Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda kabul edildi.

Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda kabul edildi.

Tasarıya göre, sermaye şirketleri ile kooperatiflerin, aktiflerin muhtemel satış fiyatları üzerinden düzenlenen ara bilançoya göre borca batık olduğu idare ve temsille vazifelendirilmiş kimseler, şirket veya kooperatif tasfiye halinde ise tasfiye memurları veya bir alacaklı tarafından beyan ve mahkemece tespit edilirse, önceden takibe gerek kalmaksızın bunların iflasına karar verilecek.

İdare ve temsille vazifelendirilmiş kimseler ya da alacaklılardan biri, şirket veya kooperatifin mali durumunun iyileştirilmesinin mümkün olduğuna dair iyileştirme projesini, son bir yıldan uzun süre ile şirket merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemeye sunarak iflasın ertelenmesini isteyebilecek.

Mahkeme, iflasın ertelenmesi talebinde bulunulması üzerine yönetim organının yerine geçmesi, yönetim organı kararları ve işlemlerini onaylaması ayrıca envanter işlemlerini başlatarak kontrolü altında yürütmesi için mesleki ve teknik yeterliliğe sahip yeterli sayıda kayyım atayacak.

İflas erteleme talebi, kayyımın atanmasına ilişkin karar, kayyımın mahkemece belirlenen görevleri ve temsil yetkisi ile bunların sınırları, ticaret sicili müdürlüğüne öngörülen usulle ilan ettirilecek. Bu ilanda, "alacaklıların iflas erteleme talebinin ilanından itibaren iki haftalık kesin süre içinde itiraz ederek iflas erteleme şartlarının bulunmadığını ileri sürebilecekleri ve mahkemeden talebin reddini isteyebilecekleri" belirtilecek.

Mahkeme, şirketin veya kooperatifin malvarlığının korunması ve faaliyetlerinin yürütülmesi için gerekli olan tedbirleri alacak; şirket ya da kooperatif aleyhine takip yapılmasını yasaklayabilecek, daha önce başlatılan takipleri durdurabilecek.

Mahkeme, gerektiğinde kayyımın görevine son verebilecek, görevine son verilen ya da istifa eden kayyımın yerine yenisini seçebilecek. Bir kişi aynı anda en fazla 3 dosyada kayyım olarak atanabilecek.

İflasın erteleme kararı üzerine borçlu aleyhine hiçbir takip yapılamayacak ve daha önce başlayan takipler duracak, ihtiyati tedbir ile ihtiyati haciz kararları uygulanmayacak.

Erteleme sırasında taşınır, taşınmaz veya ticari işletme rehniyle temin edilen alacaklar nedeniyle rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılabilecek veya başlayan takiplere devam edilebilecek ancak bu takip nedeniyle muhafaza tedbirleri alınamayacak ve rehinli malın satışı gerçekleştirilemeyecek.

Erteleme süresi azami bir yıl olacak. Bu süre mahkemece uygun görülmesi halinde bir yıl daha uzatılabilecek.

İflasın ertelenmesine karar veren mahkeme, atanan kayyımın görevine devam etmesine karar verebileceği gibi aynı niteliklere sahip yeni kayyım da atayabilecek. Kayyım, takvim yılının her 3 aylık dönem sonu itibarıyla, şirketin projeye uygun olarak iyileşme gösterip göstermediğini mahkemeye rapor edecek.

Kayyım ayrıca şirketteki olağanüstü gelişmeleri mahkemeye rapor edecek. Mahkeme, kayyımın verdiği raporlardan veya bilirkişi raporundan, borca batıklığın sürdüğünü belirlerse şirketin veya kooperatifin iflasına karar verecek.

İflas erteleme talebi üzerine mahkemece verilen nihai kararlara karşı borçlu şirket, kooperatif ya da erteleme talep eden alacaklı tarafından kararın tebliğinden, diğer ilgililer tarafından ise kararın ilanından itibaren 10 gün içinde istinaf yoluna başvurulabilecek.

Yargıtay, bölge adliye mahkemesince iflasın ertelenmesi kararının kaldırılması veya verilen iflasın ertelenmesi kararını bozarsa, borçlunun malvarlığı üzerindeki tedbirler devam edecek.

İcra ve İflas Kanununda yapılması öngörülen değişiklikle, konkordatonun tasdiki yargılaması mühlet içinde bitirilememişse, asliye ticaret mahkemesi komiserin gerekçeli raporunu da dikkate alarak, borçluya karşı daha önce başlatılan takiplerin durdurulmasına veya borçluya karşı yeni takip yapılmamasına karar verebilecek.

