili Sacid Yıldız’ın, et ithaline yönelik iddialara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/14272) (Başkanlığa geliş tarihi: 28/04/2010)

90.- Muş Milletvekili M. Nuri Yaman’ın, işkence olaylarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/14273) (Başkanlığa geliş tarihi: 29/04/2010)

91.- Muş Milletvekili M. Nuri Yaman’ın, baz istasyonlarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/14274) (Başkanlığa geliş tarihi: 29/04/2010)

92.- Giresun Milletvekili Murat Özkan’ın, emek istismarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/14275) (Başkanlığa geliş tarihi: 29/04/2010)

93.- Adana Milletvekili Nevin Gaye Erbatur’un, çocuk mahkemelerindeki yargılama sürelerine ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/14276) (Başkanlığa geliş tarihi: 28/04/2010)

94.- Batman Milletvekili Ayla Akat Ata’nın, kadına yönelik şiddete ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/14277) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/04/2010)

95.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel’in, Adana’daki bazı yargı verilerine ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/14278) (Başkanlığa geliş tarihi: 28/04/2010)

96.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel’in, bazı yargı verilerine ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/14279) (Başkanlığa geliş tarihi: 28/04/2010)

97.- Van Milletvekili Özdal Üçer’in, bazı cinayet olaylarına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/14280) (Başkanlığa geliş tarihi: 28/04/2010)

98.- Şırnak Milletvekili Sevahir Bayındır’ın, cinsel istismara uğrayan çocuklara ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/14281) (Başkanlığa geliş tarihi: 28/04/2010)

99.- Diyarbakır Milletvekili Akın Birdal’ın, Adli Tıp Kurumunun DNA testine ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/14282) (Başkanlığa geliş tarihi: 28/04/2010)

100.- Şırnak Milletvekili Sevahir Bayındır’ın, çocuk yargısına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/14283) (Başkanlığa geliş tarihi: 29/04/2010)

101.- Van Milletvekili Fatma Kurtulan’ın, bir suç duyurusunun savcılıkça değerlendirilmesine ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/14284) (Başkanlığa geliş tarihi: 29/04/2010)

102.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz’ün, TEKEL işçilerinin durumuna ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/14285) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/04/2010)

103.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, arazileri kamulaştırılan kişilerin bir linyit işletmesinde işe alınmasına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/14286) (Başkanlığa geliş tarihi: 27/04/2010)

104.- Adana Milletvekili Nevin Gaye Erbatur’un, çocuk işçiliği ile ilgili birime ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/14287) (Başkanlığa geliş tarihi: 28/04/2010)

105.- Adana Milletvekili Nevin Gaye Erbatur’un, çocuk işçiliğine ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/14288) (Başkanlığa geliş tarihi: 28/04/2010)

106.- Adıyaman Milletvekili Şevket Köse’nin, Adıyaman’daki kayıt dışı istihdama ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/14289) (Başkanlığa geliş tarihi: 28/04/2010)

107.- Muş Milletvekili M. Nuri Yaman’ın, çocuk işçiliğine ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/14290) (Başkanlığa geliş tarihi: 29/04/2010)

108.- Çanakkale Milletvekili Mustafa Kemal Cengiz’in, Saroz körfezindeki kirliliğe ve bazı gölet projelerine ilişkin Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/14291) (Başkanlığa geliş tarihi: 27/04/2010)

109.- Mersin Milletvekili Behiç Çelik’in, Mut ilçesindeki çiftçilerin sulama sorununa ilişkin Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/14292) (Başkanlığa geliş tarihi: 27/04/2010)

110.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, DSİ’de görev yapan ziraat mühendislerinin durumuna ilişkin Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/14293) (Başkanlığa geliş tarihi: 27/04/2010)

111.- Amasya Milletvekili Hüseyin Ünsal’ın, İstanbul-Beykoz’da bir sulak alana hafriyat dökümüne ilişkin Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/14294) (Başkanlığa geliş tarihi: 28/04/2010)

112.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel’in, Karacabey’in bir köyündeki su taşkınına ilişkin Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/14295) (Başkanlığa geliş tarihi: 28/04/2010)

113.- Denizli Milletvekili Ali Rıza Ertemür’ün, Denizli’deki orman köylülerinin desteklenmesine ilişkin Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/14296) (Başkanlığa geliş tarihi: 28/04/2010)

114.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel’in, Osmaniye’deki kadın istihdamına ilişkin Devlet Bakanından (Selma Aliye Kavaf) yazılı soru önergesi (7/14297) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/04/2010)

115.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, sokağa bırakılan ve sokakta yaşayan çocuklara ilişkin Devlet Bakanından (Selma Aliye Kavaf) yazılı soru önergesi (7/14298) (Başkanlığa geliş tarihi: 29/04/2010)

116.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Diyanet İşleri Başkanlığı personelinin özlük haklarına ilişkin Devlet Bakanından (Faruk Çelik) yazılı soru önergesi (7/14299) (Başkanlığa geliş tarihi: 27/04/2010)

117.- Giresun Milletvekili Murat Özkan’ın, Diyanet İşleri Başkanlığının verdiği burslara ve bir iddiaya ilişkin Devlet Bakanından (Faruk Çelik) yazılı soru önergesi (7/14300) (Başkanlığa geliş tarihi: 27/04/2010)

118.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut’un, Amasya-Gümüşhacıköy’de yapılan kapalı spor salonuna ilişkin Devlet Bakanından (Faruk Nafız Özak) yazılı soru önergesi (7/14301) (Başkanlığa geliş tarihi: 27/04/2010)

119.- Bursa Milletvekili Kemal  Demirel’in, personel alımına ilişkin Devlet Bakanından (Faruk Nafız Özak) yazılı soru önergesi (7/14302) (Başkanlığa geliş tarihi: 28/04/2010)

120.- Bursa Milletvekili Onur Öymen’in, ASALA terör örgütü mensuplarına ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/14303) (Başkanlığa geliş tarihi: 28/04/2010)

121.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel’in, personel alımına ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/14304) (Başkanlığa geliş tarihi: 28/04/2010)

122.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, bir linyit işletmesinin banka promosyon paralarını kullanımına ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/14305) (Başkanlığa geliş tarihi: 27/04/2010)

123.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, bir linyit işletmesi çalışanlarına yapılan promosyon ödemesine ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/14306) (Başkanlığa geliş tarihi: 27/04/2010)

124.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, arazileri kamulaştırılan kişilerin TKİ’de işe alınmasına ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/14307) (Başkanlığa geliş tarihi: 27/04/2010)

125.- Muğla Milletvekili Fevzi Topuz’un, nükleer santral ihalesine ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/14308) (Başkanlığa geliş tarihi: 28/04/2010)

126.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, TEDAŞ’ın bir kısım personelinin sorunlarına ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/14309) (Başkanlığa geliş tarihi: 29/04/2010)

127.- Batman Milletvekili Ayla Akat Ata’nın, toplantı ve gösterilerde gözaltına alınanlara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/14310) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/04/2010)

128.- Ankara Milletvekili Yılmaz Ateş’in, Ankara-Etlik Garajının yıkılmasına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/14311) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/04/2010)

129.- Ankara Milletvekili Zekeriya Akıncı’nın, Ankara’ya su temini projelerine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/14312) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/04/2010)

130.- Ankara Milletvekili Yılmaz Ateş’in, Ankara’ya su teminine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/14313) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/04/2010)

131.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel’in, kamu görevlileri hakkındaki ihbar ve şikayetlere ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/14314) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/04/2010)

132.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, bir yolsuzluk olayına adı karışan dernek ve vakıflara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/14315) (Başkanlığa geliş tarihi: 27/04/2010)

133.- Siirt Milletvekili Osman Özçelik’in, Siirt’te yaşanan cinsel istismar olayına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/14316) (Başkanlığa geliş tarihi: 27/04/2010)

134.- Van Milletvekili Özdal Üçer’in, İran sınırında gerçekleşen bir ölüm olayına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/14317) (Başkanlığa geliş tarihi: 27/04/2010)

135.- Antalya Milletvekili Hüsnü Çöllü’nün, Emniyet Teşkilatı personeline yönelik iddialara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/14318) (Başkanlığa geliş tarihi: 28/04/2010)

136.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel’in, Ankara Büyükşehir Belediyesinin araç alım ve kiralama ihalelerine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/14319) (Başkanlığa geliş tarihi: 28/04/2010)

137.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, iki köy arasındaki su ihtilafına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/14320) (Başkanlığa geliş tarihi: 28/04/2010)

138.- Ankara Milletvekili Yılmaz Ateş’in, Keçiören’de bir çocuğun inşaat çukurunda ölümü olayına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/14321) (Başkanlığa geliş tarihi: 28/04/2010)

139.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel’in, Adana’daki okulların depreme karşı dayanıklılığına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/14322) (Başkanlığa geliş tarihi: 28/04/2010)

140.- Van Milletvekili Özdal Üçer’in, İran sınırında mazot kaçakçılarının öldürüldüğü olaylara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/14323) (Başkanlığa geliş tarihi: 28/04/2010)

141.-  Batman Milletvekili Ayla Akat Ata’nın, bazı kadınlara yönelik taciz ve şiddet olaylarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/14324) (Başkanlığa geliş tarihi: 29/04/2010)

142.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Gediz-Üzümlü Belediyesi yönetimine yönelik iddialara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/14325) (Başkanlığa geliş tarihi: 29/04/2010)

143.- Antalya Milletvekili Hüseyin Yıldız’ın, Antalya’daki Hazine arazilerine ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/14326) (Başkanlığa geliş tarihi: 27/04/2010)

144.- İstanbul Milletvekili Hasan Macit’in, ihracattaki vergi iadesine ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/14327) (Başkanlığa geliş tarihi: 28/04/2010)

145.- Adana Milletvekili Yılmaz Tankut’un, seviye belirleme sınavına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/14328) (Başkanlığa geliş tarihi: 27/04/2010)

146.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut’un, Ankara’da yeni öğretmenevleri açılmasına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/14329) (Başkanlığa geliş tarihi: 27/04/2010)

147.- Van Milletvekili Özdal Üçer’in, YİBO’larda yaşanan sorunlara ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/14330) (Başkanlığa geliş tarihi: 28/04/2010)

148.- Van Milletvekili Özdal Üçer’in, YİBO’lardaki sağlık hizmetlerine ve yardımcı hizmetlere ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/14331) (Başkanlığa geliş tarihi: 28/04/2010)

149.- Van Milletvekili Özdal Üçer’in, parasız yatılı öğrenim gören öğrencilere ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/14332) (Başkanlığa geliş tarihi: 28/04/2010)

150.- Şırnak Milletvekili Sevahir Bayındır’ın, eğitim sisteminde çocuk ihmal ve istismarının önlenmesine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/14333) (Başkanlığa geliş tarihi: 28/04/2010)

151.- Muş Milletvekili M. Nuri Yaman’ın, Malazgirt ilçesindeki eğitimle ilgili ihtiyaçlara ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/14334) (Başkanlığa geliş tarihi: 29/04/2010)

152.- Batman Milletvekili Ayla Akat Ata’nın, Dicle Üniversitesi Rektörlüğünün disiplin uygulamalarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/14335) (Başkanlığa geliş tarihi: 29/04/2010)

153.- Batman Milletvekili Ayla Akat Ata’nın, okullaşma oranlarına ve öğrenimine devam edemeyen bazı çocuklara ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/14336) (Başkanlığa geliş tarihi: 29/04/2010)

154.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel’in, Bayburt’taki hastanelerin depreme karşı dayanıklılığına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/14337) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/04/2010)

155.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel’in, Gümüşhane’deki hastanelerin depreme karşı dayanıklılığına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/14338) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/04/2010)

156.- İstanbul Milletvekili Ayşe Jale Ağırbaş’ın, Ayancık Devlet Hastanesindeki çocuk doktoru ihtiyacına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/14339) (Başkanlığa geliş tarihi: 27/04/2010)

157.- Antalya Milletvekili Hüseyin Yıldız’ın, Antalya’daki devlet hastanelerinde hizmet alımıyla çalıştırılan personele ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/14340) (Başkanlığa geliş tarihi: 27/04/2010)

158.- Antalya Milletvekili Hüseyin Yıldız’ın, Antalya’da açılması düşünülen yeni hastanelere ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/14341) (Başkanlığa geliş tarihi: 27/04/2010)

159.- İstanbul Milletvekili Çetin Soysal’ın, zayıflama ilaçlarına ve obeziteye ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/14342) (Başkanlığa geliş tarihi: 28/04/2010)

160.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel’in, personel alımına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/14343) (Başkanlığa geliş tarihi: 28/04/2010)

161.- Denizli Milletvekili Ali Rıza Ertemür’ün, acil sağlık hizmetlerindeki bazı uygulamalara ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/14344) (Başkanlığa geliş tarihi: 28/04/2010)

162.- Antalya Milletvekili Tayfur Süner’in, asansörlerin denetimine ilişkin Sanayi ve Ticaret Bakanından yazılı soru önergesi (7/14345) (Başkanlığa geliş tarihi: 28/04/2010)

163.- Şırnak Milletvekili Sevahir Bayındır’ın, cinsiyetçi reklamlara ilişkin Sanayi ve Ticaret Bakanından yazılı soru önergesi (7/14346) (Başkanlığa geliş tarihi: 29/04/2010)

164.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Tarım Kredi Kooperatifleri Gaziantep Bölge Birliğine personel alımıyla ilgili iddialara ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/14347) (Başkanlığa geliş tarihi: 27/04/2010)

165.- Mersin Milletvekili Vahap Seçer’in, kırmızı et piyasasındaki gelişmelere ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/14348) (Başkanlığa geliş tarihi: 28/04/2010)

166.- Afyonkarahisar Milletvekili Halil Ünlütepe’nin, kırmızı et piyasasındaki gelişmelere ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/14349) (Başkanlığa geliş tarihi: 28/04/2010)

167.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz’ün, et ithalatına ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/14350) (Başkanlığa geliş tarihi: 28/04/2010)

168.- İzmir Milletvekili Mehmet Ali Susam’ın, banka borcu nedeniyle tarım arazilerine gelen hacizlere ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/14351) (Başkanlığa geliş tarihi: 28/04/2010)

169.- Afyonkarahisar Milletvekili Halil Ünlütepe’nin, tarımsal sulamada kullanılan elektrik borçlusu çiftçilere ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/14352) (Başkanlığa geliş tarihi: 28/04/2010)

170.- İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel’in, kırmızı et sektöründeki sorunlara ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/14353) (Başkanlığa geliş tarihi: 28/04/2010)

171.- Manisa Milletvekili Mustafa Enöz’ün, tarıma dayalı sanayinin desteklenmesine ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/14354) (Başkanlığa geliş tarihi: 29/04/2010)

172.- Mersin Milletvekili İsa Gök’ün, Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet Müzeleri Müdürlüğünün adının değiştirilmesine ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/14355) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/04/2010)

173.- Antalya Milletvekili Hüseyin Yıldız’ın, TOKİ’nin Antalya’daki arsa satışlarına ilişkin Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısından (Cemil Çiçek) yazılı soru önergesi (7/14356) (Başkanlığa geliş tarihi: 27/04/2010)

174.- İzmir Milletvekili Oğuz Oyan’ın, bazı mazbut vakıfların kurdukları üniversitelere ilişkin Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısından (Bülent Arınç) yazılı soru önergesi (7/14357) (Başkanlığa geliş tarihi: 28/04/2010)

175.- Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı’nın, Ziraat Bankasının personel alım sınavına ilişkin Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısından (Ali Babacan) yazılı soru önergesi (7/14358) (Başkanlığa geliş tarihi: 29/04/2010)

176.- İzmir Milletvekili Kamil Erdal Sipahi’nin, TSK’nın bazı mensuplarının dahil edildiği yargı sürecine ilişkin Milli Savunma Bakanından yazılı soru önergesi (7/14359) (Başkanlığa geliş tarihi: 29/04/2010)

177.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel’in, Ankara aktarmalı Bursa-Gaziantep uçak seferlerindeki bekleme süresine ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/14360) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/04/2010)

178.- Mersin Milletvekili Behiç Çelik’in, bir yayladaki baz istasyonu ihtiyacına ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/14361) (Başkanlığa geliş tarihi: 27/04/2010)

179.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, bağlantısı yapılan telefonların çalıştırılmasına ilişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanından yazılı soru önergesi (7/14362) (Başkanlığa geliş tarihi: 07/04/2010)

180.- Yalova Milletvekili Muharrem İnce’nin, ana bina bahçesine konulan bazı banklara ilişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanından yazılı soru önergesi (7/14363) (Başkanlığa geliş tarihi: 16/04/2010)

181.- Adana Milletvekili Tacidar Seyhan’ın, yerleştirilen ses kayıt cihazlarına ilişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanından yazılı soru önergesi (7/14364) (Başkanlığa geliş tarihi: 07/04/2010)

Meclis Araştırması Önergeleri

1.- İstanbul Milletvekili Mehmet Sevigen ve 27 Milletvekilinin, futbol karşılaşmalarındaki şiddet olaylarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/714) (Başkanlığa geliş tarihi: 17.03.2010)

2.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt ve 29 Milletvekilinin, tütün üreticilerinin sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/715) (Başkanlığa geliş tarihi: 17.03.2010)

3.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt ve 20 Milletvekilinin, ataması yapılmayan öğretmen adaylarının sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/716) (Başkanlığa geliş tarihi: 19.03.2010)

Süresi İçinde Cevaplanmayan Yazılı Soru Önergeleri

1.- Çankırı Milletvekili Ahmet Bukan’ın, H1N1 aşılarının kullanımına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/12682)

2.- İzmir Milletvekili Bülent Baratalı’nın, bir basın açıklamasına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/12822)  

3.- Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk’ün, Erzincan’daki bazı yargısal olaylara ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/12823)  

4.- Van Milletvekili Özdal Üçer’in, bir cezaevindeki sağlık hizmetlerine ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/12824)  

5.- Antalya Milletvekili Hüsnü Çöllü’nün, bir basın açıklamasına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/12825)  

6.- Antalya Milletvekili Hüsnü Çöllü’nün, bir soruşturma dosyasına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/12826)

7.- Hatay Milletvekili Süleyman Turan Çirkin’in, Ziraat Bankasının halka arzına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/13465)  

8.- İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel’in, ülkemizde bulunduğu iddia edilen nükleer silahlara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/13466)  

9.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut’un, Bulgaristan’dan gelen bazı soydaşların durumuna ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/13467)  

10.- Ankara Milletvekili Yılmaz Ateş’in, keçi yetiştiriciliğine ve hayvancılıktaki bazı sorunlara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/13469)  

11.- Zonguldak Milletvekili Ali Koçal’ın, Kalkınma Bankasında hizmet alımıyla çalıştırılan personele ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/13471)  

12.- İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel’in, bir toplantıyı izlemek isteyen bazı muhabirlerin engellendiği iddiasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/13473)  

13.- Balıkesir Milletvekili Hüseyin Pazarcı’nın, bir köyün bazı sorunlarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/13474)  

14.- Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk’ün, bir şirketin katıldığı ihalelere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/13476)  

15.- Tekirdağ Milletvekili Kemalettin Nalcı’nın, Tekirdağ’daki belediyelerin ihalelerine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/13490)  

16.- Tekirdağ Milletvekili Kemalettin Nalcı’nın, Tekirdağ toptancı halindeki dükkan yetersizliğine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/13491)  

17.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut’un, Edremit Belediyesi eski Başkanı hakkındaki yolsuzluk iddialarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/13492)  

18.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, basında yer alan bazı illerde “İstiklal Marşı” okunmadığı iddialarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/13493)  

19.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, bir köy yolunun asfaltlanmasına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/13494)  

20.- İstanbul Milletvekili Çetin Soysal’ın, Boğaziçi öngörünümündeki kaçak yapılaşmaya ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/13495)  

21.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel’in, Osmaniye Belediyesinin taraf olduğu davalara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/13496)  

22.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel’in, Osmaniye’deki trafik suçlarına ve kazalarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/13497)  

23.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel’in, Osmaniye İl Genel Meclisince tahsis edilen ve satılan taşınmazlara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/13498)  

24.- Şırnak Milletvekili Sevahir Bayındır’ın, gözaltındaki kötü muamele iddialarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/13499)  

25.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, doğal afetten zarar gören bazı köylere ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/13500)  

26.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel’in, İstanbul Çevre Düzeni Planına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/13501)  

27.- Adıyaman Milletvekili Şevket Köse’nin, Adıyaman’da kullandırılan mikro kredilere ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/13502)  

28.- İstanbul Milletvekili Çetin Soysal’ın, Şişli’deki bir arsanın imar durumunda yapılan değişikliklere ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/13503)  

29.- Ankara Milletvekili Tekin Bingöl’ün, Ankara Büyükşehir Belediyesiyle ilgili yolsuzluk ve usulsüzlük iddialarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/13504)  

30.- Van Milletvekili Fatma Kurtulan’ın, kaybolan bir YİBO öğrencisine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/13505)

31.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Kars’ta kamu kuruluşlarının esnaftan et almasına ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/13509)  

32.- Muğla Milletvekili Fevzi Topuz’un, KİT’lerde çalışan bazı personelin özlük haklarına ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/13510)  

33.- Bartın Milletvekili Muhammet Rıza Yalçınkaya’nın, Bartın’daki elektrik kesintilerine ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/13511)  

34.- Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek’in, Kırklareli’ndeki TEKEL taşınmazlarına ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/13512)  

35.- Samsun Milletvekili Osman Çakır’ın, Devlet Memurları Kanununun 76. maddesine göre yapılan personel atamalarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/13513)  

36.- Samsun Milletvekili Osman Çakır’ın, yazarlık yazılım ihalelerine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/13514)  

37.- Samsun Milletvekili Osman Çakır’ın, açılan soruşturmalara ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/13515)  

38.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın, bazı personele ödenmesi gereken ücretlere ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/13516)  

39.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, bir beldedeki taşımalı eğitime ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/13517)  

40.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut’un, Ders Aletleri Yapım Merkezinin yönetimine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/13518)  

41.- İstanbul milletvekili Çetin Soysal’ın, ilköğretim müfettişlerinin sorunlarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/13519)  

42.- İstanbul Milletvekili Mehmet Sevigen’in, Uşak Eşme Yatılı Bölge İlköğretim Okulunun yönetimine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/13520)  

43.- Van Milletvekili Fatma Kurtulan’ın, kaybolan bir YİBO öğrencisine ve okullardaki şiddet iddialarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/13521)

44.- Tunceli Milletvekili Şerafettin Halis’in, PTT personelinin çalışma saatlerine ve taşeronlaşmaya ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/13528)  

45.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, ulaştırma sektörü kaynaklı karbondioksit salımına ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/13529)  

46.- Antalya Milletvekili Tayfur Süner’in, Antalya Havalimanında yabancı turistlerden alınan bir ücrete ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/13530)  

47.- Kahramanmaraş Milletvekili Durdu Özbolat’ın, bir televizyon kanalında yayından kaldırılan diziye ilişkin Devlet Bakanından (Faruk Çelik) yazılı soru önergesi (7/13531)  

48.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel’in, sivil toplum kuruluşlarına bütçeden yapılan yardımlara ilişkin Devlet Bakanından (Faruk Nafız Özak) yazılı soru önergesi (7/13535)  

49.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel’in, sivil toplum kuruluşlarına bütçeden yapılan yardımlara ilişkin Devlet Bakanından (Hayati Yazıcı) yazılı soru önergesi (7/13536)  


6 Mayıs 2010 Perşembe

BİRİNCİ OTURUM

Açılma Saati: 12.00

BAŞKAN: Mehmet Ali ŞAHİN

KÂTİP ÜYELER: Harun TÜFEKCİ (Konya), Fatih METİN (Bolu)

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 103’üncü Birleşimini açıyorum.

III.-Y O K L A M A

BAŞKAN – Elektronik cihazla yoklama yapacağız.

Yoklama için beş dakika süre vereceğim.

Sayın milletvekillerinin oy düğmelerine basarak salonda bulunduklarını bildirmelerini, bu süre içerisinde elektronik sisteme giremeyen milletvekillerinin salonda hazır bulunan teknik personelden yardım istemelerini, buna rağmen sisteme giremeyen üyelerin ise yoklama pusulalarını, görevli personel aracılığıyla, beş dakikalık süre içerisinde Başkanlığa ulaştırmalarını rica ediyorum ve yoklama işlemini başlatıyorum.

(Elektronik cihazla yoklama yapıldı)

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, toplantı yeter sayısı vardır, gündeme geçiyoruz.

Başkanlığın Genel Kurula sunuşları vardır.

Meclis araştırması açılmasına ilişkin üç önerge vardır, ayrı ayrı okutuyorum:

IV.- BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

A) Meclis Araştırması Önergeleri

1.- İstanbul Milletvekili Mehmet Sevigen ve 27 milletvekilinin, futbol karşılaşmalarındaki şiddet olaylarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/714)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Son haftalarda spor sahalarında spor dışı tezahürat ve saha olayları yaygınlaşmaya başlamıştır. Kardeşliğin, insanca rekabetin ve barışın yansıması olan spor oyunlarıyla bağdaşmayan tutum ve davranışlar hızla artmaktadır. Sporcuların birbirlerine, sporcuların hakeme, seyircinin sporcu, hakem ve rakip takım seyircilerine sözlü ve fiili saldırıları artmaktadır.

Son olarak Süper Ligde Bursa Spor Diyarbakır Spor maçlarıyla başlayan olaylar, futbol karşılaşmalarının yapılmasını imkansız hâle getirmiş ve pek çok kişinin yaralanmasıyla sonuçlanmıştır.

Olaylar âdeta geliyorum demişken, Futbol Federasyonu, Spordan Sorumlu Devlet Bakanlığı önlemler almakta gecikmiş, devletin diğer birimleriyle koordinasyon kurarak olayları önleme yönünde yeterli çabayı sarf etmemiştir. Bir çok Bakanlıktan daha fazla bütçeye sahip olan Federasyonun ve Spordan Sorumlu Devlet Bakanlığının olayların önlenmesi için gerekli güvenlik önlemlerini almaması, medya aracılığıyla psikolojik hazırlıklar yapmaması anlaşılamamıştır.

Dünyada futbol şiddetin ve ırkçılığın en fazla ortaya çıktığı bir spor dalıdır. Bu nedenle futbolun patronu olan uluslararası kuruluşlar en fazla bu konularda kampanyalar yapmaktadır. En ağır cezalar bu yöndeki tezahürat ve fiillere verilmektedir.

Ne var ki bu yöndeki çalışmalar ülkemizde yeterince yapılmamaktadır. Futbol müsabakalarında siyasi sloganlar atılmasına hoşgörü gösterilmesi, şiddete varan eylemleri âdeta teşvik etmiştir. Yetkili makamlar Türkiye-Ermenistan A milli takım maçında gösterdikleri hassasiyeti olayların geleceği belli olan Diyarbakır Spor maçlarında göstermemiştir.

Takımlar sahaya çıkmaya korkar hâle gelmiştir. Kamuoyunda, Devletin olaylara tümüyle el koyması için daha vahim olayların olması mı beklenmektedir? Sorusu sorulmaktadır. Sporda siyaset artmıştır. Âdeta spor siyasete alet edilmektedir. Hızla önlem alınmadığı takdirde, doğu ve güneydoğu illerinin takımlarına yönelik benzer hareketlerin yapılması, olayların bu illerdeki futbol maçlarına da yayılması ihtimali artacaktır.

Olayların daha da genişlememesi, olumsuz örnek olmaması ve daha büyük toplumsal olaylara sebebiyet verilmemesi amacıyla, sorumluların ortaya çıkarılması, alınacak önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasanın 98, TBMM İçtüzüğünün 104 ve 105. maddeleri uyarınca Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz. 15.03.2010

1) Mehmet Sevigen                        (İstanbul)

2) Durdu Özbolat                           (Kahramanmaraş)

3) Rasim Çakır                               (Edirne)

4) Ali Rıza Öztürk                          (Mersin)

5) Fevzi Topuz                               (Muğla)

6) Ramazan Kerim Özkan              (Burdur)

7) Mevlüt Coşkuner                       (Isparta)

8) Ahmet Küçük                             (Çanakkale)

9) Mehmet Ali Özpolat                   (İstanbul)

10) Gürol Ergin                              (Muğla)

11) Ali Koçal                                  (Zonguldak)

12) Çetin Soysal                             (İstanbul)

13) Abdullah Özer                          ( Bursa)

14) Erol Tınastepe                          (Erzincan)

15) Ergün Aydoğan                        (Balıkesir)

16) Gökhan Durgun                       (Hatay)

17) Ali İhsan Köktürk                    (Zonguldak)

18) Hulusi Güvel                            (Adana)

19) Ali Arslan                                (Muğla)

20) Mehmet Cevdet Selvi               (Kocaeli)

21) Rahmi Güner                            (Ordu)

22) Halil Ünlütepe                          (Afyonkarahisar)

23) Sacid Yıldız                              (İstanbul)

24) Tayfur Süner                            (Antalya)

25) Atila Emek                               (Antalya)

26) İsa Gök                                     (Mersin)

27) Muharrem İnce                         (Yalova)

28) Necla Arat                                (İstanbul)

2.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt ve 29 milletvekilinin, tütün üreticilerinin sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/715)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Tütün Ülkemizde 400 yıldır üretilen geleneksel bir ürünümüzdür. Tütün Dünyanın yaklaşık 120 ülkesinde üretilirken, Türkiye'de üretilen tütüne kota konmuş, daha sonra 2009'da yasaklanmış, tütün üreten aileler işsiz ve yoksul kalmış, göç ederek perişan bir duruma gelmişlerdir. Tütün üretimi destekleme kapsamı kampanyasına alındığı yıllarda Türkiye'de tütün üretimi 1950 ile 2002 yılları arasında Şark Tipi Tütün (oryantal) üretiminde en iyi dönemini yaşayarak Dünya üretiminde ilk sıralarda bulunurken 2002 yılında çıkan yasadan sonra tütün destekleme alımları kaldırılması, maliyet farklarının yükselmesi sonucunda tütün fiyatlarının düşük kalması nedeniyle tütün üretiminde büyük ölçüde azalmalar olmuştur.

1980'li yıllarda Tekel dışında 70 kadar tütün şirketi sektörde faaliyet gösteriyordu. Daha sonraki yıllarda ABD ve İngiltere başta olmak üzere bazı büyük sermaye grupları, Ülkemizde bulunan küçük şirketleri yok edip pazarı eline geçirip üreticilerimizden maliyetinin altında tütün almış, tütün üreticisi iflas ederek yoksullaşıp, işsiz kalmış ve büyük şehirlere göç etmişlerdir. Batman, Diyarbakır, Muş, Bitlis, Siirt ve Adıyaman başta olmak üzere 2009 yılında tütün ekimi yasaklanmış üreticiler işsiz ve yoksul kalınca Bölgede yaşam vahim bir hale gelmiştir. Tütün üretiminde aile birimlerinin tümü çalıştığı için bölgedeki işsizlik ve yoksulluğun giderilmesinde önemli katkısı olmaktadır.

