• Esas No: 2015/6323
  • Karar No: 2016/2374
  • Karar Tarihi: 03.03.2016
(Kanunum resmi kaynak değildir; kullanıcılar sunulan yürürlük ve metin bilgilerini resmi kaynaklardan teyid etmelidir.)
11. Hukuk Dairesi         2015/6323 E.  ,  2016/2374 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : .... .... ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 11/09/2013
NUMARASI : 2011/309-2013/209


Taraflar arasında görülen davada .... .... ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11.09.2013 gün ve 2011/309-2013/209 sayılı kararı bozan Daire’nin 28.11.2014 gün ve 2013/17389-2014/18599 sayılı kararı aleyhinde davacı-karşı davalı .... .... vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalının bayilik ticari faaliyetine gereken önemi vermediği ve ... alımlarında azalış gözlenmesinden sonra 04.02.2011 tarihli ihtar gönderilerek alımların arttırılmasının ve teminatın yükseltilmesinin istendiğini, bu esnada davalının aynı bölgede bayilik açılmasının kendisi için ekonomik sıkıntı yaratacağını bildirerek sözleşmenin feshine dair 31.01.2011 tarihli ihtarnameyi gönderdiğini, bayilik sözleşmesinin 2. maddesi uyarınca müvekkilinin aynı bölgede bayi açmakta yetkili olduğunu, fesih ihtarından sonra davalının işyerinde yapılan tespitte Milangaz ve Likitgaz logolarının bulunduğunu, bunun da davalının ... dağıtım şirketini değiştirme hazırlığı içinde olduğunu gösterdiğini, sözleşme süresi sona ermeden davalının sözleşmeyi haksız şekilde feshetmesi sonucunda toplam 131.064,60 cezai şart, iade edilmeyen tüpler nedeniyle 76.326,00 TL cezai şart, 88.946,62 TL müspet zarar olarak kar mahrumiyeti kalemlerinden oluşan toplam 296.337,22 TL alacağı bulunduğunu, bu meblağdan davalı yanca verilen 25.000 TL'lik teminat mektubunun nakde çevrilmesi sonucu tahsil edilen miktarla 24.662,97 TL davalı depozito tüp alacağı bedelinin mahsubuyla 271.649,25 TL alacak oluştuğunu ileri sürerek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 3.000 TL tüp depozito alacağı, 6.000 TL cezai şart ve 6.000 TL kar mahrumiyeti alacağının faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, karşı davanın reddini istemiştir.
Davalı-karşı davacı vekili; müvekkilinin bayilik yaptığı ilçe küçük bir ilçe olup aynı ilçede dava dışı bir kişiye bayilik verildiğini, yeni verilen bayiliğin müvekkilin satış portföyünü etkileyeceğinin açık olduğunu, bu durumun müvekkilinin ekonomik açıdan mahvına neden olacağını, davacının eylemi MK’nın 2. maddesine aykırı olduğundan bayilik sözleşmesinin müvekkilince feshinin haklı olduğunu savunarak, asıl davanın reddini istemiş, karşı davada ise; müvekkilinin söz konusu bayiliği başka bir kişiden devraldığını, bu kişide bulunan bir miktar tüpün bedelini bu bayilere ödediğini, davacı-karşı davalının ilk etapta müvekkiline tüp teslim etmemesine rağmen müvekkilince 24.662,97 TL depozito ödendiğini, davacı-karşı davalının müvekkilinin verdiği teminat mektubunu haksız olarak nakde çevirdiğini, davacı-karşı davalının haksız eylemlerinden dolayı müvekkilinin ticari itibarının zedelendiğini ileri sürerek, mahrum kalınan kar olarak şimdilik 5.000,00 TL, haksız olarak nakde çevrilen teminat mektubundan dolayı şimdilik 5.000,00 TL ve depozito bedeli ödenmesine karşılık müvekkiline teslim edilmeyen tüplerden dolayı şimdilik 1.000,00 TL ve 9.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, aynı bölgede ikinci bir bayilik ihdas etmenin dürüstlük kuralı ve sözleşmeden kaynaklanan sadakat borcuna aykırı olduğu, ikinci bayinin 14.01.2011 tarihinde faaliyete başladığı, 04.02.2011 tarihinde de davacının, davalıya ihtarname çekerek “2011 Ocak ayında davalının alımlarındaki azalmanın %45,34 seviyesine çıktığını” ihtar ettiği, bu tarih aralığında davalı-karşı davacının bayiliğine yakın bir yerde ikinci bayilik açılması ile davalının alımlarının bu miktarda azalmış olmasının hayatın olağan akışına uygun düştüğü, davalının sözleşmeyi feshetmesinin haklı nedene dayandığı, bayilik sözleşmesinin 2. maddesinde davacıya davalınınki ile aynı bölgede ikinci bayilik ihdas etme hakkı tanınmış ise de bunun sonucu olarak davalının satışlarında düşme olacağı doğal olduğundan davalıya ihtarname gönderilmesinin dürüstlük kurallarına aykırı olduğu, davacı 6180 adet tüp için tüp depozito bedeli talep etmiş ise de talep konusu tüplerin teslim edildiğini ispatlayamadığı, davalı-karşı davacı bayi .... ....’den daha önce ödediği depozito bedelini talep etmiş ise de tüp olmadan tüpgaz bayiliği işi yapılması hayatın olağan akışına aykırı olduğundan davalı-karşı davacının peşin ödediği 24.662,97 TL depozito bedeline karşılık gelen tüpü aldığının sabit kabul edildiği, ancak bu miktara karşılık gelen tüpü davacı-karşı davalıya teslim etmediğinden bu husustaki talebinin yerinde görülmediği, davacı .... A.Ş’nin davalı-karşı davacıdan aldığı 25.000 TL’lik teminat mektubunu nakde çevirip davalının hesabından düştüğü, davalı-karşı davacının sözleşmeyi haklı nedenle feshettiği kabul edildiğinden teminat bedelini davacıdan istemekte haklı olduğu, davalı-karşı davacı tüm maddi tazminat talepleri için harcını yatırarak 11.000 TL talepte bulunduğundan ve teminat alacağı 24.000 TL olduğundan taleple bağlı kalınarak teminat alacağı yönünden karşı davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği, davalı-karşı davacı kar mahrumiyeti talep etmiş ise de bu talebini kanıtlayamadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, davalı-karşı davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile 11.000,00 TL’nin faizi ile birlikte davacı-karşı davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına, manevi tazminat talebinin reddine dair verilen karar davacı-karşı davalı .... .... vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 28/11/2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Davacı-karşı davalı .... .... vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı-karşı davalı .... .... vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı-karşı davalı .... .... vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 3,20 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 265,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 03.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


Copyright © 2018. Kanunum bir Karakullukçu Dan. A.Ş. (Şirket) servisidir. “Kanunum” Şirket’in tescilli markasıdır ve tüm hakları saklıdır. Kanunum bir resmi kaynak veya hukuk danışmanlık servisi değildir. Kullanıcılar Hizmet Şartlarını okumuş ve kabul etmiş sayılırlar. Adres: Aytar Cad. 28/4 Levent, 34330, İstanbul