En son güncellemeler 20 Mayıs 2022 iş günü sonunda yapılmıştır.
  • Dönem: 22. Dönem
  • Yasama Yılı: 1
  • Birleşim:
  • Birleşim Tarihi: 10.07.2003
Kaynak: Tutanak Dergisi
(Kanunum resmi kaynak değildir; kullanıcılar sunulan yürürlük ve metin bilgilerini resmi kaynaklardan teyid etmelidir.)
DÖNEM : 22

DÖNEM : 22        CİLT : 21       YASAMA YILI : 1

 

 

 

T. B. M. M.

TUTANAK DERGİSİ

 

 

105 inci Birleşim

10 . 7 . 2003 Perşembe

 

 

İ Ç İ N D E K İ L E R

                                                      Sayfa    

  I. - GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

 II. - GELEN KÂĞITLAR

III. - YOKLAMALAR

IV. - BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

A) GÜNDEMDIŞI KONUŞMALAR

1. - Muğla Milletvekili Orhan Seyfi Terzibaşıoğlu'nun, Muğla'nın düşman işgalinden kurtarılış yıldönümüne ilişkin gündemdışı konuşması

2. - İstanbul Milletvekili Berhan Şimşek'in, Emekliler Haftası ve emeklilerin içerisinde bulundukları ekonomik sorunlar ile alınması gereken tedbirlere ilişkin gündemdışı konuşması

3. - Erzurum Milletvekili Muzaffer Gülyurt'un, biyoteknoloji ve genetik biliminin sağlık alanındaki önemine ve bu alanda yapılması gerekenlere ilişkin gündemdışı konuşması

B) Gensoru, Genel Görüşme, Meclİs SoruşturmasI ve Meclİs AraştIrmasI Önergelerİ

1. - Mersin Milletvekili Mustafa Özyürek ve 77 milletvekilinin, Ankara Büyükşehir Belediyesinin plansız ve programsız projelerle kaynak israfına yol açmasına göz yumduğu ve gerekli önlemleri almayarak görevini kötüye kullandığı iddiasıyla İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu hakkında Meclis soruşturması açılmasına ilişkin önergesi (9/1)

2. - Malatya Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu ve 21 milletvekilinin, elektrik üretim politikası ve bölgesel elektrik tarifesi uygulaması konusunda Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/119)

V. - KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER

1. - Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun Tasarısı ve Adalet Komisyonu raporu (1/521) (S. Sayısı : 146)

2. - Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısı ve Adalet Komisyonu raporu (1/523) (S. Sayısı: 152)

3. - Eleman Temininde Güçlük Çekilen Yerlerde Sözleşmeli Sağlık Personeli Çalıştırılması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı ve Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler ve Plan ve Bütçe Komisyonları raporları (1/611) (S. Sayısı: 209)

4. - Karayolu Taşıma Kanunu Tasarısı ve Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu raporu (1/354) (S. Sayısı: 141)

5. - Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu Tasarısı ile İçişleri ve Adalet Komisyonları raporları (1/591) (S. Sayısı: 199)

6. - Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Bangladeş Halk Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığına Engel Olma Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu raporu (1/414) (S. Sayısı: 157)

VI. - SORULAR VE CEVAPLAR

A) YazIlI Sorular ve CevaplarI

1. - Manisa Milletvekili Hasan Ören'in, bir idari göreve atanan şahsın soruşturma geçirip geçirmediğine ilişkin sorusu ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Bülent Arınç'ın cevabı (7/691)

2. - İzmir Milletvekili Muharrem Toprak'ın, çevre ve sağlığa zarar vermeyen poşet üretimine ilişkin Başbakandan sorusu ve Çevre ve Orman Bakanı Osman Pepe'nin cevabı (7/703)

3. - Adana Milletvekili Tacidar Seyhan'ın, Irak krizi sırasındaki buğday ithaline,

- Manisa Milletvekili Hasan Ören'in, Turgutlu ve Saruhanlı'daki tarım alanlarının afet kapsamına alınıp alınmayacağına,

- Kırklareli Milletvekili Mehmet S. Kesimoğlu'nun, Kırklareli İlindeki süne mücadelesine,

- Adana Milletvekili Atillâ Başoğlu'nun, çiftçiler için kullandığı bir ifadeye,

İlişkin soruları ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Sami Güçlü'nün cevabı (7/716,724,726,729)

4. - Antalya Milletvekili Nail Kamacı'nın, nakliyecilerin sorunlarına ilişkin Başbakandan sorusu ve Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım'ın cevabı (7/731)

5. - Kırıkkale Milletvekili Halil Tiryaki'nin, Çevre Koruma Vakfı işçilerinin bazılarının işten çıkarılmasına ilişkin sorusu ve Çevre ve Orman Bakanı Osman Pepe'nin cevabı (7/754)

6. - Konya Milletvekili Atilla Kart'ın, Aksaray-Sultanhanındaki doğalgaz stoklama depolarının yapımında fay hattının dikkate alınıp alınmadığına ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı Mehmet Hilmi Güler'in cevabı (7/764)

7. - Konya Milletvekili Atilla Kart'ın, Konya Ovası Projesine ilişkin Başbakandan sorusu ve Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı Mehmet Hilmi Güler'in cevabı (7/765)

8. - Tekirdağ Milletvekili Mehmet Nuri Saygun'un, İstanbul-Halkalı Gümrüğünde iş yoğunluğunun giderilmesi için alınacak tedbirlere ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen'in cevabı (7/844)

9. - Adana Milletvekili Atillâ Başoğlu'nun, elektrik kesintilerinin ilanına ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı Mehmet Hilmi Güler'in cevabı (7/863)

10. - Antalya Milletvekili Nail Kamacı'nın, köy yollarının yapımı için mazot ücreti istendiği iddiasına ilişkin sorusu ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Sami Güçlü'nün cevabı (7/895)


I. - GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

TBMM Genel Kurulu saat 15.00'te açılarak iki oturum yaptı.

Diyarbakır Milletvekili Aziz Akgül'ün, yoksulluğun azaltılmasında mikrokredi projesiyle ilgili uygulamalar konusundaki gündemdışı konuşmasına, Devlet Bakanı Beşir Atalay,

Şanlıurfa Milletvekili Mehmet Vedat Melik'in, Şanlıurfa'nın Suruç İlçesinde yaşanan sulama sorununun ekonomik ve sosyal yansımaları ve alınması gereken önlemlere ilişkin gündemdışı konuşmasına, Tarım ve Köyişleri Bakanı Sami Güçlü,

Cevap verdiler.

Hatay Milletvekili Abdulaziz Yazar, Türk Ordusunun İskenderun'a girişinin 65 inci yıldönümü münasebetiyle gündemdışı bir konuşma yaptı.

(8/3) esas numaralı, Kuzey Irak'ta 11 Türk Silahlı Kuvvetleri personelinin gözaltına alınmasıyla ortaya çıkan kriz konusunda hükümetin yürüttüğü politikalar hakkındaki genel görüşme önergesinin Genel Kurulun 9.7.2003 tarihli (bugünkü) birleşiminde görüşülmesine ilişkin CHP Grubu önerisinin, yapılan görüşmelerden sonra, kabul edilmediği açıklandı.

Gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmının:

1 inci sırasında bulunan, Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun Tasarısının (1/521) (S. Sayısı: 146) görüşmeleri, daha önce geri alınan maddelere ilişkin komisyon raporu henüz gelmediğinden;

2 nci sırasında bulunan, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısının (1/523) (S. Sayısı: 152) görüşmeleri, komisyon yetkilileri Genel Kurulda hazır bulunmadıklarından;

Ertelendi.

3 üncü sırasında bulunan, Türkiye Cumhuriyeti ile Ukrayna Arasında Hukukî Konularda Adlî Yardımlaşma ve İşbirliği Anlaşmasının (1/450) (S.Sayısı: 104),

4 üncü sırasında bulunan,Türkiye Cumhuriyeti ile Türk Kültür ve Sanatları Ortak Yönetimi Genel Müdürlüğü Arasında Arsa Tahsisi Hakkında Protokolün (1/388) (S. Sayısı: 55'e 1 inci Ek),

5 inci sırasında bulunan, Türkiye Cumhuriyeti ile Çek Cumhuriyeti Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığına Engel Olma Anlaşmasının ve Eki Protokolün (1/443) (S. Sayısı: 158),

6 ncı sırasında bulunan, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile İran İslam Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Gelir ve Servet Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığına Engel Olma Anlaşmasının (1/349) (S.Sayısı: 155),

Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarılarının, görüşmelerini müteakiben elektronik cihazla yapılan açıkoylamalardan sonra, kabul edildikleri açıklandı.

7 nci sırasında bulunan, Eleman Temininde Güçlük Çekilen Yerlerde Sözleşmeli Sağlık Personeli Çalıştırılması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısının (1/611) (S. Sayısı: 209) görüşmelerine başlanılarak, 13 üncü maddesine kadar kabul edildi.

10 Temmuz 2003 Perşembe günü saat 15.00'te toplanmak üzere, birleşime 21.07'de son verildi.

                                  Nevzat Pakdil

 

 

Başkanvekili

 

 

Mehmet Daniş

 

Ahmet Küçük

 

Çanakkale

 

Çanakkale

 

Kâtip Üye

 

Kâtip Üye

 

 

Türkân Miçooğulları

 

 

 

İzmir

 

 

 

Kâtip Üye

 


                                                                         No. : 149

II. - GELEN KÂĞITLAR

10 .7. 2003 PERŞEMBE

Tezkere

1. - Mersin Milletvekili Ali Er'in; Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi (3/328) (Anayasa ve Adalet komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyona) (Başkanlığa geliş tarihi : 7.7.2003)

Rapor

1. - Manisa Milletvekili Bülent Arınç ve 30 Milletvekilinin; Tütün, Tütün Mamulleri, Tuz ve Alkol İşletmeleri Genel Müdürlüğünün Yeniden Yapılandırılması ile Tütün ve Tütün Mamullerinin Üretimine, İç ve Dış Alım ve Satımına, 4046 Sayılı Kanunda ve 233 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanuna Bir Geçici Madde Eklenmesi Hakkında Kanun Teklifi ve Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (2/165) (S. Sayısı: 214) (Dağıtma tarihi : 10.7.2003) (GÜNDEME)

Sözlü Soru Önergeleri

1. - Zonguldak Milletvekili Harun Akın'ın, Zonguldak-Devrek bölünmüş yol projesine ve Zonguldak-Ereğli yolundaki çalışmalara ilişkin Bayındırlık ve İskân Bakanından sözlü soru önergesi (6/648) (Başkanlığa geliş tarihi : 9.7.2003)

2. - İstanbul Milletvekili Bihlun Tamaylıgil'in, emniyet mensuplarına ödenmekte olan dikiş paralarına ilişkin İçişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/649) (Başkanlığa geliş tarihi : 9.7.2003)

Yazılı Soru Önergeleri

1. - Kırıkkale Milletvekili Halil Tiryaki'nin, Tekwondo Federasyonu Başkanı hakkındaki iddialara ilişkin Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısından (Mehmet Ali Şahin) yazılı soru önergesi (7/932) (Başkanlığa geliş tarihi : 9.7.2003)

2. - Konya Milletvekili Atilla Kart'ın, yükseköğretim mezunu polis amirlerinin terfi esaslarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/933) (Başkanlığa geliş tarihi : 9.7.2003)

Meclis Soruşturması Önergesi

1. - Mersin Milletvekili Mustafa Özyürek ve 77 Milletvekilinin, Ankara Büyükşehir Belediyesinin Plansız ve Programsız Projelerle Kaynak İsrafına Yol Açmasına Göz Yumduğu ve Gerekli Önlemleri Almayarak Görevini Kötüye Kullandığı ve Bu Eylemlerinin Türk Ceza Kanununun 228, 230 ve 240 ıncı Maddelerine Uyduğu İddiasıyla İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu Hakkında Anayasanın 100 üncü ve İçtüzüğün 107 nci Maddeleri Uyarınca Bir Meclis Soruşturması Açılmasına İlişkin Önergesi (9/1) (Başkanlığa geliş tarihi : 8.7.2003) (Dağıtma tarihi : 10.7.2003)

Meclis Araştırması Önergesi

1. - Malatya Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu ve 21 Milletvekilinin, elektrik üretim politikası ve Bölgesel Elektrik Tarifesi uygulaması konusunda Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/119) (Başkanlığa geliş tarihi : 9.7.2003)
BİRİNCİ OTURUM

Açılma Saati : 15.00

10 Temmuz 2003 Perşembe

BAŞKAN : Başkanvekili Nevzat PAKDİL

KÂTİP ÜYELER : Türkân MİÇOOĞULLARI (İzmir), Mehmet DANİŞ (Çanakkale)

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 105 inci Birleşimini açıyorum.

III. - Y O K L A M A

BAŞKAN - Elektronik cihazla yoklama yapacağım.

Yoklama için 5 dakika süre vereceğim.

Sayın milletvekillerinin, oy düğmelerine basarak salonda bulunduklarını bildirmelerini; bu süre içerisinde elektronik sisteme giremeyen milletvekillerinin, salonda hazır bulunan teknik personelden yardım istemelerini; bu yardıma rağmen sisteme giremeyen üyelerin, yoklama pusulalarını, teknik personel aracılığıyla, 5 dakikalık süre içerisinde Başkanlığa ulaştırmalarını rica ediyorum.

Yoklama işlemini başlatıyorum.

(Elektronik cihazla yoklama yapıldı)

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, toplantı yetersayısı vardır; görüşmelere başlıyoruz.

Gündeme geçmeden önce, üç arkadaşıma gündemdışı söz vereceğim.

Konuşma süreleri 5'er dakikadır.

Hükümet bu konuşmalara cevap verebilir; hükümetin konuşma süresi 20 dakikadır.

Gündemdışı ilk söz, Muğla'nın düşman işgalinden kurtarılışının yıldönümü münasebetiyle söz isteyen, Muğla Milletvekili Sayın Seyfi Terzibaşıoğlu'na aittir.

Buyurun Sayın Terzibaşıoğlu. (AK Parti sıralarından alkışlar)

IV. - BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

A) GÜNDEMDIŞI KONUŞMALAR

1. - Muğla Milletvekili Orhan Seyfi Terzibaşıoğlu'nun, Muğla'nın düşman işgalinden kurtarılış yıldönümüne ilişkin gündemdışı konuşması

ORHAN SEYFİ TERZİBAŞIOĞLU (Muğla) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, aziz milletim; 5 Temmuz Muğla'nın kurtuluş günü münasebetiyle gündemdışı söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Bildiğiniz gibi, Kurtuluş Savaşımız, Türk tarihi ve Türk Milleti açısından dönüm noktasıdır. Bu kurtuluş ve bağımsızlık mücadelesinde, 5 Temmuz 1921 de, Muğla ve Muğlalılar için bir dönüm noktasıdır.

Türk Milletini esaret altında görmek isteyenlere karşı Muğla ve Muğlalıların direniş hareketi, Muğla Müdafaai Milliye Heyetinin 9 Şubat 1916'da Muğla'nın bağrından bir güneş gibi doğmasıyla başlamıştır. Bu cemiyetin kurucuları olan Serezlizade Memiş Efendiyi, Karahafızzade İsmail Hakkı Efendiyi, Mercanzade Hamdi Efendiyi, Köseoğlu Hüseyin Efendiyi, Kökçüzade Osman Efendiyi, Mehmet Hilmi Efendiyi, Hacı Salih Efendiyi ve Şevket Ağaoğlu Seyfi Beyi, bugün, bir defa daha, rahmetle, minnetle, şükranla anıyorum; ruhları şad olsun.

Türk'ün onur abidesi olan Kurtuluş Savaşımız, Türkiye'nin her köşesinde, her ilinde olduğu gibi, Muğlamız'da da, az önce isimlerini saydığım büyüklerimizin yanı sıra, Mehmet Cemal Karamuğla, Bozüyüklü Hacı Süleyman Efendi, Encümen Mümeyyizi Zekai Bey, Dr. Cemil Şerif Bey, Serdengeçtiler ve burada isimlerini sayamadığım daha nice kahramanların önderliğinde kazanılmıştır. Ellerindeki kısıtlı, hatta, yok denecek kadar az imkânlarıyla; ama, yüreklerindeki vatan, millet, bayrak ve Allah aşkıyla "ya istiklal ya ölüm" diyerek savaşmışlardır.

Bağımsızlık mücadelesinde dünyanın en cesaretli milletinin Türk Milleti olduğunu hesap edemeyen Birinci Dünya Savaşının galip devletleri, 1919 yılının ocak ayında, Paris Konferansında buluşurlar. Niyetleri, 30 Ekim 1918 Mondros Ateşkes Antlaşmasıyla elde ettikleri işgal topraklarını birtakım esaslara bağlamak ve yenik ülkeleri kendi aralarında paylaşmaktır. Paris Barış Konferansının galip devletleri arasında bulunan İtalya, 1915 yılının nisan ayında yapılan Sean Jean dö Moriven gizli antlaşmasına göre, kendisine verilmesi kararlaştırılan İzmir, Güneybatı Anadolu ve Oniki Adaların Yunanistan'a verileceğine kani olur. Bu nedenle, Paris Barış Konferansından çekildiğini bildirir. Bu endişelerinden hareketle, İtalya, Yunanistan'dan daha önce davranarak, 11 Mayıs 1919'da, Fethiye'ye çıkardığı silahlı askeriyle Muğla'yı işgale başlar. 23 Temmuz 1919 günü Muğla İl Merkezine giren İtalya, böylece, işgal hareketini tamamlar; fakat, ne tesadüftür ki, tam iki yıl sonra yine temmuz ayında geldikleri gibi gideceklerdir.

İtalya, işgal ettiği topraklarda silah kullanmaz, halkı tahrik etmez, kendi ulusal mefkûrelerinden çıkardığı sözde ve hayali "idea" lardan hiç söz etmez; çünkü, İtalya, Türk Milletinin istiklal mücadelesindeki şahlanışını ve uyanışını görmüştür. İtalyanlar kendi çıkarları doğrultusunda Yunan zulmüne karşı Türk direnişinin arkasında olacaklarını söylemişlerdir. Nitekim, düzenli ordu döneminin öncesinde kurulmuş bulunan Yörük Ali Efe Müfrezesinin Muğla'daki hazırlıklarına ses çıkarmazlar. Efe'nin, Muğla'da Menderes Cephesi Kuvayı Milliyecileri için yaptığı lojistik ikmallere engel olmazlar. Muğla'nın millî mücadeledeki yeri önce Menderes Kuvayı Milliye Hareketi, sonra Batı Anadolu'nun düzenli ordu cephesindedir.

Muğla'nın Kuvayı Milliye hareketindeki yerini ilk defa üçüncü Cumhurbaşkanımız Sayın Celal Bayar işaret etmiştir. 21 Haziran 1919 günü Sayın Bayar, Aydın Erbeylidedir. Yunanlılara 70 kayıp verdiren Erbeyli baskınının kahraman öncüleri Muğlalı Serdengeçtilerdir. Serdengeçtiler ve özellikle Mehmet Cemal Karamuğla'nın başkanlığındaki Altı Memetler Çetesi, Sayın Bayar'a, o gün "peşinde koştuğumuz hülya hakikat oluyor" dedirten millî bir şahlanış günüdür.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN- Sayın Terzibaşıoğlu, 1 dakikalık eksüre veriyorum.

Buyurun.

ORHAN SEYFİ TERZİBAŞIOĞLU (Devamla)- Teşekkür ediyorum efendim.

Muğla birlikleri, Afyon, Kütahya ve Dumlupınar'daki birliklerle beraber millî mücadeleye katılmışlardır. Bugün ebedî uykularını buralarda uyumakta olan Muğlalı 1 444 şehidimiz, büyük vatan şairimiz Mehmet Âkif Ersoy'a,

"Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?

Şüheda fışkıracak toprağı sıksan, şüheda!

Canı, cananı, bütün varımı alsın da Hüda,

Etmesin tek, vatanımdan beni dünyada cüda"

dedirten ruh halinin en yiğit askerleri arasındadırlar.

Değerli arkadaşlarım, bugün burada Türkiye Büyük Millet Meclisinin çatısı altında, bu kürsüde özgürce konuşabilmemizi başta Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk'e, onun silah arkadaşlarına ve onbinlerce kefensiz yatan şehitlerimize borçlu olduğumuzun bilinci ve idraki içindeyiz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN- Buyurun.

ORHAN SEYFİ TERZİBAŞIOĞLU (Devamla)- Değerli arkadaşlarım, sözlerimi, Mehmet Âkif'in dizeleriyle bitiriyorum:

"Bastığın yerleri toprak diyerek geçme, tanı!

Düşün, altındaki binlerce kefensiz yatanı.

Sen şehit oğlusun, incitme yazıktır atanı;

Verme, dünyaları alsan da, bu cennet vatanı."

Hepinizi tekrar saygıya selamlıyorum. (Alkışlar)

BAŞKAN- Teşekkür ediyorum.

Sayın milletvekilleri, gündemdışı ikinci söz, emeklilerin sorunlarıyla ilgili söz isteyen İstanbul Milletvekili Berhan Şimşek'e aittir.

Sayın Şimşek, buyurun.

2. - İstanbul Milletvekili Berhan Şimşek'in, Emekliler Haftası ve emeklilerin içerisinde bulundukları ekonomik sorunlar ile alınması gereken tedbirlere ilişkin gündemdışı konuşması

 BERHAN ŞİMŞEK (İstanbul) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; emeklilerin sorunları hakkında şahsım adına gündemdışı söz almış bulunuyorum; Yüce Meclisi saygıyla selamlarım.

Mustafa Kemal'in, askerlik görevinin siyasetle bağdaşmayacağı düşüncesiyle, 30 Haziran 1927'de askerlik görevinden emekli olması nedeniyle, 30 Haziranı kapsayan hafta, Emekliler Haftası olarak kutlanıyor.

Emekliler Haftası, bu sene de emeklilerimizin gün geçtikçe artan sorunları nedeniyle, geçen hafta, yine buruk kutlandı.

Yaşamı, elleri ve beyinleriyle kuran işçi, memur ve esnaf emeklilerimiz, yıllarca süren çalışma hayatında her türlü fedakârlığa katlanarak çalıştıktan sonra, daha iyi ve daha rahat yaşama düşüncesiyle emekli olmuşlardır. Emeklilik, insan hayatının ikinci baharı olması gerekirken, ülkemizde, sonbahara, hazana dönmektedir.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; banka kuyruklarında tan yeri ağarmadan beklemeye başlayan ve kimi zaman, kuyruklarda yaşamını yitiren emeklilerimiz; günün önemli bir bölümünü halk ekmek kuyruklarında geçiren, ezilen, horlanan, onuru kırılan emeklilerimiz; sağlık güvencesi olarak kendilerine verilen sağlık karneleriyle, gittikleri hastanelerde aylar sonrasına randevu alabilen emeklilerimiz; semt pazarında akşam saatlerinde pazar artıklarını, çöpteki ekmek kırıntılarını toplayan emeklilerimiz!..

Türkiye'de, şu anda, işsizlerden sonra en mağdur kesim olan emekliler, maalesef, insan onuruna yaraşır bir yaşam sürdürmekten uzaktır. Ülkemizde, SSK'da en düşük emekli aylığı 332 000 000 lira, Bağ-Kurda ise bu rakam 236 000 000 liradır; her iki rakam da açlık sınırının altındadır. SSK'da en yüksek emekli aylığı 620 000 000 lira, Bağ-Kurda ise 681 000 000 liradır; bu rakamlar da yoksulluk sınırının altındadır.

Sayıları 7 000 000'u bulan emeklilerimiz, gerek aldıkları ücret gerekse diğer sosyal olanaklar bakımından, çağdaş dünya ülkelerinin emeklilerine sağladıkları yaşam standartlarının çok gerisinde yaşamlarını sürdürüyorlar.

Oysa, sosyal devletin görevi, yurttaşlarının insan onuruna yaraşır bir yaşam sürdürmesinin olanaklarını sağlamaktır. Seçilene kadar, halkın yanında olduğunu iddia eden, seçildikten sonra da imtiyazlıların hükümeti olan bu iktidar tarafından bu görev yerine getirilmemiştir.

Yoksulluğu yenmek için bazı projeleri olduğu iddia edilen ve bu konuda mikrokredi gibi uygulamaları gündeme getirenler, sekiz ay içerisinde, ne emekli sorunlarına ne de yoksulluğun yenilmesine dair ciddî adımlar atmıştır. Bu çalışmalar, medyanın ve toplumun gözünü boyamanın ötesine, vitrine konulan malzemeler olmanın ötesine gitmemiştir. Sadece söylenecek tek söz: Görüntü var, ses yok!

Geçen hükümet döneminde yürürlüğe giren yasaya göre, SSK ve Bağ-Kur emeklilerine her ay TÜFE oranında zam yapılacaktı. Bu zamlar, maalesef, enflasyon oranının çok gerisinde kaldı. Mutfaktaki enflasyon ile maaşlardaki enflasyon arasında ciddî farklar oluşmaya başladı. Çünkü, enflasyon rakamı hesaplanırken, soba, çalı süpürge, hamam ücreti, oto jantı gibi ürünlerin dikkate alınması nedeniyle, emeklinin enflasyonu farklı çıkmaktadır. Emekli aylıklarına yapılacak zamları, gerçek değerleri esas alarak belirlemeliyiz.

Sayın Başbakan, miting alanlarında, bu maaşların, emeklilerimize, bir çay, bir simit yeseler bile, üç öğün yetmeyeceğini söylüyordu. Bugün, emekliler, miting alanlarında verilen sözlerin yerine getirilmesini istiyorlar. İşbaşına geldikten sonra emeklilerimize 75 ve 100'er milyon sosyal yardım yaptığını şaşaalı bir şekilde açıklayarak, sanki, bir lütufta bulunuluyormuş gibi bir görüntü verilmiştir. Ancak, çok geçmeden, bu sosyal yardım zammının, her ay yasa gereği uygulanan TÜFE oranındaki artışların kaldırılarak yapıldığı ortaya çıkmıştır. Böylece, sonuçta, yine, mağdur olan emekliler olmuştur. Emeklilere verdiğimiz bu sosyal yardım zammını ve yine, 8 yıllık eğitime katkı olarak emeklilerin torunlarına yapacağınız 150 000 000 dolarlık kitap yardımını, emeklilerin çocuklarından aldığınız 15,7 katrilyonluk ekvergilerle yaptığınızı unutmayın. Bu konuda da yolsuzlukların, hortumlamaların önünü keserek, kaynak yarattığınızı söylüyorsunuz.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; TÜFE uygulamasının her ayın 1'inde başlaması gerekirken, bu, uygulanmamış ve emekliler bir kez daha mağdur edilmişlerdir. Bu nedenle, emeklilerin kaybı, kişi başına yaklaşık 150 000 000-200 000 000 olmak üzere, toplam 350 trilyondur. Bu uygulamayı emekliler dava konusu yapmış ve kazanmışlardır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

BERHAN ŞİMŞEK (Devamla) - Şimdi hükümete düşen, bu farkları emeklilere ödemektir. Helikopterlerine bindiklerinize diyet borcu ödemek için kullandığınız kaynakları, emeklilerimizin ve halkımızın yaşam koşullarını iyileştirmek için kullanmak mecburiyetindesiniz.

Ayrıca, aynı sürede ve miktarda prim ödedikleri halde, farklı zamanlarda emekli oldukları için çok düşük miktarlarda emekli aylığı alanlar vardır. Bu haksız ve adaletsiz uygulamaya son vermek için emeklilerin beklediği intibak yasasını çıkarmak mecburiyetindeyiz.

Partisinin kongrelerinde, partisinin adının AK Parti olduğunu defalarca gündeme getiren ve bu partiye AKP diyenlerin midesine oturduklarını iddia edenlerin, bu uygulamalarıyla, çözümsüzlükleriyle, asıl emeklilerimizin, çalışanlarımızın, işçilerimizin, dargelirlilerimizin, yurttaşlarımızın ve bütün Türkiye'nin midesine oturduğu yadsınmaz bir gerçektir. "AK, AK" diye bağıranlar, önce "AK" olmayı hak etmelidir.

Hükümetin Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı, işlerin iyi gitmesinin göstergesini, kendisinin kilo alması ve evine daha fazla gitmesi olarak açıklamaktadır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Şimşek, lütfen, konuşmanızı tamamlar mısınız.

BERHAN ŞİMŞEK (Devamla) - Sayın Bakan belki kilo almıştır; ama, AKP İktidarının ekonomik politikaları altında inim inim inleyen kesimler, saatlerce bekledikleri kuyruklarda kilo vermektedirler.

Ulusal Liderimiz Mustafa Kemal'in "bir milletin yaşlı vatandaşlarına ve emeklilerine karşı tutumu, o milletin yaşama kudretinin göstergesidir" sözünden yola çıkarak, emeklilerimize sahip çıkmalıyız.

Bu koşullar içerisinde kutlanan haftalar "emeklilerin kutlama haftası" değil, "emeklilerin ağlama haftası" olsa gerek.

Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.

Gündemdışı üçüncü söz, biyoteknoloji ve genetik biliminin sağlık alanındaki önemiyle ilgili söz isteyen Erzurum Milletvekili Muzaffer Gülyurt'a aittir.

Sayın Gülyurt, buyurun. (AK Parti sıralarından alkışlar)

3. - Erzurum Milletvekili Muzaffer Gülyurt'un, biyoteknoloji ve genetik biliminin sağlık alanındaki önemine ve bu alanda yapılması gerekenlere ilişkin gündemdışı konuşması

MUZAFFER GÜLYURT (Erzurum) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; biyoteknoloji ve genetik biliminin sağlık alanındaki önemi konusunda gündemdışı söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Biyoteknoloji konusu günümüzde, ne yazık ki, çok bilinmeyen, belki çok fazla da önemsenmeyen; ama, 21 inci Yüzyıla damgasını vuracak olan bir bilim alanıdır; teknolojide de çok fazla önemsenmektedir.

Biyoteknoloji, biyolojik sistemleri ve canlı yapıları kullanan teknolojik uygulamalardır. Tarihçe olarak baktığımız zaman, çok eski yıllara hatta milattan önceki yıllara kadar uzanır; ancak, bilimsel manada gerçek gelişimi 20 inci Yüzyılda hatta 20 nci Yüzyılın son çeyreğinde ortaya çıkmıştır.

