• Dava Türü: İptal Davaları / İtiraz Başvuruları
  • Süreç: Karar
  • Karar Türü: İptal
  • Esas No: 2017/136
  • Karar No: 2018/7
  • Karar Tarihi: 18.01.2018
Kaynak: Resmi Gazete
(Kanunum resmi kaynak değildir; kullanıcılar sunulan yürürlük ve metin bilgilerini resmi kaynaklardan teyid etmelidir.)
2017/136 E., 2018/7 K., 18.01.2018 T.


Anayasa Mahkemesi Başkanlığından:
Esas Sayısı : 2017/136
Karar Sayısı: 2018/7
Karar Tarihi: 18.1.2018

İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi
18. Hukuk Dairesi

İTİRAZIN KONUSU: 5.5.2009 tarihli ve 5894 sayılı Türkiye Futbol 
Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun’un 5. maddesinin (2) numaralı 
fıkrasının Anayasa’nm 9., 10., 11., 36., 59. ve 142. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek 
iptaline karar verilmesi talebidir.

OLAY: Lisanslı futbol temsilcisi olan davacı ile bir futbol kulübü arasında 
imzalanan “futbolcu temsilcisi sözleşmesi” çerçevesinde ücretinin ödenmediği gerekçesiyle 
davacı tarafından futbol kulübü aleyhine icra takibi başlatılmıştır. Söz konusu takibe karşı 
yapılan itiraz üzerine davacının açtığı itirazın iptali davasında itiraz konusu kuralın 
Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.

I. İPTALİ İSTENEN VE İLGİLİ GÖRÜLEN KANUN 
HÜKÜMLERİ

A. İptali İstenen Kanun Hükmü

Kanun’un itiraz konusu kuralın da yer aldığı 5. maddesi şöyledir:

“MADDE 5- (1) TFF’rıin ilk derece hukuk kurulları özellikle aşağıdaki 
kurullardan oluşur:

a) Uyuşmazlık Çözüm Kurulu.

b) Disiplin kurulları.

c) Kulüp Lisans Kurulu.

ç) Etik Kurulu.

(2) İlk derece hukuk kurulları kulüp lisansı ile ilgili kararlar almaya veya 
bu Kanun, TFF Statüsü, TFF’nin diğer talimat ve düzenlemeleri ile diğer yetkili TFF 
kurul ve organları tarafından alınacak kararlara ilişkin olarak çıkacak ihtilaflarda karar 
vermeye münhasıran yetkilidir.

(3) TFF talimatları ilgili talimatın yayımından, ilk derece hukuk kurulları 
tarafından alman kararlar ise ilgili kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz 
edilmez ise kesinleşir. İlk derece hukuk kurullarının görevlerine giren konularda ve bunlar 
tarafından verilen kararlara karşı yargı yoluna başvurulamaz.



(4) İlk derece hukuk kurullarının görevleri, yetkileri, hakları ve üyelerinin 
sahip olmaları gereken nitelikler ile her bir kurulun usul kuralları TFF Statüsü ve ilgili 
talimatlarda düzenlenir.

(5) İlk derece hukuk kurullarının üyeleri TFF Statüsünde öngörülen şekilde
belirlenir.

(6) İlk derece hukuk kurullarının hiçbir üyesi, TFF'nin başka kurul ve 
organlarında görev alamayacağı gibi TFF üyesi herhangi bir kulüp ya da diğer bir özel 
hukuk tüzel kişisi bünyesinde de görev alamaz. Bu üyeler tam bir bağımsızlık ve tarafsızlık 
içinde görevlerini icra etmek zorundadırlar. ”

B. İlgili Görülen Kanun Hükmü

Kanun’un ilgili görülen 6. maddesi şöyledir.

“MADDE 6. (1) Tahkim Kurulu, bu Kanun uyarınca bağımsız ve tarafsız bir 
zorunlu tahkim mercii olup TFF’nin en üst hukuk kuruludur ve TFF Statüsü ve ilgili 
talimatlarda belirtilen nitelikteki uyuşmazlıklar ile ilgili nihai karar merciidir.

(2) Tahkim Kurulu, TFF Statüsü ve ilgili talimatlar uyarınca karar verme 
yetkisine sahip kurul ve organlar tarafından verilecek kararları nihai olarak inceleyerek 
münhasıran karara bağlar. Tahkim Kuruluna başvuru süresi TFF talimatlarının yayımından 
veya itiraz edilen kararın tebliğinden itibaren yedi gündür.

(3) Tahkim Kurulunun oluşumu, görev, yetki, hak ve sorumlulukları ile 
üyelerinin sahip olması gereken nitelikler TFF Statüsünde belirlenir. Tahkim Kurulunun 
işleyişi ve usul kuralları TFF tarafından çıkarılacak talimatta yer alır.

(4) Tahkim Kurulu kendisine yapılan başvuruları kesin ve nihai olarak karara
bağlar.

