En son güncellemeler 20 Mayıs 2022 iş günü sonunda yapılmıştır.
  • Dava Türü: İptal Davası
  • Süreç: Karar
  • Karar Türü: Red
  • KANUNUM Yürürlük Değerlendirmesi: Yürürlükte
  • Esas No: 2021/43
  • Karar No: 2021/74
  • Karar Tarihi: 13.10.2021
Kaynak: Resmi Gazete
(Kanunum resmi kaynak değildir; kullanıcılar sunulan yürürlük ve metin bilgilerini resmi kaynaklardan teyid etmelidir.)

3 Aralık 2021 CUMA Resmî Gazete Sayı : 31678

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

Anayasa Mahkemesi Başkanlığından:

Esas Sayısı : 2021/43
Karar Sayısı : 2021/74
Karar Tarihi: 13/10/2021

İPTAL DAVASINI AÇAN: Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri Engin ALTAY,
Özgür ÖZEL, Engin ÖZKOÇ ile birlikte 132 milletvekili

İPTAL DAVASININ KONUSU: 7/4/2021 tarihli ve 7315 sayılı Güvenlik
Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu’nun;

A. Yok hükmünde olduğunun tespitine,

B. Yok hükmünde olduğunun kabul edilmemesi hâlinde eylemli İçtüzük değişikliği
niteliğinde olduğu gerekçesiyle Anayasa’nın 87. ve 88. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek
iptaline ve yürürlüğünün durdurulmasına,

C. Şekil bakımından Anayasa’nın 88. maddesine aykırılığı ileri sürülerek iptaline ve
yürürlüğünün durdurulmasına,

karar verilmesi talebidir.

I. ÎPTALt İSTENEN KANUN HÜKÜMLERİ

İptali talep edilen Kanun şöyledir:

“GÜVENLİK SOR UŞTURMASI VE ARŞİV ARAŞTIRMASI KANUNU

Kanun No. 7315 Kabul Tarihi:7/4/2021

BİRİNCİBÖLÜM
Amaç, Kapsam ve Tanımlar

Amaç ve kapsam

MADDE 1- (1) Bu Kanun, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının
yapılmasına ve elde edilecek verilerin kullanılmasına ilişkin temel ilkeleri, kimler
hakkında yapılacağını, araştırma konusu edilecek bilgi ve belgelerin neler olduğunu, bu
bilgilerin ne şekilde kullanılacağını, hangi mercilerin soruşturma ve araştırma
yapacağını, Değerlendirme Komisyonunun oluşumu ve çalışma usul, esaslarını, veri
güvenliği ile verilerin saklanma ve silinme sürelerini düzenlemektedir.

Tanımlar

MADDE 2- (1) Bu Kanunda geçen;



a) Değerlendirme Komisyonu: Güvenlik soruşturması veya arşiv araştırması
sonucunda elde edilen kişisel verilerin göreve atanma yönünden değerlendirildiği
komisyonu,

b) Kurum ve kuruluş: Güvenlik soruşturması ve/veya arşiv araştırması yapılmasını
talep eden kamu kurum ve kuruluşları ile milli güvenlik açısından stratejik önemi haiz
birim, proje, tesis ve hizmetleri yerine getiren diğer kurum ve kuruluşu,

c) Üst kademe kamu yöneticisi: Atanmasına ilişkin usul ve esaslar
Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile üst kademe kamu yöneticisi olarak belirleneni,

ifade eder.

İKİNCİ BÖLÜM
Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması

Hakkında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılacaklar

MADDE 3- (1) Arşiv araştırması, statüsü veya çalıştırma şekline bağlı olmaksızın ilk
defa veyayeniden memuriyete yahut kamu görevine atanacaklar hakkında yapılır.

(2) Kurum ve kuruluşlarda, yetkili olmayan kişilerin bilgi sahibi olmaları hâlinde
devlet güvenliğinin, ulusal varlığın ve bütünlüğün, iç ve dış menfaatlerin zarar
görebileceği veya tehlikeye düşebileceği bilgi ve belgelerin bulunduğu gizlilik dereceli
birimler ile Milli Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı, jandarma, emniyet, sahil
güvenlik ve istihbarat teşkilatlarında çahştırılacak kamu personeli ile ceza infaz kurumlan
ve tutukevlerinde çalışacak personel, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışacak
öğretmenler, üst kademe kamu yöneticileri, özel kanunları uyarınca güvenlik
soruşturması ve arşiv araştırmasına tabi tutulan kişiler ile milli güvenlik açısından
stratejik önemi haiz birim, proje, tesis, hizmetlerde statüsü veya çalıştırma şekline bağlı
olmaksızın istihdam edilenler hakkında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması birlikte
yapılır.

