(Kanunum resmi kaynak değildir; kullanıcılar sunulan yürürlük ve metin bilgilerini resmi kaynaklardan teyid etmelidir.)


Rekabet Kurumu Başkanlığından,

REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2016-1-65 (Soruşturma)
Karar Sayısı : 18-27/461-224
Karar Tarihi : 08.08.2018
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Ömer TORLAK
Üyeler : Arslan NARİN (İkinci Başkan), Adem BİRCAN, Mehmet AYAN,
Ahmet ALGAN, Hasan Hüseyin ÜNLÜ,Şükran KODALAK
B. RAPORTÖRLER : Remzi Özge ARITÜRK, Zeynep ŞENGÖREN ÖZCAN, Başak
TEKÇAM, Hakan EREK, Abdullah ATEŞ, Zekeriya TURAN,
Bilge YILMAZ, Öykü SARIASLAN
C. BAŞVURUDA
BULUNANLAR : - İpragaz A.Ş.
19 Mayıs Cad. Nova Baran Plaza No: 4 Kat: 13-17 34360
Şişli/İstanbul
- Elektrik Perakende Satıcıları Derneği
19 Mayıs Caddesi Nova Baran Plaza No:4 Kat:15
Şişli/İstanbul
D. HAKKINDA SORUŞTURMA
YAPILANLAR :- Enerjisa Enerji A.Ş.
- İstanbul Anadolu Yakası Elektrik Dağıtım A.Ş.
- Başkent Elektrik Dağıtım A.Ş.
- Toroslar Elektrik Dağıtım A.Ş.
- Enerjisa İstanbul Anadolu Yakası Elektrik Perakende
Satış A.Ş.
- Enerjisa Başkent Elektrik Perakende Satış A.Ş.
- Enerjisa Toroslar Elektrik Perakende Satış A.Ş.
Temsilcisi: Av. Şahin ARDIYOK
Büyükdere Cad. Bahar Sok. No:13 River Plaza Kat 11-
12 Levent, Şişli, 34394, İSTANBUL
(1) E. DOSYA KONUSU: Enerjisa Enerji A.Ş., İstanbul Anadolu Yakası Elektrik
Dağıtım A.Ş., Başkent Elektrik Dağıtım A.Ş., Toroslar Elektrik Dağıtım A.Ş.,
Enerjisa İstanbul Anadolu Yakası Elektrik Perakende Satış A.Ş., Enerjisa
Başkent Elektrik Perakende Satış A.Ş., Enerjisa Toroslar Elektrik Perakende
Satış A.Ş.’nin 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesini ihlal ettikleri iddiası.
(2) F. İDDİALARIN ÖZETİ: Rekabet Kurumu (Kurum) kayıtlarına İpragaz A.Ş. tarafından
29.08.2016 tarih, 5196 sayı ve Elektrik Perakende Satıcıları Derneği (EPSD)
tarafından 20.10.2016 tarih, 6163 sayı ile intikal ettirilen başvurularda Türkiye’deki
elektrik dağıtım bölgelerinde faaliyet gösteren elektrik dağıtım ve görevli tedarik
şirketlerince (GTŞ) gerçekleştirilen rekabeti engelleyici ortak davranış tiplerine ve
sadece belli bölgelerde gözlemlenen spesifik davranışlara ayrı ayrı yer verilmiştir.
Anılan şikayet başvurularında Toroslar elektrik dağıtım bölgesine ilişkin olarak özetle;
 (…..) portföyünde bulunan (…..) isimli abonenin tüketim itirazı nedeniyle
Toroslar Elektrik Dağıtım A.Ş.’yi (TOROSLAR EDAŞ) aradığı, çağrı

18-27/461-224
2/436

merkezindeki yetkilinin aboneye tahminleme metodolojisinin TOROSLAR EDAŞ
tarafından değil (…..) tarafından uygulandığını söylediği,
 (…..)’nin portföyünde bulunan (…..) Temmuz 2016 döneminde Enerjisa
Toroslar Elektrik Perakende Satış A.Ş. (TOROSLAR)1,2 tarafından talep edildiği,
TOROSLAR’ın (…..) ile yaptığı görüşmede “Firmanız ile sözleşmeniz bitmiş,
onlar küçük bir firma elektriği bizden alıp satıyorlar, onlar aracı kurum, onların
verdiği indirimin mislini vereceğiz” şeklinde uyarıda bulunduğu, abonenin de bu
telkin karşısında TOROSLAR ile sözleşme imzaladığı, sonrasında abone (…..)
ile çalışmaya devam etmek istediği için TOROSLAR’dan sözleşmesinin bitiş
tarihini ve cayma bedelinin tutarını istediği ancak temin edemediği,
 (…..)’nin portföyüne katmak istediği (…..) numaralı abone serbest tüketici adayı
olduğu halde ETSO kodunun sistemde çıkmadığı, TOROSLAR EDAŞ’a
gönderilen e-posta sonucunda tüketiciye ilişkin ETSO kodunun tanımlandığı,
 (…..) portföyünde bulunan (…..) isimli tüketicinin TOROSLAR EDAŞ tarafından
uygulanan tahmini okuma metodolojisi nedeniyle mağdur edildiği (EPSD),
 (…..)’nun portföyünde bulunan (…..) isimli tüketicinin TOROSLAR EDAŞ
tarafından açma işlemlerinin geciktirilmesi nedeniyle mağdur edildiği,
 (…..)’nun portföyünde bulunan (…..) isimli tüketicinin Başkent Elektrik Dağıtım
A.Ş.’nin (BAŞKENT EDAŞ)3 hatalı sayaç okuma işlemleri sebebiyle mağdur
edildiği,
 TOROSLAR yetkililerinin, (…..) portföyünde bulunan (…..) isimli aboneye
(…..)’nun piyasaya verdiği elektriğin az olduğu ve abonenin taleplerini
karşılamayacağını söyleyerek söz konusu abonenin TOROSLAR ile olan
sözleşmesinin feshi halinde açıkta kalacaklarını ifade ettiği,
 (…..) portföyündeki müşterilerden (…..) tahliye olmasına rağmen, İstanbul
Anadolu Yakası Elektrik Dağıtım A.Ş. (AYEDAŞ) tarafından üç günlük gerçek
okumanın esas alınarak tüketim tahminlemesi yapılmak suretiyle müşterinin
mağdur edildiği,
 (…..) portföyünde bulunan (…..) isimli abonenin, BAŞKENT EDAŞ’ın
tahminleme metodolojisi nedeniyle tüketim bilgilerinin normal tüketiminin üç katı
geldiği ve (…..) portföyünden ayrıldığı,
 (…..) portföyünde bulunan (…..) isimli abonenin onayı olmaksızın Enerjisa
İstanbul Anadolu Yakası Elektrik Perakende Satış A.Ş. (AYESAŞ)4 portföyüne
geçirildiği,
 (…..) unvanlı tüketim noktası için yapılan tüm taleplere rağmen BAŞKENT
EDAŞ tarafından ETSO kodu tanımlanmadığı ve (…..)’nun bu konudaki telefon,
e-posta ve sms taleplerine dönüş yapılmadığı,
 AYESAŞ bölgesinde bulunan, (…..) Sayaç ID ve (…..) tesisat numaralı tesisin
elektrik enerjisi tedarikinin Nisan 2014 - Mart 2016 dönemleri arasında (…..)
tarafından yapıldığı, (…..), ilgili tesisin sahibi ve Ocak 2016 tarihinde iflas

1 TOROSLAR ve ENERJİSA TOROSLAR kısaltmaları aynı anlamda kullanılmaktadır.
2 ENERJİSA kısaltması, ENERJİSA ENERJİ ve/veya altındaki GTŞ ve/veya dağıtım şirketlerini
karşılayacak şekilde kullanılmaktadır.
3 BAŞKENT DAĞITIM ve BAŞKENT EDAŞ kısaltmaları aynı anlamda kullanılmaktadır.
4 AYESAŞ ve ENERJİSA İSTANBUL ANADOLU YAKASI kısaltmaları aynı anlamda kullanılmaktadır.

18-27/461-224
3/436

erteleme kararı aldırmış olan (…..) ile elektrik tedarik sözleşmesini 01.04.2016
tarihi itibariyle feshettiği, daha sonra tüketim noktasının (…..) tarafından
kullanılmaya başlandığı, Temmuz 2016 uzlaştırmasında AYESAŞ’ın bu
abonelik için 65642 kWh Geçmişe Dönük Düzeltme Kalemi (GDDK) yoluyla ek
tüketim bildirimi yaptığı, AYESAŞ’ın konuyu bildirirken kendi sistemleri ile
sahadan aldıkları bilgiler arasında hata olduğunu ve ilgili tesisin sayaç
okumasını 31.07.2014 - 30.04.2016 tarihleri arasında tam olarak 21 ay boyunca
hatalı yaptıklarını ve Piyasa Mali Uzlaştırma Merkezi (PMUM) ekranlarına hatalı
yüklediklerini kabul ettiğini, dağıtım şirketinin 21 ay boyunca yapmış olduğu
hatalı işlemlerin sonucunda Temmuz 2016 uzlaştırmasında (…..) yaklaşık
11.000 TL tutarında GDDK yansıtıldığı ve 7.534,64 TL + KDV tutarında sistem
kullanım bedeli faturası kesildiği, sadece GDDK ve Sistem Kullanım Faturası
düşünüldüğünde BATI ENERJİ’nin mağduriyetinin 18.534 TL + KDV tutarında
olduğu, konu ile ilgili olarak (…..) Enerji Piyasaları Düzenleme Kurumu’na
(EPDK) (EPDK) şikayet başvurusunda bulunduğu,
 (…..) tesisat numaralı (…..) isimli tüketicinin Ocak 2015 döneminde İPRAGAZ’ın
portföyüne dahil olduğu, 14.06.2016 tarihinde ilgili tüketicinin elektriğinin
kesildiği, bu konu ile ilgili olarak TOROSLAR ile yapılan yazışmalar neticesinde
kesme işleminin nedeni olarak anılan tüketicinin önceki dönemde TOROSLAR’a
karşı bulunan ödenmemiş borcunun olduğunun gösterildiği, tüketiciye en yakın
TOROSLAR noktasına başvurması gerektiğinin ifade edildiği, tüketiciye
herhangi bir uyarı yapılmadan, olduğu söylenen borca ilişkin bir fatura ibraz
edilmeden kesim işleminin yapıldığı ve bu durumun hem İPRAGAZ’ı hem de
tüketiciyi mağdur ettiği,
 TOROSLAR’ın İPRAGAZ’ın portföyünde bulunan birçok tüketiciyi arayarak
sözleşmesinin takip eden ayda biteceğini ifade ettiği ve sözleşmenin
uzatılmamasını talep ettiği, İPRAGAZ’ın portföyünde bulunan tüketicilerle
yaptığı görüşmelerde TOROSLAR’ın, tüketicilere İPRAGAZ ile olan
sözleşmenin takip eden dönemde biteceğini söyleyerek sözleşme imzalattığının
dile getirildiği, TOROSLAR’ın sahip olduğu imkânları haksız şekilde kullanarak
rekabeti engelleyici şekilde hareket ettiği,
 BAŞKENT EDAŞ’ın tahmini okuma sistemi nedeniyle İPRAGAZ’ın birçok
abonesinin yüksek tutarlı faturalarla karşılaştığı, bazı abonelerin tahliye
oldukları halde fiili sayaç okuma işlemi yerine tahmini okuma yapılması
nedeniyle, elektrik tüketiminde bulunmadıkları halde elektrik faturası ile
karşılaştıkları, abonelerin konunun sorumlusu olarak ise İPRAGAZ’ı gördükleri,
ENERJİSA yetkilileri ile yapılan yazışmalar neticesinde abonelerin tüketimlerine
ilişkin düzeltmelerin yapıldığı
iddiaları ileri sürülmüştür.
(3) G. DOSYA EVRELERİ: Anılan başvurular ile ilgili olarak hazırlanan 14.11.2016 tarih,
2016-1-65/İİ sayılı İlk İnceleme Raporu, Rekabet Kurulunun (Kurul) 16.11.2016 tarihli,
16-39 sayılı toplantısında görüşülmüş ve TOROSLAR EDAŞ ile TOROSLAR hakkında
4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’u (4054 sayılı Kanun) ihlâl ettikleri
iddialarına yönelik olarak Kanun’un 40. maddesinin birinci fıkrası uyarınca önaraştırma
yapılmasına karar verilmiştir.
(4) Yürütülen önaraştırma sonucunda hazırlanan 20.12.2016 tarih ve 2016-1-65/ÖA sayılı
rapor Kurul toplantısında ele alınmıştır. Kurul’un 28.12.2016 tarih ve 16-45/715-M sayı

18-27/461-224
4/436

ile kararı ile ENERJİSA ENERJİ, AYEDAŞ, BAŞKENT DAĞITIM, TOROSLAR EDAŞ,
AYESAŞ, BAŞKENT, TOROSLAR hakkında, 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesinin ihlal
edilip edilmediğinin belirlenmesi amacıyla aynı Kanun’un 41. maddesi uyarınca
soruşturma başlatılmıştır.
(5) Kurul’un soruşturma başlatılmasına ilişkin kararının ardından 4054 sayılı Kanun’un 43.
maddesinin ikinci fıkrası uyarınca soruşturma açıldığına dair bildirim taraflara
30.12.2016 tarihli ve 14203 sayılı yazı ile yapılmıştır. Soruşturma bildirimiyle taraflar
ilk yazılı savunmalarını 02.02.2017 tarihli ve 722 sayılı yazı ile sunmuşlardır.
(6) Kurul, 4054 sayılı Kanun’un 43. maddesinin birinci fıkrası uyarınca soruşturma
süresinin ilk altı aylık süresinin bitiminden itibaren altı ay uzatılmasına 15.05.2017 tarih
ve 17-16/220-M sayı ile karar vermiştir. Bu husus, taraflara 17.05.2017 tarih ve 6104
sayılı yazı ile bildirilmiştir.
(7) Yapılan inceleme, değerlendirme ve tarafların ilk yazılı savunmaları da dikkate alınarak
hazırlanan 28.12.2017 tarih ve 2016-1-65/SR sayılı Soruşturma Raporu ve ekleri
taraflara ve Kurul üyelerine tebliğ edilmiştir.
(8) Soruşturma taraflarının sözlü savunma toplantısı talepli ikinci yazılı savunması
06.03.2018 tarih ve 1913 sayı ile süresi içerisinde Kurum kayıtlarına intikal etmiştir.
İkinci yazılı savunmalara karşılık hazırlanmış bulunan 21.03.2018 tarih ve 2016-1-
65/EG sayılı Ek Görüş, 27.03.2018 tarihinde taraflarca tebellüğ edilmiştir. Üçüncü
yazılı savunma sürelerinin uzatılması talebi 09.04.2018 tarihli Kurul toplantısında
uygun görülerek, sürelerinin 4054 sayılı Kanun’un 45. maddesinin ikinci fıkrası
uyarınca, bitiminden itibaren 30 gün uzatılmasına 18-11/98-M sayı ile karar verilmiştir.
(9) Tarafların son yazılı savunması yasal süresi içinde Kurum kayıtlarına intikal etmiştir.
Soruşturma kapsamında, sözlü savunma toplantısının 04.07.2018 tarihinde
yapılmasına 31.05.2018 tarih ve 18-17/317-M sayı ile karar verilmiştir.
(10) Hakkında soruşturma yürütülen taraflarca gönderilen ve sözlü savunma toplantısının
bir kısmının gizli oturum şekilde yapılması talebini içeren ve Kurum kayıtlarına
27.06.2018 tarih ve 4856 sayı ile intikal eden başvuru üzerine düzenlenen 28.06.2018
tarih, 2016-1-65/BN-7 sayılı Bilgi Notu, 28.06.2018 tarihli Kurul toplantısında ele
alınmıştır. 4054 sayılı Kanun ve Rekabet Kurulu Nezdinde Yapılan Sözlü Savunma
Toplantıları Hakkında Tebliğ’in "Toplantının Aleniyeti ve Gizli Oturum Kararı" başlıklı
9. maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkrasındaki hükümlerinin dikkat alınması
sonucunda; ilgili teşebbüslerin sunum planının “ilgili ürün ve coğrafi pazarın
tanımlanması”, “dağıtım şirketi ile görevli tedarik şirketi arasında koordinasyon
bulunduğu iddialarına yönelik savunmalar” ve “deklarasyon uygulamasına ilişkin
savunmalar” başlıklı kısımlarının savunmasının gizli oturumda yapılması talebinin
kabulüne 18-21/372-M sayı ile karar verilmiştir.
(11) Kurul yürütülen soruşturma ile ilgili olarak düzenlenen Rapor’a, Ek Görüş’e, toplanan
delillere, yazılı savunmalara, sözlü savunma toplantısında yapılan açıklamalara ve
incelenen dosya kapsamına göre 08.08.2018 tarihinde 18-27/461-224 sayılı nihai
kararını vermiştir.
(12) H. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili dosyada; AYEDAŞ’ın İstanbul Anadolu Yakası
Dağıtım Bölgesinde, BAŞKENT EDAŞ’ın Başkent Dağıtım Bölgesinde ve TOROSLAR
EDAŞ’ın ise Toroslar Dağıtım Bölgesinde elektrik dağıtım hizmeti ilgili pazarlarında
hâkim durumda olduğu, AYESAŞ, BAŞKENT ve TOROSLAR’ın yukarıda yer verilen
dağıtım bölgelerinde, “serbest tüketici limitinin altında kalan tüketicilere yapılan elektrik
enerjisinin perakende satışı” “dağıtım seviyesinden sisteme bağlı olan sanayi

18-27/461-224
5/436

müşterilerine yapılan elektrik perakende satış”, “ticarethane müşterilerine yapılan
elektrik perakende satış” ve “mesken müşterilerine yapılan elektrik perakende satış”
ilgili pazarlarında hâkim durumda olduğu, AYEDAŞ, AYESAŞ, BAŞKENT ve
TOROSLAR’ın eylem ve uygulamaları yoluyla 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi
çerçevesinde hâkim durumlarını kötüye kullandığı tespit edildiğinden ilgili taraflara
4054 sayılı Kanun’un 16. maddesi uyarınca para cezası verilmesi gerektiği ve tarafların
4054 sayılı Kanun’un 9. maddesi uyarınca rekabet ihlali niteliğinde olan
uygulamalarına son vermesi gerektiği, AYESAŞ, BAŞKENT ve TOROSLAR’ın
müşterilere yanlış bilgi verilmesi veya abone olmayan kişilere imza attırılması suretiyle
serbest tüketici sözleşmesi gerçekleştirdiği ancak bu uygulamaların sistematik
olmadığı ve hataların giderildiğinin görülmesi sebebiyle 4054 sayılı Kanun’un 9.
maddesi uyarınca söz konusu uygulamalara son verilmesi amacıyla uyarı yazısının
gönderilmesinin gerektiği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.
I. İNCELEME, GEREKÇE VE HUKUKİ DAYANAK
I.1. İlgili Taraflar
I.1.1. Enerjisa Enerji A.Ş. (ENERJİSA ENERJİ)
(13) ENERJİSA ENERJİ, 1996 yılında Sabancı şirketlerinin elektrik gereksinimlerini
karşılamak üzere bir otoprodüktör şirket olarak kurulmuştur. ENERJİSA ENERJİ;
elektrik üretimi, dağıtımı, ticareti ve satışından oluşan dört ana iş koluna ek olarak
doğal gaz alanında faaliyet göstermektedir. Elektrik ve doğal gaz üretiminde faaliyet
gösteren bir Alman şirketi olan E.ON 2013 yılında ENERJİSA’ya %50 oranında ortak
olmuştur. Elektriğin üretimi, ticareti, satışı ve dağıtımı faaliyetleri ENERJİSA ENERJİ
bünyesindeki Enerjisa Enerji Üretim A.Ş. (ENERJİSA ÜRETİM), Enerjisa Elektrik
Enerjisi Toptan Satış A.Ş. (ENERJİSA TOPTAN SATIŞ), BAŞKENT, AYESAŞ ve
TOROSLAR, ile BAŞKENT EDAŞ, AYEDAŞ, TOROSLAR EDAŞ aracılığıyla, doğal
gaz alanındaki faaliyet ise Enerjisa Doğal Gaz Toptan Satış A.Ş. aracılığıyla
sürdürülmektedir.
I.1.2. İstanbul Anadolu Yakası Elektrik Dağıtım A.Ş. (AYEDAŞ)
(14) AYEDAŞ, İstanbul Anadolu Yakası elektrik dağıtım bölgesinde yer alan ilçeler
kapsamındaki elektrik dağıtım şebekesi inşa, bakım ve işletilmesi alanlarında faaliyet
göstermektedir. Türkiye’de elektrik enerjisi sektöründe üretim, dağıtım, toptan ve
perakende ticareti hizmeti veren ENERJİSA, AYEDAŞ’ın hisselerinin %100’ünün blok
satışı yöntemiyle özelleştirilmesi için yapılan ihaleyi kazanarak 2013 yılında hisselerin
devrini tamamlamıştır.
I.1.3. Başkent Elektrik Dağıtım A.Ş. (BAŞKENT EDAŞ)
(15) BAŞKENT EDAŞ, Ankara, Bartın, Çankırı, Karabük, Kastamonu, Kırıkkale ve
Zonguldak illerini kapsayan Başkent elektrik dağıtım bölgesinde elektrik dağıtım
şebekesi inşa, bakım ve işletmesi alanlarında faaliyet göstermektedir. ENERJİSA,
BAŞKENT EDAŞ’ın hisselerinin %100’ünün blok satışı yöntemiyle özelleştirilmesi için
yapılan ihaleyi kazanarak 2009 yılında hisselerin devrini tamamlamıştır.
I.1.4. Toroslar Elektrik Dağıtım A.Ş. (TOROSLAR EDAŞ)
(16) TOROSLAR EDAŞ, Adana, Osmaniye, Gaziantep, Mersin, Kilis ve Hatay illerini
kapsayan Toroslar elektrik dağıtım bölgesinde elektrik dağıtım şebekesi inşa, bakım
ve işletmesi alanlarında faaliyet göstermektedir. ENERJİSA, TOROSLAR EDAŞ’ın
hisselerinin %100’ünün blok satışı yöntemiyle özelleştirilmesi için yapılan ihaleyi
kazanarak 2013 yılında hisselerin devrini tamamlamıştır.

18-27/461-224
6/436

I.1.5. Enerjisa İstanbul Anadolu Yakası Elektrik Perakende Satış A.Ş. (AYESAŞ)
(17) İstanbul’un Anadolu Yakası dağıtım bölgesindeki GTŞ olan AYESAŞ’ın hisselerinin
ENERJİSA’ya devri 2013 yılında tamamlanmıştır. Teşebbüs İstanbul Anadolu
Yakası’nda bulunan serbest olmayan tüketicilere, serbest tüketici niteliğini haiz olup bu
hakkını kullanmayan tüketicilere ve son kaynak tedarikçisi olarak serbest tüketicilere
EPDK tarafından belirlenen düzenlemeye tabi perakende satış tarifesi üzerinden
elektrik satmakla görevlendirilmiştir. Bunun dışında bölgedeki ve bölge dışındaki
serbest tüketicilere, şartları tamamıyla serbest piyasa koşullarına göre belirlenmiş
elektrik enerjisi tedarikini ikili anlaşma yoluyla sağlamaktadır.
I.1.6. Enerjisa Başkent Elektrik Perakende Satış A.Ş. (BAŞKENT)
(18) BAŞKENT, elektrik dağıtım şirketlerinin 01.01.2013 tarihi itibarı ile dağıtım ve
perakende satış faaliyetlerini ayrıştırmasına yönelik yasal zorunluluk kapsamında
kurulmuştur. Ankara, Kırıkkale, Çankırı, Kastamonu, Karabük, Bartın ve Zonguldak
illerini kapsayan Başkent elektrik dağıtım bölgesinde GTŞ olarak faaliyet gösteren
BAŞKENT; bölgedeki serbest olmayan tüketicilere, serbest tüketici niteliğini haiz olup
bu hakkını kullanmayan tüketicilere ve son kaynak tedarikçisi olarak serbest
tüketicilere EPDK tarafından belirlenen düzenlemeye tabi perakende satış tarifesi
üzerinden elektrik satmakla görevlendirilmiştir. Bunun yanında; serbest tüketicilere,
şartları tamamıyla serbest piyasa koşullarına göre belirlenmiş elektrik enerjisi tedarikini
ikili anlaşma yoluyla sağlamaktadır.
I.1.7. Enerjisa Toroslar Elektrik Perakende Satış A.Ş. (TOROSLAR)
(19) Adana, Osmaniye, Gaziantep, Mersin, Hatay ve Kilis illerini kapsayan Toroslar elektrik
dağıtım bölgesinde GTŞ olarak faaliyet gösteren TOROSLAR’ın hisselerinin
ENERJİSA’ya devri 2013 yılında gerçekleşmiştir. Teşebbüs Toroslar dağıtım
bölgesinde bulunan serbest olmayan tüketicilere, serbest tüketici niteliğini haiz olup bu
hakkını kullanmayan tüketicilere ve son kaynak tedarikçisi olarak serbest tüketicilere
EPDK tarafından belirlenen düzenlemeye tabi perakende satış tarifesi üzerinden
elektrik satmakla görevlendirilmiştir. Ayrıca, serbest tüketicilere, şartları tamamıyla
serbest piyasa koşullarına göre belirlenmiş elektrik enerjisi tedarikini ikili anlaşma
yoluyla sağlamaktadır.
I.2. Elektrik Piyasası ve Sektöre İlişkin Bilgi
(20) Elektrik sektörü 1980’li yıllara kadar kamu tekeli altında dikey bütünleşik yapıda
işlemiştir. 1980’li yılların sonlarına doğru bilgi ve iletişim teknolojilerinde yaşanan
ilerlemeler, verimliliği yüksek doğal gaz kombine çevrim santrallerinin devreye girmesi5
ve kamu tekellerinin merkezi hükümetlerin bütçeleri üzerinde yarattığı baskı nedeniyle
elektrik hizmetinin kamu tekeli altında sürdürülmesi tartışmaya açılmış ve reform
tartışmaları gündeme gelmiş, serbestleşme süreci başlamıştır. Türkiye’nin elektrik
sektöründeki serbestleşme sürecini 1984 yılından başlatmak mümkündür.
(21) Elektrik endüstrisindeki değer zincirinde üretim, iletim, dağıtım, toptan satış ve
perakende satış halkaları bulunmaktadır. Serbestleşme süreci ile birlikte üretim, toptan
satış ve perakende satış aşamaları rekabete açılırken, doğal tekel niteliğini haiz iletim
ve dağıtım aşamaları rekabete açılmamış ve tekelci iş modeli devam etmiştir.
(22) 2000’li yıllarla birlikte ivme kazanan süreçte çıkarılan kanunlar ve yayımlanan strateji
belgeleri bağlamında kamunun oyuncu olarak sektördeki payının azaltılması, özel

5 HUNT, S. (2002), Making Competition Work in Electricity, John Wiley & Sons, Inc., ABD.

18-27/461-224
7/436

sektör oyuncularına risklerini yönetmeleri ve yatırımlarını yönlendirebilmeleri için
gerekli mekanizmaların devreye girmesi ve nihai tüketicilere kendi tedarikçisini seçme
hakkı tanınması gibi hususlar hayata geçirilmiştir.
(23) Ülkemizdeki serbestleşme sürecinin yol haritasını oluşturan kanunlar ve politika
belgeleri şu şekilde sıralanabilir:
 3096 sayılı Türkiye Elektrik Kurumu Dışındaki Kuruluşların Elektrik Üretimi,
İletimi, Dağıtımı ve Ticareti ile Görevlendirilmesi Hakkında Kanun
 4283 sayılı Yap-İşlet Modeli ile Elektrik Enerjisi Üretim Tesislerinin Kurulması ve
İşletilmesi ile Enerji Satışının Düzenlenmesi Hakkında Kanun
 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu
 2004/3 sayılı Yüksek Planlama Kurulu Kararı-Elektrik Enerjisi Sektörü Reformu
ve Özelleştirme Strateji Belgesi (Strateji Belgesi): İlgili belgede özelleştirilecek
dağıtım ve üretim varlıklarının belirleneceği ve belli portföy grupları altında
toplanacağı ifade edilmiştir. Ayrıca dengeleme ve uzlaştırma mekanizması ile
tamamlanan, alıcılar ve satıcılar arasındaki ikili anlaşmalara dayalı bir serbest
piyasa yapısının kurulacağı belirtilmiş ve her bir dağıtım bölgesindeki serbest
olmayan tüketicilerin toplam elektrik talebinin %85’nin en fazla beş yıllık olarak
düzenlenecek geçiş sözleşmeleri6,7 ile Türkiye Elektrik Ticaret ve Taahhüt A.Ş.
(TETAŞ) tarafından düzenlenen fiyatlar üzerinden karşılanması öngörülmüştür.
 2009/11 sayılı Yüksek Planlama Kurulu Kararı- Elektrik Enerjisi Piyasası ve Arz
Güvenliği Stratejisi Belgesi: İlgili belgede elektrik toptan satış piyasasının
geliştirilmesi gerektiği ifade edilmiş ve bu kapsamda Elektrik Piyasası
Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği’nin (DUY) tamamlanarak
yayımlanmasının, 01.10.2009 tarihine kadar gün öncesi ticaret için “Gün Öncesi
Planlama” ve gerçek zamanlı dengeleme için de “Dengeleme Güç Piyasası”nın
(DGP) oluşturulmasının, 01.01.2011 tarihine kadar da “Gün Öncesi Planlama”
yerine “Gün Öncesi Piyasası”na (GÖP) geçilmesinin hedeflendiği belirtilmiştir.
Bu hedeflere ek olarak elektrik toptan satış piyasasının geliştirilmesi için vadeli
işlemler piyasasının ve kapasite mekanizmasının devreye alınacağı da ifade
edilmiştir. Toptan satış piyasasının dışında serbest tüketici limitinin düzenli bir
şekilde aşağıya indirilerek piyasa açıklık oranının artırılması, bu bağlamda 2011
yılının sonuna kadar meskenler hariç tüm tüketicilerin 2015 yılına kadarsa tüm
tüketicilerin serbest tüketici olmalarının sağlanacağı belirtilmiştir. Buna ek olarak
01.01.2013 tarihine kadar üretim, dağıtım ve perakende satış faaliyetlerini bir
arada yürüten teşebbüslerin ayrışması ve söz konusu faaliyetleri farklı tüzel
kişilikler altında sürdürmesi ve ayrıca belirlenmiş olan dağıtım ve üretim
varlıklarının özelleştirilmesi öngörülmüştür.
 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu (6446 sayılı Kanun): 6446 sayılı Kanun
çerçevesinde bir önceki kanunda ayrı lisanslara tabi olarak düzenlenmiş olan
perakende ve toptan satış faaliyetleri, tedarik lisansı altında birleştirilmiştir. Bu
kanun ile getirilen en büyük gelişme ise, piyasa işleticisi olan EPİAŞ’ın
kuruluşuna yönelik hükümlerdir. 6446 sayılı Kanun ile getirilen bir diğer husus

6 İlgili dönemde dağıtım şirketi, sonrasında ise GTŞ olarak adlandırılan teşebbüslerin kendi tedarikçisini
seçemeyen veya seçme hakkını kullanmayan tüketicilere yapacakları elektrik tedarikinin %80-85
oranındaki kısmını TETAŞ üzerinden tedarik etmesidir.
75784 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile birlikte
beş yıllık olarak öngörülen geçiş sözleşmelerinin süresi 31.12.2012 tarihine kadar uzatılmıştır.

18-27/461-224
8/436

ise, düzenleyici kuruluş olan EPDK’dan lisans almadan (lisanssız) kurulabilecek
santrallerin tanımının yapılmış olmasıdır.
(24) Aşağıdaki şekilde Türkiye elektrik sektörünün 6446 sayılı Kanun kapsamında yer alan
faaliyetlerin birbirleriyle olan ilişkileri gösterilmektedir.
Şekil 1: 6446 Sayılı Kanunda Yer Alan Faaliyetlerin Birbiriyle Olan İlişkisi

Kaynak: Rekabet Kurumu Elektrik Toptan Satış ve Perakende Satış Sektör Araştırması (Sektör
Araştırması)
(25) Şekilden de görüleceği üzere elektriğin fiziksel ve ticari akışı mevcuttur. Elektriğin
fiziksel akışı regüle bir şekilde iletim ve dağıtım şirketlerince sağlanmaktayken,
elektriğin ticari akışı serbestleşmenin uygulandığı alandır.
(26) Elektriğin fiziksel akışında çeşitli kaynaklara dayalı ve farklı mülkiyetlere sahip
santrallerce üretilen elektrik iletim ve dağıtım hatlarını kullanarak son kullanıcılara
ulaşmaktadır. Ticari akışta ise üretim, toptan satış ve perakende satış olmak üzere
üçlü bir yapı bulunmaktadır. Üretim tarafında hem tamamen piyasa dinamikleri
çerçevesinde üretim yapan oyuncular hem kamu kontrolünde bulunan oyuncular hem
de alım garantisine sahip olan oyuncular faaliyet göstermektedir.
(27) Perakende satış aşamasında düzenlenen tarifeler üzerinden elektrik alan tüketiciler ile
tedarikçisini seçme hakkına sahip tüketiciler bulunmaktadır. Düzenlenen tarifelere tabi
olan tüketiciler elektriklerini GTŞ’lerden almaktayken, kendi tedarikçisini seçme
hakkına sahip olan tüketiciler GTŞ’den, bağımsız tedarik şirketinden8 (BTŞ) veya
üretici şirketlerden elektrik alabilmektedir.

8 BTŞ, elektrik dağıtım bölgesinde GTŞ dışında elektrik tedariki alanında faaliyet gösteren şirketleri ifade
etmektedir. Bu teşebbüslere diğer tedarik şirketleri (DTŞ) de denilmekte olup kararda BTŞ ve DTŞ
kısaltmaları birbiri yerine kullanılmaktadır.

18-27/461-224
9/436

(28) Toptan satış aşaması ise üreticilerin, tedarikçilerin ve talep katılımı yapabilen
tüketicilerin karşılıklı olarak alım-satım yapabildikleri bir yapıdır. Söz konusu yapı
kapsamında piyasa oyuncuları enerji borsaları gibi organize piyasalar veya organize
olmayan piyasalar üzerinden alım-satım yapabilmekte, böylelikle oyuncular portföyünü
dengelemeyebilmekte ve ek gelirler elde edebilmektedir. Sözü edilen piyasa yapısında
devam eden serbestleşme süreci aşağıda yer alan görsel ile özetlenebilecektir.
Şekil 2: Türkiye Elektrik Piyasalarının Serbestleşme Süreci

Kaynak: Sektör Araştırması
(29) Elektrik perakende satış faaliyeti elektrik değer zincirinin son halkasını oluşturmaktadır.
Buna ek olarak perakende aşaması üretim ve toptan satış faaliyetlerine ek olarak
rekabete açılmış olan bir diğer alandır.
(30) Perakende satış faaliyetinin rekabete açılmasının iki aşaması bulunmaktadır.
Serbestleşme sürecine ilişkin yapılan özelleştirmeler perakende piyasada rekabetin
tesis edilmesindeki ilk aşamayı oluştururken yıllık tüketimi serbest tüketici limitini aşan
tüketicilere kendi tedarikçisini seçme hakkının verilmesi ve bu yolla yerleşik perakende
satış şirketleri dışındaki oyuncuların da piyasaya girebilmesinin sağlanması ikinci ve
nihai aşamayı oluşturmaktadır.
(31) İlk aşama açısından bakıldığında perakende satış faaliyetinin tamamı özel şirketler
tarafından yürütülmektedir. İkinci boyut bağlamında ise serbest tüketici limitinin 2.400
kWh’a9 düşürülmesi ile önemli sayıda tüketici kendi tedarikçisini seçme hakkına
kavuşmuştur.
(32) Türkiye elektrik perakende piyasası serbest tüketici limiti çerçevesinde ikiye
ayrılabilecektir. Yıllık tüketimi EPDK tarafından belirlenen serbest tüketici limitinin
altında kalan tüketiciler perakende piyasanın rekabete kapalı bölümünü
oluşturmaktadır. Söz konusu tüketicilere elektrik tedariki 21 dağıtım şirketinden hukuki
olarak ayrışarak kurulmuş olan GTŞ’ler tarafından EPDK’nın düzenlenmekte olduğu
tarifeler üzerinden fiyatlandırılarak yapılmaktadır10. Her bir GTŞ görevli olduğu elektrik
dağıtım bölgesinde piyasanın rekabete kapalı bulunan kısmında yer alan tüketicilere
elektrik enerjisi tedariki bakımından münhasır sağlayıcıdır.
(33) Piyasanın diğer kısmı ise yıllık tüketimi serbest tüketici limitini geçen ve bu bağlamda
kendi tedarikçisini seçme hakkını kullanan tüketiciler ile yıllık tüketimi söz konusu limiti

9 İlgili ifade “kiloWatt saat”’in kısaltmasıdır.
10 GTŞ’lerin düzenlenen tarife üzerinden yaptıkları tedarikteki brüt kar marjları %3,49’dur. Söz konusu
oran sabittir.

18-27/461-224
10/436

geçen ancak serbest tüketici hakkını henüz kullanmamış ya da diğer bir ifadeyle,
dolaylı olarak elektrik enerjisi tedarikini, serbest tüketici hakkının kullanımına ilişkin
henüz bir edimde bulunmayarak GTŞ’den devam ettiren tüketicilerden oluşmaktadır.
Serbest tüketici hakkını kullanan tüketicilere yapılan tedarikin fiyatlaması taraflar
arasında teorik olarak serbestçe belirlenebilmektedir11. Ayrıca tedarikçiler açısından
sabit bir kar marjı bulunmamakta, her bir tedarikçi tüm maliyetlerini ve gelirlerini piyasa
dinamikleri çerçevesinde yönetmektedir. Buna ek olarak serbest tüketici hakkına sahip
tüketiciler bakımından herhangi bir münhasır sağlayıcı bulunmamakta, herhangi bir
tedarikçi herhangi bir bölgede bulunan tüketiciye elektrik tedarik edebilmektedir.
(34) Piyasanın rekabete açık ve kapalı kısımlarının EPDK tarafından belirlenen serbest
tüketici limitleri kapsamında oluştuğu düşünüldüğünde serbest tüketici limitinin ve
teorik piyasa açıklık oranının12 yıllar içindeki gelişimine yer vermek yararlı olacaktır.
Grafik 1: 2010-2016 Döneminde Serbest Tüketici Limiti ve Teorik Piyasa Açıklı Oranının Gelişimi

Kaynak: EPDK
(35) Grafikten anlaşıldığı üzere, EPDK tarafından düşürülen serbest tüketici limiti
çerçevesinde ülkemizdeki tüketimin %85’ini gerçekleştiren tüketiciler kendi
tedarikçisini seçme hakkına kavuşmuş durumdadır. Ancak tüketicilere kendi
tedarikçisini seçme hakkı tanımak kadar verilen hakkın, tüketici bilinci ve erişime açık
yeterli sayıda tedarikçi seçeneği doğrultusunda yaygın ve etkin olarak kullanılması da
rekabetçi bir perakende satış piyasası için önemlidir. Bu bakımdan, kendi tedarikçisini
seçme hakkına sahip olan tüketicilerden bu hakkını kullananların tüketiminin toplam
tüketime oranını gösteren fiili piyasa açıklık oranını dikkate almak yerinde olacaktır.
EPDK tarafından yayımlanan veriler dikkate alındığında, 2016 yılında serbest tüketici
hakkını kullanan tüketicilerin tüketimi 131,23 tWh13 olarak gerçekleşmiştir. Söz konusu
tüketim toplam tüketim olan 277,52 tWh ile karşılaştırıldığında, fiili piyasa açıklık oranı
yaklaşık olarak %61’dir. Teorik piyasa açıklık oranı ile kıyaslandığında piyasada
serbest tüketici hakkından yararlanabilecek durumda olan tüketimin yaklaşık yarısı bu
haktan yararlanmaktadır.
(36) Serbest tüketici hakkından yararlanan tüketim miktarının yanı sıra anılan haktan kaç
adet sayacın yararlandığı da önem taşımaktadır. Aşağıdaki grafikte 2010 yılından

11 Fiyatların belirlenmesi genel olarak fiili tavan fiyat olan tarifeler üzerinden verilen indirimler şeklinde
olmaktadır.
12 Teorik piyasa açıklık oranı yıllık tüketimleri serbest tüketici limitini geçen tüketicilerin tüketimlerinin
toplamının, tüketicilerin toplam tüketimlerine oranlanması ile bulunmaktadır.
13 İlgili ifade “teraWatt saat”’in kısaltmasıdır.

18-27/461-224
11/436

günümüze serbest tüketici hakkını kullanarak elektrik tedarik eden sayaçların sayısına
yer verilmektedir.
Grafik 2: 2009 - 2017 Döneminde Serbest Tüketici Hakkından Yararlanan Sayaç Sayısının Gelişimi

Kaynak: EPİAŞ
(37) Grafikten de görüleceği üzere, 2013 yılı ile birlikte serbest tüketici hakkından
yararlanan sayaç sayısında hızlı bir artış gözlemlenmektedir. Bu durumun temel
sebebi ise serbest tüketici limitinin 01.01.2013 yılında 25.000 kWh’tan 5.000 kWh’a
düşürülmesidir. Belirtilen düşüş ile birlikte birçok orta ve küçük ölçekli tüketici de kendi
tedarikçisini seçme hakkına kavuşmuştur.
(38) 2017 Mayıs itibarıyla serbest tüketici hakkından yararlanmakta olan sayaç sayısı
3.828.432’dir. Ülkemizde serbest tüketici niteliğine sahip toplam sayaç sayısının
yaklaşık 8,5 milyon14 olduğu düşünüldüğünde kendi tedarikçisini seçebilecek
sayaçların yaklaşık %45’i serbest tüketici hakkından yararlanmaktadır. Söz konusu
oranın mevcut durumda 2.400 kWh olan serbest tüketici limitinin daha da aşağıya
çekilmesi ile yükselmesi beklenmektedir.
(39) Perakende piyasasındaki yoğunlaşmayı değerlendirmek için elektrik perakende satış
piyasasında yerleşik ve diğer tedarikçilerin sahip olduğu serbest tüketici sayacına ve
söz konusu sayaçların tüketimlerine bakmak yararlı olacaktır. Aşağıdaki grafiklerde
serbest tüketici sayaçlarının ve söz konusu sayaçların tüketimlerinin dağılımına yer
verilmektedir.



14 Söz konusu sayı kesinlik arz etmemekle birlikte ulusal konferanslarda dile getirilmiştir.
0,00
200,00
400,00
600,00
800,00
1.000,00
1.200,00
1.400,00
1.600,00
1.800,00
2.000,00
2.200,00
2.400,00
2.600,00
2.800,00
3.000,00
3.200,00
3.400,00
3.600,00
3.800,00
4.000,00
4.200,00
4.400,00
4.600,00
4.800,00
5.000,00
A
ra
.0
9
N
is
.1
0
A
ğu
.1
0
A
ra
.1
0
N
is
.1
1
A
ğu
.1
1
A
ra
.1
1
N
is
.1
2
A
ğu
.1
2
A
ra
.1
2
N
is
.1
3
A
ğu
.1
3
A
ra
.1
3
N
is
.1
4
A
ğu
.1
4
A
ra
.1
4
N
is
.1
5
A
ğu
.1
5
A
ra
.1
5
N
is
.1
6
A
ğu
.1
6
A
ra
.1
6
N
is
.1
7
A
ğu
.1
7
A
ra
.1
7
B
in

18-27/461-224
12/436

Grafik 3: 2016 Eylül İtibarıyla Serbest Tüketici Sayaçlarının Dağılımı

Kaynak: EPİAŞ

Grafik 4: Eylül 2015- Eylül 2016 Dönemi İçin Serbest Tüketicilerin Tüketimlerinin Dağılımı
Kaynak: EPİAŞ
(40) Serbest tüketici sayaçlarının ve tüketim miktarlarının genel dağılımına ek olarak
piyasadaki en büyük dört tedarikçi olan Enerjisa, CK, Bereket Grubu ve Limak’ın
paylarına göz atmak yerinde olacaktır. En büyük dört tedarikçinin sahip olduğu serbest
tüketici sayaçları ve tüketim miktarları aşağıdaki grafiklerde gösterilmektedir.







97,38%
84,34%
90,78%
91,20%
2,62%
15,66%
9,22%
8,80%
0
500.000
1.000.000
1.500.000
2.000.000
2.500.000
Mesken Ticarethane Sanayi Toplam
GTŞ DTŞ
89,67%
71,35%
80,81%
75,41%
10,33%
28,65%
19,19%
24,59%
0,00
5.000.000,00
10.000.000,00
15.000.000,00
20.000.000,00
25.000.000,00
30.000.000,00
35.000.000,00
40.000.000,00
45.000.000,00
50.000.000,00
Mesken Ticarethane Sanayi Toplam
GTŞ DTŞ

18-27/461-224
13/436

Grafik 5: Eylül 2016 İtibarıyla En Büyük Dört Tedarikçinin Portföyündeki Serbest Tüketici Sayaçlarının
Oranı
Kaynak: EPİAŞ

Grafik 6: Eylül 2015 - Eylül 2016 Dönemi İçin En Büyük Dört Tedarikçinin Portföyündeki Serbest
Tüketicilerin Tüketimlerinin Oranı
Kaynak: EPİAŞ
(41) Yukarıdaki grafiklerden görüleceği üzere, GTŞ’ler ve GTŞ’lerle aynı ekonomik bütünlük
içinde bulunan tedarikçiler tüketim bakımından %75, sayaç sayısı bakımında da %91
paya sahip durumdadır. Müşteri gruplarına ayrı ayrı bakıldığında da yerleşik şirketlerin
her üç tüketici grubunda da çok ciddi bir ağırlığa sahip olduğu anlaşılmaktadır.
(42) Öte yandan BTŞ’ler sayaç sayısı bakımından mesken, ticarethane ve sanayi
gruplarında marjinal bir paya sahip iken, tüketim bazında sahip oldukları payda artış
gözlemlenmektedir. Bu bağlamda BTŞ’lerin portföylerinde bulunan müşterilerin
ortalama tüketimlerinin, yerleşik şirketlerin portföyünde bulunan müşterilere kıyasla
daha yüksek olduğu değerlendirilmektedir. Buna ek olarak BTŞ’lerin en aktif oldukları
piyasa bölümünün ticarethane grubu olduğu görülmektedir.
(43) Mesken, ticarethane ve sanayi grubu tüketicilerin GTŞ ve BTŞ’ler arasındaki
dağılımları birbirinden farklılık göstermektedir. Söz konusu durumun düzenlenen
83,08%
64,23%
73,69%
74,14%
16,92%
35,77%
26,31%
25,86%
0
200000
400000
600000
800000
1000000
1200000
1400000
1600000
1800000
2000000
Mesken Ticarethane Sanayi Toplam
İlk 4 Diğerleri
76,60%
48,20%
67,01%
55,45%
23,40%
51,80%
32,99%
44,55%
0,00
5.000.000,00
10.000.000,00
15.000.000,00
20.000.000,00
25.000.000,00
30.000.000,00
35.000.000,00
Mesken Ticarethane Sanayi Toplam
İlk 4 Diğerleri

18-27/461-224
14/436

tarifelerdeki fiyat seviyesi, gerçekleşen Piyasa Takas Fiyatı (PTF)15 ve ilgili müşteri
gruplarının özellikleri nedeniyle oluştuğu değerlendirilmektedir. Bu çerçevede anılan
etmenlere yer vermek perakende satış piyasasının anlaşılması için yararlı olacaktır.
(44) EPDK tarafından üç aylık dönemler için belirlenmekte olan tarifeler, piyasada faaliyet
gösteren tedarikçiler açısından fiili tavan fiyat olarak algılanmakta ve tedarikçilerin
müşterilere sundukları teklifler tarifeler üzerinden iskonto olarak verilmektedir. Öte
yandan GÖP’te oluşan PTF, tedarikçilerin maliyetlerinin temel göstergesi olarak kabul
edilmektedir. Bunun yanında PTF’ye ek olarak Yenilenebilir Enerji Destekleme
Mekanizması (YEK) sonucunda ortaya çıkan maliyet de tedarikçiler açısından
önemlidir. Bu bağlamda YEK’e kısaca değinmek yararlı olacaktır.
(45) YEK güneş, rüzgar, jeotermal ve biogaz gibi yenilenebilir kaynaklardan üretilen elektrik
enerjisi miktarının arttırılması için oluşturulan bir teşvik mekanizmasıdır. Söz konusu
teşvik mekanizması iki bölümden oluşmaktadır. İlk bölüm kapsamında üretilen kWh
başına ABD Doları cinsinden alım garantileri uygulanırken ikinci bölüm kapsamında
yenilenebilir enerji üretecek olan santrallerde yerli parça kullanılması durumunda alım
garantisi kapsamında verilen ücret artmaktadır. YEK kapsamında ödenen teşvikler
piyasa katılımcılarının tedarik ettikleri elektrik miktarlarına bölünerek birim başı YEK
maliyeti hesaplanmakta ve tedarikçilerin serbest tüketicilerden oluşan portföy
büyüklükleri oranında tedarikçilere dağıtılmaktadır. Bu sebeple PTF + YEK ile tarifeler
arasındaki ilişki tedarikçilerin davranışları üzerinde oldukça etkili olmaktadır. Aşağıdaki
grafiklerde müşteri gruplarına yönelik tarifeler ile PTF ve PTF + YEK kıyaslamalarına
yer verilmektedir.
Grafik 7: Ocak 2015 - Ekim 2017 Döneminde PTF, YEK Maliyeti ve Tek Zamanlı Sanayi Tarifesi
(TL/mWh16)
Kaynak: EPİAŞ Şeffaflık Platformu


15 PTF, piyasa katılımcıları tarafından GÖP’e yapılan alış ve satış tekliflerinin birbirleriyle eşleştirilmesi
sonucunda oluşan fiyattır. Günün her bir saati için ayrı bir PTF oluşmaktadır. PTF’nin seyri piyasa
katılımcılarına piyasadaki arz ve talep durumu hakkında sinyal vermektedir. Bu bakımdan PTF, elektrik
piyasaları açısından temel gösterge niteliğinde bulunmaktadır.
16 İlgili ifade “megaWatt saat”’in kısaltmasıdır.

18-27/461-224
15/436

Grafik 8: Ocak 2015 - Ekim 2017 Döneminde PTF, YEK Maliyeti ve Tek Zamanlı Ticarethane Tarifesi
(TL/mWh)
Kaynak: EPİAŞ Şeffaflık Platformu
Grafik 9: Şubat 2015 - Şubat 2017 Döneminde PTF, YEK Maliyeti ve Tek Zamanlı Mesken Tarifesi
(TL/mWh)

Kaynak: EPİAŞ Şeffaflık Platformu
(46) Grafiklere bakıldığında, sanayi tarifesinin mesken ve ticarethane tarifesine kıyasla
daha düşük belirlendiği görülecektir. Söz konusu tarifeler ilgili müşteri gruplarında
bulunan müşteriler bakımından fiili anlamda tavan fiyat işlevi görmektedir.
(47) Tedarikçilerin maliyetini gösteren PTF ve YEK maliyetleri tarifelerle kıyaslandığında
tedarikçiler açısından tüm müşteri gruplarında hareket alanının iyice daraldığı, hatta
2016 Kasım-Aralık döneminde eksiye düştüğü görülmektedir. Söz konusu daralmanın
sanayi grubu müşterileri bağlamında çok daha ciddi olduğu anlaşılmaktadır. Buna
bağlı olarak bu durum bir tedarikçinin tarife üzerinden indirim vererek serbest
tüketicilere teklif vermesini zorlaştırmaktadır.
(48) Tam da bu noktada, elektrik perakende satış pazarına ilişkin olarak YEK maliyetinden
söz etmek yerinde olacaktır. YEK kapsamında üreticilere verilen teşviklerin
oluşturduğu yük tedarik şirketlerinin sahip oldukları serbest tüketici portföyü oranında
tedarikçilere dağıtılmaktadır. Diğer bir ifadeyle, YEK maliyeti tüm elektrik kullanıcılarına
değil, sadece serbest tüketici hakkını kullanan tüketiciler üzerine dağıtılmaktadır. Bu
durumun elektrik perakende satış faaliyeti bakımından iki sonuca neden olduğu

18-27/461-224
16/436

söylenebilir. Bunlardan ilki bütün yükün tedarikçilere ve dolayısıyla serbest tüketicilere
aktarılması ile tedarikçilerin serbest tüketicilere fayda sağlayabilecekleri marjın
daralmasıdır. Nitekim, PTF’nin üzerine YEK maliyeti eklendiğinde tarifenin altında teklif
vermenin son dönemde oldukça güçleştiğine ilişkin grafikler yukarıda gösterilmiştir.
(49) İkinci husus ise serbest tüketici hakkını kullanan ve kullanmayan tüketicilere ilişkindir.
YEK mekanizması ülkemizin yenilenebilir enerjiye dayalı üretimini artırmak ve bununla
bağlantılı olarak daha çevreci bir enerji politikası geliştirmek için gündeme gelmiştir.
Diğer bir ifadeyle, söz konusu mekanizma tüm topluma fayda yaratmak için getirilmiştir.
YEK maliyetinin mevcut bölüşüm mekanizması nihai tüketiciler arasında da dengesiz/
adil olmayan bir yük paylaşımına yol açmaktadır. Zira serbest tüketici hakkına sahip
olduğu halde bu hakkı kullanmayan ve oldukça yüksek tüketime sahip bir tüketici
YEKDEM maliyetini üstlenmezken serbest tüketici hakkını kullanan bir başka ortalama
tüketici bu maliyete katlanmaktadır. Söz konusu bölüşüm serbest tüketici hakkından
yararlanmanın maliyetini artırıcı niteliktedir. Bu çerçevede hali hazırda bilinç seviyesi
düşük olan tüketicilerin serbest tüketici hakkından yararlanmak için ek bir maliyetle
karşılaşması, tüketicilerin tedarikçisini seçme hakkını kullanması karşısında caydırıcı
bir etken olarak işlev gösterecek, bu kapsamda serbestleşme sürecini olumsuz yönde
etkileyebilecektir. Başka bir deyişle, uygulamaya konan iki enerji politikasının sonuçları
birbirini negatif etkileyebilecektir.
(50) GTŞ’ler, sorumlu oldukları elektrik bölgeleri bakımından sahip oldukları müşteri
merkezleri ve yerleşik şirket olmalarına bağlı marka imajları aracılığıyla müşterileri
kolay bir şekilde ikna edebilmektedir. Öte yandan BTŞ’ler, genel anlamda marka
imajından yoksun bulunmaktadır. Buna ek olarak BTŞ’lerin müşteri kazanmak için
sıfırdan bayi ağı kurması ve satış/pazarlama harcaması yapması gerekmektedir.
Yukarıda verilen tarife-PTF/YEK ilişkisindeki son dönemlerdeki seyir göz önünde
bulundurulduğunda BTŞ’lerin perakende piyasasında faaliyette bulunmalarının
GTŞ’lere nazaran daha zorlaştığı söylenebilir.
(51) Müşteri gruplarının özelliklerine bakıldığında, sanayi müşterileri elektrik piyasasındaki
serbestleşme konusundaki en bilinçli grup olarak kabul edilmektedir. Sanayi müşterileri
elektrik hizmetini bir girdi olarak algılamakta, bu anlamda piyasadaki birçok oyuncudan
teklif alarak en uygun teklifi bulmaya çalışmaktadır. Mesken müşterileri ise sanayi
müşterilerinin tam aksine bilinç seviyesi en düşük olan müşteri grubudur. Buna ek
olarak bu grupta yer alan müşteriler daha az sayıda farklı tedarikçiye ulaşabilmekte ve
fiyata ilişkin hassasiyetleri düşük olmaktadır. Ticarethane müşterileri açısından
bakıldığında, bu grupta bulunan müşterilerin davranışları yıllık tüketim miktarı arttıkça
sanayi grubu ile benzerlik göstermekteyken yıllık tüketim miktarı azaldıkça mesken
grubu ile benzerlik göstermektedir.
(52) Ticarethane müşterileri yerleşik şirketler dışında kalan tedarikçilere geçiş yapma
konusunda en aktif olan grubu oluşturmaktadırlar. Yüksek tüketime, piyasa hakkında
bilince ve fiyat hassasiyetine rağmen sanayi müşterilerinin en aktif müşteri grubu
olmamasının temel sebebinin mesken ve ticarethane tarifelerine göre düşük olan
sanayi tarifesinin varlığı olduğu söylenebilir. Tarifelerin ayrıntısına aşağıdaki grafikte
yer verilmektedir.




18-27/461-224
17/436

Grafik 10: Dağıtımdan Sisteme Bağlı Olan Mesken, Ticarethane ve Sanayi Tarifelerin Alt Kırılımları

(53) Grafikten de görüleceği üzere, elektrik bedelinin kendisi tüketiciler tarafından ödenen
nihai tutarın yaklaşık %50’sine tekabül etmektedir. Elektriğini serbest tüketici hakkını
kullanarak ikili anlaşmalarla alan son kullanıcıların da dağıtım bedeli, enerji fonu, TRT
payı, BTV ve KDV gibi kalemleri ödemeye devam ettiği göz önünde
bulundurulduğunda, serbestleşme kapsamında tedarikçiler, tüketicilere toplam fatura
bedeli üzerinden değil tüketicilerin toplam maliyetinin yaklaşık %50’si üzerinden fayda
sağlayabilmektedir.
(54) Türkiye elektrik perakende satış piyasasına ilişkin olarak önemli olan bir diğer husus
da son kaynak tedarik mekanizmasının varlığıdır. Son kaynak tedariki, serbestleşen
elektrik piyasasında serbest tüketici olarak herhangi bir tedarikçiden elektrik hizmeti
temin ettiği tedarikçisi iflas etmiş olan, bahse konu tedarikçinin birtakım mevzuatsal
yükümlülüklerini yerine getirememiş olması nedeniyle aynı tedarikçinin portföyü
boşaltılmış olması nedeniyle açığa çıkan veya kendisine elektrik sağlayacak uygun
tedarikçi bulamayan tüketicilerin korunması amacıyla geliştirilmiş bir mekanizmadır.
Tanımından da anlaşılacağı üzere, son kaynak tedariki esasen süreklilik arz eden bir
duruma değil tedarikçinin iflas etmesi veya tüketicinin tedarikçi bulamaması gibi istisnai
bir durumda elektrik hizmetinin sürekliliğini korumaya yönelik olarak işleyen bir sisteme
işaret etmektedir. Bu sebeple söz konusu mekanizma çerçevesinde oluşturulan
fiyatlama, teorik olarak piyasada oluşan fiyatların ciddi anlamda üzerinde
belirlenmekte, bu şekilde tüketicileri serbestleşen piyasadan elektrik almaya
yönlendirmekte, hatta zorlamaktadır.
(55) Son kullanıcılara yapılan satışlarla ilgili olan bir diğer kavram varsayılan tedarikçi
kavramdır. Söz konusu kavram son kaynak tedariki kavramı ile karıştırıldığından,
51,98% 51,56% 56,63%
28,60% 29,07%
23,59%
15,25% 15,25%
15,25%
0,000000
0,050000
0,100000
0,150000
0,200000
0,250000
0,300000
0,350000
0,400000
0,450000
1 kwh/Mesken 1 kwh/Ticarethane 1 kwh/Sanayi
Elektrik Ücreti Dağıtım Bedeli Enerji Fonu (%1) TRT Payı (%2) BTV * (%5) KDV (%18)

18-27/461-224
18/436

varsayılan tedarikçi kavramını kısaca açıklamak yerinde olacaktır. Elektrik
piyasalarının serbestleştirilmesi uzun bir süreç içinde gerçekleştirilmektedir. Elektrik
piyasasındaki serbestleşmenin önemli parçalarından olan tüketicilere kendi
tedarikçisini seçme hakkı tanınmasını ani bir şekilde tüm tüketicilere yaymak, işleyişin
doğasına ters gelmekte ve reform çabalarını sekteye uğratabilmektedir. Dolayısıyla
son kullanıcılara kendi tedarikçisini seçme hakkı belli limitler dâhilinde ve aşama
aşama verilmektedir. Öte yandan son kullanıcılara fayda sağlamak amacıyla yapılan
ve düzenlenen bir yapıdan serbest bir yapıya geçişi öngören süreçte tüketicilerin zarar
görmemesi için tüketicilerin yeterince bilinçli hale gelene kadar korunması gündeme
gelmektedir. Bu çerçevede kendi tedarikçisini seçme hakkına sahip olmasına rağmen
tedarikçisini değiştirmek istemeyen veya başka bir tedarikçiyle anlaştıktan sonra
tedarikçisi ile sorun yaşayan tüketicileri korumak amacıyla varsayılan tedarikçi
mekanizması geliştirilmiştir.
(56) Varsayılan tedarikçi, son kaynaktan farklı olarak serbestleşme sürecinin
tamamlanmasına kadar tüketicilerin mağdur edilmesini önlemek amacıyla geliştirilen
bir mekanizmadır. Ayrıca yine son kaynak tedarikinden farklı olarak varsayılan
tedarikçiye ilişkin yapılan fiyat düzenlemeleri tüketiciyi cezalandırmaya yönelik değildir.
Bu nedenle varsayılan tedarikçi için öngörülen tarifeler son kaynak tedariki için
öngörülen tarifelere göre daha düşük olmaktadır.
(57) Son kaynak tedariki 6446 sayılı Kanun’da “serbest tüketici niteliğini haiz olduğu halde
elektrik enerjisini, son kaynak tedarikçisi olarak yetkilendirilen tedarik lisansı sahibi
şirket dışında bir tedarikçiden temin etmeyen tüketicilere elektrik enerjisi tedariki”
şeklinde tanımlanmıştır. Tanımda yer verilen hususların son kaynak tedarikinden
ziyade varsayılan tedarikçiye yönelik olduğu görülmektedir. Ancak fiili durumda
tedarikçisi iflas eden, kendisine tedarikçi bulamayan ve başka bir tedarikçiden elektrik
almayı tercih etmeyen tüketicilerin hepsi 6446 sayılı Kanun’da tanımlanan son kaynak
tedariki çerçevesinde elektrik almaktadır. Başka bir ifadeyle son kaynak tedariki ile
varsayılan tedarikçi kavramları Türkiye elektrik piyasası bakımından fiili anlamda
çakışık durumdadır. Ülkemizdeki piyasa yapısı kapsamında son kaynak tedariki
hizmeti GTŞ’ler aracılığıyla sağlanmaktadır.
(58) Faturalama veya ödeme bildirimi, elektrik perakende satışı kapsamında kritik önemi
haiz bir müessesedir. Öyle ki, müşteriler faturalar üzerinden aylık olarak
gerçekleştirdikleri toplam tüketimlerini, tüketimlerinin gündüz/puant/gece kırılımlarını,
hangi dönem için birim başına ne kadar maliyete katlandıklarını ve dağıtım hizmet
bedeli gibi diğer kalemleri görme şansı bulmaktadır. Esasen bir tüketicinin abonelik
hizmeti kapsamında elektrik enerjisi hizmeti satın alması ile bir mağazada alışveriş
yapması arasında salt bir mal veya hizmet tüketimi yapılması bakımından bir fark
bulunmamakla birlikte, yapılan tüketim ve satın almaya ilişkin değerlendirme ve seçim
mekanizmalarının işletilmesi noktasında büyük farklar bulunmaktadır.
(59) Davranışsal iktisat bağlamında talep taraflı piyasa aksaklıkları kısmında daha ayrıntılı
şekilde yer verileceği üzere, mağaza alışverişi esnasında tüketim ve satın alma ile
bunlara ilişkin değerlendirme ve seçim yapma mekanizması örtüşen şekilde işletilirken,
abone hizmetleri kapsamında tüketim ve satın alma ile bunlara ilişkin değerlendirme –
seçim yapma mekanizmaları eş anlı işletilememektedir. Öyle ki ihmalkâr ve dikkatsiz
bir tüketici için bu mekanizmalar çok uzun süreler boyunca bile hiç işletilmeyebilecek
olmakla birlikte, bu mekanizmaların işletilmesini tetikleyecek en temel uyarıcı esasen
faturalandırma hizmetidir. Tüketici, faturalandırma hizmeti aracılığıyla en azından
gerçekleştirmiş olduğu tüketime dair bilgileri ve bu tüketimin koşullarını
görebilmektedir. Dolayısıyla faturalama ve ödeme bildirimi hizmetlerinin en ideal

18-27/461-224
19/436

şekilde, düzenli bir şekilde ve eksiksiz bir içerikle tesis edilmesi büyük önem arz
etmektedir.
(60) Öte yandan, faturalarda yer alan tüketimler ve ilgili fiyatlandırmalar, ilgili müşteriye teklif
vermek isteyen tedarikçiler için de önem arz etmektedir. Böylece bir tedarikçi, ilgili
müşterinin tüketim alışkanlıklarına göre mevcut tedarikçiden daha uygun fiyat teklifleri
sunabilecek ve dolayısıyla tüketiciler daha düşük fiyatlardan ve daha kaliteli
hizmetlerden yararlanabileceklerdir.
I.3. İlgili Pazar
(61) Daha önce de ifade edildiği üzere elektrik piyasasının değer zinciri; üretim, iletim,
toptan satış, dağıtım ve perakende satış gibi halkalardan oluşmaktadır. İşbu dosya
kapsamında elektrik perakende satış faaliyetinde bulunan ENERJİSA BAŞKENT,
ENERJİSA TOROSLAR, ENERJİSA İSTANBUL ANADOLU YAKASI ile dağıtım
faaliyetinde bulunan BAŞKENT EDAŞ, TOROSLAR EDAŞ ve AYEDAŞ’ın
davranışlarının inceleniyor olması nedeniyle elektrik dağıtım ve elektrik perakende
satış piyasalarında ilgili pazar değerlendirmesi yapılmaktadır.
I.3.1. Elektrik Dağıtım Faaliyetine İlişkin İlgili Pazar
I.3.1.1. İlgili Ürün Pazarı
(62) Elektrik dağıtım hizmeti serbestleşme süreci kapsamında özelleştirilen fakat doğal
tekel niteliği dolayısıyla serbestleştirilmeyen ve düzenlenen bir faaliyet alanıdır. Elektrik
dağıtım hizmeti temel olarak, iletim şebekesinden gelen elektriğin trafo merkezinde
geriliminin düşürülmesinden son kullanıcıya ulaştırılmasına kadar ki süreci kapsayan
bir hizmettir.
(63) Elektrik dağıtım hizmetinin rekabete kapalı bir alan olması ve tekelci düzenlemelere
tabi bulunması nedeniyle “elektrik dağıtım hizmeti” ilgili ürün pazarı olarak
tanımlanmıştır.
I.3.1.2. İlgili Coğrafi Pazar
(64) Ülkemiz 21 ayrı elektrik dağıtım bölgesine ayrılmış olup her bir bölgede ilgili dağıtım
şirketi elektrik dağıtım hizmeti vermek için münhasıran yetkilendirilmiştir. Bu kapsamda
elektrik dağıtım hizmeti bakımından BAŞKENT EDAŞ’ın münhasıran yetkili bulunduğu
“Ankara, Bartın, Çankırı, Zonguldak, Kastamonu, Kırıkkale ve Karabük illeri”,
TOROSLAR EDAŞ’ın münhasıran yetkili bulunduğu “Adana, İçel, Hatay, Osmaniye,
Gaziantep ve Kilis illeri” ve AYEDAŞ’ın münhasıran yetkili bulunduğu “İstanbul Anadolu
Yakası” ilgili coğrafi pazar olarak tanımlanmıştır.
I.3.2. Elektrik Perakende Satış Faaliyetine İlişkin İlgili Pazar
(65) Elektrik piyasasının serbestleşme sürecinde elektrik perakende satış faaliyeti, yapılan
özelleştirmeler, son kullanıcıya tedarikçisini seçme hakkı tanınması ve özel sektörün
katılımcı olarak piyasaya dahil olmasıyla rekabete açılmıştır.
(66) Elektrik perakende satış piyasasında son kullanıcı olarak mesken, ticarethane, sanayi,
tarımsal sulama ve aydınlatma müşterileri bulunmaktadır. Son kullanıcıların 2016
yılındaki tüketim oranlarına aşağıdaki grafikte yer verilmektedir.




18-27/461-224
20/436

Grafik 11: Son Kullanıcı Gruplarına Göre 2016 Yılı Tüketim Dağılımı (mWh)

Kaynak: EPDK Aylık Elektrik Sektör Raporları
(67) Türkiye’de elektrik tüketimi bakımından en büyük müşteri grubu, %42’lik pay ile sanayi
grubudur. Sanayi grubunu %29’luk pay ile ticarethane takip etmektedir. Üçüncü sırada
ise toplam tüketim içindeki payı %24 olan mesken grubu bulunmaktadır. Grafikten de
anlaşılacağı üzere, aydınlatma ve tarımsal sulama tüketimleri perakende piyasasında
marjinal bir paya sahiptir. Buna ek olarak aydınlatma hizmeti tüm topluma sunulmakta,
söz konusu hizmet kapsamında tüketilen elektriğin maliyeti Enerji ve Tabii Kaynaklar
Bakanlığı (ETKB) ile belediyeler tarafından karşılanmaktadır. Dolayısıyla elektrik
perakende piyasasına ilişkin yapılacak analizlerde aydınlatma ve tarımsal sulama
tüketimleri dışarıda bırakılarak mesken, ticarethane ve sanayi gruplarına
odaklanılmıştır.
(68) Türkiye elektrik perakende satış piyasasında ikili bir yapı bulunmaktadır. İkili yapının
ilk kısmı EPDK tarafından belirlenen serbest tüketici limitinin altında tüketimi bulunan,
diğer bir ifadeyle hiçbir şekilde ikili anlaşma yapma imkânı bulunmayan tüketicilerden
oluşurken, piyasanın ikinci kısmı ise anılan serbest tüketici limitinin üzerinde tüketimi
bulunan tüketicilerden oluşmaktadır.
(69) Piyasanın rekabete kapalı bölümü olarak nitelendirilebilecek ilk bölümde elektrik
tedariki son kaynak tedariki kapsamında münhasıran GTŞ’ler tarafından düzenlenen
tarifeler üzerinden yapılmaktadır. Piyasanın rekabete açık kısmında ise elektrik tedariki
GTŞ’ler veya BTŞ’ler tarafından ikili anlaşmalarla veya düzenlenen tarifeler üzerinden
yapılabilmektedir. Bahsi geçen yapıdan dolayı elektrik perakende satış piyasasının
serbest tüketici limiti altında kalan tüketiciler ve bu limitin üzerinde kalan tüketiciler
olarak analiz edilmesi gerekmektedir.
I.3.2.1. Serbest Tüketici Limitinin Altında Kalan Tüketiciler Bakımından İlgili
Pazar
I.3.2.1.1. İlgili Ürün Pazarı
(70) 6446 sayılı Kanun’un “Toptan ve Perakende Satış Faaliyetleri” başlıklı 10. maddesinin
dördüncü fıkrasında; “ (…) Görevli tedarik şirketi, ilgili dağıtım bölgesinde bulunan
serbest tüketici olmayan tüketicilere Kurul tarafından onaylanan perakende satış
tarifeleri üzerinden elektrik enerjisi satışı yapar.” hükmü yer almaktadır. Söz konusu
2%
24%
29%3%
42%
Aydınlatma
Mesken
Ticarethane
Tarımsal Sunuma
Sanayi

18-27/461-224
21/436

hüküm çerçevesinde GTŞ’lerin serbest tüketici limitinin altında kalan tüketicilere
yapılacak elektrik tedariki üzerinde yasal bir tekel hakkı bulunduğu anlaşılmaktadır.
(71) Bu nitelikteki tüketicilerin alternatif tedarik kaynaklarına ulaşma durumu olmadığından,
“serbest tüketici limitinin altında kalan tüketicilerle yapılan elektrik perakende satışı”’
ayrı bir ilgili ürün pazarı olarak belirlenmiştir. Bu noktada söz konusu pazar
kapsamında mesken, ticarethane ve sanayi bazında bir ayrım yapılmasının gerekip
gerekmediği de incelenmelidir.
(72) Mesken, ticarethane ve sanayi tüketicileri farklı tarifelere tabi durumdadırlar ve bu
bağlamda farklı fiyatlar üzerinden elektrik tüketmektedirler. Ayrıca söz konusu
tüketicilerin tüketim hacimleri de birbirinden farklılaşmaktadır. Bu farklılıklara
dayanarak işbu pazar kapsamında mesken, ticarethane ve sanayi kırılımlarına gitmek
serbest tüketici limitinin 25.000 kWh seviyesinde olduğu dönemlerde17 mantıklı
olabilecekse de, limitin 5.000 kWh’a ve daha da altında düştüğü 2013-2017 dönemi ve
sonrası için limit altı durumda bulunan tüketicilerin tüketimlerinin birbirinden
farklılaştığını iddia etmek zordur. Ayrıca limit altı tüketicilerin yasal olarak sadece ilgili
GTŞ’den alım yapmak zorunda olması ilgili pazarı mesken, ticarethane ve sanayi
şeklindeki alt gruplara ayırmayı engellemektedir18. Sonuç olarak mevcut pazar yapısı
dikkate alınarak “serbest tüketici limitinin altında kalan tüketicilere yapılan elektrik
perakende satışı” ayrı bir ilgili ürün pazarı olarak tanımlanmıştır.
I.3.2.1.2. İlgili Coğrafi Pazar
(73) 6446 sayılı Kanun’un 10. maddesinin dördüncü fıkrası dikkate alındığında serbest
olmayan tüketicilerin ilgili dağıtım bölgesinde bulunan GTŞ’den elektrik almak
durumunda oldukları anlaşılmaktadır. İşbu dosya kapsamında incelenen şirketler olan
ENERJİSA BAŞKENT’in, ENERJİSA TOROSLAR’ın ve ENERJİSA İSTANBUL
ANADOLU YAKASI’nın GTŞ olarak faaliyet gösterdiği iller dikkate alınarak, serbest
tüketici limitinin altında kalan tüketicilerle yapılan elektrik perakende satışı bakımından
“Ankara, Bartın, Çankırı, Zonguldak, Kastamonu, Kırıkkale ve Karabük illeri”, “Adana,
İçel, Hatay, Osmaniye, Gaziantep ve Kilis illeri” ve “İstanbul Anadolu Yakası” ilgili
coğrafi pazarlar olarak belirlenmiştir.
I.3.2.2. Serbest Tüketici Limitinin Üstünde Kalan Tüketiciler Bakımından İlgili
Pazar
I.3.2.2.1. İlgili Ürün Pazarı
(74) Mesken, ticarethane ve sanayi müşteri grupları tarife bazında kendi içinde alt gruplara
ayrılmaktadır. Örneğin, mesken grubu normal meskenler ile şehit aileleri ve gaziler
olmak üzere iki ayrı fiyatlandırmaya tabi tutulmaktadır. Şehit aileleri ve gaziler için
oluşturulmuş olan tarife yüksek oranda sübvanse edildiğinden19 bu grubun piyasada
faaliyet gösteren tedarikçiler açısından ticari olmadığı, bu sebeple de elektrik piyasası
için yapılacak olan analizlerden çıkarılabileceği değerlendirilmektedir.

17 Söz konusu dönemlerde serbest tüketici limitinin altında kalan tüketicilerin tüketimleri ve yaklaşımları
birbirinden farklılaşabilmektedir.
18 Serbest tüketici limitinin sıfıra indirilmesi sonucunda oluşacak piyasa yapısında limit altı tüketici
kavramı olmayacağından böyle bir pazar tanımına da gerek olmayabilecek, son kaynak tedarik
tarifesine ve/veya sosyal tarifelere tabi olacak tüketiciler bakımından farklı pazar tanımları gündeme
gelebilecektir.
19 Elektriğin kWh birim fiyatı normal mesken ve ticarethane tarifelerinde 0,214074 TL, tek terimli alçak
gerilim sanayi ile çift terimli orta gerilim sanayi tarifelerinde 0,205219 TL iken, şehit aileleri ve gaziler için
oluşturulan tarifede 0,077000 TL’dir.

18-27/461-224
22/436

Sanayi Grubu
(75) Sanayi grubu müşteriler sayaç sayısı olarak en küçük grup olmakla birlikte, Grafik
11’den de görülebileceği üzere tüketim baz alındığında en büyük grubu
oluşturmaktadırlar. Sanayi grubu müşterileri yüksek hacimli tüketime sahip olmaları
nedeniyle elektrik hizmetini ciddi bir maliyet kalemi olarak görmektedir. Bu kapsamda
sanayi müşterilerinin fiyat esneklerinin yüksek olduğu ve piyasadaki en iyi fiyatı
aradıkları söylenebilir. Elektrik maliyetlerinin aşağıya çekilmesi ve en iyi fiyattan elektrik
tedarik edilmesi açısından bazı büyük ölçekli sanayi müşterileri bünyelerinde bu
konuya ilişkin özel birimler20 de oluşturulabilmektedir. Öte yandan, çok yüksek tüketimli
müşteriler daha ucuz elektriğe ulaşmak ve olası kesintilerin önüne geçmek amacıyla
kendi santrallerini kurabilmektedir.
(76) Fiyat faktörünün dışında elektrik arzının sürekliliği sanayi müşterisi bakımından hayati
bir önem taşımaktadır21. Bu çerçevede özellikle özel trafoya sahip müşteriler için özel
trafonun ve diğer tesislerin bakımının önemli hale geldiği bilinmektedir.
(77) Sanayi müşterilerinin bir diğer özelliği, elektrik enerjisi taleplerinin esnek olabilmesidir.
Öyle ki, bir sanayi müşterisinin üretimini gündüz (06.00-17.00), puant (17.00-22.00) ve
gece (22.00-06.00) saatleri arasında kaydırabilmesi mümkün olabilmektedir22.
(78) Sanayi grubu müşteriler, sahip oldukları yüksek bilinç seviyesi ve buna bağlı fiyat
hassasiyeti ile esnekliğine rağmen ancak %73,14 oranında piyasadan elektrik
almaktadır. Bu duruma birtakım sanayi müşterilerinin piyasadan elektrik almamayı
tercih etmeleri ile sanayiyi teşvik etme amacıyla düşük belirlenmiş olan sanayi
tarifesinin yol açtığı söylenebilir.
(79) Aşağıdaki grafiklerde gündüz, puant, gece ve tek zamanlı tarifeler23 ile ilgili
zamanlardaki PTF ve YEK maliyeti gösterilmektedir.










20 Teşebbüslerin sadece elektrik tedariki üzerine çalışan (elektrik fiyat ve yük analizi yapan, enerji
verimliliği ile ilgilenen) bölümleri söz konusu özel birimlere örnek olarak verilebilecektir.
21 Günümüz dünyasında elektrik hizmeti tüm son kullanıcılar için olmazsa olmaz durumdadır. Ancak bir
mesken veya ticarethane müşterisi elektrik arzının tekrar başlamasıyla günlük rutinine hemen
dönebilirken, sanayi müşterisi kullandığı makine-teçhizatı kesintinin ardından devreye sokmak için uzun
sürelere ihtiyaç duyabilmektedir. Bu kapsamda elektrik kesintisinin etkisi kesintinin giderilmesinden
sonra da devam edebilmektedir.
22 Diğer müşteri gruplarının tüketimlerini başka zaman aralıklarına kaydırma istekliliği ve olanağı çok
daha sınırlıdır. Örneğin bir bakkalın hizmet verdiği saatleri gündüz ve puant saatlerden gece saatlerine
çekme şansı yoktur.
23 Tarifeler nihai tarifeler olmayıp tarifenin içinde yer alan elektrik perakende satış bedelidir.

18-27/461-224
23/436

Grafik 12: Ocak 2015 - Kasım 2017 Gündüz Saatlerinde PTF, Gündüz Sanayi Tarifeleri ve Marj24
(TL/mWh)

Kaynak: EPİAŞ Şeffaflık Platformu
(80) Daha önce de ifade edildiği üzere, tavan fiyat olarak kabul edilebilecek tarife fiyatı ile
piyasa oyuncularının maliyet göstergesi olarak düşünülebilecek olan PTF arasında
kalan marj piyasa oyuncuların hareket alanını oluşturmaktadır. Grafikten görüleceği
üzere, gündüz saatleri bakımından (06.00-17.00) PTF ile tarife arasındaki marj bahar
aylarında artış gösterirken Temmuz-Ağustos ve Aralık-Ocak dönemlerinde
tedarikçilerin hareket edebileceği alan iyice daralmakta ve hatta bazı dönemlerde
tedarikçilerin gösterge maliyeti fiili tavan fiyatının da üstüne çıkmaktadır. Söz konusu
marjın bahse konu dönem aralığında maksimum %38 ve minimum -%21 bandında
düzensiz seyir izlediği ve özellikle Kasım 2016’dan itibaren önceki dönemlere göre çok
daha dramatik düşüşler gösterdiği ve son dönemde de söz konusu marjın istikrarlı
olarak dar seyrettiği görülmektedir.















24 Marj, tarife ile piyasada oluşan PTF arasında kalan kısmı göstermektedir. Tedarikçilerin kar etmeleri
ve tüketicilere indirim sağlamaları bu marj dahilinde olmaktadır.

18-27/461-224
24/436

Grafik 13: Ocak 2015 - Kasım 2017 Dönemi Puant Saatlerinde PTF, Puant Sanayi Tarifeleri ve Marj
(TL/mWh)

Kaynak: EPİAŞ Raporlama Platformu
(81) Grafikten de görüleceği üzere, puant saatlerinde (17.00-22.00) tarife ile PTF arasındaki
makas gündüz ve gece saatlerine göre daha geniş olup bahse konu dönem aralığında
minimum %32 maksimum %67 aralığında bir seyir izlemektedir. Ancak puant saatleri
açısından oluşan marj, gece ve gündüz bakımından oluşan marj ile benzer bir eğilime
sahiptir. Bu durumun temel sebebinin PTF’nin gündüz, gece ve puant saatler için aynı
mevsimselliği göstermesi olduğu değerlendirilmektedir. Bu sebeple tedarikçilerin
hareket alanları Temmuz-Ağustos ve Aralık-Ocak dönemlerinde daralmakta özellikle
bahar aylarında da (Mart-Nisan-Mayıs) genişlemektedir.
Grafik 14: Ocak 2015 - Kasım 2017 Dönemi Gece Saatlerinde PTF, Gece Sanayi Tarifeleri ve Marj
(TL/mWh)
Kaynak: EPİAŞ Raporlama Platformu
(82) Gündüz saatlerinde dönem dönem eksiye düşmekle birlikte tedarikçilerin genelde
pozitif bir marja sahip olduğu anlaşılmaktadır. Puant saatlerinde ise devamlı olarak
pozitif marj olduğu görülmektedir. Ancak talebin en düşük olduğu gece saatleri
bakımından (22.00-06.00) tam tersi bir durum bulunmaktadır. Grafikten görüleceği

18-27/461-224
25/436

üzere, istisnai durumlar25 haricinde PTF sürekli olarak gece tarifesinin üzerinde
seyretmekte ve marj bahar dönemleri dışında önemli oranda negatif seyretmektedir.
Grafik 15: Ocak 2015 - Ekim 2017 Döneminde PTF, YEK Maliyeti ve Tek Zamanlı Sanayi Tarifesi
(TL/mWh)

Kaynak: EPİAŞ Şeffaflık Platformu
(83) Tek zamanlı tarife ile PTF kıyaslamasında da gece, gündüz ve puant saatlere ilişkin
yapılan kıyaslamada ortaya çıkan sonuçlarla benzerlik olduğu görülmektedir. Bu
bağlamda Temmuz-Ağustos ile Aralık-Ocak dönemlerinde tarife ile oluşan PTF
arasındaki marj daralırken hatta negatife dönüşürken, bahar aylarında söz konusu marj
genişlemektedir. Ancak 2017 yılından itibaren bahar aylarında tarife fiyatı ile PTF
arasında kalan ve genişleyen marj, artan YEK maliyeti neticesinde sıfırlanmakta hatta
dönem dönem marjı eksiye düşmektedir.
(84) Tarife ile PTF-YEK maliyeti arasındaki marja ek olarak sanayi müşterilerinin sahip
olduğu yük eğrisi26 de önemlidir. Bu bağlamda Başkent, Toroslar ve İstanbul Anadolu
Yakası elektrik bölgelerindeki sanayi müşterilerinin ortalama yük eğrisine aşağıda yer
verilmektedir.
Grafik 16: Başkent Elektrik Dağıtım Bölgesinde 2016 Yılında Sanayi Müşterilerinin Ortalama Yük Eğrisi
(mWh)
Kaynak: EPİAŞ



25 Bahsi geçen istisnai durum Mart-Nisan aylarında hidroelektrik santrallerden gelen arz artışından
kaynaklanmaktadır.
26 Talep eğrisi olarak da adlandırılabilecek olan yük eğrisi, yükün zamana göre değişimini gösterir.

0
20
40
60
80
100
120
140
160
180
200
220
240
260
Sanayi Tarife PTF Ağırlıklı Ortalama YEK Maliyeti YEK+PTF
0,00
5,00
10,00
15,00
20,00
25,00
30,00
35,00
40,00
45,00
50,00
55,00
60,00
65,00
70,00
75,00
00 01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23
B
in
(M
W
h
)
Saatler

18-27/461-224
26/436

Grafik 17: Toroslar Elektrik Dağıtım Bölgesinde 2016 Yılında Sanayi Müşterilerinin Ortalama Yük Eğrisi
(mWh)
Kaynak: EPİAŞ
Grafik 18: İstanbul Anadolu Yakası Elektrik Dağıtım Bölgesinde 2016 Yılında Sanayi Müşterilerinin
Ortalama Yük Eğrisi (mWh)
Kaynak: EPİAŞ
(85) Grafikten de görüleceği üzere, her üç bölgedeki sanayi müşterilerinin ortalama
tüketimleri gündüz saatlerinin içinde kalan 08.00-16.00 aralığında yoğunlaşmaktadır.
Bu durumun, tedarikçilerin sahip oldukları marj ile birlikte dikkate alındığında,
portföyünde baz yük27 santral (kömür ve barajsız hidroelektrik)28 bulunmayan
tedarikçilerin sanayi grubu müşterilerine teklif vermelerini zorlaştırdığı
değerlendirilmektedir29. Öte yandan sanayi müşterilerinin üretimlerini gece saatlerine
kaydırabilme esnekliğine sahip olması veya gün boyu üretime devam etmesi30, bu
müşteri grubunu portföyünde baz yük santrali bulunan tedarikçiler için cazip
kılmaktadır.

27 Mevsimsel olarak genelde sonbahar ayları, gün içinde de genellikle gün doğumu öncesi gibi zaman
dilimlerinde oluşan düşük talep “baz yük” olarak adlandırılmaktadır (YÜCEL C. Y., (2012), Elektrik
Üretiminde Hakim Durumun Tespiti, Rekabet Kurumu Uzmanlık Tezi, Rekabet Kurumu, Ankara).
28 Söz konusu santrallerin devreye girip çıkmaları zaman almaktadır. Bu sebeple söz konusu santraller
üretimlerini durdurmamak için çok düşük fiyatlarda elektrik üretimi gerçekleştirebilmektedir.
29 Söz konusu maliyete tedarikçinin yapacağı satış, pazarlama, ön ve arka ofis uygulamalarının
maliyetleri eklendiğinde sanayi müşterisine teklif verme maliyeti daha da artmaktadır.
30 Söz konusu durum özellikle Toroslar bölgesinde daha net gözlemlenmektedir. Öyle ki, Toroslar
bölgesindeki sanayi tüketiminin en yüksek seviyesi ile en düşük seviyesindeki arasındaki marj oldukça
düşük bulunmaktadır.
0,00
5,00
10,00
15,00
20,00
25,00
30,00
35,00
40,00
45,00
50,00
55,00
60,00
65,00
70,00
75,00
00 01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23
B
in
(M
W
h
)
Saatler
0,00
3,00
6,00
9,00
12,00
15,00
18,00
21,00
00 01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23
B
in
(M
W
h
)
Saatler

18-27/461-224
27/436

(86) Bir tedarikçinin bir müşteriye teklif sunmasında müşterinin kendisine ve bilgilerine
erişmek kritik rol oynamaktadır. Öyle ki, bir tedarikçinin teklifini oluşturması için
müşterinin tüketim alışkanlıklarını31 bilmesi, oluşturacağı teklifi müşteriye sunabilmesi
içinse müşterinin adresi ve telefon numarası gibi bilgilere sahip olması gerekmektedir.
(87) Daha önce de belirtildiği üzere, sanayi müşterileri kendileri için önemli bir girdi maliyeti
oluşturan elektrik maliyetini asgari seviyeye indirmeye çalışmaktadır. Bu sebeple
sanayi müşterileri, tedarikçilerden daha iyi teklif alabilmek adına geçmiş tüketimlerini,
tüketimlerin dağılımını düzenli olarak tutmakta ve bu verileri tedarikçilerle
paylaşabilmektedirler. Buna ek olarak, sanayi grubu müşterileri piyasa araştırması
yapıp tedarikçilerden teklif isteyerek ve farklı fiyat tekliflerini karşılaştırarak
tedarikçilerin müşteriye erişme maliyetini azaltmaktadır. Öte yandan, sanayi
müşterilerinin piyasayı bilmeleri, bilinçli olmaları ve birçok alternatif teklif alabilmeleri
nedeniyle pazarlık güçlerinin yüksek olduğu söylenebilecektir. Bu kapsamda mevcut
yapıda düşük sanayi tarifesinin, yüksek piyasa maliyetlerinin ve sanayi müşterilerinin
yüksek pazarlık gücünün sanayi grubunun karlılığını bir tedarikçi için aşağıya çektiği
değerlendirilmektedir.
(88) Sanayi müşterilerinin tedarikçiler açısından sahip olduğu bir diğer özellik de dengeden
sorumlu grup32 kavramına ilişkindir. Piyasa katılımcıları sahip oldukları tüketim
portföyü ve tedarik taahhütlerini, sahip oldukları üretim ve yapılan alımlarla denk
tutmaya çalışmaktadırlar. Piyasa katılımcıları portföylerindeki eksikliği/fazlalığı ilk
olarak GÖP’te gidermeye çalışmaktadır. GÖP’te portföyün denkleştirilememesi
durumunda ilgili piyasa katılımcısı GİP’te işlem yaparak portföyünü denk hale getirme
şansına sahip olmaktadır. GİP’te de denkleştirmenin gerçekleştirilememesi
durumunda katılımcılar sahip oldukları talep ile üretim arasındaki dengesizliği DGP’de
cezalı bir şekilde alım/satım yaparak gidermektedirler. Örneğin, bir piyasa katılımcısı
tüketiminden fazla üretime sahip olduğu durumda (pozitif dengesizlik) elinde fazla
bulunan elektriği piyasa fiyatının altında satmak durumunda kalırken, tüketimin
üretimden fazla olması durumunda üretim açığını piyasa fiyatının üstündeki bir fiyattan
temin etmek zorunda kalmaktadır. Anılan portföy dengesizliklerinin giderilmesi piyasa
katılımcıları üzerinde ciddi bir mali yük oluşturabilmektedir. Dengeden sorumlu grup
mekanizması piyasa katılımcılarına, GÖP’e gelmeden önce dengesizliklerini azaltma
ve ek bir gelir elde etme fırsatı sunmaktadır.
(89) Piyasadaki bir kısım katılımcılar yüksek üretim ve düşük tüketim portföyüne (uzun
pozisyon), birtakım katılımcılar da düşük üretim ve yüksek tüketim portföyüne (kısa
pozisyon) sahiptir. Bu çerçevede kısa ve uzun pozisyona sahip olan piyasa katılımcıları
portföylerini, GÖP/GİP/DGP sürecinden önce dengeden sorumlu grup mekanizması
kapsamında dengeleyebilmektedirler33.

31 Tüketim alışkanlığı, müşterinin hangi saat dilimlerinde ne kadar elektrik tükettiği, tüketimini başka
zaman dilimlerine kaydırıp kaydıramayacağı, kaydırabilecekse ne kadar kaydırabileceği ve ödeme
alışkanlıkları gibi hususları kapsamaktadır.
32 Dengeden sorumlu grup, DUY’un 4. maddesinin (ö) fıkrasında; piyasa katılımcılarının piyasa
işletmecisine bildirmek suretiyle oluşturdukları ve grup içinden bir piyasa katılımcısının grup adına
denge sorumluluğuna ilişkin yükümlülükleri üstlenen grup olarak tanımlanmıştır.
33 Üretimi 100 birim, tüketim portföyü 10 birim olan A piyasa katılımcısı ile üretimi 20 birim, tüketimi 60
birim olan B piyasa katılımcısı dikkate alındığında, A katılımcısı DGP’de 90 birim pozitif dengesizliğe
düşerken, B katılımcısı da 40 birim negatif dengesizliğe düşecektir. Ancak A ve B katılımcıları
birbirlerinin dengeden sorumlu grubu olduklarında, B katılımcısının 40 birimlik üretim açığı, A
katılımcısının 90 birimlik üretim fazlasından kapatılacak ve A ile B’den oluşan dengeden sorumlu grubun
dengesizliği 50 birim pozitif dengesizlik olarak gerçekleşecektir. Bu kapsamda 80 birimlik etkinlik
sağlanmış olacaktır.

18-27/461-224
28/436

(90) Sanayi müşterileri, hacim olarak yüksek tüketime sahip olmaları nedeniyle dengeden
sorumlu grup mekanizmasının içinde yer alan tedarikçiler için önemlidir. Portföyünde
sanayi grubu müşterisi bulunduran bir tedarikçi pozitif dengesizliği olan piyasa
katılımcılarının dengeden sorumlu grubu olarak ilgili tedarikçinin pozitif dengesizliğini
azaltması34 nedeniyle portföyünde sanayi müşteri bulunan tedarikçi, pozitif
dengesizliği bulunan tedarikçiden ödeme alarak ek bir gelir elde edebilmektedir.
(91) Genel olarak sanayi müşterileri tüketimlerini gün içinde kaydırabilme, tedarikçilere ek
gelir yaratma imkânı sağlama ve satış ve pazarlama faaliyetleri bakımından kolay
erişilme gibi nedenlerle tedarikçi açısından cazip olmakla birlikte, bu grupta yer alan
müşterilerin pazarlık güçlerinin yüksek olması ve düşük sanayi tarifesinin varlığı bu
segmentin kârlılığını azaltmaktadır.
(92) Sanayi müşterilerinin özellikleri yukarıda belirtildiği gibi olmakla birlikte bağlanılan
gerilim seviyesi sanayi müşterileri ve tedarikçiler için önemlidir. Bu durumun temel
sebebi iletim seviyesinden (yüksek gerilimden) sisteme bağlı olan müşterilerin, nihai
tarifede orta ve alçak gerilim için öngörülen dağıtım ve reaktif enerji bedeli gibi
kalemlere tabi olmamasıdır. Öte yandan alçak ve orta gerilimden (dağıtım şebekesi)
sisteme bağlanan sanayi müşterileri ise bahsi geçen maliyetlere tabi durumdadır. Bu
sebeple iletim seviyesinden sisteme bağlı olan sanayi müşterileri dağıtım seviyesinden
sisteme bağlı bulunan sanayi müşterilerine göre tedarikçiler için daha cazip hale
gelmektedir.
(93) Ayrıca iletim seviyesinden sisteme bağlanan sanayi müşterilerin tüketimleri dağıtım
seviyesinden bağlı bulunan sanayi müşterilerinin tüketimlerine kıyasla çok daha
yüksektir. Diğer bir ifadeyle iletimden bağlı sanayi müşterileri, dağıtımdan bağlı sanayi
müşterilerinden tüketim bazında ciddi oranda farklılaşmaktadır. Söz konusu durum
aşağıdaki grafikten de görülebilecektir.
Grafik 19: Ocak 2014 - Ekim 2017 Döneminde Başkent Elektrik Dağıtım Bölgesinde İletim ve Dağıtım
Seviyesinden Sisteme Bağlı Olan Sanayi Tüketicilerin Tüketim Karşılaştırması (kWh)


(…..TİCARİ SIR…..)


Kaynak: BAŞKENT EDAŞ

Grafik 20: Ocak 2014 - Ekim 2017 Döneminde Toroslar Elektrik Dağıtım Bölgesinde İletim ve Dağıtım
Seviyesinden Sisteme Bağlı Olan Sanayi Tüketicilerin Tüketim Karşılaştırması (kWh)


(…..TİCARİ SIR…..)


Kaynak: TOROSLAR EDAŞ


34 Diğer bir ifadeyle pozitif dengesizliğe sahip olan tedarikçinin fazla üretiminin en azından bir kısmını
GÖP’te oluşan PTF’nin altında satmasını önlediği için.

18-27/461-224
29/436

Grafik 21: Ocak 2014 - Ekim 2017 Döneminde İstanbul Anadolu Yakası Elektrik Dağıtım Bölgesinde
İletim ve Dağıtım Seviyesinden Sisteme Bağlı Olan Sanayi Tüketicilerin Tüketim Karşılaştırması (kWh)


(…..TİCARİ SIR…..)


Kaynak: AYEDAŞ
(94) Grafiklerden de görüleceği üzere, iletim seviyesinden sisteme bağlı olan sanayi
müşterilerinin tüketimi dağıtım seviyesinden sisteme bağlı olan sanayi müşterilerinin
tüketimlerinden çok daha fazladır. Diğer taraftan iletim ve dağıtım seviyesinden bağlı
olan sayaç sayısı da yapılacak değerlendirme açısından önemlidir.
Grafik 22: Ocak 2014 - Ekim 2017 Döneminde Başkent Elektrik Dağıtım Bölgesinde İletim ve Dağıtım
Seviyesinden Sisteme Bağlı Olan Sanayi Tüketicilerinin Sayaç Sayılarının Karşılaştırması


(…..TİCARİ SIR…..)


Kaynak: BAŞKENT EDAŞ
Grafik 23: Ocak 2014 - Ekim 2017 Döneminde Toroslar Elektrik Dağıtım Bölgesinde İletim ve Dağıtım
Seviyesinden Sisteme Bağlı Olan Sanayi Tüketicilerinin Sayaç Sayılarının Karşılaştırması


(…..TİCARİ SIR…..)


Kaynak: TOROSLAR EDAŞ

Grafik 24: Ocak 2014 - Ekim 2017 Döneminde İstanbul Anadolu Yakası Elektrik Dağıtım Bölgesinde
İletim ve Dağıtım Seviyesinden Sisteme Bağlı Olan Sanayi Tüketicilerinin Sayaç Sayılarının
Karşılaştırması


(…..TİCARİ SIR…..)


Kaynak: AYEDAŞ
(95) Kasım 2017 itibarıyla Başkent, Toroslar ve İstanbul Anadolu Yakası elektrik dağıtım
bölgelerinde sisteme iletimden bağlı sayaç sayısı sırasıyla 57, 47 ve 10’dur.
Dağıtımdan bağlı müşterisi sayısı sırasıyla 3.355, 4.804 ve 2.514’tür. İletimden bağlı
sayaçların tüketimi söz konusu bölgelerdeki toplam sanayi tüketiminin sırasıyla %50,
%90 ve %60’ını oluşturmaktadır. Sanayi grubu sayaçları bakımından Başkent,
Toroslar ve İstanbul Anadolu Yakası elektrik dağıtım bölgelerinde %1’lik payı temsil
eden iletim müşterilerinin, adı geçen bölgelerdeki sanayi tüketiminin yarısından
fazlasını gerçekleştiriyor olması, iletim müşterilerinin tüketimlerinin ne kadar büyük
olduğunu ortaya koymaktadır.
(96) İletim ve dağıtım seviyesinden bağlı bulunan teşebbüsler arasındaki ciddi tüketim farkı
ve iletim müşterilerinin dağıtım müşterilerinin katlanmak durumunda olduğu birtakım
maliyetlere katlanmıyor olması nedeniyle sanayi müşterilerine yapılan elektrik
perakende satış hizmeti bakımından ilgili pazar “iletimden bağlı sanayi müşterilerine

18-27/461-224
30/436

yapılan elektrik perakende satış hizmeti” ve “dağıtımdan bağlı sanayi müşterilerine
yapılan elektrik perakende satış hizmeti” olmak üzere ikiye ayrılmıştır.
Mesken Grubu
(97) Mesken grubu müşteriler sayaç sayısı bazında en büyük, tüketim bazında ise en küçük
grubu oluşturmaktadır. Sayaç sayısının fazlalığı nedeniyle mesken segmentinin
elektrik perakende piyasasının kitlesel tarafını oluşturduğu dile getirilmektedir. Öte
yandan mesken müşterileri serbest tüketici hakkını elde etmesine rağmen bu hakkı en
az kullanan müşteri grubu niteliğindedir. Söz konusu durum aşağıdaki grafikten de
görülebilecektir.
Grafik 25: Ocak 2014 - Ekim 2017 Döneminde Başkent Elektrik Dağıtım Bölgesindeki Mesken Grubu
Müşterilerin Dağılımı (Sayaç Bazlı)


(…..TİCARİ SIR…..)


Kaynak: BAŞKENT EDAŞ
Grafik 26: Ocak 2014 - Ekim 2017 Döneminde Toroslar Elektrik Dağıtım Bölgesindeki Mesken Grubu
Müşterilerin Dağılımı (Sayaç Bazlı)


(…..TİCARİ SIR…..)


Kaynak: TOROSLAR EDAŞ

Grafik 27 Ocak 2014 - Ekim 2017 Döneminde İstanbul Anadolu Yakası Elektrik Dağıtım Bölgesindeki
Mesken Grubu Müşterilerin Dağılımı (Sayaç Bazlı)


(…..TİCARİ SIR…..)


Kaynak: AYEDAŞ
(98) Grafiklerden de anlaşılacağı üzere, Ekim 2017 itibariyle her üç bölgede de yıllık
tüketimi serbest tüketici limitini geçen mesken müşterilerinin yaklaşık %40’ı söz konusu
hakkını kullanmamakta ve düzenlenen tarifeler üzerinden elektrik tedarik etmektedir.
(99) Ekim 2017 yılı itibarıyla 2.400 kWh olan serbest tüketici limiti35 nedeniyle Başkent,
Toroslar ve İstanbul Anadolu Yakası bölgelerinde bu segmentte yer alan 7.792.027
müşterinin 5.868.810’u kendi tedarikçisini seçme hakkına sahip değildir. Öte yandan
kendi tedarikçisini seçme hakkını haiz olan 2.103.217 müşterinin 1.209.602’si söz
konusu hakkı kullanmamakta, geri kalan 893.615 müşterinin 868.2010’u ise yerleşik
şirket ile ikili anlaşma yaparak elektrik tedarik etmektedir. Aşağıdaki grafikte ülke
genelindeki mesken müşterilerinin dağılımı gösterilmektedir.

35 Söz konusu limit 2018 yılı için 2.000 kWh’a düşürülmüştür.

18-27/461-224
31/436

Grafik 28: Mesken Müşterilerinin Ekim 2017 İtibarıyla Sayaç Sayısı Bazında Dağılımı

Kaynak:EPİAŞ
(100) Görüldüğü üzere, ülke genelinde mesken grubu müşteriler açısından GTŞ’lerin
hâkimiyeti söz konusudur. Söz konusu durumun, mesken müşterilerinin serbest piyasa
ve serbest piyasanın getireceği olası faydalar hakkında yeterli bilgiye sahip
olmamasından ve fiyat hassasiyeti düşük olan müşterilerin piyasada verilmekte olan
indirim oranlarını düşük bulmalarından ileri geldiği değerlendirilmektedir36. Bu bağlamda
müşterilerin tüketim hacimleri ile ikili anlaşma yapma ve yerleşik şirket dışındaki
tedarikçiden elektrik alma eylemi arasında bir ilişki olduğu söylenebilir. Bahsi geçen
ilişki aşağıda yer alan grafikte de görülebilecektir.
Grafik 29: Tedarikçi Türüne Göre Mesken Müşterilerinin 2016 Yılı Sayaç Başı Tüketimleri37


(…..TİCARİ SIR…..)


Kaynak: BAŞKENT EDAŞ, TOROSLAR EDAŞ ve AYEDAŞ
(101) Mesken müşterilerinin fiyat hassasiyetlerinin düşük, bilinilirlik açısından marka imajına
verdikleri önemin görece yüksek ve yan hizmet/ürünlere atfedilen önemin yüksek
olduğu belirtilmelidir. Bu bağlamda fiyat hassasiyeti düşük olan mesken grubu
müşterilere elektrik hizmetinin yanında doğal gaz ve telekomünikasyon gibi diğer
altyapı hizmetlerinin sunulması gündeme gelebilecek, bu şekilde mesken
müşterilerinin tedarikçi değiştirmesi kolaylaşabilecektir38. Bu çerçevede BTŞ’lerin
portföyünde bulunan mesken müşterilerinin ne kadarının doğal gaz veya
telekomünikasyon hizmeti veren oyunculardan elektrik aldığını göstermek yararlı
olacaktır.

36 Düşük bilinç seviyesi ve fiyat hassasiyeti nedeniyle mesken müşterilerinin pazarlık gücünün de yok
denecek kadar az olduğu değerlendirilmektedir.
37 Hesaplama ilgili tedarikçilerin 2016 yılında tedarik ettikleri elektrik miktarının 2016 Aralık döneminde
portföyde bulunan sayaç sayısına bölünmesiyle yapılmıştır.
38 EREK H. (2016), “Elektrik, Doğalgaz ve İnternet Hizmetlerinin Birlikte Sunulması Sürecinde
Yakınsama, Potansiyel Rekabet ve Rekabet Hukukunun Rolü”, Rekabet Uzmanlık Tezi
2016 yılı ST limiti:
3600 KWh

18-27/461-224
32/436

Grafik 30: Doğal Gaz ve Telekomünikasyon Şirketlerinin BTŞ’ler İçindeki Yeri39

Kaynak: EPİAŞ
(102) Grafikte görüldüğü üzere, doğal gaz ve telekomünikasyon şirketlerinin payı mevcut
durumda sınırlı olsa da, ilerleyen dönemde doğal gaz piyasasının serbestleşmesi,
serbest tüketici limitinin sıfırlanması ve gerekli yasal altyapının oluşturulmasına bağlı
olarak hem doğal gaz hem de telekomünikasyon şirketlerinin ciddi potansiyele sahip
olduğu düşünülmektedir.
(103) Mesken müşterileri, zamandan bağımsız olarak istikrarlı bir tüketime sahiptirler40.
Meskenlerin istikrarlı bir tüketime sahip olması, mesken müşterilerinin tüketimini
zamanlar arasında kaydıramadığını göstermektedir. Bu bağlamda mesken müşterileri
esnekliğe sahip değildir. Ayrıca meskenler fatura ve tahsilat hususunda en güvenli
müşteri grubunu oluşturmaktadırlar.
(104) Mesken müşterilerinin bir diğer özelliği de daha önce konu edilen iki müşteri grubundan
farklı olarak Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun (TKHK) kapsamında korumaya
sahip olmalarıdır. Bu bağlamda ilgili mesken müşterisi tedarikçiden aldığı faydayı iade
etmesi durumunda mevcut olan ikili anlaşmasını başka hiçbir yükümlülük altında
kalmadan bitirebilmektedir. Öte yandan ticarethane ve sanayi müşterileri böyle bir
korumaya sahip değildirler ve yaptıkları ikili anlaşmaya aykırı hareket ettiklerinde veya
ikili anlaşmayı zamanından önce sonlandırdıklarında ek cezai şartı veya cayma
bedelini ödemek durumunda kalmaktadırlar. Bu bağlamda mesken müşterilerinin
tedarikçi geçişi hukuki olarak sanayi ve ticarethane müşterilerine göre daha kolay
olmakta ve tedarikçiye verdikleri taahhüt süresinden önce tedarikçi değişikliğine
gitmeleri durumunda katlandıkları cezai bedel daha düşük olmaktadır. Bunun yanında
mesken müşterilerinin istikrarlı bir tüketim eğilimine sahip olması ve kayda değer bir
tüketim hacmi taşımaları nedeniyle bir tedarikçi için risk dağıtma ve portföy
çeşitlendirme işlevi de gördüğü belirtilmelidir.
(105) Mesken grubu müşterilerinin tabi olduğu tarife ile PTF ve YEK maliyetlerine yer vermek
yararlı olacaktır. Söz konusu hususlara aşağıdaki grafiklerde yer verilmektedir.

39 Söz konusu grafik doğal gaz dağıtımı ve perakende satışında yerleşik konumda bulunan teşebbüslerin
elektrik satışlarını kapsamakta, hem doğal gaz hem de elektrik piyasasında yerleşik konumda bulunan
oyuncuların satışlarını kapsamamaktadır.
40 Sıcak yaz dönemi ile soğuk kış dönemi bu durumun istisnasıdır.

18-27/461-224
33/436

Grafik 31: Ocak 2015 - Kasım 2017 Dönemi Gündüz Saatlerinde PTF, Gündüz Mesken Tarifesi ve Marj
(TL/mWh)
Kaynak: EPİAŞ Raporlama Platformu
(106) Gündüz saatlerinde tedarikçiler için genelde pozitif bir hareket alanı olduğu ama diğer
iki müşteri grubunda da gözlendiği üzere Temmuz-Ağustos ve Aralık-Ocak
dönemlerinde söz konusu hareket alanının ciddi anlamda daraldığı, yine son
dönemlerde bu marj daralmasının daha ciddi şekilde yaşandığı görülmektedir.
Grafik 32: Ocak 2015 - Kasım 2017 Dönemi Puant Saatlerinde PTF, Puant Mesken Tarifesi ve Marj
(TL/mWh)

Kaynak: EPİAŞ Raporlama Platformu
(107) Grafikten görüldüğü üzere bir tedarikçi için en yüksek hareket alanı puant saatlerinde
mevcuttur. Ancak PTF’nin seyri nedeniyle söz konusu marj diğer dönemlerde ve
müşteri gruplarında olduğu gibi Temmuz-Ağustos ve Aralık-Ocak dönemlerinde
aşınmaktadır.




18-27/461-224
34/436

Grafik 33: Ocak 2015 - Kasım 2017 Dönemi Gece Saatlerinde PTF, Gece Mesken Tarifesi ve Marj
(TL/mWh)

Kaynak: EPİAŞ Raporlama Platformu
(108) Mesken müşterileri için belirlenmiş gece tarifesi bahar ayları hariç PTF’nin altında
seyretmektedir. Bu sebeple gece saatleri açısından mesken grubunda da genellikle
eksi bir marj bulunmaktadır.
Grafik 34: Ocak 2015 - Kasım 2017 Dönemi PTF, YEK Maliyeti ve Tek Zamanlı Mesken Tarifesi
(TL/mWh)

Kaynak: EPİAŞ Şeffaflık Platformu
(109) Tedarikçilerin mesken müşterileri grubundaki hareket alanı sabit kalan tarifeyle
yükselen PTF ve YEK maliyetlerine bağlı olarak giderek daralmıştır. Söz konusu
daralmanın 2017 yılında daha dramatikleştiği görülmektedir. Ortalama bir mesken
müşterisinin gerçekleştirdiği tüketimin günün hangi saatlerine yoğunlaştığı tedarikçi
açısından önemlidir. Bu bağlamda mesken müşterilerinin ortalama yük eğrisine yer
vermek faydalı olacaktır.






18-27/461-224
35/436

Grafik 35: Başkent, Toroslar ve İstanbul Anadolu Yakası Elektrik Dağıtım Bölgelerinde 2016 Yılında
Mesken Müşterilerinin Ortalama Yük Eğrisi (mWh)


(…..TİCARİ SIR…..)


Kaynak: EPİAŞ
(110) Grafikten de görüleceği üzere, mesken müşterilerin ortalama tüketimleri 17:00 – 21:00
saatlerinde yoğunlaşmaktadır. Dolayısıyla mesken müşterilerinin en çok tüketim
yaptığı zaman dilimi tedarikçilerin en fazla marja sahip oldukları puant saatlerdir. Bu
bağlamda mesken müşterileri tedarikçiler için teorik olarak cazip bir segmenttir. Ancak
bu koşullara rağmen mesken grubu oransal olarak en az ikili anlaşma yapan müşteri
grubu niteliğindedir. Daha önce de ifade edildiği üzere, mesken müşterilerinin bilinç
seviyesinin ve fiyat hassasiyetinin düşük olmasının41 bu duruma yol açan faktörler
olduğu söylenebilir.
(111) Öte yandan perakende elektrik piyasasındaki ortalama brüt kar oranlarının %5-6
olduğu dikkate alındığında, müşteriler tarafından istenen indirim oranlarının tedarikçiler
tarafından verilmesi oldukça zor olmakta, bu sebeple de bağımsız tedarikçiler mesken
segmentine teklif vermekten imtina edebilmektedir.
(112) Bunun yanında, mesken müşterilerine elektrik tedariki yapmak isteyen bir tedarikçinin
küçük ticarethane müşterilerinde olduğu gibi ilk olarak müşteriyi serbest piyasa
hakkında bilinçlendirmesi gerekmektedir. Mesken müşterilerinin ticarethane
müşterilerine göre fiyat hassasiyetinin ve bilinç seviyesinin daha düşük olduğu da göz
önünde bulundurulduğunda, bir tedarikçinin mesken müşterisini bilinçlendirmek ve
ikna edebilmek için ticarethane segmentinde olduğundan daha fazla çaba sarf etmesi
ve maliyete katlanması gerekecektir.
(113) Hacimsel olarak büyük bir segment olan mesken müşterilerine erişmek için bir tedarikçi
ciddi bir bayi ağı ve saha ekibi kurmaya, marka imajına yatırım yapmaya ihtiyaç
duymaktadır. Buna ek olarak, mesken müşterisini ikna etmek üzere yan hizmetler
sunulması için de ilgili tedarikçi belli maliyetleri yüklenmek durumunda kalmaktadır. Bu
bağlamda tedarikçinin oluşacak pazarlama ve satış maliyetini yönetebilmesi için belli
bir ölçeği yakalaması gerekmektedir. Öte yandan, mesken müşterisini ikna etmenin
zorluğu42, ilgili tedarikçi sayesinde bilinçlenen müşterinin başka tedarikçi ile
anlaşabilmesi ve TKHK’nın mesken müşterilerine sağladığı korumalar ve farklı bir
tedarikçiye geçiş durumunda görece daha az bir maliyetle karşılaşması, bir tedarikçinin
gerekli olan ölçeğe ulaşmasını engelleyebilecek hususlardır.
(114) Mesken müşterileri için katlanılan satış ve pazarlama maliyetinin yanında tedarikçinin
müşterilere erişmesi meşakkatli olabilmektedir. Serbest tüketici limitinin 2.400 kWh’a
çekilmesiyle neredeyse tüm ticarethane müşterilerinin kendi tedarikçisini seçme
hakkına sahip olması, ticarethane müşterilerini tedarikçiler açısından çok daha görünür
kılmaktadır. Zira bağımsız bir tedarik şirketinin yeni limit doğrultusunda rassal olarak
serbest tüketici olmayan bir ticarethaneye denk gelme olasılığı, mesken tüketicisine
göre daha azalmıştır. Böylelikle tedarikçilerin ticarethane müşterisi ile temas kurması

41 Düşük fiyat hassasiyeti, bir tüketiciyi tedarikçisini değiştirmeye ikna etmek için çok daha yüksek indirim
oranları sunulmasını gerektirmektedir.
42 Düşük fiyat hassasiyeti (düşük hassasiyet nedeniyle yüksek indirim/tasarruf beklentisi), serbest
piyasaya ilişkin bilinç seviyesinin düşüklüğü, marka imajına önem verilmesi ve birtakım yan hizmetlerin
verilme beklentisi nedenlerinden kaynaklanmaktadır.

18-27/461-224
36/436

az maliyetli olmaktadır43. Ancak meskenlerin önemli bir kısmının halen 2.400 kWh’lık
serbest tüketici limitinin altında olması nedeniyle kendi tedarikçisini seçebilecek
durumda olan bir müşterinin ilgili tedarikçiler tarafından bulunması ve iletişime
geçilmesi ciddi işlem maliyeti içermektedir. Öte yandan özellikle mesken ve ardından
küçük ticarethane müşterileri bağlamında GTŞ’nin sahip olduğu bayi ve müşteri
hizmetleri noktası benzeri hizmet noktalarının, serbest tüketici hakkını kazanmış
tüketicilere ulaşarak abone kazanmaya sağladığı katkısının oldukça büyük olduğu
belirtilmelidir. Zira söz konusu müşteriler geleneksel kanalları kullanarak fatura ödeme
başta olmak üzere, elektrik enerjisi hizmetine ilişkin işlemleri için müşteri hizmetleri
noktalarını en sık ziyaret eden kesim olduğundan, GTŞ bu müşteri gruplarına ‘pasif
satış’ niteliğine uyabilecek, yerinde satış ve pazarlama hizmeti sunabilmekte ve
dolayısıyla abone edinme maliyetini azaltabilme olanağına kavuşabilmektedir.
(115) Genel olarak bakıldığında, bir tedarikçi için mesken segmenti, sahip olunan hareket
alanı, portföy çeşitlendirme etkisi ve karşı tarafın pazarlık gücü olmaması nedeniyle
teorik olarak kârlı bir alandır. Ancak mesken tarafının yönetilmesi gereken satış,
pazarlama, imaj yaratma ve ek fayda sunma maliyetleri, ölçeğe erişme ihtiyacı44,
TKHK’nın sağlamış olduğu koruma ve müşterilere erişmenin zorluğu göz önünde
bulundurulduğunda mesken müşterilerinin elde edilme maliyetinin yüksekliğinden
bahsedilebilecektir.
Ticarethane Grubu
(116) Ticarethane grubu hem sayaç hem de tüketim miktarı bakımından en büyük ikinci
müşteri grubudur. Bunun yanı sıra ticarethane müşterileri serbest tüketici hakkını
kullanarak GTŞ’ler dışındaki şirketlerle en çok ikili anlaşma yapan gruptur45.
(117) Sanayi ve mesken müşteri gruplarının bilinç seviyesinin iki uçta olduğu
düşünüldüğünde ticarethane müşterileri bu iki ucun arasında konumlandırılabilecektir.
(118) Ticarethane grubu müşterileri sanayi ve mesken grubu müşterilerine kıyasla daha az
homojenlik göstermektedir. Bu durumun temel sebebi hem küçük esnaf olarak
nitelendirilebilecek kasap, bakkal ve berber gibi müşterilerin hem de otel ve hastane
gibi müşterilerin ticarethane olarak tanımlanmasıdır.
(119) Küçük ölçekli ticarethane müşterilerinin mesken müşterileriyle benzerlik
gösterebileceği düşünülse de, iki temel husus, mesken ve ticarethane müşterilerini
ayrıştırmaktadır. İlk husus bilinç seviyeleri arasındaki farklılıktır. Ne kadar küçük ölçekli
olursa olsun, ticarethaneler ticari bir faaliyette bulunmakta, bu bağlamda elektriğe
dayalı maliyetlerini mümkün mertebede en aza indirmeye çalışmakta, elektriği bir girdi
olarak algılamaktadır. Mesken müşterileri içinse daha önce de ifade edildiği üzere
böyle bir yaklaşım söz konusu değildir. İkinci husus ise, tedarikçilerle müşteriler
arasındaki sözleşme ilişkisini temelden etkiyecek bir etmendir. Mesken başlığında da

43 Hangi müşterinin kendi tedarikçisini seçme hakkına sahip olup olmadığı, tüketimi, sayaç numarası,
telefon ve adres bilgileri mevcut düzende herhangi bir birim tarafından yayımlanmamaktadır. Bu
bağlamda bir bağımsız tedarikçinin söz konusu verileri kendisinin sahadan toplaması ve düzenlemesi
gerekmektedir. Diğer bir ifade ile belli bir masrafa katlanması söz konusudur. Ancak düzenlenen tarife
üzerinden elektrik alan müşterileri bölgesel olarak görüntüleyebilen GTŞ’ler anılan verilere
erişebilmektedir.
44 Mesken müşterileri küçük ölçekli bir tüketime sahiptir. Bu sebeple bir tedarikçi tarafından bu
segmentte girmek için yapılacak pazarlama ve satış çalışmalarının müşteri başına düşen maliyetinin
makul seviyelere çekilebilmesi için ilgili tedarikçinin yüzlerce hatta binlerce mesken müşterisini portföye
katması, diğer bir ifadeyle ölçeği yakalaması gerekmektedir. Bu durum mesken segmentine yapılacak
girişler açısından ciddi bir giriş engeli oluşturmaktadır.
45 Sektör Araştırması, 2015.

18-27/461-224
37/436

vurgulandığı üzere, mesken müşterileri TKHK’nın koruması altında bulunmakta, bu
bağlamda sözleşmesini sona erdirmek istediğinde daha az maliyetle karşılaşmaktadır.
Ancak ticarethane müşterileri ölçekleri küçük olsa dahi böyle bir korumadan
yararlanamamakta, bu nedenle tedarikçiyle yapmış olduğu sözleşmeyi erkenden
bitirmek istemesi durumunda daha yüksek bir geçiş maliyeti ile yüzleşebilmektedir.
(120) Ticarethane müşterileri açısından değinilmesi gereken diğer bir husus, tedarikçilerin
bu segmentte sahip oldukları marjdır. Aşağıdaki grafiklerde ticarethane müşterileri
bakımından gündüz, puant, gece ve tek zamanlı tarifeler ile ilgili zamanlardaki PTF ve
YEK maliyeti gösterilmektedir.
Grafik 36: Ocak 2015 - Kasım 2017 Gündüz Saatlerinde PTF, Gündüz Ticarethane Tarifesi ve Marj
(TL/mWh)

Kaynak: EPİAŞ Raporlama Platformu
(121) Grafik incelendiğinde, tarife ile PTF arasındaki marjın daha önce de ifade edildiği
üzere, Temmuz-Ağustos ve Aralık-Ocak dönemlerinde daraldığı bahar dönemlerinde
ise genişlediği görülmektedir. Marjın son dönemde önceki dönemlere nazaran yine
daha daraldığı ve hatta negatif seyre dönüştüğü görülmektedir. Söz konusu marjın
bahse konu dönem aralığında %40 ile -%13 bandında düzensiz seyir izlediği ve
özellikle 2016 Kasım’dan itibaren önceki dönemlere göre çok daha dramatik düşüşler
gösterdiği ve 2017 yılının ilk on ayında marjın önceki yıllardaki aynı döneme kıyasla
daha ciddi daraldığı dile getirilmelidir. Sanayi tarifesine göre ticarethane tarifesinin
daha yüksek belirlenmesi sebebiyle bu müşteri grubu kapsamında tedarikçilerin
hareket edebilecekleri daha geniş bir marj bulunmaktadır.

18-27/461-224
38/436

Grafik 37: Ocak 2015 - Kasım 2017 Puant Saatlerinde PTF, Puant Ticarethane Tarifesi ve Marj
(TL/mWh)

Kaynak: EPİAŞ Raporlama Platformu
(122) Puant saatler için tarife, sanayi grubunda olduğu gibi gündüz ve gece saatlerine göre
daha yüksek belirlenmiş durumdadır. Bu nedenle puant saatler bakımından PTF ile
tarife arasında ciddi bir marj olduğu, marjın %36 ile %68,5 bandında dolaştığı
görülmektedir.
Grafik 38: Ocak 2015 - Kasım 2017 Gece Saatlerinde PTF, Gece Ticarethane Tarifesi ve Marj (TL/mWh)

Kaynak: EPİAŞ Raporlama Platformu
(123) Ticarethane tarifesinde gece saatleri için belirlenen fiyat genel olarak PTF’nin altında
kalmakta, bu anlamda gece saatleri bakımından tedarikçiler negatif bir marja sahip
olmaktadır. Söz konusu marjın bahse konu dönem aralığında maksimum %28 ve
minimum -%82 bandında düzensiz seyir izlediği görülmektedir.


18-27/461-224
39/436

Grafik 39: Ocak 2015 - Ekim 2017 PTF, YEK Maliyeti ve Tek Zamanlı Ticarethane Tarifesi (TL/mWh)

Kaynak: EPİAŞ Şeffaflık Platformu
(124) Grafiklerde yer alan tarife, PTF ve YEK maliyetleri dikkate alındığında sanayi grubuna
kıyasla ticarethane segmentinde tedarikçiler için daha fazla hareket alanı olduğu
görülmekte ve bu müşteri grubunu BTŞ’ler açısından daha cazip kılmaktadır.
Dolayısıyla bu durumun, ticarethane segmentinin BTŞ ile en fazla sözleşme yapan
segment olmasını açıkladığı değerlendirilmektedir. Ancak PTF ve YEK maliyetinde
meydana gelen artışlar ve tarifenin zam görmemesi nedeniyle son dönemde
tedarikçilerin inisiyatif alarak yarışacakları marj ciddi anlamda daralmıştır. Özellikle,
tedarikçilerin teklif verirken hesaba kattığı Mart-Mayıs dönemindeki ucuz elektrik ve
geniş marj aynı dönemde artan YEK maliyetine bağlı olarak neredeyse ortadan
kalmaktadır46.
(125) Ticarethanelere ilişkin bir diğer husus da ticarethanelerin sahip oldukları yük eğrisi ve
bu yükün yerini değiştirme kapasitesidir. Aşağıdaki grafikte Başkent, Toroslar ve
İstanbul Anadolu Yakası elektrik dağıtım bölgelerindeki ticarethane yük bilgisi
gösterilmektedir.











46 Elektriğin Mart-Mayıs döneminde ucuz olmasının temel sebebi eriyen kar suları çerçevesinde
hidroelektrik santrallerin üretimlerini ciddi ölçüde artırmaları ve aynı dönemde tüketimde mevsime bağlı
olarak ciddi artışların yaşanmamasıdır. Öte yandan YEK maliyetini oluşturan üretim karmasına
bakıldığında 2017 Mart-Mayıs döneminde hidroelektrik santrallerin toplam içindeki payı %66 olarak
karşımıza çıkmaktadır. Diğer bir ifadeyle PTF, Mart-Mayıs döneminde hidroelektrik santrallerin artan
üretimi çerçevesinde düşerken, aynı dönemde YEK kapsamında yer alan hidroelektrik santrallerin de
üretiminin artması YEK’in, dolaysıyla da tedarikçilerin maliyetlerinin artmasına neden olmaktadır.

