En son güncellemeler 27 Mayıs 2017 iş günü sonunda yapılmıştır.
  • Esas No: 2014/2387
  • Karar No: 2017/155
  • Karar Tarihi: 25.01.2017
(Kanunum resmi kaynak değildir; kullanıcılar sunulan yürürlük ve metin bilgilerini resmi kaynaklardan teyid etmelidir.)
Hukuk Genel Kurulu         2014/2387 E.  ,  2017/155 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

    Taraflar arasındaki “alacak” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Uşak İş Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 29.03.2013 gün ve 2012/415 E.-2013/428 K. sayılı kararın temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 03.06.2014 gün ve 2013/13252 E.- 2013/15672 K. sayılı kararı ile:
    “...Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesini haklı sebeple feshettiğini belirterek davalıdan kıdem - ihbar tazminatı ile sair işçilik alacaklarının tahsilini istemiştir.
    Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
    Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
    Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
    1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
    2- Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının fazla mesai ücretine hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır.
    Somut olayda, dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacı fazla mesai alacağına hak kazandığını yeterli ve inandırıcı delillerle ispatlayamadığı gibi, davacının mesai saatlerini kendisinin belirlediği anlaşılmakla, fazla mesai alacağı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulü doğru görülmemiştir...”
    gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.


    HUKUK GENEL KURULU KARARI

    Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
    Dava kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin, fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatil, hafta tatili ve ücret alacaklarının tahsili istemine ilişkindir.
    Davacı vekili müvekkilinin davalı işyerinde 15.06.2007 tarihinden 17.04.2012 tarihine kadar aralıksız çalıştığını, işin genellikle saat 07.30 ile 20.30 arasında sürdüğünü, 17.04.2012 günü işyerinde meydana gelen bir kaza nedeniyle müvekkilinin yaralandığını ve davalı yetkililerinin kendisiyle ilgilenmediğini, ücret ve hakları ile tazminatları ödenmeksizin iş sözleşmesinin feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil, hafta tatili ve ücret alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
    Davalı vekili davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ve çalışmanın en geç saat 13.30 ile 14.30 arasında sona erdiğini, haftalık 45 saatlik sürenin dahi doldurulmadığını bildirerek davanın reddini savunmuştur.
    Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Özel Dairece yukarıda başlık bölümünde yazılı gerekçeyle bozulmuş; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
    Direnme kararını, davalı şirket vekili temyize getirmiştir.
    Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık, somut olay bakımından davacının fazla çalışmasını ispatlayıp ispatlayamadığı ve burada varılacak sonuca göre fazla çalışmaya ilişkin tutara hükmedilip hükmedilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
    Öncelikle belirtmek gerekir ki 4857 sayılı İş Kanunu'nda özel bir düzenleme bulunmadığından, fazla çalışmanın ispatı genel hükümlere tâbidir. Bu nedenle fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
    Fiili bir olgu niteliğinde olduğundan fazla çalışma her türlü delille ispatlanabilir. Bu bağlamda işyeri kayıtları, işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları (YILDIZ, G. B.: Fazla Çalışmanın İspatı, Sicil İş Hukuku Dergisi, Mart 2012, s.116-117), işçinin imzasını taşıyan bordrolar ispat vasıtası olabileceği gibi taraflarca gösterilen tanıkların beyanları da fazla çalışmanın ispatında dikkate alınabilir. Bunlar dışında herkesçe bilinen bazı genel vakıalarla işçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğu da fazla çalışma iddiasının ispatında göz önüne alınabilir.
    Yargılama aşamasında dinlenen davacı tanıklarının ikisi (... ve ...) esnaf olduklarını davacının sabah saat 08.00’da başlayarak akşam geç saatlere kadar teslimat yaptığını, Pazar günleri de çalıştığını; ... de daha evvel aynı iş yerinde benzer pozisyonda çalıştığını ve 08.00 ile 20.30 saatleri arasında çalıştıklarını, milli bayramlar ve Pazar günleri de çalışmaya devam ettiklerini bildirmiştir. Davalı tanıkları davacının sabah 08.30 ile akşam saatlerine kadar çalıştığını, işin bitmesi gecikirse çalışmaya devam ettiğini beyan etmiştir.
    Yukarıda yapılan açıklamaların ışığında somut uyuşmazlığa dönüldüğünde menfaat aykırılığı bulunmayan tanık beyanları ile fazla çalışma olgusunun ispatlandığı kabul edilmelidir.
    Diğer taraftan Özel Daire kararında “davacının mesai saatlerini kendisinin belirlediği” hususuna değinilmiştir. İşçinin çalışma gün ve saatlerinin kendisi tarafından belirlenmesi genellikle, iş yerinde en üst düzeyde çalışan ve yüksek ücretle çalışan işçiler bakımından söz konusudur ve bu grup işçiler fazla çalışma ücreti talep edemezler. Gerçekten de işyerinde en üst düzey konumda çalışan işçilerin görev ve sorumluluklarının gerektirdiği ücretinin ödenmesi durumunda ayrıca fazla çalışma ücretine hak kazanamayacakları tartışmasızdır. Somut olayda işçinin şoförlük ve dağıtım işi ile uğraştığı ve üst düzeyde bir görevde olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda Özel Dairenin aksi yöndeki belirlemesinin de dosya kapsamına ve oluşa uygun bulunduğundan söz edilemez.
    Açıklanan ilkeler ve somut olaya ilişkin dosyaya yansıyan delillere göre fazla çalışma olgusunun ispatlandığı gözetildiğinde, davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak yerel mahkemece verilen direnme kararı usul ve yasaya uygun olup onanması gerekir.
    Ne var ki; direnme kararındaki miktarın Özel Dairece denetlenmediği anlaşıldığından miktarın denetlenebilmesi için dosya Özel Daireye gönderilmelidir.
    S O N U Ç: Yukarıda gösterilen nedenlerle direnme uygun olup davalı vekilinin miktara ve sair hususlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Yargıtay 22. HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE, 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunun 8/son maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 25.01.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.



    Copyright © 2015. Kanunum bir Karakullukçu Dan. A.Ş. (Şirket) servisidir. “Kanunum” Şirket’in tescilli markasıdır ve tüm hakları saklıdır. Kanunum bir resmi kaynak veya hukuk danışmanlık servisi değildir. Kullanıcılar Hizmet Şartlarını okumuş ve kabul etmiş sayılırlar. Adres: Aytar Cad. 28/4 Levent, 34330, İstanbul