• Dönem: 23. Dönem
  • Yasama Yılı: 3
  • Birleşim:
  • Birleşim Tarihi: 28.05.2009
Kaynak: Tutanak Dergisi
(Kanunum resmi kaynak değildir; kullanıcılar sunulan yürürlük ve metin bilgilerini resmi kaynaklardan teyid etmelidir.)
DÖNEM: 23

 

DÖNEM: 23                            CİLT: 45                    YASAMA YILI: 3

 

 

 

 

 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

TUTANAK DERGİSİ

 

95’inci Birleşim

28 Mayıs 2009 Perşembe

 

(Bu  Tutanak  Dergisi’nde yer alan ve kâtip üyeler tarafından okunmuş bulunan her tür belge aslına uygun olarak yazılmıştır.)

 

 

İ Ç İ N D E K İ L E R

  I.- GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

 II.- GELEN KÂĞITLAR

III.- YOKLAMALAR

IV.- GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR

A) MİLLETVEKİLLERİNİN GÜNDEM DIŞI KONUŞMALARI

1.- Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek’in, TOKİ’nin Kırklareli’nde yaptırdığı konut inşaatlarına ilişkin gündem dışı konuşması

2.- Diyarbakır Milletvekili Akın Birdal’ın, 27 Mayıs 1960’ta ordunun yönetime el koymasının 49’uncu yıl dönümüne ilişkin gündem dışı konuşması

3.- Isparta Milletvekili S. Nevzat Korkmaz’ın, Isparta ilindeki gül üreticilerinin sorunları ile alınması gereken önlemlere ilişkin gündem dışı konuşması

V.- ÖLÜM, SAYGI DURUŞU VE TAZİYELER

1.- Oturum Başkanı ve TBMM Başkan Vekili Nevzat Pakdil’in, Hakkâri’de bir mayın patlaması sonucu şehit olan askerlerimize Allah’tan rahmet, ailelerine başsağlığı ve sabır dileyen konuşması

2.- Mersin Milletvekili Mehmet Şandır’ın, Hakkâri’de bir mayın patlaması sonucu şehit olan 6 askerimize Allah’tan rahmet, ailelerine başsağlığı ve sabır dileyen konuşması

3.- İzmir Milletvekili K. Kemal Anadol’un, Hakkâri’de bir mayın patlaması sonucu şehit olan 6 askerimize Allah’tan rahmet, ailelerine başsağlığı ve sabır dileyen konuşması

4.- Tunceli Milletvekili Kamer Genç’in, Hakkâri’de bir mayın patlaması sonucu şehit olan 6 askerimize Allah’tan rahmet, ailelerine başsağlığı ve sabır dileyen konuşması

5.- Kahramanmaraş Milletvekili Veysi Kaynak’ın, Hakkâri’de bir mayın patlaması sonucu şehit olan 6 askerimize Allah’tan rahmet, ailelerine başsağlığı ve sabır dileyen konuşması

 

VI.- AÇIKLAMALAR

1.- Kırklareli Milletvekili Ahmet Gökhan Sarıçam’ın, Hakkâri’de bir mayın patlaması sonucu şehit olan 6 askerimize Allah’tan rahmet, ailelerine başsağlığı ve sabır dilediğine ve TOKİ’nin Kırklareli’nde yaptığı inşaatlara ilişkin açıklaması

2.- Isparta Milletvekili S. Nevzat Korkmaz’ın, İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın, şahsıyla ilgili sözleri nedeniyle açıklaması

 

VII.- ÖNERİLER

A) DANIŞMA KURULU ÖNERİLERİ

1.- Gündemdeki sıralama ile Genel Kurulun çalışma gün ve saatlerinin yeniden düzenlenmesine; 2 Haziran 2009 Salı günkü birleşiminde sözlü soru önergeleri ile diğer denetim konularının görüşülmeyerek kanun tasarı ve tekliflerinin görüşülmesine, 3 Haziran 2009 Çarşamba günkü birleşiminde sözlü soruların görüşülmemesine; 293, 239, 126, 131, 321, 324, 383 ve 385 sıra sayılı kanun tasarılarının İç Tüzük’ün 91’inci maddesine göre Temel Kanun olarak ve bölümler hâlinde görüşülmesine; Radyo ve Televizyon Üst Kurulunda boşalacak üç üyelik için seçimlerin 28 Mayıs 2009 Perşembe günkü birleşimde yapılmasına ilişkin Danışma Kurulu önerisi

VIII.- SEÇİMLER

1.- Radyo ve Televizyon Üst Kurulunda boşalacak üyeliklere seçim

 

IX.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER

A) KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ

1.- Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/324) (S. Sayısı: 96)

2.- Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile Suriye Arap Cumhuriyeti Devleti Arasındaki Kara Sınırı Boyunca Yapılacak Mayın Temizleme Faaliyetleri ile İhale İşlemleri Hakkında Kanun Tasarısı ve Tarım, Orman ve Köyişleri ile Plan ve Bütçe Komisyonları Raporları (1/543) (S. Sayısı: 263)

3.- Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısı ile Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm; İçişleri ile Plan ve Bütçe Komisyonları Raporları (1/552) (S. Sayısı: 293)

4.- Kamu  Düzeni  ve  Güvenliği   Müsteşarlığının Teşkilat ve Görevleri  Hakkında   Kanun  Tasarısı  ve  İçişleri  Komisyonu   Raporu (1/704) (S. Sayısı: 383)

5.- Gelir Vergisi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (1/692) (S. Sayısı: 385)

6.- Türk Vatandaşlığı Kanunu Tasarısı ve İçişleri Komisyonu Raporu (1/458) (S. Sayısı: 90)

 

X.- USUL HAKKINDA GÖRÜŞMELER

1.- Bir konunun iki sefer yapılan işari oylamasında karar yeter sayısı bulunamamasından sonra, yapılacak üçüncü oylamanın açık oylama şeklinde yapılması talebinin yerine getirilmemesi nedeniyle Başkanın tutumu hakkında

 

XI.- OYLAMALAR

1.- Türk Vatandaşlığı Kanunu Tasarısı’nın oylaması

 

XII.- YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI

1.- Ankara Milletvekili Yılmaz Ateş’in, işkence iddialarına ilişkin Başbakandan sorusu ve Adalet Bakanı Sadullah Ergin’in cevabı (7/5513)

2.- Van Milletvekili Fatma Kurtulan’ın, AİHM’de Türkiye aleyhine açılan davalara ilişkin sorusu ve Adalet Bakanı Sadullah Ergin’in cevabı (7/6039)

3.- İzmir Milletvekili Canan Arıtman’ın, çocuklara yönelik cinsel istismarın soruşturulmasına ilişkin sorusu ve Adalet Bakanı Sadullah Ergin’in cevabı (7/7224)

4.- İzmir Milletvekili Bülent Baratalı’nın, AİHM’de Türkiye aleyhine açılan davalara ilişkin Başbakandan sorusu ve Adalet Bakanı Sadullah Ergin’in cevabı (7/7342)

5.- İzmir Milletvekili Bülent Baratalı’nın, uluslararası tahkim davalarına ilişkin Başbakandan sorusu ve Adalet Bakanı Sadullah Ergin’in cevabı (7/7343)

6.- Bursa   Milletvekili  Kemal Demirel’in, Kemalpaşa ilçesinin yeni adliye  binası  ihtiyacına ilişkin sorusu ve Adalet Bakanı Sadullah Ergin’in cevabı (7/7351)

7.- Balıkesir Milletvekili Hüseyin Pazarcı’nın, bazı kişilerin gözaltına alınmalarına ilişkin Başbakandan sorusu ve Adalet Bakanı Sadullah Ergin’in cevabı (7/7395)

8.- Diyarbakır Milletvekili Selahattin Demirtaş’ın, tutuklu ve hükümlülerin nakil taleplerine ilişkin sorusu ve Adalet Bakanı Sadullah Ergin’in cevabı (7/7401)

9.- Sivas Milletvekili Malik Ecder Özdemir’in, bir cezaevindeki kameralı takip sistemine ilişkin sorusu ve Adalet Bakanı Sadullah Ergin’in cevabı (7/7402)

10.- Sivas Milletvekili Malik Ecder Özdemir’in, ceza ve tutukevlerindeki sağlık hizmetlerine ilişkin sorusu ve Adalet Bakanı Sadullah Ergin’in cevabı (7/7403)

11.- Bursa Milletvekili Abdullah Özer’in, Bursa Barosu avukatlarının adli yardım alacaklarına ilişkin sorusu ve Adalet Bakanı Sadullah Ergin’in cevabı (7/7437)

12.- Hatay Milletvekili Fuat Çay’ın, Hatay’da kurulacağı iddia edilen termik santrallere ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın cevabı (7/7466)

13.- Gaziantep Milletvekili Akif Ekici’nin, yüksek vergi oranları nedeniyle kaçak içki üretiminin arttığı iddialarına ilişkin Başbakandan sorusu ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in cevabı (7/7483)

14.- Eskişehir Milletvekili Fehmi Murat Sönmez’in, lületaşının değerlendirilmesine ilişkin Başbakandan sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın cevabı (7/7484)

15.- Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Akif Paksoy’un, ÇEAŞ hissedarlarının mağduriyetlerine ilişkin Başbakandan sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın cevabı (7/7529)

16.- Hatay Milletvekili Süleyman Turan Çirkin’in, petrol arama ve üretimine ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın cevabı (7/7574)

17.- Muğla Milletvekili Fevzi Topuz’un, bir derneğe kaynak aktarılmak istendiği iddiasına ilişkin sorusu ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün cevabı (7/7669)

18.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Ardahan Bayındırlık ve İskân İl Müdürlüğünün bir ihalesine ilişkin sorusu ve Bayındırlık ve İskân Bakanı Mustafa Demir’in cevabı (7/7682)

19.- Sinop Milletvekili Engin Altay’ın, küçük sanayi esnafının desteklenmesine ilişkin sorusu ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün cevabı (7/7802)

20.- Diyarbakır Milletvekili Selahattin Demirtaş’ın, milletvekillerinin şoför ihtiyacına ilişkin sorusu ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkan Vekili Nevzat Pakdil’in cevabı (7/7816)

21.- Diyarbakır Milletvekili Selahattin Demirtaş’ın, sözleşmeli ve geçici personelin özlük haklarına ilişkin sorusu ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkan Vekili Nevzat Pakdil’in cevabı (7/8066)

 

I.- GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

TBMM Genel Kurulu saat 15.03’te açılarak üç oturum yaptı.

Trabzon Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi, geçen tutanak hakkında bir konuşma yaptı.

İzmir Milletvekili Mehmet Ali Susam, son ekonomik gelişmelere,

Bayburt Milletvekili Ülkü Gökalp Güney, kalkınmada öncelikli yörelerde teşvik ugulamalarına,

Mersin Milletvekili Mehmet Şandır, 27 Mayıs 1960 askerî darbesinin 49’uncu yıl dönümüne,

İlişkin gündem dışı birer konuşma yaptılar.

Bursa Milletvekili Abdullah Özer, Bursa Şevket Yılmaz Devlet Hastanesinde meydana gelen yangında ölen vatandaşlara ve hastanenin eksikliklerine,

Burdur Milletvekili Ramazan Kerim Özkan, kırım kongo kanamalı ateşi ve kenelerden insanlara bulaşan viral hastalıkla mücadeleye,

Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, son günlerde meydana gelen hastane yangınları ve hastanelerin sorunlarına,

Kırıkkale Milletvekili Osman Durmuş, Bursa’daki hastane yangınında hayatını kaybeden sekiz vatandaşımızla ilgili Sağlık Bakanının açıklamasına,

İzmir Milletvekili Oktay Vural, dünkü birleşim gündeminde yer alan, İstanbul Milletvekili Esfender Korkmaz’ın, (2/406) esas numaralı Kanun Teklifi’nin İç Tüzük’ün 37’nci maddesine göre doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önergesinin görüşülmemesine ve bugünkü gündemde yer almamasına,

Diyarbakır Milletvekili Selahattin Demirtaş, Bursa’da yaşanan yangın olayına ve devletin sosyal hizmet sunduğu bütün mekânların standartlara uygun inşa edilmesi gerektiğine,

İlişkin birer açıklamada bulundular.

Dünkü gündemde yer alan, İstanbul Milletvekili Esfender Korkmaz’ın, (2/406) esas numaralı Kanun Teklifi’nin İç Tüzük’ün 37’nci maddesine göre doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önergesinin, bugünkü gündemde de yer alması gerektiği iddiasıyla Oturum Başkanının tutumu hakkında açılan usul tartışması sonucunda, Oturum Başkanı tutumunda bir değişiklik olmadığını açıkladı.

Gündemin “Genel Görüşme ve Meclis Araştırması Yapılmasına Dair Öngörüşmeler” kısmının 87’nci sırasında yer alan (10/140) esas numaralı Meclis Araştırması Önergesi’nin görüşmesinin, Genel Kurulun 27/5/2009 Çarşamba günkü birleşiminde yapılmasına ilişkin DTP Grubu önerisi,

Gündemin “Genel Görüşme ve Meclis Araştırması Yapılmasına Dair Öngörüşmeler” kısmının 52’nci sırasında yer alan (10/96) esas numaralı, Meclis Araştırması Önergesi’nin görüşmelerinin, İç Tüzük’ün 19’uncu maddesi gereğince Genel Kurulun onayına sunulmasına ilişkin MHP Grubu önerisi,

Yapılan görüşmelerden sonra kabul edilmedi.

Gündemin “Genel Görüşme ve Meclis Araştırması Yapılmasına Dair Öngörüşmeler” kısmında yer alan (10/178, 10/190 ile 10/237) esas numaralı Meclis araştırması önergelerinin görüşmelerinin, Genel Kurulun 27/05/2009 Çarşamba günkü birleşiminde birlikte yapılmasına ilişkin CHP Grubu önerisi, yapılan görüşmeler sırasında Genel Kurulun çalışma süresi dolduğundan oylanamadı.

Mersin Milletvekili Mehmet Şandır, Mersin Milletvekili İsa Gök’ün, şahsına sataşması nedeniyle bir konuşma yaptı.

İzmir Milletvekili Oktay Vural, Başkanlık Divanının tutumu hakkında yerinden bir açıklamada bulundu.

AK PARTİ Grubu önerisinin geçen birleşimde oylama aşamasına gelindiği ve bu birleşimde oylanması gerekirken oylanmadığı nedeniyle Oturum Başkanının tutumu hakkında açılan usul tartışması sonucunda, Oturum Başkanı tutumunda bir değişiklik olmadığını açıkladı.

28 Mayıs 2009 Perşembe günü saat 15.00’te toplanmak üzere, birleşime 18.53’te son verildi.

 

                                                                       

Meral AKŞENER

 

 

 

 

 

Başkan Vekili

 

 

 

 

 

 

Fatoş GÜRKAN

 

Yaşar TÜZÜN

 

Adana

 

Bilecik

 

Kâtip Üye

 

Kâtip Üye

 

 

 

 

                                                                                                                                        No.: 108

II.- GELEN KÂĞITLAR

28 Mayıs 2009 Perşembe

Sözlü Soru Önergeleri

1.- Adıyaman Milletvekili Şevket Köse’nin, Adıyaman’ın Göksu Çayından yararlanmasına ilişkin Çevre ve Orman Bakanından sözlü soru önergesi (6/1376) (Başkanlığa geliş tarihi: 11/05/2009)

2.- Adıyaman Milletvekili Şevket Köse’nin, Adıyaman’daki hidroelektrik santrallere ilişkin Çevre ve Orman Bakanından sözlü soru önergesi (6/1377) (Başkanlığa geliş tarihi: 11/05/2009)

3.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz’ün, TOKİ’nin kampanya ve projelerine ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/1378) (Başkanlığa geliş tarihi: 12/05/2009)

4.- Mersin Milletvekili Akif Akkuş’un, Seyhan Nehrinin taşmasından zarar gören çiftçilere ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/1379) (Başkanlığa geliş tarihi: 12/05/2009)

5.- Mersin Milletvekili Akif Akkuş’un, barajlardan kontrolsüz su bırakılmasına ilişkin Çevre ve Orman Bakanından sözlü soru önergesi (6/1380) (Başkanlığa geliş tarihi: 12/05/2009)

6.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz’ün, TMO’nun hububat alımına ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/1381) (Başkanlığa geliş tarihi: 13/05/2009)

7.- Tekirdağ Milletvekili Kemalettin Nalcı’nın, bir mahalleye sağlık ocağı yapılmasına ilişkin Sağlık Bakanından sözlü soru önergesi (6/1382) (Başkanlığa geliş tarihi: 13/05/2009)

8.- Aksaray Milletvekili Osman Ertuğrul’un, Aksaray-Ortaköy-Kırşehir bölünmüş yol yapımına ilişkin Ulaştırma Bakanından sözlü soru önergesi (6/1383) (Başkanlığa geliş tarihi: 13/05/2009)

9.- Aksaray Milletvekili Osman Ertuğrul’un, Hasan Dağı Kış Sporları Turizm Merkezi Projesine ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından sözlü soru önergesi (6/1384) (Başkanlığa geliş tarihi: 13/05/2009)

10.- Aksaray Milletvekili Osman Ertuğrul’un, TMO Aksaray tahıl silolarının şehir dışına taşınmasına ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/1385) (Başkanlığa geliş tarihi: 13/05/2009)

11.- Aksaray Milletvekili Osman Ertuğrul’un, Aksaray bağlantılı demiryolu çalışmalarına ilişkin Ulaştırma Bakanından sözlü soru önergesi (6/1386) (Başkanlığa geliş tarihi: 13/05/2009)

12.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz’ün, TRT yönetimine ilişkin Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısından (Bülent Arınç) sözlü soru önergesi (6/1387) (Başkanlığa geliş tarihi: 14/05/2009)

13.- Manisa Milletvekili Mustafa Enöz’ün, Ege Bölgesinde pamuk ve tekstil sektörünün desteklenmesine ilişkin Sanayi ve Ticaret Bakanından sözlü soru önergesi (6/1388) (Başkanlığa geliş tarihi: 15/05/2009)

14.- Manisa Milletvekili Mustafa Enöz’ün, Cansuyu Kredisine ilişkin Sanayi ve Ticaret Bakanından sözlü soru önergesi (6/1389) (Başkanlığa geliş tarihi: 15/05/2009)

15.- Manisa Milletvekili Mustafa Enöz’ün, tekstil sektörünün desteklenmesine ve borçlu üreticilere ilişkin Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısından (Ali Babacan) sözlü soru önergesi (6/1390) (Başkanlığa geliş tarihi: 15/05/2009)

16.- Manisa Milletvekili Mustafa Enöz’ün, üzüm ihracatındaki teşviklere ilişkin Devlet Bakanından (Zafer Çağlayan) sözlü soru önergesi (6/1391) (Başkanlığa geliş tarihi: 15/05/2009)

17.- Manisa Milletvekili Mustafa Enöz’ün, asgari geçim ve yoksulluk sınırına ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/1392) (Başkanlığa geliş tarihi: 15/05/2009)

18.- Mersin Milletvekili Behiç Çelik’in, Mardin-Mazıdağı’ndaki olayın mağdurlarına ve koruculuk sistemine ilişkin İçişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/1393) (Başkanlığa geliş tarihi: 15/05/2009)

19.- Mersin Milletvekili Behiç Çelik’in, Ermenistan ile ilişkilere ilişkin Dışişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/1394) (Başkanlığa geliş tarihi: 15/05/2009)

20.- Manisa Milletvekili Mustafa Enöz’ün, yönetici atamalarıyla ilgili iddialara ilişkin Milli Eğitim Bakanından sözlü soru önergesi (6/1395) (Başkanlığa geliş tarihi: 15/05/2009)

21.- Tunceli Milletvekili Kamer Genç’in, yurt dışı seyahatlerine ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/1396) (Başkanlığa geliş tarihi: 18/05/2009)

22.- Tunceli Milletvekili Kamer Genç’in, örtülü ödeneğe ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/1397) (Başkanlığa geliş tarihi: 18/05/2009)

23.- Adana Milletvekili Kürşat Atılgan’ın, Atak helikopter ihalesindeki ödemelere ilişkin Milli Savunma Bakanından sözlü soru önergesi (6/1398) (Başkanlığa geliş tarihi: 18/05/2009)

24.- Aydın Milletvekili Ali Uzunırmak’ın, Aydın’daki bazı ulaşım sorunlarına ilişkin Ulaştırma Bakanından sözlü soru önergesi (6/1399) (Başkanlığa geliş tarihi: 18/05/2009)

25.- Gaziantep Milletvekili Hasan Özdemir’in, Gaziantep’in köylerindeki alt yapı çalışmalarına ilişkin İçişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/1400) (Başkanlığa geliş tarihi: 18/05/2009)

26.- Gaziantep Milletvekili Hasan Özdemir’in, Gaziantep’teki turizm yatırımlarına ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından sözlü soru önergesi (6/1401) (Başkanlığa geliş tarihi: 18/05/2009)

27.- Gaziantep Milletvekili Hasan Özdemir’in, Gaziantep’teki bazı sağlık verilerine ilişkin Sağlık Bakanından sözlü soru önergesi (6/1402) (Başkanlığa geliş tarihi: 18/05/2009)

28.- Gaziantep Milletvekili Hasan Özdemir’in, Gaziantep’teki kayıt dışı istihdama ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından sözlü soru önergesi (6/1403) (Başkanlığa geliş tarihi: 18/05/2009)

29.- Gaziantep Milletvekili Hasan Özdemir’in, Gaziantep’teki çiftçilerin borçlarına ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/1404) (Başkanlığa geliş tarihi: 18/05/2009)

30.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Ardahan-Ardanuç karayoluna ilişkin Ulaştırma Bakanından sözlü soru önergesi (6/1405) (Başkanlığa geliş tarihi: 18/05/2009)

31.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Bitlis-Adilcevaz’daki sağlık ocaklarına ilişkin Sağlık Bakanından sözlü soru önergesi (6/1406) (Başkanlığa geliş tarihi: 18/05/2009)

32.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Bitlis-Hizan’daki köylerin içme sularına ilişkin İçişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/1407) (Başkanlığa geliş tarihi: 18/05/2009)

33.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Bitlis-Mutki’deki okulların ihtiyaçlarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından sözlü soru önergesi (6/1408) (Başkanlığa geliş tarihi: 18/05/2009)

34.- Tunceli Milletvekili Kamer Genç’in, yurt dışına giden milletvekillerine ilişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanından sözlü soru önergesi (6/1409) (Başkanlığa geliş tarihi: 18/05/2009)

35.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz’ün, Meclis TV’nin bir yayınına ilişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanından sözlü soru önergesi (6/1410) (Başkanlığa geliş tarihi: 22/05/2009)

Yazılı Soru Önergeleri

1.- İstanbul Milletvekili Hasan Macit’in, Gaziosmanpaşa Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı yönetimine yönelik iddialara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/7965) (Başkanlığa geliş tarihi: 11/05/2009)

2.- Burdur Milletvekili Ramazan Kerim Özkan’ın, kuruyemiş üretim ve ithalatına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/7966) (Başkanlığa geliş tarihi: 11/05/2009)

3.- Burdur Milletvekili Ramazan Kerim Özkan’ın, gübre fiyatlarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/7967) (Başkanlığa geliş tarihi: 11/05/2009)

4.- İzmir Milletvekili Bülent Baratalı’nın, Urla Teknokent Projesine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/7968) (Başkanlığa geliş tarihi: 11/05/2009)

5.- İzmir Milletvekili Bülent Baratalı’nın, belediyelerin gelirlerine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/7969) (Başkanlığa geliş tarihi: 11/05/2009)

6.- İzmir Milletvekili Bülent Baratalı’nın, belediyelerin borçlarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/7970) (Başkanlığa geliş tarihi: 11/05/2009)

7.- İzmir Milletvekili Selçuk Ayhan’ın, işitme engellilerin sorunlarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/7971) (Başkanlığa geliş tarihi: 11/05/2009)

8.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel’in, zeytincilik sektörünün geliştirilmesine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/7972) (Başkanlığa geliş tarihi: 11/05/2009)

9.- Mersin Milletvekili Mehmet Şandır’ın, kanunsuz telefon dinlemelerine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/7973) (Başkanlığa geliş tarihi: 11/05/2009)

10.- Aydın Milletvekili Mehmet Fatih Atay’ın, TOKİ’den sosyal konut alanların ödeme sorunlarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/7974) (Başkanlığa geliş tarihi: 12/05/2009)

11.- Antalya Milletvekili Hüsnü Çöllü’nün, Nabucco Boru Hattı Projesine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/7975) (Başkanlığa geliş tarihi: 12/05/2009)

12.- Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Akif Paksoy’un, NATO Genel Sekreterliği seçimi sürecinde alındığı iddia edilen güvencelere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/7976) (Başkanlığa geliş tarihi: 12/05/2009)

13.- Muş Milletvekili M. Nuri Yaman’ın, GATA’dan talep edilen bir randevuya ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/7977) (Başkanlığa geliş tarihi: 13/05/2009)

14.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel’in, bir Ro-Ro projesi ihalesine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/7978) (Başkanlığa geliş tarihi: 13/05/2009)

15.- Gaziantep Milletvekili Akif Ekici’nin, krize yönelik para ve maliye politikalarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/7979) (Başkanlığa geliş tarihi: 13/05/2009)

16.- İzmir Milletvekili Kemal Anadol’un, adrese dayalı nüfus kayıt sistemi ve seçmen hareketlerine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/7980) (Başkanlığa geliş tarihi: 13/05/2009)

17.- İzmir Milletvekili Abdurrezzak Erten’in, İslami Kalkınma Bankası vasıtasıyla kalkınma kooperatiflerinin kullandığı kredilere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/7981) (Başkanlığa geliş tarihi: 13/05/2009)

18.- Adana Milletvekili Yılmaz Tankut’un, TOKİ ödemelerinde yaşanan sorunlara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/7982) (Başkanlığa geliş tarihi: 13/05/2009)

19.- Mersin Milletvekili Behiç Çelik’in, vergi uzlaşmalarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/7983) (Başkanlığa geliş tarihi: 13/05/2009)

20.- Hatay Milletvekili Süleyman Turan Çirkin’in, “Kürt sorunu” konusundaki açılım haberlerine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/7984) (Başkanlığa geliş tarihi: 13/05/2009)

21.- Ordu Milletvekili Rıdvan Yalçın’ın, icra takiplerine ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/7985) (Başkanlığa geliş tarihi: 13/05/2009)

22.- Ordu Milletvekili Rıdvan Yalçın’ın, boşanma davalarına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/7986) (Başkanlığa geliş tarihi: 13/05/2009)

23.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel’in, yardımcı hizmetler sınıfındaki özürlü personele ilişkin Bayındırlık ve İskan Bakanından yazılı soru önergesi (7/7987) (Başkanlığa geliş tarihi: 12/05/2009)

24.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel’in, Düzce’deki deprem sigortası çalışmalarına ve riskli binalara ilişkin Bayındırlık ve İskan Bakanından yazılı soru önergesi (7/7988) (Başkanlığa geliş tarihi: 12/05/2009)

25.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, yabancıların gayrimenkul alımlarına ilişkin Bayındırlık ve İskan Bakanından yazılı soru önergesi (7/7989) (Başkanlığa geliş tarihi: 13/05/2009)

26.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut’un, Balıkesir’deki belediyelere yapılan afet yardımlarına ilişkin Bayındırlık ve İskan Bakanından yazılı soru önergesi (7/7990) (Başkanlığa geliş tarihi: 13/05/2009)

27.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel’in, yardımcı hizmetler sınıfındaki özürlü personele ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/7991) (Başkanlığa geliş tarihi: 12/05/2009)

28.- Mersin Milletvekili Mehmet Şandır’ın, engellilerin sorunlarına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/7992) (Başkanlığa geliş tarihi: 13/05/2009)

29.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel’in, yardımcı hizmetler sınıfındaki özürlü personele ilişkin Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/7993) (Başkanlığa geliş tarihi: 12/05/2009)

30.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel’in, Osmaniye’de baraj kapaklarının açılması sonucu ekili alanlarda oluşan zarara ilişkin Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/7994) (Başkanlığa geliş tarihi: 12/05/2009)

31.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel’in, Adana’da baraj kapaklarının açılması sonucu ekili alanlarda oluşan zarara ilişkin Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/7995) (Başkanlığa geliş tarihi: 12/05/2009)

32.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel’in, İznik’teki bir gölet yapımına ilişkin Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/7996) (Başkanlığa geliş tarihi: 12/05/2009)

33.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel’in, İznik’teki bir gölet yapımına ilişkin Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/7997) (Başkanlığa geliş tarihi: 12/05/2009)

34.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel’in, yardımcı hizmetler sınıfındaki özürlü personele ilişkin Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısından (Bülent Arınç) yazılı soru önergesi (7/7998) (Başkanlığa geliş tarihi: 12/05/2009)

35.- Adana Milletvekili Nevin Gaye Erbatur’un, Mardin’de yaşanan düğün baskınıyla ilgili haberlere ilişkin Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısından (Bülent Arınç) yazılı soru önergesi (7/7999) (Başkanlığa geliş tarihi: 13/05/2009)

36.- Ankara Milletvekili Nesrin Baytok’un, Anadolu Ajansının bir basın toplantısıyla ilgili haberine ilişkin Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısından (Bülent Arınç) yazılı soru önergesi (7/8000) (Başkanlığa geliş tarihi: 13/05/2009)

37.- Kayseri Milletvekili Mehmet Şevki Kulkuloğlu’nun, bir vakıf arsası üzerindeki tasarrufa ilişkin Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısından (Bülent Arınç) yazılı soru önergesi (7/8001) (Başkanlığa geliş tarihi: 13/05/2009)

38.- İstanbul Milletvekili Hasan Macit’in, Gaziosmanpaşa Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı yönetimiyle ilgili iddialara ilişkin Devlet Bakanından (Hayati Yazıcı) yazılı soru önergesi (7/8002) (Başkanlığa geliş tarihi: 11/05/2009)

39.- İstanbul Milletvekili Hasan Macit’in, Gaziosmanpaşa Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı yönetimi hakkındaki iddialara ilişkin Devlet Bakanından (Hayati Yazıcı) yazılı soru önergesi (7/8003) (Başkanlığa geliş tarihi: 11/05/2009)

40.- İstanbul Milletvekili Hasan Macit’in, Gaziosmanpaşa Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı yönetimiyle ilgili iddialara ilişkin Devlet Bakanından (Hayati Yazıcı) yazılı soru önergesi (7/8004) (Başkanlığa geliş tarihi: 11/05/2009)

41.- İstanbul Milletvekili Ufuk Uras’ın, kamu kurumlarının özürlü kadrolarını bildirmelerine ilişkin Devlet Bakanından (Hayati Yazıcı) yazılı soru önergesi (7/8005) (Başkanlığa geliş tarihi: 12/05/2009)

42.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel’in, yardımcı hizmetler sınıfındaki özürlü personele ilişkin Devlet Bakanından (Hayati Yazıcı) yazılı soru önergesi (7/8006) (Başkanlığa geliş tarihi: 12/05/2009)

43.- Tunceli Milletvekili Şerafettin Halis’in, Tunceli’de yaşandığı iddia edilen bir olaya ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/8007) (Başkanlığa geliş tarihi: 11/05/2009)

44.- Mersin Milletvekili İsa Gök’ün, Mardin Valisinin bir açıklamasına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/8008) (Başkanlığa geliş tarihi: 11/05/2009)

45.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel’in, yardımcı hizmetler sınıfındaki özürlü personele ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/8009) (Başkanlığa geliş tarihi: 12/05/2009)

46.- Balıkesir Milletvekili Ergun Aydoğan’ın, metrobüslere ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/8010) (Başkanlığa geliş tarihi: 12/05/2009)

47.- Van Milletvekili Özdal Üçer’in, Van’da güvenlik güçlerine yönelik bazı suçlamalara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/8011) (Başkanlığa geliş tarihi: 13/05/2009)

48.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel’in, Adana’daki sulama birliklerine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/8012) (Başkanlığa geliş tarihi: 13/05/2009)

49.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel’in, Osmaniye’deki sulama birliklerine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/8013) (Başkanlığa geliş tarihi: 13/05/2009)

50.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel’in, yardımcı hizmetler sınıfındaki özürlü personele ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/8014) (Başkanlığa geliş tarihi: 12/05/2009)

51.- Tekirdağ Milletvekili Kemalettin Nalcı’nın, bir tarihi hamamın durumuna ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/8015) (Başkanlığa geliş tarihi: 13/05/2009)

52.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel’in, yardımcı hizmetler sınıfındaki özürlü personele ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/8016) (Başkanlığa geliş tarihi: 12/05/2009)

53.- İstanbul Milletvekili Ümit Şafak’ın, “Varlık Barışı” uygulamasına ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/8017) (Başkanlığa geliş tarihi: 12/05/2009)

54.- Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Akif Paksoy’un, işyeri kiralarındaki stopaj oranına ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/8018) (Başkanlığa geliş tarihi: 12/05/2009)

55.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, kayıt dışı ekonomiye ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/8019) (Başkanlığa geliş tarihi: 13/05/2009)

56.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, vergideki kayıt, tahsilat ve kaçağa ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/8020) (Başkanlığa geliş tarihi: 13/05/2009)

57.- Ankara Milletvekili Tekin Bingöl’ün, engellilere yönelik okullara ve bir görme engelli okulunun kapatılmasına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/8021) (Başkanlığa geliş tarihi: 11/05/2009)

58.- Adıyaman Milletvekili Şevket Köse’nin, tedavi yolluklarının ödenmesine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/8022) (Başkanlığa geliş tarihi: 11/05/2009)

59.- İzmir Milletvekili Ahmet Ersin’in, İzmir Motor Meslek ve Teknik Lisesinin adının değiştirilmesine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/8023) (Başkanlığa geliş tarihi: 11/05/2009)

60.- Bartın Milletvekili Muhammet Rıza Yalçınkaya’nın, yönetici atamalarıyla ilgili iddialara ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/8024) (Başkanlığa geliş tarihi: 11/05/2009)

61.- Bartın Milletvekili Muhammet Rıza Yalçınkaya’nın, Milli Eğitim Vakfının denetimine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/8025) (Başkanlığa geliş tarihi: 11/05/2009)

62.- Mersin Milletvekili Mehmet Şandır’ın, bakan değişiminden önce yapılan atamalara ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/8026) (Başkanlığa geliş tarihi: 11/05/2009)

63.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel’in, yardımcı hizmetler sınıfındaki özürlü personele ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/8027) (Başkanlığa geliş tarihi: 12/05/2009)

64.- Eskişehir Milletvekili Beytullah Asil’in, yönetici atamalarına yönelik iddialara ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/8028) (Başkanlığa geliş tarihi: 12/05/2009)

65.- Adana Milletvekili Nevin Gaye Erbatur’un, bir yönetmelikte yapılan değişikliğe ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/8029) (Başkanlığa geliş tarihi: 13/05/2009)

66.- İzmir Milletvekili Kemal Anadol’un, bakan değişiminden önce yapılan atamalara ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/8030) (Başkanlığa geliş tarihi: 13/05/2009)

67.- Erzurum Milletvekili Zeki Ertugay’ın, Erzurum’daki yönetici atamalarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/8031) (Başkanlığa geliş tarihi: 13/05/2009)

68.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut’un, usulsüz yönetici atamaları yapıldığı iddialarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/8032) (Başkanlığa geliş tarihi: 13/05/2009)

69.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel’in, yardımcı hizmetler sınıfındaki özürlü personele ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/8033) (Başkanlığa geliş tarihi: 12/05/2009)

70.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel’in, Niğde’deki bebek ölümlerine ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/8034) (Başkanlığa geliş tarihi: 12/05/2009)

71.- Giresun Milletvekili Murat Özkan’ın, Giresun’daki Devlet Hastanesine bir klinik açılmasına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/8035) (Başkanlığa geliş tarihi: 12/05/2009)

72.- Mersin Milletvekili Mehmet Şandır’ın, bebek ölümlerine ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/8036) (Başkanlığa geliş tarihi: 13/05/2009)

73.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel’in, Bitlis’teki bebek ölümlerine ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/8037) (Başkanlığa geliş tarihi: 13/05/2009)

74.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut’un, hemşirelerin sorunlarına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/8038) (Başkanlığa geliş tarihi: 13/05/2009)

75.- Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk’ün, ürünlerin piyasa gözetimi ve denetimine ilişkin Sanayi ve Ticaret Bakanından yazılı soru önergesi (7/8039) (Başkanlığa geliş tarihi: 11/05/2009)

76.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel’in, yardımcı hizmetler sınıfındaki özürlü personele ilişkin Sanayi ve Ticaret Bakanından yazılı soru önergesi (7/8040) (Başkanlığa geliş tarihi: 12/05/2009)

77.- Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Akif Paksoy’un, Elbistan Şeker Fabrikasının işletilmesindeki bazı sorunlara ilişkin Sanayi ve Ticaret Bakanından yazılı soru önergesi (7/8041) (Başkanlığa geliş tarihi: 12/05/2009)

78.- Adana Milletvekili Tacidar Seyhan’ın, Adana’daki su taşkınlarından zarar gören çiftçilerin durumuna ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/8042) (Başkanlığa geliş tarihi: 11/05/2009)

79.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel’in, yardımcı hizmetler sınıfındaki özürlü personele ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/8043) (Başkanlığa geliş tarihi: 12/05/2009)

80.- İzmir Milletvekili Abdurrezzak Erten’in, geri gönderilen ihraç tarım ürünlerinin değerlendirilmesine ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/8044) (Başkanlığa geliş tarihi: 12/05/2009)

81.- İzmir Milletvekili Abdurrezzak Erten’in, pamuk üreticilerinin sorunlarına ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/8045) (Başkanlığa geliş tarihi: 12/05/2009)

82.- Mersin Milletvekili Ali Oksal’ın, Tarsus’ta selden zarar gören çiftçilere ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/8046) (Başkanlığa geliş tarihi: 12/05/2009)

83.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, AR-GE faaliyetlerindeki istihdama ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/8047) (Başkanlığa geliş tarihi: 12/05/2009)

84.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, tarım ürünlerindeki AR-GE harcamalarına ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/8048) (Başkanlığa geliş tarihi: 12/05/2009)

85.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut’un, bazı köylerdeki su baskınlarına ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/8049) (Başkanlığa geliş tarihi: 12/05/2009)

86.- İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel’in, tarımsal sorunların çözümüne dönük projelere ve Malatya’daki sulama sorunlarına ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/8050) (Başkanlığa geliş tarihi: 13/05/2009)

87.- Trabzon Milletvekili M. Akif Hamzaçebi’nin, kurye hizmetlerinin düzenlenmesine ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/8051) (Başkanlığa geliş tarihi: 11/05/2009)

88.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel’in, yardımcı hizmetler sınıfındaki özürlü personele ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/8052) (Başkanlığa geliş tarihi: 12/05/2009)

89.- Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Akif Paksoy’un, Mesleki Yeterlilik Belgesi alımındaki sorunlara ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/8053) (Başkanlığa geliş tarihi: 13/05/2009)

90.- Tekirdağ Milletvekili Kemalettin Nalcı’nın, Çorlu Havaalanındaki uçak seferlerine ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/8054) (Başkanlığa geliş tarihi: 13/05/2009)

91.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, yolların çevresindeki konutların gürültü ve yakıt kirliliğinden korunmasına ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/8055) (Başkanlığa geliş tarihi: 13/05/2009)

92.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel’in, yardımcı hizmetler sınıfındaki özürlü personele ilişkin Devlet Bakanından (Selma Aliye Kavaf) yazılı soru önergesi (7/8056) (Başkanlığa geliş tarihi: 12/05/2009)

93.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel’in, yardımcı hizmetler sınıfındaki özürlü personele ilişkin Devlet Bakanından (Egemen Bağış) yazılı soru önergesi (7/8057) (Başkanlığa geliş tarihi: 12/05/2009)

94.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel’in, yardımcı hizmetler sınıfındaki özürlü personele ilişkin Devlet Bakanından (Mehmet Aydın) yazılı soru önergesi (7/8058) (Başkanlığa geliş tarihi: 12/05/2009)

95.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel’in, yardımcı hizmetler sınıfındaki özürlü personele ilişkin Devlet Bakanından (Zafer Çağlayan) yazılı soru önergesi (7/8059) (Başkanlığa geliş tarihi: 12/05/2009)

96.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel’in, yardımcı hizmetler sınıfındaki özürlü personele ilişkin Devlet Bakanından (Faruk Nafiz Özak) yazılı soru önergesi (7/8060) (Başkanlığa geliş tarihi: 12/05/2009)

97.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel’in, yardımcı hizmetler sınıfındaki özürlü personele ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/8061) (Başkanlığa geliş tarihi: 12/05/2009)

98.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel’in, yardımcı hizmetler sınıfındaki özürlü personele ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/8062) (Başkanlığa geliş tarihi: 12/05/2009)

99.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, yurt dışında yaşayan vatandaşlar için düzenlenen danışma kurulu toplantısına ilişkin Devlet Bakanından (Faruk Çelik) yazılı soru önergesi (7/8063) (Başkanlığa geliş tarihi: 12/05/2009)

100.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut’un, emekli astsubayların özlük haklarındaki farklılıklara ilişkin Milli Savunma Bakanından yazılı soru önergesi (7/8064) (Başkanlığa geliş tarihi: 13/05/2009)

101.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel’in, yardımcı hizmetler sınıfındaki özürlü personele ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/8065) (Başkanlığa geliş tarihi: 12/05/2009)

102.- Diyarbakır Milletvekili Selahattin Demirtaş’ın, sözleşmeli ve geçici personelin özlük haklarına ilişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanından yazılı soru önergesi (7/8066) (Başkanlığa geliş tarihi: 29/04/2009)

103.- Adana Milletvekili Recai Yıldırım’ın, Çukurova’da barajlardan bırakılan suyun oluşturduğu taşkınlara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/8067) (Başkanlığa geliş tarihi: 18/05/2009)

104.- Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk’ün, bankacılık sektöründeki yabancı sermayeye ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/8068) (Başkanlığa geliş tarihi: 18/05/2009)

105.- İzmir Milletvekili Kemal Anadol’un, pamuk üretiminin desteklenmesine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/8069) (Başkanlığa geliş tarihi: 18/05/2009)

106.- Trabzon Milletvekili M. Akif Hamzaçebi’nin, Türkiye Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/8070) (Başkanlığa geliş tarihi: 18/05/2009)

107.- Denizli Milletvekili Ali Rıza Ertemür’ün, Serinhisar ilçesinin sosyo-ekonomik durumuna ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/8071) (Başkanlığa geliş tarihi: 18/05/2009)

108.- Denizli Milletvekili Ali Rıza Ertemür’ün, Beyağaç ilçesinin sosyo-ekonomik durumuna ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/8072) (Başkanlığa geliş tarihi: 18/05/2009)

109.- Denizli Milletvekili Ali Rıza Ertemür’ün, Tavas ilçesinin sosyo-ekonomik durumuna ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/8073) (Başkanlığa geliş tarihi: 18/05/2009)

110.- Denizli Milletvekili Ali Rıza Ertemür’ün, Bekilli ilçesinin sosyo-ekonomik durumuna ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/8074) (Başkanlığa geliş tarihi: 18/05/2009)

111.- Denizli Milletvekili Ali Rıza Ertemür’ün, Kale ilçesinin sosyo-ekonomik durumuna ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/8075) (Başkanlığa geliş tarihi: 18/05/2009)

112.- Denizli Milletvekili Ali Rıza Ertemür’ün, Günay ilçesinin sosyo-ekonomik durumuna ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/8076) (Başkanlığa geliş tarihi: 18/05/2009)

113.- Denizli Milletvekili Ali Rıza Ertemür’ün, Çivril ilçesinin sosyo-ekonomik durumuna ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/8077) (Başkanlığa geliş tarihi: 18/05/2009)

114.- Denizli Milletvekili Ali Rıza Ertemür’ün, Çardak ilçesinin sosyo-ekonomik durumuna ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/8078) (Başkanlığa geliş tarihi: 18/05/2009)

115.- Denizli Milletvekili Ali Rıza Ertemür’ün, Çameli ilçesinin sosyo-ekonomik durumuna ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/8079) (Başkanlığa geliş tarihi: 18/05/2009)

116.- Denizli Milletvekili Ali Rıza Ertemür’ün, Çal ilçesinin sosyo-ekonomik durumuna ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/8080) (Başkanlığa geliş tarihi: 18/05/2009)

117.- Denizli Milletvekili Ali Rıza Ertemür’ün, Buldan ilçesinin sosyo-ekonomik durumuna ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/8081) (Başkanlığa geliş tarihi: 18/05/2009)

