(Kanunum resmi kaynak değildir; kullanıcılar sunulan yürürlük ve metin bilgilerini resmi kaynaklardan teyid etmelidir.)
Sayfa 1 -
C t L T : 9  MİLLİ GÜVENLİK KONSEYİ  TUTANAK DERGİSİ  155 inci Birleşim  25 Temmuz 1983 Pazartesi  İ Ç İ N D E K İ L E R  Sayfa  I. — GEÇEN TUTANAK ÖZETİ 520  II. — KANUN TASARI VE TEKLİF­ LERİ 520  1. — 7.1.1932 Tarihli ve 1918 Sayılı Ka­ çakçılığın Men ve Takibine Dair Kanunun  Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve B.u  Kanuna Bazı Maddeler Eklenmesine ve  12.6.1933 Tarihli 2313 Sayılı Uyuşturucu  Maddelerin Murakabesi Hakkında Kanunun  28 inci Maddesinin Yürürlükten Kaldırılma­ sına Dair Kanun Tasarısının Danışma Mec­ lisince Kabul Olunan Metni ve Millî Güven­ lik Konseyi İçişleri Komisyonu Raporu. (D.  Meclisi : 1/557; M. G. Konseyi : 1/510) (D.  Meclisi S. Sayısı : 379; M. G. Konseyi S.  Sayısı : 627) 520:539  2. — 9.7.1945 Tarih ve 4792 Sayılı Sosyal  Sigortalar Kurumu Kanununun Bazı Madde­ lerinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun Ta- Sayfa  sarısı ile Aynı Kanunun 24 üncü Maddesi­ nin Değiştirilmesine Dair Kanun Teklifinin  Danışma Meclisince Ka'bul Olunan Metni ve  Millî Güvenlik Konseyi Sosyal Güvenlik, İş  ve İşçi İlişkileri Komisyonu Raporu. (D.  Meclisi (1/569; 2/57; M. G. Konseyi : 1/497)  |ÇD. Meclisi S. Sayısı : 34*6; M. G. Konseyi  S. Sayısı : 625) 539:543  3. — 1475 Sayılı İş Kanununun Bazı  Maddelerinin Değiştirilmesi Hakkında Ka­ nun Tasarısı ve Danışma Meclisince Ka'bul  Edilen 17 Ekim 1980 Tarih ve 2320 Sayılı  Kanunla Değişik 1475 Sayılı tş Kanununun  14 üncü Maddesinin Bazı Fıkralarında Deği­ şiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi  Metni ite Millî Güvenlik Konseyi Sosyal Gü­ venlik, İs ve İşçi İlişkileri Komisyonu Ra­ poru. (M. G. Konseyi : 1/269;, 2/106; D.  Meclisi : 2/28) (M. G. Konseyi : S. Sayısı :  622; D. Meclisi S. Sayısı : 240) 544:561'
Sayfa 2 -
C t L T : 9  MİLLİ GÜVENLİK KONSEYİ  TUTANAK DERGİSİ  155 inci Birleşim  25 Temmuz 1983 Pazartesi  İ Ç İ N D E K İ L E R  Sayfa  I. — GEÇEN TUTANAK ÖZETİ 520  II. — KANUN TASARI VE TEKLİF­ LERİ 520  1. — 7.1.1932 Tarihli ve 1918 Sayılı Ka­ çakçılığın Men ve Takibine Dair Kanunun  Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve B.u  Kanuna Bazı Maddeler Eklenmesine ve  12.6.1933 Tarihli 2313 Sayılı Uyuşturucu  Maddelerin Murakabesi Hakkında Kanunun  28 inci Maddesinin Yürürlükten Kaldırılma­ sına Dair Kanun Tasarısının Danışma Mec­ lisince Kabul Olunan Metni ve Millî Güven­ lik Konseyi İçişleri Komisyonu Raporu. (D.  Meclisi : 1/557; M. G. Konseyi : 1/510) (D.  Meclisi S. Sayısı : 379; M. G. Konseyi S.  Sayısı : 627) 520:539  2. — 9.7.1945 Tarih ve 4792 Sayılı Sosyal  Sigortalar Kurumu Kanununun Bazı Madde­ lerinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun Ta- Sayfa  sarısı ile Aynı Kanunun 24 üncü Maddesi­ nin Değiştirilmesine Dair Kanun Teklifinin  Danışma Meclisince Ka'bul Olunan Metni ve  Millî Güvenlik Konseyi Sosyal Güvenlik, İş  ve İşçi İlişkileri Komisyonu Raporu. (D.  Meclisi (1/569; 2/57; M. G. Konseyi : 1/497)  |ÇD. Meclisi S. Sayısı : 34*6; M. G. Konseyi  S. Sayısı : 625) 539:543  3. — 1475 Sayılı İş Kanununun Bazı  Maddelerinin Değiştirilmesi Hakkında Ka­ nun Tasarısı ve Danışma Meclisince Ka'bul  Edilen 17 Ekim 1980 Tarih ve 2320 Sayılı  Kanunla Değişik 1475 Sayılı tş Kanununun  14 üncü Maddesinin Bazı Fıkralarında Deği­ şiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi  Metni ite Millî Güvenlik Konseyi Sosyal Gü­ venlik, İs ve İşçi İlişkileri Komisyonu Ra­ poru. (M. G. Konseyi : 1/269;, 2/106; D.  Meclisi : 2/28) (M. G. Konseyi : S. Sayısı :  622; D. Meclisi S. Sayısı : 240) 544:561'  M, G. Konseyi B: 155 25 2 7 s 1983 O : 1  I. — GEÇEN TUTANAK ÖZETİ  25 Temmuz 1983 Pazartesi  öğrencilerle İlgili Bazı Basılı Evrakın Millî Eği­ tim Bakanlığınca Hazırlanması, Bastırılması ve Sa­ tılması Hakkında Kanun Tasarısı (1/537) (S. Sayısı :  619 ve 619'a 1 inci ek) üzerindeki görüşmeler ta­ mamlanarak ka'bul edildi.  Gelecek toplantının yapılacağı gün ve saatin son­ radan tespit edileceği belirtilerek, birleşime saat  14.40'da son verildi.  Necip TORUMTAY  Orgeneral  Millî Güvenlik Konseyi  Genel Sekreteri  BİRİNCİ OTURUM  Açılma Saati : 10.05  BAŞKAN : Kenan EVREN (Cumhurbaşkanı, ve Millî Güvenlik Konseyi Başkanı)  ÜYELER : Orgeneral Nurettin ERSİN (Genelkurmay Başkam ve Millî Güvenlik Konseyi Üyesi)  Orgeneral Tahsin ŞAHINKAYA (Hv. K. K. ve MiIU GüvenUk Konseyi Üyesi)  Oramiral Nejat TÜMER (Dz. K. K. ve MiHî Güvenlik Konseyi Üyesi)  Orgeneral Sedat CELASUN (J. Gn. K. ve MiIU Güvenlik Konseyi Üyesi)  BAŞKAN — Millî Güvenlik Konseyinin 155 inci Birleşimini açıyorum.  II. — KANUN TASJ  1. — 7.1.1932 Tarihli ve 1918 Sayılı Kaçakçılığın  Men ve Takibine Dair Kanunun Bazı Maddelerinin  Değiştirilmesine ve Bu Kanuna Bazı Maddeler Eklen­ mesine ve 12.6.1933 Tarihli 2313 Sayılı Uyuşturucu  Maddelerin Murakabesi Hakkında Kanunun 28 inci  Maddesinin Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Kanun  Tasarısının Danışma Meclisince Kabul Olunan Metni  ve Millî Güvenlik Konseyi İçişleri Komisyonu Rapo­ ru. (D. Meclisi : 1/557; M. G. Konseyi : 1/510) (D.  Meclisi S. Sayısı ; 379; M. G. Konseyi S. Sayısı :  627) (1)  BAŞKAN — Gündemimize göre kanun tasarı ve  tekliflerinin görüşülmesine başlıyoruz.  (1) 627 S. Sayılı Basmayazı Tutanağa eklidir.  i VE TEKLİFLERİ  Eirinci sırada, 7 . 1 . 1932 Tarihli ve 1918 Sayılı  Kaçakçılığın Men ve Takibine Dair Kanunun Bazı  Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna Bazı  Maddeler Eklenmesine ve 12.6.1933 Tarihli 2313 Sa­ yılı Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakkında  Kanunun 28 inci Maddesinin Yürürlükten Kaldırıl­ masına Dair Kanun Tasarısının Danışma Meclisince  Kabul Olunan Metni ve Millî Güvenlik Konseyi İçiş­ leri Komisyonu Raporu yer alıyor.  Bu rapor, 627 Sıra Sayısı ile basılıp dağıtılmıştır.  içişleri Bakanı, Gümrük ve Tekel Bakanı, İçişleri  Komisyonu Sözcüsü ve ilgililer yerlerini aldılar.  Kanun tasarısının tümü üzerinde görüşme açıyo­ rum.  — 520 —
Sayfa 3 -
M, G. Konseyi B: 155 25 2 7 s 1983 O : 1  I. — GEÇEN TUTANAK ÖZETİ  25 Temmuz 1983 Pazartesi  öğrencilerle İlgili Bazı Basılı Evrakın Millî Eği­ tim Bakanlığınca Hazırlanması, Bastırılması ve Sa­ tılması Hakkında Kanun Tasarısı (1/537) (S. Sayısı :  619 ve 619'a 1 inci ek) üzerindeki görüşmeler ta­ mamlanarak ka'bul edildi.  Gelecek toplantının yapılacağı gün ve saatin son­ radan tespit edileceği belirtilerek, birleşime saat  14.40'da son verildi.  Necip TORUMTAY  Orgeneral  Millî Güvenlik Konseyi  Genel Sekreteri  BİRİNCİ OTURUM  Açılma Saati : 10.05  BAŞKAN : Kenan EVREN (Cumhurbaşkanı, ve Millî Güvenlik Konseyi Başkanı)  ÜYELER : Orgeneral Nurettin ERSİN (Genelkurmay Başkam ve Millî Güvenlik Konseyi Üyesi)  Orgeneral Tahsin ŞAHINKAYA (Hv. K. K. ve MiIU GüvenUk Konseyi Üyesi)  Oramiral Nejat TÜMER (Dz. K. K. ve MiHî Güvenlik Konseyi Üyesi)  Orgeneral Sedat CELASUN (J. Gn. K. ve MiIU Güvenlik Konseyi Üyesi)  BAŞKAN — Millî Güvenlik Konseyinin 155 inci Birleşimini açıyorum.  II. — KANUN TASJ  1. — 7.1.1932 Tarihli ve 1918 Sayılı Kaçakçılığın  Men ve Takibine Dair Kanunun Bazı Maddelerinin  Değiştirilmesine ve Bu Kanuna Bazı Maddeler Eklen­ mesine ve 12.6.1933 Tarihli 2313 Sayılı Uyuşturucu  Maddelerin Murakabesi Hakkında Kanunun 28 inci  Maddesinin Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Kanun  Tasarısının Danışma Meclisince Kabul Olunan Metni  ve Millî Güvenlik Konseyi İçişleri Komisyonu Rapo­ ru. (D. Meclisi : 1/557; M. G. Konseyi : 1/510) (D.  Meclisi S. Sayısı ; 379; M. G. Konseyi S. Sayısı :  627) (1)  BAŞKAN — Gündemimize göre kanun tasarı ve  tekliflerinin görüşülmesine başlıyoruz.  (1) 627 S. Sayılı Basmayazı Tutanağa eklidir.  i VE TEKLİFLERİ  Eirinci sırada, 7 . 1 . 1932 Tarihli ve 1918 Sayılı  Kaçakçılığın Men ve Takibine Dair Kanunun Bazı  Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna Bazı  Maddeler Eklenmesine ve 12.6.1933 Tarihli 2313 Sa­ yılı Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakkında  Kanunun 28 inci Maddesinin Yürürlükten Kaldırıl­ masına Dair Kanun Tasarısının Danışma Meclisince  Kabul Olunan Metni ve Millî Güvenlik Konseyi İçiş­ leri Komisyonu Raporu yer alıyor.  Bu rapor, 627 Sıra Sayısı ile basılıp dağıtılmıştır.  içişleri Bakanı, Gümrük ve Tekel Bakanı, İçişleri  Komisyonu Sözcüsü ve ilgililer yerlerini aldılar.  Kanun tasarısının tümü üzerinde görüşme açıyo­ rum.  — 520 —  M< G< Konseyi B : 155 25 . 7 s 1983 O : 1  Komisyon Sözcüsünün bir açıklaması olacak mı?  HÂKİM ALBAY FERİDUN BALATLIOĞLU  (İçişleri Komisyonu Başkanı) — Evet efendim.  BAŞKAN — Buyurun.  HÂKİM ALBAY FERİDUN BALATLIOĞLU  (İçişleri Komisyonu Başkanı) — Çok kısa bir şekilde  arz edeyim Sayın Cumhurbaşkanım.  1932 yılında yürürlüğe giren 1918 sayılı Kaçak­ çılığın Men ve Takibine Dair Kanunun bazı madde­ leri bugüne kadar zaman zaman değişikliğe uğramış  ise de, gerek değişen, gerekse değişmeyen maddelerde  yer alan hükümler, kaçakçılıkla etkili mücadelede  günümüz ihtiyaçlarına cevap veremez hale gelmiştir.  Arz edilen bu ihtiyacı karşılayacak nitelikte yeni  değişiklik ve ilavelere tasarıda yer verilmek, suretiyle,  kanunun etkinlik ve işlerlik vasfı artırılmaya çalışıl­ mıştır. Özellikle, silah ve uyuşturucu maddeler kaçak  eşya kapsamına alınıp ikramiyeye bağlanmak sure­ tiyle, bu maddelerin muhbir ve müsadirleri için daha  özendirici bir ortam yaratılmış ve kaçak eşya ikrami­ yesinin miktar ve ödeme usulleri günün şartlarına uy­ gun hale getirilmiştir.  Kanun kapsamındaki hürriyeti bağlayıcı cezalar  ile para cezalarının tümü artırılmak suretiyle, cezanın  caydırıcılık niteliğine ağırlık verilmiştir.  Zat, aile ve meslek ihtiyacında kullanılmak ama­ cıyla, başkaları tarafından fiilen ithal olunan eşyanın  ticaret amacıyla toplanması, depolanması ve satışa  arzı 1918 sayılı Kanun kapsamına dahil edilerek, bu  konuda yeni pazarlar oluşması önlenmek istenmiştir.  Kaçakçılık davalarına bakacak mahkemeler tasarıda  sıra numarası ile belirlenerek, bu konudaki ihtisasa  ağırlık kazandırılmıştır.  Sayın Cumhurbaşkanım, tasarının birkaç önemli  değişikliğine şimdilik değinilmekle yetinilmiştir. Mad­ delerin müzakerelerine geçildiğinde ve gerektiği tak­ dirde ayrıntılı bilgi arzına amade bulunmaktayız.  Arz ederim.  BAŞKAN — Teşekkür ederim.  Tümü üzerinde başka söz almak isteyen var mı  efendim? Yok.  Tümü üzerindeki görüşmeler tamamlanmıştur.  Maddelere geçil'nuesinıi oylarınıza sunuyorum :  Kalbul edenler... Etmeyenler... Kabul edimiş'tlir.  1 inci ma'dld'eyi okutuyorum :  7.1.1932 Tarihli ve 1918 Sayılı Kaçakçılığın Men ve  Takibine Dair Kanunun Bazı Maddelerinin Değiş­ tirilmesine ve Bu Kanuna Bazı Maddeler Eklenme­ sine ve 12.6.1933 tarihli 2313 Sayılı Uyuşturucu Mad­ delerin Murakabesi Hakkında Kanunun 28 inci Mad­ desinin Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Kanun  Tasarısı  IMADDE 1. — 7.1,1932 tarihli ve 191'8 sayılı Ka­ nunun 1 inci maddesinin (C) fıkrasının «Devlet in­ hisarı altında bulunan maddeleri mezıu'n ve salahiyetM  olmaksızın:» ile başlayan 5 inoi bendi (D) fıkrası ola­ rak ve aynı maddenin (F) fıkrajsı aşağıdaki sekilide  değiştililmişitir.  D) Devlet tekeli altında bulunan maddeleri me­ zun veya. saiîalhiyetli olmaksızın:  1; Türkiye'ye üthal etmek veya ithale 'teşebbüs  etmek;  2i Memleket içinde !bir yerden diğer yere sevk  ve nakletmek;  3. Saklamak;  4. Satılığa çıkarmak veya satmak;  5. Bilerek kabul etmek, satın almak, istimal ve­ ya isMhlak etaıek (tütün ve sigara kâğıttı mutlak ola­ rak);  6. Türkiye daıhiinide imal etmek veya imal için  •hariçten alaıt ve edevat ithal eylemıek veya ithale  teşebbüs etimek veya bu alat veya eldevaltı dalhlMe imal  etmek veya nakletmek veya isitimal etmek veya hıf­ zetmek veyatat failin ne maksatla kullanacağını bi­ lerek tedarik eylemek;  F) (Kanunlara veya mlüsaadelare Mineden her­ hangi 'bir işlem veya aımaç için veya besili şartlarla  geçici kalbull veya geçici muaflık yoluyla ithal olu­ nan eşya ve maddeleri izin almaksızın kanun veya  •m'iHsaa'delerle gösterilen amaç ve şartlar dışında kul­ lanmak veya .devretoek veya süresi içinde ihraç et­ memek; kanunlara veya miülsaıadelere istinaden her­ hangi bir işlem veya amaç için veya 'belli şartlarla  geçlici çıkış yolu ile ihraç edilen eşya ve madıd'elerıin  İhracında veya .tekrar ithalinde anılan kanun ve mü­ saadelerde gösterilen amaç ve şariblara riayet etme­ mek;  .BAŞKAN — Tabiî burada bazı tabirler var, gü- riülmüz Türkçesi'ne uymuyor; ama kanunun diğer  maddeleri bu sekide olduğu için değişiklik yapılmadı,  değil mi?  — 521 —
Sayfa 4 -
M< G< Konseyi B : 155 25 . 7 s 1983 O : 1  Komisyon Sözcüsünün bir açıklaması olacak mı?  HÂKİM ALBAY FERİDUN BALATLIOĞLU  (İçişleri Komisyonu Başkanı) — Evet efendim.  BAŞKAN — Buyurun.  HÂKİM ALBAY FERİDUN BALATLIOĞLU  (İçişleri Komisyonu Başkanı) — Çok kısa bir şekilde  arz edeyim Sayın Cumhurbaşkanım.  1932 yılında yürürlüğe giren 1918 sayılı Kaçak­ çılığın Men ve Takibine Dair Kanunun bazı madde­ leri bugüne kadar zaman zaman değişikliğe uğramış  ise de, gerek değişen, gerekse değişmeyen maddelerde  yer alan hükümler, kaçakçılıkla etkili mücadelede  günümüz ihtiyaçlarına cevap veremez hale gelmiştir.  Arz edilen bu ihtiyacı karşılayacak nitelikte yeni  değişiklik ve ilavelere tasarıda yer verilmek, suretiyle,  kanunun etkinlik ve işlerlik vasfı artırılmaya çalışıl­ mıştır. Özellikle, silah ve uyuşturucu maddeler kaçak  eşya kapsamına alınıp ikramiyeye bağlanmak sure­ tiyle, bu maddelerin muhbir ve müsadirleri için daha  özendirici bir ortam yaratılmış ve kaçak eşya ikrami­ yesinin miktar ve ödeme usulleri günün şartlarına uy­ gun hale getirilmiştir.  Kanun kapsamındaki hürriyeti bağlayıcı cezalar  ile para cezalarının tümü artırılmak suretiyle, cezanın  caydırıcılık niteliğine ağırlık verilmiştir.  Zat, aile ve meslek ihtiyacında kullanılmak ama­ cıyla, başkaları tarafından fiilen ithal olunan eşyanın  ticaret amacıyla toplanması, depolanması ve satışa  arzı 1918 sayılı Kanun kapsamına dahil edilerek, bu  konuda yeni pazarlar oluşması önlenmek istenmiştir.  Kaçakçılık davalarına bakacak mahkemeler tasarıda  sıra numarası ile belirlenerek, bu konudaki ihtisasa  ağırlık kazandırılmıştır.  Sayın Cumhurbaşkanım, tasarının birkaç önemli  değişikliğine şimdilik değinilmekle yetinilmiştir. Mad­ delerin müzakerelerine geçildiğinde ve gerektiği tak­ dirde ayrıntılı bilgi arzına amade bulunmaktayız.  Arz ederim.  BAŞKAN — Teşekkür ederim.  Tümü üzerinde başka söz almak isteyen var mı  efendim? Yok.  Tümü üzerindeki görüşmeler tamamlanmıştur.  Maddelere geçil'nuesinıi oylarınıza sunuyorum :  Kalbul edenler... Etmeyenler... Kabul edimiş'tlir.  1 inci ma'dld'eyi okutuyorum :  7.1.1932 Tarihli ve 1918 Sayılı Kaçakçılığın Men ve  Takibine Dair Kanunun Bazı Maddelerinin Değiş­ tirilmesine ve Bu Kanuna Bazı Maddeler Eklenme­ sine ve 12.6.1933 tarihli 2313 Sayılı Uyuşturucu Mad­ delerin Murakabesi Hakkında Kanunun 28 inci Mad­ desinin Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Kanun  Tasarısı  IMADDE 1. — 7.1,1932 tarihli ve 191'8 sayılı Ka­ nunun 1 inci maddesinin (C) fıkrasının «Devlet in­ hisarı altında bulunan maddeleri mezıu'n ve salahiyetM  olmaksızın:» ile başlayan 5 inoi bendi (D) fıkrası ola­ rak ve aynı maddenin (F) fıkrajsı aşağıdaki sekilide  değiştililmişitir.  D) Devlet tekeli altında bulunan maddeleri me­ zun veya. saiîalhiyetli olmaksızın:  1; Türkiye'ye üthal etmek veya ithale 'teşebbüs  etmek;  2i Memleket içinde !bir yerden diğer yere sevk  ve nakletmek;  3. Saklamak;  4. Satılığa çıkarmak veya satmak;  5. Bilerek kabul etmek, satın almak, istimal ve­ ya isMhlak etaıek (tütün ve sigara kâğıttı mutlak ola­ rak);  6. Türkiye daıhiinide imal etmek veya imal için  •hariçten alaıt ve edevat ithal eylemıek veya ithale  teşebbüs etimek veya bu alat veya eldevaltı dalhlMe imal  etmek veya nakletmek veya isitimal etmek veya hıf­ zetmek veyatat failin ne maksatla kullanacağını bi­ lerek tedarik eylemek;  F) (Kanunlara veya mlüsaadelare Mineden her­ hangi 'bir işlem veya aımaç için veya besili şartlarla  geçici kalbull veya geçici muaflık yoluyla ithal olu­ nan eşya ve maddeleri izin almaksızın kanun veya  •m'iHsaa'delerle gösterilen amaç ve şartlar dışında kul­ lanmak veya .devretoek veya süresi içinde ihraç et­ memek; kanunlara veya miülsaıadelere istinaden her­ hangi bir işlem veya amaç için veya 'belli şartlarla  geçlici çıkış yolu ile ihraç edilen eşya ve madıd'elerıin  İhracında veya .tekrar ithalinde anılan kanun ve mü­ saadelerde gösterilen amaç ve şariblara riayet etme­ mek;  .BAŞKAN — Tabiî burada bazı tabirler var, gü- riülmüz Türkçesi'ne uymuyor; ama kanunun diğer  maddeleri bu sekide olduğu için değişiklik yapılmadı,  değil mi?  — 521 —  M. G, Konseyi B : 155 25 . 7 . 1983 O : 1  HÂKİM ALBAY FERİDUN BAİATLIOĞLU  (tçiçlkri Komisyonu Başkanı) — Evet, Sayın Cumhur­ başkanım.  BAŞKAN — Bunlar yenliden yazılmıyor, sadece  (kanunun Ibazı maddeleri Jdegişltiıri'lliyor. Bu tabirleri bu­ rada değiştirirseniz, diğer maddelerin de değişmesi  gerekir. Onun için mecburen eski tabirlere sadık kal­ dınız*  HÂKİM ALBAY FERİDUN BALATLIOĞLU  (tçişferli Komisyonu iBaşkanı) — Mümkün mertebe  bu talblirllere sadık kalmaya çalıştık ve zorunlu olma­ dıkça bu tabirleri değiştirmedik Sayın Cumhurbaşka­ nım,  (BAŞKAN — (D) fıkrasının altıncı bendi, «Türki- ye dalhiîinde imal1 etömelk veya imal içiin haristen alat  ve ddevat ititıal eylemek veya iıtihale teşdblbüls etmek  veya bu alat veya edevatı...» diye devam ediyor.  Yukarıda «allat ve edevat» diyor, daha sionra aşa- ğıdakli saltada «alat veya edevatı» diyor. Aşağıdaki  ifadeyi de «akit ve edevatı» şdklind'e duzelltelfim, ikisi  ayrı dlsum  ıBu okunan 1 inci madde üzerinde söz atarak is­ teyen var mı?  'Buyurun.  ORGENERAL NECİP TORUMTAY (Millî Gü­ venlik Konseyi Gendi Sekreteri) — Sayın Cumhurbaş­ kanım, 1 indi maddenin beşiinici benldinde, kerre içe- ris'inlde fltültün ve tügara kâğıdı mutlak olarak) ibaresi  var. Bu, diğer maddelerin katiyetimi âdeta zafiyete  uğratıcı mahiyette; sanki diğerleri mutlak depimiş  gîbi. Eğer tensip buyurutesa bu ibare buradan çıka- nlabifo.  Arz ederim.  IBAŞKAN — Ne diyorsunuz?  HAİKÜM ALBAY FERİDUN BALATLIOĞLU  (İçişleri Komisyonu Babanı) — Sayın Culmhurbaışka- nıim, 191'8 sayılı Kanunun birçok yerinde böyle vur- gulîanan maddeler var. Biz de bu kaideye sadık kal­ mak amacıyla bunu aynen muhafaza ettÜk. ki, yürur- lükltdkÜ kanunda da bu aynen böyle parantez içine  alınmış. Sayın Bakamım, biillmem. sebebini arz ederler  mi?  BAŞKAN — Evet, buyurun Sayın Balkan.  GÜMRÜK VE TEKEL BAKANI CAFER TAY­ YAR SADIKLAR — Sayın Cumhurbaşkanım, 1 inci  maddenin beşjinci bendinde, cümle başlarken, «Bile­ rek kafbull etmek» .şarttı var. Burada parantez içine  'aldığımız kı'sıımda, btillse de, biDmeise de mutlak oüa- rak bir mana var. Onlun için o şekilde kalmasımda  fayda var efendim.  BAŞKAN — Yani, diğer maddelerde bilerek ka­ bul e'tmdk, satın almak, isibilmal veya istihlak etmek;  ama sigara ve tütünde bilse de, bilmese de...  GÜMRÜK VE TEKEL BAKANI CAFER TAY­ YAR SADIKLAR — Muitlakiydt aradan geliyor  efendim. Eğer kabul buyurülursa bu şekilde geçme­ sini öneriyoruz. Tensip Yüksek Heydtinizin efendin.  BAŞKAN — Kanunun diğer maiddellerlinde de bu  şekilde geçiyor mu?  «AKİM ALBAY FERİDUN BALATLIOĞLU  (fçiişleni Komisyonu Balkanı) — Genellikle böyle vur- gülanma'sını istddiği konularda parantez açmış efen­ dim. 1918 sayılı Kanunda buna sık silk rastlamak  mümkün Sayın Cuimlhurlbaştkanım.  BAŞKAN — Kanunun eSki ha'llde mi böyle?  HAKİM ALBAY FERİDUN BALATLIOĞLU  (İçişleri Klomıîsyonu Başkanı) — Kanunun eski hail de  böyle Sayın Cumhurbaşkanım.  BAŞKAN — Yukarıda «dDevlet Tekeli altında bu­ lunan m'aidddleri mezun veya salahiyetli olmaktan»  diye başladı ve ithal eltimek, memleket içinde bir yer­ den bir yere sevk etmek, saklamak, satılığa çıkarmak  falan 'diye devam dtti. Ama bunu kabul etmek, sat­ mak, istimal etmek ve istihlak dtimeye gelince, tütöün.  ve sigarayı ayırmış. Bu eskiden beri böyledir. Ben  çocukluğumda da hatırlanim, nederise bu tütünün  üzerinde çok durulurdu; tütün kaçakçılığı, sigara kâ­ ğıdı kaçakçılığı vardı. Sigara kâğıdı bulamadıkları  zaman gazete kâğıdından digara kâğıdı yaparlar, in­ ce kâğıt bulurlardı, falan, ileriden beri nedense si­ gara kâğıdının kaçakçılığına büyük önem veri'lürdy  rakıda, şarapta bu kaldar değildi.  ORAMÎRAL NEJAT TÜMER — Efendim bu­ nun sebebi; herkes kendi tütününü kendisi kurutup,  kıyıp, slgara'sımı kendi imal eder ve Tekel bundan bü­ yük zarar görür. Bunu önlemek için sigara kâğıdının  kaçakçıfli'ğıııın üzerinde her zaman duruflırnuışitur.  BAŞKAN — 1 indi rnaldde üzerimde başka söz al­ mak isteyen var mı? Yok,  Maddeyi oylarınıza sunuyorum : Kabul edenler...  Eümeyenller.,, Kabul edilmüştir.  '2 nci maddeyi okutuyorum :  MADDE 2. — 7.1.1932 tarihli ve 1918 Sayılı Ka­ nunun 3 üncü maddesi aşağıdaki şdkillde değiştiril­ miştir.  Madde 3. — Her mahalll'in en büfyöik mülkiye me­ muru sözleşjmel'i persıonel dahlil1 olmak üzere bilu- — 522 —
Sayfa 5 -
M. G, Konseyi B : 155 25 . 7 . 1983 O : 1  HÂKİM ALBAY FERİDUN BAİATLIOĞLU  (tçiçlkri Komisyonu Başkanı) — Evet, Sayın Cumhur­ başkanım.  BAŞKAN — Bunlar yenliden yazılmıyor, sadece  (kanunun Ibazı maddeleri Jdegişltiıri'lliyor. Bu tabirleri bu­ rada değiştirirseniz, diğer maddelerin de değişmesi  gerekir. Onun için mecburen eski tabirlere sadık kal­ dınız*  HÂKİM ALBAY FERİDUN BALATLIOĞLU  (tçişferli Komisyonu iBaşkanı) — Mümkün mertebe  bu talblirllere sadık kalmaya çalıştık ve zorunlu olma­ dıkça bu tabirleri değiştirmedik Sayın Cumhurbaşka­ nım,  (BAŞKAN — (D) fıkrasının altıncı bendi, «Türki- ye dalhiîinde imal1 etömelk veya imal içiin haristen alat  ve ddevat ititıal eylemek veya iıtihale teşdblbüls etmek  veya bu alat veya edevatı...» diye devam ediyor.  Yukarıda «allat ve edevat» diyor, daha sionra aşa- ğıdakli saltada «alat veya edevatı» diyor. Aşağıdaki  ifadeyi de «akit ve edevatı» şdklind'e duzelltelfim, ikisi  ayrı dlsum  ıBu okunan 1 inci madde üzerinde söz atarak is­ teyen var mı?  'Buyurun.  ORGENERAL NECİP TORUMTAY (Millî Gü­ venlik Konseyi Gendi Sekreteri) — Sayın Cumhurbaş­ kanım, 1 indi maddenin beşiinici benldinde, kerre içe- ris'inlde fltültün ve tügara kâğıdı mutlak olarak) ibaresi  var. Bu, diğer maddelerin katiyetimi âdeta zafiyete  uğratıcı mahiyette; sanki diğerleri mutlak depimiş  gîbi. Eğer tensip buyurutesa bu ibare buradan çıka- nlabifo.  Arz ederim.  IBAŞKAN — Ne diyorsunuz?  HAİKÜM ALBAY FERİDUN BALATLIOĞLU  (İçişleri Komisyonu Babanı) — Sayın Culmhurbaışka- nıim, 191'8 sayılı Kanunun birçok yerinde böyle vur- gulîanan maddeler var. Biz de bu kaideye sadık kal­ mak amacıyla bunu aynen muhafaza ettÜk. ki, yürur- lükltdkÜ kanunda da bu aynen böyle parantez içine  alınmış. Sayın Bakamım, biillmem. sebebini arz ederler  mi?  BAŞKAN — Evet, buyurun Sayın Balkan.  GÜMRÜK VE TEKEL BAKANI CAFER TAY­ YAR SADIKLAR — Sayın Cumhurbaşkanım, 1 inci  maddenin beşjinci bendinde, cümle başlarken, «Bile­ rek kafbull etmek» .şarttı var. Burada parantez içine  'aldığımız kı'sıımda, btillse de, biDmeise de mutlak oüa- rak bir mana var. Onlun için o şekilde kalmasımda  fayda var efendim.  BAŞKAN — Yani, diğer maddelerde bilerek ka­ bul e'tmdk, satın almak, isibilmal veya istihlak etmek;  ama sigara ve tütünde bilse de, bilmese de...  GÜMRÜK VE TEKEL BAKANI CAFER TAY­ YAR SADIKLAR — Muitlakiydt aradan geliyor  efendim. Eğer kabul buyurülursa bu şekilde geçme­ sini öneriyoruz. Tensip Yüksek Heydtinizin efendin.  BAŞKAN — Kanunun diğer maiddellerlinde de bu  şekilde geçiyor mu?  «AKİM ALBAY FERİDUN BALATLIOĞLU  (fçiişleni Komisyonu Balkanı) — Genellikle böyle vur- gülanma'sını istddiği konularda parantez açmış efen­ dim. 1918 sayılı Kanunda buna sık silk rastlamak  mümkün Sayın Cuimlhurlbaştkanım.  BAŞKAN — Kanunun eSki ha'llde mi böyle?  HAKİM ALBAY FERİDUN BALATLIOĞLU  (İçişleri Klomıîsyonu Başkanı) — Kanunun eski hail de  böyle Sayın Cumhurbaşkanım.  BAŞKAN — Yukarıda «dDevlet Tekeli altında bu­ lunan m'aidddleri mezun veya salahiyetli olmaktan»  diye başladı ve ithal eltimek, memleket içinde bir yer­ den bir yere sevk etmek, saklamak, satılığa çıkarmak  falan 'diye devam dtti. Ama bunu kabul etmek, sat­ mak, istimal etmek ve istihlak dtimeye gelince, tütöün.  ve sigarayı ayırmış. Bu eskiden beri böyledir. Ben  çocukluğumda da hatırlanim, nederise bu tütünün  üzerinde çok durulurdu; tütün kaçakçılığı, sigara kâ­ ğıdı kaçakçılığı vardı. Sigara kâğıdı bulamadıkları  zaman gazete kâğıdından digara kâğıdı yaparlar, in­ ce kâğıt bulurlardı, falan, ileriden beri nedense si­ gara kâğıdının kaçakçılığına büyük önem veri'lürdy  rakıda, şarapta bu kaldar değildi.  ORAMÎRAL NEJAT TÜMER — Efendim bu­ nun sebebi; herkes kendi tütününü kendisi kurutup,  kıyıp, slgara'sımı kendi imal eder ve Tekel bundan bü­ yük zarar görür. Bunu önlemek için sigara kâğıdının  kaçakçıfli'ğıııın üzerinde her zaman duruflırnuışitur.  BAŞKAN — 1 indi rnaldde üzerimde başka söz al­ mak isteyen var mı? Yok,  Maddeyi oylarınıza sunuyorum : Kabul edenler...  Eümeyenller.,, Kabul edilmüştir.  '2 nci maddeyi okutuyorum :  MADDE 2. — 7.1.1932 tarihli ve 1918 Sayılı Ka­ nunun 3 üncü maddesi aşağıdaki şdkillde değiştiril­ miştir.  Madde 3. — Her mahalll'in en büfyöik mülkiye me­ muru sözleşjmel'i persıonel dahlil1 olmak üzere bilu- — 522 —  M. G. Konseyi B : 155  mum gümrük ve ,ğümırük muhafaza amir ve memur­ ları, doğrudan doğruya devlet tarafından dıdare edilen  b'Mim'le tekel memurları, emniyet nimetleri sınıfına  •dahil personel, jandarma sulbaıy, astsubay, uzman ça­ vuş ve eratı, Sahil Güvenlik Komutanlığı subay,  aıstsubay ve eratı, kaçakçılığı men ve takip ve tahkik  ile mükelleftirler.  'BAŞKAN — 2 nci madde üzerinde söz almak  isteyen var mı?  Buyurun.  'HÂKİM ALBAY FERİDUN BALATLIOĞLU  (İçişleri Komisyonu Başkanı) — Sayın Cumlhurbaş- kanüm, bu maddeye sadece «Sarîil Güvenlik Komutan­ lığı ilave edildi. Bunun dışında da madde, bugünkü  kadro unvanlarıma uygun biçimde yeniden bir re­ daksiyona tabi tutuldu.  'BAŞKİAN — 2 nci maldde üzerinde başka söz al­ mak isteyen? Yok.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum : Kabul edenler...  Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  3 ündü maddeyi dkutuyorum :  'MADDE 3. — 7.1.1932 (tarihli ve 19118 sayılı Ka­ nunun 7 nci maddesi laşağıdalkii sökükle değiştirilmiş­ tir.  Madde 7. — Kaçak eşya, her türlü silah, mühim­ mat, patlayıcı ve uyuşturucu maddelerin bulunduğu  şüphe edilen her denk veya sandıkta veya nakile ya­ rayan diğer araçlarda arama yapılır.  'BAŞKAN — 3 üncü maldde üzerinde söz almak  isteyen? Ydk.  3 ündü maddeyi oylarınıza sunuyorum : Kabul  edenler.,. Etmeyenler... Kalbul edMlmiiştir.  4 üncü maddeyi okutuyorum :  MADDE 4. — 7.1,19312 tarihti ve 1918 Sayılı Ka­ nunun İli indi maddesinlin üçüncü fıkrası aşağıdaki  şdkilde deği$tiriilm!iştir,  «Dur» ihtarına itaat etmeyen şahıslar hakkında  evvela havaya altes etmek suretiyle bu ihtar tekrar  edilir. Bu ihtara 'da riayet edilmezse 'salahiyetli me­ murlar silah kulanlmaya ydtkilidlir. Ancalk silahla mu­ kabeleye yellteriillntesi veya meşru müdafaa durumuna  düşülmesi veya Bakanlar Kurulunca Iıdas edien em­ niyet ıbölgelerimde dur İhtarına itaat edilmemesi hail­ lerinde sa'lalhıîyetli memurlar doğruca hedefe ateş ede­ bilirler,  iBAŞKlAN — 4 üncü madde üzerinde söz almak  Meyen?.. Ydk,  Maddeyi oylarınıza sunuyorum : Kabul edenler...  Btmeyerfler... Kalbul edimdir.  25 . 7 , 1983 O : 1  5 iinci maddeci dkutuyoıtum :  MADDE 5. — 7JL1932 tarihi ve 1918 sayılı Ka­ nunun 20 ndi maddesi aşağıdaki şekilde degiıştird̂ llmiş- Üir,  Madde 20. — Her ne şekilde olursa olsun hile  yalhüt suiistimali gîbi kanun dışı yollarla veya ger­ çeğe aykırı iher .türlü beyanname veya belge ibrazı  ile gümrüğü yanıltarak muamelesini yaptırmak sure­ tiyle eksik resim veya vergi Ödemek veya vergi veya  resimleri Ödememek, ödenmeksizin ödenmiş veya  muameleli yaptırılîmıış veya vergi Veya resme taibi  olduğu halde muafiyete tabi mal' gibi gösterilmek ve­ ya itlha'Ii yalsak veya tekele taibi b'ir malı, ithali ya­ saklanmamış olarak veya tekel dışında göstermek su­ retiyle, mem'lekete mal veya eşya İltlhal edenler veya  ithale teşdbbüls eyleyeniler iki sendden beş seneye ka­ dar hapis ceziası ile cezalandırılırlıar. Mal veya eşya­ nın da müsaderesine hükmolunur.  Ayrıca vergi veya resimleri noksan verilen mal ve­ ya eşya İçin bu ndksanilığm, vergi veya resimleri öden- ımemiş olan mail veya eşya için de tekmiil vergi veya  •resîmılerin, yasak veya tekele ta'bi madde ve mallar  İçin gütnırüklenmiş piyasa değerinin beş misli ağır pa­ ra cezaisi hükmedilir.  Mal veya eşyanın yalkalanamaması halinde yuka­ rıdaki fıkrada yazılı ağır para cezasına gümrüklen- miş piyasa değeri de ilave olunur.  BAŞKİAN — Bu madde ile ceza miktarları mı ar- Itırıilııyor?  HÂKİM ALBAY FERİDUN BALATLIOĞLU  (İçişleri Komisyonu Başkanı) — Evet efendim, sade­ ce ceza miktarları artırılıyor.  Burada Ibır de, mükellef memurlar hakkında ceza  arinmı bölümü vardı; bu da bir diğer maddeye kay- dıriîlmalk surdtiyle, bu maddeden çıkarıldı; yani uy­ gun maddeye alındı.  Bir de ,60 nci maddeye bir 'yollama vardı, bu yol­ lamayı biz metinden çıkarıp 60 nci madde ile ilgi­ lendirdik,  Değlış'Ükliğîm'îz bundan ibarettir efendim.  'BAŞKAN — Evet.  5 inci madde üzerinde söz almak islteyen var mı?  Ydkitiur,  Maddeyi oylarınıza sunuyorum : Kalbul edenler...  Etmeyenler... Kalbul edilmüşfcir.  6 nci maddeyi okutuyorum :  MADDE 6. — 7.1.1932 tarihli ve 1918 sayılı Ka­ nunun 21 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş­ tir,  523 —
Sayfa 6 -
M. G. Konseyi B : 155  mum gümrük ve ,ğümırük muhafaza amir ve memur­ ları, doğrudan doğruya devlet tarafından dıdare edilen  b'Mim'le tekel memurları, emniyet nimetleri sınıfına  •dahil personel, jandarma sulbaıy, astsubay, uzman ça­ vuş ve eratı, Sahil Güvenlik Komutanlığı subay,  aıstsubay ve eratı, kaçakçılığı men ve takip ve tahkik  ile mükelleftirler.  'BAŞKAN — 2 nci madde üzerinde söz almak  isteyen var mı?  Buyurun.  'HÂKİM ALBAY FERİDUN BALATLIOĞLU  (İçişleri Komisyonu Başkanı) — Sayın Cumlhurbaş- kanüm, bu maddeye sadece «Sarîil Güvenlik Komutan­ lığı ilave edildi. Bunun dışında da madde, bugünkü  kadro unvanlarıma uygun biçimde yeniden bir re­ daksiyona tabi tutuldu.  'BAŞKİAN — 2 nci maldde üzerinde başka söz al­ mak isteyen? Yok.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum : Kabul edenler...  Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  3 ündü maddeyi dkutuyorum :  'MADDE 3. — 7.1.1932 (tarihli ve 19118 sayılı Ka­ nunun 7 nci maddesi laşağıdalkii sökükle değiştirilmiş­ tir.  Madde 7. — Kaçak eşya, her türlü silah, mühim­ mat, patlayıcı ve uyuşturucu maddelerin bulunduğu  şüphe edilen her denk veya sandıkta veya nakile ya­ rayan diğer araçlarda arama yapılır.  'BAŞKAN — 3 üncü maldde üzerinde söz almak  isteyen? Ydk.  3 ündü maddeyi oylarınıza sunuyorum : Kabul  edenler.,. Etmeyenler... Kalbul edMlmiiştir.  4 üncü maddeyi okutuyorum :  MADDE 4. — 7.1,19312 tarihti ve 1918 Sayılı Ka­ nunun İli indi maddesinlin üçüncü fıkrası aşağıdaki  şdkilde deği$tiriilm!iştir,  «Dur» ihtarına itaat etmeyen şahıslar hakkında  evvela havaya altes etmek suretiyle bu ihtar tekrar  edilir. Bu ihtara 'da riayet edilmezse 'salahiyetli me­ murlar silah kulanlmaya ydtkilidlir. Ancalk silahla mu­ kabeleye yellteriillntesi veya meşru müdafaa durumuna  düşülmesi veya Bakanlar Kurulunca Iıdas edien em­ niyet ıbölgelerimde dur İhtarına itaat edilmemesi hail­ lerinde sa'lalhıîyetli memurlar doğruca hedefe ateş ede­ bilirler,  iBAŞKlAN — 4 üncü madde üzerinde söz almak  Meyen?.. Ydk,  Maddeyi oylarınıza sunuyorum : Kabul edenler...  Btmeyerfler... Kalbul edimdir.  25 . 7 , 1983 O : 1  5 iinci maddeci dkutuyoıtum :  MADDE 5. — 7JL1932 tarihi ve 1918 sayılı Ka­ nunun 20 ndi maddesi aşağıdaki şekilde degiıştird̂ llmiş- Üir,  Madde 20. — Her ne şekilde olursa olsun hile  yalhüt suiistimali gîbi kanun dışı yollarla veya ger­ çeğe aykırı iher .türlü beyanname veya belge ibrazı  ile gümrüğü yanıltarak muamelesini yaptırmak sure­ tiyle eksik resim veya vergi Ödemek veya vergi veya  resimleri Ödememek, ödenmeksizin ödenmiş veya  muameleli yaptırılîmıış veya vergi Veya resme taibi  olduğu halde muafiyete tabi mal' gibi gösterilmek ve­ ya itlha'Ii yalsak veya tekele taibi b'ir malı, ithali ya­ saklanmamış olarak veya tekel dışında göstermek su­ retiyle, mem'lekete mal veya eşya İltlhal edenler veya  ithale teşdbbüls eyleyeniler iki sendden beş seneye ka­ dar hapis ceziası ile cezalandırılırlıar. Mal veya eşya­ nın da müsaderesine hükmolunur.  Ayrıca vergi veya resimleri noksan verilen mal ve­ ya eşya İçin bu ndksanilığm, vergi veya resimleri öden- ımemiş olan mail veya eşya için de tekmiil vergi veya  •resîmılerin, yasak veya tekele ta'bi madde ve mallar  İçin gütnırüklenmiş piyasa değerinin beş misli ağır pa­ ra cezaisi hükmedilir.  Mal veya eşyanın yalkalanamaması halinde yuka­ rıdaki fıkrada yazılı ağır para cezasına gümrüklen- miş piyasa değeri de ilave olunur.  BAŞKİAN — Bu madde ile ceza miktarları mı ar- Itırıilııyor?  HÂKİM ALBAY FERİDUN BALATLIOĞLU  (İçişleri Komisyonu Başkanı) — Evet efendim, sade­ ce ceza miktarları artırılıyor.  Burada Ibır de, mükellef memurlar hakkında ceza  arinmı bölümü vardı; bu da bir diğer maddeye kay- dıriîlmalk surdtiyle, bu maddeden çıkarıldı; yani uy­ gun maddeye alındı.  Bir de ,60 nci maddeye bir 'yollama vardı, bu yol­ lamayı biz metinden çıkarıp 60 nci madde ile ilgi­ lendirdik,  Değlış'Ükliğîm'îz bundan ibarettir efendim.  'BAŞKAN — Evet.  5 inci madde üzerinde söz almak islteyen var mı?  Ydkitiur,  Maddeyi oylarınıza sunuyorum : Kalbul edenler...  Etmeyenler... Kalbul edilmüşfcir.  6 nci maddeyi okutuyorum :  MADDE 6. — 7.1.1932 tarihli ve 1918 sayılı Ka­ nunun 21 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş­ tir,  523 —  M< Gd Konseyi B: 155 25 . 7 , 1983 O : 1  Madde 21. — Kaçak zannı ile tutulıan giriş veya  çıkış kaçaıgı eşyanın ve bun'Iann naklinde kullanılan  araçların sahip vöyla taşıyıcıları, eşyanın veya aracın  zaptını mlüteakip;  A) Giriş kaçağı eşya .ile her türlü kaçak eşyanın  naklinde kullanılan yabancı vasıtamın gümrük idare­ since tespit ed'M'ecdk gjümrüklenımiş değerine,  'B) Çıkış kaçağı eşya ile, her türlü kaçak eşyanın  naklinde kullanılan millîleşmiş veya yerili nakil vasıta­ sının, malhallin en büyük m'ülkî amiri veya görevlen­ direceği mıemurum başkanlığımda, gümrük ve hazine  yeftkiiilleri 'ile belediye temsilcisi ve varsa Ticaret  Odası temsilcisinden oluşan heyet marifeti ile tespit  edilen FOB değerine,  Muadil bir meblağı depozito ederek veya kanunî  faizi de kapsayacak şekilde muteber banlka mektubu  veya hazine tahvil ve bonolarımı teminat göstererek,  eşya ve aracın teslimini gümrük idarelerinden veya  ydtlkili ve görevli adlî mercilerden isteyebilirler.  'Bu istem söz 'konusu eşya ve aracın, benzeri ka­ çak eşyanın ve aracın sürümümü kolaylaşftıracak ne­ viden olup olmadığı, dış ticaret rejimi ve 1567 sa­ yılı Türk Parasının Kıymetini Korumla Hakkımda Ka­ nun ve kararlara aykırılık teşkil 'edip etmediği yön­ lerinden, gümrük idaresii tarafımdan incdenerefk bu  husustaki görüşleri ile birlikte adlî mercilere intikal  ettirilir,  Yukardalki esaslarla birlikte eşya veya 47 nci mad­ deye göre zapte'dillen taşıma aracının muhafazasının  gerekip gerekmediği de nazara alınarak, kaçak eşya  ve aracın teslim edtölip edilmeyeceği, hazırlık soruştur­ ması sırasında malıaülî asliye ceza mahkemesince ev­ rak üzerinde, duruşma sırasında ise yetkıil'i ve görevli  mialh'kemıece eşya ve taşıma aracı ile, ilgili olarak yar­ gılama esnasında gerek duyulacak niteTikl'eri belirtir  bir tespit raporumun istihsalini müteakip karara bağ- flanır.,  Teslim istemi doğrudan aidlî mercilere yapılmış  ise, yukarıda belirtilen hususlar hakkında gümrük  •İdaresinin görüşleri alındıiktam sionra karar verilir.  ÖZel olarak kaçalk eşya naklinde küllanıtaalk üze­ re gizli tertibatla ınücelhhez .olan vasıtalar teslim edil­ mez,  BAŞKAN — «B» fıkrasında «eşyanın naklimde  kullanılan millîleşmiş veya yerili nakil vasıtası» deni­ yor. Buradaki, «millîleşmiş nakil vasıtası» nasıl olu­ yor?  ORHAN K. YÜZBAŞIOĞLU (Gümrük ve Te­ kel Bakanlığı Temsilcisi) — Sayım Oımhurbaşkanıimı,  gümrük vergi ve resimleri ödenip gümrük muamele­ leri ikmal edilince, buna gümrük lisanında «milllîleş- me» tabir ederiz. Yurt dışında üretilmiş yabancı bir  araç, bir vatandaşımız tarafından veya herhangi biri  tarafımdan gümrüğe getirilmiş, beyan edilmiş, gümırük  formaliteleri bitirilmiş, istenen vergi ve resimler hep­ si ödenmiş, gümrükle hiçbir ilgisi kalmami'ş ise «mil­ lîleşmiş» bir araçtır, «millî» değil. Ancak burada üre­ tilen yeril araç «millî» bir ançtır. Gümrük işlemleri  yönünden biz bu tefriki yaparız. Gümrük muamele­ leri büütüği' anlda «millîleşmiş» oluyor; yani millî de­ ğil de, sonradan «mİllîleşîyor». Buna yurt diışınıda  «Serbest dolaşımda bulunma» derler. Biz o tabiri kul- larimadığımız için, «mlillîleşımiıp) tabirini kulilanıyo- ruıZj  ıBAŞKAN — Evet.  6 nci midide üzerimde söz  Yokltur.  Maddeyi oylarınıza sunuyohım : Kabul edenler...  Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  7 nci maddeyi okutuyorum  'MADDE 7. — 7J1.1I9312 tarflhlı ve 1918 sayılı Ka­ nunun 22 nc!i maddesinin dörpüncü fıkrası aşağıda­ ki sekilide değiştirilmiştir.  almak isteyen var mı?  Ölüm, af veya Zamanaşımı  kındaki ceza Soruşturma veya  sebebiyle sanık hak- ko'vuşturmasınım deva­ mına imkân kalmayan hallerdi î, Cumhuriyet Savcısı  Veya ilgili idare dava konusu eşyamın müsaderesini  görevli mahkemeden talep eder. GörövÜ'i malhkeme- oe; tekele tabi eşya ile yasak veya gümrük kaçağı eş­ ya olduğu tespit edilenlerin müsaderesine, bunlar dı­ şındaki eşyanın iadesine Ceza Mulhakemelerİ Usulü  Kanununun 392 ve sonraki maddelerinde öngörülen  usu! dairesinde karar verilir,  (BAŞKAN — 7 nci madde üzerimde söz almak  isteyen var mı? Yoklüur.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum : Kabul edenler...  Etmeyenler... Kalbuil edilmiştir.  8 inci maddeyi okutuyorum :  'MADDE 8. — 7.1J1932 tarihM ve 19118 sayılı  Kamunun 23 ündü maddesinin Jkinıcİ fıkrasının 3 nu­ maralı bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  3. iSaltıtaasi' veya kullanılması yasak olmayan,  kaçak maddeler ait olduğu en yakım Gümrük veya Te­ kel İdaresine, bulunmayan yerlerde mal memurluğu­ na belge karşılığı- teslim olunur.  Yukarıdaki hükümler, gümrüklerce tutulan ya­ sak veya tekele tab'i eşya Ve maddeler hakkımda dahi  caridir^  — 524 —
Sayfa 7 -
M< Gd Konseyi B: 155 25 . 7 , 1983 O : 1  Madde 21. — Kaçak zannı ile tutulıan giriş veya  çıkış kaçaıgı eşyanın ve bun'Iann naklinde kullanılan  araçların sahip vöyla taşıyıcıları, eşyanın veya aracın  zaptını mlüteakip;  A) Giriş kaçağı eşya .ile her türlü kaçak eşyanın  naklinde kullanılan yabancı vasıtamın gümrük idare­ since tespit ed'M'ecdk gjümrüklenımiş değerine,  'B) Çıkış kaçağı eşya ile, her türlü kaçak eşyanın  naklinde kullanılan millîleşmiş veya yerili nakil vasıta­ sının, malhallin en büyük m'ülkî amiri veya görevlen­ direceği mıemurum başkanlığımda, gümrük ve hazine  yeftkiiilleri 'ile belediye temsilcisi ve varsa Ticaret  Odası temsilcisinden oluşan heyet marifeti ile tespit  edilen FOB değerine,  Muadil bir meblağı depozito ederek veya kanunî  faizi de kapsayacak şekilde muteber banlka mektubu  veya hazine tahvil ve bonolarımı teminat göstererek,  eşya ve aracın teslimini gümrük idarelerinden veya  ydtlkili ve görevli adlî mercilerden isteyebilirler.  'Bu istem söz 'konusu eşya ve aracın, benzeri ka­ çak eşyanın ve aracın sürümümü kolaylaşftıracak ne­ viden olup olmadığı, dış ticaret rejimi ve 1567 sa­ yılı Türk Parasının Kıymetini Korumla Hakkımda Ka­ nun ve kararlara aykırılık teşkil 'edip etmediği yön­ lerinden, gümrük idaresii tarafımdan incdenerefk bu  husustaki görüşleri ile birlikte adlî mercilere intikal  ettirilir,  Yukardalki esaslarla birlikte eşya veya 47 nci mad­ deye göre zapte'dillen taşıma aracının muhafazasının  gerekip gerekmediği de nazara alınarak, kaçak eşya  ve aracın teslim edtölip edilmeyeceği, hazırlık soruştur­ ması sırasında malıaülî asliye ceza mahkemesince ev­ rak üzerinde, duruşma sırasında ise yetkıil'i ve görevli  mialh'kemıece eşya ve taşıma aracı ile, ilgili olarak yar­ gılama esnasında gerek duyulacak niteTikl'eri belirtir  bir tespit raporumun istihsalini müteakip karara bağ- flanır.,  Teslim istemi doğrudan aidlî mercilere yapılmış  ise, yukarıda belirtilen hususlar hakkında gümrük  •İdaresinin görüşleri alındıiktam sionra karar verilir.  ÖZel olarak kaçalk eşya naklinde küllanıtaalk üze­ re gizli tertibatla ınücelhhez .olan vasıtalar teslim edil­ mez,  BAŞKAN — «B» fıkrasında «eşyanın naklimde  kullanılan millîleşmiş veya yerili nakil vasıtası» deni­ yor. Buradaki, «millîleşmiş nakil vasıtası» nasıl olu­ yor?  ORHAN K. YÜZBAŞIOĞLU (Gümrük ve Te­ kel Bakanlığı Temsilcisi) — Sayım Oımhurbaşkanıimı,  gümrük vergi ve resimleri ödenip gümrük muamele­ leri ikmal edilince, buna gümrük lisanında «milllîleş- me» tabir ederiz. Yurt dışında üretilmiş yabancı bir  araç, bir vatandaşımız tarafından veya herhangi biri  tarafımdan gümrüğe getirilmiş, beyan edilmiş, gümırük  formaliteleri bitirilmiş, istenen vergi ve resimler hep­ si ödenmiş, gümrükle hiçbir ilgisi kalmami'ş ise «mil­ lîleşmiş» bir araçtır, «millî» değil. Ancak burada üre­ tilen yeril araç «millî» bir ançtır. Gümrük işlemleri  yönünden biz bu tefriki yaparız. Gümrük muamele­ leri büütüği' anlda «millîleşmiş» oluyor; yani millî de­ ğil de, sonradan «mİllîleşîyor». Buna yurt diışınıda  «Serbest dolaşımda bulunma» derler. Biz o tabiri kul- larimadığımız için, «mlillîleşımiıp) tabirini kulilanıyo- ruıZj  ıBAŞKAN — Evet.  6 nci midide üzerimde söz  Yokltur.  Maddeyi oylarınıza sunuyohım : Kabul edenler...  Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  7 nci maddeyi okutuyorum  'MADDE 7. — 7J1.1I9312 tarflhlı ve 1918 sayılı Ka­ nunun 22 nc!i maddesinin dörpüncü fıkrası aşağıda­ ki sekilide değiştirilmiştir.  almak isteyen var mı?  Ölüm, af veya Zamanaşımı  kındaki ceza Soruşturma veya  sebebiyle sanık hak- ko'vuşturmasınım deva­ mına imkân kalmayan hallerdi î, Cumhuriyet Savcısı  Veya ilgili idare dava konusu eşyamın müsaderesini  görevli mahkemeden talep eder. GörövÜ'i malhkeme- oe; tekele tabi eşya ile yasak veya gümrük kaçağı eş­ ya olduğu tespit edilenlerin müsaderesine, bunlar dı­ şındaki eşyanın iadesine Ceza Mulhakemelerİ Usulü  Kanununun 392 ve sonraki maddelerinde öngörülen  usu! dairesinde karar verilir,  (BAŞKAN — 7 nci madde üzerimde söz almak  isteyen var mı? Yoklüur.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum : Kabul edenler...  Etmeyenler... Kalbuil edilmiştir.  8 inci maddeyi okutuyorum :  'MADDE 8. — 7.1J1932 tarihM ve 19118 sayılı  Kamunun 23 ündü maddesinin Jkinıcİ fıkrasının 3 nu­ maralı bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  3. iSaltıtaasi' veya kullanılması yasak olmayan,  kaçak maddeler ait olduğu en yakım Gümrük veya Te­ kel İdaresine, bulunmayan yerlerde mal memurluğu­ na belge karşılığı- teslim olunur.  Yukarıdaki hükümler, gümrüklerce tutulan ya­ sak veya tekele tab'i eşya Ve maddeler hakkımda dahi  caridir^  — 524 —  \  M< G, Konseyi B : 155 25 . 7 , 1985 O : 1  IBu maddelerin ilglİi İdarelere teVdinde, bedel ve  resim araınmaz.  BAŞKAN — 8 inci madde üzerinde söz almak is- ıteyen var mı? Yoktur.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum : Kabul edenler...  Etmeyenler... Kalbuil edilmiştir.  9 uncu maddeyi okutuyorum :  MADDE 9. — 7.1.1932 tarihli ve 1918 saydı Ka­ nunun 26 ncı maddesinin 1 ve 2 nci fıkraları aşa­ ğıdaki şekilde değiştirilmjşjtir,  Kaçakçılık maksadıyla teşekkül vücuda götürenler  (ile idare ederiîer beş senetten yedi seneye kadar ha­ pis ve yüzbiın liradan aşağı olmamak üzere ağır para  cezaisıyla cezalandırılırlar.  Birinci fıkrada yazalı teşekküle mücerret katılan­ lar ha'kkıdda üç sendden beş seneye kadar hapis ve el- lilbin liraklan aşağı olmamak üzere ağır para cezası  hulkmiolunvır*  BAŞKAN — Bu cezaî maddeler, eski kanunda  ıbir sıra numarası talkip etmiyor mu; «ceza hükümleri»  diye?  OÜMRÜK VE TEKEL BAKANI CAFER TAY­ YAR SADIKLAR — Etmiyor efendim, araya ser- piışitlir'ilımliş.  BAŞKAN — Evet, araya serpiştirilmiş, öyle an­ laşılıyor; çünkü bir bakıyorsunuz yasak geliyor, ar- kasııridan bftr ceza. Halbuki şimdiki yasalda «ceza hü­ kümleri» aynidir.  Zannediyorum burakla ceza hükümleri artırıldı  değil mi?  HÂİKÎM ALBAY FERİDUN BALATLIOĞLU  (İçişleri Kornlîsyonu Başkanı) — Evet efendim, 5 yıll  iken 7 yıl, 3 yıl iken 5 yıl oldu.  Evet, para cezası da o nispette artı-BAŞKAN  rılıdı talbiiî.  9 uncu ma'dde üzerinde başka söz almak isteyen  var mı? Yoktur.  9 uncu maddeyi oylarınıza sunuyorum : Kabul  edenler... Eltim'eyenfer... Kabul edillmıişıtir.  10 uncu maddeyi okultuyoruım :  MADDE 10. — 7.1.1932 tarihli ve 1918 sayılı Ka­ nunun 27 nci mafddesi aşağıdaki şekilde değiştİriilJnİş- Uir,  Madde 27. — Kaçakçılık suçu, kaçakçılık maksa­ dıyla teşekkül vücûda getirenler ile idare edenler ve­ ya teşekküle mensup olanlar tarafıridan işlenirse fa*  ler halklkı'nda on seneden onlbeş seneye kadar ağır ha­ pis cezaisiina hükmolunur.  — 525 —  Birinci fıkradaki hail dışında ilki veya daha fazla  kimselerin toplu olarak kaçakçılık yapmaları halinde,  sekiz seneden ortiki seneye kadar ağır hapis cezasına  hükmolıunur.,  iBMnci ve ikindi Meralarda hükmolunacak ağır  hap'is cezasıyla beralber tekel maddeleri için CİF de­ ğer* ile birlikte hususî kanunlarındaki paıra cezaları ve­ ya resim tutarının, eşya kaçakçılığı için de gümirükleın- miş değerinin beş misillinden ve yasak eşya ve madde­ ler için de Ibunlartn değerinin on misinden aşağı ol- maJmak üzere ağır para cezasına hükmolunur. Kaçak  eşya ve maddeler de .müsadere edilir.  'Eşya ve malddelerin müsadere ed'ilemernesıi veya ya­ sak eşya ve maddelerden sayılması veya bunlar için  'hususî kanunların'da para cezası tayin ediîmemiiş ol­ ması hallerinide hükmolunacak para cezasına • bunla­ rın gümrüiklenmiş piyasa değerinin beş misli ve yasak  eşya ve malddeler için de bunların piyasa değerinin  on misli mıiktarınoa meblâğ ilave olunur .  Bu Kanunun 20, 25 ve 26 ncı maddeleriyle bu  maddede yazılı suçlanın kaçakçılığın men, takip ve  'tahkikiyle mükellef memurlar tarafından işlenmıesü  veya işleyenlere yardım veya büerek müsamaha edil­ mesi hallerinde mezkûr maddelerde yazılı olan ceza­ lar bir müsli ve bunlar haricinde kalan diğer memur  ve müstahdemler taralından işlenmesi halinde yan  nispetimde artırılır.  BAŞKAN — 10 uncu malde üzerinde söz almak  îslteyen var mı? Yoktur.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum : Kabul edenler...  Etmeyenler.,. Kalbul edilmiştir.  11 İnci mıaddeyli okutuyorum :  MADDE 11. — 7.1.1932 tarihli ve 1918 sayılı  Kanunun 29 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değişti- rilmüştür.  Madde 29. — Kaçakçılık suçunun devlettin siyasî  veya malî veya iktisadî veya askerî veya idarî güven­ liğini bozacak niieeliilktoe' olması halinde fail yirmi se­ netten aşağı olmamak üzere ağır hapis ve yukarıdaki  maddelerde yazılı nispetler dairesinde para cezalan ile  cezalandırılır ve ayrıca kaçak eşya da müsadere edi­ lir;  BAŞKAN — 11 inci madde üzerinde söz almak  îiteyen var mı? Yoktur,  Maddeyıi oylarınıza sunuyorum : Kabul edenler...  Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  12 nci maddeyi okutuyorum :  MADDE 12. — 7.1.1932 tarihli ve 1918 sayılı  Kanunun 32 nci maddesi aşağrtdakü şekilde değiştiril  mistir*
Sayfa 8 -
\  M< G, Konseyi B : 155 25 . 7 , 1985 O : 1  IBu maddelerin ilglİi İdarelere teVdinde, bedel ve  resim araınmaz.  BAŞKAN — 8 inci madde üzerinde söz almak is- ıteyen var mı? Yoktur.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum : Kabul edenler...  Etmeyenler... Kalbuil edilmiştir.  9 uncu maddeyi okutuyorum :  MADDE 9. — 7.1.1932 tarihli ve 1918 saydı Ka­ nunun 26 ncı maddesinin 1 ve 2 nci fıkraları aşa­ ğıdaki şekilde değiştirilmjşjtir,  Kaçakçılık maksadıyla teşekkül vücuda götürenler  (ile idare ederiîer beş senetten yedi seneye kadar ha­ pis ve yüzbiın liradan aşağı olmamak üzere ağır para  cezaisıyla cezalandırılırlar.  Birinci fıkrada yazalı teşekküle mücerret katılan­ lar ha'kkıdda üç sendden beş seneye kadar hapis ve el- lilbin liraklan aşağı olmamak üzere ağır para cezası  hulkmiolunvır*  BAŞKAN — Bu cezaî maddeler, eski kanunda  ıbir sıra numarası talkip etmiyor mu; «ceza hükümleri»  diye?  OÜMRÜK VE TEKEL BAKANI CAFER TAY­ YAR SADIKLAR — Etmiyor efendim, araya ser- piışitlir'ilımliş.  BAŞKAN — Evet, araya serpiştirilmiş, öyle an­ laşılıyor; çünkü bir bakıyorsunuz yasak geliyor, ar- kasııridan bftr ceza. Halbuki şimdiki yasalda «ceza hü­ kümleri» aynidir.  Zannediyorum burakla ceza hükümleri artırıldı  değil mi?  HÂİKÎM ALBAY FERİDUN BALATLIOĞLU  (İçişleri Kornlîsyonu Başkanı) — Evet efendim, 5 yıll  iken 7 yıl, 3 yıl iken 5 yıl oldu.  Evet, para cezası da o nispette artı-BAŞKAN  rılıdı talbiiî.  9 uncu ma'dde üzerinde başka söz almak isteyen  var mı? Yoktur.  9 uncu maddeyi oylarınıza sunuyorum : Kabul  edenler... Eltim'eyenfer... Kabul edillmıişıtir.  10 uncu maddeyi okultuyoruım :  MADDE 10. — 7.1.1932 tarihli ve 1918 sayılı Ka­ nunun 27 nci mafddesi aşağıdaki şekilde değiştİriilJnİş- Uir,  Madde 27. — Kaçakçılık suçu, kaçakçılık maksa­ dıyla teşekkül vücûda getirenler ile idare edenler ve­ ya teşekküle mensup olanlar tarafıridan işlenirse fa*  ler halklkı'nda on seneden onlbeş seneye kadar ağır ha­ pis cezaisiina hükmolunur.  — 525 —  Birinci fıkradaki hail dışında ilki veya daha fazla  kimselerin toplu olarak kaçakçılık yapmaları halinde,  sekiz seneden ortiki seneye kadar ağır hapis cezasına  hükmolıunur.,  iBMnci ve ikindi Meralarda hükmolunacak ağır  hap'is cezasıyla beralber tekel maddeleri için CİF de­ ğer* ile birlikte hususî kanunlarındaki paıra cezaları ve­ ya resim tutarının, eşya kaçakçılığı için de gümirükleın- miş değerinin beş misillinden ve yasak eşya ve madde­ ler için de Ibunlartn değerinin on misinden aşağı ol- maJmak üzere ağır para cezasına hükmolunur. Kaçak  eşya ve maddeler de .müsadere edilir.  'Eşya ve malddelerin müsadere ed'ilemernesıi veya ya­ sak eşya ve maddelerden sayılması veya bunlar için  'hususî kanunların'da para cezası tayin ediîmemiiş ol­ ması hallerinide hükmolunacak para cezasına • bunla­ rın gümrüiklenmiş piyasa değerinin beş misli ve yasak  eşya ve malddeler için de bunların piyasa değerinin  on misli mıiktarınoa meblâğ ilave olunur .  Bu Kanunun 20, 25 ve 26 ncı maddeleriyle bu  maddede yazılı suçlanın kaçakçılığın men, takip ve  'tahkikiyle mükellef memurlar tarafından işlenmıesü  veya işleyenlere yardım veya büerek müsamaha edil­ mesi hallerinde mezkûr maddelerde yazılı olan ceza­ lar bir müsli ve bunlar haricinde kalan diğer memur  ve müstahdemler taralından işlenmesi halinde yan  nispetimde artırılır.  BAŞKAN — 10 uncu malde üzerinde söz almak  îslteyen var mı? Yoktur.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum : Kabul edenler...  Etmeyenler.,. Kalbul edilmiştir.  11 İnci mıaddeyli okutuyorum :  MADDE 11. — 7.1.1932 tarihli ve 1918 sayılı  Kanunun 29 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değişti- rilmüştür.  Madde 29. — Kaçakçılık suçunun devlettin siyasî  veya malî veya iktisadî veya askerî veya idarî güven­ liğini bozacak niieeliilktoe' olması halinde fail yirmi se­ netten aşağı olmamak üzere ağır hapis ve yukarıdaki  maddelerde yazılı nispetler dairesinde para cezalan ile  cezalandırılır ve ayrıca kaçak eşya da müsadere edi­ lir;  BAŞKAN — 11 inci madde üzerinde söz almak  îiteyen var mı? Yoktur,  Maddeyıi oylarınıza sunuyorum : Kabul edenler...  Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  12 nci maddeyi okutuyorum :  MADDE 12. — 7.1.1932 tarihli ve 1918 sayılı  Kanunun 32 nci maddesi aşağrtdakü şekilde değiştiril  mistir*  M. G. Konseyi B : 155 25 * 7 1983 O : 1  iMaldde 32. — Kaçak eşya veya maddelerin yaka­ lanması gibi herhangi bir tehlikeye karşı sigorta ya­ panlar iıl'e yaptıranlar İki seneden beş sieneye kaidar  hasip ve yüzfoin lira'dan aşağı otoıamalk üzere ağır  para cezasıyla cezalandırıllrrlar ve ayrıca bu suretle  sigorta yapan müesseseden yüzlbin liradan aşağı oltriia- malk üzere hükmedilecek ağır para cezası tataîî edi­ lir ve Türlkiiye dahilinde sigortacılık yapmaları mienıo- lumur*  BAŞKAN — 12 nci madde üzerinde söz almak  İsteyen var mı? Yldk)tuır<  Maddeyi oylarımıza sunuyorum : Kabul edenler...  Etmeyenler... Kalbul edilmiştir.  1'3 ündü maddeyi olkultuyorum :  MADDE 13. — 7.1.1932 tarihli ve 19Ü8 sayılı  Kanunun 33 üncü maddesine 1Î2-6J197İ9 tarihli ve 2248  sayılı Kanunla eklenen dk fıikra aışağıdalci şekilde değiş- tirifenıiışlir.- •  Bu Kanunda öngörülen suçlar işlendiği tarilhlte, gi- rîşlüe tekel kaçağı maddelerin 'hususî kanunlarında ya­ zılı para cezası veya nesini ile CİF değeri toplaımı,  gümrülk kaçağı eşyamın gümrüklenmiş değeri; bunla­ rın çıikıişırida ve yeril tekel mallarımda FOB değeri  pelk fahiş ise mahlkeme fiile mahsus olan cezayı ya­ nsına kaidar artırır ve eğer hafif ilse yarasına ve eğer  pek hafif İse üçte birine kadar ekşitir. Eğer fail bu  Kanunlda yaizıilı suçlardan 'dolayı mülkerrir ise, cezası  imdİrilrnıez.  BAŞKAN — Bu «Ihaifif ile» «pek hafif» konusu­ nu bumdan evvel! de görüşmüştük.  HÂKltM ALBAY FERİDUN BALATLIOĞLU  (İçişleri Komlsydnu Başkanı) — Sayın Gumhurbaş- ikanım, buraya bir d!e «FOB» değeri eklenmiştir; yü­ rürlükteki yasada FOB değeri tespiti yoktu efendim,  «CİF» değeri varidi/  BAŞKAN — Esasında, kanunlarda «CİF» değe­ ri, «FOB» değeri yazmamak lazım; bunun Türkçe'­ sini yazmak/ta fayda var. Herlkes «FOB»u, «CİF»!  bilmeyebilir veya ikerre içinde bir defasında izah et­ meli, ondan sdnra aynen yazmalı. Ama kanunun baş- 'lanlgıcmda tarifi yapılmazsa, herkesin anlaması müm- 'kü'n dlmaz.  13 üncü maldde üzerinde başka söz almıalk isteyen  var mı? YdkJtur,  Maddeyi oylarınıza sunuyorum : Kalbul edenler...  Bteeyenller... Kalbul edilmiştir.  14 ündü maddeyi olkultuyorum :  MADDE 14. — 7.1.1932 tarihli ve 1918 sayılı Ka­ nunun 34 üncü maddesi aşağılda'kİ şekilde değiştiril- mîşlfc ,  Madde 34. — G'ümriik veya tekel idarelerinin mü­ hür veya damga veya a'lamelti farikalarını veya band­ rol veya etiketlerimi taklit veya tahrif veya konul­ duğu eşyadan fek veya tebdil1 ederek veya çalarak  yalhult bunların salhlte veya çalımlmıişlaranı tedarik eyle­ yerek kaçak maddelerde kullananların hareketleri ka­ çakçılık sayılır ve 25 inci maddenin 3 ündü fıkrasında  yazılı ceza hü'klm'e'diilme'kle beraber, bu suçun Türle  Ceza Kanununda muayyen olan cezası ile de ayrıca  cezalanldııolır.  Yukarıdaki fııkralda yazılı alamet veya bandrol ve  etiketleri salahiyet ve mezuniydfilerı olmaksızın ba'sam- ilar veya satanlar veya saklayanlara bir seneden üç se­ neye kadar hapis cezası hlükmıdiünur.  'Bu maddede yazılı fiiller ilgili memurlar tarafın­ dan işlenmiş ise, ceza İki kat olarak hükmiolünur.  BAŞKAN — 14 üncü madde üzerinde söz almak  İslteyen var mı? Yoktur.  Madıdeyi oylarınıza sunuyorum : Kabul edenler...  Etmeyenler... Kalbul edilmiştir.  15 inci maddeyi okutuyorum :  MADDE 15. — 7.1; 1932 tarihli ve 191'8 sayılı  Kanunun 41 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştiril­ miştir.  Madde 40. — ;Bu Kanu'na göre iki yıl veya daha  yukarı hürriyeti bağlayıcı bir ceza ile mahkûmiyet  halinde, bir seneden üç seneye kadar olmak ve ka­ çakçılığa müsait mıntıkalar disınfda infaz edilmek  üzere genel güvenlik gözetimli altında bulundurulmak  cezasına da hükmolumun  'Kaçakçılık suçlarımın mıükerrirleri hakkında, hür­ riyeti bağlayıcı cezanın miktarıma bakılmaksızın aynı  hüküm uygulanır.  BAŞKAN — 15 inci maidde üzerinde söz almak  islteyen var mı? Ydktur.  'Maddeyi oylarınıza sunuyorum : Kabul edenler...  Etmeyenler... Kalbul edimlişitir.  16 ncı malddeyi dkultuyorum :  ' İMADDE 16. — 7,1:1932 tarihli ve 1918 sayılı  Kanunun 41 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştiril- mi'şltirv  'Madde 41. — Pdsta sürücüleri, kaptanlar, gemi  adamları vesair kara, deniz, nehir ve havada nakliyat  yapan .şahıs veya idare veya şirketlerin memur ve  526 —
Sayfa 9 -
M. G. Konseyi B : 155 25 * 7 1983 O : 1  iMaldde 32. — Kaçak eşya veya maddelerin yaka­ lanması gibi herhangi bir tehlikeye karşı sigorta ya­ panlar iıl'e yaptıranlar İki seneden beş sieneye kaidar  hasip ve yüzfoin lira'dan aşağı otoıamalk üzere ağır  para cezasıyla cezalandırıllrrlar ve ayrıca bu suretle  sigorta yapan müesseseden yüzlbin liradan aşağı oltriia- malk üzere hükmedilecek ağır para cezası tataîî edi­ lir ve Türlkiiye dahilinde sigortacılık yapmaları mienıo- lumur*  BAŞKAN — 12 nci madde üzerinde söz almak  İsteyen var mı? Yldk)tuır<  Maddeyi oylarımıza sunuyorum : Kabul edenler...  Etmeyenler... Kalbul edilmiştir.  1'3 ündü maddeyi olkultuyorum :  MADDE 13. — 7.1.1932 tarihli ve 19Ü8 sayılı  Kanunun 33 üncü maddesine 1Î2-6J197İ9 tarihli ve 2248  sayılı Kanunla eklenen dk fıikra aışağıdalci şekilde değiş- tirifenıiışlir.- •  Bu Kanunda öngörülen suçlar işlendiği tarilhlte, gi- rîşlüe tekel kaçağı maddelerin 'hususî kanunlarında ya­ zılı para cezası veya nesini ile CİF değeri toplaımı,  gümrülk kaçağı eşyamın gümrüklenmiş değeri; bunla­ rın çıikıişırida ve yeril tekel mallarımda FOB değeri  pelk fahiş ise mahlkeme fiile mahsus olan cezayı ya­ nsına kaidar artırır ve eğer hafif ilse yarasına ve eğer  pek hafif İse üçte birine kadar ekşitir. Eğer fail bu  Kanunlda yaizıilı suçlardan 'dolayı mülkerrir ise, cezası  imdİrilrnıez.  BAŞKAN — Bu «Ihaifif ile» «pek hafif» konusu­ nu bumdan evvel! de görüşmüştük.  HÂKltM ALBAY FERİDUN BALATLIOĞLU  (İçişleri Komlsydnu Başkanı) — Sayın Gumhurbaş- ikanım, buraya bir d!e «FOB» değeri eklenmiştir; yü­ rürlükteki yasada FOB değeri tespiti yoktu efendim,  «CİF» değeri varidi/  BAŞKAN — Esasında, kanunlarda «CİF» değe­ ri, «FOB» değeri yazmamak lazım; bunun Türkçe'­ sini yazmak/ta fayda var. Herlkes «FOB»u, «CİF»!  bilmeyebilir veya ikerre içinde bir defasında izah et­ meli, ondan sdnra aynen yazmalı. Ama kanunun baş- 'lanlgıcmda tarifi yapılmazsa, herkesin anlaması müm- 'kü'n dlmaz.  13 üncü maldde üzerinde başka söz almıalk isteyen  var mı? YdkJtur,  Maddeyi oylarınıza sunuyorum : Kalbul edenler...  Bteeyenller... Kalbul edilmiştir.  14 ündü maddeyi olkultuyorum :  MADDE 14. — 7.1.1932 tarihli ve 1918 sayılı Ka­ nunun 34 üncü maddesi aşağılda'kİ şekilde değiştiril- mîşlfc ,  Madde 34. — G'ümriik veya tekel idarelerinin mü­ hür veya damga veya a'lamelti farikalarını veya band­ rol veya etiketlerimi taklit veya tahrif veya konul­ duğu eşyadan fek veya tebdil1 ederek veya çalarak  yalhult bunların salhlte veya çalımlmıişlaranı tedarik eyle­ yerek kaçak maddelerde kullananların hareketleri ka­ çakçılık sayılır ve 25 inci maddenin 3 ündü fıkrasında  yazılı ceza hü'klm'e'diilme'kle beraber, bu suçun Türle  Ceza Kanununda muayyen olan cezası ile de ayrıca  cezalanldııolır.  Yukarıdaki fııkralda yazılı alamet veya bandrol ve  etiketleri salahiyet ve mezuniydfilerı olmaksızın ba'sam- ilar veya satanlar veya saklayanlara bir seneden üç se­ neye kadar hapis cezası hlükmıdiünur.  'Bu maddede yazılı fiiller ilgili memurlar tarafın­ dan işlenmiş ise, ceza İki kat olarak hükmiolünur.  BAŞKAN — 14 üncü madde üzerinde söz almak  İslteyen var mı? Yoktur.  Madıdeyi oylarınıza sunuyorum : Kabul edenler...  Etmeyenler... Kalbul edilmiştir.  15 inci maddeyi okutuyorum :  MADDE 15. — 7.1; 1932 tarihli ve 191'8 sayılı  Kanunun 41 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştiril­ miştir.  Madde 40. — ;Bu Kanu'na göre iki yıl veya daha  yukarı hürriyeti bağlayıcı bir ceza ile mahkûmiyet  halinde, bir seneden üç seneye kadar olmak ve ka­ çakçılığa müsait mıntıkalar disınfda infaz edilmek  üzere genel güvenlik gözetimli altında bulundurulmak  cezasına da hükmolumun  'Kaçakçılık suçlarımın mıükerrirleri hakkında, hür­ riyeti bağlayıcı cezanın miktarıma bakılmaksızın aynı  hüküm uygulanır.  BAŞKAN — 15 inci maidde üzerinde söz almak  islteyen var mı? Ydktur.  'Maddeyi oylarınıza sunuyorum : Kabul edenler...  Etmeyenler... Kalbul edimlişitir.  16 ncı malddeyi dkultuyorum :  ' İMADDE 16. — 7,1:1932 tarihli ve 1918 sayılı  Kanunun 41 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştiril- mi'şltirv  'Madde 41. — Pdsta sürücüleri, kaptanlar, gemi  adamları vesair kara, deniz, nehir ve havada nakliyat  yapan .şahıs veya idare veya şirketlerin memur ve  526 —  \  MH G. Konseyi B : 155  adamları; han, otel, kahlvenaıne, meyhane, gazino,  tödaret ve ailıişveriş yapılan hususî övîier vesaîir umu­ mî yenlerin mıüidtür ve salhıiıpleri meslek ve sanat ve  vazifeterîınin verdiği köllaylı'kltan istlifade ederek birin­ ci maldldede yazılı kaçakçılığı münferiden işlddilklerli  (takdirde, haklarında 25 indi maddenin 3 ündü fıkra­ sında; 27 nci maddemin 1 Ve 2 nci fıkraiarınlda bdl'ir- tüten şekilde ika eyledikleri takdirde, 27 nci madde- nîn 3 ündü fıkrasında yazalı para cezasından başka te- reltitiüp eyleyecek hlürriydtii bağlayıcı aezaya, yüksek  halddi gedmemelk üzere yarisı zammolunarak hükme­ dilin  ©AŞKAN — 16 ncı madde üzerinde siöz almak  isiteyen var mı? Ydkltun  Maddeyi oylarınıza sunuyorum : Kaibul edenler...  EiJmeyenlier... Kalbuil edilmiştir.  \17 ndi maiddeyi okultuyorum :  MADDE 17. — 7.U1932 tarihli ve 1918 sayılı  Kanunun 43 ündü maddesi aşağıdaki şökiBde değişti- rillmişjtiir.  Madlde 43. — Kazanç maksadıyla kaçak şeyleri  tekel maddelerine ait ambalajlara koyan veya tekel  maddelerini fcaçafk maddelerle karıştıran veya izin al­ maksızın tasfiye eden kişiler halkkın'da bu Kanunun  25 indi maddesinin üçüncü fıkrası uygulanır.  BAŞKAN — 17 nci madlde üzerinde siöz almak  isteyen var mı? Yoktur,  Maddeyi oylarınıza sunuyorum : Kaibul edenler...  Etmeyenler... Kaibul ediümiişstir.  1'8 inci maddeyi dkutuyoruim :  MADDE 18. — 7:U93<2: tarihli ve 1918 sayılı  Kanunun 45 indi mıalddesıinin birindi fıkrası aşağıdaki  şekilde değiştirilmiştir.  Gümrük kapıları ve yolllara duşludaki yerlerden  memleket dışına eşya çıkaranlar veya bunları çıkart­ mak; için gümrüklere verdikleri beyannamelerde cins,  nevi, miktar, menşe, gönderileceği yer ve ticarî eşya  için kıymet bakımından yanlış beyanda bulunanlar  hakkında, elHilbin liradan aşağı olmamak üzere ağır pa­ ra cezaisi hükniolunur.  BAŞKAN — 18 inci madde üzerinde söz almak  lîsiteyen var mı? Ydkfcur.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum : Kabul edenler...  Etmeyenler... Kabuıl edilmüşjtir.  19 uncu maiddeyi dkutuyorum :  MADDE 19. — 7.1.1932 tarihti ve 1918 sayılı  Kanunun 47 nci maddesinin 1 inci fıkrası aşağıdaki  şekilde değiştirilmiştir.  25 t 7 s 1983 0 : 1  Kaçak eşya ve madde nakinde biterek kullanılan  veya buna (teşebbüs edilen her türlü nakil vasıtaları­ nın da müsaderesine hülkmoüunur.  BAŞKAN — 19 uncu madlde üzerinde söz almak  •isiteyen var mı? Yoktur.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum : Kaibul edenler...  Etmeyenler... Kalbuil edilmiştir.  20 nci maddeyi olkultuyorum :  MADDE 20. — 7.1.1932 tarihli ve 191'8 sayılı  Kanunun 48 inci maddesi aşağılda'ki şekilde değiştiril- rniş'tir.  Madde 48. — Kaçakçılıkta kullanılan taşıma araç­ ları ve kaçak maddelerin yapılmasında kullanılan  araç, gereç ve makineler zaptolunarak ilgili idareye  derhal teslim olunur, tdare, korunması1, külfeti veya  masrafı gerektiren bu gibi araç, gereç, taşıma aracı  ve makineleri bu Kanunun 24 üncü maddesinde belir- «ilen esaslar dairesîilride tasfiyeye tabi tultalbilür.  BAŞKAN — 20 ndi madde üzerinde söz almak  isteyen var mı? Ydktur.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum : Kaibul edenler...  Efimeyenller... Kaibul edilmiişjtir.  '21 inci maiddeyi dkutuyoruim :  MADDE 21. — 7.1.1932 tarihli ve 1918 sayılı  Kanunun 53 ündü maddesi aşağıdaki şekilde değişjti- rilmiişjtir.  Madde 53. — Sanığa isnat olunan kaçakçılık su­ çunun a'sgarî haddinin iki yıl veya daha fazla hürri­ yeti bağlayıcı cezayı gerektirdiği ve kaçak eşya ile  yakalanan sanığın hüviyetlini ispat edemediği veya yu- Ikarılda yazılı cezayı gerektiren suçtan dolayı müker- rir bulunduğu takdirde, hakkındaki soruşturma ve yar­ gılama tultuklü dlaralk yapılabilir.  Türkiye^de belidi ikametgâhı bulunmayanlar mah­ kûm oldukları hürriyetli bağlayıcı cezayı çeklm'iiş olsa­ lar dahli hükmedilen para cezasının tamamını Ödeme­ dikçe veya para cezasına mukabil teminat gösterme­ dikçe para cezaisinin miktarına göre tahvil olunacak  harJs cezası müddetince tahliye edilemezler.  (BAŞKAN — 21 inci midide üzerinde söz almak  isıteyen var mı? Ydktur.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum : Kabul edenler...  Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  22 ndî maddeyi okultuyorum :  MADDE 22. — 7.1.1932 tarihli ve 1918 sayılı  Kanunun 56 ncı maldldeslinin 3 ündü ve 4 üncü fıkra­ ları aşağıdaki şekilde değişjtirilm'iışjtir.  Hafif ve ağır para cezaları 647 sayılı Cezaların  İnfazı Hakkımda Kanunun 5 indi maddesi gereğühce  hürriyeti bağlayıcı cezaya çevrilir.
Sayfa 10 -
\  MH G. Konseyi B : 155  adamları; han, otel, kahlvenaıne, meyhane, gazino,  tödaret ve ailıişveriş yapılan hususî övîier vesaîir umu­ mî yenlerin mıüidtür ve salhıiıpleri meslek ve sanat ve  vazifeterîınin verdiği köllaylı'kltan istlifade ederek birin­ ci maldldede yazılı kaçakçılığı münferiden işlddilklerli  (takdirde, haklarında 25 indi maddenin 3 ündü fıkra­ sında; 27 nci maddemin 1 Ve 2 nci fıkraiarınlda bdl'ir- tüten şekilde ika eyledikleri takdirde, 27 nci madde- nîn 3 ündü fıkrasında yazalı para cezasından başka te- reltitiüp eyleyecek hlürriydtii bağlayıcı aezaya, yüksek  halddi gedmemelk üzere yarisı zammolunarak hükme­ dilin  ©AŞKAN — 16 ncı madde üzerinde siöz almak  isiteyen var mı? Ydkltun  Maddeyi oylarınıza sunuyorum : Kaibul edenler...  EiJmeyenlier... Kalbuil edilmiştir.  \17 ndi maiddeyi okultuyorum :  MADDE 17. — 7.U1932 tarihli ve 1918 sayılı  Kanunun 43 ündü maddesi aşağıdaki şökiBde değişti- rillmişjtiir.  Madlde 43. — Kazanç maksadıyla kaçak şeyleri  tekel maddelerine ait ambalajlara koyan veya tekel  maddelerini fcaçafk maddelerle karıştıran veya izin al­ maksızın tasfiye eden kişiler halkkın'da bu Kanunun  25 indi maddesinin üçüncü fıkrası uygulanır.  BAŞKAN — 17 nci madlde üzerinde siöz almak  isteyen var mı? Yoktur,  Maddeyi oylarınıza sunuyorum : Kaibul edenler...  Etmeyenler... Kaibul ediümiişstir.  1'8 inci maddeyi dkutuyoruim :  MADDE 18. — 7:U93<2: tarihli ve 1918 sayılı  Kanunun 45 indi mıalddesıinin birindi fıkrası aşağıdaki  şekilde değiştirilmiştir.  Gümrük kapıları ve yolllara duşludaki yerlerden  memleket dışına eşya çıkaranlar veya bunları çıkart­ mak; için gümrüklere verdikleri beyannamelerde cins,  nevi, miktar, menşe, gönderileceği yer ve ticarî eşya  için kıymet bakımından yanlış beyanda bulunanlar  hakkında, elHilbin liradan aşağı olmamak üzere ağır pa­ ra cezaisi hükniolunur.  BAŞKAN — 18 inci madde üzerinde söz almak  lîsiteyen var mı? Ydkfcur.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum : Kabul edenler...  Etmeyenler... Kabuıl edilmüşjtir.  19 uncu maiddeyi dkutuyorum :  MADDE 19. — 7.1.1932 tarihti ve 1918 sayılı  Kanunun 47 nci maddesinin 1 inci fıkrası aşağıdaki  şekilde değiştirilmiştir.  25 t 7 s 1983 0 : 1  Kaçak eşya ve madde nakinde biterek kullanılan  veya buna (teşebbüs edilen her türlü nakil vasıtaları­ nın da müsaderesine hülkmoüunur.  BAŞKAN — 19 uncu madlde üzerinde söz almak  •isiteyen var mı? Yoktur.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum : Kaibul edenler...  Etmeyenler... Kalbuil edilmiştir.  20 nci maddeyi olkultuyorum :  MADDE 20. — 7.1.1932 tarihli ve 191'8 sayılı  Kanunun 48 inci maddesi aşağılda'ki şekilde değiştiril- rniş'tir.  Madde 48. — Kaçakçılıkta kullanılan taşıma araç­ ları ve kaçak maddelerin yapılmasında kullanılan  araç, gereç ve makineler zaptolunarak ilgili idareye  derhal teslim olunur, tdare, korunması1, külfeti veya  masrafı gerektiren bu gibi araç, gereç, taşıma aracı  ve makineleri bu Kanunun 24 üncü maddesinde belir- «ilen esaslar dairesîilride tasfiyeye tabi tultalbilür.  BAŞKAN — 20 ndi madde üzerinde söz almak  isteyen var mı? Ydktur.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum : Kaibul edenler...  Efimeyenller... Kaibul edilmiişjtir.  '21 inci maiddeyi dkutuyoruim :  MADDE 21. — 7.1.1932 tarihli ve 1918 sayılı  Kanunun 53 ündü maddesi aşağıdaki şekilde değişjti- rilmiişjtir.  Madde 53. — Sanığa isnat olunan kaçakçılık su­ çunun a'sgarî haddinin iki yıl veya daha fazla hürri­ yeti bağlayıcı cezayı gerektirdiği ve kaçak eşya ile  yakalanan sanığın hüviyetlini ispat edemediği veya yu- Ikarılda yazılı cezayı gerektiren suçtan dolayı müker- rir bulunduğu takdirde, hakkındaki soruşturma ve yar­ gılama tultuklü dlaralk yapılabilir.  Türkiye^de belidi ikametgâhı bulunmayanlar mah­ kûm oldukları hürriyetli bağlayıcı cezayı çeklm'iiş olsa­ lar dahli hükmedilen para cezasının tamamını Ödeme­ dikçe veya para cezasına mukabil teminat gösterme­ dikçe para cezaisinin miktarına göre tahvil olunacak  harJs cezası müddetince tahliye edilemezler.  (BAŞKAN — 21 inci midide üzerinde söz almak  isıteyen var mı? Ydktur.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum : Kabul edenler...  Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  22 ndî maddeyi okultuyorum :  MADDE 22. — 7.1.1932 tarihli ve 1918 sayılı  Kanunun 56 ncı maldldeslinin 3 ündü ve 4 üncü fıkra­ ları aşağıdaki şekilde değişjtirilm'iışjtir.  Hafif ve ağır para cezaları 647 sayılı Cezaların  İnfazı Hakkımda Kanunun 5 indi maddesi gereğühce  hürriyeti bağlayıcı cezaya çevrilir.  M< G, Konseyi B : 155 25 , 7 a 1983 O : 1  fara cezasi'nldaiı; mahkûmun cezasını çektiğfi her  gün için hürriyeti bağlayıcı cezaya çevrilen miktar  'imdiril'd'fldten sonra gerii kollan para ödenirse yerine ka-,  îm olan hürriyeti bağlayıcı ceza infaz edilımıez.  •BAŞKAN — 22 nci madde üzerinde söz almak  isteyen vâır mı? Yoktur.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum : Kabul edenler...  Ötaıeyenller... Kabul edlmiışjtir.  23 üncü maJddeyi dkuituyorum :  MADDE 23. — 7.1.1932 tarüMi ve 1918 sayılı  Kanunun 57 nci maiddesine birinci fıkradan sonra  aşağı'daki fıkra ikinci fılkra oliaralk ekilenimi şlt'ir.  Soruşturmadan bilgisi olmadığı anlaşılan yetkili  idarelere, hazırlık soruşturması sırasında Cumhuriyet  savcılıklarınca, son sorutturma sıra'sınlda mahkeme­ lerce b'ilgi verilir.  (BAŞKAN — 23 üncü madde üzerinde söz almak  ılsıteyen var mı? Ydk.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum : Kabul edenler...  Etmeyenler... Kalbul edilmiştir.  24 ündü maddeyi dkuituyorum :  M ADİDE 24. — 7 J . 1932 tarihli ve 1918 saydı Ka­ nunun 58 inci ma'ddesMn 3 üncü fıkrası aşağıidafci §©- kil'dıa değiştirilmiştir.  Müsadereye tabi olan kaçak eşya veya nakil va­ sistası, araç, gereç ve makineler zaptolunup da;  a) Sanığın kim olldüğu (tespit edilememiş ise,  lb) Duruşmanın muvakkaten tatiline karar veril- mıiş ve bu durum altı ay devam etmiş ise,  Eşyanın müsaderesine karar verilir ve beş gün  içinde keyfiyet münasip vasıtalarla ilam edilir.  İlan tarihînden Mbaren onlbeş gün içinde iligiıliiller- ce ydtJkili mahkemeye itiraz edilmezse mlüsadere ka­ rarı kesirileşir.  'BAŞKAN — «Mlünasip vasıtailaria»'dan kalsit mlü- saldere edilen o eşyanın kıymet değerine, vesairesine  göre midir? Yani, mahaîl'î gazeteyle veya istanbul  gazetelerinde yayınlanmasını mı kastediyor?  ORHAN K. YÜ2BAŞI0ĞLU (Gümırtük ve Te­ kel Bakanlığı Temlsildisi)— Bu, genellikle mahkeme­ lerde ilan tahtasına asılmıyor ve o verildiği şekilde  ilanı yapılıyor. Küçük yerlerde «Münasip vasıtalar- >Ia» değil de eşyanın mahiyetine göre, işaret buyur­ duğunuz üzere...  BAŞKAN — Bazen gazetelerde de yapılabiliyor.  ORIHAN K. YÜZJBAŞIOĞLU (Gümrük ve Te­ kel Bakanlığı Tem'sİdisi) — Gazdtdlerde ilanı da içe- rîyoır<  I IBAŞKAN — Artık buna mahkeme karar verir.  iHÂKJİM ALBAY FERİDUN BALATLIOĞLU  (ibişleri Komisyonu Başkanı) — Evet efendlim, mah- I keme karar veriyor; «şurada ilanı var» şeklinlde ka- I rar içinlde zİkrddiyor.  BAŞKAN — Evet.  I 24 üncü madde üzerinde söz almak isiteyen var  mı? Yok.  I Maddeyi oylarınıza sunuyorum : Kabul edenler...  Etimeyeniler... Kabul edilmiştir.  I '25 inci maddeyi okutuyorum :  MADDE 25. — 7.1.1932 tarihli ve 1918 sayılı  Kanunun 60 inci maddesi aşağıdaki sekilide değişiti- I riıîmlişlt'ir.  Madde 60. — Yasak veya kaçak şüphesiyle mal  I ve eşya yakalanması halinde müsadir ve muhbirlere  I aışağıdaki esas ve usullere göre ikramiye ödenir.  I 1. Kaçak şüphesi ile yakalanan ve 24 üncü mad- I de gereğince tasfiye edilecek eşyalarda; çıkış kaçağı  eşyanın FOB, giriş kaçağı eşyanın CİF kıymeti öde- I necek ikraimiyeleride esas alıinır .Giriş kaçağı eşyanın  I CİF kıymeti, gümrük idaresince; çıkış kaçağı eşya- I nm FOB kıymeti, mahallin en büyük mülkî amiri ve- I ya görevlenldireeeği memurun başkanhğurida gümrük  I ve HazÜnıe ydtlciiîiileri İle belediye temsilcisi ve varsa  ticaret odası temsilcisinden oiluşan heyet marifetiyle  tespit edilir. Bu çekide tesplît edilen kıymetin kaçak  I eşya sahipli yakalanmışisa yüzde elişi, sahipsiz olarak  I yakalanmıışsa yüzde yirmibeşi müsadir ve muhbirlere  I ikramiye olarak ödenir.  I Kaçak şüphesi ile yakalanan sigara kâğıdı ve oyun  I kâğıdı ile tekele tabi eşyanın muhbir ve müsadİrlefi- ne Gümrük ve Tekel Bakanlığınca tespit edilecek  I yerli emsali, yerli emsali yoksa CİF kıymeti üzerin- I İden yukarıda belinciilen oranlara göre ikraimiye ö'de- I nir.  I 2, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Di- I ğer Aletler Hakkında Kanunun 12 nci maddesine  I muhalefet suçlarından yakalanan silah ve mermiler  I ile Türk Ceza Kanununun 264 üncü maiddesfine mu- I haîefet suçlarınldan yakalanan maddelerin olay tari- I bine göre Millî Savunma Bakanlığınca her yıl belir- I lenen değeri esas alınarak, sahipli olarak yafcaîan- I ması halinde değeritîm yüzde ellisi, sahipsiz yakalan- I ması halinde değeri'nin yüzlde yirmtilbeşİ üzerinden ik- I ram'iye Ödenir.  I 3. Uyuşturucu madde yakalatmalarında;  I' Her türlü uyuşturucu maddenin birim miktarı için  s 'Bakanlîar Kurulunca tespit edilecek sabit blir raka-— 528 —
Sayfa 11 -
M< G, Konseyi B : 155 25 , 7 a 1983 O : 1  fara cezasi'nldaiı; mahkûmun cezasını çektiğfi her  gün için hürriyeti bağlayıcı cezaya çevrilen miktar  'imdiril'd'fldten sonra gerii kollan para ödenirse yerine ka-,  îm olan hürriyeti bağlayıcı ceza infaz edilımıez.  •BAŞKAN — 22 nci madde üzerinde söz almak  isteyen vâır mı? Yoktur.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum : Kabul edenler...  Ötaıeyenller... Kabul edlmiışjtir.  23 üncü maJddeyi dkuituyorum :  MADDE 23. — 7.1.1932 tarüMi ve 1918 sayılı  Kanunun 57 nci maiddesine birinci fıkradan sonra  aşağı'daki fıkra ikinci fılkra oliaralk ekilenimi şlt'ir.  Soruşturmadan bilgisi olmadığı anlaşılan yetkili  idarelere, hazırlık soruşturması sırasında Cumhuriyet  savcılıklarınca, son sorutturma sıra'sınlda mahkeme­ lerce b'ilgi verilir.  (BAŞKAN — 23 üncü madde üzerinde söz almak  ılsıteyen var mı? Ydk.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum : Kabul edenler...  Etmeyenler... Kalbul edilmiştir.  24 ündü maddeyi dkuituyorum :  M ADİDE 24. — 7 J . 1932 tarihli ve 1918 saydı Ka­ nunun 58 inci ma'ddesMn 3 üncü fıkrası aşağıidafci §©- kil'dıa değiştirilmiştir.  Müsadereye tabi olan kaçak eşya veya nakil va­ sistası, araç, gereç ve makineler zaptolunup da;  a) Sanığın kim olldüğu (tespit edilememiş ise,  lb) Duruşmanın muvakkaten tatiline karar veril- mıiş ve bu durum altı ay devam etmiş ise,  Eşyanın müsaderesine karar verilir ve beş gün  içinde keyfiyet münasip vasıtalarla ilam edilir.  İlan tarihînden Mbaren onlbeş gün içinde iligiıliiller- ce ydtJkili mahkemeye itiraz edilmezse mlüsadere ka­ rarı kesirileşir.  'BAŞKAN — «Mlünasip vasıtailaria»'dan kalsit mlü- saldere edilen o eşyanın kıymet değerine, vesairesine  göre midir? Yani, mahaîl'î gazeteyle veya istanbul  gazetelerinde yayınlanmasını mı kastediyor?  ORHAN K. YÜ2BAŞI0ĞLU (Gümırtük ve Te­ kel Bakanlığı Temlsildisi)— Bu, genellikle mahkeme­ lerde ilan tahtasına asılmıyor ve o verildiği şekilde  ilanı yapılıyor. Küçük yerlerde «Münasip vasıtalar- >Ia» değil de eşyanın mahiyetine göre, işaret buyur­ duğunuz üzere...  BAŞKAN — Bazen gazetelerde de yapılabiliyor.  ORIHAN K. YÜZJBAŞIOĞLU (Gümrük ve Te­ kel Bakanlığı Tem'sİdisi) — Gazdtdlerde ilanı da içe- rîyoır<  I IBAŞKAN — Artık buna mahkeme karar verir.  iHÂKJİM ALBAY FERİDUN BALATLIOĞLU  (ibişleri Komisyonu Başkanı) — Evet efendlim, mah- I keme karar veriyor; «şurada ilanı var» şeklinlde ka- I rar içinlde zİkrddiyor.  BAŞKAN — Evet.  I 24 üncü madde üzerinde söz almak isiteyen var  mı? Yok.  I Maddeyi oylarınıza sunuyorum : Kabul edenler...  Etimeyeniler... Kabul edilmiştir.  I '25 inci maddeyi okutuyorum :  MADDE 25. — 7.1.1932 tarihli ve 1918 sayılı  Kanunun 60 inci maddesi aşağıdaki sekilide değişiti- I riıîmlişlt'ir.  Madde 60. — Yasak veya kaçak şüphesiyle mal  I ve eşya yakalanması halinde müsadir ve muhbirlere  I aışağıdaki esas ve usullere göre ikramiye ödenir.  I 1. Kaçak şüphesi ile yakalanan ve 24 üncü mad- I de gereğince tasfiye edilecek eşyalarda; çıkış kaçağı  eşyanın FOB, giriş kaçağı eşyanın CİF kıymeti öde- I necek ikraimiyeleride esas alıinır .Giriş kaçağı eşyanın  I CİF kıymeti, gümrük idaresince; çıkış kaçağı eşya- I nm FOB kıymeti, mahallin en büyük mülkî amiri ve- I ya görevlenldireeeği memurun başkanhğurida gümrük  I ve HazÜnıe ydtlciiîiileri İle belediye temsilcisi ve varsa  ticaret odası temsilcisinden oiluşan heyet marifetiyle  tespit edilir. Bu çekide tesplît edilen kıymetin kaçak  I eşya sahipli yakalanmışisa yüzde elişi, sahipsiz olarak  I yakalanmıışsa yüzde yirmibeşi müsadir ve muhbirlere  I ikramiye olarak ödenir.  I Kaçak şüphesi ile yakalanan sigara kâğıdı ve oyun  I kâğıdı ile tekele tabi eşyanın muhbir ve müsadİrlefi- ne Gümrük ve Tekel Bakanlığınca tespit edilecek  I yerli emsali, yerli emsali yoksa CİF kıymeti üzerin- I İden yukarıda belinciilen oranlara göre ikraimiye ö'de- I nir.  I 2, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Di- I ğer Aletler Hakkında Kanunun 12 nci maddesine  I muhalefet suçlarından yakalanan silah ve mermiler  I ile Türk Ceza Kanununun 264 üncü maiddesfine mu- I haîefet suçlarınldan yakalanan maddelerin olay tari- I bine göre Millî Savunma Bakanlığınca her yıl belir- I lenen değeri esas alınarak, sahipli olarak yafcaîan- I ması halinde değeritîm yüzde ellisi, sahipsiz yakalan- I ması halinde değeri'nin yüzlde yirmtilbeşİ üzerinden ik- I ram'iye Ödenir.  I 3. Uyuşturucu madde yakalatmalarında;  I' Her türlü uyuşturucu maddenin birim miktarı için  s 'Bakanlîar Kurulunca tespit edilecek sabit blir raka-— 528 —  M. G. Konseyi B : 155 25 s 7 s 1983 O : 1  mm her yıl bütçe kanunlarında belirlenen ikramiye  katsayısı île çarpımı sonucu bulunacak değerin, sa­ hipli olaralk yakalanan uyuşturucu maddeler için ta- mıaimı, sahipsizler için yansı ikramiye olarak öde­ nir,  4. 3 ündü bendin uygulamasında; yakalanan  uyuşltJurucu madde, bircim kabul' edilen mük'tardan az  veya fazla ise yakalanan miktarın birim kabul eldlilen  matara oranı üzerimden ikramiye verilir.  15. Dağıltılacalk ikramiyenin yüzıde ellisi muhbir­ lere yüzde ellisi müsadirlere verilir, ihbar yapılma­ dan vukubullan yakalama olaylarında İkramüıyenlin ta­ mamı müsadirlere ödenir.  Bu Kanunun .ikinci maddesine göre İhbar mükelle­ fiyeti bulunan kişiler mulhlbir sıfatını kazandıkları tak­ dirde mulhlbir ikraımfiyeisİne mülstehak olurlar. Kaçak­ çılığın men, takip ve tahkiki ile mükellef olanlara muh- bÜr ikramiyesli Ödenmez.  Mahalle ve köy muhtarları ve İhtiyar heyeti aza­ ları, mahalle ve kır orman bekçileri ve köy korucu­ ları; kendi başlarına veya kaçakçılığın men, takip ve  •tahkiki ile mükellef mamurlar ile birlikte kaçağı ya­ kalamaları halinde, bu maddede yazılı ödemelerden  yararlanırlar.  6. Bu maddede belirtilen ikramiyeler :  a) Öirinci beritfte belirtilen kaçak eşya;  (1) Sahipli yakalanmış ise yarısı, kamu davası­ nın açılmasını takip eden üç ay içinde, diğer yarısı  mahkûmiyete ilişkin hükmün veya müsadere kararı­ nın kesinleşmesini takip eden üç ay içinde,  1(2) Sahipsiz olarak yakalanmış ise 58 inci mad­ dede öngörülen müsadere kararının kesinleşmesini  takip eden üç ay içinde,  (3) 20 ndi maddeye göre yakalanan eşyanın mü­ sadereye konu olan miktarı üzerinden hükmün kfe- slinl'eişmes'ini takip eden üç ay içinde,  Gümrük ve Tekel Bakanlığınca,  b) İkindi ben't'tie belirtilen madde ve eşyanın Mil­ lî Savunma Bakanlığınca teslim alınmasını takip eden  üç ay içinde,  Millî Savunma Bakanlığınca,  c) Üçüncü bentte belirtilen uyuşturucu maddeler;  ı(l) Sahipli alarak yakalanmış ise yarısı, kamu  davasının açılmasını takip eden üç ay içinde, diğer  yarısı mahkûmiyete ilişkin hükmün veya müsadere  kararının kesinleşmesini 'takip eden üç ay içinlde,  ı(2) Sahipsiz olarak yakalanmış ise müsadere ka­ rarının kesinleşmesini takip eden üç ay içinde;  Toprak Mahsulleri Ofisi Genel Müdürlüğüne tes­ lim edliienler için bu Genel Müdürlüğün ilgili olduğu  Bakanlıkça, diğerleri içfin Sağlık ve Sosyal Yardım  Bakanlığınca,  iBüleçelerİınin ilgili tertibinden ödenir.  7. :Bu maddenin 1 inci bendinde gösterilen ka­ çakçılık suçlarına teretotüp eden para cezalarının tah- silin'i müteakip bunun yüzde otuzu ile gümrük ve  kaçakçılık davalarından dolayı hükmıolunan vekâlet  ücretler'inlin yüzde otuzu, kaçakçılık davalarının ta­ kibi ve müdafaasında, kaçak eşyanın muhafaza işle­ rinde ve para cezalarının âıhlsffinde görev yapan Güm­ rük ve Tekel Bakanlığı memurlarına tevzi edilmek  üzere emanet hesabına alınır.  Para cezallarınldan arta kalan meblağ hazineye irad  kaydedilir.  8. IBu maddeye göre ödenecek ikramiyeler vergi,  resim ve harca tabii değildir.  9. IMüsadir ikrarriJyesine, ancak kaçak eşyanın  yakalanması eylemine bizzat ve fiilen katılan kaçak- çDlıığın men, takip ve tahkikiyle görevli olanlar ile  bu maddenin 5 inci bendinde zikredilen kişiiler hak  kazanırlar.  10. Bu madde gereğince müsadirlere verilecek  'İkramiyenin yıllık tultarı, ek göstergeler hariç birinci  'derece son kademe devlet memuru aylığı brüt mikta­ rının 20 katını geçemez.  BAŞKAN — Şimdi, maddenin altıncı fıkrasının  sonunda «Bütçelerinin ilgili tertibinden ödenir» dedik  ve yine aynı fıkranın (c) bendinin (1) ve (2) numaralı  maddelerinde de iki defa «üç ay içinde» diye geçti.  Peki, o Bakanlık ilgili tertibinde para kalmamışsa ne  yapsın?.  HÂKİM ALBAY FERİDUN BALATLIOÖLU  ^çişleri Komisyonu Başkanı) — Maliye Bakanlığı  Temsilcisi aktarmak suretiyle bunun çözümlenebile­ ceğini söyledi.  /BAKSAN — O aktarma işlemi üç ay içinde çı­ kar mı, çıkmazsa ne yapacağız?. Gerçi bunun bir  müeyyidesi de yok; ama onu alacak olan aktarınca- ya kadar da bekleyecek.  ödenecek ikramiyenin hepsini ı% 50 yaptık değil  mi. % 75 idi?.  HÂKtM ALBAY FERİDUN BALATıLIOÖLU  (içişleri Komisyonu Başkanı) — Sahipli yakalanan  kaçak eşyaların hepsi % 50'ye indi; sahipsizlerde  ise;% 25 oldu.  — 529 —
Sayfa 12 -
M. G. Konseyi B : 155 25 s 7 s 1983 O : 1  mm her yıl bütçe kanunlarında belirlenen ikramiye  katsayısı île çarpımı sonucu bulunacak değerin, sa­ hipli olaralk yakalanan uyuşturucu maddeler için ta- mıaimı, sahipsizler için yansı ikramiye olarak öde­ nir,  4. 3 ündü bendin uygulamasında; yakalanan  uyuşltJurucu madde, bircim kabul' edilen mük'tardan az  veya fazla ise yakalanan miktarın birim kabul eldlilen  matara oranı üzerimden ikramiye verilir.  15. Dağıltılacalk ikramiyenin yüzıde ellisi muhbir­ lere yüzde ellisi müsadirlere verilir, ihbar yapılma­ dan vukubullan yakalama olaylarında İkramüıyenlin ta­ mamı müsadirlere ödenir.  Bu Kanunun .ikinci maddesine göre İhbar mükelle­ fiyeti bulunan kişiler mulhlbir sıfatını kazandıkları tak­ dirde mulhlbir ikraımfiyeisİne mülstehak olurlar. Kaçak­ çılığın men, takip ve tahkiki ile mükellef olanlara muh- bÜr ikramiyesli Ödenmez.  Mahalle ve köy muhtarları ve İhtiyar heyeti aza­ ları, mahalle ve kır orman bekçileri ve köy korucu­ ları; kendi başlarına veya kaçakçılığın men, takip ve  •tahkiki ile mükellef mamurlar ile birlikte kaçağı ya­ kalamaları halinde, bu maddede yazılı ödemelerden  yararlanırlar.  6. Bu maddede belirtilen ikramiyeler :  a) Öirinci beritfte belirtilen kaçak eşya;  (1) Sahipli yakalanmış ise yarısı, kamu davası­ nın açılmasını takip eden üç ay içinde, diğer yarısı  mahkûmiyete ilişkin hükmün veya müsadere kararı­ nın kesinleşmesini takip eden üç ay içinde,  1(2) Sahipsiz olarak yakalanmış ise 58 inci mad­ dede öngörülen müsadere kararının kesinleşmesini  takip eden üç ay içinde,  (3) 20 ndi maddeye göre yakalanan eşyanın mü­ sadereye konu olan miktarı üzerinden hükmün kfe- slinl'eişmes'ini takip eden üç ay içinde,  Gümrük ve Tekel Bakanlığınca,  b) İkindi ben't'tie belirtilen madde ve eşyanın Mil­ lî Savunma Bakanlığınca teslim alınmasını takip eden  üç ay içinde,  Millî Savunma Bakanlığınca,  c) Üçüncü bentte belirtilen uyuşturucu maddeler;  ı(l) Sahipli alarak yakalanmış ise yarısı, kamu  davasının açılmasını takip eden üç ay içinde, diğer  yarısı mahkûmiyete ilişkin hükmün veya müsadere  kararının kesinleşmesini 'takip eden üç ay içinlde,  ı(2) Sahipsiz olarak yakalanmış ise müsadere ka­ rarının kesinleşmesini takip eden üç ay içinde;  Toprak Mahsulleri Ofisi Genel Müdürlüğüne tes­ lim edliienler için bu Genel Müdürlüğün ilgili olduğu  Bakanlıkça, diğerleri içfin Sağlık ve Sosyal Yardım  Bakanlığınca,  iBüleçelerİınin ilgili tertibinden ödenir.  7. :Bu maddenin 1 inci bendinde gösterilen ka­ çakçılık suçlarına teretotüp eden para cezalarının tah- silin'i müteakip bunun yüzde otuzu ile gümrük ve  kaçakçılık davalarından dolayı hükmıolunan vekâlet  ücretler'inlin yüzde otuzu, kaçakçılık davalarının ta­ kibi ve müdafaasında, kaçak eşyanın muhafaza işle­ rinde ve para cezalarının âıhlsffinde görev yapan Güm­ rük ve Tekel Bakanlığı memurlarına tevzi edilmek  üzere emanet hesabına alınır.  Para cezallarınldan arta kalan meblağ hazineye irad  kaydedilir.  8. IBu maddeye göre ödenecek ikramiyeler vergi,  resim ve harca tabii değildir.  9. IMüsadir ikrarriJyesine, ancak kaçak eşyanın  yakalanması eylemine bizzat ve fiilen katılan kaçak- çDlıığın men, takip ve tahkikiyle görevli olanlar ile  bu maddenin 5 inci bendinde zikredilen kişiiler hak  kazanırlar.  10. Bu madde gereğince müsadirlere verilecek  'İkramiyenin yıllık tultarı, ek göstergeler hariç birinci  'derece son kademe devlet memuru aylığı brüt mikta­ rının 20 katını geçemez.  BAŞKAN — Şimdi, maddenin altıncı fıkrasının  sonunda «Bütçelerinin ilgili tertibinden ödenir» dedik  ve yine aynı fıkranın (c) bendinin (1) ve (2) numaralı  maddelerinde de iki defa «üç ay içinde» diye geçti.  Peki, o Bakanlık ilgili tertibinde para kalmamışsa ne  yapsın?.  HÂKİM ALBAY FERİDUN BALATLIOÖLU  ^çişleri Komisyonu Başkanı) — Maliye Bakanlığı  Temsilcisi aktarmak suretiyle bunun çözümlenebile­ ceğini söyledi.  /BAKSAN — O aktarma işlemi üç ay içinde çı­ kar mı, çıkmazsa ne yapacağız?. Gerçi bunun bir  müeyyidesi de yok; ama onu alacak olan aktarınca- ya kadar da bekleyecek.  ödenecek ikramiyenin hepsini ı% 50 yaptık değil  mi. % 75 idi?.  HÂKtM ALBAY FERİDUN BALATıLIOÖLU  (içişleri Komisyonu Başkanı) — Sahipli yakalanan  kaçak eşyaların hepsi % 50'ye indi; sahipsizlerde  ise;% 25 oldu.  — 529 —  M. G. Konseyi B: 155 25 . 7 , 1983 O : 1  BAŞKAN — Böylece standart olduv  Yalnız, yakalanan kaçak eşya, silah, mühimmat  vesaire ise bunun ikramiyesini Millî Savunma 'Bakan­ lığı; uyuşturucu madde ise ve Toprak Mahsulleri  Ofisine teslim etmişse bağlı olduğu Ticaret Bakanlığı;  diğerlerini de Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı ödü­ yor.  Bunları niçin ayrı ayrı bakanlıklar ödüyor?.  Hepsini İçişleri Bakanlığı veya Gümrük ve Tekel  Bakanlığı ödese daha iyi olmaz mıydı?. Çünkü, bu  görev Millî »Savunma Bakanlığının veya Sağlık ve  Sosyal Yardım Bakanlığının görevi değil ki.  HÂKIM ALBAY FERÎDUN BALATLIOĞLU  (/içişleri Komisyonu Başkanı) — Haklısınız Sayın  Cumhurbaşkanım. Yalnız, bu konu ilgisine göre tes­ pit edildi. Toprak Mahsulleri Ofisi Genel Müdürlü­ ğü, tetkik teşkilatı olarak da, bir yerde aldığı malın  parasını ödüyor. Onu teslim alıyor, işliyor, kullanı­ yor. Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı ise tüm ka­ mu hizmeti amacıyla sağlık yönünden zararlı olan  bu maddeleri imha etmek suretiyle ortadan kaldırı­ yor; 'bütçesinden de parası buna göre tespit ediliyor.  Bunun dışındaki gümrük kaçağı eşyası için Gümrük  ve Tekel Bakanlığı ^ödüyor.  BAŞKAN — Yalnız !bir bakanlıkça ödenseydi bi­ linirdi, ona göre her sene bütçesine karşılığı konur­ du. Fakat Millî Savunma Bakanlığı bu sene ne ka­ dar silah yakalanır bilemez ki, ona göre bütçesine  para koysun; ama İçişleri Bakanlığının veya Güm­ rük ve Tekel Bakanlığının tecrübesi vardır, seneler­ den beri yakalanan silahlar vardır, o kendi bütçesine  koyar ve daha iyi olurdu.  Siz ise, «Silahı, mühimmatı Millî Savunma Ba­ kanlığına teslim ediyoruz, binaenaleyh parasını da  versin; uyuşturucu maddeyi de Toprak Mahsûlleri  Ofisine veriyoruz; o halde parasını da o versin; yani,  madde nereye verilmişse; parasını da, ikramiyesini de  o versin» diyorsunuz. Zannediyorum mesele buradan  kaynaklanıyor.  İÇİŞLER'! BAKANI SELÂHATTIN ÇETINER  — Sayın Cumhurbaşkanım, tabiî bu tarz meseleyi  mürekkepieştiriyor, basi'Üeştirmiyor. Buyurduğunuz gi­ bi ya İçişleri Bakanlığı veyahut Gümrük ve Tekel  Bakanlığı tümünü ödese, bu ikramiye ödemesinde sü­ regelen aksakliklar, yapılacak bu yeni düzeltmeyle  devam etmez.  Arz ederim.  BAŞKAN — Şimdiye kadar da hep böyle mi ol­ muş?.  HÂKIM ALBAY FERÎDUN BALATLIOĞLU  (İçişleri Komisyonu Başkam) — Evet efendim; malı  teslim alan başkası, parayı ödeyen başkası olunca  ilk etapta bir terslik oluyor.  BAŞKAN — Buyurun (Sayın Bakan.  GÜMRÜK VE TEKEL BAKANI CAFER TAY­ YAR SADIKLAR — Sayın Cumhurbaşkanım, zan­ nediyorum izah edildiği gibi uygulayıcılara verilmiş  bu. Tasfiye edenler, tasfiye sonucunda bir şey kalırsa  verecek. Mantığı, sistematiği bu olduğu için konutoıuş,.  Tabiî, toplanabilseydi çok daha iyi olurdu; ama uy-»  gulayıcılar ayrı olduğu için ayrılmış. O bakımdan  açıklama getirmek için arz ettim.  Bu münasebetle de bir şey ilave etmek istiyorum,  şahsen gözümden kaçmış; ama herhalde başka bir  izahı da olabilir.  Maliye yetkilileri burada «Hazine yetkilileri» ola­ rak geçiyor. Bu bazı karışıklıklara da meydan ve­ rebilir. «Hazine yetkilisi» tabiri, ki hazine avukatı  vardır, mal müdürü vardır, fakat genellikle maliye  teşkilatı olarak söylendiği zaman hazineyi de temsil  eder. Eğer genelinde bir mahzur yoksa o «Hazine  yet!kilileri»ni «maliye yetkilileri» olarak değiştirebilir  miyiz?.  BAŞKAN — Nerede, kaçıncı fıkrada?.  GÜMRÜK VE TEKEL BAKANI CAFER TAY­ YAR SADIKLAR — Madde 60'ı düzenleyen 25 inci  maddenin 1 inci fıkrasında.  Daha evvel de 21 inci maddede geçti; ama şimdi  burada eğer prensip kararı alınırsa oraya da teşmil  edilebilir.  «Gümrük ve Hazine yetkilileri ile belediye temsil­ cisi» denirken zannederim burada geçen «Hazine yet­ kilileri» ifadesiyle Maliye Bakanlığı kastediliyor. O  bakımdan bazı karışıklıklara meydan verilebilir. Çün­ kü hazine avukatı bazı yerlerde vardır, bazı yerlerde  yoktur, mal müdürü girecektir.  BAŞKAN — Diğer maddelerde hep böyle mi  geçti?  HÂKİM ALBAY FERİDUN BALATLİOĞLU  (İçişleri Komisyonu Başkanı) — Sayın Cumhurbaşka­ nım, Hükümetten gelen tasarı da böyle hazırlanmış  ve Danışma Meclisi de bunu aynen kabul etmiş. Ma­ liye Bakanlığından Maliye temsilcimiz de geldi, ta-,  birlerde herhangi bir malî sakınca olmadığını belirt­ tikleri için biz de aynen kabul ettik.  BAŞKAN — Böylece burada da açıklanmış oldu;  yani, biz burada Maliye temsilcisini kastediyoruz.