Tekel kapanmadan önce Tekelin desteklemesiyle Ege, Karadeniz Doğu ve Güneydoğu'da 1 Milyonu aşkın insanın geçimini sağlayacak tütün üretiliyordu. Ancak Devletin desteklemesinin tütün üreticisinden kesilmesinden sonra tütün üretimi O noktasına gelmiş bulunmaktadır. Halbuki bugün Ege, Karadeniz, Doğu ve Güneydoğu tütünü Dünyanın en kaliteli tütünleri arasında olmasına rağmen Devletin tütün çiftçisini desteklememesi sonucunda 1 Milyon ailenin işsiz ve yoksul kalmasına imkan sağlamıştır. Bu nedenle 400 yıldan bu yana üretilen tütün üreticisi bitmiş, işsizlik ve yoksulluk armış, insanlar göç etmiş perişan bir konuma gelirken ne yazık ki Devlet 2009 yılında 372 Milyon Dolar ödeyerek 83 Milyon kg tütün ithal etmiştir. Tütün üreticimizin yaşadığı tüm sıkıntılar araştırılarak bugüne kadar verilen sözlerin, altına imza atılan vaatlerin yerine getirilip getirilmediği ve mağduriyetinin boyutunu tespit etmek amacıyla Anayasanın 98. Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 104 ve 105. maddeleri uyarınca bir Meclis Araştırması açılması hususunda gereğini saygılarımla arz ederim. 11.03.2010

1) Ensar Öğüt                                         (Ardahan)

2) Durdu Özbolat                           (Kahramanmaraş)

3) Ali Rıza Öztürk                          (Mersin)

4) Ramazan Kerim Özkan              (Burdur)

5) Çetin Soysal                               (İstanbul)

6) Fevzi Topuz                               (Muğla)

7) Enis Tütüncü                              (Tekirdağ)

8) Rasim Çakır                               (Edirne)

9) Mevlüt Coşkuner                       (Isparta)

10) Ali Rıza Ertemür                      (Denizli)

11) Ahmet Küçük                           (Çanakkale)

12) Mehmet Ali Özpolat                 (İstanbul)

13) Tekin Bingöl                            (Ankara)

14) Gürol Ergin                              (Muğla)

15) Ali Koçal                                 (Zonguldak)

16) Abdullah Özer                          (Bursa)

17) Erol Tınastepe                          (Erzincan)

18) Ergün Aydoğan                        (Balıkesir)

19) Gökhan Durgun                       (Hatay)

20) Ali İhsan Köktürk                    (Zonguldak)

21) Hulusi Güvel                            (Adana)

22) Ali Arslan                                (Muğla)

23) Mehmet Cevdet Selvi               (Kocaeli)

24) Rahmi Güner                            (Ordu)

25) Halil Ünlütepe                          (Afyonkarahisar)

26) Sacid Yıldız                              (İstanbul)

27) Atila Emek                               (Antalya)

28) İsa Gök                                    (Mersin)

29) Muharrem İnce                         (Yalova)

30) Necla Arat                                         (İstanbul)

3.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt ve 20 milletvekilinin, ataması yapılmayan öğretmen adaylarının sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/716)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Türkiye'de her yıl Üniversite bitirip diplomasını alan binlerce öğretmen, eğitim alanındaki yetersizlikler nedeniyle işsizler kervanına katılmaktadır. İI Milli Eğitim Müdürlüklerimiz yerel bazda verdiği ilanlarla bazen de megafonla yapılan duyurular sonucunda öğretmen almaktadırlar. Bu alımlarda öğretmen olma şartı bile aranmamakta, seracılık mezunu, at yetiştiriciliği mezunu, ziraat fakültesi mezunları öğretmen olarak çocuklarımızın geleceğini tayin etmektedirler.

Okullarda eğitim fakültesi mezunu binlerce ücretli öğretmen adeta birer köle gibi çalıştırılmakta, aylık ortalama 500.-TL ücret ve yarım sigorta ile sosyal güvencesiz, her an işten çıkartılma korkusu ile çalıştırılmaktadırlar. Bu ücretli öğretmenlerimiz, öğretmenliği bir meslek olarak bile uygulamaktan ve istihdam güvencesinden yoksun bırakılmış, çok açık bir biçimde siyasetin etkisi altında hareket etmeye zorunlu tutulmuşlardır. Adı da aslında öğretmen değil, geçici personel; pamuk ipliği ile bağlı iş güvencesi. Hani öğretmenler özgür yetiştirecekti kuşakları? Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür olacaktı! Kendisinin özgür olmadığı bir ortamda, öğretmenler nasıl özgür insanlar yetiştirebilir?

2002 Genel Seçimler öncesinde Başbakan'ın İstanbul'da seçim mitinginde yapmış olduğu konuşmada "birçok gencimiz, özellikle öğretmen adaylarımız işsiz kaldı. Ülkede eğitim çökmüş, köy okulları kapanmış, merkezdeki okullar bile öğretmen diye can çekişmektedir. O kadar sene beklet, sonra al. O adamda artık heves kalır mı, öğretmenlik yapabilir mi? Ama inşallah; biz iktidar olunca öğretmenler okulun bittiği gün hazırlıklarını yapacak ve ertesi gün görev aşkıyla okuluna gidecek, hiç merak etmeyin" demiştir. Yapılan bu söyleme karşılık 2002 Genel Seçimlerinde 60 bin olan atanamayan öğretmen sayısı ne yazık ki AKP iktidarının 8. yılında 360 bini bulmuştur. AKP iktidarında vaat edildiği gibi diplomasını almış genç öğretmenlerimiz mezun olduğu gün, öğretmen bekleyen öğrencilerle buluşturulamamış, söylenenler ancak seçim vaatleri arasında yerini almıştır. Milli Eğitim Bakanlığının iç denetim faaliyet raporunda birçok konuda kendine kötü not vermiştir. Mevcut norm hesaplama kriterlerine göre sistemde olması gereken öğretmen sayısı 717.824 olmasına rağmen, mevcut öğretmen sayısı 584,507'dir. Yani 133,317 öğretmen açığı bulunmaktadır.

Doğu ve Güneydoğu Bölgelerimizde yaşanan öğretmen açığı sebebi ile bölgenin Mülki Amirleri kendi insiyatifleri doğrultusunda çözüm üretmekte, Ardahan Valiliğinde eğitimli polis memurlarımız öğretmen olarak atanmakta taşra belediyelerinde megafonlardan öğretmen aranıyor anonsları yapılmaktadır. Ne yazık ki geleceğimizi emanet edeceğimiz öğrencilerimizi yetiştirme konusunda eğitim alan, fakülte mezunu ve atanamayan 360 bin öğretmenimizin, garsonluk, seyyar satıcılık ve pazarcılık yaparak yaşam mücadelesine devam etmeleri büyük bir çelişkidir. Atanamayan öğretmenlerimizin yaşadığı tüm sıkıntılar araştırılarak, bugüne kadar verilen sözlerin, altına imza atılan vaatlerin yerine getirilmediği ve genç öğretmenlerimizin mağduriyetinin boyutunun tespiti amacıyla Anayasanın 98., Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 104 ve 105. maddeleri uyarınca bir Meclis Araştırması açılması hususunda gereğini saygılarımla arz ederim. 16 03.2010

1) Ensar Öğüt                                         (Ardahan)

2) Rahmi Güner                              (Ordu)

3)Turgut Dibek                               (Kırklareli)

4) Sacid Yıldız                                (İstanbul)

5) Durdu Özbolat                           (Kahramanmaraş)

6) Ali Rıza Öztürk                          (Mersin)

7) Mehmet Ali Özpolat                   (İstanbul)

8) Mevlüt Coşkuner                       (Isparta)

9) Ramazan Kerim Özkan              (Burdur)

10) Ali Rıza Ertemür                      (Denizli)

11) Ahmet Küçük                           (Çanakkale)

12) Tekin Bingöl                            (Ankara)

13) Şevket Köse                             (Adıyaman)

14) Mehmet Şevki Kulkuloğlu       (Kayseri)

15) Muhammet Rıza Yalçınkaya    (Bartın)

16) Atila Emek                               (Antalya)

17) Abdulaziz Yazar                       (Hatay)

18) Hikmet Erenkaya                      (Kocaeli)

19) Selçuk Ayhan                           (İzmir)

20) Ferit Mevlüt Aslanoğlu            (Malatya)

21) Akif Ekici                                 (Gaziantep)

BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.

Önergeler gündemdeki yerlerini alacak ve Meclis araştırması açılıp açılmaması konusundaki görüşmeler, sırası geldiğinde yapılacaktır.

Sayın milletvekilleri, Sivas Milletvekili ve Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve 5 Kişinin Hayatını Kaybettiği Helikopter Kazası ve Kurtarma Çalışmalarının Tüm Yönleriyle Araştırılarak Benzer Durumların Yaşanmaması İçin Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Yeniden Kurulan Meclis Araştırması Komisyonu Başkanlığının, Komisyonun görev süresinin uzatılmasına dair bir tezkeresi vardır, okutuyorum:

B) Tezkereler

1.- Sivas Milletvekili ve Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve 5 kişinin hayatını kaybettiği helikopter kazası ve kurtarma çalışmalarının tüm yönleriyle araştırılarak benzer durumların yaşanmaması için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla yeniden kurulan (10/333, 334, 335 - 3/1090) esas numaralı Meclis Araştırması Komisyonu Başkanlığının, Komisyonun görev süresinin bir ay uzatılmasına ilişkin tezkeresi (3/1186)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Sivas Milletvekili ve Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve 5 Kişinin Hayatını Kaybettiği Helikopter Kazası ve Kurtarma Çalışmalarının Tüm Yönleriyle Araştırılarak Benzer Durumların Yaşanmaması için Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla (10/333, 334, 335-3/1090) Esas Numaralı Meclis Araştırması Komisyonu; 18.02.2010 tarihinde göreve başlamıştır.

Komisyonumuz, TBMM İçtüzüğünün 105 inci maddesi uyarınca kendisine verilen 3 aylık süre içerisinde çalışmalarını tamamlayamadığından 18.05.2010 tarihinden itibaren Genel Kuruldan 1 aylık ek süre istenmesine karar vermiştir

Gereğini bilgilerinize arz ederim.

Saygılarımla.

                                                                                                            Veysi Kaynak

                                                                                                           Kahramanmaraş

                                                                                                         Komisyon Başkanı

BAŞKAN – İç Tüzük’ün 105’inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “Araştırmasını üç ay içinde bitiremeyen komisyona bir aylık kesin süre verilir” hükmü gereğince Komisyona bir aylık ek süre verilmiştir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığının bir tezkeresi vardır; okutup, oylarınıza sunacağım:

Buyurun.

2.- TBMM Başkan Vekili Sadık Yakut’un bir Parlamento heyetiyle birlikte, ABD Temsilciler Meclisinde temaslarda bulunması ve New York’ta gerçekleştirilecek 29’uncu Türk Günü etkinliklerine katılmasına ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/1187)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kuruluna

TBMM Başkanvekili Sadık Yakut başkanlığında bir Parlamento heyetinin, ABD Temsilciler Meclisi'nde temaslarda bulunması ve New York'ta gerçekleştirilecek 29. Türk Günü etkinliklerine katılması hususları Başkanlık Divanı'nın 02 Mayıs 2010 tarih ve 71 sayılı görüşü üzerine "Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin Dış İlişkilerinin Düzenlenmesi Hakkında 3620 Sayılı Kanun'un 10. Maddesi" uyarınca Genel Kurul'un tasviplerine sunulur.

                                                                                                         Mehmet Ali Şahin

                                                                                                Türkiye Büyük Millet Meclisi

                                                                                                                 Başkanı

BAŞKAN – Oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Sayın milletvekilleri, Adalet ve Kalkınma Partisi Grubunun İç Tüzük’ün 19’uncu maddesine göre verilmiş bir önerisi vardır; okutup, işleme alacağım ve sonra oylarınıza sunacağım.

V.- ÖNERİLER

A) Siyasi Parti Grubu Önerileri

1.- Genel Kurulun çalışma gün ve saatlerinin yeniden düzenlenmesine; Türkiye Büyük Millet Meclisinin, 11, 12, 13 Mayıs 2010 tarihlerinde çalışmalarına ara vermesine ilişkin AK PARTİ Grubu önerisi

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Danışma Kurulu 6.5.2010 Perşembe günü (bugün) toplanamadığından İçtüzüğün 19 uncu maddesi gereğince Grubumuzun aşağıdaki önerisinin Genel Kurulun onayına sunulmasını arz ederim.

                                                                                                           Nurettin Canikli

                                                                                                                 Giresun

                                                                                               AK PARTİ Grup Başkanvekili

Öneri:

Genel Kurulun 6.5.2010 Perşembe günkü (bugün) birleşiminde 497 ve 497’ye 1. Ek sıra sayılı Anayasanın Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifinin ikinci tur görüşmelerinin 6.5.2010 Perşembe günü saat 24.00’e kadar bitmemesi hâlinde görüşmelerin tamamlanmasına kadar çalışma süresinin uzatılması, daha önce alınan kararın aksine 7, 8, 9 Mayıs 2010 tarihlerinde Genel Kurulun çalışmaması,

Türkiye Büyük Millet Meclisinin 11, 12, ve 13 Mayıs 2010 tarihlerinde çalışmalarına ara vermesi

Önerilmiştir.

BAŞKAN – Evet, şu anda Başkanlığımıza sadece aleyhte…

Sayın İçli, buyurun.

Eskişehir Milletvekili Sayın Tayfun İçli grup önerisinin aleyhinde söz istediler.

Süreniz on dakika Sayın İçli.

H. TAYFUN İÇLİ (Eskişehir) – Değerli milletvekili arkadaşlarım, hepinizi saygıyla selamlıyorum. AKP grup önerisinin aleyhinde söz aldım.

Değerli arkadaşlarım, AKP grup önerisinde Türkiye Büyük Millet Meclisinin çalışma takvimi değiştiriliyor. Tatile giriyoruz, yaklaşık on günlük bir tatile giriyoruz. AKP Grubu haklı, çünkü milletvekilleri gerçekten sabaha kadar çalıştı, yoğun çalıştı, hatta iki üç saat uykuyla o çalışmaları devam ettirdi. Şimdi, yorulan AKP’li milletvekili arkadaşları için ve diğer muhalefet milletvekili arkadaşlar için bir tatil kararı çıkartıyorlar.

Değerli arkadaşlarım, bu nasıl bir anlayıştır? Hep söyledik, bir söz vardır dedik, atasözü: “Acele işe şeytan karışır.” Acele ettik. Sabaha kadar, sabaha kadar çalıştık, yorulduk, gergin hâle geldik, Türkiye Büyük Millet Meclisine yakışmayacak burada birtakım olaylar oldu, sözler söylendi.

Değerli arkadaşlarım, hep söyledik, anayasa görüşmelerinde ivedilikle görüşme yasağı vardır. Öncelikle görüşebilirsiniz ama ivedilikle görüşme yasağı vardır. Anayasalar, toplumsal sözleşmelerdir. Bu toplumsal sözleşmeler tartışılırken sadece Türkiye Büyük Millet Meclisinde grubu bulunan siyasi partilerin görüşlerinin tutanağa geçmesi önemli değil, Türkiye Büyük Millet Meclisinde temsil edilmeyen siyasi partilerin de görüşlerinin tutanağa geçmesi, ilgili tarafların, sendikaların, üniversitelerin, yargı organlarının görüşlerinin alınması ve bu maddelerin sindire sindire, tartışıla tartışıla geçmesinin esas olduğunu söyledik ama AKP’li arkadaşlara bunu anlatamadık. “Bizim sayısal gücümüz vardır, biz her istediğimizi yaparız, biz bunu geçiririz.” dediler. Televizyonlarda hiç yakışık almayan görüntüler; gazetelerde küfre varan sözler, milletvekillerinin birbirine söylediği sözler…

Şimdi ne yapıyoruz değerli arkadaşlarım? Şimdi Türkiye Büyük Millet Meclisini on beş gün tatile sokuyoruz. Kimin iradesiyle? Sayın Başbakanın iradesiyle.

NUSRET BAYRAKTAR (İstanbul) – On beş gün değil, bir hafta, bir hafta.

H. TAYFUN İÇLİ (Devamla) – Değerli arkadaşlarım, bunlar doğru değil. Yani, hep atasözlerinden giriyoruz: “Keskin sirke küpüne zarar verir.” Yani istediğiniz kadar keskin olun, göreceksiniz, birazdan ifade edeceğim, sizin küpünüze zarar verecek bu. Çünkü, ikaz ediyoruz…

NUSRET BAYRAKTAR (İstanbul) – On beş gün değil, bir hafta.

H. TAYFUN İÇLİ (Devamla) – Olabilir, on gün olur, bir hafta olur, ama aç kapa yapılacağını da ben biliyorum. Yani, Mecliste grupların nasıl taktik izlediklerini -siz de deneyimlisiniz, ilk kez milletvekili olmadınız, ben de ilk kez milletvekili olmadım- yaşayarak göreceğiz. Bunu basın izliyorsa, bu takvimin nasıl çalıştığını, nasıl tatil yapıldığını hep birlikte vatandaşlarımız görecek. Bu işin tanığı vatandaşlarımız.

Değerli arkadaşlarım, şimdi, artık, bugün bu Anayasa’yı bitirme niyeti var. Yani, diyorlar ki: “Saat 24.00’e kadar çalışacaktık, bitinceye kadar çalışma kararı…”

Değerli arkadaşlarım, buradan bir milletvekili olarak kendi görüşlerimi bir kez daha iletmek istiyorum: Bu Anayasa teklifi buradan geçtiği takdirde, Türkiye Büyük Millet Meclisinden geçtiği takdirde Anayasa’mızın açık hükümlerine aykırı olacak, Anayasa Mahkememizin daha önce ifade ettiğim kararlarına, içtihatlarına aykırı olacak. Bakın, şimdiye kadar anayasa yargısı, Anayasa Mahkemesi içtihatları hiçbir zaman güçler ayrılığı ilkesiyle ilgili bir tartışmaya girmedi çünkü şimdiye kadar gelen siyasi partiler güçler ayrılığı ilkesini, hukuk devleti ilkesini zedeleyici davranışlarda bulunmadılar ama Anayasa Mahkemesinin kararlarına baktığınız zaman, Anayasa’nın “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir, egemenliğini yetkili organları eliyle kullanır.” dedikten sonra, yargı yetkisini düzenleyen maddelerinin, Anayasa’nın 2’nci maddesinin “Cumhuriyetin niteliklerinin tanımı”, Anayasa’nın başlangıç hükmündeki kuvvetler ayrılığının medeni bir iş bölümü olduğunu, hiçbir gücün diğer bir güçten üstünlük sağlama anlayışında kabul edilemeyeceğini belirten maddelerinin değişmez ve değiştirilmesi teklif edilemez hükümler olduğunu Anayasa Mahkemesi kararlarında net olarak görüyoruz değerli arkadaşlarım.

Geçtiğimiz günlerde ben burada şunu söyledim: Eğer bunu yaparsanız… AKP kapatma davasında 10 ve 42’yle ilgili yapılan değişikliğin teklif edilmesinin ve yasalaştırılmasının Anayasa Mahkemesi tarafından laiklik karşıtı eylemlerin odağı olduğunun bir numaralı delili olarak kabul edildiğini Anayasa Mahkemesinin kararından arz ettim, tekrar sizlere burada bunları okumayacağım.

Değerli arkadaşlarım, bunu söylediğimde bir gazetemiz benim için “Utandıran Çağrı” başlığını atmak suretiyle, benim Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısını göreve davet ettiğimi, ona çağrıda bulunduğumu söyledi. Bakın, sizler dinlediniz: Sizlere üç kez, yalvarıyorum dedim, yapmayın bunu dedim. Bunu yaparsanız Anayasa’ya aykırı olur dedim. Bunu yaparsanız Anayasa Mahkemesinin içtihatlarına aykırı olur dedim. Bir hukukçu olarak, bir milletvekili olarak bunları size söyledim ve sizlere yalvardım. Ben Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısına “Bu partiyi kapatın.” diye bir çağrıda bulunmadım, ben, AKP’li milletvekili arkadaşlara çağrıda bulundum. Geçmişte Partilerarası Uzlaşma Komisyonunda, Anayasa Komisyonunda görev yapmış bir arkadaşınız olarak, bir hukukçu olarak, bir milletvekili olarak bu çağrıda bulunmam kadar doğal olan hiçbir şey olamaz.

Bir kez daha size çağrıda bulunuyorum: Hukuk, bir devletin bağışıklık sistemidir, iskeletidir. Siz bir devletin bağışıklık sistemini bozarsanız, iskeletini kırarsanız, o devlet… Bugün yapacağınız düzenleme, Anayasa Mahkemesinde, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunda yapacağınız düzenleme, yarın bir gün sizin sokakta torununuzla, kucağınızda torununuzla giderken ilişkileri zedeleyebilecek bir ilişkidir. (AK PARTİ sıralarından “Allah Allah” sesleri)

Allah Allah… Öyledir. Yargı bağımsızlığı, bir devleti devlet yapan en önemli özelliklerden biridir. Eğer bunu yandaş yargıya çevirmeye kalkarsanız, Anayasa Mahkemesini aslan terbiyecisi gibi terbiye etmeye kalkarsanız… Umarım öyle olmaz, ben, siyasi partilerin kapatılmasına hep karşı olmuş bir insanımdır ama -ama diyorum, ancak diyorum- demokrasilerin de kendini koruma refleksinin olduğunu, demokrasilerin kendini koruma refleksini yine Anayasa’da yine anayasal yargıya vermek suretiyle sağladığını bilen biri olarak, ben, bir kez daha buradan sizleri, değerli arkadaşlarım, uyarıyorum.

Bakın, Ziya Paşa’nın bir sözü vardır, yani böyle eski sözü kullanmasını seven arkadaşlarımız çok, burada sıklıkla onu söylüyorlar: "Nush ile uslanmayanın hakkı tekdir, tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir." Bundan bir sonuç, yani buradan…

AHMET YENİ (Samsun) – Ayıp, ayıp, milletvekilisin be!

H. TAYFUN İÇLİ (Devamla) – Olur mu, ayıp olur mu? Ziya Paşa’nın bu sözünü… Sizler burada hep böyle eski sözleri söylüyorsunuz, buradan arif olan anlar. Ben size bir şey söylemiyorum ki burada Ziya Paşa’nın bir sözünü söylüyorum.

AHMET YENİ (Samsun) – Milletin vekili olarak söylüyorsun, utan!

CEVDET ERDÖL (Trabzon) – Çok ayıp ediyorsun!

BAŞKAN – Sakin olun sayın milletvekilleri, sakin olun, lütfen.

H. TAYFUN İÇLİ (Devamla) – Niye alınıyorsunuz?

Değerli arkadaşlarım, bakın, bir işi yapma iradesinde olan yahut da aklında böyle bir düşüncesi olan insanlarda alınganlık olur. Niye siz alınıyorsunuz da başka siyasi partiler alınmıyor? Ben, burada bir konuyu anlatmaya çalışıyorum. Burada herhangi bir sataşma da yok, (a) partisi, (b) partisi, (c) partisi dedim mi? Ziya Paşa’nın bir sözünü söyledim. Eğer Ziya Paşa’nın bu sözü birilerini rahatsız ediyorsa o zaman “Ziya Paşa” kavramını ve sözünü edebiyatımızdan, her şeyimizden kaldırmamız lazım. Edebiyat neden vardır, sanat neden vardır? Baskıcı dönemlerde derdini anlatamayanları sanatla anlatma özelliği. Karikatür de öyledir. Yani, şimdi birçok siyasetçimiz karikatüristlere dava açıyor, karikatüristlerden çok kaygı duyuyor, şiirlerden kaygı duyuyor ama dünyanın her yerinde baskıcı dönemlerde yaşanan olayları sanatçılar, edebiyatçılar, karikatüristler, ressamlar bu şekilde ifade ediyorlar. Ben de kaygılarımı bu şekilde ifade ediyorum, birileri anlasın, algılasın diye bunu ifade ediyorum ve tekrar söylüyorum: AKP’nin bu grup önerisi, işte, acele işe şeytan karışır, başa döndük, sabahlara kadar çalıştık, şimdi bugün bitireceğiz, değerli arkadaşlarım, on beş gün tatil yapacağız. Peki, neden bunu tekrar sindire sindire yapmadığımızı neden sorgulamıyoruz? Artık tabii ki bu takdir AKP’li arkadaşlarımızın.

Bu görüşlerimi dile getirdim. AKP grup önerisine bu nedenle karşıyım.

Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın İçli.

Aleyhte Mersin Milletvekili Sayın Ali Rıza Öztürk söz istediler.

Buyurun Sayın Öztürk. (CHP sıralarından alkışlar)

Sizin de süreniz on dakika.

ALİ RIZA ÖZTÜRK (Mersin) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; AKP grup önerisinin aleyhine söz aldım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, bugün 6 Mayıs 2010. Bundan tam otuz sekiz yıl önce 6 Mayıs 1972 tarihinde Türkiye gençliğinin antiemperyalist, antifaşist önderlerinden Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan 12 Mart faşist diktatörlük yönetimi tarafından darağacına gönderildi. Onların tam bağımsız, demokratik, özgür Türkiye ve özgürlük mücadeleleri faşist diktatörlük tarafından kanla bastırıldı.

Değerli arkadaşlarım, tabii ki o zamanı bilmeyen arkadaşlarımız vardır. 12 Mart 1971 faşist darbesinin nedenlerine baktığımız zaman, dünyada tüm gençlik hareketleri öncelikle üniversitelerden başlamış, daha sonra köylü gençliğe ve işçi gençliğe ve tüm yaşayanlara sarmıştır. Bu mücadelenin merkezi Avrupa ve Fransa. Oralardaki gençlik önderlerinin bu demokrasi ve özgürlük mücadelesi yönetenler tarafından hoşgörüyle karşılanmış ve kan ve şiddet uygulanmamış, o kişiler bugün Avrupa’da yönetenler olmuşlardır, bugün Avrupa’yı yönetmektedirler, ama bizim ülkemiz emperyalizmin güdümünde, emperyalizm tarafından yönlendirilen, denetlenen bir ülke olduğu için o tarihlerde, 12 Mart faşist diktatörlüğü bir yol olarak denenmiş ve gerçekten faşizm kanlı baskısını o gençlik mücadelelerinin üzerinde göstermiş.

Değerli arkadaşlarım, bugün geçmişe dönüp baktığımızda Deniz Gezmiş’i, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ı darağacına çıkaranlar, gerek o 12 Mart faşist diktatörlüğünün önderleri gerekse o dönemde, olağanüstü dönemde olağanüstü hukuk kurallarına bağlı olarak onların idam kararlarını verenlerin bugün halk tarafından hiç birisi bilinmiyor. Onları, o idam kararını verip uygulayanları halk unuttu. Ancak egemen güçlerin her türlü unutturmasına, baskısına ve tehdidine karşı hiç kimse Deniz Gezmiş’i, Yusuf Aslan’ı ve Hüseyin İnan’ı unutmadı, tıpkı Adnan Menderes, Hasat Polatkan, Fatin Rüştü Zorlu’yu unutmadığı gibi.

Değerli arkadaşlarım, hep söylüyoruz, olağanüstü yönetimlerin olup olmadığını anlamak için o ülkede hukuk kurallarının keyfî olarak uygulanıp uygulanmadığına ve bir keyfîliğin olup olmadığına bakmak lazım. Neydi Deniz Gezmiş’leri gerçekten darağacına götüren suçları? Bunlara yüklenen suçlar, normal hukuk kuralları içerisinde, o tarihteki hukuk kuralları içerisinde değerlendirdiğimizde, gerçekten darağacına çıkartıp canlarıyla ödenmesi gereken suçlar mıydı? Elbette ki onların da o mücadelenin içerisinde, var olan hukuk kuralları karşısında belki hukuk kurallarına aykırı davranışları vardır ancak bunları, hadi diyelim ki Avrupa ülkelerinde olduğu gibi, hoşgörüyle karşılama kapasitemiz yok; o zaman, var olan hukuk kurallarının karşılığı olan cezaları uygulamak gerekirdi. Onlara olağanüstü hukukun emrettiği şekilde idam cezaları haksızdır, hukuksuzdur ve nitekim, o dönem bu idam kararlarının infazı sırasında bulunan mahkeme başkanı bunların avukatlarına dönerek, Halit Çelenk’e, “Siz hukuk kuralları içerisinde avukat olarak yapmanız gereken her şeyi yaptınız ama bu iş başka iş.” demiştir.

İşte, şimdi aradan otuz sekiz yıl geçti. Türkiye’de demokratikleşme iddiaları her geçen gün daha fazla önem kazanıyor, daha fazla güç kazanıyor. Eğer bir ülkede demokratikleşme gerçekten olacaksa, Türkiye Cumhuriyeti demokratik hukuk devleti olacaksa geçmişindeki olağanüstü hukuksuzlukları temizlemesi gerekir değerli arkadaşlarım.

Bu kürsüden, hepimiz çıktığımızda, Türkiye’nin kapatılan partiler mezarlığı olduğunu söylüyoruz ama hiçbirimizin aklına, bu ülkenin aslında faili meçhul siyasi cinayetler mezarlığı olduğu gelmiyor, hiçbirimizin aklına, olağanüstü dönemlerde haksız ve hukuksuz olarak siyasi kararlarla idam sehpalarına çıkarılan insanların gelecekleri gelmiyor.

Şimdi, Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan’ın itibarları iade edilmiştir. Geç de olsa Türkiye Büyük Millet Meclisi bu eksikliği gidermiştir. 12 Mart faşist diktatörlüğünün amansızca aramızdan ayırdığı Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın itibar kaybı zaten söz konusu değil. Onlar, hangi siyasi düşünceden olursa olsun, yüce Türk milletinin kalbindeki unutulmaz yerlerini aldılar. Ama değerli arkadaşlarım, Türk halkının bizden beklediği bir şey var. Gerçekten, halkların kardeşliği için, bağımsız, özgür ve demokratik bir Türkiye için mücadele eden bu insanların idam edilmelerine ilişkin yasanın yürürlükten kaldırılmasını Türk halkı bizden bekliyor değerli arkadaşlarım. Deniz Gezmişlerin idam edilmelerine ilişkin yasa yürürlükte kaldığı müddetçe demokratikleşme iddiaları bir anlam ifade etmez.

Beni üzen şudur değerli arkadaşlarım: Aradan otuz sekiz yıl geçmesine rağmen, hâlâ, bugün, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’a ilişkin anma toplantılarının polis tarafından baskıyla karşılandığını öğrendim ben. Seçim bölgem Mersin’de, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın anılmasına yönelik toplantının polis tarafından engellenmek istendiği, bunların terörist olduğu ve bunlara ilişkin anma toplantısının yapılamayacağı bana iletildi. Eğer bu bilgi doğruysa gerçekten bu sakat bir anlayıştır, antidemokratik bir anlayıştır. İşte, otuz sekiz yıl sonra bir yandan demokratikleşme, özgürleşme türküleri söylerken bir yandan hâlâ insanların haksız, hukuksuz şekilde asılan bu 3 fidana karşı anma toplantılarını baskıyla, zorla ve hukuksuzlukla susturmaya çalışmak demokratik anlayışla bağdaşmıyor değerli arkadaşlarım.

Bugün, Denizleri anmak, onlara saygı duymak, onların mücadelelerine inanmak veya inanmamak ayrı bir konudur. Ama gerçekten biz bu ülkede hakikaten darbelere karşı çıkacaksak, darbe hukukunun yarattığı tüm olguları sonuçlarıyla birlikte ortadan kaldırmamız lazım. Onun için benim bu Parlamentodan beklediğim, 23’üncü Parlamentonun bu demokratikleşme, özgürleşme çerçevesinde darbe hukukunu yok etmek için Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın idam edilmelerine ilişkin yasanın yürürlükten kaldırılmasını ben talep ediyorum.