118.- Denizli Milletvekili Ali Rıza Ertemür’ün, Baklan ilçesinin sosyo-ekonomik durumuna ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/8082) (Başkanlığa geliş tarihi: 18/05/2009)

119.- Denizli Milletvekili Ali Rıza Ertemür’ün, Bozkurt ilçesinin sosyo-ekonomik durumuna ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/8083) (Başkanlığa geliş tarihi: 18/05/2009)

120.- Denizli Milletvekili Ali Rıza Ertemür’ün, Akköy ilçesinin sosyo-ekonomik durumuna ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/8084) (Başkanlığa geliş tarihi: 18/05/2009)

121.- Denizli Milletvekili Ali Rıza Ertemür’ün, Acıpayam ilçesinin sosyo-ekonomik durumuna ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/8085) (Başkanlığa geliş tarihi: 18/05/2009)

122.- Erzincan Milletvekili Erol Tınastepe’nin, tarım ve mera alanlarının değerlendirilmesine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/8086) (Başkanlığa geliş tarihi: 18/05/2009)

123.- İstanbul Milletvekili Bihlun Tamaylıgil’in, kamu bankaları ve kurumlarının billboardlara reklam vermesine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/8087) (Başkanlığa geliş tarihi: 18/05/2009)

124.- Bartın Milletvekili Muhammet Rıza Yalçınkaya’nın, emeklilerin ekonomik durumlarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/8088) (Başkanlığa geliş tarihi: 18/05/2009)

125.- Konya Milletvekili Atilla Kart’ın, kişisel bilgilerin basına verilmesine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/8089) (Başkanlığa geliş tarihi: 18/05/2009)

126.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut’un, engelli personelin durumuna ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/8090) (Başkanlığa geliş tarihi: 18/05/2009)

127.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Emet borik asit tesisine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/8091) (Başkanlığa geliş tarihi: 18/05/2009)

128.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, özelleştirilen bir şeker fabrikasının arazisindeki imar değişikliklerine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/8092) (Başkanlığa geliş tarihi: 18/05/2009)

129.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Suriye ile gayrimenkul takasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/8093) (Başkanlığa geliş tarihi: 18/05/2009)

130.- Gaziantep Milletvekili Akif Ekici’nin, kaçak yabancı işçilere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/8094) (Başkanlığa geliş tarihi: 20/05/2009)

131.- İstanbul Milletvekili Birgen Keleş’in, Kıbrıs Rum Yönetimi Başkanının bir açıklamasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/8095) (Başkanlığa geliş tarihi: 20/05/2009)

132.- Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek’in, TOKİ’nin Kırklareli’de gerçekleştirdiği bir projeye ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/8096) (Başkanlığa geliş tarihi: 20/05/2009)

133.- İstanbul Milletvekili Ayşe Jale Ağırbaş’ın, memur ve emeklilere ikramiye verilip verilmeyeceğine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/8097) (Başkanlığa geliş tarihi: 21/05/2009)

134.- İzmir Milletvekili Recai Birgün’ün, bir trafik polisine uygulanan müeyyideye ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/8098) (Başkanlığa geliş tarihi: 14/05/2009)

135.- Batman Milletvekili Ayla Akat Ata’nın, tutuklu ve hükümlülerin sağlık hizmeti alımına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/8099) (Başkanlığa geliş tarihi: 18/05/2009)

136.- İzmir Milletvekili Ahmet Ersin’in, Deniz Feneri davasına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/8100) (Başkanlığa geliş tarihi: 18/05/2009)

137.- Ankara Milletvekili Hakkı Suha Okay’ın, hâkim ve savcı istihdamına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/8101) (Başkanlığa geliş tarihi: 20/05/2009)

138.- İzmir Milletvekili Ahmet Ersin’in, iptal edilen bir yönetmeliğe dayanılarak yapıldığı iddia edilen telefon dinlemelerine ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/8102) (Başkanlığa geliş tarihi: 20/05/2009)

139.- Siirt Milletvekili Osman Özçelik’in, Siirt E Tipi Kapalı Cezaevindeki mahkûmların mahkemeye çıkarılmadıkları iddiasına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/8103) (Başkanlığa geliş tarihi: 20/05/2009)

140.- Diyarbakır Milletvekili Selahattin Demirtaş’ın, iki tutuklunun hak ihlallerine maruz kaldığı iddialarına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/8104) (Başkanlığa geliş tarihi: 21/05/2009)

141.- Diyarbakır Milletvekili Selahattin Demirtaş’ın, hayatını kaybeden bir tutukluya ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/8105) (Başkanlığa geliş tarihi: 21/05/2009)

142.- Muş Milletvekili Sırrı Sakık’ın, tutuklu yargılanan bazı kişilere ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/8106) (Başkanlığa geliş tarihi: 21/05/2009)

143.- İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel’in, İstanbul’da depreme yönelik çalışmalara ilişkin Bayındırlık ve İskan Bakanından yazılı soru önergesi (7/8107) (Başkanlığa geliş tarihi: 14/05/2009)

144.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel’in, Bolu’da zorunlu deprem sigortası çalışmalarına ve riskli binalara ilişkin Bayındırlık ve İskan Bakanından yazılı soru önergesi (7/8108) (Başkanlığa geliş tarihi: 18/05/2009)

145.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel’in, Bingöl’deki deprem sigortası çalışmalarına ve riskli binalara ilişkin Bayındırlık ve İskan Bakanından yazılı soru önergesi (7/8109) (Başkanlığa geliş tarihi: 20/05/2009)

146.- İzmir Milletvekili Ahmet Ersin’in, sosyal güvencesi olmayan hamilelerin sağlık giderlerinin karşılanmamasına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/8110) (Başkanlığa geliş tarihi: 18/05/2009)

147.- Gaziantep Milletvekili Akif Ekici’nin, sosyal güvencesi olmayan hamilelerin sağlık giderlerinin karşılanmamasına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/8111) (Başkanlığa geliş tarihi: 20/05/2009)

148.- Afyonkarahisar Milletvekili Abdülkadir Akcan’ın, DSİ kanal ve kanaletlerin yenilenmesine ilişkin Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/8112) (Başkanlığa geliş tarihi: 18/05/2009)

149.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Kura Nehrinin dibinin temizlenmesine ilişkin Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/8113) (Başkanlığa geliş tarihi: 18/05/2009)

150.- Balıkesir Milletvekili Hüseyin Pazarcı’nın, Erdek’deki atık depolama tesislerinin çevreye etkilerine ilişkin Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/8114) (Başkanlığa geliş tarihi: 20/05/2009)

151.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, Tokat’ta restore edilen vakıf eserlerine ilişkin Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısından (Bülent Arınç) yazılı soru önergesi (7/8115) (Başkanlığa geliş tarihi: 15/05/2009)

152.- Balıkesir Milletvekili Ergün Aydoğan’ın, TRT’ye alınan bazı personele ilişkin Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısından (Bülent Arınç) yazılı soru önergesi (7/8116) (Başkanlığa geliş tarihi: 18/05/2009)

153.- Yalova Milletvekili Muharrem İnce’nin, TRT’nin hizmet aldığı bir haber ajansına ilişkin Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısından (Bülent Arınç) yazılı soru önergesi (7/8117) (Başkanlığa geliş tarihi: 18/05/2009)

154.- Adana Milletvekili Nevin Gaye Erbatur’un, çocukların katıldığı bir şarkı yarışması programına ve medyada çocuk istismarına ilişkin Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısından (Bülent Arınç) yazılı soru önergesi (7/8118) (Başkanlığa geliş tarihi: 18/05/2009)

155.- Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk’ün, Diyarbakır-Bismil’de verilen arama ruhsatlarına ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/8119) (Başkanlığa geliş tarihi: 18/05/2009)

156.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, TKİ ve TTK’nın kömür üretimi ile mali durumlarına ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/8120) (Başkanlığa geliş tarihi: 18/05/2009)

157.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, enerji dağıtımı ve üretimindeki özelleştirmelere ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/8121) (Başkanlığa geliş tarihi: 18/05/2009)

158.- İzmir Milletvekili Recai Birgün’ün, trafik suçu işleyen savcı ve hâkimlere ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/8122) (Başkanlığa geliş tarihi: 14/05/2009)

159.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz’ün, Şehitkamil Belediye Meclisinde görüştürülmeyen bir rapora ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/8123) (Başkanlığa geliş tarihi: 14/05/2009)

160.- İzmir Milletvekili Kemal Anadol’un, Ergenekon Soruşturmasının adlandırılmasına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/8124) (Başkanlığa geliş tarihi: 14/05/2009)

161.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel’in, bir yıkımdaki polis müdahalesine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/8125) (Başkanlığa geliş tarihi: 14/05/2009)

162.- İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel’in, bir yıkımdaki polis müdahalesine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/8126) (Başkanlığa geliş tarihi: 15/05/2009)

163.- Batman Milletvekili Ayla Akat Ata’nın, İzmir-Torbalı’da bazı kişilerin fişlendiği iddiasına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/8127) (Başkanlığa geliş tarihi: 15/05/2009)

164.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel’in, Ankara Büyükşehir Belediyesinin sosyal yardımlarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/8128) (Başkanlığa geliş tarihi: 18/05/2009)

165.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel’in, Seyhan Belediyesinin ihalelerine ve harcamalarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/8129) (Başkanlığa geliş tarihi: 18/05/2009)

166.- Denizli Milletvekili Ali Rıza Ertemür’ün, Denizli’deki bir domates işleme ve paketleme tesisine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/8130) (Başkanlığa geliş tarihi: 18/05/2009)

167.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Bitlis-Tatvan’daki köy yollarının asfaltlanmasına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/8131) (Başkanlığa geliş tarihi: 18/05/2009)

168.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, bir köyün yol sorununa ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/8132) (Başkanlığa geliş tarihi: 18/05/2009)

169.- İstanbul Milletvekili Çetin Soysal’ın, İstanbul’da kaçak yapıların yıkımına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/8133) (Başkanlığa geliş tarihi: 18/05/2009)

170.- Diyarbakır Milletvekili Akın Birdal’ın, Kocaeli’deki depremzedeler için yapılan bazı konutların kullanımına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/8134) (Başkanlığa geliş tarihi: 18/05/2009)

171.- Batman Milletvekili Ayla Akat Ata’nın, müdahale edilen toplantı ve gösterilere ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/8135) (Başkanlığa geliş tarihi: 20/05/2009)

172.- Adıyaman Milletvekili Şevket Köse’nin, bir intihar olayıyla ilgili iddialara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/8136) (Başkanlığa geliş tarihi: 20/05/2009)

173.- İzmir Milletvekili Recai Birgün’ün, Emniyet Teşkilatı personelinin ve emeklilerinin özlük haklarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/8137) (Başkanlığa geliş tarihi: 21/05/2009)

174.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, yabancıların gayrimenkul alımlarına ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/8138) (Başkanlığa geliş tarihi: 18/05/2009)

175.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Suriye uyrukluların gayrimenkullerine ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/8139) (Başkanlığa geliş tarihi: 18/05/2009)

176.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Simav’da depremden zarar gören okullara ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/8140) (Başkanlığa geliş tarihi: 18/05/2009)

177.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, okullara gönderildiği iddia edilen bir genelgeye ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/8141) (Başkanlığa geliş tarihi: 18/05/2009)

178.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, öğretim yılına hazırlık ödeneğini alamayan öğretmenlere ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/8142) (Başkanlığa geliş tarihi: 18/05/2009)

179.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, taşımalı eğitim sistemine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/8143) (Başkanlığa geliş tarihi: 18/05/2009)

180.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, ilköğretim müfettişlerinin özlük haklarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/8144) (Başkanlığa geliş tarihi: 18/05/2009)

181.- Isparta Milletvekili Mevlüt Coşkuner’in, bakan değişimi öncesi yapılan yönetici atamalarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/8145) (Başkanlığa geliş tarihi: 18/05/2009)

182.- Yalova Milletvekili Muharrem İnce’nin, yönetici atamalarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/8146) (Başkanlığa geliş tarihi: 18/05/2009)

183.- Yalova Milletvekili Muharrem İnce’nin, ilköğretim ders programlarının değiştirilmesine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/8147) (Başkanlığa geliş tarihi: 18/05/2009)

184.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Bitlis-Ahlat’taki taşımalı eğitime ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/8148) (Başkanlığa geliş tarihi: 18/05/2009)

185.- Zonguldak Milletvekili Ali Koçal’ın, Devlet Parasız Yatılılık ve Bursluluk Sınavındaki bir soruya ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/8149) (Başkanlığa geliş tarihi: 20/05/2009)

186.- Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek’in, Açık Öğretim Lisesi sınavındaki bir soruya ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/8150) (Başkanlığa geliş tarihi: 20/05/2009)

187.- Muğla Milletvekili Ali Arslan’ın, Açık Öğretim Lisesi Sınavında sorulan bir soruya ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/8151) (Başkanlığa geliş tarihi: 20/05/2009)

188.- Zonguldak Milletvekili Ali Koçal’ın, Açık Öğretim Lisesi Sınavındaki bir soruya ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/8152) (Başkanlığa geliş tarihi: 20/05/2009)

189.- Diyarbakır Milletvekili Sebahattin Demirtaş’ın, halk kültürü derslerine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/8153) (Başkanlığa geliş tarihi: 21/05/2009)

190.- Isparta Milletvekili Mevlüt Coşkuner’in, Yalvaç Devlet Hastanesinin doktor ihtiyacına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/8154) (Başkanlığa geliş tarihi: 18/05/2009)

191.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel’in, Kütahya’daki bebek ölümlerine ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/8155) (Başkanlığa geliş tarihi: 18/05/2009)

192.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz’ün, ameliyat sonrası vefat eden bir hastaya ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/8156) (Başkanlığa geliş tarihi: 18/05/2009)

193.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut’un, personele yapılmayan bazı ödemelere ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/8157) (Başkanlığa geliş tarihi: 18/05/2009)

194.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, bir kasabaya yapılan sağlık tesisine ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/8158) (Başkanlığa geliş tarihi: 18/05/2009)

195.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel’in, Bingöl’deki bebek ölümlerine ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/8159) (Başkanlığa geliş tarihi: 20/05/2009)

196.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel’in, Yozgat’taki bebek ölümlerine ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/8160) (Başkanlığa geliş tarihi: 20/05/2009)

197.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel’in, Mardin’deki bebek ölümlerine ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/8161) (Başkanlığa geliş tarihi: 20/05/2009)

198.- Manisa Milletvekili Mustafa Enöz’ün, pamuk üretiminin desteklenmesine ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/8162) (Başkanlığa geliş tarihi: 15/05/2009)

199.- Mersin Milletvekili Behiç Çelik’in, üzüm ihracatındaki sorunlara ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/8163) (Başkanlığa geliş tarihi: 15/05/2009)

200.- Tekirdağ Milletvekili Kemalettin Nalcı’nın, çiftçi belgesine göre verilen kredilere ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/8164) (Başkanlığa geliş tarihi: 18/05/2009)

201.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, sözleşmeli ziraat mühendislerinin özlük haklarına ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/8165) (Başkanlığa geliş tarihi: 18/05/2009)

202.- Adıyaman Milletvekili Şevket Köse’nin, GAP Bölgesindeki TMO alımlarına ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/8166) (Başkanlığa geliş tarihi: 20/05/2009)

203.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun, Almus karayoluna ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/8167) (Başkanlığa geliş tarihi: 15/05/2009)

204.- Mersin Milletvekili Behiç Çelik’in, D-400 karayoluna ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/8168) (Başkanlığa geliş tarihi: 15/05/2009)

205.- Gaziantep Milletvekili Hasan Özdemir’in, Gaziantep’teki köy yollarının asfaltlanmasına ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/8169) (Başkanlığa geliş tarihi: 18/05/2009)

206.- Trabzon Milletvekili M. Akif Hamzaçebi’nin, DHMİ’nin bir ihalesiyle ilgili bazı iddialara ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/8170) (Başkanlığa geliş tarihi: 18/05/2009)

207.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, Türk Telekom’un sabit ücret uygulamasına ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/8171) (Başkanlığa geliş tarihi: 18/05/2009)

208.- Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın, iptal edilen bazı tren seferlerine ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/8172) (Başkanlığa geliş tarihi: 18/05/2009)

209.- Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek’in, Güney Afrika’da öldürülen bir kişiye ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/8173) (Başkanlığa geliş tarihi: 14/05/2009)

210.- Edirne Milletvekili Rasim Çakır’ın, Edirne’nin Sınır Ticaret Merkezi kapsamına alınmamasına ilişkin Devlet Bakanından (Zafer Çağlayan) yazılı soru önergesi (7/8174) (Başkanlığa geliş tarihi: 18/05/2009)

211.- Mersin Milletvekili Vahap Seçer’in, Tarsus’taki arkeolojik çalışmalara ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/8175) (Başkanlığa geliş tarihi: 18/05/2009)

212.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, Bitlis-Güroymak’taki camilerin ihtiyaçlarına ilişkin Devlet Bakanından (Faruk Çelik) yazılı soru önergesi (7/8176) (Başkanlığa geliş tarihi: 18/05/2009)

213.- Adana Milletvekili Nevin Gaye Erbatur’un, çocukların katıldığı bir şarkı yarışması programına ilişkin Devlet Bakanından (Selma Aliye Kavaf) yazılı soru önergesi (7/8177) (Başkanlığa geliş tarihi: 18/05/2009)

214.- İzmir Milletvekili Oktay Vural’ın, Birinci Dünya Savaşında Mısır’da yaşanan bir olaya ilişkin Milli Savunma Bakanından yazılı soru önergesi (7/8178) (Başkanlığa geliş tarihi: 20/05/2009)

215.- İstanbul Milletvekili Çetin Soysal’ın, Futbol Federasyonuna bağışlanan Eyüp’teki bir arsaya ilişkin Devlet Bakanından (Faruk Nafiz Özak) yazılı soru önergesi (7/8179) (Başkanlığa geliş tarihi: 20/05/2009)

216.- Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk’ün, kamu binalarının ve kaynaklarının verimli kullanılmasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/8180) (Başkanlığa geliş tarihi: 14/05/2009)

217.- Adana Milletvekili Nevin Gaye Erbatur’un, Diyarbakır’da yapılan aile konulu bir toplantıya ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/8181) (Başkanlığa geliş tarihi: 14/05/2009)

218.- Diyarbakır Milletvekili Akın Birdal’ın, cinsiyetçilik kaynaklı saldırı ve ayrımcılığa ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/8182) (Başkanlığa geliş tarihi: 15/05/2009)

 

28 Mayıs 2009 Perşembe

BİRİNCİ OTURUM

Açılma Saati: 15.00

BAŞKAN: Başkan Vekili Nevzat PAKDİL

KÂTİP ÜYELER: Fatoş GÜRKAN (Adana), Yaşar TÜZÜN (Bilecik)

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 95’inci Birleşimini açıyorum.

III.- Y OK L A M A

BAŞKAN – Elektronik cihazla yoklama yapacağız.

Yoklama için üç dakika süre vereceğim ve yoklama işlemini başlatıyorum.

(Elektronik cihazla yoklama yapıldı)

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, toplantı yeter sayısı vardır, görüşmelere başlıyoruz.

Gündeme geçmeden önce üç sayın milletvekiline gündem dışı söz vereceğim.

Gündem dışı ilk söz, Kırklareli ilindeki TOKİ’nin yaptırdığı konut inşaatı hakkında söz isteyen Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek’e aittir.

Sayın Dibek, buyurun efendim. (CHP sıralarından alkışlar)

IV.- GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR

A) MİLLETVEKİLLERİNİN GÜNDEM DIŞI KONUŞMALARI

1.- Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek’in, TOKİ’nin Kırklareli’nde yaptırdığı konut inşaatla-rına ilişkin gündem dışı konuşması

TURGUT DİBEK (Kırklareli) – Sayın Başkanım, teşekkür ediyorum.

Değerli arkadaşlar, evet, gündem dışı ilk sözü almak Meclis açıldıktan sonra, maalesef, böyle, işte, zor oluyor çünkü arkadaşlar yoklamadan sonra dışarı çıkıyorlar.

Ben sözlerime başlamadan evvel, bu sabah üzücü bir haber aldık. Sizler de…

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, arkadaşlar, lütfen Sayın Hatibi dinleyelim.

Buyurun Sayın Dibek.

TURGUT DİBEK (Devamla) – Teşekkür ederim Başkanım.

Maalesef, Hakkâri’de, Çukurca’da, değerli arkadaşlar, akşam yine askerî aracımız mayına çarpmış ve 6 şehit haberi aldık çok büyük bir üzüntüyle. Tabii, aslında, orada söylenecek çok şey var ama şu aşamada ancak şunu belirtmek isterim: Şehit olan askerlerimize, evlatlarımıza, ben Allah’tan rahmet diliyorum, yakınlarına Allah’tan sabırlar diliyorum. Yaralı askerlerimiz de varmış, onların da bir an evvel sağlıklarına kavuşmasını diliyorum.

Değerli arkadaşlar, evet, gündem dışı söz alma nedenim Kırklareli’ndeki TOKİ inşaatları. Şimdi, TOKİ’nin Türkiye genelinde sanıyorum yüzlerce, belki altı yüze yakın şantiyesi var. Şöyle arkadaşlarımız değerlendirebilirler: “Ya ne sorun var da yani burada gündem dışı bu konu konuşuluyor, bir milletvekili arkadaşımız bunu gündeme taşımış” diyebilirsiniz.

Değerli arkadaşlar, eğer Türkiye’deki diğer şantiyelerin tamamında değil ama bir kısmında Kırklareli’ndeki sorunlar yaşanıyorsa vay hâlimize diyeceğim. Tabii bu konuda vatandaşlarımız çığlık atıyorlar, Kırklareli’ndeki vatandaşlarımız seslerini duyurmaya çalışıyorlar; duyuramayınca, tabii, milletvekili olarak bizlere ulaşıyorlar, bana, sanıyorum diğer milletvekili arkadaşlarımıza da ulaşıyorlar ve sorunlarının bir an evvel çözülmesini istiyorlar.

Sorun nedir arkadaşlar? Kısaca bir süreci sizlere aktarmak istiyorum. Her yerde olduğu gibi Kırklareli’nde de TOKİ 2006 yılında 456 konutluk bir inşaat başlattı. Tabii, başlarken çok güzel oluyor, sahibi de çok oluyor. Yani devletimizin yetkilileri, iktidar partisinin temsilcisi arkadaşlarımız bu konuya gerçekten çok büyük bir ilgi göstermişlerdi. Vatandaşımız da, dar gelirli vatandaşımız, özellikle memur kesimi, evsiz kesim bir fırsat bilerek onlar da bir umutla ilgi göstermişlerdi bu projeye ve başlarken 2007 Aralık sonunda bu konutların teslim edileceğine dair vatandaşımıza söz verilmişti yani devlet bu sözü sözleşmede vermişti.

Arkadaşlar, 2009 Hazirandayız. Yani sözden bu yana bir buçuk yıl geçmiş ve bu konutların şu anda yüzde 50’si ancak yüzde 50 seviyeye getirilmiş bir noktada. Şimdi, ilk ihaleyi alan firma bir süre sonra bırakmış, işte 2007’nin Mayıs ayında, Nisan ayında yeni bir firma ihaleyi almış. Onlar da değerli arkadaşlar, bir süre sonra işi bırakmışlar, orada faaliyeti sürdürememişler ve nihayetinde -burada, yanımda da var- İstanbul’dan 10. Asliye Ticaret Mahkemesinden bu şirketin iflasına dair 2009’un Şubat ayında bir karar verilmiş. Yani şirket iflas etmiş 2009 yılının Şubatında. Derken, yaklaşık altı aydan bu yana da orada hiçbir faaliyetin olmadığını bizler gördük.

Değerli arkadaşlar, bu konuyu gündeme getirme nedenim şu: Dışarıdan insanlar bize anlatmaya çalışıyorlar ama geçtiğimiz günlerde ben gittim, bu olayı yerinde gördüm, izledim, yani konutları dolaştım. Dışarıdan bakıldığında güzel bir şeyler gözüküyor, uzaktan -kentin dışında yapılan konutlar bunlar- fakat içine girdiğinizde gerçekten insanın yüreği sızlıyor.

Değerli arkadaşlar, elektrikler kesik, aylardan bu yana kesik, aylardan bu yana hiçbir icraat yok, hiçbir faaliyet yok, dışarıdan konutlar boyalı gözüküyor yani dış sıvaları yapılmış gözüküyor ama içeri geldiğinizde, tek tek daireleri gezdim, kapılar ve kasalar… Arkadaşlar, kasalar sökülmüş yerlerinden, kapılarla beraber kasalar sökülmüş. Mutfak dolapları yerlerinden sökülmüş. Elektrik kabloları kesilmiş, hırsızlar tarafından çalınmış, alınmış. Yani cami avlusuna bırakılmış bir sahipsiz çocuk misali orada -insanlarımız içeri de giremiyor, vatandaşlar- gerçekten çok kötü bir durumdaydılar.

Şimdi, bu mahkeme kararına baktığımda orada ilginç bir şey gördüm. İnşaat seviyesinin, TOKİ yetkilileri gelmiş -hiçbir şey yapılamayınca tabii ki bir tespit yapmışlar- yüzde 69,96 seviyesine getirildiğini belirten bir tutanak düzenlemişler ve daha sonra da –tabii, geçtiğimiz günlerde ben bunu yazılı soru önergesi hâline de getirmiştim- bu ihale feshedildi ihtarnameyle. Ama arkadaşlar, çok yakın sürede, birkaç gün evvel TOKİ’nin yetkilileri geldiğinde “yüzde 70” dedikleri seviyeyi şimdi bir tespit yaptılar -çünkü yeniden ihale yapılacak. Herhâlde davet usulüyle… Artık hangi yöntemle olacaksa… Çünkü öyle bir hâle geldi ki bu ihale, insanlar orada çok ciddi mağdur olmuşlar- yüzde 50 seviyesinde tespit yapmışlar. Şimdi, firmaya… İflas eden firmanın burada mal varlığı sayılıyor, mahkeme kararında ve iflas masasının kararında: Bankadaki hesabı 123 lira, 123 lira. Bin lira değil, 123 lira bankadaki hesabı. Trilyonlarca lira fazla para bu şirkete ödenmiş, yüzde 70…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Buyurun Sayın Dibek, tamamlayın konuşmanızı efendim.

TURGUT DİBEK (Devamla) – Teşekkür ediyorum Başkanım.

Şimdi, değerli arkadaşlar, o ayrı bir konu. Yani yaklaşık 6-7  trilyon civarı bir fazla ödeme yapılmış ama şunu belirtmek istiyorum, buradan özellikle Sayın TOKİ Başkanı Erdoğan Bayraktar’a seslenmek istiyorum: Değerli arkadaşlar, şimdi, vatandaşımız, özellikle memurlarımız buna ilgi göstermişler, seslerini duyuracak kimse bulamamışlar yıllardan bu yana. Devletimizin o kudretli yöneticilerinden çekindiği için yerel basın bunu yazamamış şu ana kadar. Bugün daha yeni yazdılar, bugün. Sanıyorum milletvekili arkadaşlarımız takip etmişlerdir. Aylardan bu yana yazamıyorlar niye orada bu sorunlar yaşanıyor diye. Vatandaş telefonla ulaşamıyor kimseye. Telefonla ulaşan vatandaşımıza hakaret ediyorlar. O yeri gelip bizzat TOKİ Başkanının görmesi lazım. Trilyonlarca lira zarar var.

Şunu söylemek istiyorum sözlerimin sonunda, sürem de çok kısa: Eğer Türkiye'nin diğer yerlerindeki -altı yüz civarı şantiyesi var TOKİ’nin- bırakın trilyonlarca lira zararı, her şantiyede 1 trilyon lira zarar olsa 600 trilyon yapar. Biraz sonra işte görüşmeyi AKP İktidarının ısrarla savunduğu, mayınların temizlenmesiyle ilgili “Para bulamıyoruz.” dediğimiz o proje için biz buradan aslında çok miktarda…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Buyurun efendim.

TURGUT DİBEK (Devamla) – Çok teşekkür ederim Başkanım.

…katrilyonlarca, milyarlarca lira parayı, aslında kaynağı bu şekilde heba ettiğimizi görüyoruz. Ben bu konuya Sayın TOKİ Başkanının bir an evvel eğilmesini ve bizzat yerinde, gidip konuyu ve yeri görmesini kendisinden talep ediyorum.

Hepinize teşekkürler ediyorum, saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Dibek.

V.- ÖLÜM, SAYGI DURUŞU VE TAZİYELER

1.- Oturum Başkanı ve TBMM Başkan Vekili Nevzat Pakdil’in, Hakkâri’de bir mayın patlaması sonucu şehit olan askerlerimize Allah’tan rahmet, ailelerine başsağlığı ve sabır dileyen konuşması

BAŞKAN – Bir mayın patlaması sonucu şehit olan askerlerimize Allah’tan rahmet, ailelerine başsağlığı ve sabır diliyorum.

Bu hususta Sayın Şandır’ın ve Sayın Anadol’un kısa bir ifadeleri olacak.

Sayın Şandır, buyurun efendim.

2.- Mersin Milletvekili Mehmet Şandır’ın, Hakkâri’de bir mayın patlaması sonucu şehit olan 6 askerimize Allah’tan rahmet, ailelerine başsağlığı ve sabır dileyen konuşması

MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Sayın Başkanım, çok teşekkür ediyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Milliyetçi Hareket Partisi Grubu olarak bugün bölücü terör örgütünün Hakkâri’deki menfur saldırısını şiddetle ve nefretle kınıyoruz. Saldırıda maalesef 6 askerimiz şehit olmuştur, çok sayıda da yaralımız bulunmaktadır. Şehitlerimize Yüce Allah’tan rahmetler diliyorum. Milletimizin başı sağ olsun. Şehit ve yaralı askerlerimizin yakınlarına sabır diliyorum, acılarını paylaşıyorum.

Bu olaydan sonra da… Her gün acıya uyanıyoruz. Bu olaydan sonra da Türkiye’miz, Türkiye’mizi yönetenler, her birimiz aklımızı başımıza toplamamız ve bu bölücü teröre karşı şiddetle karşı duruşumuzu devam ettirmemiz lazım. İnşallah bölücü terör durur, kan durur ve acılarımız durur diye ümit ediyorum. Tekrar şehitlerimize rahmet diliyor, milletimizin başı sağ olsun diyorum.

Teşekkür ediyorum.

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Şandır.

Sayın Anadol, buyurun efendim.

3.- İzmir Milletvekili K. Kemal Anadol’un, Hakkâri’de bir mayın patlaması sonucu şehit olan 6 askerimize Allah’tan rahmet, ailelerine başsağlığı ve sabır dileyen konuşması

K. KEMAL ANADOL (İzmir) – Sayın Başkanım, teşekkür ederim.

Ben de Cumhuriyet Halk Partisi Grubunun duyduğu büyük üzüntüyü dile getirmek istiyorum. Hakkâri Çukurca’da 6 şehit, 8 yaralı, yaralılar çoğalabilir. Bu bilanço üzüntümüzü bir kat daha artırdı. Artık bunlar bitmelidir. Bu cinayetler ve terörün başvurduğu bu yöntemler hiçbir fayda getirmeyecektir ne kendilerine ne ülkemize. O nedenle şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum, yaralılara acil şifalar diliyorum, tüm Türk milletine başsağlığı diliyorum.

Teşekkür ederim.

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Anadol.

Sayın Genç, aynı konuda mı talebiniz var efendim?

KAMER GENÇ (Tunceli) – Evet, aynı konuda efendim.

BAŞKAN – Buyurun.

4.- Tunceli Milletvekili Kamer Genç’in, Hakkâri’de bir mayın patlaması sonucu şehit olan 6 askerimize Allah’tan rahmet, ailelerine başsağlığı ve sabır dileyen konuşması

KAMER GENÇ (Tunceli) – Sayın Başkan, gerçekten, bu olaylar bizim içimize sıkılmış, kalbimize sıkılmış bir kurşun acısı veriyor. Bu menfur saldırıda canını kaybeden evlatlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum, ailelerine sabır diliyorum. Yani aslında söyleyecek laf da bulamıyorum.

Artık şunları birilerinin anlaması lazım ki Türkiye Cumhuriyeti devletini kimse bölemeyecek, bölmeye de gücü yetmeyecek. Türkiye’de aslında -yabancı güçlerin beslediği- bu bölme hareketine destek veren yabancı güçlerin de bunların arkasından desteğini çekmesi lazım. Türkiye’de yaşayan herkesin bu Türkiye Cumhuriyeti devletinin içinde yaşamaktan duyduğu onurun ve nimetlerin farkına varması lazım. Her gün, böyle, genç evlatları, insanları şehit ederek bir yere varılamayacağını herkesin bilmesi lazım ama bu devleti yöneten insanların da her gün birtakım silahlı eylemlere ödün verecek şekilde tavizde bulunmasını da tasvip etmediğimi belirtmek istiyorum.

Tekrar, ölenlere Allah’tan rahmet, ailelerine sabır ve yaralılara da Allah’tan sağlık diliyorum.

Saygılar sunuyorum.

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Genç.

Sayın Kaynak…

5.- Kahramanmaraş Milletvekili Veysi Kaynak’ın, Hakkâri’de bir mayın patlaması sonucu şehit olan 6 askerimize Allah’tan rahmet, ailelerine başsağlığı ve sabır dileyen konuşması

VEYSİ KAYNAK (Kahramanmaraş) – Başkanım, grup başkan vekilimiz Danışma Kurulunda olduğu için ben söz aldım.

Dün gece Hakkâri Çukurca’da meydana gelen saldırıyı nefretle kınıyoruz. Bu saldırılar Türkiye Cumhuriyeti’nin teröre pabuç bırakmasını sağlamak amacıyla yapılıyorsa bu mümkün olmayacaktır ama aynı zamanda, ülkemizin istikrarından da Türkiye Cumhuriyeti hükûmetleri vazgeçmeyeceklerdir.

Ben ölenlere, şehitlerimize Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyorum ve yaralılarımıza acil şifalar diliyorum.

BAŞKAN – Teşekkür ederim.

Sayın Sarıçam, buyurun, kısaca… Ne söyleyeceksiniz?

VI.- AÇIKLAMALAR

1.- Kırklareli Milletvekili Ahmet Gökhan Sarıçam’ın, Hakkâri’de bir mayın patlaması sonucu şehit olan 6 askerimize Allah’tan rahmet, ailelerine başsağlığı ve sabır dilediğine ve TOKİ’nin Kırklareli’nde yaptığı inşaatlara ilişkin açıklaması

AHMET GÖKHAN SARIÇAM (Kırklareli) - Teşekkür ederim Sayın Başkanım.

Ben de Hakk’ın rahmetine kavuşan, şehit olan kardeşlerimin öncelikle ailelerine başsağlığı diliyorum, kendilerine Allah’tan rahmet diliyorum.

Benim söz alış sebebim, öncelikle gündem dışı ilk konuşmacı Kırklareli Milletvekilimiz Sayın Turgut Dibek’in yapmış olduğu konuşmayla ilgili ki kendisine de burada öncelikle bu sorunu Genel Kurul gündemine gündem dışı olarak taşıdığından dolayı teşekkür ediyorum. Bir iki konuda sadece düzeltme yapmak istedim: 2006 yılının ortasında, kendilerinin de belirttiği gibi, Toplu Konut İdaresi tarafından Kırklareli’nde 456 konutluk bir proje başlatıldı. İlk ihaleyi alan firma bu konudaki yeterliliğini daha sonra kaybettiğinden bırakmak zorunda kaldı. Daha sonra iş tekrar ihale edildi. İkinci firma da edimlerini yerine getiremediğinden yakın bir süre önce tekrar işin üstünden uzaklaştırıldı.

Tabii, bunların her biri İhale Kanunu’na göre yapıldığından dolayı süreçler de uzadı. İlk müteahhit firmanın edimlerinde zorlanmasından sonra ödemeli olarak başlatılan bu süreci biz, TOKİ ile yaptığımız girişimler çerçevesinde, oradan kura neticesinde konut alma hakkı kazanan kişilerin ödeme yapmaması, konutlar kendilerine teslim edildikten sonra ödemelerin başlaması noktasında bir karar alınmasını sağladık. Böylece vatandaşlarımızın bu uzayan süreçte zarar görmelerini engellemeye çalıştık. TOKİ de buna olumlu bir yaklaşım sergiledi. Fakat devam eden süreçte müteahhitlerin sürekli sıkıntılar ya-şaması, ne TOKİ’nin ne de orada bu konuyla ilgilenen insanların elinde olan imkânlardan kaynaklandı.

YAŞAR AĞYÜZ (Gaziantep) – Sayın Başkan, TOKİ’den sorumlu Bakanın cevap vermesi lazım, o niye veriyor?

AHMET GÖKHAN SARIÇAM (Kırklareli) – Bunun kısa bir süre sonra tekrardan tamamlanması noktasında TOKİ’nin bir ihale aşamasında olduğunu biliyoruz. Gerekli kaynaklar aktarıldı. En kısa zamanda, tahmin ediyoruz, vatandaşlarımızı bu konutlara kavuşturacağız.

Bu sözü verdiğiniz için teşekkür ediyorum.

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

Gündem dışı ikinci söz, 27 Mayıs 1960’ta ordunun yönetime el koymasının yıl dönümü münasebetiyle söz isteyen Diyarbakır Milletvekili Akın Birdal’a aittir. (DTP sıralarından alkışlar)

Sayın Birdal, buyurun efendim.

IV.- GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR (Devam)

A) MİLLETVEKİLLERİNİN GÜNDEM DIŞI KONUŞMALARI (Devam)

2.- Diyarbakır Milletvekili Akın Birdal’ın, 27 Mayıs 1960’ta ordunun yönetime el koymasının 49’uncu yıl dönümüne ilişkin gündem dışı konuşması

AKIN BİRDAL (Diyarbakır) – Teşekkürler Sayın Başkan.

Değerli milletvekilleri, kırk dokuz yıl önce yapılan bir askerî darbenin yıl dönümü nedeniyle söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlarım.

Kırk dokuz yıl önce ülkemiz bir askerî darbeyle karşılaştı. 27 Mayıs 1960 tarihinde ordu, ülkenin iyi yönetilmediği gerekçesiyle yönetime el koydu. Anayasa askıya alındı, Parlamento kapatıldı, politikacılar, Parlamento üyeleri tutuklandı ve bugün bile hukuka uygunluğu tartışılan bir süreç sonucunda Sayın Başbakan dâhil 3 kişi idam edildi.

Şimdi, 1950 sonrası, NATO üyesi ülkelerde kimi yerlerde “kontrgerilla”, kimi yerlerde “gladio”, kimi yerlerde “GAL” diye adlandırılan Sovyetler’e karşı hukuk dışı cinayet ve darbe örgütleri oluşturuldu ve bunlardan biri de Türkiye’de ve soğuk savaş sonrası bütün NATO üyesi ülkelerde bu örgütler ya tasfiye edildi ya minimize edildi ama ileri sürüldüğü kadarıyla bugün o iki ülkede bu örgüt kendisini korumaktadır. Birincisi Federal Almanya. Ama Federal Almanya, Avrupa Birliği hukukuna bağlı olarak çehresini biraz daha hukuka ve insan haklarına çevirmiştir ama ülkemizde o örgüt hâlâ varlığını korumaktadır.

Ve şimdi, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunda hiç kuşku yok ki ordunun büyük bir rolü var. Osmanlı  İmparatorluğu’nun  son  zamanlarında  yönetim  düzeyindeki etkisi cumhuriyete kadar sürmüştür ancak 27 Mayıs askerî darbesiyle birlikte bu etki açık bir vesayete dönüşmüş ve daha sonraki askerî darbelerin de önünü açmıştır. Şimdi, 27 Mayıs darbesi kimilerine göre ihtilal, kimisine göre devrim… Darbe darbedir. “Benim darbem iyi, onların darbesi kötüdür.” diye bir şey olmaz. Eğer demokratik parlamenter rejimle hukukun gücüne, parlamentonun gücü yerine militarist askerî bir güç eğer müdahale etmişse orada rejim açısından ciddi sorunlar vardır.

Şimdi, darbe önce demokrasi düşmanıdır, darbe demokratik parlamenter rejim düşmanıdır, darbe emek ve emekçi düşmanıdır. Darbeler, insan hak ve özgürlüklerine düşmandır, başta yaşam hakkı olmak üzere bütün hak ve özgürlükleri askıya almaktadır, yok etmektedir. Şimdi, nitekim, darbeli bir tarihimiz var. 1960’ta başlayan bu vesayetçi rejim 1971, 1980 ve sonra 28 Şubat. Hâlâ Türkiye’de darbelerin etkisi ve vesayeti üzerimizde gezmektedir. Neyse ki Parlamento üzerindeki vesayet Demokratik Toplum Partisinin Parlamentoya gelişiyle biraz etkisini azaltmış görünmektedir.

Şimdi, değerli arkadaşlar, her darbe gerçekten insan hakları açısından ağır sorunlara neden olmaktadır. Bakın, 1980 darbesi sadece yurttaşlarımızın ve onların uğradığı haksızlıklarla kalmamış, azınlıklar açısından da ciddi sorunlara neden olmuştur. Şu anda, gerçekten üzüldüğümüz 6 askerimizin yaşamını yitirmesine neden olan mayınların patlaması sonucu yine Kürt sorununun çözümsüzlüğünün bir sonucudur. Sayın Cumhurbaşkanı, “…ne derseniz deyin Türkiye'nin birinci sorunu Kürt sorunudur.” diyerek hepimize bir görev vermiştir. Sayın Cumhurbaşkanı bu zamanın geçirilmemesinin gerektiğinin de yine altını çizmiştir. Ne yapıyoruz? Sayın Cumhurbaşkanının bu saptaması yolunda Parlamento kendisini yükümlü saymakta ve gerçekten bu vesayetçi rejimden, bu darbe Anayasası’ndan kurtulmak yolunda bir çaba göstermekte midir? Hayır. Demokratik, sivil, çoğulcu, herkesin hak ve özgürlüklerini güvence altına alan bir sivil anayasada mutabakat sağlanmış olsa elbette ki silahlar susacak ve günlerdir tartıştığımız Suriye-Türkiye arasındaki değil, demokrasinin mayınlarını temizlemiş olacağız. Bu konu da hepimizin görevidir. Bakın, şimdi, darbeli demokrasimizin nasıl mayınlarla döşeli olduğunun, tuzaklarla döşeli olduğunun son bir haftadaki örneklerini vereyim: Sayın Cumhurbaşkanı söyledikten sonra, çıkıyor yine Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesi, on yıl geriye dönerek Sayın Cumhurbaşkanının bu çağrısını ve Türkiye'nin demokratikleşme yolundaki gerçekten doğru bir perspektifini  “şüpheli şahıs” diye maniple etmeye kalkışıyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Buyurun Sayın Birdal.

AKIN BİRDAL (Devamla) – Teşekkürler Sayın Başkan.

Ardından, bakıyorsunuz, ne zaman Kürt sorununun çözümüne ilişkin bir zemin yaratılıyorsa o zaman bölgeden katliam haberleri geliyor. Geçmişte biz bu filmleri çok gördük, tanık olduk: Güçlükonak, Beytüşşebap, şimdi de Bilge köyü. Acaba bu nereden kaynaklanıyor, bunu düşünüyor muyuz? Bugün, dün gece başlayan KESK, Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonunun bir örgütle üyesi olduğu ilişkilendirilerek yasal, meşru bir emek örgütü üzerinde operasyon başlatılmış ve 35 arkadaş şu ana kadar gözaltına alınmıştır. Şimdi, bunlar nedir arkadaşlar? O nedenle, önce Parlamento Sayın Cumhurbaşkanının çağrısına yanıt vermelidir. Derhâl, emek ve demokrasi güçleri kendisine bu süreçteki rolü belirlemelidir. Aydınlar, yazarlar, basın ve… Türkiye'nin topyekûn demokratikleşmesine yaratılmış bu fırsat eğer değerlendirilmez ise daha çok acıların yaşanacağı ve burada da çok taziye mesajlarının verileceğine tanık oluruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

AKIN BİRDAL (Devamla) – O nedenle, sayın milletvekilleri, ki bugün yine Ergenekon adı altında bir soruşturma izleniyor. Ülkemizin karanlık dönemlerini, katliamları, kayıpları, ölüm kuyularını anımsatmaktadır ve bütün bunların ardında görüyoruz ki darbe heveslileri var. Bakın, 12 Eylülden sonraki girişimlere, yapılanlara, 28 Şubat, Sarıkız, Ayışığı darbe girişimleri, e-muhtıra ve daha bilmediğimiz ya da önemsemediğimiz pek çok girişim var. O nedenle, darbecileri caydırıcı olan darbelerle yüzleşmektir, darbecilerden hesap sormaktır. Gelin, gerçekten siyaseti ve rejimi askerî vesayet altından çıkaran çağdaş, demokratik, özgürlükçü bir anayasayı hep birlikte hazırlayalım, darbelerin ve darbecilerin yargılanması konusunda bir irade oluşturalım ve bir Meclis araştırma komisyonu oluşturalım. Yeter ki istediklerimize…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Sayın Birdal, tekrar ek bir süre vermeyeceğim. Son cümlenizi alayım efendim. Sözünüzü kesmek istemiyorum ama süreyi aştık.