Sayfa 13 -
M. G. Konseyi B: 155 25 . 7 , 1983 O : 1  BAŞKAN — Böylece standart olduv  Yalnız, yakalanan kaçak eşya, silah, mühimmat  vesaire ise bunun ikramiyesini Millî Savunma 'Bakan­ lığı; uyuşturucu madde ise ve Toprak Mahsulleri  Ofisine teslim etmişse bağlı olduğu Ticaret Bakanlığı;  diğerlerini de Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı ödü­ yor.  Bunları niçin ayrı ayrı bakanlıklar ödüyor?.  Hepsini İçişleri Bakanlığı veya Gümrük ve Tekel  Bakanlığı ödese daha iyi olmaz mıydı?. Çünkü, bu  görev Millî »Savunma Bakanlığının veya Sağlık ve  Sosyal Yardım Bakanlığının görevi değil ki.  HÂKIM ALBAY FERÎDUN BALATLIOĞLU  (/içişleri Komisyonu Başkanı) — Haklısınız Sayın  Cumhurbaşkanım. Yalnız, bu konu ilgisine göre tes­ pit edildi. Toprak Mahsulleri Ofisi Genel Müdürlü­ ğü, tetkik teşkilatı olarak da, bir yerde aldığı malın  parasını ödüyor. Onu teslim alıyor, işliyor, kullanı­ yor. Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı ise tüm ka­ mu hizmeti amacıyla sağlık yönünden zararlı olan  bu maddeleri imha etmek suretiyle ortadan kaldırı­ yor; 'bütçesinden de parası buna göre tespit ediliyor.  Bunun dışındaki gümrük kaçağı eşyası için Gümrük  ve Tekel Bakanlığı ^ödüyor.  BAŞKAN — Yalnız !bir bakanlıkça ödenseydi bi­ linirdi, ona göre her sene bütçesine karşılığı konur­ du. Fakat Millî Savunma Bakanlığı bu sene ne ka­ dar silah yakalanır bilemez ki, ona göre bütçesine  para koysun; ama İçişleri Bakanlığının veya Güm­ rük ve Tekel Bakanlığının tecrübesi vardır, seneler­ den beri yakalanan silahlar vardır, o kendi bütçesine  koyar ve daha iyi olurdu.  Siz ise, «Silahı, mühimmatı Millî Savunma Ba­ kanlığına teslim ediyoruz, binaenaleyh parasını da  versin; uyuşturucu maddeyi de Toprak Mahsûlleri  Ofisine veriyoruz; o halde parasını da o versin; yani,  madde nereye verilmişse; parasını da, ikramiyesini de  o versin» diyorsunuz. Zannediyorum mesele buradan  kaynaklanıyor.  İÇİŞLER'! BAKANI SELÂHATTIN ÇETINER  — Sayın Cumhurbaşkanım, tabiî bu tarz meseleyi  mürekkepieştiriyor, basi'Üeştirmiyor. Buyurduğunuz gi­ bi ya İçişleri Bakanlığı veyahut Gümrük ve Tekel  Bakanlığı tümünü ödese, bu ikramiye ödemesinde sü­ regelen aksakliklar, yapılacak bu yeni düzeltmeyle  devam etmez.  Arz ederim.  BAŞKAN — Şimdiye kadar da hep böyle mi ol­ muş?.  HÂKIM ALBAY FERÎDUN BALATLIOĞLU  (İçişleri Komisyonu Başkam) — Evet efendim; malı  teslim alan başkası, parayı ödeyen başkası olunca  ilk etapta bir terslik oluyor.  BAŞKAN — Buyurun (Sayın Bakan.  GÜMRÜK VE TEKEL BAKANI CAFER TAY­ YAR SADIKLAR — Sayın Cumhurbaşkanım, zan­ nediyorum izah edildiği gibi uygulayıcılara verilmiş  bu. Tasfiye edenler, tasfiye sonucunda bir şey kalırsa  verecek. Mantığı, sistematiği bu olduğu için konutoıuş,.  Tabiî, toplanabilseydi çok daha iyi olurdu; ama uy-»  gulayıcılar ayrı olduğu için ayrılmış. O bakımdan  açıklama getirmek için arz ettim.  Bu münasebetle de bir şey ilave etmek istiyorum,  şahsen gözümden kaçmış; ama herhalde başka bir  izahı da olabilir.  Maliye yetkilileri burada «Hazine yetkilileri» ola­ rak geçiyor. Bu bazı karışıklıklara da meydan ve­ rebilir. «Hazine yetkilisi» tabiri, ki hazine avukatı  vardır, mal müdürü vardır, fakat genellikle maliye  teşkilatı olarak söylendiği zaman hazineyi de temsil  eder. Eğer genelinde bir mahzur yoksa o «Hazine  yet!kilileri»ni «maliye yetkilileri» olarak değiştirebilir  miyiz?.  BAŞKAN — Nerede, kaçıncı fıkrada?.  GÜMRÜK VE TEKEL BAKANI CAFER TAY­ YAR SADIKLAR — Madde 60'ı düzenleyen 25 inci  maddenin 1 inci fıkrasında.  Daha evvel de 21 inci maddede geçti; ama şimdi  burada eğer prensip kararı alınırsa oraya da teşmil  edilebilir.  «Gümrük ve Hazine yetkilileri ile belediye temsil­ cisi» denirken zannederim burada geçen «Hazine yet­ kilileri» ifadesiyle Maliye Bakanlığı kastediliyor. O  bakımdan bazı karışıklıklara meydan verilebilir. Çün­ kü hazine avukatı bazı yerlerde vardır, bazı yerlerde  yoktur, mal müdürü girecektir.  BAŞKAN — Diğer maddelerde hep böyle mi  geçti?  HÂKİM ALBAY FERİDUN BALATLİOĞLU  (İçişleri Komisyonu Başkanı) — Sayın Cumhurbaşka­ nım, Hükümetten gelen tasarı da böyle hazırlanmış  ve Danışma Meclisi de bunu aynen kabul etmiş. Ma­ liye Bakanlığından Maliye temsilcimiz de geldi, ta-,  birlerde herhangi bir malî sakınca olmadığını belirt­ tikleri için biz de aynen kabul ettik.  BAŞKAN — Böylece burada da açıklanmış oldu;  yani, biz burada Maliye temsilcisini kastediyoruz.  M. G. Konseyi B : 155 25 , 7 , 1983 O : 1  Belki, bir elastikiyet de sağlar; o esnada Maliyenin  temsilcisi yoksa Hazine yetkilileri...  HÂKİM ALBAY FERİDUN BALATLIOĞLU  (içişleri Komisyonu Başkanı) — «Hazine» tabiri, bir  bakanlığa bağlılık dleğil, çok dlaıha geniş kapsamlı.  ORAMÎRAL NEJAT TÜMER — Müsaade eder  misiniz?  BAŞKAN — Buyurun.  ORAMÎRAL NEJAT TÜMER — 29 uncu say­ fanın son satırında, «kaçakçılık davalarının takibi ve  müdafaasında, kaçak eşyanın muhafaza işlerinde ve  palra cezalarının tahsiflind'e görev yapan Gümrük ve  Tekel Bakanlığı memurlarına tevzi edilmek üzere  emanet hesabına alınır» deniyor.  'Buratila, «Gümrük ve Tekel Bakanlığı ımıemurîarı- na» deyince herhalde merkezdeki, Gümrük ve Tekel  Bakanilıığmun bu kbnludiaki bütün ilgilileri de fcalsıted'i- liyor.  Halbuki, bu kanunun ruhu o bölgede, kaçakçılık  olayının meydana geldiği, kaçakçılık davalarının gö­ rüldüğü ve oranın müdafaasında çalışanlar. «Kaçak  eşyanın muhafazası» deyince, o bölgede muhafaza  eden hizmetliler ve o bölgede görevli Gümrük ve Te­ kel Bakanlığının hizmetlileri olursa herhalde bunun  hakikî değeri olabilir. Yoksa, Habur Gümrük Kapı­ sında veya Edirne Gümrük Kapısında meydana gelen  bir olayın, Gümrük ve Tekel Bakanlığının bu daire­ sinde çalışan memurları ile ne ilgisi olabilir? Merkez­ de çalışan bu memurlar acaba kimlerdir, kaç kişidir,  müsteşardan mı başlar, şube müdüründen mi başlar  gibi birçok problemler yaratabilir ve tatbikatta da  bunun üzerinde birçok söylentiler olmaktadır.  O bakımdan bu hususun «mahallindeki memur­ lar» şeklinde düzeltilmesinde daimî yarar görüyorum.  Arz ederim.  GÜMRÜK VE TEKEL BAKANI CAFER TAY­ YAR SADIKLAR — Sayın Cumhurbaşkanım, mü­ saade ederseniz bu konuda Müsteşarım bir açıklama  yapsınlar.  BAŞKAN — Buyurun.  ORHAN K. YÜZBAŞIOĞLU (Gümrük ve Te­ kel Bakanlığı Temsilcisi) — Sayın Cumhurbaşkanım,  bu hüküm kanunun eski metninde mevcut olan bir  keyfiyettir. Burada gözetilen amaç; bir bölgede kaçak­ çılıkla mücadelede etkin davranılmıştır, hiçbir kaçak­ çılık olayı olmamıştır; ama oradaki kişileri ikramiye  ile taltif etmek bir bakıma onların bu gayretli çalış­ malarını teşvik etmek demektir.  Eğer, biz sadece kaçakçılık olan yerlerdeki me­ murlara ikramiye verirsek, orada fazla kaçakçılık ol­ ması, onların başarısı da değildir, tersine bir ikramiye  vermiş oluruz.  Bu itibarla, bu kanun mevcut olduğundan beri  yapılan uygulama bir yönetmelik dahilinde, bir usul  dairesinde mahallî teşkilatlardan taltifi uygun görü­ len memurların - ki yeni yapılan düzenlemeyle bunu  isieil dluırulmılıairınııın inceîenmlâsi'nıe idle bağladık - sıicil  durumlarının da incelenmesine ve amirlerinin verdiği  notlara göre yapılmaktadır, bu yönetmelik dahilin- die Kanumlda olduğu gibi ve (mahallî ayırım yapılma­ dan - çünkü bir mahallî bölgede kaçakçılık olmuyor­ sa bir bakıma onların başarısıdır - böyle bir ayrım  yapmadan, global olarak düşünüp, kaçakçılık dava­ larından dolayı hükmolunan vekâlet ücretlerinin %  3Ö'u kaçak davalarının takibi ve müdafaasında kaçak  eşyanın...  BAŞKAN — Maddede, «Bu maddenin 1 inci ben­ dinde gösterilen kaçakçılık suçlarına terettüp eden  para cezalarının tahsilini müteakip» deniyor; hangi­ sidir bunlar?  ORHAN K. YÜZBAŞIOĞLU (Gümrük ve Tekel  Bakanlığı Temsilcisi) — Efendim bunlar, bir, mah­ kemelerce malın müsaderesine hükmolunur, bir de,  ayrıca para cezasına hükmolunur.  BAŞKAN — işte, o toplanan para cezaları.  ORHAN K. YÜZBAŞIOĞLU (Gümrük ve Tekel  Bakanlığı Temsilcisi) — Onların % 30'u.  Bir de ücreti vekâlet vardır. Çünkü, eğer muhake- mat müdürlüğü varsa kamu davası bu muhakemat  müdürlükleri tarafından yürütülür; olmayan yerlerde  de gümrük idareleri yürütür. Fakat ister muhakemat  müdürlüğü yürütsün, ister gümrük idareleri yürüt­ sün, Hazine şahsî hakikinin davacısı 'gümrük idare­ sidir. Jandarma 'bir eşyayı yakaladı, polis bir eşya­ yı yakaladı ise, biraz evvel de geçti, hemen en ya­ kın ıgümrük idaresine eşya teslim edilir. Bir de olay  zabit varakası verilir. !Bu davayı açan gümrüktür,  polis değil; savcıya da verse, bu davaya müdahii  olan, Hazine şalhsî hakkına taraf olan ıgümrük ida­ residir ve o gümrük idaresi bunu muntazaman ta­ kip eder, her altı ayda bir Bakanlığımız Hukuk Mü­ şavirliğimize ibılgi verir. Orada her dosyanın sicili  tutulur, yanlış bir mad'de istenmişse, o madde tas­ hih edilir, eksik ise tamamlaittılır. Takip bu şekilde  muntazaman sürdürülür.  531 — •
Sayfa 14 -
M. G. Konseyi B : 155 25 , 7 , 1983 O : 1  Belki, bir elastikiyet de sağlar; o esnada Maliyenin  temsilcisi yoksa Hazine yetkilileri...  HÂKİM ALBAY FERİDUN BALATLIOĞLU  (içişleri Komisyonu Başkanı) — «Hazine» tabiri, bir  bakanlığa bağlılık dleğil, çok dlaıha geniş kapsamlı.  ORAMÎRAL NEJAT TÜMER — Müsaade eder  misiniz?  BAŞKAN — Buyurun.  ORAMÎRAL NEJAT TÜMER — 29 uncu say­ fanın son satırında, «kaçakçılık davalarının takibi ve  müdafaasında, kaçak eşyanın muhafaza işlerinde ve  palra cezalarının tahsiflind'e görev yapan Gümrük ve  Tekel Bakanlığı memurlarına tevzi edilmek üzere  emanet hesabına alınır» deniyor.  'Buratila, «Gümrük ve Tekel Bakanlığı ımıemurîarı- na» deyince herhalde merkezdeki, Gümrük ve Tekel  Bakanilıığmun bu kbnludiaki bütün ilgilileri de fcalsıted'i- liyor.  Halbuki, bu kanunun ruhu o bölgede, kaçakçılık  olayının meydana geldiği, kaçakçılık davalarının gö­ rüldüğü ve oranın müdafaasında çalışanlar. «Kaçak  eşyanın muhafazası» deyince, o bölgede muhafaza  eden hizmetliler ve o bölgede görevli Gümrük ve Te­ kel Bakanlığının hizmetlileri olursa herhalde bunun  hakikî değeri olabilir. Yoksa, Habur Gümrük Kapı­ sında veya Edirne Gümrük Kapısında meydana gelen  bir olayın, Gümrük ve Tekel Bakanlığının bu daire­ sinde çalışan memurları ile ne ilgisi olabilir? Merkez­ de çalışan bu memurlar acaba kimlerdir, kaç kişidir,  müsteşardan mı başlar, şube müdüründen mi başlar  gibi birçok problemler yaratabilir ve tatbikatta da  bunun üzerinde birçok söylentiler olmaktadır.  O bakımdan bu hususun «mahallindeki memur­ lar» şeklinde düzeltilmesinde daimî yarar görüyorum.  Arz ederim.  GÜMRÜK VE TEKEL BAKANI CAFER TAY­ YAR SADIKLAR — Sayın Cumhurbaşkanım, mü­ saade ederseniz bu konuda Müsteşarım bir açıklama  yapsınlar.  BAŞKAN — Buyurun.  ORHAN K. YÜZBAŞIOĞLU (Gümrük ve Te­ kel Bakanlığı Temsilcisi) — Sayın Cumhurbaşkanım,  bu hüküm kanunun eski metninde mevcut olan bir  keyfiyettir. Burada gözetilen amaç; bir bölgede kaçak­ çılıkla mücadelede etkin davranılmıştır, hiçbir kaçak­ çılık olayı olmamıştır; ama oradaki kişileri ikramiye  ile taltif etmek bir bakıma onların bu gayretli çalış­ malarını teşvik etmek demektir.  Eğer, biz sadece kaçakçılık olan yerlerdeki me­ murlara ikramiye verirsek, orada fazla kaçakçılık ol­ ması, onların başarısı da değildir, tersine bir ikramiye  vermiş oluruz.  Bu itibarla, bu kanun mevcut olduğundan beri  yapılan uygulama bir yönetmelik dahilinde, bir usul  dairesinde mahallî teşkilatlardan taltifi uygun görü­ len memurların - ki yeni yapılan düzenlemeyle bunu  isieil dluırulmılıairınııın inceîenmlâsi'nıe idle bağladık - sıicil  durumlarının da incelenmesine ve amirlerinin verdiği  notlara göre yapılmaktadır, bu yönetmelik dahilin- die Kanumlda olduğu gibi ve (mahallî ayırım yapılma­ dan - çünkü bir mahallî bölgede kaçakçılık olmuyor­ sa bir bakıma onların başarısıdır - böyle bir ayrım  yapmadan, global olarak düşünüp, kaçakçılık dava­ larından dolayı hükmolunan vekâlet ücretlerinin %  3Ö'u kaçak davalarının takibi ve müdafaasında kaçak  eşyanın...  BAŞKAN — Maddede, «Bu maddenin 1 inci ben­ dinde gösterilen kaçakçılık suçlarına terettüp eden  para cezalarının tahsilini müteakip» deniyor; hangi­ sidir bunlar?  ORHAN K. YÜZBAŞIOĞLU (Gümrük ve Tekel  Bakanlığı Temsilcisi) — Efendim bunlar, bir, mah­ kemelerce malın müsaderesine hükmolunur, bir de,  ayrıca para cezasına hükmolunur.  BAŞKAN — işte, o toplanan para cezaları.  ORHAN K. YÜZBAŞIOĞLU (Gümrük ve Tekel  Bakanlığı Temsilcisi) — Onların % 30'u.  Bir de ücreti vekâlet vardır. Çünkü, eğer muhake- mat müdürlüğü varsa kamu davası bu muhakemat  müdürlükleri tarafından yürütülür; olmayan yerlerde  de gümrük idareleri yürütür. Fakat ister muhakemat  müdürlüğü yürütsün, ister gümrük idareleri yürüt­ sün, Hazine şahsî hakikinin davacısı 'gümrük idare­ sidir. Jandarma 'bir eşyayı yakaladı, polis bir eşya­ yı yakaladı ise, biraz evvel de geçti, hemen en ya­ kın ıgümrük idaresine eşya teslim edilir. Bir de olay  zabit varakası verilir. !Bu davayı açan gümrüktür,  polis değil; savcıya da verse, bu davaya müdahii  olan, Hazine şalhsî hakkına taraf olan ıgümrük ida­ residir ve o gümrük idaresi bunu muntazaman ta­ kip eder, her altı ayda bir Bakanlığımız Hukuk Mü­ şavirliğimize ibılgi verir. Orada her dosyanın sicili  tutulur, yanlış bir mad'de istenmişse, o madde tas­ hih edilir, eksik ise tamamlaittılır. Takip bu şekilde  muntazaman sürdürülür.  531 — •  M. G. Konseyi B : 155 25 s 7 s 1983 O : 1  BAŞKAN — ©u paralar toplandığı zaman da­ ğıtımını Ibir yönetmelikle mi tespit ediyorsunuz?  ORHAN K. YÜZBAŞIOĞLU (Gümrük ve Te­ kel Bakanlığı Temsilcisi) — EVet efendim, yönet­ melik ile.  BAŞKAN — O yönetmelikte nasıldır; gümrük iş­ lerinde çalışan personele seyyanen mi dağıtılıyor,  ydksa işi çok olan bölgelere biraz daha fazla, mü­ dürlere daha fazla da, küçük memurlara daha az  falan igibi mi bir esas var; bu nasıl bir esas dahilin­ de dağıtılıyor1?  ORHAN K. YÜZBAŞIOĞLU (Gümrük ve Te­ kel Bakanlığı Temsilcisi) — Sayın Cumhurbaşka­ nım, bu memuriyetin mahiyetine ve mahallindeki  arz ettiği öneme göre şekillenmekle beraber, mü­ dürlere, icabında başmüdürlere ve icra takip memur­ larına daha fazladır. Mesela, icra takip memurları  daha fazla, bu davaları takip eden memurlar daha  fazla alır.  BAŞKAN — Buyurun.  GÜMRÜK VE TEKEL BAKANI CAFER TAY­ YAR SADIKLAR — Sayın Cumhurbaşkanım, mü­ saade ederseniz birkaç görüş de ben eklemek isti­ yorum.  Bakanlığıma başladıktan sonra bu konudaki uy- ıgulamayı ben de görmek istedim. Arkadaşlarıma ri­ ca ettim, yönetmeliklerini inceledim ve detayını da  incelemek imkânım oldu. Sayın Amiralimin de üze­ rinde durulmasını gerek gördükleri konular üzerinde  ben de durduğum için, acaba nedir diye girmek ih­ tiyacını duydum.  Gümrük Teşkilatı - huzurunuzda açıkça beyan  etmekte mahzur yok - şimdiye kadar dışarıdan gö­ rünüşü değişik bir teşkilat; fakat içine girdikten son­ ra, kısa bir zamanda olmakla beraber, büyük sıkın­ tı çeken, meşakkat çeken ve bir anlamda da hor gö­ rülen bir teşkilat. Şimdi bu teşkilata şahsiyetini ka­ zandırmak, daha güçlü kılmak ve biraz rahat nefes  aldırmak imkânlarını ben başka yollarla da aramaya  çalıştım; fakat kapıda tek bu kalmış efendim. Müsteşa­ rımın da arz ettiği ıgibi, bir kaçak olayının olma­ ması bir yerde, bir anlamda o teşkilatın başarısıdır.  Başarılı olanlara hiçbir şey vermemek, devamlı ka­ çak olan yerlerde de bu ikramiyeyi dağıtmak, genel­ de bir haksızlık oluyor. Eğer igenelde bu konu ile  iyi mücadele edilmiş ise, Gümrük Teşkilatının ta­ mamını, baştan sona bütün teşkilatın tamamını il­ gilendiren bir konudur diye değerlendirdim.  Ayrıca, kendi zamanımla ilgili bazı uygulamalar  oldu. Yüksek seviyedeki arkadaşlarımız sura ile Ka­ pıkule'yi» Halbur'u veyahut Gürbulak'ı devamlı do­ laşıyorlar; ben dahi gidiyorum. O zaman ben müs­ teşarım ve müsteşar muavinlerim dahil, hudut kapı­ larına gidip bir anlamda nöbet tutuyoruz. Bu başa­ rıyı tümüyle düşünür isek, o kadar büyük bir şey  de değil efendim bunlar, benim baktığım diğer teş­ kilatlarda, diğer bankalarda yapılan şeylere kıyasla  bunlar çok ufak şeylerdir. O bakımdan, bu şekil­ de - eğer müsaade buyururlursa - kalmasında fayda  mülahaza ederim.  Tensip Yüksek Heyetinizin efendim.  ÖRAMİRAL NEJAT TÜMER — Efendim, mü­ saade ederseniz yine farklı olarak görüşümü arz et­ mek istiyorum.  Bu gerçekten doğrudur. Hakikaten büyük sıkıntı­ lar çekerler, büyük töhmet altında kalırlar, bunun  karşılığında DeVlet, kendi bütçesine belli bir miktar  ilave koyarak, gümrük hizmetleri yan ödemesini (o  istediğimiz, dağıtılan nispet kadar ise, onlar artırıl­ mak suretiyle) vermelidir.; Bu hizmetlerin karşılığı, o  yöneitimeliğinize uygun olarak, dağıtım sistemine tabi  olmalıdır. Ama çiok başka manalara çekilecek şekle  gelmiş olan şu statünün böyle kanunî bir gerekçenin  içerisinde bırakılmasını pek uygun görmüyorum efen­ dim. Aleyhte çok konuşmalar olmaktadır, özellikle  bazı noktalarda kaçakçıların bilerek yakalandığı ve  bu suretle para eksikliği, az kaldığı zaman bu gibi  olaylarla tekrar takviye edilmekte olduğu dahi söy­ lenmektedir. Bunu benim duyduğum gibi birçok kim­ se de duymaktadır.  Binaenaleyh, siz yerden göğe kadar haklısınız, bu  memurlarınızı gerçekten korumak lazım ve aldıkları,  Devletin verdiği bu kadar para ve belki az olabilir  o sektör için. Bunu yine Devletin kendisinin, yan  ödemesine «Gümrük hizmetleri fonu» gibi ayrı bir  fon ile takviye etmesi daha uygun olur diye düşün­ mekteyim efendim.  BAŞKAN — Buyurun.  GÜMRÜK VE TEKEL BAKANI CAFER TAY­ YAR SADIKLAR — Sayın Cumhurbaşkanım, Ami­ ralim çok haklı buyuruyorlar, ben de aynı yöntemle  olaya yaklaşmak istedim. Fakat Maliyeci arkadaşlar­ la Bakanlığımızda görüşüldüğü zaman, «Teşkilat Ka­ nunumuz çıkarken böyle bir şey sağlayabilir miyim»  — 532 —
Sayfa 15 -
M. G. Konseyi B : 155 25 s 7 s 1983 O : 1  BAŞKAN — ©u paralar toplandığı zaman da­ ğıtımını Ibir yönetmelikle mi tespit ediyorsunuz?  ORHAN K. YÜZBAŞIOĞLU (Gümrük ve Te­ kel Bakanlığı Temsilcisi) — EVet efendim, yönet­ melik ile.  BAŞKAN — O yönetmelikte nasıldır; gümrük iş­ lerinde çalışan personele seyyanen mi dağıtılıyor,  ydksa işi çok olan bölgelere biraz daha fazla, mü­ dürlere daha fazla da, küçük memurlara daha az  falan igibi mi bir esas var; bu nasıl bir esas dahilin­ de dağıtılıyor1?  ORHAN K. YÜZBAŞIOĞLU (Gümrük ve Te­ kel Bakanlığı Temsilcisi) — Sayın Cumhurbaşka­ nım, bu memuriyetin mahiyetine ve mahallindeki  arz ettiği öneme göre şekillenmekle beraber, mü­ dürlere, icabında başmüdürlere ve icra takip memur­ larına daha fazladır. Mesela, icra takip memurları  daha fazla, bu davaları takip eden memurlar daha  fazla alır.  BAŞKAN — Buyurun.  GÜMRÜK VE TEKEL BAKANI CAFER TAY­ YAR SADIKLAR — Sayın Cumhurbaşkanım, mü­ saade ederseniz birkaç görüş de ben eklemek isti­ yorum.  Bakanlığıma başladıktan sonra bu konudaki uy- ıgulamayı ben de görmek istedim. Arkadaşlarıma ri­ ca ettim, yönetmeliklerini inceledim ve detayını da  incelemek imkânım oldu. Sayın Amiralimin de üze­ rinde durulmasını gerek gördükleri konular üzerinde  ben de durduğum için, acaba nedir diye girmek ih­ tiyacını duydum.  Gümrük Teşkilatı - huzurunuzda açıkça beyan  etmekte mahzur yok - şimdiye kadar dışarıdan gö­ rünüşü değişik bir teşkilat; fakat içine girdikten son­ ra, kısa bir zamanda olmakla beraber, büyük sıkın­ tı çeken, meşakkat çeken ve bir anlamda da hor gö­ rülen bir teşkilat. Şimdi bu teşkilata şahsiyetini ka­ zandırmak, daha güçlü kılmak ve biraz rahat nefes  aldırmak imkânlarını ben başka yollarla da aramaya  çalıştım; fakat kapıda tek bu kalmış efendim. Müsteşa­ rımın da arz ettiği ıgibi, bir kaçak olayının olma­ ması bir yerde, bir anlamda o teşkilatın başarısıdır.  Başarılı olanlara hiçbir şey vermemek, devamlı ka­ çak olan yerlerde de bu ikramiyeyi dağıtmak, genel­ de bir haksızlık oluyor. Eğer igenelde bu konu ile  iyi mücadele edilmiş ise, Gümrük Teşkilatının ta­ mamını, baştan sona bütün teşkilatın tamamını il­ gilendiren bir konudur diye değerlendirdim.  Ayrıca, kendi zamanımla ilgili bazı uygulamalar  oldu. Yüksek seviyedeki arkadaşlarımız sura ile Ka­ pıkule'yi» Halbur'u veyahut Gürbulak'ı devamlı do­ laşıyorlar; ben dahi gidiyorum. O zaman ben müs­ teşarım ve müsteşar muavinlerim dahil, hudut kapı­ larına gidip bir anlamda nöbet tutuyoruz. Bu başa­ rıyı tümüyle düşünür isek, o kadar büyük bir şey  de değil efendim bunlar, benim baktığım diğer teş­ kilatlarda, diğer bankalarda yapılan şeylere kıyasla  bunlar çok ufak şeylerdir. O bakımdan, bu şekil­ de - eğer müsaade buyururlursa - kalmasında fayda  mülahaza ederim.  Tensip Yüksek Heyetinizin efendim.  ÖRAMİRAL NEJAT TÜMER — Efendim, mü­ saade ederseniz yine farklı olarak görüşümü arz et­ mek istiyorum.  Bu gerçekten doğrudur. Hakikaten büyük sıkıntı­ lar çekerler, büyük töhmet altında kalırlar, bunun  karşılığında DeVlet, kendi bütçesine belli bir miktar  ilave koyarak, gümrük hizmetleri yan ödemesini (o  istediğimiz, dağıtılan nispet kadar ise, onlar artırıl­ mak suretiyle) vermelidir.; Bu hizmetlerin karşılığı, o  yöneitimeliğinize uygun olarak, dağıtım sistemine tabi  olmalıdır. Ama çiok başka manalara çekilecek şekle  gelmiş olan şu statünün böyle kanunî bir gerekçenin  içerisinde bırakılmasını pek uygun görmüyorum efen­ dim. Aleyhte çok konuşmalar olmaktadır, özellikle  bazı noktalarda kaçakçıların bilerek yakalandığı ve  bu suretle para eksikliği, az kaldığı zaman bu gibi  olaylarla tekrar takviye edilmekte olduğu dahi söy­ lenmektedir. Bunu benim duyduğum gibi birçok kim­ se de duymaktadır.  Binaenaleyh, siz yerden göğe kadar haklısınız, bu  memurlarınızı gerçekten korumak lazım ve aldıkları,  Devletin verdiği bu kadar para ve belki az olabilir  o sektör için. Bunu yine Devletin kendisinin, yan  ödemesine «Gümrük hizmetleri fonu» gibi ayrı bir  fon ile takviye etmesi daha uygun olur diye düşün­ mekteyim efendim.  BAŞKAN — Buyurun.  GÜMRÜK VE TEKEL BAKANI CAFER TAY­ YAR SADIKLAR — Sayın Cumhurbaşkanım, Ami­ ralim çok haklı buyuruyorlar, ben de aynı yöntemle  olaya yaklaşmak istedim. Fakat Maliyeci arkadaşlar­ la Bakanlığımızda görüşüldüğü zaman, «Teşkilat Ka­ nunumuz çıkarken böyle bir şey sağlayabilir miyim»  — 532 —  M. G. Konseyi B : 155  diye sorduğumda, «genel dengeyi bozacağı görüşüy­ le bunun başarılı olamayacağını» söylediler efendim.  Bunu arz etmek istedim.  ORGENERAL NURETTÎN ERSİN — Jandar­ mada bunun uygulaması var. Jandarmada böyle bir  genelleştirme yok. Orada da kaçakçılıkla ilgili gö­ rev yapanlar var. «Yakalamayanlara» diye ayrıca  böyle seyyanen Ibir şey yok. Devletin bir kuruluşun­ da bir uygulama, başka bir kuruluşunda başka bir  uygulama var. Bunlar da bu mücadeleyi yapıyorlar.  Deniz Kuvvetleri Komutanının söylediği doğrudur.  BAŞKAN — Bunu yakalayanlar yalnız gümrük  memurları mıdır? Polis yakalıyor, jandarma yakalı­ yor..̂   HÂKİM ALBAY FERİDUN BALATLIOĞLU  (İçişleri Komisyonu Başkanı) — Yakalama ile ilişki­ li değil efendim, o sadece yakalandıktan, muhakeme­ si Ibittikten sonra, şu kadar lira para cezasına...  BAŞKAN — İyi ama, yakalayan kim?  HÂKİM ALBAY FERİDUN BALATLIOĞLU  (İçişleri Komisyonu Başkanı) — O yakalayan ayn  efendim, müsadir ve muhbir ikramiyeleri tümüyle  bunun dışında; % 2, % 25'ler o ayrı. Bunlar sadece  her şeyi bitmiş, muhakemesi olmuş, ceza verilmiş,  para cezası verilmiş; diyelim ki 100 hin lira para ce­ zası, bunun % 30'u Gümrük ve Tekel Bakanlığının  hu paranın tahsilinde, bu davanın takibinde bu ma­ lın muhafazasında hizmeti geçen memurlarına tevdi  edilir.  Bir de, mahkeme dedi iki, ücreti vekâlet olarak  sanlığı; «şu kadar liralık ücreti vekâlet ödeyeceksin.»  Onun da % 30'u alınıyor, iki % 30'lar birleştiriliyor,  bir havuzda toplanıyor ve bunlar, bu konuda hizmeti  geçen memurları, ama yakalayan, yani müsadir veya  muhbirler dışında hizmeti geçen diğer memurlara...  BAŞKAN — Biz böyle bir kanun daha çıkardık,  dağıtılan para ile ilgili; şimdi hatırlayamayacağım. O  zaman da bunu konuştuk. Şimdi bunu burada değiş­ tirmek mümkün değil. Eğer öyle bir şey varsa o za­ man kanunu iade etmemiz lazım. Bugüne kadar da  hep böyle yapılmış, döner sermaye böyledir.  ORAMİRAL NEJAT TÜMBR — «O bölgede­ ki» kelimesini koyabilir miyiz diye düşünüyorum.  BAŞKAN — «O bölgedeki» denince, o da mah­ zurlu; hu takdirde kendi bölgelerine çekmeye çalışır­ lar, kaçakçılığı vesaireyi. Sonra bu paralar bir yer­ de 'toparlanıyor, bir bölgede değil ki; çeşitli bölge­ lerde para cezaları hükmedilmiş, bir yerde toparlan­ mış, ne kadarı hangi kapıdan girmiş, bunun takibi  çok zordur.  25 . 7 . 1983 O : X  ORGENERAL NURETTİN ERSİN — Ayrıca,  bu paranın dağıtılmasıyla ilgili olarak yapılmış yö­ netmeliğe geçmiş olan usulde de bazı şeyler var,  duyduğuma göre. Yönetmeliğin uygulamasının da  tatmin edici olmadığı söylenmektedir. Çünkü, bütün  memurlara hangi sıra ile nasıl verileceği, belli değil­ miş; bir sefer veriliyor, bir sefer verilmiyormuş, fi­ lan. Böyle bir şey varsa, yönetmeliği tekrar elden  geçirmek suretiyle hu tarzdaki durumu biraz daha  düzeltmek mümkün olabilirse, onun üzerinde dur­ maları daha uygun olur.  GÜMRÜK VE TEKEL BAKANI CAFER TAY­ YAR SADIKLAR — Hay hay efendim, emir telâk­ ki ederim. Onu gözden geçiririz, yeni bir düzenle­ me yaparız.  BAŞKAN — Hakkaniyetle yapılmalı bu; yoksa  aşağıda çalışan daha az, müdürüne daha çok falan  gibi değil. Bu işte büyük emekleri geçen ve bazı mah­ rumiyet yerinde çalışanlar, sicili hakikaten çok üstün  olanlar gibi çok katı birtakım kıstaslar getirilirse me­ sele kalmaz.  GÜMRÜK VE TEKEL BAKANI CAFER TAY­ YAR SADIKLAR — Sayın Cumhurbaşkanım, ana- prensipler buyurduğunuz gibi; ama yeniden gözden  geçirelim ve şikâyetleri de zaltıâ'lünizden alayım efen­ dim.  BAŞKAN — Necip Paşa, yönetmeliği alalım,  Gümrük ve Tekel Bakanlığı ile beraber çalışıp dü­ zeltilmesi gereken yerlerde ona göre düzeltme yapa­ rız.  HÂKİM ALBAY FERİDUN BALATLIOĞLU  (İçişleri Komisyonu Başkanı) — Sayın Cumhurbaş­ kanım, tereddütü gidermek bakımından bir hususu  arz etmek istiyorum; «... tahsilinde görev yapan Güm­ rük ve Tekel Bakanlığı memurlarına tevzi edilmek  üzere emanet hesabına alınır» ifadesine, «Gümrük  ve Tekel Bakanlığı memurlarına yönetmelikte belir­ tilecek esaslara göre tevzi edilmek üzere» cümlesini  ilave etmek suretiyle o yönetmeliği zikretmekte eğer  bir yarar görülür ise, onu ekleyelim.  BAŞKAN — ıMuhalkkak lazım.  HÂKİM ALBAY FERİDUN BALATLIOĞLU  (İçişleri Komisyonu Başkanı) — «Yönetmelikte be­ lirtilecek esaslara göre»  ORGENERAL NECİP TÖRUMTAY (Millî Gü­ venlik Konseyi Genel Sekreteri) — Hakkaniyetli.  BAŞKAN — Onu bir daha söyleyin, o kısmı bir  daha okutayım.  — 533 —
Sayfa 16 -
M. G. Konseyi B : 155  diye sorduğumda, «genel dengeyi bozacağı görüşüy­ le bunun başarılı olamayacağını» söylediler efendim.  Bunu arz etmek istedim.  ORGENERAL NURETTÎN ERSİN — Jandar­ mada bunun uygulaması var. Jandarmada böyle bir  genelleştirme yok. Orada da kaçakçılıkla ilgili gö­ rev yapanlar var. «Yakalamayanlara» diye ayrıca  böyle seyyanen Ibir şey yok. Devletin bir kuruluşun­ da bir uygulama, başka bir kuruluşunda başka bir  uygulama var. Bunlar da bu mücadeleyi yapıyorlar.  Deniz Kuvvetleri Komutanının söylediği doğrudur.  BAŞKAN — Bunu yakalayanlar yalnız gümrük  memurları mıdır? Polis yakalıyor, jandarma yakalı­ yor..̂   HÂKİM ALBAY FERİDUN BALATLIOĞLU  (İçişleri Komisyonu Başkanı) — Yakalama ile ilişki­ li değil efendim, o sadece yakalandıktan, muhakeme­ si Ibittikten sonra, şu kadar lira para cezasına...  BAŞKAN — İyi ama, yakalayan kim?  HÂKİM ALBAY FERİDUN BALATLIOĞLU  (İçişleri Komisyonu Başkanı) — O yakalayan ayn  efendim, müsadir ve muhbir ikramiyeleri tümüyle  bunun dışında; % 2, % 25'ler o ayrı. Bunlar sadece  her şeyi bitmiş, muhakemesi olmuş, ceza verilmiş,  para cezası verilmiş; diyelim ki 100 hin lira para ce­ zası, bunun % 30'u Gümrük ve Tekel Bakanlığının  hu paranın tahsilinde, bu davanın takibinde bu ma­ lın muhafazasında hizmeti geçen memurlarına tevdi  edilir.  Bir de, mahkeme dedi iki, ücreti vekâlet olarak  sanlığı; «şu kadar liralık ücreti vekâlet ödeyeceksin.»  Onun da % 30'u alınıyor, iki % 30'lar birleştiriliyor,  bir havuzda toplanıyor ve bunlar, bu konuda hizmeti  geçen memurları, ama yakalayan, yani müsadir veya  muhbirler dışında hizmeti geçen diğer memurlara...  BAŞKAN — Biz böyle bir kanun daha çıkardık,  dağıtılan para ile ilgili; şimdi hatırlayamayacağım. O  zaman da bunu konuştuk. Şimdi bunu burada değiş­ tirmek mümkün değil. Eğer öyle bir şey varsa o za­ man kanunu iade etmemiz lazım. Bugüne kadar da  hep böyle yapılmış, döner sermaye böyledir.  ORAMİRAL NEJAT TÜMBR — «O bölgede­ ki» kelimesini koyabilir miyiz diye düşünüyorum.  BAŞKAN — «O bölgedeki» denince, o da mah­ zurlu; hu takdirde kendi bölgelerine çekmeye çalışır­ lar, kaçakçılığı vesaireyi. Sonra bu paralar bir yer­ de 'toparlanıyor, bir bölgede değil ki; çeşitli bölge­ lerde para cezaları hükmedilmiş, bir yerde toparlan­ mış, ne kadarı hangi kapıdan girmiş, bunun takibi  çok zordur.  25 . 7 . 1983 O : X  ORGENERAL NURETTİN ERSİN — Ayrıca,  bu paranın dağıtılmasıyla ilgili olarak yapılmış yö­ netmeliğe geçmiş olan usulde de bazı şeyler var,  duyduğuma göre. Yönetmeliğin uygulamasının da  tatmin edici olmadığı söylenmektedir. Çünkü, bütün  memurlara hangi sıra ile nasıl verileceği, belli değil­ miş; bir sefer veriliyor, bir sefer verilmiyormuş, fi­ lan. Böyle bir şey varsa, yönetmeliği tekrar elden  geçirmek suretiyle hu tarzdaki durumu biraz daha  düzeltmek mümkün olabilirse, onun üzerinde dur­ maları daha uygun olur.  GÜMRÜK VE TEKEL BAKANI CAFER TAY­ YAR SADIKLAR — Hay hay efendim, emir telâk­ ki ederim. Onu gözden geçiririz, yeni bir düzenle­ me yaparız.  BAŞKAN — Hakkaniyetle yapılmalı bu; yoksa  aşağıda çalışan daha az, müdürüne daha çok falan  gibi değil. Bu işte büyük emekleri geçen ve bazı mah­ rumiyet yerinde çalışanlar, sicili hakikaten çok üstün  olanlar gibi çok katı birtakım kıstaslar getirilirse me­ sele kalmaz.  GÜMRÜK VE TEKEL BAKANI CAFER TAY­ YAR SADIKLAR — Sayın Cumhurbaşkanım, ana- prensipler buyurduğunuz gibi; ama yeniden gözden  geçirelim ve şikâyetleri de zaltıâ'lünizden alayım efen­ dim.  BAŞKAN — Necip Paşa, yönetmeliği alalım,  Gümrük ve Tekel Bakanlığı ile beraber çalışıp dü­ zeltilmesi gereken yerlerde ona göre düzeltme yapa­ rız.  HÂKİM ALBAY FERİDUN BALATLIOĞLU  (İçişleri Komisyonu Başkanı) — Sayın Cumhurbaş­ kanım, tereddütü gidermek bakımından bir hususu  arz etmek istiyorum; «... tahsilinde görev yapan Güm­ rük ve Tekel Bakanlığı memurlarına tevzi edilmek  üzere emanet hesabına alınır» ifadesine, «Gümrük  ve Tekel Bakanlığı memurlarına yönetmelikte belir­ tilecek esaslara göre tevzi edilmek üzere» cümlesini  ilave etmek suretiyle o yönetmeliği zikretmekte eğer  bir yarar görülür ise, onu ekleyelim.  BAŞKAN — ıMuhalkkak lazım.  HÂKİM ALBAY FERİDUN BALATLIOĞLU  (İçişleri Komisyonu Başkanı) — «Yönetmelikte be­ lirtilecek esaslara göre»  ORGENERAL NECİP TÖRUMTAY (Millî Gü­ venlik Konseyi Genel Sekreteri) — Hakkaniyetli.  BAŞKAN — Onu bir daha söyleyin, o kısmı bir  daha okutayım.  — 533 —  M. G. Konseyi B : 155 25 . 7 s 1983 O : 1  HÂKflM AUBAY FERİDUN BALATLIOĞLU  (îçi^erİ Komisyonu Başkanı) — «... tahsilinde görev  yapan Gümrük ve Tekel Bakanlığı memurlarına yö­ netmelikte 'belirtilecek esaslara göre» veya «yönet­ melikte gösterilen esaslara göre tevzi edilmek üzere  emanet hesabına alınır.»  BAŞKAN — «Yönetmelikte belirtilen esaslara göre  tevzi edilmek üzere emanet hesabına alınır.» Yani,  bu bir yerde toplanıyor, sene sonunda oluyor.  GÜMRÜK VE TEKEL BAKANI CAFER  TAYYAR SADIKLAR — Evet efendim, bu, se­ nede bir defa ve tamamen Bakanın onayı ile olu­ yor; fakat yönetmelikteki esasları ben inceledim,  yeniden bir gözden geçirilmesinde fayda var.  BAŞKAN — 7 nci < bendi yeni şekliyle okutu­ yorum1:  «Bu maddenin 1 inci 'bendinde gösterilen kaçak­ çılık suçlarına terettüp eden para cezalarının tahsi­ lini müteakip bunun yüzde otuzu ile gümrük ve  kaçakçılık davalarından dolayı hüfemolunan vekâ­ let ücretlerinin yüzde otuzu kaçakçılık davalarının  takibi ve müdafaasında, kaçak eşyanın muhafaza is­ terinde ve para cezalarının tahsilinde görev yapan  Gümrük ve Tekel Bakanlığı memurlarına yönet­ melikte (belirtilen esaslara göre tevzi edilmek üzere  emanet hesabına alınır.»  BAŞKAN — Onu, «Gümrük ve Tekel Bakanlı­ ğı ilgili memurlarına» desek. Bütün memurlara ve­ riliyormuş gibi, halbuki değil; bütün memurlara  verilmiyor, değil mi?  ORHAN K. YÜZBAŞIOĞLU (Gümrük ve  Tekel Bakanlığı Temsilcisi) — Burada «görev ya­ pan» dendiği ve tahsisen bazı görevler belirtildiği  için öyle oluyor.  HAKİM ALBAY FERİDUN BALATLIOĞLU  (İçişleri Komisyonu Başkanı) — «Dava takibi, dava  müdafaası, muhafaza işleri ve para cezalarının  'tahsilinde görev yapan» diye takip eden cümlede  vurgulanmış.  BAŞKAN — Davaların takibini Hazine avukat­ ları mı yapıyor?  HÂKİM ALBAY FERİDUN BALATLIOĞLU  »(İçişleri Komisyonu Başkanı) — Hazine avukatla­ rının olmadığı yerlerde gümrük idaresinin memuru  giriyor; fakat davayı merkezden talimat alarak yü­ rütüyor.  BAŞKAN — Yani rüşvet almasın diye, ben bu  davayı kazanırsam...  Peki avukat girmiş ise, avukat da alacak mı  bu parayı?.  ORHAN K. YÜZBAŞIOĞLU (Gümrük ve  Tekel Bakanlığı Temsilcisi) — Sayın Cumhurbaş­ kanım, demin arz ettim, avukat da girmiş olsa, da­ vada şahsî hak Hazineyi temsil eden Gümrük ve  Tekel Bakanlığı oluyor. Bir eşya yakalanıp gümrüğe  getirildi, bundan sonra bütün muamele gümrükte  oluyor. Gümrükteki memurlarımız o eşyayı muha­ faza ediyor. Demin bir madde öngörüldü, savcılık­ tan sorup davanın safhatını öğreniyoruz. Ona göre  merkez, davanın iyi yürüyüp yürümediğine bakı­ yor, müdahalelerde bulunuyor ve bu şekilde dava­ nın sonuna kadar gümrük, o davayı ve o eşyaya  ait muameleleri yürütüyor ve sonunda dava müs­ pet sonuçlanır ise verilen para cezasından, gerek  eşyanın iyi muhafazası, gerekse mahkemelerin ta­ kibi ve para cezalarının tahsilindeki gayretlerinden  dolayı, mahkemenin bitirilmesinden sonra bir para  veriliyor. Yoksa, başlangıçta olduğu gibi, eşya ya­ kalanır yakalanmaz verilen bir ikramiye yok. Mah­ keme mutlaka mahkûmiyetle sonuçlanacak, ondan  sonra Hazineye bir şey döndükten sonra, bir mik­ tar prim gibi bir şey oluyor.  ORAMİRAL NEJAT TÜMER — Efendim,  müsaade eder misiniz, son bir husus var onu arz  edeyim?  Tamamen aynı kanaatteyim ve teklifimi geri  alıyorum; bu şekilde kalmasında bir sakınca gör­ müyorum. Yalnız biraz evvel Müsteşarın verdiği  izahattan, «Türkiye'nin neresinde bir kaçak olayı  olursa olsun mahkemeye intikal edince, onun deva­ mını merkezden Gümrük ve Tekel Bakanlığı takip  ediyor yürütüyor, direktif veriyor» diyorsunuz.  ORHAN K. YÜZBAŞIOĞLU (Gümrük ve ,  Tekel Bakanlığı Temsilcisi) — Evet.  ORAMİRAL NEJAT TÜMER — İşte bütün  şikâyetler de bundan geliyor zaten. Türkiye'nin her­ hangi bir yerindeki kaçakçılık olayları ta Ankara'  daki Bakanlığın memurları tarafından nasıl sevk ve  idare ediliyor? O bölgenin bölge mahkemeleri var,  bölge müdürleri var, bölgenin sorumlu Gümrük ve  Tekel Bakanlığına bağlı birçok üst seviyede memur­ ları var; yani hiçbirisine itimat edilmiyor. Bu neye  sebep oluyor? Gümrük ve Tekel Bakanlığındaki da­ vaların o kadar uzamasına, o kadar çok çeşitli çe­ kişmelere ulaşmasına neden olur. Binaenaleyh, be- benim bu konudaki arzum, Gümrük ve Tekel Ba­ kanlığı, kendi teşkilatı içerisindeki çalışma düzenini- — 534 —
Sayfa 17 -
M. G. Konseyi B : 155 25 . 7 s 1983 O : 1  HÂKflM AUBAY FERİDUN BALATLIOĞLU  (îçi^erİ Komisyonu Başkanı) — «... tahsilinde görev  yapan Gümrük ve Tekel Bakanlığı memurlarına yö­ netmelikte 'belirtilecek esaslara göre» veya «yönet­ melikte gösterilen esaslara göre tevzi edilmek üzere  emanet hesabına alınır.»  BAŞKAN — «Yönetmelikte belirtilen esaslara göre  tevzi edilmek üzere emanet hesabına alınır.» Yani,  bu bir yerde toplanıyor, sene sonunda oluyor.  GÜMRÜK VE TEKEL BAKANI CAFER  TAYYAR SADIKLAR — Evet efendim, bu, se­ nede bir defa ve tamamen Bakanın onayı ile olu­ yor; fakat yönetmelikteki esasları ben inceledim,  yeniden bir gözden geçirilmesinde fayda var.  BAŞKAN — 7 nci < bendi yeni şekliyle okutu­ yorum1:  «Bu maddenin 1 inci 'bendinde gösterilen kaçak­ çılık suçlarına terettüp eden para cezalarının tahsi­ lini müteakip bunun yüzde otuzu ile gümrük ve  kaçakçılık davalarından dolayı hüfemolunan vekâ­ let ücretlerinin yüzde otuzu kaçakçılık davalarının  takibi ve müdafaasında, kaçak eşyanın muhafaza is­ terinde ve para cezalarının tahsilinde görev yapan  Gümrük ve Tekel Bakanlığı memurlarına yönet­ melikte (belirtilen esaslara göre tevzi edilmek üzere  emanet hesabına alınır.»  BAŞKAN — Onu, «Gümrük ve Tekel Bakanlı­ ğı ilgili memurlarına» desek. Bütün memurlara ve­ riliyormuş gibi, halbuki değil; bütün memurlara  verilmiyor, değil mi?  ORHAN K. YÜZBAŞIOĞLU (Gümrük ve  Tekel Bakanlığı Temsilcisi) — Burada «görev ya­ pan» dendiği ve tahsisen bazı görevler belirtildiği  için öyle oluyor.  HAKİM ALBAY FERİDUN BALATLIOĞLU  (İçişleri Komisyonu Başkanı) — «Dava takibi, dava  müdafaası, muhafaza işleri ve para cezalarının  'tahsilinde görev yapan» diye takip eden cümlede  vurgulanmış.  BAŞKAN — Davaların takibini Hazine avukat­ ları mı yapıyor?  HÂKİM ALBAY FERİDUN BALATLIOĞLU  »(İçişleri Komisyonu Başkanı) — Hazine avukatla­ rının olmadığı yerlerde gümrük idaresinin memuru  giriyor; fakat davayı merkezden talimat alarak yü­ rütüyor.  BAŞKAN — Yani rüşvet almasın diye, ben bu  davayı kazanırsam...  Peki avukat girmiş ise, avukat da alacak mı  bu parayı?.  ORHAN K. YÜZBAŞIOĞLU (Gümrük ve  Tekel Bakanlığı Temsilcisi) — Sayın Cumhurbaş­ kanım, demin arz ettim, avukat da girmiş olsa, da­ vada şahsî hak Hazineyi temsil eden Gümrük ve  Tekel Bakanlığı oluyor. Bir eşya yakalanıp gümrüğe  getirildi, bundan sonra bütün muamele gümrükte  oluyor. Gümrükteki memurlarımız o eşyayı muha­ faza ediyor. Demin bir madde öngörüldü, savcılık­ tan sorup davanın safhatını öğreniyoruz. Ona göre  merkez, davanın iyi yürüyüp yürümediğine bakı­ yor, müdahalelerde bulunuyor ve bu şekilde dava­ nın sonuna kadar gümrük, o davayı ve o eşyaya  ait muameleleri yürütüyor ve sonunda dava müs­ pet sonuçlanır ise verilen para cezasından, gerek  eşyanın iyi muhafazası, gerekse mahkemelerin ta­ kibi ve para cezalarının tahsilindeki gayretlerinden  dolayı, mahkemenin bitirilmesinden sonra bir para  veriliyor. Yoksa, başlangıçta olduğu gibi, eşya ya­ kalanır yakalanmaz verilen bir ikramiye yok. Mah­ keme mutlaka mahkûmiyetle sonuçlanacak, ondan  sonra Hazineye bir şey döndükten sonra, bir mik­ tar prim gibi bir şey oluyor.  ORAMİRAL NEJAT TÜMER — Efendim,  müsaade eder misiniz, son bir husus var onu arz  edeyim?  Tamamen aynı kanaatteyim ve teklifimi geri  alıyorum; bu şekilde kalmasında bir sakınca gör­ müyorum. Yalnız biraz evvel Müsteşarın verdiği  izahattan, «Türkiye'nin neresinde bir kaçak olayı  olursa olsun mahkemeye intikal edince, onun deva­ mını merkezden Gümrük ve Tekel Bakanlığı takip  ediyor yürütüyor, direktif veriyor» diyorsunuz.  ORHAN K. YÜZBAŞIOĞLU (Gümrük ve ,  Tekel Bakanlığı Temsilcisi) — Evet.  ORAMİRAL NEJAT TÜMER — İşte bütün  şikâyetler de bundan geliyor zaten. Türkiye'nin her­ hangi bir yerindeki kaçakçılık olayları ta Ankara'  daki Bakanlığın memurları tarafından nasıl sevk ve  idare ediliyor? O bölgenin bölge mahkemeleri var,  bölge müdürleri var, bölgenin sorumlu Gümrük ve  Tekel Bakanlığına bağlı birçok üst seviyede memur­ ları var; yani hiçbirisine itimat edilmiyor. Bu neye  sebep oluyor? Gümrük ve Tekel Bakanlığındaki da­ vaların o kadar uzamasına, o kadar çok çeşitli çe­ kişmelere ulaşmasına neden olur. Binaenaleyh, be- benim bu konudaki arzum, Gümrük ve Tekel Ba­ kanlığı, kendi teşkilatı içerisindeki çalışma düzenini- — 534 —  M, G. Konseyi B : 155 25 â 7 a 1983 O : 1  <ie yeniden ele almalı ve bu şekilde ademi merke­ ziyet prensibine göre, davaları bölgelerinde hallet­ me çarelerini bulmalıdır. Aksi halde, senelerce sü­ ren davalar vvardır, bizim denizcilikle ilgili davala­ rın daha hiçbir tanesi sona ermemiştir. Tek sebebi  de merkezden idaredir efendim. Yani merkezde bir  para toplama konusu ise bu, alsınlar bunu yesinler  ama, davaları bir an evvel bitecek bir düzene gir­ sinler ©fendim.  BAŞKAN — Kısa olsun, buyurun.  ORHAN K. YÜZBAŞIOĞLU (Gümrük ve  Tekel Bakanlığı Temsilcisi) — Sayın Cumhurbaş­ kanım, kısa bir izahat arz etmek istiyorum.  Esasında belki çözümü iyi ifade edemedim. Da­ vanın müdafaası değil, davaya sahip çıkmak. Çün­ kü evrak zaten Savcılığa gidiyor ve kamu adına Sav­ cılık davayı yürütüyor. Biz, Hazine hakkını takip  ediyoruz ve bu Hazine hakkında mahallî memuru­ muz taraftır. Merkezdeki, bunun iyi yapıp yapma­ dığını kontrol edip, ona yardımcı oluyor, yol göste­ riyor: Onun gösterdiği formüller üzerine bakıyor,  yanlış ise, yanlışını söylüyor Hukuk Müşavirliği­ miz. Yoksa, yukarıdan yönetme değil, mahallinde­ ki yönetmene merkezden yardımcı olunmaya çalı­ şılıyor. Keyfiyet budur.  BAŞKAN — Zaten buradan yönetemezsiniz  efendim. Zaten mahkemeye intikal ettikten sonra,  o davaya mahkeme kendisi bakar, buradan bilgiler  verilir.  GÜMRÜK VE TEKEL BAKANI CAFER  TAYYAR SAİDIKLAR — Efendim, Sayın Ami­ ralimizin buyurdukları gibi, ben, bu konudaki dava­ ların süratle intacı için daha ne gibi tedbirler alın­ ması gerektiği konusunda çalışmalar yapacağım  Bakanlığımda.  BAŞKAN — 25 inci madde üzerinde başka söz  almak isteyen?.. Yok.  25 inci maddeyi oylarınıza sunuyorum. Kabul  edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  26 ncı maddeyi okutuyorum:  MADDE 26. — 7.1.1932 tarihli ve 19118 sayılı  Kanuna 29.8.1956 tarihli ve 68S9 sayılı Kanunla  ilave edilen ek madde 2 aşağıdaki şekilde değiştiril­ miştir.  Ek Madde 2. — I - Bakanlar Kurulunca mikta- rİyle birlikte tespit ve ilan olunacak madde ve eş­ yaları İçişleri ve Gümrük ve Tekel bakanlıklarınca  tayin edilecek mercilerden izin almaksızın emniyet  bölgelerine sokanlar veya sokmaya teşebbüs eden­ ler bir seneden iki seneye kadar hapis cezası ile ce­ zalandırılırlar ve suç konusu olan şeyler müsadere  olunur.  II - Emniyet bölgelerinde istihsal, imal veya sair  suretlerle tedarik edilmiş olan yahut gerekli izin ve­ rilmiş bulunan mallar, elden çıkarılmış olsa dahi,  bunların istihlak, istimal ve satış gibi suretlerle sarf  mahallerini, talepte bildirilecek müddet içerisinde  izah ve ispat edemeyenler için bir seneden beş se­ neye kadar hapis ve kaçağa sarf edilmiş sayılan şey­ lerin rayiç değeri miktarınca, değerin tespiti müm­ kün olmayan hallerde onbin liradan aşağı olma­ mak üzere ağır para cezası ile cezalandırılırlar.  III - Gümrük Kanununun 19 ve 20 nci madde­ lerine dayanılarak çıkarılan hükümet kararlarına  veya ithal veya ihracı lisans veya izne bağlı eşya ve  maddeler hakkında konulan kayıt ve şartlara aykı­ rı olarak veya izin veya lisans alınmadığı halde alın­ mış gibi gösterilerek herhangi bir madde ve eşyayı  yurda ithal edenler veya yurttan çıkaranlar veya  bu fiillere teşebbüs edenler bir seneden beş seneye  kadar hapis ve yirmi bin liradan az olmamak üze­ re ağır para cezasıyla cezalandırılırlar.  Suç konusu eşya veya madde müsadere edilir.  Bunların müsadere edilememesi halinde; eşya veya  maddenin rayiç değeri miktarınca, rayiç değer tes­ pit edilemezse yirmi bin liradan aşağı olmamak üze­ re ağır para cezasına hükmolunur.  IV - Yukarıdaki fıkraların tatbiki ile alakalı ola­ rak Bakanlar Kurulu kararıyla verilen yetkiye  dayanılarak İçişleri ve Gümrük ve Tekel bakanlık­ larınca ortaklaşa neşir ve ilan edilecek tebliğlere  uymayanların üç aydan bir seneye kadar hapisle­ rine, suç konusu eşya veya maddelerin müsaderesi­ ne, müsadere mümkün olmayan hallerde eşya veya  maddelerin bedeli miktarınca para cezasına hük­ medilir. Suçluların bu hareketleri ayrıca kaçakçılık  suçunu oluşturmuş ise mezkûr suçtan dolayı da ce­ zalandırılırlar.  V - (IH) üncü fıkraya giren, suç, eşya gümrük­ lerde iken meydana çıkarılmış olsa dahi 60 inci  maddedeki esaslar dairesinde ikramiye ödenir.  VI - Yolcu ve nakil vasıtaları sahip ve persone­ li tarafından 14 üncü maddenin 3 üncü fıkrasında  yazılı olduğu şekillerde gizlenip (III) üncü fıkraya  aykırı olarak yurttan eşya ve maddelerin çıkarılma­ sı veya buna teşebbüs edilmesi hallerinde gümrük  memurlarından kurulu komisyonlarca kaçak eşya- — 535 -
Sayfa 18 -
M, G. Konseyi B : 155 25 â 7 a 1983 O : 1  <ie yeniden ele almalı ve bu şekilde ademi merke­ ziyet prensibine göre, davaları bölgelerinde hallet­ me çarelerini bulmalıdır. Aksi halde, senelerce sü­ ren davalar vvardır, bizim denizcilikle ilgili davala­ rın daha hiçbir tanesi sona ermemiştir. Tek sebebi  de merkezden idaredir efendim. Yani merkezde bir  para toplama konusu ise bu, alsınlar bunu yesinler  ama, davaları bir an evvel bitecek bir düzene gir­ sinler ©fendim.  BAŞKAN — Kısa olsun, buyurun.  ORHAN K. YÜZBAŞIOĞLU (Gümrük ve  Tekel Bakanlığı Temsilcisi) — Sayın Cumhurbaş­ kanım, kısa bir izahat arz etmek istiyorum.  Esasında belki çözümü iyi ifade edemedim. Da­ vanın müdafaası değil, davaya sahip çıkmak. Çün­ kü evrak zaten Savcılığa gidiyor ve kamu adına Sav­ cılık davayı yürütüyor. Biz, Hazine hakkını takip  ediyoruz ve bu Hazine hakkında mahallî memuru­ muz taraftır. Merkezdeki, bunun iyi yapıp yapma­ dığını kontrol edip, ona yardımcı oluyor, yol göste­ riyor: Onun gösterdiği formüller üzerine bakıyor,  yanlış ise, yanlışını söylüyor Hukuk Müşavirliği­ miz. Yoksa, yukarıdan yönetme değil, mahallinde­ ki yönetmene merkezden yardımcı olunmaya çalı­ şılıyor. Keyfiyet budur.  BAŞKAN — Zaten buradan yönetemezsiniz  efendim. Zaten mahkemeye intikal ettikten sonra,  o davaya mahkeme kendisi bakar, buradan bilgiler  verilir.  GÜMRÜK VE TEKEL BAKANI CAFER  TAYYAR SAİDIKLAR — Efendim, Sayın Ami­ ralimizin buyurdukları gibi, ben, bu konudaki dava­ ların süratle intacı için daha ne gibi tedbirler alın­ ması gerektiği konusunda çalışmalar yapacağım  Bakanlığımda.  BAŞKAN — 25 inci madde üzerinde başka söz  almak isteyen?.. Yok.  25 inci maddeyi oylarınıza sunuyorum. Kabul  edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  26 ncı maddeyi okutuyorum:  MADDE 26. — 7.1.1932 tarihli ve 19118 sayılı  Kanuna 29.8.1956 tarihli ve 68S9 sayılı Kanunla  ilave edilen ek madde 2 aşağıdaki şekilde değiştiril­ miştir.  Ek Madde 2. — I - Bakanlar Kurulunca mikta- rİyle birlikte tespit ve ilan olunacak madde ve eş­ yaları İçişleri ve Gümrük ve Tekel bakanlıklarınca  tayin edilecek mercilerden izin almaksızın emniyet  bölgelerine sokanlar veya sokmaya teşebbüs eden­ ler bir seneden iki seneye kadar hapis cezası ile ce­ zalandırılırlar ve suç konusu olan şeyler müsadere  olunur.  II - Emniyet bölgelerinde istihsal, imal veya sair  suretlerle tedarik edilmiş olan yahut gerekli izin ve­ rilmiş bulunan mallar, elden çıkarılmış olsa dahi,  bunların istihlak, istimal ve satış gibi suretlerle sarf  mahallerini, talepte bildirilecek müddet içerisinde  izah ve ispat edemeyenler için bir seneden beş se­ neye kadar hapis ve kaçağa sarf edilmiş sayılan şey­ lerin rayiç değeri miktarınca, değerin tespiti müm­ kün olmayan hallerde onbin liradan aşağı olma­ mak üzere ağır para cezası ile cezalandırılırlar.  III - Gümrük Kanununun 19 ve 20 nci madde­ lerine dayanılarak çıkarılan hükümet kararlarına  veya ithal veya ihracı lisans veya izne bağlı eşya ve  maddeler hakkında konulan kayıt ve şartlara aykı­ rı olarak veya izin veya lisans alınmadığı halde alın­ mış gibi gösterilerek herhangi bir madde ve eşyayı  yurda ithal edenler veya yurttan çıkaranlar veya  bu fiillere teşebbüs edenler bir seneden beş seneye  kadar hapis ve yirmi bin liradan az olmamak üze­ re ağır para cezasıyla cezalandırılırlar.  Suç konusu eşya veya madde müsadere edilir.  Bunların müsadere edilememesi halinde; eşya veya  maddenin rayiç değeri miktarınca, rayiç değer tes­ pit edilemezse yirmi bin liradan aşağı olmamak üze­ re ağır para cezasına hükmolunur.  IV - Yukarıdaki fıkraların tatbiki ile alakalı ola­ rak Bakanlar Kurulu kararıyla verilen yetkiye  dayanılarak İçişleri ve Gümrük ve Tekel bakanlık­ larınca ortaklaşa neşir ve ilan edilecek tebliğlere  uymayanların üç aydan bir seneye kadar hapisle­ rine, suç konusu eşya veya maddelerin müsaderesi­ ne, müsadere mümkün olmayan hallerde eşya veya  maddelerin bedeli miktarınca para cezasına hük­ medilir. Suçluların bu hareketleri ayrıca kaçakçılık  suçunu oluşturmuş ise mezkûr suçtan dolayı da ce­ zalandırılırlar.  V - (IH) üncü fıkraya giren, suç, eşya gümrük­ lerde iken meydana çıkarılmış olsa dahi 60 inci  maddedeki esaslar dairesinde ikramiye ödenir.  VI - Yolcu ve nakil vasıtaları sahip ve persone­ li tarafından 14 üncü maddenin 3 üncü fıkrasında  yazılı olduğu şekillerde gizlenip (III) üncü fıkraya  aykırı olarak yurttan eşya ve maddelerin çıkarılma­ sı veya buna teşebbüs edilmesi hallerinde gümrük  memurlarından kurulu komisyonlarca kaçak eşya- — 535 - M, G, Konseyi B: 155 25 . 7 s 1983 O : 1  nın müsaderesine ve rayiç değerinin bir misli ağır  para cezasına karar verilir.  Madde veya eşya sahibi, bunların para cezası­ na esas olacak değerinin bir mislini gümrük idare­ sine rizası ile verirse keyfiyet mezkûr idarece tespit,  eşya veya madde müsadere edilerek hakkındaki ta­ kibattan vazgeçilir.  Madde veya eşya sahibi bir ay zarfında para  cezasına hükmetmeye yetkili sulh ceza mahkeme­ sine kıymet ve müsadere bakımından itirazda bulu­ nabilir.  Gizlenerek çıkarma hali mevcut #değil ise yalnız  eşyanın çıkarılmasına müsaade edilmez.  BAŞKAN — Niçin bu ek maddede fıkra nu­ maraları I, II, III, IV diye şifromenle numaralan­ mış?  HÂKİM ALBAY FERİDUN BALATLIOĞLU  (içişleri Komisyonu Başkanı) — Mehaz yasada da  böyle olduğu için efendim.  BAŞKAN — Oradaki ek madde de böyle mi  numaralanmış?  HÂKİM ALİBAY FERİDUN BALATLIOĞLU  (içişleri Komisyonu Başkanı) — Evet efendim, öy­ le yapılmış. Bu nedenle, aslına sadık kalmak için  biz de öyle yaptık., Bu yasa halen mahkemelerde ve  muhtelif yerlerde uygulanıyor.  BAŞKAN — Peki VI inci fıkradan sonra «Mad­ de veya eşya sahibi» diye başlayan kısım da bir fık­ ra değil mi? Çünkü VI inci fıkra «...ağır para ce­ zasına karar verilir» hükmü ile bitti.  HÂKİM ALBAY FERİDUN BALATLIOĞLU  (İçişleri (Komisyonu Başkanı) — Efendim, onlar  VI inci fıkranın alt bentleri.  BAŞKAN — Yani bu ek madde yanlış numa­ ralanmış. Çünkü kanunun aslında fıkralar numara­ lanmamış. Ek maddeler gelince fıkralara numara  konmuş.  Peki, ek madde l'de de fıkralar ıböyle numara­ lanmış mı? Kanunun aslında acaba kaç tane ek mad­ de var? Eğer diğer ek maddelerde de numara yok­ sa buradaki numaraları da kaldıralım.  ORHAN K. YÜZBAŞIOĞLU (Gümrük ve  Tekel -Bakanlığı Temsilcisi) — Sayın Cumhurbaşka­ nım, ek maddeler iki tanedir. Bu ek maddeler ka­ nuna 1956 yılında çıkartılan 6829 sayılı Kanunla  eklenmiştir. Ek madde 2 de, buyurduğunuz gibi  şifromenle dört fıkra halinde numaralanmıştı. Bu­ rada bu tadilat getirilirken de eski düzenlemeye  uyulmuş bulunuluyor,  BAŞKAN — O zaman iki tane ek madde mi ek­ lenmiş?  ORHAN K. YÜZBAŞIOĞLU (Gümrük ve Te­ kel Bakanlığı Temsilcisi) — Evet efendim, iki ek  madde halinde düzenlenmiş ve ek madde 2'nin III  üncü fıkrası da, çıkış kaçakçılığı, rejim kaçakçılığı  ile ilgili idi. Bu madde ile rejime aykırı eşyaları  yurttan çıkarmayı kaçakçılık suçu haline getiriyor­ du.  ORHAN DÜLGERLER (Kanunlar Müdürü) —  Sayın Cumhurbaşkanım, izin verirseniz, eski kanun­ da bu maddeden başka şifromenle numaralanmış  maddenin olmadığı görülüyor. Fıkralar da müsta­ kil, birbirlerine sirayeti yok..  BAŞKAN — Evet, müstakil; numara koyma- sak da değişen bir şey olmaz.  ORHAN DÜLGERLER l(Kanunlar Müdürü) —  Bu fıkra numaraları şu anda, görüşülürken kaldırıl­ sa bile hiçbir mahzur teşkil etmez.  BAŞKAN — Hiçbir mahzur tevlit etmez. Yani  1(1) denmese de o gene birinci fıkradır, (II) denmez­ se de, o zaten ikinci fıkradır. Hep zaten fıkra fıkra  geliyor ve (V) inci fıkrada...  HÂKİM ALBAY FERİDUN BALATLIOĞLU  (İçişleri Komisyonu Başkanş) — Atıf var Sayın  Cumhurbaşkanım.  BAŞKAN — Tamam, «Üçüncü fıkraya göre»  denir. «Üçüncü fıkraya göre» dedik mi zaten me­ sele kalmaz.  TUNCER SÖNMEZ (İçişleri Komisyonu Üye­ si - Adalet Bakanlığı Temsilcisi) — Sayın Cumhur­ başkanım, VI inci fıkradan sonraki alt bentleri nu­ maralandırırken hata yapacağız o zaman.  BAŞKAN — O zaman numaralandırmaya de­ vam etmek lazım. Yani bu VI inci fıkradaki «Mad­ de veya eşya sahibi» diye başlayan hüküm VI neı  fıkraya mı dahil?  HÂKİM ALBAY FERİDUN BALATLIOĞLU  f(lçişleri Komisyonu Başkanı) — Şöyle efendim: Me­ murlardan oluşan yedi tane gümrük komisyonu var.  Yolcu beraberinde getirdiği eşyayı gizleme gibi bir  amacın içine girmişse gümrük komisyonu kendisine  bir ceza takdir ediyor...  BAŞKAN — Aynı VI nci fıkranın içinde.  HÂKİM ALBAY FERİDUN BALATLIOĞLU  (İçişleri Komisyonu Başkanı) — Hemen devam edi­ yorum: Madde veya eşya sahibi, bunların para ce­ zasına esas olacak değerinin bir mislini gümrük  idaresine rızasıyla verirse hakkında herhangi bir  — 536 —
Sayfa 19 -
M, G, Konseyi B: 155 25 . 7 s 1983 O : 1  nın müsaderesine ve rayiç değerinin bir misli ağır  para cezasına karar verilir.  Madde veya eşya sahibi, bunların para cezası­ na esas olacak değerinin bir mislini gümrük idare­ sine rizası ile verirse keyfiyet mezkûr idarece tespit,  eşya veya madde müsadere edilerek hakkındaki ta­ kibattan vazgeçilir.  Madde veya eşya sahibi bir ay zarfında para  cezasına hükmetmeye yetkili sulh ceza mahkeme­ sine kıymet ve müsadere bakımından itirazda bulu­ nabilir.  Gizlenerek çıkarma hali mevcut #değil ise yalnız  eşyanın çıkarılmasına müsaade edilmez.  BAŞKAN — Niçin bu ek maddede fıkra nu­ maraları I, II, III, IV diye şifromenle numaralan­ mış?  HÂKİM ALBAY FERİDUN BALATLIOĞLU  (içişleri Komisyonu Başkanı) — Mehaz yasada da  böyle olduğu için efendim.  BAŞKAN — Oradaki ek madde de böyle mi  numaralanmış?  HÂKİM ALİBAY FERİDUN BALATLIOĞLU  (içişleri Komisyonu Başkanı) — Evet efendim, öy­ le yapılmış. Bu nedenle, aslına sadık kalmak için  biz de öyle yaptık., Bu yasa halen mahkemelerde ve  muhtelif yerlerde uygulanıyor.  BAŞKAN — Peki VI inci fıkradan sonra «Mad­ de veya eşya sahibi» diye başlayan kısım da bir fık­ ra değil mi? Çünkü VI inci fıkra «...ağır para ce­ zasına karar verilir» hükmü ile bitti.  HÂKİM ALBAY FERİDUN BALATLIOĞLU  (İçişleri (Komisyonu Başkanı) — Efendim, onlar  VI inci fıkranın alt bentleri.  BAŞKAN — Yani bu ek madde yanlış numa­ ralanmış. Çünkü kanunun aslında fıkralar numara­ lanmamış. Ek maddeler gelince fıkralara numara  konmuş.  Peki, ek madde l'de de fıkralar ıböyle numara­ lanmış mı? Kanunun aslında acaba kaç tane ek mad­ de var? Eğer diğer ek maddelerde de numara yok­ sa buradaki numaraları da kaldıralım.  ORHAN K. YÜZBAŞIOĞLU (Gümrük ve  Tekel -Bakanlığı Temsilcisi) — Sayın Cumhurbaşka­ nım, ek maddeler iki tanedir. Bu ek maddeler ka­ nuna 1956 yılında çıkartılan 6829 sayılı Kanunla  eklenmiştir. Ek madde 2 de, buyurduğunuz gibi  şifromenle dört fıkra halinde numaralanmıştı. Bu­ rada bu tadilat getirilirken de eski düzenlemeye  uyulmuş bulunuluyor,  BAŞKAN — O zaman iki tane ek madde mi ek­ lenmiş?  ORHAN K. YÜZBAŞIOĞLU (Gümrük ve Te­ kel Bakanlığı Temsilcisi) — Evet efendim, iki ek  madde halinde düzenlenmiş ve ek madde 2'nin III  üncü fıkrası da, çıkış kaçakçılığı, rejim kaçakçılığı  ile ilgili idi. Bu madde ile rejime aykırı eşyaları  yurttan çıkarmayı kaçakçılık suçu haline getiriyor­ du.  ORHAN DÜLGERLER (Kanunlar Müdürü) —  Sayın Cumhurbaşkanım, izin verirseniz, eski kanun­ da bu maddeden başka şifromenle numaralanmış  maddenin olmadığı görülüyor. Fıkralar da müsta­ kil, birbirlerine sirayeti yok..  BAŞKAN — Evet, müstakil; numara koyma- sak da değişen bir şey olmaz.  ORHAN DÜLGERLER l(Kanunlar Müdürü) —  Bu fıkra numaraları şu anda, görüşülürken kaldırıl­ sa bile hiçbir mahzur teşkil etmez.  BAŞKAN — Hiçbir mahzur tevlit etmez. Yani  1(1) denmese de o gene birinci fıkradır, (II) denmez­ se de, o zaten ikinci fıkradır. Hep zaten fıkra fıkra  geliyor ve (V) inci fıkrada...  HÂKİM ALBAY FERİDUN BALATLIOĞLU  (İçişleri Komisyonu Başkanş) — Atıf var Sayın  Cumhurbaşkanım.  BAŞKAN — Tamam, «Üçüncü fıkraya göre»  denir. «Üçüncü fıkraya göre» dedik mi zaten me­ sele kalmaz.  TUNCER SÖNMEZ (İçişleri Komisyonu Üye­ si - Adalet Bakanlığı Temsilcisi) — Sayın Cumhur­ başkanım, VI inci fıkradan sonraki alt bentleri nu­ maralandırırken hata yapacağız o zaman.  BAŞKAN — O zaman numaralandırmaya de­ vam etmek lazım. Yani bu VI inci fıkradaki «Mad­ de veya eşya sahibi» diye başlayan hüküm VI neı  fıkraya mı dahil?  HÂKİM ALBAY FERİDUN BALATLIOĞLU  f(lçişleri Komisyonu Başkanı) — Şöyle efendim: Me­ murlardan oluşan yedi tane gümrük komisyonu var.  Yolcu beraberinde getirdiği eşyayı gizleme gibi bir  amacın içine girmişse gümrük komisyonu kendisine  bir ceza takdir ediyor...  BAŞKAN — Aynı VI nci fıkranın içinde.  HÂKİM ALBAY FERİDUN BALATLIOĞLU  (İçişleri Komisyonu Başkanı) — Hemen devam edi­ yorum: Madde veya eşya sahibi, bunların para ce­ zasına esas olacak değerinin bir mislini gümrük  idaresine rızasıyla verirse hakkında herhangi bir  — 536 —  M. G. Konseyi B: 155 25 . 7 â 1983 O : İ  ceza uygulaması yapılmayacak. Yani bu VI ncı  fıkranın devamı olan hemen ikinci hüküm.  BAŞKAN — O da kolaydı, satır başı yaptırıl- mayıp devam ettirilirdi.  HÂKİM ALBAY FERİDUN BALATLIOĞLU  (İçişleri Komisyonu İBaşkanı) — Yine devam edi­ yor; şahıs yetkili sulh ceza mahkemesine bu karar  aleyhine itiraza gidebilecek. Yani VI ncı fıkra ile  ilgili peş peşe üç tane hüküm.  BAŞKAN — 'Peki, kalsın o zaman.  TUNCER SÖNMEZ (İçişleri (Komisyonu Üye­ si - Adalet Bakanlığı Temsilcisi) — Romen rakamı  istenilmezse efendim normal rakam da konulabi­ lir.  BAŞKAN — Kanunun maddeleri normal ra­ kam; fıkra numaralan normal rakam olmaz.  ORGENERAL NURETTİN ERSİN — Hep uy­ gulamışlar efendim. Bir sistem yok; gelişigüzel numa­ ralamış gitmişler.  ORAMİRAL NEJAT TUMER — Bundan son­ ra gelen ek madde 3'de (a), (b) diye gitmiş.  HÂKİM AUBAY FERİDUN BALATLIOĞLU  (İçişleri Komisyonu Başkanı) — Sayın Cumhurbaşka­ nım, zaten 1918 sayılı Kanun 1932 yılından beri  çeşitli değişiklikler geçirmiş, değişik kelimeler var.  Onun için, ne olduğu belli değil.  ORGENERAL NURETTİN ERSİN — Kimi­ sinde normal rakam var, kimisinde şifromen.  BAŞKAN — 26 ncı madde üzerinde başka söz  almak isteyen?.. Yok.  26 ncı maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul  edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  27 nci maddeyi, ek madde 3 ile birlikte okutu­ yorum:  MADDE 27. — 7.1.1932 tarihli ve 1918 sayılı  Kanuna aşağıdaki Ek Maddeler ilave olunmuştur.  EK MADDE 3. — lıtfl5 sayılı Gümrük Kanu­ nu ile 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koru­ ma Hakkında Kanuna istinaden; gümrük vergile­ rinden muaf tutulan veya vergili olarak ithal olu­ nan zat eşyasını, hediyelik eşya ve ev eşyasını;  a) Ticarî amaçla toplayanlar veya depolayan- lar.  b) Ticarî amaçla toplanmış veya depolanmış  bu eşyayı satışa arz eden veya satanlar,  Yedi aydan beş seneye kadar hapis ve oribin li­ radan aşağı olmamak üzere ağır para cezası ile ce­ zalandırılırlar. Ayrıca eşyanın da müsaderesine  hükmolunur.  BAŞKAN — Ek Madde 3 üzerinde söz almak  isteyen?.. Yok.  Bk madde 3'ü oklarınıza sunuyorum: Kabul  edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  Ek madde 4'ü okutuyorum:  EK MADDE 4. — Bu Kanun kapsamına giren  suçların son soruşturmasının yapılacağı yerdeki  mahkemelerin 'birden çok dairelere ayrılmış olması  halinde bu davalara, o mahkemenin bir numaralı  olanında bakılır.  Bu davaların özelliği de dikkate alınarak iş sa­ yısının o mahkemenin bakabileceği azamî miktarı  aşması halinde bu miktarı aşan davalara aynı dere­ cedeki sıra sayısı takip eden mahkemede bakılır.  Dava sayısının iş bölümü uyarınca belirlenmiş  miktarı aşmaması halinde bu mahkemeler diğer da­ valara da bakarlar.  BAŞKAN — Ek madde 4 üzerinde söz almak  isteyen?... Yok...  Ek madde 4'ü oylarınıza sunuyorum: Kabul  edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  Ek madde 5'i okutuyorum:  EK MADDE 5. — Kısıtlayışı diğer kanun hük- kümlerine ek olarak her türlü kaçakçılık suçundan  dolayı ağır hapis cezasıyla mahkûm olanlar, affa  uğramış olsalar bile, 13Jİ2.1960 tarihli ve 160 sayı­ lı Kanunun 4 üncü maddesinde sayılan kurumlarda  çalıştırılamazlar.  BAŞKAN — Ek Madde 5 üzerinde söz almak  isteyen?.. Yok.  Ek madde 5'i oylarınıza sunuyorum: Kabul  edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  Ek madde 6'yı okutuyorum!:  EK MADDE 6. — Bu Kanunun 11 inci madde- ,  sine göre silah kullanmalarından dolayı haklarında  soruşturma ve kovuşturma açılanlara, bağlı bulundu­ ğu kurum tarafından avukat sağlanır veya sanığın  vekâlet verdiği avukatın ücret, avukatlık asgarî üc­ ret tarifesi üzerinden kurumlarınca karşılanır ve  sanık hakkında bu suçlardan dolayı soruşturma ve  kovuşturmanın devamı süresince görevden uzak­ laştırma, açığa alınma ve işten el çektirme işlemleri  uygulanmaz.  BAŞKAN — /Bk madde 6 üzerinde söz almak  isteyen?.. Yok.  Ek madde 6'yı oylarınıza sunuyorum1: Kabul  edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  Kabul edeilen ek 3, 4, 5 ve 6 ncı maddelerin  bağlı bulunduğu çerçeve 27 nci maddeyi oylarınıza  .— 537 —
Sayfa 20 -
M. G. Konseyi B: 155 25 . 7 â 1983 O : İ  ceza uygulaması yapılmayacak. Yani bu VI ncı  fıkranın devamı olan hemen ikinci hüküm.  BAŞKAN — O da kolaydı, satır başı yaptırıl- mayıp devam ettirilirdi.  HÂKİM ALBAY FERİDUN BALATLIOĞLU  (İçişleri Komisyonu İBaşkanı) — Yine devam edi­ yor; şahıs yetkili sulh ceza mahkemesine bu karar  aleyhine itiraza gidebilecek. Yani VI ncı fıkra ile  ilgili peş peşe üç tane hüküm.  BAŞKAN — 'Peki, kalsın o zaman.  TUNCER SÖNMEZ (İçişleri (Komisyonu Üye­ si - Adalet Bakanlığı Temsilcisi) — Romen rakamı  istenilmezse efendim normal rakam da konulabi­ lir.  BAŞKAN — Kanunun maddeleri normal ra­ kam; fıkra numaralan normal rakam olmaz.  ORGENERAL NURETTİN ERSİN — Hep uy­ gulamışlar efendim. Bir sistem yok; gelişigüzel numa­ ralamış gitmişler.  ORAMİRAL NEJAT TUMER — Bundan son­ ra gelen ek madde 3'de (a), (b) diye gitmiş.  HÂKİM AUBAY FERİDUN BALATLIOĞLU  (İçişleri Komisyonu Başkanı) — Sayın Cumhurbaşka­ nım, zaten 1918 sayılı Kanun 1932 yılından beri  çeşitli değişiklikler geçirmiş, değişik kelimeler var.  Onun için, ne olduğu belli değil.  ORGENERAL NURETTİN ERSİN — Kimi­ sinde normal rakam var, kimisinde şifromen.  BAŞKAN — 26 ncı madde üzerinde başka söz  almak isteyen?.. Yok.  26 ncı maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul  edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  27 nci maddeyi, ek madde 3 ile birlikte okutu­ yorum:  MADDE 27. — 7.1.1932 tarihli ve 1918 sayılı  Kanuna aşağıdaki Ek Maddeler ilave olunmuştur.  EK MADDE 3. — lıtfl5 sayılı Gümrük Kanu­ nu ile 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koru­ ma Hakkında Kanuna istinaden; gümrük vergile­ rinden muaf tutulan veya vergili olarak ithal olu­ nan zat eşyasını, hediyelik eşya ve ev eşyasını;  a) Ticarî amaçla toplayanlar veya depolayan- lar.  b) Ticarî amaçla toplanmış veya depolanmış  bu eşyayı satışa arz eden veya satanlar,  Yedi aydan beş seneye kadar hapis ve oribin li­ radan aşağı olmamak üzere ağır para cezası ile ce­ zalandırılırlar. Ayrıca eşyanın da müsaderesine  hükmolunur.  BAŞKAN — Ek Madde 3 üzerinde söz almak  isteyen?.. Yok.  Bk madde 3'ü oklarınıza sunuyorum: Kabul  edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  Ek madde 4'ü okutuyorum:  EK MADDE 4. — Bu Kanun kapsamına giren  suçların son soruşturmasının yapılacağı yerdeki  mahkemelerin 'birden çok dairelere ayrılmış olması  halinde bu davalara, o mahkemenin bir numaralı  olanında bakılır.  Bu davaların özelliği de dikkate alınarak iş sa­ yısının o mahkemenin bakabileceği azamî miktarı  aşması halinde bu miktarı aşan davalara aynı dere­ cedeki sıra sayısı takip eden mahkemede bakılır.  Dava sayısının iş bölümü uyarınca belirlenmiş  miktarı aşmaması halinde bu mahkemeler diğer da­ valara da bakarlar.  BAŞKAN — Ek madde 4 üzerinde söz almak  isteyen?... Yok...  Ek madde 4'ü oylarınıza sunuyorum: Kabul  edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  Ek madde 5'i okutuyorum:  EK MADDE 5. — Kısıtlayışı diğer kanun hük- kümlerine ek olarak her türlü kaçakçılık suçundan  dolayı ağır hapis cezasıyla mahkûm olanlar, affa  uğramış olsalar bile, 13Jİ2.1960 tarihli ve 160 sayı­ lı Kanunun 4 üncü maddesinde sayılan kurumlarda  çalıştırılamazlar.  BAŞKAN — Ek Madde 5 üzerinde söz almak  isteyen?.. Yok.  Ek madde 5'i oylarınıza sunuyorum: Kabul  edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  Ek madde 6'yı okutuyorum!:  EK MADDE 6. — Bu Kanunun 11 inci madde- ,  sine göre silah kullanmalarından dolayı haklarında  soruşturma ve kovuşturma açılanlara, bağlı bulundu­ ğu kurum tarafından avukat sağlanır veya sanığın  vekâlet verdiği avukatın ücret, avukatlık asgarî üc­ ret tarifesi üzerinden kurumlarınca karşılanır ve  sanık hakkında bu suçlardan dolayı soruşturma ve  kovuşturmanın devamı süresince görevden uzak­ laştırma, açığa alınma ve işten el çektirme işlemleri  uygulanmaz.  BAŞKAN — /Bk madde 6 üzerinde söz almak  isteyen?.. Yok.  Ek madde 6'yı oylarınıza sunuyorum1: Kabul  edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  Kabul edeilen ek 3, 4, 5 ve 6 ncı maddelerin  bağlı bulunduğu çerçeve 27 nci maddeyi oylarınıza  .— 537 —  M. G. Konseyi B : 155 25 . 7 . 1983 O : 1  sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul  edilmiştir.  28 inci maddeyi okutuyorum:  MADDE 28. — 12.-6.1933 tarihli ve 2313 sayılı  Kanunun 28 inci maddesi yürürlükten kaldırılmış­ tır.  BAŞKAN — 28 inci madde üzerinde söz almak  isteyen?.. Yok.  28 inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul  edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  29 uncu maddeyi okutuyorum:  MADDE 29. — Bu Kanunun 25 ve 28 inci mad­ de hükümleri 1.1.1984 tarihinde, diğer hükümleri  kanunun yayımı tarihinde yürürlüğe gierer.  BAŞKAN — Şimdi kabul edilen 28 inci mad­ de niye 1.1.1984'de yürülüğe girecek?  HÂKİM ALBAY FERİDUN BALATLIOĞLU  {İçişleri Komisyonu Başkanı) — Sayın Cumhurbaş­ kanım, şimîdi kabul ettiğimiz 28 inci madde ile  2313 sayılı Kanunun 28 inci maddesini yürürlükten  kaldırıyoruz. Bu yürürlükten kaldırılan 28 inci mad­ de de 60 inci maddeye, uyuşturucu madde ile ilgili  ikramiyelere ilişkin maddeye gönderme yapan bir  madde. Halbuki bizim ikramiye ile ilgili olarak ka­ bul ettiğimiz maddeler 1.11.1984 tarihinde yürürlü­ ğe girecek. Bu nedenle arada bir boşluk doğacak­ tır. İkramiyeyi düzenleyen eski maddenin yürürlük  tarihini de l\ 1.1984 olarak düzenlemek suretiyle  aradaki boşluğu doldurmak istedik.  BAŞKAN — 29 uncu madde üzerinde başka  söz almak isteyen?.. Yok.  £9 uncu maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul  edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  30 uncu maddeyi okutuyorum:  MADDE 30. — Bu Kanun hükümlerini Bakan­ lar Kurulu yürütür.  BAŞKAN — 30 uncu madde üzerinde söz al­ mak isteyen?.. Yok.  30 uncu maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul  edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  ORAMÎRAL NEJAT TÜMÎER — Efendim,  tümünü oylamadan, müsaade ederseniz, bir şey arz  etmek istiyorum.  Önemli bir madde olduğu için bir kere daha üze­ rinde durmak İstedim. Tasarının 4 üncü maddesi­ nin son satırı «ateş edebilirler» diye bitiyor. Cümle  şöyle efendim: «Ancak silahla mukabeleye yelte- nilmesi veya meşru müdafaa durumuna düşülmesi  veya Bakanlar Kurulunca ihdas edilen emniyet böl­ gelerinde dur ihtarına itaat edilmemesi hallerinde  salahiyetli memurlar doğruca hedefe ateş edebilir­ ler.» Acaba bu «ateş ederler» şeklinde olursa daha  caydırıcı olmaz mı efendim.  BAŞKAN — Emir olur o zaman. O andaki du­ ruma göre kendisi takdir edecek. Yani, ateş etmek  gerekebilir de, gerekmeyebilir de. Takdir; ateş ede­ bilme yetkisi ona veriliyor. «Ateş eder» dersek mu­ hakkak ateş etmesi lazım.  ORAMÎRAL NEJAT TÜMER — İşte o an­ cak candırıcılık yapabilir öbür taraf için. «Ateş ede­ bilirler» deyince o işe tevessül eden insan nasıl olsa  ateş etmez diye böyle görevlileri daima vuruyor. O  bakımdan arz ettim.  BAŞKAN — Ama şu var: Bu durumlarda bel­ ki ateş etmeden de yakalamak imkânı bulabilir. Ateş  etmeden de, başka bir yolla yakalayabilir.  HÂKİM ALBAY FERİDUN BALATLIOĞLU  (İçişleri Komisyonu Başkanı) — Sayılan şartlar ta­ mamlanırsa, bu takdir tetiği çökene ait; bu şartla­ rın oluştuğuna inanıyorsa tetiği çekebilir anlamın­ da.  ORAMÎRAL NEJAT TÜMER — Öteki mad­ delerde bunlar yazılı. Yani ihtar edecek, «dur» di­ yecek, ondan sonra havaya ateş edecek... Onların  hepsi var zaten. Bu konu, yani meşru müdafaa du­ rumuna düşen bir insan ateş edebilir. Bana biraz  karşı tarafa çok rahat hareket etme olanağı sağlar  gibi geldi. Ama kanun «ateş eder» diye çıkarsa, o  zaman daha çok korkar. Belki de tevessül etmeye­ bilir diye düşündüm. Arz ederim. Önemli bir şey  değil efendim.  BAŞKAN — Burada üç tane durum var: «An­ cak silahla mukabeleye yeltenilmesi», «veya meşru  müdafaa durumuna düşülmesi», «veya Bakanlar  Kurulunca ihdas edilen emniyet bölgelerinde dur  ihtarına itaat edilmemesi...»  HÂKİM ALBAY FERİDUN BALATLIOĞLU  (İçişleri Komisyonu Başkanı) — Sayın Cumhurbaş­ kanım, burada bir izin var efendim; silahını o anda  kullanabilirsin, ama kullanmadan da bu meşru mü­ dafaaya düşme durumunu önleyebilirsen veya kar­ şısındakinin silaha yeltenmesini bir başka araçla  önleyebilirsen gene önle, ama tetiği çekme hakkını  da sana veriyorum, bunu da kullanabilirsin diye  takdir hakkını ona veriyoruz. Tabiî tetiği çeken bir  can alacaktır.  BAŞKAN — Öteki türlü «ateş eder» diye kabul  edersek ateş etmediği takdirde» «niye tetiği çek- — 538 —
Sayfa 21 -
M. G. Konseyi B : 155 25 . 7 . 1983 O : 1  sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul  edilmiştir.  28 inci maddeyi okutuyorum:  MADDE 28. — 12.-6.1933 tarihli ve 2313 sayılı  Kanunun 28 inci maddesi yürürlükten kaldırılmış­ tır.  BAŞKAN — 28 inci madde üzerinde söz almak  isteyen?.. Yok.  28 inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul  edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  29 uncu maddeyi okutuyorum:  MADDE 29. — Bu Kanunun 25 ve 28 inci mad­ de hükümleri 1.1.1984 tarihinde, diğer hükümleri  kanunun yayımı tarihinde yürürlüğe gierer.  BAŞKAN — Şimdi kabul edilen 28 inci mad­ de niye 1.1.1984'de yürülüğe girecek?  HÂKİM ALBAY FERİDUN BALATLIOĞLU  {İçişleri Komisyonu Başkanı) — Sayın Cumhurbaş­ kanım, şimîdi kabul ettiğimiz 28 inci madde ile  2313 sayılı Kanunun 28 inci maddesini yürürlükten  kaldırıyoruz. Bu yürürlükten kaldırılan 28 inci mad­ de de 60 inci maddeye, uyuşturucu madde ile ilgili  ikramiyelere ilişkin maddeye gönderme yapan bir  madde. Halbuki bizim ikramiye ile ilgili olarak ka­ bul ettiğimiz maddeler 1.11.1984 tarihinde yürürlü­ ğe girecek. Bu nedenle arada bir boşluk doğacak­ tır. İkramiyeyi düzenleyen eski maddenin yürürlük  tarihini de l\ 1.1984 olarak düzenlemek suretiyle  aradaki boşluğu doldurmak istedik.  BAŞKAN — 29 uncu madde üzerinde başka  söz almak isteyen?.. Yok.  £9 uncu maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul  edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  30 uncu maddeyi okutuyorum:  MADDE 30. — Bu Kanun hükümlerini Bakan­ lar Kurulu yürütür.  BAŞKAN — 30 uncu madde üzerinde söz al­ mak isteyen?.. Yok.  30 uncu maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul  edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  ORAMÎRAL NEJAT TÜMÎER — Efendim,  tümünü oylamadan, müsaade ederseniz, bir şey arz  etmek istiyorum.  Önemli bir madde olduğu için bir kere daha üze­ rinde durmak İstedim. Tasarının 4 üncü maddesi­ nin son satırı «ateş edebilirler» diye bitiyor. Cümle  şöyle efendim: «Ancak silahla mukabeleye yelte- nilmesi veya meşru müdafaa durumuna düşülmesi  veya Bakanlar Kurulunca ihdas edilen emniyet böl­ gelerinde dur ihtarına itaat edilmemesi hallerinde  salahiyetli memurlar doğruca hedefe ateş edebilir­ ler.» Acaba bu «ateş ederler» şeklinde olursa daha  caydırıcı olmaz mı efendim.  BAŞKAN — Emir olur o zaman. O andaki du­ ruma göre kendisi takdir edecek. Yani, ateş etmek  gerekebilir de, gerekmeyebilir de. Takdir; ateş ede­ bilme yetkisi ona veriliyor. «Ateş eder» dersek mu­ hakkak ateş etmesi lazım.  ORAMÎRAL NEJAT TÜMER — İşte o an­ cak candırıcılık yapabilir öbür taraf için. «Ateş ede­ bilirler» deyince o işe tevessül eden insan nasıl olsa  ateş etmez diye böyle görevlileri daima vuruyor. O  bakımdan arz ettim.  BAŞKAN — Ama şu var: Bu durumlarda bel­ ki ateş etmeden de yakalamak imkânı bulabilir. Ateş  etmeden de, başka bir yolla yakalayabilir.  HÂKİM ALBAY FERİDUN BALATLIOĞLU  (İçişleri Komisyonu Başkanı) — Sayılan şartlar ta­ mamlanırsa, bu takdir tetiği çökene ait; bu şartla­ rın oluştuğuna inanıyorsa tetiği çekebilir anlamın­ da.  ORAMÎRAL NEJAT TÜMER — Öteki mad­ delerde bunlar yazılı. Yani ihtar edecek, «dur» di­ yecek, ondan sonra havaya ateş edecek... Onların  hepsi var zaten. Bu konu, yani meşru müdafaa du­ rumuna düşen bir insan ateş edebilir. Bana biraz  karşı tarafa çok rahat hareket etme olanağı sağlar  gibi geldi. Ama kanun «ateş eder» diye çıkarsa, o  zaman daha çok korkar. Belki de tevessül etmeye­ bilir diye düşündüm. Arz ederim. Önemli bir şey  değil efendim.  BAŞKAN — Burada üç tane durum var: «An­ cak silahla mukabeleye yeltenilmesi», «veya meşru  müdafaa durumuna düşülmesi», «veya Bakanlar  Kurulunca ihdas edilen emniyet bölgelerinde dur  ihtarına itaat edilmemesi...»  HÂKİM ALBAY FERİDUN BALATLIOĞLU  (İçişleri Komisyonu Başkanı) — Sayın Cumhurbaş­ kanım, burada bir izin var efendim; silahını o anda  kullanabilirsin, ama kullanmadan da bu meşru mü­ dafaaya düşme durumunu önleyebilirsen veya kar­ şısındakinin silaha yeltenmesini bir başka araçla  önleyebilirsen gene önle, ama tetiği çekme hakkını  da sana veriyorum, bunu da kullanabilirsin diye  takdir hakkını ona veriyoruz. Tabiî tetiği çeken bir  can alacaktır.  BAŞKAN — Öteki türlü «ateş eder» diye kabul  edersek ateş etmediği takdirde» «niye tetiği çek- — 538 —  M, G. Konseyi B : 155  medin?» diye de suçlu olur;» «sen böyle duruma  geldin; çekmen lazımdı, çünkü, kanun eder diyor»  denir.  ORAMİRAL NEJAT TÜMER — Efendim,  birçok emniyet mensuplarımızın bugün başına ge­ len olaylar vardır. Mesela, yabancı memleketlerde  'bunların hepsi tecrübe edilmiş. Amerika'da trafik  memuru polis, «dur» dediği anda, adam direksiyon­ dan bile elini kaldıramıyor; kendisi kumanda etme­ den önündeki gözü açtığı anda polis vuruyor.  HÂKİM ALBAY FERİDUN İBALATLIOĞLU  (tçişleri Komisyonu Başkanı) — Yelteniyor.  ORAMtRAL NEJAT TÜMER — Yelteniyor  çünkü; acaba içinden ne çıkacak; halbuki adam  belki kâğıtlarını çıkaracak.  BAŞKAN — Yine orada acaba «eder» mi di­ yor, «edebilir» mi diyor?  ORAM İR AL NEJAT TÜMER — Ben sordu­ ğum zaman «eder» dediler.  BAŞKAN — Zannetmem.  ORGENERAL NURETTtN ERSİN — Ama  o gelişigüzel sorulmuştur. Yani edebilir; burada bu  salahiyet var yapar, mutlaka yapar, bunda bir ku­ sur yok.  ORAMtRAL NEJAT TÜMER — Tamam efen­ dim.  BAŞKAN — Dikkat ederseniz filmlerde de gö­ rüyoruz yine de mahkemeye gidiyor, Polisi yine  mahkemeye veriyorlar.  ORGENERAL NURETTtN ERSİN — Bu ifa­ de olursa sıkıntı olmaz.  BAŞKAN — Evet olmaz; salahiyet var çünkü.  ORGENERAL NURETTtN ERSİN — Bu sa­ lahiyeti vermede de tahditler vardı, oradan sıkıntı­ lar doğuyordu; şimdi «edebilir» diyor artık, serbest,  tabiî ki bu hali görünce edecek.  BAŞKAN — Hatta geceydi de biz onu, yani  gece olması şartını falan da kaldırdık.  Başka söz almak isteyen var mı? Yoktur.  Tasarının tümünü oylarınıza sunuyorum: Ka­ bul edenler.... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  Hayırlı olsun.  25 . 7 4 1983 O : 1  2. — 9.7.1945 Tarih ve 4792 Sayılı Sosyal Sigorta­ lar Kurumu Kanununun Bazı Maddelerinin Değişti­ rilmesi Hakkında Kanun Tasarısı ile Aynı Kanunun  24 üncü Maddesinin Değiştirilmesine Dair Kanun Tek­ lifinin Danışma Meclisince Kabul Olunan Metni ve  Millî Güvenlik Konseyi Sosyal Güvenlik, İş ve İşçi  İlişkileri Komisyonu Raporu. (D. Meclisi (1/569);  2157; M. G. Konseyi : 1/497) (D. Meclisi S. Sayısı :  346; M. G. Konseyi S. Sayısı : 625) (1)  BAŞKAN — Gündemimizin ikinci sırasında,  9.7.1945 Tarih ve 4792 Sayılı Sosyal Sigortalar Ku­ rumu Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi  Hakkında Kanun Tasarısı ile Aynı Kanunun 24 ün­ cü Maddesinin Değiştirilmesine Dair Kanun Tekli­ finin Danışma Meclisince Kabul Olunan Metni ve  Millî Güvenlik Konseyi Sosyal Güvenlik, İş ve İşçi  İlişkileri Komisyonu Raporu yer alıyor.  Bu rapor, 625 sıra sayısı ile basılıp dağıtılmıştır.  Sosyal Güvenlik, İş ve İşçi İlişkileri Komisyonu  Sözcüsü, Maliye Bakanı, Sosyal Güvenlik Bakanı ve  ilgililer yerlerini almışlardır.  Kanun tasarısının tümü üzerinde görüşme açı­ yorum.  Komisyon Sözcüsünün bir açıklaması olacak mı?  DENİZ ÖĞRETMEN ALBAY ERBERK İNAM  (Sosyal Güvenlik, İş ve İşçi İlişkileri Komisyonu  Başkanı) — Sayın Cumhurbaşkanım, genelde ve  madde gerekçelerine ilişkin olarak çok kısa bir ma­ ruzatım olacak.  BAŞKAN — Buyurun.  DENİZ ÖĞRETMEN ALBAY ERBERK İNAM  (Sosyal Güvenlik, İş ve İşçi İlişkileri Komisyonu Baş­ kanı) — Sayın Cumhurbaşkanım, yüksek malumları  olduğu üzere, ülkemizin en büyük sosyal güvenlik  kuruluşu olan Sosyal Sigortalar Kurumu, 2,5 mil­ yona yaklaşan sigortalısı ve 850 bin civarındaki emek­ li, dul ve yetimi ve bunların aile efradıyla birlikte  nüfusumuzun yaklaşık üçte birine sosyal güvenlik  hizmeti vermektedir.  29 Kasım 1982 tarihinde Danışma Meclisi Baş­ kanlığına gönderilen bu tasarıyla Hükümet, Sosyal Si­ gortalar Kurumunun kuruluş kanunu olan 4792 sa­ yılı Kanunun 20 nci maddesinin (e) fıkrasıyla 24 ün­ cü maddecinin değiştirilmesini öngörmektedir. 24  üncü maddenin değiştirilmesine ilişkin bir kanun tek­ lifi ise, daha önce, 5 Temmuz 1982 tarihinde Danış- (1) 625 S. Sayılı Basmayazı Tutanağa eklidir.  539 —
Sayfa 22 -