(5) Tahkim Kurulu üyeleri de bu Kanunun 5 inci maddesinin altıncı fıkrası 
hükümlerine tabidir. ”

II. İLK İNCELEME

1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Zühtü ARSLAN, 
Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Serdar ÖZGÜLDÜR, Serruh KALELİ, Osman 
Alifeyyaz PAKSÜT, Recep KÖMÜRCÜ, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, Celal 
Mümtaz AKINCI, Muammer TOPAL, M. Emin KUZ, Haşan Tahsin GÖKCAN, Kadir 
ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ, Recai AKYEL ve Yusuf Şevki HAKYEMEZ’in katılımlarıyla 
12.7.2017 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında dosyada eksiklik bulunmadığından 
işin esasının incelenmesine, Zühtü ARSLAN, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Nuri 
NECİPOĞLU, Rıdvan GÜLEÇ ve Yusuf Şevki HAKYEMEZ’in karşıoyları ve 
OYÇOKLUGUYLA karar verilmiştir.



III. ESASIN İNCELENMESİ

2. Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Elif KARAKAŞ tarafından hazırlanan 
işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu ve ilgili görülen kanun hükümleri, dayanılan ve ilgili 
görülen Anayasa kuralları ile bunların gerekçeleri ve diğer yasama belgeleri okunup 
incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

A. İtirazın Gerekçesi

3. Başvuru kararında özetle, itiraz konusu kuralın, Türkiye Futbol 
Federasyonu (TFF) bünyesinde kurulan ilk derece hukuk kurullarını görev ve yetkileri 
kapsamında bulunan ihtilaflarda münhasıran yetkili kıldığı ancak Anayasa’nm 59. 
maddesine göre yalnızca spor federasyonlarının spor faaliyetlerinin yönetimine ve 
disiplinine ilişkin kararlarına karşı zorunlu tahkim yoluna gidilebileceği ifade edilmiştir. 
Başvuru kararında ayrıca, futbolla ilgili sözleşmelerden doğan alacak haklarına ilişkin 
uyuşmazlıkların Anayasa’nm 59. maddesi kapsamında olmadığı ve genel hükümlere göre 
adli yargı mercilerince incelenmesi gerektiği, Anayasa’nm 59. maddesinde yapılan 
değişiklik gerekçesinde de bu husususun açıkça ifade edildiği belirtilmiştir. Buna rağmen 
itiraz konusu kural ve bu kuralın ayrıntılarının düzenlendiği TFF Statüsü ile Uyuşmazlık 
Çözüm Kurulu Talimatı’nda futbola ilişkin sözleşmelerden doğan alacak haklarına ilişkin 
uyuşmazlıkların çözümünde yalnızca tahkime gidilebileceğinin öngörülmesi suretiyle söz 
konusu uyuşmazlıkların yargı denetimine kapatıldığı belirtilerek kuralın Anayasa’nm 9., 10., 
11., 36., 59. ve 142. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

B. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu

4. 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri 
Hakkında Kanun’un 43. maddesi uyarınca kural Anayasa’nm 2. ve 13. maddeleri yönünden 
de incelenmiştir.

5. 5894 sayılı Kanun’un 5. maddesinin; (1) numaralı fıkrasında TFF’nin ilk 
derece hukuk kurullarının Uyuşmazlık Çözüm Kurulu, Disiplin Kurulları, Kulüp Lisans 
Kurulu ve Etik Kurulundan oluştuğu belirtilmiş, itiraz konusu (2) numaralı fıkrasında ilk 
derece hukuk kurullarının, kulüp lisansı ile ilgili kararlar almaya veya bu Kanun, TFF 
statüsü, TFF’nin diğer talimat ve düzenlemeleri ile diğer yetkili TFF kurul ve organları 
tarafından alınacak kararlara ilişkin olarak çıkacak ihtilaflarda karar vermeye münhasıran 
yetkili olduğu kural altına alınmıştır. Maddenin (3) numaralı fıkrasında ise ilk derece hukuk 
kurulları tarafından alınan kararların ilgili kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz 
edilmez ise kesinleşeceği ve ilk derece hukuk kurullarının görevlerine giren konularda ve 
bunlar tarafından verilen kararlara karşı yargı yoluna başvurulamayacağı öngörülmüştür. 
Maddenin (4) numaralı fıkrasında da ilk derece hukuk kurullarının görevleri, yetkileri, 
hakları ve üyelerinin sahip olmaları gereken nitelikler ile her bir kurulun usul kurallarının 
TFF statüsü ile ilgili talimatlarda düzenleneceği hüküm altına alınmıştır.

6. Anayasa’nm 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti; eylem ve işlemleri 
hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her 
alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa’ya aykırı durum 
ve tutumlardan kaçınan, Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı 
denetimine açık olan devlettir.



7. Hukuk devletinin temel ilkelerinden biri de ubelirlilik”\\x. Bu ilkeye göre 
yasal düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve 
kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır ve uygulanabilir olması, ayrıca kamu 
otoritelerinin keyfî uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesi de gereklidir.