Bu hükümler, yürürlük tarihinden sonra yapılan iflas erteleme talepleri hakkında uygulanacak.

Yıllık ortalama ihracat değerlerine göre yapılan sınıflandırmada, son 3 yılda yıllık ortalama ihracat tutarı Bakanlar Kurulunun belirleyeceği değerin üzerinde olan firma yetkililerine, Bakanlar Kurulunca belirlenen esaslara göre 2 yıl süreyle hususi damgalı pasaport verilebilecek.

Tasarıya göre, kamu idareleri ve bu idarelere bağlı döner sermaye işletmelerinin yapacağı her türlü ödemelerden önce de "vadesi geçtiği halde ödenmemiş borcu bulunmadığına dair belge" aranılacak. Bu düzenlemeyle, amme alacağının daha etkin bir şekilde güvence altına alınması amaçlanıyor.

Emeklilik yatırım fonlarının, menkul kıymet yatırım fonlarının, menkul kıymet yatırım ortaklıklarının, girişim sermayesi yatırım fonlarının ve girişim sermayesi yatırım ortaklıklarının para ve sermaye piyasalarında yaptıkları işlemler nedeniyle elde ettikleri paralar, vergiden istisna olacak.

Sigorta şirketleri iptal ettikleri sigorta muamelelerine ilişkin vergileri iptalin gerçekleştiği dönemde; bankalar ve finansman şirketleri ise tüketicilere iade ettikleri ücret, komisyon ve benzeri adlarla tahsil ettikleri tutarlara ilişkin vergileri, banka ve sigorta muameleleri vergisinden indirebilecek. Bu dönemde indirilemeyen vergiler, sonraki dönem beyannamelerinde indirim konusu yapılabilecek.

Nispi damga vergisine tabi kağıtlarda her bir nüshanın ayrı ayrı vergilendirilmesi uygulamasına son verilecek.

Plan ve Bütçe Komisyonu'nda kabul edilen Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısına göre, muhtasar beyanname ile aylık prim ve hizmet belgesinin birleştirilerek verilmesine imkan sağlamak üzere Gelir Vergisi Kanunu'na eklenen yetki uyarınca getirilen zorunluluklara uyulmaması halinde uygulanacak cezalar belirleniyor.

Elektronik ortamda süresinde verilmeyen bildirim ve formların süresinden sonraki ilk üç gün içinde verilmesi halinde, 1/10 oranında özel usulsüzlük cezası uygulanacak.

Tasarıyla, Vergi Usul Kanunu'nda pişmanlık müessesiyle ilgili "izaha davet" başlığı altında düzenleme yapılıyor. Bu kapsamda, vergiye gönüllü uyumun artırılması amacıyla, haklarında henüz vergi incelemesine başlanılmamış veya takdir komisyonuna sevk edilmemiş mükellefler için izaha davet müessesesi getirilecek.

İdarenin araştırmalarıyla, vergiyi ziyaı (kayba) uğratmış olabileceği yönünde ön tespitleri olan mükellefler izaha davet edilecek, yapılan izahın yeterli görülmesi halinde inceleme ve takdir işlemleri yapılmayacak ve belirlenen şartların gerçekleşmesi durumunda vergi ziyaı cezası yüzde 20 oranında kesilecek.

Bu düzenlemeler, Vergi Usul Kanunu kapsamına giren kaçakçılık suçlarında uygulanmayacak. Ancak sahte veya yanıltıcı belge kullanma fiilinin işlenmiş olabileceğine dair yapılan ön tespitlerde, bu belge tutarının 50 bin TL'yi geçmemesi ve mükellefin ilgili yıldaki toplam mal ve hizmet alışlarının yüzde 5'ini aşmaması kaydıyla, mükellefler izaha davet edilebilecek.

Damga Vergisi Kanunu'nda yapılan değişiklikle, nispi damga vergisine tabi kağıtlarda her bir nüshanın ayrı ayrı vergilendirilmesi uygulamasına son verilecek. Maktu damga vergisine tabi kağıtlarda ise her bir nüshadan ayrı ayrı vergi alınması uygulamasına devam edilecek.