18-27/461-224
40/436

Grafik 40: Başkent, Toroslar ve İstanbul Anadolu Yakası Elektrik Dağıtım Bölgesinde 2016 Yılında
Ticarethane Müşterilerinin Yük Eğrisi (mWh)

Kaynak: EPİAŞ
(126) Ticarethanelerin yükünün gündüz tarifesinde yer alan 10.00-16.00 saatlerinde
yoğunlaştığı görülmektedir. Bu kapsamda ilgili zamandaki tarife-PTF marjının büyüklük
olarak en iyi ikinci marj olduğu dikkate alındığında, bunun tedarikçilerin ticarethane
grubuna teklif verme isteğini artırdığı değerlendirilmektedir. Öte yandan
ticarethanelerin yürüttükleri faaliyetler nedeniyle 10.00-16.00 saatleri arasındaki yoğun
tüketimlerini başka bir zaman dilimine kaydırma imkanlarının bulunmadığı, diğer bir
ifadeyle talebin esnek olmadığı ifade edilmelidir. Bu çerçevede ticarethanelerin hem
yükün dağılımı hem de yükün kaydırılması yeteneği bakımından sanayi grubu
müşterilerinden ayrıştığı değerlendirilmektedir.
(127) Genel anlamda bakıldığında ticarethane grubunda yer alan müşteriler en aktif şekilde
yerleşik şirketler dışında kalan tedarikçilere geçiş yapan müşterilerdir. Ticarethane
grubu, müşterilere erişimin görece kolay olduğu ve sayaç sayısı bakımından riskin
dağılmasına yardımcı olan47 bir segmenttir, bu bağlamda ticarethane grubu bir
tedarikçinin pazara giriş yapması için kritik durumdadır.
(128) Anılan farklılıkların yanı sıra, ticarethane grubunda yer alan müşterilerin mesken ve
sanayi grubu müşterileriyle benzerlikleri de bulunmaktadır. Sanayi grubu ile olan
benzerliklere bakıldığında, görece yüksek tüketime sahip olan ticarethaneler, sanayi
müşterilerinde olduğu gibi ilgili tedarikçi tarafından dengeden sorumlu grup
mekanizmasında kullanılabilmekte ve bu yolla ilgili tedarikçi ek bir gelir elde
edebilmektedir. Buna ek olarak, yüksek tüketime sahip ticarethanelerin, daha yüksek
fiyat hassasiyetine ve alternatif tedarik kaynaklarına kolay erişime sahip olmaları

47 Tedarikçiler tahsilat riskini dağıtmak ve dengelemek adına portföylerinde bulunan her büyük ölçekli
müşteriye karşılık olarak belli sayıda görece daha küçük ölçekli müşterileri portföyüne katmaya
çalışmaktadır. Ticarethane grubu müşterileri söz konusu ihtiyacın en az maliyetle karşılandığı segment
olarak nitelendirilebilir.
0,00
10.000,00
20.000,00
30.000,00
40.000,00
50.000,00
60.000,00
70.000,00
80.000,00
90.000,00
100.000,00
110.000,00
120.000,00
130.000,00
140.000,00
150.000,00
160.000,00
170.000,00
180.000,00
190.000,00
200.000,00
210.000,00
220.000,00
230.000,00
240.000,00
250.000,00
00 01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23
Saatler
Başkent Toroslar İstanbul Anadolu Yakası

18-27/461-224
41/436

nedeniyle sanayi müşterileri gibi ciddi bir pazarlık güçleri bulunabilmektedir. Bu iki
durumun tedarikçilerin bu müşterilere yapacağı tedarikin kârlılığını aşağıya çektiği
belirtilmelidir.
(129) Ticarethane müşterilerinin mesken müşteriyle olan benzerliğine bakıldığında ise,
sayaç sayısı bakımından fazla olan küçük ölçekli ticarethaneler, mesken
müşterilerinde olduğu gibi kitlesellik göstermekte, bu anlamda küçük ölçekli
ticarethanelere erişim sağlamak için bir tedarikçinin kitlesel bir satış ve pazarlama
stratejisi oluşturması, bu bağlamda geniş bir saha ekibi ve bayi ağı kurması
gerekmektedir. Bu durum küçük esnafa yapılacak satış ve pazarlama faaliyetlerinin ve
bu gruptan müşteri kazanmanın maliyetini artırmaktadır. Buna ek olarak, mesken
müşterilerinde olduğu gibi küçük ticarethaneler, tercihlerinde marka imajı veya birtakım
yan faydalar arayabilmektedir. Bu bağlamda bu segment için marka imajı yaratmak
veya elektrik dışında da ürün/hizmet sunmak bir tedarikçi için ciddi bir maliyet anlamına
gelmektedir.
(130) Sonuç olarak ticarethane grubunda bulunan büyük ticarethaneler (tekil ve büyük
ticarethaneler, zincir ticarethaneler ve kamu kurumları) ve küçük ticarethaneler (küçük
esnaf) elektrik hizmetini algılama biçimi, müşteri davranışı, abone edinme maliyeti
bakımından birbirlerinden ayrışmakla birlikte, söz konusu kırılımların birbirinden çok
ciddi bir biçimde ayrışmıyor ve daha da önemlisi piyasadaki rekabet koşullarını
belirleyen önemli etmenlerden biri olan tarifenin bu grupta yer alan müşteriler için
farklılaşmıyor olması nedeniyle ticarethane grubu bakımından iki ayrı ilgili ürün pazarı
tanımlanmasına gerek bulunmamaktadır.
(131) Mesken, ticarethane ve sanayi gruplarının özelliklerine genel hatlarıyla yukarıda yer
verilmiştir. Elektrik perakende satış piyasası ile ilgili olarak değerlendirilmesi gereken
bir diğer husus, serbest tüketici limitini geçmesine rağmen düzenlenen tarifeler
üzerinden elektrik tedarik etmeye devam eden müşterilerin pazarda ne şekilde
konumlandırılacağıdır.
(132) Her üç müşteri grubu içinde hem kendi tedarikçisini seçme hakkını kullanan hem de
limiti geçmesine rağmen bu hakkı kullanmayan müşteriler bulunmaktadır. Tedarikçisini
seçme hakkı olmasına rağmen bu hakkını kullanmayan müşterilerin kolayca bu
haklarını kullanabilecek durumda olmaları ve yukarıda da gösterildiği üzere
düzenlenen tarifelerle piyasa fiyatları arasında ciddi bir fark olmaması nedeniyle
serbest tüketici hakkını kullanan tüketicilerle, bu hakka sahip olmasına karşın bu hakkı
kullanmayıp düzenlenen tarifeden elektrik almaya devam eden tüketicilerin aynı
pazarda olduğu değerlendirilmektedir.
(133) Üç müşteri grubu hakkında yukarıda yer verilen bilgi ve açıklamalar dikkate
alındığında, her ne kadar tüketilen ve tedarik edilen elektrik homojen bir yapıya sahip
olsa da sanayi, ticarethane ve mesken gruplarının sahip oldukları özelliklerin ve her bir
segmentteki rekabet koşullarının birbirinden farklılaştığı ve her bir müşteri grubunun
ayrı bir ilgili ürün pazarı özelliği gösterdiği değerlendirilmektedir.
(134) Üç müşteri grubunun davranışsal özelliklerindeki farklılıklara ek olarak, anılan müşteri
grupları arasında hukuki ve teknik farklılıklar da bulunmaktadır. Hukuki olarak ilk
farklılık her bir müşteri grubunun farklı tarifelere tabi olmasıdır. Söz konusu tarifeler
arasındaki farklılıklar aşağıdaki grafiklerde gösterilmektedir.

18-27/461-224
42/436

Grafik 41: Ocak 2015 – Ekim 2017 Dönemi Tek Zamanlı Mesken, Ticarethane ve Sanayi Tarifeleri ve
PTF (TL/mWh)

Kaynak: EPİAŞ
Grafik 42: Ocak 2015 – Kasım 2017 Dönemi Gündüz Mesken, Ticarethane ve Sanayi Tarifeleri ve PTF
(TL/mWh)

Kaynak: EPİAŞ






18-27/461-224
43/436

Grafik 43: Ocak 2015 – Kasım 2017 Dönemi Puant Mesken, Ticarethane ve Sanayi Tarifeleri ve PTF
(TL/mWh)
Kaynak: EPİAŞ
Grafik 44: Ocak 2015 – Kasım 2017 Dönemi Gece Mesken, Ticarethane ve Sanayi Tarifeleri ve PTF
(TL/mWh)

Kaynak: EPİAŞ
(135) Yukarıdaki grafiklerde gösterilen tarifeler ile PTF seyri dikkate alındığında, sanayi
müşterileri ile ticarethane ve mesken müşterilerine yönelik olarak tedarikçilerin sahip
oldukları marjın birbirinden farklılaştığı görülmektedir. Zira ticarethane ve mesken
müşterilerine yönelik olan tarifeler arasında Ocak 2016 döneminde kadar dikkate değer
bir fark olmakla birlikte, anılan dönemden sonra iki tarife neredeyse çakışık duruma
gelmiştir. Bu nedenle tedarikçilerin anılan müşteri gruplarına sunacağı faydalar, söz

18-27/461-224
44/436

konusu grupların yukarıda ifade edilen özellikleri de dikkate alındığında değişiklik
gösterebilecektir.
(136) Hukuki farka ek olarak mesken, ticarethane ve sanayi müşterileri arasında teknik
farklılık da bulunmaktadır. Öyle ki, söz konusu müşterilerin tüketimlerinin yoğunlaştığı
saatler de birbirinden farklılık göstermektedir. Serbest tüketici hakkını kullanan
mesken, ticarethane ve sanayi müşterilerinin yük eğrilerine aşağıdaki grafikte yer
verilmektedir.
Grafik 45: Türkiye Mesken, Ticarethane ve Sanayi Müşterilerinin 2016 Yılı Yük Eğrileri (mWh)
Kaynak: EPİAŞ
(137) Grafikten de görüleceği üzere, mesken, ticarethane ve sanayi müşterilerinin
tüketimlerinin en yüksek olduğu saatler birbirinden farklılaşmaktadır. Mesken
müşterilerinin tüketimleri 08:00-22:00 saatleri arası daha stabil olup 18.00-21.00
saatleri arasında yoğunlaşırken, ticarethanelerin tüketimi 10.00-16.00 saatleri
arasında ve sanayi müşterilerinin tüketimi ise 06.00-16.00 saatleri arasında
yoğunlaşmaktadır. Dolayısıyla meskenler açısından özellikle puant ve gündüz
saatlerindeki marj; sanayi ve ticarethane müşterileri içinse gündüz saatlerindeki marj
tedarikçiler tarafından verilecek faydalar için önem kazanmaktadır.
(138) Sanayi ve ticarethane müşterilerinin yüksek tüketim gerçekleştirdiği saatler gündüz
dönemi içinde kalmaktadır. Ancak yükün yoğunlaştığı saatler kadar, farklı saatlerde
yük miktarında gerçekleşen değişimin de önemli olduğu belirtilmelidir. Bu çerçevede
ticarethanelerin en yüksek tüketime sahip olduğu saatler ile en az tüketime sahip
olduğu saatler arasında %100 oranında fark mevcutken sanayi müşterileri bakımından
söz konusu fark %43 seviyesinde bulunmaktadır. Bu nedenle, sanayi müşterilerinin
ticarethane müşterilerine kıyasla daha istikrarlı bir tüketime sahip oldukları ve iki
müşteri grubunun tüketim eğiliminin ve bir tedarikçi açısından maliyet yapılarının
birbirinden ciddi anlamda ayrıştığı değerlendirilmektedir.
(139) Bu çerçevede, mesken, ticarethane ve sanayi müşterilerinin birbirinden farklı özellikler
gösterdiği ve ayrı pazarlarda bulunduğu tekrar dile getirilmelidir. Ancak sanayi grubu
yukarıda ifade edildiği üzere, iletimden bağlı sanayi müşterileri ile dağıtımdan bağlı
sanayi müşterileri şeklinde iki farklı ilgili pazardan oluşmaktadır.
0,00
100.000,00
200.000,00
300.000,00
400.000,00
500.000,00
600.000,00
700.000,00
800.000,00
900.000,00
1.000.000,00
1.100.000,00
1.200.000,00
1.300.000,00
1.400.000,00
1.500.000,00
1.600.000,00
1.700.000,00
1.800.000,00
1.900.000,00
2.000.000,00
2.100.000,00
2.200.000,00
00 01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23
Saatler
Mesken Ticarethane Sanayi

18-27/461-224
45/436

(140) Sonuç olarak işbu dosya kapsamında serbest tüketici hakkına sahip olup bu hakkı
kullanmayan ve söz konusu hakkını kullanarak herhangi bir tedarikçi ile ikili anlaşma
yapan müşteriler bakımından “iletim seviyesinden sisteme bağlı olan sanayi
müşterilerine yapılan elektrik perakende satış”, “dağıtım seviyesinden sisteme bağlı
olan sanayi müşterilerine yapılan elektrik perakende satış”, “ticarethane müşterilerine
yapılan elektrik perakende satış” ve “mesken müşterilerine yapılan elektrik perakende
satış” faaliyetleri ayrı ilgili ürün pazarları olarak tanımlanmıştır.
I.3.2.2.2. İlgili Coğrafi Pazar
(141) İlgili coğrafi pazarın tespitinde, ENERJİSA BAŞKENT, ENERJİSA TOROSLAR ve
ENERJİSA İSTANBUL ANADOLU YAKASI’nın GTŞ olarak sorumlu olduğu Başkent,
Toroslar ve İstanbul Anadolu Yakası elektrik bölgelerinde bulunan müşteriler için bu
bölgeler dışından gelen tedarikçilerin bir alternatif oluşturup oluşturamadığı ele
alınmalıdır. Bu hususun irdelenmesinde kullanılabilecek en temel gösterge anılan
illerdeki müşterilerin tedarikçi bazındaki dağılımıdır.
(142) 2017 Ekim verileri çerçevesinde Başkent, Toroslar ve İstanbul Anadolu Yakası elektrik
bölgelerinde bulunan ve sisteme iletim seviyesinden bağlı olan sanayi müşterilerinin
sayaç ve tüketim bazlı dağılımlarına aşağıdaki grafiklerde yer verilmektedir.
Grafik 46: Ocak 2014 – Ekim 2017 Döneminde Başkent Elektrik Bölgesinde İletim Seviyesinden Sisteme
Bağlı Olan Sanayi Müşterilerinin Tüketim Miktarı Bakımından Tedarikçilere Dağılımı (kWh)48


(…..TİCARİ SIR…..)


Kaynak: BAŞKENT EDAŞ

Grafik 47: Ocak 2014 – Ekim 2017 Döneminde Toroslar Elektrik Bölgesinde İletim Seviyesinden Sisteme
Bağlı Olan Sanayi Müşterilerinin Tüketim Miktarı Bakımından Tedarikçilere Dağılımı (kWh)


(…..TİCARİ SIR…..)


Kaynak: TOROSLAR EDAŞ

Grafik 48: Ocak 2014 – Ekim 2017 Döneminde İstanbul Anadolu Yakası Elektrik Bölgesinde İletim
Seviyesinden Sisteme Bağlı Olan Sanayi Müşterilerinin Tüketim Miktarı Bakımından Tedarikçilere
Dağılımı (kWh)


(…..TİCARİ SIR…..)


Kaynak: AYEDAŞ


48 K1: Her yıl EPDK tarafından belirlenen serbest tüketici limitinin altında tüketimi bulunan veya
tüketimleri bu sınırı geçmekle birlikte herhangi bir tedarikçi ile ikili sözleşme imzalamadan düzenlenen
tarifeler üzerinden elektrik alan tüketicilerdir.
K2: Elektriğini serbest tüketici hakkını GTŞ ile ikili anlaşma yaparak kullanan tüketiciler grubudur.

18-27/461-224
46/436

Grafik 49: Ocak 2014 – Ekim 2017 Döneminde Başkent Elektrik Bölgesinde İletim Seviyesinden Sisteme
Bağlı Olan Sanayi Müşterilerinin Sayaç Sayısı Bakımından Tedarikçilere Dağılımı


(…..TİCARİ SIR…..)


Kaynak: BAŞKENT EDAŞ

Grafik 50: Ocak 2014 – Ekim 2017 Döneminde Toroslar Elektrik Bölgesinde İletim Seviyesinden Sisteme
Bağlı Olan Sanayi Müşterilerinin Sayaç Sayısı Bakımından Tedarikçilere Dağılımı


(…..TİCARİ SIR…..)


Kaynak: TOROSLAR EDAŞ

Grafik 51: Ocak 2014 – Ekim 2017 Döneminde İstanbul Anadolu Yakası Elektrik Bölgesinde İletim
Seviyesinden Sisteme Bağlı Olan Sanayi Müşterilerinin Sayaç Sayısı Bakımından Tedarikçilere
Dağılımı


(…..TİCARİ SIR…..)


Kaynak: AYEDAŞ
(143) Yukarıda yer alan grafiklerden de görüleceği üzere, iletim seviyesinden sisteme bağlı
bulunan sanayi müşterileri hem sayaç hem de tüketim miktarı bakımından ağırlıklı
olarak diğer tedarikçilerin portföyünde bulunmaktadır. Bu bağlamda pazarın bu kısmı
için BTŞ’lerin BAŞKENT EDAŞ, TOROSLAR EDAŞ ve AYEDAŞ’a ciddi bir alternatif
oluşturdukları görülmekte dolayısıyla iletim seviyesinden sisteme bağlı bulunan sanayi
müşterileri için ilgili coğrafi pazarın “Türkiye” olduğu değerlendirilmektedir.
(144) 2017 Ekim verilerine göre Başkent, Toroslar ve İstanbul Anadolu Yakası elektrik
dağıtım bölgelerinde dağıtımdan sisteme bağlı olan en az bir sanayi müşterisine
elektrik tedarik eden tedarikçi sayısı 69, 67 ve 133’tür49. Aşağıdaki grafiklerde sanayi
müşterilerinin dağılımına yer verilmektedir.
Grafik 52: Ocak 2014 – Ekim 2017 Döneminde Başkent Elektrik Bölgesinde Dağıtım Seviyesinden
Sisteme Bağlı Olan Sanayi Müşterilerinin Tüketim Bazında Tedarikçilere Dağılımı


(…..TİCARİ SIR…..)



Kaynak: BAŞKENT EDAŞ



49 BAŞKENT EDAŞ, TOROSLAR EDAŞ ve AYEDAŞ’tan gelen bilgiler.

18-27/461-224
47/436

Grafik 53: Ocak 2014 – Ekim 2017 Döneminde Toroslar Elektrik Bölgesinde Dağıtım Seviyesinden
Sisteme Bağlı Olan Sanayi Müşterilerinin Tüketim Bazında Tedarikçilere Dağılımı


(…..TİCARİ SIR…..)


Kaynak: TOROSLAR EDAŞ

Grafik 54: Ocak 2014 – Ekim 2017 Döneminde İstanbul Anadolu Yakası Elektrik Bölgesinde Dağıtım
Seviyesinden Sisteme Bağlı Olan Sanayi Müşterilerinin Tüketim Bazında Tedarikçilere Dağılımı


(…..TİCARİ SIR…..)


Kaynak: AYEDAŞ

Grafik 55: Ocak 2014 – Ekim 2017 Döneminde Başkent Elektrik Bölgesinde Dağıtım Seviyesinden
Sisteme Bağlı Olan Sanayi Müşterilerinin Sayaç Bazında Tedarikçilere Dağılımı


(…..TİCARİ SIR…..)


Kaynak: BAŞKENT EDAŞ

Grafik 56: Ocak 2014 – Ekim 2017 Döneminde Toroslar Elektrik Bölgesinde Dağıtım Seviyesinden
Sisteme Bağlı Olan Sanayi Müşterilerinin Sayaç Bazında Tedarikçilere Dağılımı


(…..TİCARİ SIR…..)


Kaynak: TOROSLAR EDAŞ

Grafik 57: Ocak 2014 – Ekim 2017 Döneminde İstanbul Anadolu Yakası Elektrik Bölgesinde Dağıtım
Seviyesinden Sisteme Bağlı Olan Sanayi Müşterilerinin Sayaç Bazında Tedarikçilere Dağılımı


(…..TİCARİ SIR…..)


Kaynak: AYEDAŞ
(145) Yukarıda belirtildiği gibi Başkent, Toroslar ve İstanbul Anadolu Yakası bölgelerinde son
dönemde sırasıyla 69, 67 ve 133 tedarikçi bulunmaktadır. Grafiklerden de görüleceği
üzere, söz konusu tedarikçilerin tamamı anılan bölgelerde, piyasanın; tüketim miktarı
bakımından aylık olarak azami (…..), sayaç sayısı bakımında ise aylık olarak azami
(…..)’sine sahiptirler. Buna ek olarak, 2017 yılında ENERJİSA’yı takip eden en büyük
beş BTŞ’nin payının Başkent bölgesinde (…..), Toroslar bölgesinde (…..) ve İstanbul
Anadolu Yakası bölgesinde ise (…..) olduğu, geri kalan oyuncuların paylarının genel

18-27/461-224
48/436

de (…..)’in altında bulunduğu ve 2014-2017 dönemine bütün olarak bakıldığında
ENERJİSA’nın sahip olduğu paylarda dönemsel olarak gerilemeler olsa da, piyasadaki
ağırlığının devam ettiği görülmektedir. Bu sebeple BTŞ’lerin anılan bölgelerde sanayi
müşterileri için anlamlı bir alternatif oluşturmadığı görülmektedir. Buna bağlı olarak da,
sanayi müşterilerine yapılan elektrik perakende satış faaliyeti bakımından ilgili coğrafi
pazarlar “Ankara, Kırıkkale, Çankırı, Kastamonu, Bartın ve Zonguldak”, “Adana,
Mersin, Gaziantep, Kilis ve Osmaniye” illeri ile “İstanbul Anadolu Yakası” olarak
belirlenmiştir.
(146) Ticarethane grubunda Ekim 2017 itibarıyla Başkent, Toroslar ve İstanbul Anadolu
Yakası elektrik dağıtım bölgelerinde yerleşik tedarikçiler dışında sırasıyla (…..) ve
(…..) tedarikçinin faaliyette bulunduğu görülmektedir. Ticarethane grubunda yer alan
müşterilerin tüketim ve sayaç bazında tedarikçiler içindeki dağılımı aşağıdaki
grafiklerde gösterilmektedir.

Grafik 58: Ocak 2014 – Ekim 2017 Döneminde Başkent Elektrik Bölgesinde Ticarethane Müşterilerinin
Tüketim Bazında Tedarikçilere Dağılımı


(…..TİCARİ SIR…..)


Kaynak: BAŞKENT EDAŞ

Grafik 59: Ocak 2014 – Ekim 2017 Döneminde Toroslar Elektrik Bölgesinde Ticarethane Müşterilerinin
Tüketim Bazında Tedarikçilere Dağılımı


(…..TİCARİ SIR…..)


Kaynak: TOROSLAR EDAŞ

Grafik 60: Ocak 2014 – Ekim 2017 Döneminde İstanbul Anadolu Yakası Elektrik Bölgesinde Ticarethane
Müşterilerinin Tüketim Bazında Tedarikçilere Dağılımı


(…..TİCARİ SIR…..)


Kaynak: AYEDAŞ

Grafik 61: Ocak 2014 – Ekim 2017 Döneminde Başkent Elektrik Bölgesinde Ticarethane Müşterilerinin
Sayaç Bazında Tedarikçilere Dağılımı


(…..TİCARİ SIR…..)


Kaynak: BAŞKENT EDAŞ

18-27/461-224
49/436

Grafik 62: Ocak 2014 – Ekim 2017 Döneminde Toroslar Elektrik Bölgesinde Ticarethane Müşterilerinin
Sayaç Bazında Tedarikçilere Dağılımı


(…..TİCARİ SIR…..)


Kaynak: TOROSLAR EDAŞ

Grafik 63: Ocak 2014 – Ekim 2017 Döneminde İstanbul Anadolu Yakası Elektrik Bölgesinde Ticarethane
Müşterilerinin Sayaç Bazında Tedarikçilere Dağılımı


(…..TİCARİ SIR…..)


Kaynak: AYEDAŞ
(147) Yukarıda verilen grafikler çerçevesinde ticarethane segmenti bakımından BTŞ’lerin
tüketim bazında azami (…..), sayaç bazında ise azami (…..) oranında bir paya sahip
olduğu görülmektedir. Buna ek olarak, Başkent, Toroslar ve İstanbul Anadolu Yakası
bölgelerinde 2017 yılında ENERJİSA’yı takip eden en büyük beş BTŞ’nin tüketim bazlı
payının sırasıyla (…..) ve (…..) olduğu ve ENERJİSA’nın 2014-2017 döneminde bu
segmentteki ağırlığını her üç bölgede hem sayaç hem de tüketim bazında koruduğu
anlaşılmaktadır. Bu bağlamda 2014-2017 döneminde BTŞ’lerin ticarethane
segmentinde Başkent, Toroslar ve İstanbul Anadolu Yakası bölgelerindeki yerleşik
tedarikçilere gerçek anlamda bir alternatif oluşturamadıkları görülmektedir. Bu
sebeple, ticarethane müşterilerine yapılan elektrik perakende satış faaliyeti
bakımından ilgili coğrafi pazarlar “Ankara, Kırıkkale, Çankırı, Kastamonu, Bartın ve
Zonguldak”, “Adana, İçel, Hatay, Osmaniye, Gaziantep ve Kilis” illeri ile “İstanbul
Anadolu Yakası” olarak belirlenmiştir.
(148) Mesken segmentine bakıldığında Ekim 2017 itibarıyla Başkent, Toroslar ve İstanbul
Anadolu Yakası elektrik dağıtım bölgelerinde yerleşik tedarikçiler dışında sırasıyla
(…..) ve (…..) tedarikçinin faaliyette bulunduğu görülmektedir. Mesken grubunda yer
alan müşterilerin tüketim ve sayaç bazında tedarikçiler içindeki dağılımı aşağıdaki
grafiklerde gösterilmektedir.

Grafik 64: Ocak 2014 – Ekim 2017 Döneminde Başkent Elektrik Bölgesinde Mesken Müşterilerinin
Tüketim Bazında Tedarikçilere Dağılımı


(…..TİCARİ SIR…..)



Kaynak: BAŞKENT EDAŞ


18-27/461-224
50/436

Grafik 65: Ocak 2014 – Ekim 2017 Döneminde Toroslar Elektrik Bölgesinde Mesken Müşterilerinin
Tüketim Bazında Tedarikçilere Dağılımı


(…..TİCARİ SIR…..)


Kaynak: TOROSLAR EDAŞ

Grafik 66: Ocak 2014 – Ekim 2017 Döneminde İstanbul Anadolu Yakası Elektrik Bölgesinde Mesken
Müşterilerinin Tüketim Bazında Tedarikçilere Dağılımı


(…..TİCARİ SIR…..)


Kaynak: AYEDAŞ

Grafik 67: Ocak 2014 – Ekim 2017 Döneminde Başkent Elektrik Bölgesinde Mesken Müşterilerinin
Sayaç Bazında Tedarikçilere Dağılımı


(…..TİCARİ SIR…..)


Kaynak: BAŞKENT EDAŞ

Grafik 68: Ocak 2014 – Ekim 2017 Döneminde Toroslar Elektrik Bölgesinde Mesken Müşterilerinin
Sayaç Bazında Tedarikçilere Dağılımı


(…..TİCARİ SIR…..)


Kaynak: TOROSLAR EDAŞ

Grafik 69: Ocak 2014 – Ekim 2017 Döneminde İstanbul Anadolu Yakası Elektrik Bölgesinde Mesken
Müşterilerinin Sayaç Bazında Tedarikçilere Dağılımı


(…..TİCARİ SIR…..)


Kaynak: AYEDAŞ
(149) Başkent, Toroslar ve İstanbul Anadolu Yakası elektrik bölgelerinde bulunan sırasıyla
(…..) ve (…..) adet tedarikçi Başkent bölgesinde hem tüketim hem de sayaç bazında
(…..), Toroslar bölgesinde tüketim bazında (…..), sayaç bazında (…..) ve İstanbul
Anadolu Yakası bölgesinde ise tüketim bazında (…..), sayaç bazında (…..)’lik bir paya
sahip olduğu görülmektedir. Bu çerçevede, anılan bölgelerdeki yerleşik tedarikçilerin
dışındaki tedarikçilerin mesken grubunda ENERJİSA’ya karşı bir alternatif
oluşturamadığı değerlendirilmektedir. Dolayısıyla, mesken müşterilerine yapılan
elektrik perakende satış faaliyeti bakımından ilgili coğrafi pazarlar “Ankara, Kırıkkale,

18-27/461-224
51/436

Çankırı, Kastamonu, Bartın ve Zonguldak illeri”, “Adana, Mersin, Gaziantep, Kilis ve
Osmaniye illeri” ile “İstanbul Anadolu Yakası” olarak belirlenmiştir.
I.4. Dosya Kapsamındaki Tespitler
I.4.1. Yerinde İncelemede Elde Edilen Belgeler
(150) Yerinde incelemelerde elde edilen belgelere ilgili oldukları konu başlıkları altında
aşağıda yer verilmektedir.
I.4.1.1. Usulsüz Sözleşme ve Enerji Alım-Satım Bildirim Formu (IA-02 Formu)
Alınması İle İlgili Belgeler
(151) Belge 1: 27.09.2016 tarihinde ENERJİSA Satış Lideri E. K. ile TOROSLAR D2D Satış
Takım Lideri M. B. arasında gerçekleşen yazışma içinde yer alan “RE: Bireysel Satış
Hak.” başlıklı e-postada şu ifadeler bulunmaktadır:
31.08.2016 – S. B. > M. B
Merhabalar,
(…..) adlı müşteri 01.08.2016 itibari ile rakip ile anlaşma sağlamıştır. Müşteri bireysel
satış gözükmektedir, mass seğmeninde bir müşteridir. Sözleşme bitiş tarihinden
önce geçiş yaptığı için cezai durum uygulandığı ifade etmektedir.
“Enerjisa ile hiç sözleşme imzalamadığını EPDK’ ya şikayet edeceğini ifade
etmektedir.
Bilgilerinize,
İyi çalışmalar.
Tesisat: (…..)”
(…)
27.09.2016 – S. Ö. > G. S. S.
“(…..) selamlar
(…..) (eski adana dagıtım direktörü) 2m de ve ara ara bu tür müşteri şikayetlerini
bana iletiyor kontrol etmemiz için
İstersen kontak olarak mass segment için mumaranı da verebilirim, bence sorun yok
aktarabilirim de size
Nizipten bugün başka bir müşterisini temmuzda talep ettiğimizi ama kesinlikle
imzalamadığını ve şikayet edeceğini belirtti
(…..)
Bir kontrol ettirebilir misin
Görüşürüz
On 19 Sep 2016, at 11:13, (…..) @enerjisa.com> wrote:
(…..) merhaba,
Müşterinin sözleşmesi bayram öncesi paylaşılmıştı. İlgili tüm evraklar ve kaşeleri
sözleşme üzerinde var. Sorun kalmamış olmalı diye düşünüyorum.”
(…)
27.09.2016 – G. S. S. > M. B.
“(…..) merhaba,
(…..) imzalatmış sözleşmeyi, müşteri ile iletişime geçebilir misiniz lütfen.”
27.09.2016 – M. B. > E. K.
“(…..) merhaba,
Bu müşteri ile ilgilenir misin. Konu acildir. Adam ben imzalamadım demiş, ekte
sözleşme var.”

18-27/461-224
52/436

27.09.2016 – E. K. > M. B.
“(…..) Bey Merhabalar;
Müşteri ile görüşme yaptım. Yaptığım görüşmede elektriği sizden pahalı alıyorum.
Başka bir firma daha uygun bir fiyat teklif etti ve benim sizle bir sözleşmem yok dedi.
M.H.M. binasına gelerek sözleşmeyi kontrol edecek.”
(152) Belge 2: 21.11.2016 tarihinde Müşteri Hizmetleri Yetkilisi Ş.S. ile AYESAŞ Telesatış
Yetkilisi S. Ö. arasında gerçekleşen yazışma içinde yer alan “(…..) hk.” başlıklı e-posta
şu ifadeler bulunmaktadır:
18.11.2016 – Ş.S. > M. B.
“(…..) Merhaba,
Aşağıda bilgileri bulunan müşterinin şikayeti söz konusudur,
abonelik iptali olmadan çok zamanlı tarifeye geçiş istemektedir
müşteri talebi : D2D ekiplerince imza ve belge olmadan perakende müşterisi
yapılmış. müşteri tek zamanlı tarife kullandığını öğreniyor. mhm ye gelerek çok
zamanlı tarifeye geçiş istiyor. daha önceki başvurusunda IA03 formu imzalatılması
istenmiş fakat mevzuat gereğince ıa03 formu imzalatılması kaldırılmıştır. tekrar
reguleye dönüş için abone iptali yapılması gerekiyor ve yeniden abonelik işlemi
yapılacak. müşteri durumu öğrendiğinde işlemi yapan kişiden şikayetçidir.
tarafına yazılı dönüş yapılması istenmektedir.
Tesisat No: (…..),
Sözleşme Hesabı: (…..),
Tel: (…..)”
18.11.2016 – M. B. >M. H.
“(…..) merhaba,
Müşteri şikayeti mevcut, acil dönüş yapmamız gerekiyor, tablet kapaması hangi
agent tarafından yapılmış?”
18.11.2016 – M. H. > M. B.
“(…..) merhaba,
Sistemdeki kapama aşağıdaki gibidir,
Sorumlu çalışan: (…..)
Tesisat: (…..)
Muhatap No: (…..)
Müşteri Adı: (…..)
Kullanıcı durumu: Profil Dışı
Neden (kod): Çok Zamanlı Tarife
Kent: MERSİN
Şirket Kodu: TOROSLAR
Kanal: D2D
Belge Yaratılma Tarihi: 20.06.2016
Ziyaret Tarihi: 23.06.2016
İyi çalışmalar,”
18.11.2016 – M. B. > E. İ.
“(…..) merhaba,
Bu tesisat satış olarak kapatılmamış, sözleşme de yok ancak çok zamandan tek
zamana geçirilmiş.
Kontrol eder misin, talebi yeni mi yapılmış, müşteri şu an savcılığa gitmek üzere?”
18.11.2016 – E. İ. > M. B.

18-27/461-224
53/436

“Merhaba (…..),
Bu tesisat 01.09.2014 tarihinden beri tek zamanlı kullanım yapıyor görünüyor. D2D
tarafından herhangi bir girişi bulunmuyor.”
18.11.2016 – M. B. > Ş. S.
“(…..) merhaba,
(…..)’nin mailine istinaden bu müşteriye d2d tarafından işlem yapılmamış
görünüyor.”
19.11.2016 A. E. A. > Ş. S.
“İyi haftasonları
Tarsus savcılığa ulaşmış durum, ( savcının yakını sanırım ) Dolandırıcılık
yapıldığından felan bahsediliyor.
Müşteri ile en azından çözeceğiz şeklinde temas ederseniz bence iyi olur.
Teşekkürler
(…..) @enerjisa.com> şunları yazdı (18 Kas 2016 17:15):
> Merhaba,
> Müşteriye fırsat girişi telesatış tarafından yapılmış görünmektedir,
> müşteri şikayeti mevcuttur, konu Cumhuriyet savcılığına intikal
> etmiştir, desteklerinizi rica ederiz,”
20.11.2016 K. Ö. > N. F., S. O., D. Ö.
“Arkadaşlar merhaba,
Müşterinin aboneliği çok zamanlı tarifeden tek zamanlı tarifeye geçirilmiş, bizim
tarafımızdan yapılan görüşme ve fırsat girişlerine istinaden yönlendirilmiş sanırım,
tek zamanlı geçiş işlemi bizim taramızdan mı yapılmış ya da bizim tarafımızdan
yapılan herhangi bir satış/işlem var mı kontrol ederek bilgilendirebilir misiniz lütfen.”
21.11.2016 – N. F. > K. Ö.
“Merhaba (…..) Bey,
Sistemde kontrol yapıldığında işlem telesatış ekibi tarafından yapılmadığı tespit
edilmiş olup Yeni Crm de 01.09.2015 tarihinde MHM tarafından M7 paketi girişi
yapıldığı görülmektedir.”
21.11.2016 – Ş. S. > S. Ö.
“(…..) Hanım Merhaba,
(…..) tesisat numarasındaki müşterimiz kendisini bilgi verilmeden ST sözleşmesinin
uzatıldığına dair şikayetçi olmuştur, çok zamanlı tarifeye geçeceğini belirterek ST
sözleşmesinin iptalini aboneliği boşa düşmeden yapılmasını talep eder,
Konu hakkında acil yardımlarınızı rica ederiz,”
(153) Belge 3: 27.10.2016 tarihinde Satış Hizmetleri Yetkilisi M. B. ile Kıdemli Avukat D. Z.
E., Müşteri İlişkileri Yetkilisi Z. B. ve HUKUK SATIŞ REGÜLASYON kullanıcısı
arasında gerçekleşen yazışma içinde yer alan “EPDK-(…..)” konulu e-postada şu
ifadelere yer verilmektedir:
25.10.2016 – Z. B. > Bireysel Satış Destek bireyselsatisdestek@enerjisa.com
“Merhaba,
Arşivden gelen ekteki belgelerin tarihi şubat ayı olarak görünmektedir.
Müşteri 5. ayda (…..) dan enerji almaya başlamış.
Biz 2.ayda imzalanan bu belgelerle mi 9.ayda müşteriyi kendi portföyümüze
geçirdik? Eğer öyle ise farklı tedarikçiden enerji alan müşteriyi eski belgelerle nasıl
geçirdik.

18-27/461-224
54/436

Kontrol edebilir misiniz?”
27.10.2016 – Z. B. >HUKUK SATIŞ REGÜLASYON
“Merhaba,
Müşteri (…..) numaralı tesisatı için 01.03.2016 tarihi itibariyle serbest tüketici
kapsamında Şirketimizden enerji tedarik etmeye başlamıştır. 01.05.2016 tarihi
itibariyle ise (…..) ile anlaşmış ve oraya geçiş yapmış.
Ancak 01.09.2016 tarihinde tekrar Şirketimiz portföyüne geçirildiğini ve bu geçiş ile
ilgili herhangi bir imzası ve onayı olmadığını belirterek EPDK ya şikayette
bulunmuştur.
01.09.2016 tarihindeki geçiş ile ilgili arşivden evrakları talep ettik ve ekteki belgeler
gönderildi. Yalnız bu belgelerde tarih 2. ay olarak görünüyor. Yani müşteriyi ilk
portföyümüze geçirdiğimiz sözleşmeler gönderildi.
Konuyla ilgili aşağıda görüleceği üzere bireysel satıştan bilgi istedik ancak henüz
dönüş yapılmadı.
Başvurunun yarın son günü olması sebebiyle konuyla ilgili sizden yardım rica
ediyoruz.
Eğer bu belgeler ile ikinci defa müşteriyi portföyümüze aldık ise nasıl bir savunma
hazırlayalım.
Not: Müşteri şu anda hala bizde görünüyor. ”
27.10.2016 – D. Z. E. > Z. B., HUKUK SATIŞ REGÜLASYON, M. B.
“(…..) merhaba,
Bu tesisata bir bakabilir misin eylül’de bize geçmiş biz mi talep etmişiz yoksa
tedarikçisi çıkardığı için tip1e mi düşmüş?
Şayet bizim talebimiz üzerine portföyümüze geçmişse müşteriye ait IA02’yi PYS’ye
yüklemişizdir diye biliyorum. Hangi IA02’yi yüklemişiz? Gönderebilir misin?
Bugün cevap için son günümüzmüş öncelik verebilirsen çok sevinirim.”
27.10.2016 – M. B. > D. Z. E., Z. B., HUKUK SATIŞ REGÜLASYON
“(…..) merhaba,
İlgili aboneliği Eylül’16 döneminde diğer tedarikçiden d2d satış kanalıyla biz talep
etmişiz. Diğer tedarikçi tarafından çıkışı yapılıp, tip-1 olup daha sonra talep edip 1 to
3 olma durumu mevcut değildir. Çoklu talebe düşmediği ve STF-01 şikayeti olmadığı
için herhangi bir IA02 formu talep etmedik. Bundan dolayı tarafımda IA02 formu
mevcut değildir.”
(154) Belge 4: 27.10.2016 tarihinde Satış Kanalları Opr. Takım Yöneticisi P. Ç., D. Z. E. ve
H. Y. arasında gerçekleşen yazışma içinde yer alan “EPDK-(…..) Sözleşme hak”
konulu e-postada şu ifadelere yer verilmektedir:
20.10.2016 – Z. B. > ENERJİSA Talep
“Merhaba,
Müşterinin imzaladığı belgelerin tamamını acil gönderebilir misiniz?
Sözleşme (…..)
Sözleşme tarihi : 01.09.2016
Tesisat: (…..)
(…..)
---
mayıs ayı itibari aksaelektrik aboneligine gecmiş ve yukarıda belirtilen adreste
ikamet etmekteyiz. Ekim ayı faturamız bilmediğimiz bir sebepten dolayı enerjisa
tarafından kesilmiş olup konu hakkında yetkili ofislerinden bilgi istediğimizde
talebimiz uzerine geciş yapıldıgı tarafımıza bildirilmiştir. İndirimli bir sekilde kullanmıs

18-27/461-224
55/436

oldugumuz aksa enerjiden hicbir bilgimiz olmadan enerjisaya geçişimiz yapılmıstır.
enerjidan herhangi bir talebimiz yoktur olmamıstır. Konu hakkında herhangi bir
sozleşmede
imzalamıs bulunmamaktayız.
Bilgimiz dısında geciş yapan ve bizleri zarara ugratan enerjisa hakkında gerekli
işlemlerin yapılmasını ve imzalı sozleşmem bulunan aksa ya en kısa zamanda
zararımın karsılanarak gecısım konusunda yardımlarınızı beklemekteyim
(…..)”
(155) Belge 5: 12.04.2016 tarihinde Satış Saha Yöneticisi H. Y. ile Kıdemli Avukat M. Ç.
arasında gerçekleşen yazışma içinde yer alan “RE: (…..) no'lu tesisatın IA-02 formu
talebi” konulu e-postada şu ifadelere yer verilmektedir:
29.02.2016 – Ö. E. > H. C., Z. G.
“(…..) Selam,
Ağustos’15 dönemi için talep edilen (…..) no’lu tesisatın satış kanalı dec.’tir.
EPDK’dan yazı gelmiştir. Bana bu tesisata ait IA-02 formunu ve sözleşmesini
gönderirmisin ? Konu çok acildir.”
29.02.2016 – H. C. > H. Y.
“Merhaba,
Aşağıdaki tesisat numarasına ait IA02 formuna ihtiyaç duyulmuştur, Acil desteğinizi
bekliyoruz.”
01.03.2016 – H. Y. > A. A.
“(…..) merhaba,
(…..) adli musteriden 19.12.2014 tarihinde (…..) beyan almis. IA02'ye ihtiyac var.
İlgilenir misin? Dosya Kurtkoy de ise (…..) destek alabilirsin.”
01.03.2016 – A. A. > H. Y.
“(…..) Bey Merhaba,
Beyan ve St evrakları Mhm den direkt İzmir’e götürüldü,
@(…..) Merhaba,
Dosyası için senden destek rica ederiz,
@(…..) Merhaba,
İzmir arşivden ulaşmamız mümkünmüdür?Teşekkürler.”
03.03.2016 – H. Y. > A. İ. E.
“(…..) Bey Merhaba,
EPDK’ya bir an önce cevap verilmesi gereken bir durum söz konusu olduğundan
özellikle hukuk biriminin de kendi hazırlıklarını yapabilmesi açısından (…..) nolu
tesisata ait dosyanın arşiv kentten bulunabilmesi konusunda ivedi yardımlarınızı rica
ederiz.”
04.03.2016 – G. K. > H. Y.
“(…..) bey merhaba
İzmir arşiv kente gönderilen evraklar henüz taranmadığından istenilen dosyaların
bulunması pek mümkün olmuyor maalesef. Bulabildiklerini tarayarak bize
ulaştırıyorlar, bulunamayanlar için de bizi bilgilendiriyorlar.B, istemiş olduğunuz
evrakta bulunamamıştır.”
04.03.2016 – M. Ç. > G. K., H. Y.
“Merhaba,
Bu evrakların bulunamamasının hukuki sonuçları çok ağır olacaktır. 3 ay süreyle
portföyümüze müşteri ekleyememe riski ile karşı karşıyayız.

18-27/461-224
56/436

Önemine binaen tekrar bakabilir miyiz lütfen?”
08.03.2016 – M. Ç. > O. B. A.
“(…..) Bey,
(…..) no’lu tesisatın sözleşmesinin bulunamadığı bilgisini aldık. İkili anlaşma ve IA.02
formunu EPDK’ya sunamazsak, Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği’nin 30A/13-
b hükmü uyarınca 3 ay süreyle portföyümüze yeni müşteri ekleyememe riskiyle karşı
karşıya kalacağız.”
08.03.2016 – O. B. A. > B. T.
“(…..) merhaba,
Bu sözleşmenin bulunması elzem. Aksi halde aşağıdaki yaptırım kaçınılmaz olacak
ki bu satışın 3 ay süreyle durması demek. Bu konuda acil desteğinizi bekliyorum”
(…)
09.03.2016 – M. Ç. > B. T.
“(…..) Bey Merhaba,
Gönderdiğiniz evraklar arasında 3 farklı firmanın abonelik evrakları var; ancak
(…..)’ın herhangi bir evrakı bulunmuyor. Ayrıca ikili anlaşma ve IA.02 formu da yok.
ST sözleşmeleri farklı bir yerde mi muhafaza ediliyor?”
01.04.2016 – M. Ç. > H. Y.
“(…..) Merhaba,
EPDK’ya yapılan 3 şikayetten biri olan (…..)’ye ait sözleşmeyi ve IA.02 formunu
bulamamıştık. EPDK’dan süre istemiştik ancak sanıyorum sözleşme halen
bulunamadı.
Bu şartlar altında EPDK’ya sözleşmeyi bulamadığımızı ve müşterinin zararını
karşılayacağımızı bildirmemiz gerekiyor. Dolayısıyla müşteriye de bir yazı ile sehven
geçişin yapıldığı ve uğradığı zararın tarafımızca tazmin edileceğini bildirmeliyiz.
Zararını da şu anki tedarikçisinin fiyatı ile bizim fiyat arasındaki fark olarak
önerebiliriz.
Fiyatları karşılaştırarak bir hesap yaptırabilir misiniz? Daha sonra yazıyı birlikte
hazırlayalım.”
01.04.2016 – H. Y. > M. Ç.
“(…..) merhaba,
Yetkili kişi ile görüştüm. Sehven Enerjisa portföyüne geçişten ötürü uğradıkları
zararın tanzimi hesaplayabilmek ve ödemek için 3 to 2 oldukları Ekim 2015
dönemine ait RWE fatura örneği ve IBAN no’larını talep ettim. Şirket yetkilisi yıl
kapanışı ile uğraştıklarından ancak 11 Nisan itibariyle müsait olabileceğini ve
yardımcı olabileceğini bildirdi. Ek olarak şikayet konusunun maddi zarar olmadığını
tamamen onların nezdinde usulsüz, uygunsuz portföy geçişi yapılmış bir görüntü
olduğunu yineledi. Bende kendisine bu anlamda bizleri yanlış tanımalarını ve yanlış
değerlendirmelerini istemediğimizi aksine Enerjisa olarak prosedürlere, mevzuata
sonuna kadar riayet eden prensipleri ve sorumlulukları olan sektörün en düzgün ve
en ciddi firması olduğumuzu ve en uygun ortamda kendimizi tanıttığımızda
akıllarındaki imajımızın değişebileceğini vurguladım. Bu sebeple 11 Nisan
haftasında firma ziyareti yapmak için de randevu alacağım.”
11.04.2016 – M. Ç. > H. Y.
“(…..) Merhaba,
Bugün müşteri ile görüşerek neticeden bizi bilgilendirebilir misin?”
12.04.2016 – H. Y. > M. Ç.

18-27/461-224
57/436

“(…..) merhaba,
Telefon görüşmemize istinaden firma yetkilisi (…..) Bey ile yeniden görüştüm. Bizden
sonra RWE’ye geçtikleri döneme ait ilk tüketim faturalarını email olarak
paylaşmalarını istedim ki fiyat farkı tanzim çalışmasını yapabilelim diye. Ayrıca yüz
yüze tanışmak ve kendimizi yakından ifade etmek için bu hafta içinde bir güne
randevu talep ettim ancak yoğun olduklarından ancak 19 Nisan Salı gününe randevu
alabildim.
Şimdilik gelişmeler bu yönde gelişti. Bilgilerinize sunarız”
(156) Belge 6: 02.11.2016 - 07.11.2016 tarihleri arasında TOROSLAR Müşteri Hizmetleri
Temsilcisi A. A., BAŞKENT Satış Operasyon Uzmanı Z. D., TOROSLAR Müşteri
Hizmetleri Temsilcisi H. C. B. arasında gerçekleşen yazışma içinde yer alan gönderilen
“fırsat iptali hk.” konu başlıklı e-postalarda şu ifadeler yer almaktadır:
02.11.2016 – A. A. > Z. D.
“(…..) bey merhaba;
(…..) nolu tesisat için müşterimiz tip 3 geçişi iptalini talep ediyor. Önceden bunun ile
alakalı olarak geçiş sağlanmış sahte imza ile tazminat ödenmiş Enerjisa tarafından.
Şuanda yine tip3 geçişi görülüyor müşterimiz iptalini talep ediyor. Fırsat nosunu
bulamadığım için exceli doldurmadım. Konu hakkında yardımınızı rica ediyorum.”
04.11.2016 – H. C. B. > S. D.
“Merhaba (…..),
1 to 3 geçiş sürecinde müşterinin serbest tüketici sözleşmesi aktif olmadan tesisata
abonelik ve tahliye işlemi yürütemiyoruz. Dolayısı ile satış operasyondan geçiş
iptalini talep ederek sürece bu şekilde devam etmekteyiz. Fakat satış operasyon
serbest tüketici sözleşmenin ters kaydını alırken regüle abonelikte ki ödenmiş GB ve
DV’ ye takılmaktadır. Örnek verecek olursak migrasyon öncesi abonelik yapılmış bir
müşteriye satış tetiklendiğinde 01.12.2016 tarihinde aktif olacaktır. serbest tüketici
sözleşmenin ters kaydının alınabilmesi için denkleştirilmiş bedellerin iptalini
istediğimizde migrasyon öncesi ödeme belgelerinin denkleştirilmesinin iptal
edilemeyeceği yönündedir. İlgili tesisatta böyle bir durum söz konusuydu fakat ST
geçiş işlemi gerçekleşti. Konu hakkında nasıl ilerlememiz gerekmektedir. Desteğinizi
rica ederiz.
İyi çalışmalar.
Benzer bir konu hakkında hesap işlemlerinden gelen cevap
Açılış Bilgileri (…..) 31.10.2016 10:58:53
(…..) nolu tesisata tip3 giriş işlemi yapılmıştır fakat müşteri gün içerisinde tahliye
vermek istemektedir. tip3 giriş işlemi ters kaydının alınabilinmesi için ödenmiş olan
GB nin ve DV açığa çıkarılmasını talep ederim. işlem gerçekleştirildikten sonra
yeniden mahsup işlemi gerçekleştirilecektir
sh: (…..)
bp: (…..)
Müşteriye Verilecek Yanıt (…..) 01.11.2016 13:54:23
Hatalı aboneliklerden kaynaklanan bedellerin açığa çıkarılmasında ve aktarımında,
abonelik tarihi geçiş öncesinde ise tarafımızdan işlem yapılamamakta olup,
müşterinin tahliye edilmesi ve doğru yere manuel abonelik yapılması yolunun
izlenmesi gerekmektedir. Geçiş sonrası yapılan hatalı abonelik işlemlerinde ise
süreç eskisi gibi devam edecek olup, öncelikle hatalı abonelik yapılan hesaptaki
kapanış faturası ve tüketim bedelleri iptali için Faturalama Birimi ile görüşülmeli,
iptaller sağlandıktan sonra case birimimize yönlendirilerek gerekli işlem talep
edilmelidir.”

18-27/461-224
58/436

(157) Belge 7: 02.12.2015 tarihinde Seyhan Satış Takım Lideri B. Ç. tarafından gönderilen
“RE: Güncel IA-02 ve IA-03 formları hkk.” konulu e-postada şu hususlara yer
verilmektedir:
“Ayrıca aşağıdaki açıklamaya da dikkat etmek lazım
Önceki formlarda satışın yapıldığı dönem yazılıyordu, güncel formlarda ikili anlaşma
yapılan zaman aralığı yazılması gerekmektedir.
Saygılarımla”
(158) Belge 8: Müşteri Hizmetleri Süreç Yöneticisi B. A. tarafından 20.01.2016 tarihinde
AESAS Bölge Müdürlüğü All, Toroslar Müşteri Hizmetleri, Başkent Müşteri Hizmetleri,
Müşteri İlişkileri Müdürlüğü’ne gönderilen “RE: IA-02 ve IA-03 Formları Hkk.” konulu e-
postada aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“Değerli arkadaşlar,
IA-02 ve IA-03 formlarında “Tüketici Adına” yazan bölümde tarih kısmı bulunmaktadır.
Deklerasyon aldığımız durumlarda her iki form için de tarih kısmının doldurulmasına
gerek bulunmamaktadır.”
(159) Söz konusu e-postanın öncesinde B. A. tarafından gönderilen e-postada IA-02 ve IA-
03 formlarına ilişkin açıklamalar yapıldığı ve söz konusu e-postanın ekinde ise IA-02
ve IA-03 formlarının nasıl doldurulacağına yer verildiği görülmektedir:

18-27/461-224
59/436


(160) Belge 9: 04.02.2016 tarihinde ise yine Müşteri Hizmetleri Süreç Yöneticisi B. A.
tarafından Müşteri Hizmetleri Yetkilisi A. G. Y.’ye gönderilen “SATIŞ SÖZLEŞMELERİ
VE FORMLARIN NASIL DOLDURULMASI GEREKTİĞİ HK.” konulu e-posta şu
şekildedir:
“Değerli arkadaşlar,
İkili anlaşmalar kapsamında kullandığımız satış sözleşmeleri ve formlarının nasıl
doldurulması gerektiği ile ilgili hukuk ile yaptığımız görüşmeler sonrasında ekte
belirlenen şekilde doldurulması konusunda karar alınmıştır.
Eskiden doldurma şekli ile ilgili ne gibi değişiklikler olduğunu aşağıda ayrıca
özetlemek isterim.
 Şarta bağlı sözleşmelerde (deklarasyon) “Sözleşmenin Akdedilme Tarihi
itibariyle Güncel Fiyat” bölümüne güncel fiyatımız yazılacaktır.
Şarta bağlı sözleşmelerde (deklarasyon) ve normal satışlarımızda yani sözleşmeyi
hangi durum için kullanacaksak farketmeyecek ve IA-02 formunun “tüketici adına”
bölümündeki tarih kısmına imza günü tarih yazılacaktır.”
(161) Söz konusu e-posta ekinde sözleşme ve formların nasıl doldurulması gerektiğine ilişkin
örnekler sunulmuştur:

18-27/461-224
60/436


18-27/461-224
61/436


18-27/461-224
62/436

(162) Belge 10: 25.01.2016 tarihinde Müşteri Hizmetleri Süreç Yöneticisi B. A. tarafından
AESAS BOLGE MUDURLUGU ALL, TOROSLAR MUSTERI HIZMETLERI, BASKENT
MUSTERI HIZMETLERI, MUSTERI ILISKILERI MUDURLUGU’ne gönderilen “IA02 -
IA03 formlarının kullanımı hk.” konulu e-posta ile “IA02 - IA03 kullanım amaçları”
başlıklı ekinde şu ifadeler bulunmaktadır:
“Değerli Arkadaşlar,
IA02 ve IA03 formlarının nasıl kullanılacağı ile ilgili detaylı bilgiyi ekte bilgilerinize
sunarız. Formların ekteki dokümanda belirtilen şekilde kullanılmasını rica ederiz.
Teşekkürler,
Ek: IA02 - IA03 kullanım amaçları
IA02 FORMU NERELERDE VE NASIL KULLANILIR
Form İsmi IA02
Kullanım amacı
Serbest Tüketicilere satışlar için enerjisa alım satım bildirim
formu
İmzalatıldığı durumlar
İkili anlaşma imzaladığımız her durumda bu form imzalatılır
**Standart sözleşme, sabit Sözleşme imzaladığımız
durumlarda
**Deklerasyon sözleşmesi imzaladığımız durumlarda
Deklerasyon
sözleşmesi
imzaladığımız
durumlarda dikkat
edilmesi gerekenler
IA02 formu için müşterinin o an bulunan tesisatlarının tümü
"tekil kodları alanına" yazılır
Tarih kısmı doldurulmayacaktır.
"Tedarikçi adına" kısmında formlar kendinden imzalı
olduğundan dolayı müşteri temsilcisi tarafından
imzalanmayacaktır. Kendinden imzalı formların
kullanılmasına dikkat edilmelidir.
"Tüketici Adına" kısmında serbest tüketicinin adı, soyadı,
imzası ve varsa kaşesi yeterlidir. Tarih kısmı yine
doldurulmayacaktır.
Standart sözleşme ya
da sabit sözleşme
imzalatıldığında
dikkat edilmesi
gerekenler
IA02 formunda bulunan "tekil kodları alanına" müşteriye
satış yaptığımız yan tesisatları yazılır
Tarih kısmına ikili anlaşma zaman aralığı için hem sabit
hem standart sözleşmelerimiz süresiz olduğundan dolayı
satış yaptığımız müşterilerde sadece portföye giriş tarihi
olarak başlangıç tarihi girilecek ve bitiş tarihi boş
bırakılacaktır.
"Tedarikçi adına" kısmında formlar kendinden imzalı
olduğundan dolayı müşteri temsilcisi tarafından
imzalanmayacaktır. Kendinden imzalı formların
kullanılmasına dikkat edilmelidir.
"Tüketici adına" kısmında serbest tüketicinin adı soyadı,
imzası (varsa kaşe), ve tarih kısmının doldurulması
gerekmektedir. Sözleşmeyi imzaladığı günün tarihi
atılmalıdır.



18-27/461-224
63/436

IA03 FORMU NERELERDE VE NASIL KULLANILIR
Form İsmi IA03
Kullanım amacı
Portföy çıkış işlemi iptali ve/veya portföy kayıt işlemi iptali
gerçekleştirilecek serbest tüketiciler için imzalatılması
gereken bir fomdur
Örneğin; müşteri portföyümüze ekleme talebimizi iptal etmek
istedi ve regülede kalmak istediğini belirtti bu durumda IA03
imzalatıyoruz.
Örneğin; müşterimizi portföyümüzden çıkartma talebinde
bulunduk ve müşteri bizimle çalışmak istediğine karar verdi.
Çıkartma talebini iptal etmek için IA03 imzalatıyoruz.
İmzalatıldığı durumlar
İkili anlaşma imzaladığımız aşağıdaki durumlarda bu form
imzalatılır
**Standart sözleşme, sabit Sözleşme imzaladığımız
durumlarda imzalatılmaz. Sadece müşterinin portföye
ekleme iptali talebi ya da çıkartma iptali talebi olduğunda
imzalatılır.
**Deklerasyon sözleşmesi imzaladığımız her durumda IA03
formu imzalatılır
Deklerasyon
sözleşmesi
imzaladığımız
durumlarda dikkat
edilmesi gerekenler
Tekil kodları alanına tesisat yazılmasına gerek
bulunmamaktadır
Tarih kısmının doldurulmasına gerek bulunmamaktadır
"Tedarikçi adına" kısmında formlar kendinden imzalı
olduğundan dolayı müşteri temsilcisi tarafından
imzalanmayacaktır. Kendinden imzalı formların
kullanılmasına dikkat edilmelidir.
"Tüketici Adına" kısmında serbest tüketicinin adı, soyadı,
imzası ve varsa kaşesi yeterlidir. Tarih kısmı yine
doldurulmayacaktır
Standart sözleşme ya
da sabit sözleşme
imzalatıldığında dikkat
edilmesi gerekenler
IA03 formunda bulunan "tekil kodları alanına" ikili anlaşması
iptal edilmek istenen serbest tüketicinin adı soyadı ve iptal
edilmek istenen tesisatları yazılır
Vazgeçilen portföy giriş tarihi yazılacak, bitiş tarihi boş
bırakılacaktır.
"Tedarikçi adına" kısmında formlar kendinden imzalı
olduğundan dolayı müşteri temsilcisi tarafından
imzalanmayacaktır. Kendinden imzalı formların
kullanılmasına dikkat edilmelidir.
"Tüketici adına" kısmında serbest tüketicinin adı soyadı,
imzası (varsa kaşe), ve tarih kısmının doldurulması
gerekmektedir. İptal talebinde bulunduğu günün tarihi
yazılmalıdır.
(163) Belge 11: 21.08.2016 tarihinde, (…..) tarafından ENERJİSA çalışanlarına gönderilen
“IA02 FORMLARI HATIRLATMA!” konulu e-postalarda şu ifadeler bulunmaktadır:
Arkadaşlar merhaba,
Daha önce (…..) hanım'ın gönderdiği maillerde de belirtildi üzere IA02 formlarının
doldurulması ve ilgililere / yetkililere imzalatılarak, şirketler için kaşelenmesi son
derece önemli.

18-27/461-224
64/436

Ayrıca formda tarih bölümüne atacağınız tarihin, müşterinin ST geçiş tarihi olduğunu
bir kez daha belirtmek istiyorum.
( Ekteki örnekte olduğu gibi, bugün işlem yapılmış bir müşteri için IA02 formuna
atılacak tarih 01.10.2015 tarihi olmalıdır.)
Önemine binaen bir kez daha hatırlatır, iyi çalışmalar dilerim.”
“Arkadaşlar, aşağıdaki konu ile ilgili bir düzeltme yapmak istiyorum;
Sadece sıcak satış yaptığımız (ST geçiş tarihini bildiğimiz) müşteriler için IA02
formunda enerji tedariğ inin başladığı tarih kısmı doldurulmalıdır. Beyanla yapılan
işlemler için (geçişin ne zaman yapılacağı bilinmediğinden) tarih kısmının boş
bırakılması doğru olacaktır.
(164) Belge 12: 26.09.2016 tarihinde (…..) ile (…..) arasında gerçekleşen yazışmalar
içerisinde geçen “EPDK-(…..) Hak” başlıklı e-postalarda şu ifadeler bulunmaktadır:
26.09.2016 – B. A. > S. T.:
(…..) Bey Merhaba,
Bugün son günümüz olan bir yazı bu. Müşteri Sözleşmeye ulaştık aslında ancak
sözleşmedeki imza olmaması gereken bir imza. (…..) bu şekilde sözleşmenin
gönderilmesinin problem yaratabileceğinde hemfikir. Bu sebeple sözleşmeye
arşivden hiç ulaşamadığımızı belirtsek ve TÇB yi zaten iptal ediyoruz bunun yanında
sadece 1 aylık tip3 tüketim faturasını da iptal ettirerek yanıtlasak daha uygun olabilir
diye düşündük siz ne dersiniz?
Tşk.
26.09.2016 – S. T. > B. A.:
Sözleşmeye ulaşmaktan bahsetmesek de direk cezaları ve faturaları iptal etsek daha
iyi olur.. bir kez daha arşivde dayak yemesek.. ama metin bu şekilde tutarsızlık
gösterirse söylediğin gibi yapabiliriz..
(165) Belge 13: 07.10.2016 tarihinde B. A. tarafından A. S.’ye gönderilen “yetkili onayı-(…..)”
konulu e-postada şu ifadeler bulunmaktadır:
(…..) Merhaba,
EDPK bizden müşteri başvurusundan bağımsız olarak, bu müşterinin ST geçişi ile
ilgili olarak İa02+ sözleşme ve açıklama talep etmişti.
(…..), sana başvuruyu daha önce ilettiğinde ilgili formlarda imza yoktu ve bunların
doldurulması yönünde geri bildirimini almıştık. Bunları hallettik, ekteler. Ancak bu
evraklar ilk ST olduğu döneme ait.
Sonrasında SMS yoluyla itiraz etmediği için yenilenmiş taahhüt. EPDK belge
haricinde geçişle ilgili de detaylı açıklama istediğinden bu sureci anlatmamız gerekti.
Bunları ekteki gibi açıklamaya çalıştık. Suresini geçirmiş durumdayız. O yüzden
bugün içinde yazı için yorumlarını iletebilirsen bugün yanıtlamak niyetindeyiz.
(166) Belge 14: 25.09.2016 - 06.10.2016 tarihlerinde Z. B., AYESAŞ Satış Destek Uzmanı
H. Ö., A. S., AYESAŞ Telesatış Yetkilisi A. K. ve (…..) arasında gerçekleşen yazışma
içerisinde “EPDK-(…..) Sözleşme hak” başlıklı e-postalarda şu ifadeler bulunmaktadır:

18-27/461-224
65/436

25.09.2016 – Z. B. > H. Ö.:
(…..) Hanım Merhaba
(…..) numaralı tesisatın 01.10.2014 tarihi itibariyle ST geçişi yapılmış ve sözleşme
bitiş tarihi 30.09.2015 olarak görünüyor. Müşteri 01.01.2016 tarihinde farklı bir
tedarikçiye geçiş yapmış ve ceza bedeli yansıtılmış. Şu anda tekrar 01.02.2016 tarihi
itibariyle portföyümüze geçmiş ve ceza bedeli iptal edilmiş.
Müşteri 01.10.2014 tarihinde yapılan ST geçişinden haberi olmadığını belirterek
EPDK ya şikayette bulunmuştur. EPDK da müşteri ile imzalanmış ikili anlaşma, IA02
formu ve detaylı bilgi talep ediyor.
EPDK ya yapacağımız savunma ile ilgili bilgi ve belgeleri paylaşabilir misiniz?
29.09.2016 – Z. B. > HUKUK.SATIS.SP@(…..):
Merhaba,
Müşterinin ST ye geçişi ile ilgili EPDK ikili anlaşma ve IA02 formunu talep etmiş.
Evraklar ekte yer alıyor.
Ancak alım satım formunda sadece müşterinin kaşesi var.
Evrakları nasıl beyan edelim yardımcı olabilir misiniz?
30.09.2016 – A. S. > Z. B.
(…..) Hanım,
Formun sözleşmeyi yapan satış uzmanı ile görüşülerek doldurulmasını ve
imzalanmasını sağladıktan sonra EPDK ile paylaşabilirsiniz. Belgenin mevcut haliyle
EPDK'yla paylaşılmaması, formun eksiksiz olarak tamamlanması gerekmektedir.”
06.10.2016 – A. K. > Z. B.
(…..) merhaba,
Ekim'15 te müşteriye SMS ile bilgi vermişiz, Fix.tarife üzerinden sabit olarak
yenilenmiş.
(167) Belge 15: 10.10.2016 ve 13.10.2016 tarihinde (…..) ve (…..) arasında geçen
yazışmada “EPDK-(…..) Sözleşme hak” konulu e-postalarda şu ifadeler
bulunmaktadır:
10.10.2016 – Z. B. > H. Y.
(…..) merhaba,
Aşağıdaki açıklamayı paylaşacağız ancak müşteriyi neye göre portföyümüze
geçirdik. EPDK ya bununla ilgili belgeleri sunmamız gerekiyor.
Eğer sözleşmesi yoksa müşterinin portföyümüzde bulunduğu 1 aylık donem
tüketimini müşteriye iade edeceğiz.
Sözleşmelerle ilgili acil donuş yapabilir misin?
13.10.2016 – B. A. > H. Y., P. Ç.
Merhaba,
Bu konuda atladığımı bir belge yok öyle değil mi?
Elimizdeki tek sözleşme bu ekteki ise, müşterinin tip 2 iken neden bize 01.09.2016
da geçmiş olduğunu açıklayamıyoruz değil mi?
Bu durumda sehven geçişiniz yapılmıştır diyerek, tüketim iptaline gitmemiz gerekiyor
gibi görünüyor. Bunun işlemlerini bugün yaptırmalı ve bugün yanıtlamalıyız. Farklı
bir durum varsa hızlıca geri dönüşlerinizi bekleriz.
(168) Belge 16: 08.11.2016 tarihinde B. A. tarafından S. T.’ye gönderilen “yetkili onayı-(…..)”
konulu e-postada şu ifadeler bulunmaktadır:
Bayılıyorum bu sehvenli geçiriş sonra iptallerimize
Bence ok

18-27/461-224
66/436

(169) Belge 17: 25.08.2016 tarihinde AYESAŞ Satış İş Birimi Başkanı H. Ç. ile BAŞKENT
Hukuk Başmüşaviri O. B. A. arasında gerçekleşen yazışma içinde yer alan “Re: EPDK
Yazılı Savunma Talebi” konulu e-postada şu ifadelere yer verilmektedir:
(…..) Bey,
Konu 3 adet müşterinin başka tedarikçilere geçişinin tarafımızdan haksız olarak
engellendiği iddialarına ilişkin. Epdk daha önce bu konuda açıklamalarımızı istemişti.
Üçünde de sistemsel hatadan kaynaklandığını belirtmiştik. Gerçekten de kasti
olmayan teknik sebeplere dayanan, kısacası sehven yaşanan vakalar. Zira bu
konuda ilgili birimlerimiz baştan beri hassas ve dikkatli. Ancak sehven olma
savunmasını tekrarlarken teknik ya da operasyonel olarak ne gibi bir hata olduğunu
detaylı ve inandırıcı biçimde ortaya koymamız, kasıt bulunmadığını ortaya koymamız
lazım. Bugün zaten yazı gelir gelmez satış operasyon biriminden detaylı açıklamayı
talep ettik ve yarın kendileriyle bir araya geleceğiz.
Riskimiz, sistemsel hata konusunu ispat edip edememe durumumuza bağlı. Risk de
para cezası, 500 k tl. 3 ayrı vaka olmasına rağmen tek soruşturma kapsamında ele
alındığı için kuvvetle muhtemel tek ceza olarak değerlendirilir eğer savunmamız
kabul edilmezse. Yarın durumu netleştirince ayrıntılı risk analizini size bildiririm.
(…)”
(170) Belge 18: Operasyon Grup Müdürü Y. A.’nın bilgisayarında yapılan incelemede elde
edilen ve 26.01.2016 – 04.02.2016 tarihlerinde gerçekleşen “(…..) - SÖZLEŞME
ÖRNEĞİ HAK” konulu e-postalarda şu ifadeler bulunmaktadır:
26.01.2016 – G. A. (Müşteri İlişkileri Memuru) > D. K. (Müşteri İlişkileri Yetkilisi)
“Merhaba,
EPDK kanalıyla tarafımıza ulaşan bilgisi dışında ST yapıldığına ilişkin ekteki şikayet
başvurusuna istinaden müşterinin ST sözleşme belgelerinin birer örneğinin tarafıma
iletilmesi konusunda yardımlarınızı rica ederim.
Teşekkür ederim.
(…..)
(…..)”
01.02.2016 – D. K. > Bireysel Satış Destek
“Merhaba,
Daha önce tarafınıza iletilen aşağıdaki maille ilgili müşterinin sözleşme belgelerine
ulaşılıp ulaşılmadığı konusunda bilgi alabilmem mümkün müdür? EPDK başvurusu
olduğu ve aciliyeti olduğu için tekrar hatırlatmak istedim.”
02.02.2016 – D. Y. > D. K.
“Merhaba,
(…..) nolu tesisat D2D raporlarında mevcut değil işlem müşteri hizmetlerinden ya da
tele satış tarafından yapılmış olabilir.”
03.02.2016 – D. K. > G. Ç. (Müşteri Hizmetleri Temsilcisi)
“(…..) Hanım merhaba,
Bir EPDK şikayeti nedeniyle (…..) numaralı tesisatın ST sözleşmesi örneğine ihtiyaç
duyulmaktadır. EPDK başvurusu olduğu için acil yardımınızı rica ederim.”
04.02.2016 – G. Ç. > D. K.

“Merhaba (…..) Hanım;
Evrak Dudullu Mhm de maalesef bulunamamış. Size başka türlü yardımcı
olabileceğim bir konu var mıdır?”

18-27/461-224
67/436

04.02.2016 – B. A. (Başvuru Yönetimi Takım Yöneticisi) > D. K.
“Merhaba,
Bu müşterinin konusu geçen hafta konuştuğumuz EPDK konusu ile aynı.
Yine EPDK kanalıyla geliyor. Müşteri haberi olmadan ST olduğundan ve cezai
yaptırıma ilişikin de bir bilgilendirme yapılmadığından bahsediyor.
İa02 formu ve sözleşmesine arşiv kayıtlarından maalesef ulaşamadık.
Sözleşme hesabında şu an bir ceza faturası göremedik biz ancak yine de sizin
tarafınızdan kontrol edilmesi daha doğru olur.
Bir de sanırım yine sadece varsa ceza faturasını iptal etmek yeterli olmayacaktır,
sözleşmesiz olarak tip3 olduğu dönemdeki faturaları da yine iptal etmek gerekebilir.
Kontrolünüzü ve bilgi vermenizi rica ederiz. Dönüşünüze göre EPDK ya yanıt
vereceğiz.”
04.02.2016 – Ş. V. C. (Faturalama Müdürü) > B. A.
“(…..) merhaba,
Tesisatı inceledik, satıştan gelen talep sonucu müşteriye ceza bedelini manuel
faturalamışız. Bu tutar tahsil edilmiş, faturayı iptal edip iadesini gerçekleştiriyoruz.
Zaten müşterinin Kolen Elektriğe geçtiğini söylediği 01.07.2015 tarihinden sonra biz
hiç fatura oluşturmamışız. Tüketimlerini diğer tedarikçi faturalamış.
@(…..),
Faturanın iptalini sağlayıp, iade işlemlerini başlatır mısın?”
(171) Belge 19: 23.05.2016 tarihinde ENERJİSA Toroslar Satış Takım Lideri T. A. ile
TOROSLAR D2D Satış Takım Lideri M. B. arasında gerçekleşen yazışma içinde yer
alan “RE: sayaç devri hakkında” başlıklı e-posta şu ifadeler bulunmaktadır:
17.05.2016 – O. S. > T. A.
“(…..) Bey merhaba,
Ben 2016 yılı Ocak ayında şirketimize ait 5-6 tane sayacın (…..) taşınması için
başvuru yapmıştım. Sayaçlar 01 Şubat itibariyle (…..) geçmiş olacaktı. Ama bu
tarihten 4-5 gün kadar önce Enerjisa çalışanlarında (…..) ve yanında başka bir mesai
arkadaşı bize gelip eğer bu geçişi yaparsak ileride yaşayacağımız teknik arızalarda
iyi bir destek alamayacağımızı ve Enerjisa müşterileri gibi anında bir dönüş
olmayacağını çok sıkıntı çekeceğimizi net bir şekilde söylediler. Bizimde özellikle
Ceyhan yolundaki iş yerimizde kendi trafomuz olduğundan bunun büyük bir sıkıntı
yaratabileceğini düşündük.
Ayrıca aynı arkadaş bizim ellerindeki ipadlerden kontrol ederek o tarihte henüz (…..)
geçişimizin gerçekleşmediğini söyleyerek 01 Şubat öncesi tekrar Enerjisa’ya
geçebileceğimi belirtti. Ben ona (…..) ceza yiyebileceğimi söylememe rağmen emin
bir şekilde prosedürün bu şekilde işlediğini 01 Şubattan önce cayma hakkım
olduğunu söyledi. Açıkçası biz de hem korkumuzdan hem de arkadaşların Enerjisa
gibi güvenilir bir şirketin çalışanları olduğundan inanıp verdikleri geri geçiş
sözleşmesini imzaladık.
Bu durumda Nisan’a kadar faturalarımız (…..) geldi. Ama şimdi arkadaşlarınızı
uyarmama rağmen (…..) arayıp Mayıs ayı ile birlikte Enerjisa’ya geçtiğimi ve en
yüksek 2 ayın elektrik faturası kadar ceza yiyeceğimi söylüyorlar. Elektrik
faturalarımın toplamı da yaklaşık aylık 15.000-20.000 kadar. Anlarsınız ki 2 aylık
ceza toplamı gerçekten benim için çok yüksek düzeyde. Bu cezayı ödememek için
mecburen Mayıs ayının 20’sine kadar tekrar (…..) geçiş için başvuru yapacağım.
Ama bu sefer Enerjisa’dan (…..) Bey ile görüştüm o da aynı şekilde Enerjisa’nın bana
ceza keseceğini belirtti. Burada sorumluluk bize aitmiş. Doğrudur ama bizim elimiz
kolumuz bağlandı. Bizim tek hatamız Enerjisa’dan gelen arkadaşlara inanmak oldu.

18-27/461-224
68/436

Eğer onlar gelip bizi yanlış bilgi verip yönlendirmeseydi bunlar zaten
gerçekleşmeyecekti.
(…..) Bey bu konuya nasıl bir çözüm bulabiliriz? Yardımlarınızı bekliyorum.
(…..) deki abone no: (…..) sözleşme hesap no: (…..)
Sayaç adresi: Sarıçam
Başka bir bilgiye ihtiyacınız olursa lütfen haber veriniz.
Teşekkürler
İyi çalışmalar”
20.05.2016 – T. A. > M. B.
“Merhaba,
Aşağıdaki mail’e istinaden müşteriye ait olan (…..),(…..),(…..) ve (…..) nolu
tesisatların st geçişlerinin iptali gerekmektedir. Özetle müşteriye yanlış bilgi verilerek
dağıtım hizmetlerinden faydalanamayacağı bildirilmiş. O da bu sebeple (…..)
sözleşme imzalamış olduğu aboneliklerinin (…..) geçmediğini düşünerek tekrar
bizimle sözleşme imzalamış fakat sonradan (…..) gelen ekip tarafından st geçişinin
tamamlanmış olduğunu, sözleşme bitmeden geçiş yaparsa ceza keseceklerini
bildirmişler. Ben bizde kalması için ikna etmeye çalıştım fakat diğer tarafa ceza
ödemek istemediğini bildirdi. Bizde bulunan işlemlerinin iptali gerekmekte. İşlem
süreci tamamlanınca bilgi verirseniz sevinirim(ben de müşteriyi bilgilendireceğim)”
23.05.2016 – M. B. > T. A.
“(…..) merhaba,
Konuyla ilgili satış yapan arkadaşımla da görüştüm, ocak ayında retention(rakip
talebi) datasında her ay yapmış olduğumuz çalışma kapsamında ziyaret etmiş
olduğumuz bir müşteridir. Müşterimize gerekli bilgiler verilmiş ve (…..) firmasını
arayıp taleplerini geri çekmeleri hususunda kendileri ikna edilmiştir. Bu sırada
sözleşme de alınmış olup herhangi bir yanıltıcı bilgi verilmemiştir.
Ancak burada önemli olan nokta, müşteri (…..) firmasını arayıp taleplerini geri
çekmek hususunda isteklerini belirtmemişse ya da (…..) talebi geri çekmemişse
doğal olarak müşteri bizim portföyümüze geçince rakip firma ceza gönderebilir.
Tesisatları kontrol ettirdim şu an Tip 2 görünüyor. İptal için geç kalınmış olabilir yine
de satış destek ile paylaşacağım.
Bilgine”
(…)
(172) Belge 20: 22-23.06.2016 tarihlerinde BAŞKENT Hukuk Başmüşaviri O. B. A.,
AYESAŞ Finans Direktörü H. O., G. C., AYESAŞ Pazarlama Direktörü A. K., E. T.,
AYESAŞ Satış Direktörü E. E. ve K. Z arasında gerçekleşen yazışma içerisinde yer
alan “Soruşturma tablosu” konulu e-postalarda şu hususlar yer almaktadır:
22.06.2016 – O. B. A. > H. O., G. C., A. K., E. T., E. E., K. Z.
Merhaba,
Devam eden soruşturmalarımızı takip edebilmeniz için ekte hazırladığımız tabloyu
gönderiyorum. Tablonu yer aldığı linki arkadaşlarım sizinle ayrıca paylaşacaklar.
Tarafınızdan tablonun incelenerek, varsa alanına giren konularda ekiplerin dikkatini
çekmek ve alınabilecek hızlı tedbirleri almamızda fayda var.
22.06.2016 – G. C. > O. B. A.
(…..) merhaba.
Zamanında bulk switch yapılan müşteriler EPDK'nın ilgili dönemdeki uyarısı sonrası
tekrar regüle tarifeye döndürülmüştü diye biliyorum.

18-27/461-224
69/436

EPDK yazısında geri döndürelememe gerekçesinden söz ediyor. Acaba eksik bilgi
nedeniyle oluşan bir durum olabilir mi?
23.06.2016 – O. B. A. > G. C.
Günaydın,
Şöyle aslında (…..) Bey: % 95'i hiç sonuç doğurmadan, yani geçiş olmadan çevrildi.
Küçük bir kısım ise aranarak sözleşme ve ia02 formlarını imzalayacaklarına dair
sözlü beyanları alındı. Bunlardan yaklaşık bin adedi kayıt yaptığımız ayda süre
sonuna kadar evrakı tamamlandı ve portföyümüze alındı. Söz alınan diğerlerinden
ise evrak toparlanamadı ve bunlar 1 ya da 2 ay k2’de kaldıktan sonra tekrar regüleye
döndürüldü. Ancak bu durumdan bağımsız, karar diğer paragraflarda aynı fiili mazur
görürken, başka tedarikçilere geçişi engellediniz diye ceza vermiş. Tutarsız ve
kesinlikle üzerine gideceğiz. Hukuken kabul edilebilir değil. Başka gerekçelerim de
var telefonda anlatırım.
(173) Belge 21: 30.09.2016 tarihinde T. A. tarafından elektronik
posta hesabına gönderilen “RE: ACİL: (…..)” e-postada şu hususa yer verilmektedir:
Merhaba,
Müşteri daha önce bize geçmiş bir hata yaptık yanlışlıkla geçirilmişsiniz denilip
sözleşmesi iptal edilmiş kendi tedarikçisine geçebilmiş müşteri 01.07 itibariyle tekrar
giriş yapılmış müşteri biz sözleşme imzalamadık yine size geçmişiz tedarikçimizden
ceza yedik neye istinaden işlem yapıyorsunuz der yeni tarihli sözleşmeyi talep eder.
Müş tel: (…..)
(174) Belge 22: 17.10-08.11.2016 tarihlerinde TOROSLAR D2D Satış Takım Lideri M. B.,
P. Ç., Ş. V. C., AYESAŞ Özel Müşteriler Satış Bölgeler Müdürü G. S. S:, BAŞKENT
Faturalama Müdürü Y. S., TOROSLAR Bireysel Müşteriler Satış Saha Yöneticisi M. S.
K., H. Y., ve E. İ. arasında gerçekleşen yazışma içerisinde yer alan “Gaziantep il sağlık
Md - İhaleli tesisatlar” konulu e-postalarda şu ifadeler bulunmaktadır:
17.10.2016 – E. İ. > H. Y.
(…..) merhaba,
Sözleşmeleri arşivden talep edebilir misin?
* İl Sağlık Müdürlüğü (…..)
* İl Sağlık Müdürlüğü (…..)
* İl Sağlık Müdürlüğü (…..)
* İl Sağlık Müdürlüğü (…..)
* İl Sağlık Müdürlüğü (…..)
* İl Sağlık Müdürlüğü (…..)
* İl Sağlık Müdürlüğü (…..)
* İl Sağlık Müdürlüğü (…..)
20.10.2016 – M. S. K. > H. Y., E. İ.
Arkadaşlar merhaba
İl sağlık müdürlüğü tekrar aradı ve sözleşme nüshasını talep ettiler.
Kesinlikle kendilerinin sözleşme yapmadıklarını beyan etmekteler.
Bir gelişme var mı arşivle alakalı. Teşekkürler.
31.10.2016 – M. S. K. > P. Ç., H. Y.
Arkadaşlar merhaba
Bu Konu ile ilgili bir gelişme var mı?

18-27/461-224
70/436

Müşteri faturayı ödemediğini ve ödemeyeceğini ve yargıya başvuracağını
söylemektedir.
Sözleşme kesinlikle imzalanmadığını beyan ediyorlar.
Konu hakkında acil olarak yardımcı olabilirmisiniz?
31.10.2016 – P. Ç. > M. S. K., H. Y.
(…..) Bey merhaba,
Sözleşme mevcut ama arşiv bizimle şu an paylaşamıyor. Tedarikçisi tekrar talep
edebilir, bizde TÇB çıkmaması için serbest pakete geçirebiliriz.
31.10.2016 – M. S. K. > P. Ç., H. Y.
(…..) hanım merhaba
Müşteri sözleşme olamayacağını söylüyor, Sözleşmenin doğruluğundan emin
miyiz?
Yani Müşteri yargıya başvursa bir sıkıntı yaşar mıyız?
Ceza bedelini bırakın müşteri ben faturayı ödeyemeyeceğim diyor, sözleşme yok siz
hata yaptınız demekte müşteri.
08.11.2016 – P. Ç. > Ş. V. C., M. S. K., G. S. S., M. B., Y. S.
(…..) selam,
Müşterinin faturalarını iptal ettikten sonra dağıtım ve satış tarafında tahakkuk blokajı
koyacağız, iptal sureci tamamlandığında bilgi verebilir misiniz? Akabinde
tedarikçisine Ocak ayında talep etmesi için bilgi verilecek. Ocak ayı itibariyle mevcut
tedarikçisi tarafından faturalandırılması sağlanacak.
08.11.2016 – M. B. > P. Ç., Ş. V. C., M. S. K., G. S. S., Y. S.
Saha ekipleri aracılığıyla müşteri ile görüşüldü. Müşterimize bizden çıkan faturaların
iptal edileceği ve kendi tedarikçisinin talep etmesi halinde TCB yansıtılmayacağı
konusunda bilgi verildi.
@(…..), bugün aldığımız bilgiye göre de müşterimizin kendi tedarikçisi (Gediz
Elektrik) tarafından Kasım ayı itibariyle tekrar talep edildiğini öğrendik.
Bundan sonraki süreçte, bizden çıkan faturaların iptal edildiğini ve ceza
yansıtılmayacağını resmi bir yazı ile tarafımızdan bekliyorlar.
Süreç tamamlandığında resmi yazı da verebilirsek durum çözüme kavuşacaktır.
(175) Belge 23: 20-21.01.2016 tarihlerinde B. A., BAŞKENT Müşteri İlişkileri Memuru G. Ö.,
S. T. ve AYESAŞ Özel Müşteriler Satış Bölgeler Müdürü G. S S. arasında geçen
yazışma içerisinde yer alan “(…..) otomotiv” konulu e-postalarda şu ifadeler
bulunmaktadır:
20.01.2016 – B. A. > G. Ö.
(…..)
EPDK dan aramışlar (…..) bey
Biz (…..) otomotiv ile ilgili EPDK ya bir yazı yazmışız sehven geçirmişiz o yüzden
elimizde İa02 falan yok gibi...
(…..) tesisatı kontrol edelim.
Bu ekteki yazı değil, önce o hb yi ve yazıyı bulalım
(...)
21.01.2016 – S. T. > G. S. S.
Merhaba (…..),
Sana bahsettiğim ve EPDK'dan iletilen müşteri ile bilgileri ekte görebilirsin. Özetle
D2D satışı ve belgelere ulaşamadık.

18-27/461-224
71/436

(…..)'dan da uygunluk alarak bizde ST olduğu döneme ait faturaları iade etmeye
karar verdik.
(176) Belge 24: 04-07.11.2016 tarihlerinde Z. B., C. B.,
faturaendeksbilgileri.k@enerjisa.com, hesap.islemleri@enerjisa.com arasında
gerçekleşen yazışma içerisindeki “EPDK (…..) Sözleşme Hk” konulu e-postalarda şu
ifadeler bulunmaktadır:
04.11.2016 – Z. B. > C. B.
(…..) merhaba,
Müşterinin (…..) numaralı tesisatına iade yapacağız ve bu tesisat için şu anda farklı
bir tedarikçiden enerji alıyor.
Sanal sözleşmeyi hangi tesisat üzerinden oluşturduğunuza ilişkin bir bilgim maalesef
bulunmuyor ve sureci MHM personeli olmadığım için bilmiyorum. Toroslar bölgede
bu işlemi senin yaptığına ilişkin bilgi verildiği için faturalamanın aşağıdaki mailine
istinaden sana yönlendirildi.
Bu doğrultuda eğer sen işlem yapıyorsan konuyu istersen faturalama ile görüşelim.
Başvuru acil ve önemli. Tekrar bilgi verebilir misin?”
07.11.2016- (faturaendeksbilgileri.k@enerjisa.com) > Z. B.,
hesap.islemleri@enerjisa.com:
Merhaba,
(…..) numaralı tesisat için Şirketimizle imzalanmış ikili anlaşma ve IA02 formuna
ulaşılamadığından tesisatın Şirketimizden enerji tedarik ettiği 01.04.2016 -
30.06.2016 tarihleri ve 01.09.2016 - 30.09.2016 tarihleri arasındaki tüketimler için
oluşturulan sanal sözleşme hesabına ((…..)) tl bazlı eksi bedel atılmıştır.
@ Hesap işlemleri merhaba
(…..) sözleşme hesabındaki (…..) yazdırma belge nolu eksi bedelin (…..) ve (…..)
nolu sözleşme hesaplarına aktarılarak hesap bakımı
Yapılabilmesi için 90015161 nolu case oluşturuldu. Konu hakkında yardımcı olabilir
misiniz?
@ (…..) merhaba
Hesap bakımı yapıldıktan sonra müşterinin (…..) sözleşme hesabında kalan tutar
kadar iade faturası kesmesi halinde iade işlemi yapılacaktır.
Ayrıca taahhüt çıkış bedeli için hesap işlemleri ile görüşülmesi gerekmektedir
İyi çalışmalar
(177) Belge 25: 23.11.2015 tarihinde Satış Saha Yöneticisi U. İ. G. tarafından (…..).com.tr
adresine, Satış Lideri D. S. ve Satış Yetkilisi İ. K.’ya gönderilen “FW: Enerjisa
Sözleşme ve Sözleşme Ekleri hk.” başlıklı e-postalarda şu ifadeler yer almaktadır:
23.11.2016 – U. İ. G. > (…..).com.tr:
(…..) Bey merhaba,
Gerekli evraklar ekte ve yapılması gereken işlemler aşağıda yer almaktadır.
Teşekkürler.
1.ST Sözleşme : 5 sayfadır ve (sözleşmeyi imzalamaya yetkili / yetkililer tarafından)
her sayfaya kaşe-imza yapılması gerekmektedir.
2.Enerjisa Sözleşme Ekleri : 3 sayfadır ve (sözleşmeleri imzalamaya yetkili / yetkililer
tarafından) her sayfaya kaşe-imza yapılması gerekmektedir. Ek-1 Müşteri Bilgi Formu
ve Kullanım Yerleri’ nde ilgili bilgilerin doldurulması gerekmektedir.
3. IA 02 Formu : Sadece TÜKETİCİ ADINA yazan kutunun içine (sözleşmeleri
imzalamaya yetkili / yetkililer tarafından) kaşe-imza ve ad-soyad yazılması
gerekmektedir. (2 Adet)

18-27/461-224
72/436

4.Ek-4: Kaşe-imza yapılması gerekmektedir.
5.Ek-1 : Kaşe-imza yapılması gerekmektedir.
Bir sorunuz olursa yardımcı olmak isterim.
İyi çalışmalar dilerim.
23.11.2016 – U. İ. G. > D. S., İ. K.
Arkadaşlar,
Bugün hanginiz müsait ise ekteki evrakları (…..) Bey ((…..)) ile görüşerek alır mısınız?
Sözleşme imza tarihi ya boş olmalı ya da 15.11.2016 yazmalı. Tşk.
(…..)
(178) Yukarıdaki bahse konu e-posta ekindeki “09 Standart Sözleşme Orta Ölçek-EPS-
Genel-v2r9_07.11.2016.pdf”, adlı dokumanda “Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi”
örneği, “Ek-1 Serbest Tüketici bilgilendirme formu_v5 (orta).docx” adlı word belgesinde
“Serbest Tüketici Bilgilendirme Formu” örneği, “GÜNCEL IA-02.doc” adlı word
belgesinde “Serbest Tüketicilere Satışlar İçin Enerji Alım-Satım Bildirim Formu” örneği,
“Standart Sözleşme Orta Ölçek - Sözleşme Ekleri_rev3.docx” adlı belgede “Müşteri
Bilgileri ve Ticari Şartlar” örneği, “Ek-4 Aylara Göre Tahmin Edilen Piyasa Takas Fiyatı
Tablosu.docx” adlı word belgesi bulunmaktadır.
(179) Belge 26: “FW Gizli Müşteri - 3. Hafta Raporu” başlıklı, Pazarlama Uzmanı D. S., C.
A., B. B. C. ve Stratejik Pazarlama Süreç Yöneticisi M. B. adlı kişiler arasında geçen
e-posta yazışmalarının ekinde “Futurebright – EnerjiSA – Gizli Müşteri 3. Hafta
Raporu.xlsx” başlıklı dokumanda İstanbul’daki MHM’ye ait gizli müşteri
puanlamalarının yer aldığı pivot tablolar bulunmaktadır. Pivot tablosunda yer alan
başlıklar aşağıdaki gibi olup, MHM’ler için ağırlık ve veri puanları her bir başlıkta
değişiklik göstermektedir:
Serbest tüketici tanımı doğru yapıldı.(örneğin konu yalnızca indirim olarak gündeme
getirilirse burdan puan verilmeyecek)
Tarife değişikliği için herhangi bir ek bedel ödenmeyeceği belirtildi.
Devlet tarifesiyle bizim serbest tarifemiz arasındaki fark gösterilerek anlatıldı.
Serbest tarifede tarife doğru açıklanıp fiyat değişikliği olabileceği vurgusu yapıldı.
Serbest tüketici sözleşmesi imzalamakla müşterinin herhangi bir taahhütte
bulunmuş olmadığı ve sözleşme iptali halinde ceza ödemeyeceği belirtildi.
Sözleşmenin sona ermesi halinde teminatın nasıl iade edileceği sorusu doğru
yanıtlandı.
Şirket itibarına zarar verecek konuşmalar yapılmadı.
Başka firmaları kötüleyen konuşmalar yapılmadı.
Sözleşmede fiyat bilgisi bulunuyor.
Sözleşmede tarih bilgisi bulunuyor.
Sözleşmenin bir nüshası teslim edildi
Sözleşmede abone grubu bilgisi yazılı.
Sözleşmenin güncel versiyonu imzalatıldı. (Sözleşmenin üst köşesinde
"V3_R2_Serbest" ile başlayan kod yazılı olmalı)
Bilgilendirme formu imzalatıldı ve bir nüshası teslim edildi.
İA02 formu, tüm alanlar doldurularak imzalatıldı.
(180) Belge 27: Keçiören Satış Takım Lideri D. B.’nin bilgisayarında yapılan yerinde
incelemede elde edilen ENERJİSA Elektrik Perakende Satış A.Ş MHM çalışanı Y. F.

18-27/461-224
73/436

tarafından BAŞKENT Satış Saha Yöneticisi E. G.’ye 22.12.2016 tarihinde gönderilen
“D2D deklarasyon” konu başlıklı e-postada şunlar ifade edilmiştir:
“(…..) Bey Merhaba,
Bugün bir şahıs Keçiören MHM ye geldi ve 19.12.2016 da D2D ekibinin kendisine
Satış Sözleşmesi (Deklarasyon) imzalattığını belirterek bunu iptal etmek istediğini
iletti. (…..) tesisat (…..) adına olmasına rağmen D2D personeli bu müşterinin gelini
olan kişiye ‘’ Siz imzalayın skntı olmaz ‘’ şeklinde beyanda bulunarak evrağı
imzalatmış ve bir nüshasını kendisine vermiş. Aynı gün akşam evde bu durum
problem olmuş, MHM ye gelerek ısrarla imzaladığı evrağın iptalini talep etmiştir. Epey
sorun yaşadık. Daha önce de adına abone olmayan kişilere imza attırıldığına şahit
olduk. Konuyla ilgili yardımınızı rica ediyoruz
Teşekkürler”
(181) Belge 28: ENERJİSA Perakende Kadıköy Bölgesi MHM Takım Yöneticisi S. S.’nin
13.10.2017 tarihinde AYESAŞ Müşteri Hizmetleri Yetkilisi A. K., AYESAŞ Müşteri
Hizmetleri Temsilcisi B. O. Ö.; AYESAŞ Müşteri Hizmetleri Temsilcisi C. Y., AYESAŞ
Saha Satış Temsilcisi D. Y., AYESAŞ Müşteri Hizmetleri Temsilcisi D. Ç., AYESAŞ
Müşteri Hizmetleri Temsilcisi D. K., AYESAŞ Müşteri Hizmetleri Temsilcisi S. G. K.,
AYESAŞ Müşteri Hizmetleri Temsilcisi S. E. D.’ye atmış olduğu “Bilgilendirme” başlıklı
e-postada aşağıdaki ifade kullanılmıştır:
“Arkadaşlar,
ST yaptığımız müşterilerimize sözleşmenin başlangıç tarihini belirtmeyelim.
İyi çalışmalar.”
(182) Belge 29: Satış Saha Yöneticisi N. A. A.’nın bilgisayarında yapılan yerinde incelemede
elde edilen, 24.11. 2016 tarihinde Maltepe MHM Takım Yöneticisi Ç. E. tarafından F.
Y. ve A. A.’ya gönderilen “D2D Örnek Vakalar” konulu e-postada şu ifadeler
bulunmaktadır:
(…..): müşterimiz abonelik işlemini mhmden yaptırmış. Ayrıca 1 Aralık tarihli ST girişi
bulunmakta. saha ekibi kapıya gittiğinde yapılan işlemlerin usülsüz olduğunu
söylemiş. müşteriye tekrar st yapmak istemiş. ama müşteri bunu kabul etmemiş.
şüpheye düşüp tekrar mhmye gelip bilgi almak istemiştir. yanlış bilgi verilerek
müşteriye st evrağını imzalamaya zorlandığı için rahatsızlık duyduğunu ileten
müşterimiz kapıya gelen personelden şikayetçi olmuştur.
(…..): d2d ekibi müşteriye st yapmak için adrese gitmiş, müşterinin kendisi evde
olmadığından eşinden imza alınarak (…..) adına işlem yapılmak istenmiş.
imzalanmazsa elektriğin kesileceğini söyleyerek tehdit etmişler. hem başkasının
imzasıyla , hem de yanlış bilgi verilerek işlem yapılmak istendiğinden müşterimiz
kapıya gelen bayan satış personelinden şikayetçidir.
(…..): Müşterimize Temmuz ayında D2D giderek usulsüzlüğü gidermiş (…..). Ancak,
Eylül ayında yapılan ikinci ziyarette Temmuz ayında muhatap
güncellemenin geçersiz olduğunu ifade edip bu sefer karşı komşunun (…..)
sözleşmesini kayınpederinin adına yapıldığını iletiyor. (…..) 'ın (…..) ile hiç bir
bağlantısı bulunmadığını, Eylül ayındaki ziyarette neden bu şekilde yanlış bilgi
verildiği ile ilgili şikayeti söz konusudur. (…..) numaralı tesisatın ters kaydı alınarak
acil olarak eski aboneliğin canlandırılması gerekiyor.
(…..): Bu tesisatta (…..) üzerine zaten mevcut bir abonelik vardı. (…..) sözleşme
hesap numarasından da ödemelerini gecikmeli de olsa yapıyordu. D2D tarafından

18-27/461-224
74/436

müşteriye ‘’ yüzde 15 indirim alacaksınız şuraları imzalayın ‘’ denilerekten sözleşme
imzalatılmış ve abonelik (…..)’in eşinin üzerine geçmiştir. Burada sözleşme
imzalandıktan sonra sözleşme hesap numaraları değişir bu müşteriye söylenmemiş.
Bu sözleşme imzalandıktan sonra müşteriye güvence bedeli tahakkuk eder bu da
söylenmemiş. Ve en nihayetinde müşteri gecikmeli de olsa ödemelerini yapıyor.
Ve 31.10.2016 tarihi itibariyle de müşteriye kaçak tutuluyor ve elektrik hırsızlığıyla
suçlanıyor.
(183) Belge 30: Telesatış Müdürü K.Ö’nün bilgisayarında elde edilen ENERJİSA AYESAŞ
Telesatış Temsilcisi E. A., AYESAŞ Bireysel Satış Destek Memuru H. Y., AYESAŞ
Satış Destek ve Pazarlama Memuru E. A., Telesatış Temsilcisi E. A., AYESAŞ
AYESAŞ Telesatış Yetkilisi A. K., AYESAŞ Bireysel Satış Destek, BAŞKENT Müşteri
İlişkileri Memuru D. G. arasında gerçekleşen yazışma içinde yer alan “sözleşme talep
eden müşteriler hk” başlıklı e-postalarda şu ifadeler yer almaktadır:
28.11.2016 – E. A. > H. Y. ve E. A.
Merhaba,
Müşterimiz sözleşmesini talep ediyor yardımınızı rica ederim.
Tşk.


(…)
13.12.2016 – E. A. > H. Y. ve E. A.
Merhaba,
Müşteriye ceza bedeli çıktı sistemdeki sözleşmesini görmek istiyor acil yardımınızı
rica ederim.
Tşk.
14.12.2016 – H. Y. > E. A.
“(…..) selam,
İlk sözleşme bizde olmadığı için yardımcı olamıyoruz.
İyi Çalışmalar.”
15.12.2016 – A. K. > H. Y. ve Birysel Satış Destek
“(…..) merhaba,
Sözleşme D2D tarafından yapılmış görünmekte olup, satış destek bünyesinde
tamamı temin ediliyor diye biliyoruz.
Bu gibi durumlarda müşterilere karşı zor durumda kalabiliyoruz. Sözleşmenin
bulunmamasının sebebi nedir, öğrenebilir miyiz?
21.12.2016 – H. Y. > A. K.
Merhaba (…..),
Sanırım yanlış anlaşılma var, D2d ‘ a ait sözleşmelerin talebini biz yapıyoruz evet
size ait sözleşmeleri de bilgileri paylaştığınızda yönlendiriyoruz fakat, ilk alınan
sözleşmeyi saha ekibi yapmadıysa dolayısıyla bu sözleşme bizim arşivimizde yer
almıyor.
Bu tesisat için ise durum, ilk sözleşme (19.09.2014, (…..)) kullanıcısı tarafından
yapılmış ve daha sonra bize uzatma listelerinde gelmiş. Dolayısıyla bizde güncel bir
sözleşme bulunmuyor.
Bilgine. İyi Çalışmalar.
23.12.2016 – D. G. > H. Y. ve A. K.
Tesisat Satış tarihi Muhatap adı Taahhütname
(…..) 01.11.2016 (…..) D2D

18-27/461-224
75/436

Merhaba,
Aşağıdaki kuruma ilişkin anladığım kadarıyla sözleşme ulaşılamıyor. Bu durumda
nasıl bir yol izlememiz gerekir. Kuruma sözleşmenize ulaşamadık diyemeyiz. ya
sözleşmeyi bulmalıyız ya da taahhütlü çıkış bedelini iptal etmeliyiz. Konuya bir
açıklık getirmek adına yardımlarınızı rica ederiz.
Teşekkürler,İyi çalışmalar.
02.01.2016 – D. G. > H. Y. ve A. K.
“Merhaba,
Daha önce bilgi talep ettiğimiz duruma ilişkin verilen bir karar var mı? Sözleşmeyi
bulamıyor isek tçb iptali için D2D ya Telesatış kanalından onay verilebilir mi?
Teşekkürler,İyi çalışmalar.
(184) Belge 31: AYESAŞ Satış Destek Memuru F. Ç., AYESAŞ Satış Destek ve Pazarlama
Memuru E. A., AYESAŞ Satış Yetkilisi K. Ş. arasında gerçekleşen yazışma içinde yer
alan “imzasız sözleşmeler hakkında..” başlıklı e-postalarda şu ifadeler yer almaktadır:
05.04.2017 – F. Ç. > E. A.
Merhaba (…..) hanım;
(…..) da 14 adet İstanbul Tribal (…..)’a ait imzasız sözleşme vardır.
Bende 7 adet İstanbul Tribal (…..) ve 6 adet (…..)’ya ait toplamda 27 adet imzasız
sözleşme var.
Bu satışçıların SPV si (…..)’dır.
Bu sözleşmeler ile ilgili nasıl bir yol izlemeliyiz bilgi rica ederiz. İyi çalışmalar.
05.04.2017 – E. A. > K. Ş.
Günaydın (…..)
Aşağıdaki agentlar için NOT OK oluşturduk.
Bilgine
Teşekkürler.
05.04.2017 – K. Ş. > E. A.
(…..) selam,
İlgili not ok leri sizden teslim alıp müşterilere tekrardan imzalatacağız. Bilgilendirme
için teşekkürler.
İyi Çalışmalar.
(185) Belge 32: 03.01.2017 tarihinde Sarıgazi MHM Takım Yöneticisi D. P. ve Müşteri
Hizmetleri Temsilcisi Ş. M. K. arasında gerçekleşen e-postada şu ifadeler yer
almaktadır:
(…)
D. P. 09:17
(…..) şuna bir bakabilirmisin
Ş. M. K. 09:17
tabiki
D. P. 09:17
bir de bu neredeyse geçmiş
bunu da girebiliriz
(…..)
Ş. M. K. 09:18

18-27/461-224
76/436

birincisi (…..) akrabası o aşağıda almıştır die ona almadım açıkçası ama geçiyosa
girişi yapılmadıysa ikiisni de girerim hemen
D. P. 09:18
(…..) bu ve son olarak bu da var (…..)
(...)
(186) Belge 33: AYESAŞ Müşteri Hizmetleri Temsilcisi A. T., BAŞKENT Satış Operasyon
Uzmanı A. Ö., U. Y., AYESAŞ Müşteri Hizmetleri Yetkilisi K. U., E. S., AYESAŞ
Bireysel Satış Destek Memuru H. Y., AYESAŞ Telesatış Yetkilisi S. Ö., N. Ü. arasında
gerçekleşen yazışma içinde yer alan “(…..) sabit tarife itirazı hk***” başlılkı e-
postalarda şu ifadeler bulunmaktadır:
09.12.2016 – A. T. > A. Ö.
Merhaba (…..) hanım,
Tesisat no (…..)
Shn : (…..)
Müşteriye 2.753,62 tutarında taahhüt çıkış bedeli yansıtılmıştır
Müşteri sabit tarifeden sözleşme yapmadığını beyan eder evrakları ektedir
CRM üzerinde bu fırsatın kim tarafından oluşturulduğuna dair bir bilgiye ulaşamadık
Fakat zide de fırsatı mevcuttur müşteri sabit tarifeye imza atmadığı halde neden çıkış
bedeli yansıtıldığına dair bilgi talep etmektedir
Konu hakkında yardımcı olabilirmisiniz
12.12.2016 – A. Ö. > A. T.
Merhaba (…..),
Dec. satışı (…..) tesisat için 01.04.2015 tarihinde M7 paketten satış gerçekleştirilmiş
daha sonra 01.05.2015 tarihinde paket P9 olarak güncellenmiş gözükmekte, bilgine.
İyi çalışmalar.
12.12.2016 – U. Y. > A. T.
(…..) Merhaba,
s7 paketiyle switch yaratmış
01.04.2015 geçişi için
adama s7 teklif girilmiş
sonra öyle bi döneme denk gelmişki
s7'den m7'ye dönmüşüz nisan'2015 ayında
sonra arzularda onu alıp m7'ye cevirmişler
herşey olması gerektiği gibi:)
standart yani
Bilgine,
12.12.2016 – A. T. > U. Y.
Merhaba (…..) bey,
İlgili tesisatın paketi sabit değilse bu müşteriye Taahhüt çıkış bedeli neden
uygulanmış olabilir
Yardımcı olabilirmisiniz
20.12.2016 – K. U. > E. S.
(…..) konuyu inceleyebilir misin?
S7 paketi o dönem şartlarında standart girişi için kullanılan bir paket zaten m7 olarak
da tekrar girişi sağlanmış.
Buna rağmen çıkış bedelinin yansıtılma sebebi nedir?

18-27/461-224
77/436

Önce (…..) görüşüp standart olduğunu teyit edelim standart değilde sabit ise neden
bu paket kullanılmış?
Standart olduğu teyit edilirse faturalama ceza bedellerini tanımlıyor diye biliyorum.
İptali için de faturalamayla görüşmek lazım.
Teşekkürler.
20.12.2016 – A. O. > E. S.
Merhaba ,
(…..) tesisat için 01.04.2015 tarihinde M7 paketten geçişi tamamlanmış. 01.05.2015
tarihinde paket P9 olarak güncellenmiş (3 to 3) . Farklı bir detay isteniyor ise Bireysel
Satış Destek ‘ten bilgi alabilir misin?
Teşekkürler,
İyi çalışmalar.
20.12.2016 – E. S. > Bireysel Satış Destek:
Merhaba,
(…..) nolu tesisatın 01.05.2015 tarihinde P9 paketten 3to3 işleminin neye istinaden
yapıldığı konusunda açıklama talep edilmektedir.
Kontrolleri sağlayabilir misiniz?
Teşekkürler, iyi çalışmalar.
22.12.2016 – H. Y. > E. S.
Merhaba,
Yenileme işlemlerinde müşteriye sms veya mektup yolu ile bildirim ulaşıyor.
Olumsuz dönüş olmaması durumunda yenileme gerçekleşiyor.
İyi çalışmalar.
22.12.2016 – E. S. > H. Y., Bireysel Satış Destek
(…..) Hanım merhaba,
Uzatma dediğiniz gibi gerçekleşiyor fakat, cevabını almak istediğimiz soru şu; daha
önce standart tarifedeydi ve uzatma işlemi sabit tarifeden yapılmış.
Dolayısıyla bundan sonra ki süreçte ilerleyebilmemiz için, müşteri talebi olmadan
sabit tarifeden uzatma yapılması sorusuna cevap alıyor olmamız gerekiyor.
Sabit tarife olması nedeniyle müşterimize TAAHHÜT ÇIKIŞ BEDELİ yansıtılmış ve
müşteri bu bedeli ödemek istememektedir.
Konu ile ilgili yardımlarınızı rica ederim.
Teşekkürler, iyi çalışmalar.
22.12.2016 – S. Ö. > N. Ü.
(…..) Merhaba,
2015 yılına ait bir işlem ben mevcut kayıtlar üzerinden Standart Tarife den neden
Sabit Tarife’ye alındığına dair bir bilgiye ulaşamadım, 2016 yılı için de zaten
yenilemeye konu olmamıştır.
Senden de kontrolünü rica ederim.
Teşekkürler
(…..)
22.12.2016 – E. S.,A. Ö. > Hesap İşlemleri - Operasyon Destek
(…..) nolu case başarıyla oluşturulmuştur.
İleti no. ZMFICA176
Merhaba,
(…..) nolu tesisata 01.05.2015 tarihinde P9 paketten (sabit tarife) 3to3 işlemi
yapılmış ve neye istinaden yapıldığı tespit edilememiştir.

18-27/461-224
78/436

(…..) nolu muhattap böyle bir işlemi talep etmediğini beyan etmekte olup, TAAHHÜT
ÇIKIŞ BEDELİ ne itiraz etmektedir.
(…..) nolu tesisat ve (…..) sh çıkmış olan (…..) belge nolu 2.526,15 TL TAAHHÜT
ÇIKIŞ BEDELİ nin iptali konusunda yardımlarınızı rica ederim.
Teşekkürler, iyi çalışmalar.
23.12.2016 – E. S. > Bireysel Satış Destek ve H. Y.
@Bireysel Satış Destek Merhaba,
(…..) sh çıkmış olan (…..) belge nolu 2.526,15 TL TAAHHÜT ÇIKIŞ BEDELİ nin iptali
konusunda yardımlarınızı rica ederim.
Teşekkürler, iyi çalışmalar.
(187) Belge 34: “Satış Bilgilendirme // Deklarasyon Müşterilerinin Talepleri Hk. (Tip 3 - Tip 1
Geçiş Talepleri)” başlıklı, ENERJİSA Satış Planlama ve Kanal Geliştirme Müdürlüğü
tarafından ENERJİSA çalışanlarına gönderilen e-postada aşağıdaki ifadeler yer
almaktadır:
23.12.2016 – Enerjisa Satış Planlama ve Kanal Geliştirme Müdürlüğü > Enerjisa
Çalışanları
Merhabalar,
Bildiğiniz gibi D2D'un aldığı deklarasyonlara istinaden Tip-3 gecisi yapılan
müşterilerden hatalı bilgilendirme nedeniyle sözleşme imzalandığı, sözleşmenin
aynı adresteki başka bir kişi tarafından imzalanmış olduğu vs. sebeplerle
sözleşmenin iptal edilmesi yönünde talepler gelmektedir.
Söz konusu müşteriler MHM'ye geldiklerinde, Tip-3'te kalmaları yönünde
müşterilerle mutabakata varılamaması ve müşterilerin sözleşmeyi sonlandırma
taleplerinden vazgeçmemesi durumunda ters kayıt işlemi yapılmamalıdır.
Manuel abonelik ve tahliye işlemi yapma yetkisi olan keyuserlar tarafından
müşterilerin sözleşmeleri manuel olarak sonlandırılmalı ve yine manuel olarak
abonelik tesis edilmelidir. Yapılan yeni abonelik esnasında müşterilerden güvence
bedeli tahsil edilmemeli, yeni bir DASK yaptırılması talep edilmemelidir.
Yaratılan manuel aboneliğin müşterinin önceki regüle aboneliği ile
ilişkilendirilebilmesine yönelik olarak CRM'de geliştirmeler yapılacaktır. Geliştirme
tamamlandığında, sözleşme bilgilerinin toplu olarak CRM'e aktarılabilmesi için,
yukarıdaki şekilde manuel abonelik yapılan müşterilerin sözleşme bilgilerinin kaydı
(müşterinin güvence bedeli alımından yapılan yeni aboneliği ile Tip-3 geçişi
yapılmadan önceki aboneliğinin ilişkilendirilebilmesi için) tutulmalıdır.
Sözleme bilgilerinin kaydının ekte bir örneği paylaşılan tablo üzerinden, tablonun adi
ilgili MHM tarafından güncellenerek tutulması gerekmektedir.
Geliştirmeler tamamlandığında tarafınıza yeniden bilgi verilecektir.
iyi çalışmalar
(188) Belge 35: Kadıköy MHM’de yapılan yerinde incelemede edinilen belgeler arasında IA-
02 Formu’nun nasıl doldurulması gerektiğini gösteren aşağıdaki belge edinilmiştir.
“Eğer sözleşmede sadece limit altı tesisat varsa başlangıç tarihi alanı boş
bırakılmalıdır.
Eğer sözleşmede hem limit altı hem de serbest tüketici satışı varsa dönem
alanına serbest tüketici satışı varsa dönem alanına serbest tüketici tarifesinin
tedarik başlangıç tarihi yazılmalıdır.”
(189) Belge 36: Kadıköy Müşteri Hizmet Merkezinde yapılan yerinde incelemede elde edilen
“Haftalık Satış Toplantısı” adlı belgede yer alan ifadeler aşağıdaki gibidir:

18-27/461-224
79/436

Toplantı Tarihi: 2.10.2017 09:00
Konum: Aesaş. 5.Kat Teras Toplantı Odası / Ankara / Adana V.C.
Outlook Öğesine Bağlantı: burayı tıklayın
Katılımcılar
(…..) (Toplantı Düzenleyicisi)
(…..)
(…..)
(…..)
(…..)
(…..)
(…..)
(…..)
(…..)
(…..)
Notlar:
….
4. Sadece (…..) bölgesinde yekdemsiz satışlara devam edeceğiz. Osbler
bizim için dış bölgedir. Müşteriye çok net bilgilendirmeler yaparak
Yekdemsiz satarak devam edilebilir. İç bölgede Yekdemsiz satış
yapılmama kararı devam ediyor.
9. 1.132k st sözleşmesi var sistemde. 510k ok durumda 65k nok sahada e-
arsivl bu 65k tamamlanmaya çalışılıyor. Kalan evraklarda 40 %fire var.200k
Mhm ve dec switch evrağı yok.
Toplamda 400 K st sözleşmesi yok.
I.4.1.2. Deklarasyon İle İlgili Belgeler
(190) Belge 37: 10.09.2015 tarihinde Müşteri Hizmetleri Süreç Yöneticisi B. A. ile
aesasall@enerjisa.com, baskent_musteri_hizmetleri@enerjisa.com,
toroslarmhm@enerjisa.com, ve musteriiliskilerimudurlugu@enerjisa.com kullanıcıları
arasında gerçekleşen yazışma içinde yer alan “RE: Deklerasyon kapsamında aksiyon
alınmış müşteriler hk. ” konulu e-postada şu ifadelere yer verilmektedir:
“Değerli Arkadaşlar merhaba,
Aşağıdaki yazımıza ufak birkaç eklememiz oldu. Bu değişiklikleri dikkate almanızı
rica ederiz.
Teşekkürler,
Deklarasyon kapsamında 4000 kWh’ı fiili olarak geçmiş ve taahhüdü evet seçilmiş
olduğu için bilgilendirme yaptığımız müşterilerimizin, geçişi kabul etmediğini
belirtmek üzere bize ulaşmaları durumunda Tip 3 geçiş işleminin iptalini sağlıyoruz.
Bu tip müşterilerimizin taahhüdü CRM’de “İptal” olarak değiştirilmediği durumda,
takip eden ayın raporlarında tekrar görünmekte ve bir sonraki ay tekrar geçiş için
bilgilendirme yapılmaktadır. Müşteri memnuniyetsizliği yaratan bu durumun
yaşanmaması için, Deklarasyon alınmış olduğu halde MHM’ye gelerek geçişi
istemediğini belirtten müşterilerde, durumlarda taahhüdün İptal olarak
düzeltilmesini önemle rica ederiz.
Not: Çağrı merkezini arayarak geçişi reddeden müşteriler için bu
güncellemeler Çağrı Merkezi çalışanları tarafından yapılmaktadır. Yukarıdaki
açıklama sadece MHM’ye gelerek geçişi reddettiklerini belirten müşteriler
içindir.”

18-27/461-224
80/436

(191) Belge 38: 02.03.2015 tarihinde B. A. ile aesasall@enerjisa.com,
baskent_musteri_hizmetleri@enerjisa.com ve toroslarmhm@enerjisa.com
kullanıcıları arasında gerçekleşen yazışma içinde yer alan “3 TO 3 FIRSAT GİRİŞLERİ
HAKKINDA” konulu e-postada şu ifadelere yer verilmektedir:
“Değerli Arkadaşlar merhaba,
Aşağıdaki maile istinaden; bir takım soruları netleştirmek istedik.
1 yıllık ST sözleşmeleri (ağırlıklı sabit tarife ya da Tedaş minus) dolan müşterilerimiz
tele satış birimi tarafından aranmakta ve sözleşmelerinin yenilenmesi
sağlanmaktadır, ancak bazı müşteriler, tele satış tarafından ulaşılsa dahi MHM’ye
gelerek sözleşme yenileme işlemlerini yapmak istemektedirler. Burada mesken ya
da ticarethane ayrımı yoktur. Tüm müşterileri kapsamaktadır. Standart satış
sürecimizden farklı olarak yenileme işlemi (3 to 3) yapılacaktır. Bu amaçla MHM’ye
gelen müşterilerde önceliğimiz MHM’lerimizde bulunan ve mevcutta gerektiği zaman
kullandığımız sabit sözleşmeleri imzalatmak olacaktır. IA02 formu yenileme
sürecinde de imzalatılacaktır.
İkinci konu olarak; yenileme zamanları gelmiş, ancak aranıp hiçbir şekilde
ulaşılamayan müşteri grubu ile ilgilidir. Mesken tarifesine dahil bu tip müşteriler
regüle tarifeye çevrilmekte ve bununla ilgili olarak kendilerine bilgi mektubu
gönderilmektedir. Bu amaçla MHM’lerimize gelen müşterilere standart tarife
üzerinden satış yapılacaktır. Çünkü yenileme süreci bitmiş ve müşteri regüle tarifeye
düşmüştür. Bu nedenle, normal satış sürecimiz devam edecektir.
Bu müşterilerin bir kısmı PSS imzalamak için MHM’lere gelmemektedirler. Bu
durumda; sözleşmeleri olmadığı için usulsüz kullanıma girmektedirler. Bu konuyla
ilgili olarak ayrıca bilgi verilecektir.”
(192) Belge 39: 02.09.2015 tarihinde Müşteri Hizmetleri Müdürlüğü Adana İl Müdürü K. B.
tarafından bazı ENERJİSA çalışanlarına gönderilen “FW: DUY Değişikliği ve Switch
işlemleri Hkk. HATIRLATMA // IA_03 Kullanımı” konulu e-postada şu hususlara yer
verilmektedir:
“Arkadaşlar merhaba,
Bildiğiniz üzere IA 03 kullanımı tüm PMUM çıkışlarında kullanılması gerekmekte, bu
nedenle ters kayıt gerektirecek hatalı yapılan işlemlerde müşteriye ulaşamayacağımız
durumlar için beyan / satış alınırken IA 02 ile birlikte IA 03 imzalanmasının olası ileride
yaşayacağımız problemin önüne geçecektir.
Bu nedenle, bugünden itibaren tüm satış/beyanlarda IA 02 formu ile birlikte IA 03
forumunu da alacağız.
İstisnasız uygulanması için bilgilerinize sevgilerime,”
(193) Belge 40: 02.10.2015 tarihinde Yüreğir MHM Yöneticisi T. A. tarafından ENERJİSA
çalışanlarına gönderilen “Düzeltme: RE: Hatırlayma RE: Hatırlatma: FW: THY
DEĞİŞİKLİĞİ // PSS SONLANDIRMA FORMU // ST GEÇİŞLER” konulu e-postada şu
hususlara yer verilmektedir:
“Arkadaşlar,
Bir düzeltme yapmam gerekiyor; burdaki ayrı muhafaza, başka tedarikçiden gelen
formlar için. Biz abonelikte aldığımız evrakları birlikte muhafaza edeceğiz. Eğer başka
tedarikçiden bize form gelirse ayrı olarak muhafaza edeceğiz.”

“Arkadaşlar Merhaba,
Ek3ün hayatımıza girdiğini biliyorsunuz. Özetle her abonelikte ek3 (bir tür tahliye
evrakı) tarihsiz olarak müşteriye imzalatılacak, imzalayacağız, kaşeleyeceğiz ve ayrı

18-27/461-224
81/436

olarak muhafaza edeceğiz. Bildiğiniz gibi ia02 ve i303 Ierde de tarih atmayacağız.
Ayrıca bugün diğer tedarikçiye geçişi sağlanmış müşterilerin ibana para talep
edenlerinin ödemesinin yapılması gerekmekte. Ayrıca bunu da kontrol etmenizi rica
ederim.
Detaylı bilgi aşağıda (…..) Bey'in mailinde mevcut. Lütfen tekrar okuyun.”
(194) Belge 41: “AYRIŞMA VE FULL CRM PROJESİ GEÇİŞ DÖNEMİ EYLEM PLANI”
başlıklı belgede şu ifadeler yer almaktadır:
“SATIŞ VE DEKLARASYON İŞLEMLERİ:
1. ABONELİK veya TAHLİYE işlemi sırasında müşteri temsilcisi tarafından eski
sistemde, mevcut durumda olduğu gibi DEKLARASYON alanı ve BS
RAPORUNDAKİ TİP1B alanı kontrol edilir. DEKLARASYON alanı boş ise
DEKLARASYON TEKLİFİ yapılır, müşteri TİP1B ise SATIŞ SÖZLEŞMESİ TEKLİFİ
yapılır. Mevcut durumda olduğu üzere "SERBEST/SABİT TARİFE SATIŞ
SÖZLEŞMESİ", "İA02", "BİLGİ FORMU" müşteri ile imz
a altına alınır.
2. DEKLARASYON veya SATIŞ yapılan müşteri “Ayrışma Manuel İşlem
Tablosu”na işlenir ve CANLI ÖNCESİ sürecinde canlı sisteme girişi yapılır.
DİLEKÇE ve BAŞVURU İŞLEMLERİ
1. Müşterilerimizin talep ve başvuruları YAZILI DİLEKÇE veya MATBU BAŞVURU
FORMU ile alınır, üzerine barkod yapıştırılır ve CANLI ÖNCESİ sürecinde ilgili
kategoriler seçilerek canlı sisteme girişi yapılır.
2. Müşterimize, dilekçesinin sisteme girişi yapıldıktan sonra kendisine SMS ile Hizmet
Bileti Numarası ve işlem durumunun gönderileceği bilgisi verilir.
(195) Belge 42: 15.11.2016 tarihinde Yüreğir Müşteri Hizmetleri Yetkilisi G. A. tarafından
Müşteri Hizmetleri Temsilcisi S. A., Müşteri Hizmetleri Temsilcisi G. A., Müşteri
Hizmetleri Temsilcisi H. Ç., N. K.’ya gönderilen “geçmiş beyan listesi hakkında” konulu
e-postada şu ifadelere yer verilmektedir:
“Arkadaşlar 
Geçmiş günlerdeki beyan listesinden sisteme muhattap ı girip st hakkı yeni kazanmış
tesisatlar var kontrollerini yapıp st girişine çevirebiliriz unutmayalım  örneğin
01.09.2016 kendi beyanlarımı kontrol etmeye başladım 1 st yi yakaladım ”
(196) Belge 43: 09.12.2015 tarihinde Müşteri Hizmetleri Müdürlüğü Kilis MHM Takım
Yöneticisi B. E. A. tarafından ENERJİSA çalışanlarına gönderilen “RE: IA02 ve IA03
formları Kullanımı Hakkında” konulu e-posta şu şekildedir:

18-27/461-224
82/436

“Merhaba,
IA-02 formunu imzalatırken aşağıda belirttiğim durumlara dikkat etmenizi önemle rica
ederim.
 Aynı muhatap numarasına hem satış yapıp hem de deklarasyon alıyorsak
satış tesisatları için ayrı, deklarasyon tesisatları için ayrı IA02
imzalatmamız gerekmektedir. (…)
 Yapmış olduğumuz kesin satışlarda müşterimiz Ia02 formuna serbest
tüketici sözleşme başlangıç tarihini yazmalıdır. Sözleşmelerimiz süresiz
olduğu için bitiş tarihi yazılmayacaktır. Örnek olarak; 9.12.2015 tarihinde
satış işlemi ile müşteri 01.02.2015 tarihinde serbest tüketici olacaktır.
Buna istinaden IA02 formu tarih kısmına sözleşme başlangıcı olan
01.02.2015 tarihini yazmalıdır.
 Deklarasyon aldığımız müşterilerde tarih kısmı boş kalacaktır.
ST imzalattığımız her müşteri için IA03 formu imzalatacağız ve tarih bölümünü boş
bırakacağız.”
(197) Belge 44: 25.07.2014’te Müşteri Hizmetleri Müdürlüğü Adana İl Müdürü K. B.
tarafından ENERJİSA çalışanlarına gönderilen “RE: YENİ PSS // ÇOK ÖNEMLİ //
BEYAN SÖZLEŞMESİ” konulu e-postada şu ifadeler yer almaktadır:
“(…)
Dün size göndermiş olduğum sözleşme Beyan yerine imzalatacağımız ileriki dönemi
kapsayan bir sözleşme. Abonelik işlemlerinde normal olarak PSS almaya ve St satışı
yaptığımız abonelerden serbest tüketici sözleşmesi almaya devam edeceğiz.
Bu sözleşmeyi abonelere anlatır ve imza için ikna ederken kullanmamız gereken en
önemli iki konu;
• Kendilerine bildirimde bulunmadan bu sözleşmenin hayta geçmeyeceği,
avantajdan yararlanmaları için yeniden bizim ofislerimize ulaşmalarına gerek
kalmaksızın verecekleri onay ile değişikliğin yapılabilmesi için bu sözleşmenin
alındığı,
Standart tarifeye geçiş yapılacağı için abonenin istediği zamanda tarifeden ayrılma
hakkının olduğu, herhangi bir bağlayıcılığı olmadığı (bunu gerekmedikçe
söylememekte fayda var50, ama ikna edersek kullanalım) …”
(198) Belge 45: 11.11.2015 tarihinde Müşteri Hizmetleri Süreç Yöneticisi B. A. tarafından
AESAŞ Bölge Müdürlüğü All, Toroslar Müşteri Hizmetleri, Başkent Müşteri Hizmetleri,
Müşteri İlişkileri Müdürlüğü’ne gönderilen “Ocak 2016 geçişli müşterilerin
bilgilendirilmesi hakkında” konulu e-postada şu ifadeler yer almaktadır:
“Deklarasyon sözleşmesi imzalayan müşterilerimizden serbest tüketiciliğe hak
kazananlar için bugün (11.11.2015) 10.542 müşteriye, 2016 ocak itibariyle serbest
tarifeye geçişlerinin yapılacağına dair bilgilendirme SMS’i gönderilmiştir. Yine bu
kapsamda 16.11.2015 tarihinde yaklaşık 3500 müşterimize mektup ile bilgilendirme
yapılacaktır.
Bu nedenle; müşterilerimiz MHM’lerimizi ziyaret ederek bilgi almak isteyebilir ya da
işlem iptal talebinde bulunabilirler. (…)”

50 Vurgu tarafımızca eklenmiştir.

18-27/461-224
83/436

(199) Belge 46: Yerinde incelemede E. E.’den edinilen dokümanda deklarasyon
uygulamasına ilişkin çeşitli verilere rastlanılmıştır. Anılan dokümana aşağıda yer
verilmiştir:

(200) Belge 47: 16.11.2016 - 22.11.2016 tarihlerinde B. Ç., S. T., Güney Anadolu Satış
Bölge Müdürü A. E. A., AYESAŞ Özel Müşteriler Satış Bölgeler Müdürü G. S. S., P.
Ç., AYESAŞ Satış Destek ve Raporlama Memuru E. A. ve AYESAŞ Bireysel Satış
Destek Memuru H. Y. arasında gerçekleşen yazışma içerisinde yer alan “Şikayetçi olan
müşteriler hk” konulu e-postalarda şu ifadeler bulunmaktadır:
16.11.2016 – B. Ç. > S. T.
(…..) Bey Merhaba
Aşağıda (…..) Elektrik bayisi olan kişinin, şirketiniz hakkındaki tespitleri ile ilgili
yazısını görebilirsiniz.
Konuya müdahil olduğum için bunun kişisel bir hatadan kaynaklanabileceğini ve
EnerjiSA yetkililerini konu hakkında bilgilendirmek için izin istedim. Sizlerin bu
konuda ne kadar hassas olduğunuzu bildiğim için hem konu hakkında sizi
bilgilendirmek istedim.
Bu konuda makul bir açıklama duyacağımızdan şüphem yok. Sizin adınıza şirketinizi
savunabilmem için Şikayetçi olan müşteriler hk bu konuda bizi bilgilendirmenizi rica
ederim. Bu gayretlerinizin kendini bilmez kişilerce yıpratılması yazık olur.