8. Anayasa’nın 13. maddesinde “Temel hak ve hürriyetler, özlerine
dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak 
ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik 
toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz." 
denilmektedir. '

9. Çağdaş demokrasiler, temel hak ve özgürlüklerin en geniş ölçüde sağlanıp 
güvence altına alındığı rejimlerdir. Temel hak ve özgürlükleri büyük ölçüde kısıtlayan veya 
kullanılamaz hale getiren sınırlamalar hakkın özüne dokunur. Temel hak ve özgürlüklere 
getirilen sınırlamaların yalnız ölçüsü değil, koşullan, nedeni, yöntemi, kısıtlamaya karşı 
öngörülen kanun yolları hep demokratik toplum düzeni kavramı içinde değerlendirilmelidir. 
Özgürlükler, ancak Anayasanın ilgili maddelerinde öngörülen nedenlerle ve demokratik 
toplum düzeninin sürekliliği için zorunlu olduğu ölçüde sınırlandırılabilir.

10. Anayasa’nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesinin birinci 
fıkrasında “Herkes meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde 
davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. ” hükmüne 
yer verilmiştir. Maddeyle güvence altına alınan hak arama özgürlüğü ve adil yargılanma 
hakkı, kendisi bir temel hak niteliği taşımasının yanında, diğer temel hak ve özgürlüklerden 
gereken şekilde yararlanılmasını ve bunların korunmasını sağlayan en etkili güvencelerden 
biridir.

11. Hak arama özgürlüğünün temel unsurlarından biri mahkemeye erişim 
hakkıdır. Bu hak, hukuki bir uyuşmazlığın bu konuda karar verme yetkisine sahip bir 
mahkeme önüne taşınması hakkını da kapsar. Kişinin uğradığı bir haksızlığa veya zarara 
karşı kendisini savunabilmesinin ya da maruz kaldığı haksız bir uygulama veya işleme karşı 
haklılığını ileri sürüp kanıtlayabilmesinin, zararını giderebilmesinin en etkili ve güvenceli 
yolu, yargı mercileri önünde dava hakkını kullanabilmesidir.

12. Anayasa’nın 13. maddesine göre temel hak ve özgürlükler, özlerine 
dokunulmaksızın yalnızca Anayasa’da öngörülen sebeplerle ve ancak kanunla sınırlanabilir. 
Hakkın özü, dokunulduğunda söz konusu temel hak ve özgürlüğü anlamsız kılan çekirdek 
alanı ifade etmekte olup bu yönüyle her temel hak açısından kişiye dokunulmaz asgari bir 
alan güvencesi sağlamaktadır. Bu çerçevede hakkın kullanılmasını önemli ölçüde 
güçleştiren, hakkı kullanılamaz hâle getiren veya ortadan kaldıran sınırlamalar hakkın özüne 
dokunmaktadır.

13. Anayasa’nın “Sporun geliştirilmesi ve tahkim” kenar başlıklı 59. 
maddesine 17.3.2011 tarihli ve 6214 sayılı Kanun ile eklenen üçüncü fıkrada “Spor 
federasyonlarının spor faaliyetlerinin yönetimine ve disiplinine ilişkin kararlarına karşı 
ancak zorunlu tahkim yoluna başvurulabilir. Tahkim kurulu kararları kesin olup bu 
kararlara karşı hiçbir yargı merciine başvurulamaz.” denilmiştir.

14. Tahkim genel olarak öğretide, hukuki uyuşmazlıkların söz konusu 
uyuşmazlığa taraf olmayan bağımsız kişi veya kişiler tarafından çözümlenerek karara



bağlanması olarak tanımlanmaktadır. Bu bakımdan tahkim, uyuşmazlıkların çözümü için 
yargıya alternatif olarak getirilmiş yöntemlerden biridir.

15. İtiraz konusu kural ile TFF ilk derece hukuk kurulları, kulüp lisansı ile 
ilgili kararlar almaya veya bu Kanun, TFF statüsü, TFF’nin diğer talimat ve düzenlemeleri 
ile diğer yetkili TFF kurul ve organları tarafından alınacak kararlara ilişkin olarak çıkacak 
ihtilaflarda karar vermeye münhasıran yetkili kılınmaktadır. Kanun’un 6. maddesinde ise ilk 
derece hukuk kurullarının kararlarına karşı itirazları nihai karar mercii olarak inceleyen ve 
TFF’nin en üst hukuk kurulu olan Tahkim Kuruluna ilişkin esaslar düzenlenmiştir.

16. Kural, ilk derece hukuk kurullarının görev ve yetkisinin kapsamını 
“Kanun, TFF Statüsü, TFF’nin diğer talimat ve düzenlemeleri ile yetkili TFF kurul ve 
organları tarafından alınacak kararlara ilişkin olarak çıkacak ihtilaflar’'’ şeklinde 
belirlemiştir. Ancak bu hâliyle ilk derece hukuk kurullarının görev ve yetkisinin kapsamı 
oldukça geniş ve sınırları belirsiz bir alana işaret etmektedir. Zira kanun koyucu tarafından 
ilk derece hukuk kurullarının hangi tür ihtilaflara bakacağı hususunda yalnızca Kanun ile 
TFF’nin düzenleme ve kararlarına atıfta bulunmakla yetinilmiş, “kulüp lisansı ile ilgili 
kararlar alma” ifadesinin dışında Kanun ve TFF kararlarına ilişkin olarak çıkacak ihtilaf 
konulan belirtilmemiştir.

