• Esas No: 2019/6
  • Karar No: 2019/25
  • Karar Tarihi: 11.04.2019
Kaynak: Resmi Gazete
(Kanunum resmi kaynak değildir; kullanıcılar sunulan yürürlük ve metin bilgilerini resmi kaynaklardan teyid etmelidir.)


30 Mayıs 2019 PERŞEMBE Resmî Gazete Sayı : 30789

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

Anayasa Mahkemesi Başkanlığından:

Esas Sayısı : 2019/6
Karar Sayısı: 2019/25
Karar Tarihi: 11/4/2019

İPTAL DAVASINI AÇAN: Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri Engin ALTAY,
özgür ÖZEL, Engin ÖZKOÇ ile birlikte 137 milletvekili

İPTAL DAVASININ KONUSU: 21/11/2018 tarihli ve 7152 sayılı Kanun’un;

A. 1. maddesiyle 18/5/2004 tarihli ve 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği
ile Odalar ve Borsalar Kanunu’na eklenen ek 1. maddenin,

B. 2. maddesiyle 7/6/2005 tarihli ve 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek
Kuruluşları Kanunu’na eklenen ek 1. maddenin,

Anayasa’nın 2., 10., 67. ve 135. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptallerine ve
yürürlüklerinin durdurulmasına karar verilmesi talebidir.

I. İPTALİ İSTENEN KANUN HÜKÜMLERİ

7152 sayılı Kanun’un;

1.1. maddesiyle 5174 sayılı Kanun’a eklenen ek 1. madde şöyledir:

“EK MADDE 1- Milletvekili ve mahalli idareler genel ve ara seçimlerinde adaylık
için görevinden ayrılan Birlik Başkanı ve Birlik Yönetim Kurulu üyeleri ile oda ve borsa
yönetim kurulu başkan ve üyeleri, aday olamadıkları veya seçilemedikleri takdirde en geç
Yüksek Seçim Kurulunca seçim sonuçlarının ilanını takip eden bir ay içinde eski
görevlerine dönebilirler. Bu süreçte, Birlik Başkanı ile oda ve borsa yönetim kurulu
baş kanının yerine seçim yapılmaz; yönetim kurulu üyelerinin yerine ise yedek üye çağrılır.

Birlik Başkanı ile oda veya borsa yönetim kurulu başkanınm eski görevlerine
dönmeleri için öngörülen sürenin sonuna kadar en yaşlı başkan yardımcısı, bunun
yokluğunda en yaşlı üye geçici olarak başkanlık görevini yürütür.

Diğer kanunların bu maddeye aykırı hükümleri uygulanmaz. ”

2.2. maddesiyle 5362 sayılı Kanun’a eklenen ek 1. madde şöyledir:

“EK MADDE 1- Milletvekili ve mahalli idareler genel ve ara seçimlerinde adaylık
için görevinden ayrılan esnaf ve sanatkârlar meslek kuruluşları genel başkanı ve
başkanları ile yönetim ve denetim kurulu üyeleri, aday olamadıkları veya seçilemedikleri
takdirde en geç Yüksek Seçim Kurulunca seçim sonuçlarının ilanını takip eden bir ay
içinde eski görevlerine dönebilirler. Bu süreçte, genel başkanın ve başkanların yerine
seçim yapılmaz; yönetim ve denetim kurulu üyelerinin yerine ise yedek üyeler çağrılır.



Genel başkanın ve başkanların eski görevlerine dönmeleri için öngörülen sürenin
sonuna kadar başkan vekilleri, yoksa en yaşlı yönetim kurulu üyesi başkanlık görevini
yürütür

II. İLK İNCELEME

1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Zühtü ARSLAN, Burhan
ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Serdar ÖZGÜLDÜR, Serruh KALELİ, Recep KÖMÜRCÜ,
Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Muammer TOPAL, M. Emin KUZ, Haşan Tahsin
GÖKCAN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ, Recai AKYEL ve Yusuf Şevki
HAKYEMEZ’in katılımlarıyla 13/2/2019 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında
öncelikle iptal davasının açılmasında uyulması gereken esaslar sorunu görüşülmüştür.

2. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama
Usulleri Hakkında Kanun’un 38. maddesinin (6) numaralı fıkrasında “İptal davalarında,
Anayasaya aykırılıkları ileri sürülen hükümlerin Anayasanın hangi maddelerine aykırı
olduğunun ve gerekçelerinin belirtilmiş olması zorunludur” kuralına yer verilmiş, Anayasa
Mahkemesi İçtüzüğü’nün 45. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinde de “Anayasaya
aykırılıkları ileri sürülen hükümlerin her birinin Anayasanın hangi maddelerine, hangi
nedenlerle aykırı olduğunun ayrı ayrı ve gerekçeleriyle birlikte açıkça gösterilmesi” iptal
davası başvuru dilekçesinde yer alması gereken hususlar arasında sayılmıştır.

3. 6216 sayılı Kanun’un 39. maddesi ile İçtüzük’ün 49. maddesinde, dava
dilekçesinde eksikliklerin bulunması hâlinde bu hususun kararla saptanarak on beş günden az
olmamak üzere verilecek süre içinde tamamlatılması için ilgililere tebliğ edileceği ve
belirtilen süre içinde eksikliklerin tamamlanmaması durumunda Genel Kurulca iptal
davasının açılmamış sayılmasına karar verileceği hükme bağlanmıştır.

4. Yapılan incelemede dava dilekçesinde 7152 sayılı Kanun’un;

A. 1. maddesiyle 5174 sayılı Kanun’a eklenen ek 1. maddenin tamamının iptalinin
talep edilmesine karşın dava dilekçesinin “Gerekçe” bölümünde maddenin ikinci ve üçüncü
fıkraları,

B. 2. maddesiyle 5362 sayılı Kanun’a eklenen ek 1. maddenin tamamının iptalinin
talep edilmesine karşın dava dilekçesinin “Gerekçe” bölümünde maddenin ikinci fıkrası,

ile ilgili herhangi bir gerekçeye yer verilmediği saptanmıştır.

5. Açıklanan nedenlerle 6216 sayılı Kanun’un 39. maddesinin (1) numaralı fikrası
uyarınca İstanbul Milletvekili Engin ALTAY, Manisa Milletvekili Özgür ÖZEL, Sakarya
Milletvekili Engin ÖZKOÇ’a bildirimde bulunulmasına ve yukarıda belirtilen eksikliklerin
giderilmesi için kararın tebliğinden başlayarak 15 (on beş) gün süre verilmesine 13/2/2019
tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.

6. İçtüzük hükümleri uyarınca Zühtü ARSLAN, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM,
Serdar ÖZGÜLDÜR, Serruh KALELİ, Recep KÖMÜRCÜ, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz
AKINCI, Muammer TOPAL, M. Emin KUZ, Haşan Tahsin GÖKCAN, Kadir ÖZKAYA,



Rıdvan GÜLEÇ, Recai AKYEL, Yusuf Şevki HAKYEMEZ ve Yıldız SEFERİNOGLU’nun
katılımlarıyla 14/3/2019 tarihinde ikinci kez yapılan ilk inceleme toplantısında dava
dilekçesindeki eksikliklerin giderilip giderilmediği görüşülmüştür.

7. Kararda belirlenen süre içinde 22/2/2019 tarihinde ilgililer tarafından verilen
dilekçede, dava dilekçesinde iptali talep edilen ancak Anayasa’ya aykırılık gerekçesine yer
verilmeyen kurallara ilişkin olarak Anayasa’ya aykırılık iddiasında bulunulmamakla birlikte
7152 sayılı Kanun’un 1. maddesiyle 5174 sayılı Kanun’a ve 2. maddesiyle 5362 sayılı
Kanun’a eklenen ek 1. maddelerin birinci fıkralarının iptal edilmesi hâlinde aykırılık
gerekçesine yer verilmeyen kuralların kendi başlarına uygulanma kabiliyeti kalmayacağından
iptallerinin talep edildiği belirtilmiş; söz konusu kurallara yönelik herhangi bir Anayasa’ya
aykırılık gerekçesine yer verilmemiştir. Böylece anılan kuralların Anayasa’ya aykırılık
gerekçesine ilişkin eksiklik giderilmemiş olduğundan 6216 sayılı Kanun’un 39. maddesinin
(3) numaralı fıkrası uyarınca söz konusu kurallara ilişkin olarak iptal davasının açılmamış
sayılmasına karar verilmesi gerekmiştir.