18-27/461-224
84/436

Saygılarımla”
17.11.2016 – S. T. > A. E. A.
(…..),
Çebinden aşağıdaki mail geldi, nasıl bir cevap verebiliriz?
17.11.2016 – A. E. A. > S. T.
Kontrol ettik, işlemler Mhm değil, diğer kanallarda yapılmış
17.11.2016 – G. S. S. > P. Ç.
(…..) merhaba,
D2D işlemi var mı içlerinde ve sözleşmeleri ulaşılabilir bir yerde mi? Tşk.
21.11.2016 – E. A. > P. Ç., H. Y.
Günaydın
(…..) - pss
(…..) -st
(…..) -st
(…..) - st
(…..) - gnc Şubat ayı
Bunlar bizde. Diğer iki tesisatı bulamadım. (…..) cevap bekliyorum
21.11.2016 – E. A. > P. Ç., H. Y.
(…..)
(…..)
Dec switchmiş bu tesisatlar
21.11.2016 – P. Ç. > G. S. S.
(…..) selam,
2 tesisat haric diğerlerinin sozleşmeleri ekte. Dec. Sw. olanları arşivden talep ettik.
(…..) - D2D
(…..) -D2D
(…..) - D2D
(…..) - D2D
(…..) - D2D
(…..) - Dec. Sw.
(…..) - Dec. Sw.
22.11.2016 – G. S. S. > S. T.
(…..) merhaba,
Sözleşmelerden 2 tanesi dışındakiler ektedir. (…..) verdiği dilekçeler ile bizim
sözleşmelerindeki imzalar birbiri ile tutarlı olduğunu görüyorum. Dolayısıyla
müşterilerin haberi olmadan geçiş yapıldığına dair iddialar doğru değil bence. Bilgine

18-27/461-224
85/436

(201) Belge 48: Yukarıdaki e-posta ile iletilmiş olan 14.11.2016 tarihinde (…..) M.T.
tarafından M.T’ye ((…..)) gönderilen “Şikayetçi olan müşteriler hk.” konulu e-postada
şu hususlar yer almaktadır:
(…..) bey merhaba,
Karşı taleplerden toroslara imza atmadığını ve toroslar elektriğe geçmek istemediğini
söyleyen abonelerin pmum dilekçeleri ektedir.
Ayrıca Adana/Seyhanda bulunan Büyük postahane karşısında “Enerjisa Fatura Tim”
olarak açılmış işletmesinde Müşterilere güncelleme adı altında perakende sözleşme
imzalatılmaktadır.
Bunlarında örneği ektedir.
İyi çalışmalar. Saygılarımla
(202) Söz konusu e-posta ekinde yer alan dilekçelerden biri şu şekildedir:
“(…..) Abone numarası ile (…..)’den elektrik tedarik etmekteyim. (…..) tarafından
yapılan bilgilendirme ile Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği’nde
yapılan ve 1 Temmuz 2015 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik ile serbest tüketicilerin
elektrik tedarikçilerini değiştirebilmesi için mevcut tedarikçilerinden geçiş onayı
alınması uygulamasına son verildiği belirtilerek; aboneliğimin başka bir elektrik
tedarik şirketine geçirilmesi yönelik talepte bulunulduğu bildirilmiştir. Bu doğrultuda
bazı tedarik şirketlerinin abonelere yanlış ve yanıltıcı bilgilendirme yaparak onay
aldığı veya tamamen abonenin bilgi ve onayı dışında işlem yapabildiği belirtilmiş;
varsa bu yöndeki şikayetlerimizin Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği’nin 30/A
maddesi uyarıca Müdürlüğünüz’e ve EPDK’ya sunulabileceği belirtilmiştir. .
Bu kapsamda;
[ ] Yeni bir tedarik şirketine geçiş işlemlerim bilgim ve onayını dışında yapılmaktadır.
[X] Yeni bir tedarik şirketi ile sözleşme imzalamadım. Yeni bir tedarik şirketine
geçmeye onayım bulunmamaktadır.
[ ] Yanlış ve yanıltıcı bilgilendirdiğimi farkettim, yeni bir tedarik şirketine geçmek
istemiyorum.
[X] Mevcut tedarik şirketimle sözleşmem devam ediyor, yeni bir tedarik şirketine
geçmek istemiyorum.
Yukarıda belirttiğim nedenle başka bir tedarik şirketinden elektrik almak istemiyorum.
Mevcut tedarik şirketim olan (…..)’den elektrik almaya devam etmem konusunda
gerekli işlemlerin yapılmasını arz ve talep ederim.
Adı/Unvan: (…..)
Adres: (…..)
Abone Numarası: (…..)
Telefon Numarası: (…..)
İmza:
Bilgi ve Gereği
(…..).”

18-27/461-224
86/436

(203) Belge 49: BAŞKENT Çağrı Merkezi Takım Yöneticisi H. C.’nin bilgisayarında yapılan
incelemede elde edilen, 08.10.2015 tarihinde Müşteri Hizmetleri Temsilcisi H. K. ile
Çağrı Merkezi Takım Yöneticisi H. C. arasında şu konuşmalar yer almaktadır:
“(…..) @enerjisa.com.tr [09:46]:
(…..) bey merhaba
(…..)
tip3 benım onayım olmadan geçirildiğini iddaa etmekte
daha önce tip3 e geçmiş sonra dilekce vererek tip1 geciş saglamıs
ancak tekrar tip3 olunca benım rızam olmadan gecirdiniz diye sıkıntı cıkarıyor suan
tip1 e geçişini istiyor
(…..) 09:41
(…..) Bey merhaba
dec kapsamında oluştururlmış bir fırsat
(…..) e mail atabilir misiniz müşterinin itiraz durumu ile ilgili
bu müsteriyi tip 1 nasıl geçiş yaptırabiliriz
(…..) [09:47]:
Merhaba
müşteri istemediğini belirttiği durumlarda taahhüt kısmı evet olarak bırakılmış
muhtemel
(…..) [09:47]:
evet
(…..) [09:47]:
o düzeltilmediği sürece raporlarda gelir
muhtemel buda öyle bir durum listede geldiği için aksiyon almışızdır
(…..) [09:48]:
anladım onu thmın ettım
nasil tip 1 geciş yapar sozlesmesi kapanmadan musterı cunku yenıden abone oldu
tekrar abone olmak ıstemıyorum diyor
(…..) [09:48]:
ekim geçişli mi?
(…..) [09:48]:
01.10.2015
dec olarak sanırım musterıyı ıkna edıyorum bı sn
(…..) [09:51]:
İlgili tesisat switch süreci tamamlanmış olduğundan, serbest tüketici geçiş tarihi
sonrasına tahliye ve regüle abonelik işlemleri ile aksiyon alınabilir
(…..) [09:51]:
tmm kapatma olmucak
musterıyı ıkna ettım sayılır
(…..) [09:52]:
ok
(…..) [09:53]:
Tmm musterıyı ıkna ettım
tekrar kapanmayacagı konusunda
eskıden kapanıyordu biliyorsunuz
tip3 olarak devam edecek
tsk ederım
(…..) [09:53]:
ben teşekkür ederim kolay gelsin”

18-27/461-224
87/436

(204) Belge 50: 31.03.2016 tarihinde Satış Opr. Takım Yöneticisi A. E. tarafından gönderilen
“(…..).” konulu e-postada şu hususlar yer almaktadır:
31.03.2016 – A. E. >Hukuk Satış
“Merhaba,
(…..) sayaçlarından bir tanesinden dec. alınmış ve 01.08.2015 tarihi itibariyle
Enerjisa’ ya ST portföyüne geçişi yapılmıştır. Dec. kapsamında alınan IA-02 formu
ve sözleşmeyi ekte paylaşıyorum. Söz konusu evraklarda tarih yok. (…..) tarafından
çıkarılan yetki belgesinin tarihini kontrol ettik 2014 yılında çıkarılmış fakat; geçiş
2015 yılında yapılıyor.
(…..) tarafından KİK kapsamında anlaşıldığı tarafımıza iletilmiş ve geriye dönük
olarak faturaların iptali ile GDDK işlemiyle tüketimin (…..)’ ye yansıtılması talep
edilmiştir. GDDK işlemi ile alınan enerji Enerjisa’dan silinip, (…..)’ ya yansıtılamıyor.
Bu sebepten faturalar iptal edilirse alınan enerji kadar zararımız olacak.
KİK hakkında detaylı bir bilgimiz olmaması sebebiyle geriye dönük faturaların iptali
ve geçiş işlemi hususunda görüşlerinizi paylaşabilir misiniz?
Teşekkürler.
@(…..) selam: Bilgimiz dahilinde olan tüm süreci özetlemeye çalıştık. Hukuk’ dan
gelen görüşe istinaden kuruma veya (…..)’ ya dönüşü sizler sağlayabilir misiniz?
Ekte kurum tarafından yazılan yazıyı ve yapılan geri dönüşü de paylaşıyorum.
Bizlerde operasyonu yürütüyor olacağız.”
(205) Belge 51: Çağrı Merkezi Takım Yöneticisi H. C.’nin bilgisayarında bulunan “MHM-
Deklerasyon Geçiş Süreci” isimli sunum dosyasında, deklarasyon sürecine dair
açıklamalar ve veriler ile süreçteki sorunlara yer verilmektedir. Söz konusu sunumda,
deklarasyonun hangi aşamada alındığı ve hangi süreçler sonunda satışa çevrildiği, bir
başka deyişle deklarasyon alınmış tüketicilerin serbest tüketici hakkı kazanması
halinde nasıl şirketin serbest tüketici portföyüne dahil edileceği şu şekilde
açıklanmıştır:


18-27/461-224
88/436

(206) Ayrıca, sunumun bir sonraki sayfasında müşterinin deklarasyon teklifini kabul ettiği
aşamada, müşteriye serbest tüketicilik hakkında yeterli bilgi verilmemesi, süreçteki
sorunlu alanlardan biri olarak sayılmıştır. Sunumda yer verilen deklarasyon ve satış
adetlerinin bölgelere göre dağılımı ise şu şekildedir:

(207) Bunun yanı sıra, Şubat ayında51 14.161 adet müşteriye ulaşıldığı, 12.332 adet
deklarasyonun satışa çevrildiği, buna karşın 1.829 adet iptal talebi alındığı belirtilmiştir.
Mart ayında ise 5.202 adet müşterinin portföye dâhil edilmesinin beklendiği ifade
edilmiştir.
(208) Ayrıca, bilgilendirme için gönderilen örnek SMS ve mektuplara da aynı sunumda yer
verilmiştir. Bu örneklerden meskenlere gönderilen mektup aşağıda gösterilmiştir:

51 Şubat ifadesi ile 2016 yılının Şubat ayının kastedildiği sunumun geri kalanındaki veri tarihlerinden
anlaşılmaktadır.

18-27/461-224
89/436


(209) (…..):

18-27/461-224
90/436

(210) Belge 52: “RE Usulsüz Şikayet Hakkında EPDK Yazısı” başlıklı, ENERJİSA Satış
Operasyon Memuru M. B., ENERJİSA çalışanları N. K., BAŞKENT EDAŞ Alacak
Yönetimi Müdürü M. B., A. M. adlı kişiler arasında geçen yazışmalara ait e-postada
aşağıdaki ifadeler yer almaktadır.
29.02.2016 – N. K. > M. B.
Merhaba (…..) Bey,
Ekteki EPDK yazısı ile müşterinin bizi şikayet sözleşme olmaksızın portföyümüze
kaydettiğimiz tespit edildiği yazıyor.
Dilekçe ekinde yer alan tesisatlara ilişkin ikili anlaşmalar ile İA-02 formları talep
edilmektedir.
Şikayetlere ilişkin gerekli incelemeleri yaparak dönüş sağlayabilir misiniz?
Teşekkür ederiz.
(…..)
02.03.2016 – N. K. > M. B.
Merhaba (…..) Bey,
Ekli EPDK yazısına ilişkin ekteki yazı ile cevap verilmiş.
Söz konusu sözleşmelerde herhangi bir tarih bulunmuyor.
Bu durumda bu sözleşmeler acaba deklarasyon kapsamında yapılan ve sonrasında
SMS vs. bilgi gönderimi ile geçiş için onay alınarak mı portföyümüze alınıp alınmadığı
konusunda kısa bize bilgi verebilir misiniz?
Teşekkür ederiz.
(…..)
03.03.2016 – N. K. > M. B.
Merhaba (…..) Bey,
Ekli EPDK yazısına ilişkin ekteki yazı ile yazı cevabı hazırlanmış.
Söz konusu sözleşmelerde herhangi bir tarih bulunmuyor.
Bu durumda bu sözleşmeler acaba deklarasyon kapsamında yapılan ve sonrasında
SMS vs. bilgi gönderimi ile geçiş için onay alınarak mı portföyümüze alınıp alınmadığı
konusunda ve bu tip onay alınarak portföy geçişi sağlanmış ise söz konusu onaylara
ilişkin bilgi ve belgeleri yarın öğlene iletebilir misiniz?
Teşekkür ederiz.
(…..)
03.03.2016 – M. B. > N. K., A. M.
Merhaba,
İlgili abonelik deklarasyon kapsamında geçişi yapılmıştır.
@(…..) bey merhaba,
(…..) hanım’a konu hakkında yardımcı olabilir misiniz?
Teşekkürler,
İyi çalışmalar
(211) Belge 53: “Call Center'ın Ulaşamadığı Eligle Beyan Alınmış Müşteriler(MART)”
başlıklı, ENERJİSA İSTANBUL ANADOLU YAKASI Saha Müdürü U. Y. tarafından e-
posta adresleri @enerjisa.com uzantılı olan Beykoz MHM Takım Yöneticisi S. D., T,
Ö, Ç. E., C. K., D. Ö., S. S., B. H., K. D. adlı kişilere gönderilen e-postada aşağıdaki
ifadeler yer almaktadır. Bahse konu e-postanın ekinde yer alan “eligible Deklarasyonlar
Mart_2016.xlsx” başlıklı excel dosyasında 203 ticarethane ve mesken müşterisinin
deklarasyon gerçekleştirildiğini gösteren bilgiler yer almaktadır.

18-27/461-224
91/436


29.06.2016 – U. Y. > S. D., S. Y., T. Ö, Ç. E., C. K., D. Ö., S. S., B. H., K. D.
Arkadaşlar Merhaba,
Sizlere daha önce yollamış olduğumuz Call Center’ın SMS atıp ulaşamadığı
müşterilerimizi arayarak onları ST yapabileceğiz. Vaktinizi efektif kullanabilmeniz için
listeyi fatura adetleri belirtilmeden size ekli dosyada paylaşıyorum.
1. Müşterileri aradığımızda artık tüketimlerinin ST olmak için yeterli hale geldiğini,
daha önceden de imzalarını aldığımızdan tek yapmaları gerekenin telefonda
onay vermeleri olduğunu söylememiz yeterli olacaktır.
2. Fatura borç sayısını bir sonraki mailde ileteceğim.
3. Her zaman olduğu gibi girdiğimiz her ST için bir HB açmaya devam edeceğiz.
Sadece bu çalışmaya özel içine IA02 ve IA03 yüklemeyeceğiz. Ama HB
açarken HB’yi kapalı seçmenizi ve hangi tarihte HB yaratıldığını içine
yazmanızı rica ederim.
4. Bu çalışma bittiğinde –ki ortak günümüz 04.02.2016 Cuma mesai bitimi olabilir.
Ama öncesinde tamamlayıp tamamlama bilgisini bana vermenizi rica ederim.
Çok zorlanacaksanız Pazartesi de iletebilirsiniz ama ST girişlerinin son
gününden önce yapmamız müşterinin 1 ay önceden bizden yararlanmasını
sağlayacaktır.
Bol Satışlı haftalar,
(212) Belge 54: AYESAŞ Pazarlama Uzmanı G. O. tarafından kaydedilen “Deklarasyon ve
Yenileme süreci hk.” Toplantı notunda yer alan “(…..) -Deklarasyon-Yenileme_surec”
başlıklı sunum içeriği aşağıdaki gibidir:

18-27/461-224
92/436


(213) Belge 55: Pendik MHM Takım Yöneticisi K. D., AYESAŞ Satış Saha Müdürü A. A. ve
ENERJİSA Toptan Satış Satış Müdürü Ü. D. arasında gerçekleşen “Migrasyon Öncesi
Deklarasyonlar Hk.” konu başlıklı e-posta yazışmalarında şu ifadeler yer almaktadır:


06.02.2017 – K. D. > A. A.
(…..) Merhaba,
Migrasyon öncesi deklarasyon aktivitesi olan müşterilerimiz masamıza işlem
yapmaya geldiğinde hem sistemdeki deklarasyon aktivitesini hem de fiili deklarasyon
evrakını güncellemek adına müşterilerimize deklarasyon imzalatmaktayız.
Bu imzalattığımız deklarasyonu da ‘’EVET’’ olarak sistemde güncellemekteyiz.
Ayrıca yine bu sayede raporlarda ‘’tayin edilmedi’’ olarak gelen deklarasyonlarda
‘’EVET’’ olarak güncellenmiş oluyor.
Fakat geçen hafta başından itibaren örneğin migrasyondan önce ‘’EVET’’ olarak
gelen deklarasyonu tekrardan ‘’EVET’’ e çekemiyoruz, sadece ‘’İptal’’ veya ‘’ Hayır’’
a çekebiliyoruz.
Bizlere verilen deklarasyon hedeflerinde her masamıza oturan müşteriden
deklarasyon alacağımız ön görülerek verilmiştir. Bu şekilde sadece net deklarasyon
alabildiğimizden hedeflere ulaşmakta sıkıntı yaşayabileceğiz.
İyi Çalışmalar.
09.02.2017 – A. A. > K. D.
(…..) Merhaba,
Bu ay aşağıda bilgisini verdiğim yeni uygulama ile beyan sayılarımız düşmeye
başlamıştır.

18-27/461-224
93/436

Yani elimde fiili olarak alına beyan sayısı =Evet beyan (Mig. Sonrası) + Tayin
Edilmemiş beyan (Mig. Öncesi)= (…..)
Fakat sistemdeki Evet beyan =(…..)
Özetle bana gelen 3 müşteriden 1 i yeni beyan, 2 si daha önce beyan vermiş müşteri
oluyor. Bu 2 müşteriye beyan alsak bile fiili olarak sistem izin vermediğinden
aktiviteyi güncelleyemiyoruz.
Farklı bir aksiyon almaz isek ay sonu hedefin %35 i yapılabilir gözüküyor.
Toplam HAYIR/İPTAL EVET Tayin Edilmedi
İşlemler (…..) (…..) (…..) (…..)
Başvuru
Yönetimi
(…..) (…..) (…..) (…..)
Toplam (…..) (…..) (…..) (…..)
6% 35% 59%
İyi Çalışmalar.
09.02.2017 – A. A. > Ü. D.
(…..) Merhaba,
Toplantıda konuştuğumuz konu bence hızlıca aksiyon alınması gerekiyor,ay sonun
hedefe ulaşmak için.
(214) Belge 56: Enerjisa Elektrik Perakende Satış A.Ş. Müşteri Hizmetleri Grup Müdürü A.
Ö. K.’nın 10.10.2014 tarihinde, BAŞKENT Müşteri Hizmetleri, TOROSLAR Müşteri
Hizmetleri ve AYESAŞ Bölge Müdürlüğü elektronik posta adreslerine atmış olduğu
“Bilgilendirme” konu başlıklı e-postada aşağıdaki ifadelere yer verilmiştir:
“Değerli arkadaşlar,
Sahadaki gözlemlerimiz sonucunda satış, deklarasyon ve abonelik işlemleri ile ilgili
bazı konularda bölgeler arasında standardizasyonun sağlanamadığı tespit edilmiştir.
Bu durum sistemde yaptığımız işaretlemelerde yanlışlıklara yol açmakta ve bu
nedenle de raporlarda sapmalar ortaya çıkmaktadır. İşlem standardizasyonunu
sağlamak, hataları ve prosedür dışı uygulamaları ortadan kaldırmak amacıyla
aşağıdaki konulara dikkatinizi çekmek isterim;
Bir müşterimizde satış yapıldığında ekteki satış sözleşmemiz imzalanmaktadır. Bu
sözleşmenin 6.2.a ve 6.2.b maddeleri, sırasıyla “serbest tüketici niteliğini henüz
kazanmamış olan müşteriler” ile “hali hazırda serbest tüketici olan ya da limitin
üzerinde tüketimde bulunacağını taahhüt eden müşteriler” için geçerlidir. Ancak bir
müşterinin birden fazla tesisatı olduğunda hem satış hem de deklarasyon tek bir
sözleşme kapsamında yapılabilmektedir. Buna göre aşağıdaki örnekleri incelemenizi
rica ederim:
Örnek1: Bir müşterinin iki tesisatı varsa ve bunlardan birine müşterinin 135 TL.nin
üzerinde tüketim yapacağı taahhüdü ile satış yaptığımız, diğer tesisatı için ise
deklarasyona ikna ettiğimiz durumda, ekli sözleşmenin 4.3 maddesindeki tesisatlar
tablosuna her iki tesisat da yazılacaktır. Satış yapılan tesisatın girişi daha sonra fırsat
ekranından yapılacak, ancak deklarasyon alınan tesisatla ilgili olarak serbest tüketici
limitinde bir değişiklik olana kadar herhangi bir işlem yapılmayacaktır. Satışlar fırsat
raporlarından çekilmektedir. Ancak deklarasyonun da raporlanabilmesi amacıyla
CRM tanıtıcı ekranında ekte görülebileceği gibi “taahhütlü mü” kutucuğunda mutlaka
“evet” seçeneği işaretlenecektir.

18-27/461-224
94/436

Örnek2: Bir müşterinin 2 tesisatı varsa ve bunlardan birine müşterinin 135 TL.nin
üzerinde tüketim yapacağı taahhüdü ile satış yaptığımız, diğer tesisatı için ise
deklarasyona ikna edemediğimiz durumda, ekli sözleşmenin 4.3 maddesindeki
tesisatlar tablosuna sadece satış yapılan tesisat yazılacaktır. Satış yapılan tesisatın
girişi daha sonra fırsat ekranından yapılacaktır. Bu işlemde deklarasyon
gerçekleştirilemediği için “taahhütlü mü” kutucuğunda kesinlikle “evet”
işaretlenmeyecektir. Müşteriye satışın tüketim taahhüdü karşılığında yapılmış olması
ayrı bir şeydir ve CRM’deki taahhüt kısmının doldurulmasını gerektirmemektedir.
Örnek3: Bir müşterinin sadece tek tesisatı olduğu ve buna deklarasyon alındığı
durumda, sözleşmenin 4.3 maddesindeki tabloya bu tesisat yazılacak ve CRM’de
taahhüt kutucuğu “evet” olarak işaretlenecektir.
Örnek4: Bir müşterinin sadece tek tesisatı olduğu ve buna satış yapıldığı durumda,
sözleşmenin 4.3 maddesindeki tabloya bu tesisat yazılacak ve CRM’de taahhüt
kutucuğu kesinlikle işaretlenmeyecektir. Müşteriye yapılan satış müşterinin 135
TL.nin üzerinde tüketim taahhüdü karşılığında da yapılmış olsa, bu farklı bir şeydir
ve taahhüt kutucuğu bu amaçla kullanılmayıp, deklarasyonun alınmış olduğunu
belirtmek için kullanılmaktadır.
Bilgi güncelleme projesi kapsamında gelen müşterilerin bazıları usulsüz kullanım
yapmakta olan müşterilerdir. Müşterilerin abonelikleri üzerlerine almaları esnasında
Güvence Bedeli’nin abonelik sırasında tek ödemeli ya da taksitli olarak mutlaka
alınması gerekmektedir. Güvence bedeli alınmaksızın hiçbir abonelik işlemi
yapılmayacaktır.
Bildiğiniz gibi satış yaptığımız müşterilere verilen fiyat ekinde sözleşmenin akdi
sırasında geçerli olan fiyat yazmaktadır. Sözleşmenin akdi sırasında geçerli olan
fiyat, sözleşmenin geçerlik kazandığı tarih itibariyle değişebilmektedir. Örneğin şu
anda 19,73 Krş/kWh olan ticarethane birim fiyatı, Kasım başında Enerji ÜFE’sine
göre değişecektir. Eylül ayında satışlarını gerçekleştirdiğiniz ve ilk defa Kasım
ayında portföye girecek müşteriler, yenilenmiş fiyat üzerinden faturalanacaklardır.
Bu bilginin müşterilere verilmesi çok önemlidir. Müşterilere fiyatın sözleşmenin
imzalandığı ay itibariyle geçerli olan mevcut fiyat olduğu, serbest tarifenin geçerli
hale geldiği ay itibariyle fiyatın Enerji ÜFE’sine göre bir miktar değişebileceği
anlatılmalıdır. Konu müşterilerle paylaşılırken, ekte fiyatın yazdığı bölüme tükenmez
kalemle “....... ayında geçerli fiyattır” yazılması uygun olacaktır.
Başkent’te Ankara’da 13 Ekim P.tesi günü, Toroslar’da ise Adana’da 15 Ekim
Çarşamba günü Bireysel ve Küçük Ölçekli Müşteriler Satış Müdürlüğü bünyesinde
çalışan saha satış ekipleri sahada satış yapmaya başlayacaklardır. Daha sonra bu
ekiplerin çalışma alanları genişleyecektir. Bu nedenle bazı müşteriler konuyla ilgili
sizden bilgi almak isteyebilirler. Ekiplerimiz, üzerinde şirket logolarımızın bulunduğu
lacivert renkli t-shirt’ler ve yaka kartları ile çalışacaktırlar. Müşteriler bu ekipler ile
ilgili soru sorduğunda, giyimi ve yaka kartını sorgulamak kaydıyla teyit verebilirsiniz.
Bu ekipler, MHM’lerimizden farklı olarak “Düzenlemeye Tabi Tarife üzerinden
iskontolu” olarak satış yapmaktadırlar. MHM’lerimizde şu anda bu tarife üzerinden
satış yapılmamaktadır. Müşterinin bu tarifeyle ilgili talebi olması durumunda Takım
Yöneticilerimiz vasıtasıyla Bölge Müdürlerimize danışılmak suretiyle aksiyon
alınacaktır. Saha ekipleri tarafından ikna edilmiş olan müşterilerin imzalı
dökümanlarını getirmiş olmaları durumunda bu dökümanlar ilgili Takım Yöneticileri
tarafından aşağıdaki adrese gönderilecektir;
Telesatış Departmanı

18-27/461-224
95/436

Bağlarbaşı Mahallesi Refahevler Sok. No:2/1 34844 Maltepe İstanbul
Süreçlerinizin hızlandırılması çalışması kapsamında, işlem sırasında vakit kaybına
neden olan bazı gereksiz Pop-Up’lar Operasyon Gelişim, İş Uygulamaları ve Müşteri
Hizmetleri Grup Müdürlüklerinin ortak çalışması sonucunda 17 Ekim itibariyle
kaldırılacaktır. Bunlarla ilgili detay bilgiyi ve görselleri ekte bulabilirsiniz. Bu
değişiklikler süreci hızlandırmakla ilgili ilk adımlar olup geliştirmeler devam edecektir.
Bilgilerinizi ve hassasiyetinizi rica ediyor, tüm bu değişim ve iyileştirmelerin hayırlı
olmasını diliyorum.
Sevgilerimle.”
(215) Belge 57: 04.10.201 tarihinde BAŞKENT Gölbaşı/Ş.Koçhisar Satış Takım Lideri B. G.
ile BAŞKENT Keçiören Satış Takım Lideri D. B. arasında gerçekleşen konuşma
aşağıdaki gibidir:
B. G. 17:24
Canım
bir şey rica edebilir miyim
arkadaşlar beyanlarını listeleyecekler
D. B. 17:24
buyur
B. G. 17:25
bizimle haziran ayı gibi barkod okutarak excele düşecek bir format hazırlamışlardı
diye hatılıyorum
sen de hatırladın mı
D. B. 17:26
hatırlamıyorum ama benim bildiğim bir boş excel açıp barkodu okuttuğunda direkt o
excele atıyor
B. G. 17:26
hımm deneyelim
D. B. 17:26
denedim atıyor
ama sadece barkodu atıyor,tesisatı atmıyor
B. G. 17:27
:(
B. G. 17:34
evet sadece barkod atıyor
bu bizim işimize yaramaz ama değil mi
D. B. 17:43
yaramaz:(
işlemlerden rapor çek
zaten her abonelik işleminde deklarasyon alıyoruz
B. G. 17:45
peki öyle yapalım

18-27/461-224
96/436

(216) Belge 58: 05.10.2017 tarihinde BAŞKENT Satış Saha Yöneticisi G. G. tarafından
BAŞKENT Keçiören Satış Takım Lideri D. B. ve BAŞKENT Çankırı Satış Takım Lideri
M. G.’ye atılan “FW: Eylül’17 Performans Raporları” başlıklı e-postanın ekinde yer alan
“Eylül'17 YTD Kanal Bazlı Kesin Kayıt” başlıklı excel tablosunda 2017 yılında yapılan
deklerasyon sözleşme sayıları yer almakta olup, buna göre 2017'nin ilk dokuz ayında
643.234 adet deklerasyon alındığı görülmektedir:
(217) Belge 59: 24.02.2017 tarihinde BAŞKENT Keçiören Satış Takım Lideri D. B.
tarafından BAŞKENT Satış Saha Müdürü (Başkent 2. Bölge) G. G. tarafından
05.09.2016 tarihinde AYESAŞ Müşteri İlişkileri Grup Müdürü A. Ö. K., BAŞKENT
Keçiören Satış Takım Lideri D. B., BAŞKENT Müşteri Hizmetleri Uzmanı F. Y.,
BAŞKENT Müşteri Hizmetleri Yetkilisi H. S., BAŞKENT Beypazarı Satış Takım Lideri
H. T., BAŞKENT Sincan Satış Takım Lideri H. B. M., BAŞKENT Etimesgut Satış Takım
Lideri Ö. T., BAŞKENT Yenimahalle Satış Takım Lideri S. S., BAŞKENT Polatlı Satış
Takım Lideri T. M.’ye gönderilen “RE: Ağustos Hedef Gerçekleşmeler” başlıklı e-
postada aşağıdakiler ifade edilmiştir:
“(…..) Bey merhaba,
Bizim de ilk önceliğimiz performans hedeflerimize uygun olarak oranlar. Yılın
başından bu yana sürekli performansımızı arttırıyoruz. Aşağıda abonelik, başvuru ve
karma olarak Başkent 2 bölgesinin satış çevirme oranlarının trendini görebilirsiniz.
Başvuruda 4 aydır 90% üzerindeyiz, abonelikte ise geçen ay 88%’i gördük. Ekip
arkadaşlarım aylık raporların yanı sıra günlük olarak da satış raporu çekerek
kaçırmamaya özen gösteriyor. Ağustos ayında toplamda (…..) satışımız var ve kaçan
satış ise 45. Bu 45 tanenin 80%’den fazlasını filtreleme metrikleri nedeniyle satışa
uygun olmayan (borç İtiraz, kurumsal müşteri, müşteri segmentinin farklı görünmesi)
müşteriler oluşturuyor. Müşteriyi ikna edemememiz ya da gözden kaçırma nedeniyle
kaçan satışımız aylık 5-10 civarında. Bunların da takibini yaparak satışa çevirmeye
çalışıyoruz. Ekip arkadaşlarım bu farkındalığı MHM çalışanlarına da yansıtmış
durumda, kendilerine teşekkür ediyorum.
Adet hedefi ve raporlamasını sizin de dediğiniz gibi kaslarımızı olabildiğince
güçlendirmek ve potansiyel havuzuna girmeyen müşterilere de satışı yapabilmek için
devreye aldık.
Yılın sonunda satış çevirmede hem abonelikte hem de başvuruda hedefimiz 120%
HG sağlamak. Beyan, işlem ve bekleme süreleri, sınav, müşteri memnuniyeti
hedeflerimizi de aynı hassasiyetle takip ediyoruz.
Yönlendirmeniz için teşekkürler, iyi çalışmalar.”
(218) Yukarıda bahsedilen e-postaya cevaben, A. Ö. K. tarafından gönderilen cevabi e-
postada aşağıdaki hususlar belirtilmiştir:
“(…..),
Rasyolar iyi gidiyor, abonelikteki hedefimiz olan %85’i ikinci 6 aylık periyodun
ortalamasında yakalamanızı bekliyorum.
Deklarasyon rasyolarında da abonelik sırasında %85, başvuru işlemlerinde ise
%70’lik hedefimiz var biliyorsun.
O grafikleri de paylaşırsan memnun olurum.
Sevgiler…”

18-27/461-224
97/436

(219) Belge 60: Keçiören Satış Takım Lideri D. B.’nin bilgisayarında yapılan yerinde
incelemede elde edilen V. P., MHM Antakya Takım Yöneticisi M. E., N. K., O. Ö., A. E.
A. arasında gerçekleşen yazışma içinde yer alan “IA03 Formu Deklerasyon Alınırken
İmzalatılması Hk.” başlıklı e-postalarda şu ifadeler bulunmaktadır:
05.11.2015 – V. P. > M. E.
Merhaba (…..) Hanım,
02.11.2015 tarhinde müşterimize deklerasyon evrakları imzalatırken ,IA03
formunun İptal formu olduğunu fark etti ve neden bu evrağı imzalattığımızı sorarak
şikayette bulunacağını belirtti.Müşterimize detaylı açıklama yapılmış olmasına
rağmen iptal formunun abonelik devam ederken hiçbir şekilde imzalatılamayacağı
ve bunun suç olduğunu belirterek ilgili yerlere konuyu taşıyacağını belirtti.Bunun
üzerine imzalatılan evraklar inceleme yapması için müşterimize teslim edilerek
güvensizliğinin oratadan kaldırılması sağlanmaya çalışıldı fakat müşterimiz İptal
formundan kaynaklı bir şikayetinin devamlılığını bildirdi.
Bilgilerinize
İyi Çalışmalar.
05.11.2015 – M. E. > N. K.
(…..) Hanım merhaba,
Bu, aynı şekilde yaşadığımız ikinci işlem. Her iki işlemde de kişiler, yeni imzalanan
ve devam eden bir sözleşme var iken IA03 formunun kendilerine
imzaltılamayacağını belirttiler. Bu şekilde bir form imzalamanın, kendileri için
keyfiyetle ve tek taraflı olarak sözleşme fesih ihtimali yarattığını ve bu durumdan
şikayetçi olacaklarını bildirmişlerdir. Bu bir sorun yaratır mı? Sizinle de paylaşmak
istedim.
Saygılarımla,
09.11.2015 – O. Ö. > M. E. ve N. K.
(…..) hanım, merhaba
Diğer bölgelerden de böyle talepler geldi mi diye arkadaşlarımıza sordum,
İlk kez bizim bölgeden gelmiş sanırım,
Sizin de bildiğiniz gibi bu form, serbest tüketici sayaçlarını portföylerine ekleme ve
portföyden çıkarmaya ilişkin taleplerinden vazgeçilmesi durumunda alınan bir form,
Müşteriye , bu evrağın keyfi alınmadığını, dengeleme ve uzlaştırma yönetmeliği
gereği alındığını, Şirketimizin kendilerinin haberi olmadan keyfekeder işlem
yapmayacağını bu tür durumlarda bildirebilirsiniz
Deklarasyon alınırken, aslında alınması şart olan bir form değil,
ama operasyonel takip açısından, sonradan müşteriyi bulmak, formu imzalatmak
takibi zor olan bir iş olması sebebiyle en baştan alınması öngörülmüştür.
Saygılarımla
09.11.2015 – A. E. A. >Toroslar Müşteri Hizmetleri Yöneticileri
(toroslarmhm_yoneticileri@enerjisa.com)
Arkadaşlar,
İstisnasız her deklarasyon sonrası imzalatıyoruz. Sonuçta iptal bildirimi ancak bizi
sorumluluk altında tutuyor...
Konu müşteriye nasıl aktardığımız ile ilgili..
Teşekkürler


18-27/461-224
98/436

(220) Belge 61: Keçiören Satış Takım Lideri D. B.’nin bilgisayarında yapılan yerinde
incelemede elde edilen, MHM Grup Genel Müdürü A. Ö. K.’nın 19.08.2016 tarihinde
BASKENT Müşteri Hizmetleri baskent_musteri_hizmetleri@enerjisa.com, AYESAŞ
Bolge Müdürlüğü All AYESAŞall@enerjisa.com, TOROSLAR Müşteri Hızımetlerı
Müşteri İlişkileri Müdürlüğü (musteriiliskilerimudurlugu@enerjisa.com) ve
toroslarmhm@enerjisa.com’a atmış olduğu “Satış Performansımız” başlıklı e-postada
şunlar ifade edilmiştir:
“Değerli Arkadaşlar,
Gururla belirtmek isterim ki; Ağustos ayı başlangıçlı serbest tarife geçişlerinde yaklaşık
(…..) adetlik satış MHM’lerimizden gelmiş durumda.
Bunun yanı sıra yaklaşık 10.600 tesisatın da geçişleri deklarasyonlar ile yapılmış.
Burada da aslan payı bildiğiniz gibi MHM’lerimizin…
Dolayısıyla tüketim beyanının 2015 Mart ayında ortadan kalkmasından sonra, tekrardan
bir ayda yaklaşık (…..) tesisatın serbest tarifelere dönüşümüne katkı sağlamayı
başarmış bir ekip olduk.
Hepinize tek tek teşekkür ediyorum. Şirketimiz karlılığı ve dolayısıyla da geleceği
açısından son derece önemli olan bir başarıya imza attık.
2017 yılında oldukça zorlu hedefler bizi bekliyor. Ancak ben bugüne kadar
yaptıklarımıza bakarak, bu ekibin tüm bu zorlu hedeflere ulaşabileceğine canı gönülden
inanıyor, bu vesileyle hepinize keyifli, güzel bir hafta sonu diliyorum.
Sevgilerimle.”
(221) Belge 62: 03.01.2017 tarihinde Sarıgazi MHM Takım Yöneticisi D. P. ve A. Y. arasında
gerçekleşen e-postada şu ifadeler yer almaktadır:
D. P. 08:46:
(…..) Selam
(…..)
bu tesisatı satış listende göremedim
satış için uygun görünüyor
kontrol edermisin acilen
A. Y. 08:56:
(…..) hanım bir kişye kapama yaptığımda diğer tesisatı için arşiv kapak alıp
çıkartmıştım onuda öyle arşivleyelim dişye ama bu kişi o mu beyan evrağı var mı?
daha doğrusu siz evraklardan mı kontrol ediyorsunuz?
D. P. 08:56:
hayır ben sistemden kontrol ediyorum
A. Y. 08:57:
çünkü bir kişi çok beklediği için kapamada beyan doldurmamıştı vaktim yok demişti
hangisi onu isim olarak hatırlamıyorum
açtığım değil diğer tesisatta st olduğunu görmüştüm çünkü
D. P. 08:57:
deklerasyonunu sen kontrol edebilirsin, ama vaktim yok diye birşsey yok dün
dediğimiz gibi dekl. ve st evrağı imzalatacağız mutlaka
ben sistemden işlem yaptığınız muhatapları çektim
kaçırmış gibi görünüyorsun şu an
A. Y. 08:58:
burdaki evraklarımdan bir bakıyorum hemen

18-27/461-224
99/436

A. Y. 09:38:
(…..) hanım bu müşteri o vaktimy ok deyip imzalamayandı
D. P. 09:40:
ona ulaşıyoruz sözleşme evrağınız eksik diyoruz
davet ediyoruz
allem ediyoruz kallem ediyoruz imalatıyoruz (…..)
ve bir daha kaçırmıyoruz
A. Y. 09:40:
telefonla arayıp indirim hakkınızdan şu tesiaat için faydalandırıyorum vaktiniz yoktu
imzalayamamıştınız ama faydalanın diye bilgi vereyim mi
ters bir müşteriydi de dün
öyle müşterileri zorlamıyoruz sıkıntı çıkaracaklarla uğraşmıyorduk çok bekleyen
varken, (…..) bey öyle diyordu (…..) hanım
bundan sonra olursa size bilgi veririm ikna edemezsem destek alırım o halde
D. P. 09:41:
arayıp davet et , çok zor gelmez sanmıyorum ama dene artık evrak kaçırmayacağız
dün de dediğim gibi
artık birinci önceliğimiz bu
yaptığın işlemden bile önce
o kadar söyliyim
A. Y. 09:41:
biliyorum da dediğiniz gibi ayda 1,2 bu tip insanlar geliyor benimkide oydu :D
tabiii farkındayım
tamamdır davet ederim
D. P. 09:42:
:) aaa sanmıyorum sen bundan o imzayı alabilirdin bence
A. Y. 09:42:
yani ben çok ters insanlara ısrar etmiyorum, dedğim gibi bundan sonrada olursa
sizden destek alırım ya da jale hanıma yönlendirim nasıl derseniz ;)
D. P. 09:43:
herzaman yardımcı oluruz
faydasına olduğunu anlatırsan ters de olsa imzalar
A. Y. 09:43:
;) teşekkürler
biraz beklediler ya dün ondan bazıları sinirliydi, kaynarcaya gitmemiş iyiki :D
ben arar çağırırım (…..) hnm bugün sakinleşmiştir inş :D
D. P. 09:44:
düşün oralarda 1 saatten fazla bekleyen insanlardan alıyoruz her evrağı
nasıl alınıyor?
almak durumundaysak her şartta alırız
A. Y. 09:46:
işte dediğim gibi bazıları ters, kişilik meselesi
bundan sonra ikna edene kadar işlemini yapmıycam hehe :D
o zaman kapamayı yapmıyorum dicem ;)
(…)

18-27/461-224
100/436

(222) Belge 63: AYESAŞ Pazarlama Uzmanı B. D. Ü., H. S. T., E. E., AYESAŞ Özel
Müşteriler Satış Bölgeler Müdürü G. S. S., AYESAŞ Dudullu MHM Takım Yöneticisi H.
K., BAŞKENT Satış Operasyon Uzmanı A. Ö., BAŞKENT Çağrı Merkezi Takım
Yöneticisi H. C. ve BAŞKENT Satış Operasyon Memuru C. V. arasında gerçekleşen
yazışmalar içinde “Geçiş Hakkında Bilgilendirme Rica Ediyorum / (…..)” başlıklı e-
postalarda aşağıdaki ifadelere yer verilmektedir:
08.11.2015 – B. D. Ü. > H. S. T., E. E.:
Arkadaşlar merhaba,
Geçen gün SMS ile tarife değişikliği yapıldığına dair haberlendirildim, yanlışlık oldu
sanmıştım ama şu anda işlem yapılacağını CRM’den baktığımda görüyorum. Benim
haberim olmadan bu geçişi kim onayladı? Bilgi verebilirseniz sevinirim.
Teşekkürler
08.11.2015 – G. S. S. > B. D. Ü.:
(…..) merhaba,
Bu abonelik için zamanında deklarasyon imzalamış olabilir misiniz? Bu tesisate
standart tarife için işlem yapılmış.
Tşk.
09.11.2015 – B. D. Ü. > G. S. S.:
Günaydın (…..),
Deklarasyon imzaladığımı sanmıyorum, sadece sözleşme imzalayıp DASK ve Kira
sözleşmesi ile MHM’ye maillemiştim. Hatta gönderdiğim evrak ta ekte. İşlemin iptali
için nasıl ilerleyelim?
Teşekkürler.
09.11.2015 – B. D. Ü. > H. K.:
(…..) merhaba,
Bu konu ile ilgili yardımcı olabilir misin? Bilgim dışında deklarasyon yapılmış. İptal
edelim, imzalı bir evrak yok diye hatırlıyorum çünkü. Yanlışlıkla oldu muhtemelen.
Teşekkürler.
09.11.2015 – H. K. > A. Ö.:
(…..) hanım merhaba, 12.04.2014 tarihinde (…..) Hanım’ın eşine sözleşme
yapmıştık ancak deklarasyon alıp almadığımızdan arşiv dosyalarına
ulaşamadığımızdan emin olamadık, (…..) Hanım fırsatın iptalini talep etmektedir
konu hk. yardımcı olabilir misiniz.
09.11.2015 A. Ö. > B. D. Ü.:
Merhaba ,
Tesisat numarasını belirtebilir misiniz?
Teşekkürler,
09.11.2015 – B. D. Ü. > A. Ö.:
(…..) merhaba,
Hangi tesisat olduğunu bilmiyorum, muhtemelen üsttekidir.

18-27/461-224
101/436



İyi çalışmalar.
09.11.2015 – A. Ö. > B. D. Ü., H. C.:
Merhaba,
Tesisatlara ait bilgiler aşağıdaki gibidir;
(…..) tesisat 01.11.2015 tarihli dec. kapsamında perakende geçişi
gerçekleştirilmiştir.
(…..) tesisat için serbest tüketiciye geçişi bulunmamaktadır.
@ (…..) Bey merhaba, (…..) tesisat dec. kapsamında olması nedeni ile sözleşme
konusunda yardımcı olabilir misiniz?
Teşekkürler,
İyi çalışmalar.
09.11.2015 – H. C. > C. V.:
(…..) merhaba,
(…..) ait tesisatın deklarasyon kapsamında geçişi yapıldı. İptali için desteğini
bekliyoruz.
Teşekkürler
Kolay gelsin.
(223) Belge 64: 13.10.2017 tarihinde ENERJİSA Başkent Perakende Bireysel Müşteriler
Saha Satış Yöneticisi E. G. tarafından adresine
gönderilen “Eylül performans raporları” başlıklı e-postada şu ifadeler yer almaktadır:
Merhaba arkadaşlar,
Eylül ayı performans raporları ektedir,
İncelemenizi rica ederim,
İyi Çalışmalar


(…..TİCARİ SIR…..)



18-27/461-224
102/436

(224) Söz konusu tablodan, sadece Eylül ayında üç bölgede toplam 91 bin kişiden
deklerasyon alındığı anlaşılmaktadır.
(225) Belge 65: ENERJİSA Satış Planlama ve Kanal Geliştirme Müdürlüğü tarafından
13.10.2017 tarihinde, ENERJİSA çalışanlarının bir bölümüne gönderilen “Satış
Bilgilendirme// Yeni Sözleşmelerdeki Değişiklikler” konu başlıklı e-postada aşağıdaki
hususlar ifade edilmiştir:
“Merhabalar,
Yeni sözleşmelerin kullanımının başlaması ile ilgili olarak sözleşme, ön sözleşme ve
müşteri bilgilendirme formunda eski formlarımıza göre değişen noktaları aşağıda
iletiyoruz.
Ekiplerinizi konu hakkında bilgilendirirseniz seviniriz.
İyi çalışmalar.
Ön Sözleşme

1. Ön Sözleşme ve Sözleşmenin dikkatler onumasına ilişkin uyarı
başlığının altına alınarak, ifade geliştirilmiştir.
2. Sözleşmenin kurulmasına ilişkin teklif, 1 yıldan 2 yıla çıkartılmıştır.
3. Ön Sözleşmenin sona erme şartları düzenlenmiştir.
-Sözleşme yürürlüğe girerse
-Sözleşme teklifin geçerli olduğu 2 yıl içerisinde yürürlüğe girmezse
4. Sözleşmenin yürürlüğe girdiği tarihte Serbest Tarife yerine muadil bir
süresiz tarifenin teklif edilebileceği belirtilmiştir.
5. Herhangi bir bedel ödemeksizin sözleşmenin feshedilebileceğine
ilişkin ifadeler geliştirilmiştir.
6. Teklif yapılarak, sözleşmenin yürürlüğe girmesi üzerine öüşterinin
itiraz hakkının detayları belirtilmiştir.
7. Ön Sözleşmenin herhangi bir bedel ödemeksizin sözleşmenin
feshedilebileceğine ilişkin ifadeler eklenmiştir.
Sözleşme

1. Sözleşmenin yürürlüğü konusunda Ön Sözleşme hükümlerinin
öncelikli olduğu belirtilmiştir. (Zira sözleşme kural olarak imzalandığı
an yürülüğe girer. Ancak Ön Sözleşme’de 2 yıllık teklif süremiz
olduğu için, direkt satış olmayan durumlarda Sözleşme’nin yürürlüğü
de bu nedenle Ön Sözleşme’ye bağlanmış durumda)
2. Geciktirici şarta bağlı sözleşmelerin düzenlendiği 3.3. ve 3.4.
maddeler sözleşme metninden çıkartılmıştır.
3. Bilindiği üzere Müşteri Bilgilendirme Formu’nda bazı tarifelerimizin
detayları bulunuyor. Bu tarifeler dışında bir tarifenin uygulanması söz
konusu olacaksa müşteriye 30 gün öncesinde bildirim yapılarak,
tarife fiyatının ve koşullarının iletileceği belirtilmiştir.
4. Süreli tarifenin süresinin sonunda müşteriye ulaşılamaması
durumunda Serbest Tarife (buraya kadar aynı) ya da onun yerine
geçecek başka bir süresiz tarifenin uygulanacağı belirtilmiştir.
5. E-arşiv onayına ilişkin kısma yeni başlık eklenmiştir, onayın
müşteriye ait tüm PSS ve ikili anlaşmaları kapsamına yönelik ifadede
düzenleme yapılmıştır ve gönderim kanallarına ilişkin kutucuklar
eklenmiştir.
Müşteri Bilgilendirme Formu

18-27/461-224
103/436

1. Sözleşmenin yürürlüğe girme zamanının düzenlendiği 6.
Madde, yukarıda Sözleşme kapsamında yapılan değişikliğe (1.
Madde) paralel hale getirilmiştir.
2. Serbest Tarife’ye ilişkin Sözleşme’de yer alan %1,5’dan fazla
olan artışlardaki bildirim şartı buraya da eklenerek paralellik
sağlanmıştır.”
(226) Belge 66: Kadıköy MHM’de Satış Bölge Müdürü S. S.’ın bilgisayarında yapılan yerinde
incelemede elde edilen 12.10.2017 tarihli “SUNUM H.K.” başlıklı U. İ. G. tarafından S.
S.’ye gönderilen e-postada yer alan sunumun 31. slaytında aşağıdaki grafikler yer
almaktadır:
12.10.2017 – U. İ. G. > S. S.:


(…..TİCARİ SIR…..)


(227) Belge 67: 08.03.2017 tarihinde ENERJİSA Başkent Perakende Satış Saha Müdürü G.
G. tarafından bir takım ENERJİSA çalışanlarına gönderilen “Önemli” konulu e-postada
şu ifadeler bulunmaktadır:
Arkadaşlar günaydın,
Son dakika gelişmesi olarak; beyanı evet olan müşterilere satış yapmıyoruz
bugünden itibaren.
Dün giremediğiniz satışlar varsa, beyanı evet olan, onları hızlıca girin. Ancak
bugünden itibaren karşımıza gelen müşterinin beyanı “evet” işaretli ise,
tüketimlerinin 2.400’ü geçtiğinde sistemsel olarak serbest tüketici yapılacak olmaları
nedeniyle ST yapmıyoruz.
Önemle bilginize.
I.4.1.3. Dağıtım Şirketleri Bünyesindeki Rekabete Duyarlı Bilgilerin GTŞ’lerin
Erişimine Açılması ve Dağıtım Şirketlerinin GTŞ’lere Rekabeti Kısıtlayıcı Nitelikte
Avantaj Sağlaması Çerçevesinde Gerçekleştirilen Rekabeti Sınırlayıcı
Davranışlara İlişkin Belgeler
(228) Belge 68: 03.11.2016 tarihinde TOROSLAR EDAŞ çalışanı M. F. ile
toroslarkacak@enerjisa.com kullanıcısı arasında gerçekleşen yazışma içinde yer alan
“RE: Ayrışma Eğitim Notları – Hatırlatma” başlıklı e-posta ekinde yer alan “ayrışma
hatırlatma eğitimi kaçak.docx” isimli dosyada şu ifadeler bulunmaktadır:
“1. AYRIŞMA PROJESİ
Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği geçici 4. maddesi gereği dağıtım şirketleri ile
görevli tedarik şirketleri, farklı fiziksel ortam ve bilgi sistemleri alt yapısı kullanarak
hizmet vermeleri gerekmektedir. Bu bağlamda, Ayrışma Projesi, EPDK’nın almış
olduğu karar doğrultusunda perakende ve dağıtım şirketlerinin kullandığı bilişim
sistemlerinin ve hukuksal süreçlerin ayrılması için yapılmaktadır. Bu proje sonunda
da perakende firması süreçsel olarak diğer tedarikçi firmalar gibi ele alınacaktır.
İlgili madde gereği 21 Ocak 2015’ten bu yana çalışan ve hala çalışmaları hala devam
eden Ayrışma Projesi ile Dağıtım ve Perakende şirketleri için yeni birer IS_U (SAP)

18-27/461-224
104/436

sistemi kurulmuş ve veriler bu yeni sistemlere aktarılmıştır. Eski sistem, arşiv amaçlı
her iki şirket tarafından görüntülenebilecek şekilde kullanılabilecektir.
1.1 Perakende ve Dağıtım Sistemleri:
Mevcut işleyişimizde perakende ve dağıtım şirketleri aynı SAP sistemini
kullanmaktadır. Ayrışma projesi sonrasında sistemler ayrılacak ve her iki şirkette
kendine ait SAP sistemini kullanmaya başlayacaktır. Örnek verecek olursak mevcut
sistemde; perakende tarafında üretilen bir tahliye siparişi aynı sistem kullanıldığı için
dağıtım tarafına direkt olarak gelmektedir. Sistem altyapıları farklı olmadığı için
sistemin herhangi bir haberleşme kaynağına ihtiyacı bulunmamaktadır. Ancak
ayrışma projesi sonrasında farklı veri tabanları ve farklı SAP sistemleri kullanılacağı
için perakende firmasının yarattığı sipariş perakende firmasında kalacaktır. (Mevcut
durumda olduğu gibi dışarı akan bir bilgi olmayacaktır.) İşte burada yaratılan siparişin
dağıtım firmasına akması için bir haberleşme yapısına ihtiyaç duyulacaktır. Bu iki
SAP sistemi de IDEX ( Data Exchange Framework – Data Değişim Çerçevesi)
kullanarak haberleşeceklerdir. IDEX; IDOC’lar yardımıyla iki sistemin haberleşmesini
sağlayan bir SAP altyapısıdır. IDOC (Intermediate Document – Ara Belge) ise bir
SAP sisteminden başka bir SAP sistemine veya başka bir bilişim sistemine veri
taşımak veya almak için kullanılan elektronik mesajlara verilen isimdir. IDOC’lar ise
PDOC oluşturan yapılardır. PDOC (Process Document – Süreç Dökümanı) da ilgili
süreçler sonucunda oluşan alt haberleşme yapılarıdır.
(229) Belge 69: 21-22.11.2015 tarihinde A. Ö., İ. A., BAŞKENT ISU Eksperi N. Ö.,
BAŞKENT CRM Eksper Z. C. K., H. E. S., BAŞKENT EDAŞ İş Uygulamaları Müdürü
O. C ve N. Ü.arasında geçen yazışma içerisinde yer alan “Unbundling Yetkilendirme-
Toplantı notu” konulu e-postalarda şu ifadeler bulunmaktadır:
21.11.2016 – A. Ö. > N. Ö., Z. C. K., H. E. S., O. C., N. Ü.:
31.12.2016 tarihinden sonra kullanıcılardaki değişiklik yetkisinin alınması gerekiyor.
Bunun yapılabilmesi için her iki tarafın da ilgili aksiyonu(eleman yetiştirmek, data
hatalarının sıfıra indirilmesi vs vs..) alması gerekiyor. Görüntüleme yetkisinin alınıp
alınmayacağı Aralık ın son haftasında tekrardan konuşularak ilerlenecek.
Görüntüleme yetkisinin hukuksal ve denetsel olarak sıkıntı oluşturup
oluştumayacağını soracağız. Hukuk-(…..), Denetim- (…..)
Perakende kullanıcısının dağıtım sistemine kayıt atıyor olması denetim acısından
sıkıntı cıkarabilir. Çözüm olarak; dağıtım kullanıcısının kullanıcı tipi değiştirilerek o
kullanıcı ile birden fazla giriş yapılması sağlanabilir.
Bu kullanıcı ile kayıt atılabilir. -> Bu yöntemden vazgeçildi.
Kime ne yetkisi hangi tarihe kadar verilmiş listesi paylaşılacak. -> (…..)
22.11.2016 – İ. A. > N. Ö., Z. C. K., H. E. S., O. C.:
Selamlar,
Dağıtım ve perakende kullanıcılarından karşılıklı sistemlerde yaratılan kullanıcıları,
hangi rollerle yartıldıklarını ve yetkilerinin ne zamana kadar verildiği bilgisini ekte
bulabilirsiniz.

18-27/461-224
105/436

Taksit kullanıcıları geçiş döneminde (…..) ile teyitleşerek yaratılmıştı; fakat yetkiler
süresiz verilmişti. Bu kullanıcıları da listeye ekledim. Eğer bu kullanıcılar için de
yetkiler süreli verilsin istenirse değişikliği yapabiliriz
(230) Belge 70: 21.11.2016 tarihinde Çağrı Merkezi Takım Yöneticisi H. C. tarafından
BAŞKENT EDAŞ Müşteri İlişkileri - Çağrı Merkezi Müdürü A. S. gönderilen “Destek
Personel Tanımlama Hk.” konulu e-postada şu ifadeler bulunmaktadır:
21.11.2016 – H. C. > A. S::
“(…..) merhaba,
Senin için de uygunsa, 10 Dağıtım personeline daha Perakende eğitimi vererek
yedekte tutmak istiyoruz. Geri dönüşüne istinaden aksiyon alıyor olacağım.”
(231) Belge 71: 24.11.2016 tarihinde Tepe Servis ve Yönetim A.Ş. çalışanı H. P. tarafından
S. T.’ye gönderilen “Perakende çağrı merkezi hakkında” konulu e-postada şu ifadeler
bulunmaktadır:
24.11.2016 – C. B. > S. T.:
“(…..) Bey Merhaba
Tepe Perakende Çağrı Merkezinde mevcut personel sayısı şu an 50 kişiden 42
kişiye düşmüş olarak görünmektedir. (son işten ayrılan personeller ile birlikte)
Perakende yoğunluğu işleyişi sürekli olarak müşteri memnuniyeti arttırmak adına bu
sayının (Tepe perakende kadrosu olarak) tekrar 50 kişiye tamamlamak istiyoruz.
Bunu yapmamızdaki amaç;
 Dağıtımdan destek aldığımız personelin önceliği hep dağıtım olacak (destek
alır iken o personelin üzerinde iş varsa perakende ye kaydıramama)
 Örnek olarak kış aylarında 2 tarafta aynı anda yoğun olduğunda dağıtım
personeli perakendeye yardımcı olamayacak ve KPI hedeflerimizde sıkıntı
yaşanacak.
 2. Seviye kapatılacak işlemler agent bazında yapıldığında destek alınan
personelin üzerindeki işlemler diğer arkadaşlara geçecek.
 Dağıtım personeline perakendeyi düşünerek planlama (ulaşım -servis)
yapamayacak.
 Hepsinden önemlisi bu 50 kişi sürekli olarak bilgi akışı yetkinlik adı altında
çekirdek kadro olacak.”
I.4.1.4. Serbest Tüketicilerle Yapılan Sözleşmelerde Yer alan Otomatik Uzama
Hükümlerine İlişkin Belgeler
(232) Belge 72: 11.05.2016 tarihinde AYESAŞ Pazarlama Uzmanı C. A. tarafından
ENERJİSA çalışanlarına gönderilen “YENİ TARİFE Tanımı - Toplantı Kararları” konulu
e-postada şunlar yer almaktadır:
Merhaba,
Dün yaptığımız toplantı sonucunda alınan kararları aşağıda bulabilirsiniz.
Serbest tarife tanımı:
* Yeni sözleşmelerde aşağıdaki şekilde yer alacaktır.
* Enerjisa Serbest Tarife: Abone grubuna ilişkin olarak ilgili mevzuat kapsamında
varsa düzenlemeye

18-27/461-224
106/436

tâbi aktif elektrik enerjisi birim fiyatı da gözetilerek Enerjisa tarafından belirlenen ve
tarife dönemi süresince aylık yüzde bir virgül beşe kadar fiyatı arttırılabilen
tarifedir. Bu orana kadar olan artışlar her ay uygulanabileceği gibi, sözleşme dönemi
içinde herhangi bir zamanında birikimli olarak da uygulanabilir.
310K standart tarife müşterisinin migration planı:
* 10K'lık pilot gruba gönderim aşağıdaki SMS metni ile haziran ayında yapılacak. 2
haftalık sürede müşteri geri dönüşleri gözlenecek ve ardından 300K müşteriye
SMS/pasta gönderimi yapılacak.
* “Değerli müşterimiz, ... Tarihinden itibaren Standart Tarife uygulamasına son
verilecektir. Bu tarihten itibaren tarifeniz, aktif enerji birim fiyatında hiç bir değişiklik
olmaksızın Serbest Tarife olarak değiştirilecektir. Değişen Serbest tarife koşullarına:
www.enerjisa.com/tarifeler adresinden ulaşabilirsiniz. Bilgi ve iptal için 4444372
numarayı arayabilirsiniz. »
* Bu gönderimin bütçesi (öngörülen rakam 280K TL)satış/ fiyatlandırma/ operasyon
ekiplerinden karşılanacak.
Ekte sunumun güncel halini paylaşıyorum.
Saygılarımla, (…..)
(233) Belge 73: 19-22.09.2016 tarihlerinde Avukat D. Ş., BAŞKENT Müşteri İlişkileri
Memuru D. G., C. P. ve HUKUK.SATIS.SP@enerjisa.com arasında geçen yazışma
içerisindeki “8020176738/ Resmi Kurum ST SMS bilgilendirmesi hak” konulu e-
postalarda şu ifadeler bulunmaktadır:
19.09.2016 – D. G. > C. P., HUKUK.SATIS.SP@enerjisa.com:
Merhaba,
Müşteri resmi kurum. Kendilerine yazılı veya sözlü bir bildirimde bulunulmadan sabit
tarife sözleşmelerinin yenilendiği ve kendileri farklı bir tedarikçiye geçtiği için de ceza
bedeli yansıtıldığını belirtiyor ve bunun iptalini talep ediyorlar.
Daha önce ilgili başvuruyu, ilgili birimden aldığımız aşağıdaki bilgi çerçevesinde,
kendilerine konuyla ilgili SMS gönderildiği ancak herhangi bir olumsuz donuş
olmaması sebebiyle de surece uygun olarak yenilendiği ve ilgili bedelin iptal
edilemeyeceği yönünde yanıtlamışız.
Aynı konuyla ilgili 09 Eylül Cuma günü sözlü olarak tekrar bizimle irtibata geçtiler,
özetle özellikle resmi kurum olmaları sebebiyle, SMS yoluyla yapılan bilgilendirmeyi,
kuruma yapılmış yazılı bir bilgilendirme gibi görmüyorlar, SMS atılan kişinin
yetkisinin de sorgulanması gerektiğinden yeterli görmüyorlar.
(…..) hanımdan, ilgili SMS in gittiği gün/saat başarılı /başarısız bilgisini talep ediyor
olacağız ancak, gelecek yanıt SMS surecimiz dahlinde olumlu olsa dahi, SMS
bilgilendirmesinin yeterli olup olmayacağı konusunda nasıl yanıt verebiliriz?
22.09.2016 – D. Ş. > D. G.:
(…..) Hanım Merhaba,
Müşterinin Ekli sözleşmesini inceledik. Şöyle ki, Müşterinin abonelik tarihi
01.06.2015 olup 1 yıllık sabit tarife üzerinden sözleşme imzalanmıştır. Sözleşmenin
3.2 maddesi uyarınca, müşteriye tarife bitmeden 1 ay öncesinde yeni fiyat bildirerek,
bu bildirim kapsamında onayını/ başka tarife seçmesini/ sözleşmeyi sonlandırmasını
beklemekteyiz. Bu bildirimleri de, sözleşmenin 11/b maddesi uyarınca SMS ile
yapma hakkımız mevcuttur.

18-27/461-224
107/436

Dolayısı ile, SMS'imiz üzerine müşterinin SMS bildiriminden sonra 30 gün sessiz
kalması, 3.2 maddesi gereğince onay niteliğinde olup, sabit tarifesinin yeni fiyat
üzerinden devam etmesi olağandır. Buna rağmen, sözleşmeyi sonlandırmadan
portföyümüzden çıkılmış olup kendilerine fatura edilen çıkış bedeli de yine
sözleşmeye uygundur (md 10.2)
Tüm bu değerlendirmeler ışığında;
-Müşteriye yapılan SMS bilgilendirmesi doğru ve yeterlidir.
-Gerçekten tarifesi bitmeden 1 ay önce -zamanında- SMS bildirimi yapılmış ve
müşteri de 30 gün sessiz kalmışsa yani bu süreç içinde herhangi bir kanaldan itirazı
mevcut değilse, ancak buna rağmen portföyden çıkmışsa, kesilen çıkış bedeli de
doğru ve mümkündür.
(234) Belge 74: AYEDAŞ Dağıtım Direktörü İ. Y.’nin bilgisayarında bulunan “İLT: Serbest
Tüketicilere Bırakılacak Broşürler Hk.” adlı html uzantılı dosyada T. K. tarafından A. K.,
C. H. G., B. Ç., A. A., A. Ö., C. G., D. A., E. V., F. G., G. Ç., İ. U., K. Ö., M. T., M., T.,
Ö. Y., T. D., T. G.’na gönderilen e-postada şu ifadeler bulunmaktadır:
Merhaba;
08.12.2016 itibariyle operasyonlara gönderilen broşürlerin sahada dağıtımına
başlayabilirsiniz.
Broşür bırakılması gereken müşterilerde ZN – İhbar siparişi başarılı(OK) veya
başarısız(BŞSZ) olarak kapatıldıktan sonra aşağıdaki ekran görüntüsünde yer alan
mesaj gösterilecektir.
Bu mesajın çıkması ve siparişin başarılı(OK) kapatılması halinde broşürlerin yer aldığı
zarflar, yazıcıdan alınan çıktının bırakıldığı yere veya müşteriye bırakılmalıdır. (Broşür
bulunmayan bölgelerde de bazı ZN siparişlerinde bu uyarı çıkacaktır, eğer broşür
dağıtımı yapılmayan operasyondaysanız bu uyarıyı dikkate almayınız.)
Mesaj çıkmayan siparişlerde, müşterilere kesinlikle broşür bırakılmamalıdır.
Sadece aşağıda belirtilen ve broşür gönderilen bölgelerde dağıtım yapılacaktır.
AYEDAŞ tüm operasyonlar
Broşür adetleri ve gönderilen adresler aşağıdadır.
BÖLGE ADRES
Koli
Adet
AÇIK ADRES
Ayesaş KARTAL O.M. 10
Marmara bölgesi sorumlusu (…..) Adres: Cevizli
mah. Zuhal cad.no:2 maltepe /İstanbul / Tel:
(…..) ((…..)@ayedas.com.tr)
Ayesaş
ERENKÖY
O.M.
10
Boğaz bölgesi sorumlusu (…..) Adres:
Söğütlüçeşme cad. söğütlüçeşme
sok no:2 kadıköy istanbul /Tel:(…..)
((…..)@ayedas.com.tr)
Ayesaş
VANİKÖY
O.M.
10
Çamlıca bölgesi sorumlusu (…..) Adres: : Aşağı
Dudullu Mah. Şahinler Cad. No:24
Ümraniye/İstanbul /Tel:(…..)
((…..)@ayedas.com.tr)
Ayesaş
KURTKÖY
O.M.
10
Karadeniz bölgesi sorumlusu (…..) Adres: Veysel
Karani Mahallesi Zaloğlu Rüstem Cad Çolakoğlu
sok NO:2 SANCAKTEPE/ İST / Tel:(.....)

18-27/461-224
108/436

((…..)@ayedas.com.tr)
Not: Her kolide 1000 adet zarflanmış broşür bulunmaktadır.
İyi Çalışmalar,
27.10.2016 – C. Y. > AYEDAS ACMA KESME; BASKENT KESME ACMA; TOROSLAR
ACMA KESME
Merhaba,
Borcu olan Tip3(Serbest Tüketici-ENERJISA Müşterisi) müşterilerine ZN(Borçtan
dolayı İhbar) siparişi çıktısının yanında bırakılacak bildirimler hazırlanarak operasyon
merkezlerine kargolanmaya başlanmıştır. Şuan için bu bildirimler kullanılmayacaktır.
Gelen bildirimleri daha sonra kullanmak üzere uygun bir yerde depolayabilirsiniz.
Kullanılmaya başlanacağı zamanı ayrıca sizinle paylaşacağım.
Bilgilerinize.
İyi Çalışmalar,
(235) Söz konusu e-postanın ekinde yer alan “image001.jpg” adlı fotoğrafta “ENERJİSA
PERAKENDE SATIŞ İHBAR BROSÜRÜNÜ BIRAKINIZ” ibaresinin bulunduğu tespit
edilmiştir.
(236) Belge 75: ENERJİSA müşterisi S. Ü., KURUMSAL SATIS ve SERBEST TÜKETİCİ
ONAY RET, AYESAŞ Özel Müşteriler Satış Bölgeler Müdürü G. S. S., ENERJİSA
çalışanı E. E., AYESAŞ Telesatış Yetkilisi A. K. arasında gerçekleşen yazışma içinde
yer alan “Fwd: ABONELİK SÖZLEŞME İPTAL VE ÇIKIŞ İŞLEMLERİ İTİRAZ
İHBARNAMESİ” başlıklı e-postalarda şu ifadeler bulunmaktadır:
27.05.2016 – S. Ü. > KURUMSAL SATIS ve SERBEST TÜKETİCİ ONAY RET
“Merhabalar;
Kurumunuzda bulunan ve (…..) tesisat numaralı aboneliğimize iki yıl önceki
sözleşmemize ait indirimli abonelik sözleşmesinin 25/01/2015 tarihli ve 29246 sayılı
resmi gazete ' de belirlenen madde 13 ve madde 22 ye ek 1 ve 2 maddelerininde de
belirlenen kapsam dahilinde başka tedarikci ile anlaşmamıza istinaden, sizden çıkış
talebimize karşın bildirilmiş ve bu durumda cezai şart ile tenkit edilip aboneliğimiz ile
ilğili yaşanmış sorunlardan dolayı kurumunuza karşı buğün itibari ilede geçerli olmak
koşuluyla itiraz ihbarname dilekçemiz ve resmi gazete örneği ve mevcut abonelik
faturamız ekte mevcut olarak yer almaktadır.
Bu durumdan dolayı bildirmiş olduğunuz ihtarname ve buna bağlı hiç bir cezai şart
ve ihtarı kabul etmiyoruz. Bundan dolayı olası şahsıma veya işletmeme ait
aboneliğimin uğrayacağı zararlardan firmanız sorumlu olup bundan kaynaklanan
tazminat ve yasal haklarımızın saklı tutulacağı 27/05/2016 tarihi itibari ile de mail
olarak size iletileceğini ve bu tarih ile hiçbir sorumluluk kabul edilemeyeceği bildirir,
bilgilerinize arz ederiz.
Saygılarımızla, (…..)”
28.05.2016 – G. S. S. > E. E.
“(…..) merhaba,
Gerekli kontrolleri yapmanızı ve müşteriyi bilgilendirmenizi rica ederim.
Teşekkürler.”

18-27/461-224
109/436

30.05.2016 – E. E. > A. K.
“(…..) merhaba,
Müşteriye 07.03.2016 tarihinde sms gönderilmiş((…..)) olup müşteriye ulaştırılmıştır.
Bu süreç içerisinde müşterinin tarafımıza olumsuz bir dönüşü olmamıştır. Rtn
müşterisi (…..) Görüşmüş en son müşteriye geri dönüş yapabilir misiniz?
Teşekkürler. (…..).
(237) Belge 76: 31.10.2016 tarihinde Satış Destek Takım Yöneticisi Ö. V. ve ENERJİSA
TOPTAN SATIŞ Satış Takım Yöneticisi T. K. arasında geçen yazışma içinde yer alan
“YNT: Otomatik Uzatmalar hk.” başlıklı e-postada şu ifadeler yer almaktadır:
28.09.2016 – U. Y. > C. K., O. E.
(…..) Bey & (…..) Bey Merhaba,
Bugün için Mayıs, Haziran , Temmuz , Ağustos aylarında TIP1B olan ve satış
yapılmayan müşterilerin çalışmasını birlikte çalışarak bana yollayabilir misiniz?
Teşekkürler,
29.09.2016 – O. E. > U. Y.
Merhaba (…..) bey,
Ocak ayından bugüne kaçan fırsatlar ile ilgili yaptığımız çalışmayı ekte görebilirsiniz.
MHM ler tarafından, büyük müşterileri için on bir kontrol yapılmasında fayda var.
Sözleşme işlemleri ve başvuru yönetimi olarak ikiye ayırdık.
Saygılarımla
31.10.2016- T. K. > Ö. V.
(…..) merhaba,
Bir konuyu seninle paylaşmak isterim.
Ocak müşterileri için biliyorsun otomatik uzatma yaptıklarımız var.
Yeni imzalattığımız sözleşmelerde Sözleşmenin feshi maddesinde ‘Otomatik
uzatma’ ibaresi yer almamaktadır.
Geçen sene imzalattığımız sözleşmelerde bu madde vardı, ancak yine de gözden
kaçan olmaması adına hatırlatmak isterim.
Bilginize,
31.10.2016- Ö. V. > T. K.
(…..) merhaba,
Yeni sözleşmelerde otomatik uzatma maddesi kaldırılmıştı, satış ın ve hukuk un
kararı ile. Bu nedenle sizlerin yeni imzalattığınız sözleşmeleri bir sonraki yenileme
döneminde otomatik uzatma yapamayacağınızı bilerek sözleşmeyi imzalatıyor
olması gerekiyor.
31.10.2016- T. K. > Ö. V.
Bunu biliyoruz (…..),
Ancak bu sene yapılan otomatik uzatmalar için, geçen seneki sözleşmelerimizi
kontrol etmenize gerek var mıdır?
Tşk.
31.10.2016- Ö. V. > T. F.
Size ilettiğimiz yenileme dosyalarında bu bilgiyi işliyoruz zaten oradan kontrol
edebilirsiniz. Otomatik uzatma maddesi yoksa yeni sözleşme yapılmalı.

18-27/461-224
110/436

Bundan önceki birkaç ay otomatik uzatma kaldırıldığı için eklememiştik ancak bu ay
itibari ile tekrar görebilirsiniz.
(238) Belge 77: 07.09.2015 tarihinde BAŞKENT CRM Eksperi Z. C. K. ile Ö. V. arasında
geçen yazışma içinde yer alan “RE: Otomatik uzatmalar hk.” başlıklı e-postada şu
ifadeler yer almaktadır:
27.08.2015- Ö. V. > Z. K.
(…..) merhaba,
Otomatik uzatma yapılan sözleşmeler sistemde hiçbir şekilde iz bırakmıyor, fakat
kontrol gerektiren durumlarda hangi sözleşmenin otomatik uzatma olduğunu
bilemiyoruz. İlerleyen dönemde müşteri ile bizim aramızda hukuki açıdan sorun
çıkarmaması adına sistemde iz bırakır hale getirmemiz gerekiyor. Nasıl ilerleyebiliriz
Teşekkürler, iyi çalışmalar
(…..)
27.08.2015- Z. C. K. > Ö. V.
Selam (…..),
Otomatik uzatma olmadığına dair açıklama yazmıştım ki süreç olarak uygun bir konu
da değil, sözleşmesi olmadan fatura çıkarma demek oluyor. Ekte son yazışmalarımız
var geçen ay. Farklı bir konu mu? Belirli periyotlarda otomatik uzatmayı konuşuyoruz
da, bu şekilde bir süreç yok tasarlanmış. Hukuki açıdan açıklanabilir olması
isteniyorsa sistemde fırsat / teklif ile uzatma yapılması gerekiyor.
İyi çalışmalar.
27.08.2015- Ö. V. > Z. C. K.
Sistemde bu şekilde işlem yapıyoruz zaten ancak bu şekilde işlem yapılmış olması
sistemde hiçbir yerde bu sözleşmenin otomatik uzatma olduğunu göstermiyor. Biz,
sözleşmenin sistemde ‘’otomatik uzatma’’ statüsünde iz bırakmasını talep ediyoruz.

Bu şekilde bir süreç tasarlanmadığını daha önce konuşmuştuk evet ancak
tasarlanmasını talep etmekteyiz. Sw tetiklenme aşamasında otomatik uzatmadır
şekilnde tik atılabilecek bir alan yaratmamız gerekebilir.
Teşekkürler, iyi çalışmalar
(…..)
27.08.2015- Z. C. K. > Ö. V.
Selam,
Otomatik uzatma ile kastettiğin nedir? Yani hangi durumda bunu işaretlemek
istiyorsunuz? Diğer uzatmalardan ayıran özelliği nedir?
Bunlara göre bir düşünelim o zaman.
İyi çalışmalar.
27.08.2015- Ö. V. > Z. C. K.
Sözleşme üzerinde hiçbir değişiklik yapılmamış ise biz bunu otomatik uzama olarak
tabir ediyor ve müşteriden imzalı hiçbir belge almıyoruz ancak sözleşmenin fiyatı
değişmiş ise sözleşme uzatma ve fiyat revizyonu olarak geçiyor. ancak sitemde her
iki durum için yapılan işlemde de sözleşme uzatma ve fiyat revizyonu olarak statü
çıkıyor. Otomatik uzatmaların belirlenmesi adına bir yere iz koymalıyız.

18-27/461-224
111/436

Nedenini de şöyle açıklayayım sözleşmelerde otomatik uzatma maddesi varsa 5 yıl
gibi bir süre belirlenmiş o nedenle bu sözleşmelerin uyarı vererek satışçıyı uyarması
ve yeni sözleşme almaya teşvik etmesi gerekiyor.
Teşekkürler, iyi çalışmalar
(…..)
07.09.2015- Z. C. K. > Ö. V.
Merhaba,
Unbundling kapsamında, satış süreçlerinde, işlem tiplerini ayrıştırıyoruz aşağıdaki
şekilde;
1. Yeni sözleşme
2. Uzatma
3. Fiyat Değişikliği
4. Uzatma ve Fiyat Değişikliği
5. Ekleme
6. Çıkış
Bunlardan, “2. Uzatma” olan sizin kastettiğiniz, fiyat değişikliği olmayan sadece
uzatım yapılan case. Bu yeterli midir sizce? Farklı bir kontrol vb olmalı mı?
Bir de ek not, yönetmeliği bulamadım ancak 5-6 ay önceki bir yönetmelik
değişikliğinde, 1 yıldan uzun süreli sözleşme yapılamaz gibi bir madde vardı.
Bulamadığım için onu gönderemedim.
İyi çalışmalar.
(239) Belge 78: 03.11.2016 tarihinde Ö. V. ile Satış Destek Müdürü Y. G. arasında geçen
yazışma içinde yer alan “YNT: Yeni Sistem Hk.” başlıklı e-postada şu ifadeler yer
almaktadır:
01.11.2016- S. E. > S. Ö.
(…..) Bey,
Ocak ayında sinan ve benim 70 müşteri yenilememiz var. İçinde otomatik yenileme
yaptıklarımız, protokolle fiyat değişimi yaptığımız yada yeni sözleşme alacaklarımız
var. Yeni sistemde tüm teklifler yeni satış belgesi olarak oluşturulmuş durumda,
sözleşme uzatma ve fiyat revizyonu belgesi açılmamış. Yoğun bir dönem olduğu için
yeni sistemden fiyat revizyonu protokolünü biz yaratamadık.
Bu süreçte aralık ve ocak satışlarının sözleşmelerini ve ek protokollerini manuel
hazırlarsak hem yanlış yapmamış olur hemde çok hızlı hareket ederiz.
Yeni sistemden sözleşme çıktısı alarak satış yapılmasını 1 Şubat’dan itibaren hayata
geçirirsek, bizlere büyük iyilik yapmış olursunuz.
Aralık ve Ocak ayını manuel sözleşmelerle tamamlanması konusunu onayınıza
sunarım.
Saygılar,
(…)
03.11.2016- Y. G. > Ö. V.
Bunu konuşmuşmuyduk?..
Sorun olmaz değil mi? Görüşün nedir?
Tşk,
YG
03.11.2016- Ö. V. > Y. G.

18-27/461-224
112/436

Yok olmaz (…..) hn, ben (…..) ile konuştum. Sistem çıktısı değil normal eski sistem
sözleşme imzalatacaklar. Ama sürece alışmaları için zorluyorum ben
Maile dönmeniz gerekiyorsa bu ay ok ama ocak itibari ile kabul edemeyiz
diyebilirsiniz, isterseniz hiç dönmeyebilirsiniz de ben konuştum çünkü.
(240) Belge 79: BAŞKENT Müşteri İlişkileri Yetkilisi P. B., Bireysel Satış Saha Yöneticisi A.
A. ve D2D Satış Takım Lideri F. Y. arasında gerçekleşen yazışma içinde yer alan
“2.Seviye D2D ST Hk (…..)” başlıklı e-postalarda şu ifadeler bulunmaktadır:
29.11.2016 – P. B. > A. A.
Merhaba (…..) Bey,
Müşteri talebi ile ilgili olarak desteğinizi bekliyoruz.
Teşekkürler.
İyi çalışmalar.
Hizmet Bileti Notu
25.11.2016 14:08:25 NERBASI
(…..)
14.10.2016 tarihli serbest tarife başlangıcı mevcut . 25.11.2016 tarihinde d2d
ekipleri müşteri tarafına ulaşarak sözleşmenin biteceğine dair bilgi paylaşılmıştır.
yeni başlayan ve taahhütsüz bir sözleşmenin nasıl sona ereceğine dair bilgi talep
edilmektedir. ne yapıldığı konusunda müşteri kafasını karıştığını sürekli birilerinin
tarafına ulaşmasından rahatsız olduğunu belirttti.
(…..)
29.11.2016 – F. Y. > A. A., P. B.
Merhaba,
Bilgilendirme sistemdeki duruma göre yapılmış. Aşağıdaki ekran görüntüsünden de
görüleceği üzere; Şuan sistemimizde bu müşterimizin işlemi aktif durumda
görünmektedir ve içine girilip işlem yapılabilmektedir.
Müşteri ziyareti yapan Agent, Sisteme baktığında işlem yapılmamış olarak
gördüğünden bu işlemi almak istemiş. Bu da normal bir durum.
Ben (…..) Bey ile görüştüm kendisine gerekli tüm bilgilendirmeleri yaptım.
Müşterimizin şuan herhangi bir sorunu bulunmamaktadır ve memnuniyeti
sağlanmıştır.
@ (…..) Merhaba
Sistemden sizde bu müşterimizin içine girilerek işlem alınabildiğini göremiyor
musunuz?
Bu tarz işlemleri sahaya indirmeden önce kontrol edebileceğiniz ekranınız var mıdır?
Bilgilerinizi rica edeirm
Teşekkürler İyi çalışmalar
30.11.2016 – P. B. > F. Y.
Merhaba (…..),
Sistemde müşterinin sözleşmesi 14.10.2016 bitmiş ve 01.01.2017 de yenileceğine
dair bilgi çıkıyor. Ancak SAP CRM de hala ST olarak bilgiler mevcut. (Normalde
sözleşme biter bitmez tüketimler uygunsa otomatik yenileme yapılıyor. )Belirsizlik
olduğunda kayıtları kendimiz yorumlamak yerine maille sonuçlandırıyoruz.
Gördüğümüz kayıtları zaten göndermeden 2.Seviye ekibi olarak sonuçlandırıyoruz.
Bilgine. İyi çalışmalar

18-27/461-224
113/436

I.4.1.5. Sayaç Okumaya İlişkin Belgeler
(241) Belge 80: Müşteri Operasyonları Bölge Müdürü M. K.’nın bilgisayarından elde edilen
“Re: KUYUMCU KARTAL-ZORLU ELEKTRİK” başlıklı e-postada şu ifadeler yer
almaktadır:
12.10.2016 – A. S. (A101 Mgm Asistanı) > A. T. (A101 Çalışanı), F. K. (A101 Çalışanı)
Merhaba (…..) Bey,
(…..) Kartal mağazamızın sözleşme numarası (…..); tesisat numarası (…..). Mağaza
Zorlu elektriktedir; fakat uzun zamandır elektrik faturası gelmemektedir. Her ay gerekli
itirazlar yapılmıştır fakat firma herhangi bir cevap vermemiştir. Konu ile ilgili
yardımlarınızı rica ederiz.
Bilgilerinize
Saygılarımla.
Mgm Asistanı
(…..)
12.10.2016 – F. K. > S. K. (Zorlu Enerji Grubu; Uzman)
Merhaba (…..) Hanım,
Aşağıdaki sayaç uzun zamandır okunmamaktadır.
Konu hakkında yardımlarınızı rica ederiz.
İyi çalışmalar
01.11.2016 – A. T. > S. K.
Merhaba
Tamının tenzili ne dir?
Mağaza özel dağıtımda olduğu halde fatura gelmiyor
Size maille bildirdim ama net cvp gelmedi
Acil bilgi rica ederiz
Kolay gelsin
iPhone'umdan gönderildi
20 Eki 2016 tarihinde 10:01 saatinde, "(…..)" <(…..)@zorlu.com> şunları yazdı:
Merhaba
Dağıtım bölgesi tarafından tahmin tenzili olarak yanıt geldi. Şuanda enerjisa nın kendi
portallarında çalışma olduğu için detaylarını incelyemiyorum.
Pazartesi günü inceleme yaparak daha detaylı bilgi sağlayacağım.
Diğer okunmayan sayaçlarla alakalı bilgi şu şekildedir;
Tesisat Durum
(…..) tahmin tenzili
(…..) kesik
(…..) kesik
(…..)
endeks ilerlemesi
yok
(…..) tahmin tenzili
(…..)
endeks ilerlemesi
yok
(…..) okunamadı
16.11.2016 – A. T. > S. K.
Merhaba

18-27/461-224
114/436

Konu hakkında bölge cvp soruyor
Konu hakkında bilgi rica ediyoruz
Kolay gelsin
iPhone'umdan gönderildi
1 Kas 2016 tarihinde 15:09 saatinde, "(…..)" <(…..)@zorlu.com> şunları yazdı:
(…..) bey merhaba
Dağıtım bölgesinden detaylı olarak bilgisini beklemekteyim.
Sayaç okumalarını enerjisa portalından baktığımızda ilerde olduğunu göremiyoruz.
Gelen bilgiye göre sizinle paylaşıyor olacağım.
Saygılarımla/Best Regards,
23.11.2016 – S. K. > A. T., F. K.
Hizmet talep numarası (…..)
Müşteri adı (…..)
Abone numarası
Muhatap numarası (…..)
İl İstanbul
İlçe ÜMRANİYE
Telefon (…..)
Mail adresi (…..)
Açıklama

Talep Açıklaması
23.11.2016 09:01:42 SKARAKAYA

(…..) tesisat okunmuyor dağıtımda kesik görünüyor
sayaç arızası
olabilir dağıtımdan cevap bekleniyor
30.11.2016 – A. T. > S. K., F. K.
(…..) hn
Herhabgi bir sonuç geldimi?
Kolay gelsin
30.11.2016 – S. K. > A. T., F. K.
(…..) bey merhaba
Tesisatla alakalı bizim portföyde olmadığı döneme ait kaçak faturası olduğunu
söylüyorlar. Müşteri hizmetlerine giderek bilgi almanız gerekiyor.
Dönemlerini öğrendikten sonra bana da iletirseniz bende kontrollerini sağlayayım.
23.12.2016 – A. S. > B. Ç.
Merhaba (…..) Bey,
(…..) sözleşme numaralı, (…..) tesisat numaralı, (…..) adresinde bulunan (…..) Kartal
mağazamıza (…..) Ocak 2016’ dan beri elektrik faturası gelmemektedir. Her ay
bunun ile ilgili elektrik özel görevli aracılığı ile firmaya itiraz edilmiş olup herhangi bir
somut cevap alınamamıştır. En son aşağıdaki yazışmalar yapılmış olup, (…..)
tarafından gelen mailde; mağazanın (…..) olmadığı döneme ait kaçak elektrik

18-27/461-224
115/436

faturasının olduğunu iletmiştir; Elektrik kurumundan yapılan araştırmaya göre böyle
bir faturanın olmadığı söylenmiştir.
Sonuç itibari ile (…..) listesinde mağaza için elektrik faturası dökümü yoktur. Konu ile
ilgili yardımlarınızı rica ederiz.
Bilgilerinize
Saygılarımla.
(…..)
(…..)
25.12.2016 – B. Ç. ((…..) Çalışanı) > A. S. (Enerjisa Çalışanı )
Merhaba
Aşağıdaki konuda sizlerden destek alabilir miyiz? Birde merak ettiğim konu eğer
kaçak cezası varsa (muhtemelen zati sayaçtandır) sayacın okunmadan
beklenmesinin mantığı nedir? Eğer say seri numarası tutmuyorsa dağıtım şirketinin
bu konuda bir işlem yapması gerekir diye düşünüyorum. Neredeyse bir sene olmuş
ve ilgili sayaç hakkında kimse bir şey yapamamış.
(…..)’nun operasyonunun dediği gibi “Biz (…..), bizim kudretimizin yetmediği neyi siz
yapabilirsiniz ki?” gibi çok karmaşık bir durum olmadığını düşünüyorum. Henüz bir
kudretim yok ama konuşarak bunun çözülebileceğini düşünüyorum.
Dönüşünüz rica olunur.
Saygılarımla
28.12.2016 – E. T. (AYEDAŞ Serbest Tüketiciler Takım Yöneticisi) > B. Ç.
Merhaba,
İlgili tesisatın 2016/01 – 2016/ 11 dönemleri arası EPİAŞ yüklemeleri GDDK ile
düzeltilecektir.
Bu dönemlerde alınmayan sistem kullanım bedelleri Aralık 2016 sistem kullanım
faturanıza yansıtılacaktır.
Sayaç her ay düzenli okunmuş ve sistemde enerjisi kesik olduğundan yüklemeleri
yapılamamıştır.
Abone borcunu zamanında ödediğinden açma işlemi yapılmış ve bundan sonraki
tüketimleri de EPİAŞ sistemine yüklenecektir.
İyi çalışmalar dileriz.
Tesisat ID
İlgili
Dönem
Son Versiyon
SKF ( KDV Hariç )
T1 T2 T3
(…..) (…..) Ocak 3810,041 1937,945 947,343 812,38 ₺
(…..) (…..) Şubat 2369,713 1274,757 420,673 493,24 ₺
(…..) (…..) Mart 2181,516 1066,05 489,914 453,49 ₺
(…..) (…..) Nisan 1784,949 864,71 581,774 371,89 ₺
(…..) (…..) Mayıs 1861,842 910,731 620,846 390,71 ₺
(…..) (…..) Haziran 2161,106 1159,518 735,023 466,96 ₺
(…..) (…..) Temmuz 2394,951 1245,056 862,177 511,32 ₺
(…..) (…..) Ağus 2764,53 1506,379 1006,79 599,29 ₺
(…..) (…..) Eylül 1998,931 1087,619 793,523 440,59 ₺
(…..) (…..) Ekim 1213,222 627,626 474,497 262,91 ₺
(…..) (…..) Kasım 1.914,27 849,09 691,525 392,31 ₺
TOPLAM 5.195,09 ₺
29.12.2016 – E. T. > B. Ç.

18-27/461-224
116/436

(…..) Bey Merhaba
Hızlı dönüşünüz için teşekkür ederim. İşi bilenler ile çalışmak sayenizde keyif
veriyor.
Selamlar
I.4.1.6. Müşterilerin K1-K2 Portföyleri Arasinda ENERJİSA Lehine Olacak Şekilde
Kaydırılmasına İlişkin Belgeler
(242) Belge 81: 24.12.2016 tarihinde Enerji Yönetimi Direktörü G. C. ile Marmara Satış
Bölge Müdürü Ü. D., Satış Bölgeler Müdürü Ç. Y., Y. G., Hukuk Başmüşaviri O. B. A.
arasında geçen yazışma içinde yer alan “FW: Yuksek Fiyatlar için Aksiyon” başlıklı e-
postada şu ifadeler yer almaktadır:
23.12.2016- B. D. > H. Ç., G. C., H. O., O. B. A., S. Ö., N. D., M. A. Ü., B. B. C., Ü.
D., M. Ç.
Merhaba,
Bugünkü toplantıda konuşulan konular ve alınan kararlar aşağıdaki gibidir;
Sözleşmesi uygun olan large ve mid müşterilerle 5 Ocak’a Şubat 2017 başlangıçlı
olarak regüle tarifeye geçiş için konuşulacak, Ocak’ın 20’sine kadar durum izlenip
gaz kısıntısı hissiyatı az ise konuşulan regüle geçişi iptal edilecektir.
Deklarasyon geçişleri Mart 2017 başlangıçlı olacak şekilde ötelenecektir.
Sell-back talepleri Ocak-Şubat 2017 ayları için durdurulacaktır.
PTF1 mevcut müşteriler: Durumu takip etmeyen müşteriler için düzenli bilgilendirme
yapılmalı ve mevcut durum açıklanmalı.
PTF1 potansiyel müşteriler: Güncel piyasa durumuna göre yeni PTF tahmin seti
paylaşılıp PTF1 satışlarına devam edilecektir. Mevcut PTF1 müşterilerinde yaşanan
durumlar potansiyel müşterilere daha detaylı olarak açıklanarak satış yapılması
kararlaştırılmıştır.
Saygılar,
(…..) 24.12.2016- G. C. > Ü. D., Ç. Y., Y. G., O. B. A.
Günaydınlar.
Kapsam dahilinde görüşülecek müşteriler için çok hızlı ziyaret planlaması yapalım
ltf.
Hem konuya yönelik protokol, hem de 1 Mart için yeniden kayıt için IA02 formlarını
almamız gerekli.
@(…..) merhaba.
Konuya yönelik protokol taslağı konusunda destek rica ederiz.
Protokolda Şubat 2017 dönemi için regüle tarifeden elektrik alımı, ancak mevzuatta
belirlenen kayıt giriş/çıkış geri çekme son süresi öncesi Enerjisa’nın vereceği karar
ile protokolun uygulanmayarak mevcut sözleşme kapsamında tedariğin devamı
konusunun belirtilmesi önemli.
Tşkkr. İyi haftasonları.
GC
(243) Yukarıda belirtilen e-posta ile bağlantılı olarak, 23.12.2017 tarihinde AYESAŞ Enerji
Maliyeti ve Tarife Yönetimi Müdürü B. D.’nin, AYESAŞ Satış Bölgeler Grup Müdürü C.
T., TOROSLAR Satış Bölgeler Müdürü S. Ö., BAŞKENT Satış Bölgeler Müdürü Ç. Y.,
Ü. D., AYESAŞ Özel Müşteriler Satış Bölgeler Müdürü G. S. S’ye göndermiş olduğu
“PTF-1 Müşterileri Hatırlatma & Bilgilendirme” başlıklı e-postada şunlar yer almaktadır:
“Merhaba,

18-27/461-224
117/436

Özellikle Aralık ayı gün öncesi fiyatlarında yaşanan sıkıntılar sebebiyle; hem satış
öncesi, hem de fiyat hareketlerinin yukarı doğru olduğu dönemlerde satış sonrası
PTF-1 ürünü satılacak/satılmış olan müşterilerimize bilgilendirme ve hatırlatma
yapılması ile ilgili aşağıdaki kararları hatırlatmak isteriz.
İyi çalışmalar,
(244) Belge 82: 24.10.2017 tarihinde Satış Saha Müdürü U. B. K. ile Marmara Satış Bölge
Müdürü S. S. arasında geçen yazışma içinde yer alan ve ekinde “Regüleye
geçiş_Kurumsal Satış_ 2. liste.xlsx”, “130717 Ek Protokol - Geçiş
Dönemi_revizyon.docx”, “130717 Ek Protokol - Geçiş
Dönemi_YekdemsizTarife_revizyon.docx”, “Teminat İbraz Yazısı.docx”, “Tedarikçi
formu.xlsx”, “Manuel Abonelik.docx” ve “Ürün Süreci_MixMatch Ürün Süreci.pdf” isimli
dosyaların yer aldığı “FW: Satış Bilgilendirme // Regüleye Geçirilecek Sanayi
Müşterileri Yeni Liste Hk.” başlıklı e-postada şu ifadeler yer almaktadır:
24.10.2017- U. K. > S. S. 52
Merhaba,
Regüleye geçirilmesi planlanan 2. Parti kurumsal müşteri listesini ekte bulabilirsiniz.
Daha önce yapılan regüleye geçirme işlemlerinin aynısı 37 müşteri için de
yapılacaktır.
 Ekte bulunan 37 müşterinin abone fayda hesaplamasını “Regüleye geçiş
Kurumsal Satış 2. Liste”de bulabilirsiniz. (Abone Fayda sayfası)
Listede sarı ile işaretlenmiş costun hesaplaması ayrıca yapılacaktır. Hesaplama
yapıldığında bilgi verilecektir.
 Müşterilerin PMUM çıkış talepleri bugün içerisinde Satış Destek Ekibi
tarafından yapılacaktır. Anlaşmaya varılan ve çıkışının yapılmasını
istemediğiniz müşteriler için Satış Destek Ekibine haber vermenizi rica ederiz.
Pasife alınma işlemleri 19 Eylül’e kadar yapılacaktır.
 Ziyaret öncesinde, CRM üzerinden alınan MHM kapak çıktılarının alınabilmesi
için geliştirmeler devam etmektedir. Henüz geliştirmeler tamamlanmadığı için
MHM çıktılarının( Müşteri çıktıları) da alınması gerekmektedir.
 Listede DFİF ile ödeyen müşteriler de yer almaktadır. Geçişi kabul eden
müşterilerin bilgisi Satış Destek Ekibi tarafından Alacak Yönetimi’ne
iletilecektir.
 Ekte P1-P2-Y2 paketleri için imzalatılması gereken Ek protokolleri
bulabilirsiniz. (Y2 paketi için “Yekdemsiz Tarife” protokolü imzalatılmalıdır)
 Her bir müşteri için perakende portföyünde alınmış olan güvence bedeli,
regüle portföyde alınması gereken güvence bedelinden az ise müşteriden ek
teminat istenecektir. Perakende portföyünde alınmış olan teminat bedeli
regülede alınması gerekenden fazla ise herhangi bir aksiyon alınmayacaktır.
 Regüleye geçmeyi kabul eden müşterilerin işlemleri “manuel abonelik” şeklinde
Satış Destek Ekibi tarafından yapılacaktır.
 Müşteriye Ek protokol ile birlirlikte PSS (Perakende Satış Sözleşmesi)
imzalatılacaktır.
 Manuel abonelikte dikkat edilmesi gereken noktaları ekteki “Manuel Abonelik”
dosyasında bulabilirsiniz.

52 Söz konusu e-posta 05.09.2017 tarihinde ENERJISA Satış Planlama ve Kanal Geliştirme
Müdürlüğü’nden sales_ms@enerjisa.com ve TMS@enerjisa.com adreslerine, bilgi kısmına E. E.; A. S.,
G. S. S., S. Ö., Ç. Y., V. A., S. S., Ü. D., İ. C. A., Y. G., Ö. V., B. D., M. Ç., M. M.,
SALESSUPPORT@enerjisa.com;SALESSUPPORT_L@enerjisa.com; E. Ç., N. K.’ya iletilmiştir.

18-27/461-224
118/436

 Müşterilerimize imzalatılacak Teminat yazısı ekte yer almaktadır.
 IA-02 formunu tarih alanı boş olacak şekilde imzalatılmalıdır.
 Müşterilere sistemsel ödeme yapabilmesi için müşteri ziyaretinde belirtilen
evraklara ek olarak Tedarikçi Formu’nun da imzalatılması gerekmektedir.
 Müşteri taahhüt ettiği dönemden önce başka bir tedarikçiye geçiş yapması
durumunda müşteriye sözleşmedeki ceza prosedürü uygulanacaktır. Bu
konuda müşteriye bilgi verilmelidir.
 Perakende Satış Sözleşmesi kapsamında oluşan damga vergisi ise Müşteri
tarafından ödenir; ancak Müşteri’nin ödediği bedel, ilk fark faturasına eklenir
ve Enerjisa tarafından müşteriye geri ödenir.
(245) Yukarıdaki e-postada yer alan “130717 Ek Protokol - Geçiş Dönemi_revizyon.docx”
başlıklı dosya şu şekildedir:
“ELEKTRİK ENERJİSİ SATIŞ SÖZLEŞMESİNE
EK PROTOKOL
1. Konu
Bu Ek Protokol yukarıda belirtilen tarihte ve taraflar arasında [Tarih] tarihli Elektrik
Enerjisi Satış Sözleşmesi’ne (“Sözleşme”) ek olarak, enerji tedariki/kapasite tahsisi
yükümlülüğünün askıya alınması ve bu sürecin usul ve esaslarını belirlemek üzere
imzalanmıştır. Ek Protokol ile değiştirilen hükümler hariç Sözleşme’nin diğer
hükümleri geçerliliğini aynen korumaktadır.
2. Tedarik Yükümlülüğünün Askıya Alınması
2.1. Taraflar, karşılıklı mutabakat ile 01.08.2017 tarihinden itibaren, Sözleşme’nin
olağan sona erme süresini aşmamak kaydıyla, belirsiz süreli olarak aşağıda belirtilen
kullanım yeri için enerji tedariki ile buna bağlı olarak tüketim bedeli ödeme
yükümlülüklerinin askıya alınmasına karar vermiştir. Bu tarihten itibaren ilgili
kullanım yeri için Müşteri’ye ikili anlaşma kapsamında enerji tedarikine son verilecek,
Müşteri, Sözleşme kapsamındaki bu kullanım yerinin enerji tedarikini ilgili görevli
tedarik şirketinden temin edecektir. Bu kullanım yeri dışındaki –varsa- kullanım
yerleri için Sözleşme aynen uygulanmaya devam edecektir.
Tedarike ara verilen kullanım yeri: Tesisat/tekil kod
2.2. Müşteri tarafından Enerjisa’ya, tedarik yükümlülüğünün askıda kaldığı süre
(“Geçiş Dönemi”) içinde, herhangi bir zamanda bildirim yapmak suretiyle ilgili
kullanım yerini tekrar Enerjisa’nın serbest tüketici portföyüne alma ve tedarike
devam etme konusunda hak ve yetki tanınmıştır. Enerjisa, ikili anlaşma kapsamında
elektrik tedarikine devam edilebilmesi için portföy kayıt işlemlerini mevzuatta
belirtilen sürelere uygun olarak yapacak ve Müşteri’ye tedarike başlanacak tarihi
bildirecektir. Müşteri’nin kullanım yerinin tekrar Enerjisa’nın serbest tüketici
portföyüne girmesinden sonra bu kullanım yeri için Sözleşme’ye kaldığı yerden
devam edilecek olup, askıya alınan süre Sözleşme süresine eklenmeyecektir.
2.3. Sözleşme’nin olağan süresinin sonuna kadar, Enerjisa tarafından ilgili kullanım
yerinin tekrar serbest tüketici portföyüne alınmaması durumunda (yani Geçiş
Dönemi’nin Sözleşme’nin süresinin sonuna kadar devam etmesi durumunda),
Sözleşme, bu kullanım yeri için olağan süresi sonunda kendiliğinden sona ermiş
sayılacaktır. Bu durumda taraflar, Müşteri’ye ödeneceği belirtilen farklara ilişkin
hükümler saklı kalmak üzere, birbirlerinden ceza, tazminat vb. adlar altında bir bedel
talep etmeyecektir.
3. Fatura Farkları

18-27/461-224
119/436

3.1. Düzenlemeye tabi tarife fiyatının, Sözleşme fiyatından düşük veya eşit olması
(fatura farkının eksi yönlü veya sıfır çıkması) durumunda Enerjisa tarafından
Müşteri’den herhangi bir bedel talep edilmeyecek, Müşteri tarafından da Enerjisa’ya
herhangi bir fatura düzenlenmeyecektir.
3.2. Düzenlemeye tabi tarife fiyatının Sözleşme fiyatından yüksek olması
durumunda, görevli tedarik şirketine geçen ilgili kullanım yeri için, Geçiş Dönemi
tüketimi üzerinden Müşteri’ye aşağıdaki esaslarla ödeme yapılacaktır:
3.1.1. Müşteri, görevli tedarik şirketinden enerji tedarik ettiği süre boyunca
(Sözleşme’nin olağan süresini aşmamak kaydıyla) tüketimlerine istinaden ödediği
faturaları Enerjisa’ya iletir.
3.1.2. Enerjisa tarafından düzenlemeye tabi tarife aktif enerji birim fiyatı ile
Sözleşme aktif enerji birim fiyatı arasındaki farka (…..) TL/MWh eklenerek bulunan
TL/MWh birim fiyat, ilgili kullanım yerinin o aydaki tüketimleri ile çarpılması suretiyle
hesaplanır.
3.1.3. Hesaplanan tutar, Enerjisa tarafından Müşteri’ye bildirilir ve Müşteri
tarafından bildirimin yapıldığı ay içinde “Fiyat Farkı” adı altında Enerjisa’ya fatura
edilir. Fatura tutarına ayrıca KDV eklenecektir.
3.1.4. Kullanım yerinin Enerjisa’nın görevli tedarik şirketi lisansına sahip olduğu
bölge dışındaki bir görevli tedarik şirketinden enerji tedarik etmesi durumunda
3.1.3.’te belirtilen tutar “Tazmin Bedeli” adı altında KDV’siz olarak fatura edilecektir.
3.2. Fatura, en geç tanzim edildiği ayın son gününe kadar Enerjisa’nın elinde olacak
şekilde düzenlenir ve gönderilir. Enerjisa tarafından ödeme, en geç faturanın teslim
tarihinden sonraki 15’inci günü izleyen Perşembe günü yapılır. Bu madde
kapsamında Müşteri’ye ödeme yapılabilmesi için, Ek-1: Enerjisa Tedarikçi
Formu’nun eksiksiz doldurularak Enerjisa’ya ibrazı zorunludur.
3.3. Müşteri, Geçiş Dönemi’nin sona ermesinden sonra en geç 3 ay içinde varsa
ödenmemiş fark bedellerini (fiyat farkını/tazmin bedelini) Enerjisa’ya fatura etmek
zorundadır.
3.4. Geçiş Dönemi’nden önce Sözleşme (ikili anlaşma) kapsamında gerçekleşen
tüketimlere istinaden geriye dönük düzeltme kalemi, ek tahakkuk vb. ödenmesi
gereken bedeller, Geçiş Dönemi’nin sona ermesi beklenmeden Müşteri’ye fatura
edilir ve Sözleşme’deki esaslara uygun olarak Müşteri tarafından ödenir.
3.5. Müşteri’nin Geçiş Dönemi içinde kullanım yeri için güç veya abone grubu
değişikliği gibi aktif enerji birim fiyatını etkileyecek bir değişiklik yapması halinde, fark
hesaplaması, değişiklikten önceki düzenlemeye tabi tarife aktif enerji birim fiyatı
üzerinden hesaplanmaya devam edilecektir.
4. Geçiş Döneminde Tarafların Yükümlülükleri
Müşteri, Geçiş Dönemi boyunca belirtilen kullanım yeri için enerji tedarikini sadece
düzenlemeye tabi tarife üzerinden, ilgili kullanım yerinin bulunduğu bölgedeki görevli
tedarik şirketinden temin etmeyi, başka bir tedarikçinin serbest tüketici portföyüne
geçmemeyi ve kullanım yerinin tekrar Enerjisa serbest tüketici portföyüne
alınabilmesi için, Enerjisa tarafından yapılacak bildirim üzerine kullanım yerine ilişkin
güncel Ek-2: IA.02 Serbest Tüketicilere Satışlar İçin Enerji Alım-Satım Bildirim
Formu usulüne uygun doldurarak, süresi içinde Enerjisa’ya ibraz etmeyi taahhüt
eder. Müşteri’nin bu yükümlülüğe aykırı davranması halinde Sözleşme, Müşteri
tarafından haksız olarak feshedilmiş sayılır ve Sözleşme’nin haksız feshe ilişkin
hükümleri uygulanır.
5. Mahsuplaşma

18-27/461-224
120/436

Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği’nin hesapların ayrıştırılması hükümleri uyarınca
görevli tedarik şirketlerinin tarifesi düzenlemeye tabi her faaliyet ve bu faaliyetin
lisansı kapsamında sınırlandığı her bölge için ayrı hesap ve kayıt tutmak zorunda
olduğundan, Sözleşme kapsamındaki hak ve alacaklar ile Perakende Satış
Sözleşmesi’nden kaynaklanan hak ve alacaklar birbiriyle takas veya mahsup
edilemez.
6. Vergi ve Diğer Giderler
İşbu Protokol’ün akdi sebebiyle oluşabilecek damga vergisi Enerjisa tarafından
karşılanacaktır. Perakende satış sözleşmesinden kaynaklanan damga vergisi
Müşteri tarafından ödenecek, fakat bu bedel Müşteri’nin düzenleyeceği ilk tazmin
faturasında Enerjisa’ya fatura edilerek Müşteri’ye geri ödemesi yapılacaktır.
7. Yürürlük
Bu Ek Protokol imza tarihinde yürürlüğe girmek üzere iki asıl nüsha olarak
düzenlenmiştir.
Ek-1: Enerjisa Tedarikçi Formu
EK-2: IA.02 Serbest Tüketicilere Satışlar İçin Enerji Alım-Satım Bildirim Formu “
(246) Belge 83: 27.02.2016 tarihinde ENERJİSA Toptan Satış Satış Müdürü Ü. D.’nin
TMS@enerjisa.com’a atmış olduğu “Şubat ayı aksiyon” konu başlıklı e-postada
aşağıdakiler ifade edilmiştir:
Arkadaslar,
Şubat ayında costing volume’u olan bölgelerimizde bulunan tüm sanayi müşterileri
için(bölge dışındakilere dokunulmayacak) şubat ayında regüleye geçirilecek. Onların
bir indirim kaybı olmayacak. Biz yine yansıtacağız. Şayet fiyatlar normalize olursa
belki 5’ine kadar cıkarıp 20’sinden önce geri de cekebiliriz.Detayları herkese yüz yüze
anlatırım. Bir an önce bu müşteriler icin hem protokol, hem de 1 Mart için yeniden
kayıt için IA02 formlarını almamız gerekli.
Ankara ve Adana belki sizlere yeni yöneticileriniz bilgi vermiştir ama ben yine de
herkese gönderiyorum.
Bilginize.
İyi calismalar.
(247) Belge 84: AYESAŞ Satış Saha Müdürü (Marmara Bölgesi) H.Y’nin 28.09.2016
tarihinde, AYESAŞ Satış Lideri (Kurumsal) E. D., AYESAŞ Satış Yetkilisi (Kurumsal)
S. Y. ve AYESAŞ Satış Yetkilisi (Kurumsal) K.K.’ya atmış olduğu “regüle için
potansiyel” konu başlıklı e-postada şunlar ifade edilmektedir:
Arkadaşlar merhaba,
Geçmişte potansiyel listelerinde yer alan aşağıdaki müşteriler regüle’ye geçiş için
potansiyel olabilirler. Bu müşterilerle görüşmenizi rica ederim.
BP Muhatap Tesisat Tarife KAM
(…..) (…..) (…..) Sanayi ED
(…..) (…..) (…..) Sanayi SY
(…..) (…..) (…..) Sanayi KK
(…..) (…..) (…..) Sanayi ED
(…..) (…..) (…..) Ticarethane KK
(…..) (…..) (…..) Sanayi SY
İyi çalışmalar

18-27/461-224
121/436

(248) Belge 85: AYESAŞ Satış Saha Müdürü (Marmara Bölgesi) H. Y. tarafından
24.09.2017 tarihinde Ü. D.’ye gönderilen “Ülkü merhaba, yarın için sunumu ekteki gibi
hazırladım” konu başlıklı e-postanın ekinde yer alan sunumun yedinci sayfasında
aşağıdaki hususlar belirtilmiştir:
“Regüle Satışları
Regüle satışlarını arttırmaya yönelik aksiyonlarımız :
• Mart – Ağustos arasındaki Ninja’da teklif çalıştığımız müşterileri
yeniden harmanlamak
• Potansiyel müşteri listelerinden görüşülmemiş yada kazanılmamış
olan müşterileri yeniden yoklamak
• MHM’lere gelen >=400MWh olan müşterilerin regüle işlemlerini takip
etmek
• Yenileme müşterilerine önce P2 teklifini sunmak, kabul etmeyenleri
regüle’ye almak
• Bireysel kanaldan ST olmuş ve şu an tüketimi >=400MWh olan
müşterilerin listesine ulaşıp P2 teklifini kabul etmeyenleri regüle’ye
almak”
(249) Belge 86: AYESAŞ Satış Saha Müdürü (Marmara Bölgesi) H. Y., BAŞKENT Satış
Saha Yöneticisi G. G., BAŞKENT Keçiören Satış Takım Lideri D. B., BAŞKENT Müşteri
Hizmetleri Yetkilisi Y. S. arasında gerçekleşen yazışma içinde yer alan “RE: Enerjisa
Perakende Regüle’ye Geçiş” başlıklı e-postalarda şu ifadeler bulunmaktadır:

18-27/461-224
122/436

03.10.2017 – H. Y. > G. G.
(…..) merhaba,
Portföyümüzde bulunan ekteki Enerjisa Perakende tesisatlarını 01.11.2017 itibariyle
regüle’ye alacağız. Bu sebeple önce 5 Ekim’e kadar çıkış listesine koyacağız, 5
Ekim’den sonra da PSS’lerinin yapılması gerekiyor. İmza yetkilileri Ankara’da
olduğundan PSS’lerin Başkent’te yapılıp imzaların sıcağı sıcağına orada alınması
herkes için daha kolay olacaktır. Dikkat edilmesi gereken PSS yapma tarihinin
tesisatların okuma günlerini geçmemesidir. Dolayısıyla Ekim ortasına kadar
tamamlayabilirsek süper olur.
Konu hakkında yardımlarınızı rica ederiz.
P.S: ekte ki excel dosyasında bulunan Ayedaş sheetini dikkate almayınız.
İyi çalışmalar, (…..)
03.10.2017 – G. G. > D. B.
(…..) merhaba,
Ekteki Ayedaş hariç işlemleri (5 Ekim’den sonra) yapıp 2 müdüre imzalatabilir miyiz?
03.10.2017 – D. B. > G. G.
(…..) bey,2 müdür imzası demişsiniz.Hangi müdürler imzalamalı?
Diğer bir soru; tüm MHMler için mi yapacağız?Sadece Kızılay’ınkiler mi yapılacak?
10.10.2017 – G. G. > D. B.
Arkadaşlar,
2 farklı herhangi müdür, birisi (…..) olabilir.
Tüm Başkent noktaları için.
Detay için (…..) arayabilirsin bu arada (İstanbul kurumsal saha müdürü) (…..)”
18.10.2017 – G. G. > Y. S.
(…..) merhaba,
Sadece başkent değil, AYESAŞ ve Toroslar da yapılacakmış, AYEDAŞ hariç.
Kasım başı yapıp idari işlere imzalatılacak, detayları konuşuruz.
(250) Belge 87: ENERJİSA Satış Planlama ve Kanal Geliştirme Müdürlüğü tarafından
05.04.2017 tarihinde SALES_MS ve TMS’ye gönderilen “Satış Bilgilendirme//
Regüleye Geçirilecek Sanayi Müşterileri Yeni Liste Hk.” başlıklı e-postada aşağıdaki
hususlara yer verilmiştir:
“Merhaba,
Regüleye geçirilmesi planlanan 2. Parti kurumsal müşteri listesini ekte bulabilirsiniz.
Daha önce yapılan regüleye geçirme işlemlerinin aynısı 37 müşteri için de
yapılacaktır.
(…)
 IA-02 formunu tarih alanı boş olacak şekilde imzalatılmalıdır.
 Müşteri taahhüt ettiği dönemden önce başka bir tedarikçiye geçiş yapması
durumunda müşteriye sözleşmedeki ceza prosedürü uygulancaktır. Bu
konuda müşteriye bilgi verilmelidir.
(…)”
I.4.1.7. GTŞ Olmanın Verdiği Pazar Gücünün Kullanılmasına İlişkin Belgeler
(251) Belge 88: 06.09.2016 tarihinde A. E. A., O. E., Müşteri Hizmetleri Temsilcisi H. K. ve
Müşteri Hizmetleri Temsilcisi E. T. arasında geçen yazışma içinde yer alan ve ekinde
“Kopya Bisen Portföy Boşaltım (002) (2).xlsx “ isimli bir dosyanın bulunduğu “RE: (…..)
Portföy Boşaltımı Hk” başlıklı e-postada şu ifadeler yer almaktadır:

18-27/461-224
123/436

02.09.2016- S. S. > AYESAŞ Bölge Müdürlüğü
Değerli arkadaşlar,
(…..) enerji Epiaş’a olan teminatlarını zamanında yerine getiremediği için temerrüte
düşmüştür ve portföyünde bulunan tesisatların enerji tedariği tesisatların bulunduğu
bölgedeki yetkili Elektrik tedarik şirketinin sorumluluğuna girmiştir.
Ekte (…..) enerjinin Ayesaş bölgesinde bulunan tesisatları bulunmaktadır. Bu
tesisatlar yakın zamanda düzenlemeye tabi tarifeden sözleşme yapmak için Mhm
lerimize gelmeye başlayacaktır. Bu müşteriler Mhm lerimize sözleşme yapmak için
geldiklerinde kendilerine öncelikle Enerjisa SABİT tarifesini önermenizi müşteri
ısrarla sabit tarife istemez ise bu durumda Enerjisa Serbest tarifesini önermenizi rica
ederim.
İyi çalışmalar.
05.09.2016- U. Y. > B. G., C. K., Ç. E., D. P., F. Ş., H. K., K. D., M. A., M. K., O. E.,
S. D., S. S., T. Z., A. K., A. H., A. K., B. H., D., O., D. Ç., E. S., F. D., G. C., H. A. S.,
J. O., K. U., K. E., M. D., N. B., Y. Ç.
Arkadaşlar Merhaba,
(2) Müşterilerimiz MHM’lere gelmeden önce onları arayarak proaktif davranmamız
gerekecektir. Sizlere (…..) Bey ‘in paylaşmış olduğu tesisatların bulunduğu
lokasyonlara göre MHM arama dağılımını ekte paylaşıyorum. Müşterilerimizi arayıp
düzenlemeye düzenlemeye tabi sözleşme bilgisinin verilmesinden sonra MHM’ye
davet etmenizi ve MHM ye geldiğinde kendilerine öncelikle Enerjisa SABİT tarifesini
önermenizi rica ederim.
Row Labels
Count of ARAMA YAPACAK
MHM
ADALAR MHM 11
DUDULLU MHM 24
ERENKÖY MHM 83
İÇERENKÖY MHM 99
KADIKÖY MHM 104
KARTAL MHM 20
KAVACIK MHM 71
MALTEPE MHM 29
PENDİK MHM 40
SARIGAZİ MHM 34
ŞİLE MHM 5
ÜMRANİYE MHM 54
ÜSKÜDAR MHM 89
(blank)
Grand Total 663
İyi çalışmalar,
05.09.2016- O. E. > H. K., E. T., A. E. A.
Merhaba Arkadaşlar,
Ekteki tesisatları paylaştırdım agent kolonunda görebilirsiniz.
BU tesisatlar, (…..) ELEKTRİK in portföy boşaltımı yapması sonucu açığa çıkan
tesisatlar. Bu tesisatların sahiplerini MHM ye davet ederek onlara SABİT TARİFE
den satış yapmaya çalışacağız. Bu müşterileri aradığınızda, müşterilere (…..)
ELEKTRİK in portföy boşaltımı yaptığını, mutlaka bizimle sözleşme imzalamalarını

18-27/461-224
124/436

aksi takdirde kaçak elektrik kullanımına düşeceklerini belirtin. Müşteri geldiği vakit,
müşterimiz ile normal TİP1 sözleşmesi yapıp ona satış yapmaya çalışacağız.
06.09.2016- A. E. A. > O. E., H. K., E. T.
Merhaba (…..) Bey,
Aramalarım bitti, liste ekteki gibidir.
Bilgilerinize,
(252) Belge 89: AYESAŞ Müşteri Hizmetleri Süreç Yöneticisi B. A.’nın 15.03.2016 tarihinde
AYESAŞ Bölge Müdürlüğü; TOROSLAR Müşteri Hizmetleri; BAŞKENT Müşteri
Hizmetleri ve Müşteri İlişkileri Müdürlüğü’ne atmış olduğu “RWE ENERJİ HAKKINDA
SÜREÇ DEĞİŞİKLİĞİ” başlıklı e-postada aşağıdaki hususlar belirtilmiştir:
“Değerli Arkadaşlar,
(…..) enerjini portföy boşaltması ile ilgili bilgilendirme ile ilgili olarak manual abonelik
konusunda süreç değişikliğine gidilmiştir.
Fatura hizmet sağlayıcı alanı dolu geldiğinden ve bu alan silinemediğinden dolayı
manual aboenelik yapılmasına sistem izin vermemektedir. Bu nedenle aşağıdaki gibi
normal sürecimizi işleteceğiz.
Bilgilerinize sunarız,
1. Durum Müşterinin ekte belirtiolen mektubu alarak belirtilen diğer
tedarikçi ile sözleşme imzalanmadan MHM’ye başvuru yapılması
durumunda
01.Nisan 2016 tarihinden önce gelen MHM’ye gelen Müşteriler için:
1.1. Müşteriye, mektupta belirtildiği üzere tedarikçisiyle olan
sözleşmesinin 31 Mart tarihinden sonra sonlanacak olması
nedeniyle son kaynak tedariğine düşeceği bilgisi verilir. Bu sebeple
01 Nisan tarihinden sonra Mhm lerimize gelip sözleşme yapması
gerektiği, aksi halde bu tarihten sonraki tüketimin usulsüz tüketim
olacağı bildirilir. Usulsüz tüketim ve cezası hakkında bilgilendirme
yapılır.
1.2. Müşteri Nisan ayında gelip sözleşme yaptıktan sonra kendisine
serbest tarife sözleşmesi önerilir.
01 Nisan 2016 tarihinden sonra gelen müşteriler için :
1.3. Düzenlemeye tabi tarifeden normal şekilde sözleşme yürütülür.
Güvence bedeli tahsil edilir ve müşteriye Enerjisa serbest tarifesi
önerilir.
2. Durum  Müşteri ekteki mektupta belirtilen şekilde (…..) ile
sözleşmeyi imzalamış ve sözleşmeyi yeni tedarikçisine gönderdikten
sonra bilgi almak için MHM’mize gelmiştir.
Bu durumda Müşteri Hizmetleri temsilcimi müşterinin enerji
tüketimlerinin 01.04.2016 tarihinden itibaren (…..) firması tarafından
faturalandırılacağı bilgisini verir. Bilgilendirmeden sonra müşteriye
01 Mayıs 2016 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere Enerjisa
serbest tarife sözleşmesi- IA02 Formu ve Müşteri bilgilendirme
formu imzalatılır. Bu durumda IA03 formu imzalatılmasına gerek
yoktur. Yapılan sözleşme ile ilgili olarak fırsat oluşturulması 1 Nisan
– 7 Nisan 2016 tarihi aralığında yapılır.”