M, G. Konseyi B : 155  medin?» diye de suçlu olur;» «sen böyle duruma  geldin; çekmen lazımdı, çünkü, kanun eder diyor»  denir.  ORAMİRAL NEJAT TÜMER — Efendim,  birçok emniyet mensuplarımızın bugün başına ge­ len olaylar vardır. Mesela, yabancı memleketlerde  'bunların hepsi tecrübe edilmiş. Amerika'da trafik  memuru polis, «dur» dediği anda, adam direksiyon­ dan bile elini kaldıramıyor; kendisi kumanda etme­ den önündeki gözü açtığı anda polis vuruyor.  HÂKİM ALBAY FERİDUN İBALATLIOĞLU  (tçişleri Komisyonu Başkanı) — Yelteniyor.  ORAMtRAL NEJAT TÜMER — Yelteniyor  çünkü; acaba içinden ne çıkacak; halbuki adam  belki kâğıtlarını çıkaracak.  BAŞKAN — Yine orada acaba «eder» mi di­ yor, «edebilir» mi diyor?  ORAM İR AL NEJAT TÜMER — Ben sordu­ ğum zaman «eder» dediler.  BAŞKAN — Zannetmem.  ORGENERAL NURETTtN ERSİN — Ama  o gelişigüzel sorulmuştur. Yani edebilir; burada bu  salahiyet var yapar, mutlaka yapar, bunda bir ku­ sur yok.  ORAMtRAL NEJAT TÜMER — Tamam efen­ dim.  BAŞKAN — Dikkat ederseniz filmlerde de gö­ rüyoruz yine de mahkemeye gidiyor, Polisi yine  mahkemeye veriyorlar.  ORGENERAL NURETTtN ERSİN — Bu ifa­ de olursa sıkıntı olmaz.  BAŞKAN — Evet olmaz; salahiyet var çünkü.  ORGENERAL NURETTtN ERSİN — Bu sa­ lahiyeti vermede de tahditler vardı, oradan sıkıntı­ lar doğuyordu; şimdi «edebilir» diyor artık, serbest,  tabiî ki bu hali görünce edecek.  BAŞKAN — Hatta geceydi de biz onu, yani  gece olması şartını falan da kaldırdık.  Başka söz almak isteyen var mı? Yoktur.  Tasarının tümünü oylarınıza sunuyorum: Ka­ bul edenler.... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  Hayırlı olsun.  25 . 7 4 1983 O : 1  2. — 9.7.1945 Tarih ve 4792 Sayılı Sosyal Sigorta­ lar Kurumu Kanununun Bazı Maddelerinin Değişti­ rilmesi Hakkında Kanun Tasarısı ile Aynı Kanunun  24 üncü Maddesinin Değiştirilmesine Dair Kanun Tek­ lifinin Danışma Meclisince Kabul Olunan Metni ve  Millî Güvenlik Konseyi Sosyal Güvenlik, İş ve İşçi  İlişkileri Komisyonu Raporu. (D. Meclisi (1/569);  2157; M. G. Konseyi : 1/497) (D. Meclisi S. Sayısı :  346; M. G. Konseyi S. Sayısı : 625) (1)  BAŞKAN — Gündemimizin ikinci sırasında,  9.7.1945 Tarih ve 4792 Sayılı Sosyal Sigortalar Ku­ rumu Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi  Hakkında Kanun Tasarısı ile Aynı Kanunun 24 ün­ cü Maddesinin Değiştirilmesine Dair Kanun Tekli­ finin Danışma Meclisince Kabul Olunan Metni ve  Millî Güvenlik Konseyi Sosyal Güvenlik, İş ve İşçi  İlişkileri Komisyonu Raporu yer alıyor.  Bu rapor, 625 sıra sayısı ile basılıp dağıtılmıştır.  Sosyal Güvenlik, İş ve İşçi İlişkileri Komisyonu  Sözcüsü, Maliye Bakanı, Sosyal Güvenlik Bakanı ve  ilgililer yerlerini almışlardır.  Kanun tasarısının tümü üzerinde görüşme açı­ yorum.  Komisyon Sözcüsünün bir açıklaması olacak mı?  DENİZ ÖĞRETMEN ALBAY ERBERK İNAM  (Sosyal Güvenlik, İş ve İşçi İlişkileri Komisyonu  Başkanı) — Sayın Cumhurbaşkanım, genelde ve  madde gerekçelerine ilişkin olarak çok kısa bir ma­ ruzatım olacak.  BAŞKAN — Buyurun.  DENİZ ÖĞRETMEN ALBAY ERBERK İNAM  (Sosyal Güvenlik, İş ve İşçi İlişkileri Komisyonu Baş­ kanı) — Sayın Cumhurbaşkanım, yüksek malumları  olduğu üzere, ülkemizin en büyük sosyal güvenlik  kuruluşu olan Sosyal Sigortalar Kurumu, 2,5 mil­ yona yaklaşan sigortalısı ve 850 bin civarındaki emek­ li, dul ve yetimi ve bunların aile efradıyla birlikte  nüfusumuzun yaklaşık üçte birine sosyal güvenlik  hizmeti vermektedir.  29 Kasım 1982 tarihinde Danışma Meclisi Baş­ kanlığına gönderilen bu tasarıyla Hükümet, Sosyal Si­ gortalar Kurumunun kuruluş kanunu olan 4792 sa­ yılı Kanunun 20 nci maddesinin (e) fıkrasıyla 24 ün­ cü maddecinin değiştirilmesini öngörmektedir. 24  üncü maddenin değiştirilmesine ilişkin bir kanun tek­ lifi ise, daha önce, 5 Temmuz 1982 tarihinde Danış- (1) 625 S. Sayılı Basmayazı Tutanağa eklidir.  539 —  M. G. Konseyi B: 155 25 . 7 . 1983 O : 1  ma Meclisi Başkanlığına sunulmuştu. 20 nci madde­ nin (e) fıkrası değişikliği ile kurumun her sigorta ko­ lu için ayıracağı yedek akçelerden kendisine bağlı  müessese, ortaklık veya şirketler kurmak, ya da ku­ rulmuş bulunanların hisse senetleri ve ortaklık pay­ larını satın alarak kurum fonlarının en rasyonel bir  şekilde işletilmesi amaçlanmaktadır.  Bir örnekle açıklamak gerekirse, kurumun 41 böl- <  ge ve 30 şu'be müdürlüğü, 70 ödeme bürosu, 300'ü  aşkın sağlık ve benzeri tesisleri vardır. Bu kuruluş­ ların yalnız? akaryakıt İhtiyacı için kurum her yıl  aracı şirketlerde büyük meblağlar ödemek zorunda  kalmaktadır. Kurabileceği bir akaryakıt dağıtım şir­ ketiyle sadece kendine bağlılarının ihtiyacını karşıla­ yarak kuruma büyük kazanç sağlayabilecektir.  Diğer değişiklik 24 üncü maddede yapılmakta ve  kurumun taşınır ve taşınmaz malları ve bunlardan  elde edilen gelirleriyle biraz önce arz ettiğim değişik­ lik sonucu kurulacak ortaklık ve şirketlerden elde  edilen gelirlerden vergi, resim ve harç alınmaması  ve ayrıca kurumun sigorta ve sağlık üniteleri için ge­ rekli ve Türkiye'de temini mümkün olmayan her cins  makine, araç, alet ve cihazların ithali ve kiralanma­ sının da aynı muafiyete sokulmasını öngörmektedir.  Tasarı ve teklif Danışma Meclisince birleştirilerek  Malî İşler, Bütçe Plan ve Sağlık ve Sosyal işler ko­ misyonlarınca incelenerek uygun görülmüş, 21 Nisan  1983 tarihinde Danışma Meclisi Genel Kurulunda  ka'bul edilmiştir.  Arz ederim.  BAŞKAN — Peki efendim.  Tümü üzerinde başka söz almak isteyen var mı?  Yoktur.  Tümü üzerindeki görüşmelere tamamlanmıştır.  Maddelere geçilmesini oylarınıza sunuyorum :  Ka'bul edenler... Etmeyenler... Ka'bul edilmiştir.  1 inci maddeyi okutuyorum :  9.7.1945 Tarih ve 4792 Sayılı Sosyal Sigortalar Ku­ rumu Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi  Hakkında Kanun Tasarısı  MADDE 1. — 4792 sayılı Sosyal Sigortalar Ku­ rumu Kanununun 28.6.1978 tarih ve 2158 sayılı Ka­ nunla değişik 20 nci maddesinin (e) fıkrası aşağıdaki  şekilde değiştirilmiş'tir.  e) 1. Kuruluşları, çalışma konuları, organları,  görev ve yetkileri ile denetim usulleri yönetmeliklerin­ de belirtilecek, kendisine bağlı tüzelkişiliği haiz mües­ seseler kurmak,  2. Ortaklık veya şirketler kurmak veya kurul­ muş bulunanların hisse senetlerini veya ortaklık pay­ larını satın almak,  Suretiyle işletir.  (e) fıkrasındaki kuruluş ve iştirakler, Bakanlar  Kurulu Kararı ile yapılır. Bu kuruluş ve iştiraklerin  personeli özel hukuk hükümlerine tabi olup, bunlar  hakkında 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hü­ kümleri uygulanmaz.  BAŞKAN — Dağıttığınız bu çizelge nedir, açık­ lar mısınız?  DENİZ ÖĞRETMEN ALBAY ERBERK İNAM  (Sosyal Güvenlik, İş ve İşçi İlişkileri Komisyonu Baş­ kanı) —• Sayın Cumhurbaşkanım, halen yürürlükteki  yasa ile teklif edilen metin arasındaki farklılıkları  bir anda görebilmeniz için böyle bir çizelge hazır­ ladık.  BAŞKAN — İyi ama, biz yalnız (e) fıkrasını de­ ğiştiriyoruz; bunun içinde bulunan (a), (b), (c), (d)  fıkralarını değil.  DENİZ ÖĞRETMEN ALBAY ERBERK İNAM  (Sosyal Güvenlik, İş ve İşçi İlişkileri Komisyonu Baş­ kanı) — Evet, Sayın Cumhurbaşkanım; maddenin tü­ mü ile durumun bir anda görülebilmesi açısından  böyle yaptık. Yani, değişen sadece (e) fıkrasının 2  numaralı bendidir. Diğer sayfada personel durumu  var.  BAŞKAN — Danışma Meclisinin kabul ettiği me­ tinle bizim metin arasında bir fark yok.  DENİZ ÖĞRETMEN ALBAY ERBERK İNAM  (Sosyal Güvenlik, İş ve İşçi İlişkileri Komisyonu Baş­ kanı) — Fark yok edendim, aynen kabul ettik.  BAŞKAN — 1 inci madde üzerinde söz almak  isteyen var mı? Yoktur.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum : Kabul edenler...  Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  2 nci maddeyi okutuyorum ;  MADDE 2. — 4792 sayılı Sosyal Sigortalar Ku­ rumu Kanununun 24 üncü maddesi aşağıdaki şekil­ de değiştirilmiştir.  Madde 24. — a) Kuruma ait taşınır, taşınmaz  mallar ile bunlardan elde edilen hak ve gelirleri,  b) Kurumun sigorta üniteleri ile sağlık tesisle­ rinde hizmetin gerektirdiği ve Türkiye'de temini müm­ kün olmayan her cins makine, araç, alet ve cihazları  ile tekel hakkı başka kurumlara verilmiş ithal mü­ saadeleri hariç çeşitli ilaçlar ve hammaddelerinin it­ hali, kiralanması,  — 540 —
Sayfa 23 -
M. G. Konseyi B: 155 25 . 7 . 1983 O : 1  ma Meclisi Başkanlığına sunulmuştu. 20 nci madde­ nin (e) fıkrası değişikliği ile kurumun her sigorta ko­ lu için ayıracağı yedek akçelerden kendisine bağlı  müessese, ortaklık veya şirketler kurmak, ya da ku­ rulmuş bulunanların hisse senetleri ve ortaklık pay­ larını satın alarak kurum fonlarının en rasyonel bir  şekilde işletilmesi amaçlanmaktadır.  Bir örnekle açıklamak gerekirse, kurumun 41 böl- <  ge ve 30 şu'be müdürlüğü, 70 ödeme bürosu, 300'ü  aşkın sağlık ve benzeri tesisleri vardır. Bu kuruluş­ ların yalnız? akaryakıt İhtiyacı için kurum her yıl  aracı şirketlerde büyük meblağlar ödemek zorunda  kalmaktadır. Kurabileceği bir akaryakıt dağıtım şir­ ketiyle sadece kendine bağlılarının ihtiyacını karşıla­ yarak kuruma büyük kazanç sağlayabilecektir.  Diğer değişiklik 24 üncü maddede yapılmakta ve  kurumun taşınır ve taşınmaz malları ve bunlardan  elde edilen gelirleriyle biraz önce arz ettiğim değişik­ lik sonucu kurulacak ortaklık ve şirketlerden elde  edilen gelirlerden vergi, resim ve harç alınmaması  ve ayrıca kurumun sigorta ve sağlık üniteleri için ge­ rekli ve Türkiye'de temini mümkün olmayan her cins  makine, araç, alet ve cihazların ithali ve kiralanma­ sının da aynı muafiyete sokulmasını öngörmektedir.  Tasarı ve teklif Danışma Meclisince birleştirilerek  Malî İşler, Bütçe Plan ve Sağlık ve Sosyal işler ko­ misyonlarınca incelenerek uygun görülmüş, 21 Nisan  1983 tarihinde Danışma Meclisi Genel Kurulunda  ka'bul edilmiştir.  Arz ederim.  BAŞKAN — Peki efendim.  Tümü üzerinde başka söz almak isteyen var mı?  Yoktur.  Tümü üzerindeki görüşmelere tamamlanmıştır.  Maddelere geçilmesini oylarınıza sunuyorum :  Ka'bul edenler... Etmeyenler... Ka'bul edilmiştir.  1 inci maddeyi okutuyorum :  9.7.1945 Tarih ve 4792 Sayılı Sosyal Sigortalar Ku­ rumu Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi  Hakkında Kanun Tasarısı  MADDE 1. — 4792 sayılı Sosyal Sigortalar Ku­ rumu Kanununun 28.6.1978 tarih ve 2158 sayılı Ka­ nunla değişik 20 nci maddesinin (e) fıkrası aşağıdaki  şekilde değiştirilmiş'tir.  e) 1. Kuruluşları, çalışma konuları, organları,  görev ve yetkileri ile denetim usulleri yönetmeliklerin­ de belirtilecek, kendisine bağlı tüzelkişiliği haiz mües­ seseler kurmak,  2. Ortaklık veya şirketler kurmak veya kurul­ muş bulunanların hisse senetlerini veya ortaklık pay­ larını satın almak,  Suretiyle işletir.  (e) fıkrasındaki kuruluş ve iştirakler, Bakanlar  Kurulu Kararı ile yapılır. Bu kuruluş ve iştiraklerin  personeli özel hukuk hükümlerine tabi olup, bunlar  hakkında 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hü­ kümleri uygulanmaz.  BAŞKAN — Dağıttığınız bu çizelge nedir, açık­ lar mısınız?  DENİZ ÖĞRETMEN ALBAY ERBERK İNAM  (Sosyal Güvenlik, İş ve İşçi İlişkileri Komisyonu Baş­ kanı) —• Sayın Cumhurbaşkanım, halen yürürlükteki  yasa ile teklif edilen metin arasındaki farklılıkları  bir anda görebilmeniz için böyle bir çizelge hazır­ ladık.  BAŞKAN — İyi ama, biz yalnız (e) fıkrasını de­ ğiştiriyoruz; bunun içinde bulunan (a), (b), (c), (d)  fıkralarını değil.  DENİZ ÖĞRETMEN ALBAY ERBERK İNAM  (Sosyal Güvenlik, İş ve İşçi İlişkileri Komisyonu Baş­ kanı) — Evet, Sayın Cumhurbaşkanım; maddenin tü­ mü ile durumun bir anda görülebilmesi açısından  böyle yaptık. Yani, değişen sadece (e) fıkrasının 2  numaralı bendidir. Diğer sayfada personel durumu  var.  BAŞKAN — Danışma Meclisinin kabul ettiği me­ tinle bizim metin arasında bir fark yok.  DENİZ ÖĞRETMEN ALBAY ERBERK İNAM  (Sosyal Güvenlik, İş ve İşçi İlişkileri Komisyonu Baş­ kanı) — Fark yok edendim, aynen kabul ettik.  BAŞKAN — 1 inci madde üzerinde söz almak  isteyen var mı? Yoktur.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum : Kabul edenler...  Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  2 nci maddeyi okutuyorum ;  MADDE 2. — 4792 sayılı Sosyal Sigortalar Ku­ rumu Kanununun 24 üncü maddesi aşağıdaki şekil­ de değiştirilmiştir.  Madde 24. — a) Kuruma ait taşınır, taşınmaz  mallar ile bunlardan elde edilen hak ve gelirleri,  b) Kurumun sigorta üniteleri ile sağlık tesisle­ rinde hizmetin gerektirdiği ve Türkiye'de temini müm­ kün olmayan her cins makine, araç, alet ve cihazları  ile tekel hakkı başka kurumlara verilmiş ithal mü­ saadeleri hariç çeşitli ilaçlar ve hammaddelerinin it­ hali, kiralanması,  — 540 —  M. G. Konseyi B: 155 25 . 7 . 1983 0 : 1  e) Kurum tarafından açılan ve Kurumun taraf  olduğu davalar ve icra kovuşturmaları ile ilanları,  d) Bu Kanunun (20/e) maddesi uyarınca Ku­ rumca kurulan müessese veya iştiraklerden elde edi­ len her türlü hak ve gelirleri,  İthalde alınan vergi ve resimler dahil her türlü  vergi, resim ve harçtan muaftır.  BAŞKAN — Danışma Meclisinin kabul ettiği me­ tinle Komisyonun kabul ettiği metin arasında ne fark  var? Neyi değiştirdiniz, bunu izah eder misiniz?  DENİZ ÖĞRETMEN ALBAY ERBERK İNAM  (Sosyal Güvenlik, İş ve İşçi İlişkileri Komisyonu Baş­ kanı) — Sayın Cumhurbaşkanım, Danışma Meclisi­ nin kabul ettiği metinle Komisyonumuzun kabul et­ tiği metin arasında esasta bir değişiklik yok. Sa­ dece, en son fıkrada «Vergi, resim ve harçlarla ilgili  kanunlarda kurumun adı ve kuruluş kanununun ta­ rih ve sayısı yazılı olmasa dahi» ibaresi, Komisyon  tartışmaları sırasında fazla bulunmuş, maliye temsil­ cisi de buna katılmıştır; doğrudan doğruya «İthalde  alınan vergi ve resimler dahil her türlü vergi, resim  ve, harçtan muaftır» ibaresi konmuştur.  Sayın Cumhurbaşkanım, tasrının tümü üzerindeki  konuşmamda da arz ettiğim üzere, Sosyal Sigortalar  Kurumu, 75 hastane, sanatoryum ve doğumevi, 80  dispanser ve 150 sağlık istasyonu ile ülkemizde sigor­ talı işçi emeklisi ve aile efradını kapsamak üzere  15 milyona yakın vatandaşa sağlık hizmeti vermekte­ dir ve bütçeden de bu sağlık hizmeti için herhangi  bir yardım alınmamaktadır. Aynı şekildeki diğer sos­ yal güvenlik kurumları arasında bu bir ayrıcalık, bir  mağdur durum yaratmaktadır. O nedenle, Hükümetin  teklifinde ve Danışma Meclisinden gelen metinde  SSK'nın taşınır ve taşınmaz malları ile bunlardan  elde edilecek gelirler, ayrıca kurmuş olacağı şirketler  ve onlardan elde edeceği gelirler, tıbbî cihazlar ve  diğer cihazlar için ithali sırasında gümrük vergisi  ödenmemesi konularının vergi, resim ve harçlardan  muaf tutulması öngörülmüş idi. Biz de buna aynen  katıldık efendim ve huzurunuza geldik.  BAŞKAN — Türkiye'de temini mümkün olma­ yan cihazlar için, değil mi?  DENİZ ÖĞRETMEN ALBAY ERBERK İNAM  (Sosyal Güvenlik, İş ve İşçi İlişkileri Komisyonu Baş­ kanı) — Evet efendim, Türkiye'de temini mümkün  olmayan; Türkiye'de temini mümkün ise Türkiye'  den temin edilecek,  BAŞKAN — Bir de, tekel hakkı başka kurum­ lara verilmiş ithal müsaadeleri hariç.  DENİZ ÖĞRETMEN ALBAY ERBERK İNAM  (Sosyal Güvenlik, İş ve İşçi İlişkileri Komisyonu Baş­ kanı) — Hariç, tabiî efendim. Örneğin, Kızılay'a ve­ rilen röntgen filmi gibi.  BAŞKAN — Esasında o da gümrük ödemiyor,  değil mi?  MALİYE BAKANI ADNAN BAŞER KAFA- OĞLU — Evet fakat onun tekelinde o, ayrıca bir  de Sosyal Sigortalar Kurumu kâr etmesin diye teke­ line almış.  BAŞKAN — Efendim, bu madde üzerinde söz  almak isteyen var mı?.  Buyurun,  ORAMİRAL NEJAT TÜMER — Efendim, son  zamanlarda önümüze gelen bütün kanunlarda daima,  «her türlü vergi, resim ve harçtan muaftır» hükmü  bulunmakta. Burada 24 üncü madde ile ilgili bütün  hususlarda aynı görüşteyim, gerçekten gereklidir, ve­ rilen izahatlar sonunda aynı kanaate sahip oldum.  Ancak, (c) fıkrasındaki «kurum tarafından açılan  ve kurumun taraf olduğu davalar» üstünde durmak  istiyorum. Burada «kurum tarafından açılan» a, evet  bu da kalmalıdır; ancak, «kurumun taraf olduğu da­ valar» deyince, bununla, kurumu dava eden bütün  şahıslar her türlü vergiden muaf tutuluyor manası çı­ kıyor. Bu şekilde şahsı, Devlete karşı herkes tarafın­ dan ödenmekte olan bu vergi resim ve harçtan bir  nevi muaf tutmuş oluyoruz. Kurum için söylemiyo­ rum fakat, «kurumun taraf olduğu davalar» deyince,  yanlış anlamıyorsam onu dava eden şahıs da dahil  değil midir? Çünkü davalı olarak geliyor.  O bakımdan ben bu (c) fıkrasının, «kurum tara­ fından açılan ve icra kovuşturmaları ile ilanları» diye  yazılmasına taraftarım; «kurumun taraf olduğu da­ vaları» ibaresinin çıkarılması taraftarıyım.  BAŞKAN — Efendim şahıstan alabilir; eğer şa­ hıs davayı kazanır da kurumdan vekâlet ücretini ve- sairesini almaya kalkarsa o takdirde vermeyecektir.  Yoksa şahıs kaybederse mesele yok zaten.  SOSYAL GÜVENLİK BAKANI SADIK SİDE —  Kuruma terettüp eden kısmı.  BAŞKAN — Evet, kuruma terettüp eden kısmı  olması lazım, değil mi?  MALİYE BAKANI ADNAN BAŞER KAFA- OĞLU — Muafiyet kuruma ait, şahıslara ait değil.  BAŞKAN — Kurum muaf oluyor.  «Kurum tarafından açılan ve kurumun taraf ol­ duğu davalar ve bu davalardan mütevellit kuruma  terettüp eden...» şeklinde düzenlenirse daha doğru  olur.  — 541 —
Sayfa 24 -
M. G. Konseyi B: 155 25 . 7 . 1983 0 : 1  e) Kurum tarafından açılan ve Kurumun taraf  olduğu davalar ve icra kovuşturmaları ile ilanları,  d) Bu Kanunun (20/e) maddesi uyarınca Ku­ rumca kurulan müessese veya iştiraklerden elde edi­ len her türlü hak ve gelirleri,  İthalde alınan vergi ve resimler dahil her türlü  vergi, resim ve harçtan muaftır.  BAŞKAN — Danışma Meclisinin kabul ettiği me­ tinle Komisyonun kabul ettiği metin arasında ne fark  var? Neyi değiştirdiniz, bunu izah eder misiniz?  DENİZ ÖĞRETMEN ALBAY ERBERK İNAM  (Sosyal Güvenlik, İş ve İşçi İlişkileri Komisyonu Baş­ kanı) — Sayın Cumhurbaşkanım, Danışma Meclisi­ nin kabul ettiği metinle Komisyonumuzun kabul et­ tiği metin arasında esasta bir değişiklik yok. Sa­ dece, en son fıkrada «Vergi, resim ve harçlarla ilgili  kanunlarda kurumun adı ve kuruluş kanununun ta­ rih ve sayısı yazılı olmasa dahi» ibaresi, Komisyon  tartışmaları sırasında fazla bulunmuş, maliye temsil­ cisi de buna katılmıştır; doğrudan doğruya «İthalde  alınan vergi ve resimler dahil her türlü vergi, resim  ve, harçtan muaftır» ibaresi konmuştur.  Sayın Cumhurbaşkanım, tasrının tümü üzerindeki  konuşmamda da arz ettiğim üzere, Sosyal Sigortalar  Kurumu, 75 hastane, sanatoryum ve doğumevi, 80  dispanser ve 150 sağlık istasyonu ile ülkemizde sigor­ talı işçi emeklisi ve aile efradını kapsamak üzere  15 milyona yakın vatandaşa sağlık hizmeti vermekte­ dir ve bütçeden de bu sağlık hizmeti için herhangi  bir yardım alınmamaktadır. Aynı şekildeki diğer sos­ yal güvenlik kurumları arasında bu bir ayrıcalık, bir  mağdur durum yaratmaktadır. O nedenle, Hükümetin  teklifinde ve Danışma Meclisinden gelen metinde  SSK'nın taşınır ve taşınmaz malları ile bunlardan  elde edilecek gelirler, ayrıca kurmuş olacağı şirketler  ve onlardan elde edeceği gelirler, tıbbî cihazlar ve  diğer cihazlar için ithali sırasında gümrük vergisi  ödenmemesi konularının vergi, resim ve harçlardan  muaf tutulması öngörülmüş idi. Biz de buna aynen  katıldık efendim ve huzurunuza geldik.  BAŞKAN — Türkiye'de temini mümkün olma­ yan cihazlar için, değil mi?  DENİZ ÖĞRETMEN ALBAY ERBERK İNAM  (Sosyal Güvenlik, İş ve İşçi İlişkileri Komisyonu Baş­ kanı) — Evet efendim, Türkiye'de temini mümkün  olmayan; Türkiye'de temini mümkün ise Türkiye'  den temin edilecek,  BAŞKAN — Bir de, tekel hakkı başka kurum­ lara verilmiş ithal müsaadeleri hariç.  DENİZ ÖĞRETMEN ALBAY ERBERK İNAM  (Sosyal Güvenlik, İş ve İşçi İlişkileri Komisyonu Baş­ kanı) — Hariç, tabiî efendim. Örneğin, Kızılay'a ve­ rilen röntgen filmi gibi.  BAŞKAN — Esasında o da gümrük ödemiyor,  değil mi?  MALİYE BAKANI ADNAN BAŞER KAFA- OĞLU — Evet fakat onun tekelinde o, ayrıca bir  de Sosyal Sigortalar Kurumu kâr etmesin diye teke­ line almış.  BAŞKAN — Efendim, bu madde üzerinde söz  almak isteyen var mı?.  Buyurun,  ORAMİRAL NEJAT TÜMER — Efendim, son  zamanlarda önümüze gelen bütün kanunlarda daima,  «her türlü vergi, resim ve harçtan muaftır» hükmü  bulunmakta. Burada 24 üncü madde ile ilgili bütün  hususlarda aynı görüşteyim, gerçekten gereklidir, ve­ rilen izahatlar sonunda aynı kanaate sahip oldum.  Ancak, (c) fıkrasındaki «kurum tarafından açılan  ve kurumun taraf olduğu davalar» üstünde durmak  istiyorum. Burada «kurum tarafından açılan» a, evet  bu da kalmalıdır; ancak, «kurumun taraf olduğu da­ valar» deyince, bununla, kurumu dava eden bütün  şahıslar her türlü vergiden muaf tutuluyor manası çı­ kıyor. Bu şekilde şahsı, Devlete karşı herkes tarafın­ dan ödenmekte olan bu vergi resim ve harçtan bir  nevi muaf tutmuş oluyoruz. Kurum için söylemiyo­ rum fakat, «kurumun taraf olduğu davalar» deyince,  yanlış anlamıyorsam onu dava eden şahıs da dahil  değil midir? Çünkü davalı olarak geliyor.  O bakımdan ben bu (c) fıkrasının, «kurum tara­ fından açılan ve icra kovuşturmaları ile ilanları» diye  yazılmasına taraftarım; «kurumun taraf olduğu da­ vaları» ibaresinin çıkarılması taraftarıyım.  BAŞKAN — Efendim şahıstan alabilir; eğer şa­ hıs davayı kazanır da kurumdan vekâlet ücretini ve- sairesini almaya kalkarsa o takdirde vermeyecektir.  Yoksa şahıs kaybederse mesele yok zaten.  SOSYAL GÜVENLİK BAKANI SADIK SİDE —  Kuruma terettüp eden kısmı.  BAŞKAN — Evet, kuruma terettüp eden kısmı  olması lazım, değil mi?  MALİYE BAKANI ADNAN BAŞER KAFA- OĞLU — Muafiyet kuruma ait, şahıslara ait değil.  BAŞKAN — Kurum muaf oluyor.  «Kurum tarafından açılan ve kurumun taraf ol­ duğu davalar ve bu davalardan mütevellit kuruma  terettüp eden...» şeklinde düzenlenirse daha doğru  olur.  — 541 —  ••f  M. G. Konseyi B : 155  ORAM1RAL NEJAT TÜMER — «Kuruma te­ rettüp eden» olursa kabul; ama «kurumun taraf ol­ duğu» denilince, kurumu dava etsem ben de o da­ vanın içindeyim,  DENİZ ÖĞRETMEN ALBAY ERBERK İNAM  (Sosyal Güvenlik, îş ve İşçi İlişkileri Komisyonu Baş­ kanı) — Hayır efendim, siz muafiyete girmezsiniz  Sayın Komutanım. Bu Sigorta Kuruluş Kanunudur  efendim. Doğrudan doğruya Sigortayı muaf tutuyor.  BAŞKAN — Bu tasarı Sosyal Sigortalarla ilgi­ lidir. Sigortayı muaf tutuyor, karşı taraf şahıslarını  değil.  ORAM1RAL NEJAT TÜMER — Öyleyse mese­ le yok.  DENİZ ÖĞRETMEN ALBAY ERBERK İNAM  (Sosyal Güvenlik, İş ve İşçi İlişkileri Komisyonu Baş­ kanı) — Evet, öyle Sayın Komutanım.  Kaldıki, Emekli Sandığı Kanununun 21 inci mad­ desinde de aynı hüküm var efendim.  MALİYE BAKANI ADNAN BAŞER KAFA­ OĞLU — Muafiyet müesseseye aittir.  " BAŞKAN — Sayın Kafaoğlu, bir zaman gelecek,  öyle zannediyorum ki, 2490 ve 1050 sayılı kanunlar  ortadan kalkacak. Her gelen kanunda «Onlara tabi  değildir», «10|50 sayılı Kanuna tabi değildir» diyo­ ruz. Kim tabi olacak, ortada bir şey kalmadı?.  Bir de şimdi, şu husus karşımızda duruyor : «Ver­ giden ve harçtan muaftır» cümlesi birçok kanunlar­ da geçmeye başladı. Bunun dökümünü Maliye Bakan­ lığımız yaptı mı? Bugüne kadar kaç müesseseye bu  muafiyet tanındı? Buna ait listeyi çıkarınız, görelim.  MALİYE BAKANI ADNAN BAŞER KAFA­ OĞLU— Sayın Cumhurbaşkanım, ben Gelirler Ge­ nel Müdürlüğünden ayrılırken 28 müesseseye muafiyet  vardı. Ondan sonra ne hale geldi, bilemiyorum.  BAŞKAN — Buna ait listeyi hazırlayıp getirin  de görelim, önüne gelen müessese muaflık hükmünü  getirmesin. Hakikaten bu hakkı, verilmesi gereken ve  vergi alınmaması gereken müesseselere verelim.  MALİYE BAKANI ADNAN BAŞER KAFA­ OĞLU — Bu müesseseler devletin fonksiyonunu ya­ pıyorlar, vergiye tabi olmamaları lazım. Onun için  istisna getiriyoruz.  BAŞKAN — 2 nci madde üzerinde başka söz al­ mak isteyen var mı?.  Buyurun Sayın Side.  SOSYAL GÜVENLİK BAKANI SADIK SİDE  — Sayın Cumhurbaşkanım, kısa bir ilave yapmak is­ tiyorum.  25 . 7 . 1983 0 : 1  Efendim, bu kanun gerçekten büyük bir sıkıntıyı  bertaraf ediyor. Kamuya yapmakta olduğumuz hiz­ metlere, vergi ödeyerek gücümüzü dağıtıyor ve hiz­ mete teksif etmemiz lazım gelen malî kudretimizi  yolda harcayarak geliyorduk, bunu önlüyor.  Emekli sayısı ile aktif sigortalı sayısı, memleketi­ mizdeki ağır hale gelmiş olan işsizlik sebebiyle bi­ zi çok düşündüren bir seviyeye geldi. 2,5 seviyesinde­ dir. 816 bin emekliye karşı 2 228 000 aktif sigortalı  var. Aktif sigortalımızı hiç artıramıyoruz, işyerlerin­ deki durgunluk yüzünden. Bu kabil bazı tedbirleri al­ mazsak, çok temel hizmetleri yapmak için Devlete  gelmek gi'bi 'bir durumla karşı karşıya kalacağız.  Onu mümkün olduğu kadar uzaklaştırma gayretidir  'bunlar.  Burada ufak bir tereddümüz var : «Türkiye'de  temini mümkün olmayan» cümlesi bizi bazı yerler­ de sıkıntıya sokacaktır. Bir otoklav almaya teşebbüs  ettik, oraya «Türkiye'de yapılabilir» diye bir fikir  atıldı ve almak üzere olduğumuz otoklav'ı alama­ dık.  BAŞKAN — Türkiye'de yapılıyor, otoklavlar ya­ pılıyor.  SOSYAL GÜVENLİK BAKANI SADIK SİDE  — Efendim, bizim ilaç fabrikasındaki hacme uygun  ötöklav'ı buluncaya kadar zaman geçti ve hazır ola­ nı da elimizden kaçırdık.  Bu söz ileride bizi sıkar ve bazı hizmetleri yap­ mada geciktirir mi, diye düşünüyorum.  BAŞKAN — Diğer kanunlarda da hep böyle hü­ kümler koyduk. «Türkiye'de imali mümkün olma­ yan» demezsek, o takdirde Türkiye'de imali müm­ kün olanları dahi dışarıdan almaya kalkıyorlar.  SOSYAL GÜVENLİK BAKANI SADIK SİDE  — Niyet o değil.  BAŞKAN — Gümrüksüz olunca yapıyorlar. Hal­ buki memlekette imalini teşvik etmek lazım. Bun­ dan 'bir maksat da odur. Biraz kalitesi düşük de ol­ sa, ziyanı yok, memleket içinde imal ediliyor, yavaş  yavaş o kaliteler düzelir.  Hatırlarsanız, muslukların yurdumuzda ilk yapıl­ dığı zamanı bilirim. Eve aldığımızda her tarafından  su fışkırırdı. Şimdi en modern muslukları yapıyoruz.  MALİYE BAKANI ADNAN BAŞER KAFA­ OĞLU — İhraç ediyoruz.  BAŞKAN — Evet, ihraç ediyoruz.  Otoklavların şimdi biraz kusurları vardır, ama  yapa yapa onu düzeltirler.  — 542 —
Sayfa 25 -
••f  M. G. Konseyi B : 155  ORAM1RAL NEJAT TÜMER — «Kuruma te­ rettüp eden» olursa kabul; ama «kurumun taraf ol­ duğu» denilince, kurumu dava etsem ben de o da­ vanın içindeyim,  DENİZ ÖĞRETMEN ALBAY ERBERK İNAM  (Sosyal Güvenlik, îş ve İşçi İlişkileri Komisyonu Baş­ kanı) — Hayır efendim, siz muafiyete girmezsiniz  Sayın Komutanım. Bu Sigorta Kuruluş Kanunudur  efendim. Doğrudan doğruya Sigortayı muaf tutuyor.  BAŞKAN — Bu tasarı Sosyal Sigortalarla ilgi­ lidir. Sigortayı muaf tutuyor, karşı taraf şahıslarını  değil.  ORAM1RAL NEJAT TÜMER — Öyleyse mese­ le yok.  DENİZ ÖĞRETMEN ALBAY ERBERK İNAM  (Sosyal Güvenlik, İş ve İşçi İlişkileri Komisyonu Baş­ kanı) — Evet, öyle Sayın Komutanım.  Kaldıki, Emekli Sandığı Kanununun 21 inci mad­ desinde de aynı hüküm var efendim.  MALİYE BAKANI ADNAN BAŞER KAFA­ OĞLU — Muafiyet müesseseye aittir.  " BAŞKAN — Sayın Kafaoğlu, bir zaman gelecek,  öyle zannediyorum ki, 2490 ve 1050 sayılı kanunlar  ortadan kalkacak. Her gelen kanunda «Onlara tabi  değildir», «10|50 sayılı Kanuna tabi değildir» diyo­ ruz. Kim tabi olacak, ortada bir şey kalmadı?.  Bir de şimdi, şu husus karşımızda duruyor : «Ver­ giden ve harçtan muaftır» cümlesi birçok kanunlar­ da geçmeye başladı. Bunun dökümünü Maliye Bakan­ lığımız yaptı mı? Bugüne kadar kaç müesseseye bu  muafiyet tanındı? Buna ait listeyi çıkarınız, görelim.  MALİYE BAKANI ADNAN BAŞER KAFA­ OĞLU— Sayın Cumhurbaşkanım, ben Gelirler Ge­ nel Müdürlüğünden ayrılırken 28 müesseseye muafiyet  vardı. Ondan sonra ne hale geldi, bilemiyorum.  BAŞKAN — Buna ait listeyi hazırlayıp getirin  de görelim, önüne gelen müessese muaflık hükmünü  getirmesin. Hakikaten bu hakkı, verilmesi gereken ve  vergi alınmaması gereken müesseselere verelim.  MALİYE BAKANI ADNAN BAŞER KAFA­ OĞLU — Bu müesseseler devletin fonksiyonunu ya­ pıyorlar, vergiye tabi olmamaları lazım. Onun için  istisna getiriyoruz.  BAŞKAN — 2 nci madde üzerinde başka söz al­ mak isteyen var mı?.  Buyurun Sayın Side.  SOSYAL GÜVENLİK BAKANI SADIK SİDE  — Sayın Cumhurbaşkanım, kısa bir ilave yapmak is­ tiyorum.  25 . 7 . 1983 0 : 1  Efendim, bu kanun gerçekten büyük bir sıkıntıyı  bertaraf ediyor. Kamuya yapmakta olduğumuz hiz­ metlere, vergi ödeyerek gücümüzü dağıtıyor ve hiz­ mete teksif etmemiz lazım gelen malî kudretimizi  yolda harcayarak geliyorduk, bunu önlüyor.  Emekli sayısı ile aktif sigortalı sayısı, memleketi­ mizdeki ağır hale gelmiş olan işsizlik sebebiyle bi­ zi çok düşündüren bir seviyeye geldi. 2,5 seviyesinde­ dir. 816 bin emekliye karşı 2 228 000 aktif sigortalı  var. Aktif sigortalımızı hiç artıramıyoruz, işyerlerin­ deki durgunluk yüzünden. Bu kabil bazı tedbirleri al­ mazsak, çok temel hizmetleri yapmak için Devlete  gelmek gi'bi 'bir durumla karşı karşıya kalacağız.  Onu mümkün olduğu kadar uzaklaştırma gayretidir  'bunlar.  Burada ufak bir tereddümüz var : «Türkiye'de  temini mümkün olmayan» cümlesi bizi bazı yerler­ de sıkıntıya sokacaktır. Bir otoklav almaya teşebbüs  ettik, oraya «Türkiye'de yapılabilir» diye bir fikir  atıldı ve almak üzere olduğumuz otoklav'ı alama­ dık.  BAŞKAN — Türkiye'de yapılıyor, otoklavlar ya­ pılıyor.  SOSYAL GÜVENLİK BAKANI SADIK SİDE  — Efendim, bizim ilaç fabrikasındaki hacme uygun  ötöklav'ı buluncaya kadar zaman geçti ve hazır ola­ nı da elimizden kaçırdık.  Bu söz ileride bizi sıkar ve bazı hizmetleri yap­ mada geciktirir mi, diye düşünüyorum.  BAŞKAN — Diğer kanunlarda da hep böyle hü­ kümler koyduk. «Türkiye'de imali mümkün olma­ yan» demezsek, o takdirde Türkiye'de imali müm­ kün olanları dahi dışarıdan almaya kalkıyorlar.  SOSYAL GÜVENLİK BAKANI SADIK SİDE  — Niyet o değil.  BAŞKAN — Gümrüksüz olunca yapıyorlar. Hal­ buki memlekette imalini teşvik etmek lazım. Bun­ dan 'bir maksat da odur. Biraz kalitesi düşük de ol­ sa, ziyanı yok, memleket içinde imal ediliyor, yavaş  yavaş o kaliteler düzelir.  Hatırlarsanız, muslukların yurdumuzda ilk yapıl­ dığı zamanı bilirim. Eve aldığımızda her tarafından  su fışkırırdı. Şimdi en modern muslukları yapıyoruz.  MALİYE BAKANI ADNAN BAŞER KAFA­ OĞLU — İhraç ediyoruz.  BAŞKAN — Evet, ihraç ediyoruz.  Otoklavların şimdi biraz kusurları vardır, ama  yapa yapa onu düzeltirler.  — 542 —  M. G. Konseyi B : 155  Bu hükmü koymazsak, Sayın Maliye Bakanının  dediği gibj, 'bu sefer yurt içinde imal edileni de bıra­ kır, yurt dışından getirmeye çalışırlar. Gümrüğü ol­ madığı için getirmeye çalışırlar.  ORGENERAL NURETTİN ERSİN — O tema­ yül çok var.  MALİYE BAKANI ADNAN BAŞER KAFA- OöLu — Gümrük, himaye duvarıdır; bu ifade ile  onu kaldırıyoruz, öyle bir hüküm koymak lazım ki  sanayinin himayesi devam edebilsin.  BAŞKAN — Buna mümasil çıkardığımız kanun­ larda da bu hep vardır; «Türkiye'de temini müm­ kün olmayan» tabiri vardır.  MALİYE BAKANI ADNAN BAŞER KAFA- OĞ.LU — Kamu sektörü ithalatı olduğu için Maliye  Bakanlığına gelecekler. Bakanlığımız da Türkiye'de  yapılıp yapılmadığı hususunu Ganayi ve Teknoloji  Bakanlığından soracak ve Türkiye'de yapılıyorsa o  müsaadeyi vermeyecektir.  BAŞKAN — 2 nci madde üzerinde başka söz  almak isteyen var mı?. Yok.  2 5 . 7 . 1 9 8 3 0 : 1  2 nci maddeyi oylarınıza sunuyorum : abul eden­ ler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  3 üncü maddeyi okutuyorum :  MADDE 3. — Bu Kanun yayımı tarihinde yü­ rürlüğe girer.  BAŞKAN — 3 üncü madde üzerinde söz almak  isteyen var mı?. Yok.  3 üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum : Kabul  edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  4 üncü maddeyi okutuyorum :  MADDE 4. — Bu Kanun hükümlerini Bakanlar  Kurulu yürütür.  BAŞKAN — 4 üncü madde üzerinde söz almak  isteyen var mı?. Yok.  4 üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum : Kabul  edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  Tasarının tümünü oylarınıza sunuyorum : Kabul  edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  Saat 12.30'da toplanmak üzere oturumu kapatıyo­ rum.  Kapanıma Saati : 11.50  — 543 —
Sayfa 26 -
M. G. Konseyi B : 155  Bu hükmü koymazsak, Sayın Maliye Bakanının  dediği gibj, 'bu sefer yurt içinde imal edileni de bıra­ kır, yurt dışından getirmeye çalışırlar. Gümrüğü ol­ madığı için getirmeye çalışırlar.  ORGENERAL NURETTİN ERSİN — O tema­ yül çok var.  MALİYE BAKANI ADNAN BAŞER KAFA- OöLu — Gümrük, himaye duvarıdır; bu ifade ile  onu kaldırıyoruz, öyle bir hüküm koymak lazım ki  sanayinin himayesi devam edebilsin.  BAŞKAN — Buna mümasil çıkardığımız kanun­ larda da bu hep vardır; «Türkiye'de temini müm­ kün olmayan» tabiri vardır.  MALİYE BAKANI ADNAN BAŞER KAFA- OĞ.LU — Kamu sektörü ithalatı olduğu için Maliye  Bakanlığına gelecekler. Bakanlığımız da Türkiye'de  yapılıp yapılmadığı hususunu Ganayi ve Teknoloji  Bakanlığından soracak ve Türkiye'de yapılıyorsa o  müsaadeyi vermeyecektir.  BAŞKAN — 2 nci madde üzerinde başka söz  almak isteyen var mı?. Yok.  2 5 . 7 . 1 9 8 3 0 : 1  2 nci maddeyi oylarınıza sunuyorum : abul eden­ ler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  3 üncü maddeyi okutuyorum :  MADDE 3. — Bu Kanun yayımı tarihinde yü­ rürlüğe girer.  BAŞKAN — 3 üncü madde üzerinde söz almak  isteyen var mı?. Yok.  3 üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum : Kabul  edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  4 üncü maddeyi okutuyorum :  MADDE 4. — Bu Kanun hükümlerini Bakanlar  Kurulu yürütür.  BAŞKAN — 4 üncü madde üzerinde söz almak  isteyen var mı?. Yok.  4 üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum : Kabul  edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  Tasarının tümünü oylarınıza sunuyorum : Kabul  edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  Saat 12.30'da toplanmak üzere oturumu kapatıyo­ rum.  Kapanıma Saati : 11.50  — 543 —  M. G. Konseyi B: 155 25 £ 7 £ 1983 O : 2  İKİNCİ OTURUM  Açılma Saati : 12.50  BAŞKAN : Kenan EVREN (Cumhurbaşkanı, ve Millî Güvenlik Konseyi Başkanı)  ÜYELER : Orgeneral Nurettin ERSİN (Genelkurmay Başkanı ve Millî Güvenlik Konseyi Üyesi)  Orgeneral Tahsin ŞAHİNKAYA (Hv. K. K. ve Millî Güvenlik Konseyi Üyesi)  Oramiral Nejat TÜMER (Dz. K. K. ve Millî Güvenlik Konseyi Üyesi)  Orgeneral Sedat CELASUN (J. Gn. K. ve Millî Güvenlik Konseyi Üyesi)  BAŞKAN — İkinci oturumu açıyorum.  II. — KANUN TAŞARI VE TEKLİFLERİ  3. — 1475 Sayılı İş Kanununun Bazı Maddelerinin  Değiştirilmedi Hakkında Kanun Tasarısı ve Danışma  Meclisince Kabul Edilen 17 Ekim 1980 Tarih ve 2320  Sayılı Kanunla Değişik 1475 Sayılı İş Kanununun 14  ün\cü Maddesinin Bazı Fıkralarında Değişiklik Yapıl­ masına İlişkin Kanun Teklifi Metni ile Millî Güven­ lik Konseyi Sosyal Güvenlik, İş ve İşçi İlişkileri Ko­ misyonu Raporu. (M. G. Konseyi : 1/269; 2/106; D.  Meclisi : 2/28) (M. G. Konseyi S. Sayısı : 622; D.  Meclisi S. Sayısı: 240) (1)  BAŞKAN — Kanun tasarı ve tekliflerinin görü­ şülmesine devam ediyoruz.  Gündemimizin üçüncü sırasında, 1475 Sayılı İş  Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi Hak­ kında Kanun Tasarısı ve Danışma Meclisince Kabul  Edilen 17 Ekim 1980 Tarih ve 2320 Öayılı Kanunla  Değişik 1475 Sayılı İş Kanununun 14 üncü Maddesi­ nin Bazı Fıkralarında Değişiklik Yapılmasına İlişkin  Kanun Teklifi Metni ile Millî Güvenlik Konseyi Sos­ yal Güvenlik, İş ve İşçi İlişkileri Komisyonu Raporu  yer almaktadır.  Bu rapor, 622 sıra sayısı ile basılıp dağıtılmıştır.  Sosyal Güvenlik, İş ve İşçi 'İlişkileri Komisyonu  Sözcüsü, Sayın Bakanlar ve ilgililer yerlerini aldılar.  Kanun tasarısının tümü üzerinde görüşme açıyo­ rum.  Açıklama yapmak üzere ilk sözü Komisyon Söz­ cüsüne bırakıyorum.  Buyurun.  DENİZ ÖĞRETMEN ALBAY ERBERK İNAM  (Sosyal Güvenlik, İş ve İşçi İlişkileri Komisyonu  Başkanı) — Sayın Cumhurbaşkanım, 22 Ekim 1981  (1) 622 S. Sayılı Basmayazı Tutanağa eklidir.  tarihinde Millî Güvenlik Konseyi Başkanlığına gön­ derilen, 1475 Sayılı İş Kanununun Bazı Maddelerin  Değiştirilmesi ve Bu Kanuna Bazı Maddeler Eklen­ mesi Hakkında Kanun Tasarısı ile, Danışma Meclisi  Genel Kurulunun 22 Aralık 1982 tarihli 33 üncü Bir­ leşiminde kabul edilerek Millî Güvenlik Konseyi Baş­ kanlığına gönderilen 2320 Sayılı Kanunla Değişik 1475  Sayılı iş Kanununun 14 üncü Maddesinin Bazı Fık­ ralarında Değişiklik Yapılmasına 'İlişkin Kanun Tek­ lifi, Komisyonumuzda 'birleştirilerek, bu konudaki  başvurular da göz önünde 'bulundurulmak suretiyle  incelenmiştir.  Tasarıda benimsenmeyen maddeler ve gerekçele­ ri şöyle sıralanabilir :  Komisyonumuz, İş Kanununun 13 üncü madde­ sinde yapılan değişiklikle ihbar sürelerinin sözleşme  ile artırılabileceğine ilişkin hükmün kaldırılmasını,  buna karşılık hizmet akdinin altı yıldan fazla sür­ mesi halinde, ihbar süresinin on haftaya çıkartılması­ nı ve tasarının 31 inci maddesi ile, İş Kanununa ekle­ nen 4 üncü maddesinde ihbar sürelerinin sabit kal­ masını öngören hükümleri işçinin aleyhine olarak  toplu pazarlıkla dahi değiştirilemeyeceği nedeni ile  uygun bulmamıştır.  İş Kanununun 24 üncü maddesine ilişkin değişik­ lik ise, ferdî işçi çıkartılmasının teminatını ta'ma- miyle kaldırdığından ve ayrıca dokuz (ki bu sayı da­ hil) işçi çıkarma imkânını her hal ve şartta işverene  verdiğinden benimsenmemiştir.  Tasarının 32 nci maddesi ile getirilen ek 1 inci  maddedeki işçi nakli müessesesinin kanunda düzen­ lenmesi ise uygulamada yerleşmiş olan müesseselere  aykırı ve ayrıca yine işçi aleyhine bir durum yarat­ tığından, uygun 'bulunmamıştır.
Sayfa 27 -
M. G. Konseyi B: 155 25 £ 7 £ 1983 O : 2  İKİNCİ OTURUM  Açılma Saati : 12.50  BAŞKAN : Kenan EVREN (Cumhurbaşkanı, ve Millî Güvenlik Konseyi Başkanı)  ÜYELER : Orgeneral Nurettin ERSİN (Genelkurmay Başkanı ve Millî Güvenlik Konseyi Üyesi)  Orgeneral Tahsin ŞAHİNKAYA (Hv. K. K. ve Millî Güvenlik Konseyi Üyesi)  Oramiral Nejat TÜMER (Dz. K. K. ve Millî Güvenlik Konseyi Üyesi)  Orgeneral Sedat CELASUN (J. Gn. K. ve Millî Güvenlik Konseyi Üyesi)  BAŞKAN — İkinci oturumu açıyorum.  II. — KANUN TAŞARI VE TEKLİFLERİ  3. — 1475 Sayılı İş Kanununun Bazı Maddelerinin  Değiştirilmedi Hakkında Kanun Tasarısı ve Danışma  Meclisince Kabul Edilen 17 Ekim 1980 Tarih ve 2320  Sayılı Kanunla Değişik 1475 Sayılı İş Kanununun 14  ün\cü Maddesinin Bazı Fıkralarında Değişiklik Yapıl­ masına İlişkin Kanun Teklifi Metni ile Millî Güven­ lik Konseyi Sosyal Güvenlik, İş ve İşçi İlişkileri Ko­ misyonu Raporu. (M. G. Konseyi : 1/269; 2/106; D.  Meclisi : 2/28) (M. G. Konseyi S. Sayısı : 622; D.  Meclisi S. Sayısı: 240) (1)  BAŞKAN — Kanun tasarı ve tekliflerinin görü­ şülmesine devam ediyoruz.  Gündemimizin üçüncü sırasında, 1475 Sayılı İş  Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi Hak­ kında Kanun Tasarısı ve Danışma Meclisince Kabul  Edilen 17 Ekim 1980 Tarih ve 2320 Öayılı Kanunla  Değişik 1475 Sayılı İş Kanununun 14 üncü Maddesi­ nin Bazı Fıkralarında Değişiklik Yapılmasına İlişkin  Kanun Teklifi Metni ile Millî Güvenlik Konseyi Sos­ yal Güvenlik, İş ve İşçi İlişkileri Komisyonu Raporu  yer almaktadır.  Bu rapor, 622 sıra sayısı ile basılıp dağıtılmıştır.  Sosyal Güvenlik, İş ve İşçi 'İlişkileri Komisyonu  Sözcüsü, Sayın Bakanlar ve ilgililer yerlerini aldılar.  Kanun tasarısının tümü üzerinde görüşme açıyo­ rum.  Açıklama yapmak üzere ilk sözü Komisyon Söz­ cüsüne bırakıyorum.  Buyurun.  DENİZ ÖĞRETMEN ALBAY ERBERK İNAM  (Sosyal Güvenlik, İş ve İşçi İlişkileri Komisyonu  Başkanı) — Sayın Cumhurbaşkanım, 22 Ekim 1981  (1) 622 S. Sayılı Basmayazı Tutanağa eklidir.  tarihinde Millî Güvenlik Konseyi Başkanlığına gön­ derilen, 1475 Sayılı İş Kanununun Bazı Maddelerin  Değiştirilmesi ve Bu Kanuna Bazı Maddeler Eklen­ mesi Hakkında Kanun Tasarısı ile, Danışma Meclisi  Genel Kurulunun 22 Aralık 1982 tarihli 33 üncü Bir­ leşiminde kabul edilerek Millî Güvenlik Konseyi Baş­ kanlığına gönderilen 2320 Sayılı Kanunla Değişik 1475  Sayılı iş Kanununun 14 üncü Maddesinin Bazı Fık­ ralarında Değişiklik Yapılmasına 'İlişkin Kanun Tek­ lifi, Komisyonumuzda 'birleştirilerek, bu konudaki  başvurular da göz önünde 'bulundurulmak suretiyle  incelenmiştir.  Tasarıda benimsenmeyen maddeler ve gerekçele­ ri şöyle sıralanabilir :  Komisyonumuz, İş Kanununun 13 üncü madde­ sinde yapılan değişiklikle ihbar sürelerinin sözleşme  ile artırılabileceğine ilişkin hükmün kaldırılmasını,  buna karşılık hizmet akdinin altı yıldan fazla sür­ mesi halinde, ihbar süresinin on haftaya çıkartılması­ nı ve tasarının 31 inci maddesi ile, İş Kanununa ekle­ nen 4 üncü maddesinde ihbar sürelerinin sabit kal­ masını öngören hükümleri işçinin aleyhine olarak  toplu pazarlıkla dahi değiştirilemeyeceği nedeni ile  uygun bulmamıştır.  İş Kanununun 24 üncü maddesine ilişkin değişik­ lik ise, ferdî işçi çıkartılmasının teminatını ta'ma- miyle kaldırdığından ve ayrıca dokuz (ki bu sayı da­ hil) işçi çıkarma imkânını her hal ve şartta işverene  verdiğinden benimsenmemiştir.  Tasarının 32 nci maddesi ile getirilen ek 1 inci  maddedeki işçi nakli müessesesinin kanunda düzen­ lenmesi ise uygulamada yerleşmiş olan müesseselere  aykırı ve ayrıca yine işçi aleyhine bir durum yarat­ tığından, uygun 'bulunmamıştır.  M, G. Konseyi B: 155 25 . 7 s 1983 O : 2  Ek 2 nci madde, Zorunlu ilköğretim Çağı Dışın­ da Kalmış Okuma - Yazma Bilmeyen İşçilerin Okur- Yazar Duruma Getirilmesi veya Bunlara İlkokul Dü­ zeyinde Eğitim - öğretim Yaptırılması Hakkındaki  Kanunla hükme bağlandığından benimsenmemiştir.  Ek 4 üncü madde ise, biraz önce arz edilen neden  dolayısıyla 'benimsenmemiştir.  Yapılan diğer değişiklikler ise, madde gerekçele­ rinde bir bir belirtilmiştir.  Tasarının ismi ise, «1475 Sayılı İş Kanununun Bazı  Maddelerinin Değiştirilmesi ve Bu Kanuna Bir Ge­ çici Ek Madde Eklenmesi Hakkında Kanun Tasa­ rısı» olarak değiştirilmiştir.  Arz ederim.  BAŞKAN — Bu değişiklikler içerisinde haftalık  çalışma saatini içeren madde de var mı?.  DENİZ ÖĞRETMEN ALBAY ERBERK İNAM  (Sosyal Güvenlik, İş ve İşçi İlişkileri Komisyonu  Başkanı) — Hayır, Sayın Cumhurbaşkanım.  BAŞKAN — Kaçıncı madde o?.  DENİZ ÖĞRETMEN ALBAY ERBERK İNAM  (Sosyal Güvenlik, İş ve İşçi İlişkileri Komisyonu  Başkanı) — 61 inci madde Sayın Cumhurbaşkanım.  BAŞKAN — Kanun tasarısının tümü üzerinde  başka söz almak isteyen var mı?. Yok.  Kanun tasarısının tümü üzerindeki görüşmeler  tamamlanmıştır.  Maddelere geçilmesini oylarınıza sunuyorum :  Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  1 inci maddeyi okutuyorum :  1475 Sayılı İş Kanununun Bazı Maddelerinin Değiş­ tirilmesi ve Bu Kanuna Bir Geçici Madde Eklenmesi  Hakkında Kanun Tasarısı  MAİDDE 1. — 1475 sayılı İş Kanununun 9 uncu  maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  Yazılı akit  Madde 9. — Belirli süresi bir yıl veya daha uzun  sürekli hizmet akitlerinin yazılı olarak yapılması zo­ runludur. Bu akitler damga vergisi ve her çeşit resim  ve harçtan muaftır. Akit noterlikçe onanmış ise no­ ter ücretleri bu hükmün dışında tutulur.  Yazılı akit yapılmayan durumlarda işveren, iş­ çinin isteği üzerine, kendisine genel ve özel iş şartları­ nı gösteren ve imzasını taşıyan bir belge vermekle  yükümlüdür.  'Bu belgeler damga vergisi ve her çeşit resim ve  harçtan muaftır.  BAŞKAN — Sayın Kafaoğlu, damga vergisi ve  her çeşit resim ve harçtan muaf olan bir kanun da­ ha geldi. Bunların sayısı her halde yüzleri geçti.  — 545  MALİYE BAKANI ADNAN BAŞER KAFA­ OĞLU — Buradaki muafiyet eskiden beri var Sayın  Cumhurbaşkanım.  BAŞKAN — Biliyorum, en iyjsi hepsini kaldır­ mak lazım.  1 inci madde üzerinde söz almak isteyen var mı?.  Yok.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum : Kabul edenler...  Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  2 nci maddeyi okutuyorum :  MADDE 2. — 1475 sayılı İş Kanununun 12 nci  maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  Deneme süresi  Madde 12. — Sürekli hizmet akitlerinde deneme  süresi en çok bir aydır.  Ancak bu süre toplu iş sözleşmeleriyle üç aya  kadar uzatılabilir.  Bu süre içinde taraflar hizmet aktini bildirimsiz  ve tazminatsız feshedebilirler. Ancak, işçinin çalıştığı  günler için ücret ve diğer hakları saklıdır.  BAŞKAN — 2 nci madde üzerinde söz almak iste­ yen var mı?. Yoktur.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum : Kabul edenler...  Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  3 üncü maddeyi okutuyorum :  MADDE 3. — 1475 sayılı İş Kanununun 14 ün­ cü maddesinin birinci fıkrası ile onbirihci fıkrası aşa­ ğıdaki şekilde değiştirilmiştir.  Kıdem tazminatı  Madde 14. — 'Bu Kanuna tabi işçilerin hizmet  akitlerinin :  1. İşveren tarafından bu Kanunun 17 nci mad­ desinin II numaralı bendinde gösterilen sebepler dı­ şında,  2. İşçi tarafından bu Kanunun 16 nci maddesi  uyarınca,  3. Muvazzaf askerlik hizmeti dolayısıyla,  4. Bağlı bulundukları kanunla kurulu kurum ve­ ya sandıklardan yaşlılık, emeklilik veya malullük ay­ lığı yahut toptan ödeme almak amacıyla;  Feshedilmesi veya kadının evlendiği tarihten iti­ baren bir yıl içerisinde kendi arzusu ile sona erdir­ mesi veya işçinin ölümü sebebiyle son bulması halle­ rinde işçinin işe başladığı tarihten itibaren hizmet ak- tinin devamı süresince her geçen tam yıl için işveren­ ce işçiye 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı  ödenir. Bir yıldan artan süreler için de aynı oran üze­ rinden ödeme yapılır.
Sayfa 28 -
M, G. Konseyi B: 155 25 . 7 s 1983 O : 2  Ek 2 nci madde, Zorunlu ilköğretim Çağı Dışın­ da Kalmış Okuma - Yazma Bilmeyen İşçilerin Okur- Yazar Duruma Getirilmesi veya Bunlara İlkokul Dü­ zeyinde Eğitim - öğretim Yaptırılması Hakkındaki  Kanunla hükme bağlandığından benimsenmemiştir.  Ek 4 üncü madde ise, biraz önce arz edilen neden  dolayısıyla 'benimsenmemiştir.  Yapılan diğer değişiklikler ise, madde gerekçele­ rinde bir bir belirtilmiştir.  Tasarının ismi ise, «1475 Sayılı İş Kanununun Bazı  Maddelerinin Değiştirilmesi ve Bu Kanuna Bir Ge­ çici Ek Madde Eklenmesi Hakkında Kanun Tasa­ rısı» olarak değiştirilmiştir.  Arz ederim.  BAŞKAN — Bu değişiklikler içerisinde haftalık  çalışma saatini içeren madde de var mı?.  DENİZ ÖĞRETMEN ALBAY ERBERK İNAM  (Sosyal Güvenlik, İş ve İşçi İlişkileri Komisyonu  Başkanı) — Hayır, Sayın Cumhurbaşkanım.  BAŞKAN — Kaçıncı madde o?.  DENİZ ÖĞRETMEN ALBAY ERBERK İNAM  (Sosyal Güvenlik, İş ve İşçi İlişkileri Komisyonu  Başkanı) — 61 inci madde Sayın Cumhurbaşkanım.  BAŞKAN — Kanun tasarısının tümü üzerinde  başka söz almak isteyen var mı?. Yok.  Kanun tasarısının tümü üzerindeki görüşmeler  tamamlanmıştır.  Maddelere geçilmesini oylarınıza sunuyorum :  Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  1 inci maddeyi okutuyorum :  1475 Sayılı İş Kanununun Bazı Maddelerinin Değiş­ tirilmesi ve Bu Kanuna Bir Geçici Madde Eklenmesi  Hakkında Kanun Tasarısı  MAİDDE 1. — 1475 sayılı İş Kanununun 9 uncu  maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  Yazılı akit  Madde 9. — Belirli süresi bir yıl veya daha uzun  sürekli hizmet akitlerinin yazılı olarak yapılması zo­ runludur. Bu akitler damga vergisi ve her çeşit resim  ve harçtan muaftır. Akit noterlikçe onanmış ise no­ ter ücretleri bu hükmün dışında tutulur.  Yazılı akit yapılmayan durumlarda işveren, iş­ çinin isteği üzerine, kendisine genel ve özel iş şartları­ nı gösteren ve imzasını taşıyan bir belge vermekle  yükümlüdür.  'Bu belgeler damga vergisi ve her çeşit resim ve  harçtan muaftır.  BAŞKAN — Sayın Kafaoğlu, damga vergisi ve  her çeşit resim ve harçtan muaf olan bir kanun da­ ha geldi. Bunların sayısı her halde yüzleri geçti.  — 545  MALİYE BAKANI ADNAN BAŞER KAFA­ OĞLU — Buradaki muafiyet eskiden beri var Sayın  Cumhurbaşkanım.  BAŞKAN — Biliyorum, en iyjsi hepsini kaldır­ mak lazım.  1 inci madde üzerinde söz almak isteyen var mı?.  Yok.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum : Kabul edenler...  Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  2 nci maddeyi okutuyorum :  MADDE 2. — 1475 sayılı İş Kanununun 12 nci  maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  Deneme süresi  Madde 12. — Sürekli hizmet akitlerinde deneme  süresi en çok bir aydır.  Ancak bu süre toplu iş sözleşmeleriyle üç aya  kadar uzatılabilir.  Bu süre içinde taraflar hizmet aktini bildirimsiz  ve tazminatsız feshedebilirler. Ancak, işçinin çalıştığı  günler için ücret ve diğer hakları saklıdır.  BAŞKAN — 2 nci madde üzerinde söz almak iste­ yen var mı?. Yoktur.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum : Kabul edenler...  Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  3 üncü maddeyi okutuyorum :  MADDE 3. — 1475 sayılı İş Kanununun 14 ün­ cü maddesinin birinci fıkrası ile onbirihci fıkrası aşa­ ğıdaki şekilde değiştirilmiştir.  Kıdem tazminatı  Madde 14. — 'Bu Kanuna tabi işçilerin hizmet  akitlerinin :  1. İşveren tarafından bu Kanunun 17 nci mad­ desinin II numaralı bendinde gösterilen sebepler dı­ şında,  2. İşçi tarafından bu Kanunun 16 nci maddesi  uyarınca,  3. Muvazzaf askerlik hizmeti dolayısıyla,  4. Bağlı bulundukları kanunla kurulu kurum ve­ ya sandıklardan yaşlılık, emeklilik veya malullük ay­ lığı yahut toptan ödeme almak amacıyla;  Feshedilmesi veya kadının evlendiği tarihten iti­ baren bir yıl içerisinde kendi arzusu ile sona erdir­ mesi veya işçinin ölümü sebebiyle son bulması halle­ rinde işçinin işe başladığı tarihten itibaren hizmet ak- tinin devamı süresince her geçen tam yıl için işveren­ ce işçiye 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı  ödenir. Bir yıldan artan süreler için de aynı oran üze­ rinden ödeme yapılır.  M. G. Konseyi B : 155  (11 fıkra) I  13 üncü maddenin (C) bendinde sözü geçen taz­ minat ile bu maddede yer alan tazminatına esas ola­ cak ücretin hesabında 26 ncı maddenin 'birinci fıkra­ sında yazılı ücrete ilaveten işçiye sağlamış olan para  ve para ile ölçülmesi mümkün akdî ve kanundan do­ ğan menfaatler de göz önünde tutulur. Kıdem tazmi­ natının zamanında ödenmemesi sebebiyle açılacak da­ vanın-jsonunda hâkim gecikme süresi için ayrıca va­ desiz mevduata uygulanan en yüksek faizin ödenme­ sine hükmeder. İşçinin mevzuattan doğan diğer hak­ ları saklıdır.  BAŞKAN — İkinci fıkrada «İşçi tarafından bu  kanunun 1'6 ncı maddesi uyarınca» deniyor, hangisi­ dir o 16 ncı madde?.  DENİZ ÖĞRETMEN ALBAY ERBERK İNAM  (Sosyal Güvenlik, İş ve İşçi İlişkileri Komisyonu  Başkanı) — Sayın Cumhurbaşkanım, 16 ncı madde;  işçinin haklı nedene dayanarak akdi feshetmesi me­ selesi.  BAŞKAN — Mesela, başka bir yere tayin edil­ miş, işyeri değiştirilmiş; kabul etmemiş, ayrılmış.  3 üncü madde üzerinde başka söz almak isteyen  var mı?. j  Buyurun. I  ÇALIŞMA BAKANI TURHAN ESENER —  Efendim, burada bir nokta gözümüze çarpıyor : Ki- I  dem tazminatı zamanında ödenmezse gecikme süresi  için vadesiz mevduata uygulanan en yüksek faizin  ödeneceği hükmü getirilmiş. Bu faizin oranı nedir?.  BAŞKAN — Eskiden % 5 idi, şimdi % 2ö'ye çı­ kardık.  ÇALIŞMA BAKANI TURHAN ESENER —  Evet, % 2Ö'ye çıkarıldı. Fakat bir noktada endişe­ miz var; acaba bu işverenlerin eline bir hukukî im­ kân mı verir? Devlet tahvilleri faizi daha iyi idi.  BAŞKAN — Bunu geçen sefer de konuşmuştuk.  «Bunu kötü maksatla kullandığı tespit edilirse, o tak­ dirde diğer faize çevrilir» şeklinde bir hüküm koymak  da mümkün; yani bu parayı işletme kastı ile verme­ yip da, o faizi vermey razı olup başka yerde kullan­ mayı öngörürse, o zaman faizi yükseltme cihetine git­ me gibi.  ÇALIŞMA BAKANI TURHAN ESENER —  Efendim, şu haliyle işverenin eline sanki hukukî bir  imkân veriyormuşuz gibi bir endişe mevcut ben­ de; yani ben de işveren olsam, böyle bir kanun mad­ desi karşısında % 20 faiz vereceğim, kanun da bana |  25 . 7 s 1983 O : 2  bu imkânı veriyor; o zaman % 60Cdan para bulacağım  yerde bir müddet ödemem.  BAŞKAN — Bundan evvel hazırlanan tasarıda da  «en yüksek devlet tahvili» demiştiniz. Hangisidir o  en yüksek devlet tahvili?  MALİYE BAKANI ADNAN BAŞER KAFA- OĞLU — Mesela, «5 yıl vadeli» var.  DENİZ ÖĞRETMEN ALBAY ERBERK İNAM  (Sosyal Güvenlik, iş ve işçi İlişkileri Komisyonu Baş­ kanı) — «Devlet tahvillerine uygulanan en yüksek  faiz ilavesiyle» denebilir.  BAŞKAN — işveren bu faizi 3 ay, 6 ay sonra  verecekse, niye 5 yıl vadeli devlet tahviline uygulanan  faiz oranı üzerinden versin?  DENİZ ÖĞRETMEN ALBAY ERBERK İNAM  (Sosyal Güvenlik, İş ve İşçi İlişkileri Komisyonu Baş­ kanı) — Efendim amaç, 5 sene, 6 ay meselesi değildi;  amaç mecbur etmek.  BAŞKAN — Amaç, ödemeye mecbur etmek; ama  bazan da zorunlu halde veremeyebilir ve ekseriya da  devlet kuruluşu oluyor bunlar.  DENİZ ÖĞRETMEN ALBAY ERBERK İNAM  (Sosyal Güvenlik, tş ve İşçi İlişkileri Komisyonu Baş­ kanı) — Evet efendim, ön oturumda zatıâlinizin emir­ leri doğrultusunda dağıtmıştık.  BAŞKAN — Bundan evvel hiç yoktu; «temerrüt  faizi alıyor» denildi. Temerrüt faizi de % 5'tir; bu­ güne kadar uygulanan o. «Hiç olmazsa bunu % 20i'ye  çıkaralım» dedik.  DENİZ ÖĞRETMEN ALBAY ERBERK İNAM  (Sosyal Güvenlik, İş ve İşçi İlişkileri Komisyonu Baş­ kanı) — «Ayrıca % 20» diyoruz efendim, temerrüt  faizinin üzerine ilaveten % 20l  BAŞKAN — O zaman % 25 oluyor; zaten diğeri  de%32'dir .  MALİYE BAKANI ADNAN BAŞER KAFA- OĞLU — Devlet tahvilinde de % 20!'lik faiz var efen­ dim; her an paraya çevrilebilir devlet tahvilinin faizi  % 20"dir. Bu bakımdan da denk geliyor diye arz et­ miştim.  BAŞKAN — Peki, buraya bir fıkra daha ilave  edemez miyiz; işveren bu parayı muayyen bir süre  daha ödemezse, o zaman onu en yüksek faize çevire­ lim. Yani 6 ay ödemedi, 6 ay sonunda bu faizi en  yüksek devlet tahvili faizine çevirelim.  DENİZ ÖĞRETMEN ALBAY ERBERK İNAM  (Sosyal Güvenlik, İş ve İşçi İlişkileri Komisyonu Baş- — 546 —
Sayfa 29 -
M. G. Konseyi B : 155  (11 fıkra) I  13 üncü maddenin (C) bendinde sözü geçen taz­ minat ile bu maddede yer alan tazminatına esas ola­ cak ücretin hesabında 26 ncı maddenin 'birinci fıkra­ sında yazılı ücrete ilaveten işçiye sağlamış olan para  ve para ile ölçülmesi mümkün akdî ve kanundan do­ ğan menfaatler de göz önünde tutulur. Kıdem tazmi­ natının zamanında ödenmemesi sebebiyle açılacak da­ vanın-jsonunda hâkim gecikme süresi için ayrıca va­ desiz mevduata uygulanan en yüksek faizin ödenme­ sine hükmeder. İşçinin mevzuattan doğan diğer hak­ ları saklıdır.  BAŞKAN — İkinci fıkrada «İşçi tarafından bu  kanunun 1'6 ncı maddesi uyarınca» deniyor, hangisi­ dir o 16 ncı madde?.  DENİZ ÖĞRETMEN ALBAY ERBERK İNAM  (Sosyal Güvenlik, İş ve İşçi İlişkileri Komisyonu  Başkanı) — Sayın Cumhurbaşkanım, 16 ncı madde;  işçinin haklı nedene dayanarak akdi feshetmesi me­ selesi.  BAŞKAN — Mesela, başka bir yere tayin edil­ miş, işyeri değiştirilmiş; kabul etmemiş, ayrılmış.  3 üncü madde üzerinde başka söz almak isteyen  var mı?. j  Buyurun. I  ÇALIŞMA BAKANI TURHAN ESENER —  Efendim, burada bir nokta gözümüze çarpıyor : Ki- I  dem tazminatı zamanında ödenmezse gecikme süresi  için vadesiz mevduata uygulanan en yüksek faizin  ödeneceği hükmü getirilmiş. Bu faizin oranı nedir?.  BAŞKAN — Eskiden % 5 idi, şimdi % 2ö'ye çı­ kardık.  ÇALIŞMA BAKANI TURHAN ESENER —  Evet, % 2Ö'ye çıkarıldı. Fakat bir noktada endişe­ miz var; acaba bu işverenlerin eline bir hukukî im­ kân mı verir? Devlet tahvilleri faizi daha iyi idi.  BAŞKAN — Bunu geçen sefer de konuşmuştuk.  «Bunu kötü maksatla kullandığı tespit edilirse, o tak­ dirde diğer faize çevrilir» şeklinde bir hüküm koymak  da mümkün; yani bu parayı işletme kastı ile verme­ yip da, o faizi vermey razı olup başka yerde kullan­ mayı öngörürse, o zaman faizi yükseltme cihetine git­ me gibi.  ÇALIŞMA BAKANI TURHAN ESENER —  Efendim, şu haliyle işverenin eline sanki hukukî bir  imkân veriyormuşuz gibi bir endişe mevcut ben­ de; yani ben de işveren olsam, böyle bir kanun mad­ desi karşısında % 20 faiz vereceğim, kanun da bana |  25 . 7 s 1983 O : 2  bu imkânı veriyor; o zaman % 60Cdan para bulacağım  yerde bir müddet ödemem.  BAŞKAN — Bundan evvel hazırlanan tasarıda da  «en yüksek devlet tahvili» demiştiniz. Hangisidir o  en yüksek devlet tahvili?  MALİYE BAKANI ADNAN BAŞER KAFA- OĞLU — Mesela, «5 yıl vadeli» var.  DENİZ ÖĞRETMEN ALBAY ERBERK İNAM  (Sosyal Güvenlik, iş ve işçi İlişkileri Komisyonu Baş­ kanı) — «Devlet tahvillerine uygulanan en yüksek  faiz ilavesiyle» denebilir.  BAŞKAN — işveren bu faizi 3 ay, 6 ay sonra  verecekse, niye 5 yıl vadeli devlet tahviline uygulanan  faiz oranı üzerinden versin?  DENİZ ÖĞRETMEN ALBAY ERBERK İNAM  (Sosyal Güvenlik, İş ve İşçi İlişkileri Komisyonu Baş­ kanı) — Efendim amaç, 5 sene, 6 ay meselesi değildi;  amaç mecbur etmek.  BAŞKAN — Amaç, ödemeye mecbur etmek; ama  bazan da zorunlu halde veremeyebilir ve ekseriya da  devlet kuruluşu oluyor bunlar.  DENİZ ÖĞRETMEN ALBAY ERBERK İNAM  (Sosyal Güvenlik, tş ve İşçi İlişkileri Komisyonu Baş­ kanı) — Evet efendim, ön oturumda zatıâlinizin emir­ leri doğrultusunda dağıtmıştık.  BAŞKAN — Bundan evvel hiç yoktu; «temerrüt  faizi alıyor» denildi. Temerrüt faizi de % 5'tir; bu­ güne kadar uygulanan o. «Hiç olmazsa bunu % 20i'ye  çıkaralım» dedik.  DENİZ ÖĞRETMEN ALBAY ERBERK İNAM  (Sosyal Güvenlik, İş ve İşçi İlişkileri Komisyonu Baş­ kanı) — «Ayrıca % 20» diyoruz efendim, temerrüt  faizinin üzerine ilaveten % 20l  BAŞKAN — O zaman % 25 oluyor; zaten diğeri  de%32'dir .  MALİYE BAKANI ADNAN BAŞER KAFA- OĞLU — Devlet tahvilinde de % 20!'lik faiz var efen­ dim; her an paraya çevrilebilir devlet tahvilinin faizi  % 20"dir. Bu bakımdan da denk geliyor diye arz et­ miştim.  BAŞKAN — Peki, buraya bir fıkra daha ilave  edemez miyiz; işveren bu parayı muayyen bir süre  daha ödemezse, o zaman onu en yüksek faize çevire­ lim. Yani 6 ay ödemedi, 6 ay sonunda bu faizi en  yüksek devlet tahvili faizine çevirelim.  DENİZ ÖĞRETMEN ALBAY ERBERK İNAM  (Sosyal Güvenlik, İş ve İşçi İlişkileri Komisyonu Baş- — 546 —  M. G. Konseyi B : 155 25 . 7 . 1983 0 : 2  kanı) — Yoksa «işletme kredisine uygulanan en yük­ sek faiz» mi diyelim Sayın Cumhurbaşkanım?  BAŞKAN— Hayır, işletme kredisi değil, devlet  tahvili.  MALİYE BAKANI ADNAN BAŞER KAFAOĞ- LU — Sayın Cumhurbaşkanım, şöyle de düşünebili­ riz :  «Mevduata ödenen faiz» diyelim, devlet tahvilini  hiç karıştırmayalım. Vadesiz mevduata ödenen faiz  şeklinde değil de, süre 6 aydan kısa ise, 6 aydan kısa ,  mevduata uygulanan faiz; 6 ayla 1 yıl arasında ise 6  aya uygulanan faiz; 1 yıldan fazla ise daha uzun sü­ reye uygulanan faiz uygulansın yani, süreye göre öde­ me yapılsın.  BAŞKAN — Bu doğru, daha önce ödeyememiş  de 4 üncü ayda ödemişse üç ayı hakikaten vadesiz,  sekiz ayda ödemişse o zaman altı aylık faizi versin,  bir senede ödemişse bir senelik faizi versin. Bu güzel  bir şey.  SOSYAL GÜVENLİK BAKANI SADIK SİDE  — (Sayın Cumhurbaşkanım, bunun bir başka iyiliği,  psikolojik bakımdan, işçi; «Parayı alsaydım, bankada  değerlendirebilirdim» diye düşünmeyecek; değerlendi­ rilmiş olarak alacak.  BAŞKAN — Bu maddeyi tekrar düzenlemeniz  için belki bir ara vereceğim; şimdi hazırlayabilecek  misiniz?  DENİZ ÖĞRETMEN ALBAY ERBERK İNAM  (Sosyal Güvenlik, İş ve işçi ilişkileri Komisyonu  Başkanı) — Sayın Cumhurbaşkanım, izin verirseniz  arz etmeye çalışayım :  «Kıdem tazminatının zamanında ödenmemesi se­ bebiyle açılacak davanın sonunda hâkim gecikme sü­ resi için ayrıca ödenmeme süresine göre mevduata  uygulanan en yüksek faizin ödenmesine hükmeder.»  BAŞKAN — «Ödenmeyen süreye göre, mevduata  o süreye göre uygulanan en yüksek faiz...»  ÇALIŞMA BAKANI TURHAN ESENER — «O  süre için» diyelim efendim.  BAŞKAN — Tamam, o süre için.  Şimdi şöyle oldu :  «Hâkim, gecikme süresi için ayrıca ödenmeyen sü­ reye göre mevduata o süre için uygulanan en yüksek  faizin ödenmesine hükmeder.»  Sayın Kafaoğlu, bu şekilde oldu mu?  MALİYE BAKANI ADNAN BAŞER KAFAOĞ­ LU — Sayın Cumhurbaşkanım, «ayrıca» ya lüzum  yok artık; normal faize tabi tuttuğumuza göre.  — 547  BAŞKAN — Evet, «ayrıca»yı silmek lazım.  DENİZ ÖĞRETMEN ALBAY ERBERK İNAM  (Sosyal Güvenlik, İş ve işçi İlişkileri Komisyonu Baş­ kanı) — Sayın Cumhurbaşkanım, «ayrıca»nın amacı  şu efendim : «% 5'e ilaveten bu faiz» Malumunuz  biraz önce arz ettiğim meseledir; temerrüt faizini al­ sın, gecikme için de ayıca bankanın vereceği faizi  alsın.  BAŞKAN — Bunun temerrüt olduğu anlaşılmı­ yor ki.  DENİZ ÖĞRETMEN ALBAY ERBERK İNAM  (Sosyal Güvenlik, İş ve İşçi İlişkileri Komisyonu Baş­ kan) — Anlaşılıyor efendim.  BAŞKAN — Nereden anlaşılıyor?  DENİZ ÖĞRETMEN ALBAY ERBERK İNAM  (Sosyal Güvenlik, iş ve işçi ilişkileri Komisyonu Baş­ kanı) — «Ayrıca' diyoruz. »  BAŞKAN — Neyin ayrıcası?..  DENİZ ÖĞRETMEN ALBAY ERBERK İNAM  (Sosyal Güvenlik, İş ve İşçi İlişkileri Komisyonu Baş­ kanı) — «Davanın sonunda gecikme süresi için ayrı­ ca...  BAŞKAN — «Gecikme süresi için ayrıca...» Ne­ yin ayrıcası?.. Bir şey demedik ki.  ÇALIŞMA BAKANI TURHAN ESENER —  Hâkim, davanın sonunda mecburen - genel hükümlere  göre - bir temerrüt faizine hükmediyor. «Ayrıca» de­ mek suretiyle ona atıf yapılıyor.  BAŞKAN — «Süresi için temerrüt faizinden gay­ ri, ayrıca» desek olur.  MALİYE BAKANI ADNAN BAŞER KAFA­ OĞLU — Yalnız efendim, biz mahkemelerde suiisti­ mal ediliyor diye, son çıkan Faiz Kararnamesinde te­ merrüt faizini değiştirdik; «temerrüt faizi % 5'tir»  lafı kalktı artık. Onun için, «ayrıca»dan kasıt temer­ rüt faizinden ayrı ise, çok yüksek bir faiz olacak.  DENİZ ÖĞRETMEN ALBAY ERBERK İNAM  (Sosyal Güvenlik, tş ve işçi ilişkileri Komisyonu Baş­ kanı) — Borçlar Kanununun ilgili maddesi değişti mi  Sayın Bakanım?  MALİYE BAKANI ADNAN BAŞER KAFAOĞ­ LU — Temerrüt faizlerin hesabında, Borçlar Kanu­ nu hâkimi bağlamıyor artık. Temerrüt faizlerin he­ sabında, bankalar için Merkez Bankasının çıkardığı  hükmü kaldırdık; temerrüt faizini vadeye göre tespit  ediyoruz artık.  BAŞKAN — Eskiden, hiçbir şey ödenmediği için  % 5 temerrüt faizi veriyorduk; şimdi üç aylıksa üç
Sayfa 30 -
M. G. Konseyi B : 155 25 . 7 . 1983 0 : 2  kanı) — Yoksa «işletme kredisine uygulanan en yük­ sek faiz» mi diyelim Sayın Cumhurbaşkanım?  BAŞKAN— Hayır, işletme kredisi değil, devlet  tahvili.  MALİYE BAKANI ADNAN BAŞER KAFAOĞ- LU — Sayın Cumhurbaşkanım, şöyle de düşünebili­ riz :  «Mevduata ödenen faiz» diyelim, devlet tahvilini  hiç karıştırmayalım. Vadesiz mevduata ödenen faiz  şeklinde değil de, süre 6 aydan kısa ise, 6 aydan kısa ,  mevduata uygulanan faiz; 6 ayla 1 yıl arasında ise 6  aya uygulanan faiz; 1 yıldan fazla ise daha uzun sü­ reye uygulanan faiz uygulansın yani, süreye göre öde­ me yapılsın.  BAŞKAN — Bu doğru, daha önce ödeyememiş  de 4 üncü ayda ödemişse üç ayı hakikaten vadesiz,  sekiz ayda ödemişse o zaman altı aylık faizi versin,  bir senede ödemişse bir senelik faizi versin. Bu güzel  bir şey.  SOSYAL GÜVENLİK BAKANI SADIK SİDE  — (Sayın Cumhurbaşkanım, bunun bir başka iyiliği,  psikolojik bakımdan, işçi; «Parayı alsaydım, bankada  değerlendirebilirdim» diye düşünmeyecek; değerlendi­ rilmiş olarak alacak.  BAŞKAN — Bu maddeyi tekrar düzenlemeniz  için belki bir ara vereceğim; şimdi hazırlayabilecek  misiniz?  DENİZ ÖĞRETMEN ALBAY ERBERK İNAM  (Sosyal Güvenlik, İş ve işçi ilişkileri Komisyonu  Başkanı) — Sayın Cumhurbaşkanım, izin verirseniz  arz etmeye çalışayım :  «Kıdem tazminatının zamanında ödenmemesi se­ bebiyle açılacak davanın sonunda hâkim gecikme sü­ resi için ayrıca ödenmeme süresine göre mevduata  uygulanan en yüksek faizin ödenmesine hükmeder.»  BAŞKAN — «Ödenmeyen süreye göre, mevduata  o süreye göre uygulanan en yüksek faiz...»  ÇALIŞMA BAKANI TURHAN ESENER — «O  süre için» diyelim efendim.  BAŞKAN — Tamam, o süre için.  Şimdi şöyle oldu :  «Hâkim, gecikme süresi için ayrıca ödenmeyen sü­ reye göre mevduata o süre için uygulanan en yüksek  faizin ödenmesine hükmeder.»  Sayın Kafaoğlu, bu şekilde oldu mu?  MALİYE BAKANI ADNAN BAŞER KAFAOĞ­ LU — Sayın Cumhurbaşkanım, «ayrıca» ya lüzum  yok artık; normal faize tabi tuttuğumuza göre.  — 547  BAŞKAN — Evet, «ayrıca»yı silmek lazım.  DENİZ ÖĞRETMEN ALBAY ERBERK İNAM  (Sosyal Güvenlik, İş ve işçi İlişkileri Komisyonu Baş­ kanı) — Sayın Cumhurbaşkanım, «ayrıca»nın amacı  şu efendim : «% 5'e ilaveten bu faiz» Malumunuz  biraz önce arz ettiğim meseledir; temerrüt faizini al­ sın, gecikme için de ayıca bankanın vereceği faizi  alsın.  BAŞKAN — Bunun temerrüt olduğu anlaşılmı­ yor ki.  DENİZ ÖĞRETMEN ALBAY ERBERK İNAM  (Sosyal Güvenlik, İş ve İşçi İlişkileri Komisyonu Baş­ kan) — Anlaşılıyor efendim.  BAŞKAN — Nereden anlaşılıyor?  DENİZ ÖĞRETMEN ALBAY ERBERK İNAM  (Sosyal Güvenlik, iş ve işçi ilişkileri Komisyonu Baş­ kanı) — «Ayrıca' diyoruz. »  BAŞKAN — Neyin ayrıcası?..  DENİZ ÖĞRETMEN ALBAY ERBERK İNAM  (Sosyal Güvenlik, İş ve İşçi İlişkileri Komisyonu Baş­ kanı) — «Davanın sonunda gecikme süresi için ayrı­ ca...  BAŞKAN — «Gecikme süresi için ayrıca...» Ne­ yin ayrıcası?.. Bir şey demedik ki.  ÇALIŞMA BAKANI TURHAN ESENER —  Hâkim, davanın sonunda mecburen - genel hükümlere  göre - bir temerrüt faizine hükmediyor. «Ayrıca» de­ mek suretiyle ona atıf yapılıyor.  BAŞKAN — «Süresi için temerrüt faizinden gay­ ri, ayrıca» desek olur.  MALİYE BAKANI ADNAN BAŞER KAFA­ OĞLU — Yalnız efendim, biz mahkemelerde suiisti­ mal ediliyor diye, son çıkan Faiz Kararnamesinde te­ merrüt faizini değiştirdik; «temerrüt faizi % 5'tir»  lafı kalktı artık. Onun için, «ayrıca»dan kasıt temer­ rüt faizinden ayrı ise, çok yüksek bir faiz olacak.  DENİZ ÖĞRETMEN ALBAY ERBERK İNAM  (Sosyal Güvenlik, tş ve işçi ilişkileri Komisyonu Baş­ kanı) — Borçlar Kanununun ilgili maddesi değişti mi  Sayın Bakanım?  MALİYE BAKANI ADNAN BAŞER KAFAOĞ­ LU — Temerrüt faizlerin hesabında, Borçlar Kanu­ nu hâkimi bağlamıyor artık. Temerrüt faizlerin he­ sabında, bankalar için Merkez Bankasının çıkardığı  hükmü kaldırdık; temerrüt faizini vadeye göre tespit  ediyoruz artık.  BAŞKAN — Eskiden, hiçbir şey ödenmediği için  % 5 temerrüt faizi veriyorduk; şimdi üç aylıksa üç  M. G. Konseyi B: 155 25 . 7 . 1983 0 : 2  aylık, altı aylıksa altı aylık, bir sene ise bir seneliğini  verdiğimize göre temerrüt faizine gerek var mı? Bu  % 5'i biz şimdi % 30'a, % 40fa falan çıkardık.  MALİYE BAKANI ADNAN BAŞER KAFAOĞ- LU — Bu temerrüt faizi oluyor zaten, geciktiği için  ödüyoruz efendim.  DENİZ ÖĞRETMEN ALBAY ERBERK İNAM  (Sosyal Güvenlik, iş ve İşçi İlişkileri Komisyonu Baş­ kanı) — Efendim, o zaman «ayrıca» lafını kaldıra­ cağız.  BAŞKAN — Tabiî. «Gecikme süresi için, öden­ meyen süreye göre mevduata o süre için uygulanan  en yüksek faizin ödenmesine hükmeder.»  «O süre için mi», «o süreye uygulanan mı» diye­ lim?  ADALET BAKANI KÂZIM AKDOĞAN —  İkinci «o süre için» e lüzum yok efendim.  BAŞKAN — «Davanın sonunda hâkim gecikme  süresi için ödenmeyen süreye göre, mevduata o süre  için uygulanan en yüksek faiz...» ikinci «o süre için»!  silelim mi diyorsunuz?  MALİYE BAKANI ADNAN BAŞER KAFA- OĞLU '— «Gecikme süresi için, mevduata uygula­ nan en yüksek faiz» kafidir efendim.  BAŞKAN — Peki.  II inci fıkrayı düzeltilmiş şekliyle tekrar okutu­ yorum :  «11. fıkra :  13 üncü maddenin (C) bendinde sözü geçen taz- •  minat ile bu maddede yer alan kıdem tazminatına  esas olacak ücretin hesa'bmda 26 ncı maddenin bi­ rinci fıkrasında yazılı ücrete ilaveten işçiye sağlan- (  mış olan para ve para ile ölçülmesi mümkün akdî  ve kanundan doğan menfaatler de göz önünde tutu­ lur. Kıdem tazminatının zamanında ödenmemesi se­ bebiyle açılacak davanın sonunda hâkim gecikme  süresi için, ödenmeyen süreye göre, mevduata uygu­ lanan en yüksek faizin ödenmesine hükmeder. İşçi­ nin mevzuattan doğan diğer hakları saklıdır»  BAŞKAN — Oldu. Yani bu hükümle, ne kadar •  süre gecikmişse, o süre için ödenen faiz haddi ne ise,  onu ödeyecek; en güzel şekle bağlandı.  DENİZ ÖĞRETMEN ALBAY ERBERK İNAM  (Sosyal Güvenlik, İş ve İşçi İlişkileri Komisyonu •  Başkanı) — Sayın Cum'hur'başkanım, kanımca bu­ rada vadeli mevduat mı, vadesiz mevduat mı sorunu  gündeme gelecektir yine.  MALİYE BAKANI ADNAN BAŞER KAFA- OĞLU — Hayır efendim, o süreye ait; süre altı ay­ dan fazla ise vadeli olacak.  DENİZ ÖĞRETMEN ALBAY ERBERK İNAM  (Sosyal Güvenlik, İş ve İşçi İlişkileri Komisyon Baş­ kanı) — Açıklık kazanması açısından arz etmek is­ tedim efendim.  'BAŞKAN — Zapta da geçti bu zaten; yani altı  aya kadarsa vadesiz, altı aydan sonra ise vadeli mev­ duata uygulanan en yüksek faiz olacak. Çünkü,  «ödenmeyen süreye göre» dedik; o süreye göre uy­ gulanan en yüksek faiz.  'Buyurun Sayın Sargın.  TALAT SARGIN (Çalışma Bakanlığı Temsilcisi)  — Sayın Cumhurbaşkanım, bu madde oldukça önem­ li. Maddenin esasında, kıdem tazminatı, fiilin uygu­ landığı tarihte ödenmesi zarurî olan bir tazminat idi;  'bunu ödemeyen gayri meşru işlem yapmış sayılıyor  idi. Şimdi, ödemenin gecikmesini meşrulaştırıyoruz.  Hele de, altı aya kadar vadesiz mevduat, altı aydan  sonra vadeli mevduat faizi uygulanınca, vadeli mev­ duatın faizinin çok düşük olduğunu da bildiğimiz  için, bir bakıma altı ay bu kıdem tazminatlarının  ödenmemesine neden olacak. Hal'buki, eğer bir fiilî  gecikmeyi tabiî görüyorsak bunun yine en erken  ödenmesini teşvik edici bir madde getirmemiz gerek­ tiği düşüncesindeyim.  Şöyle ki: Sigorta primlerinde olduğu gibi, «Bi­ rinci ay ödemezse ,% 10, müteakip aylarda ödemez- se % 3 faizi uygulanır» gibi bir hüküm getirirsek,  hem faiz haddi yükselir, (yani, işveren bunu işletme  kredisi gibi kullanmamalı) hem işletme kredisine ya­ kın bir faize yaklaştırılmak, hem de ça'bük ödemeyi  teşvik edici cezaî madde getirilmeli.  Bugünkü şu düzenleme ile ben de işveren olsam  altı ay ödemem; en düşük faizle bu parayı kullanı­ rım ve bu da meşru olur, kanundan geldiği için kim­ se de beni ayıplayamaz.  Teşekkür ederim.  BAŞKAN — İyi; ama bugüne kadar hiç alama­ mışsınız, ,% 5 almışsınız.  TALAT SARGIN (Çalışma Bakanlığı Temsilcisi)  — Sayın Cumhurbaşkanım, bugüne kadar ödeme­ mek gayri meşruydu; bunu sendikalar da söylerdi,  etrafı da söylerdi.  BAŞKAN — Gene gayri meşru.  TALAT SARGIN (Çalışma Bakanlığı Temsilcisi)  — Şimdi, verdiğimiz bu imkanla meşrulaştırıyoruz;  «Ihiç kimse ödemeyen işvereni ayıplayamaz» diyo­ ruz ve bu düşük faizli parayı altı ayda kimse öde­ mez.  — 548 —
Sayfa 31 -
M. G. Konseyi B: 155 25 . 7 . 1983 0 : 2  aylık, altı aylıksa altı aylık, bir sene ise bir seneliğini  verdiğimize göre temerrüt faizine gerek var mı? Bu  % 5'i biz şimdi % 30'a, % 40fa falan çıkardık.  MALİYE BAKANI ADNAN BAŞER KAFAOĞ- LU — Bu temerrüt faizi oluyor zaten, geciktiği için  ödüyoruz efendim.  DENİZ ÖĞRETMEN ALBAY ERBERK İNAM  (Sosyal Güvenlik, iş ve İşçi İlişkileri Komisyonu Baş­ kanı) — Efendim, o zaman «ayrıca» lafını kaldıra­ cağız.  BAŞKAN — Tabiî. «Gecikme süresi için, öden­ meyen süreye göre mevduata o süre için uygulanan  en yüksek faizin ödenmesine hükmeder.»  «O süre için mi», «o süreye uygulanan mı» diye­ lim?  ADALET BAKANI KÂZIM AKDOĞAN —  İkinci «o süre için» e lüzum yok efendim.  BAŞKAN — «Davanın sonunda hâkim gecikme  süresi için ödenmeyen süreye göre, mevduata o süre  için uygulanan en yüksek faiz...» ikinci «o süre için»!  silelim mi diyorsunuz?  MALİYE BAKANI ADNAN BAŞER KAFA- OĞLU '— «Gecikme süresi için, mevduata uygula­ nan en yüksek faiz» kafidir efendim.  BAŞKAN — Peki.  II inci fıkrayı düzeltilmiş şekliyle tekrar okutu­ yorum :  «11. fıkra :  13 üncü maddenin (C) bendinde sözü geçen taz- •  minat ile bu maddede yer alan kıdem tazminatına  esas olacak ücretin hesa'bmda 26 ncı maddenin bi­ rinci fıkrasında yazılı ücrete ilaveten işçiye sağlan- (  mış olan para ve para ile ölçülmesi mümkün akdî  ve kanundan doğan menfaatler de göz önünde tutu­ lur. Kıdem tazminatının zamanında ödenmemesi se­ bebiyle açılacak davanın sonunda hâkim gecikme  süresi için, ödenmeyen süreye göre, mevduata uygu­ lanan en yüksek faizin ödenmesine hükmeder. İşçi­ nin mevzuattan doğan diğer hakları saklıdır»  BAŞKAN — Oldu. Yani bu hükümle, ne kadar •  süre gecikmişse, o süre için ödenen faiz haddi ne ise,  onu ödeyecek; en güzel şekle bağlandı.  DENİZ ÖĞRETMEN ALBAY ERBERK İNAM  (Sosyal Güvenlik, İş ve İşçi İlişkileri Komisyonu •  Başkanı) — Sayın Cum'hur'başkanım, kanımca bu­ rada vadeli mevduat mı, vadesiz mevduat mı sorunu  gündeme gelecektir yine.  MALİYE BAKANI ADNAN BAŞER KAFA- OĞLU — Hayır efendim, o süreye ait; süre altı ay­ dan fazla ise vadeli olacak.  DENİZ ÖĞRETMEN ALBAY ERBERK İNAM  (Sosyal Güvenlik, İş ve İşçi İlişkileri Komisyon Baş­ kanı) — Açıklık kazanması açısından arz etmek is­ tedim efendim.  'BAŞKAN — Zapta da geçti bu zaten; yani altı  aya kadarsa vadesiz, altı aydan sonra ise vadeli mev­ duata uygulanan en yüksek faiz olacak. Çünkü,  «ödenmeyen süreye göre» dedik; o süreye göre uy­ gulanan en yüksek faiz.  'Buyurun Sayın Sargın.  TALAT SARGIN (Çalışma Bakanlığı Temsilcisi)  — Sayın Cumhurbaşkanım, bu madde oldukça önem­ li. Maddenin esasında, kıdem tazminatı, fiilin uygu­ landığı tarihte ödenmesi zarurî olan bir tazminat idi;  'bunu ödemeyen gayri meşru işlem yapmış sayılıyor  idi. Şimdi, ödemenin gecikmesini meşrulaştırıyoruz.  Hele de, altı aya kadar vadesiz mevduat, altı aydan  sonra vadeli mevduat faizi uygulanınca, vadeli mev­ duatın faizinin çok düşük olduğunu da bildiğimiz  için, bir bakıma altı ay bu kıdem tazminatlarının  ödenmemesine neden olacak. Hal'buki, eğer bir fiilî  gecikmeyi tabiî görüyorsak bunun yine en erken  ödenmesini teşvik edici bir madde getirmemiz gerek­ tiği düşüncesindeyim.  Şöyle ki: Sigorta primlerinde olduğu gibi, «Bi­ rinci ay ödemezse ,% 10, müteakip aylarda ödemez- se % 3 faizi uygulanır» gibi bir hüküm getirirsek,  hem faiz haddi yükselir, (yani, işveren bunu işletme  kredisi gibi kullanmamalı) hem işletme kredisine ya­ kın bir faize yaklaştırılmak, hem de ça'bük ödemeyi  teşvik edici cezaî madde getirilmeli.  Bugünkü şu düzenleme ile ben de işveren olsam  altı ay ödemem; en düşük faizle bu parayı kullanı­ rım ve bu da meşru olur, kanundan geldiği için kim­ se de beni ayıplayamaz.  Teşekkür ederim.  BAŞKAN — İyi; ama bugüne kadar hiç alama­ mışsınız, ,% 5 almışsınız.  TALAT SARGIN (Çalışma Bakanlığı Temsilcisi)  — Sayın Cumhurbaşkanım, bugüne kadar ödeme­ mek gayri meşruydu; bunu sendikalar da söylerdi,  etrafı da söylerdi.  BAŞKAN — Gene gayri meşru.  TALAT SARGIN (Çalışma Bakanlığı Temsilcisi)  — Şimdi, verdiğimiz bu imkanla meşrulaştırıyoruz;  «Ihiç kimse ödemeyen işvereni ayıplayamaz» diyo­ ruz ve bu düşük faizli parayı altı ayda kimse öde­ mez.  — 548 —  M. G. Konseyi B : 155 25 . 7 . 1983 0 : 2  Sağolun.  BAŞKAN — Altı ay için ne yapar o parayı?  TALAT SARGIN (Çalışma Bakanlığı Temsilcisi)  — Efendim, işletme kredisi olarak, hammaddenin te­ mininde, makinelerin bakımında ve onarımında ve­ ya altı ay stok kredisi olarak kullanır.  Takdir buyurursanız altı ay az bir zaman değil.  Yani, çok büyük bir imkân tanıyoruz ve altı ay kim­ se bunu fiilen ödemez.  Sayın Cumhurbaşkanım, bu bir hesap meselesi­ dir; hesaba döktüğümüz zaman, vadesiz mevduat fai­ zinin uygulanacağı bu parayı hiç kimse bulamaz.  BAŞKAN — Tam kanunlaştıracağımız zaman  böyle teklifler getiriyorsunuz. Bundan evvelki, birin­ ci konuşmada uzun uzun münakaşa ettik, siz de var­ dınız. Şimdi, tam kanunlaştıracağımız zaman yeni  yeni şeyler getiriyorsunuz; «Gecikme zammı faizi  olan ilk ay için % 10, sonraki aylar için % 3 faiz  ödensin» diyorsunuz. Hiç böyle konuşulmadı. Bun- bundan evvelki konuşmamızda, «Tahvil ile ödenen  en büyük faiz ödensin» dendi. Ondan sonra dedik  ki, «Devlet bunu ödeyemez, Devlet bunun altından  kalkamaz ve bunun da çoğunu Devlet ödüyor; işçi  ile karşı karşıya kalıyor. Evvelce faiz % 5 idi bu  azdır, normal faiz ne ise onu versin» dedik. Şimdi,  «Kaç ay gecikt'irmişse ödemeyi ona ait olan faizi  verelim» diyoruz. Bu sefer de birinci ,ay % 10 öteki  aylarda % 3 uygularsak kaça gelir o, biliyor musu­ nuz? % 45, % 50'yi bulur.  OENİZ ÖĞRETMEN ALBAY ER'BERK İNAM  (Sosyal Güvenlik tş ve İşçi İlişkileri Komisyonu  Başkanı) — % 43 olur efendim.  TALAT SARGIN (Çalışma Bakanlığı Temsilcisi)  — Bu, mevzuatta uygulanabilen bir sistemdir efen­ dim.  BAŞKAN .— Devlet bunu verebilir mi?  Sen hep özel sektörü hesap ediyorsun; zaten bu­ nu veremeyen Devlet. Özel sektörde pek o kadar  yok. Bugün Devletin ödeyemediği Sosyal Sigortalar  primi 23 milyar, özel sektörünkü 22 milyar, Devlet  ten daha az.  TALAT SARGIN (Çalışma Bakanlığı Temsilcisi)  — Sayın Cumhurbaşkanım, ben gerekçeleri anlattım.  Daha evvelki toplantıda olmadığım için bu teklifi  'getiremedim. Fakat bir yasa uygulanmak için konu­ yor, malurriâliniz. Devlet veya özel kesim bir yasa­ yı sıtkı sadakatle uygulamak, planını ona göre yap­ mak mecburiyetindedir.  — 549  BAŞKAN — Şimdi, buna karşılık; mahsulünü  Toprak Mahsûlleri Ofisine, Şeker Fabrikalarına ve­ ren insanlar ne desin. Peşin vermiyoruz altı ay geçi­ yor, sekiz ay geçiyor, Devlet sekiz ay sonra ödü­ yor.  Şimdi ise yeni bir husus çıkardık; bu karar çı­ karsa eğer muayyen bir faiz verilecek, değil mi?  Onun ne kabahati var? Ona da mı şimdi vereme­ diği sürelerde, 1 inci ay için % 10, diğerleri için sı­ rayla % 3 faiz uygulayacağız?  TALAT SARGIN (Çalışma Bakanlığı Temsilcisi)  — Sayın Cumhurbaşkanım, mahsulünü satan vatan­ daş bu şaftları bile bile satıyor veya başka bir sek­ töre satabiliyor; onda yine bir imkân var, takdir bu­ yurursunuz. Fakat bu 25 senelik hizmetinin karşılı­ ğını almak durumunda ki, en kutsal bir şey kıdem  tazminatı.  'BAŞKAN — Zaten bu kıdem tazminatı mües­ sesesi ülkenin başına büyük bir çorap örmüştür. Bu  kıdem tazminatının altından nasıl kalkılacak diye dü­ şünülürken bunun üzerine şimdi bir kambur daha  koymayalım.  Şimdi, biz bunu en iyi şekle getirdik; maaşını ve­ riyoruz, bütün diğer haklarını veriyoruz. Sonra iş­ ten ayrılırken veya işten çıkarıldığı zaman kıdem  tazminatı vereceğiz; bunu da eğer Devlet ödeyemez - se ne olacak? Özel sektör kendisi çıkarmışsa, kıdem  tazminatını zaten hemen verir, öyle çıkarır.  MALİYE BAKANI ADNAN BAŞER KAFA- OĞLU — Sayın Cumhurbaşkanım, kıdem tazminatı  için en büyük tehlike, kıdem tazminatını ödeyecek  firmaların kendilerini sıkılayıp kıdem tazminatı ver­ meden işin içinden sıyrılmaları; yani Türk Devleti  tedbir alacaksa, buna karşı tedbir alacaktır.  BAŞKAN — Tabiî, o çok zor olduğu için başka  tedbirlere gidiyor; bir sene, bir sene yapıyor. Kıdem  tazminatını ödememek için çeşitli yollara başvuruyor  ve işçilerin kıdem tazminatı kalıyor.  MALfYE BAKANI ADNAN BAŞER KAFA- OĞLU — Sunî iflasa gidiyor, iflasta da çok geri sı­ nırlar; işçi ücret alamıyor.  BAŞKAN — Evet, böyle iflas etmiş kaç tane  müessese var. Siz çok normal düşünüyorsunuz Talat  Bey. Kıdem tazminatı müessesesi zaten getirilmiş  iyi bir müessese değildir; Avrupanın hiçbir ülkesinde  de yoktur.  TALAT SARGIN (Çalışma Bakanlığı Temsilci­ si) — Evet efendim, haiküısıinız.