Biyoteknoloji, endüstrinin tüm alanlarına hitap edecek şekilde geniş uygulama alanları bulmaktadır; ancak, bu uygulama alanlarını, bu kadar geniş olmasına rağmen, biz böyle bir sınıflamaya tabi tutacak olursak, esas önemli olarak, sağlık alanında, tarım ve hayvancılık alanında, maden teknolojisinde, metalurji alanında, doğanın ve doğal kaynakların korunmasıyla ilgili olarak turizm alanında dahi biyoteknolojik uygulamaların çok önemli olduğunu buradan ifade etmek istiyorum.

Biyoteknoloji, son çeyrek yüzyılda genler üzerinde yapılan çalışmalarla son derece önem kazanmış, gen haritasının çözülmesiyle birçok hastalıkların önlenmesi ve tedavisi sağlanır olmaya başlanmıştır. Özellikle kalıtımsal hastalıkların tedavisinde ve bu hastalıkların önlenmesinde biyoteknoloji çok büyük önem arz etmektedir. Kanser, kalp-damar hastalıkları, şeker, hemofili, hipertansiyon, alzheimer gibi hastalıklar artık insanların korkulu rüyası olmaktan çıkacaktır.

Ayrıca, sağlık alanında diagnostikte, yani teşhiste çok önemli şekilde kullanılmaktadır. Bugün dünya teknolojisine, dünya biyoteknoloji pazarına baktığımız zaman 2000 yılında sadece 63 milyar dolar teşhis için harcanmıştır; bu rakamın 2010 yılında 160 milyar dolar olacağı ifade edilmektedir. Bizim, yurt içinde ise teşhis alanında hiçbir üretimimiz bu noktada yoktur ve Türkiye olarak yıllık 1 milyar dolarlık bir giderimiz söz konusudur. Bunun, komşu ülkelerimizle beraber olduğu düşünülürse, 5 milyar dolara çıktığını ifade etmek mümkündür.

Gen haritasının belirlenmesinin, hastalıkların çok erken teşhis edilmesi ve ilaç sanayiinin gelişmesine bir yön vermesi açısından önemli olduğunu ifade edebiliriz. Ayrıca, ülkemizde yüzde 20 civarında olan akraba evliliklerinin ve buna bağlı irsî hastalıkların önlenmesi de biyoteknoloji sayesinde sağlanabilecektir; ekonomik olarak da ülkeye katkısı son derece fazla olacaktır. Örneğin, talasemi dediğimiz Akdeniz anemisi için, bir hastada, yıllık 100 milyar lira dolayında bir masraf yapılmaktadır. Ülkemizin, bu noktadaki yurtdışına ödemeleri katrilyonları bulmaktadır.

Gen tedavisi, bugün, artık, tıpta çok popüler bir seviyeye gelmiştir. Potansiyel tedavi yöntemlerinin en son noktası olarak kabul edilmektedir. Ayrıca, bunun, stratejik önemi de vardır. Gen haritasının çözülmesiyle, savaşlarda kullanılabilecek mikrobiyolojik silahlar daha da önem kazanacaktır. Biyolojik terör ve biyolojik teröre karşı koruyucu önlemler, ancak bu şekilde alınabilecektir. Belirli bir gen yapısına hazırlanan mikrobiyolojik silahlar, o gen yapısına sahip insanlara daha fazla zarar verecektir. Onun için, önümüzdeki yüzyılda, stratejik açıdan ülkelerin korunması, güvenliği açısından biyoteknoloji son derece önem arz etmektedir.

Sonuç olarak şunları ifade edebilirim: Bilgi ve teknoloji çağına girerken, Türkiye, önemli bir seçimle karşı karşıyadır. Ülkemiz bir şeye karar vermek durumundadır; geleneksel ekonomik yapıyı sürdürmek ve bunun yanında, yüksek teknolojiye ve işgücüne dayalı yeni ekonomik yapıyı oluşturmak mecburiyetindeyiz.

Tüm endüstri alanında olduğu gibi, özellikle sağlık alanında farmakogenomik çalışmalar yaparak geliştirilen ilaçlardan Türk toplumunun faydalanması sağlanmalıdır. Bugün, yurtdışında, bu manada üretilen ilaçların ithalatına yaparak yurtiçine getiriyoruz; ama, bu ilaçlar, oradaki insanların gen yapısına göre hazırlandığı için ...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN -Buyurun Sayın Gülyurt.

MUZAFFER GÜLYURT (Devamla) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

... bizim ülkemiz insanına hiçbir tedavi edici etkisi olmayacaktır. O bakımdan, bu tür farmakogenomik çalışmalar mutlaka yapılmalıdır.

Ayrıca, akademisyenlerin Ar-Ge çalışmalarının desteklenmesi gerekir. Bugün ülkemizde bu alanda çok değerli bilim adamları vardır; bunların "TÜBA" dediğimiz, Türkiye Bilimler Akademisi tarafından desteklendiğini biliyoruz; ama, bunun yeterli olmadığını da buradan ifade etmek istiyorum.

Ayrıca, Sağlık Bakanlığımızın önderliğinde genetik taramalar mutlaka başlatılmalıdır. Üretimin teşvik edilmesi, bu teknolojinin ülkemize geciktirilmeden bir an önce getirilmesinin sağlanması gerekmektedir. Böylece, sağlıklı bir toplum ve sağlıklı nesillerin oluşumu gerçekleşecek ve ülke ekonomisinde çok büyük gelişim hamleleri yaşanacaktır.

Biyoteknolojiyle yapılacak olan endüstriyel gelişim, son derece maliyeti düşük, ama, geliri çok olan şeylerdir; yani, bir yerde, yükte hafif, pahada ağır olan işlerdir. Mutlaka ülkemiz buna önem vermek durumundadır.

BAŞKAN -  Sayın Hocam, lütfen konuşmanızı tamamlar  mısınız...

MUZAFFER GÜLYURT (Devamla) - Cümlemi hemen tamamlıyorum.

Bu, 21 inci Yüzyılın teknolojisidir. Bugün ülkemizde ne yazık ki, bu konuya gerekli önem verilmemekte ve endüstri bu noktada geliştirilmemektedir. Biz, inşallah, ümit ediyorum, AK Parti iktidarında, bunun önünü açacağız ve ülkemizin, 21 inci Yüzyılın biyoteknoloji yönünden gelişmiş bir ülkesi olmasını sağlayacağız.

Ben, bu duygularla, hepinize teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Sayın Gülyurt, teşekkür ediyorum.

Sayın milletvekilleri, Başkanlığın Genel Kurula diğer sunuşları vardır.

Sayın milletvekilleri, çalışma süremizin uzun olması münasebetiyle kâtip üyemizin sunumunu oturduğu yerden yapmasını oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Teşekkür ederim.

Bir Meclis soruşturması önergesi vardır, okutuyorum:

B) Gensoru, Genel Görüşme, Meclİs SoruşturmasI ve Meclİs AraştIrmasI Önergelerİ

1. - Mersin Milletvekili Mustafa Özyürek ve 77 milletvekilinin, Ankara Büyükşehir Belediyesinin plansız ve programsız projelerle kaynak israfına yol açmasına göz yumduğu ve gerekli önlemleri almayarak görevini kötüye kullandığı iddiasıyla İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu hakkında Meclis soruşturması açılmasına ilişkin önergesi (9/1)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Yerel seçimlerin yaklaştığı bir dönemde Ankara Büyükşehir Belediye Başkanının, Belediyenin, dolayısıyla da devletin kaynaklarını plansız programsız projelerle israf ederek, milyonlarca doları heba etmiştir. İçişleri Bakanı, Anayasanın 112 nci maddesinin kendisine yüklediği sorumluluğu yerine getirmeyerek ve bu hususlarla ilgili tedbirleri almayarak görevini kötüye kullanmıştır. Bu eylemleri Türk Ceza Kanununun 228, 230 ve 240 ncı maddelerine uyduğundan, İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu hakkında, Anayasanın 100 üncü, İçtüzüğün 107 nci maddeleri uyarınca Meclis soruşturması açılmasını saygılarımızla arz ve teklif ederiz.  1.7.2003

1- Mustafa Özyürek

(Mersin)

2- Oğuz Oyan

(İzmir)

3- Haluk Koç

(Samsun)

4- Zekeriya Akıncı

(Ankara)

5- Mehmet Tomanbay

(Ankara)

6- İsmail Değerli

(Ankara)

7- Bayram Ali Meral

(Ankara)

8- A.İsmet Çanakçı

(Ankara)

9- İzzet Çetin

(Kocaeli)

10- Abdulkadir Ateş

(Gaziantep)

11- Ali Rıza Gülçiçek

(İstanbul)

12- Sedat Pekel

(Balıkesir)

13- Ahmet Yılmazkaya

(Gaziantep)

14- Nadir Saraç

(Zonguldak)

15- Ömer Zülfü Livaneli

(İstanbul)

16- V.Haşim Oral

(Denizli)

17- Muzaffer R. Kurtulmuşoğlu

(Ankara)

18- Mustafa Yılmaz

(Gaziantep)

19- Mehmet Boztaş

(Aydın)

20- Ali Oksal

(Mersin)

21- Ramazan Kerim Özkan

(Burdur)

22- Hüseyin Ekmekçioğlu

(Antalya)

23- Ali Rıza Bodur

(İzmir)

24- Osman Özcan

(Antalya)

25- Bülent Baratalı

(İzmir)

26- Yakup Kepenek

(Ankara)

27- Emin Koç

(Yozgat)

28- Halil Tiryaki

(Kırıkkale)

29- Vezir Akdemir

(İzmir)

30- Muharrem Eskiyapan

(Kayseri)

31- Yücel Artantaş

(Iğdır)

32- Ahmet Küçük

(Çanakkale)

33- Ali Cumhur Yaka

(Muğla)

34- Mustafa Sayar

(Amasya)

35- Tuncay Ercenk

(Antalya)

36- Tacidar Seyhan

(Adana)

37- Nurettin Sözen

(Sıvas)

38- Uğur Aksöz

(Adana)

39- Hüseyin Özcan

(Mersin)

40- Ali Topuz

(İstanbul)

41- Birgen Keleş

(İstanbul)

42- Gürol Ergin

(Muğla)

43- Mehmet Nuri Saygun

(Tekirdağ)

44- Mehmet Mesut Özakcan

(Aydın)

45- Engin Altay

(Sinop)

46- Hakkı Akalın

(İzmir)

47- Fuat Çay

(Hatay)

48- Orhan Eraslan

(Niğde)

49- Erdal Karademir

(İzmir)

50- Erdoğan Kaplan

(Tekirdağ)

51- İlyas Sezai Önder

(Samsun)

52- Halil Akyüz

(İstanbul)

53- Özlem Çerçioğlu

(Aydın)

54- Sıdıka Sarıbekir

(İstanbul)

55- Feramus Şahin

(Tokat)

56- Nezir Büyükcengiz

(Konya)

57- Fikret Ünlü

(Karaman)

58- Hakkı Ülkü

(İzmir)

59- Ahmet Ersin

(İzmir)

60- İsmail Özay

(Çanakkale)

61- Berhan Şimşek

(İstanbul)

62- Mehmet Vedat Melik

(Şanlıurfa)

63 - Ali Kemal Deveciler

(Balıkesir)

64 - Mehmet Şerif Ertuğrul

(Muş)

65 - Ersoy Bulut

(Mersin)

66 - Nuri Çilingir

(Manisa)

67 - Hüseyin Bayındır

(Kırşehir)

68 - Mevlüt Coşkuner

(Isparta)

69 - Necati Uzdil

(Osmaniye)

70 - Esat Canan

(Hakkâri)

71 - Harun Akın

(Zonguldak)

72 - İsmet Atalay

(İstanbul)

73 - Atila Emek

(Antalya)

74 - Hasan Güyüldar

(Tunceli)

75 - Muharrem Doğan

(Mardin)

76 - Mehmet Parlakyiğit

(Kahramanmaraş)

77 - Kemal Demirel

(Bursa)

78 - Mehmet Yıldırım

(Kastamonu)

Gerekçe:

Yerel seçimlerin yaklaştığı bir dönemde Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melik Gökçek, programsız plansız projelere başlayarak Belediyenin, dolayısıyla da devletin kaynaklarını heba etmektedir.

1994 yılında göreve gelen Gökçek Kızılay-Çayyolu arasındaki metro projesini iptal ettiğini açıklayarak, Akay kavşağını alt-üst geçit haline getirerek ve Eskişehir yolunu genişleterek, metro ihtiyacının giderileceğini söyledi. Bu sorumsuz davranışının Ankara ve Ankaralıya maliyeti şimdi çok pahalı olmuştur.

Ankara Büyükşehir Belediyesi Eskişehir yolu genişletilmesine takriben 16 000 000 dolar harcadı. Daha yolun kesin teslimatı yapılmadan yolu bozdu ve gerekçe olarak da Kızılay-AŞTİ arasındaki hafif raylı Ankaray'ı Çayyolu'na kadar uzatacağını ve Çayyolu'nu metroya kavuşturacağını ilan etti.

CHP Ankara Milletvekili Yılmaz Ateş'in konuyla ilgili yazılı soru önergesine 6 Ocak 2003 tarihinde verilen cevapta (Belediyenin hazırladığı) söz konusu hattın metro standartlarında olduğunu, araç alımından tasarruf sağlamak için Ankaray araçlarının bu hatta çalıştırılacağı ve yolcu ihtiyacını karşılayacağı belirtilmiştir ve 74 000 000 ABD dolarına mal olacak projenin 20 ayda tamamlanacağı ifade edilmiştir.

Hafif raylı Ankaray'ın bu yolun yükünü taşıyamayacağı, çökeceği yönündeki eleştirilerin basında yer alması üzerine Melih Gökçek, 12 Mayıs 2003 tarihli Sabah Gazetesine verdiği demeçte, konuyu incelettiğini, incelemeler sonunda, Çayyolu'nun gelişen nüfusu ve yolcu kapasitesine Ankaray'ın cevap veremeyeceğinin görüldüğünü, daha önce sıcak bakmadığı 2 nci etap metro planının uygulanacağını ve Kızılay - Çayyolu - Konutkent metrosunun hayata geçirileceğini ifade etmiştir.

Metro, şehirleşme ve teknik açıdan çok ciddî araştırmalar sonunda yapılması gereken bir projedir. Böyle bir çalışma; gerekli incelemeler, alt zemin etütleri yapılmadan anlık kararlarla hayata geçirilemez. Konuyla ilgili soru önergesi ve basında haberler yer almasa AŞTİ - Çayyolu metrosu için öngördüğü 74 milyon ABD Dolarını da heba edecek, çukura gömecekti.

Şimdi de, Kızılay - Çayyolu metrosu için Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlık Divanında görüşülen ve karara bağlanan talebiyle de Meclis bahçesinden bir bölüme, geçecek metro hattı için istasyon yapılmasını istemiştir. Oysa, bu istasyon, dokuz yıldır bekletilen projede İçişleri Bakanlığı ile Atatürk Bulvarı arasındaki yeşil alana konmuş, yeraltından yürüyen bir bantla Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafına yolcu sevkıyatı yapılması öngörülmüştü. Metro bu projeye göre yapılmalı, Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları Müzeler Genel Müdürlüğü Koruma Kurulunun koruması altında olan Türkiye Büyük Millet Meclisi bina ve bahçesi tahrip edilmemelidir. Melih Gökçek'in plansız, programsız yaptığı işler bu yolla da düzeltilemez. Eskişehir yolunda olduğu gibi, milyonlarca dolara mal olan Akay Kavşağı yıkılacak ve harcanan paralar da boşa gidecektir.

Melih Gökçek'in dokuz, on yıl geciktirdiği, gecikme maliyetinin ötesinde bir yıl önce yaptığını, bir yıl sonra bozarak çukurlara gömülen kamu kaynakları nedeniyle hesap vermesi gerekirken, şimdi de Türkiye Büyük Millet Meclisini dahi tahrip etmeye kalkmaktadır.

Ayrıca sık sık değiştirilen kaldırım taşları, yapılan yolların bozularak, alt-üst köprülü kavşaklar yapılması ve bu çalışmaların maliyetlerinin ne olduğu konusunda verilen soru önergelerine de açık cevap verilmemekte, Meclisin denetim yetkisi dikkate alınmamaktadır.

Öte yandan, 1.1.2003 tarihinde yürürlüğe giren Kamu İhale Yasası öncesinde 2002 yılı aralık ayının son günlerinde çok yüklü ihalelerin belediye şirketleri üzerinden yandaş firmalara verildiği yönünde çok ciddî iddialar bulunmaktadır. Eğer belediye şirketleri kendileri yapamayacaksa neden bu ihaleler verilmiştir? Neden İhale Yasasına uygun serbest rekabetle bu işlerin daha ucuza yapılmasını belediye yönetimi önleyerek kamuyu zarara uğratmıştır?

Anayasanın 112 nci maddesi "Her bakan, kendi yetkisi içindeki işlerden ve emri altındakilerin eylem ve işlemlerinden sorumludur" hükmünü amirdir.

Yukarıda belirtilen nedenlerle; Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığının Belediyenin kaynaklarını plansız programsız projelerle israf ederek, milyonlarca doları heba etmesine göz yumduğu ve bu hususlarla ilgili tedbirleri almayarak görevini kötüye kullandığı gerekçeleriyle Türk Ceza Kanununun 228, 230 ve 240 ıncı maddelerini ihlal ettiğinden dolayı İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu hakkında Anayasanın 100 üncü, İçtüzüğün 107 nci maddeleri uyarınca Meclis soruşturması açılmasını saygılarımızla arz ve teklif ederiz.

BAŞKAN - Bilgilerinize sunulmuştur.

Anayasanın 100 üncü maddesinde ifade olunan "Meclis, bu istemi en geç bir ay içinde görüşür ve karara bağlar" hükmü uyarınca, soruşturma önergesinin görüşülme gününe dair Danışma Kurulu önerisi daha sonra Genel Kurulun onayına sunulacaktır.

Bir Meclis araştırması önergesi vardır; okutuyorum:

2. - Malatya Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu ve 21 milletvekilinin, elektrik üretim politikası ve bölgesel elektrik tarifesi uygulaması konusunda Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/119)

 Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu tarafından uygulamaya konulan "Bölgesel Elektrik Tarifesi" uygulamasıyla yeniden düzenlenen elektrik fiyatlandırılması üretim açısından önemli sorunlara yol açacaktır. Bu uygulamayla;

a) Doğu ve Güneydoğudaki tüm tesisler kapılarına kilit vurmak zorunda kalacaklardır. Van'da üretim yapan bir tesis 1 kilogram iplik elde etmek için 610 000 TL, Bursa'da aynı işi yapan diğer tesis ise 270 000 TL elektrik bedeli ödeyecektir. 1 kilogram iplikte oluşan 330 000 TL'lık fark, Van'da üretim yapan tesislerin birer birer kapanmasına yol açacaktır.

b) Hakkâri'deki bir mesken 1 kilovat/saat elektrik için 240 000 TL, Kadıköy'deki mesken ise 99 000 TL ödeyecektir. Sosyal adalet yönünden, Hakkâri'de oturan vatandaş suç mu işledi de, elektriği 2,5 kat fazla bedelle kullanacaktır.

c) 2001 yılında, elektrik üretiminde kamu payı yüzde 71 iken, 2003 yılında bu oran yüzde 43'e düşmüştür. Özel sektör ise üretim payını yüzde 29'dan yüzde 57'ye yükseltmiştir. Ancak 2001'de kamunun ürettiği enerjinin çok önemli bölümünün hidroelektrik santrallardan sağlanmasına karşın, bugün özel sektörün ürettiği enerjinin çok önemli bölümü doğalgaz santrallarından sağlanmaktadır. Hidroelektrik santrallardan elde edilen elektriğin maliyeti 0,3 sent olmasına karşın, doğalgaz santrallarından elde edilen elektrik için 4,5-12 sent, mobil santrallarda ise 16-18 sent bedel ödenmektedir. Bu uygulamayla, Türkiye'deki elektrik fiyatları aşırı derecede yükselmiş ve doğalgaz santrallarına ödenen bu fahiş fiyatlar sanayici ve halka yansıtılmaya başlanmıştır. Böylece, kendi doğal kaynaklarımızın kullanılmamasıyla üretim maliyetlerinde elektriğe düşen pay, dünya standartlarının çok üstüne çıkmıştır.

Yukarıda saydığım nedenlerle ülkemizdeki elektrik üretim politikası ve bölgesel elektrik tarifesi uygulamasının yeniden gözden geçirilmesi amacıyla, Anayasanın 98 inci ve İçtüzüğün 104 üncü ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasını arz ederiz.

1-Ferit Mevlüt Aslanoğlu

(Malatya)

2-Mahmut Duyan

(Mardin)

3-Muharrem Kılıç

(Malatya)

4-Erdoğan Kaplan

(Tekirdağ)

5-Muharrem Doğan

(Mardin)

6-Süleyman Bölünmez

(Mardin)

7-Züheyir Amber

(Hatay)

8-Abdulaziz Yazar

(Hatay)

9-Gökhan Durgun

(Hatay)

10-Kemal Sağ

(Adana)

11-Atilla Başoğlu

(Adana)

12-Mehmet Ziya Yergök

(Adana)

13-Nurettin Sözen

(Sıvas)

14-Mehmet Parlakyiğit

(Kahramanmaraş)

15-Necati Uzdil

(Osmaniye)

16-Sıdıka Sarıbekir

(İstanbul)

17-Ayşe Gülsün Bilgehan

(Ankara)

18-Harun Akın

(Zonguldak)

19-Feramus Şahin

(Tokat)

20-Erol Tınastepe

(Erzincan)

21-Feridun Fikret Baloğlu

(Antalya)

22-Tuncay Ercenk

(Antalya)

BAŞKAN- Bilgilerinize sunulmuştur.

Önerge gündemde yerini alacak ve Meclis araştırması açılıp açılmaması konusundaki öngörüşme, sırası geldiğinde yapılacaktır.

Sayın milletvekilleri, gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmına geçiyoruz.

V. - KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN

GELEN DİĞER İŞLER

1. - Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/521) (S. Sayısı : 146)

BAŞKAN -  Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun Tasarısının geri alınan maddeleriyle ilgili komisyon raporu henüz gelmediğinden, tasarının görüşülmesini erteliyoruz.

Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısının görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.

2. - Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/523) (S. Sayısı : 152)

BAŞKAN - Komisyon?.. Yok.

Hükümet?.. Yok.

Ertelenmiştir.

Eleman Temininde Güçlük Çekilen Yerlerde Sözleşmeli Sağlık Personeli Çalıştırılması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı ve Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler ve Plan ve Bütçe Komisyonları raporlarının görüşmelerine kaldığımız yerden devam ediyoruz.

3. - Eleman Temininde Güçlük Çekilen Yerlerde Sözleşmeli Sağlık Personeli Çalıştırılması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı ve Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler ve Plan ve Bütçe Komisyonları Raporları (1/611) (S. Sayısı: 209) (1)

BAŞKAN - Komisyon?.. Burada.

Hükümet?.. Burada.

Sayın milletvekilleri, 13 üncü maddede kalmıştık; 13 üncü maddeyi okutuyorum:

MADDE 13. - 13.12.1983 tarihli ve 181 sayılı Sağlık Bakanlığının Teşkilât ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin    22 nci maddesinde yer alan "on (10)" ibaresi "otuz (30)" olarak değiştirilmiştir.

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, madde üzerinde söz talebi?.. Yok.

Önerge yoktur.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Sayın milletvekilleri, yeni madde ihdasına dair bir önerge vardır. Malumları olduğu üzere, görüşülmekte olan tasarı veya teklife konu kanunun, komisyon metninde bulunmayan; ancak, tasarı veya teklifle çok yakın ilgisi bulunan bir maddesinin değiştirilmesini isteyen ve Komisyonun salt çoğunlukla katıldığı önergeler üzerinde, yeni bir madde olarak görüşme açılacağı İçtüzüğün 87 nci maddesinin dördüncü fıkrası hükmüdür. Bu nedenle, önergeyi okutup komisyona soracağım. Komisyon, önergeye, salt çoğunlukla, 21 üyesiyle katılırsa, önerge üzerinde, yeni bir madde olarak görüşme açacağım. Komisyonun salt çoğunlukla katılmaması halinde ise, önergeyi işlemden kaldıracağım.

Şimdi, önergeyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan Elaman Temininde Güçlük Çekilen Yerlerde Sözleşmeli Sağlık Personeli Çalıştırılması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısına aşağıdaki maddenin eklenmesini arz ve teklif ederiz.

 

Haluk İpek

Sabri Varan

Ali Rıza Alaboyun

 

Ankara

Gümüşhane

Aksaray

 

Süleyman Gündüz

Ahmet Yaşar

Mahmut Koçak

 

Sakarya

Aksaray

Afyon

MADDE 14- Sağlık Bakanlığının Taşra Teşkilatında kullanılmak üzere, ekli listede yer alan kadrolar ihdas edilerek 190 Sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin eki (I) sayılı cetvelin ilgili bölümüne eklenmiştir.

                                              

(1) 209 S. Sayılı Basmayazı 9.7.2003 tarihli 104 üncü Birleşim Tutanağına eklidir.

EKLİ LİSTE

KURUMU                 :SAĞLIK BAKANLIĞI

TEŞKİLATI                  :TAŞRA

İHDASI UYGUN GÖRÜLEN KADROLARIN

 

 

 

SERBEST

TUTULAN

 

 

 

 

 

KADRO

KADRO

 

 

 

SINIFI

UNVANI

DERECESİ

ADEDİ

ADEDİ

TOPLAM

SH

ASİSTAN

5

1000

-

1000

                                                                                                                                       

 

 

 

 

 

 

TOPLAM

 

1000

-

1000

SAĞLIK BAKANI RECEP AKDAĞ (Erzurum) - Sayın Başkan, söz talebim var.

BAŞKAN - Sayın Bakanım, yerinizden kısa bir açıklama yapacaksanız; buyurun.

SAĞLIK BAKANI RECEP AKDAĞ (Erzurum) - Yapayım efendim.

Ben, gerekçeyle alakalı olarak, kısaca bir hususa temas etmek istiyorum.

Şimdi, hükümetimizin programında, bilindiği gibi, aile hekimliğini bir sistem olarak ülkeye getirmek var ve ülkemizde, geçmiş yıllardaki politikalar, aile hekimi yetiştirilmesi konusunda, maalesef, yetersiz kalmıştır ve ülkemizde aile hekimi sayısı son derece azdır. Sisteme geçtiğimiz zaman, büyük sayıda bir aile hekimi ihtiyacımız ortaya çıkacağı için, bu sene yapılacak tıpta uzmanlık sınavına da dahil edilmek üzere, Bakanlığımızın eğitim hastanelerinde aile hekimi yetiştirmek açısından böyle bir kadroya ihtiyaç duymuş bulunmaktayız ve bu sebeple de, böyle bir önergeyi desteklediğimizi ifade etmek istiyorum.

BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Bakan.

Sayın Komisyon, önergeye salt çoğunlukla katılıyor musunuz efendim?

MUSTAFA ÖZYÜREK (Mersin) - Salt çoğunluk yok Sayın Başkan.

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU BAŞKANI SAİT AÇBA (Afyon) - Sayın Başkan, salt çoğunluğumuz yok; katılamıyoruz.

BAŞKAN - Komisyon önergeye salt çoğunlukla katılmamış olduğundan, önergeyi işlemden kaldırıyorum.

14 üncü maddeyi okutuyorum:

Yürürlükten kaldırılan hükümler

MADDE 14. - 21.8.1981 tarihli ve 2514 sayılı Bazı Sağlık Personelinin Devlet Hizmeti Yükümlülüğüne Dair Kanun ile 7.6.2000 tarihli ve 4576 sayılı Devlet Memurları Kanunu, Harcırah Kanunu, Bazı Sağlık Personelinin Devlet Hizmeti Yükümlülüğüne Dair Kanun, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun, Kadastro Kanunu ile Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Eki Cetvellerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun geçici 1 inci maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.

BAŞKAN - Madde üzerinde söz talebi?.. Yok.

Önerge yok.

14 üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Geçici 1 inci maddeyi okutuyorum:

GEÇİCİ MADDE 1. - 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi olarak Sağlık ve Yardımcı Sağlık Hizmetleri Sınıfı kadrolarında halen çalışmakta olan personelden 1.1.2004-31.12.2004 tarihleri arasında Bakanlığa müracaatta bulunanlar sınavsız ve kura ile sözleşmeli personel pozisyonlarında istihdam edilebilirler. Başvuru süresi Bakanlar Kurulu kararı ile uzatılabilir. Sözleşmeli personel pozisyonlarında istihdam edilmeye başlanan Devlet memurlarının kadroları hiçbir işleme gerek kalmaksızın tutulu kadro haline gelmiş sayılır.

BAŞKAN - Madde üzerinde söz talebi?.. Yok.

Önerge yok.

Geçici 1 inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

15 inci maddeyi okutuyorum.

Yürürlük

MADDE 15. - Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, madde üzerinde söz talebi?.. Yok.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

16 ncı maddeyi okutuyorum:

Yürütme

MADDE 16. - Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

BAŞKAN - Madde üzerinde söz talebi?.. Yok.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.

Tasarının tümünü oylarınıza sunacağım.

MUSTAFA ÖZYÜREK (Mersin) - Karar yetersayısının aranılmasını istiyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN - Tamam Sayın Özyürek, hem oylayacağım hem karar yetersayısını dikkate alacağım.

Tasarının tümünü oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Karar yetersayısı vardır; tasarı kabul edilmiş ve kanunlaşmıştır; hayırlı, uğurlu olsun. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Sayın milletvekilleri, Karayolu Taşıma Kanunu Tasarısı ve Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu raporunun görüşmelerine başlıyoruz.

4. - Karayolu Taşıma Kanunu Tasarısı ve Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu Raporu (1/354) (S. Sayısı: 141) (1)

BAŞKAN - Komisyon?.. Burada.

Hükümet?.. Burada.

Komisyon raporu, 141 sıra sayısıyla bastırılıp dağıtılmıştır.

Tasarının tümü üzerinde, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına, Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Parlakyiğit; AK Parti Grubu adına, Düzce Milletvekili Fahri Çakır söz istemişlerdir.

Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına, Kahramanmaraş Milletvekili Sayın Mehmet Parlakyiğit; buyurun efendim. (CHP sıralarından alkışlar)

Sayın Parlakyiğit, süreniz 20 dakika.

CHP GRUBU ADINA MEHMET PARLAKYİĞİT (Kahramanmaraş) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri...

MUSTAFA ÖZYÜREK (Mersin) - Mehmet Bey, bir düzene girsin, herkes yerine otursun ondan sonra...

