• Yazar/Hazırlayan:
  • Yayım Tarihi: 14.11.2017
Yayınımızın yazdırılabilir bir versiyonuna metnin alt kısmında bulunan dosyalar bölümünden ulaşabilirsiniz.
(Kanunum resmi kaynak değildir; kullanıcılar sunulan yürürlük ve metin bilgilerini resmi kaynaklardan teyid etmelidir.)
ARABULUCULUĞA İLİŞKİN ESASLAR

Sayfa 1 - ARABULUCULUĞUN DAVA ŞARTI OLDUĞU TALEP VE DAVALAR
Kanuna veya bireysel yahut toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda, arabulucuya başvurulmuş olması bir dava şartı olarak kabul edilmektedir. 

Bu kapsamda işçi tarafından talep edilebilecek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, kötüniyet tazminatı, ayrımcılık tazminatı, sendikal tazminat, ücret, fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile işveren tarafından talep edilebilecek ihbar tazminatı, cezai şart, avansın iadesi ve eğitim gideri gibi alacak ve tazminat kalemleri için dava açmadan önce madde kapsamında arabulucuya başvurulması zorunlu olacaktır. 

Bu çerçevede 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun İkinci Kısmının Altıncı Bölümünde düzenlenen “Hizmet Sözleşmeleri” (genel hizmet sözleşmesi, pazarlamacılık sözleşmesi ve evde hizmet sözleşmesi) kapsamında kalan işçi ve işveren arasındaki alacak ve tazminat talepleri için de arabulucuya başvuru zorunluluğu bir dava şartı olarak kabul edildiğinden Kanunun 5 inci maddesi bu tür uyuşmazlıkları iş mahkemelerinin görevine dahil etmektedir.
Sayfa 2 - ARABULUCULUĞA BAŞVURU ŞARTLARI
• Kanuna veya bireysel yahut toplu iş sözleşmesine dayanan alacak veya tazminat talebinin iş ilişkisinden kaynaklanması,

• Tarafların işçi ve işveren olması,

• Taleplerin birbirlerine karşı ileri sürülmüş olması

şarttır.
Sayfa 3 - ARABULUCULUĞA BAŞVURU DAVA ŞARTI OLAN TALEP VE DAVALARA ÖRNEKLER
Maddenin üçüncü fıkrası hükmü saklı kalmak kaydıyla, işçi ve işveren arasında haksız fiil veya sebepsiz zenginleşme gibi nedenlerden doğduğu iddia edilen ve iş ilişkisinden kaynaklanan alacak ve tazminat talepleri için de arabulucuya başvurulması bir dava şartı olarak düzenlenmektedir. Örneğin işçi veya işverenin iş ilişkisi kapsamında birbirlerine hakaret etmekten kaynaklanan ya da işçinin işyerindeki işverene ait mal ve malzemelere zarar vermesinden doğan tazminat talepleri dava açılmadan önce bu madde kapsamında arabulucuya götürülecektir.
Sayfa 4 - ARABULUCULUĞUN DAVA ŞARTI OLMASININ İSTİSNASI
Kanunun üçüncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, arabuluculuğun bir dava şartı olarak kabul edilmesi, iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi veya manevi tazminat davaları ile bunlarla ilgili rücu davaları hakkında uygulanmayacaktır.
Sayfa 5 - ARABULUCULUĞA BAŞVURULMADAN DAVA AÇILMASI HALİNDE MAHKEMECE USULDEN RED KARARI VERİLİR.
Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya onaylı bir örneğinin dava dilekçesine eklenmesi zorunlu kılınmıştır. Davacının son tutanak örneğini dava dilekçesine eklememesi durumunda mahkeme tarafından eksikliğin giderilmesi için ihtarat yapılır. Mahkemece yapılan ihtarat üzerine, arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilecektir.
Sayfa 6 - ARABULUCUNUN SEÇİLMESİ ESASLARI
• Başvurular karşı tarafın yerleşim yerindeki veya işin yapıldığı yerdeki arabuluculuk bürosuna yapılacaktır. Karşı taraf birden fazla ise bunlardan birinin yerleşim yerindeki arabuluculuk bürosuna yapılan başvuru yeterli sayılacaktır. Arabuluculuk bürosu kurulmayan yerlerde başvuruların, adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonu tarafından görevlendirilen sulh hukuk mahkemesi yazı işleri müdürlüğüne yapılması gerekmektedir. 