8. Açıklanan nedenlerle 21/11/2018 tarihli ve 7152 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar
Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu ile Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanununda
Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un;

A. 1. 1. maddesiyle 18/5/2004 tarihli ve 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar
Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu’na eklenen ek 1. maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarına,

2. 2. maddesiyle 7/6/2005 tarihli ve 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek
Kuruluşları Kanunu’na eklenen ek 1. maddenin ikinci fıkrasına,

yönelik iptal davasının 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin
Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 39. maddesinin (3) numaralı fıkrası
uyarınca AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,

B. 1.1. maddesiyle 5174 sayılı Kanun’a eklenen ek 1. maddenin birinci fıkrasının,

2.2. maddesiyle 5362 sayılı Kanun’a eklenen ek 1. maddenin birinci fıkrasının,

dosyada eksiklik bulunmadığından esasımn incelenmesine, yürürlüklerini durdurma
talebinin esas inceleme aşamasında karara bağlanmasına,

14/3/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.

III. ESASIN İNCELENMESİ

9. Dava dilekçeleri ve ekleri, Raportör Haşan Sayim VURAL tarafından hazırlanan
işin esasına ilişkin rapor, dava konusu Kanun hükümleri, dayanılan Anayasa kuralları ve
bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp
düşünüldü:



A. Kanıın’un 1. Maddesiyle 5174 saydı Kanun’a Eklenen Ek 1. Maddenin
Birinci Fıkrasının İncelenmesi

1. İptal Talebinin Gerekçesi

10. Dava dilekçesinde özetle; Anayasa’nın 135. maddesinde kamu kurumu
niteliğindeki meslek kuruluşları arasında bir ayrım yapılmadan düzenleme yapılmasına karşm
iptali talep edilen kural ile bu kuruluşlardan birinin yöneticilerine göreve geri dönme imkânı
tanınmasının haklı bir nedene dayanmadığı, düzenlemenin aynı zamanda kamu kurumu
niteliğindeki meslek kuruluşlarının Anayasa’da güvence altına alman özerkliklerine ölçüsüz
bir müdahale niteliğinde olduğu, kuralın seçimlere ilişkin hükümler getirmesi nedeniyle
yürürlüğe girmesini izleyen bir yıl içinde yapılacak olan seçimlerde uygulanamayacağı
belirtilerek kuralın Anayasa’nın 2., 10., 67. ve 135. maddelerine aykırı olduğu ileri
sürülmüştür.

2. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu

11. 5174 sayılı Kanun’un ek 1. maddesinin dava konusu birinci fıkrasında;
milletvekili ve mahalli idareler genel ve ara seçimlerinde adaylık için görevinden ayrılan
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (Birlik) Başkanı ve Birlik Yönetim Kurulu üyeleri ile oda
ve borsa yönetim kurulu başkan ve üyelerinin aday olamadıkları veya seçilemedikleri takdirde
en geç Yüksek Seçim Kurulunca seçim sonuçlarının ilanım takip eden bir ay içinde eski
görevlerine dönebilmeleri, bu süreçte Birlik Başkanı ile oda ve borsa yönetim kumlu
başkanlarının yerine seçim yapılmaması, yönetim kurulu üyelerinin yerine ise yedek üye
çağrılması öngörülmüştür.

12. Odalar ve borsalar ile bunların üst kuruluşu olan Birlik, Anayasa’nın 135.
maddesinde çizilen çerçeve içinde 5174 sayılı Kanun’la kurulan kamu kurumu niteliğindeki
meslek kuruluşlarıdır. Anayasa’nın 135. maddesi uyarınca bu kuruluşlar, maddede gösterilen
amaçlara yönelik olarak kanunla kumlan ve organları, kanunda gösterilen usullere göre, yargı
gözetimi altında, gizli oyla kendi üyeleri tarafından seçilen kamu tüzel kişileridir; kuruluş
amaçları dışında faaliyette bulunamazlar ve devletin idari ve mali denetimine tabidirler.