17. Bir kanunun kapsamına giren tüm uyuşmazlık türlerini kanunda tek tek 
saymanın güçlüğü ve bu yöntemin bazı hususları eksik bırakabilme olasılığı söz konusu 
olduğunda kanun koyucunun temel kuralları saptayarak detayları daha alt düzeydeki 
düzenlemelere bırakması belirsizlik ilkesine aykırılık oluşturmaz. Ancak kanun koyucunun 
saptayacağı temel kurallar, bunlara dayalı olarak şekillendirilecek ayrıntıların 
belirlenmesinde yol gösterici nitelikte olmalıdır. İtiraz konusu kuralda ise ilk derece hukuk 
kurullarının görev ve yetkisine giren ihtilafların belirlenmesi konusunda TFF statüsü ile 
TFF’nin diğer talimat ve düzenlemelerine atıfta bulunulması, ihtilafların kapsamının 
belirlenmesini TFF’nin iradesine bırakmaktadır. Söz konusu düzenlemelerin TFF tarafından 
her zaman değiştirilebilir olması da TFF’nin iradesine bağlı olarak yargı yolu kapatılan 
uyuşmazlıkların kapsamının da değişmesine yol açabilecek nitelikte olup kural bu yönüyle 
kişiler yönünden belirli ve öngörülebilir değildir.

18. Anayasa Mahkemesi, 6.1.2011 tarihli ve E.2010/61, K.2011/7 sayılı 
kararında kanun koyucunun futbol sporu alanındaki uyuşmazlıkları çözmek üzere görevli ve 
yetkili mahkemeye başvurmadan önce Tahkim Kuruluna başvurma yükümlülüğü 
getirebileceğini ancak bu aşamadan sonra kararı benimsemeyen tarafa yargı yolunun açık 
tutulması gerektiğini vurgulamış ve 5894 sayılı Kanun’un Tahkim Kurulunun görev ve 
yetkilerini düzenleyen 6. maddesinin (4) numaralı fıkrasının Tahkim Kurulu kararları 
aleyhine yargı yoluna başvurulamayacağını düzenleyen kısmını Anayasa’nın 9. ve 36. 
maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle iptal etmiştir.

19. Anayasa Mahkemesinin anılan kararından sonra Anayasanın 59. 
maddesinde 6214 sayılı Kanun’la değişiklik yapılmış ve spor federasyonlarının spor 
faaliyetlerinin yönetimine ve disiplinine ilişkin kararlarına karşı ancak zorunlu tahkim 
yoluna başvurulabileceği, tahkim kurulu kararlarının kesin olduğu ve bu kararlara karşı 
hiçbir yargı merciine başvurulamayacağı kural altına alınmıştır.

20. Söz konusu Anayasa hükmünden, spor federasyonlarının “spor 
faaliyetlerinin yönetimine ve disiplinine” ilişkin olan kararlarının dışında kalan kararları



yönünden kanun koyucu tarafından tahkim yolu öngörülmüş olsa da tarafların dilerlerse 
tahkimden sonra yargı yoluna da başvurabileceği anlaşılmaktadır.

21. Nitekim söz konusu Anayasa değişikliğinin gerekçesinde ve Anayasa 
Komisyonu Raporu’nda Anayasa’da yapılan bu değişiklikle sportif faaliyetlerin 
yönetilmesine ve disiplinine ilişkin ihtilafların süratle ve yargı denetimine tabi olmaksızın 
kesin olarak çözüme kavuşturulmasının amaçlandığı, sporla ilgili kişilerin kendi aralarında 
imzaladıkları sözleşmelerden kaynaklanan alacak iddia ve talepleri ile mali hakların sporun 
yönetilmesi ve disiplinine ilişkin olmadığından bu kapsam dışında oldukları, bu çerçevedeki 
uyuşmazlıkların yargı mercileri nezdinde dava yoluyla ya da tarafların karşılıklı yazılı 
mutabakatları ile yargı denetimine tabi olmak üzere spor federasyonlarının kurulları önünde 
çözülebileceği belirtilmiştir.

22. İlk derece hukuk kurullarının münhasıran yetkili olduğunu belirten itiraz 
konusu kural ile bu kurullar tarafından verilen kararlara karşı yargı yoluna 
başvurulamayacağını düzenleyen (3) numaralı fıkranın ikinci cümlesi birlikte 
değerlendirildiğinde, ilk derece hukuk kurullarının, bakacağı ihtilaflarda başvurulabilecek 
tek yetkili merci olduğu ve anılan kurulların görev ve yetkisinde bulunan konularda tahkim 
dışında başka bir hukuki yola başvurulamayacağı anlaşılmaktadır.