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri...

MUSTAFA ÖZYÜREK (Mersin) - Sayın Başkan, kanunu konuşma ortamı yok burada...

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, komisyon sıralarından ilgisi olmayan arkadaşlar ayrılırlarsa, görüşmelere başlayacağız.

                                      

(1) 141 S. Sayılı Basmayazı tutanağa eklidir.

MUSTAFA ÖZYÜREK (Mersin) - Sayın Bakan dışarı çıksın, orada konuşsunlar efendim.

BAŞKAN - Saygıdeğer arkadaşlarım, lütfen, oturur musunuz.

Sayın Parlakyiğit, buyurun.

MEHMET PARLAKYİĞİT (Devamla) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Karayolu Taşıma Kanunu Tasarısı hakkında, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum; Yüce Meclisimizi, saygıyla selamlıyorum.

MUSTAFA ÖZYÜREK (Mersin) - Sayın Başkan, şuradaki kalabalığı halleder misiniz.

BAŞKAN - Tamam efendim... Sayın Özyürek, arkadaşlarımız çıkıyorlar.

Sayın Parlakyiğit, devam ediniz lütfen.

Buyurun.

MEHMET PARLAKYİĞİT (Devamla) - Dünyada her geçen gün artış gösteren...

BAŞKAN - Sayın milletvekili arkadaşlarım, lütfen, Genel Kurulun kapısını kapatır mısınız.

RESUL TOSUN (Tokat) - Sayın Başkan, çalışmalarımıza devam edelim; o mani değil ki!

BAŞKAN - Arkadaşlar, Genel Kurulun kapısı açık. Genel Kurulun kapısının kapatılması gerekir; onu söylüyorum.

YAHYA BAŞ (İstanbul) - Genel Kurulun kapısı açılır, kapanır; normaldir.

MUSTAFA ÖZYÜREK (Mersin) - Bırakın da onu Başkan takdir etsin.

BAŞKAN - Sayın Baş, açılıp kapatılacağını tabiî ki ben de biliyorum; ama, sürekli olarak açık tutulmasından bahsediyorum. İstirham ederim yani...

Buyurun Sayın Parlakyiğit

MEHMET PARLAKYİĞİT (Devamla) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Karayolu Taşıma Kanunu Tasarısı hakkında Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bunuyorum; Yüce Meclisimizi, saygıyla selamlıyorum.

Dünyada her geçen gün artış gösteren ticaret hacmindeki gelişmeler sebebiyle bütün ülkeler ulaştırma sistemlerini sürekli olarak gözden geçirmekte ve daha iyi hedeflere ulaşma gayretinde bulunmaktadırlar. Türkiye'de de hızla gelişen iç ticaret ve turizm sektörü yanında, dış ticaret ve turizm hareketleri de giderek ve beklenenin üzerinde gelişmeler göstermeye başlamıştır. Avrupa ile Ortadoğu arasındaki ticarî akım, ülkemizin coğrafik özellikleri ve konumu nedeniyle, karayollarımız üzerinde önemli trafik yoğunluğu meydana gelmektedir. Bu nedenle, gerek yurtiçi gerekse uluslararası taşıma filosu giderek gelişmiş ve büyümüştür. Nitekim, bugün, ülkemizde, Haziran 1999 tarihi itibariyle 505 128 adet kamyon, 125 724 adet otobüs, 135 920 adet minibüs, 228 060 adet kamyonet, 122 861 adet otomobil, 7 530 adet motosiklet, 3 458 adet cip, ticarî amaçlı yolcu ve eşya taşımacılığında kullanılmaktadır. Ayrıca, bu taşıtlardan, 8 822 adet otobüs, şehirlerarası yolcu taşımacılığında; 1 323 adet otobüs, uluslararası yolcu taşımacılığında; 29 963 adet çekici, kamyon ve tanker, uluslararası eşya taşımacılığında kullanılmaktadır.

Mevcut taşıt sayısına paralel olarak, bugün, ülkemizde, yolcu taşımacılığının yüzde 94,8'i, eşya taşımacılığının ise yüzde 92,6'sı, karayoluyla yapılmaktadır. Diğer taraftan, uluslararası alanda yapılan taşımacılıkta, ihracatımızın, ton bazında yüzde 26,2'si, ABD Doları bazında yüzde 53,2'si; ithalatımızın ise, ton bazında yüzde 7'si, ABD Doları bazında yüzde 35,2'si, karayoluyla yapılmaktadır.

Yolcu taşımacılığında, 1998 yılı sonu itibariyle, ülkemizde, 446 025 adet trafik kazası meydana gelmiş ve bu kazalarda, 4 852 kişi ölmüş ve 115 489 kişi de, maalesef, yaralanmıştır.

Yukarıda yer alan resmî rakamlardan anlaşılacağı üzere, Türkiye'de, ulaşım hizmetlerinin büyük bir kısmı karayoluyla yapılmaktadır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; özellikle, yurtiçi taşımalarda önemli yere sahip olan karayolu taşımacılığı, diğer taşıma türlerine göre -havayolu hariç- daha süratli, kolay, kontrollü ve en önemlisi, aktarma olmadan, kapıdan kapıya taşıma yapılmasına uygun olması nedeniyle, daha fazla tercih edilmektedir. Özellikle, 1970'li yıllardan itibaren gelişen karayolu taşımacılığımız, bugünkü güçlü karayolu taşıma sektörüne ve boyutlarına ulaşmıştır. Taşımacılık sektöründe karayolu taşımacılığının bu yüksek orandaki payının önümüzdeki yıllarda da aynı oranda gelişeceği bilinmektedir. Karayolu ağı uzunluğu olarak yeterli görülen şehirlerarası yollarda, fizikî standart ve özellikle üstyapılar, mevcut trafik yükünü kaldıramaz durumdadır. Bu nedenle, yol bakım masrafları hızla yükselmekte, seyahat konforu ve güvenliği azalmakta, yol koşullarına bağlı trafik kazaları sayısında da artışlar gözlenmektedir.

Diğer taraftan, karayollarımız üzerindeki uluslararası transit taşımacılık faaliyetleri, özellikle 1970 yılından bu yana, hızlı artışlar göstermiştir. Bu taşımalar, ağır ve çok dingilli römork ve yarı römorklarla yapıldığı için yollarımız üzerinde meydana getirdikleri tahribatlar da o nispette büyük olmaktadır. Nitekim, 1996 yılında 204 385 adet, 1997 yılında 216 818 adet, 1998 yılında 208 810 adet yerli ve yabancı ağır tonajlı taşıt ülkemizden yurtdışına çıkış yapmıştır. Bununla beraber, 1997 yılında 36 889 adet, 1998 yılında 38 000 adet yerli ve yabancı ağır tonajlı taşıt ülkemiz üzerinden transit geçmiştir.

Yurtiçi ve uluslararası yolcu ve eşya taşıma hizmetlerinin, ülke ekonomisi ve sosyal hayatın gerektirdiği düzenli ve güvenli hale getirilmesi, bu sektörde giriş-çıkışların kontrol altına alınması ve taşımacı, acente, taşıma işleri komisyonculuğu, nakliyat ambarı ve kargo işletmeciliği yapılmasıyla ilgili koşulların tespiti ile bir sigorta sisteminin sektörde zorunlu hale getirilmesi yanında, sektörde çalışanların çalışma koşulları ve niteliklerinin belirlenmesi, mevzuata aykırı davranışlara uygulanacak müeyyidelerin tespiti hususunda ülkemizde yasal düzenlemelerin geliştirilmemiş olması, son yıllarda önemli bir boşluk olarak kendini göstermektedir. Bugün, ülkemizde, yurtiçi ve uluslararası yolcu ve eşya taşımacılığı, 9.4.1987 tarihli ve 3348 sayılı Ulaştırma Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun verdiği yetkiye dayanılarak çıkarılan yönetmelik ve kararnamelerle düzenlenmektedir. Gerek yurtiçi gerekse uluslararası karayolu taşımacılığını düzenleyen yönetmelikler, günümüzün ihtiyaç ve sorunlarının çözümünde yeterli olamamaktadır. Karayolu taşımacılığında hukukî boşlukları gidermek üzere hazırlanan bu tasarıyla, günümüzdeki gelişmelerin yanı sıra, kamuoyunun gündemini işgal eden trafik kazaları ve diğer ihtiyaçlar da dikkate alınarak taşımaların düzenli ve güvenli hale getirilmesi sağlanacaktır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu kanunun amacı, karayolu taşımalarını ülke ekonomisinin gerektirdiği şekilde düzenlemek, taşıma düzenini ve güvenliği sağlamak, taşımacı, acente ve taşıma işleri komisyoncularıyla nakliyat ambarı ve kargo işletmeciliği ve benzeri hizmetlerin şartlarını belirlemek, taşıma işlerinde istihdam edilenlerin niteliklerini, haklarını ve sorumluluklarını saptamak, karayolu taşımalarının diğer taşıma sistemleriyle birlikte ve birbirlerini tamamlayıcı olarak hizmet vermesini ve mevcut imkânların daha yararlı bir şekilde kullanılmasını sağlamaktır.

Bu yasayla, taşımacılık, acentelik ve taşıma işleri komisyonculuğuyla nakliyat ambarı ve kargo işletmeciliği yapılabilmesi için Bakanlıktan yetki belgesi alınması zorunlu hale getirilmiştir. Taşımacılık, acentelik ve taşıma işleri komisyoncuğu ile nakliyat ambarı ve kargo işletmeciliği yetki belgesi alabilmek için, gerçek kişilerin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmaları, tüzelkişilerin 29.6.1956 tarihli ve 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununa ve 24.4.1969 tarihli ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanununa göre kurulmuş ve Türk Ticaret Siciline tescil edilmiş olmaları; gerçek kişi, tüzelkişi kurucu ortakları ve tüzelkişiliği temsil yetkili yöneticilerin, kaçakçılık, dolandırıcılık, inancı kötüye kullanma ve devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlar ile 12.4.1991 tarihli, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununa giren suçlardan hürriyeti bağlayıcı cezayla hükümlü bulunmamaları, ilgili meslek odalarına kayıtlı olmaları şarttır.

Yine, bu tasarıyla, karayolu taşımacılığı hizmetlerinde görülen teknik, ekonomik ve sosyal gelişmelerin kamu yararına ve millî güvenlik amaçlarına uygun olarak düzenlenmesi amacıyla "Karayolu Taşımacılığı Yüksek Kurulu" kurulması hükme bağlanmakta; ayrıca, şehirlerarası ve uluslararası taşıma işleri yapan gerçek ve tüzelkişilerin müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, meslekî faaliyetlerini kolaylaştırmak, meslek mensuplarının birbirleriyle, halkla ve tüzelkişilerle, yurt içindeki ve yurt dışındaki benzer kişi ve kuruluşlarla olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hâkim kılmak ve meslek disiplinini ve ahlakını korumak amacıyla, kamu kurumu niteliğinde ve tüzelkişiliği haiz meslek kurumu olarak, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği bünyesinde, Türkiye Karayolu Yolcu ve Eşya Taşımacılar Birliği kurulmaktadır.

Yine, bu tasarıyla, Bakanlık, bu kanun gereğince yerine getirmekle yükümlü olduğu görev ve yetkilerinin tamamını veya bir kısmını, Türkiye Karayolu Yolcu ve Eşya Taşımacılar Birliğine devredebilir denilmektedir. Bu birliğin kurulmasıyla birlikte, eşya taşımacılığı konusunda faaliyet gösteren yetki belgesi sahibi taşımacı, acente, taşıma işleri komisyoncuları, nakliyat ambar ve kargo işletmecileri ile yolcu taşımacılığı konusunda faaliyet gösteren taşımacı ve acenteler, Türkiye Karayolu Yolcu ve Eşya Taşımacılar Birliğine üye olmak zorundadırlar.

Bu tasarıya, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak olumlu yaklaştığımızı ifade ederken, taşımada yüzde 5'ler mertebesinde kalan demiryollarına ciddî olarak eğilmenin zamanının geldiğini bir kez daha hatırlatmak istiyorum.

Avrupa Birliği ülkelerinde yük ve insan taşımacılığında, demiryollarının payı yüzde 35'ler mertebesindedir. Batı, yeni teknolojilerle raylı sistemde, hem ulaşılabilecek güvenli en yüksek hıza, aynı zamanda insan taşımacılığında hedeflenen konfora ve yük taşımacılığında en büyük kapasiteye ulaşırken, demiryolu taşımacılığının, en az karayolu taşımacılığı kadar önemli olduğunu hiçbir zaman göz ardı etmemiştir. 1950'den bu yana, demiryolu taşımacılığında mevcutla yetinilmiş, hatta, son yıllara kadar, 1950'den önce hizmete açılan birçok demiryolu hattı hizmet dışı bırakılmıştır. Zaman zaman, demiryolu taşımacılığının sosyalist ülkelere özgü bir taşıma sistemi olduğunu ifade edenler de olmuş, bunların sonucunda, ülkemizde, demiryolu taşımacılığı devredışı bırakılmıştır. Şimdi, bu yanlıştan gecikmeden vazgeçilerek, Batının ulaştığı teknolojilerle, hızlı tren projelerini bir an önce uygulama durumuna geçirmeliyiz. Türkiye'de bu sektörde yapılması gereken, eskiyi iyileştirmek değil, sistemi tamamıyla yenileyerek, Batı standartlarındaki güvenli yüksek hıza, rahat konfora ve maksimum yük taşıma kapasitesine ulaşmak olmalıdır.

Sözlerimi burada tamamlıyor, Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)

BAŞKAN - Sayın Parlakyiğit, teşekkür ediyorum.

AK Parti Grubu adına, Düzce Milletvekili Sayın Fahri Çakır; buyurun. (AK Parti sıralarından alkışlar)

AK PARTİ GRUBU ADINA FAHRİ ÇAKIR (Düzce) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; 141 sıra sayılı Karayolu Taşıma Kanunu Tasarısı üzerinde, Adalet ve Kalkınma Partisi Grubunun görüşlerini açıklamak üzere söz almış bulunuyorum; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, üç yanı denizlerle çevrili, jeopolitik yönden vazgeçilmez değerde topraklara sahip ve rotasını dış pazarlara çevirmiş olan ülkemiz, gerek artan nüfusu gerek tüm olumsuz koşullara karşın gerçekleştirdiği büyüme hızı ve gerekse bulunduğu bölgede üstlenmesi gereken rolü gereği, sürdürülebilir bir kalkınma stratejisi içerisinde, doğru ulaştırma politika ve planlarını yaşama geçirmek durumdadır.

Adalet ve Kalkınma Partisi olarak, seçim beyannamemizde de deklare ettiğimiz gibi, 15 000 kilometrelik bölünmüş yol projemizle, ulaşıma ne kadar önem verdiğimiz bellidir ve ulaşımda gelişmiş ülkelerin seviyesini yakalamak olmazsa olmazlarımızdandır.

Dünyada her geçen gün artış gösteren ticaret hacmindeki gelişmeler, turizm sektöründeki hızlı sirkülasyon ve yolcu taşımacılığında yaşanan yoğunluk gibi sebeplerle bütün ülkeler ulaştırma sistemlerini sürekli olarak yenilerken ve çok daha iyi hedeflere ulaşma gayreti içerisindeyken, Türkiye de, hiç şüphesiz, bunlardan geri kalamazdı.

Ülkemiz de, hızla gelişen içticaret ve turizm sektörü yanında, dışticaret ve turizmde yaşanan yoğun talep nedeniyle, beklenenin üzerinde gelişmeler göstermeye başlamıştır. Özellikle ülkemiz taşımacılığında önemli yere sahip olan karayolu taşımacılığı, diğer taşıma türlerine göre -havayolu hariç- daha süratli, kolay kontrol edilebilir ve daha da önemlisi, herhangi bir aktarma olmadan, kapıdan kapıya taşıma yapılmasına uygun olması nedeniyle daha fazla tercih edilmektedir. Özellikle 1970'li yıllardan bu yana gelişen karayolu taşımacılığımız, bugünkü güçlü karayolu taşıma sektörünü ortaya çıkarmış bulunmaktadır. Taşımacılık sektöründe karayolu taşımacılığının bu yüksek orandaki payının önümüzdeki yıllarda da aynı oranda seyredeceği kaçınılmazdır.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Avrupa ile Ortadoğu arasındaki ticarî akım, ülkemizin coğrafî özellikleri ve konumu nedeniyle, karayollarımız üzerinde önemli trafik yoğunluğuna sebep olmaktadır. Bu nedenle, gerek yurtiçi gerekse uluslararası taşıma filosu giderek gelişmiş ve büyüyegelmiştir. Bu büyüme, aynı zamanda, yaşanan sorunları da beraberinde büyütmüştür. Tasarı ve gerekçesi incelendiğinde, bugün, ülkemizde yurtiçi ve uluslararası yolcu ve eşya taşımacılığının, 9.4.1984 tarihli ve 3348 sayılı Ulaştırma Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun verdiği yetkiye dayanılarak çıkarılan yönetmelik ve kararnamelerle düzenlendiği, bunun da -gerek yurtiçi gerekse uluslararası karayolu taşımacılığını düzenleyen yönetmeliklerin- günümüzün ihtiyaç ve sorunlarını çözmediği görülmüştür. Karayolu taşımacılığında hukukî boşlukları gidermek üzere hazırlanan bu tasarı, günümüzdeki gelişmelerin yanı sıra, kamuoyunun gündemini meşgul eden trafik kazaları ve diğer ihtiyaçlar da dikkate alınarak, taşımaların düzenli ve güvenli hale getirilmesini amaçlamaktadır.

Değerli arkadaşlar, ülkemizde, 2001 yılı sonu itibariyle 119 735 adet otomobil, 527 798 adet kamyon, 142 406 adet otobüs, 159 994 adet minibüs ve 271 575 adet kamyonetin ticarî amaçla yolcu ve eşya taşımacılığında kullanıldığı; ayrıca, bu taşıtlardan 9 209 adet otobüsün şehirlerarası yolcu taşımacılığında, 1 578 adet otobüsün uluslararası taşımacılıkta, 39 286 adet çekici, kamyon ve tankerin uluslararası taşımacılıkta kullanıldığı bilinmektedir. Mevcut taşıt sayısına eşdeğer olarak, bugün, ülkemizde, yolcu taşımacılığının yüzde 94,8'inin, eşya taşımacılığının da yüzde 92,6'sının karayoluyla yapıldığı bilinmektedir.

Öte taraftan, uluslararası alanda yapılan taşımacılıkta, ihracatımızın, ton bazında yüzde 26,2'si, dolar bazında yüzde 53,2'si; ithalatımızın ise, ton bazında yüzde 7'si, ABD Doları bazında da yüzde 35,2'si karayoluyla yapılmaktadır. Yolcu taşımacılığında ise, 1998 yılı sonu itibariyle, çeşitli ülkelere 42 292 adet sefer düzenlenmiş olup, 1 182 000 yolcu taşınabilmiştir. Buna karşılık, 1998 yılı sonu itibariyle, ülkemizde, maalesef, 446 025 adet trafik kazası meydana gelmiş olup, bu kazalarda, ne yazık ki, 4 852 insanımızı kaybetmiş durumdayız ve 115 489 vatandaşımız yaralanmış durumda. Belirtilen istatistikî rakamlardan da anlaşılacağı üzere, Türkiye'de ulaşım hizmetlerinin büyük bir kısmı karayoluyla gerçekleştirilmektedir.

Karayolu ağı uzunluğu olarak yeterli görülen şehirlerarası yollarda, fizikî standart ve özellikle üst yapılar, mevcut trafik yükünü kaldıramaz durumdadır. Bu nedenle, yol bakım masrafları hızla yükselmekte, seyahat güvenliği ve konforu azalmakta, yol koşullarına bağlı trafik kazaları sayısında oldukça artışlar gözlenmektedir.

Başka bir sorun da, karayolu taşımacılığında tonaj uygulamasında yaşanan sıkıntılardır. Aşırı yük sebebiyle tüneller, viyadükler ve yollar zamanından önce yıpranmakta ve kaza riskini beraberinde artırmaktadır. Bu sorun, tasarı yasalaştıktan sonra hazırlanacak yönetmeliklerle, aracın cinsi ve kapasitesi dikkate alınarak, taşınacak yük miktarına göre düzenlemelere gidilecektir.

Öte yandan, karayollarımız üzerindeki uluslararası transit taşımacılık faaliyetleri, özellikle 70'li yıllardan bu yana hızla artış göstermiş, bu taşımalar, ağır ve çok dingilli araçlar ve römorklarla yapıldığından, yollarımız üzerinde meydana getirdiği tahribat ve yıkıntılar o nispette de büyük olmuştur.

Sonuç olarak, yüzbinlerce yerli ve yabancı aracın, ağır tonajlı olarak, ülkemizden yurtdışına çıkış yaptığı bilinmektedir. Bununla beraber, 1997 yılından sonra 36 889 adet, 1998 yılında 38 000 adet yerli ve yabancı ağır tonajlı taşıt ülkemiz üzerinden transit geçiş yapmıştır. Yurtiçi ve uluslararası yolcu ve eşya taşıma hizmetlerinin, ülke ekonomisi ve sosyal hayatın gerektirdiği düzenli ve güvenli hale gelmesi, bu sektörde giriş ve çıkışların kontrol altına alınabilmesi ve taşımacı, acente, taşıma işleri komisyonculuğu, nakliyat ambarı ve kargo işletmeciliği yapılmasıyla ilgili koşulların tespiti ile bir sigorta sisteminin sektörde zorunlu hale getirilmesi yanında, sektör çalışanlarının çalışma koşulları ve niteliklerinin belirlenmesi, mevzuata aykırı davranışlara uygulanacak müeyyidelerin tespiti hususlarında ülkemizde mevzuatın geliştirilmemiş olması, son yıllarda önemli bir boşluk olarak görülmektedir.

İşin diğer bir boyutu da, vatandaşa daha iyi hizmet vermek için uygulayıcılara daha fazla görev düştüğünü göstermektedir. Kanunu çıkarmış olmak, sorunu çözmeye yetmiyor; önemli olan, uygulamada yaşanan ve yapılanlardır. Bu yüzden, uygulamada yaşanabilecek sıkıntılara, çıkarılacak yönetmeliklerle de süratli bir şekilde çözüm üretilebilecektir.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; şimdiye kadar karayolu taşımacılığına yeteri kadar önem verilmemiş, ihmal edilmiş ve sorunlar ertelenmiştir. Bizim amacımız, bir an önce mevcut sorunların çözülmesi ve karayolu taşımacılığının gelişmiş ülkelerdeki standartlara yükseltilebilmesidir. İl sınırları içerisindeki taşımalar ile 100 kilometreye kadar olan şehirlerarası taşımaların düzenlenmesinin mahallî idarelere bırakılabileceğini, taşımaların ekonomik, hızlı, elverişli, güvenli, çevreye kötü etkisi en az, kamu yararını gözeten rekabet ortamında gerçekleşmesi gerektiğinin özellikle altını çizmek istiyorum.

Ayrıca, yolcu taşımacılığı konusunda yetkisiz komisyonculuk ve yabancı plakalı taşıtların Türkiye sınırları içinde iki nokta arasında taşıma yapmaları yasaklanmaktadır. Trafik kazalarının önlenmesi, taşımanın düzenli ve güvenilir yapılması, işletmeci sıfatıyla taşımacılara önemli yükümlülükler getirmektedir. Şehirlerarası ve uluslararası yolcu taşımacılarına, taşıma faaliyeti sırasında yolcunun bedenî ve maddî zararlarının karşılanması için, zorunlu karayolları taşımacılık malî sorumluluk sigortası yaptırma mecburiyeti getirilmekte, eşya taşımacılığından doğan sorumluluğa ilişkin sigorta yaptırma, ihtiyarî bırakılmaktadır.

Zarar görenlerin fazla olması halinde, zarar görenlere, sorumluluk sigortasından karşılanamayan zararların 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre yaptırılan zorunlu malî sorumluluk sigortasına müracaat etme imkânı verilmektedir.

Terminallerin yapımı ve işletmeciliği yeni esaslara bağlanarak, belge sahiplerinin hakları korunmakta ve yolcu taşımacılığı, kargaşaya meydan verilmeyecek şekilde, yeni baştan düzenlenmektedir.

Ekonomik suça ekonomik ceza uygulaması anlayışıyla, karayolu taşımacılığında idarî ve cezaî müeyyideler günün şartlarına uygun hale getirilmektedir.

Sayın milletvekilleri, bu kanun yürürlüğe girdikten sonra, taşımacılık, acente ve taşıma işleri komisyonculuğu ile nakliyat ambarı ve kargo işletmeciliği yapacaklarda genel ve özel şartlar tespit edilerek, her isteyen istediği gibi taşıma faaliyetlerinde bulunamayacaktır.

Nakliye işinde kullanılan araçlarda yaş sınırlaması ve teknik yeterlik şartları aranacaktır.

Taşıma işinde faaliyet gösteren şoför ve diğer görevlilerde belirli şart ve nitelikler de aranacak; yine, bu alanda faaliyet gösteren gerçek ve tüzelkişiler yetki belgesi alacaklardır.

Nakliyat ambarı ve kargo işletmeciliği yapanlardan, yükleme, boşaltma, depolama, istifleme ve aktarma yerlerine sahip olma şartı aranacaktır.

Değerli arkadaşlar, karayolu taşımacılığında hukukî boşlukları gidermek üzere hazırlanan bu tasarıyla, günümüzdeki gelişmelerin yanı sıra, kamuoyunu sürekli meşgul eden elim trafik kazaları ve diğer ihtiyaçlar da dikkate alınarak, taşımacılığın, daha derli toplu, düzenli ve güvenilir hale getirilmesi, öncelikli hedefler olarak alınmıştır.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; son yıllarda düşüş trendine girmiş olmasına rağmen, ülkemizde, 2002 yılında 407 103 kaza meydana gelmiş olup, bu kazalarda 2 900 kişi hayatını kaybetmiş, 94 225 kişi de, maalesef, yaralanmıştır. Bu sonuç da gösteriyor ki, ülkemiz, dünya trafik kazaları ve ölümlü kazalar açısından dünyada ilk sıralarda yer almaktadır. Bu tasarıyla, trafik kazalarının en aza inmesi hedeflenmiş olmaktadır.

Sayın milletvekilleri, karayollarımızın durumu hiç şüphesiz ortadadır. Sayın Başbakanımızın seçim beyannamesinde ifade ettiği ve iktidara da gelir gelmez uygulamaya koyduğu gibi, 15 000 kilometrelik duble yol projesiyle, kazaların en aza indiği, gelişmiş ve kalkınmış bir Türkiye diyor, Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Çakır.

Sayın milletvekilleri, tasarının tümü üzerindeki görüşmeler tamamlanmıştır.

Tasarının maddelerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

1 inci maddeyi okutuyorum:

KARAYOLU TAŞIMA KANUNU TASARISI

BİRİNCİ KISIM

Başlangıç Hükümleri

BİRİNCİ BÖLÜM

Amaç, Kapsam ve Tanımlar

Amaç

MADDE 1. - Bu Kanunun amacı; karayolu taşımalarını ülke ekonomisinin gerektirdiği şekilde düzenlemek, taşımada düzeni ve güvenliği sağlamak, taşımacı, acente ve taşıma işleri komisyoncuları ile nakliyat ambarı ve kargo işletmeciliği ve benzeri hizmetlerin şartlarını belirlemek, taşıma işlerinde istihdam edilenlerin niteliklerini, haklarını ve sorumluluklarını saptamak, karayolu taşımalarının, diğer taşıma sistemleri ile birlikte ve birbirlerini tamamlayıcı olarak hizmet vermesini ve mevcut imkânların daha yararlı bir şekilde kullanılmasını sağlamaktır.

BAŞKAN - Madde üzerinde söz talebi?.. Yok.

Önerge yok.

III. - Y O K L A M A

BAŞKAN - 1 inci maddenin oylamasına geçmeden önce, Başkanlığımıza sunulmuş olan bir yoklama talebi vardır; isimleri okutup, yoklama talebinde bulunan üyelerimizin burada olup olmadığını kontrol edeceğim; yeterli sayıda üyemiz varsa, yoklama talebini yerine getireceğim:

Mustafa Özyürek?.. Burada.

Mustafa Özyurt?.. Burada.

Muzaffer Kurtulmuşoğlu?.. Burada.

Feramus Şahin?.. Burada.

İsmet Atalay?.. Burada.

Mehmet Kartal?.. Burada.

Sıdıka Sarıbekir?.. Burada.

Halil Tiryaki?.. Burada.

Hakkı Ülkü?..

ATİLLA KART (Konya) - Tekabbül ediyorum.

BAŞKAN - Atilla Kart Bey tekabbül ediyor.

Feridun Ayvazoğlu?.. Burada.

Mehmet Boztaş?.. Burada.

Atilla Başoğlu?.. Burada.

Mehmet Yıldırım?.. Burada.

Yaşar Nuri Öztürk?.. Burada.

Salih Gün?..

MEHMET SEFA SİRMEN (Kocaeli) - Tekabbül ediyorum.

BAŞKAN - Sefa Sirmen Bey tekabbül ediyor.

Osman Özcan?.. Burada.

Osman Kaptanoğlu?.. Burada.

Atila Emek?.. Burada.

Birgen Keleş?..

Ramazan Kerim Özkan?.. Burada.

Sedat Pekel?.. Burada.

Atilla Kart?..

BAŞKAN - Atilla Kart Bey olmaz; çünkü, biraz önce başka birisinin yerine tekabbül etmişti; fakat, yoklama talebinde bulunan 20 milletvekilimiz burada olduğundan, yoklama talebini yerine getireceğim.

Elektronik cihazla yoklama yapacağız.

Yoklama için 5 dakika süre veriyorum.

Yoklama işlemini başlatıyorum.

(Elektronik cihazla yoklama yapıldı)

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, toplantı yetersayısı vardır.

V. - KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN

GELEN DİĞER İŞLER (Devam)

4. - Karayolu Taşıma Kanunu Tasarısı ve Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu Raporu (1/354) (S. Sayısı : 141) (Devam)

BAŞKAN - 1 inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

2 nci maddeyi okutuyorum:

Kapsam

MADDE 2. - Bu Kanun kamuya açık karayolunda motorlu taşıtlarla yapılan yolcu ve eşya taşımalarını, taşımacıları, taşıma acentelerini, taşıma işleri komisyoncularını, nakliyat ambarı ve kargo işletmecilerini, taşıma işlerinde çalışanlar ile taşımalarda yararlanılan her türlü taşıt, araç, gereç, yapıları ve benzerlerini kapsar.