Aynı kağıtta birden fazla adi kefil ve garantör bulunması durumunda, yalnız bir kefalet ve bir garanti taahhüdü için damga vergisi alınacak. Pey akçesi (bağlanma parası), cayma tazminatı (zamanı rücu, cayma parası), ücret tevkifi, cezai şart gibi bir sözleşmenin yaptırımı olarak belirlenen taahhütler başlı başına bir sözleşmeye konu olmadıkça damga vergisi alınmayacak.

Azami tutardan vergi alınan sözleşmelerde, sözleşmenin diğer hükümlerinde değişiklik olmaksızın sadece bedelin artırılmasına ilişkin değişiklik yapılması halinde, artan bedele ilişkin olarak damga vergisi alınmayacak.

Düzenlenen kağıtlara sıfır nispetinde damga vergisi uygulanmasına ilişkin Bakanlar Kuruluna tanınan yetki, bankacılık mevzuatına ilişkin düzenlenen kağıtlara da uygulanacak şekilde genişletilecek.

Tasarıyla, ihracat ve ihracata ilişkin olduğunun belgelendirilmesi kaydıyla düzenlenen kağıtlardan, hangilerinin damga vergisinden müstesna olduğu belirleniyor.

Vergi, resim, harç istisnası belgesine bağlanan, tasarıda belirtilen diğer döviz kazandırıcı faaliyetlere ilişkin işlemler nedeniyle, belgenin geçerlilik süresi içerisinde düzenlenen kağıtlar damga vergisinden müstesna olacak.

Tasarıyla, döviz kazandırıcı faaliyetlere ilişkin damga vergisi istisnası uygulamasında "uluslararası ihale" kavramı, "Kamu kurum ve kuruluşları tarafından yerli ve yabancı firmaların ayrı ayrı veya birlikte iştirakine açık olarak çıkılan ve yabancı firmalarca da teklif verilen ihale" şeklinde belirleniyor.

Bu düzenlemede belirlenen işlem veya faaliyetlerin kısmen veya tamamen gerçekleştirilmemesi halinde, gerçekleşmeyen kısma ait alınmayan damga vergisi, mükelleflerden ceza ve gecikme faiziyle birlikte geri alınacak.

Damga vergisi istisnası uygulamak suretiyle işlem yapan kuruluşlar, istisnaya konu işlemin mahiyeti ile alınmayan vergi tutarını, işlemin yapıldığı tarihi takip eden 30 gün içinde, ilgililerin bağlı bulunduğu vergi dairesine bildirecek.

Belirtilen işlem veya faaliyetlerin gerçekleşmediğinin belirlendiği tarihi takip eden 30 gün içinde bu durumu vergi dairesine bildirmeyen kuruluşlar, damga vergisi, ceza ve gecikme faizinin ödenmesinden ilgililerle birlikte ortak sorumlu olacak.

Tasarıyla, damga vergisine tabi kağıtlar arasında yer alan farklı sözleşme türleri, Damga Vergisi Kanununun ekleri içindeki, "Belli parayı ihtiva eden kağıtlar" bölümünde sayılmak suretiyle, bu kağıtlar için oran farklılaştırılmasına imkan verilmesi sağlanıyor.

Okul idareleri ile veliler veya öğrencilerin karşılıklı hak ve menfaatlerini düzenleyen kağıtlar, resmi dairelerce yurt dışına gönderilen kişiler adına yurt dışında bulunan eğitim ve öğretim kurumları ile sağlık kurumlarına veya bu kurumlara ödenmek üzere ilgili kişilere yapılan ödemelere ilişkin düzenlenen kağıtlar damga vergisinden istisna olacak.

Damga vergisinden istisna olan sigorta sözleşmeleri ve sigorta ücretinin ödenmesine ilişkin kağıtlara ilişkin düzenleme ile aynı kağıtta yer alan sigorta yaptırma taahhütlerinin de istisna kapsamına alınması suretiyle, damga vergisinin asıl akit bedeli üzerinden alınması sağlanacak. Bireysel emeklilik, gruba bağlı bireysel emeklilik, işveren grup emeklilik sözleşmelerine de damga vergisi istisnası getirilecek.

Anonim, limited ve eshamlı komandit şirketlerin pay devirleri damga vergisinden istisna olacak.

Gayrimenkul yatırım fonlarının münhasıran gayrimenkul portföylerine ilişkin alım satım sözleşmeleri ile gayrimenkul satış vaadi sözleşmelerine damga vergisi istisnası sağlanacak.

Birden fazla nüsha olarak düzenlenen belli bir bedeli ihtiva eden kağıtlara ilişkin nispi harca tabi işlemlerden, sadece bir nüsha için noter harcı alınacak.