Buyurun.

AKIN BİRDAL (Devamla) –  Peki Sayın Başkan, teşekkürler.

Sayın milletvekilleri, gerçekten istediklerimizi hayata geçirebilecek bir irade ve kararlılığı bu yüce Meclis gösterebilir. Demokratik, hukukun gücüne bağlı, insan haklarına dayalı, çoğulcu ve kardeşçe bir sivil anayasa bunların önünü açacaktır.

Bu umutla hepinizi saygıyla selamlıyorum. Teşekkür ediyorum. (DTP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Birdal.

KAMER GENÇ (Tunceli) – Sayın Başkan, konuşmacı dedi ki: “Parlamentonun üzerindeki vesayet, DTP’nin Parlamentoya girmesiyle azalmıştır.” Hangi vesayet bu, açıklar mı?

AKIN BİRDAL (Diyarbakır) – Şu nedenle: Biz geldiğimizden beri o localarda oturan generaller…

KAMER GENÇ (Tunceli) – Ne vesayeti?

AKIN BİRDAL (Diyarbakır) – Açıklayayım sana, dinle o zaman. Her şeyi provoke etme, dinle!

BAŞKAN – Sayın Genç, Sayın Birdal

AKIN BİRDAL (Diyarbakır) – Generaller varlığımız nedeniyle Meclise gelmemektedirler.

BAŞKAN – Sayın Birdal… Sayın Birdal

BİLGİN PAÇARIZ (Edirne) – Sayın Başkan, müdahale eder misiniz?

BAŞKAN – Sayın Genç, Sayın Birdal, lütfen karşılıklı konuşmayınız.

AKIN BİRDAL (Diyarbakır) – İşte, bakın, bu rejim üzerinde, Parlamento rejimi üzerindeki vesayeti kaldırmanın…

BAŞKAN – Gündem dışı üçüncü söz, Isparta ilinin gül üreticilerinin sorunları hakkında söz isteyen Isparta Milletvekili Süleyman Nevzat Korkmaz’a aittir.

Sayın Korkmaz, buyurun efendim. (MHP sıralarından alkışlar)

3.- Isparta Milletvekili S. Nevzat Korkmaz’ın, Isparta ilindeki gül üreticilerinin sorunları ile alınması gereken önlemlere ilişkin gündem dışı konuşması

S. NEVZAT KORKMAZ (Isparta) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ben de sözlerimin başında Hakkâri’deki menfur saldırıya değinerek hayatını kaybetmiş, vatanlaşmış, bayraklaşmış 6 şehit askerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Yakınlarına, Türk Silahlı Kuvvetlerine ve aziz milletimize başsağlığı diliyorum. Bu saldırıda yaralanan bütün kardeşlerimizin de bir an önce sağlıklarına kavuşmalarını Yüce Allah’tan niyaz ediyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; gündem dışı konuşmamızda gülcülük meselesini, gülcülüğün sorunlarını gündeme getirmek üzere söz almış bulunuyorum. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Isparta ile özdeşleşmiş, şehrimizin bir sembolü hâline gelmiş bir çiçekten bahsedeceğim sizlere: Gül çiçeğinden. Öyle bir çiçek ki sevgiliye benzetilmiş ve en güzel sevgili olarak inandığımız Hazreti Peygamberimizin teninin kokusu olarak tasvir edilmiş, uğrunda ciltler dolusu kitaplar yazılmış, yüzlerce mısralık şiirler ve efsaneler yazılmış, üretilmiş. Eminim, aranızda gülü bilmeyen, gülü sevmeyen yoktur ancak gülün Isparta için daha farklı bir önemi var: Isparta’ya iş veren, aş veren, Isparta’yı da tüm dünyaya tanıtan bir çiçek gül.

Gündem dışı söz aldım. Bu konuşmamda kültürümüzün en önemli simalarından biri olan gülün Isparta için taşıdığı değeri, Isparta gülcülüğünün dünyadaki yerini, yaşadığı sorunları sizlerle paylaşmak istiyorum. Ayrıca 19-21 Haziran tarihleri arasında 10’uncusu yapılacak Gül, Halı, Kültür ve Turizm Festivaline de tüm hemşehrilerimiz, Valimiz ve Belediye Başkanımız adına yüce Meclisi davet etmek maksadım.

Değerli milletvekilleri, Isparta gülünün ilk dikimini yapan 1870’li yıllarda Bulgaristan’dan ilimize göç edip yerleşen Müftüzade İsmail Efendi’dir. Rahmet ve hayır duayla andığımız bu büyüğümüzün büstünün yaptırılması ve böylece gelecek nesillere onun tanıtılması yönünde aldığı karardan dolayı vilayetimiz ve Belediye Başkanımızı da kutluyorum söz sırası gelmişken.

Şu anda dünyada Bulgaristan’ın Kızanlık bölgesinde ve Isparta’da yağ gülü üretilmektedir. 1892 yılında ilk gül yağı üretimi yapılmış olup bugün Türk üreticileri yanında üç adet de Fransız şirketi bölgemizde üretim yapmaktadır.

Gül çiçeği üretimi Isparta, Burdur yöresinde yaklaşık 10 bin dönümde yapılmakta ve 8 bini Gülbirlik ortağı olan 10 bin üretici, yani yaklaşık 40 bin kişi bu mübarek çiçekten ekmek yemektedir. Dünya parfüm ve kozmetik sanayisinin yıllık 3 ton gül yağı ihtiyacı vardır. Bunun yüzde 60’ının Isparta’dan, Burdur’dan karşılanıyor olmasından gurur duyduğumuzu ve 10 milyon dolarlık ihraç gelirimizle de vatanımıza ekonomik katkı sağladığımızı ve bunun onurunu sizlerle paylaşmak istiyorum.

Yine dünya gül konkreti (katı gül yağı) ihtiyacının yarısı Isparta’dan sağlanmakta. Isparta gül üreticilerinin kurmuş olduğu Gülbirlik, son yıllarda, gül çiçeğinden elde edilen gelirin artırılması ve Isparta gülünün tanıtılması için ciddi çalışmalar yapmakta. Gülbirlik doğrudan ham madde satar olmaktan çıkıp kozmetik imalatına da başlamıştır. Bundan murat edilen, gül üreticilerinin rekabet gücünü artırmak, fiyatların belirlenmesinde etkin rol oynamaktır. Bu vesileyle büyük bir özveri ile başarılı adımlar atan Gülbirlik’i ve onun başarılı yöneticilerini kutluyorum. Isparta gül üreticilerinin kuruluşu olan Gülbirlik’in ülkemizin en başarılı üretici birlikleri arasında ilk sırada yer alıyor olmasının onurunu da yüce Meclisimizle paylaşmak istiyorum.

Dünya kozmetik sektörü yaklaşık 200 milyar dolarlık bir büyüklüktür. Türkiye'nin bu alandaki yıllık ithalatı 3 milyar doları bulmaktadır. Türkiye ihtiyacının ancak yüzde 10’unu yerli üretim yaparak karşılamaktadır. Bu bakımdan kozmetik sanayinin ana ham maddesinden biri olan gül çiçeğinin ve gül odaklı kozmetik üretiminin desteklenmesinin önemi ortada. Dünya devleri karşısında Gülbirlik’in ülkemiz adına verdiği bu mücadeleye destek olmamız gerekiyor.

Tüm ülkelerin sembolü ve ülkelerin neredeyse adlarıyla özdeşleşmiş zirai ürünleri var; Hollanda deyince lale, Brezilya deyince kahve, yine gül deyince de Isparta’nın ve Türkiye'nin akla gelmesi gibi. Rakamlar ortada. Şimdi böyle bir markayı milyonlarca dolara yapamaz ve tanıtamazsınız. Neredeyse gül çiçeği ve ürünleriyle ilgili olarak şehrimiz ve ülkemiz dünyaya tek başına yetiyor. O hâlde bu ürün Türkiye için stratejik bir üründür…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Buyurun Sayın Korkmaz.

S. NEVZAT KORKMAZ (Devamla) – …tıpkı Karadeniz fındığı gibi her türlü desteklenmeyi de hak etmektedir.

Dünya ekonomik krizde, ülkemiz ekonomik krizde. Ne kadar inkâr ederseniz edin bu kriz şartlarında Gülbirlik eğer ihracat yapamaz ise üretici biter. Hemen ama vakit geçirmeksizin bu ürüne bir destekleme verilmelidir. Bu desteklemenin nasıl olacağı da Gülbirlik ile birlikte kararlaştırılmalıdır. Ancak şahsi fikrim, destekleme Gülbirlik üzerinden yapılırsa hem çiftçi istifade eder hem de imalat yapan Gülbirlik. 

Gül çiçeğinin desteklenmesi yanında Gülbirlik’in ana iştigal konularından biri olan gül yağı ve gül konkreti üretiminin desteklenmesi, yerli üretim yapan ve ihraç eden firmaların ürünlerinden alınan KDV ve ÖTV’nin düşürülmesi, yine ayrı bir ihracat teşvik uygulaması getirilmesinde son derece önem arz etmektedir.

Yine,  bu konuda bir diğer önerim de şu olacaktır: Kozmetik alanında bilgi üretmek, pazarlamak ve gelişmeleri takip etmek üzere Silikon Vadisi benzeri bir projenin hayata geçirilmesi, firmaların ARGE yatırımlarının Isparta’ya teşvik verilerek çekilmesi de hayati önemdedir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

S. NEVZAT KORKMAZ (Devamla) – Bir davet yapacaktım Başkanım.

BAŞKAN – Buyurun .

S. NEVZAT KORKMAZ (Devamla) – Sırası gelmişken galiba önce Isparta’yı Yatırım Teşvik Kanunu kapsamından çıkaran Kanun’un değiştirilmesinden başlanması gerekiyor. Isparta’nın, fabrikalarının kapanmasına ve işsiz kahvelerinin sayısının artmasına takati, tahammülü kalmamıştır. Bu konuda yapılacak iyileştirmelerde ve gül çiçeği üretimi sektörünün desteklenmesinde bir Isparta Milletvekili olarak şahsım ve Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına Hükûmete destek vermeye hazır olduğumuzu belirtmek istiyorum.

19-21 Haziran tarihleri arasında Isparta’mızda yapılacak gül, halı, kültür ve turizm etkinliklerine aileleriyle birlikte tüm milletvekillerimizi, dışarıdaki hemşehrilerimizi ve herkesi beklediğimizi ifade ediyor, yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Korkmaz.

Sayın milletvekilleri, birleşime on dakika ara veriyorum.

 

Kapanma Saati: 15.36

 

İKİNCİ OTURUM

Açılma Saati: 16.34

BAŞKAN: Başkan Vekili Nevzat PAKDİL

KÂTİP ÜYELER: Fatoş GÜRKAN (Adana), Yaşar TÜZÜN (Bilecik)

 

BAŞKAN – Saygıdeğer milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 95’inci Birleşiminin İkinci Oturumunu açıyorum.

Başkanlığın Genel Kurula sunuşları vardır.

Danışma Kurulunun bir önerisi vardır, okutup oylarınıza sunacağım:

VII.- ÖNERİLER

A) DANIŞMA KURULU ÖNERİLERİ

1.- Gündemdeki sıralama ile Genel Kurulun çalışma gün ve saatlerinin yeniden düzenlenmesine; 2 Haziran 2009 Salı günkü birleşiminde sözlü soru önergeleri ile diğer denetim konularının görüşülmeyerek kanun tasarı ve tekliflerinin görüşülmesine, 3 Haziran 2009 Çarşamba günkü birleşiminde sözlü soruların görüşülmemesine; 293, 239, 126, 131, 321, 324, 383 ve 385 sıra sayılı kanun tasarılarının İç Tüzük’ün 91’inci maddesine göre Temel Kanun olarak ve bölümler hâlinde görüşülmesine; Radyo ve Televizyon Üst Kurulunda boşalacak üç üyelik için seçimlerin 28 Mayıs 2009 Perşembe günkü birleşimde yapılmasına ilişkin Danışma Kurulu önerisi

TBMM Başkanlığına

Danışma Kurulu bugün (28.5.2009) yaptığı toplantıda aşağıdaki önerilerin Genel Kurulun onayına sunulmasını kararlaştırmıştır.

Gündemin Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler Kısmında yer alan 383, 385, 90, 384, 324, 228, 321, 375, 351, 265, 357, 353, 361, 316, 99, 121, 126, 131, 250, 260, 279, 294, 382 Sıra Sayılı Kanun Tasarı ve Tekliflerinin, bu kısmın 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26 ncı sıralarına alınması ve diğer işlerin sırasının buna göre teselsül ettirilmesi;

Genel Kurulun; 02 Haziran 2009 Salı günkü birleşiminde sözlü soru önergeleri ile diğer denetim konularının görüşülmeyerek gündemin kanun ta-sarı ve teklifleri ile komisyonlardan gelen diğer işler kısmında yer alan işle-rin görüşülmesi, 03 Haziran 2009 Çarşamba günkü birleşiminde sözlü soru-ların görüşülmemesi,

Genel Kurulun 28 Mayıs 2009 Perşembe günkü birleşiminde 90 sıra sayılı kanun tasarısının görüşmelerinin tamamlanmasına kadar, 2 Haziran 2009 Salı günü 15.00-21.00 saatleri arasında, 3,4 Haziran 2009 günkü birle-şimlerde 11.00-21.00 saatleri arasında, 29 Mayıs 2009 ve 5 Haziran 2009 Cuma günleri 11.00-21.00 saatleri arasında toplanması ve bugünlerde de kanun tasarı ve tekliflerini görüşmesi,

293, 239, 126, 131, 321, 324, 383 ve 385 Sıra Sayılı Kanun Tasarılarının İçtüzüğün 91. Maddesine göre Temel Kanun olarak görüşülmesi ve bölümlerinin ekteki cetvellerdeki şekliyle olması,

Radyo ve Televizyon Üst Kurulunda boşalacak üç üyelik için seçimlerin Genel Kurulun 28 Mayıs 2009 Perşembe günkü (bugün) birleşimde yapılması önerilmiştir.

                                                                                                                     

Köksal Toptan

 

 

 

 

TBMM Başkanı

 

Mustafa Elitaş

Hakkı Suha Okay

 

Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu

Cumhuriyet Halk Partisi Grubu

 

Başkan Vekili

Başkan Vekili

 

Oktay Vural

Selahattin Demirtaş

 

Milliyetçi Hareket Partisi Grubu

Demokratik Toplum Partisi Grubu

 

Başkan Vekili

Başkan Vekili

293 Sıra Sayılı Afet ve Acil Durumu Yönetimi Başkanlığının Teşkilat ve

Görevleri Hakkında Kanun Tasarısı (1/552)

BÖLÜMLER                      BÖLÜM MADDELERİ                  BÖLÜMDEKİ

                                                                                                  MADDE SAYISI

1. BÖLÜM                                         1 - 20                                         20

2. BÖLÜM                                         21 - 28

                           Çerçeve 25. madde 7 madde olarak ve                       19

                                 Geçici 1-2-3-4-5. Md.ler Dahil                           

                                       Toplam Madde Sayısı                                    39

 

324 Sıra Sayılı Gümrük Kanunu ile Bazı Kanun Hükmünde Kararnamelerde

Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı (1/602)

BÖLÜMLER                      BÖLÜM MADDELERİ                  BÖLÜMDEKİ

                                                                                                  MADDE SAYISI

1. BÖLÜM                                      1 - 18                                           18

2. BÖLÜM                                      19 - 37                                         19

3. BÖLÜM                                      38 - 56                                         19

4. BÖLÜM                                      57 - 73                                         17

                                           Toplam Madde Sayısı                              73

383 Sıra Sayılı

Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısı (1/704)

BÖLÜMLER                      BÖLÜM MADDELERİ                  BÖLÜMDEKİ

                                                                                                  MADDE SAYISI

1. BÖLÜM                                      1 - 15                                               15

2. BÖLÜM                                      16 - 20

                        (Çerçeve 18. maddedeki (1), (2), (3), (3/a), (3/b),            12

                        (4), (5), ila Geçici 1 ve 2. maddeler dahil                    

                                         Toplam Madde Sayısı                                     27

 

385 Sıra Sayılı

Gelir Vergisi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı (1/692)

BÖLÜMLER                      BÖLÜM MADDELERİ                  BÖLÜMDEKİ

                                                                                                  MADDE SAYISI

1. BÖLÜM                                      1 - 20                                            22

                        Çerçeve 4. maddeye bağlı Geçici 76 ve 77

              maddeler Çerçeve 7. maddeye bağlı Geçici 5 ve 6.

                                      maddeler dahil          

2. BÖLÜM                                      21 - 43                                            29

                        Çerçeve 41 maddedeki (1), (2), (3), (4), (5) fıkralar

                                                              İla

                                        Geçici 1 ve 2. maddeler dahil 

                                                Toplam Madde Sayısı                           51

 

321 Sıra Sayılı

Türk Borçlar Kanunu Tasarısı (1/499)

BÖLÜMLER                                 BÖLÜM                     BÖLÜMDEKİ

                                                  MADDELERİ             MADDE SAYISI

1. BÖLÜM                                     01 – 30                               30

2. BÖLÜM                                     31 – 60                               30

3. BÖLÜM                                     61 – 90                               30

4. BÖLÜM                                   91 – 120                               30

5. BÖLÜM                                 121 – 150                               30

6. BÖLÜM                                 151 – 180                               30

7. BÖLÜM                                 181 – 210                               30

8. BÖLÜM                                 211 – 240                               30

9. BÖLÜM                                 241 – 270                               30

10. BÖLÜM                               271 – 300                               30

11. BÖLÜM                               301 – 330                               30

12. BÖLÜM                               331 – 360                               30

13. BÖLÜM                               361 – 390                               30

14. BÖLÜM                               391 – 420                               30

15. BÖLÜM                               421 – 450                               30

16. BÖLÜM                               451 – 480                               30

17. BÖLÜM                               481 – 510                               30

18. BÖLÜM                               511 – 540                               30

19. BÖLÜM                               541 – 570                               30

20. BÖLÜM                               571 – 600                               30

21. BÖLÜM                               601 – 630                               30

22. BÖLÜM                               631 – 649                               19

                                            Toplam Madde Sayısı                  649

239 Sıra Sayılı Erişme Kontrollü Karayolları Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değ.

Yap. Dair Kanun Tasarısı (1/569)

BÖLÜMLER                      BÖLÜM MADDELERİ                  BÖLÜMDEKİ

                                                                                                  MADDE SAYISI

1. BÖLÜM                                      1 - 12                                            12

2. BÖLÜM                                      13 - 25                                          14

                                        Ek Madde 7-8 Md.ler Dahil   

                                              Toplam Madde Sayısı                             26

 

131 Sıra Sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun Tasarısı (1/487)

BÖLÜMLER                      BÖLÜM MADDELERİ                  BÖLÜMDEKİ

                                                                                                  MADDE SAYISI

1. BÖLÜM                                      1 - 19                                             19

2. BÖLÜM                                      20-40                                             21

                      (Çerçeve 41. Madde 18 madde olarak alınmıştır.)    

3. BÖLÜM                                      41 – 44                                           21

                        (Çerçeve 41. maddenin 1, 2, 2/alt bentleri ile               21

                                        3 ve 4. fıkralar dâhil)              

                                        Toplam Madde Sayısı                                    61

126 Sıra Sayılı Darülaceze Müessesesi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısı (1/479)

BÖLÜMLER                      BÖLÜM MADDELERİ                  BÖLÜMDEKİ

                                                                                                  MADDE SAYISI

1. BÖLÜM                                      1 - 15                                             15

2. BÖLÜM                                      16 - 24                                           16

                        Çerçeve 22. madde 4 madde olarak ve

                                 Geçici 1-2-3-4. Md.ler Dahil         

                                           Toplam Madde Sayısı                                  31

BAŞKAN – Danışma Kurulu önerisinin lehinde, Mersin Milletvekili ve Milliyetçi Hareket Partisi Grup Başkan Vekili Sayın Mehmet Şandır.

KAMER GENÇ (Tunceli) – Sayın Başkan, aleyhte söz istiyorum.

BAŞKAN – Kayda aldım Sayın Genç, arkadaşlar ilettiler.

Buyurun Sayın Şandır. (MHP sıralarından alkışlar)

MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikle yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Toplantımızın her defasında, çalışmalarımızın başarılı geçmesini, hayra vesile olmasını temenni ederek söze başlıyorduk. Üzülerek ifade etmek istiyorum ki, dün ve evvelki gün Genel Kurulumuzun, Meclisimizin yaşadığı hadise hepimizi üzmüştü. Gerçekten bu Meclis millete karşı sorunların çözümü, beklentilerin karşılanmasında ortak sorumluluğu olan, ama bu sorumluluğun yerine getirilmesinde Hükûmetin ve iktidar partisi grubunun belirleyici gücünün, sorumluluğunun daha önde olduğunu her defasında ifade etmiştik.

Dün ve evvelki gün bir inatlaşma sonucu, mayınlı arazilerin temizlenmesi ve kullanılmasıyla ilgili kanun tasarısının üzerinde yaşanan bir inatlaşma sonucu, maalesef bu temennimiz iki gün bu Meclisi gerdi ve milletin huzurunda millete yakışmaz birtakım olaylar da yaşandı. Bugün bunu aşmış olmanın memnuniyeti içerisinde sizlere hitap ediyorum ve önerinin de lehinde konuşuyorum.

Değerli milletvekilleri, gerçekten Sayın Bakanın da müdahalesiyle, AKP grup başkan vekillerinin de sağduyulu davranışıyla mayınlı arazilerin temizlenmesi konusundaki kanun tasarısı yeniden, birlikte üzerinde düşünülmek üzere, zannediyorum yarın Meclis Başkanının daveti üzerine oluşturulacak Danışma Kurulunda bir tekriri müzakere önergesiyle yeniden düzenlenmesi için bugün görüşmeden çekildi. Bugün vatandaşlık kanununu yine el birliği ile bir temel kanun metoduyla görüşüp, tamamlanıncaya kadar da çalışmaya karar verdik.

Bu gerginliğin oluşmasında zannediyorum temel sebep diyalog yetersizliği idi. Türkiye Büyük Millet Meclisinde özellikle muhalefet partileri olarak bizler de, Milliyetçi Hareket Partisi olarak biz, bu kanun Genel Kurulda görüşülmeye başlandığı gün, 13 Mayıs günü basın toplantısıyla bu kanunun yanlış tanzim edildiğini, içeriği ve ortaya koyduğu metodu itibarıyla gelecek açısından tehdit ve tehlike teşkil edeceğini ifade ederek, masum olmayacağını, birtakım sıkıntılara sebep olacağını ifade ederek bunun çekilmesi ve yeniden düzenlenmesini talep etmiştik. Bu yönde, diğer siyasi partiler, kamu, bazı sivil toplum kuruluşları, meslek örgütleri, medyada birçok köşe yazarı, televizyon yorumcusu bu tenkitlere, bu taleplere katılınca anlaşılıyor ki -memnuniyetle de ifade ediyorum- iktidar partisi grubu da ve Sayın Bakan da bunun yeniden gözden geçirilmesi, toplumda oluşan bu talep ve tepkilere dikkat edilmesi ve uygun bir şekilde yeniden gözden geçirilmesi gerekliliğine ikna oldular ve bugün bu gerginliğe nokta koydular. Bunu memnuniyetle ifade ediyorum çünkü değerli milletvekilleri, ülkemizin ve halkımızın gerçekten bu Meclisten, bu Genel Kuruldan beklentileri yüksektir. Bu ortak sorumluluğumuzu uzlaşarak, birlikte, diyaloğa açık bir şekilde el birliğiyle yerine getirmek gibi bir sorumluluğumuz bulunmaktadır. Milliyetçi Hareket Partisi olarak biz bir muhalefet partisi olarak her defasında uzlaşmadan yana, diyaloğa açık, sorun üreten değil, sorunları çözen bir muhalefet anlayışıyla katkı vermeye hazır olduğumuzu ifade ediyoruz ama bazı hususlar var ki bu hususlarda uyarı görevimizi de ısrarla yapmak durumundayız. Bu görevimizin etkili olduğunu görüyorum, bundan da memnuniyet duyuyorum.

Bu Danışma Kurulu önerisi tabii ki yine iktidarın sorumluluğunda. Saat 11.00’de başlayacak çalışma. Sayın milletvekillerine duyurulur: Saat 11.00’den gece saat 21.00’e kadar çalışılacak. Dolayısıyla muhalefet partileri olarak karar yeter sayısı, toplantı yeter sayısı hakkımızı saklı tutacağımızı burada ifade ediyorum. Bu Meclisi çalıştırmak sorumluluğunun hepimizin olmakla beraber, önce iktidar partisi grubuna ait olduğunu da hatırlatıyorum. Bu sebeple bu Danışma Kuruluyla bugün bitinceye kadar vatandaşlık kanunu ile RTÜK üyeliği seçimini tamamlayıp yarın yine çalışacağız. Eğer uzlaşılırsa mayınların temizlenmesi kanununda, uzlaşılamadığı takdirde de sıradaki kanunlar üzerinde yine birlikte çalışacağız.

Dolayısıyla bu Danışma Kurulunun lehinde oy vereceğimizi ifade eder, yüce heyetinize saygılar sunarım. (MHP, AK PARTİ ve CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Şandır.

Danışma Kurulu önerisinin aleyhinde Sayın Kamer Genç, Tunceli Milletvekili; buyurun.

KAMER GENÇ (Tunceli) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Danışma Kurulu kararının aleyhine söz almış bulunuyorum. Hepinize saygılar sunuyorum.

Bu arada, Hakkâri’de meydana gelen elim olayda hayatını kaybeden, şehit olan askerlerimizin ailelerine Allah’tan sabırlar diliyorum, kendilerine Allah’tan rahmet diliyorum. Gerçekten acımız çok büyük.

Değerli milletvekilleri, hiçbir gerekçe bir genç insanın ölümünü haklı gösteremez. Türkiye, maalesef, bu acılarla artık boğuşmamalıdır, bunun bir çaresini bulmalıdır. Çaresini bulurken de kendi aklıselimiyle bunda hareket etmelidir. Dış güçlerin etkisi… Biliyorsunuz Türkiye’yi, öteden beri, dış güçler, belli güçler parçalamaya çalışıyorlar. O bölgenin bir insanı olarak ben inanıyorum ki, o olaylarda, o bölgedeki insanların hiç… Yani aklı başında hiç kimse bu olaylardan razı değildir. Her gün, o ölen genç askerlerimizin, şehit olan genç askerlerimizin, silah alıp dağa giden yine o bölge insanlarının o ölümlerinden herkes büyük bir acı duyuyor. Ama, ortada ciddi bir sebep de yok. Bunun üzerinde siyaset yapanlar var. Bu siyaset yapılmamalıdır. Bu kan hepimizin vicdanını sızlatıyor, gerçekten büyük bir üzüntü veriyor. Yani bizim bunu… Böyle bir olayların bu memlekette meydana gelmesi için bir neden yok. Demokrasi… Her devlette birtakım sorunlar var. Her devlette, “Sorun var.” diye, o memleketin yirmi-yirmi iki yaşındaki çocuklarının, gidip de ülkesini korumak için, gidip de karakolda beklerken, gidip de öldürülmesi hangi vicdana sığar? Ben bunu gerçekten… Yani, üzüntümden dolayı bu konuda da fazla da konuşmak da istemiyorum ama gerçekten her ölüm bizim için çok büyük bir yıkım oluyor. İnşallah, artık bunun sorumluluğunu herkesin sırtında, vicdanında hissetmesi lazım. Bu işin bir an önce bitmesi lazım. “Efendim, şu sorun halledilmeden bu bitmez.” dememeli buna. Sorun varsa konuşulur ama bu kan durmalıdır. Durmasının tek sebebi var, silahı alıp dağa çıkan insanlar silahı bırakırsa bu kan durur. Başka, bunun şu anda… Efendim, onlar, zaman içinde sorunlar halledilebilir, çözülebilir. Ama hiçbir gerekçe o genç insanların ölümünü haklı gösteremez.

Değerli milletvekilleri, burada konuşuyoruz. Türkiye Büyük Millet Meclisi... Biraz önce burada konuşma yapıldı. Efendim, neymiş? Abdullah Gül, demiş ki: “Hemen acele edelim, bir sorunu soralım da…” Sincan’daki hâkim, aleyhine karar vermiş. Şimdi, bakın, böyle bir şey olur mu? Bu memlekette yargı hesabınıza geldiği zaman desteklersiniz. Sincan’daki hâkim ne demiş? Abdullah Gül, Refah Partisinde Genel Başkan Yardımcısı iken devletin hazinesinden Refah Partisine 1 trilyon lira para verilmiş. O sırada, Refah Partisi -daha fazla verilmiş de kalan 1 trilyon lira- kapatma tehlikesiyle karşı karşıya kalınca, bu defa o zamanki yöneticileri o parayı tekrar hazineye iade etmemek için ne yapmışlar? Sahte belge düzenleyerek o parayı harcamış gibi göstermişler ve Abdullah Gül de o yönetimin Genel Başkan Yardımcısı.

DURDU MEHMET KASTAL (Osmaniye) – Danışma Kurulu kararı üzerinde…

KAMER GENÇ (Devamla) – Şimdi Danışma Kurulu kararı üzerinde görüşüyorum.

Evet, ondan sonra, dolayısı ile şimdi, Cumhurbaşkanlığa aday olan bir kişinin devletin menfaatlerini her yerde koruması lazım. Yani siz Refah Partisi yönetiminde olacaksınız -farz edelim ki onun hiçbir ilgisi olmasın- ama o yönetimin başkanı, genel başkanı, yönetim kurulu üyeleri sahte belge düzenleyerek devletin parasını devletin kasasına göndereceğine, kendi ceplerine göndermiş; bu iş mahkemeye intikal etmiş, mahkemede “Dokunulmazlığı var.” diye yargılanmamış. Şimdi, Cumhurbaşkanlığı makamına gitmiş, Cumhurbaşkanı. Orada mahkemeler bir karar vermiş, hâkimin önüne bir karar gitmiş, hâkim de demiş ki: “Kardeşim -kendi düşüncesine göre- bu dokunulmazlık kavramına girmiyor. Dolayısıyla, bunun yargılanması lazım.” Bunda anormal ne var? Yani, bunda anormal hiçbir şey yok ki!

Abdullah Bey diyor ki: “Efendim, Türkiye kaybediyor.” Yahu ne Türkiye kaybediyor? Türkiye kazanıyor. Aslında Türkiye neyle kaybediyor biliyor musunuz? Sizin gibi bir kişinin, hakkında o kadar şüpheli iddiası olan bir kişinin o Çankaya Köşkü’nde oturması Türkiye’ye kaybettiriyor. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

YAHYA AKMAN (Şanlıurfa) – İnsaf ya!

KAMER GENÇ (Devamla) – Dolayısıyla, orada ben olsam…

YILMAZ TUNÇ (Bartın) – Saygısızlık etme!

KAMER GENÇ (Devamla) – Bakın, o makamlar ciddi makamlardır, devletin saygın, kutsal makamlarıdır. O kutsal makamlarda bulunmak için arkanızda hiçbir ayıp olmayacak. Dolayısıyla, ortada bu kadar gerçek varken efendim, işte bizim lehimize, şunun lehine konuştu diye böyle denilir.

MEHMET ÇERÇİ (Manisa) – Toparla, toparla.

KAMER GENÇ (Devamla) – Değerli milletvekilleri, bakın, Suriye sınırının temizlenmesiyle ilgili bir kanun var, burada görüşüyoruz. Şimdi burada bu kanuna ihtiyaç yok. Onun üzerinde yaptığım konuşmada da söyledim. Şimdi, geçmişte Parlamentoda bunun örnekleri görüldü.

MEHMET ÇERÇİ (Manisa) – Toparla, toparla!

KAMER GENÇ (Devamla) – Şimdi, Anavatan Partisi “Mavi Akım” diye bir ihaleye çıkardı bir konuyu. Mavi Akım’da büyük suistimal vardı. Ama biz burada “suistimal var” deyince Anavatanlı bakanlar getiriyordu Meclisin kararını.

MEHMET ÇERÇİ (Manisa) – Çok dağıttın, toparla artık!

KAMER GENÇ (Devamla) – Çünkü o Mavi Akım ihalesini yapmak için burada bir kanun çıkarmışlardı ve dolayısıyla, o Mavi Akım kanunu için her vesileyle diyorlardı ki: “Efendim, bu şey… Meclis çıkarmış kanunu. Efendim, biz Meclisin kararını yerine getirmek zorundayız.” Şimdi bu kanunun amacı da böyle.

Şimdi, burada böyle bir kanun çıkarılmasına gerek yok. Huduttaki mayınlar temizlenecek. Normal bir ihaleye çıkarırsınız ama burada Meclise bir tuzak kuruluyor. Yani ileride yapılacak soygun ve talana Meclis ortak edilmek isteniyor. Nedir o? Şimdi, bunun normal olarak temizleme fiyatı 1 veya 2 milyon dolar ama Kemal Unakıtan ne demiş? “Ya, bu asgari 400 milyon dolar, azami de 1 milyar 600 milyon dolar.” Şimdi anlaşılıyor ki, bu kanun buradan geçtikten sonra getirilecek 1 milyar 600 milyon dolara ihale edilecek. Bunun adamları da belli. Ondan sonra biz burada çıkıp da konuştuğumuz zaman diyeceksiniz ki, efendim bakın, görüyorsunuz ya, bu, Türkiye Büyük Millet Meclisinin çıkardığı bir kanun. Biz Parlamentonun çıkardığı kanuna nasıl saygısız olacağız? Kaldı ki, biz, bu kanun burada müzakere edilirken de 1 milyar 600 milyon dolar civarında çıkacağını da söyledik, onu yaptık derler. Yani, biz oynanan oyunların farkındayız sayın milletvekilleri.

Bu memlekette, maalesef, şimdiye kadar gelen birçok hükûmetler hep ceplerini düşündüler, devlet talan edildi, ülke ekonomik çöküntüye gitti. İşte sonucunda Türkiye’de ortada kalan, yüksek tahsillilerin üçte 1’i işsiz ve Türkiye’nin bugün karşı karşıya kaldığı en büyük tehlike, bir halk artık bilincini kaybediyor. Neden kaybediyor? Yoksulluktan kaybediyor, işsizlikten kaybediyor. Zaten sizin de, iktidarın da istediğiniz bu. Yani diyorsunuz ki, artık insanlar muhtaç olsun, sadakaya muhtaç olsun ve bunlar okumasın. Ne olacak? İşte, akşama kadar, işte, iş yok, güç yok, aç insan ne yapacak? Bu aç insan demokrasi mücadelesi mi yapacak? Hayır. Ne olacak? İşte, köle bir ruha bürünecek. İşte, Türkiye’de sizin İktidarınızca, oynamak istediği olay bu.

Şimdi burada birtakım kanunlar getiriyorsunuz. Bu kadar kanun temel kanun olur mu beyler? Şimdi bir vergi kanunlarını getirmişsiniz. Bu vergi kanunlarıyla neyi getiriyorsunuz biliyor musunuz? Efendim, kendi yandaşlarınıza alacağınız uçakları vergi muafiyetine sokuyorsunuz, yatları vergi muafiyetine sokuyorsunuz, efendim kotraları vergi muafiyetine katıyorsunuz. Tabii, devri iktidarınızda belli insanlar devlet kaynaklarından büyük servetler edindiler. Bu büyük servetleri şimdi ne yapacaklar? İşte lüks konutlar alacaklar, işte lüks uçaklar alacaklar, lüks yatlar alacaklar. Bunları nasıl yiyecekler? Tabii, bir de vergiden de bunlara muafiyet getiriyorsunuz, bir de oradan bunlara kıyak yapıyorsunuz. Şimdi, bir vergi kanunu… Bunun gibi birçok kanunlar var. Gümrük Kanunu niye arkadaşlar temel kanun olsun? Hele siz burada bu kanunlarla hangi güç odaklarına ne imkânlar sağlıyorsunuz, ne muafiyetler getiriyorsunuz, ne istisnalar getiriyorsunuz, devletin hangi kaynaklarını bunlara veriyorsunuz niye bu millet öğrenmesin? Niye öğrenmesin? Çünkü millete burada kanun okunduğu zaman millet anlayacak bunları. Ne yapalım? Temel kanun yapalım. Temel kanunda millet okumayacak, zaten ondan sonra canına okunduğu zaman, millet bunu fark edinceye kadar zaten iş işten geçecek.

Şimdi, bu kadar, bu Parlamentonun bir haziran ayında elli tane kanun çıkarmasına ne gerek var? Hangi kanuna çok… Yani ne gerek var?

Arkadaşlar, bu tamamen bir göz boyama. Bu kanunların çoğunda tuzak hükümler var; ülkeye tuzak hükümler var, millete tuzak hükümler var, fakir fukaraya tuzak hükümler var, zengini zenginleştiren hükümler var.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Sayın Genç, konuşmanızı tamamlayın.

Buyurun.

KAMER GENÇ (Devamla) – Zengini zenginleştirmeye yönelik tuzaklar var.

Şimdi bu kanunların burada enine boyuna tartışılması lazım. Tartışmadan çıkarıyoruz. O zaman Parlamentonun kapısına da bir kilit vurun.

Sonra ne var yani, şimdi kanun çıkarmak kolay bir iş mi arkadaşlar? Daha komisyonlardan gelmiş, biz daha incelememişiz. Gümrük Kanunu’nun içinde ne var, incelememişiz. Bir vergi kanunu aldım, bir sürü muafiyet, istisnalar getirmişsiniz. Uçaklara, uçak alımına istisna getiriyorsunuz. Niye? Tayyip Bey gitti, 61 milyon dolar verdi, uçak aldı, bir de bundan vergi muafiyetini getiriyorsunuz ki… Niye getiriyorsunuz? Çünkü vergi muafiyeti… Burada da bir vergi kaçakçılığı oluyor. Ayrıca kamu kurum ve kurumlarına aldığı lüks arabalara muafiyet getiriyorsunuz. Niye? Vergi muafiyeti. ÖTV ve KDV muafiyetini getiriyorsunuz. Niye? Çünkü bunları satan firmalar bu yolla kaçakçılık yapsın diye getiriyorsunuz.

Yani o kadar çok ciddi olaylar var ki, devri iktidarınızda o kadar büyük talan ve yolsuzluklar var ki! Bunları tabii, zamanımız olsa burada dile getiririz ama bu memleketi bu kadar gerçekten zora sokacak şekilde yönetemezsiniz.

Ben bunun aleyhindeyim.

Saygılar sunuyorum.

Karar yeter sayısı istiyorum.

BAŞKAN – Teşekkür ederim.

Danışma Kurulu önerisinin lehinde Yozgat Milletvekili Sayın Bekir Bozdağ.

Sayın Bozdağ, buyurun efendim. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BEKİR BOZDAĞ (Yozgat) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sözlerimin başında hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Mecliste grubu bulunan siyasi partilerimiz bu haftanın ve önümüzdeki haftanın çalışma programını bir mutabakatla belirlediler, şu anda yüce Meclisin onayına sunuluyor, oylarınızla kabul edildiği takdirde, ona göre önümüzdeki hafta çalışmamızı ve bu haftaki çalışmamızı sonlandırmış olacağız.

Burada bir hususun altını özellikle çizmekte fayda görüyorum: Biliyorsunuz, üç haftadır Suriye sınırındaki mayınların temizlenmesiyle alakalı kanun tasarısını görüşüyoruz. Burada tartışmalar yaşandı, birtakım görüşler ileri sürüldü ve bu tasarıyla ilgili değerlendirmeler yapıldı. Biz AK PARTİ olarak bu tasarının doğru olduğuna inanıyoruz, herhangi bir endişemiz, şüphemiz yok. Tasarıda yer alan hükümlerin her biri ince ince düşünülerek oraya konmuş ve bütün hassasiyetler dikkate alınmış, devletin bütün kurumlarıyla değerlendirmeler yapılmış ve tasarı olarak Meclise geldikten sonra da hem ilgili komisyonlarda bütün siyasi parti gruplarının da değerlendirmeleri ve eleştirmeleriyle olgunlaşmak suretiyle Meclisimize gelmiştir. Burada, hem sınırdaki mayınların temizletilmesi, tarıma açılması hem olayın güvenlik boyutuyla değerlendirilmesi hem ülkemiz açısından başka boyutlarıyla değerlendirilmesiyle ilgili konularda hassasiyetler dikkate alınmıştır ancak buna rağmen tartışmaların sürmesi nedeniyle Hükûmet bu konuda, 2’nci maddeyle ilgili bir tekriri müzakere talebinde bulundu ve bu tekriri müzakere talebi Meclis Başkanlığı tarafından değerlendirilecek ve 2’nci madde üzerinde yeniden bir müzakere yapıldıktan sonra yarın bu konu tekrar gündeme gelecektir. Tekriri müzakere sonucunda varılan mutabakat çerçevesinde -bir mutabakata varılabilirse- o çerçevede burada bir değerlendirme yapma imkânı olacaktır ama şunun bir kez daha bilinmesini istiyorum: Bu ülkenin birliği, dirliği, vatanımızın bölünmez bütünlüğü ve Türkiye'nin her türlü değeri konusunda bizim ve bu Mecliste grubu bulunan her siyasi partinin hassasiyeti olduğunu biliyoruz, biz bu hassasiyetlerin hepsini paylaştığımızı ifade ediyoruz. Ancak bu noktada kamuoyunda birtakım yanlış anlaşılmaların da önüne geçmek adına bir kez daha bu konunun değerlendirilmesinde bir fayda mülahaza edildi. Yarın bu açıdan bir değerlendirme yapılacak ve bugün, yarın, önümüzdeki hafta çalışma programı da bu Danışma Kuruluyla belirlenmiş oldu.

Ben, tekrar konuyu takdirlerinize sunuyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Bozdağ.

Sayın Anadol’un çok kısa bir açıklama talebi var yerinden.

Buyurun.

K. KEMAL ANADOL (İzmir) – Çok teşekkür ederim Sayın Başkan.

Cumhuriyet Halk Partisinin görüşlerini kısaca özetlemek istiyorum.

Cumhuriyet Halk Partisi Parlamentoyu tıkamaktan zevk alan bir parti değil. Demokrasi, uzlaşma rejimi ama bunun iki koşulu var: Uzlaşmanın kapsamı içinde dayatma yoktur, teslimiyetçilik de yoktur. Uzlaşma, karşılıklı asgari müştereklerde birleşme demektir. Bu amaçla, Parlamentonun önünün açılması ve tartışma konusu yasanın kamuoyunun istediği biçimde çıkabilmesi için biz de bu Danışma Kurulu önerisine imza koyduk.

Şimdi, Hükûmetten istirham ediyoruz, kamuoyunun, Parlamento içindeki muhalefetin, Parlamento dışındaki sivil toplum örgütlerinin, halkın, yöre halkının ve iktidarın birleştiği nokta nedir? Mayınların temizlenmesi ve temizlenen alanın tarıma açılması. Burada bütün Meclis, 550 kişi beraber düşünüyor, burada bir ihtilaf yok. O zaman bu büyük mutabakatı dikkate alarak, bu mutabakatı bozacak biçimde bir tekriri müzakere teklifiyle Meclise gelindiği takdirde tekrar işin başına dönmüş oluruz, bunu hiç temenni etmiyoruz. Bunları tutanağa geçmesi için söylemek durumunda kaldım.

Yüce Meclise saygılar sunarım. Danışma Kurulu önerisine olumlu oy vereceğiz.

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Anadol.

Danışma Kurulu önerisinin aleyhinde Artvin Milletvekili Ertekin Çolak.

Buyurun Sayın Çolak.

ERTEKİN ÇOLAK (Artvin) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; konuşmama başlarken hepinizi saygı, sevgi, muhabbetle selamlıyorum.

