En son güncellemeler 24 Mayıs 2019 iş günü sonunda yapılmıştır.
  • Esas No: 2016/5357
  • Karar No: 2016/12713
  • Karar Tarihi: 29.09.2016
(Kanunum resmi kaynak değildir; kullanıcılar sunulan yürürlük ve metin bilgilerini resmi kaynaklardan teyid etmelidir.)
8. Hukuk Dairesi         2016/5357 E.  ,  2016/12713 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı-davalı tarafından duruşmalı olarak istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, HUMK’nun 438. ve İİK'nun 366. madde hükümleri gereğince inceleme konusu işin niteliği bakımından temyiz tetkikatının duruşmalı olarak yapılması mümkün olmadığından, reddedilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:


K A R A R

1-Borçlunun temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Tarafların iddia ve savunmalarına, dosya içeriğindeki bilgi ve belgelere ve kararın gerekçesine göre temyiz itirazlarının reddine,
2-Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
HUMK'nun 443/4. (HMK'nun 367/2.) maddesi gereğince aile ve şahsın hukuku ile ilgili hükümler kesinleşmedikçe takibe konu edilemez. Ayrıca, boşanma kararının "eklentisi" olan yoksulluk, iştirak nafakası, maddi-manevi tazminat, yargılama gideri ve vekalet ücreti de aynı kurala tabi olup, icra takibine konu edilebilmesi için boşanma hükmünün kesinleşmesi gerekir. Bir başka anlatımla boşanma hükmü kesinleşmiş ise eklentilerin (Yoksulluk nafakası, iştirak nafakası, maddi ve manevi tazminat vs.) infaz edilmesi için eklentiler yönünden kararın kesinleşmesi gerekmez.
Somut olayda; 05.08.2015 tarihinde başlatılan takipte; takibe konu ... 5. Aile Mahkemesi'nin ... sayılı ilamında davacı- birleşen dosyada davalı erkek tarafından, davalı-birleşen dosyada davacı kadına karşı boşanma talepli dava açıldığı, davalı-birleşen dosyada davacı kadın tarafından ise erkeğe karşı boşanma, nafaka, maddi ve manevi tazminat talepli dava açıldığı, Mahkemece "Davanın ve birleşen davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına, müşterek çocuk lehine tedbir nafakasına, hükmün kesinleşmesinden itibaren ise iştirak nafakasına, yoksulluk nafakası talebinin reddine, davalı-davacı ... lehine maddi ve manevi tazminata" hükmedildiği, kesinleşme şerhine göre asıl davada hüküm taraflarca temyiz edilmediğinden boşanma yönünden kesinleştiği anlaşılmaktadır.
.//..


Bu durumda boşanma hükmü kesinleşmiş olduğundan buna bağlı fer'i nitelikteki iştirak nafakası, maddi- manevi tazminat ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin de takibe konulabilir hale gelmiş olması nedeniyle şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle şikayetin kısmen kabulü ile maddi- manevi tazminat ile yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden takibin iptaline karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 29,20 TL peşin harcın temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 29.09.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.










Copyright © 2018. Kanunum bir Karakullukçu Dan. A.Ş. (Şirket) servisidir. “Kanunum” Şirket’in tescilli markasıdır ve tüm hakları saklıdır. Kanunum bir resmi kaynak veya hukuk danışmanlık servisi değildir. Kullanıcılar Hizmet Şartlarını okumuş ve kabul etmiş sayılırlar. Adres: Aytar Cad. 28/4 Levent, 34330, İstanbul