18-27/461-224
125/436

I.4.1.8. Perakende Satış Sözleşmesi (PSS) ile Serbest Tüketici İkili Anlaşmasının
Alınmasına İlişkin Belgeler
(253) Belge 90: AYESAŞ Müşteri Hizmetleri Süreç Yöneticisi B. A., Beykoz MHM Takım
Yöneticisi S. D., Ç. E. ve Üsküdar MHM Takım Yöneticisi M. A. arasında gerçekleşen
yazışma içinde yer alan “imzalı sözleşme talebi” başlıklı e-postalarda şu ifadeler
bulunmaktadır:
11.03.2016 – B. A. > S. D., Ç. E., M. A.
Arkadaşlar selam,
Bu aksama kadar aşağıdaki evrakları bana gönderebilir misiniz? Paket halinde
dosyalayarak göndermenizi rica ederim .
Kavcık → 3 müşteri için sözleşme örneği müşteri imzalı (pss ve satış sözleşmeleri
ve imzaladıkları ekler ve formlar) müşteri paketi seklinde paylaşabilirsiniz.
Ümraniye → 3 müşteri için sözleşme örneği müşteri imzalı (pss ve satış sözleşmeleri
ve imzaladıkları ekler ve formlar) müşteri paketi seklinde paylaşabilirsiniz
Maltepe → 4 müşteri için sözleşme örneği müşteri imzalı (pss ve satış sözleşmeleri
ve imzaladıkları ekler ve formlar) müşteri paketi seklinde paylaşabilirsiniz
Yardımlarınız için teşekkürler
11.03.2016 – B. A. > S. D.
Aynen cnm ama dosyanın içinde ayrı müşteriler olsun
Mesela aşağıdaki gibi
1. Müşteri → sadece PSS imzalamış ayrıca bu ekleri imzalamış, (1. Dosya)
2. Müşteri → pss ve standart sözleşme imzalamış +ekleri + formlar (2. Dosya)
11.03.2016 – B. A. > S. D.
Arkadaşlar,
Burada imzalattığımız sabit sözleşme varsa onun da örneği olursa iyi olur.
Bilginize
I.4.1.9. Diğer Belgeler
(254) Belge 91: 21.11.2016 tarihinde ENERJİSA Kıdemli Avukatı E. S. Y. ile Hukuk Satış
Regülasyon isimli kullanıcı arasında gerçekleşen yazışma içinde yer alan “RE: Bağlılık
programı hk.” konulu e-postada şu ifadelere yer verilmektedir:
31.10.2016 – G. K. > HUKUK.SATIS.SP@enerjisa.com
“Merhaba,
Yarınki toplantımızda aşağıdaki sorulara cevapları da arıyor olacağız. Hazırlığınız
olması açısından aklımıza gelen ilk sorular aşağıdaki gibidir.
• Bağlılık programı kapsamında müşterilerimize sunacağımız fırsatlarda regüle
müşterilerimizde dahil olabilir mi? Gelir tavanına etkisi var mı?
• Rekabet hukuku açısından bağlılık programı kapsamında Sabancı Holding
grup şirketlerinden müşterilerimize özel fırsat sunabilir miyiz?
• Bağlılık programını sağlayan çözüm ortağımız firma üzerinden fırsatların
müşterilerimize sunulmasının uygunluğu,
• Bağllık programı kapsamında fırsat sağlayacak firmalarla işbirliği sözleşme
sürecinin bağlılık programı çözüm ortağımız üzerinden yürütülmesinin
uygunluğu,
• Bağlılık programı kapsamında müşterilerimizin tüketimleri üzerinden puan
kazanılması ve sonrasında kullanılması konusunda finansal yükümlülük
boyutunun değerlendirilmesi (yaratıp yaratmayacağı),”
01.11.2016 – G. K. > A. S., E. S. Y., T. O.

18-27/461-224
126/436

“Merhaba,
Toplantıda üzerinden görüştüğümüz soruların cevaplarını aşağıdaki gibi not almıştık.
Varsa görüş ve eklemelerinizle son halini sunumumuza ekliyor olacağız.
• Bağlılık programı kapsamında müşterilerimize sunacağımız fırsatlarda regüle
müşterilerimizde dahil olabilir mi? Gelir tavanına etkisi var mı?
• EPDK’nın regüle müşterilere satış dışında herhangi bir faaliyette
bulunulmasına müsaade etmeyebileceği, ancak sürdürülmesi planlanan
faaliyetler ile müşterilere fayda sağlanması hedeflendiğinden, müşteriler
aleyhine herhangi bir durum söz konusu olmayacağı için EPDK yönünden
ciddi bir risk olmadığı değerlendirilmektedir. EPDK’nın faaliyeti uygun
bulmaması durumunda ise doğrudan bir para cezasına hükmetmeyeceği, çok
düşük bir ihtimalle, ihtar verebileceği düşünülmektedir.
Rekabet Hukuku yönünden regüle müşterilerin Bağlılık Projesi kapsamında
tutulmasındaki olası sakınca ise, henüz serbest tüketici sıfatını kazanmamış
müşterilerin, tarafımızca küçük olarak değerlendirilse dahi müşterilerin karar
almalarında önem arz edebilecek faydalar sağlanması neticesinde, serbest tüketici
oldukları an başka tedarikçilere gitmeyi tercih etmemelerinin tarafımızca pazarın
kapanması olarak değerlendirilebileceğidir. Ayrıca başka GTŞ’lerden elektrik alan
tüketicilere bu fırsatlar sağlanamayacağından eşit müşteriler arasında bir dengesizlik
yaratabilecektir. Bunun bir sonucu olarak da, Rekabet Kurumu tarafından ciromuz
üzerinden hesaplanacak yüksek oranlarda idari para cezasına hükmedilmesi söz
konusu olabilecektir.
Daha önce OSC projesi kapsamında rekabet danışmanımızdan benzer konuda
görüş almışız. Danışmanımız, regüle için yıkıcı fiyatlandırma ve diğer tedarikçilerin
satışlarını zora sokmamak kaydıyla OSC’nin uygulanabileceğini belirtmiş. Ancak
st’ler için de uygulanmak istendiği taktirde regüle müşteri bu avantajlara alışacağı
için st olduğunda bizi seçme ihtimali yükseliyor ve rekabeti bozucu bir hal alıyor
şeklinde görüş belirtmiş.
Rekabetten kaynaklı çekincemizden dolayı şimdilik serbest tüketiciler için projenin
yapılmasını, sunulacak fırsatların ise müşterinin vazgeçemeyceği ve bizi
seçmesinde önemli bir kriter olacak şekilde maddi değeri yüksek olmayan fırsatlar
olmasını öneririz.
• Rekabet hukuku açısından bağlılık programı kapsamında Sabancı Holding
grup şirketlerinden müşterilerimize özel fırsat sunabilir miyiz?Evet
sunabiliyoruz.
• Bağlılık programını sağlayan çözüm ortağımız firma üzerinden fırsatların
müşterilerimize sunulması uygun mudur?
• Evet, asli faaliyet sorumluluğumuz dışında olduğu için 3. Parti ile bağlılık
programı için işbirliği yapmamız uygundur.
• Bağlılık programı kapsamında fırsat sağlayacak firmalarla işbirliği sözleşme
sürecinin bağlılık programı çözüm ortağımız üzerinden yürütülmesi uygun
mudur?
• Evet uygundur fakat bağlılık programı kapsamında teklif sunacak firmalar ile
yapılacak işbirliği sözleşmesinin taslağı hakkında Hukuk departmanının
görüşleri alınacak ve sözleşmede olması gereken maddeler iletilerek, süreç
firmaya devredilecektir.
• Enerjisa olarak, bağlılık programı kapsamında müşterilerin puan kazanması
sonrasında finansal yükümlülüğümüz olur mu?
• Müşterilerimizin ödediği fatura tutarı veya tükettikleri kWh üzerinde puan
kazanma mekanizmasının olmadığı yani aksiyon bazlı (zamanında ödeme X

18-27/461-224
127/436

puan, hesaptan ödeme XX puan, doğum gününüz XX puan gibi) puan
kazanma mekanizmalarının finansal yükümlülük yaratmayacağı paylaşıldı”
21.11.2016 – E. S. Y. > Hukuk Satış Regülasyon
“Arkadaşlar Merhaba,
Bağlılık programı ile ilgili verdiğimiz görüş aşağıdadır. Ancak (…..) Bey regüle
müşteriler için de şiddetle bu projenin uygulanmasını istiyormuş. Aşağıdaki sorularla
birlikte bu konuyu kendi aranızda tekrar değerlendirebilir misiniz? Yarın bir telco
yaparak sonrasında (…..) Bey ile nihai görüşümüzü paylaşırız.
• Proje (…..) üzerinden yürütülse?
• Örneğin (…..) gelse müşterilere ve piyasaya katkı sağlamak amacıyla bizim
bölgemizdeki regüle müşterilere hediye veremez mi, avantaj sağlayamaz mı?
Aynı mantıkla ben de başka bölgelerdeki regülelere avantaj sağlayamaz
mıyım? Kendi bölgemi de buna dahil etsem?”
(255) Belge 92: 07.11.2016 tarihinde BAŞKENT Hukuk Başmüsaviri O. B. A., AYESAŞ Satış
İş Birimi Başkanı H. Ç. ve Satış Direktörü E. E. arasında gerçekleşen yazışma içinde
yer alan “RE: Aksa Elektrik Satış Sözleşmesi” konulu e-postada şu ifadelere yer
verilmektedir:
31.10.2016 – G. N. > K. Z.
“Sayın Genel Müdürüm.
Şirketimiz (…..) ile toptan elektrik satış konusunda anlaşmış bulunmaktadır.
sahadaki ekiplerimizle ev ev, işyeri işyeri gezip bu satış işlemlerini
gerçekleştireceğiz. Ancak şirketimize sistem kurulmadan son bir defa size yazmak
istedik.. Enerjisa'nın gerçekleştirdiği kısıtlamalar dolayısıyla kurumunuzun
tahsilatlarını gerçekleştirememekteyiz. İhaleye verdiğiniz Faturamatik firması ile de
bu konuda anlaşma sağlayamadığımızdan dolayı - ki teklifimiz şu yönde idi bize
açacağımız her noktada 50.000 adet fatura izni verin. komisyonda ödemeyin.
bizlerde Enerjisaya resmi bir şekilde taahhüt toplayalım. zira yıllarca bunu (…..)
gerçekleştirdik. 12 yıldan beri de (…..) çalışmaktayız. şu ana kadar da hçbir fraund
işlemimiz olmadı. zaten tüm sorumluluk firmamıza aittir. Sadece işyerinde
parakende olarak işyerine gelecek müşteri ile bu işin çözülemeyeceğini belirttik. bu
noktada Enerjisa tarafından gerekli yetki size verilirse böyle bir bayilik vermeye
hazırız dediler. böyle bir teklife sıcak bakmanız halinde Hatay ilinde başta olmak
üzere 4 adet Enerjia noktası kurabileceğimizi söyledik. Tahsilatlardan komisyon
ödemesi de Enerjisa'dan talep etmiyoruz.
Bu konuda bilgi talep etmekteyiz. Takdir edersiniz ki bizlerde ve lisanslı alt bayilerde
bu işten para kazanmaktadırlar. Böyle bir teklif bize (…..) tarafından verildi. tüm
bayilere sistem kurmak suretiyle elektrik satış hem de tahsilat ekranları olacaktır. bu
noktada talebimizi değerlendirir ve bizlere geri dönüş sağlayabilirseniz memnun
kalacağımızı belirtir, saygılar sunarız.”
(…)
05.11.2016 – H. Ç. > K. Z.
“Tamam Mudurm.
Ben de tanimiyorum aslinda, Faturamatikden biri.. Bize biraz posta koymus, siz
gelmezseniz ben Aksayla anlasirim gibi... :-)
Top bende, gonderdigin icin cok tesekkurler."
05.11.2016 – H. Ç. > E. E.
“(…..)
Bu hanim Faturamatik mi?

18-27/461-224
128/436

Eger oyle ise (…..) ile anlstigi anda tum iliskileri fesh edip, yaptigimiz dekarasyon
odemelerini geri istiyorum...
Net ve sert olalim.
(…..),
Hukuksal acidan destek lutfen. Ozellikle dekarasyon icin pesinen odenen paralari
geri almamiz lazim.”
07.11.2016 – O. B. A. > H. Ç., E. E.
“Günaydın,
(…..) Bey, (…..) ile konuşup tedbirleri hızlı bir şekilde alırız.”
(256) Belge 93: 08.09.2015 tarihinde TOROSLAR MHM-Bayi Satış Lideri F. K. ile Çağrı
Merkezi Takım Yöneticisi H. C. arasında gerçekleşen yazışma içinde yer alan “Toroslar
Deklarasyon Kasım Geçiş İçin Uygun Olmayan Tesisatlar Hk.” konulu e-postada şu
ifadelere yer verilmektedir:
“Merhaba,
Ekte bilgileri bulunan Toroslar bölgesi listesinde, Resmi Kurum vs gibi ihale kanunu
kapsamında elektrik satın alan ya da özel durumu nedeniyle geçişini
gerçekleştirilmemesi gereken ((…..) vs.) tesisatları sarı ile boyadık. Listede gerekli
kontrollerin yapılması ve aksiyon alınmaması gereken tesisatların da sarı ile
boyanarak tarafımızla paylaşılması için acil desteğinizi bekliyoruz. (...)”
(257) Belge 94: 11.08.2016 tarihinde ENERJİSA Genel Müdürü K. Z. tarafından M. K. ve M.
P.’ye gönderilen “Sayaçların en az 25 en fazla 35 günlük dönemlerde okunmasının
etkileri” konulu e-postada şu ifadeler bulunmaktadır:
BİLGİ NOTU
Konu
Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’nin yapılan değişiklik sonucu "Tüketim miktarının
tespiti, okuma ve fatura dönemleri" başlıklı 11'inci maddesinin 2'nci fıkrasının c
bendinde "Sayaçlar, en az 25 en fazla 35 günlük dönemlerle dağıtım şirketi
tarafından her takvim ayında bir defa okunur. Bu okuma aylık okuma olarak
değerlendirilir." İfadesine yer verilmiştir. Yapılan değişiklik ile dağıtım şirketlerine
bütün müşterilerin sayaçlarını her ay okuma zorunluluğu getirilmiştir.
Mevcut Durum
Şirketimiz sorumluluk alanında bulunan dağıtım bölgelerinde (Başkent ve Toroslar)
özellikle kırsal bölgelerde yer alan müşterilere ait sayaçlar iki ayda bir veya üç ayda
bir okunmaktadır. Bu sayede tüketimi düşük olan müşterilerin okuma operasyonu
verimli bir şekilde yürütülmektedir. Dağıtım bölgemizde sayaç okuma sıklıklarına
ilişkin bilgilere aşağıda yer verilmiştir.
Başkent bölgesinde (…..) adet sayaç iki veya üç aylık periyotlarla okunmaktadır. Bu
sayı Başkent bölgesinde bulunan toplam sayaç sayısının (…..) tekabül etmektedir.
Toroslar bölgesinde ise (…..) adet sayaç iki veya üç aylık periyotlarla okunmaktadır.
Bu sayı Toroslar bölgesinde bulunan toplam sayaç sayısının (…..) tekabül
etmektedir.
Ayedaş Bölgesinde bütün tesisatlarımız aylık periyotla okunmaktadır.
Değişiklik Sonrası Oluşacak İhtiyaçlar
Yönetmelikteki ilgili madde kapsamında bütün tesisatların okuma periyotlarının aylık
yapılması durumunda aşağıdaki tabloda görülebileceği üzere Başkent bölgesinde
(…..), Toroslar bölgesinde ise (…..) ilave personele ihtiyaç duyulacaktır.
İki bölgede (…..) ilave personelin istihdam edildiği durumda el aletleri maliyetleri ile
beraber yıllık civarında maliyet artışı olacaktır.

18-27/461-224
129/436

Tablo:
(Özetle Başkent ve Toroslar Bölgesinde gerekecek ilave personel sayısı ve
maliyetini göstermektedir.)
Değerlendirme ve Riskler
Yönetmeliğin 11 ' inci maddesinin 2 'nci fıkrasının d bendinde "Elektrik Piyasası
Lisans Yönetmeliği'nin 35 inci maddesinde belirtilen mücbir sebep halleri ile ağır
mevsim şartları, dönemsel kullanım ve benzeri nedenlerle okuma yapılmaması ve
Kurul tarafından uygun görülen haller dışında, dağıtım bölgesinin genelinde ya da
belli bir bölgesinde birinci fıkranın (c) bendine aykırı genel uygulamalar yapılamaz."
hükmü yer almaktadır.
iki veya üc ayda bir periyotlarla okunan sayaçların genel hatlarıyla kırsal bölge
(yayla/köy/şehir merkezine uzak noktalar vb...) olmaları sebebiyle yukarıdaki
maddedeki, mevsim şartları, dönemsel kullanım ve benzeri nedenlerle okuma
yapılamaması kapsamında değerlendirebileceği düşünülmektedir.
Maliyetlerin yüksek olması, operasyonel olarak uygulanması güç ve verimsiz bir iş
yükünün gelmesi sebebiyle okuma periyotlarının tekrar düzenlenmesi
düşünülmemektedir.
Konu hakkında herhangi bir şikayet olması veya denetleme sırasında bulgu tespiti
halinde EPDK tarafından Şirketimize ilk etapta ihtar verilmesi, devamı halinde idari
para cezası uygulanması riski bulunmaktadır, ihtar sürecinde d bendi kapsamında
savunma yapılarak EPDK'nın konu hakkındaki görüşlerini aldıktan sonra aksi bir
cevap alınması durumunda cezai işlem uygulanmaması için personel alımı yoluyla
en fazla bir ay içerisinde okuma periyotlarının düzeltilmesi yoluna gidilecektir.
İlave personelin alınması halinde oluşacak ilave maliyet de mevcut tarife dönemi
içinde EPDK'dan talep edilecektir.
I.4.2. Yapılan Görüşmede Edinilen Bilgiler
(258) Önaraştırma kapsamında unvanının gizli tutulmasını isteyen bir bağımsız tedarik
şirketi ile görüşme yapılmıştır. Başta TOROSLAR EDAŞ ve TOROSLAR olmak üzere
ENERJİSA bünyesindeki şirketlerin uygulamalarına yönelik görüşmede;
- Toroslar bölgesinde serbest tüketicilerin tüketim değerlerinin Ocak’tan
Ağustos’a ciddi değişiklikler gösterdiği, afaki rakamların çıkarıldığı, itiraz
edildiğinde genel geçer cevapların alındığı,
- Müşterinin bu tüketim değerlerine itiraz ettiği, ancak dağıtım şirketlerinden
makul bir açıklama gelmediğinden kendilerinin müşteriye açıklama yapamadığı,
optik okuma talep ettiklerinde ise dağıtım şirketinin bu maliyete katlanmak
istemediği ısrarlar sonucunda inceleme yapıldığında ise hatanın fark edildiği ve
GDDK aldıkları ancak bunu alsalar bile kendileri ve müşteri açısından
mağduriyetin devam ettiği,
- Altı aydır okunamamış T1 sayaçlarının olduğu, tahminleme ile ilgili bu sorunlar
noktasında yapılan itirazlara birçok kez cevap alınamadığı, tahminleme genelde
yukarı yönlü olduğu için ödemelerinin de yüksek olduğu,
- Yakın zamanda yaşanan bir örnek olarak, şirketleri portföyüne geçen (…..) için
tahminleme bile yapılmadığı, tüketim yüklenmediği, bu nedenle açma kesme
biriminin enerjiyi kesik gördüğü ve müşterinin başvuru yapmasını istediği,
müşteri dağıtım şirketine başvurunca da tekrar tedarikçi şirkete yönlendirildiği,
bu durumun da müşterinin de tedarikçi değiştirdim kötü hizmet almaya başladım
diye düşünmesine neden olduğu,

18-27/461-224
130/436

- Ayrıca, tüketimleri serbest tüketici limitini geçen müşterileri sorgulamanın da
ENERJİSA’da problemli olduğu, ayın beşine, bir başka deyişle en son güne
bırakıldığı, dağıtım şirketinin serbest tüketici limitini geçen müşterileri EPİAŞ’ın
portalına yüklemediği, bu halde de ETSO koduna ulaşıp EPİAŞ’tan talep
yapılamadığı, ENERJİSA arandığında ise henüz güncelleme yapılmadığı
bilgisinin alındığı, kendilerinin serbest tüketici limitini geçtiğini tespit ettikleri,
müşteriler bakımından ENERJİSA’ya ulaşarak güncelleme yapılmasının
istendiği ancak bunun da son güne bırakıldığı
beyan edilmiştir.
(259) 11.04.2017 tarihinde (…..) yetkilileriyle yapılan görüşmede; ENERJİSA bölgelerinde,
(…..) portföyünde bulunan bir müşterinin ENERJİSA tarafından K1 portföyüne alındığı
durumların söz konusu olduğu ifade edilmiştir.
(260) 14.04.2017 tarihinde (…..) yetkilileriyle yapılan görüşmede;
- Özellikle Toroslar bölgesinde; bir müşterinin (…..)’nın portföyüne girdikten
hemen sonraki ilk aylarda tahminlemeden veya başka nedenlerden dolayı
tüketim yüklemelerinin çok yüksek girildiği ve bu durumun tüketicide güven
eksikliğine sebep olduğu dolayısıyla (…..)’nın prestijinin zarar gördüğü,
- Buna benzer durumlarda söz konusu yanlışlığın düzeltilmesi için (…..)
tarafından tüketicinin itiraz amacıyla dağıtım şirketine yönlendirildiği, ancak
dağıtım şirketi ile iletişime geçince tüketicilere “bizden çıkmasaydınız böyle
olmazdı” şeklinde beyanlarda bulunulduğu,
- Bu sorunun dağıtım şirketi ile e-posta yolu ile paylaşıldığı, cevabın ise telefonla
alındığı dolayısıyla bu konuyla ilgili (…..)’nın yazılı belgeye sahip olmadığı,
- Okuma konusunda sadece portföy değişikliği sonrasında değil devamlı surette
sorunların yaşandığı,
- Teminat hesabı konusunda da sorunların yaşandığı, sorun yaşanan bölgeler
içerisinde ENERJİSA bölgelerinin de bulunduğu ve en problemli bölgenin ise
Toroslar bölgesi olduğu
ifade edilmiştir.
I.5. Sektörel Çerçeve
I.5.1. Elektrik Dağıtım ve Perakende Satış Faaliyetine ilişkin Düzenleyici Çerçeve
I.5.1.1. Dağıtım Şirketlerinin Faaliyetlerine Yönelik Düzenlemeler
(261) 6446 sayılı Kanun’un 3. maddesinde dağıtım şirketi, belirlenen bir bölgede elektrik
dağıtımı ile iştigal eden tüzel kişi olarak tanımlanmaktadır. Dağıtım faaliyetine ilişkin
hükümlerin yer aldığı 9. maddenin birinci fıkrası şu şekildedir:
“Dağıtım faaliyeti, lisansı kapsamında, dağıtım şirketi tarafından lisansında
belirlenen bölgede yürütülür. Dağıtım şirketi, lisansında belirlenen bölgede
sayaçların okunması, bakımı ve işletilmesi hizmetlerinin yerine getirilmesinden
sorumludur.”
(262) Söz konusu hükmün devamında ise “Piyasa faaliyeti gösteren tüzel kişiler bir dağıtım
şirketine ve dağıtım şirketi piyasa faaliyeti gösteren tüzel kişilere doğrudan ortak
olamaz. Dağıtım şirketi, dağıtım faaliyeti dışında bir faaliyetle iştigal edemez.”
ifadelerine yer verilerek dağıtım şirketlerinin faaliyetlerinin esas faaliyet alanları ile
sınırlandığı görülmektedir.

18-27/461-224
131/436

(263) 6446 sayılı Kanun’un 9. maddenin ikinci fıkrasında dağıtım şirketinin yükümlülükleri,
“Dağıtım şirketi, lisansında belirtilen bölgedeki dağıtım sistemini elektrik enerjisi üretimi
ve satışında rekabet ortamına uygun şekilde işletmek, bu tesisleri yenilemek, kapasite
ikame ve artırım yatırımlarını yapmak, dağıtım sistemine bağlı ve/veya bağlanacak
olan tüm dağıtım sistemi kullanıcılarına ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda eşit
taraflar arasında ayrım gözetmeksizin hizmet sunmak […]” olarak düzenlenmektedir.
Bu bakımdan dağıtım şirketine, sistem kullanıcılarına eşit bir şekilde hizmet verme
yükümlülüğü getirilmektedir.
(264) Dağıtım şirketlerinin hak ve yükümlülüklerinin daha ayrıntılı bir şekilde düzenlendiği
Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği’nin (Lisans Yönetmeliği) 33. maddesi şu
şekildedir:
“(1) Dağıtım lisansı, sahibine;
a) Lisansında belirlenen dağıtım bölgesinde dağıtım faaliyetinde bulunma,
b) Kurum tarafından belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde, dağıtım
faaliyetiyle birlikte yürütülmesi verimlilik artışı sağlayacak nitelikteki piyasa dışı
bir faaliyeti yürütme,
(…)
hakkını verir.
(2) Dağıtım lisansı sahibi, ilgili mevzuatta sayılanların yanısıra;
a) Lisansında belirlenen bölgedeki dağıtım gerilim seviyesinden bağlı
tüketicilerin sayaçlarının kurulumu, bakımı ve işletilmesi hizmetlerini yürütmek,
söz konusu bölgede yer alan sayaçları okumak ve elde edilen verileri ilgili
tedarikçilerle ve piyasa işletmecisiyle paylaşmak,
b) Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla mevcut kullanıcıların mülkiyetinde
olan sayaçları, ilgili mevzuat çerçevesinde devralmak,
c) Lisansında belirtilen bölgedeki dağıtım sistemini, elektrik enerjisi üretimi ve
satışında rekabet ortamına uygun şekilde işletmek,
(…)
d) Dağıtım sistemine bağlı ve/veya bağlanacak olan tüm dağıtım sistemi
kullanıcılarına ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda eşit taraflar arasında
ayrım gözetmeksizin hizmet sunmak,
e) İlgili yönetmelik hükümleri doğrultusunda yan hizmetleri sağlamak,
f) Tedarik şirketlerinin ilgili mevzuat kapsamındaki yükümlülüklerini yerine
getirebilmesi için gerekli olan bilgileri, talep edilmesi halinde sağlamak,
(…)
l) Serbest tüketicileri herhangi bir tedarikçiye yönlendirmemek,
m) Serbest tüketicilerin tedarikçilerini değiştirmek istemeleri durumunda ilgili
mevzuat çerçevesinde gerekli hizmet ve bilgileri sağlamak,
(…)
ö) Bölgesinde yürütülen perakende satış faaliyetlerinde, tüm tedarik lisansı
sahibi tüzel kişilere eşit taraflar arasında ayrım gözetmeden dağıtım hizmeti
sağlamak,
(…)
t) Piyasa faaliyeti gösteren diğer tüzel kişilere doğrudan ortak olmamak,
u) Piyasada faaliyet gösteren tüzel kişilere, ortaklık yapısında doğrudan pay
sahibi olarak yer vermemek,
(…)

18-27/461-224
132/436

v) Kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde dağıtım faaliyetiyle birlikte
yürütülmesi verimlilik artışı sağlayacak nitelikteki piyasa dışı faaliyetler hariç
olmak üzere, dağıtım faaliyeti dışında başka bir faaliyetle iştigal etmemek,
(…)
ile yükümlüdür.
(…)
(265) Lisans Yönetmeliği’nin “Bağlantı başvurularının değerlendirilmesi” başlıklı 6.
maddesinde de aşağıda yer verilen hüküm ile yine dağıtım şirketinin ayrımcılık
yapmadan faaliyet göstermesi düzenlenmektedir.
“Dağıtım şirketi; bölgedeki yük karakteristiğine göre, kullanıcının hangi gerilim
seviyesinden sisteme bağlanacağının belirlenmesinde ve kullanıcı
bağlantılarının tesis ve tahsis edilmesi veya değiştirilmesi yönündeki taleplerinin
karşılanmasında eşit taraflar arasında ayırım gözetmeksizin hareket eder.”
(266) Bunların yanı sıra Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’nde (THY) de
dağıtım şirketlerinin görev ve sorumluluklarına yer verildiği görülmektedir. Bu
kapsamda tüketim miktarının tespiti, okuma ve fatura dönemlerine ilişkin bahsi geçen
yönetmeliğin 11. maddesinde şu hükümler yer almaktadır53:
“(c) Sayaçlar, en az 25 en fazla 35 günlük dönemlerle dağıtım şirketi tarafından
her takvim ayında bir defa okunur. Bu okuma aylık okuma olarak değerlendirilir.
(ç) Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişi, tüketici sayacının endekslerini okur. Birbirini
takip eden iki dönem arasındaki endeks farkının çarpan faktörü ile çarpımı
sonucu bulunan değer tüketicinin elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilir.
Serbest tüketiciler için, okunan endeks değerleri okuma tarihi bilgisi ile birlikte
en geç 3 gün içerisinde Piyasa Yönetim Sistemi’ne girilir.”
(…)
(2) İkili anlaşma ile elektrik temin eden tüketicilere dağıtım şirketi tarafından
okuma bildirimi bırakılır ya da tüketicilerin dağıtım şirketinden talep etmesi
halinde okuma bildirimi elektronik ortamda tüketiciye gönderilir […]”54
(267) Söz konusu hükümlerden tüketicilere ait sayaçların her ay olmak üzere 25-35 günlük
dönem içerisinde okunarak endeks değerlerinin üç gün içerisinde Piyasa Yönetim

53 30.05.2018 tarihli ve 30436 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan THY’de sayaç okuma ile ilgili
düzenlemeler şu şekilde değiştirilmiştir:
“MADDE 32 – (1) Sayaçlar, en az 25 en fazla 35 günlük dönemlerle dağıtım şirketi tarafından her takvim
ayında bir defa okunur. Bu okuma aylık okuma olarak değerlendirilir.
(2) Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliğinin 35 inci maddesinde belirtilen mücbir sebep halleri ile ağır
mevsim şartları, dönemsel kullanım ve benzeri nedenlerle okuma yapılamaması ve Kurul tarafından
uygun görülen haller dışında, dağıtım bölgesinin genelinde ya da belli bir bölgesinde birinci fıkraya aykırı
genel uygulamalar yapılamaz. Bu fıkra kapsamındaki kullanım yerlerinde sayaçlar yılda en az iki defa
okunur.
(3) Tedarikçi değiştirme ve serbest tüketici olma sürecinde ay sonu endeks değerinin okunamadığı
hallerde eski tedarikçi için son endeks değeri, yeni tedarikçi için ilk endeks değeri Tahmini Tüketim
Değeri Belirleme Metodolojisi çerçevesinde belirlenen değerdir.
(4) Serbest tüketiciler için, okunan endeks değerlerinin okuma tarihi bilgisi ile birlikte en geç 3 gün
içerisinde PYS’ye girişi yapılır.
(5) Tüketicilere dağıtım şirketi tarafından okuma bildirimi bırakılır ya da tüketicilerin dağıtım şirketinden
talep etmesi halinde okuma bildirimi elektronik ortamda tüketiciye gönderilir. Tedarik şirketi, dağıtım
şirketinden fatura/ödeme bildirimi tebliği hizmeti alımı yapabilir. Okuma bildirimi içerisinde yer alan
bilgiler fatura/ödeme bildirimi içerisinde de düzenlenebilir.”
54İlgili hüküm 04.08.2016 tarih ve 29791 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan yönetmelik ile
değiştirilmiştir.

18-27/461-224
133/436

Sistemi’ne (PYS) girilmesi gerektiği ve tüketicilerin tüketim miktarlarına ilişkin verilere
erişim kolaylığının tesis edilmeye çalışıldığı anlaşılmaktadır.
(268) THY’nin “Tüketicilerin bilgilendirilmesi ile tüketici hakları ve zararların tazmini” başlıklı
19. maddesinin dördüncü fıkrasında ise dağıtım şirketlerinin “tüketicinin talebi halinde
ve her takvim yılı içerisinde iki defadan fazla olmamak üzere, tüketicinin geçmiş
yirmidört aya yönelik elektrik enerjisi tüketimini tek zamanlı veya çok zamanlı olarak
kWh cinsinden gösteren belgeyi ücretsiz olarak” sunmakla yükümlü oldukları
belirtilmektedir.
(269) Serbest tüketici veri tabanına ilişkin dağıtım şirketlerinin görevlerinin yer aldığı DUY’un
ilgili hükümlerine aşağıda yer verilmektedir:
“MADDE 30/B55 – (1) Serbest tüketicilere ilişkin uzlaştırmaya esas veriş-çekiş
birimlerine ait tedarikçi değiştirme ve mali uzlaştırma56 süreçlerinde kullanılmak
üzere TEİAŞ ve dağıtım lisansı sahibi tüzel kişiler hizmet sundukları ve
sayaçlarını okumakla yükümlü oldukları serbest tüketicilerin aşağıda yer alan
bilgilerini PYS üzerinde tanımlanacak veri tabanına eklemek ve güncel tutmakla
yükümlüdür:
a) 57,
b) Tüketim noktasının PYS’ye kayıt için gerekli tekil kodu58,
c) Tüketim noktasının içerisinde bulunduğu il ve ilçe bilgisi,
ç) Tüketim noktasının açık adresi,
d) Abone grubu ve belirlenmişse abone alt grubu59,
e) Tüketim noktasına profil uygulanıp uygulanmadığı60,
f) Tüketim noktasına tahmini değer uygulanıp uygulanmadığı61,
g) Tüketim noktasının sözleşme gücü62.
2) 63,64 Tedarikçiler, tedarikçi değiştirme, mali uzlaştırma ve serbest tüketici
portalı süreçlerinde kullanılmak üzere tüketicilerine ilişkin;
a) Serbest tüketicinin adı ve soyadı veya unvanı,
b) Gerçek kişiler için T.C. kimlik numarası veya yabancı kimlik numarası;
tüzel kişiler için vergi kimlik numarası, yetkili kişinin adı ve soyadı, T.C.
kimlik numarası veya yabancı kimlik numarası
bilgilerini PYS üzerinde tanımlanacak veri tabanına eklemek ve güncel tutmakla
yükümlüdür.
(…)
(4) PYS, 30/A maddesi kapsamındaki kayıt girişleri sırasında yeni tedarikçi
olmak isteyen piyasa katılımcısının sayaç kaydı için giriş yaptığı tekil kodun65
birinci fıkranın (b) bendi çerçevesinde oluşturulan veri tabanında olup
olmadığını kontrol eder. Veri tabanında yer alan tekil kodlarla eşleşmeyen
girişlere izin verilmez.

55 28.03.2015 tarih ve 29309 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yönetmelikle eklenmiştir.
56 28.05.2016 tarih ve 29725 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yönetmelikle eklenmiştir.
57 28.05.2016 tarih ve 29725 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yönetmelikle yürürlükten kaldırılmıştır.
58 28.05.2016 tarih ve 29725 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yönetmelikle değiştirilmiştir.
59 28.05.2016 tarih ve 29725 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yönetmelikle eklenmiştir.
60 28.05.2016 tarih ve 29725 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yönetmelikle eklenmiştir.
61 28.05.2016 tarih ve 29725 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yönetmelikle eklenmiştir.
62 28.05.2016 tarih ve 29725 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yönetmelikle eklenmiştir.
63 28.05.2016 tarih ve 29725 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yönetmelikle değiştirilmiştir.
64 14.01.2017 tarih ve 29948 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yönetmelikle değiştirilmiştir.
65 28.05.2016 tarih ve 29725 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yönetmelikle değiştirilmiştir.

18-27/461-224
134/436

(5) TEİAŞ ve dağıtım lisansı sahibi tüzel kişilerin veri tabanına ilişkin
yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeni ile serbest tüketicinin yeni
tedarikçisinin portföyüne geçişinin engellendiğinin tespiti halinde PYS
üzerinden, Piyasa İşletmecisi tarafından belirlenerek duyurulan süreç
çerçevesinde66 gerekli düzeltme yapılır ve Kanunun 16 ncı maddesi uyarınca
yaptırım uygulanır.
(270) Yukarıdaki hükümler doğrultusunda, dağıtım şirketinin serbest tüketici veri tabanına
girmekle yükümlü olduğu tüketicilere ait bilgilerin, yalnızca söz konusu tüketicinin
portföyünde yer aldığı tedarikçi tarafından bilinebileceği görülmekte ve dolayısıyla
dağıtım şirketinde bulunan bu bilgilerin diğer tedarikçilerin faaliyetleri bakımından
stratejik öneme sahip olduğu değerlendirilmektedir.
I.5.1.2. Dağıtım Şirketleri ile Perakende Satış Şirketleri Arasındaki İlişkiler,
Ayrıştırma Kuralları ve Ayrımcı Uygulamalara Yönelik Düzenlemeler
(271) Yukarıda da yer verildiği üzere, 6446 sayılı Kanun’un 9. maddesi ile piyasa faaliyeti
gösteren tüzel kişilerin bir dağıtım şirketine ve dağıtım şirketinin de piyasa faaliyeti
gösteren tüzel kişilere doğrudan ortak olması yasaklanmış; dağıtım şirketinin, dağıtım
dışında herhangi bir faaliyetle iştigal etmeyen, bağımsız, tüm taraflara eşit uzaklıkta
duracak ve taraflar arasında ayrım gözetmeden faaliyet gösterecek bir yapıda olması
amaçlanmıştır.
(272) Dağıtım ve Perakende Satış Faaliyetlerinin Hukuki Ayrıştırılmasına ilişkin Usul ve
Esaslar ise EPDK’nın 12.09.2012 ve 4019 sayılı kararı ile belirlenmiştir. Buna göre;
hukuki ayrıştırma dağıtım lisansı sahibi tüzel kişiler tarafından dağıtım ve perakende
satış faaliyetlerinin ayrı tüzel kişilikler altında yürütülmesi şeklinde tanımlanmış ve
dağıtım şirketlerinin, dağıtım ve perakende satış faaliyetlerini 01.01.2013 tarihinden
itibaren ayrı tüzel kişilikler altında yürütecekleri düzenlenmiştir.
(273) Bununla birlikte, Lisans Yönetmeliği’nin “Hukuki ayrıştırma kapsamında hizmet alımı”
başlıklı geçici 4. maddesinde 01.01.2016 tarihine kadar ayrıştırma ilkesine ilişkin
aşağıda yer alan bazı istisnaların tanındığı görülmektedir.
“(1) Görevli tedarik şirketi, 1/1/2013 tarihinden itibaren, kısmi bölünme ve diğer
devir işlemlerinin tamamlandığı tarihe kadar, ilgili mevzuat kapsamında
sunmakla yükümlü olduğu hizmetleri dağıtım şirketinden hizmet alımı yoluyla
temin eder. Ancak bu fıkra kapsamındaki hizmet alımı 6 (altı) aydan fazla
olamaz. Bu süre, özelleştirme kapsamında olan görevli tedarik şirketleri için 12
(oniki) ay olarak uygulanır.
(2) Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişiler, birinci fıkrada belirtilen hizmet alımı
süresince, lisansları kapsamında perakende satış ve perakende satış hizmeti
faaliyetlerini de yürütebilirler.
(3) Görevli tedarik şirketlerinin faaliyetlerini sürdürebilmek için ihtiyaç duydukları
yönetim ve destek hizmetlerine (muhasebe, finans, hukuk, insan kaynakları gibi)
ait birimler, kendileri tarafından oluşturulur veya bu hizmetler, hizmet alımı
yoluyla karşılanabilir. Dağıtım şirketleri, bu hizmetlere ilişkin alımlarını, 1/1/2016
tarihinden itibaren ilgili ana şirketten ve bu şirketin kontrolünde olan şirketlerden
temin edemezler.
(4) Dağıtım şirketleri ile görevli tedarik satış şirketleri, 1/1/2016 tarihinden
itibaren farklı fiziksel ortam ve bilgi sistemleri alt yapısı kullanarak hizmet
verirler.”

66 14.01.2017 tarih ve 29948 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yönetmelikle eklenmiştir.

18-27/461-224
135/436

(274) Öte yandan, yukarıda detaylı bir şekilde yer verilen Lisans Yönetmeliği’nin “Dağıtım
lisansı sahibinin hak ve yükümlülükleri” başlıklı 33. maddesi uyarınca dağıtım şirketi,
tüketicilerin tedarikçi değiştirme süreçlerinde yardımcı olmalı, tedarikçilere geçiş
konusunda tüketicilere herhangi bir yönlendirme yapmamalı, faaliyetlerinde, kendisiyle
aynı kontrol yapısındaki GTŞ ile diğer tedarik şirketleri arasında ayrımcılık
yapmamalıdır.
I.5.1.3. GTŞ'ler ve Tedarik Şirketlerinin Faaliyetlerine Yönelik Düzenlemeler
(275) 6446 sayılı Kanunu’nun 3. maddesinde GTŞ, “Dağıtım ve perakende satış
faaliyetlerinin hukuki ayrıştırması kapsamında kurulan veya son kaynak tedariği
yükümlüsü olarak Kurul tarafından yetkilendirilen tedarik şirketi”; tedarik67 şirketi ise
“Elektrik enerjisinin ve/veya kapasitenin toptan ve/veya perakende satılması, ithalatı,
ihracatı ve ticareti faaliyetleri ile iştigal edebilen tüzel kişi” olarak tanımlanmaktadır.
Toptan ve perakende satış faaliyetlerinin düzenlendiği 10. maddede ise;
(2) tedarik şirketlerinin, herhangi bir bölge sınırlaması olmaksızın serbest
tüketicilere toptan veya perakende satış faaliyetlerinde bulunabileceği,
(4) dağıtım şirketi tarafından yürütülmekte olan perakende satış faaliyetinin,
görevli tedarik şirketi tarafından yerine getirileceği, görevli tedarik şirketinin ilgili
dağıtım bölgesinde bulunan serbest tüketici olmayan tüketicilere Kurul
tarafından onaylanan perakende satış tarifeleri üzerinden elektrik enerjisi satışı
yapacağı,
(5) Görevli tedarik şirketinin, serbest tüketici niteliğini haiz olduğu hâlde, başka
bir tedarikçiden elektrik enerjisi temin etmeyen tüketicilere, son kaynak
tedarikçisi sıfatıyla elektrik enerjisi sağlamakla yükümlü olduğu, bu şirketin son
kaynak tedarikçisi sıfatıyla faaliyet göstereceği bölgenin, ilgili dağıtım bölgesi
olduğu ve bu hususun tedarik lisansına dercedileceği,
(6) Tedarik lisansı sahibi özel sektör tüzel kişilerinin üretim ve ithalat
şirketlerinden satın alacağı elektrik enerjisi miktarının, bir önceki yıl ülke
içerisinde tüketilen elektrik enerjisi miktarının yüzde yirmisi ile yine söz konusu
özel sektör tüzel kişilerinin nihai tüketiciye satışını gerçekleştireceği elektrik
enerjisi miktarının da bir önceki yıl ülke içerisinde tüketilen elektrik enerjisi
miktarının yüzde yirmisini geçemeyeceği,
(7) Görevli tedarik şirketinin piyasada rekabeti kısıtlayıcı veya engelleyici etki
doğuran davranış veya ilişkilerinin tespiti hâlinde ilgili tedarik şirketinin, Kurulca
öngörülecek tedbirlere uymakla yükümlü olduğu, Kurulun bu tedarik şirketinin
yönetiminin yeniden yapılandırılması veya dağıtım şirketiyle sahiplik ya da
kontrol ilişkisinin belli bir program dâhilinde kısıtlandırılmasını ya da
sonlandırılmasını da içeren tedbirleri alacağı
belirtilmektedir. Dolayısıyla, piyasada rekabeti kısıtlayıcı etki doğuran uygulamaların
tespiti halinde GTŞ’nin, EPDK tarafından öngörülen ve dağıtım şirketi ile arasındaki
sahiplik ilişkisi bakımından mülkiyet ayrıştırmasına kadar varabilecek olan tedbirlere
muhatap olabileceği anlaşılmaktadır.
(276) Lisans Yönetmeliği’nin 34. maddesinde düzenlenen tedarik lisansı sahibinin hak ve
yükümlülükleri ise şu şekildedir:
(1) Tedarik lisansı, sahibine;
a) Herhangi bir bölge sınırlaması olmaksızın serbest tüketicilerle, elektrik
enerjisi ve/veya kapasitesi ticareti yapabilme,

67 Tedarik, elektrik enerjisinin ve/veya kapasitenin toptan veya perakende satışını ifade etmektedir.

18-27/461-224
136/436

b) Diğer lisans sahibi tüzel kişilerle elektrik enerjisi ve/veya kapasite ticareti
faaliyetinde bulunma,
c) Organize toptan elektrik piyasalarında, elektrik enerjisi ve/veya kapasitesi
ticareti yapma,
ç) Bakanlığın uygun görüşü doğrultusunda uluslararası enterkonneksiyon şartı
oluşmuş ülkelerden veya ülkelere, Kurul onayı ile elektrik enerjisi ithalatı ve
ihracatı faaliyetlerini yapabilme
hakkını verir.
(2) Tedarik lisansı, görevli tedarik şirketine, birinci fıkrada ve ilgili mevzuatta
sayılanların yanı sıra;
a) İlgili dağıtım bölgesinde bulunan serbest olmayan tüketicilere Kurul
tarafından onaylanan perakende satış tarifeleri üzerinden elektrik enerjisi satışı
yapma,
b) İlgili dağıtım bölgesinde, son kaynak tedarikçisi sıfatıyla elektrik enerjisi
sağlama
hakkını verir.
(3) Tedarik lisansı sahibi, ilgili mevzuatta sayılanların yanı sıra;
a) Elektrik enerjisi satışı yapılan serbest tüketiciler ile ilgili bilgileri, TEİAŞ’a veya
ilgili dağıtım şirketine vermek,
b) İletim tarifesi ve/veya dağıtım tarifesine göre belirlenen bedelleri ödemek,
c) Hizmet verilen tüketiciler ile ilgili olarak, bölgesindeki dağıtım şirketinin talep
ettiği bilgileri, dağıtım şirketinin ilgili mevzuat kapsamındaki yükümlülüklerini
yerine getirebilmesi için gerekli olması koşuluyla, talep tarihinden itibaren 30
gün içinde sunmak
ile yükümlüdür.
(4) Görevli tedarik şirketi, üçüncü fıkra ve ilgili mevzuatta sayılanların yanı sıra;
a) Lisansına kayıtlı olan dağıtım bölgesinde bulunan serbest olmayan
tüketicilere Kurul tarafından onaylanan perakende satış tarifeleri üzerinden
elektrik enerjisi satışı yapmak,
b) İlgili dağıtım bölgesinde, son kaynak tedarikçisi sıfatıyla elektrik enerjisi
sağlamak,
c) Piyasada rekabeti kısıtlayıcı veya engelleyici etki doğuran davranış veya
ilişkilere girmemek, bu tür davranış veya ilişkilerin tespiti halinde Kurulca
öngörülecek tedbirlere uymak,
(…)
ile yükümlüdür.
(…)
(6) Görevli tedarik şirketleri dışındaki tedarik lisansı sahibi tüzel kişiler, lisansları
kapsamında serbest olmayan tüketicilere elektrik enerjisi ve/veya kapasite
satışı yapamazlar.
(277) Söz konusu hükümler uyarınca, belirli bir dağıtım bölgesinde bulunan serbest olmayan
tüketicilere yalnızca GTŞ’ler elektrik enerjisi satışı yapabilirken, serbest tüketicilere
yönelik elektrik enerjisi satışı bölge kısıtlaması olmaksızın tüm tedarik şirketleri
tarafından gerçekleştirilebilmektedir. Öte yandan, serbest tüketici niteliğini haiz olduğu
hâlde, başka bir tedarikçiden elektrik enerjisi temin etmeyen tüketicilere de GTŞ’ler son
kaynak tedarikçisi sıfatıyla elektrik enerjisi sağlamaktadır.

18-27/461-224
137/436

(278) THY’nin 4. maddesinde GTŞ’ler ve tedarik şirketleri ile tüketiciler arasında imzalanan
sözleşmelere ilişkin tanımlar yer almaktadır68:
- İkili anlaşma: Gerçek veya tüzel kişiler arasında özel hukuk hükümlerine tabi
olarak, elektrik enerjisi ve/veya kapasitenin alınıp satılmasına dair yapılan ve
Kurul onayına tabi olmayan ticari anlaşmalar,
- Perakende satış sözleşmesi: Bağlantı anlaşması mevcut olan kullanım yeri
için, görevli tedarik şirketi ile tüketiciler arasında ilgili mevzuat hükümleri
çerçevesinde, perakende satış tarifesi veya son kaynak tarifesinden elektrik
enerjisi ve/veya kapasite temini ile hizmet alımına yönelik olarak yapılan
faaliyetlere ilişkin koşul ve hükümleri kapsayan sözleşmeler.
- Son kaynak tedariği: Serbest tüketici niteliğini haiz olduğu hâlde elektrik
enerjisini, son kaynak tedarikçisi olarak yetkilendirilen tedarik lisansı sahibi
şirket dışında bir tedarikçiden temin etmeyen tüketicilere elektrik enerjisi
tedariği.
(279) THY’nin 8. maddesinde; PSS’de süre sınırı bulunmadığı, öte yandan sözleşmenin
sona erdirilmesi için tüketicinin, elektronik imza ile veya GTŞ’ye yazılı olarak
başvuruda bulunması veya tedarikçi değişikliği yapmak isteyen tüketiciler tarafından
doldurulan EK-3 formunun tüketicinin yeni tedarikçisi tarafından GTŞ’ye sunulması
gerektiği belirtilmektedir69. Aynı maddenin devamında ise; “EK-3 formunun görevli
tedarik şirketine sunulmamasına karşın Piyasa Yönetim Sistemi üzerinden yeni
tedarikçiye geçişin gerçekleşmesi halinde perakende satış sözleşmesi işbu geçişin
gerçekleştiği tarih itibarıyla sona ermiş sayılır.” ifadesi yer almaktadır70.
(280) Öte yandan THY’nin 10. maddesi uyarınca ikili anlaşma ile elektrik enerjisi satın
almakta olan bir serbest tüketicinin anlaşmasının sonlandırılması halinde, ilgili GTŞ
söz konusu tüketiciye son kaynak tedariği kapsamında elektrik enerjisi sağlamakla
yükümlüdür. GTŞ’ye bildirim tarihinden itibaren 15 iş günü içerisinde söz konusu
serbest tüketicinin PSS imzalamak için ilgili GTŞ’ye başvurması gerekmektedir71.
(281) THY’nin 23. maddesinde düzenlenen serbest tüketiciye ikili anlaşma yoluyla elektrik
enerjisi ve/veya kapasite sağlayan tedarikçilerin yükümlülükleri ise şunlardır:

68 EPDK tarafından yayımlanmış olan Son Kaynak Tarifesinin Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ’de son
kaynak tedariki kapsamında düşük tüketimli ve yüksek tüketimli tüketiciler olarak iki ayrı tanım
yapılmıştır. Buna göre; ilgili Tebliğ’in 4(a) maddesinde düşük tüketimli tüketiciler; son kaynak tüketici
gruplarından Kurulca sosyal ve ekonomik durumlar gözetilerek belirlenen miktarın altında enerji
tüketenlerin oluşturduğu tüketici grubu olarak, 4(g) maddesinde yüksek tüketimli tüketiciler; son kaynak
tüketici gruplarından Kurul tarafından belirlenen miktara eşit veya bu miktarın üzerinde enerji
tüketenlerin oluşturduğu tüketici grubu olarak tanımlanmaktadır. Buna ek olarak yüksek tüketimli
tüketicilerin tarifesi için 6(2) maddesinde yer alan; “Söz konusu tüketiciler için son kaynak tedarik tarifesi
rekabetçi piyasaya geçişi teşvik edecek şekilde belirlenir” hükmü, düşük tüketimli tüketicilerin tarifesi için
de aynı tebliğin 7(2) maddesindeki; “Düşük tüketimli tüketicilere uygulanacak son kaynak tedarik tarifesi,
ilgili dönemde serbest tüketici niteliğini haiz olmayan tüketiciler için onaylanmış perakende satış
tarifesine eşittir” hükmü mevcuttur.
69 16.09.2015 tarih ve 29477 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan yönetmelik değişikliği ile değiştirilmiştir.
70 04/08/2016 tarihli ve 29791 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan yönetmelik değişikliği ile
değiştirilmiştir.
71 EPDK tarafından yayımlanmış olan THY’nin 8(3) maddesinde; “Birinci fıkranın (c) bendi kapsamında,
söz konusu serbest tüketici görevli tedarik şirketi tarafından konuyla ilgili olarak kendisine yapılan
bildirim tarihinden itibaren 7 iş günü içerisinde perakende satış sözleşmesinin imzalanması için ilgili
görevli tedarik şirketine başvuruda bulunmak zorundadır. Söz konusu sözleşme son kaynak tedariği
kapsamında elektrik enerjisi ve/veya kapasite temininin başladığı tarihten itibaren yürürlüğe girer.”
ifadesi yer almaktadır.

18-27/461-224
138/436

a)72 Serbest tüketiciyi; tüketici hakları, ikili anlaşmalar kapsamındaki ticari
seçenekler ve muhtemel riskler ile talep tarafı katılımına ilişkin bilgiler hakkında
anlaşma yapılmadan önce tüketici tarafından bilgi aldığına dair imzalanmak kaydı
ile yazılı olarak veya tüketicinin kayıtlı elektronik posta adresi yoluyla
bilgilendirmek ve talep edildiğinde söz konusu bilgilendirmeyi Kuruma
belgelemek,
b)73
c) İkili anlaşma kapsamında taahhüt ettiği elektrik enerjisi ve/veya kapasiteyi
anlaşmanın koşulları çerçevesinde kesintisiz olarak sağlamak,
ç) Dengeleme ve uzlaştırma ile ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde piyasa
işletmecisine gerekli bilgileri vermek,
d) TEİAŞ ve/veya dağıtım lisansı sahibi tüzel kişilere, serbest tüketicilere ait
kayıtların güncel halde tutulmasını sağlayacak nitelikteki bilgileri vermek.
(282) THY’nin 12. maddesinde ödeme bildiriminin hazırlanması ve tüketiciye tebliği ile ilgili
usul ve esasların, PSS veya ikili anlaşmada düzenleneceği belirtilmektedir. Maddenin
ikinci fıkrasında “İkinci bildirim de dahil olmak üzere, düzenlemeye tabi tarifeler yoluyla
enerji alan tüketicilerin ödeme bildirimlerinin tebliği ile ilgili olarak, görevli tedarik şirketi,
dağıtım şirketinden hizmet alımı yapabilir. Bu kapsamdaki hizmet alımı, süre
sınırlamasına tabi değildir. Bu fıkra kapsamında yapılan hizmet alımı karşılığında
oluşan maliyetlerin ne şekilde karşılanacağına ilişkin hususlar Kurul kararı ile
düzenlenir.” hükmü bulunmaktadır. Bu doğrultuda, GTŞ’nin portföyünde bulunan
tüketiciler kapsamında yalnızca düzenlemeye tabi tarifeler yoluyla enerji alan
tüketicilerin ödeme bildirimlerinin tebliği için dağıtım şirketinden hizmet alabileceğinin
açıkça düzenlendiği, ancak serbest tüketici hakkını kullanan ve GTŞ’nin K2
portföyünde yer alan tüketicilerin ödeme bildirimleri için dağıtım şirketinden hizmet
alınabileceğine dair bir düzenlemenin bulunmadığı görülmektedir.
(283) Söz konusu maddenin devamında ise tedarik şirketleri tarafından düzenlenen ödeme
bildirimi veya faturalarda; tüketicinin son kaynak tarifelerinden elektrik alan serbest
tüketici, ikili anlaşma ile elektrik alan serbest tüketici ya da serbest olmayan tüketici
sınıflarından hangisine girdiğine ilişkin bilgiye ve ilgili sayaca ilişkin tekil koda yer
verilmesinin74 ve ikili anlaşma ile elektrik temin eden tüketicilerden belirli bir süre elektrik
satın alacağını taahhüt edenlere gönderilecek ödeme bildirimi veya faturalarda
taahhüdün süresi, sürenin kaçıncı ayında bulunulduğu ve taahhüdün sona erme tarihi
ile taahhüdün bozulması halinde uygulanacak cezai ücret ve/veya cayma bedellerinin
uygulama esaslarına ilişkin bilginin bulunmasının75 zorunlu olduğu belirtilmektedir.
I.5.2. Serbest Tüketici Portföyüne Geçiş ve Tedarikçi Değişim Sürecine Yönelik
Düzenlemeler
(284) Serbest tüketicilerin perakende satış tarifelerinden enerji almaktayken ilgili GTŞ’den
ikili anlaşma ile enerji almasına ve tedarikçi değiştirmesine ilişkin hükümlerin
düzenlendiği DUY’un 30/A maddesinin ilgili hükümlerine aşağıda yer verilmektedir:
(2)76,77 Bir serbest tüketicinin;

72 16.09.2015 tarih ve 29477 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan yönetmelik değişikliği ile değiştirilmiştir.
73 16.09.2015 tarih ve 29477 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan yönetmelik değişikliği ile yürürlükten
kaldırılmıştır.
74 04.08.2016 tarih ve 29791 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan yönetmelik değişikliği ile eklenmiştir.
75 04.08.2016 tarih ve 29791 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan yönetmelik değişikliği ile eklenmiştir.
76 28.05.2016 tarih ve 29725 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yönetmelikle değiştirilmiştir.
77 14.01.2017 tarih ve 29948 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yönetmelikle değiştirilmiştir.

18-27/461-224
139/436

a) Tedarikçi değiştirmesi veya Kurulca onaylanmış perakende satış
tarifelerinden enerji almaktayken ilgili görevli tedarik şirketinden ikili anlaşma ile
enerji alması durumunda serbest tüketicinin yeni tedarikçisi olmak isteyen
piyasa katılımcısı veya serbest tüketiciye ikili anlaşma ile enerji satmak isteyen
görevli tedarik şirketi, portföy değişikliği ile ilgili talebini, içinde bulunulan ayın
en geç altıncı gününden önceki son iş günü saat 24:00’a kadar bilgi girişlerini
PYS üzerinden yaparak, ilgili serbest tüketici ile serbest tüketicilere satışlar için
Enerji Alım-Satım Bildirim Formunu imzalamış olduğunu PYS üzerinden beyan
eder. Yeni tedarikçi tarafından yapılan bilgi girişleri, serbest tüketicinin mevcut
tedarikçisine, PYS aracılığıyla içinde bulunulan ayın yirminci gününden önceki
son iş günü saat 17:00’da duyurulur.
b) Bir fatura dönemi içerisinde herhangi bir tüketicinin kullanımında olmayan bir
tüketim noktasında enerji tüketmeye başlayacak olması durumunda, bu serbest
tüketiciye ikili anlaşma ile enerji satmak isteyen tedarikçi PYS üzerinden bilgi
girişlerini yaparak ilgili serbest tüketici ile Enerji Alım-Satım Bildirim Formunu
imzalamış olduğunu beyan eder. Bu talep, bilgi girişinin yapılmasına müteakip
ilgili dağıtım lisansı sahibi tüzel kişiye PYS üzerinden bildirilir. Serbest tüketici,
bilgi girişinin yapıldığı dönemden itibaren ilgili tedarikçinin portföyüne eklenir.
(…)
(3)78 Bir piyasa katılımcısı, bir serbest tüketiciye ait çekiş birimini portföyünden
çıkartmayı talep etmesi durumunda, içinde bulunulan ayın en geç altıncı
gününden önceki son iş günü saat 24:00’a kadar, Piyasa İşletmecisine PYS
aracılığıyla başvuruda bulunur ve serbest tüketiciyi portföyden çıkarma işlemi
gerçekleşir. Piyasa katılımcısı, Piyasa İşletmecisine yapacağı bu başvurudan
önce ilgili tüketiciyi yazılı olarak bilgilendirir.
(4)79 Piyasa katılımcısının temerrüde düşmesi veya teminat yükümlülüklerini
yerine getirmemesi nedeni ile portföyünden çıkarılan serbest tüketicinin yeni
tedarikçisi olmak isteyen bir piyasa katılımcısının, ilgili serbest tüketiciye enerji
tedariği yapacağını, serbest tüketicilere portföyden çıkarılma bildiriminin
yapıldığı ayın yirminci gününden önceki son iş günü saat 24:00’a kadar, serbest
tüketicilere satışlar için Enerji Alım-Satım Bildirim Formu ile Piyasa İşletmecisine
bildirmesi durumunda, ilgili kayıt güncelleme işlemleri Piyasa İşletmecisi
tarafından PYS aracılığıyla gerçekleştirilir.
(5) Piyasa İşletmecisi, portföyden çıkarılan, portföyü değiştirilen ve yeni
kaydedilen kesinleşmemiş sayaçlar listesini PYS aracılığıyla ilgili dağıtım şirketi,
TEİAŞ ve ilgili piyasa katılımcısına duyurur.
(6)80 Yayımlanan sayaç listesine ilişkin itiraz başvuruları, duyurunun
yayımlanmasını takip eden iki iş günü içerisinde Piyasa İşletmecisine yapılır.
Piyasa İşletmecisi, yapılan itiraz başvurularını iki iş günü içerisinde
sonuçlandırarak, kesinleşen sayaç listesini PYS aracılığıyla ilgili piyasa
katılımcısına ve bağlantı durumuna göre ilgili dağıtım lisansı sahibi tüzel kişiye
veya TEİAŞ’a duyurur.
(7) İçinde bulunulan ayın son günü saat 24:00’a ilişkin sayaç değerlerinin
okunması ile sayaçların kayıt altına alınması için piyasa katılımcısının yetkilisi
ve TEİAŞ ve/veya dağıtım lisansı sahibi tüzel kişi yetkilisi tarafından ilk endeks
tespit protokolleri düzenlenir.

78 28.05.2016 tarih ve 29725 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yönetmelikle değiştirilmiştir.
79 28.05.2016 tarih ve 29725 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yönetmelikle değiştirilmiştir.
80 28.05.2016 tarih ve 29725 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yönetmelikle değiştirilmiştir.

18-27/461-224
140/436

(8) İçinde bulunulan ayın son günü saat 24:00’a ilişkin yapılan sayaç okumaları
mevcut tedarikçi için son okuma, yeni tedarikçi için ilk okuma olarak kabul edilir
ve söz konusu uzlaştırmaya esas veriş çekiş birimleri mevcut tedarikçinin
portföyünden çıkarılır.
(9)81,82 Bir tüketim noktasının serbest tüketici tarafından tahliye edilmesi
durumunda; TEİAŞ veya dağıtım lisansı sahibi tüzel kişi tarafından tespitin
yapıldığı tarihte sayaç okuması yapılır ve bu okuma, son okuma olarak kabul
edilir. Serbest tüketicinin mevcut tedarikçisinin portföyünden çıkarılması işlemi
TEİAŞ veya ilgili dağıtım lisansı sahibi tüzel kişi tarafından PYS üzerinden
başlatılır ve mevcut tedarikçi tarafından reddedilmediği takdirde onaylanmış
sayılır. Mevcut tedarikçi ilgili işlemi sadece tahliye işleminin gerçekleşmediği
veya tüketim noktasını devralan yeni kişi ile ikili anlaşması olduğu gerekçesi ile
reddedebilir. Piyasa İşletmecisi, bu işlemlere ilişkin süreci belirleyerek duyurur
ve serbest tüketici veri tabanında gerekli güncellemeleri yapar.
(…)
(12) Gerekmesi halinde, Piyasa İşletmecisi, serbest tüketicinin yeni tedarikçisi
olmak isteyen ilgili piyasa katılımcısından ikili anlaşmasını ve/veya serbest
tüketicilere satışlar için Enerji Alım-Satım Bildirim Formunu, kendisine elden
teslim etmesini talep edebilir.
(13) Piyasa katılımcılarının bu madde kapsamında belirtilen kayıt süreçleri
esnasında;
a) Serbest tüketicinin portföylerinden çıkışını ve yeni tedarikçisinin portföyüne
geçişini mevzuat hükümlerine aykırı olarak engellediğinin tespiti halinde PYS
üzerinden gerekli düzeltme yapılır ve ilgili piyasa katılımcısına Kanunun 16 ncı
maddesi uyarınca yaptırım uygulanır.
b)83 Serbest tüketiciyle ikili anlaşma yapmadan veya Enerji Alım-Satım Bildirim
Formu imzalanmadan serbest tüketici sayaç kaydı için başvurduğunun tespiti
halinde tespitin yapıldığı tarihten sonraki ilk kesinleşen sayaç listesinin
duyurulmasını takip eden ayın ilk gününden geçerli olmak üzere ilgili serbest
tüketicinin kaydı piyasa katılımcısının portföyünden çıkarılır ve bir önceki
tedarikçisinin talebi varsa onun, yoksa görevli tedarik şirketinin portföyüne
kaydedilir. İhlali tespit edilen piyasa katılımcısı Piyasa İşletmecisi tarafından
Kuruma raporlanır. Söz konusu piyasa katılımcısı Kurul Kararı ile üç ay süreyle
ikili anlaşmalar kapsamında yeni tüketici kaydedemez ve bu piyasa
katılımcısına Kanunun 16 ncı maddesi uyarınca yaptırım uygulanır. Bu serbest
tüketici ile ilgili olarak geçmişe dönük düzeltme yapılmaz.
(14) Bir tedarikçinin teminata ilişkin yükümlülüklerini yerine getirmemesi
sebebiyle, portföyünde yer alan serbest tüketicilerin ilgili katılımcının
portföyünden çıkarılması durumunda, portföyden çıkarılan serbest tüketicilerin
listesi PYS’de yayımlanır ve ilgili görevli tedarik şirketine bilgi verilir.
(15)84 Bir serbest tüketicinin birden fazla tedarikçi tarafından PYS üzerinden
talep edilmesi halinde, Piyasa İşletmecisi tarafından gerekli kontroller yapılarak
geçerli ikili anlaşma veya formatı Piyasa İşletmecisi tarafından belirlenen Enerji
Alım-Satım Bildirim Formu sunan tedarikçinin portföyüne geçiş sağlanır. Bu
belgeyi ibraz edemeyen tedarikçiler için onüçüncü fıkra hükümleri uygulanır. Her
iki tedarikçinin de geçerli ikili anlaşma sunması halinde Enerji Alım-Satım

81 28.05.2016 tarih ve 29725 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yönetmelikle değiştirilmiştir.
82 14.01.2017 tarih ve 29948 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yönetmelikle değiştirilmiştir.
83 14.01.2017 tarih ve 29948 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yönetmelikle değiştirilmiştir.
84 28.05.2016 tarih ve 29725 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yönetmelikle değiştirilmiştir.

18-27/461-224
141/436

Bildirim Formu imza tarihi en yakın olan kayıt dikkate alınır. İmza tarihlerinin
aynı olması halinde kayıtlar onaylanmaz ve serbest tüketici mevcut
tedarikçisinden enerji almaya devam eder. Ancak mevcut tedarikçisinin de söz
konusu serbest tüketiciye ilişkin portföyden çıkarma talebi olması halinde
tüketici görevli tedarik şirketinin portföyüne kaydedilir.
(285) Yukarıda yer verilen hükümler çerçevesinde, serbest tüketici hakkını ilk kez kullanan
veya tedarikçi değiştiren serbest tüketicilere elektrik satışı yapmak isteyen GTŞ’nin
veya diğer tedarik şirketlerinin, ilgili serbest tüketici ile IA-02 Formu imzalamış
olduğunu beyan etmesi gereklidir. Bu noktada, serbest tüketicinin diğer tedarikçiye
geçişini mevzuat hükümlerine aykırı olarak engelleyen mevcut tedarik şirketleri için ve
IA-02 Formu ile diğer belgelere sahip olmaksızın ilgili tüketicileri portföyüne geçirmek
için PMUM’a başvuran tedarik şirketleri için yaptırım uygulanacağı belirtilmiştir.
(286) Öte yandan, yukarıda yer verilen THY’nin “Tedarikçilerin Yükümlülükleri” başlıklı 23.
maddesine göre, serbest tüketiciye ikili anlaşma yoluyla elektrik enerjisi ve/veya
kapasite sağlayan tedarikçi “serbest tüketiciyi; tüketici hakları, ikili anlaşmalar
kapsamındaki ticari seçenekler ve muhtemel riskler ile talep tarafı katılımına ilişkin
bilgiler hakkında anlaşma yapılmadan önce tüketici tarafından bilgi aldığına dair
imzalanmak kaydı ile yazılı olarak veya tüketicinin kayıtlı elektronik posta adresi
yoluyla bilgilendirmek ve talep edildiğinde söz konusu bilgilendirmeyi Kuruma
belgelemek” ile yükümlüdür. Dolayısıyla, tüketicilerin gerekli bilgilendirme yapılmadan
serbest tüketici portföyüne geçirilmemeleri gerektiği açık bir şekilde düzenlenmiştir.
(287) Bilindiği üzere, serbest tüketici limitini aşarak tedarikçi seçme serbestisi kazanan
tüketiciler, tercih etikleri tedarik şirketi ile ikili anlaşma (enerji alım satım sözleşmesi)
yapmak suretiyle enerji temin ederler. İkili anlaşmalar, 6446 sayılı Kanun’un 3.
maddesinde gerçek ve tüzel kişiler arasında özel hukuk hükümlerine tabi olarak,
elektrik enerjisi ve/veya kapasitenin alınıp satılmasına dair yapılan ve EPDK onayına
tabi olmayan ticari anlaşmalar olarak tanımlanmıştır. THY uyarınca, ilgili mevzuata
aykırı hükümler içermedikleri sürece bu ikili anlaşmaların özel hukuk hükümlerine tabi
olduğu düzenlenmektedir. Dolayısıyla tarafların niteliği ve sözleşme içeriğinin elverdiği
durumlarda, bir diğer deyişle serbest tüketicinin mesken müşterisi niteliğinde olması
halinde (enerji temin eden tarafın tacir olmadığı durumlarda) TKHK ve bu kanuna
dayanılarak çıkartılmış olan Abonelik Sözleşmeleri Yönetmeliği85 ikili anlaşmalara
uygulanmaktadır. Bu sebeple, bahse konu mevzuatta yer verilen ve serbest tüketici
ikili anlaşmalarına uygulanabilecek hüküm ve düzenlemelere de yer verilmesi
gerekmektedir.
(288) TKHK’nın “Tüketici Sözleşmelerindeki Haksız Şartlar” başlıklı 5. maddesinde şu
hükümlere yer verilmektedir:
“(1) Haksız şart; tüketiciyle müzakere edilmeden sözleşmeye dâhil edilen ve
tarafların sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerinde dürüstlük kuralına
aykırı düşecek biçimde tüketici aleyhine dengesizliğe neden olan sözleşme
şartlarıdır.
(2) Tüketiciyle akdedilen sözleşmelerde yer alan haksız şartlar kesin olarak
hükümsüzdür. Sözleşmenin haksız şartlar dışındaki hükümleri geçerliliğini
korur. Bu durumda sözleşmeyi düzenleyen, kesin olarak hükümsüz sayılan
şartlar olmasaydı diğer hükümlerle sözleşmeyi yapmayacak olduğunu ileri
süremez.

85 24.01.2015 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanmıştır.

18-27/461-224
142/436

(3) Bir sözleşme şartı önceden hazırlanmış ve standart sözleşmede yer alması
nedeniyle tüketici içeriğine etki edememişse, o sözleşme şartının tüketiciyle
müzakere edilmediği kabul edilir. Sözleşmeyi düzenleyen, bir standart şartın
münferiden müzakere edildiğini iddia ediyorsa bunu ispatla yükümlüdür.
Sözleşmenin bütün olarak değerlendirilmesinden standart sözleşme olduğu
sonucuna varılırsa, bu sözleşmedeki bir şartın belirli unsurlarının veya münferit
bir hükmünün müzakere edilmiş olması, sözleşmenin kalan kısmına bu
maddenin uygulanmasını engellemez.
(4) Sözleşme şartlarının yazılı olması hâlinde, tüketicinin anlayabileceği açık ve
anlaşılır bir dilin kullanılmış olması gerekir. Sözleşmede yer alan bir hükmün
açık ve anlaşılır olmaması veya birden çok anlama gelmesi hâlinde; bu hüküm,
tüketicinin lehine yorumlanır.
(5) Faaliyetlerini, kanun veya yetkili makamlar tarafından verilen izinle
yürütmekte olan kişi veya kuruluşların hazırladıkları sözleşmelere de
niteliklerine bakılmaksızın bu madde hükümleri uygulanır.
(6) Bir sözleşme şartının haksızlığı; sözleşme konusu olan mal veya hizmetin
niteliği, sözleşmenin kuruluşunda var olan şartlar ve sözleşmenin diğer
hükümleri veya haksız şartın ilgili olduğu diğer bir sözleşmenin hükümleri
dikkate alınmak suretiyle sözleşmenin kuruluş anına göre belirlenir.
(7) Sözleşme şartlarının haksızlığının takdirinde, bu şartlar açık ve anlaşılır bir
dille yazılmış olmak koşuluyla, hem sözleşmeden doğan asli edim
yükümlülükleri arasındaki hem de mal veya hizmetin piyasa değeri ile
sözleşmede belirlenen fiyat arasındaki dengeye ilişkin bir değerlendirme
yapılamaz.
(8) Bakanlık, genel olarak kullanılmak üzere hazırlanmış sözleşmelerde yer alan
haksız şartların, sözleşme metinlerinden çıkarılması veya kullanılmasının
önlenmesi için gerekli tedbirleri alır.
(9) Haksız şartların tespit edilmesi ve denetlenmesine ilişkin usul ve esaslar ile
sınırlayıcı olmamak üzere haksız şart olduğu kabul edilen sözleşme şartları
yönetmelikle belirlenir.”
(289) Aynı kanunun “Diğer Tüketici Sözleşmeleri” başlıklı beşinci bölümünde yer alan ikili
anlaşmaların da kapsamında olduğu, “Abonelik Sözleşmeleri” başlıklı 52. maddesinde
ise şu düzenlemeler yer almaktadır:
“(1) Abonelik sözleşmesi, tüketicinin, belirli bir mal veya hizmeti sürekli veya
düzenli aralıklarla edinmesini sağlayan sözleşmelerdir.
(2) Yazılı veya mesafeli olarak kurulan bu sözleşmelerin bir nüshasının kâğıt
üzerinde veya kalıcı veri saklayıcısı ile tüketiciye verilmesi zorunludur.
(3) Belirli süreli abonelik sözleşmelerine sözleşmenin belirlenen süre kadar
uzayacağına ilişkin hükümler konulamaz; ancak abonelik sözleşmesinin
kurulmasından sonra, sözleşmenin sona ereceği tarihe kadar tüketicinin talepte
bulunması veya onay vermesi hâlinde abonelik sözleşmesi uzatılabilir.
(4) Tüketici, belirsiz süreli veya süresi bir yıldan daha uzun olan belirli süreli
abonelik sözleşmesini herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart
ödemeksizin istediği zaman feshetme hakkına sahiptir. Süresi bir yıldan az olan
belirli süreli abonelik sözleşmesinde satıcı veya sağlayıcı tarafından sözleşme
koşullarında değişiklik yapılması hâlinde de tüketici sözleşmeyi feshedebilir.
Fesih bildiriminin kâğıt üzerinde veya kalıcı veri saklayıcısı ile satıcı veya
sağlayıcıya yöneltilmiş olması yeterlidir. Satıcı veya sağlayıcı, abonelik

18-27/461-224
143/436

sözleşmesinin feshi için sözleşmenin tesis edilmesini sağlayan yöntemden daha
ağır koşullar içeren bir yöntem belirleyemez.
(5) Satıcı veya sağlayıcı, tüketicinin aboneliğe son verme isteğini yönetmelikle
belirlenen süreler içinde yerine getirmekle yükümlüdür. Aboneliğin belirlenen
süreler içinde sona erdirilmediği durumlarda, bu sürelerin bitiminden itibaren mal
veya hizmetten yararlanılmış olsa dahi, tüketiciden herhangi bir bedel talep
edilemez. Satıcı veya sağlayıcı, fesih bildiriminin hüküm ifade etmesinden
itibaren on beş gün içinde tüketici tarafından ödenmiş olan ücretin geri kalan
kısmını kesinti yapmaksızın iade etmekle yükümlüdür.
(6) Satıcı veya sağlayıcı, abonelik sözleşmesinin feshedilmesi ile ilgili bildirim
ve taleplere ilişkin işlemleri yerine getirmek üzere gerekli tedbirleri almak ve
gerektiğinde uygun bir sistem kurup bu sistemi kesintisiz olarak açık tutmakla
yükümlüdür.
(7)Sözleşmenin zorunlu içeriği, tüketici ile satıcı ve sağlayıcının hak ve
yükümlülükleri ile
diğer uygulama usul ve esasları yönetmelikle belirlenir.”
(290) Abonelik Sözleşmeleri Yönetmeliği’nin “Diğer Yükümlülükler” başlıklı 13. maddesinin
birinci ve ikinci fıkralarında ise aşağıdaki hükümlere yer verildiği görülmektedir:
“(1) Belirli süreli abonelik sözleşmelerine sözleşmenin belirlenen süre kadar
uzayacağına ilişkin hükümler konulamaz; ancak abonelik sözleşmesinin
kurulmasından sonra, sözleşmenin sona ereceği tarihe kadar tüketicinin talepte
bulunması veya onay vermesi hâlinde abonelik sözleşmesi uzatılabilir.
(2) Sözleşme süresi sonunda tüketiciden açık bir talep veya onay
almadığı halde mal veya hizmet sunmaya devam eden satıcı veya sağlayıcı,
sunulan bu mal veya hizmet için hiçbir bedel talep edemez.”
(291) İlgili yönetmelik ayrıca taahhütlü aboneliğin süresinden önce feshedilmesine ilişkin de
hükümler öngörmektedir. Bu çerçevede 16. maddesinin birinci fıkrasında taahhütlü
aboneliklerde tüketicinin süresinden önce taahhütlü aboneliğini sonlandırması halinde,
satıcı veya sağlayıcının talep edeceği bedelin, tüketicinin taahhüdüne son verdiği
tarihe kadar kendisine sağlanan indirim, cihaz veya diğer faydaların bedellerinin tahsil
edilmemiş kısmının toplamı ile sınırlı kalmak zorunda olduğu; ancak taahhüt
kapsamında tüketiciye sağlanan toplam bedelin henüz tahakkuk etmemiş kısmının
toplamının, bu tutardan düşük olması halinde, sınır değeri olarak tüketici lehine olan
tutarın esas alınması gerektiği belirtilmiştir. Ayrıca aynı yönetmeliğin 17. maddesi
uyarınca satıcı veya sağlayıcı; taahhütlü aboneliğin sona ermesinden en az bir fatura
dönemi öncesinden, bu durumu ödeme bildiriminin yanı sıra yazılı olarak veya kalıcı
veri saklayıcısı ile tüketiciye bildirmelidir.
(292) Abonelik Sözleşmeleri Yönetmeliği’nin “Sözleşmenin Feshi” başlıklı 22. maddesi şu
şekildedir:
“(1) Tüketici, belirsiz süreli veya süresi bir yıl ve daha uzun olan belirli süreli
abonelik sözleşmesini herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve
cezai şart ödemeksizin istediği zaman feshetme hakkına sahiptir.
(2) Süresi bir yıldan az olan belirli süreli abonelik sözleşmesinde satıcı veya
sağlayıcı tarafından sözleşme koşullarında değişiklik yapılması halinde veya
tüketicinin hizmetten yararlanmasına engel olabilecek geçerli bir sebebin
varlığı halinde tüketici sözleşmeyi feshedebilir.
(3) Tüketicinin taahhütlü aboneliğini süresinden önce feshetmesi halinde, 16
ncı madde hükmü uygulanır.

18-27/461-224
144/436

(4) Satıcı veya sağlayıcı, abonelik sözleşmesinin feshedilmesi ile ilgili bildirim
ve taleplere ilişkin işlemleri yerine getirmek üzere gerekli tedbirleri almak ve
gerektiğinde uygun bir sistem kurup bu sistemi kesintisiz olarak açık tutmakla
yükümlüdür.”
(293) Serbestleşme sürecindeki bir elektrik perakende satış piyasasında rekabetin tesis
edilmesi bakımından en kritik hususlardan birisi kendi tedarikçisini seçme hakkına
sahip serbest tüketicilerin söz konusu haklarını herhangi bir engelle karşılaşmadan
kullanabilmeleri ve tedarikçilerini değiştirebilmeleridir. Aksi durumda, müşterilerin
rekabetin ve serbestleşmenin sağladığı faydalardan istifade etmesi mümkün
olmayacaktır. Tedarikçi değiştirme süreci PYS86 üzerinden gerçekleştirilmektedir. Bu
çerçevede kendi tedarikçisini seçme hakkına sahip olan müşterilerin tedarikçi
değiştirme süreçlerine ayrıntılarıyla yer vermek sürecin anlaşılması bakımından faydalı
olacaktır.
Şekil 3: Tedarikçi Değişim Süreci

(294) EPDK’nın DUY kapsamında düzenlediği tedarikçi değişim süreci genel hatlarıyla Şekil
3’te görüldüğü gibidir. Daha iyi anlaşılabilmesi adına mevcut tedarikçi değişim
sisteminin 2017 Mayıs ayını esas alarak tartışmak yerinde olacaktır.

86 PYS, dengeleme mekanizması ve uzlaştırmaya ilişkin işlemlerin yürütülmesi amacıyla, piyasa
işletmecisi, sistem işletmecisi, piyasa katılımcıları ve sayaçların okunmasından sorumlu iletim ve
dağıtım lisansı sahibi tüzel kişilerin kullanımına sunulan ve küçük istemci yapısında çalışan
uygulamaları kapsamaktadır.
(2) Portföy için yapılan
ekleme/çıkarma işleminden
vazgeçmek için talepte
bulunulan ayın 20.
gününden önceki son iş
günü saat 17.00’a kadar
PYS’ye bildirim yapılması.
(3) EPİAŞ'ın portföy
değişikliklerini iletim,
dağıtım şirketlerine ve
piyasa katılımcılarına
içinde bulunulan ayın 20.
gününden önceki son işi
günü ilan etmesi
(4) EPİAŞ tarafından
yayımlanan listeye
yayım tarihinden itibaren
2 iş günü içinde
itirazların yapılması
(5) EPİAŞ'a yapılan
itirazların iki iş günü
içinde incelenmesi ve
sonuçların PYS
üzerinden ilan edilmesi
(1) Bir serbest tüketiciyi
portföyüne katmak veya
portföyünden çıkarmak
için içinde bulunulan
ayın 6. gününden önceki
son iş günü saat 24.00'a
kadar PYS'ye talebin
bildirilmesi.

18-27/461-224
145/436

(295) Portföyüne bir müşteriyi eklemek veya portföyündeki bir müşteriyi çıkarmak isteyen bir
tedarikçi, içinde bulunulan ayın (Mayıs 2017) altıncı gününden önceki son iş günü (5
Mayıs) saat 24.00’a kadar ekleme veya çıkarma talebini PYS’ye yüklemelidir. Bu
arada, başka bir tedarikçinin portföyüne ekleme talebinde bulunduğu müşterinin
mevcut tedarikçisi, ekleme talebini, içinde bulunulan ayın (Mayıs 2017) 20. gününden
önceki son iş günü (18 Mayıs) saat 17.00’dan sonra öğrenmektedir. Söz konusu tarihe
kadar mevcut tedarikçi PYS üzerinden ilgili müşterinin yapacağı tedarikçi değişikliğine
ilişkin bilgi sahibi olamamaktadır. 5 Mayıs’a kadar ekleme veya çıkarma talebinde
bulunmuş olan tedarikçi, söz konusu talebinden, içinde bulunulan ayın (Mayıs 2017)
20. gününden önceki son iş günü (18 Mayıs) saat 17.00’a kadar vazgeçebilmektedir.
18 Mayıs saat 17.00’dan itibaren tedarikçiler tarafından yapılmış olan ekleme ve
çıkarma talepleri kesin hale gelmektedir. Bu bağlamda, EPİAŞ kesinleşen listeleri,
içinde bulunulan ayın (2017 Mayıs) 20. gününden önceki son iş günü olan 18 Mayıs’ta
ilan etmektedir. Piyasa katılımcıları EPİAŞ tarafından ilan edilen listeye yayım
tarihinden itibaren iki iş günü içinde (22-23 Mayıs) itiraz edebilmektedirler. Söz konusu
itirazlar EPİAŞ tarafından iki iş günü (24-25 Mayıs) içinde incelenmekte ve kesinleşen
liste EPİAŞ tarafından tekrar ilan edilmektedir.
(296) Öte yandan, tedarikçi değiştirme süreci bugünkü yapısına bir anda ulaşmamış, söz
konusu süreç mevcut işleyişine piyasa katılımcıları, EPDK ve Rekabet Kurumunun
süreç içindeki katkıları sonucu kavuşmuştur. Bu nedenle süreç içinde tedarikçi
değiştirmeye ilişkin kritik değişikliklere ve bu değişikliğin nedenlerine değinmek yararlı
olacaktır.
(297) DUY’un 30.12.2012 tarihinde87 yürürlüğe giren versiyonu, düzenlenen tarife üzerinden
elektrik alan ve serbest tüketici hakkını haiz bir tüketicinin88 bir tedarikçi ile ikili anlaşma
yapabilmesi için üç şart öngörmekteydi. Buna göre, ilgili serbest tüketici uygun bir
sayaca sahip olmalı, serbest tüketici niteliğine sahip olmalı ve mevcut tedarikçisine
karşı yükümlülüklerini yerine getirmiş olması gerekmekteydi. Bu düzende sayacın
uygunluğu ilgili dağıtım şirketi veya TEİAŞ tarafından değerlendirilmekteyken, serbest
tüketici niteliği89 ve yükümlülüklerini yerine getirmeye90 ilişkin hususlar ilgili GTŞ
tarafından değerlendirilmekteydi.
(298) Söz konusu sistem çerçevesinde, serbest tüketici hakkını haiz tüketicilerin tedarikçi
değiştirmelerinde sorunlar yaşandığı gözlemlenmiştir. Nitekim, yaşanan sorunlar
Kurul’un 22.10.2014 tarih ve 14-42/762-337, 14-42/762-338 sayılı, 03.12.2014 tarih ve
14-47/860-390 sayılı kararlarına da konu olmuştur. Kurumumuzun işbu soruşturmanın
taraflarından olan CK AKDENİZ’e91 4054 sayılı Kanun’un 9. maddesi üçüncü fıkrası
uyarınca yolladığı görüşte;

87 2012 Aralık ayı içinde alınan EPDK kararı ile 2013 yılı için serbest tüketici limiti 25.000 kWh’tan 5.000
kWh’a düşürülmüş, böylelikle çok sayıda tüketicinin kendi tedarikçisini seçebilme hakkı tanınmış ve
elektrik perakende satış piyasası hareketlenmiştir.
88 İlgili dönemde tüketicilerin (sayaç bazında) büyük bir kısmının düzenlenen tarifeler üzerinden elektrik
tedarik ettiği ve perakende piyasadaki rekabetin düzenlenen tarifelerden ayrılıp başka tedarikçilerden
elektrik temin eden tüketicilerle geliştiği dikkate alındığında söz konusu tedarikçi değiştirme sürecinin
piyasanın serbestleşmesi açısından önemi tahmin edilebilecektir.
89 Serbest tüketici niteliği, ilgili tüketicinin EPDK tarafından öngörülen serbest tüketici limitinin üzerinde
bir tüketime sahip olup olmamasına bağlı olmaktadır.
90 Yükümlülüklerin yerine getirilmesi ise başka bir tedarikçiye geçiş yapmak isteyen tüketiciye içinde
bulunulan ayın 14. gününden önceki iş gününe kadar gecikme faizi de dahil olmak üzere tebliğ edilmiş
olan faturanın ödenip ödenmemesine ilişkindir.
91 Kurul kararının alındığı tarihte CK AKDENİZ’in ticaret unvanı CLK AKDENİZ’di.

18-27/461-224
146/436

- Başka tedarik şirketine geçiş talebi, mevcut sözleşmesi bulunduğu gerekçesiyle
veya başka gerekçelerle reddedilen tüketicilerle, CK AKDENİZ’in daha sonra
temas kurarak sözleşme yapmaya ikna etmesi,
- Tahakkuk etmemiş borçların ileri sürülerek tedarikçi değişim taleplerinin,
tüketicinin borcu olduğu gerekçesi ile reddedilmesi,
- Serbest tüketici statüsündeki tüketicilere ilişkin geçiş taleplerinin, tüketimin
serbest tüketici limitinin altında olduğu gerekçesiyle reddedilmesi
gibi davranışların varlığının tespit edildiği belirtilmiştir. Anılan kararları takiben Kurul
tarafından yapılan tespitler EPDK ile paylaşılmıştır.
(299) EPDK, 28.03.2015 tarihinde DUY’da yaptığı değişiklikle başka tedarikçiye geçiş için
aranan uygun sayaç şartını kaldırmış ve düzenlenen tarifeden çıkarak başka bir
tedarikçiden elektrik tedarik eden müşterinin sayacının en kısa sürede uygun sayaçla
değiştirilmesini ilgili dağıtım şirketi ve TEİAŞ’a bir yükümlülük olarak getirmiştir.
GTŞ’nin değerlendirmesine bağlı olan hususlar ise 15.07.2015 tarihinde yürürlüğe
giren DUY ile kaldırılmıştır. Böylelikle, herhangi bir müşteri mevcut tedarikçisinin
onayına tabi olmadan başka bir tedarikçiye geçiş yapabilme olanağına kavuşmuştur.
(300) Yukarıda da belirtildiği üzere, mevcut tedarikçi müşterisinin başka bir tedarikçiye
geçmek için talepte bulunduğunu, portföye ekleme veya çıkarma taleplerinin geri
alınması için verilen sürenin sonuna kadar görememektedir. Mevcut sistemden önce,
bir tedarikçinin portföye ekleme/çıkarma talebinin ilgili ayın 10. gününden önceki son
iş günü saat 24.00’a kadar PYS’den yapılması gerekmekteydi. Yapılan ekleme ve
çıkarma taleplerinin geri alınması ise aynı ayın 24. gününden önceki son iş günü saat
17.00’a kadar yapılabilmekteydi. Dolayısıyla, mevcut tedarikçi, müşterisinin başka
tedarikçiye geçiş talebini ayın 10. gününden önceki son iş gününde öğrenebilmekteydi.
Söz konusu sistemde yerleşik şirketlerin geçiş yaptığından haberdar oldukları
müşterilere baskı yaparak ayın 24. gününden önceki son iş gününe kadar geçiş
taleplerini geri aldırttıklarına ilişkin iddialar gündeme gelmiş ve bu bağlamda tedarikçi
değiştirmenin zorlaştırıldığı ifade edilmiştir. Anılan sistem EPDK’nın 28.05.2015
tarihinde yaptığı değişiklikle bugünkü haline getirilmiştir.
(301) Şu an yürürlükte bulunan tedarikçi değiştirme sürecine ilişkin okuma tarihi ile aynı
müşteri için birden fazla tedarikçi tarafından portföye katma talebi olması hususlarına
da değinmek yararlı olacaktır. İlk olarak içinde bulunulan ayın son günü saat 24.00’a
ilişkin yapılan sayaç okumaları mevcut tedarikçi için son okuma, yeni tedarikçi içinse
ilk okuma olarak kabul edilmektedir. Bu bağlamda tedarikçi değişikliğinin yapıldığı ayı
takip eden ayda yapılacak okuma endeksi ile yeni tedarikçinin ilk okuması olarak kabul
edilen endeks arasındaki fark, ilgili müşterinin geçiş yaptığı tedarikçideki tüketimi
olacaktır. İkinci olarak birden fazla tedarikçinin aynı müşteriyi talep etmesi durumunda
EPİAŞ tarafından gerekli kontroller yapılarak geçerli ikili anlaşma veya EPİAŞ
tarafından belirlenmiş olan IA-02 Formu’nu sunan tedarikçinin ilgili müşteriyi
portföyüne alması sağlanmaktadır. Eğer her iki taraf da geçerli bir ikili anlaşma
sunuyorsa, “IA-02 formlarından imza tarihi en yakın olan tedarikçi” ilgili müşteriyi
portföyüne katmaktadır. İmza tarihlerinin aynı olması durumunda ise EPİAŞ,
tedarikçiler tarafından yapılmış kayıtları onaylamamakta ve ilgili müşteri mevcut
tedarikçisinin portföyünde kalmaya devam etmektedir.
I.5.3. Sektörel Düzenleme ve Rekabet Hukuku İlişkisi
(302) Başta elektrik olmak üzere enerji sektörü gibi ayrıntılı ve yoğun bir şekilde
düzenlemeye tabi olan endüstrilerde, sektörel düzenleme ve rekabet hukuku

18-27/461-224
147/436

arasındaki ilişki zaman zaman tartışmalara konu olmuştur. Bu ilişkinin netleştirilmesi,
uygulamada ortaya çıkabilecek uyuşmazlıkların ve tutarsızlıkların giderilmesi;
teşebbüslerin etkin şekilde faaliyet göstermeleri ve gerekli yatırımları yapmaları için
hukuki belirlilik ve öngörülebilirliğin sağlanabilmesi bakımından önem taşımaktadır92.
(303) Söz konusu ilişki kapsamında ortaya çıkan bir diğer önemli husus ise sektörel
mevzuatta düzenlemeye konu olan bir teşebbüs davranışının, 4054 sayılı Kanun
kapsamında rekabeti ihlal ettiği şüphesi taşıması halinde rekabet kurallarının
uygulanıp uygulanamayacağı sorusudur.
(304) Bilindiği üzere, sektörel düzenlemeler, piyasada ortaya çıkabilecek aksaklıkların
öngörülmesi, gerekli tedbirlerin zamanında alınabilmesi ve piyasanın etkin biçimde
işlemesini engelleyen birçok sorunun hızlı ve etkili bir biçimde çözülebilmesi açısından
kritik bir öneme sahiptir.
(305) Diğer yandan teşebbüs davranışlarının ilgili sektörel mevzuatla uyumlu olması,
teşebbüslerin rekabet hukuku mevzuatına uygun hareket ettikleri anlamına gelmediği
gibi bu davranışların, hem sektörel düzenlemelere hem de rekabet hukuku mevzuatına
aykırı olması halinde, her iki mevzuat kapsamında da denetime ve yaptırıma tabi
olması mümkündür. Rekabet ihlali teşkil ettiği düşünülen bir davranışın düzenlemeye
ve bu düzenlemeden kaynaklanan denetime tabi olması, söz konusu davranışı 4054
sayılı Kanun’un uygulanmasından ve bu çerçevede teşebbüse getirilebilecek
yaptırımlardan muaf tutmamaktadır.
(306) Kurumlar arasındaki yetki ve görev noktasındaki farklılığın anlaşılabilmesi bakımından
sektörel düzenlemeler ile rekabet hukuku arasındaki en temel fark olan ex-ante (öncül)
ve ex-post (ardıl) yaklaşımlardan yola çıkılmalıdır. Sektörel düzenlemeler geleceğe
dönük olarak rekabetin tesisi amacıyla teşebbüslerin nasıl davranması gerektiğini
belirleyen ve buna yönelik olarak bazı teşebbüs davranışlarını öncül olarak engelleyen
kurallar bütünüyken; rekabet hukuku daha çok ardıl ve zarar odaklı bir yaklaşımla
teşebbüsün geçmiş davranışlarını inceleyen bir alandır. Rekabet hukuku kapsamında
yapılan herhangi bir hâkim durum incelemesinde kapsam/etki, tüketici zararı ve
ekonomik haklı gerekçe gibi unsurlar dikkate alınarak ardıl değerlendirmeler
yapılmaktadır.
(307) Sektörel düzenlemeler kapsamında ise teşebbüslerin öncül olarak belirlenmiş kurallara
uyup uymadığına bakılmakta, eylemin amacı, kapsamı ya da piyasaya etkisi gibi
hususlarda ayrıntılı değerlendirme yapma ihtiyacı bulunmamaktadır. Örnek olarak
ayrımcılık uygulamaları ele alındığında; sektörel düzenleme kapsamında ayrımcı
davranışın yasaklanması halinde, her türlü ayrımcı uygulama ihlal olarak kabul
edilebilecektir. Rekabet hukuku kapsamında yasaklanan eylem ise her ayrımcılık
uygulaması değil, hakim durumun kötüye kullanılması olarak değerlendirilen ayrımcılık
uygulamalarıdır.
(308) Bu konuya ışık tutacak nitelikte, Danıştay 13. Dairesi tarafından son dönemde alınmış
bazı kararlar bulunmaktadır. Danıştay 13. Dairesi’nin E:2008/13184, K:2012/359 sayılı
kararında, sektörel düzenleyici kurumların kararları doğrultusunda hareket eden
teşebbüslerin rekabet hukuku kurallarından bağışık tutulamayacağının açık olduğu
vurgulanmaktadır. Kararda, bir sektörel düzenleyici kurumun yaptığı düzenlemeler ve
aldığı tedbirlerle rekabetçi sorunların ortadan kalkması ve konunun salt sektörel

92 KÖKTÜRK, N.S. (2012), Telekomünikasyon Sektöründe Dikey Bütünleşik Firma Davranışlarının
Düzenlenmesi: Sektörel Düzenleme ve Rekabet Hukuku, Rekabet Kurumu Uzmanlık Tezi, Rekabet
Kurumu, Ankara, s.61.

18-27/461-224
148/436

mevzuatı ilgilendiren teknik bir hususa ilişkin olması halinde dahi, Kurul’un soruşturma
açıp açmama konusunda takdir yetkisi bulunduğu ifade edilmekte ve bu hususlar
hakkında 4054 sayılı Kanun çerçevesinde gerekli araştırmanın yapılmaması
durumunda, rekabete aykırı davranışların yaptırımsız kalacağı belirtilmektedir.
Kararda ayrıca, sektörel düzenleyici kurumun karar almasına sebep olan teşebbüs
davranışlarının, hâkim durumun kötüye kullanılması niteliğinde olduğunun saptanması
halinde, konu hakkında Kurul’un soruşturma açması ve ihlalin kesin olarak tespiti
halinde yaptırım uygulamasının önünde bir engel bulunmadığı ifade edilmektedir. Bu
gerekçeyle hareket eden Danıştay 13. Dairesi, ortaya çıkabilecek rekabetçi zararı
önlemeye yönelik spesifik düzenlemelerin ve düzenleyici kurum kararlarının bulunduğu
gerekçesiyle önaraştırma açılmaması yönündeki dava konusu Kurul kararını iptal
etmiştir.
(309) Benzer şekilde, Danıştay 13. Dairesi’nin E:2008/14245, K:2012/960 sayılı kararında;
“Bir piyasanın düzenleyici ve denetleyici bir kurumun regülasyonuna tabi olmasının o
piyasada yer alan faaliyetleri 4054 sayılı Kanun kapsamı dışına çıkarmayacağı,
Rekabet Kurulu'nun 4054 sayılı Kanun çerçevesinde tüm mal ve hizmet piyasalarında
rekabeti engelleyici, bozucu veya kısıtlayıcı anlaşma, karar ve uygulamaları ve
piyasaya hâkim olan teşebbüslerin bu hâkimiyetlerini kötüye kullanmalarını önlemek,
bunun için gerekli düzenleme ve denetimleri yaparak rekabetin korunmasını
sağlamakla görevlendirilmiş olduğu, söz konusu düzenleyici kurumların piyasa
hakkındaki tasarruflarında rekabetçi bir piyasa düzeni sağlamakla yükümlü olmalarına
rağmen, piyasada gerçekleşen rekabet ihlâllerinin tespit ve idari yaptırıma tabi
tutulması, Kanun veya ikincil düzenlemelerle öngörülen veya öngörülebilecek istisnalar
dışında, 4054 sayılı Kanun kapsamında Rekabet Kurulu'nun görev alanına girdiği
görülmektedir.” denilmiştir.
(310) Kararda ayrıca, düzenleyici otoritenin amacının düzenlenen piyasada rekabetin
tesisine, rekabetin engellenmesine ve rekabetçi zararın önlenmesine yönelik
tedbirlerin alınması ve düzenlemelerin yapılması olmakla birlikte, Kurul’un bu
piyasadaki teşebbüsler hakkında ileri sürülen ihlal iddiaları hakkında açabileceği bir
soruşturma sonucunda verebileceği idari para cezasının, rekabet karşıtı davranışların
ve bunun altında yatan saikin cezalandırılmasına yönelik olacağı; düzenleyici otorite
tarafından alınan tedbirler ve yapılan düzenlemelerle mevcut rekabet ihlalinin
etkilerinin sona ermesi ve rekabetçi zararın tamamen ortadan kalkması ve konunun
salt düzenlemeyi ilgilendiren teknik bir hususa ilişkin olması halinde Kurul’un
soruşturma açıp açmama konusunda takdir yetkisi bulunmakla birlikte, bu takdir
yetkisinin 4054 sayılı Kanun’un öngördüğü amaca uygun ve hukuka uygun bir şekilde
kullanılması gerektiği, şikayet konusu fiiller hakkında yukarıda anlatılan mevzuat
hükümleri uyarınca sektörel düzenleyici kurum tarafından aynı fiil hakkında
uygulanabilecek idari yaptırımların ise Kurul tarafından dikkate alınması ve genel
olarak iki kurumun işbirliği içerisinde bulunması gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.
(311) Danıştay 13. Dairesi’nin yukarıda yer verilen kararlarda oluşturduğu kanaatin
E:2010/4805, K:2014/832 sayılı kararda da yer bulduğu görülmektedir. Söz konusu
kararda, düzenleyici otorite tarafından düzenleme alanına giren bir davranış hakkında
işlem tesis edilmiş olmasının, konunun Kurum tarafından incelenmesinin önünde engel
oluşturmayacağı hususu açıklıkla vurgulanmakta ve bu gerekçeyle şikâyet konusu
davranış hakkında herhangi bir işlem tesis edilemeyeceği yönündeki Kurul kararı
hukuka uygun görülmeyerek iptal edilmektedir.

18-27/461-224
149/436

(312) Anılan Danıştay kararları ışığında, ilgili sektörel düzenleyici otorite ve Kurum’un
uygulamakla yükümlü oldukları mevzuat bakımından inceleme yürütme kabiliyetine
sahip olması gerekmekte ancak aynı fiil hakkında uygulanabilecek idari yaptırımlar
bakımından kurumların birbirlerinin yaptırımlarını dikkate alması beklenmekte ve genel
olarak iki kurumun işbirliği içerisinde bulunması gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.
(313) Kurul kararlarında farklı pazarlarda yürütülen soruşturmalar kapsamında düzenleme-
rekabet hukuku ilişkisinin tartışıldığı görülmekte olup ilgili kararlara aşağıda yer
verilmektedir:
(314) Telekomünikasyon sektörüne ilişkin 19.11.2008 tarih ve 08-65/1055-411 sayılı kararda
4054 sayılı Kanun’un tüm sektörlere uygulandığı ve bankacılık sektöründeki belli
düzeydeki birleşme ve devralma işlemlerine istisna getiren düzenlemeler dışında
herhangi bir sektörün açık veya örtülü bir şekilde 4054 sayılı Kanun’un uygulaması
dışına çıkaran yasal düzenlemenin bulunmadığı belirtilmiştir. Bu kapsamda 2813 sayılı
Kanun ile rekabete aykırı eylemler hakkında Telekomünikasyon Kurumuna verilen
yetkilerin Kurul’un telekomünikasyon sektöründe 4054 sayılı Kanun’u uygulamasını
dışlamadığı ve 4054 sayılı Kanun hükümlerinin bu sektöre uygulanması konusunda
Telekomünikasyon Kurumuna yetki ve görev vermediği, telekomünikasyon
düzenlemelerinin rekabet kurallarının kapsamını genişletmediği, daraltmadığı ve 4054
sayılı Kanun ile korunan menfaatlere ilişkin kurumlar arası bir görev değişikliğine sebep
olmadığı, telekomünikasyon mevzuatının, daha rekabetçi bir yapı sağlanması için yeni
yükümlülükler getirmekte olduğu, ancak rekabet kuralları kapsamında yeni
yükümlülükler getirmediği ve 4054 sayılı Kanun çerçevesinde Kurul tarafından
teşebbüslere rekabet kurallarının uygulanmasına yönelik açık veya zımni bir
bağışıklığın tanınmadığı dile getirilmiştir. Nitekim uygulamada göz önüne alınması
gerekenin inceleme konusu uyuşmazlığın aynı zamanda sektör spesifik
düzenlemelere de aykırılık teşkil edip etmediği değil, rekabet kurallarının süregelen
uygulamaları ile benimsediği standartlar/prensipler çerçevesinde ortada bir ihlalin
bulunup bulunmadığı olduğu kararda belirtilmiştir.
(315) Bu sektöre ilişkin bir diğer karar olan 19.12.2013 tarih ve 13-71/992-423 sayılı kararda
ise Danıştay 13. Dairesi’nin yukarıda bahsedilen 13.02.2012 tarih, E:2008/13184 E. ve
K:2012/359 sayılı kararına atıfla Kurul’un düzenlenen sektörlere müdahalede
bulunmasının önünde bir engel olmadığı ifade edilmiştir.
(316) Kurul’un benzer nitelikteki altyapı/erişim pazarlarında hâkim durumda bulunan
teşebbüsün fiyat sıkıştırması yoluyla alt pazardaki rakiplerinin faaliyetlerini zorlaştırdığı
iddialarının ele alındığı diğer kararlarında ise her iki pazarın tarifelerinin de Bilgi
Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından belirlendiği ya da onaylandığı durumda
herhangi bir işlem tesis etmediği93, üst pazardaki tarifelerin düzenlenmesine rağmen
alt pazarlarda herhangi bir düzenlemenin bulunmadığı durumlarda ise iddiaları 4054
sayılı Kanun kapsamında değerlendirdiği94 görülmektedir. Kurul, fiyat sıkıştırması
davranışını 4054 sayılı Kanun kapsamında incelediği kararlarında, alt pazardaki
fiyatların düzenlenmemesini teşebbüsün belirli bir fiyatlandırma serbestisi olduğu
şeklinde değerlendirmekte ve “[sektörel] düzenlemeleri dikkate alarak, söz konusu
düzenlemelerin sınırları içerisinde teşebbüslerin kendi iradeleriyle ortaya koydukları

93 08.09.2005 tarih ve 05-55/833-226 sayılı, , 11.09.2008 tarih ve 08-52/792-391 sayılı, 21.10.2009 tarih
ve 09-48/1206-306 sayılı ve 12.01.2010 tarih ve 10-04/39-19 sayılı Kurul kararları.
94 19.11.2008 tarih ve 08-65/1045-411 sayılı, 21.10.2009 tarih ve 09-48/1206-306 sayılı ve 17.06.2010
tarih ve 10-44/761-245 sayılı Kurul kararları.

18-27/461-224
150/436

davranışları inceleme konusu yapmaktadır”95 ifadesiyle teşebbüsün iradesi/davranış
serbestisini bir ölçüt olarak ele aldığını belirtmektedir.96
(317) Bankacılık sektörüne ilişkin 08.03.2013 tarih ve 13-13/198-100 sayılı kararda 4054
sayılı Kanun’un 2. maddesi ile 3. maddesinin gerekçesine değinilerek Türkiye
sınırlarındaki tüm mal ve hizmet piyasalarında meydana gelebilecek her türlü rekabeti
kısıtlayıcı anlaşma, uyumlu eylem vb. işlemlerin Kanun kapsamında ele alındığı,
dolayısıyla bankaların ve genel olarak finansal hizmet kuruluşlarının eylemlerinin de
bu kapsama girdiği belirtilmiştir. Ayrıca kararda “…gerek BDDK gerekse TCMB ile
raportörlerce yapılan görüşmelerde soruşturmaya konu olan eylemlere ilişkin olarak,
bankaların uzlaşma içerisinde hareket etmelerine yol açabilecek bir hukuki
düzenlemenin ya da talimatın bulunmadığı açıkça ifade edilmiştir. Dolayısıyla
bankaların düzenleyici kurumlara olan sorumlulukları sebebiyle rekabetin sınırlandığı
iddiasının kabulü mümkün görünmemektedir.” denilerek Kurum’un bu konuda
soruşturma yürütme yetkisi olmadığı savunması kabul edilmemiştir.
(318) Türkiye Petrol Rafinerileri A.Ş.’nin (TÜPRAŞ) fiyatlandırma ve sözleşmelere ilişkin
uygulamaları yoluyla 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesini ihlal edip etmediğine yönelik
yürütülen soruşturmaya ilişkin 17.01.2014 tarih ve 14-03/60-24 sayılı kararda
TÜPRAŞ’ın fiyat serbestisine sahip olduğu belirtilmiş ve Danıştay 13. Dairesi’nin
E:2008/14245, K:2012/960 sayılı kararına atıfta bulunularak regülasyona tabi bir
piyasada faaliyet gösteren TÜPRAŞ’ın fiyatlandırma davranışlarının 4054 sayılı Kanun
kapsamında değerlendirilebileceği konusunda kuşku bulunmadığı ifade edilmiştir.
(319) Sonuç olarak Kurul, özellikle Danıştay’ın kararlarında yer alan açık hükümleri de
dikkate alarak düzenlenen sektörler ve alanlarda rekabet ihlali şüphesinin önaraştırma
ile ortadan kaldırılamadığı koşullarda soruşturma açmakta ve ihlal tespit ettiği
durumlarda yaptırım uygulama yoluna gitmektedir. Kurul, düzenlenen sektörlerde
rekabeti kısıtlayıcı olabilecek davranışlara, ilgili davranışların sektörel mevzuatta
düzenlenmiş olmasından bağımsız olarak müdahale etmekte, teşebbüslerce dile
getirilen ve ilgili pazarın düzenlemeye tabi olduğu ya da görevli düzenleyici bir
otoritenin bulunduğu şeklindeki savunmaları ise kabul etmemektedir. Bununla birlikte
Kurul, düzenlemenin ya da ilgili düzenleyici otoritenin, doğrudan teşebbüslerin
davranışlarını belirleyen kurallar getirmesi durumunda ise rekabet hukuku
çerçevesinde söz konusu davranışı 4054 sayılı Kanun kapsamında ele almamaktadır.
(320) Bu noktada belirleyici olan husus, sektörel düzenlemeler çerçevesinde incelenen
teşebbüs davranışının söz konusu düzenleme sonucunda ortaya çıkıp çıkmadığı yahut
teşebbüsün davranış serbestisinin bulunup bulunmadığıdır. Diğer bir deyişle,
teşebbüslerin serbestçe karar alması, sektörel düzenlemeler vasıtasıyla
engellenmedikçe, ilgili davranışa rekabet hukukunun uygulanabileceğinde herhangi bir
kuşku bulunmamaktadır.
(321) Söz konusu yaklaşım işbu soruşturma kapsamında incelemeye konu olan elektrik
sektörü için de geçerlidir. Bilindiği üzere, elektrik sektöründe sektörel düzenleyici olan
EPDK ile ETKB’nin detaylı düzenlemeleri bulunmakta ve söz konusu kuruluşlar
tarafından sektöre yönelik olarak inceleme ve çalışmalar gerçekleştirilmektedir. Ancak
bu düzenleme ve uygulamalar elektrik sektöründe yer alan faaliyetleri 4054 sayılı
Kanun kapsamı dışına çıkarmamaktadır.

95 11.09.2008 tarih ve 08-52/792-391 sayılı kararı.
96 Köktürk, 2012.

18-27/461-224
151/436

(322) 4054 sayılı Kanun’un 4. ve 6. maddesinin uygulanması ile amaçlanan tüm mal ve
hizmet piyasalarındaki rekabeti engelleyici, bozucu veya kısıtlayıcı anlaşma, karar ve
uygulamalar ile piyasada hâkim durumda teşebbüslerin bu durumlarını kötüye
kullanmalarını önlemek, bunun için gerekli düzenleme ve denetlemeleri yaparak
rekabetin korunmasını sağlamaktır. Elektrik piyasanın düzenleyici ve denetleyici bir
kurumun regülasyonuna tabi olması, bu piyasada yer alan faaliyetleri 4054 sayılı
Kanun kapsamı dışına çıkarmamaktadır. Ancak Kurul’un söz konusu davranışlara
yönelik inceleme yapması, sektörel düzenlemelerin dağıtım şirketleri ve GTŞ’lerin
serbestçe karar almasını engellemediği sürece mümkündür.
(323) Bu doğrultuda, soruşturma konusu olan elektrik dağıtım ve GTŞ’nin ilgili pazarlar olan
elektrik dağıtım ve tedarik pazarındaki hâkim durumlarını kötüye kullanmalarının tespit
edilmesi halinde, her ne kadar söz konusu eylemlere ilişkin sektörel düzenlemeler
mevcut olsa da, incelenen teşebbüsler ve eylemleri 4054 sayılı Kanun kapsamında
değerlendirilecektir. Örneğin, 6446 sayılı Kanun’da hukuki ayrıştırmanın düzenlenmiş
olması, dağıtım şirketi ve GTŞ’nin, bu ilkeye aykırı davranarak dağıtım şirketi
bünyesindeki rekabete duyarlı bilgilerin GTŞ’nin erişimine açılması ve dağıtım
şirketinin GTŞ’ye rekabeti kısıtlayıcı nitelikte avantaj sağlaması eylemlerinde
bulunarak hakim durumlarını kötüye kullanmaları halinde 4054 sayılı Kanun
kapsamında incelenmeleri ve yaptırıma tabi tutulmaları önünde bir engel
oluşturmayacaktır. Ancak burada dikkat çekilmesi gereken husus, incelemeye konu
olan teşebbüslerin hukuki ayrıştırmaya aykırı davranmaları nedeniyle değil, bu
davranışları sonucunda hâkim durumlarını kötüye kullanarak ilgili pazarlardaki rekabeti
bozmaları sebebiyle Kurul’un incelemesine muhatap olmasıdır.
(324) Benzer şekilde dağıtım şirketlerinin, doğal tekel niteliğinde olan ve münhasıran
sorumlu oldukları dağıtım hizmet ve faaliyetlerini gerçekleştirirken kendileriyle aynı
ekonomik bütünlük içinde bulunan GTŞ’ler lehine ve diğer tedarikçiler aleyhine ayrımcı
davranışlar içinde bulunmaları da rekabeti kısıtlayıcı bir nitelik arz edecektir. Bu
kapsamda, her ne kadar dağıtım şirketlerinin faaliyetleri sektörel mevzuat
çerçevesinde detaylı bir şekilde düzenlenmiş olsa da söz konusu eylemler 4054 sayılı
Kanun’un 6. maddesi kapsamında hâkim durumun kötüye kullanılması nedeniyle
incelemeye konu olacaktır. Yine GTŞ’lerin rekabet ihlali olarak değerlendirilecek
nitelikte eylemlerde bulunarak pazarda giriş engelleri yaratmaları veya pazar kapama
etkisine yol açacak davranışta bulunmaları halinde söz konusu davranışlar rekabet
hukuku kapsamında ele alınacaktır. Her ne kadar ilgili davranışların, bu alanlarda
düzenleme ve çalışma yapan EPDK’nın görev alanına gireceği iddia edilecek olsa da
piyasanın rakiplere kapanması amacını taşıması ve pazar gücünü haiz bir oyuncu
tarafından yapılması sebebiyle anılan eylemin rekabet hukuku uygulaması kapsamına
gireceği de açıktır.
I.5.4. Uluslararası Kararlar ve Raporlar
I.5.4.1. Elektrik Perakende Piyasasının Serbestleşmesi 2011 - İspanya
(325) Elektrik Endüstrisi Şirketleri Derneği (UNESA) üyesi olan ve İspanya elektrik
piyasasında yerleşik konumda bulunan Iberdola, Endesa, Eon, Gas Natural ve
Cantabrico’nun, UNESA üzerinden tedarikçi değiştirmek isteyen tüketicilerin
engellenmesine yönelik bir strateji üzerinde anlaşması ve tüketicilere ilişkin bilgilerin
diğer tedarikçilerle paylaşılmasını UNESA aracılığıyla engellemeleri ihlal olarak
değerlendirilmiştir. Adı geçen beş teşebbüse İspanya Rekabet Otoritesi tarafından
toplam 61 milyon Euro para cezası verilmiştir.

18-27/461-224
152/436

I.5.4.2. Dağıtım Şirketleri 2009 - İspanya
(326) Hizmet verdiği tüketicilere ilişkin veri tabanı oluşturma ve bu veri tabanını güncel tutma
yükümlülüğü bulunan dağıtım şirketlerinden bir kısmının bu yükümlülüğü rakip
şirketlere karşı yerine getirmeyip aynı ekonomik bütünlük içinde bulunduğu perakende
şirketine sağlayarak rakiplerin perakende satış kapasitesini düşürdüğü gerekçesiyle,
söz konusu dağıtım şirketlerine İspanya Rekabet Otoritesi tarafından toplam 36,6
milyon Euro para cezası kesilmiştir.
I.5.4.3. Dağıtım Şirketleri/ SORGENİA 2010 - İtalya
(327) Dağıtım şirketlerinin elektrik ve gaz perakende piyasasına giriş yapmak isteyenlerin
maliyetlerini yükseltmek için etkin olmayan prosedür ve davranışlarda bulunduğu ve
tüketicilerin tedarikçi değişikliğini zorlaştırdığı (özellikle tüketici ile ilgili verinin
verilmesini erteleyerek) iddiası çerçevesinde ulusal rekabet otoritesi tarafından beş
dağıtım şirketi hakkında başlatılmış olan inceleme teşebbüsler tarafından sunulan
taahhütler neticesinde sonlandırılmıştır.
I.5.4.4. ENEL/EXERGIA 2009 - İtalya
(328) İtalya’nın yerleşik elektrik şirketi olan ENEL’in iki iştiraki olan ENEL Distribuzione ve
ENEL Servizio Elettrico hakkında yapılan incelemede, mesken olmayan müşterilere
yapılan elektrik perakende satışı için gerekli olan müşteriyle ilgili teknik ve finansal
detayların, rakiplere ENEL şirketleri tarafından geç, hatalı ve silinerek verildiğine ilişkin
iddialar incelenmiştir. ENEL’in piyasaya yeni giren oyuncuların ihtiyaç duyduğu bilgiler
üzerinde tekel pozisyonunda bulunduğu ifade edilmiş ve dosya ENEL’in ilgili bilgilerin
içeriğinin korunmasına ve kontrol edilmesine ilişkin getirdiği taahhütler çerçevesinde
neticelendirilmiştir.
(329) Yukarıda yer verilen üye ülke kararlarından da görülebileceği üzere yerleşik elektrik
dağıtım ve tedarik şirketleri tarafından, tedarik faaliyeti için gerekli olan bilgilerin eksik,
geç veya hiç paylaşılmayarak rakip şirketlerin faaliyetlerinin zorlaştırılması, tedarikçi
geçişine engel olunması gibi davranışlar AB üyesi ülkelerdeki serbestleşme
süreçlerinde de gündeme gelmiş ve ilgili ülkelerdeki rekabet otoriteleri tarafından
rekabet ihlali olarak nitelendirilip, cezalandırılmıştır.
I.5.5. Elektrik Piyasasındaki Aksaklıklar
(330) Ülkemizde, elektrik tedariki faaliyeti görece kısa bir süre öncesine kadar dikey
bütünleşik, monopol bir yapı altında tüketicilere sunulan bir ticari faaliyet olarak
varlığını sürdürmekteydi. Gerek bu durumun oluşturduğu alışkanlıklar gerekse söz
konusu tedarik hizmetinin sunumuna özgü özellikler nedeniyle inceleme konusu
piyasaya yönelik birtakım talep taraflı piyasa aksaklıklarından bahsetmek sektörel
çerçevenin daha bütüncül bir şekilde anlaşılması ve inceleme konusu eylemlerin
etkisinin daha iyi kavranılması bakımından gereklidir. Aşağıda davranışsal iktisat
çerçevesinde talep taraflı piyasa aksaklıkları, bu aksaklıklarla beraber GTŞ’lerin
davranışları sonucunda oluşan piyasa başarısızlıkları ve tüm bunların rekabetçi piyasa
yapısı üzerindeki etkilerine yönelik açıklamalarda bulunulacaktır.
I.5.5.1. Davranışsal İktisat Çerçevesinde Piyasa Aksaklıkları ve Kötüleşen Geçiş
Maliyetleri
(331) Rekabet hukukuna konu olan vakalar göz önünde bulundurulduğunda, söz konusu
vakalarda saik ve eylemleri değerlendirilen ekonomik ajanların rasyonel ajanlar olduğu
ve rasyonel kararlar verdiği varsayılmaktadır. Özellikle katı piyasa koşullarının veya
piyasa aksaklıklarının geçerli olmadığı varsayılan neoklasik modellerde rekabetin,

18-27/461-224
153/436

geçerli olduğu pazarlarda aktörlerin refahını ençoklaması beklenmektedir. Rasyonel
seçim kuramı olarak adlandırılan bu kurama göre iktisadi ajanlar erişime açık mevcut
verileri, tercihlerin gerçekleşme olasılıklarını ve potansiyel fayda ve maliyetleri dikkate
alarak sahip oldukları seçenekler arasından optimal olanı seçerler. Rasyonel seçim
kuramına göre kişinin tercihi, kişinin bilgisi ve onun kullanımına hazır kaynaklara göre
belirlenmekte; bu da herkes için geçerli ortak bir rasyonel davranıştan (objektif
rasyonalite) söz edilememesine, tercihlerin kişiden kişiye değişebilmesine yol
açmaktadır97. Beklenen fayda kuramına göre, bireylerin belirsizlik altındaki tercihleri
rasyonellik aksiyomları çerçevesinde kolaylıkla modellenebilmektedir. Bununla birlikte
sınırlı rasyonellik, buluşsal yöntem ve önyargı/yanlı eğilimlerin karar alma
mekanizmasını etkilemesi ve böylece beklenmeyen sonuçların ortaya çıkmasına bağlı
olarak rasyonel seçim kuramı, iktisadi ajanların belli koşullar altında gerçek anlamda
nasıl tercihte bulunacaklarına ilişkin süreci yeterince yansıtmadığı için eleştirilmektedir.
I.5.5.1.1. İktisadi Bireylerin Sergilediği Sınırlı Rasyonellik ve Nedenleri
(332) Sınırlı rasyonellik bireylerin, tercihlerinin bilişsel, çevresel veya psikolojik kısıtlardan
etkilenmesi nedeniyle optimal olmayan kararlar verdikleri durumu tanımlamaktadır.
Sınırlı rasyonellik kapsamında ele alınacak buluşsal yöntem ve önyargıları, yargılara
ve seçimlere etki etmeleri bakımından iki grupta toplamak mümkündür.98 Yargılar,
belirsizlik ortamında bir olaya ilişkin olarak yapılan değerlendirmeler olarak
tanımlanmaktadır. Seçimler ise hem belirli hem belirsiz dolayısıyla olasılık içeren
ortamlarda yapılabilmektedir. Bu çerçevede ilk olarak yargılara ilişkin hatalar temsil
edilebilirlik kısa yolu, ulaşılabilirlik kısa yolu ve çıpalama kısa yolu olarak
sıralanabilmektedir99:
- Temsil Edilebilirlik Kısa Yolu: Olasılık içeren durumlarda varılacak yargılar, o
duruma ilişkin olarak sahip olduğumuz bilgiler ve bu bilgilerin yargı ile ilişkisi göz
önünde bulundurularak şekillenmektedir. Yargıya varmada yapılan bu
ilişkilendirme, temsil edilebilirlik ölçütünün birtakım faktörlere duyarsız
kalmasına ve yargıya ilişkin ciddi sorunların ortaya çıkmasına neden olmaktadır.
İşbu dosyaya konu pazarlar bakımından ele alındığında, önce yasal tekel
niteliğindeki firmadan daha sonra düzenlenen tarife müşterisi olarak yine
yerleşik operatörden perakende elektrik hizmeti alan bir tüketici için serbest
tüketici hakkının kullanımına dair algı ve değerlendirme yerleşik operatörle
yaşanan fiyat-hizmet deneyiminden ibaret olmaktadır. Söz konusu tüketici için
bu yeni hakkın alternatif tedarikçiler aracılığıyla kullanımına dair kapsamlı bir
değerlendirme aracı bulunmamaktadır. Zira kısa bir süre öncesine kadar söz
konusu tüketici, elektrik enerjisi teminine ilişkin olarak diğer pek çok mal ve
hizmet piyasasının aksine, farklı seçenekler ile karşı kaşıya kalmamış ve bir
seçim yapma deneyimi yaşamamıştır.
- Ulaşılabilirlik Kısa Yolu100: Bazı olayların tekrarlanma veya ortaya çıkma
olasılığının, o olaylara ilişkin var olan istatistiki verilerden ziyade, hatırlanabilirlik
gibi subjektif unsurlar göz önünde bulundurularak tahmin edilmesi olarak
nitelendirilebilmektedir. Herhangi bir konu hakkında değerlendirme yaparken

97 YALÇIN, Y. (2012), “Davranışsal İktisat Yaklaşımıyla Rekabetçi Piyasa Analizi”, Rekabet Kurumu
Uzmanlık Tezleri Serisi, Rekabet Kurumu, Ankara, s. 11.
98 a.g.k., s. 16.
99 a. g. k., s. 16-18.
100 Economic & Social Research Council (ESRC) Centre for Competition Policy, (2013), “Behavioural
Economics in Competition and Consumer Policy”, University of East Anglia, s. 19-20.