Arşiv araştırması

MADDE 4- (1) Arşiv araştırması;

a) Kişinin adli sicil kaydının,

b) Kişinin kolluk kuvvetleri tarafından hâlen aranıp aranmadığının,

c) Kişi hakkında herhangi bir tahdit olup olmadığının,

ç) Kişi hakkında kesinleşmiş mahkeme kararları ve 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı
Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesinin beşinci ve 231 inci
maddesinin onüçüncü fıkraları kapsamında alınan kararlar ile kişi hakkında devam eden
veya sonuçlanmış olan soruşturmaya da kovuşturmalar kapsamındaki olguların,

d) Hakkında kamu görevinden çıkarılma ya da kesinleşmiş memurluktan çıkarma
cezası olup olmadığının,

mevcut kayıtlardan tespit edilmesidir.



Güvenlik soruşturması

MADDE 5- (1) Güvenlik soruşturması, arşiv araştırmasındaki hususlara ilave olarak
kişinin;

a) Görevin gerektirdiği niteliklerle ilgili kolluk kuvvetleri ve istihbarat ünitelerindeki
olgusal verilerinin,

b) Yabancı devlet kurumlan ve yabancılarla ilişiğinin,

c) Terör örgütleri veya suç işlemek amacıyla kurulan örgütlerle eylem birliği, irtibat
ve iltisak içinde olup olmadığının,

mevcut kayıtlardan ve kişinin görevine yansıyacak hususların denetime elverişli
olacak yöntemlerle yerinden araştırılmak suretiyle tespit edilmesidir.

Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasını yapacak birimler

MADDE 6- (1) Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması, Milli İstihbarat Teşkilatı
Başkanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü ve mahalli mülki idare amirlikleri tarafından
yapılır.

(2) Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapmakla görevli birimler, kendilerine
iletilen taleple sınırlı olarak güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması kapsamında
bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşları arşivlerinden ve elektronik bilgi işlem
merkezlerinden gerekli bilgi ve belgeler ile bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (ç) bendi kapsamındaki karar ve kayıtları almaya yetkilidir.

(3) Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapmakla görevli birimlerde
yetkilendirilmiş personel, hukuka aykırı olarak elektronik ortamda veya
bilgisayar loğlarında kişisel verilerle ilgili sorgulama yapamaz, log kayıtlarını değiştiremez
veya silemez, bu şekilde elde edilen bilgileri paylaşamaz veya yayın yoluyla duyuramaz.
Görevi gereği öğrendiği veya edindiği kişisel bilgi veya belgeleri yetkisiz kişilerle
paylaşamaz ya da basın ve yayın kuruluşlarına veya diğer iletişim kanallarına veremez.
Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapmakla görevli birimler tarafından bu
hususlara ilişkin gerekli tedbirler alınır.

Değerlendirme Komisyonu

MADDE 7- (1) Yaptırılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda elde
edilen verUerin değerlendirilmesi amacıyla Değerlendirme Komisyonu kurulur.
Değerlendirme Komisyonu; Cumhurbaşkanhğında İdari İşler Başkanının
görevlendireceği bir üst kademe yöneticisinin, Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığında genel sekreter yardımcısının, bakanlıklarda bakan yardımcısının, diğer
kamu kurum ve kuruluşlarında en üst yöneticinin görevlendireceği bir üst kademe
yöneticisinin, üniversitelerde rektör yardımcısının, valiliklerde vali yardımcısının
başkanlığında, teftiş/denetim, personel ve hukuk birimleri ile uygun görülecek diğer
birimlerden birer üyenin katılımıyla başkan dahil en az beş kişiden ve tek sayıda olacak
şekilde oluşturulur. Milli güvenlik açısından stratejik önemi haiz birim, proje, tesis ve
hizmetlerde istihdam edilecekler hakkındaki değerlendirme, ilgili bakanlık ya da kamu
kurumlan bünyesindeki Değerlendirme Komisyonunca yapılır.

(2) Memuriyet veya kamu görevlerine uygunluğunun değerlendirilmesini sağlayacak
yorum içermeyen olgusal veriler, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapmakla



görevli birimlerce ilgili kurum ve kuruluş bünyesinde kurulan Değerlendirme
Komisyonuna iletilir.

(3) Değerlendirme Komisyonu kendisine iletilen verilere ilişkin nesnel ve gerekçeli
değerlendirmelerini yazılı olarak atamaya yetkili amire sunar. Mahkemeler tarafından
istenildiğinde bu bilgiler sunulur.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Kişisel Verilerin Korunması

Kişisel verilerin korunmasına ilişkin temel ilkeler

MADDE 8- (1) Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması kapsamında
kişinin istihbari faaliyetlere konu olmayan kendisiyle ilgili kişisel verileri hakkında
bilgilendirilmesi, bu verilere erişmesi, bunların düzeltilmesi ve silinmesi taleplerine ilişkin
tedbirler alınır.

