Başbakanlık

Mevzuatı Geliştirme ve Yayın Genel Müdürlüğünce Yayımlanır

 Kuruluş : 7 Ekim 1920

30 Aralık 2003

SALI

Sayı : 25332

YASAMA BÖLÜMÜ

 

Kanunlar

5024     Vergi Usul Kanunu, Gelir Vergisi Kanunu ve Kurumlar Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun

5031     Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Amerika Birleşik Devletleri Hükümeti Arasında Belbaşı Tesisinin Kapanması ve Yeni Bir Sismik Araştırma İstasyonunun Faal Hale Getirilmesi ile İlgili Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun

5032     Türkiye Cumhuriyeti ile Yunanistan Cumhuriyeti Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun

5034     Başbakanlık Basımevi Döner Sermaye İşletmesi Kuruluşu Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun

 

YÜRÜTME VE İDARE BÖLÜMÜ

 

Bakanlar Kurulu Kararları

2003/6546     Slovak Cumhuriyeti Menşeli Bazı Tarım ve İşlenmiş Tarım Ürünleri İthalatında Tarife Kontenjanı Uygulanması Hakkında Karar

2003/6554     Yükseköğretim Kurumları Tarafından, 4734 Sayılı Kamu İhale Kanununun 3 üncü Maddesinin (f) Bendi Kapsamında Yapılacak İhalelere İlişkin Karar

2003/6566     Yükseköğretim Kurumları Öğretim Elemanlarına Ait Kadroların Serbest Bırakılması, Dolu Kadroların Derecelerinin Değiştirilmesi, Boş Kadroların Unvan ve Derecelerinin Değiştirilmesi, Hakkında Karar

2003/6573     Polonya Cumhuriyeti Menşeli Bazı Tarım ve İşlenmiş Tarım Ürünleri İthalatında Tarife Kontenjanı Uygulanması Hakkında Karar

2003/6575     Dar Mükellefiyete Tabi Kurumların Tevkifata Tabi Kazanç ve İratlarından Yapılacak Tevkifat Nispetleri Hakkında Karar

2003/6576     Kendisine Bakmakla Mükellef Kimsesi Olup 18 Yaşını Doldurmamış Olanlar Hariç Olmak Üzere Hiçbir Geliri Olmadığını Belgeleyenlerin, Gelirleri Münhasıran Kanunla Kurulan Sosyal Güvenlik Kurumlarından Aldıkları Aylıktan İbaret Bulunanların, Gazilerin, Şehitlerin Dul ve Yetimlerinin Türkiye Sınırları İçinde Brüt 200 m2’yi Geçmeyen Tek Meskene Sahip Olmaları Halinde (İntifa Hakkına Sahip Olunması Hali Dahil), Bu Meskene Ait Bina Vergisi Oranının 2004 Yılı İçin Sıfıra İndirilmesi Hakkında Karar

2003/6577     193 Sayılı Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü Maddesinde Yer Alan Tevkifat Nispetleri Hakkında Karar

2003/6578     193 Sayılı Gelir Vergisi Kanununun 19, 21, 23/8, Mükerrer 80, 82, 86/1-d ve 103 üncü Maddelerinde Yer Alan Tutarlarla İlgili Karar

 

Atama Kararları

— Bayındırlık ve İskan ile Ulaştırma Bakanlıklarına Ait Atama Kararları

 

Yönetmelikler

2003/6606     Karayoluyla Uluslararası Yolcu ve Eşya Taşımaları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik

— Gümrük Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik

— Tütün Üretimi, Üretici Tütünlerinin Pazarlanması, İç ve Dış Ticareti, Denetimi ve Tütün Eksperliği ile İlgili Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik

— Alkol ve Alkollü İçki Tesislerinin Haiz Olmaları Gereken Teknik Şartlar, Kurulmaları,İşletilmeleri ve Denetlenmelerine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmelikte Değişiklik Yapılması Hakkında Yönetmelik

 

Kurul Kararları

— Kamu İhale Kurulunun 2003/DK.D-371 Sayılı Kararı

— Enerji Piyasası Düzenleme Kurumuna Ait 7 Adet Karar

 

YARGI BÖLÜMÜ

 

Yargıtay Kararları

— Yargıtay 2., 14. ve 18. Hukuk Dairelerine Ait 14 Adet Karar


YASAMA BÖLÜMÜ

Kanunlar

Vergi Usul Kanunu, Gelir Vergisi Kanunu ve Kurumlar Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun

Kanun No. 5024

Kabul Tarihi : 17.12.2003

MADDE 1. — 4.1.1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 274 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

Madde 274. — Emtia, maliyet bedeliyle değerlenir. Emtianın maliyet bedeline nazaran değerleme günündeki satış bedelleri % 10 ve daha fazla bir düşüklük gösterdiği hallerde mükellef, maliyet bedeli yerine 267 nci maddenin ikinci sırasındaki usul hariç olmak üzere, emsal bedeli ölçüsünü tatbik edebilir. Bu hüküm 275 inci maddede yazılı mamuller için de uygulanabilir.

MADDE 2. — 213 sayılı Kanunun mükerrer 298 inci maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

Enflasyon düzeltmesi ve yeniden değerleme oranı

Mükerrer Madde 298. — A) Malî tablolarda yer alan parasal olmayan kıymetler aşağıdaki hükümlere göre enflasyon düzeltmesine tâbi tutulur.

1. Kazançlarını bilanço esasına göre tespit eden gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri fiyat endeksindeki artışın, içinde bulunulan dönem dahil son üç hesap döneminde %100'den ve içinde bulunulan hesap döneminde % 10'dan fazla olması halinde malî tablolarını enflasyon düzeltmesine tâbi tutarlar. Enflasyon düzeltmesi uygulaması, her iki şartın birlikte gerçekleşmemesi halinde sona erer.

Kapsama giren mükellefler, geçici vergi dönemlerinin sonu itibarıyla malî tabloları düzenlemek ve enflasyon düzeltmesi yapmak zorundadırlar. Geçici vergi dönemlerinde yukarıda belirtilen oranların tespitinde, son üç hesap dönemi yerine üçer aylık dönemlerin son ayı dahil önceki otuzaltı ay ve içinde bulunulan hesap dönemi yerine son oniki ay dikkate alınır. Bir hesap dönemi içindeki geçici vergi dönemlerinin herhangi birinde düzeltme yapılması halinde takip eden geçici vergi dönemlerinde ve içinde bulunulan hesap dönemi sonunda da düzeltme yapılır.

Bakanlar Kurulu; bu maddede yer alan % 100 oranını % 35'e kadar indirmeye veya tekrar kanunî seviyesine kadar yükseltmeye, % 10 oranını ise % 25'e kadar çıkarmaya veya tekrar kanunî seviyesine kadar indirmeye yetkilidir.

2. Bu maddenin uygulanmasında;

a) Parasal olmayan kıymetler; parasal kıymetler dışındaki kıymetleri,

b) Parasal kıymetler; Türk Lirasının değerindeki değişmeler karşısında nominal değerleri aynı kaldığı halde satın alma güçleri fiyat hareketlerine göre ters yönde değişen kıymetleri (Yabancı paralar da parasal kıymet olarak dikkate alınır.),

c) Enflasyon düzeltmesi; parasal olmayan kıymetlerin enflasyon düzeltmesinde dikkate alınacak tutarlarının düzeltme katsayısı ile çarpılması suretiyle, malî tablonun ait olduğu tarihteki satın alma gücü cinsinden hesaplanmasını,

d) Düzeltme katsayısı; malî tabloların ait olduğu aya ilişkin fiyat endeksinin, düzeltmeye esas alınan tarihi içeren aya ait fiyat endeksine bölünmesiyle elde edilen katsayıyı,

e) Ortalama düzeltme katsayısı; malî tabloların ait olduğu aya ilişkin fiyat endeksinin, bu endeks ile bir önceki dönemin sonundaki fiyat endeksi toplamının ikiye bölünmesi sonucu bulunan endekse bölünmesiyle elde edilen katsayıyı,

f) Fiyat endeksi (TEFE); Devlet İstatistik Enstitüsünce Türkiye geneli için hesaplanan ve ilân edilen Toptan Eşya Fiyatları Genel Endeksini,

g) Reel olmayan finansman maliyeti; her türlü borçlanmada, borç tutarlarına (yabancı para üzerinden borçlanmalarda düzeltme tarihindeki Türk Lirası karşılıklarına), borcun kullanıldığı döneme ait TEFE artış oranının uygulanması suretiyle hesaplanan tutarı,

h) Toplulaştırılmış yöntemler;

aa) Basit ortalama yöntemi; gelir tablosu kalemleri ile stokların düzeltmede esas alınacak tarihlere bağlı kalınmaksızın dönem ortalama düzeltme katsayısı ile çarpılması suretiyle enflasyon düzeltmesine tâbi tutulmasını,

ab) Hareketli ağırlıklı ortalama yöntemi; dönem sonu stok ve dönem içinde satılan mal maliyetinin enflasyon düzeltmesine esas alınacak tutarlarının hareketli ağırlıklı ortalama düzeltme katsayısı ile çarpılması suretiyle enflasyon düzeltmesine tâbi tutulmasını (Bir önceki döneme ait düzeltilmiş satılan mal maliyeti enflasyon düzeltmesi yapılan dönemin sonuna taşıma katsayısı uygulanarak taşınır. Bu hesaplamalarda amortisman ve reel finansman giderleri, endekslenmeden dikkate alınır.),

i) Hareketli ağırlıklı ortalama düzeltme katsayısı; enflasyon düzeltmesine tâbi tutulmuş dönem başı stoğun ilgili dönemin sonuna taşınmış değeri ile dönem içi alış ve giderlerin enflasyon düzeltmesine tâbi tutulmuş değerleri toplamının, dönem başı stok ile dönem içi alış ve giderlerin enflasyon düzeltmesine esas alınacak tutarlarının toplamına bölünmesi ile bulunan katsayıyı,

j) Taşıma; malî tablolardaki parasal ve parasal olmayan tutarların, taşıma katsayısı kullanılarak ilgili dönemin sonundaki yeni değerlerinin hesaplanması işlemini,

k) Taşıma katsayısı; malî tabloların ait olduğu aya ilişkin fiyat endeksinin, bir önceki dönemin sonundaki (yıl içinde işe başlayanlarda, işe başlanılan aya ilişkin) fiyat endeksine bölünmesiyle elde edilen katsayıyı,

l) Enflasyon fark hesapları; parasal olmayan kıymetlerin düzeltme işlemi sonrası değeri ile düzeltme öncesi değeri arasındaki farklarının kaydedildiği hesapları,

m) Enflasyon düzeltme hesabı; parasal olmayan kıymetlerin düzeltilmesi sonucu oluşan farkların kaydedildiği hesabı (Bu hesap enflasyon fark hesapları ile karşılıklı olarak çalışır. Parasal olmayan aktif kıymetlerin enflasyon düzeltmesine tâbi tutulması sonucu oluşan farklar bu hesabın alacağına, parasal olmayan pasif kıymetlerin enflasyon düzeltmesine tâbi tutulması sonucu oluşan farklar ise borcuna kaydedilir. Enflasyon düzeltme hesabının bakiyesi gelir tablosuna aktarılmak suretiyle kapatılır.),

n) Net parasal pozisyon; parasal varlıklarla parasal yükümlülükler arasındaki farkı,

İfade eder.

3. Düzeltme işleminde aşağıdaki tarihler esas alınır:

a) Alış bedeli ile değerlenen menkul kıymetlerle malî duran varlıklar için; satın alma tarihi.

b) İlk madde ve malzeme, ticari mallar, yarı mamul ve mamul stokların maliyetine dahil edilen unsurlar, yıllara sarî inşaat ve onarım işlerinde maliyeti oluşturan unsurlar, gelecek aylara ve yıllara ait giderler, maddî duran varlıklar ve bu varlıkları oluşturan unsurlar, maddî olmayan duran varlıklar ve bu varlıkları oluşturan unsurlar, özel tükenmeye tâbi varlıklar ve bu varlıkları oluşturan unsurlar, yıllara sarî inşaat ve onarım hakedişleri, haklar ve şerefiyeler için; defterlere kayıt tarihi (Bunlara mahsuben verilen veya alınan parasal olmayan avanslar, ödeme veya tahsil tarihinden mahsup tarihine kadar düzeltilir.).

c) Parasal olmayan alınan depozito ve teminatlar ile avanslar, nakit olarak ödenmiş sermaye, hisse senetleri ihraç primleri, hisse senedi iptal kârları için; tahsil tarihi.

d) Parasal olmayan verilen depozito ve teminatlar ile avanslar için; ödeme tarihi.

e) Aynî sermaye olarak konulan kıymetler için; mülkiyetin intikal ettiği tarih.

f) Kâr yedekleri, geçmiş yıl kârları ve net dönem kârının sermayeye ilave edilmesi dolayısıyla artırılan sermaye için; tescil tarihi.

g) Nakdî sermaye karşılığı alınan hisse senetleri için; ödeme tarihi, aynî sermaye karşılığı alınan hisse senetleri için; sermaye olarak konulan kıymetlerin mülkiyetinin intikal ettiği tarih, temettü karşılığı alınan hisse senetleri için; iştirak edilen şirket sermayesinin tescil tarihi.

h) Parasal olmayan karşılıklar için; ilgili olduğu kıymetin düzeltmeye esas tarihi.