23. Anayasa’nın 59. maddesinde spor federasyonlarının yalnızca spor 
faaliyetlerinin yönetimine ve disiplinine ilişkin kararlarına karşı zorunlu tahkim yoluna 
başvurulabileceği ve tahkim kurulu kararlarına karşı yargı merciine başvurulamayacağı 
öngörülmesine rağmen, itiraz konusu kuralda böyle bir ayrım yapılmaksızın ilgili mevzuat 
ile TFF kurul ve organlarının kararlarına ilişkin olarak çıkacak tüm uyuşmazlıklar 
bakımından ilk derece hukuk kurullarının münhasıran karar vermekle yetkili kılınması ve ilk 
derece hukuk kurullarının kararlarına karşı yargı yoluna başvurulmasının engellenmesi, 
Anayasa’nın 59. maddesinde yer alan düzenlemeyle bağdaşmadığı gibi ilgililerin 
mahkemeye erişim hakkını ortadan kaldırmakta ve hak arama hürriyetinin özüne 
dokunmaktadır.

24. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 2., 13., 36. ve 59. maddelerine 
aykırıdır. İptali gerekir.

Rıdvan GÜLEÇ bu görüşe katılmamıştır.

Kural, Anayasa’nın 2., 13., 36. ve 59. maddelerine aykırı görülerek iptal 
edildiğinden ayrıca Anayasa’nın 9., 10., 11. ve 142. maddeleri yönünden incelenmesine 
gerek görülmemiştir.

IV. İPTAL KARARININ YÜRÜRLÜĞE GİRECEĞİ GÜN
SORUNU

25. Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasında “Kanun, kanun 
hükmünde kararname veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da banların hükümleri, 
iptal kararlarının Resmi Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde 
Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu 
tarih, kararın Resmî Gazete ’de yayımlandığı günden başlayarak bir yılı 
geçemez.” denilmekte; 6216 sayılı Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrasında da bu 
kural tekrarlanarak Mahkemenin gerekli gördüğü hâllerde, Resmî Gazete’de yayımlandığı



günden başlayarak iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihi bir yılı geçmemek üzere ayrıca 
kararlaştırabileceği belirtilmektedir.

26. 5894 sayılı Kanun’un 5. maddesinin (2) numaralı fıkrasının iptal edilmesi 
nedeniyle doğacak hukuksal boşluk kamu yararını ihlal edici nitelikte görüldüğünden 
Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasıyla 6216 sayılı Kanun’un 66. maddesinin (3) 
numaralı fıkrası gereğince bu fıkraya ilişkin iptal hükmünün kararın Resmî Gazete’de 
yayımlanmasından başlayarak bir yıl sonra yürürlüğe girmesi uygun görülmüştür.

V. HÜKÜM

5.5.2009 tarihli ve 5894 sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve 
Görevleri Hakkında Kanun’un 5. maddesinin (2) numaralı fıkrasının Anayasa’ya aykırı 
olduğuna ve İPTALİNE, Rıdvan GÜLEÇ’in karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA, iptal 
hükmünün, Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrası ile 6216 sayılı Kanun’un 66. 
maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince, KARARIN RESMÎ GAZETE’DE 
YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK BİR YIL SONRA YÜRÜRLÜĞE 
GİRMESİNE, OYBİRLİĞİYLE, 18.1.2018 tarihinde karar verildi.

Başkan
Zühtü ARSLAN

Başkanvekili
Burhan ÜSTÜN

Başkanvekili
Engin YILDIRIM

Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR

Üye
Serruh KALELİ

Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Üye
Recep KÖMÜRCÜ

Üye
Nuri NECİPOĞLU

Üye
Hicabi DURSUN

Üye
Celal Mümtaz AKINCI

Üye
Muammer TOPAL

Üye
M. Emin KUZ

Üye
Haşan Tahsin GÖKCAN

Üye
Kadir ÖZKAYA

Üye
Rıdvan GÜLEÇ

Üye
Recai AKYEL

Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ



Esas Sayısı : 2017/136 
Karar Sayısı: 2018/7

KARŞIOY GEREKÇESİ

1. 5.5.2009 tarihli ve 5894 sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve 
Görevleri Hakkında Kanun’un 5. maddesinin (2) numaralı fıkrasının iptali talebiyle yapılan 
başvurunun ilk incelemesinde işin esasının incelenmesine oyçokluğuyla karar verilmiştir.

2. Anayasa’nın 152. maddesine göre bir davaya bakmakta olan mahkeme, 
uygulanacak bir kanun hükmünü Anayasa’ya aykırı görürse iptali için Anayasa 
Mahkemesine başvurur. Uygulanacak kurallar, davanın değişik evrelerinde ortaya çıkan 
sorunların çözümünde ve davayı sonuçlandırmada olumlu ya da olumsuz yönde etki yapacak 
nitelikte bulunan kurallardır.