13. Anayasa’mn 67. maddesinde seçilme hakkının genel çerçevesi çizilerek
vatandaşlara kanunda gösterilen şartlara uygun olarak seçilme hakkı tanınmış ve bu hakkın
kullanılmasının kanunla düzenleneceği belirtilmiştir. Milletvekili seçilme hakkının özel
olarak düzenlendiği Anayasa’nın 76. maddesinde, belirli kamu görevlerinde bulunanların
milletvekili seçimlerinde aday olabilmeleri için görevlerinden çekilmiş olmaları koşulu
getirilmiştir. Bu kapsamda 10/6/1983 tarihli ve 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanunu’nun
18. maddesinde kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının yönetim ve denetim
kurullarında görev alanlar da görevlerinden ayrılma isteğinde bulunmadıkça adaylıklarını
koyamayacak veya aday gösterilemeyecek olanlar arasında sayılmıştır.

14. Mahalli idareler seçimlerini düzenleyen 18/1/1984 tarihli ve 2972 sayılı Mahalli
İdareler ile Mahalle Muhtarlıkları ve İhtiyar Heyetleri Seçimi Hakkında Kanun’da anılan
seçimlerde adaylık için görevden çekilme gereğine ilişkin bir hüküm bulunmamakla birlikte
2972 sayılı Kanun’un 36. maddesinde yapılan yollama gereği, 2839 sayılı Kanun’un görevden
çekilmeye ilişkin 18. maddesi hükümleri mahalli idareler seçimlerinde de uygulanmaktadır.



15. Seçimlerde aday olmak amacıyla görevden çekilenlerin aday olamadıkları ya da
seçilemedikleri durumda göreve dönebilmeleri, 26/4/1961 tarihli ve 298 sayılı Seçimlerin
Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun’un ek 7. maddesinde
düzenlenmiştir. Söz konusu maddede “Yüksek mahkeme üyeleri, hâkimler, savcılar ve bu
meslekten sayılanlar ile Subay ve Astsubaylar hariç olmak üzere; milletvekili ve mahalli
idareler genel ve ara seçimlerinde aday ve aday adayı olan Devlet memurları ve diğer kamu
görevlileri, adaylığı veya seçimi kaybetmeleri halinde, Yüksek Seçim Kurulunca seçim
sonuçlarının ilanım takip eden bir ay içinde müracaat etmeleri kaydıyla eski görevlerine veya
kazanılmış hak aylık derecelerindeki başka bir göreve dönebilirler” denilmek suretiyle
göreve dönebilecekler arasında kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının yönetim ve
denetim kurullarında görev alanlara yer verilmemiştir.

16. Bu açıklamalar çerçevesinde milletvekili veya mahalli idareler seçimlerinde aday
olabilmek için kanuni bir zorunluluk olarak görevinden çekilenlerin aday olamamaları ya da
seçilememeleri hâlinde önceki görevlerine dönme talepleri, seçilme hakkıyla bağlantılı
bulunmaktadır. Nitekim Anayasa Mahkemesi 298 sayılı Kanun’un ek 7. maddesi hükmüne
dayanılarak gerçekleştirilen işlemle ilgili bir bireysel başvuruyu (Mustafa Hamarat [GK], B.
No: 2015/19496, 17/1/2019) Anayasa’nm 67. maddesinde güvenceye alınan seçilme hakkı
yönünden incelemiştir.

17. Anayasa vatandaşlara kanunda gösterilen şartlara uygun olarak seçilme hakkı
tanımakla ve bu hakkın kullanılmasının kanunla düzenleneceğini ayrıca belirtmekle kanun
koyucuya anılan hakkın kullanımını düzenleme konusunda takdir yetkisi vermektedir. Kanun
koyucu, söz konusu takdir yetkisini kullanırken kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak
hareket etmek zorundadır.

18. Anayasa’nm 10. maddesinde “Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce,
felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir./
Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla
yükümlüdür. Bu maksatla alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı olarak yorumlanamaz./
Çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler
için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz./ Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya
sınıfa imtiyaz tanınamaz./ Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun
önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar. ” denilmek suretiyle kanun
önünde eşitlik ilkesine yer verilmiştir.