Hepinize saygılar ve sevgiler sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Sayın Öztürk, teşekkür ederim.

Başka söz talebi yok.

Öneriyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Etmeyenler… Kabul edilmiştir.

SEVAHİR BAYINDIR (Şırnak) – Başkanım, söz talebim var…

BAŞKAN – Gelmedi efendim önüme.

SEVAHİR BAYINDIR (Şırnak) – Hayır, yazılı değil.

BAŞKAN – Ekrana gelmiş ama oyladım. Bir başka vesileyle…

SEVAHİR BAYINDIR (Şırnak) – Oylamayla ilgili değil, gündemle ilgili.

BAŞKAN – Yerinizden mi söz istediniz?

SEVAHİR BAYINDIR (Şırnak) – Evet.

BAŞKAN – Affedersiniz, 60’a göre söz istediniz, tabii efendim, buyurun.

VI.- AÇIKLAMALAR

1.- Şırnak Milletvekili Sevahir Bayındır’ın, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın idam edilişinin yıl dönümüne ilişkin açıklaması

SEVAHİR BAYINDIR (Şırnak) – Bugün Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan, 3 fidanın idam edilişinin yıl dönümü. Yıl dönümü nedeniyle kendilerini saygıyla anıyorum ve diyorum ki darağacına giderken Deniz Gezmiş’in “Yaşasın Kürt ve Türk halkının kardeşliği!” şiarının hâlâ bizim mücadele gerekçemiz olduğunu ifade etmek istiyorum ve yıllar aradan geçse de bu kardeşlik duygusunun, bu kardeşlik ilkesinin hayata geçeceğine inanıyorum ve eğer bugün Deniz Gezmiş yaşamış olsaydı, eminim bu ilkesine uymayanların kendi adına konuşmasından da rahatsız olurdu diyorum.

Teşekkür ederim. Saygılar sunuyorum.

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Bayındır.

Sayın milletvekilleri, gündemin “Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmına geçiyoruz.

1'inci sırada yer alan, Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu'nun görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.

VII.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN

GELEN DİĞER İŞLER

A) Kanun Tasarı ve Teklifleri

1.- Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/324) (S. Sayısı: 96)

BAŞKAN – Komisyon? Yok.

Ertelenmiştir.

2'nci sırada yer alan, Türk Borçlar Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu'nun görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.

2.- Türk Borçlar Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/499) (S. Sayısı: 321)

BAŞKAN – Komisyon? Yok.

Ertelenmiştir.

3’üncü sırada yer alan, Milletlerarası Para Fonu ile Milletlerarası İmar ve Kalkınma Bankasına Katılmak İçin Hükümete Yetki Verilmesine Dair Kanuna Ek Milletlerarası Para Fonu Ana Sözleşmesinde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Belgelerin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu’nun görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.

3.- Milletlerarası Para Fonu ile Milletlerarası İmar ve Kalkınma Bankasına Katılmak İçin Hükümete Yetki Verilmesine Dair Kanuna Ek Milletlerarası Para Fonu Ana Sözleşmesinde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Belgelerin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/761) (S. Sayısı: 458)

BAŞKAN – Komisyon? Yok.

Ertelenmiştir.

4’üncü sırada yer alan, Kooperatifler Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkanvekili Kayseri Milletvekili Mustafa Elitaş’ın; Kooperatifler Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ile Tarım, Orman ve Köyişleri ile Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonları Raporlarının görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.

4.- Kooperatifler Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkanvekili Kayseri Milletvekili Mustafa Elitaş’ın, Kooperatifler Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ile Tarım, Orman ve Köyişleri ile Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonları Raporları (1/811, 2/633) (S. Sayısı: 496)

BAŞKAN – Komisyon? Yok.

Ertelenmiştir.

5’inci sırada yer alan, Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkanı İstanbul Milletvekili Recep Tayyip Erdoğan ve 264 Milletvekilinin; 7/11/1982 Tarihli ve 2709 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ve Anayasa Komisyonu Raporu’nun ikinci görüşmesine kaldığımız yerden devam edeceğiz.

5.- Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkanı İstanbul Milletvekili Recep Tayyip Erdoğan ve 264 Milletvekilinin, 7/11/1982 Tarihli ve 2709 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ve Anayasa Komisyonu Raporu (2/656) (S. Sayısı: 497 ve 497’ye 1’inci Ek) (x) (xx)

                                      

(x) 497 S. Sayılı Basmayazı 19/04/2010 tarihli 88’inci Birleşim Tutanağı’na eklidir.

(xx) 497’ye 1’inci Ek S. Sayılı Basmayazı 2/5/2010 tarihli 99’uncu Birleşim Tutanağı’na eklidir.

BAŞKAN – Komisyon? Yerinde.

Hükûmet? Yerinde.

Sayın milletvekilleri, bilindiği gibi, Anayasa değişiklik tekliflerinin ikinci görüşmesinde, teklifin tümü ve maddeleri üzerinde görüşme açılmamakta, yalnızca maddeler üzerinde verilmiş değişiklik önergeleri görüşülmektedir.

Teklifin birinci görüşmesinde, tüm maddeleri üzerinde değişiklik önergeleri verilmişti.

Dünkü birleşimde, teklifin 23’üncü maddesi gizli oylama sonucunda kabul edilmişti.

Şimdi, teklifin 24’üncü maddesini okutuyorum:

MADDE 24- Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 166 ncı maddesinin kenar başlığı “I. Planlama; Ekonomik ve Sosyal Konsey” şeklinde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“Ekonomik ve sosyal politikaların oluşturulmasında hükümete istişarî nitelikte görüş bildirmek amacıyla Ekonomik ve Sosyal Konsey kurulur. Ekonomik ve Sosyal Konseyin kuruluş ve işleyişi kanunla düzenlenir.”

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, 24’üncü madde üzerinde elli bir önerge verilmiştir. Kura sonucu belirlenen yedi önergeyi okutup işleme alacağım.

İlk önergeyi okutuyorum, buyurun:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

497’ye 1 inci Ek Sıra Sayılı Kanun Teklifinin çerçeve 24 üncü maddesi ile Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 166 ncı maddesine eklenen fıkrada geçen “istişari nitelikte” ibaresinin metinden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.

              Ahmet Yeni                                                                        Azize Sibel Gönül

                 Samsun                                                                                    Kocaeli

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 2/656 Esas Numaralı 7/11/1982 Tarihli ve 2709 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifinin 24. maddesi ile Anayasanın 166. maddesine eklenen fıkranın aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

 

Ahmet Küçük

 

 

Gökhan Durgun

 

Çanakkale

 

 

Hatay

 

 

 

Engin Altay

 

 

 

 

Sinop

 

“Ekonomik ve sosyal politikaların oluşturulmasında ve uygulanmasında hükümete istişare nitelikte görüş bildirmek amacıyla Ekonomik ve Sosyal Konsey kurulur. Ekonomik ve Sosyal Konseyin Kuruluş ve işleyişi kanunla düzenlenir.”

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 2/656 Esas Numaralı 7/11/1982 Tarihli ve 2709 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifinin 24. maddesi ile Anayasanın 166. maddesine eklenen fıkranın aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

     Ferit Mevlüt Aslanoğlu                                                              Osman Çoşkunoğlu

                 Malatya                                                                                      Uşak

“Ekonomik ve sosyal politikaların oluşturulmasında ve uygulanmasında hükümete istişare nitelikte görüş bildirmek amacıyla Ekonomik ve Sosyal Konsey kurulur. Ekonomik ve Sosyal Konseyin Kuruluş ve işleyişi kanunla düzenlenir.”

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 497’ye 1. ek sıra sayılı Anayasanın Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifinin 24 ncü maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

 

Akın Birdal

 

Fatma Kurtulan

Sebahat Tuncel

 

Diyarbakır

 

Van

İstanbul

 

 

 

Şerafettin Halis

 

 

 

 

Tunceli

 

Madde: Madde 24- Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 166 ncı maddesinin kenar başlığı “Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Konsey” şeklinde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“Ekonomik sosyal ve kültürel politikaların oluşturulmasında hükümete istişarî nitelikte görüş bildirmek amacıyla Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Konsey kurulur, kuruluş ve işleyişi kanunla düzenlenir.”

BAŞKAN – Şimdi okutacağım en aykırı üç önerge de aynı mahiyettedir, o nedenle birlikte işleme alacağım, istemde bulunmaları hâlinde önerge sahiplerine ayrı ayrı söz vereceğim.

Önergeleri okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 2/656 Esas Numaralı 7/11/1982 Tarihli ve 2709 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifinin 24. maddesinin Teklif metninden çıkarılmasını ve diğer maddelerin buna göre teselsül ettirilmesini arz ve teklif ederiz.

              Çetin Soysal                                                                           Turgut Dibek

                 İstanbul                                                                                  Kırklareli

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifinin 24. Maddesi'nin teklif metninden çıkarılmasını arz ederim.

           M. Akif Paksoy                                                                       Yılmaz Tankut

           Kahramanmaraş                                                                              Adana

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan Anayasa değişikliği teklifinin, 24. maddesinin teklif metninden çıkarılması için gereğini arz ve teklif ederiz.

 

Mithat Melen

 

Faruk Bal

Oktay Vural

 

İstanbul

 

Konya

İzmir

 

Mehmet Şandır

 

S. Nevzat Korkmaz

Behiç Çelik

 

Mersin

 

Isparta

Mersin

BAŞKAN – Komisyon önergelere katılıyor mu efendim?

ANAYASA KOMİSYONU BAŞKANI BURHAN KUZU (İstanbul) – Katılmıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Hükûmet?

ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI ÖMER DİNÇER (İstanbul) – Katılmıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Sayın Melen, siz konuşacaksınız herhâlde?

MİTHAT MELEN (İstanbul) – Evet Sayın Başkan.

BAŞKAN – İstanbul Milletvekili Sayın Mithat Melen önergesi üstünde konuşacaklar.

Buyurun. (MHP sıralarından alkışlar)

Süreniz beş dakika efendim.

MİTHAT MELEN (İstanbul) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; değişiklik önergesi üzerinde konuşmak üzere söz almış bulunuyorum. Yüce heyeti saygıyla selamlarım.

Değerli milletvekilleri, bu “Ekonomik ve sosyal politikaların oluşturulmasında hükümete istişarî nitelikte görüş bildirmek amacıyla Ekonomik ve Sosyal Konsey kurulur.” sözüyle bakın 166’ncı maddesi Anayasa’mızın nasıl çelişiyor. “Ekonomik, sosyal ve kültürel kalkınmayı, özellikle sanayiin ve tarımın yurt düzeyinde dengeli ve uyumlu biçimde hızla gelişmesini, ülke kaynaklarının döküm ve değerlendirilmesini yaparak verimli şekilde kullanılmasını planlamak, bu amaçla gerekli teşkilatı kurmak Devletin görevidir.”

Şimdi, bir tarafta devlet görevi... Zaten dikkat buyurursanız Anayasa’mızın mali ve ekonomik hükümlerle ilgili 161 ve 173’üncü maddeleri genelde devlete görev vermiş. Burada hükûmete istişari mahiyette bir danışma hakkı sağlamış. Bir kere, dünyadaki son ekonomik gelişmelerle, özellikle altmış yıl önce, elli yıl önceki dünyadaki gelişmeler birbirinden çok farklı şeyler. Yani Anayasa’mızın ekonomik hükümleri ve mali hükümleri bugünkü çağdaş düzeyi yansıtacak biçimde değil ve birçok madde buradaki, zaten kanunla düzenlenebilecek maddeler, bütçe buna dâhil, Ekonomik Sosyal Konsey de öyle. Kanunla düzenlenmesi gerekirken yıllardan beri bunu biz ne kanunla düzenleyebildik ne de hakikaten kanunla ilgili gerekli yaptırımları yapabildik. Yani Ekonomik Sosyal Konsey gerçekten seçimle gelmesi icap ediyor, dünyada da seçimle geliyor. Başta Avrupa Birliği modelidir bu. Bu seçimle gelen yapı, Türkiye’de seçimle gelen değil, zaten tayinle geliyor. Bugün hakemlerin, düşünün, futbolcuların, bugün çok önemli konu, temsil edilmediği bir yapı mesela veyahut da bizlerin temsil edilmediği bir yapı, akademisyenlerin temsil edilmediği bir yapı. Resmen tayinle kurduğunuz bir model. Bu tayinle kurduğunuz modeli bir de Anayasa’ya ekliyorsunuz ve Anayasa’nın öyle bir maddesine ekliyorsunuz ki planlama var orada.

Şimdi, serbest piyasa ekonomisiyle planlamanın çelişmediğini biliyoruz ama planlamanın nasıl, kime hesap vermesi konusunda bir çelişki var ortada ciddi biçimde. Yani yürütme organının hükûmet olması gerekirken, burada devlete görev vermiş devamlı olarak. Bir sonraki maddeye de bakarsanız, yine, devletten bahsediyor. Mesela Anayasa’nın 167’nci maddesinde “Devlet, para, kredi, sermaye, mal ve hizmet piyasalarının sağlıklı ve düzenli işlemelerini sağlar.” diyor. O zaman, sıkıya geldiği zaman “Devlet yok mu?” diyoruz, sıkıya geldiği zaman “Devlet benim.” diyoruz ama devlete görev verince hükûmet bir şey yapmıyor demektir. Yani icra makamına görev vermemek, yürütme organına görev vermemek burada çok önemli bir şey ve özellikle bu maddenin planlamayla ilgili bölüm içinde yer alması bence çok Anayasa’nın ruhuna uygun değil çünkü, bakın, Anayasa’nın 166’ncı maddesinin birinci bölümünü “Planlama; Ekonomik ve Sosyal Konsey” olarak da değiştiriyorsunuz. “Planlama; Ekonomik ve Sosyal Konsey” olarak değiştirdiğiniz zaman, yani bir taraftan planlama; kim yapacak? Devlet. Öbür taraftan Ekonomik Sosyal Konsey, yani sivil yapı, sivil örgüt ki hep bunu ısrarla söylüyoruz, programa getirmeye çalışıyoruz ki dünyadaki yeni yapılanma sivil örgüt yapılanması. Parlamento da bence en büyük sivil örgütün ta kendisi, milleti, halkı temsil ettiği için. Ama Ekonomik ve Sosyal Konseyin temsilinde de ciddi sorunlar var. Seçimle gelmeyen bir Ekonomik Sosyal Konseyin olmaması lazım.

Bir de dikkate almak gereken bir şey var. Gerçekten, bu Avrupa Birliği modeli, özellikle son gelişmelerden sonra da yine sıkıntıya düştü. Niye sıkıntıya düştü? Çünkü devlet daha fazla devreye girmeye başladı Avrupa’da da. Yani gayrisafi millî hasılanın yüzde 50’sine kadar devlete hâkim olmaya başladı. Şimdi, biz de gelecekte -tabii hiç ummuyoruz ama- Türkiye’de herhangi bir sıkıntı, ekonomik sıkıntı olduğu zaman devletin daha ağırlığını göreceğiz, daha ağırlığını görmek zorunda kalacağız. Bunun için şimdiden bu önlemleri çok dikkatle almak lazım. 2000 yıllarından sonra dünya bir rahatlama içindeydi belki, ekonomik rahatlama ama 2010’dan sonra da özellikle Avrupa bu ekonomik rahatlamanın içinde olmayacak ve bu maddeler...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Sayın Melen, bir dakika ek süre veriyorum, konuşmanızı tamamlayın lütfen.

MİTHAT MELEN (Devamla) – Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Bu maddeler önem kazanacak. Yani böyle bir fırsat varken, gerçekten Anayasa’yı değiştirirken hiç ekonomiyle ilgilenmeden, ekonomi yokmuş gibi farz ederek bu 161 ve 173’üncü maddeler üzerinde hiçbir değişiklik yapmayı düşünmedik. Ama çok yakında, çok yakında ekonomi öyle bir ciddi Türkiye’nin gündemine girecek ki -çünkü dünyanın gündemine ve Avrupa’nın gündemine girdi- bazı değişiklikler yapmak zorunda kalırız. Çünkü dünya değişiyor, Türkiye’nin buna ayak uydurması lazım. Bu Ekonomik Sosyal Konsey mantığı, zaten geç kalmış bir mantık, doğru dürüst işlemeyen bir mantık. Şimdi, bunu Anayasa’ya koyunca mı işleyecek? Ardından da “Kanunla düzenlenir.” diyoruz. Bu kadar yıldır bu kanunu çıkaramadıysak şimdi nasıl çıkaracağız?

Bu duygu ve düşüncelerle, bu maddenin çıkarılması konusundaki görüşlerimizi tekrar eder, yüce heyeti saygıyla selamlarım. (MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Melen.

Diğer önerge üzerinde herhâlde Sayın Paksoy konuşacaklar.

Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Akif Paksoy, buyurun efendim. (MHP sıralarından alkışlar)

Sizin de süreniz beş dakikadır.

MEHMET AKİF PAKSOY (Kahramanmaraş) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; önergemiz hakkında söz almış bulunuyorum. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Bu Anayasa paketi hepimizin bildiği üç madde için yüce Meclise getirildi. Diğer maddelerin, paketi halka şirin göstermek için elma şekeri olarak pakete eklendiği kanaatindeyim. Ekonomik ve Sosyal Konsey de elma şekeri maddelerinden bir tanesi. Bu konseyler birçok ülkede var, amacı da, ekonomik ve sosyal politikaların oluşturulmasında kamu ile toplumsal kesimler arasında uzlaşı ve iş birliğini sağlamaktır.

Ekonomik ve Sosyal Konsey, 1995 yılında, bir Başbakanlık genelgesiyle kuruldu. 2001 tarihinde de 4641 sayılı Kanun’la yasal dayanağa kavuşturuldu. Yani, Ekonomik ve Sosyal Konseyin Türkiye’de zaten on beş yıllık bir geçmişi var.

Peki, iktidarda olduğunuz sekiz yıl boyunca siz bu Konseyi kaç defa toplamayı akıl ettiniz? Belki hatırlamazsınız ama ben söyleyeyim: 2005-2007 döneminde hiç toplamadınız, 2008-2009 döneminde ise ekonomik krizin etkisiyle sadece 2 defa topladınız. Öte yandan, Avrupa Birliğinin tavsiyelerine rağmen, Konseyde kamu kurumlarının ağırlığını azalttınız mı? Hayır. Ya Başbakanı Konsey Başkanlığından çıkarttınız mı? O da hayır. Çıkartmayı düşünüyor musunuz? O da hayır. Konseye, istişari mahiyette görüş bildirmekten öte bir görev veriyor musunuz? O da hayır. Aslında amacınız gayet açık: “AB Uyum Mevzuatı” adı altında, size bağlı olmayan yargıyı ve sivil toplumu kendinize bağlamaya çalışıyorsunuz. Uyguladığı politikaların başarısız olduğunu görünce hiddetlenen, işsizliğin çözümünü Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği üyelerinin birer kişi istihdam etmesine bağlayan, fiyat artışlarının talimatla, olmazsa ithalatla düşeceğini sanan bir Başbakanın, Ekonomik ve Sosyal Konseyi anayasal bir kurum hâline getirmesini biz Milliyetçi Hareket Partisi olarak hiçbir şekilde inandırıcı bulmuyoruz, halkımız da bulmuyor.

Bu konuda samimi olmadığınız şuradan anlaşılıyor: Bir taraftan Ekonomik ve Sosyal Konseyi anayasal bir kurum hâline getirirken, diğer bir taraftan, Sayın Başbakanın istihdam talimatını uygulanabilir bulmayan Türkiye Odalar Borsalar Birliğine tarihinde ilk defa 16 müfettiş birden gönderiyorsunuz! Yani sizin talimatınızı yerine getirmeyene aba altından sopa gösteriyorsunuz.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; her 4 gençten 1’inin işsiz olduğu, çalışanların yarısından fazlasının, emeklilerin yüzde 75’inin açlık sınırının altında hayatını devam ettirdiği, 72 milyon nüfusun aktifi ve pasifiyle 15 milyonunun yeşil kartlı, tahmin edilen 22 milyon istihdamın yarısının kayıt dışı olduğu, 576,57 TL’lik asgari ücretin yüksek bulunup daha aşağıya çekecek esnek istihdamın tartışıldığı, tarım ürünlerinden sonra et ithal edildiği bir ülkede yaşıyoruz.

Bakın kıymetli arkadaşlar, sekiz yıllık İktidarınız döneminde kadınlara yönelik şiddeti mi azalttınız, çocuk istismarını, çocukların kaçırılmasını mı önlediniz, her gün çığ gibi büyüyen ve sayısız ocakların sönmesine sebep olan kredi kartı mağdurlarının sorunlarını mı çözdünüz, işsizliği mi azalttınız, kayıt dışını mı önlediniz, söz verdiğiniz hâlde tarımsal üretimde kullanılan mazot ve elektrik üzerindeki ÖTV’yi mi kaldırdınız, gübrede KDV oranını yüzde 1’e mi çektiniz? Bunların hiçbirini yapmadınız.

Bakın, mantar gibi çoğalan büyük alışveriş merkezleriyle ilgili olarak bakkallara ne diyor Sayın Başbakan: “Bizim buradan geri dönmemiz mümkün değil. Bakkallar kendi aralarında birleşsinler. Bakkallıktan vazgeçsinler, onlar da büyük marketler kursun.”

Sayın Başbakan, bakkal evine ekmek götürmekten âciz duruma düşmüş, vergisini ödeyemiyor, nerede o sermaye büyük market kuracak? Siz eğer samimiyseniz, hiçbir Batı ülkesinde örneği görülmeyen alışveriş merkezleriyle ilgili tasarıyı getirin Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine, yasalaştıralım. Türkiye’yi vahşi kapitalizmin “bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler” talanından hep birlikte kurtaralım. Ancak, bunları yapmazsınız, yapamazsınız. Sizin asıl amacınız, gerçek gündemi manipüle ederek iktidara dayalı olarak kurduğunuz saadet devrinin devamını sağlamaktır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Sayın Paksoy, lütfen konuşmanızı tamamlayın, size de ek süre veriyorum.

Buyurun.

MEHMET AKİF PAKSOY (Devamla) – Halkın gerçek gündemi olan eko-nomik sorunları, işsizliği, yoksulluğu, yolsuzluğu, yandaşlara çekilen kıyakları unutturmak, ekonomideki beceriksizliğinizin üzerini örtmek. Bu düzenleme, dostlar alışverişte görsen babından bir düzenlemedir ve kabulünden sonra bir daha hatırlanmayacaktır.

Bu Hükûmet artık yolun sonuna gelmiştir. Sekiz yıllık iktidarı döneminde uzlaşmadan kaçan, sürekli olarak gerilim ve sorun üreten, ürettiği bu sorun ve gerilimleri iktidarının devamı için vazgeçilmez kabul eden bir siyasi anlayışın bu ülkeye vereceği bir hizmet kalmamıştır. Değil sekiz yıl, seksen yıl da iktidarda kalsanız bu gerilim ve mağdur edebiyatından vazgeçeceğinizi de zannetmiyorum.

Bu vesileyle, yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, birlikte işleme aldığım üç önergeden sonuncusu üzerinde İstanbul Milletvekili Sayın Çetin Soysal’ın söz talebi vardır. (CHP sıralarından alkışlar)

Sayın Soysal, buyurun efendim.

Süreniz beş dakikadır.

ÇETİN SOYSAL (İstanbul) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Yine, “darağacında üç fidan”ın idam edilişinin yıl dönümünde, 6 Mayısta, Deniz’i, Hüseyin’i, Yusuf’u saygıyla anıyorum.

Değerli arkadaşlarım, son zamanlarda yeni bir tartışma başladı. Özellikle Cumhuriyet Halk Partisinin 50’li yıllarına kadar olan süresi içinde yaşananlara bir soysuzluk suçlaması, iftirası, karalamasıyla karşı karşıya kalındı.

Bakın, 1929, ekonomik bunalımın dünyada yaşandığı o süreçte, 1939 ve 1945 yıllarında yaşanan İkinci Dünya Harbi’ne rağmen ve bir tek kişinin burnunun kanamadığı o süreçlerde savaştan çıkmış, bağımsızlığını ilan etmiş Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu olan Cumhuriyet Halk Partisinin Birinci Genel Başkanı Mustafa Kemal Atatürk ve İkinci Genel Başkanı İsmet İnönü’nün yaptıklarına baktığımız zaman: 1923’te Cumhuriyet Halk Partisi kuruldu, birinci Genel Başkanı Mustafa Kemal Atatürk’tü. Ankara başkent ilan edildi, Lozan Anlaşması yapıldı, Devlet Demiryolları kuruldu, Türkiye İş Bankası kuruldu, Türkiye Tütüncüler Bankası kuruldu, Türkiye Hava Kurumu kuruldu, Osmanlıda köylülerden alınan aşar vergisi kaldırıldı, Sanayi ve Maden Bankası kuruldu; Ticaret odaları, sanayi odaları kuruldu, Eskişehir’de demir yollarıyla ilgili malzeme atölyeleri kuruldu, Adana Mensucat Fabrikası kuruldu, şeker fabrikaları kuruldu, demir çelik sanayisi kuruldu, Türkiye Medeni Kanunu yürürlüğe girdi, Türk Telsiz Telekom Şirketi kuruldu, Eskişehir uçak sanayisi kuruldu, ilk şeker fabrikası olan Alpullu Şeker Fabrikası işletmeye açıldı. Tarım satış kooperatif birlikleri kuruldu, Kayseri Uçak Motor Fabrikası açıldı, Uşak Şeker Fabrikası işletmeye açıldı, Emlak Bankası kuruldu. İstanbul Radyosu yayınlara başladı, Samsun-Havza- Amasya demir yolları açıldı. Eskişehir Bankası kuruldu. Anadolu Demiryolu yabancı şirketlerden satın alındı. Haydarpaşa, Eskişehir-Konya-Yenice- Mersin demir yolları yabancılardan satın alındı.

Değerli arkadaşlarım, burada sanayiye dönük yapılan önemli atılımlar var. Cumhuriyetin önemli kazanımları buralarda gerçekleşti. Paşabahçe fabrikaları kuruldu, Haydarpaşa limanları kuruldu ve bunun yanı sıra Sümerbank kuruldu, Diyarbakır Tekel Fabrikası kuruldu, Tekel Genel Müdürlüğü kuruldu ve önemli atılımlar yapıldı. Şimdi, “O dönemde çivi bile çakmadı.” diyenler… Burada sayamadığım daha yüzlerce önemli atılım cumhuriyetin 1950’li yıllarına kadar yapıldı, üstelik bir tek dış borç alınmadan ve Osmanlının var olan borçlarını ödeyerek yapıldı ve “Bu dönemde çivi çakılmadı.” diyenlerin, aslında bu süreçte çaktıkları çiviyi insan etine çaktıklarını görmeleri gerekir.

Bakın, burada cumhuriyetin ilk yıllarında yapılanlara karşı AKP neler yapmış:

Değerli arkadaşlarım, siz Tekeli sattınız, siz SEKA’yı sattınız, siz cumhuriyetin ilk yıllarında kurulan sanayi değerlerini ortadan kaldırdınız ve bugün de çıkıp Mustafa Kemal’e, İsmet İnönü’ye, cumhuriyetin 1950’li yıllarına kadar olan sürece laf atıyorsunuz ve burada soysuzlukla itham ediyorsunuz Cumhuriyet Halk Partisini.

Değerli arkadaşlarım, bizim soyumuz bellidir; bizim soyumuz, Cumhuriyet Halk Partisinin kurucusu olan Mustafa Kemal Atatürk’tür; bizim soyumuz, ikinci Genel Başkanımız İsmet İnönü’dür ama kimilerinin soyu Sevr’in altına imza atan Damat Ferit Paşalar olabilir.

YILMAZ TUNÇ (Bartın) – Ayıptır be!

ÇETİN SOYSAL (Devamla) – Biz Sevr’in altına imza atanlara karşı, Damat Ferit Paşalara karşı, Mustafa Kemal’in, partimizin kurucu üyesi olmasından, birinci Genel Başkanı olmasından onur duyarız, iftihar duyarız; yine aynı şekilde, İsmet İnönü’nün ikinci Genel Başkanı olmasından ötürü gurur duyarız, onur duyarız. Ve bugün sizin yaptıklarınıza baktığımız zaman, “Aç bırakarak ağlatan, cahil bırakarak yalvartan.” anlayışına karşılık, gerçekten, Türkiye’de aydınlanma hareketini…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Sayın Soysal, ek süre veriyorum, konuşmanızı tamamlayın lütfen.

ÇETİN SOYSAL (Devamla) – …başlatan Cumhuriyet Halk Partisinin geçmişte şerefli, onurlu ülke yönetim anlayışı vardır, sanayide de yapmıştır, Türkiye’de dış politikamıza da yapmıştır, bir tek kuruş dış borç almadan hayata geçmiş. Siz ne yaptınız? Sadece 51 milyar dolarlık özelleştirme varlık satışı ortada. Tarihinin en büyük dış borçlanmasını yaptınız, dış borcumuzu ve iç borcumuzu ikiye katladınız. İşte bu anlayış Damat Ferit Paşa anlayışıdır ve yine, bunun yanı sıra, Mussolini benzetmesi gibi çirkin yaklaşımlar içerisinde bulunanlara birileri çıkar da, sizinle ilgili “Grivas” der ise ne yaparsınız? Grivas kim mi? Grivas, Alman faşizminin işgal ettiği Yunanistan’da yurtseverleri gammazlayan kişidir. Onun için, bu tür çirkin iftiralardan, bu tür hakaretlerden vazgeçin.

SUAT KILIÇ (Samsun) – Tahrikleri bırak! Yeterince tahrik ettin.

ÇETİN SOYSAL (Devamla) – Bu doğru bir yaklaşım değildir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

SUAT KILIÇ (Samsun) – Tahrikleri bırak.

BAŞKAN – Sayın Soysal, ek süreniz de doldu efendim. Genel Kurulu selamlayın lütfen.

ÇETİN SOYSAL (Devamla) – Bu vesileyle hepinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum.

SUAT KILIÇ (Samsun) – Tahrikleri bırak! Tahrikleri bırak!

ÇETİN SOYSAL (İstanbul) – Sen Grivas’a bak!

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, önergeleri oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Etmeyenler… Kabul edilmemiştir.

Diğer önergeyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 497’ye 1. ek sıra sayılı Anayasanın Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifinin 24 ncü maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

                                                                                         Akın Birdal (Diyarbakır) ve arkadaşları

Madde: Madde 24- Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 166 ncı maddesinin kenar başlığı “Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Konsey” şeklinde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“Ekonomik sosyal ve kültürel politikaların oluşturulmasında hükümete istişarî nitelikte görüş bildirmek amacıyla Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Konsey kurulur, kuruluş ve işleyişi kanunla düzenlenir.”

BAŞKAN – Komisyon katılıyor mu önergeye?

ANAYASA KOMİSYONU BAŞKANI BURHAN KUZU (İstanbul) – Katılmıyoruz Başkanım.

BAŞKAN – Hükûmet?

ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI ÖMER DİNÇER (İstanbul) – Katılmıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Önerge üzerinde Diyarbakır Milletvekili Sayın Akın Birdal, buyurun efendim.

Süreniz beş dakika efendim.

AKIN BİRDAL (Diyarbakır) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Anayasa değişikliğini öngören yasa teklifinin 24’üncü maddesindeki değişiklik üzerine söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlarım.