Ancak, özel otomobillerle ve bunların römorklarıyla yapılan taşımalar, genel ve katma bütçeli dairelerle, il özel idareleri, belediyeler, üniversiteler ve kamu iktisadî teşebbüslerine ait otomobillerle yapılan taşımalar, Türk Silahlı Kuvvetlerine ait motorlu taşıt ve bunların römorkları ile yapılan taşımalar, lastik tekerlekli traktörlerle çekilen römorklarla yapılan taşımalar bu Kanun hükümlerine tâbi değildir.

İl sınırları içerisindeki taşımalar ile yüz kilometreye kadar olan şehirlerarası taşımaların düzenlenmesi il ve ilçe trafik komisyonları ile işbirliği yapılmak suretiyle ilgili valiliklere, belediye sınırları içerisindeki şehiriçi taşımalar belediyelere bu Kanuna göre düzenlenecek yönetmelik esasları dahilinde bırakılabilir.

Uluslararası anlaşmalar ile savaş hali, sıkıyönetim, olağanüstü hal ve doğal afet durumlarında uygulanacak hükümler saklıdır.

BAŞKAN - Sayın Milletvekilleri, madde üzerinde söz talebi?.. Yok.

Madde üzerinde 1 adet önerge vardır; okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 141 sıra sayılı Karayolu Taşıma Kanunu Tasarısının 2 nci madde ikinci fıkrasının aşağıdaki şekilde değiştirilmesi hususunu arz ederiz.

 

Bihlun Tamaylıgil

Berhan Şimşek

Ferit Mevlüt Aslanoğlu

 

İstanbul

İstanbul

Malatya

 

Şevket Arz

Ali Kemal Deveciler

 

 

Trabzon

Balıkesir

 

"Ancak, özel otomobillerle ve bunların römorklarıyla yapılan taşımalar, genel ve katma bütçeli dairelerle, il özel idareleri, belediyeler, üniversiteler ve kamu iktisadi teşebbüslerine ait otomobillerle yapılan taşımalar, Türk Silahlı Kuvvetlerine ait motorlu taşıt ve bunların römorkları ile yapılan taşımalar, lastik tekerlekli traktörlerle çekilen römorklarla yapılan taşımalar, 1618 sayılı yasaya göre kurulmuş seyahat acenteleri tarafından yapılan taşımalar bu kanun hükümlerine tabi değildir."

BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?

BAYINDIRLIK, İMAR, ULAŞTIRMA VE TURİZM KOMİSYONU BAŞKANI ADEM BAŞTÜRK (Kayseri) - Takdire bırakıyoruz.

BAŞKAN - Hükümet katılıyor mu?

ULAŞTIRMA BAKANI BİNALİ YILDIRIM (İstanbul) - Katılmıyoruz.

BAYINDIRLIK, İMAR, ULAŞTIRMA VE TURİZM KOMİSYONU BAŞKANI ADEM BAŞTÜRK (Kayseri) - Sayın Başkan, aslında, turizmcilerin bu talepleri komisyonda gündeme geldi; turizmcilerin bu talepleri karşılandı, hem 6 ncı maddede hem 30 uncu maddede; bir terminale uğrama zorunlulukları kaldırıldı; bilet zorunlulukları vardı, bilet zorunluluğu da kaldırıldı. O bakımdan, aslında, bu talep de yerine geldi.

BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.

Önerge sahipleri, gerekçeyi mi okutalım?

MUSTAFA ÖZYÜREK (Mersin)- Gerekçe okunsun.

BAŞKAN- Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe: 1618 sayılı Seyahat Acenteleri ve Seyahat Acenteleri Birliği Kanununun 4 üncü maddesinde "yurt dışına yolcu götüren veya yurt içinde otobüs işletmeciliği yapan müesseselerin hizmetleri, nakliyecilik hizmeti niteliğindedir. Bu müesseseler bu kanun hükümlerine tabi değildir" denilmek suretiyle, seyahat acentelerinin yaptığı ulaştırma hizmetinin Karayolu Taşıma Kanunu Tasarısı içinde yer alan "taşımacılık" kapsamı içerisinde değerlendirilemeyeceğini ifade etmektedir.

Tasarıda "taşımacı" olarak tanımlanan ve düzenlenen müessese ticaret ve sanayi odalarında "nakliyeci" sınıfına dahil olan işletmeleri kapsamaktadır. Bu yasa tasarısında yolcu ve eşyaların karayolu ile şehirlerarası veya uluslararası taşınmaları (nakliyesi) düzenlenmiş bulunmaktadır. Oysa ki; seyahat acenteleri nakliyecilik hizmeti yapmadıkları gibi, seyahat acenteleri hizmetleri sırasında ulaştırma hizmetini genellikle tek başına sunmamaktadır. Seyahat acentelerinin verdiği ulaştırma hizmetleri önceden düzenlenmiş ve bir programa bağlı olarak hazırlanmış bulunan turun başlangıcında, sonunda veya herhangi bir safhasında verilmekte olup, tüketiciyle arasında imzalanan sözleşmeler tüm turu ve taahhütleri kapsayan sözleşmelerdir.

Diğer yandan, işbu kanun tasarısı, yolcu taşımaları sırasında yolcuya bilet verilmesini zorunlu kılmaktadır. Ancak, seyahat acenteleri açısından gezinin tamamı için fatura kesilmesi zorunluluğu bulunduğundan, ayrıca bilet düzenlenmesi ikinci bir gider belgesi anlamını taşıyacağından mükerrer vergiden düşülmesi sonucunu ortaya çıkarabilecektir.

Bu gerekçelerden dolayı 1618 sayılı Yasaya göre kurulmuş seyahat acentelerinin ilgili kanun tasarısının 2 nci madde ikinci fıkrasında yer alması gerekmektedir.

BAŞKAN- Sayın milletvekilleri, Komisyonun takdire bıraktığı, Hükümetin katılmadığı önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmemiştir.

2 nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.

3 üncü maddeyi okutuyorum:

Tanımlar

MADDE 3. - Bu Kanunda geçen;

Bakanlık : Ulaştırma Bakanlığını,

Taşıma işleri : Taşımacılık, acentelik, taşıma işleri komisyonculuğu, nakliyat ambarı ve kargo işletmeciliğini,

Taşıma işleri işletmecisi : Taşıma işlerinde faaliyette bulunacak taşımacı, acente, taşıma işleri komisyoncusu, nakliyat ambarı ve kargo işletmecisini,

Sorumluluk sigortası : Bu Kanunun 18 inci maddesiyle ihdas edilen zorunlu karayolu taşımacılık malî sorumluluk sigortasını,

Taşıma : Yolcunun taşıta bindiği veya eşyanın taşımacıya teslim edildiği yerden varış noktasına götürülmesini,

Taşımacı : Taşımacı yetki belgesine sahip olan ve kendi nam ve hesabına taşımayı bir ücret karşılığı üstlenen gerçek veya tüzel kişiyi,

Eşya (yük) : İnsandan başka taşınabilen canlı veya cansız her türlü nesneyi,

Kalkış noktası : Yolcunun taşıta bindiği veya eşyanın taşımacıya teslim edildiği yeri,

Varış noktası : Yolcu bileti veya taşıma senedinde gösterilen, yolcu veya eşyanın götürülmek istendiği yeri,

Gönderen : Eşyayı taşımacıya teslim eden, gönderileni belirleyen ve taşıma senedini imzalayan kişiyi,

Gönderilen : Sevk irsaliyesi, taşıma irsaliyesi ve taşıma senedinde belirtilen eşyanın teslim edileceği kişiyi,

Acente : Ticarî mümessil, ticarî vekil, satış memuru veya müstahdem gibi bağımlı bir sıfatı olmaksızın bir sözleşmeye dayanarak belirli bir yer veya bölge içinde daimî surette bir veya birden fazla taşımacıyı ilgilendiren sözleşmelerde aracılık etmeyi ve onlar adına taşıma sözleşmesi yapmayı meslek edinen kişiyi,

Taşıma işleri komisyoncusu : Ücreti karşılığında kendi namına ve bir müvekkil hesabına eşya taşıtmayı meslek edinmiş kişiyi,

Nakliyat ambarı : Bir veya birden fazla gönderenden toplu veya parça başı eşyanın teslim alınarak işletmecinin gözetimi ve denetimi altında yükleme, boşaltma, depolama, istifleme, aktarma ve gönderilene teslim gibi hizmetlerin yapıldığı yeri,

Nakliyat ambarı işletmecisi : Bağımsız bir işyerinin kullanma hakkına sahip olan ve eşyayı teslim alarak kendi gözetim ve denetimi altında; yükleme, boşaltma, depolama, istifleme, aktarma ve gönderilene teslim gibi hizmetleri yerine getiren, taşımayı yapan veya yaptıran ve bundan doğacak sorumluluğu üstlenen kişiyi,

Kargo : Tek parçada en fazla yüz kilogramı geçmeyen genellikle ambalaj ve kap içerisinde olan küçük boyutlu koli, sandık, paket  gibi parça eşyayı,

Kargo işletmecisi : Bağımsız bir işyerinin kullanma hakkına sahip olan ve kargoyu teslim alarak kısa sürede gönderilene ulaştırmak amacıyla kendi gözetimi ve denetimi altında yükleme, boşaltma, depolama, istifleme, aktarma ve gönderilene teslim gibi hizmetleri yerine getiren, taşımayı yapan veya yaptıran ve bundan doğacak sorumluluğu üstlenen kişiyi,

Yolcu : Taşıtı kullanan sürücü ile hizmetliler dışında taşıtta bulunan kişileri,

Tehlikeli yük : Bu Kanuna göre düzenlenecek yönetmelikte tehlikeli olarak kabul edilen yükü,

Parça başına taşıma : Bir veya birden çok gönderenin aynı veya birbirinden ayrı gönderilene ait eşyaların taşınmasını,

Yolcu bileti : Yolcunun taşınması yükümlülüğünü içeren, yönetmelikte öngörülen şekil ve şartları ihtiva eden ve yolcuya verilmesi zorunlu belgeyi,

Şehirlerarası taşıma : Herhangi bir ilin herhangi bir noktasından veya yerleşim biriminden başlayıp diğer bir ilin herhangi bir noktasında veya yerleşim biriminde biten taşımaları,

Uluslararası taşıma : Türkiye'den veya Türkiye'ye karayoluyla;Türkiye üzerinden karayoluyla transit, Türkiye'ye denizyolu, demiryolu ve havayolu ile gelip karayolundan üçüncü ülkelere yapılan taşımaları,

Düzenli sefer : Belirli bir zaman ve ücret tarifesine göre, tespit edilmiş bir güzergâhta önceden açıklanmış yerleşme birimleri arasında yapılan taşımaları,

Arızî sefer : Aynı taşıtla bütün güzergâh boyunca aynı yolcu grubunun taşınması ve kalkış noktasına geri getirilmesi şeklindeki kapalı kapı seferleri ile gidişi dolu, dönüşü boş veya gidişi boş, dönüşü dolu seferleri,

Mekik sefer : Birden fazla gidiş ve dönüş seferinde aynı kalkış yerinden aynı varış yerine önceden gruplandırılmış yolcuların taşınmasını,

İfade eder.

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, madde üzerinde söz talebi?.. Yok.

Madde üzerinde 1 adet önerge vardır; önergeyi okutuyorum;

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 141 sıra sayılı Karayolu Taşıma Kanunu Tasarısının 3 üncü maddesinin onaltıncı paragrafında yer alan "kargo" tanımlamasının aşağıdaki şekilde değiştirilmesi hususunu arz ederiz.

 

Mehmet Parlakyiğit

Feramus Şahin

Mehmet Yıldırım

 

Kahramanmaraş

Tokat

Kastamonu

 

Mevlüt Coşkuner

Ahmet Küçük

Hüseyin Özcan

 

Isparta

Çanakkale

Mersin

 

 

Muharrem Doğan

 

 

 

Mardin

 

 "Kargo: Tek parçada en fazla 100 kilogramı geçmeyen genellikle ambalaj ve kap içerisinde olan küçük boyutlu koli, sandık, paket gibi eşya ile evrak ve dosya taşımayı,"

BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?

BAYINDIRLIK, İMAR, ULAŞTIRMA VE TURİZM KOMİSYONU BAŞKANI ADEM BAŞTÜRK (Kayseri) - Takdire bırakıyoruz.

BAŞKAN - Hükümet katılıyor mu?

ULAŞTIRMA BAKANI BİNALİ YILDIRIM (İstanbul) - Katılamıyoruz Sayın Başkan.

MUSTAFA ÖZYÜREK (Mersin) - Gerekçeyi okutun.

BAŞKAN - Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

Ülkemizde halen var olan ve uygulanan Posta Tekeli Kanunu gereğince, bütün kargo firmaları, Posta İşletmeleri Genel Müdürlüğü ile mahkemelik durumdadırlar. Bugün ABD'de bile DHL'nin dünyadaki en büyük özel taşıma firmalarından biri olmasına rağmen ABD postanesi özel sektörün bu kadar büyük olmasına nazaran gücünü yüzde 50 artırmış durumdadır. Bu da gösteriyor ki, özel sektörün önünün açılması devletin gücünü azaltmıyor, aksine, özel sektörün karşısında yükseltiyor.

Ayrıca, AB uyum yasaları doğrultusunda ülkemizin atmış olduğu imzaya göre 2006 yılında başlayacak 2009 yılına kadar üç yıllık süreç içerisinde posta tekeli kalkmakta olup, bir taraftan da ilgili kuruluşun özelleşeceğini varsayarsak kargo firmalarının dosya ve evrak taşımasının sakıncası nedir?

Kaldı ki, kargo firmaları, haberleşme niteliği taşıyan mektup, telgraf ve benzeri hizmetleri zaten vermemekte ve hatta adlî makamlarca gönderilen tebligatları da taşımamaktadırlar.

Posta İşletmeleri Genel Müdürlüğü genelinde 36 000 çalışanı olduğu belirtilerek kargo firmalarının dosya ve evrak taşımamaları istenmekte olup, halbuki, kargo firmalarının KARİD üyesi olan firmaların toplam çalışanı 60 000, KARİD üyesi olmayan firmalarla birlikte 70 000 personeldir. Kargo firmaları isterse 100 kilogramı geçmeyen sandıkların içerisinde evrak ve dosyayı da gizlice taşıyabilirler. Hiç değilse bunun önüne geçilmesi açısından belirtilen değişikliğin yapılması zorunludur.

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, Komisyonun takdire bıraktığı, Hükümetin katılmadığı önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmemiştir.

3 üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.

4 üncü maddeyi okutuyorum:

İKİNCİ BÖLÜM

Taşımada Genel Kurallar

Genel kural

MADDE 4. - Taşımalar; ekonomik, hızlı, elverişli, güvenli, çevreye kötü etkisi en az ve kamu yararını gözetecek tarzda serbest rekabet ortamında gerçekleştirilir.

BAŞKAN - Madde üzerinde söz talebi?.. Yok.

Madde üzerinde 1 adet önerge vardır; önergeyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 141 sıra sayılı Karayolu Taşıma Kanunu Tasarısının 4 üncü maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesi hususunu arz ederiz.

 

Bihlun Tamaylıgil

Berhan Şimşek

Ferit Mevlüt Aslanoğlu

 

İstanbul

İstanbul

Malatya

 

Ali Kemal Deveciler

Şevket Arz

 

 

Balıkesir

Trabzon

 

MADDE 4.- Taşımalar; ekonomik, seri, elverişli, güvenli, çevreye kötü etkisi en az ve kamu yararını gözetecek tarzda serbest rekabet ortamında gerçekleştirilir.

BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?

BAYINDIRLIK, İMAR, ULAŞTIRMA VE TURİZM KOMİSYONU BAŞKANI ADEM BAŞTÜRK (Kayseri) - Olumlu görüşle takdire bırakıyoruz.

BAŞKAN - Hükümet önergeye katılıyor mu?

ULAŞTIRMA BAKANI BİNALİ YILDIRIM (İstanbul) - Katılıyoruz efendim.

BAŞKAN - Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

Taşımada genel kuralların tanımlandığı ilgili yasa maddesinde "hızlı" tanımının kullanılmış olması uygulamada farklı değerlendirmelere dayanak olabilecektir. Buradaki "hızlı" tanımının taşıdığı subjektivite yanlış sonuçları beraberinde getirebilecektir. Bu nedenle ilgili tasarıdaki genel kural çerçevesinde "hızlı" kelimesinin çıkarılarak "seri" tanımının yapılması daha uygun olabilecektir.

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, Komisyonun takdire bıraktığı, Hükümetin katıldığı önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmiştir.

4 üncü maddeyi kabul edilen önerge doğrultusunda oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.

5 inci maddeyi okutuyorum:

Yetki belgesi alma zorunluluğu ve taşıma hizmeti

MADDE 5. - Taşımacılık, acentelik ve taşıma işleri komisyonculuğu ile nakliyat ambarı ve kargo işletmeciliği yapılabilmesi için Bakanlıktan yetki belgesi alınması zorunludur.

Taşımacılık, acentelik ve taşıma işleri komisyonculuğu ile nakliyat ambarı ve kargo işletmeciliği yetki belgesi alınabilmesi için taşıma işleri işletmecilerinin meslekî saygınlık, malî yeterlilik ve meslekî yeterliliğe sahip olması gerekmektedir. Bu maddeye ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir. 18.1.1954 tarihli ve 6224 sayılı Yabancı Sermayeyi Teşvik Kanunu hükümleri saklıdır.

Taşımacılara, yetki belgesinden ayrı olarak taşımalarda kullanılacak taşıtların niteliğini ve sayısını gösteren taşıt belgesi ile taşımacının taşıt belgesinde kayıtlı her taşıt için düzenlenen ve taşıtta bulunması gereken taşıt kartı verilir.

Taşıma işleri işletmecilerinin sayısı, yolcu ve eşya kapasitesi, taşıtların durumu, güvenlik veya benzeri nedenlerle Bakanlık, yetki belgelerinin verilmesinde sınırlamalar ve yeni düzenlemeler getirebilir.

Tehlikeli yük taşıyan taşıtlar ve bunların bağlı olduğu taşımacılar, taşıyacakları yüklerin özelliğine uygun olduğunu gösteren bilgi ve belgelere dayanarak birinci fıkrada belirtilen yetki belgesinden ayrı olarak ilgili mercilerden ayrıca izin almakla yükümlüdürler.

Taşımacılar, taşıma hizmetlerini kabul edilebilir bir neden olmaksızın veya zorunlu haller dışında yapmaktan kaçınamazlar ve taşıma hizmetinden herkesin her zaman yararlanmasını sağlamak zorundadırlar.

Taşımalar, diğer taşımacılar veya üçüncü şahıslar tarafından engellenemez.

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, madde üzerinde söz talebi?.. Yok.

5 inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.

6 ncı maddeyi okutuyorum:

Taşımacının sorumluluğu

MADDE 6. - Yolcu ve eşya taşımaları, kanunlara ve taşımacı ile yolcu ve gönderen arasındaki sözleşmelere uygun olarak yapılır. Yolcu taşımaları biletsiz veya taşıma sözleşmesiz, eşya taşımaları taşıma senetsiz yapılamaz.

Taşımacı, acentesinin acentelik sıfatıyla yapmış olduğu bu Kanun kapsamındaki faaliyet ve işlemlerden müteselsilen sorumludur.

Taşımacı, yolcu ve eşyanın güvenlik içinde taşınmasından sorumludur. Yolcu ve gönderenler de taşımacının güvenlik yönünden almış olduğu tedbirlere uymak zorundadırlar.

Taşımacı, çevre kirliliğini önleme, çevre ve insan sağlığını koruma amacıyla yürürlüğe konulan mevzuat hükümlerine uymak zorundadır.

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, madde üzerinde söz talebi?.. Yok.

6 ncı maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... 6 ncı madde kabul edilmiştir.

7 nci maddeyi okutuyorum:

Taşımacının yükümlülüğü

MADDE 7. - Taşımacı, yolcuların sağlıklı, rahat ve güvenli bir yolculuk yapmasını sağlayacak tedbirleri almak, yolcu ve eşyayı taahhüt ettiği yere kadar götürmekle yükümlüdür.

İlgili mevzuat hükümlerine uygun bir taşıtı, nitelikli şoför ve hizmetli personeli sefere göndermek, şoförlerin sürücü belgelerinin bulunup bulunmadığını araştırmak, teknik şartlara uymayan taşıtların trafiğe çıkmasına engel olmak, güzergâh mesafesini dikkate alarak yeteri kadar şoför bulundurmak, taşıt kartları olmayan ve bu Kanunda öngörülen sorumluluk sigortası bulunmayan taşıtları trafiğe çıkarmamak hususunda taşımacı gereken özeni ve duyarlılığı göstermek zorundadır.

Karayolları altyapısı, işletilmesi, trafiği, doğal afetler, meteorolojik şartlar ile arıza ve kaza hali dahil, beklenmeyen sebeplerle ilgili olarak ortaya çıkan ve taşımanın devamına engel olan sebeplerin, belirsiz bir beklemeyi mecburî kılması veya varış noktasına kadar gerekli zamanın bir katından daha fazla beklemeyi gerektirmesi halinde, imkân olduğu takdirde taşımacı bir başka güzergâhı izleyerek taşımayı tamamlamak, aksi halde yolcuyu güzergâh üzerinde yolcunun dilediği bir yere kadar götürmek veya yolcu ve eşyayı hareket noktasına geri getirmekle yükümlüdür.

Bu gibi hallerde, yolcunun ve eşya sahibinin bütün hakları saklı olup, taşımacılar herhangi bir ek ödeme veya benzeri talepte bulunamazlar.

Eşya için taşıma senedindeki hükümler uygulanır.

Taşımacılar altışar aylık süre ile yılda en az iki kez şoförlerinin ceza puanı durumunu Emniyet Genel Müdürlüğünden öğrenmek ve ceza puanı yüksek olan şoförlerle ilgili, eğitim ve iç denetim yönünden gerekli tedbirleri almak zorundadırlar.

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, madde üzerinde söz talebi?.. Yok.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.

8 inci maddeyi okutuyorum:

Gönderenin sorumluluğu

MADDE 8. - Gönderen, eşyanın varış noktası, cinsi, miktarı ve nitelikleri ile diğer önemli bilgileri tam ve doğru olarak taşımacıya bildirmek zorundadır. Yanlış ve eksik bildirmelerden doğacak her türlü sorumluluk gönderene aittir. Taşımacı, bir ihbar veya şüphe halinde yetkili ve görevlilerin huzurunda eşyayı kontrol ettirebilir.

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, madde üzerinde söz talebi?.. Yok.

8 inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.

9 uncu maddeyi okutuyorum:

Acente, taşıma işleri komisyonculuğu, nakliyat ambarı ve kargo işletmeciliği yapanların sorumluluğu

MADDE 9. - Acenteler ve taşıma işleri komisyoncuları bu sıfatla yapmış oldukları faaliyet ve işlemlerden taşımacı ile müştereken ve müteselsilen sorumludur. Nakliyat ambarı ve kargo işletmeciliği yapanlar, eşyayı teslim aldığı andan teslim edinceye kadar, eşyanın tamamı ve kısmen kaybından ve vuku bulacak hasarından, korunması ve taşınmasından, güvenliği ve düzenliliğini sağlamaktan, çevre kirliliğini önleme ve insan sağlığını koruma konusundaki kurallara uymaktan sorumludur.

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, madde üzerinde söz talebi?.. Yok.

9 uncu maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.

10 uncu maddeyi okutuyorum:

Taşıma yasağı

MADDE 10. - Acentelik ve taşıma işleri komisyonculuğu yetki belgesine sahip olanlar taşımacı yetki belgesi almadan kendi nam ve hesaplarına taşıma yapamaz ve yaptıramazlar.

Taşıma işleri komisyoncularının, kendi namlarına eşya taşıtabilmeleri için bu taşımaları bir müvekkil hesabına yapmaları zorunludur.

Yolcu taşımacılığında komisyonculuk yapılamaz.

BAŞKAN - Madde üzerinde söz talebi?.. Yok.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.

11 inci maddeyi okutuyorum:

Ücret ve zaman tarifeleri

MADDE 11. - Düzenli yolcu ve eşya taşımaları, nakliyat ambarı ve kargo işletmeciliği ücret tarifeleri, yetki belgesi sahiplerince geçerlilik süresi de belirtilmek suretiyle hazırlanır ve Bakanlığa bildirilir.

Ücret tarifelerine uyulması ve bu tarifelerin görülebilecek şekilde işyeri, terminal ve bilet satış yerlerine asılması ve taşıtlarda bulundurulması zorunludur.

Yolcu ve eşya taşıma, yükleme, boşaltma, depolama ve aktarma hizmetleri de dahil olmak üzere ücret tarifelerinin, ülke ekonomisi ve kamu yararı aleyhine sonuç vermesi ve aşırı ücret uygulanması veya rekabet ortamının bozulması halinde ve gerektiğinde taban ve tavan ücretleri Bakanlıkça tespit edilebilir.

Ücret tarifeleri başlangıç ve bitiş noktaları arasında gidiş ve dönüşte aynı şekilde düzenlenir. Değişik fiyat tarifesi uygulanamaz.

Düzenli yolcu ve eşya taşımaları zaman tarifesine tabidir. Taşımacılar tarafından geçerlilik süresi de belirtilmek suretiyle hazırlanan zaman tarifeleri, Bakanlıkça onaylandıktan sonra yürürlüğe girer.

Taşımacılar zaman tarifelerine uymak ve tarifelerini görülebilecek şekilde işyeri, terminal ve bilet satış yerlerinde bulundurmak zorundadırlar.

Ücretsiz ve tarife altı uygulamalarına ilişkin esaslar yönetmelikte düzenlenir.

BAŞKAN - Madde üzerinde söz talebi?.. Yok.

11 inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.

12 nci maddeyi okutuyorum:

İKİNCİ KISIM

Uluslararası Taşımalar

BİRİNCİ BÖLÜM

Uluslararası Taşımaların Kapsamı ve Taşıma Yetkisi

Uluslararası taşımaların kapsamı

MADDE 12. - Uluslararası yolcu ve eşya taşımaları;

a) Türkiye'ye karayoluyla veya demiryoluyla herhangi bir hudut kapısından giren veya Türkiye'nin herhangi bir limanına denizyolu ile gelen karayolu taşıtlarıyla yapılan transit taşımaları,

b) Türkiye'ye demiryolu, denizyolu veya havayoluyla gelen ve varış noktasından karayolu taşıtlarıyla üçüncü ülkelere yapılan taşımaları,

c) Türkiye'den karayolu taşıtları ile diğer ülkelere yapılan taşımaları,

d) Diğer ülkelerden karayolu taşıtları ile Türkiye'ye yapılan taşımaları,

Kapsar.

BAŞKAN - Madde üzerinde söz talebi?.. Yok.

12 nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.

13 üncü maddeyi okutuyorum:

Taşıma yetkisi

MADDE 13. - 12 nci maddenin (a) bendindeki taşımaları, uluslararası ikili ve çok taraflı karayolu taşıma anlaşmalarına göre taşıma yapmaya yetkili veya Bakanlıkça izin verilmiş yabancı plakalı taşıtlar ile uluslararası taşımalar için Bakanlıktan yetki belgesi almış taşımacılara ait taşıtlarla yapılabilir.

12 nci maddenin (b) bendindeki taşımalar, Bakanlıktan uluslararası taşımacı yetki belgesi almış taşımacılar tarafından yapılır. Yabancı plâkalı taşıtlara ise Bakanlığın teklifi üzerine Bakanlar Kurulu kararı ile taşıma yetkisi verilebilir.

Yukarıdaki fıkralarda taşıma yetkisi verilen taşıtların, hangi ülkelere hangi kara hudut kapısı, deniz limanı, hava alanı veya limanı, demiryolu istasyonu veya garından taşıma yapacağı Bakanlıkça belirlenir.

12 nci maddenin (c) ve (d) bentlerindeki taşımalar uluslararası taşımacı yetki belgesine sahip taşımacılar ile ikili ve çok taraflı karayolu taşıma anlaşmalarına göre izin verilmiş veya Bakanlıkça özel izin belgesi verilmiş yabancı taşımacılara ait taşıtlarla yapılabilir.

Yabancı plakalı taşıtlar, Türkiye sınırları dahilindeki iki nokta arasında taşıma yapamazlar.

BAŞKAN - Madde üzerinde söz talebi?.. Yok.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.

14 üncü maddeyi okutuyorum:

İKİNCİ BÖLÜM

Yasak Haller, Taşımaların Düzenlenmesi, Geçiş Ücretleri

Yasak haller

MADDE 14. - Zorunlu hallerde sınır mülki idare amirince verilecek izin dışında, ilgili kanunlara ve taşımacı ile yolcu ve gönderen arasındaki sözleşmelere aykırı olarak, yolcu ve eşya sınır kapılarına taşınamaz, buralarda aktarmaları yapılamaz, eşya depolanamaz ve yolcular sınır kapısından yaya geçerek başka bir taşıta binemezler.

BAŞKAN - Madde üzerinde söz talebi?.. Yok.

14 üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.

15 inci maddeyi okutuyorum:

Taşımaların düzenlenmesi

MADDE 15. - Türkiye'ye veya Türkiye üzerinden karayoluyla yapılacak transit taşımalarda, yurt içi taşımaları aksatmamak ve Türkiye üzerinden yapılan uluslararası taşımaları daha düzenli ve süratli kılmak amacıyla, gerektiğinde diğer taşıma sistemleri ile birlikte ve tamamlayıcı olmak üzere alt yapının fiziksel sınırları, güzergâhların belirlenmesine ilişkin mevzuat çerçevesinde, kota sistemi uygulanabilir.

Karayolu taşıma anlaşması olmayan ülkelerin taşımada kullanacağı taşıtlar Bakanlıkça verilecek izne tâbidir.

BAŞKAN - Madde üzerinde söz talebi?.. Yok.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.

16 ncı maddeyi okutuyorum:

Geçiş ücretleri

MADDE 16. - Karayolunun bakımı, korunması ile karayolu ve taşımanın yönetimine ilişkin giderlere katkıda bulunmak üzere yabancı plâkalı araçlardan geçiş ücretleri alınır.

Köprü, tünel ve otoyol ücreti gibi karayolu alt yapısının kullanılmasından alınan ücret ile eşya ve taşıtlar için yapılan hizmetlerin ücretleri, bu geçiş ücretlerine dahil değildir.