3. İtiraz konusu kural, kulüp lisansı ile ilgili kararlar almaya veya 5894 sayılı 
Kanun, Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Statüsü, TFF’nin diğer talimat ve düzenlemeleri 
ile diğer yetkili TFF kurul ve organları tarafından alınacak kararlara ilişkin olarak çıkacak 
ihtilaflarda karar vermeye münhasıran ilk derece hukuk kurullarının yetkili olduğunu 
belirtmektedir. TFF’nin 28/7/2015 tarihli “Uyuşmazlık Çözüm Kurulu Talimatı”, diğer 
hususlar yanında, kulüpler ile futbolcular arasında “sözleşmeden doğan futbolla ilgili tüm 
uyuşmazlıkların Uyuşmazlık Çözüm Kurulu tarafından münhasıran karara bağlanacağını 
düzenlemektedir.

4. Başvuruya konu uyuşmazlık, lisanslı futbol temsilcisi olan davacı ile bir 
futbol kulübü arasında imzalanan “futbolcu temsilcisi sözleşmesi”nden doğan alacak 
iddiasından kaynaklanmaktadır. Davacı sözleşme çerçevesinde ücretinin ödenmediği 
gerekçesiyle başlattığı icra takibine yapılan itiraz üzerine itirazın iptali davası açmıştır.

5. İptali istenen kural, “TFF’nin diğer talimat”larına “ilişkin olarak çıkacak 
ihtilaflarda karar vermeye münhasıran yetkili” merciin ilk derece hukuk kurulları olduğunu 
düzenlemektedir. Somut başvuruda ise TFF’nin talimatına ilişkin bir ihtilaftan ziyade, 
futbolcu menajeri ile spor kulübü arasında yapılan sözleşmeden kaynaklanan bir ihtilaf söz 
konusudur.

6. Diğer yandan zorunlu tahkim yetkisinin “spor faaliyetlerinin yönetimine ve 
disiplinine” ilişkin kararlarla sınırlı olduğu, bunun dışında sporla ilgili kişilerin kendi 
aralarında imzaladıkları sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıkların kapsam dışında 
olduğu açıktır. Nitekim zorunlu tahkimi düzenleyen Anayasa’nın 59. maddesinin 
gerekçesine göre “spor kulüpleri ile sporcu, teknik adam ve sporla ilgili diğer kişiler 
arasındaki alacak haklarına dair uyuşmazlıklar yetki ve göreve ilişkin genel hükümler 
çerçevesinde adli yargı yerlerinde görülecektir. Böylece, sporla ilgili hizmet, vekalet veya 
benzeri diğer sözleşmelerden kaynaklanan ifa, ifa etmeme, fesih ve tazminat gibi 
uyuşmazlıklar ile diğer alacak hakları, genel hükümlere tabi olacaktır”. Aynı şekilde 
Anayasa Komisyonu Raporuna göre de “kulüp, sporcu, teknik adam, sağlık personeli, 
menajer ve maç organizatörü gibi sporla ilgili kişilerin kendi aralarında imzaladıkları 
transfer, geçici transfer, menajerlik, hizmet, vekalet ve maç organizatörlüğü gibi tüm 
sözleşmelerden kaynaklanan alacak iddia ve talepleri ile mali haklar, sporun yönetilmesi ve 
disiplinine ilişkin olmadığından bu kapsam dışındadır"'.

7. Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere somut başvuruya konu bir futbol 
menajeri ile futbol kulübü arasında imzalanan sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlığın



zorunlu tahkimin, dolayısıyla iptali istenen kuralın kapsamı dışında kaldığı açıktır. 
Uyuşmazlığın genel hükümlere göre adli yargı yerlerinde görülmesi gerekirdi.

8. Açıklanan gerekçelerle, iptali istenen 5894 sayılı Kanun’un 5. maddesinin 
(2) numaralı fikrası bakılmakta olan davada uygulanacak kural olmadığından itirazın 
mahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddi gerekir. Bu nedenle çoğunluğun işin esasının 
incelenmesine yönelik kararına katılmıyoruz.

Başkan
Zühtü ARSLAN

Başkanvekili 
Burhan ÜSTÜN

Başkanvekili 
Engin YILDIRIM

Üye
Yusuf Şevki HAK YEMEZ

Esas Sayısı : 2017/136 
Karar Sayısı: 2018/7

KARŞI OY

Üye
Nuri NECİPOĞLU

Üye
Rıdvan GÜLEÇ

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi tarafından itiraz yoluyla 
5.5.2009 tarihli ve 5894 sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkında 
Kanun’un 5. maddesinin (2) numaralı fıkrasının, Anayasa’nm 9., 10., 11., 36., 59., ve 142. 
maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi talebine Anayasa Mahkemesi 
Genel Kurulu’nun çoğunluğu tarafından ilgili kuralın Anayasa’nm 36. ve 59. maddelerine 
aykırılığı tespit edilerek iptali yönünde hüküm kurulmuştur.

Çoğunluk tarafından kuralın Anayasa’ya aykırılığı aşağıdaki temel 
gerekçelere dayandırılmaktadır.