Danışma Kurulu önerisinin aleyhinde söz aldım. “Neden aleyhinde söz aldın?” derseniz, Danışma Kurulu zamanı kötü kullanmakta. Bu Mecliste hepimiz millet adına siyaset yapmaktayız. Burada kullanılan zaman milletin zamanıdır. Eğer burada zaman kötü kullanılıyorsa milletin işi, aşı, ekmeği kötüye kullanılıyor manasına gelir. Bu nedenle Danışma Kurulu önerisinin aleyhinde söz aldım. Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim.

Sayın Kaplan…

HASİP KAPLAN (Şırnak) – Grubumuz her zaman Meclisteki ortak çalışma ve diyalog konusunda hassas davranmıştır. Bu sağduyuya dünkü Meclis konuşmasında da dikkat çekmiştik. Bu noktaya gelinmesinden dolayı biz de seviniyoruz. Umuyoruz ki Meclisimiz, bütün gruplar ortaklaşa memleket yararına daha önemli işler yaparlar.

Bu duygularla grubumuzun düşüncesini açıkladım.

Teşekkür ederim.

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Kaplan.

Sayın milletvekilleri, Danışma Kurulu önerisini oylarınıza sunacağım, karar yeter sayısını arayacağım.

Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir, karar yeter sayısı vardır.

Saygıdeğer milletvekili arkadaşlarım, gündemin “Seçim” kısmına geçiyoruz.

VIII.- SEÇİMLER

1.- Radyo ve Televizyon Üst Kurulunda boşalacak üyeliklere seçim

BAŞKAN – Radyo ve Televizyon Üst Kurulunda boşalacak 3 üyelik için 3984 sayılı Kanun’un 6’ncı maddesi gereğince seçim yapacağız.

Siyasi parti grupları tarafından gösterilen adayların adlarını okutuyorum:

Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu Aday Listesi:

Prof. Dr. Hasan Tahsin Fendoğlu

Prof. Dr. Davut Dursun

Yrd. Doç. Dr. Basri Barut

Mustafa Tarlacı

Milliyetçi Hareket Partisi Grubu Aday Listesi:

Esat Çıplak

Hasan Tüfekçi

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, RTÜK Kanunu’nun 6’ncı maddesi gereği, siyasi parti grupları kendilerine düşen üyeliğin 2 katı aday göstermişlerdir. Adayların adları birleşik oy pusulası şeklinde düzenlenmek suretiyle bastırılmıştır. Toplantı ve karar yeter sayısı mevcut olmak şartıyla seçimde Adalet ve Kalkınma Partisi aday listesinden en çok oyu alan 2 aday ile Milliyetçi Hareket Partisi aday listesinden en çok oyu alan 1 aday seçilmiş olacaktır.

Oylamanın ne şekilde yapılacağını arz ediyorum: Herhangi bir tereddüde mahal vermemek için, komisyon ve hükûmet sıralarında yer alan kâtip üyelerden komisyon sırasındaki kâtip üyeler, Adana'dan başlayarak Denizli'ye kadar -Denizli dâhil- ve Diyarbakır'dan başlayarak İstanbul'a kadar -İstanbul dâhil- hükûmet sırasındaki kâtip üyeler ise İzmir'den başlayarak Mardin'e kadar -Mardin dâhil- ve Mersin'den başlayarak Zonguldak'a kadar -Zonguldak dâhil- adı okunan milletvekilinin adını defterden işaretleyecek ve kendisine birer tane mühürlü birleşik oy pusulası ile zarf verecektir. Birleşik oy pusulası ve zarfı alan sayın üye Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu aday listesinden 2 adayın, Milliyetçi Hareket Partisi Grubu aday listesinden 1 adayın isimlerinin karşısındaki kareyi çarpı işaretiyle işaretleyecek ve birleşik oy pusulasını zarfa koyarak zarfı Başkanlık Divanı kürsüsünün önüne konulmuş olan oy kutusuna atacaktır.

Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu aday listesinden 2’den fazla, Milliyetçi Hareket Partisi Grubu aday listesinden 1’den fazla adayın işaretlendiği oy pusulaları geçersiz sayılacaktır. Bu hususlar birleşik oy pusulalarında da dipnot olarak açıkça belirtilmiştir.

Sayın kâtip üyelerin yerlerini almaları, oy pusulaları ile zarfların da görevli personel tarafından sayın milletvekillerine dağıtılmasını rica ediyorum.

Şimdi oylamanın sayım ve…

Arkadaşlar, bir dakika… Sayın kâtip üyeler, saygıdeğer milletvekilleri, arkadaşlar, lütfen toplayınız. Niçin dağıtıyorsunuz zarfları? Kâtip üye arkadaşlarım, lütfen vermeyiniz efendim. Ben burada okuyorum. Kâtip üyeler, lütfen… Arkadaşlar, lütfen… Daha oylamayı başlatmadık. Tasnif heyetini seçeceğiz, lütfen…

Kullanılan oyları oy kutusundan lütfen alınız ve getiriniz iptal edelim onları. Getiriniz... Yeniden başlatacağız.

ÜNAL KACIR (İstanbul) – Sayın Başkan, kabin olması lazım, gizli oylama böyle olmaz.

BAŞKAN - Arkadaşlar lütfen… Saygıdeğer uzman arkadaşlarım… Lütfen…

ÜNAL KACIR (İstanbul) – Sayın Başkan, gizli oylama böyle olmaz, kabin olması lazım.

BAŞKAN - Saygıdeğer milletvekilleri, oy kullanan arkadaşlarımız dâhil yeniden oy kullanacaktır.

ÜNAL KACIR (İstanbul) – Kabin… Kabin… Kabinsiz olmaz.

BAŞKAN - Şu anda kullanılmış olan oylar geçersizdir, onları işleme almayacağım, iptal edeceğim.

Şimdi, oylamanın sayımı ve dökümü için ad çekmek suretiyle 5 kişilik bir tasnif komisyonu tespit edeceğim:

Sayın Bayram Özçelik, Burdur? Yok.

Sayın Şerafettin Halis, Tunceli Milletvekilimiz? Yok.

Sayın Süleyman Nevzat Korkmaz, Isparta? Burada.

Sayın Atila Emek, Antalya? Yok.

Sayın Beytullah Asil, Eskişehir? Burada.

Sayın Hüseyin Mert, İstanbul? Yok.

Sayın Sait Açba, Afyonkarahisar? Yok.

Sayın Harun Öztürk, İzmir? Yok.

Sayın Ali Kul, Bursa? Yok.

Sayın Mehmet Yılmaz Helvacıoğlu, Siirt? Yok.

Sayın Mehmet Altan Karapaşaoğlu, Bursa? Yok.

Sayın Nurettin Canikli, Giresun? Yok.

Sayın Gültan Kışanak, Diyarbakır? Yok.

Sayın Tekin Bingöl, Ankara? Burada.

Sayın Ahmet Gökhan Sarıçam? Burada.

Sayın Mustafa Öztürk, Hatay? Burada.

5 kişilik Tasnif Komisyonuna seçilen arkadaşların isimlerini okuyorum: Sayın Mustafa Öztürk, Hatay; Sayın Ahmet Gökhan Sarıçam, Kırklareli; Sayın Beytullah Asil, Eskişehir; Sayın Süleyman Nevzat Korkmaz, Isparta; Sayın Tekin Bingöl, Ankara Milletvekilleri.

Tasnif Komisyonuna seçilen üyeler oylama işlemi bittikten sonra komisyon sıralarındaki yerlerini alacaklardır.

Oylamaya Adana ilinden başlıyoruz.

(Oylar toplandı)

BAŞKAN – Oyunu kullanmayan sayın üye var mı? Yok.

Oy verme işlemi tamamlanmıştır.

Tasnif Komisyonu üyesi arkadaşlarımız yerlerini almışlardır: Sayın Süleyman Nevzat Korkmaz, Isparta; Beytullah Asil, Eskişehir; Tekin Bingöl, Ankara; Ahmet Gökhan Sarıçam, Kırklareli ve Mustafa Öztürk, Hatay milletvekilleri.

Kupaları kaldıralım.

(Oyların ayrımı yapıldı)

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu üyelikleri için yapılan seçime ilişkin Tasnif Komisyonu tutanağı gelmiştir, okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Radyo ve Televizyon Üst Kurulunda Adalet ve Kalkınma Partisi Grubuna düşen (2) üyelik ile Milliyetçi Hareket Partisi Grubuna düşen (1) üyelik için yapılan seçime 325 üye katılmış, kullanılan oyların dağılımı aşağıda gösterilmiştir.

Saygıyla arz olunur.

Tasnif Komisyonu

                                

Üye

Üye

Üye

 

 

Süleyman Nevzat Korkmaz

Beytullah Asil

Tekin Bingöl

 

Isparta

Eskişehir

Ankara

 

Üye

Üye

 

 

Ahmet Gökhan Sarıçam

 

Mustafa Öztürk

 

Kırklareli

 

Hatay

Hasan Tahsin Fendoğlu   : 254

Davut Dursun                  : 252

Basri Barut                      :   67

Mustafa Tarlacı                :   43

Esat Çıplak                      : 163

Hasan Tüfekçi                 : 105

Geçersiz                           :     6

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, buna göre Adalet ve Kalkınma Partisi kontenjanından Hasan Tahsin Fendoğlu, Davut Dursun; Milliyetçi Hareket Partisi kontenjanından Esat Çıplak Radyo ve Televizyon Üst Kurulu üyeliklerine seçilmişlerdir. Kendileri için ve ülkemiz için hayırlı olmasını diliyorum.

Saygıdeğer milletvekilleri, gündemin “Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmına geçiyoruz.

1’inci sırada yer alan, Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu’nun görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.

IX.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN

GELEN DİĞER İŞLER

A) KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ

1.- Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/324) (S. Sayısı: 96)

BAŞKAN - Komisyon? Yok.

Ertelenmiştir.

2’nci sırada yer alan, Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile Suriye Arap Cumhuriyeti Devleti Arasındaki Kara Sınırı Boyunca Yapılacak Mayın Temizleme Faaliyetleri ile İhale İşlemleri Hakkında Kanun Tasarısı ve Tarım, Orman ve Köyişleri ile Plan ve Bütçe Komisyonları Raporlarının görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.

2.- Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile Suriye Arap Cumhuriyeti Devleti Arasındaki Kara Sınırı Boyunca Yapılacak Mayın Temizleme Faaliyetleri ile İhale İşlemleri Hakkında Kanun Tasarısı ve Tarım, Orman ve Köyişleri ile Plan ve Bütçe Komisyonları Raporları (1/543) (S. Sayısı: 263)

BAŞKAN - Komisyon? Yok.

Ertelenmiştir.

3’üncü sırada yer alan, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısı ile Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm; İçişleri ile Plan ve Bütçe Komisyonları Raporlarının görüşmelerine başlayacağız.

3.- Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısı ile Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm; İçişleri ile Plan ve Bütçe Komisyonları Raporları (1/552) (S. Sayısı: 293)

BAŞKAN – Komisyon? Yok.

Ertelenmiştir.

4’üncü sıraya alınan, Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısı ve İçişleri Komisyonu Raporu’nun görüşmelerine başlayacağız.

4.- Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısı ve İçişleri Komisyonu Raporu (1/704) (S. Sayısı: 383)

BAŞKAN – Komisyon? Yok.

Ertelenmiştir.

5’inci sıraya alınan, Gelir Vergisi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu’nun görüşmelerine başlayacağız.

5.- Gelir Vergisi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (1/692) (S. Sayısı: 385)

BAŞKAN – Komisyon? Yok.

Ertelenmiştir.

6’ncı sıraya alınan, Türk Vatandaşlığı Kanunu Tasarısı ve İçişleri Ko-misyonu Raporu’nun görüşmelerine başlıyoruz.

6.- Türk Vatandaşlığı Kanunu Tasarısı ve İçişleri Komisyonu Raporu (1/458) (S. Sayısı:90) (x)

BAŞKAN – Komisyon? Yerinde.

Hükûmet? Yerinde.

Komisyon raporu 90 sıra sayısıyla bastırılıp dağıtılmıştır.

Sayın milletvekilleri, alınan karar gereğince, bu tasarı İç Tüzük’ün 91’inci maddesi kapsamında görüşülecektir. Bu nedenle, tasarı, tümü üze-rindeki görüşmeler tamamlanıp maddelerine geçilmesi kabul edildikten sonra bölümler hâlinde görüşülecek ve bölümlerde yer alan maddeler ayrı ayrı oy-lanacaktır.

Tasarının tümü üzerinde, Hükûmet adına İçişleri Bakanı Beşir Atalay, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına Mersin Milletvekili Ali Oksal, şahsı adına Adana Milletvekili Ali Küçükaydın ve Eskişehir Milletvekili Emin Nedim Öztürk’ün söz talepleri vardır.

İlk söz, Hükûmet adına İçişleri Bakanı Sayın Beşir Atalay’a aittir.

Buyurun Sayın Bakanım.

İÇİŞLERİ BAKANI BEŞİR ATALAY (Ankara) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygılarımla selamlıyorum.

Sözlerime başlarken, tabii, bugün üzüntülü bir günümüz, buruk bir -nümüz, şehitlerimiz var. Hakkâri’de bugün 6’sı mayın patlaması, 1’i kaza sonucu 7 şehidimiz var. 7 askerimiz şehit oldu. 1 askerimiz Diyarbakır Has-tanesinde ve ağır yaralı, 7 askerimiz de daha hafif yaralı. Ben şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum, hepimizin başı sağ olsun.

Tabii, bu vesileyle ifade etmek isterim: Çabamız, bütün çabamız, insanlarımızı terörde kaybetmeyelim, bunun için çalışıyoruz ama terörle, teröristle mücadelemiz de sonuna kadar devam edecek, bu konuda kararlılığımızı da burada ifade etmek istiyorum.

Dilerim, ülkemizde bütün renklerimizle, bütün farklılıklarımızla, bütün zenginliklerimizle huzur içinde, kardeşlik içinde yaşadığımız günlere ulaşırız ve bu tür sorunlarımızdan kurtuluruz.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; gerek yurt içindeki ve gerekse yurt dışındaki vatandaşlarımızı yakından ilgilendiren Türk Vatandaşlığı Kanunu Tasarısı’nın Genel Kurul görüşmelerine başlıyoruz. Ben bu vesileyle söz aldım. Yüce heyetinizi bu tasarıyla ilgili kısaca, ana hatlarıyla, temel özellikleriyle bilgilendirmek istiyorum.

Bu kanun tasarısıyla ilgili olarak, bilindiği gibi vatandaşlık kavramı, kişinin uyruğunda bulunduğu devletine karşı olan hak ve yükümlülüklerini ifade ederken, aynı zamanda devletin de kişi üzerindeki yetki ve sorumluluklarının temelini oluşturmaktadır.

Uluslararası hukuk, vatandaşlıkla ilgili düzenlemelerin devletin egemenlik hakkının bir sonucu olduğunu ve vatandaşlığın belirlenmesinde devletin mutlak bir yetkisinin bulunduğunu kabul etmektedir. Bunun sonucu olarak her devlet kimlerin kendi vatandaşı olacağını belirlemekte ve bu alanda düzenleme yapabilmektedir.

Anayasa’mızın 66’ncı maddesi Türk vatandaşlığının Kanunun gösterdiği şartlarla Kazanılacağını ve ancak kanunda belirtilen hâllerde kaybedileceğini öngörmektedir. Anayasa’mızın bu hükmü doğrultusunda Türk vatandaşlığının kazanılması ve kaybedilmesine ilişkin esaslar da Kanun ile düzenlenmektedir.

                           

(x) 90 S. Sayılı Basmayazı tutanağa eklidir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hâlen vatandaşlık işlemleri 403 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu hükümleri çerçevesinde yürütülmektedir. Uygulamaya konulduğu 1964 yılından beri ihtiyaca binaen Kanun’da önemli değişiklikler yapılmıştır. Ortaya çıkan güncel ihtiyaçların zorlamasıyla zaman içinde yapılan bu değişiklikler Kanun’un sistematiğinde bozulmalara neden olmuştur. Diğer yandan, Kanun günümüz ihtiyaçlarını karşılayamaz hâle gelmiştir. Bütün bu gelişmeler ışığında, vatandaşlıkla ilgili yasal düzenlemelerin yeniden gözden geçirilmesi, ilgili mevzuat bütünlüğünün sağlanması bir zaruret hâlini almış ve tasarı bu amaçla hazırlanmıştır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tasarıda Anayasa’mız ve evrensel hukuk ilkeleri çerçevesinde, dil, ırk, renk, cinsiyet, etnik köken, felsefi inanç, din ve mezhep ayrımı gözetmeyen mutlak eşitlik anlayışına sahip bir vatandaşlık tanımı esas alınmıştır.

Anayasa’mızın 66’ncı maddesinde “Türk babanın veya Türk ananın çocuğu Türktür.” ilkesi benimsendiğinden, tasarıda vatandaşlığın kazanılmasında soy bağı esas alınmış, uluslararası alandaki genel eğilime uyulmuştur.

Modern devletlerin önemle üzerinde durdukları konuların başında, toplumun temel yapısını oluşturan aile ve çocukların vatandaşlık hukuku açısından da korunması ve gözetilmesi gelmektedir. Türkiye’de doğan ve anne veya babadan dolayı vatandaşlık kazanamayan çocukların Türk vatandaşlığını kazanmalarına, mevcut uygulamada olduğu gibi, imkân tanınarak, çocukların vatansız kalmaları önlenmiştir. Türk vatandaşlığının evlat edinilmeyle kazanılması hususu yeniden düzenlenmiştir. Uluslararası hukuktaki çocuk tanımına bağlı kalınarak, evlat edinilen ergin olmayan çocuğa vatandaşlığımızı kazanma imkânı sağlanmıştır.

Yabancıların genel olarak Türk vatandaşlığına alınmasında Türkiye’de ikamet etme süresi, 403 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu’nda olduğu gibi beş yıl olarak belirlenmiştir. Ancak, Türk soylu yabancılar için bu süre hâlen iki yıl olarak uygulandığından, mevcut vatandaşlık başvuruları göz önüne alınarak bir geçiş süreci öngörülmüştür. Bu sebeple, Türk soylu yabancılar için iki yıl Türkiye’de ikamet etme şartı 2010 yılına kadar uygulanacak, bu tarihten sonra bütün yabancılar için Türkiye’de ikamet etme şartı eşit hâle getirilecektir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri Türkiye’nin ekonomik ve sosyal hayatı ile tanıtımına katkıda bulunabilecek yabancıların istisnai usulle Türk vatandaşlığını kazanabilmesi imkânı ayrıntılı bir şekilde tasarıda düzenlenmiştir.

Ülkemize sanayi tesisleri getiren veya bilimsel, teknolojik, ekonomik, sosyal, sportif, kültürel, sanatsal alanlarda olağanüstü hizmeti geçen ya da geçeceği düşünülen ve ilgili bakanlıklarca haklarında gerekçeli tekliflerde bulunulan kişilerin vatandaşlığımızı daha kolay kazanabilmesi imkânı getirilmiştir.

Bir Türk vatandaşı ile evli olan yabancıların Türk vatandaşı olabilmesi için, mevcut uygulamada olduğu gibi, üç yıldan beri evli olma şartı tasarıda aynen korunmuştur.

İzin almak suretiyle Türk vatandaşlığından çıkan kişiler yeniden Türk vatandaşlığına, mevcut uygulamada olduğu gibi, herhangi bir ikamet süresi aranmadan alınabileceklerdir. Ancak, bu kanun tasarısındaki hükümlere göre Türk vatandaşlığı kaybettirilenlerin yeniden Türk vatandaşlığını kazanmalarında Türkiye’de üç yıl ikamet etme şartı getirilmiştir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 1960’lardan itibaren çok sayıda vatandaşımız çeşitli sebeplerle bilindiği gibi yurtdışına gitmiştir, özellikle Avrupa ülkelerine. Başlangıçta vatandaşlarımız geçici sürelerle kalmak niyetinde iken zaman içerisinde bulundukları ülkelerde kalıcı hâle gelmişlerdir. Zamanla, bulundukları ülkelerin sosyal, ekonomik, siyasi alanlarında etkin rol oynamaya başlamışlardır. Bu alanlarda daha etkin olabilmeleri için, yaşadıkları ülkelerin vatandaşlığına da sahip olma çabası içinde olmuşlardır.

Hükûmetlerimiz, yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın, bulundukları ülkelerin de vatandaşlığını kazanmalarını her ortamda desteklemiş, bu doğrultuda gerekli düzenlemeleri yapmışlardır. Hükûmetimiz de bu yönde tasarıda gerekli düzenlemeleri yaparak vatandaşlarımızın yabancı bir devlet vatandaşlığına geçmek üzere önceden izin alma zorunluluğu uygulamasına son vermiş ve birden fazla ülke vatandaşı olmasını kolaylaştırmıştır.

Diğer yandan, bazı ülkeler çifte vatandaşlığa izin vermediğinden vatandaşlarımız Türk vatandaşlığından çıkmadan, bulundukları ülke vatandaşlığını kazanamamaktadırlar. Türk vatandaşlığından çıkmak zorunda kalan vatandaşlarımıza birçok kolaylık sağlayan “Mavi Kart” uygulaması aynen devam ettirilecektir. Özellikle biliyorsunuz Avrupa’da ve Almanya için bu çok geçerli. Mavi Kart sahipleri Türkiye'de Türk vatandaşlarına tanınan birçok haktan faydalanmaktadırlar; seçme seçilme, kamu hizmetine girme, askerlik yükümlülüğünü yerine getirme gibi durumlar hariç, Türk vatandaşlarına tanınan haklardan aynen yararlanabilmektedirler.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; önemli değişiklik olarak, 403 sayılı Kanun’da, yükümlü askerlik görevini yapmamak veya izinsiz başka bir devlet vatandaşlığını kazanmak Türk vatandaşlığının kaybı nedenlerinden iken tasarıda bunlara yer verilmeyerek Türk vatandaşlığının iradesi dışında kaybettirilmesi nedenleri oldukça sınırlandırılmıştır. Artık, tasarıda askerlik yapmama vatandaşlığın kaybı nedenleri arasında yer almamaktadır. Ayrıca yine 403 sayılı Kanun’da Türk vatandaşlığını sonradan kazanmış kişiler için öngörülen vatandaşlıktan çıkarma işlemine de son verilmiştir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tasarıyla vatandaşlık işlemlerinin yürütülmesine yönelik birçok yenilik getirilmektedir; çağdaş bir yaklaşım, yeni şartlara uygun bir yaklaşım getirilmektedir. Bunlardan bir kısmını arz ettim. Vatandaşlık işlemlerinin hızlandırılması amacıyla valiliklerde vatandaşlık inceleme komisyonları oluşturulmaktadır. Bu komisyonlarca vatandaşlık ile ilgili başvurular süratli bir şekilde incelenerek karar verilmek üzere Bakanlığıma gönderileceğinden, gereksiz zaman ve iş gücü kaybının önüne geçilecektir.

Tasarının sizlerin desteğiyle kanunlaşarak uygulamaya konulması, vatandaşlık iş ve işlemlerinin daha etkin, hızlı ve verimli şekilde yürütülmesine büyük katkı sağlayacaktır. Yüce heyetinize, tasarının kanunlaşmasına vereceğiniz destek için şimdiden teşekkür eder, hepinizi saygılarımla selamlarım. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Bakanım.

Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına Gaziantep Milletvekili Sayın Hasan Özdemir.

Buyurun efendim. (MHP sıralarından alkışlar)

MHP GRUBU ADINA HASAN ÖZDEMİR (Gaziantep) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 90 sıra sayılı Türk Vatandaşlığı Kanun Tasarısı üzerinde Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Konuşmama başlamadan önce, Hakkâri’nin Çukurca bölgesinde askerî aracımızın mayına çarpması sonucu şehit düşen 6 evladımıza Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyorum; aynı zamanda, yaralanan 8 askerimize ise acil şifalar diliyorum.

Bu saldırılar göstermektedir ki, Türkiye'nin en önemli sorunlarından birisinin hâlâ terörle mücadele olduğu görülmektedir. Başta Hükûmetimiz olmak üzere, Meclise bu konuda önemli görevler düşmektedir. Uzun müddet terörle mücadele eden, sahada terörle mücadele eden birisi olarak söylüyorum ki bölücü terörle ilgili aldığımız tedbirler, almak istediğimiz tedbirler maalesef yetersizdir ve bu şekilde devam ettiği müddetçe şehitlerimiz gelmeye devam edecektir.

Değerli milletvekilleri, bireyin, devlete yaptığı hizmetler karşılığında hak ve özgürlük alanı sunup ödevler de yükleyen vatandaşlık statüsü, anayasalarda yer almakla birlikte, ayrıca, aynı zamanda vatandaşlık kanunlarıyla da düzenlenmektedir. Dolayısıyla ülkelerin vatandaşlık kanunları toplumun ihtiyaçlarına cevap verebilecek düzeyde, günün şartlarına uygun, güncel ve uygulanır olmalıdır. Bireyle devlet arasındaki karşılıklı ilişkilerde çağın gereklerinin tümünün yer alması gerekir. Zira, bütün dünyada bireyle devlet arasındaki ilişkiler 20’nci yüzyılın son yirmi yılından itibaren hiç olmadığı kadar hızlı bir değişiklik içerisindedir.

Türk hukuk düzeyinde bakıldığında ise bu alanda büyük bir handikap vardır. Bir kere, yürürlükteki Vatandaşlık Kanunu çok eskidir. 22 Mayıs 1964 tarihinde yürürlüğe giren 403 sayılı Vatandaşlık Kanunu, bu özelliği nedeniyle çeşitli tarihlerde bazı hükümleri itibarıyla değişikliklere uğramışsa da yeterli görülmemektedir. Çeşitli tarihlerde yapılan değişiklikler, Kanun’un orijinal metninin sistematiğini ve Türk vatandaşlığı hukukuna hâkim olan genel ilkeler dâhilinde mantıksal bütünlüğü ortadan kaldıran bir yaklaşım içerisindedir. Dolayısıyla Kanun’un temelinde bulunan bütünleştirici felsefe maalesef ortadan kalkmıştır. Bu çerçeveden bakıldığında, Türk hukuk sisteminin çağın ihtiyaçlarına uygun yeni bir vatandaşlık kanununa ihtiyaç ortaya çıkmıştır.

Görüşmekte olduğumuz tasarı, bu ihtiyacı karşılamak için önemli bir adımdır. Ancak, yeni düzenlemeyle Türk kamuoyunun çıkarları da unutulmamalıdır. Türk toplumu ve Türk değerlerine aykırı olabilecek düzenlemelerden mutlaka kaçınılmalıdır. Üzücüdür ki tasarı bu hususta yeterince dikkatli hazırlanmamıştır.

Değerli milletvekilleri, görüşmekte olduğumuz Türk Vatandaşlığı Kanun Tasarısı, Türk toplumunun sosyolojik özellikleriyle çelişen çeşitli hükümler içermektedir. Tasarının 28’inci maddesini bir inceleyelim: “Doğumla Türk vatandaşı olup da çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybedenlerin, askerlik hizmetlerini yapma yükümlülüğü vesaire dışında sosyal güvenliğe ilişkin kazanılmış hakları saklı kalmak ve bu hakların kullanımında ilgili kanunlardaki hükümlere tabi olmak şartıyla Türk vatandaşlarına tanınan haklardan aynen yararlanmaya devam ederler.” denilmektedir. Madde, bu hâliyle, 1964 tarihli Türk Vatandaşlık Kanunu’ndan farklı olarak askerlik hizmetini yerine getirmemeyi vatandaşlıktan çıkarma için bir neden olarak görmemektedir. Bu mesele üzerinde özellikle durmak istiyorum. Madde hükmü şekil açısından hatalı görülmemektedir. Sonuçta, birey, vatandaşlıktan çıkmıştır. Ancak, ortada ciddi toplumsal huzursuzluklara neden olan ahlaki bir boyut bulunmaktadır.

Askerlik hizmeti, toplum içerisinde de bireyin devletine ve milletine karşı en kutsal vazifesi olarak değerlendirilmektedir. Türk milleti için, askerlik, toplumsal alanda bu denli önemli yer tutarken, toplumun moral değerlerine ve birbirlerine bağlılığını kuvvetlendirirken bu görevi yerine getirmemenin yolunu açacak hukuki düzenlemeler, Türk toplum yapısında -uygun hâlde olmayan- bir yara, aynı zamanda çelişkiler getirecektir.

Bu düzenlemeyi savunanlar, iddialarının zeminini 2006 senesinde oluşturmaya başlamışlardır. Devlet Bakanı ve Sayın Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, Mart 2006’daki bir konuşmasında “Askerlik yapıp yapmamaya herhangi bir müeyyide getirilecekse bu, Askerlik Yasası’yla olabilir.” demiştir. Şimdi burada “müeyyide” kelimesine dikkatinizi çekmek istiyorum. Bu kavramın ifade ettiği düşünce, ne yazıktır ki, bugün görüşmekte olduğumuz tasarıya da yansımıştır. Şöyle ki: Kavram ile herhangi bir cezai müeyyide, yaptırım öngörülmemekte, sadece kamuda zorunlu hizmet gibi bir durum ifade edilmektedir.

Son zamanların moda kavramı “Vicdani ret” üzerinde de biraz durmak istiyorum.

Değerli milletvekilleri, Avrupa Birliği ülkelerinin sözüm ona standartlarından birisi olarak vicdani retçilik Türk hukuk düzeyine yerleştirilmeye çalışılmaktadır. Bu konuda Hükûmeti uyarmak istiyorum, Avrupa’daki örneklerinin iyi incelenmesi gerekmektedir. Vicdani ret süresince kamuda zorunlu hizmette bulunanlara bu devletler maaş bağlamaktadır. Ayrıca, Noel ödemesi, tezkere parası gibi ara ödemeler de gerçekleştirmektedirler. Türk ekonomisi böyle bir yükü kaldırabilecek nitelikte değildir. Etkilerini hâlen hissettiğimiz ekonomik kriz süreciyle her gün onlarca iş yeri kepenk kapatmaktadır.

Vicdani ret süreci, Türk toplum ve siyasi yapısıyla da zıt bir görünüm vermektedir. Türkiye, hâlen artarak devam eden terörle mücadele sürecini yaşamaktadır ve şu anda da 6 evladımız şehit olmuş, 8 evladımız yaralanmıştır. Bu mücadelede askerî gücün önemini bir kez daha vurgulamakta yarar vardır. Vicdani ret ile Türk Silahlı Kuvvetlerinin istihdam ihtiyacına ciddi bir darbe vurulacaktır. Daha vahim boyutta ise, bu düzenlemeyle şehit aileleri rencide edilecektir. Bu hüküm, insan hakları, demokrasi gibi kavramların istismar edilmesiyle getirilmeye çalışılırken, Türk milletinin ve devletinin hiçbir çıkarıyla da ihtiyacı uyuşmayan bir düzenlemedir. Bu düzenlemeyle evlatları vatan için şehit düşen ailelerin içlerindeki yangın daha da artacaktır.

Değerli milletvekilleri, Sayın Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek demişti ki: “Bu durum Askerlik Yasası ile düzenlenmelidir.” Bir kere, askerlik yapmama vatandaşlıktan çıkarılma için bir neden olmalıdır. Konuşmamın başında da vatandaşlığı “bireyin devlete karşı bir statüsü” şeklinde ifade etmiştim. Şimdi siz bu statüyü, hukuki olarak olması gereken yerde, Türk Vatandaşlığı Kanunu’nda değil de başka bir yasayla mı düzenleyeceksiniz? Yoksa gerçekten askerlik yapmamayı vatandaşlıktan çıkarmanın bir nedeni olmaktan vaz mı geçeceksiniz?

Değerli milletvekilleri, tasarının ikinci bir tehlikeli noktası da çifte vatandaşlıkta izin sisteminin ortadan kaldırılmasıdır. Böyle bir düzenlemeye niçin ihtiyaç duyulmuştur? Örneğin, örnek aldığımız Avrupa Birliği ülkeleri, ki başta Almanya olmak üzere, çifte vatandaşlığı kabul etmezken siz niye izin sistemini de kaldırıyorsunuz? Acaba Hükûmet bu yolla, izin almadan başka ülke vatandaşlığına geçenlerin yargılanmalarının önüne geçmek mi istemektedir? Hükûmetten bu soruların cevaplarını beklemekteyiz.

Çifte vatandaşlık durumunun, bir kere, hukuki bir boyutu vardır. Bireyin çifte vatandaşlık durumunda, kendisinin de içinde bulunduğu yargıya intikal eden olaylarda hangi hukuk sisteminin uygulanacağını bildirmede çelişkiler olmaktadır.

Sonuç olarak, Türk hukuk sisteminin ve Türk toplum yapısının yeni bir vatandaşlık kanununa ihtiyacı olduğudur, ancak bu tasarı, ihtiyaçları karşılamaktan uzak olmakla birlikte, yukarıda bahsettiğim şekilde, sakıncalı hükümler de içermektedir.

Belirttiğim bu eksiklikler ve yanlışlıklar giderilmediği takdirde toplumsal huzursuzluklar ortaya çıkabilecektir. Bu konunun tasarının görüşülmesi sırasında mutlaka önergelerle düzeltilmesi gerektiğine inanıyor, yüce heyetinizi bir kez daha saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Özdemir.

Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına Mersin Milletvekili Sayın Ali Oksal.

Sayın Oksal, buyurun efendim. (CHP sıralarından alkışlar)

CHP GRUBU ADINA ALİ OKSAL (Mersin) – Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri; öncelikle, Çukurca’da şehit olan askerlerimize Allah’tan rahmet, yaralılara da acil şifalar diliyorum; tüm ulusumuzun başı sağ olsun.

Yeni Türk Vatandaşlığı Kanunu Tasarısı üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım. Yüce Meclisin değerli üyelerini saygıyla selamlıyorum.

Tasarının tamamı Türk vatandaşlığının kazanılması ve kaybına ilişkin ve vatandaşlık hizmetlerinin yürütülmesine dair usul ve esasları belirlemektedir.

Vatandaşlık, genel olarak, devlet ile kişi arasındaki hukuki bir bağ olarak tanımlanır. Bir insan topluluğunun devletin kurucu unsuru olabilmesi için sınırları belli bir ülke üzerinde yaşaması ve kendisini uluslararası alanda temsil edecek bir siyasi otoriteye sahip olması ve devletle arasında sürekli bir hukuki bağının olması demektir ki bu bağ vatandaşlık bağıdır. Vatandaşlık bağı, kişinin devletine karşı bağlılığını ifade ederken, aynı zamanda devletin birey üzerinde birtakım yetkilere sahip olmasının da temelini oluşturur.

Avrupa Vatandaşlık Sözleşmesinin 2’nci maddesinde vatandaşlık şöyle tanımlanır: “Vatandaşlık bir kişi ile bir devlet arasındaki hukuki bağ anlamına gelir, kişinin etnik kökenini göstermez.”

Avrupa Vatandaşlık Sözleşmesi’nin 1’inci maddesinde “Her devlet kimlerin kendi vatandaşı olduğunu kendi hukuku uyarınca kendisi belirler.” denilmektedir. Devletin bu yetkisinin tek istisnası, devletin yaptığı düzenlemelerin uluslararası sözleşmelere, uluslararası teamül hukukuna ve vatandaşlıkla ilgili genel olarak kabul edilmiş hukuk ilkelerine aykırı olmamasıdır. Vatandaşlıkla ilgili düzenlemelerde devlet yetkisi mutlaktır, kimin vatandaş olacağı devletin mutlak yetkisi altındadır.

Anayasa’mızın 66’ncı maddesinde Türk vatandaşlığı şöyle tanımlanmaktadır: “Türk devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk’tür, Türk babanın ve Türk ananın çocuğu Türk’tür, hiçbir Türk vatana bağlılıkla bağdaşmayan bir eylemde bulunmadıkça vatandaşlıktan çıkarılamaz.”

Anayasa’nın 66’ncı maddesinde 2001 yılında yapılan değişiklik ile vatandaşlığın kazanılmasında ana ile baba arasındaki ayrım ortadan kaldırılarak, Anayasa’nın temel ilkelerinden olan “Kanun önünde kadın-erkek eşitliği” sağlanmıştır.

Bizde Anayasa’daki vatandaşlık tanımı diğer Avrupa ülkelerindeki vatandaşlık tanımlarıyla karşılaştırıldığında, bizdeki vatandaşlığın “millet” kavramına daha yakın anlamda kullanıldığı görülecektir. Çünkü “millet” farklı kültürlerden gelenlerden oluşur, “millet” kavramında ırka vurgu yapılmaz.

Son zamanlarda bilinen vatandaşlık kavramından farklı olarak Avrupa Birliği vatandaşlığı kavramı da ortaya çıkmıştır. Buna göre Avrupa Birliği vatandaşlığı, üye devletin vatandaşı olan bir kişinin birlik çerçevesinde belirli hak ve yükümlülüklerinin bulunması anlamına gelir. 1 Mart 2000 yılında yürürlüğe giren Avrupa Vatandaşlık Sözleşmesi, vatandaşlığın kazanılması ve kaybedilmesi konularında önemli ilkeler benimsemiştir. Sözleşme, vatandaşlık hukukunun uygulanmasında cinsiyet, din, ırk, renk ya da ulusal veya etnik köken açısından ayrımcılık oluşturan herhangi bir uygulama içermeyeceğini kabul etmiştir. Sözleşme, devletlerin çok vatandaşlık olgusuna olumlu yaklaşımda bulunmalarını da öngörmektedir. Bu sözleşmeyi Avrupa Konseyi üyesi on iki ülke onaylamış ve yirmi yedi ülke de imzalamıştır. Avrupa Konseyine üye Türkiye bu sözleşmeyi henüz imzalamamıştır. Avrupa Birliği düzeyinde yapılan değerlendirmelerde vatandaşlık alanında Avrupa Vatandaşlık Sözleşmesi’nin temel alınması gerektiği yönünde de eğilim artmıştır.

Değerli milletvekilleri, Türk vatandaşlığı, hemen her ülkede olduğu gibi ülkemizde de iki şekilde kazanılmaktadır. Buna göre Türk vatandaşlığı doğumla ve sonradan olmak üzere iki şekilde kazanılır. Ülkemizde doğumla Türk vatandaşlığı, soy bağı ve doğum yeri esasına göre kendiliğinden kazanılmaktadır. Doğumla kazanılan vatandaşlık doğum anı ile geçerlidir. Yurt içinde ve dışında Türk vatandaşı ana ve babadan evlilik birliği içinde doğan çocuklar doğum itibarıyla Türk vatandaşlığını kazanırlar. Türk ana ve yabancı babadan evlilik birliği dışında doğan çocuk Türk vatandaşıdır. Vatansızlığı önlemek için anası ve babası belli olmayan terk edilmiş çocuklar toprak esasına göre doğdukları ülkenin vatandaşı sayılacaklardır.

8’inci maddeyle yapılan bu düzenleme vatansızlık durumuna düşülmemesini amaçlamaktadır. Doğumla kazanılan vatandaşlık konusunda yapılan düzenlemeler genel olarak uluslararası düzeyde kabul görmüş olan düzenlemelerdir. Türk vatandaşlığının sonradan kazanılması, yetkili makam kararı, evlat edinme ve seçme hakkının kullanılmasıyla olmaktadır. Buna göre 11’inci madde, Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen yabancılarda aranacak olan şartları sekiz ayrı maddede toplamıştır. Bu koşulları taşıyan yabancılara yetkili makam kararıyla vatandaşlık verilecektir. Gerek görülmesi hâlinde Bakanlar Kurulunca taşıdıkları ülke vatandaşlığından çıkma şartı da istenebilecektir. Bu maddelerden ayırt etme gücüne sahip olmak, genel sağlık bakımından tehlike teşkil eden bir hastalığı bulanmamak, Türkiye’de kendisinin ve bakmakla yükümlü olduğu kimselerin geçimini sağlayacak gelire veya mesleğe sahip olmak şartları belirgin bir biçimde ifade edilmişken, yeteri kadar Türkçe konuşabilmek, iyi ahlak sahibi olmak, Türkiye’de yerleşmeye karar verdiğini davranışlarıyla teyit etmek, millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hâli bulunmamak şartları diğer şartlara kıyasla muğlak görünmektedir, daha açık ifade edilmelidir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; birinci bölümün konusu olan vatandaşlığın kazanılmasıyla ilgili daha sonra konuşacağım için, burada biraz da vatandaşlığın kaybedilmesinden ve vatandaşlıkla ilgili diğer düzenlemelerin yapıldığı maddelerden bahsetmek istiyorum.

Yeni Türk Vatandaşlığı Kanunu Tasarısı’nın 22’nci ve 50’nci maddelerini kapsayan ikinci bölümüne göre Türk vatandaşlığı yetkili makam kararıyla ve kişinin seçme hakkının kullanılmasıyla kaybedilmektedir. Yetkili makam kararıyla Türk vatandaşlığının kayıp yolları çıkma, kaybettirme ve vatandaşlığın iptali olarak belirlenmiştir. Türk vatandaşlığından çıkmak için izin isteyen kişilere belirli şartları taşımaları hâlinde Bakanlıkça izin verilebilir. Bunlar ergin ve ayırt etme gücüne sahip olmak, yabancı bir devlet vatandaşlığını kazanmış olmak veya kazanacağına ilişkin inandırıcı belirtiler sunmak, herhangi bir suç veya askerlik hizmeti nedeniyle aranan kişilerden olmamak, hakkında herhangi bir mali veya cezai tahdit bulunmamak. Bu şartları taşıyan ve yabancı bir devlet vatandaşlığını kazanmak üzere Türk vatandaşlığından çıkmak için izin isteyenlerden talepleri uygun görülenlere de Bakanlıkça Türk vatandaşlığından çıkma izin belgesi, verilen izin sonucunda veya önceden yabancı bir devlet vatandaşlığını kazandığını belgeleyenlere ise Türk vatandaşlığından çıkma belgesi verilir. Çıkma izin belgesi, karar tarihinden itibaren iki yıl geçerlidir. İzin belgesi alanlar bu süre içerisinde yurt içinde ikamet edilen yer valiliğine, yurt dışında ise dış temsilciliklere yabancı devlet vatandaşlıklarını kazandıklarına dair bilgi ve belgeleri vermek zorundadırlar. Süresi içinde yabancı devlet vatandaşlığının kazanılmaması durumunda çıkma izin belgesi geçersiz sayılır. Çıkma belgesinin ilgiliye imza karşılığı teslimiyle Türk vatandaşlığı kaybedilir.

Türk vatandaşlığını kaybeden kişilerin nüfus aile kütüklerindeki kayıtları kapatılır. Eşlerden birinin çıkma belgesi almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybetmesi diğer eşin vatandaşlığına tesir etmez. Türk vatandaşlığını kaybeden ana veya babanın talebinin bulunması ve diğer eşin de muvafakat etmesi hâlinde çocukları da kendileri ile birlikte Türk vatandaşlığını kaybederler.

Türk vatandaşlığından, izin almak suretiyle çıkanlara bazı haklar tanınmıştır. Doğumla Türk vatandaşı olup da çıkma izni almak suretiyle vatandaşlığını kaybedenler ve kendileri ile birlikte işlem gören çocukları, millî güvenliğe ve kamu düzenine ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla askerlik hizmetini yapma yükümlülüğü, seçme ve seçilme, kamu görevlerine girme ve muafen araç ve ev eşyası ithal etme hakları dışında sosyal güvenliğe ilişkin kazanılmış hakları saklı kalmak ve bu hakların kullanımında ilgili kanundaki hükümlere tabi olmak şartıyla Türk vatandaşlığına tanınan haklardan aynen yararlanmaya devam ederler.

Türk vatandaşlığının kaybettirilmesi Bakanlar Kurulu kararının Resmî Gazete’de yayınlandığı tarihten itibaren geçerli olur.

Vatandaşlığın kaybı hâllerinden bir diğeri de iptal kararıdır. Türk vatandaşlığını kazanma kararı ilgilinin yalan beyanı veya vatandaşlığı kazanmaya esas teşkil eden önemli hususların gizlenmesi sonucunda vuku bulmuş ise kararı veren makam tarafından vatandaşlığı iptal edilir.

İptal kararı Türk vatandaşlığının kazanılmasından başlayarak on yıl geçtikten sonra verilmez.

İptal kararı, kazanmanın dışında karar tarihinden itibaren hüküm ifade eder. İptal de ilgili kişiye bağlı olarak Türk vatandaşlığını kazanmış diğer eşe ve çocukları hakkında da uygulanır.