4. Düzeltme işleminde bu Kanunda yer alan değerleme hükümlerine göre tespit edilen tutarlar esas alınır. Ancak stokların, satılan malın ve maddî duran varlıkların maliyet bedeline ve malî duran varlıkların alış bedeline intikal ettirilen reel olmayan finansman maliyetleri düşüldükten sonra bulunan tutarlar düzeltmeye tâbi tutulur. Toplulaştırılmış yöntemlerle düzeltmeye tâbi tutulan kıymetlerin alış veya maliyet bedeline intikal ettirilen reel olmayan finansman maliyetlerinin düşülmesi ihtiyarîdir.

Mükellefler; reel olmayan finansman maliyetini, toplam finansman maliyetlerine, ilgili döneme ait TEFE artış oranının dönem ortalama ticari kredi faiz oranına bölünmesi suretiyle belirlenen oranı uygulayarak da tespit edebilirler. Ancak bu yöntemi seçen mükellefler seçtikleri yöntemden bu seçimi yaptıkları hesap dönemi dahil üçüncü hesap döneminin sonuna kadar dönemezler.

Belgelerde ayrıca gösterilen vade farklarının reel olmayan kısımları ile üç aydan fazla vadeli olan ve vade farkı düzenlenen belge üzerinde ayrıca gösterilmeyen işlemlerde alacak ve borç senetlerinin reeskont işlemine tâbi tutulmasında esas alınan Merkez Bankasınca uygulanan faiz oranı kullanılarak hesaplanan vade farkı tutarının reel olmayan kısımları bu madde hükümlerine tâbi tutulur.

Borsada işlem gören hisse senetleri, değerleme günündeki borsa rayici ile dikkate alınır. Bunlar için ayrıca düzeltme yapılmaz.

5. Mükellefler düzeltme işleminde Maliye Bakanlığınca belirlenen toplulaştırılmış yöntemleri uygulayabilirler. Ancak toplulaştırılmış yöntemlerden birini seçen mükellefler seçtikleri yöntemden, bu seçimi yaptıkları hesap dönemi dahil üçüncü hesap döneminin sonuna kadar dönemezler.

Enflasyon düzeltmeleri, ilgili kıymetlere ait fark hesaplarına ve enflasyon düzeltme hesabına kaydedilir.

Yıllara sarî inşaat ve onarma işlerine ait maliyet ve hakedişlere ilişkin düzeltmeler, enflasyon düzeltme hesabı yerine yıllara sarî inşaat enflasyon düzeltme hesabına kaydedilir. Bu hesap işin bitiminde kâr/zarar hesabına intikal ettirilir.

Düzeltme sonucu bulunan tutarlar, izleyen dönemde enflasyon düzeltmesi yapılıp yapılmadığına bakılmaksızın, izleyen dönemin başlangıç değerleri olarak dikkate alınır.

Pasif kalemlere ait enflasyon fark hesapları, herhangi bir suretle başka bir hesaba nakledildiği veya işletmeden çekildiği takdirde, bu işlemlerin yapıldığı dönemlerin kazancı ile ilişkilendirilmeksizin, bu dönemde vergiye tâbi tutulur. Ancak öz sermaye kalemlerine ait enflasyon fark hesapları kurumlar vergisi mükelleflerince sermayeye ilave edilebilir, bu işlem kâr dağıtımı sayılmaz.

Enflasyon düzeltmesine tâbi tutulan değerlerin elden çıkarılması halinde, bunlara ilişkin enflasyon düzeltme farkları maliyet addolunur.

Matrahın tespitinde, kanunen kabul edilmeyen giderler, istisnalar ve geçmiş yıl malî zararları enflasyon düzeltmesine tâbi tutulmuş tutarları ile dikkate alınır.

6. Amortismanlar ve itfa payları, düzeltilmiş değerler üzerinden hesaplanır.

Kazançlarını işletme hesabı esasına göre tespit eden mükellefler ile serbest meslek erbabı da amortismana tâbi iktisadi kıymetlerini bu maddede belirtilen hükümlere göre düzeltilmiş tutarları üzerinden amortismana tâbi tutabilirler.

7. Enflasyon düzeltmesi uygulanmayan bir hesap döneminden sonra enflasyon düzeltme şartlarının yeniden oluşması halinde; enflasyon düzeltmesi yapılan en son dönemden başlamak üzere enflasyon düzeltmesi yapılır. Bu şekilde belirlenen geçmiş yıl kârı vergiye tâbi tutulmaz, geçmiş yıl zararı zarar olarak kabul edilmez. Ancak, matrahın tespitinde geçmiş yıl malî zararları mukayyet değerleri ile dikkate alınır. Birikmiş amortismanlar, ait oldukları kıymetin bilanço tarihindeki değerinde düzeltme sonrasında ortaya çıkan artış oranı dikkate alınarak düzeltilir.

Bu işlemlerden doğan pasif kalemlere ait fark hesapları için (5) numaralı bendin beşinci paragraf hükmü uygulanır.

8. Maliye Bakanlığı;

a) Mükellef veya meslek grupları ya da mükelleflerin aktif toplamları veya ciroları itibarıyla; enflasyon düzeltmesinde toplulaştırılmış yöntemler kullanılmasına izin vermeye, toplulaştırılmış yöntem uygulanabilecek kalemleri belirlemeye,

b) Mükellef veya meslek grupları ya da mükelleflerin aktif toplamları veya ciroları itibarıyla hangi tür malî tabloların; enflasyon düzeltmesine tâbi tutulup tutulmayacağını ve geçici vergi dönemlerinde düzeltilip düzeltilmeyeceğini belirlemeye,

c) (3) numaralı bentte yer almayan kıymetler için düzeltmeye esas alınacak tarihi belirlemeye,

d) Ortalama ticarî kredi faiz oranının tespitine ilişkin usul ve esasları tespit etmeye,

e) Bölgeler, sektörler, iş grupları, iş nevileri veya parasal olmayan kıymetler itibarıyla döviz, altın ve benzeri değerleri esas alarak düzeltme yaptırmaya ve günlük olarak belirlenen endeks veya değerleri kullandırmaya,

f) Parasal ve parasal olmayan kıymetleri belirlemeye,

g) Net parasal pozisyon kâr/zarar hesabı yaptırmaya,

h) Enflasyon düzeltmesine ilişkin usul ve esasları belirlemeye,

Yetkilidir.

B) Yeniden değerleme oranı, yeniden değerleme yapılacak yılın Ekim ayında (Ekim ayı dahil) bir önceki yılın aynı dönemine göre Devlet İstatistik Enstitüsünün Toptan Eşya Fiyatları Genel Endeksinde meydana gelen ortalama fiyat artış oranıdır. Bu oran Maliye Bakanlığınca Resmî Gazete ile ilân edilir.

MADDE 3. — 213 sayılı Kanunun 315 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

Madde 315. — Mükellefler amortismana tâbi iktisadî kıymetlerini Maliye Bakanlığının tespit ve ilân edeceği oranlar üzerinden itfa ederler. İlân edilecek oranların tespitinde iktisadî kıymetlerin faydalı ömürleri dikkate alınır.

MADDE 4. — 213 sayılı Kanunun mükerrer 315 inci maddesinin ikinci fıkrasının (1) numaralı bendine aşağıdaki hüküm eklenmiş ve (2) numaralı bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

Enflasyon düzeltmesi yapılan dönemlerde, üzerinden amortisman ayrılacak değer, amortismana tâbi iktisadî kıymetin düzeltilmiş değerinden daha evvel ayrılmış olan amortismanların toplamının taşınmış değerleri indirilmek suretiyle tespit edilir.

2. Bu usulde uygulanacak amortisman oranı normal amortisman oranının iki katıdır.

MADDE 5. — 213 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici maddeler eklenmiştir.

GEÇİCİ MADDE 25. — 31.12.2003 tarihli bilançoda yer alan parasal olmayan kıymetler aşağıdaki hükümlere göre, bu maddede hüküm bulunmayan hallerde ise Vergi Usul Kanununun bu Kanunla değişik mükerrer 298 inci maddesinde yer alan hükümlere göre düzeltilir:

a) Düzeltme işlemi, Türkiye geneli için hesaplanan toptan eşya fiyatları genel endeksi göz önünde bulundurularak Maliye Bakanlığınca belirlenen düzeltme katsayıları kullanılarak yapılır. Düzeltme işlemi 1970 yılından itibaren uygulanır. Bu yıldan önce aktif ve pasife giren kalemler 1970 yılında girmiş kabul edilir.

b) Maddî duran varlıklar maliyet bedeli, malî duran varlıklar ise alış bedeli üzerinden düzeltmeye tâbi tutulur.

c) Maddî duran varlıklar, malî duran varlıklar ve özel tükenmeye tâbi varlıklar ile stokların maliyet veya alış bedelleri içinde yer alan ve tevsik edilebilen reel olmayan finansman maliyeti, ilgili varlığın maliyet veya alış bedelinden düşülür. Mükelleflerin reel olmayan finansman maliyetini tevsik edememeleri halinde:

1) Son beş hesap dönemi içinde aktife giren kıymetlerin maliyet bedeline dahil edilen finansman giderlerinin reel olmayan kısımları; toplam finansman maliyetlerine, ilgili döneme ait TEFE artış oranının dönem ortalama ticarî kredi faiz oranına bölünmesi sonucunda belirlenen oranlar uygulanmak suretiyle bulunan tutar, maliyet ve alış bedelinden düşülür.

2) Söz konusu beş hesap döneminden önce aktife giren kıymetlerin maliyet bedeline dahil edilen finansman giderleri maliyet veya alış bedellerinden düşülmez.

d) Birikmiş amortismanlar, ait oldukları kıymetin bilanço tarihindeki değerinde düzeltme sonrasında ortaya çıkan artış oranı dikkate alınarak düzeltilir.

e) Öz sermaye kalemlerinin düzeltilmesinde, 1.1.2004 tarihinden önce ayrılan yeniden değerleme değer artış fonu gibi fonlar öz sermayeden düşülür. Bu ve benzeri fonların sermayeye ilavesi nedeniyle oluşan sermaye artışları sermaye artışı olarak dikkate alınmaz ve enflasyon düzeltmesine tâbi tutulmaz.

f) 2003 yılı hesap dönemine ait beyannamede yer alan indirilemeyen geçmiş yıl malî zararları ile carî dönem malî zararları matrahın tespitinde mukayyet değerleri ile dikkate alınır.

g) 31.12.2003 tarihli bilançonun düzeltilmiş aktif toplamından düzeltilmiş sermaye, düzeltilmiş hisse senetleri ihraç primleri ve düzeltilmiş hisse senedi iptal kârları ile borç toplamının çıkarılması sonucu bulunan fark, geçmiş yıllar kâr/zararı hesabında gösterilir. Bu şekilde tespit edilen geçmiş yıl kârı vergiye tâbi tutulmaz, geçmiş yıl zararı ise zarar olarak kabul edilmez.

Pasif kalemlere ait enflasyon fark hesapları, herhangi bir suretle başka bir hesaba nakledildiği veya işletmeden çekildiği takdirde, bu işlemlerin yapıldığı dönemlerin kazancı ile ilişkilendirilmeksizin, bu dönemde vergiye tâbi tutulur. Ancak öz sermaye kalemlerine ait enflasyon fark hesapları kurumlar vergisi mükelleflerince sermayeye ilave edilebilir, bu işlem kâr dağıtımı sayılmaz.

h) Sermaye Piyasası Kurulu ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun yüksek enflasyon döneminde malî tabloların düzeltilmesine ilişkin düzenlemelerine göre 31.12.2003 tarihli bilançolarını düzeltmek zorunda olan mükellefler, söz konusu bilançolarını bu madde uyarınca yeniden düzeltmeyebilirler.

ı) Yıllara sarî inşaat ve onarma işlerine ait maliyet ve istihkak tutarları ile ilgili olarak 31.12.2003 tarihinde oluşan düzeltme farkları işin bitiminde kâr/zarar tutarının tespitinde dikkate alınmaz.

j) 2004 yılı hesap döneminden itibaren ilk defa bilanço esasına geçen mükellefler bu maddede yer alan esaslara göre düzeltme yaparlar.

k) Kendisine özel hesap dönemi tayin edilen mükelleflerde; 31.12.2003 tarihli bilanço, 2004 yılı içinde biten hesap dönemi sonundaki bilançoyu, 2003 yılı hesap dönemi, 2004 yılı içerisinde biten hesap dönemini, 1.1.2004 tarihi 2004 yılı içinde başlayan hesap döneminin başındaki tarihi ifade eder.