Sayfa 32 -
M. G. Konseyi B : 155 25 . 7 . 1983 0 : 2  Sağolun.  BAŞKAN — Altı ay için ne yapar o parayı?  TALAT SARGIN (Çalışma Bakanlığı Temsilcisi)  — Efendim, işletme kredisi olarak, hammaddenin te­ mininde, makinelerin bakımında ve onarımında ve­ ya altı ay stok kredisi olarak kullanır.  Takdir buyurursanız altı ay az bir zaman değil.  Yani, çok büyük bir imkân tanıyoruz ve altı ay kim­ se bunu fiilen ödemez.  Sayın Cumhurbaşkanım, bu bir hesap meselesi­ dir; hesaba döktüğümüz zaman, vadesiz mevduat fai­ zinin uygulanacağı bu parayı hiç kimse bulamaz.  BAŞKAN — Tam kanunlaştıracağımız zaman  böyle teklifler getiriyorsunuz. Bundan evvelki, birin­ ci konuşmada uzun uzun münakaşa ettik, siz de var­ dınız. Şimdi, tam kanunlaştıracağımız zaman yeni  yeni şeyler getiriyorsunuz; «Gecikme zammı faizi  olan ilk ay için % 10, sonraki aylar için % 3 faiz  ödensin» diyorsunuz. Hiç böyle konuşulmadı. Bun- bundan evvelki konuşmamızda, «Tahvil ile ödenen  en büyük faiz ödensin» dendi. Ondan sonra dedik  ki, «Devlet bunu ödeyemez, Devlet bunun altından  kalkamaz ve bunun da çoğunu Devlet ödüyor; işçi  ile karşı karşıya kalıyor. Evvelce faiz % 5 idi bu  azdır, normal faiz ne ise onu versin» dedik. Şimdi,  «Kaç ay gecikt'irmişse ödemeyi ona ait olan faizi  verelim» diyoruz. Bu sefer de birinci ,ay % 10 öteki  aylarda % 3 uygularsak kaça gelir o, biliyor musu­ nuz? % 45, % 50'yi bulur.  OENİZ ÖĞRETMEN ALBAY ER'BERK İNAM  (Sosyal Güvenlik tş ve İşçi İlişkileri Komisyonu  Başkanı) — % 43 olur efendim.  TALAT SARGIN (Çalışma Bakanlığı Temsilcisi)  — Bu, mevzuatta uygulanabilen bir sistemdir efen­ dim.  BAŞKAN .— Devlet bunu verebilir mi?  Sen hep özel sektörü hesap ediyorsun; zaten bu­ nu veremeyen Devlet. Özel sektörde pek o kadar  yok. Bugün Devletin ödeyemediği Sosyal Sigortalar  primi 23 milyar, özel sektörünkü 22 milyar, Devlet  ten daha az.  TALAT SARGIN (Çalışma Bakanlığı Temsilcisi)  — Sayın Cumhurbaşkanım, ben gerekçeleri anlattım.  Daha evvelki toplantıda olmadığım için bu teklifi  'getiremedim. Fakat bir yasa uygulanmak için konu­ yor, malurriâliniz. Devlet veya özel kesim bir yasa­ yı sıtkı sadakatle uygulamak, planını ona göre yap­ mak mecburiyetindedir.  — 549  BAŞKAN — Şimdi, buna karşılık; mahsulünü  Toprak Mahsûlleri Ofisine, Şeker Fabrikalarına ve­ ren insanlar ne desin. Peşin vermiyoruz altı ay geçi­ yor, sekiz ay geçiyor, Devlet sekiz ay sonra ödü­ yor.  Şimdi ise yeni bir husus çıkardık; bu karar çı­ karsa eğer muayyen bir faiz verilecek, değil mi?  Onun ne kabahati var? Ona da mı şimdi vereme­ diği sürelerde, 1 inci ay için % 10, diğerleri için sı­ rayla % 3 faiz uygulayacağız?  TALAT SARGIN (Çalışma Bakanlığı Temsilcisi)  — Sayın Cumhurbaşkanım, mahsulünü satan vatan­ daş bu şaftları bile bile satıyor veya başka bir sek­ töre satabiliyor; onda yine bir imkân var, takdir bu­ yurursunuz. Fakat bu 25 senelik hizmetinin karşılı­ ğını almak durumunda ki, en kutsal bir şey kıdem  tazminatı.  'BAŞKAN — Zaten bu kıdem tazminatı mües­ sesesi ülkenin başına büyük bir çorap örmüştür. Bu  kıdem tazminatının altından nasıl kalkılacak diye dü­ şünülürken bunun üzerine şimdi bir kambur daha  koymayalım.  Şimdi, biz bunu en iyi şekle getirdik; maaşını ve­ riyoruz, bütün diğer haklarını veriyoruz. Sonra iş­ ten ayrılırken veya işten çıkarıldığı zaman kıdem  tazminatı vereceğiz; bunu da eğer Devlet ödeyemez - se ne olacak? Özel sektör kendisi çıkarmışsa, kıdem  tazminatını zaten hemen verir, öyle çıkarır.  MALİYE BAKANI ADNAN BAŞER KAFA- OĞLU — Sayın Cumhurbaşkanım, kıdem tazminatı  için en büyük tehlike, kıdem tazminatını ödeyecek  firmaların kendilerini sıkılayıp kıdem tazminatı ver­ meden işin içinden sıyrılmaları; yani Türk Devleti  tedbir alacaksa, buna karşı tedbir alacaktır.  BAŞKAN — Tabiî, o çok zor olduğu için başka  tedbirlere gidiyor; bir sene, bir sene yapıyor. Kıdem  tazminatını ödememek için çeşitli yollara başvuruyor  ve işçilerin kıdem tazminatı kalıyor.  MALfYE BAKANI ADNAN BAŞER KAFA- OĞLU — Sunî iflasa gidiyor, iflasta da çok geri sı­ nırlar; işçi ücret alamıyor.  BAŞKAN — Evet, böyle iflas etmiş kaç tane  müessese var. Siz çok normal düşünüyorsunuz Talat  Bey. Kıdem tazminatı müessesesi zaten getirilmiş  iyi bir müessese değildir; Avrupanın hiçbir ülkesinde  de yoktur.  TALAT SARGIN (Çalışma Bakanlığı Temsilci­ si) — Evet efendim, haiküısıinız.  M. G. Konseyi B : 155 25 . 7 . 1983 0 : 2  ÇALIŞMA BAKANI TURHAN ESENER —  Efendim, emriniz veçhile kıdem tazmini ile ilgili bö­ lümü çıktıktan sonra birinci yıl emeklilik ikramiyesi  şekline dönüşme şeklindeki çalışmalarımız devam edi­ yor. Onu ayrıca huzurunuza getireceğiz, o kanunlaştığı  zaman bu maıdde zaten 'değişmiş olacak.  BAŞKAN — Tamam, böyle olduğu iyi oldu.  3 üncü madde üzerinde başka söz almak isteyen  var mı? Yok.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler...  Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  4 üncü maddeyi okutuyorum:  MADDE 4. — 1475 sayılı tş Kanununun 25 inci  maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  Çalıştırma zorunluluğu  Madde 25. — A) işverenler 50 veya daha fazla  işçi çalıştırdıikları işyerlerinde % 2 oranında sakat  kimseyi meslek, beden ve ruhî durumlarına uygun  bir işte çalıştırmakla yükümlüdürler. Aynı il hudut­ ları içlinde birden fazla işyeri bulunan işverenlerin  çalıştırmakla yükümlü olduğu sakat sayısı, toplam  işçi sayısına göre hesaplanır.  Çalıştırılacak sakat sayısının tespitinde daimî işçi  saysıı esas alnır. % 2 nin hesaplanmasında yarıma  kadar olan kesirler dikkate alınmaz. Yarım ve daha  fazla olanlar tama iblağ edilir.  İşyerinin işçisi iken sakatlanmış olanlara öncelik  hakkı tanınır.  •Bir işyerinden malulen ayrılmak zorunda kalıp da  sonradan maluliyeti ortadan kalkan sakat işçiler eski  işyerlerine alınmalarını listedikleri takdirde, işveren  bunları boş yer varsa derhal, yoksa boşalacak ıilk işe  o andaki şartlarla başka isteklilere tercih ederek al­ mak zorundadır.  işveren çalıştırmak zorunda olduğu sakat kimse­ leri tş ve işçi Bulma Kurumu aracılığı ile sağlar.  Çalıştırılacak sakatların nitelikleri, hangi işlerde  çalıştırılabilecekleri, bunların işyerlerinde genel hüküm­ ler dışında bağlı olacakları özel ve ücret şartları ile  iş ve işçi Bulma Kurumu tarafından sakatların mes­ leğe yöneltilmeleri, meslekî yönden işverenlerce nasıl  işe alınacakları bir tüzükle düzenlenir.  B) işverenler 50 veya daha fazla işçi çalıştırdık­ ları işyerlerinde % 2 oranında eski hükümlüğü meslek­ lerine uygun bir işte çalıştırmakla yükümlüdürler.  Çalıştırılacak eski hükümlü sayısının tespitinde  daimî işçi sayısı esas aJlinır. % 2 nin hesaplanmasında  yarıma ıkadar olan kesirler dikkate alınmaz. Yarım ve  daha fazla olanlar tama iblağ edilir.  Eski hükümlü çalıştırılmasında kanunlardaki kamu  güvenliği ile ilgili hizmetlere ilişkin özel hükümler  saklıdır.  işveren çalıştırmak zorunda olduğu eski hükümlü­ leri İş ve işçi Bulma Kurumu aracılığı ile sağlar.  Çalıştırılacak eski hükümlülerin nitelikleri, hangi  işlerde çalıştırılabilecekleri, bunların işyerlerinde genel- hükümler dışında bağlı olacakları özel ve ücret şartları  ile bunların işverenlerce işe alınma usul ve esasları  bir tüzükle düzenlenir.  BAŞKAN — 4 üncü madde üzerinde söz almak  isteyen yar mı? Yoktur.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler...  Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  5 inci maddeyi okutuyorum:  MADDE 5. — 1475 sayılı tş Kanununun 26 ncı  maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmişltir.  Ücretin tanımı  Madde 26. — Genel anlamda ücret, bir kimseye  bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafın­ dan sağlanan ve nakden ödenen meblağı 'kapsar.  işçi ücreti Türk parası ile en geç ayda bir ödenir.  Hizmet akitleri veya toplu iş sözleşmeleri ile  ödeme süresi bir haftaya kadar indirilebilir.  Bir işyerinde aynı nitelikte işlerde ve eşit verimle  çalışan kadın ve erkek işçilere sadece cinsiyet ayrılığı  sebebiyle farklı ücret verilemez. Toplu iş sözleşme­ lerine ve hizmet akitlerine buna aykırı hüküm konu­ lamaz.  Hizmet akitlerinin sona ermesinde, işçinin ücreti  ile sözleşme ve kanundan doğan para ve parayla ölçül­ mesi mümkün menfaatlerin tam olarak ödenmesi  zorunludur.  BAŞKAN — Eşit işlerde çalışıyorsa, kadın ile  erkek arasında bir fark olmayacak; bu madde onu  getiriyor değil mi?  DENİZ ÖĞRETMEN ALBAY ERBERK İNAM  (Sosyal Güvenlik, İş ve işçi İMş-kileri Komisyonu Baş- ikanı) — Evet efendim, aynı işyerinde eşit işlerde  çalıştığı takdirde ikadina da erkeğe de eşit ücret öde­ neceği amacındadır efendim.  BAŞKAN — 5 inci madde üzerinde başka söz  almak isteyen var mı? Yoktur.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler...  Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  6 ncı maddeyi okutuyorum:  MADDE 6. — 1475 sayılı tş Kanununun 28 inci  maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  — 550 —
Sayfa 33 -
M. G. Konseyi B : 155 25 . 7 . 1983 0 : 2  ÇALIŞMA BAKANI TURHAN ESENER —  Efendim, emriniz veçhile kıdem tazmini ile ilgili bö­ lümü çıktıktan sonra birinci yıl emeklilik ikramiyesi  şekline dönüşme şeklindeki çalışmalarımız devam edi­ yor. Onu ayrıca huzurunuza getireceğiz, o kanunlaştığı  zaman bu maıdde zaten 'değişmiş olacak.  BAŞKAN — Tamam, böyle olduğu iyi oldu.  3 üncü madde üzerinde başka söz almak isteyen  var mı? Yok.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler...  Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  4 üncü maddeyi okutuyorum:  MADDE 4. — 1475 sayılı tş Kanununun 25 inci  maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  Çalıştırma zorunluluğu  Madde 25. — A) işverenler 50 veya daha fazla  işçi çalıştırdıikları işyerlerinde % 2 oranında sakat  kimseyi meslek, beden ve ruhî durumlarına uygun  bir işte çalıştırmakla yükümlüdürler. Aynı il hudut­ ları içlinde birden fazla işyeri bulunan işverenlerin  çalıştırmakla yükümlü olduğu sakat sayısı, toplam  işçi sayısına göre hesaplanır.  Çalıştırılacak sakat sayısının tespitinde daimî işçi  saysıı esas alnır. % 2 nin hesaplanmasında yarıma  kadar olan kesirler dikkate alınmaz. Yarım ve daha  fazla olanlar tama iblağ edilir.  İşyerinin işçisi iken sakatlanmış olanlara öncelik  hakkı tanınır.  •Bir işyerinden malulen ayrılmak zorunda kalıp da  sonradan maluliyeti ortadan kalkan sakat işçiler eski  işyerlerine alınmalarını listedikleri takdirde, işveren  bunları boş yer varsa derhal, yoksa boşalacak ıilk işe  o andaki şartlarla başka isteklilere tercih ederek al­ mak zorundadır.  işveren çalıştırmak zorunda olduğu sakat kimse­ leri tş ve işçi Bulma Kurumu aracılığı ile sağlar.  Çalıştırılacak sakatların nitelikleri, hangi işlerde  çalıştırılabilecekleri, bunların işyerlerinde genel hüküm­ ler dışında bağlı olacakları özel ve ücret şartları ile  iş ve işçi Bulma Kurumu tarafından sakatların mes­ leğe yöneltilmeleri, meslekî yönden işverenlerce nasıl  işe alınacakları bir tüzükle düzenlenir.  B) işverenler 50 veya daha fazla işçi çalıştırdık­ ları işyerlerinde % 2 oranında eski hükümlüğü meslek­ lerine uygun bir işte çalıştırmakla yükümlüdürler.  Çalıştırılacak eski hükümlü sayısının tespitinde  daimî işçi sayısı esas aJlinır. % 2 nin hesaplanmasında  yarıma ıkadar olan kesirler dikkate alınmaz. Yarım ve  daha fazla olanlar tama iblağ edilir.  Eski hükümlü çalıştırılmasında kanunlardaki kamu  güvenliği ile ilgili hizmetlere ilişkin özel hükümler  saklıdır.  işveren çalıştırmak zorunda olduğu eski hükümlü­ leri İş ve işçi Bulma Kurumu aracılığı ile sağlar.  Çalıştırılacak eski hükümlülerin nitelikleri, hangi  işlerde çalıştırılabilecekleri, bunların işyerlerinde genel- hükümler dışında bağlı olacakları özel ve ücret şartları  ile bunların işverenlerce işe alınma usul ve esasları  bir tüzükle düzenlenir.  BAŞKAN — 4 üncü madde üzerinde söz almak  isteyen yar mı? Yoktur.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler...  Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  5 inci maddeyi okutuyorum:  MADDE 5. — 1475 sayılı tş Kanununun 26 ncı  maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmişltir.  Ücretin tanımı  Madde 26. — Genel anlamda ücret, bir kimseye  bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafın­ dan sağlanan ve nakden ödenen meblağı 'kapsar.  işçi ücreti Türk parası ile en geç ayda bir ödenir.  Hizmet akitleri veya toplu iş sözleşmeleri ile  ödeme süresi bir haftaya kadar indirilebilir.  Bir işyerinde aynı nitelikte işlerde ve eşit verimle  çalışan kadın ve erkek işçilere sadece cinsiyet ayrılığı  sebebiyle farklı ücret verilemez. Toplu iş sözleşme­ lerine ve hizmet akitlerine buna aykırı hüküm konu­ lamaz.  Hizmet akitlerinin sona ermesinde, işçinin ücreti  ile sözleşme ve kanundan doğan para ve parayla ölçül­ mesi mümkün menfaatlerin tam olarak ödenmesi  zorunludur.  BAŞKAN — Eşit işlerde çalışıyorsa, kadın ile  erkek arasında bir fark olmayacak; bu madde onu  getiriyor değil mi?  DENİZ ÖĞRETMEN ALBAY ERBERK İNAM  (Sosyal Güvenlik, İş ve işçi İMş-kileri Komisyonu Baş- ikanı) — Evet efendim, aynı işyerinde eşit işlerde  çalıştığı takdirde ikadina da erkeğe de eşit ücret öde­ neceği amacındadır efendim.  BAŞKAN — 5 inci madde üzerinde başka söz  almak isteyen var mı? Yoktur.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler...  Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  6 ncı maddeyi okutuyorum:  MADDE 6. — 1475 sayılı tş Kanununun 28 inci  maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  — 550 —  M. G. Konseyi B: 155 25 . 7 . 1983 0 : 2  Ücretin saklı kısmı  Madde 28. — İşçilerin aylık ücretlerin dörtte bi­ rinden fazlası haczedilemez veya başkasına devir ve  temlik olunamaz. Ancak işçinin bakmak zorunda oldu­ ğu aile üyeleri için hâkim tarafından takdir edilecek  miktar bu paraya dahil değildir. Bu kayıtlamalar  nafaka borcu alacaklarının haklarını kaldırmaz.  BAŞKAN — 6 ncı madde üzerinde söz almak  isteyen var mı? Yoktur.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler...  Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  7 nci maddeyi okutuyorum:  MADDE 7. — 1475 Sayılı tş Kanununun 30 un­ cu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  Ücret hesap pusulası  Madde 30. — İşveren her ödemede işçiye ücret  hesabını gösterir imzalı veya işyerinin özel işaretini  taşıyan bir pusula vermek veya işçinin yanında bulu­ nan deftere ücretle ilgili bu hesapları yine imzası veya  özel işareti altında kaydetmek zorundadır.  Bu pusula veya defterde ödemenin günü ve ilişkin  olduğu dönem ile fazla çalışma, hafta tatili, ulusal  bayram ve genel tatil ücretleri gibi asıl ücrete yapı­ lan her çeşit eklemeler tutarının ve vergi, sigorta pri­ mi, avans mahsubu, nafaka ve icra gibi her çeşit ke­ sintilerin ayrı ayrı gösterilmesi gerekir.  Bu işlemler damga vergisi ve her çeşit resim ve  harçtan muaftır.  'BAŞKAN — 7 nci madde üzerinde söz almak is­ teyen var mı? Yoktur.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum : Kabul edenler...  Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  8 inci maddeyi okutuyorum :  MADDE 8. — 1475 sayılı İş Kanununun 47 nci  maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  Yüzdelerin ödenmesi  Madde 47. — Otel, lokanta, eğlence yerleri ve  benzeri yerlerle içki verilen ve hemen orada yenilip  içilmesi için çeşitli yiyecek satan yerlerden «yüzde»  usulünün uygulandığı müesseselerde işveren tarafın­ dan servis karşılığı veya başka isimlerle müşterilerin  hesap pusulalarına «yüzde» eklenerek veya ayrı şe­ killerde alınan paralarla kendi isteği ile müşteri tara­ fından işverene bırakılan yahut da onun kontrolü al­ tında bir araya toplanan paraları işveren işyerinde  çalışan tüm işçilere eksiksiz olarak ödemek zorun­ dadır.  İşveren veya işveren vekili, yukarıdaki fıkrada sö­ zü edilen paraların kendisi tarafından alındığında ek­ siksiz olarak işçilere dağıtıldığını belgelemekle yü­ kümlüdür.  Yüzdelerden toplanan paraların o işyerinde çalışan  işçiler arasında yapılan işlerin niteliğine göre, hangi  esaslar ve oranlar çerçevesinde dağıtılacağı Çalışma  Bakanlığınca hazırlanacak bir yönetmelikle gösterilir.  BAŞKAN — Bu yönetmelik var mı, yoksa ya­ pılacak mu?  ÇALIŞMA BAKANI TURHAN ESENER —  Hayır yok efendim.  BAŞKAN — Bunun altından kalkamaz Çalışma  Bakanlığı. O kadar çeşitli işyerleri var ki; lokanta baş­ ka türlüdür; otel başka, motel başka, trende çalışan  başka. Onu nasıl dengeleyecek bilemiyorum.  ÇALIŞMA BAKANI TURHAN ESENER —  Çok tazyik altında kalacağız efendim.  BAŞKAN — Evet.  Buyurun.  RÜŞTÜ ALTAY (Sosyal Güvenlik Bakanlığı  Temsilcisi) — Sayın Cumhurbaşkanım, bu konuda  daha önceden 6032 sayılı Tüzük vardı; aynı konuları  düzenliyordu. 1475 sayılı Kanun kendi içinde bu dü­ zenlemeyi yapınca, diğer kanun ve ona dayalı olan  tüzük yürürlükten kalkmıştır. Şimdi uygulanmayan ve  bu işe esas olacak kıstas, otelleri, lokantaları, lokanta  ve otel olarak işletilen yerleri ayrı ayrı düzenlemiş.  Zannediyorum ondan büyük ölçüde yararlanılacak.  BAŞKAN — Berber var; berbere gidersiniz, parayı  cebine sokarsınız.  RÜŞTÜ ALTAY (Çalışma Bakanlığı Temsilcisi) —  Sayın Cumhurbaşkanım, görünenler için.  BAŞKAN — Çok zor, hazırlanması çok zor. Çün­ kü değişik yerler var.  MALİYE BAKANI ADNAN BAŞER KAFA- OĞLU — Hesap pusulasında gösterilenler için takip  edilebilir.  BAŞKAN — Pusula ve defterde bir kaydı var ise  mesele yok. Burada bir de «isteği ile vermiş» diyor, is­ teği ile bir para vermişse, onu takip çok zor.  RÜŞTÜ ALTAY (Sosyal Güvenlik Bakanlığı*  Temsilcisi) — Sayın Cumhurbaşkanım, o iki türlü  oluyor. Bir, belli bir yerde toplananı var, yeri belli.  Bir de, hizmet eden şahsa özel olarak veriliyor.  BAŞKAN — O onun zaten.  TALAT SARGIN (Çalışma Bakanlığı Temsil­ cisi)— Sayın Cumhurbaşkanım, bu maddede yapılan  değişikliğin esası, yüzdelemelerde büyük otellerde bü­ yük ücret farklılıkları oluyor.  BAŞKAN — Biliyorum, öyle bir yüzde koyuyor­ lardı, şimdi o kalktı, koyamayacaklar.  — 551 —
Sayfa 34 -
M. G. Konseyi B: 155 25 . 7 . 1983 0 : 2  Ücretin saklı kısmı  Madde 28. — İşçilerin aylık ücretlerin dörtte bi­ rinden fazlası haczedilemez veya başkasına devir ve  temlik olunamaz. Ancak işçinin bakmak zorunda oldu­ ğu aile üyeleri için hâkim tarafından takdir edilecek  miktar bu paraya dahil değildir. Bu kayıtlamalar  nafaka borcu alacaklarının haklarını kaldırmaz.  BAŞKAN — 6 ncı madde üzerinde söz almak  isteyen var mı? Yoktur.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler...  Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  7 nci maddeyi okutuyorum:  MADDE 7. — 1475 Sayılı tş Kanununun 30 un­ cu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  Ücret hesap pusulası  Madde 30. — İşveren her ödemede işçiye ücret  hesabını gösterir imzalı veya işyerinin özel işaretini  taşıyan bir pusula vermek veya işçinin yanında bulu­ nan deftere ücretle ilgili bu hesapları yine imzası veya  özel işareti altında kaydetmek zorundadır.  Bu pusula veya defterde ödemenin günü ve ilişkin  olduğu dönem ile fazla çalışma, hafta tatili, ulusal  bayram ve genel tatil ücretleri gibi asıl ücrete yapı­ lan her çeşit eklemeler tutarının ve vergi, sigorta pri­ mi, avans mahsubu, nafaka ve icra gibi her çeşit ke­ sintilerin ayrı ayrı gösterilmesi gerekir.  Bu işlemler damga vergisi ve her çeşit resim ve  harçtan muaftır.  'BAŞKAN — 7 nci madde üzerinde söz almak is­ teyen var mı? Yoktur.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum : Kabul edenler...  Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  8 inci maddeyi okutuyorum :  MADDE 8. — 1475 sayılı İş Kanununun 47 nci  maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  Yüzdelerin ödenmesi  Madde 47. — Otel, lokanta, eğlence yerleri ve  benzeri yerlerle içki verilen ve hemen orada yenilip  içilmesi için çeşitli yiyecek satan yerlerden «yüzde»  usulünün uygulandığı müesseselerde işveren tarafın­ dan servis karşılığı veya başka isimlerle müşterilerin  hesap pusulalarına «yüzde» eklenerek veya ayrı şe­ killerde alınan paralarla kendi isteği ile müşteri tara­ fından işverene bırakılan yahut da onun kontrolü al­ tında bir araya toplanan paraları işveren işyerinde  çalışan tüm işçilere eksiksiz olarak ödemek zorun­ dadır.  İşveren veya işveren vekili, yukarıdaki fıkrada sö­ zü edilen paraların kendisi tarafından alındığında ek­ siksiz olarak işçilere dağıtıldığını belgelemekle yü­ kümlüdür.  Yüzdelerden toplanan paraların o işyerinde çalışan  işçiler arasında yapılan işlerin niteliğine göre, hangi  esaslar ve oranlar çerçevesinde dağıtılacağı Çalışma  Bakanlığınca hazırlanacak bir yönetmelikle gösterilir.  BAŞKAN — Bu yönetmelik var mı, yoksa ya­ pılacak mu?  ÇALIŞMA BAKANI TURHAN ESENER —  Hayır yok efendim.  BAŞKAN — Bunun altından kalkamaz Çalışma  Bakanlığı. O kadar çeşitli işyerleri var ki; lokanta baş­ ka türlüdür; otel başka, motel başka, trende çalışan  başka. Onu nasıl dengeleyecek bilemiyorum.  ÇALIŞMA BAKANI TURHAN ESENER —  Çok tazyik altında kalacağız efendim.  BAŞKAN — Evet.  Buyurun.  RÜŞTÜ ALTAY (Sosyal Güvenlik Bakanlığı  Temsilcisi) — Sayın Cumhurbaşkanım, bu konuda  daha önceden 6032 sayılı Tüzük vardı; aynı konuları  düzenliyordu. 1475 sayılı Kanun kendi içinde bu dü­ zenlemeyi yapınca, diğer kanun ve ona dayalı olan  tüzük yürürlükten kalkmıştır. Şimdi uygulanmayan ve  bu işe esas olacak kıstas, otelleri, lokantaları, lokanta  ve otel olarak işletilen yerleri ayrı ayrı düzenlemiş.  Zannediyorum ondan büyük ölçüde yararlanılacak.  BAŞKAN — Berber var; berbere gidersiniz, parayı  cebine sokarsınız.  RÜŞTÜ ALTAY (Çalışma Bakanlığı Temsilcisi) —  Sayın Cumhurbaşkanım, görünenler için.  BAŞKAN — Çok zor, hazırlanması çok zor. Çün­ kü değişik yerler var.  MALİYE BAKANI ADNAN BAŞER KAFA- OĞLU — Hesap pusulasında gösterilenler için takip  edilebilir.  BAŞKAN — Pusula ve defterde bir kaydı var ise  mesele yok. Burada bir de «isteği ile vermiş» diyor, is­ teği ile bir para vermişse, onu takip çok zor.  RÜŞTÜ ALTAY (Sosyal Güvenlik Bakanlığı*  Temsilcisi) — Sayın Cumhurbaşkanım, o iki türlü  oluyor. Bir, belli bir yerde toplananı var, yeri belli.  Bir de, hizmet eden şahsa özel olarak veriliyor.  BAŞKAN — O onun zaten.  TALAT SARGIN (Çalışma Bakanlığı Temsil­ cisi)— Sayın Cumhurbaşkanım, bu maddede yapılan  değişikliğin esası, yüzdelemelerde büyük otellerde bü­ yük ücret farklılıkları oluyor.  BAŞKAN — Biliyorum, öyle bir yüzde koyuyor­ lardı, şimdi o kalktı, koyamayacaklar.  — 551 —  M. G. Konseyi B: 155 25 . 7 . 1983 O : 2  TALAT SARGIN (Çalışma Bakanlığı Temsilci­ si) — Garson 140 bin lira alırken, otelin şefi 35 bin  lira alıyor idi. Bu madde onu düzeltiyor*  BAŞKAN — 8 inci madde üzerinde söz almak  isteyen var mı? Yok.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum : Kabul edenler...  Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  9 uncu maddeyi okutuyorum :  MADDE 9. — 1475 sayılı iş Kanununun 51 inci  maddesinin (f) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  Çalışılmış gibi sayılan haller  Madde 51. — f) 3153 sayılı Kanuna dayanılarak  çıkarılan tüzüğe göre röntgen muayenehanelerinde ça­ lışanlara pazardan başka verilmesi gereken yarım  günlük izinler.  BAŞKAN — Onlar da çalışmış gibi sayılıyor?  ÇALIŞMA BAKANI TURHAN ESENER —  Evet.  BAŞKAN — 9 uncu madde üzerinde söz almak  isteyen var mı? Yok.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler...  Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  10 uncu maddeyi okutuyorum:  MADDE 10. — 1475 sayılı tş Kanununun 56 ncı  maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  Aktin feshinde izin ücreti  Madde 56 — İşçinin hak (kazanıp da kullanama­ dığı yıllık izin süresi için ücreti, hizmet aktinin iş­ veren veya işçi tarafından feshedilmesi halinde aktin  sona erdiği tarihteki ücreti üzerinden kendisine öde­ nir.  İşveren tarafından hizmet aiktinin feshedilmesi  halinde 13 üncü maddede belirtilen bildirim süresiyle,  19 uncu madde gereğince işçiye verilmesi mecburî  yeni iş arama izinleri yıllık ücretli izin süreleri ile  içice giremez,  BAŞKAN — 10 uncu madde üzerinde söz al­ mak isteyen var mı? Ydk.  10 uncu maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul  edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  Çalışma Bakanımızın, 10 uncu maddeden son­ ra 11 inci madde olarak esas kanundaki 61 inci mad­ deyi değiştiren bir önergesi, var, okutuyorum.  Millî Güvenlik Konseyi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 1475 sayılı İş Kanunu deği­ şikliğinde, Kanunun 61 inci maddesinin (a) 'bendin­ deki iş süresinin 48 saatten 45 saate indirilmesini,  ülkemizde mevcut olan işsizlik ve dünyadaki uygu- • lama da göz önünde bulundurularak arz ve teklif  ederim.  Turhan ESENER  Çalışma Bakam  BAŞKAN — 61 inci maddeyi okur musunuz?  «MADDE 11. — 1475 sayılı İş Kanununun 61 in­ ci maddesinin (a) bendi aşağıdaki şekilde değiştiril­ miştir.  MADDE 61. — a) Genel bakımdan iş süresi  haftada en çok 45 saattir.  Bu süre, haftada 6 iş günü çalışılan işlerde gün­ de 8 saati geçmemek üzere ve Cumartesi günleri  kısmen veya tamamen tatil eden işyerlerinde hafta­ nın çalışılan (günlerine eşit ölçüde bölünerek uygu­ lanır.  İş müddetlerinin yukarıdaki esaslar çerçevesinde  uygulama şekilleri Çalışma Bakanlığınca çıkarılacak  I iş Süreleri Tüzüğünde belirtilir.»  BAŞKAN — Zaten hepsi aynı da, 48'i 45 olarak  I değiştirmiş öldük.  ÇALIŞMA BAKANI TURHAN ESENER — Sa- I yın Cumhurbaşkanım, burada bir hususu daha söy­ lememe müsaade ediniz. Tatbikatta bu bazı sıkıntı­ lar çıkarabilir, geçici bir maddeye lüzum var. Çünkü,  I Fransa'da bu başlarına geldi ve Mitterrand da fev­ kalade müşkül durumda kaldı. Aynen böyle indirdi­ ler ve bu sefer işveren de «tamam» dedi, 45 saat­ lik, kaça indirdi ise o parayı vermeye başladı ama,  ücretinden düşerek; «eskiden 48 saate şu kadar ödü- yordum, şimdi 45 saate bu kadar ödeyeceğim» dedi  I ve orada büyük grevlere sebep oldu. Onun için bel- I ki bir geçici madde lazım, o da şöyle: Eskiden öde- I nen ücretten bir indirim yapılmaz.»  BAŞKAN — Peki saat ücretli çalışanlar?  MALİYE BAKANI ADNAN BAŞER KAFA- I OĞLU — 48 saat çalışanlar için 45 saate verilecek.  ÇALIŞMA BAKANI TURHAN ESENER — Ak- I si takdirde büyük pürüz. Yani bunu öngörmez isek.  ORGENERAL NURETTİN ERSİN — Para aynı  kalacak ve zaman inecek.  I BAŞKAN — Zaten para az, onlar kısa zamana  I razı değildir. Düşmesi lazım, 48 - 50 saat için fazla  ] verilecek: ise, 0,49 - 50 saat çalışmaya razıdır.  ÇALIŞMA BAKANI TURHAN ESENER - I Eğer bunu 45'e indirir isek, bundan böyle 45 saatten  I fazla üç saat fazla çalışılacak ve 48 saate kadar üç  I saatlik mesainin (karşılığı % 50 fazla zamlı olacak- I tır. Biz eğer bunu ikabul edecek isek, bir geçici mad- I de ile ücreti ayarlamamız lazım.  552 —
Sayfa 35 -
M. G. Konseyi B: 155 25 . 7 . 1983 O : 2  TALAT SARGIN (Çalışma Bakanlığı Temsilci­ si) — Garson 140 bin lira alırken, otelin şefi 35 bin  lira alıyor idi. Bu madde onu düzeltiyor*  BAŞKAN — 8 inci madde üzerinde söz almak  isteyen var mı? Yok.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum : Kabul edenler...  Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  9 uncu maddeyi okutuyorum :  MADDE 9. — 1475 sayılı iş Kanununun 51 inci  maddesinin (f) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  Çalışılmış gibi sayılan haller  Madde 51. — f) 3153 sayılı Kanuna dayanılarak  çıkarılan tüzüğe göre röntgen muayenehanelerinde ça­ lışanlara pazardan başka verilmesi gereken yarım  günlük izinler.  BAŞKAN — Onlar da çalışmış gibi sayılıyor?  ÇALIŞMA BAKANI TURHAN ESENER —  Evet.  BAŞKAN — 9 uncu madde üzerinde söz almak  isteyen var mı? Yok.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler...  Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  10 uncu maddeyi okutuyorum:  MADDE 10. — 1475 sayılı tş Kanununun 56 ncı  maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  Aktin feshinde izin ücreti  Madde 56 — İşçinin hak (kazanıp da kullanama­ dığı yıllık izin süresi için ücreti, hizmet aktinin iş­ veren veya işçi tarafından feshedilmesi halinde aktin  sona erdiği tarihteki ücreti üzerinden kendisine öde­ nir.  İşveren tarafından hizmet aiktinin feshedilmesi  halinde 13 üncü maddede belirtilen bildirim süresiyle,  19 uncu madde gereğince işçiye verilmesi mecburî  yeni iş arama izinleri yıllık ücretli izin süreleri ile  içice giremez,  BAŞKAN — 10 uncu madde üzerinde söz al­ mak isteyen var mı? Ydk.  10 uncu maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul  edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  Çalışma Bakanımızın, 10 uncu maddeden son­ ra 11 inci madde olarak esas kanundaki 61 inci mad­ deyi değiştiren bir önergesi, var, okutuyorum.  Millî Güvenlik Konseyi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 1475 sayılı İş Kanunu deği­ şikliğinde, Kanunun 61 inci maddesinin (a) 'bendin­ deki iş süresinin 48 saatten 45 saate indirilmesini,  ülkemizde mevcut olan işsizlik ve dünyadaki uygu- • lama da göz önünde bulundurularak arz ve teklif  ederim.  Turhan ESENER  Çalışma Bakam  BAŞKAN — 61 inci maddeyi okur musunuz?  «MADDE 11. — 1475 sayılı İş Kanununun 61 in­ ci maddesinin (a) bendi aşağıdaki şekilde değiştiril­ miştir.  MADDE 61. — a) Genel bakımdan iş süresi  haftada en çok 45 saattir.  Bu süre, haftada 6 iş günü çalışılan işlerde gün­ de 8 saati geçmemek üzere ve Cumartesi günleri  kısmen veya tamamen tatil eden işyerlerinde hafta­ nın çalışılan (günlerine eşit ölçüde bölünerek uygu­ lanır.  İş müddetlerinin yukarıdaki esaslar çerçevesinde  uygulama şekilleri Çalışma Bakanlığınca çıkarılacak  I iş Süreleri Tüzüğünde belirtilir.»  BAŞKAN — Zaten hepsi aynı da, 48'i 45 olarak  I değiştirmiş öldük.  ÇALIŞMA BAKANI TURHAN ESENER — Sa- I yın Cumhurbaşkanım, burada bir hususu daha söy­ lememe müsaade ediniz. Tatbikatta bu bazı sıkıntı­ lar çıkarabilir, geçici bir maddeye lüzum var. Çünkü,  I Fransa'da bu başlarına geldi ve Mitterrand da fev­ kalade müşkül durumda kaldı. Aynen böyle indirdi­ ler ve bu sefer işveren de «tamam» dedi, 45 saat­ lik, kaça indirdi ise o parayı vermeye başladı ama,  ücretinden düşerek; «eskiden 48 saate şu kadar ödü- yordum, şimdi 45 saate bu kadar ödeyeceğim» dedi  I ve orada büyük grevlere sebep oldu. Onun için bel- I ki bir geçici madde lazım, o da şöyle: Eskiden öde- I nen ücretten bir indirim yapılmaz.»  BAŞKAN — Peki saat ücretli çalışanlar?  MALİYE BAKANI ADNAN BAŞER KAFA- I OĞLU — 48 saat çalışanlar için 45 saate verilecek.  ÇALIŞMA BAKANI TURHAN ESENER — Ak- I si takdirde büyük pürüz. Yani bunu öngörmez isek.  ORGENERAL NURETTİN ERSİN — Para aynı  kalacak ve zaman inecek.  I BAŞKAN — Zaten para az, onlar kısa zamana  I razı değildir. Düşmesi lazım, 48 - 50 saat için fazla  ] verilecek: ise, 0,49 - 50 saat çalışmaya razıdır.  ÇALIŞMA BAKANI TURHAN ESENER - I Eğer bunu 45'e indirir isek, bundan böyle 45 saatten  I fazla üç saat fazla çalışılacak ve 48 saate kadar üç  I saatlik mesainin (karşılığı % 50 fazla zamlı olacak- I tır. Biz eğer bunu ikabul edecek isek, bir geçici mad- I de ile ücreti ayarlamamız lazım.  552 —  M. G. Konseyi B : 155  BAŞKAN — Geçici madde ile ilgili önerge ha­ zırlansın, en son maddede, yürürlük maddesinden  evvel konuşalım. Şimdi madde numaralarını bozma­ yalım. Bir madde ile «61 inci madde şu şekilde de­ ğiştirilmiştir» şeklinde bir metin hazırlansın, o za­ man görüşürüz.  Böyle bazı problemler doğuracak ise, bunu ayrı­ ca mütalaa edelim.  ÇALIŞMA BAKANI TURHAN ESENER —  Bu söylediğim problem Mitterrand Hükümetlinin ba­ şından geçti.  BAŞKAN — Bunu aceleye getirmeyelim, olmazsa  sonunda tümünü oylamam, önümüzdeki birleşimde  bunu konuşuruz.  ÇALIŞMA BAKANI TURHAN ESENER —  Önergemizi geri alıyoruz.  BAŞKAN — Sayın Bakan önergelerini geri aldı­ lar.  11 inci maddeyi okutuyorum:  MADDE 11. — 1475 sayılı îş Kanununun 67 nci  maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  Çalıştırma yaşı ve çocukları çalıştırma yasağı  Madde 67. — 15 yaşından aşağı çocukların çalış­ tırılmaları yasaktır.  Ancak, çocukların sağlık ve gelişmelerine, okul  veya meslekî eğitim ve mesleğe yöneltme program­ larına devamlarına yahut öğrenimden faydalanma (ka­ biliyetlerine zarar vermeyecek nitelikteki hafif işler­ de 13 yaşını doldurmuş çocukların çalıştırılmaları  mümkündür.,  Okula gidenlerin iş saatleri, okul saatlerine engel  olmayacak şekilde düzenlenir ve' ders saatleri 8 saat­ lik çalışma süresinin içinde sayılır.  BAŞKAN — 11 inci madde üzerinde söz almak  isteyen var mı? Yok.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum : Kabul edenler...  Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  12 nci maddeyi okutuyorum :  MADDE 12. — 1475 sayılı iş Kanununun 70 inci  maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  Analık halinde çalıştırma yasağı  Madde 70. — Kadın işçilerin doğumdan önce 6  ve doğumdan sonra 6 hafta olmak üzere 12 haftalık  süre için çalıştırılmaları yasaktır.  Ancak, bu süreler işçinin sağlık durumuna ve işin  özelliğine göre doğumdan önce ve sonra gerekirse ar­ tırılabilir.  Bu süreler hekim raporu ile belirtilir.  — 553  2 5 s 7 a 1 9 8 3 0 : 2  İsteği halinde kadın işçiye, doğumdan sonraki 6  haftadan sonra 6 aya kadar ücretsiz izin verilir. Bu  süre, ücretli izin hakkının hesabında nazara alınmaz.  BAŞKAN — 12 nci madde üzerinde söz almak  isteyen var mı? Yok.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum : Kabul edenler...  Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  13 üncü maddeyi okutuyorum :  MADDE 13. — 1475 sayılı İş Kanununun 73 üncü  maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  Sağlık ve güvenlik şartları  Madde 73. — Her işveren, işyerinde işçilerin sağ­ lığını ve işgüvertliğini sağlamak için gerekli olanı yap­ mak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları nok­ sansız bulundurmakla yükümlüdür.  işçiler de, işçi sağlığı ve işgüvenliği hakkındaki  usul ve şartlara uymakla yükümlüdürler.  işverenler, makinelerin kullanılmasından doğacak  tehlikelerden ve bu hususta önceden alınabilecek ted­ birlerden işçileri münasip bir şekilde haberdar etmek  zorundadırlar.  işverenler, işyerlerinde meydana gelecek kazaları  en geç, kazadan sonraki iki gün içinde yazı ile ilgili  Bölge Çalışma Müdürlüğüne bildirmek zorundadır­ lar.  BAŞKAN — tş müfettişleri bütün bu fabrika­ ları dolaşıyor mu acaba?  ÇALIŞMA BAKANI TURHAN ESENER — Do­ laşırlar efendim.  BAŞKAN — Geçenlerde Kırşehir'e gittiğimizde  Bulgur ve Yem Fabrikasını gezerken gördük, orada  üç tane döner kayış açıkta, merdivenin de hemen ba­ şında, birisi geçerken ceketi değse hemen sarar, et­ rafını bir şeyle çevirmemiş. Ben orada ikaz ettim.  ÇALIŞMA BAKANI TURHAN ESENER — Em­ niyet tedbirini almamış.  BAŞKAN — Almamış, burada etrafını çevirmesi  lazım ki, işçi oraya yanaşmasın. İşçi kuruluşunun yap­ tığı bir fabrika, demek ki oraya gitmemiş veyahut da  aldırış etmedi işçi müfettişi, bakmadı bile.  13 üncü madde üzerinde söz almak isteyen var  mı? Yok.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum : Kabul edenler...  Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  14 üncü maddeyi okutuyorum :  MADDE 14. — 1475 Sayılı iş Kanununun 75 inci  maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  işin durdurulması veya işyerinin kapatılması  Madde 75. — A) ilgili tüzükte belirtilen birinci  derecedeki şartları yerine getirdikten sonra yetkili
Sayfa 36 -
M. G. Konseyi B : 155  BAŞKAN — Geçici madde ile ilgili önerge ha­ zırlansın, en son maddede, yürürlük maddesinden  evvel konuşalım. Şimdi madde numaralarını bozma­ yalım. Bir madde ile «61 inci madde şu şekilde de­ ğiştirilmiştir» şeklinde bir metin hazırlansın, o za­ man görüşürüz.  Böyle bazı problemler doğuracak ise, bunu ayrı­ ca mütalaa edelim.  ÇALIŞMA BAKANI TURHAN ESENER —  Bu söylediğim problem Mitterrand Hükümetlinin ba­ şından geçti.  BAŞKAN — Bunu aceleye getirmeyelim, olmazsa  sonunda tümünü oylamam, önümüzdeki birleşimde  bunu konuşuruz.  ÇALIŞMA BAKANI TURHAN ESENER —  Önergemizi geri alıyoruz.  BAŞKAN — Sayın Bakan önergelerini geri aldı­ lar.  11 inci maddeyi okutuyorum:  MADDE 11. — 1475 sayılı îş Kanununun 67 nci  maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  Çalıştırma yaşı ve çocukları çalıştırma yasağı  Madde 67. — 15 yaşından aşağı çocukların çalış­ tırılmaları yasaktır.  Ancak, çocukların sağlık ve gelişmelerine, okul  veya meslekî eğitim ve mesleğe yöneltme program­ larına devamlarına yahut öğrenimden faydalanma (ka­ biliyetlerine zarar vermeyecek nitelikteki hafif işler­ de 13 yaşını doldurmuş çocukların çalıştırılmaları  mümkündür.,  Okula gidenlerin iş saatleri, okul saatlerine engel  olmayacak şekilde düzenlenir ve' ders saatleri 8 saat­ lik çalışma süresinin içinde sayılır.  BAŞKAN — 11 inci madde üzerinde söz almak  isteyen var mı? Yok.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum : Kabul edenler...  Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  12 nci maddeyi okutuyorum :  MADDE 12. — 1475 sayılı iş Kanununun 70 inci  maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  Analık halinde çalıştırma yasağı  Madde 70. — Kadın işçilerin doğumdan önce 6  ve doğumdan sonra 6 hafta olmak üzere 12 haftalık  süre için çalıştırılmaları yasaktır.  Ancak, bu süreler işçinin sağlık durumuna ve işin  özelliğine göre doğumdan önce ve sonra gerekirse ar­ tırılabilir.  Bu süreler hekim raporu ile belirtilir.  — 553  2 5 s 7 a 1 9 8 3 0 : 2  İsteği halinde kadın işçiye, doğumdan sonraki 6  haftadan sonra 6 aya kadar ücretsiz izin verilir. Bu  süre, ücretli izin hakkının hesabında nazara alınmaz.  BAŞKAN — 12 nci madde üzerinde söz almak  isteyen var mı? Yok.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum : Kabul edenler...  Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  13 üncü maddeyi okutuyorum :  MADDE 13. — 1475 sayılı İş Kanununun 73 üncü  maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  Sağlık ve güvenlik şartları  Madde 73. — Her işveren, işyerinde işçilerin sağ­ lığını ve işgüvertliğini sağlamak için gerekli olanı yap­ mak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları nok­ sansız bulundurmakla yükümlüdür.  işçiler de, işçi sağlığı ve işgüvenliği hakkındaki  usul ve şartlara uymakla yükümlüdürler.  işverenler, makinelerin kullanılmasından doğacak  tehlikelerden ve bu hususta önceden alınabilecek ted­ birlerden işçileri münasip bir şekilde haberdar etmek  zorundadırlar.  işverenler, işyerlerinde meydana gelecek kazaları  en geç, kazadan sonraki iki gün içinde yazı ile ilgili  Bölge Çalışma Müdürlüğüne bildirmek zorundadır­ lar.  BAŞKAN — tş müfettişleri bütün bu fabrika­ ları dolaşıyor mu acaba?  ÇALIŞMA BAKANI TURHAN ESENER — Do­ laşırlar efendim.  BAŞKAN — Geçenlerde Kırşehir'e gittiğimizde  Bulgur ve Yem Fabrikasını gezerken gördük, orada  üç tane döner kayış açıkta, merdivenin de hemen ba­ şında, birisi geçerken ceketi değse hemen sarar, et­ rafını bir şeyle çevirmemiş. Ben orada ikaz ettim.  ÇALIŞMA BAKANI TURHAN ESENER — Em­ niyet tedbirini almamış.  BAŞKAN — Almamış, burada etrafını çevirmesi  lazım ki, işçi oraya yanaşmasın. İşçi kuruluşunun yap­ tığı bir fabrika, demek ki oraya gitmemiş veyahut da  aldırış etmedi işçi müfettişi, bakmadı bile.  13 üncü madde üzerinde söz almak isteyen var  mı? Yok.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum : Kabul edenler...  Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  14 üncü maddeyi okutuyorum :  MADDE 14. — 1475 Sayılı iş Kanununun 75 inci  maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  işin durdurulması veya işyerinin kapatılması  Madde 75. — A) ilgili tüzükte belirtilen birinci  derecedeki şartları yerine getirdikten sonra yetkili  M. G. Konseyi B: 155 25 a 7 a 1983 O : 2  makamdan izin almak suretiyle kurulan ve işlemeye  başlayan herhangi bir işyerinin tesis ve tertiplerin­ de, çalışma metot ve şekillerinde makine ve cihazla­ rında işçilerin hayatı için tehlikeli olan bir husus tes­ pit edilirse bu tehlike giderilinceye kadar bölge ça­ lışma müdürü başkanlığında, işyerlerini işçi sağlığı ve  iş güvenliği bakımından teftişe yetkili iki müfettiş,  bir işçi ve bir işveren temsilcisinden oluşan beş kişilik  bir komisyon kararıyla, tehlikenin niteliğine göre iş ta­ mamen veya kısmen durdurulur.  Askerî işyerleri ile yurt emniyeti için gerekli mad­ deler imal olunan işyerlerindeki komisyonun yapısı,  çalışma şekil ve esasları Millî Savunma Bakanlığı ile  Çalışma Bakanlığınca birlikte hazırlanacak bir Yönet­ melikte belirtilir.  B) Kurma izni ve işletme belgesi alınmadan açıl­ mış olan veya geçici işletme belgesi alındığı halde  ikinci derecedeki şartları verilen süre içinde yerine ge­ tirmemiş bulunan işyerlerinde işçilerin hayatı için teh­ likeli bir hususun tespit edilmesi halinde (A) bendin­ de belirtilen komisyon tarafından verilan karar üze­ rine o yerin en büyük mülkî amirinin emri ile ve  zabıta marifeti ile işyeri kapatılır. Kapatılan işyeri  kurma izni ve işletme belgesi alınmadan tekrar açı­ lamaz.  C) Bu maddeye göre verilecek durdurma veya  kapatma kararına karşı işverenin mahallî iş mahke­ mesinde altı iş günü içinde itiraz etmek yetkisi var­ dır. Mahkeme itirazı altı iş günü içinde karara bağ­ lar. Bu işler acele mevaddandır. Kararlar kesindir.  Ç) Bir işyerinde çalışan işçilerin yaş, cinsiyet ve  sağlık durumları böyle bir işyerinde çalışmalarına en­ gel teşkil ediyorsa, bunlar dahi çalışmaktan alıkonu­ lur.  D) Yukarıdaki bentler gereğince işyerlerinde işçi­ ler için tehlikeli olan tesis ve tedbirlerin veya makine  ve cihazların ne şekilde işletilmekten alıkonulacağı ve  bunların ne şekilde yeniden işletilmelerine izin verile­ bileceği, işyerinin kapatılması ve açılması, işin durdu­ rulmasına veya işyerinin kapatılmasına karar verilin­ ceye kadar acil hallerde alınacak tedbirlere ilişkin  hususlar ile komisyonda görev yapacak işçi ve işve­ ren temsilcilerinin nitelikleri, seçimi, komisyonun ça­ lışma şekil ve esasları bir tüzükte gösterilir.  E) Bir işyerinin kurulmasına ve işletilmesine izin  verilmiş olması 74 üncü maddede yazılı Tüzük hü­ kümlerinin uygulanmasına hiçbir zaman engel ola­ maz.  F) Bu maddenin (A) ve (B) bentleri gereğince  makine, tesisat ve tertibat veya işin durdurulması ve­ ya işyerinin kapatılması sebebiyle işsiz kalan işçilere  işveren, ücretlerini ödemeye veya ücretlerinde bir dü­ şüklük olmamak üzere meslek veya durumlarına gö­ re başka bir iş vermeye zorunludur.  BAŞKAN — 14 üncü madde üzerinde söz almak  isteyen?.. Yok.  14 üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum : Kabul  edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  15 inci maddeyi okutuyorum :  MADDE 15. — 1475 Sayılı iş Kanununun 77 nci  maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  İçki veya uyuşturucu madde kullanma yasağı  Madde 77. — A) İşyerine sarhoş veya uyuştu­ rucu madde almış olarak gelmek ve işyerinde alkollü  içki veya uyuşturucu madde kullanmak yasaktır.  B) işveren; işyeri eklentilerinden sayılan kısım­ larda, ne gibi hallerde, hangi zamanda ve hangi şart­ larla alkollü içki içilebileceğini tayin ve tespit edebi­ lir.  C) (A) bendindeki işyerinde alkollü içki kullan­ ma yasağı;  1. Alkollü içki yapılan işyerlerinde çalışan ve işin  gereği olarak imalatı kontrolle görevlendirilen işçi­ ler,  2. Kapalı kaplarda veya açık olarak alkollü içki  satılan veya içilen işyerlerinde işin gereği alkollü içki  içmek zorunda olan işçiler,  3. İşinin niteliği gereği müşterilerle birlikte al­ kollü içki içmek zorunda olan işçiler.  İçin uygulanmaz.  BAŞKAN — İşinin niteliği gereği müşterilerle bir­ likte alkollü içki içen böyle işçiler var mı?  DENtZ ÖĞRETMEN ALBAY ERBERK İNAM  (Sosyal Güvenlik İş ve işçi ilişkileri Komisyonu Baş­ kanı) — Konsomatrisler var efendim.  BAŞKAN — 15 inci madde üzerinde söz almak  isteyen?.. Yok.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum : Kabul edenler...  Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  16 ncı maddeyi okutuyorum :  MADDE 16. — 1475 sayılı İş Kanununun 80 inci  maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  Onsekiz yaşından küçük işçiler için rapor  Madde 80. — 13'den 18 yaşma kadar (18 dahil)  çocukların herhangi bir işe alınmalarından önce; iş- — 554 —
Sayfa 37 -
M. G. Konseyi B: 155 25 a 7 a 1983 O : 2  makamdan izin almak suretiyle kurulan ve işlemeye  başlayan herhangi bir işyerinin tesis ve tertiplerin­ de, çalışma metot ve şekillerinde makine ve cihazla­ rında işçilerin hayatı için tehlikeli olan bir husus tes­ pit edilirse bu tehlike giderilinceye kadar bölge ça­ lışma müdürü başkanlığında, işyerlerini işçi sağlığı ve  iş güvenliği bakımından teftişe yetkili iki müfettiş,  bir işçi ve bir işveren temsilcisinden oluşan beş kişilik  bir komisyon kararıyla, tehlikenin niteliğine göre iş ta­ mamen veya kısmen durdurulur.  Askerî işyerleri ile yurt emniyeti için gerekli mad­ deler imal olunan işyerlerindeki komisyonun yapısı,  çalışma şekil ve esasları Millî Savunma Bakanlığı ile  Çalışma Bakanlığınca birlikte hazırlanacak bir Yönet­ melikte belirtilir.  B) Kurma izni ve işletme belgesi alınmadan açıl­ mış olan veya geçici işletme belgesi alındığı halde  ikinci derecedeki şartları verilen süre içinde yerine ge­ tirmemiş bulunan işyerlerinde işçilerin hayatı için teh­ likeli bir hususun tespit edilmesi halinde (A) bendin­ de belirtilen komisyon tarafından verilan karar üze­ rine o yerin en büyük mülkî amirinin emri ile ve  zabıta marifeti ile işyeri kapatılır. Kapatılan işyeri  kurma izni ve işletme belgesi alınmadan tekrar açı­ lamaz.  C) Bu maddeye göre verilecek durdurma veya  kapatma kararına karşı işverenin mahallî iş mahke­ mesinde altı iş günü içinde itiraz etmek yetkisi var­ dır. Mahkeme itirazı altı iş günü içinde karara bağ­ lar. Bu işler acele mevaddandır. Kararlar kesindir.  Ç) Bir işyerinde çalışan işçilerin yaş, cinsiyet ve  sağlık durumları böyle bir işyerinde çalışmalarına en­ gel teşkil ediyorsa, bunlar dahi çalışmaktan alıkonu­ lur.  D) Yukarıdaki bentler gereğince işyerlerinde işçi­ ler için tehlikeli olan tesis ve tedbirlerin veya makine  ve cihazların ne şekilde işletilmekten alıkonulacağı ve  bunların ne şekilde yeniden işletilmelerine izin verile­ bileceği, işyerinin kapatılması ve açılması, işin durdu­ rulmasına veya işyerinin kapatılmasına karar verilin­ ceye kadar acil hallerde alınacak tedbirlere ilişkin  hususlar ile komisyonda görev yapacak işçi ve işve­ ren temsilcilerinin nitelikleri, seçimi, komisyonun ça­ lışma şekil ve esasları bir tüzükte gösterilir.  E) Bir işyerinin kurulmasına ve işletilmesine izin  verilmiş olması 74 üncü maddede yazılı Tüzük hü­ kümlerinin uygulanmasına hiçbir zaman engel ola­ maz.  F) Bu maddenin (A) ve (B) bentleri gereğince  makine, tesisat ve tertibat veya işin durdurulması ve­ ya işyerinin kapatılması sebebiyle işsiz kalan işçilere  işveren, ücretlerini ödemeye veya ücretlerinde bir dü­ şüklük olmamak üzere meslek veya durumlarına gö­ re başka bir iş vermeye zorunludur.  BAŞKAN — 14 üncü madde üzerinde söz almak  isteyen?.. Yok.  14 üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum : Kabul  edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  15 inci maddeyi okutuyorum :  MADDE 15. — 1475 Sayılı iş Kanununun 77 nci  maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  İçki veya uyuşturucu madde kullanma yasağı  Madde 77. — A) İşyerine sarhoş veya uyuştu­ rucu madde almış olarak gelmek ve işyerinde alkollü  içki veya uyuşturucu madde kullanmak yasaktır.  B) işveren; işyeri eklentilerinden sayılan kısım­ larda, ne gibi hallerde, hangi zamanda ve hangi şart­ larla alkollü içki içilebileceğini tayin ve tespit edebi­ lir.  C) (A) bendindeki işyerinde alkollü içki kullan­ ma yasağı;  1. Alkollü içki yapılan işyerlerinde çalışan ve işin  gereği olarak imalatı kontrolle görevlendirilen işçi­ ler,  2. Kapalı kaplarda veya açık olarak alkollü içki  satılan veya içilen işyerlerinde işin gereği alkollü içki  içmek zorunda olan işçiler,  3. İşinin niteliği gereği müşterilerle birlikte al­ kollü içki içmek zorunda olan işçiler.  İçin uygulanmaz.  BAŞKAN — İşinin niteliği gereği müşterilerle bir­ likte alkollü içki içen böyle işçiler var mı?  DENtZ ÖĞRETMEN ALBAY ERBERK İNAM  (Sosyal Güvenlik İş ve işçi ilişkileri Komisyonu Baş­ kanı) — Konsomatrisler var efendim.  BAŞKAN — 15 inci madde üzerinde söz almak  isteyen?.. Yok.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum : Kabul edenler...  Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  16 ncı maddeyi okutuyorum :  MADDE 16. — 1475 sayılı İş Kanununun 80 inci  maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  Onsekiz yaşından küçük işçiler için rapor  Madde 80. — 13'den 18 yaşma kadar (18 dahil)  çocukların herhangi bir işe alınmalarından önce; iş- — 554 —  M. G. Konseyi B : 155 25 £ 7 a 1983 O : 2  yeri hekimi, işçi sağlığı dispanserleri; bunların bulun­ madığı yerlerde sırası ile en yakın Sosyal Sigortalar  Kurumu Sağlık Ocağı, Hükümet veya Belediye Ta­ biplerine muayene ettirilerek işin niteliğine ve şartla­ rına göre vücut yapılarının dayanıklı olduğunun ra­ porla belirtilmesi ve bunların 18 yaşıfaı dolduruncaya  kadar en az her altı ayda bir aynı şekilde doktor mu­ ayenesinden geçirilerek bu işte çalışmaya devamla­ rında bir sakınca olup olmadığının kontrol ettirilmesi  ve bütün bu raporların işyerinde muhafaza ettirilerek  yetkili memurların isteği üzerine kendilerine gösteril­ mesi zorunludur.  Birinci fıkrada yazılı tabipliklerce verilen rapora  itiraz halinde, işçi en yakın Sosyal Sigortalar Kuru­ mu Hastanesi sıhhî kurulunca muayeneye tabi tutu­ lur. Verilen rapor kesindir.  Bu raporlar damga vergisi ve her çeşit resim ve  harçtan muaftır. '  BAŞKAN — 16 ncı madde üzerinde söz almak  isteyen?..  Buyurun efendim.  SOSYAL GÜVENLIK BAKANI SADIK ŞÎDE  — Sayın Cumhurbaşkanım, burada bir ifade çelişkisi  var; birinci defa takdimde de gözden kaçırmışız.  «Sosyal Sigortalar Kurumu Sağlık Ocağı» diyor. Sos­ yal Sigortalar Kurumu o bölgede hastane açmış ola­ bilir, dispanseri bulunabilir veya sağlık istasyonu bu­ lunabilir efendim. Resmî isimleri bunlardır.  BAŞKAN — Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı­ nın Sağlık Ocağı vardır.  SOSYAL GÜVENLİK BAKANI SADIK SİDE  — Sosyal Sigortalar Kurumunda «sağlık ocağı» iba­ resi yoktur; dispanser, hastane veya sağlık istasyonu­ dur; «tesis» demek yeter efendim.  BAŞKAN — Sağlık tesislerinde...  SOSYAL GÜVENLİK BAKANI SADIK SİDE  — Evet efendim, hepsini içine alır.  ORAM1RAL NEJAT TÜMER — «Sosyal Sigor­ talar Kurumu»ndan sonra bir virgül olacak da on­ dan efendim. Çünkü birçok vilayette sağlık ocakları  var. «Sosyal Sigortalar Kurumu, Sağlık Ocağı, Hükü­ met veya Belediye Tabiplerine muayene ettirilerek...»  şeklinde olacak.  BAŞKAN — Komisyona soralım : Sosyal Sigorta­ lar Kurumuna ait bir sağlık ocağı mı kastediliyor,  yoksa Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığının sağlık  ocakları mıdır?  DENİZ ÖĞRETMEN ALBAY ERBERK İNAM  (Sosyal Güvenlik, iş ve işçi İlişkileri Komisyonu Baş­ kanı) — Sayın Cumhurbaşkanım, «Sosyal Sigortalar  Kurumu» ibaresinden sonra virgül unutulmuş efen­ dim.  BAŞKAN — Virgül olursa o zaman bizzat Sos­ yal Sigortalar Kurumu yapacak gibi anlaşılır oysa  bunu kurumunun sağlık heyetleri yapar.  DENİZ ÖĞRETMEN ALBAY ERBERK İNAM  (Sosyal Güvenlik, İş ve İşçi İlişkileri Komisyonu Baş­ kanı) — Hayır Sayın Cumhurbaşkanım, tabiplerince...  MALİYE BAKANI ADNAN BAŞER KAFAOĞ- LU — Haklı efendim, Sosyal Sigortalar Kurumu ta­ bibi, Sağlık Ocağı tabibi...  DENİZ ÖĞRETMEN ALBAY ERBERK İNAM  (Sosyal Güvenlik, İş ve İşçi İlişkileri Komisyonu Baş­ kanı) — Hükümet veya belediye tabipleri.  BAŞKAN — O halde o «tabiplerine» tabiri hep­ sine şamil.  DENİZ ÖĞRETMEN ALBAY ERBERK İNAM  (Sosyal Güvenlik, iş ve İşçi İlişkileri Komisyonu Baş­ kanı) — Evet efendim.  BAŞKAN — Yani, Sosyal Sigortalar Kurumu ta­ bibi, sağlık ocağındaki tabip, Hükümet veya belediye  tabipleri...  DENİZ ÖĞRETMEN ALBAY ERBERK İNAM  (Sosyal Güvenlik, İş ve İşçi İlişkileri Komisyonu Baş­ kanı) — Evet Sayın Cumhurbaşkanım.  BAŞKAN — O halde oraya bir virgül koyun.  «Sosyal Sigortalar Kurumu, Sağlık Ocağı...» şeklinde  olacak.  16 ncı madde üzerinde başka söz almak isteyen?..  Yok.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum. Kabul edenler...  Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  17 nci maddeyi okutuyorum :  MADDE 17. — 1475 Sayılı tş Kanununun 85 inci  maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  Yasaklar  Madde 85. — işçilere iş ve işlere işçi bulmak için,  kazanç amacıyla olsun veya olmasın faaliyet gösteril­ mesi, çalışılması veya büro açılması yasaktır.  Ancak, tarım işlerinde ücretli iş ve işçi bulma ara­ cılığına, İş ve İşçi Bulma Kurumu izin verebilir.  İş ve İşçi Bulma Kurumundan izin almak ve bu  Kurumca her zaman denetlenmek kaydıyla bir işve­ renin yurt dışında kendi iş ve faaliyetlerinde çalıştıra­ cağı işçileri temin etmesi mümkündür. Şu kadarki;  bu işlere karşılık bu kimselerden hangi isim altında  olursa olsun menfaat sağlanması yasaktır.  tş ve İşçi Bulma Kurumunun gereği halinde veri­ len izni geri alma yetkisi saklıdır.
Sayfa 38 -
M. G. Konseyi B : 155 25 £ 7 a 1983 O : 2  yeri hekimi, işçi sağlığı dispanserleri; bunların bulun­ madığı yerlerde sırası ile en yakın Sosyal Sigortalar  Kurumu Sağlık Ocağı, Hükümet veya Belediye Ta­ biplerine muayene ettirilerek işin niteliğine ve şartla­ rına göre vücut yapılarının dayanıklı olduğunun ra­ porla belirtilmesi ve bunların 18 yaşıfaı dolduruncaya  kadar en az her altı ayda bir aynı şekilde doktor mu­ ayenesinden geçirilerek bu işte çalışmaya devamla­ rında bir sakınca olup olmadığının kontrol ettirilmesi  ve bütün bu raporların işyerinde muhafaza ettirilerek  yetkili memurların isteği üzerine kendilerine gösteril­ mesi zorunludur.  Birinci fıkrada yazılı tabipliklerce verilen rapora  itiraz halinde, işçi en yakın Sosyal Sigortalar Kuru­ mu Hastanesi sıhhî kurulunca muayeneye tabi tutu­ lur. Verilen rapor kesindir.  Bu raporlar damga vergisi ve her çeşit resim ve  harçtan muaftır. '  BAŞKAN — 16 ncı madde üzerinde söz almak  isteyen?..  Buyurun efendim.  SOSYAL GÜVENLIK BAKANI SADIK ŞÎDE  — Sayın Cumhurbaşkanım, burada bir ifade çelişkisi  var; birinci defa takdimde de gözden kaçırmışız.  «Sosyal Sigortalar Kurumu Sağlık Ocağı» diyor. Sos­ yal Sigortalar Kurumu o bölgede hastane açmış ola­ bilir, dispanseri bulunabilir veya sağlık istasyonu bu­ lunabilir efendim. Resmî isimleri bunlardır.  BAŞKAN — Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı­ nın Sağlık Ocağı vardır.  SOSYAL GÜVENLİK BAKANI SADIK SİDE  — Sosyal Sigortalar Kurumunda «sağlık ocağı» iba­ resi yoktur; dispanser, hastane veya sağlık istasyonu­ dur; «tesis» demek yeter efendim.  BAŞKAN — Sağlık tesislerinde...  SOSYAL GÜVENLİK BAKANI SADIK SİDE  — Evet efendim, hepsini içine alır.  ORAM1RAL NEJAT TÜMER — «Sosyal Sigor­ talar Kurumu»ndan sonra bir virgül olacak da on­ dan efendim. Çünkü birçok vilayette sağlık ocakları  var. «Sosyal Sigortalar Kurumu, Sağlık Ocağı, Hükü­ met veya Belediye Tabiplerine muayene ettirilerek...»  şeklinde olacak.  BAŞKAN — Komisyona soralım : Sosyal Sigorta­ lar Kurumuna ait bir sağlık ocağı mı kastediliyor,  yoksa Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığının sağlık  ocakları mıdır?  DENİZ ÖĞRETMEN ALBAY ERBERK İNAM  (Sosyal Güvenlik, iş ve işçi İlişkileri Komisyonu Baş­ kanı) — Sayın Cumhurbaşkanım, «Sosyal Sigortalar  Kurumu» ibaresinden sonra virgül unutulmuş efen­ dim.  BAŞKAN — Virgül olursa o zaman bizzat Sos­ yal Sigortalar Kurumu yapacak gibi anlaşılır oysa  bunu kurumunun sağlık heyetleri yapar.  DENİZ ÖĞRETMEN ALBAY ERBERK İNAM  (Sosyal Güvenlik, İş ve İşçi İlişkileri Komisyonu Baş­ kanı) — Hayır Sayın Cumhurbaşkanım, tabiplerince...  MALİYE BAKANI ADNAN BAŞER KAFAOĞ- LU — Haklı efendim, Sosyal Sigortalar Kurumu ta­ bibi, Sağlık Ocağı tabibi...  DENİZ ÖĞRETMEN ALBAY ERBERK İNAM  (Sosyal Güvenlik, İş ve İşçi İlişkileri Komisyonu Baş­ kanı) — Hükümet veya belediye tabipleri.  BAŞKAN — O halde o «tabiplerine» tabiri hep­ sine şamil.  DENİZ ÖĞRETMEN ALBAY ERBERK İNAM  (Sosyal Güvenlik, iş ve İşçi İlişkileri Komisyonu Baş­ kanı) — Evet efendim.  BAŞKAN — Yani, Sosyal Sigortalar Kurumu ta­ bibi, sağlık ocağındaki tabip, Hükümet veya belediye  tabipleri...  DENİZ ÖĞRETMEN ALBAY ERBERK İNAM  (Sosyal Güvenlik, İş ve İşçi İlişkileri Komisyonu Baş­ kanı) — Evet Sayın Cumhurbaşkanım.  BAŞKAN — O halde oraya bir virgül koyun.  «Sosyal Sigortalar Kurumu, Sağlık Ocağı...» şeklinde  olacak.  16 ncı madde üzerinde başka söz almak isteyen?..  Yok.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum. Kabul edenler...  Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  17 nci maddeyi okutuyorum :  MADDE 17. — 1475 Sayılı tş Kanununun 85 inci  maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  Yasaklar  Madde 85. — işçilere iş ve işlere işçi bulmak için,  kazanç amacıyla olsun veya olmasın faaliyet gösteril­ mesi, çalışılması veya büro açılması yasaktır.  Ancak, tarım işlerinde ücretli iş ve işçi bulma ara­ cılığına, İş ve İşçi Bulma Kurumu izin verebilir.  İş ve İşçi Bulma Kurumundan izin almak ve bu  Kurumca her zaman denetlenmek kaydıyla bir işve­ renin yurt dışında kendi iş ve faaliyetlerinde çalıştıra­ cağı işçileri temin etmesi mümkündür. Şu kadarki;  bu işlere karşılık bu kimselerden hangi isim altında  olursa olsun menfaat sağlanması yasaktır.  tş ve İşçi Bulma Kurumunun gereği halinde veri­ len izni geri alma yetkisi saklıdır.  M. G. Konseyi B: 155 25 . 7 â 1983 O : 2  BAŞKAN — 17 nci madde üzerinde söz almak  isteyen?.. Yok.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum. Kabul edenler...  Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  18 inci maddeyi okutuyorum:  MADDE 18. — 1475 Sayılı iş Kanununun 91 in­ ci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  Muafiyet  Madde 91. — işçi ve işverenlerle bunların meslek  kuruluşları tarafından kendilerini ilgilendiren ve iş  hayatına ilişkin işlerde Çalışma Bakanlığına yazı ile  başvurma halinde bu dilekçeler ve bunlarla ilgili tu­ tanak, evrak, defter ve işlemler damga vergisi ve her  çeşit resim ve harçtan muaftır.  BAŞKAN — 18 inci madde üzerinde söz almak  isteyen?.. Yok.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum : Kabul edenler...  Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  , 19 uncu maddeyi okutuyorum :  MADDE 19. — 1475 sayılı iş Kanununun 92 nci  maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  Sair merciler tarafından yapılan teftişler  Madde 92. — işyerinin kurulup açılmasına izin ver­ meye yetkili belediyelerle diğer ilgili makamlar işyeri­ nin kurulmasına ve işletilmesine izin vermeden önce,  Çalışma Bakanlığınca iş mevzuatına göre verilmesi ge­ rekli kurma izni ve işletme belgesinin mevcudiyetini  kontrol ederler. Çalışma Bakanlığınca kurma izni ve  işletme belgesi verilmemiş işyerlerine belediyeler ve­ ya diğer ilgili makamlarca da kurma veya açılma izni  verilemez.  Kamu kurum ve kuruluşlarının işyerlerinde yapa­ cakları işçi sağlığı ve iş güvenliği ile ilgili teftiş ve  denetlemelerin sonuçlarını ve bu yolda yapacakları iş­ lemleri o yer için yetkili bölge çalışma müdürlüğüne  bildirirler.  işyerinin kurulup açılmasına izin vermeye yetkili  belediyelerle diğer ilgili makamlar her ay bu hususta  izin verdikleri, işveren ve işyerinin isim ve adresini  ve yapılan işin çeşidini gösterir listeleri bir sonraki  ayın 15'ine kadar o yerin bağlı bulunduğu bölge çalış­ ma müdürlüğüne bildirirler.  BAŞKAN — 19 uncu madde üzerinde söz almak  isteyen?.. Yok.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum : Kabul edenler...  Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  20 nci maddeyi okutuyorum :  MADDE 20. — 1475 sayılı tş Kanununun 97  nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  Genel hükümler© ilişkin cezalar  Madde 97. — Bu Kanunun 3 üncü maddesine ay­ kırı hareket edenlere; beş işçiye kadar (beş işçi dahil)  işçi çalıştıranlar hakkında yedibinbeşyüz liradan otuz- yedibinbeşyüz liraya kadar, daha fazla işçi çalıştıran­ lar hakkında onbeşbin liradan yetmişbeşbin liraya  kadar ağır para cezası hükmolunur.  Bu maddede yazılı fiillerin tekerrürü halinde yu­ karıda yazılı para cezalarının iki katı hükmolunur.  BAŞKAN — Bunu galiba siz bir şeyle çarpmış­ sınız, yedibinbeşyüz olmuş; onbin dese adiniz daha  uygun olurdu.  DENİZ ÖĞRETMEN ALBAY ERBERK İNAM  (Sosyal Güvenlik, iş ve işçi ilişkileri Komisyonu Baş­ kanı) — Sayın Cumhurbaşkanım, daha önceki tartış­ malarda...  BAŞKAN — Böyle bir nispet aldınız, hepsini on­ larla çarparak bunlar çıktı, tkayüzelli idi herhalde.  DENİZ ÖĞRETMEN ALBAY ERBERK İNAM  (Sosyal Güvenlik, tş ve işçi ilişkileri Komisyonu Baş­ kanı) — Ikiyüzelli idi efendim. Otuz misli artması  gerektiği ve zatı âlinizin de tasvip buyurması dolayı­ sıyla otuz misli artırıldı ve onun da tavanını beş misli  olarak hesapladık efendim.  ADALET BAKANI KÂZIM AKDOĞAN — Ev­ velce ikiyüzelli imiş, ikincisi beşyüzmüş.  BAŞKAN — Öyle olmuş.  20 nci madde üzerinde söz almak isteyen?.. Yok.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum : Kabul edenler...  Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  21 inci maddeyi okutuyorum :  MADDE 21. — 1475 sayılı iş Kanununun 98 inci  maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  Hizmet akdine ilişkin cezalar  Madde 98. — Bu Kanunun;  A - 1. 9 uncu maddesinin birinci fıkrasında belir­ tilen hizmet aktini yazılı olarak yapmayan ve ikinci  fıkrada sözü edilen belgeyi vermeyen,  2. 10 uncu maddede anılan takım sözleşmesini  yazılı yapmayan,  3. 13 üncü maddenin (A) bendinde belirtilen ih­ bar süresine ilişkin ücreti 14 üncü maddede yazılı hal­ lerde kıdem tazminatını ödemeyen,  4. 19 uncu maddeye aykırı olarak ihbar süresi  içinde işçiye yeni iş arama izni vermeyen,  5. 20 nci maddede yazılı belgeyi işçiye vermeyen  veya bu belgede gerçeğe aykırı bilgi veren veya 21  inci maddede yazılı işçi çalışma ve kimlik karnesini  vermeyen,  — 556 —
Sayfa 39 -
M. G. Konseyi B: 155 25 . 7 â 1983 O : 2  BAŞKAN — 17 nci madde üzerinde söz almak  isteyen?.. Yok.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum. Kabul edenler...  Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  18 inci maddeyi okutuyorum:  MADDE 18. — 1475 Sayılı iş Kanununun 91 in­ ci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  Muafiyet  Madde 91. — işçi ve işverenlerle bunların meslek  kuruluşları tarafından kendilerini ilgilendiren ve iş  hayatına ilişkin işlerde Çalışma Bakanlığına yazı ile  başvurma halinde bu dilekçeler ve bunlarla ilgili tu­ tanak, evrak, defter ve işlemler damga vergisi ve her  çeşit resim ve harçtan muaftır.  BAŞKAN — 18 inci madde üzerinde söz almak  isteyen?.. Yok.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum : Kabul edenler...  Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  , 19 uncu maddeyi okutuyorum :  MADDE 19. — 1475 sayılı iş Kanununun 92 nci  maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  Sair merciler tarafından yapılan teftişler  Madde 92. — işyerinin kurulup açılmasına izin ver­ meye yetkili belediyelerle diğer ilgili makamlar işyeri­ nin kurulmasına ve işletilmesine izin vermeden önce,  Çalışma Bakanlığınca iş mevzuatına göre verilmesi ge­ rekli kurma izni ve işletme belgesinin mevcudiyetini  kontrol ederler. Çalışma Bakanlığınca kurma izni ve  işletme belgesi verilmemiş işyerlerine belediyeler ve­ ya diğer ilgili makamlarca da kurma veya açılma izni  verilemez.  Kamu kurum ve kuruluşlarının işyerlerinde yapa­ cakları işçi sağlığı ve iş güvenliği ile ilgili teftiş ve  denetlemelerin sonuçlarını ve bu yolda yapacakları iş­ lemleri o yer için yetkili bölge çalışma müdürlüğüne  bildirirler.  işyerinin kurulup açılmasına izin vermeye yetkili  belediyelerle diğer ilgili makamlar her ay bu hususta  izin verdikleri, işveren ve işyerinin isim ve adresini  ve yapılan işin çeşidini gösterir listeleri bir sonraki  ayın 15'ine kadar o yerin bağlı bulunduğu bölge çalış­ ma müdürlüğüne bildirirler.  BAŞKAN — 19 uncu madde üzerinde söz almak  isteyen?.. Yok.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum : Kabul edenler...  Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  20 nci maddeyi okutuyorum :  MADDE 20. — 1475 sayılı tş Kanununun 97  nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  Genel hükümler© ilişkin cezalar  Madde 97. — Bu Kanunun 3 üncü maddesine ay­ kırı hareket edenlere; beş işçiye kadar (beş işçi dahil)  işçi çalıştıranlar hakkında yedibinbeşyüz liradan otuz- yedibinbeşyüz liraya kadar, daha fazla işçi çalıştıran­ lar hakkında onbeşbin liradan yetmişbeşbin liraya  kadar ağır para cezası hükmolunur.  Bu maddede yazılı fiillerin tekerrürü halinde yu­ karıda yazılı para cezalarının iki katı hükmolunur.  BAŞKAN — Bunu galiba siz bir şeyle çarpmış­ sınız, yedibinbeşyüz olmuş; onbin dese adiniz daha  uygun olurdu.  DENİZ ÖĞRETMEN ALBAY ERBERK İNAM  (Sosyal Güvenlik, iş ve işçi ilişkileri Komisyonu Baş­ kanı) — Sayın Cumhurbaşkanım, daha önceki tartış­ malarda...  BAŞKAN — Böyle bir nispet aldınız, hepsini on­ larla çarparak bunlar çıktı, tkayüzelli idi herhalde.  DENİZ ÖĞRETMEN ALBAY ERBERK İNAM  (Sosyal Güvenlik, tş ve işçi ilişkileri Komisyonu Baş­ kanı) — Ikiyüzelli idi efendim. Otuz misli artması  gerektiği ve zatı âlinizin de tasvip buyurması dolayı­ sıyla otuz misli artırıldı ve onun da tavanını beş misli  olarak hesapladık efendim.  ADALET BAKANI KÂZIM AKDOĞAN — Ev­ velce ikiyüzelli imiş, ikincisi beşyüzmüş.  BAŞKAN — Öyle olmuş.  20 nci madde üzerinde söz almak isteyen?.. Yok.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum : Kabul edenler...  Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  21 inci maddeyi okutuyorum :  MADDE 21. — 1475 sayılı iş Kanununun 98 inci  maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  Hizmet akdine ilişkin cezalar  Madde 98. — Bu Kanunun;  A - 1. 9 uncu maddesinin birinci fıkrasında belir­ tilen hizmet aktini yazılı olarak yapmayan ve ikinci  fıkrada sözü edilen belgeyi vermeyen,  2. 10 uncu maddede anılan takım sözleşmesini  yazılı yapmayan,  3. 13 üncü maddenin (A) bendinde belirtilen ih­ bar süresine ilişkin ücreti 14 üncü maddede yazılı hal­ lerde kıdem tazminatını ödemeyen,  4. 19 uncu maddeye aykırı olarak ihbar süresi  içinde işçiye yeni iş arama izni vermeyen,  5. 20 nci maddede yazılı belgeyi işçiye vermeyen  veya bu belgede gerçeğe aykırı bilgi veren veya 21  inci maddede yazılı işçi çalışma ve kimlik karnesini  vermeyen,  — 556 —  M- G. Konseyi B : 155 25 . 7 s 1983 O : 2  6. 22 nci maddeye aykırı hareket eden,  Beş işçiye kadar (beş işçi dahil) işçi çalıştıran iş­ veren veya vekili hakkında üçbin liradan onbeşbin  liraya kadar, daha fazla işçi çalıştıranlar hakkında on­ beşbin liradan yetmişbin liraya kadar ağır para cezası,  tekerrürü halinde belirtilen cezaların iki katı hükmo- lunur.  B) 24 üncü madde hükümlerine aykırı olarak işçi  çıkaran veya işyerine yeni işçi alan işveren veya ve­ kili hakkında işten çıkardığı veya işe aldığı her işçi  için otuzbin lira ağır para cezası hükmolunur.  C) 25 inci maddeye aykırı hareketle sakat veya  eski hükümlü çalıştırmayan işveren veya vekili hak­ kında çalıştırmadığı her sakat ve eski hükümlü ve ça­ lıştırmadığı her ay için onbeşbin lira ağır para cezası  hükmolunur.  D) 14 üncü madde hükümlerine aykırı harekette  bulunarak kıdem tazminatının öngörülen esaslar dışın­ da veya saptanan miktar veya tavan aşılarak öden­ mesi için emir veya talimat veren veya bu yolda ha­ reket eden özel veya kamu kurumu veya kuruluşların  yönetim kurulu üyeleri, genel müdür, müessese müdü­ rü, muhasebe müdürü gibi yetkili sorumluları hak­ kında, fiil daha ağır cezayı gerektiren bir suç teşkil  etmediği takdirde altı aydan iki seneye kadar hapis ve  yirmibin liradan ellibin liraya kadar ağır para cezası  hükmolunur. Kanuna aykırı olarak fazla ödenen mik­ tarın da ayrıca Hazine lehine resen tahsiline karar  verilir.  BAŞKAN — Usul bakımından (A)'dan sonra  parantez konmamış fakat (B), (C) ve ı(D)'den son­ ra konmuş. (A)'dan sonra da bir parantez konma­ sı lazım. Ondan sonra (A)'yı takiben (11) var, arka­ sından da (9) geliyor. Buradaki 1, 2, 3, 4, 5 ve 6  rakamlarını parantez içine alalım. O zaman karış­ maz. (1) nokta (9), yarın kanun basılınca {19) ola­ rak okunabilir, bir hata olabilir.  MALİYE BAKANI ADNAN BAŞER KAFA- OĞLU — 1 ila 9 uncu maddeler, değil mi?  BAŞKAN — Hayır; «A - 1. 9 uncu maddesi­ nin...» şeklinde yazılmış.  ORHAN DÜLGERLER (Kanunlar Müdürü)  — Bent oluyor.  BAŞKAN — (A) fıkrasının 1 inci bendi. Onun  İçin, bakın karışıyor. 1, 2, diye giden rakamları pa­ rantez içine alalım.  ORHAN DÜLGERLER (Kanunlar Müdürü)  Yalnız efendim, ana kanuna bakıp öyle düzenleye­ lim. Orada devamlı bu şekilde ise bütünlüğü sağla­ mak için böyle kalsın, ayrıcalık olmasın.  IBAŞKAN — Bakın bakalım.  DENİZ ÖĞRETMEN ALBAY ERBERK İNAM  (Sosyal Güvenlik, iş ve İşçi İlişkileri Komisyonu  Başkanı) •— Sayın Cumhurbaşkanım, bunlar ana  kanunda romen rakamı ile yazılmış. «Madde  98. - 1 , II, III» olarak yazılmış.  BAŞKAN — (A), (B), (C) şeklinde değil mi?  DENİZ ÖĞRETMEN ALBAY ERBERK İNAM  (Sosyal Güvenlik, İş ve İşçi İlişkileri Komisyonu  Başkanı) — (A) yok efendim.  BAŞKAN — Biz burada şimdi (A), (B), (C),  (D) demişiz.  DENİZ ÖĞRETMEN ALBAY ERBERK İNAM  (Sosyal Güvenlik, İş ve İşçi İlişkileri Komisyonu  Başkanı) — Sayın Cumhurbaşkanım, örneğin kıdem  tazminatı, örneğin 25 inci madde müeyyideleri de  getirildiği için; bazı maddelerin müeyyideleri yok­ tu efendim, o nedenle.  BAŞKAN — Güzel de A, B, C ve D'den son­ ra yarım parantez olacak. 1, 2, 3, 4, 5, 6 diye de  altı bent var. Onları da ya iki parantez içerisine  veya tek parantez içine alalım, (l)'den sonra birden  bire yanına (9) rakamı geliyor.  ORHAN DÜLGERLER (Kanunlar Müdürü)  Efendim, ana kanuna baktık, bir mahzburu yok,  buyurduğunuz gibi olabilir.  'BAŞKAN — Onu o şekilde düzeltin.  21 inci maddeüzerinde söz almak isteyen?.. Yok.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul eden­ ler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  22 nci maddeyi okutuyorum!;  MADDE 22. — 1475 Sayılı İş Kanununun 99  uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  Ücrete ilişkin cezalar  Madde 99. — A) İşçinin bu Kanundan veya  toplu iş sözleşmesinden yahut hizmet aklinden do­ ğan ve 26 inci maddede belirtilen ücretini süresi  içinde kasten ödemeyen veya noksan ödeyen işve­ ren veya işveren vekili bu durumda olan her işçi  için binbeşyüz lira ağır para cezası ile cezalandırı­ lır. Hükmedilecek ceza üç bin liradan az olamaz.  B) 1. 30 uncu maddede yazılı ücrete ilişkin  hesap pusulalarını işçiye vermeyen, 31 inci madde­ de gösterilen tutardan fazla olarak işçi ücretlerin­ den zarar karşılığı kesinti yapan veya zarar yap­ maksızın işten çıkan işçiye tazminatını iade etme­ yen veya mahsup yaptığı halde istek üzerine hesap  ve belgeleri göstermeyen, 32 nci maddede belirtilen  sebepler dışında işçiye ücret kesintisi cezası kesen  557 —
Sayfa 40 -
M- G. Konseyi B : 155 25 . 7 s 1983 O : 2  6. 22 nci maddeye aykırı hareket eden,  Beş işçiye kadar (beş işçi dahil) işçi çalıştıran iş­ veren veya vekili hakkında üçbin liradan onbeşbin  liraya kadar, daha fazla işçi çalıştıranlar hakkında on­ beşbin liradan yetmişbin liraya kadar ağır para cezası,  tekerrürü halinde belirtilen cezaların iki katı hükmo- lunur.  B) 24 üncü madde hükümlerine aykırı olarak işçi  çıkaran veya işyerine yeni işçi alan işveren veya ve­ kili hakkında işten çıkardığı veya işe aldığı her işçi  için otuzbin lira ağır para cezası hükmolunur.  C) 25 inci maddeye aykırı hareketle sakat veya  eski hükümlü çalıştırmayan işveren veya vekili hak­ kında çalıştırmadığı her sakat ve eski hükümlü ve ça­ lıştırmadığı her ay için onbeşbin lira ağır para cezası  hükmolunur.  D) 14 üncü madde hükümlerine aykırı harekette  bulunarak kıdem tazminatının öngörülen esaslar dışın­ da veya saptanan miktar veya tavan aşılarak öden­ mesi için emir veya talimat veren veya bu yolda ha­ reket eden özel veya kamu kurumu veya kuruluşların  yönetim kurulu üyeleri, genel müdür, müessese müdü­ rü, muhasebe müdürü gibi yetkili sorumluları hak­ kında, fiil daha ağır cezayı gerektiren bir suç teşkil  etmediği takdirde altı aydan iki seneye kadar hapis ve  yirmibin liradan ellibin liraya kadar ağır para cezası  hükmolunur. Kanuna aykırı olarak fazla ödenen mik­ tarın da ayrıca Hazine lehine resen tahsiline karar  verilir.  BAŞKAN — Usul bakımından (A)'dan sonra  parantez konmamış fakat (B), (C) ve ı(D)'den son­ ra konmuş. (A)'dan sonra da bir parantez konma­ sı lazım. Ondan sonra (A)'yı takiben (11) var, arka­ sından da (9) geliyor. Buradaki 1, 2, 3, 4, 5 ve 6  rakamlarını parantez içine alalım. O zaman karış­ maz. (1) nokta (9), yarın kanun basılınca {19) ola­ rak okunabilir, bir hata olabilir.  MALİYE BAKANI ADNAN BAŞER KAFA- OĞLU — 1 ila 9 uncu maddeler, değil mi?  BAŞKAN — Hayır; «A - 1. 9 uncu maddesi­ nin...» şeklinde yazılmış.  ORHAN DÜLGERLER (Kanunlar Müdürü)  — Bent oluyor.  BAŞKAN — (A) fıkrasının 1 inci bendi. Onun  İçin, bakın karışıyor. 1, 2, diye giden rakamları pa­ rantez içine alalım.  ORHAN DÜLGERLER (Kanunlar Müdürü)  Yalnız efendim, ana kanuna bakıp öyle düzenleye­ lim. Orada devamlı bu şekilde ise bütünlüğü sağla­ mak için böyle kalsın, ayrıcalık olmasın.  IBAŞKAN — Bakın bakalım.  DENİZ ÖĞRETMEN ALBAY ERBERK İNAM  (Sosyal Güvenlik, iş ve İşçi İlişkileri Komisyonu  Başkanı) •— Sayın Cumhurbaşkanım, bunlar ana  kanunda romen rakamı ile yazılmış. «Madde  98. - 1 , II, III» olarak yazılmış.  BAŞKAN — (A), (B), (C) şeklinde değil mi?  DENİZ ÖĞRETMEN ALBAY ERBERK İNAM  (Sosyal Güvenlik, İş ve İşçi İlişkileri Komisyonu  Başkanı) — (A) yok efendim.  BAŞKAN — Biz burada şimdi (A), (B), (C),  (D) demişiz.  DENİZ ÖĞRETMEN ALBAY ERBERK İNAM  (Sosyal Güvenlik, İş ve İşçi İlişkileri Komisyonu  Başkanı) — Sayın Cumhurbaşkanım, örneğin kıdem  tazminatı, örneğin 25 inci madde müeyyideleri de  getirildiği için; bazı maddelerin müeyyideleri yok­ tu efendim, o nedenle.  BAŞKAN — Güzel de A, B, C ve D'den son­ ra yarım parantez olacak. 1, 2, 3, 4, 5, 6 diye de  altı bent var. Onları da ya iki parantez içerisine  veya tek parantez içine alalım, (l)'den sonra birden  bire yanına (9) rakamı geliyor.  ORHAN DÜLGERLER (Kanunlar Müdürü)  Efendim, ana kanuna baktık, bir mahzburu yok,  buyurduğunuz gibi olabilir.  'BAŞKAN — Onu o şekilde düzeltin.  21 inci maddeüzerinde söz almak isteyen?.. Yok.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul eden­ ler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  22 nci maddeyi okutuyorum!;  MADDE 22. — 1475 Sayılı İş Kanununun 99  uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  Ücrete ilişkin cezalar  Madde 99. — A) İşçinin bu Kanundan veya  toplu iş sözleşmesinden yahut hizmet aklinden do­ ğan ve 26 inci maddede belirtilen ücretini süresi  içinde kasten ödemeyen veya noksan ödeyen işve­ ren veya işveren vekili bu durumda olan her işçi  için binbeşyüz lira ağır para cezası ile cezalandırı­ lır. Hükmedilecek ceza üç bin liradan az olamaz.  B) 1. 30 uncu maddede yazılı ücrete ilişkin  hesap pusulalarını işçiye vermeyen, 31 inci madde­ de gösterilen tutardan fazla olarak işçi ücretlerin­ den zarar karşılığı kesinti yapan veya zarar yap­ maksızın işten çıkan işçiye tazminatını iade etme­ yen veya mahsup yaptığı halde istek üzerine hesap  ve belgeleri göstermeyen, 32 nci maddede belirtilen  sebepler dışında işçiye ücret kesintisi cezası kesen  557 —  M. G. Konseyi B : 155 25 . 7 a 1983 O : 2  yahut bu paraları aynı bentte gösterilen sürede bu  hesaba yatırmayan işveren veya işveren vekili hak­ kında yedibitfbeşyüz liradan otuzyedibinbeşyüz li­ raya kadar ağır para cezası,  2. 33 üncü maddede belirtilen komisyonun  tespit ettiği asgarî ücretleri işçiye ödemeyen veya  noksan ödeyen 34 üncü maddede sözü edilen sebep­ ler dolayısıyla çalışmayan işçiye yarım ücret öde­ meyen, 35 inci maddede yazılı şartlar dışında faz­ la çalışma yaptıran veya aynı maddede gösterilen  fazla çalışma ücretini ödemeyen veya noksan öde­ yen, 36 ve 37 nci maddelerdeki hükümlere avkın  olarak çalışma yaptıran veya fazla çalışmaya ait üc­ retleri ödemeyen veya noksan ödeyen, 38, 41, 42,  43, 47 ve 54 üncü maddelerdeki şartlar ve usullere  uymayarak bu maddelerde gösterilen ücretleri öde­ meyen veya noksan ödeyen işveren veya vekili hak­ kında yedibinbeşyüz liradan otuzyedibinbeşyüz li­ raya kadar ağır para cezası,  3. 48 inci maddede gösterilen yüzdelerin hesa­ bına ait usullere uymayan, 52 nci maddenin sotı  fıkrasında belirtilen ücretsiz ilave izni vermeyen ve  ücretli izin kullanan işçiye peşin olarak bu izne  ait ücretini ödemeyen veya 56 nci maddedeki ha- kedilmiş izni kullanmadan hizmet akdinin feshi  halinde bu izne ait ücreti ödemeyen. 57 nci madde­ de belirtilen Yönetmelik hükümlerine aykırı hare­ ket eden veya 60 inci maddede sözü edilen sebep­ ler dolayısıyla işçi ücretinden indirme yapan işveren  veya işveren vekili hakkında otuzbin liradan yüz- ellibin liraya kadar ağır para cezası.  Hüfcmolunur.  BAŞKAN — IBu madde içindeki 1, 2, 3 rakam­ larını da yine parantez içine alınız.  22 nci madde üzerinde söz almak isteyen var  mı? Yoktur.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler...  Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  23 üncü maddeyi okutuyorum :  'MADDE 23. — '1475 Sayılı îş Kanununun 100  üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  işin düzenlenmesine ilişkin cezalar  Madde 100. — Bu Kanunun 61 inci maddesin­ de ve bu maddede belirtilen tüzükte tespit olunan  iş müddetlerine aykırı olarak işçilerini çalıştıran ve­ ya 64 üncü maddedeki ara dinlenmelerini bu mad­ deye göre uygulamayan veya işçileri 65 inci madde­ ye aykırı olarak geceleri sekiz saatten fazla çalıştı­ ran, gece ve gündüz postalarını değiştirmeyen, 67  nci madde hükmüne aykırı hareket eden, 68 inci  madde hükmüne aykırı olarak bu maddede zikre­ dilen yerlerde onsekiz yaşını doldurmamış erkek  çocukları ve her yaştaki kadınları çalıştıran, 69  uncu maddede anılan Tüzük hükümlerine aykırı  olarak hareket eden ve aynı maddenin birinci fıkra­ sındaki yazılı yasağa uymayan, 70 inci maddedeki  hükme aykırı olarak doğumdan evvel ve sonraki  müddetlerde gebe veya doğum yapmış kadınları  çalıştıran veya ücretsiz izin vermeyen, 72 nci mad­ dede belirtilen tüzük hükümlerine uymayan, işve­ ren veya işveren vekili hakkında kırkbeşbin liradan  ikiyüzyirmibeşbin liraya kadar ağır para cezası hük- molunur.  BAŞKAN — Demin «Tüzük ortadan kalktı»  falan dediniz; burada da tüzüklere atıf yapıyor, o  tüzükler mi bunlar, yoksa bunlar başka tüzükler  mi?  DENİZ ÖĞRETMEN ALBAY ERBERK ÎNAM  (Sosyal Güvenlik, tş ve işçi ilişkileri Komisyonu  Başkanı) — IBunlar başka tüzüktür Sayın Cumhur­ başkanım.  RÜŞTÜ ALTAY (Sosyal Güvenlik Bakanlığı  Temsilcisi) — Bunlar meri Sayın Cumhurbaşka­ nım.  ıBAŞKAN — Bunlar meri, tamam.  ÇALIŞMA BAKANI TURHAN ESENER —  öteki meri değil efendim.  BAŞKAN — Yani karışmasın diye sordum.  23 üncü madde üzerinde söz almak isteyen var  mı? Yoktur.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler...  Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  24 üncü maddeyi okutuyorum:  MADDE 24. — 1475 Sayılı iş Kanununun 101  İnci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  işçi sağlığı ve güvenliğine ilişkin cezalar  Madde 101. — IBu kanunun 73 üncü maddesi  hükmüne aykırı hareket eden 74 üncü maddenin  ikinci fıkrasında belirtilen kurma veya işletme bel­ gesi almadan bir işyerini açan, 74 üncü maddenin  birinci fıkrasında belirtilen tüzüklerdeki hükümlere  uymayan işveren veya işveren vekili hakkında alın­ mayan her işçi sağlığı veya iş güvenliği tedbiri için  otuzbin liradan az olmamak üzere ağır para cezası  hükmolunur. Alınmayan tedbirler oranında mütea­ kip her ay için ayrıca aynı miktar ceza uygulanır.  BAŞKAN — 24 üncü madde üzerinde söz al­ mak isteyen var mı? Yoktur.  — 558 —
Sayfa 41 -
M. G. Konseyi B : 155 25 . 7 a 1983 O : 2  yahut bu paraları aynı bentte gösterilen sürede bu  hesaba yatırmayan işveren veya işveren vekili hak­ kında yedibitfbeşyüz liradan otuzyedibinbeşyüz li­ raya kadar ağır para cezası,  2. 33 üncü maddede belirtilen komisyonun  tespit ettiği asgarî ücretleri işçiye ödemeyen veya  noksan ödeyen 34 üncü maddede sözü edilen sebep­ ler dolayısıyla çalışmayan işçiye yarım ücret öde­ meyen, 35 inci maddede yazılı şartlar dışında faz­ la çalışma yaptıran veya aynı maddede gösterilen  fazla çalışma ücretini ödemeyen veya noksan öde­ yen, 36 ve 37 nci maddelerdeki hükümlere avkın  olarak çalışma yaptıran veya fazla çalışmaya ait üc­ retleri ödemeyen veya noksan ödeyen, 38, 41, 42,  43, 47 ve 54 üncü maddelerdeki şartlar ve usullere  uymayarak bu maddelerde gösterilen ücretleri öde­ meyen veya noksan ödeyen işveren veya vekili hak­ kında yedibinbeşyüz liradan otuzyedibinbeşyüz li­ raya kadar ağır para cezası,  3. 48 inci maddede gösterilen yüzdelerin hesa­ bına ait usullere uymayan, 52 nci maddenin sotı  fıkrasında belirtilen ücretsiz ilave izni vermeyen ve  ücretli izin kullanan işçiye peşin olarak bu izne  ait ücretini ödemeyen veya 56 nci maddedeki ha- kedilmiş izni kullanmadan hizmet akdinin feshi  halinde bu izne ait ücreti ödemeyen. 57 nci madde­ de belirtilen Yönetmelik hükümlerine aykırı hare­ ket eden veya 60 inci maddede sözü edilen sebep­ ler dolayısıyla işçi ücretinden indirme yapan işveren  veya işveren vekili hakkında otuzbin liradan yüz- ellibin liraya kadar ağır para cezası.  Hüfcmolunur.  BAŞKAN — IBu madde içindeki 1, 2, 3 rakam­ larını da yine parantez içine alınız.  22 nci madde üzerinde söz almak isteyen var  mı? Yoktur.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler...  Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  23 üncü maddeyi okutuyorum :  'MADDE 23. — '1475 Sayılı îş Kanununun 100  üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  işin düzenlenmesine ilişkin cezalar  Madde 100. — Bu Kanunun 61 inci maddesin­ de ve bu maddede belirtilen tüzükte tespit olunan  iş müddetlerine aykırı olarak işçilerini çalıştıran ve­ ya 64 üncü maddedeki ara dinlenmelerini bu mad­ deye göre uygulamayan veya işçileri 65 inci madde­ ye aykırı olarak geceleri sekiz saatten fazla çalıştı­ ran, gece ve gündüz postalarını değiştirmeyen, 67  nci madde hükmüne aykırı hareket eden, 68 inci  madde hükmüne aykırı olarak bu maddede zikre­ dilen yerlerde onsekiz yaşını doldurmamış erkek  çocukları ve her yaştaki kadınları çalıştıran, 69  uncu maddede anılan Tüzük hükümlerine aykırı  olarak hareket eden ve aynı maddenin birinci fıkra­ sındaki yazılı yasağa uymayan, 70 inci maddedeki  hükme aykırı olarak doğumdan evvel ve sonraki  müddetlerde gebe veya doğum yapmış kadınları  çalıştıran veya ücretsiz izin vermeyen, 72 nci mad­ dede belirtilen tüzük hükümlerine uymayan, işve­ ren veya işveren vekili hakkında kırkbeşbin liradan  ikiyüzyirmibeşbin liraya kadar ağır para cezası hük- molunur.  BAŞKAN — Demin «Tüzük ortadan kalktı»  falan dediniz; burada da tüzüklere atıf yapıyor, o  tüzükler mi bunlar, yoksa bunlar başka tüzükler  mi?  DENİZ ÖĞRETMEN ALBAY ERBERK ÎNAM  (Sosyal Güvenlik, tş ve işçi ilişkileri Komisyonu  Başkanı) — IBunlar başka tüzüktür Sayın Cumhur­ başkanım.  RÜŞTÜ ALTAY (Sosyal Güvenlik Bakanlığı  Temsilcisi) — Bunlar meri Sayın Cumhurbaşka­ nım.  ıBAŞKAN — Bunlar meri, tamam.  ÇALIŞMA BAKANI TURHAN ESENER —  öteki meri değil efendim.  BAŞKAN — Yani karışmasın diye sordum.  23 üncü madde üzerinde söz almak isteyen var  mı? Yoktur.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler...  Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  24 üncü maddeyi okutuyorum:  MADDE 24. — 1475 Sayılı iş Kanununun 101  İnci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  işçi sağlığı ve güvenliğine ilişkin cezalar  Madde 101. — IBu kanunun 73 üncü maddesi  hükmüne aykırı hareket eden 74 üncü maddenin  ikinci fıkrasında belirtilen kurma veya işletme bel­ gesi almadan bir işyerini açan, 74 üncü maddenin  birinci fıkrasında belirtilen tüzüklerdeki hükümlere  uymayan işveren veya işveren vekili hakkında alın­ mayan her işçi sağlığı veya iş güvenliği tedbiri için  otuzbin liradan az olmamak üzere ağır para cezası  hükmolunur. Alınmayan tedbirler oranında mütea­ kip her ay için ayrıca aynı miktar ceza uygulanır.  BAŞKAN — 24 üncü madde üzerinde söz al­ mak isteyen var mı? Yoktur.  — 558 —  M. G. Konseyi B : 155 25 . 7 . 1983 O : 2  •Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler...  Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  25 inci maddeyi okutuyorum:  MADDE 25. — 1475 Sayılı İş Kanununun 102  nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  'Madde 102. — Bu Kanunun 75 inci maddesine  göre durdurulan işi izin almadan devam ettiren ve­ ya kapatılan işyerini izinsiz açan işveren veya Vcki  li otuzbin liradan yüzellibin liraya kadar ağır para  cezası ile cezalandırılır.  BAŞKAN — 25 inci madde üzerinde söz al­ mak isteyen var mı? Yoktur.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler...  Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  26 ncı maddeyi okutuyorum:  MADDE 26. — 1475 Sayılı İş Kanununun 103  üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  Madde 103. — 76 npı maddede öngörülen tüzük­ teki «İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Kurulu»nu işyerin­ de kurmaktan kaçınan veya kurup da çalışmasına  engel olan işveren veya işveren vekili hakkında otuz­ bin liradan yüzellibin liraya kadar ağır para ceza­ sı, fiilin tekerrürü halinde belirtilen cezanın iki ka­ tı hükmolunur.  BAŞKAN — 26 ncı madde üzerinde söz almak  isteyen var mı? Yoktur.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler...  Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  27 nci maddeyi okutuyorum:  MADDE 27. — 1475 Sayılı İş Kanununun 104  üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  Madde 104. — (Bu Kanunun 77 nci maddesi  hükümlerine aykırı hareket edenler hakkında ye- dinfoinbeşyüz liradan otuzyedibinbeşyüz liraya ka­ dar ağır para cezası, ağır ve tehlikeli işlerde onaltı  yaşından küçükleri çalıştıran veya 78 inci maddede  belirtilen tüzükte gösterilen yaş kayıtlarına aykırı  işçi çalıştıran işveren veya işveren vekili hakkında  kırkbeşbin liradan ikiyüzyirmibeşbin liraya kadar  ağır para cezası, 79 uncu maddede hükmü gereğince  işçilere doktor raporu almayan veya istek halinde  ilgili memura göstermeyen, 80 inci madde gereğin­ ce alınması gereken raporu almayan veya 'bu rapor­ ları istek halinde yetkili memurlara göstermeyen  işveren veya işveren vekili hakkında onbeşbin lira­ dan yetmişbeşbin liraya kadar ağır para cezası, 81  inci maddede öngörülen tüzükte gösterilen şartlara  ve usullere uymayan, 82 nci maddede anılan tüzük  hükümlerini yerine getirmeyen işveren veya işveren  vekili hakkında kırkbeşbin liradan ikiyüzyirmibeş­ bin liraya kadar ağır para cezası hükmolunur. Yu­ karıda sayılan fiillerin tekerrürü halinde belirtilen  cezaların, iki katı hükmolunur.  BAŞKAN — 27 nci madde üzerinde söz almak  isteyen var mı? Yoktur.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler...  Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  28 inci maddeyi okutuyorum:  MADDE 28. — 1475 Sayılı İş Kanununun 105  inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  İş ve işçi bulmaya ilişkin cezalar  Madde 105. — >Bu Kanunun 85 inci maddesi­ ne aykırı hareket eden gerçek ve tüzelkişilerin bu  işle ilgili büroları kapatılır ve bu fiilleri yapanlar  hakkında eylem başka bir suçu oluştursa dahi ay­ rıca bir yıldan az olmamak üzere hapis ve altmış - bin liradan az olmamak üzere ağır para cezası hük­ molunur.  Yukarıdaki fıkradaki eylemler dış ülkelere işçi  göndermek amacıyla yapıldığı takdirde üçyüzbin  lira ağır para cezası ve üç yıldan az olmamak üze­ re hapis cezası hükmolunur.  Tekerrür halinde belirtilen cezalar iki katına  kadar artırılır.  BAŞKAN — Burada evvela hapis cezasını yaz­ saydınız daha iyi olurdu. Yani, «Yukarıdaki fıkra­ daki eylemler dış ülkelere işçi göndermek amacıy­ la yapıldığı takdirde üç yıldan az olmamak üzere  ağır hapis ve üçyüzbin lira ağır para cezası hükmo­ lunur.» Çünkü, evvela hapis esastır, para cezası  daha sonra gelir.  Öyle değil mi?  DENİZ ÖĞRETMEN ALBAY ERBERK İNAM  (Sosyal Güvenlik, îş ve İşçi İlişkileri Komisyonu  Başkanı) — Evet, Sayın Cumhurbaşkanım, redak­ siyon açısından da öyle düşünüldü, ama o şekilde  de yapılabilir.  BAŞKAN — Günkü evvela hapis cezası gelir,  arkasından para cezası gelir; turada para cezası  evvela, hapis cezası sonra gelmiş.  Onu o şekilde değiştirerek yazınız.  ADALET İBAKANI KAZIM AKDOĞAN  Hükümetten gelen metinde böyle yazılmış.  BAŞKAN — Hükümetin kabul ettiği metinde  öyle de, Komisyonun kabul ettiği metinde yanlış  yapılmış, düzeltildi.  28 inci madde üzerinde söz almak isteyen var  mı? Yoktur.  — 559 —
Sayfa 42 -
M. G. Konseyi B : 155 25 . 7 . 1983 O : 2  •Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler...  Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  25 inci maddeyi okutuyorum:  MADDE 25. — 1475 Sayılı İş Kanununun 102  nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  'Madde 102. — Bu Kanunun 75 inci maddesine  göre durdurulan işi izin almadan devam ettiren ve­ ya kapatılan işyerini izinsiz açan işveren veya Vcki  li otuzbin liradan yüzellibin liraya kadar ağır para  cezası ile cezalandırılır.  BAŞKAN — 25 inci madde üzerinde söz al­ mak isteyen var mı? Yoktur.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler...  Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  26 ncı maddeyi okutuyorum:  MADDE 26. — 1475 Sayılı İş Kanununun 103  üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  Madde 103. — 76 npı maddede öngörülen tüzük­ teki «İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Kurulu»nu işyerin­ de kurmaktan kaçınan veya kurup da çalışmasına  engel olan işveren veya işveren vekili hakkında otuz­ bin liradan yüzellibin liraya kadar ağır para ceza­ sı, fiilin tekerrürü halinde belirtilen cezanın iki ka­ tı hükmolunur.  BAŞKAN — 26 ncı madde üzerinde söz almak  isteyen var mı? Yoktur.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler...  Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  27 nci maddeyi okutuyorum:  MADDE 27. — 1475 Sayılı İş Kanununun 104  üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  Madde 104. — (Bu Kanunun 77 nci maddesi  hükümlerine aykırı hareket edenler hakkında ye- dinfoinbeşyüz liradan otuzyedibinbeşyüz liraya ka­ dar ağır para cezası, ağır ve tehlikeli işlerde onaltı  yaşından küçükleri çalıştıran veya 78 inci maddede  belirtilen tüzükte gösterilen yaş kayıtlarına aykırı  işçi çalıştıran işveren veya işveren vekili hakkında  kırkbeşbin liradan ikiyüzyirmibeşbin liraya kadar  ağır para cezası, 79 uncu maddede hükmü gereğince  işçilere doktor raporu almayan veya istek halinde  ilgili memura göstermeyen, 80 inci madde gereğin­ ce alınması gereken raporu almayan veya 'bu rapor­ ları istek halinde yetkili memurlara göstermeyen  işveren veya işveren vekili hakkında onbeşbin lira­ dan yetmişbeşbin liraya kadar ağır para cezası, 81  inci maddede öngörülen tüzükte gösterilen şartlara  ve usullere uymayan, 82 nci maddede anılan tüzük  hükümlerini yerine getirmeyen işveren veya işveren  vekili hakkında kırkbeşbin liradan ikiyüzyirmibeş­ bin liraya kadar ağır para cezası hükmolunur. Yu­ karıda sayılan fiillerin tekerrürü halinde belirtilen  cezaların, iki katı hükmolunur.  BAŞKAN — 27 nci madde üzerinde söz almak  isteyen var mı? Yoktur.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler...  Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  28 inci maddeyi okutuyorum:  MADDE 28. — 1475 Sayılı İş Kanununun 105  inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  İş ve işçi bulmaya ilişkin cezalar  Madde 105. — >Bu Kanunun 85 inci maddesi­ ne aykırı hareket eden gerçek ve tüzelkişilerin bu  işle ilgili büroları kapatılır ve bu fiilleri yapanlar  hakkında eylem başka bir suçu oluştursa dahi ay­ rıca bir yıldan az olmamak üzere hapis ve altmış - bin liradan az olmamak üzere ağır para cezası hük­ molunur.  Yukarıdaki fıkradaki eylemler dış ülkelere işçi  göndermek amacıyla yapıldığı takdirde üçyüzbin  lira ağır para cezası ve üç yıldan az olmamak üze­ re hapis cezası hükmolunur.  Tekerrür halinde belirtilen cezalar iki katına  kadar artırılır.  BAŞKAN — Burada evvela hapis cezasını yaz­ saydınız daha iyi olurdu. Yani, «Yukarıdaki fıkra­ daki eylemler dış ülkelere işçi göndermek amacıy­ la yapıldığı takdirde üç yıldan az olmamak üzere  ağır hapis ve üçyüzbin lira ağır para cezası hükmo­ lunur.» Çünkü, evvela hapis esastır, para cezası  daha sonra gelir.  Öyle değil mi?  DENİZ ÖĞRETMEN ALBAY ERBERK İNAM  (Sosyal Güvenlik, îş ve İşçi İlişkileri Komisyonu  Başkanı) — Evet, Sayın Cumhurbaşkanım, redak­ siyon açısından da öyle düşünüldü, ama o şekilde  de yapılabilir.  BAŞKAN — Günkü evvela hapis cezası gelir,  arkasından para cezası gelir; turada para cezası  evvela, hapis cezası sonra gelmiş.  Onu o şekilde değiştirerek yazınız.  ADALET İBAKANI KAZIM AKDOĞAN  Hükümetten gelen metinde böyle yazılmış.  BAŞKAN — Hükümetin kabul ettiği metinde  öyle de, Komisyonun kabul ettiği metinde yanlış  yapılmış, düzeltildi.  28 inci madde üzerinde söz almak isteyen var  mı? Yoktur.  — 559 —  M. G. Konseyi B« 155 25 . 7 a 1983 O : 2  ıMaddeyi oylarınıza sunuyorum: 'Kabul edenler...  Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  29 uncu maddeyi okutuyorum:  MADDE 29. — 1475 Sayılı İş Kanununun 106  ncı maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  İş hayatının denetleme ve teftişine ilişkin ceza­ lan  Madde 106. - - Bu Kanunun 89 uncu maddesi­ nin ikinci fıkrasında sayılan yükümlülükleri yerine  getirmeyen ve aynı maddenin birinci fıkrasındaki  yetkili makam ve iş müfettişlerine karşı gereken ko­ laylığı göstermeyen işveren veya işveren vekilleri,  93 üncü maddede öngörülen tüzük hükümlerine ve  aynı maddenin ikinci fıkrasındaki bildiri şartına uy­ mayan işveren ve işveren vekilleri, 94 üncü mad­ denin birinci fıkrasındaki yasaklara riayet etmeyen  işveren veya işveren vekilleri hakkında yetmişbeş- bin liradan az olmamak üzere ağır para cezası, 94  üncü maddenin ikinci fıkrasındaki yasaklara riayet  etmeyen işçiler hakkında onbeşbin liradan yefcmiş- beşbin liraya kadar ağır para cezası.  Hükmolunur.  Yukarıda sözü geçen yetkili makam ve iş mü-.  fettişinin bu Kanundan veya diğer kanunlardan do­ ğan her çeşit teftiş ve denetleme yetki ve görevleri  gereğince, görevlerinin yerine getirilmesi sırasında  istedikleri bilgileri vermeyen veya görevlerini yap­ ma veya sonuçlandırmaya engel olan kimseler hak­ kında eylem başka bir suçu oluştursa dahi ayrıca  yetmişbeşbin liradan az olmamak üzere ağır para  cezası hükmolunur.  Yukarıdaki fıkralarda yazılı fiillerin tekerrürü  halinde belirtilen cezaların iki katı hükmolunur.  BAŞKAN — Denetleme ne, teftiş ne?  DENİZ ÖĞRETMEN ALBAY ERBERK İNAM  (Sosyal Güvenlik, İş ve İşçi İlişkileri Komisyonu  Başkanı) — İş hayatının denetlenmesi ve teftişine  ilişkin cezalar.  BAŞKAN — «Denetleme» ile «teftiş» aynı şey;  «denetleme» teftişin yeni türkçesi.  MALİYE BAKANI ADNAN BAŞER KAFA- OĞLU -'— Sayın Cumhurbaşkanını, teftişi peryo- dik olarak yapılan denetlemeler için kullanıyoruz.  «Denetleme» devamlılık arz ediyor, hep «denetle­ me ve teftiş» diyoruz.  BAŞKAN —- Bunun kenar başlığının, «İş Ha­ yatının Denetlenmesine İlişkin Cezalar» olması la­ zım.  RÜŞTÜ ALTAY (Sosyal Güvenlik Bakanlığı  Temsilcisi) — Kanundaki bölümler öyle olduğu için  böyle yazılmış.  (BAŞKAN — Öyle mi?  RÜŞTÜ ALTAY (Sosyal Güvenlik Bakanlığı  Temsilcisi) — «İş Hayatının Denetim ve Teftişi»  bölüm olarak böyle yazılmış.  DENİZ ÖĞRETMEN ALBAY ERBERK İNAM  (Sosyal Güvenlik, İş ve İşçi İlişkileri Komisyonu  Başkanı) — Eskisi böyle geliyor.  BAŞKAN — Evet, denetim amirler tarafından  yapılır, müfettişler tarafından da teftiş yapılır.  ORHAN DÜLGERLER (Kanunlar Müdürü)  — Efendim izin verirseniz «denetlemeyi», «denetim»  yapabilir miyiz, cümle daha doğru olur?  BAŞKAN — Evet, «İş Hayatının Denetim ve  Teftişine İlişkin Cezalar» olması lazım.  Bir de 1 inci fıkranın sonundaki «hükmolımur»  niye aşağıya yazılmış? Zaten 'bir fıkra o yanlış ol­ muş o, onun devam etmesi lazım; «Yetmişbeşbin  liraya kadar ağır para cezası hükmolunur» şeklin­ de devam etmesi lazım. Aşağıdaki ikinci fıkrada  öyle çünkü, yani onu satırbaşı yapmaya gerek yok,  çünkü bir fıkraya ait zaten o.  j DENİZ ÖĞRETMEN ALBAY ERBERK İNAM  (Sosyal Güvenlik, İş ve İşçi İlişkileri Komisyonı;  Başkanı) — Evet efendim.  BAŞKAN — Onu satırbaşı olarak değil, devam  ederek yazın. Hepsine hükmolunur, zaten bir fık­ ra; yani 'birkaç fıkra olsaydı satırbaşı yapılabilirdi;  ama bir fıkraya ait bu zaten. Bir fıkraya ait oldu­ ğu için fıkranın devamına «hükmolunur» demek  lazım.  29 uncu madde üzerinde söz almak isteyen var  mı? Yoktur.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler...  Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  30 uncu maddeyi okutuyorum:  MADDE 30. — 1475 sayılı İş Kanununun 107  nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  Madde 107. — Bu 'bölümde cezası özel olarak  gösterilmemiş olan yasaklara aykırı hareket eden  veya zorunluluklara uymayan işveren veya işveren  vekilleri hakkında üçbin liradan onbeşbin liraya  kadar ağır para cezası hükmolunur.  .BAŞKAN —- 30 uncu madde üzerinde söz al- I mak isteyen var mı? Yoktur.  — 560 —
Sayfa 43 -
M. G. Konseyi B« 155 25 . 7 a 1983 O : 2  ıMaddeyi oylarınıza sunuyorum: 'Kabul edenler...  Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  29 uncu maddeyi okutuyorum:  MADDE 29. — 1475 Sayılı İş Kanununun 106  ncı maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  İş hayatının denetleme ve teftişine ilişkin ceza­ lan  Madde 106. - - Bu Kanunun 89 uncu maddesi­ nin ikinci fıkrasında sayılan yükümlülükleri yerine  getirmeyen ve aynı maddenin birinci fıkrasındaki  yetkili makam ve iş müfettişlerine karşı gereken ko­ laylığı göstermeyen işveren veya işveren vekilleri,  93 üncü maddede öngörülen tüzük hükümlerine ve  aynı maddenin ikinci fıkrasındaki bildiri şartına uy­ mayan işveren ve işveren vekilleri, 94 üncü mad­ denin birinci fıkrasındaki yasaklara riayet etmeyen  işveren veya işveren vekilleri hakkında yetmişbeş- bin liradan az olmamak üzere ağır para cezası, 94  üncü maddenin ikinci fıkrasındaki yasaklara riayet  etmeyen işçiler hakkında onbeşbin liradan yefcmiş- beşbin liraya kadar ağır para cezası.  Hükmolunur.  Yukarıda sözü geçen yetkili makam ve iş mü-.  fettişinin bu Kanundan veya diğer kanunlardan do­ ğan her çeşit teftiş ve denetleme yetki ve görevleri  gereğince, görevlerinin yerine getirilmesi sırasında  istedikleri bilgileri vermeyen veya görevlerini yap­ ma veya sonuçlandırmaya engel olan kimseler hak­ kında eylem başka bir suçu oluştursa dahi ayrıca  yetmişbeşbin liradan az olmamak üzere ağır para  cezası hükmolunur.  Yukarıdaki fıkralarda yazılı fiillerin tekerrürü  halinde belirtilen cezaların iki katı hükmolunur.  BAŞKAN — Denetleme ne, teftiş ne?  DENİZ ÖĞRETMEN ALBAY ERBERK İNAM  (Sosyal Güvenlik, İş ve İşçi İlişkileri Komisyonu  Başkanı) — İş hayatının denetlenmesi ve teftişine  ilişkin cezalar.  BAŞKAN — «Denetleme» ile «teftiş» aynı şey;  «denetleme» teftişin yeni türkçesi.  MALİYE BAKANI ADNAN BAŞER KAFA- OĞLU -'— Sayın Cumhurbaşkanını, teftişi peryo- dik olarak yapılan denetlemeler için kullanıyoruz.  «Denetleme» devamlılık arz ediyor, hep «denetle­ me ve teftiş» diyoruz.  BAŞKAN —- Bunun kenar başlığının, «İş Ha­ yatının Denetlenmesine İlişkin Cezalar» olması la­ zım.  RÜŞTÜ ALTAY (Sosyal Güvenlik Bakanlığı  Temsilcisi) — Kanundaki bölümler öyle olduğu için  böyle yazılmış.  (BAŞKAN — Öyle mi?  RÜŞTÜ ALTAY (Sosyal Güvenlik Bakanlığı  Temsilcisi) — «İş Hayatının Denetim ve Teftişi»  bölüm olarak böyle yazılmış.  DENİZ ÖĞRETMEN ALBAY ERBERK İNAM  (Sosyal Güvenlik, İş ve İşçi İlişkileri Komisyonu  Başkanı) — Eskisi böyle geliyor.  BAŞKAN — Evet, denetim amirler tarafından  yapılır, müfettişler tarafından da teftiş yapılır.  ORHAN DÜLGERLER (Kanunlar Müdürü)  — Efendim izin verirseniz «denetlemeyi», «denetim»  yapabilir miyiz, cümle daha doğru olur?  BAŞKAN — Evet, «İş Hayatının Denetim ve  Teftişine İlişkin Cezalar» olması lazım.  Bir de 1 inci fıkranın sonundaki «hükmolımur»  niye aşağıya yazılmış? Zaten 'bir fıkra o yanlış ol­ muş o, onun devam etmesi lazım; «Yetmişbeşbin  liraya kadar ağır para cezası hükmolunur» şeklin­ de devam etmesi lazım. Aşağıdaki ikinci fıkrada  öyle çünkü, yani onu satırbaşı yapmaya gerek yok,  çünkü bir fıkraya ait zaten o.  j DENİZ ÖĞRETMEN ALBAY ERBERK İNAM  (Sosyal Güvenlik, İş ve İşçi İlişkileri Komisyonı;  Başkanı) — Evet efendim.  BAŞKAN — Onu satırbaşı olarak değil, devam  ederek yazın. Hepsine hükmolunur, zaten bir fık­ ra; yani 'birkaç fıkra olsaydı satırbaşı yapılabilirdi;  ama bir fıkraya ait bu zaten. Bir fıkraya ait oldu­ ğu için fıkranın devamına «hükmolunur» demek  lazım.  29 uncu madde üzerinde söz almak isteyen var  mı? Yoktur.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler...  Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  30 uncu maddeyi okutuyorum:  MADDE 30. — 1475 sayılı İş Kanununun 107  nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  Madde 107. — Bu 'bölümde cezası özel olarak  gösterilmemiş olan yasaklara aykırı hareket eden  veya zorunluluklara uymayan işveren veya işveren  vekilleri hakkında üçbin liradan onbeşbin liraya  kadar ağır para cezası hükmolunur.  .BAŞKAN —- 30 uncu madde üzerinde söz al- I mak isteyen var mı? Yoktur.  — 560 —  M. G. Konseyi B : İ55 25 s 7 * 1983 O : 2  Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul eden­ ler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  31 inci maddeyi okutuyorum:  MADDE 31. — '1*475 sayılı İş Kanununa aşa­ ğıdaki geçici madde eklenmiştir.  Kurma izni ve işletme belgesi verilmesi  GEÇİCİ MADDE — 1 Ağustos 1983 tarihin­ den önce kurma izni ve işletme belgesi alınmadan  açılmış bulunan işyerlerinde birinci ve ikinci dere­ cede noksanların bulunmadığının Kanunun yayımı  tarihinden itibaren iki yıl içinde resen veya işvere­ nin başvurusu üzerine yapılan teftişte tespit edil­ mesi halinde o işyerine işletme belgesi verilir.  Sadece ikinci derecede noksanların bulunduğu  işyerlerine ise geçici işletme belgesi verilir. Yetkili  makamlarca belirtilen süre içerisinde bu noksanla­ rın tamamlanması halinde geçici işletme belgesi ye­ rine işletme belgesi verilir.  BAŞKAN — 31 inci madde üzerinde söz al­ mak isteyen var mı? Yok.  31 inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul  edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  32 nci maddeyi okutuyorum1:  MADDE 32. — Bu Kanun yayımı tarihinde  yürürlüğe girer.  BAŞKAN — 3,2 nci madde üzerinde söz almak  isteyen var mı? Yok*  32 nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul  edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  33 üncü maddeyi okutuyorum:  MADDE 33. — Bu Kanun hükümlerini Bakan-,  lar Kurulu yürütür.  BAŞKAN — 33 üncü madde üzerinde söz al­ mak isteyen var mı? Yok.  33 üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum : Kabul  edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  Tasarının tümünü oylamıyorum.  Önümüzdeki birleşime kadar; 48 saatin 45 saate  indirilmesi ve bununla ilgili bir geçici madde eklen­ mesi; akla gelebilecek başkaca hususların gözden ge­ çirilmesi için tasarının tümünün oylanmasını ileriye  bırakıyorum.  Benim aklıma şu husus da geldi : 48 saat üzerin-*  den işini ayarlamış işverenler var. Bu Kanun böylece  yürürlüğe girerse, işini belki de birden bire çevire-!  mez. Bunlara muayyen bir süre tanımak lazım. O  nedenle, belki o hazırlanacak geçici maddede bunun­ la ilgili bir hüküm de getirmek gerekebilir. Bunlara  bir geçiş dönemi tanımak lazım.j  Bunları da düşünerek, önümüzdeki birleşime kadar;  tümünü oylamıyorum. Bu hususları da hazırlarsanız,  onları da görüşür ve ondan sonra tümünü oylarız.  ORGENERAL NURETTİN ERSİN — Bu Ka­ nun 1 Ağustos 1983 tarihinden sonraya kalacaksa,  buradaki geçici maddedeki tarihin de değişmesi şart­ tır.  BAŞKAN — Cuma gününe kadar yetiştirirler.  ORGENERAL NURETTİN ERSİN — O zaman  mesele yok.  BAŞKAN — Tümünü oylamadan bırakıyorum.  Gündemimize göre başkaca görüşülecek konu ve  tasarı bulunmadığından, bilahara tespit edilecek gün  ve saatte toplanmak üzere birleşimi burada kapatıyo­ rum.  Teşekkür ederim.  Kapanma Saati : 14.15  — 561 —
Sayfa 44 -
M. G. Konseyi B : İ55 25 s 7 * 1983 O : 2  Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul eden­ ler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  31 inci maddeyi okutuyorum:  MADDE 31. — '1*475 sayılı İş Kanununa aşa­ ğıdaki geçici madde eklenmiştir.  Kurma izni ve işletme belgesi verilmesi  GEÇİCİ MADDE — 1 Ağustos 1983 tarihin­ den önce kurma izni ve işletme belgesi alınmadan  açılmış bulunan işyerlerinde birinci ve ikinci dere­ cede noksanların bulunmadığının Kanunun yayımı  tarihinden itibaren iki yıl içinde resen veya işvere­ nin başvurusu üzerine yapılan teftişte tespit edil­ mesi halinde o işyerine işletme belgesi verilir.  Sadece ikinci derecede noksanların bulunduğu  işyerlerine ise geçici işletme belgesi verilir. Yetkili  makamlarca belirtilen süre içerisinde bu noksanla­ rın tamamlanması halinde geçici işletme belgesi ye­ rine işletme belgesi verilir.  BAŞKAN — 31 inci madde üzerinde söz al­ mak isteyen var mı? Yok.  31 inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul  edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  32 nci maddeyi okutuyorum1:  MADDE 32. — Bu Kanun yayımı tarihinde  yürürlüğe girer.  BAŞKAN — 3,2 nci madde üzerinde söz almak  isteyen var mı? Yok*  32 nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul  edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  33 üncü maddeyi okutuyorum:  MADDE 33. — Bu Kanun hükümlerini Bakan-,  lar Kurulu yürütür.  BAŞKAN — 33 üncü madde üzerinde söz al­ mak isteyen var mı? Yok.  33 üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum : Kabul  edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.  Tasarının tümünü oylamıyorum.  Önümüzdeki birleşime kadar; 48 saatin 45 saate  indirilmesi ve bununla ilgili bir geçici madde eklen­ mesi; akla gelebilecek başkaca hususların gözden ge­ çirilmesi için tasarının tümünün oylanmasını ileriye  bırakıyorum.  Benim aklıma şu husus da geldi : 48 saat üzerin-*  den işini ayarlamış işverenler var. Bu Kanun böylece  yürürlüğe girerse, işini belki de birden bire çevire-!  mez. Bunlara muayyen bir süre tanımak lazım. O  nedenle, belki o hazırlanacak geçici maddede bunun­ la ilgili bir hüküm de getirmek gerekebilir. Bunlara  bir geçiş dönemi tanımak lazım.j  Bunları da düşünerek, önümüzdeki birleşime kadar;  tümünü oylamıyorum. Bu hususları da hazırlarsanız,  onları da görüşür ve ondan sonra tümünü oylarız.  ORGENERAL NURETTİN ERSİN — Bu Ka­ nun 1 Ağustos 1983 tarihinden sonraya kalacaksa,  buradaki geçici maddedeki tarihin de değişmesi şart­ tır.  BAŞKAN — Cuma gününe kadar yetiştirirler.  ORGENERAL NURETTİN ERSİN — O zaman  mesele yok.  BAŞKAN — Tümünü oylamadan bırakıyorum.  Gündemimize göre başkaca görüşülecek konu ve  tasarı bulunmadığından, bilahara tespit edilecek gün  ve saatte toplanmak üzere birleşimi burada kapatıyo­ rum.  Teşekkür ederim.  Kapanma Saati : 14.15  — 561 —  MİLLÎ GÜVENLİK KONSEYİ  GÜNDEMİ  155 İNCİ BİRLEŞİM  26 Temmuz 1983 Salı  Saat : 10.00  I. KANUN VE TASARI TEKLİFLERİ  1. — 7.1.1932 Tarihli ve 1918 Sayılı Kaçakçılığın  Men ve Takibine Dair Kanunun Bazı Maddelerinin  Değiştirilmesine ve 'Bu Kanuna Bazı Maddeler Eklen­ mesine ve 12.6.1933 Tarihli 2313 Sayılı Uyuşturucu  Maddelerin Murakabesi Hakkında Kanunun 28 inci  Maddesinin Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Kanun  Tasarısının Danışma Meclisince Kabul Olunan Metni  ve Millî Güvenlik Konseyi içişleri Komisyonu Rapo­ ru, (D. Meclisi : 1/557; M. G. Konseyi : 1/510) (D.  Meclisi S. Sayısı : 379; M. G. Konseyi S. Sayısı : 627)  2. — 9.7.1945 Tarih ve 4792 Sayılı Sosyal Sigorta­ lar Kurumu Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştiril­ mesi Hakkında Kanun Tasarısı ile Aynı Kanunun 24  üncü Maddesinin Değiştirilmesine Dair Kanun Tekli­ finin Danışma Meclisince Kabul Olunan Metni ve  Millî Güvenlik Konseyi Sosyal Güvenlik, İş ve işçi  ilişkileri Komisyonu Raporu. (D. Meclisi : 1/569;  2/57; M. G. Konseyi : 1/497) (D. Meclisi S. Sayısı :  346; M. G. Konseyi S. Sayısı : 625)  3. — 1475 Sayılı iş Kanununun Bazı Maddelerinin  Değiştirilmesi Hakkında Kanun Tasarısı ve Danışma  Meclisince Kabul Edilen 17 Ekim 1980 Tarih ve 2320  Sayılı Kanunla Değişik 1475 Sayılı İş Kanununun 14  üncü Maddesinin Bazı Fıkralarında Değişiklik Yapıl­ masına İlişkin Kanun Teklifi Metni ile Millî Güven­ lik Konseyi Sosyal Güvenlik, İş ve İşçi İlişkileri Ko­ misyonu Raporu. (M. G. Konseyi : 1/269; 2/106; D.  Meclisi : 2/28) (M. G. Konseyi S. Sayısı : 622; D.  Meclisi S. Sayısı : 240)  ...>... > • < < ...<....