18-27/461-224
154/436

bireyin konuya ilişkin objektif ve daha yüksek kalitedeki veriden ziyade aklına ilk
gelen ya da dikkatini önce çeken veri setine yönelmesi ya da bu veri setine
öncelik tanıması bu hususa örnek teşkil edebilecektir. Serbest tüketici hakkını
yeni elde eden bir tüketici bakımından, bu hakkın kim aracılığıyla nasıl
kullanılacağına ilişkin akla gelen ilk ve belki de algılanan tek seçenek doğal
olarak baştan beri elektrik enerjisi hizmetini tedarik ettiği yerleşik operatördür.
Zira GTŞ tüketicilerin baştan beri muhatap oldukları tek firmadır.
- Çıpalama Kısa Yolu: Birçok durumda insanlar tahminlerini başlangıç bir değer
üzerinden yola çıkarak oluşturmaktadır. Başlangıç değer, hesaplamanın bir
parçası olabileceği gibi, çevresel faktörlerin etkisi ile de belirlenmiş olabilir.
Ancak, başlangıç değer üzerinden yapılan uyarlamalar, sonucun başlangıç
değere bağlı olmadan belirlenmesi noktasında yetersiz kalmaktadır. Yine
baştan beri elektrik enerjisi hizmetini GTŞ’den temin eden bir serbest tüketici
için, bu hakkın gündeme getirdiği fiyat ve diğer piyasa parametrelerine yönelik
algı, GTŞ ile süregelen ilişkiye bağlı deneyime ve GTŞ’nin doğrudan sunduğu
ilk elden tekliflere bağlı olarak şekillenmekte ve tüketicinin tedarikçi değişimine
dair beklenen getirisi potansiyel düzeyinden daha düşük oluşabilmektedir.
Böyle bir tüketici için, alışılageldiği üzere elektrik enerjisinin teminine ilişkin
olarak memnuniyetsizlik halinde farklı bir tedarikçiye geçiş yapmayı
değerlendirme ve geçiş yapma refleksleri oluşmamış veya gelişmemiştir.
(333) Bireylerin seçimlerine ilişkin hatalar ise çerçeveleme ve referans nokta etkisi, sahiplik
etkisi, statüko eğilimi ve sınırlı irade gücü olarak sıralanabilir:101
- Çerçeveleme ve Referans Nokta Etkisi: Fayda kavramı, seçimi yapmadan önce
o seçime ilişkin olarak beklenilen fayda ve seçim yapıldıktan sonra fiilen ortaya
çıkan fayda olarak ikiye ayrılmaktadır. Yapılacak seçime etki eden bazı faktörler
nedeniyle beklenen fayda ile fiili fayda arasındaki bağ asimetrik bir biçimde
etkilenmekte ve dolayısıyla optimal seçimlerin gerçekleştirilmesi her durumda
mümkün olmamaktadır. Bunun ilk nedeni olan çerçeveleme etkisine göre,
seçeneklerin sunuluş biçimleri, o seçenekten beklenen faydaya herhangi bir
etkisi olmasa dahi, seçimleri belirleyebilecektir. Diğer bir ifadeyle, beklenen
getirileri eşit olan iki seçenekten birisi, sırf sunuş biçimine bağlı olarak diğer
seçeneğe göre baskın bir biçimde tercih edilebilmektedir. Seçim mekanizması
üzerinde güçlü bir etkiye sahip olabilen çerçeveleme, bir sağlayıcı tarafından
müşterinin gerek kendi gerek rakiplerinin mal veya hizmetlerine ilişkin olarak
manipüle edilmesi başta olmak üzere, tüketiciye yanlış, yanıltıcı veya eksik
bilgilendirme yollarını kullanılması aracılığıyla yaygın bir şekilde
gerçekleştirilebilmektedir. Bu bakımdan, serbest tüketici hakkını yeni kazanmış
veya kazanmak üzere olan bir tüketiciye, bir GTŞ tarafından bu hakkın
kullanımına dair yapılan bir sunuş biçimi, ilgili tüketicinin bu hakkın nasıl
kullanılacağına ilişkin karar alma mekanizmasını doğrudan yönlendirebilecektir.
Söz konusu sunuş biçimi örneğin, tüketici nezdinde, tedarikçi değiştirmeye
esasen gerek olmadan sadece hizmet alımına ilişkin birtakım koşulların
değiştirilmesinden ibaret olarak algılanılmasına neden olabileceği gibi, hizmet
alımına ilişkin koşullarda aslında değişiklik yaratmayacak şekilde alternatif
tedarikçiler arasında seçim yapmaktan ibaret olarak da lanse edilebilecektir.
Diğer yandan “Beklenti Teorisi”ne göre varlığımızda yaşanan değişimler,
değişim büyüklüğünün yanı sıra bu değişimin gerçekleştiği referans noktası

101 Yalçın, 2012, s. 21-34.

18-27/461-224
155/436

bakımından da ele alınarak değerlendirilmektedir. Bu bağlamda, referans nokta
dikkate alındığında, bireyler hem kazançlarına göre kayıplarına daha yüksek bir
değer atfetmekte, hem de kazançları ile kayıpları arasında eşdeğer bir miktar
değişimi karşılaştırması yaptıklarında bireylerin, kayıptan kaçınma eğilimi daha
yüksek olmaktadır. Bu bakımdan, elektrik enerjisi tüketiminin bütçe içindeki payı
görece daha düşük olan serbest tüketici grupları açısından tedarikçi
değişiminden beklenen getirinin düşük olması veya değişim sürecine dair
algılanan maliyetlerin belirli bir seviyenin üzerinde olması söz konusu
tüketicilerin tedarikçi değişimleri yönündeki güdülerini olumsuz
etkileyebilmektedir. Bunun yanında, tüketicilerin olası bir tedarikçi değişimi
nedeniyle katlanacaklarını düşündükleri algılanan işlem maliyetleri veya
sözleşme fesih ceza bedelleri de tüketicilerin tedarikçi değiştirme güdülerini
caydırıcı nitelik arz edebilmektedir.
- Sahiplik Etkisi: Benzer şekilde kazanç ile kayıp arasında eşdeğer bir miktar
değişimi karşılaştırması yapıldığında, kayıplardan kaçınma eğiliminin yüksek
oluşuna bağlı olarak kişinin, sahipliğindeki şeyden vazgeçmesine normatif
teorinin öngördüğü değerin üzerinde bir değer atfedilmektedir. Sahiplik etkisi
esasen, değişime yönelik teşvik unsurunun ciddi anlamda çekici olmaması
durumunda mevcut durumun korunması yönündeki tercihi ifade etmektedir.
Sahiplik etkisi, bir tüketicinin halihazırda sürdürdüğü bir tüketim alışkanlığından
gerçek anlamda memnun olmasa dahi, bu alışkanlığını değiştirme yoluna
gitmediği durumları yansıtabilmektedir. Tüketiciler tarafından bu değişimlere
ilişkin algılanan işlem maliyetleri ve getiriler bakımından sahiplik etkisi
piyasalarda atalete neden olmakta ve öngörülen işlem sayısının beklenenin
altında gerçekleşmesine yol açabilmektedir.
- Statüko Eğilimi: Kişinin hiçbir şey yapmama, mevcut veya önceki kararlarını
koruma eğilimi olarak tanımlanabilecek statüko eğilimi, kişiye sunulan yeni
seçeneklerin göz ardı edilmesine ve statüko seçeneğinin bu seçeneklere tercih
edilmesine yol açmaktadır. Kişinin mevcut seçiminden vazgeçmesini kayıp
olarak değerlendirmesi veya mevcut seçimine sahiplik etkisi nedeniyle olması
gerekenden fazla değer yüklemesi, mevcut veya önceki durumun korunmasına
ve yeni seçeneklerin göz ardı edilmesine sebep olmaktadır. Nitekim çıpalama
kısayoluna göre sonucun başlangıç değerden bağımsız olarak
değerlendirilemeyeceği ve başlangıç değer üzerinden yapılan uyarlamalar
doğrultusunda yargıya varılacağı öngörülmektedir. Başlangıç değer üzerinden
yapılacak yetersiz uyarlamalar tercihlerin statüko seçeneğinden yana
kullanılması sonucunu beraberinde getirebilmektedir. Bir örneği kişilerin
pişmanlıktan kaçınma davranışında görülebilen nedenden ötürü kişiler, seçim
yapmadan önce sahip olunan bilgiler doğrultusunda mevcut durumdan farklı bir
seçimin yapılmasını doğru olarak yorumlasalar dahi, seçim sonrası pişmanlık
yaşamamak adına statüko durumlarını koruyabilmektedir. Diğer yandan, belli
bir konuda karar almak durumunda olan bireylerin dikkatlerini, erişimlerine açık
tüm veri setlerinden ziyade irrasyonel bir şekilde daha dar kapsamlı bir alt veri
setiyle sınırlandırmaları olarak tanımlanabilecek ihmal/dikkatsizlik eğiliminin
sonucu olarak da bireyler kendileri için daha az getiri sunan seçeneklere
yönelebilmektedirler. Bu çerçevede, tüketim alışkanlıkları gereği başından beri
ve uzun yıllardır tek bir yerleşik operatörden elektrik enerjisi hizmeti alan bir
serbest tüketici açısından daha fazla getiri vadedebilecek alternatif bir

18-27/461-224
156/436

tedarikçiye geçişin mümkün olmasında dahi, yukarıda yer verilen diğer
faktörlerin varlığıyla beraber statüko eğilimi baskın olabilmektedir.
- Sınırlı İrade Gücü: Bireyler karar alma süreçlerinde aldıkları kararların getirileri
ve götürülerine yönelik asimetrik bir değerlendirme yapma eğilimindedirler. Söz
konusu asimetri, ödüllerin mümkün olduğunca kısa sürede elde edilmesi
arzusunu; ceza veya maliyetlerin ise olabildiğince erteleme arzusunu ifade
etmektedir. Hiperbolik indirgeme olarak da tanımlanan bu duruma göre, yakın
zamanlı getiriler veya maliyetler daha düşük bir iskonto oranıyla
değerlendirilmekte ve böylece getiriler kısa vadede arzulanırken maliyetlere
uzun vadede katlanmak tercih edilebilmektedir. Dolayısıyla, alternatif bir
tedarikçiden daha iyi bir teklif alan bir tüketicinin, beklenen getirileri dikkate
alındığında tedarikçi değişimine gitmesi beklenebilecekken hiperbolik indirgeme
eğilimi yüzünden bu değişim gerçekleşmeyebilecektir.
- Sıcak Durum: Sıcak durum, bireyin karar verme esnasında yüksek düzeylerdeki
duygu durumundan etkilenerek rasyonel karar verme sürecinin etkilenmesine
yol açan düşünce tuzaklarını ifade etmektedir. Böyle bir durumda tüketici,
uyarıcı bir unsurun etkisiyle irrasyonel bir heyecan içinde, çok hızlı bir şekilde
karar vererek kendisi için pek de iyi olmayan tercihlerde bulunabilmektedir. Aynı
tüketici, satın alma kararını verdiği sıcak durumdan soğuk/ölçülü duruma geçiş
yaptığında yaptığı tercihten pişman olma ihtimali bir hayli yüksek olabilmektedir.
Bir tedarikçinin, serbest tüketici hakkını kazanmış müşterilerini hızlı bir şekilde
ziyaret ederek veya kendi müşteri hizmet noktasında herhangi bir abonelik
işlemini yapmaya gelmiş müşterisine serbest tüketicilik hakkında yeterince
ayrıntılı ve anlaşılır bilgi vermeden ve söz konusu müşterinin sahip olduğu tüm
hak ve seçenekler hakkında bilgilendirme yapmadan, diğer bir ifadeyle
çerçeveleme yöntemini sıcak durumda kullanarak portföyüne katması bu
duruma örnek olarak verilebilecektir.
(334) Yukarıda yer verilen nedenlerden ötürü bireylerin her durumda kendi faydalarını
optimal kılacak şekilde olasılık hesaplamaları içine girmeyeceği, böyle bir hesaplamayı
yapmada yetersiz kalabilecekleri ve çeşitli buluşsal yöntem ve önyargılara başvurarak
kendileri açısından sadece tatmin edici bir seviyeyi yakalamaya çalışmakla
yetinebileceklerinden bahsedilebilmektedir.102
I.5.5.1.2. Talep Taraflı Piyasa Aksaklıkları ve Rekabetçi Piyasa Yapısı İlişkisi
(335) Bir piyasanın olabildiğince sağlıklı bir şekilde işlemesi, o piyasaya yönelik talep ve
arzın yapısına ve bu iki unsur arasındaki etkileşimin ne kadar etkin bir şekilde işlediğine
bağlıdır. Bilinçli, bilgili ve makul tüketicilerin yaptıkları isabetli tercihler, bu tercihleri en
iyi şekilde karşılayan firmaları ödüllendirmekte, diğer bir deyişle tüketici, iyi satıcı ile
kötü satıcıyı birbirinden ayırmaktadır. Benzer şekilde, tüketici hâkimiyeti doğrultusunda
gerçekleşen, firmalar arasındaki rekabet, tüketicilerin taleplerinin en etkin, yenilikçi ve
ucuz şekilde karşılanmasına hizmet etmektedir. Dolayısıyla, bütüncül bir piyasa
yaklaşımı, piyasanın hem talep hem de arz yönünü dikkate alan rekabetçi döngüyü
hesaba katarak gerçekleştirilebilmektedir.
(336) Rekabetçi döngünün talep tarafındaki işlerliğini sağlamak adına tüketicinin “bilgiye
erişim”, “bilgiyi değerlendirme” ve “harekete geçme” olarak tanımlanan süreçleri
düzgün bir şekilde yürütmesi gerekmektedir.103 Bu aşamaların bir veya birkaçında

102 a.g.k., s. 35.
103 OFT (2010), “What Does Behavioural Economics Mean For Competition Policy?”, s.14-22.

18-27/461-224
157/436

oluşabilecek herhangi bir aksaklık, tüketicinin kendisi için optimal kararı almasının
önüne geçecek ve nihai anlamda piyasanın rekabetçi işleyişi sekteye
uğrayabilecektir:104
- Bilgiye Erişim: Karar alma sürecinin başlangıcını oluşturan bilgiye erişimde
geleneksel yaklaşıma göre, tüketicinin kendisi için optimal seçimi
yapabilmesinin, getiri-götürü hesaplamaları sonrasında elde edilmesi makul
olan bilgiler dahilinde mümkün olacağı beklenmektedir. Arama maliyetlerinin
varlığına işaret eden böyle bir durumda arama maliyetleri, referans noktadan
bağımsız olarak değerlendirilememekte ve özellikle harcamanın değeri ve bütçe
içindeki payı dikkate alındığında arama süreci optimal düzeyde
yapılamayabilmektedir.
- Bilgiyi Değerlendirme: Tüketicinin elde ettiği bilgileri dikkate alarak farklı
seçenekler arasından kendisi için optimal olanı belirlemesinin beklenildiği bu
aşamada da örneğin hiperbolik indirgeme eğilimi nedeniyle tüketiciler net
bugünkü faydalarını doğru hesaplayamadıkları için optimal olmayan tercihlerde
bulunabilmektedirler.
- Harekete Geçme: İlk iki aşamayı rasyonel bir şekilde geçen bir tüketici, bu
noktada kendisi için optimal olmayan bir tercihte bulunabilmektedir. En yaygın
örneğini statüko eğiliminde gördüğümüz böyle bir durumda, bu eğilim içinde
olan bir tüketici, mevcut durumunun değişmesine yol açacak bir seçimin
yapılmasını doğru olarak değerlendirebilse dahi bu eğilimin etkisi ile yeni bir
seçim yapmamayı tercih edebilmektedir. Bu durum, literatürde “değiştirme
maliyeti” olarak bilinen etkinin daha iyi değerlendirilebilmesini sağlamaktadır.
Geleneksel yaklaşıma göre önemsiz olarak nitelendirilebilecek bir değiştirme
maliyeti (örneğin abonelik iptali için faks göndermek), davranışsal yaklaşıma
göre önemli görülebilmektedir.
(337) Yukarıda bahsedilen nedenlerle tüketicilerin karar alma mekanizmalarında oluşan
aksaklıklar, rekabetin teşebbüsler arasında etkin bir şekilde işleyen eleme ölçütü
olmasını zorlaştırabilecektir. Bundan daha önemlisi, söz konusu talep yönlü
aksaklıkların geçerli olduğu pazarlarda faaliyet gösteren teşebbüslerin bu aksaklıkları
kendileri lehine bizzat kullanmaları ve yönlendirmeleri arzu edilen rekabet ortamının
oluşmamasına neden olabilecek ve dolayısıyla yenilikçi ve kaliteli ürünlerin piyasadan
dışlanmasına, yeni oyuncuların pazara nüfuz edememesine yol açabilecektir.
Başkalarının seçimlerini dolaylı yoldan etkileyen iktisadi birimleri “seçim mimarı” olarak
tanımlamak mümkündür.105 Tüketicilerin davranışsal eğilimlerinin farkında olan
teşebbüsler, bu eğilimleri tüketicinin karar alma mekanizmasını bozmak amacıyla
kullanabilmektedir.106 Tüketiciye şebeke endüstrileri üzerinden abonelik sözleşmeleri
kapsamında hizmetlerin sunulduğu pazarlar, bu pazarlarda faaliyet gösteren firmaların
seçim mimarı olarak davranmalarına elverişlidir. Zira bu pazarlarda tüketici, sürekli bir
şekilde hizmetten yararlanmakta ancak bu hizmetten yararlanma koşulları pek çok kez
firmalar tarafından çeşitli yollarla değiştirilebilmektedir. Örneğin çerçeveleme etkisinin
bilincinde olan bir firma, tüketicinin alternatif sağlayıcı ve hizmetlere ilişkin bilgiyi doğru
bir şekilde değerlendirmesine engel olabilmektedir. Tüketici satın alma
gerçekleştireceği konuda bilgiye erişim ve o bilgiyi değerlendirme aşamalarını başarılı
bir şekilde atlatabilse dahi, harekete geçme noktasında firma, tüketicinin statüko veya

104 Yalçın, 2012, s. 41-43.
105 a.g.k., s. 43-44.
106 OFT (2010), s.14-17.

18-27/461-224
158/436

aşırı iyimserlik eğilimi içinde olabileceğini bilmesi dolayısıyla “abonelik iptali için faks
gönderme” gibi edimsel bir şartı sözleşmeye ekleyebilecek ve tedarikçi değiştirme
önündeki geçiş maliyetlerini artırabilecektir. Bir başka seçenek olarak tüketicilerin
bilişsel kısıtlara tabi olduğunun ve büyük oranda kendilerine sunulan veri setiyle
yetineceklerinin farkında olan bir hizmet sağlayıcı, abonelik sözleşmesi kapsamında
esasen yer almayan veya dayanağı olmayan bir cayma bedelini öne sürerek
müşterisinin sağlayıcı değiştirme yönündeki girişiminin önüne geçebilecektir.
(338) Kişinin hiçbir şey yapmama, mevcut veya önceki kararlarını koruma eğilimi olarak
tanımlanabilecek statüko eğilimi, kişiye sunulan yeni seçeneklerin göz ardı edilmesine
ve statüko seçeneğinin bu seçeneklere tercih edilmesine yol açmaktadır. Durağan
piyasa sorunsalının temelini oluşturan bu eğilim, daha kaliteli veya daha uygun
koşullarda hizmet sunan teşebbüslerin ödüllendirilmelerinin önüne geçebilmektedir.
Ayrıca bu durum, gerek hâkim durumdaki teşebbüsün konumunu koruma noktasında
gerekse de piyasanın önemli bir bölümünde atalete yol açmak suretiyle yeni girişlerin
önlenmesi veya giriş mümkün olsa dahi piyasaya giriş yapmaya çalışan birimlerin
piyasada tutunamaması noktasında önemli bir rol üstlenebilmektedir. Statüko
eğiliminin bir nedenini oluşturan varsayılan seçenek eğilimi aktif olarak seçim
yapılmadığı durumları veya seçim yapılmadan önce sunulan standart seçeneği temsil
etmektedir.107 Örneğin akıllı telefonlarda ya da kişisel bilgisayarlarda önceden yüklü
bir şekilde gelen internet tarayıcısı, e-posta, navigasyon vb. uygulamalar, firmaların
seçim mimarı olarak tüketicilerin karar alma mekanizmalarındaki aksaklıkları
değerlendirerek kullanıcılara sundukları varsayılan seçeneklere örnektir. Varsayılan
seçenek esasen kişilerin aktif seçim yapma güdülerinin önüne geçen bir etkiye sahip
olup statüko eğilimini besleyen bir etki göstererek piyasadaki rekabeti yerleşik firma
lehine durağanlaştırmaktadır. Bir başka örnek olarak daha önce sağlayıcı değiştirme
yoluna gitmesi nedeniyle abonelik sözleşmesi kapsamında dayanaklı veya dayanaksız
bir şekilde herhangi bir cayma bedeli niteliğinde cezai bir yaptırıma maruz kalmış bir
tüketici için tedarikçi değişikliği, beklenmedik maliyetlere ve haksızlıklara yol
açabilecek bir girişim olarak hatırlanacak ve bu tip deneyimler tüketicilerin geçişi
karşısındaki sürtünmeyi daha da artıracaktır.
(339) Bir piyasada teşebbüslerin, tüketicilerin karar alma mekanizmalarında oluşan
aksaklıkları sömürmeleri sonucunda rekabet ortamının tüketiciler için yeterince iyi
işlememesi halinde nasıl bir yol izlenmesi gerektiği noktasında, ilgili pazardaki
teşebbüsler tarafından yanlış yönlendirilen veya alternatif sağlayıcı arama ve
değiştirme maliyetleri çeşitli firma stratejileri yoluyla artırılan tüketiciler ile tutarlı ve
mantıklı tercihler yansıtmayan ve tercihli irrasyonel ya da sınırlı rasyonellik
doğrultusunda kötü kararlar alan tüketiciler arasında bir ayrımda bulunmak
gereklidir108. İlk gruptaki tüketiciler bakımından gerekli bir müdahalede bulunulması
konusunda herhangi bir tartışmaya yer olmadığı açık olmakla birlikte, ikinci gruptaki
tüketiciler bakımından müdahaleye yer olup olmadığı ve müdahale söz konusu olması
durumunda ne şiddette bir müdahalede bulunulacağı tartışmaya açık bir konu olarak
değerlendirilmektedir. Müdahale gerekliliğinin açık olduğu ilk durumda ise iktisadi
anlamda en etkin müdahalenin, piyasada yeni bir bozulmaya yol açmadan, sorunun
temel kaynağına olabilecek en yakın noktada gerçekleşmesinin tercih edilmesi
gerekmektedir. Bu bakımdan örneğin, bir hizmetin tüm alternatif temin yollarına ilişkin
olarak tüketicilere sunulan bilginin niteliği ve sunulma şeklinin, karar almayla ilişkili
anahtar faktörleri muğlaklaştırması veya bu faktörler kullanılarak yapılacak

107 Yalçın, 2012, s. 51.
108 ESRC Centre for Competition Policy, (2013), s. 35.

18-27/461-224
159/436

karşılaştırmaya konu seçenekleri birbirinden ayırt etmeyi zorlaştırması hallerinde, en
isabetli müdahalenin tüketicilerin ilişkili verilere en baştan ve şeffaf bir şekilde
erişmelerini sağlamaya yönelik olarak firmalara getirilecek yükümlülükler olabileceği
değerlendirilmektedir. Bu açıdan, örneğin, yerleşik teşebbüsler tarafından abonelik
hizmetleri kapsamında satış noktalarında sıcak durumdan da istifade edilerek
gerçekleştirilen hızlı satışlar ciddi sakıncalar içerebilecektir.
(340) Bunun yanında tüketiciler karar alma mekanizmalarındaki olası aksaklıkları her
piyasada sergilemeyebilmektedirler. Şebeke endüstrilerinin geçerli olduğu ve hizmet
temininin abonelik hizmetleri kapsamında sunulduğu pazarlar bu bakımdan özellik arz
etmektedir. Nitekim bir süpermarket alışverişi yapan tüketicinin alışveriş esnasında
sahip olduğu tasarruf yapma saiki ve göstermiş olduğu isteklilik ve çaba, aynı
tüketicinin elektrik enerjisi hizmetinin temini sırasında aynı şekilde cereyan
etmeyebilmektedir. Zira düzenli bir süpermarket alışverişinin aksine, bir tüketici için
esasen genel olarak, varsayılan bir tedarikçisi olması nedeniyle günün, haftanın, ayın
ve hatta yılın herhangi bir noktasında onu enerji tedarikçisini seçmeye yönlendiren bir
karar verme yükümlülüğü bulunmamaktadır.109 Bir tüketicinin bir süpermarkette veya
fiziksel bir emtiaya ilişkin olarak maruz kaldığı karar verme/seçim yapma aşaması ile
elektrik enerjisi tüketimine ilişkin olarak maruz kaldığı seçim yapma aşaması ve niteliği
birbirinden önemli oranda ayrılmaktadır. Dahası, esasen oldukça homojen bir nitelik
arz eden elektrik enerjisi hizmetinin temini bakımından geçerli olan varsayılan seçenek
eğilimine bağlı statüko eğiliminin, örneğin bir diğer şebeke endüstrisi üzerinden
sunulan telekomünikasyon hizmetlerindeki varsayılan seçenek eğilimine göre
günümüzde daha şiddetli olduğu dile getirilmelidir. Zira telekomünikasyon
piyasalarında katma değerli servislerin niceliği, niteliği, tüketim büyüklüğü ve sıklığı
dikkate alındığında, tüketicilerin bu piyasada abonelik hizmetlerine ilişkin
hassasiyetleri daha yüksek olabilmekte ve varsayılan seçenek ataletinden sıyrılabilen
tüketiciler, alternatif tedarikçiler arasında bilgilendirilmiş tercihler yapmaya daha yatkın
olabilmektedirler. Tüketicilerin enerji piyasalarındaki bu yöndeki statüko eğilimlerini
pekiştiren başka faktörler de bulunmaktadır. Birleşik Krallık enerji piyasalarına yönelik
olarak yapılan bir deneyde110 tüketicilere yönelik sözleşmelerin kapsadıkları tarife,
doğrusal veya doğrusal olmaması v.b. kriterler bakımından ne kadar karmaşıksa,
tüketicilerin o derece daha yüksek düzeyde kendileri için optimal olmayan seçeneklere
yöneldikleri tespit edilmiştir. Dahası, tüketici ihmali/dikkatsizliği nedeniyle varsayılan
tedarikçi/tarife seçeneğinin başlıca rol oynadığı ve varsayılan tarifenin optimal olmadığı
hallerde de en ucuz tarifeyi seçen tüketicilerin oranının, varsayılan tarifenin olmadığı
duruma göre ciddi derecede düşük olduğu ortaya konulmuştur. Söz konusu durum,
varsayılan seçeneğin işletilmesinin, piyasa durağanlığına ne kadar etkili bir şekilde
hizmet ettiğine dair önemli bir bulgudur. Bu bağlamda, yerleşik tedarikçiden ulusal
tarife üzerinden ya da doğrudan ulusal tarifeye oldukça yakın bir fiyatla serbest tüketici
olarak elektrik enerjisi temin eden bir tüketici için optimal tarifeyi bulmaya yönelik saik,
isteklilik ve çabanın düşük olacağı değerlendirilebilecektir.
(341) Yukarıda yer verilen bilgiler ve tespitler doğrultusunda, tüketicilerin karar verme
süreçlerindeki aksaklıkların giderilmesi açısından, satış noktasından önce, satış
noktasında ve satış noktasından sonra olmak üzere her aşamada, tüketicilerin daha
bütüncül ve şeffaf bilgi setine erişmesini kolaylaştırıcı önlemler alınabilecektir.

109 a.g.k. s. 75.
110 a.g.k. s.75-76.

18-27/461-224
160/436

I.5.5.2. Talep Taraflı Piyasa Aksaklıkları Çerçevesinde AB Elektrik Perakende
Piyasalarındaki Tedarikçi Değişikliği Önündeki Engeller
(342) Avrupa Enerji Düzenleyicileri Konseyi’nin (CEER) “AB Perakende Enerji Pazarlarında
Tedarikçi Değiştirmenin Önündeki Ticari Engeller” konulu raporunda111, tedarikçi
değiştirmeye yönelik olarak düşünmekle başlayıp, yeni bir tedarikçiden yeni bir
sözleşme ile enerji alımı ile tamamlanan bütün bir süreci içerecek şekilde tedarikçi
değiştirmenin önündeki fiili ticari engeller araştırılmıştır. Ticari engeller, tüketici
nezdinde tüketiciyi tedarikçi değişiminden alıkoyan ve piyasaya yeni giriş yapan
tedarikçilere veya genel olarak enerji piyasalarına dair güven eksikliği yaratan engeller
olarak tanımlanmıştır. Söz konusu raporda, tedarikçi değişim sürecine ilişkin tüketici
algısı ve realite arasındaki farka dikkat çekilmiş ve tedarikçi değişikliğinden beklenen
getirinin yetersiz olduğu algısının, tüketicilerin karşılaşacakları teklifler bakımından
tam, anlaşılır ve karşılaştırılabilir bilgi eksikliğinden kaynaklanabileceği vurgulanmıştır.
Bu bilgi eksikliğinin, tüketicinin kendisine yöneltilen bir teklifi, faturayı veya sözleşmeyi
değerlendirmek için karşılaştırma yapmasını engellediği ve tüketicilerde hem elektrik
hem de gaz perakende piyasalarına yönelik olarak genel bir güvensizliğe neden olduğu
belirtilmiş ve bu güvensizliğin sağlıklı işleyen bir perakende pazarın gelişmesinin
önüne geçtiğinin altı çizilmiştir. Raporda, tüketici algısı ile realite arasındaki asimetrinin
sadece değişimden gelmesi beklenen getiri konusunda olmadığı, aynı zamanda
tedarikçi değişim sürecinin karmaşıklığına ve zaman maliyetine de ilişkin olduğu, bu
algıyı pekiştiren ticari uygulamaların ya da bilgiye erişim eksikliğinin, değişimin
önündeki engelleri daha da artırdığı ifade edilmektedir. Bahse konu raporda ayrıca, bir
tüketicinin yerleşik operatör olarak mevcut tedarikçisinden memnun olmasının, bu
piyasalar bakımından doğrudan tüketicinin tedarikçisinin hizmetlerinden tatmin ve
mutlu olduğu anlamına gelmediğine, bu memnuniyetin daha ziyade tüketici ile tedarikçi
arasında aktif bir etkileşim olmamasına bağlı ataletten kaynaklı olabileceğine dikkat
çekilmektedir. Bu yönde bir etkileşimsizlik, örneğin, tedarikçi tarafından fiyat
değişiklikleri hakkında müşterilerle aktif bir iletişim kurulmadan ya da sözleşme
yenilemelerinin, sözleşme vadelerinin sonuna doğru dikkat çekmeden
yapılabilmektedir. Böylece yerleşik tedarikçi, kasten, tüketicilerin dikkatini sadece
kendine kanalize ederek ve zorunlu bilgilendirmeyi aktif bir şekilde yapmayarak
değişim maliyetlerini artırabilmektedir. Nitekim, aynı raporda yer verilen Hollanda
örneğinde, sosyal kanıtların yanlı bir yaklaşım olarak önemine değinilmiş, tüketiciler
genel olarak tedarikçilerini değiştirmediklerinde sosyal normun tedarikçi değiştirmeme
olduğuna dikkat çekilmiştir. Söz konusu ülke örneğinde, tüketicilere sadece doğrudan
sorulduğunda tüketicilerin %10’unun gelecek iki yıl içinde tedarikçisini
değiştirebileceklerini ifade ettiği, ancak söz konusu tüketiciye bir yakını veya tanıdığı
tarafından tedarikçi değişikliğinin önerildiği durumda ise bu oranın %31’e çıktığı
belirtilmiştir. Böyle bir karşılaştırma, başta mevcut tedarikçiden memnun olma ve
değişime ilişkin caydırıcı yöndeki asimetrik tüketici algıları olmak üzere, tedarikçi
değişikliği önündeki engellerin, değişim sürecine, tüketicileri uyarıcı ve algılarını
tetikleyici etkiye sahip yeni bir müdahaleci faktörün dahil olmaması halinde, ne kadar
belirleyici olduğunu göstermesi bakımından önem arz etmektedir.
(343) Raporda ayrıca, mevcut tedarikçi tarafından gerçekleştirilen kapıdan kapıya satış ya
da telefon aracılığıyla iletişime geçilmesi gibi bazı ticari uygulamaların, verilen hizmete
ve hizmetin fiyatına ilişkin şeffaf olmayan, eksik ve yanıltıcı bilgilendirmeye zemin
hazırladığı ve bu tip uygulamaların geçiş engeli yaratmasının yanı sıra tüketicinin

111 CEER Report on Commercial Barriers to Supplier Switching in EU Retail Energy Markets

18-27/461-224
161/436

sonrasında tam olarak idrak edeceği üzere, aslında tercih etmemiş olacağı bir
sözleşmeyi bağıtlaması sonucunu doğurabileceği belirtilmektedir.
(344) Bahse konu raporda, tedarikçi değişimi önünde tüketici algısı kaynaklı geçiş engelleri
- Yetersiz finansal getiri algısı,
- Piyasaya giriş yapan alternatif tedarikçilere ve piyasanın geneline duyulan
güvensizlik,
- Karmaşık tedarikçi değişim süreçleri ve
- Mevcut tedarikçiye sadakat/memnuniyet
olarak sınıflandırılmaktadır. Söz konusu geçiş engelleri, piyasalardaki şeffaflığı ve
alternatif tekliflerin karşılaştırılabilirliğini engellemek suretiyle perakende piyasalardaki
rekabeti yerleşik operatör lehine bozabilmektedir.
(345) Rekabet ve tüketici davranışlarına yönelik yapılan çalışmalarda, AB’de enerji
sektöründeki tedarikçi değiştirme oranlarının, cep telefonu ve kablo TV gibi diğer
şebeke endüstrilerindekinden daha düşük olduğu tespit edilmiştir. Birleşik Krallık için
yapılan bir çalışmada, enerji piyasaları için beklenen değişim süresinin mobil telefon
hizmetleri ve araç sigorta hizmetleri pazarlarına göre iki katı uzunlukta olduğu
belirlenmiştir.
(346) Düşük tedarikçi değiştirme oranları, tüketici refahında kayıplara yol açmasının yanı
sıra rekabeti kısıtlayarak yerleşik operatörün hâkim durumundan istifade etme
olanağını artırmaktadır. Hanehalkı tüketicileri ve görece düşük tüketime sahip
ticarethaneler, endüstriyel kullanıcılara kıyasla daha düşük tüketim yaptıkları için,
tedarikçi değiştirmeden düşük düzeyde getiri beklediklerini ifade etmekte ve aynı
zamanda değişim sürecinin uzunluğu, yeni tedarikçinin güvenilirliğine ilişkin
belirsizlikler ve değişim kaynaklı finansal ceza ve ek maliyetler konusunda endişelerini
dile getirmektedirler.112 OFGEM113 tarafından elektrik sektöründeki rekabet üzerine
yapılan araştırma sonuçlarına göre statüko eğiliminin tedarikçi değişiminde geçerli
olduğu belirlenirken diğer çalışmalar114 grup etkisi, sosyal normlar, arama sürecinin
karmaşıklığı, fayda ve maliyetlere ilişkin tüketici algısı ve tüketicinin ilgi eksikliğinin
tedarikçi değiştirme kararını etkilediklerini ortaya koymaktadır.
I.5.5.3. Talep Taraflı Piyasa Aksaklıkları Çerçevesinde Türkiye Elektrik
Perakende Piyasalarındaki Tedarikçi Değişikliği Önündeki Engeller
(347) Türkiye elektrik piyasasındaki tüketici davranışlarının değerlendirilmesi için yapılan bir
çalışma115, serbest tüketici hakkını kazanan tüketicilerin, konuya ilişkin bilgiye pek çok
kanaldan erişimleri olduğu halde daha ucuz tedarik seçeneklerine yönelmediklerini,
bunun temel olarak statüko ve kayıptan kaçınma eğilimlerinden kaynaklandığını ortaya
koymaktadır. Buna ek olarak sosyal etkinin tedarikçi değişiminde önemli bir rol
oynadığı ve pek çok tüketicinin alternatif tedarikçileri araştırmaya, yakınlarından
konuya dair gelen önerilerden sonra başladığı belirtilmektedir.116 Bir başka

112 ŞİRİN S. M. ve GÖNÜL M. S. (2016), “Behavioral Aspects of Regulation: A Discussion on Switching
and Demand Response in Turkish Electricity Market”, Energy Policy Vol.97.
113 Office of of Gas and Electricity Markets (Birleşik Krallık).
114 ESCR Centre of Competition Policy, (2013)”.
115 Şirin ve Gönül, 2016.
116 a. g. k.

18-27/461-224
162/436

çalışmada117 ise, örnekleme katılan tüketicilerin, AB ortalamasının altı katına tekabül
edecek şekilde, %31’inin, tedarikçi değiştirme hakkından haberi olmadığı tespit
edilmiştir. Nitekim Sektör Araştırması’nda da bilgi eksikliğinin yanı sıra tedarikçi
değiştirmeye ilişkin algılanan işlem maliyetleri ve beklenen mevzuattan kaynaklanan
sorumluluklar tedarikçi değişimi önündeki önemli engeller olarak belirtilmektedir.
(348) Tedarikçi değişimi bakımından elektrik tüketiminin bütçeden aldığı pay ile tedarikçilerin
fiyatlama davranışları göz önünde bulundurulması gereken önemli hususlardır. Başta
GTŞ olmak üzere tedarikçilerin serbest tüketicilere yönelik fiyat tekliflerini ve indirim
oranlarını belirlerken EPDK’nın düzenlenen tarifelerini temel alması ve elektrik
tüketiminin bütçeden aldığı payın düşük olmasıyla birlikte değerlendirildiğinde,
tedarikçi değiştirmeden beklenen getirinin oranı düşük bir düzeyde
gerçekleşebilmektedir.
(349) Elektrik piyasalarındaki tüketici davranışları, perakende elektrik piyasasındaki
rekabetin teşekkülü için dikkate alınması gereken önemli bir unsur olup bu piyasada
tüketiciler geleneksel pazar sinyallerine tepki vermeyebilmektedirler. Bu nedenle,
rekabet otoriteleri bu pazarlardaki incelemelerini, tüketici davranışlarını belirleyen tüm
faktörleri dikkate almak suretiyle yürütmelidir. Aksi halde piyasadaki rekabetin
önündeki engelleri bütüncül bir şekilde değerlendirememe riski ile karşı karşıya
kalabilmektedirler. Bu çerçevede, ilgili pazarlarda şeffaflığı artırırken tedarikçi
değiştirme sürecine ilişkin karmaşıklığı azaltan ve tüketicilere daha basit yollardan bilgi
sağlayan önlemler önerilmektedir.
(350) Bu doğrultuda, algılanan işlem maliyetleri ve tedarikçi değişimine ilişkin beklenen
finansal ve mevzuattan doğan sorumluluklar, mevcut operatörle hizmet tedariğine dair
kayda değer herhangi bir sorun yaşanmamış olması ile birlikte değerlendirildiğinde
kayıptan kaçınma ve statüko eğilimini tetikleyici bir sonuç yaratmaktadır.
I.6. Hukuki Değerlendirme
(351) Dosya kapsamındaki iddialar 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi kapsamında
değerlendirileceğinden ilk önce soruşturma taraflarının ilgili pazarda hâkim durumda
olup olmadıklarının tespit edilmesi gerekmektedir.
I.6.1. Hâkim Durum Tespiti
(352) 4054 sayılı Kanun’un 3. maddesinde hâkim durum, “Belirli bir piyasadaki bir veya
birden fazla teşebbüsün, rakipleri ve müşterilerinden bağımsız hareket ederek fiyat,
arz üretim ve dağıtım miktarı gibi ekonomik parametreleri belirleyebilme gücü” şeklinde
tanımlanmaktadır. Bu tanımdan da görüldüğü üzere, hâkim durumdaki bir teşebbüsün,
piyasadan bağımsız hareket ederek etkin rekabeti önleyici gücü veya yeteneği olduğu
varsayılmaktadır. Bir teşebbüsün hâkim durumda bulunması, o piyasada rekabetin hiç
oluşmaması anlamına gelmemekte, belirli bir düzeyde de olsa rekabetin yaşandığı
varsayılmaktadır. Nihayetinde, bir piyasada tekel konumunda tek bir teşebbüs dahi
olsa, bu durum teşebbüsün müşterilerinden tam bağımsız hareket edebilme
yeteneğine sahip olması şeklinde kabul edilmemektedir. Teşebbüsün bağımsız
hareket etmesinden kasıt, hâkim konumundan yararlanarak rekabet koşullarını
oluşturan koşulları belirlemese de bunlar üzerinde önemli ölçüde etkiye sahip olması
anlamına gelmektedir.

117 GÜRBÜZ E. (2014), “Elektrik Piyasasında Tedarikçi Değiştirme: Kavramsal Analiz, Sorunlar ve
Çözüm Önerileri.”

18-27/461-224
163/436

(353) Hâkim durum değerlendirmesi yapılırken esasen, incelenen teşebbüsün rekabetçi
baskılardan ne ölçüde bağımsız davranabildiği araştırılmaktadır. Bu değerlendirmede,
her bir olayın kendine özgü koşulları göz önünde bulundurulmaktadır. Hâkim
Durumdaki Teşebbüslerin Dışlayıcı Kötüye Kullanma Niteliğindeki Davranışlarının
Değerlendirilmesine İlişkin Kılavuz’da (Kılavuz) da değinildiği üzere, hâkim durum
değerlendirmesinde göz önünde bulundurulan temel unsurlar; incelenen teşebbüsün
ve rakiplerinin ilgili pazardaki konumu, pazara giriş imkânları, pazardaki büyüme
engelleri ve alıcıların pazarlık gücü olarak sayılabilir. Bu bağlamda, incelenen teşebbüs
ve rakiplerinin pazar payları, rakiplerin rekabetçi güçleri, pazar paylarının yıllar
içerisindeki seyri, potansiyel rekabet, fiili veya hukuki giriş engelleri ve alıcıların alım
gücü hâkim durum analizinde kullanılan önemli göstergeler olarak ortaya çıkmaktadır.
Aşağıda öncelikle dağıtım alanında faaliyet gösteren AYEDAŞ, BAŞKENT EDAŞ ve
TOROSLAR EDAŞ daha sonra ise AYESAŞ, BAŞKENT ve TOROSLAR açısından
hakim durum değerlendirmesi yapılacaktır.
I.6.1.1. AYEDAŞ, BAŞKENT EDAŞ ve TOROSLAR EDAŞ Açısından Hakim Durum
Değerlendirmesi
(354) AYEDAŞ, BAŞKENT EDAŞ ve TOROSLAR EDAŞ’ın dağıtım pazarındaki konumunu
belirleyen en önemli husus, hukuki olarak pazarda ikinci bir teşebbüsün faaliyet
göstermesinin ilgili mevzuat bağlamında mümkün olmamasıdır. Türkiye’de elektrik
dağıtım alanında faaliyet gösteren şirketlerin özelleştirilmeleri sonucunda, özel sektöre
devri gerçekleşen dağıtım şirketlerine ayrıştırma yükümlüğü getirilerek elektriğin
perakende satışı alanında faaliyet göstermek üzere her bölgede GTŞ’ler
kurulmuştur.118 Bölgesel dağıtım şirketleri ise elektrik enerjisinin yerel düzeyde fiziksel
olarak taşınması ve bununla ilgili tüm saha operasyonlarına yönelik faaliyetleri
gerçekleştirmekte olup doğal tekel olarak varlık gösteren teşebbüslerdir.
(355) Dağıtım şirketleri sahip oldukları doğal tekel nitelikleri nedeniyle yerel seviyede her bir
dağıtım bölgesinde aynı zamanda hâkim durumda bulunmaktadır. Dolayısıyla
AYEDAŞ, BAŞKENT EDAŞ ve TOROSLAR EDAŞ; elektrik dağıtım hizmetleri pazarı
bakımından yukarıda ilgili coğrafi pazar olarak tanımlanan elektrik dağıtım bölgelerinde
ayrı ayrı hâkim durumdadır.
I.6.1.2. AYESAŞ, BAŞKENT ve TOROSLAR Açısından Hakim Durum
Değerlendirmesi
I.6.1.2.1. Pazar Payları
(356) Elektrik perakende satışı pazarlarında pazar payları hesaplanırken ilgili ürün
pazarlarında sayaç ve tüketim değerlerine göre de farklı hesaplamalar yapılmıştır.
Buna ek olarak aşağıdaki grafiklerde de görüldüğü üzere, serbest tüketici ve ikili
anlaşma bazında iki ayrı veri seti hazırlanmıştır. Bu durumun sebebi EPDK tarafından
belirlenen serbest tüketici limitini geçmesine rağmen düzenlenen tarifeler üzerinden
elektrik tedarik etmeye devam eden tüketicilerin varlığıdır. ENERJİSA şirketlerinin
serbest tüketici segmentindeki pazar gücünün tespitinde; bu tüketici grubunun da
dikkate alınması gerekmektedir. Zira söz konusu tüketici grubu, esasen serbest tüketici
statüsüne sahip olmakla birlikte, bu hakkını etkin bir şekilde kullanmamaktadır. Diğer
bir deyişle, söz konusu tüketiciler serbest tüketici pazarında yer almakta, her an bu

118 Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişiler tarafından dağıtım ve perakende satış faaliyetlerinin 01.01.2013
tarihinden itibaren ayrı tüzel kişilikler altında yürütülmesine EPDK tarafından 12.09.2012 tarih ve 4019
sayı ile karar verilmiştir.

18-27/461-224
164/436

hakkını kullanma imkânını elinde bulundurmakta ancak elektrik enerjisi temin
yöntemini mevcut konumunu koruyarak sürdürmektedir.
(357) Yukarıda yer verilen elektrik enerjisi hizmetinin sunumunun da içinde olduğu şebeke
endüstrileri üzerinden abonelik hizmetlerinin sunulduğu pazarlar açısından geçerli
olan, tüketicilerin karar alma süreçlerindeki aksaklıkların varlığı hesaba katıldığında,
tüketici davranışlarının sınıflandırılması ve değerlendirilmesi ayrı bir önem arz
etmektedir. Zira elektrik enerjisi hizmetinin temini bakımından serbest tüketici hakkına
sahip olup bu hakkı kullanmayan bir tüketici nazarında mevcut konumunun
korunmasının, salt düzenlenen tarifeden hizmet alımının devam ettirilmesinin tercih
edilmesinden ziyade aslında süregelen tüketim alışkanlığının değiştirilmemesine
yönelik bir tercihi, diğer bir ifadeyle, mevcut tedarikçinin değiştirilmemesine ilişkin bir
tercihi yansıttığı ifade edilmelidir. Nitekim, Avrupa Birliği Komisyonu (Komisyon)
ENI/EDP/GDP ve E.ON/MOL kararlarında da aynı yaklaşımı benimsemiş ve bu iki
tüketici grubu arasında bir ayrıma gitmemiştir.
(358) Birbirinden ayrı olduğu iddia edilebilecek bu iki tüketici grubunu esasen birbirinden
ayıran unsurun büyük oranda tüketicilerin karar alma süreçlerindeki aksaklıklar olduğu
söylenebilir. Tedarikçi değiştirme bakımından gerek bilgiye erişim gerek karar alma
gerekse harekete geçme aşamalarında ortaya çıkan aksaklıklar nedeniyle mevcut
yerleşik tedarikçide kalmayı dolaylı olarak seçmiş tüketiciler ile bilişsel kısıtlara tabi
olmadan mevcut tedarikçisini yerleşik tedarikçi olarak seçen tüketicilerin günün
sonunda aynı tedarikçi ile çalışmayı seçtikleri, her iki tüketici grubunun da diğer
tedarikçilerden hizmet temin etmeyi tercih etmedikleri anlaşılmaktadır. Öte yandan
serbest tüketici olarak ulusal tarifeden daha düşük bir fiyattan elektrik enerjisi temin
etmek yerine, daha yüksek bir fiyat düzeyine denk gelen ulusal tarifeden aynı hizmeti
temin etmeyi tercih etmiş yahut ihmal/dikkatsizlik ve statüko eğilimi nedeniyle
varsayılan tedarikçi ile çalışmayı sürdüren tüketiciler bakımından tercih edilen asıl
unsurun ulusal tarife olmadığı, yerleşik tedarikçinin kendisi olduğu da hatırda
tutulmalıdır. Bu çerçevede, GTŞ’nin ilgili pazardaki pazar payları hesaplanırken her iki
tüketici grubunun da dikkate alınması gerektiği sonucuna varılmıştır.
(359) Tüketime dayalı hesaplamaların yanında, yaratacağı sosyal etki, portföyde
çeşitlendirmeye yol açması ve ticari bir bağlantı oluşturması sebebiyle sayaç sayısına
dayalı hesaplamaların da yapılması gerekmektedir. Daha önce de ifade edildiği üzere,
sosyal etki ile bir tüketicinin tedarikçi değişikliğine gidip gitmemesinde ya da tedarikçi
seçiminde yakınındaki veya çevresindeki insanların seçimlerinin etkili olduğu
kastedilmektedir. Bu anlamda bir tedarikçinin portföyünde bulunan tüketici sayısının
göstergesi olan sayaç sayısı sadece sayaç bakımından pazar payı göstergesi
niteliğinde olmamakta aynı zamanda bu sosyal etkiye dair bir gösterge niteliğinde de
olmaktadır. Portföyde çeşitlendirme ise bir tedarikçinin portföyündeki müşterilerin
sayısının artmasına paralel olarak tedarikçinin müşteri kaynaklı riskleri çeşitlendirmesi
ve aynı zamanda bu kaybı küçük ölçekli olarak portföydeki müşterilerle telafi edebilme
kapasitesini ifade etmektedir. Ticari bağlantı ile elektrik tedariki yapılan her bir sayacın,
tedarikçi için ilerleyen dönemde temelde katma değerli ilave hizmetler sunulması için
köprübaşı niteliğinde olmasını bu bakımdan söz konusu tedarik şirketine portföy
genişletme ve belki portföy gücü elde etme olanağı sağlaması kastedilmektedir. Diğer
yandan aylık olarak hesaplanan pazar paylarına ek olarak, kümülatif bir veri niteliğinde
olması nedeniyle her dönemin son ayı için sayaç bazında hesaplanan pazar payları da
aşağıda yer almaktadır.

18-27/461-224
165/436

AYESAŞ Pazar Payları
Grafik 70: Ocak 2014 - Ekim 2017 Döneminde İstanbul Anadolu Yakası Dağıtım Bölgesindeki Mesken
Serbest Tüketicilerin Sayaç Bazındaki Dağılımı


(…..TİCARİ SIR…..)


Kaynak: ENERJİSA
Grafik 71: Ocak 2014 - Ekim 2017 Döneminde İstanbul Anadolu Yakası Dağıtım Bölgesindeki Mesken
Serbest Tüketicilerin Tüketim Bazındaki Dağılımı


(…..TİCARİ SIR…..)


Kaynak: ENERJİSA
(360) Yukarıda görüldüğü üzere, AYESAŞ’ın mesken pazarında sayaç bazlı pazar payı (…..)
seviyesinin altına düşmemektedir. Zaman içinde serbest tüketici hakkı kazanan fakat
bu haktan faydalanmayan kullanıcıların sayısının artmasıyla bu kullanıcıların
teşebbüsün portföyünde önemli bir yer kazandığı gözlemlenmektedir. 2014 Kasım
ayında kadar AYESAŞ’ın pazar payının yaklaşık (…..) tekabül eden kısmını oluşturan
bu kullanıcıların oranı 2016 Ocak ayında neredeyse (…..) seviyesine çıkmış ve
ilerleyen dönemlerde dalgalı bir seyir izlese de portföy içindeki ağırlığını korumuştur.
(361) Tüketim bazlı pazar paylarının da Aralık 2014 haricinde sayaç bazlı paylara benzer bir
şekilde seyrettiği ve AYESAŞ’ın pazar payının ortalama (…..) seviyelerinde bulunduğu
görülmektedir.
Grafik 72: 2014 - 2017 Döneminde Yıllık Sayaç Bazlı Mesken Pazar Payı


(…..TİCARİ SIR…..)


Kaynak: ENERJİSA
(362) Yukarıda ise AYESAŞ’ın mesken pazarında sayaç bazında yıllık sahip olduğu paya
yer verilmektedir. Buna göre teşebbüsün pazar payı (…..) civarlarında olup diğer tüm
teşebbüslerin toplam pazar payı 2017 yılı için (…..) oranını bile bulmamaktadır.

18-27/461-224
166/436

Grafik 73: 2014 - 2017 Döneminde Yıllık Tüketim Bazlı Mesken Pazar Payı


(…..TİCARİ SIR…..)


Kaynak: ENERJİSA
(363) Yukarıda AYESAŞ’ın tüketim bazında yıllık pazar payına yer verilmektedir. Grafikten
de görüleceği üzere teşebbüsün bu pazarda payı (…..)’in altına düşmemekte, 2017 yılı
Ekim ayına kadar geçen dönemde ise (…..) seviyesine çıkmaktadır.
(364) Aşağıda ise AYESAŞ’ın ticarethane pazarına ilişkin pazar payı verilerine yer
verilmektedir:
Grafik 74: Ocak 2014 - Eylül 2017 Döneminde İstanbul Anadolu Yakası Dağıtım Bölgesindeki
Ticarethane Serbest Tüketici Sayaç Bazındaki Dağılımı


(…..TİCARİ SIR…..)


Kaynak: ENERJİSA
(365) AYESAŞ’ın ticarethane pazarında sayaç bazlı pazar payı, serbest tüketici hakkını
kullanmayanlar da dahil edildiğinde, yukarıda görüldüğü üzere, (…..) civarlarında
seyretmektedir. Zaman içinde değişmekle birlikte, bu oranın ortalama (…..)’luk
kısmının ise serbest tüketici hakkını kullanmayan tüketicilerden teşekkül ettiği
görülmektedir.
Grafik 75: Ocak 2014 - Eylül 2017 Döneminde İstanbul Anadolu Yakası Dağıtım Bölgesindeki
Ticarethane Serbest Tüketici Tüketim Bazındaki Dağılımı


(…..TİCARİ SIR…..)


Kaynak: ENERJİSA
(366) Ticarethane pazarında tüketim bazlı pazar paylarına bakıldığında ise sayaç bazlı
paylar ile kıyaslandığında teşebbüsün payının görece daha düşük olmakla birlikte
ortalama (…..) seviyelerinde gerçekleştiği görülmektedir. Bu iki gösterge arasındaki
farkın sebebinin, bağımsız tedarik şirketlerinin özellikle tüketimi yüksek kullanıcıları
hedeflemesi olduğu değerlendirilmektedir. Böylece söz konusu tedarikçiler,
portföylerine görece daha az sayıda sayaç katmakla birlikte, daha yüksek bir satış
düzeyine ulaşabilmektedirler.

18-27/461-224
167/436

Grafik 76: 2014 - 2017 Döneminde Yıllık Sayaç Bazlı Ticarethane Pazar Payı


(…..TİCARİ SIR…..)


Kaynak: ENERJİSA
(367) Yıllık sayaç bazlı pazar paylarına bakıldığında ise AYESAŞ’ın (…..) civarında
gerçekleşen pazar payıyla birlikte baskın şekilde pazar lideri olduğu görülmektedir.
Grafik 77: 2014 - 2017 Döneminde Yıllık Tüketim Bazlı Ticarethane Pazar Payı


(…..TİCARİ SIR…..)


Kaynak: ENERJİSA
(368) Tüketim bazlı paylarda ise AYESAŞ’ın payı (…..) seviyelerinde gerçekleşmekte, 2017
yılında ise (…..)’e çıkmaktadır. AYESAŞ’ın İstanbul Anadolu Yakası bölgesinde sahip
olduğu mutlak pazar payı kadar rakipleri ile arasındaki farkın da önemli olduğu
belirtilmelidir. Bu bağlamda son yılda AYESAŞ’ın ticarethane grubundaki tüketim
bazında en büyük beş rakibinin konumuna yer vermek yararlı olacaktır. Söz konusu
durum aşağıdaki grafiklerde gösterilmektedir.
Grafik 781: 2016 Yılında AYESAŞ ve En Büyük Beş Rakibinin Ticarethane Grubundaki Pazar Payları


(…..TİCARİ SIR…..)


Kaynak: ENERJİSA
Grafik 79: 2017 Yılında AYESAŞ ve En Büyük Beş Rakibinin Ticarethane Grubundaki Pazar Payları


(…..TİCARİ SIR…..)


Kaynak: ENERJİSA
(369) Grafiklerden de görüleceği üzere AYESAŞ, en yakın rakibinin 2016 yılında (…..), 2017
yılında ise (…..) katı büyüklüğe sahiptir. Bu durumun AYESAŞ’ın ticarethane grubunda
sahip olduğu pazar gücünü perçinlediği değerlendirilmektedir. Son olarak, aşağıda
sanayi pazarına dair paylara yer verilmektedir.

18-27/461-224
168/436

Grafik 80: Ocak 2014 - Eylül 2017 Döneminde İstanbul Anadolu Yakası Dağıtım Bölgesinde Sanayi
Serbest Tüketici Sayaç Bazında Dağılımı


(…..TİCARİ SIR…..)


Kaynak: ENERJİSA
(370) Sanayi pazarında serbest tüketici hakkını kullanmayanların da dahil edildiği durumda
sayaç bazında AYESAŞ’ın payının (…..) seviyelerinde olduğu görülmektedir. 2017
Mayıs ayından itibaren serbest tüketici hakkını kullanmayan sanayi müşterilerinin
oranının Aralık 2017’e kadar hızla arttığı ve söz konusu müşterilerin AYESAŞ’ın
portföyünün önemli bir kısmını oluşturduğu görülmektedir.
Grafik 81: Ocak 2014 - Eylül 2017 Döneminde İstanbul Anadolu Yakası Dağıtım Bölgesinde Sanayi
Serbest Tüketicilerinin Tüketim Bazında Dağılımı


(…..TİCARİ SIR…..)


Kaynak: ENERJİSA
(371) Tüketim bazında bakıldığında ise teşebbüsün pazar payının dalgalı bir seyir izlediği,
2014 yılı Mayıs ayında itibaren 2016 Temmuz ayına kadar (…..) üzerinde seyrettiği,
bu dönemde azalmaya başlamakla birlikte 2017 Ekim ayında yeniden (…..) seviyesini
gördüğü anlaşılmaktadır.
Grafik 82: 2014 - 2017 Döneminde Yıllık Sayaç Bazlı Sanayi Pazar Payı


(…..TİCARİ SIR…..)


Kaynak: ENERJİSA
(372) AYESAŞ’ın yıllık sayaç bazlı pazar payı grafiğine bakıldığında, bu oranın dört dönem
için de (…..) üzerinde seyrettiği görülmektedir. Özellikle 2016 yılında AYESAŞ
portföyünün neredeyse tamamını serbest tüketici hakkını kullanmayan müşteriler
oluşturmaktadır.

18-27/461-224
169/436

Grafik 83: 2014 - 2017 Döneminde Yıllık Tüketim Bazlı Sanayi Pazar Payı


(…..TİCARİ SIR…..)


Kaynak: ENERJİSA
(373) Tüketim bazlı yıllık verilere bakıldığında ise AYESAŞ’ın payının 2017 yılında önceki
yıllara göre düştüğü ve (…..) seviyesinde gerçekleştiği görülmektedir. Ticarethane
grubunda da belirtildiği üzere, AYESAŞ’ın pazar payının rakipleriyle karşılaştırılmalı
olarak gösterilmesi AYESAŞ’ın pazardaki durumunu daha net ortaya koyacaktır.
AYESAŞ’ın son dört yılda sanayi grubundaki tüketim bazlı en büyük beş rakibinin sahip
olduğu paylara aşağıdaki grafiklerde yer verilmektedir.
Grafik 84: 2014 Yılında AYESAŞ ve En Büyük Beş Rakibinin Sanayi Grubundaki Pazar Payları


(…..TİCARİ SIR…..)


Kaynak: ENERJİSA
Grafik 85: 2015 Yılında AYESAŞ ve En Büyük Beş Rakibinin Sanayi Grubundaki Pazar Payları


(…..TİCARİ SIR…..)


Kaynak: ENERJİSA
Grafik 86: 2016 Yılında AYESAŞ ve En Büyük Beş Rakibinin Sanayi Grubundaki Pazar Payları


(…..TİCARİ SIR…..)


Kaynak: ENERJİSA

18-27/461-224
170/436

Grafik 87: 2017 Yılında AYESAŞ ve En Büyük Beş Rakibinin Sanayi Grubundaki Pazar Payları


(…..TİCARİ SIR…..)

Kaynak: ENERJİSA
(374) Grafiklerden de görüleceği üzere, AYESAŞ en yakın rakibinin 2014 yılında (…..), 2015
yılında yaklaşık (…..), 2016 yılında (…..), 2017 yılında da yaklaşık (…..) katı büyüklüğe
sahip durumdadır. Buna ek olarak son dört yılda AYESAŞ’tan sonra gelen ilk beş
oyuncunun da konumunun istikrarlı olmadığı ve bir yıl içinde bile değişkenlik gösterdiği
görülmektedir. Örneğin, 2017 yılında ikinci konumda bulunan (…..)’un 2016’daki payı
%(…..), 2016’da üçüncü oyuncu olan (…..)’un 2017’deki payı %(…..). Yine 2014
yılında %(…..) oranıyla ilk beşte olan (…..) 2016 yılında %(…..), 2017 yılında ise
%(…..) paya sahiptir. Bu durumun BTŞ’lerin istikrarlı bir paya sahip olmadığını ve
büyük tüketime sahip birkaç müşterinin yer değiştirmesinin BTŞ’lerin payları açısından
etkili olduğunu gösterdiği anlaşılmaktadır. Öte yandan AYESAŞ’ın biraz aşınmaya
maruz kalsa da pazar payını önemli ölçüde koruduğu değerlendirilmektedir119. Ayrıca
2014 yılında ilk altı oyuncu dışında 55 BTŞ’nin faaliyet gösterdiği, bunların 11 tanesinin
%1’in üzerinde paya sahip olduğu, 2015 yılında ilk altı dışında 54 BTŞ’nin faaliyet
gösterdiği, bunların yedi tanesinin %1’in üzerinde paya sahip olduğu, 2016 yılında ilk
atı dışında 70 BTŞ’nin faaliyet gösterdiği, bunların da 12 tanesinin %1’in üzerinde paya
sahip olduğu, 2017 yılında ise ilk altı dışında 71 BTŞ’nin bulunduğu, bunların da 17
tanesinin %1’in üzerinde paya sahip olduğu görülmektedir. Bu bağlamda pazarın
AYESAŞ’ın dışında kalan kısmının oldukça parçalı olduğu, 2016 ve 2017’de artan BTŞ
faaliyetleri karşısında AYESAŞ’ın payını belli bir seviyede koruduğu ve 2017’nin son
dönemlerinde ağırlığını artırdığı görülmekte, bu durumun da AYESAŞ’ın sahip olduğu
konumu güçlendirdiği değerlendirilmektedir.
BAŞKENT Pazar Payları
Grafik 88: Ocak 2014 - Eylül 2017 Döneminde Başkent Dağıtım Bölgesindeki Mesken Serbest
Tüketicilerin Sayaç Bazındaki Dağılımı


(…..TİCARİ SIR…..)


Kaynak: ENERJİSA


119 Ayrıca aylık dağılımda da görülebileceği üzere 2017 Haziran-Temmuz döneminden itibaren
AYESAŞ’ın pazar payı yükselişe geçmiş ve 2017 Ekim döneminde yine (…..) üzerine çıkmıştır.

18-27/461-224
171/436

Grafik 89: Ocak 2014 - Eylül 2017 Döneminde Başkent Dağıtım Bölgesindeki Mesken Serbest
Tüketicilerin Tüketim Bazındaki Dağılımı


(…..TİCARİ SIR…..)


Kaynak: ENERJİSA
(375) Yukarıda görüldüğü üzere, BAŞKENT’in mesken pazarında sayaç bazlı payı (…..)
seviyesinin altına düşmemektedir. Zaman içinde serbest tüketici hakkı kazanan fakat
bu haktan faydalanmayan kullanıcıların sayısının artmasıyla bu kullanıcıların
teşebbüsün portföyünde önemli bir yer kazandığı gözlemlenmektedir. Tüketim bazlı
pazar paylarının da sayaç bazlı paylara benzer bir şekilde seyrettiği ve BAŞKENT’in
pazar payının ortalama (…..) seviyelerinde bulunduğu görülmektedir.
Grafik 90: 2014 - 2017 Yıllık Sayaç Bazlı Mesken Pazar Payı


(…..TİCARİ SIR…..)


Kaynak: ENERJİSA
(376) Yukarıda ise BAŞKENT’in mesken pazarında sayaç bazında yıllık sahip olduğu paya
yer verilmektedir. Buna göre teşebbüsün pazar payı (…..) civarlarında olup diğer tüm
teşebbüslerin toplam pazar payı 2017 yılı için (…..) oranını bile bulmamaktadır.
Grafik 91: 2014 - 2017 Yıllık Tüketim Bazlı Mesken Pazar Payı


(…..TİCARİ SIR…..)


Kaynak: ENERJİSA
(377) Yukarıda BAŞKENT’in tüketim bazında yıllık pazar payına yer verilmektedir.
BAŞKENT’in bu pazarda payı (…..) altına neredeyse düşmemekte 2017 yılı Ekim
ayına kadar geçen dönemde ise (…..) seviyesine çıkmaktadır.

18-27/461-224
172/436

Grafik 92: Ocak 2014 - Eylül 2017 Döneminde Başkent Dağıtım Bölgesindeki Ticarethane Serbest
Tüketici Sayaç Bazındaki Dağılımı


(…..TİCARİ SIR…..)


Kaynak: ENERJİSA
(378) BAŞKENT’in ticarethane pazarında sayaç bazlı pazar payı, serbest tüketici hakkını
kullanmayanlar da dahil edildiğinde, yukarıda görüldüğü üzere, (…..) civarlarında
seyretmektedir. Zaman içinde değişmekle birlikte, bu oranın ortalama (…..) kısmının
ise serbest tüketici hakkını kullanmayan tüketicilerden teşekkül ettiği görülmektedir.
Grafik 93: Ocak 2014 - Eylül 2017 Döneminde Başkent Dağıtım Bölgesindeki Ticarethane Serbest
Tüketici Tüketim Bazındaki Dağılımı


(…..TİCARİ SIR…..)


Kaynak: ENERJİSA
(379) Ticarethane pazarında tüketim bazlı pazar paylarına bakıldığında ise 2014 yılında
(…..) seviyelerinden başlayan payın zaman içerisinde azaldığı ve 2016 ve 2017
yıllarında (…..) üzerinde dalgalı bir seyir takip ettiği görülmektedir. Sayaç bazlı veriler
ile bu veri arasındaki farkın yukarıda AYESAŞ’ta verilen açıklama ile aynı sebepten
kaynaklandığı söylenebilir.
Grafik 94: 2014 - 2017 Döneminde Yıllık Sayaç Bazlı Ticarethane Pazar Payı


(…..TİCARİ SIR…..)


Kaynak: ENERJİSA
(380) Yıllık sayaç bazlı pazar paylarına bakıldığında ise AYESAŞ’ın (…..) civarında
gerçekleşen pazar payıyla pazar lideri olduğu görülmektedir.
Grafik 95: 2014 - 2017 Döneminde Yıllık Tüketim Bazlı Ticarethane Pazar Payı


(…..TİCARİ SIR…..)


Kaynak: ENERJİSA

18-27/461-224
173/436

(381) Tüketim bazlı paylarda ise BAŞKENT’in payının (…..) arasında değiştiği görülürken
2017 yılında ise (…..) olarak gerçekleşmiştir. BAŞKENT’in ilgili pazarda sahip olduğu
mutlak pazar payı kadar rakipleri ile arasındaki fark da önemlidir. Bu bağlamda son
yılda BAŞKNET’in ticarethane grubundaki tüketim bazında en büyük beş rakibinin
konumuna aşağıdaki grafiklerde yer verilmektedir:
Grafik 96: 2016 Yılında BAŞKENT ve En Büyük Beş Rakibinin Ticarethane Grubundaki Pazar Payları


(…..TİCARİ SIR…..)


Kaynak: ENERJİSA
Grafik 97: 2017 Yılında BAŞKENT ve En Büyük Beş Rakibinin Ticarethane Grubundaki Pazar Payları


(…..TİCARİ SIR…..)


Kaynak: ENERJİSA
(382) Grafiklerden de görüleceği üzere BAŞKENT, en yakın rakibinin hem 2016 hem de
2017 yılında yaklaşık (…..) katı büyüklüğe sahiptir. Bu durum BAŞKENT’in ticarethane
grubunda sahip olduğu pazar gücünü perçinlemektedir. Son olarak, aşağıda sanayi
pazarına dair paylara yer verilmektedir:
Grafik 98: Ocak 2014 - Eylül 2017 Döneminde Başkent Dağıtım Bölgesinde Sanayi Serbest Tüketicilerin
Sayaç Bazında Dağılımı


(…..TİCARİ SIR…..)


Kaynak: ENERJİSA
(383) BAŞKENT’in tüketim bazlı sanayi pazarında payının (…..) aralığında olduğu
görülmektedir120. 2016 Nisan ayından itibaren serbest tüketici hakkını kullanmayan
sanayi müşterilerinin oranının Aralık 2017’e kadar hızla arttığı ve 2017 yılı Mayıs ayını
izleyen dönemde azalmakla birlikte portföyün önemli bir kısmını oluşturduğu
görülmektedir.


120 Her ne kadar teşebbüsün payının 2014 Ekim ayında (…..) seviyelerine çıktığı görülmüş olsa da bu
durumun soruşturma tarafı teşebbüs tarafından sunulan verilerin hatalı olmasından kaynaklandığı
değerlendirilmektedir.

18-27/461-224
174/436

Grafik 99: Ocak 2014 - Eylül 2017 Döneminde Başkent Dağıtım Bölgesinde Sanayi Serbest Tüketici
Tüketim Bazında Dağılımı


(…..TİCARİ SIR…..)


Kaynak: ENERJİSA
(384) Tüketim bazında bakıldığında ise teşebbüsün pazar payının dalgalı bir seyir izlediği,
Haziran 2016 ile Ocak 2017 arasında azalmakla birlikte bu dönemden sonra tekrar
artarak (…..) seviyelerine çıktığı görülmektedir.
Grafik 100: 2014 - 2017 Döneminde Yıllık Sayaç Bazlı Sanayi Pazar Payı


(…..TİCARİ SIR…..)


Kaynak: ENERJİSA
(385) BAŞKENT’in yıllık sayaç bazlı pazar payı grafiğine bakıldığında, bu oranın (…..)
üzerinde seyrettiği görülmektedir. Özellikle 2016 yılında BAŞKENT portföyünün
neredeyse tamamını serbest tüketici hakkını kullanmayan müşteriler oluşturmaktadır.
Grafik 101: 2014 - 2017 Döneminde Yıllık Tüketim Bazlı Sanayi Pazar Payı


(…..TİCARİ SIR…..)


Kaynak: ENERJİSA
(386) Tüketim bazlı yıllık verilere bakıldığında ise BAŞKENT’in payının 2014 ve 2015
yıllarında (…..) arasında değiştiği, 2016 ve 2017 yıllarında azalmasına rağmen
sırasıyla (…..) ve (…..) seviyesinde gerçekleştiği görülmektedir. BAŞKENT’in pazar
payının rakipleriyle karşılaştırılmalı olarak gösterilmesi BAŞKENT’in pazardaki
durumunu daha net ortaya koyacaktır. BAŞKENT’in son iki yılda sanayi grubundaki
tüketim bazlı en büyük beş rakibinin sahip olduğu paylara aşağıdaki grafiklerde yer
verilmektedir.

18-27/461-224
175/436

Grafik 102: 2016 Yılında BAŞKENT ve En Büyük Beş Rakibinin Sanayi Grubundaki Pazar Payları


(…..TİCARİ SIR…..)


Kaynak: ENERJİSA
Grafik 103: 2017 Yılında BAŞKENT ve En Büyük Beş Rakibinin Sanayi Grubundaki Pazar Payları


(…..TİCARİ SIR…..)


Kaynak: ENERJİSA
(387) Grafiklerden de görüleceği üzere, BAŞKENT en yakın rakibinin 2016 yılında (…..),
2017 yılında da (…..) katı büyüklüğe sahip durumdadır. Buna ek olarak son iki yılda
BAŞKENT’ten sonra gelen ilk beş oyuncunun konumunun tam anlamıyla istikrarlı
olmadığı ve bir yıl içinde bile değişkenlik gösterdiği görülmektedir. Örneğin, 2017
yılında üçüncü konumda bulunan (…..)’ın 2016’daki payı (…..), 2016’da üçüncü
oyuncu olan (…..) Elektrik’in 2017’deki payı (…..)’tür. Bu durumun BTŞ’lerin istikrarlı
bir paya sahip olmadığını ve büyük tüketime sahip birkaç müşterinin yer
değiştirmesinin BTŞ’lerin payları açısından etkili olduğunu gösterdiği
değerlendirilmektedir. Öte yandan BAŞKENT’in 2016 yılında kaybettiği pazar payını
2017’de geri kazandığı görülmektedir.
(388) Ayrıca 2016 yılında ilk altı oyuncu dışında 79 BTŞ’nin faaliyet gösterdiği ilgili pazarda,
bunların 13 tanesinin (…..)’in üzerinde paya sahip olduğu, 2017 yılında ise ilk altı
dışında 72 BTŞ’nin bulunduğu, bunların da 15 tanesinin (…..)’in üzerinde paya sahip
olduğu görülmektedir. Bu bağlamda pazarın BAŞKENT’in dışında kalan kısmının
oldukça parçalı olduğu, bu durumun da BAŞKENT’in sahip olduğu konumu
güçlendirdiği değerlendirilmektedir.
TOROSLAR Pazar Payları
Grafik 104: Ocak 2014 - Eylül 2017 Döneminde TOROSLAR Dağıtım Bölgesindeki Mesken Serbest
Tüketicilerin Sayaç Bazındaki Dağılımı


(…..TİCARİ SIR…..)


Kaynak: ENERJİSA

18-27/461-224
176/436

Grafik 105: Ocak 2014 - Eylül 2017 Döneminde TOROSLAR Dağıtım Bölgesindeki Mesken Serbest
Tüketicilerin Tüketim Bazındaki Dağılımı


(…..TİCARİ SIR…..)


Kaynak: ENERJİSA
(389) Grafiklerde de görüldüğü üzere TOROSLAR’ın mesken pazarında gerek sayaç
gerekse tüketim bazlı payı (…..) seviyelerinde gerçekleşmektedir. Diğer dağıtım
bölgelerinde de görüldüğü üzere, zaman içinde serbest tüketici hakkı kazanan fakat
bu haktan faydalanmayan kullanıcıların sayısının artmasıyla bu kullanıcıların
teşebbüsün portföyünde önemli bir yer kazanması durumu bu bölgede de söz
konusudur.
Grafik 106: 2014 - 2017 Döneminde Yıllık Sayaç Bazlı Mesken Pazar Payı


(…..TİCARİ SIR…..)


Kaynak: ENERJİSA
(390) Pazardaki duruma yıllık sayaç bazında bakıldığında da teşebbüsün payının (…..)
seviyelerinde gerçekleştiği görülmekte, diğer tüm teşebbüslerin toplam pazar payı
(…..) üzerine çıkmamaktadır.
Grafik 107: 2014 - 2017 Döneminde Yıllık Tüketim Bazlı Mesken Pazar Payı


(…..TİCARİ SIR…..)


Kaynak: ENERJİSA
(391) Yukarıda TOROSLAR’ın tüketim bazında yıllık pazar payına yer verilmektedir.
TOROSLAR’ın bu pazarda payı 2014 yılı hariç (…..) altına neredeyse düşmemekte
2017 yılı Ekim ayına kadar geçen dönemde ise (…..) seviyesine çıkmaktadır.

18-27/461-224
177/436

Grafik 108: Ocak 2014 - Eylül 2017 Döneminde TOROSLAR Dağıtım Bölgesindeki Ticarethane Serbest
Tüketicilerin Sayaç Bazındaki Dağılımı


(…..TİCARİ SIR…..)


Kaynak: ENERJİSA
(392) TOROSLAR’ın ticarethane pazarında sayaç bazlı pazar payı, serbest tüketici hakkını
kullanmayanlar da dahil edildiğinde, yukarıda görüldüğü üzere, (…..) civarlarında
seyretmektedir. Serbest tüketici hakkını kullanmayan tüketicilerin oranının zaman
içerisinde artarak teşebbüs portföyü içerisinde (…..)’den fazla bir paya sahip olduğu
görülmektedir.
Grafik 109: Ocak 2014 - Eylül 2017 Döneminde TOROSLAR Dağıtım Bölgesindeki Ticarethane Serbest
Tüketici Tüketim Bazındaki Dağılımı


(…..TİCARİ SIR…..)


Kaynak: ENERJİSA
(393) Ticarethane pazarında tüketim bazlı pazar paylarına bakıldığında ise 2014 yılında
(…..) seviyelerinden başlayan payın zaman içerisinde arttığı ve 2016 ve 2017 yıllarında
(…..)’ın üzerinde dalgalı bir seyir takip ettiği görülmektedir.
Grafik 110: 2014 - 2017 Döneminde Yıllık Sayaç Bazlı Ticarethane Pazar Payı


(…..TİCARİ SIR…..)


Kaynak: ENERJİSA
(394) Yıllık sayaç bazlı pazar paylarında TOROSLAR’ın (…..) arasında gerçekleşen payla
pazar lideri olduğu görülmektedir.
Grafik 111: 2014 - 2017 Döneminde Yıllık Tüketim Bazlı Ticarethane Pazar Payı


(…..TİCARİ SIR…..)


Kaynak: ENERJİSA

18-27/461-224
178/436

(395) Tüketim bazlı paylarda ise TOROSLAR’ın payının (…..)’lar arasında değiştiği
görülmektedir. TOROSLAR’ın ilgili pazarda sahip olduğu mutlak pazar payı kadar
rakipleri ile arasındaki fark da önemlidir. Bu bağlamda son yılda TOROSLAR’ın
ticarethane grubundaki tüketim bazında en büyük beş rakibinin konumuna aşağıdaki
grafiklerde yer verilmektedir:
Grafik 112: 2016 Yılında TOROSLAR ve En Büyük Beş Rakibinin Ticarethane Grubundaki Pazar Payları


(…..TİCARİ SIR…..)


Kaynak: ENERJİSA
Grafik 113: 2017 Yılında TOROSLAR ve En Büyük Beş Rakibinin Ticarethane Grubundaki Pazar Payları


(…..TİCARİ SIR…..)


Kaynak: ENERJİSA
(396) Grafiklerden de görüleceği üzere, TOROSLAR, en yakın rakibinin 2016 yılında (…..),
2017 yılında (…..) katı büyüklüğe sahiptir. Bu durum TOROSLAR’ın ticarethane
grubunda sahip olduğu pazar gücünü perçinlemektedir.
(397) Son olarak, aşağıda sanayi pazarına dair paylara yer verilmektedir.
Grafik 114: Ocak 2014 - Eylül 2017 Döneminde TOROSLAR Dağıtım Bölgesinde Sanayi Serbest
Tüketici Sayaç Bazında Dağılımı


(…..TİCARİ SIR…..)


Kaynak: ENERJİSA
(398) TOROSLAR’ın sanayi pazarında tüketim bazlı payının (…..) aralığında olduğu
görülmektedir. 2017 Nisan ayından itibaren serbest tüketici hakkını kullanmayan
sanayi müşterilerinin oranının Aralık 2017’e kadar hızla arttığı ve TOROSLAR’ın
portföyünün önemli bir kısmını oluşturduğu görülmektedir.

18-27/461-224
179/436

Grafik 115: Ocak 2014 - Eylül 2017 Döneminde TOROSLAR Dağıtım Bölgesinde Sanayi Serbest
Tüketici Tüketim Bazında Dağılımı


(…..TİCARİ SIR…..)


Kaynak: ENERJİSA
(399) Tüketim bazında bakıldığında ise teşebbüsün pazar payının dalgalı bir seyir izlediği,
Şubat 2015’te (…..)’lerin üzerine çıktığı, devam eden dönemde ise (…..) arasında
seyrettiği görülmektedir.
Grafik 116: 2014 - 2017 Döneminde Yıllık Sayaç Bazlı Sanayi Pazar Payı


(…..TİCARİ SIR…..)


Kaynak: ENERJİSA
(400) TOROSLAR’ın yıllık sayaç bazlı pazar payı grafiğine bakıldığında, bu oranın (…..)’in
üzerinde seyrettiği görülmektedir. Özellikle 2016 yılında TOROSLAR’ın portföyünün
önemli bir kısmını ise serbest tüketici hakkını kullanmayan müşteriler oluşturmaktadır.
Grafik 117: 2014 - 2017 Döneminde Yıllık Tüketim Bazlı Sanayi Pazar Payı


(…..TİCARİ SIR…..)


Kaynak: ENERJİSA
(401) Tüketim bazlı yıllık verilere bakıldığında ise teşebbüsün payının 2015 yılında (…..)
seviyesine çıkmakla birlikte 2016 ve 2017 yılları için (…..) seviyesinde gerçekleştiği
görülmektedir. TOROSLAR’ın pazar payının rakipleriyle karşılaştırılmalı olarak
gösterilmesi TOROSLAR’ın pazardaki durumunu daha net ortaya koyacaktır.
TOROSLAR’ın son iki yılda sanayi grubundaki tüketim bazlı en büyük beş rakibinin
sahip olduğu paylara aşağıdaki grafiklerde yer verilmektedir:

18-27/461-224
180/436

Grafik 118: 2016 Yılında TOROSLAR ve En Büyük Beş Rakibinin Sanayi Grubundaki Pazar Payları


(…..TİCARİ SIR…..)


Kaynak: ENERJİSA
Grafik 119: 2017 Yılında TOROSLAR ve En Büyük Beş Rakibinin Sanayi Grubundaki Pazar Payları


(…..TİCARİ SIR…..)


Kaynak: ENERJİSA
(402) Grafiklerden de görüleceği üzere, TOROSLAR en yakın rakibinin 2016 yılında yaklaşık
dokuz, 2017 yılında da (…..) katı büyüklüğe sahip durumdadır. Ayrıca ilgili pazarda
2016 yılında ilk altı BTŞ dışında 70 BTŞ’nin faaliyet gösterdiği, bunların da dokuz
tanesinin (…..)’in üzerinde paya sahip olduğu, 2017 yılında ise ilk altı dışında 77
BTŞ’nin bulunduğu, bunların da 8 tanesinin (…..) üzerinde paya sahip olduğu
görülmektedir. Bu bağlamda pazarın TOROSLAR’ın dışında kalan kısmının oldukça
parçalı olduğu, bu durumun da TOROSLAR’ın sahip olduğu konumu güçlendirdiği
değerlendirilmektedir.
(403) İşbu dosya kapsamında ilgili ürün pazarı olarak tanımlanmış olan iletim seviyesinden
sisteme bağlı olan sanayi müşterilerine yapılan elektrik perakende satış pazarı
bakımından ENERJİSA’nın payının düşük olması, serbest tüketici limitinin altında
kalan tüketicilerle yapılan elektrik perakende satışı pazarı bakımından ise
ENERJİSA’nın GTŞ olarak faaliyet gösterdiği elektrik dağıtım bölgelerinde hukuki
tekele sahip olması nedeniyle anılan pazarlardaki pazar paylarına ilişkin ayrıca grafik
oluşturulmasına gerek bulunmamaktadır.
I.6.1.2.2. Pazara Giriş Engelleri
(404) Hâkim durum analizinin pazar payı ile birlikte önemli bir parçası da pazara giriş
engellerinin varlığıdır. Fiktif bir pazarda yerleşik teşebbüsün payı %100 seviyesinde
olsa bile pazara girişler önünde herhangi bir engel yok ise bu teşebbüs pazardaki
ekonomik parametreleri bağımsızca belirleyemeyecek, olası bir fiyat artışı sonucu
pazara giriş yapan teşebbüsler, yerleşik teşebbüs üzerinde rekabetçi bir baskı
oluşturarak pazarı dengeye getirebileceklerdir.
(405) Pazarı giriş engelleri denildiğinde ilk akla gelen husus hukuki engellerdir. Eğer pazara
giriş herhangi bir lisans veya ruhsatlamaya tabi ise bu durumda hukuki giriş
engellerinden bahsedilebilecektir. Yukarıda sektörel mevzuat kısmında da değinildiği
üzere, elektrik perakende satış pazarına giriş önünde de bir takım hukuki engeller
bulunmakta, pazarda faaliyet göstermek isteyen teşebbüsler EPDK’ya yaptıkları lisans
başvurularının olumlu sonuçlanması halinde pazara girebilmektedirler. Hali hazırda
lisans sahibi olan 221 firma bulunmasına rağmen aktif olarak pazarda faaliyet gösteren
firma sayısı bu rakamın oldukça altındadır.

18-27/461-224
181/436

(406) Pazar lideri veya yerleşik sağlayıcı niteliğindeki teşebbüsler faaliyet gösterdikleri
sektörün yapısal özelliklerinden kaynaklanan birtakım avantajlara sahip
olabilmektedirler. Mutlak ve stratejik avantajlar olarak ikiye ayırabileceğimiz ve
rakiplerin yerleşik teşebbüs üzerinde yaratacağı rekabetçi baskıyı azaltan bu
avantajlar, aynı zamanda pazara giriş engeli olarak da değerlendirilmektedir. Mutlak
giriş engelleri olarak adlandırılan avantajlar piyasada yerleşik firmanın üretim için önem
arz eden bazı girdilerin ve/veya dağıtım ağlarının kontrolünü münhasıran uhdesinde
bulundurması ya da bu girdilere potansiyel teşebbüslerden daha elverişli koşullarda
erişmesinden kaynaklanmaktadır. Stratejik avantajlar ise yerleşik teşebbüs ile
potansiyel teşebbüs arasındaki piyasaya giriş zamanının farklılığından (erken veya
geç) kaynaklanır. Yerleşik teşebbüsün önceden kapasite yatırımları yapması, bu tür
avantajların klasik örneği olup literatürde ilk giren avantajı olarak adlandırılmaktadır.
(407) Yukarıda verilen bilgiler ışığında, ENERJİSA’nın pazardaki konumu ile ilgili olarak
birbirleriyle ilintili iki önemli husus ön plana çıkmaktadır. Bilindiği üzere, daha önceden
kamu uhdesinde bulunan elektrik dağıtım şirketinin özelleştirilmesi ve hukuken
ayrıştırılması sonucu dağıtım bölgelerinde dağıtım şirketleri ve GTŞ’ler yerleşik
oyuncular olarak faaliyete başlamışlardır. Dolayısıyla, aynı ekonomik bütünlük içinde
yer alan bu iki şirket, rakiplerinin aksine ilgili coğrafi pazarda dikey bütünleşik bir
yapının parçası olarak var olmaktadır. Bu ise doğal olarak ENERJİSA’ya perakende
satış faaliyetleri konusunda mutlak bir avantaj olarak yansımaktadır.
(408) Bununla bağlantılı olarak ayrıca ENERJİSA, GTŞ olarak serbestleşme sürecine bütün
kullanıcı portföyünü bünyesinde barındırarak başlamış olup oldukça önemli bir stratejik
avantaja sahiptir. Teşebbüsün serbestleşme sürecinin en başından itibaren sahip
olduğu tüketici bilgisi portföyü, kendisine, satış yapabileceği serbest tüketici hakkına
sahip ya da yakın zamanda bu hakkı kazanacak tüketicilerin tüketim alışkanlıkları ve
karakterleri hakkında tek tek ayrıntılı bilgi sunarak söz konusu tüketicilere tüketimlerine
uygun en isabetli ve kendisi için de en karlı teklifleri hazırlamasına olanak tanımaktadır.
Ayrıca söz konusu portföy, ENERJİSA’ya satış elemanlarını doğru adres ve kişilere
yönlendirme noktasında avantaj sağlamaktadır. Bunun yanında bahse konu portföy,
henüz serbest tüketici limitini aşmamış olmakla birlikte, yakın zamanda öngörülen yeni
limitle birlikte aşması beklenen tüketici gruplarına yönelik olarak ön hazırlık yapma
fırsatı sunmaktadır. Buna mukabil söz konusu veritabanı halihazırda sadece
ENERJİSA’nın erişimine açık olup diğer tedarikçilerin böylesine stratejik bir veri setine
erişmesi veya makul bir zamanda ve makul bir maliyete katlanarak benzer bir veri setini
oluşturması mümkün değildir. Bu anlamda ENERJİSA’nın diğer tedarikçilerin sahip
olmadığı ve bir oyuncunun pazarda kayda değer ölçüde varlık göstermesi için elzem
olan serbest tüketici/potansiyel serbest tüketici veritabanına sahip olduğu ve bu
avantajın ENERJİSA’nın ilgili pazarlarda sahip olduğu esaslı pazar gücünü pekiştiren
bir etkiye sahip olduğu değerlendirilmektedir.
(409) Ürün veya hizmet farklılaştırmasının bulunmadığı, olabildiğince homojen bir ürün veya
hizmetin konu edildiği elektriğin perakende satışı pazarlarında, yerleşik teşebbüsün
sahip olduğu bilinirlik özelikle farkındalığı görece az olan mesken ve küçük ticarethane
tüketicileri nezdinde önemli bir marka bağımlılığı yaratabilmektedir. Bu da pazara
sonradan giren teşebbüslerin rekabet güçlerini azaltırken yerleşik teşebbüsün pazar
gücünü artırmaktadır. Daha önce de değinildiği üzere, tüketicilerin GTŞ olarak faaliyet
gösterdiği pazarlarda, ENERJİSA hakkındaki algıları, teşebbüsün rakiplerinden
ayrışmasını sağlarken, özellikle farkındalığı görece düşük tüketicilerin tedarikçi
değiştirme davranışlarını da olumsuz etkilemektedir. Bunun yanı sıra, ENERJİSA daha
önce kamu teşebbüsü olarak faaliyet gösteren kurumsal yapıyı devraldığından kamu

18-27/461-224
182/436

teşebbüsü kurumsal yapısını hemen her ilçede bulunan müşteri hizmetleri merkezleri
ile birlikte devralarak sürdürmekte, bu ise kendisine yine tüketici gözünde farklı bir
noktada konumlanabilme imkânı sağlamaktadır. Zira kısa bir süre öncesine kadar, çok
uzun yıllar boyunca her bir tüketici için elektrik enerjisi hizmetinin temini kamu tekel
niteliğini haiz ve dikey bütünleşik yapı tarafından yerine getirilmiştir. Gerek sektörel
bilgi gerekse talep taraflı piyasa aksaklıklarına değinilen bölümlerde yer verildiği üzere,
elektrik enerjisi hizmetinin teminine ilişkin tedarikçi değişikliği refleksi gelişmemiş,
varsayılan tedarikçi kavramının oldukça baskın niteliğini koruduğu ilgili pazarlarda,
ENERJİSA’nın sahip olduğu ticari itibar, marka değeri ve sürdürülen dikey bütünleşik
yapı teşebbüse eşi olmayan bir ticari avantaj ve diğer tedarikçiler aleyhine geçiş
engellerini destekleyici nitelikte koruma sağlamaktadır.
(410) Bunun yanında, ENERJİSA’nın yerleşik operatör olması kaynaklı, faaliyet gösterdiği
tüm dağıtım bölgelerinde sahip olduğu müşteri hizmetleri noktalarının yaygınlığı,
pazarlama ve satış ağının büyüklüğü ve erişim ölçeği ile çağrı merkezi, ödeme noktası
gibi tamamlayıcı ve ek hizmetlerin sunumunun yaygınlığı ve bu hizmetlere erişim
imkanının üstünlüğü, ENERJİSA’nın ilgili pazarlarda hakim durumuna ciddi derecede
katkı sağlayan unsurlar olarak görülmektedir.
(411) ENERJİSA’nın sahip olduğu bu mutlak ve stratejik üstünlüklerin piyasaya sonradan
giren teşebbüsler açısından ciddi giriş engelleri oluşturduğu değerlendirilmektedir.
Şöyle ki, piyasaya nüfuz etmeye çalışan teşebbüsler, yerleşik teşebbüs olan ve
halihazırda tüketicileri portföyünde bulunduran ENERJİSA’nın aksine daha çok çaba
göstermek zorunda kalmaktadırlar. Buna ek olarak kullanıcıların tedarikçi değiştirme
hususunda sahip oldukları atalet, yerleşik şirkete kıyasla daha çok tutunma yatırımı
yapan teşebbüslerin, bu yatırımın karşılığını beklenenden daha az verimle almaları
sonucunu doğurmakta, paylarını artırmalarını zorlaştırmaktadır.
I.6.1.2.3. Alıcı Gücü
(412) Hakim durum analizinde, piyasada yerleşik teşebbüsün pazar gücünü
değerlendirmeye yarayan diğer bir önemli gösterge ise alıcı gücüdür. Teorik olarak,
pazara giriş engellerinin bulunduğu bir durumda eğer alıcılar önemli bir alım gücüne
sahip ise yerleşik teşebbüs yüksek pazar payına sahip olsa bile, başta fiyat olmak
üzere ekonomik parametreleri belirleyemeyebilecek, alıcıların yarattığı rekabetçi baskı
teşebbüsün pazar gücünü dengeleyebilecektir.
(413) Alıcı gücünün belirlenmesinde piyasanın alıcı tarafındaki ekonomik birimlerin alım
yaptıkları miktar ve bu miktarın yerleşik teşebbüsün satışları içindeki yeri önemlidir. Bu
bağlamda ilgili pazarlar özelinde ENERJİSA’dan elektrik tedarik eden tüketiciler
incelendiğinde, nihai tüketicilerden oluşan mesken kullanıcıları pazarı oldukça atomize
görülmektedir. Piyasanın bu yapısı ticarethane ve sanayi pazarlarında görece değişse
de yine de ENERJİSA üzerinde rekabetçi baskı yaratacak büyüklükte bir alıcının veya
alım gücünün mevcut bulunduğunu söylemek mümkün görünmemektedir.

18-27/461-224
183/436

Tablo 1: Başkent Dağıtım Bölgesinde ENERJİSA’nın Ticarethane Grubu Tüketicilerinin Toplam
Ticarethane Tüketim Miktarı İçindeki Payı
Müşteri Adı
Tüketim
(kWh)
Toplam Tüketim
İçindeki Pay (%)
(…..) (…..) (…..)
(…..) (…..) (…..)
(…..) (…..) (…..)
(…..) (…..) (…..)
(…..) (…..) (…..)
(…..) (…..) (…..)
(…..) (…..) (…..)
(…..) (…..) (…..)
(…..) (…..) (…..)
(…..) (…..) (…..)
(…..) (…..)
Tablo 2: İstanbul Anadolu Yakası Dağıtım Bölgesinde ENERJİSA’nın Ticarethane Grubu Tüketicilerinin
Toplam Ticarethane Tüketim Miktarı İçindeki Payı
Müşteri Adı
Tüketim
(kWh)
Toplam Tüketim
İçindeki Pay (%)
(…..) (…..) (…..)
(…..) (…..) (…..)
(…..) (…..) (…..)
(…..) (…..) (…..)
(…..) (…..) (…..)
(…..) (…..) (…..)
(…..) (…..) (…..)
(…..) (…..) (…..)
(…..) (…..) (…..)
(…..) (…..) (…..)
(…..) (…..)
Tablo 3: Toroslar Dağıtım Bölgesinde ENERJİSA’nın Ticarethane Grubu Tüketicilerin Toplam
Ticarethane Tüketim Miktarı İçindeki Payı
Müşteri Adı
Tüketim
(kWh)
Toplam Tüketim İçindeki
Pay (%)
(…..) (…..) (…..)
(…..) (…..) (…..)
(…..) (…..) (…..)
(…..) (…..) (…..)
(…..) (…..) (…..)
(…..) (…..) (…..)
(…..) (…..) (…..)
(…..) (…..) (…..)
(…..) (…..) (…..)
(…..) (…..) (…..)
(…..) (…..)


18-27/461-224
184/436

Tablo 4: Başkent Dağıtım Bölgesinde ENERJİSA’nın Sanayi Grubu Tüketicilerinin Toplam Sanayi
Tüketim Miktarı İçindeki Payı
Müşteri Adı
Tüketim
(kWh)
Toplam Tüketim
İçindeki Pay (%)
(…..) (…..) (…..)
(…..) (…..) (…..)
(…..) (…..) (…..)
(…..) (…..) (…..)
(…..) (…..) (…..)
(…..) (…..) (…..)
(…..) (…..) (…..)
(…..) (…..) (…..)
(…..) (…..) (…..)
(…..) (…..) (…..)
(…..) (…..)
Tablo 5: İstanbul Anadolu Yakası Dağıtım Bölgesinde ENERJİSA Sanayi Grubu Tüketicilerin Toplam
Sanayi Tüketim Miktarı İçindeki Payı
Müşteri Adı
Tüketim
(kWh)
Toplam Tüketim
İçindeki Pay (%)
(…..) (…..) (…..)
(…..) (…..) (…..)
(…..) (…..) (…..)
(…..) (…..) (…..)
(…..) (…..) (…..)
(…..) (…..) (…..)
(…..) (…..) (…..)
(…..) (…..) (…..)
(…..) (…..) (…..)
(…..) (…..) (…..)
(…..) (…..)
Tablo 6: Toroslar Dağıtım Bölgesinde ENERJİSA’nın Sanayi Grubu Tüketicilerin Toplam Sanayi
Tüketim Miktarı İçindeki Payı
Müşteri Adı
Tüketim
(kWh)
Toplam Tüketim
İçindeki Pay (%)
(…..) (…..) (…..)
(…..) (…..) (…..)
(…..) (…..) (…..)
(…..) (…..) (…..)
(…..) (…..) (…..)
(…..) (…..) (…..)
(…..) (…..) (…..)
(…..) (…..) (…..)
(…..) (…..) (…..)
(…..) (…..) (…..)
(…..) (…..)

18-27/461-224
185/436

(414) Yukarıda yer verilen bilgiler genel olarak değerlendirildiğinde, İstanbul Anadolu Yakası
dağıtım bölgesi sanayi pazarı dışında ENERJİSA’nın, başta ilgili pazarlardaki payı
olmak üzere diğer unsurların da, hakim durumda olduğunu gösterdiği
değerlendirilmektedir. İstanbul Anadolu Yakası dağıtım bölgesi, sanayi pazarında ise
teşebbüsün tüketim payının 2014, 2015, 2016 yıllarında (…..) üzerinde seyretmekle
birlikte 2017 yılı Ocak ayından Mayıs ayına kadar düşüşte olduğu, bu aydan sonra ise
yeniden yükselmeye başlayarak 2017 Ekim ayında yeniden (…..) seviyesinin üstüne
çıktığı görülmektedir. 2017 yılında teşebbüsün en yakın rakiplerinin pazar paylarının
ise (…..) ve (…..) olduğu, bu pazardaki alıcı gücünün zayıflığı ile birlikte dikkate
alındığında 2017 yılına has bu düşüş trendinin hakim durum analizinin esasını
etkilemediği, teşebbüsün halen bu pazarda da hakim durumda bulunduğu
değerlendirilmektedir.
(415) Yukarıda yer verilen analiz ve değerlendirmeler neticesinde ENERJİSA’nın yukarıda
ilgili coğrafi pazar olarak tanımlanan AYEDAŞ, TOROSLAR EDAŞ ve BAŞKENT
EDAŞ’ın sorumlu olduğu dağıtım bölgelerinde, “dağıtım seviyesinden sisteme bağlı
olan sanayi müşterilerine yapılan elektrik perakende satış”, “ticarethane müşterilerine
yapılan elektrik perakende satış” ve “mesken müşterilerine yapılan elektrik perakende
satış” ilgili pazarlarında hâkim durumda olduğu, “iletim seviyesinden sisteme bağlı olan
sanayi müşterilerine yapılan elektrik perakende satış” pazarında ise hakim durumda
olmadığı sonucuna varılmıştır.
(416) İşbu dosya kapsamında ENERJİSA’nın ilgili pazarlardaki konumunu değerlendirirken
değinilmesi gereken diğer bir husus teşebbüsün serbest olmayan tüketicilerin
oluşturduğu pazardaki durumudur. Bilindiği üzere Lisans Yönetmeliği 34. maddesi
ikinci bendi (a) fıkrası kapsamında ilgili dağıtım bölgesinde serbest olmayan
tüketicilere satış yapma hakkına münhasıran GTŞ sahiptir. Bu düzenleme
çerçevesinde teşebbüsün yerleşik olduğu dağıtım bölgeleri içerisinde bahse konu
tüketicilere perakende elektrik satışı yalnızca ENERJİSA tarafından yapılmakta olup,
şirket pazarda %100 pay ile tekel konumundadır. Dolayısıyla, AYESAŞ, TOROSLAR
ve BAŞKENT, ilgili dağıtım bölgelerinin tümünde, “serbest tüketici limitinin altında
kalan tüketicilerle yapılan elektrik perakende satış” pazarında hakim durumda
bulunmaktadır.
I.6.2. 4054 sayılı Kanun’un 6. Maddesi Kapsamında Kötüye Kullanma
Değerlendirmesi
I.6.2.1. Hakim Durumun Kötüye Kullanılması ve Elektrik Sektöründeki
Yansımaları
(417) 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi kapsamında; “Bir veya birden fazla teşebbüsün
ülkenin bütününde ya da bir bölümünde bir mal veya hizmet piyasasındaki hâkim
durumunu tek başına yahut başkaları ile yapacağı anlaşmalar ya da birlikte davranışlar
ile kötüye kullanması hukuka aykırı ve yasaktır.”
(418) Madde kapsamında hâkim durumun kötüye kullanılmasına örnek haller sayılmaktadır.
Bu kapsamda (a) bendinde, “Ticarî faaliyet alanına başka bir teşebbüsün girmesine
doğrudan veya dolaylı olarak engel olunması ya da rakiplerin piyasadaki faaliyetlerinin
zorlaştırılmasını amaçlayan eylemler”; d) bendinde, “Belirli bir piyasadaki hâkimiyetin
yaratmış olduğu finansal, teknolojik ve ticarî avantajlardan yararlanarak başka bir mal
veya hizmet piyasasındaki rekabet koşullarını bozmayı amaçlayan eylemler ve
e) bendinde de, “Tüketicinin zararına olarak üretimin, pazarlamanın ya da teknik
gelişmenin kısıtlanması” hâkim durumun kötüye kullanılmasına örnek hallerdendir.

18-27/461-224
186/436

(419) Hâkim durumun kötüye kullanılması, tüketicilerin zararına olacak şekilde, hâkim
durumdaki teşebbüsün pazar gücünü artırmaya ya da korumaya yönelik dışlayıcı ya
da diğer stratejik davranışlarını ifade etmektedir.121 Avrupa Birliği Adalet Divanı
(ABAD) Hoffmann-La Roche122 Kararı’nda yer verdiği kötüye kullanma tanımını, Post
Danmark A/S123 Kararı’nda yeniden kaleme almış ve hâkim durumun kötüye
kullanılmasını düzenleyen 102. maddenin kapsamını belirlemiştir. Buna göre söz
konusu madde, “özellikle hâkim durumdaki teşebbüsün, normal rekabetin cereyan
ettiği pazarlarda faaliyet gösteren ticari aktörlerin uygulamalarından ayrılacak şekilde
farklı yöntemlere başvurmak suretiyle ve tüketicilerin zararına yol açacak şekilde,
pazardaki mevcut rekabet düzeyinin sürdürülmesini ya da daha da artmasını
engelleyen davranışlarını kapsar.”
(420) Komisyon’un “102. Maddeyi Hâkim Durumdaki Teşebbüslerin Dışlayıcı Kötüye
Kullanmalarına Uygulamasındaki Önceliklerine İlişkin Kılavuz”da (AB Rehber),
dışlayıcı kötüye kullanma, rekabet karşıtı kapama olarak da adlandırılmıştır. İlgili
kavram hâkim durumdaki teşebbüsün davranışları sonucunda mevcut ya da potansiyel
rakiplerin pazara etkin bir şekilde girişlerinin güçleştirildiği ya da engellendiği ve
böylelikle tüketicilerin zararına olacak şekilde hâkim durumdaki teşebbüsün daha
yüksek fiyatlardan mal veya hizmet sunmaya devam ettiği durum olarak tarif
edilmiştir.124 Kötüye kullanma fiyat artışı, ürün kalitesinde ve yenilik düzeyinde düşüş,
mal ve hizmet çeşitliliğinde azalış gibi tüketici refahına zarar verebilecek sonuçlar
doğurabilmektedir.125 Dışlayıcı kötüye kullanma, pazarın rakiplere kapatılması ya da
rakiplerin marjinalize edilmesi suretiyle ya hâkim durumdaki teşebbüsün ya da
rakiplerin ya da her ikisinin üretimlerinin kısıtlanması durumlarını içermektedir.
Buradaki temel endişe, rakiplerin üretiminin yasaya aykırı olarak sınırlandırılmasının,
söz konusu rakiplerin, rekabetin oluşması için önemli olması durumunda, nihai
tüketicilere ürün veya hizmet sunumunun gerçekleştiği ilgili pazarda rekabetin
bozulmasına neden olmasıdır. Bu tür kötüye kullanmalar, hâkim durumdaki
teşebbüsün kendisine rakip olan teşebbüslere yönelik davranışları sonucunda
rakiplerin piyasadan dışlanmasına neden olabileceği gibi hâkim durumdaki
teşebbüsün kendisiyle rekabet içerisinde bulunmayan müşterilerine yönelik olan
davranışları sonucunda alt pazardaki teşebbüslerin bir kısmının pazardan
dışlanmasına da yol açabilmektedir.126
(421) Hâkim durumdaki bir teşebbüsün rakiplerine pazarı kapatması fiyat indirimleri, koşullu
fiyatlandırmalar ya da birtakım münhasırlık teşvikleri gibi fiyat-ilişkili davranışlar yoluyla
gerçekleşmemekte, aynı zamanda fiyat-ilişkili olmayan ve esasen tüketicilerin zararına
olacak şekilde rakibin maliyetlerini artırma amacındaki stratejiler ve bu stratejilere
dayanan uygulamalar yoluyla da gerçekleşebilmektedir. Çarpıcı örneğini rakibin
faaliyet merkezinin fiilen çalışamaz hale getirecek ve hatta adli vaka kapsamına da
girebilecek doğrudan eylemlerin oluşturabileceği bu tip kötüye kullanma hallerine ilişkin
daha normal örnekler olarak temelde sadece rakipleri yıldırmaya ve maliyetlerini
artırmaya yönelik olarak açılan caydırıcı davalar, ürünün nihai kullanımına yönelik
yıkıcı saikli tasarım değişiklikleri, kötüye kullanma amaçlı standart değişiklikleri ve
rakiplerin ürün veya hizmet sunumunu engelleyici ya da geciktirici, düzenlemeye tabi

121 O’DONGHUE R. ve PADDILLA J. (2013), The Law and Economics of Article 102 TFEU, s. 214.
122 Case 85/76, Hoffmann-La Roche & Co AG v. Commission [1979], ECR 461, para. 91.
123 Case C-209/10, Post Danmark A/S v Konkurrenceradet, [2012] ECR I-nyr, para. 24.
124 a.g.k., para. 19.
125 Kılavuz.
126 a.g.k., para. 23.

18-27/461-224
187/436

sektörlerde yürürlükteki prosedürlerin kötüye kullanımı sayılabilir.127 Söz konusu
yöntemlerin sayısız şekilde gerçekleşebilmesi mümkün olmakla birlikte, hepsinin ortak
özelliği, rekabet karşıtı bir şekilde rakibin üretiminin sınırlandırılması ya da
engellenmesine yol açmalarıdır.
(422) Öğretide bu nitelikteki kötüye kullanma davranışları “fiyat-ilişkili olmayan yıkıcı
davranışlar”, “rakibin maliyetlerini artıran stratejiler” veya “ucuz dışlama” olarak da
adlandırılmaktadır. Genellikle yıkıcı fiyatlama, fiyat sıkıştırması, indirim sistemleri ve
caydırıcı davalar gibi kötüye kullanma sayılabilecek hallerin hâkim durumdaki
teşebbüse kayda değer maliyetlere yol açabileceği dikkate alındığında, hâkim
durumdaki teşebbüsün yarattığı yapay giriş engelleri aracılığıyla, fazladan operasyonel
pek bir maliyet yüklenmeden rakiplerin pazara giriş yapmasının ya da pazara nüfuz
edebilmesinin önünü tıkamak suretiyle rakipler için ciddi maliyetlere yol açan eylemler
ucuz kötüye kullanma olarak tanımlanabilecektir. Söz konusu kötüye kullanma halleri,
kapsayıcı olması bakımından “fiyat-ilişkili olmayan dışlayıcı kötüye kullanma” olarak
da tanımlanabilmektedir. Buna mukabil, hâkim durumdaki teşebbüs, örneğin,
düzenlemeye tabi sektörlerde prosedürlerin ve sahip olduğu dikey bütünleşik yapının
tüm avantajlarını kullanarak haksız bir şekilde mevcut konumunu koruyacak ve
kendisini rakiplerden gelecek rekabetten izole edebilecektir.
(423) Bunun yanında, AB Rehberi’nde hâkim durumdaki teşebbüsün yıkıcı fiyatlama,
münhasır anlaşmalar gibi zarar teorisi bağlamında çeşitli muhtemel kötüye kullanma
davranışlarına ve söz konusu davranışların nasıl analiz edileceğine dair açıklamalara
yer verilmesine ek olarak belli bir davranış/uygulama tipinin, karakteristik itibarıyla
herhangi bir ek analiz yapmaya ihtiyaç duyulmaksızın, muhakkak bir kötüye kullanma
olarak değerlendirileceği belirtilmiştir. Buna göre, “Eğer davranış sadece rekabetin
önünde engel teşkil ediyor ve herhangi bir etkinliğe yol açmıyorsa, söz konusu
davranışın rekabet karşıtı olduğu sonucuna varılabilir. Böyle bir durum, örneğin, hâkim
durumdaki teşebbüs tarafından müşterilerin, rakip teşebbüslerin ürün veya hizmetlerini
denemesine engel olunması ya da müşterilerine rakiplerin ürün veya hizmetlerini
denememeleri karşılığında finansal teşvikler sağlanması veya bir dağıtıcıya ya da
müşteriye rakibin ürün veya hizmetlerinin tanıtımının geciktirilmesi karşılığında çeşitli
şekillerde ödeme yapılması hallerinde gerçekleşir.”128
(424) Hâkim durumdaki teşebbüsün, rakiplerin pazara giriş yapmasını ya da nüfuz etmesini
önlemesinin en etkin yollarından birisi, işleyen rekabetin geçerli olduğu bir pazarda
bulunmayan, yapay giriş engelleri yaratmaktır. Hâkim durumdaki teşebbüs, doğrudan
tüketicilerin geçiş maliyetlerini artırarak yapay giriş engelleri yaratıp rakiplerin
maliyetlerini yükseltebilir. Teşebbüslerin kasıtlı davranışları sonucu ortaya çıkan ya da
büyüklüğü belirlenen geçiş maliyetleri yapay geçiş maliyetleridir. Müşterilerin yeni bir
sağlayıcıya geçme aşamasında karşılaştığı, o sağlayıcının mal ya da hizmetlerine
ödeyeceği fiyatın dışında kalan her türlü maliyet geçiş maliyeti olarak
adlandırılmaktadır.129 Sağlayıcı değiştirmede karşılaşılan işlem maliyetleri özellikle,
müşterinin geçiş işlemini gerçekleştirebilmesi için rakip firmalar hakkında bilgi
toplaması ve yeni bir firmayla çalışmaya başlamak amacıyla bazı bilgi ve belgeleri
sağlamasının gerektiği perakende elektrik ve gaz hizmetleri ile GSM hizmetleri
pazarlarında ve abonelik içeren diğer pazarlarda sıklıkla ortaya çıkmaktadır.130 Ayrıca,

127 O’Donghue ve Paddilla, 2013, s. 644.
128 AB Rehberi, para. 22.
129 ONUKLU N. N. (2007), “Geçiş Maliyetlerinin Firma Davranışı ve Pazar Üzerindeki Etkileri – Ardıl
Pazarda Pazar Gücü”, Rekabet Kurumu Uzmanlık Tezleri Serisi, Rekabet Kurumu, Ankara, s. 3.
130 a.g.k. s. 4.

18-27/461-224
188/436

ilgili pazarda faaliyette bulunan teşebbüslerin fiyat ve performanslarını ortak bir
düzlemde karşılaştırmanın görece zor olduğu pazarlarda da müşteriler sağlayıcı
değiştirmede daha yüksek geçiş maliyetleri ile karşılaşmaktadırlar.
(425) Söz konusu durum, elektrik dağıtım ve perakende satış pazarında dikey bütünleşik bir
yapıda bulunan hâkim durumdaki teşebbüsün, alt pazara yönelik ayrımcı
uygulamalarının olduğu hallerde, tüketiciler nezdinde şeffaf bir fiyat-hizmet
karşılaştırmasının yapılabilmesinin de önüne geçmektedir. Hâkim durumdaki
teşebbüs, özellikle rakiplerine geçiş yapma girişiminde bulunan veya bulunması
muhtemel müşterilerini hedef alarak söz konusu müşterilerin, kendisiyle iş yapmaya
devam etmesini teşvik edici seçici indirimler veya farklı faydalar sağlayarak müşteriler
nezdinde tedarikçi değiştirmenin önündeki geçiş maliyetlerini finansal zeminde
artırabilir. Bunun yanında aynı teşebbüs, bahse konu müşteriler henüz alternatif
sağlayıcılara geçiş yapmaya yönelik kendi inisiyatifleri ile harekete geçmeden önce de
o müşterileri görünüşte pazarın rekabete açık segmentinde ama kendi portföyünde
tutabilir ve böylece o müşterilerin açık rızalarını arama koşulunu dolanmak suretiyle
geçiş maliyetlerini finansal olmayan temelde de artırabilirler. Böyle bir durum,
müşteriler için hem daha önce var olmayan geçiş maliyetlerinin yaratılmasına hem de
müşterilerin fiyata veya rekabetin diğer parametrelerine daha az duyarlı hale
gelmesine yol açabilir. Dolayısıyla daha önce müşteri gözünde özellikle elektrik, gaz
gibi pazarlar bakımından farksız olan ürün veya hizmetleri farklılaştırıp rakip ürün veya
hizmetler arasındaki ikame edilebilirlik derecesini önemli ölçüde zayıflatabilir. Yüksek
geçiş maliyetleri, özellikle yeni bir firmanın pazarda faaliyet göstermesinin, yerleşik
firmanın kilitlenmiş müşterilerini elde etmesine bağlı olduğu durumlarda giriş engeli
yaratabilir. Elektrik perakende satışı gibi özellikle şebeke endüstrilerinin söz konusu
olduğu pazarlarda eski müşterilerin bu şekilde fiyata daha az duyarlı hale getirilerek
kilitlenmesi, pazardaki rekabetin seviyesini azaltabilir. Sonuç olarak hem yeni hem de
eski müşteriler için fiyatlar, geçiş maliyetinin olmadığı bir pazara kıyasla daha yüksek
düzeyde gerçekleşebilir. Rekabet parametrelerinin oldukça sınırlı olduğu, düzenli ve
eksiksiz hizmet sunumunun sağlandığı varsayımı altında rekabetin asli unsurunun fiyat
olduğu elektrik perakende satış pazarında, tüketicilerin söz konusu kötüye kullanma
davranışları yoluyla fiyata duyarsız hale getirilmesi, esasen rekabet hukukunun
öncelikli endişesi olan ve bir pazardaki rekabetin işlemesini sağlayan tüketici
hâkimiyetinin işlevsiz hale getirilmesi anlamına gelmektedir.
(426) Bu bağlamda dağıtım özelleştirmelerine ilişkin yakın tarihli Kurul kararlarında131, enerji
sektöründeki serbestleşme sürecinde, perakende satış rekabetinin oluşturulmasının
önemi vurgulanmış ve gerek elektrik gerekse doğal gaz piyasası bakımından,
müşterilerin, yerleşik sağlayıcıya rakip tedarikçilere geçiş maliyetlerinin, perakende
satış rekabetinin önündeki en büyük engel olduğu belirtilmiştir. Söz konusu geçiş
maliyetlerinin detaylı biçimde açıklandığı kararlarda; ülke örneklerinde, yerleşik dikey
bütünleşik dağıtım şirketlerinin perakende satış pazarındaki payının, serbestleşmenin
ardından büyük ölçüde korunduğu ve pazara yeni giriş yapan rakip şirketlerin oldukça
düşük pazar payları elde edebildiği ortaya konulmuştur.
(427) Serbest tüketici limitinin üzerinde elektrik tüketimine sahip bulunan sanayi tesisleri ve
ticarethaneler gibi büyük tüketiciler bakımından enerji maliyeti, işletme maliyetlerinin
çok önemli bir bölümünü oluşturduğundan, söz konusu tüketicilerin elektrik fiyatlarına

131 Bkz. 16.12.2010 tarih, 10-78/1643-608 ve 10-78/1645-609 sayılı; 08.04.2010 tarih, 10-29/437-163
ve 10-29/440-166 sayılı; 11.03.2010 tarih, 10-22/296-106, 10-22/297-107 ve 10-22/298-108 sayılı
03.03.2011 tarih ve 11-12/240-77 sayılı kararlar.

18-27/461-224
189/436

duyarlılığı daha yüksektir ve dolayısıyla tedarikçi değiştirme eğilimleri daha fazladır.
Bununla birlikte, tedarikçi değiştirme oranları hanehalkı ve diğer küçük tüketicilere
oranla daha yüksek olan büyük tüketiciler de küçük tüketicilere benzer şekilde geçiş
maliyetleriyle karşı karşıya kalmaktadır. Söz konusu tüketicilerin tedarikçi
değiştirmelerinin önündeki en büyük engel dağıtım şirketinin, tedarikçi değiştirmeleri
halinde kendilerine, dağıtım şirketinin müşterilerinden farklı davranma ihtimali ya da bu
yöndeki bir algıdır. Bu noktada ortaya çıkan sorun ise tüketicilerin karşılaştıkları geçiş
maliyetleridir. Serbest tüketici limitinin düşürülmesinin, elektrik piyasasında rekabetin
sağlanması konusunda tek başına bir anlam ifade etmediği ve asıl olanın, tüketicilerin
tedarikçilerini fiilen ne kadar değiştirebildiği göz önüne alındığında, dağıtım ve
perakende satış pazarlarında dikey bütünleşik yapı içinde faaliyet gösteren yerleşik
sağlayıcının tüketicilerin tedarikçilerini seçme özgürlüğünü olumsuz etkileyen davranış
ve uygulamalarının, rekabetin sağlanması ve korunması bakımından ne kadar büyük
risk taşıdığı da ortaya çıkmaktadır.
(428) Hukuki ayrıştırmaya karşın dağıtım ve perakende şirketlerinin aynı ekonomik bütünlük
altında faaliyet göstermesi, sektörel düzenlemeler ne kadar sıkı olursa olsun, dağıtım
biriminin çıkar çatışması ve ayrımcılık yapma güdüsünü tümüyle ortadan
kaldıramayacak ve öncül düzenlemelerin getirdiği önlemler ahlaki tehlike (moral
hazard) durumunun gerçekleşmesiyle dolanılabilinecek ve dağıtım pazarındaki hâkim
durumun kötüye kullanılması bir risk olarak devam edecektir. Bu çerçevede, dağıtım
şirketlerinin, dağıtım faaliyetindeki tekel konumlarını kullanarak üretim, toptan ve
perakende satış faaliyetlerindeki rekabeti bozmaya yönelik davranış ve uygulamalar
içinde olup olmadıklarının, rekabet hukuku kapsamında denetimine ihtiyaç
duyulmaktadır.
(429) Halihazırda tüketicilerin çok önemli bir kısmı, özelleştirme ve serbestleşme öncesi
dönemden gelen alışkanlıkla yerleşik ve dikey bütünleşik sağlayıcıları tek gerçek ve
muteber sağlayıcı olarak görmektedirler. Bu nedenle yerleşik sağlayıcılar tarafından
yaratılan herhangi bir yapay giriş engeli piyasanın rekabete gerçek anlamda açılmasını
çok daha güçleştirecektir. Serbest tüketici limitinin kademeli ve sürekli biçimde
düşürülmesi sonucunda, hanehalkı dahil olmak üzere küçük tüketicilerin tamamı
serbest tüketici statüsünde olacaktır ve rekabetin cereyan edeceği efektif alan en geniş
ölçeğe kavuşacaktır. Bu noktaya gelmeden önce, tüketiciler nezdinde perakende satış
piyasasının rekabet karşıtı unsurlardan azami surette arındırılması hayati önem arz
etmektedir. Zira elektrik tüketim düzeyi düştükçe bir tüketici için dağıtım şirketinden
başka bir tedarikçiye geçiş maliyetleri daha yüksek olmakta ve dolayısıyla söz konusu
tüketicilerin tedarikçi değiştirme oranları oldukça düşük seviyelerde kalmaktadır.
(430) Nitekim bu hususlara, elektrik dağıtım özelleştirmelerine ilişkin geçmiş tarihli Kurul
kararlarında ayrıntılı biçimde yer verilmiştir132:
“Esas itibarıyla, hanehalkına yönelik elektrik arzında rekabetçi yapıyı etkileyen
dört unsur ön plana çıkmaktadır133:
1. Piyasanın açılması ve tüketicinin sağlayıcısını değiştirme fırsatı,
firmaların fiyatlandırma stratejilerini belirlerken, geçiş maliyetlerinden
dolayı, yeni müşteri kapmak ya da müşteri sadakati yaratmak arasında
tercih yapmak durumunda kalmasına neden olmaktadır.

132 Bkz. 16.12.2010 tarih ve 10-78/1645-609 sayılı karar.
133 DEFEUILLEY C., Mollard M., The Dynamic of Competition in Presence of Switching Cost. The Case
of British Gas (1997-2007), Arsen Working Paper, 2008.