Ben de tam otuz sekiz yıl önce, hemen 7- 8 kilometre uzakta Ulucanlar’da antifaşist, antiemperyalist, antişovenist mücadele yolunda, devrim yolunda, özgürlük yolunda ve insanlığın soylu yolunda mücadelesi sonucunda asılan Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ı saygıyla anıyorum ve onları unutmayacağız. Onları unutmamak demek, onların uğruna öldüğü, mücadele ettiği değerleri yolunda inatla ve kararla mücadele etmek demektir ve Can Yücel onlar için şunu diyor:

“En uzun koşuysa elbet Türkiye’de de devrim,

O, onun en güzel yüz metresini koştu,

En sekmez lüverin namlusundan fırlayarak,

En hızlısıydı hepimizin,

En önce göğüsledi ipi.”

İşte bazen böyle oluyor, ilk, duvara “barış” yazanın vurulduğu gibi!

Şimdi, burada tartıştığımız konular… Dün genel ve ilkesel yaklaşımımızı burada ifade etmeye çalıştım. Örneğin, burada Ekonomik ve Sosyal Konsey de insan hakları evrimi sürecinde ekonomik, sosyal, kültürel haklarla doğrudan ilişkili bir konu. Örneğin, Ekonomik ve Sosyal Konsey -az önce de belirttiğim gibi- kaç kez toplanmıştır, Sayın Başbakan kimleri çağırmıştır, gündemi nasıl belirlenmiştir ve ne kararlar alınmıştır ve çağırılanların önerileri doğrultusunda ekonomik, politik kararlar oluşturulmuş mu, bunları görmek mümkün değil.

Şimdi, tabii, Sayın Başbakanın ve AKP’nin hükûmet, iktidar anlayışı besbelli. İşte 23 Nisanda çocukları koltuğa oturtturdu Sayın Başbakan, “Şimdi yetki sende, istersen asarsın istersen kesersin.” Ne demek bu?

CELAL ERBAY (Düzce) – Çok bayatladı.

AKIN BİRDAL (Devamla) – Bayat değil, hayır. Bir anlayışı ve kültürü burada sorgulamak durumundayız.

Şimdi, dün örneğin… Biz, ekonomik, sosyal kararları burada sürekli yine eleştireceğiz ama örneğin, daha dün burada 12 Eylül darbesine karşı bir Anayasa değişikliği önerisi getiriyorsunuz ama 6’ncı maddede, örneğin, toplu sözleşme konusunda grev hakkını getirmiyorsunuz çalışanlara.

SUAT KILIÇ (Samsun) – Parti kapatmayla ilgili…

AKIN BİRDAL (Devamla) – Parti kapatmayla ilgili değil. Yani, siz orada kendinizi…

SUAT KILIÇ (Samsun) – Anayasa Mahkemesinin demokratikleşmesiyle ilgili ne düşünüyorsunuz?

AKIN BİRDAL (Devamla) – Şimdi, sizin, örneğin, dün yine burada konuşurken, orada grup başkan vekiliniz bana sataşıyor. Şimdi diyor ki örneğin: “Biz Meclis araştırma önergeleri getirdik ve kabul etmediniz. İşte getirdik ya!” diyor. İşte getirdiniz, tamam. İşte muhalefetin zaten rolü burada: Size ne yapılması gerektiği konusunda yol göstermek ve itici güç olmak.

Yoksa, örneğin tabanımız diyor ki… Nurettin Canikli, Sayın Grup Başkan Vekili “Tabanınız bunun hesabını sizden soracak ve anketler bunu gösteriyor.” ve “Sen tabanının yüzüne nasıl bakacaksın?” diyor.

Arkadaşlar, şu alışkanlıktan vazgeçin. Burada her konuşanı AKP milletvekili sanıyorsunuz! Bizim, başka muhalefet partilerinden olduğumuzu ve başka iradeyi temsil ettiğimizi ve neden burada olduğumuzu unutuyorsunuz.

Bakın, ben size o tabanımızın ne istediğini söyleyeyim: Geçtiğimiz günlerde, Diyarbakır il kongresinde divan başkanı olarak bütün delegelerimize ve gelen üyelere sordum: “Bakın, hemen yanı başımızda on dakikada bir Diyarbakır’dan savaş uçakları kalkıyor operasyonlar için. Bu operasyonlar devam ederken siz bu Anayasa değişikliğine ‘evet’ mi diyeceksiniz, ‘hayır’ mı?” dedim.

BURHAN KAYATÜRK (Ankara) – E tabii.

AKIN BİRDAL (Devamla) – Ve ağız birliğiyle, oy birliğiyle “hayır” dediler. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

“Şimdi, elinde taş izi olan çocuklarımız, 2 bine yakın çocuğumuz cezaevindeyken, siz bu Anayasa değişikliğine ‘evet’ diyecek misiniz?” dedim.

MEHMET YÜKSEL (Denizli) – Aynı kafa!

AKIN BİRDAL (Devamla) – “Siz, yüzde 50-60’ı aşkın oyla bu halk, bu kentin sahibi olan insanlar cezaevindeyken, bu Anayasa değişikliğine ‘evet’ diyecek misiniz?” dedim. Ve “Sizi işsizliğe, açlığa, yoksulluğa terk eden AKP’nin bu neoliberal politikaları sürerken bu Anayasa değişikliğine ‘evet’ diyecek misiniz?” dedim. Ve siz; bu vergilerle, yoksul halkın, sizin vergilerinizle oluşturulan hazine yardımı üç partiye dağıtılırken bizim bundan yoksun bırakılışımızı kabul edecek misiniz?” ve de “Siz, demokrasi adına, temsilde adaleti engelleyen, ezilen emekçi halkların iradesini engelleyen…”

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

(AK PARTİ sıralarından “Battınız, battınız” sesi)

AKIN BİRDAL (Devamla) – Göreceğiz, göreceğiz.

BAŞKAN – Sayın Birdal, lütfen konuşmanızı tamamlayın. Bir dakika süreniz var efendim.

AKIN BİRDAL (Devamla) – “…bunun, bu iradenin Türkiye Büyük Millet Meclisinde yüzde 10 barajla engellenmesine ‘evet’ diyecek misiniz ve ‘Biz yaptık, oldu.’ anlayışını kabul edecek misiniz?” dedim.

BAYRAM ALİ BAYRAMOĞLU (Rize) – Maskeniz düştü.

BAŞKAN – Lütfen sayın milletvekilleri… Lütfen…

AKIN BİRDAL (Devamla) – O da sizin maskeniz. Bakın, aynaya bakın, gerçeğinizi göreceksiniz.

Diyarbakır’da herkes buna “hayır” dedi. İşte, bizi gönderen iradenin, bizim ne yapacağımızı… Asıl yol gösterici odur. O da ezilen emekçi Kürt halkı ve Türkiye devrimci demokratlarıdır, sosyalistleridir, muhalifleridir; emekçi, ezilen halkımızdır. Yoksa bugün Ekonomik Konsey, Dünya Bankasının, Dünya Ticaret Örgütünün ve IMF’nin ekonomik politikalarını, “Ekonomik, Sosyal Konsey” adı altında onların dayatmalarını bize getirip de… Sonuçları görüyoruz. Özelleştirmeden, taşeronlaştırmadan, kamu mallarını satmaktan, işsizliğe ve yoksulluğa yol açmaktan başka ne yapıyorsunuz? O nedenle, bence, bu yaptığınızın adını doğru koyun, herkes o yolda gitsin. Bizim adımız belli, yaptığımız belli, yapmak istediğimiz belli.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

FEVZİ ŞANVERDİ (Hatay) – Biz bir şey yapmayız, biz hiçbir şey yapmayız.

TAHİR ÖZTÜRK (Elâzığ) – Biz bir şey yapmıyoruz.

BAŞKAN – Sayın Birdal, ek süreniz de doldu efendim. Lütfen…

AKIN BİRDAL (Devamla) – Bu umutla, bu Anayasa değişikliği sizlere hayırlı olsun.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (BDP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Etmeyenler… Kabul edilmemiştir.

Şimdi okutacağım iki önerge de aynı mahiyettedir. Birlikte işleme alacağım, istemleri hâlinde önerge sahiplerine ayrı ayrı söz vereceğim.

İlk önergeyi ve diğerlerinin imza sahiplerini okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 2/656 Esas Numaralı 7/11/1982 Tarihli ve 2709 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifinin 24. maddesi ile Anayasanın 166. maddesine eklenen fıkranın aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

                                                                                       Osman Coşkunoğlu (Uşak) ve arkadaşları

“Ekonomik ve sosyal politikaların oluşturulmasında ve uygulanmasında hükümete istişare nitelikte görüş bildirmek amacıyla Ekonomik ve Sosyal Konsey kurulur. Ekonomik ve Sosyal Konseyin Kuruluş ve işleyişi kanunla düzenlenir.”

Diğer önerge imza sahibi:

Engin Altay (Sinop) ve arkadaşları

BAŞKAN – Komisyon katılıyor mu efendim?

ANAYASA KOMİSYONU BAŞKANI BURHAN KUZU (İstanbul) – Katılmıyor Başkanım.

BAŞKAN – Hükûmet?

ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI ÖMER DİNÇER (İstanbul) – Katılmıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Sayın Coşkunoğlu, siz konuşacaksınız herhâlde önergeniz üstünde.

Buyurun efendim, süreniz beş dakikadır.

OSMAN COŞKUNOĞLU (Uşak) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Değerli milletvekilleri, Anayasa değişikliği kanunu tasarısının, teklif olarak gelen tasarının 24’üncü maddesi Ekonomik Sosyal Konsey ile ilgili. Ne yapıyor bu madde Ekonomik Sosyal Konsey ile? Güzel bir madde gibi görünüyor, güzel bir amaç için kurulmuş gibi görünüyor fakat ne gereği var, ne anlamı var hiç düşündünüz mü? Ekonomik Sosyal Konsey tıkır tıkır çalışıyor da veya tıkır tıkır çalışmak istiyor da anayasal temeli olmadığı için mi bunu yapamıyor? Bir, bu soruyu samimiyetle kendi kendinize lütfen cevaplandırın. İki, bakın, bunun gerekçesinde söylenen de yanlış. Gerekçesinde bu yasanın: “Avrupa Komisyonu ilerleme raporlarında Türkiye’nin, ekonomik ve sosyal politikaların belirlenmesinde, iyi işleyen ve fonksiyonel bir yapıya kavuşturulmamış olması eleştiri konusu” diyor.

Şimdi, Anayasa’ya koyarak mı bunu iyi işler duruma getireceğiz? Ayrıca, Avrupa Birliği ilerleme raporundan alıntı… Alıntı yok, yorumlama da yanlış. Avrupa Birliği ilerleme raporunda şöyle deniyor, bu alıntı yani doğrudan okuyorum: “Ekonomik ve Sosyal Konsey de sosyal taraflara danışılması işlevini iyileştirmek amacıyla, hükûmet temsilcilerinin ağırlıklı rolünün azaltılması da dâhil olmak üzere, bazı yapısal reformlar uygulamaya konulmalıdır.” Bakın, Avrupa Birliği ilerleme raporu bunu diyor.

Şimdi bir kere bu çarpıtılmış yorumda, gerekçede ve bunun bir anayasal temele kavuşturulmasının Ekonomik Sosyal Konseyin daha iyi çalışmasıyla yakından uzaktan ilgisi yok.

Peki, neden böyle bir Anayasa değişikliğiyle karşı karşıyayız? Neden 2’nci maddeye…. Birkaç neden sorayım da ondan sonra benim cevabımı vereyim. Sizler de kendiniz lütfen vicdanlarınızda bu cevabı verin. Neden 2’nci madde? Örneğin kişisel verilerin korunmasına ilişkin 2’nci madde… Anayasa’ya böyle bir madde konuyor. Neden böyle bir madde var?

Şimdi, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Tasarısı, 22 Nisan 2008’de Sayın Başbakanın imzasıyla Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulmuştur. İki senedir bekliyor kanun. O kanun bekleyip dururken, Anayasa’ya… Ve biz de o kanunun görüşülmesini istiyoruz. Yani çok çabuk, bir günde geçebilecek bir kanun durup dururken Anayasa değişikliği yapmanın amacı ne olabilir? Lütfen samimi cevap verin.

Bakın, madde 4, zamanım olmadığı için bir tane de bunu söyleyeceğim ama lütfen düşünün, madde 4’te ne deniyor? “Her çocuk, korunma ve bakımdan yararlanma, yüksek yararına açıkça aykırı olmadıkça, ana ve babasıyla kişisel ve doğrudan ilişki kurma ve sürdürme hakkına sahiptir. Devlet, her türlü istismara ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alır.” diye Anayasa’ya bir fıkra ekliyoruz madde 4 gereğince.

Değerli arkadaşlar, benim seçim bölgem Uşak’ın Eşme ilçesinde sadece bu yıl içerisinde ve sadece bir yatılı okulda on üç yaşındaki 2 kız cinsel tecavüze uğradı ve on yaşındaki bir oğlan kayboldu, günlerce arandı, daha sonra okulun bahçesinde çok çirkin bir ortamda, maalesef, bulundu ölü olarak.

Siirt’ten gelen haberleri biliyorsunuz. Şimdi de lütfen, sekiz yıldır büyük bir çoğunlukla ülkeyi yöneten bir partinin saygıdeğer milletvekilleri olarak, Anayasa’ya “Devlet, her türlü istismara ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alır.” diye bir madde koyarken bu olanları önlemenin yolu sanki buradan mı geçiyor? Yapılacak dünya kadar şey varken -bunları somut önerilerle Sayın Bakana da sundum, kendileri de ilgileniyor, o bakımdan teşekkür de ederim- çok gecikmiş, ihmal edilmiş, çocuklarımızın… Siirt’te olanları gazetelerden üzülerek sizler de okumuyor musunuz?

Şimdi, peki, neden bu maddeler konuluyor Anayasa’ya?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Sayın Coşkunoğlu, ek süre veriyorum, konuşmanızı tamamlayın lütfen.

OSMAN COŞKUNOĞLU (Devamla) – Şimdi, tabii, zamanım olmadığı için söyleyemeyebilirim. Neden bu maddeler var? Hiçbir gereği yok gibi. Ha güzel görünüyor, neden? Ben buna kendi tahminimi söyleyeyim, sizler de lütfen bu konuda düşünün. Sayın Başbakanın yaptığı benzetmeyi yapacağım, bir hap. “Halka yutturulmak üzere bir hap hazırlanıyor.” dedi Sayın Başbakan. O “yutturulmak” demedi de “hap” dedi. Şimdi, madde madde giderseniz, maddelerin birçoğunun bu hapın dışındaki yutmayı kolaylaştıran şeker olduğunu göreceksiniz. Ama bazı maddeler de hapın içindeki hasta edici -tedavi edici değil, hasta edici- ilacı olduğunu… Yani bu şekerlemeler onu koruyor gibi! Değerli milletvekillerim, lütfen… Bu çok tartışıldı ama bir şey söyleyerek sizlerin düşüncenize umarım bir katkıda bulunurum.

Bakın, Anayasa Mahkemesinin oluşturulması konusunda Batı demokrasilerinden bazı örnekler verildi değil mi? Parlamento seçiyor. Şimdi orada iki hata yapılıyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Sayın Coşkunoğlu, ek süreniz de doldu efendim.

Genel Kurulu selamlayabilmeniz için mikrofonu bir kez daha açıyorum. Lütfen…

OSMAN COŞKUNOĞLU (Devamla) – İki hata yapılıyor. Birincisi: Oradaki anayasa mahkemeleri aynı zamanda Yüce Divan değil.

İkincisi, çok önemli: O parlamentolarda, düşünebiliyor musunuz, bir başbakan gelecek o parlamentoların birine, Fransa’ya, Belçika’ya ve saygıdeğer başkanımıza dönerek, milletvekillerini göstererek “Bunları sen mi susturacaksın, ben mi susturayım?” diyebilir mi oradaki bir başbakan? Ha işte onun için bu farkları göz önüne alarak lütfen -Sayın Başbakana saygı duyabilirsiniz, destekleyebilirsiniz- bu noktada bir ince ayar çekmek üzere sizlerin onurlu vicdanına burada hitap ediyorum, başvuruyorum. Hepinizi bu sorumlulukla baş başa bırakıyor, saygıyla, sevgiyle selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Diğer önerge üzerinde Sayın Altay siz konuşacaksınız değil mi efendim?

ENGİN ALTAY (Sinop) – Evet Sayın Başkan.

BAŞKAN – Sinop Milletvekili Sayın Engin Altay.

Buyurun. (CHP sıralarından alkışlar)

Sizin de süreniz beş dakikadır.

ENGİN ALTAY (Sinop) – Teşekkürler Sayın Başkan.

Sayın milletvekilleri, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Aslında normalde bugün söz almayacaktım ancak dün akşam Sayın Canikli’nin, öyle ne derler “Sazan gibi atlaması.” mı derler, mal bulmuş bilmem ne gibi, bu kürsüye gelip “Önemli iddianın netleştirilmesi gerekiyor.” diye başlayıp benim buradaki iddiamı yalancılıkla, kuyruklu yalanla suçlayıp benim onuruma laf etmesi canımı sıktı. “Çıkıp Başbakandan özür dilesin.” dedi, “Ne zaman onurlu davranacaksınız?” dedi, kendisine aynen iade ediyorum, “Gerçek dışı iftirada bulundunuz.” dedi.

Sayın milletvekilleri, bu kürsü hükûmete alkış ve övgü düzme kürsüsü değildir.

YILMAZ TUNÇ (Bartın) – Yalan söyleme kürsüsü de değildir.

ENGİN ALTAY (Devamla) – Tabii değildir, tabii yalan söyleme kürsüsü hiç değildir.

Bu kürsünün iki önemli işlevi vardır: Birinci işlevi, hükûmetin gelip bu kürsüden yüce milletimiz adına biz milletvekillerine hesap vermesidir. İkinci işlevi de bu kürsüden bizlerin, sizin ve bizim, iktidar milletvekilleri ve muhalefet milletvekilleri, hepimizin buraya gelip hükûmeti eleştirmesi, hükûmete hesap sorma kürsüsüdür bu kürsü, başka bir işlevi yoktur.

Şimdi, değerli arkadaşlar, ben özür dilemeyeceğim ama bir düzeltme de yapmam gerekir. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

BAŞKAN – Lütfen… Lütfen sayın milletvekilleri…

ENGİN ALTAY (Devamla) – Bakın, bir şey söyleyeyim ben size: Peşinen söylüyorum, dün akşamki iddiamın aynen arkasındayım, aynen. Şimdi, evde gazete okursunuz sabah çıkmadan ama İnternet’ten ama basılı medyadan gazeteyi okursunuz. Gelirsiniz büronuza, arkadaşınızla paylaşırsınız: Ya şöyle bir haber okudum, olay olmuş? Nerede okudun, Hürriyet’te mi, Milliyet’te mi? Hürriyet’te okuduğunuzu Milliyet’te, Milliyet’te okuduğunuzu Vatan’da, Vatan’da okuduğunuzu Akşam’da okudum dediğiniz olmadı mı? Olur, olur. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

Şimdi, efendim, sayın milletvekilleri, lütfen, lütfen… (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, lütfen sakin olun.

ENGİN ALTAY (Devamla) – Şimdi, bizim bu çerçevede… (AK PARTİ sıralarından gürültüler) Bir dakika… Ben belge göstereceğim. Belge göstereceğim, bir takım da Sayın Canikli için hazırladım burada.

Bizim şimdi bu çerçevede “Wikipedia”dır, “The Economist”, “Forbes”, İnternet’te çok çeşitli uluslararası bilgi portalları var. Böyle bir yanlış kaynak göstermem benim verdiğim bilginin yanlış olduğu anlamına hiç gelmez. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

CEVDET ERDÖL (Trabzon) – Çok yanlış…

ENGİN ALTAY (Devamla) – Şimdi ispat… Sayın milletvekilleri, lütfen… (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

CEVDET ERDÖL (Trabzon) – Kaynak yanlışsa belge de yanlıştır.

ENGİN ALTAY (Devamla) – Efendim, başka kaynak… Bakın, bakın… Başbakanlık Basın Merkezinden kaynak gösteriyorum elimde belgeyle.

Şimdi, sayın milletvekilleri… (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

Bir dakika, başka kaynaklar da var, merak etmeyin. Çok net, çok sarih, Sayın Başbakanın 1 Mart 2010 itibarıyla 2 milyon 366 bin lira -yeni parayla- parası, nakdi var, 500 bin lira da alacağı var. Yani 2 trilyon 866 milyar parası var Başbakanın. Kendi beyanı yahu!

SUAT KILIÇ (Samsun) – Milyon, milyon… Doğru konuş.

ENGİN ALTAY (Devamla) – Şimdiki parayla milyon, benim anladığım dilde -benim kafam eski Suat- 3 trilyon. Bu doğru mu? Bu doğru mu?

NURETTİN CANİKLİ (Giresun) – Doğru.

ENGİN ALTAY (Devamla) – Doğru.

Şimdi, bakın, benim size söylediğim şudur: Üç tane şey var, birinci liste, burada 28’inci ancak benim için geçerli…

Gülme Sayın Canikli, gülme. Şimdi, bak, bak…

NURETTİN CANİKLİ (Giresun) – Kaç tane var toplam?

ENGİN ALTAY (Devamla) – Bir dakika… Üç tane, vereceğim sana.

Bakın, değerli arkadaşlar, Recep Tayyip Erdoğan’ın 1,8 milyon dolar görünüyor. Doğru mu? Şununla örtüşüyor mu? Yani 3 trilyon; 1,8 milyon dolar eder mi? Eder, eder…

Şimdi, bak, ben dün dedim ki… “Başbakan dünyanın en zengin 8’inci lideri.” demedim. Ben dedim ki: “Başbakan dünyanın en zengin 8’inci başbakanı.” dedim.

Şimdi, bu listenin başında, 28’den ön tarafta, ki buradan başbakanları işaretledim çünkü burada krallar var, kraliçeler var, emirler var, Arap emirleri var, sultanlar var, prensesler var. Kralları, kraliçeleri, sultanları düş, bu listeyi… (AK PARTİ sıralarından “Yalan!” sesleri) Ya, doğru, Başbakanın beyanı burada, burada bu. Milyar dolar demiyorum ben, 1,8 milyon dolar diyorum.

Şimdi, kralları, emirleri düşünce Sayın Başbakan 8 ya da 9’uncu… (AK PARTİ sıralarından gürültüler) Allah daha çok versin. Allah daha çok versin de bak bak, şimdi, diyor ki, bakın kendisi Medeniyetler İttifakı’nda konuşma yapıyor. Kendisinin çok yoksul bir ailede büyüdüğünü, özel otomobillerinin olmadığını söyleyen…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

SUAT KILIÇ (Samsun) – Kaynağını söyle, kaynağını.

BAŞKAN – Sayın Altay, ek süre veriyorum bir dakika. Lütfen konuşmanızı tamamlayın efendim.

SUAT KILIÇ (Samsun) – O 2’nci gösterdiğin belgenin kaynağını söyle.

ENGİN ALTAY (Devamla) – …Erdoğan şöyle konuştu: “Küçük Tayyip okula yaya giderdi. Okula giderken annem elimden tutamazdı. Ayakkabılarım delik deşikti. Yağmurda, kışta, sıcakta ayaklarımın kızardığını bilirim.” (AK PARTİ sıralarından gürültüler) Evet, evet.

Biz de diyoruz ki: CHP Grubu, Başbakanın, bakanların ve onların çocuklarının mal varlığını araştırmak için bir Meclis araştırma önergesi getirecek Meclisin açıldığı gün. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

AYHAN YILMAZ (Ordu) – Alın teriyle kazandı.

ENGİN ALTAY (Devamla) – Eğer, burada, benim onurumu sorgulayanlarda birazcık onur varsa bu araştırma önergesine “Evet.” dersiniz, hak ortaya çıkar. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

BAŞKAN – Lütfen sayın milletvekilleri, sakin olun.

ENGİN ALTAY (Devamla) – Sayın milletvekilleri, onurlu olmanın…

SUAT KILIÇ (Samsun) – Özür dile Engin Altay, özür dile, özür.

ENGİN ALTAY (Devamla) – …yolu millete hesap vermekten geçer. Millete hesap veremeyenin onurundan şüphe ederim.

Saygılar… (CHP sıralarından alkışlar, AK PARTİ sıralarından gürültüler)

SUAT KILIÇ (Samsun) – Özür dile.

BAŞKAN – Lütfen sayın milletvekilleri, sakin olun.

Bir saniye.

NURETTİN CANİKLİ (Giresun) – Sayın Başkan…

BAŞKAN – Sayın Canikli, buyurun.

ENGİN ALTAY (Sinop) – Durun ben belgeleri de vereyim.

NURETTİN CANİKLİ (Giresun) – Var bende.

Sayın Konuşmacı biraz önce ismimden bahsederek hem sataştı hem de benim söylemediğim hususları söylemiş gibi ifade etti. Bu nedenle söz istiyorum Sayın Başkan.

KEMAL KILIÇDAROĞLU (İstanbul) – Ne söyledi Sayın Başkan?

BAŞKAN – 69’a göre mi söz istiyorsunuz efendim?

NURETTİN CANİKLİ (Giresun) – Evet.

BAŞKAN – Üç dakika içerisinde lütfen meramınızı anlatın ve lütfen, özellikle belirtiyorum, yeni bir sataşmaya mahal vermeyin. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

VIII.- SATAŞMALARA İLİŞKİN KONUŞMALAR

1.- Giresun Milletvekili Nurettin Canikli’nin, Sinop Milletvekili Engin Altay’ın, şahsına sataşması nedeniyle konuşması

NURETTİN CANİKLİ (Giresun) – Teşekkür ederim.

Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; önce arkadaşımızın iki tane düzeltme yapmasından dolayı kendisine teşekkür ediyorum. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

BAŞKAN – Arkadaşlar, bir saniye niye gürültü…

ZÜLFÜKAR İZOL (Şanlıurfa) – Sayın Başkan, bana onursuz diyene ben bin defa onursuz derim! Benim şahsiyetime… (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

BAŞKAN – Sayın İzol lütfen…

NURETTİN CANİKLİ (Devamla) – Lütfen, değerli arkadaşlar, lütfen, lütfen…

ZÜLFÜKAR İZOL (Şanlıurfa) – Burası Parlamentodur, burası onurlu bir Parlamentodur!

ENGİN ALTAY (Sinop) – Senin Grup Başkan Vekilin söyledi önce.

ZÜLFÜKAR İZOL (Şanlıurfa) – Yeter be! (Şanlıurfa Milletvekili Zülfükar İzol’un CHP sıralarına yürümesi, gürültüler)

BAŞKAN – Sayın İzol lütfen... Sayın İzol

NURETTİN CANİKLİ (Devamla) – Lütfen, lütfen, değerli arkadaşlar…

BAŞKAN – Sayın İzol, Sayın İzol… Sayın İzol lütfen…

Sayın grup başkan vekilleri lütfen…

Sayın İzol… (Gürültüler)

Arkadaşlar, lütfen dışarı çıkarın Sayın Milletvekilini, lütfen…

Lütfen, idare amiri arkadaşlarım, lütfen sükûneti sağlayınız.

Sayın Canikli, buyurun, üç dakika içinde.

NURETTİN CANİKLİ (Devamla) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Dün, Sayın Başbakanımıza haksız, ağır hakaretlerde, ithamlarda bulunan Sayın Konuşmacı bugün geldi, dünkü konuşmasını düzeltti.

ENGİN ALTAY (Sinop) – Yahu, hakarette bulunmadım, yapma ya!

NURETTİN CANİKLİ (Devamla) – Dün yanlış yaptığını, bir yanlış kaynaktan bilgi aldığını söyledi ve o sıralamanın yanlış olduğunu yani dün kendisinin ifade ettiği sıralamanın yanlış olduğunu söyledi.

ENGİN ALTAY (Sinop) – Kaynağı yanlış söyledim, kaynağı.

NURETTİN CANİKLİ (Devamla) – Dolayısıyla bizim dünkü iddiamız teyit edilmiş oldu. Yani biz dedik ki: “Dünkü, bu iddia yalan.” Bugün Sayın Konuşmacı, biraz önce, bizim dün yalan olarak ispat ettiğimiz iddiasının hakikaten yalan olduğunu kendisi de teyit etti. Önce teşekkür ediyorum, gerçekten teşekkür ediyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Şimdi, değerli arkadaşlar, bu listede -bir liste var- wikipedia İnternet’te -ilgilenen arkadaşlarımız bilir- bir tür ücretsiz ansiklopedi gibi bir kaynak, bir data bankası.

SUAT KILIÇ (Samsun) – İnternet’in dedikodu sitesi.

NURETTİN CANİKLİ (Devamla) – Buraya isteyen herkes girebilir, herhangi bir kişiyle ilgili, kendisiyle ilgili ya da başkasıyla ilgili herhangi bir bilgiyi rahatlıkla girebilir, orada yer alabilir. Yani bir kişi herhangi bir, diyelim ki Sayın Baykal’la ilgili oraya girebilir -örnek olarak söylüyorum yine- Sayın Baykal’ın mal varlığının 3 milyar dolar olduğunu oraya girebilir, bir kullanıcı da onu oradan görebilir. Wikipedia böyle bir site, böyle bir yapılanma.

SUAT KILIÇ (Samsun) – Dedikodu sitesi.

NURETTİN CANİKLİ (Devamla) – Ama buna rağmen, bakın, buna rağmen, biraz önce o Wikipedia’da olduğunu söylediği toplam 28 dünya lideri arasında Sayın Başbakan alttan 3’üncü, yani fakirlikte, en fakir 3 liderden bir tanesi. (CHP sıralarından gürültüler)

Evet, öyle. Kendisi de söyledi zaten değerli arkadaşlar, bakın, liste burada. (CHP sıralarından gürültüler) Liste burada arkadaşlar, liste burada! Liste burada! Çok net.

ENGİN ALTAY (Sinop) – Çıkarın kralları, sultanları, emirleri; başbakanları söyleyin.

NURETTİN CANİKLİ (Devamla) – Yani bu açıdan da dünkü ortaya attığı iddianın asılsız olduğu ortaya çıktı değerli arkadaşlar. Ortaya çıktı, çok net olarak teyit edildi.

Şimdi, biz Sayın Baykal’dan bekliyoruz. Sayın Baykal’ın mal varlığını açıklamasını bekliyoruz.

ALİ KOÇAL (Zonguldak) – Kaç kere açıkladı!

NURETTİN CANİKLİ (Devamla) – Görelim bakalım dünyada ana muhalefet liderleri arasında zenginlik sıralamasında kaçıncı? Onu bekliyoruz.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Peki efendim.

OSMAN COŞKUNOĞLU (Uşak) – Sayın Başkan…

KEMAL KILIÇDAROĞLU (İstanbul) – Sayın Başkan…

BAŞKAN – Sayın Kılıçdaroğlu, bir şey söylemedi aslında ama buyurun ne diyeceksiniz? (AK PARTİ ve CHP sıralarından gürültüler)

KEMAL KILIÇDAROĞLU (İstanbul) – Sayın Baykal’la ilgili söyledi efendim.

BAŞKAN – Bir saniye… Bir saniye arkadaşlar, Sayın Kılıçdaroğlu’nu duyamıyorum, yoğun bir uğultu var.

KEMAL KILIÇDAROĞLU (İstanbul) – Sayın Baykal’la ilgili açıklama yaptı.

