En son güncellemeler 24 Mayıs 2019 iş günü sonunda yapılmıştır.
  • Esas No: 2015/14610
  • Karar No: 2016/10876
  • Karar Tarihi: 03.10.2016
Kaynak: Resmi Gazete
(Kanunum resmi kaynak değildir; kullanıcılar sunulan yürürlük ve metin bilgilerini resmi kaynaklardan teyid etmelidir.)

 18. Hukuk Dairesi 2015/14610 E., 2016/10876 K., 03.10.2016 T.

YARGITAY İLAMI

Davacı Gürsel Gülsever ile davalı Hayat Tercümanlık Dershane Eğitim Dış. Tic.Ltd.Şti. arasındaki davada Kayseri Tüketici Mahkemesince verilen ve Yargıtay’ca incelenmeksizin kesinleşmiş bulunan 29.04,2014 günlü ve 2013/2004-2014/1676 sayılı kararın yürürlükteki hukuka aykırı olduğu savıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.05.2015 gün ve Hukuk-2015/116369 sayılı yazısıyla kanun yararına temyiz edilerek bozulması istenilmiş olmakla, dosyadaki tüm kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı, dava dilekçesinde, davalı ile aralarında yabancı dil eğitimi almak için anlaşma yaptıklarını, davacının iş yeri değişikliği nedeniyle kursa devam edemediğini ileri sürerek, davalıya ödediği bedelin iadesini istemiş; mahkemece, davacının davalı şirketten 09.03.2013 tarihinde sözleşmeden cayma talebinde bulunduğu, davalı şirket yetkilisinin sunduğu cevap dilekçesindeki "davacının yazılı değil sözlü olarak şirketimize başvurdu şeklindeki" zımni ikrarı da dikkate alındığında bu hususun cayma hakkını kullanmak amacıyla yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne kesin olarak karar verilmiştir. Dosyanın incelenmesinden; dava, ödenen bedelin istirdadına ilişkin olup, mahkemece, dava dilekçesinin davalı tarafa 08.10.2013 tarihinde tebliğ edildiği ve davalının 30.10.2013 havale tarihli dilekçesi ile cevap verdiği; 04.03.2014 tarihinde ön inceleme yapıldığı ve duruşmanın 29.04.2014 tarihinde yapılmasına karar verildiği halde duruşma gününü bildiren tebligatın davalıya yapılmadığı, davalının yokluğunda yapılan 29.04.2014 tarihli duruşmada davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere HMK nun hukuki dinlenme hakkı başlıklı 27. maddesi uyarınca davanın tarafları, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hak yargılama ile ilgili bilgi sahibi olunmasını da kapsar. Hukuki dinlenme hakkının gereği olarak, taraflar duruşmaya çağnlmadan hüküm verilememesi, Anayasanın 36. maddesi ile düzenlenen iddia ve savunma hakkının kullanılmasına imkan tanınması İlkesinin doğal bir sonucu ve aynı zamanda Avrupa İnsan Haklan Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılama hakkının da en önemli unsurudur. Gerçekten savunma hakkını güvence altına alan T.C.Anayasasının 36. maddesi ile 6100 Sayılı HMK nun 27. maddesinde açıkça belirtildiği üzere, mahkemece taraflar dinlenmek, iddia ve savunmalannı sunmak üzere kanuni şekillere uygun olarak davet edilmedikçe hüküm verilmesi mümkün bulunmadığından; mahkemece, davalıya duruşma gününü bildirir tebligat yapılmadan yokluğunda yargılama yapılarak karar verilmesi usul ve kanuna aykındır.

 

Bu itibarla yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK.'nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak kaydıyla kanun yararına BOZULMASINA ve gereği yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 03.10.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.


Copyright © 2018. Kanunum bir Karakullukçu Dan. A.Ş. (Şirket) servisidir. “Kanunum” Şirket’in tescilli markasıdır ve tüm hakları saklıdır. Kanunum bir resmi kaynak veya hukuk danışmanlık servisi değildir. Kullanıcılar Hizmet Şartlarını okumuş ve kabul etmiş sayılırlar. Adres: Aytar Cad. 28/4 Levent, 34330, İstanbul