Bakanlık, Hazine Müsteşarlığının bağlı olduğu Bakanlık ile birlikte, geçiş ücretlerinin tespitine, artırılmasına, indirilmesine veya alınmamasına yetkilidir.

Ülkemizin taraf olduğu uluslararası anlaşmaların hükümleri saklıdır.

BAŞKAN - Madde üzerinde söz talebi?.. Yok.

Madde üzerinde 1 adet önerge vardır; okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 141 sıra sayılı tasarının 16 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

 

Haluk İpek

Telat Karapınar

Mehmet Beşir Hamidi

 

Ankara

Ankara

Mardin

 

Mehmet Yılmazcan

Mehmet Sarı

 

 

Kahramanmaraş

Osmaniye

 

"Bakanlık, geçiş ücretlerini tespit etmeye, artırmaya, indirmeye veya kaldırmaya yetkilidir."

BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?

BAYINDIRLIK, İMAR, ULAŞTIRMA VE TURİZM VE KOMİSYONU BAŞKANI ADEM BAŞTÜRK (Kayseri) - Katılıyoruz.

BAŞKAN - Hükümet?..

ULAŞTIRMA BAKANI BİNALİ YILDIRIM (İstanbul) - Katılıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN - Sayın İpek, gerekçeyi mi okutalım?

HALUK İPEK (Ankara) - Evet Sayın Başkan.

BAŞKAN - Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

Bu değişiklikle uluslararası taşımalardaki geçiş ücreti uygulamalarında muhatap ülkelerle mütekabiliyet ilkesinin daha hızlı işletilmesi amaçlanmaktadır.

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, Komisyonun ve Hükümetin katıldığı önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmiştir.

Kabul edilen önerge doğrultusunda maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.

17 nci maddeyi okutuyorum:

ÜÇÜNCÜ KISIM

Sorumluluk ve Sigorta

BİRİNCİ BÖLÜM

Yolcu Taşımalarında Sigorta, Sigorta Zorunluluğu, Sigorta Tarifeleri

Sorumluluk

MADDE 17. - Şehirlerarası ve uluslararası yolcu taşımacıları; duraklamalar dahil olmak üzere yolcunun kalkış noktasından, varış noktasına kadar geçecek süre içinde meydana gelecek bir kaza nedeniyle yolcunun ölümü, yaralanması ya da eşyasının zarara uğramasından dolayı sorumludur.

BAŞKAN - Madde üzerinde söz talebi?.. Yok.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.

18 inci maddeyi okutuyorum:

Zorunlu karayolu taşımacılık malî sorumluluk sigortası

MADDE 18. - Taşımacılar, yolcuya gelebilecek bedenî zararlar için bu Kanunun 17 nci maddesinden doğan sorumluluklarını sigorta ettirmek zorundadır. Ancak, Hazine Müsteşarlığının bağlı olduğu Bakanlık gerekli gördüğü takdirde, tespit edeceği yabancı ülkelerde ortaya çıkabilecek zararları teminat kapsamı dışında tutabilir.

Zorunlu karayolu taşımacılık malî sorumluluk sigortasını yaptırmakla yükümlü olan taşımacı; kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya hak sahibinin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur.

Sorumluluktan kurtulamayan taşımacı, kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, durum ve şartlara göre tazminattan indirim yapılabilir.

Sorumluluk sigortasına ilişkin sigorta genel şartları Hazine Müsteşarlığınca onaylanır. Sorumluluk sigortası tarife ve talimatları Hazine Müsteşarlığının bağlı olduğu Bakanlıkça tespit edilir ve Resmî Gazetede yayımlanır. Hazine Müsteşarlığının bağlı olduğu Bakanlık tarifeyi serbest bırakmaya yetkilidir.

Bu Kanunda öngörülen karayolu taşımacılık malî sorumluluk sigortası Türkiye'de karayolu motorlu araçlar zorunlu malî sorumluluk sigortası branşında ruhsatı bulunan sigorta şirketleri tarafından yapılır.

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, madde üzerinde söz talebi?.. Yok.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.

19 uncu maddeyi okutuyorum:

Hak sahiplerinin çokluğu ve zorunlu malî sorumluluk sigortası

MADDE 19. - Hak sahiplerinin tazminat alacakları, sigorta sözleşmesinde öngörülen teminattan fazla ise hak sahiplerinden her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat talebi, teminat tutarının tazminat alacakları toplamına olan oranına göre indirime tâbi tutulur.

Başka tazminat taleplerinin bulunduğunu bilmeksizin hak sahiplerinden birine veya bir kaçına kendilerine düşecek olandan fazla ödemede bulunan iyi niyetli sigortacı, yaptığı ödeme çerçevesinde diğer hak sahiplerine karşı da borcundan kurtulmuş sayılır.

Meydana gelen zarar öncelikle taşımacının sorumluluk sigortasından karşılanır. Bu sorumluluk sigortası ile karşılanamayan zararlar için 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre yapılması zorunlu olan malî sorumluluk sigortasına müracaat edilir.

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, madde üzerinde söz talebi?.. Yok.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.

20 nci maddeyi okutuyorum:

Tazminatın azaltılması veya kaldırılması sonucunu doğuran haller

MADDE 20. - Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller hak sahiplerine karşı ileri sürülemez.

Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda taşımacıya rücu edebilir.

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, madde üzerinde söz talebi?.. Yok.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.

21 inci maddeyi okutuyorum:

Doğrudan doğruya talep hakkı

MADDE 21. - Hak sahipleri, sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde doğrudan doğruya sigortacıya karşı talepte bulunabilirler.

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, madde üzerinde söz talebi?.. Yok.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.

22 nci maddeyi okutuyorum:

Kaza sonucu ihbar ve zararların ödenmesi

MADDE 22. - Sorumluluk sigortası tazminatına yol açan olay, sigorta ettiren veya hak sahibi tarafından öğrenildiği tarihten itibaren otuz iş günü, olay yurt dışında meydana gelmişse altmış işgünü içinde sigorta şirketine ihbar edilir.

Sigorta ettiren; kazaya, zarara veya olayla ilgili olarak açılacak davalara ilişkin bilgi ve belgeleri sigorta şirketine vermekle yükümlüdür.

Sigortacılar, hak sahibinin kaza veya zarara ilişkin belgeleri sigortacıya ilettiği tarihten itibaren, sekiz iş günü içinde sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarı hak sahibine ödemek zorundadır.

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, madde üzerinde söz talebi?.. Yok.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.

23 üncü maddeyi okutuyorum:

Sigortanın ispatı

MADDE 23. - Sigorta şirketleri, şekli ve kapsamı Bakanlığın uygun görüşü ve Hazine Müsteşarlığının bağlı bulunduğu Bakanlığın onayı ile belirlenip Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliğince bastırılacak sorumluluk sigortası belgesini, poliçe ile birlikte sigorta ettirene vermek zorundadır. Poliçede araçların plâka numaraları belirtilir ve her araç için sorumluluk sigortası belgesi düzenlenir.

Taşımacılar sorumluluk sigortası belgelerini araçlarında bulundurmak zorundadır. Sorumluluk sigortası belgesi bulunmayan araçlar sigorta teminatı sağlanıncaya kadar trafikten men edilir.

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, madde üzerinde söz talebi?.. Yok.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.

24 üncü maddeyi okutuyorum:

İKİNCİ BÖLÜM

Zamanaşımı, Yetkili Mahkemeler ve İcra Daireleri

Zamanaşımı

MADDE 24. - Bu Kanuna göre yapılan sorumluluk sigortası sözleşmelerinden doğan her türlü tazminat davası, hak sahibinin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve her halde zarara neden olan olay tarihinden itibaren on yıl sonra zamanaşımına uğrar.

Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğmakta ve 765 sayılı Türk Ceza Kanununda bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörülmekte ise tazminat davasında bu ceza zamanaşımı uygulanır.

Sorumlu kişi hakkındaki zamanaşımını kesen sebepler, sigorta şirketi hakkında da uygulanır. Sigorta şirketi hakkında zamanaşımını kesen sebepler sorumlu kişi hakkında da uygulanır.

Sorumluluk sigortasında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar.

BAŞKAN - Madde üzerinde söz talebi?.. Yok.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.

25 inci maddeyi okutuyorum:

Yetkili mahkeme ve icra daireleri

MADDE 25. - Sigorta sözleşmesinden doğan anlaşmazlıklar, tazminat ve rücu talepleri nedeni ile açılacak davalarda ve icra takiplerinde yetkili mahkeme veya icra daireleri; sigorta şirketinin veya şubesinin, sigorta sözleşmesini yapan acentenin, sigortalının, hak sahibinin, rücu edilenin ikametgâhındaki veya zarara yol açan olayın meydana geldiği yerdeki mahkeme ve icra daireleridir.

BAŞKAN - Madde üzerinde söz talebi?.. Yok.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.

26 ncı maddeyi okutuyorum:

DÖRDÜNCÜ KISIM

Çeşitli Hükümler

BİRİNCİ BÖLÜM

Cezalar

İdarî para cezaları

MADDE 26. - Bu Kanunun;

a) 5 inci maddesine göre yetki belgesi almadan taşıma işinde faaliyette bulunanlara beşmilyar lira,

5 inci maddesinin beşinci fıkrasına aykırı davranan taşımacılara beşyüzmilyon lira,

5 inci maddesinin altıncı fıkrasına göre taşıma hizmetini yapmaktan kaçınan taşımacılara dörtyüzmilyon lira,

5 inci maddesinin yedinci fıkrasına aykırı davranarak bir taşımacının diğer bir taşımacının taşıma faaliyetini engellemesi halinde dörtmilyar lira,

b) Bilette tayin edilen yeri başka bir kimseye verenler veya 6 ncı maddesine aykırı davranarak yolcu taşıyanlardan, her yolcu için taşıma ücretinin beş katı tutarı, taşıma senedi olmaksızın eşya taşıyanlardan birmilyar lira,

c) 6 ncı maddesinin birinci fıkrasına aykırı davranan taşımacılara üçyüzmilyon lira, üçüncü ve dördüncü fıkralarına aykırı davranan taşımacılara beşyüzmilyon lira,

d) 7 nci maddesinin birinci fıkrasına aykırı davranan yolcu taşımacılarına bir milyar lira, ikinci fıkrasına aykırı davranan taşımacılara beşyüzmilyon lira, altıncı fıkrasına aykırı davranan taşımacılara üçyüzmilyon lira,

e) 10 uncu maddesine aykırı davranan acente ve taşıma işleri komisyoncularına üçmilyar lira ,

f) 11 inci maddesine aykırı davranarak ücret tarifesi düzenlemeyenlere beşyüz milyon lira, ücret tarifelerine uymayan veya değişik ücret tarifeleri uygulayanlara beşyüz milyon lira, bunun dışında ikinci fıkraya aykırı davrananlara ikiyüzmilyon lira,

Zaman tarifesine uymayanlara ikiyüzmilyon lira, zaman tarifelerini görülebilecek şekilde işyeri, terminal ve bilet satış yerlerinde bulundurmayanlara yüzmilyon lira,

g) 13 üncü maddesine aykırı olarak yabancı plakalı taşıtların Türkiye sınırları dahilindeki iki nokta arasında taşıma yapması halinde, taşıt sahibine veya şoförüne birmilyar lira,

h) 14 üncü maddesine aykırı davrananlara beşyüzmilyon lira,

ı) 18 inci maddesi hükümlerine göre sorumluluk sigortası yaptırmayan taşımacılara birmilyar lira,

18 inci madde hükümlerine göre sorumluluk sigortası yapmaktan kaçınan sigorta şirketlerine, ödenmesi gereken sigorta priminin on katı tutarında,

i) 22 nci maddesinin ikinci fıkrasına uymayan ve yükümlülükleri yerine getirmeyen taşımacılara beşyüzmilyon lira,

j) 31 inci maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgeler üzerinde tahrifat yapan taşımacılara beşmilyar lira,

k) 32 nci maddesine aykırı olarak terminal ve ara durak dışında yolcu indirip bindiren taşımacılara üçyüzmilyon lira,

Para cezası verilir.

BAŞKAN - Madde üzerinde söz talebi?.. Yok.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.

27 nci maddeyi okutuyorum:

Ceza uygulaması

MADDE 27. - Eylemin başka bir suç teşkil etmesi halinde, 26 ncı madde ile verilen para cezaları, diğer kanunlardaki suçların takibine ve cezaların uygulanmasına; bu Kanunda ve yönetmelikte düzenlenen uyarma, geçici durdurma ve iptal gibi idarî müeyyidelerin uygulanmasına engel teşkil etmez.

Birden fazla suçun bir arada işlenmesi halinde her suç için ayrı ceza uygulanır.

BAŞKAN - Madde üzerinde söz talebi?.. Yok.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.

28 inci maddeyi okutuyorum:

Suç ve ceza tutanakları

MADDE 28. - Bu Kanunda yazılı suçlara ilişkin idarî para cezalarına dair tutanakların düzenlenmesi ve tahsiline ait usul ve esaslar Maliye Bakanlığının görüşü alınarak hazırlanacak yönetmelikle düzenlenir.

BAŞKAN - Madde üzerinde söz talebi?.. Yok.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.

29 uncu maddeyi okutuyorum:

Para cezalarının ödenme süresi

MADDE 29. - Tahsilatlar derhal yapılmadığı takdirde para cezalarının tutanağın tebliği tarihinden itibaren otuz gün içinde ödenmesi gerekir. Otuz gün içerisinde ödenmeyen cezalar iki katına çıkar ve ödeme süresi on gün daha uzar, bu süre içinde ödenmeyen cezalar üç katına çıkar.

Süresinde ödenmeyen para cezaları için 6183 sayılı Âmme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uygulanır.

Bu para cezaları, Maliye Bakanlığının sayman mutemetlerine, mal sandıklarına veya Bakanlıkça yetkili kılınmış personele ödenebileceği gibi banka, posta çeki veya kredi kartı ile de ödenebilir. Maliye Bakanlığı kredi kartı ile tahsilat yapılmasına izin vermeye, tahsilatın saymanlık hesaplarına aktarılmasına ilişkin süreleri ve diğer usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.

BAŞKAN - Madde üzerinde söz talebi?.. Yok.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.

30 uncu maddeyi okutuyorum:

Para cezalarına itiraz ve suçlarda tekerrür

MADDE 30. - Para cezalarına karşı tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içerisinde yetkili idare mahkemesine itiraz edilebilir. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir.

Bu Kanunda belirtilen suçların işlendiği tarihten itibaren bir yıl içinde aynı nitelikte üç defa suç işlediği tespit edilen gerçek ve tüzel kişilere, işlediği suçların cezalarının toplamının on katı para cezası verilir ve taşıt şoförünün yurt içi taşımalarda ticarî araç kullanım belgesi, yurt dışı taşımalarda da uluslararası sürücü sertifikası bir yıl süreyle askıya alınır.

BAŞKAN - Madde üzerinde söz talebi?.. Yok.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.

31 inci maddeyi okutuyorum:

İKİNCİ BÖLÜM

İdarî Müeyyideler

Belge alma şartlarının kaybedilmesi ve tahrifat

MADDE 31. - Yetki belgesi alma şartlarından herhangi birinin taşınmadığının sonradan anlaşılması veya faaliyet sırasında bu şartlardan herhangi birinin kaybedilip de verilen süre içerisinde giderilmemesi halinde yetki belgeleri iptal edilir.

Yetki belgeleri, taşıt belgeleri veya taşıt kartı üzerinde tahrifat yapan yetki belgesi sahiplerine idarî para cezası verilir.

BAŞKAN - Madde üzerinde söz talebi?.. Yok.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.

32 nci maddeyi okutuyorum:

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Son Hükümler

Terminal

MADDE 32. - Düzenli seferli yolcu taşımalarında kalkış ve varışların bir terminalden yapılması esastır. Ancak yeri ve zamanı önceden belirlenen ve nitelikleri yönetmelikte tespit edilen ara duraklarda da yolcu indirmesi ve bindirmesi yapılabilir.

Yolcu taşımacılarının, en az bir yolcu terminaline bağımsız olarak veya birlikte sahip olmaları veya bu terminalin kullanma hakkını haiz olmaları zorunludur. Aynı terminalden, nitelik ve niceliğine göre birden fazla taşımacı yararlanabilir. Eşya taşımacılığında terminal bulundurma zorunluluğu aranmaz. Terminallerin özellikleri yönetmelikle belirlenir.

BAŞKAN - Madde üzerinde söz talebi?.. Yok.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.

33 üncü maddeyi okutuyorum:

Ücretler

MADDE 33. - Verilecek yetki belgeleri ve taşıt kartlarından ücret alınır. Ücreti alınmadan yetki belgeleri ve taşıt kartları verilmez. Yetki belgesinin yenilenmesinde ve zayiinde ücretin % 50'si alınır. Unvan değişikliği, adres değişikliği ve benzeri nedenlerle süresi bitmeden yenilenen belgelerden ücret alınmaz.

Bu ücretler, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükmü uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır.

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, madde üzerinde söz talebi?.. Yok.

Madde üzerinde 1 adet önerge vardır; okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 141 sıra sayılı tasarının 33 üncü maddesine aşağıdaki metnin yeni bir fıkra olarak ilavesini arz ve teklif ederiz.

 

Haluk İpek

Telat Karapınar

Mehmet Beşir Hamidi

 

Ankara

Ankara

Mardin

 

Mehmet Yılmazcan

Mehmet Sarı

 

 

Kahramanmaraş

Osmaniye

 

"Bakanlık, görev alanına giren hizmetleri yerine getirmek için, merkezde Bakanın onayıyla dönersermaye işletmesi kurabilir. Dönersermaye miktarını belirlemeye Bakanlar Kurulu yetkilidir. İşletmenin görevleri, gelirleri, işleyişi, denetimi ve diğer hususlar yönetmelikle belirlenir."

BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?

BAYINDIRLIK, İMAR, ULAŞTIRMA VE TURİZM KOMİSYONU BAŞKANI ADEM BAŞTÜRK (Kayseri) - Katılıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN - Hükümet?..

ULAŞTIRMA BAKANI BİNALİ YILDIRIM (İstanbul) - Katılıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN - Komisyon takdire bırakıyor, Hükümet katılıyor.

Sayın İpek, gerekçeyi mi okutayım?

HALUK İPEK (Ankara) - Evet efendim.

BAŞKAN - Gerekçeyi okutuyorum:

Bu fıkra ile; Bakanlığın görev alanına giren hizmetlere yönelik her türlü ihtiyacın yerinde ve zamanında karşılanması, hizmetlerin niceliğinin artırılması, niteliğinin yükseltilmesi, süratle sağlanması ve uluslararası boyutu da olan hizmet alanının çağdaş bir yapıya kavuşturulması, kamu gelirinin artırılması amaçlanmaktadır.

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, Komisyonun takdire bıraktığı, Hükümetin katıldığı önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmiştir.

Kabul edilen önerge doğrultusunda maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.

34 üncü maddeyi okutuyorum:

Yönetmelik

MADDE 34. - Bu Kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren altı ay içinde;

a) Taşımacılık, acente ve taşıma işleri komisyonculuğu ile nakliyat ambarı ve kargo işletmeciliği yapmak isteyen gerçek ve tüzel kişilerde aranacak şartlar, verilecek yetki belgeleri ve taşıt belgeleri, her belge türü için gerekli olan taşıt kapasiteleri, taşıtların yaşı, nitelikleri, istiap hadleri ve terminal hizmetlerinde öngörülecek hususları,

b) Belgelerin geçerlilik süreleri, geri alınması ve uygulanacak idarî müeyyideleri,

c) Taşımacı, acente ve taşıma işleri komisyonculuğu ile nakliyat ambarı ve kargo işletmeciliği yapacakların yükümlülükleri, bagaj ve taşımanın yardımcı hizmetleri,

d) Zaman ve fiyat tarifelerinin düzenlenmesi, yolcu bileti ve taşıma senedinin şekil ve muhtevasını,

e) Taşıma işlerinde çalışan şoför ve diğer görevlilerde aranacak şartlar ve nitelikleri,

f) Taşıma hizmetlerinin denetimi ve belge taleplerinin incelenmesi ile ilgili esasları,

g) Ücretsiz ve tarife altı uygulama esasları,

h) Kanunun uygulanmasıyla ilgili diğer esas ve usulleri,

Düzenleyen yönetmelikler Bakanlıkça hazırlanarak Resmî Gazetede yayımlanır.

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, madde üzerinde söz talebi?.. Yoktur.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.

35 inci maddeyi okutuyorum:

Yetki devri

MADDE 35.- Bakanlık, bu Kanun gereğince yerine getirmekle yükümlü olduğu görev ve yetkilerinin tamamını veya bir kısmını devredebilir. Devirle ilgili usul ve esaslar çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, madde üzerinde söz talebi?.. Yoktur.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.

36 ncı maddeyi okutuyorum:

Bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde uygulanacak mevzuat

MADDE 36. - Bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu, 7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu ve diğer ilgili mevzuat hükümleri uygulanır.

BAŞKAN - Madde üzerinde söz talebi?.. Yoktur.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.

Geçici 1 inci maddeyi okutuyorum:

GEÇİCİ MADDE 1. - Bu Kanuna göre yürürlüğe konulacak yönetmeliklerin yürürlüğe girdiği tarihten önce yetki belgesi almış olanlar hariç, şehirlerarası eşya taşımacılığı konusunda taşımacılık, acentelik, taşıma işleri komisyonculuğu ile nakliyat ambarı ve kargo işletmeciliği yapan gerçek ve tüzel kişiler, başvurudaki şartlar aranmaksızın yönetmeliklerin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde yetki belgesi almak zorundadırlar. Zorunluluk halinde bu süre Bakanlıkça altı aylık dönemlerle en fazla bir yıl uzatılabilir.

İlk defa yetki belgesi almak isteyenlerin talep ettikleri yetki belgesi ile ilgili faaliyette bulunduklarını belgelemeleri gerekmektedir. Belge alma süresi bitiminden sonra müracaat edenlere bu Kanun ve bu Kanuna göre çıkarılacak yönetmelik hükümleri uygulanır.

BAŞKAN - Madde üzerinde söz talebi?.. Yoktur.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.

Geçici 2 nci maddeyi okutuyorum:

GEÇİCİ MADDE 2. - Geçici 1 inci maddede öngörülen süre içerisinde yetki belgesi alan taşımacılar, acente ve taşıma işleri komisyoncuları ile nakliyat ambarı ve kargo işletmeciliği yapanlar yetki belgesi aldığı tarihten itibaren iki yıl içerisinde durumlarını bu Kanun ve bu Kanuna göre çıkarılacak yönetmeliğe uydurmak zorundadırlar.

BAŞKAN - Madde üzerinde söz talebi?.. Yok.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.

Geçici 3 üncü maddeyi okutuyorum:

GEÇİCİ MADDE 3. - Bu Kanunun yayımından önce ayrı terminal izni alan veya ayrı terminal işleten gerçek veya tüzel kişiler mevcut terminallerini işletmeye devam edebilirler.

Ancak, yönetmelikte bulunan şartları bir yıl içerisinde yerine getirmek zorundadırlar.

BAŞKAN - Madde üzerinde söz talebi?.. Yok.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.

37 nci maddeyi okutuyorum:

Yürürlük

MADDE 37. - Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

BAŞKAN - Madde üzerinde söz talebi?.. Yok.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.

38 inci maddeyi okutuyorum:

Yürütme

MADDE 38. - Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

BAŞKAN - Madde üzerinde söz talebi?.. Yok.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.

Sayın milletvekilleri, tasarının maddeleri üzerindeki görüşmeler tamamlanmıştır. Tasarının tümünü oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Tasarı kabul edilmiş ve kanunlaşmıştır; hayırlı uğurlu olsun.

Sayın Bakanın konuşma talebi var.

Buyurun Sayın Bakanım. (AK Parti sıralarından alkışlar)

ULAŞTIRMA BAKANI BİNALİ YILDIRIM (İstanbul) - Teşekkür ederim.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Karayolu Taşıma Kanununun ülkemiz taşımacılık sektörüne çok önemli bir açılım sağlayacağını ifade ederken, bu kanunun, büyük bir uzlaşmayla, Parlamentoda en kısa sürede çıkmasından dolayı tüm milletvekillerine teşekkürlerimi arz ediyorum.

Ülkemizde son elli yıldan beri uygulanan yanlış taşıma politikaları nedeniyle karayollarında taşıma yükü ağırlaşmış ve yüzde 94 seviyesine gelmiştir. Yine, cumhuriyetin kuruluşundan beri karayolu taşımacılığı konusunda bir kanunumuzun olmayışı ve sektördeki bu başıboşluk, gelişigüzel gelişmeyi, ilerlemeyi, bu kötü sonuçlara getirmiş ve bunun vahim neticesinde, binlerce trafik kazasında insanımızın kaybolması, binlercesinin sakat kalması ve aynı zamanda da, milyarlarca dolarla ifade edilen millî gelir kaybı olmuştur.

Bugün kabul edilen bu kanunla taşımacılık sektörümüz, gerek karayolu taşımacılığı gerek demiryolu taşımacılığı gerekse deniz ve havayolu taşımacılığında tam bir kombine taşımacılık ve entegrasyonla bir bütün halinde ele alınacak ve böylelikle, çarpık taşıma politikalarına bir son verme imkânı doğacaktır.

Ben, çıkan bu kanunun, ülkemiz ekonomisine, taşımacılık sektörüne hayırlı olmasını diliyor; katkılarınızdan dolayı, sizlere, tekrar, teşekkür ve şükranlarımı sunuyorum.

Sağ olun, var olun. (Alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Bakan.

Biz de hayırlı olmasını diliyoruz.

Sayın milletvekilleri, Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu Tasarısı ile İçişleri ve Adalet Komisyonları raporlarının müzakeresine başlıyoruz.

5. - Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu Tasarısı ile İçişleri ve Adalet Komisyonları raporları (1/591) (S. Sayısı : 199) (1)

BAŞKAN - Komisyon?.. Burada.

Hükümet?.. Burada.

Komisyon raporu, 199 sıra sayısıyla bastırılıp dağıtılmıştır.

Sayın milletvekilleri, tasarının tümü üzerinde, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına, Niğde Milletvekili Orhan Eraslan; şahısları adına, Van Milletvekili Hacı Biner, Ağrı Milletvekili Halil Özyolcu'nun söz talepleri vardır.

Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına, Niğde Milletvekili Orhan Eraslan; buyurun efendim. (CHP sıralarından alkışlar)

CHP GRUBU ADINA ORHAN ERASLAN (Niğde) - Sayın Başkan, Türkiye Büyük Millet Meclisinin saygıdeğer üyeleri; 199 sıra sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu Tasarısının tümü üzerinde, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum; hepinizi, saygıyla, sevgiyle selamlarım.

Değerli arkadaşlarım, daha önceki dönemlerde, 1918 sayılı Kaçakçılığın Men ve Takibine Dair Kanun, yaklaşık yetmiş yıl süreyle ve çeşitli değişikliklerle uygulandı, kullanıldı. Zaman içerisinde gelişen ve değişen koşullar altında yasanın, yeniden düzenlenmesine, güncelleştirilmesine ihtiyaç duyulmuştur. Şimdi görüşmesini yapmakta olduğumuz Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu Tasarısı bu ihtiyaçtan doğmuş bulunmaktadır.

Değerli milletvekilleri, ne yazıktır ki, ülkemizde halen kaçakçılık suçu yoğun bir biçimde işlenegelmektedir. Kaçakçılık suçunun belli başlı işlenme biçimleri şu şekildedir: Dahilde işleme rejimi çerçevesinde ihracat kaydıyla ithal edilen ürünleri, ihraç edilmiş gibi göstererek içpiyasaya sürmek; ülkemize ithali yasak malları, çeşitli yollarla ithal etmek; kaçak yollarla ülkeye mal sokmak; transit olarak ithal edilen malları yurtdışı etmeyerek iç piyasaya sürmek; gerçekte olmayan; ancak, sahte belgelerle gerçekleştirilmiş gibi gösterilen ihracat ve ithalat işlemleri karşılığında devletten haksız Katma Değer Vergisi iadesi almak; düşük faizli eximbank kredilerini sahte belgelerle kullanmak; elde edilen haksız kazancı aklamak için faaliyetlerde bulunmak veya haksız kazancı yurtdışına kaçırmak; ihraç kaydıyla, tekel niteliğindeki kamu iktisadî teşekküllerinden alınan çeşitli ürünleri (şeker, akaryakıt vb.) ihraç etmeyerek, çeşitli yöntemlerle yurt içinde piyasaya sürmek biçiminde, kaçakçılık suçları işlene gelmektedir. Bu suçlar, ağırlıklı olarak, organize işlenen suçlardır. Ayrıca, küçük çaplı, bireysel olarak işlenme olanağı da vardır, işlenenleri de vardır. Kaçakçılık suçunun özü, yasadışı ekonomik faaliyete dayanmaktadır; yasadışı ekonomik faaliyet, kaçakçılık suçunun özünü oluşturmaktadır. Bunda, bir "kaçak eşya" deyimi vardır; yani, yasanın öngördüğü çerçeve içerisinde ithal edilmeyen kaçak eşya; bir de, kanunen yasaklanmış eşyalar vardır. "Yasak eşya" deyimi, bu suçun konusunu oluşturmaktadır.

                                               

(1) 199 S. Sayılı Basmayazı tutanağa eklidir.

Kaçakçılığın, ulusal ekonomiye büyük ölçüde zararı vardır. Çağdaş ülkeler, temelinde kaçakçılıkla mücadele etmişlerdir; çünkü, kaçakçılığın özünde, haksız rekabet vardır; çünkü, kaçakçılığın özünde, yasaya uyanlara karşı, yasasız, haksız kazanç edinme vardır.

Bu çerçeve içerisinde, kaçakçılıkla mücadele zarureti, elbette ki vardır. Biz de, sorumlu muhalefet anlayışı içerisinde, hükümetçe getirilen tasarıya, asla popülist yaklaşımda bulunmadan ve ülke gerçeklerini de nazara alarak, olumlu katkılarda bulunmaya çalıştık ve olumlu katkılarda bulunduk. Cumhuriyet Halk Partisinin bu konuya yaklaşımı, her zaman olduğu gibi, pozitif muhalefet olma noktasıdır.