Sayfa 45 -
MİLLÎ GÜVENLİK KONSEYİ  GÜNDEMİ  155 İNCİ BİRLEŞİM  26 Temmuz 1983 Salı  Saat : 10.00  I. KANUN VE TASARI TEKLİFLERİ  1. — 7.1.1932 Tarihli ve 1918 Sayılı Kaçakçılığın  Men ve Takibine Dair Kanunun Bazı Maddelerinin  Değiştirilmesine ve 'Bu Kanuna Bazı Maddeler Eklen­ mesine ve 12.6.1933 Tarihli 2313 Sayılı Uyuşturucu  Maddelerin Murakabesi Hakkında Kanunun 28 inci  Maddesinin Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Kanun  Tasarısının Danışma Meclisince Kabul Olunan Metni  ve Millî Güvenlik Konseyi içişleri Komisyonu Rapo­ ru, (D. Meclisi : 1/557; M. G. Konseyi : 1/510) (D.  Meclisi S. Sayısı : 379; M. G. Konseyi S. Sayısı : 627)  2. — 9.7.1945 Tarih ve 4792 Sayılı Sosyal Sigorta­ lar Kurumu Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştiril­ mesi Hakkında Kanun Tasarısı ile Aynı Kanunun 24  üncü Maddesinin Değiştirilmesine Dair Kanun Tekli­ finin Danışma Meclisince Kabul Olunan Metni ve  Millî Güvenlik Konseyi Sosyal Güvenlik, İş ve işçi  ilişkileri Komisyonu Raporu. (D. Meclisi : 1/569;  2/57; M. G. Konseyi : 1/497) (D. Meclisi S. Sayısı :  346; M. G. Konseyi S. Sayısı : 625)  3. — 1475 Sayılı iş Kanununun Bazı Maddelerinin  Değiştirilmesi Hakkında Kanun Tasarısı ve Danışma  Meclisince Kabul Edilen 17 Ekim 1980 Tarih ve 2320  Sayılı Kanunla Değişik 1475 Sayılı İş Kanununun 14  üncü Maddesinin Bazı Fıkralarında Değişiklik Yapıl­ masına İlişkin Kanun Teklifi Metni ile Millî Güven­ lik Konseyi Sosyal Güvenlik, İş ve İşçi İlişkileri Ko­ misyonu Raporu. (M. G. Konseyi : 1/269; 2/106; D.  Meclisi : 2/28) (M. G. Konseyi S. Sayısı : 622; D.  Meclisi S. Sayısı : 240)  ...>... > • < < ...<....  MİLLÎ GÜVENLİK KONSEYİ S. Sayısı : 627  7 . 1 . 1932 Tarihli ve 1918 Sayılı Kaçakçılığın Men ve Takibine  Dair Kanunun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna  Bazı Maddeler Eklenmesine Dair Kanun Tasarısının Danışma  Meclisince Kabul Olunan Metni ve Millî Güvenlik Konseyi İçiş­ leri Komisyonu Raporu. (D. Meclisi : 1/557; M. G. Konseyi : 1/510)  (D. Meclisi S. Sayısı : 379)  TC  Danışma Meclisi Başkanlığı  Genel Sekreterliği 18 Mayıs 1983  Kanunlar Müdürlüğü : 06-2801 (lj557) 12910  Konu : Kanun Tasarısı.  MİLLİ GÜVENLİK KONSEYİ GENEL SEKRETERLİĞİNE  Danışma Meclisi Genel Kurulunun 17 Mayıs 1983 tarihli 103 üncü Birleşiminde görüşülerek işaret oyu  ile kabul edilen, 7.1.1932 tarihli ve 1918 saydı Kaçakçıhğın Men ve Takibine Dair Kanunun Bazı Maddeleri­ nin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna Bazı Maddeler Eklenmesine Dair Kanun Tasarısı ekte sunulmuştur.  Gereğini arz ederim.  — ! Sadi İRMAK  Danışma Meclisi Başkam  NOT : Bu Kanun Tasarısı, Genel Kurulun 16, 17 Mayıs 1983 tarihli 102 ve 103 üncü birleşimlerinde gö­ rüşülmüştür.  TC  Başbakanlık  Kanunlar ve Kararlar Tetkik 15 Kasım 1982  Dairesi Başkanlığı  Sayı : K.K.T.D. : 18/101-763/06163  DANIŞMA MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İçişleri Bakanlığınca hazırlanan ve Başkanlığınıza ana Bakanlar Kurulunca 5.114982 tarihinde kararlaş­ tırılan «7.1.1932 tarihli ve 1918 saydı Kaçakçıhğın Men ve Takibine Dair Kanunun Baz; Maddelerinin Değiş­ tirilmesine ve Bu Kanuna Bazı Maddeler EklenmesineDair Kanun Tasarısı» ile gerekçesi ilişik olarak gön­ derilmiştir. \  Gereğini arz ederini.  Bülend ULUSU  Başbakan
Sayfa 46 -
MİLLÎ GÜVENLİK KONSEYİ S. Sayısı : 627  7 . 1 . 1932 Tarihli ve 1918 Sayılı Kaçakçılığın Men ve Takibine  Dair Kanunun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna  Bazı Maddeler Eklenmesine Dair Kanun Tasarısının Danışma  Meclisince Kabul Olunan Metni ve Millî Güvenlik Konseyi İçiş­ leri Komisyonu Raporu. (D. Meclisi : 1/557; M. G. Konseyi : 1/510)  (D. Meclisi S. Sayısı : 379)  TC  Danışma Meclisi Başkanlığı  Genel Sekreterliği 18 Mayıs 1983  Kanunlar Müdürlüğü : 06-2801 (lj557) 12910  Konu : Kanun Tasarısı.  MİLLİ GÜVENLİK KONSEYİ GENEL SEKRETERLİĞİNE  Danışma Meclisi Genel Kurulunun 17 Mayıs 1983 tarihli 103 üncü Birleşiminde görüşülerek işaret oyu  ile kabul edilen, 7.1.1932 tarihli ve 1918 saydı Kaçakçıhğın Men ve Takibine Dair Kanunun Bazı Maddeleri­ nin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna Bazı Maddeler Eklenmesine Dair Kanun Tasarısı ekte sunulmuştur.  Gereğini arz ederim.  — ! Sadi İRMAK  Danışma Meclisi Başkam  NOT : Bu Kanun Tasarısı, Genel Kurulun 16, 17 Mayıs 1983 tarihli 102 ve 103 üncü birleşimlerinde gö­ rüşülmüştür.  TC  Başbakanlık  Kanunlar ve Kararlar Tetkik 15 Kasım 1982  Dairesi Başkanlığı  Sayı : K.K.T.D. : 18/101-763/06163  DANIŞMA MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İçişleri Bakanlığınca hazırlanan ve Başkanlığınıza ana Bakanlar Kurulunca 5.114982 tarihinde kararlaş­ tırılan «7.1.1932 tarihli ve 1918 saydı Kaçakçıhğın Men ve Takibine Dair Kanunun Baz; Maddelerinin Değiş­ tirilmesine ve Bu Kanuna Bazı Maddeler EklenmesineDair Kanun Tasarısı» ile gerekçesi ilişik olarak gön­ derilmiştir. \  Gereğini arz ederini.  Bülend ULUSU  Başbakan  __ 2 —  GENEL GEREKÇE  1918 sayılı Kanun 1932 yılında yürürlüğe ıkonulmuş ve zaman zaman bazı maddeleri değiştirilmiştir. Ge­ rek Kanunun anametninde yer alan hükümler, gerekse sonradan değişikliğe uğrayan ya da ilâve edilen mad­ delerde yer alan hükümler, günümüzün değişen şartlarına ve ihtiyaca cevap veremez hale gelmişlerdir.  Özellikle, silah, mermi, uyuşturucu maddeler ile döviz, altın, gümüş, platin gibi kıymetli maddeler ve el­ mas, yakut, zümrüt gibi kıymetli taşların şimdiye kadar kaçak mal sayılmamış olması, ülke asayişini ve  ekonomisini olumsuz yönde önemli ölçüde etkilemiştir. Bu olumsuz etkilerin giderilmesi amacıyla, sözü edi­ len bu madde ve maddelerin kanun kapsamına alınarak, «kaçak» muamelesine tabi tutulmasında yarar gö­ rülmüştür. '  Öte yandan, kaçakçılık olaylarım ihbar edenlerle müsadirlerini özendirici birtakım hükümlere ihtiyaç  olduğu tespit edilmiş ve kanuna bu yolda hükümler konulmuştur.  Kaçakçılığın men, takip, tahkiki ile yükümlü görevlilerden kendileri ve yakınları için verecekleri mal (bil­ diriminden sonra, memuriyetin herhangi bir safhasında verecekleri mal bildiriminde yer alacak ve servetlerin­ de meydana gelecek artışları ispat yükümlülüğü getirilmiş, servetindeki artışı haklı olarak iktisap ettiğini is­ pat edemeyen görevlilerin ceza tehdidi altına alınması yanında mallarının müsaderesi de öngörülmüştür. Çe­ şitli maddelerdeki cezalarda, kaçakçılığı önlemek ve müeyyidelerin caydırıcı etkisini güçlendirmek üzere  bir miktar artırılmıştır.  MADDE GEREKÇELER!  Madde 1. — 1918 Sayılı Kanunun 1 inci maddesi D fıkrası Devlet tekeli altında bulunan maddelerin  kaçakçılığını ya da kaçak sayılan hallerini saptamaktadır. Ancak diğer kaçakçılık suçlarında öngörülen «te­ şebbüs hali» ne bu fıkrada yer verilmemiştir. Değişiklik bu noksanlığı gidermektedir.  Aynı maddenin F fıkrasında geçici kabul veya geçici çıkış rejimleriyle ithal ya da ihraç olunan eşyanın  tekrar ihraç veya ithalinde belirlenmiş bulunan geçici kabul veya geçici çıkışlarının amaçları dışında kulla­ nılmalarını veya devredilmelerini yahut ticaret konusu yapılmalarını suç saymamış bulunmaktadır. Getirilen  değişiklikle büyük ölçüde kötüye kullanılan bu olanağı, hem ticaretini önlemek hem de gerekiyorsa yurt eko­ nomisine katkıda bulunmasına imkân vermek için, izin müessesesini de işletmek suretiyle, bu durumdaki eş­ yanın giriş veya çıkış amaç ve şartları dışında izinsiz olarak kullanılması kaçakçılık suçu arasına katılmıştır.  Maddeye eklenmesi öngörülen G fıkrası ile ticarî eşya dışındaki yabancı menşeli eşyanın yurt içinde ti­ caretinin önlenmesi ve özellikle bu ticareti örtecek imkânların giderilmesi amaçlanmaktadır. Yurt dışından  her ne suretle getirilirse getirilsin zati, ailevî ve meslekî eşyanın ticaret amacıyla toplanması, teşhir edilmesi ve­ ya satılması kaçakçılık suçu sayılmıştır.  Madde 2. — 1918 Sayılı Kanunun 7 nci maddesi kaçak eşya bulunduğundan şüphe edilen denk ve san­ dıklarda ya da nakit araçlarında arama yapılmasına izin vermektedir. Bu madde ile kaçak eşya meyanında  her türlü silah, mühimmat, patlayıcı ve uyuşturucu maddeler de sayılmakla açıklık getirmiş bulunmaktadır.  Madde 3. — Bu madde ile 8 inci maddeye bir fıkra eklenmekte Bakanlar Kurulu kararıyla ihdas edilen  emniyet bölgelerine mahsus olmak kaydıyla, takibi kesmemek için gece aramalarında önceden izin alma zo­ runluluğu kaldırılmaktadır.  Madde 4. — 1918 Sayılı Kanunun 11 inci maddesinin 3 üncü fıkrası «DUR» ihtarına riayet etmeyen  şahıslara karşı yapılacak uyarıyı düzenlemektedir, önce sözle sonra da havaya ateş etmek suretiyle yapıl­ ması öngörülen bu uyarının, çoğu kez, kolluk güçlerimizi tehlikeye düşürdüğü nazara alınarak, silahla mu­ kabeleye yeltenilmesi veya meşru müdafaya düşürülmesi halleriyle, emniyet bölgelerine mahsus olmak kaydı  ile gerekli görüldüğünde sadece sesle uyarılması ile ye emilmesi ayrıca silahla ikinci bir uyarı yapılmasına ge­ rek duyulmadan doğruca hedefe ateş edilebilmesi imkânı getirilmektedir.  Madde 5. — 1918 Sayılı Kanunun 20! inci maddesi, yasa dışı yollarla ya da gümrüğü yanıltıcı bildirim veya  belgelerle gümrük vergi ve resmi ödemeden ya da eksik ödeyerek veya yasak yahut tekele tabi eşyayı, değilmiş  gibi göstererek ithal veya buna teşebbüs halini cezalandırmakta, ayrıca bu suçun memur ve müstahdemler  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 627)
Sayfa 47 -
__ 2 —  GENEL GEREKÇE  1918 sayılı Kanun 1932 yılında yürürlüğe ıkonulmuş ve zaman zaman bazı maddeleri değiştirilmiştir. Ge­ rek Kanunun anametninde yer alan hükümler, gerekse sonradan değişikliğe uğrayan ya da ilâve edilen mad­ delerde yer alan hükümler, günümüzün değişen şartlarına ve ihtiyaca cevap veremez hale gelmişlerdir.  Özellikle, silah, mermi, uyuşturucu maddeler ile döviz, altın, gümüş, platin gibi kıymetli maddeler ve el­ mas, yakut, zümrüt gibi kıymetli taşların şimdiye kadar kaçak mal sayılmamış olması, ülke asayişini ve  ekonomisini olumsuz yönde önemli ölçüde etkilemiştir. Bu olumsuz etkilerin giderilmesi amacıyla, sözü edi­ len bu madde ve maddelerin kanun kapsamına alınarak, «kaçak» muamelesine tabi tutulmasında yarar gö­ rülmüştür. '  Öte yandan, kaçakçılık olaylarım ihbar edenlerle müsadirlerini özendirici birtakım hükümlere ihtiyaç  olduğu tespit edilmiş ve kanuna bu yolda hükümler konulmuştur.  Kaçakçılığın men, takip, tahkiki ile yükümlü görevlilerden kendileri ve yakınları için verecekleri mal (bil­ diriminden sonra, memuriyetin herhangi bir safhasında verecekleri mal bildiriminde yer alacak ve servetlerin­ de meydana gelecek artışları ispat yükümlülüğü getirilmiş, servetindeki artışı haklı olarak iktisap ettiğini is­ pat edemeyen görevlilerin ceza tehdidi altına alınması yanında mallarının müsaderesi de öngörülmüştür. Çe­ şitli maddelerdeki cezalarda, kaçakçılığı önlemek ve müeyyidelerin caydırıcı etkisini güçlendirmek üzere  bir miktar artırılmıştır.  MADDE GEREKÇELER!  Madde 1. — 1918 Sayılı Kanunun 1 inci maddesi D fıkrası Devlet tekeli altında bulunan maddelerin  kaçakçılığını ya da kaçak sayılan hallerini saptamaktadır. Ancak diğer kaçakçılık suçlarında öngörülen «te­ şebbüs hali» ne bu fıkrada yer verilmemiştir. Değişiklik bu noksanlığı gidermektedir.  Aynı maddenin F fıkrasında geçici kabul veya geçici çıkış rejimleriyle ithal ya da ihraç olunan eşyanın  tekrar ihraç veya ithalinde belirlenmiş bulunan geçici kabul veya geçici çıkışlarının amaçları dışında kulla­ nılmalarını veya devredilmelerini yahut ticaret konusu yapılmalarını suç saymamış bulunmaktadır. Getirilen  değişiklikle büyük ölçüde kötüye kullanılan bu olanağı, hem ticaretini önlemek hem de gerekiyorsa yurt eko­ nomisine katkıda bulunmasına imkân vermek için, izin müessesesini de işletmek suretiyle, bu durumdaki eş­ yanın giriş veya çıkış amaç ve şartları dışında izinsiz olarak kullanılması kaçakçılık suçu arasına katılmıştır.  Maddeye eklenmesi öngörülen G fıkrası ile ticarî eşya dışındaki yabancı menşeli eşyanın yurt içinde ti­ caretinin önlenmesi ve özellikle bu ticareti örtecek imkânların giderilmesi amaçlanmaktadır. Yurt dışından  her ne suretle getirilirse getirilsin zati, ailevî ve meslekî eşyanın ticaret amacıyla toplanması, teşhir edilmesi ve­ ya satılması kaçakçılık suçu sayılmıştır.  Madde 2. — 1918 Sayılı Kanunun 7 nci maddesi kaçak eşya bulunduğundan şüphe edilen denk ve san­ dıklarda ya da nakit araçlarında arama yapılmasına izin vermektedir. Bu madde ile kaçak eşya meyanında  her türlü silah, mühimmat, patlayıcı ve uyuşturucu maddeler de sayılmakla açıklık getirmiş bulunmaktadır.  Madde 3. — Bu madde ile 8 inci maddeye bir fıkra eklenmekte Bakanlar Kurulu kararıyla ihdas edilen  emniyet bölgelerine mahsus olmak kaydıyla, takibi kesmemek için gece aramalarında önceden izin alma zo­ runluluğu kaldırılmaktadır.  Madde 4. — 1918 Sayılı Kanunun 11 inci maddesinin 3 üncü fıkrası «DUR» ihtarına riayet etmeyen  şahıslara karşı yapılacak uyarıyı düzenlemektedir, önce sözle sonra da havaya ateş etmek suretiyle yapıl­ ması öngörülen bu uyarının, çoğu kez, kolluk güçlerimizi tehlikeye düşürdüğü nazara alınarak, silahla mu­ kabeleye yeltenilmesi veya meşru müdafaya düşürülmesi halleriyle, emniyet bölgelerine mahsus olmak kaydı  ile gerekli görüldüğünde sadece sesle uyarılması ile ye emilmesi ayrıca silahla ikinci bir uyarı yapılmasına ge­ rek duyulmadan doğruca hedefe ateş edilebilmesi imkânı getirilmektedir.  Madde 5. — 1918 Sayılı Kanunun 20! inci maddesi, yasa dışı yollarla ya da gümrüğü yanıltıcı bildirim veya  belgelerle gümrük vergi ve resmi ödemeden ya da eksik ödeyerek veya yasak yahut tekele tabi eşyayı, değilmiş  gibi göstererek ithal veya buna teşebbüs halini cezalandırmakta, ayrıca bu suçun memur ve müstahdemler  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 627)  _ 3 —  tarafından işlenmesi halinde cezayı iki kata çıkarmaktadır. Aynı madde gerçeğe aykırı beyanname verilme­ sini de suç saymaktadır.  Gerçeğe aykırı beyanname verilmesinin ancak kaçakçılık vasfı bulunması halinde bu Kanuna göre suç  sayılması gerektiğinden, madde metni, bunun bulunmaması halinde bir gümrük suçu olarak ve gümrük ka­ nunu gereğince işleme tabi tutulmasını temin edecek şekilde değiştirilmiş, ayrıca, hile ve suistimal gibi yasa  dışı hallere, sahte bildiri ve belgelerin de eklenmesiyle bir boşluk doldurulmuştur.  Bu suçun tanı bir kaçakçılık halini belirlemesi nedeni ile cezasının asgarî haddi de bir kat artırılmak­ tadır.  Aynı maddede suça iştirak eden memur ve müstahdemlerin cezaları iki kat olarak saptanmaktadır. An­ cak konu ile ilgisi bulunmayan memur ve müstahdemlerin diğer vatandaşlardan ayrıcalık yaratacak şekilde  cezalandırılmasının uygun olmadığı düşünülmüş, kaçakçılığın men ve takibi ile mükellef olanların esasen ağır­ laştırıcı hükümlere tabi olduğu da nazara alınarak, bu fıkra madde metninden çıkarılmıştır.  Peşin ikramiye haddi arttırıldığından ve uzun süren davalar nedeniyle istihkak sahiplerinin çoğu kez bu­ lunamadığı, bulunsa dahi bu ikramiyenin teşvik unsuru değerini yitirdiği de nazara alınarak para cezalarının  ikramiye olarak dağıtılması hususuna son verilmiştir.  Bu durumda, yalnız para cezası üzerinden ikramiye verilmesi hallerini öngören gümrükte yakalamaya ait  düzenlemeler de metinden çıkarılmıştır.  Madde 6. — 1918 Sayılı Kanunun 21 inci maddesi kaçak olarak yakalanan eşya ve kaçak eşya naklinde  kullanılan nakil vasıtalarının tahkikat süresince teminat karşılığı sahibine, teslimini öngörmektedir. Uygulamada  pek çok aksaklıklara neden olan bu imkân, ulusal ekonominin yararı, eşyanın tabiatından doğan muhafaza  külfeti ve ziyanı nedeniyle yok olmasını önlemek üzere hüküm değiştirilmiş, yalnız bu aksamaları giderici dü­ zenlemeler de yapılmıştır.  Madde 7. — 1918 Sayılı Kanunun 22 nci maddesi müsadere kararı kesinleşmeden suçlusu ölen veya suçu  affa ya da zaman aşımına uğrayan kaçakçılık hallerinde yasak veya tekele tabi olanlar dışındaki kaçak eşya­ nın iadesini öngörmektedir. Özellikle suçlunun ölüm ya da affa uğraması sonucunda yakalanan eşyanın iade  edilmesi mücadele gücünü rencide etmekte ve haklı kırgınlıklara da yol açmaktadır. Ancak eşyanın kaçak ol­ madığının ispatına da imkân vermek gerekli görülmektedir. Bunu bağdaştırmak üzere C.M.U. Kanunu 392  nci maddesi hükmüne atıfta bulunularak bu hallerde eşya için davanın sürdürülmesine imkân tanınmaktadır.  Ancak aynı maddede iade edilemeyecek olan eşya meyanına müsademe sonucu yakalanan kaçak eşya da  eklenmiştir.  Madde 8. — 1918 Sayılı Kanunun 23 üncü maddesinin 3 üncü fıkrasında yakalanan kaçak eşyanın teslim  edileceği gümrük ya da tekel idaresinin hangisi olduğu belirlenmemektedir. Bunun en yakın gümrük veya tekel  idaresi olduğu bu değişiklikle hükme bağlanmaktadır.  Madde 9. — 1918 Sayılı Kanunun 26 nci maddesinin 1 ve 2 nci fıkraları, öngörülen hürriyeti bağlayıcı  cezalarla para cezalarının artırılarak caydırıcılık etkisinin güçlendirilmesi amacıyla değiştirilmektedir.  Madde 10. — 1918 Sayılı Kanunun 27 nci maddesi de yukarıdaki maddelerde belirtilen amaçlara uygun  olarak ve onlara uyumlu hale getirmek üzere cezaları artırılmıştır.  Ayrıca 20 nci maddeden çıkarılmış bulunan o maddede yazılı suçlara iştirak eden memur ve müstahdem­ ler yerine, kaçakçılığın men, takip ve tahkikiyle mükellef bulunan memurların 20 nci maddede gösterilen  suça iştirakleri halinde, 27 nci maddedeki ağırlaştırıcı cszaya uğratılimaüarını sağlamak üzere, bu maddenin  son fıkrasına 20 nci madde idaresi de katılmış bulunmaktadır.  Madde 11. — 1918 sayılı Kanunun 29 uncu maddesi, 1402 sayılı Kanunda yapılan değişikliğe uyumlu ha­ le getirilerek yeniden düzenlenmiştir.  Madde 12. — 1918 sayılı Kanunun 32 nci maddesindeki cezalar artırılarak bu tür teşebbüsleri önleme ama­ cı güdülmüştür.  Madde 13..— 1918 sayılı Kanunun 33 üncü maddesine getirilen bir değişiklikle kaçak maddelerin giriş ve  çıkış olarak ayrımı yapılmış bulunmaktadır.  Madde 14. — 1918 sayılı Kanunun 34 üncü maddesinde yazılı suçların karşılığı olan cezalar artırılarak  mücadelenin daha etkin hale getirilmesi sağlanmıştır.  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 627)
Sayfa 48 -
_ 3 —  tarafından işlenmesi halinde cezayı iki kata çıkarmaktadır. Aynı madde gerçeğe aykırı beyanname verilme­ sini de suç saymaktadır.  Gerçeğe aykırı beyanname verilmesinin ancak kaçakçılık vasfı bulunması halinde bu Kanuna göre suç  sayılması gerektiğinden, madde metni, bunun bulunmaması halinde bir gümrük suçu olarak ve gümrük ka­ nunu gereğince işleme tabi tutulmasını temin edecek şekilde değiştirilmiş, ayrıca, hile ve suistimal gibi yasa  dışı hallere, sahte bildiri ve belgelerin de eklenmesiyle bir boşluk doldurulmuştur.  Bu suçun tanı bir kaçakçılık halini belirlemesi nedeni ile cezasının asgarî haddi de bir kat artırılmak­ tadır.  Aynı maddede suça iştirak eden memur ve müstahdemlerin cezaları iki kat olarak saptanmaktadır. An­ cak konu ile ilgisi bulunmayan memur ve müstahdemlerin diğer vatandaşlardan ayrıcalık yaratacak şekilde  cezalandırılmasının uygun olmadığı düşünülmüş, kaçakçılığın men ve takibi ile mükellef olanların esasen ağır­ laştırıcı hükümlere tabi olduğu da nazara alınarak, bu fıkra madde metninden çıkarılmıştır.  Peşin ikramiye haddi arttırıldığından ve uzun süren davalar nedeniyle istihkak sahiplerinin çoğu kez bu­ lunamadığı, bulunsa dahi bu ikramiyenin teşvik unsuru değerini yitirdiği de nazara alınarak para cezalarının  ikramiye olarak dağıtılması hususuna son verilmiştir.  Bu durumda, yalnız para cezası üzerinden ikramiye verilmesi hallerini öngören gümrükte yakalamaya ait  düzenlemeler de metinden çıkarılmıştır.  Madde 6. — 1918 Sayılı Kanunun 21 inci maddesi kaçak olarak yakalanan eşya ve kaçak eşya naklinde  kullanılan nakil vasıtalarının tahkikat süresince teminat karşılığı sahibine, teslimini öngörmektedir. Uygulamada  pek çok aksaklıklara neden olan bu imkân, ulusal ekonominin yararı, eşyanın tabiatından doğan muhafaza  külfeti ve ziyanı nedeniyle yok olmasını önlemek üzere hüküm değiştirilmiş, yalnız bu aksamaları giderici dü­ zenlemeler de yapılmıştır.  Madde 7. — 1918 Sayılı Kanunun 22 nci maddesi müsadere kararı kesinleşmeden suçlusu ölen veya suçu  affa ya da zaman aşımına uğrayan kaçakçılık hallerinde yasak veya tekele tabi olanlar dışındaki kaçak eşya­ nın iadesini öngörmektedir. Özellikle suçlunun ölüm ya da affa uğraması sonucunda yakalanan eşyanın iade  edilmesi mücadele gücünü rencide etmekte ve haklı kırgınlıklara da yol açmaktadır. Ancak eşyanın kaçak ol­ madığının ispatına da imkân vermek gerekli görülmektedir. Bunu bağdaştırmak üzere C.M.U. Kanunu 392  nci maddesi hükmüne atıfta bulunularak bu hallerde eşya için davanın sürdürülmesine imkân tanınmaktadır.  Ancak aynı maddede iade edilemeyecek olan eşya meyanına müsademe sonucu yakalanan kaçak eşya da  eklenmiştir.  Madde 8. — 1918 Sayılı Kanunun 23 üncü maddesinin 3 üncü fıkrasında yakalanan kaçak eşyanın teslim  edileceği gümrük ya da tekel idaresinin hangisi olduğu belirlenmemektedir. Bunun en yakın gümrük veya tekel  idaresi olduğu bu değişiklikle hükme bağlanmaktadır.  Madde 9. — 1918 Sayılı Kanunun 26 nci maddesinin 1 ve 2 nci fıkraları, öngörülen hürriyeti bağlayıcı  cezalarla para cezalarının artırılarak caydırıcılık etkisinin güçlendirilmesi amacıyla değiştirilmektedir.  Madde 10. — 1918 Sayılı Kanunun 27 nci maddesi de yukarıdaki maddelerde belirtilen amaçlara uygun  olarak ve onlara uyumlu hale getirmek üzere cezaları artırılmıştır.  Ayrıca 20 nci maddeden çıkarılmış bulunan o maddede yazılı suçlara iştirak eden memur ve müstahdem­ ler yerine, kaçakçılığın men, takip ve tahkikiyle mükellef bulunan memurların 20 nci maddede gösterilen  suça iştirakleri halinde, 27 nci maddedeki ağırlaştırıcı cszaya uğratılimaüarını sağlamak üzere, bu maddenin  son fıkrasına 20 nci madde idaresi de katılmış bulunmaktadır.  Madde 11. — 1918 sayılı Kanunun 29 uncu maddesi, 1402 sayılı Kanunda yapılan değişikliğe uyumlu ha­ le getirilerek yeniden düzenlenmiştir.  Madde 12. — 1918 sayılı Kanunun 32 nci maddesindeki cezalar artırılarak bu tür teşebbüsleri önleme ama­ cı güdülmüştür.  Madde 13..— 1918 sayılı Kanunun 33 üncü maddesine getirilen bir değişiklikle kaçak maddelerin giriş ve  çıkış olarak ayrımı yapılmış bulunmaktadır.  Madde 14. — 1918 sayılı Kanunun 34 üncü maddesinde yazılı suçların karşılığı olan cezalar artırılarak  mücadelenin daha etkin hale getirilmesi sağlanmıştır.  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 627)  — 4 —  Madde 15. — 1918 sayılı Kanunun 40 inci maddesi, 6 ay veya daha yukarı hürriyeti bağlayıcı bir ceza ile  mahkûmiyet halinde sürgün cezasını öngörmektedir. Yapılan değişiklikle, cezaların artırılmış bulunduğu da göz- önüne alınarak, güvenlik gözetimi altında bulundurma cezasını 2 yıl veya daha yukarı hürriyeti bağlayıcı ce­ zalara hasretmek ve ayrıca bu süreyi de 1 seneden 3 seneye kadar olmak üzere indirmekle, amaca uygun bir  hale getirmiş bulunmaktadır.  Madde 16. — 1918 sayılı Kanunun 41 inci maddesi umumî yerlerin işleticilerinin bundan yararlanarak ka­ çakçılık suçu işlemeleri halinde cezalandırılmalarını öngörmektedir. Ancak bunları sadece münferit kaçakçılık  suçu istemeleri durumu belirlenerek 25 inci miaddeye atıfyapılmıştır. Teşekkül halinin de öngörülmesi gerektiğin­ den maddeye bunu sağlayan değişiklik getirilmiştir.  Madde 17. — Bu madde ile 1918 sayılı Kanunun 43 üncü maddesinde belirtilen suçun 25 inci maddenin  3 üncü fıkrasına göre cezalandırılması öngörülmektedir.  Madde 18. — 1918 sayılı Kanunun 45 inci maddesinde yeralan beyanamelerde gösterilecek özellikler ara­ sına kıymetin de katılması öngörülmüş, ayrıca suçun pa^a cezası günün koşullarına uyacak şekilde artırılmış­ tır.  Madde 19. — 1918 sayılı Kanunun 47 nci maddesinin 1 inci fıkrasına getirilen bir değişiklikle, bu suça  «teşebbüs hali»de eklenmiş bulunmaktadır.  Madde 20. — 1918 sayılı Kanunun 48 inci maddesi kaçakçılıkta kullanılan nakil vasıtaları ile alet ve ede­ vatın teslimine ve tasfiyesine ait usulleri düzenlemektedir. Bunların arasına makinelerin de katılması öngörül­ müş, ayrıca muhafazasında güçlük bulunan eşya ve vasıtanın tasfiyesine mahallî hükümet tarafından değil, eş­ yanın özelliğine göre yasalarda belirtilen usullere uygun olarak tasviyesinin yapılmasını sağlamak için 24 üncü  maddeye atıfta bulunmuştur.  Madde 21. — 1918 sayılı Kanunun 53 üncü maddesinin 1 inci fıkrası, «6 ay ve daha yukarı hapis cezasıyla  muhakeme edilen hüviyetini ispat edemeyen veya kaçak eşya ile yakalanmış veyahut kaçakçılıktan mükerrir du­ ruma girmiş sanığın tahkikat ve muhakemesinin mevku fen yapılacağını» amlir bulünmialkıta iken, bu fıkra, Anaya­ sa Mahkemesinin 27.11.1963 gün ve E. 1963/293, K. 1963/282 sayılı kararıyla iptal edilmiştir.  Kaçakçılıkla mücadelede daha etkin önlemler ve ağırlaştırıcı cezalar düşünülürken bir yandan bu suçun  sanıklarının tahkikat ve dava süresince serbest dolaşmadan ve tahkikatı zorlaştırıcı düzenlemelere girişmesini  önleyecek, öte yandan davaların süratlendirilmesini de sağlayacak bu tedbirin tekrar ihyasında yarar görül­ müştür.  Madde 22. — 1918 sayılı Kanunun 56 ncı maddesinin 3 üncü ve 4 üncü fıkrasında gösterilen hapse tah­ vil edilecek para cezalarının haddi, günün koşullarına uygun hale getirilmiştir.  Madde 23. — 1918 sayılı Kanunun 57 nci maddesine eklenen 2 nci fıkra ile, hazırlık soruşturması sırasında  C. Savcılarınca son soruşturma sırasında ise mahkemelerce idarelere bilgi verilerek davaya katılmaları sağlan­ mıştır.  Madde 24. — 1918 sayılı Kanunun 58 inci maddesinin 3 üncü fıkrasında sanığın bilinmemesi ya da duruş­ manın muvakkaten tatili hallerinde verilecek müsadere kararnına ait hüküm yer almaktadır. Bu madde ile, 58  inci maddede sayılan «Alet, Edevat» tabiri yerine «Araç, Gereç ve Makineler» deyimleri konulmuş, ayrıca «Mu­ vakkat tatil kararı» nın bekleme süresi 1 yıldan 6 aya indirilerek gereksiz beklentilerin önlenmesi öngörülmüş­ tür.  Madde 25. — Bu madde, 1918 sayılı Kanunun 60 inci maddesini değiştirmektedir. Yapılan bu değişiklik ve  ilavelerle kaçakçılıkla daha etkili mücadele etmeye yöndik hükümler getirilmiş, özellikle muhbirlere ve ya­ kalayanlara ikramiye ödenmesi hususunda kolaylıklar düşünülmüş ve ikramiyelerin miktarları da makul dü­ zeylere çıkarılmıştır.  Madde 26. — 1918 sayılı Kanuna 6829 sayılı Kanunla konulan ek madde 2 rain I, II ve III üncü fıkralarında  gösterilen cezalar, etkinliği artırmak önleyiciliği sağlamak amacıyla artırılmıştır. Ayrıca aynı maddenin 6 ncı  fıkrasındaki, gümrükte yakalanan kaçak eşya için verilecek olan ikramiyenin kesinleşen para cezalarını muh­ bir ve müsadirlere ikramiye olarak dağıtımına son verilmesi nedeniyle, 60 inci madde gereğince dağıtılması ön­ görülmüştür.  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 627)
Sayfa 49 -
— 4 —  Madde 15. — 1918 sayılı Kanunun 40 inci maddesi, 6 ay veya daha yukarı hürriyeti bağlayıcı bir ceza ile  mahkûmiyet halinde sürgün cezasını öngörmektedir. Yapılan değişiklikle, cezaların artırılmış bulunduğu da göz- önüne alınarak, güvenlik gözetimi altında bulundurma cezasını 2 yıl veya daha yukarı hürriyeti bağlayıcı ce­ zalara hasretmek ve ayrıca bu süreyi de 1 seneden 3 seneye kadar olmak üzere indirmekle, amaca uygun bir  hale getirmiş bulunmaktadır.  Madde 16. — 1918 sayılı Kanunun 41 inci maddesi umumî yerlerin işleticilerinin bundan yararlanarak ka­ çakçılık suçu işlemeleri halinde cezalandırılmalarını öngörmektedir. Ancak bunları sadece münferit kaçakçılık  suçu istemeleri durumu belirlenerek 25 inci miaddeye atıfyapılmıştır. Teşekkül halinin de öngörülmesi gerektiğin­ den maddeye bunu sağlayan değişiklik getirilmiştir.  Madde 17. — Bu madde ile 1918 sayılı Kanunun 43 üncü maddesinde belirtilen suçun 25 inci maddenin  3 üncü fıkrasına göre cezalandırılması öngörülmektedir.  Madde 18. — 1918 sayılı Kanunun 45 inci maddesinde yeralan beyanamelerde gösterilecek özellikler ara­ sına kıymetin de katılması öngörülmüş, ayrıca suçun pa^a cezası günün koşullarına uyacak şekilde artırılmış­ tır.  Madde 19. — 1918 sayılı Kanunun 47 nci maddesinin 1 inci fıkrasına getirilen bir değişiklikle, bu suça  «teşebbüs hali»de eklenmiş bulunmaktadır.  Madde 20. — 1918 sayılı Kanunun 48 inci maddesi kaçakçılıkta kullanılan nakil vasıtaları ile alet ve ede­ vatın teslimine ve tasfiyesine ait usulleri düzenlemektedir. Bunların arasına makinelerin de katılması öngörül­ müş, ayrıca muhafazasında güçlük bulunan eşya ve vasıtanın tasfiyesine mahallî hükümet tarafından değil, eş­ yanın özelliğine göre yasalarda belirtilen usullere uygun olarak tasviyesinin yapılmasını sağlamak için 24 üncü  maddeye atıfta bulunmuştur.  Madde 21. — 1918 sayılı Kanunun 53 üncü maddesinin 1 inci fıkrası, «6 ay ve daha yukarı hapis cezasıyla  muhakeme edilen hüviyetini ispat edemeyen veya kaçak eşya ile yakalanmış veyahut kaçakçılıktan mükerrir du­ ruma girmiş sanığın tahkikat ve muhakemesinin mevku fen yapılacağını» amlir bulünmialkıta iken, bu fıkra, Anaya­ sa Mahkemesinin 27.11.1963 gün ve E. 1963/293, K. 1963/282 sayılı kararıyla iptal edilmiştir.  Kaçakçılıkla mücadelede daha etkin önlemler ve ağırlaştırıcı cezalar düşünülürken bir yandan bu suçun  sanıklarının tahkikat ve dava süresince serbest dolaşmadan ve tahkikatı zorlaştırıcı düzenlemelere girişmesini  önleyecek, öte yandan davaların süratlendirilmesini de sağlayacak bu tedbirin tekrar ihyasında yarar görül­ müştür.  Madde 22. — 1918 sayılı Kanunun 56 ncı maddesinin 3 üncü ve 4 üncü fıkrasında gösterilen hapse tah­ vil edilecek para cezalarının haddi, günün koşullarına uygun hale getirilmiştir.  Madde 23. — 1918 sayılı Kanunun 57 nci maddesine eklenen 2 nci fıkra ile, hazırlık soruşturması sırasında  C. Savcılarınca son soruşturma sırasında ise mahkemelerce idarelere bilgi verilerek davaya katılmaları sağlan­ mıştır.  Madde 24. — 1918 sayılı Kanunun 58 inci maddesinin 3 üncü fıkrasında sanığın bilinmemesi ya da duruş­ manın muvakkaten tatili hallerinde verilecek müsadere kararnına ait hüküm yer almaktadır. Bu madde ile, 58  inci maddede sayılan «Alet, Edevat» tabiri yerine «Araç, Gereç ve Makineler» deyimleri konulmuş, ayrıca «Mu­ vakkat tatil kararı» nın bekleme süresi 1 yıldan 6 aya indirilerek gereksiz beklentilerin önlenmesi öngörülmüş­ tür.  Madde 25. — Bu madde, 1918 sayılı Kanunun 60 inci maddesini değiştirmektedir. Yapılan bu değişiklik ve  ilavelerle kaçakçılıkla daha etkili mücadele etmeye yöndik hükümler getirilmiş, özellikle muhbirlere ve ya­ kalayanlara ikramiye ödenmesi hususunda kolaylıklar düşünülmüş ve ikramiyelerin miktarları da makul dü­ zeylere çıkarılmıştır.  Madde 26. — 1918 sayılı Kanuna 6829 sayılı Kanunla konulan ek madde 2 rain I, II ve III üncü fıkralarında  gösterilen cezalar, etkinliği artırmak önleyiciliği sağlamak amacıyla artırılmıştır. Ayrıca aynı maddenin 6 ncı  fıkrasındaki, gümrükte yakalanan kaçak eşya için verilecek olan ikramiyenin kesinleşen para cezalarını muh­ bir ve müsadirlere ikramiye olarak dağıtımına son verilmesi nedeniyle, 60 inci madde gereğince dağıtılması ön­ görülmüştür.  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 627)  — 5 —  Madde 27. — Bu madde ile, 1918 sayılı Kanuna 3, 4, 5 ve 6 ncı ek maddeler ve geçici madde eklenmiştir.  Ek Madde 3. — Bu maddede kaçakçılığın men, takip ve tahkikiyle görevli kişilerle hâkim, savcı ve adliye  memurlarının haksız mal kazancını ve çıkarlarını önlemek ve görevlerini kötüye kullanmalarını engellemek  için bazı tedbirler getirilmiştir.  Ek Madde 4. — Bu madde ile, kaçakçılık davalarının süratlendirilmesi amacı ile ve ihtisaslaşmayı sağlamak  üzere mahkemelerin bazılarının bu davalara tahsisi öngörülmektedir.  Ek Madde 5. — Kaçakçılık suçundan ağır hapis cezasına mahkûm olanların, affa uğrasalar dahi, kamu  görevlerinde çalıştırılmalarını önleyici hüküm getirilmiştir.  Ek Madde 6. — Bu madde ile, yasal görevini yapan, kaçakçılığın men ve takip ve tahkikiyle görevli personel­ den gerekenlere hukukî yönden yardımda bulunulması ve görevden uzaklaştırılmaması esası kabul edilmiştir.  Geçici Madde — 1918 sayılı Kanuna eklenen bu geçici madde ile mal meyanına ait yönetmeliğin üç aylı!  bir sürede yürürlüğe konması öngörülmüş ve ek 3 üncü maddede belirtilen işlemlerin hangi süre içinde yeri­ ne getirileceği gösterilmiştir.  Madde 28. — Yeni düzenlemeler dikkate alınarak 2313 sayılı Kanunun uygulama imkânı kalmayan 28  inci maddesinin yürürlükten kaldırılması öngörülmüştür.  Madde 29. — 30. — Yürütme ve yürürlükle ilgilidir.  içişleri Komisyonu Raporu  TC  Millî Güvenlik Konseyi  İçişleri Komisyonu 25 Temmuz 1983  Esas No. : 1/510  Karar No. ': 32  MİLLİ GÜVENLİK KONSEYİ BAŞKANLIĞINA  Danışma Meclisi Genel Kurulunun 17 Mayıs 1983 tarihli 103 üncü Birleşiminde görüşülerek kabul edilen  7.1.1932 tarihli ve 1918 sayılı Kaçakçılığın Men ve Takibine Dair Kanunun Bazı Maddelerinin Değiştiril­ mesine ve Bu Kanuna Bazı Maddeler Eklenmesine Dair Kanun Tasarısı ve gerekçesi Komisyonumuza havale  edilmekle incelendi. Tümü müzakere edilerek maddelerinin görüşülmesine geçildi.  Kanun tasarısı ille 2313 Sayılı Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakkında Kanunun 28 inci maddesi de  yürürlükten kaldırılmak istendiğinden, Tasarı adı Komisyon metninde belirtilen şeklide değiştirilmiştir.  Tasarının 1 inci maddesinin (F) Fıkrasına geçici muaflık yolu ile ithal olunan eşya da, ilave edilerek bu  konudaki boşluk doldurulmuştur. Kaçakçılığı önleyici bir tedbir niteliğinde görülen ve ımıillîleşmiş eşya üze­ rindeki tasarruf biçimini düzenleyen (G) fıkrası kaçakçılıik fiillerini tarif eden bu madde kapsamından çıka­ rılarak kaçakçılığı önleyici tedbirleri düzenleyen ek maddeler arasına dahil edilmiş ve düzenileme bu maddede  yapılmıştır.  1 inci madde Komiısiyonumuzoa gerek! redaksiyona tabi tutulknaıştur.  Yeni kurulan Sahil Güvenlik Komutanlığının görevleri nazara alınarak kaçakçılığın men, takip ve tah­ kiki ile görevli bulunan mükellefleri belirleyen 3 üncü maddesi kapsamına anılan Komutanlık personelinin  de, dahil edilebilmesi için 3 üncü maddenin değişikliği zorunlu görülmüş ve tasarıya Komisyonumuzca ila­ ve edilen 2 nci madde ile bu değişikliğin sağlanması amaçlanmıştır.  Tasarıya Komisyonca ilave edilen bu maddede, Gümrük ve Tekel 'Bakanlığınca istihdam olunan sözleş­ meli personelin de, görevli kılınmasına imkân verilmiş ve görevlilerin sayımında bugünkü 'kadro durumu göz- önünde bulundurulmuştur.  Tasarıya ilave olunan bu madde nedeniyle çerçeve ikinci madde üçüncü madde olarak değiştirilmiş ve  üçüncü madde ile değiştirilen 7 nci madde aynen benimsenmiştir.  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 627)  \
Sayfa 50 -
— 5 —  Madde 27. — Bu madde ile, 1918 sayılı Kanuna 3, 4, 5 ve 6 ncı ek maddeler ve geçici madde eklenmiştir.  Ek Madde 3. — Bu maddede kaçakçılığın men, takip ve tahkikiyle görevli kişilerle hâkim, savcı ve adliye  memurlarının haksız mal kazancını ve çıkarlarını önlemek ve görevlerini kötüye kullanmalarını engellemek  için bazı tedbirler getirilmiştir.  Ek Madde 4. — Bu madde ile, kaçakçılık davalarının süratlendirilmesi amacı ile ve ihtisaslaşmayı sağlamak  üzere mahkemelerin bazılarının bu davalara tahsisi öngörülmektedir.  Ek Madde 5. — Kaçakçılık suçundan ağır hapis cezasına mahkûm olanların, affa uğrasalar dahi, kamu  görevlerinde çalıştırılmalarını önleyici hüküm getirilmiştir.  Ek Madde 6. — Bu madde ile, yasal görevini yapan, kaçakçılığın men ve takip ve tahkikiyle görevli personel­ den gerekenlere hukukî yönden yardımda bulunulması ve görevden uzaklaştırılmaması esası kabul edilmiştir.  Geçici Madde — 1918 sayılı Kanuna eklenen bu geçici madde ile mal meyanına ait yönetmeliğin üç aylı!  bir sürede yürürlüğe konması öngörülmüş ve ek 3 üncü maddede belirtilen işlemlerin hangi süre içinde yeri­ ne getirileceği gösterilmiştir.  Madde 28. — Yeni düzenlemeler dikkate alınarak 2313 sayılı Kanunun uygulama imkânı kalmayan 28  inci maddesinin yürürlükten kaldırılması öngörülmüştür.  Madde 29. — 30. — Yürütme ve yürürlükle ilgilidir.  içişleri Komisyonu Raporu  TC  Millî Güvenlik Konseyi  İçişleri Komisyonu 25 Temmuz 1983  Esas No. : 1/510  Karar No. ': 32  MİLLİ GÜVENLİK KONSEYİ BAŞKANLIĞINA  Danışma Meclisi Genel Kurulunun 17 Mayıs 1983 tarihli 103 üncü Birleşiminde görüşülerek kabul edilen  7.1.1932 tarihli ve 1918 sayılı Kaçakçılığın Men ve Takibine Dair Kanunun Bazı Maddelerinin Değiştiril­ mesine ve Bu Kanuna Bazı Maddeler Eklenmesine Dair Kanun Tasarısı ve gerekçesi Komisyonumuza havale  edilmekle incelendi. Tümü müzakere edilerek maddelerinin görüşülmesine geçildi.  Kanun tasarısı ille 2313 Sayılı Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakkında Kanunun 28 inci maddesi de  yürürlükten kaldırılmak istendiğinden, Tasarı adı Komisyon metninde belirtilen şeklide değiştirilmiştir.  Tasarının 1 inci maddesinin (F) Fıkrasına geçici muaflık yolu ile ithal olunan eşya da, ilave edilerek bu  konudaki boşluk doldurulmuştur. Kaçakçılığı önleyici bir tedbir niteliğinde görülen ve ımıillîleşmiş eşya üze­ rindeki tasarruf biçimini düzenleyen (G) fıkrası kaçakçılıik fiillerini tarif eden bu madde kapsamından çıka­ rılarak kaçakçılığı önleyici tedbirleri düzenleyen ek maddeler arasına dahil edilmiş ve düzenileme bu maddede  yapılmıştır.  1 inci madde Komiısiyonumuzoa gerek! redaksiyona tabi tutulknaıştur.  Yeni kurulan Sahil Güvenlik Komutanlığının görevleri nazara alınarak kaçakçılığın men, takip ve tah­ kiki ile görevli bulunan mükellefleri belirleyen 3 üncü maddesi kapsamına anılan Komutanlık personelinin  de, dahil edilebilmesi için 3 üncü maddenin değişikliği zorunlu görülmüş ve tasarıya Komisyonumuzca ila­ ve edilen 2 nci madde ile bu değişikliğin sağlanması amaçlanmıştır.  Tasarıya Komisyonca ilave edilen bu maddede, Gümrük ve Tekel 'Bakanlığınca istihdam olunan sözleş­ meli personelin de, görevli kılınmasına imkân verilmiş ve görevlilerin sayımında bugünkü 'kadro durumu göz- önünde bulundurulmuştur.  Tasarıya ilave olunan bu madde nedeniyle çerçeve ikinci madde üçüncü madde olarak değiştirilmiş ve  üçüncü madde ile değiştirilen 7 nci madde aynen benimsenmiştir.  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 627)  \  _ < { —  Tasarının çerçeve 3 üncü maddesi ile 8 inci maddenin son fıkrasına bir cümle ilave edilmesi suretiyle Em­ niyet bölgelerinde gece yapılacaJk aramalarda izin alma zorunluluğu kaldırıtaak istenmiş ise de, Kanunun  8 inci maddesi bu konuda ihtiyaca yeterli# bulunduğundan ilavesi istenen düzenleme metinden çıkarılmıştır.  Tasarının 5 inci maddesi ile değiştirilen 20 nci mad lenin 1 inci fıkrasında yer alan her türlü beyanname  kelimelerinin önüne gerçeğe aykırı kelimeleri konularak bu aşamadaki kasıt unsuru açıkça vurgulanmış ve  maddenin son fıkrası ikramiyelerle ilişkili madde içinde düzenlendiğinden bu fıkra madde metninden çıkarıl­ mış ve madde redaksiyona tabi tutulmıuıştur.  Tasarının 6 ncı maddesi ile değiştirilen 21 inci maddenin B bendinde çıkış yasağı eşya ile nakil vasıtasının  FOB değerinin tespitline yetkili heyetin teşkiline esneklik getirilmiş ve maddeye kaçak eşyanın evrak üzerin­ den iadesine karar vermeye yetkili mahkemeye eşyanın niteliklerini belirtir tespit raporu istihsal eyleme gö­ revi verilerek bu konudaki boşluk giderilmiştir.  Tasarının 7 nci malddesi ile değiştirilen Kanunun 22 nci maddesinin 4 üncü fıkrası maddenin amacına  uygun biçimde redaksiyona tabi tutulmuştur.  Tasarının 8 inci maddesi ile değiştirilen 23 üncü madden'in 3 numaralı bendi gereken redaksiyona tabi  tutulmuştur.  Tasarının 9 uncu maddesi l e Kanunun 26 ncı maddesinin 1 inci ve 2 nci fıkraları değiştirilmektedir. Ko- misvonumuz özde değişikliği aynen benimsemiş, ancak madde numarası diğer maddelerin düzenleniş biçi­ mine uyum sağlaması bakımından metinden çıkarılmıştır.  Tasarının 10 uncu maddesi le değiştirilen 27 nci maddenin 4 üncü fıkrası redaksiyona tabi tutulmuştur.  Tasarının M inci maddesi ile değiştirilen 29 uncu maddesi 1402 sayılı Sıkıyönetim Kanununa 8.12.1980  tarih ve 2354 sayılı Kanunla eklenen Ek Madde 4'e uygun biçimde düzenlemeye tabi tutularak benimsen­ miştir.  Tasarının 12 nci maddesi ile değiştirilen 32 nci maddede tavan ağır para cezası 500 000 TL. olarak tespit  olunmuş ise de, Türk Ceza Kanununun 19 uncu mad leşinde tavan ağır para oezası 300 000 TL. olarak be­ lirlenmiş bulunması 'karşısında bu madlde ile gerekli uyum sağlanarak taban ağır para cezasının metinde yer alması  kâfi görülmüş ve tavan 500 000 TL. ağır para cezası metinden çıkarılarak madde tümü ile redaksiyona tabi  tutulmuştur.  Tasarının 13 üncü maddösi ile değiştirilen 33 üncü maddenin ek fıkrası özde benimsenip redaksiyona ta­ bi tutulmuştur.  Tasarının 14 üncü muaddesü ile değiştirilen 34 üncü madde redaksiyona tabi tutulmuştur.  Tasarının 16 ncı maddesi ile değiştirilen 41 inci madde redaksiyona tabi tutullmuştur.  Tasarının 17 nci maddesi l e değiştirilen 43 üncü madde redaksiyona talbi tutularak benimsenmiştir.  Tasarının 18 inci maddesi ile değiştirilen 45 inci maddenin 1 inci fıkrası redaksiyona tabi tutulmuş ve kıy­ met beyanı ticarî eşyaya inhisar ettirilnıiştir. Meri 45 inci maddenin 2 nci fıkrasında fiilin ayrıca bir suç teş­ kil etmesi hali esasen düzenlenmiş bulunduğundan, madde içindeki aynı amaçlı bölüm metinden çıkarılmıştır.  Tasarının 19 uncu maddesi ile değiştirilen 47 nci maddenin 1 inci Merası nakil vasıtaları çeşidinin gide­ rek artacağı düşünülerek amacı karşılayacak biçimde redaksiyon yapılmıştır.  Tasarının 20 nci maddesi ile değiştirilen 48 inci madde özde benimsenmiş, gerekli redaksiyon yapılmış­ tır.  Tasarının 22 nci maddesi ile değiştirilen 56 ncı maddenin 3 ve 4 üncü fıkraları 647 sayılı Cezaların infazı  Hakkındaki Kanun Hükümlerine paralel biçimde tekrar düzenlenmiş ye böylece 647 sayılı Kanunda yapılacak  bir değişikliğin 1918 sayılı Kanuna yansıması sağlanmış|tel1|  Tasarının 23 üncü maddesi ile 57 nci maddeye eklenen fıkra aynen benimsenmdış, ancak savcılık özel  isim olmadığından, küçük harfle yazılmak suretiyle redaksiyon yapılmıştır.  Tasarının 24 üncü maddesi ile değiştirilen 58 inci maddenin 3 üncü fıkrası redaksiyona tabi tutularak  kanun sistematiğine uygun biçimde rakamlar yazı ile ifade edilmiştir.  Tasarının 25 inci maddesi ile değiştirilen 60 inci madde ile  1. Gümrük kaçağı eşya için öngörülen sahipli eşya ikramiyesi % 50'ye sahipsiz eşya ikramiyesi ise,  % 25'e indirilmiş ve giriş kaçağı eşyada CİF kıymetit Gümrük idaresince tespit edileceği belirtilmiştir.  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 627)
Sayfa 51 -
_ < { —  Tasarının çerçeve 3 üncü maddesi ile 8 inci maddenin son fıkrasına bir cümle ilave edilmesi suretiyle Em­ niyet bölgelerinde gece yapılacaJk aramalarda izin alma zorunluluğu kaldırıtaak istenmiş ise de, Kanunun  8 inci maddesi bu konuda ihtiyaca yeterli# bulunduğundan ilavesi istenen düzenleme metinden çıkarılmıştır.  Tasarının 5 inci maddesi ile değiştirilen 20 nci mad lenin 1 inci fıkrasında yer alan her türlü beyanname  kelimelerinin önüne gerçeğe aykırı kelimeleri konularak bu aşamadaki kasıt unsuru açıkça vurgulanmış ve  maddenin son fıkrası ikramiyelerle ilişkili madde içinde düzenlendiğinden bu fıkra madde metninden çıkarıl­ mış ve madde redaksiyona tabi tutulmıuıştur.  Tasarının 6 ncı maddesi ile değiştirilen 21 inci maddenin B bendinde çıkış yasağı eşya ile nakil vasıtasının  FOB değerinin tespitline yetkili heyetin teşkiline esneklik getirilmiş ve maddeye kaçak eşyanın evrak üzerin­ den iadesine karar vermeye yetkili mahkemeye eşyanın niteliklerini belirtir tespit raporu istihsal eyleme gö­ revi verilerek bu konudaki boşluk giderilmiştir.  Tasarının 7 nci malddesi ile değiştirilen Kanunun 22 nci maddesinin 4 üncü fıkrası maddenin amacına  uygun biçimde redaksiyona tabi tutulmuştur.  Tasarının 8 inci maddesi ile değiştirilen 23 üncü madden'in 3 numaralı bendi gereken redaksiyona tabi  tutulmuştur.  Tasarının 9 uncu maddesi l e Kanunun 26 ncı maddesinin 1 inci ve 2 nci fıkraları değiştirilmektedir. Ko- misvonumuz özde değişikliği aynen benimsemiş, ancak madde numarası diğer maddelerin düzenleniş biçi­ mine uyum sağlaması bakımından metinden çıkarılmıştır.  Tasarının 10 uncu maddesi le değiştirilen 27 nci maddenin 4 üncü fıkrası redaksiyona tabi tutulmuştur.  Tasarının M inci maddesi ile değiştirilen 29 uncu maddesi 1402 sayılı Sıkıyönetim Kanununa 8.12.1980  tarih ve 2354 sayılı Kanunla eklenen Ek Madde 4'e uygun biçimde düzenlemeye tabi tutularak benimsen­ miştir.  Tasarının 12 nci maddesi ile değiştirilen 32 nci maddede tavan ağır para cezası 500 000 TL. olarak tespit  olunmuş ise de, Türk Ceza Kanununun 19 uncu mad leşinde tavan ağır para oezası 300 000 TL. olarak be­ lirlenmiş bulunması 'karşısında bu madlde ile gerekli uyum sağlanarak taban ağır para cezasının metinde yer alması  kâfi görülmüş ve tavan 500 000 TL. ağır para cezası metinden çıkarılarak madde tümü ile redaksiyona tabi  tutulmuştur.  Tasarının 13 üncü maddösi ile değiştirilen 33 üncü maddenin ek fıkrası özde benimsenip redaksiyona ta­ bi tutulmuştur.  Tasarının 14 üncü muaddesü ile değiştirilen 34 üncü madde redaksiyona tabi tutulmuştur.  Tasarının 16 ncı maddesi ile değiştirilen 41 inci madde redaksiyona tabi tutullmuştur.  Tasarının 17 nci maddesi l e değiştirilen 43 üncü madde redaksiyona talbi tutularak benimsenmiştir.  Tasarının 18 inci maddesi ile değiştirilen 45 inci maddenin 1 inci fıkrası redaksiyona tabi tutulmuş ve kıy­ met beyanı ticarî eşyaya inhisar ettirilnıiştir. Meri 45 inci maddenin 2 nci fıkrasında fiilin ayrıca bir suç teş­ kil etmesi hali esasen düzenlenmiş bulunduğundan, madde içindeki aynı amaçlı bölüm metinden çıkarılmıştır.  Tasarının 19 uncu maddesi ile değiştirilen 47 nci maddenin 1 inci Merası nakil vasıtaları çeşidinin gide­ rek artacağı düşünülerek amacı karşılayacak biçimde redaksiyon yapılmıştır.  Tasarının 20 nci maddesi ile değiştirilen 48 inci madde özde benimsenmiş, gerekli redaksiyon yapılmış­ tır.  Tasarının 22 nci maddesi ile değiştirilen 56 ncı maddenin 3 ve 4 üncü fıkraları 647 sayılı Cezaların infazı  Hakkındaki Kanun Hükümlerine paralel biçimde tekrar düzenlenmiş ye böylece 647 sayılı Kanunda yapılacak  bir değişikliğin 1918 sayılı Kanuna yansıması sağlanmış|tel1|  Tasarının 23 üncü maddesi ile 57 nci maddeye eklenen fıkra aynen benimsenmdış, ancak savcılık özel  isim olmadığından, küçük harfle yazılmak suretiyle redaksiyon yapılmıştır.  Tasarının 24 üncü maddesi ile değiştirilen 58 inci maddenin 3 üncü fıkrası redaksiyona tabi tutularak  kanun sistematiğine uygun biçimde rakamlar yazı ile ifade edilmiştir.  Tasarının 25 inci maddesi ile değiştirilen 60 inci madde ile  1. Gümrük kaçağı eşya için öngörülen sahipli eşya ikramiyesi % 50'ye sahipsiz eşya ikramiyesi ise,  % 25'e indirilmiş ve giriş kaçağı eşyada CİF kıymetit Gümrük idaresince tespit edileceği belirtilmiştir.  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 627)  Tekele tabi eşyanın Gümrük ve Tekel Bakanlığınca değerlendirilmesi esnasında yerli emsali olmayanlar  için CİF ithal fiyatının baz olarak alınacağı hükmü ilave edilerek mevcut boşluk doldurulmuştur.  2. Kıymetli madenler ile, kıymetli taşlar ve bunlardan mamul her nevi eşya, ve yabancı para kaçakçılı­ ğı hallerinde bunların değeri üzerinden sahipli olanlarda % 50, sahipsiz olanlar için % 30 nispetinde ikra­ miye verilmesini öngören bu bölüm konunun 20 Şubat 1930 tarihli ve 1567 sayılı Türk Parasının Kıyme­ tini Koruma Hakkında Kanunun Ek 3 üncü maddesi kapsamında düzenlenmiş ve söz konusu Kanunun ta­ mamında Kambiyo, nukut, esham ve tahvilat alım ve satımının ve bunlar ile kıymetli madenler ve kıymet­ li taşlar ile bunlardan mamul veya bunları muhtevi her nevi eşya ve kıymetlerin memleketten ihracı veya  memlekete ithalinin tanzim ve tahkikine ve Türk parasının kıymetinin korunması zımnında kararlar ittiha­ zına Bakanlar Kurulu yetkili kılınmıştır.  Hal böyle iken, yurt sathında huzursuzluğa neden olabilecek yeni bir kanunî düzenlemenin metinde yer  alması Komisyonumuzca uygun görülmeyip metinden çıkarılmıştır,,  3. 6136 sayılı Kanunun 12 nci maddesi kapsamındaki Ateşli Silahlarla Türk Ceza Kanununun 264 üncü  maddesinde yer alan patlayıcı ve yakıcı maddelerin Millî Savunma Bakanlığınca her yıl tespit olunacak  değerleri üzerinden müsadir ve muhbirlere sahipli olanlar için % 80, sahipsizler için % 50 oranında ikramiye  verilmesini öngören bu bölüm silah kaçakçılığı ile mücadeleye etkinlik kazandıracağı düşüncesi ile özde be­ nimsenmiş ancak ikramiye oranları normalden fazla bulunarak sahipli olanlar için % 50, sahipsiz olanlar  için % 25 üzerinden ödenmesi uygun görülerek düzeltme yapılmıştır.  4. Uyuşturucu madde yakalamalarında, her türlü uyuşturucu madde için ele geçen uyuşturucunun birim  miktarının birinci derece devlet memuruna ödenen bir günlük geçici görev yolluğu ile çarpımı sonucu bu­ lunacak rakama göre sahipli ve sahipsiz ayrımı da göz önünde bulundurularak ikramiye ödenmesi Komisyo­ numuzca pratik, mobil ve esnek görülmediği için mücadeleyi daha etkin kılacak, daha esnek ve kanunun  katı kalıplarına sıkışmamış bir ikramiye Ödeme metodu üzerinde görüş birliğine varılmıştır. Bu cümleden ola­ rak Balkanlar Kurulunca her uyuşturucu madde için tespit olunacak birim miktara uygun görülen sabit  bir rakamın her yıl Bütçe Kanununda belirtilecek uyuşturucu madde ikramiye katsayısı ile çarpımı sonucu  bulunacak değerin sahipli olarak yakalanan uyuşturucu maddeler için tamamı, sahipsizler için yarısının ikra­ miye olarak ödenmesi pratik bir çözüm olarak benimsenmüştir. Böylece yürütme organının yanında yasama  organı da, ikramiye katsayısı belirlemek suretiyle mücadele etkinliğinde ve durum değerlendirilmesinde söz  sahibi olabilecektir*  5. İkramiyenin ödeme zamanları da, bu konudaki ihtiyaca cevap verebilecek biçimde tekrar düzenlenmiş­ tir. §öyle kdj  a) Gümrük kaçağı eşya için sahipli ise, ikramiyenin yarısı kamu davası açılmasını izleyen üç ay içinde,  diğer yarısı hükmün kesinleşmesini izleyen üç ay içinde ödenecektir. Gümrük kaçağı eşya sahipsiz ise, bu eşya  ile ilgili müsadere kararının kesinleşmesini izleyen üçay içinde ödeme yapılacaktır.  b) Silah yakalamasında; silahın Millî Savunma Bakanlığına teslimini izleyen üç ay içinde ödeme yapıla­ caktır.  c) Uyuşturucu madde yakalamalarında; uyuşturucu sahipli ise, ikramiyenin yarısı kamu davası açılmasını  izleyen üç ay içinde, diğer yarısı hükmün kesinleşmesini izleyen üç ay içinde, uyuşturucu madde sahipsiz  ise, müsadere kararının kesinleşmesini izleyen üç ay içinde ödeme yapılacaktır.  6. Müsadirlere ödenen ikramiyeler için yıllık ıtavan rakam getirilmesi ve böylece görevin sadece ikra­ miye karşılığı yapıldığı izleniminin silinmesi düşünülmüş ve yıllık tavanın tespitinde birinci derece son ka­ deme Devlet memuru aylığının ek gösterge hariç brüt miktarının 20 katı baz olarak alınmıştır.  7. Müsadir ikramiyesine hak kazanabilmek için yakalama eylemine bizzat ve fiilen katılma önşartı ge­ tirilmiştir.  Komisyonca yapılan özdeki değişiklikler dışında madde bütünü ile redaksiyona tabi tutularak yeniden  düzenlenmiştir.  Tasarının 26 ncı maddesi ile değiştirilen Ek 3 üncü maddenin I Numaralı fıkrasına (miktarı ile birlikte)  kelimeleri ilave edilerek bu fıkraya açıklık ve uygulamaya paralellik sağlanmış; III numaralı fıkranın alt  bendinde, kamu para cezası ile tazmini nitelikte para cezasının toplanması infaz aşamasında sakınca yara- Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 627)
Sayfa 52 -
Tekele tabi eşyanın Gümrük ve Tekel Bakanlığınca değerlendirilmesi esnasında yerli emsali olmayanlar  için CİF ithal fiyatının baz olarak alınacağı hükmü ilave edilerek mevcut boşluk doldurulmuştur.  2. Kıymetli madenler ile, kıymetli taşlar ve bunlardan mamul her nevi eşya, ve yabancı para kaçakçılı­ ğı hallerinde bunların değeri üzerinden sahipli olanlarda % 50, sahipsiz olanlar için % 30 nispetinde ikra­ miye verilmesini öngören bu bölüm konunun 20 Şubat 1930 tarihli ve 1567 sayılı Türk Parasının Kıyme­ tini Koruma Hakkında Kanunun Ek 3 üncü maddesi kapsamında düzenlenmiş ve söz konusu Kanunun ta­ mamında Kambiyo, nukut, esham ve tahvilat alım ve satımının ve bunlar ile kıymetli madenler ve kıymet­ li taşlar ile bunlardan mamul veya bunları muhtevi her nevi eşya ve kıymetlerin memleketten ihracı veya  memlekete ithalinin tanzim ve tahkikine ve Türk parasının kıymetinin korunması zımnında kararlar ittiha­ zına Bakanlar Kurulu yetkili kılınmıştır.  Hal böyle iken, yurt sathında huzursuzluğa neden olabilecek yeni bir kanunî düzenlemenin metinde yer  alması Komisyonumuzca uygun görülmeyip metinden çıkarılmıştır,,  3. 6136 sayılı Kanunun 12 nci maddesi kapsamındaki Ateşli Silahlarla Türk Ceza Kanununun 264 üncü  maddesinde yer alan patlayıcı ve yakıcı maddelerin Millî Savunma Bakanlığınca her yıl tespit olunacak  değerleri üzerinden müsadir ve muhbirlere sahipli olanlar için % 80, sahipsizler için % 50 oranında ikramiye  verilmesini öngören bu bölüm silah kaçakçılığı ile mücadeleye etkinlik kazandıracağı düşüncesi ile özde be­ nimsenmiş ancak ikramiye oranları normalden fazla bulunarak sahipli olanlar için % 50, sahipsiz olanlar  için % 25 üzerinden ödenmesi uygun görülerek düzeltme yapılmıştır.  4. Uyuşturucu madde yakalamalarında, her türlü uyuşturucu madde için ele geçen uyuşturucunun birim  miktarının birinci derece devlet memuruna ödenen bir günlük geçici görev yolluğu ile çarpımı sonucu bu­ lunacak rakama göre sahipli ve sahipsiz ayrımı da göz önünde bulundurularak ikramiye ödenmesi Komisyo­ numuzca pratik, mobil ve esnek görülmediği için mücadeleyi daha etkin kılacak, daha esnek ve kanunun  katı kalıplarına sıkışmamış bir ikramiye Ödeme metodu üzerinde görüş birliğine varılmıştır. Bu cümleden ola­ rak Balkanlar Kurulunca her uyuşturucu madde için tespit olunacak birim miktara uygun görülen sabit  bir rakamın her yıl Bütçe Kanununda belirtilecek uyuşturucu madde ikramiye katsayısı ile çarpımı sonucu  bulunacak değerin sahipli olarak yakalanan uyuşturucu maddeler için tamamı, sahipsizler için yarısının ikra­ miye olarak ödenmesi pratik bir çözüm olarak benimsenmüştir. Böylece yürütme organının yanında yasama  organı da, ikramiye katsayısı belirlemek suretiyle mücadele etkinliğinde ve durum değerlendirilmesinde söz  sahibi olabilecektir*  5. İkramiyenin ödeme zamanları da, bu konudaki ihtiyaca cevap verebilecek biçimde tekrar düzenlenmiş­ tir. §öyle kdj  a) Gümrük kaçağı eşya için sahipli ise, ikramiyenin yarısı kamu davası açılmasını izleyen üç ay içinde,  diğer yarısı hükmün kesinleşmesini izleyen üç ay içinde ödenecektir. Gümrük kaçağı eşya sahipsiz ise, bu eşya  ile ilgili müsadere kararının kesinleşmesini izleyen üçay içinde ödeme yapılacaktır.  b) Silah yakalamasında; silahın Millî Savunma Bakanlığına teslimini izleyen üç ay içinde ödeme yapıla­ caktır.  c) Uyuşturucu madde yakalamalarında; uyuşturucu sahipli ise, ikramiyenin yarısı kamu davası açılmasını  izleyen üç ay içinde, diğer yarısı hükmün kesinleşmesini izleyen üç ay içinde, uyuşturucu madde sahipsiz  ise, müsadere kararının kesinleşmesini izleyen üç ay içinde ödeme yapılacaktır.  6. Müsadirlere ödenen ikramiyeler için yıllık ıtavan rakam getirilmesi ve böylece görevin sadece ikra­ miye karşılığı yapıldığı izleniminin silinmesi düşünülmüş ve yıllık tavanın tespitinde birinci derece son ka­ deme Devlet memuru aylığının ek gösterge hariç brüt miktarının 20 katı baz olarak alınmıştır.  7. Müsadir ikramiyesine hak kazanabilmek için yakalama eylemine bizzat ve fiilen katılma önşartı ge­ tirilmiştir.  Komisyonca yapılan özdeki değişiklikler dışında madde bütünü ile redaksiyona tabi tutularak yeniden  düzenlenmiştir.  Tasarının 26 ncı maddesi ile değiştirilen Ek 3 üncü maddenin I Numaralı fıkrasına (miktarı ile birlikte)  kelimeleri ilave edilerek bu fıkraya açıklık ve uygulamaya paralellik sağlanmış; III numaralı fıkranın alt  bendinde, kamu para cezası ile tazmini nitelikte para cezasının toplanması infaz aşamasında sakınca yara- Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 627)  — 8  tabileceğinden, mevzuata uygun düzeltme yapılmış; IV numaralı fıkranın yargı organlarında uygulaması iç­ tihatlarla istikrar bulunduğundan katkısı bertaraf karışıklığa sebebiyet verebileceği düşüncesi ile metinden- çıkarılmıştır.  Maddenin kaçakçılığı önleyici nitelikte tedbirleri içeren genel vasfı nedeniyle ikramiyeye ilişkin 60 inci  maddeye atıfta bulunan fıkrası metinden çıkarılmış ve bu değişiklikleri içeren yeni bir düzenleme yapılmıştır.  Tasarının 27 nci maddesi ile 1918 sayılı Kanuna ilave edilen ek maddelere Komisyonumuzca bir ek  madde daha ilave edilerek madde redaksiyona tabi tutulmuştur,  Birinci madde kapsamında iken, bu maddeden çıkarılması uygun görülen ı(G) fıkrası madde metni içinde  Bk Madde 3 olarak yeniden düzenlenmiş ve amacı karşılayacak biçimde gerekli düzeltmeler yapılmıştır* Mad­ de kapsamı içindeki diğer ek maddeler, 4, 5 ve 6 ncı Ek Madde numaralarını almıştır.  Tasarının 29 uncu maddesi yürürlükle ilgili ölüp, ikramiyeye ilişkin 25 inci madde hükmünün bütçe ile  ilişkisi nedeni ile söz Ikonusu maddenin 1.1.1984 tarihinde yürürlüğe gireceği vurgulanmıştır.  Kanun yapma tekniği gereği, kanunun adının yazılmadığı hallerde kanun numarası yanında kabul tarihi­ nin de belirtilmesi gerektiğinden çerçeve maddelerin tamamında bu noksanlık giderilirken maddelerde evvelce  yapılan değişiklikleri belirleyen bölümler de çerçeve kapsamından çıkarılmıştır.  Bu uygulamanın tabiî bir sonucu olarak tasarının 4, 15 ve 21 inci maddeleriyle yapılan değişiklikler Ko­ misyonumuzca aynen benimsenmiş olmasına rağmen sadece çerçevede öngörülen değişiklik tüm maddeye  yansıtıimıştırH  Tasarının 28 inci maddesi metinden «değişik» kelimesi çıkarılmak suretiyle madde 'benimsenmiştir.  Tasarı Komisyonumuzca  onayına arz olunur.  yapılan bu değişikliklik ve ilaveleri ile Millî Güvenlik Konseyinin takdir ve  Başkan  Feridun BALATLIOĞLÜ  Hâk. Kd. Al'b.  Üye  Üye  Ramazan ALBAYRAK  Jan. Yrm.  Jan. Gn. K. İst. Şb. Md.  Üye  Üye  Semih KORKMAZ  Yargıtay 7. Ceza  Dairesi Üyesi  Üye  Fevzi ŞEN  Ticaret Bakanlığı  İthalat Gn. Md.  Üye  Nahit ERÜZ  Gümrükler Gn. Md.  Üye  Ahmet Bican AKYOL  Gümrük ve Tekel Bak.  Hukuk Müşaviri  Üye  Atilla AYTEK  Emniyet Gn. Md. ğü  Kaçakçılık D. Bşk.  Tuncer SÖNMEZ  Adalet Bakanlığı  Tetkik Hâkimi  Mustafa KARABİBER  Maliye Bakanlığı  Hazmit D. Bşk.  Üye  Serafettin TARHAN  İçişleri Bakanlığı  Hukuk Müsavin  üye  Özcan AKER  Maliye Bakanlığı  Hukuk Müşaviri  Milii Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 627)
Sayfa 53 -
— 8  tabileceğinden, mevzuata uygun düzeltme yapılmış; IV numaralı fıkranın yargı organlarında uygulaması iç­ tihatlarla istikrar bulunduğundan katkısı bertaraf karışıklığa sebebiyet verebileceği düşüncesi ile metinden- çıkarılmıştır.  Maddenin kaçakçılığı önleyici nitelikte tedbirleri içeren genel vasfı nedeniyle ikramiyeye ilişkin 60 inci  maddeye atıfta bulunan fıkrası metinden çıkarılmış ve bu değişiklikleri içeren yeni bir düzenleme yapılmıştır.  Tasarının 27 nci maddesi ile 1918 sayılı Kanuna ilave edilen ek maddelere Komisyonumuzca bir ek  madde daha ilave edilerek madde redaksiyona tabi tutulmuştur,  Birinci madde kapsamında iken, bu maddeden çıkarılması uygun görülen ı(G) fıkrası madde metni içinde  Bk Madde 3 olarak yeniden düzenlenmiş ve amacı karşılayacak biçimde gerekli düzeltmeler yapılmıştır* Mad­ de kapsamı içindeki diğer ek maddeler, 4, 5 ve 6 ncı Ek Madde numaralarını almıştır.  Tasarının 29 uncu maddesi yürürlükle ilgili ölüp, ikramiyeye ilişkin 25 inci madde hükmünün bütçe ile  ilişkisi nedeni ile söz Ikonusu maddenin 1.1.1984 tarihinde yürürlüğe gireceği vurgulanmıştır.  Kanun yapma tekniği gereği, kanunun adının yazılmadığı hallerde kanun numarası yanında kabul tarihi­ nin de belirtilmesi gerektiğinden çerçeve maddelerin tamamında bu noksanlık giderilirken maddelerde evvelce  yapılan değişiklikleri belirleyen bölümler de çerçeve kapsamından çıkarılmıştır.  Bu uygulamanın tabiî bir sonucu olarak tasarının 4, 15 ve 21 inci maddeleriyle yapılan değişiklikler Ko­ misyonumuzca aynen benimsenmiş olmasına rağmen sadece çerçevede öngörülen değişiklik tüm maddeye  yansıtıimıştırH  Tasarının 28 inci maddesi metinden «değişik» kelimesi çıkarılmak suretiyle madde 'benimsenmiştir.  Tasarı Komisyonumuzca  onayına arz olunur.  yapılan bu değişikliklik ve ilaveleri ile Millî Güvenlik Konseyinin takdir ve  Başkan  Feridun BALATLIOĞLÜ  Hâk. Kd. Al'b.  Üye  Üye  Ramazan ALBAYRAK  Jan. Yrm.  Jan. Gn. K. İst. Şb. Md.  Üye  Üye  Semih KORKMAZ  Yargıtay 7. Ceza  Dairesi Üyesi  Üye  Fevzi ŞEN  Ticaret Bakanlığı  İthalat Gn. Md.  Üye  Nahit ERÜZ  Gümrükler Gn. Md.  Üye  Ahmet Bican AKYOL  Gümrük ve Tekel Bak.  Hukuk Müşaviri  Üye  Atilla AYTEK  Emniyet Gn. Md. ğü  Kaçakçılık D. Bşk.  Tuncer SÖNMEZ  Adalet Bakanlığı  Tetkik Hâkimi  Mustafa KARABİBER  Maliye Bakanlığı  Hazmit D. Bşk.  Üye  Serafettin TARHAN  İçişleri Bakanlığı  Hukuk Müsavin  üye  Özcan AKER  Maliye Bakanlığı  Hukuk Müşaviri  Milii Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 627)  — 9 —  HÜKÜMETİN TEKLÎFÎ  7.1.1932 Tarihli ve 1918 Sayılı Kaçakçılığın Men ve Takibine Dair Kanunun Bazı Maddelerinin Değişti­ rilmesine ve Bu Kanuna Bazı Madeler Eklenmesine Dair Kanun Tasarısı  MADDE 1. — 191'8 sayılı Kanunun 1 inci mad'deslriin (D) ve (F) fıkraları aşağıdaki şekilde değiştiril­ miş, aynı maddeye (G) fıkrası eklenmiştir.  «?D) Devlet inhisarı altırida bulunan maddeleri mezun veya selâhiyetKi olmaksızın :  1. Türkiye'ye ithal etmek;  2. Memleket içinde bir yerden diğer yere sevk ve nakletmek;  3. Saklamak;  4. Satılığa çıkarmak veya satmak;  5. 'Bilerek kalbul etmek, satın almak, is't'imal veya istihlak etmek (tüttün ve sigara kâğıdı mutlak olarak);  6. Türkiye dah'iliride imal etmek veya imal için hariçten alât ve edevat ithal eylemek veya bu alat ve­ ya edevatı dahilde imâl etmek veya nakletmek veya istimal etmek veya htfzetmek veyahut failin ne  maksatla kullanacağını bilerek tedarik eylemek;,  Yahut bu fiillere teşebbüs etmek;»  F) Kanunlara veya müsaadelere istinaden herhangi bir işlem veya amaç için veya belli şartlarla geçici  kalbul yoluyla ithal olunan eşya ve maddeleri izin almaksızın kanun veya müsaadelerde gösterilen amaç  ve şartlar dışında kullanmak veya devretmek veya süresi içiride ihraç etmemek; kanunlara veya müsaade­ lere istinaden herhangi bir işlem veya amaç için veya belli sarflarla geçici çıkış yolu ile ihraç edilen eşya  ve maddelerin ihracında veya tekrar ithalinde anılan kanun ve müsaadelerde gösterilen amaç ve şartlara  riayöt etmemek;»  «G) Zat, aile ve meslek ihtiyacında kullanılmak veya hediye etmek amacıyla her ne suretle olursa ol­ sun başkaları tarafından fiilen ithal edilen eşyayı, ticaret maksadıyla toplamak veya satışa arz etmek veya  satmak»  MADDE 2. — 1918 sayılı Kanunun 7 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Madde 7. — Kaçak eşya, her türlü silah, mühimmat, patlayıcı ve uyuşturucu maddelerin bulunduğu  şüphe edilen her denk veya sandıkta veya nakle yarayan diğer araçlarda arama yapılır.»  'MADDE 3. — 1918 sayılı Kanunun 17.1.1940 tarihli ve 3777 sayılı Kanunla değişik 8 inci maddesinin  son fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiştir.  «^Bakanlar Kurulu Kararı ile ihdas edilen emniyet bölgelerinde gece yapılacak aramalarda izin almaya  lüzum yoktur.»  MADDE 4. — 1918 Sayılı Kanunun 29.8.1956 tarihli ve 6829 sayılı Kanunla değişik 11 inci maddesinin  üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «(Dur) ihtarına itaat etmeyen şahıslar hakkında evvela havaya silah atmak suretiyle bu ihtar tekrar edi­ lir. 'Bu ihtara da riayet edilmezse selahiyetli memurlar silâh kullanmaya mezundur. Ancak silahla mukabe­ leye yeltenilmesi veya meşru müdafaa durumuna düşülmedi veya Bakanlar Kurulunca ihdas edilen emni­ yet bölgeler'imie (Dur) ihtarına itaat edilmemesi hallerinde selahiyetli memurlar doğruca ve duraksama­ dan hedefe ateş edebilirler.»  MADDE 5. — 1918 sayılı Kanunun 29.8.1956 tarihli ve 6829 Sayılı Kanunla değişik 20 indi madldesi  aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Madde 20. — Her ne şekiMe olursa olsun hile yahut süiis#mal gibi yasa dışı yollarla ya da her türlü  bildirim ile veya belge ibrazı iie gümrüğü yanıltarak muamelesini yaptırmak suretiyle eksik resim veya  vergi ödemek yahut vergi veya resimleri Ödememek, Ödenmeksizin ödenmiş veya muamelesi yaptırılmış ya­ hut vergi veya resme tabi olduğu halde muafiyete tabi mal gibi gösterilmek yahut ithali yasak veya tekele  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 627)
Sayfa 54 -
— 9 —  HÜKÜMETİN TEKLÎFÎ  7.1.1932 Tarihli ve 1918 Sayılı Kaçakçılığın Men ve Takibine Dair Kanunun Bazı Maddelerinin Değişti­ rilmesine ve Bu Kanuna Bazı Madeler Eklenmesine Dair Kanun Tasarısı  MADDE 1. — 191'8 sayılı Kanunun 1 inci mad'deslriin (D) ve (F) fıkraları aşağıdaki şekilde değiştiril­ miş, aynı maddeye (G) fıkrası eklenmiştir.  «?D) Devlet inhisarı altırida bulunan maddeleri mezun veya selâhiyetKi olmaksızın :  1. Türkiye'ye ithal etmek;  2. Memleket içinde bir yerden diğer yere sevk ve nakletmek;  3. Saklamak;  4. Satılığa çıkarmak veya satmak;  5. 'Bilerek kalbul etmek, satın almak, is't'imal veya istihlak etmek (tüttün ve sigara kâğıdı mutlak olarak);  6. Türkiye dah'iliride imal etmek veya imal için hariçten alât ve edevat ithal eylemek veya bu alat ve­ ya edevatı dahilde imâl etmek veya nakletmek veya istimal etmek veya htfzetmek veyahut failin ne  maksatla kullanacağını bilerek tedarik eylemek;,  Yahut bu fiillere teşebbüs etmek;»  F) Kanunlara veya müsaadelere istinaden herhangi bir işlem veya amaç için veya belli şartlarla geçici  kalbul yoluyla ithal olunan eşya ve maddeleri izin almaksızın kanun veya müsaadelerde gösterilen amaç  ve şartlar dışında kullanmak veya devretmek veya süresi içiride ihraç etmemek; kanunlara veya müsaade­ lere istinaden herhangi bir işlem veya amaç için veya belli sarflarla geçici çıkış yolu ile ihraç edilen eşya  ve maddelerin ihracında veya tekrar ithalinde anılan kanun ve müsaadelerde gösterilen amaç ve şartlara  riayöt etmemek;»  «G) Zat, aile ve meslek ihtiyacında kullanılmak veya hediye etmek amacıyla her ne suretle olursa ol­ sun başkaları tarafından fiilen ithal edilen eşyayı, ticaret maksadıyla toplamak veya satışa arz etmek veya  satmak»  MADDE 2. — 1918 sayılı Kanunun 7 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Madde 7. — Kaçak eşya, her türlü silah, mühimmat, patlayıcı ve uyuşturucu maddelerin bulunduğu  şüphe edilen her denk veya sandıkta veya nakle yarayan diğer araçlarda arama yapılır.»  'MADDE 3. — 1918 sayılı Kanunun 17.1.1940 tarihli ve 3777 sayılı Kanunla değişik 8 inci maddesinin  son fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiştir.  «^Bakanlar Kurulu Kararı ile ihdas edilen emniyet bölgelerinde gece yapılacak aramalarda izin almaya  lüzum yoktur.»  MADDE 4. — 1918 Sayılı Kanunun 29.8.1956 tarihli ve 6829 sayılı Kanunla değişik 11 inci maddesinin  üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «(Dur) ihtarına itaat etmeyen şahıslar hakkında evvela havaya silah atmak suretiyle bu ihtar tekrar edi­ lir. 'Bu ihtara da riayet edilmezse selahiyetli memurlar silâh kullanmaya mezundur. Ancak silahla mukabe­ leye yeltenilmesi veya meşru müdafaa durumuna düşülmedi veya Bakanlar Kurulunca ihdas edilen emni­ yet bölgeler'imie (Dur) ihtarına itaat edilmemesi hallerinde selahiyetli memurlar doğruca ve duraksama­ dan hedefe ateş edebilirler.»  MADDE 5. — 1918 sayılı Kanunun 29.8.1956 tarihli ve 6829 Sayılı Kanunla değişik 20 indi madldesi  aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Madde 20. — Her ne şekiMe olursa olsun hile yahut süiis#mal gibi yasa dışı yollarla ya da her türlü  bildirim ile veya belge ibrazı iie gümrüğü yanıltarak muamelesini yaptırmak suretiyle eksik resim veya  vergi ödemek yahut vergi veya resimleri Ödememek, Ödenmeksizin ödenmiş veya muamelesi yaptırılmış ya­ hut vergi veya resme tabi olduğu halde muafiyete tabi mal gibi gösterilmek yahut ithali yasak veya tekele  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 627)  — 10 - (Hükümetin Teklifi)  tâ'bi bir eşyayı yasaklama veya tekel dışında göstermek suretiyle, memlekete mal veya eşya ithal edenler  veya ithale teşebbüs eyleyenler iki seneden beş seneye kadar hapis cezası ile cezalandırılırlar. Mal veya eş­ yanın da müsaderesine hükmolunur.  Ayrıca vergi veya resimleri noksan verilen mal veya eşya için bu noksanlığın, vergi veya resimleri öden­ memiş olan mal ve eşya için de tekmil vergi veya rejimlerin, yasak yahut tekele tâ'bi madde ve mallar için  gümrüklenmiş piyasa değerinin beş misli ağır para cezası hükmedilir.  'Mal veya eşyanın yakalanamaması halinde yukarıdaki fıkrada yazılı ağır para cezasına gümrüklenmiş  piyasa değeri de ilâve olunur.  Bu madde hükümlerine muhalefetten dolayı yakalanan eşya hakkında (60) inci ma'dde hükmü tatbik  olunur.  MADDE 6. — 1918 sayılı Kanunun 5.12.1960 tarihli ve 152 sayılı Kanunla değişlik 21 inci maddesi  aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «'Madde 21. — Kaça'k zannı ile tutulan giriş veya çıkış kaçağı eşyanın ve bunların naklinde kullanı­ lan araçların sahip veya taşıyıcıları, eşyanın veya aracın zaptını müteakip;  A) Giriş kaçağı eşya ile her türlü kaçak eşyanın naklinde kullanılan yabancı vasıtanın gümrük idare­ since tespit edilecek gümrüklenmiş değerine,  B) Çıkış kaçağı eşya ile, her türlü kaçak eşyanın naklinde kullanılan millileşmiş veya yerli nakil vasıta­ sının, mahallî mülkî Mare amiri başkanlığında, gümrük ve hazine yetkilileri ile Ticaret Odası ve Belediye  temsilcisinden kurulu heyetler marifeti ile tespit edilen FOB değerine,  Muadil bir meblağı depozito ederek veya mute'ber ban'ka mektubu veya hazine tahvil ve bonolarını te­ minat göstererek, eşya ve aracın teslimini gümrük idarelerinden veya yetkili ve görevli adlî mercilerden iste­ yebilirler.  Bu istem söz konusu eşya ve aracın, benzeri kaçak eşyanın ve aracın sürümünü kolaylaştıracak neviden  olup olmadığı, dış ticaret rejimi ve 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkındaki Kanun ve ka­ rarlara aykırılık teşkil edip etmediği yönlerinden, gümrük idaresi tarafından incelenerek bu husustaki görüş­ leri ile birlikte adlî mercilere intikal ettirilir.  Yukarıdaki esaslarla birlikte eşya veya 47 nci maddeye göre zaptedilen taşıma aracının muhafazasının  gerekip gerekmediği de nazara alınarak, kaçak eşya ve aracın teslim edilip edilmeyeceği, hazırlık soruşturma  sırasında mahallî asliye ceza mahkemesince evrak üzerinde, duruşma sırasında ise yetkili ve görevli mahke­ mece karara bağlanır.  Teslim istemi doğrudan adlî mercilere yapılmış ise, yukarıda belirtilen hususlar hakkında gümrük idare­ sinin görüşleri alındıktan sonra karar verilir.  Özel olarak kaçak eşya naklinde kullanılmak üzere gizli tertibatla mücehhez olan vasıtalar teslim edilmez.  MADDE 7. — 1918 sayılı Kanunun 17.1.1940 tarihli ve 3777 sayılı Kanunla değişik 22 nci maddesinin  4 üncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Ölüm, af veya zamanaşımı sebebiyle sanık hakkındaki ceza soruşturma veya kovuşturmasının devamı­ na imkân kalmayan hallerde, mahkûmiyet halinde müsaderesi gereken gümrük kaçağı eşya ile yasak ve teke­ le tabi eşyanın müsaderesi konusunda Cumhuriyet Savcısı veya ilgili idarenin istemi üzerine, görevli mahkeme­ ce Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 392 ve sonraki maddelerinde öngörülen usul dairesinde bir karar ve­ rilir.»  MADDE 8. — 1918 sayılı Kanunun 1.9.1956 tarihli ve 6846 sayılı Kanunla değişik 23 üncü maddesinin  3 numaralı bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «3. Satılması veya kullanılması yasak olmayan kaçak maddeler ait olduğu en yakın gümrük ve tekel  idaresine ve bulunmayan yerlerde mal memurluğuna belge karşılığı teslim olunur.  Yukarıdaki hükümler, gümrüklerce tutulan yasak ve tekele tabi eşya ve maddeler hakkında dahi caridir;,  Bu maddelerin ait oldukları idarelere tevdiinde, bedel ve resim aranmaz.»  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 627)
Sayfa 55 -
— 10 - (Hükümetin Teklifi)  tâ'bi bir eşyayı yasaklama veya tekel dışında göstermek suretiyle, memlekete mal veya eşya ithal edenler  veya ithale teşebbüs eyleyenler iki seneden beş seneye kadar hapis cezası ile cezalandırılırlar. Mal veya eş­ yanın da müsaderesine hükmolunur.  Ayrıca vergi veya resimleri noksan verilen mal veya eşya için bu noksanlığın, vergi veya resimleri öden­ memiş olan mal ve eşya için de tekmil vergi veya rejimlerin, yasak yahut tekele tâ'bi madde ve mallar için  gümrüklenmiş piyasa değerinin beş misli ağır para cezası hükmedilir.  'Mal veya eşyanın yakalanamaması halinde yukarıdaki fıkrada yazılı ağır para cezasına gümrüklenmiş  piyasa değeri de ilâve olunur.  Bu madde hükümlerine muhalefetten dolayı yakalanan eşya hakkında (60) inci ma'dde hükmü tatbik  olunur.  MADDE 6. — 1918 sayılı Kanunun 5.12.1960 tarihli ve 152 sayılı Kanunla değişlik 21 inci maddesi  aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «'Madde 21. — Kaça'k zannı ile tutulan giriş veya çıkış kaçağı eşyanın ve bunların naklinde kullanı­ lan araçların sahip veya taşıyıcıları, eşyanın veya aracın zaptını müteakip;  A) Giriş kaçağı eşya ile her türlü kaçak eşyanın naklinde kullanılan yabancı vasıtanın gümrük idare­ since tespit edilecek gümrüklenmiş değerine,  B) Çıkış kaçağı eşya ile, her türlü kaçak eşyanın naklinde kullanılan millileşmiş veya yerli nakil vasıta­ sının, mahallî mülkî Mare amiri başkanlığında, gümrük ve hazine yetkilileri ile Ticaret Odası ve Belediye  temsilcisinden kurulu heyetler marifeti ile tespit edilen FOB değerine,  Muadil bir meblağı depozito ederek veya mute'ber ban'ka mektubu veya hazine tahvil ve bonolarını te­ minat göstererek, eşya ve aracın teslimini gümrük idarelerinden veya yetkili ve görevli adlî mercilerden iste­ yebilirler.  Bu istem söz konusu eşya ve aracın, benzeri kaçak eşyanın ve aracın sürümünü kolaylaştıracak neviden  olup olmadığı, dış ticaret rejimi ve 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkındaki Kanun ve ka­ rarlara aykırılık teşkil edip etmediği yönlerinden, gümrük idaresi tarafından incelenerek bu husustaki görüş­ leri ile birlikte adlî mercilere intikal ettirilir.  Yukarıdaki esaslarla birlikte eşya veya 47 nci maddeye göre zaptedilen taşıma aracının muhafazasının  gerekip gerekmediği de nazara alınarak, kaçak eşya ve aracın teslim edilip edilmeyeceği, hazırlık soruşturma  sırasında mahallî asliye ceza mahkemesince evrak üzerinde, duruşma sırasında ise yetkili ve görevli mahke­ mece karara bağlanır.  Teslim istemi doğrudan adlî mercilere yapılmış ise, yukarıda belirtilen hususlar hakkında gümrük idare­ sinin görüşleri alındıktan sonra karar verilir.  Özel olarak kaçak eşya naklinde kullanılmak üzere gizli tertibatla mücehhez olan vasıtalar teslim edilmez.  MADDE 7. — 1918 sayılı Kanunun 17.1.1940 tarihli ve 3777 sayılı Kanunla değişik 22 nci maddesinin  4 üncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Ölüm, af veya zamanaşımı sebebiyle sanık hakkındaki ceza soruşturma veya kovuşturmasının devamı­ na imkân kalmayan hallerde, mahkûmiyet halinde müsaderesi gereken gümrük kaçağı eşya ile yasak ve teke­ le tabi eşyanın müsaderesi konusunda Cumhuriyet Savcısı veya ilgili idarenin istemi üzerine, görevli mahkeme­ ce Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 392 ve sonraki maddelerinde öngörülen usul dairesinde bir karar ve­ rilir.»  MADDE 8. — 1918 sayılı Kanunun 1.9.1956 tarihli ve 6846 sayılı Kanunla değişik 23 üncü maddesinin  3 numaralı bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «3. Satılması veya kullanılması yasak olmayan kaçak maddeler ait olduğu en yakın gümrük ve tekel  idaresine ve bulunmayan yerlerde mal memurluğuna belge karşılığı teslim olunur.  Yukarıdaki hükümler, gümrüklerce tutulan yasak ve tekele tabi eşya ve maddeler hakkında dahi caridir;,  Bu maddelerin ait oldukları idarelere tevdiinde, bedel ve resim aranmaz.»  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 627)  — 11 —  (Hükümetin Teklifi)  MADDE 9. — 1918 sayılı Kanunun 27.9.1956 tarihli ve 6829 sayılı Kanunla değişik 26 ncı maddesinin  1 ve 2 nci fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Madde 26. — Kaçakçılık maksadıyla teşekkül vücuda getirenler ile idare edenler beş seneden yedi se­ neye kadar hapis ve yüzbin liradan üçyüzbin liraya kadar ağır para cezasıyla cezalandırılırlar.  Birinci fıkrada yazılı teşekküle mücerret katılanlar hakkında üç seneden beş seneye kadar hapis ve elli- bin liradan aşağı olmamak üzere ağır para cezası hükmolunur.»  MADDE 10. — 1918 sayılı Kanunun 29.8.1956 tarihli ve 6829 sayılı Kanunla değişik 27 nci maddesi  aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Madde 27. — Kaçakçılık suçu, kaçakçılık maksadıyla teşekkül vücuda getirenler ile idare edenler ve­ ya teşekküle mensup olanlar tarafından işlenirse failler hakkında on seneden onbeş seneye kadar ağır ha­ pis cezası hükmolunur.  Birinci fıkradaki hal dışında iki veya daha fazla kimselerin toplu olarak kaçakçılık yapmaları halinde  sekiz seneden oniki seneye kadar ağır hapis cezası hükmolunur.  Birinci ve ikinci fıkralarda hükmolunacak ağır hapis cezasıyla birlikte tekel maddeleri için CİF değeri  ile birlikte hususî kanunlarındaki para cezaları veya resim tutarının, eşya kaçakçılığı için de gümrüklenmiş  değerinin beş mislinden ve memnu eşya ve maddeler için de bunların değerinin on mislinden aşağr olmamak  üzere ağır para cezası hükmolunur. Kaçak eşya ve maddeler de müsadere edilir.  Eşya ve maddelerin müsadere edilmemesi veya memnu eşya ve maddelerden madut bulunması veya bun­ lar için hususî kanunlarında para cezası tayin edilmemiş olması hallerinde hükmolunacak para cezasının  bunların gümrüklenmiş piyasa değerlerinin beş misli ve memnu eşya ve maddeler için de bunların piyasa de­ ğerinin on misli miktarınca meblağ ilave olunur.  Bu Kanunun 20, 25 ve 26 ncı maddeleriyle bu maddede yazılı suçların kaçakçılığın men, takip ve tah­ kikiyle mükellef memurlar tarafından işlenmesi veya işleyenlere yardım veya bilerek müsamaha edilmesi  hallerinde mezkûr maddelerde yazılı olan cezalar bir misli ve bunlar haricinde kalan diğer memur ve müs­ tahdemler tarafından işlenmesi halinde yarı nispetinde artırılır.»  MADDE 11. — 1918 sayılı Kanunun 29 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Madde 29. — Kaçakçılık suçunun Devletin siyasî ve malî veya iktisadî veya askerî veya idarî emniyet  ve selametini bozacak veya tehdit edecek nitelik ve boyutlarda olması halinde fail yirmi seneden aşağı  olmamak üzere ağır hapis ve yukarıdaki maddelerde yazılı nispetler dairesinde para cezaları ile cezalandı­ rılır ve ayrıca kaçak eşya da müsadere edilir.»  MADDE 12. — 1918 sayılı Kanunun 27.9.1956 tarihli ve 6829 sayılı Kanunla değişik 32 nci maddesi  aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Madde 32. — Kaçak eşya veya maddelerin yakalanması gibi herhangi bir tehlikeye karşı sigorta yapan­ lar ile yaptıranlar iki seneden beş seneye kadar hapis ve yüzbin liradan beşyüzbin liraya kadar ağır para  cezasıyla cezalandırılırlar ve ayrıca bu suretle sigorta yapan müesseseden yüzbin liradan beşyüzbin liraya  kadar hükmedilecek ağır para cezası tahsil ve Türkiye dahilinde sigortacılık yapmaları menolunur.»  MADDE 13. — 1918 sayılı Kanunun 33 üncü maddesine 12.6.1979 tarihli ve 2248 sayılı Kanunla eklenen  fıkra aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Bu Kanunda öngörülen suçlar işlendiği tarihte, girişte tekel kaçağı maddelerin hususî kanunlarında ya­ zılı para cezası veya resmi ile CİF değeri toplamı, gümrük kaçağı eşyanın gümrüklenmiş değeri; bunların çıkı­ şında ve yerli tekel mallarında FOB değeri pek fahiş ise mahkeme fiile mahsus olan cezayı yarısına kadar  artırır ve eğer hafif ise yarısına ve eğer pek hafif ise üçte birine kadar eksiltir. Eğer fail kanunda yazılı  suçlardan dolayı mükerrir bulunur ise, cezayı indirmeye mahal yoktur.»  MADDE 14. — 1918 sayılı Kanunun 34 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Madde 34. — Gümrük ve Tekel idarelerinin mühür veya damga veya alameti farikalarını veya bandrol  Veya etiketlerini taklit veya tahrif veya konulduğu eşyadan fek veya tebdil ederek veya çalarak yahut Ibunların  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 627)
Sayfa 56 -
— 11 —  (Hükümetin Teklifi)  MADDE 9. — 1918 sayılı Kanunun 27.9.1956 tarihli ve 6829 sayılı Kanunla değişik 26 ncı maddesinin  1 ve 2 nci fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Madde 26. — Kaçakçılık maksadıyla teşekkül vücuda getirenler ile idare edenler beş seneden yedi se­ neye kadar hapis ve yüzbin liradan üçyüzbin liraya kadar ağır para cezasıyla cezalandırılırlar.  Birinci fıkrada yazılı teşekküle mücerret katılanlar hakkında üç seneden beş seneye kadar hapis ve elli- bin liradan aşağı olmamak üzere ağır para cezası hükmolunur.»  MADDE 10. — 1918 sayılı Kanunun 29.8.1956 tarihli ve 6829 sayılı Kanunla değişik 27 nci maddesi  aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Madde 27. — Kaçakçılık suçu, kaçakçılık maksadıyla teşekkül vücuda getirenler ile idare edenler ve­ ya teşekküle mensup olanlar tarafından işlenirse failler hakkında on seneden onbeş seneye kadar ağır ha­ pis cezası hükmolunur.  Birinci fıkradaki hal dışında iki veya daha fazla kimselerin toplu olarak kaçakçılık yapmaları halinde  sekiz seneden oniki seneye kadar ağır hapis cezası hükmolunur.  Birinci ve ikinci fıkralarda hükmolunacak ağır hapis cezasıyla birlikte tekel maddeleri için CİF değeri  ile birlikte hususî kanunlarındaki para cezaları veya resim tutarının, eşya kaçakçılığı için de gümrüklenmiş  değerinin beş mislinden ve memnu eşya ve maddeler için de bunların değerinin on mislinden aşağr olmamak  üzere ağır para cezası hükmolunur. Kaçak eşya ve maddeler de müsadere edilir.  Eşya ve maddelerin müsadere edilmemesi veya memnu eşya ve maddelerden madut bulunması veya bun­ lar için hususî kanunlarında para cezası tayin edilmemiş olması hallerinde hükmolunacak para cezasının  bunların gümrüklenmiş piyasa değerlerinin beş misli ve memnu eşya ve maddeler için de bunların piyasa de­ ğerinin on misli miktarınca meblağ ilave olunur.  Bu Kanunun 20, 25 ve 26 ncı maddeleriyle bu maddede yazılı suçların kaçakçılığın men, takip ve tah­ kikiyle mükellef memurlar tarafından işlenmesi veya işleyenlere yardım veya bilerek müsamaha edilmesi  hallerinde mezkûr maddelerde yazılı olan cezalar bir misli ve bunlar haricinde kalan diğer memur ve müs­ tahdemler tarafından işlenmesi halinde yarı nispetinde artırılır.»  MADDE 11. — 1918 sayılı Kanunun 29 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Madde 29. — Kaçakçılık suçunun Devletin siyasî ve malî veya iktisadî veya askerî veya idarî emniyet  ve selametini bozacak veya tehdit edecek nitelik ve boyutlarda olması halinde fail yirmi seneden aşağı  olmamak üzere ağır hapis ve yukarıdaki maddelerde yazılı nispetler dairesinde para cezaları ile cezalandı­ rılır ve ayrıca kaçak eşya da müsadere edilir.»  MADDE 12. — 1918 sayılı Kanunun 27.9.1956 tarihli ve 6829 sayılı Kanunla değişik 32 nci maddesi  aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Madde 32. — Kaçak eşya veya maddelerin yakalanması gibi herhangi bir tehlikeye karşı sigorta yapan­ lar ile yaptıranlar iki seneden beş seneye kadar hapis ve yüzbin liradan beşyüzbin liraya kadar ağır para  cezasıyla cezalandırılırlar ve ayrıca bu suretle sigorta yapan müesseseden yüzbin liradan beşyüzbin liraya  kadar hükmedilecek ağır para cezası tahsil ve Türkiye dahilinde sigortacılık yapmaları menolunur.»  MADDE 13. — 1918 sayılı Kanunun 33 üncü maddesine 12.6.1979 tarihli ve 2248 sayılı Kanunla eklenen  fıkra aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Bu Kanunda öngörülen suçlar işlendiği tarihte, girişte tekel kaçağı maddelerin hususî kanunlarında ya­ zılı para cezası veya resmi ile CİF değeri toplamı, gümrük kaçağı eşyanın gümrüklenmiş değeri; bunların çıkı­ şında ve yerli tekel mallarında FOB değeri pek fahiş ise mahkeme fiile mahsus olan cezayı yarısına kadar  artırır ve eğer hafif ise yarısına ve eğer pek hafif ise üçte birine kadar eksiltir. Eğer fail kanunda yazılı  suçlardan dolayı mükerrir bulunur ise, cezayı indirmeye mahal yoktur.»  MADDE 14. — 1918 sayılı Kanunun 34 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Madde 34. — Gümrük ve Tekel idarelerinin mühür veya damga veya alameti farikalarını veya bandrol  Veya etiketlerini taklit veya tahrif veya konulduğu eşyadan fek veya tebdil ederek veya çalarak yahut Ibunların  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 627)  — 12 —  (Hükümetin Teklifi)  sahte veya çalınmışlarını tedarik eyleyerek kaçak maddelerde kullananların hareketleri kaçakçılık sayılır ve  25 inci maddenin 3 üncü fıkrasında yazılı ceza hükmedilmekle beraber, bu suçun Türk Ceza Kanununda  muayyen olan cezası ile İde ayrıca cezalandırılır.  Yukarıdaki fıkrada yazılı alâmet veya bandrol ve etiketleri selâhiyet ve (mezuniyetleri olmaksızın basan­ lar veya satanlar veya saklayanlara bir seneden üç seneye kadar hapis cezası hükmolunur.  Bu maddede yazılı fiiller ilgili memurlar tarafından işlenmiş ise, ceza iki kat olarak hükmolunur.»  MADDE 15. — 1918 sayılı Kanunun 29.8.1956 tarihli ve 6829 sayılı 'Kanunla değişik 40 inci maddesi  aşağıdaki sekilide değiştirilmiştir.  «Madde 40. — Bu kanuna göre iki yıl veya daha yukarı hürriyeti bağlayıcı bir ceza ile mahkûmiyet halin­ de, bir seneden üç seneye kadar olmak ve kaçakçılığa müsait mıntıkalar dışında infaz edilmek üzere genel gü­ venlik gözetimi altında bulundurulmak cezasına da hükmolunur.  Kaçakçılık suçlarının mükerririeri hakkında, hürriyeti bağlayıcı cezanın miktarına bakılmaksızın aynı  hüküm uygulanır.»  MADDE 116. — 19)18 sayılı Kanunun 41 inci madde'si aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Madde 41. — Posta sürücüleri, kaptanlar, gemi adamları vesair kara, deniz, nehir ve havada nakliyat  yapan şahıs veya idare veyahut şirketlerin memur ve adamları; han, otel, kahvehane, meyhane, gazino, ti­ caret ve alışveriş yapan hususi evler vesair umumî yerlerin müdür ve sahipleri meslek ve sanat ve vazifeleri­ nin verdiği kolaylıktan istifade ederek birinci maddede yazılı kaçakçılığı münferiden irtikâp ettikleri takdirde,  haklarında 25 inci maddenin 3 üncü fıkrasında; 27 nci maddenin 1 ve 2 nci fıkralarında belirtilen şekilde ika  eyledikleri takdirde, 27 nci maddenin 3 üncü fıkrasında yazılı para cezasından başka terettüp eyleyecek hürri­ yeti bağlayıcı cezaya, yüksek haddi geçmemek üzere yarısı zammolunarak hükmedilir.»  MADDE '17. — 1918 sayılı Kanunun 43 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «(Madde 43. <— Kazanç maksadıyla kaçak şeyleri tekel maddelerine ait ambalajlara koyan veya tekel mad­ delerini kaçak maddelerle karıştıran veyahut mezuniyet a'Imaksızın tasfiye eden kişiler hakkında bu Kanunun  25 inci maddesinin 3 üncü fıkrası uygulanır.»  MADDE 18. — 1918 sayılı Kanunun 29.8.1956 tarihli ve 6829 sayılı Kanunla değişik 45 inci maddesinin  1 inci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Gümrük kapıları ve yolları dışındaki yerlerden memleket dışına eşya çıkaranlar veya bunları çıkartmak  'için gümrüklere verdikleri beyannamelerde cins, nevi, kıymet, milktar, menşe ve gönderileceği yer bakımından  yanlış beyanda bulunanlar hakkında, fiil daha ağır bir cezayı gerektiren bir suç teşkil etmediği takdirde, elli- bin liradan aşağı olmamak üzere ağır para cezası hükmolunur.»  MADDE 19. — 1918 sayılı. Kanunun 29.8.1956 tarihli ve 6829 sayılı Kanunla değiştirilen 47 nci madde­ sinin 1 inci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Kaçak eşya veya madde naklinde bilerek kullanılan veya buna teşebbüs edilen her türlü fcaıra, deniz ve  hava nakil vasıtalarının da müsaderesine hükmolunur.»  MADDE 20. — 1918 sayılı Kanunun 48 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Madde 48. — Kaçakçılıkta kullanılan taşıma araçları ve kaçak maddelerin yapılmasında kullanılan araç,  gereç ve makineler her nerede ve kimin tarafından tutulursa tutulsun zaptolunarak ilgili idareye derhal tes­ lim olunur. İdare, zaptedilip korunması külfeti ve masrafı gerektiren bu gibi araç, gereç, taşıma aracı ve ma­ kineleri bu kanunun 24 üncü maddesinde belirtilen esaslar dairesinde tasfiyeye tâbi tutabilir.»  MADDE 21. — 1918 sayılı Kanunun 7.9Jl 956 tarihli ve 6829 sayılı Kanunla değişik 53 üncü maddesi aşa*  Iğıldaki şekilde değiştirilmiştir.  «Madde 53. — Sanığa istinat olunan kaçakçılık suçunun asgarî haddinin iki yıl veya daha fazla hürri­ yeti bağlayıcı cezayı gerektirdiği ve kaçak eşya ile yakalanan sanığın hüviyetini isbat edemediği veya yukarı- Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 627)
Sayfa 57 -
— 12 —  (Hükümetin Teklifi)  sahte veya çalınmışlarını tedarik eyleyerek kaçak maddelerde kullananların hareketleri kaçakçılık sayılır ve  25 inci maddenin 3 üncü fıkrasında yazılı ceza hükmedilmekle beraber, bu suçun Türk Ceza Kanununda  muayyen olan cezası ile İde ayrıca cezalandırılır.  Yukarıdaki fıkrada yazılı alâmet veya bandrol ve etiketleri selâhiyet ve (mezuniyetleri olmaksızın basan­ lar veya satanlar veya saklayanlara bir seneden üç seneye kadar hapis cezası hükmolunur.  Bu maddede yazılı fiiller ilgili memurlar tarafından işlenmiş ise, ceza iki kat olarak hükmolunur.»  MADDE 15. — 1918 sayılı Kanunun 29.8.1956 tarihli ve 6829 sayılı 'Kanunla değişik 40 inci maddesi  aşağıdaki sekilide değiştirilmiştir.  «Madde 40. — Bu kanuna göre iki yıl veya daha yukarı hürriyeti bağlayıcı bir ceza ile mahkûmiyet halin­ de, bir seneden üç seneye kadar olmak ve kaçakçılığa müsait mıntıkalar dışında infaz edilmek üzere genel gü­ venlik gözetimi altında bulundurulmak cezasına da hükmolunur.  Kaçakçılık suçlarının mükerririeri hakkında, hürriyeti bağlayıcı cezanın miktarına bakılmaksızın aynı  hüküm uygulanır.»  MADDE 116. — 19)18 sayılı Kanunun 41 inci madde'si aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Madde 41. — Posta sürücüleri, kaptanlar, gemi adamları vesair kara, deniz, nehir ve havada nakliyat  yapan şahıs veya idare veyahut şirketlerin memur ve adamları; han, otel, kahvehane, meyhane, gazino, ti­ caret ve alışveriş yapan hususi evler vesair umumî yerlerin müdür ve sahipleri meslek ve sanat ve vazifeleri­ nin verdiği kolaylıktan istifade ederek birinci maddede yazılı kaçakçılığı münferiden irtikâp ettikleri takdirde,  haklarında 25 inci maddenin 3 üncü fıkrasında; 27 nci maddenin 1 ve 2 nci fıkralarında belirtilen şekilde ika  eyledikleri takdirde, 27 nci maddenin 3 üncü fıkrasında yazılı para cezasından başka terettüp eyleyecek hürri­ yeti bağlayıcı cezaya, yüksek haddi geçmemek üzere yarısı zammolunarak hükmedilir.»  MADDE '17. — 1918 sayılı Kanunun 43 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «(Madde 43. <— Kazanç maksadıyla kaçak şeyleri tekel maddelerine ait ambalajlara koyan veya tekel mad­ delerini kaçak maddelerle karıştıran veyahut mezuniyet a'Imaksızın tasfiye eden kişiler hakkında bu Kanunun  25 inci maddesinin 3 üncü fıkrası uygulanır.»  MADDE 18. — 1918 sayılı Kanunun 29.8.1956 tarihli ve 6829 sayılı Kanunla değişik 45 inci maddesinin  1 inci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Gümrük kapıları ve yolları dışındaki yerlerden memleket dışına eşya çıkaranlar veya bunları çıkartmak  'için gümrüklere verdikleri beyannamelerde cins, nevi, kıymet, milktar, menşe ve gönderileceği yer bakımından  yanlış beyanda bulunanlar hakkında, fiil daha ağır bir cezayı gerektiren bir suç teşkil etmediği takdirde, elli- bin liradan aşağı olmamak üzere ağır para cezası hükmolunur.»  MADDE 19. — 1918 sayılı. Kanunun 29.8.1956 tarihli ve 6829 sayılı Kanunla değiştirilen 47 nci madde­ sinin 1 inci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Kaçak eşya veya madde naklinde bilerek kullanılan veya buna teşebbüs edilen her türlü fcaıra, deniz ve  hava nakil vasıtalarının da müsaderesine hükmolunur.»  MADDE 20. — 1918 sayılı Kanunun 48 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Madde 48. — Kaçakçılıkta kullanılan taşıma araçları ve kaçak maddelerin yapılmasında kullanılan araç,  gereç ve makineler her nerede ve kimin tarafından tutulursa tutulsun zaptolunarak ilgili idareye derhal tes­ lim olunur. İdare, zaptedilip korunması külfeti ve masrafı gerektiren bu gibi araç, gereç, taşıma aracı ve ma­ kineleri bu kanunun 24 üncü maddesinde belirtilen esaslar dairesinde tasfiyeye tâbi tutabilir.»  MADDE 21. — 1918 sayılı Kanunun 7.9Jl 956 tarihli ve 6829 sayılı Kanunla değişik 53 üncü maddesi aşa*  Iğıldaki şekilde değiştirilmiştir.  «Madde 53. — Sanığa istinat olunan kaçakçılık suçunun asgarî haddinin iki yıl veya daha fazla hürri­ yeti bağlayıcı cezayı gerektirdiği ve kaçak eşya ile yakalanan sanığın hüviyetini isbat edemediği veya yukarı- Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 627)  - 13 —  (Hükümetin Teklifi)  da yazılı cezayı gerektiren suçtan dolayı mükerrir bulunduğu takdirde, hakkındaki tahkikat ve muhakeme tutuk­ lu olarak yapılır.  «Türkiye'de belirli ikametgâhı bulunmayanlar mahkûm oldukları hürriyeti bağlayıcı cezayı çekmiş olsalar  dahi hükmedilen para cezasının tamamını ödemedikçe veya para cezasına mukabil teminat göstermedikçe  para cezasının miktarına göre tahvil olunacak hapis cezası müddetince tahliye edilemezler.»  MADDE 22. — 1918 sayılı Kanunun 29.8.1956 tarihli ve 6829 sayılı Kanunla değişik 56 ncı maddesinin  3 üncü ve 4 üncü fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Ağır para cezasının yüz lirası bir gün hesabıyla hapse ve hafif para cezasının yüz İkası da bir gün he­ sabıyla hafif hapse çevrilir. Yüz liraya ulaşmayan kesirler de yüz lira sayılır.  Mahkûmun cezasını çektiği her gün için para cezasından yüz lira indirildikten sonra geri kalan parayı  öderse, yerine kaim olan hapis veya hafif hapis cezası infaz edilmez.»  MADDE 23. — 1918 sayılı Kanunun 30.6.1934 tarihli ve 2550 sayılı Kanunla değişik 57 nci maddesine  birinci fıkradan sonra ̂ aşağıdaki fıkra ikinci fıkra olarak eklenmiştir.  «Soruşturmadan bilgisi olmadığı anlaşılan yetkili idarelere, hazırlık soruşturması sırasında Cumhuriyet  Savcılıklarınca, son soruşturma sırasında mahkemelerce bilgi verilir.»  MADDE 24. — 1918 sayılı Kanunun 29.8.1956 tarihli ve 6829 sayılı Kanımla değişik 58 inci maddesinin  3 üncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Müsadereye tabi olan kaçak eşya veya nakil vasıtası, araç, gereç ve makineler zaptolunup da;  a) Sanığın kim olduğu tespit edilmemiş ise,  b) Duruşmanın muvakkaten tatiline karar verilmiş ve bu durum altı ay devam etmiş ise,  Eşyanın müsaderesine karar verilir ve 5 gün içinde keyfiyet münasip vasıtalarla ilan edilir.  İlan tarihinden itibaren 15 gün içinde alakalılarea selahiyetli mahkemeye itiraz edilmezse müsadere kara­ rı kesinlesin»  MADDE 25. — 1918 sayılı Kanunun 29.5.1979 gün ve 2241 sayılı Kanunla değişik 60 inci maddesi aşağı­ daki şekilde değiştirilmiştir.  «Madde 60. — Yasak veya kaçak şüphesiyle mal ve eşya yakalanması veya tespiti halinde müsadir ve  muhbirlere aşağıdaki esas ve usullere göre ikramiye ödenir.  1. Kaçak şüphesiyle yakalanan ve bu Kanunun 24 üncü maddesi gereğince tasfiye edilecek eşyalarda; ih­ raç eşyasının FOB, ithal eşyasının CİF kıymeti ödenecek ikramiyede esas alınır. CİF ve FOB kıymetler ma­ hallin en büyük mülkiye amiri veya görevlendireceği memurun başkanlığında, hazine yetkilisi, ilgisine göre  gümrük veya tekel memurlarından birisi ile ticaret odası temsilcisinden oluşan kurul tarafından tespit edilir. Ti­ caret odası bulunmayan yerlerde kurula belediye temsilcisi katılır. 'Bu şekilde tespit edilen kıymetin, kaçak eşya  sahipli yakalanmışsa yüzde sekseni, sahipsiz olarak yakalanmışsa yüzde ellisi müsadir ve muhbirlere ikramiye  olarak ödenir.  Kaçak şüphesi ile yakalanan sigara kâğıdı ve oyun kâğıdı ile tekele tabi eşyanın muhbir ve müsadirlerine  Gümrük ve Tekel Bakanlığınca yerli emsallerine göre tespit edilecek kıymetleri üzerinden yukarıda belirtilen  oranlar üzerinden ikramiye ödenir.  2. 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun ve bu Kanuna göre çıkarılan karar­ name ve tebliğlerde belirtilen ve kaçak olarak yakalanan kıymetli madenler ile kıymetli taşlar ve bunlardan  mamul her türlü eşyanın Maliye Bakanlığınca tespit edilecek usul ve esaslara göre bu Bakanlıkça olay tari­ hindeki kıymeti üzerinden, yabancı paraların olay tarihindeki kıymeti üzerinden, sahipli yakalanması halinde  değerinin yüzde ellisi, sahipsiz yakalanması halinde değerinin yüzde otuzu nispetinde ikramiye ödenir.  3. 6136 sayılı Ateşli Silahlar ile Bıçaklar ve Diğer Aletler Hakkında Kanunun 12 nci maddesine muha­ lefet suçlarından yakalanan silah ve mermiler ile Türk Ceza Kanununun 264 üncü maddesine muhalefet suç­ larından yakalanan maddelerin olay tarihine göre Millî Savunma Bakanlığınca belirlenen değeri esas alınarak,  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 627)