(2) Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasına konu kişisel verilerin doğru ve
güncel olması esastır. Bu veriler, işlendikleri amaçla bağlantılı, sınırlı ve ölçülü olarak
kullanılır.

(3) Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması kapsamında yürütülen iş ve
işlemlerde, 24/3/2016 tarihli ve 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanununun 4
üncü maddesinde belirtilen genel ilkelere aykırı hareket edilemez. Ancak millî savunma,
millî güvenlik, kamu güvenliği, kamu düzeni ve ekonomik güvenlik ile ilgili istihbarat
faaliyetleri kapsamında elde edilen bilgiler kişiye verilemez.

Kişisel veri güvenliği ve gizlilik

MADDE 9- (1) Bu Kanunda belirtilen güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması
yapmakla görevli birimler ile değerlendirme komisyonları, veri güvenliğine ilişkin
önlemleri alır.

(2) Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması işlemlerinin her evresinde gizliliğe
uyulur. İlgili bilgi ve belgeler yasal olarak bilmesi gerekenlerden başkasına verilmez ve
açıklanmaz.

(3) Bu Kanun kapsamında elde edilen kişisel veriler amacı dışında işlenemez ve
aktarılamaz.

Kişisel verilerin silinmesi ve yok edilmesi

MADDE 10- (1) Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sırasında elde edilen
kişisel veriler, işlenme amacının ortadan kalkması hâlinde veya her durumda iki yılın
sonunda değerlendirme komisyonlarınca silinir ve yok edilir.

(2) Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasını yapan
birimlerdeki istihbarifaaliyete konu olmayan ilgilisine ait güvenlik soruşturması ve arşiv
araştırmasına ait veriler iki yılın sonunda silinir ve yok edilir.

(3) Bu veriler, işleme karşı dava açılması hâlinde karar kesinleşmeden silinemez ve
yok edilemez. Mahkemelerin bu konudaki talepleri, Değerlendirme Komisyonunun
bünyesinde bulunduğu ilgili kurum ve kuruluş tarafından karşılanır.



DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Çeşitli Hükümler

Cezai hükümler

MADDE 11-(1) Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılması ve
değerlendirilmesinde görevli olanlar tarafından kişisel verilerle ilgili suç işlenmesi
hâlinde, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde 6698 sayılı
Kanunun 17 nci maddesi hükümleri uygulanır.

(2) Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılması ve değerlendirilmesinde
görevli olanlar tarafından kişisel verilerle ilgili kabahat işlenmesi hâlinde 6698 sayılı
Kanunun 18 inci maddesi hükümleri uygulanır.

Yönetmelik

MADDE 12- (1) Devletin güvenliğini, ulusun varlığını ve bütünlüğünü iç ve dış
menfaatlerinin zarar görebileceği veya tehlikeye düşebileceği bilgi ve belgeler ile gizlilik
dereceli kamu personeli ile meslek gruplarının tespiti, birim ve kısımların tanımlarının
yapılması, güvenlik soruşturmasının ve arşiv araştırmasının usul ve esasları ile bunu
yapacak birimler ve değerlendirme komisyonlarının çalışma usul ve esasları ile
uygulamaya ilişkin diğer hususlar Cumhurbaşkanınca yürürlüğe konulacak yönetmelik
ile düzenlenir.

Değiştirilen ve yürürlükten kaldırılan hükümler

MADDE 13- (1) 24/2/1983 tarihli ve 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununun ek
1 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “26.10.1994 tarihli ve 4045 sayılı Kanunun 1
inci maddesine göre,f ibaresi “Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanununa
göre güvenlik soruşturması ven şeklinde değiştirilmiştir.

(2) 31/7/1970 tarihli ve 1325 sayılı Askeri Okullar, Askeri Öğrenciler, Askeri
Fabrikalar ve Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir.

“Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması

EK MADDE 16- Milli Savunma Bakanlığı nam ve hesabına Bakanlıkça belirlenen
eğitim kurumlan ile Millî Savunma Üniversitesine bağlı fakülte, yüksekokul, meslek
yüksekokulu ve enstitülerde eğitim görecekler hakkında Güvenlik Soruşturması ve Arşiv
Araştırması Kanununa göre güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılır."

(3) 9/6/1930 tarihli ve 1700 sayılı Dahiliye Memurları Kanununa aşağıdaki ek madde
eklenmiştir.

“EK MADDE 6- Kaymakam adaylığına atanacaklar hakkında Güvenlik
Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanununa göre güvenlik soruşturması ve arşiv
araştırması yapılır. ”

(4) 9/7/1982 tarihli ve 2692 sayılı Sahil Güvenlik Komutanlığı Kanununun
7 nci maddesine onbirincifıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir.