Öğrencilerin burs veya öğrenim kredisi almak ve okula veya öğrenci yurduna girebilmek için düzenledikleri sözleşme, taahhütname ve kefaletname işlemleri harçlardan istisna olacak.

Plan ve Bütçe Komisyonu'nda kabul edilen Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısına göre, finansal kiralama yöntemiyle finansman temin edilerek konut dahil taşınmaz alınması durumunda, finansal kiralama süresi sonunda taşınmazın kiracıya devrinde tapu harcı istisnası sağlanacak.

Harçtan istisna olan anonim, limited ve eshamlı komandit şirketlerin kuruluş ve sermaye artırımlarının yanı sıra pay devirleri de istisna kapsamına alınacak. Böylece şirketlerin ortaklık yapılarındaki değişiklikler nedeniyle oluşacak işlem maliyetleri azaltılacak.

Kredi Garanti Fonu'nun, TÜBİTAK, KOSGEB, TTGV, kalkınma ajansları ve benzeri banka dışı kuruluşlardan sağlanacak kamusal destekler ve mali yardımlar için vereceği kefaletler nedeniyle yapılacak işlemler harçlardan istisna olacak.

Tasarıyla, harç istisnası getirilen işlemler şöyle belirtiliyor:

- Yatırım Teşvik Belgesi kapsamında yer alan yatırım mallarına ilişkin olarak, yatırım teşvik belgesi sahibi yatırımcılarla bu malların üreticileri ve tedarikçileri arasında düzenlenen kağıtlar, yatırım döneminde belge kapsamındaki yatırıma yönelik gayri maddi hakların kiralanması ve satın alınmasına ilişkin düzenlenen kağıtlarla ilgili işlemler.

- İleri teknolojiye sahip ve teknoloji transferi sağlayacak yurt dışında yerleşik şirketlerin satın alınması ile bu alımlara yönelik mali ve hukuki danışmanlık hizmeti alımına ilişkin düzenlenen kağıtlarla ilgili işlemler.

- Binalarda ısı yalıtımı ve enerji tasarrufu sağlamaya yönelik olarak yapılan işlemler ile sanayi sicil belgesine haiz sanayi işletmelerince imalat sanayinde kullanılmak üzere yeni makine ve teçhizat alımına yönelik olarak yapılan işlemler.

- Her türlü gemi, yat ve diğer su araçlarının inşası, yenileme ve dönüşümü ile bakım ve onarımına yönelik olarak düzenlenen kağıtlarla ilgili işlemler.

- Öğrencilerin burs veya öğrenim kredisi almak ve okula veya öğrenci yurduna girebilmek için düzenledikleri sözleşme, taahhütname, kefaletname ve benzeri kağıtlara ilişkin işlemler.

Ticaret sicili harçları, ticaret ve sanayi odaları veya ticaret odalarınca ya da ilgili odalar tarafından makbuz karşılığı peşin olarak tahsil edilecek.

Tasarıda, ihracat ve ihracata ilişkin olduğunun belgelenmesi kaydıyla, harçlardan müstesna olan işlemler şöyle sıralanıyor:

"İhracat karşılığı yapılacak ödemeler, ihracattan doğan alacağın ihracatçı tarafından temliki, ihracat bağlantıları için düzenlenecek anlaşmalar, transit ticarete konu malın satın alınması ve satılması, tedarik edildikleri şekliyle ihraç edilmek üzere mal alımı, ithalat vergilerinden tam muafiyet suretiyle geçici ithalat rejimine tabi ambalaj malzemesi ithali ile kati ihraç edilen mallara ait ambalaj malzemesinin geçici ihracı ve ithali, dahilde işleme izni kapsamında iznin geçerli olduğu süre içerisinde yapılan ithalat, gerçekleştirilen mamul ürün ihracatı karşılığı olarak bu ürünlerin üretiminde kullanılan girdilerin Toprak Mahsulleri Ofisinden veya Şeker Kurumunca tespit edilen şeker fabrikalarından alımı."

Tasarıyla, damga vergisinden muaf tutulan işlemler, harçtan da müstesna tutuluyor.

Tasarıyla, tahkim müessesesinin etkinleştirilmesi ve mahkemelerin yükünün azaltılması amacıyla, tahkim davalarında nispi karar ve ilam harcının alınmaması sağlanıyor.

Tacirler arasında tesis edilen ipotek işlemlerinde, hesaplanan tapu harcının yüzde 50'si alınmayacak.