BAŞKAN – Yani “Sayın Baykal da mal varlığını açıklarsa iyi olur.” dedi.

KEMAL KILIÇDAROĞLU (İstanbul) – Sayın Başkan, ben de bu konuyla ilgili bir açıklama yapacağım.

BAŞKAN – Peki, buyurun efendim, buyurun. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

OKTAY VURAL (İzmir) – Sayın Başkan, yeter artık, bıktık!

MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Sayın Başkan, burada başka milletvekilleri de var, başka siyasi partiler de var.

BAŞKAN – Lütfen, sayın milletvekilleri, müdahale etmeyin.

Buyurun Sayın Kılıçdaroğlu.

2.- İstanbul Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu’nun, Giresun Milletvekili Nurettin Canikli’nin, CHP Grubu Başkanına sataşması nedeniyle konuşması

KEMAL KILIÇDAROĞLU (İstanbul) – Teşekkür ediyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; aslında tartışılan bir konu, yeni tartışılan bir konu da değil Sayın Başbakanın mal varlığı.

Biz, önümüzdeki hafta bir araştırma önergesi vereceğiz…

ABDÜLHADİ KÂHYA (Hatay) – Gensoru verin, gensoru!

KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla) – …bakanların, Başbakanın, bakanların çocuklarının mal varlıklarının araştırılmasıyla ilgili bir önerge vereceğiz. Çoğunluk yine Adalet ve Kalkınma Partisinin değerli milletvekillerinden oluşacaktır, buna da herhâlde sizler de “Evet.” diyeceksiniz, arzu ederseniz diğer değerli milletvekillerini de katabilirsiniz, hiçbir sorunumuz yok.

SUAT KILIÇ (Samsun) – Ana muhalefet liderini de ilave et.

KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla) – Ben sadece şunu öğrenmek istiyorum. Bunu öğrenmek çok basit, çok da kolay bir şey. Siz iktidar milletvekillerisiniz, Sayın Başbakanın ücret aldığı yerler belli, Sayın Başbakanın aldığı aylıklar belli, Sayın Başbakanın çalıştığı, kurduğu şirketler belli, onların verdiği beyanlar belli, ödedikleri vergiler belli; toplarsınız…

NURETTİN CANİKLİ (Giresun) – Hepsi banka üzerinden geçmiş paralar, İnternet sitesinde var.

KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla) – …mevcut mal varlığına koyarsınız, herkes çıkar bunu izah eder, mesele de biter.

NURETTİN CANİKLİ (Giresun) – İnternet sitesinde var hepsi.

KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla) – Bu kadar basit bir olayı büyütmenin de hiçbir mantığı yoktur ve buna da karşı çıkmanın bir mantığı yoktur.

Aslında, bizim önerimiz, sizin Sayın Başbakanın… (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

BAŞKAN – Lütfen…Lütfen, sakin olun efendim. Sakin olun lütfen.

KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla) – …mal varlığıyla ilgili bütün kuşkuların ortadan kalkmasını sağlamaya yönelik bir öneridir. Eğer bu öneriye, bizim getirdiğimiz araştırma önergesine “Evet.” derseniz, sadece size saygı duyacağız ve teşekkür edeceğiz. Niçin bundan…

NURETTİN CANİKLİ (Giresun) – İnternet sitesine girdiğiniz zaman hepsini görürsünüz kaynağıyla, belgesiyle.

KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla) – Biz, mevcut mal varlığını çok iyi biliyoruz zaten. Biz, mal varlığının kaynağını öğrenmek istiyoruz Sayın Canikli, kaynağını öğrenmek istiyoruz. Mevcut mal varlığının kaynağını açıklamaktan hiç kimse korkmamalıdır. Mal varlığı olmaktan kimse korkmamalıdır.

HAYDAR KEMAL KURT (Isparta) – Alın teri…

BAŞKAN – Sayın Kurt, lütfen sakin olun.

KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla) – Alın teriyle kazanılan paradan kimse korkmamalıdır. Mal varlığının sorgulanmasından kimse korkmamalıdır. Eğer bizim araştırma önergemizi reddederseniz bu tartışmalar devam eder. Bu kadar basit bir olay.

Hepinize saygılar sunuyorum efendim. (CHP sıralarından alkışlar)

SUAT KILIÇ (Samsun) – Sayın Başkan…

BAŞKAN – Sayın Kılıç, buyurun.

SUAT KILIÇ (Samsun) – Sayın Kılıçdaroğlu konuşması sırasında…

OSMAN COŞKUNOĞLU (Uşak) – Sayın Başkan, ben daha önce elimi kaldırdım.

BAŞKAN – Duyamadım efendim.

SUAT KILIÇ (Samsun) – Sayın Kılıçdaroğlu, konuşması sırasında…

OSMAN COŞKUNOĞLU (Uşak) – Ben daha önce elimi kaldırdım.

BAŞKAN – Bir saniye… Coşkunoğlu, sizi de dinleyeceğim. Dinleyeceğim efendim. Bir saniye… Sakin olun.

SUAT KILIÇ (Samsun) – Saygıdeğer Başkanım, Sayın Kılıçdaroğlu konuşması sırasında, dünden bu yana mevzubahis ediliyor olmasına rağmen ve dünden bu yana konuyla ilgili yeterli, detaylı, ayrıntılı, belgelere dayalı açıklamalar yapılmış olmasına rağmen, inadına ve ısrarla Sayın Başbakanın mal varlığı üzerinden bir tereddüt, bir kuşku yaratmaya ve bu kuşkuları topluma mal etmeye gayret ediyor.

ALİ KOÇAL (Zonguldak) – Sadece Başbakan değil, herkes.

SUAT KILIÇ (Samsun) – Bu konudaki ithamlarını, iddialarını belgeleriyle birlikte cevaplandırmak üzere ve Grup Başkanımıza yönelik ağır ithamlarının yanıtını vermek üzere, 69’a göre üç dakika kürsüden söz talep ediyorum.

BAŞKAN – Hayır efendim, biraz önce Grup Başkan Vekili arkadaşınız açıklama yaptı.

SUAT KILIÇ (Samsun) – Ama Sayın Başkan…

BAŞKAN – Yok, hayır… Gerek yok.

SUAT KILIÇ (Samsun) – Saygıdeğer Başkanım…

BAŞKAN – Gerek yok efendim, Sayın Canikli konuştu.

Sayın Coşkunoğlu, buyurun.

OSMAN COŞKUNOĞLU (Uşak) – Sayın Başkan, bir düzeltme yapmak için söz istiyorum.

BAŞKAN – Niçin efendim?

OSMAN COŞKUNOĞLU (Uşak) – Meclisin itibarını korumak için, yanlış bazı teknik bilgiler verildi onları düzeltmek için söz isteğim var.

BAŞKAN – Sayın Coşkunoğlu, size yönelik herhangi bir sataşma olmadı ki.

OSMAN COŞKUNOĞLU (Uşak) – Efendim?

BAŞKAN – Size yönelik bir sataşma mı oldu? Onun için mi söz istiyorsunuz? Niçin efendim? Niçin söz istiyorsunuz anlayamadım?

OSMAN COŞKUNOĞLU (Uşak) – Söyledim de, o zaman tekrar edeyim.

BAŞKAN – Efendim, tabii, şimdi benim bir milletvekili arkadaşıma söz verebilmem için ya 69’a göre bir sataşma, bir açıklama ihtiyacı nedeniyle böyle bir talepte bulunabilir…

OSMAN COŞKUNOĞLU (Uşak) – 60’a göre…

BAŞKAN – Veyahut da bir milletvekili olarak 60’ıncı maddenin dördüncü fıkrasına göre kısa bir açıklama yapmak, pek kısa bir açıklama yapmak için yerinden söz isteyebilir. İkincisi mi efendim?

OSMAN COŞKUNOĞLU (Uşak) – Evet, ikincisi…

BAŞKAN – İkincisi. O zaman buyurun, oturun yerinize.

Buyurun.

SIRRI SAKIK (Muş) – Sayın Başkan, ben de tutumumuz hakkında söz istiyorum.

BAŞKAN – Efendim, her milletvekili arkadaşımızın İç Tüzük’te böyle bir talebi vardır; Başkan onu takdir eder.

Lütfen, benim işime karışmayın.

Buyurun Sayın Coşkunoğlu.

VI.- AÇIKLAMALAR (Devam)

2.- Uşak Milletvekili Osman Coşkunoğlu’nun, Giresun Milletvekili Nurettin Canikli’nin, konuşmasında yanlış bazı teknik bilgiler verdiğine ilişkin açıklaması

OSMAN COŞKUNOĞLU (Uşak) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Bunu aslında Meclisimizin, beraberce görev yaptığımız bu Meclisimizin itibarı için… Çünkü tutanaklara bazı, başkaları okuduğu zaman garip yorumlar yapabileceği, yanlış bilgiler geliyor. Geçenlerde bir Bakanımız kalktı burada “Bilgisayarlar yalan söylemez.” dedi. Hem de öyle güzel söyler ki veya söylettirilir ki.

Biraz önce de Sayın Canikli Wikipedia için “Buna isteyen istediğini yazar.” dedi. Yok böyle bir şey. Wikipedia, evet, geniş katılımla hazırlanan bir ansiklopedidir. Çeşitli dillerde, İngilizcesi de var, Türkçesi de var, yapılır. Fakat öyle isteyenin istediğini yapabildiği, yazabildiği bir ansiklopedi değildir. Bunu açıklamak istedim.

Teşekkür ederim.

BAŞKAN – Peki, teşekkür ederim.

VII.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN

GELEN DİĞER İŞLER (Devam)

A) Kanun Tasarı ve Teklifleri (Devam)

5.- Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkanı İstanbul Milletvekili Recep Tayyip Erdoğan ve 264 Milletvekilinin, 7/11/1982 Tarihli ve 2709 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ve Anayasa Komisyonu Raporu (2/656) (S. Sayısı: 497 ve 497’ye 1’inci Ek) (Devam)

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, iki önergeyi de birlikte oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Etmeyenler… Kabul edilmemiştir.

Son önergeyi okutuyorum, buyurun:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

497’ye 1 inci Ek Sıra Sayılı Kanun Teklifinin çerçeve 24 üncü maddesi ile Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 166 ncı maddesine eklenen fıkrada geçen “istişari nitelikte” ibaresinin metinden çıkarılmasını arz ve teklif ederim.

                                                                                      Azize Sibel Gönül (Kocaeli) ve arkadaşları

BAŞKAN – Komisyon katılıyor mu efendim önergeye?

ANAYASA KOMİSYONU BAŞKANI BURHAN KUZU (İstanbul) – Katılmıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Hükûmet?

ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI ÖMER DİNÇER (İstanbul) – Katılmıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Sayın Gönül, konuşacak mısınız, gerekçe mi?

AZİZE SİBEL GÖNÜL (Kocaeli) – Gerekçe…

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

Konseyin Hükümete olabilecek katkılarının sınırlandırılmaması amaçlanmıştır.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Etmeyenler… Kabul edilmemiştir.

Sayın milletvekilleri, teklifin 24’üncü maddesi üzerindeki görüşmeler tamamlanmıştır.

Şimdi teklifin 24’üncü maddesinin gizli oylamasına başlayacağız.

Gizli oylamanın ne şekilde yapılacağını bir kez daha arz ediyorum: Komisyon ve Hükûmet sıralarında yer alan kâtip üyelerden komisyon sırasındaki kâtip üyeler Adana'dan başlayarak İstanbul'a kadar (İstanbul dâhil), Hükûmet sırasındaki kâtip üyeler ise İzmir'den başlayarak Zonguldak'a kadar (Zonguldak dâhil) adı okunan milletvekiline biri beyaz, biri yeşil, biri de kırmızı olmak üzere üç yuvarlak pul ile mühürlü zarf verecek, pul ve zarf verilen milletvekilini ad defterinde işaretleyecektir.

Milletvekilleri, Başkanlık kürsüsünün sağında ve solunda yer alan oy verme yerlerinden başka yerde oylarını kullanmayacaklardır.

Bildiğiniz üzere, bu pullardan beyaz olanı “kabul”, kırmızı olanı “ret”, yeşil olanı ise “çekimser” oyu ifade etmektedir.

Oyunu kullanacak sayın üye, kâtip üyelerden üç yuvarlak pul ile mühürlü zarfı aldıktan ve adını ad defterine işaretlettikten sonra kapalı oy verme yerine girecek, oy olarak kullanacağı pulu burada zarfın içine koyacak, diğer iki pulu ise ıskarta kutusuna atacaktır. Bilahare oy verme yerinden çıkacak olan üye, oy pulunun bulunduğu zarfı Başkanlık Divanı kürsüsünün önüne konulan oy kutusuna atacaktır.

Oylamada adı okunmayan milletvekiline pul ve zarf verilmeyecektir.

Sayın kâtip üyelerimizden bu hususlara riayet etmelerini ve milletvekillerinin de pul ve zarf aldıktan sonra adlarının ad defterine işaretlendiğine dikkat etmelerini istirham ediyorum.

Şimdi gizli oylamaya Adana ilinden başlıyoruz.

(Oyların toplanmasına başlandı)

IV.- BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI (Devam)

C) Çeşitli İşler

1.- Genel Kurulu ziyaret eden İsviçre Kantonlar Meclisi Başkanı Erika Forster-Vannini’ye Başkanlıkça “Hoş geldiniz” denilmesi

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, resmî konuğumuz olarak ülkemizi ziyaret etmekte olan İsviçre Kantonlar Meclisi Başkanı Sayın Erika Forster-Vannini şu anda Genel Kurulumuzu teşrif etmiş bulunuyorlar. Yüce heyetimiz adına kendilerine “Hoş geldiniz.” diyorum. (Alkışlar)

VII.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN

GELEN DİĞER İŞLER (Devam)

A) Kanun Tasarı ve Teklifleri (Devam)

5.- Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkanı İstanbul Milletvekili Recep Tayyip Erdoğan ve 264 Milletvekilinin, 7/11/1982 Tarihli ve 2709 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ve Anayasa Komisyonu Raporu (2/656) (S. Sayısı: 497 ve 497’ye 1’inci Ek) (Devam)

(Oyların toplanmasına devam edildi)

BAŞKAN – Oyunu kullanmayan milletvekili arkadaşımız kaldı mı? Yok.

Oy kullanma işlemi tamamlanmıştır.

Oy kutularını lütfen kaldıralım.

(Oyların ayrımı yapıldı)

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi’nin 24’üncü maddesinin gizli oylama sonucunu açıklıyorum:

“Oy Sayısı      :      407

Kabul              :      336

Ret                  :        71

Çekimser        :          -

Boş                 :          -

Geçersiz          :          -

                Kâtip Üye                                                                                Kâtip Üye

           Bayram Özçelik                                                                          Fatih Metin

                  Burdur                                                                                      Bolu”

24’üncü madde kabul edilmiştir.

Sayın milletvekilleri, birleşime yirmi dakika ara veriyorum.

Kapanma Saati: 14.27

İKİNCİ OTURUM

Açılma Saati: 14.59

BAŞKAN: Mehmet Ali ŞAHİN

KÂTİP ÜYELER: Fatih METİN (Bolu), Bayram ÖZÇELİK (Burdur)

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 103’üncü Birleşiminin İkinci Oturumunu açıyorum.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi’nin görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.

Komisyon yerinde.

Hükûmet yerinde.

Teklifin 25’inci maddesini okutuyorum:

MADDE 25- Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının geçici 15 inci maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, 25’inci madde üzerinde elli bir önerge verilmiştir. Kura sonucu belirlenen yedi önergeyi okutup işleme alacağım.

İlk önergeyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

497’ye 1 inci Ek Sıra Sayılı Kanun Teklifinin çerçeve 25 inci maddesinde geçen “Anayasasının” ibaresinden sonra gelmek üzere “Altıncı Kısmında yer alan” ibaresinin eklenmesini arz ve teklif ederim.

              Zeyid Aslan                                                                          Osman Coşkun

                   Tokat                                                                                      Yozgat

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

497’ye 1 inci Ek Sıra Sayılı Kanun Teklifinin çerçeve 25 inci maddesinde geçen “Anayasasının” ibaresinden sonra gelmek üzere “Altıncı Kısmında yer alan” ibaresinin eklenmesini arz ve teklif ederim.

                                                                                                              Aşkın Asan

                                                                                                                  Ankara

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

2/656 Esas numaralı 7.11.1982 tarih ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının bazı maddelerinde değişiklik yapılması hakkında Kanun teklifinin çerçeve 25. maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

       Fehmi Murat Sönmez                                                                    Tekin Bingöl

                Eskişehir                                                                                   Ankara

"Madde 25 - Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının geçici 15 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

Geçici Madde 15:

Anayasa'nın Geçici 3 ncü maddesi ile hukuki varlıkları sona eren 2324 sayılı Anayasa Düzeni Hakkında Kanun ile 2356 sayılı Millî Güvenlik Konseyi Hakkında Kanun'da ifade edilen Millî Güvenlik Konseyi'nin Başkan ve üyeleri hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 309 ncu, 311 nci ve 312 nci maddeleri uyarınca, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 250 ve devamı maddelerince görevli adli yargı mercileri tarafından soruşturma açılarak, yargılamaları da bu merciler tarafından yapılır. "

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

2/656 Esas numaralı 7.11.1982 tarih ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının bazı maddelerinde değişiklik yapılması hakkında Kanun teklifinin çerçeve 25. maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

     Ferit Mevlüt Aslanoğlu                                                                    Rasim Çakır

                 Malatya                                                                                     Edirne

"Madde 25 - Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının geçici 15 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

Geçici Madde 15:

Anayasa'nın Geçici 3 ncü maddesi ile hukuki varlıkları sona eren 2324 sayılı Anayasa Düzeni Hakkında Kanun ile 2356 sayılı Millî Güvenlik Konseyi Hakkında Kanun'da ifade edilen Millî Güvenlik Konseyi'nin Başkan ve üyeleri hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 309 ncu, 311 nci ve 312 nci maddeleri uyarınca, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 250 ve devamı maddelerince görevli adli yargı mercileri tarafından soruşturma açılarak, yargılamaları da bu merciler tarafından yapılır. "

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

497’ye 1 inci Ek Sıra Sayılı Kanun Teklifinin 25 inci maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

                                                                                                        A. Kenan Tanrıkulu

                                                                                                                    İzmir

Madde 25.- Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının geçici 15 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “sürülemez” ibaresi “sürülebilir” şeklinde, “başvurulamaz” ibaresi “başvurulabilir” şeklinde, ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve maddeye son fıkra olarak aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“12 Eylül 1980 tarihinden, ilk genel seçimler sonucu toplanan Türkiye Büyük Millet Meclisinin Başkanlık Divanının oluşturulduğu tarihe kadar geçen süre içinde, yasama ve yürütme yetkilerini Türk milleti adına kullanan, Milli Güvenlik Konseyinin, bu dönemde kurulmuş hükümetlerin ve Danışma Meclisinin her türlü karar ve tasarruflarını uygulayan idare, yetkili organ, merci ve görevliler tasarruflarından dolayı yargılanabilir.”

“Açılacak davalarda zaman aşımı süresi bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte işlemeye başlar.”

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

497’ye 1 inci Ek Sıra Sayılı Kanun Teklifinin 25 inci maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

 

Faruk Bal

 

Mehmet Şandır

Atila Kaya

 

Konya

 

Mersin

İstanbul

 

Oktay Vural

 

 

Mehmet Ekici

 

İzmir

 

 

Yozgat

Madde 25.- Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının geçici 15 inci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve maddeye son fıkra olarak aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“12 Eylül 1980 tarihinden, ilk genel seçimler sonucu toplanan Türkiye Büyük Millet Meclisinin Başkanlık Divanının oluşturulduğu tarihe kadar geçen süre içinde, yasama ve yürütme yetkilerini Türk milleti adına kullanan, 2356 sayılı Kanunla kurulu Milli Güvenlik Konseyinin, bu Konseyin yönetimi döneminde kurulmuş hükümetlerin 2485 sayılı Kurucu Meclis Hakkında Kanunla görev ifa eden Danışma Meclisinin her türlü karar ve tasarruflarından dolayı haklarında cezai, mali veya hukuki sorumluluk iddiası ile yargı merciine başvurulabilir.”

“Açılacak davalarda zaman aşımı süresi bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte işlemeye başlar.”

BAŞKAN – Şimdi son önergeyi okutup işleme alacağım:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 497’ye 1. ek sıra sayılı Anayasanın Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifinin 25 nci maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

 

Pervin Buldan

 

İbrahim Binici

Bengi Yıldız

 

Iğdır

 

Şanlıurfa

Batman

 

Sebahat Tuncel

 

 

Hasip Kaplan

 

İstanbul

 

 

Şırnak

Madde 25- Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının geçici 15 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

Geçici Madde 15- 12 Eylül darbesini yapan generaller, danışma meclisi üyeleri, bakanları ve tüm kamu görevlileri hakkında yargı yoluna başvurulabilir.

Darbe sonucu mağdur olanlardan özür dileme ve geçmişle yüzleşme bir erdemliliktir.

Mağdurların itibarları ve hakları iade edilir, zarar görenlere tazminat ödenir.

Vatandaşlıktan çıkarılanların vatandaşlığı yeniden konulur.

İnsanlığa karşı işlenen suçlarda zamanaşımı hükümleri uygulanmaz.

BAŞKAN – Komisyon katılıyor mu efendim önergeye?

ANAYASA KOMİSYONU BAŞKANI BURHAN KUZU (İstanbul) – Katılmıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Hükûmet?

KÜLTÜR VE TURİZM BAKANI ERTUĞRUL GÜNAY (İstanbul) – Katılmıyoruz efendim.

BAŞKAN – Önergesi üzerinde Iğdır Milletvekili Sayın Pervin Buldan, buyurun. (BDP sıralarından alkışlar)

Süreniz beş dakika efendim.

PERVİN BULDAN (Iğdır) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sözlerime otuz sekiz yıl önce bugün idam edilen Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan’ı saygıyla anarak başlamak istiyorum.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi’nin 25’inci maddesiyle ilgili olarak vermiş olduğumuz değişiklik önergesi üzerinde söz aldım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Türkiye siyasi tarihinin en önemli kavşağı olan ve totaliter rejimin başlangıç noktasını oluşturan 12 Eylül 1980 darbesi, Türkiye halkına bedelleri çok ağır olan bir yıkım yaşattı. Binlerce gözaltı, tutuklama, fişleme, işkence, sürgün bu dönemin dehşet veren uygulamaları oldu. Diyarbakır Cezaevinde, Mamak’ta, Metris’te ve daha, sayısız birçok cezaevinde vahşet günleri yaşatıldı. İnsanlık onuru paramparça edildi. Militarizmin devreye soktuğu onlarca korkunç uygulama ardın sıra birbirini izledi. Bu trajedi o kadar uzun sürdü ki günümüze kadar devam edecek şekilde varlığını korudu. Zaman geçtikçe daha çok insan tutuklandı. Öyle ki bugün cezaevleri cumhuriyet tarihinin en yüksek doluluk düzeyine ulaştı ve cumhuriyet tarihinde hiç olmadığı kadar çocuk tutuklandı. Ülke faili meçhul cinayetler cehennemine çevrildi. Binlerce köy boşaltıldı. Oluşturulan hukuk dışı çeteler devletin kirli işlerinin tetikçiliğini yaptılar. Emeğiyle geçinen yurttaşlar, yaratılan güvensiz ve güvencesiz ortamda kölelik koşullarına zorlandılar. Zenginlerin daha çok zenginleştirildiği bu ortamda işsizler ordusu yaratıldı ve şiddet toplumun bütün kesimleri üzerinde hâkim kılındı.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; aradan tam otuz yıl geçti, ne yazık ki, Türkiye kendi faşizmiyle hesaplaşmadı. İnsan onurunu temel alan felsefeden yoksun, demokrasi ve özgürlüklerden beyhude, devlet eksenli 82 darbe Anayasası’nın baştan sona yeniden düzenlenmesi, darbeciler ve onların yarattığı zihniyetle mücadelenin en belirgin ögesi olacaktır.

Başlangıç metinlerine hiç dokunulmayan, faşist karakteri korunmak istenen ve Anayasa’yı bütünlüklü bir dönüşüme tabi tutmaktan imtina eden bu düzeyde sığ bir değişikliğin, bir hesaplaşma olmadığı açıktır. 12 Eylül darbesinin ürünü olan bütün yasalar, mevzuatlar, kurumlar olduğu gibi duruyorken 12 Eylül darbesinin mahkûm edilmesi söz konusu olabilir mi? Siyasi Partiler Yasası’na, YÖK’e, Millî Güvenlik Kuruluna, DGM’lerin yeni versiyonu olan özel yetkili ağır ceza mahkemelerine dokunulmazken 12 Eylül darbesi nasıl işlevsiz kılınabilir?

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; dünyanın farklı ülkelerinde de darbeler olmuş, faşizm rüzgârları estirilmiştir. İspanya’da, İtalya’da, Almanya’da bir döneme damgasını vuran faşist rejimler yenilmeye mahkûm edildiler. Bu ülkeler kendi geçmişleriyle yüzleştiler ve yaşatılan karanlık dönemlerin aktörlerinden hesap sordular. Türkiye’de ise bu aktörler her zaman iş başında oldular. Devletin bütün kurum ve kuruluşlarında, politikalarında ve toplum üzerinde kurulan hâkimiyet bu hükümdarlığa dönüştürüldü. Dünyanın hiçbir ülkesinde darbecilere Türkiye’de olduğu kadar saygı gösterilmedi ve hiçbir ülkede darbecilere bu kadar uzun süre itaat edilmedi. Darbeyle hâkim kılınmak istenen zihniyetin bir versiyonu 28 Şubatla uzlaşmanın bir ürünü olan AKP’nin demokrasi mücadelesi görüntüsü vermeye çalışsa da, 12 Eylül darbesiyle hesaplaşmak niyetinde olmadığı gayet açıktır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye tarihinde görevinden alınan ilk savcı, Kenan Evren’i darbe yapmak suçundan yargılamak isteyen savcıydı; ikincisi ise Şemdinli Savcısı oldu. Dönemin Genelkurmay Başkanının, Şemdinli olayının faillerini “iyi çocuk” olarak tanımlamasından sonra…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Sayın Buldan, konuşmanızı tamamlayın lütfen, ek süre veriyorum.

Buyurun.

PERVİN BULDAN (Devamla) – Teşekkür ederim.

…AKP İktidarının Şemdinli Savcısını görevden alması, askeri, hukuktan üstün kılmak değil de nedir?

27 Nisan e-muhtırasından sonra askerî darbenin mağdurunu oynayan AKP İktidarı, aynı Genelkurmay Başkanını trilyonluk zırhlı araçla mükâfatlandıran AKP İktidarı değil midir?

Darbeci olarak nitelendirdiği Genelkurmay Başkanıyla Dolmabahçe Protokolü’nü imzalayan AKP Lideri değil midir?

Yine, Genelkurmay Başkanı “Herkes doğru yerde dursun, dikkatli olsun.” uyarısında bulunduktan sonra “Biz doğru yerde duruyoruz, gerisini yanlış yerde duranlar düşünsün.” diyerek hizada olduğuna dikkat çeken de AKP Hükûmetinin Başkanı değil midir? Kaldı ki bütün bu olanlar uzak bir tarihte değil, son birkaç yıl içerisinde yaşanmıştır.

Militer güçlere itaat etmeyi, demokratik olduğunu iddia ettiği karakterine sindirebilen bir Hükûmet, bu mücadeleyi göğüsleyecek basirete sahip olamaz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Sayın Buldan, ek süreniz de doldu. Lütfen Genel Kurulu selamlayın efendim, tekrar açıyorum mikrofonunuzu.

PERVİN BULDAN (Devamla) – Teşekkür ediyorum Sayın Başkan, bitiriyorum.

Geçici 15’inci maddenin kaldırılmasını olumlu bulduğumuz hâlde, darbecilerden hesap sormak için asla yeterli olmayacağını belirtir, Genel Kurulu saygıyla selamlarım. (BDP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum…

OKTAY VURAL (İzmir) – Karar yeter sayısı istiyoruz.

III.- YOKLAMA

(CHP sıralarından bir grup milletvekili ayağa kalktı)

HAKKI SUHA OKAY (Ankara) – Sayın Başkan, yoklama talebimiz var.

BAŞKAN – Yoklama talebi var, önce yoklama talebini yerine getirelim efendim.

Yoklama talebinde bulunan arkadaşlarımızı tespit ediyoruz: Sayın Okay, Sayın Kılıçdaroğlu, Sayın Hamzaçebi, Sayın Ekici, Sayın Emek, Sayın Çakır, Sayın Kart, Sayın Sevigen, Sayın Çöllü, Sayın Köse, Sayın Koçal, Sayın Bingöl, Sayın Güvel, Sayın Korkmaz, Sayın Güner, Sayın Sönmez, Sayın Aydoğan, Sayın Arifağaoğlu, Sayın Karaibrahim, Sayın Ünlütepe.

Yoklama için iki dakika süre veriyorum ve yoklama işlemini başlatıyorum.

Yoklama talebinde bulunan arkadaşlarımız lütfen sisteme girmesinler.

(Elektronik cihazla yoklama yapıldı)

BAŞKAN – Toplantı yeter sayısı vardır.

VII.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN

GELEN DİĞER İŞLER (Devam)

A) Kanun Tasarı ve Teklifleri (Devam)

5.- Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkanı İstanbul Milletvekili Recep Tayyip Erdoğan ve 264 Milletvekilinin, 7/11/1982 Tarihli ve 2709 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ve Anayasa Komisyonu Raporu (2/656) (S. Sayısı: 497 ve 497’ye 1’inci Ek) (Devam)

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmemiştir.

Diğer önergeyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

497’ye 1 inci Ek Sıra Sayılı Kanun Teklifinin 25 inci maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

                                                                                          Mehmet Ekici (Yozgat) ve arkadaşları

Madde 25.- Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının geçici 15 inci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve maddeye son fıkra olarak aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“12 Eylül 1980 tarihinden, ilk genel seçimler sonucu toplanan Türkiye Büyük Millet Meclisinin Başkanlık Divanının oluşturulduğu tarihe kadar geçen süre içinde, yasama ve yürütme yetkilerini Türk milleti adına kullanan, 2356 sayılı Kanunla kurulu Milli Güvenlik Konseyinin, bu Konseyin yönetimi döneminde kurulmuş hükümetlerin 2485 sayılı Kurucu Meclis Hakkında Kanunla görev ifa eden Danışma Meclisinin her türlü karar ve tasarruflarından dolayı haklarında cezai, mali veya hukuki sorumluluk iddiası ile yargı merciine başvurulabilir.”

“Açılacak davalarda zaman aşımı süresi bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte işlemeye başlar.”

BAŞKAN – Komisyon katılıyor mu önergeye efendim?

ANAYASA KOMİSYONU BAŞKANI BURHAN KUZU (İstanbul) – Katılmıyoruz Başkanım.

BAŞKAN – Hükûmet?

KÜLTÜR VE TURİZM BAKANI ERTUĞRUL GÜNAY (İstanbul) – Sayın Başkan, izin verirseniz, İç Tüzük’ün 87/9’uncu maddesi gereğince katılmama gerekçemizi de ifade etmek istiyorum.

BAŞKAN – Buyurun.