Vatandaşlığı iptal edilenler hakkında da 5683 sayılı Yabancıların Türkiye’de İkamet ve Seyahatleri Hakkında Kanun hükümleri uygulanır. Bunlardan malların tasfiyesi gerekli görülen hâllerde bu husus iptal kararında belirtilir. Bu kişiler en geç bir yıl içinde Türkiye’deki mallarını tasfiye etmek zorundadır. Aksi hâlde, malları hazinece satılarak bedelleri nam ve hesaplarına kamu haznedarlığı sistemine dâhil bir kamu bankasına yatırılır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türk Vatandaşlığı Kanunu Tasarısı 2006 yılında İçişleri Komisyonunda görüşüldüğü sırada CHP milletvekilleri ve İçişleri Komisyonu üyeleri olarak Hakkı Ülkü, Mehmet Siyam Kesimoğlu, Nurettin Sözen, Mehmet Kartal, Nadir Saraç ve ben, Nâzım Hikmet Ran’ın Yasa’da yapılacak bir düzenlemeyle yeniden Türk vatandaşlığına alınması için önerge vermiştik. Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulu 6/10/2005 tarihinde almış olduğu kararla Nâzım Hikmet Ran’ın Türk vatandaşlığından çıkartılmasıyla ilgili 1951 yılında alınmış Bakanlar Kurulu kararını geçersiz saymış olmasına rağmen, Komisyon önergeyi oy çokluğuyla reddetmişti. Önergenin reddedilme gerekçesinde, Bakanlar Kurulu kararının idari bir işlem olduğu, bu nedenle tasarıda yer alacak yasal bir düzenlemeyle değil de Nâzım Hikmet Ran’ın vatandaşlığa alınma işleminin yine Bakanlar Kurulu kararıyla olması gerektiğini vurgulamışlardır. Üç yıl aradan sonra, 5 Ocak 2009’da, Bakanlar Kurulu, Nâzım Hikmet Ran’ın Türk vatandaşlığına alınmasını kararlaştırmış ve 10 Ocak 2009’da Resmî Gazetede yayımlayarak yürürlüğe koymuştur, kendilerine de teşekkür ediyoruz.

Tasarının dikkatle tartışılması gereken önemli maddelerinden biri de 14’üncü maddesidir. Türk vatandaşlığının Türkiye’de üç yıl ikamet şartına bağlı olarak yeniden kazanılmasının açıklandığı bu maddede, tasarının 29 ile 34’üncü maddeleri uyarınca vatandaşlığı kaybettirilen ya da vatandaşlığı kaybedenlere atıf yapılmaktadır.

Tasarının 29’uncu maddesi, Bakanlar Kurulunca Türk vatandaşlığının kaybettirilmesine ilişkindir. Buna göre, belirtilen eylemlerde bulundukları resmî makamlarca tespit edilen kişilerin Türk vatandaşlığı Bakanlığın teklifi ve Bakanlar Kurulunun kararıyla kaybettirilir:

1) Yabancı bir devletin, Türkiye'nin menfaatlerine uymayan herhangi bir hizmetinde bulunup da bu görevi bırakmaları, kendilerine yurt dışında dış temsilcilikler, yurt içinde ise mülki idare amirler tarafından bildirilmesine rağmen, üç aydan az olmamak üzere verilecek uygun bir süre içerisinde kendi istekleriyle bu görevi bırakmayanlar,

2) Türkiye ile savaş hâlinde bulunan bir devletin her türlü hizmetinde Bakanlar Kurulunun izni olmaksızın kendi istekleriyle çalışmaya devam edenler,

3) İzin almaksızın yabancı bir devlet hizmetinde gönüllü olarak askerlik yapanlar.

Tasarının 29’uncu maddesinde bu eylemler “vatana bağlılıkla bağdaşmayan eylemler” olarak nitelendirilmiştir. Kişiler, zaten vatana bağlılıkla bağdaşmayan eylemlerde bulundukları için millî güvenliğe ve kamu düzenine engel teşkil edecek davranışlar sergilemişler ve bu nedenle vatandaşlıktan çıkartılmışlardır. Şimdi, aynı kişilerin, tasarının 14’üncü maddesiyle Türkiye’de üç yıl ikamet etmeleri koşuluyla kamu düzeni ve millî güvenlik bakımından engel teşkil eden hâlleri ortadan kalkmış mı oluyor ve bu nedenle de yeniden Türk vatandaşlığını kazanıyor, bu bir çelişki değil mi?

Yine 34’üncü maddeye göre ana ve babaya bağlı olarak soy bağı, doğum yeri ve evlat edinme yolu veya herhangi bir nedenle Türk vatandaşlığını kazanmış olanlar ergin olmalarından itibaren üç yıl içinde seçme hakkını kullanmak suretiyle Türk vatandaşlığını seçmeyerek Türk vatandaşlığını kaybedenler sadece millî güvenlik bakımından engel teşkil edecek bir hâli bulunmaması ve Türkiye’de üç yıl ikamet etmek koşuluyla yeniden Türk vatandaşlığını kazanabileceğin öngörülmektedir. Bu hakkın kullanılması, vatandaşlık hukukunun kişinin kendi vatandaşlığını seçmede özgür olması ilkesinden hareket edilmektedir. Oysa, bu kişilerin önceki tercihlerinin Türk vatandaşlığı olmadığı da görülmektedir. Bu tür kişileri de bu tasarıyla âdeta mükâfatlandırıyoruz.

Burada önemle üzerinde durulması gereken bir diğer husus, mevcut 403 sayılı Vatandaşlık Kanunu’nun 25’inci maddesinde, vatana bağlılıkla bağdaşmayan ve vatandaşlığın kaybına neden olan maddelerin, getirilen tasarının 43’üncü maddesi kapsamından çıkartılanların hangileri olduğudur. Bunlar:

1) İzin almaksızın kendi istekleriyle yabancı bir devlet vatandaşlığını kazananlar,

2) Yurt dışında bulunup da muvazzaf askerlik görevini yapmak ve Türkiye’de savaş ilanı üzerine yurt dışında bulunup da yurt savunmasına katılmak için yetkili kılınmış makamlar tarafından usulen yapılacak çağrıya mazeretsiz olarak üç ay içinde icabet etmeyenler,

3) Sevk sırasında veya kıtalarına katıldıktan sonra yurt dışına kaçıp da kanuni süre içerisinde geri dönmeyenler ve

4) Silahlı kuvvetler mensupları ile askerlik görevini yapmakta olanlardan görev, izin, hava değişimi veya tedavi için yurt dışında bulunup da süresi bittiği hâlde mazeretsiz olarak üç ay içinde geri dönmeyenler.

Anayasa’nın 72’nci maddesi uyarınca vatan hizmeti her Türk’ün hakkı ve ödevidir. Herhangi bir mazeret olmadan askerlik görevinden kaçmak vatana sadakatsizliktir. İzinsiz olarak başka bir ülke için gönüllü askerlik hizmeti yapmak vatandaşlığın kaybına sebep teşkil eden bir eylem olarak sayılıp cezalandırılması ne kadar doğru ise kişinin kendi ülkesi için askerlik yapmaması, vatandaşlığın kaybettirilmemesi şeklinde düzenleme yapılmış olması da o kadar yanlıştır.

Bu tasarı vicdani retten açıkça söz etmese de imkân tanımaktadır. Eğer tasarının amacı vicdani ret ilkesini hayata geçirmekse, o zaman bu açıkça belirtilmelidir. Avrupa Konseyine üye olup da Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 9’uncu maddesi kapsamında bulunan vicdani ret ilkesini tanımayan ve kanunlarında zorunlu askerliği öngören üç ülke bulunmaktadır ki, bu ülkeler Belarus, Azerbaycan ve Türkiye’dir ama bu tasarıyla, görülüyor ki, askerlik yapmamak artık vatandaşlığı kaybetme gerekçesi değildir. Âdeta af niteliğinde olan bu düzenleme ulusumuzun manevi değerlerini sarsacak niteliktedir.

Tasarı maddelerinde eleştirilmesi gereken diğer bir ince nokta ise 11’inci, 14’üncü, 16’ncı, 17’nci ve 29’uncu maddelerdeki “millî güvenlik ve kamu düzeni açısından engel teşkil edecek bir hâli bulunmamak kaydıyla” ibarelerinin 13’üncü, 34’üncü ve 43’üncü maddelerinde “millî güvenlik açısından engel teşkil edecek bir hâli bulunmamak kaydıyla” şeklinde düzenlenmesidir. Bu düzenleme ve bu ifade değişikliği millî güvenlik ve kamu düzeninin birbirinin yerine geçebilecek kavramlar olarak anlaşılması ve bu yüzden ikisinden birisinin kullanılmasının yeterli görülmesi gibi çok yanlış bir anlamaya meyil verir niteliktedir. Millî güvenlik ve kamu düzeni birbirinin ikamesi olamaz ancak birbirinin tamamlayıcısı olabilir. Bu nedenle, birbirleriyle bağlantısızmış gibi yansıtılmaları da doğru olmayacaktır. Hele de tartışmaya açık konularda böyle bir kullanıma başvurulmasının altında yoksa başka bir niyet mi vardır?

14’üncü maddedeki vatandaşlığın kazanılması düzenlemesinin bir adım daha ilerisi olan 43’üncü madde, 403 sayılı Kanun’un 25’inci maddesinin biraz evvel saydığım bentleri uyarınca, vatandaşlığı kaybettirilmiş olan kişilerin başvurmaları hâlinde ikamet şartı aranmaksızın vatandaşlığın kazanılması gibi tuhaf bir uygulamaya yer vermektedir. Örneğin, böyle bir değişiklik yardımıyla, millî güvenlik bakımından engel teşkil edecek bir hâli bulunmayan ancak kamu düzeni açısından engel teşkil edecek bir hâli bulunan ve izin almaksızın kendi istekleriyle yabancı bir devlet vatandaşlığını kazanan Merve Kavakçı gibilere ikamet şartı aranmaksızın Türk vatandaşlığının önü mü açılmaya çalışılmaktadır?

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; kısacası tüm bu eleştiriler dikkate alındığında, getirilen yeni Vatandaşlık Kanunu Tasarısı âdeta af niteliğinde olup uzun dönemde Türk ulus devlet yapısının temelini zedeleyebilecek ve vatandaşlık duygularına zarar verebilecek niteliktedir. Bu bağlamda, millî hassasiyetlerimiz de dikkate alınmalıdır.

Sorumlu ve yapıcı bir muhalefet anlayışı içinde, söz konusu yasa tasarısının özellikle 14, 29 ve 43’üncü maddelerini eleştirmeyi bir görev addediyorum. Belirttiğim eksiklik ve bakış açıları dikkate alındığında bu amaca ne kadar ulaşılmış olduğunun sorgulanması gerekir diyorum.

Bu duygu ve düşüncelerle hepinizi saygı ile selamlıyorum. (CHP ve MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim.

AK PARTİ Grubu adına Konya Milletvekili Sayın Ayşe Türkmenoğlu.

Buyurun. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

AK PARTİ GRUBU ADINA AYŞE TÜRKMENOĞLU (Konya) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 90 sıra sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu Tasarısı hakkında AK PARTİ Grubu adına söz almış bulunuyorum. Grubum adına yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yasa tasarısıyla ilgili konuşmama geçmeden önce Hakkâri Çukurca’da şehit olan 6 askerimize Allah’tan rahmet, ailelerine başsağlığı diliyorum. Yaralı askerlerimize de acil şifalar diliyorum.

Devletin unsurlarından birisi olan insan topluluğu vatandaşlık hukukunun temel konusunu oluşturmaktadır. Bir insan topluluğunun devletin kurucu unsuru olabilmesi için sınırları belli bir ülke üzerinde yaşaması ve kendisini uluslararası alanda temsil edecek bir siyasi otoriteye sahip olması ve devletle arasında sürekli bir hukuki bağın bulunması gerekir. Bu bağ vatandaşlık bağıdır. Vatandaşlık bağı kişinin devletine karşı bağlılığını ifade ederken aynı zamanda devletin birey üzerinde birtakım yetkilere sahip olmasının temelini de oluşturur.

Vatandaşlık, genel olarak devlet ile kişi arasındaki hukuki bir bağ olarak tanımlanır. Bu durum, Avrupa Vatandaşlık Sözleşmesi’nin 2’nci maddesinde “Vatandaşlık, bir kişi ile bir devlet arasındaki hukuksal bağ anlamına gelir, kişinin etnik kökenini göstermez.” şeklinde ifadesini bulur. Danıştay kararlarında kabul edilen bir görüşe göre ise vatandaşlık, genel olarak devlet ile kişi arasında kurulan hukuki bir ilişki olarak tanımlanmaktadır. Bu ilişkiye taraf olan devlet ile kişi arasında karşılıklı hak ve borçlar doğuran bir hukuki bağ kurulmaktadır. Vatandaşlığın kişinin hak ve yükümlülüklerinin belirlenmesindeki bu önemi nedeniyle her kişinin bir vatandaşlığa sahip olması ve bu vatandaşlıktan keyfî olarak yoksun bırakılmaması hakkı insan hak ve özgürlükleri arasında kabul edilmiştir. Bu nedenle, Anayasa ve Türk Vatandaşlığı Kanunu’nda vatandaşlığın kazanılması, vatandaşlıktan çıkma ve çıkarılma belirli koşullara bağlanmış, bu hususlara ilişkin hukuki tasarruflara karşı yargı yoluna başvurabilme olanağı tanınmıştır. Bu itibarla, devletin sözü edilen tasarruflarda bulunurken ilgili kişinin, vatansızlık da dâhil, herhangi bir mağduriyete uğramaması için gerekli dikkat ve özeni göstermesi ve gerekirse kişiyi konuyla ilgili olarak bilgilendirmesi gerekmektedir.

Vatandaşlıkla ilgili düzenlemelerin devletin egemenlik hakkının bir sonucu olduğu ve vatandaşlığın belirlenmesinde devletin  mutlak bir yetkisinin bulunduğu genel bir ilkedir. Bu yüzden, her devletin kimlerin kendi vatandaşı olacağını belirleme ve bunlarla ilgili düzenleme yapma özgürlüğü vardır. Avrupa Vatandaşlık Sözleşmesi’nin 1’inci maddesi bunu açıkça ifade etmiştir. Adı geçen sözleşmeye göre “Her devlet, kimlerin kendi vatandaşı olduğunu, kendi hukuku uyarınca kendisi belirler.’’ Devletin bu yetkisinin tek istisnası ise, devletin yaptığı düzenlemelerin, uluslararası sözleşmelere, uluslararası teamül hukukuna ve vatandaşlıkla ilgili genel olarak kabul edilmiş hukuk ilkelerine aykırı olmamasıdır.

Vatandaşlığın belirlenmesinde devletlerin mutlak yetkilerinin bulunması nedeniyle uygulamada ülkeler genellikle doğum yeri ve soy bağı esaslarından birisini ya da her ikisini birlikte kabul etmektedir. Bunun yanında, belirli şartları taşıyanlara doğumdan sonra da devletlerce vatandaşlık verilebilmektedir.

403 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu’nda soy bağı ve doğum yeri esaslarının her ikisine de yer verilerek uluslararası alandaki genel eğilime uyulmuştur. Doğumdan sonra, doğumdan başka bir nedenle vatandaşlığın kazanılmasında vatandaşlık hukuku alanındaki uluslararası gelişmeler göz önünde bulundurulmuştur.

Son zamanlarda, bilinen “vatandaşlık” kavramından farklı olarak “Avrupa Birliği vatandaşlığı” kavramı da ortaya çıkmıştır. Avrupa Birliği vatandaşlığı kavramı, üye ülkelerin vatandaşlıkla ilgili düzenlemelerinin tamamen dışında yer almaktadır. Bu kavram, vatandaşlık mevzuatlarını düzenleme yetkisinde ülkelerin geleneksel uygulamalarında herhangi bir değişiklik öngörmemiştir. Ancak son zamanlarda vatandaşlık alanında da ortak hareket edilmesi gerektiği yönünde Avrupa Birliği düzeyinde değerlendirmeler yapılmaktadır.

Avrupa Birliği vatandaşlığı üye devletin vatandaşı olan bir kişinin Birlik çerçevesinde belirli hak ve yükümlülüklerinin bulunması anlamına gelir. Üye devletlerde dolaşım ve ikamet özgürlüğü, ikamet edilen devlette yerel ve Avrupa Parlamentosu seçimlerine katılabilme, kendi ülkesinin temsilciliğinin bulunmadığı üçüncü ülkelerde üye ülkelerin diplomatik korumasından faydalanma, Avrupa Parlamentosuna ve ombudsmana başvurma hakkı Avrupa Birliği vatandaşlığının hakları olarak karşımıza çıkmaktadır.

Ülkemizde vatandaşlık hizmetleriyle ilgili temel kanun, 403 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu’dur. Uygulamaya konulduğu 22 Mayıs 1964 tarihinden beri bu Kanun’da önemli değişiklikler yapılmıştır. Dönemin şartları içerisinde ortaya çıkan güncel ihtiyaçların zorlamasıyla yapılan bu değişiklikler kanunun sistematiğinde bozulmalara neden olmuştur. Zaman içinde yapılan değişikliklerle Kanun’un bozulan sistematiğinin hukuk ilkelerine uygun şekilde yeniden düzenlenmesi bir zorunluluk hâline gelmiştir.

Kanun’un yürürlükte bulunduğu dönemde kabul edilen 1982 Anayasası’nın Türk vatandaşlığıyla ilgili 66’ncı maddesinde 2001 yılında değişiklik yapılmış, vatandaşlığın kazanılmasında ana ile baba arasındaki ayrım ortadan kaldırılarak Anayasa’nın temel ilkelerinden olan kanun önünde kadın-erkek eşitliği sağlanmıştır.

2002 yılında yürürlüğe giren 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun getirdiği düzenlemeler ile Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun hükümlerinin birbirine uyumunun sağlanması açısından da yeni bir düzenleme zaruret hâlini almıştır. Ayrıca uluslararası düzeyde vatandaşlık konularında bağlayıcı düzenlemelere gidilmeye başlanmıştır.

1 Mart 2000 tarihinde yürürlüğe giren Avrupa Vatandaşlık Sözleşmesi, vatandaşlığın kazanılması ve kaybedilmesi konularında önemli ilkeler benimsemiştir. Sözleşme, vatandaşlık hukukunun cinsiyet, din, ırk, renk ya da ulusal veya etnik köken açısından ayrımcılık oluşturan herhangi bir uygulama içeremeyeceğini kabul etmiştir. Diğer yandan, sözleşme, devletlerin çok vatandaşlık olgusuna olumlu yaklaşımda bulunmalarını öngörmektedir. Bu sözleşmeyi, Avrupa Konseyi üyesi 12 ülke onaylamış, 27 ülke de imzalamıştır. Ülkemiz bu sözleşmeyi henüz imzalamamakla birlikte, Avrupa Birliği sürecinde ülkemizin gündemine gelmesi muhtemel görünmektedir çünkü Avrupa Birliği düzeyinde yapılan değerlendirmelerde, vatandaşlık alanında, Avrupa Vatandaşlık Sözleşmesi’nin temel alınması gerektiği yönünde eğilim ağırlık kazanmıştır.

Diğer yandan, küreselleşmenin bir sonucu olarak ulaşım imkânlarının artması ve Türkiye ile tarihî ve sosyolojik bağları bulunan veya bulunmayan ve Türkiye dışında yaşayan birçok yabancının, Türk vatandaşlığını kazanmaya yönelik başvurularında büyük artışların olduğu gözlemlenmiştir. Başvuruların sağlıklı ve hızlı bir şekilde incelenmesi ve değerlendirilmesi için yeni düzenlemelere ihtiyaç duyulmaktadır. Gelişmiş ülkelerin de uyguladığı bir yol olarak, Türkiye’nin ekonomik ve sosyal hayatına katkıda bulunabilecek yabancılara Türk vatandaşlığının daha kolay verilmesi suretiyle bu kişilerin ülkemize kazandırılmaları da önem arz etmektedir.

Yine, bu dönemde yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarının sayısında büyük artışlar olmuştur. Türkiye dışında yaşayan Türk vatandaşları, bulundukları ülkelerde siyasi, ekonomik, kültürel ve sosyal açıdan daha etkin olabilmek için yaşadıkları ülkelerin vatandaşlığına sahip olma çabası içindedirler. Bazı devletler ülkesinde yaşayan Türk vatandaşlarına, Türk vatandaşlığını kaybetmeden kendi vatandaşlığını vererek çok vatandaşlığa sahip olma imkânlarını tanımıştır. Almanya, Avusturya gibi ülkelerde yaşayan Türk vatandaşları, ancak Türk vatandaşlığından izinle çıkarak bulundukları ülkelerin vatandaşlığını kazanabilmektedirler.

Bütün bu gelişmeler ışığında vatandaşlıkla ilgili  yasal düzenlemelerin yeniden gözden geçirilmesi, yeni bir tedvine gidilmesi bir zaruret hâlini almış ve bu tasarı ile bu amaçlanmıştır.

Değerli milletvekilleri, görüşmekte olduğumuz kanun tasarısının 5’inci maddesiyle Türk vatandaşlığının hangi hâllerde kazanılacağı belirlenmiştir. Buna göre Türk vatandaşlığı, biyolojik ve hukuki bir olay olan doğumla ve sonradan olmak üzere iki yolla kazanılmaktadır. Kanunun sistematiği de bu esaslara göre düzenlenmiştir.

6’ncı madde ile doğumla Türk vatandaşlığının kazanılması hâlleri soy bağı ve doğum yeri esas alınarak belirlenmiş ve doğumla kazanılan vatandaşlığın doğum anından itibaren geçerli olacağı hükmüne yer verilmiştir.

7’nci madde ise -Anayasa’nın 66’ncı maddesi- “Türk babanın veya ananın çocuğu Türk’tür.” hükmünü getirmiştir. Bu hükümle soy bağı esasına dayanılarak Türk vatandaşlığının doğumla kazanılmasındaki genel prensip belirlenmiştir. Buna göre, yurt içinde veya dışında evlilik birliği içinde doğan çocuk doğumundan itibaren Türk vatandaşlığını kazanacaktır. Ayrıca Türk vatandaşı anadan ve yabancı babadan evlilik birliği dışında doğan çocuk ile Türk vatandaşı babadan veya yabancı anadan evlilik birliği dışında doğan çocukların vatandaşlık durumları düzenlenmiştir. Soy bağının kurulmasını sağlayan esasların yerine getirilmesi hâlinde Türk vatandaşı babadan evlilik birliği dışında doğan çocuk da babaya bağlı olarak Türk vatandaşlığını kazanacaktır.

8’inci madde ile Türk vatandaşlığının kazanılmasında prensip olarak soy bağı esası benimsenmiştir. Ancak, ana ve babası belli olmayan terk edilmiş çocukların, hangi ülkede bulunmuşsa o ülkede doğmuş sayılmaları ve o ülkenin vatandaşlığının verilmesi uluslararası hukuk tarafından benimsenmiş temel bir ilkedir. Avrupa Vatandaşlık Sözleşmesi taraf devletleri bu doğrultuda düzenleme yapmakla yükümlü tutmuştur. Vatansızlığı önlemek amacı ile Türkiye’de doğan ve ne anadan ne de babadan dolayı vatandaşlık kazanamayan çocuklar ile Türkiye’de bulunmuş çocukların Türkiye’de doğdukları karine kabul edilerek, toprak esasına göre aksi sabit oluncaya kadar Türk vatandaşlığını kazanmalarına imkân tanınmıştır.

14’üncü madde ile vatandaşlık, karşılıklı hak ve yükümlülüklerin varlığı ile birlikte duygu bağlantısını da temel alan bir hukuki bağdır. Madde ile vatana bağlılıkla bağdaşmayan eylemlerde bulunan ve bu nedenle Bakanlar Kurulunca Türk vatandaşlığı kaybettirilenler ile Kanun’un 34’üncü maddesi uyarınca seçme hakkını kullanmak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybeden kişilerin, kamu düzeni ve millî güvenlik bakımından engel teşkil edecek bir hâli bulunmamak ve Türkiye’de üç yıl ikamet etmek şartıyla Türk vatandaşlığını kazanabileceği öngörülmektedir.

29’uncu madde ile belirtilen eylemlerde bulundukları resmî makamlarca tespit edilen kişilerin Türk vatandaşlığının Bakanlığın teklifi ve Bakanlar Kurulu kararıyla kaybettirilebileceği düzenlenmiştir.

Maddenin (a) bendi de yabancı bir devletin hizmetinde bulunanlarla ilgilidir. Yabancı bir devletin, Türkiye’nin menfaatlerine uymayan bir hizmetinde bulunup da Bakanlar Kurulunca bu görevi bırakmaları kendilerine bildirilmesine rağmen verilen süre içerisinde kendi istekleri ile bu görevi bırakmayanların Türk vatandaşlığı kaybettirilecektir.

Maddenin (b) bendine göre Türk vatandaşlarının, Türkiye ile savaş hâlinde bulunan yabancı ülkenin her türlü hizmetinde kendi istekleriyle ve Bakanlar Kurulunun izni olmadan çalışmaya devam etmesi durumunda haklarında kaybettirme işlemi yapılacağı öngörülmektedir.

Maddenin (c) bendine göre izinsiz olarak başka bir ülke için de gönüllü askerlik hizmeti yapmak, vatandaşlığın kaybına sebep teşkil eden bir eylem olarak sayılmıştır. Avrupa Vatandaşlık Sözleşmesi de başka bir ülke için gönüllü askerlik yapmayı bir kayıp nedeni olarak öngörmektedir.

43’üncü madde ile doğumla Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti vatandaşı olanların Türk vatandaşlığını kazanmaları, ekonomik, sosyal ve beşerî geleceklerinin güvence altına alınması açısından önem arz etmektedir. Bu maddeyle Türk vatandaşlığını kazanmak üzere yazılı bildirimde bulunan, doğumla Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti vatandaşlığını kazanmış olanlara Türk vatandaşı olabilme imkânı sağlanmıştır.

Herhangi bir devlet vatandaşı iken Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti vatandaşlığını sonradan kazanmış olanlara ise genel hükümler uygulanacaktır. Bu uygulama ile Türk vatandaşlığını kazanma şartlarını taşımayan yabancıların Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti vatandaşlığını kazanarak kolay yoldan Türk vatandaşı olmaları engellenmiştir.

Değerli milletvekilleri, İçişleri Bakanlığınca hazırlanarak 7/4/2006 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunulan Türk Vatandaşlığı Kanunu Tasarısı 18/4/2006 tarihinde esas komisyon olarak İçişleri Komisyonumuza, tali komisyon olarak da Adalet, Dışişleri ve Avrupa Birliği Uyum Komisyonuna havale edilmiştir.

İçişleri Komisyonumuz 26/04/2006 tarihli toplantısında tasarıyı gündemine alarak görüşmeye başlamış ve tasarının olgunlaştırılması amacıyla bir alt komisyon kurulmasını kararlaştırmıştır. İçişleri Komisyonumuz, İçişleri, Adalet, Dışişleri, Maliye ve Millî Savunma Bakanlığı temsilcilerinin katılımıyla, Avrupa Birliği Uyum Komisyonu Raporu’nu da dikkate alarak alt komisyon rapor ve metnini de inceleyip görüşmüştür. Tasarıyla Türk vatandaşlığının kazanılması ve kaybına ilişkin usul ve esaslar düzenlenmektedir.

Alt komisyon tasarıda aşağıdaki değişikliklerin yapılmasını öngörmüştür:

Tasarının 3’üncü maddesinde yer alan “çok vatandaşlık” tanımı, Türk vatandaşının, aynı anda, Türk vatandaşlığının yanında diğer bir veya birçok vatandaşlığa sahip olması durumunu tanımlamaktadır. Tanım, yanlış anlaşılmaları önlemek amacıyla yeniden düzenlenmiş ve çok vatandaşlığı ifade eder hâle getirilmiştir.

Tasarının 12’nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “11 inci maddenin birinci fıkrasının (g) bendi…” ibaresi diğer maddelerdeki düzenlemelere paralellik sağlanması amacıyla açık şekilde yazılmıştır.

Ayrıca, aynı maddenin birinci fıkrasının (a) bendine “sportif” kelimesinden sonra “kültürel” kelimesi eklenmesi kabul edilmiştir.

Alt komisyonda, vatandaşlığa alınacak kişilerle ilgili olarak, Bakanlığa, kamu yararına çalışan sivil toplum örgütleri, üniversiteler ve meslek odalarının, 12’nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca, öneri getirebilmesine ilişkin değişiklik talebi sivil toplum örgütlerinin ilgili oldukları bakanlıkları harekete geçirebilme imkânlarının zaten mevcut olmasından dolayı alt komisyonda kabul edilmemiştir.

Tasarının 18’inci maddesinin birinci fıkrasında, 11’inci madde uyarınca, Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen yabancılardan başvuruları uygun bulunanların Bakanlar Kurulu kararıyla Türk vatandaşlığını kazanabilecekleri hususu düzenlenmektedir. Alt komisyon, Bakanlık aşamasına kadar gerekli incelemenin yapıldığını göz önüne alarak, başvuru işlemlerinin kısa sürede sonuçlanmasını sağlamak amacıyla, 11’inci madde uyarınca, Türk vatandaşlığını kazanmada Bakanlık kararını yeterli görmüş ve maddeyi bu şekilde değiştirmiştir.

Tasarı’nın 20’nci maddesinde Türk vatandaşlığının evlat edinilme yoluyla kazanılması düzenlenmektedir. Maddeye göre, evlat edinilen yedi yaşından küçük çocuk, evlat edinilmekle otomatik olarak Türk vatandaşlığını kazanmaktadır.

Avrupa Birliği Uyum Komisyonu, 14 Ocak 2004 tarihli ve 5049 sayılı Kanun’la onaylanan Çocukların Korunması ve Ülkelerarası Evlat Edinme Konusunda İşbirliğine Dair Sözleşme’nin evlat edinilecek çocuk yaşının on sekiz olarak belirlendiğini ve bu maddedeki düzenlemenin söz konusu sözleşmeye aykırı olduğunu belirtmiştir. Alt komisyon bu öneriyi dikkate alarak, evlat edinilen ergin çocuğun Türk vatandaşlığına alınmasına karar vermiştir, ancak belli bir yaşın üstünde olanların vatandaşlığa alınması durumunda istenmeyen sonuçların doğabileceği ve bu hakkın kötüye kullanılabileceği endişesiyle, evlat edinenlerin vatandaşlığa alınması otomatik olmaktan çıkarılmıştır. Ergin olmayanların evlat edinmeleri hâlinde vatandaşlığa alınmaları, millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hâli bulunmama şartına bağlanmıştır.

Tasarının 43’üncü maddesiyle düzenlenen mülga 403 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun 25’inci maddesinin (a), (ç), (d) ve (e) bentleri uyarınca Türk vatandaşlığını kaybetmiş olanların Türk vatandaşlığına alınmasında, 13’üncü maddesiyle düzenlenen Türk vatandaşlığının ikamet şartı aranmaksızın yeniden kazanılmasında ve 14’üncü maddesiyle düzenlenen Türk vatandaşlığının ikamet şartına bağlı olarak yeniden kazanılmasında, kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hâli bulunmama şartı kaldırılarak kolaylık sağlanmıştır.

Tasarının 44’üncü maddesinin başlığı madde içeriğine uygun olarak “Çok vatandaşlık” olarak değiştirilmiştir.

Tasarının 45’inci maddesiyle düzenlenen vatandaşlık işlemlerinden alınacak hizmet bedeli, Türk vatandaşlığının sonradan kazanılmasına ilişkin işlemlerle sınırlanarak Türk vatandaşları için kolaylık sağlanması amaçlanmıştır.

Ayrıca, maddenin ikinci fıkrasında 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’na göre geliri olmayanlar ve kendileriyle birlikte işlem gören çocukları için birinci fıkra uyarınca belirlenen hizmet bedelinin alınmayacağı yönünde düzenleme yapılmış, Bakanlar Kurulunun bu konuda karar verme yetkisi kaldırılmıştır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türk vatandaşlığıyla ilgili yapılacak bu düzenlemelerin olumlu sonuçlar getireceğini umuyor, yasanın ülkemize hayırlı olmasını temenni ediyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim.

Sayın milletvekilleri, saat 19.30’da toplanmak üzere birleşime ara veriyorum.

 

Kapanma Saati: 19.08

 

ÜÇÜNCÜ OTURUM

Açılma Saati: 19.33

BAŞKAN: Başkan Vekili Nevzat PAKDİL

KÂTİP ÜYELER: Yaşar TÜZÜN (Bilecik), Harun TÜFEKCİ (Konya)

 

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 95’inci Birleşiminin Üçüncü Oturumunu açıyorum.

90 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.

Komisyon ve Hükûmet yerinde.

Tasarının tümü üzerinde söz sırası, şahsı adına Adana Milletvekili Sayın Ali Küçükaydın’da.

Sayın Küçükaydın, buyurun efendim. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

ALİ KÜÇÜKAYDIN (Adana) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ben de konuşmamın başında Hakkâri Çukurca’da şehit olan aziz şehitlerimizi rahmetle anıyorum, yaralılarımıza da acil şifalar diliyorum.

Değerli milletvekilleri, vatandaşlık, kişinin bir devlete olan mensubiyetini belirleyen ve ona karşı olan hak ve yükümlülüklerini ifade eden bir kavramdır.

Milletlerarası hukukta her devletin kendi vatandaşını belirleme hakkı vardır. Dolayısıyla bu hak Avrupa Vatandaşlık Sözleşmesi’ne de aynı şekilde geçmiştir.

Değerli arkadaşlarım, Anayasa’mızın 66’ncı maddesi Türk vatandaşlığını düzenlemiştir. Madde “Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk’tür.” demekte ve arkasından da “Türk babadan veya anadan doğan çocuk Türk’tür.” demek suretiyle bir yerde, soy bağını esas almıştır. Aynı fıkrayla Anayasa’mız aynı zamanda kadın-erkek eşitliğine de vurgu yapmıştır.

Vatandaşlıkla ilgili Anayasa’mızın bir başka hükmü de vatandaşlığın kanunla kazanılacağını, kanunla kaybedileceğini belirtmek suretiyle Vatandaşlık Kanunu’na atıfta bulunmuştur. Hiçbir Türk’ün vatana bağlılıkla bağdaşmayan bir hareketi olmadığı takdirde vatandaşlıktan çıkarılamayacağı da hüküm altına alınmıştır.

Ben tasarının, kısaca, getirdiklerini belirtmek suretiyle konuşmamı sürdürmek istiyorum. 403 sayılı Vatandaşlık Kanunu 1964 yılında çıkarılmış, zaman içinde birçok diğer buna bağlı kanunlarda, başta Anayasa’mızda değişiklik olduğu için, Kanun’a bir nevi birçok alanda müdahaleler olmuş ve bu değişikliklere paralel olarak da yeni bir düzenlemenin yapılması şart olmuştur. Yani bir yerde Kanun’un sistematiği bozulmuştur.

Yine Kanun’un yürürlükte bulunduğu dönemde, biraz önce de belirttiğim gibi, 66’ncı maddesi Anayasa’mızın 2001 yılında değişikliğe uğramış, bu değişikliğe paralel de Vatandaşlık Kanunu’nda bir değişiklik şart olmuştur. Yine -bir başka değişiklik- Vatandaşlık Kanunu’nda 4721 sayılı Medeni Kanun’da yapılan değişikliğe paralel bir değişikliğin yapılması da gerekli hâle gelmiştir. Vatandaşlığa alınmada aranan ikamet süresi, bu kanunla, yeni tasarıyla beş yıla çıkarılmıştır ama bu, Türk soylular için 2010 yılına kadar aynı şekilde sürdürülecektir. İstisnai olarak vatandaşlığa alınma şartları tasarıda belirlenmiştir. Bu -yetkili Bakanlar Kuruludur- şart, güvenlik bakımından Türk vatandaşlığına alınmaya engel bir hâlin olmamasıdır.

Konuşmamı burada bitiriyor, bu kanunun memleketimize hayırlı olması temenni ve dileklerimle saygılar sunuyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Küçükaydın.

Şahsı adına Eskişehir Milletvekili Sayın Nedim Öztürk.

Buyurun efendim. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

EMİN NEDİM ÖZTÜRK (Eskişehir) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türk Vatandaşlığı Kanun Tasarısı hakkında şahsım adına söz almış bulunmaktayım. Bu vesileyle Meclisimizin siz değerli temsilcilerini saygıyla selamlıyorum.

Her şeyden önce, şehitlerimize rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diler, milletimizin başı sağ olsun derim.

Değerli milletvekili arkadaşlarım, hepinizin bildiği gibi, vatandaşlık ile ilgili düzenlemeler devletin egemenlik hakkının bir sonucu ve mutlak yetkisine tabi bir unsur olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu bağlamda, ülkemizde vatandaşlık hizmetleri 403 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu’yla düzenlenmektedir. Ancak, bu Kanun’da dönemin ihtiyaçlarına uygun olarak yapılan önemli değişiklikler Kanun’un temelden farklılaşmasına neden olmuştur. Bundan dolayı mevcut Kanun’un hukuk ilkelerine uygun biçimde yeniden düzenlenmesi zorunlu hâle gelmiştir. Bununla birlikte, küreselleşme ve hızla gelişen ekonomik şartlar, dış dünyayla bağlarımızın kuvvetlenmesi ve Türk vatandaşlığı başvurularının artması, konunun tekrar gündeme alınmasında zorlayıcı bir etki olmuştur.

Değerli milletvekilleri, bu tasarı, yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın bulundukları ülke vatandaşlığını kazanmada yaşadığı sıkıntıları da göz önüne alarak hazırlanmıştır. Bu açıdan bakıldığında, tasarıda, sadece Türk soylu vatandaşlarımız için değil, yabancı uyruklu kişilerin de mağduriyetlerinin önlenmesi amaçlanmıştır. Türk vatandaşlığı çerçevesini net olarak belirleyecek olan oldukça faydalı bu yasal düzenlemenin milletimize hayırlı olacağına inanıyorum.

İlginizden ötürü hepinize teşekkür eder, yüce heyetinizi tekrar saygıyla selamlarım. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Sayın Öztürk, teşekkür ediyorum.

Tasarının tümü üzerinde soru-cevap işlemi gerçekleştireceğiz.

Sayın Korkmaz? Yok.

Sayın Işık, buyurun efendim.

ALİM IŞIK (Kütahya) – Teşekkür ederim Sayın Başkanım. Sayın Bakanıma sormak istiyorum.

Şimdiye kadar ülkemizde kaç vatandaşımız, hangi sebeplerle Türk vatandaşlığından çıkarılmıştır? Bu sebepler içerisinde en fazla vatandaşımızın çıktığı birkaç sebep hangisidir?

Yine ülkemizdeki çifte vatandaş sayısı ne düzeydedir? Son yıllardaki bu değişim nasıl gelişmiştir? Özellikle ülkelere göre hangi ülkelerden daha çok ülkemizde çift vatandaşlık hakkı kazanmış insan vardır?

Bir de özellikle son dönemde GAP projesi kapsamına giren iller içerisinde çifte vatandaşlık hakkını edinme çabalarının arttığı iddiaları vardır. Bu iddiaları nasıl değerlendiriyorsunuz? Şanlıurfa başta olmak üzere diğer illerimizde çifte vatandaşlık edinenlerin sayısı nasıl değişmektedir?

Yine cumhuriyet tarihi boyunca ülkemizde kurulan cumhuriyet hükûmetlerinde kaç kişi çifte vatandaş olarak görev yapmıştır?

Teşekkür ederim.

BAŞKAN – Teşekkür ederim.

Sayın Akkuş…

AKİF AKKUŞ (Mersin) – Sayın Başkan, Sayın Bakanım; son beş yıl içerisinde Türk vatandaşlığına müracaat eden ve kabul edilenlerin sayısı nedir? Türk vatandaşlığı istemede ana saik nedir ve daha çok hangi ülke vatandaşları Türk vatandaşlığına geçmek istemektedir?

İki: Balkan ülkelerinde yaşayan ancak Türk vatandaşlığını da kendi vatandaşlığı yanında taşımak isteyenlere vatandaşlık hakkı veriyor muyuz?

Üç: Orta Doğu, Asya ve Avrasya bölgelerinde Türkiye’ye eğitim için gelen yabancıların Türkçe öğrenmesi ve eğitim görmesi için ne gibi kolaylıklar sağlıyorsunuz?

Bangladeş’ten gelen, gelmek isteyenlere vize verilmediği söyleniyor. Sebebi nedir?

Teşekkür ederim.

BAŞKAN – Teşekkür ederim.

Sayın Uslu? Yok.

Sayın Çelik...

BEHİÇ ÇELİK (Mersin) – Sayın Başkan, teşekkür ederim.

Sayın Bakana ben de vatandaşlıkla ilgili olarak özellikle Emniyet Genel Müdürlüğü Yabancılar Dairesinin takibinde olup da Türk vatandaşlığına geçme talebinde bulunan kişilerin istatistiki durumunu sormak istiyorum.

Teşekkür ederim.

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

Sayın Kaplan...

HASİP KAPLAN (Şırnak) – Teşekkür ediyorum.

Sayın Bakan, özellikle 1969’lardan bu yana gösterilere katıldığı için vatandaşlıktan atılan yurttaşlarımız var. Ayrıca bunlarla ilgili sınır dışı edilme kararları var ve yurt içine girişleri yasak. Bu vatandaşlarımız geldikleri zaman havaalanından geri gönderiliyorlar ve ailelerini, annelerinin, babalarının mezarlarını bile ziyaret edemiyorlar. Bu reformlar sonrası bu konuda bir iç düzenleme yapmayı düşünüyor musunuz? Bu tür kişilerin sayısı çok mudur? Onu öğrenmek istedim.

Teşekkür ederim.

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

Sayın Kaptan…

OSMAN KAPTAN (Antalya) – Teşekkür ederim Sayın Başkanım.

Sayın Bakan, çifte vatandaşlık hakkına sahip bakanımız var mı, varsa kaç tane bakan çifte vatandaşlık hakkına sahiptir?

Teşekkür ederim.

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

Sayın Korkmaz…

S. NEVZAT KORKMAZ (Isparta) – Sayın Bakan, bildiğiniz üzere Adrese Dayalı Kayıt Sistemi sonrasında bazı belediyeler 2 bin nüfusun altına inmiş ve kapatılmıştı. Ancak Anayasa Mahkemesi kararıyla bunların yeniden seçime girmesi mümkün olabildi. Bu süreçte, söz konusu belediye başkanları zaten kapatılıyoruz diye ellerindeki belediyeleri yüksek oranlarda borçlandırdılar. Seçim sonrasında belediyeleri devralan belediye başkanları ağır bir faturayla karşılaştılar. İller Bankasından gelen paylar yeni nüfuslara göre gönderildiğinden bu borçların altından kalkmaları mümkün görülmüyor. Bakanlığınızca bu borçların tamamının, hiç olmazsa bir kısmının silinmesi yahut İller Bankasından gönderilen payların 2011 yılına kadar eski nüfuslar esas alınarak gönderilmesi yönünde bir çalışmanız var mıdır?

Teşekkür ederim.

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

Sayın Bakanım, buyurun efendim.

İÇİŞLERİ BAKANI BEŞİR ATALAY (Ankara) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Soru soran arkadaşlarımıza da teşekkür ediyorum.

Tabii, bir kısmı bunların sayılar, çifte vatandaş sayısı, ülkelere göre, illere göre. Bunları, izin verirseniz, yetiştirebilirsek süre içinde, bu tasarı görüşülürken, yoksa daha sonra yazılı olarak sunayım.

Tabii, burada Sayın Kaplan’ın ifade ettiği ve benzer konularda şunu söylemek istiyorum: Bu kanunun genel özü, biraz daha çağdaş gelişmeleri, biraz daha esnekliği getiren bir vatandaşlık anlayışı. Burada özellikle o ifade edilen suç, suçlu, yurt dışından geliyorsa yasaklı vesaire. Onlar tabii, güvenlikle ilgili boyutlar. Genelleme yapamayız. Hepsinin durumuna göre ama biz o konularda da biraz daha rahat bir uygulamayı getirmeye çalışıyoruz mümkün olabildiğince.

Burada, çifte vatandaşlık sahibi kişilerle ilgili olan rakamları şu anda veremiyorum.