Tasarıyla, Emlak Vergisi Kanununda değişiklik yapılıyor. Buna göre, yatırım teşvik belgesi kapsamında inşa edilen binalar, inşalarının sona erdiği tarihi takip eden bütçe yılından itibaren 5 yıl süre ile emlak vergisinden muaf tutulacak.

Yatırım teşvik belgesi kapsamında yapılan yatırımlar için iktisap olunan veya bu yatırımlar için tahsis edilen araziler için de emlak vergisi ödenmeyecek.

Yatırım teşvik belgesi kapsamında inşa edilen binalardan, bina inşaat harcı alınmayacak. Yatırım teşvik belgesi kapsamında inşa edilen yapı ve tesislerden, imar mevzuatı gereğince belediyelerce alınması gereken harçlar alınmayacak.

Her türlü varlık ve hakların varlık kiralama şirketlerine devirlerinde, devir tarihine kadar indirilen katma değer vergisi indirimleri geriye dönük düzeltilmeyecek. Bu tarihe kadar indirilemeyen katma değer vergisi ise doğrudan gider yazılabilecek.

Yangın, su baskını, sel, kuraklık, yer kayması ve deprem gibi doğal afetler ile tutukluluk ve sabotaj gibi nedenlerle ekonomik kayıplara uğrayan işverenler ile sigortalıların, süresi dolmuş borçları bir yıla kadar ertelenebilecek.

Plan ve Bütçe Komisyonu'nda kabul edilen Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısıyla, Elektronik İmza Kanununda değişiklik yapılıyor.

Buna göre, banka teminat mektupları dışındaki teminat sözleşmeleri, güvenli elektronik imza ile gerçekleştirilmeyecek. Ayrıca internet ve elektronik ortamda kuruma gönderilecek belge, muhtasar ve prim hizmet beyannamesi veya bilginin kayıtlara, bu kayıtların dayanağını teşkil eden belgelere uygun olmamasından, serbest muhasebeci ve mali müşavirler de müşterek ve müteselsilen sorumlu olacak.

Yangın, su baskını, sel, kuraklık, yer kayması, deprem gibi afetlerle ağır hastalık, ağır kaza, tutukluluk ve sabotaj gibi nedenlerle ticari veya ekonomik kayıplara uğrayan işverenler ile sigortalıların, afetin meydana geldiği tarihten itibaren 3 ay içinde, süresi dolmuş borçları ile afetin meydana geldiği tarihi takip eden 3. ayın sonuna kadar tahakkuk edecek borçları bir yıla kadar ertelenebilecek.

Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) olan borçların ertelendiği sürede zamanaşımı işlemeyecek ve ertelenen kısmına gecikme cezası ve gecikme zammı uygulanmayacak.

Tasarıyla, mükelleflerce vergi dairelerine verilen muhtasar beyanname ile SGK'ya verilen bildirgelerin, tek bir platform üzerinden birleştirilmesine yönelik düzenlemeler yapılıyor. Bu sayede, beyanname sayısı azaltılarak, birden fazla kuruma aynı bilgilerin verilmesi engelleniyor.

Aylık prim ve hizmet belgelerinin SGK yerine Maliye Bakanlığına muhtasar beyannameyle birleştirilerek verilmesi nedeniyle prim tahakkukunun geç yapılması veya yapılmaması, sigortalıların hizmetlerinin bildirilmemesi ya da geç bildirilmesi durumunda işverenlere uygulanacak cezalar da belirleniyor.

Muhtasar ve prim hizmet beyannamesinde, sigortalıların işyerlerinde fiilen yaptıkları işe uygun meslek adı ve kodunu gerçeğe aykırı bildiren her bir işyeri için asgari ücreti geçmemek üzere, her bir sigortalı için asgari ücretin 10'da biri tutarında idari para cezası uygulanacak.

Tasarıyla, Kurumlar Vergisi istisnaları yeniden düzenleniyor.

Buna göre; tüm giderlerinin, iş merkezi Türkiye'de bulunmayan kurumlar tarafından karşılanması ve söz konusu giderlerin Türkiye'de tam veya dar mükellefiyete tabi herhangi bir kurumun hesaplarına intikal ettirilmemesi kaydıyla, Ekonomi Bakanlığından alınan izinle kurulan bölgesel yönetim merkezleri Kurumlar Vergisinden muaf tutulacak. Türkiye'de tam veya dar mükellefiyete tabi herhangi bir kurumun, bölgesel yönetim merkezinin yönetimi altında bulunması, muafiyet hükmünün uygulamasına engel teşkil etmeyecek.