19. Anayasa’nm anılan maddesinde belirtilen kanun önünde eşitlik ilkesi hukuksal
durumları aynı olanlar için söz konusudur. Bu ilke ile eylemli değil hukuksal eşitlik
öngörülmüştür. Eşitlik ilkesinin amacı aynı durumda bulunan kişilerin kanunlar karşısında
aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak, ayrım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını
önlemektir. Bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallar
uygulanarak kanun karşısında eşitliğin ihlali yasaklanmıştır. Kanun önünde eşitlik, herkesin
her yönden aynı kurallara bağlı tutulacağı anlamına gelmez. Durumlarındaki özellikler, kimi
kişiler ya da topluluklar için değişik kuralları ve uygulamaları gerektirebilir. Aynı hukuksal
durumlar aynı, ayrı hukuksal durumlar farklı kurallara bağlı tutulursa Anayasa’da öngörülen
eşitlik ilkesi zedelenmez.



20. Seçilme hakkı bağlamında eşitlik ilkesi yönünden yapılacak anayasallık
denetiminde öncelikle Anayasa’nın 10. maddesi çerçevesinde aynı ya da benzer durumda
bulunan kişilere farklı muamelenin mevcut olup olmadığı tespit edilmeli, bu bağlamda aynı
ya da benzer durumdaki kişiler arasında seçilme hakkına müdahale bakımından farklılık
gözetilip gözetilmediği belirlenmelidir. Yapılacak bu belirlemenin ardından ise farklı
muamelenin nesnel ve makul bir temele dayanıp dayanmadığı ve ölçülü olup olmadığı
hususları irdelenmelidir.

21. 5174 sayılı Kanun kapsamındaki meslek kuruluşlarının yönetim organlarında
görev alanların milletvekili seçimleri ile mahalli idareler seçimlerinde aday olabilmek için
görevlerinden çekilmiş olma şartına tabi olmalarının nedeni, anılan görevlilerin 2839 sayılı
Kanun’un 18. maddesinde sayılan kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının yönetim
ve denetim kurullarında görev alanlar kapsamında bulunmalarıdır.

22. Bu itibarla seçilme hakkının kullanımına ilişkin kanuni sınırlar bakımından,
kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının yönetim ve denetim kurullarında görev
alanların karşılaştırma yapılmaya müsait olacak şekilde benzer durumda oldukları açıktır. Öte
yandan kuralla adaylığın veya seçimin kaybedilmesi hâlinde göreve dönme imkânımn
tanınması nedeniyle, seçilme hakkının kullanımı bakımından, 5174 sayılı Kanun
kapsamındaki meslek kuruluşlarının yönetim organlarında görev alanlar ile diğer kamu
kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının yönetim organlarında görev alanlar arasında bir
farklılık yaratıldığı anlaşılmaktadır.

23. Eşitlik ilkesinin gereği olarak karşılaştırma yapılmaya müsait olacak şekilde
benzer durumda olanlar arasından bir kısmı lehine getirilen farklı düzenlemenin bir ayrıcalık
tanınması niteliğinde olmaması için nesnel ve makul bir temele dayanması ve ölçülü olması
gerekir. İptali talep edilen kuralın yer aldığı ek 1. madde düzenlemesinde kuralın amacım ve
dayandığı temeli gösteren bir hüküm bulunmadığı gibi 7152 sayılı Kanun’un gerekçesinde de
bu hususta bir açıklama yer almamaktadır. Yasama belgelerinden anlaşıldığı kadarıyla kanun
teklifinin Komisyon aşamasmda dile getirilen amacı “demokrasinin bir gereği” olarak
“herkesin aday olmasının önünün açılmasıdır5174 sayılı Kanun’a özel hüküm eklenerek
sadece söz konusu Kanun’la kurulan meslek kuruluşlarının yönetim organlarında yer alanlara
göreve dönebilme imkânınm tanınması, herkesin aday olmasının önünün açılması amacını
gerçekleştirmeye elverişli bir araç olarak kabul edilemez.

24. Seçilme hakkım kullanmada bütün kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları
yöneticileri için geçerli olan genel bir sınırlama olarak görevden çekilmiş olma şartı
bulunurken, özel hükümle göreve dönme imkânı tanınmak suretiyle 5174 sayılı Kanun
kapsamındaki meslek kuruluşları yöneticileri hakkında öngörülen farklı düzenlemenin
seçilme hakkı yönünden bu kuruluşların arz ettiği nesnel ve makul bir farklılığa dayalı olarak
getirildiği söylenemez. Bu nedenle, iptali talep edilen kuralla getirilen farklı düzenleme,
seçilme hakkı yönünden eşitlik ilkesine aykırıdır.

25. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın 10. ve 67. maddelerine aykırıdır. İptali
gerekir.

26. Kural Anayasa’nın 10. ve 67. maddelerine aykırı görülerek iptal edildiğinden
ayrıca Anayasa’nın 2. ve 135. maddeleri yönünden incelenmemiştir.



B. Kanun’un 2. Maddesiyle 5362 sayılı Kanun’a Eklenen Ek 1. Maddenin
Birinci Fıkrasının İncelenmesi

1. İptal Talebinin Gerekçesi

27. Dava dilekçesinde özetle; 5174 saydı Kanun’un ek 1. maddesinin Anayasa’ya
aykırılığı hakkında öne sürülen gerekçelerin 5362 sayılı Kanun’un ek 1. maddesi yönünden de
geçerli olduğu belirtilerek kuralın Anayasa’mn 2., 10., 67. ve 135. maddelerine aykırı olduğu
ileri sürülmüştür.

2. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu

28. Kanun’un 2. maddesiyle, 1. maddesinde yer alan kuralla aynı mahiyette bir
düzenleme esnaf ve sanatkârlar meslek kuruluşları bakımından öngörülerek 5362 sayılı
Kanun’a ek 1. madde eklenmiştir. Anılan madde uyarınca, milletvekili ve mahalli idareler
seçimlerinde adaylık için görevinden ayrılan esnaf ve sanatkârlar meslek kuruluşları genel
başkanı ve başkanları ile yönetim ve denetim kurulları üyelerine aday olamadıkları veya
seçilemedikleri takdirde belirli bir süre içinde eski görevlerine dönebilme imkânı getirilmiştir.
Bu süreçte genel başkan ve başkanlarm yerine seçim yapılmayarak başkanlık görevinin geçici
olarak yürütülmesi, yönetim ve denetim kurulu üyelerinin yerine ise yedek üyelerin
çağrılması öngörülmüştür.

29. Esnaf ve sanatkârlar meslek kuruluşları, Anayasa’mn 135. maddesinde çizilen
çerçeve içinde 5362 sayılı Kanun’la kurulan kamu kurumu niteliğindeki meslek
kuruluşlarıdır. Esnaf ve sanatkâr ise 5362 sayılı Kanun’a göre ‘‘...ekonomik faaliyetini
sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini
kazandırmayacak miktarda olan (...) meslek ve sanat sahibi kimseleri” ifade etmektedir. 5362
sayılı Kanun gereğince esnaf ve sanatkârlar odaları, coğrafi olarak il veya ilçe temelinde
faaliyet göstermek üzere Kanun’da gösterilen usule göre kurulan meslek kuruluşları olup
anılan odaların birlik, federasyon ve konfederasyon olmak üzere il ve ülke düzeyinde
örgütlenmiş üst kuruluşları bulunmaktadır.

30. Yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda, 7152 sayılı Kanun’un 1.
maddesiyle 5174 sayılı Kanun’a ilave edilen ek 1. maddenin birinci fıkrasının Anayasa’ya
aykırılığı hakkında yapılan değerlendirmeler, Kanun’un 2. maddesiyle 5362 sayılı Kanun’a
ilave edilen ve başka bir meslek kuruluşu için de aynı yönde ve içerikte bir düzenleme
öngören ek 1. maddenin birinci fıkrası bakımından da geçerlidir.

31. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’mn 10. ve 67. maddelerine aykırıdır. İptali
gerekir.

32. Kural Anayasa’mn 10. ve 67. maddelerine aykırı görülerek iptal edildiğinden
ayrıca Anayasa’mn 2. ve 135. maddeleri yönünden incelenmemiştir.

IV. İPTALİN DİĞER KURALLARA ETKİSİ

33. 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesinin (4) numaralı fıkrasında; başvurunun
kanunun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü’nün
sadece belirli madde veya hükümleri aleyhine yapılmış olup da bu madde veya hükümlerin



iptalinin kanunun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin veya Türkiye Büyük Millet Meclisi
İçtüzüğü’nün diğer bazı hükümlerinin veya tamamının uygulanamaması sonucunu doğurması
hâlinde -keyfiyeti gerekçesinde belirtilmek şartıyla- uygulanma kabiliyeti kalmayan kanunun,
Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü’nün söz
konusu öteki hükümlerinin veya tümünün iptaline Anayasa Mahkemesince karar
verilebileceği öngörülmektedir.