18-27/461-224
190/436

2. Elektrik arzı, kalite bakımından homojen bir üründür, bu nedenle
fiyat farklılaşması dışında ürün farklılaştırması zordur.
3. Piyasa, abonelik sistemine dayanmaktadır, bu nedenle bir
müşterinin aynı anda iki farklı sağlayıcıdan hizmet alması söz konusu
değildir.
4. Piyasa doygunluğa ulaşmıştır ve talepteki artış oldukça azdır. Bu
yapı içerisinde müşterilerin, yerleşik dağıtım firmaları tarafından
bağlanmış olması nedeniyle diğer firmaların yeni müşteriler bularak
piyasaya girmesinin maliyeti artmaktadır.
Türkiye tecrübesinde, elektrik bölgeleri henüz özelleştirme aşamasında olup,
geçiş dönemi boyunca dağıtım firmalarının hanehalkına münhasıran satış
yapacakları görülmektedir. Bu nedenle, her ne kadar mevzuat ve pazar yapısı
bakımından birebir aynı olmasa da, özellikle Avrupa Birliği üyesi ülkelerde
yaşanan serbestleşme tecrübeleri, devam eden özelleştirme sürecinde dikkat
edilmesi gereken noktalar bakımından yol gösterici nitelikte olmaktadır.
Elektrik ve doğal gaz perakende satışları kapsamında, özellikle hanehalkı ve
küçük müşterilere yönelik satışlar yönünden, söz konusu tüketicilerin
sağlayıcılarını değiştirmesine yönelik geçiş maliyetlerinin rekabetin
oluşturulmasında en büyük engeli oluşturduğu görülmektedir. Bu pazarlarda
ortaya çıkan ana geçiş maliyetleri, önem sırasına göre; işlem maliyetleri,
araştırma maliyetleri, sözleşmeden doğan maliyetler ve psikolojik maliyetlerdir.
Bunlarla ilgili kısa açıklamalara aşağıda yer verilmiştir:
İşlem maliyeti: Sağlayıcı değiştirme sürecinde müşterinin yeni bir sağlayıcı
bulması ve bu yeni sağlayıcı ile anlaşması gerekmektedir. Ülke uygulamaları
çeşitlilik göstermekle birlikte, genellikle, tüketicinin bu süreçte dikkate alması
gereken yasal süreler bulunmaktadır. Bunun yanında, geçiş esnasında yanlış
faturalama ve düşük hizmet kalitesi ortaya çıkabilmektedir.
Araştırma maliyeti: Bu maliyetler, bölgesinde etkinlik gösteren sağlayıcıları
belirleme, fiyat alma, ödeme çeşitlerini ve tasarruf miktarlarını hesaplama
sırasında müşterinin katlandığı mali olmayan maliyetlerdir. Öte yandan
müşterinin, aynı anda hem elektrik hem de gaz tüketicisi olduğu dikkate
alındığında, aynı işlemleri her bir ürün için ayrı ayrı yaptıktan sonra bunları farklı
sağlayıcılardan mı, yoksa tek sağlayıcıdan mı alacağına karar vermesi
gerekmektedir.
Sözleşmesel geçiş maliyetleri: Bazı sağlayıcılar, yapılan indirim karşılığı
sözleşmenin geçerli olduğu sabit bir süre tayin edebilmektedirler. Böyle bir
sözleşmeye taraf olan müşterinin yeni bir sağlayıcıya geçmesi halinde, mevcut
sözleşmesini süresinden önce iptal ettiği için belirli bir ceza ödemesi söz konusu
olabilmektedir.
Psikolojik maliyetler: Piyasaların serbestleştirilmesinden önce yerleşik
şirketlerden alım yapan müşteriler, sunulan hizmetlerden memnun olabilirler ve
bu durum sağlayıcı değiştirme isteğini azaltırken, bununla ilgili algılanan riskleri
yükseltebilir.
Yukarıda açıklandığı gibi, geçiş maliyetleri, serbestleşme sonrasında bölgedeki
müşteri portföyünün tamamını devralan görevli şirketlere belirli bir pazar gücü
sağlamaktadır. Öte yandan, bölgelerine yeni giriş yapacak şirketlere karşı
görevli şirketlere rekabet avantajı sağlayan diğer bazı hususlar da

18-27/461-224
191/436

bulunmaktadır. İlk olarak, görevli şirket, bölgesinde, uzun süre tekel olmasından
kaynaklanan bir marka tanınmışlığına sahiptir. Aynı şekilde, dağıtım alt yapısını
elinde tutan görevli şirketin, bölgedeki müşteriler ile doğrudan ilişkisi
bulunmaktadır. Bu ise, pazarlama konusunda görevli şirkete önemli bir avantaj
sağlamaktadır. Şöyle ki, yeni bağlantı, rutin kontroller veya acil durumlar gibi
nedenlerle görevli şirket müşteri ile direkt temas kurabilmektedir. Bu da şirketin,
bölgede müşteri ile birebir iletişim kuran çok sayıda teknik eleman ve satış
elemanı bulundurması sonucunu doğurmaktadır. Ek olarak, görevli şirket, gerek
geçmişteki tekel konumu, gerekse dağıtım sistemini yönetmesi nedeniyle
bölgesindeki müşterilerin tüketim profilleri ve finansal riskl gibi önemli bilgilere
sahip olmaktadır134. Buna karşılık, bölgeye yeni girecek şirketin marka
tanınmışlığının olmadığı, müşteri ile iletişim kurmakta zorluklarla karşılaşacağı
ve etkin bir pazarlama faaliyeti için çok sayıda eleman bulundurmak zorunda
kalacağı hususları dikkate alındığında, görevli şirketlerin, bölgelerinde önemli
rekabetçi avantajlara sahip olduğu ve bu bölgelere giriş engellerinin yüksek
olduğu görülmektedir. Nitekim İngiliz gaz pazarına ilişkin yapılan bir
araştırmada, bölgeye yeni giren bir firmanın ilave her bir abone kazanımı için
50-60 sterlin maliyete katlanması gerektiğini göstermektedir. Müşterinin daha
sonra tekrar sağlayıcı değiştirebileceği dikkate alındığında, yeni giren şirketin
katlandığı bu maliyetin geri dönüşünde riskler bulunmaktadır.”
(431) Bölgelerinde dağıtım faaliyeti bakımından tekel olan ve faaliyete başladıkları anda
elektrik satışı bakımından %100’e yakın pazar payına sahip bulunan GTŞ’ler, elektriğin
satışı faaliyetindeki pazar paylarını korumak amacıyla fiyat ve hizmet kalitesi gibi esaslı
unsurlar üzerinden kötüye kullanma sayılmayan rekabetçi davranışlarda bulunmak
yerine, hem dağıtım hem perakende faaliyetindeki hâkim durumlarından kaynaklı
avantajları kanuna aykırı şekilde kullanma yoluna gidebilmektedirler.
(432) Elektrik hizmeti niteliği gereği diğer mal ve hizmet piyasalarından ayrılarak pek çok
yönden özellikli ve hassas bir karakter arz etmektedir. Toplumların kalkınma
düzeylerinin tespitinde elektriğe erişim, kesintisiz elektriğe erişim, ucuz ve kaliteli
elektriğe erişim endeksleri kullanılmaktadır. Aynı zamanda bir kamu malı niteliğinde
olan elektrik enerjisi hizmeti, modern hayatta günlük yaşamın akışının sorunsuz
şekilde işlemesini tesis eden en öncelikli hizmetlerden birisidir. Elektrik sanayi,
ticarethane ve tarım alanları gibi üretim birimleri için önemli bir maliyet girdisi
oluştururken mesken ve diğer yerleşim birimleri için şebeke suyunun sağlanması ile
beraber tüketicilerin düzenli olarak bütçelerinden pay ayırdıkları en temel tüketim
hizmetlerinin başında gelmektedir. Bu anlamda elektrik hizmetleri sıradan bir tüketim
hizmeti değil, medeni bir toplumun işleyişi için hem üretim hem de tüketim birimlerinin
her segmentinin bağımlı olduğu bir hizmettir. Elektrik hizmetinin sürekliliğinin toplumun
her kesimi için bir zorunluluk arz ettiği günümüzde, sağlayıcı değiştirme eğilimlerinin
halihazırda oldukça katı olduğu elektrik perakende satış pazarında gerek tüketicilerin
farklı tedarikçilere geçişi yönünde hareket etmelerini caydırıcı uygulamalar, gerekse
mevcut geçiş maliyetlerini herhangi bir açıdan artırmaya yönelik uygulamalar bu piyasa
bakımından algılanan geçiş maliyetlerini telafisi mümkün olmayan yapıya
dönüştürebilecektir. Tedarikçi değişimi önünde yaratılan yahut artırılan her türlü geçiş
maliyeti, tüketicilerin rakip tedarikçileri karşılaştırmasını önleyecek, tedarikçi
değiştirme hakkına sahip olup geçiş yapma niyetinde olan tüketicileri atalete sevk
edebilecektir. Öte yandan elektrik hizmeti bakımından tüketicilerin diğer mal ve hizmet
piyasalarındakine benzer şekilde taleplerini belli bir süre ertelemeleri, yerleşik sağlayıcı

134 Bkz. ENI/EDP/GDP C.3440.

18-27/461-224
192/436

tarafından oluşturulan yapay geçiş engellerinin aşılmasını beklemeleri ve birtakım
teşebbüsleri terbiye edici davranışlarda bulunabilme gücü ve sabrı bulunmamaktadır.
Bu durum elektrik piyasası bakımından tüketicilere getirilen en ufak yapay geçiş
maliyetlerinin bile müşteriler bakımından katlanılamaz nitelikte olmasına yol açmakta,
farklı tedarikçiye geçiş eğilimi olabilecek müşterileri diğer mal ve hizmet piyasalarına
göre çok daha kolay ve hızlı bir şekilde yıldırmakta ve müşterileri yerleşik sağlayıcıya
kilitlemektedir.
(433) Hâkim durumdaki teşebbüslerin kötüye kullanma davranışı yoluyla piyasada rekabeti
bozması, halen serbestleşme ve rekabete açılma sürecinde bulunan perakende
elektrik piyasası bakımından daha da büyük risk taşımaktadır. Nitekim dağıtım
şirketleri ve yerleşik sağlayıcıların, tüketicilerin tedarikçi değiştirme serbestisini
doğrudan ya da dolaylı şekilde olumsuz etkileyecek her türlü davranış ve
uygulamalarının ortadan kaldırılması ve önlenmesi, rekabetçi bir elektrik piyasasının
tesisi bakımından kritik önem taşımaktadır.
I.6.2.2. Hâkim Durumun Kötüye Kullanılmasında Dikkate Alınan Faktörler
(434) Kılavuz’da Kurul’un, rekabet karşıtı piyasa kapamanın varlığını incelerken genel
anlamda dikkate alacağı hususlara yer verilmiş ve söz konusu hususlara atfedilecek
önemin olay bazında ve incelenen davranışın niteliğine göre değişebileceği
belirtilmiştir. Söz konusu hususlardan ilk ikisi hâkim durumdaki teşebbüsün ve
rakiplerinin ilgili pazarlardaki konumu olup Kılavuz’da hâkim durum ne kadar güçlü
olursa kötüye kullanmaya konu davranışın rekabet karşıtı piyasa kapama etkisinin
veya ihtimalinin o kadar yüksek olacağı belirtilmiştir. İşbu soruşturmaya konu ilgili
pazarlar itibarıyla hakkında soruşturma yürütülen teşebbüs yalnız perakende elektrik
pazarındaki faaliyetler için zorunlu nitelikteki üst pazar faaliyetlerinde tekel konumunda
olmayıp aynı zamanda perakende elektrik alt pazarında da baskın derecede bir hâkim
duruma sahip bulunmaktadır. Dikey bütünleşik yapının sağladığı bu çifte baskın hâkim
durumun varlığı, piyasayı kapayıcı nitelikteki eylemlerin etkisini artırmaktadır. Öte
yandan, hâkim durumdaki teşebbüsün rakiplerinin konumu ve herhangi bir rekabetçi
baskı yaratma kapasitelerinin olup olmaması veya rakiplerin hâkim durumdaki
teşebbüsün davranışını etkisiz kılacak şekilde karşı stratejiler geliştirmelerinin
muhtemel olup olmadığı da dikkate alınması gereken hususlardır. Taraf teşebbüsün
ilgili pazarlarda sahip olduğu baskın hakim durum ve buna mukabil rakiplerin deyim
yerindeyse atomize niteliği ve toplu halde dahi gösterdiği cılız yapı da pazarı kapamaya
yönelik eylemlere karşı olarak rakiplerin geliştirebileceği karşı eylemler için bir alan
bırakmamaktadır.
(435) Kılavuz’da yer verilen üçüncü husus, ilgili pazardaki koşullardır. Söz konusu koşullara
ilgili pazar, sektörel çerçeve, hâkim durum analizi ve talep taraflı aksaklıklara ilişkin
yukarıdaki bölümlerde değinilmiş ve söz konusu değerlendirmeler bağlamında pazara
giriş ve pazardaki büyüme engellerinin, değerlendirmeye konu kötüye kullanma
eylemelerinin de etkisiyle beraber yüksek olduğu ortaya konulmuştur. Bu durum
incelenen davranış ve uygulamaların piyasayı kapatması ihtimalini artırmaktadır. Zira
ölçek ekonomilerinin varlığı halinde hâkim durumdaki teşebbüsün ilgili pazarın önemli
bir bölümünü kapatması, rakiplerin pazara girmelerini ya da pazarda kalmalarını
zorlaştırabilecektir. Benzer şekilde kötüye kullanma davranışı, hâkim durumdaki
teşebbüsün şebeke etkilerinin bulunduğu bir pazarı kendi lehine ya da kendi konumunu
sağlamlaştıracak yahut koruyacak şekilde yönlendirmesini sağlayabilir. Ayrıca, alt
ve/veya üst pazarda giriş engellerinin yüksek olması, rakiplerin dikey birleşme yoluyla
olası bir piyasa kapamanın üstesinden gelmesini güçleştirebilir. Tüm bu koşullar,

18-27/461-224
193/436

incelemeye konu ilgili pazarlar bakımından geçerli olup kötüye kullanma kapsamındaki
eylemlerin etkilerini artırıcı niteliktedir.
(436) Kılavuz’da ayrıca müşterilerin ya da sağlayıcıların konumu bağlamında, hâkim
durumdaki teşebbüsün davranışının seçici nitelik taşıyıp taşımadığı da
değerlendirilmektedir. Bazı durumlarda hâkim durumdaki teşebbüs incelenen
davranışı sadece rakiplerin girişi ya da genişlemesi için özel öneme sahip müşterileri
veya sağlayıcıları hedefleyerek uygulayabilmektedir. Alternatif tedarikçilerden gelen
tekliflere açık olan veya bizzat alternatif tedarikçi arayışına giren müşteriler, talep taraflı
piyasa aksaklıkları kısmında da yer verildiği üzere, referans sistemin tedarikçi değişimi
bakımından önem arz ettiği perakende elektrik piyasasındaki durum göz önünde
bulundurulduğunda, benzer nitelikteki diğer müşterilerin davranışını etkilemesi
muhtemel olan müşterilerdir. Yerleşik tedarikçinin, tedarikçi değişikliğine gitmeye
yönelmiş müşterileri değişiklikten caydırmaya yönelik olarak hedef alması pazara
girişlerin önünde engel yaratıcı bir etkiye sahip olmaktadır. Bununla birlikte, burada
kastedilen, kötüye kullanma sayılmayan rekabetçi davranışlar yoluyla geçiş
aşamasındaki müşterilerin daha rekabetçi teklifler yoluyla geri kazanılması değil,
rekabet karşıtı piyasa kapama niteliğindeki uygulamalar yoluyla rakiplerin söz konusu
müşterileri kazanmasının engellenmesidir.
(437) Kılavuz’da yer verilen diğer önemli hususlar ise incelenen davranışın kapsamı ve
süresine ilişkindir. İlgili pazardaki kötüye kullanmaya ilişkin davranışın kapsamı ne
kadar büyükse, farklı biçim ve yöntemlerle devam etse de esas itibarıyla benzer
rekabet karşıtı kapama etkisine sahip olup bir bütün olarak değerlendirilebilecek
davranışlar silsilesinin cereyan ettiği süre ne kadar uzunsa ve bu eylemler ne kadar
düzenli uygulanırsa piyasanın kapanma ihtimali o kadar yüksektir. Bu bakımdan,
incelemeye konu her bir kötüye kullanma eylem ve uygulamalarının, gerek üst ve alt
pazarlarda koordineli bir şekilde yürütülmesi, gerek tüketici geçiş maliyetlerinin farklı
boyutlarda ve kanallarla artırılması yoluyla ilgili pazarların rakiplere kapatılması ve bu
durumun tüketicilerin yerleşik tedarikçide alıkonulması (locked in) sonucunu kapsam,
süreç ve düzenlilik bakımından birbirlerini tamamlayarak doğurmasının kötüye
kullanmanın nicelik ve nitelik açısından etkisini artıracağı değerlendirilmektedir.
(438) Kılavuz’da ayrıca fiili piyasa kapamayla ilgili olası delillerden bahsedilmekte ve kötüye
kullanma eylem ve uygulamalarının belirli bir süre boyunca sürdürülmesi halinde,
hâkim durumdaki teşebbüsün ve rakiplerinin pazardaki performansının, rekabet karşıtı
piyasa kapamanın varlığına dair doğrudan delil sağlayabileceği belirtilmektedir.
Kılavuz’da, iddia edilen kötüye kullanma davranışıyla bağdaştırılabilecek nedenlerden
dolayı hâkim durumdaki teşebbüsün pazar payının artmış ya da pazar payındaki
azalmanın yavaşlamış olabileceği ve mevcut rakiplerin önemini kaybetmiş, pazardan
çıkmış ve pazarda kayda değer ölçüde bir büyüklüğe erişememiş olabileceği ifade
edilmektedir. Serbestleşme sürecinin başlaması ve buna paralel olarak rekabete açık
asıl alan olan serbest tüketici limitinin giderek düşürülmesi ile birlikte ilgili pazara rakip
tedarikçilerin giriş yapması ve belli ölçüde nüfuz etmesi beklenmektedir. Pazara giriş
önünde yapısal veya yasal giriş engellerinin yokluğu halinde, yerleşik tedarikçinin yanı
sıra rakip tedarikçilerin de pazarda kayda değer ölçüde rekabetçi baskı yaratabilecek
bir penetrasyon oranı yakalamalarının bekleneceği göz önüne alındığında, rekabete
açık alanın büyütülmesine rağmen yerleşik tedarikçinin ve diğer oyuncuların göreli
konumlarının değişmemesi ve diğer tedarikçilerin rekabetçi baskı yaratma
kabiliyetinden uzak küçük çaplı oyuncular olarak kalmaları, varlığı tespit edilen pazarı
kapamaya yönelik eylemlerin doğrudan etkisini ortaya koymaktadır.

18-27/461-224
194/436

(439) Kılavuz’da son olarak dışlayıcı stratejiye dair doğrudan veya dolaylı delillere
değinilmekte ve hâkim durumdaki teşebbüsün, incelenen davranışı gerçekleştirirken
sahip olduğu niyetin dikkate alınabileceği, niyetin tespitinde incelenen davranıştan
yapılan çıkarımlar yoluyla elde edilen dolaylı delillerin yanı sıra doğrudan delillerin de
kullanılabileceği belirtilmektedir. Ayrıca, doğrudan delillerin bir rakibi dışlamak, pazara
girişi engellemek ya da oluşan bir pazarı ele geçirmek için belirli bir davranışın
uygulanacağını gösteren detaylı bir plan veya dışlayıcı davranışa yönelik somut bir
tehdidi gösteren deliller gibi rakipleri dışlamaya yönelik bir stratejiye dair teşebbüs içi
belgeleri içeren her türlü bilgi ve belgeyi içerdiği ifade edilmektedir. Bu çerçevede,
hakim durumdaki yerleşik sağlayıcının merkezinde ve diğer teşkilatlarında elde edilen
tüketiciler açısından geçiş maliyetleri yaratan veya bu maliyetleri artırmaya yönelik her
türlü talimat, iş planı ve kararları ile rapor ve benzeri belgeleri içeren iç dokümanlar ve
bu niyetin gerçekleştirilmesine katkı sağlayacağı düşünülen pazar veri ve analizleri
hakim durumun kötüye kullanılmasına işaret etmektedir.
I.6.2.3. ENERJİSA Hakkındaki Geçmiş Tarihli Kurul Kararı ve Görüşü
(440) Kurul’un AYEDAŞ ve İstanbul Anadolu Yakası elektrik dağıtım bölgesinin GTŞ’si
olarak faaliyet gösteren AYESAŞ hakkında almış olduğu 22.10.2014 tarihli, 14-42/761-
337 sayılı kararına aşağıda ayrıntılı bir şekilde yer verilmektedir. İlgili kararda,
- İstanbul Anadolu yakasında AYEDAŞ’ın elektrik enerjisinin dağıtımı ve
AYESAŞ’ın elektrik enerjisinin perakende satışı pazarında hâkim durumda
bulunduğu,
- Serbest tüketici olma hakkını yeni kazanan tüketicilerin büyük çoğunluğunun
yeterli piyasa bilincine sahip olmamaları nedeniyle bu hakkı kullanmak
noktasında eylemsiz kaldığı ve dolayısıyla GTŞ’den elektrik temin etmeye
devam ettikleri; bu bakımdan elektrik perakende satış pazarındaki rekabetin,
BTŞ’lerin, yerleşik GTŞ’den müşteri elde etmesiyle söz konusu olabileceği
ve bu kapsamda da geçiş maliyetleri sorununun ön plana çıktığı,
- Söz konusu geçiş maliyetlerinin, özelleştirme ve serbestleşme sonrası
süreçte ilgili dağıtım bölgesindeki müşteri portföyünün tamamını elinde
bulunduran GTŞ’lerin, sahip oldukları pazar gücünü koruyabilmelerine
olanak sağladığı ve perakende satış piyasasında gerçek anlamda bir
rekabetin oluşmasını güçleştirdiği; bu bakımdan GTŞ’lerin tedarikçi
değişimini güçleştirmeye ve buna bağlı olarak geçiş maliyetlerini arttırmaya
dönük uygulama ve davranışlarının rekabeti kısıtlayıcı sonuçlar ortaya
çıkaracağı,
- GTŞ’lerin, perakende satış faaliyetlerini gerçekleştirirken kendileriyle aynı
ekonomik bütünlük içindeki dağıtım şirketlerinin tekel konumunu perakende
satış faaliyetleri açısından bir avantaj olarak kullanmasının, tüketicilerin rakip
tedarik şirketlerine geçişlerini zorlaştırdığı ve perakende satış piyasasındaki
rekabeti kısıtlayabildiği ve dağıtım şirketlerinin kendileriyle aynı ekonomik
bütünlük içerisinde bulunan GTŞ’ler lehine ve diğer tedarikçiler aleyhine
ayrımcı davranışlar içerisinde bulunmasının rekabeti kısıtlayıcı nitelik arz
ettiği,
- GTŞ’lerin, faaliyet gösterdikleri bölgelerde yerleşik elektrik sağlayıcısı
konumunda olduklarından, serbest tüketici statüsünü yeni kazanan
tüketicilerin tamamını başlangıçta portföylerinde bulundurduğu ve tutmaya
devam ettiği ve AYESAŞ’ın tüm ilgili pazarlarda hâkim durumda olduğu,

18-27/461-224
195/436

- EPDK tarafından gönderilen ve dosya mevcudunda bulunan yazıdan, bir
tedarikçinin tüketicileri ikili anlaşma yapmaya zorlaması veya hiçbir ikili
anlaşma yapmadan onları portföyüne dahil etmesi şeklindeki uygulamaların,
elektrik piyasası mevzuatı hükümlerinin ihlali anlamına geldiği; bu tip
davranışların, tüketicilerin tedarikçi seçme serbestisine ve alternatif
tedarikçilerden daha uygun koşullarda elektrik enerjisi temin etme imkânına
engel oluşturduğunun anlaşıldığı, ayrıca, bu uygulamalara ilişkin olarak
EPDK bünyesinde hâlihazırda bir inceleme yürütülmekte olduğunun
görüldüğü,
- AYESAŞ’ın 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi kapsamında
değerledirilebilecek nitelikteki uygulama ve davranışlarının dağıtım şirketi ile
GTŞ’nin etkileşimi ve dağıtım şirketinin ayrımcı uygulamaları yoluyla ortaya
çıkan rekabeti sınırlayıcı davranışlar ve serbest tüketicilerin tedarikçi değişim
sürecinin zorlaştırılması ve geçiş maliyetlerinin artırılması yoluyla
gerçekleştirilen rekabet sınırlayıcı davranışlar şeklinde iki temel kategoride
sınıflandırılabileceği,
- Dosya mevcudunda ENERJİSA bölgelerindeki135 dağıtım şirketlerinin, tüm
dağıtım sistem kullanıcılarının eşit biçimde yararlandırılması gereken
dağıtım hizmetlerinin sunulmasında, diğer tedarik şirketlerinin müşterileri
aleyhine uygulamalarda bulunduğu yönünde emarelere rastlandığı ve
tedarikçi değişim taleplerinde en önemli ret sebeplerinden olan “sayaç
tebliğine aykırılık – mekanik sayaç şartı” gerekçelerinin dağıtım şirketleri
tarafından GTŞ’lere çok daha az uygulanarak ayrımcılık yapıldığı,
- Dosya mevcudundan, diğer tedarikçilerin müşterilerine ilişkin endeks
okuma-yükleme işlemlerinin, AYESAŞ’ın müşterilerine kıyasla daha geç
yapıldığı, bu durumun diğer tedarikçilerin, müşterilerine fatura kesmesini
geciktirdiği ve ilerleyen süreçte dengesizlik maliyetleriyle karşılaşmasına
sebep olduğu, gecikmenin yanı sıra, söz konusu endeks okumalarının
dağıtım şirketi AYEDAŞ tarafından AYESAŞ ile paylaşıldığı detayda diğer
tedarikçilerle paylaşılmadığı ve çoğu zaman eksikler taşıdığı, sayaç/endeks
okumalarında gecikme ve detay bilgi paylaşımı konularındaki ayrımcı
davranışların esas olarak rakip tedarikçi şirketlerin müşterileri nezdindeki
güvenini sarsıcı bir sonuç doğurabileceği, zorunlu unsur niteliğinde olan ve
dağıtım şirketi tarafından münhasıran gerçekleştirilen bu hizmetlerin, eşit
durumdaki tedarik şirketlerinden yalnızca birinin müşterilerine gerektiği
şekilde sunulduğu; diğer tedarik şirketlerinin müşterilerinin ise, geç gelen,
yanlış ve yüksek tutarlı faturalarla karşılaştığı bu durumun, tedarik pazarının
rekabetçi yapısına ve işleyişine zarar verebileceğinin anlaşıldığı,
- Ayrıca dağıtım şirketi tarafından belirli dönemlerde yayınlanması ve
güncellenmesi gereken serbest tüketici listelerinin düzenli olarak ve GTŞ ile
paylaşıldığı detay ve zamanlamayla yayınlanmadığı; teklif götürülen
tüketicilerden hangilerinin gerçekten serbest tüketici niteliğinde olduğu
hususu listelerden kontrol edilemediğinden, tüketicinin serbest tüketici
Iimitinin altında tüketimi olduğu gerekçesiyle GTŞ dışındaki diğer tedarik
şirketlerinin geçiş taleplerinin reddedildiği, limit altı tüketim sebebiyle
reddedilen sayaçların teyidinin yapılamadığı ve bu konuda tüm inisiyatifin

135 Söz konusu bölgeler ile sadece bahse konu önaraştırmaya konu İstanbul Anadolu Yakası’nın yanı
sıra Toroslar ve Başkent bölgeleri de kastedilmektedir.

18-27/461-224
196/436

dağıtım şirketinde ve GTŞ’de olduğunun görüldüğü ve dosya mevcudu
bilgilerden, doğal tekel niteliğinde olan, dağıtım şirketleri tarafından
münhasıran gerçekleştirilen ve dağıtım sistem kullanıcıları açısından
zorunlu unsur teşkil eden dağıtım hizmetlerinin sunulmasında, ENERJİSA
GTŞ’leri lehine ve ENERJİSA’ya rakip tedarik şirketlerinin aleyhine
uygulamalar içerisine giren dağıtım şirketlerinin, ayrımcılık yapmak ve rakip
tedarik şirketlerinin faaliyetlerini zorlaştırmak kapsamında eylemlerde
bulunmuş olabileceklerine dair emarelere rastlandığı,
- AYESAŞ’ın serbest olmayan tüketiciler portföyünde olup düzenlenen tarife
üzerinden elektrik temin eden ancak serbest tüketici limitini geçen
tüketicileri, onayları alınmadan ve kendileriyle ikili anlaşma niteliğinde bir
sözleşme yapılmadan düşük indirim oranlarıyla serbest tüketici portföyüne
aktarması sonucu olarak bu teşebbüslerin serbest tüketici portföylerinde ani
ve toplu artışlar olduğu, bu şekilde portföy değişikliği gerçekleşen
tüketicilerle daha sonraki dönemlerde, gerekli bilinçlendirme yapılmadan ve
tüketiciye müzakere ve pazarlık olanağı verilmeden sözleşme yapılabildiği;
AYESAŞ’ın bu şekilde toplu ya da otomatik geçiş uygulamasını
gerçekleştirebilmesinin, bölgedeki yerleşik GTŞ olmasına ve bölgede tekel
olarak faaliyet gösteren dağıtım şirketi ile aynı ekonomik bütünlük içerisinde
bulunmasına dayandığı,
- GTŞ’lerin zaten yüksek olan geçiş maliyetlerini artıracak şekilde hareket
ederek serbest tüketici limitini geçen, fakat serbest tüketici hakları, alternatif
tedarik şirketleri, alternatif sözleşme koşulları ve fiyatlar konusunda henüz
yeterli bilinç seviyesine ulaşmamış tüketicileri toplu ya da otomatik olarak
kendi serbest tüketici portföylerine geçirmelerinin, tüketicilerin diğer tedarik
şirketlerine geçişlerini ve diğer tedarik şirketlerinin kendileriyle rekabet etme
imkânını önemli ölçüde kısıtlayacağı,
- AYESAŞ tarafından gerçekleştirilen uygulamada, tüketicilerin müzakere
sürecine aktif katılımının sağlanacağı ve rızasının alınacağı yeni bir
sözleşme (ya da ikili anlaşma) sürecinin işletilmediği, bu uygulamada
serbest tüketici portföyüne aktarılan tüketicilere rekabetçi piyasada oluşan
indirim oranlarının altında oranlar uygulandığı ve düşük seviyede de olsa bir
indirim elde eden tüketicinin, meşakkatli olan ve psikolojik maliyetler içeren
tedarikçi değişim sürecine girmekten daha fazla kaçınacağı ve daha
rekabetçi fiyatlara erişiminin engellenmiş olacağı,
- Ayrıca, daha düşük fiyatlarla elektrik teklif etmesine rağmen, AYESAŞ’ın bu
uygulaması nedeniyle söz konusu tüketicileri kendi portföyüne geçiremeyen
diğer tedarik şirketlerinin orta ve uzun vadede piyasa dışına itilmiş olacağı
ve perakende satış piyasasındaki rekabetin kısıtlanmış olacağı,
- AYESAŞ tarafından gerçekleştirilen sözleşmesiz toplu geçiş uygulamasının,
EPDK’nın bu uygulamayı mevzuata aykırı bulması nedeniyle durdurulduğu
ve kısmen geri alındığının anlaşıldığı; buna yönelik olarak Haziran 2014 ve
Temmuz 2014 tarihlerinde ENERJİSA portföyüne mektupla toplu bir şekilde
ve sözleşmesiz olarak geçirilen tüketicilerin bir bölümüyle sözleşme
imzalandığı, sözleşme imzalanamayan tüketicilerin regüle tarifeye geri
gönderildiğinin anlaşıldığı,
- Tedarikçi değişim sürecinde, diğer tedarikçilerle anlaşma yapmış serbest
tüketicilerin tedarikçi değişimlerinin, dağıtım şirketi ya da GTŞ tarafından

18-27/461-224
197/436

çeşitli gerekçelerle reddedildiği, bu nedenle müşteri geçişinin geciktiği ya da
hiç gerçekleşmediğinin görülmüş olduğu, AYEDAŞ dağıtım bölgesindeki ret
oranının oldukça yüksek bir oran olduğu ve piyasanın rutin işleyişi açısından
kabul edilebilir ve haklı gerekçelere dayandırılabilecek seviyede bir ret oranı
olmadığı; bu çerçevede teşebbüslerin çok yüksek miktarda ret işlemi
gerçekleştirmek suretiyle tüketicilerin rakip tedarikçilere geçişini güçleştirdiği
ve bu durumun rekabeti sınırlayıcı etki doğurduğu,
- Başkent ve Toroslar bölgelerinde bulunan dağıtım şirketleri ve GTŞ’lerin,
önaraştırma kapsamındaki şirketler ile aynı ekonomik bütünlük ve kontrol
yapısı içerisinde olduğundan ve farklı dağıtım bölgelerinde de olsalar aynı
faaliyetlerde bulunduğundan, elektrik perakende satış pazarında benzer
stratejik davranış ve uygulamaları benimseyebildikleri, nitekim önaraştırma
sürecinde bu şirketlerin, inceleme konusu şirketlerin uygulamalarına benzer
davranış ve uygulamaları hakkında da birtakım tespit ve değerlendirmelere
ulaşıldığı ve ENERJİSA bünyesindeki üç dağıtım bölgesi ve ilgili GTŞ’ler
tarafından gerçekleştirilen uygulamaların, dosya konusu uygulamalarla
benzerlikler taşıdığı ve
- 4054 sayılı Kanun’un 9. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca dosya
kapsamında, tespit edilen eylemlere ilişkin olarak EPDK’nın yasal ve ikincil
mevzuattan kaynaklanan yetkisinin bulunduğu ve halen EPDK tarafından
konuya ilişkin olarak bir incelemenin yürütüldüğü dikkate alınarak;
serbestleşmenin önünde engel teşkil eden her türlü uygulamaya ivedilikle
son verilmesini teminen 4054 sayılı Kanun’un 9. maddesinin üçüncü fıkrası
uyarınca hakkında önaraştırma yürütülen teşebbüslere görüş bildirilmesinin
gerektiği,
- Dosyada bulunan bilgi ve belgelerin konuya ilişkin yürütülmekte olan
incelemede değerlendirilmek üzere EPDK’ya gönderilmesi ve ayrıca
önaraştırmada incelenen konular hakkında EPDK tarafından yürütülen
inceleme sonucundan Kurumumuzun ivedilikle haberdar edilmesi gerektiği
konusunda anılan kuruluşa bilgi verilmesi için Başkanlığın
görevlendirilmesine
karar verilmiştir.
(441) Bu kapsamda 4054 sayılı Kanun’un 9. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca gönderilen
görüş yazısında ivedilikle sonlandırılması ve kaçınılması gereken davranışlar şu
şekilde sıralanmaktadır:
- Dağıtım şirketi ile GTŞ arasındaki etkileşimin sonucu olarak ortaya çıkan
birtakım davranışlar ile dağıtım hizmetlerinin sunulmasında GTŞ lehine ve
diğer tedarik şirketlerinin aleyhine olan ayrımcı uygulamalar kapsamında;
 Dağıtım ve GTŞ’lerin, ayrıştırma prensiplerine aykırı olarak
faaliyetlerini bütünleşik ve koordineli biçimde yürütmesi,
 GTŞ’lerin, dağıtım şirketi vasıtasıyla rakip şirketlerin mevcut
müşterileriyle yaptığı sözleşme bilgilerine ulaşması,
 Tüketicilere gönderilen yazılar veya diğer iletişim kanalları
vasıtasıyla, tüketicilerin GTŞ’ler ile sözleşme yapmaması halinde,
usulsüz elektrik kullanımı nedeniyle elektriklerinin kesileceği
mesajının verilmesi,

18-27/461-224
198/436

 Diğer tedarikçilerin müşterisi olan ve sözleşmesi devam eden
tüketicilere, sözleşmelerin bitim tarihinden uzunca bir süre önce
yazı gönderilerek, bu tüketicilerin GTŞ ile son kaynak tedariği
kapsamında sözleşme yapmaya davet edilmesi,
 Tüketicilerin GTŞ ile sözleşme imzalamaya ikna edilmesi için bu
tüketicilere dağıtım şirketi tarafından ek bazı dağıtım hizmetleri
sağlanacağı yönünde taahhütler içeren protokoller yapılması,
 “Sayaç tebliğine aykırılık – mekanik sayaç” gerekçesiyle yapılan
tüketici geçiş taleplerinin reddinin, GTŞ’nin portföyüne yapılan
geçişler bakımından söz konusu olmaması veya diğer tedarik
şirketlerine yapılan geçiş taleplerine göre daha nadir olması,
 Mekanik sayaçların elektronik sayaçlarla değişimi konusunda
GTŞ’nin portföyüne geçen tüketicilere öncelik verilmesi,
 Dağıtım şirketi bünyesinde bulunan ve esas olarak dağıtım
faaliyetlerinde (sayaç okuma, elektrik kesme, arıza-bakım, vb.)
çalıştırılmak üzere istihdam edilen personelin, pazarlama, müşteri
ziyareti, bilgi güncelleme ve sözleşme yapma gibi GTŞ’nin yapması
gereken faaliyetlerde çalıştırılması ve bu faaliyetlerin, tüketicilere
dağıtım hizmetinin bir parçasıymış gibi gösterilmesi,
 Diğer tedarikçilerin müşterilerine ilişkin endeks okuma-yükleme
işlemlerinin, GTŞ’nin müşterilerine kıyasla daha geç yapılması;
endeks bilgilerinin zamanında ve eksiksiz biçimde paylaşılmaması,
 Elektrik borçlarını ödemeyen müşterilere yönelik olarak diğer
tedarikçiler tarafından yapılan elektrik kesme taleplerinin gecikmeli
şekilde yerine getirilmesi,
 Serbest tüketici listelerinin düzenli olarak ve görevli tedarik şirketi
ile paylaşıldığı detay ve zamanlamayla yayınlanmaması.
- Dağıtım şirketleri ve GTŞ’lerin, serbest tüketicilerin tedarikçi değişim sürecini
zorlaştırmak ve buna bağlı olarak geçiş maliyetlerini artırmak yoluyla
rekabeti sınırlayıcı davranışlar kapsamında ise;
 Serbest tüketici limitini geçen tüketicilerin, onayları alınmadan ve
kendileriyle ikili anlaşma niteliğinde bir sözleşme yapılmadan
indirimsiz olarak ya da düşük indirim oranlarıyla GTŞ’nin serbest
tüketici portföyüne otomatik olarak toplu şekilde aktarılması,
 Tüketicilere, kendileriyle ikili anlaşma imzalandığı bilgisi
verilmeden, mevcut PSS’ler kapsamında bir işlem yapılıyormuş
izlenimi verilerek sözleşme imzalatılması,
 Yetkisiz kişilere sözleşme imzalatılması,
 Başka tedarik şirketine geçiş talebinde bulunan tüketicilerin
yanıltılarak bu tüketicilerle sözleşme imzalatılması,
 Tüketiciye gerekli bilgi verilmeden ve sözleşme şartları tüketicilerle
müzakere edilmeden, tüketicilere yanlış bilgilendirme yaparak ve
imzalama konusunda dayatma yapma yoluna giderek, yetkisiz
ve/veya bilgisiz kişilere sözleşme imzalatılması ve imzalatılan bu

18-27/461-224
199/436

sözleşmenin ilerleyen süreçte tedarikçi değişim talebinin
reddedilmesine dayanak olarak kullanılması,
 Bilgi güncelleme adı altında tüketicilere serbest tüketici sözleşmesi
imzalatılması, sözleşme imzalamayan tüketicilerin elektriklerinin
kesileceğinin ifade edilmesi, bu sözleşmelerin ilerleyen süreçte
tedarikçi değişiminde ret gerekçesi olarak kullanılması,
 Başka tedarik şirketine geçiş talebi, mevcut sözleşmesi bulunduğu
gerekçesiyle veya başka gerekçelerle reddedilen tüketicilerle, ret
işlemi gerçekleştirilen sonraki süreçte temas kurulması ve
kendileriyle sözleşme yapmaya ikna edilmesi, bazı durumlarda
tüketiciden habersiz şekilde sözleşme yapılması,
 Aynı sayaç için yapılan geçiş taleplerinin farklı gerekçelerle
defalarca reddedilmesi,
 Tahakkuk etmemiş borçlar ileri sürülerek, tedarikçi değişim
taleplerinin, tüketicinin borcu olduğu gerekçesiyle reddedilmesi,
 Serbest tüketici statüsündeki tüketicilere ilişkin geçiş taleplerinin,
tüketimin serbest tüketici limitinin altında olduğu gerekçesiyle
reddedilmesi,
 GTŞ portföyüne otomatik ve toplu olarak geçirilmiş bulunan
tüketicilerin tedarikçi değişim taleplerinin, mevcut sözleşmesi
olduğu gerekçesiyle reddedilmesi,
 Serbest tüketici olmak isteyen, ancak geçmiş dönemdeki tüketimi
nedeniyle bu hakkı kullanamayan tüketicilerin taahhütte bulunmak
yoluyla serbest tüketici yapılması mümkünken, bu uygulamaya
yalnız GTŞ’nin müşterileri açısından izin verilmesi; diğer tedarik
şirketlerinden bu yönde gelen taleplerin gerçekleştirmemesi.
I.6.3. Dosya Kapsamında Tespit Edilen Uygulamalar
(442) Dosya kapsamında yapılan inceleme ve tespitler ışığında, aynı ekonomik bütünlük
içinde yer alan AYEDAŞ, TOROSLAR EDAŞ, BAŞKENT EDAŞ, AYESAŞ,
TOROSLAR ve BAŞKENT’in 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi kapsamında
incelenmesi gereken uygulama ve davranışları iki temel başlık altında
sınıflandırılmıştır:
1) Dağıtım şirketleri bünyesindeki rekabete duyarlı bilgilerin GTŞ’lerin
erişimine açılması ve dağıtım şirketlerinin GTŞ’lere rekabeti kısıtlayıcı nitelikte
avantaj sağlaması çerçevesinde gerçekleştirilen rekabeti sınırlayıcı
davranışlar
2) Serbest tüketicilerin tedarikçi değişim sürecinin zorlaştırılması ve geçiş
maliyetlerinin artırılması yoluyla gerçekleştirilen rekabeti sınırlayıcı davranışlar
a) Portföye Katma Aşamasında Tespit Edilen Davranışlar
Deklarasyon Uygulaması
Usulsüz Sözleşme ve Tarihsiz IA-02 Alınması
b) Portföyde Yer Alma Aşamasında Tespit Edilen Uygulamalar

18-27/461-224
200/436

Birtakım Müşterilerin K1-K2 Portföyleri Arasında ENERJİSA Lehine
Olacak Şekilde Kaydırılması
c) Portföyden Ayrılma Aşamasında Tespit Edilen Uygulamalar
ENERJİSA ile tüketiciler arasında yapılan sözleşmeler
3) Dağıtım şirketlerinin sayaç okuma konusunda ayrımcılık yaptığı
kapsamında incelenen davranışlar
I.6.3.1. Dağıtım Şirketleri Bünyesindeki Rekabete Duyarlı Bilgilerin GTŞ’lerin
Erişimine Açılması ve Dağıtım Şirketlerinin GTŞ’lere Rekabeti Kısıtlayıcı Nitelikte
Avantaj Sağlaması Çerçevesinde Gerçekleştirilen Rekabeti Sınırlayıcı Davranışlar
(443) Yukarıda da bahsedildiği üzere, elektrik dağıtım faaliyeti doğal tekel niteliği arz etmesi
sebebi ile tek bir teşebbüs eliyle yürütülmektedir. Dağıtım şirketi yaptığı işin doğası
gereği kendi görev bölgesinde bulunan tüm tüketicilerin tedarikçi, tüketim ve iletişim
bilgilerine sahiptir. Bu durum ise dağıtım şirketi ile dikey bütünleşik olarak faaliyet
gösteren perakende şirketine, piyasada bağımsız faaliyet gösteren diğer tedarikçi
teşebbüslere kıyasla rekabetçi bir avantaj sağlayabilmektedir. Piyasadaki rekabetçi
yapıyı zedeleyebilecek bu yapısal sorun sebebiyle de doğal tekel niteliğinde olan
elektrik dağıtım faaliyeti ile ticari bir faaliyet olan ve serbestleşme süreci ile birlikte
rekabete açılan elektrik tedarik faaliyetinin birbirinden ayrıştırılmasının önemi
gündeme gelmiştir.
(444) İlk olarak 1998 yılında Kurul tarafından verilen görüşte dağıtım ile tedarik faaliyetleri
arasında mülkiyet ayrıştırılması yapılması gerektiği ifade edilmiştir. Söz konusu tutum
2005 yılında dağıtım özelleştirmelerine ilişkin verilen görüşte yinelenmiştir. Takip eden
süreçte ise perakende ve dağıtım faaliyetlerinin birbirinden ayrışması dağıtım
özelleştirmelerinin şartnamelerine girmiş ve EPDK tarafından düzenlenmiştir. Ancak
ülkemizde tercih edilen yöntem olan hukuki ayrıştırma, dağıtım ve tedarik şirketlerinin
birbirinden ve iki şirketin kontrolünü elinde bulunduran ana teşebbüsten etkilenmesini
ve üst pazarda doğal tekel niteliğindeki yapının alt pazarda kendi bünyesindeki yerleşik
şirket lehine ayrımcı davranışlarda bulunma imkânını tamamen ortadan kaldırmakta
yeterli olamayabilmektedir. Hukuki ayrıştırma yönteminde, birbirlerine organik olarak
bağlı bulunan şirketlerinin, birbirlerinden rekabete duyarlı (stratejik) bilgi edinme
güdülerinin ortadan kalkmaması nedeniyle rakip üretim ve tedarik şirketleri
dezavantajlı konuma gelebilmekte ve piyasalardaki rekabet olumsuz şekilde
etkilenebilmektedir136.
(445) Nitekim Komisyon’un Enerji Sektör Araştırması Raporunda da hukuki ayrıştırmanın
eksikliklerine yer verilmektedir. Buna göre, ayrıştırılan şebeke şirketi ile üretim ve/veya
tedarik şirketinin aynı binada veya tesiste bulunması, ortak bilgi-iletişim sistemlerinin
kullanılması, çalışanların aynı bina ve tesisleri kullanmak veya bir arada eğitim almak
suretiyle iletişim ve temas halinde olmaya devam etmesi gibi unsurların tümü
ayrıştırılan şirketler arasında yakın koordinasyonun ve “özel bir ilişki”nin devamına yol
açmaktadır.
(446) Mevcut durumda 6446 sayılı Kanun’un 9. maddesi uyarınca bir dağıtım şirketinin tüm
piyasa katılımcılarına eşit mesafede olması ve herhangi bir ayrımcı davranış içinde
bulunmaması beklenmektedir. Aksi takdirde dağıtım faaliyetini yürütmekte olan bir
şirketin elindeki tüketicilere ait tüketim, tedarikçi ve iletişim bilgilerini herhangi bir

136 ŞAHİN, S.Y. (2012), “Enerji Sektöründe Ayrıştırma”, Rekabet Kurumu Uzmanlık Tezleri Serisi,
Rekabet Kurumu, Ankara.

18-27/461-224
201/436

tedarikçi ile paylaşması durumunda, anılan bilgileri elde eden tedarikçi rakiplerine karşı
göz ardı edilemeyecek bir ticari avantaja sahip olabilecektir. Kaldı ki, GTŞ’lerin görevli
bulundukları dağıtım bölgesinde, faaliyete başladıkları dönemin başında zaten hemen
hemen tüm müşteri portföyünü ellerinde bulundurmaları nedeniyle diğer tedarik
şirketlerinin, başta serbest tüketici müşteri bilgilerine erişim bakımından karşılaştıkları
giriş engelleri GTŞ’ler için söz konusu değildir. Benzer şekilde, dağıtım şirketinin
sunmuş olduğu sayaç okuma, bakım-onarım ve arıza giderilmesi gibi hizmetlerde belli
bir tedarik şirketinin müşterilerinin lehine davranışlar sergilemesi de söz konusu
tedarikçiye rekabetçi avantaj sağlayacaktır. Hakim durumdaki dağıtım şirketi, dikey
bütünleşik yapı içinde bulunduğu alt pazardaki perakende şirketi lehine söz konusu
avantajları kullanmak suretiyle tedarik pazarında rekabetin bozulmasına neden
olabilecek ve rakip tedarik şirketlerinin piyasadaki faaliyetlerinin zorlaştırılmasına ve
hatta pazardan dışlanmalarına sebep olabilecektir. Dolayısıyla bahse konu
davranışlar, 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesinin ihlal edilmesi anlamına gelebilecektir.
(447) Önaraştırma ve soruşturma sırasında ENERJİSA’nın üç farklı dağıtım bölgesinde
faaliyet gösteren şirketlerde yapılan yerinde incelemelerde dağıtım şirketleri ile GTŞ’ler
arasında yukarıda bahsedilen hususlar ile örtüşen nitelikte rekabete duyarlı bilgilerin
paylaşıldığına ve bahse konu teşebbüslerin mevzuatça öngörülen ayrıştırma
işlemlerini 2016 yılı sonunda ancak hayata geçirdiğine işaret eden belge ve bulgulara
rastlanmıştır.
I.6.3.1.1. Rekabete Duyarlı Bilgilerin GTŞ’nin Erişimine Açılması
(448) İşbu dosya kapsamında “Rekabete Duyarlı Bilgilerin GTŞ’nin Erişimine Açılması” ile
kastedilen, fonksyionel ayrıştırmanın tesis edilmesi amacıyla aralarında hukuki
ayrıştırma bulunan dağıtım şirketi ile GTŞ arasında, GTŞ’nin olağan faaliyetleri
çerçevesinde elde edebilmesi mümkün olmayan, özellikle rakiplere ait stratejik veya
önemli bilgilerin GTŞ’nin erişimine açılmasıdır. Elektrik piyasasının kendine has
özellikleri nedeniyle sadece dağıtım şirketinin uhdesinde bulunan birtakım bilgilerin
doğrudan veya dolaylı olarak GTŞ ile paylaşılması, GTŞ’ye elektrik perakende satış
piyasasında rekabet karşıtı bir avantaj sağlamaktadır.
(449) Dosya kapsamında gerçekleştirilen yerinde incelemelerde, ayrıştırma sürecine ve bilgi
sistemleri arasında etkileşime ilişkin belgeler edinilmiştir. Kasım 2015 tarihli
“Unbundling Yetkilendirme Toplantı notu” başlıklı belgeden (Belge 69) dağıtım ve
perakende kullanıcılarının karşılıklı olarak sistemde yetkilendirildikleri görülmektedir.
Yine aynı başlıklı belgede perakende kullanıcısının dağıtım sistemine “kayıt atıyor”
olmasının denetim açısından sorun doğurabileceği belirtilmektedir. Ayrıca
görüntüleme yetkisinin hukuksal ve denetsel olarak sıkıntı oluşturup oluşturmayacağı
hususunda görüş alınacağı ifade edilmektedir. “Ayrışma Projesi” başlıklı belgede
(Belge 68) dağıtım ve GTŞ arasındaki ayrıştırma işleminin 21.01.2015 tarihinde
başladığı belirtilmekle birlikte, 03.11.2016 tarihi itibarıyla iki ayrı bilişim sistemine
henüz geçilmediği anlaşılmaktadır. Belgede, şirketlerin aynı SAP137 sistemini
kullandıkları, sistem altyapıları aynı olduğu için herhangi bir haberleşme kaynağına
ihtiyaç duyulmadığı ifade edilmektedir. Teşebbüs tarafından hazırlanarak EPDK’ya
sunulan ve Kurumumuza da ulaştırılan Hukuki Ayrışma Raporu başlıklı belgede bahse
konu ayrıştırma sürecinin 24.10.2016 tarihi itibarıyla sonuçlandığı belirtilmektedir.
Dolayısıyla EPDK’ya tamamlandığı belirtilen tarihte sistemsel ayrıştırma işlemlerinin

137 SAP (Systems Analysis and Program Development) en yalın anlatımla bir şirketin herhangi bir
bölümünün veya herhangi bir sürecinin bilgisayar ortamına geçirilmesini ve yönetilmesini sağlayan bir
yazılımdır.

18-27/461-224
202/436

henüz tamamlanmadığı görülmektedir. Ayrıca, “Ayrışma Projesi” başlıklı belgeye
(Belge 68) göre ayrışma sonrasında dağıtım ve GTŞ’lerin bilişim sistemlerinin “Data
Değişim Çerçevesi” adı verilen bir mimari ile aralarında haberleşebileceği anlaşılmıştır.
(450) Söz konusu belgelerde işaret edilen bilişim sistemleri arasındaki bilgi paylaşımlarının
rekabeti sınırlayıp sınırlamadığını tespit edebilmek amacıyla soruşturma sürecinde
yapılan yerinde incelemelerde bilişim sistemleri mimarisi ve sistemsel ayrıştırma süreci
detaylı bir biçimde analiz edilmiştir. Bilişim sistemlerine erişimde, dağıtım ve GTŞ’ler
için getirilmiş IP bloklarının olduğu, sadece bilişim teknik personelinin her iki sisteme
giriş yetkisine sahip olduğu görülmüş ve sistemler arasında rekabeti sınırlayacak bir
bilgi alışverişine rastlanılmamıştır. Kaldı ki, rekabet hukuku bakımından önemli olan
husus sektörel düzenleme kapsamında yer alan ayrıştırma ilkelerine aykırı
davranılması değil bu aykırılıklar aracılığıyla hâkim durumun kötüye kullanılarak
rekabetin kısıtlanmasıdır. Bu çerçevede hakkında soruşturma yürütülen ENERJİSA
dağıtım şirketleri ile GTŞ’ler arasında her ne kadar ayrıştırma ilkelerine aykırılığa işaret
eden bir takım hususlar tespit edilmiş olsa da söz konusu aykırılıkların 4054 sayılı
Kanun’un 6. maddesi kapsamında hakim durumun kötüye kullanılması yoluyla
rekabetin engellenmesi amacıyla kullanıldığına dair bir bulgu tespit edilememiştir.
I.6.3.1.2. Dağıtım Şirketinin GTŞ’ye Rekabeti Kısıtlayıcı Nitelikte Avantaj
Sağlaması
(451) İşbu dosya kapsamında “Dağıtım Şirketinin GTŞ’ye Rekabeti Kısıtlayıcı Nitelikte
Avantaj Sağlaması” ile kastedilen elektrik dağıtım şirketinin doğal tekel olarak
yürüttüğü faaliyetlerin, GTŞ lehine elektrik perakende piyasasında kaldıraç olarak
kullanılması ve böylelikle serbest tüketicilere yönelik ilgili pazarlarda rekabetin GTŞ
lehine kısıtlanmasıdır.
(452) Rekabete duyarlı bilgilerin GTŞ’nin erişimine açılması yanında değerlendirilmesi
gereken bir diğer önemli husus ise dağıtım şirketinin GTŞ’ye rekabeti kısıtlayıcı
nitelikte avantaj sağlamasıdır. Bahse konu davranış ile ilgili elektrik dağıtım bölgesinde
görevli olan dağıtım şirketi ve GTŞ’nin uygulamaları ile GTŞ lehine rekabetçi avantaj
yaratılmaktadır.
(453) “İLT: Serbest Tüketicilere Bırakılacak Broşürler Hk.” başlıklı e-postadaki ifadelerden
(Belge 104) dağıtım personelince borçtan dolayı ihbar çıktısı bırakılan müşterilere aynı
zamanda ENERJİSA PERAKENDE SATIŞ İHBAR BROŞÜRÜNÜ’nün de bırakılacağı,
dolayısıyla dağıtım personelinin perakende şirketine ait broşürlerin müşterilere
ulaştırılmasında görevlendirildiği anlaşılmaktadır.
(454) EPDK tarafından 2016 Mart ayında yapılan mevzuat değişikliği ile ikili anlaşmalar
üzerinden elektrik temin eden müşterilerin elektrikleri, ödenmeyen borçlar nedeniyle
kesilememektedir. Bu bağlamda piyasada ikili anlaşma yapan tedarikçilerin, borçlarını
ödemeyen müşterilerine yönelik olacak icra takibi başlatmaları veya müşterilerinden
belli miktarda aldıkları teminatları kullanmaları gerekmektedir. Ancak icra takibi
sürecinde kısa zamanda sonuç almanın zor olduğu ve pazarlama-satışın kolaylaşması

18-27/461-224
203/436

için teminatlandırmanın sorunlu138 olduğu düşünüldüğünde, mevzuat değişikliği
neticesinde BTŞ’ler tahsilat riski ile karşı karşıya kalabilmektedir139.
(455) Anılan belgede ENERJİSA İSTANBUL ANADOLU YAKASI için müşterinin teminatına
başvurmak veya icra takibi başlatmak yerine aynı ekonomik bütünlük içinde bulunan
dağıtım şirketleri aracılığıyla ihbar bırakılmaktadır. Ayrıca ihbar bırakılması uyarısının,
borcu bulunan müşterilerde çıktığı anlaşılmakta, bu bağlamda ilgili müşterilerinin
statülerinin dağıtım okuyucuların kullandıkları sisteme ayrı bir şekilde eklendiği
değerlendirilmektedir.
(456) İşbu uygulama kapsamında AYEDAŞ’ın ENERJİSA İSTANBUL ANADOLU
YAKASI’na, BTŞ’lere veremeyeceği, BTŞ’lerin de talep edemeyecekleri bir hizmeti, ikili
anlaşmalardan doğan borçların tahsilatında yardımcı olacak şekilde vererek, eşit
koşulda bulunan oyuncular arasında ayrımcılıkta bulunduğu, bu kapsamda da elektrik
dağıtım hizmeti pazarındaki hakim durumunu kötüye kullandığı değerlendirilmektedir.
(457) Yukarıda yer verilen açıklamalardan dağıtım şirketleri ile GTŞ’ler arasında rekabeti
sınırlayacak bir bilgi paylaşımına rastlanmadığı, ancak dağıtım personelinin aynı
zamanda perakende faaliyetlerinin yürütülmesinde de kullanıldığı, bu davranışın hakim
durumdaki dağıtım şirketi tarafından GTŞ’ler lehine bir rekabet avantajı yaratacağı
anlaşılmaktadır. Bu nedenle bahse konu teşebbüsün dağıtım ve tedarik şirketleri
bünyesindeki rekabete duyarlı bilgilerin GTŞ’lerinin erişimine açıldığı ve dağıtım
şirketlerinin GTŞ’lere rekabeti kısıtlayıcı nitelikte avantaj sağladığı, bu yolla
AYEDAŞ’ın elektrik dağıtım hizmetleri pazarındaki hakim durumunu serbest
tüketicilere yapılan elektrik perakende satış pazarlarında kötüye kullandığı
değerlendirilmektedir.
I.6.3.2. Serbest Tüketicilerin Tedarikçi Değişim Sürecinin Zorlaştırılması ve
Geçiş Maliyetlerinin Artırılması Çerçevesinde İncelenen Davranışlar
I.6.3.2.1. Deklarasyon Uygulamasının 4054 sayılı Kanun Kapsamında
Değerlendirilmesi
(458) Dosya kapsamında yapılan yerinde incelemelerde elde edilen belgelerde, tüketimi
henüz serbest tüketici limitini geçmeyen tüketicilerin gelecek dönemlerde ENERJİSA
portföyüne katılmasına ilişkin olarak sıklıkla “deklarasyon/beyan” ifadelerine
rastlanılmış ve söz konusu tüketicilerle ileriye yönelik olarak tüketimlerinin serbest
tüketici limitini geçmesi halinde geçerlilik kazanacak şekilde ikili anlaşmalar yapıldığı
tespit edilmiştir. ENERJİSA tarafından beyan/deklarasyon uygulamasının “henüz
serbest tüketici olma hakkı kazanmamış müşteriler ile geciktirici şarta bağlı
sözleşmeler imzalanması ve sözleşmede belirtilen şartların gerçekleşmesi ile ilgili

138 2016 yılı için 1 yıllık sözleşmesi bulunan, aylık tüketimi 1 mWh olan ve aktif enerji bedeli tarife
üzerinden %10 indirimli alan bir ticarethane müşterinin 2016 yılı boyunca aktif enerji bedeli üzerinden
elde edeceği fayda 262,64 TL olmaktadır. Yaklaşık iki fatura bedelinin teminat olarak alındığı
düşünüldüğünde ise, bu müşteri özelinde iki aylık (en düşük) enerji bedeli 384,17 TL olmaktadır.
Pazarlama-satış faaliyeti yürütürken, 262,64 TL’lik fayda için 384,17 TL’lik teminat istenmesi ilgili
müşteriyi cezbetmeyebilecektir.
139 Yine aynı müşteri örneği üzerinden gidilecek olursa, BTŞ’nin 2016 yılında müşterinin aktif enerji
bedeli üzerinden kazandığı miktar 2.363,73 TL olmakta, tüm tedarik ihtiyacının GÖP’ten karşılandığı
varsayımı altında belirtilen kazanç için katlanılan maliyetin 2.088,69 TL olduğu, bu bağlamda aktif enerji
bedeli üzerinden elde edilecek karın 275,04 TL olduğu görülmektedir. Eğer ilgili müşteri en düşük tutarlı
iki faturasını ödemezse, BTŞ elektrik temin maliyetine katlanmasına rağmen 384,17 TL’lik geliri elde
edemeyecek bu anlamda 2016 yılında ilgili müşteriye yaptığı elektriğin bedeli üzerinden yaklaşık 109,12
TL’lik zarar edecektir. Bu durumda bulunan her üç müşteri, BTŞ’nin faturasını düzenli ödeyen bir
müşteriden elde ettiği karı da ortadan kaldıracaktır.

18-27/461-224
204/436

müşterilerin taahhütsüz Serbest Tarife kapsamında avantajlı ikili anlaşma hükümleri
çerçevesinde elektrik tüketmeye başlamasının sağlanması” anlamına geldiği
belirtilmektedir. Nitekim elde edilen mutat Elektrik Satış Sözleşmelerinin (ESS) 3.
maddesinde sözleşmelerin serbest tüketici limitini geçen kullanım yerleri için
imzalandığı tarihte hüküm ve sonuç doğurduğu ancak bu limitin altındaki kullanım
yerleri için geciktirici şarta bağlı olarak müşterinin serbest tüketici olma hakkını elde
etmesi durumunda ilgili tesisatlar için serbest tarife güncel fiyatının müşteriye
bildirilmesi üzerine hüküm ve sonuç doğurmaya başlayacağı ifade edilmektedir. Limit
altı kullanım yerleri için geciktirici şartın gerçekleşmesi durumunda bildirim
kanallarından tüketiciye ulaşılacağı belirtilmektedir.
(459) 2017 yılından önceki dönemler için deklarasyon hükümleri ayrı bir şekilde
düzenlenmemiş olup söz konusu hükümlere ESS’ler içinde yer verilmiştir. Örneğin
2016 yılındaki “V3_R1_Serbest_B” sözleşme tipinde deklarasyon uygulamasına ilişkin
hükümler şu şekildedir:
“3.3. Sözleşme, serbest tüketici limitinin altındaki kullanım yeri/yerleri içinse
geciktirici şarta bağlı olarak, Müşteri’nin serbest tüketici hakkını elde etmesi
durumunda ilgili tesisatlar için Serbest Tarife güncel fiyatının Müşteri’ye
bildirilmesi üzerine hüküm ve sonuç doğurmaya başlayacaktır.
3.4. Limit altı kullanım yeri/yerleri için geciktirici şartın gerçekleşmesi
durumunda Sözleşme’nin bildirim başlıklı maddesinde belirtilen bildirim
kanallarından biriyle serbest tüketicilik hakkının kazanıldığı aktif kullanım
yeri/yerleri için tercih edilen tedarikçiden elektrik satın alınabileceğine, itiraz
hakkına ve istenildiği zaman bedelsiz olarak Sözleşme’nin feshedilebileceğine
ilişkin Müşteri’ye bildirim ve bilgilendirme yapılacaktır.”
(460) 2016 yılına ilişkin “V3_R4_Serbest_B” sözleşme tipinde ise deklarasyon uygulamasına
ilişkin olarak 3.4. maddesine aşağıdaki hüküm eklenmiştir:
“ Müşteri sözleşme konusu tesisat(lar) için, portföye ekleme talebinin ilgili
mevzuat uyarınca geri çekilebileceği son tarihe kadar (Müşteriye yapılacak
bildirimde bu tarih belirtilecektir.) portföye ekleme talebine itiraz edebileceği
gibi, Müşteri’nin bildirim üzerine itiraz etmemesi ve fakat Sözleşme’nin
yürürlüğe girmesinden önce başla bir tedarikçi ile anlaşması halinde Enerjisa,
ilgili tesisat(lar) için portföye ekleme talebini geri çekecektir. Bu halde
Sözleşme Müşteri’nin itirazı üzerine ilgili tesis(lar) için sona erer.”
(461) Buna göre, sözleşmenin imzalandığı tarihte serbest tüketici hakkı kazanmamış olan
tüketiciler bakımından söz konusu sözleşme, ancak tüketici bu hakkı kazandığı ve
ENERJİSA’nın tüketiciyi serbest tüketici olduğu ve bu nedenle başka tedarikçilerden
de enerji temin edebileceği hususunda bilgilendirmesinin ardından hüküm ve sonuç
doğurmaktadır. ENERJİSA tarafından yapılan ek açıklamalarda, bu sözleşmelerin
hüküm ve sonuç doğurabilmeleri için yalnızca müşterinin serbest tüketici hakkı
kazanmasının yeterli olmadığı, müşterinin bu hakkını kazandığı, dilediği tedarikçiyi
seçebileceği, GTŞ tarafından kendisine sunulacak yeni tarife ve sunulacak indirim
miktarı/avantajlar, geçişten önce yapılan bildirim üzerine itiraz ederek düzenlemeye
tabi tarifede kalmaya devam edeceği ve dilediği anda bedelsiz ve sebep
göstermeksizin kullanabileceği fesih hakkına sahip olduğu hususlarında açıkça
bilgilendirilmesi gerektiği bir kez daha vurgulanmaktadır.

18-27/461-224
205/436

(462) Yerinde incelemelerde edinilen sözleşmelerde, henüz serbest tüketici hakkı
kazanmamış olan müşterilere abonelik işlemleri sırasında PSS’nin yanı sıra
bahsedilen geciktirici şarta bağlı ESS’nin ve onun ekinde yer alan IA-02 Formu’nun
imzalatıldığı görülmüştür. Bu husus, yerinde incelemede elde edilen “AYRIŞMA VE
FULL CRM PROJESİ GEÇİŞ DÖNEMİ EYLEM PLANI” başlıklı belgede de (Belge 41),
abonelik veya tahliye işlemi sırasında müşteri temsilcisinin sistemde deklarasyon
alanını kontrol edeceği ve bu alan boş ise deklarasyon teklifi yapacağı şeklinde ifade
edilmektedir. Ayrıca, alınan sözleşme örneklerinde serbest tüketici olmayan
müşterilerden alınan IA-02 Form’larının başlangıç tarihlerinin boş bırakıldığı
görülmektedir. Bu husus, yerinde incelemelerde elde edilen Belge 8 ve Belge 43’te yer
alan “deklarasyon alınan durumlarda IA-02 formlarında tarih kısmının doldurulmasına
gerek yoktur” veya “tarih kısmı boş bırakılacaktır” şeklindeki ifadeler ile de teyit
edilmektedir. Bu yöntemle, herhangi bir abonelik ve tahliye işlemi için müşteri
hizmetleri ile temasa geçen ve henüz serbest tüketici hakkı kazanmamış müşteriler ile
geciktirici şarta bağlı ESS imzalanmakta, bir başka deyişle onlardan deklarasyon
alınmaktadır. Söz konusu deklarasyon ise müşterinin ileride bu hakkı kazanması
halinde, ENERJİSA tarafından SMS veya mektup yoluyla yapılan bildirim ile müşterinin
ENERJİSA’nın serbest tüketici portföyüne alınmasına imkân vermektedir.
(463) Deklarasyon ve devamında gerçekleşen satış (serbest tüketici portföyüne geçiş)
sürecinin nasıl işlediği yine yerinde incelemede elde edilen “MHM-Deklerasyon Geçiş”
isimli sunumda (Belge 51) ayrıntılı bir biçimde açıklanmaktadır. Buna göre, müşteri
hizmetleri müşteriden deklarasyonu almakta ve bu husus CRM’ye kaydedilmektedir.
Her ayın ilk haftası deklarasyon listesi belirlenen filtreler doğrultusunda hazırlanmakta
ve satış operasyon birimi ile paylaşılmaktadır. Bu liste, ilgili birimde halihazırda başka
tedarikçiden hizmet alanlar/portföye dahil olanlar, kamu kurumları ve halihazırda fırsat
girişi yapılmış olanlar elendikten sonra müşteri ilişkileri birimi ile paylaşılmaktadır. Bu
müşterilerden mobil telefon bilgisi bulunanlara SMS gönderilmekte, SMS ulaşmayan,
telefonu bulunmayan ve adresi bulunan müşterilere ise mektup gönderilmektedir.
Ulaşılamayan müşteriler bir sonraki dönem tekrar listeye girmekte, ulaşılıp itirazı
bulunan müşteriler listeden çıkarılmakta; itirazı bulunmayan müşteriler ise portföye
eklenmektedir.
(464) Tüketicilere gönderilen SMS ve mektup örneklerine (Belge 51) yerinde incelemede
elde edilen bir sunumda ayrıca yer verilmektedir. Bunun yanı sıra, Kuruma gönderilen
ek açıklamalarda da aynı SMS ve mektup örnekleri bulunmaktadır. Söz konusu SMS
ve mektuplarda, tüketicinin imzaladığı ikili anlaşma doğrultusunda serbest tüketici
limitini geçen tesisatı için “Enerjisa Standart Tarife” üzerinden devam edileceği, yeni
avantajlı tarife fiyatı, serbest tüketici olarak tedarikçi seçme hakkının bulunduğu,
tüketicinin mevcut tarifede kalmayı seçebileceği ya da dilediği zaman hiçbir bedel
ödemeden sözleşmeyi feshederek elektrik tedarikçisini değiştirebileceği hususları yer
almaktadır.
(465) Deklarasyon sözleşmesi imzalayan müşterilere toplu SMS ve mektup gönderimleri
yapıldığı Belge 45’teki yazışmalarda yer alan “Deklarasyon sözleşmesi imzalayan
müşterilerimizden serbest tüketiciliğe hak kazananlar için bugün (11.11.2015) 10.542
müşteriye, 2016 ocak itibarıyla serbest tarifeye geçişlerinin yapılacağına dair
bilgilendirme SMS’i gönderilmiştir. Yine bu kapsamda 16.11.2015 tarihinde yaklaşık
3500 müşterimize mektup ile bilgilendirme yapılacaktır.” şeklindeki ifadelerden de
anlaşılmaktadır. Yine Belge 53’te, MHM’ler tarafından deklarasyonu ‘EVET’e çekilmiş
ama kendisine gönderilen SMS ulaşmayan müşterilerin listesinin hazırlandığı ve söz
konusu kişilere bu defa telefon ile arama yapılarak ulaşılmaya ve onaylarının alınmaya

18-27/461-224
206/436

çalışıldığı, ilgili müşterilere ilişkin olarak “Müşterileri aradığımızda artık tüketimlerinin
ST olmak için yeterli hale geldiğini, daha önceden de imzalarını aldığımızdan tek
yapmaları gerekenin telefonda onay vermeleri olduğunu söylemek” şeklinde bir
aksiyon planlandığı anlaşılmaktadır.
(466) Yine Belge 54’te, deklarasyon sürecinin işletilmesine dair sunumda, her ayın ikinci
gününde ilgili listenin çekildiği, sekizinci-onuncu günleri arasında analiz yapıldığı, on
üçüncü gününde SMS gönderimi yapıldığı, on beşinci gününde SMS raporunun
çıkarıldığı, on yedinci gününde de SMS ulaşmayan müşterilere taahhütlü mektup
gönderiminin yapıldığı anlatılmaktadır.
(467) Öte yandan 10.10.2014 tarihli Belge 56’dan deklarasyon uygulamasının 2014 yılından
beri uygulandığı açık bir şekilde anlaşılmaktadır. Öyle ki, söz konusu belgeden, o
dönemde geçerli olan serbest tüketici limitinin üzerinde tüketim yapacağını taahhüt
eden tüketicilerle ilgili düzenleme çerçevesinde ikili anlaşma yapılabildiği dönemlerde
de deklarasyon uygulamasının paralel şekilde gerçekleştirildiği görülmektedir.
(468) Diğer yandan Belge 65’te yer alan ifadelerde deklarasyon kapsamında tüketicilere
imzalatılan ön sözleşmelere getirilen değişikliklere yer verilmektedir. Gerek söz konusu
belge gerekse 2017 tarihli Ön Sözleşme’lerin incelenmesinden, deklarasyon
kapsamındaki Ön Sözleşme’lerle serbest tüketici aktivasyonuna ilişkin teklif süresinin
bir yıldan iki yıla çıkarıldığı, diğer bir deyişle Ön Sözleşme’nin imzalanmasından
itibaren iki yıl süresince ENERJİSA’ya ilgili tüketicinin tüketiminin serbest tüketici
limitini geçmesi halinde ESS’yi aktive etme hakkı tanındığı anlaşılmakta ve ayrıca
sözleşmenin yürürlüğe girmesi halinde veya iki yıl içinde yürürlüğe girmemesi halinde
sözleşmenin sona erme şartları, sözleşmenin yürürlüğe girdiği tarihte serbest tarifeye
muadil süresiz bir tarifenin teklif edilebileceği bilgisi, herhangi bir bedel ödemeksizin
sözleşmenin feshedilebileceği bilgisi, teklif yapılarak sözleşmenin yürürlüğe girmesi
üzerine müşterinin itiraz hakkına ilişkin bilgilere yer verilmiştir.
(469) Ön Sözleşme’nin 1. maddesinde, sözleşmelerin Ön Sözleşme’nin imzalandığı tarihten
itibaren bir yıl içerisinde olmak kaydıyla ENERJİSA’nın teklifi ve müşterinin onayının
alınması üzerine yürürlüğe gireceği düzenlenmiştir. Aynı maddeye göre, onayın
alınmasının üzerine IA-02 Formu üzerinde yer alan tedarik başlangıç tarihi bu hükme
uygun olarak ve müşterinin Ön Sözleşme ile verdiği yetkiye istinaden ENERJİSA
tarafından doldurulur. Müşteriye sözleşme kapsamında uygulanacak tarifenin serbest
tarife olduğu, bununla birlikte ENERJİSA’nın sözleşmenin yürürlüğe gireceği tarihte
ikame olacak başka bir tarife de teklif edebileceği düzenlenmektedir. Ön Sözleşme’nin
3. ve 4. maddesi uyarınca, sözleşmeye ilişkin ilk teklif, tedarik başlangıcından en az
kırk beş gün önce yapılacak, müşteri yapılan teklife otuz gün içinde açık onay ya da
süreyi sessiz geçirmek suretiyle örtülü onay verebilir veya itiraz edebilir; anılan sürenin
bitimine en az üç gün kala itiraz süresi ve hakkına ilişkin ikinci bir bildirim yapılmaktadır.
Bildirimler SMS, telefon, ses kaydı, e-posta ve posta yoluyla yapılabilmektedir. Müşteri
de aynı şekilde bu yollardan birini kullanarak açık onay veya itirazını
gerçekleştirebilmektedir. Ön Sözleşme’nin 5. maddesine göre, müşterinin itiraz etmesi
halinde sözleşme akdedilmemiş sayılmakta, bu halde müşteriye ceza, masraf ve sair
bir bedel yansıtılmamaktadır. Ayrıca müşterinin bildirim üzerine itiraz etmemesi ve
fakat sözleşme yürürlüğe girmeden önce başka bir tedarikçi ile anlaşması halinde
ENERJİSA, ilgili tesisatlar için portföye ekleme talebini geri çekmekte ve bu tesisatlar
için sözleşme akdedilmemiş sayılmakta ve müşteri anlaştığı tedarikçi ile çalışmaya
devam etmektedir. Söz konusu hükümler Nisan-Eylül döneminde uygulana
sözleşmelerde de aynı şekilde yer almaktadır.

18-27/461-224
207/436

(470) Eylül 2017’de uygulanmaya başlayan ve halen uygulanan tip sözleşme örneklerinde
de yine Ön Sözleşme’ye rastlanılmıştır. Yukarıda belirtilen hükümlerin büyük kısmı
aynı kalmakla birlikte değişiklik yapılan hükümler de bulunmaktadır. İlk olarak, Ön
Sözleşme’nin 1. maddesinde ENERJİSA’nın müşteriye sözleşmenin kurulması için
teklif sunabileceği süre Ön Sözleşme’nin imza tarihten itibaren iki yıla çıkarılmıştır.
Ayrıca Ön Sözleşme’nin sözleşmenin yürürlüğe girmesiyle ya da sözleşme yürürlüğe
girmezse imza tarihinden itibaren iki yılın sonunda kendiliğinden sona ereceğine ilişkin
bir düzenleme eklenmiştir. Bu Ön Sözleşme’de de müşteriye sözleşme kapsamında
uygulanacak tarifenin serbest tarife olduğu düzenlenmiştir. Bir önceki versiyonda
ENERJİSA’nın sözleşmenin yürürlüğe gireceği tarihte ikame olacak başka bir tarife de
teklif edebileceği düzenlenmekteyken, halen uygulanmakta olan Ön Sözleşme’lerde
ikame nitelikte olacak başka bir taahhütsüz tarifenin teklif edilebileceği hükmü yer
almıştır. Ayrıca Ön Sözleşme’de yer alan bildirim kanallarından yapılacak bildirim ile
Ön Sözleşme’nin de istenildiği zaman ceza, tazminat ve sair bedel ödenmeksizin
taraflarca feshedilebileceğine ilişkin bir hüküm eklenmiştir.
(471) ENERJİSA tarafından beyan/deklarasyon uygulaması kapsamında müşteriler ile
serbest tarifeli ikili anlaşmalar imzalandığı ve bu anlaşmaların herhangi bir taahhüt
içermediği, bu nedenle tüketicilerin istenilen zamanda sebep göstermeksizin
sözleşmelerini feshedebileceği, fesih için açık bir beyana dahi gerek bulunmadığı ve
başka tedarikçinin PYS üzerinden kayıt suretiyle talep etmesinin zımni fesih bildirimi
olarak kabul edildiği belirtilmektedir. Bu hususların, deklarasyon uygulamasının
tüketicilerin farklı tedarik şirketleri ile anlaşmasını engellemediği ve işlem maliyetlerini
arttırmadığını gösterdiği ifade edilmektedir. Ayrıca deklarasyon uygulaması
kapsamında yapılan bilgilendirmenin tüketicilerin serbest tüketici tanımı kapsamında
sahip oldukları haklar konusunda daha da bilinçlenmelerine yol açtığı, bahsedilen
dönemde SMS yoluyla bilgilendirme yapılan müşterilerin %35’inin çağrı merkezlerine
dönerek daha detaylı bilgi aldığı, bu uygulama kapsamında müşterilerin indirimli
tarifelerden yararlanması suretiyle tüketici faydasının arttırıldığı belirtilmektedir.
(472) Yukarıda ayrıntılı bir şekilde yer verilen deklarasyon uygulaması, elektrik perakende
satış piyasasındaki GTŞ’ler tarafından, düzenlenen tarifeden elektrik enerjisi hizmeti
alan ve serbest tüketici hakkı kazanan tüketicileri kendi portföylerinde tutmaya yönelik
tekelleşme sayılmayan antirekabetçi davranışlara pek çok bakımdan benzerlik
göstermektedir. Potansiyel serbest müşterilere, ENERJİSA’nın PSS imzalatırken veya
MHM’lerde abonelik işlemleri yapılırken aynı zamanda geciktirici şarta bağlı olarak
ESS imzalatması ve ilgili serbest tüketici limiti geçtiğinde onu doğrudan kendi serbest
tüketici portföyüne aktarması ancak, tüketici buna itirazda bulunduğunda bu işlemin
iptal edilerek tüketicinin ya düzenlenen tarifeye geri gönderilmesi ya da bağımsız bir
tedarik şirketinden elektrik enerji temin edebilecek olması, ilk bakışta fark edileceği
üzere tüketicinin iradesi hilafına hiçbir uygulamaya gidilmediğine ve tüketici arzu
ettiğinde farklı bir tedarikçiye geçmesi önünde zorlayıcı ya da güçleştirici bir edimsel
eylemin söz konusu olmadığına işaret etmektedir. Bununla birlikte, elektrik perakende
satış piyasasında rekabetçi bir pazar yapısının oluşmasının önündeki tek engel
piyasada dikey bütünleşik hâkim durumdaki GTŞ varlığından kaynaklanan düşük
rekabet seviyesi olmamakta, aynı zamanda talep tarafı kaynaklı aksaklıklar da
bulunmaktadır.
(473) Nitekim yine yukarıda ayrıntılı bir şekilde yer verildiği üzere, elektrik perakende satış
pazarındaki tüketiciler, kendileri için optimal olan seçeneği her zaman tercih
etmemekte, sınırlı rasyonellik ve sınırlı irade gücü nedeniyle kendilerine en iyi
koşullarda hizmet sunacak tedarikçilerle anlaşmayı seçmeyebilmektedirler. Gerek AB

18-27/461-224
208/436

gerekse Türkiye piyasalarındaki düşük tedarikçi değişiklik oranları ve tedarikçi
değişikliğine ilişkin tüketici değerlendirmelerine yönelik çalışmalar, perakende elektrik
piyasalarında talep taraflı aksaklıkların varlığını net bir şekilde ortaya koymakta ve bu
piyasalara ilişkin düzenleme, uygulama ve eylemlerin rekabetçi analizlerinin bu
aksaklıkları dikkate alarak yapılması gerektiğine işaret etmektedir. Dolayısıyla sıradan
bir emtia ürününe ilişkin ilgili pazardaki eylem ve davranışların rekabet hukuku, özelde
de hâkim durumun kötüye kullanılması yoluyla ilgili pazarın kapatılması bağlamında
değerlendirilmesi ile talep taraflı aksaklıkların yoğun bir şekilde yaşandığı perakende
elektrik pazarı gibi ilgili pazarlardaki değerlendirmesinin aynı olamayacağı ve farklı
nitelikte/içerikte/yoğunlukta uygulamalar ile farklı pazarlarda aynı rekabet karşıtı
sonuçların elde edilebileceği değerlendirilmektedir. Nitekim deklarasyon
uygulamasının da bu minvalde ele alınması gereken bir husus olduğu ifade edilmelidir.
(474) ENERJİSA’nın soruşturma konusu üç dağıtım bölgesinde yerleşik şirket olmasından
kaynaklanan ciddi avantajlarının bulunduğu açıktır. ENERJİSA’nın yerleşik tedarikçi
olmasından mütevellit üç dağıtım bölgesindeki illerde ve ilçelerinde çok sayıda MHM’si
bulunmaktadır. Söz konusu hizmet merkezlerinde hem düzenlenen tarifelerden elektrik
alan tüketicilere hem de ikili anlaşmalarla elektrik alan müşterilere hizmet
verilebilmektedir. Bu bağlamda ENERJİSA’nın rakip tedarikçilere kıyasla ciddi bir satış
ve pazarlama avantajı bulunduğu açıktır.
(475) EPDK tarafından çıkarılmış olan THY kapsamında, ilk defa elektrik aboneliği açtıracak
olan veya mevcut bir aboneliği üzerine almak isteyen tüketicilerin GTŞ olması
nedeniyle ENERJİSA ile PSS imzalaması gerekmekte ve PSS’si bulunan tüketicilere
ENERJİSA tarafından düzenlenen tarifeler üzerinden elektrik tedariki yapılmaktadır.
Dolayısıyla ENERJİSA, PSS imzalamak durumunda olan veya halihazırda düzenlenen
tarife üzerinden elektrik enerjisi hizmeti alıp da herhangi bir abonelik işlemi için
ENERJİSA’yı ziyaret eden tüm tüketicilerin tek muhatabıdır. Söz konusu işlemler
ENERJİSA dışındaki bir tedarikçi tarafından gerçekleştirilememektedir. Öte yandan,
ikili anlaşma yapmak isteyen müşteriler açısından ENERJİSA dışında da pek çok
seçenek bulunmakta ve ENERJİSA’nın düzenlenen tarife üzerinden elektrik enerjisi
hizmeti temin etmek isteyen bir tüketicinin imzalaması gereken PSS’de tek muhatap
olması gibi bir durum ikili anlaşmalar için geçerli değildir.
(476) Daha önce de belirtildiği üzere, tüketicilerin pek çoğu, serbestleşme hakkında yeterli
bilgiye ve bilince sahip olmamaları nedeniyle ve elektrik enerjisinin temini konusunda
ENERJİSA dışında başka bir tedarikçiyle muhatap olmamaları nedenleriyle de
yönlendirilmeye açık durumdadırlar. Soruşturma kapsamında yapılan araştırma ve
yerinde incelemeler çerçevesinde, ENERJİSA’ya bağlı bulunan MHM’lerde abonelik
açma dahil tüm müşteri hizmetlerine ilişkin iş akışları yerinde gözlemlenmiş ve bu
esnada MHM’lerde birlikte alınan PSS ve deklarasyon kapsamında Ön Sözleşme’li ikili
anlaşmalara ilişkin çok fazla örnek tespit edilmiştir (MHM incelemelerinde alınan örnek
sözleşmeler). Bu bağlamda, ENERJİSA’nın müşteri merkezlerine PSS imzalamak
veya diğer abonelik işlemleri için gelmiş bulunan tüketicilere, tüketicilerin düşük bilgi
ve bilinç seviyesinden yararlanarak Ön Sözleşme’li ikili anlaşma imzalattığı tespit
edilmiştir. Talep taraflı aksaklıklarda da değinildiği üzere, bir GTŞ kendisini herhangi
bir abonelik işlemi için ziyaret eden bir müşterisini, kendisi bizzat deklarasyon
uygulamasının promosyonunda çerçeveleme etkisini ve tüketici nezdinde de sahiplik
ve statüko etkilerini kullanmak suretiyle kendisiyle Ön Sözleşme’li bir ikili anlaşma
imzalamak yönünde kolaylıkla yönlendirebilecektir. Uzun yıllardır elektrik enerjisini
yerleşik tedarikçiden temin edegelen ve serbestleşme sonrasında da buna devam
eden bir müşteriye, başka herhangi bir değişikliğe gitmesine gerek olmadan, “Serbest

18-27/461-224
209/436

tüketici limitini geçtiğiniz anda daha ucuz fiyattan elektrik tüketme imkanına
kavuşacağı” minvalinde bir vaatle deklarasyon kapsamında ikili anlaşma imzalatmak
buna örnek teşkil etmektedir.
(477) Hemen belirtmek gerekir ki, PSS ve Ön Sözleşme’li ikili anlaşmanın bir arada
alınmasını gerektirecek herhangi bir yasal zorunluluk bulunmamaktadır. Bilakis
THY’nin Sözleşme Süresi ve Sona Erme başlıklı 8(2) maddesinde yer alan
“Tüketicinin, elektronik imza ile veya görevli tedarik şirketine yazılı olarak başvuruda
bulunması veya tedarikçi değişikliği yapmak isteyen tüketiciler tarafından doldurulan
EK-3 formunun tüketicinin yeni tedarikçisi tarafından görevli tedarik şirketine sunulması
kaydıyla, perakende satış sözleşmesi sona erdirilir. Söz konusu başvuruda,
sözleşmenin sona erdirilmek istendiği tarih yer alır. Bu fıkra kapsamında yapılan
başvuru, en geç üç iş günü içerisinde sonuçlandırılır. EK-3 formunun görevli tedarik
şirketine sunulmamasına karşın Piyasa Yönetim Sistemi üzerinden yeni
tedarikçiye geçişin gerçekleşmesi halinde perakende satış sözleşmesi işbu
geçişin gerçekleştiği tarih itibarıyla sona ermiş sayılır (…)”140 ibaresi çerçevesinde
imzalanan ikili anlaşmanın yürürlüğe girmesi adına PYS’ye yüklenmesi ile PSS’nin
sona erdiği anlaşılmaktadır. Bu çerçevede, yasal olarak zaten aynı anda yürürlükte
bulanamayacak olan iki sözleşmenin ENERJİSA tarafından bir arada alınmasının, ilgili
tüketiciyi yeterli bilinç seviyesine ulaşmadan kendi portföyüne katmayı, böylelikle ilgili
tüketicileri doğrudan rakip tedarikçilere kapatmayı amaçladığı değerlendirilmektedir.
Nitekim Belge 55’te Pendik MHM Takım Yöneticisi K. D. tarafından, AYESAŞ Satış
Saha Müdürü A. A.’ya gönderilen e-postalarda, “Bizlere verilen deklarasyon
hedeflerinde her masamıza oturan müşteriden deklarasyon alacağımız öngörülerek
verilmiştir." ifadesinden, ENERJİSA’nın MHM’leri herhangi bir abonelik işlemi için
ziyaret eden her tüketiciden deklarasyon aldığı ve “Bu ay aşağıda bilgisini verdiğim
yeni uygulama ile beyan sayılarımız düşmeye başlamıştır… Özetle bana gelen 3
müşteriden 1 i yeni beyan [deklarasyon], 2 si daha önce beyan vermiş müşteri oluyor.
Bu 2 müşteriye beyan alsak bile fiili olarak sistem izin vermediğinden aktiviteyi
güncelleyemiyoruz. Farklı bir aksiyon almaz isek ay sonu hedefin %35 i yapılabilir
gözüküyor…” ifadesinden ENERJİSA’nın deklarasyon uygulamasını çok sıkı ve yoğun
bir şekilde uyguladığı, öyle ki MHM’leri ziyarete gelen müşterilerin önemli bir kısmından
birden fazla kez beyan-deklarasyon alındığı anlaşılmaktadır.
(478) Yine benzer şekilde BAŞKENT Gölbaşı/Ş.Koçhisar Satış Takım Lideri B. G. ile
BAŞKENT Keçiören Satış Takım Lideri D. B. arasındaki konuşmada geçen (Belge 57)
“zaten her abonelik işleminden deklarasyon alıyoruz.” ifadesi ile Belge 59’da AYESAŞ
Müşteri İlişkileri Grup Müdürü Ö. K. tarafından gönderilen e-postada yer alan “Rasyolar
iyi gidiyor, … Deklarasyon rasyolarında da abonelik sırasında %85, başvuru
işlemlerinde ise %70’lik hedefimiz var biliyorsun.” ifadeleri deklarasyon uygulamasının
ENERJİSA tarafından çok sıkı bir şekilde takip edildiğini, uygulamaya dair çok yüksek
oranlarda başarı sağlandığını ve işleyişte tüketicilerin iradesine bırakılan herhangi bir
opsiyonel satış-ön satıştan ziyade adeta bir bağlama uygulamasının sonuçlarını
andıran bir etkililikte işletilen uygulama olduğunu göstermektedir.
(479) Daha önce de belirtildiği üzere, talep taraflı bir başka aksaklık durumuna işaret eden
sıcak durumda (hot state) tüketici uyarıcı bir unsurun etkisiyle irrasyonel bir duygu
durumu içinde, hızlı bir şekilde karar vererek kendisi için aslında tercih etmeyebileceği
bir karar verebilmekte ve satın alma kararını verdiği sıcak durumdan soğuk/ölçülü
duruma geçiş yaptığında kendisini aslında yapmayacağı bir seçimi yapmış ama bilişsel

140 Vurgu daha sonra eklenmiştir.

18-27/461-224
210/436

olarak pek de bunun farkında olmayan bir halde bulabilmektedir. Yerinde incelemede
elde edilen Belge 52’de ENERJİSA çalışanları arasında geçen konuşmada,
“Merhaba (…..) Bey, Ekteki EPDK yazısı ile müşterinin bizi şikayet sözleşme
olmaksızın portföyümüze kaydettiğimiz tespit edildiği yazıyor …
Söz konusu sözleşmelerde herhangi bir tarih bulunmuyor. Bu durumda bu
sözleşmeler acaba deklarasyon kapsamında yapılan ve sonrasında SMS vs.
bilgi gönderimi ile geçiş için onay alınarak mı portföyümüze alınıp alınmadığı
konusunda ve bu tip onay alınarak portföy geçişi sağlanmış ise söz konusu
onaylara ilişkin bilgi ve belgeleri yarın öğlene iletebilir misiniz?
Merhaba, İlgili abonelik deklarasyon kapsamında geçişi yapılmıştır.”
şeklinde yer alan ifadelerden tüketicilerin deklarasyon kapsamında esasen neye ilişkin
bir tercih yaptıkları hakkında sağlıklı bir fikre sahip olmadıkları anlaşılmaktadır. Nitekim
Belge 63’te,
“Arkadaşlar merhaba, Geçen gün SMS ile tarife değişikliği yapıldığına dair
haberlendirildim, yanlışlık oldu sanmıştım ama şu anda işlem yapılacağını
CRM’den baktığımda görüyorum. Benim haberim olmadan bu geçişi kim
onayladı? Bilgi verebilirseniz sevinirim…
Bu abonelik için zamanında deklarasyon imzalamış olabilir misiniz? Bu tesisate
standart tarife için işlem yapılmış…
Deklarasyon imzaladığımı sanmıyorum, sadece sözleşme imzalayıp DASK ve
Kira sözleşmesi ile MHM’ye maillemiştim. Hatta gönderdiğim evrak ta ekte.
İşlemin iptali için nasıl ilerleyelim?...
Bu konu ile ilgili yardımcı olabilir misin? Bilgim dışında deklarasyon yapılmış.
İptal edelim, imzalı bir evrak yok diye hatırlıyorum çünkü. Yanlışlıkla oldu
muhtemelen…
(…..) hanım merhaba, 12.04.2014 tarihinde (…..) Hanım’ın eşine sözleşme
yapmıştık ancak deklarasyon alıp almadığımızdan arşiv dosyalarına
ulaşamadığımızdan emin olamadık, (…..) Hanım fırsatın iptalini talep etmektedir
konu hk. yardımcı olabilir misiniz.”
şeklinde yer alan ifadelerden, kendisi de ENERJİSA çalışanı olan B. D. Ü.’nün yaşadığı
yere ait sayacın da deklarasyon kapsamında ikili anlaşmaya dönüştürüldüğü ve söz
konusu durumdan kendisinin dahi farkında olmadığı ve bu durumu daha sonra iptal
ettirdiği anlaşılmaktadır. Söz konusu örnek, deklarasyon uygulamasının,
ENERJİSA’da çalışan bir kişi bakımından bile talep taraflı aksaklıkların kullanılarak
hakim durumdaki GTŞ lehine ne kadar etkin bir şekilde işlediğini göstermesi
bakımından dikkat çekicidir.
(480) İlgili pazarlarda deklarasyon imzalatılan potansiyel serbest tüketicilerin başından beri
elektrik enerjisi hizmetini GTŞ’den temin ettiği dikkate alındığında, söz konusu
tüketiciler, sınırlı rasyonellik bağlamında temsil edilebilirlik, ulaşılabilirlik ve çıpalama
kısayolları denilen yargılara ilişkin hatalara düşme eğiliminde olabilmekte ve elektrik
enerjisi temin koşullarına ilişkin değerlendirmeleri GTŞ ile tecrübe ettikleri
deneyimlerden ibaret olabilmektedir. Söz konusu durum, tüketicilerin sınırlı rasyonellik
sergilemelerine bağlı olarak piyasadaki şeffaflığı ve karşılaştırılabilirliği tüketici
kaynaklı olarak zedeleyen bir etki doğurmaktadır. Zira tüketiciler böyle bir durumda
tedarikçi değiştirme sürecinin daha ilk aşaması olan bilgiye erişim sürecine ya geçiş
yapmamakta ya da yanlı (biased) bir geçiş yaparak objektif bir değerlendirmeden

18-27/461-224
211/436

uzaklaşmaktadırlar. Öte yandan, tedarikçi değiştirme sürecine dahil olmaya yönelen
bir tüketici açısından kayıptan kaçınma eğilimi, sahiplik etkisi ve statüko eğilimleri
nedeniyle mevcut tüm alternatif sağlayıcıların hizmet sunum koşullarını rasyonel bir
şekilde değerlendirilemeyebilecektir. Yetersiz finansal getiri algısı, piyasaya giriş
yapan alternatif tedarikçilere ve piyasanın geneline duyulan güvensizlik, karmaşık
tedarikçi değişim süreçleri ve mevcut tedarikçiye sadakat, sahiplik etkisi ve statüko
eğilimlerinden beslenmektedir. Tam da bu bağlamda, tüketiciye şebeke endüstrileri
üzerinden abonelik sözleşmeleri kapsamında hizmetlerin sunulduğu bir pazar olarak
elektrik perakende satış pazarındaki ENERJİSA’nın, bir seçim mimarı olarak
davranarak ve bu minvalde çerçeveleme aracını kullanarak potansiyel serbest
tüketicileri, serbest tüketici haklarını GTŞ’lerin portföyünde kalarak değerlendirme
konusunda rekabet karşıtı bir şekilde yönlendirdiği değerlendirilmektedir.
(481) Nitekim deklarasyon kapsamında ENERJİSA’nın serbest tüketici portföyüne otomatik
olarak geçirilen ve bu yönde bilgilendirilen bir tüketicinin bu eylemi iptal etmesi için
itirazda bulunması gerekmektedir. Abonelik sözleşmeleri, sigorta sözleşmeleri,
emeklilik planları gibi uygulamalarda tüketicileri sistemde tutmaya yönelik temelde iki
seçenek bulunmaktadır. Bunlardan ilki, tüketicinin ilgili sağlayıcının sisteminde kalması
için sözleşme/taahhüt yenilenmesini açıkça kabul ettiğini bildirmesi koşulunu içeren
“onaylı katılım” (opt in), ikincisi ise tüketicinin sözleşme/taahhüt yenilenmesinin
otomatik olarak yapılması ve tüketicinin bunu istememesi halinde, sistemden çıkışının
ancak istemediğine dair açık bir bildirimde bulunması koşulunun öne sürüldüğü “itirazlı
çıkış”tır (opt out).
(482) ENERJİSA tarafından gerçekleştirilen deklarasyon uygulaması esasen itirazlı çıkış
sistemi özelliği taşımaktadır. Yapılan araştırmalarda, örneğin emeklilik tasarruf hesabı
olarak bilinen plana yapılan yatırımların incelenmesinde, otomatik kayıt sisteminin söz
konusu plana yapılan kayıtları önemli ölçüde arttırdığı tespit edilmiştir. Nitekim
ülkemizde de uygulanmaya başlanan otomatik katılımlı bireysel emeklilik sisteminde
(BES), örneğin kamu çalışanları bakımından sistemde kalanların oranı, sistemde
öncesinden BES’i bulunanlar hariç kesim için %62, söz konusu BES’i bulunanlar da
dahil herkes için %55 olarak gerçekleşmiştir. Bu bakımdan, paternalistik bir amacın
söz konusu olabileceği emeklilik tasarruf hesap planlarının aksine, elektrik perakende
satış pazarında itirazlı çıkış sisteminin GTŞ’ler tarafından benimsenmesinin,
müşterileri birtakım işlem maliyetlerinden kurtarmak ve serbest tüketici olmanın
avantajlarından yararlandırmanın ötesinde, müşterilerin varsayılan seçenek temelli
sınırlı rasyonellik sergileyen tutumlarından faydalanmak ve böylece ilgili pazarı rakip
tedarikçilere kapatma amacının bir tezahürü olarak değerlendirmenin yanlış
olmayacağı ifade edilmelidir.
(483) Elektrik piyasaları bakımından tüketicilerin sergilediği statüko eğiliminin önemli
dayanaklarından birisi olan ‘varsayılan seçenek’ (default choice) hususu, öncesinde
uzun yıllardır GTŞ’den elektrik hizmeti alan bir tüketici için ciddi bir etkiye sahiptir.
ENERJİSA tarafından uygulanan deklarasyon uygulamasının tüketiciler için varsayılan
seçenek mekanizmasını kayda değer ölçüde kendi lehine rakipler aleyhine mobilize
ettiği değerlendirilmektedir. Nitekim Belge 62’de yer alan:
“ …(…..)
bu tesisatı satış listende göremedim
satış için uygun görünüyor
kontrol edermisin acilen

18-27/461-224
212/436

deklerasyonunu sen kontrol edebilirsin, ama vaktim yok diye birşsey yok dün
dediğimiz gibi dekl. ve st evrağı imzalatacağız mutlaka

(…..) hanım bu müşteri o vaktimy ok deyip imzalamayandı
ona ulaşıyoruz sözleşme evrağınız eksik diyoruz
davet ediyoruz
allem ediyoruz kallem ediyoruz imalatıyoruz arzucum
ve bir daha kaçırmıyoruz

artık birinci önceliğimiz bu
yaptığın işlemden bile önce
o kadar söyliyim

düşün oralarda 1 saatten fazla bekleyen insanlardan alıyoruz her evrağı
nasıl alınıyor?
almak durumundaysak her şartta alırız

işte dediğim gibi bazıları ters, kişilik meselesi
bundan sonra ikna edene kadar işlemini yapmıycam hehe :D
o zaman kapamayı yapmıyorum dicem ;)”
şeklindeki ifadelerden, ENERJİSA’nın PSS imzalamak dahil herhangi bir abonelik
işlemi için ziyarete gelen müşterilerden her koşulda deklarasyon aldığı, bunu tercih
etmeyecek bir müşteriyi tercihi hilafına mutlaka ikna etmeyi hedeflediği ve bunu birinci
önceliği yaptığı, deklarasyon alınmasını müşterinin ziyaret nedeni olan ilgili abonelik
işleminin de önüne koyduğu çok açıktır. Zira talep tarafında statüko eğiliminin ciddi
anlamda baskın olduğu piyasalar bakımından ilgili pazarın rakiplere kapatılmasının en
etkin vasıtalarından birisinin, tüketicilerin ürün veya hizmeti tedarik etmeye başladıktan
sonraki dönemlerde, tedarikçi değiştirmelerinin yapay engellerle önüne geçilmesi veya
zorlaştırılması değil, söz konusu tüketicilerin elde edilmesi esnasında rekabetçi bir
yarışın tesis edilmesini sınırlayan rekabet karşıtı mekanizmaların işletilmesi olduğu
belirtilmelidir. Bunun nedeni, bahse konu piyasalar bakımından tüketicilerin önemli bir
kısmının aktif bir seçim ediminde bulunmamasıdır. Bu nedenle sağlıklı bir rekabetçi
yarışın tesisinin bu piyasalar bakımından önemli bir koşulu da, tedarikçilerin tüketicilere
eşit koşullar altında erişim sağlayabilmeleridir. Elektrik perakende piyasası
bakımından tüketiciler nezdinde geçerli olan çok sayıda talep taraflı aksaklıkların
varlığı hâlihazırda yaygın ve etkili bir unsurken ENERJİSA’nın bilinçli bir şekilde bu
aksaklıkları sahip olduğu olanakları kullanmak suretiyle suiistimal ettiği ve böylece ilgili
pazardaki hâkim durumunu kötüye kullandığı ve henüz serbest tüketici hakkını
kazanmamış müşterileri rakiplere kapama amacıyla hareket ettiği
değerlendirilmektedir.
(484) ENERJİSA’dan gelen ve deklarasyon uygulamasının etkilerine ilişkin veriler
çerçevesinde aşağıdaki grafikler hazırlanmıştır:
Grafik 120: AYEDAŞ Bölgesi İçin Serbest Tüketici Kazanımındaki Deklarasyon Ağırlığı


(…..TİCARİ SIR…..)


Kaynak: ENERJİSA

18-27/461-224
213/436

Grafik 121: BAŞKENT Bölgesi İçin Serbest Tüketici Kazanımındaki Deklarasyon Ağırlığı


(…..TİCARİ SIR…..)


Kaynak: ENERJİSA
Grafik 1222: TOROSLAR Bölgesi İçin Serbest Tüketici Kazanımındaki Deklarasyon Ağırlığı


(…..TİCARİ SIR…..)


Kaynak: ENERJİSA
Grafik 123: AYEDAŞ, BAŞKENT ve TOROSLAR Bölgeleri İçin Serbest Tüketici Kazanımındaki
Deklarasyon Ağırlığı


(…..TİCARİ SIR…..)


Kaynak: ENERJİSA
(485) Yukarıda yer alan grafiklerden görüleceği üzere, ENERJİSA’nın AYEDAŞ bölgesi için
serbest tüketici portföyüne141 kattığı tüketicilerin 2015 yılında (…..), 2016 yılında
(…..)’u ve 2017 yılında (…..); Başkent bölgesi için 2015 yılında (…..), 2016 yılında
(…..) ve 2017 yılında (…..); Toroslar bölgesi içinse 2015 yılında (…..), 2016 yılında
(…..) ve 2017 yılında (…..) deklarasyon kapsamında elde edilen müşterilerdir.
(486) Üç bölgenin toplamı bakımından ise ENERJİSA’nın serbest tüketici portföyüne kattığı
tüketicilerin 2015 yılında %(…..), 2016 yılında %(…..) ve 2017 yılında ise %(…..)’ü
deklarasyon kapsamında elde edilen müşterilerdir. Bu bakımdan deklarasyon
uygulamasının ENERJİSA’nın tüketicileri serbest tüketici portföyüne katmasında ne
kadar önemli bir ağırlığının olduğu anlaşılmaktadır.
(487) Öte yandan, ENERJİSA’nın tüketicilerden aldığı deklarasyonların, talep taraflı
aksaklıkların geçerli olduğu perakende elektrik piyasasında ne kadar etkin bir şekilde
işlediğini göstermesi bakımından aşağıdaki grafiklere yer vermek uygun olacaktır:
Grafik 124: AYEDAŞ Bölgesi için Alınan Toplam Deklarasyon Miktarı ve Serbest Tüketici Portföyüne
Katılan Limit Üstü Deklarasyonların Oranı


(…..TİCARİ SIR…..)


Kaynak: ENERJİSA


141 Söz konusu grafikler bakımından serbest tüketici portföyü, deklarasyon uygulamasının asıl hedef
kitlesi olan mesken ve küçük ticarethaneler olarak tanımlanmıştır. Bahse konu tüketici grupları
ENERJİSA tarafından “Residential & SME” olarak sınıflandırılmaktadır.

18-27/461-224
214/436

Grafik 125: BAŞKENT Bölgesi için Alınan Toplam Deklarasyon Miktarı ve Serbest Tüketici Portföyüne
Katılan Limit Üstü Deklarasyonların Oranı


(…..TİCARİ SIR…..)


Kaynak: ENERJİSA
Grafik 126: TOROSLAR Bölgesi için Alınan Toplam Deklarasyon Miktarı ve Serbest Tüketici Portföyüne
Katılan Limit Üstü Deklarasyonların Oranı


(…..TİCARİ SIR…..)


Kaynak: ENERJİSA
Grafik 127: AYEDAŞ, BAŞKENT ve TOROSLAR Bölgeleri için Alınan Toplam Deklarasyon Miktarı ve
Serbest Tüketici Portföyüne Katılan Limit Üstü Deklarasyonların Oranı


(…..TİCARİ SIR…..)


Kaynak: ENERJİSA
(488) Yukarıda yer verilen grafiklerde, ilk sütun ilgili dönemde alınan toplam deklarasyonları,
ikinci sütun alınan toplam deklarasyonlar içinde o dönem serbest tüketici limitini geçen
dolayısıyla serbest tüketici portföyüne aktarılmaya uygun tüketici oranını ve üçüncü
sütun ise ilgili dönemde serbest tüketici limiti üstünde tüketimi bulunup kendisinden
deklarasyon alınmış tüketicilerin ne kadarlık bir kısmının ENERJİSA’nın serbest
tüketici portföyüne dahil edildiğini göstermektedir. Yukarıdaki grafiklerden, ilgili
dönemde serbest tüketici limiti üstünde tüketimi bulunan deklarasyon kapsamındaki
tüketicilerden ENERJİSA serbest tüketici portföyüne aktarılanların oranı AYEDAŞ
bölgesi için 2015 yılında (…..), 2016 yılında (…..) ve 2017 yılında (…..); BAŞKENT
bölgesi için 2015 yılında (…..), 2016 yılında (…..) ve 2017 yılında (…..)142; TOROSLAR
bölgesi için 2015 yılında (…..), 2016 yılında (…..) ve 2017 yılında (…..) olduğu
görülmektedir. Aynı oranlar ENERJİSA’nın üç bölgesinin toplulaştırıldığı grafikten
görüldüğü üzere, 2015 yılında (…..), 2016 yılında (…..) ve 2017 yılında (…..) olarak
giderek ve oldukça ivmeli bir şekilde artmıştır. Söz konusu oranlar, deklarasyon
uygulamasının talep taraflı aksaklıklarla karakterize edilen ilgili pazarlarda,
ENERJİSA’nın rekabet karşıtı yöntemlerle pazarı rakiplere kapatması için ne kadar
uygun bir enstrüman olduğunu göstermektedir. Nitekim yerinde incelemede elde edilen
Belge 61’de MHM Grup Genel Müdürü A. Ö. K. tarafından üç bölgenin müşteri
hizmetleri sorumlularına gönderilen e-postada
“Değerli Arkadaşlar,
Gururla belirtmek isterim ki; Ağustos ayı başlangıçlı serbest tarife geçişlerinde
yaklaşık 11.000 adetlik satış MHM’lerimizden gelmiş durumda.

142 Söz konusu oranın (…..) üzerinde çıkmasının nedeni, daha önceki yıllardan alınan deklarasyonların
serbest tüketici portföyüne dönüştürülmesidir.

18-27/461-224
215/436

Bunun yanı sıra yaklaşık 10.600 tesisatın da geçişleri deklarasyonlar ile
yapılmış. Burada da aslan payı bildiğiniz gibi MHM’lerimizin…
Dolayısıyla tüketim beyanının 2015 Mart ayında ortadan kalkmasından sonra,
tekrardan bir ayda yaklaşık 20.000 tesisatın serbest tarifelere dönüşümüne
katkı sağlamayı başarmış bir ekip olduk”
şeklinde yer alan ifadelerden, deklarasyon uygulamasının tüketim beyanıyla serbest
tüketici kazanımı yolunun kaldırılmasından sonra tekrar çok yüksek montanlı serbest
tüketici kazanımını sağlayan bir işlevi gerçekleştirdiği anlaşılmaktadır.
(489) Deklarasyon uygulamasının, ilgili pazarlardaki göreli etkisinin anlaşılması bakımından
aşağıdaki grafiklere de yer verilmesi gerekmektedir:
Grafik 128: AYEDAŞ Bölgesi için Deklarasyonla ENERJİSA Serbest Tüketici Portföyüne Katılanlar ve
Toplam DTŞ Portföyü Karşılaştırması


(…..TİCARİ SIR…..)


Kaynak: ENERJİSA
Grafik 129: BAŞKENT Bölgesi için Deklarasyonla ENERJİSA Serbest Tüketici Portföyüne Katılan ve
Toplam DTŞ Portföyü Karşılaştırması


(…..TİCARİ SIR…..)


Kaynak: ENERJİSA
Grafik 130: TOROSLAR Bölgesi için Deklarasyonla ENERJİSA Serbest Tüketici Portföyüne Katılan ve
Toplam DTŞ Portföyü Karşılaştırması


(…..TİCARİ SIR…..)


Kaynak: ENERJİSA
Grafik 131: AYEDAŞ, BAŞKENT ve TOROSLAR Bölgeleri için Deklarasyonla ENERJİSA Serbest
Tüketici Portföyüne Katılan ve Toplam DTŞ Portföyü Karşılaştırması


(…..TİCARİ SIR…..)


Kaynak: ENERJİSA
(490) Yukarıdaki grafiklerde, deklarasyonla ENERJİSA’nın serbest tüketici portföyüne
katılan tüketicilerle, ilgili pazarlardaki diğer tedarikçilerin tamamının portföyüne katılan
serbest tüketiciler karşılaştırılmaktadır143. Söz konusu karşılaştırmalardan da
anlaşıldığı üzere, deklarasyon uygulaması ENERJİSA için tek başına 2015 yılında ilgili

143 2015 Aralık, 2016 Aralık ve 2017 Ekim dönemleri itibariyle BTŞ’lerin portföyünde yer alan mesken
ve ticarethane müşterileri dikkate alınmıştır.

18-27/461-224
216/436

pazarlarda ve üç bölgenin toplamında da tüm diğer tedarikçilerin portföyünün yarısı
kadar bir kazanım sağlarken, bu kazanım 2016 yılında tüm diğer tedarikçi portföyünü
kayda değer ölçüde aşmış ve 2017 yılı içinse katbekat aşmıştır. Söz konusu
karşılaştırmalar deklarasyon uygulamasının sadece mutlak anlamda ENERJİSA ve
piyasa için değil aynı zamanda rakip tedarikçilerin portföyleriyle karşılaştırıldığında da
pazarı kapayıcı etkisi bakımından ne kadar önemli bir etkiye sahip olduğunu açık bir
şekilde göstermektedir.
(491) ENERJİSA, deklarasyon uygulamasını, düzenlenen tarifeden elektrik enerjisi temin
etmesi zorunlu olduğu için ENERJİSA ile PSS imzalamış olan ya da imzalamak
zorunda olan ve dolayısıyla doğrudan ENERJİSA ile sözleşme imzalamak için ya da
mevcut müşteri-tedarikçi ilişkisi kapsamındaki muhtelif nedenlerden ötürü temasa
geçen müşteriler nezdinde yürütmektedir. Dolayısıyla ENERJİSA’nın, deklarasyon
uygulamasını, düzenlenen tarifeden elektrik enerjisi hizmeti alınan tüketicilere yönelik
ilgili pazarlardaki hakim durumunu, kaldıraç mekanizması (leverage) aracılığıyla
serbest tüketici ilgili pazarlarındaki rekabeti engellemek amacıyla gerçekleştirdiği
değerlendirilmektedir.
(492) Deklarasyon uygulamasının başta çıpalama ve statüko etkileri olmak üzere talep taraflı
aksaklıklardan kaynaklı tüketici ataletini suiistimal ettiği ve serbestleşmeye açılan
perakende elektrik piyasasında GTŞ’leri BTŞ’ler karşısında avantajlı duruma getirdiği
belirtilmelidir. Deklarasyon uygulamasının tüketicilerin algısı nezdinde yarattığı bir
başka önemli bozulmaya (distortion) yer vermek uygulamanın yol açtığı manipülasyon
etkisini göstermesi bakımından faydalı olacaktır.
(493) Sektörel bilgi kısmında da ifade edildiği üzere, elektrik perakende satış faaliyeti
kapsamındaki teklifler, ilgili tarifeler üzerinden verilen indirimlerle yapılmaktadır. Bu
bağlamda, tarife ile ilgili tedarikçinin maliyeti arasında kalan marj, tedarikçinin bir
tüketiciye zarar etmeden verebileceği azami indirim miktarını göstermekte ve söz
konusu marjın son dönemlerde daraldığı görülmektedir. Ayrıca, ilgili pazar bölümünde
bir tedarikçi tarafından paylaşılan piyasa araştırmasında, mesken grubu tüketicilerinin
indirim beklentilerinin piyasa sınırlarının ötesinde olduğu belirtilmektedir.
(494) Henüz kendi tedarikçisini seçme hakkını kullanmamış bir tüketici için, sadece elektriğin
maliyeti dikkate alındığında, tarifedeki enerji bedeli üzerinden en fazla indirimi veren
teklif en iyi seçenektir. Bu sebeple ilgili tüketiciler teorik olarak enerji bedeli üzerinden
yapılan ve azami olarak %10-12 seviyesine varan teklifler arasından kendisi için en iyi
teklifi seçebileceklerdir. İlk defa tedarikçisini seçme hakkını kullanacak olan tüketiciler,
özellikle mesken ve küçük ticarethane grubunda bulunanlar, tabi oldukları tarifedeki
fiyat seviyesi ile aldıkları teklifleri kıyaslamakta ve bu kıyaslama, tüketicinin
tedarikçisini değiştirmedeki motivasyonunu etkilemektedir. Bu kapsamda, ilgili
tüketicilerin BTŞ’ler ile ENERJİSA’nın teklifini aynı anda alması ile ENERJİSA’nın
portföyünde bulunurken BTŞ’lerden teklif almasının etkileri farklıdır. Zira ilk durumda
BTŞ’lerin vereceği indirim oranı, ENERJİSA’ya kıyasla daha yüksek olabilecektir.
Örnek vermek gerekirse, ilgili tüketicinin anılan gruplardan birisine mensup bir tüketici
olduğunu ve mevcut tarife kapsamında tüketicinin ödediği enerji bedelinin 100 TL
olduğunu kabul edelim. Bu şartlar altında yukarıda belirtilen ilk durumda, diğer bir
ifadeyle ilgili tüketicinin serbest tüketici hakkını kullanmış olacağı ilk dönemde,
ENERJİSA’nın teklifi 94 TL (%6) olurken BTŞ’lerin azami teklifi 88 TL (%12)
olmaktadır. Müteakip dönem denilen ve ilgili serbest tüketicinin, ilk dönemdeki
sözleşmesinin veya taahhütnamesinin sona ermesi nedeniyle tedarikçi değişikliği
yapma imkanının ortaya çıktığı dönemde, ilgili tüketici yararlanmakta olduğu 94 TL’lik

18-27/461-224
217/436

teklif ile BTŞ’nin 88 TL’lik teklifini kıyaslamakta ve geçiş yapması halinde 6 TL’lik (%6)
bir ek fayda elde edeceğini düşünmektedir. İlgili pazarlar bakımından tüketicilerin karar
alma süreçlerinde sergilediği aksaklıklar bağlamında çıpalama etkisi, hiperbolik
indirgeme, ihmal-dikkatsizlik ve statüko eğilimleri dikkate alındığında, ilgili tüketicinin
ilk dönemdeki %12’lik teklifi kabul etme motivasyonunun, ikinci dönemdeki %6’lık teklifi
kabul etme motivasyonuna göre daha yüksek olduğu ve bahse konu gruplara mensup
tüketicilerin indirim beklentisi dikkate alındığında örnekteki tüketicinin bir sonraki
dönemde de mevcut yerleşik tedarikçide kalmayı tercih etme olasılığının bir hayli arttığı
değerlendirilmektedir. Dolayısıyla, tedarikçisini seçme hakkını ilk kez kullanacak
tüketicinin BTŞ’leri tercih etme olasılıkları daha yüksektir. İkinci dönemde ise,
ENERJİSA’nın portföyünde bulunan ve %3 veya %4’lük bir indirim oranından
yararlanan bir tüketici, başka bir tedarikçiye geçerken ilk durumda olduğu tarifelerde
öngörülen fiyatı değil, mevcut durumda yararlandığı indirimli fiyatı dikkate alarak
tercihte bulunacaktır. Böyle bir durumda BTŞ tarafından sunulacak %10-12’lik teklifin
tüketici üzerindeki etkisi ilk duruma kıyasla çok daha düşük olacaktır.
(495) Bir tüketici kendi seçim mekanizmasının doğal bir şekilde işlemesi sonucu her iki
dönemde de yerleşik tedarikçinin portföyünde kalmayı pekala tercih edebilecektir
ancak burada ENERJİSA, ilk dönemde tüketici adına karar vererek tüketici
mobilizasyon sürecinde en baştan bir bozulmaya yol açmakta ve domino etkisiyle bu
bozulma sonraki dönemlere de sirayet etmektedir. İşbu örnek, deklarasyon
uygulamasıyla yerleşik tedarikçiler tarafından tüketici seçim mekanizmalarına yapılan
müdahalenin etkisinin biçim değiştirerek ne kadar uzun ömürlü olduğunu göstermesi
bakımından önem arz etmektedir. Dolayısıyla ENERJİSA’nın tüm tedarikçilerin aynı
anda ve eşit şartlarda başlaması gereken bir yarışa GTŞ olmasından kaynaklı hâkim
durumunu kötüye kullanarak önde başladığı ve ENERJİSA’nın bu eyleminin
tüketicilerin başka tedarikçiye geçme motivasyonunu düşürerek piyasayı BTŞ’lere
kapattığı değerlendirilmektedir.
(496) Tüketici refahının ençoklaştırılması amacının sağlanması bakımından tüketici
hakimiyetinin gördüğü işlev oldukça önemlidir. Bir piyasada tüketicilerin mümkün
olduğunca aktif ve etkin bir şekilde farklı seçeneklere ulaşmasını ve bunlar arasında
değerlendirme yaparak, tercihini mümkün olduğunca kolay bir şekilde
gerçekleştirebilmesi olarak da tanımlanabilecek tüketici hakimiyetinin sağlıklı bir
şekilde işlemesi, tüketicilerin tüketim tercihleri açısından farkında olmasını da
gerektirmektedir. Deklarasyon uygulaması, ayrıntılı olarak bahsedilen talep taraflı
aksaklıkları GTŞ lehine tetikleyerek tüketicinin tüketim tercihlerinde uyuşmaya
(numbness) yol açmaktadır. Bu çerçevede, deklarasyon uygulamasının,
ENERJİSA’nın, serbest tüketicinin mobilizasyonunu kısıtlamak/azaltmak ve tüketici
seçim mekanizmasını işlemez hale getirmek suretiyle ilgili pazarları rakiplere kapattığı
ve dolayısıyla “serbest tüketici limitinin altında kalan tüketicilerle yapılan elektrik
perakende satışı” pazarındaki hakim durumunu, potansiyel serbest tüketicilerin
tedarikçi değişimi önünde engel yaratmak ve dolayısıyla elektrik perakende satış
pazarında rakip tedarik şirketlerine pazarı kapama etkisi yol açacak şekilde
“ticarethane müşterilerine yapılan elektrik perakende satış” ve “mesken müşterilerine
yapılan elektrik perakende satış” pazarlarındaki rekabeti engellemek amacıyla kötüye
kullandığı sonucuna ulaşılmıştır.
(497) Perakende elektrik piyasalarında tedarikçi değişikliği bakımından sosyal etkinin önemli
bir etkiye sahip olduğu, pek çok tüketicinin alternatif tedarikçileri araştırmaya,
yakınlarından konuya dair gelen önerilerden sonra başladığı öneki bölümlerde
belirtilmiştir. Bu bağlamda, deklarasyon uygulamasının, sadece kapsamında olan

18-27/461-224
218/436

tüketicilerin tüketim tercihlerinde uyuşukluk yaratmak suretiyle piyasadaki statükoyu
GTŞ lehine korumakla kalmadığı aynı zamanda bahse konu sosyal etkinin varlığı
nedeniyle, adeta görünmez bir çarpan etkisiyle ilgili pazardaki statükoyu dolaylı olarak
da rekabet karşıtı bir şekilde GTŞ lehine koruduğu değerlendirilmektedir.
(498) Sonuç olarak, ENERJİSA’nın, tüketicilerin düşük bilgi ve bilinç seviyesi ve perakende
elektrik piyasası bakımından geçerli olan talep taraflı aksaklıkları sayesinde söz
konusu tüketicileri kendi tedarikçisini seçme hakkına kavuşmadan önce kendine
bağladığı, bu şekilde de ilgili tüketicilerin başka bir tedarikçiye olası geçişine engel
olduğu tespit edilmiştir. Serbestleşme kapsamında, BTŞ’lerin, yerleşik konumda
bulunan tedarikçinin K1 ve K2 portföylerinden müşteri kazanma yarışına girerek
rekabeti işletebilecekleri düşünüldüğünde, ENERJİSA tarafından gerçekleştirilen bu
yöndeki uygulamalarının, elektrik perakende satış piyasasındaki rekabeti ciddi
derecede kısıtlayıcı nitelikte olduğu değerlendirilmektedir. Zira ENERJİSA, GTŞ
olmasından kaynaklı olarak düzenlenen tarifeden elektrik enerjisi hizmetinin sunulduğu
ilgili pazardaki hâkim durumunun kendisine sunduğu münhasır olanakları kullanarak
henüz serbest tüketici olmamış tüketicileri, rakiplerin erişimine çok büyük ölçüde
kapatmaktadır. Böylelikle, ENERJİSA, bir yandan söz konusu tüketicileri kendi serbest
tüketici portföyüne katmak için diğer tedarikçilerle fiyat ve diğer hizmetler üzerinden
girmesi gereken rekabetçi yarışı bertaraf etmekte ve anılan tüketicileri serbest tüketici
portföyüne katmak için katlanması gereken abone edinme maliyetlerinden
kaçınabilmekte, diğer yandan söz konusu tüketicilerin, tüm tedarik şirketlerinin
erişimine açık olması beklenen ve serbest tüketicileri kendi portföylerine kazandırmak
için rekabetçi bir uğraş vermesinin beklendiği serbest tüketici havuzuna geçmesini en
baştan engellemektedir.
(499) ENERJİSA’nın GTŞ olmasından mütevellit, görevli olduğu dağıtım bölgelerindeki
tüketici bilgilerine zaten vakıf olduğu ve yaygın satış ve pazarlama ağı ile
MHM’lerinden kaynaklı büyük bir pazarlama ve satış ağına sahip olduğu; buna
mukabil, diğer tedarikçilerin ise tüketici veri tabanına sahip olmadığı ve kısıtlı satış
pazarlama olanaklarına sahip olduğu, dolayısıyla GTŞ ile BTŞ’ler arasında rekabetçi
yarıştaki olanakların hâlihazırda zaten GTŞ lehine asimetrik olduğu göz önüne
alındığında, ENERJİSA tarafından gerçekleştirilen bu uygulamaların rekabetçi sürece
verdiği zarar daha iyi anlaşılabilecektir.
(500) GTŞ olarak ENERJİSA’nın kendine uygun filtreleme araçları sonrasında ödeme
sorunu vs gibi nedenlerle sorunlu müşterileri ayıklayıp uygun ve cazip serbest tüketici
adaylarını ilk elden kendi portföyüne aktararak kendi lehine ayrı bir avantaj sağladığı,
ENERJİSA’nın sahip olduğu ve ilgili potansiyel serbest tüketicileri portföyüne
kazandırma konusunda “nokta atış” yapma fırsatı tanıyan potansiyel serbest tüketici
veri tabanı bilgisini deklarasyon uygulaması kanalıyla ayrımcı bir şekilde kendi lehine
kullandığı da belirtilmelidir. İlgili pazarların, içinde serbest tüketicilerin olduğu bir göl
olduğu varsayılırsa, serbest tüketici limitinin altında tüketimi olması nedeniyle daha
önceden düzenlenen tarifeden elektrik enerjisi hizmeti temin eden tüketicilerin, GTŞ
tarafından bu yolla kendi portföyüne yönlendirilmesi de o gölü besleyen ana
ırmaklardan birisinin doğal akışının saptırılarak başka bir havzaya, GTŞ’nin kendi
münhasır havzasına kanalize edilmesi olarak tarif edilmesi yanlış olmayacaktır.
(501) Serbestleşmenin ana hedeflerinden birisinin esasen serbest tüketici limitinin giderek
düşürülmesi, diğer bir ifadeyle, serbest tüketici gölünü besleyen bu ana ırmağın
mümkün olduğunca büyütülmesi ve giriş çıkışların serbest olması gerektiği göz önünde
bulundurulduğunda, söz konusu davranışın rekabetçi süreci, onu besleyen unsurları

18-27/461-224
219/436

doğrudan zayıflatarak ortadan kaldırmaya yönelik bir mekanizma niteliği taşıdığı
değerlendirilmektedir. GTŞ’nin bu yöndeki uygulamaları, GTŞ’nin hâkim durumunu
kötüye kullanarak rekabeti ortadan kaldırması ve nihayetinde serbestleşmeyi
engellemesi anlamına gelmektedir.
I.6.3.2.2. Usulsüz Sözleşme ve Tarihsiz IA-02 Alınmasına İlişkin Değerlendirme
(502) Sektöre ilişkin bilgiler başlığında da ifade edildiği üzere, ülkemizdeki serbestleşme
süreci 2013 yılından sonra hız kazanmıştır. Bu bağlamda birçok tüketici, görece yeni
olan serbestleşme kavramı ve sürecinin getirdiği faydalar hakkında yeterli bilinç
seviyesine sahip bulunmamakta ve zaten tüketiciler, uzun yıllardır elektrik enerjisi
hizmetini kamu tekeli niteliğindeki bir teşebbüsten temin etmelerinden ötürü, elektrik
enerjisi hizmetinin temini konusunda alternatifler arasında tercih yapma alışkanlığını
henüz tam anlamıyla edinememişlerdir. İlgili pazarlardaki katı yapının ve yerleşik
tedarikçi lehine işleyen talep taraflı davranışsal aksaklıkların varlığı göz önünde
bulundurulduğunda, tüketicilerin ilgili pazarda asimetrik bir şekilde kendilerine
yapılacak yönlendirmelere açık durumda olduğu ve tüketiciler nezdinde halen devlet
şirketi algısını taşıyan yerleşik tedarikçi ENERJİSA’nın yapacağı yönlendirmelerin
mevcut koşullar altında çok daha muteber ve etkin bir şekilde işlediği
gözlemlenmektedir.
(503) Teşebbüste gerçekleştirilen yerinde incelemede edinilen belgelerin bir kısmı
ENERJİSA’nın sözleşme olmadan portföyüne müşteri kaydettiğini ve tarihsiz IA-02
Formu aldığını (tedarik aralıklarının, imza tarihinin, bazen de her ikisinin de eksik
olduğu durumların bulunduğu görülmüştür) göstermektedir. Belgeler arasında,
tüketicilerin sözleşmeleri olmamalarına rağmen ENERJİSA portföyüne geçirildiklerini
belirttikleri veya yanlış bilgi verilerek sözleşme imzalatılmasına ilişkin şikâyetlerin
bulunduğu da dikkat çekmektedir.
(504) Usulsüz sözleşmeler kapsamında ele alınacak ilk husus müşterilerin sözleşmeleri ve
IA-02 Form’ları olmamasına rağmen serbest tüketici portföyüne katılmalarıdır.
Örneğin, 23.11.2015 tarihli “FW: Enerjisa Sözleşme ve Sözleşme Ekleri hk.” başlıklı e-
postada (Belge 25) imzalanması gereken sözleşme ve ekleri belirtilmiş ve “Bugün
hanginiz müsait ise ekteki evrakları Selfplast (…..) ile görüşerek alır mısınız? Sözleşme
imza tarihi ya boş olmalı ya da 15.11.2016 yazmalı.” ifadeleri ile söz konusu evrakların
gün içerisinde müşteriden alınması talep edilmiştir. Burada dikkat çeken husus,
sözleşmedeki imza tarihinin ya boş bırakılması ya da e-posta tarihinden sekiz gün
önceye denk gelen 15.11.2016 tarihli olarak imzalatılmasının talep edilmesidir. Söz
konusu yazışmalar, ilgili tüketicinin serbest tüketici portföyüne 15.11.2016 tarihinde
katıldığı ancak bu işlem sırasında herhangi bir sözleşme imzalatılmadığına işaret
etmektedir. İlgili evrakların en erken 23.11.2016 tarihinde tamamlandığı
anlaşılmaktadır. Benzer şekilde “imzasız sözleşmeler hakkında..” başlıklı e-postada
(Belge 31) toplamda 27 adet imzasız sözleşmeye rastlandığı ifade edilerek, söz
konusu imzaların tamamlanması için yazışmalar gerçekleştirilmiştir. Kadıköy MHM’de
yapılan yerinde incelemede elde edilen “Haftalık Satış Toplantısı” adlı belgede yer alan
e-postada, “400 K ST” sözleşmesinin bulunmadığı belirtilmiştir (Belge 36).
(505) Geçerli sözleşme veya IA-02 Formu olmaksızın serbest tüketici portföyüne müşteri
katılması hususu müşterilerin şikayetlerine de sıklıkla konu olmaktadır. Örneğin,
“sözleşme talep eden müşteriler hk” başlıklı e-postada (Belge 30), müşteriye ceza
bedeli çıktığı bu nedenle müşterinin sözleşmesinin bir örneğini talep ettiği
belirtilmektedir. Ancak arşivde yapılan çalışmalar sonucunda müşterinin sözleşmesine
ulaşılamamış olup bu durumda ceza bedelinin (taahhütlü erken çıkış bedelinin) iptal

18-27/461-224
220/436

edilmesi gibi bir yol izlenip izlenemeyeceği tartışılmaktadır. Ayrıca, 21.11.2016 tarihli
ve “(…..) hk” başlıklı e-postada (Belge 2), sözleşme olmadan serbest tüketici
sözleşmesinin uzatıldığına ve tek zamanlı tarifeye geçirildiğine ilişkin müşteri
şikayetinin bulunduğu ve ilgili müşterinin serbest tüketici sözleşmesinin iptalini talep
ettiği anlaşılmaktadır.
(506) Yine, 26.01.2016-04.02.2016 tarihli ve “(…..) - SÖZLEŞME ÖRNEĞİ HAK” konulu e-
postada (Belge 18), müşterinin haberi olmadan serbest tüketici geçişi yapıldığına ilişkin
şikayet ile ilgili IA-02 Formu ve sözleşmeye ulaşılamadığı ifadeleri yer almaktadır.
30.09.2016 tarihli “RE: ACİL: (…..)” konu başlıklı e-postadan (Belge 21), müşterinin
sözleşmesi olmadan portföye geçirildiği, sonra hata yaptık denilerek işlemin iptal
edildiği, ancak Temmuz’da tekrar ENERJİSA portföyüne geçiş yapıldığı belirtilmiştir.
Benzer şekilde, 17.10-08.11.2016 tarihli ve “Gaziantep İl Sağlık Md-İhaleli tesisatlar”
konulu e-posta (Belge 22); 20-21.01.2016 tarihli, “(…..) - (…..) otomotiv” konulu e-
posta (Belge 23) ve 04-07.11.2016 tarihli, “EPDK (…..) Sözleşme Hk” konulu e-
postalardan (Belge 24) sözleşme olmadan müşterinin portföye geçişinin yapıldığı
anlaşılmaktadır.
(507) Müşteri şikayetleri neticesinde ilgili sözleşmelerin EPDK tarafından talep edildiği
durumlar da söz konusudur. Örneğin, 10.10.2016 ve 13.10.2016 tarihli “EPDK-(…..)
Sözleşme hak” konulu e-postalarda (Belge 15), mevcut sözleşme ile müşterinin tip 2
iken neden serbest tüketici portföyüne geçirildiğinin anlaşılamadığı ve bu nedenle
sehven geçişiniz yapılmıştır diyerek tüketim iptaline gidilmesi gerektiği belirtilmiştir.
25.08.2016 tarihli, “Re: EPDK Yazılı Savunma Talebi” konulu e-postada (Belge 17) ise
üç adet müşterinin rakiplere geçişinin haksız olarak engellendiğine ilişkin EPDK’nın
savunma istediği, bu geçişlerin kasti olmayan teknik hatalardan kaynaklandığı,
kısacası sehven yaşandığı ifade edilmiştir. 27.10.2016 tarihli ve “EPDK-(…..)
Sözleşme hak” başlıklı e-postada (Belge 4) müşterinin, bilgisi dışında ENERJİSA
serbest tüketici portföyüne geçişinin yapıldığına ilişkin şikayeti yer almaktadır. Söz
konusu şikayete ilişkin 27.10.2016 tarihli ve “EPDK-(…..)” konulu e-postada (Belge 3)
ise müşterinin 2016 yılının Mayıs ayında rakip tedarikçinin portföyüne geçtiği, bu geçiş
ile arşivden evraklar talep edildiğinde ise müşterinin Şubat ayında imzalatılmış IA-02
Formu’nun gönderildiği, Eylül ayında gerçekleşen geçişe ilişkin ENERJİSA’da geçerli
herhangi bir IA-02 Formu bulunamadığı belirtilmiştir. Dolayısıyla, müşterinin Mayıs
ayında rakip tedarikçiye geçmesinin ardından Eylül ayında, Şubat ayında imzalatılan
IA-02 Formu ile tekrar portföye alındığı anlaşılmaktadır. 12.04.2016 tarihli “RE: (…..)
no'lu tesisatın IA-02 formu talebi” konulu e-postada (Belge 5), EPDK’nın geçiş talep
edilen bir tesisata ilişkin olarak IA-02 Formu talep ettiği, formun şirketin çeşitli
bölümlerinde arandığı ancak bulunamadığı, bunun üzerine hukuk bölümü
çalışanlarının EPDK’ya bu form sunulmazsa DUY’un 30A/13-b hükmü uyarınca üç ay
süreyle portföye yeni müşteri ekleyememe riskiyle karşı karşıya kalınacağı hususunda
çalışanları uyardıkları görülmüştür. Belgelerin bulunamaması üzerine, EPDK’ya
portföy geçişinin sehven yapıldığı hususunda bilgi verilmesinin ve tüketicinin
zararlarının ödenmesinin kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır.
(508) 07.10.2016 tarihli “yetkili onayı-(…..)” konulu e-postada (Belge 13), serbest tüketici
geçişi yapılan bir müşterinin ilgili formlarında imza olmadığı anlaşılmaktadır. Ayrıca
aynı müşterinin SMS ile taahhüt uzamasının yapıldığı anlaşılmaktadır. Benzer şekilde
25.09.2016 - 06.10.2016 tarihli “EPDK-(…..) Sözleşme hak” başlıklı e-postada (Belge
14), alım satım formunda müşterinin imzasının olmadığı sadece kaşesinin bulunduğu
anlaşılmıştır, yine tarifesinin SMS ile bir yıl daha uzatıldığı görülmüştür.