Sayfa 58 -
- 13 —  (Hükümetin Teklifi)  da yazılı cezayı gerektiren suçtan dolayı mükerrir bulunduğu takdirde, hakkındaki tahkikat ve muhakeme tutuk­ lu olarak yapılır.  «Türkiye'de belirli ikametgâhı bulunmayanlar mahkûm oldukları hürriyeti bağlayıcı cezayı çekmiş olsalar  dahi hükmedilen para cezasının tamamını ödemedikçe veya para cezasına mukabil teminat göstermedikçe  para cezasının miktarına göre tahvil olunacak hapis cezası müddetince tahliye edilemezler.»  MADDE 22. — 1918 sayılı Kanunun 29.8.1956 tarihli ve 6829 sayılı Kanunla değişik 56 ncı maddesinin  3 üncü ve 4 üncü fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Ağır para cezasının yüz lirası bir gün hesabıyla hapse ve hafif para cezasının yüz İkası da bir gün he­ sabıyla hafif hapse çevrilir. Yüz liraya ulaşmayan kesirler de yüz lira sayılır.  Mahkûmun cezasını çektiği her gün için para cezasından yüz lira indirildikten sonra geri kalan parayı  öderse, yerine kaim olan hapis veya hafif hapis cezası infaz edilmez.»  MADDE 23. — 1918 sayılı Kanunun 30.6.1934 tarihli ve 2550 sayılı Kanunla değişik 57 nci maddesine  birinci fıkradan sonra ̂ aşağıdaki fıkra ikinci fıkra olarak eklenmiştir.  «Soruşturmadan bilgisi olmadığı anlaşılan yetkili idarelere, hazırlık soruşturması sırasında Cumhuriyet  Savcılıklarınca, son soruşturma sırasında mahkemelerce bilgi verilir.»  MADDE 24. — 1918 sayılı Kanunun 29.8.1956 tarihli ve 6829 sayılı Kanımla değişik 58 inci maddesinin  3 üncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Müsadereye tabi olan kaçak eşya veya nakil vasıtası, araç, gereç ve makineler zaptolunup da;  a) Sanığın kim olduğu tespit edilmemiş ise,  b) Duruşmanın muvakkaten tatiline karar verilmiş ve bu durum altı ay devam etmiş ise,  Eşyanın müsaderesine karar verilir ve 5 gün içinde keyfiyet münasip vasıtalarla ilan edilir.  İlan tarihinden itibaren 15 gün içinde alakalılarea selahiyetli mahkemeye itiraz edilmezse müsadere kara­ rı kesinlesin»  MADDE 25. — 1918 sayılı Kanunun 29.5.1979 gün ve 2241 sayılı Kanunla değişik 60 inci maddesi aşağı­ daki şekilde değiştirilmiştir.  «Madde 60. — Yasak veya kaçak şüphesiyle mal ve eşya yakalanması veya tespiti halinde müsadir ve  muhbirlere aşağıdaki esas ve usullere göre ikramiye ödenir.  1. Kaçak şüphesiyle yakalanan ve bu Kanunun 24 üncü maddesi gereğince tasfiye edilecek eşyalarda; ih­ raç eşyasının FOB, ithal eşyasının CİF kıymeti ödenecek ikramiyede esas alınır. CİF ve FOB kıymetler ma­ hallin en büyük mülkiye amiri veya görevlendireceği memurun başkanlığında, hazine yetkilisi, ilgisine göre  gümrük veya tekel memurlarından birisi ile ticaret odası temsilcisinden oluşan kurul tarafından tespit edilir. Ti­ caret odası bulunmayan yerlerde kurula belediye temsilcisi katılır. 'Bu şekilde tespit edilen kıymetin, kaçak eşya  sahipli yakalanmışsa yüzde sekseni, sahipsiz olarak yakalanmışsa yüzde ellisi müsadir ve muhbirlere ikramiye  olarak ödenir.  Kaçak şüphesi ile yakalanan sigara kâğıdı ve oyun kâğıdı ile tekele tabi eşyanın muhbir ve müsadirlerine  Gümrük ve Tekel Bakanlığınca yerli emsallerine göre tespit edilecek kıymetleri üzerinden yukarıda belirtilen  oranlar üzerinden ikramiye ödenir.  2. 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun ve bu Kanuna göre çıkarılan karar­ name ve tebliğlerde belirtilen ve kaçak olarak yakalanan kıymetli madenler ile kıymetli taşlar ve bunlardan  mamul her türlü eşyanın Maliye Bakanlığınca tespit edilecek usul ve esaslara göre bu Bakanlıkça olay tari­ hindeki kıymeti üzerinden, yabancı paraların olay tarihindeki kıymeti üzerinden, sahipli yakalanması halinde  değerinin yüzde ellisi, sahipsiz yakalanması halinde değerinin yüzde otuzu nispetinde ikramiye ödenir.  3. 6136 sayılı Ateşli Silahlar ile Bıçaklar ve Diğer Aletler Hakkında Kanunun 12 nci maddesine muha­ lefet suçlarından yakalanan silah ve mermiler ile Türk Ceza Kanununun 264 üncü maddesine muhalefet suç­ larından yakalanan maddelerin olay tarihine göre Millî Savunma Bakanlığınca belirlenen değeri esas alınarak,  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 627)  (Hükümetin Teklifi)  sahipli olarak yakalanması halinde değerinin yüzde sekseni, sahipsiz yakalanması halinde değerinin yüzde ellisi  üzerinden ikramiye ödenir.  4. Uyuşturucu madde yakalamalarında;  a) Eroin veya kokain yakalamalarında, ele geçirilen malın ihtiva ettiği her gram saf eroin veya kokain  için, birinci derece devlet memuruna ödenen bir günlük yurt içi geçici görev yolluğunun, sahipli olarak ya­ kalanması halinde iki katı, sahipsiz olarak yakalanması halinde tamamı üzerinden,  b) Baz morfin veya morfin yakalanmalarında ele geçen malın ihtiva ettiği her gram saf bazmorfin veya  morfin için birinci derece Devlet memuruna ödenen bir günlük yurt içi geçici görev yolluğunun, sahipli ola­ rak yakalanması halinde tamamı, sahipsiz olarak yakalanması halinde yarısı üzerinden,  c) Esrar yakalamasında;  (1) Sıvı esrar yakalanmasında ele geçen her gram için birinci derece Devlet memuruna ödenen bir gün­ lük yurt içi geçici görev yolluğunun, sahipli olarak yakalanması halinde iki katı, sahipsiz olarak yakalanması  halinde tamamı üzerinden,  (2) Esrar reçinesinin toz veya plaka halinde ele geçen her (elli) gramı için birinci derece Devlet memuru­ na ödenen bir günlük yurt içi geçici görev yolluğunun, sahipli olarak yakalanması halinde tamamı, sahipsiz  olarak yakalanması halinde yarısı üzerinden,  (3) Esrar bitkisinin kıyılmış haldeki (man huama) toz veya plaka şeklinde ele geçen her kilogramı için,  birinci derece Devlet memurune ödenen yurt içi geçici görev yolluğunun, sahipli olarak yakalanması halinde  tamamı, sahipsiz olarak yakalanması halinde yarısı üzerinden,  (4) Esrar ihtiva eden kenevir (kendir) bitkisinin bütün halde (kıyılmamış - kuru) elegeçen her bir kilo­ gram için, birinci derece Devlet memuruna ödenen bir günlük yurt içi geçici görev yolluğunun, sahipli ola­ rak yakalanması halinde yarısı, sahipsiz olarak yakalanması halinde dörtte biri üzerinden,  (5) Esrar ihtiva eden kenevir (kendir) bitkisinin tarlada tespit edilen her bir dekarı için, birinci dereca  Devlet memuruna ödenen bir günlük yurt içi geçici görev yolluğunun üç katı üzerinden,  d) Lisans fazlası ekim hariç, yasa dışı haşhaş bitkisinin tarlada tespit edilen her dekarı için, birinci de­ rece Devlet memuruna ödenen bir günlük yurt içi geçici görev yolluğunun on katı üzerinden,  e) Afyon yakalamalarında ele geçen her (elli) gram için, birinci derece Devlet memuruna ödenen bir gün­ lük yurt içi geçici görev yolluğunun, sahipli olarak yakalanması halinde tamamı, sahipsiz olarak yakalanması  halinde yarısı üzerinden,  İkramiye ödenir.  4 üncü fıkra uygulamasında; yakalanan veya tespit edilen miktar ikramiye verilmesi için birim kabul edi­ len gram, elli gram, kilogram ve dekardan az ise bunlar birim miktar kabul edilir, miktarın fazla olması ha­ linde birim kesirleri dikkate alınmaz.  5. Dağıtılacak ikramiyenin yüzde ellisi muhbirlere yüzde ellisi müsadirlere verilir, ihbar yapılmadan vuku  bulan yakalama olaylarından ikramiyenin tamamı müsadirlere ödenir.  Bu Kanunun ikinci maddesine göre ihbar mükellefiyeti bulunan kişiler muhbir sıfatını kazandıklar! takdir­ de muhbir ikramiyesine müstehak olurlar. Kaçakçılığın men, takip ve tahkiki ile mükellef olanlara muhbir  ikramiyesi ödenmez.  6. Mahalle ve köy muhtarları ve ihtiyar heyeti azaları, mahalle, kır ve orman bekçileri ile köy koruyu­ cuları; kendi başlarına veya kaçakçılığın men, takip ve tahkik ile mükellef memurlar ile birlikte kaçağı ya­ kalamaları halinde, bu maddede yazılı ödemelerden yararlanırlar.  7. Bu maddenin 1 ve 3 üncü fıkralarında belirtilen ikramiyeler sanıklar hakkında kamu davası açılması­ nın; 2 ve 4 üncü fıkralarında belirtilen ikramiyeler, mahkemece verilen müsadere kararlarının kesinleşmesi­ ni takip eden üç ay içerisinde, ödenek bulunup bulunmadığına bakılmaksızın, 1 inci fıkradaki ikramiyeler Güm­ rük ve Tekel Bakanlığı, 2 nci fıkradaki ikramiyeler Maliye Bakanlığı 3 üncü fıkradaki ikramiyeler Millî Sa­ vunma Bakanlığı, 4 üncü fıkradaki afyon yakalama ikramiyesi Toprak Mahsulleri Ofisi Genel Müdürlüğü,  aynı fıkradaki diğer ikramiyeler Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca bütçelerinin ilgili tertibinden ödenir.  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 627)
Sayfa 59 -
(Hükümetin Teklifi)  sahipli olarak yakalanması halinde değerinin yüzde sekseni, sahipsiz yakalanması halinde değerinin yüzde ellisi  üzerinden ikramiye ödenir.  4. Uyuşturucu madde yakalamalarında;  a) Eroin veya kokain yakalamalarında, ele geçirilen malın ihtiva ettiği her gram saf eroin veya kokain  için, birinci derece devlet memuruna ödenen bir günlük yurt içi geçici görev yolluğunun, sahipli olarak ya­ kalanması halinde iki katı, sahipsiz olarak yakalanması halinde tamamı üzerinden,  b) Baz morfin veya morfin yakalanmalarında ele geçen malın ihtiva ettiği her gram saf bazmorfin veya  morfin için birinci derece Devlet memuruna ödenen bir günlük yurt içi geçici görev yolluğunun, sahipli ola­ rak yakalanması halinde tamamı, sahipsiz olarak yakalanması halinde yarısı üzerinden,  c) Esrar yakalamasında;  (1) Sıvı esrar yakalanmasında ele geçen her gram için birinci derece Devlet memuruna ödenen bir gün­ lük yurt içi geçici görev yolluğunun, sahipli olarak yakalanması halinde iki katı, sahipsiz olarak yakalanması  halinde tamamı üzerinden,  (2) Esrar reçinesinin toz veya plaka halinde ele geçen her (elli) gramı için birinci derece Devlet memuru­ na ödenen bir günlük yurt içi geçici görev yolluğunun, sahipli olarak yakalanması halinde tamamı, sahipsiz  olarak yakalanması halinde yarısı üzerinden,  (3) Esrar bitkisinin kıyılmış haldeki (man huama) toz veya plaka şeklinde ele geçen her kilogramı için,  birinci derece Devlet memurune ödenen yurt içi geçici görev yolluğunun, sahipli olarak yakalanması halinde  tamamı, sahipsiz olarak yakalanması halinde yarısı üzerinden,  (4) Esrar ihtiva eden kenevir (kendir) bitkisinin bütün halde (kıyılmamış - kuru) elegeçen her bir kilo­ gram için, birinci derece Devlet memuruna ödenen bir günlük yurt içi geçici görev yolluğunun, sahipli ola­ rak yakalanması halinde yarısı, sahipsiz olarak yakalanması halinde dörtte biri üzerinden,  (5) Esrar ihtiva eden kenevir (kendir) bitkisinin tarlada tespit edilen her bir dekarı için, birinci dereca  Devlet memuruna ödenen bir günlük yurt içi geçici görev yolluğunun üç katı üzerinden,  d) Lisans fazlası ekim hariç, yasa dışı haşhaş bitkisinin tarlada tespit edilen her dekarı için, birinci de­ rece Devlet memuruna ödenen bir günlük yurt içi geçici görev yolluğunun on katı üzerinden,  e) Afyon yakalamalarında ele geçen her (elli) gram için, birinci derece Devlet memuruna ödenen bir gün­ lük yurt içi geçici görev yolluğunun, sahipli olarak yakalanması halinde tamamı, sahipsiz olarak yakalanması  halinde yarısı üzerinden,  İkramiye ödenir.  4 üncü fıkra uygulamasında; yakalanan veya tespit edilen miktar ikramiye verilmesi için birim kabul edi­ len gram, elli gram, kilogram ve dekardan az ise bunlar birim miktar kabul edilir, miktarın fazla olması ha­ linde birim kesirleri dikkate alınmaz.  5. Dağıtılacak ikramiyenin yüzde ellisi muhbirlere yüzde ellisi müsadirlere verilir, ihbar yapılmadan vuku  bulan yakalama olaylarından ikramiyenin tamamı müsadirlere ödenir.  Bu Kanunun ikinci maddesine göre ihbar mükellefiyeti bulunan kişiler muhbir sıfatını kazandıklar! takdir­ de muhbir ikramiyesine müstehak olurlar. Kaçakçılığın men, takip ve tahkiki ile mükellef olanlara muhbir  ikramiyesi ödenmez.  6. Mahalle ve köy muhtarları ve ihtiyar heyeti azaları, mahalle, kır ve orman bekçileri ile köy koruyu­ cuları; kendi başlarına veya kaçakçılığın men, takip ve tahkik ile mükellef memurlar ile birlikte kaçağı ya­ kalamaları halinde, bu maddede yazılı ödemelerden yararlanırlar.  7. Bu maddenin 1 ve 3 üncü fıkralarında belirtilen ikramiyeler sanıklar hakkında kamu davası açılması­ nın; 2 ve 4 üncü fıkralarında belirtilen ikramiyeler, mahkemece verilen müsadere kararlarının kesinleşmesi­ ni takip eden üç ay içerisinde, ödenek bulunup bulunmadığına bakılmaksızın, 1 inci fıkradaki ikramiyeler Güm­ rük ve Tekel Bakanlığı, 2 nci fıkradaki ikramiyeler Maliye Bakanlığı 3 üncü fıkradaki ikramiyeler Millî Sa­ vunma Bakanlığı, 4 üncü fıkradaki afyon yakalama ikramiyesi Toprak Mahsulleri Ofisi Genel Müdürlüğü,  aynı fıkradaki diğer ikramiyeler Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca bütçelerinin ilgili tertibinden ödenir.  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 627)  — 15 —  (Hükümetin Teklifi)  8. Bu maddenin 1 inci fıkrasında gösterilen kaçakçılık suçlarına terettüp eden para cezalarının tahsilini  müteakip bunun yüzde otuzu ile Gümrük ve Kaçakçılık davalarından dolayı hükmolunan vekâlet ücretlerinin  yüzotuzu, kaçakçılık davalarının takibi ve müdafasında, kaçak eşyanın muhafaza işlerinde ve para cezalarının  tahsilinde hizmetleri geçen Gümrük ve Tekel Bakanlığı memurlarına tevzi edilmek üzere bu Bakanlıkça emanet  hesabına alınır.  Para cezalarından arta kalan meblağ hazineye irat kaydedilir.  9. Bu maddeye göre ödenecek ikramiyelerden vergi, resim ve harç kesilmez.  10. Müsadir ikramiyesine, ancak kaçak eşyanın yakalanması operasyonuna bizzat katılan kaçakçılığın men,  takip ve tahkiki ile görevli olanlar ile bu maddenin 6 ncı fıkrasında zikredilen kişiler hak kazanırlar.  MADDE 26. — 1918 sayılı Kanunun 29.8.1956 tarihli ve 6829 sayılı Kanunla ilave edilen Ek Madde 2  aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Ek Madde 2. — (1) - Bakanlar Kurulunca tespit ve ilan olunacak madde ve eşyaları İçişleri ve Gümrük  ve (Tekel Bakanlığınca tayin edilecek mercilerden müsaade almaksızın emniyet bölgelerine sokanlar veya sokma­ ya teşebbüs edenler bir seneden iki seneye kadar hapis cezası ile cezalandırılırlar ve suç konusu olan şeyler  müsadere olunur.  (II) - Emniyet bölgelerinde istihsal, imal veya sair suretlerle tedarik edilmiş olan yahut gerekli müsaade  verilmiş bulunan mallar, elden çıkarılmış olsa dahi, bunların istihlâk, istimal ve satış gibi suretlerle sarf mahal­ lerinde talepte bildirilecek müddet içerisinde izah ve ispat edemeyenler için bir seneden beş seneye kadar  hapis ve kaçağa sarf edilmiş sayılan şeylerin rayiç değeri miktarınca, değerin tespiti mümkün olmayan hal­ lerde onbin liradan aşağı olmamak üzere ağır para cezası ile cezalandırılırlar.  (III) - Gümrük Kanununun 19 ve 20 nci maddelerine müsteniden çıkarılan hükümet kararlarına veya  ithal veya ihracı lisans veya izne bağlı eşya ve maddeler hakkında konulan kayıt ve şartlara aykırı olarak  yahut izin veya lisans alınmadığı halde alınmış gibi gö terilerek herhangi bir madde ve eşyayı yurda ithal eden­ ler veya yurttan çıkaranlar, yahut bu fiillere teşebbüs edenler bir seneden beş seneye kadar hapis ve yirmi  bin liradan az olmamak üzere ağır para cezasıyla cezalandırılırlar.  Suça mevzu olan eşya müsadere edilir. Bunların müsadere edilmemesi halinde rayiç değeri miktarınca;  bu da tespit edilemez ise, yukarıda yazılı ağır para cezasına yirmi ıbin liradan aşağı olmamak üzere ağır para  cezası ilave olunur. ^""7  (IV) - Üçüncü fıkrada yazılı suçun teşekkül veya toplu olarak işlenmesi halinde, sanıklar 27 nci mad­ dede yazılı ağır hap'is cezası ile birlikte, yukarıda yazılı para cezasının beş misli ağır para cezası ile cezalan­ dırılırlar.  Yukarıdaki fıkraların tatbiki ile alâkalı olarak İçişleri ve Gümrük ve Tekel Bakanlıklarınca ortaklaşa  neşir ve ilan edilecek tebliğlere uymayanların üç aydan bir seneye kadar hapislerine, suç mevzuu eşya ve mad­ delerin müsaderesine, müsadere mümkün olmayan hallerde eşya ve maddelerin bedeli miktarınca para ceza­ sına hükmedilir.  Bu maddeye göre zaptedilen eşyanın bedeli ile para cezasından verilecek ikramiye 60 inci maddeye  göre dağıtılır.  Ancak, 3 üncü fıkraya giren suç, eşya gümrüklerde iken meydana çıkarılmış olsa dahi, ikramiye 60 inci  maddedeki esaslar dairesinde ödenir.  Yolcu ve nakil vasıtaları sahip ve personeli tarafından 14 üncü maddenin 3 üncü fıkrasında yazılı oldu­ ğu şekillerde gizlenip 3 üncü fıkraya aykırı olarak yurttan eşya ve maddelerin çıkarılması veya buna teşeb­ büs edilmesi hallerinde gümrük memurlarından kurulu komisyonlarda kaçak eşyanın müsaderesine ve rayiç  değerinin bir misli ağır para cezasına hükmolunur,  Madde veya eşya sahibi, bunların para cezasına esas olacak değerinin bir mislini gümrük idaresine  rızası ile verirse keyfiyet mezkûr idarece tespit, eşya veya madde müsadere edilerek hakkındaki takibattan  sarfınazar olunur.  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 627)
Sayfa 60 -
— 15 —  (Hükümetin Teklifi)  8. Bu maddenin 1 inci fıkrasında gösterilen kaçakçılık suçlarına terettüp eden para cezalarının tahsilini  müteakip bunun yüzde otuzu ile Gümrük ve Kaçakçılık davalarından dolayı hükmolunan vekâlet ücretlerinin  yüzotuzu, kaçakçılık davalarının takibi ve müdafasında, kaçak eşyanın muhafaza işlerinde ve para cezalarının  tahsilinde hizmetleri geçen Gümrük ve Tekel Bakanlığı memurlarına tevzi edilmek üzere bu Bakanlıkça emanet  hesabına alınır.  Para cezalarından arta kalan meblağ hazineye irat kaydedilir.  9. Bu maddeye göre ödenecek ikramiyelerden vergi, resim ve harç kesilmez.  10. Müsadir ikramiyesine, ancak kaçak eşyanın yakalanması operasyonuna bizzat katılan kaçakçılığın men,  takip ve tahkiki ile görevli olanlar ile bu maddenin 6 ncı fıkrasında zikredilen kişiler hak kazanırlar.  MADDE 26. — 1918 sayılı Kanunun 29.8.1956 tarihli ve 6829 sayılı Kanunla ilave edilen Ek Madde 2  aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Ek Madde 2. — (1) - Bakanlar Kurulunca tespit ve ilan olunacak madde ve eşyaları İçişleri ve Gümrük  ve (Tekel Bakanlığınca tayin edilecek mercilerden müsaade almaksızın emniyet bölgelerine sokanlar veya sokma­ ya teşebbüs edenler bir seneden iki seneye kadar hapis cezası ile cezalandırılırlar ve suç konusu olan şeyler  müsadere olunur.  (II) - Emniyet bölgelerinde istihsal, imal veya sair suretlerle tedarik edilmiş olan yahut gerekli müsaade  verilmiş bulunan mallar, elden çıkarılmış olsa dahi, bunların istihlâk, istimal ve satış gibi suretlerle sarf mahal­ lerinde talepte bildirilecek müddet içerisinde izah ve ispat edemeyenler için bir seneden beş seneye kadar  hapis ve kaçağa sarf edilmiş sayılan şeylerin rayiç değeri miktarınca, değerin tespiti mümkün olmayan hal­ lerde onbin liradan aşağı olmamak üzere ağır para cezası ile cezalandırılırlar.  (III) - Gümrük Kanununun 19 ve 20 nci maddelerine müsteniden çıkarılan hükümet kararlarına veya  ithal veya ihracı lisans veya izne bağlı eşya ve maddeler hakkında konulan kayıt ve şartlara aykırı olarak  yahut izin veya lisans alınmadığı halde alınmış gibi gö terilerek herhangi bir madde ve eşyayı yurda ithal eden­ ler veya yurttan çıkaranlar, yahut bu fiillere teşebbüs edenler bir seneden beş seneye kadar hapis ve yirmi  bin liradan az olmamak üzere ağır para cezasıyla cezalandırılırlar.  Suça mevzu olan eşya müsadere edilir. Bunların müsadere edilmemesi halinde rayiç değeri miktarınca;  bu da tespit edilemez ise, yukarıda yazılı ağır para cezasına yirmi ıbin liradan aşağı olmamak üzere ağır para  cezası ilave olunur. ^""7  (IV) - Üçüncü fıkrada yazılı suçun teşekkül veya toplu olarak işlenmesi halinde, sanıklar 27 nci mad­ dede yazılı ağır hap'is cezası ile birlikte, yukarıda yazılı para cezasının beş misli ağır para cezası ile cezalan­ dırılırlar.  Yukarıdaki fıkraların tatbiki ile alâkalı olarak İçişleri ve Gümrük ve Tekel Bakanlıklarınca ortaklaşa  neşir ve ilan edilecek tebliğlere uymayanların üç aydan bir seneye kadar hapislerine, suç mevzuu eşya ve mad­ delerin müsaderesine, müsadere mümkün olmayan hallerde eşya ve maddelerin bedeli miktarınca para ceza­ sına hükmedilir.  Bu maddeye göre zaptedilen eşyanın bedeli ile para cezasından verilecek ikramiye 60 inci maddeye  göre dağıtılır.  Ancak, 3 üncü fıkraya giren suç, eşya gümrüklerde iken meydana çıkarılmış olsa dahi, ikramiye 60 inci  maddedeki esaslar dairesinde ödenir.  Yolcu ve nakil vasıtaları sahip ve personeli tarafından 14 üncü maddenin 3 üncü fıkrasında yazılı oldu­ ğu şekillerde gizlenip 3 üncü fıkraya aykırı olarak yurttan eşya ve maddelerin çıkarılması veya buna teşeb­ büs edilmesi hallerinde gümrük memurlarından kurulu komisyonlarda kaçak eşyanın müsaderesine ve rayiç  değerinin bir misli ağır para cezasına hükmolunur,  Madde veya eşya sahibi, bunların para cezasına esas olacak değerinin bir mislini gümrük idaresine  rızası ile verirse keyfiyet mezkûr idarece tespit, eşya veya madde müsadere edilerek hakkındaki takibattan  sarfınazar olunur.  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 627)  — 16 —  (Hükümetin Teklifi)  Madde veya eşya sahibi bir ay zarfında para cezasına hükmetmeye yetkili mahkemeye (kıymet ve mü­ sadere bakımından itirazda bulunabilir.  Gizlenerek çıkarma hali mevcut değil lise yalnız eşyanın çıkarılmasına müsaade edilmez.  IMADDE 27. — 1918 sayılı Kanuna aşağıdaki Ek Maddeler ilâve olunmuştur.  «EK MADDE 3. — Bu Kanuna göre kaçakçılığın men, takip ve tahkiki ile görevli olanlar bu görevlere  başladıkları zaman gerek kendilerinin gerek eş ve velayeti altındaki çocuklarıyla bakmakla yükümlü olduk­ ları kimselere ait bütün mal varlıklarını bağlı oldukları kurumlarına bildirmekle mükelleftirler,  Bunlardan memuriyetleri devam edenlerden her takvim yılı başında bu beyannameler kurumlarınca alı­ nır. Gerektiğinde, bu sürelere bakılmaksızın görevlilerden beyanname istenebilir.  Beyanname verme mükellefiyetini yerine getirmeyen veya zamanında vermeyenler hakkında kurumların di­ siplin kurulu veya mercileri tarafından gecikme sebebine ve vermeyenin durumuna göre, gereken disiplin ce­ zalarından herhangi biri, bu cezalara mahsus sebeplere ve sıraya bağlı olmaksızın tertip olunur.  Mal varlığı ile ilgili olarak gerçeğe aykırı beyanname verenlerle yukarıdaki hususların incelenmesi sonun­ da veya sair suretle, görevlerinden dolayı mal varlıklarını haksız olarak artırdıkları anlaşılanlar hakkın­ da, fiilleri daha ağır cezayı gerektiren ayrı bir suç teşkil etmediği takdirde, üç aydan bir seneye kadar ha­ pis ve muvakkaten veya müebbet memuriyetten mahrumiyet cezası uygulanır.  Ayrıca haksız edindikleri malların da müsaderesine hükmolunur.  Beyannamelerin verilmesi, takibi ve değerlendirilmesi esasları, Adalet, içişleri ve Gümrük ve Tekel Ba­ kanlıklarınca ortaklaşa düzenlenecek bir Yönetmelikle tespit olunur.  EK MADDE 4. — !Bu Kanun kapsamına giren suçların son soruşturmasının yapılacağı yerdeki mahkeme­ lerin birden çok dairelere ayrılmış olması halinde bu davalara, o mahkemenin bir numaralı olanında bakı­ lır.  iş sayısının o mahkemenin bakabileceği azamî miktarı aşması halinde, bu miktarı aşan davalara aynı de­ recedeki sıra sayısı takip eden mahkemede bakılır.  Dava sayısının iş bölümü uyarınca belirlenmiş miktarı aşmaması halinde, bu mahkemeler diğer davalara  da bakarlar.  EK MADDE 5. — Kısıtlayıcı diğer kanun hükümlerine ek olarak her türlü kaçakçılık suçundan dolayı  ağır hapis cezasıyla mahkûm olanlar, affa uğramış olanlar bile, 13.12.1960 tarihli ve 160 sayılı Kanunun 4 üncü  maddesinde sayılan kurumlarda çalıştırılamazlar.  EK MADDE 6. — Bu Kanunun 11 inci maddesine göre silah kullanmalarından dolayı haklarında so­ ruşturma ve kovuşturma açılanlara, bağlı bulunduğu kurum tarafından avukat sağlanır veya sanık memu­ run vdkâlet verdiği avukatın, ücreti, avukatlık asgarî ücret tarifesi üzerinden kurumlarınca karşılanır ve  sanık hakkında bu suçlardan dolayı görevden uzaklaştırma, açığa alınma ve işten el çektirme işlemleri uy­ gulanmaz.  GEÇİCİ MADDE — Ek 3 üncü maddede belirtilen yönetmelik bu Kanunun yayımından itibaren üç  ay içinde çıkarılır, maddede belirtilen ve görev başında bulunan kişilerin beyanname verme yükümlülüğü  ve buna ait işler yönetmeliğin yayımını izleyen üç ay içinde yerine getirilir.  MADDE 28. — 12.6.1933 tarihli ve 2313 sayılı Kanunun değişik 28 inci maddesi yürürlükten kaldırıl­ mıştır.  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 627)  /
Sayfa 61 -
— 16 —  (Hükümetin Teklifi)  Madde veya eşya sahibi bir ay zarfında para cezasına hükmetmeye yetkili mahkemeye (kıymet ve mü­ sadere bakımından itirazda bulunabilir.  Gizlenerek çıkarma hali mevcut değil lise yalnız eşyanın çıkarılmasına müsaade edilmez.  IMADDE 27. — 1918 sayılı Kanuna aşağıdaki Ek Maddeler ilâve olunmuştur.  «EK MADDE 3. — Bu Kanuna göre kaçakçılığın men, takip ve tahkiki ile görevli olanlar bu görevlere  başladıkları zaman gerek kendilerinin gerek eş ve velayeti altındaki çocuklarıyla bakmakla yükümlü olduk­ ları kimselere ait bütün mal varlıklarını bağlı oldukları kurumlarına bildirmekle mükelleftirler,  Bunlardan memuriyetleri devam edenlerden her takvim yılı başında bu beyannameler kurumlarınca alı­ nır. Gerektiğinde, bu sürelere bakılmaksızın görevlilerden beyanname istenebilir.  Beyanname verme mükellefiyetini yerine getirmeyen veya zamanında vermeyenler hakkında kurumların di­ siplin kurulu veya mercileri tarafından gecikme sebebine ve vermeyenin durumuna göre, gereken disiplin ce­ zalarından herhangi biri, bu cezalara mahsus sebeplere ve sıraya bağlı olmaksızın tertip olunur.  Mal varlığı ile ilgili olarak gerçeğe aykırı beyanname verenlerle yukarıdaki hususların incelenmesi sonun­ da veya sair suretle, görevlerinden dolayı mal varlıklarını haksız olarak artırdıkları anlaşılanlar hakkın­ da, fiilleri daha ağır cezayı gerektiren ayrı bir suç teşkil etmediği takdirde, üç aydan bir seneye kadar ha­ pis ve muvakkaten veya müebbet memuriyetten mahrumiyet cezası uygulanır.  Ayrıca haksız edindikleri malların da müsaderesine hükmolunur.  Beyannamelerin verilmesi, takibi ve değerlendirilmesi esasları, Adalet, içişleri ve Gümrük ve Tekel Ba­ kanlıklarınca ortaklaşa düzenlenecek bir Yönetmelikle tespit olunur.  EK MADDE 4. — !Bu Kanun kapsamına giren suçların son soruşturmasının yapılacağı yerdeki mahkeme­ lerin birden çok dairelere ayrılmış olması halinde bu davalara, o mahkemenin bir numaralı olanında bakı­ lır.  iş sayısının o mahkemenin bakabileceği azamî miktarı aşması halinde, bu miktarı aşan davalara aynı de­ recedeki sıra sayısı takip eden mahkemede bakılır.  Dava sayısının iş bölümü uyarınca belirlenmiş miktarı aşmaması halinde, bu mahkemeler diğer davalara  da bakarlar.  EK MADDE 5. — Kısıtlayıcı diğer kanun hükümlerine ek olarak her türlü kaçakçılık suçundan dolayı  ağır hapis cezasıyla mahkûm olanlar, affa uğramış olanlar bile, 13.12.1960 tarihli ve 160 sayılı Kanunun 4 üncü  maddesinde sayılan kurumlarda çalıştırılamazlar.  EK MADDE 6. — Bu Kanunun 11 inci maddesine göre silah kullanmalarından dolayı haklarında so­ ruşturma ve kovuşturma açılanlara, bağlı bulunduğu kurum tarafından avukat sağlanır veya sanık memu­ run vdkâlet verdiği avukatın, ücreti, avukatlık asgarî ücret tarifesi üzerinden kurumlarınca karşılanır ve  sanık hakkında bu suçlardan dolayı görevden uzaklaştırma, açığa alınma ve işten el çektirme işlemleri uy­ gulanmaz.  GEÇİCİ MADDE — Ek 3 üncü maddede belirtilen yönetmelik bu Kanunun yayımından itibaren üç  ay içinde çıkarılır, maddede belirtilen ve görev başında bulunan kişilerin beyanname verme yükümlülüğü  ve buna ait işler yönetmeliğin yayımını izleyen üç ay içinde yerine getirilir.  MADDE 28. — 12.6.1933 tarihli ve 2313 sayılı Kanunun değişik 28 inci maddesi yürürlükten kaldırıl­ mıştır.  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 627)  /  — 17 —  (Hükümetin Teklifi)  MADDE 29. - MADDE 30. - Başbakan  B. Ulusu  Devlet Bakanı  Başbakan Yardımcısı  Z. Baykara  Devlet Bakanı  S. R. Pasin  Dışişleri Bakam  7.ı Türkmen  Ticaret Bakam  K. Cantürk  Tarım ve Orman Bakam  Prof. Dr. S. Özbek  Bu Kanunun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.  Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.  Devlet Bakam  Prof. Dr. î. Öztrak  Adalet Bakanı  C. Menteş  Maliye Bakam  A. B. Kafaoğlu  Devlet Bakam  M. Özgüneş  Milli Savunma Bakanı  Ü. H. Bayülken  Mili! Eğitim Bakanı  H„ Sağlam  Sağlık ve Sos. Yrd. Bakanı Gümrük ye Tekel Bakam  Prof. Dr. K. Kılıçturgay Prof. Dr. A. Bozer  Çalışma Baıkam  Prof. Dr. T. Esener  Sanayi ve Tek. Bakam  Af. Turgut  Kültür ve Turizm Bakanı îmar ve İskân Bakanı Köy iş. ve Koop. Bakam  /• Evliyaoğlu Prof. Dr. A. Samsunlu M. R. Güney  Sosyal Güvenlik Bakam  S. Side  5 . 11 . 1982  Devlet Bakam  Prof. Dr. M. N. özdaş  İçişleri Bakanı  S. Çetiner  Bayındırlık Bakam  Dr. T. Önalp  Ulaştırma Bakam  Prof. Dr. M. Aysan  Enerji ve Tabiî Kay. Baıkam  F. tikel  G içlik ve Spor Bakam  V. Özgül  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 627)
Sayfa 62 -
— 17 —  (Hükümetin Teklifi)  MADDE 29. - MADDE 30. - Başbakan  B. Ulusu  Devlet Bakanı  Başbakan Yardımcısı  Z. Baykara  Devlet Bakanı  S. R. Pasin  Dışişleri Bakam  7.ı Türkmen  Ticaret Bakam  K. Cantürk  Tarım ve Orman Bakam  Prof. Dr. S. Özbek  Bu Kanunun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.  Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.  Devlet Bakam  Prof. Dr. î. Öztrak  Adalet Bakanı  C. Menteş  Maliye Bakam  A. B. Kafaoğlu  Devlet Bakam  M. Özgüneş  Milli Savunma Bakanı  Ü. H. Bayülken  Mili! Eğitim Bakanı  H„ Sağlam  Sağlık ve Sos. Yrd. Bakanı Gümrük ye Tekel Bakam  Prof. Dr. K. Kılıçturgay Prof. Dr. A. Bozer  Çalışma Baıkam  Prof. Dr. T. Esener  Sanayi ve Tek. Bakam  Af. Turgut  Kültür ve Turizm Bakanı îmar ve İskân Bakanı Köy iş. ve Koop. Bakam  /• Evliyaoğlu Prof. Dr. A. Samsunlu M. R. Güney  Sosyal Güvenlik Bakam  S. Side  5 . 11 . 1982  Devlet Bakam  Prof. Dr. M. N. özdaş  İçişleri Bakanı  S. Çetiner  Bayındırlık Bakam  Dr. T. Önalp  Ulaştırma Bakam  Prof. Dr. M. Aysan  Enerji ve Tabiî Kay. Baıkam  F. tikel  G içlik ve Spor Bakam  V. Özgül  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 627)  — 18 —  DANIŞMA MECLİSİNİN KABUL ETTİĞİ METİN  7,1.1932 Tarihli ve 1918 Sayılı Kaçakçılığın Men ve Takibine Dair Kanunun Bazı Maddelerinin Değiştiril­ mesine ve Bu Kanuna Bazı Maddeler Eklenmesine Dair Kanun Tasarısı  MADDE 1. — 1918 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin (D) ve (F) fıkraları aşağıdaki şekilde değiştiril­ miş, aynı maddeye (G) fıkrası eklenmiştir.  «D) Devlet inhisarı altında bulunan maddeleri mezun veya salahiyetli olmaksızın :  1. Türkiye'ye ithal etmek veya ithale teşebbüs etmek;  2. Memleket içinde bir yerden diğer yere sevk ve nakletmek;  3. Saklamak;  4. Satılığa çıkarmak veya satmak;  5. Bilerek kabul etmek, satın almak, istimal veya istihlak etmek (tütün ve sigara kâğıdı mutlak olarak);  6. Türkiye dahilinde imal etmek veya imal için hariçten alât ve edevat ithal eylemek veya ithale teşeb­ büs etmek veya bu alât veya edevatı dahilde imal etmek veya nakletmek veya istimal etmek veya (hıfzetmek  veyahut failin ne maksatla kullanacağını bilerek tedarik eylemek;»  «F) Kanunlara veya müsaadelere istinaden herhangi bir işlem veya amaç için veya belli şartlarla geçici  kabul yoluyla ithal olunan eşya ve maddeleri izin almaksızın kanun veya müsaadelerde gösterilen amaç ve  şaftlar dışında kullanmak veya devretmek veya süresi içinde ihraç etmemek; kanunlara veya müsaadelere  istinaden herhangi bir işlem veya amaç için veya belli şartlarla geçici çıkış yolu ile ihraç edilen eşya ve mad­ delerin ihracında veya tekrar ithalinde anılan kanun ve müsaadelerde gösterilen amaç ve şartlara riayet etme­ mek;»  «G) Zat, aile ve meslek ihtiyacında kullanılmak veya hediye etmek amacıyla her ne suretle olursa olsun  başkaları tarafından fiilen ithal edilen eşyayı, ticaret maksadıyla toplamak veya satışa arz etmek veya sat­ mak».  MADDE 2. — 1918 sayılı Kanunun 7 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Madde 7. — Kaçak eşya, her türlü silah, mühimmat, patlayıcı ve uyuşturucu maddelerin bulunduğu  şüphe edilen her denk veya sandıkta veya nakle yarayan diğer araçlarda arama yapılır.»  MADDE 3. — 1918 sayılı Kanunun 17.1.1940 tarihli ve 3777 sayılı Kanunla değişik 8 inci maddesinin  son fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiştir.  «Bakanlar Kurulu Kararı ile ihdas edilen emniyet bölgelerinde gece yapılacak aramalarda izin almaya  lüzum yoktur.»  MADDE 4. — 1918 sayılı Kanunun 29.8.1956 tarihli ve 6829 sayılı Kanunla değişik 11 inci maddesinin  üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Dur» ihtarına itaat etmeyen şahıslar hakkında evvela havaya ateş etmek suretiyle bu ihtar tekrar edi­ lir. Bu ihtara da riayet edilmezse selahiyetli memurlar silah kullanmaya yetkilidir. Ancak silahla muka­ beleye yeltenilmesi veya meşru müdafaa durumuna düşülmesi veya Bakanlar Kurulunca ihdas edilen emniyet  bölgelerinde «Dur» ihtarına itaat edilmemesi hallerinde selahiyetli memurlar doğruca hedefe ateş edebilirler.  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 627)
Sayfa 63 -
— 18 —  DANIŞMA MECLİSİNİN KABUL ETTİĞİ METİN  7,1.1932 Tarihli ve 1918 Sayılı Kaçakçılığın Men ve Takibine Dair Kanunun Bazı Maddelerinin Değiştiril­ mesine ve Bu Kanuna Bazı Maddeler Eklenmesine Dair Kanun Tasarısı  MADDE 1. — 1918 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin (D) ve (F) fıkraları aşağıdaki şekilde değiştiril­ miş, aynı maddeye (G) fıkrası eklenmiştir.  «D) Devlet inhisarı altında bulunan maddeleri mezun veya salahiyetli olmaksızın :  1. Türkiye'ye ithal etmek veya ithale teşebbüs etmek;  2. Memleket içinde bir yerden diğer yere sevk ve nakletmek;  3. Saklamak;  4. Satılığa çıkarmak veya satmak;  5. Bilerek kabul etmek, satın almak, istimal veya istihlak etmek (tütün ve sigara kâğıdı mutlak olarak);  6. Türkiye dahilinde imal etmek veya imal için hariçten alât ve edevat ithal eylemek veya ithale teşeb­ büs etmek veya bu alât veya edevatı dahilde imal etmek veya nakletmek veya istimal etmek veya (hıfzetmek  veyahut failin ne maksatla kullanacağını bilerek tedarik eylemek;»  «F) Kanunlara veya müsaadelere istinaden herhangi bir işlem veya amaç için veya belli şartlarla geçici  kabul yoluyla ithal olunan eşya ve maddeleri izin almaksızın kanun veya müsaadelerde gösterilen amaç ve  şaftlar dışında kullanmak veya devretmek veya süresi içinde ihraç etmemek; kanunlara veya müsaadelere  istinaden herhangi bir işlem veya amaç için veya belli şartlarla geçici çıkış yolu ile ihraç edilen eşya ve mad­ delerin ihracında veya tekrar ithalinde anılan kanun ve müsaadelerde gösterilen amaç ve şartlara riayet etme­ mek;»  «G) Zat, aile ve meslek ihtiyacında kullanılmak veya hediye etmek amacıyla her ne suretle olursa olsun  başkaları tarafından fiilen ithal edilen eşyayı, ticaret maksadıyla toplamak veya satışa arz etmek veya sat­ mak».  MADDE 2. — 1918 sayılı Kanunun 7 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Madde 7. — Kaçak eşya, her türlü silah, mühimmat, patlayıcı ve uyuşturucu maddelerin bulunduğu  şüphe edilen her denk veya sandıkta veya nakle yarayan diğer araçlarda arama yapılır.»  MADDE 3. — 1918 sayılı Kanunun 17.1.1940 tarihli ve 3777 sayılı Kanunla değişik 8 inci maddesinin  son fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiştir.  «Bakanlar Kurulu Kararı ile ihdas edilen emniyet bölgelerinde gece yapılacak aramalarda izin almaya  lüzum yoktur.»  MADDE 4. — 1918 sayılı Kanunun 29.8.1956 tarihli ve 6829 sayılı Kanunla değişik 11 inci maddesinin  üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Dur» ihtarına itaat etmeyen şahıslar hakkında evvela havaya ateş etmek suretiyle bu ihtar tekrar edi­ lir. Bu ihtara da riayet edilmezse selahiyetli memurlar silah kullanmaya yetkilidir. Ancak silahla muka­ beleye yeltenilmesi veya meşru müdafaa durumuna düşülmesi veya Bakanlar Kurulunca ihdas edilen emniyet  bölgelerinde «Dur» ihtarına itaat edilmemesi hallerinde selahiyetli memurlar doğruca hedefe ateş edebilirler.  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 627)  — 19 —  (MİLLÎ GÜVENLİK KONSEYİ)  İÇİŞLERİ KOMİSYONU METNİ  7.1.1932 Tarihli ve 1918 Sayılı Kaçakçılığın Men ve Takibine Dair Kanunun Bazı Maddelerinin Değişti­ rilmesine ve Bu Kanuna Bazı Maddeler Eklenmesine ve 12.6.1933 tarihli 2313 Sayılı Uyuşturucu Maddele­ rin Murakabesi Hakkında Kanunun 28 inci Maddesinin Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Kanun Tasarısı  MADDE 1. — 7.1.1932 tarihli ve 1918 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin (C) fıkrasının «Devlet in­ hisarı altında bulunan maddeleri mezun ve selahiyetli olmaksızın:» ile başlayan 5. inci bendi (D) fıkrası ola­ rak ve aynı maddenin (F) fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  D) Devlet tekeli altında bulunan maddeleri mezun veya salahiyetli olmaksızın:  1. Türkiye'ye ithal etmek veya ithale teşebbüs etmek;  2. Memleket içinde bir yerden diğer yere sevk ve nakletmek;  3. Saklamak;  4. Satılığa çıkarmak veya satmak;  •5. Bilerek kabul etmek, satın almak, istimal veya istihlak etmek (tütün ve sigara kâğıdı mutlak olarak);  6. Türkiye dahilinde imal etmek veya imal için hariçten alât ve edevat ithal eylemek veya ithale te­ şebbüs etmek veya bu alât veya edevatı dahilde imal etmek veya nakletmek veya istimal etmek veya hıfzet­ mek veyahut failin ne maksatla kullanacağını bilerek tedarik eylemek;  F) Kanunlara veya müsaadelere istinaden herhangi bir işlem veya amaç için veya belli şartlarla geçici ka­ bul veya geçici muaflık yoluyla ithal olunan eşya ve maddeleri izin almaksızın kanun veya müsaadelerle  gösterilen amaç ve şartlar dışında kullanmak veya devretmek veya süresi içinde ihraç etmemek; kanunlara  veya müsaadelere istinaden herhangi bir işlem veya amaç için veya belli şartlarla geçici çıkış yolu ile ihraç edi­ len eşya ve maddelerin ihracında veya tekrar ithalinde anılan kanun ve müsaadelerde gösterilen amaç ve  şartlara riayet etmemek;  MADDE 2. — 7.1.1932 tarihli ve 1918 Sayılı Kanunun 3 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  Madde 3. — Her mahallin en büyük mülkiye memuru sözleşmeli personel dahil olmak üzere bilumum  gümrük ve gümrük muhafaza amir ve memurları, doğrudan doğruya devlet tarafından idare edilen bilcümle  tekel memurları, emniyet hizmetleri sınıfına dahil personel, jandarma subay, astsubay, uzman çavuş ve eratı,  Sahil Güvenlik Komutanlığı subay, astsubay ve eratı, kaçakçılığı men ve takip ve tahkik ile mükelleftirler.  MADDE 3. — 7.1.1932 tarihli ve 1918 sayılı Kanunun 7 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  Madde 7. — Kaçak eşya, her türlü silah, mühimmat, patlayıcı ve uyuşturucu maddelerin bulunduğu şüphe  edilen her denk veya sandıkta veya nakle yarayan diğer araçlarda arama yapılır.  MADDE 4. — 7.1.1932 tarihli ve 1918 Sayılı Kanunun 11 inci maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şe­ kilde değiştirilmiştir.  «Dur» ihtarına itaat etmeyen şahıslar hakkında evvela havaya ateş etmek suretiyle bu ihtar tekrar edilir.  Bu ihtara da riayet edilmezse salahiyetli memurlar silah kullanmaya yetkilidir. Ancak silahla mukabeleye yel- tenilmesi veya meşru müdafaa durumuna düşülmesi veya Bakanlar Kurulunca ihdas edilen emniyet bölge­ lerinde dur ihtarına itaat edilmemesi hallerinde salahi yetli memurlar doğruca hedefe ateş edebilirler.  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 627)
Sayfa 64 -
— 19 —  (MİLLÎ GÜVENLİK KONSEYİ)  İÇİŞLERİ KOMİSYONU METNİ  7.1.1932 Tarihli ve 1918 Sayılı Kaçakçılığın Men ve Takibine Dair Kanunun Bazı Maddelerinin Değişti­ rilmesine ve Bu Kanuna Bazı Maddeler Eklenmesine ve 12.6.1933 tarihli 2313 Sayılı Uyuşturucu Maddele­ rin Murakabesi Hakkında Kanunun 28 inci Maddesinin Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Kanun Tasarısı  MADDE 1. — 7.1.1932 tarihli ve 1918 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin (C) fıkrasının «Devlet in­ hisarı altında bulunan maddeleri mezun ve selahiyetli olmaksızın:» ile başlayan 5. inci bendi (D) fıkrası ola­ rak ve aynı maddenin (F) fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  D) Devlet tekeli altında bulunan maddeleri mezun veya salahiyetli olmaksızın:  1. Türkiye'ye ithal etmek veya ithale teşebbüs etmek;  2. Memleket içinde bir yerden diğer yere sevk ve nakletmek;  3. Saklamak;  4. Satılığa çıkarmak veya satmak;  •5. Bilerek kabul etmek, satın almak, istimal veya istihlak etmek (tütün ve sigara kâğıdı mutlak olarak);  6. Türkiye dahilinde imal etmek veya imal için hariçten alât ve edevat ithal eylemek veya ithale te­ şebbüs etmek veya bu alât veya edevatı dahilde imal etmek veya nakletmek veya istimal etmek veya hıfzet­ mek veyahut failin ne maksatla kullanacağını bilerek tedarik eylemek;  F) Kanunlara veya müsaadelere istinaden herhangi bir işlem veya amaç için veya belli şartlarla geçici ka­ bul veya geçici muaflık yoluyla ithal olunan eşya ve maddeleri izin almaksızın kanun veya müsaadelerle  gösterilen amaç ve şartlar dışında kullanmak veya devretmek veya süresi içinde ihraç etmemek; kanunlara  veya müsaadelere istinaden herhangi bir işlem veya amaç için veya belli şartlarla geçici çıkış yolu ile ihraç edi­ len eşya ve maddelerin ihracında veya tekrar ithalinde anılan kanun ve müsaadelerde gösterilen amaç ve  şartlara riayet etmemek;  MADDE 2. — 7.1.1932 tarihli ve 1918 Sayılı Kanunun 3 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  Madde 3. — Her mahallin en büyük mülkiye memuru sözleşmeli personel dahil olmak üzere bilumum  gümrük ve gümrük muhafaza amir ve memurları, doğrudan doğruya devlet tarafından idare edilen bilcümle  tekel memurları, emniyet hizmetleri sınıfına dahil personel, jandarma subay, astsubay, uzman çavuş ve eratı,  Sahil Güvenlik Komutanlığı subay, astsubay ve eratı, kaçakçılığı men ve takip ve tahkik ile mükelleftirler.  MADDE 3. — 7.1.1932 tarihli ve 1918 sayılı Kanunun 7 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  Madde 7. — Kaçak eşya, her türlü silah, mühimmat, patlayıcı ve uyuşturucu maddelerin bulunduğu şüphe  edilen her denk veya sandıkta veya nakle yarayan diğer araçlarda arama yapılır.  MADDE 4. — 7.1.1932 tarihli ve 1918 Sayılı Kanunun 11 inci maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şe­ kilde değiştirilmiştir.  «Dur» ihtarına itaat etmeyen şahıslar hakkında evvela havaya ateş etmek suretiyle bu ihtar tekrar edilir.  Bu ihtara da riayet edilmezse salahiyetli memurlar silah kullanmaya yetkilidir. Ancak silahla mukabeleye yel- tenilmesi veya meşru müdafaa durumuna düşülmesi veya Bakanlar Kurulunca ihdas edilen emniyet bölge­ lerinde dur ihtarına itaat edilmemesi hallerinde salahi yetli memurlar doğruca hedefe ateş edebilirler.  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 627)  — 20 —  (Danışma Meclisinin Kabul Ettiği Metin)  MADDE 5. — 1918 sayılı Kanunun 29.8.1956 tarihli ve 6829 sayılı Kanunla değişik 20 nci maddesi  aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Madde 20. — Her ne şekilde olursa olsun hile yahut suiistimal gibi kanun dışı yollarla ya da her tü/lü  beyanname veya belge ibrazı ile gümrüğü yanıltarak muamelesini yaptırmak suretiyle eksik resim veya ver­ gi ödemek yahut vergi veya resimleri ödememek, ödenmeksizin ödenmiş veya muamelesi yaptırılmış yahut  vergi veya resıme tabi olduğu halde muafiyete tabi mal gibi gösterilmek yahut ithali yasak veya tekele tabi  bir malı, ithali yasaklanmamış olarak veya tekel dışında göstermek suretiyle, memlekete mal veya eşya ithal  edenler veya ithale teşebbüs eyleyenler iki seneden beş seneye kadar hapis cezası ile cezalandırılırlar. Mal veya  eşyanın da müsaderesine hükmolunur.  Ayrıca vergi veya resimleri noksan verilen mal veya eşya için bu noksanlığın, vergi veya resimleri öden­ memiş olan mal veya eşya için de tekmil vergi veya resimlerin, yasak veya tekele tabi madde ve mallar  için gümrüklenmiş piyasa değerinin beş misli ağır para cezası hükmedilir.  Mal veya eşyanın yakalanmaması halinde yukarıdaki fıkrada yazılı ağır para cezasına gümrüklenmiş pi­ yasa değeri de ilave olunur.  Bu madde hükümlerine muhalefetten dolayı yakalanan eşya hakkında 60 inci madde hükmü tatbik olunur.  MADDE 6. — 1918 sayılı Kanunun 5.12.1960 tarihli ve 152 sayılı Kanunla değişik 21 inci maddesi  aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Madde 21. — Kaçak zannı ile tutulan giriş veya çıkış kaçağı eşyanın ve bunların naklinde kullanılan  araçların sahip veya taşıyıcıları, eşyanın veya aracın zaptını müteakip;  A) Giriş kaçağı eşya ile her türlü kaçak eşyanın naklinde kullanılan yabancı vasıtanın gümrük idare­ since tespit edilecek gümrüklenmiş değerine,  B) Çıkış kaçağı eşya ile, her türlü kaçak eşyanın naklinde kullanılan millîleşmiş veya yerli nakil vası­ tasının, mahallî mülkî idare amiri başkanlığında, gümrük ve hazine yetkilileri ile Ticaret Odası ve Belediye  temsilcisinden kurulu heyetler marifeti ile tespit edilen FOB değerine,  Muadil bir meblağı depozito ederek veya kanunî faizi de kapsayacak şekilde muteber banka mektubu  veya hazine tahvil ve bonolarını teminat göstererek, eşya ve aracın teslimini gümrük idarelerinden veya yetkili  ve görevli adlî mercilerden isteyebilirler.  Bu istem söz konusu eşya ve aracın, benzerî kaçak eşyanın ve aracın sürümünü kolaylaştıracak neviden  olup olmadığı, dış ticaret rejimi ve 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkındaki Kanun ve  kararlara aykırılık teşkil edip etmediği yönlerinden, gümrük idaresi tarafından incelenerek bu husustaki  görüşleri ile birlikte adlî mercilere intikal ettirilir.  Yukarıdaki esaslarla birlikte eşya veya 47 nci maddeye göre zaptedilen taşıma aracının muhafazasının ge­ rekip gerekmediği de nazara alınarak, kaçak eşya ve aracın teslim edilip edilmeyeceği, hazırlık soruşturma  sırasında mahallî asliye ceza mahkemesince evrak üzerinde, duruşma sırasında ise yetkili ve görevli mahke­ mece karara bağlanır.  Teslim istemi doğrudan adlî mercilere yapılmış ise, yukarıda belirtilen hususlar hakkında Gümrük idare­ sinin görüşleri alındıktan sonra karar verilir.  Özel olarak kaçak eşya naklinde kullanılmak üzere gizli tertibatla mücehhez olan vasıtalar teslim edilmez.  'MADDE 7. — 1918 sayılı Kanunun 17.1.1940 tarihli ve 3777 sayılı Kanunla değişik 22 nci maddesinin  dördüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Ölüm, af veya zamanaşımı sebebiyle sanık hakkındaki ceza soruşturma veya kovuşturmasının devamı­ na imkân kalmayan hallerde, mahkûmiyet halinde müsaderesi gereken gümrük kaçağı eşya ile yasak ve te­ kele tabi eşyanın müsaderesi konusunda Cumhuriyet Savcısı veya ilgili idarenin istemi üzerine, görevli mah- Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 627)
Sayfa 65 -
— 20 —  (Danışma Meclisinin Kabul Ettiği Metin)  MADDE 5. — 1918 sayılı Kanunun 29.8.1956 tarihli ve 6829 sayılı Kanunla değişik 20 nci maddesi  aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Madde 20. — Her ne şekilde olursa olsun hile yahut suiistimal gibi kanun dışı yollarla ya da her tü/lü  beyanname veya belge ibrazı ile gümrüğü yanıltarak muamelesini yaptırmak suretiyle eksik resim veya ver­ gi ödemek yahut vergi veya resimleri ödememek, ödenmeksizin ödenmiş veya muamelesi yaptırılmış yahut  vergi veya resıme tabi olduğu halde muafiyete tabi mal gibi gösterilmek yahut ithali yasak veya tekele tabi  bir malı, ithali yasaklanmamış olarak veya tekel dışında göstermek suretiyle, memlekete mal veya eşya ithal  edenler veya ithale teşebbüs eyleyenler iki seneden beş seneye kadar hapis cezası ile cezalandırılırlar. Mal veya  eşyanın da müsaderesine hükmolunur.  Ayrıca vergi veya resimleri noksan verilen mal veya eşya için bu noksanlığın, vergi veya resimleri öden­ memiş olan mal veya eşya için de tekmil vergi veya resimlerin, yasak veya tekele tabi madde ve mallar  için gümrüklenmiş piyasa değerinin beş misli ağır para cezası hükmedilir.  Mal veya eşyanın yakalanmaması halinde yukarıdaki fıkrada yazılı ağır para cezasına gümrüklenmiş pi­ yasa değeri de ilave olunur.  Bu madde hükümlerine muhalefetten dolayı yakalanan eşya hakkında 60 inci madde hükmü tatbik olunur.  MADDE 6. — 1918 sayılı Kanunun 5.12.1960 tarihli ve 152 sayılı Kanunla değişik 21 inci maddesi  aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Madde 21. — Kaçak zannı ile tutulan giriş veya çıkış kaçağı eşyanın ve bunların naklinde kullanılan  araçların sahip veya taşıyıcıları, eşyanın veya aracın zaptını müteakip;  A) Giriş kaçağı eşya ile her türlü kaçak eşyanın naklinde kullanılan yabancı vasıtanın gümrük idare­ since tespit edilecek gümrüklenmiş değerine,  B) Çıkış kaçağı eşya ile, her türlü kaçak eşyanın naklinde kullanılan millîleşmiş veya yerli nakil vası­ tasının, mahallî mülkî idare amiri başkanlığında, gümrük ve hazine yetkilileri ile Ticaret Odası ve Belediye  temsilcisinden kurulu heyetler marifeti ile tespit edilen FOB değerine,  Muadil bir meblağı depozito ederek veya kanunî faizi de kapsayacak şekilde muteber banka mektubu  veya hazine tahvil ve bonolarını teminat göstererek, eşya ve aracın teslimini gümrük idarelerinden veya yetkili  ve görevli adlî mercilerden isteyebilirler.  Bu istem söz konusu eşya ve aracın, benzerî kaçak eşyanın ve aracın sürümünü kolaylaştıracak neviden  olup olmadığı, dış ticaret rejimi ve 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkındaki Kanun ve  kararlara aykırılık teşkil edip etmediği yönlerinden, gümrük idaresi tarafından incelenerek bu husustaki  görüşleri ile birlikte adlî mercilere intikal ettirilir.  Yukarıdaki esaslarla birlikte eşya veya 47 nci maddeye göre zaptedilen taşıma aracının muhafazasının ge­ rekip gerekmediği de nazara alınarak, kaçak eşya ve aracın teslim edilip edilmeyeceği, hazırlık soruşturma  sırasında mahallî asliye ceza mahkemesince evrak üzerinde, duruşma sırasında ise yetkili ve görevli mahke­ mece karara bağlanır.  Teslim istemi doğrudan adlî mercilere yapılmış ise, yukarıda belirtilen hususlar hakkında Gümrük idare­ sinin görüşleri alındıktan sonra karar verilir.  Özel olarak kaçak eşya naklinde kullanılmak üzere gizli tertibatla mücehhez olan vasıtalar teslim edilmez.  'MADDE 7. — 1918 sayılı Kanunun 17.1.1940 tarihli ve 3777 sayılı Kanunla değişik 22 nci maddesinin  dördüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Ölüm, af veya zamanaşımı sebebiyle sanık hakkındaki ceza soruşturma veya kovuşturmasının devamı­ na imkân kalmayan hallerde, mahkûmiyet halinde müsaderesi gereken gümrük kaçağı eşya ile yasak ve te­ kele tabi eşyanın müsaderesi konusunda Cumhuriyet Savcısı veya ilgili idarenin istemi üzerine, görevli mah- Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 627)  - 21 —  (M. G. K.)  (tçişleri Komisyonu Metni)  MADDE 5. — 7.L1932 tarihli ve 1918 sayılı Kanunun 20 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  Madde 20. — Her ne şekilde olursa olsun hile yahut suiistimal gibi kanun dışı yollarla veya gerçeğe  aykırı her türlü beyanname veya belge ibrazı ile gümrüğü yanıltarak muamelesini yaptırmak suretiyle eksik  resim veya vergi ödemek veya vergi veya resimleri ödememek, ödenmeksizin ödenmiş veya muamelesi yap­ tırılmış veya vergi veya resme tabi olduğu halde muafiyete tabi mal gibi gösterilmek veya ithali yasak veya  tekele tabi bir malı, ithali yasaklanmamış olarak veya tekel dışında göstermek suretiyle, memlekete mal veya  eşya ithal edenler veya ithale teşebbüs eyleyenler iki seneden beş seneye kadar hapis cezası ile cezalandırılır­ lar. Mal veya eşyanın da müsaderesine hükmolunur.  Ayrıca vergi veya resimleri noksan verilen mal veya eşya için bu noksanlığın, vergi veya resimleri ödenme­ miş olan mal veya eşya için de tekmil vergi veya resimlerin, yasak veya tekele tabi madde ve mallar için güm­ rüklenmiş piyasa değerinin beş misli ağır para cezası hükmedilir.  Mal veya eşyanın yakalanamaması halinde yukarıda ki fıkrada yazılı ağır para cezasına gümrüklenmiş piyasa  değeri de ilave olunur.  MADDE 6. — 7.1.1932 tarihli ve 1918 sayılı Kanunun 21 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş­ tir.  Madde 21. — Kaçak zannı ile tutulan giriş veya çıkış kaçağı eşyanın ve bunların naklinde kullanılan  araçların sahip veya taşıyıcıları, eşyanın veya aracın zaptını müteakip;  A) Giriş kaçağı eşya ile her türlü kaçak eşyanın naklinde kullanılan yabancı vasıtanın gümrük idaresince  tespit edilecek gümrüklenmiş değerine,  B) Çıkış kaçağı eşya ile, her türlü kaçak eşyanın naklinde kullanılan millîleşmiş veya yerli nakil vasıta­ sının, mahallîn en büyük mülkî amiri veya görevlendireceği memurun başkanlığında, gümrük ve hazine yet­ kilileri ile belediye temsilcisi ve varsa Ticaret Odası temsilcisinden oluşan heyet marifeti ile tespit edilen  FOB değerine,  Muadil bir meblağı depozito ederek veya kanunî faizi de kapsayacak şekilde muteber banka mektubu  veya hazine tahvil ve bonolarını teminat göstererek, eşya ve aracın teslimini gümrük idarelerinden veya  yetkili ve görevli adlî mercilerden isteyebilirler.  Bu istem söz konusu eşya ve aracın, benzeri kaçak eşyanın ve aracın sürümünü kolaylaştıracak neviden  olup olmadığı, dış ticaret rejimi ve 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun ve ka­ rarlara aykırılık teşkil edip etmediği yönlerinden, gümrük idaresi tarafından incelenerek bu husustaki görüş­ leri ile birlikte adlî mercilere intikal ettirilir.  Yukardaki esaslarla birlikte eşya veya 47 nci maddeye göre zaptedilen taşıma aracının muhafazasının  gerekip gerekmediği de nazara alınarak, kaçak eşya ve aracın teslim edilip edilmeyeceği, hazırlık soruşturma­ sı sırasında mahallî asliye ceza mahkemesince evrak üzerinde, duruşma sırasında ise yetkili ve görevli mahke­ mece eşya ve taşıma aracı ile ilgili olarak yargılama esnasında gerek duyulacak nitelikleri belirtir bir tespit  raporunun istihsalini müteakip karara bağlanır.  Teslim istemi doğrudan adlî mercilere yapılmış ise, yukarıda belirtilen hususlar 'hakkında gümrük idaresi­ nin görüşleri alındıktan sonra karar verilir.  özel olarak kaçak eşya naklinde kullanılmak üzere gizli tertibatla mücehhez olan vasıtalar teslim edil­ mez.  MADDE 7. — 7.1.1932 tarihli ve 1918 sayılı Kanunun 22 nci maddesinin dördüncü fıkrası aşağıdaki  şekilde değiştirilmiştir.  ölüm, af veya zamanaşımı sebebiyle sanık hakkındaki ceza soruşturma veya kovuşturmasının devamına  imkân kalmayan hallerde, Cumhuriyet Savcısı veya ilgili idare dava konusu eşyanın müsaderesini görevli  mahkemeden talep eder. Görevli mahkemece; tekele tabi eşya ile yasak veya gümrük kaçağı eşya olduğu  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 627)
Sayfa 66 -
- 21 —  (M. G. K.)  (tçişleri Komisyonu Metni)  MADDE 5. — 7.L1932 tarihli ve 1918 sayılı Kanunun 20 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  Madde 20. — Her ne şekilde olursa olsun hile yahut suiistimal gibi kanun dışı yollarla veya gerçeğe  aykırı her türlü beyanname veya belge ibrazı ile gümrüğü yanıltarak muamelesini yaptırmak suretiyle eksik  resim veya vergi ödemek veya vergi veya resimleri ödememek, ödenmeksizin ödenmiş veya muamelesi yap­ tırılmış veya vergi veya resme tabi olduğu halde muafiyete tabi mal gibi gösterilmek veya ithali yasak veya  tekele tabi bir malı, ithali yasaklanmamış olarak veya tekel dışında göstermek suretiyle, memlekete mal veya  eşya ithal edenler veya ithale teşebbüs eyleyenler iki seneden beş seneye kadar hapis cezası ile cezalandırılır­ lar. Mal veya eşyanın da müsaderesine hükmolunur.  Ayrıca vergi veya resimleri noksan verilen mal veya eşya için bu noksanlığın, vergi veya resimleri ödenme­ miş olan mal veya eşya için de tekmil vergi veya resimlerin, yasak veya tekele tabi madde ve mallar için güm­ rüklenmiş piyasa değerinin beş misli ağır para cezası hükmedilir.  Mal veya eşyanın yakalanamaması halinde yukarıda ki fıkrada yazılı ağır para cezasına gümrüklenmiş piyasa  değeri de ilave olunur.  MADDE 6. — 7.1.1932 tarihli ve 1918 sayılı Kanunun 21 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş­ tir.  Madde 21. — Kaçak zannı ile tutulan giriş veya çıkış kaçağı eşyanın ve bunların naklinde kullanılan  araçların sahip veya taşıyıcıları, eşyanın veya aracın zaptını müteakip;  A) Giriş kaçağı eşya ile her türlü kaçak eşyanın naklinde kullanılan yabancı vasıtanın gümrük idaresince  tespit edilecek gümrüklenmiş değerine,  B) Çıkış kaçağı eşya ile, her türlü kaçak eşyanın naklinde kullanılan millîleşmiş veya yerli nakil vasıta­ sının, mahallîn en büyük mülkî amiri veya görevlendireceği memurun başkanlığında, gümrük ve hazine yet­ kilileri ile belediye temsilcisi ve varsa Ticaret Odası temsilcisinden oluşan heyet marifeti ile tespit edilen  FOB değerine,  Muadil bir meblağı depozito ederek veya kanunî faizi de kapsayacak şekilde muteber banka mektubu  veya hazine tahvil ve bonolarını teminat göstererek, eşya ve aracın teslimini gümrük idarelerinden veya  yetkili ve görevli adlî mercilerden isteyebilirler.  Bu istem söz konusu eşya ve aracın, benzeri kaçak eşyanın ve aracın sürümünü kolaylaştıracak neviden  olup olmadığı, dış ticaret rejimi ve 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun ve ka­ rarlara aykırılık teşkil edip etmediği yönlerinden, gümrük idaresi tarafından incelenerek bu husustaki görüş­ leri ile birlikte adlî mercilere intikal ettirilir.  Yukardaki esaslarla birlikte eşya veya 47 nci maddeye göre zaptedilen taşıma aracının muhafazasının  gerekip gerekmediği de nazara alınarak, kaçak eşya ve aracın teslim edilip edilmeyeceği, hazırlık soruşturma­ sı sırasında mahallî asliye ceza mahkemesince evrak üzerinde, duruşma sırasında ise yetkili ve görevli mahke­ mece eşya ve taşıma aracı ile ilgili olarak yargılama esnasında gerek duyulacak nitelikleri belirtir bir tespit  raporunun istihsalini müteakip karara bağlanır.  Teslim istemi doğrudan adlî mercilere yapılmış ise, yukarıda belirtilen hususlar 'hakkında gümrük idaresi­ nin görüşleri alındıktan sonra karar verilir.  özel olarak kaçak eşya naklinde kullanılmak üzere gizli tertibatla mücehhez olan vasıtalar teslim edil­ mez.  MADDE 7. — 7.1.1932 tarihli ve 1918 sayılı Kanunun 22 nci maddesinin dördüncü fıkrası aşağıdaki  şekilde değiştirilmiştir.  ölüm, af veya zamanaşımı sebebiyle sanık hakkındaki ceza soruşturma veya kovuşturmasının devamına  imkân kalmayan hallerde, Cumhuriyet Savcısı veya ilgili idare dava konusu eşyanın müsaderesini görevli  mahkemeden talep eder. Görevli mahkemece; tekele tabi eşya ile yasak veya gümrük kaçağı eşya olduğu  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 627)  — 22 —  (Danışma Meclisinin Kabul Ettiği Metin)  kemece Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 392 ve sonraki maddelerinde öngörülen usul dairesinde karar  yerilir.»  MADDE 8. — 1918 sayılı Kanunun 1.9.1956 tarihli ve 6846 sayılı Kanunla değişik 23 üncü madde­ sinin 3 numaralı bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «3. Satılması veya kullanılması yasak olmayan kaçak maddeler ait olduğu en yakın Gümrük ve Tekel  idaresine ve bulunmayan yerlerde mal memurluğuna belge karşılığı teslim olunur.  Yukarıdaki hükümler, gümrüklerce tutulan yasak veya tekele tabi eşya ve maddeler hakkında dahi ca­ ridir.  Bu maddelerin ait oldukları idarelere tevdiinde, bedel ve resim aranmaz.»  MADDE 9. — 1918 sayılı Kanunun 27.9.1956 tarihli ve 6829 sayılı Kanunla değişik 26 ncı maddesinin  1 ve 2 nci fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Madde 26. — Kaçakçılık maksadıyla teşekkül vücuda getirenler ile idare edenler beş seneden yedi sene­ ye kadar hapis ve yüzbin liradan aşağı olmamak üzere ağır para cezasıyla cezalandırılırlar.  Birinci fıkrada yazılı teşekküle mücerret katılanlar hakkında üç seneden beş seneye kadar hapis ve elli- bin liradan aşağı olmamak üzere ağır para cezası hükmolunur.  MADDE 10. — 1918 sayılı Kanunun 29.8.1956 tarihli ve 6829 sayılı, 12.6.1979 tarih ve 2248 sayılı ka­ nunlarla değişik 27 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Madde 27. — Kaçakçılık suçu, kaçakçılık maksadıyla teşekkül vücuda getirenler ile idare edenler veya  teşekküle mensup olanlar tarafından işlenirse failler hakkında on seneden onbeş seneye kadar ağır hapis  cezasına hükmolunur.  Birinci fıkradaki hal dışında iki veya daha fazla kimselerin toplu olarak kaçakçılık yapmaları halinde  sekiz seneden oniki seneye kadar ağır hapis cezasına hükmolunur.  Birinci ve ikinci fıkralarda hükmolunacak ağır hapis cezasıyla beraber tekel maddeleri için CİF değeri  ile birlikte hususî kanunlarındaki para cezaları veya resim tutarının, eşya kaçakçılığı için de gümrüklenmiş  değerinin beş mislinden ve yasak eşya ve maddeler için de bunların değerinin on mislinden aşağı olmamak  üzere ağır para cezasına hükmolunur. Kaçak eşya ve maddeler de müsadere edilir.  Eşya ve maddelerin müsadere edilememesi veya yasak eşya ve maddelerden sayılması veya bunlar için  hususî kanunlarında para cezası tayin edilmemiş olması hallerinde hükmolunacak para cezasının bunların güm­ rüklenmiş piyasa değerlerinin beş misli ve yasak eşya ve maddeler için de bunları piyasa değerinin on misli  miktarınca meblağ ilave olunur.  Bu Kanunun 20, 25 ve 26 ncı maddeleriyle bu madede de yazılı suçların kaçakçılığın men, takip ve tah­ kikiyle mükellef memurlar tarafından işlenmesi veya işleyenlere yardım veya bilerek müsamaha edilmesi  hallerinde mezkûr maddelerde yazılı olan cezalar bir misli ve bunlar haricinde kalan diğer memur ve müs­ tahdemler tarafından işlenmesi halinde yarı nispetinde artırılır.»  MADDE 11. — 1918 sayılı Kanunun 29 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Madde 29. — Kaçakçılık suçunun devletin siyasî veya malî veya iktisadî veya askerî veya idarî emni­ yet ve selametini bozacak veya tehdit edecek nitelik ve boyutlarda olması halinde fail yirmi seneden aşağı ol­ mamak üzere ağır hapis ve yukarıdaki maddelerde yazılı nispetler dairesinde para cezaları ile cezalandırılır  ve ayrıca kaçak eşya da müsadere edilir.»  MADDE 12. — 1918 sayılı Kanunun 27.9.1956 tarihli ve 6829 sayılı Kanunla değişik 32 nci maddesi  aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Madde 32. — Kaçak eşya veya maddelerin yakalanması gibi herhangi bir tehlikeye karşı sigorta ya­ panlar ile. yaptıranlar iki seneden beş seneye kadar hapis ve yüzbin liradan beşyüzbin liraya kadar ağır para  cezasıyla cezalandırılırlar ve ayrıca bu suretle sigorta yapan müesseseden yüzbin liradan beşyüzbin liraya  kadar hükmedilecek ağır para cezası tahsil ve Türkiye dahilinde sigortacılık yapmaları menolunur.»  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 627)
Sayfa 67 -
— 22 —  (Danışma Meclisinin Kabul Ettiği Metin)  kemece Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 392 ve sonraki maddelerinde öngörülen usul dairesinde karar  yerilir.»  MADDE 8. — 1918 sayılı Kanunun 1.9.1956 tarihli ve 6846 sayılı Kanunla değişik 23 üncü madde­ sinin 3 numaralı bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «3. Satılması veya kullanılması yasak olmayan kaçak maddeler ait olduğu en yakın Gümrük ve Tekel  idaresine ve bulunmayan yerlerde mal memurluğuna belge karşılığı teslim olunur.  Yukarıdaki hükümler, gümrüklerce tutulan yasak veya tekele tabi eşya ve maddeler hakkında dahi ca­ ridir.  Bu maddelerin ait oldukları idarelere tevdiinde, bedel ve resim aranmaz.»  MADDE 9. — 1918 sayılı Kanunun 27.9.1956 tarihli ve 6829 sayılı Kanunla değişik 26 ncı maddesinin  1 ve 2 nci fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Madde 26. — Kaçakçılık maksadıyla teşekkül vücuda getirenler ile idare edenler beş seneden yedi sene­ ye kadar hapis ve yüzbin liradan aşağı olmamak üzere ağır para cezasıyla cezalandırılırlar.  Birinci fıkrada yazılı teşekküle mücerret katılanlar hakkında üç seneden beş seneye kadar hapis ve elli- bin liradan aşağı olmamak üzere ağır para cezası hükmolunur.  MADDE 10. — 1918 sayılı Kanunun 29.8.1956 tarihli ve 6829 sayılı, 12.6.1979 tarih ve 2248 sayılı ka­ nunlarla değişik 27 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Madde 27. — Kaçakçılık suçu, kaçakçılık maksadıyla teşekkül vücuda getirenler ile idare edenler veya  teşekküle mensup olanlar tarafından işlenirse failler hakkında on seneden onbeş seneye kadar ağır hapis  cezasına hükmolunur.  Birinci fıkradaki hal dışında iki veya daha fazla kimselerin toplu olarak kaçakçılık yapmaları halinde  sekiz seneden oniki seneye kadar ağır hapis cezasına hükmolunur.  Birinci ve ikinci fıkralarda hükmolunacak ağır hapis cezasıyla beraber tekel maddeleri için CİF değeri  ile birlikte hususî kanunlarındaki para cezaları veya resim tutarının, eşya kaçakçılığı için de gümrüklenmiş  değerinin beş mislinden ve yasak eşya ve maddeler için de bunların değerinin on mislinden aşağı olmamak  üzere ağır para cezasına hükmolunur. Kaçak eşya ve maddeler de müsadere edilir.  Eşya ve maddelerin müsadere edilememesi veya yasak eşya ve maddelerden sayılması veya bunlar için  hususî kanunlarında para cezası tayin edilmemiş olması hallerinde hükmolunacak para cezasının bunların güm­ rüklenmiş piyasa değerlerinin beş misli ve yasak eşya ve maddeler için de bunları piyasa değerinin on misli  miktarınca meblağ ilave olunur.  Bu Kanunun 20, 25 ve 26 ncı maddeleriyle bu madede de yazılı suçların kaçakçılığın men, takip ve tah­ kikiyle mükellef memurlar tarafından işlenmesi veya işleyenlere yardım veya bilerek müsamaha edilmesi  hallerinde mezkûr maddelerde yazılı olan cezalar bir misli ve bunlar haricinde kalan diğer memur ve müs­ tahdemler tarafından işlenmesi halinde yarı nispetinde artırılır.»  MADDE 11. — 1918 sayılı Kanunun 29 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Madde 29. — Kaçakçılık suçunun devletin siyasî veya malî veya iktisadî veya askerî veya idarî emni­ yet ve selametini bozacak veya tehdit edecek nitelik ve boyutlarda olması halinde fail yirmi seneden aşağı ol­ mamak üzere ağır hapis ve yukarıdaki maddelerde yazılı nispetler dairesinde para cezaları ile cezalandırılır  ve ayrıca kaçak eşya da müsadere edilir.»  MADDE 12. — 1918 sayılı Kanunun 27.9.1956 tarihli ve 6829 sayılı Kanunla değişik 32 nci maddesi  aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Madde 32. — Kaçak eşya veya maddelerin yakalanması gibi herhangi bir tehlikeye karşı sigorta ya­ panlar ile. yaptıranlar iki seneden beş seneye kadar hapis ve yüzbin liradan beşyüzbin liraya kadar ağır para  cezasıyla cezalandırılırlar ve ayrıca bu suretle sigorta yapan müesseseden yüzbin liradan beşyüzbin liraya  kadar hükmedilecek ağır para cezası tahsil ve Türkiye dahilinde sigortacılık yapmaları menolunur.»  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 627)  — 23 - (M. G. K.)  (İçişleri Komisyonu Metni)  tespit edilenlerin müsaderesine, bunlar dışındaki eşyanın iadesine Ceza Muhakemeleri tJsulü Kanununun 392  ve sonraki maddelerinde öngörülen usul dairesinde karar verilir.  MADDE 8. — 7.1.1932 tarihli ve 1918 sayılı Kanunun 23 üncü maddesinin ikinci fıkrasının 3 numaralı  bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  3. Satılması veya kullanılması yasak olmayan kaçak maddeler ait olduğu en yakın Gümrük veya Tekel  İdaresine, bulunmayan yerlerde mal memurluğuna belge karşılığı teslim olunur.  Yukarıdaki hükümler, gümrüklerce tutulan yasak veya tekele tabi eşya ve maddeler hakkında dahi caridir.  Bu maddelerin ilgili idarelere tevdiinde, bedel ve resim aranmaz.  MADDE 9. — 7.1.1932 tarihli ve 1918 sayılı Kanunun 26 ncı maddesinin 1 ve 2 nci fıkraları aşağıdaki  şekilde değiştirilmiştir.  Kaçakçılık maksadıyla teşekkül vücuda getirenler ile idare edenler beş seneden yedi seneye kadar hapis  ve yüzbin liradan aşağı olmamak üzere ağır para cezasıyla cezalandırılırlar.  Birinci fıkrada yazılı teşekküle mücerret katılanlar hakkında üç seneden beş seneye kadar hapis ve ellibin  liradan aşağı olmamak üzere ağır para cezası hükmoluııur.  MADDE 10. — 7.1.1932 tarihli ve 1918 sayılı Kanunun 27 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  Madde 27. — Kaçakçılık suçu, kaçakçılık maksadıyla teşekkül vücuda getirenler ile idare edenler veya  teşekküle mensup olanlar tarafından işlenirse failler hakkında on seneden onbeş seneye kadar ağır hapis  cezasına hükmolunur.  Birinci fıkradaki hal dışında iki veya daha fazla kimselerin 'toplu olarak kaçakçılık yapmaları halinde,  sekiz seneden oniki seneye kadar ağır hapis cezasına hükmolunur.  Birinci ve ikinci fıkralarda hükmolunacak ağır hapis cezasıyla beraber tekel maddeleri için CİF değeri  ile birlikte hususî kanunlarındaki para cezaları veya resim tutarının, eşya kaçakçılığı için de gümrüklenmiş  değerinin beş mislinden ve yasak eşya ve maddeler için de bunların değerinin on mislinden aşağı olmamak  üzere ağır para cezasına hükmolunur. Kaçak eşya ve maddeler de müsadere edilir.  Eşya ve maddelerin müsadere edilememesi veya yasak eşya ve maddelerden sayılması veya bunlar için  hususî kanunlarında para cezası tayin edilmemiş olması hallerinde hükmolunacak para cezasına 'bunların güm­ rüklenmiş piyasa değerinin beş misli ve yasak eşya ve maddeler için de bunların piyasa değerinin on misli  miktarınca meblâğ ilâve olunur.  Bu Kanunun 20, 25 ve 26 ncı maddeleriyle bu maddede yazılı suçların kaçakçılığın men, takip ve tahki­ kiyle mükellef memurlar tarafından işlenmesi veya işleyenlere yardım veya bilerek müsamaha edilmesi hal­ lerinde mezkûr maddelerde yazılı olan cezalar bir misli ve bunlar haricinde kalan diğer memur ve müstahdem­ ler tarafından işlenmesi halinde yarı nispetinde artırılır.  MADDE 11. — 7.1.1932 tarihli ve 1918 sayılı Kanunun 29 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştiril­ miştir.  Madde 29. — Kaçakçılık suçunun devletin siyasî veya malî veya iktisadî veya askerî veya idarî güven­ liğini bozacak nitelikte olması halinde fail yirmi seneden aşağı olmamak üzere ağır hapis ve yukarıdaki mad­ delerde yazılı nispetler dairesinde para cezaları ile cezalandırılır ve ayrıca kaçak eşya da müsadere edilir.  MADDE 12. — 7.1.1932 Tarihli ve 1918 sayılı Kanunun 32 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  Madde 32. — Kaçak eşya veya maddelerin yakalanması gibi herhangi bir tehlikeye karşı sigorta yapan­ lar ile yaptıranlar iki seneden beş seneye kadar hapis ve yüzbin liradan aşağı olmamak üzere ağır para ce­ zasıyla cezalandırılırlar ve ayrıca bu suretle sigorta yapan müesseseden yüzbin liradan aşağı olmamak üzere  hükmedilecek ağır para cezası tahsil edilir ve Türkiye dahilinde sigortacılık yapmaları menolunur.  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 627)
Sayfa 68 -
— 23 - (M. G. K.)  (İçişleri Komisyonu Metni)  tespit edilenlerin müsaderesine, bunlar dışındaki eşyanın iadesine Ceza Muhakemeleri tJsulü Kanununun 392  ve sonraki maddelerinde öngörülen usul dairesinde karar verilir.  MADDE 8. — 7.1.1932 tarihli ve 1918 sayılı Kanunun 23 üncü maddesinin ikinci fıkrasının 3 numaralı  bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  3. Satılması veya kullanılması yasak olmayan kaçak maddeler ait olduğu en yakın Gümrük veya Tekel  İdaresine, bulunmayan yerlerde mal memurluğuna belge karşılığı teslim olunur.  Yukarıdaki hükümler, gümrüklerce tutulan yasak veya tekele tabi eşya ve maddeler hakkında dahi caridir.  Bu maddelerin ilgili idarelere tevdiinde, bedel ve resim aranmaz.  MADDE 9. — 7.1.1932 tarihli ve 1918 sayılı Kanunun 26 ncı maddesinin 1 ve 2 nci fıkraları aşağıdaki  şekilde değiştirilmiştir.  Kaçakçılık maksadıyla teşekkül vücuda getirenler ile idare edenler beş seneden yedi seneye kadar hapis  ve yüzbin liradan aşağı olmamak üzere ağır para cezasıyla cezalandırılırlar.  Birinci fıkrada yazılı teşekküle mücerret katılanlar hakkında üç seneden beş seneye kadar hapis ve ellibin  liradan aşağı olmamak üzere ağır para cezası hükmoluııur.  MADDE 10. — 7.1.1932 tarihli ve 1918 sayılı Kanunun 27 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  Madde 27. — Kaçakçılık suçu, kaçakçılık maksadıyla teşekkül vücuda getirenler ile idare edenler veya  teşekküle mensup olanlar tarafından işlenirse failler hakkında on seneden onbeş seneye kadar ağır hapis  cezasına hükmolunur.  Birinci fıkradaki hal dışında iki veya daha fazla kimselerin 'toplu olarak kaçakçılık yapmaları halinde,  sekiz seneden oniki seneye kadar ağır hapis cezasına hükmolunur.  Birinci ve ikinci fıkralarda hükmolunacak ağır hapis cezasıyla beraber tekel maddeleri için CİF değeri  ile birlikte hususî kanunlarındaki para cezaları veya resim tutarının, eşya kaçakçılığı için de gümrüklenmiş  değerinin beş mislinden ve yasak eşya ve maddeler için de bunların değerinin on mislinden aşağı olmamak  üzere ağır para cezasına hükmolunur. Kaçak eşya ve maddeler de müsadere edilir.  Eşya ve maddelerin müsadere edilememesi veya yasak eşya ve maddelerden sayılması veya bunlar için  hususî kanunlarında para cezası tayin edilmemiş olması hallerinde hükmolunacak para cezasına 'bunların güm­ rüklenmiş piyasa değerinin beş misli ve yasak eşya ve maddeler için de bunların piyasa değerinin on misli  miktarınca meblâğ ilâve olunur.  Bu Kanunun 20, 25 ve 26 ncı maddeleriyle bu maddede yazılı suçların kaçakçılığın men, takip ve tahki­ kiyle mükellef memurlar tarafından işlenmesi veya işleyenlere yardım veya bilerek müsamaha edilmesi hal­ lerinde mezkûr maddelerde yazılı olan cezalar bir misli ve bunlar haricinde kalan diğer memur ve müstahdem­ ler tarafından işlenmesi halinde yarı nispetinde artırılır.  MADDE 11. — 7.1.1932 tarihli ve 1918 sayılı Kanunun 29 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştiril­ miştir.  Madde 29. — Kaçakçılık suçunun devletin siyasî veya malî veya iktisadî veya askerî veya idarî güven­ liğini bozacak nitelikte olması halinde fail yirmi seneden aşağı olmamak üzere ağır hapis ve yukarıdaki mad­ delerde yazılı nispetler dairesinde para cezaları ile cezalandırılır ve ayrıca kaçak eşya da müsadere edilir.  MADDE 12. — 7.1.1932 Tarihli ve 1918 sayılı Kanunun 32 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  Madde 32. — Kaçak eşya veya maddelerin yakalanması gibi herhangi bir tehlikeye karşı sigorta yapan­ lar ile yaptıranlar iki seneden beş seneye kadar hapis ve yüzbin liradan aşağı olmamak üzere ağır para ce­ zasıyla cezalandırılırlar ve ayrıca bu suretle sigorta yapan müesseseden yüzbin liradan aşağı olmamak üzere  hükmedilecek ağır para cezası tahsil edilir ve Türkiye dahilinde sigortacılık yapmaları menolunur.  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 627)  — 24 —'  (Danışma Meclisinin Kabul Ettiği Metin)  MADDE 13. — 1918 sayılı Kanunun 33 üncü maddesine 12.6.1979 tarihli ve 2248 sayılı Kanunla ekle­ nen fıkra aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Bu Kanunda öngörülen suçlar işlendiği tarihte, girişte tekel kaçağı maddelerin hususî kanunlarında yazılı  para cezası veya resmi ile CİF değeri toplamı, gümrük kaçağı eşyanın gümrüklenmiş değeri; bunların çıkışın­ da ve yerli tekel mallarında FOB değeri pek fahiş ise mahkeme fiile mahsus olan cezayı yarısına kadar ar­ tırır ve eğer hafif ise yarısına ve eğer pek hafif ise üçte birine kadar eksiltir. Eğer fail kanunda yazılı suçlar­ dan dolayı mükerrir bulunur ise, cezayı indirmeye mahal yoktur.»  MADDE 14. — 1918 sayılı Kanunun 34 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Madde 34. — Gümrük ve Tekel idarelerinin mühür veya damga veya alameti farikalarını veya band­ rol veya etiketlerini taklit veya tahrif veya konulduğu eşyadan fek veya tebdil ederek veya çalarak yahut  bunların sahte veya çalınmışlarım tedarik eyleyerek kaçak maddelerde kullananların hareketleri kaçakçılık sa­ yılır ve 25 inci maddenin 3 üncü fıkrasında yazılı ceza hükmedilmekle beraber, bu suçun Türk Ceza Kanu­ nunda muayyen olan cezası ile de ayrıca cezalandırılır.  Yukarıdaki fıkrada yazılı alamet veya bandrol ve etiketleri selahiyet ve mezuniyetleri olmaksızın ba­ sanlar veya satanlar veya saklayanlara bir seneden üç seneye kadar hapis cezası hükmolunur.  Bu maddede yazılı fiiller ilgili memurlar tarafından işlenmiş ise, ceza iki kat olarak hükmolunur.»  MADDE 15. — 1918 say:lı Kanunun 29.8.1956 tarihli ve 6829 sayılı Kanunla değişik 40 inci maddesi  aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Madde 40 .— Bu Kanuna göre iki yıl veya daha yukarı hürriyeti bağlayıcı bir ceza ile mahkûmiyet ha­ linde, bir seneden üç seneye kadar olmak ve kaçakçıl ğa müsait mıntıkalar dışında infaz edilmek üzere ge­ nel güvenlik gözetimi altında bulundurulmak cezasına da hükmolunur.  Kaçakçılık suçlarının mükerrirleri hakkında, hürriyeti bağlayıcı cezanın miktarına bakılmaksızın aynı hü­ küm uygulanır.»  MADDE 16. — 1918 sayılı Kanunun 41 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Madde 41. — Posta sürücüleri, kaptanlar, gemi adamları vesair kara, deniz, nehir ve havada nakli­ yat yapan şahıs veya idare veyahut şirketlerin memur ve adamları; han, otel, kahvehane, meyhane, gazino, tica­ ret ve alışveriş yapan hususî evler vesair umumî yerlerin müdür ve sahipleri meslek ve sanat ve vazifele­ rinin verdiği kolaylıktan istifade ederek birinci maddede yazılı kaçakçılığı münferiden irtikâp ettikleri tak­ dirde, haklarında 25 inci maddenin 3 üncü fıkrasında; 27 nci maddenin 1 ve 2 nci fıkralarında belirtilen şe­ kilde ika eyledikleri takdirde, 27 nci maddenin 3 üncü fıkrasında yazılı para cezasından başka terettüp eyle­ yecek hürriyeti bağlayıcı cezaya, yüksek haddi geçmemek üzere yarısı zammolunarak hükmedilir.»  MADDE 17. — 1918 sayılı Kanunun 43 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Madde 43. — Kazanç maksadıyla kaçak şeyleri Tekel maddelerine ait ambalajlara koyan veya Tekel  maddelerini kaçak maddelerle karıştıran veyahut izin almaksızın tasfiye eden kişiler hakkında bu Kanunun  25 inci maddesinin üçüncü fıkrası uygulanır.»  MADDE 18. — 1918 sayılı Kanunun 28.9.1956 tarihli ve 6829 sayılı Kanunla değişik 45 inci maddesinin  birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Gümrük kapıları ve yollan dışındaki yerlerden memleket dışına eşya çıkaranlar veya bunları çıkartmak  için gümrüklere verdikleri beyannamelerde cins, nevi, kıymet, miktar, menşe ve gönderileceği yer bakımın­ dan yanlış beyanda bulunanlar hakkında, fiil daha ağır bir cezayı gerektiren bir suç teşkil etmediği takdirde, elli- bin liradan aşağı olmamak üzere ağır para cezası hükmolunur.»  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 627)
Sayfa 69 -
— 24 —'  (Danışma Meclisinin Kabul Ettiği Metin)  MADDE 13. — 1918 sayılı Kanunun 33 üncü maddesine 12.6.1979 tarihli ve 2248 sayılı Kanunla ekle­ nen fıkra aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Bu Kanunda öngörülen suçlar işlendiği tarihte, girişte tekel kaçağı maddelerin hususî kanunlarında yazılı  para cezası veya resmi ile CİF değeri toplamı, gümrük kaçağı eşyanın gümrüklenmiş değeri; bunların çıkışın­ da ve yerli tekel mallarında FOB değeri pek fahiş ise mahkeme fiile mahsus olan cezayı yarısına kadar ar­ tırır ve eğer hafif ise yarısına ve eğer pek hafif ise üçte birine kadar eksiltir. Eğer fail kanunda yazılı suçlar­ dan dolayı mükerrir bulunur ise, cezayı indirmeye mahal yoktur.»  MADDE 14. — 1918 sayılı Kanunun 34 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Madde 34. — Gümrük ve Tekel idarelerinin mühür veya damga veya alameti farikalarını veya band­ rol veya etiketlerini taklit veya tahrif veya konulduğu eşyadan fek veya tebdil ederek veya çalarak yahut  bunların sahte veya çalınmışlarım tedarik eyleyerek kaçak maddelerde kullananların hareketleri kaçakçılık sa­ yılır ve 25 inci maddenin 3 üncü fıkrasında yazılı ceza hükmedilmekle beraber, bu suçun Türk Ceza Kanu­ nunda muayyen olan cezası ile de ayrıca cezalandırılır.  Yukarıdaki fıkrada yazılı alamet veya bandrol ve etiketleri selahiyet ve mezuniyetleri olmaksızın ba­ sanlar veya satanlar veya saklayanlara bir seneden üç seneye kadar hapis cezası hükmolunur.  Bu maddede yazılı fiiller ilgili memurlar tarafından işlenmiş ise, ceza iki kat olarak hükmolunur.»  MADDE 15. — 1918 say:lı Kanunun 29.8.1956 tarihli ve 6829 sayılı Kanunla değişik 40 inci maddesi  aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Madde 40 .— Bu Kanuna göre iki yıl veya daha yukarı hürriyeti bağlayıcı bir ceza ile mahkûmiyet ha­ linde, bir seneden üç seneye kadar olmak ve kaçakçıl ğa müsait mıntıkalar dışında infaz edilmek üzere ge­ nel güvenlik gözetimi altında bulundurulmak cezasına da hükmolunur.  Kaçakçılık suçlarının mükerrirleri hakkında, hürriyeti bağlayıcı cezanın miktarına bakılmaksızın aynı hü­ küm uygulanır.»  MADDE 16. — 1918 sayılı Kanunun 41 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Madde 41. — Posta sürücüleri, kaptanlar, gemi adamları vesair kara, deniz, nehir ve havada nakli­ yat yapan şahıs veya idare veyahut şirketlerin memur ve adamları; han, otel, kahvehane, meyhane, gazino, tica­ ret ve alışveriş yapan hususî evler vesair umumî yerlerin müdür ve sahipleri meslek ve sanat ve vazifele­ rinin verdiği kolaylıktan istifade ederek birinci maddede yazılı kaçakçılığı münferiden irtikâp ettikleri tak­ dirde, haklarında 25 inci maddenin 3 üncü fıkrasında; 27 nci maddenin 1 ve 2 nci fıkralarında belirtilen şe­ kilde ika eyledikleri takdirde, 27 nci maddenin 3 üncü fıkrasında yazılı para cezasından başka terettüp eyle­ yecek hürriyeti bağlayıcı cezaya, yüksek haddi geçmemek üzere yarısı zammolunarak hükmedilir.»  MADDE 17. — 1918 sayılı Kanunun 43 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Madde 43. — Kazanç maksadıyla kaçak şeyleri Tekel maddelerine ait ambalajlara koyan veya Tekel  maddelerini kaçak maddelerle karıştıran veyahut izin almaksızın tasfiye eden kişiler hakkında bu Kanunun  25 inci maddesinin üçüncü fıkrası uygulanır.»  MADDE 18. — 1918 sayılı Kanunun 28.9.1956 tarihli ve 6829 sayılı Kanunla değişik 45 inci maddesinin  birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Gümrük kapıları ve yollan dışındaki yerlerden memleket dışına eşya çıkaranlar veya bunları çıkartmak  için gümrüklere verdikleri beyannamelerde cins, nevi, kıymet, miktar, menşe ve gönderileceği yer bakımın­ dan yanlış beyanda bulunanlar hakkında, fiil daha ağır bir cezayı gerektiren bir suç teşkil etmediği takdirde, elli- bin liradan aşağı olmamak üzere ağır para cezası hükmolunur.»  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 627)  — 25 —  (M. G. K.)  (İçişleri Komisyonu Metni)  MADDE 13. — 7.1.1932 tarihli ve 1918 sayılı Kanunun 33 üncü maddesine 12.6.1979 tarihli ve 2248  sayılı Kanunla eklenen ek fıkra aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  Bu Kanunda öngörülen suçlar işlendiği tarihte, girişte tekel kaçağı maddelerin hususi kanunlarında yazılı  para cezası veya resmî ile CİF değeri toplamı, gümrük kaçağı eşyanın gümrüklenmiş değeri; bunların çıkışında  ve yerli tekel mallarında FOB değeri pek fahiş ise mahkeme fiile mahsus olan cezayı yarısına kadar artırır  ve eğer hafif ise yarısına ve eğer pek hafif ise üçte birine kadar eksiltir. Eğer fail bu Kanunda yazılı suç­ lardan dolayı mükerrir ise, cezası indirilmez.  MADDE 14. — 7.1.1932 tarihli ve 1918 sayılı Kanunun 34 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştiril­ miştir.  Madde 34. — Gümrük veya tekel idarelerinin mühür veya damga veya alameti farikalarını veya bandrol  veya etiketlerini taklit veya tahrif veya konulduğu eşyadan fek veya tebdil ederek veya çalarak yahut bun­ ların sahte veya çalınmışlarını tedarik eyleyerek kaçak maddelerde kullananların hareketleri kaçakçılık sayılır  ve 25 inci maddenin 3 üncü fıkrasında yazılı ceza hükmedilmekle beraber, bu suçun Türk Ceza Kanununda  muayyen olan cezası ile de ayrıca cezalandırılır.  Yukarıdaki fıkrada yazılı alamet veya bandrol ve etiketleri salahiyet ve mezuniyetleri olmaksızın basan­ lar veya satanlar veya saklayanlara bir seneden üç seneye kadar hapis cezası hükmolunur.  Bu maddede yazılı fiiller ilgili memurlar tarafından işlenmiş ise, ceza iki kat olarak hükmolunur.  MADDE 15. — 7.1.1932 tarihli ve 1918 sayılı Kanunun 40 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  Madde 40. — Bu Kanuna göre iki yü veya daha yukarı hürriyeti bağlayıcı bir ceza ile mahkûmiyet ha­ linde, bir seneden üç seneye kadar olmak ve kaçakçılığa müsait mıntıkalar dışında infaz edilmek üzere genel  güvenlik gözetimi altında bulundurulmak cezasına da hükmolunur.  Kaçakçılık suçlarının mükerrirleri hakkında, hürriyeti bağlayıcı cezanın miktarına bakılmaksızın aynı hüküm  uygulanır.  MADDE 16. — 7.1.1932 tarihli ve 1918 sayılı Kanunun 41 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  Madde 41. — Posta sürücüleri, kaptanlar, gemi adamları vesair kara, deniz, nehir ve havada nakliyat  yapan şahıs veya idare veya şirketlerin memur ve adamları; han, otel, kahvehane, meyhane, gazino, ti­ caret ve alışveriş yapılan hususî evler vesair umumî yerlerin müdür ve sahipleri meslek ve sanat ve vazife­ lerinin verdiği kolaylıktan istifade ederek birinci maddede yazılı kaçakçılığı münferiden işledikleri takdirde,  haklarında 25 inci maddenin 3 üncü fıkrasında; 27 nci maddenin 1 ve 2 nci fıkralarında belirtilen şekilde ika  eyledikleri takdirde, 27 nci maddenin 3 üncü fıkrasında yazılı para cezasından başka terettüp eyleyecek hürri­ yeti bağlayıcı cezaya, yüksek haddi geçmemek üzere yarısı zammolunarak hükmedilir.  MADDE 17. — 7.1.1932 tarihli ve 1918 sayılı Ka nunun 43 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  Madde 43. — Kazanç maksadıyla kaçak şeyleri tekel maddelerine ait ambalajlara koyan veya tekel mad­ delerini kaçak maddelerle karıştıran veya izin almaksızın tasfiye eden kişiler hakkında bu Kanunun 25 inci  maddesinin üçüncü fıkrası uygulanır.  MADDE 18. — 7.1.1932 tarihli ve 1918 sayılı Kanunun 45 inci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şe­ kilde değiştirilmiştir.  Gümrük kapıları ve yolları dışındaki yerlerden memleket dışına eşya çıkaranlar veya bunları çıkartmak için  gümrüklere verdikleri beyannamelerde cins, nevi, miktar, menşe, gönderileceği yer ve ticarî eşya için kıymet  bakımından yanlış beyanda bulunanlar hakkında, ellibin liradan aşağı olmamak üzere ağır para cezası hükmolu­ nur.  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 627)
Sayfa 70 -
— 25 —  (M. G. K.)  (İçişleri Komisyonu Metni)  MADDE 13. — 7.1.1932 tarihli ve 1918 sayılı Kanunun 33 üncü maddesine 12.6.1979 tarihli ve 2248  sayılı Kanunla eklenen ek fıkra aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  Bu Kanunda öngörülen suçlar işlendiği tarihte, girişte tekel kaçağı maddelerin hususi kanunlarında yazılı  para cezası veya resmî ile CİF değeri toplamı, gümrük kaçağı eşyanın gümrüklenmiş değeri; bunların çıkışında  ve yerli tekel mallarında FOB değeri pek fahiş ise mahkeme fiile mahsus olan cezayı yarısına kadar artırır  ve eğer hafif ise yarısına ve eğer pek hafif ise üçte birine kadar eksiltir. Eğer fail bu Kanunda yazılı suç­ lardan dolayı mükerrir ise, cezası indirilmez.  MADDE 14. — 7.1.1932 tarihli ve 1918 sayılı Kanunun 34 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştiril­ miştir.  Madde 34. — Gümrük veya tekel idarelerinin mühür veya damga veya alameti farikalarını veya bandrol  veya etiketlerini taklit veya tahrif veya konulduğu eşyadan fek veya tebdil ederek veya çalarak yahut bun­ ların sahte veya çalınmışlarını tedarik eyleyerek kaçak maddelerde kullananların hareketleri kaçakçılık sayılır  ve 25 inci maddenin 3 üncü fıkrasında yazılı ceza hükmedilmekle beraber, bu suçun Türk Ceza Kanununda  muayyen olan cezası ile de ayrıca cezalandırılır.  Yukarıdaki fıkrada yazılı alamet veya bandrol ve etiketleri salahiyet ve mezuniyetleri olmaksızın basan­ lar veya satanlar veya saklayanlara bir seneden üç seneye kadar hapis cezası hükmolunur.  Bu maddede yazılı fiiller ilgili memurlar tarafından işlenmiş ise, ceza iki kat olarak hükmolunur.  MADDE 15. — 7.1.1932 tarihli ve 1918 sayılı Kanunun 40 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  Madde 40. — Bu Kanuna göre iki yü veya daha yukarı hürriyeti bağlayıcı bir ceza ile mahkûmiyet ha­ linde, bir seneden üç seneye kadar olmak ve kaçakçılığa müsait mıntıkalar dışında infaz edilmek üzere genel  güvenlik gözetimi altında bulundurulmak cezasına da hükmolunur.  Kaçakçılık suçlarının mükerrirleri hakkında, hürriyeti bağlayıcı cezanın miktarına bakılmaksızın aynı hüküm  uygulanır.  MADDE 16. — 7.1.1932 tarihli ve 1918 sayılı Kanunun 41 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  Madde 41. — Posta sürücüleri, kaptanlar, gemi adamları vesair kara, deniz, nehir ve havada nakliyat  yapan şahıs veya idare veya şirketlerin memur ve adamları; han, otel, kahvehane, meyhane, gazino, ti­ caret ve alışveriş yapılan hususî evler vesair umumî yerlerin müdür ve sahipleri meslek ve sanat ve vazife­ lerinin verdiği kolaylıktan istifade ederek birinci maddede yazılı kaçakçılığı münferiden işledikleri takdirde,  haklarında 25 inci maddenin 3 üncü fıkrasında; 27 nci maddenin 1 ve 2 nci fıkralarında belirtilen şekilde ika  eyledikleri takdirde, 27 nci maddenin 3 üncü fıkrasında yazılı para cezasından başka terettüp eyleyecek hürri­ yeti bağlayıcı cezaya, yüksek haddi geçmemek üzere yarısı zammolunarak hükmedilir.  MADDE 17. — 7.1.1932 tarihli ve 1918 sayılı Ka nunun 43 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  Madde 43. — Kazanç maksadıyla kaçak şeyleri tekel maddelerine ait ambalajlara koyan veya tekel mad­ delerini kaçak maddelerle karıştıran veya izin almaksızın tasfiye eden kişiler hakkında bu Kanunun 25 inci  maddesinin üçüncü fıkrası uygulanır.  MADDE 18. — 7.1.1932 tarihli ve 1918 sayılı Kanunun 45 inci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şe­ kilde değiştirilmiştir.  Gümrük kapıları ve yolları dışındaki yerlerden memleket dışına eşya çıkaranlar veya bunları çıkartmak için  gümrüklere verdikleri beyannamelerde cins, nevi, miktar, menşe, gönderileceği yer ve ticarî eşya için kıymet  bakımından yanlış beyanda bulunanlar hakkında, ellibin liradan aşağı olmamak üzere ağır para cezası hükmolu­ nur.  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 627)  — 26 —  (Danışma Meclisinin Kabul Ettiği Metin)  MADDE 19. — 1918 sayılı Kanunun 29.8.1956 tarihli ve 6829 sayılı Kanunla değiştirilen 47 nci madde­ sinin 1 inci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Kaçak eşya veya madde naklinde bilerek kullanılan veya buna teşebbüs edilen her türlü kara, deniz ve  hava nakil vasıtalarının da müsaderesine hükmolunur.»  'MADDE 20. — 1918 sayılı Kanunun 48 inci; maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Madde 48. — Kaçakçılıkta kullanılan taşıma araçları ve kaçak maddelerin yapılmasında kullanılan gereç  ve makineler her nerede ve her kim tarafından yakalanırsa zaptolunarak ilgili idareye derhal teslim olu­ nur. İdare, zaptedilip korunması külfeti ve masrafı gerektiren bu gibi araç, gereç, taşıt aracı ve makineleri  bu Kanunun 24 üncü maddesinde belirtilen esaslar dairesinde tasfiyeye tabi tutabilir.»  MADDE 21. — 1918 sayılı Kanunun 7.9.1956 tarihli ve 6829 sayılı Kanunla değişik 53 üncü maddesi aşağı­ daki şekilde değiştirilmiştir.  «Madde 53. — Sanığa isnat olunan kaçakçılık suçunun asgarî haddinin iki yıl veya daha fazla hürriyeti  bağlayıcı cezayı gerektirdiği ve kaçak eşya ile yakalanan sanığın hüviyetini ispat edemediği veya yukarıda yazılı  cezayı gerektiren suçtan dolayı mükerrir bulunduğu takdirde, hakkındaki soruşturma ve yargılama tutuklu  olarak yapılabilir.  «Türkiye» de belirli ikâmetgâhı bulunmayanlar mahkûm oldukları hürriyeti bağlayıcı cezayı çekmiş olsalar  dahi hükmedilen para cezasının tamamım ödemedikçe veya para cezasına mukabil teminat göstermedikçe  para cezasının miktarına göre tahvil olunacak hapis cezası müddetince tahliye edilemezler.»  MADDE 22. — 1918 sayılı Kanunun 29,8.1956 tarihli ve 6829 sayılı Kanunla değişik 56 ncı maddesinin  3 üncü ve 4 üncü fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir,  «Ağır para cezasının üçyüz lirası bir gün hesabıyla hapse ve hafif para cezasının üçyüz lirası da bir gün  hesabıyla hafif hapse çevrilir. Üçyüz liraya ulaşmayan kesirler de üçyüz lira sayılır.  Mahkûmun cezasını çektiği her gün için para cezasından üçyüz lira indirildikten sonra geri kalan parayı  öderse, yerine kaim olan hapis veya hafif hapis cezası infaz edilmez.»  MADDE 23. — 1918 sayılı 'Kanunun 30.6.1934 tarihli ve 2550 sayılı Kanunla değişik 57 nci maddesine  birinci fıkradan sonra aşağıdaki fıkra ikinci fıkra olarak eklenmiştir.  «Soruşturmadan bilgisi olmadığı anlaşılan yetkili idarelere, hazırlık soruşturması «ırasında Cumburiyet  Savcılıklarınca, son soruşturma sırasında mahkemelerce bilgi verilir.»  MADDE 24. — 1918 sayılı Kanunun '29.8.1956 tarihli ve 6829 sayılı Kanunla değişik 5(8 inci maddesinin  3 üncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Müsadereye tabi olan kaçak eşya veya nakil vasıtası, araç, gereç ve makineler zaptolunup da;  a) Sanığın kim olduğu 'tespit edilememiş ise,  b) Duruşmanın muvakkaten tatiline karar verilmiş ve bu durum altı ay devam etmiş ise,  Eşyanın müsaderesine karar verilir ve 5 gün içinde keyfiyet münasip vasıtalarla ilan edilir.  ilan tarihinden itibaren 15 gün içinde ilgililerce yetkili mahkemeye itiraz edilmezse müsaadere kararı ke- sinleşir.»  'MADDE 25. — 1918 sayılı Kanunun 29.5.1979 gün ve 2241 sayılı Kanunla değişik 60 inci maddesi aşa­ ğıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Madde 60. — Yasak veya kaçak şüphesiyle mal ve eşya yakalanması veya tespiti faalinde müsadir ve  muhbirlere aşağıdaki esas ve usullere göre ikramiye ödenir.  1. Kaçak şüphesiyle yakalanan ve bu kanunun 24 üncü maddesi gereğince tasfiye edilecek eşyalarda;  ihraç eşyasının FOB, ithal eşyasının O F kıymeti ödenecek ikramiyede esas alınır. CİF ve FOB kıymetler ma­ hallin en büyük mülkiye amiri veya görevlendireceği memurun başkanlığında, hazine yetkilisi ilgisine göre  'gümrük veya tekel memurlarından birisi ile ticaret odası temsilcisinden oluşan kurul tarafından tespit edilir.  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 627)
Sayfa 71 -