GEÇİCİ MADDE 26. — Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce aktife giren iktisadi kıymetler hakkında aktife alındıkları yılda yürürlükte olan sürelere göre amortisman ayrılmasına devam olunur.

MADDE 6. — 31.12.1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 19 uncu maddesinin (2) ve (3) numaralı fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

2. Yatırım indirimi istisnası uygulamasına, istisnaya konu iktisadî kıymete ilişkin harcamaların yapıldığı yılda başlanır ve indirilecek tutara ulaşılıncaya kadar devam olunur.

Yatırım harcamalarının yapıldığı yıla ilişkin vergi matrahının tespitinde, kazancın yetersiz olması nedeniyle dikkate alınamayan istisna tutarı, izleyen dönemlerde, bu dönemlerde Devlet İstatistik Enstitüsü Toptan Eşya Fiyatları Genel Endeksinde meydana gelen artış oranında artırılarak dikkate alınır.

3. Enflasyon düzeltmesi uygulanan dönemlerde, yatırım indirimi istisnası tutarının hesaplanmasında amortismana tâbi iktisadî kıymetin aktife alındığı hesap dönemi sonundaki düzeltilmiş değeri esas alınır.

Ancak iktisadî kıymetin aktife alındığı hesap döneminden önceki hesap dönemlerinde gerçekleşen harcamalar, gerçekleştirildikleri dönem sonundaki düzeltilmiş değerleri ile dikkate alınır. İzleyen dönemlerde enflasyon düzeltmesi nedeniyle bu harcamalardan kaynaklanan farklar üzerinden yatırım indirimi istisnası hesaplanmaz.

MADDE 7. — 193 sayılı Kanunun 43 üncü maddesinin (1) ve (2) numaralı bentleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

1. Yıl içinde birden fazla inşaat ve onarma işinin birlikte yapılması halinde, her yıla ait müşterek genel giderler bu işlere ait harcamaların (enflasyon düzeltmesi yapılan dönemlerde düzeltilmiş tutarlarının) enflasyon düzeltmesine tâbi tutulmuş tutarlarının birbirine olan nispeti dahilinde;

2. Yıl içinde tek veya birden fazla inşaat ve onarma işinin bu madde şümulüne girmeyen işlerle birlikte yapılması halinde, her yıla ait müşterek genel giderler, bu işlere ait harcamalar ile diğer işlere ait satış ve hasılat tutarlarının (enflasyon düzeltmesi yapılan dönemlerde bunların düzeltilmiş tutarlarının) birbirine olan nispeti dahilinde;

MADDE 8. — 193 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

GEÇİCİ MADDE 65. — Geçici 61 inci madde kapsamında yatırım indirimi istisnası uygulamasını seçmiş olan mükellefler, bu tercihlerini bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra verilmesi gereken ilk geçici vergi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar bağlı bulundukları vergi dairesine bildirimde bulunmak suretiyle değiştirebilirler. Bu şekilde tercihlerini değiştiren mükellefler, 24.4.2003 tarihinden itibaren yaptıkları harcamalar (öngörülen harcamalar kapsamında daha önce yatırım indirimi istisnasından yararlanmış harcamalar hariç) için 19 uncu maddede yer alan hükümler çerçevesinde yatırım indirimi istisnasından yararlanabilirler. Tercihlerini değiştirmeyen mükellefler ise, yatırım indirimi istisna tutarlarının tespitinde, enflasyon düzeltmesi uygulaması sonucu yatırım indiriminden yararlanan iktisadî kıymetlerle ilgili olarak oluşan düzeltme farklarını dikkate alamazlar.

19 uncu madde kapsamında yatırım indirimi istisnası tutarlarının tespitinde 1.1.2004 tarihine kadar yapılan harcama tutarları düzeltilmiş değerleri ile dikkate alınmaz.

MADDE 9. — a) 4.1.1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 280 inci maddesinin son fıkrası ve 319 uncu maddesi,

b) 31.12.1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun; 38 inci maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları ile 41 inci maddesinin birinci fıkrasının (8) numaralı bendi ve 57 nci maddesinin son fıkrası,

c) 3.6.1949 tarihli ve 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 15 inci maddesinin (13) numaralı bendi,

Yürürlükten kaldırılmıştır.

GEÇİCİ MADDE 1. — Dileyen mükellefler, 2004 yılının (kendilerine özel hesap dönemi tayin edilenlerde 2004 yılında biten hesap döneminden sonra başlayan) ilk geçici vergi döneminde beyan edecekleri geçici vergi matrahının tespitinde; enflasyon düzeltmesine ilişkin hükümler yerine Vergi Usul Kanununun bu Kanunla değiştirilmeden önceki değerleme hükümleri ile Gelir Vergisi Kanunu ve Kurumlar Vergisi Kanununun bu Kanunla kaldırılan hükümlerini ve Vergi Usul Kanununun 280 inci maddesinin bu Kanunla kaldırılan son fıkrasını dikkate alırlar. Bu takdirde enflasyon düzeltmesinin dikkate alınmadığı hususu beyannamede belirtilir. Beyanname verme süresi içinde bu hususu bildirmeyen veya beyanname vermeyen mükelleflerin enflasyon düzeltmesine ilişkin hükümleri dikkate almadıkları kabul edilir.

MADDE 10. — Bu Kanunun;

a) 8 inci maddesi ve 2 nci maddesi ile değiştirilen Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesinin (A) fıkrasının (8) numaralı bendi yayımı tarihinde,

b) Diğer maddeleri 1.1.2004 tarihinde,

Yürürlüğe girer.

MADDE 11. — Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

29/12/2003

—— • ——

Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Amerika Birleşik Devletleri Hükümeti Arasında Belbaşı Tesisinin Kapanması ve Yeni Bir Sismik Araştırma İstasyonunun Faal Hale Getirilmesi ile İlgili Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun

Kanun No. 5031

Kabul Tarihi : 25.12.2003

MADDE 1. — 8 Şubat 2000 tarihinde Ankara'da imzalanan "Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Amerika Birleşik Devletleri Hükümeti Arasında Belbaşı Tesisinin Kapanması ve Yeni Bir Sismik Araştırma İstasyonunun Faal Hale Getirilmesi ile İlgili Anlaşma"nın onaylanması uygun bulunmuştur.

MADDE 2. — Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 3. — Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

29/12/2003

—— • ——

Türkiye Cumhuriyeti ile Yunanistan Cumhuriyeti Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun

Kanun No. 5032

Kabul Tarihi : 25.12.2003

MADDE 1. — 2 Aralık 2003 tarihinde Ankara’da imzalanan "Türkiye Cumhuriyeti ile Yunanistan Cumhuriyeti Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması"nın onaylanması uygun bulunmuştur.

MADDE 2. — Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 3. — Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

29/12/2003

—— • ——

Başbakanlık Basımevi Döner Sermaye İşletmesi Kuruluşu Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun

Kanun No. 5034

Kabul Tarihi : 25.12.2003

MADDE 1. — 10.4.1967 tarihli ve 852 sayılı Başbakanlık Basımevi Döner Sermaye İşletmesi Kuruluşu Hakkında Kanunun 1 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

Madde 1. — 23.5.1928 tarihli ve 1322 sayılı Kanunların ve Nizamnamelerin Sureti Neşir ve İlanı ve Mer'iyet Tarihi Hakkında Kanunda sayılan basım ve dağıtım işlerini yapmak üzere Başbakanlığa bağlı olarak kurulmuş bulunan Başbakanlık Basımevi Döner Sermaye İşletmesinin sermayesi, kendi kaynaklarından ve kurum kârından karşılanmak kaydıyla 15 (onbeş) trilyon liraya yükseltilmiştir. Bu miktar ihtiyaç halinde Bakanlar Kurulunca bir katına kadar artırılabilir.

MADDE 2. — 852 sayılı Kanunun 2 nci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

Basımevi işletmesi, işletme için gerekli olan yatırımları yapabilir.

MADDE 3. — 852 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin son fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

Bu sermaye 15 (onbeş) trilyon liraya veya Bakanlar Kurulunca artırılacak miktara tamamlandıktan sonra, kârlar Hazineye yatırılır.

MADDE 4. — Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 5. — Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

29/12/2003

Sayfa Başı


YÜRÜTME VE İDARE BÖLÜMÜ

Bakanlar Kurulu Kararları

Karar Sayısı : 2003/6546

Ekli “Slovak Cumhuriyeti Menşeli Bazı Tarım ve İşlenmiş Tarım Ürünleri İthalatında Tarife Kontenjanı Uygulanması Hakkında Karar”ın yürürlüğe konulması; Devlet Bakanlığı’nın 5/12/2003 tarihli ve 59925 sayılı yazısı üzerine, 20/2/1930 tarihli ve 1567 sayılı Kanunun değişik 1 inci, 14/5/1964 tarihli ve 474 sayılı Kanunun değişik 2 nci, 27/10/1999 tarihli ve 4458 sayılı Kanunun 55 inci maddeleri ile 2/2/1984 tarihli ve 2976 sayılı Kanun hükümlerine göre, Bakanlar Kurulu’nca 8/12/2003 tarihinde kararlaştırılmıştır.

Ahmet Necdet SEZER

CUMHURBAŞKANI

Recep Tayyip ERDOĞAN

 

 

 

Başbakan

 

 

 

A.GÜL

K. UNAKITAN

M. A. ŞAHİN

B. ATALAY

Dışişleri Bak. ve Başb. Yrd.

Devlet Bak. ve Başb. Yrd. V.

Devlet Bak. ve Başb. Yrd.

Devlet Bakanı

A. BABACAN

M. AYDIN

S. GÜÇLÜ

K. TÜZMEN

Devlet Bakanı

Devlet Bakanı

Devlet Bakanı V.

Devlet Bakanı

C. ÇİÇEK

M. V.GÖNÜL

A.AKSU

K.UNAKITAN

Adalet Bakanı

Milli Savunma Bakanı

İçişleri Bakanı

Maliye Bakanı

H.ÇELİK

Z. ERGEZEN

R.AKDAĞ

B. YILDIRIM

Milli Eğitim Bakanı

Bayındırlık ve İskan Bakanı

Sağlık Bakanı

Ulaştırma Bakanı

S.GÜÇLÜ

M. BAŞESGİOĞLU

A. COŞKUN

 

Tarım ve Köyişleri Bakanı

Çalışma ve Sos. Güv. Bakanı

Sanayi ve Ticaret Bakanı

 

B. YILDIRIM

E. MUMCU

O. PEPE

 

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı V.

Kültür ve Turizm Bakanı

Çevre ve Orman Bakanı

 

—— • ——

Karar Sayısı : 2003/6554

Yükseköğretim kurumları tarafından, 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 3 üncü maddesinin (f) bendi kapsamında yapılacak ihalelere ilişkin ekli Esaslar’ın yürürlüğe konulması; Kamu İhale Kurumunun uygun görüşüne dayanan Milli Eğitim Bakanlığı’nın 19/11/2003 tarihli ve 29147 sayılı yazısı üzerine, anılan Kanunun geçici 4 üncü maddesine göre, Bakanlar Kurulu’nca 1/12/2003 tarihinde kararlaştırılmıştır.

Ahmet Necdet SEZER

CUMHURBAŞKANI

Recep Tayyip ERDOĞAN

 

 

 

Başbakan

 

 

 

A.GÜL

A. ŞENER

M. AYDIN

B. ATALAY

Dışişleri Bak. ve Başb. Yrd.

Devlet Bak. ve Başb. Yrd.

Devlet Bak. ve Başb. Yrd. V.

Devlet Bakanı

A. BABACAN

M. AYDIN

G. AKŞİT

K. TÜZMEN

Devlet Bakanı

Devlet Bakanı

Devlet Bakanı

Devlet Bakanı

A. AKSU

B. ATALAY

A.AKSU

K.UNAKITAN

Adalet Bakanı V.

Milli Savunma Bakanı V.

İçişleri Bakanı

Maliye Bakanı

H.ÇELİK

Z. ERGEZEN

R.AKDAĞ

B. YILDIRIM

Milli Eğitim Bakanı

Bayındırlık ve İskan Bakanı

Sağlık Bakanı

Ulaştırma Bakanı

R. AKDAĞ

M. BAŞESGİOĞLU

A. COŞKUN

 

Tarım ve Köyişleri Bakanı V.

Çalışma ve Sos. Güv. Bakanı

Sanayi ve Ticaret Bakanı

 

B. YILDIRIM

E. MUMCU

O. PEPE

 

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı V.