‘7/A: derece hukuk kurullarının görev ve yetkilerinin genel çerçevesini çizen ve 
vereceği kararlarda bu kurulların münhasıran yetkili olduğunu düzenleyen itiraz konusu 
kural, ilk derece hukuk kurulları tarafından verilen kararlara karşı yargı yoluna 
başvurulamayacağını düzenleyen 5894 sayılı Kanun’un 5. Maddesinin (3) numaralı 
fıkrasının ikinci cümlesi ile birlikte değerlendirildiğinde itiraz konusu kuralda geçen 

“münhasıran” ibaresinin, ilk derece hukuk kurullarının bakacağı ihtilaflarda 
başvurulabilecek tek yetkili merci olduğunu ve bu kurulun görev ve yetkisinde bulunan 
konularda tahkim dışında başka bir hukuki yola başvurulamayacağını ifade ettiği 
görülmektedir.

İlk derece hukuk kurullarının görev ve yetkisine giren ihtilafların kaynağı 
olarak kuralda belirtilen düzenleme ve kararlardan (bu Kanun, TFF Statüsü, TFF’nin diğer 
talimat ve düzenlemeleri ile diğer yetkili TFF kurul ve organları tarafindan alınacak 
kararlar) “bu kanun” haricinde tamamı Türkiye Futbol Federasyonunun yetkili 
organlarınca alınan kararlar kapsamındadır. Kural, görev ve yetkinin çerçevesini çizerken 
bu kararlar ya da bu kararlara ilişkin olarak çıkacak ihtilaflar bakımından herhangi bir



konu sınırlaması getirmemiştir. Dolayısıyla ilk derece hukuk kurullarının görev ve yetkisi 
Kanun’a ve TFF’nin tüm kararlarına ilişkin her türlü ihtilafı kapsamaktadır. Bu görev ve 
yetkinin “münhasıran ” olması nedeniyle de ihtilafların çözümü için gidilebilecek tek yol 
tahkim olup yargı yoluna başvurulması mümkün değildir.

Bir başka anlatımla, Anayasa’mn 59. maddesinin üçüncü fıkrası spor 
federasyonu kararlarının yalnızca “spor faaliyetlerinin yönetimine ve disiplinine ” ilişkin 
olanları yönünden zorunlu tahkim yolunu öngörmüş ve yargı yolunu kapatmışken itiraz 
konusu kural, 5894 sayılı Kanun’a ve bir spor federasyonu olan TFF’nin herhangi bir 
sınırlama olmaksızın tüm kararlarına ilişkin olarak çıkacak ihtilafların çözümünü 
münhasıran ilk derece hukuk kurullarına bırakmaktadır.

Bu bakımdan ilk derece hukuk kurullarını, görev ve yetkisinde bulunan 
ihtilaflarda münhasıran yetkili kılmak suretiyle TFF kararlarının tümüne ilişkin 
uyuşmazlıklara karşı yalnızca tahkime başvurulabileceğini öngören itiraz konusu kural, spor 
federasyonlarının kararlarının sadece sınırlı bir kısmı yönünden tahkimi öngörüp yargı 
yolunu kapatan, geriye kalan kararlara ilişkin ise herhangi bir sınırlama öngörmeyen 
Anayasa ’nın 59. maddesinin üçüncü fıkrası ile bağdaşmamaktadır.

Anayasa’nın 59. maddesinin üçüncü fıkrasında yargı denetimine 
kapatılmadığı halde bu hükmün kapsamını aşacak şekilde TFF’nin alacağı her türlü karara 
ilişkin çıkacak ihtilaflarda ilk derece hukuk kurullarını münhasıran yetkili kılmak suretiyle 
yargı yoluna başvurulmasını engelleyen itiraz konusu kural hak arama özgürlüğüne de açık 
bir müdahale niteliğindedir.”

Tespitinin ardından kuralın Anayasa’nın 36. ve 59. maddelerine aykırı olduğu 
gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.

Verilen bu iptal kararma aşağıdaki gerekçelerle katılmamaktayım.

5894 sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri hakkında 
Kanun’un 5. Maddesinin genel gerekçesinde;

“Spor mevzuatı genel hukuk ilkelerine uygun olarak bütün ülkelerin iç 
hukuklarına etki edecek biçimde uluslararası niteliktedir. Uluslararası spor örgütlerine üye 
olan ülkeler bu kuruluşların benimsediği ilkelere ve talimatlara uyacaklarının kabul 
etmişlerdir.

Ülkemizde profesyonel futbol faaliyetleri 3813 sayılı Kanun uyarınca 
kurulmuş Türkiye Futbol Federasyonu tarafından yürütülmektedir.

Futbol yönetiminin tamamen özerk bir yapıya kavuşması ve kendi organları 
tarafından yönetilmesi benimsenmiştir.

Bu doğrultuda geçmişte birçok düzenleme yapılmıştır. Son olarak Tasarı ile 
yeni bir çerçeve kanun hazırlanarak futbolun yönetimi uluslararası kurallara göre hazırlanan 
ana statüye bırakılmıştır.”