Değerli arkadaşlarım, yasa tasarısının komisyonlarda görüşülmesi sırasında, esas aldığımız birtakım ilkeler olmuştur, davranışlar olmuştur. Bunlardan bir tanesi, ekonomik suça ekonomik ceza olması esasıdır. Kaçakçılık, esas itibariyle, yukarıda da açıkladığımız gibi, ekonomik nitelikli bir suçtur; karşılığında, ekonomik cezalar konulmuştur. Kaçakçılıkla Mücadele Yasa Tasarısında, hapis cezaları istisnadır. Bu, sadece, tasarının 4 üncü maddesinin (a) fıkrasının birinci bendinde vardır. Oradaki hapis cezasının temelinde yatan şey de şudur: Devletin hükümranlık hakkının zedelenmesi söz konusu olduğu için, hapis cezası öngörülmüştür.

5 inci maddede de hapis cezası öngörülmüştür. Buradaki amaç da, teşekkül halinde kaçakçılığın önlenmesidir, teşekkülün kurulmasının önlenmesidir.

6 ncı maddede de, yasak eşyalarla ilgili, devletin güvenliğiyle ilgili yasaklanmış eşyalarla ilgili konularda hapis cezası vardır. Bu, çok özel alanlara inhisar ettirilmiştir. Bildiğimiz diğer kaçakçılıkta da daha ziyade ekonomik cezalar öngörülmüştür. Hakikaten, tasarıda öngörülen cezalar yüksekti; bunlar, komisyonumuzda -hemen hemen tüm cezalar- yarıya kadar indirilmiş ve üst haddi belli değildi, üst haddi de belirlenmiştir, yani üst sınır da konulmuştur.

Değerli arkadaşlarım, ekonomik suça ekonomik ceza konulurken denge gözetilmeye çalışılmış, böyle olumlu katkılarla bir çalışma yapılmıştır. Müsadere, eskiden daha yaygın idi; şimdi, müsadere, belli ölçüde sınırlandırılmış ve ekonomik kıymet olan kimi nakil vasıtalarının teminatla sahiplerine iadesine imkân tanınmıştır. Nakil vasıtasının kasko bedelinin yarısını yatıran vasıta sahibi, vasıtasını, yediemin olarak alabilmekte, yani, dolayısıyla, vasıta, sundurmalar altında çürümeye, ekonomi dışında tutulmaya devam etmemektedir.

Yine, sahte belge düzenleyenler için hapis cezası öngörülmüştür öncekinden farklı olarak.

Toplum ve çevre sağlığı açısından zararlı maddelerin, kesin olarak, geldiği kaynağa iadesi düzenlenmiştir ki, bu da, toplum ve çevre sağlığı açısından önemli bir husustur.

Yine, kaçakçılıkla mücadele kanunu tasarısı içerisinde, zabıtaca yapılacak aramalarda, konutla ilgili konularda, konut masuniyeti, konut dokunulmazlığı esas alınmış, konut aramalarında yargı kararının aranması zorunluluğu düzenlenmiştir, komisyonumuzca yapılan çalışmalarda.

Değerli arkadaşlarım, çok tartışılan konulardan birisi, zabıtanın silah kullanma yetkisidir. Bu konuda dengeli bir düzenleme yapılmaya çalışılmıştır. Doğrudur; zabıtanın, kimi zaman, silah kullanma yetkisi normal ölçülerin dışına taşırılabilir, kötü kullanılabilir; ama, kaçakçılıkla mücadelede de zabıtanın böyle bir olanağının olması gerekir; bu, bir dengede tutulmaya çalışıldı. Yani, hayatını ortaya koyarak kaçakçılıkla mücadele eden polisimizi, jandarmamızı da korumaya çalıştık, çalışmalarını semeresiz koymamaya çalıştık.

Kaçak eşya ve eşya naklinde kullanılan taşıtın zor alım hükümleri yeniden düzenlendi, ekonomiye kazandırılması için teminatla iade müessesesi getirildi ve tasfiye hükümleri eskiye oranla daha da basitleştirilmeye çalışıldı. Hükümet tasarıda var olan tutuklu yargılama maddesi tasarıdan çıkarıldı; çünkü, Ceza Muhakemeleri Usulü Yasasının 104 üncü maddesi bu konuda genel bir düzenleme yapmıştır. Her yasada ayrı bir özel düzenleme getirilmesi halinde, tutuklama maddesi amacından dışarı çıkacaktı. Bu doğrultuda bir düzenleme yapıldı. Dolayısıyla, 25 inci madde kanun metninden çıkarıldı.

Bir de, ekonomik suça ekonomik ceza çerçevesi içerisinde, tasarıda ön ödemeler getirilmişti. Yalnız, nispî para cezalarında ön ödeme olamıyor. O "Kamu Davasının Açılmaması" başlığı altında düzenlenerek, yine, nispî cezaların ödenmesi halinde kamu davasının açılmaması; dolayısıyla, yargıda kaçakçılıkla ilgili davaların birikmemesi sonucunu sağlamaya çalıştık.

Yine, tartışmalı bir konu da, kaçakçılıkla mücadeledeki zabıta ve muhbir ikramiyeleri konusu olmuştur. Dünyadaki tüm uygulamalarda, kaçakçılıkla mücadele eden zabıtanın ikramiyesi vardır; bu korunmuştur tasarıda. Keza, muhbirin de ikramiyesi vardır. Aksi halde, etkili bir mücadele yapma olanağınız olmaz. Bunu düşünerek, bu tartışmalı konuyu da korumayı tercih ettik komisyonda.

Değerli arkadaşlarım, yine, komisyonda tartışmalı olan bir konu da af konusuydu. Şüphesiz ki, af, siyasî bir karardır; hükümet böyle bir karar alır, muhalefet olarak biz buna iştirak ederiz etmeyiz, bu başka bir şey; ama, af, rasgele dile getirildiği zaman, Pandora'nın kutusu gibidir, açtığınız zaman geri toplayamayabilirsiniz ve domino etkisi yapar. Çok basit olaylardan hareketle affa teşebbüs edersiniz, iş çığırından çıkar, beklemediğiniz noktaya doğru genişler. Doğrusunu söylemek gerekirse, zaten, afla ilgili bir düzenlemede de nitelikli çoğunluğa ihtiyaç vardır. Rasgele, bölük pörçük bir af yerine, eğer düşünülürse, bunun ayrı bir siyasî bir karar olarak getirilmesinin daha doğru olduğu düşüncesindeyiz. Zaten, yasanın lehe olan hükümleri halen devam eden davalarda kendiliğinden uygulanacaktır, kesinleşmiş davalar açısından da yapılacak bir şey, şu noktada yoktur.

Genel hatlarıyla katıldığımız tasarıya olumlu oy vereceğiz.

Hepinizi saygıyla, sevgiyle selamlar; ülkemize hayırlı, uğurlu olmasını dilerim. (Alkışlar)

BAŞKAN - Sayın Eraslan, teşekkür ediyorum.

Sayın milletvekilleri, AK Parti Grubu adına Aydın Milletvekili Atilla Koç konuşacaktır.

Buyurun Sayın Koç. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Süreniz 20 dakikadır.

AK PARTİ GRUBU ADINA ATİLLA KOÇ (Aydın) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu Tasarısı hakkında Grubum adına söz almış bulunmaktayım, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

1918 sayılı Kaçakçılığın Men ve Takibine Dair Kanun 7.1.1932 tarihinde yürürlüğe konulmuş, yaklaşık yetmiş yıldır yürürlükte bulunan bu kanun, bugüne kadar önemli bir ihtiyacı gidermiş ve ülkemizdeki kanunsuzluklara karşı mücadele eden kuruluşların elinde önemli bir enstrüman olmuştur. Zaman zaman da günün ihtiyaçlarına göre çeşitli değişikliklere uğramış; ancak, bugün itibariyle kanunun yeniden gözden geçirilerek, günümüz şartlarına uyarlanma mecburiyeti doğmuştur. Bu amaçla, hükümetimizce hazırlanan Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu Tasarısı Yüce Meclisimize sunulmuş bulunmaktadır.

Kanun tasarısını incelediğimizde, büyük bir dikkat ve itinayla hazırlanmış olduğunu görmekteyiz. Ekonomik suça ekonomik ceza prensibinden hareket edilerek hazırlanan bu tasarı, önemli ölçüde günümüz ihtiyaçları ve Avrupa Birliği normları dikkate alınarak hazırlanmıştır.

Tabiî ki, bu kanun tasarısının da eksiklikleri olabilir ve olacaktır da; uygulamaya girdikten sonra olası eksiklikler ve aksaklıklar, yine Yüce Meclisin iradesiyle giderilecek ve yürürlüğe konulacaktır. Şunu açık kalplilikle ifade etmek durumundayım ki, tasarı, iyiniyet esasları ve muhalefetin görüşleri dikkate alınarak, ülkemizin namuslu tacirlerinin önünü açmak, uluslararası arenada çok büyük rekabet ve ticaret yapmak ve ülkemize döviz kazandırmak için çaba gösteren insanlarımıza yardımcı olmayı gaye edinen bir kanun tasarısıdır.

Aynı zamanda, kötü niyetli ve yanlış amaçlı kişilere karşı gerekli yaptırımları da kusursuz olarak öngörmüştür. Suça teşebbüs ile suçun ayrı ayrı değerlendirilmesini olumlu görmekteyiz. Ayrıca, bilerek yapılan eylemler ile tamamen bilgi ve iradesi dışında olaya karışanların ayrı ayrı değerlendirilmesi de, kanun tasarısının olumlu yanlarından biridir.

Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; tasarıya göz attığımızda, tasarının dilinin kanun yapma tekniğine ve dil kurallarına zaman zaman, maalesef, uymadığını görmekteyiz. Yine, bazı ifadeler, zaman zaman yanlış anlaşılabilecek düzeyde, meramı ifade etmekten mahrum görünmektedir. Elbette, bunlar düzeltilmeyecek hatalar değildir ve düzeltilebilir.

2 nci maddenin (c) bendinde "Teşekkül: Kaçakçılık ile iştigal etmek amacıyla iki veya daha fazla kimsenin önceden anlaşarak birleşmelerini ifade eder" denilmektedir. Bu, 1918 sayılı eski Kanunumuzda da aynı şekildeydi; ama, biraz kekremsi gelen bu ifadenin yerine "irade ve menfaat birlikteliğinin oluşturulmasını ifade eder" şeklinde bir değişiklik yapılmasını uygun mütalaa etmekteyiz.

Tasarın 4 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında "pek fahiş, pek hafif, hafif" ifadeleri yer almaktadır. Bu madde de, daha önceki 1918 sayılı Kanunumuzda mevcuttu. Bu tabirler Ceza Kanununun tatbiki için kullanılmaktadır; ama, ben burada bir şeyi dikkatlerinize sunmak istiyorum: "Pek hafif" ve "hafif" ifadesi var; fakat "fahiş" ifadesi yok "pek fahiş" ifadesi var. Cezacılarımızın "fahiş" ifadesini hangi maksatla koymadığını bilemiyorum; ama, sadece dikkatlerinize sunmak için tebarüz ettirdim.

Tasarının 4 üncü maddesiyle öngörülen para cezalarının tayininde eşyanın gümrüklenmiş değeri esas alınmaktadır, bu da çok yerindedir. Birçok eşya için bu yeterli bir değer olsa bile, özellikle Uzakdoğu ülkelerinden çok düşük gümrüklenmiş değeriyle yurda sokulan bisiklet, kalem gibi bazı eşyalarda para cezaları yetersiz kalabilmektedir. Bu nedenle, gümrüklenmiş değeri ile piyasa değeri arasında fahiş fark bulunması halinde, gümrüklenmiş değer yerine daha yüksek bir değer esas alınabilir diye düşünmekteyim veya gümrüklenmiş değerin 2 katı da esas alınabilir.

Özellikle, tasarının 13 üncü maddesinde, yolcu beraberindeki kaçak eşyalarla ilgili cezaların makul seviyelerde olduğu gözlenmiştir. Bu, çok memnuniyet vericidir. Bunlar -tabirimi mazur görün- ufak tefek; ama, geçerli rüşvet hadiselerini önlemek açısından fevkalade yerinde tespitlerdir.

Tasarıda, hapis cezasının öngörüldüğü durumlar haricinde, para cezasının yanında eşyanın müsaderesi de öngörülmektedir. Eğer, eşya bulunamamışsa bedeli tahsil edilmektedir; ancak, kaçakçılar, özellikle piyasa değeri yüksek olan eşya için, ele geçtiğinde, bu eşyayı ve ondan doğacak kazancı tümden kaybedeceklerdir; eşya ele geçmediğinde ise, eşyanın gümrüklenmiş değeri kadar para ödemekle birlikte, iç piyasada satacakları bu kaçak eşyadan ayrıca kazanç elde edebileceklerdir. Bu açık kapıdan yararlanmak için eşya saklanacaktır. Bu nedenle, para cezasının öngörüldüğü durumlarda, suç konusu kaçak eşya ele geçirilememiş ise, verilecek para cezalarının daha da artırılması uygun olur kanaatindeyim.

Yine, tasarının 14 üncü maddesinde "yükü bulunmadığı halde, yükü olmadığını veya başka bir limana çıkarıldığını veya avarya olduğunu kanıtlayamayan gemi kaptan veya acentesine tonilato başına elli milyon lira para cezası uygulanır" deniyor. Hakikaten, tonilato başına elli milyon lira olduğuna göre, bu, çok yeterli, yerinde bir cezadır ve caydırıcıdır; ama, genellikle bu tip para cezalarını gösteren maddeler zaman içinde güncelliğini kaybetmekte ve dolayısıyla cezalar caydırıcı niteliğinden uzaklaşmaktadır. Bunu da, böylece, bir tenkit değil, fakat bir belirtme olarak söylemek istiyorum.

Tasarının 16 ncı maddesinde kaçakçılığı önleme, izleme ve soruşturmakla görevli olanlar sayılmıştır. Bu maddenin birinci paragrafının sonuna  "bunlardan gümrük memurları, öğrendikleri veya haber aldıkları kaçakçılık olaylarına ilk müdahaleyi yapmakla birlikte, gerekli soruşturmayı yapmak üzere en yakın kolluk birimine intikal ettirirler" diye bir fıkra eklenmesinin uygun olacağı kanaatindeyim.

Yine, hepimizin bildiği gibi, gümrük memurlarının yanında, bir de Gümrük Muhafaza Teşkilatımız vardır. Bu birimin görevi, münhasıran kaçakçılıkla mücadeledir ve bu hususta donanımı, yetişmiş elemanı vardır; yani, silah ve diğer donanımlarıyla bir zabıta, kolluk birimidir. Oysaki, gümrük memurlarının aslî görevleri, tamamen gümrük işlemlerini gerçekleştirmektir. Bu görevlilere, zaten yeterince ağır görevlerinin yanında, kaçakçılık olaylarının soruşturulması görevinin de verilmesi, zannımca haksızlık olacaktır.

Tasarının 17 nci maddesinde "aramalar" düzenlenmiştir. Bu düzenlemeler yapılırken, gerek kendi iç mevzuatımız gerekse uluslararası hukuka uygun özenli bir düzenleme olduğunu memnuniyetle müşahede etmekteyiz; ancak, bu tasarının yasalaşması halinde yürürlükten kalkacak olan 1918 Sayılı Kaçakçılığın Men ve Takibine Dair Kanunun 9 uncu maddesinde, umuma açık yerlerin umuma açık olduğu müddetçe izinsiz aranabileceğine ilişkin hükmü yerine, tasarıda herhangi bir hüküm yoktur. Tabiî, ben, bunu bir tenkit için söylemiyorum; böyle olması normaldir. Son yaptığımız anayasa değişiklikleri gereği, bunun böyle olması zaruridir. Kolluk kuvvetlerimiz, özellikle, umuma açık yerlerde bazı zorluklar çekeceklerdir; ama, anayasanın üstünlüğü açısından, bu maddeyi de fevkalade önemli ve gerekli bulmaktayız.

Tasarının gerekçesinde "memurların görevlerini ihmal, suiistimal suçlarını içeren hükümler 4483 sayılı Kanun kapsamında Türk Ceza Kanununda düzenlendiğinden ve bu fiiller ilgili mevzuat çerçevesinde değerlendirileceğinden ayrıca bu tasarıda yer verilmemiştir" denilmektedir.

Yine, buna uygun olarak, tasarının 39 uncu maddesinde "7.1.1932 tarihli ve 1920 sayılı Gümrük Memurlarından Vazifei Memuresini Suiistimal Edenlerle Vazife veya Mesleklerinde Kendilerinden İstifade Edilmeyenler Hakkında Yapılacak Muameleye Dair Kanun yürürlükten kaldırılmıştır" denilmekte, geçici 4 üncü maddede de "haklarında 1920 sayılı Kanun hükümlerine göre soruşturma ve yargılaması devam edenlerin durumuna ilişkin olarak 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu uyarınca işlem yapılır" hükmü getirilmektedir.

Bu çok önemli kanunun -zaafı demeyeyim ama- eksikliği, gümrük kaçakçılığını, bir genel olmaktan ziyade gümrük kaçakçılığı olarak görmektedir ve kendi içindeki bir teşkilata da -gerekli özeni demeyeyim ama- gerekli alakayı pek göstermemektedir. Neticede, kolluk kuvvetleri olan teşkilatların, kolluk kuvvetinin özelliğine uygun olarak özel disiplin hükümleri vardır. Bu özel disiplin hükümlerinin, yukarıda belirttiğimiz tasarı hükümlerine göre, 30 uncu maddeye veya geçici 4 üncü maddeye bir ilave yapılarak, disiplin hükümlerinin bir tüzükle düzenleneceğine dair bir ilave hükmün getirilmesinde zaruret vardır kanaatindeyim.

Tasarımızın 27 inci maddesiyle gümrük komisyonları kurulmaktadır. Bu, çok olumlu bir gelişmedir. Gümrük Müsteşarlığının ana hizmet birimlerinden ve kaçakçılıkla mücadele için bir ihtisas zabıtası olan Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğünün de 1 temsilcisinin bu komisyonda bulunması hususu da konunun ilgili maddesine derç edilmelidir. Gerçi, fiilen, özellikle taşrada bu böyle olacaktır. Zaten çok az bir kadroyla çalışan gümrük teşkilatımız, elbette, bu komisyonlara gümrük muhafaza elemanlarını da getirecektir; ama, hiç olmazsa, bunun, bir tasrih olarak belirtilmesinde yarar olduğu kanaatindeyim.

Yine, tasarımızın 36 ncı maddesinde, laboratuvar kurulması esasa bağlanıyor. Bu, gayet yerindedir; ama, laboratuvar kurulması çok masraflı olduğu için, Devlet Planlama Teşkilatından bunun izninin nasıl alınacağı hususunda, doğrusu, tereddütlerim vardır; ama, elbette, bir laboratuvar kurulmasında da yarar olduğunu söylemek isterim.

Tasarımızda, kaçakçılık davalarının yargılama sürecinin hızlandırılması hususunda hükümler getirilmiş; böylece, hem mahkemelerin yükü azaltılmış hem vatandaşın hem de idarenin menfaatı korunmuştur. Mesela, suç tanımlarının açık bir şekilde yapılmış olması; buna örnek olarak, kaçakçılığın, münferit, toplu ve teşekkül oluşturma tariflerini de gösterebiliriz.

CIF, FOB ve gümrüklenmiş değer gibi kavramların gümrük idarelerince belirlenecek olması, mahkemelerin yükünü azaltacak tedbirlerden birkaçıdır.

Ayrıca, yeni bir düzenlemeyle, hazırlık soruşturması sırasında, kanunda öngörülen para cezasının asgarî haddinin ödenmesi halinde kamu davası açılmaması da, mahkemelerin yükünü azaltıcı tedbirlere bir örnektir.

İhracatın önünü açacak tedbirler getirilmiştir; yani, gümrük kapılarında cari olan birçok bürokratik engel kaldırılmış ve ihracatta kaçakçılığın tam tarifi yapılmıştır. Bunun yanında, ithalatı haksız rekabetten uzak tutmak maksadıyla, yüksek vergiye tabi malların vergisini ödemeden ithal etmek isteyenlere karşı ağır para cezalarının getirilmesi de tasarının olumlu yönlerinden biridir.

Bu tasarıda, suç ve cezaların kanunîlik ilkesi gözetilmiş, limit uygulamasına ve kişilerin eşya değerine bağlı olarak ceza tehdidi altında tutulmasına da son verilmiştir.

Kaçak eşya naklinde kullanılan araçlara el konulması hususunda adil ve objektif kriterler getirilmiş; yani, bütün suçlar için eşyanın müsaderesi öngörülmemiş ve böylece, müsaderesi öngörülmeyen bir eşyanın naklinde kullanılan aracın müsaderesi de söz konusu olmaktan çıkmıştır.

Bu düzenleme dışında, el konulan araçların teminatla iadesine yer verilerek, eşya veya bunun naklinde kullanılan araçların ekonomiye kazandırılması da mümkün hale getirilmiştir.

Netice itibariyle, bu tasarı, Avrupa Birliği mevzuatına uygun, ihtiyaçlarımıza cevap vermeye çalışan, yararlı bir çalışmadır. AK Parti Grubu olarak tasarıyı destekliyoruz. Belirttiğimiz eksikliklerin, Meclisimizin, Adalet Komisyonumuzun ve Bakanlığımızın burada yapacağı çalışmalarla giderileceği umuduyla, Partim ve şahsım adına, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)

BAŞKAN - Güzel konuşmanızdan dolayı teşekkür ediyorum Sayın Koç.

Şahsı adına, Van Milletvekili Sayın Hacı Biner; buyurun.

HACI BİNER (Van) - Sayın Halil Özyolcu'ya konuşma hakkımı devrettim Sayın Başkan.

BAŞKAN - Sayın Özyolcu, buyurun. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Süreniz 10 dakika.

HALİL ÖZYOLCU (Ağrı) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 199 sıra sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu Tasarısının geneli üzerinde söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

199 sıra sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu Tasarısı, Adalet Komisyonunda görüşülürken, ilgili devlet kurumları ve sivil toplum kuruluşlarının ortak çalışması olarak günün koşullarına uygun bir şekilde Genel Kurulun gündemine getirilmiştir.

Ayrıca, biliyorsunuz, Dünya Ticaret Örgütü tarafından hazırlanan ve ülkemizin de taraf olduğu bir Nairobi Sözleşmesi var. Burada yer alan kaçakçılık tanımı, olay itibariyle, bütün bunların diğer ülkelerde ne şekilde yorumlandığı dikkate alınarak, bize göre 21 inci Yüzyıl Türkiyesinin önünü açacak bir kanun tasarısı hazırlanmıştır.

Değerli milletvekilleri, 1918 sayılı Kaçakçılığın Men ve Takibine Dair Kanun, 1932 yılında, dünyada ağır ekonomik buhranların yaşandığı bir dönemde çıkarılmış bir kanundur; dolayısıyla, bu ağır ekonomik buhranın yönlendirmesi, bu kanunun temelini oluşturmaktadır.

1918 sayılı Kanun, günümüze kadar 19 defa değişikliğe uğramıştır. Bir kanunun bütünlüğünün bozulması için bir veya iki kez değişiklik yeterliyken, bu kanun, 19 kez değişiklik yapıldıktan sonra, günümüzün ihtiyaçlarına cevap vermekten çok uzak kalmış bir kanun haline gelmiştir; ancak, 1932 yılında çıkarılan ve o günün öznel koşullarını yansıtan bu kanunun tümünün gözden geçirilmesi ve tamamen yenilenmesi hiç düşünülmemiştir. Bu bakımdan, 1918 sayılı Kanuna tüm yönleriyle bakılması ve tamamının gözden geçirilerek günün şartlarına uygun hale getirilmesi çok önemli bir adımdır. Bu açıdan, hükümetimize ve Sayın Bakanımıza teşekkür ederiz.

Değerli arkadaşlar, eski kanunda esas olan, ekonomik suçlara getirilen çeşitli hapis cezalarıdır. Biz, burada yapacağımız değişiklikle, ekonomik suça ekonomik ceza getirmeye çalışıyoruz; yani, burada getirdiğimiz ana değişiklik budur, ekonomik suça ekonomik ceza... Felsefemiz de bu şekilde; çünkü, artık, günümüzde her şey ekonomi açısından bir göstergeye tabi tutuluyor. Bizim amacımız dışticaret akımını rahatlatmaktır.

Ayrıca, Türkiye'deki yolcu hareketliliği ve turizmin öneminden hareketle, yolcularla ilgili olarak, yolcu beraberindeki eşya ticarî mahiyet arz etse dahi, hürriyeti bağlayıcı ceza öngörülmeden parasal yaptırım uygulanmakta ve eşyanın sahibine teslimi esas alınmaktadır.

Yolcularla ilgili cezaların gümrük komisyonları tarafından verilmesi sağlanarak, burada, birtakım sıkıntıların da önüne geçilmeye çalışılmıştır. Bu da, özellikle, Ağrı Doğubeyazıt Gürbulak Sınır Kapısı, Van ve benzeri sınır illerimizde, günübirlik şeklinde sınırdan giriş-çıkış yapanlar için büyük bir rahatlamadır. Artık, 2 paket sigarayı aracına aldığı için ya da 20'şer, 30'ar litre mazottan dolayı araçlar bağlanmayacak ve müsadere edilmeyecek, eşya da müsadere edilmeyecek. "Ekonomik suça ekonomik ceza" prensibinden, sadece ekonomik cezalar uygulanacak.

Bugüne kadar yapılmış olan uygulamalarda, aslında, yargının üzerine boşu boşuna ek yüklemeler yapılmış, dosyalar birikmiş durumda ve bunlar çözülemiyor. Sadece İstanbul'da 24 000'e yakın dosya var. Ağrı, Van ve benzer diğer iller de düşünüldüğü zaman, 50 000-60 000'e yakın dosya bekliyor. Her bir dosyayı ortalama 2 sanıklı olarak düşündüğümüzde, bu kanunla ilgili 100 000'i aşkın sanık var. Bu yönüyle, yargının yükünü de azaltmamız lazım. Mümkün olduğu kadar, ekonomik suçlara ekonomik ceza verilerek, bir rahatlatma getirmemiz gerekir.

Değerli milletvekilleri, değişen ekonomik koşullar, özellikle gümrük mevzuatı ve uygulamalarındaki yeni düzenlemeler, dünyada suç tanımının değişmesi, bize, bu kanunu bir an evvel değiştirme zorunluluğu getiriyor. Gümrük Kanunu, Avrupa Birliği Gümrük Mevzuatına paralel olarak 2000 yılında yenilendi. Burada yeni birtakım terimler ve yeni gelişmeler kendisini gösterdi ve üç senedir kendimizi adapte etmeye çalışıyoruz. Özellikle kaçakçılık mevzuatının 4458 sayılı Gümrük Kanunuyla uyumlu hale getirilmesi, kanun dilinin güncelleştirilmesi ve artık, pratikte hiçbir uygulaması kalmayan, işlemeyen hükümlerin de kaldırılması gerektiği bu tasarıyla ortaya konulmuştur.

Tabiî, suç tanımında önemli değişiklikler de oldu. Mesela, eskiden, Tekel ürünleriyle ilgili her şey suçtu; yani, kibrit başkası tarafından imal edilemez, tuz başkası tarafından üretilemezdi. Bakın, 1932 yılında çıkarılan bu Kanunda bu hükümler var; ama, gümrük mevzuatına baktığımızda, 2003'te, böyle şeyler artık ortada yok. Neden; çünkü, ekonomi liberal hale getirildi, suç tanımı tamamıyla değişti. Bu değişiklikler, bu tasarıda gündeme getirilmiştir.

Tasarıyla, para cezalarının ertelenmesi, taksitlendirilmesi, diğer para cezalarıyla birleştirilmesi imkânı getirilmektedir. Bu, 1918 sayılı Kanunda öngörülmeyen bir düzenlemedir. Ayrıca, para cezalarının 30 gün içinde ödenmesi halinde kamu davası açılmaması uygulaması da getirilmektedir. Bu da, cezanın tahsilini kolaylaştırmayı ve yargının işyükünü hafifletmeyi hedeflemektedir.

Değerli milletvekilleri, 199 sıra sayılı tasarı, mevcut düzenlemede 78 olan madde sayısını 41'e indiriyor. Kanunların sadeliği ilkesi paralelinde herkesin anlayabileceği bir düzenleme gaye edinilmiş, cezaların kanunîliği prensibi ile suç ve ceza arasındaki dengenin kurulması prensibi bu tasarıya yansıtılmıştır.

Ekonomik suça ekonomik ceza anlayışının hâkim kılındığı tasarıda, bir taraftan Avrupa Birliği normları doğrultusunda dışticaretin canlandırılması, diğer taraftan, kaçakçılığın etkin biçimde önlenmeye çalışılması hedeflenmiştir. Artık, 21 inci Yüzyılda, kendimize yakışan, Türkiye'ye yakışan bir kanun çıkarmaya çalışıyoruz.

Görüşülmekte olan tasarının hayırlı olması temennisiyle, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Özyolcu.

Sayın milletvekilleri, tasarının tümü üzerindeki görüşmeler tamamlanmıştır.

Tasarının maddelerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Birleşime 15 dakika ara veriyorum.

Kapanma Saati: 18.05
İKİNCİ OTURUM

Açılma Saati: 18.20

BAŞKAN: Başkanvekili Nevzat PAKDİL

KATİP ÜYELER: Mehmet DANİŞ (Çanakkale), Türkân MİÇOOĞULLARI (İzmir)

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 105 inci Birleşiminin İkinci Oturumunu açıyorum.

199 sıra sayılı kanun tasarısının görüşmelerine devam ediyoruz.

V. - KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN

GELEN DİĞER İŞLER (Devam)

5. - Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu Tasarısı ile İçişleri ve Adalet Komisyonları Raporları (1/591) (S. Sayısı : 199) (Devam)

BAŞKAN - Komisyon?.. Burada.

Hükümet?.. Burada.

Tasarının maddelerine geçilmesi kabul edilmişti.

1 inci maddeyi okutuyorum:

KAÇAKÇILIKLA MÜCADELE KANUNU TASARISI

BİRİNCİ BÖLÜM

Amaç ve Tanımlar

Amaç

MADDE 1. - Bu Kanunun amacı, kaçakçılık suçları ile cezalarını ve kaçakçılığı önleme, izleme, soruşturma, yargılama usul ve esaslarını belirlemektir.

BAŞKAN -Madde üzerinde söz talebi?.. Yok.

1 inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.