Kültür ve Turizm Bakanı

Çevre ve Orman Bakanı

 

 

—— • ——

Karar Sayısı : 2003/6566

Yükseköğretim kurumları öğretim elemanlarına ait;

1 —Ekli (2) sayılı cetvellerde yer alan kadroların serbest bırakılması,

2 —Ekli (3) sayılı cetvellerde yer alan dolu kadroların derecelerinin değiştirilmesi,

3 —Ekli (4) sayılı cetvellerde yer alan boş kadroların unvan ve derecelerinin değiştirilmesi,

Devlet Personel Başkanlığı ile Maliye Bakanlığının görüşlerine dayanan Milli Eğitim Bakanlığının 30/9/2003 tarihli ve 24992 sayılı yazısı üzerine, 78 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 3 üncü ve ek 1 inci maddeleri ile 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 7 nci ve değişik 9 uncu maddelerine göre, Bakanlar Kurulu’nca 30/9/2003 tarihinde kararlaştırılmıştır.

 

Ahmet Necdet SEZER

CUMHURBAŞKANI

Recep Tayyip ERDOĞAN

 

 

 

Başbakan

 

 

 

M. V. GÖNÜL

A. ŞENER

M. A. ŞAHİN

B. ATALAY

Dışişleri Bak. ve Başb. Yrd. V.

Devlet Bak. ve Başb. Yrd.

Devlet Bak. ve Başb. Yrd.

Devlet Bakanı

A. BABACAN

M. A. ŞAHİN

G. AKŞİT

A. BABACAN

Devlet Bakanı

Devlet Bakanı V.

Devlet Bakanı

Devlet Bakanı V.

C. ÇİÇEK

M. V.GÖNÜL

A.AKSU

K.UNAKITAN

Adalet Bakanı

Milli Savunma Bakanı

İçişleri Bakanı

Maliye Bakanı

B. ATALAY

Z. ERGEZEN

R.AKDAĞ

B. YILDIRIM

Milli Eğitim Bakanı V.

Bayındırlık ve İskan Bakanı

Sağlık Bakanı

Ulaştırma Bakanı

S.GÜÇLÜ

R. AKDAĞ

A. COŞKUN

 

Tarım ve Köyişleri Bakanı

Çalışma ve Sos. Güv. Bakanı V.

Sanayi ve Ticaret Bakanı

 

M.H.GÜLER

E. MUMCU

O. PEPE

 

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı

Kültür ve Turizm Bakanı

Çevre ve Orman Bakanı

 

 

—— • ——

Karar Sayısı : 2003/6573

Ekli “Polonya Cumhuriyeti Menşeli Bazı Tarım ve İşlenmiş Tarım Ürünleri İthalatında Tarife Kontenjanı Uygulanması Hakkında Karar”ın yürürlüğe konulması; Devlet Bakanlığı’nın 5/12/2003 tarihli ve 59926 sayılı yazısı üzerine, 20/2/1930 tarihli ve 1567 sayılı Kanunun değişik 1 inci, 14/5/1964 tarihli ve 474 sayılı Kanunun değişik 2 nci, 27/10/1999 tarihli ve 4458 sayılı Kanunun 55 inci maddeleri ile 2/2/1984 tarihli ve 2976 sayılı Kanun hükümlerine göre, Bakanlar Kurulu’nca 8/12/2003 tarihinde kararlaştırılmıştır.

 

Ahmet Necdet SEZER

CUMHURBAŞKANI

Recep Tayyip ERDOĞAN

 

 

 

Başbakan

 

 

 

A.GÜL

K.UNAKITAN

M. A. ŞAHİN

B. ATALAY

Dışişleri Bak. ve Başb. Yrd.

Devlet Bak. ve Başb. Yrd. V.

Devlet Bak. ve Başb. Yrd.

Devlet Bakanı

A. BABACAN

M. AYDIN

S. GÜÇLÜ

K. TÜZMEN

Devlet Bakanı

Devlet Bakanı

Devlet Bakanı V.

Devlet Bakanı

C. ÇİÇEK

M. V.GÖNÜL

A.AKSU

K.UNAKITAN

Adalet Bakanı

Milli Savunma Bakanı

İçişleri Bakanı

Maliye Bakanı

H.ÇELİK

Z. ERGEZEN

R.AKDAĞ

B. YILDIRIM

Milli Eğitim Bakanı

Bayındırlık ve İskan Bakanı

Sağlık Bakanı

Ulaştırma Bakanı

S.GÜÇLÜ

M. BAŞESGİOĞLU

A. COŞKUN

 

Tarım ve Köyişleri Bakanı

Çalışma ve Sos. Güv. Bakanı

Sanayi ve Ticaret Bakanı

 

B. YILDIRIM

E. MUMCU

O. PEPE

 

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı V.

Kültür ve Turizm Bakanı

Çevre ve Orman Bakanı

 

 

—— • ——

Karar Sayısı : 2003/6575

Dar mükellefiyete tabi kurumların tevkifata tabi kazanç ve iratlarından yapılacak tevkifat nispetleri hakkında ekli Karar’ın yürürlüğe konulması; Maliye Bakanlığı’nın 8/12/2003 tarihli ve 052151 sayılı yazısı üzerine, 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 24 üncü maddesine göre, Bakanlar Kurulu’nca 10/12/2003 tarihinde kararlaştırılmıştır.

 

Ahmet Necdet SEZER

CUMHURBAŞKANI

Recep Tayyip ERDOĞAN

 

 

 

Başbakan

 

 

 

A.GÜL

A. ŞENER

M. A. ŞAHİN

B. ATALAY

Dışişleri Bak. ve Başb. Yrd.

Devlet Bak. ve Başb. Yrd.

Devlet Bak. ve Başb. Yrd.

Devlet Bakanı

A. BABACAN

M. AYDIN

G. AKŞİT

K. TÜZMEN

Devlet Bakanı

Devlet Bakanı

Devlet Bakanı

Devlet Bakanı

C. ÇİÇEK

A. AKSU

A.AKSU

K.UNAKITAN

Adalet Bakanı

Milli Savunma Bakanı V.

İçişleri Bakanı

Maliye Bakanı

M. A. ŞAHİN

Z. ERGEZEN

M.BAŞESGİOĞLU

M. H. GÜLER

Milli Eğitim Bakanı V.

Bayındırlık ve İskan Bakanı

Sağlık Bakanı V.

Ulaştırma Bakanı V.

S.GÜÇLÜ

M. BAŞESGİOĞLU

A. COŞKUN

 

Tarım ve Köyişleri Bakanı

Çalışma ve Sos. Güv. Bakanı

Sanayi ve Ticaret Bakanı

 

M.H.GÜLER

E. MUMCU

O. PEPE

 

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı

Kültür ve Turizm Bakanı

Çevre ve Orman Bakanı

 

—— • ——

Karar Sayısı : 2003/6576

Kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup 18 yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların, gazilerin, şehitlerin dul ve yetimlerinin Türkiye sınırları içinde brüt 200 m2’yi geçmeyen tek meskene sahip olmaları halinde (intifa hakkına sahip olunması hali dahil), bu meskene ait bina vergisi oranının 2004 yılı için sıfıra indirilmesi hakkındaki ekli Karar’ın yürürlüğe konulması; Maliye Bakanlığı’nın 8/12/2003 tarihli ve 052153 sayılı yazısı üzerine, 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun değişik 8 inci maddesine göre, Bakanlar Kurulu’nca 10/12/2003 tarihinde kararlaştırılmıştır.

 

Ahmet Necdet SEZER

CUMHURBAŞKANI

Recep Tayyip ERDOĞAN

 

 

 

Başbakan

 

 

 

A.GÜL

A. ŞENER

M. A. ŞAHİN

B. ATALAY

Dışişleri Bak. ve Başb. Yrd.

Devlet Bak. ve Başb. Yrd.

Devlet Bak. ve Başb. Yrd.

Devlet Bakanı

A. BABACAN

M. AYDIN

G. AKŞİT

K. TÜZMEN

Devlet Bakanı

Devlet Bakanı

Devlet Bakanı

Devlet Bakanı

C. ÇİÇEK

A. AKSU

A.AKSU

K.UNAKITAN

Adalet Bakanı

Milli Savunma Bakanı V.

İçişleri Bakanı

Maliye Bakanı

M.A. ŞAHİN

Z. ERGEZEN

M. BAŞESGİOĞLU

M. H.GÜLER

Milli Eğitim Bakanı V.

Bayındırlık ve İskan Bakanı

Sağlık Bakanı V.

Ulaştırma Bakanı V.

S.GÜÇLÜ

M. BAŞESGİOĞLU

A. COŞKUN

 

Tarım ve Köyişleri Bakanı

Çalışma ve Sos. Güv. Bakanı

Sanayi ve Ticaret Bakanı

 

M.H.GÜLER

E. MUMCU

O. PEPE

 

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı

Kültür ve Turizm Bakanı

Çevre ve Orman Bakanı

 

 

10/12/2003 Tarihli ve 2003/6576 Sayılı Kararnamenin Eki

 

KARAR

 

Madde 1 — Kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup 18 yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların, gazilerin, şehitlerin dul ve yetimlerinin Türkiye sınırları için brüt 200 m2’yi geçmeyen tek meskene sahip olmaları halinde (intifa hakkına sahip olunması hali dahil), bu meskene ait bina vergisi oranı 2004 yılı için sıfıra indirilmiştir.

Madde 2 — Bu Karar 1/1/2004 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Madde 3 —Bu Karar hükümlerini Maliye Bakanı yürütür.

—— • ——

Karar Sayısı : 2003/6577

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinde yer alan tevkifat nispetleri hakkındaki ekli Karar’ın yürürlüğe konulması; Maliye Bakanlığı’nın 8/12/2003 tarihli ve 052150 sayılı yazısı üzerine, adı geçen Kanunun anılan maddesine göre, Bakanlar Kurulu’nca 10/12/2003 tarihinde kararlaştırılmıştır.

 

Ahmet Necdet SEZER

CUMHURBAŞKANI

Recep Tayyip ERDOĞAN

 

 

 

Başbakan

 

 

 

A.GÜL

A. ŞENER

M. A. ŞAHİN

B. ATALAY

Dışişleri Bak. ve Başb. Yrd.

Devlet Bak. ve Başb. Yrd.

Devlet Bak. ve Başb. Yrd.

Devlet Bakanı

A. BABACAN

M. AYDIN

G. AKŞİT

K. TÜZMEN

Devlet Bakanı

Devlet Bakanı

Devlet Bakanı

Devlet Bakanı

C. ÇİÇEK

A. AKSU

A.AKSU

K.UNAKITAN

Adalet Bakanı

Milli Savunma Bakanı V.

İçişleri Bakanı

Maliye Bakanı

M.A. ŞAHİN

Z. ERGEZEN

M. BAŞESGİOĞLU

M. H.GÜLER

Milli Eğitim Bakanı V.

Bayındırlık ve İskan Bakanı

Sağlık Bakanı V.

Ulaştırma Bakanı V.

S.GÜÇLÜ

M. BAŞESGİOĞLU

A. COŞKUN

 

Tarım ve Köyişleri Bakanı

Çalışma ve Sos. Güv. Bakanı

Sanayi ve Ticaret Bakanı

 

M.H.GÜLER

E. MUMCU

O. PEPE

 

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı

Kültür ve Turizm Bakanı

Çevre ve Orman Bakanı

 

—— • ——

Karar Sayısı : 2003/6578

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 19, 21, 23/8, mükerrer 80, 82, 86/1-d ve 103 üncü maddelerinde yer alan tutarlarla ilgili ekli Karar’ın yürürlüğe konulması; Maliye Bakanlığının 8/12/2003 tarihli ve 052152 sayılı yazısı üzerine, adı geçen Kanunun mükerrer 123 üncü maddesine göre, Bakanlar Kurulu’nca 10/12/2003 tarihinde kararlaştırılmıştır.

 

Ahmet Necdet SEZER

CUMHURBAŞKANI

Recep Tayyip ERDOĞAN

 

 

 

Başbakan

 

 

 

A.GÜL

A. ŞENER

M. A. ŞAHİN

B. ATALAY

Dışişleri Bak. ve Başb. Yrd.

Devlet Bak. ve Başb. Yrd.

Devlet Bak. ve Başb. Yrd.

Devlet Bakanı

A. BABACAN

M. AYDIN

G. AKŞİT

K. TÜZMEN

Devlet Bakanı

Devlet Bakanı

Devlet Bakanı

Devlet Bakanı

C. ÇİÇEK

A. AKSU

A.AKSU

K.UNAKITAN

Adalet Bakanı

Milli Savunma Bakanı V.

İçişleri Bakanı

Maliye Bakanı

M.A. ŞAHİN

Z. ERGEZEN

M. BAŞESGİOĞLU

M. H.GÜLER

Milli Eğitim Bakanı V.

Bayındırlık ve İskan Bakanı

Sağlık Bakanı V.

Ulaştırma Bakanı V.