“Sahil Güvenlik Komutanlığı nam ve hesabına eğitim-öğrenim görecekler hakkında
Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanununa göre güvenlik soruşturması ve
arşiv araştırması yapılır."

(5) 10/3/1983 tarihli ve 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanununun
13 üncü maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“Jandarma Genel Komutanlığı nam ve hesabına eğitim-öğrenim görecekler ile
Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi ve buna bağlı eğitim-öğretim kurumlarında
eğitim-öğrenim görecekler hakkında Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması
Kanununa göre güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılır. ”

(6) 25/4/2001 tarihli ve 4652 sayılı Polis Yüksek Öğretim Kanununa aşağıdaki ek
madde eklenmiştir.

“EK MADDE 3- Polis Akademisi ve buna bağlı eğitim-öğretim kurumlan ile
akademi nam ve hesabına diğer eğitim kurumlarında öğrenim görecek öğrenciler
hakkında Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanununa göre güvenlik
soruşturması ve arşiv araştırması yapılır. ”

(7) 7/7/2010 tarihli ve 6004 sayılı Dışişleri Bakanlığı Personeline İlişkin Bazı
Düzenlemeler Hakkında Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir.

“EK MADDE 2- (1) Aday meslek memurluğu ile aday konsolosluk ve ihtisas
memurluğuna atanacaklar ile doğrudan yurtdışı teşkilatında istihdam edilecek personel
hakkında Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanununa göre güvenlik
soruşturması ve arşiv araştırması yapılır.”

(8) 26/10/1994 tarihli ve 4045 sayılı Güvenlik Soruşturması, Ban Nedenlerle
Görevlerine Son Verilen Kamu Personeli ile Kamu Görevine Alınmayanların Haklarının
Geri Verilmesine ve 1402 Numaralı Sıkıyönetim Kanununda Değişiklik Yapılmasına
İlişkin Kanun yürürlükten kaldırılmıştır.

Atıflar
MADDE 14- (1) Mevzuatta 4045 sayılı Kanuna yapılan atıflar bu Kanuna yapılmış

sayılır.

Yürürlük
MADDE 15- (1) Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme
MADDE 16- (1) Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür. ”

II. İLK İNCELEME

1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Zühtü ARSLAN, Haşan Tahsin
GÖKCAN, Kadir ÖZKAYA, Engin YILDIRIM, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI,
Muammer TOPAL, M. Emin KUZ, Recai AKYEL, Yusuf Şevki HAKYEMEZ, Yıldız
SEFERİNOĞLU, Selahaddin MENTEŞ, Basri BAĞCI ve İrfan FİDAN’ın katılımlarıyla
29/4/2021 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında dosyada eksiklik bulunmadığından işin
esasının incelenmesine, yürürlüğü durdurma talebinin esas inceleme aşamasında karara
bağlanmasına OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.



III. ESASIN İNCELENMESİ

2. Dava dilekçesi ve ekleri, Raportör Gülbin AYNUR tarafından hazırlanan işin
esasına ilişkin rapor, dava konusu Kanun, dayanılan ve ilgili görülen Anayasa kuralları ve
bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp
düşünüldü:

A. Yok Hükmünde Olduğunun Tespiti ile İptal Taleplerinin Gerekçeleri

3. Dava dilekçesinde özetle; 7315 sayılı Kanun’a dayanak teşkil eden teklifin ilk
olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulunun 31/3/2021 tarihli 66.
Birleşiminde görüşüldüğü, işaret yoluyla yapılan oylamada teklifin maddelerine geçilmesinin
reddedildiği, oylama sırasında ya da sonrasında oylamaya ilişkin herhangi bir itirazın
yapılmadığı belirtilmiştir. Bu kapsamda Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü'nün (İçtüzük)
139. maddesi uyarınca oylama sırasında beş milletvekilinin ayağa kalkması suretiyle sayıma
itiraz edilmediği, Başkanlık Divanı üyeleri arasında uyuşmazlık bulunduğuna dair bir kaydın
141. maddeye göre tutanağa geçirilmediği, bu hususta herhangi bir usul tartışmasının da
açılmadığı, nitekim oylamadan sonra verilen aranın bitimini müteakip Birleşimin tekrar
açıldığı ve Oturumu yöneten Başkan tarafından gündemin diğer maddesine geçildiği, böylece
kanun teklifinin îçtüzük’ün 81. maddesinin beşinci fıkrasına göre reddedildiği ve Genel
Kurulun bu yöndeki kararının kesinleştiği hususları ileri sürülmüştür.