2 nci maddeyi okutuyorum:

Tanımlar

MADDE 2. - Bu Kanunda yer alan;

a) Suç: 3 üncü maddede tanımlanan kaçakçılık suçları ile bu Kanunda ceza öngörülen diğer fiilleri,

b) Teşebbüs: Kaçakçılık suçu işlemek amacıyla icra vasıtalarının hazırlanması, ancak failin kendi isteği dışında alınan engelleyici önlemler nedeniyle fiilin meydana gelmemesini,

c) Teşekkül: Kaçakçılık ile iştigal etmek amacıyla iki veya daha fazla kimsenin önceden anlaşarak birleşmelerini,

d) Gümrük mevzuatı: Gümrük idarelerince gümrük işlemleri ile ilgili olarak uygulanan kanun, tüzük, yönetmelik ve diğer idari düzenlemeleri,

e) Gümrük işlemi: Gümrük idarelerince, gümrük mevzuatı ve ilgili diğer mevzuat gereğince yapılan işlemleri,

f) Gümrük bölgesi: Türkiye Cumhuriyeti toprakları ile karasuları, iç suları ve hava sahasını,

g) Gümrük kapısı: Gümrük bölgesine giriş, çıkış ile gümrük işlemlerinin yapıldığı, 4458 sayılı Gümrük Kanunu uyarınca ilan edilen yerleri, 

h) Gümrük yolu: Gümrük bölgesinin giriş noktalarındaki gümrük kapıları ile bu bölgenin içinde yer alan gümrük kapıları arasında izlenmesi zorunlu olan yolları,

ı) Eşya: Her türlü  madde, ürün ve değeri,

j) Gümrük vergileri: Gümrük idaresi veya başka idarelerce, eşyanın  ithali veya ihracına bağlı olarak uygulanan vergiler ile diğer mali yükümlülükleri,

k) FOB kıymet: Eşya için fiilen ödenen veya ödenecek veya ödenebilecek  bedeli,

l) CIF kıymet: FOB kıymet üzerine Türkiye'deki giriş liman veya yerine kadar yapılan nakliye ve sigorta giderlerinin ilavesi ile oluşan kıymeti,

m) Gümrüklenmiş değer: İthal eşyası için eşyanın CIF kıymeti ile gümrük vergileri toplamını, ihraç eşyası için FOB kıymeti ile gümrük vergileri toplamını,

n) Memur: Türk Ceza Kanununun 279 uncu maddesi ile Askeri Ceza Kanununun 13 üncü maddesinde sayılan kişileri,

İfade eder.

BAŞKAN- Madde üzerinde söz talebi?.. Yok.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde, kabul edilmiştir.

3 üncü maddeyi okutuyorum:

İKİNCİ BÖLÜM

Suç Teşkil Eden Fiiller

Kaçakçılık fiilleri

MADDE 3. - Aşağıda yazılı fiilleri işlemek kaçakçılıktır:

a)  1- Herhangi bir eşyayı belirlenen gümrük kapılarından geçirmeksizin Türkiye'ye ithal veya buna teşebbüs etmek.

2- Herhangi bir eşyayı gümrük işlemine tabi tutmaksızın Türkiye'ye ithal veya buna teşebbüs etmek.

3-Transit rejimi çerçevesinde taşınan serbest dolaşımda bulunmayan eşyayı, rejim hükümlerine aykırı olarak gümrük bölgesinde bırakmak veya buna teşebbüs etmek.

4-Yukarıdaki alt bentlerde belirtilen eşyayı bilerek; taşımak, satmak, satın almak, saklamak, satışa arz etmek ya da alınıp satılmasına aracılık etmek.

b) Kanunlara veya Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası andlaşma veya sözleşmelere göre ithali veya ihracı yasak olan herhangi bir eşyayı ithal veya ihraç etmek veya bunlara teşebbüs etmek, ithali yasak  eşyayı bulundurmak, satmak, satın almak, saklamak, satışa arz etmek, alınıp satılmasına aracılık etmek veya bilerek taşımak.

c) Gerçeğe aykırı belge ile gümrük idaresini yanıltarak, vergilerini hiç ödememek veya eksik ödemek, vergileri ödenmeksizin ödenmiş veya işlemleri yaptırılmış gibi göstermek, vergiye tabi olduğu halde muafiyete tabiymiş gibi göstermek suretiyle eşya ithal veya ithale teşebbüs etmek.

d) 1- İthali; lisansa, şarta, izne, kısıntıya veya belli kuruluşların vereceği uygunluk veya yeterlilik belgesine tabi olan eşyayı gerçeğe aykırı her türlü beyanname ve belge ile gümrük idaresini yanıltarak işlemini yaptırmak suretiyle ithal etmek veya bunlara teşebbüs etmek.

2.- İthali, insan sağlığı ve güvenliği, hayvan ve bitki varlığı ve sağlığı, çevrenin korunması, tüketicinin doğru bilgilendirilmesi ve ticari kalite yönlerinden standardizasyon kontrolüne tabi olan eşyayı, standarda uygun olmadığı halde gerçeğe aykırı her türlü beyanname ve belge ile gümrük idaresini yanıltarak standarda uygun ya da standart dışı göstermek suretiyle ithal etmek.

e) Özel kanunları gereğince belirli işler için vergiden tamamen veya kısmen muaf olarak ithal olunan eşyayı ithal amacı dışında kullanmak veya satmak veya bilerek satın almak.

f) Herhangi bir işlem veya amaç için belli şartlarla Türkiye'ye geçici olarak ithal olunan eşyayı her türlü beyanname veya belge düzenlemek suretiyle gümrük bölgesinden çıkarmadığı halde çıkarmış gibi göstermek, belirtilen şekilde geçici olarak ithal olunan eşyayı satmak veya bilerek satın almak.

g) Gümrük kontrolü altında işleme rejimi çerçevesinde ithal edilen veya bunun kullanılması sonucu elde olunan eşyayı gerçeğe aykırı her türlü beyanname veya belge düzenlemek suretiyle serbest dolaşıma sokmak veya buna teşebbüs etmek.

h) Antrepo veya geçici depolama yerlerindeki eşyayı gümrük idaresinin izni olmadan kısmen veya tamamen çıkarmak veya değiştirmek.

ı) 1- İhraç eşyasının yapılan beyan ve eki belgelere göre miktarı veya cinsinde yüzde ondan fazla farklılık çıkması.  

2- İhraç eşyası için gerçeğe aykırı belge ibrazı suretiyle ihracat vergilerini ödememek veya eksik ödemek veya Devletçe uygulanan teşvik veya sübvansiyonlardan veya parasal iadelerden yararlanmak şeklinde haksız menfaat temin etmek.

3- İhracı lisansa, şarta, izne, kısıntıya veya belli kuruluşların vereceği uygunluk veya yeterlilik belgesine tabi olan eşyayı, belirlenen kayıt ve koşullara uymaksızın veya gerçeğe aykırı her türlü beyanname ve belge ibrazı ile gümrüğü yanıltarak işlemini yaptırmak suretiyle ihraç etmek.

BAŞKAN - Madde üzerinde söz talebi?.. Yok.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.

4 üncü maddeyi okutuyorum:

Genel ceza hükümleri

MADDE 4.- Bu Kanunun;

a) 3 üncü maddesinin (a) bendinin;

1- (1) numaralı alt bendinde belirtilen fiili işleyenler hakkında eşyanın gümrüklenmiş değerinin üç katından az altı katından fazla olmamak üzere ağır para cezasına, eşyanın değeri fahişse bir yıldan  üç yıla kadar hapis cezasına ve eşyanın gümrüklenmiş değerinin üç katından az, altı katından fazla olmamak üzere ağır para cezasına hükmolunur.

2- (2), (3) ve (4) numaralı alt bentlerinde belirtilen fiilleri işleyenler hakkında eşyanın gümrüklenmiş değerinin üç katından az, altı katından fazla olmamak üzere ağır para cezasına hükmolunur.

b) 3 üncü maddesinin (b) bendindeki fiillerin işlenmesi halinde giriş eşyasında CIF kıymetinin, çıkış eşyasında FOB kıymetinin beş katından az, on katından fazla olmamak üzere ağır para cezasına ve fail hakkında iki seneden altı seneye kadar ağır hapis cezasına hükmolunur.

c) 3 üncü maddesinin (c) bendindeki fiillerin işlenmesi halinde hiç alınmamış ya da eksik alınmış vergilerin on katından az, yirmi katından fazla olmamak üzere ağır para cezasına hükmolunur.

d) 3 üncü maddesinin (d) bendinin (1) numaralı alt bendindeki fiilleri işleyenler eşyanın gümrüklenmiş değerinin üç katından az, altı katından fazla olmamak üzere ağır para cezasına, (2) numaralı alt bendinde belirlenen fiilleri işleyenler eşyanın gümrüklenmiş değerinin on katından az, yirmi katından fazla olmamak üzere ağır para cezası ile cezalandırılır.

e) 3 üncü maddesinin (e) bendindeki fiillerin işlenmesi halinde hiç alınmamış veya eksik alınmış vergilerin yasal faizi ile birlikte yedi katından az, ondört katından fazla olmamak üzere ağır para cezasına hükmolunur.

f) 3 üncü maddesinin (f) bendindeki fiillerin işlenmesi halinde eşyanın gümrüklenmiş değerinin üç katından az, altı katından fazla  olmamak üzere ağır para cezasına hükmolunur.

g) 3 üncü maddesinin (g) bendindeki fiillerin işlenmesi halinde eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katından az, dört katından fazla olmamak üzere ağır para cezasına hükmolunur.

h) 3 üncü maddesinin (h) bendinde belirtilen fiillerin işlenmesi halinde gümrüklenmiş değerinin iki katından az, dört katından fazla olmamak üzere ağır para cezasına hükmolunur. Antrepo veya geçici depolama yerlerinden gümrüğün izni olmaksızın çıkarılan eşyanın ithali lisansa, şarta veya izne, kısıntıya, standardizasyon kontrolüne veyahut belli kuruluşların vereceği uygunluk ve yeterlilik belgesine tabi olması halinde bu maddenin (d) bendi hükümleri uygulanır.

ı) 3 üncü maddesinin (ı) bendinin;

1- (1) numaralı alt bendinde belirtilen fiillerin işlenmesi halinde miktarı veya cinsi farklı çıkan eşyanın beyan edilen FOB kıymetinin üçte biri oranında para cezası verilir.  

2- (2) numaralı alt bendinde belirtilen fiilleri işleyenler hakkında, eşyanın beyan edilen FOB kıymetinin beş katından az, on katından fazla olmamak üzere ağır para cezasına hükmolunur.

3- (3) numaralı alt bendinde belirtilen fiilleri işleyenler hakkında, beyan edilen FOB kıymetinin üçte birinden az, üçte ikisinden fazla olmamak üzere ağır para cezasına hükmolunur.

3 üncü maddenin (ı) bendinde sayılan suçların aracılı ihracat suretiyle işlenmesi halinde, bu fiillere ilişkin müeyyideler imalatçı veya tedarikçi ihracatçılar hakkında uygulanır. Ayrıca bu konudaki nezaret görevini yerine getirmeyen ihracatçılara asıl faile hükmolunacak cezanın yüzde onu oranında ağır para cezası uygulanır.  

Bu Kanunda öngörülen suçların işlendiği tarihte, suça konu eşyanın girişte gümrüklenmiş değeri, çıkışta FOB değeri pek fahişse fiile ilişkin olan ceza yarısına kadar artırılır, hafif ise yarısına, pek hafif ise üçte birine kadar indirilir. Eğer fail bu Kanunda yazılı suçlardan mükerrir ise cezası indirilmez.

3 üncü maddenin (a), (b), (c) ve (d) bentlerinde sayılan suçlara konu eşyanın ayrıca zoralımına da hükmolunur. Bu Kanunda zoralımı öngörülen eşyanın zoralımının yapılamaması halinde ayrıca eşyanın gümrüklenmiş değeri kadar daha para cezasına hükmedilir.

Bu Kanunun ceza hükümlerinin uygulanmasında serbest bölgeler ve özel mevzuatı gereği bu nitelikte kabul edilen yerler yurt dışı sayılır.     

BAŞKAN - Sayın Milletvekilleri, madde üzerinde söz talebi?.. Yoktur.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.

5 inci maddeyi okutuyorum:

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Ceza Hükümleri

Teşekkül halinde ve toplu kaçakçılık

MADDE 5.- Bu Kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla teşekkül oluşturanlar veya teşekkülü yönetenler hakkında iki yıldan altı yıla kadar ağır hapis cezasına hükmolunur.

Bu Kanunun suç saydığı fiillerin teşekkül halinde işlenmesi durumunda birinci fıkrada belirtilen cezaya ilaveten ilgili maddelerdeki cezalar bir kat artırılarak uygulanır.

Bu Kanunun suç saydığı fiillerin iki veya daha fazla kişi tarafından teşekkül oluşturmaksızın toplu olarak işlenmesi durumunda ilgili maddelerdeki cezalar yarısı kadar artırılarak uygulanır.

BAŞKAN - Sayın Milletvekilleri, madde üzerinde söz talebi?.. Yoktur.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.

6 ncı maddeyi okutuyorum

Devlet ve kamu güvenliği aleyhine kaçakçılık

MADDE 6.- Bu Kanunun suç saydığı fiillerin Devletin siyasi, mali, iktisadi veya askeri güvenliğini bozacak veya çevre ya da toplum sağlığını tehdit edecek nitelikte olması halinde fail hakkında ilgili maddelerde yazılı para cezalarına ilaveten on yıldan az yirmi yıldan fazla olmamak üzere ağır hapis cezasına hükmolunur.

BAŞKAN - Madde üzerinde söz talebi?.. Yoktur.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.

7 nci maddeyi okutuyorum

Ceza ehliyeti olmayanları kullanma

MADDE 7. - Ceza ehliyeti olmayanları kaçakçılık suçlarında kullananlar hakkında, söz konusu fiillere ilişkin cezalar bir kat artırılmak suretiyle uygulanır.

BAŞKAN - Madde üzerinde söz talebi?.. Yok.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.

8 inci maddeyi okutuyorum:

Mesleğin verdiği kolaylıktan yararlanma

MADDE 8.- Meslek, sanat ve görevlerinin verdiği kolaylıktan yararlanmak suretiyle bu Kanunda suç sayılan fiilleri kendi namına işleyenler hakkında ilgili maddelerde belirtilen ağır para cezaları ile üst sınırı geçmemek üzere hürriyeti bağlayıcı cezaya yarısı miktarında artırılarak hükmolunur.

Kaçakçılık suçlarının, memurlar tarafından işlenmesi durumunda ilgili maddelerde yazılı olan cezalar yarısı oranında artırılarak hükmolunur.

BAŞKAN - Madde üzerinde söz talebi?.. Yok.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler...  Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.

9 uncu maddeyi okutuyorum:

Kaçakçılığa müsamaha

MADDE 9.- Mensuplarının, 3 üncü maddede sayılan suçları işlemelerinden haberdar olduğu halde buna müsamaha eden taşıma kuruluş ve şirketlerinin sorumluları hakkında, asıl suçluya hükmolunması gereken para cezasının yarısı kadar ağır para cezası verilir.

3 üncü maddenin (h) bendindeki suçların işlenmesi halinde, geçici depolama yerleri veya genel antrepo işleticileri hakkında, asıl suçluya hükmolunması gereken para cezasının yarısı kadar ağır para cezası verilir.

BAŞKAN - Madde üzerinde söz talebi?.. Yok.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.

10 uncu maddeyi okutuyorum:

Pişmanlık

MADDE 10. - Bu Kanunda yazılı kaçakçılık suçlarından herhangi birine katılmış kişi, haber alınmadan evvel suçu, faillerini ve eşyanın saklanmış veya satılmış olduğu  yerleri kaçakçılığı önleme, izleme ve soruşturmakla yükümlü memurlara haber verirse fiiline karşılık gelen cezadan kurtulur ve muhbir ikramiyesini hak eder. Haber alındıktan sonra fiilin bütünüyle ortaya çıkmasına hizmet ve yardım eden suç ortaklarının cezası yarıya indirilir.

Suç konusu fiili planlayanlar, düzenleyenler veya yönetenler, birinci fıkrada belirtilen ikramiyeye ilişkin hükümden yararlanamaz.

BAŞKAN - Madde üzerinde söz talebi?.. Yok.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler...  Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.

11 inci maddeyi okutuyorum:

Kaçakçılığa yardım

MADDE 11. - Bir menfaat karşılığı olsun veya olmasın kaçakçılık suçu işleyenlerin hal ve sıfatlarını bilerek yardım edenler hakkında asıl suçlulara verilecek cezanın yarısına hükmolunur. Bu fiillere yardım eden memur ise asıl fail gibi cezalandırılır.

BAŞKAN - Madde üzerinde söz talebi?.. Yoktur.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.

12 nci maddeyi okutuyorum:

Sahte belge düzenleme

MADDE 12. - Gümrük idarelerinde işlem görmediği halde işlem görmüş gibi herhangi bir belge veya beyanname düzenleyenler veya bu suçları bilişim yoluyla işleyenler hakkında Türk Ceza Kanununun evrakta sahtekarlık ve bilişim alanındaki suçlarla ilgili hükümlerinde belirtilen cezalar bir kat artırılarak uygulanır.

Gümrük idarelerinin mühür ve damgalarını değiştirerek veya çalarak veya sahte veya çalınmışlarını tedarik ederek kullananlar hakkında Türk Ceza Kanununda belirtilen cezalar bir kat artırılarak uygulanır.

BAŞKAN - Madde üzerinde söz talebi?.. Yoktur.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.

13 üncü maddeyi okutuyorum:

Yolcular tarafından işlenen suçlar

MADDE 13. - Yolcuların, gümrük mevzuatına göre zatî ve hediyelik eşya kapsamı dışında olup beyanlarına aykırı olarak üzerlerinde veya eşyası arasında çıkan ya da başkasına ait olduğu halde kendi zatî eşyasıymış gibi gösterdikleri eşyanın vergisine ek olarak bir kat para cezası uygulanır ve eşya sahibine teslim edilir.

Yolcuların yanlarında veya kaplarında bulunan ve yukarıdaki fıkra dışında kalan mahiyet ve miktarda olan eşya ile gümrükten kaçırılmak amacına yönelik olarak saklanmış veya gizlenmiş halde bulunan eşyaya ilişkin vergiler tahsil olunmakla birlikte eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar da para cezası alınarak eşya, sahibine teslim edilir.

Yolcuların beraberinde getirilen ticari mahiyet ve miktarda olan eşya için ithali lisansa, şarta veya izne, kısıntıya, standardizasyon kontrolüne veyahut belli kuruluşların vereceği uygunluk ve yeterlilik belgesine tabi olan eşya hakkında 4 üncü maddenin (d) bendi hükümleri uygulanır.

Türkiye'ye giren veya Türkiye'den çıkan yolcuların üzerlerinde veya eşyaları arasında yasak eşya bulunması halinde 4 üncü maddenin (b) bendinde belirtilen cezalar uygulanır.

BAŞKAN - Madde üzerinde söz talebi?.. Yoktur.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.

14 üncü maddeyi okutuyorum:

Deniz taşıtları

MADDE 14. - Yabancı ülkelerden geldiği halde geçerli neden olmaksızın belgelerinin gösterdiği rota dışında Türkiye karasularında rastlanan gayrisafi ikiyüz tonilato hacminden aşağı taşıtların yüküne el konulur. Yükü bulunmadığı halde, yükü olmadığını veya başka bir limana çıkarıldığını veya avarya olduğunu kanıtlayamayan gemi kaptan veya acentesine tonilato başına ellimilyon lira para cezası uygulanır. 

Gümrük bölgesinde gümrük idaresi bulunmayan yerlere geçerli neden olmaksızın izinsiz yanaşan veya diğer taşıtlarla temas eden deniz taşıtları içinde bulunan yükleme veya taşıma belgelerinde kayıtlı yasak eşyaya el konularak tasfiyeye tabi tutulur.

Gümrük bölgesindeki deniz taşıtlarının yükleme veya taşıma belgelerinde yazılı olmayan ve bulunduğu yerden aranarak çıkarılan eşyaya el konularak tasfiyeye tabi tutulur ve eşyanın gümrüklenmiş değerin iki katı para cezası uygulanır.

BAŞKAN - Madde üzerinde söz talebi?.. Yoktur.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum  Kabul edenler.. Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.

15 inci maddeyi okutuyorum :

Yasak eşyanın iadesi

MADDE 15. - Yabancı ülkelerden gelen yasak eşya, yükleme veya taşıma belgelerinde belirtilerek gümrüğe getirilirse sağlam teminat altında geldiği yere veya diğer bir yabancı yere iade ve sevk olunur.

Yükleme veya taşıma belgelerinde yer almayan yasak eşya, varış liman veya istasyonuna gelmesinden hemen sonra kaptan veya acentesi veya demiryolu idaresi tarafından gümrüğe bildirilip ve hatta teslim edilmiş olsa bile zoralımına karar verilmekle birlikte taşıyanlar hakkında 4 üncü maddenin (b) bendi uygulanır. Toplum ve çevre sağlığı yönünden tehlikeli ve zararlı eşya ile atık maddelerin zoralımına karar verilmeyip, geldiği yere sevk olunur ve verilecek cezaya eşyanın gümrüklenmiş değeri kadar ağır para cezası ilave edilir.

Eşyanın değersiz, artık veya atık madde olması durumunda dökme halinde gelen eşya için ton başına birmilyar liradan; ambalajlı gelmesi halinde kap başına ellimilyon liradan az olmamak üzere ağır para cezasına hükmolunur. 

BAŞKAN - Madde üzerinde söz talebi ?..Yok.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.

16 ncı maddeyi okutuyorum

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

Usul Hükümleri

Kaçakçılığı önleme, izleme ve soruşturmakla görevli olanlar

MADDE 16. - Mülki amirler, gümrük ve gümrük muhafaza amir ve memurları, Emniyet, Jandarma ve Sahil Güvenlik Komutanlığına bağlı personel bu Kanunun suç saydığı fiilleri önleme, izleme ve soruşturmakla yükümlüdür ve kaçakçılık olayını öğrendikleri veya haber aldıkları veya rastladıkları andan itibaren bu Kanunun kendilerine yüklediği görevleri hemen yerine getirmeye mecburdur.

Kaçakçılığı önleme, izleme ve soruşturmakla görevli olanlar operasyon gerektiren kaçakçılık olaylarından haberdar olduklarında kanuni görevlerini yapmaya başlar ve aynı zamanda mahallin en büyük mülki amirine bilgi verirler.

Kaçakçılığı önleme, izleme ve soruşturmakla görevli olanların bu Kanun kapsamına giren suçlarla ilgili bilgi ve belge talepleri, kamu veya özel, gerçek veya tüzel kişilerce, savunma hakkına ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla  eksiksiz karşılanmak zorundadır.

Bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununda yer alan hükümler uygulanır.

Kaçakçılık olaylarını ihbar edenlerin kimlikleri, izinleri olmadıkça veya ihbarın niteliği haklarında suç oluşturmadıkça açıklanamaz.

BAŞKAN - Madde üzerinde söz talebi?.. Yok.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.

17 nci maddeyi okutuyorum:

Aramalar

MADDE 17.- 16 ncı maddede sayılanlar bu Kanuna göre aramalara da yetkilidir.

Kaçak eşya, her türlü silah, mühimmat, patlayıcı ve uyuşturucu maddelerin bulunduğu şüphe edilen her türlü kap, ambalaj veya taşımaya yarayan diğer araçlarda arama yapılır.

Ticarethane, işyeri, eğlence ve benzeri yerler ile eklentilerinde arama yapılması ve buralardaki eşyaya el konulması bu Kanunda öngörülen suçların işlenmesinin önlenmesi amacıyla usulüne göre verilmiş hâkim kararı; bu sebebe bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde ise o yerin en büyük mülkî amirinin veya Cumhuriyet savcısının yazılı emri ile yapılır. Mülkî amirin veya Cumhuriyet savcısının verdiği yazılı emir yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını en geç kırksekiz saat içinde açıklar, aksi halde el koyma kendiliğinden kalkar. Ancak, özel konut ve eklentilerinde hâkim kararı olmadıkça arama yapılamaz.

Arama sırasında kaçakçılık suçunun işlendiğini gösteren veya suçun kanıtlanmasına yarayacak olan belgeler bulunursa, sahibinin veya mümeyyiz akrabalarının, bunlar da bulunmadığı takdirde mahalde bulunan iki kişinin huzurunda mühürlenir ve aramayı yapan kimselerce alınarak tutanakla birlikte soruşturmayı yapanlara verilir.

Bu belgelerden suçun işlendiğini gösterenlerle suçun kanıtlanmasına yarayanlar ayrılarak soruşturma belgeleriyle birlikte Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir. Diğerleri imza karşılığında hemen iade edilir. El koyma işlemine karşı ilgililerce Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununa göre itiraz olunabilir.

Gümrük salonları ve gümrük kapılarında kaçak eşya sakladığından kuşkulanılan kişiler gümrük kontrolü amacıyla gümrük görevlilerince aranabilir.

Hâkim veya Cumhuriyet savcıları ile bunların emirlerini yerine getirmekle görevli kolluk güçleri hakkında Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunundaki yetkiler saklıdır.

Kaçak eşya arama işlerinde Kanuna aykırı hareket edenler hakkında Türk Ceza Kanunu hükümleri uygulanır.

Gümrük bölgesinde, Devletin genel güvenliğini ilgilendiren silah, mühimmat, uyuşturucu madde kaçakçılığı ile ilgili organizasyonu yurt içinde ve yurt dışında bulunma ihtimali olan diğer kaçakçılık olaylarının ihbar ve vukuunda; gümrük ve gümrük muhafaza teşkilatlarınca kaçakçılığın men ve takibi ile olay bölgesinden sorumlu güvenlik kuvvetine haber verilir, müşterek operasyon yapılarak diğer güvenlik kuruluşlarına da neticeden bilgi verilir.

BAŞKAN - Madde üzerinde söz talebi?.. Yok.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.

18 inci maddeyi okutuyorum:

Silah kullanma yetkisi

MADDE 18.- Gümrük bölgesine 4458 sayılı Gümrük Kanunu gereğince belirlenen kapı ve yollardan başka yerlerden girmek, çıkmak veya geçmek yasaktır.

Bu yerlerde rastlanacak kişi ve her nevi taşıma araçları yetkili memurlar tarafından durdurulur ve kişilerin eşya, yük ve üzerleri ile varsa taşıma araçları aranır.

"Dur" uyarısına uymayan kişiler için önce havaya ateş edilmek suretiyle uyarı yinelenir. Bu uyarıya da uyulmaz ise görevli memurlar durmaya zorlayacak şekilde silah kullanmaya yetkilidir. Ancak, silahla karşılığa yeltenilmesi veya meşru müdafaa durumuna düşülmesi hallerinde yetkili memurlar doğrudan hedefe ateş edebilir. Memurların silah kullanmalarından dolayı haklarında soruşturma ve kovuşturma açılması halinde, bağlı bulunduğu kurum tarafından avukat sağlanır ve avukatlık ücreti kurumlarınca karşılanır.

Demiryolu araçlarına ilişkin işlemler istasyonlardaki beklemeleri sırasında uygulanır.

Kaçakçılığı önleme, izleme ve soruşturmakla yükümlü olanlar, gümrük bölgesindeki her nevi deniz araçlarına yanaşıp yük ve belgelerini incelemeye yetkilidir. Görevlilerin yanaşmasına izin vermeyerek kaçan veya kaçmaya teşebbüs eden her nevi deniz araçlarına uluslararası deniz işaretlerine göre telsiz, flama, mors ve benzeri işaretlerle durması ihtar olunur. Bu ihtara uymayan deniz araçlarına uyarı mahiyetinde ateş edilir. Buna da uymayıp kaçmaya devam ettiği takdirde durmaya zorlayacak şekilde üzerine ateş edilir.

BAŞKAN - Madde üzerinde söz talebi?.. Yok.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.

19 uncu maddeyi okutuyorum:

BEŞİNCİ BÖLÜM

Eşyaya El Konulması ve Teslimine İlişkin Usul ve Esaslar

Eşyaya el konulması

MADDE 19.- Bu Kanunda zoralımı öngörülen kaçak eşyaya derhal el konulur ve en yakın gümrük idaresine veya gümrük idaresince izin verilen yerlere miktarını ve cins, marka, tip, model, seri numarası gibi eşyanın ayırıcı özelliklerini gösterir bir tutanakla teslim edilir.

Eşyanın miktar bakımından fazla olması veya saklanması özel tesis ve tertibatı gerektirmesi hallerinde eşya özelliklerine göre doğrudan ilgili idarelere, bunun mümkün olmaması halinde İçişleri Bakanlığı, Gümrük Müsteşarlığı ile Maliye Bakanlığı Tasfiye İşleri Döner Sermaye İşletmeleri Genel Müdürlüğünce belirlenecek usul ve esaslara göre mahallin en büyük mülki amirinin uygun göreceği bir yere konulur.

BAŞKAN - Madde üzerinde söz talebi?.. Yok.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.

20 nci maddeyi okutuyorum:

Kaçak eşya naklinde kullanılan taşıt

MADDE 20.- Bu Kanunda zoralımı öngörülen kaçak eşya taşımasında bilerek kullanılan veya kullanılmaya teşebbüs edilen her türlü taşıma aracının;

a) Kaçak eşyanın, suçun işlenmesini kolaylaştıracak veya fiilin ortaya çıkmasını engelleyecek şekilde özel olarak hazırlanmış gizli tertibat içerisinde saklanmış veya taşınmış olması,

b) Kaçak eşyanın, taşıma aracı yüküne göre miktar veya hacim bakımından tamamını veya ağırlıklı bölümünü oluşturması veya eşyanın o taşıma aracıyla taşınmayı gerekli  kılacak olması,                   

c) Taşıma aracındaki kaçak eşyanın, Türkiye'ye girmesi veya Türkiye'den çıkması yasak veya toplum veya çevre sağlığı açısından zararlı maddelerden olması,

Hallerinden herhangi birinin gerçekleşmesi durumunda zoralımına hükmolunur.

Elkonulan taşıma araçları soruşturma sırasında en yakın gümrük idaresine teslim edilir.           

BAŞKAN - Madde üzerinde söz talebi?.. Yok.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.