S.GÜÇLÜ

M. BAŞESGİOĞLU

A. COŞKUN

 

Tarım ve Köyişleri Bakanı

Çalışma ve Sos. Güv. Bakanı

Sanayi ve Ticaret Bakanı

 

M.H.GÜLER

E. MUMCU

O. PEPE

 

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı

Kültür ve Turizm Bakanı

Çevre ve Orman Bakanı

 

 

Sayfa Başı


Atama Kararları

Bayındırlık ve İskan Bakanlığından:

Karar Sayısı : 2003/5299

1 — İller Bankası Genel Müdürlüğünde;

Malzeme Dairesi Başkanı Mehmet YILDIRIM’ın başka bir göreve atanmak üzere bu görevinden alınması,

Bu suretle boşalan 1 inci derece kadrolu + 3000 ek göstergeli Malzeme Dairesi Başkanlığına Ali Rıza ERAVCI’nın atanması,

657 sayılı Kanunun 76 ncı, 2477 sayılı Kanunun 2 nci maddeleri gereğince uygun görülmüştür.

2— Bu Kararı Bayındırlık ve İskan Bakanı yürütür.

29 Aralık 2003

Ahmet Necdet SEZER

CUMHURBAŞKANI

Recep Tayyip ERDOĞAN

Z. ERGEZEN

Başbakan

Bayındırlık ve İskan  Bakanı

—— • ——

Ulaştırma Bakanlığından:

Karar Sayısı : 2003/5261

1 — Denizcilik Müsteşarlığında münhal bulunan 1 inci derece kadrolu + 6400 ek göstergeli Müsteşar Yardımcılığına Dr. Bekir Sıtkı USTAOĞLU’nun atanması,

657 sayılı Kanunun 68/B ve 74 üncü maddeleri ile 2451 sayılı Kanunun 2 nci maddesi gereğince uygun görülmüştür.

2— Bu Kararı Ulaştırma Bakanı yürütür.

29 Aralık 2003

Ahmet Necdet SEZER

CUMHURBAŞKANI

Recep Tayyip ERDOĞAN

B.YILDIRIM

Başbakan

Ulaştırma Bakanı

—— • ——

Ulaştırma Bakanlığından:

Karar Sayısı : 2003/5262

1 — Kıyı Emniyeti ve Gemi Kurtarma İşletmeleri Genel Müdürlüğü Yönetim Kurulu Üyeliğine Dr. Bekir Sıtkı USTAOĞLU’nun atanması, 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 6 ve 8 inci maddeleri ile 2477 sayılı Kanunun 2 nci maddesi gereğince uygun görülmüştür.

2— Bu Kararı Ulaştırma Bakanı yürütür.

29Aralık 2003

Ahmet Necdet SEZER

CUMHURBAŞKANI

Recep Tayyip ERDOĞAN

B.YILDIRIM

Başbakan

Ulaştırma Bakanı

—— • ——

Ulaştırma Bakanlığından:

Karar Sayısı : 2003/5300

1 — Açık bulunan 1 inci derece kadrolu + 3600 ek göstergeli Ankara Ulaştırma Bölge Müdürlüğüne Mahmut ÖZEN’in atanması, 657 sayılı Kanunun değişik 76 ncı maddesi ile 2451 sayılı Kanunun 2 nci maddesi gereğince uygun görülmüştür.

2— Bu Kararı Ulaştırma Bakanı yürütür.

29Aralık 2003

Ahmet Necdet SEZER

CUMHURBAŞKANI

Recep Tayyip ERDOĞAN

B.YILDIRIM

Başbakan

Ulaştırma Bakanı

—— • ——

Ulaştırma Bakanlığından:

Karar Sayısı : 2003/5301

1 — Açık bulunan 1 inci derece kadrolu ve + 3600 ek göstergeli Bakanlık Müşavirliğine Hasan İPEK’in atanması, 657 sayılı Kanunun değişik 59, 60 ve 93 üncü maddeleri ile 2451 sayılı Kanunun 2 nci maddesi gereğince uygun görülmüştür.

2— Bu Kararı Ulaştırma Bakanı yürütür.

29Aralık 2003

Ahmet Necdet SEZER

CUMHURBAŞKANI

Recep Tayyip ERDOĞAN

B.YILDIRIM

Başbakan

Ulaştırma Bakanı

—— • ——

Ulaştırma Bakanlığından:

Karar Sayısı : 2003/5302

1 — Denizcilik Müsteşarlığında münhal bulunan 1 inci derece kadrolu ve + 3000 ek göstergeli Samsun Bölge Müdürlüğüne A. Selçuk SERT’in atanması,

657 sayılı Kanunun 93 üncü maddesi ile 2451 sayılı Kanunun 2 nci maddesi gereğince uygun görülmüştür.

2— Bu Kararı Ulaştırma Bakanı yürütür.

29Aralık 2003

Ahmet Necdet SEZER

CUMHURBAŞKANI

Recep Tayyip ERDOĞAN

B.YILDIRIM

Başbakan

Ulaştırma Bakanı

Sayfa Başı


Yönetmelikler

Karar Sayısı : 2003/6606

Ekli “Karayoluyla Uluslararası Yolcu ve Eşya Taşımaları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik”in yürürlüğe konulması; Ulaştırma Bakanlığı’nın 20/10/2003 tarihli ve 14096 sayılı yazısı üzerine, 3348 sayılı Ulaştırma Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun’un 2 nci ve 10 uncu maddelerine göre, Bakanlar Kurulu’nca 10/12/2003 tarihinde kararlaştırılmıştır.

 

Ahmet Necdet SEZER

CUMHURBAŞKANI

Recep Tayyip ERDOĞAN

 

 

 

Başbakan

 

 

 

A.GÜL

A. ŞENER

M. A. ŞAHİN

B. ATALAY

Dışişleri Bak. ve Başb. Yrd.

Devlet Bak. ve Başb. Yrd.

Devlet Bak. ve Başb. Yrd.

Devlet Bakanı

A. BABACAN

M. AYDIN

G. AKŞİT

K. TÜZMEN

Devlet Bakanı

Devlet Bakanı

Devlet Bakanı

Devlet Bakanı

C. ÇİÇEK

A. AKSU

A.AKSU

K.UNAKITAN

Adalet Bakanı

Milli Savunma Bakanı V.

İçişleri Bakanı

Maliye Bakanı

M.A. ŞAHİN

Z. ERGEZEN

M. BAŞESGİOĞLU

M. H.GÜLER

Milli Eğitim Bakanı V.

Bayındırlık ve İskan Bakanı

Sağlık Bakanı V.

Ulaştırma Bakanı V.

S.GÜÇLÜ

M. BAŞESGİOĞLU

A. COŞKUN

 

Tarım ve Köyişleri Bakanı

Çalışma ve Sos. Güv. Bakanı

Sanayi ve Ticaret Bakanı

 

M.H.GÜLER

E. MUMCU

O. PEPE

 

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı

Kültür ve Turizm Bakanı

Çevre ve Orman Bakanı

 

 

Karayoluyla Uluslararası Yolcu ve Eşya Taşımaları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik

 

Madde 1 — 18/5/1994 tarihli ve 94/5893 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Karayoluyla Uluslararası Yolcu ve Eşya Taşımaları Hakkında Yönetmelik’in 11 inci maddesinin birinci fıkrasının sonuna aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“Avrupa’ya yönelik olmayan taşımalarda ülkelerin durum ve konumlarına göre Bakanlık düzenleme yapmaya yetkilidir.”

Madde 2 — Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Madde 3 —Bu Yönetmelik hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

—— • ——

Devlet Bakanlığından:

Gümrük Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik

MADDE 1 — 31/5/2002 tarihli ve 24771 mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Gümrük Yönetmeliği’nin 27/2/2003 tarihli ve 25033 sayılı Resmî Gazete ile değiştirilen Geçici 5 inci maddesinde yer alan "31/12/2003" tarihi "31/12/2004" olarak değiştirilmiştir.

MADDE 2 — Bu Yönetmelik 31/12/2003 tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 3 — Bu Yönetmelik hükümlerini Gümrük Müsteşarlığı’nın bağlı olduğu Bakan yürütür.

—— • ——

Tütün,Tütün Mamulleri ve Alkollü İçkiler Piyasası Düzenleme Kurumundan:

Tütün Üretimi, Üretici Tütünlerinin Pazarlanması, İç ve Dış Ticareti, Denetimi ve Tütün Eksperliği ile İlgili Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik

MADDE 1 — 4/12/2002 tarihli ve 24956 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Tütün Üretimi, Üretici Tütünlerinin Pazarlanması, İç ve Dış Ticareti, Denetimi ve Tütün Eksperliği ile İlgili Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin, 20 nci maddesinin son fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"Bu maddenin (f) bendinde yer alan ve Kurum hizmetlerinin finansmanı için alınan hizmet bedeli, her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca belirlenen yeniden değerleme oranını geçmemek üzere, Kurul tarafından yeniden belirlenerek Resmi Gazete’de yayımlanır."

MADDE 2 — Aynı Yönetmeliğin 21 inci maddesinin son cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"Bu bedel her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca belirlenen yeniden değerleme oranını geçmemek üzere, Kurul tarafından yeniden belirlenerek Resmi Gazete’de yayımlanır."

MADDE 3 — Aynı Yönetmeliğin 25 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi yürürlükten kaldırılmış, (a) bendi, (b) bendi ve son fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"a) Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanmış ana sözleşmesinin aslı veya noter onaylı örneği ile yetkili kişilere ait imza sirkülerini,"

"b) Gerçek kişiler için başvuru sahibinin, tüzel kişiler için en yüksek karar organı başkan ve üyelerinin, 1177 sayılı, 1918 sayılı, 4926 sayılı ve 4733 sayılı Kanunlara muhalefetten hüküm giymediklerini belirtir son altı ay içinde alınmış Adli Sicil Belgesini,"

"Bu maddede yer alan ve Kurum hizmetlerinin finansmanı için alınan hizmet bedelleri, her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca belirlenen yeniden değerleme oranını geçmemek üzere, Kurul tarafından yeniden belirlenerek Resmi Gazete’de yayımlanır."

MADDE 4 — Aynı Yönetmeliğin 27 nci maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"Tütün ihraç etmek isteyen firmalar, ihracat işlemlerine başlamadan önce Kurumdan parti numarası alırlar. İşlenmiş tütünlerin her bir balyasına/kutusuna Türk Standardlarında belirtilen markalama ve işaretlemeleri yaparlar. İhracat partisinin miktarı, menşei, nevi, ihraç fiyatı ve ihraç edilecek firma ve ülkeyi Kuruma bildirerek ihracat uygunluk belgesi talebinde bulunurlar. Kurum talebi inceleyerek ekspertiz yaptırdıktan sonra ihracat uygunluk belgesi verir. Ancak aynı menşe, nevi ve ürün yılından olmak kaydı ile yurt dışına gönderilecek 10 kilograma kadar numune tütünlerde ihracat uygunluk belgesi şartı aranmaz. Kurumun kayıtlarına işlendiğinin belgelenmesi yeterlidir."

Yürürlük

MADDE 5 — Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 6 — Bu Yönetmelik hükümlerini Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkollü İçkiler Piyasası Düzenleme Kurumu Başkanı yürütür.

—— • ——

Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkollü İçkiler Piyasası Düzenleme Kurumundan:

Alkol ve Alkollü İçki Tesislerinin Haiz Olmaları Gereken Teknik Şartlar, Kurulmaları, İşletilmeleri ve Denetlenmelerine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmelikte Değişiklik Yapılması Hakkında Yönetmelik

MADDE 1 — 26/9/2002 tarihli ve 24888 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan "Alkol ve Alkollü İçki Tesislerinin Haiz Olmaları Gereken Teknik Şartlar, Kurulmaları, İşletilmeleri ve Denetlenmelerine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin" 21 inci maddesinin 31/12/2002 tarihli ve 24980 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yönetmelikle değişik son fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"Bu bedeller, her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca belirlenen yeniden değerleme oranını geçmemek üzere, Kurul kararıyla yeniden belirlenerek Resmî Gazete’de yayımlanır."

Yürürlük

MADDE 2 — Bu Yönetmelik 1/1/2004 tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 3 — Bu Yönetmelik hükümlerini Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkollü İçkiler Piyasası Düzenleme Kurumu Başkanı yürütür.

Sayfa Başı


Kurul Kararları

Kamu İhale Kurumundan:

Kamu İhale Kurulu Kararı

Karar Sayısı : 2003/DK.D-371

Karar Tarihi : 27.10.2003

4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 53 üncü maddesinin (b) bendinin 2 numaralı alt bendine göre; Kamu İhale Kanunu ve Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununa ilişkin bütün mevzuatı, standart ihale dokümanlarını ve tip sözleşmeleri hazırlamak, geliştirmek ve uygulamayı yönlendirmek, 3 numaralı alt bendine göre ise; ihale mevzuatı ile ilgili eğitim vermek, ulusal ve uluslararası koordinasyonu sağlamak görev ve yetkileri Kamu İhale Kurumuna verilmiştir. Kurul ve Kurumun yetkilerini, düzenleyici işlemler tesis ederek ve özel nitelikli kararlar alarak kullanacağı aynı maddede hükme bağlanmıştır.