KÜLTÜR VE TURİZM BAKANI ERTUĞRUL GÜNAY (İstanbul) – 1982 Anayasası’nın geçici 15’inci maddesi yürürlüğe girdiği zaman, o zamana kadar -12 Eylül öncesi ve 12 Eylül sonrası- darbe yapan veya onlarla birlikte bu suça katılanlarla ilgili her türlü işlemi durdurmuştu, zaman aşımı durmuştu. Şimdi, geçici 15’inci maddenin kalkmasıyla birlikte, zaman aşımı yeniden işlemeye başlayacaktır. O nedenle, bu ve benzeri önergelere katılmıyoruz. Zaman aşımı, geçici 15’inci maddenin Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından bu değişiklikle kaldırılmasıyla şimdi başlayacaktır.

Bu gerekçeyle katılmıyoruz efendim.

ATİLLA KART (Konya) – Bu gerekçe sizi kurtarmayacak Sayın Bakan.

MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Mehmet Ekici konuşacak efendim.

BAŞKAN – Önergesi üstünde Yozgat Milletvekili Sayın Mehmet Ekici.

Sayın Ekici, buyurun. (MHP sıralarından alkışlar)

Süreniz beş dakikadır efendim.

MEHMET EKİCİ (Yozgat) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu kürsü milletin kürsüsü. Bu kürsüde 12 Eylül konuşulurken lütfen, dillerimizi değil, yüreklerimizi ve aklımızı konuşturalım çünkü 12 Eylül askerî harekâtı sadece birtakım gençlik gruplarına veya birtakım siyasal partilere karşı yapılmış bir askerî harekât değildir. Amerikalıların “our boys” dedikleri kişilerin, büyük güçlerin stratejik menfaatleri çerçevesinde Türkiye’deki sosyal dengelerin yeniden şekillendirilmesi, siyasi yapının ve hukukun yeniden şekillendirilmesi, ekonomik anlayışın neoliberal konjonktüre uydurulması amacıyla yapılmıştır. Dolayısıyla, 12 Eylül Anayasası’nın eylem ve fiillerine karşı durmak her Türk insanının demokratik hakkı ve insani bir görevdir. Bu sebeplerle herkesin 12 Eylül hakkında konuşmak gibi bir hakkı da vardır. Bu sadece cezaevlerinde çile çeken benim arkadaşlarımın hakkı değildir, Türk milletinin hakkıdır. Dolayısıyla, herkes konuşur, konuşmalıdır ancak konuşurken dar parti hesaplarının aleti ve istismar malzemesi yapılamayacak kadar kıymetli bir konudur.

Değerli milletvekilleri, benim, bir davanın, bir dinin veya bir ideolojinin samimi müminlerine saygım sonsuz. Mücadelelerini benimsemesem de, onlara karşı duruş göstersem de saygı duyarım. Küfrü, kötülüğü, şerri tanır, izler ve zararlarına karşı tedbir alırım ancak kalbiyle dili aynı olmayanlardan, amacına ulaşmak için her türlü yalanı kullanmaktan çekinmeyenlerden ve emanete ihanet edenlerden Allah’a sığınırım. İşte bugün öyle şeylerle karşı karşıyayız ki “Amaca giden yolda her şey mübahtır.” Makyavelist anlayışının esiri olmuş bir sürü konuşmayı buradan dinliyoruz. Onun için diyorum ki: Burada 12 Eylül’ü konuşanlar kalplerini ve akıllarını koysunlar.

Değerli arkadaşlarım, bu bize azap veriyor, bu bizi üzüyor. “12 Eylül ihtilali kimi, neyi, nasıl beslemiş?” sorusunun cevabını veremeyenler 12 Eylül’ü anlayamaz.

Sürem yetmeyecek, biliyorum ama başlıklar hâlinde söyleyeyim:

12 Eylül harekâtı PKK’yı besledi. 80 öncesinde Siverek, Viranşehir civarındaki 300 kişilik grup, eğer dört yıl sonra iki tane ilçeyi basabiliyorsa, bunun cevabını verebiliyorsanız 12 Eylül’ü kavradınız demektir.

Neoliberal kodamanları besledi. 12 Eylül öncesinde beş dikili ağacı olmayanların nasıl zengin olduklarına şahit olduk.

Başka kimi besledi? Güya dinî referanslı -12 Eylül öncesinde- 300-500 kişilik grupların, 12 Eylül sonrasında nasıl ekonomik ve sosyal gruplar hâline dönüştüğünü izledik.

Peki kimi ezdi 12 Eylül? Antiemperyalist karakterli, bu ülkenin çocuklarını ezdi.

İşte, eğer bunu kavrıyorsak, şunu da bize demeyin… 12 Eylül işkencesinin çilehanelerinin her türlü işkencesinden geçmiş, istikbalinden olmuş insanları sadece siyasi hesaplar uğruna 12 Eylül Anayasası’nı savunmakla, 12 Eylül’le özdeşleşmekle, antidemokratik olmakla suçlayacaksınız, öyle mi? Bu, dürüstlük değildir arkadaşlar; bu, siyasi ahlaka sığmaz; bu, haddini aşmaktır; bu, 12 Eylül şehitlerine saygısızlıktır; aslında hiç de sevmediğiniz insanların istismarı anlamına gelir.

Bizim neslimiz, solcusuyla sağcısıyla, demokrasinin erdemini, işkencenin nasıl bir insanlık suçu olduğunu, bağımsızlığın değerini, bir bardak, bir cam bardak çayın değerini çilenin, işkencenin içinde öğrendi. Dolayısıyla, şimdi bu insanları 12 Eylülcülükle, 12 Eylül rejimini savunmakla suçlamak ne kadar büyük bir haksızlıktır. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

BAŞKAN – Lütfen sayın milletvekilleri… Lütfen yerinizden konuşmayın.

MEHMET EKİCİ (Devamla) – Eğer samimiyseniz, eğer yüreğiniz yetiyorsa önergemize destek verin. Bu açıklama, Sayın Bakanın yaptığı açıklama yanlış bir açıklamadır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Sayın Ekici, ek süre veriyorum, konuşmanızı tamamlayın efendim lütfen.

MEHMET EKİCİ (Devamla) – Tamam Sayın Başkanım.

Zaman aşımı dolmuştur. Önergemiz, zaman aşımını kaldıran bir önergedir. Samimiyseniz, yüreğiniz yetiyorsa, kalbinizi ve aklınızı buraya koyabiliyorsanız bu önergeye “evet” deyin veya benzeri bir önerge verin.

Değerli arkadaşlar, 12 Eylül’ü anlamak budur, kavramak budur. “12 Eylülcü” diye suçladığınız insanlar cezaevlerine tıkılmışken birileri soluğu Suudi Arabistan’da ve İngiltere’de aldı. Biz şapla şekeri birbirine karıştırmayız. Mücadelemizi, ülkücü hareket olarak, Milliyetçi Hareket Partisi olarak bu hesaplaşmayı sonuna kadar götürecek kadro elbette biziz ama 12 Eylülcülerle birlikte resim verenlerin, onları ağırlayanların -isimlerini kullanmak istemiyorum burada- kimler olduğu da şurada mevcut. İsterseniz bu fotoğrafları, Kenan Evren’in yanına sübhaneke boncuğu gibi dizilenlerin fotoğraflarını isteyene gösteririm.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Sayın Ekici, ek süreniz de doldu.

MEHMET EKİCİ (Devamla) – Hocam, çok kısa…

BAŞKAN – Genel Kurulu selamlayabilmeniz için tekrar açıyorum.

Buyurun, lütfen tamamlayın.

MEHMET EKİCİ (Devamla) – Onun için, hep beraber “Despotizmle mücadele ediyoruz.” derken despotlaşmadan, “Hak kuvvetlinin değil, hak haklınındır.” anlayışı içerisinde, gelin, zaman aşımını yok edelim.

Bir sözüm de Sayın Bahçekapılı’ya. Burada geçen gün bir konuşma yaptınız Hanımefendi. Sizden rica ediyorum, lütfen, benim şehitlerimi anarken, o darağacının altından geçenleri anarken lütfen gülmeyin! Bizim yüreğimiz yanarken lütfen gülmeyin! (MHP sıralarından alkışlar)

Efendim, önergemize destek istiyor, Genel Kurulu saygılarımla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar, AK PARTİ sıralarından gürültüler)

BAŞKAN – Lütfen… Lütfen…

Sayın Ekici, oturun yerinize siz.

AYŞE NUR BAHÇEKAPILI (İstanbul) – Sayın Başkan…

BAŞKAN – Sayın Bahçekapılı, buyurun.

AYŞE NUR BAHÇEKAPILI (İstanbul) – 63’e göre söz istiyorum. Sayın Konuşmacı, adımı anarak, benim yapmadığım bir davranışı yaptığımı iddia ediyor.

FARUK BAL (Konya) – Neye cevap verecek Sayın Başkan?

BAŞKAN – Bir saniye… Bir saniye… Bir saniye…

FARUK BAL (Konya) – Neye cevap verecek?

ALİM IŞIK (Kütahya) – Bir daha mı güleceksiniz?

BAŞKAN – Bir dakika ya… Bir dakika, dinleyelim. Ne söylediğini bilmiyoruz ki arkadaşlar, ne söyleyeceğini bilmiyoruz ki.

Buyurun Sayın Bahçekapılı.

AYŞE NUR BAHÇEKAPILI (İstanbul) – Efendim, sataşmadan dolayı söz istiyorum.

FARUK BAL (Konya) – Sataşma yok.

AKİF AKKUŞ (Mersin) – Ne sataşması? Gülerek konuştunuz.

AYŞE NUR BAHÇEKAPILI (İstanbul) – Sayın Konuşmacı bana hitaben bazı sözler sarf etti.

BAŞKAN – Efendim, siz birtakım şehit isimlerini anarken güldüğünüzü ifade etti…

AYŞE NUR BAHÇEKAPILI (İstanbul) – Evet.

BAŞKAN – Siz gülmüş müydünüz efendim?

AYŞE NUR BAHÇEKAPILI (İstanbul) – Hayır efendim.

BAŞKAN – Tamam, zabıtlara geçti. Buyurun oturun yerinize.

Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Etmeyenler… Kabul edilmemiştir.

Diğer önergeyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

497’ye 1 inci Ek Sıra Sayılı Kanun Teklifinin 25 inci maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

                                                                                                        A. Kenan Tanrıkulu

                                                                                                                    İzmir

Madde 25.- Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının geçici 15 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “sürülemez” ibaresi “sürülebilir” şeklinde, “başvurulamaz” ibaresi “başvurulabilir” şeklinde, ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve maddeye son fıkra olarak aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“12 Eylül 1980 tarihinden, ilk genel seçimler sonucu toplanan Türkiye Büyük Millet Meclisinin Başkanlık Divanının oluşturulduğu tarihe kadar geçen süre içinde, yasama ve yürütme yetkilerini Türk milleti adına kullanan, Milli Güvenlik Konseyinin, bu dönemde kurulmuş hükümetlerin ve Danışma Meclisinin her türlü karar ve tasarruflarını uygulayan idare, yetkili organ, merci ve görevliler tasarruflarından dolayı yargılanabilir.”

“Açılacak davalarda zaman aşımı süresi bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte işlemeye başlar.”

BAŞKAN – Komisyon katılıyor mu efendim?

ANAYASA KOMİSYONU BAŞKANI BURHAN KUZU (İstanbul) – Sayın Başkanım, bu konu deminki önergeye benziyor, aşağı yukarı aynısı. Burada geçici 15’inci maddenin kalkmasıyla yargılama sürecinde yetkili mahkemeler bunu tespit ederler, yoksa sonradan şu şu maddelerden yargılansın ya da zaman aşımı koyalım… Bunların hukukta karşılığı yok.

Bu gerekçeyle katılmadığımı arz etmek istiyorum.

OKTAY VURAL (İzmir) – Var, var, var… Kendinize gerekçe uydurmayın.

HASİP KAPLAN (Şırnak) – Gözümüzün içine bakarak söylemeyin bunu.

BAŞKAN – Hükûmet efendim?

KÜLTÜR VE TURİZM BAKANI ERTUĞRUL GÜNAY (İstanbul) – Sayın Başkan, bu önergeleri veren arkadaşlarımız gerçekten 12 Eylül darbesini yapan Konsey ve Danışma Meclisi haksız işlem ve tasarruflarından ötürü yargılansınlar istiyorlar ise biz bu hassasiyeti derinden paylaşıyoruz ama önergeler sanıyorum ki bir yanlış kabulden kaynaklanıyor. Bir arkadaşımız da biraz önce ifade etti “Zaman aşımı dolmuştur. Bu önergeleri kabul edin, yeniden bir zaman ihdas edelim.” dedi. Zaman aşımı dolmuş kabulünden yola çıkarsak çok vahim bir hukuki hata işlemiş oluruz.

MEHMET EKİCİ (Yozgat) – Ama öyle Sayın Bakan, öyle…

KÜLTÜR VE TURİZM BAKANI ERTUĞRUL GÜNAY (İstanbul) – Zaman aşımı, değerli arkadaşlarım, Anayasa’nın, 82 Anayasası’nın 15’inci maddesi…

OKTAY VURAL (İzmir) – Milletvekillerini kandırmayın!

KÜLTÜR VE TURİZM BAKANI ERTUĞRUL GÜNAY (İstanbul) – …12 Eylül 1980’den seçimlerin ilanına kadar geçen süre içinde Millî Güvenlik Konseyi ve Danışma Meclisi ve onların emri tahtında iş yapanların haksız tasarruflarının herhangi bir hukuki tartışma sürecine muhatap olamayacağını söyleyerek Anayasa hükmüyle zaman aşımını kesti.

OKTAY VURAL (İzmir) – Hayır, doğru bilgi vermiyorsunuz!

KÜLTÜR VE TURİZM BAKANI ERTUĞRUL GÜNAY (İstanbul) – Şimdi, biz, bu hükmü -hukuki, doğru bir hukuki iş yapalım, tarihî bir iş yapıyoruz çünkü- kaldırarak bu zaman aşımını durduran hükmü ortadan kaldırıyoruz ve bu Anayasa’nın kabulüyle durdurulmuş olan zaman aşımı işleyişi şimdi yeniden başlamış oluyor. Biz, böyle bir kabulle…

MEHMET EKİCİ (Yozgat) – Açıkça yazsak ne kaybederiz Sayın Bakan?

OKTAY VURAL (İzmir) – Kılıf aramayın…

KÜLTÜR VE TURİZM BAKANI ERTUĞRUL GÜNAY (İstanbul) – Biz, böyle bir kabulle yola çıkarsak, zaman aşımı dolmuştur, Anayasa hükmüyle zaman aşımı ihdas ederiz dersek fevkalade yanlış olur.

MEHMET EKİCİ (Yozgat) – Yanlış bilgi veriyor Sayın Bakan.

KÜLTÜR VE TURİZM BAKANI ERTUĞRUL GÜNAY (İstanbul) – O yüzden, bizim yaptığımız düzenleme, hukuki, cezai, mali her türlü yola başvurmanın önünü açmaktadır.

OKTAY VURAL (İzmir) – Hükûmet yanlış bilgi veriyor.

KÜLTÜR VE TURİZM BAKANI ERTUĞRUL GÜNAY (İstanbul) – O yüzden önergeye katılmıyoruz.

OKTAY VURAL (İzmir) – Hükûmet siyasi bilgi veriyor, yanlış bilgi veriyor.

BAŞKAN – Efendim, kimin yanlış bilgi kimin doğru bilgi verdiğini tayin etmek Başkanlık Divanının görevi değildir.

OKTAY VURAL (İzmir) – Kılıf uyduruyor… Kılıf uyduruyor…

BAŞKAN – Bir saniye…

HASİP KAPLAN (Şırnak) – Suç tarihi 12 Eylül 1980’dir. Darbe günü suç tarihidir.

BAŞKAN – Efendim, her arkadaşımız…

OKTAY VURAL (İzmir) – Onların yargılanmasını istemeyenler konuşuyor şu anda.

BAŞKAN – Değerli arkadaşlar, bir saniye…

OKTAY VURAL (İzmir) – Bilmiyorsun, bilmiyorsun…

ALİ UZUNIRMAK (Aydın) – Sayın Başkan…

BAŞKAN – Efendim…

MEHMET EKİCİ (Yozgat) – Sayın Bakan…

OKTAY VURAL (İzmir) – Bilmediğin konuda konuşma!

BAŞKAN – Bir dakika… Bir dakika…

Şu anda ne yapıyoruz? Bir önerge okundu. Ben Komisyona ve Hükûmete katılıp katılmadıklarını sordum.

ALİ UZUNIRMAK (Aydın) – Sayın Başkan, bir saniye…

BAŞKAN – Onlar da İç Tüzük’ün ilgili maddesi gereğince niçin katılmadıklarını izah ettiler. Beğenirsiniz beğenmezsiniz efendim…

ALİ UZUNIRMAK (Aydın) – Sayın Başkan…

OKTAY VURAL (İzmir) – Ya katılır ya katılmaz. Niye yanlış bilgi veriyor? Katılıp katılmadığını sorar.

BAŞKAN – Efendim?

OKTAY VURAL (İzmir) – Yanlış bilgi veriyor, yanlış bilgi veriyor!

BAŞKAN – Ama ne diyor İç Tüzük? “Gerekçesini açıklayabilir.” diyor.

FARUK BAL (Konya) – Sayın Başkan, bir dakika…

BAŞKAN – Efendim, gerekçesine katılırsınız veya katılmazsınız, o sizin takdiriniz…

OKTAY VURAL (İzmir) – Yanlış bilgi veriyor!

MEHMET EKİCİ (Yozgat) – Yanlış bilgi…

BAŞKAN – O sizin takdiriniz…

Efendim, yanlışsa onu burada düzeltecek hâlimiz yok.

MEHMET EKİCİ (Yozgat) – Yani millete mi havale edelim?

BAŞKAN – Millete havale ederiz onu efendim, millete havale ederiz.

MEHMET EKİCİ (Yozgat) – Anayasa yapıyoruz burada Sayın Başkan.

BAŞKAN – Eğer yargıya gidecekse yargı değerlendirir.

Lütfen oturun arkadaşlar.

FARUK BAL (Konya) – Sayın Başkan…

BAŞKAN – Şimdi, önerge üzerine Sayın Tanrıkulu, konuşacak mısınız?

OKTAY VURAL (İzmir) – Sayın Başkan, bir dakika… Sayın Bakan yanlış bilgi verdi.

BAŞKAN – Efendim, lütfen… Lütfen… Öyle bir şey olmaz.

FARUK BAL (Konya) – Bir saniye…

BAŞKAN – Sayın Bal, öyle bir şey olmaz. Lütfen…

ATİLLA KART (Konya) – Sayın Başkan…

FARUK BAL (Konya) – Sayın Başkan, Sayın Komisyon ve Sayın Bakan…

BAŞKAN – Evet…

FARUK BAL (Konya) – …katılmak veya katılmamak konusunda iradelerini beyan etmeleri yeterliydi.

BAŞKAN – Tabii.

FARUK BAL (Konya) – Ancak açıklama yapmak suretiyle Genel Kurula yanlış bilgi verdiler.

OKTAY VURAL (İzmir) – Biz burada bilmiyor muyuz, okumamız yok mu bizim?

FARUK BAL (Konya) – Müsaade ederseniz, iki dakika içerisinde…

ATİLLA KART (Konya) – Sayın Başkan…

OKTAY VURAL (İzmir) – Yanlış bilgi veriyorsunuz.

BEKİR BOZDAĞ (Yozgat) – Sayın Başkan, İç Tüzük’ün 87’nci maddesi açık, katılmama gerekçesini bakan açıklayabilir.

BAŞKAN – Bakın ne diyor, bakın Sayın Bal: “Komisyon ve Hükûmet katılmama gerekçesini kısaca açıklayabilir.” Açıkladılar, İç Tüzük’e uygun bir iş yaptılar. Niye itiraz ediyorsunuz?

FARUK BAL (Konya) – Elbette ama doğrusunu da bizim söyleme hakkımız var.

BAŞKAN – Efendim, yanlış olabilir. Ben “Niye yanlış konuştunuz?” deme hakkına sahip miyim burada Meclisi yöneten…

OKTAY VURAL (İzmir) – Efendim, önerge sahiplerinin amacını çarpıttı.

BAŞKAN – Olur mu efendim ya, lütfen…

O zaman herkesin konuşmasını benim burada doğrudur, yanlıştır diye değerlendirmem…

OKTAY VURAL (İzmir) – Efendim, önergenin amacını çarpıttı.

BAŞKAN – Lütfen oturun efendim.

Konuşacak mısınız Sayın Tanrıkulu?

ATİLLA KART (Konya) – Sayın Başkan…

BAŞKAN – Lütfen… Lütfen…

ALİ UZUNIRMAK (Aydın) – Sayın Başkanım, zaman aşımında iki esas vardır.

BAŞKAN – Efendim, lütfen…

ALİ UZUNIRMAK (Aydın) – Bir saniye… Ama çok yanlış bilgi…

BAŞKAN – Efendim, lütfen, onun zaman aşımı var mı yok mu, doğru mu söyledi yanlış mı söyledi, onu burada değerlendirecek değiliz. Ben İç Tüzük’e uygun kuralları uyguluyorum. (Gürültüler)

Lütfen oturunuz.

ALİ UZUNIRMAK (Aydın) – Zaman aşımında iki esas vardır. Birisi cezanın zaman aşımıdır, birisi suçun zaman aşımıdır. Burada Sayın Bakanın açıklaması yanlış bir açıklamadır. Suçun zaman aşımıyla cezanın zaman aşımını birbirine karıştırmasın.

BAŞKAN – Efendim, tamam, yanlış bir açıklama olduğunu söylediniz, siz de söylediniz, Sayın Bal da söyledi ve zabıtlara geçti, değerlendirir değerlendirecek olanlar.

HAKKI SUHA OKAY (Ankara) – Sayın Başkan, bir yanlış açıklama tartışması var. Çok önemli bir maddeyi görüşüyoruz. Bu konuda Sayın Bakanın ifadesiyle hukuki yorumlardaki farklılık var. En azından bu konuda talepte bulunan arkadaşlara İç Tüzük 60’a göre yerinden kısa bir söz verilmesi… (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

BAŞKAN – Yok efendim, öyle bir usulümüz yok, hayır.

ATİLLA KART (Konya) – Ekrana girdim Sayın Başkan.

KEMAL KILIÇDAROĞLU (İstanbul) – Sayın Başkan…

BAŞKAN – Efendim, tamam, siz de Sayın Bakanın açıklamalarına katılmıyorsunuz, zabıtlara geçti.

Sayın Kılıçdaroğlu, siz ne söyleyeceksiniz efendim?

HAKKI SUHA OKAY (Ankara) – Sayın Başkan, katılmamak ayrı bir şey, yanlışı ifade etmek ayrı bir şey.

BAŞKAN – Efendim, olur mu böyle bir şey?

HAKKI SUHA OKAY (Ankara) – Olur mu efendim?

BAŞKAN – Böyle bir usul olmuş mu? İç Tüzük’ümüzde böyle bir düzenleme yok, uygulamamız yok.

HAKKI SUHA OKAY (Ankara) – Sayın Bakan şu an kamuoyunu yanıltan bir açıklamada bulundu.

BAŞKAN – Lütfen, lütfen oturun efendim.

KEMAL KILIÇDAROĞLU (İstanbul) – Sayın Başkan…

HAKKI SUHA OKAY (Ankara) – Herkes kendisine göre bir yorumda bulundu.

BAŞKAN – Siz en az benim kadar İç Tüzük’ü bilen, onun ruhunu kavramış olan arkadaşımsınız.

Sayın Kılıçdaroğlu, siz ne diyeceksiniz?

MEHMET EKİCİ (Yozgat) – Ama yanlış açıklama Sayın Başkan.

KÜLTÜR VE TURİZM BAKANI ERTUĞRUL GÜNAY (İstanbul) – Bunu kim takdir edecek?

HAKKI SUHA OKAY (Ankara) – Sayın Başkan, bir meçhulü tartışıyoruz. Birisi bir ifadede bulundu…

BAŞKAN – Efendim, şu anda sadece önerge sahibine söz verebilirim.

Sayın Tanrıkulu, konuşacak mısınız, gerekçeyi mi okutalım efendim?

MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Gerekçe…

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum.

KEMAL KILIÇDAROĞLU (İstanbul) – Sayın Başkan…

ATİLLA KART (Konya) – Sayın Başkan, ekrana girdik, söz talebim var.

KEMAL KILIÇDAROĞLU (İstanbul) – Sayın Başkan…

BAŞKAN – Lütfen efendim, lütfen…

ATİLLA KART (Konya) – Kısa söz talebim var.

BAŞKAN – Efendim, şimdi önerge üstünde önerge sahibini…

ATİLLA KART (Konya) – Ekrana girdik efendim, ekranda görünüyor.

BAŞKAN – Sayın Kart, lütfen oturun. Böyle bir şey olabilir mi? Ben şimdi önerge sahibine söz vereceğim. “Gerekçesini okuyun.” dedi, gerekçesini okutuyorum.

ATİLLA KART (Konya) – Sayın Başkan…

KEMAL KILIÇDAROĞLU (İstanbul) – Sayın Başkan…

BAŞKAN – Lütfen arkadaşlar… (CHP sıralarından gürültüler) Lütfen, İç Tüzük’ü uygulayın. Benim İç Tüzük’ü uygulamadığımı eleştiriyorsanız, kendiniz önce uygulayın şu İç Tüzük’ü. Zorlamayın lütfen, lütfen…

“Gerekçe:

12 Eylül askeri harekatı sebebiyle işlenen cezai, mali ve hukuki sorumluluk taşıyan fiillerin yargı mercii önüne getirilmesini engelleyen Anayasa’nın Geçici 15. maddesi hükmü, bu fiiller sebebiyle yargılanmasını mümkün hale getirilmektedir.

Ayrıca, Anayasa engeli sebebiyle fiilen ve hukuken açılamayan davaların, bu engelin ortadan kaldırılması ile ortaya çıkacak zaman aşımı tartışmalarının uygulamada yaratabileceği tereddüdü ortadan kaldırmak amacı ile bu önerge verilmiştir.”

KEMAL KILIÇDAROĞLU (İstanbul) – Sayın Başkan…

BAŞKAN – Gerekçesini dinlediğiniz önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Etmeyenler… Kabul edilmemiştir.

ATİLLA KART (Konya) – Sayın Başkan, fiilî durum yaratıyorsunuz.

KEMAL KILIÇDAROĞLU (İstanbul) – Sayın Başkan…

BAŞKAN – Efendim, bakın, şimdi iki tane önerge var, o sizin partinize mensup milletvekillerine ait.

KEMAL KILIÇDAROĞLU (İstanbul) – Sayın Başkan…

BAŞKAN – Çıkarsınız, konuşursunuz efendim. Lütfen…

KEMAL KILIÇDAROĞLU (İstanbul) – Sayın Başkan, o konuda değil efendim.

BAŞKAN – Bir saniye… Sayın Kılıçdaroğlu ne dediniz?

KEMAL KILIÇDAROĞLU (İstanbul) – Hükûmet bu kadar önemli bir konuya katıldığını, hassasiyetleri bölüştüğünü söyledi. O zaman yapılması gereken, zatıalinizin bir ara vermesi ve Hükûmetin, eğer verilen önergeyi beğenmiyorsa (AK PARTİ sıralarından gürültüler) hazırlanan bir önergeyle yargılama sürecinin açılmasını istiyoruz efendim.

BAŞKAN – Efendim, olur mu Sayın Kılıçdaroğlu? Allah aşkına yani Sayın Kılıçdaroğlu, İç Tüzük’te falan olmayan taleplerde bulunuyorsunuz. Lütfen… Lütfen… (CHP sıralarından gürültüler)

Sayın milletvekilleri, şimdi okutacağım iki önerge aynı mahiyettedir, birlikte işleme alacağım. Lütfen sessiz ve sakin olun.

İstemleri hâlinde önerge sahiplerine ayrı ayrı söz vereceğim.

İlk önergeyi ve diğer önergenin imza sahibini okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

2/656 Esas numaralı 7.11.1982 tarih ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının bazı maddelerinde değişiklik yapılması hakkında Kanun teklifinin çerçeve 25. maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

"Madde 25 - Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının geçici 15 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

Geçici Madde 15:

Anayasa'nın Geçici 3 ncü maddesi ile hukuki varlıkları sona eren 2324 sayılı Anayasa Düzeni Hakkında Kanun ile 2356 sayılı Millî Güvenlik Konseyi Hakkında Kanun'da ifade edilen Millî Güvenlik Konseyi'nin Başkan ve üyeleri hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 309 ncu, 311 nci ve 312 nci maddeleri uyarınca, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 250 ve devamı maddelerince görevli adli yargı mercileri tarafından soruşturma açılarak, yargılamaları da bu merciler tarafından yapılır. "

     Ferit Mevlüt Aslanoğlu                                                                    Rasim Çakır

                 Malatya                                                                                     Edirne

Diğer önerge imza sahipleri:

Fehmi Murat Sönmez (Eskişehir) ve arkadaşı                                               

BAŞKAN – Efendim, Komisyon önergelere katılıyor mu?

ANAYASA KOMİSYONU BAŞKANI BURHAN KUZU (İstanbul) – Sayın Başkanım, bu Anayasa’daki söz edilen geçici 3’üncü maddede Millî Güvenlik Konseyi altı yıllık süre için seçilmişti, süresi de dolmuştur. Geçici 15 bunları da koruyordu, kalktığı zaman aynı usule tabi olacaklar. Bu gerekçeyle katılmıyoruz efendim.

BAŞKAN – Katılmıyorsunuz.

Hükûmet efendim?

KÜLTÜR VE TURİZM BAKANI ERTUĞRUL GÜNAY (İstanbul) – Efendim, aynı gerekçeyle, geçici 15’inci maddenin yürürlükten kaldırılmasıyla 1982 Kasımında kesilen zaman aşımı şimdi ve yeniden başlayacaktır. O nedenle katılmıyoruz.

BAŞKAN – Peki.

BAŞKAN – Sayın Çakır, siz mi konuşacaksınız efendim?

RASİM ÇAKIR (Edirne) – Evet.

BAŞKAN – Buyurun.

Edirne Milletvekili Sayın Rasim Çakır önergesi üstünde söz istedi.

Sayın Çakır, süreniz beş dakika efendim.

MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Maksatlı olarak yanlış bilgi veriyor.

OKTAY VURAL (İzmir) – Kasıtlı olarak.

BAŞKAN – Lütfen sakin olalım.

RASİM ÇAKIR (Edirne) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım…

HASİP KAPLAN (Şırnak) – 91 affı var Sayın Başkan. 80 suç… CMUK 104-105… Yani kandırmayın.

BAŞKAN – Sayın Kaplan, bir saniye, bir saniye… Ben bir sayın milletvekilimizi kürsüye davet ettim, böyle bir usul olmaz.

OKTAY VURAL (İzmir) – Yanlış bilgi veriyor ama efendim. Doğru değil dediği.

BAŞKAN – Lütfen efendim, sonra aranızda görüşürsünüz onları.

OKTAY VURAL (İzmir) – Tutanaklara geçsin, Bakan milleti yanlış bilgilendiriyor.

BAŞKAN – Sonra onları aranızda konuşursunuz, görüşürsünüz.

KEMAL KILIÇDAROĞLU (İstanbul) – 12 Eylül’ün ayıbını üzerinden henüz atamadılar. Onun için…

OKTAY VURAL (İzmir) – 12 Eylül ayıbı üzerinizde zaten.