Taşınır ve taşınmaz malların, kurumlar tarafından finansal kiralama şirketleri, katılım bankaları, kalkınma ve yatırım bankalarına satışından doğan kazançlar ve bu kurumlara söz konusu varlıkların devralındığı kuruma kira süresi sonunda devrinden doğan kazançlar da Kurumlar Vergisinden istisna olacak.

İstisnadan yararlanan satış kazancı, kiracı tarafından pasifte özel bir fon hesabında tutulacak. Özel fon hesabında tutulan bu tutar, sadece kiracı tarafından bu varlıklar için ayrılacak amortismanların itfasında kullanılacak.

Söz konusu varlıkların kiracı veya kiralayan kurumlar tarafından üçüncü kişi ve kurumlara satılması durumunda, kiralayan kurumlara devrinden önce bu taşınmazların kiracıdaki net bilanço aktif değeriyle bu taşınmazlar için anılan kurumların kazancının tespitinde belirlenen toplam amortisman tutarı dikkate alınarak, satışı gerçekleştiren kurum nezdinde vergilendirme yapılacak.

Her türlü varlık ve hakların, kaynak kuruluşlarca varlık kiralama şirketlerine satışı ile varlık kiralama şirketlerince bu varlıkların devralındığı kuruma satışından doğan kazançlar da Kurumlar Vergisi'nden muaf olacak.

Söz konusu varlıkların, kaynak kuruluş tarafından üçüncü kişi ve kurumlara satılması durumunda da vergilendirme yapılacak.

Bu varlıkların varlık kiralama şirketleri tarafından üçüncü kişi ve kurumlara satılması durumunda ise varlık kiralama şirketlerinin bu satış işleminden doğan kazançları varlık kiralama şirketleri nezdinde kurumlar vergisine tabi tutulacak, istisna uygulaması dolayısıyla kaynak kuruluş adına zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler gecikme faiziyle birlikte tahsil edilecek.

Sınai mülkiyet haklarında istisna uygulamasına, patent veya faydalı model belgelerin verildiği tarihten itibaren başlanacak ve ilgili patent veya faydalı model belgesi için sağlanan koruma süresi aşılmamak kaydıyla bu istisnadan yararlanılabilecek. Buluşun üretim sürecinde kullanılması sonucu üretilen ürünlerin satışından elde edilen kazançların, patentli veya faydalı model belgeli buluşa atfedilen kısmı, ayrıştırılmak suretiyle transfer fiyatlandırması esaslarına göre tespit edilecek.

Çağrı merkezi, ürün testi, sertifikasyon, veri saklama, veri işleme, veri analizi ve ilgili bakanlıkların görüşü alınmak suretiyle Maliye Bakanlığınca belirlenen mesleki eğitim hizmeti verenler tarafından, iş merkezi yurt dışında bulananların hizmetleri dolayısıyla oluşan kazançların yarısı, kurumlar vergisi beyannamesi üzerinden indirim konusu yapılacak.

Tasarıyla, transfer fiyatlandırmasına ilişkin düzenlemeler, uluslararası düzenlemeler ve uygulamalarla uyumlu hale getiriliyor.

Buna göre, ilişkinin doğrudan veya dolaylı olarak ortaklık kanalıyla oluştuğu durumlarda, örtülü kazanç dağıtımı kapsamında değerlendirme yapılabilmesi için en az yüzde 10 oranında ortaklık, oy veya kar payı hakkının olması şartı aranacak.

Ortaklık ilişkisi olmadan doğrudan veya dolaylı olarak en az yüzde 10 oranında oy ve kar payı hakkının olduğu durumlarda da taraflar ilişkili kişi sayılacak.

Transfer fiyatlandırmasına ilişkin belgelendirme yükümlülüklerinin tam ve zamanında yerine getirilmesi kaydıyla, örtülü olarak dağıtılan kazanç nedeniyle zamanında tahakkuk ettirilmemiş veya eksik tahakkuk ettirilmiş vergiler için vergi ziyaı cezası, yüzde 50 indirimli olarak uygulanacak.

Mükelleflerin gerçekleştirdikleri yeni teknoloji ve bilgi arayışıyla ilgili araştırma ve geliştirme harcamaları tutarının yüzde 100'ü, bu kapsamdaki projelerin Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından Ar-Ge ve yenilik projesi olarak değerlendirilmesi şartıyla, kazancın tespitinde indirim konusu yapılacak.