4734 sayılı Kanunun 01.01.2003 tarihinde yürürlüğe girmesi ve kamu alımlarına ilişkin köklü değişiklikler getirmesi karşısında, uygulamada karşılaşılan sorunların bir an önce giderilmesi ve Kanunun uygulanabilirliğinin sağlanması amacıyla 26.11.2002 tarih ve 2002/74 sayılı Kurul Kararıyla Alo-İhale hattı kurulmuştur. İdareler ve özel kişilerin telefon, internet ortamında elektronik posta ve faks yoluyla görüş talep etmeleri sağlanmış, bu görüşler büyük ölçüde yanıtlanırken bir yandan da Kanunun uygulamasında karşılaşılan sorunlar hakkında Kurumumuz bilgilenmiş ve ikincil mevzuat çalışmaları sırasında bu birikimden faydalanılmıştır. Halen Kurumumuza iletilen başvurular nedeniyle, uygulamada karşılaşılan sorunların giderilmesine ilişkin düzenleyici karar almak suretiyle faaliyetlerimiz devam etmektedir.

Zamanla, Kurumumuzca yürütülen eğitim çalışmalarının belli bir yoğunluğa ulaşması ve ikincil mevzuatın internet üzerinden tüm ziyaretçilere açık hale getirilmesiyle, 21.03.2003 tarih ve 2003/YK-85 sayılı Kurul Kararıyla Alo-İhale hattına telefonla yapılacak başvurular kaldırılmış, yazılı ve elektronik ortamdaki başvuruların kabulüne devam edilmiştir.

Kuruma yapılan başvuruların yoğunluğu ve içeriği göz önünde bulundurulduğunda, 4734 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten bu yana geçen sürede, uygulamada çıkan sorunlar hakkında yapılan şikayet ve itirazen şikayet başvuruları üzerine alınan Kurul Kararlarının Resmi Gazetede yayınlanması ve Kurumun iş yükünün artışı karşısında, Kuruma yapılan görüş istemli başvuruların yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu doğmuştur.

4734 sayılı Kanun uyarınca Kamu İhale Kurumunun, mevzuatın uygulanması ile ilgili olarak istişari mahiyette görüş verme görevi bulunmamaktadır. Kanunla Kuruma verilen uygulamayı yönlendirmek görevi genel düzenleyici nitelikteki işlemlerle yerine getirilecektir. İhalelere karşı yapılacak idari başvurular üzerine alınan Kurul Kararları da ayrıca Resmi Gazetede yayımlanmaktadır. Nitekim bu durum Kanunun 53 üncü maddesinde, Kurul ve Kurumun yetkilerini düzenleyici işlemler tesis ederek ve özel nitelikli kararlar alarak kullanacağı hükmüyle açıklanmıştır.

İhalelerle ilgili olarak çıkan uyuşmazlıklarda karar veren Kurumumuzun, uyuşmazlık çıkmadan önce sübjektif uygulamalara ilişkin görüşlerini yine sübjektif işlem tesis ederek belirtmesi de hukuken mümkün bulunmamaktadır.

Bu hukuki durum karşısında idarelerce uygulamada karşılaşılan sorunların kendi bünyelerinde çözümü esastır. Mevzuatımız gereği bütün eylem ve işlemlerinde hukuka uygun davranmak zorunda olan ve işlemleri hukuka uygunluk karinesinden faydalanan idarelerin, duraksamaya düştüğü konularda kendi danışma birimlerinden görüş almaları ve ilgili mevzuat çerçevesinde hukuka uygun buldukları işlem ve eylemleri gerçekleştirmeleri gerekmektedir. Bu idari faaliyetlerle ilgili olarak yapılacak idari başvurular üzerine Kamu İhale Kurumu idari denetim görev ve yetkisini yerine getirecektir.

Uygulamada çıkan sorunların genel düzenleyici işlemlerle giderilmesi gereği ise, Kuruma iletilen sübjektif ihtilafların veya duraksamaların belli konularda yoğunlaşması üzerine ortaya çıkmaktadır. Böylece Kurumun ülke çapında geçerli genel düzenleyici işlem tesisi mümkün olabilmektedir. Aksi takdirde Kurum, 4734 sayılı Kanundaki düzenlemenin dışında ve ihale sürecine ilişkin işlem tesisinden önce onay alınacak bir Kurum haline dönüşecektir.

Açıklanan gerekçe ve nedenlerle;

1. Alo-İhale hattı uygulamasının kaldırılmasına,

2. 4734 sayılı Kanun kapsamındaki idarelerin, sübjektif sorunlar ve belli bir ihaleye yönelik konularda yaptıkları başvuruların cevaplanmamasına,

3. İdarelerin uygulamada karşılaştıkları ve kendi danışma birimleriyle iç bünyelerinde çözemedikleri sorunları bağlı, ilgili veya ilişkili oldukları bakanlıklara bildirmesi gerektiğinden; bağlı, ilgili veya ilişkili olunan bakanlık tarafından çözümü konusunda Kurumumuza danışılması zorunlu görülen duraksamaların ise Kurum tarafından değerlendirilmesine ve gerekli görülmesi halinde sorunun Düzenleyici Kurul Kararıyla giderilmesine,

4. İhalelere katılan istekliler veya istekli olabileceklerin ise duraksamaya düştüklerinde idarelere başvurmaları gerektiğine; konunun ancak idarenin bağlı, ilgili veya ilişkili olduğu bakanlık tarafından yukarıdaki esaslar çerçevesinde iletilmesi halinde Kurumumuz tarafından değerlendirilmesine,

oybirliği ile karar verildi.

—— • ——

 

Sayfa Başı


YARGI BÖLÜMÜ

Yargıtay Kararları

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinden:

Esas

: 2003/14701

Karar

: 2003/15627

İncelenen Kararın

 

Mahkemesi

: Finike A.H.

Tarihi

: 4.6.2003

Numarası

: 2000/285-2002/105

Davacı

: Tülay Germen

Davalı

: Salih Germen

Dava Türü

: Vesayet Kararının Kaldırılması

Temyiz Eden

: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

1 Ocak 2002 tarihinde yürürlüğe giren 4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun 397. maddesinin 2. fıkrasında “vesayet makamı, sulh hukuk mahkemesi; denetim makamı, asliye hukuk mahkemesidir” hükmü mevcuttur.

Aynı Kanunun 483. maddesinin 1. fıkrası ile “vasi, görevini ağır surette savsaklar, yetkilerini kötüye kullanır veya güven sarsıcı davranışlarda bulunur ya da borç ödemede acze düşerse, vesayet makamı tarafından görevden alınır” hükmü getirilmiştir.

Mahkemenin görevi kamu düzeni ile ilgili olduğundan, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 7. maddesi uyarınca yargılamanın her aşamasında talep üzerine veya kendiliğinden nazara alınması zorunludur.

4721 sayılı Kanunun 1028. maddesiyle yürürlükten kaldırılan 743 Sayılı Türk Kanunu Medenisi hükümlerine göre vasinin görevden alınmasına ilişkin davaya bakma görevi Asliye Hukuk Mahkemesine ait iken, 4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun yukarıda sözü edilen 397 ve 483 maddeleri ile bu görev sulh hukuk mahkemesine verilmiştir.

SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi. 17.11.2003

—— • ——

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinden:

Esas

: 2003/14494

Karar

: 2003/15780

İncelenen Kararın

 

Mahkemesi

: Köşk A.H.

Tarihi

: 24.06.2003

Numarası

: 37-62

Davacı

: Fatma Biçer

Davalı

: Ali Kocabaş

Dava Türü

: Evlat Edinme

Temyiz Eden

: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Davacının, küçüklüğünden beri yanında bulunan Ali Kocabaş’ı evlat edinmeyi istediği, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.

Dosyada mevcut nüfus kayıt örneğinden davalının evli olduğu anlaşılmaktadır.

4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun 313. maddesinin 2. fıkrasında “evli bir kimse ancak eşinin rızasıyla evlat edinilebilir.” hükmü mevcuttur.

Mahkemece, davalının eşinin rızası alınmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.

SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi. 18.11.2003

—— • ——

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinden:

Esas

: 2003/14703

Karar

: 2003/15949

İncelenen Kararın

 

Mahkemesi

: Şişli 3.A.H.

Tarihi

: 18.6.2003

Numarası

: 2003/586 - 2003/919

Davacı

: Hüseyin Cahit Ünlüçerçi ve Neşe Yaşar Ünlüçerçi

Davalı

: Hürrem Tırpan

Dava Türü

: Evlat Edinme

Temyiz Eden

: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

4721 sayılı Türk Medeni Kanununun “erginlerin ve kısıtlıların evlat edinilmesi” başlıklı 313. maddesi hükmüne göre ergin bir kimsenin evlat edinebilmesi için evlat edinenin alt soyunun bulunmaması gerekmektedir.

Dosyada mevcut nüfus kayıtlarından, davacıların Nesimi Cihan ve Yusuf Cem adlarında iki çocuklarının bulunduğu 25.9.1976 doğumlu olan davalının da dava ve hüküm tarihinde reşit olduğu anlaşılmaktadır.

Mahkemece, nüfus kaydı dikkate alınmaksızın alt soyu bulunan davacıların, ergin olan davalıyı evlat edinmelerine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi. 20.11.2003

—— • ——

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinden:

Esas

: 2003/14517

Karar

: 2003/16033

İncelenen Kararın

 

Mahkemesi

: Eskişehir 4.A.H.

Tarihi

: 6.9.2001

Numarası

: 2001/161 - 2001/721

Davacı

: Kamu Hukuku

Davalı

: 1- Mehmet Kaplan, 2- Osman Keskiner, 3- Yüksel Sezen, 4- Fehmi

 

Söyleyen, 5- Mehmet Üre

Dava Türü

: Dernek Feshi

Temyiz Eden

: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 20.02.2001 gün ve 2001/1020 esas, 2001/3 İddia sayılı davaname ile açılan davadan, Cumhuriyet Mahallesi Birlik ve Dayanışma Derneğinin feshine karar verilmesinin istendiği, mahkeme derneğin suç sayılır eylemlerin kaynağı haline geldiği kabul edilerek derneğin kapatılmasına karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.

2908 sayılı Dernekler Kanununun 53. maddesine göre, Cumhuriyet Savcısının duruşmada hazır bulunması zorunludur.

Mahkemece, Cumhuriyet Savcısının duruşmalara katılımı sağlanmaksızın yargılama yapılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.

SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi. 20.11.2003

—— • ——

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinden:

Esas

: 2003/14902

Karar

: 2003/16232

İncelenen Kararın

 

Mahkemesi

: Elazığ 1.A.H.

Tarihi

: 16.10.2000

Numarası

: 911 - 921

Davacı

: Sema Keskin

Davalı

: Hüseyin Çelik, Dahili Davalılar, Emoş, Cemile, Murat

 

Fatma ve Muharrem Çelik, Kamile Gök, Aygün Yener

Dava Türü

: Babalık

Temyiz Eden

: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Davacının, davalılar aleyhine açtığı davada, küçük Didem Keskin’in babasının davalıların murisi Hüseyin Çelik olduğunun tesbitine karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır.

Dava ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 743 sayılı Türk Medeni Kanunun 298. maddesinde “Mahkeme, evlilik haricinde bir doğumdan haberdar olduğu veya böyle bir gebelik ana tarafından kendisine haber verildiği takdirde; çocuğun menfaatini siyanet etmek üzere, hemen bir kayyım tayin eder.” Hükmü mevcuttur. 02.05.1960 tarih ve 5/8 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da kanun koyucunun amacının, babalık davasında ananın her zaman çocuğun yararına davranmayabileceği ihtimali gözetilerek anadan başka bir kişi tarafından çocuğun korunması olduğu açıklanmaktadır.

Mahkemece, küçük için kayyım tayin ettirilmesi, davaya katılmasına imkan hazırlanması, davaya katıldığı ve delil gösterdiği takdirde onun da delillerinin toplanması, bütün delillerin birlikte tartışılıp sonucuna göre hüküm tesis olunması gerekirken bu hususlar gözetilmeden tarafların beyanı ile yetinilerek eksik hasım ve eksik inceleme ile karar verilmesi doğru bulunmamıştır.

Diğer taraftan; Medeni Kanunun 295. maddesi ile “Evlilik haricinde doğan çocuğun anası, babanın hükmen tayini için dava edebilir. Çocuk da bu hakka haizdir.” Hükmü, 296. maddesi ile de “Dava, çocuk doğmadan evvel veya doğduğundan itibaren nihayet bir sene içinde ikame olunur.” Hükmü getirilmiştir.

Ana ve çocuğun dava hakkı birbirinden bağımsızdır. Babalık davasının açılması için öngörülen süre hak düşürücü süre olup, ana için çocuğun doğum tarihinden, çocuk için ise kayyımın atanma tarihinden itibaren başlar. (02.05.1960 tarih ve 5/8 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı) Çocuk için kayyım tayin edilmemişse, çocuk reşit olduğu tarihten itibaren bir yıl içinde babalık davasını kendisi açabilir.