34. 5174 sayılı Kanun’a 7152 sayılı Kanun’la eklenen ek 1. maddenin birinci
fıkrasının iptali nedeniyle uygulanma kabiliyeti kalmayan ikinci ve üçüncü fıkralarının da
6216 sayılı Kanun’un 43. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince iptali gerekir.

35. 5362 sayılı Kanun’a 7152 sayılı Kanun’la eklenen ek 1. maddenin birinci
fıkrasının iptali nedeniyle uygulanma kabiliyeti kalmayan ikinci fıkrasının da 6216 sayılı
Kanun’un 43. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince iptali gerekir.

V. YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI TALEBİ

36. Dava dilekçesinde özetle; iptali talep edilen kuralların seçim kanunlarında
değişiklikler öngördüğü, 2019 yılı Mart aymda yapılacak mahalli idareler seçimlerinde
Anayasa’ya açıkça aykırı olan kuralların uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız
zararlar doğabileceği belirtilerek yürürlüklerinin durdurulmasına karar verilmesi talep
edilmiştir.

21/11/2018 tarihli ve 7152 sayılı Kanun’un;

A. 1. maddesiyle 18/5/2004 tarihli ve 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği
ile Odalar ve Borsalar Kanunu’na eklenen ek 1. maddenin birinci fıkrasına,

B. 2. maddesiyle 7/6/2005 tarihli ve 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek
Kuruluşları Kanunu’na eklenen ek 1. maddenin birinci fıkrasına,

yönelik yürürlüğün durdurulması taleplerinin, koşulları oluşmadığından REDDİNE
11/4/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.

VI. HÜKÜM

21/11/2018 tarihli ve 7152 sayılı Kanun’un;

A. 1. maddesiyle 18/5/2004 tarihli ve 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği
ile Odalar ve Borsalar Kanunu’na eklenen ek 1. maddenin;

1. Birinci fıkrasının Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE,

2. İkinci ve üçüncü fıkralarının 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa
Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 43. maddesinin (4)
numaralı fıkrası gereğince İPTALLERİNE,



B. 2. maddesiyle 7/6/2005 tarihli ve 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek
Kuruluşları Kanunu’na eklenen ek 1. maddenin;

1. Birinci fıkrasının Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE,

2. İkinci fıkrasının 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesinin (4) numaralı fıkrası
gereğince İPTALİNE,

11/4/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan Başkanvekili Başkanvekili
Zühtü ARSLAN Burhan ÜSTÜN Engin YILDIRIM

Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR

Üye
Recep KÖMÜRCÜ

Üye
Hicabi DURSUN

Üye
Celal Mümtaz AKINCI

Üye
Muammer TOPAL

Üye
M. Emin KUZ

Üye Üye
Haşan Tahsin GÖKCAN Kadir ÖZKAYA

Üye
Rıdvan GÜLEÇ

Üye
Recai AKYEL

Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ

Üye
Yıldız SEFERİNOĞLU

 

 

 

Söz Konusu Mahkeme Kararında İptal İstemine Konu Olan Mevzuat (3)
Söz Konusu Yargı Kararının Metinsel Değişiklik Yaptığı Mevzuat (3)
" *** Kırmızı renk, söz konusu kanunun yürürlükte olmadığını; sarı renk, söz konusu kanunun tasarı aşamasında olduğunu ve mavi renk ise söz konusu kanunun yürürlükte olduğunu nitelemektedir."

Copyright © 2018. Kanunum bir Karakullukçu Dan. A.Ş. (Şirket) servisidir. “Kanunum” Şirket’in tescilli markasıdır ve tüm hakları saklıdır. Kanunum bir resmi kaynak veya hukuk danışmanlık servisi değildir. Kullanıcılar Hizmet Şartlarını okumuş ve kabul etmiş sayılırlar. Adres: Aytar Cad. 28/4 Levent, 34330, İstanbul