18-27/461-224
221/436

(509) Yerinde incelemede elde edilen bazı müşteri şikayetleri ile ilgili ise daha detaylı bir
araştırma yapılması ihtiyacı duyulmuştur. Bu kapsamda ilgili müşterilere telefon ile
ulaşılmış ve ENERJİSA ile yaşadıkları problem hakkında daha detaylı bilgi alınmıştır.
(…..) yapılan telefon görüşmesinde, ENERJİSA ile taahhütlü herhangi bir sözleşmeleri
olmamasına rağmen tedarikçi değiştirmek istediklerinde kendilerine yüklü miktarda
çıkış bedeli yansıtıldığı, bu bedelin ödenmesi konusunda sürekli hukuk bürosundan
aranıp haciz işlemi yapılacağı konusunda rahatsız edildikleri, sözleşmeyi görmek
istediklerini söyledikleri ancak ENERJİSA’nın sözleşmenin arşivden çıkarılmasının zor
olmasını öne sürerek sunmadığı belirtilmiştir. Benzer şekilde, taahhütlü bir sözleşmesi
olmamasına rağmen (…..) tesisat numaralı müşteriye de rakip tedarikçiye geçişi
durumunda çıkış bedeli uygulanacağı belirtilmiş ancak kendisine herhangi bir
sözleşme örneği sunulamamıştır. (…..) da saha çalışanının kendilerinden habersiz
sözleşme ile (…..) serbest tüketici portföyüne geçirmesinden şikayetçi olduklarını ifade
etmiştir.
(510) Yerinde incelemelerde çok sayıda bu şekilde örneğe rastlanılması sözleşmesiz portföy
geçişlerinin sistemsel ya da teknik bir hatadan kaynaklanmadığını göstermektedir.
Nitekim 08.11.2016 tarihli “yetkili onayı-(…..)” konulu e-postada (Belge 16) yer alan;
“Bayılıyorum bu sehvenli geçiriş sonra iptallerimize144” şeklindeki ifade, yukarıdaki
belgelerde görülen hatalı geçişlerin sıkça yaşandığını göstermektedir. Söz konusu
sözleşmesiz serbest tüketici portföy geçişlerinin ilgili mevzuata aykırı olmasının yanı
sıra, müşterilerin ENERJİSA portföyüne bağlanmalarına yol açarak rakiplere pazarın
kapatılmasına neden olduğu değerlendirilmektedir.
(511) İncelemelerde dikkat çeken bir diğer bir husus ise sözleşme ve eklerindeki imza ve
tedarik tarihi aralıklarının boş bırakılmasıdır. Nitekim “FW Gizli Müşteri - 3. Hafta
Raporu” başlıklı, e-posta yazışmalarının (Belge 26) ekinde yer alan “Futurebright –
EnerjiSA – Gizli Müşteri 3. Hafta Raporu.xlsx” başlıklı dokümanda, İstanbul’daki
MHM’ye ait gizli müşteri puanlamalarının yer aldığı pivot tablolardan da sözleşme
alınırken tarih ve imza kısımlarının eksiksiz doldurulmadığı anlaşılmaktadır. Söz
konusu pivot tablolarda, gizli müşteri puanlaması için belirlenen kriterler arasında,
serbest tüketici tanımının doğru yapılması, tarifenin doğru açıklanması, sözleşmede
fiyat ve tarih bilgisinin bulunması ve IA-02 Formu’nun tüm alanlarının doldurularak
imzalanması bulunmaktadır. Ancak, hizmet merkezi özelinde değişmekle birlikte, söz
konusu alanlarda eksikliklerin bulunduğu görülmektedir. Sözleşmelerde tedarik
tarihlerinin boş bırakılmasının ve tüketiciye konu hakkında bilgi verilmemesinin çalışan
hatası olmaktan ziyade şirket politikası olduğu ise 13.10.2017 tarihli ve “Bilgilendirme”
başlıklı e-postada (Belge 28), açık bir biçimde belirtilmiştir. Zira, Kadıköy Takım
Yöneticisi’nin çalışanlarına gönderdiği söz konusu e-postada “ST yaptığımız
müşterilerimize sözleşmenin başlangıç tarihini belirtmeyelim” ifadesi bulunmaktadır.
Benzer şekilde, Kadıköy MHM’den alınan bir belgede de ( Belge 28) “Eğer sözleşmede
sadece limit altı tesisat varsa başlangıç tarihi alanı boş bırakılmalıdır.” ifadelerine
rastlanılmıştır. Ayrıca, 02.12.2015 tarihli “RE: Güncel IA-02 ve IA-03 formları hkk.”
konulu e-postada (Belge 7) B. A. tarafından gönderilen IA-02 ve IA-03 Form’larına
ilişkin açıklamalar yapıldığı e-posta ekinde (Belge 8); 21.08.2016 tarihli “IA02
FORMLARI HATIRLATMA!” konulu e-postalarda (Belge 11), beyan (deklarasyon)
alınan durumlarda sözleşmedeki ve IA-02 Form’larındaki tedarik başlangıç tarihlerinin
boş bırakılması gerektiği belirtilmiştir.

144 Vurgu daha sonra eklenmiştir.

18-27/461-224
222/436

(512) 20.01.2016 tarihli, “RE: IA-02 ve IA-03 Formları Hkk.” konulu e-postada (Belge 8) ve
25.01.2016 tarihli, “IA02 - IA03 formlarının kullanımı hk.” konulu e-posta ve ekinde yer
alan “IA02 - IA03 kullanım amaçları” başlıklı dokümanda (Belge 10) ise deklarasyon
alınan durumlarda “tüketici adına” kısmındaki tarih kısmının da doldurulmasına bir
başka deyişle imza tarihinin doldurulmasına gerek olmadığı ifade edilmiştir. Bununla
birlikte, 04.02.2016 tarihli “SATIŞ SÖZLEŞMELERİ VE FORMLARIN NASIL
DOLDURULMASI GEREKTİĞİ HK.” konulu e-postada ise (Belge 9) hukuk bölümü ile
yapılan görüşmeler sonucunda ikili anlaşma ve ekteki formlarının doldurulması ile ilgili
alınan kararlar paylaşılmış ve deklarasyon veya satış fark etmeksizin imza tarihinin
“tüketici adına” bölümündeki imza kısmına yazılacağı, ancak deklarasyonda IA-02
Formu’nun tarih aralığı kısmının boş bırakılacağı belirtilmiştir.
(513) Bu hususu daha da netleştirmek adına, Kod-A Bilişim San. ve Tic. A.Ş.’den (KOD-A)145
alınan ve yerinde incelemelerde edinilen yaklaşık 3.800 sözleşme incelenmiştir. Söz
konusu sözleşmelerin (…..)’unda imza tarihinin bulunmadığı, (…..)’sında ise IA-02
Form’larında imza tarihinin olmadığı görülmüştür. Sözleşme ve IA-02 Form’larında
imza tarihinin olmaması da rakip tedarikçilere geçişi zorlaştırabilecek bir uygulamadır.
“Sektörel Çerçeve” başlıklı bölümde detaylarıyla açıklandığı üzere, birden fazla
tedarikçinin aynı müşteriyi serbest tüketici portföyüne katmak istemesi durumunda
EPİAŞ tarafından gerekli kontroller yapılarak, geçerli ikili anlaşma veya EPİAŞ
tarafından belirlenmiş olan IA-02 Formu’nu sunan tedarikçinin ilgili müşteriyi
portföyüne alması sağlanmaktadır. Eğer her iki taraf da geçerli bir ikili anlaşma
sunuyorsa, “IA-02 formlarından imza tarihi en yakın olan tedarikçi” ilgili müşteriyi
portföyüne katmaktadır. İmza tarihlerinin aynı olması durumunda ise EPİAŞ,
tedarikçiler tarafından yapılmış kayıtları onaylamamakta ve ilgili müşteri mevcut
tedarikçisinin portföyünde kalmaya devam etmektedir. IA-02 Form’larının imza tarihinin
boş bırakılması ise, ileride yaşanabilecek ihtilaflarda ENERJİSA lehine bir avantaj
yaratma potansiyeli bulunmaktadır. Zira ENERJİSA, deklarasyonun açıklandığı
bölümde belirtildiği üzere, henüz serbest tüketici olmamış tüketicilere de ikili anlaşma
ve IA-02 Formu imzalatmakta ve bu müşteriler serbest tüketici limitini geçtiklerinde
kendilerine çeşitli kanallardan bilgi vererek onları serbest tüketici portföyüne
katmaktadır. Bu süreçte ise GTŞ daha önceden müşterilere imzalattığı anlaşma ve IA-
02 Form’larını kullanmaktadır. Bu nedenle, müşterinin ne zaman bu limiti geçeceği
imza anında bilinemediğinden, IA-02 Form’larındaki tedarik aralığı tarihlerinin boş
bırakılması makul kabul edilebilecektir. Ancak imza tarihinin boş bırakılması ihtilaf
durumunda ENERJİSA’ya avantaj sağlayabilecek, EPİAŞ’a bu form sunulurken
mümkün olan en yakın tarihin ENERJİSA tarafından yazılması sonucunda müşterinin
çalışmak istediği rakip bir tedarikçiye geçişi engellenebilecektir. Sözleşme imza
tarihinin boş bırakılması ise sözleşme kapsamında taahhütlü bir tarife seçilmesi
durumunda müşterilerin ENERJİSA’ya isteklerinden daha uzun süreyle bağlı
kalmalarına yol açabilecektir. Sözleşme tarihinin ileri bir tarih girilerek ENERJİSA
tarafından doldurulması halinde, bu imzasız sözleşmeler müşterinin fiiliyatta bir yıldan
uzun bir taahhütlü sözleşmeye bağlı kalmasına yol açabilecektir. Örneğin, ENERJİSA
bir müşteriyle 2017 Ocak ayında başlayacak 12 aylık bir sözleşme yapmış olsun,
normal şartlar altında müşteri 2017 Kasım ayında bildirimde bulunarak başka bir
tedarikçiye herhangi bir bedel ödemeden geçiş yapabilecektir. Ancak sözleşmenin
tarih kısmında 2017 Haziran tarihinin atılması ihtimalinde, müşteri 2017 Kasım ayında
ayrılmak istediğinde kendisine erken fesih hükümleri uygulanabilecek ve müşteri

145 Bazı perakende şirketlerinin serbest tüketicilerle yapmış oldukları sözleşmeleri tasnif ve muhafaza
eden ve aynı zamanda elektronik ortama aktaran bir şirkettir.

18-27/461-224
223/436

sonradan atılan 2017 Haziran tarihi nedeniyle 2018 Ocak yerine 2018 Haziran ayına
kadar ENERJİSA portföyünde kitli kalabilecektir. Diğer bir ifadeyle ilgili müşterinin
başka bir tedarikçiye geçişi daha zor hale gelebilecektir.
(514) Yerinde incelemelerde edinilen belgeler arasında imzalanan pek çok sözleşmeye
ilişkin de müşteri şikayetlerinin bulunduğu görülmektedir. Bu şikayetlerde genellikle
sözleşmelerin abone yerine yetkisi olmayan kişilere imzalatıldığı ve yeterli bilgi
verilmeden veya yanlış bilgi verilerek imza alındığına değinilmektedir. Örneğin
22.12.2016 tarihli “D2D deklarasyon” (Belge 27) başlıklı e-postada, D2D ekibinin
deklarasyon sözleşmesini abonenin kendisi yerine gelinine imzalattıklarının ve bu
nedenle müşterinin sözleşmenin iptalini talep ettiği şikayetin yer aldığı görülmektedir.
Ayrıca, 02-07.11.2016 tarihli ve “fırsat iptali hk.” konulu e-postada (Belge 6), müşterinin
serbest tüketici geçişinin sahte imza ile yapıldığı ve bu nedenle ENERJİSA tarafından
tazminat ödendiği anlaşılmaktadır. 26.09.2016 tarihli “EPDK-(…..) Hak” başlıklı e-
postadaki (Belge 12) “müşterinin sözleşmesindeki imzanın olmaması gereken bir imza
olduğu ve bu sözleşmenin talep sahibine ulaştırılması yerine hiç ulaşılmadığının
belirtilmesinin daha uygun olacağı” ifadeleri dikkat çekicidir.
(515) Benzer şikayetlerin özetlendiği 24.11.2016 tarihli ve “D2D Örnek Vakalar” başlıklı e-
postada (Belge 29), müşteriye yanlış bilgi verilerek serbest tüketici sözleşmesi
imzalatılmaya çalışıldığı bir örnek, imza atılmazsa elektriğinin kesileceği belirtilerek ve
o evdeki abone olmayan bir kişinin imzası ile sözleşme alınmayı çalışıldığı başka bir
örnek ve indirim alacaksınız denilerek abonenin eşine sözleşme imzalatıldığı böylelikle
sözleşmenin eşin üzerine geçtiği, yeni güvence bedeli tahakkuk ettiği ve hesap
numarasının değiştiği, ancak bu konuda bilgi verilmediği ve müşterinin kaçak
konumuna düştüğü başka bir örnekten bahsedilmektedir. “Satış Bilgilendirme //
Deklarasyon Müşterilerinin Talepleri Hk. (Tip 3 - Tip 1 Geçiş Talepleri)” başlıklı e-
postada (Belge 34), “Bildiğiniz gibi D2D'un aldığı deklarasyonlara istinaden Tip-3 geçişi
yapılan müşterilerden hatalı bilgilendirme nedeniyle sözleşme imzalandığı,
sözleşmenin aynı adresteki başka bir kişi tarafından imzalanmış olduğu vs. sebeplerle
sözleşmenin iptal edilmesi yönünde talepler gelmektedir.” ifadeleri ile yukarıda
bahsedilen müşteri şikayetleri bir kez daha vurgulanmış ve e-postanın devamında bu
müşterilerin MHM’lere gelerek sözleşmeyi sonlandırma taleplerinin olması durumunda
yapılacak işlemler açıklanmıştır. Ayrıca, 23.05.2016 tarihli ve “RE: sayaç devri
hakkında” başlıklı e-postada (Belge 19) müşteriye, başka bir tedarikçi ile çalışırlarsa
teknik arızalarda destek alamayacağının belirtildiği görülmüştür.
(516) Bu kapsamda, yerinde incelemede elde edilen yanlış bilgi vermek suretiyle
sözleşmeye imza alınması veya sözleşmelerin yetkisiz kişilerce imzalanmasına ilişkin
birtakım müşteri şikayetleri ile ilgili müşterilerle gerçekleştirilen telefon görüşmelerinde
daha detaylı bilgilere ulaşılmıştır. Örneğin (…..), yapılan telefon görüşmesinde,
kendisine imzalatılan belgelerin sözleşme olduğunu bilmediğini ve imzalatılan belge ile
üyelik bilgilerinin yenilendiği bilgisinin verildiğini, daha sonra değişen abone bilgileri
otomatik ödeme talimatı verilen banka sisteminde değişmediğinden faturalarının
ödenemediğini ve bu sebeple tarafına yansıtılan borca itiraz ettiğini ve bu durumun
düzeldiğini şu an ENERJİSA’dan elektrik tedarik etmeye devam ettiğini ifade etmiştir.
Yine şikayetçi müşterilerden (…..) ile yapılan telefon görüşmesinde, müşterinin yeterli
bilgi verilmeden daha yüksek tutarlı bir tarifeye geçirildiği, bu duruma itiraz ettiği ancak
durumun düzeltilmediği ve hala aynı yüksek tarife üzerinden faturalarının
fiyatlandırıldığı bilgisi edinilmiştir. Benzer şekilde, (…..) da güncelleme amacıyla üç
farklı imzayla sözleşmesinin bulunduğunu öğrendiğini şu an başka bir tedarikçiyle
çalıştığını ve ENERJİSA’dan tarafına cezai bedel yansıtıldığını ifade etmiştir. (…..) ise,

18-27/461-224
224/436

elektrik aboneliğinin babası üzerine olmasına rağmen ENERJİSA yetkililerinin eşine
sözleşme imzalattıklarını belirtmiştir.
(517) Söz konusu e-postalar ve telefon görüşmelerinden, tüketicilerin yanlış veya eksik bilgi
verilerek serbest tüketici portföyüne geçirildiği anlaşılmaktadır. Bu yazışmalar aynı
zamanda, müşterilerin sözleşmeleri imzalarken tam olarak neyi imzaladıklarından
haberdar olmadıklarını da göstermektedir. Bu halde, müşteriye gerekli bilgilendirmenin
yapılmaması müşterinin serbest tüketici hakkı kapsamında enerjisini ENERJİSA’dan
almaya yönelik sözleşmeyi imzalamasına ancak bunun sonuçları ve niteliği hakkında
bilgisinin bulunmamasına yol açmaktadır. Örneğin 27.09.2016 tarihli “RE: Bireysel
Satış Hak.” başlıklı e-postada (Belge 1) müşteri, ENERJİSA ile herhangi bir sözleşme
imzalamadığını iddia etmesine karşın arşivden ilgili sözleşmeye ulaşıldığı görülmüştür.
E-postada yer alan söz konusu ihtilaflı portföy geçişinin tüketicinin imzaladığı
sözleşmelerin tam olarak ne sözleşmesi olduğunu bilmemesinden kaynaklandığı
değerlendirilmektedir. Tüketicinin bilgisizliği sonucunda alınan sözleşmeler ise,
tüketicilerin istekleri dışında ENERJİSA’nın portföyünde yer almalarına yol açarak
rakiplere pazarın kapatılmasına neden olabilecek bir uygulamadır.
(518) Benzer şekilde, yetkisiz kişiler tarafından imzalanan sözleşmeler ile yapılan portföy
geçişlerinin de tüketicilere rakip tedarikçiye geçişleri sırasında işlem maliyeti yaratan
ve rakiplere geçişi zorlaştıran uygulamalar olduğu ifade edilmelidir. Ayrıca “(…..) sabit
tarife itirazı hk***” başlıklı e-postada (Belge 33), serbest tarifeden yararlandığı halde
çıkış bedeli talep edilen bir müşterinin şikayeti tartışılmaktadır. Müşteri serbest
tarifeden yararlanırken yenileme işleminin sabit tarifeden yapıldığı anlaşılmış, ancak
bu şekilde bir yenilemenin neye istinaden yapıldığı bulunamamıştır. Nihayetinde
müşteriye yansıtılan çıkış bedelinin iptal edilmesine karar verilmiştir. Söz konusu
yazışmalar, müşterinin haberi ve onayı olmaksızın taahhütlü bir tarifeye geçirildiğini
göstermektedir. Bu uygulamanın da rakip tedarikçilere geçişi zorlaştırabileceği, zira
tüketiciye ceza bedeli gibi bir ilave maliyet çıkardığı, tüketicinin bunu iptal ettirebilmek
için ise ilave işlem maliyetlerine katlandığı değerlendirilmektedir.
(519) Bununla birlikte, bahsi geçen yanlış bilgi verilerek veya abone olmayan kişilerle
sözleşme imzalanarak gerçekleştirilen portföy geçişlerinin baskın bir şirket politikası
olmadığı, gerçekleştirilen yazışmalarda söz konusu şikayetlerin ciddiliğine değinildiği
ve yapılan yanlış işlemlerin düzeltilmeye çalışıldığı görülmüştür.
(520) Yerinde incelemede edinilen belgeler arasında bulunan 22-23.06.2016 tarihli
“Soruşturma tablosu” konulu e-postada (Belge 20), serbest tüketici limitini geçmiş
tüketicilerin toplu olarak portföye alınması (bulk switch) ve Sarıgazi MHM Takım
Yöneticisi ile Müşteri Temsilcisi arasında gerçekleşen 03.01.2017 tarihli
yazışmalardaki (Belge 32), “bir de bu neredeyse geçmiş bunu da girebiliriz”
ifadelerinden serbest tüketici limitini geçmediği halde serbest tüketici portföyüne
katılan müşterinin olduğu görülmekle birlikte, söz konusu uygulamaların sistematik bir
biçimde gerçekleştirildiğine dair ilave bulgu ve belge bulunamamıştır.
(521) Tüm bu değerlendirmeler neticesinde, bu başlık altında incelenen davranış ve
uygulamalar kapsamında ENERJİSA’nın sözleşme olmaksızın veya imzasız
sözleşmeler ile müşterilerin serbest tüketici portföyüne geçirilmesi ve IA-02
Form’larındaki ve sözleşmelerdeki imza tarihlerinin boş bırakılması şeklindeki
uygulamalarının pazarın rakiplere kapatılmasına yönelik olduğu ve böylelikle
ENERJİSA’nın ilgili pazarlardaki hâkim durumunu kötüye kullandığı
değerlendirilmektedir.Öte yandan, müşterilere yanlış bilgi verilerek veya yetkisiz
imzalar ile yapılan ikili anlaşmaların ise müşteriler bakımından işlem maliyetleri

18-27/461-224
225/436

yaratarak rakip tedarikçilere geçişi zorlaştırabileceği, ancak bu uygulamanın genel bir
şirket politikası olmadığı değerlendirilmektedir. Bu çerçevede her ne kadar müşterilere
yanlış bilgi verilerek veya yetkisiz imzalar ile yapılan ikili anlaşmalar tespit edilmiş olsa
da söz konusu uygulamaların şirket politikalarını yansıtmamasından hareketle 4054
sayılı Kanun’un 6. maddesi kapsamında hakim durumun kötüye kullanıldığına dair
yeterli bulgu bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
I.6.3.2.3. Müşterilerin K1-K2 Portföyleri Arasında ENERJISA Lehine Olacak
Şekilde Kaydırılmasının Değerlendirilmesi
(522) ENERJİSA’nın GTŞ olmasından kaynaklı münhasır hak ve yetkilerini ilgili pazarlardaki
rekabeti kısıtlamak amacıyla koordineli bir şekilde kullandığı bir diğer uygulama, GTŞ
olmasından kaynaklı olarak düzenlenen tarifeden hizmet verdiği tüketici portföyü ile
serbest tüketici portföyü arasında kendisine avantaj sağlamak amacıyla ilgili
tüketicilerin geçişini sağlamak ancak bu esnada kendisini rekabetçi yarışın ilgili
pazarlardaki doğal koşullarından muaf tutarak ilgili pazarlardaki mevcut hakim
durumunu rekabet karşıtı bir şekilde korumasıdır.
(523) 24.10.2017 tarihinde ENERJİSA Satış Saha Müdürü U. B. K. ile Marmara Satış Bölge
Müdürü S. S. arasında geçen yazışma içinde yer alan ve ekinde “Regüleye
geçiş_Kurumsal Satış_ 2. liste.xlsx”, “130717 Ek Protokol - Geçiş
Dönemi_revizyon.docx”, “130717 Ek Protokol - Geçiş
Dönemi_YekdemsizTarife_revizyon.docx”, “Teminat İbraz Yazısı.docx”, “Tedarikçi
formu.xlsx”, “Manuel Abonelik.docx” ve “Ürün Süreci_MixMatch Ürün Süreci.pdf” isimli
dosyaların yer aldığı “FW: Satış Bilgilendirme // Regüleye Geçirilecek Sanayi
Müşterileri Yeni Liste Hk.” başlıklı e-postada şu ifadeler yer almaktadır (Belge 82):
“Regüleye geçirilmesi planlanan 2. Parti kurumsal müşteri listesini ekte
bulabilirsiniz.
Daha önce yapılan regüleye geçirme işlemlerinin aynısı 37 müşteri için de
yapılacaktır.
 Ekte bulunan 37 müşterinin abone fayda hesaplamasını “Regüleye
geçiş Kurumsal Satış 2. Liste”de bulabilirsiniz. (Abone Fayda sayfası)
Listede sarı ile işaretlenmiş costun hesaplaması ayrıca yapılacaktır.
Hesaplama yapıldığında bilgi verilecektir.
 Müşterilerin PMUM çıkış talepleri bugün içerisinde Satış Destek Ekibi
tarafından yapılacaktır. Anlaşmaya varılan ve çıkışının yapılmasını
istemediğiniz müşteriler için Satış Destek Ekibine haber vermenizi rica
ederiz. Pasife alınma işlemleri 19 Eylül’e kadar yapılacaktır.
 Ziyaret öncesinde, CRM üzerinden alınan MHM kapak çıktılarının
alınabilmesi için geliştirmeler devam etmektedir. Henüz geliştirmeler
tamamlanmadığı için MHM çıktılarının( Müşteri çıktıları) da alınması
gerekmektedir.
 Listede DFİF ile ödeyen müşteriler de yer almaktadır. Geçişi kabul
eden müşterilerin bilgisi Satış Destek Ekibi tarafından Alacak Yönetimi’ne
iletilecektir.
 Ekte P1-P2-Y2 paketleri için imzalatılması gereken Ek protokolleri
bulabilirsiniz. (Y2 paketi için “Yekdemsiz Tarife” protokolü
imzalatılmalıdır)
 Her bir müşteri için perakende portföyünde alınmış olan güvence
bedeli, regüle portföyde alınması gereken güvence bedelinden az ise
müşteriden ek teminat istenecektir. Perakende portföyünde alınmış olan

18-27/461-224
226/436

teminat bedeli regülede alınması gerekenden fazla ise herhangi bir
aksiyon alınmayacaktır.
 Regüleye geçmeyi kabul eden müşterilerin işlemleri “manuel
abonelik” şeklinde Satış Destek Ekibi tarafından yapılacaktır.
 Müşteriye Ek protokol ile birlirlikte PSS (Perakende Satış
Sözleşmesi) imzalatılacaktır.
 Manuel abonelikte dikkat edilmesi gereken noktaları ekteki “Manuel
Abonelik” dosyasında bulabilirsiniz.
 Müşterilerimize imzalatılacak Teminat yazısı ekte yer almaktadır.
 IA-02 formunu tarih alanı boş olacak şekilde imzalatılmalıdır.
 Müşterilere sistemsel ödeme yapabilmesi için müşteri ziyaretinde
belirtilen evraklara ek olarak Tedarikçi Formu’nun da imzalatılması
gerekmektedir.
 Müşteri taahhüt ettiği dönemden önce başka bir tedarikçiye geçiş
yapması durumunda müşteriye sözleşmedeki ceza prosedürü
uygulanacaktır. Bu konuda müşteriye bilgi verilmelidir.
Perakende Satış Sözleşmesi kapsamında oluşan damga vergisi ise Müşteri
tarafından ödenir; ancak Müşteri’nin ödediği bedel, ilk fark faturasına eklenir
ve Enerjisa tarafından müşteriye geri ödenir.”
(524) Yukarıda yer verilen belgeden, işbu dosya kapsamında hakkında soruşturma yürütülen
GTŞ’lerin, ikili anlaşma portföylerinde yer alan sanayi grubu müşterilerine, “ELEKTRİK
ENERJİSİ SATIŞ SÖZLEŞMESİNE EK PROTOKOL” başlıklı bir protokol imzalatarak
ilgili müşterileri GTŞ’lerin K1146 portföyüne almaya çalıştığı anlaşılmaktadır. Buna ek
olarak, yine aynı belgeden görüleceği üzere, düzenlenen tarifeye geçirilmeye çalışılan
müşterilere, sadece ikili anlaşması bulunan müşterileri ilgilendiren, söz konusu
müşterinin hangi tedarikçiden elektrik tedarik ettiğini EPİAŞ nezdinde gösteren IA-02
Formu’nun da “tarih alanı” boş olacak şekilde imzalatılması gerektiği ifade
edilmektedir.
(525) “ELEKTRİK ENERJİSİ SATIŞ SÖZLEŞMESİNE EK PROTOKOL”; Belge 82’nin
ekindeki “130717 Ek Protokol - Geçiş Dönemi_revizyon.docx” isimli dosyada şu şekilde
yer almaktadır:
“ELEKTRİK ENERJİSİ SATIŞ SÖZLEŞMESİNE EK PROTOKOL
1. Konu
Bu Ek Protokol yukarıda belirtilen tarihte ve taraflar arasında [Tarih] tarihli
Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi’ne (“Sözleşme”) ek olarak, enerji
tedariki/kapasite tahsisi yükümlülüğünün askıya alınması ve bu sürecin usul
ve esaslarını belirlemek üzere imzalanmıştır. Ek Protokol ile değiştirilen
hükümler hariç Sözleşme’nin diğer hükümleri geçerliliğini aynen korumaktadır.
2. Tedarik Yükümlülüğünün Askıya Alınması
2.1. Taraflar, karşılıklı mutabakat ile 01.08.2017 tarihinden itibaren,
Sözleşme’nin olağan sona erme süresini aşmamak kaydıyla, belirsiz süreli
olarak aşağıda belirtilen kullanım yeri için enerji tedariki ile buna bağlı olarak
tüketim bedeli ödeme yükümlülüklerinin askıya alınmasına karar vermiştir. Bu
tarihten itibaren ilgili kullanım yeri için Müşteri’ye ikili anlaşma kapsamında

146 Düzenlenen tarifeler üzerinden elektrik temin eden müşterilerin bulunduğu portföy piyasada K1 olarak
adlandırılmaktadır.

18-27/461-224
227/436

enerji tedarikine son verilecek, Müşteri, Sözleşme kapsamındaki bu kullanım
yerinin enerji tedarikini ilgili görevli tedarik şirketinden temin edecektir. Bu
kullanım yeri dışındaki –varsa- kullanım yerleri için Sözleşme aynen
uygulanmaya devam edecektir.
Tedarike ara verilen kullanım yeri: Tesisat/tekil kod
2.2. Müşteri tarafından Enerjisa’ya, tedarik yükümlülüğünün askıda kaldığı
süre (“Geçiş Dönemi”) içinde, herhangi bir zamanda bildirim yapmak suretiyle
ilgili kullanım yerini tekrar Enerjisa’nın serbest tüketici portföyüne alma ve
tedarike devam etme konusunda hak ve yetki tanınmıştır. Enerjisa, ikili
anlaşma kapsamında elektrik tedarikine devam edilebilmesi için portföy kayıt
işlemlerini mevzuatta belirtilen sürelere uygun olarak yapacak ve Müşteri’ye
tedarike başlanacak tarihi bildirecektir. Müşteri’nin kullanım yerinin tekrar
Enerjisa’nın serbest tüketici portföyüne girmesinden sonra bu kullanım yeri için
Sözleşme’ye kaldığı yerden devam edilecek olup, askıya alınan süre
Sözleşme süresine eklenmeyecektir.
2.3. Sözleşme’nin olağan süresinin sonuna kadar, Enerjisa tarafından ilgili
kullanım yerinin tekrar serbest tüketici portföyüne alınmaması durumunda
(yani Geçiş Dönemi’nin Sözleşme’nin süresinin sonuna kadar devam etmesi
durumunda), Sözleşme, bu kullanım yeri için olağan süresi sonunda
kendiliğinden sona ermiş sayılacaktır. Bu durumda taraflar, Müşteri’ye
ödeneceği belirtilen farklara ilişkin hükümler saklı kalmak üzere, birbirlerinden
ceza, tazminat vb. adlar altında bir bedel talep etmeyecektir.
3. Fatura Farkları
3.1. Düzenlemeye tabi tarife fiyatının, Sözleşme fiyatından düşük veya eşit
olması (fatura farkının eksi yönlü veya sıfır çıkması) durumunda Enerjisa
tarafından Müşteri’den herhangi bir bedel talep edilmeyecek, Müşteri
tarafından da Enerjisa’ya herhangi bir fatura düzenlenmeyecektir.
3.2. Düzenlemeye tabi tarife fiyatının Sözleşme fiyatından yüksek olması
durumunda, görevli tedarik şirketine geçen ilgili kullanım yeri için, Geçiş
Dönemi tüketimi üzerinden Müşteri’ye aşağıdaki esaslarla ödeme yapılacaktır:
3.1.1. Müşteri, görevli tedarik şirketinden enerji tedarik ettiği süre
boyunca (Sözleşme’nin olağan süresini aşmamak kaydıyla) tüketimlerine
istinaden ödediği faturaları Enerjisa’ya iletir.
3.1.2. Enerjisa tarafından düzenlemeye tabi tarife aktif enerji birim fiyatı
ile Sözleşme aktif enerji birim fiyatı arasındaki farka 2 (iki) TL/MWh eklenerek
bulunan TL/MWh birim fiyat, ilgili kullanım yerinin o aydaki tüketimleri ile
çarpılması suretiyle hesaplanır.
3.1.3. Hesaplanan tutar, Enerjisa tarafından Müşteri’ye bildirilir ve
Müşteri tarafından bildirimin yapıldığı ay içinde “Fiyat Farkı” adı altında
Enerjisa’ya fatura edilir. Fatura tutarına ayrıca KDV eklenecektir.
3.1.4. Kullanım yerinin Enerjisa’nın görevli tedarik şirketi lisansına sahip
olduğu bölge dışındaki bir görevli tedarik şirketinden enerji tedarik etmesi
durumunda 3.1.3.’te belirtilen tutar “Tazmin Bedeli” adı altında KDV’siz olarak
fatura edilecektir.

18-27/461-224
228/436

3.2. Fatura, en geç tanzim edildiği ayın son gününe kadar Enerjisa’nın elinde
olacak şekilde düzenlenir ve gönderilir. Enerjisa tarafından ödeme, en geç
faturanın teslim tarihinden sonraki 15’inci günü izleyen Perşembe günü yapılır.
Bu madde kapsamında Müşteri’ye ödeme yapılabilmesi için, Ek-1: Enerjisa
Tedarikçi Formu’nun eksiksiz doldurularak Enerjisa’ya ibrazı zorunludur.
3.3. Müşteri, Geçiş Dönemi’nin sona ermesinden sonra en geç 3 ay içinde
varsa ödenmemiş fark bedellerini (fiyat farkını/tazmin bedelini) Enerjisa’ya
fatura etmek zorundadır.
3.4. Geçiş Dönemi’nden önce Sözleşme (ikili anlaşma) kapsamında
gerçekleşen tüketimlere istinaden geriye dönük düzeltme kalemi, ek tahakkuk
vb. ödenmesi gereken bedeller, Geçiş Dönemi’nin sona ermesi beklenmeden
Müşteri’ye fatura edilir ve Sözleşme’deki esaslara uygun olarak Müşteri
tarafından ödenir.
3.5. Müşteri’nin Geçiş Dönemi içinde kullanım yeri için güç veya abone grubu
değişikliği gibi aktif enerji birim fiyatını etkileyecek bir değişiklik yapması
halinde, fark hesaplaması, değişiklikten önceki düzenlemeye tabi tarife aktif
enerji birim fiyatı üzerinden hesaplanmaya devam edilecektir.
4. Geçiş Döneminde Tarafların Yükümlülükleri
Müşteri, Geçiş Dönemi boyunca belirtilen kullanım yeri için enerji tedarikini
sadece düzenlemeye tabi tarife üzerinden, ilgili kullanım yerinin bulunduğu
bölgedeki görevli tedarik şirketinden temin etmeyi, başka bir tedarikçinin
serbest tüketici portföyüne geçmemeyi ve kullanım yerinin tekrar Enerjisa
serbest tüketici portföyüne alınabilmesi için, Enerjisa tarafından yapılacak
bildirim üzerine kullanım yerine ilişkin güncel Ek-2: IA.02 Serbest Tüketicilere
Satışlar İçin Enerji Alım-Satım Bildirim Formu usulüne uygun doldurarak,
süresi içinde Enerjisa’ya ibraz etmeyi taahhüt eder. Müşteri’nin bu
yükümlülüğe aykırı davranması halinde Sözleşme, Müşteri tarafından haksız
olarak feshedilmiş sayılır ve Sözleşme’nin haksız feshe ilişkin hükümleri
uygulanır.
5. Mahsuplaşma
Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği’nin hesapların ayrıştırılması hükümleri
uyarınca görevli tedarik şirketlerinin tarifesi düzenlemeye tabi her faaliyet ve
bu faaliyetin lisansı kapsamında sınırlandığı her bölge için ayrı hesap ve kayıt
tutmak zorunda olduğundan, Sözleşme kapsamındaki hak ve alacaklar ile
Perakende Satış Sözleşmesi’nden kaynaklanan hak ve alacaklar birbiriyle
takas veya mahsup edilemez.
6. Vergi ve Diğer Giderler
İşbu Protokol’ün akdi sebebiyle oluşabilecek damga vergisi Enerjisa tarafından
karşılanacaktır. Perakende satış sözleşmesinden kaynaklanan damga vergisi
Müşteri tarafından ödenecek, fakat bu bedel Müşteri’nin düzenleyeceği ilk
tazmin faturasında Enerjisa’ya fatura edilerek Müşteri’ye geri ödemesi
yapılacaktır.
7. Yürürlük
Bu Ek Protokol imza tarihinde yürürlüğe girmek üzere iki asıl nüsha olarak
düzenlenmiştir.

18-27/461-224
229/436

Ek-1: Enerjisa Tedarikçi Formu
EK-2: IA.02 Serbest Tüketicilere Satışlar İçin Enerji Alım-Satım Bildirim Formu”
(526) Söz konusu protokolün 2.2. maddesinden de görülebileceği üzere, tedarikçi şirket
müşteri ile yapmış olduğu ikili anlaşmayı, azami olarak yapılan ikili anlaşmanın süresi
kadar askıya almakta ve müşteriyi düzenlenen tarifeden elektrik temin edilen portföye
almaktadır.
(527) “Sektörel Çerçeve” kısmında da ifade edildiği üzere, 2016 Ocak döneminden bu yana
mesken, ticarethane ve sanayi tarifelerinde bir artış olmamıştır. Öte yandan piyasa
oyuncularının gösterge maliyeti olarak kabul edilebilecek PTF ile piyasa oyuncularına
yansıtılan YEK maliyetlerinde sürekli olarak artış görülmekte, hatta PTF ve YEK
maliyetinin toplamı özellikle sanayi müşterileri için belirlenen tarife fiyatının da üzerine
çıkmakta, bu bağlamda bu gruba yapılacak olan tedariki ekonomik olmaktan
çıkarabilmektedir.
(528) Tedarikçilerin maliyetleri ile piyasadaki fiili tavan fiyat olan tarife arasındaki makasın
daralması piyasa oyuncularının tedarik yapabilmesini zorlaştırmakta, ekonomik
hayatın dinamikleri çerçevesinde de tedarikçiler, bu duruma karşı yöntem geliştirmeye
çalışmaktadır. Piyasada uygulanan yöntemlerden biri, ilgili müşteriye verilen teklifin
piyasa şartlarında revize edilmesi, bu teklifin kabul görmemesi durumunda da ilgili
müşterinin tedarikçinin portföyünden çıkarılması ve böylece GTŞ’nin K1 portföyünden
hizmet almak durumunda bırakılmasıdır. Söz konusu yöntem hem GTŞ hem de
BTŞ’ler tarafından hayata geçirilebilmektedir. Ancak Başkent, Toroslar ve İstanbul
Anadolu Yakası elektrik dağıtım bölgelerindeki GTŞ’ler tarafından uygulanan
“ELEKTRİK ENERJİSİ SATIŞ SÖZLEŞMESİNE EK PROTOKOL” isimli protokolün ilgili
müşteriyi K1 portföyüne göndermenin ötesine geçtiği ve iki husus bakımından rekabet
karşıtı etkiye sahip olduğu değerlendirilmektedir.
(529) İlk olarak bahse konu olan protokolün “Geçiş Döneminde Tarafların Yükümlülükleri”
başlıklı 4. maddesinde şu ifadeler yer almaktadır:
“Müşteri, Geçiş Dönemi boyunca belirtilen kullanım yeri için enerji
tedarikini sadece düzenlemeye tabi tarife üzerinden, ilgili kullanım yerinin
bulunduğu bölgedeki görevli tedarik şirketinden temin etmeyi, başka bir
tedarikçinin serbest tüketici portföyüne geçmemeyi ve kullanım yerinin
tekrar Enerjisa serbest tüketici portföyüne alınabilmesi için, Enerjisa tarafından
yapılacak bildirim üzerine kullanım yerine ilişkin güncel Ek-2: IA.02 Serbest
Tüketicilere Satışlar İçin Enerji Alım-Satım Bildirim Formu usulüne uygun
doldurarak, süresi içinde Enerjisa’ya ibraz etmeyi taahhüt eder. Müşteri’nin bu
yükümlülüğe aykırı davranması halinde Sözleşme, Müşteri tarafından
haksız olarak feshedilmiş sayılır ve Sözleşme’nin haksız feshe ilişkin
hükümleri uygulanır.”147
(530) İlgili maddeyi değerlendirmeye geçmeden evvel, K1 portföyünde bulunan bir
müşterinin durumu ile ikili anlaşma yapmış olan bir müşterinin durumunu
karşılaştırmak faydalı olacaktır. Bilindiği üzere, EPDK tarafından belirlenen serbest
tüketici limitinin üzerinde tüketime sahip olan müşteriler, GTŞ’ler veya BTŞ’ler ile ikili
anlaşma yapabilmekte veya K1 portföyünde kalarak düzenlenen tarifeler üzerinden
elektrik temin etmeye devam edebilmektedir.

147 Vurgu daha sonra eklenmiştir.

18-27/461-224
230/436

(531) GTŞ veya BTŞ ile yapılan ikili anlaşmalar, temelde tüketicilere sağlanan sabit fiyat
garantisi ya da benzeri avantajlar içeren ek yararlar karşılığında belli süreler
öngörmekte, bu çerçevede ikili anlaşmanın tarafı olan müşteriler ikili anlaşmada
belirlenen süre boyunca ilgili tedarikçinin portföyünde kalma ve fesih ihbar sürelerini
gözetme yükümlülüğü altında bulunmakta, bahse konu müşteriler söz konusu
hususlara riayet etmeden tedarikçinin portföyünden ayrılmaları durumunda ise ceza
veya tazminat hükümleri ile karşı karşıya kalmaktadırlar. Diğer bir ifadeyle, ikili
anlaşma altında bulunan bir müşteriye, başka bir tedarikçinin erişmesi ve hızlı bir
şekilde kendi portföyüne alması kısıtlı olmaktadır. Buna ek olarak, ikili anlaşma altında
bulunan bir müşteri, tabi olduğu tarife üzerinden bir indirim almaktadır. Bu bağlamda,
halihazırda indirime sahip olan bir müşteriye, tedarikçilerin piyasada mevcut olan dar
marjlar kapsamında daha iyi bir indirim oranı vermesinin ve ilgili müşteriyi ikna
etmesinin güç olduğu ifade edilmelidir.
(532) K1 portföyünde bulunan müşterilerin tabi oldukları PSS’lerde GTŞ’ye karşı yerine
getirmek durumunda oldukları bir taahhüt bulunmamakta, dolayısıyla PSS
çerçevesinde elektrik temin eden ve serbest tüketici limitini geçen müşteriler anılan
taahhütlere aykırı davranma halinde üstlenilmesi gereken yaptırımlara tabi olmadan
kendilerine ikili anlaşma teklif eden tedarikçilere geçiş yapabilmektedir. Ayrıca K1
portföyünde bulunan müşteriler, fiili tavan fiyatı olan tarife üzerinden elektrik temin ettiği
için söz konusu müşterilere verilecek indirim, ikili anlaşma altında bulunan müşterilere
verilen indirime kıyasla daha ikna edici olabilecektir. Bu çerçevede devam eden
serbestleşme süreci çerçevesinde tüketimi serbest tüketici limitini geçmesine rağmen
GTŞ’lerin K1 portföyünde bulunan tüketiciler piyasa oyuncuları için önemli bir
potansiyele sahiptir.
(533) Protokolün yukarıda yer verilen maddesinde ise, hakkında soruşturma yürütülen
GTŞ’lerin ikili anlaşma içinde bulunduğu bazı müşterilerini K1 portföyüne geçirirken
söz konusu müşterilerine ikili anlaşmalarda bulunan süre, ceza ve tazminat
yükümlülükleri getirdiği görülmektedir. Diğer bir ifadeyle, ENERJİSA, PSS kapsamında
hizmet verdiği söz konusu müşterilere, aslında getiremeyeceği, ikili anlaşmalarda
tüketicilere sağlanan ek faydalar karşılığında getirilen ek taahhütlere paralel taahhüt,
süre ve ceza koşulları getirmekte ve böylece söz konusu tüketicilere bir yandan kriz
dönemlerinde düzenlenen tarife üzerinden elektrik sunabilmesinden kaynaklı
avantajları elde ederken, diğer yandan söz konusu tüketicilere diğer tedarikçilerin
hizmet sunmak için teklif götürmesinin önüne keserek, o müşteriler bakımından olası
rekabetçi yarış tehdidini kendi lehine haksız bir şekilde bertaraf etmektedir. Bu yöndeki
bir davranışın üç açıdan rekabet karşıtı olduğu ifade edilmelidir. Birinci olarak, devam
eden serbestleşme süreci kapsamında tedarikçiler için önemli bir potansiyel olan K1
portföyünün bir kısmının diğer tedarikçilere kapatılması söz konusudur. İkinci olarak,
ilgili GTŞ’lerin hem K1 hem de kendi ikili anlaşma portföylerini yönetmelerine bağlı
olarak anılan ve irdelenen protokol uygulamasını yapabilecek kapasiteye sahipken,
BTŞ’lerin böyle bir imkânının olmaması dolayısıyla, ENERJİSA’nın piyasa koşulları
çerçevesinde GTŞ olarak faaliyet gösterdiği bölgelerde kendi ikili anlaşma
portföyünden K1 portföyüne ve daha sonra tekrar kendi ikili anlaşma portföyüne geçiş
yaptırdığı tüketicilere sunulan hizmetler bakımından haksız bir kazanç ve avantaj
sağlaması gündeme gelmektedir. Son olarak ise, yeni gelişen bir olgu olan
serbestleşme kapsamında BTŞ’lerin yerleşik şirketlere kıyasla kredibilitesi daha az
olmaktadır. Mevcut durumda olduğu gibi piyasada yaşanan kriz anlarında, tedarikçiler
müşterilerini daha fazla zarar etmemek için K1 portföyüne gönderebilmekte, ancak
bağıtlanan ikili anlaşmaları süresinden önce sona erdirdikleri içinse ticari itibar kaybına

18-27/461-224
231/436

uğramaktadırlar. Söz konusu ticari itibar kaybı sadece ikili anlaşması tedarik şirketi
tarafından feshedilen tüketiciler nezdinde gerçekleşmemekte, asıl ve daha önemlisi
ticari hayat için oldukça önem arz eden itibar/şöhret etkisi (reputation effect) nedeniyle
piyasanın oldukça önemli bir kısmında tüketimine ilişkin belli bir bilinç düzeyine erişmiş
tüm serbest tüketiciler açısından gerçekleşmektedir. Bununla birlikte, ENERJİSA’nın
anılan uygulaması çerçevesinde incelenmekte olan GTŞ’ler, K1 portföyünü
yönetmenin verdiği avantajı kullanarak BTŞ’ler için geçerli olan böyle bir itibar kaybına
uğramamakta, böylelikle halihazırda yerleşik tedarikçinin lehine olan kredibilite
dengesi ENERJİSA lehine daha da bozulmaktadır.
(534) İşbu protokolün piyasada neden olduğu/olabileceği fiili ve/veya potansiyel kapatma
etkisini irdelemek için protokol çerçevesinde K1 portföyüne geçirilen müşterilerin
tüketimlerini, K1 portföyündeki tüketim ve BTŞ’lerin sahip oldukları tüketim ile
karşılaştırmak yararlı olacaktır. Aşağıdaki grafikte söz edilen karşılaştırmaya yer
verilmektedir:
Grafik 132: Başkent, Toroslar ve İstanbul Anadolu Yakası Elektrik Dağıtım Bölgelerinde Protokol
Çerçevesinde K1 Portföyüne Geçirilen Müşterilerin 2017 Yılı Tüketimi (mWh)


(…..TİCARİ SIR…..)


Kaynak: ENERJİSA
(535) Grafikten görüleceği üzere, protokol çerçevesinde K1 portföyüne geçirilen müşterilerin
2017 yılı tüketiminin GTŞ’nin K1 portföyündeki tüketime oranı, Başkent bölgesinde
(…..), Toroslar bölgesinde (…..) ve İstanbul Anadolu Yakası bölgesinde (…..) iken, K1
portföyüne geçirilen müşterilerin 2017 yılı tüketiminin BTŞ’lerin sahip oldukları tüketim
portföyüne oranı, Başkent bölgesinde (…..), Toroslar bölgesinde (…..) ve İstanbul
Anadolu Yakası bölgesinde (…..)’dir. Bu çerçevede protokol kapsamında K1
portföyüne dahil edilen müşterilerin tüketimlerinin, toplam K1 portföyü ile BTŞ’lerin
portföyüne kıyasla çok yüksek olmadığı görülmektedir.
(536) Bu oranlara ek olarak, 2017 yılında Başkent bölgesinde 81, Toroslar bölgesinde 74 ve
İstanbul Anadolu Yakası bölgesinde 76 adet tedarikçinin faaliyet gösterdiği
düşünüldüğünde148, protokol çerçevesinde K1 portföyüne geçirilen müşterilerin
tüketimlerini sadece BTŞ’lerin toplam tüketimleriyle kıyaslamak yanlış olabilecektir. Bu
sebeple ilgili bölgede BTŞ başına düşen tüketim ile protokol çerçevesinde K1
portföyüne geçirilen müşterilerin tüketimlerini karşılaştırmak gerekmektedir. Söz
konusu karşılaştırma aşağıdaki grafikte gösterilmektedir:
Grafik 133: 2017 Yılında Başkent, Toroslar ve İstanbul Anadolu Yakası Elektrik Dağıtım Bölgelerinde
Protokol Çerçevesinde K1 Portföyüne Geçirilen Müşterilerin Tüketimleri ile BTŞ Başına Düşen Tüketim
(mWh)


(…..TİCARİ SIR…..)


Kaynak: ENERJİSA

148 İlgili bölgede 2017 yılında en az üç ay satış yapan tedarikçiler dikkate alınmıştır.

18-27/461-224
232/436

(537) Grafikten de görüleceği üzere, İstanbul Anadolu Yakası hariç olmak üzere, protokol
kapsamında K1 portföyüne geçirilen müşterilerin tüketimi, ilgili bölgelerde faaliyet
gösteren BTŞ’lerin tedarikçi başına sahip oldukları tüketimin üstündedir. Bu sebeple
protokol ile koruma altına alınan tüketim miktarının bu halde bile ciddi sayılabilecek bir
seviyede bulunduğu değerlendirilmektedir. Bunun yanında her iki grafikteki değerlerin
de esasen istatistiklere doğrudan yansımayan itibar/şöhret etkisini yansıtmadığını
ancak bu etkinin piyasada BTŞ’ler aleyhine GTŞ’ler lehine orta ve uzun vadeli
sonuçlarının çok daha büyük olduğu hatırda tutulmalıdır.
(538) Protokol çerçevesinde normal şartlar altında herhangi bir engelle karşılaşmaksızın ikili
anlaşmadan yararlanabilecek tüketim miktarının, diğer tedarikçilere karşı koruma
altına alındığı görülmektedir. Protokole bağlı olarak K1 portföyüne aktarma uygulaması
çerçevesinde fiili olarak olmasa da, uygulamanın 2017 Ağustos ayında başladığı göz
önüne alındığında ilerleyen dönemde potansiyel kapama etkisine sahip olduğu
belirtilmelidir.
(539) “ELEKTRİK ENERJİSİ SATIŞ SÖZLEŞMESİNE EK PROTOKOL” isimli protokolün
rekabet karşıtı etki yarattığı değerlendirilen, “Fatura Farkları” başlıklı 3. maddesi şu
şekildedir:
“3.1. Düzenlemeye tabi tarife fiyatının, Sözleşme fiyatından düşük veya
eşit olması (fatura farkının eksi yönlü veya sıfır çıkması) durumunda
Enerjisa tarafından Müşteri’den herhangi bir bedel talep edilmeyecek,
Müşteri tarafından da Enerjisa’ya herhangi bir fatura
düzenlenmeyecektir.
3.2. Düzenlemeye tabi tarife fiyatının Sözleşme fiyatından yüksek olması
durumunda, görevli tedarik şirketine geçen ilgili kullanım yeri için, Geçiş
Dönemi tüketimi üzerinden Müşteri’ye aşağıdaki esaslarla ödeme
yapılacaktır:
3.1.1. Müşteri, görevli tedarik şirketinden enerji tedarik ettiği süre
boyunca (Sözleşme’nin olağan süresini aşmamak kaydıyla) tüketimlerine
istinaden ödediği faturaları Enerjisa’ya iletir.
3.1.2. Enerjisa tarafından düzenlemeye tabi tarife aktif enerji birim
fiyatı ile Sözleşme aktif enerji birim fiyatı arasındaki farka 2 (iki) TL/MWh
eklenerek bulunan TL/MWh birim fiyat, ilgili kullanım yerinin o aydaki
tüketimleri ile çarpılması suretiyle hesaplanır.
3.1.3. Hesaplanan tutar, Enerjisa tarafından Müşteri’ye bildirilir ve
Müşteri tarafından bildirimin yapıldığı ay içinde “Fiyat Farkı” adı altında
Enerjisa’ya fatura edilir. Fatura tutarına ayrıca KDV eklenecektir.
3.1.4. Kullanım yerinin Enerjisa’nın görevli tedarik şirketi lisansına sahip
olduğu bölge dışındaki bir görevli tedarik şirketinden enerji tedarik etmesi
durumunda 3.1.3.’te belirtilen tutar “Tazmin Bedeli” adı altında KDV’siz olarak
fatura edilecektir.
3.2. Fatura, en geç tanzim edildiği ayın son gününe kadar Enerjisa’nın elinde
olacak şekilde düzenlenir ve gönderilir. Enerjisa tarafından ödeme, en geç
faturanın teslim tarihinden sonraki 15’inci günü izleyen Perşembe günü yapılır.
Bu madde kapsamında Müşteri’ye ödeme yapılabilmesi için, Ek-1: Enerjisa
Tedarikçi Formu’nun eksiksiz doldurularak Enerjisa’ya ibrazı zorunludur.

18-27/461-224
233/436

3.3. Müşteri, Geçiş Dönemi’nin sona ermesinden sonra en geç 3 ay içinde
varsa ödenmemiş fark bedellerini (fiyat farkını/tazmin bedelini) Enerjisa’ya
fatura etmek zorundadır.
3.4. Geçiş Dönemi’nden önce Sözleşme (ikili anlaşma) kapsamında
gerçekleşen tüketimlere istinaden geriye dönük düzeltme kalemi, ek tahakkuk
vb. ödenmesi gereken bedeller, Geçiş Dönemi’nin sona ermesi beklenmeden
Müşteri’ye fatura edilir ve Sözleşme’deki esaslara uygun olarak Müşteri
tarafından ödenir.
3.5. Müşteri’nin Geçiş Dönemi içinde kullanım yeri için güç veya abone grubu
değişikliği gibi aktif enerji birim fiyatını etkileyecek bir değişiklik yapması
halinde, fark hesaplaması, değişiklikten önceki düzenlemeye tabi tarife aktif
enerji birim fiyatı üzerinden hesaplanmaya devam edilecektir.”149
(540) Daha önce de ifade edildiği üzere, değişen piyasa şartları çerçevesinde tedarikçilerin
birtakım müşterilere elektrik tedariki gerçekleştirmesi ekonomik olmamakta, buna bağlı
olarak tedarikçiler de zararına satış yapmak yerine ikili anlaşmayı sona erdirerek
müşteriyi K1 portföyüne gönderilebilmektedir. Böyle bir durumda ilgili tedarikçinin K1
portföyüne gönderdiği müşteriden gelir elde etme imkânı kalmamakta, ilgili müşteri
düzenlenen tarifelerde belirlenen fiyatlar çerçevesinde elektrik temin etmeye devam
etmektedir.
(541) Anılan protokol kapsamında ise ENERJİSA, müşterisini K1 portföyüne aktarmakla
kalmamakta, müşteri ile önceden geçerli olan ve ilerleyen dönemde de geçerli
olabilecek olan ikili anlaşmadaki fiyat hükmüyle bağlantı kurmakta, bu bağlantı
kapsamında da ikili anlaşmada belirlenen fiyatın tarifede belirlenen fiyatın altında
kalması durumunda, aradaki farkın üstüne 2 TL/MWh’lik miktarı da koyarak müşteriye
ödeme yapmayı taahhüt etmektedir. Söz konusu mekanizmanın temel dayanağının
ENERJİSA’nın ilgili bölgelerdeki K1 portföyünü yönetmesi olduğu
değerlendirilmektedir. Anılan uygulama kapsamında ENERJİSA’nın sağladığı
tasarrufa ve elde ettiği gelire aşağıda yer verilmektedir.
(542) Yapılan incelemelerde ENERJİSA’nın 2017 Ağustos-Kasım döneminde 55 sanayi
müşterisiyle anılan protokolü imzaladığı görülmüştür. Bu kapsamda söz konusu 55
müşterinin ENERJİSA ile yapmış oldukları ikili anlaşmalarda yer alan fiyatlar,
düzenlenen tarifede belirtilen fiyat, PTF+YEK maliyeti ve tedarikçilerin katlandıkları
diğer maliyetler150 dikkate alınarak bir hesaplama yapılmıştır. Yapılan hesaplamaların
sonuçları aşağıdaki tabloda paylaşılmaktadır:


149 Vurgular daha sonra eklenmiştir.
150 Diğer maliyetlerin içinde dengesizlik, profil, finansman vb. maliyetlerin yer aldığı değerlendirilmektedir
(http://petroturk.com/makale/elektrik-perakende-piyasasi-tarife ).

18-27/461-224
234/436

Tablo 7: Protokol Uygulamasından ENERJİSA’nın Elde Ettiği Fayda (TL)151
Ağu.17 Eyl.17 Eki.17 Kas.17 4 Aylık
ENERJİSA Toplam
Ödeme152
(…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Tedarike Devam Etse
Toplam Zarar153
(…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Tarifeden Kar154 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Net Etki155 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Kaynak: ENERJİSA
(543) Yukarıda yer verilen tablodan görüleceği üzere, anılan protokol uygulaması
kapsamında (…..) MWh’lik bir tüketim için ENERJİSA’nın, diğer maliyetler piyasa
ortalaması olan 13 TL/MWh alındığında (…..) TL kazanç ve gelir elde ettiği
görülmektedir. Söz konusu tasarruf ve gelir bu müşteriler bakımından ENERJİSA için
MWh başına (…..) TL’lik etkinlik doğurmaktadır. Düzenlenen tarife ile PTF+YEK
maliyeti arasındaki farkın, diğer bir ifadeyle bir tedarikçinin hem müşterisine fayda
sağlayıp hem de kar elde edebileceği marjın, 2017 Ağustos-Kasım döneminde (…..)
TL/MWh bandında seyretmesi hatta Kasım ayında negatife dönüşmesi göz önüne
alındığında, ENERJİSA’nın protokol uygulamasının ilgili müşteriler bakımından
ENERJİSA’ya ciddi bir fayda sağladığı anlaşılmaktadır.
(544) Tekrar belirtmek gerekir ki, PTF+YEK maliyetleri, bir BTŞ tarafından müşterisine
önerdiği sözleşme fiyatının üzerinde çıktığında, ilgili BTŞ’nin müşteriyi portföyünden
çıkarmak veya zararına tedarike devam etme seçenekleri bulunmaktadır. Bu bağlamda
BTŞ, itibar kaybı ve müşteri kaybı ile ticari zarar arasında bir seçim yapmak
durumundadır. İşbu uygulama kapsamında ise ENERJİSA, kontrol ettiği K1 portföyü
üzerinde bulunan “yasal tekelini” ikili anlaşma portföyüne ilişkin menfaatlerini korumak
ve artırmak için kullanmakta, böylece hem müşteri kaybetmemekte hem de ek bir
kazanç elde etmektedir.
(545) Sonuç olarak, ENERJİSA tarafından hayata geçirilen ve ayrıntıları verilen “ELEKTRİK
ENERJİSİ SATIŞ SÖZLEŞMESİNE EK PROTOKOL” isimli protokol çerçevesinde
ENERJİSA, piyasada yaşanan kriz durumu nedeniyle ikili anlaşma yapmış olduğu bir
kısım müşteriyi, BTŞ’lerin erişimini engelleyecek bir şekilde K1 portföyüne geçirmekte,
BTŞ’lerin karşılaşmak durumunda olduğu zararına tedarik veya itibar kaybı gibi riskleri
de kendi adına bertaraf etmektedir.

151 Diğer maliyetler piyasa ortalaması olan 13 TL/mWh olarak alınmıştır
(http://petroturk.com/makale/elektrik-perakende-piyasasi-tarife ).
152 Söz konusu kalem “ELEKTRİK ENERJİSİ SATIŞ SÖZLEŞMESİNE EK PROTOKOL”’de yer alan
hükümler çerçevesinde sözleşme fiyatının tarife fiyatının altında kaldığı durumlarda, iki fiyat arasındaki
farka 2 TL/mWh eklenerek ve 2017 Ağustos-Kasım döneminde ilgili müşterilerin tükettiği elektrik
miktarıyla (30.404 mWh) çarpılarak hesaplanmıştır.
153 Söz konusu kalem eğer irdelenen protokol hiç olmasaydı ve ENERJİSA ilgili müşterilere yaptığı
tedarike devam etseydi, karşılaşacağı ikili anlaşma fiyatları ve 2017 Ağustos-Kasım döneminde oluşan
PTF ve YEK maliyeti esas alınarak hesaplanmıştır.
154 ENERJİSA tarafından K1’e gönderilen müşterilerin düzenlenen tarife üzerinden tabi olduğu aktif
enerji bedeli çerçevesinde ENERJİSA’nın elde ettiği Katma Değer Vergisi düşülmüş gelir kullanılarak
hesaplanmıştır.
155 ENERJİSA’nın tedarike devam etseydi karşılaşacağı zarar ile K1 portföyünden elde ettiği gelirin
toplanması ve ortaya çıkan bakiyeden protokol kapsamında müşterilere yapılan ödemelerin
çıkarılmasıyla hesaplanmıştır.

18-27/461-224
235/436

(546) İşbu inceleme konusu uygulama çerçevesinde ENERJİSA’nın Toroslar ve Başkent
bölgesinde “sanayi grubuna yapılan elektrik perakende satış” pazarını potansiyel
olarak rakiplerine kapaması ve K1 portföyündeki yasal tekel hakkını kullanarak, ikili
anlaşmalar bakımından kendisine haksız bir avantaj sağlaması nedeniyle
ENERJİSA’nın “sanayi grubuna yapılan elektrik perakende satış” pazarındaki hakim
durumunu kötüye kullandığı değerlendirilmektedir.
I.6.3.2.4. ENERJİSA ile Tüketiciler Arasındaki Sözleşmelere İlişkin
Değerlendirme
(547) Dosya kapsamında yapılan yerinde incelemelerde alınan sözleşme örneklerinin yanı
sıra, TOROSLAR, BAŞKENT ve AYESAŞ’ın tüketiciler ile yaptıkları tip sözleşmelerin
2015 yılı başından itibaren kullanılan tüm versiyonları talep edilmiştir. Teşebbüs,
düzenlenen tarifeden enerji alan tüketiciler ile üç farklı tip sözleşme; serbest tüketiciler
ile ise 2015’ten bu yana toplamda 39 farklı tip sözleşme imzalamıştır. Bununla birlikte,
serbest tüketici abone gruplarının ise bireysel, küçük ölçekli kurumsal ve büyük ölçekli
kurumsal olmak üzere üçe ayrıldığı ve sözleşme tiplerinin buna göre farklılaştığı
görülmektedir. Aşağıda düzenlenen sözleşmeler ve serbest tüketici sözleşmeleri
başlıkları altında bu tip sözleşmeler incelenmektedir.
I.6.3.2.4.1. Düzenlenen (Regüle) Sözleşmeler
(548) Regüle müşteriler, bir başka deyişle düzenlenen tarifeden elektrik enerjisi kullanan
müşteriler ile PSS olarak adlandırılan sözleşmeler imzalanmaktadır. Dosya
kapsamındakin bilgilerden, ENERJİSA’nın üç dağıtım bölgesinde de aynı tip
sözleşmeleri kullandığı anlaşılmaktadır. 2015 yılının 8. ayına kadar alçak ve yüksek
gerilim hattına bağlı müşteriler için iki farklı tip sözleşme kullanılırken bu tarihten
itibaren tek tip PSS kullanılmaktadır.
(549) 2015 Ağustos ayına kadar kullanılan iki farklı tip sözleşmenin de endeks tespit
dönemleri ve özel trafoya ilişkin hükümler dışında temel olarak benzer hükümler
içerdiği anlaşılmaktadır. Her iki sözleşmenin de 9. maddesi uyarınca geçici bağlantı
yerleri haricinde sözleşmeler belirsiz süre için düzenlenmiştir. Ayrıca sözleşmelerin
5(d) maddesine göre, müşteri fatura bedelini belirtilen ödeme tarihlerinde
gerçekleştirmediği takdirde, son ödeme tarihini izleyen beş gün içerisinde müşteriye
bir kez daha bildirimde bulunulacak, buna rağmen fatura bedeli bildirimi takip eden beş
gün içerisinde ödenmezse müşterinin elektriği kesilecektir. Yine sözleşmelerin 5(f)
maddesi uyarınca borç ödenmediği takdirde müşteriye gecikme faizi
uygulanabilecektir. Sözleşmelerin 10(c) maddesi uyarınca ise müşteri tek taraflı olarak
sözleşmeyi sonlandırmak istediğinde yazılı başvuru yapmalıdır. Başvuruda
sonlandırma tarihi belirtilmeli ancak bu tarih başvurunun şirkete ulaşmasına müteakip
yedi günden az olmamalıdır.
(550) 2015 Ağustos ayı sonrasında ise EPDK tarafından 06.08.2015 tarihli ve 5716-1 sayılı
Kurul kararı ile standart sözleşme olarak belirlenen tip sözleşmelerin kullanıldığı
anlaşılmaktadır. Sözleşmenin 9. maddesinde fatura bildirimi ve ödemeye ilişkin
hususlar düzenlenmiştir. Bu maddedeki hükümler uyarınca, aboneye tüketim dönemi
sonunda ödeme bildirimi (fatura) tebliğ edilir. Ödeme bildiriminde, THY ve ilgili
mevzuatta yer alan unsurlara yer verilir. Tüketim dönemine ilişkin ödeme bildirimi, son
ödeme tarihinden en az on gün önce aboneye tebliğ edilir. Abone, faturada belirlenen
bedeli, faturada belirtilen ödeme merkezlerine süresi içinde ödemekle yükümlüdür.
Sözleşmenin yine 9. maddesinin devamında daha önce kullanımda olan PSS’lerin
aksine abonelerin işbu PSS’den kaynaklanan borcu nedeniyle, başka bir PSS’ye konu
kullanım yerindeki elektriğinin kesilemeyeceği düzenlenmiştir.

18-27/461-224
236/436

(551) Sözleşmenin 17. maddesi uyarınca işbu sözleşmeler, geçici kullanım yeri için
imzalanan geçici bağlantı için abonelik tesisi hariç belirsiz sürelidir. Sözleşmenin 18.
maddesi ise fesih koşullarını düzenlemektedir. Buna göre, abone sözleşmeyi şirkete
yazılı olarak veya elektronik imzayla başvuruda bulunmak suretiyle sona erdirebilir.
Başvuruda sözleşmenin sonlandırılmak istendiği tarihe yer verilmediyse, şirket
başvuruyu en geç üç iş günü içinde sonuçlandırır. Son olarak sözleşmenin 27.
maddesinde, sözleşmenin aslının şirket uhdesinde muhafaza edileceği, "aslının
aynıdır" ibaresiyle onaylanmış bir suretinin imza anında, aboneye verileceği
düzenlenmektedir.
I.6.3.2.4.2. Serbest Tüketici Sözleşmeleri
(552) ENERJİSA’nın serbest tüketiciler ile yaptığı sözleşmeler bireysel, orta ölçekli ve büyük
ölçekli kurumsal sözleşmeler olarak üç farklı kategoride sınıflandırılmıştır. Bireysel
sözleşmelerin standart/serbest tarife veya sabit tarife üzerinden imza edildiği
görülmektedir. İlgili sözleşmelerin ekinde yer verilen Müşteri Bilgilendirme Formu’nda
söz konusu tarifeler açıklanmıştır. Buna göre, standart tarifenin “ilgili mevzuat
kapsamında varsa düzenlemeye tâbi aktif elektrik enerjisi birim fiyatı da gözetilerek
ENERJİSA TOROSLAR tarafından belirlenen ve tarife dönemi süresince ÜFE (Enerji)
endeksine göre güncellenen tarife” olarak tanımlanmaktadır. 2016 yılında standart
tarifenin yerini serbest tarifenin aldığı156, serbest tarifenin taahhütsüz/belirsiz süreli
olduğu ve “ilgili mevzuat kapsamında varsa düzenlemeye tâbi aktif elektrik enerjisi
birim fiyatı da gözetilerek Enerjisa tarafından belirlenen ve birim fiyatı tarife süresince
aylık yüzde bir buçuğa kadar arttırılabilen tarife” olarak tanımlandığı görülmektedir.
Sabit tarife ise, aktif enerji birim satış fiyatının maliyet değişimlerinden etkilenmeksizin
ilgili tarife dönemi boyunca sabitlendiği tarife olarak tanımlanmaktadır.
(553) Kurumsal sözleşmeler ise sabit fiyatlı tarifeye ek olarak sabit oranlı tarife, yeşil tarife,
PTF bazlı tarife ve net tarifeler üzerinden imza edilebilmektedir. Sözleşme eklerinde
ilgili tarifelerin esasları açıklanmaktadır. Sabit oranlı tarife, sözleşme süresince
yürürlükte olan, EPDK tarafından belirlenmiş ve müşterinin tabi olduğu Görevli Tedarik
Şirketinden Enerji Alan Dağıtım Sistemi Kullanıcıları (Faaliyet Bazlı Tarife Tablosu)
Tek Zamanlı Perakende Satış Tarife Birim Fiyatı (Krş/kWh) üzerinden belli bir yüzde
üzerinden indirim uygulanması ile hesaplanacak değişken bedeldir. Yeşil tarife de sabit
bir fiyat üzerinden imzalanmaktadır. Bu tarifede ENERJİSA, sahip olduğu yenilenebilir
enerji projelerinden karbon azaltım sertifikaları geliştirmekte ve bu sertifikaların Verified
Carbon Standard (VCS) standardı çerçevesinde kayıt altına alınmasını sağlamaktadır.
Karbon azaltım sertifikaları, yenilebilir enerji projelerinden üretilen elektriğe ait karbon
emisyon azaltım haklarını temsil etmektedir. Sözleşme dönemi içerisindeki elektrik
tüketimi sonucunda gerçekleşecek olan karbon emisyonu için, elektrik tüketimine
karşılık gelen oranda ve ENERJİSA’nın hesaplamış olduğu emisyon faktörü üzerinden
belirlenecek miktarda VCS karbon azaltım sertifikası firma adına Markit kayıt
sisteminde itfa edilecek ve buna ilişkin kayıt bilgilendirmesi e-posta ile iletilecektir. PTF
bazlı tarifelerde ise anlaşılan fiyat üzerine aylara göre ENERJİSA tarafından tahmin
edilen ve sözleşme ekine eklenen PTF ile gerçekleşen PTF’ler arasındaki fark,
sözleşme birim fiyatına yansıtılmaktadır. Net tarifede ise, yerli fosil yakıtların,
yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik üretimi için kullanılması (YEKDEM) ya da
başka hammadde ve üretim çeşitlerinin elektrik üretiminde kullanılmasını teşvik etmek
amacıyla çıkarılacak kanun ve/veya ilgili mevzuat gereği piyasa katılımcılarına

156 11.05.2016 tarihli ve “YENİ TARİFE Tanımı - Toplantı Kararları” konulu e-postada da yenilenen tarife
ismi hakkında müşterilere SMS yoluyla bilgilendirme yapılması hususu tartışılmaktadır.

18-27/461-224
237/436

yansıtılacak bedeller, bu bedellerin birer maliyet unsuru olmaları sebebiyle müşteriye
tüketimi oranında anlaşılan birim fiyattan ayrıca yansıtılmaktadır.
(554) Aşağıdaki her bir kategoride uygulanan tip sözleşme örneklerinin detaylarına yer
verilmektedir.
Bireysel Kullanıcılar ile Yapılan Sözleşmeler
(555) Bireysel kullanıcı sözleşmeleri, mesken grubu ile tüketimi 400 MWh altı ticarethane ve
sanayi grubuna uygulanmakta ve yirmi dokuz farklı sözleşme tipi bulunmaktadır. 2015
ve öncesinde uygulanan sözleşmeler bakımından şirket kayıtlarından net bir tasnife
ulaşılamadığı ifade edilmiştir.
(556) Anılan sözleşmeler incelendiğinde, sözleşmelerin hepsinin belirsiz süreler için
kurulduğu anlaşılmaktadır. Sözleşmelerin bir kısmı taahhüt içermeyen standart tarife
üzerinden gerçekleştirilirken, bir kısmı da bir yıl süreli bir taahhüt içeren sabit tarife
üzerinden gerçekleştirilmiştir. Standart tarife üzerinden gerçekleştirilen sözleşmelerde,
herhangi bir cayma bedeli bulunmamakta ve genelinde müşteri dilediği zaman,
ENERJİSA ise otuz gün önceden bildirmek kaydıyla sözleşmeyi feshedebilmektedir.
Bazı sözleşmelerde ENERJİSA bakımından da herhangi bir feshi ihbar süresi
öngörülmemiştir. Bununla birlikte, standart tarife üzerinden imzalanan bazı
sözleşmelerde müşterinin farklı tarife seçmesine de olanak tanıyan hükümlerin olduğu
ve bazı sözleşme tiplerinde sözleşmenin ekinde bir “taahhüt beyanı” metninin
bulunduğu görülmüştür. Bu sözleşmelere göre, süreli tarifenin sona ermesi halinde 30
gün önce yeni tarife koşullarının açıklandığı bir bildirim yapılacaktır. Tüketiciler
bildirime onay verebileceği gibi başka bir tarife seçme veya sözleşmeyi feshetme
imkanına sahiptir. Ancak tüketici 30 gün içinde bunlardan herhangi birini yapmazsa,
TKHK kapsamındaki tüketiciler için standart tarifeden sözleşme devam edecek, TKHK
kapsamında olmayan tüketiciler bakımından ise yeni süreli tarife yürürlüğe girecektir.
(557) Standart tarife üzerinden düzenlenen sözleşmelerde ise bir yıllık bir taahhüt süresinin
öngörüldüğü, bazı sözleşmelerde müşterinin dilediği zaman, ENERJİSA’nın ise otuz
gün önceden bildirmek kaydıyla sözleşmeyi feshedebileceğine ilişkin hükümler yer
alırken, bazı sözleşmelerde her iki taraf için de feshi ihbar süresinin öngörülmediği
anlaşılmaktadır. Süreli tarifenin yenilenmesi hususunda da sözleşmeler arasında
farklılıkların bulunduğu görülmektedir. Yeni süreli tarife şartlarının otuz gün öncesinden
müşteriye bildirileceği her sözleşmede düzenlenen bir husus olmakla birlikte, otuz gün
içinde müşterinin bildirim karşısında tarifeye onay vermek, başka bir tarife seçmek
veya sözleşmeyi feshetmek gibi alternatif yöntemlerden birine başvurmadığı
durumlarda yenilemenin gerçekleşip gerçekleşmeyeceği sözleşmelerde farklılık
göstermektedir. Sözleşmelerin bir kısmında müşterinin sessiz kalmasının yeni tarifeye
onay vermek anlamına geldiği açıkça belirtilmiş, bir kısmında bu yöntemlerden
herhangi birinin otuz gün içerisinde seçilmemesi halinde yeni süreli tarifenin geçerli
olacağı öngörülmüş, bazılarında müşterinin sessiz kalması halinde ise müşterinin
taahhütsüz standart tarife üzerinden elektrik almaya devam edeceği düzenlenmiştir.
Taahhüt bitiminden önce sözleşmenin sonlanması halinde sözleşmelerin bir kısmı
tüketiciye verilen ek menfaat ve indirimlerin cezai bedel olarak tahsil edileceğini,
bununla birlikte söz konusu ek menfaat ve indirimler ile sözleşme gereği henüz
tahakkuk etmemiş toplam bedellerden hangisi müşteri lehine ise onun cezai bedel
olarak uygulanacağını öngörmektedir. Bir kısım sözleşmede ise o zamana kadar
tahakkuk etmiş olan en yüksek fatura bedelinin iki katının cezai bedel olarak talep
edileceği hüküm altına alınmıştır.

18-27/461-224
238/436

(558) 2016 yılındaki sözleşmeler incelendiğinde, bu sözleşmelerin de belirsiz süreler için
akdedildiği anlaşılmaktadır157. Sözleşme metinlerinin temel olarak serbest tarife
çerçevesinde kaleme alındığı, ancak bazı hükümlerde taahhütlü tarifelerin seçilmesi
durumunda uygulanacak yöntemlerin belirlendiği anlaşılmıştır. Bununla birlikte,
taahhüdün süresi, erken çıkış bedeli gibi detayların esasen sözleşme ekinde yer alan
“taahhüt formu” ile düzenlendiği anlaşılmıştır. Fesih hükümlerini düzenleyen 9.1.
madde uyarınca, müşteri herhangi bir zamanda, ENERJİSA ise en az 30 gün önceden
yazılı bildirimde bulunmak suretiyle sözleşmeyi feshedebilecektir. Bununla birlikte
varsa taahhüt koşullarının saklı olduğu hüküm altına alınmıştır. Sözleşmelerin 9.2.
maddesinde ise, müşterinin taahhütlü bir tarife seçmesi durumunda ve taahhüt süresi
içinde sözleşmeye uygun olarak herhangi bir fesih bildiriminde bulunulmaksızın
sözleşme kapsamındaki kullanım yeri/yerlerinin başka bir tedarikçinin talebi üzerine o
tedarikçinin portföyüne geçmesi halinde, geçişi yapılan kullanım yeri/yerleri için
sözleşmenin, geçiş tarihi itibarıyla müşteri tarafından haksız olarak feshedilmiş
sayılacağı, taahhüt kapsamında müşteriye yansıtılacak erken çıkış bedelinin ise
feshedilen her bir kullanım yeri için ayrı hesaplanacağı belirtilmiştir. Bunun dışında
erken çıkış bedelinin hesaplama yöntemine ilişkin başkaca bir açıklamaya yer
verilmemiştir. Bu bedelin nasıl hesaplanacağı, ekte yer alan taahhüt beyanında şu
şekilde düzenlenmiştir:
“5. Taahhüt süresi bitmeden önce taahhüdü veya Sözleşme’yi sona erdirmek
istemem halinde sona erme tarihine kadar tarife kapsamında, www.epdk.org.tr
adresinden EPDK tarafından belirlenen düzenlemeye tabi tarife birim fiyatlarını
takip edebileceğim konusunda bilgilendirilmiş olduğumu, EPDK tarafından
belirlenen düzenlemeye tabi tarife esas alınarak uygulanmış olan indirim
tutarları (sona erdirme tarihine kadar EPDK tarafından belirlenen düzenlemeye
tabi tarife uygulanmış olsaydı tahakkuk edecek bedel ile Taahhütlü Tarife
kapsamında tahakkuk etmiş bedel arasındaki fark) ile ilave bir mal veya hizmet
verilmesi durumunda söz konusu malın/hizmetin bedelinin tahsil edilmemiş
kısımlarının toplamı ve ücretsiz olarak ilave bir mal veya hizmet verilmiş olması
durumunda ise söz konusu malın/hizmetin bedelini de içeren bedeli, Enerjisa
tarafından düzenlenecek faturanın/ödeme ihtarının tarafıma tebliğinden itibaren
en geç 10 (on) gün içerisinde ödemekle yükümlü olduğum hususunda
bilgilendirildiğimi, Sözleşme gereği henüz tahakkuk etmemiş toplam bedeller
yukarıda belirtilen bedellerden daha düşük ise, ilgili bedel olarak yukarıdaki
tutarların değil lehime olan tahakkuk etmemiş toplam bedellerin dikkate
alınacağını, (TKHK kapsamında Tüketici sayılmayanlara bu hüküm
uygulanmaz.)
6. Ayrıca taahhüt süresi bitmeden önce taahhüdü veya Sözleşmeyi sona
erdirmek istemem halinde, tarafıma sağlanan ek menfaatlere ilave olarak, sona
erme tarihine kadar gerçekleşen tüketim üzerinden o ana kadar tahakkuk etmiş
olan aylık en yüksek fatura tutarının 2 (iki) katı oranında erken çıkış bedelini,
sona erme tarihine kadar henüz Enerjisa’da elektrik tüketimimin bulunmaması
halinde ise, Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi kapsamında verilen/Perakende
Satış Sözleşmesi kapsamında güncellenerek aktarılan teminat tutarında erken
çıkış bedelini Enerjisa tarafından düzenlenecek faturanın/ödeme ihtarının
tarafıma tebliğinden itibaren en geç 10 (on) gün içerisinde ödemekle yükümlü
olduğum hususunda bilgilendirildiğimi (TKHK kapsamında Tüketici olanlara bu
hüküm uygulanmaz.”

157 Bu hüküm genel olarak sözleşmelerin 3.1. maddesinde yer almaktadır.

18-27/461-224
239/436

(559) Sözleşmenin 9.3. maddesinde ise, müşterinin, en geç portföy geçişinin yapıldığı
tarihten itibaren iki ay içinde ENERJİSA portföyüne geri dönmek için gerekli belgeleri
ibraz ederek başvuruda bulunması halinde ENERJİSA’nın takdiri ile erken çıkış
bedelinin iptal edilebileceği düzenlenmiştir.
(560) 2016 yılında uygulamada olan sözleşmelerde, yeni bir süreli tarifenin müşteriye
bildirilmesi ve devamında geçekleşecek yenileme işlemi, sözleşmelerin 4.2.
maddesinde şu şekilde belirlenmiştir:
“Müşteri’nin seçtiği süreli bir tarifenin sona ermesi halinde, yeni süreli ve/veya
süresiz tarife fiyatı, tarife döneminin sona ermesinden en az 30 (otuz) gün önce
“Bildirimler” başlıklı madde uyarınca Müşteri’ye Sözleşme’de yazılı herhangi bir
iletişim bilgisi üzerinden bildirilir. Müşteri, bildirilen yeni süreli (taahhütlü)
tarifenin uygulanmasına “Bildirimler” maddesi uyarınca onay verebileceği gibi,
bu süre içerisinde başka bir tarifeyi seçebilir veya Sözleşme’yi tarife döneminin
sonunda etkili olmak üzere sonlandırabilir. Sözleşme’de yazılı olan bir iletişim
bilgisi üzerinden Müşteri’ye ulaşılamaması veya Müşteri’nin bildirim üzerine
belirtilen süre içerisinde anılan seçeneklerden hiçbirini açıkça seçmemesi
durumunda Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun (TKHK) kapsamında
tüketiciler için bildirimde belirtilen o tarihteki güncel Serbest Tarife üzerinden
enerji tedarikine devam edilir; TKHK kapsamında olmayan tüketiciler için ise
bildirilen yeni fiyat üzerinden aynı süreyle süreli tarife yenilenmiş sayılır.”
(561) Bu noktada, TKHK kapsamında olan ve olmayan tüketiciler bakımından bir ayrım
yapıldığı anlaşılmaktadır. TKHK kapsamındaki tüketicilerin bildirilen tarifeye açıkça
onay vermemesi, farklı bir tarife seçmemesi veya sözleşmeyi sonlandırmaması halinde
sözleşme serbest tarife üzerinden devam etmektedir. Tüketici TKHK kapsamında
değilse ve yukarıda belirtilen aksiyonlardan birini almadıysa, bir başka deyişle sessiz
kaldıysa, müşteri yeni süreli tarife üzerinden hizmet almaya devam etmektedir. Bu
müşteriler bakımından taahhütler yenilenmektedir. Bildirimin yapılacağı kanallar ise,
sözleşmelerin 10. maddesinde düzenlenmektedir. Bu maddeye göre, bildirimler
fatura/ödeme bildirimi üzerine yazılmak suretiyle ve/veya sözleşmede belirtilen iletişim
bilgilerinden herhangi birisi üzerinden yapabilmektedir. Müşteri, kendisi tarafından özel
şifre girilerek kullanılabilecek olan ENERJİSA’nın online hizmetler merkezi ya da SMS,
MMS, ses kaydı, e-posta, posta ve kalıcı veri saklayıcısı niteliğinde olan benzeri
bildirim kanalları kullanılarak gerçekleştirilecek işlemlerde yöneltilecek talepler ile
ENERJİSA tarafından aynı kanallar üzerinden sunulacak yeni tarife, kampanya/ürünler
dahil olmak üzere her türlü öneri ve değişiklik ile ilgili vereceği onayların kendi iradesini
yansıttığını kabul etmektedir.
(562) 2017 yılında uygulamaya konan sözleşmelerin yine belirsiz süreli olduğu, feshe ilişkin
hükümlerin aynen korunduğu, müşteriye yapılacak bildirimlerin yukarıda belirtilen
kanallar ile yapılmasına devam edildiği anlaşılmaktadır. Önceki sözleşmelere benzer
şekilde taahhütlü bir tarifenin bitiminden önce sözleşmenin feshedilmesi halinde erken
çıkış bedeli talep edilebileceğinin düzenlendiği görülmekle birlikte, sözleşme eklerinde
taahhüt beyanı bulunmadığından söz konusu erken çıkış bedelinin nasıl
hesaplanacağını sözleşme ve eklerinden anlaşılmamaktadır. 2017 yılında
kullanılmaya başlanan sözleşmelerin öncekilerden iki temel farklı bulunmaktadır.
Bunlardan ilki süreli tarifelerin yenilenmesi yöntemi, ikincisi ise Ön Sözleşme usulüdür.
(563) Süreli bir tarifenin yenilenmesi hususunda, 2017’de yürürlüğe giren sözleşmelerin
TKHK kapsamındaki ve TKHK kapsamında olmayan tüketiciler bakımından geçerli
olan farklı tarife yenileme hükümlerinin kaldırıldığı ve tüm müşteriler bakımından

18-27/461-224
240/436

yeknesak bir uygulamaya geçildiği anlaşılmaktadır. Sözleşmelerde müşterinin yeni
süreli tarifeye ilişkin bir bildirim karşısında herhangi bir aksiyon almamasının yeni
tarifenin reddedilmesi anlamına geleceği açıkça belirtilmiştir. Müşterilerin açıkça
onaylamaması halinde sözleşmenin taahhütsüz tarife olan serbest tarife üzerinden
devam edeceği düzenlenmiştir. Söz konusu hüküm 2017 Nisan-Eylül aralığında
yürürlükte olan sözleşmelerde ve halen uygulanmakta olan tip sözleşmelerde aynı
şekilde yer almaktadır. Söz konusu hükmün tamamına aşağıda yer verilmektedir:
“Müşteri’nin seçtiği süreli bir tarifenin sona ermesi halinde, yeni süreli ve/veya
süresiz tarife fiyatı, tarife döneminin sona ermesinden en az 30 (otuz) gün önce
“Bildirimler” başlıklı madde uyarınca Müşteri’ye Sözleşme’de yazılı herhangi bir
iletişim bilgisi üzerinden bildirilir. Müşteri, bildirilen yeni süreli (taahhütlü)
tarifenin uygulanmasına “Bildirimler” maddesi (m. 10.3) uyarınca onay
verebileceği gibi açıkça veya sessiz kalmak suretiyle teklifi reddedebilir.
Müşteri’ye yeni bir süreli (taahhütlü) bir tarife teklifi yapılmaması, Sözleşme’de
yazılı olan bir iletişim bilgisi üzerinden Müşteri’ye ulaşılamaması veya
Müşteri’nin bildirim üzerine belirtilen süre içerisinde süreli (taahhütlü) tarife
teklifini onaylamaması halinde bildirimde belirtilen o tarihteki güncel Serbest
Tarife koşulları üzerinden enerji tedarikine devam edilir.”
(564) Ayrıca, 2017’de yürürlüğe giren tüm sözleşmeler ile birlikte deklarasyon uygulamasının
detaylarını daha belirginleştiren bir Ön Sözleşme de imza edilmektedir. Söz konusu
sözleşmenin detaylarına “Deklarasyon Uygulaması” başlığı altında yer verilmiştir.
Kurumsal Kullanıcılar ile Yapılan Sözleşmeler
(565) Tüketimi 400 MWh ve üzerinde olan tüketiciler kurumsal müşteriler olarak
değerlendirilmektedir. Kurumsal müşteriler de kendi arasına bölgelere göre farklılaşan
tüketim miktarlarına göre orta ölçekli kurumsal müşteriler ile büyük ölçekli kurumsal
müşteriler olarak ikiye ayrılmaktadır. Bununla birlikte, orta ve büyük ölçekli müşteriler
bakımından müşterilerden gelen talepler doğrultusunda sözleşmelerde farklılıklar
yapılabildiği de ayrıca belirtilmiştir. Kurumsal sözleşmeler ile ilgili dikkat çeken husus,
orta ve büyük ölçek tanımının bölgeden bölgeye ve dönemden döneme değişiklik
gösterdiğidir. Örneğin, 2015 yılında tüketimi, Başkent ve Ayesaş bölgesi için 4.500
MWh’a, Toroslar bölgesi için 6.000 MWh ve Gediz ile Akdeniz bölgeleri için 8.000
MWh’a kadar olan tüketiciler için orta ölçek için geçerli tip sözleşmeler kullanılmaktadır.
Bu limitin üzerindeki müşteriler ile büyük ölçekli kurumsal müşteriler ile imzalanan tip
sözleşmelerin akdedildiği anlaşılmaktadır. 2016 yılında bazı bölgeler bakımından
tüketim limitlerinin arttırıldığı görülmüştür. Bununla birlikte, 2017 yılının üçüncü
ayından itibaren kullanılmaya başlanan sözleşmelerde bu şekilde bir üst limitin
bulunmadığı görülmüştür. Aşağıda imzalanan tip sözleşmeler orta ve büyük ölçekli
kurumsal müşteriler ayrımında detaylı bir biçimde değerlendirilmektedir.
(566) Orta ölçekli kurumsal müşteriler ile imzalanan sözleşmelerin ekleri ile bir bütün olduğu,
süre, tarife, yıllık tüketim programı ve teminat gibi koşulların ekte yer alan formlar ile
düzenlendiği anlaşılmaktadır.
(567) 2015 yılında uygulanan sözleşmelerde sözleşmenin süresine ilişkin hüküm şu
şekildedir:
“Sözleşmenin süresi Ek-2’de belirtilmiştir.
İşbu Sözleşme imza tarihinde yürürlüğe girer. Taraflar’dan herhangi biri,
Sözleşme süresinin sona ermesinden en az 2 (iki) ay önce diğer tarafa
Sözleşme’yi devam ettirmeme yönündeki iradesini yazılı olarak karşı tarafa

18-27/461-224
241/436

tebliğ etmediği takdirde, Sözleşme, hüküm ve şartları aynen geçerli olmak üzere
birer yıllık süreler ile kendiliğinden uzar. Ancak kendiliğinden uzama neticesinde
oluşacak toplam süre, Sözleşme’nin imza tarihinden itibaren beş yılı aşamaz.
Taraflar, anılan beş yıllık toplam sürenin bitmesinden önce ya da sonra bir araya
gelerek karşılıklı müzakere sonucunda yeni bir sözleşme akdedip
akdetmemekte serbesttir.”
(568) Ekte ise sözleşmenin süresine ilişkin olarak, başlangıç ve bitiş tarihlerinin boş
bırakıldığı görülmüş, dolayısıyla sözleşmenin süresinin imza esnasında taraflarca
kararlaştırıldığı anlaşılmıştır.
(569) Sözleşmelerin feshi ise 12. maddede aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir:
“Taraflardan herhangi birinin ilgili mevzuat ve/veya Sözleşme hükümlerine
aykırı hareket etmesi halinde diğer Taraf yazılı bildirimde bulunarak, verilecek
10 (on) günlük süre içerisinde yükümlülüğün yerine getirilmemesi/ihlâlin
durdurulmaması/giderilmemesi/ihlâl sonuçlarının ortadan kaldırılmaması
halinde Sözleşmeyi derhal etkili olmak üzere feshetme hakkına haizdir.
Yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle Sözleşme feshedildiği takdirde
Müşteri, feshin yapıldığı ay içerisinde Elektrik Piyasası Dengeleme ve
Uzlaştırma Yönetmeliği uyarınca mümkün olan en yakın tarihte geçerli olmak
üzere Aesaş tarafından PYS üzerinden Aesaş’ın portföyünden çıkartılacaktır.
Taraflardan birinin iflas etmesi veya bir sermaye şirketi olarak (kendi isteği ile
başka bir şirketle birleşme veya yeniden kuruluş halleri dışında) tasfiyeye
gitmesi durumunda taraflar Sözleşmeyi tek taraflı yazılı bildirim ile derhal
feshedebilirler.
Bununla birlikte, Kullanım Yerleri’nin Sözleşme’de belirtilen indirime esas tarife
grubunun Sözleşme süresi içerisinde değişmesi durumunda 5 (beş) gün
içerisinde Müşteri Aesaş’ı yazılı olarak bilgilendirecektir. Böyle bir durumda
Taraflar bir araya gelerek Sözleşme şartlarını gözden geçirecektir. Değişecek
koşullarla ilgili mutabakat sağlanamaması durumunda Tarafların sözleşmeyi
yazılı bildirimi takiben 2 (iki) ay sonunda tazminatsız olarak feshetme hakkı
mevcuttur.
Toptan elektrik enerjisi teminindeki güçlükler/imkânsızlıklar, serbest toptan
elektrik enerjisi piyasası fiyat artışlarının düzenlemeye tabi perakende satış
elektrik fiyatına aynı oranda yansıtılmaması, düzenlemeye tabi perakende satış
elektrik fiyatının belirlenmesinde Sözleşme imza tarihi itibariyle geçerli olan
bazın EPDK tarafından değiştirilmesi, Müşteri’nin Sözleşmenin imzalanması
aşamasında Aesaş’a sunmuş olduğu geçmiş dönem üç zamanlı tüketimlerinin
saatlik elektrik tüketim dağılımında Aesaş’ın enerji tedarik maliyetlerini olumsuz
yönde etkileyecek şekilde bir değişiklik olması, ilgili mevzuat hükümlerinde
yapılan değişikliklerin Sözleşmedeki ticari şartları Aesaş aleyhine olacak şekilde
etkilemesi veya Aesaş’ın tedarik olanaklarını aksatacak veya güçleştirecek
benzeri durumlarda, söz konusu durumun 30 (otuz) günü aşması veya
aşacağının anlaşılması halinde, Aesaş yeni Sözleşme şartlarını ve/veya yeni
birim bedeli Müşteri’ye bildirecektir. Müşteri, Aesaş’ın bildirdiği yeni şartlara
ve/veya birim bedele ilişkin olarak bildirimin ulaşmasından itibaren 10 (on) gün
içinde yazılı olarak cevap vermez ya da açıkça reddetmezse şartları ve/veya
birim bedeli kabul etmiş sayılır. Müşteri’nin şartları ve/veya birim bedeli açıkça
reddetmesi hâlinde, Aesaş, Sözleşmeyi, yazılı bildirimde bulunarak derhâl etkili
olmak üzere feshetme hakkını haizdir. Bu şekilde Sözleşmenin feshi halinde,

18-27/461-224
242/436

Müşteri, fesih bildiriminin yapıldığı ay içerisinde Elektrik Piyasası Dengeleme ve
Uzlaştırma Yönetmeliği uyarınca mümkün olan en yakın tarihte geçerli olmak
üzere Aesaş tarafından PYS üzerinden Aesaş’ın portföyünden çıkartılacaktır.
Sözleşme’nin işbu 12. maddenin ilk paragrafı uyarınca Taraflardan birinin
kusuru nedeniyle feshi halinde veya Taraflardan birinin haklı bir sebep
olmaksızın sözleşmeyi feshetmesi halinde, Sözleşme’nin feshine sebep olan
taraf, diğer tarafın karşılaştığı doğrudan ve dolaylı tüm zararlara ek olarak,
Sözleşme’nin/ek protokolün imza tarihinden itibaren Müşteri adına düzenlenen
en yüksek elektrik faturası tutarının iki katı kadar meblağı diğer tarafa ödemekle
yükümlü olacaktır.”
(570) 2015 Nisan ve 2016 Ocak aralığında kullanılan sözleşmelerde ise kamu kurumları ve
özel şirketler bakımından feshe ilişkin farklılıklar olduğu görülmektedir. Kamu kurumları
ile yapılan sözleşmelerde yukarıda belirtilen madde hükmünün son paragrafında yer
alan ceza şartına yer verilmediği ve ilaveten sözleşme sona erme tarihinden önce
tarafların karşılıklı mutabakatı ile sözleşmenin sonlandırabileceğinin düzenlendiği
anlaşılmıştır. Ayrıca, kamu kurumları ile yapılan sözleşme ekinde teminata ilişkin
bölümlere yer verilmediği görülmüştür.
(571) 2016 yılında ise kamu kurumları ile özel şirketler arasında sözleşmenin feshindeki
cezai şartlara ilişkin öngörülen farklılığın kaldırıldığı, kamu kurumları bakımından da
aynı cezai şartın getirildiği görülmüştür. Bununla birlikte kamu kurumları ile yapılan
sözleşmelerde yer alan karşılıklı mutabakat ile sözleşmenin feshine ilişkin hükmün ise
tarafların iki ay önceden bildirmek kaydıyla sözleşmenin feshedilebileceği şeklinde
değiştirildiği anlaşılmıştır. Ayrıca hem kamu hem de özel kurumlar ile yapılan
sözleşmelere “Sözleşme’nin sona ermesine ilişkin haklı nedenler işbu Sözleşme’de
açıkça belirtilenlerle sınırlıdır.” şeklinde bir hükmün eklendiği görülmüştür. 2016 Mayıs-
Eylül ayında uygulanan sözleşmelerdeki kamu ile özel şirketler bakımından ayrı
sözleşme uygulamasının kaldırıldığı anlaşılmıştır.
(572) 2016 Eylül ve Kasım aralığında uygulanan sözleşmelerde ise fesih ve cezai şartlara
ilişkin hükümlerin korunduğu ancak sözleşmenin süresinin yenilenmesi ile ilgili
değişiklik yapıldığı anlaşılmıştır. Sözleşmelerin yukarıda belirtilen önceki
versiyonlarında yer alan metnindeki “Taraflar’dan herhangi biri, Sözleşme süresinin
sona ermesinden en az 2 (iki) ay önce diğer tarafa Sözleşme’yi devam ettirmeme
yönündeki iradesini yazılı olarak karşı tarafa tebliğ etmediği takdirde, Sözleşme,
hüküm ve şartları aynen geçerli olmak üzere birer yıllık süreler ile kendiliğinden uzar.
Ancak kendiliğinden uzama neticesinde oluşacak toplam süre, Sözleşme’nin imza
tarihinden itibaren beş yılı aşamaz. Taraflar, anılan beş yıllık toplam sürenin
bitmesinden önce ya da sonra bir araya gelerek karşılıklı müzakere sonucunda yeni
bir sözleşme akdedip akdetmemekte serbesttir.” şeklindeki hüküm kaldırılmıştır.
Sözleşme ekinde sözleşmenin yenilenmesinin ancak tarafların mutabakatı ile mümkün
olacağını düzenleyen şu ifadeye yer verilmiştir:
“Sözleşme, imzalandığı tarihte yürürlüğe girer, enerji tedarikine başlandığı,
...../....../...... tarihinde başlanır ve Tarafların mutabakatı ile uzatılmadığı sürece
....../......./........ tarihi gün sonunda sona erer.”
(573) Kasım 2016 - Ocak 2017 döneminde uygulanan sözleşmelerde ise sözleşme ekindeki
PTF bazlı tarife uygulamaları kapsamındaki üç aylık tüketim dönemlerini takiben
taraflardan birince yapılan değerlendirmelerde pozitif bir farkın oluşması ve birim fiyata
bu yönde ekleme yapılması durumu için müşteriye tanınan fesih hakkı cezai şartın

18-27/461-224
243/436

kapsamı dışında tutulmuştur. Bu durumda müşterinin bir ay önceden bildirimde
bulunmak kaydıyla sözleşmeyi feshedebileceği düzenlenmiştir.
(574) 2017 yılının üçüncü ayından itibaren uygulanan sözleşmelerde, yukarıda belirtildiği gibi
PTF bazlı tarifeler bakımından cezai şart bakımından getirilen istisna sözleşme ekinde
korunmuştur. PTF bazlı tarife ise, sözleşme ekinde şu şekilde açıklanmıştır:
“Perakende Satış Tarifesi Birim Fiyatı ............ Krş/kWh’tır. Enerjisa tarafından
aylara göre tahmin edilen “Piyasa Takas Fiyatları” (“PTF”) (Bu tarife’nin
seçilmesi halinde “EK-4” olarak Sözleşme’ye eklenecektir) ile gerçekleşen
PTF’ler arasındaki fark, aşağıdaki hükümlere göre Sözleşme birim fiyatına
yansıtılacaktır.
Anılan fark, aylık tahmini PTF’ler ile gerçekleşen PTF’lerin aylık aritmetik
ortalamalarının arasındaki tutarı ifade eder. Aylık farkların ilgili aylara karşılık
gelen tüketimler ile çarpılması sonucu bulunan negatif/pozitif fark tutarı,
Müşteri’nin geçmiş 3 (üç) aylık tüketim dönemi için uygulanmak üzere
hesaplanarak takip eden faturasına yansıtılır.”
(575) Söz konusu PTF farklarının nasıl yansıtılacağı ise yine sözleşme eklerinde yer alan
“Müşteri Bilgilendirme Formu”nda açıklanmıştır:
“Tahmini PTF’ler ile gerçekleşen PTF’ler arasındaki farkın hesaplanması ve
Müşteriye 3 (üç) aylık tüketim dönemleri halinde yansıtılması aşağıdaki
örnekteki şekilde gerçekleşecektir:
3 (üç) aylık tüketim dönemi; Müşteri’nin ilgili Kullanım Yeri/Yerlerinin Elektrik
Piyasası mevzuatı uyarınca mümkün olan sürede Enerjisa’nın portföyüne
alındığı tarih itibariyle başlar.
Örnek158: Müşteri’nin Enerjisa’da 3 (üç) aylık bir tüketim dönemi
bulunmaktadır. Sözleşme aktif enerji birim fiyatı 190,00 TL/MWh’tir.
Aylık faturalar, mutabık kalınan sözleşme birim fiyatı üzerinden düzenlenir.
İlk ay, tahmini PTF, EK-4’e göre 142,00 TL/MWh belirlenmiştir. Gerçekleşen
PTF ise 140,00 TL/MWh’tir. Böylelikle belirtilen tahmini PTF ile gerçekleşen PTF
arasındaki fark -2’dir. Sözleşme aktif enerji birim fiyatı ilk ay 188,00 TL/MWh
olarak hesaplanır.
İkinci ay, tahmini PTF, EK-4’e göre 135,00 TL/MWh belirlenmiştir. Gerçekleşen
PTF ise 131,00 TL/MWh’tir. Böylelikle belirtilen tahmini PTF ile gerçekleşen PTF
arasındaki fark -4’tür. Sözleşme aktif enerji birim fiyatı ikinci ay 186,00 TL/MWh
olarak hesaplanır.
Üçüncü ay, tahmini PTF, EK-4’e göre 122,00 TL/MWh belirlenmiştir.
Gerçekleşen PTF ise 125,00 TL/MWh’tir. Böylelikle belirtilen tahmini PTF ile
gerçekleşen PTF arasındaki fark +3’tür. Sözleşme aktif enerji birim fiyatı ikinci
ay 193,00 TL/MWh olarak hesaplanır.
Üç aylık tüketim döneminin sonunda Müşteri’nin faturasına yansıtılacak +/-
tutar; aylık farkların ilgili aya karşılık gelen tüketim miktarı ile çarpılması ile
bulunan tutarların toplamıdır.”
(576) Bu sözleşmeler ile sözleşmelerin süresi ve yenilenmesi bakımından müşteriye bir
seçim şansı verildiği anlaşılmaktadır. Bununla birlikte, her halükarda sözleşmelerin en

158 Örnek, tamamen farazi rakamlardan ve kurgudan oluşmaktadır.

18-27/461-224
244/436

fazla tedarik başlangıç tarihinden itibaren üç yıl olabileceği düzenlenmiştir.
Sözleşmelerin süresine ilişkin metinde herhangi bir ifade yer almazken sözleşme
ekinde yer alan süreye ilişkin düzenleme şu şekildedir:
Sözleşme imza tarihinde yürürlüğe girer. Enerji tedarikine ...../....../...... tarihinde
başlanır ve Sözleşme, tedarik başlangıç tarihinden itibaren … (..) yıl sürelidir.
Sözleşme bu süre sonunda ilave bir bildirime gerek kalmaksızın
kendiliğinden sona erer.

Taraflardan herhangi biri, Sözleşme süresinin sona ermesinden
en az 1(bir) ay önce Sözleşme’yi devam ettirmeme yönündeki
iradesini yazılı olarak karşı tarafa tebliğ etmediği takdirde
Sözleşme, hüküm ve şartları aynen geçerli olmak üzere birer yıllık
süreler ile kendiliğinden uzar. Ancak kendiliğinden uzama
neticesinde oluşacak toplam sözleşme süresi, yukarıdaki tedarik
başlangıç tarihinden itibaren 3(üç) yıldan fazla olamaz.

(577) Büyük ölçekli kurumsal müşteriler ile ise 2015 yılının başından itibaren sekiz farklı tip
sözleşmenin imzalandığı görülmüştür. 2015 Nisan ayına kadar kullanılan tip
sözleşmelerde, 14. madde uyarınca sözleşme süresi bir yıl olarak belirlenmiştir. Anılan
madde hükmüne aşağıda yer verilmektedir:
“İşbu SÖZLEŞME imza tarihinde yürürlüğe girer. SÖZLEŞME’nin süresi.../.../...
tarihinden itibaren 1 (bir) yıldır. Taraflar’dan herhangi biri, SÖZLEŞME süresinin
sona ermesinden en az 2 (iki) ay önce diğer tarafa SÖZLEŞME’yi devam
ettirmeme yönündeki iradesini yazılı olarak karşı tarafa tebliğ etmediği takdirde,
SÖZLEŞME, hüküm ve şartları aynen geçerli olmak üzere birer yıllık süreler ile
kendiliğinden uzar. Ancak kendiliğinden uzama neticesinde oluşacak toplam
süre, SÖZLEŞME’nin imza tarihinden itibaren beş yılı aşamaz. Taraflar, anılan
beş yıllık toplam sürenin bitmesinden önce ya da sonra bir araya gelerek
karşılıklı müzakere sonucunda yeni bir sözleşme akdedip akdetmemekte
serbesttir.”
(578) Uygulanacak fiyat ise 7. maddede belirlenmektedir. Anılan maddede yer alan
“…güncel “TEDAŞ Geneli Fonsuz Tarifesi – Diğer Tüm Dağıtım Sistemi Kullanıcıları
(Kayıp Kaçak Hariç Perakende Tüketici Tarifesi) - Tek Terimli Tek Zamanlı Sanayi
Perakende Tarifesi üzerinden % .... (yüzde........) indirimli fiyat (TL/kWh)” esasına göre
hesaplanacak fiyat (TL/kWh) uygulanacaktır” ifadelerinden sözleşme kapsamında
uygulanacak fiyatın TEDAŞ tarifeleri üzerinden belli yüzdeler ile hesaplanacak
indirimler ile belirleneceği anlaşılmaktadır.
(579) Sözleşmenin 15. maddesinde ise haklı fesih nedenleri sayılmış ve sözleşmeye aykırı
hareket veya sözleşmenin haklı bir nedene dayanmaksızın feshedilmesi durumunda
sözleşmenin feshine sebep olan tarafın, diğer tarafın karşılaştığı doğrudan ve dolaylı
tüm zararlara ek olarak, sözleşme imza tarihinden itibaren kullanıcı adına düzenlenen
en yüksek elektrik faturası tutarının iki katı kadar meblağı diğer tarafa ödemekle
yükümlü olacağı hüküm altına alınmıştır. Bununla birlikte, sözleşmenin 7.2.
maddesinde indirim oranlarının geçerli olduğu dönem içerisinde BOTAŞ Doğal Gaz
Tarifeleri’ne gelecek zamların, bağlı olunan elektrik tarifesine aynı dönemde % 75’ten
daha az bir oranda yansıması halinde, bağlı bulunulan tarifeye fiili olarak yansıyan
kısım ile doğal gaz tarifelerine gelen zammın % 75’i arasındaki fark, teklif edilen indirim

18-27/461-224
245/436

oranına otomatik olarak yansıtılacağı, bu durumun gerçekleşmesi halinde, tarafların
sözleşmeyi yazılı bildirimde bulunarak iki ay sonra geçerli olmak üzere feshetme
hakkının bulunduğu ifade edilmiştir.
(580) Söz konusu düzenlemeler, Mart 2016’ya kadar uygulanan üç değişik versiyonda daha
aynı şekilde yer bulmuştur. Mart 2016’da sözleşmelerde yapılan değişiklikle
sözleşmelerin süre ve yenilenmesine ilişkin hükümlerinde değişikliğe gidilmiştir. Yeni
versiyonuna aşağıda yer verilen düzenleme ile sözleşmenin ve dolayısıyla süreli
tarifenin yenilenmesi ancak tarafların bu yönde iradesinin mevcudiyetine bağlı
kılınmıştır:
“İşbu Sözleşme imza tarihinde yürürlüğe girer. Sözleşme’nin süresi.../.../...
tarihinden itibaren 1 (bir) yıldır. Taraflarca aksi yazılı olarak kararlaştırmadığı
takdirde Sözleşme, bu süre sonunda kendiliğinden sona erer.”
(581) Söz konusu düzenleme, Temmuz 2017’ye kadar uygulanan üç değişik versiyonda
aynen benimsenmiştir. Temmuz 2017’de yürürlüğe giren ve halen uygulanmakta olan
sözleşmeler ile bir önceki metinlerde farklılaşmaya gidilmiştir. İlk olarak, sözleşmelerin
fiyata ilişkin hükümleri ana metinden çıkarılarak sözleşme eklerine yerleştirilmiştir.
Sözleşme ekinde müşteriye sabit oranlı tarife, sabit fiyatlı tarife, yeşil tarife, PTF bazlı
tarife ve net tarifeden birini seçme imkanı tanınmıştır. Sözleşmenin süresi de sözleşme
ekinde boş bırakılmıştır. Buradan sözleşme süresinin taraflar arasında
kararlaştırılacağı anlaşılmaktadır. Ayrıca sözleşmenin yenilenmesi hususunda da
müşteriye seçme hakkı tanınmıştır. Müşteri sözleşmenin belirtilen süre sonunda ilave
bir bildirime gerek kalmaksızın kendiliğinden sona ermesini seçebileceği gibi
taraflardan herhangi birinin sözleşme süresinin sona ermesinden en az bir ay önce
sözleşmeyi devam ettirmeme yönündeki iradesini yazılı olarak karşı tarafa tebliğ
etmediği takdirde sözleşmenin, hüküm ve şartları aynen geçerli olmak üzere birer yıllık
süreler ile kendiliğinden uzamasını da tercih edebilecektir. İkinci seçeneği seçmesi
halinde oluşacak toplam sözleşme süresi, yukarıdaki tedarik başlangıç tarihinden
itibaren üç yıldan fazla olamayacaktır. Sözleşmenin feshi ve cezai şarta ilişkin
hükümler ise önceki sözleşmeler ile aynı biçimde düzenlenmiştir.
I.6.3.2.4.3. Serbest Tüketicilerle Yapılan İkili Sözleşmelerdeki Cayma Bedeli, Süre
ve Otomatik Uzamaya İlişkin Hükümlerin Tedarikçi Değişikliği Üzerindeki Etkileri
(582) Enerji piyasalarının serbestleşmesi çerçevesinde üzerinde durulan en temel
konulardan biri de tüketicilerin alternatif elektrik tedarikçileri arasında değişiklik
yapabilmesi hususudur. Böylelikle, pazardaki rekabetin arttırılması ve artan rekabet ile
birlikte gelen daha düşük fiyatlardan tüketicilerin yarar sağlaması beklenmektedir. Bu
nedenle, enerji piyasalarının serbestleşmesi sürecinde bulunan pek çok ülkede
tedarikçi değiştirme önündeki engellerin neler olduğunu araştıran ve bu engelleri
kaldırmayı amaçlayan çabalar yoğunlaşmaktadır. Örneğin CEER’in konuya ilişkin
çalışmalarında tedarikçi değiştirmenin önünde sistematik ve regülasyondan
kaynaklanan engellerin yanı sıra ticari birtakım engellerin de bulunduğu ifade
edilmiştir159. Söz konusu ticari engeller arasında ise, tüketici algısı ile sözleşme
süreleri, gerekçesiz erken çıkış bedeli, sağlanan ilave hizmetler gibi faktörler
sayılmıştır. Dolayısıyla, serbest tüketicilerle yapılan ikili anlaşmaların
süre/fesih/cayma/iptal hususlarının düzenlendiği kısımları ve tedarikçilerin bu yöndeki

159 CEER (2016), CEER Report on Commercial Barriers to Supplier Switching in EU Retail Energy
Markets, C15-CEM-80-04, 07-06-2016.

18-27/461-224
246/436

uygulamaları, tedarikçi değişikliği önündeki engeller bakımından büyük önem arz
etmektedir.
(583) Örneğin CEER, süresi üç yılı aşan uzun süreli sözleşmeler ile sözleşmelerdeki
otomatik uzama hükümlerinin ve gerekçesiz erken sonlandırma ücretlerinin müşteriler
üzerinde bağlama etkisi yaratabileceğini belirtmiştir160. İkili anlaşmalara ilişkin iptal
ücretleri iptal/sonlandırma ücreti ve erken sonlandırma/iptal ücreti olarak ikiye
ayrılmaktadır. İptal ücreti kısaca, herhangi bir enerji tedarikçisi ile enerji veya kapasite
temini konusunda yapılan bir sözleşmenin sonlandırılması halinde, sözleşmeyi
sonlandıran tarafa yüklenilen bedeldir. Erken iptal ücreti ise yine bir enerji ya da
kapasite temini konusunda yapılan bir ikili sözleşmede, taraflardan birinin diğerine ya
da her ikisinin birbirine verdiği birtakım taahhütler uyarınca, sözleşmenin verilen
taahhüt süresinin bitiminden önce sona erdirilmesi halinde iptal eden tarafa getirilen
bedeldir. Elektrik perakende satış pazarında, bu taahhütler genellikle tek taraflı olup
elektrik tedarikçisinin, müşterilere indirimli fiyat veya sabit fiyat üzerinden elektrik
enerjisi tedarik etmesi veya elektrik enerjisinin temini yanında ek birtakım katma değerli
hizmetler sunması karşılığında ilgili müşterinin söz konusu hizmeti belirli bir süre
boyunca sadece kendisinden almasını içermektedir.
(584) AB enerji mevzuatı ve Üçüncü Enerji Paketi Yönetmeliği uyarınca, bir elektrik enerjisi
tüketicisinin tedarikçisini üç hafta içinde değiştirebilmesi gerektiği ve enerji
tedarikçilerinin, enerji sözleşmelerinin bitiş tarihine uyan müşterilerine
sonlandırma/iptal ücreti yansıtamayacakları açık bir şekilde ifade edilmiştir. CEER’in,
serbest tüketici sözleşmelerinin bitiş tarihinden önce sonlandırılmasına ilişkin bakış
açısının anlatıldığı raporda161 ise bir müşterinin gözünde, her türlü iptal ücretinin
tedarikçi değişimi önünde engel teşkil ettiği, ancak sabit fiyatlı bir tarife bakımından
erken sonlandırma ücretinin gerekçelendirilebileceği, değişken fiyatlı tarifelerde ise
böyle bir gerekçelendirmenin yapılmasının güç olduğu belirtilmiştir. Zira tedarikçilerin
değişken fiyatlı sözleşmeler kapsamında fiyat değişikliklerini müşterilere yansıtma
hakları bulunmaktadır.
(585) Diğer yandan, söz konusu raporda, müşterilere belirli bir dönem boyunca enerji temini
konusunda belirlilik ve yarar sağlayan sabit dönem – sabit/indirimli fiyatlı sözleşmeler
veya buna ilişkin taahhütler içeren sözleşmeler162 sunan tedarikçilerin, toptan piyasa
fiyatlarındaki dalgalanmalardan korunmaya ihtiyaç duyduğu ve bu bakımdan ek
maliyetler üstlenebildiği, erken çıkış bedelinin ise bu maliyetlerin bir karşılığı olarak
gerekçelendirilmesinin mümkün olduğu ifade edilmiştir. Çünkü sözleşmenin
süresinden önce iptal edilmesi halinde tedarikçi fiyatı sabitleyerek katlandığı maliyetleri
yapılan ikili sözleşmeden elde edeceği getiri ile karşılama imkânını yitirmektedir.
Dolayısıyla, erken iptal ücretinin bu durumlarda uygulanmasına izin verilmemesi
halinde, tedarikçiler söz konusu maliyet ve ilişkili risklerini tüm müşterilere yansıtmak
durumunda kalabilecekler ve bu da nihai olarak daha yüksek düzeyde elektrik enerjisi
fiyatına yol açabilecektir. Bu nedenle, erken iptal ücretlerinin varlığı tek başına bir
sorun yaratmamakta, aksine belirlilik ve düşük fiyatlar açısından etkinlik yaratıcı
sonuçlar doğurabilmektedir.
(586) Bununla birlikte, tüketicilerin, ikili anlaşma öncesi erken iptal ücretleri konusunda
tedarikçiler tarafından açık bir şekilde ve konuya ilişkin tüm ayrıntılar hakkında

160 a.g.k., s. 33-35.
161 CEER (2016), Position Paper on Early Termination Fees, C16-CEM-90-06.
162 Müşterinin belirli bir süre boyunca ilgili enerji hizmetini sadece taraf tedarikçiden temin etmesi
doğrudan ikili enerji sözleşmesiyle içinde veya sözleşmeye ek taahhütler ile sağlanabilir.

18-27/461-224
247/436

bilgilendirilmiş olması ve sözleşmenin geriye kalan koşullarının ölçülü, müşterileri söz
konusu tedarikçiye alıkoymayan ve ilgili pazarı yeni tedarikçilere kapamayan nitelikte
olması gerekmektedir. Burada açıklık ile kastedilen temel unsurların erken iptal
ücretinin var olup olmadığı, var ise hangi koşullarda tüketiciye yansıtılacağı ve tam
olarak ne kadar olduğudur. Böylece tüketici, böyle bir taahhüte girerek elde edeceği
fayda ile sorumlu olacağı olası risk/maliyet arasında bir değerlendirme olanağına
kavuşabilecektir. Erken iptal ücretlerinin, tüketicilerin farklı tedarik anlaşmalarının
fiyatlarını karşılaştırmasına olanak tanıyacak şekilde tamamen şeffaf olması
beklenmektedir. Abonelik hizmetleri kapsamında, müşterilerle ikili anlaşma yapmadan
önce sektör genelinde erken iptal ücretlerine ilişkin şeffaf, kapsamlı ve yeterli
bilgilendirilmenin olmadığı bir durumda, tüketicilerin bilgilendirilmemiş tercih yapmış
olacağı kabul edilecektir. Bu durumda söz konusu genel soruna ilişkin talep taraflı
aksaklıkların giderilmesi açısından ek birtakım önlemler alınması yerinde olabilecektir.
Tüketicinin sıcak durum halinde, bilgilendirilmemiş tercih yapması anlamına gelen bu
soruna ilişkin getirilebilecek önerilerden birisinin, söz konusu tüketiciye soğuk duruma
geçiş yapması ve yapmış olduğu tercih hakkında muhakeme ile yeniden
değerlendirme yapma imkânı ve nihai olarak karar verme fırsatı tanıyacak bir
bilgilendirilmiş tercih yapma/yeniden değerlendirme penceresi sağlamak olabileceği
ifade edilmelidir.
(587) Erken iptal ücretlerine ilişkin açıklık ve anlaşılırlık koşullarının yanı sıra göz önünde
bulundurulması gereken iki ayrı husus daha bulunmaktadır. Erken iptal ücretlerinin
makul bir düzeyde olup olmadığı hususu ile aslında erken iptal koşulunun da
yenilenmesi anlamına gelecek nitelikteki sözleşmelerin yenilenmesi hususunun
ayrıntılı bir şekilde ele alınması gerekmektedir.
(588) İlk olarak ikili anlaşmalar için geçerli olan erken iptal ücretlerinin doğrudan tedarikçinin
söz konusu anlaşmadan kaynaklı olarak üstlendiği ek maliyetle ilişkili, bu bakımdan
sınırlı olması gerekmektedir. CEER, bu durumun daha ziyade tedarikçilerin, enerji
hizmetinin yanı sıra katma değerli hizmetler sunması halinde geçerli olduğunu ve erken
iptal ücretinin düzeyinin gerekçelendirilme sorumluluğunun kati surette tedarikçinin
üzerinde olduğunu belirtmektedir.
(589) Nimet-külfet dengesinin gözetildiği bir durumda, basiretli bir tacir için, sağlanan fayda
ile bu faydayı sağlamak için katlanılan maliyet arasında makul bir oran olması
beklenecektir. Aynı makul oranın, tedarikçinin sözleşmeden dolayı katlandığı maliyet
ile sözleşmenin feshinde tahsil etme hakkı ortaya çıkan iptal ücreti/cayma bedeli
arasında da olması beklenecektir. Bu bakımdan bu makul oranın, ilgili olay için geçerli
koşullara isnat edilebilecek ölçülülük ilkesi gözetilerek belirlenmesi gerekecektir. Buna
mukabil, erken iptal ücretlerinin çoğunlukla, bu ücretlerin alınmasının gerekçesini
oluşturan, tedarikçilerin sözleşmenin feshine bağlı katlanabilecekleri olası
maliyetlerin163 değerini aştığı belirtilmektedir.164 İkili sözleşmelerin, hem müşteri hem
de tedarikçi için orantılı bir şekilde fayda ve maliyet getirerek dengeli bir yapıda olması
beklenmekte ve erken iptal ücretlerinin sözleşmenin feshi halinde, sözleşmenin
cereyan etmeyen süresinden kaynaklı maliyetleri yansıtacak şekilde tasarlanması
gerektiği ve müşterileri iradeleri hilafına alıkoymaması gerektiği
değerlendirilmektedir.165 Bu kapsamda, ülkemizde, ikili anlaşmaların ya da bu

163 Söz konusu maliyetler, sözleşmeyi fesheden tüketicinin yerini alabilecek başka bir tüketiciye ilişkin
yürütülen pazarlama maliyetleri veya daha önceden alımı yapılan ilişkili enerjinin yeniden satışından
kaynaklı maliyetler ve sözleşmedeki enerji hizmetine ilişkin verilen indirimler olarak sıralanabilir.
164 ACER-CEER Market Monitoring Report 2015.
165 a.g.k.

