En son güncellemeler 22 Mart 2019 iş günü sonunda yapılmıştır.

Torba Kanun ile 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nda değişiklik yapıldı. Ayrıntılar için tıklayınız.

1- 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 107 nci maddesinin ikinci fıkrasında yapılan değişiklik ile Bilgi bazlı piyasa dolandırıcılığı suçunun, sermaye piyasası aracının fiyatını, değerini veya yatırımcıların yatırım kararlarını etkileme amacıyla gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin tespiti “menfaat” kriterine göre yapılacak.

SPK Başkanı DR. VAHDETTİN ERTAŞ’ın konuya ilişkin olarak plan ve bütçe komisyonunda yapmış olduğu açıklamalar;

SPK BAŞKANI DR. VAHDETTİN ERTAŞ – KAP’a açıklama, doğrulama yapma yükümlülüğünde. Eğer burada bir yalan haber varsa tazminat davası açma hakları her zaman mümkün. Ayrıca burada bir cezai sorumluluk düzenleniyor. Şu anda piyasa bozucu eylemler kanunda yine tanımlanmış ve tebliğde de ayrıntıları düzenlenmiş. Cezai sorumluluk yerine hukuki sorumluluğa yani böyle bir yalan yanlış, aynı ifade burada da tebliğde de var. Para cezasına hükmediliyor. Dolayısıyla, bir suçun kapatılması ya da bir yatırımcı mağduriyetine yol açacak bir şey değil, tam tersi, bu tür haberler yapanların bir menfaat bağıyla daha somut olarak tespitine yönelik, ayrıca yatırımcıların tazminat hakları her zaman mümkün ve piyasa bozucu eylemler kapsamında da para cezasıyla SPK’nın onları cezalandırması mümkün. Bankalar kanunundaki beş yıllık hapis cezası da ayrıca duruyor.
(17/3/2015 tarihli komisyon tutanağı sayfa 15)

SPK BAŞKANI DR. VAHDETTİN ERTAŞ – Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım. Bizim madde metni ve önergeyle ilgili herhangi bir görüşümüz yok, biz mevcut önergeye Kurul olarak katılıyoruz. Şunları ifade etmek istiyorum müsaade ederseniz. Şimdi, bizde bir gelenek var, o da şu. Biz hep şöyle bir mantık üzerine Sermaye Piyasasını kurguladık bugün kadar: Yatırımcı televizyonda bir haberi dinleyecek, gazetede bir haberi okuyacak, bir yorumcuyu dinleyecek ve hemen koşup ona göre yatırım yapacak, alacak veya satacak. Dünyada böyle bir sistem yok. Herkesin yatırım danışmanı var. “Yatırım” demek bir temel analizi gerektirir, teknik analizi gerektirir, birtakım bilgileri ulaşmayı gerektirir yoksa her duyduğumuz haberle alım satım yaparsak -takdir edersiniz ki- bu yanılma ihtimali çok daha yüksektir. İkinci olarak söylemek istediğim konu, yatırımcı eğer burada mağdur olduğunu düşünüyorsa tazminat hakkı her zaman vardır. Bir otomobil fabrikası da olabilir, bir buzdolabı fabrikası da olabilir, rakipler olabilir veya üçüncü kişiler olabilir, bunların ürünleriyle ilgili yanlış bilgi de verebilirler, aynı durum burada da söz konusu. Onların nasıl tazminat davası açma hakları varsa, burada da hem şirketin hem de yatırımcıların tazminat davası açma hakları var. Ayrıca, Sermaye Piyasası Kanunu’nun 104’üncü maddesi kapsamında da bizim o kişilere para cezası verme hakkımız hâlen mevcut. Kasıt ve menfaat ilişkisi nasıl sağlanacak? Bizim burada kurmaya çalıştığımız ve dünyada da örnekleri sıklıkla mevcut olan, her geçen gün de aynı modele geçilen bu haberi yayanlarla ilgili olarak kimler haberi yapmış, bunun öncesinde ve sonrasında bu haberle o senet ya da o bono, o fon arasında bir alım satım ilişkisini tespit edersek -ki bunların tümünü elektronik ortamda çok kısa sürelerde tespit etmemiz mümkün- dolayısıyla bir illiyet bağını, bir menfaat ilişkisini ve kastı ortaya koymak, somut bir şekilde haber yapılmış, şu pozisyon önceden alınmış veya sonradan şu pozisyon açığa satılmış gibi son derece savcının, hâkimin önüne gittiği zaman tereddüde mahal olmayacak şekilde belgesiyle bir mahkûmiyet de orada elde etmek mümkün. Yoksa, yüzlerce davayla belki uğraşılıyor ama netice alamadıktan sonra insanlar yıpranıyor, kamunun kaynakları israf oluyor ama neticede bir şey değişmiyor.
(17/3/2015 tarihli komisyon tutanağı sayfa 19)
 