Araştırma ve geliştirme faaliyetleriyle doğrudan ilişkili olmayan giderlerden Ar-Ge indirimi hesaplanmayacak. Ar-Ge indirimi tutarının hesabında; araştırma ve geliştirme faaliyetlerinde kullanılan amortismana tabi iktisadi kıymetler için hesaplanan amortismanlar ile başka faaliyetlerde de kullanılan makine ve teçhizat için hesaplanan amortismanların, bu kıymetlerin araştırma ve geliştirme faaliyetlerinde kullanıldıkları gün sayısına isabet eden kısmı dikkate alınabilecek.

Yurt dışındaki para, döviz, altın, hisse senedi, tahvil ve diğer menkul kıymetlerin 31 Aralık 2016'ya kadar bildirilmesi halinde, bu kıymete vergi incelemesi ve soruşturma yapılmayacak.

Plan ve Bütçe Komisyonunda kabul edilen Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısına göre, karşılıksız çek keşide etme adli para cezasını gerektiren suç olarak tanımlandığı için, çek hesabı açtırmak isteyenler bankaya adli sicil kaydı da verecek.

Bankalar, çek hesabı sahibi gerçek veya tüzel kişinin ya da şirket yetkililerinin çek hesabı açma yasağının bulunup bulunmadığını kontrol etmekle yükümlü olacak.

Ticaret siciline tescil edilen şirket yetkilileri hakkında verilmiş bir çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı varsa, bunların yetkilisi olduğu tüzel kişilere çek defteri verilmeyecek.

Çek hesabı sahibinin gerçek kişi olması durumunda kimlik numarası, tüzel kişi ise MERSİS numarası çek üzerine yazılacak. Çek hesabı sahibi ile düzenleyenin farklı kişiler olması halinde, ayrıca düzenleyenin kimlik numarası da yazılacak. Böylece, çek hesabı sahibinin benzer isimli veya unvanlı kişilerden ayırt edilebilmesi sağlanarak, düzenleyenin net bir şekilde tespit edilebilmesi ve çekin karşılıksız çıkması durumunda çek hesabı sahibine karşı yapılacak başvurularda doğru kişiye ulaşılması hedefleniyor.

Karekodlu çek düzenlenen lehtar, teslim aldığı çeki sisteme kaydedecek. Çek alacaklıları, çek ile çek hesabı sahibine ve bu çeki düzenleyenlere ilişkin verilere karekod aracılığıyla erişim sağlayabilecek.

Karekodlu çekin sisteme kaydedildiği tarihten sonra çek düzenleyen tüzel kişinin temsilcilerinde meydana gelen değişiklikler, çek hesabı sahibi tüzel kişinin sorumluluğunu ortadan kaldırmayacak. Böylece henüz bankalara ibraz edilmemiş çek adedi ve tutarının üçüncü kişilerin erişimine açılması, çek hesabı sahibine ait piyasada bulunan çek adedi ve bunların tutarları hakkında bilgi sahibi olunması ve alacaklının çeki kabul edip etmeme hususunda kanaat edinmesi öngörülüyor.

Üzerinde tarih bulunan ve kanuni süresinde ibraz edilen çekle ilgili karşılıksız işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında, hamilin şikayeti üzerine, her bir çekle ilgili olarak, bin 500 güne kadar adli para cezasına hükmolunacak. Hükmedilecek adli para cezası, çek bedelinin karşılıksız kalan miktarından az olamayacak. Mahkeme ayrıca, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına; bu yasağın bulunması halinde yasağın devamına hükmedecek.

Hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilenler, yasaklılıkları süresince sermaye şirketlerinin yönetim organlarında görev alamayacak. Ancak hakkında yasaklama kararı verilenlerin mevcut organ üyelikleri görev sürelerinin sonuna kadar devam edecek.

Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararına ilişkin bilgiler, güvenli elektronik imzayla imzalandıktan sonra UYAP aracılığıyla MERNİS ile Risk Merkezine elektronik ortamda bildirilecek. Hakkında çek hesabı açma yasağı verilen kişiler, Risk Merkezi tarafından bankalara bildirilecek.

Karşılıksız çek davasında mahkeme tarafından, beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, davanın düşmesi veya davanın reddine karar verilmesi halinde, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağının kaldırılmasına karar verilecek. Kesinleşen karar MERSİS ile Risk Merkezine bildirilecek ve ilan olunacak.