4. Ayrıca, anılan Birleşimin ardından Birleşimde Kâtip Üye olarak görev yapan iki
milletvekili ile İktidar Partisi Grup Başkanvekilinin İçtüzük’ün 13. maddesi uyarınca oylama
sırasındaki yanlışlığın giderilmesi talebiyle TBMM Başkanlığına başvurdukları, itiraz
dilekçelerinde; Oturumu yöneten Başkanın milletvekillerinden gelen itirazlar üzerine oyların
sayımını yapacağını belirttiği hâlde sayım yapmadan hızlıca hareket ederek teklifin
maddelerine geçilmesinin kabul edilmediğini ilan ettiğinin ve Kâtip Üyenin bu konudaki
itirazlarım dikkate almadığının belirtildiği, anılan itiraz dilekçeleri üzerine Başkanın
Başkanlık Divanını toplantıya çağırdığı ve Başkanlık Divanınca 1/4/2021 tarihinde, oylamada
îçtüzük’ün 13. maddesine göre önemli bir yanlışlık olduğunun tespiti ile oylamanın
yenilenmesi hususunun Genel Kurulun oyuna sunulmasına karar verildiği ifade edilmiştir.

5. Söz konusu itiraz dilekçelerinde yer alan iddiaların doğru olduğunun kabul
edilmesi hâlinde dahi bu durumun yeniden oylama yapılmasına hukuki dayanak
oluşturamayacağı zira îçtüzük’ün anılan maddesinde Başkanlık Divanına tanınan görev ve
yetkinin yanlışlığın Birleşimden sonra anlaşılması durumuyla sınırlı olduğu, itiraz
dilekçelerinde ise Birleşimin kapanmasından sonra ortaya çıkan yeni bir durumdan
bahsedilmediği, iddia edilen hususların Birleşimin devamı sırasında ortaya konulmasının ve
bu konuda bir usul tartışması açılmak suretiyle düzeltilmesinin mümkün olduğu hâlde bunun
yapılmadığı belirtilerek Başkanlık Divanının İçtüzük tarafından kendisine tanınmayan bir
yetkiyi kullanarak aldığı 1/4/2021 tarihli kararın yok hükmünde olduğu, TBMM
Başkanlığınca hazırlanan 1/4/2021 tarihli 67. Birleşimin gündeminde anılan kanun teklifine
yer verilmediği, belirtilen Birleşimde görüşüleceği önceden bildirilmeyen teklifin gündeme
alınması konusunda îçtüzük’ün 49. maddesi gereğince Danışma Kurulundan görüş alınmadığı
ve bu hususun Genel Kurulca kararlaştırılmadığına dikkat çekilmiştir.



6. Açıklanan süreç çerçevesinde söz konusu kanun teklifinin görüşmelerine 1/4/2021
tarihinde devam edilmesinin eylemli İçtüzük değişikliği niteliğinde olduğu, TBMM Genel
Kurulunun kanun teklifine ilişkin iradesinin 31/3/2021 tarihli 66. Birleşimde teklifin reddi
yönünde oluştuğu, TBMM tarafından reddedilmiş olan kanun tekliflerinin îçtüzük’ün 76.
maddesi uyarınca ret tarihinden itibaren bir tam yıl geçmedikçe TBMM’nin aynı yasama
dönemi içinde yeniden verilemeyeceği, buna rağmen geçerliliği kalmayan söz konusu kanun
teklifinin Başkanlık Divanının müdahalesiyle 1/4/2021 tarihli Birleşimde yeniden gündeme
alınarak maddelere geçilmesinin bir kez daha oylandığı, görüşüldüğü ve kabul edildiği,
geçersiz bir teklifin İçtüzük hükümlerine aykırı şekilde görüşülmesi durumunda kanunun
varlığı için gerekli olan TBMM iradesinin oluştuğundan söz edilemeyeceği belirtilmiştir.

7. Bu iddialar bağlamında, eylemli İçtüzük değişikliği niteliğindeki işlemlere
dayanılarak görüşülüp kabul edilen Kanun'un Anayasa’nın 87. ve 88. maddelerine aykırı
olduğu belirtilerek öncelikle yokluğunun tespitine, aksi takdirde iptaline karar verilmesi
gerektiği ileri sürülmüştür.

B. Kanun’un Yok Hükmünde Olduğunun Tespiti Talebinin İncelenmesi

8. Anayasa’nın 87. maddesinde kanun koymak, değiştirmek ve kaldırmak,
TBMM’nin görev ve yetkileri arasında sayılmış; 89. maddesinde de Cumhurbaşkanının
TBMM’ce kabul edilen kanunları on beş gün içinde yayımlayacağı, yayımlanmasını uygun
bulmadığı kanunları ise bir daha görüşülmek üzere aynı süre içinde TBMM’ye geri
göndereceği belirtilmiştir.