21 inci maddeyi okutuyorum:

Tutanaklar

MADDE 21.- Kaçakçılık suçlarının izlenmesine ilişkin tutanakların;

a) Tarih, yer, düzenleyenlerin unvan ve isimleri, hâkim kararının tarih ve sayısı ile mülki amirin veya Cumhuriyet savcısının yazılı emri ile yapılması durumunda emrin tarih ve sayısını,

b) Olay ve kanıtlarını, suç konusu eşya ve taşıma araçlarının ayrıntılı olarak türü, kapsamı, miktar ve nitelikleri ile nerede ve ne suretle el konulduklarını,

c) Zanlının kimlik, iş ve ikamet yeri ile ifadesini,

Kapsaması ve düzenleyen memur ile zanlının ve varsa hariçten hazır bulunan iki kişi tarafından imza edilmesi gereklidir.

Bu koşulları bütünü ile taşıyan ve 16 ncı maddede yazılı memurlar tarafından düzenlenen tutanaklar aksi kanıtlanıncaya kadar geçerlidir.

BAŞKAN - Madde üzerinde söz talebi?.. Yok.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.

22 nci maddeyi okutuyorum:

Teminatla iade

MADDE 22.- Kaçak zannı ile tutulan ve ithal veya ihracı kanun veya Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası andlaşma ve sözleşmelerle yasaklanmamış olan eşyanın veya bunların taşınmasında kullanılan araçların sahip veya taşıyıcıları, eşya veya araca el konulmasından itibaren 23 üncü maddenin ikinci fıkrasında belirtilen süreler içinde gümrük idaresi veya mahkemelerce belirlenecek:

a) Giriş kaçağı eşya ile her türlü kaçak eşyanın taşımasında kullanılan yabancı aracın gümrüklenmiş değerine,

b) Her türlü kaçak eşyanın taşınmasında kullanılan serbest dolaşımdaki kara taşıt araçlarının trafik kaydına tedbir konulmak suretiyle kasko değerinin yarısına, diğer taşıt araçlarının değerine,

c) Çıkış kaçağı eşyanın FOB değerine,

Eşit tutarda teminat göstermesinden sonra, eşya ve aracın teslimini gümrük idarelerinden veya mahkemelerden isteyebilirler.

Elkonulan deniz taşıt araçları gümrüklenmiş değeri kadar teminatla sahibine, sahibince teslim alınmadığı veya liman ücreti ve muhafaza giderleri sahiplerince ya da donatanlarınca karşılanmadığı takdirde derhal tasfiye edilmek üzere en yakın liman başkanlığına teslim edilir.

Teminatla iade istemi gümrük idaresine yapılmış ise gümrük idaresince, eşya veya taşıma araçlarına ilişkin kamu davası açılmış olması halinde ilgili mahkemeden, açılmamış olması halinde Cumhuriyet savcılığından suç delili olarak saklanmasına gerek bulunmadığına dair karar verilmesi istenir.

Özel olarak kaçak eşya taşımasında kullanılmak üzere gizli tertibatla donatılmış araçların özel tertibatları masrafı ilgilisine ait olmak üzere sökülmeden teslimine karar  verilmez.

Teminatla sahiplerine teslim edilen eşya veya taşıma araçlarının müsaderesine karar verilmesi halinde, eşya veya taşınmaz araçların iadesi istenir. İadesinin sağlanamaması durumunda alınan teminat Hazineye irat kaydedilir.

BAŞKAN - Madde üzerinde söz talebi?.. Yok.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.

23 üncü maddeyi okutuyorum:

Tasfiye

MADDE 23.- Bu Kanuna göre teslim alınan eşya veya taşıma aracı, bunlara ilişkin zoralım kararı kesinleştikten sonra Gümrük Kanunu hükümlerine göre tasfiye idaresince tasfiyeye tabi tutulur.

Eşya veya taşıma araçlarının sahip ve taşıyıcıları hakkında kamu davası açılan ve açıldığı tarihten itibaren bir yıl içinde ceza yargılaması kesin hükme bağlanmamış olanlar ile çabuk bozulma veya telef olma tehlikesine maruz bulunan veya saklanması masraflı veya külfetli olan eşya veya taşıma araçları, el konulmalarından sonra Gümrük Kanunu hükümlerine göre tasfiyeye tabi tutulur. Bunlardan satılarak tasfiye edilenlerin satış bedeli emanet hesabına alınır. Yargılamanın, tasfiye edilen eşya veya taşıma araçlarının sahip veya taşıyıcısının lehine sonuçlanması halinde satış bedeli, satış tarihinden kararın kesinleştiği tarihe kadar geçen süre için yasal temerrüt faizi oranında hesaplanan faiz de ilave edilerek hak sahibine ödenir.

Eşyanın, yargılama sonucunda iadesine veya gümrük komisyonlarınca sahibine teslimine karar verilmesi halinde, bu kararların uygulanmasında yürürlükte olan gümrük ve dış ticaret mevzuatı uyarınca işlem yapılır.

Zoralımı kesinleşmemiş eşya veya taşıma araçlarının yukarıdaki fıkralar hükümlerine göre tasfiyesinde, eşya veya taşıma araçlarına ilişkin kamu davası açılmış olması halinde ilgili mahkemece, açılmamış olması halinde ise Cumhuriyet savcılığınca suç delili olarak saklanmasına gerek bulunmadığına dair karar verilmesi istenir. Çabuk bozulma ve telef olma tehlikesine maruz bulunan   eşyada üç gün, saklanması masraflı ve külfetli olan eşyada ise onbeş gün içinde karar verilerek idareye tebliğ edilmemesi halinde numune alınmasının mümkün olduğu durumlarda numune alınarak, mümkün olmaması halinde idarece tespiti yapılarak tasfiyeye tabi tutulur.

BAŞKAN - Madde üzerinde söz talebi?.. Yok.

Maddeyi oylarınıza arz ediyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.

24 üncü maddeyi okutuyorum:

ALTINCI BÖLÜM

Yargılamaya İlişkin Hükümler

İçtima

MADDE 24. - Bu Kanunun suç saydığı fiiller nedeniyle Türk Ceza Kanunu veya ceza öngören diğer kanunlarda yazılı cürümleri işleyenler hakkında içtima kuralı uygulanmaksızın her cürmün cezası ayrı ayrı hükmolunur.

BAŞKAN - Madde üzerinde söz talebi?.. Yok.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.

25 inci maddeyi okutuyorum:

Yurt dışına çıkış yasağı

MADDE 25. - Bu Kanun kapsamına giren suçlarda, şüpheli veya sanıkların yurt dışına çıkmalarının geçici olarak yasaklanmasına hazırlık soruşturması sırasında hâkim, yargılama safhasında ise mahkemece karar verilebilir. Ancak, gecikmesinde sakınca varsa o yer Cumhuriyet savcısı da şüphelilerin yurt dışına çıkmalarının geçici olarak yasaklanmasına karar verebilir. Bu karar derhal ve nihayet yirmidört saat içinde hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını yirmidört saat içinde açıklar. Aksi halde savcılık kararı kendiliğinden yürürlükten kalkar.

BAŞKAN - Madde üzerinde söz talebi?.. Yok.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.

26 ncı maddeyi okutuyorum:

Yetkili merciler ve temyiz

MADDE 26. - Bu Kanunun 3 üncü maddesinin (ı) bendinin (1) numaralı  alt bendi, 13 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası ile 14 üncü maddesinde yazılı fiillere gümrük  komisyonlarınca, ağır hapis cezası gerektiren suçlara ağır ceza mahkemesince ve bunlar dışında kalan suçlara da asliye ceza mahkemesince bakılır.

Bu Kanunun kapsamına giren suçların yargılamasının yapılacağı yerdeki mahkemelerin birden çok dairelere ayrılmış olması halinde bu davalara, o mahkemenin bir numaralı olanında bakılır.

Bu davaların özelliği de dikkate alınarak iş sayısının o mahkemenin bakabileceği azamî miktarı aşması halinde bu miktarı aşan davalara aynı derecedeki sıra sayısı takip eden mahkemede bakılır.

Bu Kanuna göre verilen mahkeme kararlarının Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu hükümleri uyarınca temyiz edilmesi halinde, temyiz incelemesi diğer işlere göre öncelikle ve ivedilikle yapılır.

BAŞKAN - Madde üzerinde söz talebi?.. Yok.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.

27 nci maddeyi okutuyorum:

Gümrük komisyonları

MADDE 27.- Gümrük komisyonları, ilgili gümrük başmüdürü veya yetkilendireceği yardımcısının başkanlığında, bir gümrük müdürü, bir gümrük görevlisi ile mahallin ticaret ve sanayi odasınca görevlendirilen iki temsilci olmak üzere beş kişiden; yolcularla ilgili gümrük komisyonları ise gümrük müdürü veya yetkilendireceği yardımcısının başkanlığında mahallin ticaret ve sanayi odası ile mülki amirin görevlendireceği birer temsilciden olmak üzere üç kişiden; oluşur ve oy çokluğu ile karar verir.

Gümrük komisyonlarınca verilen kararlara  tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde sulh ceza mahkemelerine itiraz olunabilir.

Gümrük komisyonlarının kuruluş ve çalışma usul ve esasları Gümrük Müsteşarlığınca belirlenir.

BAŞKAN - Madde üzerinde söz talebi?.. Yok.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.

28 inci maddeyi okutuyorum:

Para cezalarının tahsili ve müteselsil sorumluluk

MADDE 28.- Bu Kanunda belirtilen suçlardan dolayı hükmolunan para cezalarına ait ilam ilgili Cumhuriyet savcılığı tarafından resen ilgili gümrük idarelerine verilir. Bu ilamlarla gümrük komisyonlarınca verilip kesinleşen kararlara ilişkin para cezaları, düzenlenecek bir tebliğname ile ilgilisine tebliğ edilir. Tebliğ edilen para cezaları tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içerisinde ödenir.

Tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde para cezaları ödenmediği veya bu süre içinde azami haddi bir yılı ve taksit sayısı altıyı geçmemek kaydıyla taksitlendirme yapılmadığı veya taksitlendirme yapılıp da taksitlerden biri ödenmediği takdirde, ilamda yazılı para cezaları 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanuna  göre hapse çevrilmek ve infaz edilmek üzere Cumhuriyet savcılığına geri gönderilir. 

Para cezasında; mahkûmun cezasını çektiği her gün için hürriyeti bağlayıcı cezaya çevrilen miktar indirildikten sonra geri kalan para ödenirse yerine geçen hürriyeti bağlayıcı ceza infaz edilmez.

Cumhuriyet savcılığınca tahsil olunacak para cezaları ilgili idarelere verilir.

Birlikte kaçakçılık yapanlardan veya kaçakçılığa yardım edenlerden alınacak para cezasının tahsilinde, bunlardan her biri müteselsilen sorumludur.

BAŞKAN - Madde üzerinde söz talebi?.. Yok.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.

29 uncu maddeyi okutuyorum:

Davaya müdahale

MADDE 29.- Kaçakçılığı önleme, izleme ve soruşturmakla görevli olanlar, bu Kanun kapsamına giren suçlara ilişkin tutanaklar ve soruşturma belgelerini bir müzekkere ile doğrudan yetkili ve görevli Cumhuriyet savcılığına gönderirler. Gümrük idareleri dışındaki idareler suçlara ilişkin tutanaklar ve soruşturma belgelerinin bir örneğini ilgili gümrük idaresine gönderirler. Gümrük idareleri  bu müzekkerelerin verilmesi ile şahsi davacı veya müdahil sıfatını alırlar ve Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun bunlara verdiği hakları kullanabilirler.

Bu Kanun kapsamına giren suçlarla ilgili kesinleşmiş mahkeme kararları İçişleri Bakanlığına bilgi amacıyla gönderilir.

Soruşturmadan bilgisi olmadığı anlaşılan ilgili gümrük idarelerine, hazırlık soruşturması sırasında Cumhuriyet savcılıklarınca, yargılama sırasında mahkemelerce bilgi verilir.

Kaçakçılık davalarına ilgili idarelerin müdahale etmemiş olması mahkemelerce kaçak eşyanın zoralımına ve sanık hakkında para cezası hükmedilmesine mani olmayıp bu cezalar asli ceza ile birlikte re'sen karar altına alınır.

BAŞKAN - Madde üzerinde söz talebi?.. Yok.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.

30 uncu maddeyi okutuyorum:

Soruşturma ve kovuşturma

MADDE 30. - Bu Kanun hükümlerine aykırı hareket edenler hakkında yapılacak soruşturma ve kovuşturma, 3005 sayılı Meşhud Suçların Muhakeme Usulü Kanununun 1 inci maddesinin (A) bendindeki yer ve 4 üncü maddesindeki zaman kayıtlarına bakılmaksızın anılan Kanun hükümlerine göre yerine getirilir. Sanıkların duruşma sırasında diğer bir suçu olduğu anlaşılsa bile davaları birleştirilmez.

Zoralıma tabi olan kaçak eşya veya taşıma aracına el konulup da;

a) Sanığın kim olduğu belirlenememişse,

b) Duruşmanın geçici olarak durdurulmasına karar verilmiş ve bu durum altı ay devam etmiş ise,

Eşyanın zoralımına karar verilir ve keyfiyet beş gün içinde duyurulur.

İlan tarihinden itibaren onbeş gün içinde ilgililerce yetkili mahkemeye itiraz edilmezse zoralım kararı kesinleşir.

BAŞKAN - Madde üzerinde söz talebi?.. Yok.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.

31 inci maddeyi okutuyorum:

Zamanaşımı

MADDE 31.- Bu Kanunda yazılı suçlar hakkında Türk Ceza Kanununun zamanaşımı hükümleri uygulanır.

Bu Kanunun sadece el koymayı emrettiği ve başkaca bir ceza belirlemediği hallerde gümrük vergisine tabi eşyaya ancak olayın işlendiği sırada el konulabilir.

Zoralım hakkı düşen veya takibi zamanaşımına uğrayan eşyanın bedel ve vergileri aranmaz.

Ölüm, af,  34 üncü maddeye göre ödeme veya zamanaşımı sebebiyle sanık hakkındaki ceza soruşturma veya kovuşturmasının devamına olanak kalmayan hallerde, Cumhuriyet savcısı veya ilgili idare dava konusu eşyanın zoralımını görevli mahkemeden talep eder. Görevli mahkemece,  suç konusu olduğu belirlenen eşyanın zoralımına, suç konusu olmayan eşyanın iadesine Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 392 ve sonraki maddelerinde öngörülen usul dairesinde karar verilir.

BAŞKAN - Madde üzerinde söz talebi?.. Yok.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.

32 nci maddeyi okutuyorum:

Suç uydurma ve iftira

MADDE 32.- Kaçakçılık suçlarını uyduranlar veya başkalarına iftira veya kaçakçılık davalarında yalancı şahitlik yapanlar Türk Ceza Kanununun ilgili maddelerinde belirtilen cezalar üçte bir artırılarak cezalandırılır.

Bu fiilleri işleyen kimse, tertip ve uydurmada kullandığı kaçak maddelerden dolayı ayrıca kaçakçılık cezasıyla da cezalandırılır.

Yukarıdaki fıkrada belirtilen durumlarda haksız isnatta bulunanlar hakkında genel hükümlere göre tazminat davası açma hakkı saklıdır.

BAŞKAN - Madde üzerinde söz talebi?.. Yok.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.

33 üncü maddeyi okutuyorum:

Kamu hizmetlerinden yasaklılık

MADDE 33.- Doğrudan doğruya kaçakçılık yapmaktan veya görevini kötüye kullanarak veya rüşvet alarak kaçakçılığa sebebiyet vermekten veya suç uydurmadan hüküm giyen memurlara bir daha kamu hizmeti yaptırılmaması cezası da verilir.

Kısıtlayıcı diğer kanun hükümlerine ek olarak her türlü kaçakçılık suçundan dolayı ağır hapis cezasıyla mahkum olanlar, affa uğramış olsalar bile kamu hizmetinde çalıştırılamazlar.

BAŞKAN - Madde üzerinde söz talebi?.. Yok.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.

34 üncü maddeyi okutuyorum:

Kamu davasının açılmaması hali

MADDE 34.- Bu Kanunda hürriyeti bağlayıcı ceza öngörülenler haricindeki suçları işleyenler, ilgili maddelerde belirtilen para cezalarının asgari haddini, soruşturma giderleri ile birlikte Cumhuriyet savcılığınca yapılacak tebligat tarihinden itibaren on gün içinde ödeyeceğini yazılı olarak bildirdiği ve otuz gün içinde merciine ödediği takdirde hakkında kamu davası açılmaz.

Cumhuriyet savcılığı tarafından yapılacak tebligat ile ödenecek miktar, ödeme süresi, belirlenen tutarın belirtilen süre içinde ödenmesi halinde kamu davasının açılmayacağı, ödemede bulunmaması halinde kamu davasının açılacağı sanığa bildirilir. 

Kaçakçılık suçunun 16 ncı maddede sayılan kişiler tarafından veya bunların katılımı ile işlenmesi halinde bu madde hükümleri uygulanmaz.

Bu maddenin uygulanmasında para cezasına esas alınacak değer, gümrük idaresince belirlenen değerdir.

BAŞKAN - Madde üzerinde söz talebi?.. Yok.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.

35 inci maddeyi okutuyorum:

YEDİNCİ BÖLÜM

Çeşitli ve Son Hükümler

İkramiyeler

MADDE 35. - Kaçak veya kaçak şüphesi ile eşya yakalanması halinde muhbir ve el koyanlara aşağıdaki esas ve usullere göre ikramiye ödenir.

a) Bu maddenin (b) ve (c) bentlerindeki durumlar dışındaki ikramiye ödemelerinde, çıkış kaçağı eşyanın FOB, giriş kaçağı eşyanın CIF kıymeti esas alınır. Sahipsiz yakalanan eşyanın değeri, mahallin en büyük mülki amirinin görevlendireceği Maliye Bakanlığı, Gümrük Müsteşarlığı ve sanayi ve ticaret odası temsilcilerinden oluşan üç kişilik heyet tarafından belirlenir. Kaçak eşya sahipli yakalanmışsa kıymetinin yüzde ellisi, sahipsiz yakalanmışsa yüzde yirmibeşi mahkûmiyete ilişkin hükmün kesinleşmesini takip eden üç ay içinde Gümrük Müsteşarlığınca,

b) 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunun 12 nci maddesine aykırılık suçlarından yakalanan silah ve mermiler ile Türk Ceza Kanununun 264 üncü maddesine muhalefet suçlarından yakalanan maddelerin olay tarihine göre Milli Savunma Bakanlığınca her yıl belirlenen değeri esas alınarak, sahipli yakalanması halinde değerinin yüzde yirmi beşi kamu davasının açılmasını,  yüzde yetmiş beşi ise mahkûmiyete ilişkin hükmün veya zoralım kararının kesinleşmesini takip eden üç ay içinde; sahipsiz yakalanmışsa yakalanan eşya değerinin yüzde ellisi zoralım kararının kesinleşmesini takip eden üç ay içinde,

c) Uyuşturucu madde yakalamalarında, her türlü uyuşturucu maddenin birim miktarı için Bakanlar Kurulunca tespit edilecek sabit bir rakamın her yıl bütçe kanunlarında belirlenen ikramiye katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak değerinin,  sahipli yakalanmış ise yarısı kamu davasının açılmasını, diğer yarısı mahkûmiyete ilişkin hükmün veya zoralım kararının kesinleşmesini takip eden üç ay içinde; sahipsiz yakalanmış ise tamamı zoralım kararının kesinleşmesini takip eden üç ay içinde,

Elkoyanların bağlı olduğu bakanlığın bütçesinin ilgili tertibinden ödenir.

d) Dağıtılacak ikramiyenin yüzde ellisi muhbirlere, yüzde ellisi el koyanlara verilir. İhbarsız yakalama olaylarında ikramiyenin tamamı el koyanlara ödenir. Kaçakçılığı önleme, izleme ve soruşturmakla yükümlü olanlara muhbir ikramiyesi ödenmez. El koyma ikramiyesine, ancak kaçak eşyanın yakalanması eylemine bizzat ve fiilen katılan kaçakçılığı önleme, izleme ve soruşturmakla görevli olanlar hak kazanır.

e) Bu maddeye göre ödenecek ikramiyeler vergi, resim ve harca tabi değildir.

f) Bu madde gereğince el koyanlara verilecek ikramiyenin yıllık tutarı, (2000) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımının otuz katını geçemez.

g) Bu maddenin (b) ve (c) bentlerinde sayılan durumlar dışında kalan suçlara ilişkin para cezalarının tahsilini müteakip tahsil edilen tutarın yüzde ellisi ile davalardan dolayı hükmolunan vekalet ücretlerinin yüzde kırkı davaların izlenme ve savunması, suça konu eşyanın muhafazası, depolanması, yükleme ve boşaltılması, soruşturma ve izleme sırasında yapılan tahlil, ekspertiz işlerinde kullanılmak amacıyla Maliye Bakanlığının görüşü alınarak Gümrük Müsteşarlığınca belirlenen esaslara göre harcanmak üzere emanet hesabına alınır. Harcanmayan meblağ Hazineye gelir kaydedilir.

Müşterek operasyonlarda ve kontrollü teslimat uygulamalarında ikramiye ödenmesi ve ikramiye ödemelerine esas birim fiyatların tespitine ilişkin esas ve usuller ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer hususlar, Maliye ve Milli Savunma bakanlıklarının görüşü alınarak, İçişleri Bakanlığı ve Gümrük Müsteşarlığının bağlı olduğu Bakanlıkça altı ay içinde çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.

BAŞKAN - Madde üzerinde söz talebi?.. Yok.

Maddeyi oylarınıza arz ediyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.

36 ncı maddeyi okutuyorum:

Laboratuvar

MADDE 36. - Bu Kanunda yazılı suçların önlenme, izlenme ve soruşturulması çerçevesinde, suçun maddi delillerini bilimsel yöntemlerle değerlendirmek ve konuya ilişkin ekspertiz raporları düzenlemek amacıyla Gümrük Müsteşarlığınca laboratuvarlar kurulabilir. Bu laboratuvarların çalışma usul ve esasları Gümrük Müsteşarlığınca belirlenir.

BAŞKAN - Madde üzerinde söz talebi?.. Yok.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.

37 nci maddeyi okutuyorum:

Askere mahsus silah ve mühimmat üzerinde işlenen kaçakçılık suçları

MADDE 37. - Askeri şahıslar tarafından askere mahsus silah ve mühimmat üzerinde işlenecek kaçakçılık suçları hakkında Askeri Muhakeme Usulü Kanunu ve Askeri Ceza Kanunu hükümleri saklıdır.

BAŞKAN - Madde üzerinde söz talebi?.. Yok.

Maddeyi oylarınıza arz ediyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.

38 inci maddeyi okutuyorum:

Yürürlükten kaldırılan hükümler

MADDE 38. - 7/1/1932 tarihli ve 1918 sayılı Kaçakçılığın Men ve Takibine Dair Kanun ile 5.6.1985 tarihli ve 3217 sayılı Kanunun geçici 1 inci maddesi; 20/1/1993 tarihli ve 3864 sayılı Kaçakçılığın Men ve Takibine Dair Kanuna Göre Kaçak ve Kaçak Zannı ile Tutulan Her Çeşit Eşya, Alet ve Taşıma Vasıtalarının Tasfiyesi Hakkında Kanun; 7.1.1932 tarihli ve 1920 sayılı Gümrük Memurlarından Vazifei Memuresini Suiistimal Edenlerle Vazife veya Mesleklerinde Kendilerinden İstifade Edilmeyenler Hakkında Yapılacak Muameleye Dair Kanun yürürlükten kaldırılmıştır.

BAŞKAN - Madde üzerinde söz talebi?.. Yok.

Maddeyi oylarınıza arz ediyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.

Geçici 1 inci maddeyi okutuyorum:

GEÇİCİ MADDE 1.- Diğer kanunlarda 1918 sayılı Kanuna yapılan atıflar bu Kanuna yapılmış sayılır.

BAŞKAN - Madde üzerinde söz talebi?.. Yok.

Maddeyi oylarınıza arz ediyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.

Geçici 2 nci maddeyi okutuyorum:

GEÇİCİ MADDE 2.- Bu Kanunun 35 nci maddesi hükümlerinin yürürlüğe gireceği tarihe kadar geçen sürede ikramiye ödemeleri ile ilgili olarak devam eden işlemler bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önceki usul ve esaslara göre sonuçlandırılır.

BAŞKAN - Madde üzerinde söz talebi?.. Yok.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.

Geçici 3 üncü maddeyi okutuyorum:

GEÇİCİ MADDE 3.- 21.12.2000 tarihli ve 4616 sayılı 23 Nisan 1999 Tarihine Kadar İşlenen Suçlardan Dolayı Şartla Salıverilmeye, Dava ve Cezaların Ertelenmesine Dair Kanun uyarınca verilen erteleme kararlarına konu kaçak eşya hakkında da 23 üncü madde hükümleri uygulanır.

BAŞKAN - Madde üzerinde söz talebi?.. Yok.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.

Geçici 4 üncü maddeyi okutuyorum:

GEÇİCİ MADDE 4.- Haklarında 1920 sayılı Kanun hükümlerine göre soruşturma ve yargılaması devam edenlerin durumuna ilişkin olarak 14.7.1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu uyarınca işlem yapılır.

BAŞKAN - Madde üzerinde söz talebi?.. Yok.

Maddeyi oylarınıza arz ediyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.

39 uncu maddeyi okutuyorum:

Yürürlük

MADDE 39.- Bu Kanunun 35 inci maddesi yayımını takip eden ilk mali yıl başında, diğer hükümleri yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

BAŞKAN - Madde üzerinde söz talebi?.. Yok.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.

40 ıncı maddeyi okutuyorum:

Yürütme

MADDE 40. - Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

BAŞKAN - Madde üzerinde söz talebi?.. Yok.

Maddeyi oylarınıza arz ediyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.

Sayın milletvekilleri, tasarının tümü açıkoylamaya tabidir.

Açıkoylamanın şekli hakkında Genel Kurulun kararını alacağım.

Açıkoylamanın elektronik oylama cihazıyla yapılmasını oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Sayın milletvekilleri, oylama için 5 dakika süre vereceğim. Bu süre içerisinde sisteme giremeyen üyelerin teknik personelden yardım istemelerini, bu yardıma rağmen de sisteme giremeyen üyelerin, oy pusulalarını, oylama için öngörülen 5 dakikalık süre içerisinde Başkanlığa ulaştırmalarını rica ediyorum.

Ayrıca, vekâleten oy kullanacak sayın bakanlar var ise, hangi bakana vekâleten oy kullandığını, oyunun rengini ve kendisinin ad ve soyadı ile imzasını da taşıyan oy pusulasını, oylama için öngörülen 5 dakikalık süre içerisinde Başkanlığa ulaştırmalarını rica ediyorum.

Oylama işlemini başlatıyorum.

(Elektronik cihazla oylama yapıldı)

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu Tasarısının açıkoylama sonucunu arz ediyorum:

Kullanılan oy sayısı                      :                          197

Kabul              :                           197

Tasarı kabul edilmiş ve kanunlaşmıştır; hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyorum. (1)

Sayın milletvekilleri, Sayın Bakan teşekkür konuşması yapacaktır.

Buyurun Sayın Bakanım. (Alkışlar)

DEVLET BAKANI KÜRŞAD TÜZMEN (Gaziantep) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 1932'den beri 19 kere değişikliğe uğramış, ancak şu anda yapmış olduğumuz çalışmalarla 21 inci Yüzyılda,Türkiye'ye yakışır bir kaçakçılığın men ve takibine ilişkin yasayı nihayet çıkarmış bulunuyoruz; hepimize hayırlı uğurlu olsun.

Burada getirdiğimiz ana değişiklik, ekonomik suça ekonomik ceza; yani, artık, herhangi bir şekilde, ekonomik değeri olan araçların kelepçelenmesi, tutulması ortadan kalkacak; suçu yapan ceza görecek, suç işlenen araç bundan sonra ekonomik değer olarak Türkiye ekonomisine katkısına devam edecek.

Ayrıca, çıkardığımız bu yasayla, Avrupa Birliği çerçevesinde yapacağımız çalışmalardaki taahhütlerimizin yerine getirildiğini de belirtmek isterim; çünkü, bu, baktığınız zaman, kişi başına geliri yaklaşık 30 000 dolar olan ekonomiye sahip ülkelerin bile zor çıkardığı bir kanuna eşdeğer kanundur ve kişi başına millî gelirimiz 2 500 dolar olduğu için, uygulamada çeşitli sıkıntılar belki olabilecektir; ancak, bunları da elbirliğiyle aşabileceğimize inanıyorum.

Ben, bu kanunun hazırlığından tutun, alt ve üst komisyon çalışmalarında Değerli Komisyon Başkanımızın ve komisyon üyelerinin katkılarından ve muhalefet milletvekillerimizin de burada bu kanunun bu kadar hızlı bir şekilde çıkarılması için ellerinden gelen katkıyı bizlere vermelerinden ötürü, huzurlarınızda, iktidarıyla muhalefetiyle Yüce Meclisimize teşekkür ediyor, şükranlarımı sunuyorum. (Alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Bakan.

Kanunun hayırlı olmasını diliyorum.

                                           

(1) Açıkoylama kesin sonuçlarını gösteren tablo tutanağın sonuna eklidir.

Sayın milletvekilleri, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Bangladeş Halk Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçıkçılığına Engel Olma Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu raporunun müzakeresine başlayacağız.

6. - Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Bangladeş Halk Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığına Engel Olma Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/414) (S. Sayısı : 157)

BAŞKAN - Komisyon?.. Yok.

Ertelenmiştir.

Görüşeceğimiz diğer konular da Dışişleri Komisyonuyla direkt ilgili olduğu için ve komisyonun da temsili mümkün olmadığından, sözlü sorular ile diğer denetim konularını sırasıyla görüşmek üzere, 15 Temmuz 2003 Salı günü saat 15.00'te toplanmak üzere, birleşimi kapatıyorum.

 

Kapanma Saati : 19.26


VI. - SORULAR VE CEVAPLAR

A) YazIlI Sorular ve CevaplarI

1. - Manisa Milletvekili Hasan Ören'in, bir idari göreve atanan şahsın soruşturma geçirip geçirmediğine ilişkin sorusu ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Bülent Arınç'ın cevabı (7/691)

Maddeye git

    Copyright©2022. Kanunum bir Karakullukçu Dan. A.Ş. (Şirket) servisidir. “Kanunum” Şirket’in tescilli markasıdır ve tüm hakları saklıdır. Kanunum bir resmi kaynak veya hukuk danışmanlık servisi değildir. Kullanıcılar Hizmet Şartlarını okumuş ve kabul etmiş sayılırlar. Adres: Aytar Cad. 28/4 Levent, 34330, İstanbul