İncelenen dosyada mevcut olan nüfus kayıt örneğinden, küçük Didem Keskin’in 27.08.1994 tarihinde doğduğu, dava tarihine göre bir yıllık sürenin geçtiği anlaşılmıştır. Kayyım tarafından çocuk adına açılan bir dava bulunmamaktadır. Mahkemece re’sen gözetilecek olan bir yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra ana tarafından açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.

SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi. 03.12.2003

—— • ——

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinden:

Esas

: 2003/14901

Karar

: 2003/16319

İncelenen Kararın

 

Mahkemesi

: Isparta 1.A.H.

Tarihi

: 8.10.2002

Numarası

: 1999/160 - 2002/385

Davacı

: Hava Özdemir

Davalı

: Fuat Öztürk Mirasçıları Fehmi Öztürk ve ark.

Dava Türü

: Babalığın Tespiti

Temyiz Eden

: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Babalığına hükmolunması istenen Fuat Öztürk'ün dosyada veraset ilamı bulunmadığı gibi tüm mirasçıları gösterecek şekilde vukuatlı aile nüfus kayıtlarının da dosyada bulunmadığı görülmektedir. Dosyada mevcut nüfus kaydından, murisin kardeşlerinden Ahmet ve Mustafa'nın evli iken vefat ettikleri, Meliha 'nın ise evlenerek kocasının hanesine gittiği anlaşılmaktadır. Dava, mirasçıların miras haklarını etkileyeceğinden, mirasçılık belgesinin veya eksik olan nüfus kayıtlarının celbi, başka mirasçılar varsa onlarında davaya dahil edilmesi gerekirken, re'sen gözetilmesi gereken taraf teşkili sağlanmadan davanın esasına girilerek hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.

1 Ocak 2002 tarihinde yürürlüğe giren 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 301. maddesinin son fıkrası ile babalık davasının kamu düzenini de ilgilendirdiği dikkate alınarak Cumhuriyet Savcısı ve Hazineye ihbar edilmeden hüküm kurulması da usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.

Diğer taraftan, davacı annenin her zaman çocuğun yararına davranmayacağı varsayımından hareketle, çocuğun yararının korunması için babalık davasında kayyımın bulunması zorunlu olup, mahkemece küçük için kayyım tayin ettirilmesi, davaya katılmasına imkan hazırlanması, davaya katıldığı ve gösterildiği takdirde onun da delillerinin toplanması, bütün delillerin birlikte tartışılıp sonuca göre hüküm tesis olunması gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi de doğru bulunmamıştır.

SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi. 04.12.2003

—— • ——

Yargıtay 14. Hukuk Dairesinden:

Esas

: 2003/7182

Karar

: 2003/7542

Mahkemesi

: Küçükçekmece 1. Asliye Hukuk

Tarih

: 22.10.2002

Numarası

: 2002/935 - 2002/1508

Davacı

: Aysun Arslan vd.

Davalı

: Niyazi Kuran

Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 11.6.2002 gününde verilen dilekçe ile harici satış sözleşmesi gereğince tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 22.10.2002 günlü temyiz edilmeden kesinleşen hükmün Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29.9.2003 gün 151981 sayılı tebliğnamesi ile HUMK.nun 427/6. maddesi gereğince kanun yararına bozulması istenilmiş olmakla, dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Davacılar vekili 11/6/2002 tarihli dilekçesi ile İstanbul İli Küçükçekmece İlçesi Kayabaşı Mahallesinde bulunan 1638 parsel sayılı taşınmazda davalının tapudaki müşterek mülkiyet şeklindeki hissesini davalıdan haricen satış aldıklarını beyanla, iptalen yirmiiki davacı adına eşit pay hisseli olarak tescilini istemiştir. Mahkeme davalı vekilinin duruşmada imzalı beyanı ile davayı kabul ettiği nedeniyle davanın kabulüne karar vermiştir. Hüküm temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.

Davanın esasını teşkil eden ve uygulanması gereken 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesinin son fıkrası “...... veraset yolu ile intikal eden, bu kanun hükümlerine göre şuyulandırılan Kat Mülkiyeti Kanunu uygulaması, tarım ve hayvancılık, turizm, sanayi ve depolama amacı ile yapılan hisselendirmeler ile cebri icra yolu ile satılanlar hariç, imar planı olmayan yerlerde her türlü yapılaşma amacıyla arsa ve parselleri ayıracak özel parselasyon planları satış vaadi sözleşmeleri yapılamaz” hükmünü içermektedir. Açıklanan Kanun hükmüne göre, imar planı olmayan yerlerde yapılaşma amacına yönelik olarak arsa ve parsellerin hisseleri ayrılarak satışı ve satış vaadi yasaklanmıştır. Zira bu tür satışlarla oluşan hisseli parseller, düzensiz şehirleşmeyi “gecekondulaşmayı” beraberinde getirmektedir.

Kamu düzeni gereğince satışın yasaklandığı bu konuda davalının davayı kabul beyanının hukuki sonuç doğurmayacağı HUMK.nun 95/2 maddesinde açıkça belirtmesine rağmen, Mahkemece, İmar Kanununun 18/son maddesi gereğince, inceleme yapılarak dava konusu taşınmazın satışın kanunen yasaklanan nitelikte olup olmadığının HUMK.nun 76. maddesi gereğince re’sen araştırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davalının beyanına itibar ederek, davanın kabulüne dair verilen hüküm usul ve kanuna aykırı olduğundan bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 427/6. maddesi gereğince Küçükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen hükmünün, hukuki sonuçları saklı kalmak üzere kanun yararına BOZULMASINA, bozma kararının bir örneğinin Resmî Gazete’de yayınlanmak üzere Adalet bakanlığına gönderilmesine 27.10.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

—— • ——

Yargıtay 14. Hukuk Dairesinden:

Esas

: 2003/7183

Karar

: 2003/7543

Mahkemesi

: Küçükçekmece 1. Asliye Hukuk

Tarih

: 22.10.2002

Numarası

: 2002/932 - 2002/1506

Davacı

: Cemal Aydın vd.

Davalı

: Niyazi Kuran

Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 11.6.2002 gününde verilen dilekçe ile harici satış sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 22.10.2002 günlü temyiz edilmeden kesinleşen hükmün, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24.9.2003 gün 151979 sayılı tebliğnamesi ile H.U.M.K.nun 427/6. maddesi gereğince kanun yararına bozulması istenilmiş olmakla, dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.

KARAR

Davacılar vekili 11.6.2002 tarihli dilekçesi ile İstanbul İli Küçükçekmece İlçesi Kayabaşı Mahallesinde bulunan 1634 parsel sayılı taşınmazda davalının tapudaki müşterek mülkiyet şeklindeki hissesini, davalıdan haricen satın aldıklarını beyanla, iptalen 20 davacı adına eşit pay hisseli olarak tescilini istemiştir. Mahkeme davalı vekilinin duruşmada imzalı beyanı ile davayı kabul ettiği nedeniyle davanın kabulüne karar vermiştir. Hüküm temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.

Davanın esasını teşkil eden ve uygulanması gereken 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesinin son fıkrası "... veraset yolu ile intikal eden, bu kanun hükümlerine göre şuyulandırılan Kat Mülkiyeti Kanunu uygulaması, tarım ve hayvancılık, turizm, sanayi ve depolama amacı ile yapılan hisselendirmeler ile cebri icra yolu ile satılanlar hariç, imar planı olmayan yerlerde her türlü yapılaşma amacıyla arsa ve parselleri ayıracak özel parselasyon planları satış vaadi sözleşmeleri yapılamaz" hükmünü içermektedir. Açıklanan Kanun hükmüne göre imar planı olmayan yerlerde yapılaşma amacına yönelik olarak arsa ve parsellerin hisselere ayrılarak satışı ve satış vaadi yasaklanmıştır. Zira bu tür satışlarla oluşan hisseli parseller, düzensiz şehirleşmeyi "gecekondulaşmayı" beraberinde getirmektedir.

Kamu düzeni gereğince satışın yasaklandığı bir konuda davalının davayı kabul beyanının hukuki sonuç doğurmayacağı H.U.M.K. nun 95/2 maddesinde açıkça belirtilmesine rağmen, Mahkemece, İmar Kanununun 18/son maddesi gereğince, inceleme yapılarak dava konusu taşınmazın satışının kanunen yasaklanan nitelikte olup olmadığının H.U.M.K. nun 76. maddesi gereğince resen araştırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davalının beyanına itibar ederek, davanın kabulüne dair verilen hüküm usul ve kanuna aykırı olduğundan bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulü ile H.U.M.K. nun 427/6. maddesi gereğince Küçükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen hükmünün, hukuki sonuçları saklı kalmak üzere Kanun yararına BOZULMASINA, bozma kararının bir örneğinin Resmî Gazete'de yayınlamak üzere Adalet Bakanlığına gönderilmesine, 27.10.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.

—— • ——

Yargıtay 14. Hukuk Dairesinden:

Esas

: 2003/7184

Karar

: 2003/7544

Mahkemesi

: Küçükçekmece 1. Asliye Hukuk

Tarih

: 22.10.2002

Numarası

: 2002/933 - 2002/1509

Davacılar

: Bektaş Uğur vd.

Davalı

: İlyas Savaş

Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 11.6.2002 gününde verilen dilekçe ile harici satış sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 22.10.2002 günlü temyiz edilmeden kesinleşen hükmün, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29.9.2003 gün 151978 sayılı tebliğnamesi ile HUMK. nun 427/6. maddesi gereğince kanun yararına bozulması istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Davacılar vekili 11.6.2002 tarihli dilekçesi ile İstanbul İli Küçükçekmece İlçesi Kayabaşı Mahallesinde bulunan 1592 parsel sayılı taşınmazda davalının tapudaki müşterek mülkiyet şeklindeki hissesini davalıdan haricen satın aldıklarını beyanla, iptalen 11 davacı adına eşit pay hisseli olarak tescilini istemiştir. Mahkeme davalının duruşmada imzalı beyanı ile davayı kabul ettiği nedeniyle, davanın kabulüne karar vermiştir. Hüküm temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.

Davanın esasını teşkil eden ve uygulanması gereken 3194 Sayılı İmar Kanununun 18. maddesinin son fıkrası “........veraset yolu ile intikal eden, bu kanun hükümlerine göre şuyulandırılan Kat Mülkiyeti Kanunu uygulaması, tarım ve hayvancılık, turizm, sanayi ve depolama amacı ile yapılan hisselendirmeler ile cebri icra yolu ile satılanlar hariç, imar planı olmayan yerlerde her türlü yapılaşma amacıyla arsa ve parselleri ayıracak özel parselasyon planları satış vaadi sözleşmeleri yapılamaz” hükmünü içermektedir. Açıklanan Kanun hükmüne göre, imar planı olmayan yerlerde yapılaşma amacına yönelik olarak arsa ve parsellerin hisseleri ayrılarak satışı ve satış vaadi yasaklanmıştır. Zira bu tür satışlarla oluşan hisseli parseller, düzensiz şehirleşmeyi “gecekondulaşmayı” beraberinde getirmektedir.

Kamu düzeni gereğince satışın yasaklandığı bir konuda davalının davayı kabul beyanının hukuki sonuç doğurmayacağı HUMK. nun 95/2 maddesinde açıkça belirtmesine rağmen, Mahkemece, İmar Kanununun 18/son maddesi gereğince, inceleme yapılarak dava konusu taşınmazın satışın kanunen yasaklanan nitelikte olup olmadığının HUMK. nun 76. maddesi gereğince resen araştırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davalının beyanına itibar ederek, davanın kabulüne dair verilen hüküm usul ve kanuna aykırı olduğundan bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK. nun 427/6. maddesi gereğince Küçükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen hükmünün, hukuki sonuçları saklı kalmak üzere kanun yararına BOZULMASINA, bozma kararının bir örneğinin Resmî Gazete’de yayınlanmak üzere Adalet Bakanlığına gönderilmesine 27.10.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

—— • ——

Yargıtay 14. Hukuk Dairesinden:

Esas

: 2003/7185

Karar

: 2003/7545

Mahkemesi

: Küçükçekmece 1. Asliye Hukuk

Tarih

: 22.10.2002

Numarası

: 2002/930 - 2002/1507

Davacılar

: Cemal Aydın vd.

Davalı

: Niyazi Kuran

Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 12.6.2002 gününde verilen dilekçe ile harici satış sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 22.10.2002 günlü temyiz edilmeden kesinleşen hükmün, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29.9.2003 gün 151975 sayılı tebliğnamesi ile HUMK. nun 427/6. maddesi gereğince kanun yararına bozulması istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Davacılar vekili 11.6.2002 tarihli dilekçesi ile İstanbul İli Küçükçekmece İlçesi Kayabaşı Mahallesinde bulunan 1691 ve 1697 parsel sayılı taşınmazlarda davalının tapudaki müşterek mülkiyet şeklindeki hissesini davalıdan haricen satın aldıklarını beyanla, iptalen 17 davacı adına eşit pay hisseli olarak tescilini istemiştir. Mahkeme davalı vekilinin duruşmada imzalı beyanı ile davayı kabul ettiği nedeniyle, davanın kabulüne karar vermiştir. Hüküm temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.