9. Kanun tekliflerinin TBMM’de görüşülerek kabul edilmesi, söz konusu teklifin
kanunlaşması sonucunu doğurmakta; bir başka deyişle TBMM’nin teklifin kabulü yönündeki
iradesi, kanunun varlık kazanması için gerekli ve yeterli bulunmaktadır. Cumhurbaşkanının
bir kanunu yayımlaması, TBMM’nin bu yöndeki kabulü ile vücut bulan kanuna yeniden
varlık sağlamadığı gibi bir daha görüşülmek üzere TBMM’ye geri göndermesi de kanunun
varlığını ortadan kaldırmamaktadır. Belirtilen nedenle Cumhurbaşkanının kanunu yayımlama
iradesi ve kanunun Resmî Gazete’de yayımlanması, kanunun aleniyet kazanması ve yürürlüğe
girmesi bakımından önem taşımaktadır (E.2018/34, K.2018/61,31/5/2018, § 5).

10. Bir normun yokluğu, hukuk dünyasında hiç doğmamış olduğunun ifadesidir.
Normun varlığı ise, o normun yürürlüğe girmesine ve uygulanmasına bağlı
bulunmamaktadır. Varlık, yürürlük ve uygulanma kavramları birbirinden farklı olup varlık,
bir normun hukuk âleminde vücut bulmasını ifade etmektedir. Kanunlar bakımından yokluk,
parlamento iradesinin bulunmaması gibi durumlarda, başka bir ifadeyle bir normun varlığının
zorunlu koşulları bulunmadığı takdirde söz konusu olabilecektir (E.2018/34, K.2018/61,
31/5/2018, §6).

11. Yokluktan farklı olan hukuka aykırılık hâli ise hukuk âleminde var olan normun,
hukukun öngördüğü usul ve esaslar çerçevesinde çıkarılmaması anlamını taşımaktadır.
Hukuka aykırılık hâli ne kadar ağır ve açık olursa olsun bir normun hukuka aykırı olması,
zorunlu koşullarının bulunması suretiyle var olan o normun yokluğu sonucunu doğurmaz. Bu
nedenle kanunların veya kanun hükümlerinin Anayasa’ya uygunluk denetimi kapsamında
incelenmesi gereken hususlarda Anayasa’ya aykırılığının tespiti, ilgili kanun veya kanun
hükümlerinin yokluğunu değil iptalini gerekli kılar (E.2018/34, K.2018/61, 31/5/2018, § 7).



12. Dava dilekçesinde Kanun’un Anayasa’ya aykırılığı yolunda ileri sürülen hususlar
Kanun'un varlık kazanmasını imkânsız kılan hâller kapsamına girmediğinden, Kanun’un
Anayasa’ya uygunluk denetimi kapsamında incelenmesini ve bu inceleme neticesinde
varılacak sonuca göre iptalini ya da iptal talebinin reddini gerekli kılmaktadır.

13. Açıklanan nedenlerle Kanun’un yok hükmünde olduğunun tespiti talebinin reddi
gerekir.

Zühtü ARSLAN, Kadir ÖZKAYA ve Yusuf Şevki HAKYEMEZ bu görüşe farklı
gerekçeyle katılmışlardır.

C. Kanun’un Şekil Bakımından Anayasa’ya Aykırı Olduğu Gerekçesiyle İptali
Talebinin İncelenmesi

14, 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama
Usulleri Hakkında Kanun’un 43. maddesi uyarınca dava konusu Kanun, ilgisi nedeniyle
Anayasa’nın 96. maddesi yönünden incelenmiştir.

15. Kanunların esas bakımından Anayasa’ya uygunluk denetimi; kanunun maddi
olarak (hukuk dünyasında yarattığı değişiklik itibarıyla) Anayasa’ya uygun olup olmadığını
ifade etmektedir. Şekil bakımından uygunluk ise teklifin kanunlaşabilmesi için, diğer bir
anlatımla maddi olarak varlık kazanabilmesi için Anayasa'da öngörülen usullere uyulup
uyulmadığının denetimini ifade etmektedir.

16. Anayasa’nın 148. maddesinin ikinci fıkrasında, kanunların şekil bakımından
denetlenmesinin son oylamanın öngörülen çoğunlukla yapılıp yapılmadığı hususu ile sınırlı
olduğu hükme bağlanmıştır.

17. Anayasa’nın 148. maddesinin gerekçesinde de TBMM Genel Kurulu tarafından
yapılan son oylamadan önce vücut bulan şekil bozukluklarını Genel Kurulun bildiği veya
bilmesi gerektiğinin varsayıldığı belirtilerek son oylamadan önce yapılan şekil
bozukluklarının iptale neden olamayacağı İfade edilmiş ve ''Genel Kurulun oylama yapıp
kanunu kabul etmesi, şekil bozukluğunu, o kanunu kabul etmemek için yeterli neden
saymadığı yolunda bir irade tecellisidir. En büyük organ genel kuruldur. Onun iradesi
hilafına bir sonuç çıkarmak hukukun ana esaslarına aykırı düşer. Bu nedenle son oylamadan
önceki şekil bozuklukları, iptal sebebi sayılmamıştır. ” denilmiştir.