— 26 —  (Danışma Meclisinin Kabul Ettiği Metin)  MADDE 19. — 1918 sayılı Kanunun 29.8.1956 tarihli ve 6829 sayılı Kanunla değiştirilen 47 nci madde­ sinin 1 inci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Kaçak eşya veya madde naklinde bilerek kullanılan veya buna teşebbüs edilen her türlü kara, deniz ve  hava nakil vasıtalarının da müsaderesine hükmolunur.»  'MADDE 20. — 1918 sayılı Kanunun 48 inci; maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Madde 48. — Kaçakçılıkta kullanılan taşıma araçları ve kaçak maddelerin yapılmasında kullanılan gereç  ve makineler her nerede ve her kim tarafından yakalanırsa zaptolunarak ilgili idareye derhal teslim olu­ nur. İdare, zaptedilip korunması külfeti ve masrafı gerektiren bu gibi araç, gereç, taşıt aracı ve makineleri  bu Kanunun 24 üncü maddesinde belirtilen esaslar dairesinde tasfiyeye tabi tutabilir.»  MADDE 21. — 1918 sayılı Kanunun 7.9.1956 tarihli ve 6829 sayılı Kanunla değişik 53 üncü maddesi aşağı­ daki şekilde değiştirilmiştir.  «Madde 53. — Sanığa isnat olunan kaçakçılık suçunun asgarî haddinin iki yıl veya daha fazla hürriyeti  bağlayıcı cezayı gerektirdiği ve kaçak eşya ile yakalanan sanığın hüviyetini ispat edemediği veya yukarıda yazılı  cezayı gerektiren suçtan dolayı mükerrir bulunduğu takdirde, hakkındaki soruşturma ve yargılama tutuklu  olarak yapılabilir.  «Türkiye» de belirli ikâmetgâhı bulunmayanlar mahkûm oldukları hürriyeti bağlayıcı cezayı çekmiş olsalar  dahi hükmedilen para cezasının tamamım ödemedikçe veya para cezasına mukabil teminat göstermedikçe  para cezasının miktarına göre tahvil olunacak hapis cezası müddetince tahliye edilemezler.»  MADDE 22. — 1918 sayılı Kanunun 29,8.1956 tarihli ve 6829 sayılı Kanunla değişik 56 ncı maddesinin  3 üncü ve 4 üncü fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir,  «Ağır para cezasının üçyüz lirası bir gün hesabıyla hapse ve hafif para cezasının üçyüz lirası da bir gün  hesabıyla hafif hapse çevrilir. Üçyüz liraya ulaşmayan kesirler de üçyüz lira sayılır.  Mahkûmun cezasını çektiği her gün için para cezasından üçyüz lira indirildikten sonra geri kalan parayı  öderse, yerine kaim olan hapis veya hafif hapis cezası infaz edilmez.»  MADDE 23. — 1918 sayılı 'Kanunun 30.6.1934 tarihli ve 2550 sayılı Kanunla değişik 57 nci maddesine  birinci fıkradan sonra aşağıdaki fıkra ikinci fıkra olarak eklenmiştir.  «Soruşturmadan bilgisi olmadığı anlaşılan yetkili idarelere, hazırlık soruşturması «ırasında Cumburiyet  Savcılıklarınca, son soruşturma sırasında mahkemelerce bilgi verilir.»  MADDE 24. — 1918 sayılı Kanunun '29.8.1956 tarihli ve 6829 sayılı Kanunla değişik 5(8 inci maddesinin  3 üncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Müsadereye tabi olan kaçak eşya veya nakil vasıtası, araç, gereç ve makineler zaptolunup da;  a) Sanığın kim olduğu 'tespit edilememiş ise,  b) Duruşmanın muvakkaten tatiline karar verilmiş ve bu durum altı ay devam etmiş ise,  Eşyanın müsaderesine karar verilir ve 5 gün içinde keyfiyet münasip vasıtalarla ilan edilir.  ilan tarihinden itibaren 15 gün içinde ilgililerce yetkili mahkemeye itiraz edilmezse müsaadere kararı ke- sinleşir.»  'MADDE 25. — 1918 sayılı Kanunun 29.5.1979 gün ve 2241 sayılı Kanunla değişik 60 inci maddesi aşa­ ğıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Madde 60. — Yasak veya kaçak şüphesiyle mal ve eşya yakalanması veya tespiti faalinde müsadir ve  muhbirlere aşağıdaki esas ve usullere göre ikramiye ödenir.  1. Kaçak şüphesiyle yakalanan ve bu kanunun 24 üncü maddesi gereğince tasfiye edilecek eşyalarda;  ihraç eşyasının FOB, ithal eşyasının O F kıymeti ödenecek ikramiyede esas alınır. CİF ve FOB kıymetler ma­ hallin en büyük mülkiye amiri veya görevlendireceği memurun başkanlığında, hazine yetkilisi ilgisine göre  'gümrük veya tekel memurlarından birisi ile ticaret odası temsilcisinden oluşan kurul tarafından tespit edilir.  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 627)  — 27 —  (M. G. K.)  \ (İçişleri Komisyonu Metni)  MADDE 19. — 7.1.1932 tarihli ve 1918 sayılı Kanunun 47 nci maddesinin 1 inci fıkrası aşağıdaki şe­ kilde değiştirilmiştir.  Kaçak eşya ve madde naklinde bilerek kullanılan veya buna teşebbüs edilen her türlü nakil vasıtala­ rının da müsaderesine hükmolunur.  MADDE 20. — 7.1.1932 tarihli ve 1918 sayılı Kanunun 48 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  Madde 48. — Kaçakçılıkta kullanılan taşıma araçları ve kaçak maddelerin yapılmasında kullanılan araç,  gereç ve makineler zaptolunarak ilgili idareye derhal teslim olunur. İdare, korunması, külfeti veya masrafı  gerektiren bu gibi araç, gereç, taşıma aracı ve makineleri bu Kanunun 24 üncü maddesinde belirtilen esas­ lar dairesinde tasfiyeye tabi tutabilir.  MADDE 21. — 7.1.1932 tarihli ve 1918 sayılı Kanunun 53 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştiril­ miştir.  Madde 53. — Sanığa isnat olunan kaçakçılık suçunun asgarî haddinin iki yıl veya daha fazla hürriyeti  bağlayıcı cezayı gerektirdiği ve kaçak eşya ile yakalanan sanığın hüviyetini ispat edemediği veya yukarıda  yazılı cezayı gerektiren suçtan dolayı mükerrir bulunduğu takdirde, hakkındaki soruşturma ve yargılama tu­ tuklu olarak yapılabilir.  Türkiye'de belirli ikametgâhı bulunmayanlar mahkûm oldukları hürriyeti bağlayıcı cezayı çekmiş olsa­ lar dahi hükmedilen para cezasının tamamını ödemedikçe veya para cezasına mukabil teminat göstermedikçe  para cezasının miktarına göre tahvil olunacak hapis cezası müddetince tahliye edilemezler.  MADDE 22. — 7.1.1932 tarihli ve 1918 sayılı Kanunun 56 ncı maddesinin 3 üncü ve 4 üncü fıkraları  aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  Hafif ve ağır para cezaları 647 sayılı Cezaların infazı Hakkında Kanunun 5 inci maddesi gereğince hür­ riyeti bağlayıcı cezaya çevrilir.  Para cezasından; mahkûmun cezasını çektiği her gün için hürriyeti bağlayıcı cezaya çevrilen miktar indi­ rildikten sonra geri kalan para ödenirse yerine kaim olan hürriyeti bağlayıcı ceza infaz edilmez.  MADDE 23. — 7.1.1932 tarihli ve 1918 sayılı Kanunun 57 nci maddesine birinci fıkradan sonra aşağı­ daki fıkra ikinci fıkra olarak eklenmiştir.  Soruşturmadan bilgisi olmadığı anlaşılan yetkili ibarelere, hazırlık soruşturması sırasında Cumhuriyet sav­ cılıklarınca, son soruşturma sırasında mahkemelerce bilgi verilir.  MADDE 24. — 7.1.1932 tarihli ve 1918 sayılı Kanunun 58 inci maddesinin 3 üncü fıkrası aşağıdaki şe­ kilde değiştirilmiştir.  Müsadereye tabi olan kaçak eşya veya nakil vasıtası, araç, gereç ve makineler zaptolunup d!a;  a) Sanığın kim olduğu tespit edilememiş ise,  b) Duruşmanın muvakkaten tatiline karar verilmiş ve bu durum altı ay devam etmiş ise,  Eşyanın müsaderesine karar verilir ve beş gün içinde keyfiyet münasip vasıtalarla ilan edilir.  İlan tarihinden itibaren onbeş gün içinde ilgililerce yetkili mahkemeye itiraz edilmezse müsadere kararı  kesinleşir.  MADDE 25. — 7.1.1932 tarihli ve 1918 sayılı Kanunun 60 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  Madde 60. — Yasak veya kaçak şüphesiyle mal ve eşya yakalanması halinde müsadir ve muhbirlere aşa­ ğıdaki esas ve usullere göre ikramiye ödenir.  1. Kaçak şüphesi ile yakalanan ve 24 üncü madde gereğince tasfiye edilecek eşyalarda; çıkış kaçağı eşya­ nın FOB, giriş kaçağı eşyanın CİF kıymeti ödenecek ikramiyelerde esas alınır. Giriş kaçağı eşyanın CİF  kıymeti, gümrük idaresince; çıkış kaçağı eşyanın FOB kıymeti, mahallin en büyük mülkî amiri veya görev­ lendireceği memurun başkanlığında gümrük ve Hazine yetkilileri ile belediye temsilcisi ve varsa ticaret odası  temsilcisinden oluşan heyet marifetiyle tespit edilir. Bu şekilde tespit edilen kıymetin kaçak eşya sahipli ya- Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 627)
Sayfa 72 -
— 27 —  (M. G. K.)  \ (İçişleri Komisyonu Metni)  MADDE 19. — 7.1.1932 tarihli ve 1918 sayılı Kanunun 47 nci maddesinin 1 inci fıkrası aşağıdaki şe­ kilde değiştirilmiştir.  Kaçak eşya ve madde naklinde bilerek kullanılan veya buna teşebbüs edilen her türlü nakil vasıtala­ rının da müsaderesine hükmolunur.  MADDE 20. — 7.1.1932 tarihli ve 1918 sayılı Kanunun 48 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  Madde 48. — Kaçakçılıkta kullanılan taşıma araçları ve kaçak maddelerin yapılmasında kullanılan araç,  gereç ve makineler zaptolunarak ilgili idareye derhal teslim olunur. İdare, korunması, külfeti veya masrafı  gerektiren bu gibi araç, gereç, taşıma aracı ve makineleri bu Kanunun 24 üncü maddesinde belirtilen esas­ lar dairesinde tasfiyeye tabi tutabilir.  MADDE 21. — 7.1.1932 tarihli ve 1918 sayılı Kanunun 53 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştiril­ miştir.  Madde 53. — Sanığa isnat olunan kaçakçılık suçunun asgarî haddinin iki yıl veya daha fazla hürriyeti  bağlayıcı cezayı gerektirdiği ve kaçak eşya ile yakalanan sanığın hüviyetini ispat edemediği veya yukarıda  yazılı cezayı gerektiren suçtan dolayı mükerrir bulunduğu takdirde, hakkındaki soruşturma ve yargılama tu­ tuklu olarak yapılabilir.  Türkiye'de belirli ikametgâhı bulunmayanlar mahkûm oldukları hürriyeti bağlayıcı cezayı çekmiş olsa­ lar dahi hükmedilen para cezasının tamamını ödemedikçe veya para cezasına mukabil teminat göstermedikçe  para cezasının miktarına göre tahvil olunacak hapis cezası müddetince tahliye edilemezler.  MADDE 22. — 7.1.1932 tarihli ve 1918 sayılı Kanunun 56 ncı maddesinin 3 üncü ve 4 üncü fıkraları  aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  Hafif ve ağır para cezaları 647 sayılı Cezaların infazı Hakkında Kanunun 5 inci maddesi gereğince hür­ riyeti bağlayıcı cezaya çevrilir.  Para cezasından; mahkûmun cezasını çektiği her gün için hürriyeti bağlayıcı cezaya çevrilen miktar indi­ rildikten sonra geri kalan para ödenirse yerine kaim olan hürriyeti bağlayıcı ceza infaz edilmez.  MADDE 23. — 7.1.1932 tarihli ve 1918 sayılı Kanunun 57 nci maddesine birinci fıkradan sonra aşağı­ daki fıkra ikinci fıkra olarak eklenmiştir.  Soruşturmadan bilgisi olmadığı anlaşılan yetkili ibarelere, hazırlık soruşturması sırasında Cumhuriyet sav­ cılıklarınca, son soruşturma sırasında mahkemelerce bilgi verilir.  MADDE 24. — 7.1.1932 tarihli ve 1918 sayılı Kanunun 58 inci maddesinin 3 üncü fıkrası aşağıdaki şe­ kilde değiştirilmiştir.  Müsadereye tabi olan kaçak eşya veya nakil vasıtası, araç, gereç ve makineler zaptolunup d!a;  a) Sanığın kim olduğu tespit edilememiş ise,  b) Duruşmanın muvakkaten tatiline karar verilmiş ve bu durum altı ay devam etmiş ise,  Eşyanın müsaderesine karar verilir ve beş gün içinde keyfiyet münasip vasıtalarla ilan edilir.  İlan tarihinden itibaren onbeş gün içinde ilgililerce yetkili mahkemeye itiraz edilmezse müsadere kararı  kesinleşir.  MADDE 25. — 7.1.1932 tarihli ve 1918 sayılı Kanunun 60 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  Madde 60. — Yasak veya kaçak şüphesiyle mal ve eşya yakalanması halinde müsadir ve muhbirlere aşa­ ğıdaki esas ve usullere göre ikramiye ödenir.  1. Kaçak şüphesi ile yakalanan ve 24 üncü madde gereğince tasfiye edilecek eşyalarda; çıkış kaçağı eşya­ nın FOB, giriş kaçağı eşyanın CİF kıymeti ödenecek ikramiyelerde esas alınır. Giriş kaçağı eşyanın CİF  kıymeti, gümrük idaresince; çıkış kaçağı eşyanın FOB kıymeti, mahallin en büyük mülkî amiri veya görev­ lendireceği memurun başkanlığında gümrük ve Hazine yetkilileri ile belediye temsilcisi ve varsa ticaret odası  temsilcisinden oluşan heyet marifetiyle tespit edilir. Bu şekilde tespit edilen kıymetin kaçak eşya sahipli ya- Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 627)  — 28 —  (Danışma Meclisinin Kabul Ettiği Metin)  Ticaret odası bulunmayan yerleırde kurula belediye temsilcisi katılır. Bu şekilde tespit edilen kıymetin, kaçak  eşya sahipli yakalanmışsa yüzde sekseni, sahipsiz olarak yakalanmışsa yüzde ellisi müsadir ve muhbirlere ikra­ miye olarak ödenir.  Kaçak şüphesi ile yakalanan sigara kâğıdı ve oyun kâğıdı ile tekele tabi eşyanın muhbir ve müsadirleri- ne Gümrük ve Tekel Bakanlığınca yerli emsallerine göre tespit edilecek kıymetleri üzerinden yukarıda belirti­ len oranlar üzerinden ikramiye ödenir.  2< 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun ve Bu Kanuna göre çıkarılan karar­ name ve tebliğlerde belirtilen ve kaçak olarak yakalanan kıymetli madenler ile kıymetli taşlar ve bunlardan  mamul her türlü eşyanın Maliye Bakanlığınca tespit edilecek usul ve esaslara göre bu bakanlıkça olay tari­ hindeki kıymeti üzerinden, yabancı paraların olay tarihindeki kıymeti üzerinden, sahipli yakalanması halinde  değerinin yüzde ellisi, sahipsiz yakalanması halinde de değerinin yüzde otuz nispetinde ikramiye ödenir.  3. 6136 sayılı Ateşli Silahlar ile Biçaklar ve Diğer Aletler Hakkında Kanunun 12 nci maddesine muha­ lefet suçlarından yakalanan silah ve mermiler ile Türk Ceza Kanununun 264 üncü maddesine muhalefet suç­ larından yakalanan maddelerin olay tarihine göre Millî Savunma Bakanlığınca her yıl belirlenen değeri esas  alınarak, sahipli olarak yakalanması halinde değerinin yüzde sekseni, sahipsiz yakalanması halinde değerinin  yüzde ellisi üzerinden ikramiye ödenir.  4. Uyuşturucu madde yakalamalarında;  a) Eroin veya kokain yakalanmalarında, ele geçirilen malın ihtiva ettiği her gram saf eroin veya kokain  İçin, birinci derecede Devlet Memuruna ödenen bir günlük yurt içi geçici görev yolluğunun, sahipli olarak  yakalanması halinde iki katı, sahipsiz olarak yakalanması halinde, tamamı üzerinden.  b) Morfin veya tuzlarının yakalanmalarında ele geçen malın ihtiva ettiği her gram saf AMA {Anhidr,  'Morfin, Alkoloid) için birinci derece Devlet Memuruna ödenen bir günlük yurt içi geçici görev yolluğunun,  sahipli olarak yakalanması halinde tamamı, sahipsiz olarak yakalanması halinde yarısı üzerinden,  c) Esrarın yakalanmasında;  (1) Sıvı esrar yakalanmasında ele geçen her gram için birinci derece Devlet Memuruna ödenen bir gün­ lük yurt içi geçici görev yolluğunun, sahipli olarak yakalanması halinde tamamı, sahipsiz olarak yakalanması  halinde yarısı üzerinden,  (2) Esrar reçinesinin toz veya plaka halinde ele geçen her (elli) gramı için birinci derece Devlet Memuru­ na ödenen bir günlük yurt içi geçici görev yolluğunun, sahipli olarak yakalanması halinde tamamı, sahipsiz  olarak yakalanması halinde yarısı üzerinden,  (3) Esras bitkisinin kıyılmış haldeki (marıhuane) töz veya plaka şeklinde ele geçen her kilogram için, bi­ rinci derece Devlet Memuruna ödenen yurt içi geçici görev yolluğunun, sahipli olarak yakalanması halinde  tamamı, sahipsiz olarak yakalanması halinde yarısı üzerinden,  (4) Esrar ihtiva eden kenevir (kendir) bitkisinin bütün halde (kıyılmamış) ele geçen her bir kilogram için,  birinci derece Devlet Memuruna ödenen bir günlük yurt içi geçici görev yolluğunun, sahipli olarak yakalan­ ması halinde yarısı, sahipsiz olarak yakalanması halinde dörtte biri üzerinden,  (5) Esrar ihtiva eden kenevir (kendir) bitkisinin tarlada tespit edilen her bir dekarı için, sahipli olduğu  takdirde birinci derece Devlet Memuruna ödenen bir günlük yurt içi geçici görev yolluğunun üç katı, sahip­ siz olduğu takdirde tamamı üzerinden,  d) Lisans fazlası ekim hariç, kanun dışı haşhaş bitkisinin tarlada tespit edilen her dekarı için, sahipli ol­ duğu takdirde birinci derece Devlet Memuruna ödenen bir günlük yurt içi geçici görev yolluğunun on katı,  sahipsiz olduğu takdirde üç katı üzerinden,  e) Afyon yakalanmalarında ele geçen malın ihtiva ettiği her beş gram saf AMA (Anhidr, Morfin, Al- kolo'id) için birinci derece Devlet Memuruna ödenen bir günlük yurt içi geçici görev yolluğunun, sahipli  olarak yakalanması halinde tamamı, sahipsiz olarak yakalanması halinde yarısı üzerinden,  İkramiye ödenir.  Millî Güvenlik Konseyi (S, Sayısı : 627)
Sayfa 73 -
— 28 —  (Danışma Meclisinin Kabul Ettiği Metin)  Ticaret odası bulunmayan yerleırde kurula belediye temsilcisi katılır. Bu şekilde tespit edilen kıymetin, kaçak  eşya sahipli yakalanmışsa yüzde sekseni, sahipsiz olarak yakalanmışsa yüzde ellisi müsadir ve muhbirlere ikra­ miye olarak ödenir.  Kaçak şüphesi ile yakalanan sigara kâğıdı ve oyun kâğıdı ile tekele tabi eşyanın muhbir ve müsadirleri- ne Gümrük ve Tekel Bakanlığınca yerli emsallerine göre tespit edilecek kıymetleri üzerinden yukarıda belirti­ len oranlar üzerinden ikramiye ödenir.  2< 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun ve Bu Kanuna göre çıkarılan karar­ name ve tebliğlerde belirtilen ve kaçak olarak yakalanan kıymetli madenler ile kıymetli taşlar ve bunlardan  mamul her türlü eşyanın Maliye Bakanlığınca tespit edilecek usul ve esaslara göre bu bakanlıkça olay tari­ hindeki kıymeti üzerinden, yabancı paraların olay tarihindeki kıymeti üzerinden, sahipli yakalanması halinde  değerinin yüzde ellisi, sahipsiz yakalanması halinde de değerinin yüzde otuz nispetinde ikramiye ödenir.  3. 6136 sayılı Ateşli Silahlar ile Biçaklar ve Diğer Aletler Hakkında Kanunun 12 nci maddesine muha­ lefet suçlarından yakalanan silah ve mermiler ile Türk Ceza Kanununun 264 üncü maddesine muhalefet suç­ larından yakalanan maddelerin olay tarihine göre Millî Savunma Bakanlığınca her yıl belirlenen değeri esas  alınarak, sahipli olarak yakalanması halinde değerinin yüzde sekseni, sahipsiz yakalanması halinde değerinin  yüzde ellisi üzerinden ikramiye ödenir.  4. Uyuşturucu madde yakalamalarında;  a) Eroin veya kokain yakalanmalarında, ele geçirilen malın ihtiva ettiği her gram saf eroin veya kokain  İçin, birinci derecede Devlet Memuruna ödenen bir günlük yurt içi geçici görev yolluğunun, sahipli olarak  yakalanması halinde iki katı, sahipsiz olarak yakalanması halinde, tamamı üzerinden.  b) Morfin veya tuzlarının yakalanmalarında ele geçen malın ihtiva ettiği her gram saf AMA {Anhidr,  'Morfin, Alkoloid) için birinci derece Devlet Memuruna ödenen bir günlük yurt içi geçici görev yolluğunun,  sahipli olarak yakalanması halinde tamamı, sahipsiz olarak yakalanması halinde yarısı üzerinden,  c) Esrarın yakalanmasında;  (1) Sıvı esrar yakalanmasında ele geçen her gram için birinci derece Devlet Memuruna ödenen bir gün­ lük yurt içi geçici görev yolluğunun, sahipli olarak yakalanması halinde tamamı, sahipsiz olarak yakalanması  halinde yarısı üzerinden,  (2) Esrar reçinesinin toz veya plaka halinde ele geçen her (elli) gramı için birinci derece Devlet Memuru­ na ödenen bir günlük yurt içi geçici görev yolluğunun, sahipli olarak yakalanması halinde tamamı, sahipsiz  olarak yakalanması halinde yarısı üzerinden,  (3) Esras bitkisinin kıyılmış haldeki (marıhuane) töz veya plaka şeklinde ele geçen her kilogram için, bi­ rinci derece Devlet Memuruna ödenen yurt içi geçici görev yolluğunun, sahipli olarak yakalanması halinde  tamamı, sahipsiz olarak yakalanması halinde yarısı üzerinden,  (4) Esrar ihtiva eden kenevir (kendir) bitkisinin bütün halde (kıyılmamış) ele geçen her bir kilogram için,  birinci derece Devlet Memuruna ödenen bir günlük yurt içi geçici görev yolluğunun, sahipli olarak yakalan­ ması halinde yarısı, sahipsiz olarak yakalanması halinde dörtte biri üzerinden,  (5) Esrar ihtiva eden kenevir (kendir) bitkisinin tarlada tespit edilen her bir dekarı için, sahipli olduğu  takdirde birinci derece Devlet Memuruna ödenen bir günlük yurt içi geçici görev yolluğunun üç katı, sahip­ siz olduğu takdirde tamamı üzerinden,  d) Lisans fazlası ekim hariç, kanun dışı haşhaş bitkisinin tarlada tespit edilen her dekarı için, sahipli ol­ duğu takdirde birinci derece Devlet Memuruna ödenen bir günlük yurt içi geçici görev yolluğunun on katı,  sahipsiz olduğu takdirde üç katı üzerinden,  e) Afyon yakalanmalarında ele geçen malın ihtiva ettiği her beş gram saf AMA (Anhidr, Morfin, Al- kolo'id) için birinci derece Devlet Memuruna ödenen bir günlük yurt içi geçici görev yolluğunun, sahipli  olarak yakalanması halinde tamamı, sahipsiz olarak yakalanması halinde yarısı üzerinden,  İkramiye ödenir.  Millî Güvenlik Konseyi (S, Sayısı : 627)  — 29 —  (M. G. K.)  (İçişleri Komisyonu Metni)  kalanmışsa yüzde ellisi, sahipsiz olarak yakalanmışsa yüzde yirmibeşi müsadir ve muhbirlere ikramiye ola­ rak ödenir.  Kaçak şüphesi ile yakalanan sigara kâğıdı ve oyun kâğıdı ile tekele tabi eşyanın muhbir ve müsadirleri- ne Gümrük ve Tekel Bakanlığınca tespit edilecek yerli emsali, yerli emsali yoksa CİF kıymeti üzerinden yu­ karıda belirtilen oranlara göre ikramiye ödenir.  2. 6136 sayılı Ateşi Silahlar ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkında Kanunun 12 nci maddesine muha­ lefet suçlarından yakalanan silah ve mermiler ile Türk Ceza Kanununun 264 üncü maddesine muhalefet suç­ larından yakalanan maddelerin olay tarihine göre Millî Savunma Bakanlığınca her yıl belirlenen değeri esas  alınarak, sahipli olarak yakalanması halinde değerinin yüzde ellisi, sahipsiz yakalanması halinde değerinin yüz­ de yirmibeşi üzerinden ikramiye ödenir.  3. Uyuşturucu madde yakalamalarında;  Her türlü uyuşturucu maddenin birim miktarı için Bakanlar Kurulunca tespit edilecek sabit bir rakamın  her yû bütçe kanunlarında belirlenen ikramiye katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak değerin, sahipli olarak  yakalanan uyuşturucu maddeler için tamamı, sahipsizler için yarısı ikramliye olarak ödenir.  4. 3 üncü bendin uygulamasında; yakalanan uyuşturucu madde, birim kabul edilen miktardan az veya  fazla ise yakalanan miktarın birim kabul edilen miktara oranı üzerinden ikramiye verilir.  5. Dağıtılacak ikramiyenin yüzde ellisi muhbirlere yüzde ellisi müsadirlere verilir. İhbar yapılmadan vu- kubulan yakalama olaylarında ikramiyenin tamamı müsadirlere ödenir.  Bu Kanunun ikinci maddesine göre ihbar mükellefiyeti bulunan kişiler muhbir sıfatını kazandıkları tak­ dirde muhbir İkramiyesine müstehak olurlar. Kaçakçılığın men, takip ve tahkiki ile mükellef olanlara muh­ bir ikramiyesi ödenmez.  Mahalle ve köy muhtarları ve ihtiyar heyeti azaları, mahalle ve kır orman bekçileri ve köy korucuları;  kendi başlarına veya kaçakçılığın men, takip ve tahkiki ile mükellef memurlar ile birlikte kaçağı yakalamaları  halinde, bu maddede yazılı ödemelerden yararlanırlar.  6. Bu maddede belirtilen ikramiyeler :  a) Birinci bentte belirtilen kaçak eşya;  (1) Sahipli yakalanmış ise yarısı, kamu davasının açılmasını takip eden üç ay içlinde, diğer yarısı mah­ kûmiyete ilişkin hükmün veya müsadere kararının kesinleşmesini takip eden üç ay içinde,  (2) Sahipsiz olarak yakalanmış ise 58 inci maddede öngörülen müsadere kararının kesinleşmesini takip  eden üç ay içinde,  (3) 20 nci maddeye göre yakalanan eşyanın müsadereye konu olan miktarı üzerinden hükmün kesinleş­ mesini takip eden üç ay içinde,  Gümrük ve Tekel Bakanlığınca,  b) İkinci bentte belirtilen madde ve eşyanın Milî Savunma Bakanlığınca teslim alınmasını takip eden üç  ay içlinde,  Milî Savunma Bakanlığınca,  c) Üçüncü bentte belirtilen uyuşturucu maiddeler;  (11) Sahipli olarak yakalanmış ise yarısı, kamu davasının açılmasını takip eden üç ay içinde, diğer yansı  mahkûmiyete ilişkin hükmün veya müsadere kararının kesinleşmesini takip eden üç ay içinde,  (2) Sahipsiz olarak yakalanmış ise müsadere kararının kesinleşmesini takip eden üç ay içinde;  Toprak Mahsûlleri Ofisi Genel Müdürlüğüne teslim edilenler için bu Genel Müdürlüğün ilgili olduğu Ba­ kanlıkça, diğerleri için Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca,  Bütçelerinin ilgili tertibinden ödenir.  7. Bu maddenin 1 inci bendinde gösterilen kaçakçılık suçlarına terettüp eden para cezalarının tahsilini  müteakip bunun yüzde otuzu ile gümrük ve kaçakçılık davalarından dolayı hükmolünan vekâlet ücretlerinin  yüzde otuzu, kaçakçılık davalarının takibi ve müdafaasında, kaçak eşyanın muhafaza işlerinde ve para ce- Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 627)
Sayfa 74 -
— 29 —  (M. G. K.)  (İçişleri Komisyonu Metni)  kalanmışsa yüzde ellisi, sahipsiz olarak yakalanmışsa yüzde yirmibeşi müsadir ve muhbirlere ikramiye ola­ rak ödenir.  Kaçak şüphesi ile yakalanan sigara kâğıdı ve oyun kâğıdı ile tekele tabi eşyanın muhbir ve müsadirleri- ne Gümrük ve Tekel Bakanlığınca tespit edilecek yerli emsali, yerli emsali yoksa CİF kıymeti üzerinden yu­ karıda belirtilen oranlara göre ikramiye ödenir.  2. 6136 sayılı Ateşi Silahlar ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkında Kanunun 12 nci maddesine muha­ lefet suçlarından yakalanan silah ve mermiler ile Türk Ceza Kanununun 264 üncü maddesine muhalefet suç­ larından yakalanan maddelerin olay tarihine göre Millî Savunma Bakanlığınca her yıl belirlenen değeri esas  alınarak, sahipli olarak yakalanması halinde değerinin yüzde ellisi, sahipsiz yakalanması halinde değerinin yüz­ de yirmibeşi üzerinden ikramiye ödenir.  3. Uyuşturucu madde yakalamalarında;  Her türlü uyuşturucu maddenin birim miktarı için Bakanlar Kurulunca tespit edilecek sabit bir rakamın  her yû bütçe kanunlarında belirlenen ikramiye katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak değerin, sahipli olarak  yakalanan uyuşturucu maddeler için tamamı, sahipsizler için yarısı ikramliye olarak ödenir.  4. 3 üncü bendin uygulamasında; yakalanan uyuşturucu madde, birim kabul edilen miktardan az veya  fazla ise yakalanan miktarın birim kabul edilen miktara oranı üzerinden ikramiye verilir.  5. Dağıtılacak ikramiyenin yüzde ellisi muhbirlere yüzde ellisi müsadirlere verilir. İhbar yapılmadan vu- kubulan yakalama olaylarında ikramiyenin tamamı müsadirlere ödenir.  Bu Kanunun ikinci maddesine göre ihbar mükellefiyeti bulunan kişiler muhbir sıfatını kazandıkları tak­ dirde muhbir İkramiyesine müstehak olurlar. Kaçakçılığın men, takip ve tahkiki ile mükellef olanlara muh­ bir ikramiyesi ödenmez.  Mahalle ve köy muhtarları ve ihtiyar heyeti azaları, mahalle ve kır orman bekçileri ve köy korucuları;  kendi başlarına veya kaçakçılığın men, takip ve tahkiki ile mükellef memurlar ile birlikte kaçağı yakalamaları  halinde, bu maddede yazılı ödemelerden yararlanırlar.  6. Bu maddede belirtilen ikramiyeler :  a) Birinci bentte belirtilen kaçak eşya;  (1) Sahipli yakalanmış ise yarısı, kamu davasının açılmasını takip eden üç ay içlinde, diğer yarısı mah­ kûmiyete ilişkin hükmün veya müsadere kararının kesinleşmesini takip eden üç ay içinde,  (2) Sahipsiz olarak yakalanmış ise 58 inci maddede öngörülen müsadere kararının kesinleşmesini takip  eden üç ay içinde,  (3) 20 nci maddeye göre yakalanan eşyanın müsadereye konu olan miktarı üzerinden hükmün kesinleş­ mesini takip eden üç ay içinde,  Gümrük ve Tekel Bakanlığınca,  b) İkinci bentte belirtilen madde ve eşyanın Milî Savunma Bakanlığınca teslim alınmasını takip eden üç  ay içlinde,  Milî Savunma Bakanlığınca,  c) Üçüncü bentte belirtilen uyuşturucu maiddeler;  (11) Sahipli olarak yakalanmış ise yarısı, kamu davasının açılmasını takip eden üç ay içinde, diğer yansı  mahkûmiyete ilişkin hükmün veya müsadere kararının kesinleşmesini takip eden üç ay içinde,  (2) Sahipsiz olarak yakalanmış ise müsadere kararının kesinleşmesini takip eden üç ay içinde;  Toprak Mahsûlleri Ofisi Genel Müdürlüğüne teslim edilenler için bu Genel Müdürlüğün ilgili olduğu Ba­ kanlıkça, diğerleri için Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca,  Bütçelerinin ilgili tertibinden ödenir.  7. Bu maddenin 1 inci bendinde gösterilen kaçakçılık suçlarına terettüp eden para cezalarının tahsilini  müteakip bunun yüzde otuzu ile gümrük ve kaçakçılık davalarından dolayı hükmolünan vekâlet ücretlerinin  yüzde otuzu, kaçakçılık davalarının takibi ve müdafaasında, kaçak eşyanın muhafaza işlerinde ve para ce- Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 627)  — 30 —  (Danışma Meclisinin Kabul Ettiği Metin)  4 üncü beridin uygulamasında; yakalanan veya tespit edilen miktar ikramiye verilmesi için birim kabul  edilen gram, 'beş gram, kilogram ve dekardan az veya fazla ise yakalanan miktarın birim kabul edilen mik­ tara oranı nispetinde ikramiye verilir.  5. Dağıtılacak ikramiyenin yüzde ellisi muhbirlere yüzde ellisi müsadirlere verilir. İhbar yapılmadan  vuku bulan yakalama olaylarından ikramiyenin tamamı müsadirlere ödenir.  'Bu Kanunun ikinci maddesine göre ihbar mükellefiyeti 'bulunan kişiler muhbir sıfatını kazandıkları tak­ dimde muhbir ikramiyesine mü^tehak olurlar. Kaçakçılığın men, takip ve tahkiki ile mükellef olanlara muh­ bir ikramiyesi ödenmez.  6. 'Mahalle ve köy muhtarları ve ihtiyar heyeti azalan, ma'halle ve kır orman bekç'üeri ve köy korucula­ rı; kendi başlarına veya kaçakçılığın men, takip ve tahkiki ile mükellef memurlar ile birlikte kaçağı yakala­ maları halinde, bu madde de yazılı ödemelerden yararlanırlar.  7. Bu maddenin 1 inci ve 3 üncü bentlerinde belirtilen ikramiyeler sanıklar hakkında kamu davası açıl­ masının ; 2 nci ve 4 üncü bentlerinde /belirtilen ikramiyeler, mahkemece verilen müsadere kararlarının ke­ sinleşmesini takip eden üç ay içerisinde, ödenek bulunup bulunmadığına bakılmaksızın, 1 inci bentteki ik­ ramiyeler Gümrük ve Tekel Bakanlığı, 2 nci benddeki ikramiyeler Maliye Bakanlığı, 3 üncü benddeki ikra­ miyeler Millî Savunma Bakanlığı, 4 üncü bentteki afyon yakalama ikramiyesi Toprak Mahsulleri Ofisi Ge­ nel Müdürlüğü, aynı berttdeki diğer ikramiyeler Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca bütçelerinin ilgili  tertibinden ödenir.  8. lBıı maddenin 1 inci fıkrasında gösterilen kaçakçılık suçlarına terettüp eden para cezalarının tahsilini  müteakip bunun yüzde otuzu il& gümrük ve kaçakçılık davalarından dolayı hükmolunan vekâlet ücretlerinin  yüzde otuzu, kaçakçılık davalarının takibi ve müdafaasında, kaçak eşyanın muhafaza işlerinde ve para ce­ zalarının tahsilinde hizmetleri geçen Gümrük ve Tekel Bakanlığı memurlarına tevzi edilmek üzere bu  Bakanlıkça emanet hesabına alır.  Para cezalarından arta kalan meblağı hazîneye irad 'kaydedilir.  9. Bu maddeye göre ödenecek ikramiyelerden vergi, restim ve harç kesilmez.  10. Müsadir ikramiyesine, ancak kaçak eşyanın yakalanması operasyonuna bizzat katılan kaçakçılığın  men, takip ve tahkiki ile görevli olanlar ile, bu maddenin 6 nci bertdinde zikredilen kişiler hak kazanır­ lar..  MADDE 26. — 1918 sayılı Kanuna 29.8.1956 tarihH ve 6829 sayılı Kanunla ilave edilen Ek madde  2 aşağıdaki şekilde değiş'tirillmiştir.  «Ek Madde 2. (I) — Bakanlar Kurulunca tespit ve ilan olunacak madde ve eşyaları İçişleri ve Güm­ rük ve Tekel 'bakanlıklarınca tayin edilecek mercilerden izin almaksızın emniyet bölgelerine sokanlar veya  Sokmaya teşebbüs edenler bir seneden iki seneye kadar hapis cezası ile cezalandırılırlar ve suç konusu olan  şeyler müsadere olunur.  (II). Emniyet bölgelerinde istihsal, imal veya sair suretlerle tedarik edilmiş olan yahut gerekli izin veril­ miş bulunan mallar, elden çıkarılmış olsa dahi, bunların istihlak, istimal ve satış gibi suretlerle sarf mahal­ lerini talepte bildirilecek müddet içerisinde izah ve ispat edemeyenler için bir seneden beş seneye kadar ha­ pis ve kaçağa sarf edilmliş sayılan şeylerin rayiç değeri miktarınca değerin tespiti mümkün olmayan hallerde  ön b'in liradan aşağı olmamak üzere ağır para cezası ile cezalandırılırlar.  (III). Gümrük Kanununun 19 ve 20 nci maddelerine dayanılarak çıkarılan hükümet kararlarına veya  ithal veya ihracı lisans veya izne bağlı eşya ve maddeler hakkında konulan kayıt ve şartlara aykırı olarak  yahut izin veya lisans alınmadığı halde alınmış gibi gösterilerek her hangi bir madde ve eşyayı yurda it­ hal edenler veya yurttan çıkaranlar, yahut bu fiillere teşebbüs edenler bir seneden beş seneye kadar hapis  ve yirmi bin liradan az olmamak üzere ağır para cezasıyla cezalandırılırlar.  Suç konusu eşya veya madde müsadere edilir. Bunların müsadere edilememesü halinde; yukarda yazılı  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 627)
Sayfa 75 -
— 30 —  (Danışma Meclisinin Kabul Ettiği Metin)  4 üncü beridin uygulamasında; yakalanan veya tespit edilen miktar ikramiye verilmesi için birim kabul  edilen gram, 'beş gram, kilogram ve dekardan az veya fazla ise yakalanan miktarın birim kabul edilen mik­ tara oranı nispetinde ikramiye verilir.  5. Dağıtılacak ikramiyenin yüzde ellisi muhbirlere yüzde ellisi müsadirlere verilir. İhbar yapılmadan  vuku bulan yakalama olaylarından ikramiyenin tamamı müsadirlere ödenir.  'Bu Kanunun ikinci maddesine göre ihbar mükellefiyeti 'bulunan kişiler muhbir sıfatını kazandıkları tak­ dimde muhbir ikramiyesine mü^tehak olurlar. Kaçakçılığın men, takip ve tahkiki ile mükellef olanlara muh­ bir ikramiyesi ödenmez.  6. 'Mahalle ve köy muhtarları ve ihtiyar heyeti azalan, ma'halle ve kır orman bekç'üeri ve köy korucula­ rı; kendi başlarına veya kaçakçılığın men, takip ve tahkiki ile mükellef memurlar ile birlikte kaçağı yakala­ maları halinde, bu madde de yazılı ödemelerden yararlanırlar.  7. Bu maddenin 1 inci ve 3 üncü bentlerinde belirtilen ikramiyeler sanıklar hakkında kamu davası açıl­ masının ; 2 nci ve 4 üncü bentlerinde /belirtilen ikramiyeler, mahkemece verilen müsadere kararlarının ke­ sinleşmesini takip eden üç ay içerisinde, ödenek bulunup bulunmadığına bakılmaksızın, 1 inci bentteki ik­ ramiyeler Gümrük ve Tekel Bakanlığı, 2 nci benddeki ikramiyeler Maliye Bakanlığı, 3 üncü benddeki ikra­ miyeler Millî Savunma Bakanlığı, 4 üncü bentteki afyon yakalama ikramiyesi Toprak Mahsulleri Ofisi Ge­ nel Müdürlüğü, aynı berttdeki diğer ikramiyeler Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca bütçelerinin ilgili  tertibinden ödenir.  8. lBıı maddenin 1 inci fıkrasında gösterilen kaçakçılık suçlarına terettüp eden para cezalarının tahsilini  müteakip bunun yüzde otuzu il& gümrük ve kaçakçılık davalarından dolayı hükmolunan vekâlet ücretlerinin  yüzde otuzu, kaçakçılık davalarının takibi ve müdafaasında, kaçak eşyanın muhafaza işlerinde ve para ce­ zalarının tahsilinde hizmetleri geçen Gümrük ve Tekel Bakanlığı memurlarına tevzi edilmek üzere bu  Bakanlıkça emanet hesabına alır.  Para cezalarından arta kalan meblağı hazîneye irad 'kaydedilir.  9. Bu maddeye göre ödenecek ikramiyelerden vergi, restim ve harç kesilmez.  10. Müsadir ikramiyesine, ancak kaçak eşyanın yakalanması operasyonuna bizzat katılan kaçakçılığın  men, takip ve tahkiki ile görevli olanlar ile, bu maddenin 6 nci bertdinde zikredilen kişiler hak kazanır­ lar..  MADDE 26. — 1918 sayılı Kanuna 29.8.1956 tarihH ve 6829 sayılı Kanunla ilave edilen Ek madde  2 aşağıdaki şekilde değiş'tirillmiştir.  «Ek Madde 2. (I) — Bakanlar Kurulunca tespit ve ilan olunacak madde ve eşyaları İçişleri ve Güm­ rük ve Tekel 'bakanlıklarınca tayin edilecek mercilerden izin almaksızın emniyet bölgelerine sokanlar veya  Sokmaya teşebbüs edenler bir seneden iki seneye kadar hapis cezası ile cezalandırılırlar ve suç konusu olan  şeyler müsadere olunur.  (II). Emniyet bölgelerinde istihsal, imal veya sair suretlerle tedarik edilmiş olan yahut gerekli izin veril­ miş bulunan mallar, elden çıkarılmış olsa dahi, bunların istihlak, istimal ve satış gibi suretlerle sarf mahal­ lerini talepte bildirilecek müddet içerisinde izah ve ispat edemeyenler için bir seneden beş seneye kadar ha­ pis ve kaçağa sarf edilmliş sayılan şeylerin rayiç değeri miktarınca değerin tespiti mümkün olmayan hallerde  ön b'in liradan aşağı olmamak üzere ağır para cezası ile cezalandırılırlar.  (III). Gümrük Kanununun 19 ve 20 nci maddelerine dayanılarak çıkarılan hükümet kararlarına veya  ithal veya ihracı lisans veya izne bağlı eşya ve maddeler hakkında konulan kayıt ve şartlara aykırı olarak  yahut izin veya lisans alınmadığı halde alınmış gibi gösterilerek her hangi bir madde ve eşyayı yurda it­ hal edenler veya yurttan çıkaranlar, yahut bu fiillere teşebbüs edenler bir seneden beş seneye kadar hapis  ve yirmi bin liradan az olmamak üzere ağır para cezasıyla cezalandırılırlar.  Suç konusu eşya veya madde müsadere edilir. Bunların müsadere edilememesü halinde; yukarda yazılı  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 627)  — 31 —  (M. G. K.)  (içişleri Komisyonu Metni)  zalarının tahsilinde görev yapan Gümrük ve Tekel Bakanlığı memurlarına tevzi edilmek üzere emanet hesabı­ na alınır.  Para cezalarından arta kalan meblağ hazineye irad kaydedilir.  8. Bu maddeye göre ödenecek ikramiyeler vergi, resim ve harca tabii değildir.  9. Müsadir ikramiyesine, ancak kaçak eşyanın yakalanması eylemine bizzat ve fiilen katılan kaçakçılığın  men, takip ve tahkikiyle görevli olanlar ile bu maddenin 5 inci bendinde zikredilen kişiler hak kazanırlar.  10. Bu madde gereğince müsadirlere verilecek ikramiyenin yıllık tutarı, ek göstergeler hariç birinci de­ rece son kademe devlet memuru aylığı brüt miktarının 20 katını geçemez.  MADDE 26. — 7.1.1932 tarihli ve 1918 sayılı Kanuna 29.8.1956 tarihli ve 6829 sayılı Kanunla ilave edi­ len ek madde 2 aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  Ek Madde 2. — I - Bakanlar Kurulunca miktariyle birlikte tespit ve ilan olunacak madde ve eşyaları  İçişleri ve Gümrük ve Tekel bakanltıklannca tayin edilecek mercilerden izlin almaksızın emniyet bölgelerine  sokanlar veya sokmaya teşebbüs edenler bir seneden ikü seneye kadar hapis cezası ile cezalandırılırlar ve suç  konusu olan şeyler müsadere oHSunur.  II - Emniyet bölgelerinde istihsal, imal veya sair suretlerle tedarik edilmiş olan yahut gerekli izin verilimliş  bulunan malar, elden çıkarılmış olsa dahi, bunların istihlak, istimal ve satış gibi suretlerle sarf mahalle- rinti, talepte bildirilecek müddet içerisinde izah ve ispat edemeyenler için bir seneden beş seneye kadar hapis  ve kaçağa sarf edilmiş sayılan şeylerin rayiç değeri miktarınca, değerin tespiti mümkün olmayan hallerde on- bin liradan aşağı olmamak üzere ağır para cezası ile a zalandırılırlar.  III - Gümrük Kanununun 19 ve 20 nci maddelerine dayanılarak çıkarılan hükümet kararlarına veya ithal  veya ihracı lisans veya izne bağlı eşya ve maddeler hakkında konulan kayıt ve şartlara aykırı olarak veya  izin veya lisans alınmadığı halde alınmış gibi gösterilerek herhangi bir madde ve eşyayı yurda ithal edenler  veya yurttan çıkaranlar veya bu fiillere teşebbüs edenler bir seneden beş seneye kadar hapis ve yirmi bin li­ radan az olmamak üzere ağır para cezasıyla cezalandırılırlar.  Suç konusu eşya veya madde müsadere edilir. Burların müsadere edilememesi halinde; eşya veya madde- Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 627)
Sayfa 76 -
— 31 —  (M. G. K.)  (içişleri Komisyonu Metni)  zalarının tahsilinde görev yapan Gümrük ve Tekel Bakanlığı memurlarına tevzi edilmek üzere emanet hesabı­ na alınır.  Para cezalarından arta kalan meblağ hazineye irad kaydedilir.  8. Bu maddeye göre ödenecek ikramiyeler vergi, resim ve harca tabii değildir.  9. Müsadir ikramiyesine, ancak kaçak eşyanın yakalanması eylemine bizzat ve fiilen katılan kaçakçılığın  men, takip ve tahkikiyle görevli olanlar ile bu maddenin 5 inci bendinde zikredilen kişiler hak kazanırlar.  10. Bu madde gereğince müsadirlere verilecek ikramiyenin yıllık tutarı, ek göstergeler hariç birinci de­ rece son kademe devlet memuru aylığı brüt miktarının 20 katını geçemez.  MADDE 26. — 7.1.1932 tarihli ve 1918 sayılı Kanuna 29.8.1956 tarihli ve 6829 sayılı Kanunla ilave edi­ len ek madde 2 aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  Ek Madde 2. — I - Bakanlar Kurulunca miktariyle birlikte tespit ve ilan olunacak madde ve eşyaları  İçişleri ve Gümrük ve Tekel bakanltıklannca tayin edilecek mercilerden izlin almaksızın emniyet bölgelerine  sokanlar veya sokmaya teşebbüs edenler bir seneden ikü seneye kadar hapis cezası ile cezalandırılırlar ve suç  konusu olan şeyler müsadere oHSunur.  II - Emniyet bölgelerinde istihsal, imal veya sair suretlerle tedarik edilmiş olan yahut gerekli izin verilimliş  bulunan malar, elden çıkarılmış olsa dahi, bunların istihlak, istimal ve satış gibi suretlerle sarf mahalle- rinti, talepte bildirilecek müddet içerisinde izah ve ispat edemeyenler için bir seneden beş seneye kadar hapis  ve kaçağa sarf edilmiş sayılan şeylerin rayiç değeri miktarınca, değerin tespiti mümkün olmayan hallerde on- bin liradan aşağı olmamak üzere ağır para cezası ile a zalandırılırlar.  III - Gümrük Kanununun 19 ve 20 nci maddelerine dayanılarak çıkarılan hükümet kararlarına veya ithal  veya ihracı lisans veya izne bağlı eşya ve maddeler hakkında konulan kayıt ve şartlara aykırı olarak veya  izin veya lisans alınmadığı halde alınmış gibi gösterilerek herhangi bir madde ve eşyayı yurda ithal edenler  veya yurttan çıkaranlar veya bu fiillere teşebbüs edenler bir seneden beş seneye kadar hapis ve yirmi bin li­ radan az olmamak üzere ağır para cezasıyla cezalandırılırlar.  Suç konusu eşya veya madde müsadere edilir. Burların müsadere edilememesi halinde; eşya veya madde- Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 627)  — 32 —  (Danışma Meclisinin Kabul Ettiği Metin)  ağır para cezasına eşya veya maddenin rayiç değeri miktarınca ağır para cezası, rayiç değer tespit edile­ mezse yirmi bin liradan aşağı olmamak üzere ağır para cezası ilave olunur.  {IV). Üçüncü fıkrada yazılı suçun toplu olarak veya teşekkül halinde işlenmesinde sanıklar 27 nci  maddede yazılı ağır hapis cezası ile birlikte yukarıda yazılı para cezasının beş misli ağır para cezası ile  cezalandırılırlar.  Yukarıdaki fıkraların tatbiki ile alakalı olarak İçişleri ve Gümrük ve Tekel bakanlıklarınca ortaklaşa  neşir ve ilan edilecek tebliğlere uymayanların üç aydan bir seneye kadar hapislerine, suç konusu eşya ve­ ya maddelerin müsaderesine, müsadere mümkün olmayan hallerde eşya veya maddelerin bedeli miktarınca  para cezasına hükmedilir. Suçluların bu hareketleri ayrıca kaçakçılık suçunu oluşturmuş ise mezkûr suçtan  dolayı da cezalandırılırlar.  Bu maddeye göre zaptedilen eşyanın bedeli ile para cezasından verilecek ikramiye 60 inci maddeye gö­ re dağıtılır.  Ancak, 3 üncü fıkraya giren suç, eşya gümrüklerde iken meydana çıkarılmış olsa dahi, ikramiye 60 inci  maddedeki esaslar dairesinde ödenir.  Yolcu ve nakil vasıtaları sahip ve personeli tarafından 14 üncü maddenin 3 üncü fıkrasında yazılı ol­ duğu sekilerde gizlenip 3 üncü fıkraya aykırı olarak yurttan eşya ve maddelerin çıkarılması veya buna te­ şebbüs ediîmesü hallerinde gümrük memurlarından kurulu komisyonlarca kaçak eşyanın müsaaderesine ve  rayiç değerinin bir misli ağır para cezasına hükmolunur.  Madde veya eşya 'sahibi, bunların para cezasına esas olacak değerinin bir mislini gümrük idaresine rı­ zası ile verirse keyfiyet mezkûr idarece tespit, eşya ve ya madde müsadere edilerek hakkındaki takibattan vaz­ geçilir.  Madde veya eşya sahibi bir ay zarfında para cezasına hükmetmeye yetkili mahkemeye kıymet ve müsa­ dere bakımından İtirazda bulunabilir.  Gizlenerek çıkarma hali mevcut değil ise yalnız eşyanın çıkarılmasına müsaade edilmez.  MADDE 27. — 1918 sayılı Kanuna aşağıdaki Ek Maddeler ilave olunmuştur.  EK MADDE 3. — Bu Kanun kapsamına giren suçların son soruşturmasının yapılacağı yerdeki mah­ kemelerin birden çok dairelere ayrılmış olması halinde bu davalara, o mahkemenin bir numaralı olanında  bakılır.  İş sayısının o mahkemenin bakabileceği azamî miktarı aşması halinde bu miktarı aşan davalara aynı de­ recedeki sıra sayısı takip eden mahkemece de bakılır.  Dava sayısının 'iş bölümü uyarınca belirlenmiş miktarı aşmaması halinde bu mahkemeler diğer davalara  da bakarlar.  EK MADDE 4. — Kısıtlayıcı diğer kanun hükümlerine ek olarak her türlü kaçakçılık suçundan dolayı  ağır hapis cezasıyla mahkûm olanlar, affa uğramış olsalar bile, 13.12.1960 tarihli ve 160 sayılı Kanuaun 4  üncü maddesinde sayılan kurumlarda çalıştırılamazlar.  EK MADDE 5. — Bu Kanunun 11 inci maddesine göre silah kullanmalarından dolayı haklarında so­ ruşturma ve kovuşturma açılanlara, bağlı bulunduğu kurum tarafından avukat sağlanır veya sanık memu­ run vekâlet verdiği avukatın ücreti, avukatlık asgarî ücret tarifesi üzerinden kurumlarınca karşılanır ve  sanık hakkında bu suçlardan dolayı görevden uzaklaştırma, açığa alınma ve işten öl çektirme işlemleri uy­ gulanmaz.  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 627)
Sayfa 77 -
— 32 —  (Danışma Meclisinin Kabul Ettiği Metin)  ağır para cezasına eşya veya maddenin rayiç değeri miktarınca ağır para cezası, rayiç değer tespit edile­ mezse yirmi bin liradan aşağı olmamak üzere ağır para cezası ilave olunur.  {IV). Üçüncü fıkrada yazılı suçun toplu olarak veya teşekkül halinde işlenmesinde sanıklar 27 nci  maddede yazılı ağır hapis cezası ile birlikte yukarıda yazılı para cezasının beş misli ağır para cezası ile  cezalandırılırlar.  Yukarıdaki fıkraların tatbiki ile alakalı olarak İçişleri ve Gümrük ve Tekel bakanlıklarınca ortaklaşa  neşir ve ilan edilecek tebliğlere uymayanların üç aydan bir seneye kadar hapislerine, suç konusu eşya ve­ ya maddelerin müsaderesine, müsadere mümkün olmayan hallerde eşya veya maddelerin bedeli miktarınca  para cezasına hükmedilir. Suçluların bu hareketleri ayrıca kaçakçılık suçunu oluşturmuş ise mezkûr suçtan  dolayı da cezalandırılırlar.  Bu maddeye göre zaptedilen eşyanın bedeli ile para cezasından verilecek ikramiye 60 inci maddeye gö­ re dağıtılır.  Ancak, 3 üncü fıkraya giren suç, eşya gümrüklerde iken meydana çıkarılmış olsa dahi, ikramiye 60 inci  maddedeki esaslar dairesinde ödenir.  Yolcu ve nakil vasıtaları sahip ve personeli tarafından 14 üncü maddenin 3 üncü fıkrasında yazılı ol­ duğu sekilerde gizlenip 3 üncü fıkraya aykırı olarak yurttan eşya ve maddelerin çıkarılması veya buna te­ şebbüs ediîmesü hallerinde gümrük memurlarından kurulu komisyonlarca kaçak eşyanın müsaaderesine ve  rayiç değerinin bir misli ağır para cezasına hükmolunur.  Madde veya eşya 'sahibi, bunların para cezasına esas olacak değerinin bir mislini gümrük idaresine rı­ zası ile verirse keyfiyet mezkûr idarece tespit, eşya ve ya madde müsadere edilerek hakkındaki takibattan vaz­ geçilir.  Madde veya eşya sahibi bir ay zarfında para cezasına hükmetmeye yetkili mahkemeye kıymet ve müsa­ dere bakımından İtirazda bulunabilir.  Gizlenerek çıkarma hali mevcut değil ise yalnız eşyanın çıkarılmasına müsaade edilmez.  MADDE 27. — 1918 sayılı Kanuna aşağıdaki Ek Maddeler ilave olunmuştur.  EK MADDE 3. — Bu Kanun kapsamına giren suçların son soruşturmasının yapılacağı yerdeki mah­ kemelerin birden çok dairelere ayrılmış olması halinde bu davalara, o mahkemenin bir numaralı olanında  bakılır.  İş sayısının o mahkemenin bakabileceği azamî miktarı aşması halinde bu miktarı aşan davalara aynı de­ recedeki sıra sayısı takip eden mahkemece de bakılır.  Dava sayısının 'iş bölümü uyarınca belirlenmiş miktarı aşmaması halinde bu mahkemeler diğer davalara  da bakarlar.  EK MADDE 4. — Kısıtlayıcı diğer kanun hükümlerine ek olarak her türlü kaçakçılık suçundan dolayı  ağır hapis cezasıyla mahkûm olanlar, affa uğramış olsalar bile, 13.12.1960 tarihli ve 160 sayılı Kanuaun 4  üncü maddesinde sayılan kurumlarda çalıştırılamazlar.  EK MADDE 5. — Bu Kanunun 11 inci maddesine göre silah kullanmalarından dolayı haklarında so­ ruşturma ve kovuşturma açılanlara, bağlı bulunduğu kurum tarafından avukat sağlanır veya sanık memu­ run vekâlet verdiği avukatın ücreti, avukatlık asgarî ücret tarifesi üzerinden kurumlarınca karşılanır ve  sanık hakkında bu suçlardan dolayı görevden uzaklaştırma, açığa alınma ve işten öl çektirme işlemleri uy­ gulanmaz.  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 627)  — 33 —  (M. G. K.)  (İçişleri Komisyonu Metni)  nin rayiç değeri miktarınca, rayiç değer tespit edilemezse yirmi bin liradan aşağı olmamak üzere ağır para  cezasına hükmolunur.  IV - Yukarıdaki fıkraların tatbiki ile alâkalı olarak Bakanlar Kurulu kararıyla verilen yetkiye dayanıla­ rak İçişleri ve Gümrük ve Tekel bakanlıklarınca ortaklaşa neşir ve ilan edilecek tebliğlere uymayanların üç  aydan bir seneye kadar hapislerine, suç konusu eşya veya maddelerin müsaderesine, müsadere mümkün  olmayan hallerde eşya veya maddelerin bedeli miktarınca para cezasına hükmedilir. Suçluların bu hareket­ leri ayrıca kaçakçılık suçunu oluşturmuş ise mezkûr suçtan dolayı da cezalandırılırlar.  V - (III) üncü fıkraya giren, suç, eşya gümrüklerde iken meydana çıkarılmış olsa dahi 60 inci madde­ deki esaslar dairesinde ikramiye ödenir.  VI - Yolcu ve nakil vasıtaları sahip ve personeli tarafından 14 üncü maddenin 3 üncü fıkrasında yazılı  olduğu şekillerde gizlenip (III) üncü fıkraya aykırı olarak yurttan eşya ve maddelerin çıkarılması veya buna  teşebbüs edilmesi hallerinde gümrük memurlarıüdan kurulu komisyonlarca kaçak eşyanın müsaderesine ve  rayiç değerinin bir misli ağır para cezasına karar verilir.  Madde veya eşya sahibi, bunların para cezasına esas olacak değerinin bir mislini gümrük idaresine rı­ zası ile verirse keyfiyet mezkûr idarece tespit, eşya veya madde müsadere edilerek hakkındaki takibattan vaz­ geçilir.  Madde veya eşya sahibi bir ay zarfında para cezasına hükmetmeye yetkili sulh ceza mahkemesine kıy­ met ve müsadere bakımından itirazda bulunabilir.  Gizlenerek çıkarma hali mevcut değil ise yalnız eşyanın çıkarılmasına müsaade edilmez.  MADDE 27, — 7.1.1932 tarihli ve 1918 sayılı Kanuna aşağıdaki Ek Maddeler ilave olunmuştur.  EK MADDE 3. — 1615 sayılı Gümrük Kanunu ile 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında  Kanuna istinaden; gümrük vergilerinden muaf tutulan veya vergili olarak ithal olunan zat eşyasını, hediyelik  I  eşya ve ev eşyasını;  a) Ticarî amaçla toplayanlar veya depolayanlar,  b) Ticarî amaçla toplanmış veya depolanmış bu eşyayı satışa arz eden veya satanlar,  Yedi aydan beş seneye kadar hapis ve onbin liradan aşağı olmamak üzere ağır para cezası ile cezalandırı­ lırlar. Ayrıca eşyanın da müsaderesine hükmolunur.  EK MADDE 4. — Bu Kanun kapsamına giren suçların son soruşturmasının yapılacağı yerdeki mahkeme­ lerin birden çok dairelere ayrılmış olması halinde bu davalara, o mahkemenin bir numaralı olanında bakılır.  Bu davaların özelliği de dikkate alınarak iş sayısının o mahkemenin bakabileceği azamî miktarı aşması ha­ linde bu miktarı aşan davalara aynı deı ecedeki sıra sayısı takip eden mahkemede bakılır.  Dava sayısının iş bölümü uyarınca belirlenmiş miktarı aşmaması halinde bu mahkemeler diğer davala­ ra da bakarlar.  EK MADDE 5. — Kısıtlayıcı diğer kanun hükümlerine ek olarak her türlü kaçakçılık suçundan dolayı  ağır hapis cezasıyla mahkûm olanlar, affa uğramış olsalar bile, 13.12.1960 tarihli ve 160 sayılı Kanunun 4  üncü maddesinde sayılan kurumlarda çalıştırılamazlar.  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 627)
Sayfa 78 -
— 33 —  (M. G. K.)  (İçişleri Komisyonu Metni)  nin rayiç değeri miktarınca, rayiç değer tespit edilemezse yirmi bin liradan aşağı olmamak üzere ağır para  cezasına hükmolunur.  IV - Yukarıdaki fıkraların tatbiki ile alâkalı olarak Bakanlar Kurulu kararıyla verilen yetkiye dayanıla­ rak İçişleri ve Gümrük ve Tekel bakanlıklarınca ortaklaşa neşir ve ilan edilecek tebliğlere uymayanların üç  aydan bir seneye kadar hapislerine, suç konusu eşya veya maddelerin müsaderesine, müsadere mümkün  olmayan hallerde eşya veya maddelerin bedeli miktarınca para cezasına hükmedilir. Suçluların bu hareket­ leri ayrıca kaçakçılık suçunu oluşturmuş ise mezkûr suçtan dolayı da cezalandırılırlar.  V - (III) üncü fıkraya giren, suç, eşya gümrüklerde iken meydana çıkarılmış olsa dahi 60 inci madde­ deki esaslar dairesinde ikramiye ödenir.  VI - Yolcu ve nakil vasıtaları sahip ve personeli tarafından 14 üncü maddenin 3 üncü fıkrasında yazılı  olduğu şekillerde gizlenip (III) üncü fıkraya aykırı olarak yurttan eşya ve maddelerin çıkarılması veya buna  teşebbüs edilmesi hallerinde gümrük memurlarıüdan kurulu komisyonlarca kaçak eşyanın müsaderesine ve  rayiç değerinin bir misli ağır para cezasına karar verilir.  Madde veya eşya sahibi, bunların para cezasına esas olacak değerinin bir mislini gümrük idaresine rı­ zası ile verirse keyfiyet mezkûr idarece tespit, eşya veya madde müsadere edilerek hakkındaki takibattan vaz­ geçilir.  Madde veya eşya sahibi bir ay zarfında para cezasına hükmetmeye yetkili sulh ceza mahkemesine kıy­ met ve müsadere bakımından itirazda bulunabilir.  Gizlenerek çıkarma hali mevcut değil ise yalnız eşyanın çıkarılmasına müsaade edilmez.  MADDE 27, — 7.1.1932 tarihli ve 1918 sayılı Kanuna aşağıdaki Ek Maddeler ilave olunmuştur.  EK MADDE 3. — 1615 sayılı Gümrük Kanunu ile 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında  Kanuna istinaden; gümrük vergilerinden muaf tutulan veya vergili olarak ithal olunan zat eşyasını, hediyelik  I  eşya ve ev eşyasını;  a) Ticarî amaçla toplayanlar veya depolayanlar,  b) Ticarî amaçla toplanmış veya depolanmış bu eşyayı satışa arz eden veya satanlar,  Yedi aydan beş seneye kadar hapis ve onbin liradan aşağı olmamak üzere ağır para cezası ile cezalandırı­ lırlar. Ayrıca eşyanın da müsaderesine hükmolunur.  EK MADDE 4. — Bu Kanun kapsamına giren suçların son soruşturmasının yapılacağı yerdeki mahkeme­ lerin birden çok dairelere ayrılmış olması halinde bu davalara, o mahkemenin bir numaralı olanında bakılır.  Bu davaların özelliği de dikkate alınarak iş sayısının o mahkemenin bakabileceği azamî miktarı aşması ha­ linde bu miktarı aşan davalara aynı deı ecedeki sıra sayısı takip eden mahkemede bakılır.  Dava sayısının iş bölümü uyarınca belirlenmiş miktarı aşmaması halinde bu mahkemeler diğer davala­ ra da bakarlar.  EK MADDE 5. — Kısıtlayıcı diğer kanun hükümlerine ek olarak her türlü kaçakçılık suçundan dolayı  ağır hapis cezasıyla mahkûm olanlar, affa uğramış olsalar bile, 13.12.1960 tarihli ve 160 sayılı Kanunun 4  üncü maddesinde sayılan kurumlarda çalıştırılamazlar.  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 627)  - 3 4 - (Damşma Meclisinin Kabul Ettiği Metin)  MADDE 28. — 12.6.1933 tarihli ve 2313 sayılı Kanunun değişik 28 inci maddesi yürürlükten kaldırılmış- MADDE 29. — Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.  MADDE 30. — Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yüriMir.  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 627)
Sayfa 79 -
- 3 4 - (Damşma Meclisinin Kabul Ettiği Metin)  MADDE 28. — 12.6.1933 tarihli ve 2313 sayılı Kanunun değişik 28 inci maddesi yürürlükten kaldırılmış- MADDE 29. — Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.  MADDE 30. — Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yüriMir.  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 627)  — 35 —  (M. G. K.)  (İçişleri Komisyonu Metni)  EK MADDE 6. — Bu Kanunun 11 inci maddesine göre silah kullanmalarından dolayı haklarında soruş­ turma ve kovuşturma açılanlara, bağlı bulunduğu kurum tarafından avukat sağlanır veya sanığın vekâlet verdiği  avukatın ücreti, avukatlık asgarî ücret tarifesi üzerinden kurumlarınca karşılanır ve sanık hakkında bu suç­ lardan dolayı soruşturma ve kovuşturmanın devamı süresince görevden uzaklaştırma, açığa alınma ve işten el  çektirme işlemleri uygulanmaz.  MADDE 28. — 12.6.1933 tarihli ve 2313 sayılı Kanunun 28 inci maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.  MADDE 29. — Bu Kanunun 25 ve 28 inci madde hükümleri 1.1.1984 tarihinde, diğer hükümleri kanu­ nun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.  MADDE 30. — Danışma Meclisi metninin 30 uncu maddesi aynen kabul edilmiştir.  • • — fcil • •  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 627)
Sayfa 80 -
— 35 —  (M. G. K.)  (İçişleri Komisyonu Metni)  EK MADDE 6. — Bu Kanunun 11 inci maddesine göre silah kullanmalarından dolayı haklarında soruş­ turma ve kovuşturma açılanlara, bağlı bulunduğu kurum tarafından avukat sağlanır veya sanığın vekâlet verdiği  avukatın ücreti, avukatlık asgarî ücret tarifesi üzerinden kurumlarınca karşılanır ve sanık hakkında bu suç­ lardan dolayı soruşturma ve kovuşturmanın devamı süresince görevden uzaklaştırma, açığa alınma ve işten el  çektirme işlemleri uygulanmaz.  MADDE 28. — 12.6.1933 tarihli ve 2313 sayılı Kanunun 28 inci maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.  MADDE 29. — Bu Kanunun 25 ve 28 inci madde hükümleri 1.1.1984 tarihinde, diğer hükümleri kanu­ nun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.  MADDE 30. — Danışma Meclisi metninin 30 uncu maddesi aynen kabul edilmiştir.  • • — fcil • •  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 627)
Sayfa 81 -
MİLLÎ GÜVENLİK KONSEYİ S. SAYISI : 625  506 Sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu ve 4792 Sayılı Sosyal Si­ gortalar Kurumu Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi  Hakkında Kanun Tasarısı ile Aynı Kanunun 24 üncü Maddesinin De­ ğiştirilmesine Dair Kanun Teklifinin Danışma Meclisince Kabul  Olunan Metni ve Millî Güvenlik Konseyi Sosyal Güvenlik, İş ve  İşçi İlişkileri Komisyonu Raporu. (D. Meclisi : 1/569, 2 /57;  M. G. Konseyi : 1/497)  (D. Meclisi S. Sayısı : 346)  T. C.  Damşma Meclisi  Kanunlar Müdürlüğü t. 06-2918 (1/569) 22 Nisan 1983  Konu : Kanun Tasarısı  MİLLÎ GÜVENLİK KONSEYİ GENEL SEKRETERLİĞİNE  Danışma Meclisi Genel Kurulunun 21 Nisan 1983 tarihli 87 nci Birleşiminde görüşülerek işaret oyu ile  kabul edilen, 9.7.1945 Tarih ve 4792 Sayıh Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştiril­ mesi,  Hakkında Kanun Tasarısı ekte sunulmuştur.  Gereğini arz ederim.  Sadi IRMAK  Danışma Meclisi Başkanı  TC  Başbakanlık  Kanunlar ve Kararlar Tetkik  Dairesi Başkanlığı 29 Kasım 1982  Sayı: K.K.T.D. 101-1180/06778  DANIŞMA MECLÎSİ BAŞKANLIĞINA  Sosyal Güvenlik Bakanlığınca fcnn*«n« ve Başkanlığınıza arzı Bakanlar Kurulunca 9.11.1982 tarihin­ de kararlaştırılan «506 Sayıh Sosyal Sigortalar Kanunu ve 4792 Saydı Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununun  Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun Tasarısı» ile gerekçesi ekli olarak gönderilmiştir.  Gereğini arz ederim.  Bülend ULUSU  Başbakan
Sayfa 82 -
MİLLÎ GÜVENLİK KONSEYİ S. SAYISI : 625  506 Sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu ve 4792 Sayılı Sosyal Si­ gortalar Kurumu Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi  Hakkında Kanun Tasarısı ile Aynı Kanunun 24 üncü Maddesinin De­ ğiştirilmesine Dair Kanun Teklifinin Danışma Meclisince Kabul  Olunan Metni ve Millî Güvenlik Konseyi Sosyal Güvenlik, İş ve  İşçi İlişkileri Komisyonu Raporu. (D. Meclisi : 1/569, 2 /57;  M. G. Konseyi : 1/497)  (D. Meclisi S. Sayısı : 346)  T. C.  Damşma Meclisi  Kanunlar Müdürlüğü t. 06-2918 (1/569) 22 Nisan 1983  Konu : Kanun Tasarısı  MİLLÎ GÜVENLİK KONSEYİ GENEL SEKRETERLİĞİNE  Danışma Meclisi Genel Kurulunun 21 Nisan 1983 tarihli 87 nci Birleşiminde görüşülerek işaret oyu ile  kabul edilen, 9.7.1945 Tarih ve 4792 Sayıh Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştiril­ mesi,  Hakkında Kanun Tasarısı ekte sunulmuştur.  Gereğini arz ederim.  Sadi IRMAK  Danışma Meclisi Başkanı  TC  Başbakanlık  Kanunlar ve Kararlar Tetkik  Dairesi Başkanlığı 29 Kasım 1982  Sayı: K.K.T.D. 101-1180/06778  DANIŞMA MECLÎSİ BAŞKANLIĞINA  Sosyal Güvenlik Bakanlığınca fcnn*«n« ve Başkanlığınıza arzı Bakanlar Kurulunca 9.11.1982 tarihin­ de kararlaştırılan «506 Sayıh Sosyal Sigortalar Kanunu ve 4792 Saydı Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununun  Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun Tasarısı» ile gerekçesi ekli olarak gönderilmiştir.  Gereğini arz ederim.  Bülend ULUSU  Başbakan  — 2 —  GENEL GEREKÇE  Bilindiği üzere Hükümetimiz 1983 Mal! Yılı için Devlet memurlarına, TC Emekli Sandığından aylık al­ makta olan emekli, dul ve yetimlere, ve Sosyal Sigortalar Kurumundan gelir ve aylık alanlara % 20 ora*  nında net bir gelir artışı sağlanmasını öngörmüş bulunmaktadır.  Bu genel prensibin Sosyal Sigortalar Kurumundan aylık ve gelir almakta olan emekli, malul, dul ve ye­ timlere uygulanabilmesini teminen halen ödenmekte olan 2 500 lira tutarındaki Sosyal Yardım Zammının  yükseltilmesi cihetine gidilmiştir.  Emekli sayısındaki hızlı artış her geçen gün Sosyal Sigortalar Kurumunun malî imkânlarını zorlamakta­ dır. Bu güç şartlar altında genel nüfusumuzun üçte bi rine sosyal güvenlik hizmeti vermek durumunda bulu­ nan Sosyal Sigortalar Kurumunun fonlarının daha rasyonel bir şekilde işletilmesi ve her türlü vergi ve harç­ lardan bağışık tutulması zorunlu görülmektedir.  MADDE GEREKÇELERİ  Madde 1. — Bilindiği üzere, 1983 Malî Yılı Bütçe Kanun Tasarısı Devlet memurlarına uygulanan kat­ sayının 30'dan 34'e çıkarılmasını öngörmüştür. Katsayıdaki bu artış, emekli, malul, dul ve yetim aylıkları­ nın % 13,33 oranında artmasını sağlayacaktır.  Bu artış oranının % 20 civarında gerçekleşmesini teminen halen 2 500 lira olarak ödenmekte olan Sos­ yal Yardım Zammının 1 500 lira ilavesi ile 4 000 liraya yükseltilmesi öngörülmüştür.  Sosyal yardım zammında yapılan bu artışın 1983 yılı malî yükü 12 milyar 513 milyon Ura olarak hesap­ lanmıştır. Bu zamla birlikte Sosyal Sigortalar Kurumunun 1983 yılında ödeyeceği sosyal yardım zammı 33  milyar 368 milyon liraya baliğ olmaktadır.  Katsayının 30'dan 34'e yükselmesinden kaynaklanan malî yük ise 15 milyar lira olarak hesaplanmıştır.  Ekli tablonun incelenmesinden de anlaşılacağı üzere en yüksek emekli aylığındaki net artış oram % 19,23  en düşük emekli aylığındaki net artış oıam ise <fo 23,80 olmaktadır. Dul ve yetim aylıklarında bu net artış  oranları bir dosyadan aylık alanların sayılarına göre değişmekle birlikte, emekli aylıklarındaki net artış oran­ larından daha yüksek seviyeye ulaşmaktadır.  Madde 2. — Sosyal Sigortalar Kurumu, her sigorta kolu için ayıracağı yedek akçelerinin % 25*ini ken­ disine bağlı müesseseler kurmak, ortaklık ve şirketler kurmak ve kurulmuş bulunanların hisse senetleri veya  ortaklık paylarım satın alarak, kurum fonlarının en rasyonel bir şekilde işletilmesini amaçlamaktadır.  Tamamen ticarî amaç ve gaye için kurulacak bu kuruluş ve iştiraklerde çalışan personelin özel hukuk hü­ kümlerine tabi olması işletmenin daha rasyonel bir şekilde çalışmasına imkân sağlaması bakımından uygun  görülmüştür.  Madde 3. — Sosyal Sigortalar Kurumunun kuruluş kanunu olan 4792 sayıh Kanunun 20 nci madde­ sine göre kurum, her sigorta kolu için ayıracağı yedek akçelerinin bir kısmım gayrimenkullere yatırmak su­ reti ile değerlendirmektedir. Ayrıca Kurumun sigorta primlerini kanunî sürelerinde ödemeyen borçlu işve­ renler nezdinde açtığı icra davaları ile ödenmemiş prim alacaklarını da takip etmektedir.  Diğer taraftan Sosyal Sigortalar Kurumu 75 hastane, sanatoryum ve doğumevi, 80 dispanser ve 150 sağ­ lık istasyonu ile ülkemizde sigortalı, işçi emeklisi ile bunların eş, çocuk, ana ve babalarım kapsamak üzere  15 milyona yakın vatandaşımıza sağlık hizmeti vermektedir.  Dünyada gelişen tıp sanayiine paralel olarak zaman zaman bu hastanelerin yeni tıbbî araç, alet ve cihaz­ lar ile takviyesi bir zorunluluk olmaktadır. Bu araç, alet ve cihazların yurt dışından ithali sırasında ödenen  Gümrük Vergisi Kuruma büyük malî yük getirmekte, buna karşılık eşdeğerde sağlık hizmeti veren Sağlık  ve Sosyal Yardım Bakanlığına bağlı Devlet hastaneleri ile üniversiteler 14.5.1964 tarih ve 474 sayıh Kanunun  2 nci maddesi uyarınca yürürlüğe konulan Bakanlar Kurulu kararları ile Gümrük Vergisinden muaf tutul­ muşlardır.  Millî Güvenlik Konseyi <S. Sayısı : 625)
Sayfa 83 -
— 2 —  GENEL GEREKÇE  Bilindiği üzere Hükümetimiz 1983 Mal! Yılı için Devlet memurlarına, TC Emekli Sandığından aylık al­ makta olan emekli, dul ve yetimlere, ve Sosyal Sigortalar Kurumundan gelir ve aylık alanlara % 20 ora*  nında net bir gelir artışı sağlanmasını öngörmüş bulunmaktadır.  Bu genel prensibin Sosyal Sigortalar Kurumundan aylık ve gelir almakta olan emekli, malul, dul ve ye­ timlere uygulanabilmesini teminen halen ödenmekte olan 2 500 lira tutarındaki Sosyal Yardım Zammının  yükseltilmesi cihetine gidilmiştir.  Emekli sayısındaki hızlı artış her geçen gün Sosyal Sigortalar Kurumunun malî imkânlarını zorlamakta­ dır. Bu güç şartlar altında genel nüfusumuzun üçte bi rine sosyal güvenlik hizmeti vermek durumunda bulu­ nan Sosyal Sigortalar Kurumunun fonlarının daha rasyonel bir şekilde işletilmesi ve her türlü vergi ve harç­ lardan bağışık tutulması zorunlu görülmektedir.  MADDE GEREKÇELERİ  Madde 1. — Bilindiği üzere, 1983 Malî Yılı Bütçe Kanun Tasarısı Devlet memurlarına uygulanan kat­ sayının 30'dan 34'e çıkarılmasını öngörmüştür. Katsayıdaki bu artış, emekli, malul, dul ve yetim aylıkları­ nın % 13,33 oranında artmasını sağlayacaktır.  Bu artış oranının % 20 civarında gerçekleşmesini teminen halen 2 500 lira olarak ödenmekte olan Sos­ yal Yardım Zammının 1 500 lira ilavesi ile 4 000 liraya yükseltilmesi öngörülmüştür.  Sosyal yardım zammında yapılan bu artışın 1983 yılı malî yükü 12 milyar 513 milyon Ura olarak hesap­ lanmıştır. Bu zamla birlikte Sosyal Sigortalar Kurumunun 1983 yılında ödeyeceği sosyal yardım zammı 33  milyar 368 milyon liraya baliğ olmaktadır.  Katsayının 30'dan 34'e yükselmesinden kaynaklanan malî yük ise 15 milyar lira olarak hesaplanmıştır.  Ekli tablonun incelenmesinden de anlaşılacağı üzere en yüksek emekli aylığındaki net artış oram % 19,23  en düşük emekli aylığındaki net artış oıam ise <fo 23,80 olmaktadır. Dul ve yetim aylıklarında bu net artış  oranları bir dosyadan aylık alanların sayılarına göre değişmekle birlikte, emekli aylıklarındaki net artış oran­ larından daha yüksek seviyeye ulaşmaktadır.  Madde 2. — Sosyal Sigortalar Kurumu, her sigorta kolu için ayıracağı yedek akçelerinin % 25*ini ken­ disine bağlı müesseseler kurmak, ortaklık ve şirketler kurmak ve kurulmuş bulunanların hisse senetleri veya  ortaklık paylarım satın alarak, kurum fonlarının en rasyonel bir şekilde işletilmesini amaçlamaktadır.  Tamamen ticarî amaç ve gaye için kurulacak bu kuruluş ve iştiraklerde çalışan personelin özel hukuk hü­ kümlerine tabi olması işletmenin daha rasyonel bir şekilde çalışmasına imkân sağlaması bakımından uygun  görülmüştür.  Madde 3. — Sosyal Sigortalar Kurumunun kuruluş kanunu olan 4792 sayıh Kanunun 20 nci madde­ sine göre kurum, her sigorta kolu için ayıracağı yedek akçelerinin bir kısmım gayrimenkullere yatırmak su­ reti ile değerlendirmektedir. Ayrıca Kurumun sigorta primlerini kanunî sürelerinde ödemeyen borçlu işve­ renler nezdinde açtığı icra davaları ile ödenmemiş prim alacaklarını da takip etmektedir.  Diğer taraftan Sosyal Sigortalar Kurumu 75 hastane, sanatoryum ve doğumevi, 80 dispanser ve 150 sağ­ lık istasyonu ile ülkemizde sigortalı, işçi emeklisi ile bunların eş, çocuk, ana ve babalarım kapsamak üzere  15 milyona yakın vatandaşımıza sağlık hizmeti vermektedir.  Dünyada gelişen tıp sanayiine paralel olarak zaman zaman bu hastanelerin yeni tıbbî araç, alet ve cihaz­ lar ile takviyesi bir zorunluluk olmaktadır. Bu araç, alet ve cihazların yurt dışından ithali sırasında ödenen  Gümrük Vergisi Kuruma büyük malî yük getirmekte, buna karşılık eşdeğerde sağlık hizmeti veren Sağlık  ve Sosyal Yardım Bakanlığına bağlı Devlet hastaneleri ile üniversiteler 14.5.1964 tarih ve 474 sayıh Kanunun  2 nci maddesi uyarınca yürürlüğe konulan Bakanlar Kurulu kararları ile Gümrük Vergisinden muaf tutul­ muşlardır.  Millî Güvenlik Konseyi <S. Sayısı : 625)  — 3 — '  Anayasamıza göre kurulmuş bir sosyal güvenlik kuruluşu olan Sosyal Sigortalar Kurumu 2.500.000 sigor­ talısı 700.000'i aşan emekli, dul ve yetimine sağladığı sosyal güvenlik hizmetlerinin etkinliğini sağlayabilmesi  için ihtiyaç olarak tespit edilen her türlü araç, alet ve cihazların ithalinde, gayrimenkullerin alım ve satı­ mında, prim alacaklarının tahsili için açacağı dava ve icra kovuşturmalarında diğer kamu kuruluşlarına ve  rildiği gibi bir vergi muafiyeti sağlanması gerekli görülmüştür.  Bu sebeple 4792 sayılı Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununun 24 üncü maddesi yeniden düzenlenerek ih­ tiyaca cevap verecek duruma getirilmiştir.  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 625)
Sayfa 84 -
— 3 — '  Anayasamıza göre kurulmuş bir sosyal güvenlik kuruluşu olan Sosyal Sigortalar Kurumu 2.500.000 sigor­ talısı 700.000'i aşan emekli, dul ve yetimine sağladığı sosyal güvenlik hizmetlerinin etkinliğini sağlayabilmesi  için ihtiyaç olarak tespit edilen her türlü araç, alet ve cihazların ithalinde, gayrimenkullerin alım ve satı­ mında, prim alacaklarının tahsili için açacağı dava ve icra kovuşturmalarında diğer kamu kuruluşlarına ve  rildiği gibi bir vergi muafiyeti sağlanması gerekli görülmüştür.  Bu sebeple 4792 sayılı Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununun 24 üncü maddesi yeniden düzenlenerek ih­ tiyaca cevap verecek duruma getirilmiştir.  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 625)  (SZ9 : ISTABS; 'S)l lAasuo^ ifflnaAno llP.Vi  S O N t S o o ^ 5 o t N ) g ^  oo yo o ^ ^  bo V ; u> O o w ^J u> oo X © ON fO 00 J O o \ N > O o ! u O O N O  4*. <-»»  •^ SP N> S -^ Ul a 8 £ s ö 3 s o. vo  ti  vo  00  r  8 8 8 8 8 8 8 8 8 8 8 8 8  ! — b o b \ ' u > ^ - b o l / » u > ö b o i - / x N > ^ j  4 > O O N ) 0 \ 0 4 S « - O O U ) ~ J I — I A «o oo  \ o p f N ) w * y ı y ı p \ ^ p o j o «  vo U M 0 \ t J p ç w < o u ı O a \ ( J | 0 0 \ W O O \ W O ^ ^ O « 4 t M M  Ö e t*  >J 4> N- S) W U W W U W  00 Q tO U> l * ^ 00  0 \ W O «4 ^ M O0  V O © > — t O W U > 4 * - < - * O N ^ J O O V O V ©  ^ J O \ 4 ^ U ) ' H - V O İ O O N U » W H - Ö ' U  \ o w s i H u y o w v ) H U > û W " VO  h< 03  I  !  VO  0 0  u>  p  >  r  ^ 3 >  o  2  a  >  6 tf  4 ^ 4 ^ 4 ^ 4 ^ 4 ^ 4 ^ 4 ^ 4 ^ 4 ^ 4 ^ 4 ^ 4 ^ 4 ^  4^ yi a\ vj s) co \o  8 ö B  ö  Nİ 0 \ <k W M  VO U» ^J ^- LU  0\ ON a\ U KJ\  oo ON u» u> >— © u»  U> -O * - O, VO U> VO Ji. 4 .̂ U> U) U» OJ ts>  i  N ) N ) t O Ş ) W u U U U U I W W W  \ O 0 0 ^ U ( N ) M H 5  W l ü L»I  S> SJ H- ö • B B B ö ö g g ö vS S S S  O0 H Uı b "<Jı M 00 *J^ ı - M ON "U> "fO  © O \ Ö 0 O N H - » V O t O 0 0 O \ 0 0 U > U ) U >  — t —
Sayfa 85 -
(SZ9 : ISTABS; 'S)l lAasuo^ ifflnaAno llP.Vi  S O N t S o o ^ 5 o t N ) g ^  oo yo o ^ ^  bo V ; u> O o w ^J u> oo X © ON fO 00 J O o \ N > O o ! u O O N O  4*. <-»»  •^ SP N> S -^ Ul a 8 £ s ö 3 s o. vo  ti  vo  00  r  8 8 8 8 8 8 8 8 8 8 8 8 8  ! — b o b \ ' u > ^ - b o l / » u > ö b o i - / x N > ^ j  4 > O O N ) 0 \ 0 4 S « - O O U ) ~ J I — I A «o oo  \ o p f N ) w * y ı y ı p \ ^ p o j o «  vo U M 0 \ t J p ç w < o u ı O a \ ( J | 0 0 \ W O O \ W O ^ ^ O « 4 t M M  Ö e t*  >J 4> N- S) W U W W U W  00 Q tO U> l * ^ 00  0 \ W O «4 ^ M O0  V O © > — t O W U > 4 * - < - * O N ^ J O O V O V ©  ^ J O \ 4 ^ U ) ' H - V O İ O O N U » W H - Ö ' U  \ o w s i H u y o w v ) H U > û W " VO  h< 03  I  !  VO  0 0  u>  p  >  r  ^ 3 >  o  2  a  >  6 tf  4 ^ 4 ^ 4 ^ 4 ^ 4 ^ 4 ^ 4 ^ 4 ^ 4 ^ 4 ^ 4 ^ 4 ^ 4 ^  4^ yi a\ vj s) co \o  8 ö B  ö  Nİ 0 \ <k W M  VO U» ^J ^- LU  0\ ON a\ U KJ\  oo ON u» u> >— © u»  U> -O * - O, VO U> VO Ji. 4 .̂ U> U) U» OJ ts>  i  N ) N ) t O Ş ) W u U U U U I W W W  \ O 0 0 ^ U ( N ) M H 5  W l ü L»I  S> SJ H- ö • B B B ö ö g g ö vS S S S  O0 H Uı b "<Jı M 00 *J^ ı - M ON "U> "fO  © O \ Ö 0 O N H - » V O t O 0 0 O \ 0 0 U > U ) U >  — t —  _ 5 —  DANIŞMA MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  1.1.1946 tarih ve 4792 Sayılı Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununun Vergi Muafiyetine İlişkin 24 üncü  maddesinin değiştirilmesine ilişkin Kanun teklifimiz gerekçesi ile birlikte ilişikte sunulmuştur.  2485 sayılı Kanunun 24 üncü maddesi uyarınca hazırladığımız bu Kanun teklifinin işleme alınarak gere­ ğinin yapılması hususunu arz ederiz. 5.7.1982  Saygılarımızla.  Mustafa ALPDÜNDAR , Vahap GÜVENÇ F. Sakir ÖĞÜNÇ  M. Rahmi KARAHASANOĞLU Cavidan TERCAN Fikri DEVRİMSEL  îsa VARDAL Dr. Zeki ÇAKMAKÇI Prof. Dr. Ahmet SAMSUNLU  Erdoğan BAYIK. Mehmet KANAT Salih İNAL  Yddırım AVCI Enis MURATOĞLU Turgut YEĞENAĞA  S. Feridun GÜRAY Dr. Hayati GÜR?AN  1.1.1946 TARİH VE 4792 SAYILI SOSYAL SİGORTALAR KURUMU KANUNUNUN 24 ÜNCÜ  MADDESİNİN DEĞİŞTİRİLMESİNE DAİR KANUN TEKLİFİ GEREKÇESİ  Sosyal Sigortalar Kurumunun Kuruluş Kanunu olan 4792 sayılı Kanunun 20 nci maddesine göre Kurum,  her sigorta kolu için ayıracağı yedek akçelerinin bir kısmını gayrimenkullere yatırmak sureti ile değerlen­ dirmektedir. Ayrıca Kurumun sigorta primlerini kanunî sürelerinde ödemeyen borçlu işverenler nezdinde  açtığı icra davaları ile ödenmemiş prim alacaklarını da takip etmektedir.  Diğer taraftan Sosyal Sigortalar Kurumu 75 hastane, sanatoryum ve doğum evi, 80 dispanser ve 150 sağ­ lık istasyonu ile ülkemizde sigortalı, işçi emeklisi ile bunların eş, çocuk ana ve babalarını kapsamak üzere 15  milyona yakın vatandaşımıza sağlık hizmeti vermektedir.  Dünyada gelişen tıp sanayiine paralel olarak zaman zaman bu hastanelerin yeni tıbbî araç, alet ve cihaz­ lar ile takviyesi bir zorunluluk olmaktadır. Bu araç, alet ve cihazların yurt dışından ithali sırasında ödenen  Gümrük Vergisi Kuruma büyük malî yük getirmekte, buna karşılık eş değerde sağlık hizmeti yeren Sağlık  ve Sosyal Yardım Bakanlığına bağlı Devlet hastaneleri ile üniversiteler 14.5.1964 tarih ve 474 sayılı Kanu­ nun 2 nci maddesi uyarınca yürürlüğe konulan Bakanlar Kurulu kararları ile Gümrük Vergisinden muaf  tutulmuşlardır.  Anayasamızın 48 inci maddesine göre kurulmuş bir Sosyal Güvenlik Kuruluşu olan Sosyal Sigortalar  Kurumu 2 500 000 sigortalısı 700 OOO'i aşan emekli dul ve yetimine sağladığı sosyal güvenlik hizmetleri­ nin etkinliğini sağlayabilmesi için ihtiyaç olarak tespit edilen her türlü araç, alet ve cihazların ithalinde, gayri- meökullerinin alım ve satımında, prim alacaklarının tahsili için açacağı dava ve icra kovuşturmalarında,  diğer kamu kuruluşlarına verildiği gibi bir vergi muafiyeti sağlanması gerekli görülmüştür.  Bu sebeple 4792 sayılı Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununun 24 üncü maddesi yeniden düzenlenerek ih­ tiyaca cevap verecek duruma getirilmiştir.  Milli Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 625)
Sayfa 86 -
_ 5 —  DANIŞMA MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  1.1.1946 tarih ve 4792 Sayılı Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununun Vergi Muafiyetine İlişkin 24 üncü  maddesinin değiştirilmesine ilişkin Kanun teklifimiz gerekçesi ile birlikte ilişikte sunulmuştur.  2485 sayılı Kanunun 24 üncü maddesi uyarınca hazırladığımız bu Kanun teklifinin işleme alınarak gere­ ğinin yapılması hususunu arz ederiz. 5.7.1982  Saygılarımızla.  Mustafa ALPDÜNDAR , Vahap GÜVENÇ F. Sakir ÖĞÜNÇ  M. Rahmi KARAHASANOĞLU Cavidan TERCAN Fikri DEVRİMSEL  îsa VARDAL Dr. Zeki ÇAKMAKÇI Prof. Dr. Ahmet SAMSUNLU  Erdoğan BAYIK. Mehmet KANAT Salih İNAL  Yddırım AVCI Enis MURATOĞLU Turgut YEĞENAĞA  S. Feridun GÜRAY Dr. Hayati GÜR?AN  1.1.1946 TARİH VE 4792 SAYILI SOSYAL SİGORTALAR KURUMU KANUNUNUN 24 ÜNCÜ  MADDESİNİN DEĞİŞTİRİLMESİNE DAİR KANUN TEKLİFİ GEREKÇESİ  Sosyal Sigortalar Kurumunun Kuruluş Kanunu olan 4792 sayılı Kanunun 20 nci maddesine göre Kurum,  her sigorta kolu için ayıracağı yedek akçelerinin bir kısmını gayrimenkullere yatırmak sureti ile değerlen­ dirmektedir. Ayrıca Kurumun sigorta primlerini kanunî sürelerinde ödemeyen borçlu işverenler nezdinde  açtığı icra davaları ile ödenmemiş prim alacaklarını da takip etmektedir.  Diğer taraftan Sosyal Sigortalar Kurumu 75 hastane, sanatoryum ve doğum evi, 80 dispanser ve 150 sağ­ lık istasyonu ile ülkemizde sigortalı, işçi emeklisi ile bunların eş, çocuk ana ve babalarını kapsamak üzere 15  milyona yakın vatandaşımıza sağlık hizmeti vermektedir.  Dünyada gelişen tıp sanayiine paralel olarak zaman zaman bu hastanelerin yeni tıbbî araç, alet ve cihaz­ lar ile takviyesi bir zorunluluk olmaktadır. Bu araç, alet ve cihazların yurt dışından ithali sırasında ödenen  Gümrük Vergisi Kuruma büyük malî yük getirmekte, buna karşılık eş değerde sağlık hizmeti yeren Sağlık  ve Sosyal Yardım Bakanlığına bağlı Devlet hastaneleri ile üniversiteler 14.5.1964 tarih ve 474 sayılı Kanu­ nun 2 nci maddesi uyarınca yürürlüğe konulan Bakanlar Kurulu kararları ile Gümrük Vergisinden muaf  tutulmuşlardır.  Anayasamızın 48 inci maddesine göre kurulmuş bir Sosyal Güvenlik Kuruluşu olan Sosyal Sigortalar  Kurumu 2 500 000 sigortalısı 700 OOO'i aşan emekli dul ve yetimine sağladığı sosyal güvenlik hizmetleri­ nin etkinliğini sağlayabilmesi için ihtiyaç olarak tespit edilen her türlü araç, alet ve cihazların ithalinde, gayri- meökullerinin alım ve satımında, prim alacaklarının tahsili için açacağı dava ve icra kovuşturmalarında,  diğer kamu kuruluşlarına verildiği gibi bir vergi muafiyeti sağlanması gerekli görülmüştür.  Bu sebeple 4792 sayılı Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununun 24 üncü maddesi yeniden düzenlenerek ih­ tiyaca cevap verecek duruma getirilmiştir.  Milli Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 625)  — 6 —  Sosyal Güvenlik, tş ve İşçi ilişkileri Komisyonu Raporu  T. C.  MiHî Güvenlik Konseyi  Sosyal Güvenlik, Is ve 20 Temmuz 1983  İşçi İlişkileri Komisyonu  Esas No. : 1/497  Evrak Kayıt No. : 2200 - 358/83  MİLLİ GÜVENLİK KONSEYİ BAŞKANLIĞINA  Danışma Meclisinin 21.4.1983 tarihli 87 nci Birleşiminde görüşülerek kabul edilen ve Millî Güvenlik Kon­ seyi Başkanlığına sunulan «9.7.1945 Tarih ve 4792 Sayılı Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununun Bazı Mad­ delerinin Değiştirilmesi ve Bir Geçici Madde Eklenmesi Hakkında Kanun Tasarısı» Komisyonumuzca ince­ lenmiştir.  Komisyonumuz, Danışma Meclisi Başkanlığından gelen tasarıyı esas olarak benimsemiş olup sadece ikinci  maddenin metninde, madde gerekçesinde belirtilen ifade değişikliği yapmış, Tasarının başlığını da «9.7.1945  Tarih ve 4792 Sayılı Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi Hakkında Ka­ nun Tasarısı» olarak değiştirilmiştir.  MADDE GEREKÇELERİ  Madde 1. — Danışma Meclisi metni aynen benimsenmiştir.  Madde 2. — Danışma Meclisi metninin son bendinde yer alan «Vergi, resim ve harçlarla ilgili Ka­ nunlarda Kurumun adı ve kuruluş Kanununun tarih ve sayısı yazılı olmasa dahi» ifadesinin madde metnin;  de yer almasına gerek olmadığı ve bu ifadenin metinden çıkarılmasının Tasarı ile öngörülen muafiyet kap­ samını etkilemediği düşünüldüğünden, Madde, sözkonusu ifade metinden çıkarılmak suretiyle yeniden düzen­ lenmiştir.  Madde 3. — Danışma Meclisi metni aynen benimsenmiştir.  Madde 4. — Danışma Meclisi metni aynen benimsenmiştir.  Tensiplerine arz olunur.  Başkan Üye Üye  Erberk İNAM Tahsin EKİNCİ Fazıl KAYNAKDEMİR  Dz. Öğ. Alb. Mly. Kd. Bnb. Hv. Prs. Kd. Bnb.  Üye Üye  Nuri ERNAM Tuğrul AĞAR  S.S.K. Yönetim Kurulu Üyesi Sosyal Güvenlik Bakanlığı  Müsteşar Yardımcısı  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 625)
Sayfa 87 -
— 6 —  Sosyal Güvenlik, tş ve İşçi ilişkileri Komisyonu Raporu  T. C.  MiHî Güvenlik Konseyi  Sosyal Güvenlik, Is ve 20 Temmuz 1983  İşçi İlişkileri Komisyonu  Esas No. : 1/497  Evrak Kayıt No. : 2200 - 358/83  MİLLİ GÜVENLİK KONSEYİ BAŞKANLIĞINA  Danışma Meclisinin 21.4.1983 tarihli 87 nci Birleşiminde görüşülerek kabul edilen ve Millî Güvenlik Kon­ seyi Başkanlığına sunulan «9.7.1945 Tarih ve 4792 Sayılı Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununun Bazı Mad­ delerinin Değiştirilmesi ve Bir Geçici Madde Eklenmesi Hakkında Kanun Tasarısı» Komisyonumuzca ince­ lenmiştir.  Komisyonumuz, Danışma Meclisi Başkanlığından gelen tasarıyı esas olarak benimsemiş olup sadece ikinci  maddenin metninde, madde gerekçesinde belirtilen ifade değişikliği yapmış, Tasarının başlığını da «9.7.1945  Tarih ve 4792 Sayılı Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi Hakkında Ka­ nun Tasarısı» olarak değiştirilmiştir.  MADDE GEREKÇELERİ  Madde 1. — Danışma Meclisi metni aynen benimsenmiştir.  Madde 2. — Danışma Meclisi metninin son bendinde yer alan «Vergi, resim ve harçlarla ilgili Ka­ nunlarda Kurumun adı ve kuruluş Kanununun tarih ve sayısı yazılı olmasa dahi» ifadesinin madde metnin;  de yer almasına gerek olmadığı ve bu ifadenin metinden çıkarılmasının Tasarı ile öngörülen muafiyet kap­ samını etkilemediği düşünüldüğünden, Madde, sözkonusu ifade metinden çıkarılmak suretiyle yeniden düzen­ lenmiştir.  Madde 3. — Danışma Meclisi metni aynen benimsenmiştir.  Madde 4. — Danışma Meclisi metni aynen benimsenmiştir.  Tensiplerine arz olunur.  Başkan Üye Üye  Erberk İNAM Tahsin EKİNCİ Fazıl KAYNAKDEMİR  Dz. Öğ. Alb. Mly. Kd. Bnb. Hv. Prs. Kd. Bnb.  Üye Üye  Nuri ERNAM Tuğrul AĞAR  S.S.K. Yönetim Kurulu Üyesi Sosyal Güvenlik Bakanlığı  Müsteşar Yardımcısı  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 625)  — 7 ~  DANIŞMA MECLÎSİ ÜYESt MUSTAFA ALPDÜNDAR VE 16 ARKADAŞININ TEKLİFİ  1.1.1946 Tarih ve 4792 Sayılı Sosyal Sigortalar Kuruma Kanununun 24 üncü Maddesinin Değiştirilmesine  Dair Kanun Teklifi  MADDE 1. — 4792 Sayılı Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununun 24 üncü maddesi «sağıdaki şekilde  değiştirilmiştir.  Madde 24. — a) Kuruma ait taşınır, taşınmaz mallar, ik bunlardan elde edifcn her türlü hak ve gelir­ leri,  b) Kurumun sigorta üniteleri ile sağJak tesislerinde hizmetin gerektirdiği ve Türkiye'den temini müm­ kün olmayan her cins makine, araç, alet ve cihazları ile çeşitli ilaçlar ve hammaddelerinin ithali, kiralanma­ sı ve bunların ivazlı veya ivazsız her türlü devir ve tenaihk işlemleri,  c) Kuram tarafından açılan ve Kurumun taraf olduğu davalar ve icra kovuşturmaları ve ilanları,  d) Bu Kanunun 20/e maddesi uyaranca Kurumca kurulan müessese veya iştiraklerden elde edilen her  tarhı hak ve gelirleri,  Vergi, resim ve harçlarla ilgili kanunlar, Kurumun adı ve Kuruluş Kanununun tarih ve sayısı yarık al­ masa dahi her türlü vergi, resim ve harçtan muaftır.  MADDE 2. — Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.  MADDE 3. — Bu Kanunu Bakanlar Kurulu yürütür.  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 625)
Sayfa 88 -
— 7 ~  DANIŞMA MECLÎSİ ÜYESt MUSTAFA ALPDÜNDAR VE 16 ARKADAŞININ TEKLİFİ  1.1.1946 Tarih ve 4792 Sayılı Sosyal Sigortalar Kuruma Kanununun 24 üncü Maddesinin Değiştirilmesine  Dair Kanun Teklifi  MADDE 1. — 4792 Sayılı Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununun 24 üncü maddesi «sağıdaki şekilde  değiştirilmiştir.  Madde 24. — a) Kuruma ait taşınır, taşınmaz mallar, ik bunlardan elde edifcn her türlü hak ve gelir­ leri,  b) Kurumun sigorta üniteleri ile sağJak tesislerinde hizmetin gerektirdiği ve Türkiye'den temini müm­ kün olmayan her cins makine, araç, alet ve cihazları ile çeşitli ilaçlar ve hammaddelerinin ithali, kiralanma­ sı ve bunların ivazlı veya ivazsız her türlü devir ve tenaihk işlemleri,  c) Kuram tarafından açılan ve Kurumun taraf olduğu davalar ve icra kovuşturmaları ve ilanları,  d) Bu Kanunun 20/e maddesi uyaranca Kurumca kurulan müessese veya iştiraklerden elde edilen her  tarhı hak ve gelirleri,  Vergi, resim ve harçlarla ilgili kanunlar, Kurumun adı ve Kuruluş Kanununun tarih ve sayısı yarık al­ masa dahi her türlü vergi, resim ve harçtan muaftır.  MADDE 2. — Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.  MADDE 3. — Bu Kanunu Bakanlar Kurulu yürütür.  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 625)  — 8 —  HÜKÜMETIN TEKLIFÎ  506 Sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu ve 4792 Sayılı Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununun Bazı  Maddelerinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun Tasarısı  MADDE 1. — 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununa 6.3.1981 tarih ve 2422 sayılı Kanunla eklenen  Ek 5 inci maddenin (a) fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «a) 506 sayılı Kanun ile ek ve değişikliklerine göre iş kazaları ile meslek hastalıkları, malullük, yaşlılık  ve ölüm sigortalarından gelir veya aylık alanlar ile 991 sayılı Kanunla Kuruma devredilen sandıklar mevzua­ tına göre aylık alanlara her ay için 4 000 lira sosyal yardım zammı ödenir. Bu ödemeler, Kurumdan gelir  veya aylık ödenmesine imkân veren dosyalar esas alınarak yapılır.»  MADDE 2. — 4792 sayılı Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununun 28.6.1978 tarih ve 2158 sayılı Kanunla  değişik 20 nci maddesinin (e) fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «e) 1. Kuruluşları, çalışma konuları, organları, görev ve yetkileri ile denetim usulleri yönetmeliklerin­ de belirtilecek, kendisine bağlı tüzelkişiliği haiz müesseseler kurmak.  2. Ortaklık veya şirketler kurmak veya kurulmuş bulunanların hisse senetlerini veya ortaklık paylarını  satın almak,  Suretiyle işletir.  (e) fıkrasındaki kuruluş ve iştirakler, Bakanlar Kurulu Kararı ile yapılır. Bu kuruluş ve iştiraklerin per­ soneli özel hukuk hükümlerine tabi olup, bunlar hakkında 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümleri  uygulanmaz.»  MADDE 3. — 4792 sayılı Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununun 24 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiş­ tirilmiştir.  Madde 24. — a) Kuruma ait taşınır, taşınmaz mallar ile bunlardan elde edilen her türlü hak ve gelirleri,  b) Kurumun sigorta üniteleri ile sağlık tesislerinde hizmetin gerektirdiği ve Türkiye'de temini mümkün  olmayan her cins makine, araç, alet ve cihazları ile çeşitli ilaçlar ve hammaddelerinin ithali, kiralanması ve  bunların ivazlı veya ivazsız her türlü devir ve temlik işlemleri,  c) Bu Kanunun 20/e maddesi uyarınca Kurumca kurulan müessese veya iştiraklerden elde edilen her  türlü hak ve gelirleri,  Vergi, resim ve harçlarla ilgili kanunlarda Kurumun adı ve kuruluş kanununun tarih ve sayısı yazılı  olmasa dahi ithalde alınan vergi ve resimler dahil her türlü vergi, resim ve harçtan muaftır.  MADDE 4. — Bu Kanunun 1 inci maddesi 1.1.1983 tarihinde, diğer maddeleri yayımı tarihinde yürür­ lüğe girer.  MADDE 5. — Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.  Başbakan 9.11.1982  B. Ulunu  Devlet Bakanı  Başbakan Yardımcısı  Z. Baykara  Devlet Bakanı  S. R. Pasın  Dışişleri Bakanı V.  Ü. H. Bayülken  Ticaret Balkanı  K. Canîürk  Tarım ve Orman Bakanı V.  M. R. Güney  Kültür ve Turizm Bakanı  /. Evliyaoğlu  Devlet Bakanı  Prof. Dr. 1. öztrak  Adalet Bakanı  C. Menteş  Maliye 'Bakanı  A. B. Kafaoğlu  Sağlık ve Sos. Yrd. Bakanı  Prof. Dr. K Kılıçturgay  Çalışma Bakanı  Prof. Dr. T. Esener  İmar ve İskân Bakanı  Prof. Dr. A. Samsunlu  Devlet Bakanı  M. Özgüneş  Millî Savunma Bakanı  Ü. H. Bayülken  Millî Eğitim Bakanı  H. Sağlam  Gümrük ve Tekel Bakanı  Prof. Dr. A. Bozer  Sanayi ve Tek. Bakanı  M. Turgut  Köy İş. ve Koop. Bakanı  M. R. Güney  Devlet Bakanı  Prof. Dr. M. N. Özdaş  tçişleri Bakam  S. Çetiner  Bayındırlık Bakanı  Dr. T. Önalp  Ulaştırma Bakanı  Prof. Dr. M. Aysan  Enerji ve Tabiî Kay. Balkanı  F. İlkel  Gençlik ve Spor Bakanı  V. Özgül  Sosyal Güvenlik Bakanı  S. $ide  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 625)
Sayfa 89 -
— 8 —  HÜKÜMETIN TEKLIFÎ  506 Sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu ve 4792 Sayılı Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununun Bazı  Maddelerinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun Tasarısı  MADDE 1. — 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununa 6.3.1981 tarih ve 2422 sayılı Kanunla eklenen  Ek 5 inci maddenin (a) fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «a) 506 sayılı Kanun ile ek ve değişikliklerine göre iş kazaları ile meslek hastalıkları, malullük, yaşlılık  ve ölüm sigortalarından gelir veya aylık alanlar ile 991 sayılı Kanunla Kuruma devredilen sandıklar mevzua­ tına göre aylık alanlara her ay için 4 000 lira sosyal yardım zammı ödenir. Bu ödemeler, Kurumdan gelir  veya aylık ödenmesine imkân veren dosyalar esas alınarak yapılır.»  MADDE 2. — 4792 sayılı Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununun 28.6.1978 tarih ve 2158 sayılı Kanunla  değişik 20 nci maddesinin (e) fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «e) 1. Kuruluşları, çalışma konuları, organları, görev ve yetkileri ile denetim usulleri yönetmeliklerin­ de belirtilecek, kendisine bağlı tüzelkişiliği haiz müesseseler kurmak.  2. Ortaklık veya şirketler kurmak veya kurulmuş bulunanların hisse senetlerini veya ortaklık paylarını  satın almak,  Suretiyle işletir.  (e) fıkrasındaki kuruluş ve iştirakler, Bakanlar Kurulu Kararı ile yapılır. Bu kuruluş ve iştiraklerin per­ soneli özel hukuk hükümlerine tabi olup, bunlar hakkında 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümleri  uygulanmaz.»  MADDE 3. — 4792 sayılı Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununun 24 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiş­ tirilmiştir.  Madde 24. — a) Kuruma ait taşınır, taşınmaz mallar ile bunlardan elde edilen her türlü hak ve gelirleri,  b) Kurumun sigorta üniteleri ile sağlık tesislerinde hizmetin gerektirdiği ve Türkiye'de temini mümkün  olmayan her cins makine, araç, alet ve cihazları ile çeşitli ilaçlar ve hammaddelerinin ithali, kiralanması ve  bunların ivazlı veya ivazsız her türlü devir ve temlik işlemleri,  c) Bu Kanunun 20/e maddesi uyarınca Kurumca kurulan müessese veya iştiraklerden elde edilen her  türlü hak ve gelirleri,  Vergi, resim ve harçlarla ilgili kanunlarda Kurumun adı ve kuruluş kanununun tarih ve sayısı yazılı  olmasa dahi ithalde alınan vergi ve resimler dahil her türlü vergi, resim ve harçtan muaftır.  MADDE 4. — Bu Kanunun 1 inci maddesi 1.1.1983 tarihinde, diğer maddeleri yayımı tarihinde yürür­ lüğe girer.  MADDE 5. — Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.  Başbakan 9.11.1982  B. Ulunu  Devlet Bakanı  Başbakan Yardımcısı  Z. Baykara  Devlet Bakanı  S. R. Pasın  Dışişleri Bakanı V.  Ü. H. Bayülken  Ticaret Balkanı  K. Canîürk  Tarım ve Orman Bakanı V.  M. R. Güney  Kültür ve Turizm Bakanı  /. Evliyaoğlu  Devlet Bakanı  Prof. Dr. 1. öztrak  Adalet Bakanı  C. Menteş  Maliye 'Bakanı  A. B. Kafaoğlu  Sağlık ve Sos. Yrd. Bakanı  Prof. Dr. K Kılıçturgay  Çalışma Bakanı  Prof. Dr. T. Esener  İmar ve İskân Bakanı  Prof. Dr. A. Samsunlu  Devlet Bakanı  M. Özgüneş  Millî Savunma Bakanı  Ü. H. Bayülken  Millî Eğitim Bakanı  H. Sağlam  Gümrük ve Tekel Bakanı  Prof. Dr. A. Bozer  Sanayi ve Tek. Bakanı  M. Turgut  Köy İş. ve Koop. Bakanı  M. R. Güney  Devlet Bakanı  Prof. Dr. M. N. Özdaş  tçişleri Bakam  S. Çetiner  Bayındırlık Bakanı  Dr. T. Önalp  Ulaştırma Bakanı  Prof. Dr. M. Aysan  Enerji ve Tabiî Kay. Balkanı  F. İlkel  Gençlik ve Spor Bakanı  V. Özgül  Sosyal Güvenlik Bakanı  S. $ide  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 625)
Sayfa 90 -
— 10 —  DANIŞMA MECLÎSİNİN KABUL ETTİĞİ METİN  9.7.1945 Tarih ve 4792 Sayılı Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi ve  Bir Geçici Madde Eklenmesi Hakkında Kanun Tasarısı  MADDE 1. — 4792 sayılı Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununun 28.6.1978 tarih ve 2158 sayılı Kanun­ la değişik 20 nci maddesinin (e) fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  e) 1. Kuruluşları, çalışma konuları, organları, görev ve yetkileri ile denetim usulleri yönetmeliklerin­ de belirtilecek, kendisine bağlı tüzîkişiliği haiz müesseseler kurmak,  2. Ortaklık veya şirketler kurmak veya kurulmuş bulunanların hisse senetlerini veya ortaklık paylarını  satın almak,  Suretiyle işletir.  (e) fıkrasındaki kuruluş ve iştirakler, Bakanlar Kurulu Kararı ile yapılır. Bu kuruluş ve iştiraklerin per­ soneli özel hukuk hükümlerine tabi olup, bunlar hakkında 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümleri  uygulanmaz.  MADDE 2. — 4792 Sayılı Sigortalar Kurumu Kanununun 24 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştiril­ miştir.  Madde 24. — a) Kuruma ait taşınır, taşınmaz mallar ile bunlardan elde edilen hak ve gelirleri,  'b) Kurumun sigorta üniteleri ile sağlık tesislerinde hizmetin gerektirdiği ve Türkiye'de temini mümkün  olmayan her cins makine, araç, alet ve cihazları ile tekel hakkı başka kurumlara verilmiş ithal müsaade­ leri hariç çeşitli ilaçlar ve hammaddelerinin ithali, kiralanması,  c) Kurum tarafından açılan ve Kurumun taraf olduğu davalar ve icra kovuşturmaları ile ilanları,  d) Bu Kanunun 20/e maddesi uyarınca Kurumca kurulan müessese veya iştiraklerden elde edilen her  türlü hak ve gelirleri,  Vergi, resim ve harçlarla ilgili kanunlarda Kurumun adı ve kuruluş kanununun tarih ve sayısı yazılı  olmasa dahi ithalde alınan vergi ve resimler dahil her türlü vergi, resim ve harçtan muaftır.  MADDE 3. — Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.  MADDE 4. — Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 625)
Sayfa 91 -
— 10 —  DANIŞMA MECLÎSİNİN KABUL ETTİĞİ METİN  9.7.1945 Tarih ve 4792 Sayılı Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi ve  Bir Geçici Madde Eklenmesi Hakkında Kanun Tasarısı  MADDE 1. — 4792 sayılı Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununun 28.6.1978 tarih ve 2158 sayılı Kanun­ la değişik 20 nci maddesinin (e) fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  e) 1. Kuruluşları, çalışma konuları, organları, görev ve yetkileri ile denetim usulleri yönetmeliklerin­ de belirtilecek, kendisine bağlı tüzîkişiliği haiz müesseseler kurmak,  2. Ortaklık veya şirketler kurmak veya kurulmuş bulunanların hisse senetlerini veya ortaklık paylarını  satın almak,  Suretiyle işletir.  (e) fıkrasındaki kuruluş ve iştirakler, Bakanlar Kurulu Kararı ile yapılır. Bu kuruluş ve iştiraklerin per­ soneli özel hukuk hükümlerine tabi olup, bunlar hakkında 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümleri  uygulanmaz.  MADDE 2. — 4792 Sayılı Sigortalar Kurumu Kanununun 24 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştiril­ miştir.  Madde 24. — a) Kuruma ait taşınır, taşınmaz mallar ile bunlardan elde edilen hak ve gelirleri,  'b) Kurumun sigorta üniteleri ile sağlık tesislerinde hizmetin gerektirdiği ve Türkiye'de temini mümkün  olmayan her cins makine, araç, alet ve cihazları ile tekel hakkı başka kurumlara verilmiş ithal müsaade­ leri hariç çeşitli ilaçlar ve hammaddelerinin ithali, kiralanması,  c) Kurum tarafından açılan ve Kurumun taraf olduğu davalar ve icra kovuşturmaları ile ilanları,  d) Bu Kanunun 20/e maddesi uyarınca Kurumca kurulan müessese veya iştiraklerden elde edilen her  türlü hak ve gelirleri,  Vergi, resim ve harçlarla ilgili kanunlarda Kurumun adı ve kuruluş kanununun tarih ve sayısı yazılı  olmasa dahi ithalde alınan vergi ve resimler dahil her türlü vergi, resim ve harçtan muaftır.  MADDE 3. — Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.  MADDE 4. — Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 625)  — 11 _  SOSYAL GÜMBNMK, İŞ VE IŞÇÎ İLİŞKİLERİ KOMİSYONUNUN KAJBıUL ETTİÖt METİN  9.7.1945 Tarih ve 4792 sayılı Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi Hakkmdu  Kanun Tasarısı  MADDE 1. — Danışma Meclisi metni aynen benimsenmiştir.  MADDE 2. — 4792 sayılı Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununun 24 üncü maddesi aşağıdaki şekilde  değiştirilmiştir.  Madde 24. — a) Kuruma ait taşınır, taşınmaz mallar ile bunlardan elde edilen hak ve gelirleri,  b) Kurumun sigorta üniteleri ile sağlık tesislerinde hizmetin gerektirdiği ve Türkiye'de temini mümkün  olmayan her cins makine, araç, alet ve cihazları ile tekel hakkı başka kurumlara verilmiş ithal müsaadeleri  hariç çeşitli ilaçlar ve hammaddelerinin ithali, kiralanması,  c) ıKurum tarafından açılan ve Kurumun taraf olduğu davalar ve icra kovuşturmaları ile ilanları,  d) Bu Kanunun (20/e) maddesi uyarınca Kurumca kurulan müessese veya iştiraklerden elde edilen her  türlü hak ve gelirleri,  İthalde alınan vergi ve resimler dahil her türlü vergi, resim ve harçtan muaftır.  MADDE 3. — Danışma Meclisi metni aynen benimsenmiştir.  MADDE 4, — Danışma Meclisi metni aynen benimsenmiştir.  m*m  Millî Güvenlik Konseyi (S, Sayısı : 625)
Sayfa 92 -
— 11 _  SOSYAL GÜMBNMK, İŞ VE IŞÇÎ İLİŞKİLERİ KOMİSYONUNUN KAJBıUL ETTİÖt METİN  9.7.1945 Tarih ve 4792 sayılı Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi Hakkmdu  Kanun Tasarısı  MADDE 1. — Danışma Meclisi metni aynen benimsenmiştir.  MADDE 2. — 4792 sayılı Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununun 24 üncü maddesi aşağıdaki şekilde  değiştirilmiştir.  Madde 24. — a) Kuruma ait taşınır, taşınmaz mallar ile bunlardan elde edilen hak ve gelirleri,  b) Kurumun sigorta üniteleri ile sağlık tesislerinde hizmetin gerektirdiği ve Türkiye'de temini mümkün  olmayan her cins makine, araç, alet ve cihazları ile tekel hakkı başka kurumlara verilmiş ithal müsaadeleri  hariç çeşitli ilaçlar ve hammaddelerinin ithali, kiralanması,  c) ıKurum tarafından açılan ve Kurumun taraf olduğu davalar ve icra kovuşturmaları ile ilanları,  d) Bu Kanunun (20/e) maddesi uyarınca Kurumca kurulan müessese veya iştiraklerden elde edilen her  türlü hak ve gelirleri,  İthalde alınan vergi ve resimler dahil her türlü vergi, resim ve harçtan muaftır.  MADDE 3. — Danışma Meclisi metni aynen benimsenmiştir.  MADDE 4, — Danışma Meclisi metni aynen benimsenmiştir.  m*m  Millî Güvenlik Konseyi (S, Sayısı : 625)  I
Sayfa 93 -
I  i  MİLLÎ GÜVENLİK KONSEYİ S. Sayısı : 622  1475 Sayılı İş Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi Hak­ kında Kanun Tasarısı ve Danışma Meclisince Kabul Edilen  17 Ekim 1980 Tarih ve 2320 Sayılı Kanunla Değişik 1475 Sayılı  İş Kanununun 14 üncü Maddesinin Bazı Fıkralarında Değişiklik  Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi Metni ile Millî Güvenlik Kon­ seyi Sosyal Güvenlik, İş ve İşçi İlişkileri Komisyonu Raporu.  (M.G. Konseyi: 1/269, 2 /106; D. Meclisi: 2 /28 )  (D. Meclisi S. Sayısı : 240)  TC  Başbakanlık  Kanunlar ve Kararlar 22 Ekim 1981  Tetkik Dâiresi  Başkanlığı  Sayı : 101-998106448  MİLLÎ GÜVENLİK KONSEYİ BAŞKANLIĞINA  Çalışma Bakanlığınca hazırlanan ve Başkanlığınıza arzı Bakanlar Kurulunca 16.10.1981 tarihinde karar­ laştırılan «1475 sayılı İş Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun Tasarısı ile» gerek­ çesi ekli olarak gönderilmiştir.  Gereğini emirlerine arz ederim.;  Bülend ULUSU  Başbakan  1475 SAYILI İŞ KANUNUNUN BAZI MADDELERİNİN DEĞİŞTİRİLMESİ VE BU KANUNA BAZI  MADDELER EKLENMESİ HAKKINDA KANUN TASARISI GEREKÇESİ  Genel olarak :  İşçilerin işverenlerle doğrudan doğruya olan münasebetlerini düzenleyen iş 'kanunlarından biri olan 1475  sayılı İş Kanununda, ülkenin gelişen sosyal ve ekonomik durumuna uygun olarak değişiklikler yapılması  zarureti doğmuş bulunmaktadır.  Emek - sermaye ve üretim araçları arasındaki ilişkinin düzenlenmesine Devletin müdahalesi gereğine,  Sosyal Devlet Kavramının günümüzde önem kazanması sebebiyle ihtiyaç duyulmuştur.  . îş Kanunu ile düzenlenmiş olan ferdî iş ilişkilerinde karşılaşılan önemli sorunlardan birisi toplu işçi çı­ kartmalardır. Toplu işçi çıkarmayı düzenleyen 24 üncü madde hükmü de işçiye güvence vermek bakımından  yetersiz kalmaktadır.  Bu itibarla, Kanunun 24 üncü maddesi yeniden düzenlenmiş ve uygulamada karşılaşılan bazı güçlük­ lerin ortadan kaldırılması doğrultusunda bir kısım düzeltmeler yapılmıştır.  Kanunun diğer bazı maddelerinde de teknik düzeltmeler yapılmış, Kanunun ihlali halinde öngörülen  müeyyideler günün şartlarına göre artırılmış, 17.10.1980 'tarihi ve 2320 sayılı Kanunla İş Kanununun 98 inöi  maddesine eklenen fıkrası, 14 üncü maddede öngörülen esaslar dışında veya saptanan miktar veya tavan aşı­ larak kıdem tazminatı ödenmesine imkân verecek sözleşme yapılması hali ek madde 4 ile ortadan kaldırıldı*  ğından hüküm, 98 inci maddeden çıkartılmıştır.