18-27/461-224
248/436

anlaşmalara ilişkin taahhütlerin süresinden önce sona erdirilmesi halinde erken iptal
ücreti anlamındaki cayma bedeli olarak en yüksek fatura bedelinin iki katına tekabül
eden bir bedel, ilgili tedarikçinin sözleşmenin feshi nedeniyle ortaya çıkan kaybını telafi
edecek meblağ olarak hesaplanmaktadır.
(590) Ülkemizde sanayi ve büyük ticarethane müşterileri dışındaki serbest tüketicilere
sunulan indirim oranlarının düzeyi dikkate alındığında, ilgili pazarlarda geçerli olan
cayma bedeli uygulamasının bir zarar/kayıp telafi mekanizmasından ziyade bir kazanç
kapısı işlevi görebildiği ileri sürülebilir. Öyle ki bu düzeydeki bir cayma bedeli bazı kötü
niyetli tedarikçiler açısından doğrudan önemli bir gelir kalemi işlevi görürken yerleşik
tedarikçi açısından ise tüketiciyi kendi bünyesinde alıkoyma noktasında son derece
etkili bir geçiş engeli ve dolaylı olarak da yine bir gelir işlevi görmektedir. Diğer yandan
böylesine yüksek bir cayma bedelinin sektör standardı olmasının aynı zamanda, talep
taraflı aksaklıklar bağlamında, tüketiciler nezdindeki algılanan geçiş maliyeti ve statüko
eğilimi üzerindeki olumsuz etkileri yadsınamayacak derecede yüksektir. Bu nedenlerle
ilgili pazarlarda uygulanagelen söz konusu cayma bedellerinin halihazırdaki düzeyinin
makul olmadığı ve tedarikçi değişikliğinin daha kolaylaşmasına hizmet etmesi
bakımından, bahse konu nimet-külfet dengesi gözetilerek yeniden gözden geçirilmesi
gerektiği değerlendirilmektedir.
(591) İkinci olarak ise, müşterilerin süre sonunda sözleşmeyi aktif olarak sonlandırmaması
halinde aynı koşullarla otomatik olarak uzayan sözleşmelerin varlığının da müşterilerin
bağlanmasına yol açabileceğine dikkat çekilmektedir. Elektrik enerjisi temini
sözleşmelerinde olduğu gibi, diğer abonelik sözleşmeleri, sigorta sözleşmeleri,
emeklilik planları gibi uygulamalarda tüketicileri sistemde tutmaya yönelik temelde iki
seçenek bulunmaktadır. Bunlardan ilki, tüketicinin ilgili sağlayıcının sisteminde kalması
için sözleşme/taahhüt yenilenmesini açıkça kabul ettiğini bildirmesi koşulunu içeren
“onaylı katılım” (opt in), ikincisi ise tüketicinin sözleşme/taahhüt yenilenmesinin
otomatik olarak yapılması ve tüketicinin bunu istememesi halinde, sistemden çıkışının
ancak istemediğine dair açık bir bildirimde bulunması koşulunun öne sürüldüğü “itirazlı
çıkış”tır (opt out). Yerleşik tedarikçiler tarafından serbest tüketicilerle yapılan
sözleşmeler ve bu sözleşmeler kapsamındaki taahhütler genellikle itirazlı çıkış sistemi
özelliği taşımakta ve müşterinin sözleşmede belirtilen fesih bildirim süresi içinde
bildirimde bulunmadığı durumda sözleşme ve taahhüt otomatik olarak
yenilenmektedir. Elektrik perakende satış pazarında itirazlı çıkış sisteminin GTŞ’ler
tarafından uygulanması rakip tedarikçilere geçiş önünde engel teşkil edebilecektir.
(592) Telekomünikasyon ve enerji gibi abonelik hizmetleri kapsamında yer alan hizmetlerin
sunumunda kesintisizliğin esas olması nedeniyle sözleşmelerin belirsiz süreli olması
ya da belirli süreli olması durumunda ise otomatik olarak yenilenmesinin istenmeyen
kesintilerin yaşanmaması için gerekli olduğu dikkate alınmakla birlikte; işbu halde
yenilenen içeriğin temel olarak hizmet sunumu olduğu kabul edilmekle birlikte,
taahhütlerin de bu kapsamda yenilenmesi yine rakip tedarikçilere geçiş önünde engel
teşkil edebilecektir. Zira taahhütlerin bu şekilde otomatik olarak yenilenmesi, elektrik
hizmetinin fiyatı ve sözleşmenin diğer önemli unsurları doğrultusunda yenilemenin
finansal etkileri hakkında, tüketicinin yeterli bilgiye erişmeden örtülü olarak tercih
yapmasına neden olacak, diğer bir deyişle, tüketicinin bilgilendirilmemiş tercih yapması
sonucunu doğuracaktır. Nitekim, sektöre ilişkin yürütülen incelemelerde EPDK ile
yapılan görüşmelerde ikili anlaşmaların belirsiz olduğunun, bitiş süresinden önce belirli
bir zamana kadar bildirim yapılmadığı halde otomatik olarak uzamasına ilişkin
hükümlerin tespit edilmekte olduğunun, tüketicinin bilinçsizliğinden ve
tecrübesizliğinden faydalanarak benzeri hükümler ile uzun süre yükümlülük altına

18-27/461-224
249/436

alınmasının perakende elektrik piyasasının serbestleşmesi yönünde engel teşkil
ettiğinin değerlendirildiği ifade edilmiştir. Diğer yandan, yine yukarıda yer verildiği
üzere, TKHK’nın “Abonelik sözleşmeleri” başlıklı kısımdaki 52. maddesinde,
“(3) Belirli süreli abonelik sözleşmelerine sözleşmenin belirlenen süre kadar
uzayacağına ilişkin hükümler konulamaz; ancak abonelik sözleşmesinin
kurulmasından sonra, sözleşmenin sona ereceği tarihe kadar tüketicinin talepte
bulunması veya onay vermesi hâlinde abonelik sözleşmesi uzatılabilir.
(4) Tüketici, belirsiz süreli veya süresi bir yıldan daha uzun olan belirli süreli
abonelik sözleşmesini herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart
ödemeksizin istediği zaman feshetme hakkına sahiptir. … Satıcı veya sağlayıcı,
abonelik sözleşmesinin feshi için sözleşmenin tesis edilmesini sağlayan
yöntemden daha ağır koşullar içeren bir yöntem belirleyemez.”
ve Abonelik Sözleşmeleri Yönetmeliği’nin “Diğer Yükümlülükler” başlıklı 13.
maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında
“(1) Belirli süreli abonelik sözleşmelerine sözleşmenin belirlenen süre kadar
uzayacağına ilişkin hükümler konulamaz; ancak abonelik sözleşmesinin
kurulmasından sonra, sözleşmenin sona ereceği tarihe kadar tüketicinin talepte
bulunması veya onay vermesi hâlinde abonelik sözleşmesi uzatılabilir.
(2) Sözleşme süresi sonunda tüketiciden açık bir talep veya onay
almadığı halde mal veya hizmet sunmaya devam eden satıcı veya sağlayıcı,
sunulan bu mal veya hizmet için hiçbir bedel talep edemez.”
şeklinde yer alan hükümlerde de otomatik yenileme mekanizmasının esasen
eylemsizlik durumundan istifade edilerek yapılamayacağı, aksine tüketicinin
bilgilendirilmiş bir tercihine dayanılarak yapılabileceği hususları düzenlenmiştir.
(593) Benzer şekilde, Fransa’daki “Loi Hamon” (Law Hamon) örneğinde de, otomotiv ve
sigorta sektörlerinde kendiliğinden otomatik yenilenen sözleşmeler bakımından, ilk
sözleşme döneminin bitmesi ardından gerçekleşen yenileme dönemi sonrası için
getirilen cayma bedelleri yasaklanmıştır. Tüketicinin bilgilendirilmiş tercih yapması
sonucunu doğuran böyle bir ilkeyi benimseyen bir sistem, doğal olarak mevcut
tedarikçinin ilgili müşterisine daha rekabetçi bir teklif sunmasını teşvik edecektir. Zira
açık onayı aranan ilgili müşteri açısından geçerli olması yüksek ihtimal tüketici
uyuşukluğu, müşterinin önüne gelen yeni bir teklifle giderilecek ya da azaltılacak ve
böylece tüketici daha rekabetçi tekliflerin arayışına yönelebilecektir. Bu nedenlerle,
tüketicilerin eylemsizlik durumunda otomatik yenileme özelliğinin işletilmesi suretiyle
yenilenen taahhütler bakımından cayma bedellerinin geçerli dayanağının olmadığı
genel olarak kabul edilmektedir.
I.6.3.2.4.4. Serbest Tüketicilerle Yapılan İkili Sözleşmelerdeki Cayma Bedeli, Süre
ve Otomatik Uzamaya İlişkin Hükümlerin 4054 sayılı Kanun Kapsamında
Değerlendirilmesi
(594) Bir önceki bölümde detaylarına yer verilen uzun süreli sözleşmeler, erken sonlandırma
bedelleri ve taahhütlerin otomatik olarak uzamasına ilişkin ikili sözleşmelerde yer alan
hükümler, enerji piyasalarının serbestleşmesi ve ondan beklenen faydaların önünde
engel oluşturduğu gibi rakip tedarikçilere geçişi kısıtlayarak pazarın kapatılmasına da
neden olabilmektedir. Bu kapsamda, bu uygulamalar rekabet hukukunun da
kapsamına girebilecek niteliktedir.

18-27/461-224
250/436

(595) Daha önce de belirtildiği üzere, Kurul, elektrik sektörü gibi düzenlenen sektörlerde
rekabeti kısıtlayıcı olabilecek davranışlara, ilgili davranışların sektörel mevzuatta
düzenlenmiş olmasından bağımsız olarak müdahale etmekte, teşebbüslerce dile
getirilen ve ilgili pazarın düzenlemeye tabi olduğu ya da görevli düzenleyici bir
otoritenin bulunduğu şeklindeki savunmaları kabul etmemektedir. Bu durumun
istisnası ise düzenlemenin ya da ilgili düzenleyici otoritenin, doğrudan teşebbüslerin
davranışlarını belirleyen kurallar getirmesidir. Bu noktada önemli olan soru, incelenen
teşebbüs davranışının sektörel düzenlemeler sonucunda mı ortaya çıktığı ya da
teşebbüsün davranış serbestisinin bulunup bulunmadığıdır. Sektörel düzenlemelerin
teşebbüslerin serbestçe karar almasını engellemesi halinde rekabet hukuku
çerçevesinde söz konusu davranış 4054 sayılı Kanun kapsamında ele alınmamaktadır.
(596) Bu yaklaşım doğrultusunda ENERJİSA’nın tüketiciler ile yaptığı sözleşmelere
bakıldığında, PSS’lerin ilgili sektörel mevzuat kapsamında EPDK tarafından çıkarılan
Elektrik Piyasasında Perakende Satış Sözleşmesi Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ
çerçevesinde düzenlenmektedir. Öte yandan, serbest tüketiciler ile imzalanan ikili
sözleşmelere (ESS) ve işbu dosya kapsamında incelenene deklarasyon
sözleşmelerine ilişkin ise herhangi bir spesifik bir düzenleme bulunmamaktadır.
Nitekim THY’nin 4. maddesinde GTŞ’ler ve tedarik şirketleri ile tüketiciler arasında
imzalanan sözleşmelere ilişkin tanımlar şu şekildedir:
“İkili anlaşma: Gerçek veya tüzel kişiler arasında özel hukuk hükümlerine tabi
olarak, elektrik enerjisi ve/veya kapasitenin alınıp satılmasına dair yapılan ve
Kurul onayına tabi olmayan ticari anlaşmalar,
Perakende satış sözleşmesi: Bağlantı anlaşması mevcut olan kullanım yeri için,
görevli tedarik şirketi ile tüketiciler arasında ilgili mevzuat hükümleri
çerçevesinde, perakende satış tarifesi veya son kaynak tarifesinden elektrik
enerjisi ve/veya kapasite temini ile hizmet alımına yönelik olarak yapılan
faaliyetlere ilişkin koşul ve hükümleri kapsayan sözleşmeler”
(597) İkili anlaşmalar için “özel hukuk hükümlerine tabi olarak” ifadesi kullanılırken, PSS için
“ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde” ifadesine yer verilerek sektörel düzenleyicinin,
piyasada ikili anlaşmalara ilişkin alanı düzenleme dışı bıraktığı anlaşılmaktadır.
Nitekim yapılan görüşmelerde de ikili anlaşmalarla çerçevesi belirlenen bu alana
gerekmedikçe EPDK tarafından müdahale edilmek istenmediği dile getirilmektedir.
(598) Bu doğrultuda, işbu soruşturmaya taraf teşebbüs tarafından serbest tüketicilerin
kazanılmasına yönelik olarak gerçekleştirilen her türlü uygulama ve sözleşmelerin
rekabet hukukunun uygulama alanında olduğu açıkça görülmektedir. Bu noktada
dikkat çekilmesi gereken bir diğer husus da elektrik piyasasının serbestleşme süreci
içinde serbest tüketici limitinin her geçen yıl daha da düşürülmesidir. Bilindiği üzere,
önümüzdeki dönemde bu limitin sıfıra düşürülerek piyasada yer alan tüm tüketicilerin
serbest tüketici konumunu haiz olması hedeflenmektedir. Dolayısıyla, ilerleyen
dönemde elektrik perakende satış pazarında başta sözleşmeler olmak üzere birçok
uygulamanın sektörel düzenlemenin dışında kalacağını veya rekabet hukukunun da
kapsamına gireceğini söylemek yanlış olmayacaktır.
(599) Öte yandan, PSS’lere yönelik detaylı bir sektörel düzenlemenin bulunması, bu
sözleşmeleri 4054 sayılı Kanun’un uygulanmasından muaf tutmamaktadır. Geçmiş
kararlarında da ortaya koyduğu üzere Kurul, sektörel düzenlemeleri dikkate alarak, söz
konusu düzenlemelerin sınırları içinde teşebbüslerin kendi iradeleriyle ortaya
koydukları davranışları inceleme konusu yapmaktadır. ENERJİSA’nın tüketicileri ile

18-27/461-224
251/436

yapmış olduğu PSS’ler de bu yaklaşım çerçevesinde rekabet hukuku uygulaması
kapsamında yer almaktadır.
(600) Gerek Türk gerekse AB rekabet hukuku uygulamaları çerçevesinde piyasada hâkim
durumda bulunan teşebbüslere piyasadaki rekabet süreçlerine zarar vermemek
üzerine özel bir sorumluluk yüklenmiştir. Bu ilke çerçevesinde pazarda hâkim durumda
bulunan teşebbüs sahip olduğu pazar gücünün farkında ve bu güçle doğru orantılı
olarak dışlayıcı, pazarı kapayıcı ve sömürücü uygulamalardan kaçınmalıdır. Nitekim
Kurul’un 01.12.2005 tarih ve 05-80/1106-317 sayılı kararında da “Karbogaz’ın pazar
pozisyonunu koruma adına esas olarak müşterilerle tesis edilen münhasır tedarik
sözleşmelerine dayalı pazar stratejisinin pazarda gösterecek olduğu menfi etkinin,
kendi iç dinamiklerinden kaynaklanmadığını bilmesi ve buna göre davranması gerekir.”
denilerek bu sorumluluğa dikkat çekilmiştir. Kurul’un 12-47/1413-474 sayılı kararında
da özel sorumluluk kavramına değinilmiş ve kavram şöyle açıklanmıştır:
“Rekabet hukukunda hâkim durumdaki teşebbüslerin diğer teşebbüslerden
farklı olarak özel sorumluluklarının olduğu kabul edilmektedir. Bu özel
sorumluluk bağlamında, hâkim durumda olan teşebbüslerin, eylem ve
işlemlerinin ilgili pazardaki rekabet üzerindeki etkisini bilmesi ve davranışlarını
bu çerçevede kontrol altında tutması beklenmektedir. Bu yönüyle hâkim
durumdaki teşebbüsler, eylemleri ile rekabet sürecine zarar vermeme ve
dolayısıyla tüketici refahını azaltmama konusunda bir tür özen yükümlülüğü
altındadır.”
(601) Bu bağlamda piyasada faaliyet gösteren ve hâkim durumda bulunan teşebbüsün tüm
eylem ve faaliyetleri sırasında bu konumunun farkında olması ve faaliyetlerini bu kısıt
çerçevesinde sürdürmesi gerektiği açıktır. Teşebbüslerin indirim sistemleri ve fiyatlama
davranışları, pazardaki rekabet üzerindeki etkileri göz önünde bulundurularak hayata
geçirilmesi gereken önemli eylemler olarak öne çıkmaktayken, pazardaki rekabet
üzerinde olumsuz etkiler doğurabilecek diğer her türlü eylem de bu kapsamda
değerlendirilebilecektir. Bir pazarda rekabetin kısıtlanıp kısıtlanmadığının
değerlendirilmesinde o pazarda yeniden satıcılar veya müşteriler ile gerçekleştirilen
sözleşmelerde yer alan süre, fesih, cayma bedeli, alım taahhüdü gibi hüküm ve
koşullar dikkate alınmaktadır. Bu çerçevede, teşebbüslerin imzaladıkları sözleşmeler
ilgisine göre 4054 sayılı Kanun’un 4. veya 6. maddesi veya da her ikisi kapsamında
incelenmektedir.
(602) Söz konusu sözleşmelerin hâkim durumdaki teşebbüsler tarafından gerçekleştirilmesi
halinde sözleşmede yer verilen şartların 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi kapsamında
rakiplerin dışlanması veya faaliyetlerinin zorlaştırılmasına neden olup olmadığı
incelenmektedir. Bu incelemede, sözleşmelerde yer alan koşulların pazara yeni
girişleri engelleyip engellemediği, rakiplerin faaliyetlerini zorlaştırıp zorlaştırmadığı,
rakiplerin pazar dışına çıkmasına neden olup olmadığı veya bu sonuçlara yol açacak
bir potansiyel taşıyıp taşımadığı analiz edilmektedir. Bu analizlerde sözleşme süreleri,
taahhütler, taahhüt süreleri, cayma bedelleri ve otomatik uzamaya ilişkin hükümler ele
alınmaktadır. Aşağıda ENERJİSA’nın serbest tüketiciler ile imzaladığı sözleşmeleri bu
kriterler altında sınıflandırılmıştır:

18-27/461-224
252/436

Tablo 8: ENERJİSA’nın Serbest Tüketicilerle Yaptığı Sözleşmelerin Sınıflandırılması
Dönem
Abone
Tipi
Sözleşme
Süresi
Taahhütname
Taahhütname
Süresi
Tarife
İndirim
Oranı
Taahhütname
Kendiliğinden Yenileniyor
Cayma
Bedeli
Sözleşme Fesih
Bildirimi ve Süresi
İlave
Hususlar

BİREYSEL
2015 ve
öncesi
Mesken
Ticarethane
Belirsiz
süreli
YOK/VAR
(ekindeki
taahhütnamenin
imzalanması ve
taahhütlü tarifenin
seçilmesi imkanı
var)
1 yıl
Standart/
Sabit
Belirtilmemiş
Süreli tarifenin sona ermesi halinde 30
gün önce bildirim.
TKHK kapsamındaki tüketici açıkça
onay vermezse yenileme YOK.
TKHK kapsamında olmayan tüketici
bildirim sonrası sessiz kalırsa yenileme
VAR
TKHK kapsamındakiler: ek menfaatleri
ile sözleşme gereği henüz tahakkuk
etmemiş bedellerden hangisi müşteri
lehine ise.
TKHK kapsamında olmayanlar: ek
menfaatler+ en yüksek fatura bedelinin 2
katı
Müşteri için yok,
ENERJİSA
tarafından en az
30 gün önceden
bildirim

2015 ve
öncesi
Ticarethane
Belirsiz
süreli
VAR 1 yıl
Sabit
Tarife
Belirtilmemiş
Süreli tarifenin sona ermesi halinde 30
gün önce bildirim. Müşteri bildirim
karşısında sessiz kalması durumunda
yenileme VAR
En yüksek fatura bedelinin iki katı
En az otuz gün
önce fesih
bildirimi

2015 ve
öncesi
Mesken
Belirsiz
süreli
VAR 1 yıl
Sabit
Tarife
Belirtilmemiş
Süreli tarifenin sona ermesi halinde 30
gün önce bildirim. Müşteri bildirim
karşısında sessiz kalması durumunda
yenileme YOK, standart tarifeye geçiş
Ek menfaatler ile Sözleşme gereği
henüz tahakkuk etmemiş toplam
bedellerden hangisi Müşteri lehine ise
Müşteri için yok,
ENERJİSA
tarafından en az
30 gün önceden
bildirim
2015 ve
öncesi
Mesken
Ticarethane
Belirsiz
süreli
YOK -
Standart
Tarife
- - -
Müşteri için yok,
ENERJİSA
tarafından en az
30 gün önceden
bildirim
2015 ve
öncesi
Mesken
Belirsiz
süreli
VAR 1 yıl
Sabit
Tarife
Belirtilmemiş
Süreli tarifenin sona ermesi halinde 30
gün önce bildirim. Müşterinin bildirim
karşısında sessiz kalması durumunda
yenileme YOK, standart tarifeye geçiş
Ek menfaatler ile sözleşme gereği henüz
tahakkuk etmemiş toplam bedellerden
hangisi müşteri lehine ise
Müşteri için yok,
ENERJİSA
tarafından en az
30 gün önceden
bildirim

2015 ve
öncesi
Ticarethane
Belirsiz
süreli
VAR 1 yıl
Sabit
Tarife
Belirtilmemiş
Süreli tarifenin sona ermesi halinde 30
gün önce bildirim. Müşteri bildirim
karşısında sessiz kalması durumunda
yenileme VAR
En yüksek fatura bedelinin iki katı
En az otuz gün
önce fesih
bildirimi

2015 ve
öncesi
?
Belirsiz
süreli
YOK -
Standart
Tarife
- - - YOK

2015
öncesi
Mesken
Ticarethane
Belirsiz
süreli
YOK -
Standart
Tarife
(ancak
farklı bir
tarife de
seçilebilir)
-
Süreli tarifenin sona ermesi halinde 30
gün önce bildirim. TKHK kapsamındaki
tüketici açıkça onay vermezse yenileme
yok. TKHK kapsamında olmayan tüketici
bildirim sonrası sessiz kalırsa yenileme
VAR
-
Müşteri için yok,
ENERJİSA
tarafından en az
30 gün önceden
bildirim

18-27/461-224
253/436

Tablo 8’in devamı:
Dönem
Abone
Tipi
Sözleşme
Süresi
Taahhütname
Taahhütname
Süresi
Tarife
İndirim
Oranı
Taahhütname
Kendiliğinden Yenileniyor
Cayma
Bedeli
Sözleşme Fesih
Bildirimi ve Süresi
İlave
Hususlar

BİREYSEL
2015
öncesi
Mesken
Ticarethane
Belirsiz
süreli
YOK -
Standart
Tarife
(ancak
farklı bir
tarife de
seçilebilir)
- - -
Müşteri için yok,
ENERJİSA
tarafından en az
30 gün önceden
bildirim

2015
öncesi
Ticarethane
Belirsiz
süreli
VAR 1 yıl
Sabit
Tarife
Belirtilmemiş
Süreli tarifenin sona ermesi halinde 30
gün önce bildirim. Müşterinin bildirim
karşısında sessiz kalması durumunda
yenileme VAR
En yüksek fatura bedelinin iki katı
En az otuz gün
önce fesih
bildirimi

2015
öncesi
Mesken
Belirsiz
süreli
VAR 1 yıl
Sabit
Tarife
Belirtilmemiş
Süreli tarifenin sona ermesi halinde 30
gün önce bildirim. Müşterinin bildirim
karşısında sessiz kalması durumunda
yenileme YOK, standart tarifeye geçiş
Ek menfaatler ile sözleşme gereği henüz
tahakkuk etmemiş toplam bedellerden
hangisi müşteri lehine ise
Müşteri için yok,
ENERJİSA
tarafından en az
30 gün önceden
bildirim
2015
öncesi
Mesken
Belirsiz
süreli
VAR 1 yıl
Sabit
Tarife
Belirtilmemiş
Süreli tarifenin sona ermesi halinde 30
gün önce bildirim. Müşterinin bildirim
karşısında sessiz kalması durumunda
yenileme YOK, standart tarifeye geçiş
Ek menfaatler ile sözleşme gereği henüz
tahakkuk etmemiş toplam bedellerden
hangisi müşteri lehine ise
Müşteri için yok,
ENERJİSA
tarafından en az
30 gün önceden
bildirim
2015
öncesi
Mesken
Ticarethane
Belirsiz
süreli
VAR 1 yıl
Sabit
Tarife
Belirtilmemiş
Süreli tarifenin sona ermesi halinde 30
gün önce bildirim. Müşteri bildirim
karşısında sessiz kalması durumunda
yenileme VAR
En yüksek fatura bedelinin 2 katı
Müşteri için yok,
ENERJİSA
tarafından en az
30 gün önceden
bildirim
Temmuz-
Ekim
2016
Mesken
Ticarethane
Sanayi
Belirsiz
süreli
YOK -
Serbest
Tarife
(ancak
farklı bir
tarife de
seçilebilir)
Belirtilmemiş
Süreli tarifenin sona ermesi halinde 30
gün önce bildirim.
TKHK kapsamındaki tüketici açıkça
onay vermezse yenileme YOK.
TKHK kapsamında olmayan tüketici
bildirim sonrası sessiz kalırsa yenileme
VAR
Erken çıkış bedeli ama nasıl
hesaplanacağı belirtilmemiş, iki ay
içinde portföye dönerse iade edilebilir.
Müşteri için yok,
ENERJİSA
tarafından en az
30 gün önceden
bildirim

Temmuz-
Ekim
2016
Mesken
Ticarethane
Sanayi
Belirsiz
süreli
VAR 1 yıl
Sabit
Tarife
Belirtilmemiş
Süreli tarifenin sona ermesi halinde 30
gün önce bildirim.
TKHK kapsamındaki tüketici açıkça
onay vermezse yenileme YOK.
TKHK kapsamında olmayan tüketici
bildirim sonrası sessiz kalırsa yenileme
VAR
TKHK kapsamındakiler: ek menfaatleri
sözleşme gereği henüz tahakkuk
etmemiş bedellerden hangisi müşteri
lehine ise.
TKHK kapsamında olmayanalar: ek
menfaatler+ en yüksek fatura bedelinin
iki katı. İki ay içinde portföye dönerse
erken çıkış bedeli iptal edilebilir.
Müşteri için yok,
ENERJİSA
tarafından en az
30 gün önceden
bildirim
Sözleşme
hükümleri
serbest tarife
ile aynı
sadece
taahhüt
beyanı var
ekte.

18-27/461-224
254/436

Tablo 8’nin devamı:
Dönem
Abone
Tipi
Sözleşme
Süresi
Taahhütname
Taahhütname
Süresi
Tarife
İndirim
Oranı
Taahhütname
Kendiliğinden Yenileniyor
Cayma
Bedeli
Sözleşme Fesih
Bildirimi ve Süresi
İlave
Hususlar

BİREYSEL
Ekim-
Kasım
2016
Mesken
Ticarethane
Sanayi
Belirsiz
süreli
-
Serbest
Tarife
(ancak
farklı bir
tarife de
seçilebilir)
Belirtilmemiş
Süreli tarifenin sona ermesi halinde 30
gün önce bildirim.
TKHK kapsamındaki tüketici açıkça
onay vermezse yenileme YOK.
TKHK kapsamında olmayan tüketici
bildirim sonrası sessiz kalırsa yenileme
VAR
Erken çıkış bedeli ama nasıl
hesaplanacağı belirtilmemiş, iki ay
içinde portföye dönerse iade edilebilir.
Müşteri için yok,
ENERJİSA
tarafından en az
30 gün önceden
bildirim

Ekim-
Kasım
2016
Mesken
Ticarethane
Sanayi
Belirsiz
süreli
VAR 1 yıl
Sabit
Tarife
Belirtilmemiş
Süreli tarifenin sona ermesi halinde 30
gün önce bildirim.
TKHK kapsamındaki tüketici açıkça
onay vermezse yenileme YOK.
TKHK kapsamında olmayan tüketici
bildirim sonrası sessiz kalırsa yenileme
VAR
TKHK kapsamındakiler: ek menfaatleri
sözleşme gereği henüz tahakkuk
etmemiş bedellerden hangisi müşteri
lehine ise.
TKHK kapsamında olmayanalar: ek
menfaatler+ en yüksek fatura bedelinin
iki katı. İki ay içinde portföye dönerse
erken çıkış bedeli iptal edilebilir.
Müşteri için yok,
ENERJİSA
tarafından en az
30 gün önceden
bildirim
Sözleşme
hükümleri
serbest tarife
ile aynı
sadece
taahüt beyanı
var ekte.
Kasım
2016-
Ocak
2017
Mesken
Ticarethane
Sanayi
Belirsiz
süreli
YOK -
Serbest
Tarife
(ancak
farklı bir
tarife de
seçilebilir)
Belirtilmemiş
Süreli tarifenin sona ermesi halinde 30
gün önce bildirim.
TKHK kapsamındaki tüketici açıkça
onay vermezse yenileme YOK.
TKHK kapsamında olmayan tüketici
bildirim sonrası sessiz kalırsa yenileme
VAR
Taahhütlü tarife seçildiyse erken çıkış
bedeli ama nasıl hesaplanacağı
belirtilmemiş, iki ay içinde portföye
dönerse iade edilebilir.
Müşteri için yok,
ENERJİSA
tarafından en az
30 gün önceden
bildirim

Ocak
2017-
Nisan
2017
Mesken
Ticarethane
Sanayi
Belirsiz
süreli
YOK -
Serbest
Tarife
(ancak
farklı bir
tarife de
seçilebilir)
Belirtilmemiş
Süreli tarifenin sona ermesi halinde 30
gün önce bildirim. Müşteri açıkça onay
vermezse yenileme YOK. Sessiz kalmak
tarifenin reddedilmesi anlamına geliyor
Taahhütlü tarife seçildiyse erken çıkış
bedeli ama nasıl hesaplanacağı
belirtilmemiş, iki ay içinde portföye
dönerse iade edilebilir.
Müşteri için yok,
ENERJİSA
tarafından en az
30 gün önceden
bildirim
1 yıl geçerli
Ön Sözleşme
Nisan
2017-
Eylül
2017
Mesken
Ticarethane
Sanayi
Belirsiz
süreli
YOK -
Serbest
Tarife
(ancak
farklı bir
tarife de
seçilebilir)
Belirtilmemiş
Süreli tarifenin sona ermesi halinde 30
gün önce bildirim. Müşteri açıkça onay
vermezse yenileme YOK. Sessiz kalmak
tarifenin reddedilmesi anlamına geliyor
Taahhütlü tarife seçildiyse erken çıkış
bedeli ama nasıl hesaplanacağı
belirtilmemiş, iki ay içinde portföye
dönerse iade edilebilir.
Müşteri için yok,
ENERJİSA
tarafından en az
30 gün önceden
bildirim
1 yıl geçerli
Ön Sözleşme

18-27/461-224
255/436

Tablo 8’in devamı:
Dönem
Abone
Tipi
Sözleşme
Süresi
Taahhütname
Taahhütname
Süresi
Tarife
İndirim
Oranı
Taahhütname
Kendiliğinden Yenileniyor
Cayma
Bedeli
Sözleşme Fesih
Bildirimi ve Süresi
İlave
Hususlar

BİREYSEL
Eylül
2017-
halen
Mesken
Ticarethane
Sanayi
Belirsiz
süreli
YOK -
Serbest
Tarife
(ancak
farklı bir
tarife de
seçilebilir)
Belirtilmemiş
Süreli tarifenin sona ermesi halinde 30
gün önce bildirim. Müşteri açıkça onay
vermezse yenileme YOK. Sessiz kalmak
tarifenin reddedilmesi anlamına geliyor
Taahhütlü tarife seçildiyse erken çıkış
bedeli ama nasıl hesaplanacağı
belirtilmemiş, iki ay içinde portföye
dönerse iade edilebilir.
Müşteri için yok,
ENERJİSA
tarafından en az
30 gün önceden
bildirim
2 yıl geçerli
Ön Sözleşme
KURUMSAL
Ocak
2015-
Nisan
2015
Orta
ölçekli
kurumsal
İmza
esnasında
belirleniyor
VAR
İmza
esnasında
belirleniyor
Sabit oranlı
tarife, sabit
fiyatlı tarife
veya yeşil
tarifeden
biri
seçilebilir.
Belirtilmemiş
Sözleşme süresinin bitim tarihinden en
az iki ay önce diğer tarafa sözleşmeye
devam etmeme iradesini yazılı olarak
bildirmezse birer yıl uzama VAR, ancak
uzama sonucu oluşacak toplam
sözleşme süresi beş yıldan fazla
olamaz.
Tarafın kusuru veya haklı neden
olmaksızın süresinden önce fesihte
doğrudan ve dolaylı tüm zararlar+ en
yüksek elektrik faturası tutarının iki katı
Haklı fesih
nedenleri
sayılmış

Nisan
2015-
Mayıs
2015
Orta
ölçekli
kurumsal
İmza
esnasında
belirleniyor
VAR
İmza
esnasında
belirleniyor
Sabit oranlı
tarife, sabit
fiyatlı tarife
veya yeşil
tarifeden
biri
seçilebilir
Belirtilmemiş
Sözleşme süresinin bitim tarihinden en
az iki ay önce diğer tarafa sözleşmeye
devam etmeme iradesini yazılı olarak
bildirmezse birer yıl uzama VAR, ancak
uzama sonucu oluşacak toplam
sözleşme süresi beş yıldan fazla
olamaz.
Tarafın kusuru veya haklı neden
olmaksızın süresinden önce fesihte
doğrudan ve dolaylı tüm zararlar+ en
yüksek elektrik faturası tutarının iki katı.
Kamu ile yapılan sözleşmelerde bu
hükme yer verilmiyor.
Haklı fesih
nedenleri
sayılmış. Kamu ile
yapılan
sözleşmelerde
ilaveten karşılıklı
mutabakat.

Mayıs
2015-
Ocak
2016
Orta
ölçekli
kurumsal
İmza
esnasında
belirleniyor
VAR
İmza
esnasında
belirleniyor
Sabit oranlı
tarife, sabit
fiyatlı tarife
veya yeşil
tarifeden
biri
seçilebilir
Belirtilmemiş
Sözleşme süresinin bitim tarihinden en
az iki ay önce diğer tarafa sözleşmeye
devam etmeme iradesini yazılı olarak
bildirmezse birer yıl uzama VAR, ancak
uzama sonucu oluşacak toplam
sözleşme süresi beş yıldan fazla
olamaz.
Tarafın kusuru veya haklı neden
olmaksızın süresinden önce fesihte
doğrudan ve dolaylı tüm zararlar+ en
yüksek elektrik faturası tutarının iki katı.
Kamu ile yapılan sözleşmelerde bu
hüküm YOK
Haklı fesih
nedenleri
sayılmış. Kamu ile
yapılan
sözleşmelerde
ilaveten karşılıklı
mutabakat.
Ekte serbest
tüketici
bilgilendirme
fromu var,
ancak bu
Kasım 2016
dan itibaren
uygulanmaya
başlanmış

18-27/461-224
256/436

Tablo 8’in devamı:
Dönem
Abone
Tipi
Sözleşme
Süresi
Taahhütname
Taahhütname
Süresi
Tarife
İndirim
Oranı
Taahhütname
Kendiliğinden Yenileniyor
Cayma
Bedeli
Sözleşme Fesih
Bildirimi ve Süresi
İlave
Hususlar

KURUMSAL
Ocak
2016-
Mart
2016
Orta
ölçekli
kurumsal
İmza
esnasında
belirleniyor
VAR
İmza
esnasında
belirleniyor
Sabit oranlı
tarife, sabit
fiyatlı tarife
veya yeşil
tarifeden
biri
seçilebilir
Belirtilmemiş
Sözleşme süresinin bitim tarihinden en
az iki ay önce diğer tarafa sözleşmeye
devam etmeme iradesini yazılı olarak
bildirmezse birer yıl uzama VAR, ancak
uzama sonucu oluşacak toplam
sözleşme süresi beş yıldan fazla
olamaz.
Tarafın kusuru veya haklı neden
olmaksızın süresinden önce fesihte
doğrudan ve dolaylı tüm zararlar+ en
yüksek elektrik faturası tutarının iki katı.
Haklı fesih
nedenleri
sayılmış. Kamu ile
yapılan
sözleşmelerde
ilaveten taraflar iki
ay önceden
bildirmek
kaydıyla.

Mart
2016-
Nisan
2016
Orta
ölçekli
kurumsal
İmza
esnasında
belirleniyor
VAR
İmza
esnasında
belirleniyor
Sabit oranlı
tarife, sabit
fiyatlı tarife
veya yeşil
tarifeden
biri
seçilebilir
Belirtilmemiş
Sözleşme süresinin bitim tarihinden en
az iki ay önce diğer tarafa sözleşmeye
devam etmeme iradesini yazılı olarak
bildirmezse birer yıl uzama VAR, ancak
uzama sonucu oluşacak toplam
sözleşme süresi beş yıldan fazla
olamaz.
Tarafın kusuru veya haklı neden
olmaksızın süresinden önce fesihte
doğrudan ve dolaylı tüm zararlar+ en
yüksek elektrik faturası tutarının iki katı.
Haklı fesih
nedenleri
sayılmış. Kamu
ile yapılan
sözleşmelerde
ilaveten taraflar
iki ay önceden
bildirmek
kaydıyla.

Nisan
2016-
Mayıs
2016
Orta
ölçekli
kurumsal
İmza
esnasında
belirleniyor
VAR
İmza
esnasında
belirleniyor
Sabit oranlı
tarife, sabit
fiyatlı tarife
veya yeşil
tarifeden
biri
seçilebilir
Belirtilmemiş
Sözleşme süresinin bitim tarihinden en
az iki ay önce diğer tarafa sözleşmeye
devam etmeme iradesini yazılı olarak
bildirmezse birer yıl uzama VAR, ancak
uzama sonucu oluşacak toplam
sözleşme süresi beş yıldan fazla
olamaz.
Tarafın kusuru veya haklı neden
olmaksızın süresinden önce fesihte
doğrudan ve dolaylı tüm zararlar+ en
yüksek elektrik faturası tutarının iki katı.
Haklı fesih
nedenleri
sayılmış. Kamu
ile yapılan
sözleşmelerde
ilaveten taraflar
iki ay önceden
bildirmek
kaydıyla.

Mayıs
2016-
Eylül
2016
Orta
ölçekli
kurumsal
İmza
esnasında
belirleniyor
VAR
İmza
esnasında
belirleniyor
Sabit oranlı
tarife, sabit
fiyatlı tarife
veya yeşil
tarifeden
biri
seçilebilir
Belirtilmemiş
Sözleşme süresinin bitim tarihinden en
az iki ay önce diğer tarafa sözleşmeye
devam etmeme iradesini yazılı olarak
bildirmezse birer yıl uzama VAR, ancak
uzama sonucu oluşacak toplam
sözleşme süresi beş yıldan fazla
olamaz.
Tarafın kusuru veya haklı neden
olmaksızın süresinden önce fesihte
doğrudan ve dolaylı tüm zararlar+ en
yüksek elektrik faturası tutarının iki katı.
Haklı fesih
nedenleri
sayılmış.

18-27/461-224
257/436

Tablo 8’in devamı:
Dönem
Abone
Tipi
Sözleşme
Süresi
Taahhütname
Taahhütname
Süresi
Tarife
İndirim
Oranı
Taahhütname
Kendiliğinden Yenileniyor
Cayma
Bedeli
Sözleşme Fesih
Bildirimi ve Süresi
İlave
Hususlar

KURUMSAL
Eylül
2016-
Kasım
2016
Orta
ölçekli
kurumsal
İmza
esnasında
belirleniyor
VAR
İmza
esnasında
belirleniyor
Sabit oranlı
tarife, sabit
fiyatlı tarife
veya yeşil
tarifeden
biri
seçilebilir
Belirtilmemiş Tarafların mutabakatı ile uzama
Tarafın kusuru veya haklı neden
olmaksızın süresinden önce fesihte
doğrudan ve dolaylı tüm zararlar+ en
yüksek elektrik faturası tutarının iki katı.
Haklı fesih
nedenleri
sayılmış.

Kasım
2016-
Mart
2017
Orta
ölçekli
kurumsal
İmza
esnasında
belirleniyor
VAR
İmza
esnasında
belirleniyor
Sabit oranlı
tarife, sabit
fiyatlı tarife,
yeşil tarife
veya PTF
bazlı
tarifeden
biri
seçilebilir
Belirtilmemiş Tarafların mutabakatı ile uzama
Tarafın kusuru veya haklı neden
olmaksızın süresinden önce fesihte
doğrudan ve dolaylı tüm zararlar+ en
yüksek elektrik faturası tutarının iki katı.
(PTF bazlı tarifelerde, birim fiyata
ekleme yapılması durumundaki fesihler
hariç)
Haklı fesih
nedenleri
sayılmış.

Mart
2017-
halen
Orta
ölçekli
kurumsal
İmza
esnasında
belirleniyor
VAR
İmza
esnasında
belirleniyor
Sabit oranlı
tarife, sabit
fiyatlı tarife,
yeşil tarife,
PTF bazlı
tarife ve net
tarifen biri
seçilebilir
Belirtilmemiş
Seçimlik uzama. Müşteri süre sonunda
sözleşmenin sona ermesini veya bir ay
önceden yenilememe iradesinin
bildirilmediği durumda birer yıl uzama,
ancak uzama sonucu oluşacak toplam
sözleşme süresinin üç yıldan fazla
olmamasını seçebilir.
Tarafın kusuru veya haklı neden
olmaksızın süresinden önce fesihte
doğrudan ve dolaylı tüm zararlar+ en
yüksek elektrik faturası tutarının iki katı.
(PTF bazlı tarifelerde, birim fiyata
ekleme yapılması durumundaki fesihler
hariç)
Haklı fesih
nedenleri
sayılmış.

Temmuz
2014-
Nisan
2015
Büyük
ölçekli
kurumsal
1 yıl VAR 1 yıl
Sabit
oranlı tarife
Belirtilmemiş
Sözleşme süresinin bitim tarihinden en
az iki ay önce diğer tarafa sözleşmeye
devam etmeme iradesini yazılı olarak
bildirmezse 1 er yıl uzama VAR, ancak
uzama sonucu oluşacak toplam
sözleşme süresi 5 yıldan fazla olamaz.
Tarafın kusuru veya haklı neden
olmaksızın süresinden önce fesihte
doğrudan ve dolaylı tüm zararlar+ en
yüksek elektrik faturası tutarının iki katı.
Haklı fesih
nedenleri
sayılmış.

Nisan
2015-
Temmuz
2015
Büyük
ölçekli
kurumsal
1yıl VAR 1 yıl
Sabit
oranlı tarife
Belirtilmemiş
Sözleşme süresinin bitim tarihinden en
az iki ay önce diğer tarafa sözleşmeye
devam etmeme iradesini yazılı olarak
bildirmezse birer yıl uzama VAR, ancak
uzama sonucu oluşacak toplam
sözleşme süresi beş yıldan fazla
olamaz.
Tarafın kusuru veya haklı neden
olmaksızın süresinden önce fesihte
doğrudan ve dolaylı tüm zararlar+ en
yüksek elektrik faturası tutarının iki katı.
Haklı fesih
nedenleri
sayılmış.

18-27/461-224
258/436

Tablo 8’in devamı:
Dönem
Abone
Tipi
Sözleşme
Süresi
Taahhütname
Taahhütname
Süresi
Tarife
İndirim
Oranı
Taahhütname
Kendiliğinden Yenileniyor
Cayma
Bedeli
Sözleşme Fesih
Bildirimi ve Süresi
İlave
Hususlar

KURUMSAL
Temmuz
2015-
Ocak
2016
Büyük
ölçekli
kurumsal
1 yıl VAR 1 yıl
Sabit
oranlı tarife
Belirtilmemiş
Sözleşme süresinin bitim tarihinden en
az iki ay önce diğer tarafa sözleşmeye
devam etmeme iradesini yazılı olarak
bildirmezse birer yıl uzama VAR, ancak
uzama sonucu oluşacak toplam
sözleşme süresi beş yıldan fazla
olamaz.
Tarafın kusuru veya haklı neden
olmaksızın süresinden önce fesihte
doğrudan ve dolaylı tüm zararlar+ en
yüksek elektrik faturası tutarının iki katı.
Haklı fesih
nedenleri
sayılmış.

Ocak
2016-
Mart
2016
Büyük
ölçekli
kurumsal
1 yıl VAR 1 yıl
Sabit
oranlı tarife
Belirtilmemiş
Sözleşme süresinin bitim tarihinden en
az iki ay önce diğer tarafa sözleşmeye
devam etmeme iradesini yazılı olarak
bildirmezse birer yıl uzama VAR, ancak
uzama sonucu oluşacak toplam
sözleşme süresi beş yıldan fazla
olamaz.
Tarafın kusuru veya haklı neden
olmaksızın süresinden önce fesihte
doğrudan ve dolaylı tüm zararlar+ en
yüksek elektrik faturası tutarının iki katı.
Haklı fesih
nedenleri
sayılmış.

Mart
2016-
Nisan
2016
Büyük
ölçekli
kurumsal
1 yıl VAR 1 yıl
Sabit
oranlı tarife
Belirtilmemiş
Aksi taraflarca yazılı olarak
kararlaştırılmazsa bir yıl sonunda sona
erer. Yenileme YOK
Tarafın kusuru veya haklı neden
olmaksızın süresinden önce fesihte
doğrudan ve dolaylı tüm zararlar+ en
yüksek elektrik faturası tutarının iki katı.
Haklı fesih
nedenleri
sayılmış.

Nisan
2017
Haziran
2017
Büyük
ölçekli
kurumsal
1 yıl VAR 1 yıl
Sabit
oranlı tarife
Belirtilmemiş
Aksi taraflarca yazılı olarak
kararlaştırılmazsa bir yıl sonunda sona
erer. Yenileme YOK
Tarafın kusuru veya haklı neden
olmaksızın süresinden önce fesihte
doğrudan ve dolaylı tüm zararlar+ en
yüksek elektrik faturası tutarının iki katı.
Haklı fesih
nedenleri
sayılmış.

Haziran
2017-
Temmuz
2017
Büyük
ölçekli
kurumsal
1 yıl VAR 1 yıl
Sabit
oranlı tarife
Belirtilmemiş
Aksi taraflarca yazılı olarak
kararlaştırılmazsa bir yıl sonunda sona
erer. Yenileme YOK
Tarafın kusuru veya haklı neden
olmaksızın süresinden önce fesihte
doğrudan ve dolaylı tüm zararlar+ en
yüksek elektrik faturası tutarının iki katı.
Haklı fesih
nedenleri
sayılmış.

Temmuz
2017-
halen
Büyük
ölçekli
kurumsal
İmza
esnasında
belirleniyor
VAR
İmza
esnasında
belirleniyor
Sabit oranlı
tarife, sabit
fiyatlı tarife,
yeşil tarife,
PTF bazlı
tarife ve net
tarifen biri
seçilebilir
Belirtilmemiş
Seçimlik uzama. Müşteri süre sonunda
sözleşmenin sona ermesini veya bir ay
önceden yenilememe iradesinin
bildirilmediği durumda birer yıl uzama,
ancak uzama sonucu oluşacak toplam
sözleşme süresinin üç yıldan fazla
olmamasını seçebilir.
Tarafın kusuru veya haklı neden
olmaksızın süresinden önce fesihte
doğrudan ve dolaylı tüm zararlar+ en
yüksek elektrik faturası tutarının iki katı.
Haklı fesih
nedenleri
sayılmış.


18-06/101-52

259/436

(603) Uzun süreli sözleşmeler, pazarın rakiplere kapanmasına yol açacak teşebbüs
davranışlarından biri olarak sayılmaktadır166. Uzun dönemli sözleşmelerin pazarda yerleşik
ve marka bilinirliği yüksek teşebbüslerce akdedilmesi, görece küçük ve yeni firmaların
müşteriye kendilerini tanıtmasını zorlaştırmakta ve yeni müşteri kazanımını dolayısıyla
pazara girişi ve kârlı bir biçimde faaliyet gösterecek büyüklükte bir müşteri portföyü
edinilmesini zorlaştırmaktadır.
(604) Nitekim Komisyon da kararlarında doğalgaz ve elektrik piyasalarında yerleşik teşebbüslerin
uzun süreli ve münhasır sözleşmelerini incelemiştir. Komisyon, Distrigas167 Kararı’nda,
Belçika’da doğal gazın dağıtımı ve depolanması konusunda münhasır hak sahibi Distrigas
ile sanayi müşterileri arasındaki sözleşmeleri ele almış ve çoğu müşterinin tek bir sağlayıcı
ile çalıştığını, pazardaki rekabetin ancak sözleşme sürelerinin bitiminden sonra söz konusu
olduğunu, sözleşmelerin sürelerinin bir yıl olmakla birlikte, zımni yenilenme koşulu
içerdiğini belirtmiş ve bu şekilde Distrigas tarafından bağlanan müşteri büyüklüğünün
pazarın alternatif sağlayıcılara kapanmasına ve serbestleşmeyi takip eden rekabetin
gelişiminin engellenmesine yol açabileceği belirtilmiştir. Benzer şekilde Long term energy
contracts168 Kararı’nda, Komisyon Fransa elektrik pazarında yerleşik EDF’nin halen büyük
endüstriyel müşteriler pazarında hâkim durumda bulunduğunu, sözleşme sürelerinin ve
yapısının rakipleri dışlayabileceğini ifade etmiştir.
(605) Her iki karar da teşebbüslerden alınan taahhütler ile sonuçlandırılmıştır. Bu çerçevede
Distrigas, müşteriler ile yapacağı sözleşmeleri beş yıl, yeniden satıcılar ile yapacağı
sözleşmeleri ise iki yılla sınırlandırmayı; EDF ise sözleşmelerini beş yılla sınırlandırmayı
taahhüt etmiştir. Şirketlerden alınan taahhütler arasında ayrıca münhasırlık şartlarının
kaldırılması da yer almaktadır.
(606) Ülkemizde, bir sayaçtan ancak tek bir tedarikçiden enerji alımı gerçekleştirebilmektedir.
Dolayısıyla sözleşmeler bakımından teknik zorunluluktan kaynaklanan fiili bir münhasırlığın
bulunduğu söylenebilecektir. Bu durumda, ENERJİSA’nın uzun süreler ile akdettiği
sözleşmeler, rakiplere pazarın kapatılmasına yol açabilecektir. Bununla birlikte, yukarıda
da belirtildiği üzere, abonelik hizmetlerinde hizmetin sürekliliği gereğince belirsiz süreler ile
sözleşmeler akdedilmesi makul karşılanmakta, ancak bu durumlarda müşterinin
sözleşmeyi sonlandırırken karşılaştığı yükümlülük ve prosedürler önem kazanmaktadır.
ENERJİSA’nın sözleşmeleri incelendiğinde, 2015 yılında bireysel tüketiciler ile imzalanan
sözleşmelerin sürelerinin belirsiz olduğu görülmektedir. Bu sözleşmelerin bir kısmında
tüketicinin herhangi bir zamanda bildirimde bulunmak suretiyle; ENERJİSA’nın ise en az
30 (otuz) gün önceden yazılı bildirimde bulunmak kaydıyla sözleşmeyi feshedebileceği; bir
kısmında ise her iki tarafın da 30 gün önceden bildirimde bulunmak kaydıyla sözleşmeyi
sonlandırabileceği öngörülmüştür. 2016 sonrasında ve halen yürürlükte olan sözleşmelerin
tamamında ise tüketicinin herhangi bir zamanda bildirimde bulunmak suretiyle;
ENERJİSA’nın ise en az 30 gün önceden yazılı bildirimde bulunmak kaydıyla sözleşmeyi
feshedebileceği düzenlenmiştir. Ayrıca, taahhütlü bir tarifenin bulunmadığı durumlarda
müşteri sözleşmeyi sonlandırırken herhangi bir çıkış bedeli de ödememektedir. Bu
kapsamda, tüketicilerin sözleşmesini istediği herhangi bir zamanda bir bedel ödemeksizin
feshedebildiği ve başka bir tedarikçi ile anlaşabildiği ENERJİSA’nın belirsiz süreli
sözleşmeleri bakımından pazardaki rekabetin sınırlanması huusundaki endişesi
bulunmamaktadır.


166 Kılavuz, para. 19.
167 Case COMP/B-1/37966 Distrigas.
168 Case COMP/39.386 Long Term Electricity Contracts France.

18-27/461-224
260/436

(607) Bireysel sözleşmeler bakımından sabit tarifenin seçilmesi durumunda ise, müşteriden bir
yıllık bir taahhüt alındığı anlaşılmıştır. Anılan süre dolayısıyla ilgili taahhütnamelerin
pazarın rakiplere kapatılması sonucunu doğurma ihtimalinin düşük olduğu
değerlendirilmektedir. Ancak taahhütler bakımından dikkat çekilmesi gereken bir diğer
husus, her ne kadar taahhüt süreleri kısa dönemler için alınsa da getirilecek otomatik
yenileme şartının fiiliyatta taahhüt süresinin uzamasına ve pazarın rakiplere kapanmasına
yol açacak uzunluğa ulaşabileceğidir.
(608) 2015 yılı ve öncesi sözleşmelerde otomatik uzamaya ilişkin birbirinden farklılaşan
hükümlerin bulunduğu görülmüştür. Bireysel sözleşmelerin tamamında müşterinin seçtiği
süreli bir tarifenin sona ermesi halinde, yeni süreli ve/veya süresiz tarife fiyatının, tarife
döneminin sona ermesinden en az 30 gün önce müşteriye sözleşmede yazılı herhangi bir
iletişim bilgisi üzerinden bildirileceği düzenlenmektedir. Bu bildirim fatura üzerinden
yazılabileceği gibi, e-posta veya SMS gibi kanallardan da müşteriye iletilebilmektedir.
Müşteriler bildirilen yeni tarifeye onay verebilir, 30 günlük süre içinde başka bir tarifeyi
seçebilir veya sözleşmeyi tamamen sonlandırabilir. Müşterinin bu seçeneklerden herhangi
birini seçmemesi hali ise, bir başka deyişle aksiyon almaması veya sessiz kalması durumu
ise, taahhütnamenin yenilenmesi hususunda farklılığın oluştuğu alandır. Sözleşmelerin bir
kısmında sessiz kalmak yeni süreli tarifenin kabulü anlamına gelmekteyken, eş deyişle
taahhüdün otomatik uzaması söz konusu iken bazı sözleşmelerde sözleşme taahhütsüz
standart tarife üzerinden devam ettirilmektedir. Sözleşmelerin bir kısmında ise TKHK
kapsamındaki tüketiciler bakımından sessiz kalmanın taahhüdün yenilenmesi anlamına
gelmediği, ancak TKHK kapsamında olmayan tüketiciler bakımından sessiz kalınması
durumunda taahhüdün otomatik olarak uzadığına ilişkin hükümlerin bulunduğu
anlaşılmıştır. 2016 yılındaki sözleşmelerde de; TKHK kapsamındaki tüketiciler ile TKHK
kapsamında olmayanlar bakımından otomatik uzama konusunda getirilen farklı uygulama
sürdürülmüştür. 2017 Ocak ayında yürürlüğe giren sözleşmelerde ise müşterinin açık onayı
olmaksızın taahhüdün otomatik uzamasına tüm tüketiciler bakımından son verilmiş ve
sessiz kalmanın yeni bildirilen taahhütlü tarifenin reddedilmesi anlamına geleceği açık bir
biçimde sözleşmelere eklenmiştir. Dolayısıyla 2015 yılı ve öncesi ile 2016 yılında
uygulanan sözleşmelerde müşteriler ile imzalanan ilgili tip sözleşmelerde taahhütlerin
otomatik bir biçimde uzatıldığı, böylelikle müşterilerin bir yıl daha ENERJİSA portföyüne
bağlı kaldıkları anlaşılmaktadır.
(609) 2015 Ocak- 2016 Aralık döneminde taahhüdün otomatik uzamasına ilişkin hükümlerin
pazardaki etkilerin değerlendirilebilmesi amacıyla bireysel tüketicilerin ENERJİSA’nın ve
BTŞ’lerin portföyünün ne kadarına karşılık geldiği incelenmiştir. Bireysel sözleşmelerin
yıllık tüketimi 400 MWh (400.000 KWh) olan müşterileri kapsadığı ve otomatik uzama
hükmüne sahip sözleşmelerin 2015 Ocak- 2016 Aralık döneminde alındığı bilinmektedir.
Bu bağlamda aşağıdaki grafiklere yer verilmektedir:

18-27/461-224
261/436

Grafik 134: Başkent Bölgesinde BAŞKENT’in Otomatik Uzama Hükmüne Sahip Sözleşme Yaptığı
Ticarethane Müşterilerinin BAŞKENT Ticarethane Portföyüne Oranı169,170

Kaynak: ENERJİSA
Grafik 135: Başkent Bölgesinde BAŞKENT’in Otomatik Uzama Hükmüne Sahip Sözleşme Yaptığı
Ticarethane Müşterilerinin BTŞ’lerin Ticarethane Portföyüne Oranı

Kaynak: ENERJİSA

169 Bireysel müşteriler mesken, ticarethane ve sanayi grubunda bulunabilmektedir. Mesken müşterileri
TKHK’dan yararlanması sebebiyle otomatik uzama hükmü altında kalmamaktadır. Bu sebeple bu çalışmada
mesken grubuna yer verilmemektedir. Öte yandan sanayi grubuna ilişkin tüketim kırılımlarını içeren veri seti
mevcut olmadığından işbu çalışmada sanayi müşterileri de dışarıda bırakılmış sadece 100.000 kWh altı
ticarethane müşterilerine odaklanılmış ve 2015 Ocak- 2016 Aralık ayları arasında BAŞKENT portföyüne giren
tüm müşterilerin söz konusu sözleşmeleri imzaladığı kabul edilmiştir. Kıyaslamanın diğer ayağını oluşturan
ENERJİSA ve BTŞ portföyleri açısından tüketim ayrımı yapılmadan tüm ticarethane müşterileri dikkate
alınmıştır.
170 BAŞKENT’in 2014 Aralık ve 2015 Ocak ayına ait veriler bulunmadığından portföye giren müşterilerin
hesaplanmasında 2015 Mart-Aralık dönemi kullanılmıştır. Toplam portföyler içinse kümülatif etkiyi gösterme
adına 2015 ve 2016 Aralık dönemleri esas alınmıştır.
2015 2016
26,38%
43,79%
Otomatik Uzatma Hükmü Bulunan Sözleşme İmzalayan Müşteri Sayısı Toplam Ticarethane Müşteri Sayısı
(.
..
..
T
İC
A
R
İ
S
IR
..
..
.)
2015 2016
Otomatik Uzatma Hükmü Bulunan Sözleşme İmzalayan Müşteri Sayısı DTŞ'lerde Bulunan Müşteriler
(.
..
..
T
İC
A
R
İ
S
IR
..
..
.)

18-27/461-224
262/436

(610) Yukarıdaki grafiklerden görüleceği üzere, otomatik uzama hükmünü içeren ikili anlaşma
yapmış olan ticarethane müşterilerinin BAŞKENT’in toplam ticarethane portföyüne oranı
2015 yılı için %26,38, 2016 yılı için ise %43,79’dur. Öte yandan otomatik uzama hükmü
altında bulunan müşterilerin sayısını BTŞ’lerin portföyünde bulunan müşteri sayısı ile
kıyaslamak daha makul olacaktır. Böylelikle BTŞ’lere geçişi görece daha zor hale gelen
müşterilerin teşkil ettiği büyüklüğün, BTŞ’ler için ne ifade ettiği anlaşılabilecektir. Bu
çerçevede 2015 yılında BTŞ’lerin sahip olduğu toplam müşteri sayısı kadar müşterinin,
2016 yılında ise BTŞ portföyünün yaklaşık 1,5 katı kadar müşterinin otomatik uzayan
sözleşme hükmü altında bulunduğu görülmektedir. Söz konusu oranlar dikkate alındığında
otomatik uzayan sözleşmelerin 2015 Ocak- 2016 Aralık döneminde sadece potansiyel değil
aynı zamanda fiili olarak da pazarı kapatıcı etkiye sahip olduğu değerlendirilmektedir.
(611) ENERJİSA’nın GTŞ olarak faaliyet gösterdiği Toroslar bölgesine ilişkin kıyaslamaya
aşağıdaki grafiklerde yer verilmektedir.
Grafik 136: Toroslar Bölgesinde TOROSLAR’ın Otomatik Uzama Hükmüne Sahip Sözleşme Yaptığı
Ticarethane Müşterilerinin TOROSLAR’ın Ticarethane Portföyüne Oranı

Kaynak: ENERJİSA
2015 2016
76,72%
59,26%
Otomatik Uzatma Hükmü Bulunan Sözleşme İmzalayan Müşteri Sayısı Toplam Ticarethane Müşteri Sayısı
(.
..
..
T
İC
A
R
İ
S
IR
..
..
.)

18-27/461-224
263/436

Grafik 1373: Toroslar Bölgesinde TOROSLAR’ın Otomatik Uzama Hükmüne Sahip Sözleşme Yaptığı
Ticarethane Müşterilerinin BTŞ’lerin Ticarethane Portföyüne Oranı

Kaynak: ENERJİSA
(612) Yukarıdaki grafiklerden görüleceği üzere, otomatik uzama hükmünü içeren ikili anlaşma
yapmış olan ticarethane müşterilerinin TOROSLAR’ın toplam ticarethane portföyüne oranı
2015 yılı için %76,72, 2016 yılı için ise %59,26 oranındadır. Öte yandan otomatik uzama
hükmü altında bulunan müşterilerin sayısı BTŞ’lerin portföyünde bulunan müşteri sayısı ile
kıyaslandığında ise, otomatik uzama hükmü altında bulunan müşterilerin toplam BTŞ
portföyünün 2015 yılında yaklaşık iki, 2016 yılında ise yaklaşık 2,5 katı büyüklüğe sahip
olduğu görülmektedir. Söz konusu oranlar dikkate alındığında otomatik uzayan
sözleşmeler 2015 Ocak - 2016 Aralık döneminde Toroslar bölgesinde potansiyel ve fiili
olarak pazarı kapatıcı etkiye sahiptir.
(613) ENERJİSA’nın GTŞ olarak faaliyet gösterdiği bir diğer bölge olan İstanbul Anadolu Yakası
bölgesine yönelik kıyaslamaya aşağıdaki grafiklerde yer verilmektedir:
Grafik 138: İstanbul Anadolu Yakası Bölgesinde AYESAŞ’ın Otomatik Uzama Hükmüne Sahip Sözleşme
Yaptığı Ticarethane Müşterilerinin AYESAŞ’ın Ticarethane Portföyüne Oranı

Kaynak: ENERJİSA
2015 2016
Otomatik Uzatma Hükmü Bulunan Sözleşme İmzalayan Müşteri Sayısı DTŞ'lerde Bulunan Müşteriler
(.
..
..
T
İC
A
R
İ
S
IR
..
..
.)
2015 2016
56,89% 45,29%
Otomatik Uzatma Hükmü Bulunan Sözleşme İmzalayan Müşteri Sayısı Toplam Ticarethane Müşteri Sayısı
(.
..
..
T
İC
A
R
İ
S
IR
..
..
.)

18-27/461-224
264/436

Grafik 139: İstanbul Anadolu Yakası Bölgesinde AYESAŞ’ın Otomatik Uzama Hükmüne Sahip Sözleşme
Yaptığı Ticarethane Müşterilerinin BTŞ’nin Ticarethane Portföyüne Oranı

Kaynak: ENERJİSA
(614) Yukarıdaki grafiklerden görüleceği üzere, otomatik uzama hükmünü içeren ikili anlaşma
yapmış olan ticarethane müşterilerinin AYESAŞ’ın toplam ticarethane portföyüne oranı
2015 yılı için %56,89, 2016 yılı için ise %45,29 oranındadır. Öte yandan otomatik uzama
hükmü altında bulunan müşterilerin sayısı BTŞ’lerin portföyünde bulunan müşteri sayısı ile
kıyaslandığında ise, otomatik uzama hükmü altında bulunan müşterilerin, toplam BTŞ
portföyünün hem 2015 hem de 2016 yılında yaklaşık 1,5 katı büyüklüğe sahip olduğu
görülmektedir. Söz konusu oranlar dikkate alındığında otomatik uzayan sözleşmeler 2015
Ocak - 2016 Aralık döneminde İstanbul Anadolu Yakası bölgesi bakımında potansiyel ve
fiili olarak pazarı kapatıcı etkiye sahiptir.
(615) Taahhütlü bir tarifenin seçildiği durumda, sözleşmenin taahhüt süresinden evvel
sonlandırılması halinde erken çıkış bedelinin tahsil edileceği düzenlenmektedir. 2015 ve
öncesinde uygulanan sözleşmelerde bu hususta da çeşitli uygulamalar bulunmaktadır.
Bazı sözleşmelerde sözleşme kapsamında sunulan ek menfaatler ile sözleşme gereği
henüz tahakkuk etmemiş bedellerden hangisi müşteri lehine ise erken çıkış bedeli olarak o
bedelin esas alınacağı, bazı sözleşmelerde en yüksek fatura bedelinin iki katının esas
alınacağı, bazı sözleşmelerde ise TKHK kapsamında olmayan tüketiciler için hem
sözleşme ile sağlanan ek menfaatlerin hem de en yüksek fatura tutarının iki katının erken
çıkış bedeli olarak tahsil edileceği düzenlenmiştir. 2016 yılında imzalanan sözleşmelerde
ise TKHK kapsamındaki tüketicilerin erken çıkış bedeli olarak ek menfaatler ile sözleşme
gereği henüz tahakkuk etmemiş bedellerden hangisi müşteri lehine ise onu erken çıkış
bedeli olarak ödeyeceği, TKHK kapsamında olmayanların ise ek menfaatlerin yanında en
yüksek fatura bedelinin iki katı kadar bir erken çıkış bedeline maruz kalacağı
öngörülmektedir. Bununla birlikte, tüketici iki ay içinde portföye dönerse erken çıkış
bedelinin iptal edilebileceği düzenlenmiştir. 2017 yılındaki sözleşmelerde ise erken çıkış
bedelinin uygulanacağı düzenlenmekle birlikte, hesaplama yöntemi belirtilmemiştir.
(616) Yukarıda detaylı bir biçimde belirtildiği üzere erken çıkış bedelleri, tedarikçi değiştirmenin
önündeki en büyük engellerdendir. Taahhütlü bir tarifenin seçilmesi durumunda uygulanan
erken çıkış bedellerinin gerekçeleri ve enerji birim fiyatları üzerindeki olumlu etkileri
anlaşılmakla birlikte, söz konusu ek menfaatlerin yanında uygulanan en yüksek faturanın
iki katı kadarlık bir bedelin gerekçesinin anlaşılması güçtür. Söz konusu yüksek bedel
tüketicilerin tedarikçi değiştirmesini zorlaştırmaktadır.
2015 2016
Otomatik Uzatma Hükmü Bulunan Sözleşme İmzalayan Müşteri Sayısı DTŞ'lerde Bulunan Müşteriler
(.
..
..
T
İC
A
R
İ
S
IR
..
..
.)

18-27/461-224
265/436

(617) Orta ölçekli kurumsal tüketiciler ile imzalanan sözleşmelerin ise süresinin sözleşmelerde
boş bırakıldığı, sürenin imza esnasında karşılıklı belirlendiği anlaşılmaktadır. Sözleşme
süresinin bitim tarihinden en az iki ay önce diğer tarafa sözleşmeye devam etmeme iradesi
yazılı olarak bildirilmezse, sözleşmelerin birer yıl uzayacağı, ancak uzama sonucu
oluşacak toplam sözleşme süresinin beş yıldan fazla olamayacağı düzenlenmiştir.
Sözleşmelerin sabit oranlı, sabit tarife ve yeşil tarifeden birinin seçilerek akdedilmesi
durumunda, aslında bu sözleşmeler ile taahhütlü tarifelerin seçildiği ve uzamanın aynı
zamanda taahhüdün de uzaması anlamına geleceği anlaşılmaktadır. Tarafın kusuru veya
haklı neden olmaksızın sözleşmenin süresinden önce feshedilmesi halinde ise uğranan
doğrudan ve dolaylı tüm zararlar ile en yüksek tüketim faturasının iki katı bir bedelin erken
çıkış bedeli olarak tahsil edileceği düzenlenmiştir. Eylül 2016 - Mart 2017 döneminde
uygulanan sözleşmelerde ise otomatik uzama hükmünün kaldırıldığı, sözleşmenin
tarafların mutabakatı ile uzayacağına ilişkin hükmün kabul edildiği, ancak halen
uygulanmakta olan sözleşmelerde ise otomatik uzama (en fazla üç yıl ile sınırlandırılmıştır)
veya mutabakatla uzama seçeneklerinin sözleşmenin imzası esnasında seçilebileceği bir
sistemin benimsendiği anlaşılmıştır. Erken çıkış bedeline ilişkin hesaplamanın ise bu
sözleşmelerde de korunduğu görülmüştür.
(618) Büyük ölçekli kurumsal sözleşmelerde ise sözleşme süresinin Temmuz 2017’ye kadar
uygulanan sözleşmelerde bir yıl olarak belirlendiği, tarifenin ise sabit oranlı tarife olduğu
anlaşılmaktadır. Bu tarihten sonraki sözleşmelerde ise sözleşme süresine imza esnasında
taraflarca karar verildiği görülmektedir. Mart 2016’ya kadar uygulanan sözleşmelerde,
taraflardan biri iki ay önce devam etme iradesini bildirmezse sözleşme bir yıl uzamakta,
her halükarda toplam süre beş yılı aşamamaktadır. Bununla birlikte, Mart 2016 - Temmuz
2017 döneminde uygulanan sözleşmelerde otomatik uzama hükmü kaldırılmıştır. Halen
uygulanmakta olan sözleşmelerde ise otomatik uzama (en fazla üç yıl ile sınırlandırılmıştır)
veya mutabakatla uzama seçeneklerinin sözleşmenin imzası esnasında seçilebileceği bir
sistemin benimsendiği anlaşılmıştır. Tarafın kusuru veya haklı neden olmaksızın
sözleşmenin süresinden önce feshedilmesi halinde ise uğranan doğrudan ve dolaylı tüm
zararlar ile en yüksek tüketim faturasının iki katı bir bedelin erken çıkış bedeli olarak tahsil
edileceği düzenlenmiştir.
(619) Kurumsal sözleşmeler bakımından sözleşmede yer alan söz konusu otomatik uzama ve
erken çıkış bedeline ilişkin hükümlerin, bireysel sözleşmelerden daha farklı ele alınması
gerekmektedir. Zira kurumsal müşteriler profesyonel satın alma süreçlerine sahip olmakta
ve bu nedenle imza ettikleri ikili anlaşmalarda bireysel tüketicilere nazaran daha bilinçli
tercihler yapmaktadırlar. Yine tüketim miktarlarının yüksek olması, sözleşmeler üzerinde
değişiklik yapma hususunda kendilerine bir pazarlık gücü getirmektedir. Ayrıca, her
halükarda sözleşmenin ve taahhüdün en fazla beş yıla uzayabildiği anlaşılmaktadır. Söz
konusu beş yıllık taahhüt süresinin kurumsal müşterilerin tercihlerinin bilinçliliği ile birlikte
ele alındığında pazarın rakiplere kapatılmasına yol açacak uzunlukta olmadığı
değerlendirilmektedir. En fazla beş yıl olacak şekilde düzenlenen sözleşme ve taahhüt
süresinin ayrıca Komisyon’un Distrigas ve EDF kararlarındaki yaklaşımı ile de paralel
olduğu ifade edilmelidir. Erken çıkış bedelinde zararlara ilave olarak eklenen en yüksek
tüketim bedelinin iki katı kadarlık bir bedel rakip tedarikçilere geçişi zorlaştırabilecek
olmakla birlikte, kurumsal müşterilerin satın alma süreçlerinin bu riskleri değerlendirmek
üzerine tasarlanmasından hareketle kurumsal ölçekteki müşterilerin tedarikçiler arasındaki
geçişkenliğini sınırlamadığı değerlendirilmektedir.
(620) Uygulamada da, tüketicilere sözleşmelerde belirtilen şekilde bildirimlerin yapıldığını
gösteren yazışmalar elde edilmiştir. Örneğin, 02.03.2015 tarihinde B. A. tarafından
gönderilen “3 TO 3 FIRSAT GİRİŞLERİ HAKKINDA” konulu e-postada (Belge 38) bulunan
“1 yıllık ST sözleşmeleri (ağırlıklı sabit tarife ya da Tedaş minus) dolan müşterilerimiz tele

18-27/461-224
266/436

satış birimi tarafından aranmakta ve sözleşmelerinin yenilenmesi sağlanmaktadır (…) İkinci
konu olarak; yenileme zamanları gelmiş, ancak aranıp hiçbir şekilde ulaşılamayan müşteri
grubu ile ilgilidir. Mesken tarifesine dahil bu tip müşteriler regüle tarifeye çevrilmekte ve
bununla ilgili olarak kendilerine bilgi mektubu gönderilmekte.” ifadelerine yer verilmiştir.
Bununla birlikte, SMS ile bildirim yapılan müşterilerden bir ay içerisinde olumsuz bir geri
bildirim olmaması halinde taahhütlerin yenilendiğini, erken çıkış bedeli talep edildiğini ve
müşterinin bundan şikâyetçi, olduğunu ortaya koyan 19-22.09.2016 tarihlerinde
“8020176738/ Resmi Kurum ST SMS bilgilendirmesi hak” konulu e-postada (Belge 73),
resmi bir kurum olan müşterinin SMS bildirimi ile sözleşme yenilenmesine itiraz ettiği
görülmektedir. Benzer şekilde 25.07.2016 tarihli “Fwd: ABONELİK SÖZLEŞME İPTAL VE
ÇIKIŞ İŞLEMLERİ İTİRAZ İHBARNAMESİ” başlıklı e-postalarda (Belge 75), müşteriye
SMS gönderildiği, müşterinin olumsuz bir geri dönüş yapmadığı için taahhütlü tarifesinin
yenilendiği ve müşterinin bu husustan şikâyetçi olduğu anlaşılmaktadır. “2.Seviye D2D ST
Hk 8400202132” başlıklı e-postada (Belge 79) da, “normalde sözleşme biter bitmez
tüketimler uygunsa otomatik yenileme yapıldığı” belirtilmiştir.
(621) Otomatik uzamaların çeşitli dönemlerde uygulanması ancak bazı dönemlerde kaldırılması
hususu da, yerinde incelemede elde edilen e-postalarda görülebilmektedir. 2015 yılında
otomatik uzama hükmünün olduğu sözleşmeler bakımından bilişim sisteminde ayrı
tanımlamaların yapılmasını talep eden yazışmalara rastlanılmıştır. Örneğin 07.09.2015
tarihli “RE: Otomatik uzatmalar hk.” başlıklı e-postada (Belge 77) yer alan yazışmalardan,
bilişim sisteminde otomatik uzayan sözleşmelerin görülebilmesini sağlayacak bir
değişikliğin talep edildiği anlaşılmaktadır. Ancak, 31.10.2016 tarihli “YNT: Otomatik
Uzatmalar hk.” başlıklı e-postada (Belge 76) yeni gerçekleştirilecek sözleşmelerde
otomatik uzama hükmünün kaldırıldığı belirtilmekte ve müşteri ile yapılan sözleşmelerde
bu hususun bilincinde olunması talep edilmektedir. 03.11.2016 tarihli ve “YNT: Yeni Sistem
Hk” başlıklı e-postada (Belge 78) da sistemde otomatik uzamaya ilişkin belgelerin
açılmadığı dile getirilmiştir.
(622) Sonuç olarak, ENERJİSA ile bireysel müşteriler arasında 2015-2016 yıllarında
gerçekleştirilen sözleşmelerde yer verilen ve taahhüdün otomatik olarak uzamasına yol
açan hükümlerin serbest tüketicilere elektrik enerjisi hizmetinin sunulduğu pazarlarda
hakim durumun kötüye kullanılması suretiyle pazarın rakiplere kapanmasına yol
açabileceği belirlenmiştir. Nitekim bu uygulamadan müşterilerin de şikayetçi olduğu, ayrıca
erken çıkış bedelinin de orantısız bir biçimde yüksek olduğu ve bu yüksekliğin de
müşterilerin tedarikçi değiştirmesini zorlaştırarak rekabeti sınırladığı değerlendirilmektedir.
Bununla birlikte, kurumsal müşteriler bakımından taahhütlerin en fazla beş yıl olacak
şekilde uzamasının ve belirlenen çıkış bedelinin ise pazarın rakiplere kapatılmasına yol
açacak oranda olmadığı tespit edilmiştir.
(623) Sözleşmelerin değerlendirilmesinde son olarak PSS’lerin de incelenmesi gerekmektedir.
PSS’lerin 06.08.2015 tarihli ve 5716-1 sayılı EPDK kararı ile standart sözleşme olarak
belirlenen tip sözleşmeler olduğu anlaşılmaktadır. Belirsiz süreli olarak düzenlenen bu
sözleşmelerde, abonenin yazılı olarak veya elektronik imzayla başvuruda bulunmak
suretiyle sözleşmeyi sona erdirebileceği ve başvuruda sözleşmenin sonlandırılmak
istendiği tarihe yer verilmediyse, şirketin başvuruyu en geç üç iş günü içinde
sonuçlandıracağı düzenlenmiştir. Dolayısıyla PSS’ler bakımından sözleşme süreleri ve
fesih koşulları bakımından rekabeti sınırlayacak bir düzenlemeye rastlanılmamıştır.
I.6.3.2.5. Sayaç Okumalara İlişkin Değerlendirme
(624) İşbu soruşturma kapsamında incelenen bir diğer husus da, BTŞ’lerin portföyünde bulunan
müşterilerin okumalarının düzensizlik göstermesi ve tahminleme metodolojisinin tüm
tedarikçilere eşit olarak uygulanmaması iddiasıdır. Söz konusu iddiaların incelenmesi
kapsamında hakkında soruşturma yürütülen dağıtım şirketlerinden elde edilen bilgilere

18-27/461-224
267/436

dayanılarak yapılan çalışmalarda, AYEDAŞ, BAŞKENT EDAŞ ve TOROSLAR EDAŞ’ın
sayaçların okunması konusunda aynı ekonomik bütünlük içinde bulundukları GTŞ’lerin
lehine, BTŞ’lerin aleyhine olacak ayrımcı bir davranış gösterdiğine ilişkin herhangi bir
bulguya ulaşılamamıştır. Bu bağlamda AYEDAŞ, BAŞKENT EDAŞ ve TOROSLAR
EDAŞ’ın elektrik dağıtım hizmeti pazarındaki hakim durumlarını kötüye kullanmadıkları
tespit edilmiştir.
I.6.4. ENERJİSA’nın Gerçekleştirdiği Eylem ve Uygulamaların Dışlama Potansiyeli ve
Dışlama Niyeti İçermesi
(625) Daha önce de ifade edildiği üzere, AB Rehberi’nde, “Eğer bir davranış sadece rekabetin
önünde engel teşkil ediyor ve herhangi bir etkinliğe yol açmıyorsa, söz konusu davranışın
rekabet karşıtı olduğu sonucuna varılabilir. Böyle bir durum, örneğin, hâkim durumdaki
teşebbüs tarafından müşterilerin, rakip teşebbüslerin ürün veya hizmetlerini denemesine
engel olunması ya da müşterilerine rakiplerin ürün veya hizmetlerini denememeleri
karşılığında finansal teşvikler sağlanması veya bir dağıtımcıya ya da müşteriye rakibin ürün
veya hizmetlerinin tanıtımının geciktirilmesi karşılığında çeşitli şekillerde ödeme yapılması
hallerinde gerçekleşir.”171 şeklinde yer alan ifadelerden, belli bir davranış/uygulama tipinin,
karakteristik itibarıyla herhangi bir ek analiz yapmaya ihtiyaç duyulmaksızın, muhakkak bir
kötüye kullanma olarak değerlendirilebileceğinin ve dolayısıyla, bu kapsamdaki eylem ve
uygulamalar için hâkim durumun kötüye kullanılmasını ortaya koymak bakımından
(doğrudan) rekabet karşıtı etkilerin ayrıca değerlendirilmesine gerek görülmediği
anlaşılmaktadır.
(626) ENERJİSA’nın, yukarıda ayrıntılı ve sınıflandırılmış olarak ele alınan eylem ve
uygulamaları yoluyla perakende elektrik piyasalarında tedarikçi değişikliğini engellediği ve
ilgili pazarları kapadığı ve dolayısıyla hâkim durumunu kötüye kullandığı tespit edilmiştir.
ENERJİSA’nın soruşturmaya konu eylem ve uygulamalarının her birinin, ilgili pazarlardaki
etkileri ve sonuçlarının bilincinde olduğu anlaşılmaktadır. Nitekim Kurul’un 2014 yılındaki
önaraştırma kararı sonucunda taraflara 4054 sayılı Kanun’un 9. maddesinin üçüncü fıkrası
uyarınca gönderilen görüşte, kaçınılması gerektiği belirtilen eylem ve uygulamalar ile işbu
soruşturmada değerlendirilen eylem ve uygulamalar biçim ve sonuç bakımından
örtüşmektedir. Bu durum soruşturmaya taraf teşebbüsün söz konusu eylem, davranış ve
uygulamalarının ilgili pazardaki rakipleri rekabet karşıtı yollardan dışlamaya ve pazarı
kapamaya, tüketicilerinse tedarikçi seçim hakkını ellerinden almaya yönelik olduğunun
bilincinde olduğunu ve buna rağmen söz konusu eylem ve uygulama silsilesine devam
ettiğini ortaya koymaktadır.
(627) Öte yandan, mevcut durumda serbest tüketici ilgili pazarları, ENERJİSA’nın hâkim
durumda olduğu, rekabetçi baskı yaratabilecek nitelikte bir rakip veya rakiplerin
bulunmadığı, serbest tüketici mobilizasyonunun oldukça kısıtlı olduğu pazarlar olarak
karakterize edildiğinde, soruşturmaya konu dikey bütünleşik yapının tedarikçi değişikliğini
engelleyerek ilgili pazarları rakiplere kapadığı ve dolayısıyla soruşturmaya konu eylem,
davranış ve uygulamaları yoluyla mevcut pazar yapılarını muhafaza ettiği; dolayısıyla
serbestleşme sürecinin, önceden başlamış olmasına rağmen ilgili pazarlarda söz konusu
kötüye kullanma hallerinin doğrudan etkisi olarak tekamül edemediği değerlendirilmektedir.
(628) Öncelikle soruşturmaya konu dikey bütünleşik yapının davranış, eylem ve uygulamalarının,
4054 sayılı Kanun’un 6. maddesinin (a) bendinde, “Ticarî faaliyet alanına başka bir
teşebbüsün girmesine doğrudan veya dolaylı olarak engel olunması ya da rakiplerin
piyasadaki faaliyetlerinin zorlaştırılmasını amaçlayan eylemler” şeklinde yer alan duruma
Kanun’da yer verilen amaç unsurunun varlığı açısından uygunluk gösterdiği ve hâkim
durumun kötüye kullanılması olarak kabul edilmesi gerektiği belirtilmelidir. Nitekim aşağıda

171 AB Rehberi, para. 22.

18-27/461-224
268/436

özet bir şekilde yer verilen Kurul kararları ve söz konusu kararlara ilişkin Danıştay
kararlarında amaç unsurunun doğrudan ya da dolaylı varlığının 4054 sayılı Kanun’un 6.
maddesi bakımından hâkim durumun kötüye kullanılması olarak kabul edilmesi gerektiği
net bir biçimde ifade edilmektedir.
(629) 05.06.2007 tarih ve 07-47/506-181 sayılı Kurul kararı, Anadolu Cam Sanayi A.Ş.’nin
(ANADOLU CAM), cam ev eşyaları (züccaciye) pazarındaki rekabeti bozup bozmadığının
tespiti amacıyla re’sen başlatılan soruşturma sonucunda alınmıştır. Kararda ANADOLU
CAM'ın, Türkiye cam ambalaj malzemeleri pazarında hâkim durumda olduğu tespit
edilmiştir. Şişecam Grubu bünyesindeki cam ev eşyası üreticisi Paşabahçe'ye rakip olan
Solmaz Mercan Mutfak Eşyaları San. Ve Tic. A.Ş.’ye (SOLMAZ MERCAN) ANADOLU
CAM tarafından yapılan satışların kısıtlanması, ANADOLU CAM’ın hâkim durumunu
kötüye kullanması başlığı altında, mal vermeyi reddetme eylemi bakımından
değerlendirilmiştir. Karara göre, ANADOLU CAM tarafından SOLMAZ MERCAN'a uzun
süredir uygulanan arz kısıtlaması, kapasite kısıtı vb. herhangi bir objektif nedenden
kaynaklanmamaktadır. Bu durum, SOLMAZ MERCAN’ı başka kaynaklardan mal alımına
yöneltmiştir. Kararda, söz konusu alımların SOLMAZ MERCAN’ın taleplerini tam olarak
karşılayamadığı ve bu nedenle ilgili teşebbüsün mal vermeme eyleminden olumsuz
etkilendiği ifade edilmekle birlikte, mal vermenin kesilmesi eyleminin ihlâl olarak
değerlendirilebilmesi bakımından, ilgili teşebbüsün uğramış olduğu zararlar yanında, cam
ev eşyaları pazarında doğrudan tüketiciye yansıyan, fiyat ve ürün kalitesi gibi hususlarda
hissedilir bir etkinin de ortaya çıkması gerektiği, ancak cam ev eşyaları pazarına ilişkin
veriler dikkate alındığında, söz konusu eylemin rekabeti kısıtlayıcı etkisinin olmadığı
gerekçesiyle 4054 sayılı Kanun'un 6. maddesi kapsamında bir ihlâlin bulunmadığı
sonucuna ulaşılmıştır. Buna ek olarak kararda, ANADOLU CAM’ın rekabeti kısıtlayıcı karar
ve uygulamalardan kaçınması yönünde Başkanlık tarafından görüş yazısı gönderilmesine
de karar verilmiştir.
(630) Söz konusu kararının iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle SOLMAZ MERCAN
tarafından yapılan başvuru üzerine alınan Danıştay 13. Dairesi’nin 24.04.2008 tarih ve E:
2007/13574 kararında ise; ANADOLU CAM'ın söz konusu mal vermeme eyleminin, 4054
sayılı Kanun’un 6.maddesinde açıkça kötüye kullanma halleri olarak sayılan (d) bendindeki;
“Belirli bir piyasadaki hâkimiyetin yaratmış olduğu finansal, teknolojik ve ticarî avantajlardan
yararlanarak başka bir mal veya hizmet piyasasındaki rekabet koşullarını bozmayı
amaçlayan eylemler” ve (a) bendindeki “Ticarî faaliyet alanına başka bir teşebbüsün
girmesine doğrudan veya dolaylı olarak engel olunması ya da rakiplerin piyasadaki
faaliyetlerinin zorlaştırılmasını amaçlayan eylemler” kapsamında yer aldığının kuşkusuz
olduğu ifade edilmiştir. Ek olarak Danıştay kararında, ANADOLU CAM’a rekabeti kısıtlayıcı
karar ve uygulamalardan kaçınması yönünde Başkanlık tarafından görüş yazısı
gönderilmesine Kurul tarafından karar verilmesinin de bu eylemlerin gerçekte hâkim
durumun kötüye kullanılması niteliğinde olduğunun Kurulca da kabulü anlamına geldiği
vurgulanmıştır. Bu değerlendirmeler ışığında Danıştay tarafından, dosya konusu eylemin
4054 sayılı Kanun’un 6. maddesinin (a) ve (d) bentlerini ihlâl ettiğinin anlaşılması nedeniyle
Kanun'un 16.maddesi uyarınca para cezası verilmesi gerekirken, eylemin hâkim durumun
kötüye kullanılması olarak sayılması için rekabeti kısıtlayıcı etkisi olması şartını taşıması
gerektiği gerekçesiyle tesis edilen Kurul Kararında hukuka uyarlık bulunmadığına ve
yürütmesinin durdurulması gerektiğine hükmedilmiştir.
(631) Bu karara karşı yapılan itiraz da İdari Dava Daireleri Kurulu (İDDK) tarafından 26.2.2009
tarih E:2008/1242 sayılı karar ile reddedilmiştir. Bunun üzerine, Kurul tarafından dosya
konusu 26.8.2009 tarih ve 09-39/949-236 sayılı karar ile yeniden değerlendirmiştir. İlgili
kararda “eylemin rekabet üzerinde kısıtlayıcı etkisinin olup olmamasının, cam ev eşyaları
pazarında nihai tüketicilerin karşılaştığı fiyat kalite gibi unsurlarda meydana gelecek

18-27/461-224
269/436

olumsuz nitelikli net bir etkilenmeye yönelik bir analiz sonucu ortaya konabileceği
düşünülse bile 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesinde kötüye kullanma hallerine örnek olarak
tadadi bir biçimde sıralanan uygulamalardan (a) ve (d) bentlerinde ifade edilen “amaç”
unsurunun, somut olay bağlamında varlığı açıktır.” denilerek, ANADOLU CAM’ın 4054
sayılı Kanun’un 6. maddesini ihlal ettiğine ve idari para cezası verilmesine hükmetmiştir.
(632) 24.01.2006 tarih ve 06-03/51-11 sayılı karara konu, Türkiye Deniz İşletmeleri A.Ş.’nin (TDİ)
rakip teşebbüsleri pazar dışına çıkartmak amacıyla düşük fiyat uyguladığı ve bu şekilde
hâkim durumunu kötüye kullanıp kullanmadığının tespiti için yürütülen soruşturmada
TDİ’nin Çanakkale Boğazı Bölgesi hatlarında %70 pazar payı ile hâkim durumda
bulunduğu tespit edilmiştir. Kararda yer verilen bilgilere göre TDİ, son üç yılda (2002-2004)
Çanakkale-Eceabat hattında sırasıyla maliyetlerin %27, %30 ve %27 altındaki oranlarda;
Gelibolu-Lapseki hattında ise aynı dönemler itibarıyla %30, %28 ve %25 oranlarında
maliyetin altında fiyatlar belirlemiştir. Bu iki hattın aynı zamanda TDİ’nin rekabetle
karşılaştığı hatlardan ikisi olduğunun ifade edildiği kararda, rekabet ortamının mevcut
olmadığı Eskihisar-Topçular hattında ise TDİ’nin, belirlediği yüksek fiyatlarla aşırı kâr elde
ettiği, anılan yıllardaki kâr oranının sırasıyla %214, %192 ve %254 olarak gerçekleştiği,
Çanakkale Boğazı hatlarındaki tarifelerin ise 29.08.2003 tarihinden 2005 yılı başına kadar
sürekli indirildiği, TDİ’nin fiyat indirimi yaparak zararına çalıştığı bu pazarlardaki rakip
teşebbüslerinde genel olarak zararına ya da çok düşük kârlarla çalışmak zorunda
bırakıldıkları tespit edilmiştir. Öte yandan kararda, dört yıl süren iddia konusu uygulamanın
sonucunda şikâyetçilerin halen pazarda bulunmalarının ve bu teşebbüslerin TDİ'nin
fiyatlarının da altında fiyat belirliyor olmalarının TDİ tarafından yıkıcı fiyat uygulandığı
iddialarıyla uyuşmayacağı gerekçesiyle hâkim durumun kötüye kullanıldığı yönündeki
iddiaların reddine karar verilmiştir.
(633) Danıştay 13. Dairesi'nin 07.01.2008 tarih ve E:2006/2508, K:2008/156 sayılı kararında ilgili
Kurul kararının iptaline karar verilmiştir. Danıştay kararında, Kurul tarafından ilgili pazarda
hâkim durumda bulunan TDİ’nin mali kaynaklardan gelen avantajıyla, Çanakkale Boğazı
hatlarında son üç yılda %30 civarında maliyetin altında aşırı düşük ve zararına fiyatla
hizmet sunarak rakip teşebbüslerin faaliyetlerini zorlaştırdığının tespit edildiği ifade
edilerek, TDİ’nin 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesinin (a) ve (d) bentlerinde belirtilen
davranışlarda bulunduğuna ve dolayısıyla hâkim durumunu kötüye kullandığına
hükmedilmiştir.
(634) Danıştay’ın iptal kararı üzerine ise ilgili dosya konusu Kurul tarafından yeniden
değerlendirilmiştir. Bu değerlendirme sonucunda verilen Kurul’un 24.06.2010 tarih ve 10-
45/801-264 sayılı kararıyla, TDİ’nin Eskihisar-Topçular, Kabatepe-Gökçeada ve Çanakkale
Boğazı pazarlarında hâkim durumda olduğuna ve söz konusu hâkim durumunu 4054 sayılı
Kanun'un 6. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kötüye kullandığına hükmedilmiş, TDİ’ye
idari para cezası verilmesine karar verilmiştir.
(635) Kurul’un, hâkim durumun kötüye kullanılmasına yönelik değerlendirilmesinde “niyet” ve
potansiyel/muhtemel dışlayıcı etki unsurunun varlığını yeterli gördüğü 30.03.2011 tarih ve
11-18/341-103 sayılı kararı, Danıştay 13. Dairesi’nin E:2012/1229, K:2016/3374 sayılı ve
E:2012/1246, K:2016/3376 sayılı kararlarında incelemeye konu olmuş ve her iki kararda
da Kurul’un yaklaşımı onanmıştır.
(636) Doğan Yayın Holding A.Ş. (DOĞAN) oluşan ekonomik bütünlüğün gazete reklam yeri
fiyatlarının oluşumunda uyguladığı indirim sistemleri ve medya planlama satın alma
ajansları ile akdettiği mutabakat ve/veya sözleşmelerdeki prim uygulamaları yoluyla 4054
sayılı Kanun’un 6. maddesi çerçevesinde hâkim durumunu kötüye kullandığı iddiasının
incelendiği bahse konu Kurul kararında;

18-27/461-224
270/436

- Doğan Medya Grubu tarafından yüksek düzeyde sadakat artırıcı nitelikte tasarlanan
ve gerçekleştirilen indirim sistemleri ve uygulamalarının önemli ölçüde rakipleri
dışlama potansiyeline sahip olduğu,
- Söz konusu indirim sistemleri ve uygulamalarının, Doğan Medya Grubu tarafından
yüksek düzeyde sadakat yaratıcı nitelikte ve rakipleri dışlama potansiyeline sahip
olacak şekilde tasarlanmış olmasının, Doğan Medya Grubu’nun ilgili pazardaki
mevcut hâkim durumunu en azından stabilize etme ya da rakipleri dışlama/piyasayı
kapama ve bu suretle mevcut hâkim durumunu daha da güçlendirme niyetine açıkça
işaret ettiği,
- Daha önce sadakat yaratıcı etkileri tek tek ve birikimsel olarak değerlendirilen
indirimlerin yanı sıra Doğan Medya Grubu müşterilerinin rakiplerden alım
yapmalarını mutlak anlamda yasaklayan ve dolayısıyla doğrudan rakipleri dışlama
etkisi yaratan münhasırlık karşılığı verilen indirimler ile rakipler ile çalışma(ma)nın
hak edilecek indirim miktarı üzerinde önemli bir değişken olarak kullanıldığını
örnekleyen durumların, inceleme konusu indirim sistemlerinin dışlama
potansiyelinin yanında söz konusu niyetin varlığını daha da belirgin kıldığı,
- İnceleme konusu indirim sistemleri ve uygulamalarının, Doğan Medya Grubu
tarafından yüksek düzeyde sadakat yaratıcı nitelikte ve rakipleri dışlama
potansiyeline sahip olacak şekilde tasarlandığı, uygulandığı, Doğan Medya
Grubu’nun ilgili pazardaki mevcut hâkim durumunu en azından stabilize etme ya da
rakipleri dışlama/piyasayı kapama ve bu suretle mevcut hâkim durumunu daha da
güçlendirme niyetini yansıttığı ve söz konusu indirim sistemleri ve uygulamaları ile
rekabet karşıtı dışlama/kapama etkisinin gerçekleşmesinin kuvvetle muhtemel
olması bağlamında rekabet karşıtı dışlama/kapama potansiyeline sahip olmasının
4054 sayılı Kanun’un 6. maddesine aykırılık teşkil ettiği
sonucuna varılmıştır.
(637) Söz konusu kararın iptali sitemiyle açılan iki davada da Danıştay 13. Dairesi tarafından
hâkim durumdaki teşebbüs tarafından uygulanan indirim sistemlerinin, yıkıcı fiyatlamaya
yol açmadığı hallerde de kötüye kullanma olarak kabul edilmesinin mümkün olduğu, söz
konusu tespitin yapılabilmesi için hâkim durumdaki teşebbüs tarafından uygulanan indirim
sistemi ve uygulamalarının, maliyet altı fiyatlamaya gitmeden, sadakat artırıcı etkilere yol
açmak suretiyle ilgili pazarın rakiplere kapatılması veya rakiplerin pazardan dışlanması
amacıyla tasarlanıp tasarlanmadığının ve böyle bir potansiyele de sahip olup olmadığının
ortaya konulması gerektiği ifade edilmiştir. Karara yönelik yapılan değerlendirme
sonucunda ise dosya kapsamında yer alan bilgi, belge ve tespitler doğrultusunda,
- Doğan Medya Grubu tarafından tasarlanan ve uygulanan indirim sistemlerinin
yüksek düzeyde sadakat artırıcı nitelikte olduğu ve önemli ölçüde rakipleri dışlama
potansiyeline sahip olduğu,
- Söz konusu indirimlerin yüksek düzeyde sadakat artırıcı ve rakipleri dışlama
potansiyeline sahip olacak şekilde tasarlanmış olmasının anılan ekonomik
bütünlüğün ilgili pazarda hakim durumunu koruma veya daha da güçlendirme
niyetiyle hareket ettiğini gösterdiği, incelemelerde elde edilen belgelerde yer alan
ifadelerin Dogan Medya Grubu'nun söz konusu indirim sistemi ve uygulamalarının
rekabet ihlali oluşturduğu bilinciyle hareket ettiğini ortaya koyduğu,
- Dogan Medya Grubu bünyesinde bulunan gazeteler ile medya planlama ve satın
alma ajansları arasında yapılan risturn anlaşmalarındaki koşulların da piyasadaki
rekabeti hâkim durumdaki teşebbüs lehine ve rakip teşebbüsler aleyhine olacak
şekilde bozma potansiyelini taşıdığı

18-27/461-224
271/436

sonucuna ulaşılarak anılan iptal davalarının reddine karar verildiği görülmektedir.
(638) Yukarıda yer verilen bilgi ve değerlendirmeler ışığında, işbu soruşturmaya konu
teşebbüsün eylem ve uygulamalarının ilgili pazarlardaki rakipleri rekabet karşıtı yollardan
dışladığı ve ilgili pazarları rakiplere kapattığı, serbest tüketiciler bağlamında tüketici seçim
mekanizmasını işlemez hale getirdiği ve söz konusu dikey bütünleşik yapının eylem ve
uygulamalarının etki ve sonuçlarının bilincinde olduğu, yine de eylem ve uygulamalarına
ilgili pazarlardaki mevcut hâkim durumlarını daha da güçlendirme veya muhafaza etme
niyetiyle devam ettiği ve bu suretle de 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesini ihlal ettiği
sonucuna varılmıştır.
I.7. Savunmalara İlişkin Değerlendirme
I.7.1. Aynı Fiillerden Dolayı Birden Çok Yaptırım Uygulanmasının Hukuka Aykırılığına
İlişkin Savunmalar ve Bunlara İlişkin Değerlendirme
I.7.1.1. Aynı Fiillerden Dolayı Birden Çok Yaptırım Uygulanmasının Hukuka
Aykırılığına İlişkin Savunmalar
(639) Aynı eylem ve konudan dolayı mükerrer yargılama veya ceza uygulamasını yasaklayan
ceza hukuku ilkesi olan “Ne bis in idem” ilkesinin 5326 sayılı Kabahatler Kanunu
(Kabahatler Kanunu) bakımından da benimsenmiş olduğu, Kabahatler Kanunu'nun "İçtima"
başlıklı 15. maddesi hükmü ve gerekçesinde bu ilkenin ifade edildiği, 4054 sayılı Kanun
kapsamında yasaklanan davranışların kabahat niteliği göz önünde bulundurulduğunda,
Kabahatler Kanunu'nda yer alan ne bis in idem ilkesinin bu kanundaki kurallar bakımından
da uygulanacağı sonucuna varıldığı belirtilmiştir.
(640) Ne bis in idem ilkesinin Anayasa Mahkemesi tarafından da kabul gördüğü, ne bis in idem
ilkesinin unsurlarının fiilin aynılığı ve kişinin aynılığı olduğu, bu doğrultuda bir fiilin aynı kişi
tarafından gerçekleştirilmesi neticesinde meydana gelen kabahat sebebiyle idari para
cezası uygulanmasının Kabahatler Kanunu’nun 15. maddesi hükmüne aykırılık teşkil
edeceği ifade edilmiştir.
(641) Dosya kapsamında ileri sürülen davranışların, elektrik piyasasına ilişkin sektörel
düzenleyici kurallar çerçevesinde yasaklandığı ve bu davranışlara ilişkin EPDK’nın
mevzuatından doğan denetim ve yaptırım uygulama yetkisini etkin bir şekilde kullandığı
dile getirilmiştir. Bununla birlikte, dosyada elektrik piyasasından sorumlu bir düzenleyicinin
varlığının, 4054 sayılı Kanun çerçevesinde Kurul'un müdahalesini sınırlandırmayacağı ve
sektörel mevzuata da aykırılık teşkil eden birtakım davranışların sürekli ve sistematik hale
gelerek ilgili piyasadaki rekabeti etkileyecek düzeye erişmesi durumunda Kurul'un 4054
sayılı Kanun çerçevesinde piyasaya müdahalede bulunabileceğinin belirtildiği ancak bunun
hukukun temel ilkelerinden biri olan ve Türk hukukunda farklı mevzuatlarda da açık bir
şekilde düzenlenen ne bis in idem ilkesinin açık bir şekilde ihlal edilmesi anlamına geldiği
ileri sürülmüştür.
(642) Elektrik piyasasında fonksiyonel ayrıştırmayı da içinde barındıran hukuki ayrıştırma
prensibinin benimsendiği ve açıkça belirlenen kısıtlamalar dışında yer alan her türlü ilişki
ve koordinasyonun mümkün olabileceği dile getirilmiştir. Örneğin; regüle müşterilere
yönelik olarak sunulacak hizmetler bakımından (ör: kesme, açma vb.) dağıtım şirketleri ile
GTŞ'ler arasında iletişim kurulmasının bir zorunluluk olduğu; öte yandan regüle müşterilere
sadece GTŞ'ler tarafından hizmet sunulduğundan, regüle müşterilere yönelik dağıtım
hizmetleri bakımından GTŞ'ler ile BTŞ’ler arasında ayrımcılık yapılması gibi bir ihtimalin de
söz konusu olmadığı belirtilmiştir.
(643) EPDK tarafından bu denli ayrıntılı olarak düzenlenen ve son derece sıkı biçimde takip
edilen bir konuda, Kurum tarafından ayrıca inceleme yapılmasının herhangi ilave fayda
sağlamayacağı gibi, Kurul’un teşebbüs uygulamalarında rekabeti tesis etme amacını

18-27/461-224
272/436

taşıyan sektörel düzenlemelerin uygunluğunu denetleme gibi bir yetkisi de bulunmadığı dile
getirilmiştir.
(644) ENERJİSA hakkında bahsi geçen sektörel düzenleyici kurallara aykırılık sebebiyle birçok
kez idari para cezasına hükmedildiği; EPDK'nın ilgili mevzuata aykırılık sebebiyle verdiği
kararlar kapsamında idari para cezasına tabi tutulan davranışların dosyada yer verilen
davranışlar ile örtüştüğü, dolayısıyla işbu soruşturma kapsamında yer alan; müşterilere
tarihsiz IA-02 Formu imzalatılması ve ikili anlaşma olmaksızın serbest tüketici portföyüne
müşteri kaydedilmesine ilişkin iddialar bakımından EPDK’nın 04.05.2016 tarih ve
82143293-663.07 sayı ve 16.06.2016 tarih ve 6345-2 sayılı kararları ile idari para cezasına
hükmedilmesinin, Kabahatler Kanunu'nun 15. maddesinin yanı sıra Anayasa Mahkemesi
tarafından hukuk devleti ilkesinin bir gereği olarak kabul edilen ne bis in idem kuralına
aykırılık teşkil edeceği ileri sürülmüştür.
(645) Ayrıca, dosya kapsamında bankacılık, telekomünikasyon ve akaryakıt gibi düzenlenen
sektörlere yönelik olarak Kurul’un aldığı kararların örnek olarak gösterildiği; ancak önceki
yaklaşımı incelendiğinde Kurul'un belirli durumlarda aynı fiilden dolayı birden fazla kere
idari yaptırım uygulanmasını uygun görmeyerek soruşturmaya devam etmediğinin
anlaşıldığı aşağıdaki kararlar çerçevesinde belirtilmiştir.
- 08.01.2009 tarih ve 09-01/2-2 sayılı kararda Kurul’un EPDK'nın soruşturma konusu
davranışlara ilişkin yürüttüğü sürecin, soruşturma konusu ihlali sona erdirebilecek
nitelikte olduğunu ve kendisi tarafından yürütülen soruşturma sonucunda alınacak
kararın etkilerinin EPDK'nınki ile aynı olacağını düşünerek, süreçte yalnızca EPDK
ile işbirliği yapılmasını uygun gördüğü ve soruşturma açılmasına gerek bulmadığı
ifade edilmiştir.
- 01.11.2012 tarih ve 12-53/1491-519 sayılı kararda Çalık Yeşilırmak Elektrik Dağıtım
A.Ş.'nin dağıtım pazarındaki hakim durumunu, elektriğin perakende satışı pazarında
kötüye kullandığı iddiasına ilişkin inceleme yapıldığı; bu çerçevede EPDK'nın
konuya ilişkin görüşlerini sunmasının talep edildiği ve Kurul kararında da EPDK
tarafından gönderilen bilgi notunun esas alındığı ve EPDK görüşü dikkate alınarak
somut olay özelinde inceleme konusuna yönelik soruşturma açılmasına gerek
olmadığı kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
- 22.10.2014 tarih ve 14-42/762-338 sayılı kararda, dağıtım şirketlerinin GTŞ lehine
ve diğer tedarik şirketleri aleyhine çeşitli ayrımcı uygulamalar yoluyla hakim
durumunu kötüye kullandığı yönünde iddiaların değerlendirilmesinde EPDK
tarafından konuya ilişkin olarak bir incelemenin yürütüldüğü dikkate alınarak 4054
sayılı Kanun'un 9. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca hakkında önaraştırma
yürütülen teşebbüslere görüş bildirilmesine soruşturma açılmamasına karar verdiği
belirtilmiştir.
(646) Ayrıca, Kurum ve sektörel düzenleyici kurumlar arasındaki yetki paylaşımı konusunda
Danıştay 13. Dairesi kararlarından çıkarılabilecek genel ilkenin Kurum’un sektörel
düzenleyicilere göre “tamamlayıcı” fonksiyonun kabul edilmiş olduğu ileri sürülmüştür. Bu
noktada Danıştay 13. Dairesi'nin özellikle Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) ile
Kurum arasındaki yetki paylaşımını ele aldığı kararlarının172 önem arz ettiği; bu içtihada
göre, rekabet hukuku kurallarının yalnızca rekabetin kısıtlanması riskinin öncül
düzenlemelerle ortadan kaldırılamadığı durumlarda uygulama alanı bulması gerektiği;
doğrudan rekabetin tesisi amacını gütmeyen ve rekabetin kısıtlanması riskini ortadan
kaldırmayan düzenlemelerin varlığı halinde rekabet hukuku kurallarının uygulama alanı
bulması gerektiğinin aşikar olduğu; bununla birlikte, bir öncül düzenlemeye aykırılık

17220.11.2007, E.2006/2052-K.2007/7582; 13.02.2012, E.2008/13184- K.2012/359; 08.05.2012,
E.2008/14245-K.2012/960; 18.12.2012, E.2009/2862-K.2012/73883

18-27/461-224
273/436

halinde, düzenleyici kurum tarafından yapılacak ardıl müdahalenin bu davranışın
doğurabileceği olumsuz sonuçları ortadan kaldıracağı açık ise, bu takdirde aynı davranışa
ilişkin bir de Kurum’un inceleme yapmasını gerekli görmenin idari işlem maliyetlerini ciddi
derecede artırabileceği; herhangi bir ilave fayda sağlanmayacağını, düzenlenen
piyasalarda faaliyet gösteren teşebbüsler nezdinde önemli bir belirsizlik yaratılacağını; bir
diğer deyişle, bu durumda, ne rekabet hukuku müdahalelerinin esnekliğinden dolayı bir
fayda sağlanabileceği ne de öncül düzenlemelerin getirdiği hukuki belirliliğin bir anlam ifade
edeceği belirtilmiştir.
(647) Kurul’un bu gibi durumlarda, diğer idari otoritenin yürüttüğü soruşturma sürecinin veya
uyguladığı idari para cezasının rekabet kuralları ile amaçlanan sonuçları doğurup
doğurmadığını göz önünde bulundurduğunun anlaşıldığı; bu yaklaşımın ABAD’ın ne bis in
idem ilkesinin uygulanmasına ilişkin olarak vermiş olduğu Aalborg Portlanda Kararı’nda 173
belirlenen ilkelere de uygun düştüğü; söz konusu kararda ABAD’ın ne bis in idem ilkesinin
ihlalinden söz edilebilmesi için, "olayların aynılığı", "kişinin tekliği" ve "korunan hukuki
menfaatin tekliği" kriterlerinin sağlanması gerektiğine kanaat getirdiği ileri sürülmüştür.
(648) Somut olay bu bağlamda değerlendirildiğinde tarihsiz IA-02 Form’larına ve ikili anlaşma
olmaksızın portföye müşteri kaydedildiğine ilişkin iddialar bakımından EPDK'nın
soruşturma taraflarına etkin bir biçimde idari para cezası uygulamakta olduğu, söz konusu
davranışların her bir tekrarında maktu olarak belirlenmiş ve kayda değer miktarlarda idari
para cezalarının ilgili taraflar aleyhine hükmedilmekte olduğu dile getirilmiştir.
(649) EPDK tarafından işbu soruşturmaya taraf teşebbüsler aleyhinde verilen idari para
cezalarına ilişkin kararların, soruşturma dönemi olarak belirlenen Eylül 2014 - Ekim 2016
tarihleri arasında kalan 2016 yılının Mayıs ve Haziran aylarında verildiği, dolayısıyla, dosya
kapsamında iddialara konu edilen olaylar ile EPDK tarafından hakkında idari para cezası
tatbik edilen uygulamaların hem verildiği dönem hem de konu itibariyle birbirleriyle aynı
olduğu, tekrar ceza verilmesinin Kabahatler Kanunu'nun 15. maddesi hükmüne açıkça
aykırılık teşkil edeceği savunulmaktadır.
(650) Bununla birlikte, gerçekleştirildiği ileri sürülen bu davranışların 4054 sayılı Kanun’un 6.
maddesi anlamında ihlale sebebiyet vermesi için rekabeti kısıtlayıcı nitelikte etkilere sahip
olmaları gerektiği; bir başka deyişle bu davranışların ENERJİSA bünyesindeki
teşebbüslerin rakipleri bakımından pazarın kapanması yönünde bir etki doğurması
gerektiği; bu kapsamda EPDK tarafından müvekkil teşebbüslere karşı uygulanan idari para
cezalarının, rekabet soruşturması ile amaçlanan sonucu gerçekleştirmeye evleviyetle kabil
olduğu; zira, enerji piyasası mevzuatı uyarınca öngörülen davranış yükümlülüklerinin
rekabet kurallarıyla öngörülenlerden daha dar olduğu ve bu durumun ihlalin varlığı halinde
EPDK tarafından idari para cezası uygulanacak davranış yükümlülüklerinin çok daha katı
olmasına sebebiyet verdiği belirtilmiştir.
(651) Sistematik ve sürekli olarak gerçekleştirilmesi halinde rekabet kurallarının ihlaline
sebebiyet verebilecek davranışların, elektrik piyasasında mevcut sektörel düzenlemeler
kapsamında bireysel anlamda her seferinde idari para cezasına tabi tutulduğu, bu durumun
da söz konusu davranışların rekabet ihlallerine evrilmesinin önüne geçmesini sağladığı;
dolayısıyla, EPDK'nın tarihsiz IA-02 Formu ve ikili anlaşma imzalatılması ile ikili anlaşma
olmaksızın serbest tüketici portföyüne müşteri kaydedilmesine ilişkin davranışlar
karşısında vermiş olduğu idari para cezalarının, bir bakıma rekabet kuralları ile korunması
amaçlanan hukuki menfaati koruduğu ifade edilmiştir.
(652) Konunun daha kolay anlaşılabilmesi için bir örnek verilmiş ve sektörel düzenlemelere
aykırılığı incelenen üç ayrı fiil X, Y ve Z ile gösterilmiş, EPDK’nın somut norm denetimi

173 Aalborg Portland and Others v. Commission, Joined Cases C-204/00 P, C-205/00 P, C-211/00 P, C-
213/00 P, C-217/00 P, C-219/00 P.

18-27/461-224
274/436

yoluyla her bir aykırılık için ayrı ayrı X için A lira, Y için B lira ve Z için C lira idari para cezası
yaptırımı uyguladığı varsayımında bulunulmuştur. D, E, F eylemlerinin ise EPDK'nın
müeyyide uygulamadığı ancak soruşturma kapsamında ele aldığı eylemler olduğu ifade
edilmiştir.
(653) Bahse konu X, Y ve Z fiilleri her ne kadar tek başlarına 4054 sayılı Kanun’u ihlal etmeseler
de eylemlerin bütününün hâkim durumun kötüye kullanılması olarak ele alındığı; nitekim
konu bu şekilde ele alındığında "non bis in idem" ilkesinin uygulanması için ön koşul olan
fiillerin aynılığı koşulunun rekabet hukuku olduğunda herhangi bir şekilde uygulama imkânı
bulamayacağı; zira her türlü sektörel düzenlemenin ihlalinin rekabet hukukunda fiillerin
içtiması yoluyla rekabet hukukunun ihlali suretine büründüğü ki, bu yaklaşımın hukuk
tarafından korunmaması gerektiği belirtilmiştir.
(654) Daha açık bir ifade ile X, Y ve Z fiilleri için "non bis in idem" ilkesinin devreye girmesi ve bu
fiillerden dolayı Kurum tarafından ayrıca bir idari para cezası uygulanmaması gerektiği;
bununla birlikte, hakim durumun kötüye kullanılmasının XY ve Z'nin somut olayda olup
olmadığının değerlendirilmesinde herhangi bir hukuka aykırılık olmadığı belirtilmiştir.
(655) Bununla birlikte, EPDK'nın 22.12.2016 tarih ve 6796-1 sayılı kararında BAŞKENT'in üç
adet tüketicinin başka tedarikçilere geçmelerinin engellenmesi nedeniyle yaptırım
uygulandığının belirtildiği; dosyada ise sadece BAŞKENT'in değil, BAŞKENT, AYESAŞ ve
TOROSLAR'ın çeşitli davranışlar ile tüketicilerin rakip tedarikçiye geçişini engellediğinin
tespit edildiği ve söz konusu tespite mesnet teşkil eden belgelerde 22.12.2016 tarih ve
6796-1 sayılı EPDK kararında bahsi geçen tüketicilere ilişkin bir belge bulunmadığının ifade
edildiği; bu nedenle dosyada tespit edilen fiiller ile EPDK tarafından idari para cezası verilen
fiiller farklı olduğundan savunmanın kabul edilmediği; hâlbuki konu BAŞKENT açısından
ele alındığında, esasen burada fiilin ne olduğunun önem arz ettiği; burada fiili "başka
tedarikçilere geçişinin engellenmesi" olarak tespit etmenin mümkün olduğu; dosyada
22.12.2016 tarih ve 6796-1 sayılı EPDK kararında bahsi geçen tüketicilere ilişkin bir belge
bulunmamasının herhangi bir önemi olmadığı; zira önemli olanın BAŞKENT'in tüketicilerin,
başka tedarikçilere geçişini engellemesi olduğu; altı çizilmek istenen hususun, "tüketicilerin
başka tedarikçilere geçişinin engellenmesi" fiiline EPDK tarafından müeyyide uygulanmış
olması olduğu; nitekim EPDK uygulamalarından da bilindiği üzere, aynı döneme ilişkin
başka tüketiciler de söz konusu olsaydı EPDK'nın uygulayacağı cezanın değişmeyecek
olduğu; bir diğer ifade ile burada önemli olanın hangi tüketicilerin geçişinin engellendiği
değil ve fakat "tüketicilerin başka tedarikçilere geçişinin engellenmesi" olduğu; somut
olayda da, aynı EPDK'nın yaptığı gibi dosyada da ilgili teşebbüslerin "tüketicilerin başka
tedarikçilere geçişinin engellenmesi fiilini" ele alındığı ve bu fiilin başkaca diğer fiillerle
birleşmesi sonucunda 4054 sayılı Kanun’un ihlal edildiği iddiası ile idari para cezası
uygulanması gerektiğinin ileri sürüldüğü; oysa bahse konu fiile ilişkin olarak EPDK
tarafından daha önceden idari para cezası uygulanması nedeniyle Kurum tarafından tekrar
aynı fiilden ötürü para cezası uygulanmasının, non bis in idem ilkesinin ihlal edilmesi
neticesini doğuracağı ifade edilmiştir.
(656) Diğer yandan, dosyada 22.12.2016 tarih ve 6796-1 sayılı EPDK kararında bahsi geçen
tüketicilere ilişkin bir belge bulunmaması "kişilerin aynılığı" kapsamında ifade edilmiş ise
de, "non bis in idem" ilkesinin uygulanması için gerekli olan kişinin aynı olması koşulunun
fiili ifa edeni kastettiği, aksine bir yorumun hukuk tekniği anlamında doğru olmayacağı;
nitekim EPDK’nın da 12.01.2017 tarihli ve 7347-2 sayılı kararında başka tüketicilerin
tedarikçi geçişlerinin engellenmesine ilişkin olarak idari yaptırım uygulanmamasına karar
verirken, 22.12.2016 tarih ve 6796-1 sayılı EPDK kararı ile zaten idari yaptırım uygulandığı
bahsiyle hareket ettiği ifade edilmiştir.
(657) Ayrıca, 16.06.2016 tarih ve 6345-2 sayılı EPDK kararı ile AYESAŞ'a ikili anlaşma
imzalamadan tüketicileri serbest tüketici portföyüne almak suretiyle rakip tedarikçilere

18-27/461-224
275/436

geçişini kısıtlaması nedeniyle idari para cezasının uygulandığını belirttiği; bununla birlikte,
EPDK kararına konu fiilin tarih aralığının belli olmaması nedeniyle bahse konu karardaki fiil
ile AYESAŞ eylemlerinin aynı fiiller olduğu ortaya konulmadığından bu savunmanın da
kabulünün mümkün olmadığının ileri sürüldüğü; dosyada sözleşmesi olmadan portföye
kaydedilen müşterilere ilişkin belgelerin ise 23.11.2015 ve 02.10.2017 tarih aralığında
gerçekleşen fiillere ilişkin olduğunun belirtildiği; hâlbuki bahse konu EPDK kararının
incelenmesinden AYESAŞ'ın tedarikçi geçişlerini engellenmesi nedeniyle idari para cezası
uygulandığı, konuya ilişkin EPDK soruşturmasının 05.05.2015 tarihinde açıldığı ve
16.06.2016 tarihinde sonlandığının görüldüğü; bu nedenle, EPDK soruşturmasının bu
dönemleri kapsadığının açık olduğu; AYESAŞ'ın sözleşmesi olmadığı halde portföye kayıt
işlemlerinin 23.11.2015 ve 02.10.2017 tarihleri arasında olduğu iddia edildiğine göre,
23.11.2015 ve 16.06.2016 tarihleri arası için bir çakışmanın söz konusu olduğu dolayısıyla,
konuya ilişkin savunmaların kabul edilmesi gerektiği ifade edilmiştir.
(658) Sonuç olarak, hem hukuki ayrıştırma bakımından, hem de GTŞ’nin ikili anlaşma
uygulamaları bakımından etkin, merkezi ve mütemayiz bir düzenleyici yapının olduğu, bu
yapı kapsamında izleme, inceleme, denetim ve soruşturma süreçlerinin etkin olarak
yürütüldüğü nazarı itibara alındığında, dosya kapsamında yer alan iddiaların birçoğu
bakımından yetkinin EPDK'da olduğu, kapsamda yer alan konular ile ilgili olarak EPDK
tarafından yürütülen soruşturmalar olduğu, bazıları hakkında idari para cezaları
uygulandığı, bazıları hakkında aykırılığın giderilmesine yönelik tedbirlerin tatbik edildiği, bu
nedenle Kurul tarafından aynı konuda ve aynı fail hakkında tekrar soruşturma yapılmasının
hukukun en temel prensiplerinden olan ne bis in idem kuralına aykırı olduğu hususları
savunma kapsamında ileri sürülmüştür.
I.7.1.2. Aynı Fiillerden Dolayı Birden Çok Yaptırım Uygulanmasının Hukuka
Aykırılığına İlişkin Savunmaların Değerlendirilmesi
(659) Öncelikle belirtilmelidir ki, işbu soruşturma kapsamında incelenen fiillerden biri olan tarihsiz
IA-02 Formu alınması ve serbest tüketici sözleşmesi olmaksızın portföye müşteri
kaydedilmesi veyahut dağıtım şirketleri bünyesindeki rekabete duyarlı bilgilerin GTŞ’lerin
erişimine açılması ve dağıtım şirketlerinin GTŞ’lere rekabeti kısıtlayıcı nitelikte avantaj
sağlaması çerçevesinde gerçekleştirilen rekabeti sınırlayıcı uygulamalarının savunmada
altı çizildiği üzere sektörel düzenlemelere uygunluğu denetlenmemekte, aksine bu fiiller ile
4054 sayılı Kanun’un ihlal edilip edilmediği incelenmektedir. Bu çerçevede, bir eylemin,
ilişkinin veya koordinasyonun sektörel düzenlemelerce yasaklanmamış olması onların
rekabet kuralları ile uyum içerisinde olduğu anlamına gelmemektedir.
(660) Aynı eylemlerin EPDK’nın da inceleme alanında olması ve bu çerçevede getirilen non bis
in idem savunması kapsamında ilk olarak, Kabahatler Kanunu’nun 15. maddesinin birinci
fıkrasına yer verilmelidir:
“Bir fiil ile birden fazla kabahatin işlenmesi halinde bu kabahatlere ilişkin tanımlarda
sadece idarî para cezası öngörülmüşse, en ağır idarî para cezası verilir. Bu
kabahatlerle ilgili olarak kanunda idarî para cezasından başka idarî yaptırımlar da
öngörülmüş ise, bu yaptırımların her birinin uygulanmasına karar verilir.”
(661) Söz konusu hüküm ile aynı fiil ile işlenen birden fazla kabahatin mükerrer
cezalandırılmasının önüne geçilmesinin amaçlandığı anlaşılmaktadır. Bununla birlikte, söz
konusu hükmün birden fazla kabahat ile ilgili olarak aynı fiil hakkında inceleme yapılmasını
engellemediği, söz konusu hükmün sadece kabahatlerin cezalandırılmasına ilişkin olduğu
açıktır. Nitekim fiilin hangi kabahatlerin işlenmesine neden olduğunun tespit edilebilmesi
bakımından birden fazla otorite tarafından inceleme yapılmasının mümkün ve hatta bazı
durumlarda gerekli olduğu anlaşılmaktadır. Mevcut durumda tarihsiz IA-02 Formu alınması
ve serbest tüketici sözleşmesi olmaksızın portföye müşteri kaydedilmesi EPDK’nin ilgili

18-27/461-224
276/436

düzenlemelerine aykırılık teşkil edip bir kabahat oluşturabilecektir. Ancak aynı fiilin 4054
sayılı Kanun’u ihlal ederek bir başka kabahat oluşturup oluşturmadığının tespiti için bu fiilin
rakiplerin faaliyetlerinin zorlaştırılması veya rakiplerin dışlanması suretiyle rekabeti
kısıtlayıp kısıtlanmadığının tespit edilmesi, bu nedenle de