2-6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 130 uncu maddesinin dördüncü fıkrasında yapılan değişiklik ile Sermaye Piyasası Kurulu bütçesinde gelir hesaplamasında yeni bir uygulamaya geçiliyor. Buna göre, Kurul tarafından düzenlenen ve denetlenen borsaların ve diğer teşkilatlanmış piyasaların, merkezî takas kurumlarının, merkezî saklama kurumlarının ve MKK’nın 2014 yılı gelirlerinden, SPK’ya gelir olarak kaydedilen(aktarılan) tutarlar baz alınarak, söz konusu tutarlara her yıl (TÜFE+ÜFE)/2 oranında yeniden değerleme yapılacak, ve SPK’ya aktarılacak gelir hesaplanacaktır. Buna göre, Kurul tarafından düzenlenen ve denetlenen borsaların ve diğer teşkilatlanmış piyasaların, merkezî takas kurumlarının, merkezî saklama kurumlarının ve MKK’nın veya yeni kurulacak kurumların, SPK’ye gelir kaydedilecek gelir tutarları bir defa belirlenecek, ondan sonra her sene TEFE artı TÜFE’nin ortalaması ile yeniden değerlemeye tabi tutulacak.

SPK Başkanı DR. VAHDETTİN ERTAŞ’ın konuya ilişkin olarak plan ve bütçe komisyonunda yapmış olduğu açıklamalar;

SPK BAŞKANI DR. VAHDETTİN ERTAŞ – Teşekkür ediyorum. Sayın Başkanım, değerli Komisyon üyeleri; bildiğiniz gibi İstanbul Menkul Kıymetler Borsası yeni ismiyle “Borsa İstanbul” yeni kanunla birlikte anonim şirket statüsüne dönüştü ve bundan sonra da -yakın bir tarihte de Bakanlar Kurulu kararı çıktı- bir kısım payları özelleştirilecek kısmet olursa. Bundan sonraki fiyatlama, borsa hizmetlerinden aldığı ücretleri rekabet edebilir bir şekilde belirlemek ve İstanbul’u merkez yapmak için diğer borsalarla da daha avantajlı bir ücret politikası belirlemek istiyor. Bu nedenle de giderlerini önceden bilmek ihtiyacı var. Aslında, şu anda mevcut olan durumu biraz daha kesinleştirme amacıyla getirilmiş bir düzenleme. Yeni dönemde borsa bir yıl sonra ne kadar kayıt ücreti ödeyeceğini bilecek, SPK o tutarda ücret alacak. Zaten SPK aldığı ücretten cari harcamalarını karşılıyor, arta kalan kısmı da Maliyeye aktarıyor. Şu anda fiili durumda yeni getirilen hüküm de budur.
(17/3/2015 tarihli komisyon tutanağı sayfa 26)

SPK BAŞKANI DR. VAHDETTİN ERTAŞ – Peki. Üç yıllık ortalamayla ilgili olarak daha önce Türkiye’deki borsaların… Şu anda bu kanunun kapsamına üç tane kurum giriyor, Borsa İstanbul, Merkezi Kayıt Kuruluşu ve Takasbank. Kanunun mevcut hâlinde de Türkiye’de yeni borsaların kurulabileceği, yeni takas merkezlerinin kurulabileceği, yeni saklama kuruluşlarının kurulabileceği düzenlenmiş. Dolayısıyla, bundan sonra ikinci fıkra onu düzenliyor, kurulacak olursa bir matrah oluşturalım. Ama üç yıllık ortalama konusunda, eğer sayın vekillerimiz de uygun görürse, daha önceki borsaların yapılanmasında üç tane borsa vardı. Onların gelirleri son yıla intikal etmediği için bizi farklı bir noktaya taşıyabilir. Zaten biz baktık, onları da dikkate aldığınızda ciddi bir sapma yok son üç yıllık getirilerde. Ayrıca “Yüzde 10’a kadarda” diye de yetki aldık. O yetki çerçevesinde kurulun ihtiyaçları hesaplanıyor, fazla kısmı da zaten hazineye gelir olarak aktarılıyor.  
(17/3/2015 tarihli komisyon tutanağı sayfa 27)

MEHMET GÜNAL (Antalya) – Her takvim yılında yeni belirleyeceksiniz yeni kurulacak yer için.

SPK BAŞKANI DR. VAHDETTİN ERTAŞ – Bir defa belirlenecek, alınacak, ondan sonra o yılın rakamı baz alınarak her sene TEFE artı TÜFE’nin ortalaması kadar da eklenerek devam edecek.
(17/3/2015 tarihli komisyon tutanağı sayfa 28)

İlgili Komisyon Tutanağı için tıklayınız.

İlgili Kanun için tıklayınız.