Adli para cezalarının ödenmemesi halinde, kamuya yararlı bir işte çalıştırma kararı verilmeksizin doğrudan hapis cezasına çevrilecek.

Karşılıksız çek bedelini ibraz tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tamamen ödeyen kişi hakkında; yargılama aşamasında davanın düşmesine, mahkumiyet hükmünün kesinleşmesinden hükmün bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasına karar verilecek. Şikayetten vazgeçme halinde de aynı hükümler uygulanacak.

Kişi, cezanın tamamen infaz edildiği tarihten itibaren üç yıl ve her halde yasağın konulduğu tarihten itibaren 10 yıl geçtikten sonra hükmü veren mahkemeden çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağının kaldırılmasını isteyebilecek.

Gerçek kişi tacir ile tüzel kişi tacir adına imza atmaya yetkili kişi, ticaret unvanını ve bunun altına atacağı imzayı, noter onayı şartı aranmaksızın ticaret sicili müdürü ya da yardımcısı huzurunda yazılı beyanda bulunmak suretiyle de verebilecek.

Şirketlerin tür değişikliğine gitmesinde yeni türe ilişkin sözleşmenin bütün ortaklar tarafından imzalanması zorunluluğu kaldırılıyor. Tür değiştirmede yönetim organınca hazırlanan tür değiştirme planı dışında, yeni türün şirket sözleşmesinin genel kurulun onayına sunulması öngörülüyor.

Sermaye şirketlerinin tasfiye sürecini kolaylaştırmayı amaçlayan tasarı, tasfiye halindeki şirketin, kalan malvarlığını dağıtabilmek için alacaklılara yönelik yapılacak üçüncü ilandan itibaren gerekli bekleme süresi 1 yıldan 6 aya düşürülüyor.

Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre tasfiye olunan şirketlerde, İcra İflas Kanunu'ndaki tasfiye ve ceza yaptırımı hükümleri uygulanmayacak.

Piyasalarda çeke duyulan güvenin artırılması ve karşılıksız çekin engellenmesi amacıyla çeklerde seri numarasıyla karekod bulunması zorunlu hale gelecek. Yabancı banka tarafından bastırılan çeklerde seri numarası veya karekodun bulunmaması senedin çek olarak geçerliliğini etkilemeyecek.

Bankalar, 31 Aralık 2016 tarihinden sonra karekodsuz çek yaprağı veremeyecek.

Genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri ve özel bütçeli idareler tarafından ilgili mevzuatı gereğince alınan, 10 yılı geçen ve çeşitli nedenlerle iadesi sağlanamayan veya gelir kaydedilemeyen 500 lira ve altındaki teminat mektuplarından uyuşmazlığa konu edilmeyenler ilgili bankalara iade edilecek.

Tasarıda "varlık barışı" ile ilgili düzenlemeler de yer alıyor.

Buna göre, gerçek ve tüzel kişilerce yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları, 31 Aralık 2016 tarihine kadar Türkiye'deki banka veya aracı kurumlara bildirilecek.

Alacaklar ve rayiç bedeliyle taşınmazlar, 31 Aralık 2016 tarihine kadar Türk Lirası cinsinden vergi dairelerine beyan edilecek. Gerçek ve tüzel kişiler bu varlıkları, diğer kişilerin nam veya hesabına bildirim veya beyanda bulunabilecek.

Bildirim ve beyan halinde vergi incelemesi, vergi tarhiyatı, soruşturma ve kovuşturma yapılmayacak.

Yurt dışından getirilen bu varlıklar, işletmelerin kanuni defterlerine kaydedilebilecek. Kayıt işlemlerinde sınırlayıcı bir düzenleme olmayacak. İşletmelere sermayeye ilave etme, özel fon hesabında tutma veya işletme borçlarının ödenmesinde kullanma konusunda ihtiyarilik sağlanacak.

Tasarının yurt dışına hizmet veren işletmelerde vergi indirimi, yatırım teşvik belgesi kapsamındaki binaların 5 yıl emlak vergisinden muaf olması, yatırım teşvik belgesi kapsamında tahsis olunan arazilere de geçici vergi muafiyeti getiren hükümleri 1 Ocak 2017'de, karekodlu çek düzenlenmesine ilişkin hükümler 31 Aralık 2017'de yürürlüğe girecek.

 

KAYNAK: TBMM