• Arabulucu kural olarak, büro tarafından ve komisyon başkanlıklarına bildirilen listeden belirlenecektir. Ancak işçi ve işveren, listede yer alan herhangi bir arabulucu üzerinde anlaşmışlarsa bu arabulucu görevlendirilecektir.
Sayfa 7 - ARABULUCULUK BÜROLARININ TARAF BİLGİLERİNİ ARAŞTIRMA YÜKÜMLÜLÜĞÜ BULUNMAKTADIR.
Arabuluculuk bürosu, görevlendirme işlemini arabulucuya bildirecek ve taraf bilgisi ile taraflara ait iletişim bilgilerini arabulucuya verecektir. Taraflara ait asgari iletişim bilgilerini araştırma yükümlülüğü büroya verilmektedir. 
Sayfa 8 - ARABULUCUNUN TARAFLARI DAVET ETME SORUMLULUĞU BULUNMAKTADIR.
Kural olarak arabulucu, büro tarafından kendisine verilen iletişim bilgilerini esas alacaktır. Bu bilgiler itibarıyla taraflara ulaşmak ve tarafları toplantıya davet etmek arabulucunun sorumluluğundadır. Ancak arabulucu, kendisine verilen iletişim bilgileri dışında kendi imkanlarıyla ve özellikle interneti kullanarak tarafların iletişim bilgileri konusunda ek araştırmalar da yapabilir. Yapılan bilgilendirme ve davete ilişkin işlemler arabulucu tarafından belgelendirilecektir. 
Sayfa 9 - ARABULUCU TARAFINDAN YAPILAN BİLGİLENDİRME VE DAVET SONRASI TOPLANTIYA GELİNMEMESİ HALİNDE GELMEYEN TARAF ALEYHİNE YAPTIRIM UYGULANACAKTIR.
Kendisine ulaşılan tarafın geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda bu taraf aleyhine bazı yaptırımlar getirilmektedir. Geçerli bir mazeret göstermeksizin arabuluculuk görüşmelerine katılmayan tarafın son tutanakta belirtileceği ve bu tarafın, davada lehine karar verilmiş olsa bile, yargılama giderinin tamamını ödemeye mahkûm edileceği hükme bağlanmaktadır. Ayrıca bu taraf lehine vekalet ücretine de hükmedilmeyecektir. 

Yaptırım uygulanmayacak üç durum söz konusudur. Bunlar şu şekilde belirtilebilir;

a) Arabuluculuk faaliyetini sona erdiren ilk sebep taraflara ulaşılamaması olup, bu seçenek gerçekleşmişse onikinci fıkrada düzenlenen müeyyide uygulanamaz. 

b) Taraflara ulaşılması akabinde tarafların masaya gelmeleri, görüşmelerin yapılması ve görüşmeler sonunda anlaşmaya varılması ya da varılamaması halleridir ki bu hallerde de onikinci fıkra hükmü uygulanamaz.

c) Taraflara ulaşıldığı halde tarafların geçerli bir mazeret bildirmeksizin görüşmelere katılmamalarıdır. Onikinci fıkra bu üçüncü sebep gerçekleştiğinde uygulanacaktır. Hangi mazeretin geçerli olduğu ilk etapta arabulucu tarafından her somut olayda tespit edilecek, son tutanakta taraflara ulaşılma şekli ile toplantı gününün bildirilişi, toplantının yapılması konusunda mutabık kalındığı, buna ilişkin belgelerle ortaya konulacaktır. Buna rağmen taraflardan herhangi birinin veya ikisinin geçerli bir mazeret göstermeksizin toplantıya katılmaması sebebiyle faaliyetin sona erdirilmesi gerekecektir. Bu uyuşmazlık mahkemeye intikal ettiğinde ilk etapta arabulucu tarafından ortaya konan durum mahkemece denetlenecek ve ileri sürülmüşse mazeretin geçerliliği konusunda nihai karar mahkeme tarafından verilecektir. Arabulucu tarafından geçersiz görülen mazeretin mahkeme tarafından geçerli görülmesi halinde uyuşmazlık yeniden arabulucuya gönderilmemeli ve mahkeme tarafından sonuçlandırılmalıdır. Ancak bu durumda on ikinci fıkrada öngörülen yaptırım uygulanmamalıdır.
Sayfa 10 - ARABULUCULUK BÜROSUNA YETKİ İTİRAZINDA BULUNULABİLİR.
• Büronun yetkisizliğini ileri sürmek hak ve yetkisi karşı tarafa aittir. Karşı taraf en geç ilk toplantıda, yerleşim yeri ve işin yapıldığı yere ilişkin belgelerini sunmak suretiyle arabuluculuk bürosunun yetkisine itiraz edebilecektir. Arabulucu, görevlendirmeyi yapan büronun yetkili olup olmadığını kendiliğinden dikkate alamayacaktır. 