HASİP KAPLAN (Şırnak) – Biraz gerçekçi olalım, bu konuda uzlaşalım.

BAŞKAN – Sayın Çakır, buyurun lütfen.

RASİM ÇAKIR (Devamla) – Süremi yeniden başlatın o zaman Sayın Başkanım.

BAŞKAN – Süreyi yeniden başlatalım, tabii, haklı.

RASİM ÇAKIR (Devamla) – Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak 12 Eylül’den kalan Anayasa’nın geçici 15’inci maddesinin kaldırılması ve 12 Eylül’ü yapanlara yargı yolunun açılmasıyla ilgili bir görüş birliği içerisinde olduğumuzu Anayasa çalışmaları içerisinde hep gözlemledik. Fakat biz muhalefet olarak… Bu yaptığımız çalışmalarda Türkiye'nin önemli hukukçuları -az önce Sayın Bakan ve Komisyon izah etti ama- bu konuda anlaşmazlık içerisindeler. Bazı hukukçular “Yargılanabilir.” bazı hukukçular zaman aşımı veya başka gerekçelerle “Yargılanamaz.” görüşü içerisindeler. O zaman mademki hep beraber bir görüş birliği içerisindeyiz, Anayasa’nın geçici 15’inci maddesine bizim vermiş olduğumuz önergeyi ilave etmekte ne sakınca var değerli arkadaşlarım, soruyorum size. Bu, hem bu maddenin kaldırılması ve cuntacıların yargılanmasını talep eden iktidar milletvekili arkadaşlarımın samimiyetini test edecektir, diğer taraftan da eğer bu önergeye “Hayır.” derseniz o zaman da bakalım tarih mi yazacaksınız, yoksa tarih mi sizi nasıl yazacak, hep beraber, Allah ömür verirse göreceğiz.

Değerli arkadaşlarım, biz, bugünlere 12 Eylüllerde bedel ödeyerek geldik. Önce rahmetli Alpaslan Türkeş’le, rahmetli Bülent Ecevit’le Dil ve İstihbarat Okulunda işkence odalarında, sonra Ankara Emniyetinin DAL şubelerinde, daha sonra Mamak’ın aslan kafeslerinde, tecrit odalarında bedel ödeyerek bugünlere ve bu koltuklara geldik.

SÜREYYA SADİ BİLGİÇ (Isparta) – Başka kimse yoktu orada değil mi, sadece sen ödedin!

BAŞKAN – Lütfen…

RASİM ÇAKIR (Devamla) – Onun için, siz değerli arkadaşlarımızın… (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

BAŞKAN – Lütfen değerli arkadaşlar, yerinizden konuşmayın.

RASİM ÇAKIR (Devamla) – …bu süreçte en küçük bir bedel ödemeyen değerli arkadaşlarımızın bu konuda muhalefet milletvekillerine söz söylemeye ve yargılamaya kesinlikle hakkının olduğunu düşünmüyorum.

Sizler 12 Eylül’ün geçici 15’inci maddesini kaldırıp yerine, yapmış olduğunuz bu Anayasa değişikliğiyle 12 Eylül cuntasının bile cesaret edemediği bir yeni anayasayı, daimî anayasa olarak Anayasa’nın içerisine sokmaya gayret ediyorsunuz, geçiciler daimî hâle geliyor sizlerin bu gayretleriyle.

Değerli arkadaşlarım, cumhuriyet, yüzyıllardır bu topraklarda yaşayan insanların çağdaşlaşma, modernleşme ve birlik beraberlik içerisinde yaşayabilmek için oluşturmuş olduğu en önemli bir siyasal organizasyondur ve 12 Eylül zannetmeyin ki sadece, 12 Eylülde gençleri cezaevine atmak, idam etmek gibi bir amaç için yapılmıştır. O, sadece 12 Eylül’ün küçük bir sonucudur. 12 Eylül… 29 Ekim 1923’ten 12 Eylüle kadar cumhuriyetin gece gündüz çalışarak bu ülkede yaşayan insanların birlik beraberliği, kalkınması, refahı ve mutluluğu için oluşturduğu temel kurumların 12 Eylül’den sonra bir bir yok olduğunu görüyoruz. 12 Eylül öncesi kurulan zirai donatım kurumlarından tutun, demir çelik fabrikalarından tutun, alüminyum tesislerinden tutun, Ziraat Bankasından tutun, Toprak Mahsulleri Ofisine kadar, bu ülkede kim ki yaşıyorsa herkesin günlük yaşam standartlarını yükseltmeyi ve ekmeğini büyütmeyi amaçlayan cumhuriyet kurumlarının 12 Eylül’den sonra bir bir özerk hâle getirildiği, özelleştirildiği ve cumhuriyetin yavaş yavaş sizlerin sayesinde sırtını bu yoksul halka dönmeye başladığını görüyoruz. 12 Eylül sadece bir kesit değildir, 12 Eylül bir süreçtir, 12 Eylül 1980’den başlayan hatta daha önce suni olarak 12 Eylül koşullarını yaratarak başlayan ve bugün de devam eden bir süreçtir. Yani 12 Eylül bitmiş değildir, 12 Eylül devam ediyor ve sizler 12 Eylül’ün bir ürünüsünüz, sizler 12 Eylül’ün büyük idealine ulaşabilmesi için bir araçsınız. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

Zannetmeyin ki kendinizi 12 Eylül’e karşı tavır alan bir siyasal partisiniz. Tam tersi, 12 Eylül koşullarından yararlanarak iktidar olmuş ve 12 Eylül’ün temel anlayışını devam ettirmeyi tarihsel görev üstlenen bir siyasal organizasyonsunuz. 12 Eylül bu ülkede ne zaman bitecektir? İşte, gerçek sosyal demokrat bir Cumhuriyet Halk Partisi iktidara geldiğinde 12 Eylül süreci tamamlanmış olacaktır. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ÜNAL KACIR (İstanbul) – Yani gerçek sosyal demokrat olduğunuzda, öyle mi?

BAŞKAN – Sayın Çakır, konuşmanızı tamamlayın lütfen. Ek süre veriyorum.

Sayın Çakır, buyurun.

Lütfen, değerli milletvekilleri, sakin olalım…

RASİM ÇAKIR (Devamla) – Değerli arkadaşlarım, bugün 6 Mayıs. Bugün tek amacı, tek isteği tam bağımsız Türkiye olan ve yirmi dört yaşında boynunu yağlı kemende sokarken “Yaşasın tam bağımsız Türkiye!” diyen Denizlerin idam edilişinin 38’inci yıl dönümü.

Ben, Edirne Milletvekili olarak bu, idamla ilgili çıkmış olan kanunun bu Meclis tarafından kaldırılmasını ve en kısa zamanda bir kanun teklifi vererek bu konuda sizlerin de destek vermenizi talep ediyorum ve buradan Can Yücel’le otuz sekiz yıl önceye seslenmek istiyorum:

“Aşk olsun be çocuk, aşk olsun.

Eğer üzülüyorsam sana anam avradım olsun.”

Sevgili arkadaşlarım, sözlerimi tamamlıyorum. Bu millet büyük bir millettir, bu millet sever, yüzde 30 oy verir, 34 oy verir, yüzde 47 oy verir, iktidar yapar, bağrına basar, gönlüne koyar…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Sayın Çakır, sadece selamlamanız için açıyorum.

RASİM ÇAKIR (Devamla) – Bitiriyorum Sayın Başkan.

BAŞKAN – Lütfen… Lütfen…

RASİM ÇAKIR (Devamla) – Öyle bir millettir ki bu sevdiğini sever ve bağrına koyar ve iktidar yapar, yüzde 47 oy verir, 60 oy verir ama unutmayın değerli arkadaşlarım, bu millet elindeki kendi kendini yönetme yetkisini, cumhuriyet ve demokrasi yetkisini hiç kimseye vermez. Kim ki bu milletten aldığı demokratik hakkı ve yetkiyi, bu ülkeyi yönetmek adına aldığı yetkiyi bir padişahlık yetkisine dönüştürmeye çalışıyorsa, bilin ki bu millet buna izin vermez.

Yüce heyeti saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Evet, diğer önerge üstünde Sayın Bingöl, siz mi konuşacaksınız efendim?

TEKİN BİNGÖL (Ankara) – Evet.

BAŞKAN – Ankara Milletvekili Sayın Tekin Bingöl.

Süreniz sizin de beş dakika Sayın Bingöl. (CHP sıralarından alkışlar)

Buyurun.

TEKİN BİNGÖL (Ankara) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Anayasa değişikliğinin 25’inci maddesiyle ilgili vermiş olduğumuz önerge üzerinde söz aldım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Ülkelerin tarihlerinde gururla andıkları sayfalar vardır. Örneğin Türkiye tarihinde emperyalizme karşı verilen bağımsızlık mücadelesi bu şanlı sayfalardan birisidir. Yine ülkelerin tarihlerinde utançla anılan, karanlık sayfalara yazılan dönemler de vardır. İşte 12 Eylül askerî darbesi bu utanç sayfalarından birisini oluşturur.

Bugün 6 Mayıs 2010. Bundan otuz sekiz yıl önce 6 Mayıs 1972’de Deniz Gezmiş ve arkadaşları idam edildiler. O 3 devrimci genç, kısa ama onurlu yaşamlarıyla birlikte, sıkıyönetim mahkemelerindeki o kararlı tutumları ve darağacına giderken takındıkları yurtsever ve cesur tutumlarıyla saygıyla anılmaktadırlar ama Denizleri asanlar ile 12 Eylül askerî darbesini yapanlar, utançlarıyla tarihin karanlık sayfalarına adlarını yazdırdılar.

Değerli milletvekilleri, 12 Eylül askerî darbesi sağcısıyla solcusuyla yüz binlerce insanı soruşturmalardan, işkence tezgâhlarından geçirdi. Bu darbe birçok insanı hedef almıştı ama bunlarla birlikte o soruşturmadan geçirilenlerin milyonlarca ailesi de âdeta perişan edildiler.

12 Eylül askerî darbesini yapanlar, daha sonra hayata geçirdikleri, talimatla yaptırdıkları, emir-komuta zinciri altında hayata geçirdikleri 12 Eylül askerî Anayasası’nı, isteklerini, taleplerini ve korunmalarını sağlayacak bir şekilde ortaya koydular. Yani 12 Eylül askerî darbesini yapan generaller emrettiler, o Anayasa’yı yapanlar arz ettiler.

Değerli milletvekilleri, 12 Eylül askerî darbe Anayasası’nın içinde var olan geçici 15’inci madde generallerin ve 12 Eylül’ü uygulayanların koruma zırhıydı. Ama bugün görüştüğümüz Anayasa değişikliğinde yürütmeden kaldırılmak istenen 15’inci madde ile diğer masum maddeler, tıpkı 12 Eylül Anayasası gibi bir kalkan olarak kullanılmaktadır, geçirilmek istenen maddeler için bir örtü, bir kılıf görevini görmektedir.

Aslında 12 Eylül Anayasası’nı tartışıyorken iktidar partisi milletvekili arkadaşlarımız bu Anayasa’yı demokratik bir teamülle, özgürlükçü bir yaklaşımla değiştirdiklerini iddia ediyorlar. Çok uzağa gitmeye gerek yok, yakın tarihte 28 Şubat süreci ile 27 Nisan’ın hesabını sormadan, onları masaya yatırmadan, 12 Eylül Anayasası’nın, 12 Eylül darbesinin hesabını görmek ucuzca bir yaklaşım olacak değerli arkadaşlar. Zira 28 Şubat ile 27 Nisan’ı yeri geldiğinde mağduriyet olarak kullanan ve bundan siyaseten nemalananlar, önce onların, bu yakın tarihin somut girişimlerinin hesabını görmek durumundadırlar.

“27 Nisan bildirgesini o gece kendim hazırladım, kendim yayınladım.” diyen general herhâlde özde Atatürkçü’ydü, onun için hesap sorulmuyor!

Değerli milletvekilleri, 12 Eylül Anayasası’nın mağdur ettiği insanların bir beklentisi var: Onlar 12 Eylül Anayasası’ndan ve geçen süre içerisinde ödedikleri bedellere rağmen hâlâ yüreklice, kararlı ve onurlu bir duruş sergiliyorlar. Hiçbir zaman ne kulvar değiştirdiler ne de yol arkadaşlarını, satmadılar. Onlar bir şey istiyor değerli arkadaşlar: Hiç olmazsa otuz yıl önce bu ülkede ceberut bir yönetim sergileyen faşist cuntanın generallerinden ve uygulayıcılarından hesap sorulsun.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Sayın Bingöl, ek süre veriyorum, konuşmanızı tamamlayın lütfen.

Buyurun.

TEKİN BİNGÖL (Devamla) – Teşekkür ediyorum.

NURETTİN AKMAN (Çankırı) – Oy bile vermiyorsun!

BAŞKAN – Lütfen sayın milletvekilleri, müdahale etmeyin.

TEKİN BİNGÖL (Devamla) – 12 Eylül Anayasası’nı değiştirmek sadece ve sadece bir parti, hangi siyasi parti olursa olsun ya da hangi siyasal iktidar olursa olsun tek başına hayata geçirirse mutlaka ve mutlaka onun içinde o partinin ya da o kuruluşun siyasi düşünceleri ve onun çıkarları yansıyacaktır. O nedenle, tek başına hazırlanan bir anayasal düzenleme hiçbir zaman tüm toplumu kucaklayan mutabakat zaptı olmayacaktır. Çünkü anayasa metinleri mutabakat metinleridir ve tüm yurttaşların kendilerini güvencede hissettiği metinlerdir. Oysa bugün hazırlanan metin tamamen taraflı, hiçbir şekilde uzlaşma zemini aranmadan hazırlanan metinlerdir.

Sayın Bakan, az önce yaptığınız açıklamaya değinmek istiyorum: Geçici 15’inci madde yürürlükten kaldırıldıktan sonra, az önce bahsettiğim sadece ve sadece bedel ödeyen insanların yargılamak istedikleri ve hesap…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Sayın Bingöl, ek süreniz de doldu efendim. Sadece Genel Kurulu selamlayabilmeniz için açıyorum mikrofonu.

Buyurun Sayın Bingöl, lütfen...

TEKİN BİNGÖL (Devamla) – Teşekkürler Sayın Başkanım.

O madde yürürlükten kaldırıldıktan sonra 12 Eylül askerî darbesini yapan generaller, faşistler ve o darbenin uygulayıcılarından hesap sorulmadığı zaman bunu nasıl izah edeceksiniz ve o bedel ödeyen insanlara, halka nasıl hesap vereceksiniz diye çok merak ediyorum.

Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, birlikte işleme…

BEKİR BOZDAĞ (Yozgat) – Sayın Başkan…

BAŞKAN – Buyurun Sayın Bozdağ.

BEKİR BOZDAĞ (Yozgat) – Hatipler konuşurken öncelikle, özellikle…

ATİLLA KART (Konya) – Sayın Başkan, benim de söz talebim var.

BAŞKAN – Bir saniye.

BEKİR BOZDAĞ (Yozgat) – Sayın Başkanım, bundan önce konuşan Sayın Hatip konuşmasında partimizin 12 Eylül…

ATİLLA KART (Konya) – Sayın Başkan, on dakikadır bekliyorum, söz talebimi değerlendirmiyorsunuz.

BAŞKAN – Bir saniye efendim, birine söz verdim. Şimdi gördüm efendim.

ATİLLA KART (Konya) – Cevap vermiyorsunuz.

BAŞKAN – Şimdi gördüm. Oturun bir dakika. Niye azarlar gibi konuşuyorsunuz Sayın Kart?

ATİLLA KART (Konya) – Ama cevap vermiyorsunuz.

BAŞKAN – Sayın Kart, beni azarlıyorsunuz ya. Var mı böyle bir hakkınız?

BEKİR BOZDAĞ (Yozgat) – Sayın Başkanım…

BAŞKAN – Sayın Bozdağ, buyurun.

BEKİR BOZDAĞ (Yozgat) – Sayın Başkanım, Hatip konuşurken grubumuza dönerek ve itham ederek “12 Eylül ürünüsünüz, 12 Eylül’ün aracısınız, darbecileri yargılamadınız…” 27 Nisan 2007’den bahsederek ithamda bulunmuştur. 69’a göre söz istiyorum efendim.

RASİM ÇAKIR (Edirne) – Efendim, bir sataşma yok.

BAŞKAN – Evet, ben de Hatibin konuşmasını takip ettim.

RASİM ÇAKIR (Edirne) – Her siyasi eleştiri sataşma mı Sayın Başkan?

BEKİR BOZDAĞ (Yozgat) – Siyasi eleştiri değil efendim, bu bir ihtilaf.

BAŞKAN – Üç dakika içerisinde, yeni bir sataşmaya mahal vermeyin. (CHP sıralarından gürültüler)

ATİLA EMEK (Antalya) – Helal olsun Başkan!

BAŞKAN – Efendim, ben de takip ettim.

ATİLA EMEK (Antalya) – Başkan, helal olsun!

BAŞKAN – Evet, ben de takip ettim, burada gördüm.

ATİLA EMEK (Antalya) – AKP Grubu eş başkanı!

BAŞKAN – Lütfen… Siz de gördünüz.

RASİM ÇAKIR (Edirne) – O zaman konuşma metnini Sayın Başkan, grup başkan vekili versin, biz okuyalım.

BAŞKAN – Lütfen… Ben İç Tüzük’ü uyguluyorum efendim.

ATİLA EMEK (Antalya) – Meclis Başkanı değil, AKP Grubu eş başkanı! Ayıptır, ayıp!

BAŞKAN – Lütfen yeni bir sataşmaya mahal vermeyin Sayın Bozdağ. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Buyurun.

VIII.- SATAŞMALARA İLİŞKİN KONUŞMALAR (Devam)

3.- Yozgat Milletvekili Bekir Bozdağ’ın, Edirne Milletvekili Rasim Çakır’ın, grubuna sataşması nedeniyle konuşması

BEKİR BOZDAĞ (Yozgat) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; AK PARTİ’li, AK PARTİ ve AK PARTİ Grubuna mensup milletvekilleri milletin ürünüdür. Neye karşı ürünüdür? Antidemokratik her türlü müdahaleye karşı, hukuk dışı her türlü yapılanmaya karşı, darbelere karşı milletin ortak sesidir. Bugün bu görüşmeler vesilesiyle bir kez daha bu ortaya çıkmıştır.

Darbelere sevinenleri bu millet gördü. 27 Mayıs 1960 darbesi olduğu zaman onu kimlerin alkışladığını bu millet çok iyi biliyor. Darbenin yedeğinde kimin iktidar, kimin başbakan olduğunu, 1 Mayısları “bayram” diye bu millete kutlattığını ve bunu içine sindirdiğini bu millet çok iyi biliyor. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Kim onlar, siz de iyi biliyorsunuz.

12 Mart 1971 muhtırası verildiği zaman, Meclis açıkken bu Mecliste Anayasa değiştirip darbecilerin, cuntacıların talimatı doğrultusunda, milletin Anayasası’na, milletin hukukuna, milletin anlayışına kimlerin ayar verdiğini de bu millet iyi biliyor. O zaman Başbakanın hangi partinin içerisinden çıktığını da iyi biliyor. Kimin darbe şakşakçısı, kimin onlarla beraber iş tuttuğunu da bu millet çok çok iyi biliyor.

12 Eylül darbesinde bu milletin tamamı mağdur olmuştur, sadece bir kesimi değil, sağdan veya soldan değil, 72,5 milyon mağdur olmuş, 72,5 milyon fatura ödemiştir. Onun için…

Bir başka noktaya geleceğim, 27 Nisan e-muhtırası. Değerli dostlar -geçenlerde de ifade edildi burada- bunların yargılanmasını engelleyen bir yasa hükmü var mı? Yok. Peki, yargılamayı kim yapacak, Hükûmet mi yapacak, Başbakan mı yapacak? Soruşturmayı Hükûmet mi açacak? Yargılamayı Hükûmet mi yapacak? Soruşturmayı açacak savcılar, yargılamayı yapacak… Hükûmetler… Ama görüyoruz ki Türkiye’de bazı kişilere karşı soruşturma açmak cesaret istiyor, o cesareti gösteremediler.

AHMET BUKAN (Çankırı) – Soruşturma yapanları görevden alıyorsunuz!

BEKİR BOZDAĞ (Devamla) – 27 Nisan, affedersiniz, 27 Şubat 1997’de Genelkurmaya gidip esas duruşta duran ve o darbecileri alkışlayanlar bunu açma cesareti gösterememişlerdir. Bizi niye itham ediyorsunuz? Hukuku işletmekle görevli olanlar orada.

ATİLLA KART (Konya) – İdari soruşturmayı niye açmadınız?

BEKİR BOZDAĞ (Devamla) – Onlar soruşturma açtılar da biz ellerinden mi tuttuk?

ATİLLA KART (Konya) – İdari soruşturmayı niye açmadınız?

BEKİR BOZDAĞ (Devamla) – Buradan bir kez daha çağrı yapıyorum, zaman aşımı da dolmadı. Buyursun açsınlar soruşturmalarını, yargılamalar neyse yapsınlar, biz de hep beraber takip edelim ama bakın, bu ülkede darbe teşebbüsüyle yargılananların avukatlığını yapanlar var. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Evet, Sayın Bozdağ, teşekkür ederiz efendim.

BEKİR BOZDAĞ (Devamla) – Kimlerin darbelerden yana olduğunu bu millet çok iyi biliyor.

BAŞKAN – Teşekkür ederiz… Lütfen… Tamam.

BEKİR BOZDAĞ (Devamla) – Silivri’de avukatlık yapanları bu millet çok iyi biliyor.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederiz Sayın Bozdağ.

HAKKI SUHA OKAY (Ankara) – Sayın Başkan…

BAŞKAN – Sayın Okay, buyurun.

HAKKI SUHA OKAY (Ankara) – Galiba izahat vermeme gerek dahi yok. Aynı şekilde, Cumhuriyet Halk Partisine yönelik sataşmanın üzerine söz talep ediyorum.

BEKİR BOZDAĞ (Yozgat) – Ben parti ismi vermedim efendim.

BAŞKAN – Şimdi, ben, konuşmaları, özellikle hassas konulardaki konuşmaları Sayın Okay büyük bir dikkatle takip ediyorum…

BEKİR BOZDAĞ (Yozgat) – Eğer alınıyorsa mesele yok. Ben parti ismi vermedim.

RASİM ÇAKIR (Edirne) – Siz niye alındınız?

BAŞKAN – Bir saniye… Bir saniye…

…yani bir sataşma talebiyle karşıma çıkacağınızı düşündüğüm için... Şimdi, sizin partinizden hiç bahsetmedi ama birtakım tarihleri verdi, 12 Martlardan, 71’lerden, 80’lerden bahsetti.

HAKKI SUHA OKAY (Ankara) – Sayın Başkan, “AKP” mi dedi pekâlâ? Yani 12 Martla hangi partiden, 60 ihtilaliyle hangi partinin iktidara geldiği… Kimlerden bahsetti?

BAŞKAN – Bilmiyorum ben hangi partiden, gerçekten bilmiyorum hangi partiden çıktı.

HAKKI SUHA OKAY (Ankara) – O zaman öğreneceksiniz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Ben o zaman ilkokul talebesiyim, nereden bileceğim.

HAKKI SUHA OKAY (Ankara) – Ama nedense iktidar partisinin grup başkan vekili ayağa kalktığında kürsüye davet ediyorsunuz ama muhalefet partisinden olursa hemen bir biçimde tartışma yaratıyorsunuz.

BAŞKAN – Efendim, bir dakika… Öğrenmeye çalışıyorum bir sataşma var mı, yok mu.

Peki, efendim buyurun.

Celallenmeyin Sayın Okay, lütfen sakin olun. (CHP sıralarından alkışlar)

Buyurun.

ATİLA EMEK (Antalya) – Tarafsızlığınızı gösterdiniz Sayın Başkan!

HAKKI SUHA OKAY (Ankara) – Sayın Başkan, siz de tarafsız olun, Türkiye Büyük Millet Meclisini yönetiyorsunuz!

BAŞKAN – Gayet tabii, ben objektifim, çok rahatım o konuda. Hiç endişe etmeyin.

HAKKI SUHA OKAY (Ankara) – Siz de tarafsız olun!

BAŞKAN – Tarafsızım efendim ben.

Buyurun.

4.- Ankara Milletvekili Hakkı Suha Okay’ın, Yozgat Milletvekili Bekir Bozdağ’ın, grubuna sataşması nedeniyle konuşması

HAKKI SUHA OKAY (Ankara) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; biraz evvel burada AKP Grup Başkan Vekili kimi ifadelerde bulunurken Cumhuriyet Halk Partisine yönelik haksız ithamlarda bulunmuştur. Cumhuriyet Halk Partisi her darbenin mağduru olmuştur ve her darbeye karşı da dimdik durmuştur. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

BEKİR BOZDAĞ (Yozgat) – Kim alkışladı? Kim bayram yaptı?

BAŞKAN – Lütfen… Lütfen sayın milletvekilleri…

HAKKI SUHA OKAY (Devamla) – Demokrasiyi askıya almaya kalkışan Demokrat Partinin son günlerinde yapılan darbe sonrası buna karşı dik duran İsmet İnönü’dür

BEKİR BOZDAĞ (Yozgat) – 27 Nisan muhtırasından sonra açıklamalarınıza bir bakın!

HAKKI SUHA OKAY (Devamla) – Ve ondan sonraki süreçte de 61’de bu Meclise gine darbeye karşı olan gine o İsmet İnönü’dür ve Talat Aydemir ayaklanmasına karşı dimdik duran Cumhuriyet Halk Partisinin Genel Başkanı İsmet İnönü’dür. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

BAŞKAN – Lütfen yerinizden laf atmayın arkadaşlar.

HAKKI SUHA OKAY (Devamla) – 12 Mart muhtırasından sonra Cumhuriyet Halk Partisi yönetiminde olan ve Genel Sekreter olan, daha sonra Genel Başkan olan, istifa eden Sayın Bülent Ecevit’tir ve o dönemde her partide olduğu gibi kimi zaman ihanet kotaları vardır. Geçmişte AKP’nin kurulduğu süreç gibi, Cumhuriyet Halk Partisi içerisinde bazı ihanet kotaları gitmiş darbecilerin hükûmetinde yer almıştır ve devam etmiştir.

BEKİR BOZDAĞ (Yozgat) – Anayasa değişti.

HAKKI SUHA OKAY (Devamla) – 12 Mart’ın mağduru yine Cumhuriyet Halk Partililer olmuştur, 12 Eylül’ün mağduru yine Cumhuriyet Halk Partililer olmuştur, Cumhuriyet Halk Partisi kapatılmıştır. Tam on iki sene sonra yeniden açılmıştır, cumhuriyeti kuran, demokrasiyi getiren Cumhuriyet Halk Partisi 1992’de yeniden açılmıştır. 28 Şubat süreci Cumhuriyet Halk Partisinin dışındadır. O süreci yaşayanlar onun hesabını verirler ama 27 Nisan e-muhtırasından sonra 4 Mayısta Dolmabahçe’de “E-muhtırayı ben bizzat yazdım.” diyen işgüzarla sırdaş olan, kanka olan sizin Sayın Genel Başkanınızdır. (CHP sıralarından alkışlar) 27 Nisan’ın hesabını kendiniz vereceksiniz ve o Genelkurmay Başkanına zırhlı aracı alan yine sizin Hükûmetinizdir. Sizler, darbe sonrası, darbecilikten mağdur edebiyatı içerisinde siyaset üretiyorsunuz ama darbenin gerçek mağdurları darbeye karşı dimdik ayakta duruyor.

Saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Sayın Kart, sisteme…

BEKİR BOZDAĞ (Yozgat) – Darbecilerin avukatlığını yapan sizsiniz.

(AK PARTİ ve CHP sıralarından karşılıklı laf atmalar, gürültüler)

BAŞKAN – Bir saniye değerli arkadaşlar, lütfen…

BEKİR BOZDAĞ (Yozgat) – Dimdik duran biziz, hesap soran biziz.

BAŞKAN – Sayın grup başkan vekilleri, lütfen… Lütfen efendim… Lütfen…

Sayın Kart, niçin talepte bulunmuştunuz? (CHP sıralarından “On beş yaşında çocukların… O mağdurlar ne olacak?” sesi, gürültüler)

Sayın milletvekilleri, lütfen sakin olun.

Sayın Kart, buyurun, ne için söz istediniz efendim? 60’a göre mi efendim? Niçin söz istediğinizi söylerseniz ben de İç Tüzük’e göre size söz verip vermeyeceğimi tayin edeceğim efendim.

ATİLLA KART (Konya) – Sayın Başkan, maddeyle ilgili önergeler konusunda kısa bir söz talebinde bulunuyorum.

BAŞKAN – Evet. Yani hangi maddeye göre söz talebinde bulunursanız, onu değerlendirip… 60’a göre mi istiyorsunuz efendim?

ATİLLA KART (Konya) – Yerimden kısa söz talebinde bulunuyorum.

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – Sayın Başkan, İç Tüzük’e göre böyle bir usul yok efendim.

BAŞKAN – 60/4’e göre, yerinizden pek kısa bir açıklama mı yapmak istiyorsunuz?

ATİLLA KART (Konya) – Evet.

BAŞKAN – Buyurun efendim.

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – Sayın Başkan, böyle bir usul yok.

BAŞKAN – Milletvekillerinin böyle bir talebi var. Lütfen efendim, var, böyle bir hakları var.

Sayın Yahya Doğan da girmiş, ona da vereceğim efendim.

Buyurun.

VI.- AÇIKLAMALAR (Devam)

3.- Konya Milletvekili Atilla Kart’ın, 25’inci madde üzerinde muhalefet partilerinin vermiş olduğu önergelerin amacının Anayasa’nın geçici 15’inci maddesi üzerindeki belirsizliği, tartışmayı gidermeye yönelik olduğuna ilişkin açıklaması

ATİLLA KART (Konya) – Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Değerli arkadaşlarım, geçici 15’inci maddenin niteliği konusunda ceza hukukçuları ve anayasa hukukçuları üç ayrı farklı görüşe sahip: Kimi hukukçular bu geçici 15’inci maddenin sorumsuzluk niteliğinde olduğunu, kimi bu sürecin bir askıya alma anlamına geldiğini, kimileri de geniş bir yorumla af niteliği taşıyabileceğini ifade ediyorlar. Yani, hukuki anlamda, hem ceza hukuku anlamında hem anayasa hukuku anlamında ciddi bir tartışma söz konusu. O zaman yapılması gereken nedir? Bu belirsizliğe, bu tartışmaya son verecek şekilde anayasal bir düzenleme getirmek. İşte muhalefet partilerinin üçünün de verdiği önergenin amacı bu belirsizliği gidermeye yönelik.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ATİLLA KART (Konya) – Bu belirsizliğin giderilmesi neden Hükûmeti rahatsız ediyor?

BAŞKAN – Sayın Kart, tamam, meramınızı anlattınız, zabıtlara geçti.

Teşekkür ederim Sayın Kart.

ATİLLA KART (Konya) – Neden engelleyici bir tavra giriyor? Onun anlamı şudur:

BAŞKAN – Sayın Kart, teşekkür ederiz. Tamam.

ATİLLA KART (Konya) – 12 Eylül’ün siyasi iktidar tarafından himaye edilmesi demektir ve tarih bunu böyle değerlendirecektir.