Davanın esasını teşkil eden ve uygulanması gereken 3194 Sayılı İmar Kanununun 18. maddesinin son fıkrası “........veraset yolu ile intikal eden, bu kanun hükümlerine göre şuyulandırılan Kat Mülkiyeti Kanunu uygulaması, tarım ve hayvancılık, turizm, sanayi ve depolama amacı ile yapılan hisselendirmeler ile cebri icra yolu ile satılanlar hariç, imar planı olmayan yerlerde her türlü yapılaşma amacıyla arsa ve parselleri ayıracak özel parselasyon planları satış vaadi sözleşmeleri yapılamaz” hükmünü içermektedir. Açıklanan Kanun hükmüne göre, imar planı olmayan yerlerde yapılaşma amacına yönelik olarak arsa ve parsellerin hisseleri ayrılarak satışı ve satış vaadi yasaklanmıştır. Zira bu tür satışlarla oluşan hisseli parseller, düzensiz şehirleşmeyi “gecekondulaşmayı” beraberinde getirmektedir.

Kamu düzeni gereğince satışın yasaklandığı bir konuda davalının davayı kabul beyanının hukuki sonuç doğurmayacağı HUMK. nun 95/2 maddesinde açıkça belirtmesine rağmen, Mahkemece, İmar Kanununun 18/son maddesi gereğince, inceleme yapılarak dava konusu taşınmazın satışın kanunen yasaklanan nitelikte olup olmadığının HUMK. nun 76. maddesi gereğince resen araştırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davalının beyanına itibar ederek, davanın kabulüne dair verilen hüküm usul ve kanuna aykırı olduğundan bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK. nun 427/6. maddesi gereğince Küçükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen hükmünün, hukuki sonuçları saklı kalmak üzere kanun yararına BOZULMASINA, bozma kararının bir örneğinin Resmî Gazete’de yayınlanmak üzere Adalet Bakanlığına gönderilmesine 27.10.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

—— • ——

Yargıtay 14. Hukuk Dairesinden:

Esas

: 2003/7186

Karar

: 2003/7546

Mahkemesi

: Küçükçekmece 1. Asliye Hukuk

Tarih

: 22.10.2002

Numarası

: 2002/931 - 2002/1511

Davacılar

: Cihangir Dinçer vd.

Davalı

: Niyazi Kuran

Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 11.6.2002 gününde verilen dilekçe ile harici satış sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 22.10.2002 günlü temyiz edilmeden kesinleşen hükmün, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29.9.2003 gün 151976 sayılı tebliğnamesi ile HUMK. nun 427/6. maddesi gereğince kanun yararına bozulması istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Davacılar vekili 11.6.2002 tarihli dilekçesi ile İstanbul İli Küçükçekmece İlçesi Kayabaşı Mahallesinde bulunan 1694 parsel sayılı taşınmazda davalının tapudaki müşterek mülkiyet şeklindeki hissesini davalıdan haricen satın aldıklarını beyanla, iptalen yedi davacı adına eşit pay hisseli olarak tescilini istemiştir. Mahkeme davalı vekilinin duruşmada imzalı beyanı ile davayı kabul ettiği nedeniyle davanın kabulüne karar vermiştir. Hüküm temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.

Davanın esasını teşkil eden ve uygulanması gereken 3194 Sayılı İmar Kanununun 18. maddesinin son fıkrası “........veraset yolu ile intikal eden, bu kanun hükümlerine göre şuyulandırılan Kat Mülkiyeti Kanunu uygulaması, tarım ve hayvancılık, turizm, sanayi ve depolama amacı ile yapılan hisselendirmeler ile cebri icra yolu ile satılanlar hariç, imar planı olmayan yerlerde her türlü yapılaşma amacıyla arsa ve parselleri ayıracak özel parselasyon planları satış vaadi sözleşmeleri yapılamaz” hükmünü içermektedir. Açıklanan Kanun hükmüne göre, imar planı olmayan yerlerde yapılaşma amacına yönelik olarak arsa ve parsellerin hisseleri ayrılarak satışı ve satış vaadi yasaklanmıştır. Zira bu tür satışlarla oluşan hisseli parseller, düzensiz şehirleşmeyi “gecekondulaşmayı” beraberinde getirmektedir.

Kamu düzeni gereğince satışın yasaklandığı bir konuda davalının davayı kabul beyanının hukuki sonuç doğurmayacağı HUMK. nun 95/2 maddesinde açıkça belirtmesine rağmen, Mahkemece, İmar Kanununun 18/son maddesi gereğince, inceleme yapılarak dava konusu taşınmazın satışın kanunen yasaklanan nitelikte olup olmadığının HUMK. nun 76. maddesi gereğince resen araştırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davalının beyanına itibar ederek, davanın kabulüne dair verilen hüküm usul ve kanuna aykırı olduğundan bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK. nun 427/6. maddesi gereğince Küçükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen hükmünün, hukuki sonuçları saklı kalmak üzere kanun yararına BOZULMASINA, bozma kararının bir örneğinin Resmî Gazete’de yayınlanmak üzere Adalet Bakanlığına gönderilmesine 27.10.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

—— • ——

Yargıtay 14. Hukuk Dairesinden:

Esas

: 2003/7187

Karar

: 2003/7547

Mahkemesi

: Küçükçekmece 1. Asliye Hukuk

Tarih

: 22.10.2002

Numarası

: 2002/934 - 2002/1510

Davacı

: Cemal Aydın Vd.

Davalı

: Niyazi Kuran

Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 11.6.2002 gününde verilen dilekçe ile harici satış sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 22.10.2002 günlü temyiz edilmeden kesinleşen hükmün, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29.9.2003 gün 151977 sayılı tebliğnamesi ile HUMK. nun 427/6. maddesi gereğince kanun yararına bozulması istenilmiş olmakla, dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Davacılar vekili 11.6.2002 tarihli dilekçesi ile İstanbul İli Küçükçekmece İlçesi Kayabaşı Mahallesinde bulunan 1663 parsel sayılı taşınmazda davalının tapudaki müşterek mülkiyet şeklindeki hissesini, davalıdan haricen satın aldıklarını beyanla, iptalen onyedi davacı adına eşit pay hisseli olarak tescilini istemiştir. Mahkeme davalı vekilinin duruşmada imzalı beyanı ile davayı kabul ettiği nedeniyle davanın kabulüne karar vermiştir. Hüküm temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.

Davanın esasını teşkil eden ve uygulanması gereken 3194 Sayılı İmar Kanununun 18. maddesinin son fıkrası “........veraset yolu ile intikal eden, bu kanun hükümlerine göre şuyulandırılan Kat Mülkiyeti Kanunu uygulaması, tarım ve hayvancılık, turizm, sanayi ve depolama amacı ile yapılan hisselendirmeler ile cebri icra yolu ile satılanlar hariç, imar planı olmayan yerlerde her türlü yapılaşma amacıyla arsa ve parselleri ayıracak özel parselasyon planları satış vaadi sözleşmeleri yapılamaz” hükmünü içermektedir. Açıklanan Kanun hükmüne göre, imar planı olmayan yerlerde yapılaşma amacına yönelik olarak arsa ve parsellerin hisseleri ayrılarak satışı ve satış vaadi yasaklanmıştır. Zira bu tür satışlarla oluşan hisseli parseller, düzensiz şehirleşmeyi “gecekondulaşmayı” beraberinde getirmektedir.

Kamu düzeni gereğince satışın yasaklandığı bir konuda davalının davayı kabul beyanının hukuki sonuç doğurmayacağı HUMK. nun 95/2 maddesinde açıkça belirtilmesine rağmen, Mahkemece, İmar Kanununun 18/son maddesi gereğince, inceleme yapılarak dava konusu taşınmazın satışının, kanunen yasaklanan nitelikte olup olmadığının HUMK. nun 76. maddesi gereğince resen araştırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davalının beyanına itibar ederek, davanın kabulüne dair verilen hüküm usul ve kanuna aykırı olduğundan bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK. nun 427/6. maddesi gereğince Küçükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen hükmünün, hukuki sonuçları saklı kalmak üzere kanun yararına BOZULMASINA, bozma kararının bir örneğinin Resmî Gazete’de yayınlanmak üzere Adalet Bakanlığına gönderilmesine, 27.10.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.

—— • ——

Yargıtay 14. Hukuk Dairesinden:

Esas

: 2003/7188

Karar

: 2003/7548

Mahkemesi

: Küçükçekmece 1. Asliye Hukuk

Tarih

: 22.10.2002

Numarası

: 2002/928 - 2002/1512

Davacılar

: Turan Yuca vd.

Davalı

: Abdullah Tepe

Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 11.6.2002 gününde verilen dilekçe ile harici satış sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 22.10.2002 günlü temyiz edilmeden kesinleşen hükmün, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29.9.2003 gün 151986 sayılı tebliğnamesi ile HUMK. nun 427/6. maddesi gereğince kanun yararına bozulması istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Davacılar vekili 11.6.2002 tarihli dilekçesi ile İstanbul İli Küçükçekmece İlçesi Kayabaşı Mahallesinde bulunan 1371 parsel sayılı taşınmazda davalının tapudaki müşterek mülkiyet şeklindeki hissesini davalıdan haricen satın aldıklarını beyanla, iptalen 114 davacı adına eşit pay hisseli olarak tescilini istemiştir. Mahkeme davalının duruşmada imzalı beyanı ile davayı kabul ettiği nedeniyle davanın kabulüne karar vermiştir. Hüküm temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.

Davanın esasını teşkil eden ve uygulanması gereken 3194 Sayılı İmar Kanununun 18. maddesinin son fıkrası “........veraset yolu ile intikal eden, bu kanun hükümlerine göre şuyulandırılan Kat Mülkiyeti Kanunu uygulaması, tarım ve hayvancılık, turizm, sanayi ve depolama amacı ile yapılan hisselendirmeler ile cebri icra yolu ile satılanlar hariç, imar planı olmayan yerlerde her türlü yapılaşma amacıyla arsa ve parselleri ayıracak özel parselasyon planları satış vaadi sözleşmeleri yapılamaz” hükmünü içermektedir. Açıklanan Kanun hükmüne göre, imar planı olmayan yerlerde yapılaşma amacına yönelik olarak arsa ve parsellerin hisseleri ayrılarak satışı ve satış vaadi yasaklanmıştır. Zira bu tür satışlarla oluşan hisseli parseller, düzensiz şehirleşmeyi “gecekondulaşmayı” beraberinde getirmektedir.

Kamu düzeni gereğince satışın yasaklandığı bir konuda davalının davayı kabul beyanının hukuki sonuç doğurmayacağı HUMK.nun 95/2 maddesinde açıkça belirtmesine rağmen, Mahkemece, İmar Kanununun 18/son maddesi gereğince, inceleme yapılarak dava konusu taşınmazın satışın kanunen yasaklanan nitelikte olup olmadığının HUMK. nun 76. maddesi gereğince resen araştırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davalının beyanına itibar ederek, davanın kabulüne dair verilen hüküm usul ve kanuna aykırı olduğundan bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK. nun 427/6. maddesi gereğince Küçükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen hükmünün, hukuki sonuçları saklı kalmak üzere kanun yararına BOZULMASINA, bozma kararının bir örneğinin Resmî Gazete’de yayınlanmak üzere Adalet Bakanlığına gönderilmesine 27.10.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

—— • ——

Yargıtay 18. Hukuk Dairesinden:

Esas : 2003/7785

Karar : 2003/9263

Davacı Saim Ceyhan ile davalı Nüfus Müdürlüğü arasındaki davada Köşk Asliye Hukuk Mahkemesince verilen ve Yargıtay’ca incelenmeksizin kesinleşmiş bulunan 30.10.2001 günlü ve 2001/110-114 sayılı kararın yürürlükteki hukuka aykırı olduğu savıyla Cumhuriyet Başsavcılığının 29.9.2003 gün ve Hukuk 151980 sayılı yazısıyla kanun yararına temyiz edilerek bozulması istenilmiş olmakla, dosyadaki tüm kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Nüfus Kanununun 46. maddesi hükmüne göre, nüfus kayıtlarının düzeltilmesine (ad ve soyadı değişikliği davaları dahil) ilişkin davalarda Cumhuriyet Savcısı ile nüfus müdürünün veya memurunun bulunması ve kararın onların önünde verilmesi zorunludur.

Mahkemenin oluşumuna ilişkin bu yasa hükmü dikkate alınmadan nüfus idaresi temsilcisi yokluğunda yargılama yapılarak hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır.

Bu itibarla yukarıda açıklanan nedenlerle C. Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK.’nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak kaydıyla kanun yararına BOZULMASINA ve gereği yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın C. Başsavcılığına gönderilmesine, 1.12.2003 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Sayfa Başı