Belediyelerle ilgili konuda Sayın Korkmaz’ın, bilindiği gibi, yeni düzenlememizde, buradan geçen sene temmuz ayında, haziran sonu temmuz başı çıkardığımız belediye gelirleriyle ilgili kanunda, nüfus kriteri yanında gelişmişlik indeksini de getirdik ve ayrıca Bakanlar Kurulu da bir karar aldı, seçime kadar önceki dönemde ödenen miktarlar belediyelere aynen ödendi. Nüfusları düşse bile -seçime kadar daha önce yaptıkları planlar olabilir, çalışmalar olabilir- mevcut belediye başkanları zor durumda kalmasın diye önceki nüfusa göre aldıkları ödenekler gönderildi ama seçimden itibaren yeni seçilecekler yeni nüfus yapısını da bilecekler, yeni geliri de bilecekler. Onun için yeni uygulama diye, şimdi, tabii, nüfusu düşen yerlerde yeni nüfusa göre ödenek gönderildiği için bazı sıkıntılar var. Bunlar biliniyor ve tabii bunlar Bakanlığımızdan ziyade Hükûmetin geneliyle ilgili ve Maliye Bakanlığıyla ilgili boyutlar, İller Bankasıyla ilgili boyutlar ama genel olarak hükûmetlerimiz döneminde yerel yönetimlerin gelirlerini mümkün olduğunca artırdık. Yani bugün Belediyeler Birliğinin bir kongresi vardı, toplantısı vardı, orada da bunlar görüşüldü. Yani yüzde 350 civarında 2002 ile bugün arasında bir artış var belediyelere genel bütçeden ayrılan gelirde. O manada biz daima belediyelerimizin rahat çalışması yönünde bütün imkânları kullanıyoruz. Onu ifade edebilirim.

Teşekkür ederim Başkanım.

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) – Sayın Başkan, süre varsa soru…

S. NEVZAT KORKMAZ (Isparta) – Sayın Bakanım, sıfırdan başlayabilmeleri için bu belediyelerin geçmişten gelen borçlarını yük olarak yüklememek gerekiyor. Benim kastettiğim o.

BAŞKAN – Sayın Korkmaz, istirham edeyim…

Sayın Bakanım, bir şey varsa özel olarak konuşun efendim, karşılıklı konuşmayalım.

Sayın Aslanoğlu, bir sonrakinde mi soracaksınız?

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) – Süre varsa… Soru girdim efendim.

BAŞKAN – Buyurun efendim, soru-cevapta…

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) – Sayın Bakan, belediyelerden söz ettiniz. Bir daha hep söyleyeceğim size, her bu kürsüye oturduğunuzda söyleyeceğim: Bazı belediyelerin hakkı yeniyor. Vicdanınıza sesleniyorum: 368 bin nüfuslu bir ile yılda 160 milyon para gidiyorsa, 600 bin nüfuslu bir Urfa’ya yılda 60 milyon para gidiyorsa burada bir haksızlık vardır, adaletsizlik vardır. Bazı illerin hakkı yeniyor. Haktan, adaletten bahsettiniz, bazı belediyelerin haksızlığa uğramamasını söylüyorsunuz.

SELAMİ UZUN (Sivas) – Bunun kanunla ne alakası var?

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) – Beyefendi, aynı şey de Sivas’ta var, Sivas’ın hakkını siz korumak zorundasınız.

SELAMİ UZUN (Sivas) – Belediyelerle ne alakası var şimdi bunun?

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) – Burada belediyeler konuşuluyordu ben geldiğimde.

SELAMİ UZUN (Sivas) – Ya bu Vatandaşlık Kanunu Tasarısı.

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) – Ben geldiğimde belediyeler konuşuluyordu. O zaman sen otur orada, Sivas’ın hakkını sen korumuyorsan ben korurum. Ben geldiğimde belediyeler konuşuluyordu, Sayın Bakan belediyeleri konuşuyordu.

SELAMİ UZUN (Sivas) – Tamam, tamam.

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) – Sayın Bakan, 368 bin nüfuslu bir ile 160 milyon gidiyorsa yılda, 600 bin nüfuslu bir ile 60 milyon gidiyorsa hak yoktur, adalet yoktur bu işte. Dikkatlerinize arz ediyorum.

BAŞKAN – Sayın Aslanoğlu, lütfen sakin olalım.

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) – Sakinim efendim ama haksızlık var Sayın Başkan.

BAŞKAN – Buyurun Sayın Bakanım. Bir şey diyecek misiniz efendim?

İÇİŞLERİ BAKANI BEŞİR ATALAY (Ankara) – Ben, tabii, Sayın Milletvekilimizin büyükşehirlerle ilgili bu kaygılarını, şikâyetini çok önceden beri biliyorum. Biz burada haklısınız desek bile çok ciddi bir düzenlemedir, yeni büyükşehirler düzenlemesidir. Malatya’nın büyükşehir olmasını arzu ediyor Sayın Milletvekilimiz…

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) – Efendim, sadece Malatya değil, önce Urfa’nın hakkını verin, sonra bizim.

İÇİŞLERİ BAKANI BEŞİR ATALAY (Ankara) – …ama şu anda böyle bir çalışmamız yok. Onu ifade ediyorum ben.

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Bakanım.

Sayın Aslanoğlu, size de teşekkür ediyorum.

Tasarının tümü üzerindeki görüşmeler tamamlanmıştır.

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) – Karar yeter sayısı istiyorum.

BAŞKAN - Karar yeter sayısını arayacağım.

Maddelerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Karar yeter sayısı yoktur.

Birleşime iki dakika ara veriyorum.

Kapanma Saati: 19.52

DÖRDÜNCÜ OTURUM

Açılma Saati: 19.54

BAŞKAN: Başkan Vekili Nevzat PAKDİL

KÂTİP ÜYELER: Fatoş GÜRKAN (Adana), Yaşar TÜZÜN (Bilecik)

 

BAŞKAN – Saygıdeğer milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 95’inci Birleşiminin Dördüncü Oturumunu açıyorum.

90 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın maddelerine geçilmesinin oylamasında karar yeter sayısı bulunamamıştı. Şimdi tekrar maddelerine geçilmesini oylarınıza sunacağım ve karar yeter sayısını arayacağım.

Maddelerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Karar yeter sayısı yoktur.

Birleşime on dakika ara veriyorum.

 

Kapanma Saati: 19.56

 

BEŞİNCİ OTURUM

Açılma Saati: 20.09

BAŞKAN: Başkan Vekili Nevzat PAKDİL

KÂTİP ÜYELER: Fatoş GÜRKAN (Adana), Yaşar TÜZÜN (Bilecik)

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 95’inci Birleşiminin Beşinci Oturumunu açıyorum.

90 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın maddelerine geçilmesinin oylamasında karar yeter sayısı bulunamamıştı. Şimdi tekrar maddelerine geçilmesini oylarınıza sunacağım ve karar yeter sayısını arayacağım.

Kabul edenler…

ALİ RIZA ÖZTÜRK (Mersin) – Sayın Başkan, önerge verdik orada 143’e göre.

HAKKI SUHA OKAY (Ankara) – Sayın Başkan, açık oylama istemimiz var.

BAŞKAN – Kabul etmeyenler… Evet…

HAKKI SUHA OKAY (Ankara) – Sayın Başkanım, açık oylama istemimiz var ve oylamaya geçmeden önce idi.

BAŞKAN – Sayın Okay, ben o konuyu arkada arkadaşlarla mütalaa ettim, baktım. Oylamaya geçmeden önce bu talebinizin iletilmesi lazım. Mesela şöyle: Talebiniz, ısrarlı olursunuz, ben saygı duyarım. 1’inci madde üzerinde bir önerge verirsiniz, istersiniz ama şu anda bu durumla ilgili olarak bu şekilde iki defa oylama yaptık. Burada tekrar böyle bir oylamada açık oylama talebinizi yerine getiremem.

HAKKI SUHA OKAY (Ankara) – Sayın Başkanım, izin verir misiniz açıklayayım?

BAŞKAN – Tabii, hayhay, buyurun efendim.

HAKKI SUHA OKAY (Ankara) – Bakın, açık oylama değil, işaret oyuyla oylama yaptınız.

BAŞKAN – İşari oylama yaptık, evet.

HAKKI SUHA OKAY (Ankara) – İşari oylama yaptınız. İşari oylamada karar yeter sayısı bulamadınız.

BAŞKAN – Evet efendim.

HAKKI SUHA OKAY (Ankara) – Yani oylamaya… O geride kaldı, akamete uğradı. Devam ettiniz, yine işari oylama yaptınız, yine karar yeter sayısı bulamadınız.

BAŞKAN – Doğru.

HAKKI SUHA OKAY (Ankara) - O da akamete uğradı.

Şimdi, bizim istediğimiz ne? Oylamaysa oylama. Ama oylamanın yöntemini değiştiriyoruz. Biz, işari değil, açık oylama talebinde bulunuyoruz. Oylama sürecine ilişkin bir tartışma yok ki ama açık oylama yapma zorunluluğunuz var. Eğer bizim o önerimiz zatıalinize böyle önce verilmeseydi Divanda bulunan değerli bürokrat arkadaşlarım bu konuda size bilgi vermeseydi şimdi bu konudaki bu iradeyi belirleyecek miydiniz? Ama bizim sadece oylamanın yöntemine ilişkin bir itirazımız var. Ne diyoruz? Şekli değiştirilsin ve 20 tane milletvekilinin orada imzası var. Oylamada sorun yok, oylamaysa oylama yapacaksın ama onu rica edeceğiz.

BAŞKAN – Şimdi, bakınız Sayın Okay, ben saygı duyuyorum görüşünüze ama burada birinci defa bir işari oylama yapmışız, bulamamışız. Yapılan oylama ikinci defa aynı şeyin tekrarı, şu anda tekrarı.

Şimdi, bu şekildeki, bakınız, yasal engellemelere, İç Tüzük’ü kullanmalara hiçbir itirazım yoktur ama bu şekilde yapılmış olan uygulamaları, teamülleri bu şekilde ortadan kaldırmaya başlarsak bunun sonunun neye varacağını yapamayız.

HAKKI SUHA OKAY (Ankara) – Şimdi, bakın, Sayın Başkanım, o zaman izin verin.

BAŞKAN - Bakınız, görüşmeler var zaten. Bu dediğiniz husus on beş dakika sonra ortaya çıkabilir. Burada bir şey yok. Dolayısıyla, burada, ben istirham ediyorum, sınırları zorlamayalım, bir şeyin içerisinde…

HAKKI SUHA OKAY (Ankara) – Sayın Başkan, sınırı zorluyor değiliz.

BAŞKAN - Bakınız, şimdi burada…

HAKKI SUHA OKAY (Ankara) – Ama İç Tüzük’te var olan bir oylama yöntemini talep ediyoruz. Bunu tümü için başlangıçta da talep edebiliriz, eğer oylama tamamlanmamışsa ve oylama gerçekleşmemişse bu aşamada talep edebiliriz. Buna İç Tüzük’te hiçbir engel yok ve bu konudaki teamülün de ne olduğunu ilk defa söylüyorsunuz ama bu Mecliste bu yönde geçmişte bir teamül oluşmadı. Onun için, açık oylamayla yapmanız gerekir ve bu bir açıkçası eylemli İç Tüzük ihlali doğurur.

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – Sayın Başkanım, izin verir misiniz?

MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Sayın Başkanım…

BAŞKAN – Evet, buyurun.

MEHMET ŞANDIR (Mersin) – İç Tüzük’ün 143’üncü maddesine göre açık oylamada oylamaya geçilmeden önce Başkanlığa verilmiş olması gerekli.

BAŞKAN – Evet, geçildi.

MEHMET ŞANDIR (Mersin) - Amir hükmü bu.

BAŞKAN – Geçildi. (MHP ve CHP sıralarından gürültüler)

MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Geçilmesi…

BAŞKAN - Sayın Şandır, bakınız şartları zorlarsanız, yarınki şartlar içerisinde ne zaman ne olacağı noktasında bir şey… Bakınız, burada, bir şartları zorlama noktası vardır. İstirham ediyorum, bakınız, bu dediğiniz…

MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Sayın Başkan “şartları zorlarsanız” diye konuşurken orada neyi ifade ediyorsunuz?

BAŞKAN – Efendim?

MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Neyi ifade ediyorsunuz?

BAŞKAN – Efendim, bakınız bir önceki oylamayı…

MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Bu İç Tüzük şartları zorlama belgesi midir efendim? Bakın ben size İç Tüzük’ten okuyorum…

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – Sayın “Başkanım, izin verir misiniz?

MEHMET ŞANDIR (Mersin) – ...“Oylamaya geçilmeden önce açık oylama talebi varsa…”

BAŞKAN – Geçildi Sayın Şandır.

MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Geçmediniz efendim.

BAŞKAN – Bakın, üçüncü defa tekrar ediyoruz.

MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Bu üçüncü oylama…

BAŞKAN – Niye bu hususu sadece siz bildiğinizi iddia ediyorsunuz, onu ben anlamak istiyorum.

Buyurun efendim, sizi dinleyeyim.

MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Gelin usul tartışması açalım.

BAŞKAN – Açın efendim usul tartışması.

MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Yani siz biliyorsunuz da biz bilmiyor muyuz?

BAŞKAN – Sayın Şandır, usul tartışması açın, buyurun konuşun. Yani engellemekse benim onda hiçbir bir şeyim yok, buyurun, konuştururum. Usul tartışması istiyorsanız, buyurun, ben size açayım, konuşun efendim.

MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Getirin bu teamüllerinizi, sizin bu teamülleriniz neredeymiş?

BAŞKAN – Bakınız, Sayın Şandır, ben şunu istirham ediyorum, Sayın Başkan, usul tartışmasını açıyorsanız, benim zamandan kazanmak gibi bir derdim hiçbir şekilde yok, ben açarım ve sizi konuştururum.

İstiyor musunuz efendim?

MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Şimdi, efendim, bakınız…

BAŞKAN – Bakınız, ben size şunu söylüyorum…

MEHMET ŞANDIR (Mersin) – …önce bir isteğimiz var, o isteğimizi...

BAŞKAN – Bakın tutumumu değiştirmiyorum, tutumum üzerinde ısrar ediyorsanız, usul tartışması açacağım ve sizi konuşturacağım.

MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Evet açın, açın.

BAŞKAN – Buyurun efendim, buyurun.

X.- USUL HAKKINDA GÖRÜŞMELER

1.- Bir konunun iki sefer yapılan işari oylamasında karar yeter sayısı bulunamamasından sonra, yapılacak üçüncü oylamanın açık oylama şeklinde yapılması talebinin yerine getirilmemesi nedeniyle Başkanın tutumu hakkında

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – Sayın Başkanım, tutumunuzun lehinde konuşmak istiyorum.

BAŞKAN – Evet, Sayın Şandır, tutumumun aleyhinde söz almak istiyor.

MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Tutumunuzun aleyhinde konuşmak istiyorum.

HAKKI SUHA OKAY (Ankara) – Sayın Başkan, ben de aleyhinde söz istiyorum.

BAŞKAN – Evet, Sayın Okay, size de vereceğim efendim.

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – Sayın Başkanım, lehinde talep ediyorum.

BAŞKAN – Buyurun efendim.

MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bakın, önem verdiğimiz bir hususu her defasında burada tekrarlıyoruz: Uzlaşma. Bu uzlaşma kelimesini…

İSMAİL BİLEN (Manisa) – Ee

MEHMET ŞANDIR (Devamla) – “Ee”si yok Sayın Milletvekili, kahvede konuşmuyorsunuz. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

S. NEVZAT KORKMAZ (Isparta) -  Ya bir dinleyin ya, bir dinleyin lütfen ya.

MEHMET ŞANDIR (Devamla) – Ne yapmamızı istiyorsunuz?

Bir uzlaşma talebiyle bugün birlikte bir Danışma Kurulu kararını oyladık, kabul ettik ve yeni bir kanuna başladık. Bu kanuna başlarken grup başkan vekilleri arasındaki mutabakatımız mayınlı arazilerin temizlenmesiyle ilgili muhalefetin taleplerine uygun bir düzenlemeyi yarın yapacağımız, bunun için de bugün ortak bir komisyon kurarak çalışacağımız noktasındaydı. Varılan nokta -Sayın Bozdağ burada, Sayın Kaplan burada, bu toplantıya katılan arkadaşlarımız- toplantının sonucunda bir mutabakat oluşturulamadığı noktasında. Dolayısıyla, muhalefet partileri olarak biz, bu kanunda varılan uzlaşmanın veya varılan mutabakatın geçerli olmadığı kanaatindeyiz. Dolayısıyla, diyoruz ki, biz Sayın Başkanın müdahalesine itiraz ediyoruz. Sayın Başkan diyor ki: “Şartları zorlarsanız…” Yani bu şartların zorlaması bu İç Tüzük’ün içerisinde olması hâlinde sizin böyle bir takdiriniz var mı Sayın Başkan?

BAŞKAN – Sayın Şandır, sözünüzü kesmek istemiyorum ama nezaketen şunu söylemek istiyorum.

MEHMET ŞANDIR (Devamla) – Kesmeyiniz sözümü.

Şimdi, bakınız efendim…

BAŞKAN – Efendim, bakınız, söylediğiniz husus farklı.

MEHMET ŞANDIR (Devamla) – Efendim, müsaade ediniz, müsaade ediniz...

BAŞKAN – Neyse, ben de size sonra cevap vereyim, buyurun.

MEHMET ŞANDIR (Devamla) – 20 tane milletvekili İç Tüzük’ün 143’üncü maddesine göre bir açık oylama talebinde bulunmuştur. Açık oylama talebi, 143’üncü maddeye göre, oylamaya geçilmeden önce Başkanlığa verilmiş olması gereklidir. Şart bu. Başka bir şart yok. Oylamaya geçilmeden önce verilmesi gerekir. Oylamaya geçilmeden önce verdik mi? Verdik. Efendim, oylama dediğiniz hadise, yani birinci oylamayı yaptınız, bitti. İkinci oylamayı yaptınız, o da bitti. Üçüncü oylamaya geçiyorsunuz. Oylama… Burada deniliyor mu ki “Karar yeter sayısı oylamalarında devam eden oylama sayılmaz.” diye bir husus mu vardır? Oylama, oylamadır. Biz de bunu ifade ediyoruz. Yani bunun…

NURİ USLU (Uşak) – Olmaz.

MEHMET ŞANDIR (Devamla) – “Olmaz.” demekle… Yani birincinin yaptığı kuraldır diye bir husus yok arkadaşlar. Hukuk devletiysek, hukuka dayalı çalışıyorsak bu İç Tüzük’e göre, uymak mecburiyetindeyiz. Bu İç Tüzük işimize gelse de hoşumuza gitse de bizi, hepimizi bağlayıcıdır. Muhalefet partileri olarak İç Tüzük’e dayalı olarak muhalefet yapma hakkımızı elimizden alamazsınız. Biz bunu istiyoruz. Sayın Başkan da bu noktada tarafsız olmak mecburiyetindedir. Yani “Zaman çalmak, engellemek için şartları zorlamayın.” tabiri doğru olmamıştır, Sayın Başkan. Muhalefeti bu anlamda suçlayamazsınız. Muhalefet partilerinin İç Tüzük’e dayalı olarak ortaya koyduğu muhalefeti “şartları zorlamak” olarak niteleyemezsiniz. O zaman bir güvensizlik ortamı olur. Size güvenimizi kaybettiğimiz takdirde bu Genel Kurul da çalışamaz hâle gelir. İstirham ediyorum. Açık oylama… Ne olur? Açık oylama beş dakika sürer. Bunu niye zorluyoruz? Ben tavrınızı ve o sözünüzü doğru bulmadığımı ifade ediyorum.

Teşekkür ederim.

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

Tutumumun lehinde, Sayın Mustafa Elitaş, Kayseri Milletvekili.

Buyurun efendim. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, İç Tüzük 143’üncü madde üzerinde bu tartışmayı yapıyoruz. İç Tüzük açık. İç Tüzük’ün 143’üncü maddesinin ikinci fıkrası açık oylamaya nasıl geçeceğiyle ilgili düzenlemeyi yapmış. Birinci fıkrada diyor ki: “Eğer on beş milletvekili yazılı bir istemde bulunurlarsa açık oylama yapılabilir.” İkinci fıkrada: “Bu husustaki önergelerin, oylamaya geçilmeden önce Başkanlığa verilmesi gerekir.”

Şimdi, birinci oylamayı Sayın Başkan yaptı. Sayın Başkan birinci oylamada karar yeter sayısı olmadığından dolayı ara verdi. İkinci oylamada yine karar yeter sayısı olmadığından dolayı ara verdi. Üçüncü oylamada, oylama işlemi devam ettiğinden dolayı Sayın Başkanın bu konuda herhangi bir karar değişikliğine gitmesi, İç Tüzük’ün 143’üncü maddesinin birinci fıkrasını uygulayabilmesi İç Tüzük ihdası anlamına gelir, yaptığımız işlemlerin tamamıyla İç Tüzük’e aykırı bir şekilde ve tereddütlü hâle gelmesine sebebiyet verir. Burada oylama işleminin başladığını, bittiğini varsayarsak eğer -ki bundan birkaç ay önce bir konu ortaya çıkmıştı- nasıl ki bir oylamanın bitmesinden önce biz komisyonun oradan kalkmasını, komisyon ve hükûmet olmadan bu işin bittiğini ve bir sonraki yasaya geçmemiz gerektiğini ifade ettiğimizde Başkanlık Divanı bunu kabul etmemiş, “Başlamış işlemi bitirmediğimden dolayı başka bir konuya geçemem.” diye ifade etmişse, aynı durumda da oylama işlemi, birinci oylama, ikinci oylama, üçüncü oylama şeklinde tekâmül eden, devam eden bir iş olduğundan dolayı, birinci oylamanın başlamasıyla bu işleminin devam etmesi gerekir.

Değerli milletvekilleri, iki gündür, iki haftadır, üç haftadır uğraştığımız mayın yasa tasarısıyla ilgili, bugün grup başkan vekili arkadaşlarımızla yaptığımız istişare sonucunda tekriri müzakere önergesi vermeye karar verdik. Nitekim Grup Başkan Vekilimiz Sayın Bekir Bozdağ, Milliyetçi Hareket Partisinden Sayın Mehmet Günal, Cumhuriyet Halk Partisinden Sayın Akif Hamzaçebi ve Demokratik Toplum Partisinden Sayın Hasip Kaplan’ın oluşturduğu bir heyet, kafalardaki istifhamı -açıkça şunu ifade ediyorum, her yerde de söylüyoruz- mayın temizleme yasasıyla ilgili konulardan ben milletvekili olarak, Grup Başkan Vekili olarak, Hükûmetimizin getirdiği tasarının, muhalefetin, kamuoyunun, sivil toplum örgütlerinin kafalarındaki soru işaretini bırakacak, istifham ortaya çıkaracak herhangi bir hüküm olmadığına kesin ve yürekten inanıyorum. Maddeler açık, kanun tasarısı açık, şartları, hepsini sıraya koymuş ama muhalefet partisi milletvekili arkadaşlarımızın, sivil toplum örgütlerinin bu konuda çeşitli istifhamlarının olduğunu da söylüyoruz.

Nitekim, grup başkan vekillerinin Danışma Kurulu toplantısında şunu söyledik: “Yaptığımız yasa ne sınırın başkalarına peşkeş çekilmesine ne İsrailli bir firmanın bu konuda ihale almasına ne de önceden belirlenmiş bir kişiyi tespit eden ihalenin sanki daha önceden tespit edilmiş isme verilmesi konusunda herhangi bir hüküm içermiyor ama kafalarda bir soru işareti var, bu soru işaretini kaldırmak da bizim görevimiz.” diye ifade ettik. Hani, Mimar Koca Sinan’ın “bir minaredeki eğrilik” diye ifade edilen bir tarz vardı, hepiniz bilirsiniz. Edirne’deki Selimiye Camisi’nin minaresi eğri demişler, bunun üzerine Mimar Koca Sinan: “Gelin bakalım, bunu-kafasında istifham olanları- tutun ipi, çekin bu minareyi düzeltelim. Düzeldi mi?” “Olmadı.” “Biraz daha çek. Düzeldi mi?” “Olmadı.” “Biraz daha çek.” “Tamam düzeldi.” demişler. Biz de şu anda Mimar Sinan’ın Selimiye Camisi’nin minaresini düzeltme işini yapıyoruz. (CHP ve MHP sıralarından gürültüler) Bizim niyetimiz, inancımız bu. Kafalardaki istifhamı çözmek için gayret ediyoruz ama…

HÜSEYİN YILDIZ (Antalya) - Sayın Elitaş, bu benzetme hiç hoş olmadı.

MUSTAFA ELİTAŞ (Devamla) – Değerli arkadaşlar…

AKİF AKKUŞ (Mersin) – Hiç olmadı, hiç olmadı…

MUSTAFA ELİTAŞ (Devamla) – Bakın, değerli arkadaşlar, müsaade edin.

MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Bundan sonra minareyi düzeltirsiniz!

MUSTAFA ELİTAŞ (Devamla) – Saygıdeğer milletvekillerim…

MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Minare değil, minberiniz bozuk. Minberiniz bozuk, mihrabınız bozuk.

MUSTAFA ELİTAŞ (Devamla) – Saygıdeğer milletvekilleri, ben bu yasanın, ben bu tasarının doğru olduğuna inanıyorum. (CHP ve MHP sıralarından gürültüler) Ben bu yasanın doğru olduğuna inanıyorum. Bu yasanın doğru olduğunu ve hiç kimseye, hiçbir kurum ve kuruluşa peşkeş çekilmediğini…

ERGÜN AYDOĞAN (Balıkesir) – Biz inanmıyoruz…

MUSTAFA ELİTAŞ (Devamla) –  …çünkü yasada açık. “İster bölerek verebilirsiniz, öncelikle bunu temizleme şartınız var.” diye ifade ediyor.

BEHİÇ ÇELİK (Mersin) – İbreniz şaşmış, ibreniz…

MUSTAFA ELİTAŞ (Devamla) –  Açık ve net ifade ediyor ama kafalardaki istifhamı, zihinlerdeki bulanıklığı ortadan kaldırmak üzere arkadaşlarımız toplandılar.

YAŞAR AĞYÜZ (Gaziantep) – Bütçede para yok devletin…

MUSTAFA ELİTAŞ (Devamla) – Arkadaşlarımızın toplantı süresince yapılan işlem şu: Sayın Bozdağ’a sordum: Ne yaptınız?

AKİF AKKUŞ (Mersin) – Bu ülke sıkıntıya hep böyle geldi.

MUSTAFA ELİTAŞ (Devamla) – Muhalefet partisinin milletvekili arkadaşları konuyla ilgili önergelerini getirdiler. Onların önerileri, onların tarzları, onların düşüncelerini biz grup olarak değerlendireceğiz. Sizin grubunuzu… Biz de tekliflerimizi onlara sunduk, siz de grup olarak değerlendireceksiniz. Bir orta noktayı bulmaya gayret ediyoruz ama şuna ısrar ederseniz: İllaki “Benim dediğim şu olmazsa olmaz.” derseniz, biz burada “Olmazsa olmaz.” diye ifade edersek…

MEHMET ŞEVKİ KULKULOĞLU (Kayseri) – Ama Mustafa Bey, bizimki daha dürüstçe.

MUSTAFA ELİTAŞ (Devamla) – …“İllaki bunu, 4’ü, 5’inci, 6’ncı maddeyi çıkaracağız.” diye ısrar edersek… Zaten tekriri müzakere istememize gerek yoktu. İstifhamları ortadan kaldırmak amacıyla… Siz tekliflerinizi verdiniz, bütün siyasi parti, muhalefet parti grubu arkadaşlarımız teklifini verdi, Sayın Grup Başkan Vekilimiz de AK PARTİ Grubunun teklifini verdi. Yarına kadar biz bunları değerlendireceğiz, orta noktayı bulmak için elimizden gelen gayreti göstereceğiz. Onu ifade etmeye çalışıyorum.

Bakınız, şu anda 143’üncü maddenin uygulanması konusunda Başkanlık Divanının tutumunun, davranışının doğru olduğunu ifade ediyorum. Aksine bir yapılan eylem İç Tüzük ihdası anlamına gelir. Sayın Başkanın tutumunun doğru olduğu görüşünü beyan ediyor, hepinize saygılar sunuyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

HÜSEYİN YILDIZ (Antalya) – Sayın Başkanım, benzetmen hiç hoş olmadı. Bu benzetmeyi size iade ediyorum. (AK PARTİ sıralarından “Biz de sana iade ediyoruz.” sesleri)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

Tutumumun aleyhinde Ankara Milletvekili Sayın Hakkı Suha Okay.

Sayın Okay, buyurun efendim. (CHP sıralarından alkışlar)

HAKKI SUHA OKAY (Ankara) – Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Aslında, salı günü, çarşamba günü yoğun ve gergin bir Parlamento çalışmasını geride bıraktıktan sonra bugün, yeniden Parlamentoda grubu bulunan siyasi partilerin grup başkan vekilleri Sayın Meclis Başkanının başkanlığında bir Danışma Kurulu toplantısı yaptı, orada da bir uzlaşma sağlanmadı. Bilahare Sayın Başkan Pakdil’in yönetimindeki Genel Kurul toplantısı ertelendi ve Parlamentoda olan tüm siyasi partilerin grup başkan vekilleri bir araya geldik. Sayın Savunma Bakanımız da geldi ve bu mayınla ilgili yasada ciddi anlamda kamuoyunda da siyasi parti gruplarında da kimi tereddütler oluştuğu ve çok tartışmalı hâle geldiği, iki haftadır süren tartışmaların Parlamentonun çalıştırılmaz hâle gelmesinden dolayı saygınlığının zedelendiği, zedelenmekte olabileceği endişeleri de paylaşılarak, gelin, birlikte bu yasaya ilişkin tereddütleri ortadan kaldıracak bir düzenlemeyi yapalım mutabakatı oldu. Bu mutabakat uyarınca bir Danışma Kurulu önerisi geldi ve Parlamentonun bugün, yarın ve önümüzdeki hafta çalışma programı hazırlandı. Akabinde, Sayın Bozdağ’la birlikte diğer grubu olan siyasi partilerden birer arkadaş, birlikte, bu yasaya ilişkin bir çalışma yapmak üzere bir araya geldiler.

Açıkçası, Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkan Vekili olarak, arka, Başkanlık odasında da ifade ettiğim gibi, ben, Sayın Millî Savunma Bakanı Vecdi Gönül’ün görüşleri doğrultusunda yapılacak her türlü değişikliğe de imza atacağımı söyledim çünkü Sayın Bakan diyor ki: “Bu yöntemle şeffaflık ve rekabet ortadan kalkar, sınır güvenliği ortadan kalkar, yer altı kaynaklarımız yabancı ellere geçer ve bu yasa bu hâliyle kabul edilebilir değildir.” Sayın Bakanın bu ifadesi, bu ifadesi… (AK PARTİ sıralarından gürültüler) Rica edeyim, bakın, laf atabiliriz hepimiz birbirimize.

YAŞAR AĞYÜZ (Gaziantep) – Bakanınız söylüyor, biz değil.

HAKKI SUHA OKAY (Devamla) – Bu benim ifadem değil. 23 Mayıs 2009 Cumhuriyet gazetesi, Murat Kışlalı’yla yaptığı söyleşi. Bunu biz… Dün de Sayın Canikli de “Nerede söyledi? Yok böyle bir şey.” dedi. Birlikte Habertürk programındaydık, getirdim, gazeteyi koydum. Bugün, Sayın Bakan, bu sözleri aynen Adalet Komisyonunda ifade etti.

Şimdi sorun, Sayın Bakanın sözlerini söyledi, söylemedi değil, Adalet Komisyonu tutanakları ortada, gazete ortada. Şimdi sorun, bu noktaya geldikten sonra şu beklenebilir: Evet, siyasi parti grupları bu yasada ortak bir iradeyi oluşturur ve bu Parlamento çalışmasının önü, bu tıkanıklık açılabilir. Ama gelin görün ki Sayın Bozdağ’la yapılan toplantıda bir ortak noktaya varılmamış, varılma ihtimali de kalmamış. Arkadaşların ifade ettiği bu. Ama belki bu ifade, yanlış anlaşılmalar da olabilir dersiniz ama bugün Sayın Elitaş buraya geliyor, diyor ki: “Mimar Sinan”, “minare”, “ip.” Yani kardeşim boşa konuşuyorsunuz diyor.

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – Sayın Meclis Başkanının huzurunda da aynı şeyi söyledim.

HAKKI SUHA OKAY (Devamla) – Ben de Meclis Başkanının huzurunda çok şey söyledim Elitaş, onları konuşmayalım. Ama oradaki söylediklerimiz bir yana ama bu Genel Kurulda, Parlamentoda grubu bulunan siyasi partilerin, grup başkan vekillerinin ortak bir iradeyle ve Sayın Bakanın da katılımıyla, gelin, birlikte bir şeyleri düzeltelim, yeniden ele alalım noktasına gelindiğinde, eğer olay, hâlâ, sadece 3 kişiyle ipi çektiriyoruz görüntüsünü verelim ama biz aslında hiçbir şey yapmayalım deniliyorsa, bu önce siyasi parti gruplarına karşı çok büyük haksızlıktır, sonra kamuoyuna. Bugün bütün televizyonlar mayınla ilgili yasanın Genel Kurulda geri çekildiğini söyledi ve biz güven üzerine buradayız. Ama anlaşılan o ki, biz bugünü atlatalım, yarın tekrar bunu hiçbir değişiklik yapmadan yeniden getirelim ve böylece bir gün daha geçmiş olur ama bu tartışmalı yasayı bu hâlde geçirelim... Bu tartışmalı yasayı AKP çoğunluğunun oylarıyla geçirebilirsiniz ama önemli olan, bu Parlamentoda ve toplumda oluşan uzlaşmayı Parlamentoya yansıtabilmek.

Şimdi bir taraftan yasayı geri çekeceksiniz ve bunu Sayın AKP Grup Başkan Vekilleri geri çektiğini ifade edecek, ondan sonra da “Ya biz sizi kandırıyoruz, minareyi iple düzeltiyor görüntüsünü veriyoruz.” Bu, bence bu Parlamentonun Genel Kuruluna da yapılan çok büyük haksızlıktır.

MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Vallahi yakışıyor!

BEKİR BOZDAĞ (Yozgat) – Yukarıda Allah var, böyle değil.

MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Ayıp denen bir şey var.

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, lütfen Hatibi dinleyelim.

Buyurun Sayın Okay.

HAKKI SUHA OKAY (Devamla) – Ben, Sayın Başkanın tutumuyla bağlantılı olarak… Değerli arkadaşlarım, İç Tüzük’ün 1’inci maddesi oturumu tanımlıyor: “Bir birleşimin ara ile bölünen kısımlarından her biridir.” diyor.

Şimdi çok doğal ki o mutabakat sağlanmayacağı ve isabetli bir karar vermişiz ki Sayın Elitaş bunu minare örneğiyle ifade ediyor. O zaman muhalefet partileri de İç Tüzük’ten aldıkları yetkiyle gerekli muhalefetini yapacaklar. Şimdi kamuoyunun… Muhalefet partilerinin kandırıldığı bir noktada “Uzlaşarak geçirelim bu vatandaşlık kanununu.” dediğimiz aşamada muhalefet partileri gereğini yapmakla yükümlü kalıyorlar.

Nedir olay? Sayın Başkan karar yeter sayısı istendiği için oyladı. “Karar yeter sayısı yok.” dendi, birleşim kapandı. İkinci birleşim açıldı, karar yeter sayısı istendi, aynı işlemle, işaret oyuyla…

ÜNAL KACIR (İstanbul) –İstenmeden yapıldı.

HAKKI SUHA OKAY (Devamla) – Bir dakika beyefendi, bir dakika.

BAŞKAN – Arkadaşlar, lütfen hatibe müdahale etmeyelim. Sayın Kacır, lütfen…

Sayın Okay, buyurun efendim.

HAKKI SUHA OKAY (Devamla) – Ünal Bey, konuşmayalım. Şimdi ciddi bir şey konuşuyoruz.Yani bırak sen şimdi.

Tekrar oturum yeniden kapandı. Üçüncü Oturum, muhalefet partileri bunun açık oylamayla yapılmasını söyledi. Nedir olay? Oylama biçimine ilişkin bir değişiklik istedik. Oylama işaret oyuyla başladı ilanihaye işaret oyuyla devam edecek diye bir kural yok. Oylamanın biçiminde biz işaret değil, şimdi açık oyla, elektronik oylamayı istiyoruz.

Şimdi bu elektronik oylamadan niye kaçıyoruz? İşaret oyuyla başlandı ama işaret oyuyla sonuç alınamadı. İşaret oyuyla sonuç alınamadı, artık o, yok hükmünde. Her oylama yeni bir başlangıçtır. Önceki oylamaya bakıp “Biz işaretle başladık, işaretle devam edeceğiz” gibi bir teamülden bahsetti Sayın Başkan, ben öyle bir teamülün bu İç Tüzük’ün içerisinde yerini bulamadım. Bizler oylamanın yönteminin işaret değil açık oylama yapılması yolunda düşüncelerimizi ifade ettik ve Sayın Başkandan da bu konudaki tutumunu benimsemediğimiz için tutumu aleyhine söz istedik.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Buyurun Sayın Okay.

HAKKI SUHA OKAY (Devamla) - Açıkçası bu yöntem yani 20 tane milletvekilinin -her ne kadar İç Tüzük’te 15 yazıyorsa da 20 milletvekili olarak verdik- açık oylama istemi yok farz edilerek işari oyla yapılan bu oylama, bizim görüşümüze göre, açıkça, eylemli bir İç Tüzük ihlalidir. Parlamentonun böyle bir İç Tüzük ihlaline fırsat vermesini ve göz yummasını da kabul etmemiz mümkün değildir. O nedenle Sayın Başkanın tutumu hakkında söz aldım.

Yüce Parlamentoyu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Okay.

Evet, tutumumun lehinde Sayın Bekir Bozdağ, Yozgat Milletvekili.

Buyurun efendim. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BEKİR BOZDAĞ (Yozgat) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Başkanlık Divanının tutumunun lehinde söz aldım. Bu vesileyle yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

İç Tüzük’ün 143’üncü maddesi gayet açık, sizlerle bir kez de ben paylaşmak istiyorum: “Anayasa, kanunlar ve İçtüzük gereğince işaret oyuna yahut gizli oya başvurulması zorunlu olmayan hallerde açık oylama yapılması en az onbeş milletvekilinin yazılı istemine bağlıdır.

Bu husustaki önergelerin, oylamaya geçilmeden önce Başkanlığa verilmiş olması gereklidir. Başkan, oylamaya geçmeden önce, açık oy istemi olduğunu bildirir ve önerge sahiplerinden en az onbeşinin Genel Kurul salonunda bulunup bulunmadığını tespit eder.”

Şimdi, buradaki iki fıkrayı birlikte değerlendirdiğinizde, tartışmasız, izahtan vareste bir şekilde ortaya çıkan şey şu: Açık oylama isteminin oylamaya geçilmeden önce Başkanlığa iletilmiş olması şarttır, bir; Başkanın bu istemi Genel Kurula duyurması, imza sahiplerini araması şarttır, iki.

Şimdi, bu tasarının tümünün oylamasına geçilmeden önce Başkanlık Divanı bu yönde bir açıklamada bulundu mu “Açık oylama istemi vardır, imza sahiplerini arıyorum veya talepte bulunanları arıyorum.” diye? Böyle bir duyuru yaptı mı Başkanlık? Yapmadı. Peki, bunun sahiplerini aradı mı? Aramadı. Dolayısıyla, burada Başkanlığın yaptığı uygulama İç Tüzük’ün 143’üncü maddesine uygundur, aksi bir uygulama yapması İç Tüzük ihlali olur, belki yeni bir eylemli İç Tüzük ihdası anlamına gelir.

Burada bir şeye de vurgu yapmakta fayda var: Teamüller İç Tüzük’te yazmaz. Zaten teamül Meclisin uygulamalarından ortaya çıkar. İç Tüzük’te teamül ararsanız, bunu 100 defa, bin defa okuyun, İç Tüzük’te teamülü bulma imkânı yoktur, çünkü İç Tüzük teamülleri içermiyor, sadece somut metinleri içeriyor, teamüller Meclisin uygulamasından çıkıyor.

Değerli arkadaşlar, diğer bir konu: Bugünkü gündemle ilgili, Sayın Grup Başkan Vekilimiz Mustafa Elitaş ve diğer siyasi partilerin grup başkan vekilleri Meclis Başkanımızın başkanlığında toplandılar, bir değerlendirme yaptılar, bir mutabakat olmadı. Daha sonra, Sayın Pakdil’in başkanlığında, Millî Savunma Bakanımızın da bulunduğu bir ortamda -ben de vardım, diğer partiden grup başkan vekili arkadaşlarımız da vardı- orada yine bu konu bir görüşüldü, müzakeresi yapıldı ve şöyle bir anlaşma orada ortaya çıktı: Bugünkü çalışma takvimi, şu anda Meclisin kabul ettiği çalışma takvimi kabul edilecek ve mayınlarla ilgili yasa tasarısıyla ilgili bir görüşme yapılacak, bir değerlendirme yapılacak ve bu çerçevede bir mutabakat sağlanabilirse ona göre devam edilecek, sağlanamazsa o da ona göre değerlendirilecek.

Onun için, biz, bu çerçevede gruplarla -doğrudur- anlaştık ve 2’nci maddeyle ilgili, İç Tüzük’ün 89’uncu maddesine göre tekriri müzakere talebini de Millî Savunma Bakanı Hükûmet adına Meclis Başkanlık Divanına verdi.

Biz, bir defa “Yasayı geri çekeceğiz.” demedik. “Geri çekmemiz lazımdır.” da demedik. “Bu konunun tekriri müzakere yoluyla bir kez daha görüşülmesinde fayda vardır.” dedik ve “Beraber görüşelim bunu.” dedik ve bunu yaptık. Yoksa “Yasayı geri çektik, görüşmeyeceğiz, bir daha görüşmemek üzere geri çektik.” diye bir şey yok. Biz, AK PARTİ olarak verdiğimiz sözde durduk ve tekriri müzakere talebini Sayın Bakan Hükûmet adına Başkanlık Divanına sundu ve daha sonra her gruptan arkadaşlarımızın olduğu bir ortamda görüştük, konuştuk kendileriyle. Herkes kendi kanaatlerini söyledi, biz de kendi kanaatlerimizi söyledik. Daha sonra “Bu kanaatlerle ilgili herkes kendi görüşünü, bizim önerdiğimiz şeyi de onların önerdiği şeyi de herkes kendi gruplarıyla da bir kez daha bunu değerlendirsin, biz de kendi içimizde bunun bir değerlendirmesini yapalım; ondan sonra, bu konuyla ilişkin bir müzakere sonucunda varacağımız tavrı ortaya koyalım.” diye bir değerlendirmeyle ayrıldık. “Anlaşmazlık var; yok, anlaşamayız, bir araya gelemeyiz, konuşamayız.” diye ayrılmadık; herkes kanaatini söyledi, gruplarıyla herkes müzakere edecek, biz de grubumuzla bu konuyu müzakere edeceğiz, arkadaşlarımızla değerlendireceğiz; ona göre de yarın grup başkan vekili arkadaşlarımız, muhtemelen bu konuyu bir kez daha görüşeceklerdir.

Bir başka şey, Millî Savunma Bakanımızın açıklamasıyla ilgili; Millî Savunma Bakanımızın Adalet Komisyonunda yaptığı açıklama tam da Sayın Hakkı Suha Okay Bey’in ifade ettiği biçimde bir açıklama değil. Sayın Bakan “Ben, Bakan olarak gönderdiğim görüşün de arkasındayım, Hükûmetin temsilcisi olarak…”

ALİ İHSAN KÖKTÜRK (Zonguldak) – Başkan oturuyor orada, Başkana sorun.

BEKİR BOZDAĞ (Devamla) – Yazılı şey tutanaklarda. “Hükûmetin temsilcisi olarak ben Genel Kurulda söylediğimin de arkasındayım, yoksa, bunlar şunu, şunu, şunu ortadan kaldırıyor, şöyle şöyle sonuçlar ortaya doğuruyor.” diye Adalet Komisyonunda Sayın Bakanın böyle bir açıklaması yok, gazetede çıkan beyanatında da böyle bir açıklaması yok.  Sorulan şey “Sayın Bakanım, siz yazılı görüşünüzde böyle, Hükûmet sırasında otururken de şöyle ifade etmişsiniz.” diye ifadeler üzerine, Sayın Bakanın tutumunu izah eden, açıklayan bir ifadedir; yoksa, diğer konular o açıklamanın içerisinde yoktur.

Bunu da ifade ediyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

ALİ İHSAN KÖKTÜRK (Zonguldak) – Sayın Bozdağ, Komisyon Başkanına sorun ne dediğini, Adalet Komisyonu üyelerine sorun, tutanaklara bakın.

BAŞKAN – Saygıdeğer milletvekili arkadaşlarım, tutumumun lehinde ve aleyhinde söz alıp görüş beyan eden arkadaşlarımıza, grup başkan vekillerimize teşekkür ediyorum.