• Bu durumda arabulucu, dosyayı derhal büroya teslim edecek ve dosya büro tarafından ilgili sulh hukuk mahkemesine gönderilecektir. Mahkeme, incelemeyi dosya üzerinden yaparak karara bağlayacak ve yetkili büroyu belirleyecektir. Mahkemenin bu kararı harca tabi olmadığı gibi karara karşı kanun yoluna başvuru imkanı da bulunmamaktadır. Yetkili büroyu kesin olarak karara bağlayan mahkeme dosyayı büroya iade edecektir. Dosya büroya iade edildikten sonra mahkemenin yetkiye ilişkin kesin kararı büro tarafından 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri uyarınca taraflara tebliğ edilecektir. Şayet yetki itirazı reddedilmiş ise aynı arabulucu yeniden görevlendirilecektir.
Sayfa 11 - ARABULUCULUK SÜRECİNİN ÜÇ HAFTA İÇİNDE SONUÇLANMASI GEREKMEKTEDİR.
Maddenin onuncu fıkrasında, arabuluculuk sürecinin üç hafta içinde sonuçlandırılacağı, arabulucunun bu süreyi görüşmelerin gidişatını dikkate alarak zorunlu hallerde en fazla bir hafta daha uzatabileceği hükme bağlanmaktadır. Üç haftalık süre, arabulucunun büro tarafından görevlendirildiği tarihten başlatılacaktır.
Sayfa 12 - ARABULUCULUK FAALİYETİNİN SONA ERME HALLERİ
• Taraflara ulaşılamaması,
• Taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması,
• Yapılan görüşmeler sonucunda anlaşmaya varılması veya varılamaması hallerinde

arabuluculuk faaliyeti sona erdirilecektir.
Sayfa 13 - ARABULUCULUK FAALİYETİ SONUNDA TARAFLARIN ANLAŞMALARI HALİNDE ÖDENECEK ÜCRET
• Tarafların arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaları halinde arabuluculuk ücreti, Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesinin eki Arabuluculuk Ücret Tarifesinin İkinci Kısmına göre aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde karşılanacaktır. Bu durumda ücret, Tarifenin Birinci Kısmında belirlenen iki saatlik ücret tutarından az olmayacaktır. 

• İşe iade talebiyle yapılan görüşmelerde tarafların anlaşmaları durumunda, arabulucuya ödenecek ücretin belirlenmesinde işçiye işe başlatılmaması halinde ödenecek tazminat miktarı ile çalıştırılmadığı süre için ödenecek ücret ve diğer haklarının toplamı, Tarifenin İkinci Kısmı uyarınca üzerinde anlaşılan miktar olarak kabul edilecektir.
Sayfa 14 - ARABULUCULUK FAALİYETİ SONUNDA TARAFLARIN ANLAŞMAMALARI HALİNDE ÖDENECEK ÜCRET
• Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hallerinde ödenecek arabulucu ücreti iki saatlik ücret tutarı Tarifenin Birinci Kısmına göre Hâzineden ödenecektir.

• Şayet görüşmeler iki saatten fazla sürmüş ve sonuçta taraflar anlaşamamış ise iki saati aşan kısma ilişkin ücret aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde Tarifenin Birinci Kısmına göre karşılanacaktır.