18. Anayasa’nın 148. maddesinin açık hükmü ve gerekçesi karşısında kanunların
şekil bakımından denetiminde, son oylamanın öngörülen çoğunlukla yapılıp yapılmadığından
başka bir hususun esas alınmasına ve bu suretle kanunların şekil bakımından denetimlerinin
yapılabilmesine imkân bulunmamaktadır.

19. Anayasa’nın “Toplantı ve karar yeter sayısı ” başlıklı 96. maddesinde "Türkiye
Büyük Millet Meclisi, yapacağı seçimler dahil bütün işlerinde üye tamsayısının en az üçte biri
ile toplanır. Türkiye Büyük Millet Meclisi, Anayasada başkaca bir hüküm yoksa toplantıya
katılanların salt çoğunluğu ile karar verir; ancak karar yeter sayısı hiçbir şekilde üye
tamsayısının dörtte birinin bir fazlasından az olamaz. ” denilmektedir. Bu çerçevede
TBMM’nin bütün işlerinde üye tamsayısının en az üçte biri olan 200 milletvekiliyle



toplanması, toplantıya katılanların salt çoğunluğuyla karar vermesi ve karar yeter sayısının
hiçbir şekilde üye tamsayısının dörtte birinin bir fazlası olan 151 milletvekilinden az
olmaması gerekmektedir.

20. Kanun’un görüşülmesine ilişkin TBMM Genel Kurul tutanaklarının
incelenmesinden Kanun’un tümü üzerindeki oylamanın işaretle oylama yöntemiyle yapıldığı
anlaşılmaktadır. İşaretle oylama sonucunun rakamsal olarak belirlenmeyip İçtüzük'ün 141.
maddesi uyarınca Oturumu yöneten Başkan tarafından Genel Kurula “kabul edilmiştir” veya
“kabul edilmemiştir” denilmek suretiyle ilan edilmesi karşısında, Kanun'un kabul edildiği
Birleşimin, toplantı yeter sayısının bulunduğunun belirtilerek açıldığı, Kanun’un tümünün
oylaması sırasında toplantı ve karar yeter sayısının varlığı konusunda Başkanlık Divanınca
tereddüde düşülmediği gibi herhangi bir milletvekili tarafindan yeter sayının bulunmadığı
yönünde bir itirazın da ileri sürülmediği gözetildiğinde son oylamanın Anayasa'nın 96.
maddesinde öngörülen çoğunlukla yapıldığının kabulü gerekir.

21. Öte yandan dava dilekçesinde kanun teklifinin, İçtüzük'te öngörülen usul ve
esaslara aykırı şekilde TBMM Genel Kurulunda gündeme alındığı, görüşüldüğü ve kabul
edildiği, bu bağlamda; TBMM tarafından reddedilmiş olan kanun tekliflerinin ret tarihinden
itibaren bir tam yıl geçmedikçe aynı yasama dönemi içinde yeniden verilemeyeceği, iddia
edilen yanlışlığın oylama esnasında ileri sürülebilmesi mümkün olduğundan İçtüzük’ün 13.
maddesi uyarınca işlem tesis edilmesine imkân bulunmadığı, Başkanlık Divanının İçtüzük
tarafından kendisine tanınmayan bir yetkiyi kullanarak aldığı karara istinaden Birleşim
gününde görüşüleceği önceden bildirilmeyen teklifin yeniden gündeme alındığı, teklifin
gündeme alınması konusunda Danışma Kurulundan görüş alınmadığı ve bu hususun Genel
Kurulca kararlaştırılmadığı, anılan durumların eylemli İçtüzük değişikliği niteliğinde olduğu
ve Kanun’un eylemli İçtüzük değişikliği niteliğindeki bu işlemlere dayandığı ileri sürülmekte
ise de bu iddialar Kanun’un şekil bakımından denetimini gerektirmektedir. Bununla birlikte
Anayasa’nın 148. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca şekil denetiminin son oylamanın
öngörülen çoğunlukla yapılıp yapılmadığı hususuyla sınırlı olması nedeniyle yalnızca son
oylama çoğunluğuyla ilgili bir denetim yapılmıştır.

22. Açıklanan nedenlerle son oylamasının Anayasa’da öngörülen çoğunlukla
yapıldığı açık olan Kanun, Anayasa'nın 96. maddesine aykırı değildir. İptal talebinin reddi
gerekir.

Kanun’un Anayasa’nın 87. ve 88. maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.