Bu açıklamalar ışığında tutumumda herhangi bir değişiklik olmamıştır. Tutumumun doğru olduğunu kabul ediyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

IX.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN

GELEN DİĞER İŞLER (Devam)

A) KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ (Devam)

6.- Türk Vatandaşlığı Kanunu Tasarısı ve İçişleri Komisyonu Raporu (1/458) (S. Sayısı: 90) (Devam)

BAŞKAN - Evet, tasarının maddelerine geçilmesini oylarınıza sunacağım ve karar yeter sayısını arayacağım. Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir, karar yeter sayısı vardır.

Görüşmelere kaldığımız yerden devam edeceğiz.

Komisyon ve Hükûmet yerinde.

Şimdi, birinci bölümün görüşmelerine başlıyoruz.

Birinci bölüm 1 ila 22’nci maddeleri kapsamaktadır.

Birinci bölüm üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına Mersin Milletvekili Sayın Ali Oksal’ın söz talebi vardır.

Sayın Oksal, buyurun efendim.

CHP GRUBU ADINA ALİ OKSAL (Mersin) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, yeni Türk Vatandaşlığı Kanunu Tasarısı’nın birinci bölümü üzerinde grubum adına söz almış bulunmaktayım. Yüce Meclisin değerli üyelerini saygıyla selamlarım. (Gürültüler)

BAŞKAN – Sayın Oksal, birkaç saniyenizi rica ediyorum.

Arkadaşlar, sayın milletvekilleri, sayın başkanlar, lütfen tartışmayalım, Sayın Hatibi dinleyelim.

MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Arkadaşlar, bu Meclis ne Meclisi olacak?

BAŞKAN - Sayın Oksal, buyurun efendim.

ALİ OKSAL (Devamla) – Vatandaşlık karşılıklı hak ve yükümlülüklerin varlığı ile birlikte duygu bağlantısını da temel alan hukuki bir bağdır. Bu kanun tasarısının tamamı Avrupa Birliği üyelik sürecinde yasaların uyumlu hâle getirilmesi çalışmalarını kapsamaktadır.

Getirilen bu tasarının 1 ve 22’nci maddeleri Türk vatandaşlığının kazanılması şartlarını düzenlemektedir. Türk vatandaşlığı doğumla ve sonradan olmak üzere iki yolla kazanılmaktadır.

Türk vatandaşlığının doğumla kazanılması, soy bağı ve doğum yeri esasına göre kendiliğinden kazanılmaktadır. Doğumla kazanılan vatandaşlık doğum anıyla geçerli olabilmektedir. Yurt içinde ve dışında Türk vatandaşı ana ve babadan evlilik birliği içinde doğan çocuklar doğum itibarıyla Türk vatandaşlığını kazanırlar.

Soy bağının kurulmasını sağlayan esasların yerine getirilmesi hâlinde Türk vatandaşı olan babadan ve yabancı anadan evlilik birliği dışında doğan çocuklar babaya bağlı olarak Türk vatandaşlığını kazanacaklardır. Ayrıca Türk ana ve yabancı babadan evlilik birliği dışında doğan çocuk da Türk vatandaşıdır. Yabancı ana ve babasından dolayı herhangi bir ülkenin vatandaşlığını kazanamayan, Türkiye'de doğan çocuk doğumla Türk vatandaşlığını kazanacaktır. Yine anası ve babası belli olmayan terk edilmiş çocukların vatansızlığını önlemek için, toprak esasına göre doğdukları ülkenin vatandaşı sayılacaktır.

Türk vatandaşlığının sonradan kazanılma şekli, yetkili makam kararı, evlat edinme, seçme hakkının kullanılması olarak belirlenmiştir. Buna göre, Türk vatandaşlığını kazanmak üzere başvuruda bulanan bir yabancı, kanunda belirtilen şartları taşıması hâlinde yetkili makam kararı ile Türk vatandaşlığını kazanacaktır. Ancak, vatandaşlığın bir bireye verilmesi egemenlik hakkıyla doğrudan ilgili olduğundan, aranan şartların taşınmış olmasının vatandaşlığın kazanılmasında kişiye mutlak bir hak kazandırmayacağı hüküm altına alınmıştır.

Buna göre kişinin,

1) Kendi millî kanununa, vatansız ise Türk kanunlarına göre ergin ve ayırt etme gücüne sahip olması,

2) Başvuru tarihinden geriye doğru Türkiye’de kesintisiz olarak beş yıl ikamet etmiş olması (İkamet süresi içinde yurt dışında geçirilebilecek ve ikameti kesintiye uğratmayacak asgari süre de altı aydır.),

3) Türkiye’de yerleşme kararını davranışı ile teyit etmesi (Evlenme, aile birliği özelliğini taşıması, taşınmaz mal edinmesi, yatırım yapması, sermaye artırımında bulunması gibi),

4) Yabancının genel sağlık bakımından tehlike teşkil eden bir hastalığının bulunmaması,

5) İyi ahlak sahibi olması, Türk örf ve âdetleri ile Türk toplumsal yaşamına aykırı bir davranışta bulunmama özelliğini taşıması,

6) Yeteri kadar Türkçe konuşabilmesi,

7) Türkiye’de kendisinin ve bakmakla yükümlü olduğu kimselerin geçimini sağlayacak gelire ve mesleğe sahip olması,

8) Millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hâlinin bulunmaması,

gereklidir.

İşte bu şartları taşıyan kişilere yetkili makam kararı ile vatandaşlık verilebilecektir. Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen yabancılar belirttiğim başvuru şartları ile birlikte gerekli görülen hâllerde, Bakanlar Kurulunca belirlenecek devletlerin vatandaşlarından, taşıdıkları ülke vatandaşlığından çıkma şartı da isteyebilecektir. Avusturya ve Almanya gibi ülkelerin vatandaşlığını kazanmak isteyen bir yabancı, mensubu olduğu ülke vatandaşlığından çıkmak zorundadır. Bu nedenle, Bakanlar Kurulumuzun bazı devletler için alacak olduğu karar da son derece yerindedir.

Biraz evvel saydığım maddelerden bazıları açık bir şekilde ifade edilmişken, bazıları da diğerlerine kıyasla muğlak görülmektedir. Bir dili yeteri kadar konuşabilmekten kasıt, madde gerekçelerinde açıklandığı gibi asgari olarak meramını anlatabilecek düzeyde mi kalmalıdır, yoksa Almanya, Avusturya, İngiltere’de olduğu gibi, dil bilmenin, sertifikalarla, girilen sınavlarla, üç yüz saatlere varan dil kurslarıyla belgelenmesine mi bağlı olmalıdır? Benzer şekilde, Türkiye’de yerleşmeye karar verdiğini davranışlarıyla teyit etmek, formalite evlilik ya da iş ilişkileri ile sonuçlanma riski taşımamakta mıdır? Bunlardan başka, Avrupa Birliği ülkelerinden, Almanya 2001 yılında Vatandaşlık Kanunu’nda yaptığı değişiklikle sekiz yılı, Danimarka dokuz yılı, Avusturya 2006 yılında yapılan değişiklikle beş yıllık oturma izniyle birlikte on beş yıllık ikamet süresini gerekli görürken bizde vatandaşlığın bu kadar kısa sürede elde edilmesi, vatandaşlığın bir anlamda hediye edilmesi anlamına gelecektir.

Tasarının 12’nci maddesi, Türk vatandaşlığının kazanılmasında istisnai hâlleri düzenlemektedir. Buna göre,  millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hâli bulunmamak şartıyla, Bakanlığın teklifi, Bakanlar Kurulunun kararıyla, şu koşulları taşıyan yabancılar Türk vatandaşlığını kazanabilirler: “Türkiye'ye sanayi tesisleri getiren veya bilimsel, teknolojik, ekonomik, sosyal, sportif, kültürel, sanatsal alanlarda olağanüstü hizmeti geçen ya da geçeceği düşünülen ve ilgili bakanlıklarca haklarında gerekçeli teklifte bulunulan kişiler, vatandaşlığa alınması zaruri görülen kişiler ve göçmen olarak kabul edilen kişiler.” Maddede kullanılan “olağanüstü hizmet” ve “vatandaşlığa alınması zaruri görülen kişiler” gibi ifadeler çok genel bir anlatımı içermekte, bu madde kapsamına kimlerin gireceği ve bu ifadelerin hangi kıstaslara göre değerlendirileceği konularında soru işaretleri bulunmaktadır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 13’üncü madde, çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığından vazgeçmiş kişiye ikamet şartı aranmaksızın tekrar vatandaşlığın kazandırılmasını düzenlemektedir. Bunun yanında, ana veya babalarına bağlı olarak vatandaşlığını kaybeden kişiler, 21’inci maddedeki üç yıllık süreyi kullanmamış olmaları durumunda, ikamet süresine bakılmadan vatandaşlık kazanabileceklerdir. Bu düzenleme, 21’inci maddeyi gereksiz ve kullanılmaz bir madde hâline getirmektedir. Ergin olmalarından itibaren üç yıl içinde seçme hakkını kullanmayan kişilere verilmiş bu ikinci hak, ilk hakkın kullanımını gereksiz kılmaktadır. Ayrıca, bu süreyi kullanmamış, öncelikli olarak da Türk vatandaşlığını seçmemiş olan bir kişiye yine ikamet koşulu aranmaksızın vatandaşlık verilmesi Türk vatandaşlığının kazanılmasını çok kolay hâle getirmiştir.

Tasarının genel değerlendirmesini yaparken 14’üncü maddedeki sıkıntılarımızı dile getirmiştim. 14’üncü maddede anlatılmak istenen: Vatana bağlılıkla bağdaşmayan eylemlerden dolayı Bakanlar Kurulu kararıyla vatandaşlığı kaybettirilmiş kişilere, millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil etmeyecek ve Türkiye’de üç yıl ikamet etmek koşulu ile yeniden Türk vatandaşlığına alınmasını düzenlemektedir. Bu sorun taşıyan bir düzenlemedir, burada yeniden hatırlatmak isterim.

Tasarının 18’inci maddesine göre “11 ve 16’ncı maddeler uyarınca Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen yabancıların başvuru için gerekli şartları taşıyıp taşımadıklarının tespiti, illerde oluşturulan vatandaşlık başvuru inceleme komisyonları tarafından yapılır. Komisyonun oluşumu ve çalışma esasları yönetmelikle belirlenir.” denilmektedir. Peki, bu komisyon hangi illerde oluşturulacaktır ve komisyonun denetiminden kim sorumlu tutulacaktır?

Bu maddenin kapsamı içindeki tasarının 16’ncı maddesi ise Türk vatandaşlığının evlenme yoluyla kazanılmasını düzenlemektedir ki, buna göre bir Türk vatandaşıyla evlenme artık doğrudan Türk vatandaşlığını kazandırmayacaktır. Ancak bir Türk vatandaşıyla en az üç yıldan beri evli olan ve evliliği devam eden yabancılar Türk vatandaşlığını kazanmak üzere başvuruda bulunabilecektir. “Başvuru sahiplerinde;

a) Aile birliği içinde yaşama,

b) Evlilik birliği ile bağdaşmayacak bir faaliyette bulunmama,

c) Millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hâli bulunmama,

şartları aranır.“ deniliyor.

Getirilen bu yöntem, düzmece evliliklerle vatandaşlık kazanmak isteyenlerin önüne geçmek için yapılmış önemli bir uygulamadır. Ama komisyon bu koşulların oluştuğunu ve her bir bireyin başvurudan önceki üç yıllık evlilik süresini geriye dönük olarak aile birliği içinde yaşayıp yaşamadığını nasıl tespit edecek ya da nasıl belgeleyecektir?

Ayrıca, bir Türk ile evli olan yabancı, Türk vatandaşlığını kazanmak için başvuruda bulunduktan sonra Türk vatandaşı eşin ölümüyle evliliğin sona ermesi hâlinde aile birliği şartı aranmaksızın diğer koşulları taşıması hâlinde Türk vatandaşlığını kazanacaktır.

Yine, vatandaşlık kazandıran evliliğin butlanına karar verilmesi hâlinde evlenmede iyi niyetli olan kadın ya da erkek Türk vatandaşlığını muhafaza edebilecektir.

Evlat edinme yoluyla Türk vatandaşlığının kazanılması düzenlemesinde bir çelişki göze çarpmaktadır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Buyurun Sayın Oksal.

ALİ OKSAL (Devamla) – Avrupa Birliği Uyum Komisyonunun onayladığı Çocukların Korunması ve Ülkelerarası Evlat Edinme Konusunda İşbirliğine Dair Sözleşme ile on sekiz yaş, evlat edinme sınırı olarak belirlenmiştir. Bu duruma göre on sekiz yaşın altındaki bir yabancı evlat edinilmeyecektir. Ancak Komisyonumuzun kabul ettiği tasarı metniyle, ergin olmayan yani çocuk yaştaki kişilerin bir Türk vatandaşı tarafından evlat edinilmesi, millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil eden bir hâli bulunmaması koşuluyla, karar tarihinden itibaren Türk vatandaşlığını kazandığı kabul edilmektedir.

Sonuç olarak, getirilen yeni Vatandaşlık Kanunu Tasarısı’yla Türk vatandaşlığının kazanılması diğer Avrupa Birliği üyesi ülkelerin vatandaşlığının kazanılmasından çok daha kolay elde edilir görülmektedir. Bununla beraber, tasarı birçok yenilikler ve kazanımlar da sağlamaktadır.

Ulusumuza hayırlı olmasını temenni ediyor, yüce Meclisin değerli üyelerini saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Oksal.

Şahsı adına, Hatay Milletvekili Abdülhadi Kahya.

Buyurun efendim.

ABDÜLHADİ KAHYA (Hatay) – Muhterem Başkan, yüce Meclisin değerli üyeleri; sözlerimin başında Hakkâri Çukurca’da şehit olan 7 askerimize Allah’tan rahmet dileyerek başlamak istiyorum.

Türk Vatandaşlığı Kanunu Tasarısı’nın maddeleri üzerinde şahsım adına söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Bu tasarıyla, Kanun sistematik olarak yeniden düzenlenerek sadeleştirilmiştir, tanımlar konularak vatandaşlıkla ilgili kavramlar daha anlaşılır hâle getirilmiş, Türk Medeni Kanunu’nda yer alan kavramlarla uyum sağlanmıştır. Anayasa’nın 66’ncı maddesi “Türk babanın veya Türk ananın çocuğu Türktür.” hükmünü getirmiştir. Bu hükümle, soy bağı esasına dayanılarak Türk vatandaşlığının doğumla kazanılmasındaki genel prensip belirlenmiştir. Buna göre, yurt içinde veya dışında evlilik birliği içinde doğan çocuk doğumundan itibaren Türk vatandaşlığını kazanacaktır.

Türk vatandaşlığının kazanılmasında prensip olarak soy bağı esası benimsenmiş ancak vatansızlığı önlemek amacıyla, Türkiye'de doğan ve ne anadan ne de babadan vatandaşlık kazanamayan çocuklar ile Türkiye'de bulunmuş çocukların “toprak esasına” göre, aksi sabit oluncaya kadar Türk vatandaşlığını kazanmalarına imkân tanınmıştır.

Ana ve babası belli olmayan terk edilmiş çocukların hangi ülkede bulunmuşsa o ülkede doğmuş sayılmaları ve o ülkenin vatandaşlığının verilmesi uluslararası hukuk tarafından benimsenmiş temel ilkedir. Avrupa Vatandaşlık Sözleşmesi, taraf devletleri bu doğrultuda düzenleme yapmakla yükümlü tutmuştur.

Gerekli görülen hâllerde Bakanlar Kurulunca belirlenecek devlet vatandaşlarından, taşıdıkları ülke vatandaşlığından çıkma şartı da aranabileceği yönünde bir düzenleme yapılmıştır.

Bu tasarıyla, vatandaşlığa alınmada aranan ikamet süresi beş yıl olarak belirlenmiştir. Mevcut uygulamada olduğu gibi Türk soylular için iki yıl ikamet şartı 31 Aralık 2010 tarihine kadar devam ettirilecek, bu tarihten sonra Türk ve yabancı soylular için ikamet süreleri eşit hâle getirilecektir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; istisnai olarak vatandaşlığa alınma şartları tasarıda belirlenmiştir, bu yetkiyi Bakanlar Kurulu kullanabilecektir. Buna göre, güvenlik bakımından Türk vatandaşlığına alınmaya engel teşkil edecek bir hâli bulunmamak şartı dışında herhangi bir şart aranmaksızın aşağıda belirtilen yabancılar istisnai olarak vatandaşlığa alınabilecektir.

Türkiye’ye sanayi tesisleri getiren veya bilimsel, teknolojik, ekonomik, sosyal, sportif, kültürel, sanatsal alanlarda olağanüstü hizmeti geçen ya da geçeceği düşünülen ve ilgili bakanlıklarca haklarında gerekçeli teklifte bulunulan kişiler, Bakanlar Kurulunca vatandaşlığa alınması zaruri görülen yabancılar, Bakanlar Kurulunca göçmen olarak kabul edilen yabancılar; bu uygulamayla, gelişmiş ülkelerin de uyguladığı bir yol olarak Türkiye’nin ekonomik ve sosyal hayatına katkıda bulunabilecek yabancılara Türk vatandaşlığının daha kolay verilmesi suretiyle bu kişilerin ülkemize kazandırılmaları sağlanmış olacaktır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tasarıda Türk vatandaşlığını kaybettirme nedenleri üç maddeyle sınırlandırılmıştır. Bu durumlar; yabancı bir devletin Türkiye’nin menfaatlerine uymayan herhangi bir hizmetinde bulunup da bu görevi bırakmaları kendilerine yurt dışında dış temsilcilikler, yurt içindeyse mülki idare amirleri tarafından bildirilmesine rağmen üç aydan az olmamak üzere verilecek uygun bir süre içerisinde kendi istekleriyle bu görevi bırakmayanlar; Türkiye’yle savaş hâlinde bulunan bir devletin her türlü hizmetinde Bakanlar Kurulunun izni olmaksızın kendi istekleriyle çalışmaya devam edenler; izin almaksızın yabancı bir devlet hizmetinde gönüllü olarak askerlik yapmak, olarak belirlenmiştir.

Tasarıyla, bir Türk vatandaşının yabancı bir devlet vatandaşlığına geçmek üzere önceden izin alma zorunluluğu uygulamasına son verilmiştir. Böylece Türk vatandaşlarının çok vatandaş olmaları kolaylaştırılmaktadır.

Anayasa’mızın kanun önünde eşitlik ilkesine aykırılık teşkil eden, Türk vatandaşlığını sonradan kazanmış kişilere uygulanacağı hüküm altına alınan Türk vatandaşlığından çıkarma uygulamasına son verilmektedir.

Vatandaşlığın ispatı ve yargı yoluyla ilgili hükümler güncel hâle getirilmiştir. Vatandaşlık hizmetlerinin yerine getirilmesinde kişilerin vatansız olmasını önleyecek tedbirler alınmıştır.

Sözlerimin sonunda, 27 Mayısın, dün üzerinden geçmiş olduğumuz 27 Mayısın tekrarlanmaması ve bu anlayışın da hiçbir kimseye yakışmayacağını burada ifade ediyor, bu anlayışı kınıyorum. Millî egemenlik ve demokrasi anlayışının artık herkesçe de kabul edilmesinin bir zaruret olduğunu bilmemiz gerektiği düşüncesiyle Türk Vatandaşlığı Kanunu Tasarısı’nın hayırlı olmasını diliyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

Şahsı adına Sivas Milletvekili Selami Uzun.

Sayın Uzun, buyurun efendim. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

SELAMİ UZUN (Sivas) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; devletin unsurlarından birisi olan insan unsuru, vatandaşlık hukukunun temel konusunu teşkil etmektedir. İnsan topluluğu sınırları belli bir ülke üzerinde yaşıyorsa, kendini uluslararası alanda temsil edecek siyasi otoriteye sahipse, devletle arasında hukuki bir bağ varsa, işte bu bağ vatandaşlık bağıdır.

Türk vatandaşlığının kazanılması, kaybedilmesi şekillerini ayrıntılı bir şekilde düzenleyen bu kanun, Türk Vatandaşlığı Kanunu Tasarısı birinci bölümünde amaç, kapsam, tanımlar ve vatandaşlık hizmetlerinin yürütülmesinden bahsederken, ikinci bölümde Türk vatandaşlığının kazanılma hâllerini saymaktadır. Türk vatandaşlığının kazanılma hâlleri, doğumla kazanılan vatandaşlık, soy bağıyla, doğum yeriyle, sonradan kazanılan vatandaşlık, yetkili makam kararıyla Türk vatandaşlığının kazanılması ve bu konuda başvurular, Türk vatandaşlığının kazanılmasında istisnai hâller, Türk vatandaşlığının ikamet şartı aranmaksızın yeniden kazanılması, Türk vatandaşlığının ikamet şartına bağlı olarak yeniden kazanılması, ikamet süreleri, Türk vatandaşlığının evlenme yoluyla kazanılması, Türk vatandaşlığının evlat edinilme ile kazanılması, vatandaşlık başvuru inceleme komisyonu kurulması, yetkili makam kararı ile Türk vatandaşlığının kazanılmasında usul ve esaslar, yetkili makam kararı ile Türk vatandaşlığının kazanılmasının geçerliliği ve sonuçları, Türk vatandaşlığının seçme hakkı ile kazanılması ve Türk vatandaşlığının seçme hakkı ile kazanılmasının geçerliliği ve sonuçları bölümünden oluşmaktadır. Bu da ilk bölümü kapsamaktadır bizim kanunumuzun.

Vatandaşlık, karşılıklı hak ve yükümlülüklerin varlığıyla birlikte duygu bağlantısını da temel alan hukuki bir bağdır.

Değerli arkadaşlar, aslında, Vatandaşlık Kanunu ve diğer kanunlar, toplumda düzenin sağlanması, insan ilişkilerinin düzenlenmesi için birer araçtır. Yani, belli bir toprak parçası üzerinde yaşayan insanların ilişkilerini sağlıklı yürütmesi ve mutlu olmaları, refah içinde yaşamaları içindir. Bu ilişkileri düzenlerken devletle kişinin hak ve hürriyetlerin sınırlarının iyi belirlenmesini ve devlet odaklıdan kişi odaklı devlete doğru bir eğilim olduğunu görüyor ve bu konuyu memnuniyetle karşıladığımızı belirtiyoruz. Gerçekte ise nüfus kâğıtlarımızı taşıyan birçok vatandaşımızı hâlâ bu ülkeye bağlayamamışız, kendi okulumuzda okutmuş, eğitmişiz ama bu ülkeyi ve vatandaşlığını sevdirememişiz. Yoksa, kanun çıkarmak kolay, Meclisten çıkarıyoruz ama önemli olan, insanlarımızı bu memlekete gönül bağıyla bağlamaktır.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum efendim. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Uzun.

Madde üzerinde soru-cevap işlemini gerçekleştireceğiz.

Sayın Işık…

ALİM IŞIK (Kütahya) – Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Madde 7’de “Soy bağı” adı altında tanımlanan iki fıkrada, özellikle üçüncü fıkrada “Türk vatandaşı baba ve yabancı anadan evlilik birliği dışında doğan çocuk ise soy bağı kurulmasını sağlayan usul ve esasların yerine getirilmesi hâlinde Türk vatandaşlığını kazanır.” denilmektedir. Özellikle Sayın Bakandan, bu soy bağı usul ve esaslarında temel aranan esaslar nedir, onu öğrenmek istiyorum.

Teşekkür ederim.

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Işık.

Sayın Kaptan…

OSMAN KAPTAN (Antalya) – Teşekkür ederim Sayın Başkanım.

Sayın Bakana biraz önce sorduğum soruya cevap verilmedi. Benim sorum şuydu: Çifte vatandaş olan kaç tane bakan var? Şimdi sorumu değiştiriyorum: Sayın Bakan, Hükûmetinizde Amerikan ve İngiliz veya başka ülkelerin vatandaşı olan bakan var mıdır? Varsa sayısı kaçtır?

BAŞKAN – Sayın Kaptan, biraz uzaklaştırır mısınız mikrofonu, çok yankı yapıyor.

İÇİŞLERİ BAKANI BEŞİR ATALAY (Ankara) – Sayın Başkan, soruyu anlamadım.

OSMAN KAPTAN (Antalya) – İkinci sorum şu: Turizm yörelerindeki belediyelerin yaz nüfusu ile kış nüfusu arasında büyük farklar vardır. İller Bankasından gönderilen paraların miktarı kış nüfusuna göre belirlenmektedir. Bu turizm bölgelerindeki belediyelerin yaz nüfusuna göre para gönderilmesi sağlanacak mıdır?

Teşekkür ederim.

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Kaptan.

Sayın Ağyüz, buyurun.

YAŞAR AĞYÜZ (Gaziantep) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Bakan, bu tasarı, Avrupa Vatandaşlık Sözleşmesi esas alınarak düzenlenen bir tasarı, ama sözleşmeyi hâlen imzalamamışsınız; bu bir çelişki değil mi?

Ayrıca, her konuda Avrupa Birliği normlarına uyum amacıyla geliyor o yasalar, ama Avrupa Birliği yolunda bir ilerleme göremiyoruz. Destekleyen ülkeler bile desteklerini bir bir çekiyorlar. AB’ye girişi buzdolabına mı koydunuz, askıya mı koydunuz?

Hükûmet olarak bazı yasalara önem veriyorsunuz. Parlamentodaki grubunuza bakıyoruz şu anda 25 kişi var. Bu kadar ciddiyetsiz bir çalışma içerisinde bu önem verdiğiniz yasaların geçirilmesi mümkün müdür? İktidarın Parlamentoyu çalıştırma görevi yok mudur? Bakanlarınızın bu konuda duyarlı davranması gerekliliği yok mudur? Sadece muhalefeti suçlayarak kendi görevini yapmayan iktidar partisi mensupları nereye varacaktır?

Teşekkür ederim.

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Ağyüz.

Sayın Uslu…

CEMALEDDİN USLU (Edirne) – Teşekkür ederim Sayın Başkanım.

Sayın Bakan, sosyal, sportif, sanatsal alanlarda hizmetleri olup da Türk vatandaşlığına geçen kişi sayısı nedir? Bunlardan daha sonra vatandaşlıktan çıkan veya çıkarılan var mıdır?

Bir diğer sorum: Dünya üzerinde kaç ülke Türkiye vatandaşlarına vize uygulamakta, kaç ülke uygulamamaktadır? Tek taraflı olarak vize uygulamadığımız ülkeler hangileridir?

Teşekkür ederim.

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Uslu.

Sayın Öztürk

ALİ RIZA ÖZTÜRK (Mersin) – Sayın Başkan, aracılığınızla Sayın Bakana sormak istiyorum. 12 Mart 1971 ve 12 Eylül 1980 askerî dönemlerinde siyasi düşünce ve inançlarından dolayı Türk vatandaşlığından çıkarılan kişi sayısı nedir? Bunlardan Türk vatandaşlığına tekrar geçmek isteyenler var mıdır? Varsa bunlar kabul edilmiş midir?

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Öztürk.

Sayın Kulkuloğlu

MEHMET ŞEVKİ KULKULOĞLU (Kayseri) – Sayın Başkan, aracılığınızla Sayın Bakana sormak istiyorum. Avrupa Birliği yasalarına uyum yasaları çerçevesinde geçtiğimiz yasama yılında görüştüğümüz ve yasalaşan Türk Ceza Kanunu’nun ilgili maddelerinde yapılan değişiklikler ile çocuk kaçırma olaylarına verilen cezalar, özellikle de boşanmayla sonuçlanmış evlilikler yoluyla oluşmuş suçlar dâhil, yeniden düzenlenmişti. Bu bağlamda, Türk vatandaşı birey ile Türk vatandaşı olmayan bireyin evlilik akitlerinin sona ermesi sonucu velayetin verildiği yabancı anne ve babanın isteğiyle Türk vatandaşı olduğu hâlde Türk vatandaşlığından çıkarılan çocuk sayısı nedir?

Teşekkür ederim.

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

Sayın Korkmaz…

S. NEVZAT KORKMAZ (Isparta) – Sayın Bakan, bir Isparta Milletvekili olarak yerel seçimlerden sonra Isparta Belediyesinde çok ciddi yolsuzluklar olduğunu hem çalışanlardan hem de şu andaki Belediye Başkanından öğrenmiş bulunuyorum. Bu, trilyonlarca lirayı kapsamaktadır. İlgililerden bu paranın rücu edilip acaba mayın temizleme işinde kullanılabilir mi diye de düşünmüyor değilim. Bu konuda ciddi bir çalışmanız var mı? Yoksa, hâlâ daha bu mayın temizleme işiyle ilgili olarak bir önceki projeye devam mı edeceksiniz?

Teşekkür ederim.

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

Sayın Şandır…

MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Teşekkür ederim Sayın Başkanım.

Sayın Bakanım, çok ilgili olmayabilir ama belediyelerin borç yükünü sizler de biliyorsunuz. Özellikle küçük belediyelerin borçlarını affetmek gibi, en azından kamu kurumlarına borçlarını silmek gibi veya uzun taksitlerle almak gibi bir programınız var mı? Gerekli görüyor musunuz?

Teşekkür ederim.

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

Sayın Barış…

TANSEL BARIŞ (Kırklareli) – Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.

Sayın Bakan, Türk asıllı Bulgaristan vatandaşı iken beş yıl önce Türk vatandaşlığına geçen anne-babanın 2 çocuğu şu anda Türk vatandaşı olmak için müracaat etmişler. Ancak, yaş on sekizi geçmiş, o nedenle sıkıntı var. Bunların Türk vatandaşı olmaları için herhangi bir sorun mu var? Eğer varsa ne gibi sorunlardır Sayın Bakanım?

Teşekkür ediyorum.

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Barış.

Son olarak Sayın Akkuş…

AKİF AKKUŞ (Mersin) – Sayın Başkan, Sayın Bakanım; ülkemizde 70 bin civarında Ermeni vatandaşının bulunduğu ve bunların kayıt dışı olarak çalıştıkları iddia edilmektedir. Vatandaşlık hakkı olmadan veya özel izni olmadan bu yabancılar ülkemizde nasıl ve neye göre çalışmaktadır?

Teşekkür ederim.

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Akkuş.

Sayın Bakanım, buyurun efendim.

İÇİŞLERİ BAKANI BEŞİR ATALAY (Ankara) – Teşekkür ederim Sayın Başkan. Soru soran arkadaşlara da teşekkür ediyorum.

Burada tabii ilk soru Sayın Işık’ın; bu soy bağı. Soy bağının belirlenmesinde ya tanıma oluyor ya babalığa hüküm. Onun açılımı odur, onları ifade etmiş olayım. Bunların bir kısmı - arkadaşların biraz önce konuşmalarında da ifade edildi, Ali Bey’in konuşmasında da vardı- bazı hususlar tabii, yönetmeliklere bırakılıyor, hepsini kanunda şey yapamıyoruz. Onun için belki haklı olarak tereddütler oluyor.

Turizm bölgesi belediyelerle ilgili… Doğrusu, bu bakanlarla ilgili sorunuzu ben tabii, bilmediğim için cevaplayamıyorum.

Şimdi, turizm bölgesi belediyelerle ilgili, tabii, burada daha önce de konuşulmuştu Belediye Gelirleri Yasası’nı görüşürken.

Değerli arkadaşlar, bu sebeple şöyle bir uygulama yapıyoruz: Yine, 26 Mayısta Bakanlar Kurulu kararı yayınlandı. Biliyorsunuz, belediyelere merkezî bütçeden gönderilen ödeneklerin kesintileri oluyor, borçları, vesaire. Şimdi, dört ay yine kesintisiz göndereceğiz. Her ne sebeple olursa olsun, belediyelere haziran, temmuz, ağustos, eylül aylarında gönderilen ödeneklerde hiçbir kesinti olmayacak. Bu biraz, tabii, yaz dönemi yatırımlarını daha verimli yürütmeleri, bir kısmı, işte, borçlarını falan ödemeleri… Bir de biliyorsunuz, Hükûmet olarak bir uygulama yaptık “borçların programlandırılması” şeklinde, belediyelerle görüşülerek. Onlar yine devam edecek, o şekilde telafi edilecek.

Başta da ifade ettiğim gibi -burada bir soru daha var, onun için ikisini birleştiriyorum, Sayın Şandır’ın da sorusu- yani, belediyelerle ilgili mümkün olabildiğince rahat çalışmalarını  sağlayacak her yöntem deneniyor.

Burada Avrupa Birliği ile ilgili soru… Tabii, bunu geniş cevaplamaya da doğrusu ihtiyaç yok, hem Parlamentomuz olarak hem Hükûmet olarak, bütün partiler olarak, biz Avrupa Birliği sürecini önemsiyoruz. AK PARTİ’nin en önemli projelerinden birisi ve bunun gereğini yapıyoruz, bütün teknik çalışmalarımız yürüyor. Bu konuda, doğrusu, Hükûmet olarak daha iki Bakanlar Kurulu öncesi, iki hafta önce özel olarak gündemimize Avrupa Birliğini aldık ve tekrar değerlendirdik. Geçen hafta Reformlar İzleme Grubu olarak biz tekrar toplandık. Özellikle siyasi reformların uygulamasını takip ediyoruz, Adalet Bakanı, Dışişleri Bakanı, İçişleri Bakanı ve Başmüzakerecimizle. Bu konuda irademizde herhangi bir zayıflama yok.

Sayın Uslu’nun sorusu: Sosyal, sportif, vesaire sebeplerle kaç kişi, işte, vatandaşlığa alınmış, ne kadarı çıkarılmış? Doğrusu, bu konuda şu anda bir rakam yok, onu daha sonra vereyim ama şunu ifade edeyim: Bu konuda, tabii, bakanlıklarımızın yazıları oluyor. Mesela, spordan sorumlu Devlet Bakanlığımız İçişleri Bakanlığına bir yazı yazıyor “Şu sporcu, işte, vatandaşlığımıza girerse, vatandaşlık verirsek bizim için şöyle şöyle faydalı olacak.” diyor. Biz Bakanlık olarak, ilgili bakanlığın yazısını da gerekçe göstererek Bakanlar Kuruluna bunu teklif ediyoruz. İstisnai vatandaşlık vermek Bakanlar Kurulunun yetkisindedir. Ama mevcut kanunda, yani şu getirdiğimiz tasarıda bunu biraz daha sistematik hâle getiriyoruz, daha biraz ciddi hâle getiriyoruz, onu ifade edeyim.

Vizeyle ilgili de, izin verirseniz, şu anda cevaplayamıyorum.

Siyasi düşüncesinden dolayı vatandaşlıktan çıkan kaç kişi var? Onu da sayı olarak şu anda veremiyorum.

Bu, tabii, yine aynı, Türk vatandaşlığından çıkarmadan dolayı ana babayı vatandaşlıktan çıkarılan çocuk sayısı ne kadardır? O konuda da yine -Sayın Kumkumoğlu’nun sorduğu- elimde tam bir şey yok, onu da veremiyorum.

Burada Isparta Belediyesiyle ilgili şeyler… Belediyelerle ilgili süreç bellidir arkadaşlar, eski dönemler veya yeni dönemler... Biliyorsunuz -Anayasa’mızın 127’nci maddesi- yerel yönetimlerle ilgili, belediyelerle ilgili, merkezî yönetimin vesayet yetkisi İçişleri Bakanlığı kanalıyla kullanılır. Dolayısıyla, belediyelerin teftişi Bakanlığımızın sorumluluğundadır. Rutin teftişler vardır, şikâyet üzerine teftişler vardır, valiliğin talebi üzerine teftişler vardır… Belediyelerimizle ilgili bunu ciddi şekilde yürütüyoruz. Ama, sorunun ikinci kısmını, tabii, şahsıma sorulacak bir soru olarak görmüyorum. Arkadaşımızı -mesleğimizden de gelir- incitmek de istemem ama, yani ben kendim böyle…

S. NEVZAT KORKMAZ (Isparta) – Sizden başka Hükûmet temsilcisi mi var?

İÇİŞLERİ BAKANI BEŞİR ATALAY (Ankara) - …alay içeren bir soru falan sorulacak kişi olarak kendimi…

S. NEVZAT KORKMAZ (Isparta) – Sizden başka Hükûmet temsilcisi mi var? Kime soracağız?

İÇİŞLERİ BAKANI BEŞİR ATALAY (Ankara) - …görmüyorum. Arkadaşımızı kınıyorum bu soru için!

S. NEVZAT KORKMAZ (Isparta) – Kimsenin haddine düşmez!

İÇİŞLERİ BAKANI BEŞİR ATALAY (Ankara) – Sayın Şandır’ın sorusuna cevap vermiş oldum.

S. NEVZAT KORKMAZ (Isparta) – Cevap veremeyince kınıyor. Cevap vereceksin.

İÇİŞLERİ BAKANI BEŞİR ATALAY (Ankara) – Sayın Barış’ın sorusu… Özel olarak bana verirseniz o notu özel durumu incelerim. Yani, şimdi böyle bir genel soru sordunuz. Özel olarak o notu verin. Varsa bir engel onu size ileteyim yahut da çözülebilecek bir şeyse çözmeye çalışayım. Herhâlde öyle elinizde bir şey var. Annesi, babası Türk; ama on sekiz yaşını geçmiş çocuk Türk vatandaşlığı talep ediyor. O durumu ben bir özel olarak alıp değerlendireceğim.

Ermeni vatandaşlarla ilgili, tabii, verebileceğim bir soru yok.

Teşekkür ediyorum Sayın Başkan, sayın milletvekilleri.

Burada tabii herkes istediği soruyu sorabilir. Biraz önce değerli milletvekilimizle ilgili “Isparta Belediyesinin gelirleriyle mayın temizleme şeyini karşılayın.” falan gibi bir soruyu tabii… Biz burada Vatandaşlık Kanunu’nu görüşüyoruz ve ben işimi ciddiye alan insanım. Kendi işimi bütün boyutlarıyla cevaplandırmaya hazırım, ama, üstelik mülki idareden gelen bir arkadaşın İçişleri Bakanına böyle alay eden bir tavırda soru sormasını uygun bulmadım. Sadece onu ifade ediyorum. Yoksa Sayın Milletvekilimize bir saygısızlık falan anlamında bir şey söylemiyorum.

FARUK BAL (Konya) - Sayın Bakan, Sayın Milletvekilini böyle, muaheze eder gibi konuşamazsınız.

S. NEVZAT KORKMAZ (Isparta) - Sayın Başkan, sataşmadan dolayı söz istiyorum.

İÇİŞLERİ BAKANI BEŞİR ATALAY (Ankara) – Kimseyi muaheze etmiyorum Sayın Bal. Bu soruyu siz uygun buluyor musunuz? “Isparta Belediyesinin gelirlerinden, işte, şeylerinden temin edin de mayın temizlemeyi yapın.” sorusunu bir milletvekili olarak makul bir soru buluyor musunuz?

FARUK BAL (Konya) – “Uygun buluyorum veya bulmuyorum.” dersiniz.

S. NEVZAT KORKMAZ (Isparta) – Biz soru sorarken vesayet altında mıyız? Biz size soru soramaz mıyız?

FARUK BAL (Konya) – Sayın Bakan “Cevap vermiyorum.” dersiniz, o da bir cevaptır.

BAŞKAN – Sayın Bakanım, teşekkür ediyorum.

İÇİŞLERİ BAKANI BEŞİR ATALAY (Ankara) – Peki, teşekkür ediyorum.

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, birleşime on dakika ara veriyorum.

 

Kapanma Saati : 21.20

 

 

ALTINCI OTURUM

Açılma Saati: 22.08

BAŞKAN: Başkan Vekili Nevzat PAKDİL

KÂTİP ÜYELER: Fatoş GÜRKAN (Adana), Yaşar TÜZÜN (Bilecik)

 

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 95’inci Birleşiminin Altıncı Oturumunu açıyorum.

90 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.

S. NEVZAT KORKMAZ (Isparta) – Sayın Başkan, söz istiyorum.

BAŞKAN – Efendim, durun bir açayım, bir yapayım Sayın Korkmaz, lütfen efendim.

S. NEVZAT KORKMAZ (Isparta) – Açtınız. Tamam, bekliyorum.

BAŞKAN – Hayır, benim sözümü niye kesiyorsunuz Sayın Korkmaz? Oturun efendim lütfen.

Lütfen arkadaşlar…

Komisyon? Yerinde.

Hükûmet? Yerinde.

Birinci bölüm üzerinde görüşmeler tamamlanmıştır.

Şimdi, birinci bölümde yer alan maddeleri, varsa o madde üzerindeki önerge işlemlerini yaptıktan sonra ayrı ayrı oylarınıza sunacağım.

Buyurun Sayın Korkmaz.

S. NEVZAT KORKMAZ (Isparta) – Biraz önce Sayın Bakana bir soru sormuştum. O soruyu cevaplandırırken şahsımı hedef alan sözler sarf etti. Yüce Meclisi bilgilendirmek, açıklamak istiyorum. İki dakika konuşma hakkı…

BAŞKAN – Ne gibi şeyler söyledi?

S. NEVZAT KORKMAZ (Isparta) – Özellikle genç bir milletvekili…

BAŞKAN – Sayın Korkmaz, siz…

S. NEVZAT KORKMAZ (Isparta) – Bu sorum…

BAŞKAN – Bir dakika, müsaade ederseniz…

Ben dinledim. Isparta Belediyesinde büyük borç yükü olduğunu, yolsuzluklar olduğunu vesaire; bu kişilere dönülüp rücu edilirse buradan alınan paralarla bu mayın temizleme işinin finanse edilebileceğini falan söylediniz. Böyle bir soru üslubu var mı?

S. NEVZAT KORKMAZ (Isparta) – Bir öneri.

BAŞKAN – Böyle bir soru üslubu var mı? (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

S. NEVZAT KORKMAZ (Isparta) – Cevaplandırmayabilir.

BAŞKAN – Lütfen… Lütfen… İstirham ediyorum.

S. NEVZAT KORKMAZ (Isparta) – O benim şahsımı hedef alan bir şey. Cevaplandırmak istiyorum.

BAŞKAN – Lütfen… İstirham ediyorum.

Bakınız…

FARUK BAL (Konya) – Sayın Başkan…

BAŞKAN – Bir dakika…

Böyle bir soru üslubu yok arkadaşlar. Lütfen… İstirham ederim.

FARUK BAL (Konya) – Sayın Başkan…

BAŞKAN – Buyurun Sayın Bal.

FARUK BAL (Konya) – Sayın Başkan, efendim, zatıalinizin, sizin Başkan olarak…

KAMER GENÇ (Tunceli) – Sayın Başkan, böyle bir soru üslubu yoksa, o zaman…

BAŞKAN – Sayın Genç, sizi ne ilgilendiriyor bu? Oturun yerinize efendim. Lütfen…

KAMER GENÇ (Tunceli) – Bu Meclisi çorbaya döndürdünüz efendim!

BAŞKAN – Sayın Genç, yerinize oturun.

KAMER GENÇ (Tunceli) – Meclisi çorbaya döndürdünüz. Sabahtan beri bekliyoruz burada, keyfinize bakıyorsunuz orada.

BAŞKAN – Sizi şu an ilgilendiren bir husus yok. Bak, burada arkadaşlarım var. Lütfen...

Evet, buyurun.

S. NEVZAT KORKMAZ (Isparta) – Cevap vereyim lütfen.

BAŞKAN – Neye cevap?

KAMER GENÇ (Tunceli) – Böyle bir şey olur mu ya!

BAŞKAN – Sayın Genç, siz kimin avukatısınız? Oturun yerinize!

KAMER GENÇ (Tunceli) – Efendim, ben kimsenin avukatı değilim.

BAŞKAN – Oturun yerinize.

KAMER GENÇ (Tunceli) – Senin tutumundan dolayı bu Meclis çorbaya dönüyor.

BAŞKAN – Oturun yerinize efendim, lütfen…

KAMER GENÇ (Tunceli) – Kaç saattir ara verdin.

BAŞKAN - Oturunuz. Oturunuz yerinize.

KAMER GENÇ (Tunceli) – Kaç saattir ara verdin.

BAŞKAN – Oturun yerinize!

KAMER GENÇ (Tunceli) –Oturmam yerime. Bu Meclis böyle yönetilir mi?

BAŞKAN – Oturunuz Sayın Genç yerinize.

KAMER GENÇ (Tunceli) – Otursam ne olur oturmasam… Bu Meclisi doğru dürüst yönet.

BAŞKAN – Ben Meclisi doğru dürüst yönetiyorum.

KAMER GENÇ (Tunceli) – Yönetmiyorsun, yönetmiyorsun.