İfadesi yer almaktadır.



Genel gerekçe ile ortaya konan yaklaşım spor alanında ve özellikle futbolda 
uyuşmazlıklarının çözüm yerinin uluslararası hukuk düzenlemelerine de uygun olarak 
tahkim kurulu ve bu kurulun ilk derece hukuk kurulları ve tahkim kurulu derecelendirmesi 
kapsamında ele alınıp çözüme kavuşturulmasını öngörmektedir.

Ancak tahkim kurulunun kararlarına karşı yargı yolunun mevcut olmaması
üzerine;

“Anayasa Mahkemesi’nin 6.1.2011 tarihli ve E.2010/61 K.2011/7 sayılı
kararında;

“...yasa koyucu, taraflara görevli ve yetkili mahkemeye başvurmadan önce 
aralarındaki uyuşmazlığı kısa sürede çözmek üzere tahkim kuruluna başvurma yükümlülüğü 
getirebilir ise de, bu kurulun kesin ve nihai kararlarına karşı yargı yoluna başvurulamaması 
Anayasa ’nın 36. Maddesinde güvence altına alınan hak arama ve özgürlüğü alanına 
yapılmış açık bir müdahale niteliğinde olup, hak arama özgürlüğü ile bağdaşmaz.

Açıklanan nedenlerle, kuralın ‘...ve bu kararlar aleyhine yargı yoluna 
başvurulamaz ’ bölümü Anayasa ’nın 9. ve 36. maddelerine aykırıdır. İptali gerekir. ” demek 
suretiyle kuralın iptaline hükmetmiştir.

Bu karardan sonra Anayasa Mahkemesi kararının gerekçelerini anayasal 
düzeyde karşılamak ve bu alanda yapılacak düzenlemelerin benzer şekilde iptal kararına 
konu olmasını önlemek amacıyla Anayasa’nın 59. maddesine 17.3.2011 tarihli ve 6214 
sayılı Kanun ile üçüncü fıkra eklenmiştir. Bu fıkraya göre, spor federasyonlarının spor 
faaliyetlerinin yönetimine ve disipline ilişkin kararlarına karşı ancak zorunlu tahkim yoluna 
başvurulabileceği ve tahkim kurulu kararlarının kesin olup bu kararlara karşı hiçbir yargı 
merciine başvurulamayacağı kabul edilmiştir.

Anayasa’nın 59. maddesinde yapılan düzenleme karşısında Anayasa 
Mahkemesinin 2011 tarihli yukarıda zikredilen kararında ortaya koyduğu gerekçeler 
temelsiz kalmıştır.

Mahkememiz çoğunluğu tarafından itiraz yoluyla iptali istenen kuralın 
Anayasa’ya aykırılığına ilişkin ortaya konan gerekçeler ile 6.1.2011 tarihli ve E.2010/61 
K.2011/7 sayılı kararın gerekçeleri aynı temele oturmaktadır.

Oysa ki, 2011 tarihli Anayasa Mahkemesi Karan’nm ardından anayasa 
koyucu derhal bir düzenleme yaparak tahkime ilişkin yasal düzenlemelerin Anayasa’ya 
aykırılık sorununu ortadan kaldırmıştır.

2011 yılında Anayasa Madde 59’a eklenen ve spor faaliyetlerinin yönetim ve 
disiplinine ilişkin tahkim yolunu öngören ve bu kurul tarafından verilen kararlara karşı yargı 
yolunu kapatan düzenleme karşısında iptali istenen yasa hükmünün Anayasa’ya aykırılığı 
bulunmamaktadır.

Çoğunluğun iptal kararına yukarıda açıklanan gerekçeler ışığında katılmam 
mümkün olmamıştır.

Üye
Rıdvan GÜLEÇ

Dosyalar

RESMİ GAZETE METNİ
Resmi Gazete Metni (Kaynak: Resmi Gazete resmi web sitesi)
İlgili mevzuat yürürlükte değilse, bu ek/formları da yürürlükte olmayabilir.
Söz Konusu Yargı Kararının Metinsel Değişiklik Yaptığı Mevzuat (1)
Söz Konusu Mahkeme Kararında İptal İstemine Konu Olan Mevzuat (1)
Söz Konusu Yargı Kararının ilgili olduğu Mevzuat (1)
" *** Kırmızı renk, söz konusu kanunun yürürlükte olmadığını; sarı renk, söz konusu kanunun tasarı aşamasında olduğunu ve mavi renk ise söz konusu kanunun yürürlükte olduğunu nitelemektedir."

Copyright © 2018. Kanunum bir Karakullukçu Dan. A.Ş. (Şirket) servisidir. “Kanunum” Şirket’in tescilli markasıdır ve tüm hakları saklıdır. Kanunum bir resmi kaynak veya hukuk danışmanlık servisi değildir. Kullanıcılar Hizmet Şartlarını okumuş ve kabul etmiş sayılırlar. Adres: Aytar Cad. 28/4 Levent, 34330, İstanbul