IV. YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI TALEBİ

23. Dava dilekçesinde özetle, dava konusu Kanun’un uygulanması hâlinde telafisi
güç veya imkânsız zararların doğabileceği belirtilerek yürürlüğünün durdurulmasına karar
verilmesi talep edilmiştir.

7/4/2021 tarihli ve 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması
Kanunu'na yönelik iptali talebi 13/10/2021 tarihli ve E.2021/43, K.2021/74 sayılı kararla
reddedildiğinden bu Kanun'a ilişkin yürürlüğün durdurulması talebinin REDDİNE
13/10/2021 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.



V. HÜKÜM

7/4/2021 tarihli ve 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması
Kanunu’nun;

A. Yok hükmünde olduğunun tespiti talebinin REDDİNE,

B. Şekil bakımından Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptali talebinin REDDİNE,

13/10/2021 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan
ZühtüARSLAN

Başkanvekili
Haşan Tahsin GÖKCAN

Başkanvekili
Kadir ÖZKAYA

Üye
Engin YILDIRIM

Üye
Hicabi DURSUN

Üye
Muammer TOPAL

Üye Üye Üye
M. Emin KUZ Rıdvan GÜLEÇ Recai AKYEL

Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ

Üye
Yıldız SEFERİNOĞLU

Üye
Selahaddin MENTEŞ

Üye
Basri BAĞCI

Üye
İrfan FİDAN



Esas Sayısı : 2021/43
Karar Sayısı : 2021/74

FARKLI GEREKÇE

1. Dava konusu Kanun’un tümünün yok hükmünde olduğunun tespiti talebi yokluk
kararı verilmesinin şartları oluşmadığından, çoğunluğun ifadesiyle “ileri sürülen hususlar
Kanun ’un varlık kazanmasını imkânsız kılan hâller kapsamına girmediğinden” reddedilmiştir
(§ 12).

2. Çoğunluğun bu konudaki red kararma Anayasa Mahkemesinin 10/4/2014 tarihli ve
E.2014/57, K.2014/81 sayılı kararı ile 31/5/2018 tarihli ve E. 2018/42, K.2018/48 sayılı
kararına yazdığım farklı gerekçeyle katılıyorum.

Başkan
Zühtü ARSLAN



Esas Sayısı : 2021/43
Karar Sayısı : 2021/74

FARKLI GEREKÇE

Mahkememiz çoğunluğu, dava dilekçesinde ileri sürülen hususların "Kanun’un varlık
kazanmasını imkânsız kılan hâller kapsamına girmediğinden” yok hükmünde olduğunun
tespiti yönündeki talebin reddine karar vermiştir.

Çoğunluğun red sonucuna, Anayasa Mahkemesinin 31/5/2018 tarihli ve E.2018/42,
K.2018/48 sayılı kararında Başkan Zühtü ARSLAN’ın yazdığı farklı gerekçeyle katılıyorum.

Başkanvekili
Kadir ÖZKAYA



Esas Sayısı : 2021/43
Karar Sayısı : 2021/74

FARKLI GEREKÇE

Mahkememiz çoğunluğunun dava dilekçesinde ileri sürülen hususların "Kanun’un
varlık kazanmasını imkânsız kılan hâller kapsamına girmediğinden” 7/4/2021 tarihli ve 7315
sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu’nun yok hükmünde olduğunun
tespiti yönündeki talebin reddine ilişkin kanaatine Anayasa Mahkemesinin 31/5/2018 tarihli
ve E.2018/42, K.2018/48 sayılı kararına Başkan Zühtü ARSLAN’ın yazdığı farklı gerekçe ile
katılmaktayım.

Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ


Dosyalar

Kaynak Metin
(Kaynak: Resmi Gazete resmi web sitesi)
İlgili mevzuat yürürlükte değilse, bu ek/formları da yürürlükte olmayabilir.
Söz Konusu Mahkeme Kararında İptal İstemine Konu Olan Mevzuat (1)
Söz Konusu Yargı Kararının ilgili olduğu Mevzuat (1)
" *** Kırmızı renk, söz konusu kanunun yürürlükte olmadığını; sarı renk, söz konusu kanunun tasarı aşamasında olduğunu ve mavi renk ise söz konusu kanunun yürürlükte olduğunu nitelemektedir."

Copyright©2022. Kanunum bir Karakullukçu Dan. A.Ş. (Şirket) servisidir. “Kanunum” Şirket’in tescilli markasıdır ve tüm hakları saklıdır. Kanunum bir resmi kaynak veya hukuk danışmanlık servisi değildir. Kullanıcılar Hizmet Şartlarını okumuş ve kabul etmiş sayılırlar. Adres: Aytar Cad. 28/4 Levent, 34330, İstanbul