BAŞKAN - Üslubunuza dikkat edin. Oturun yerinize. Buradan şöhret olmaya çalışıyorsanız boş.

KAYHAN TÜRKMENOĞLU (Van) – Dışarıya at, dışarı.

KAMER GENÇ (Tunceli) – At bakalım…

S. NEVZAT KORKMAZ (Isparta) – Sayın Başkanım, söz konusu olan benim…

BAŞKAN – Evet… Açıklama yapacaksanız, mikrofonu açıp yerinizden söz vereceğim size.

Buyurun, mikrofonunuzu açacağım.

S. NEVZAT KORKMAZ (Isparta) – Ne kadar efendim sürem?

BAŞKAN – İki dakika. Ne diyeceğinizi belirleyeyim.

VI.- AÇIKLAMALAR (Devam)

2.- Isparta Milletvekili S. Nevzat Korkmaz’ın, İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın şahsıyla ilgili sözleri nedeniyle açıklaması

S. NEVZAT KORKMAZ (Isparta) – Evet, Sayın Bakana biraz önce soru sorumuştum, özellikle gençliğimi söz konusu ederek “Böyle bir soru nasıl bir sorudur, böyle bir soru sorulur mu; bir de meslektaş olacağız.” gibi, şahsımı hedef alan sözler sarf etti. Sayın Bakan herhâlde Meclise yorgun geldi veya belki Kamer Genç’in de etkileriyle Meclisi gerdi. (Gürültüler)

BAŞKAN – Sayın Korkmaz, lütfen. Bak… İstirham ediyorum.

S. NEVZAT KORKMAZ (Isparta) – Bir saniye efendim, bir saniye.

BAŞKAN – İstirham ediyorum.

S. NEVZAT KORKMAZ (Isparta) – Meclisin gerginliğinden etkilendi böyle bir cevap verdi ancak genç bir milletvekili olmak kötü bir şey değil. Bugün iktidar partisi sıralarında da birçok genç arkadaşım var. Burada önemli olan olgun bir devlet adamı tavrını gösterebilmektir.

İkinci husus: “Meslektaşım.” dedi. Ben tabii, Sayın Bakanla meslektaş değilim. Sayın Bakan öğretim görevlisi, ben mülki idare amiriyim. Kaldı ki yirmi yıldır ben İçişleri Bakanlığında çalışıyorum. Mevzuatı, nasıl olduğu hususunda herhâlde ona söyleyebileceğim, anlatabileceğim şeyler vardır. Ne sormuşum ben? Demişim ki Isparta’daki yolsuzluklardan giden paraları rücu ederek, efendim, mayın temizlemede kullanabilir misiniz? Peki, bu sorunun… Başbakana uçak alındı 60 milyon dolara, “Bu paralar mayın temizleme işinde kullanılamaz mı?” sorusundan ne farkı var ben merak ediyorum? Galiba farkı, o soru sorulduğunda orada oturan bakan farklıydı, burada oturan bakan farklı.

Ayrıca, Milliyetçi Hareket Partisi olarak biz millet adına sorumuzu soruyoruz. Bu sorumuzu sorarken de hiç kimseden olur almak gibi bir endişemiz, bir kaygımız olamaz. Biz, millet adına soruyoruz, sormaya devam edeceğiz.

Teşekkür ediyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim.

Burada bulunan bütün milletvekilleri arkadaşlar, millet adına hareket ediyor, milletin temsilcileridir. Eğer burada bir kısım milletvekili arkadaşlarımız, siyasi partili veya bağımsız, kendisi milletin temsilcisi diğerlerini de başka bir şey kabul ediyorsa böyle bir üslubu kabul etmemiz mümkün değil. Her konuşan millet adına konuşuyordur çünkü millet seçmiştir. Benim buna bir itirazım yok, olamaz zaten. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

S. NEVZAT KORKMAZ (Isparta) – Bakan Bey duyuyor mu bunu?

BEHİÇ ÇELİK (Mersin) - Sayın Başkan, şimdi Sayın Korkmaz’ın sorusuyla ilgili…

MEHMET ŞANDIR (Mersin) – Sayın Başkan…

BAŞKAN – Efendim, tamam. Bu konu nihayetlenmiştir. Sayın Korkmaz da açıklamasını yaptı.

Teşekkür ederim.

KAMER GENÇ (Tunceli) – Sayın Başkan, bana da söz verin.

BAŞKAN – Hayır, niçin size söz vereceğim Sayın Genç? Her istediğiniz zaman size söz vermek mecburiyetim mi var benim efendim?

KAMER GENÇ (Tunceli) – Anlamadım…

BAŞKAN - Her istediğiniz zaman size söz vermek mecburiyetim mi var?

KAMER GENÇ (Tunceli) – Efendim, İçişleri Bakanı…

BAŞKAN – Hayır, yok öyle bir şey. Vermiyorum.

IX.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN

GELEN DİĞER İŞLER (Devam)

A) KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ (Devam)

6.- Türk Vatandaşlığı Kanunu Tasarısı ve İçişleri Komisyonu Raporu (1/458) (S. Sayısı: 90) (Devam)

BAŞKAN - 1’inci maddenin başlığını okutuyorum:

TÜRK VATANDAŞLIĞI KANUNU TASARISI

BİRİNCİ BÖLÜM

Amaç, Kapsam, Tanımlar ve Vatandaşlık Hizmetlerinin Yürütülmesi

Amaç

MADDE 1-

BAŞKAN – Evet, 1’inci madde üzerinde bir önerge vardır, önergeyi okutuyorum:

T.B.M.M. Başkanlığı’na

Görüşülmekte olan 90 s. sayılı kanun tasarısının 1. maddesinin tasarı metninden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.

                              

Ferit Mevlüt Aslanoğlu

Vahap Seçer

İsa Gök

 

 

Malatya

Mersin

Mersin

 

Tekin Bingöl

Ergün Aydoğan

Ali İhsan Köktürk

 

Ankara

Balıkesir

Zonguldak

 

 

Ali Rıza Öztürk

 

 

 

Mersin

 

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

İÇİŞLERİ KOMİSYONU BAŞKANI TEVFİK ZİYAEDDİN AKBULUT (Tekirdağ) – Katılmıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Hükûmet?

İÇİŞLERİ BAKANI BEŞİR ATALAY (Ankara) – Katılmıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Sayın Aslanoğlu, buyurun efendim. (CHP sıralarından alkışlar)

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) – Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri; tabii, vatandaşlık, her Türk vatandaşının en tabii hakkıdır. Türk vatandaşı olmak… (AK PARTİ sıralarından “Ooo…” sesleri)  Dinleyin, dinleyin… Türk vatandaşı olmak bir onurdur, bir şereftir, bir haysiyettir.

Şimdi… (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

BAŞKAN – Arkadaşlar, lütfen hatibi dinleyelim.

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Devamla) - Ama devlet de vatandaşın hakkına sahip çıkmalıdır. Devletin görevi de Türkiye’de yaşayan her vatandaşa sahip çıkmak, sosyal devletin görevidir.

Şimdi, 1956 yılında gideceksiniz diyeceksiniz ki: ”Arkadaşlar, ey vatandaşlarım, biz burayı ülkenin savunması için, biz buradaki arazileri ülkenin çıkarı için, biz buradaki arazileri ülkenin bölünmez bütünlüğü için, ülke savunması için alıyoruz.” Tabii, o insanlar da size “Helal olsun.” diyecekler. [AK PARTİ sıralarından “Bravo” sesleri, alkışlar(!)] Ondan sonra, aradan geçecek elli küsur sene…

YILMAZ TUNÇ (Bartın) – Konuya gel…

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Devamla) – Bir dakika… Bir dakika… Bir dakika… Konu…

Benim malımı alacaksın birilerine satacaksın. Devletin böyle bir hakkı yok. Önce benim malımı bana vereceksiniz. Eğer siz vatandaşı, vatandaş olarak kabul ediyorsanız, vatandaşa saygı gösteriyorsanız, burada vatandaşlık kanunu görüşüyorsak, “Türk vatandaşı” diyorsak, orada yaşayan herkes, malını kim vermişse önce o malı sahibine vereceksiniz.

YILMAZ TUNÇ (Bartın) – Konuyla ne ilgisi var? Konuya gel…

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Devamla) – Elinden aldınız. Konu budur. Konu, vatandaşa saygı göstereceksin, vatandaşa saygı göstereceksin! Vatandaşın malını elinden aldın. Burada vatandaşlık konuşuyoruz değil mi? Önce vatandaşın malını… Vatandaşa saygı göstereceksin. (CHP sıralarından alkışlar)

Sayın Bakanım, eğer vatandaşlık kanununda biz her Türk vatandaşına saygı duyuyorsak, önce bu insanların hakkını teslim etmek bizim görevimizdir. O bölgede yaşayan insanlar size malını fedakârca vermişse, o günün koşullarında ülkenin savunması için, ülkenin emniyeti için, bugün, bu insanların…

Ben o bölgenin milletvekillerine soruyorum, o bölgenin milletvekillerine soruyorum: O köylerde kimler yaşıyorsa, arkadaşlar, gitsinler o insanlara sorsunlar, “Ey vatandaşım” desinler, “Böyle bir kanun geçiriyoruz. Bu mal sizin malınızdı. Biz bu malı sizden aldık. Bu malı sizden aldık.” Bu, vatandaşa saygıdır. “Şimdi ise size geri vermiyoruz.” Peki, hak, hukuk var mı arkadaşlar bunda?

LUTFİ ELVAN (Karaman) – Sen okudun mu yasa tasarısını, okudun mu sen?

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Devamla) – Evet. Önce sen öğren! Önce sen öğren! Önce sen öğren, gel buraya çık, konuş! Ondan sonra konuş! Önce öğren!

LUTFİ ELVAN (Karaman) – Sen yasayla ilgili konuş!

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Devamla) – Vatandaşın malını vatandaşa veriyorsanız, hepinizden özür diliyorum. Tamam mı, özür diliyorum.

YILMAZ TUNÇ (Bartın) – İyi.

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Devamla) – Önce konuşmayacaksın, bilmeden konuşmayacaksın! Bilme…

LUTFİ ELVAN (Karaman) – Yasayla ilgili konuşmuyorsun.

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Devamla) – Yasayla ilgili. Bu, vatandaşa saygıdır. Evet.

LUTFİ ELVAN (Karaman) – Çünkü yasayı bilmiyorsun! Okumadın!

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Devamla) – Yasayı çok iyi biliyorum.

LUTFİ ELVAN (Karaman) – Konuş o zaman!

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Devamla) – Arkadaşlar, bu bölgedeki insanların mallarını… O gün size kim, bu ülkeye kim malını verdiyse, bağışladıysa, bu toprakları bağışladıysa, onların malını onlara iade ediyorsanız hepinizin önünde saygıyla eğilirim ama iade etmiyorsanız hiçbirinize saygı duymam.

Hepinize saygılar sunarım. [CHP sıralarından alkışlar, AK PARTİ sıralarından alkışlar(!)]

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, önergenin oylamasından önce bir yoklama talebi vardır, şimdi bu talebi yerine getireceğim.

Yoklama isteminde bulunabilecek yeter sayıda sayın üyenin ismen tespitini yaptıktan sonra elekt-ronik cihazla yoklama yapacağım.

Buyurun, okuyunuz:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

İşaretli oylamaya geçilmesinde yoklama talep ediyoruz.

Ferit Mevlüt Aslanoğlu

Akif Hamzaçebi

BAŞKAN – Bir dakika…

Ferit Mevlüt Aslanoğlu? Burada.

Akif Hamzaçebi? Burada.

Faik Öztrak? Burada.

Ali Oksal? Burada.

Murat Sönmez? Burada.

Rahmi Güner? Burada.

Metin Arifağaoğlu? Burada.

Halil Ünlütepe? Burada.

Osman Coşkunoğlu? Burada.

Yaşar Ağyüz? Burada.

Şevki Kulkuloğlu? Burada.

Ali İhsan Köktürk? Burada.

Tansel Barış? Burada.

Ergün Aydoğan? Burada.

Turgut Dibek? Burada.

Ali Rıza Öztürk? Burada.

Tekin Bingöl? Burada.

Vahap Seçer? Burada.

Nesrin Baytok? Burada.

Osman Kaptan? Burada.

Hikmet Erenkaya? Burada.

III.- YOKLAMA

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, yoklama için üç dakika süre veriyorum.

Yoklama isteminde bulunan sayın üyelerin yoklama için elektronik cihaza girmemelerini rica ediyorum.

Yoklama işlemini başlatıyorum.

(Elektronik cihazla yoklama yapıldı)

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, toplantı yeter sayısı vardır.

IX.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN

GELEN DİĞER İŞLER (Devam)

A) KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ (Devam)

6.- Türk Vatandaşlığı Kanunu Tasarısı ve İçişleri Komisyonu Raporu (1/458) (S. Sayısı: 90) (Devam)

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmemiştir.

1’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

2’nci maddenin başlığını okutuyorum:

Kapsam

MADDE 2-

BAŞKAN – Madde üzerinde bir adet önerge vardır, önergeyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 90 sıra sayılı yasa tasarısının 2. maddesinin sonuna aşağıdaki ifadenin eklenmesini arz ederiz.

                                        

Ferit Mevlüt Aslanoğlu

Vahap Seçer

Tekin Bingöl

 

 

Malatya

Mersin

Ankara

 

Ergün Aydoğan

 

Fehmi Murat Sönmez

 

Balıkesir

 

Eskişehir

Madde: 2 “ve uygulanır.”

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

İÇİŞLERİ KOMİSYONU BAŞKANI TEVFİK ZİYAEDDİN AKBULUT (Tekirdağ) - Katılmıyoruz Sayın Başkanım.

BAŞKAN – Hükûmet?

İÇİŞLERİ BAKANI BEŞİR ATALAY (Ankara) – Katılmıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Gerekçe mi?

HAKKI SUHA OKAY (Ankara) – Gerekçe efendim.

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

Uygulama birliği açısından.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmemiştir.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

3’üncü maddenin başlığını okutuyorum:

Tanımlar

MADDE 3-

BAŞKAN – Madde üzerinde iki adet önerge vardır. Önergeleri geliş sırasına göre okutup aykırılık durumuna göre işleme alacağım.

Buyurun efendim:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Sayın Başkanlığına

Görüşülmekte olan Türk Vatandaşlığı Kanun Tasarısının 3. maddesine (e) fıkrasının eklenmesi arz olunur.

e) Çocuk: On sekiz yaşını doldurmayan kişiyi

                        

Faruk Bal

Mehmet Şandır

Cemaleddin Uslu

 

 

Konya

Mersin

Edirne

 

Behiç Çelik

 

Mustafa Kemal Cengiz

 

Mersin

 

Çanakkale

TBMM Başkanlığına

Görüşülmekte olan 90 sayılı yasa tasarısının 3. maddesinin tasarı metninden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.

                                 

İsa Gök

Ferit Mevlüt Aslanoğlu

Vahap Seçer

 

 

 

Mersin

Malatya

Mersin

 

 

Ergün Aydoğan

 

Tekin Bingöl

 

 

Balıkesir

 

Ankara

 

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

İÇİŞLERİ KOMİSYONU BAŞKANI TEVFİK ZİYAEDDİN AKBULUT (Tekirdağ) – Katılmıyoruz Sayın Başkanım.

BAŞKAN – Hükûmet?

İÇİŞLERİ BAKANI BEŞİR ATALAY (Ankara) – Katılmıyoruz Sayın Başkanım.

HAKKI SUHA OKAY (Ankara) – Gerekçe…

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe: Yasanın bütünlüğünün sağlanmasının temini için verilmiştir.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmemiştir.

Diğer önergeyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan Türk Vatandaşlığı Kanun Tasarısının 3. maddesine (e) fıkrasının eklenmesi arz olunur.

e) Çocuk: Onsekiz yaşını doldurmayan kişi.

                                                                                        Faruk Bal (Konya) ve arkadaşları

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

İÇİŞLERİ KOMİSYONU BAŞKANI TEVFİK ZİYAEDDİN AKBULUT (Tekirdağ) – Katılmıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Hükûmet?

İÇİŞLERİ BAKANI BEŞİR ATALAY (Ankara) – Katılmıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Sayın Bal, buyurun efendim.

FARUK BAL (Konya) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Meclisimizin huzur ve güven içerisinde bugün de hayırlı bir kanunu görüşmesini temenni ederek sözlerime başlamak istiyorum. Görüştüğümüz kanunda temel ıstılahlar, temel terimler tanımlanmaktadır. Bu kanun içerisinde “çocuk” tabiri de yoğun bir şekilde ifade edilmektedir. “Çocuk” tabirinin de temel tanımlar içerisine alınması için bu önergeyi vermiş bulunuyoruz. Muhtemeldir ki, çoğunluk oylarıyla bizim bu önergemiz reddedilecektir, ancak kanun bu hâliyle eksik çıkmış olacaktır. Buradan, Sayın Bakanı, Sayın Başkanı ve değerli milletvekillerini uyarmak istiyorum: İçinde bulunduğumuz Meclis parlamenter demokrasiyle yönetilen bir ülkenin Meclisidir ve bu Meclis devletini kuran dünyadaki tek meclistir; onun içindir ki gazi Meclistir. “Parlamenter demokrasi” dediğimizde de üç tane kuvvetin dengelendiği ve denetlendiği bir sistemden bahsediyoruz. Türkiye Büyük Millet Meclisi yasama görevini ifa ederken Anayasa Mahkemesi tarafından yargı açısından denetlenir, İç Tüzük’ün verdiği hükümler çerçevesinde de muhalefet tarafından denetlenir. İşte, böyle bir rejimin adı “parlamenter demokrasi”dir ve buna uyulduğu takdirde, devletin işlediği “hukukun üstünlüğü” dediğimiz kavramın hayata geçirildiği bir süreci yaşarız.

Şimdi, yaşadığımız süreç içerisinde bunların ihlal edildiğine bir örnek vermek istiyorum. Sayın Bakanla bir polemik yaşamak için değil, bugün kendisi ifade ettiği için konuyu gündeme getirmek istiyorum, Türkiye Belediyeler Birliğiyle ilgili olmak üzere Sayın Bakan konuştuğu için.

Bugün, Türkiye Belediyeler Birliğinin, değerli arkadaşlarım, genel kurulu yapılmıştır. Hukuk devletinde neye göre yapılması gerekir bu genel kurul? O belediyenin tabi olduğu kanuna göre yapılması lazım. Belediyeler Birliği, Mahallî Yerel Yönetimler Yasası’na tabi bir kuruluştur ve kendisinin işleyişine ilişkin bir tüzüğü vardır. Bu tüzüğe göre Belediyeler Birliğine seçilen yöneticiler seçime kadar görevlidir, Yüksek Seçim Kurulu kesin seçim sonuçlarını ilan ettikten sonra seçim süreci başlatılır.

Sayın Bakan İçişleri Bakanı sıfatıyla kendisine bağlı olan 1. Hukuk Müşavirinden bir mütalaa alır. Aldığı mütalaada 1. Hukuk Müşaviri der ki: “Yüksek Seçim Kurulunun ne zaman seçim sonuçlarını ilan edeceği belli değil. Geçmişteki örneklerine göre de aylarca bu devam etmiştir. Yerel yönetim hizmetleri de çok önemlidir. Onun için, siz, Bakanlık yetkinize dayalı olarak bunları görevden alın, yerine kayyum tayin edin, yerine yenilerini görevlendirin.” Sayın Bakan ve bağlı birimleri de hukuk müşavirinin vermiş olduğu bu mütalaayı alır, seksen bir ilin valisine gönderir ve “Buna göre işlem yapılmasını rica ederim.” der, ona göre de bu süreç başlatılır.

Değerli arkadaşlarım, hukuk devletinde en üst kurum Anayasa’dır. Anayasa, hiçbir makamın, hiçbir mercinin, kanundan ve Anayasa’dan alınmayan bir yetkinin kullanılamayacağını amirdir.

Sayın Bakan, sizin böyle bir yetkiniz var mı?

ABDÜLKADİR AKCAN (Afyonkarahisar) – Yok.

FARUK BAL (Devamla) - Sayın Bakan, mahallî idareler birliklerinin seçilmiş yöneticilerini görevinden alıp yerine kamu görevi ifa eden ve zatıalinizin denetiminde olan kişileri atayarak, atanmış kişiler, AKP Grubunun veya AKP kanalından seçilmiş olan kişiler delege olarak getirilmek suretiyle Belediyeler Birliğinin yeni teşekkül eden, bugün teşekkül eden Belediyeler Birliğinin yönetiminin yasal olduğunu iddia edebilir misiniz? Bunun hukuk devletinde bir yerinin olduğunu söyleyebilir misiniz? O zaman, hukuk devletine geri dönmek zorundayız.

Bu örnekten hareketle, görüştüğümüz yasa, her birimizin tabi olduğu vatandaşlık hukukunu düzenlemektedir ve bu yasaya Milliyetçi Hareket Partisi Grubu bir bilim heyetinin nezaretinde hazırlanan…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Buyurun efendim.

FARUK BAL (Devamla) - …önergelerini takdim etmiştir.

Hukuk devleti ilkesiyle, iyi niyetle ve samimiyetle değerlendirilmesini temenni ediyorum ve yüce kurulu saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

İÇİŞLERİ BAKANI BEŞİR ATALAY (Ankara) – Sayın Başkan, yerimden…

BAŞKAN – Açıklama mı yapacaksınız Sayın Bakanım? 

İÇİŞLERİ BAKANI BEŞİR ATALAY (Ankara) -  Evet efendim.

BAŞKAN – Buyurun.

İÇİŞLERİ BAKANI BEŞİR ATALAY (Ankara) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri…

KAMER GENÇ (Tunceli) – Sayın Başkan, böyle bir usul yok. Neye göre açıklama yapıyor?

İÇİŞLERİ KOMİSYONU BAŞKANI TEVFİK ZİYAEDDİN AKBULUT (Tekirdağ) – Her zaman söz hakkı var Bakanın.

BAŞKAN – Buyurun Sayın Bakanım,  kısa açıklamanızı yapın.

İÇİŞLERİ BAKANI BEŞİR ATALAY (Ankara) – Sayın Bal tabii, önerge üzerine söz istediler. Önergede “çocuk” kelimesinin tanımı konuyor. “Çocuk” kelimesinin tanımı bizde Medeni Kanun’da vardır, onun için biz katılmıyoruz; bir.

İkincisi, Türkiye Belediyeler Birliğiyle ilgili söylediği husus.

Durum şudur değerli arkadaşlar: Bir mahallî idareler seçimi geçirdik biliyorsunuz. Seçimle birlikte önceki yönetim düşer. Mahallî İdareler Birliği Kanunu vardır elimizde ve biz, o Kanun’a göre hareket ederiz. Özel olarak, biliyorsunuz, birliklerle ilgili 2004 yılında bir kanun çıkardık, bu Parlamentodan çıktı. Dolayısıyla, bu süreç içinde eski yönetim düşmüştür. Sırf yeni seçilenlerin Meclis toplantısını yapmak ve yönetimi oluşturmak için Mahallî İdareler Genel Müdürü -zaten Mahallî İdareler Genel Müdürünün görevi tamamen yerel yönetimlerle ilgilidir- bu kısa sürede seçime götürmüştür.

Bütün iller delegelerini seçmiştir ve o delegelerin katılımıyla bugün Meclis toplanmıştır, kong-re yapılmıştır. Tamamen hukukidir. Yoksa ben kendim hukuki olmayan hiçbir şeyi zaten yapmam, yapmak durumunda da değilim. Bana verilen, gösterilen hukuki rehberlik içinde, arkadaşlarımın görüşleri içinde ve bugün de kongre yapılmıştır.

Durumu bu şekilde arz ediyorum.

Teşekkür ederim.

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Bakanım.

Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmemiştir.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

4’üncü madde başlığını okutuyorum:

Vatandaşlık hizmetlerinin yürütülmesi

MADDE 4-

BAŞKAN – Madde üzerinde bir adet önerge vardır, önergeyi okutuyorum:

TBMM Sayın Başkanlığına

Görüşülmekte olan Türk Vatandaşlığı Kanun Tasarısının 4. maddesinde yer alan “dış temsilcilikler” ibaresinin metinden çıkarılması ve yerine “Türk Büyükelçilik ve konsoloslukları” ibaresinin eklenmesi arz olunur.

                                     

Faruk Bal

Mehmet Şandır

Cemaleddin Uslu

 

 

Konya

Mersin

Edirne

 

Behiç Çelik

 

Mustafa Kemal Cengiz

 

Mersin

 

Çanakkale

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

İÇİŞLERİ KOMİSYONU BAŞKANI TEVFİK ZİYAEDDİN AKBULUT (Tekirdağ) – Katılmıyoruz Sayın Başkanım.

BAŞKAN – Hükûmet?

İÇİŞLERİ BAKANI BEŞİR ATALAY (Ankara) – Katılmıyoruz.

BAŞKAN – Sayın Bal, buyurun efendim.

FARUK BAL (Konya) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Değerli milletvekilleri, görüştüğümüz kanunun 4’üncü maddesinde “dış temsilcilikler” ibaresi bulunmaktadır.

Türkiye’nin dışarıdaki temsilciliklerine bakalım. Büyükelçilikler vardır, konsolosluklar vardır, din ataşesi vardır, eğitim ataşesi vardır, askerî ataşe vardır, dış ticaret temsilcilikleri vardır ve değişik bakanlıkların ya da kurum ve kuruluşların dışarıda temsilcilikleri vardır. Bu “dış temsilcilikler” tabiri vatandaşlık hukukunun gerektirdiği işlemleri yapmaya yetkili kişiler değildir. Değişiklik istediğimiz husus dış temsilciliklerin yerine olması gerekeni yani “Türk büyükelçilikleri ve konsoloslukları” ibaresinin eklenmesidir. Önerge bu kadar masumdur ve doğrudur. Muhtemeldir ki yine AKP oylarıyla reddedilecektir. Bu önemli değildir. Önemli olan, bizim burada doğruyu söylememizdir. Doğruyu söyleyeceğiz. Biz söylüyoruz, Sayın Bakanımız da söyleyecektir.

Sayın Bakanım, “Sizin, Belediyeler Birliğiyle ilgili, Birinci Hukuk Müşavirliğinden aldığınız mütalaayı genelge hâline dönüştürme yetkiniz var mı?” diye sordum, siz bana farklı cevap verdiniz. Böyle bir yetkiniz yok; bir.

İki: Çıkardığınızı ifade ettiğiniz, 2004 yılında çıkan mahallî yönetimlerle ilgili kanunda diyor ki: “Belediye birliklerine seçilmiş olanların görev süresi seçime kadardır. Seçimden sonra Yüksek Seçim Kurulunun ilan ettiği kesin seçim sonucundan sonra da seçim süreci başlar.” Bu, kanun. Siz bu Kanun’u İçişleri Bakanlığının Hukuk Müşavirliğinden aldığınız bir mütalaayla ihlal ettiniz. “Hukuk devletine dönelim.” derken bunu kastettim.

Teşekkür ederim. (MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Bal.

Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmemiştir. 

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir. 

5’inci maddenin başlığını okutuyorum:

İKİNCİ BÖLÜM

Türk Vatandaşlığının Kazanılması

Türk vatandaşlığının kazanılması halleri

MADDE 5-

BAŞKAN – Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir. 

6’ncı maddenin başlığını okutuyorum:

Doğumla kazanılan vatandaşlık

MADDE 6-

BAŞKAN – Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

7’nci maddenin başlığını okutuyorum:

Soy bağı

MADDE 7-

BAŞKAN – Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

8’inci maddenin başlığını okutuyorum:

Doğum yeri

MADDE 8-

BAŞKAN – Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

9’uncu maddenin başlığını okutuyorum:

Sonradan kazanılan vatandaşlık

MADDE 9-

BAŞKAN – Madde üzerinde bir adet önerge vardır, önergeyi okutuyorum:

TBMM Sayın Başkanlığına

Görüşülmekte olan Türk Vatandaşlığı Kanun Tasarısının 9. maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesi arz olunur.

“Madde 9: (1) Türk vatandaşlığı yetkili makamların kararı ve seçme hakkının kullanılması yollarından birisi ile sonradan kazanılabilir.”

                                 

Faruk Bal

Mehmet Şandır

Akif Akkuş

 

 

 

Konya

Mersin

Mersin

 

 

Hasan Çalış

 

Mustafa Kemal Cengiz

 

 

Karaman

 

Çanakkale

 

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

İÇİŞLERİ KOMİSYONU BAŞKANI TEVFİK ZİYAEDDİN AKBULUT (Tekirdağ)  – Katılmıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Hükûmet?

İÇİŞLERİ BAKANI BEŞİR ATALAY (Ankara) – Katılmıyoruz.

BAŞKAN – Sayın Bal, buyurun efendim.

FARUK BAL (Konya) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; nafile konuşmalardan birisini daha yapmaktan üzüntü duyuyorum.

1’inci maddede verdiğimiz önerge, “çocuk” tabirinin ilave edilmesi doğrudur. Medeni Kanun’da “çocuk”un tanımı yoktur. Medeni Kanun’da “reşit”in tanımı vardır, “ergin kişi”nin tanımı vardır.

YILMAZ TUNÇ (Bartın) – Aynı şey.

FARUK BAL (Devamla) – Aynı şey değildir.

Diğer taraftan, biraz önce ifade etmiş olduğumuz “dış temsilcilikler” tabiri, bu kanunun uygulamasında uygulayıcıların başına büyük sorunlar açacaktır, bu kanundan yararlanacak olan kişiler nereye başvuracağını bilemeyeceklerdir; dolayısıyla, yanlışta ısrar etmenin bir anlamı yoktur.

Bu maddede verdiğimiz önerge ile de maddenin (1)’inci fıkrasının tamamen değiştirilmesini talep etmekteyiz. Değiştirilecek şekliyle de: “Türk vatandaşlığı yetkili makamların kararı ve seçme hakkının kullanılması yollarından biri ile sonradan kazanılabilir.” Bu kadar açık ve net hâle getirilmektedir ve maddenin açık ve net hâle getirilmesi, uygulamada insanlarımızın, uygulayıcılarımızın ve bundan yararlanacak olanların hayrına olacaktır diye düşünüyor, takdiri yüce kurula sunuyorum.

Teşekkür ediyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Bal.

Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmemiştir.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

10’uncu maddenin başlığını okutuyorum:

Yetkili makam kararı ile Türk vatandaşlığının kazanılması

MADDE 10-

BAŞKAN – Madde üzerinde bir adet önerge vardır, önergeyi okutuyorum:

TBMM Sayın Başkanlığına

Görüşülmekte olan Türk Vatandaşlığı Kanun Tasarısının 10. maddesine aşağıdaki fıkranın eklenmesi arz olunur.

(2) Yetkili makam kararıyla Türk vatandaşlığı, genel olarak, istisnai hâllerde, yeniden alınma, evlenme ve evlat edinme yollarından birisiyle kazanılır.

                                 

Faruk Bal

Mehmet Şandır

Cemaleddin Uslu

 

 

Konya

Mersin

Edirne

 

Behiç Çelik

 

Mustafa Kemal Cengiz

 

Mersin

 

Çanakkale

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

İÇİŞLERİ KOMİSYONU BAŞKANI TEVFİK ZİYAEDDİN AKBULUT (Tekirdağ) - Katılmıyoruz.

BAŞKAN – Hükûmet?

İÇİŞLERİ BAKANI BEŞİR ATALAY (Ankara) – Katılmıyoruz.

BAŞKAN – Sayın Bal, buyurun efendim.

FARUK BAL (Konya) – Gerekçe…

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

Kanunun yapısı itibarıyla ana başlıklarda alt başlıkları açıklayıcı ifadeler yer almaktadır. 10. madde de yetkili makam kararıyla vatandaşlığın kazanılmasını genel hatları ile düzenlemekte, bu yolu tanımlamaktadır. Bu nedenle anılan maddede yetkili makam kararıyla vatandaşlığa alınmanın türlerinin sayıldığı bir fıkra eklenmesi yerinde olur.

BAŞKAN – Gerekçesini dinlediğiniz önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmemiştir.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

11’inci maddenin başlığını okutuyorum:

Başvuru için aranan şartlar

MADDE 11-

BAŞKAN – Madde üzerinde iki adet önerge vardır. Önergeleri geliş sırasına göre okutup, aykırılık durumuna göre işleme alacağım.

TBMM Başkanlığına

Görüşülmekte olan 458 ve 90 S. Sayılı yasa tasarısının 11. maddesinin 1 Nolu fıkrasının (b) Nolu bendinde geçen beş yıl ibaresinin sekiz yıl olarak değiştirilmesini saygılarımızla arz ederiz.

                                

Kamer Genç

Hikmet Erenkaya

Yaşar Ağyüz

 

 

Tunceli

Kocaeli

Gaziantep

 

Halil Ünlütepe

 

İlhan Kesici

 

Afyonkarahisar

 

İstanbul

TBMM Sayın Başkanlığına

Görüşülmekte olan Türk Vatandaşlığı kanun tasarısının 11. maddesinin madde başlığının “Genel Olarak Vatandaşlığın Kazanılması” şeklinde değiştirilmesi arz olunur.

                                  

Faruk Bal

Mehmet Şandır

Cemaleddin Uslu

 

 

Konya

Mersin

Edirne

 

Behiç Çelik

 

Mustafa Kemal Cengiz

 

Mersin

 

Çanakkale

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

İÇİŞLERİ KOMİSYONU BAŞKANI TEVFİK ZİYAEDDİN AKBULUT (Tekirdağ) – Katılmıyoruz Sayın Başkanım.

BAŞKAN – Hükûmet?

İÇİŞLERİ BAKANI BEŞİR ATALAY (Ankara) – Katılmıyoruz.

BAŞKAN – Gerekçeyi mi okutalım Sayın Bal?

FARUK BAL (Konya) – Evet.

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

Yetkili makam kararıyla vatandaşlığa alınmanın şartlarının düzenlendiği bu madde aslında mevcut Türk Vatandaşlığı Kanununun (TVK) 6. maddesine tekabül etmektedir. TVK’nun 6. maddesi yetkili makam tararıyla vatandaşlığa alınmanın türlerinden birini, “genel olarak vatandaşlığa alınma”yı düzenlemektedir. Tasarının yazım tekniği açısından yetkili makam kararıyla vatandaşlığı kazanmanın tanımı ve türleri verildikten sonra devam eden maddelerin başlıklarının da açıklayıcı madde ile uyumlu olması beklenecektir. Ayrıca yetkili makam kararıyla vatandaşlığı kazanma ile seçme hakkı ile vatandaşlığı kazanma arasındaki maddeler, usule ilişkin olanlar hariç, bu yolun alt başlıklarını (türlerini) oluşturmaktadır. Bu itibarla 11. maddenin başlığının genel olarak vatandaşlığı kazanma olarak değiştirilmesi yerinde olacaktır.

BAŞKAN – Gerekçesini dinlediğiniz önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmemiştir.

Diğer önergeyi okutuyorum:

TBMM Başkanlığına

Görüşülmekte olan 458 ve 90 S. Sayılı yasa tasarısının 11. maddesinin 1 Nolu fıkrasının (b) Nolu bendinde geçen beş yıl ibaresinin sekiz yıl olarak değiştirilmesini saygılarımızla arz ederiz.

                                                                        Kamer Genç (Tunceli) ve arkadaşları

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

İÇİŞLERİ KOMİSYONU BAŞKANI TEVFİK ZİYAEDDİN AKBULUT (Tekirdağ) – Katılmıyoruz Sayın Başkanım.

BAŞKAN – Sayın Hükûmet?

İÇİŞLERİ BAKANI BEŞİR ATALAY (Ankara) – Katılmıyoruz.

BAŞKAN – Sayın Genç, buyurun.

KAMER GENÇ (Tunceli) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türk vatandaşlığının kazanılmasına ilişkin olarak 11’inci maddede öngörülen beş yıllık sürenin sekiz yıla çıkarılması konusunda verdiğim önergeyi açıklamak üzere söz almış bulunuyorum. Hepinize saygılar sunuyorum.

Değerli milletvekilleri, bir başka ülkenin vatandaşlığını kazanmak o kadar kolay bir şey değil. Dış ülkelerde, maalesef, bunlar çok zorlaştırılan şartlardır. Bizde beş yıl, bence az bir zamandır. Ama tabii, bu Hükûmet zamanında Türk vatandaşlarının çektiği sıkıntı çok büyük. Bir defa, şurada Ankara’da, İstanbul’da, bu vatandaşların bir vize almak için yabancı elçiliklerin kapısında çektiği işkence vahim. Ayrıca, vizeye başvurmak için önce gidiyorsunuz bankalara para yatırıyorsunuz, size randevu veriyor –eskiden, tabii, kapılarda bekliyorlardı, günlerce kapılarda sıra bekliyorlardı- sonra işte bir 60 euro yatırıyorlar; vermemek mümkün değil. Yani vize başvurusunda bulunan bir vatandaş en azından 600-700 milyon para ödüyor.

Ama bu Hükûmet zamanında bu vizenin halledilmesi konusunda, maalesef hiçbir adım atılmadı. Hatta, Avrupa Birliğinin yetkilisi “Türk Hükûmeti, Türk vatandaşlarının vize alması konusunda, vizelerin kolaylaştırılması konusunda bize hiçbir talepte bulunmadı.” dedi. Yani böyle bir Hükûmet düşünebiliyor musunuz ki, kendi vatandaşları gidiyor, yabancıların kapılarında sürüm sürüm sürünüyor, bir vize almak için bu kadar işkence çekiyor? Yok böyle bir şey. Zaten vatandaşlarıyla bunların ilgisi yok.

Tabii, İçişleri Bakanlığı makamında oturan kişi eskiden Kırıkkale Üniversitesi Rektörüydü. Oradan niye alındı? Alan kişi bir beyanat verdi “Bu, irticanın rektörüydü, ben aldım.” dedi. “İrticanın rektörü…” Ona karşı bir cevap da vermedi. Tabii, irticanın rektörlüğünden gelip de İçişleri Bakanlığına oturmak da Türkiye için çok büyük bir talihsizlik. Yani böyle kişiliklerle karşılaştığımız zaman, şurada çıkıp da soru bile sormak istemiyoruz. Hakikaten, Türkiye bu İktidar zamanındaki bakanlarla çok büyük sıkıntılar yaşamaya başladı.

Değerli milletvekilleri, bakın, vatandaşlarımız gerçekten gerek Türkiye’de gerek dış ülkelerde çok büyük sıkıntılarla karşı karşıya kalıyor. İşte, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin verdiği birtakım kararlar var, aslında bu kararların Hükûmet tarafından takip edilmesi lazım. Hükûmetin Türk vatandaşlarının… Avrupa Birliğinin üyesiyiz… Geliyorlar, istedikleri gibi VIP salonlarından geçiyorlar ama biz parlamenter olarak bir yurt dışına gittiğimiz zaman maalesef yani onların bir amelesinin maruz olduğu işlemlerle karşı karşıya kalıyoruz. Gerçi biz hani öyle bir özel muameleye de tabi tutulmak da istemiyoruz ama bu Hükûmet zamanında bakın Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının özellikle vize konusunda hiçbir çalışması olmamıştır.

AHMET YENİ (Samsun) - Var var

KAMER GENÇ (Devamla) – Yok efendim yok, varsa söyleyin işte. Avrupa Birliğinin genişlemeden sorumlu kişisi dedi ki: “Türk Hükûmeti bize vize konusunda hiçbir talepte bulunmadı.” dedi. Peki, nedir yani bu kadar bu vatandaşlarımızın yabancı elçilikler karşısında çektiği bu sıkıntı? Devleti koruyan vatandaşlarıdır. Devlet de kim kanalıyla temsil ediliyor? Birileri tarafından temsil ediliyor. O temsil edenler de tabii ki kendi vatandaşlarını korumayınca maalesef işte vatandaşlar perişan oluyorlar. Ekonomisi sıkıntıda… Yani üç aylık çocuğu bile anasından ayıran bir vize uygulamasının insan hakları için ne kadar büyük bir vahşet olduğunu biliyor musunuz? Ama maalesef Hükûmet bu konuda hiçbir şey yapmıyor. Yani söylesin işte efendim, burada söylesinler, vizenin kaldırılması için Avrupa İnsan Hakları mahkemesine gittiler mi gitmediler mi? Hangi devletlere şey ettiler? Hangi ön şartlar… Yahu arkadaşım Türk vatandaşlarına niye vize koyuyorsunuz?

ERTEKİN ÇOLAK (Artvin) – Boş konuşuyorsun!

KAMER GENÇ (Devamla) – Boş konuşan sensin. Senin daha aklın neye erer ki yahu! Yahu şimdi sen Türkiye Cumhuriyeti devletinin vatandaşı değil misin? Senin vatandaşların Avrupalıların kapısında yirmi dört saat, kırk sekiz saat sürüm sürüm sürünürken senin hiç vicdanın sızlamıyor mu? Senin o ekmek bulmakta zorluk çeken vatandaşların gidip de yabancılara 500-600 milyon ödeyip de vize almadıkları hâlde, böyle gittikleri hâlde senin hiç vicdanın sızlamıyor mu?

ERTEKİN ÇOLAK (Artvin) – Geçmişte niye yapmadınız?

KAMER GENÇ (Devamla) – Tabii, sizi bunlar ilgilendirmez. Siz zaten diyorsunuz: “Devletin kaynaklarını kullanıyoruz, hepimizin ekonomik durumu çok iyi, 4x4 ciplerde kalıyoruz, gemilerimiz var, uçaklarımız var…” Niye? Yani tabii, sizin sorununuz yok ki ama o insanlarımız, bakın o insanlarımız… Adam, çocuğunun düğününe gidemiyor. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Sayın Genç, konuşmanızı tamamlayınız, buyurun.

Arkadaşlar, lütfen…

KAMER GENÇ (Devamla) – Yani tabii, Türkiye'nin, Türk halkının sıkıntılarından habersiz… Halkın içine girmiyorsunuz. İşte, gidiyorsunuz buradan… Geliyorsunuz Meclise, evinize gidiyorsunuz, lüks arabalarınızla gidiyorsunuz, siz zannediyorsunuz ki Türkiye’de dünya bu. Türkiye’de dünya bu değil.

MUSA SIVACIOĞLU (Kastamonu) – Senin araban yok mu?

KAMER GENÇ (Devamla) – Bir gidin bakalım halkın arasına, bakın size ne diyorlar, neler söylüyorlar.

AHMET YENİ (Samsun)- 1980’den beri buradasın, ne yaptın?

KAMER GENÇ (Devamla) - Onun için, yani bu Hükûmet zamanında Türkiye Cumhuriyeti devletinin kaybettiği değer hiçbir hükûmet zamanında kaybedilmemiştir, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının kaybettiği değer hiçbir hükûmet zamanında kaybedilmemiştir.

Değerli arkadaşlar, böyle bir şey olmaz yahu! Yani ondan sonra, bu İçişleri Bakanı geldiğinden beri kaç tane vatandaş güvenlik kuvvetleri kurşunuyla ölmüştür? Yahu, bir sorumluluğunuz yok mu sizin kardeşim, yok mu sorumluluğunuz? Yani bu memlekette -başka ülkelerde bir tane insan öldüğü zaman bakanlar istifa ediyor- sizde sorumluluk duygusunun haddi nedir, onu bir bilelim yahu, bir bilelim bakalım. Valilerinizin, kaymakamlarınızın vatandaşlara bakış açıları ortada. Yani böyle bir Türkiye Cumhuriyeti devleti… Rayından bu kadar saptırılmış bir Hükûmet görülmemiştir.

BAŞKAN – Teşekkür ederim.

KAMER GENÇ (Tunceli) – Karar yeter sayısı istiyorum.

BAŞKAN – Tamam.

Sayın milletvekilleri, önergeyi oylarınıza sunacağım, karar yeter sayısını arayacağım.

Önergeyi kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmemiştir, karar yeter sayısı vardır.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

KAMER GENÇ (Tunceli) – Yani böyle bir Başkanlık da yapılmaz ki! 100 kişi yok.

BAŞKAN – 12’nci maddenin başlığını okutuyorum:

Türk vatandaşlığının kazanılmasında istisnai haller

MADDE 12-

BAŞKAN – Madde üzerinde bir adet önerge vardır, önergeyi okutuyorum:

TBMM Sayın Başkanlığına

Görüşülmekte olan Türk Vatandaşlığı kanun tasarısının 12. maddesinin başlığının “istisnai olarak vatandaşlığın kazanılması” olarak değiştirilmesi arz olunur.

                                

Faruk Bal

Mehmet Şandır

Cemaleddin Uslu

 

 

Konya

Mersin

Edirne