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Kart.

Sayın Doğan, siz de sisteme girmişsiniz; buyurun.

4.- Gümüşhane Milletvekili Yahya Doğan’ın, 25’inci madde üzerinde yapılan konuşmaların aklıselim ile yapılmadığına ve AK PARTİ’yi 12 Eylül ürünü olarak suçlamanın doğru olmadığına ilişkin açıklaması

YAHYA DOĞAN (Gümüşhane) – Teşekkür ederim Sayın Başkanım.

Bu konu ve önerge üzerinde, bana öyle geliyor ki, aklıselim ile değil de biraz duygularla veyahut da politik şeylerle, pürhukuk diliyle konuşulmuyor, benim tespitim bu oldu. Bu işi biz Anayasa’ya… Yani, şöyle yorumlanır, böyle yorumlanır diye konulmasını doğru bulmuyorum, hukukçuların işidir.

İkincisi ve en önemlisi de şudur: Bir siyasi partimizin sözcüleri -geçende de söylediler, bugün de söylediler- partimizi 12 Eylül ürünü olarak suçladılar. Ben, bu partideki birçok arkadaşım, başta kendim olmak üzere, 12 Eylül’ün en büyük mağdurlarındanız, ama asaletimizden, kalkıp konuşmuyoruz. Efendim, müesseseleri yıpratmamak için fazla geçmişi kurcalamıyoruz. Bunun lütfen düzeltilmesini istirham ediyorum.

BAŞKAN – Peki efendim, zabıtlara geçti, teşekkür ederiz.

YAHYA DOĞAN (Gümüşhane) – Partimize 12 Eylül ürünü denmemesini de özellikle istirham ediyorum.

BAŞKAN – Peki efendim, çok teşekkür ederiz.

ZEKERİYA AKINCI (Ankara) – Ürünü demeyelim, mahsulü diyelim artık!

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI CEMİL ÇİÇEK (Ankara) – Sayın Başkan…

BAŞKAN – Bir saniye efendim. Burada İç Tüzük’ü uyguluyoruz Sayın Çiçek.

Son olarak, Sayın Kaplan, bir dakika içerisinde lütfen -60/4’e göre söz talebinde bulundunuz- yerinizden meramınızı anlatınız efendim. Sonra oylamaya geçeğim.

Buyurun.

5.- Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan’ın, “İnsanlığa karşı suçlarda zaman aşımı yoktur.” diyen uluslararası sözleşme hükmüne uyularak gerekli düzenlemenin yapılması gerektiğine ilişkin açıklaması

HASİP KAPLAN (Şırnak) – Teşekkür ederim Sayın Başkan. 12 Eylül darbesi, İç Hizmet Kanunu 35’e göre yapıldı. Tabii, bu İç Hizmet Kanunu değiştirilmiyor, kanun teklifimiz duruyor.

15’inci madde mutlak sorumsuzluk hâlini düzenliyor. Suç tarihi, suç fiili 12 Eylül 1980’dir. Bu Meclis kapatılmıştır, partiler kapatılmıştır; milletvekilleri, bakanlar, başbakanlar Zincirbozan’a kapatılmıştır. “İnsanlığa karşı suçlarda -Pinochet’de, Nazi suçlarında- zaman aşımı yoktur.” diye uluslararası sözleşme hükmü var. Bizim söylediğimiz bu. Bunu yaparsanız 12 Eylül generallerinden birini hiç olmazsa sembolik içeri alırsınız, yoksa siz altında ezilirsiniz diyoruz, uyarıyoruz. Bu Meclisin hepsi karşıysa düzeltelim beraber. Bizim söylediğimiz bu.

BAŞKAN – Peki efendim.

VII.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN

GELEN DİĞER İŞLER (Devam)

A) Kanun Tasarı ve Teklifleri (Devam)

5.- Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkanı İstanbul Milletvekili Recep Tayyip Erdoğan ve 264 Milletvekilinin, 7/11/1982 Tarihli ve 2709 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ve Anayasa Komisyonu Raporu (2/656) (S. Sayısı: 497 ve 497’ye 1’inci Ek) (Devam)

BAŞKAN – Sayın arkadaşlarım, değerli milletvekilleri; Sayın Çakır ve Sayın Bingöl’ün önergelerini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Etmeyenler… Kabul edilmemiştir.

Şimdi okutacağım iki önerge aynı mahiyette, birlikte işleme alıyorum, istemleri hâlinde önerge sahiplerine ayrı ayrı söz vereceğim.

İlk önergeyi ve diğer önergenin imza sahibini okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

497’ye 1 inci Ek Sıra Sayılı Kanun Teklifinin çerçeve 25 inci maddesinde geçen “Anayasasının” ibaresinden sonra gelmek üzere “Altıncı Kısmında yer alan” ibaresinin eklenmesini arz ve teklif ederim.

                                                                                                              Aşkın Asan

                                                                                                                  Ankara

İkinci önergenin imza sahipleri:

Zeyid Aslan (Tokat) ve arkadaşı                    

BAŞKAN – Komisyon katılıyor mu efendim önergelere?

ANAYASA KOMİSYONU BAŞKANI BURHAN KUZU (İstanbul) – Katılmıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Hükûmet?

KÜLTÜR VE TURİZM BAKANI ERTUĞRUL GÜNAY (İstanbul) – Katılmıyoruz efendim.

BAŞKAN – Sayın Asan…

AŞKIN ASAN (Ankara) – Gerekçe okunsun.

ZEYİD ASLAN (Tokat) – Sayın Başkan…

BAŞKAN – Önerge üstünde konuşacak mısınız efendim?

ZEYİD ASLAN (Tokat) – Konuşacağım Sayın Başkan.

BAŞKAN – Tokat Milletvekili Sayın Zeyid Aslan, buyurun. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

ZEYİD ASLAN (Tokat) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Anayasa teklifimizin 25’inci maddesi üzerindeki önergemiz üstünde söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün bu kürsüden, 12 Eylül 1980 sabahı saat beş buçukta, on bir yaşındaki kardeşiyle birlikte, Thompsonların, uzun namlulu silahların alnına dayandırılmasıyla uyandırılmış on beş yaşındaki bir çocuk olarak konuşuyorum. Ben bugün bu kürsüden, 12 Eylül sabahı Türkiye'nin her köşesinde, her ilinde, ilçesinde, mahallesinde, sokağında, sabah yataklarından namlularla uyandırılan, çocuklarının, eşlerinin, analarının feryatlarıyla cemselere bindirilen milyona yakın insan adına sizlere sesleniyorum. Ben bugün bu kürsüden, darbeye zemin hazırlayabilmek için kimi gencecik fidanları idam sehpalarında, kimi gencecik fidanları da sokaklarda öldürtenlerden hesap sormayı bekleyen acılı annelerin, acılı kardeşlerin, acılı babaların adına sesleniyorum ve onlar adına ve kendim adına diyorum ki: 12 Eylül kandır, 12 Eylül trajedidir, 12 Eylül katliamdır, 12 Eylül karanlığın sembolüdür, 12 Eylül Türkiye'nin geleceğinin mezara gömüldüğü gündür. İşte, böylesine bir süreci bu ülkeye, bu ülkenin insanlarına, bu ülkenin gencecik fidanlarına yaşatanlardan bugün burada bu Meclis olarak hep birlikte hesap sormanın zamanı gelmedi mi?

KEMAL KILIÇDAROĞLU (İstanbul) – Geldi, önergemizi kabul ederseniz geldi.

ZEYİD ASLAN (Devamla) – Bugün burada 12 Eylül’le yüzleşmenin, bugün burada 12 Eylül’le hesaplaşmanın hep birlikte önünü açarak…

AHMET DURAN BULUT (Balıkesir) – Açmıyorsun, açmıyorsun.

ZEYİD ASLAN (Devamla) – Ben istatistikleri vermiyorum. Milyonlara yakın gözaltında, binlerce insanların işkencehanelerde, kafeslerde gördükleri zulümlerin, eziyetlerin, işkencelerin hesabını bugün burada hep birlikte soralım istiyorum.

AHMET DURAN BULUT (Balıkesir) – Edebiyat yapıyorsun.

KEMAL KILIÇDAROĞLU (İstanbul) – Önergeyi kabul edeceksin o zaman.

ZEYİD ASLAN (Devamla) – Ben, özellikle bugün burada, Meclis olarak vereceğimiz, biraz sonra vereceğimiz oyla 12 Eylül’ü ve 12 Eylülcülerin bu ülke insanına yaptıklarını unutmamak için, unutturmamak için bugün burada birlikte olalım diyorum.

Yine, Ozan Arif’in dediği gibi “Zindanlar, hücreler, gizli bölmeler…”

AHMET DENİZ BÖLÜKBAŞI (Ankara) – Anlaşıldı. Anlaşıldı.

ZEYİD ASLAN (Devamla) – “…Gizli bölmelerde gizli ölümler/İşkenceler hakaretler, zulümler/Unutamam, unutamam, unutamam.” demek için bugün birlikte hareket edelim. Çünkü, 12 Eylül’ün öncesinde zemin hazırlamak için, 12 Eylül’ün sonrasında da kendilerine kılıf bulmak için yok edilen, işkence gören, öldürülen, idam edilen tüm gençler, tüm çocuklar bizim çocuklarımızdı.

OSMAN DURMUŞ (Kırıkkale) – Roman yaz, roman.

ZEYİD ASLAN (Devamla) – Onlar bu memleketin öz evlatlarıydı. Onlar eylülün kırdığı güllerdi.

AHMET DURAN BULUT (Balıkesir) – Onlar burada, sen neredesin?

ZEYİD ASLAN (Devamla) – İşte diyorum ki, 12 Eylül’ün bu çocuklara ve 12 Eylül’den sonra jakoben bir zihniyetle, ideolojik bir anlayışla tek tip insan yaratma çabası içerisinde bir nesil oluşturmaya çalışanlara, gelin bugün oylarınızla destek verin. Gelin bugün acılı anaların yüreklerini ferahlatın.

AHMET DURAN BULUT (Balıkesir) – Sen roman yaz, roman.

HÜSEYİN YILDIZ (Antalya) – Sen önergene bir oy ver önce.

ATİLLA KART (Konya) – Önergeye neden destek vermiyorsun, onu söyle.

ZEYİD ASLAN (Devamla) – Değerli milletvekilleri…

BAŞKAN – Devam edin Sayın Aslan, buyurun.

ATİLLA KART (Konya) – Önergeye neden destek vermiyorsun?

KEMAL KILIÇDAROĞLU (İstanbul) – Niye yargılamanın önünü kesiyorsunuz, açın o zaman?

ATİLLA KART (Konya) – Neden engelliyorsun?

BAŞKAN – Değerli arkadaşlarım, lütfen…

ZEYİD ASLAN (Devamla) – Bugün burada, 12 Eylül sonrası…

KEMAL KILIÇDAROĞLU (İstanbul) – 12 Eylül’ü aklıyorsunuz burada.

ZEYİD ASLAN (Devamla) – …bütün siyasi ekmeğini 12 Eylül karşıtlığından yiyenleri…

ATİLLA KART (Konya) – 12 Eylül’ü niye himaye ediyorsun, onu söyle.

ZEYİD ASLAN (Devamla) – …bugün burada, “Gece yarısı baskınıyla geldiler, halkımız idamların hesabını soracak, beşi bir yerde anayasası…”

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

OSMAN DURMUŞ (Kırıkkale) – Ne zaman?

KEMAL KILIÇDAROĞLU (İstanbul) – Hangi yasayla soracak?

BAŞKAN – Sayın Aslan, lütfen konuşmanızı tamamlayın efendim, ek süre veriyorum, lütfen.

ZEYİD ASLAN (Devamla) – “…12 Eylül rejimini tarihin karanlığına gömeceğiz.” diyenleri biraz sonra bu kulübelerde görmek istiyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) 12 Eylül’ün 12 Eylül karşıtlığından siyaseten nemalananları, asıl 12 Eylül ürünü olanları 12 Eylül’le hesaplaşmak için bu kulübelerde görmek istiyorum…

ATİLLA KART (Konya) – Bu kadrolar nerede görev yapıyor, bir bakar mısın?

ZEYİD ASLAN (Devamla) – …ve diyorum ki: Elbette, ben şu görüşmeler sırasında gördüm ki, darbelere avukatlık yapanlar darbecileri yargılayacak cesareti bulamazlar, bunu gördüm. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

KEMAL KILIÇDAROĞLU (İstanbul) – Doğrudur, aynen öyle(!)

ZEYİD ASLAN (Devamla) – Beni lütfen yanıltın.

KEMAL KILIÇDAROĞLU (İstanbul) – 12 Eylül ürünü olanlar yargılamanın önünü kesemezler!

ZEYİD ASLAN (Devamla) – Değerli Başkan, değerli milletvekilleri; bugün, burada…

ATİLLA KART (Konya) – 12 Eylül’ün valileri nerede görev yapıyor; sayın bakanları nerede görev yapıyor?

ZEYİD ASLAN (Devamla) – …bu madde üzerinde “Bizim üzerimizde 12 Eylül acısı yaşandı.” diyenleri…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Evet, Sayın Aslan, ek süreniz de doldu efendim, lütfen... Lütfen… Genel Kurulu selamlamanız için açıyorum, sadece selamlamanız için.

Buyurun.

ATİLLA KART (Konya) – Yanı başında o bakanlar. O bakanlar yanı başında.

ZEYİD ASLAN (Devamla) – Mamak Cezaevinde C-5’lerde, kafeslerde insanlık dışı muamelelere maruz kalmış Mustafaların annesinin yüreğini ferahlatacak bir irade bekliyorum. Bugün burada, Diyarbakır Cezaevini bu kürsüye gelip anlatıp da orada insanlık dışı muamelelere maruz kalanların… (CHP ve MHP sıralarından gürültüler)

OKTAY VURAL (İzmir) – Yuh sana, yuh!

AHMET DURAN BULUT (Balıkesir) – İşine bak!

BAŞKAN – Lütfen, tamam. Sayın Aslan, Genel Kurulu selamlayın efendim, lütfen.

ZEYİD ASLAN (Devamla) – ...hakkını savunduğunu söyleyip de oy kullanamayanların yarın oraya nasıl gideceğini sormak istiyorum ve bugün burada… (CHP ve MHP sıralarından gürültüler)

OKTAY VURAL (İzmir) – Yuh sana, yuh!

AKİF AKKUŞ (Mersin) – Utan, utan!

BAŞKAN – Sayın Aslan, lütfen… Selamlamanız için açtım mikrofonu.

ZEYİD ASLAN (Devamla) – …biraz sonra kullanacağınız oyla… (CHP ve MHP sıralarından gürültüler)

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

FARUK BAL (Konya) – Sayın Başkan, on dakika oldu, niye müsaade ediyorsunuz!

RECEP TANER (Aydın) – Oturuyorsun orada Sayın Başkan!

MEHMET ŞEVKİ KULKULOĞLU (Kayseri) – Yeter artık!

BAŞKAN – Sayın Aslan, tamam, oturun lütfen yerinize, tamam.

ZEYİD ASLAN (Devamla) – …biraz sonra kullanacağınız oyla…

BAŞKAN – Lütfen… Lütfen efendim, ek süreniz de doldu, tamam, teşekkür ederiz. Sayın Aslan, tamam, doldu süreniz, buyurun.

MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Sayın Başkan, daha neyi bekliyorsunuz!

ZEYİD ASLAN (Devamla) – …Türkiye'nin bir dönemine kara leke olarak geçmiş insanlara yargı yolunu açacak bu maddeye…

BAŞKAN – Sayın Aslan, lütfen konuşmanızı… Lütfen, tamam…

ZEYİD ASLAN (Devamla) – …ya buraya girer, bu yargı yolunu açacak bu maddeye “evet” deriz, beyaz oy veririz, Türk demokrasi tarihine kahramanlar olarak geçeriz. (MHP sıralarından gürültüler)

BAŞKAN – Sayın Aslan, lütfen… Teşekkür ederiz, tamam.

ZEYİD ASLAN (Devamla) – Ya da cuntacılara, darbecilere cesaret verir… (MHP sıralarından sıra kapaklarına vurmalar, gürültüler)

BAŞKAN – Sayın Aslan, lütfen dedim, lütfen kürsüyü boşaltın. Lütfen…

ZEYİD ASLAN (Devamla) – …postal sesini duyunca şapkalarını alıp gidenler gibi… (MHP sıralarından “Yuh sana!” sesleri, gürültüler)

BAŞKAN – Sayın Aslan, lütfen… Lütfen dedim. Alır mısınız şu arkadaşı?

(Bir grup AK PARTİ milletvekili hatip kürsüsü önüne geldi)

ZEYİD ASLAN (Devamla) – …ya onursuz olursunuz! (MHP sıralarından gürültüler)

ABDÜLKADİR AKCAN (Afyonkarahisar) – Terbiyesiz herif!

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, lütfen oturun efendim. Tamam, oturun efendim.

OKTAY VURAL (İzmir) – Sayın Başkan…

ABDÜLKADİR AKCAN (Afyonkarahisar) – Bu Meclisi adam gibi yöneteceksen yönet! Yönetmeyeceksen in aşağıya!

BAŞKAN – Efendim, Sayın Milletvekili söz istedi, ne yapayım? Kestim sözünü. Ne yapmam lazım?

ABDÜLKADİR AKCAN (Afyonkarahisar) – Terbiyesiz herifleri konuşturuyorsun burada.

 (İzmir Milletvekili Oktay Vural’ın Başkanlık kürsüsü önünde Başkanla karşılıklı konuşmaları)

OKTAY VURAL (İzmir) – Bir kürsüyü nasıl işgal ettirirsiniz? İdare amiri çağıramaz mısınız siz? (AK PARTİ sıralarından “Otur!” sesleri, gürültüler)

MUHARREM SELAMOĞLU (Niğde) – Otur yerine!

BAŞKAN – Kim işgal etti? Aldılar götürdüler işte. Ben mi ineceğim aşağıya, onu alıp götüreceğim?

OKTAY VURAL (İzmir) – Burada bulunan milletvekillerini…

BAŞKAN – Lütfen efendim. Tamam, oturun efendim. Sözünü kestim. Oturun.

OKTAY VURAL (İzmir) – El kol hareketi yapıyorsunuz.

BAŞKAN – Siz bana el kol hareketi yapıyorsunuz. Lütfen oturun. Tamam, lütfen… (AK PARTİ ve MHP sıralarından ayağa kalkmalar, gürültüler)

Sayın milletvekilleri, lütfen sakin olun. Sakin olun arkadaşlar. Lütfen… Bir şey yok. Lütfen… Bir şey yok arkadaşlar, oturun.

OKTAY VURAL (İzmir) – Tetikçiler!

BAŞKAN – Efendim, birlikte işleme aldığım diğer önergenin gerekçesini okur musunuz efendim.

OKTAY VURAL (İzmir) – Almayın, almayın!

Tetikçiler! Tetikçi kullanıyorlar ya!

BAŞKAN – Sayın Asan’ın gerekçesini okuyun lütfen:

Gerekçe: Kanun tekniği açısından maddenin daha anlaşılır hâle gelmesi amacıyla bu önerge verilmiştir.

BAŞKAN – Oylarınıza sunuyorum önergeleri: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmemiştir.

Sayın milletvekilleri, teklifin 25’inci maddesi üzerindeki görüşmeler tamamlanmıştır.

Maddenin oylaması gizli oylama şeklinde yapılacaktır.

Bildiğiniz üzere, size verilen pullardan beyaz olanı “kabul”, kırmızı olanı “ret”, yeşil olanı ise “çekimser” oyu ifade etmektedir.

Gizli oylamaya Adana ilinden başlıyoruz.

Lütfen sakin olun arkadaşlar, lütfen… Lütfen sakin olun. Yok bir şey, niye celalleniyorsunuz? Yok bir şey. Lütfen…

(Oyların toplanmasına başlandı)

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, lütfen… (Gürültüler) Sayın milletvekilleri, şu andaki bu görüşmeleri televizyon naklen yayınlıyor. Tüm Türk halkı izliyor, dünya halkı izliyor. (Gürültüler) Ya, lütfen yapmayın! Bir milletvekilinin nasıl hareket etmesi gerektiği… Gerektiği şekilde hareket edin, lütfen…

(Komisyon sıraları yanında toplanmalar, karşılıklı müdahaleler ve gürültüler)

MEHMET ŞEVKİ KULKULOĞLU (Kayseri) – Sayın Başkan, oylamayı durdurun, sağlıklı bir ortam yok.

BAŞKAN – Evet, oylamayı başlattık arkadaşlar… Lütfen… Evet… Lütfen… Oylama işlemimiz devam ediyor, lütfen… İdare amiri arkadaşlarımız, lütfen olaya müdahale edin. Ortada bir şey yok… Ortada bir şey yok…

(Oyların toplanılmasına devam edildi)

(Komisyon sıraları yanında toplanmalar, karşılıklı müdahaleler ve gürültüler)

MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Bu kadar olmaz!

OKTAY VURAL (İzmir) – Tahrik ediyor…

MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Adamın sesini kesmiyorsunuz…

(Oyların toplanmasına devam edildi)

(Antalya Milletvekili Tunca Toskay’ın oy zarfını kutuya attıktan sonra Başkanlık kürsüsü önünde Başkanla karşılıklı konuşmaları)

TUNCA TOSKAY (Antalya) – Bir dakika müsaade eder misiniz… ”Terk et kürsüyü” dediğiniz zaman… Ondan sonra konuşması durur durmaz hemen müdahale edin. İki buçuk dakika burada tek kelime etmeden adamı bize sövdürdünüz, iki buçuk dakika tek kelime etmeden bize sövdürdünüz Başkan.

BAŞKAN – Bir dinler misiniz… “Beş dakika verdim, bir dakika daha verdim. Selamlamanız için açıyorum.” dedim, yine başladı ve kestim.

TUNCA TOSKAY (Antalya) – Ben ona bir şey söylemiyorum.

BAŞKAN – Ben kestim çünkü…

TUNCA TOSKAY (Antalya) – Ama buradan hiç müdahale etmeden iki buçuk dakika bize sövmesine müsaade ettiniz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Ama mikrofon kapalı, mikrofon kapalı.

TUNCA TOSKAY (Antalya) – Kapalı ama “İdare amirini çağırırım.” diyorsunuz muhalefetten konuşanlara.

BAŞKAN – Dedim… “Sayın Milletvekili, kürsüyü boşaltın.” diyorum.

TUNCA TOSKAY (Antalya) – Sesinizi çıkarmadınız, sesinizi çıkarmadınız.

BAŞKAN – Zabıtları getirtelim bakalım ne demişim.

TUNCA TOSKAY (Antalya) – Sesinizi çıkarmadınız.

BAŞKAN – Olur mu efendim!

TUNCA TOSKAY (Antalya) – İdare amirlerini göreve çağırmıyorsunuz. Terbiyesiz herif!

 (İzmir Milletvekili Oktay Vural’ın Başkanlık kürsüsü önünde Başkanla karşılıklı konuşmaları)

OKTAY VURAL (İzmir) – Sayın Başkanım, provokasyon için adam çıkartıyorsunuz burada.

BAŞKAN – Kim çıkartıyor?

OKTAY VURAL (İzmir) – Siz… Yani bugünkü organizasyonu, orada durmakla… Burada bir milletvekili geldiği zaman idare amirini çağırıyorsunuz.

BAŞKAN – Kimin çıkacağını ben nereden…

 (Oyların toplanmasına devam edildi)

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, oyunu kullanmayan arkadaşımız kaldı mı? Yok.

Oy kullanma işlemi tamamlanmıştır.

Oy kutularını lütfen kaldırınız.

(Oyların ayrımı yapıldı)

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi’nin 25’inci maddesinin gizli oylama sonucunu açıklıyorum:

“Oy Sayısı      :      409

Kabul              :      337

Ret                  :        72

Çekimser        :          -

Boş                 :          -

Geçersiz          :          -

                Kâtip Üye                                                                                Kâtip Üye

              Yaşar Tüzün                                                                          Harun Tüfekci

                  Bilecik                                                                                    Konya”

25’inci madde kabul edilmiştir.

Sayın milletvekilleri, birleşime on dakika ara veriyorum.

Kapanma Saati: 16.57


ÜÇÜNCÜ OTURUM

Açılma Saati: 17.11

BAŞKAN: Mehmet Ali ŞAHİN

KÂTİP ÜYELER: Yusuf COŞKUN (Bingöl), Bayram ÖZÇELİK (Burdur)

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 103’üncü Birleşiminin Üçüncü Oturumunu açıyorum.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi’nin görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.

Komisyon yerinde.

Hükûmet yerinde.

KAMER GENÇ (Tunceli) – Sayın Başkan…

BAŞKAN – Sayın Genç, bir şey söyleyeceksiniz herhâlde.

KAMER GENÇ (Tunceli) – Efendim, şimdi, dün Kemalettin Göktaş benimle ilgili, çıktı, bir sürü şey söyledi. Ben de Genç Bakış televizyonu için randevumu almıştım. Zatıalinize de zaten haber vermiştim.

BAŞKAN – Biliyorum, haberim var. Haberim var Sayın Genç.

KAMER GENÇ (Tunceli) – “Sataşmadan bir söz verirseniz, ben cevap vereyim.” demiştim ama uçağı kaçırma riski olduğu için…

BAŞKAN – Ama siz de biliyorsunuz ki geçtiğimiz birleşim, geçtiğimiz oturumda size sataşmadan dolayı söz…

KAMER GENÇ (Tunceli) – Evet, anladım, onu da biliyorum ama buna da bir cevap vermem gerekir.

BAŞKAN – Size sataşmadan dolayı söz vermeyi isterim ama İç Tüzük müsait değil. Bunu siz benden çok daha iyi bilirsiniz.

KAMER GENÇ (Tunceli) – O zaman, bir açıklama hakkını verin bana. Ama bir zaman tanıyın.

BAŞKAN – Yerinizden 60/4’e göre bir açıklama imkânı verebilirim, tabii.

KAMER GENÇ (Tunceli) – Yerimden bir açıklama hakkını verirseniz… Ama, yalnız, şöyle bir üç, dört dakika verirseniz memnun olurum.

BAŞKAN – Onun takdirini ben yapayım.

KAMER GENÇ (Tunceli) – Ama, yani, benim de tutanaktakine…

BAŞKAN – Peki efendim, peki.

Yalnız, şimdi benim geçici maddeyle ilgili milletvekili arkadaşlarıma bir açıklama yapma…

Siz oturun yerinize efendim. Sistemden söz istersiniz, biraz sonra ona bakarız.

Sayın milletvekilleri, teklifin 26’ncı maddesine bağlı geçici 18’inci maddeyi okutacağım ancak bir açıklama yapma ihtiyacını hissediyorum.

Sayın milletvekilleri, Anayasa’nın 175’inci maddesinin birinci fıkrasına göre “Anayasanın değiştirilmesi hakkındaki teklifler Genel Kurulda iki defa görüşülür.” Türkiye Büyük Millet Meclisi İç Tüzüğü’nün 93’üncü maddesinin üçüncü fıkrasına göre, Anayasa değişikliği tekliflerinin ikinci görüşmelerinde yalnızca maddeler üzerinde verilen değişiklik önergeleri görüşülebilmektedir. İç Tüzük’ün 94’üncü maddesi de bir maddenin düşmesini ikinci görüşmede de gerekli çoğunlukta kabul oyu alamama şartına bağlamıştır.

Anayasa ve İç Tüzük’ün ilgili hükümleri birlikte değerlendirildiğinde Anayasa değişikliğine ilişkin tekliflerin iki defa görüştürülmesi birinci turda önerge verilen bir madde üzerinde ikinci tur görüşmelerde de önerge verilebilmesine imkân sağlanması ve maddenin ikinci oylamasının yapılması gerekmektedir.

Şimdi görüşeceğimiz 26’ncı maddeye bağlı geçici 18’nci maddenin dayanağını oluşturan 8’inci madde ikinci tur oylamada Anayasa’da öngörülen beşte 3 çoğunlukta oy alamadığından kabul edilmemiş ve teklif metinden çıkartılmıştı. Ancak Anayasa ve İç Tüzük’ün biraz önce bilgilerinize sunduğum hükümleri gereği Meclis Başkanlığı olarak 26’ncı maddeye bağlı geçici 18’inci maddeyi kendiliğimizden metinden çıkarmamız hem Anayasa hem de İç Tüzük’e aykırı olacaktır. O nedenle madde üzerinde önerge işlemi yapıldıktan sonra maddenin kabul edilip edilmemesi Genel Kurulun oyuna sunulacaktır.

Milletvekili arkadaşlarımızın bilgilerine sunuyorum.

Şimdi, geçici 18’inci maddeyi okutuyorum:

MADDE 26- Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına aşağıdaki geçici maddeler eklenmiştir.

“GEÇİCİ MADDE 18- Bu Kanunun 8 inci maddesiyle Anayasanın 69 uncu maddesinde yapılan değişiklikler, Anayasa Mahkemesinde görülmekte olan davalarda da uygulanır. Ancak, siyasî partilerin malî denetiminin Sayıştay tarafından yapılacağına ilişkin hükümleri, siyasî partilerin 2009 yılına ait denetimleri hakkında uygulanmaz; 2009 yılına ilişkin malî denetimler Anayasa Mahkemesince yapılır.

BAŞKAN – Efendim, şimdi, önerge işlemlerine geçmeden önce Sayın Genç’in 60/4’e göre bir söz talebi vardır.

Üç dakika içerisinde özetlersiniz efendim.

Buyurun.

VI.- AÇIKLAMALAR (Devam)

6.- Tunceli Milletvekili Kamer Genç’in, 5/5/2010 tarihli 102’nci Birleşim tutanağında yer alan, Trabzon Milletvekili Kemalettin Göktaş’ın, konuşmasındaki, mal varlığı ve oğlunun Türkiye Büyük Millet Meclisinde çalışmasıyla ilgili ifadelerine ilişkin açıklaması

KAMER GENÇ (Tunceli) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, dün, Kemalettin Göktaş, burada, kimin eline verdiği belli olmayan, papağan gibi birtakım şeyler söyledi. Ben de size bu konuda ufak bir açıklama yapmak istiyorum.

Ben, daha önce, ANAP iktidarda iken, 1989’larda ANAP’a karşı muhalefet yaparken bu konular yine dile geldi ve ben o zaman hepsine cevap verdim. Şimdi, Kemalettin Bey diyor ki: “Daireleri var.”

Şimdi, sayın milletvekilleri, ben, 1971 yılında Dikmen’de 5 dönüm bir tarla aldım. Aradan altı yedi sene sonra buradan imar geçti ve 4 parsel oldu. Bu 4 parseli daire karşılığında verdim.

OSMAN KILIÇ (Sivas) – Bana ne ya!

KAMER GENÇ (Tunceli) – Bize o zaman 15 daire kalmıştı. Bunun 6’sını sattım, 10 tanesi kalmıştı. Bunu orada çok cüzi bir parayla almıştım.

İkincisi, ben, 83 ile 87 arasında mali müşavirlik yaptım. 1983’ten beri vergi mükellefiyetim var. O sırada bir param vardı. Deniz kıyısında bir arsa almak için gittim fakat Manavgat’ta bulamadım, orada 9 dönüme yakın bir tarla aldım. Fakat şimdi yeni imar geçiyor, o 9 dönümlük yer 3 bin metrekareye düştü ama onun da 6 kişiyle şüyulu olduğu için bir değeri yok.