• Hazineden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılacaktır. Hazine tarafından arabulucuya ödenen tutar, yargılama sonunda haksız çıkan taraftan alınarak Hazineye gelir kaydedilecektir.
Sayfa 15 - ASIL İŞVEREN-ALT İŞVEREN İLİŞKİSİNİN SÖZ KONUSU OLDUĞU DURUMLARDA, İŞE İADE DAVALARINA ÖZGÜ OLARAK, DAVALI TARAF YÖNÜNDEN MECBURİ DAVA ARKADAŞLIĞI BULUNMAKTADIR.
Kanunda, asıl işveren-alt işveren ilişkisinin varlığı halinde işe iade talebiyle arabulucuya başvurulduğunda, anlaşmanın gerçekleşebilmesi için işverenlerin arabuluculuk görüşmelerine birlikte katılmaları ve iradelerinin birbirine uygun olması aranmaktadır. Bu düzenleme ile, hem işçi hem de işveren tarafının haklarının ve çıkarlarının daha iyi bir şekilde korunması amaçlanmaktadır.
Sayfa 16 - ARABULUCULUK BÜROSU TARAFINDAN YAPILAN GİDERLERİN KİMLER TARAFINDAN TAHSİL EDİLECEĞİ 3 ÜNCÜ MADDENİN 16 NCI FIKRASINDA DÜZENLENMİŞTİR.
Arabuluculuk bürosu tarafından yapılması gereken zaruri giderlerin; arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması halinde anlaşma uyarınca taraflarca ödeneceği, anlaşmaya varılamaması halinde ise ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere bütçeye konulan ödenekten karşılanacağı hükme bağlanmaktadır. Üçüncü maddenin yedinci fıkrasına göre büro, tarafların resmi kayıtlarda yer alan iletişim bilgilerini araştırmaya yetkilidir. Ayrıca maddenin dokuzuncu fıkrasında büronun, mahkemenin yetkili büroyu belirlemesine ilişkin kararı taraflara tebliğ etme görevi vardır. Bu hükümler kapsamında büro tarafından yapılan giderlerin karşılanma ve tahsil yöntemi on altıncı fıkrada düzenlenmektedir.
Sayfa 17 - ARABULUCULUĞUN ZAMANAŞIMI VE HAK DÜŞÜRÜCÜ SÜREYE ETKİSİ
Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımının durması ve hak düşürücü sürenin işlememesi düzenlenmiştir. Benzer hüküm 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunun 16 ncı maddesinin ikinci fıkrasında da mevcuttur.
Sayfa 18 - TARAFLAR ARABULUCULUK GÖRÜŞMELERİNE BİZZAT, KANUNİ TEMSİLCİLERİ VEYA AVUKATLARI ARACILIĞIYLA KATILABİLECEKTİR.
Arabuluculuk görüşmelerine tarafların bizzat, kanuni temsilcileri veya avukatları aracılığıyla katılabileceği, işverenin de yazılı belgeyle yetkilendirdiği çalışanı tarafından temsil edilebileceği ve son tutanağı imzalayabileceği hükme bağlanmaktadır. Kanun ile değiştirilen 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunun 15 inci maddesinde de tarafların arabuluculuk görüşmelerine bizzat, kanuni temsilcileri veya avukatları aracılığıyla katılabilecekleri hükme bağlanmaktadır.
Sayfa 19 - ARABULUCUK GÖRÜŞMELERİNİN YAPILACAĞI YERİN TAYİNİ TARAFLARCA KARARLAŞTIRILABİLİR.
Arabuluculuk görüşmelerinin, taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça, arabulucuyu görevlendiren büronun bağlı bulunduğu adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonunun yetki alanı içinde yürütülmesi hükme bağlanmaktadır. 

Kanunla 6325 sayılı Kanunun 20 nci maddesine eklenen fıkra ile, Arabuluculuk Daire Başkanlığının, sicile kayıtlı arabulucuları, görev yapmak istedikleri adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonlarına göre listeleyeceği ve listeleri ilgili komisyon başkanlıklarına göndereceği, bir arabulucunun en fazla üç komisyon listesine kaydolabileceği hükme bağlanmaktadır. 

Görüşmeler devam ederken tarafların anlaşarak başka bir yerde görüşmeleri sürdürme kararı vermeleri mümkün olabilmektir.
Sayfa 20 - ÜÇÜNCÜ MADDENİN BİRİNCİ FIKRASINDA YER ALAN “İŞÇİ” İBARESİ AÇIKÇA TANIMLANMIŞTIR.
Maddenin birinci fıkrasında “Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılacak davalarda, arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” şeklinde düzenlenen hükümde yer alan “işçi” ibaresinin gazetecileri ve gemiadamlarını da kapsadığı yirminci fıkrada açıklığa kavuşturulmaktadır.
Sayfa 21 - ÜÇÜNCÜ MADDEDE HÜKÜM BULUNMAYAN HALLERDE 6325 SAYILI HUKUK UYUŞMAZLIKLARINDA ARABULUCULUK KANUNU HÜKÜMLERİ UYGULANACAKTIR.
Arabulucuya başvurulmuş olmasını bir dava şartı olarak öngören bu maddede hüküm bulunmayan hallerde, niteliğine uygun düştüğü ölçüde 6325 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır.
Sayfa 22 - ARABULUCULUĞA İLİŞKİN DİĞER HUSUSLAR YÖNETMELİKLE DÜZENLENECEKTİR.
Arabuluculuğa başvuru usulü, arabulucunun görevlendirilmesi ve arabuluculuk görüşmelerine ilişkin diğer hususların Adalet Bakanlığınca yürürlüğe konulan yönetmelikle belirleneceği hüküm altına alınmıştır.
Maddeye git
    Dosyalar
    
    
    İlgili mevzuat yürürlükte değilse, bu ek/formları da yürürlükte olmayabilir.

    Copyright © 2018. Kanunum bir Karakullukçu Dan. A.Ş. (Şirket) servisidir. “Kanunum” Şirket’in tescilli markasıdır ve tüm hakları saklıdır. Kanunum bir resmi kaynak veya hukuk danışmanlık servisi değildir. Kullanıcılar Hizmet Şartlarını okumuş ve kabul etmiş sayılırlar. Adres: Aytar Cad. 28/4 Levent, 34330, İstanbul