Sayfa 94 -
i  MİLLÎ GÜVENLİK KONSEYİ S. Sayısı : 622  1475 Sayılı İş Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi Hak­ kında Kanun Tasarısı ve Danışma Meclisince Kabul Edilen  17 Ekim 1980 Tarih ve 2320 Sayılı Kanunla Değişik 1475 Sayılı  İş Kanununun 14 üncü Maddesinin Bazı Fıkralarında Değişiklik  Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi Metni ile Millî Güvenlik Kon­ seyi Sosyal Güvenlik, İş ve İşçi İlişkileri Komisyonu Raporu.  (M.G. Konseyi: 1/269, 2 /106; D. Meclisi: 2 /28 )  (D. Meclisi S. Sayısı : 240)  TC  Başbakanlık  Kanunlar ve Kararlar 22 Ekim 1981  Tetkik Dâiresi  Başkanlığı  Sayı : 101-998106448  MİLLÎ GÜVENLİK KONSEYİ BAŞKANLIĞINA  Çalışma Bakanlığınca hazırlanan ve Başkanlığınıza arzı Bakanlar Kurulunca 16.10.1981 tarihinde karar­ laştırılan «1475 sayılı İş Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun Tasarısı ile» gerek­ çesi ekli olarak gönderilmiştir.  Gereğini emirlerine arz ederim.;  Bülend ULUSU  Başbakan  1475 SAYILI İŞ KANUNUNUN BAZI MADDELERİNİN DEĞİŞTİRİLMESİ VE BU KANUNA BAZI  MADDELER EKLENMESİ HAKKINDA KANUN TASARISI GEREKÇESİ  Genel olarak :  İşçilerin işverenlerle doğrudan doğruya olan münasebetlerini düzenleyen iş 'kanunlarından biri olan 1475  sayılı İş Kanununda, ülkenin gelişen sosyal ve ekonomik durumuna uygun olarak değişiklikler yapılması  zarureti doğmuş bulunmaktadır.  Emek - sermaye ve üretim araçları arasındaki ilişkinin düzenlenmesine Devletin müdahalesi gereğine,  Sosyal Devlet Kavramının günümüzde önem kazanması sebebiyle ihtiyaç duyulmuştur.  . îş Kanunu ile düzenlenmiş olan ferdî iş ilişkilerinde karşılaşılan önemli sorunlardan birisi toplu işçi çı­ kartmalardır. Toplu işçi çıkarmayı düzenleyen 24 üncü madde hükmü de işçiye güvence vermek bakımından  yetersiz kalmaktadır.  Bu itibarla, Kanunun 24 üncü maddesi yeniden düzenlenmiş ve uygulamada karşılaşılan bazı güçlük­ lerin ortadan kaldırılması doğrultusunda bir kısım düzeltmeler yapılmıştır.  Kanunun diğer bazı maddelerinde de teknik düzeltmeler yapılmış, Kanunun ihlali halinde öngörülen  müeyyideler günün şartlarına göre artırılmış, 17.10.1980 'tarihi ve 2320 sayılı Kanunla İş Kanununun 98 inöi  maddesine eklenen fıkrası, 14 üncü maddede öngörülen esaslar dışında veya saptanan miktar veya tavan aşı­ larak kıdem tazminatı ödenmesine imkân verecek sözleşme yapılması hali ek madde 4 ile ortadan kaldırıldı*  ğından hüküm, 98 inci maddeden çıkartılmıştır.  — 2 —  MADDE GEREKÇELERİ  Madde 1. — 9 uncu maddeye yapılan değişiklikle yazılı akitlerin, damga vergisi ve her çeşit resim, vergi  ve harçtan bağışıklığı sağlanmış, bu şekilde uygulamada görülen yorum ihtilafları önlenmiştir.  Madde 2. — 12 ncA maddede yapılan değişiklikle deneme süresinin sadece toplu iş sözleşmesiyle değil  hizmet âkitleriyle de üç aya kadar uzatılması imkânı getirilmek suretiyle uygulamadaki aksaklık giderilmiş,  ayrıca, bu süre içinde hizmet akdinin feshi halinde işçinin ücreti dışındaki diğer haklarının da saklı ol­ duğu ^belirtilmiştir.,  Madde 3. — 13 üncü maddede, {istihdam güvencesini bir ölçüde de olsa artırtmak için altı yıldan fazla sü­ ren çalışmalar için on haftalık ihbar süresi öngörülmüştür.  Madde 4. — Evlenmek suretiyle işten ayrılan kadın işçiye de kıdem tazminatı ödenmesi imkânı sağlanmış­ tır.  Madde 5. — 24 üncü madde «Toplu işçi çıkarma ve işyeri kapatmak» olarak yeniden düzenlenmiştir.  Toplu işçi çıkarmayla ilgili olan 24 üncü maddede 1927 sayılı Kanunla amacına uygun düşmeyen deği­ şiklikler yapılmıştır. Bu nedenle madde yeniden düzenlenmiştir.  Buna göre toplu işçi çıkarma belirli şartlarda verilecek izne bağlanmaktedır.  Toplu işçi çıkarma veya yeniden işçi aüma usulüne başkanlığında, bir iş müfettişi, İş ve İşçi Bulma Ku­ rumunun bir temsilcisi ile bir işçi ve bir işveren temsilcisinden oluşan komisyon marifetiyle verilecektir.  Kararın, işverene tebliği ve işyerinde ilanı zorunludur. Bu karara karşı ilgililerin 6 iş günü içinde yetkili  iş mahkemesine itiraz hakları vardır.  Çıkarma tarihinden itibaren 6 ay içinde aynı nitelikteki işler için işçi alınması halinde, çıkarılan işçilere  durumun noter aracılığı ile tebliği ve ayrıca ilanı zorunludur.  Toplu işçi çıkarma veya yeniden işçi alma usulüne uymayan işveren tazminat ödemekle yükümlüdür.  Maddede ayrıca işyerini kapatma hali de düzenlenmiştir.  Buna göre, işveren yeterli sebep göstermeksizin fakat, ihbar sürelerine riayet etmek suretiyle işyerini ka­ patabilecektir.,  İşyeri bir yıl içinde yeniden açılmak istenirse durumun işçilere toplu çıkarmadaki gibi bildirilmesi zorun- luğu vardır. Ayrıca kapatma hükümlerine uymayan işveren tazminat ödemekle yükümlüdür.  Madde 6. — Korunmasız ve kaderleriyle başbaşa kalmış olan sakat ve eski hükümlülerin daha çok is­ tihdamlarını sağlamak amacıyla 25 inci maddede düzenleme yapılmıştır.  Düzenlemede; Birleşmiş Milletler Teşkilatı tarafından sakatlar yılı olarak kabul edilen 1981 yılının ül­ kemizce de sakatlar yılı olarak kabul edilmesi ve Sakatlar Millî Koordinasyon Kurulunun bu konudaki ça­ lışmaları sonuçları da göz önüne alınmıştır.  Buna göre, içinde bulunulan sosyal ve ekonomik durum da göz önüne alınarak sakat ve eski hükümlü  is'tühdamı imkânı çoğalti'Hmıştır.  Ayrıca, bu amaca uygun bir 'kısım ilaveler maddeye yapılmış memurlarla ilgili düzenlemenin İş Kanu­ nunda yapılması sakıncalı görüldüğünden 25 inci maddedeki memurlarla ilgili olan kısım, metinden çıkartıl­ mış, korunmalı işyerleri açılması imkânı getirilmiştir.  Madde 7. — Hizmet akdi veya toplu iş sözleşmesi ile ücret ödeme süresinin bir haftaya kadar indirile­ bilmesi esası benimsenmiş, ayrıca, işden ayrılma sırasında işçinin tüm haklarının ödenebilmesini teminen  son fıkra düzenlemesi yapılmıştır.  Madde 8. — 28 inci maddede, memur statüsünde çalışanlarla eşitliğin sağlanması için ve günün şartlarına  uygun olaralk, işçilerin aylık ücretlerinden haciz edilemeyecek veya başkalarına devredilemeyecek ve temlik  ediîemıeyeoek imikten, aylığın 1/4 olarak gösterilmiştir.  Madde 9. — İşçiye verilecek ücret hesap pusulalarının damga vergisi her çeşit resim ve harçtan muaf ol­ duğu 30 uncu maddede belirtilmiştir.  Madde 10. — Otel, lotoanlta, eğitence yerleri ve benzeri yerlerde ödenen yüzdelerin serviste çalışan işçiler  arasında dağıtııkniasınm doğurduğu adaletsiz uygulama ve aksaklık, yüzdelerin işyerinde çalışan tüm işçilere  ödenmesi imkânının 47 noi maddede getirilmesi suretiyle gMeıriUmiştir.  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 622)
Sayfa 95 -
— 2 —  MADDE GEREKÇELERİ  Madde 1. — 9 uncu maddeye yapılan değişiklikle yazılı akitlerin, damga vergisi ve her çeşit resim, vergi  ve harçtan bağışıklığı sağlanmış, bu şekilde uygulamada görülen yorum ihtilafları önlenmiştir.  Madde 2. — 12 ncA maddede yapılan değişiklikle deneme süresinin sadece toplu iş sözleşmesiyle değil  hizmet âkitleriyle de üç aya kadar uzatılması imkânı getirilmek suretiyle uygulamadaki aksaklık giderilmiş,  ayrıca, bu süre içinde hizmet akdinin feshi halinde işçinin ücreti dışındaki diğer haklarının da saklı ol­ duğu ^belirtilmiştir.,  Madde 3. — 13 üncü maddede, {istihdam güvencesini bir ölçüde de olsa artırtmak için altı yıldan fazla sü­ ren çalışmalar için on haftalık ihbar süresi öngörülmüştür.  Madde 4. — Evlenmek suretiyle işten ayrılan kadın işçiye de kıdem tazminatı ödenmesi imkânı sağlanmış­ tır.  Madde 5. — 24 üncü madde «Toplu işçi çıkarma ve işyeri kapatmak» olarak yeniden düzenlenmiştir.  Toplu işçi çıkarmayla ilgili olan 24 üncü maddede 1927 sayılı Kanunla amacına uygun düşmeyen deği­ şiklikler yapılmıştır. Bu nedenle madde yeniden düzenlenmiştir.  Buna göre toplu işçi çıkarma belirli şartlarda verilecek izne bağlanmaktedır.  Toplu işçi çıkarma veya yeniden işçi aüma usulüne başkanlığında, bir iş müfettişi, İş ve İşçi Bulma Ku­ rumunun bir temsilcisi ile bir işçi ve bir işveren temsilcisinden oluşan komisyon marifetiyle verilecektir.  Kararın, işverene tebliği ve işyerinde ilanı zorunludur. Bu karara karşı ilgililerin 6 iş günü içinde yetkili  iş mahkemesine itiraz hakları vardır.  Çıkarma tarihinden itibaren 6 ay içinde aynı nitelikteki işler için işçi alınması halinde, çıkarılan işçilere  durumun noter aracılığı ile tebliği ve ayrıca ilanı zorunludur.  Toplu işçi çıkarma veya yeniden işçi alma usulüne uymayan işveren tazminat ödemekle yükümlüdür.  Maddede ayrıca işyerini kapatma hali de düzenlenmiştir.  Buna göre, işveren yeterli sebep göstermeksizin fakat, ihbar sürelerine riayet etmek suretiyle işyerini ka­ patabilecektir.,  İşyeri bir yıl içinde yeniden açılmak istenirse durumun işçilere toplu çıkarmadaki gibi bildirilmesi zorun- luğu vardır. Ayrıca kapatma hükümlerine uymayan işveren tazminat ödemekle yükümlüdür.  Madde 6. — Korunmasız ve kaderleriyle başbaşa kalmış olan sakat ve eski hükümlülerin daha çok is­ tihdamlarını sağlamak amacıyla 25 inci maddede düzenleme yapılmıştır.  Düzenlemede; Birleşmiş Milletler Teşkilatı tarafından sakatlar yılı olarak kabul edilen 1981 yılının ül­ kemizce de sakatlar yılı olarak kabul edilmesi ve Sakatlar Millî Koordinasyon Kurulunun bu konudaki ça­ lışmaları sonuçları da göz önüne alınmıştır.  Buna göre, içinde bulunulan sosyal ve ekonomik durum da göz önüne alınarak sakat ve eski hükümlü  is'tühdamı imkânı çoğalti'Hmıştır.  Ayrıca, bu amaca uygun bir 'kısım ilaveler maddeye yapılmış memurlarla ilgili düzenlemenin İş Kanu­ nunda yapılması sakıncalı görüldüğünden 25 inci maddedeki memurlarla ilgili olan kısım, metinden çıkartıl­ mış, korunmalı işyerleri açılması imkânı getirilmiştir.  Madde 7. — Hizmet akdi veya toplu iş sözleşmesi ile ücret ödeme süresinin bir haftaya kadar indirile­ bilmesi esası benimsenmiş, ayrıca, işden ayrılma sırasında işçinin tüm haklarının ödenebilmesini teminen  son fıkra düzenlemesi yapılmıştır.  Madde 8. — 28 inci maddede, memur statüsünde çalışanlarla eşitliğin sağlanması için ve günün şartlarına  uygun olaralk, işçilerin aylık ücretlerinden haciz edilemeyecek veya başkalarına devredilemeyecek ve temlik  ediîemıeyeoek imikten, aylığın 1/4 olarak gösterilmiştir.  Madde 9. — İşçiye verilecek ücret hesap pusulalarının damga vergisi her çeşit resim ve harçtan muaf ol­ duğu 30 uncu maddede belirtilmiştir.  Madde 10. — Otel, lotoanlta, eğitence yerleri ve benzeri yerlerde ödenen yüzdelerin serviste çalışan işçiler  arasında dağıtııkniasınm doğurduğu adaletsiz uygulama ve aksaklık, yüzdelerin işyerinde çalışan tüm işçilere  ödenmesi imkânının 47 noi maddede getirilmesi suretiyle gMeıriUmiştir.  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 622)  — 3 —  Ayrıca yüzdelerin toplu iş sözleşmesi veya hizmet akdine konacak hükümlere göre dağıtılması sistemi  yerine, Çalışma Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelik esaslarıma göre dağıtılması maddede öngörülmüştür.  Madde 11. — Röntgen muayenehanelerinde çalışanlara pazardan başka verilmesi gereken ve yıllık ücret­ li izin hakkının hesabında çalışılımış gibi sayılan yarım günlük izne mesnet olan kanunun «Radyoloji» Radü- om ve Elektrikle Tedavi ve Diğer Fizvoterapi Müesseseleri Hakkındaki Kanun» olmasına ve bu Kanun nu­ marasının 3153 olmasına rağmen tape hatası olarak «Beden Tenbiyesi Genel Müdürlüğü 1948 yılı Bütçe  Kanununa» ait 5153 sayısının 51 inci maddenin (f) bendinde yazıldığı anlaşıldığından, bentde düzeltme ya­ pılmıştır.  Madde 12, — İşçimin eski yıllarda kullanmadığı izin hakkı nedeniyle akdim feshinde ödenecek ücretin  son ücreti üzerinden hesaplanmasının 56 ncı maddede belirtilmesi suretiyle hesap konusunda açıklik getiril­ miş; ayrıca, haklı sebeplerle işçi çıkarma hailinde de izlin ücretinin ödenmesinin sağlanması amacıyla mad­ denin 2 noi 'Mirasımın ilk cümlesi metinden çıkartılmıştır.  Madde 13. — 67 nci madde çalıştırma yaşı ve çocukları çalıştırma yasağı olarak yeniden düzenlenmiş­ tir.  îş Kanunlarında bulunmayan asgarî çalışma yaşı uluslararası 'sözleşmelere de uygun bir şekilde 15 olarak  tespit edilmiş, bazı koşullarda 13 yaşını doldurmuş küçüklerin çalıştıırılabilme imkânı getirilmek suretiyle ço­ cukların çalışma yaşı bakımından korunmaları sağlanmıştır.  Madde 14. — Doğum yapan kadın ve çocuğunun korunması amacıyla 70 inci maddeye, doğumdan son­ raki 6 hafta sonundan itibaren kaldın işçiye 6 aya kadar ücretsiz izin hakkı, isteğine bağlı olarak tanınmış­ tır.  Madde 15. — işçilerin, 'makinelerin kullanımından doğacak tehlikelerden korunmaları ve önceden alın­ ması gereken tedbirlerden haberdar olmalarının sağlanması için 73 üncü maddeye yine uluslararası sözleşme­ lere uygun bideme yapılmıştır.  Madde 16. — İşyerinin, münhasıran kurma izni ve İşletme belgesinin bulunmaması nedeniyle kapatılması  işçi - işveren menfaatine ve memleket ekonomisine ters düştüğünden bu yolda düzenleme yapılmış ayrıca,  işim durdurulması ve işyerinin kapatılması işleminin kötüye kuiamılimasımın önlenmesi ve 'bu müesseseye uygu- lanabiliriik kazandırılması için, işin durdurulması veya kapatılması kararının' maddede yeniden düzenlenmesi  öngörülen komisyon tarafından verilmesi uygun bulunmuştur.  Madde 17. — 77 nci maddede yapılan ilave ile işyerine uyuşturucu miadde almış olarak gelmek ve işye­ rinde uyuşturucu madde küf anmak hususları 'da yasaklanmış, içki içilebilen işyerleri de yeniden düzenlene­ rek maddeye açıklık kazandırıllmıştiir.  Madde 18. — 80 inci maddedeki asgarî yaş, 67 nci maddeye uygun olarak 13 şeklimde değiştirilmiş ve  bu maddeye göre alınacak raporlarım vergiden de muaf tutulacağı belirtilmiştir.  Madde 19. — İş ve işçi bulma yasağı ile ilgili 85 inci maddeye işlerlik kazandırmak amacıyla kazanç  gayesi güdüimese ble aracılık yasalklammış; ayrıca, yurt dışıma işçi götürme imkânı sağlanmıştır.  Madde 20. — İşyerlerinin kurma izni ve işletme belgesi alınmadan açılmasını önlemek ve ayrıca 85 inci  maddeye etkinlik kazandırılması için, iş ve işçi bulma aracılığınım denetlenmesinde İş ve İşçi Bulma Kuru­ mu müfettişlerine göre verilmesi 'bakımından 92 nci madde yeniden düzenlenmiştir.  Madde 21, 31. — 1475 sayılı İş Kanununun 97-107 nci maddeleri cezalarla ilgilidir. Bu maddeler yeni  düzenilemelere uygun olarak gözden geçirilmiş ve günün şartlarıma göre cezalar anttıırıllmıştır.  Madde 32. — Ek madde 1 de -işçi nakli düzenlenmiş, Ek madde 2 de, ülkemizde uygulanmakta olan  okuma yazma seferberliğine katkıda bulunmak ve okur yazar alanımda çağdaş seviyeye ulaşmak için işveren­ lere, okuma yazma bilmeyen işçilerini eğitmeleri zorunluluğu getirilmiş, Ek madde 3 de. Bu Kanunun yürür­ lük tarihinden önce kurma izni ve işletme belgesi alınmadan açıDmış olan işyerleri bakımından düzenleme  yapıılmış, Ek madde 4 de de İş Kanununun aksine sözleşme yapılamayacak amir hükümleri gösterilmiştir.  Madde 33. — Bu maddede yürürlükten kaldırılan hükümler gösterilmiştir. Buna göre; yüzde usulü uygu­ lanan işyerierimde alınan yüzdelerim belgelenmesinde 2456 sayılı İşletme Vergisi Kanununun 11 inci mad­ desi ile 1475 sayılı İş Kanununun 48 inci maddesinin 7 noi fıkrasında ayrı ayrı peralkende satış vesikası ve  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 622)
Sayfa 96 -
— 3 —  Ayrıca yüzdelerin toplu iş sözleşmesi veya hizmet akdine konacak hükümlere göre dağıtılması sistemi  yerine, Çalışma Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelik esaslarıma göre dağıtılması maddede öngörülmüştür.  Madde 11. — Röntgen muayenehanelerinde çalışanlara pazardan başka verilmesi gereken ve yıllık ücret­ li izin hakkının hesabında çalışılımış gibi sayılan yarım günlük izne mesnet olan kanunun «Radyoloji» Radü- om ve Elektrikle Tedavi ve Diğer Fizvoterapi Müesseseleri Hakkındaki Kanun» olmasına ve bu Kanun nu­ marasının 3153 olmasına rağmen tape hatası olarak «Beden Tenbiyesi Genel Müdürlüğü 1948 yılı Bütçe  Kanununa» ait 5153 sayısının 51 inci maddenin (f) bendinde yazıldığı anlaşıldığından, bentde düzeltme ya­ pılmıştır.  Madde 12, — İşçimin eski yıllarda kullanmadığı izin hakkı nedeniyle akdim feshinde ödenecek ücretin  son ücreti üzerinden hesaplanmasının 56 ncı maddede belirtilmesi suretiyle hesap konusunda açıklik getiril­ miş; ayrıca, haklı sebeplerle işçi çıkarma hailinde de izlin ücretinin ödenmesinin sağlanması amacıyla mad­ denin 2 noi 'Mirasımın ilk cümlesi metinden çıkartılmıştır.  Madde 13. — 67 nci madde çalıştırma yaşı ve çocukları çalıştırma yasağı olarak yeniden düzenlenmiş­ tir.  îş Kanunlarında bulunmayan asgarî çalışma yaşı uluslararası 'sözleşmelere de uygun bir şekilde 15 olarak  tespit edilmiş, bazı koşullarda 13 yaşını doldurmuş küçüklerin çalıştıırılabilme imkânı getirilmek suretiyle ço­ cukların çalışma yaşı bakımından korunmaları sağlanmıştır.  Madde 14. — Doğum yapan kadın ve çocuğunun korunması amacıyla 70 inci maddeye, doğumdan son­ raki 6 hafta sonundan itibaren kaldın işçiye 6 aya kadar ücretsiz izin hakkı, isteğine bağlı olarak tanınmış­ tır.  Madde 15. — işçilerin, 'makinelerin kullanımından doğacak tehlikelerden korunmaları ve önceden alın­ ması gereken tedbirlerden haberdar olmalarının sağlanması için 73 üncü maddeye yine uluslararası sözleşme­ lere uygun bideme yapılmıştır.  Madde 16. — İşyerinin, münhasıran kurma izni ve İşletme belgesinin bulunmaması nedeniyle kapatılması  işçi - işveren menfaatine ve memleket ekonomisine ters düştüğünden bu yolda düzenleme yapılmış ayrıca,  işim durdurulması ve işyerinin kapatılması işleminin kötüye kuiamılimasımın önlenmesi ve 'bu müesseseye uygu- lanabiliriik kazandırılması için, işin durdurulması veya kapatılması kararının' maddede yeniden düzenlenmesi  öngörülen komisyon tarafından verilmesi uygun bulunmuştur.  Madde 17. — 77 nci maddede yapılan ilave ile işyerine uyuşturucu miadde almış olarak gelmek ve işye­ rinde uyuşturucu madde küf anmak hususları 'da yasaklanmış, içki içilebilen işyerleri de yeniden düzenlene­ rek maddeye açıklık kazandırıllmıştiir.  Madde 18. — 80 inci maddedeki asgarî yaş, 67 nci maddeye uygun olarak 13 şeklimde değiştirilmiş ve  bu maddeye göre alınacak raporlarım vergiden de muaf tutulacağı belirtilmiştir.  Madde 19. — İş ve işçi bulma yasağı ile ilgili 85 inci maddeye işlerlik kazandırmak amacıyla kazanç  gayesi güdüimese ble aracılık yasalklammış; ayrıca, yurt dışıma işçi götürme imkânı sağlanmıştır.  Madde 20. — İşyerlerinin kurma izni ve işletme belgesi alınmadan açılmasını önlemek ve ayrıca 85 inci  maddeye etkinlik kazandırılması için, iş ve işçi bulma aracılığınım denetlenmesinde İş ve İşçi Bulma Kuru­ mu müfettişlerine göre verilmesi 'bakımından 92 nci madde yeniden düzenlenmiştir.  Madde 21, 31. — 1475 sayılı İş Kanununun 97-107 nci maddeleri cezalarla ilgilidir. Bu maddeler yeni  düzenilemelere uygun olarak gözden geçirilmiş ve günün şartlarıma göre cezalar anttıırıllmıştır.  Madde 32. — Ek madde 1 de -işçi nakli düzenlenmiş, Ek madde 2 de, ülkemizde uygulanmakta olan  okuma yazma seferberliğine katkıda bulunmak ve okur yazar alanımda çağdaş seviyeye ulaşmak için işveren­ lere, okuma yazma bilmeyen işçilerini eğitmeleri zorunluluğu getirilmiş, Ek madde 3 de. Bu Kanunun yürür­ lük tarihinden önce kurma izni ve işletme belgesi alınmadan açıDmış olan işyerleri bakımından düzenleme  yapıılmış, Ek madde 4 de de İş Kanununun aksine sözleşme yapılamayacak amir hükümleri gösterilmiştir.  Madde 33. — Bu maddede yürürlükten kaldırılan hükümler gösterilmiştir. Buna göre; yüzde usulü uygu­ lanan işyerierimde alınan yüzdelerim belgelenmesinde 2456 sayılı İşletme Vergisi Kanununun 11 inci mad­ desi ile 1475 sayılı İş Kanununun 48 inci maddesinin 7 noi fıkrasında ayrı ayrı peralkende satış vesikası ve  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 622)  — 4 —  hesap pusulası tutulması süratliyle uygulamiada zorluklara neden olunduğundan 48 inci maddenin 7 nci fık­ rasının kaldırtması uygun bulunmuştur.  Ayrıca, 49 uncu mladde amiır hüküm kabul edildiğinden maddenin yıllılk ücretli izinlerin sözteşmelerle  artötırtabileceğine dalir hükmü yürürlükten kaldınlimıştür.  Madde 34, 35. — Bu maddeler yürürlük ve yürütme ile ilgilidir.  TC  Danışma Meclisi  Genel Sekreterliği  Kanunlar Müdürlüğü : 06-1135 (2/28) 897  Konu : Kanun Teklifi  23 Aralık 1982  MlLLÎ GÜVENLİK KONSEYİ GENEL SEKRETERLİĞİNE  Danışma Meclîsi Genel Kurulunun 22 Aralık 1982 tarihli 33 üncü Birleşiminde görüşülerek işaret oyu ile  kabul edilen, 17 Ekim 1980 Tarih ve 2320 Sayılı Kanunla Değişik 1475 Sayılı tş Kanununun 14 üncü Mad­ desinin Bazı Fıkralarında Değişiklik Yapılmasına ve Bir Geçici Madde Eklenmesine İlişkin Kanun Teklifi ekte  sunulmuştun  Gereğini arz ederim.  Sadi IRMAK  Danışma Meclisi Başkanı  DANIŞMA MECLİSİ SAYIN BAŞKANLIĞINA  1475 sayılı tş Kanununun 14 üncü Maddesinin Bazı Fıkralarında Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun  Teklifimiz gerekçesi ile birlikte ilişikte sunulmuştur.  Gereği hususunu saygı ile arz ederiz.  Mustafa ALPDÜNDAR  Fikri DEVRİMSEL  Türe TUNÇBAY  Zeki YILDIRIM  Vahap GÜVENÇ  Özer GÜRBÜZ  Ender CİNER  Fuat YILMAZ  25 Mart 1982  Feridun Sakir ÖĞÜNÇ  Sodan TUZCU  Güngör ÇAKMAKÇI  Kâzım ÖZTÜRK  Cevdet KARSL1 Yılmaz ÖZMAN  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 622)
Sayfa 97 -
— 4 —  hesap pusulası tutulması süratliyle uygulamiada zorluklara neden olunduğundan 48 inci maddenin 7 nci fık­ rasının kaldırtması uygun bulunmuştur.  Ayrıca, 49 uncu mladde amiır hüküm kabul edildiğinden maddenin yıllılk ücretli izinlerin sözteşmelerle  artötırtabileceğine dalir hükmü yürürlükten kaldınlimıştür.  Madde 34, 35. — Bu maddeler yürürlük ve yürütme ile ilgilidir.  TC  Danışma Meclisi  Genel Sekreterliği  Kanunlar Müdürlüğü : 06-1135 (2/28) 897  Konu : Kanun Teklifi  23 Aralık 1982  MlLLÎ GÜVENLİK KONSEYİ GENEL SEKRETERLİĞİNE  Danışma Meclîsi Genel Kurulunun 22 Aralık 1982 tarihli 33 üncü Birleşiminde görüşülerek işaret oyu ile  kabul edilen, 17 Ekim 1980 Tarih ve 2320 Sayılı Kanunla Değişik 1475 Sayılı tş Kanununun 14 üncü Mad­ desinin Bazı Fıkralarında Değişiklik Yapılmasına ve Bir Geçici Madde Eklenmesine İlişkin Kanun Teklifi ekte  sunulmuştun  Gereğini arz ederim.  Sadi IRMAK  Danışma Meclisi Başkanı  DANIŞMA MECLİSİ SAYIN BAŞKANLIĞINA  1475 sayılı tş Kanununun 14 üncü Maddesinin Bazı Fıkralarında Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun  Teklifimiz gerekçesi ile birlikte ilişikte sunulmuştur.  Gereği hususunu saygı ile arz ederiz.  Mustafa ALPDÜNDAR  Fikri DEVRİMSEL  Türe TUNÇBAY  Zeki YILDIRIM  Vahap GÜVENÇ  Özer GÜRBÜZ  Ender CİNER  Fuat YILMAZ  25 Mart 1982  Feridun Sakir ÖĞÜNÇ  Sodan TUZCU  Güngör ÇAKMAKÇI  Kâzım ÖZTÜRK  Cevdet KARSL1 Yılmaz ÖZMAN  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 622)  — 5 —  MADDE GEREKÇELERİ  Madde 1. — Muvazzaf askerlik hizmeti nedeniyle işyerinden ayrılan işçilere kıdem tazminatı ödenece­ ğine ilişkin hüküm yürürlükteki yasada vardır. Bu nedenle maddede değişiklikten amaç kadın işçilerin ev­ lenmeleri halinde kendilerine tazminatlarının ödenmelerini sağlayıcı yasal imkân tanımaktır.  Türk Medenî Kanununun 159 uncu maddesi karının meslek ve sanatla uğraşmasını Yasadaki koşullarla  kocanın iznine bağlamıştır. Koca, karısının çalışmasına rıza göstermediği takdirde karının çalışması mümkün  olmamaktadır. Aksi halde evlilik birliğinin bozulması söz konusu olmaktadır. Böyle olunca çalışması yasayla  kocanın iznine bağlı olan bir işçinin bu izni istihsal edememesi nedeniyle işinden ayrılmak zorunda kalıyor­ sa emeğinin karşılığı olan tazminat hakkını kendisine tanımanın gerekeceği düşünülmektedir.  Evlenme halinde kıdem tazminatı, münhasıran, kadın işçilere tanınacaktır.  Bu sistem Medenî Kanunun 159 uncu maddesinin 1475 sayılı Yasaya yansıtılmasından ibarettir.  Madde 2. — 1475 sayılı Kanunun 14 üncü maddesinde 1927 sayılı Yasa ile değişiklik yapılırken TC Emek­ li Sandığında hizmeti geçmiş ve fakat emekli olmadan memuriyetten ayrılıp herhangi bir kamu kuruluşunda  işçi statüsü ile çalışmaya başlayanların işçi olarak ve S. S. Kanununa göre emekliliği sırasında kamu işve­ reninden işçilikte geçen hizmetlerinin yanında TC Emekli Sandığına tabi olarak geçen memurluk hizmet sü­ releri içinde TC Emekli Sandığındaki kıstaslara uygun olarak (Emekliliğinde TC Emekli Sandığının vereceği  ikramiye yerine) kıdem tazminatı verilmesi öngörülmüştür.  Bu düzenleme yapılırken 14 üncü maddenin 4 üncü fıkrasının 6 ncı paragrafı :  «Yukarıda belirtilen kamu kuruluşlarında işçinin hizmet akdinin evvelce bu maddeye göre kıdem tazmi­ natı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona ermesi suretiyle geçen hizmet süreleri kıdem tazminatının he­ sabında dikkate alınmaz.  Şeklinde düzenlenmiştir.  Bu paragrafın asıl amacı, yukarıda belirtilen kamu kuruluşlarında TC Emekli Sandığına tabi memur ola­ rak çalışan kimsenin memuriyetten ayrılırken azledilmemiş, herhangi bir suçla ve ceza ile atılmamış olmasını  temin etmek olmalıdır.  Ne var ki düzenlemedeki aksaklık yasanın hem amacını hem de maddenin temel kuralım bozmuştur.  Şöyle ki,  14 üncü maddenin 3 üncü paragrafında :  «işçilerin kıdemleri, hizmet akdinin devam etmiş ve fasılalarla yeniden akdedilmiş olmasına bakılmak­ sızın aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde çalıştıkları süreler göz önüne alınarak hesaplanır,  Şeklindedir.  1927 sayılı Yasa ile değişiklik yapılıncaya kadar bu hüküm özel ve kamu kesiminde eşit ve paralel uygu­ lanırken,  Bu düzenlemeden sonra özel kesimde işleyen madde sanki kamu kesimine, özel kısıtlama getirmişcesine  haksızlıklara neden olmuştur.  Bu amaçla paragrafın yeniden düzenlenmesi gereği zorunlu hale gelmiştir.  Madde 3. — Kıdem tazminatı ödemeleri son yıllarda ülkemizin ekonomik krizlerden önemli ölçüde etki­ lenmesi nedeniyle ödenemez hale gelmiştir. Kamu kesiminin işçilere tazminat alacaklarından ötürü milyon­ larca borcu vardır. Bu tazminat alacakları çeşitli KİT'ler tarafından aynen ödeme yoluna gidilmeye başlan- , mıştır. îşin diğer bir yanı ise anında ödenmesi gereken bu paralar yıllarca ödenmemiş ve ödenmeme hali bir  müeyyideye de bağlanmamıştır.  Ülkemizde para piyasasında aylık net faizler % 25'lik oranlara varmaktadır. Madde ile kıdem tazminat­ ları bir aylık süre içinde ödeme zorunluluğu getirilmektedir, ödenmemesi halinde ise hiç olmazsa tazminat  alacağı Devlet Tahvillerine verilen faiz kadar faizle ödüllendirilmiş ve hak sahipleri de tatmin edilmesi düşü­ nülmektedir.  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 622)
Sayfa 98 -
— 5 —  MADDE GEREKÇELERİ  Madde 1. — Muvazzaf askerlik hizmeti nedeniyle işyerinden ayrılan işçilere kıdem tazminatı ödenece­ ğine ilişkin hüküm yürürlükteki yasada vardır. Bu nedenle maddede değişiklikten amaç kadın işçilerin ev­ lenmeleri halinde kendilerine tazminatlarının ödenmelerini sağlayıcı yasal imkân tanımaktır.  Türk Medenî Kanununun 159 uncu maddesi karının meslek ve sanatla uğraşmasını Yasadaki koşullarla  kocanın iznine bağlamıştır. Koca, karısının çalışmasına rıza göstermediği takdirde karının çalışması mümkün  olmamaktadır. Aksi halde evlilik birliğinin bozulması söz konusu olmaktadır. Böyle olunca çalışması yasayla  kocanın iznine bağlı olan bir işçinin bu izni istihsal edememesi nedeniyle işinden ayrılmak zorunda kalıyor­ sa emeğinin karşılığı olan tazminat hakkını kendisine tanımanın gerekeceği düşünülmektedir.  Evlenme halinde kıdem tazminatı, münhasıran, kadın işçilere tanınacaktır.  Bu sistem Medenî Kanunun 159 uncu maddesinin 1475 sayılı Yasaya yansıtılmasından ibarettir.  Madde 2. — 1475 sayılı Kanunun 14 üncü maddesinde 1927 sayılı Yasa ile değişiklik yapılırken TC Emek­ li Sandığında hizmeti geçmiş ve fakat emekli olmadan memuriyetten ayrılıp herhangi bir kamu kuruluşunda  işçi statüsü ile çalışmaya başlayanların işçi olarak ve S. S. Kanununa göre emekliliği sırasında kamu işve­ reninden işçilikte geçen hizmetlerinin yanında TC Emekli Sandığına tabi olarak geçen memurluk hizmet sü­ releri içinde TC Emekli Sandığındaki kıstaslara uygun olarak (Emekliliğinde TC Emekli Sandığının vereceği  ikramiye yerine) kıdem tazminatı verilmesi öngörülmüştür.  Bu düzenleme yapılırken 14 üncü maddenin 4 üncü fıkrasının 6 ncı paragrafı :  «Yukarıda belirtilen kamu kuruluşlarında işçinin hizmet akdinin evvelce bu maddeye göre kıdem tazmi­ natı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona ermesi suretiyle geçen hizmet süreleri kıdem tazminatının he­ sabında dikkate alınmaz.  Şeklinde düzenlenmiştir.  Bu paragrafın asıl amacı, yukarıda belirtilen kamu kuruluşlarında TC Emekli Sandığına tabi memur ola­ rak çalışan kimsenin memuriyetten ayrılırken azledilmemiş, herhangi bir suçla ve ceza ile atılmamış olmasını  temin etmek olmalıdır.  Ne var ki düzenlemedeki aksaklık yasanın hem amacını hem de maddenin temel kuralım bozmuştur.  Şöyle ki,  14 üncü maddenin 3 üncü paragrafında :  «işçilerin kıdemleri, hizmet akdinin devam etmiş ve fasılalarla yeniden akdedilmiş olmasına bakılmak­ sızın aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde çalıştıkları süreler göz önüne alınarak hesaplanır,  Şeklindedir.  1927 sayılı Yasa ile değişiklik yapılıncaya kadar bu hüküm özel ve kamu kesiminde eşit ve paralel uygu­ lanırken,  Bu düzenlemeden sonra özel kesimde işleyen madde sanki kamu kesimine, özel kısıtlama getirmişcesine  haksızlıklara neden olmuştur.  Bu amaçla paragrafın yeniden düzenlenmesi gereği zorunlu hale gelmiştir.  Madde 3. — Kıdem tazminatı ödemeleri son yıllarda ülkemizin ekonomik krizlerden önemli ölçüde etki­ lenmesi nedeniyle ödenemez hale gelmiştir. Kamu kesiminin işçilere tazminat alacaklarından ötürü milyon­ larca borcu vardır. Bu tazminat alacakları çeşitli KİT'ler tarafından aynen ödeme yoluna gidilmeye başlan- , mıştır. îşin diğer bir yanı ise anında ödenmesi gereken bu paralar yıllarca ödenmemiş ve ödenmeme hali bir  müeyyideye de bağlanmamıştır.  Ülkemizde para piyasasında aylık net faizler % 25'lik oranlara varmaktadır. Madde ile kıdem tazminat­ ları bir aylık süre içinde ödeme zorunluluğu getirilmektedir, ödenmemesi halinde ise hiç olmazsa tazminat  alacağı Devlet Tahvillerine verilen faiz kadar faizle ödüllendirilmiş ve hak sahipleri de tatmin edilmesi düşü­ nülmektedir.  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 622)  _ 6 —  TEKLİF  17 Ekim 1980 Tarih ve 2320 Sayılı Kanunla Değişik  1475 Sayılı tş Kanununun 14 üncü Maddesinin Bazı  Fıkralarında Değişiklik Yapılmasına İlişkin, Kanun  Teklifi  MADDE 1. — 17 Ekim 1980 tarih ve 2320 sa­ yılı Kanunda değişik 1475 sayılı îş Kanununun 14  üncü Maddesi 3 üncü Fıkrası aşağıdaki şekilde de­ ğiştirilmiştir.  . 3. Muvazzaf askerlik hizmeti nedeniyle ve ka­ dın işçilerin evlenmeleri nedeniyle, evlenme tarihi­ ni takiben üç ay içinde kendi arzularıyla.  MADDE 2. — 17 Ekim 1980 tarih ve 2320 sa­ yılı Kanunla değişik 1475 sayılı îş Kanununun 14  üncü Maddesi 4 üncü fıkrasının 4 üncü bendi aşa­ ğıdaki şekilde değiştirilmiştir.  Ancak, yukarıda belirtilen kamu kuruluşlarında  işçinin hizmet akdinin bu Kanunun 17/11 nci madde­ sine göre Kıdem Tazminatı almayacak şekilde fesh  edilmiş olması, T.C. Emekli Sandığına tabi memu­ run da hizmetten suçluluğu nedeniyle azledilmiş bu­ lunması suretiyle ayrılmadan önce geçen hizmet sü­ releri Kıdem Tazminatı hesabında dikkate alınmaz.  MADDE 3. — 1475 sayılı tş Kanununun 2320  sayılı Kanunla değişik 14 üncü maddesi 4 üncü ben­ dinin 11 inci fıkrasının sonuna aşağıdaki şekilde ye­ ni bir fıkra eklenmiştir.  Kıdem tazminatı ödeme hakkı doğan işçiye kı­ dem tazminatı en geç hakkın doğduğu ayı takip eden  müteakip ayın sonuna kadar ödenir.  Her ne sebep ve suretle olursa olsun bu süre için­ de ödenmeyen kıdem tazminatı yekûnu en yüksek  Devlet tahviline uygulanan faizler oranında fazlasıy­ la hesaplanarak ödenir.  MADDE 4. — Bu Kanun yayımı tarihinde yü- I  rürlüğe girer. I  MADDE 5. — Bu Kanunu Bakanlar Kurulu I  yürütür. I  Millî Güvenlik Konseyi  DANIŞMA MECLİSİNİN KABUL ETTİĞİ METİN  17 Ekim 1980 Tarih ve 2320 Sayılı Kanunla Değişik  1475 Sayılı İş Kanununun 14 üncü Maddesinin Bazı  Fıkralarında Değişiklik Yapılmasına ve Bir Geçici  Madde Eklenmesine İlişkin Kanun Teklifi  MADDE 1. — 17 Ekim 1980 tarih ve 2320 sa­ yılı Kanunla değişik 1475 sayılı İş Kanununun 14  üncü maddesinin 3üncü fıkrası aşağıdaki şekilde de­ ğiştirilmiştir.  «3. Muvazzaf askerlik hizmeti ve kadın işçile­ rin evlenmeleri nedeniyle, evlenme tarihinden itibaren  üç ay içinde kendi arzularıyla.»  MADDE 2. — 17 Ekim 1980 tarih ve 2320 sayılı  Kanunla değişik 1475 sayılı İş Kanununun 14 ün­ cü Maddesi 4 üncü fıkrasının 4 üncü bendi aşa­ ğıdaki şekilde değiştirilmiştir.  Ancak, yukarıda belirtilen kamu kuruluşlarında  işçinin hizmet akdinin bu Kanunun 17/11 nci madde­ sine göre Kıdem Tazminatı almayacak şekilde fesh  edilmiş olması, T.C. Emekli Sandığına tabi memu­ run da hizmetten suçluluğu nedeniyle azledilmiş bu­ lunması suretiyle ayrılmadan önce geçen hizmet sü­ releri Kıdem Tazminatı hesabında dikkate alınmaz.  MADDE 3. — 1475 sayılı İş Kanununun 2320  sayılı Kanunla değişik 14 üncü maddesi 4 üncü ben­ dinin 11 inci fıkrasının sonuna aşağıdaki şekilde ye­ ni bir fıkra eklenmiştir.  «Kıdem tazminatı ödeme hakkı doğan işçiye kı­ dem tazminatı hakkın doğduğu ayı takip eden ayın  sonuna kadar ödenir. Her ne sebep ve suretle olursa  olsun, bu süre içinde ödenmeyen kıdem tazminatı  yekûnu Devlet tahviline uygulanan en yüksek faiz­ ler oranında fazlasıyla hesaplanarak ödenir.»  GEÇİCİ MADDE — 1 Ekim 1980 tarihinden  sonra evlenip işinden tazminat almadan ayrılan kadın  işçilerle,  Bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihte evli bulunan  kadın işçiler en geç üç ay içinde başvurmaları halinde  1 inci maddede yazılı işten ayrılma nedeni ile kıdem  tazminatı alma hakkından yararlanabilirler.  MADDE 4. — Bu Kanun yayımı tarihinde yü- yürürlüğe girer.  MADDE 5. — Bu Kanunu Bakanlar Kurulu  yürütür.  (S. Sayısı : 622)
Sayfa 99 -
_ 6 —  TEKLİF  17 Ekim 1980 Tarih ve 2320 Sayılı Kanunla Değişik  1475 Sayılı tş Kanununun 14 üncü Maddesinin Bazı  Fıkralarında Değişiklik Yapılmasına İlişkin, Kanun  Teklifi  MADDE 1. — 17 Ekim 1980 tarih ve 2320 sa­ yılı Kanunda değişik 1475 sayılı îş Kanununun 14  üncü Maddesi 3 üncü Fıkrası aşağıdaki şekilde de­ ğiştirilmiştir.  . 3. Muvazzaf askerlik hizmeti nedeniyle ve ka­ dın işçilerin evlenmeleri nedeniyle, evlenme tarihi­ ni takiben üç ay içinde kendi arzularıyla.  MADDE 2. — 17 Ekim 1980 tarih ve 2320 sa­ yılı Kanunla değişik 1475 sayılı îş Kanununun 14  üncü Maddesi 4 üncü fıkrasının 4 üncü bendi aşa­ ğıdaki şekilde değiştirilmiştir.  Ancak, yukarıda belirtilen kamu kuruluşlarında  işçinin hizmet akdinin bu Kanunun 17/11 nci madde­ sine göre Kıdem Tazminatı almayacak şekilde fesh  edilmiş olması, T.C. Emekli Sandığına tabi memu­ run da hizmetten suçluluğu nedeniyle azledilmiş bu­ lunması suretiyle ayrılmadan önce geçen hizmet sü­ releri Kıdem Tazminatı hesabında dikkate alınmaz.  MADDE 3. — 1475 sayılı tş Kanununun 2320  sayılı Kanunla değişik 14 üncü maddesi 4 üncü ben­ dinin 11 inci fıkrasının sonuna aşağıdaki şekilde ye­ ni bir fıkra eklenmiştir.  Kıdem tazminatı ödeme hakkı doğan işçiye kı­ dem tazminatı en geç hakkın doğduğu ayı takip eden  müteakip ayın sonuna kadar ödenir.  Her ne sebep ve suretle olursa olsun bu süre için­ de ödenmeyen kıdem tazminatı yekûnu en yüksek  Devlet tahviline uygulanan faizler oranında fazlasıy­ la hesaplanarak ödenir.  MADDE 4. — Bu Kanun yayımı tarihinde yü- I  rürlüğe girer. I  MADDE 5. — Bu Kanunu Bakanlar Kurulu I  yürütür. I  Millî Güvenlik Konseyi  DANIŞMA MECLİSİNİN KABUL ETTİĞİ METİN  17 Ekim 1980 Tarih ve 2320 Sayılı Kanunla Değişik  1475 Sayılı İş Kanununun 14 üncü Maddesinin Bazı  Fıkralarında Değişiklik Yapılmasına ve Bir Geçici  Madde Eklenmesine İlişkin Kanun Teklifi  MADDE 1. — 17 Ekim 1980 tarih ve 2320 sa­ yılı Kanunla değişik 1475 sayılı İş Kanununun 14  üncü maddesinin 3üncü fıkrası aşağıdaki şekilde de­ ğiştirilmiştir.  «3. Muvazzaf askerlik hizmeti ve kadın işçile­ rin evlenmeleri nedeniyle, evlenme tarihinden itibaren  üç ay içinde kendi arzularıyla.»  MADDE 2. — 17 Ekim 1980 tarih ve 2320 sayılı  Kanunla değişik 1475 sayılı İş Kanununun 14 ün­ cü Maddesi 4 üncü fıkrasının 4 üncü bendi aşa­ ğıdaki şekilde değiştirilmiştir.  Ancak, yukarıda belirtilen kamu kuruluşlarında  işçinin hizmet akdinin bu Kanunun 17/11 nci madde­ sine göre Kıdem Tazminatı almayacak şekilde fesh  edilmiş olması, T.C. Emekli Sandığına tabi memu­ run da hizmetten suçluluğu nedeniyle azledilmiş bu­ lunması suretiyle ayrılmadan önce geçen hizmet sü­ releri Kıdem Tazminatı hesabında dikkate alınmaz.  MADDE 3. — 1475 sayılı İş Kanununun 2320  sayılı Kanunla değişik 14 üncü maddesi 4 üncü ben­ dinin 11 inci fıkrasının sonuna aşağıdaki şekilde ye­ ni bir fıkra eklenmiştir.  «Kıdem tazminatı ödeme hakkı doğan işçiye kı­ dem tazminatı hakkın doğduğu ayı takip eden ayın  sonuna kadar ödenir. Her ne sebep ve suretle olursa  olsun, bu süre içinde ödenmeyen kıdem tazminatı  yekûnu Devlet tahviline uygulanan en yüksek faiz­ ler oranında fazlasıyla hesaplanarak ödenir.»  GEÇİCİ MADDE — 1 Ekim 1980 tarihinden  sonra evlenip işinden tazminat almadan ayrılan kadın  işçilerle,  Bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihte evli bulunan  kadın işçiler en geç üç ay içinde başvurmaları halinde  1 inci maddede yazılı işten ayrılma nedeni ile kıdem  tazminatı alma hakkından yararlanabilirler.  MADDE 4. — Bu Kanun yayımı tarihinde yü- yürürlüğe girer.  MADDE 5. — Bu Kanunu Bakanlar Kurulu  yürütür.  (S. Sayısı : 622)  — %  Millî Güvenlik Konseyi  Sosyal Güvenlik, tş ve İşçi İlişkileri Komisyonunun Raporu  T. C.  Millî Güvenlik Konseyi  Sosyal Güvenlik, İş ve 22 Temmuz 1983  İşçi İlişkileri Komisyonu  Esas No. : 1/269,2/106  Karar No : 14  MİLLİ GÜVENLİK KONSEYİ BAŞKANLIĞINA  1. Başbakanlığın 22.10.1981 tarih ve 101-998/06448 sayılı yazıları ile Millî Güvenlik Konseyi Başkanlığına  gönderilen «1475 Sayılı iş Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi ve Bu Kanuna Bazı Maddeler Ek­ lenmesi Hakkında Kanun Tasarısı» ile Danışma Meclisi Genel Kurulunun 22.12.1982 tarihli 33 üncü Birleşi­ minde kabul edilerek Millî Güvenlik Konseyi Başkanlığına gönderilen «Danışma Meclisi Üyesi Mustafa  Alpdündar ve 13 arkadaşının 17 Ekim 1980 tarih ve 2320 Sayılı Kanunla Değişik 1475 Sayılı iş Kanunu­ nun 14 üncü Maddesinin Bazı Fıkralarında Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi» Komisyonumuz­ da birleştirilerek bu konudaki başvurular da göz önünde bulundurulmak suretiyle incelenmiştir.  2. Hükümet, bu Tasarı ile, 1475 Sayılı iş Kanununun uygulanmasından doğan aksaklıkları giderici ted­ birleri almaya çalışmıştır.  Genel olarak, iş Kanununa göre düzenlenen belgelerin damga vergisinden muaf olmadığı yolundaki uyuş­ mazlık oftadan kaldırılmış, evlenme nedeniyle işinden ayrılan kadın işçinin kıdem tazminatı alması öngörül­ müş, toplu işçi çıkarmanın usul ve şartları düzenlenmiş, sakat ve eski hükümlü çalıştırma oranında ve çalıştır­ ma esaslarında iyileştirici tedbirler alınmış, işin durdurulması ve işyerinin kapatılması hususu yeni esaslara  bağlanmış, cezalar günün şartlarına uydurulmuştur.  3. Komisyonumuz, iş Kanununun 13 üncü maddesinde yapılan değişiklikle, ihbar sürelerinin sözleşme ile  artırılabileceğine ilişkin hükmün kaldırılmasını, buna karşılık hizmet aktinin 6 yıldan fazla sürmesi halinde  ihbar süresinin 10 haftaya çıkartılmasını ve Tasarının 31 inci maddesi ile iş Kanununa eklenen 4 üncü mad­ desinde ihbar sürelerinin sabit kalmasını öngören hükümleri işçinin aleyhine olarak toplu pazarlıkla dahi değiş­ tirilemeyeceği nedeniyle uygun bulmamıştır.  iş Kanununun 24 üncü maddesine ilişkin değişiklik ise ferdî işçi çıkartılmasının teminatını tamamıyla kal­ dırdığından ve ayrıca 9 (dahil) işçi çıkarma imkânını her hal ve şartta işverene verdiğinden benimsenmemiş­ tir.  Tasarının 32 nci maddesi ile iş Kanununa getirilen Ek 1 inci maddedeki «işçi Nakli» müessesesinin Ka­ nunda düzenlenmesi uygulamada yerleşmiş olan müesseselere aykırı ve ayrıca işçi aleyhine bir durum yarattı­ ğından uygun bulunmamıştır.  Tasarının 32 nci maddesi ile İş Kanununa getirilen «Okuma Yazma Bilmeyen İşçilerin Eğitilmesine İliş­ kin Ek 2 nci Madde 2841 Sayılı «Zorunlu, İlköğrenim Çağı Dışında Kalmış Okuma Yazma Bilmeyen Vatan­ daşların Okur Yazar Duruma Getirilmesi veya Bunlara İlkokul Düzeyinde Eğitim - Öğretim Yaptırılması  Hakkında Kanun» da hükme bağlandığından benimsenmemiştir.  Tasarının 32 nci maddesi ile İş Kanununa getirilen «Aksi Kararlaştırılamayacak Haller» e İlişkin Ek 4 ün­ cü maddesi ile Tasarının 33 üncü maddesi ile İş Kanununun «Kaldırılan Hükümleri»ne İlişkin Hükümleri  maddelerde yapılan değişiklikler muvacehesinde uygun bulunmamıştır.  Yapılan diğer değişiklikler ise madde gerekçelerinde belirtilmiş, Tasarının ismi de «1457 Sayılı İş Kanu­ nunun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi ve Bu Kanuna Bir Geçici Madde Eklenmesi Hakkında Kanun Tasarı­ sı» olarak değiştirilmiştir.  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 622)
Sayfa 100 -
— %  Millî Güvenlik Konseyi  Sosyal Güvenlik, tş ve İşçi İlişkileri Komisyonunun Raporu  T. C.  Millî Güvenlik Konseyi  Sosyal Güvenlik, İş ve 22 Temmuz 1983  İşçi İlişkileri Komisyonu  Esas No. : 1/269,2/106  Karar No : 14  MİLLİ GÜVENLİK KONSEYİ BAŞKANLIĞINA  1. Başbakanlığın 22.10.1981 tarih ve 101-998/06448 sayılı yazıları ile Millî Güvenlik Konseyi Başkanlığına  gönderilen «1475 Sayılı iş Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi ve Bu Kanuna Bazı Maddeler Ek­ lenmesi Hakkında Kanun Tasarısı» ile Danışma Meclisi Genel Kurulunun 22.12.1982 tarihli 33 üncü Birleşi­ minde kabul edilerek Millî Güvenlik Konseyi Başkanlığına gönderilen «Danışma Meclisi Üyesi Mustafa  Alpdündar ve 13 arkadaşının 17 Ekim 1980 tarih ve 2320 Sayılı Kanunla Değişik 1475 Sayılı iş Kanunu­ nun 14 üncü Maddesinin Bazı Fıkralarında Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi» Komisyonumuz­ da birleştirilerek bu konudaki başvurular da göz önünde bulundurulmak suretiyle incelenmiştir.  2. Hükümet, bu Tasarı ile, 1475 Sayılı iş Kanununun uygulanmasından doğan aksaklıkları giderici ted­ birleri almaya çalışmıştır.  Genel olarak, iş Kanununa göre düzenlenen belgelerin damga vergisinden muaf olmadığı yolundaki uyuş­ mazlık oftadan kaldırılmış, evlenme nedeniyle işinden ayrılan kadın işçinin kıdem tazminatı alması öngörül­ müş, toplu işçi çıkarmanın usul ve şartları düzenlenmiş, sakat ve eski hükümlü çalıştırma oranında ve çalıştır­ ma esaslarında iyileştirici tedbirler alınmış, işin durdurulması ve işyerinin kapatılması hususu yeni esaslara  bağlanmış, cezalar günün şartlarına uydurulmuştur.  3. Komisyonumuz, iş Kanununun 13 üncü maddesinde yapılan değişiklikle, ihbar sürelerinin sözleşme ile  artırılabileceğine ilişkin hükmün kaldırılmasını, buna karşılık hizmet aktinin 6 yıldan fazla sürmesi halinde  ihbar süresinin 10 haftaya çıkartılmasını ve Tasarının 31 inci maddesi ile iş Kanununa eklenen 4 üncü mad­ desinde ihbar sürelerinin sabit kalmasını öngören hükümleri işçinin aleyhine olarak toplu pazarlıkla dahi değiş­ tirilemeyeceği nedeniyle uygun bulmamıştır.  iş Kanununun 24 üncü maddesine ilişkin değişiklik ise ferdî işçi çıkartılmasının teminatını tamamıyla kal­ dırdığından ve ayrıca 9 (dahil) işçi çıkarma imkânını her hal ve şartta işverene verdiğinden benimsenmemiş­ tir.  Tasarının 32 nci maddesi ile iş Kanununa getirilen Ek 1 inci maddedeki «işçi Nakli» müessesesinin Ka­ nunda düzenlenmesi uygulamada yerleşmiş olan müesseselere aykırı ve ayrıca işçi aleyhine bir durum yarattı­ ğından uygun bulunmamıştır.  Tasarının 32 nci maddesi ile İş Kanununa getirilen «Okuma Yazma Bilmeyen İşçilerin Eğitilmesine İliş­ kin Ek 2 nci Madde 2841 Sayılı «Zorunlu, İlköğrenim Çağı Dışında Kalmış Okuma Yazma Bilmeyen Vatan­ daşların Okur Yazar Duruma Getirilmesi veya Bunlara İlkokul Düzeyinde Eğitim - Öğretim Yaptırılması  Hakkında Kanun» da hükme bağlandığından benimsenmemiştir.  Tasarının 32 nci maddesi ile İş Kanununa getirilen «Aksi Kararlaştırılamayacak Haller» e İlişkin Ek 4 ün­ cü maddesi ile Tasarının 33 üncü maddesi ile İş Kanununun «Kaldırılan Hükümleri»ne İlişkin Hükümleri  maddelerde yapılan değişiklikler muvacehesinde uygun bulunmamıştır.  Yapılan diğer değişiklikler ise madde gerekçelerinde belirtilmiş, Tasarının ismi de «1457 Sayılı İş Kanu­ nunun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi ve Bu Kanuna Bir Geçici Madde Eklenmesi Hakkında Kanun Tasarı­ sı» olarak değiştirilmiştir.  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 622)  — 8 —  MADDE GEREKÇELERİ  Madde 1. — iş Kanununun 9 uncu maddesinde değişiklik yapılmasına ilişkin bu madde Komisyonumuz­ ca aynen benimsenmiştir.  Madde 2. — iş Kanununun 12 nci maddesinde yapılan iki değişiklikten, deneme süresinin hizmet akit- leriyle de üç aya kadar uzatılabileceğine ilişkin hüküm, işveren karşısında güçsüz durumda olan işçinin aley­ hine sonuç doğuracak her hal ve şartta bu sürenin üç aya kadar uzatılması imkânının işverene tanıdığı ge­ rekçesiyle Komisyonumuzca benimsenmemiş, diğer değişiklik ise uygun görülmüştür.  Madde 3. — iş Kanununun 14 üncü maddesinde değişiklik yapılmasına ilişkin Hükümet Tasarısının 4  üncü maddesi ile Kanun Teklifinin 1 inci maddesi bu madde çerçevesinde temelde benimsenmekle birlikte  evlenen kadına kıdem tazminatı ödenmesi için tanınan 3 aylık süre 506 Sayılı Kanuna 899 Sayılı Kanunla ek­ lenen 3 üncü madde ile paralellik sağlanması amacıyla bir yıla çıkarılmış; kıdem tazminatının zamanında  ödenmesini sağlamak için teklifin 2 nci maddesi de dikkate alınarak mahkeme kararıyla kıdem tazminatının  ödenmesinde gecikilen süre için ayrıca vadesiz mevduata uygulanan en yüksek faizin yürütülmesi de hükme  bağlanmıştır.  Teklifin 2 nci maddesinin 2 nci fıkrası, istifa halinde kıdem tazminatı ödenmesine imkân vermesi ve bu dü­ zenlemenin 2320 Sayılı Kanunla getirilen prensibe aykırı olması sebebiyle benimsenmemiştir.  Teklifin 1 Ekim 1980 tarihinden sonra evlenerek işinden ayrılan ve tazminat almayan kadınlarla, halen  çalışan evli kadınlara kıdem tazminatı ödenmesini öngören Geçici Maddesi, geriye dönük ve miktarı belli  olmayan ödeme yükümlülüğü getirmesi nedeniyle uygun bulunmamıştır.  Madde 4. — iş Kanununun 25 inci maddesinde değişiklik yapılmasına ilişkin Tasarının 6 nci maddesi 4  üncü madde olarak Komisyonumuzca yeniden düzenlenmiştir.  Komisyonumuzca 25, 25/A ve 25/B maddeleri Kanunun sistematiğine uygun olarak 25 inci madde iki ayrı  bent olarak birleştirilmiş, ifade değişikliği yapılmış, bir işverenin aynı il hudutları dahilindeki işyerlerindeki  işçilerinin toplamının esas alınması prensibi getirilerek sakat kimselere daha fazla iş imkânı yaratılması amaç­ lanmıştır.  Korumalı işyerleri fonuna ilişkin düzenlemenin «2680 Sayılı Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Görev ve  Yetkilerinin Düzenlenmesi ile ilgili Yetki Kanununa» müsteniden, «4837 Sayılı iş ve işçi Bulma Kurumu  Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun»unda yapılması kanun yapma tekniği yönünden uygun görülmüştür.  Madde 5. — tş Kanununun 26 nci maddesinde değişiklik yapılmasına ilişkin tasarının 7 nci maddesi 5 inci  madde olarak aynen benimsenmiştir.  Madde 6. — iş Kanununun 28 inci maddesinde değişiklik yapılmasına ilişkin Tasarının 8 inci maddesi  6 nci madde olarak aynen benimsenmiştir.  Madde 7. — iş Kanununun 30 uncu maddesinde değişiklik yapılmasına ilişkin Tasarının 9 uncu mad­ desi 7 nci madde olarak birinci fıkradaki ifade di şüklüğü «defter» kelimesi eklenmek suretiyle giderile­ rek benimsenmiştir.  Madde 8. — iş Kanununun 47 nci maddesinde değişiklik yapılmasına ilişkin Tasarının 10 uncu madde­ si 8 inci madde olarak aynen benimsenmiştir.  Madde 9. — iş Kanununun 51 inci maddesinin (f) bendinde değişiklik yapılmasına ilişkin Tasarının 11  inci maddesi 9 uncu madde olarak aynen benimsenmiştir.  Madde 10. — iş Kanununun 56 nci maddesinde değişiklik yapılmasına ilişkin Tasarının 12 nci maddesi  ifade değişikliği yapılmak suretiyle 10 uncu madde olarak benimsenmiştir.  Madde 11. — iş Kanununun 67 nci maddesinde değişiklik yapılmasına ilişkin Tasarının 13 üncü maddesi  11 inci madde olarak benimsenmiştir.  Madde 12. — iş Kanununun 70' inci maddesinde değişiklik yapılmasına ilişkin Tasarının 14 üncü mad­ desi 12 nci madde olarak aynen benimsenmiştir.  Madde 13. — tş Kanununun 73 üncü maddesinde değişiklik yapılmasına ilişkin Tasarının 15 inci mad­ desi 13 üncü madde olarak aynen benimsenmiştir.  Madde 14. — iş Kanununun 75 inci maddesinde değişiklik yapılmasına ilişkin Tasarının 16 nci mad­ desi 14 üncü madde olarak bazı değişiklikler yapılmak suretiyle düzenlenmiştir, işin durdurulmasına karar ve- Millî Güvenlik Konseyi (S, Sayısı : 622)
Sayfa 101 -
— 8 —  MADDE GEREKÇELERİ  Madde 1. — iş Kanununun 9 uncu maddesinde değişiklik yapılmasına ilişkin bu madde Komisyonumuz­ ca aynen benimsenmiştir.  Madde 2. — iş Kanununun 12 nci maddesinde yapılan iki değişiklikten, deneme süresinin hizmet akit- leriyle de üç aya kadar uzatılabileceğine ilişkin hüküm, işveren karşısında güçsüz durumda olan işçinin aley­ hine sonuç doğuracak her hal ve şartta bu sürenin üç aya kadar uzatılması imkânının işverene tanıdığı ge­ rekçesiyle Komisyonumuzca benimsenmemiş, diğer değişiklik ise uygun görülmüştür.  Madde 3. — iş Kanununun 14 üncü maddesinde değişiklik yapılmasına ilişkin Hükümet Tasarısının 4  üncü maddesi ile Kanun Teklifinin 1 inci maddesi bu madde çerçevesinde temelde benimsenmekle birlikte  evlenen kadına kıdem tazminatı ödenmesi için tanınan 3 aylık süre 506 Sayılı Kanuna 899 Sayılı Kanunla ek­ lenen 3 üncü madde ile paralellik sağlanması amacıyla bir yıla çıkarılmış; kıdem tazminatının zamanında  ödenmesini sağlamak için teklifin 2 nci maddesi de dikkate alınarak mahkeme kararıyla kıdem tazminatının  ödenmesinde gecikilen süre için ayrıca vadesiz mevduata uygulanan en yüksek faizin yürütülmesi de hükme  bağlanmıştır.  Teklifin 2 nci maddesinin 2 nci fıkrası, istifa halinde kıdem tazminatı ödenmesine imkân vermesi ve bu dü­ zenlemenin 2320 Sayılı Kanunla getirilen prensibe aykırı olması sebebiyle benimsenmemiştir.  Teklifin 1 Ekim 1980 tarihinden sonra evlenerek işinden ayrılan ve tazminat almayan kadınlarla, halen  çalışan evli kadınlara kıdem tazminatı ödenmesini öngören Geçici Maddesi, geriye dönük ve miktarı belli  olmayan ödeme yükümlülüğü getirmesi nedeniyle uygun bulunmamıştır.  Madde 4. — iş Kanununun 25 inci maddesinde değişiklik yapılmasına ilişkin Tasarının 6 nci maddesi 4  üncü madde olarak Komisyonumuzca yeniden düzenlenmiştir.  Komisyonumuzca 25, 25/A ve 25/B maddeleri Kanunun sistematiğine uygun olarak 25 inci madde iki ayrı  bent olarak birleştirilmiş, ifade değişikliği yapılmış, bir işverenin aynı il hudutları dahilindeki işyerlerindeki  işçilerinin toplamının esas alınması prensibi getirilerek sakat kimselere daha fazla iş imkânı yaratılması amaç­ lanmıştır.  Korumalı işyerleri fonuna ilişkin düzenlemenin «2680 Sayılı Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Görev ve  Yetkilerinin Düzenlenmesi ile ilgili Yetki Kanununa» müsteniden, «4837 Sayılı iş ve işçi Bulma Kurumu  Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun»unda yapılması kanun yapma tekniği yönünden uygun görülmüştür.  Madde 5. — tş Kanununun 26 nci maddesinde değişiklik yapılmasına ilişkin tasarının 7 nci maddesi 5 inci  madde olarak aynen benimsenmiştir.  Madde 6. — iş Kanununun 28 inci maddesinde değişiklik yapılmasına ilişkin Tasarının 8 inci maddesi  6 nci madde olarak aynen benimsenmiştir.  Madde 7. — iş Kanununun 30 uncu maddesinde değişiklik yapılmasına ilişkin Tasarının 9 uncu mad­ desi 7 nci madde olarak birinci fıkradaki ifade di şüklüğü «defter» kelimesi eklenmek suretiyle giderile­ rek benimsenmiştir.  Madde 8. — iş Kanununun 47 nci maddesinde değişiklik yapılmasına ilişkin Tasarının 10 uncu madde­ si 8 inci madde olarak aynen benimsenmiştir.  Madde 9. — iş Kanununun 51 inci maddesinin (f) bendinde değişiklik yapılmasına ilişkin Tasarının 11  inci maddesi 9 uncu madde olarak aynen benimsenmiştir.  Madde 10. — iş Kanununun 56 nci maddesinde değişiklik yapılmasına ilişkin Tasarının 12 nci maddesi  ifade değişikliği yapılmak suretiyle 10 uncu madde olarak benimsenmiştir.  Madde 11. — iş Kanununun 67 nci maddesinde değişiklik yapılmasına ilişkin Tasarının 13 üncü maddesi  11 inci madde olarak benimsenmiştir.  Madde 12. — iş Kanununun 70' inci maddesinde değişiklik yapılmasına ilişkin Tasarının 14 üncü mad­ desi 12 nci madde olarak aynen benimsenmiştir.  Madde 13. — tş Kanununun 73 üncü maddesinde değişiklik yapılmasına ilişkin Tasarının 15 inci mad­ desi 13 üncü madde olarak aynen benimsenmiştir.  Madde 14. — iş Kanununun 75 inci maddesinde değişiklik yapılmasına ilişkin Tasarının 16 nci mad­ desi 14 üncü madde olarak bazı değişiklikler yapılmak suretiyle düzenlenmiştir, işin durdurulmasına karar ve- Millî Güvenlik Konseyi (S, Sayısı : 622)  — 9 —  recek Komisyonun yapısı değiştirilmiş, işin özelliği dikkate alınarak, Komisyondaki tş ve İşçi Bulma Kuru­ mu temsilcisi yerine îşçi Sağlığı ve iş Güvenliği bakımından teftişe yetkili ikinci bir müfettişe yer verilmiştir.  Maddenin (B) bendinde kapatılan işyerinin kurma izni ve işletme belgesi alınmadan yeniden açılamaya­ cağı hususuna açıklık getirilmiştir. Ayrıca (D) bendi kapatmayı da kapsayacak şekilde yeniden düzenlen­ miştir.  Madde düzenlemesine göre, işin durdurulması veya işyerinin kapatılması ceza hükümlerinin uygulanması­ na engel teşkil etmeyecektir.  Madde 15. — iş Kanununun 77 nci maddesinde değişiklik yapılmasına ilişkin Tasarısının 17 nci maddesi  ifade değişikliği yapılmak suretiyle 15 inci madde olarak düzenlenmiştir.  Madde 16. — îş Kanununun 80 inci maddesinde değişiklik yapılmasına ilişkin Tasarının 18 inci madde­ si 16 nci madde olarak aynen benimsenmiştir.  Madde 17. — İş Kanununun 85 inci maddesinde değişiklik yapılmasına ilişkin Tasarının 19 uncu mad­ desi ifade değişikliği yapılmak suretiyle 17 nci madde olarak benimsenmiştir.  Madde 18. — Hükümet Tasarısında bulunmayan iş Kanununun 91 inci maddesi Damga Vergisi ve harç  muafiyetinin sağlanması bakımından 18 inci madde olarak Komisyonumuzca düzenlenmiştir.  Madde 19. — iş Kanununun 92 nci maddesinde değişiklik yapılmasına ilişkin Tasarının bu maddesinde  Komisyonca ifade değişikliği yapılmış, kurulup açılmasına izin verilen işyerlerinin ilgili makamlar tarafından  Çalışma Bakanlığı teşkilatına bildirilmesine ilişkin hüküm maddeye yeniden ithal edilmiş, tş ve işçi Bulma  Kurumu müfettişlerinin denetim yetkisine ilişkin iki fıkranın 4837 sayılı Kanunda yer alması uygun görülmüş­ tür.  Madde 20. — tş Kanununun 97 nci maddesinde değişiklik yapılmasına ilişkin Tasarının 21 inci madde­ sinde para cezaları artırılmış ve tekerrürüne ilişkin hükümde düzeltme yapılmıştır.  Madde 21. — iş Kanununun 98 inci maddesinde değişiklik yapılmasına ilişkin bu maddede, öngörülen  para cezaları artırılmıştır. Ayrıca Tasarıda Kanundan çıkartılması önerilen ve tş Kanununun 98 inci mad­ desine 2320 sayılı Kanunla eklenen ceza hükmünün Komisyonca muhafaza edilmesi uygun görülmüştür.  Madde 22, 23. — tş Kanununun 99 ve 100 üncü maddelerinde değişiklik yapılmasına ilişkin bu mad­ delerde öngörülen cezalar Türk Ceza Kanununda yapılan değişiklikler göz önünde bulundurularak düzen­ lenmiş ve bazı ifade değişiklikleri yapılmıştır.  Madde 24. — tş Kanununun 101 inci maddesinde değişiklik yapılmasına ilişkin bu maddede, işçi sağlığı  ve iş güvenliğine aykırı davranış halinde, çalışan her işçi için Tasarıda yer alan ağır para cezası, alınmayan her  işçi sağlığı veya iş güvenliği ve her ay için öngörülmüştür.  Madde 25, 26, 27. — iş Kanununun 102, 103 ve 104 üncü maddelerinde değişiklik yapılmasına ilişkin bu  maddelerde, öngörülen para cezaları Türk Ceza Kanununda yapılan değişiklikler göz önünde bulunduru­ larak düzenlenmiştir.  Madde 28. — iş Kanununun 105 inci maddesinde değişiklik yapılmasına ilişkin bu maddede, Tasarının  19 uncu maddesinde yapılan değişikliğe paralel düzenleme yapılmıştır.  Madde 29, 30. — iş Kanununun 106, 107 nci maddelerinde değişiklik yapılmasına ilişkin bu maddelerde,  öngörülen para cezaları Türk Ceza Kanununda yapılan değişiklikler göz önünde bulundurularak düzenlenmiştir.  Madde 31. — Tasarının, kurma izni ve işletme belgesi verilmesine ilişkin ek 3 üncü maddesi süreye iliş­ kin ilave ile geçici madde olarak düzenlenmiştir.  Madde 32. — Yürürlüğe ilişkin olan madde aynen benimsenmiştir.  Madde 33. — Yürütmeye ilişkin olan madde aynen benimsenmiştir.  Millî Güvenlik Konseyinin takdirlerine arz olunur.  Komisyon Başkanı Üye  Erberk İNAM Fazıl KAYNAKDEMİR  Dz. Öğ. Alb. Hv. Prs Bnb.  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 622)  Üye  Haydar ŞEŞENOĞLU  Çalışma Bakanlığı  Hukuk Müşaviri
Sayfa 102 -
— 9 —  recek Komisyonun yapısı değiştirilmiş, işin özelliği dikkate alınarak, Komisyondaki tş ve İşçi Bulma Kuru­ mu temsilcisi yerine îşçi Sağlığı ve iş Güvenliği bakımından teftişe yetkili ikinci bir müfettişe yer verilmiştir.  Maddenin (B) bendinde kapatılan işyerinin kurma izni ve işletme belgesi alınmadan yeniden açılamaya­ cağı hususuna açıklık getirilmiştir. Ayrıca (D) bendi kapatmayı da kapsayacak şekilde yeniden düzenlen­ miştir.  Madde düzenlemesine göre, işin durdurulması veya işyerinin kapatılması ceza hükümlerinin uygulanması­ na engel teşkil etmeyecektir.  Madde 15. — iş Kanununun 77 nci maddesinde değişiklik yapılmasına ilişkin Tasarısının 17 nci maddesi  ifade değişikliği yapılmak suretiyle 15 inci madde olarak düzenlenmiştir.  Madde 16. — îş Kanununun 80 inci maddesinde değişiklik yapılmasına ilişkin Tasarının 18 inci madde­ si 16 nci madde olarak aynen benimsenmiştir.  Madde 17. — İş Kanununun 85 inci maddesinde değişiklik yapılmasına ilişkin Tasarının 19 uncu mad­ desi ifade değişikliği yapılmak suretiyle 17 nci madde olarak benimsenmiştir.  Madde 18. — Hükümet Tasarısında bulunmayan iş Kanununun 91 inci maddesi Damga Vergisi ve harç  muafiyetinin sağlanması bakımından 18 inci madde olarak Komisyonumuzca düzenlenmiştir.  Madde 19. — iş Kanununun 92 nci maddesinde değişiklik yapılmasına ilişkin Tasarının bu maddesinde  Komisyonca ifade değişikliği yapılmış, kurulup açılmasına izin verilen işyerlerinin ilgili makamlar tarafından  Çalışma Bakanlığı teşkilatına bildirilmesine ilişkin hüküm maddeye yeniden ithal edilmiş, tş ve işçi Bulma  Kurumu müfettişlerinin denetim yetkisine ilişkin iki fıkranın 4837 sayılı Kanunda yer alması uygun görülmüş­ tür.  Madde 20. — tş Kanununun 97 nci maddesinde değişiklik yapılmasına ilişkin Tasarının 21 inci madde­ sinde para cezaları artırılmış ve tekerrürüne ilişkin hükümde düzeltme yapılmıştır.  Madde 21. — iş Kanununun 98 inci maddesinde değişiklik yapılmasına ilişkin bu maddede, öngörülen  para cezaları artırılmıştır. Ayrıca Tasarıda Kanundan çıkartılması önerilen ve tş Kanununun 98 inci mad­ desine 2320 sayılı Kanunla eklenen ceza hükmünün Komisyonca muhafaza edilmesi uygun görülmüştür.  Madde 22, 23. — tş Kanununun 99 ve 100 üncü maddelerinde değişiklik yapılmasına ilişkin bu mad­ delerde öngörülen cezalar Türk Ceza Kanununda yapılan değişiklikler göz önünde bulundurularak düzen­ lenmiş ve bazı ifade değişiklikleri yapılmıştır.  Madde 24. — tş Kanununun 101 inci maddesinde değişiklik yapılmasına ilişkin bu maddede, işçi sağlığı  ve iş güvenliğine aykırı davranış halinde, çalışan her işçi için Tasarıda yer alan ağır para cezası, alınmayan her  işçi sağlığı veya iş güvenliği ve her ay için öngörülmüştür.  Madde 25, 26, 27. — iş Kanununun 102, 103 ve 104 üncü maddelerinde değişiklik yapılmasına ilişkin bu  maddelerde, öngörülen para cezaları Türk Ceza Kanununda yapılan değişiklikler göz önünde bulunduru­ larak düzenlenmiştir.  Madde 28. — iş Kanununun 105 inci maddesinde değişiklik yapılmasına ilişkin bu maddede, Tasarının  19 uncu maddesinde yapılan değişikliğe paralel düzenleme yapılmıştır.  Madde 29, 30. — iş Kanununun 106, 107 nci maddelerinde değişiklik yapılmasına ilişkin bu maddelerde,  öngörülen para cezaları Türk Ceza Kanununda yapılan değişiklikler göz önünde bulundurularak düzenlenmiştir.  Madde 31. — Tasarının, kurma izni ve işletme belgesi verilmesine ilişkin ek 3 üncü maddesi süreye iliş­ kin ilave ile geçici madde olarak düzenlenmiştir.  Madde 32. — Yürürlüğe ilişkin olan madde aynen benimsenmiştir.  Madde 33. — Yürütmeye ilişkin olan madde aynen benimsenmiştir.  Millî Güvenlik Konseyinin takdirlerine arz olunur.  Komisyon Başkanı Üye  Erberk İNAM Fazıl KAYNAKDEMİR  Dz. Öğ. Alb. Hv. Prs Bnb.  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 622)  Üye  Haydar ŞEŞENOĞLU  Çalışma Bakanlığı  Hukuk Müşaviri  — 10 —  HÜKÜMETİN TEKLÎFÎ  1475 Sayılı İş Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi ve Bu Kanuna Bazı Maddeler Eklenmesi  Hakkında Kanun Tasarısı  MADDE 1. — 1475 sayılı iş Kanununun 9 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Yazılı akit  Madde 9. — Belirli süresi bir yıl veya daha uzun sürekli hizmet akitlerinin yazılı olarak yapılması zo­ runludur. Bu akitler damga vergisi ve her çeşit resim ve harçtan muaftır. Akit noterlikçe onanmış ise no­ ter ücretleri bu hükmün dışında tutulur.  Yazılı aki't yapılmayan durumlarda işveren, işçinin isteği üzerine, kendisine genel ve özel iş şartlarını  gösteren ve imzasını taşıyan bir belge vermekle yükümlüdür.  Bu belgeler damga vergisi ve her çeşit resim ve harçtan muaftır.»  MADDE 2. — 1475 sayılı îş Kanununun 12 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Deneme süresi  Madde 12. — Sürekli hizmet akitlerinde, deneme süresi en çdk bir aydır.  Ancak bu süre hizmet aki'tleriyle veya toplu iş sözleşmesiyle üç aya kadar uzatılabilir.  Bu süre içînde taraflar hizmet aktini bildirimsiz ve tazminatsız feshede'bilirler. Ancak, işçinin çalıştığı  günler için ücret ve diğer halkları saklıdır.»  MADDE 3. — 1475 sayılı iş Kanununun 13 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Süresi belirli olmayan ^akitlerin feshi  Madde 13. — A) Süresi belirli olmayan sürekli hizmet akitlerinin feshinden önce durumun diğer tarafa bil­ dirilmesi gerefkir.  Hizmet aitti :  a) işi altı aydan az sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak iki hafta  sonra,  b) işi altı aydan bifbuçuk yıla kadar sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlı- yarak dört hafta sonra,  c) işi birtouçük yıldan üç yıla kadar sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlı- yarak altı hafta sonra,  ç) işi üç yıldan altı yıla kadar sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlaya­ rak sekiz hafta sonra,  d) Altı yıldan fazla sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak on hafta  sonra,  feshedilmiş olur.  B) Bildirme şartına uymayan taraf yukarıda yazılı sürelere ilişkin ücret tutarında tazminat ödemek  zorundadır.  işveren, işçinin ihbar sürelerine ait ücretini peşin vermek suretiyle hizmet ak'tini feshedebilir.  işçinin sendikaya üye olması, şikâyete başvurması gibi sebeplerle işinden çıkartılması hallerinde ve ge­ nel olarak hizmet alktini fesih hakkının kötüye kullanıldığını gösteren durumlarda (A) bendinde yazılı sü­ relere ait ücretin üç katı tutarı tazminat ödenir.  Tarafların ayrıca tazminat isteme haklan saklıdır.»  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı': 622)
Sayfa 103 -
— 10 —  HÜKÜMETİN TEKLÎFÎ  1475 Sayılı İş Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi ve Bu Kanuna Bazı Maddeler Eklenmesi  Hakkında Kanun Tasarısı  MADDE 1. — 1475 sayılı iş Kanununun 9 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Yazılı akit  Madde 9. — Belirli süresi bir yıl veya daha uzun sürekli hizmet akitlerinin yazılı olarak yapılması zo­ runludur. Bu akitler damga vergisi ve her çeşit resim ve harçtan muaftır. Akit noterlikçe onanmış ise no­ ter ücretleri bu hükmün dışında tutulur.  Yazılı aki't yapılmayan durumlarda işveren, işçinin isteği üzerine, kendisine genel ve özel iş şartlarını  gösteren ve imzasını taşıyan bir belge vermekle yükümlüdür.  Bu belgeler damga vergisi ve her çeşit resim ve harçtan muaftır.»  MADDE 2. — 1475 sayılı îş Kanununun 12 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Deneme süresi  Madde 12. — Sürekli hizmet akitlerinde, deneme süresi en çdk bir aydır.  Ancak bu süre hizmet aki'tleriyle veya toplu iş sözleşmesiyle üç aya kadar uzatılabilir.  Bu süre içînde taraflar hizmet aktini bildirimsiz ve tazminatsız feshede'bilirler. Ancak, işçinin çalıştığı  günler için ücret ve diğer halkları saklıdır.»  MADDE 3. — 1475 sayılı iş Kanununun 13 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Süresi belirli olmayan ^akitlerin feshi  Madde 13. — A) Süresi belirli olmayan sürekli hizmet akitlerinin feshinden önce durumun diğer tarafa bil­ dirilmesi gerefkir.  Hizmet aitti :  a) işi altı aydan az sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak iki hafta  sonra,  b) işi altı aydan bifbuçuk yıla kadar sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlı- yarak dört hafta sonra,  c) işi birtouçük yıldan üç yıla kadar sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlı- yarak altı hafta sonra,  ç) işi üç yıldan altı yıla kadar sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlaya­ rak sekiz hafta sonra,  d) Altı yıldan fazla sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak on hafta  sonra,  feshedilmiş olur.  B) Bildirme şartına uymayan taraf yukarıda yazılı sürelere ilişkin ücret tutarında tazminat ödemek  zorundadır.  işveren, işçinin ihbar sürelerine ait ücretini peşin vermek suretiyle hizmet ak'tini feshedebilir.  işçinin sendikaya üye olması, şikâyete başvurması gibi sebeplerle işinden çıkartılması hallerinde ve ge­ nel olarak hizmet alktini fesih hakkının kötüye kullanıldığını gösteren durumlarda (A) bendinde yazılı sü­ relere ait ücretin üç katı tutarı tazminat ödenir.  Tarafların ayrıca tazminat isteme haklan saklıdır.»  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı': 622)  _ . ı ı _  MİLLÎ GÜVENLİK KONSEYİ  SOSYAL GÜVENLİK, İŞ VE İŞÇİ İLİŞKİLERİ KOMİSYONUNUN KABUL ETTİĞİ METİN  1475 Sayıh İş Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi ve Bu Kanuna Bir Geçici Madde Eklenmesi  Haıkında Kanun Tasarısı  Yazılı akit  MADDE 1. — Hükümet tasarısının 1 inci maddesi aynen benimsenmiştir.  MADDE 2. — 1475 sayılı İş Kanununun 12 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir,  Deneme süresi  Madde 12. — Sürekli hizmet akitlerinde deneme süresi en çok bir aydır.  Ancak bu süre toplu iş sözleşmeleriyle üç aya kadar uzatılabilir.  Bu süre içinde taraflar hizmet aktini bildirimsiz ve tazminatsız feshedebilirler. Ancak, işçinin çalıştı^  günler için ücret ve diğer hakları saklıdır.  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 622)
Sayfa 104 -
_ . ı ı _  MİLLÎ GÜVENLİK KONSEYİ  SOSYAL GÜVENLİK, İŞ VE İŞÇİ İLİŞKİLERİ KOMİSYONUNUN KABUL ETTİĞİ METİN  1475 Sayıh İş Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi ve Bu Kanuna Bir Geçici Madde Eklenmesi  Haıkında Kanun Tasarısı  Yazılı akit  MADDE 1. — Hükümet tasarısının 1 inci maddesi aynen benimsenmiştir.  MADDE 2. — 1475 sayılı İş Kanununun 12 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir,  Deneme süresi  Madde 12. — Sürekli hizmet akitlerinde deneme süresi en çok bir aydır.  Ancak bu süre toplu iş sözleşmeleriyle üç aya kadar uzatılabilir.  Bu süre içinde taraflar hizmet aktini bildirimsiz ve tazminatsız feshedebilirler. Ancak, işçinin çalıştı^  günler için ücret ve diğer hakları saklıdır.  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 622)  — 12 —  (Hükümetin Teklifi)  MADDE 4. — 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesinin birinci bendi aşağıdaki şekilde değiştiril­ miştir.  «Kıdem tazminatı  Madde 14. — Bu Kanuna tabi işçilerin hizmet akitlerinin :  1. İşveren tarafından bu Kanunun 17 ncı maddesinin II numaralı bendinde gösterilen sebepler dışında,  2. îşçi tarafırtdan bu Kanunun 16 ncı maddesi uyarınca,  3. Muvazzaf askerlik hizmeti dolayısiyle,  4. Bağlı bulundukları kanunla kurulu kurum veya sandıklardan yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı  yahut toptan ödeme almak amacıyla;  Feshedilmesi veya kadının evlendiği tarihten itibaren üç ay içerisinde kendi arzusu ile sona erdirmesi  veya işçinin ölümü sebebiyle son bulması hallerinde işçinin işe baş'ladığı tarihten itibaren hizmet aktinin  devamı süresince her geçen tam yıl için işverence işçiye 30 günlük ücreti tütarınlda kıdem tazminatı ödenir.  Bir yıldan artan süreler için de aynı oran üzerinden ödeme yapılır.»  MADDE 5. — 1475 sayılı İş Kanununun 24 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Toplu işçi çıkarma ve işyerini kapatma  Madde 24. — A) Bir defa veya aralıklarla da olsa bir ay içinde, bir işyerinde çalışan işçilerin ondan  az olmamak üzere en az onda birinin işten çıkarılması toplu işçi çıkarma sayılır.  Toplu işçi çıkarma, Bölge Çalışma Müdürlüğünün iznine bağlıdır.  Toplu işçi çıkarma; ekonomik, teknik, yapısal ve 'bunlara benzer bir işyeri gereğine dayanmak zorun­ dadır.  B) Toplu işçi çıkarma izin istemi, işveren tarafından işyerinin bağlı bulunduğu Bölge Çalışma  Müdürlüğüne en az bir ay önce verilir. Bu istemde çıkarma sehehi, çıkarılacak işçilerin sayısı ve nitelikleri  belirtilir. Durum işyerinde ayrıca ilan edilir.  Bölge Çalışma Müdürlüğünün toplu işçi çıkarma kararı; Bölge Çalışma Müdürü başkanlığında bir iş  müfettişi, îş ve İşçi Bulma Kurumunun bir temsilcisi ile bir işçi ve bir işveren tems'ilcisinden oluşan ko­ misyon tarafından verilir.  Komisyon kararını verirken, toplu çıkarmaya tabi işçilerin, işyerinin başka bir bölümünde veya o böl­ gede aynı işverene atft başka bir işyerinde çalıştırılması imkânının bulunup bulunmadığım dikkate alır.  Komisyonun çalışma şekil ve esasları hazırlanacak bir yönetmelikle belirlenir.  Bölge Çalışma Müdürlüğü kararını, toplu işçi çıkarma hususundaki istem tarihinden itibaren bir ay  içinde verir. Bu süre içinde karara varılamaması halinde istem kabul edilmiş sayılır.  Bölge Çalışma Müdürlüğünün kararı, işverene tebliğ ve işyerinde ilan edilir.  Bu Karara karşı işveren, kararın kendisine tebliği; işçiler, işyerinde ilanı tarihinden itibaren altı iş günü  içinde yetkili iş mahkemesine itiraz edebilirler.  İşçi veya işverenin üyesi bulundukları sendikalar da kararın işyerinde ilanı tarihinden itibaren aynı  süre içinde itiraz hakkına sahiptirler.  Mahkeme, başvuru tarihinden itibaren bir ay içinde kesin karar verir.  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 622)
Sayfa 105 -
— 12 —  (Hükümetin Teklifi)  MADDE 4. — 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesinin birinci bendi aşağıdaki şekilde değiştiril­ miştir.  «Kıdem tazminatı  Madde 14. — Bu Kanuna tabi işçilerin hizmet akitlerinin :  1. İşveren tarafından bu Kanunun 17 ncı maddesinin II numaralı bendinde gösterilen sebepler dışında,  2. îşçi tarafırtdan bu Kanunun 16 ncı maddesi uyarınca,  3. Muvazzaf askerlik hizmeti dolayısiyle,  4. Bağlı bulundukları kanunla kurulu kurum veya sandıklardan yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı  yahut toptan ödeme almak amacıyla;  Feshedilmesi veya kadının evlendiği tarihten itibaren üç ay içerisinde kendi arzusu ile sona erdirmesi  veya işçinin ölümü sebebiyle son bulması hallerinde işçinin işe baş'ladığı tarihten itibaren hizmet aktinin  devamı süresince her geçen tam yıl için işverence işçiye 30 günlük ücreti tütarınlda kıdem tazminatı ödenir.  Bir yıldan artan süreler için de aynı oran üzerinden ödeme yapılır.»  MADDE 5. — 1475 sayılı İş Kanununun 24 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Toplu işçi çıkarma ve işyerini kapatma  Madde 24. — A) Bir defa veya aralıklarla da olsa bir ay içinde, bir işyerinde çalışan işçilerin ondan  az olmamak üzere en az onda birinin işten çıkarılması toplu işçi çıkarma sayılır.  Toplu işçi çıkarma, Bölge Çalışma Müdürlüğünün iznine bağlıdır.  Toplu işçi çıkarma; ekonomik, teknik, yapısal ve 'bunlara benzer bir işyeri gereğine dayanmak zorun­ dadır.  B) Toplu işçi çıkarma izin istemi, işveren tarafından işyerinin bağlı bulunduğu Bölge Çalışma  Müdürlüğüne en az bir ay önce verilir. Bu istemde çıkarma sehehi, çıkarılacak işçilerin sayısı ve nitelikleri  belirtilir. Durum işyerinde ayrıca ilan edilir.  Bölge Çalışma Müdürlüğünün toplu işçi çıkarma kararı; Bölge Çalışma Müdürü başkanlığında bir iş  müfettişi, îş ve İşçi Bulma Kurumunun bir temsilcisi ile bir işçi ve bir işveren tems'ilcisinden oluşan ko­ misyon tarafından verilir.  Komisyon kararını verirken, toplu çıkarmaya tabi işçilerin, işyerinin başka bir bölümünde veya o böl­ gede aynı işverene atft başka bir işyerinde çalıştırılması imkânının bulunup bulunmadığım dikkate alır.  Komisyonun çalışma şekil ve esasları hazırlanacak bir yönetmelikle belirlenir.  Bölge Çalışma Müdürlüğü kararını, toplu işçi çıkarma hususundaki istem tarihinden itibaren bir ay  içinde verir. Bu süre içinde karara varılamaması halinde istem kabul edilmiş sayılır.  Bölge Çalışma Müdürlüğünün kararı, işverene tebliğ ve işyerinde ilan edilir.  Bu Karara karşı işveren, kararın kendisine tebliği; işçiler, işyerinde ilanı tarihinden itibaren altı iş günü  içinde yetkili iş mahkemesine itiraz edebilirler.  İşçi veya işverenin üyesi bulundukları sendikalar da kararın işyerinde ilanı tarihinden itibaren aynı  süre içinde itiraz hakkına sahiptirler.  Mahkeme, başvuru tarihinden itibaren bir ay içinde kesin karar verir.  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 622)  — 13 —  (M, G. K.)  (Sosyal Güvenlik tş ve işçi İlişkileri Komisyonunun Kabul Ettiği Metin")  MADDE 3. — 1475 sayılı tş Kanununun 14 üncü maddesinin birinci fıkrası ile onbirinci fıkrası aşağıdaki  şekilde değiştirilmiştir.  Kıdem tazminatı  Madde 14. — Bu Kanuna tabi işçilerin hizmet akitlerinin:  1. İşveren tarafından bu Kanunun 17 nci maddesinin II numaralı bendinde gösterilen sebepler dışında,  2. işçi tarafından bu Kanunun 16 ncı maddesi uyarınca,  3. Muvazzaf askerlik hizmeti dolayısıyla,  4. Bağlı bulundukları kanunla kurulu kurum veya sandıklardan yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı  yahut toptan ödeme almak amacıyla;  Feshedilmesi veya kadının evlendiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde kendi arzusu ile sona erdirmesi veya  işçinin ölümü sebebiyle son bulması hallerinde işçinin işe başladığı tarihten itibaren hizmet aktinin devamı  süresince her geçen tam yıl için işverence işçiye 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenir. Bir yıl­ dan artan süreler için de aynı oran üzerinden ödeme yapılır.  (11. fı'kra)  13 üncü maddenin (C) bendinde sözü geçen tazminat ile bu maddede yer alan kıdem tazminatına esas ola­ cak ücretin hesabında 26 ncı maddenin birinci fıkrasında yazılı ücrete ilaveten işçiye sağlanmış olan para  ve para ile ölçülmesi mümkün akdi ve kanundan doğan menfaatler de göz önünde tutulur. Kıdem tazmi­ natının zamanında ödenmemesi sebebiyle açılacak davanın sonunda hâkim gecikme süresi için ayrıca vadesiz  mevduata uygulanan en yüksek faizin ödenmesine hükmeder, işçinin mevzuattan doğan diğer hakları saklıdır.  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 622)
Sayfa 106 -
— 13 —  (M, G. K.)  (Sosyal Güvenlik tş ve işçi İlişkileri Komisyonunun Kabul Ettiği Metin")  MADDE 3. — 1475 sayılı tş Kanununun 14 üncü maddesinin birinci fıkrası ile onbirinci fıkrası aşağıdaki  şekilde değiştirilmiştir.  Kıdem tazminatı  Madde 14. — Bu Kanuna tabi işçilerin hizmet akitlerinin:  1. İşveren tarafından bu Kanunun 17 nci maddesinin II numaralı bendinde gösterilen sebepler dışında,  2. işçi tarafından bu Kanunun 16 ncı maddesi uyarınca,  3. Muvazzaf askerlik hizmeti dolayısıyla,  4. Bağlı bulundukları kanunla kurulu kurum veya sandıklardan yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı  yahut toptan ödeme almak amacıyla;  Feshedilmesi veya kadının evlendiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde kendi arzusu ile sona erdirmesi veya  işçinin ölümü sebebiyle son bulması hallerinde işçinin işe başladığı tarihten itibaren hizmet aktinin devamı  süresince her geçen tam yıl için işverence işçiye 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenir. Bir yıl­ dan artan süreler için de aynı oran üzerinden ödeme yapılır.  (11. fı'kra)  13 üncü maddenin (C) bendinde sözü geçen tazminat ile bu maddede yer alan kıdem tazminatına esas ola­ cak ücretin hesabında 26 ncı maddenin birinci fıkrasında yazılı ücrete ilaveten işçiye sağlanmış olan para  ve para ile ölçülmesi mümkün akdi ve kanundan doğan menfaatler de göz önünde tutulur. Kıdem tazmi­ natının zamanında ödenmemesi sebebiyle açılacak davanın sonunda hâkim gecikme süresi için ayrıca vadesiz  mevduata uygulanan en yüksek faizin ödenmesine hükmeder, işçinin mevzuattan doğan diğer hakları saklıdır.  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 622)  — 14 —  (Hükümetin Teklifi)  C) Yukarıdaki usule uygun şekilde toplu işçi çıkarılması halinde işveren altı ay içinde işyerine aynı ni­ telikte işler için yeniden işçi almak isterse, durumu uygun araçlarla ilan etmek ve işçiye işten ayrılırken  bildirdiği adreste noter aracılığı ile tebliğ etmek zorundadır,  Tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde işyerine başvuran işçileri işveren, günün şartlarına göre işe  almak zorundadır.  Altı aylık süre içinde işyerini devralan işveren de aynı yükümlülüğe tabidir. '  D) Toplu işçi çıkarma veya yeniden işçi alma usulüne uymayan işveren işten çıkardığı işçiye, işten çı­ karıldığı tarihten itibaren mahrum kaldığı malî haklarının tutarında tazminat ödemekle yükümlüdür.  Fesih hakkının kötüye kullanıldığı hallerde bu tazminat üç katıdır. Herhalde bu tazminat, işçinin bir  yıllık ücretinden az olamaz.  E) Herhangi bir sebeple işyerini kapatmak isteyen işveren başka yeterli sebep göstermeksizin 13 üncü  maddede öngörülen ihbar sürelerine uymak zorundadır, işveren işyerini kapatmadan bir ay önce durumu  Bölge Çalışma Müdürlüğüne yazılı olarak bildirir ve işyerinde ilan eder.  'Kapatılan işyeri bir yıl içinde yeniden açılmak istenirse durumun uygun araçlarla ilan edilmesi ve iş­ çilerin işten ayrılırken bildirdikleri adreslerine noter aracılığı ile tebliğ edilmesi zorunludur.  Bildiri tarihinden itibaren onbeş gün içinde işyerine başvuran işçileri işveren, günün şartlarına göre işe  almak zorundadır.  Bir yıllık süre içinde işyerini devralan işveren de aynı yükümlülüğe tabidir.  Bu bent hükümlerine uymayan işveren (D) bendinin birinci fıkrasına göre tazminat ödemekle yüküm­ lüdür,  Kapatmanın kötüye kullanılması halinde (D) bendinin ikinci fıkrası uygulanır.»  MADDE 6. — 1475 sayılı iş Kanununun 25 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Sakatlan çalıştırma  Madde 25. — işverenler işyerlerinde aşağıdaki esaslar ve ölçüler içinde sakat kimse çalıştırmak ve bun­ lara meslek, beden ve ruh durumlarına göre iş vermek zorundadırlar,  işveren, 50 işçi çalıştırılan her işyerinde bir sakat kimse, işyerinde 50 den fazla işçi çalıştırılıyor ise, ça­ lışan işçi sayısının % 2 si oranında sakat kimse çalıştırmak zorundadır. % 2 nin hesaplanmasında yarımlar  tama iblağ edilir. Yarıma kadar olan nisbetler dikkate alınmaz,  Çalıştırılacak sakat sayısının tespitinde işyerlerinin daimî işçi kadro sayısı esas alınır.  işverenler çalıştırmak zorunda oldukları sakat sayısını belirleyerek bunlardan boş olanları her takvim yı­ lının ilk üç ayı içinde bulundukları ildeki tş ve işçi Bulma Kurumu teşkilatına bildirmek ve ihtiyacını bu  Kurum aracılığı ile karşılamak zorundadırlar, işveren işe almak zorunda olduğu sakat işçi sayısındaki de­ ğişikliği en geç 15 gün içinde Kuruma bildirir.  işyerinin işçisi iken sakatlanmış olanlara öncelik hakkı tanınır. Ancak, kendisine herhangi bir sosyal gü­ venlik kuruluşundan aylık veya gelir bağlanmış olanlarla, Devletten devamlı sosyal yardım alanlara önce­ lik tanınmaz.  Bir işyerinden malulen ayrılmak zorunda kalıpta sonradan maluliyeti ortadan kalkan sakat işçiler eski iş­ yerlerine alınmalarını istedikleri takdirde işveren bunları boş yer varsa derhal, yoksa, boşalacak ilk işe o  andaki şartlarla başka isteklilere tercih ederek almak zorundadır.»  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 622)
Sayfa 107 -
— 14 —  (Hükümetin Teklifi)  C) Yukarıdaki usule uygun şekilde toplu işçi çıkarılması halinde işveren altı ay içinde işyerine aynı ni­ telikte işler için yeniden işçi almak isterse, durumu uygun araçlarla ilan etmek ve işçiye işten ayrılırken  bildirdiği adreste noter aracılığı ile tebliğ etmek zorundadır,  Tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde işyerine başvuran işçileri işveren, günün şartlarına göre işe  almak zorundadır.  Altı aylık süre içinde işyerini devralan işveren de aynı yükümlülüğe tabidir. '  D) Toplu işçi çıkarma veya yeniden işçi alma usulüne uymayan işveren işten çıkardığı işçiye, işten çı­ karıldığı tarihten itibaren mahrum kaldığı malî haklarının tutarında tazminat ödemekle yükümlüdür.  Fesih hakkının kötüye kullanıldığı hallerde bu tazminat üç katıdır. Herhalde bu tazminat, işçinin bir  yıllık ücretinden az olamaz.  E) Herhangi bir sebeple işyerini kapatmak isteyen işveren başka yeterli sebep göstermeksizin 13 üncü  maddede öngörülen ihbar sürelerine uymak zorundadır, işveren işyerini kapatmadan bir ay önce durumu  Bölge Çalışma Müdürlüğüne yazılı olarak bildirir ve işyerinde ilan eder.  'Kapatılan işyeri bir yıl içinde yeniden açılmak istenirse durumun uygun araçlarla ilan edilmesi ve iş­ çilerin işten ayrılırken bildirdikleri adreslerine noter aracılığı ile tebliğ edilmesi zorunludur.  Bildiri tarihinden itibaren onbeş gün içinde işyerine başvuran işçileri işveren, günün şartlarına göre işe  almak zorundadır.  Bir yıllık süre içinde işyerini devralan işveren de aynı yükümlülüğe tabidir.  Bu bent hükümlerine uymayan işveren (D) bendinin birinci fıkrasına göre tazminat ödemekle yüküm­ lüdür,  Kapatmanın kötüye kullanılması halinde (D) bendinin ikinci fıkrası uygulanır.»  MADDE 6. — 1475 sayılı iş Kanununun 25 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Sakatlan çalıştırma  Madde 25. — işverenler işyerlerinde aşağıdaki esaslar ve ölçüler içinde sakat kimse çalıştırmak ve bun­ lara meslek, beden ve ruh durumlarına göre iş vermek zorundadırlar,  işveren, 50 işçi çalıştırılan her işyerinde bir sakat kimse, işyerinde 50 den fazla işçi çalıştırılıyor ise, ça­ lışan işçi sayısının % 2 si oranında sakat kimse çalıştırmak zorundadır. % 2 nin hesaplanmasında yarımlar  tama iblağ edilir. Yarıma kadar olan nisbetler dikkate alınmaz,  Çalıştırılacak sakat sayısının tespitinde işyerlerinin daimî işçi kadro sayısı esas alınır.  işverenler çalıştırmak zorunda oldukları sakat sayısını belirleyerek bunlardan boş olanları her takvim yı­ lının ilk üç ayı içinde bulundukları ildeki tş ve işçi Bulma Kurumu teşkilatına bildirmek ve ihtiyacını bu  Kurum aracılığı ile karşılamak zorundadırlar, işveren işe almak zorunda olduğu sakat işçi sayısındaki de­ ğişikliği en geç 15 gün içinde Kuruma bildirir.  işyerinin işçisi iken sakatlanmış olanlara öncelik hakkı tanınır. Ancak, kendisine herhangi bir sosyal gü­ venlik kuruluşundan aylık veya gelir bağlanmış olanlarla, Devletten devamlı sosyal yardım alanlara önce­ lik tanınmaz.  Bir işyerinden malulen ayrılmak zorunda kalıpta sonradan maluliyeti ortadan kalkan sakat işçiler eski iş­ yerlerine alınmalarını istedikleri takdirde işveren bunları boş yer varsa derhal, yoksa, boşalacak ilk işe o  andaki şartlarla başka isteklilere tercih ederek almak zorundadır.»  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 622)  — 15 —  (M. G. K.)  (Sosyal Güvenlik iş ve İşçi ilişkileri Komisyonunun Kabul Ettiği Metin)  MADDE 4. — 1475 Sayılı tş Kanununun 25 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  Çalıştırma zorunluluğu  Madde 25. — A) işverenler 50 veya daha fazla işçi çalıştırdıkları işyerlerinde % 2 oranında sakat  kimseyi meslek, beden ve ruhî durumlarına uygun bir işte çalıştırmakla yükümlüdürler. Aynı il hudutları içinde  birden fazla işyeri bulunan işverenlerin çalıştırmakla yükümlü olduğu sakat sayısı, toplam işçi sayısına gö­ re hesaplanır.  (Çalıştırılacak sakat sayısının tespitinde daimî işçi sayısı esas alınır. % 2 nin hesaplanmasında yarıma  kadar olan kesirler dikkate alınmaz. Yarım ve daha fazla olanlar tama iblâğ edilir.  İşyerinin işçisi iken sakatlanmış olanlara öncelik hakkı tanınır.  Bir işyerinden malulen ayrılmak zorunda kalıp da sonradan maluliyeti ortadan kalkan sakat işçiler eski  işyerlerine alınmalarını istedikleri takdirde, işveren bunları boş yer varsa derhal yoksa boşalacak ilk işe o  andaki şartlarla başka isteklilere tercih ederek almak zorundadır.  işveren çalıştırmak zorunda olduğu sakat kimseleri tş ve İşçi Bulma Kurumu aracılığı ile sağlar.  Çalıştırılacak sakatların nitelikleri, hangi işlerde çalıştırılabilecekleri, bunların işyerlerinde genel hükümler  dışında bağlı olacakları özel ve ücret şartları ile tş ve tşçi Bulma Kurumu tarafından sakatların mesleğe yö­ neltilmeleri, meslekî yönden işverenlerce nasıl işe alınacakları bir tüzükle düzenlenir.  B) işverenler 50 veya daha fazla işçi çalıştırdıkları işyerlerinde % 2 oranında eski hükümlüyü meslekle­ rine uygun bir işte çalıştırmakla yükümlüdürler.  Çalıştırılacak eski hükümlü sayısının tespitinde daimî işçi sayısı esas alınır. % 2 nin hesaplanmasında ya­ rıma kadar olan kesirler dikkate alınmaz. Yarım ve daha fazla olanlar tama iblâğ edilir.  Eski hükümlü çalıştırılmasında kanunlardaki kamu güvenliği ile ilgili hizmetlere ilişkin özel hükümler  saklıdır.  işveren çalıştırmak zorunda olduğu eski hükümlüleri tş ve İşçi Bulma Kurumu aracılığı ile sağlar.  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 622)
Sayfa 108 -
— 15 —  (M. G. K.)  (Sosyal Güvenlik iş ve İşçi ilişkileri Komisyonunun Kabul Ettiği Metin)  MADDE 4. — 1475 Sayılı tş Kanununun 25 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  Çalıştırma zorunluluğu  Madde 25. — A) işverenler 50 veya daha fazla işçi çalıştırdıkları işyerlerinde % 2 oranında sakat  kimseyi meslek, beden ve ruhî durumlarına uygun bir işte çalıştırmakla yükümlüdürler. Aynı il hudutları içinde  birden fazla işyeri bulunan işverenlerin çalıştırmakla yükümlü olduğu sakat sayısı, toplam işçi sayısına gö­ re hesaplanır.  (Çalıştırılacak sakat sayısının tespitinde daimî işçi sayısı esas alınır. % 2 nin hesaplanmasında yarıma  kadar olan kesirler dikkate alınmaz. Yarım ve daha fazla olanlar tama iblâğ edilir.  İşyerinin işçisi iken sakatlanmış olanlara öncelik hakkı tanınır.  Bir işyerinden malulen ayrılmak zorunda kalıp da sonradan maluliyeti ortadan kalkan sakat işçiler eski  işyerlerine alınmalarını istedikleri takdirde, işveren bunları boş yer varsa derhal yoksa boşalacak ilk işe o  andaki şartlarla başka isteklilere tercih ederek almak zorundadır.  işveren çalıştırmak zorunda olduğu sakat kimseleri tş ve İşçi Bulma Kurumu aracılığı ile sağlar.  Çalıştırılacak sakatların nitelikleri, hangi işlerde çalıştırılabilecekleri, bunların işyerlerinde genel hükümler  dışında bağlı olacakları özel ve ücret şartları ile tş ve tşçi Bulma Kurumu tarafından sakatların mesleğe yö­ neltilmeleri, meslekî yönden işverenlerce nasıl işe alınacakları bir tüzükle düzenlenir.  B) işverenler 50 veya daha fazla işçi çalıştırdıkları işyerlerinde % 2 oranında eski hükümlüyü meslekle­ rine uygun bir işte çalıştırmakla yükümlüdürler.  Çalıştırılacak eski hükümlü sayısının tespitinde daimî işçi sayısı esas alınır. % 2 nin hesaplanmasında ya­ rıma kadar olan kesirler dikkate alınmaz. Yarım ve daha fazla olanlar tama iblâğ edilir.  Eski hükümlü çalıştırılmasında kanunlardaki kamu güvenliği ile ilgili hizmetlere ilişkin özel hükümler  saklıdır.  işveren çalıştırmak zorunda olduğu eski hükümlüleri tş ve İşçi Bulma Kurumu aracılığı ile sağlar.  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 622)  — 16 —  (Hükümetin Teklifi)  Eski hükümlüleri çalıştırma  Madde 25/A — İşverenler işyerlerine aşağıdaki esaslar ve ölçüler içinde eski hükümlü kimse çalıştırmak  ve bunlara mesleklerine göre iş vermek zorundadırlar.  İşveren, 50 İşçi çalıştırılan her işyerinde bir eski hükümlü kimse, İşyerlerinde 50'den fazla işçi çalıştırı­ lıyor ise, çalışan işçi sayısının % 2'si oranında eski hükümlü kimse çalıştırmak zorundadır. % 2'nin hesap­ lanmasında yarımlar tama iblağ edilir. Yarıma kadar olan nisbetler dikkate alınmaz.  Çalıştırılacak eski hükümlü sayısının tespitinde, işyerlerinin daimî işçi kadro sayısı esas alınır.  İşverenler çalıştırmak zorunda oldukları eski hükümlü sayısını belirleyerek bunlardan boş olanları her  takvim yılının ilk üç ayı içinde bulundukları illerdeki İş ve İşçi Bulma Kurumu teşkilatına bildirmek ve  ihtiyacını bu Kurum aracılığı ile karşılamak zorundadırları İşveren işe almak zorunda olduğu eski hüküm­ lü işçi sayısındaki değişikliği en geç 15 gün içinde Kuruma bildirir.  Eski hükümlü çalıştırılmasında kamu güvenliği ile ilgili hizmetlere ilişkin kanunlardaki özel hükümler  saklıdır,  Korunmalı işyerleri  Madde 25/B — Sakat ve eski hükümlülerin çalıştırılmaları için; Çalışma Bakanlığı, Adalet Bakanlığı  ve Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığının müşterek kararıyla İş ve İşçi Bulma Kurumu tarafından «ko­ runmalı işyerleri» açılır.  Korunmalı işyerlerinin gelirleri; İşverenler tarafından çalıştırılmayan her sakat ve eski hükümlü için her  ay uygulanmakta olan asgarî ücrete eşit miktarda ödenecek meblağ, bu Kanuna göre kesilecek ve Korunmalı  İşyerleri Fonunda toplanacak para cezaları, kamu güvenliği ile ilgili hizmetlere ilişkin kanunlardaki özel  hükümler nedeniyle çalıştırılamayan eski hükümlüler için işverenler tarafından Korunmalı İşyerleri Fonuna  uygulanmakta olan asgarî ücretin 1/2 oranında ödenecek meblağlar, bağış, ve vasiyetlerden sağlanan kıymet­ ler, korunmalı işyerlerinin faaliyetlerinden elde edilen gelirler, menkul ve gayrimenkul mallarının gelirleri,  genel bütçeden yapılacak yardımlardan oluşur.  Korunmalı işyerlerinin çalıştırılması şekil esasları ve şartları ile; 25 ve 25/A maddelerine göre çalıştı­ rılacak sakat ve eski hükümlülerin nitelikleri ve hangi işkolunda, hangi işlerde çalıştırılabilecekleri ve bunla­ rın işyerlerinde genel hükümler dışında bağlı olacakları özel ve ücret şartlan ile İş ve İşçi Bulma Kurumu  tarafından mesleğe yöneltilmeleri, yeniden işe alıştırılmaları, meslekî yönden eğitilmeleri ve yetiştirilmeleri  ile işverenlerce nasıl işe alınacakları, 25 ve 25/A maddelerinin uygulanmasıyla ilgili sair durumlar ayrı ayrı  hazırlanacak iki tüzükte gösterilir.»  MADDE 7. — 1475 sayılı İş Kanununun 26 ncı maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Ücretin tanımı  Madde 26. — Genel anlamda ücret, bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafın­ dan sağlanan ve nakden ödenen meblağı kapsar.  İşçi ücreti Türk parası ile en geç ayda bir ödenir.  Hizmet akitleri veya toplu iş sözleşmeleri ile ödeme süresi bir haftaya kadar indirilebilir.  (Bir işyerinde aynı nitelikte işlerde ve eşit verimle çalışan kadın ve erkek işçilere sadece cinsiyet ayrılığı se­ bebiyle farklı ücret verilemez. Toplu iş sözleşmelerine ve hizmet akitlerine buna aykırı hüküm konulamaz.  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 622)
Sayfa 109 -
— 16 —  (Hükümetin Teklifi)  Eski hükümlüleri çalıştırma  Madde 25/A — İşverenler işyerlerine aşağıdaki esaslar ve ölçüler içinde eski hükümlü kimse çalıştırmak  ve bunlara mesleklerine göre iş vermek zorundadırlar.  İşveren, 50 İşçi çalıştırılan her işyerinde bir eski hükümlü kimse, İşyerlerinde 50'den fazla işçi çalıştırı­ lıyor ise, çalışan işçi sayısının % 2'si oranında eski hükümlü kimse çalıştırmak zorundadır. % 2'nin hesap­ lanmasında yarımlar tama iblağ edilir. Yarıma kadar olan nisbetler dikkate alınmaz.  Çalıştırılacak eski hükümlü sayısının tespitinde, işyerlerinin daimî işçi kadro sayısı esas alınır.  İşverenler çalıştırmak zorunda oldukları eski hükümlü sayısını belirleyerek bunlardan boş olanları her  takvim yılının ilk üç ayı içinde bulundukları illerdeki İş ve İşçi Bulma Kurumu teşkilatına bildirmek ve  ihtiyacını bu Kurum aracılığı ile karşılamak zorundadırları İşveren işe almak zorunda olduğu eski hüküm­ lü işçi sayısındaki değişikliği en geç 15 gün içinde Kuruma bildirir.  Eski hükümlü çalıştırılmasında kamu güvenliği ile ilgili hizmetlere ilişkin kanunlardaki özel hükümler  saklıdır,  Korunmalı işyerleri  Madde 25/B — Sakat ve eski hükümlülerin çalıştırılmaları için; Çalışma Bakanlığı, Adalet Bakanlığı  ve Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığının müşterek kararıyla İş ve İşçi Bulma Kurumu tarafından «ko­ runmalı işyerleri» açılır.  Korunmalı işyerlerinin gelirleri; İşverenler tarafından çalıştırılmayan her sakat ve eski hükümlü için her  ay uygulanmakta olan asgarî ücrete eşit miktarda ödenecek meblağ, bu Kanuna göre kesilecek ve Korunmalı  İşyerleri Fonunda toplanacak para cezaları, kamu güvenliği ile ilgili hizmetlere ilişkin kanunlardaki özel  hükümler nedeniyle çalıştırılamayan eski hükümlüler için işverenler tarafından Korunmalı İşyerleri Fonuna  uygulanmakta olan asgarî ücretin 1/2 oranında ödenecek meblağlar, bağış, ve vasiyetlerden sağlanan kıymet­ ler, korunmalı işyerlerinin faaliyetlerinden elde edilen gelirler, menkul ve gayrimenkul mallarının gelirleri,  genel bütçeden yapılacak yardımlardan oluşur.  Korunmalı işyerlerinin çalıştırılması şekil esasları ve şartları ile; 25 ve 25/A maddelerine göre çalıştı­ rılacak sakat ve eski hükümlülerin nitelikleri ve hangi işkolunda, hangi işlerde çalıştırılabilecekleri ve bunla­ rın işyerlerinde genel hükümler dışında bağlı olacakları özel ve ücret şartlan ile İş ve İşçi Bulma Kurumu  tarafından mesleğe yöneltilmeleri, yeniden işe alıştırılmaları, meslekî yönden eğitilmeleri ve yetiştirilmeleri  ile işverenlerce nasıl işe alınacakları, 25 ve 25/A maddelerinin uygulanmasıyla ilgili sair durumlar ayrı ayrı  hazırlanacak iki tüzükte gösterilir.»  MADDE 7. — 1475 sayılı İş Kanununun 26 ncı maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Ücretin tanımı  Madde 26. — Genel anlamda ücret, bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafın­ dan sağlanan ve nakden ödenen meblağı kapsar.  İşçi ücreti Türk parası ile en geç ayda bir ödenir.  Hizmet akitleri veya toplu iş sözleşmeleri ile ödeme süresi bir haftaya kadar indirilebilir.  (Bir işyerinde aynı nitelikte işlerde ve eşit verimle çalışan kadın ve erkek işçilere sadece cinsiyet ayrılığı se­ bebiyle farklı ücret verilemez. Toplu iş sözleşmelerine ve hizmet akitlerine buna aykırı hüküm konulamaz.  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 622)  — 17 —  (M. G. K.)  (Sosyal Güvenlik İş ve İşçi İlişkileri Komisyonunun Kabul Ettiği Metin)  Çalıştırılacak eski hükümlülerin nitelikleri, hangi işlerde çalıştırılabilecekleri, bunların işyerlerinde genel  hükümler dışında bağlı olacakları özel ve ücret şartları ile bunların işverenlerce işe alınma usul ve esasları  bir tüzükle düzenlenir.  Ücretin tanımı  MADDE 5. — Hükümet Tasarısının 7 nci maddesi 5 inci madde olarak aynen benimsenmiştir.  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 622)
Sayfa 110 -
— 17 —  (M. G. K.)  (Sosyal Güvenlik İş ve İşçi İlişkileri Komisyonunun Kabul Ettiği Metin)  Çalıştırılacak eski hükümlülerin nitelikleri, hangi işlerde çalıştırılabilecekleri, bunların işyerlerinde genel  hükümler dışında bağlı olacakları özel ve ücret şartları ile bunların işverenlerce işe alınma usul ve esasları  bir tüzükle düzenlenir.  Ücretin tanımı  MADDE 5. — Hükümet Tasarısının 7 nci maddesi 5 inci madde olarak aynen benimsenmiştir.  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 622)  — 18 —  (Hükümetin Teklifi)  Hizmet akitlerinin sona ermesinde, işçinin ücreti ile sözleşme ve kanundan doğan para ve parayla ölçülme­ si mümkün menfaatlerin tam olarak ödenmesi zorunludur.»  MADDE 8. — 1475 sayılı iş Kanununun 28 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Ücretin saklı kısmı  Madde 28. — İşçilerin aylık ücretlerinin dörtte birinden fazlası haczedilemez veya başkasına devir ve  temlik olunamaz. Ancak işçinin bakmak zorunda olduğu aile üyeleri için hâkim tarafından takdir edilecek  miktar bu paraya dahil değildir. Bu kayıtlamalar nafaka borcu alacaklılarının haklarını kaldırmaz.»  MADDE 9. — 1475 sayılı îş Kanununun 30 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Ücret hesap pusulası  Madde 30. — İşveren her ödemede işçiye ücret hesabını gösterir imzalı veya işyerinin özel işaretini taşı­ yan bir pusula vermek veya işçinin yanında bulunan ücretle ilgili bu hesaplan yine imzası veya özel işareti  altında kaydetmek zorundadır.  Bu pusula veya defterde ödemenin günü ve ilişkin olduğu dönem ile fazla çalışma, hafta tatili, ulusal  bayram ve genel tatil ücretleri gibi asıl ücrete yapılan her çeşit eklemeler tutarının ve vergi, sigorta primi,  avans mahsubu, nafaka ve icra gibi her çeşit kesintilerin ayrı ayrı gösterilmesi gerekir.  Bu işlemler damga vergisi ve her çeşit resim ve harçtan muaftır.»  MADDE 10. — 1475 sayılı tş Kanununun 47 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Yüzdelerin ödenmesi  Madde 47. — Otel, lokanta, eğlence yerleri ve benzeri yerlerle içki verilen ve hemen orada yenilip içil­ mesi için çeşitli yiyecek satan yerlerden «yüzde» usulünün uygulandığı müesseselerde işveren tarafından  servis karşılığı veya başka isimlerle müşterilerin hesap pusulalarına «yüzde» eklenerek veya ayrı şekillerde  alınan paralarla kendi isteği ile müşteri tarafından işverene bırakılan yahut da onun kontrolü altında bir ara­ ya toplanan paralan işveren işyerinde çalışan tüm işçilere eksiksiz olarak ödemek zorundadır.  İşveren veya işveren vekili, yukarıdaki fıkrada sözü edilen paraların kendisi tarafından alındığında eksik­ siz olarak işçilere dağıtıldığını belgelemekle yükümlüdür.  Yüzdelerden toplanan paraların o işyerinde çalışan işçiler arasında yapılan işlerin niteliğine göre, hangi  esaslar ve oranlar çerçevesinde dağıtılacağı Çalışma Bakanlığınca hazırlanacak foir yönetmelikte gösterilir.»  MADDE 11. — 1475 sayılı İş Kanununun 51 inci maddesinin (f) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Çalışılmış gibi sayılan haller  Madde 51. — f) 3153 sayılı Kanuna dayanılarak çıkarılan tüzüğe göre röntgen muayenehanelerinde ça­ lışanlara pazardan başka verilmesi gereken yarım günlük izinler.»  MADDE 12. — 1475 sayılı İş Kanununun 56 ncı maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Aktin feshinde izin ücreti  Madde 56. — İşçinin hak kazanıp da kullanamadığı yıllık izin süresi için ödenecek olan ücreti, hizmet ak- tinin işveren veya işçi tarafından feshedilmesi halinde kendisine ödenir.  Bu ücret, işçinin hizmet aktinin sona erdiği tarihteki ücreti üzerinden ödenir.  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 622)
Sayfa 111 -
— 18 —  (Hükümetin Teklifi)  Hizmet akitlerinin sona ermesinde, işçinin ücreti ile sözleşme ve kanundan doğan para ve parayla ölçülme­ si mümkün menfaatlerin tam olarak ödenmesi zorunludur.»  MADDE 8. — 1475 sayılı iş Kanununun 28 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Ücretin saklı kısmı  Madde 28. — İşçilerin aylık ücretlerinin dörtte birinden fazlası haczedilemez veya başkasına devir ve  temlik olunamaz. Ancak işçinin bakmak zorunda olduğu aile üyeleri için hâkim tarafından takdir edilecek  miktar bu paraya dahil değildir. Bu kayıtlamalar nafaka borcu alacaklılarının haklarını kaldırmaz.»  MADDE 9. — 1475 sayılı îş Kanununun 30 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Ücret hesap pusulası  Madde 30. — İşveren her ödemede işçiye ücret hesabını gösterir imzalı veya işyerinin özel işaretini taşı­ yan bir pusula vermek veya işçinin yanında bulunan ücretle ilgili bu hesaplan yine imzası veya özel işareti  altında kaydetmek zorundadır.  Bu pusula veya defterde ödemenin günü ve ilişkin olduğu dönem ile fazla çalışma, hafta tatili, ulusal  bayram ve genel tatil ücretleri gibi asıl ücrete yapılan her çeşit eklemeler tutarının ve vergi, sigorta primi,  avans mahsubu, nafaka ve icra gibi her çeşit kesintilerin ayrı ayrı gösterilmesi gerekir.  Bu işlemler damga vergisi ve her çeşit resim ve harçtan muaftır.»  MADDE 10. — 1475 sayılı tş Kanununun 47 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Yüzdelerin ödenmesi  Madde 47. — Otel, lokanta, eğlence yerleri ve benzeri yerlerle içki verilen ve hemen orada yenilip içil­ mesi için çeşitli yiyecek satan yerlerden «yüzde» usulünün uygulandığı müesseselerde işveren tarafından  servis karşılığı veya başka isimlerle müşterilerin hesap pusulalarına «yüzde» eklenerek veya ayrı şekillerde  alınan paralarla kendi isteği ile müşteri tarafından işverene bırakılan yahut da onun kontrolü altında bir ara­ ya toplanan paralan işveren işyerinde çalışan tüm işçilere eksiksiz olarak ödemek zorundadır.  İşveren veya işveren vekili, yukarıdaki fıkrada sözü edilen paraların kendisi tarafından alındığında eksik­ siz olarak işçilere dağıtıldığını belgelemekle yükümlüdür.  Yüzdelerden toplanan paraların o işyerinde çalışan işçiler arasında yapılan işlerin niteliğine göre, hangi  esaslar ve oranlar çerçevesinde dağıtılacağı Çalışma Bakanlığınca hazırlanacak foir yönetmelikte gösterilir.»  MADDE 11. — 1475 sayılı İş Kanununun 51 inci maddesinin (f) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Çalışılmış gibi sayılan haller  Madde 51. — f) 3153 sayılı Kanuna dayanılarak çıkarılan tüzüğe göre röntgen muayenehanelerinde ça­ lışanlara pazardan başka verilmesi gereken yarım günlük izinler.»  MADDE 12. — 1475 sayılı İş Kanununun 56 ncı maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Aktin feshinde izin ücreti  Madde 56. — İşçinin hak kazanıp da kullanamadığı yıllık izin süresi için ödenecek olan ücreti, hizmet ak- tinin işveren veya işçi tarafından feshedilmesi halinde kendisine ödenir.  Bu ücret, işçinin hizmet aktinin sona erdiği tarihteki ücreti üzerinden ödenir.  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 622)  — 19 —  (M. G. K.)  (Sosyal Güvenlik İş ve tşçi İlişkileri Komisyonunun*Kabul Ettiği Metin)  Ücretin saklı kısmı  MADDE 6. — Hükümet Tasarısının 8 inci maddesi 6 ncı madde olarak aynen benimsenmiştir.  MADDE 7. — 1475 Sayılı tş Kanununun 30 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  Ücret hesap pusulası  Madde 30. — İşveren her ödemede işçiye ücret hesabını gösterir imzalı veya işyerinin özel işaretini  taşıyan bir pusula vermek veya işçinin yanında bulunan deftere ücretle ilgili hu hesapları yine imzası veya özel  işareti altında kaydetmek zorundadır.  Bu pusula veya defterde ödemenin günü ve ilişkin olduğu dönem ile fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bay­ ram ve genel tatil ücretleri gibi asıl ücrete yapılan her çeşit eklemeler tutarının ve vergi, sigorta primi, avans  mahsubu, nafaka ve icra gibi her çeşit kesintilerin ayrı ayrı gösterilmesi gerekir.  Bu işlemler damga vergisi ve her çeşit resim ve harçtan muaftır.  Yüzdelerin ödenmesi  MADDE 18. — Hükümet Tasarısının 10 uncu maddesi 8 inci madde olarak aynen benimsenmiştir.  Çalışmış gibi sayılan haller  MADDE 9. — Hükümet Tasarısının 11 inci maddesi 9 uncu madde olarak aynen benimsenmiştir.  MADDE 10. — 1475 sayılı İş Kanununun 56 ncı maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  Âktin feshinde izin ücreti  ıMadde 56. — İşçinin hak kazanıp da kullanamadığı yıllık izin süresi için ücreti, hizmet aktinin işveren  veya işçi tarafından feshedilmesi halinde aktin sona erdiği tarihteki ücreti üzerinden kendisine ödenir.  İşveren taraf mdan hizmet aktinin feshedilmesi halinde 13 üncü maddede belirtilen bildirim süresiyle, 19  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 622)
Sayfa 112 -
— 19 —  (M. G. K.)  (Sosyal Güvenlik İş ve tşçi İlişkileri Komisyonunun*Kabul Ettiği Metin)  Ücretin saklı kısmı  MADDE 6. — Hükümet Tasarısının 8 inci maddesi 6 ncı madde olarak aynen benimsenmiştir.  MADDE 7. — 1475 Sayılı tş Kanununun 30 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  Ücret hesap pusulası  Madde 30. — İşveren her ödemede işçiye ücret hesabını gösterir imzalı veya işyerinin özel işaretini  taşıyan bir pusula vermek veya işçinin yanında bulunan deftere ücretle ilgili hu hesapları yine imzası veya özel  işareti altında kaydetmek zorundadır.  Bu pusula veya defterde ödemenin günü ve ilişkin olduğu dönem ile fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bay­ ram ve genel tatil ücretleri gibi asıl ücrete yapılan her çeşit eklemeler tutarının ve vergi, sigorta primi, avans  mahsubu, nafaka ve icra gibi her çeşit kesintilerin ayrı ayrı gösterilmesi gerekir.  Bu işlemler damga vergisi ve her çeşit resim ve harçtan muaftır.  Yüzdelerin ödenmesi  MADDE 18. — Hükümet Tasarısının 10 uncu maddesi 8 inci madde olarak aynen benimsenmiştir.  Çalışmış gibi sayılan haller  MADDE 9. — Hükümet Tasarısının 11 inci maddesi 9 uncu madde olarak aynen benimsenmiştir.  MADDE 10. — 1475 sayılı İş Kanununun 56 ncı maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  Âktin feshinde izin ücreti  ıMadde 56. — İşçinin hak kazanıp da kullanamadığı yıllık izin süresi için ücreti, hizmet aktinin işveren  veya işçi tarafından feshedilmesi halinde aktin sona erdiği tarihteki ücreti üzerinden kendisine ödenir.  İşveren taraf mdan hizmet aktinin feshedilmesi halinde 13 üncü maddede belirtilen bildirim süresiyle, 19  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 622)  — 20 —  (Hükümetin Teklifi)  İşveren tarafından hizmet aktinin feshedilmesi halinde 13 üncü maddede belirtilen bildirim süresiyle, 19 un­ cu madde gereğince işçiye verilmesi mecburî yeni iş arama izinleri yıllık ücretli izin süreleri ile içice giremez.»  MADDE 13. — 1475 sayılı tş Kanununun 67 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Çalıştırma yaşı ve çocukları çalıştırma yasağı  Madde 67. — 15 yaşından aşağı çocukların çalıştırılmaları yasaktır.  Ancak, çocukların sağlık ve gelişmelerine, okul veya meslekî eğitim ve mesleğe yöneltme programlarına  devamlarına yahut öğrenimden faydalanma kabiliyetlerine zarar vermeyecek nitelikteki hafif işlerde 13 yaşını  doldurmuş çocukların çalıştırılmaları mümkündür.  Okula gidenlerin iş saatleri, okul saatlerine engel olmayacak şekilde düzenlenir ve ders saatleri 8 saatlik  çalışma süresinin içinde sayılır.»  MADDE 14. — 1475 sayılı tş Kanununun 70 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Analık halinde çalıştırma yasağı  Madde 70. — Kadın işçilerin doğumdan önce 6 ve doğumdan sonra 6 hafta olmak üzere 12 haftalık süre  için çalıştırılmaları yasaktır.  Ancak, bu süreler işçinin sağlık durumuna ve işin özelliğine göre doğumdan önce ve sonra gerekirse artı­ rılabilir.  Bu süreler hekim raporu ile belirtilir.  İsteği halinde kadın işçiye, doğumdan sonraki 6 haftadan sonra 6 aya kadar ücretsiz izin verilir. Bu süre,  ücretli izin hakkının hesabında nazara alınmaz.»  MADDE 15. — 1475 sayılı iş Kanununun 73 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Sağlık ve güvenlik şar tan  Madde 73. — Her işveren, işyerinde işçilerin sağlığını ve işgüvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak  ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlüdür.  İşçiler de, işçi sağlığı ve işgüvenliği hakkındaki usul ve şartlara uymakla yükümlüdürler.  İşverenler, makinelerin kullanılmasından doğacak tehlikelerden ve bu hususta önceden alınabilecek tedbir­ lerden işçileri münasip bir şekilde haberdar etmek zorundadırlar.  İşverenler, işyerlerinde meydana gelecek kazaları engeç, kazadan sonraki iki gün içinde yazı ile ilgili Böl­ ge Çalışma Müdürlüğüne bildirmek zorundadırlar.»  MADDE 16. — 1475 sayılı İş Kanununun 75 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «İşin durdurulması veya işyerinin kapatılması  Madde 75. — A) İlgili tüzükte belirtilen birinci derecedeki şartlan yerine getirdikten sonra yetkili ma­ kamdan izin almak suretiyle kurulan ve işlemeye başlayan herhangi bir işyerinin tesis ve tertiplerinde çalış­ ma metot ve şekillerinde, makine ve cihazlarında işçilerin hayatı için tehlikeli olan bir husus tespit edilirse,  bu tehlike giderilinceye kadar; beş kişilik bir komisyon kararıyla iş durdurulur. Hayatî tehlike işyerinin sade­ ce belirli bir bölümü ile ilgili olmayıp tümü ile ilgili ise, komisyon kararı ile işyeri kapatılır. Bu komisyon;  Bölge Çalışma Müdürü başkanlığında, bir teknik iş müfettişi, İş ve İşçi Bulma Kurumunun bir temsilcisi ile  bir işçi ve bir işveren temsilcisinden oluşur.  Bu komisyonda görev yapacak işçi ve işveren temsilcisinin seçimi, komisyonun çalışma şekil ve esasları  İşyerlerinde İşin Durdurulmasına ve İşyerinin Kapatılmasına İlişkin Tüzükte belirtilir.  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 622)
Sayfa 113 -
— 20 —  (Hükümetin Teklifi)  İşveren tarafından hizmet aktinin feshedilmesi halinde 13 üncü maddede belirtilen bildirim süresiyle, 19 un­ cu madde gereğince işçiye verilmesi mecburî yeni iş arama izinleri yıllık ücretli izin süreleri ile içice giremez.»  MADDE 13. — 1475 sayılı tş Kanununun 67 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Çalıştırma yaşı ve çocukları çalıştırma yasağı  Madde 67. — 15 yaşından aşağı çocukların çalıştırılmaları yasaktır.  Ancak, çocukların sağlık ve gelişmelerine, okul veya meslekî eğitim ve mesleğe yöneltme programlarına  devamlarına yahut öğrenimden faydalanma kabiliyetlerine zarar vermeyecek nitelikteki hafif işlerde 13 yaşını  doldurmuş çocukların çalıştırılmaları mümkündür.  Okula gidenlerin iş saatleri, okul saatlerine engel olmayacak şekilde düzenlenir ve ders saatleri 8 saatlik  çalışma süresinin içinde sayılır.»  MADDE 14. — 1475 sayılı tş Kanununun 70 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Analık halinde çalıştırma yasağı  Madde 70. — Kadın işçilerin doğumdan önce 6 ve doğumdan sonra 6 hafta olmak üzere 12 haftalık süre  için çalıştırılmaları yasaktır.  Ancak, bu süreler işçinin sağlık durumuna ve işin özelliğine göre doğumdan önce ve sonra gerekirse artı­ rılabilir.  Bu süreler hekim raporu ile belirtilir.  İsteği halinde kadın işçiye, doğumdan sonraki 6 haftadan sonra 6 aya kadar ücretsiz izin verilir. Bu süre,  ücretli izin hakkının hesabında nazara alınmaz.»  MADDE 15. — 1475 sayılı iş Kanununun 73 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Sağlık ve güvenlik şar tan  Madde 73. — Her işveren, işyerinde işçilerin sağlığını ve işgüvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak  ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlüdür.  İşçiler de, işçi sağlığı ve işgüvenliği hakkındaki usul ve şartlara uymakla yükümlüdürler.  İşverenler, makinelerin kullanılmasından doğacak tehlikelerden ve bu hususta önceden alınabilecek tedbir­ lerden işçileri münasip bir şekilde haberdar etmek zorundadırlar.  İşverenler, işyerlerinde meydana gelecek kazaları engeç, kazadan sonraki iki gün içinde yazı ile ilgili Böl­ ge Çalışma Müdürlüğüne bildirmek zorundadırlar.»  MADDE 16. — 1475 sayılı İş Kanununun 75 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «İşin durdurulması veya işyerinin kapatılması  Madde 75. — A) İlgili tüzükte belirtilen birinci derecedeki şartlan yerine getirdikten sonra yetkili ma­ kamdan izin almak suretiyle kurulan ve işlemeye başlayan herhangi bir işyerinin tesis ve tertiplerinde çalış­ ma metot ve şekillerinde, makine ve cihazlarında işçilerin hayatı için tehlikeli olan bir husus tespit edilirse,  bu tehlike giderilinceye kadar; beş kişilik bir komisyon kararıyla iş durdurulur. Hayatî tehlike işyerinin sade­ ce belirli bir bölümü ile ilgili olmayıp tümü ile ilgili ise, komisyon kararı ile işyeri kapatılır. Bu komisyon;  Bölge Çalışma Müdürü başkanlığında, bir teknik iş müfettişi, İş ve İşçi Bulma Kurumunun bir temsilcisi ile  bir işçi ve bir işveren temsilcisinden oluşur.  Bu komisyonda görev yapacak işçi ve işveren temsilcisinin seçimi, komisyonun çalışma şekil ve esasları  İşyerlerinde İşin Durdurulmasına ve İşyerinin Kapatılmasına İlişkin Tüzükte belirtilir.  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 622)  — 21 —  (M- G. K.)  (Sosyal Güvenlik tş ve İşçi İlişkileri Komisyonunun Kabul Ettiği Metin)  uncu madde gereğince işçiye verilmesi mecburî yeni iş arama izinleri yıllık ücretli izin süreleri ile içice gire­ mez.  Çalıştırma yaşı ve çocukları çatıştırma yasağı  MADDE 11. — Hükümet Tasarısının 13 üncü maddesi 11 inci madde olarak aynen benimsenmiştir.  Analık halinde çalıştırma yasağı  MAIDIDE 12. — Hükümet Tasarısının 14 üncü maddesi 12 nci madde olarak aynen benimsenmiştir.  Sağlık ve güvenlik şartları  MAİDDE 13. — Hükümet Tasarısının 15 inci maddesi 13 üncü madde olarak aynen benimsenmiştir.  MADDE 14. — 1475 Sayılı îş (Kanununun 75 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  İşin durdurulması veya işyerinin kapatılması  Madde 75. — A) Hgilİ tüzükte belirtilen birinci derecedeki şartları yerine getirdikten sonra yetkili ma­ kamdan izin almak suretiyle kurulan ve işlemeye başlayan herhangi bir işyerinin tesis ve tertiplerinde, çalışma  metot ve şekillerinde makine ve cihazlarında işçilerin hayatı için tehlikeli olan bir husus tespit edilirse bu teh­ like giderilinceye kadar bölge çahşma müdürü başkanlığında, işyerlerini işçi sağlığı ve iş güvenliği bakımın­ dan teftişe yetkili iki müfettiş, bir işçi ve bir işveren temsilcisinden oluşan beş kişilik bir komisyon kararıyla,  tehlikenin niteliğine göre iş tamamen veya kısmen durdurulur.  Askerî işyerleri ile yurt emniyeti için gerekli maddeler imal olunan işyerlerindeki komisyonun yapısı, ça­ lışma şekil ve esasları Millî Savunma ıBakanlığı ile Çalışma Bakanlığınca birlikte hazırlanacak bir Yönetmelik­ te belirtilir.  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 622)
Sayfa 114 -
— 21 —  (M- G. K.)  (Sosyal Güvenlik tş ve İşçi İlişkileri Komisyonunun Kabul Ettiği Metin)  uncu madde gereğince işçiye verilmesi mecburî yeni iş arama izinleri yıllık ücretli izin süreleri ile içice gire­ mez.  Çalıştırma yaşı ve çocukları çatıştırma yasağı  MADDE 11. — Hükümet Tasarısının 13 üncü maddesi 11 inci madde olarak aynen benimsenmiştir.  Analık halinde çalıştırma yasağı  MAIDIDE 12. — Hükümet Tasarısının 14 üncü maddesi 12 nci madde olarak aynen benimsenmiştir.  Sağlık ve güvenlik şartları  MAİDDE 13. — Hükümet Tasarısının 15 inci maddesi 13 üncü madde olarak aynen benimsenmiştir.  MADDE 14. — 1475 Sayılı îş (Kanununun 75 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  İşin durdurulması veya işyerinin kapatılması  Madde 75. — A) Hgilİ tüzükte belirtilen birinci derecedeki şartları yerine getirdikten sonra yetkili ma­ kamdan izin almak suretiyle kurulan ve işlemeye başlayan herhangi bir işyerinin tesis ve tertiplerinde, çalışma  metot ve şekillerinde makine ve cihazlarında işçilerin hayatı için tehlikeli olan bir husus tespit edilirse bu teh­ like giderilinceye kadar bölge çahşma müdürü başkanlığında, işyerlerini işçi sağlığı ve iş güvenliği bakımın­ dan teftişe yetkili iki müfettiş, bir işçi ve bir işveren temsilcisinden oluşan beş kişilik bir komisyon kararıyla,  tehlikenin niteliğine göre iş tamamen veya kısmen durdurulur.  Askerî işyerleri ile yurt emniyeti için gerekli maddeler imal olunan işyerlerindeki komisyonun yapısı, ça­ lışma şekil ve esasları Millî Savunma ıBakanlığı ile Çalışma Bakanlığınca birlikte hazırlanacak bir Yönetmelik­ te belirtilir.  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 622)  — 22 —  (Hükümetin Teklifi)  Askerî işyerleri ile yurt emniyeti için gerekli maddeler imal olunan işyerlerindeki komisyonun yapısı, ko­ misyonun çalışma şekil ve esasları Millî Savunma Bakanlığı ile Çalışma Bakanlığınca birlikte hazırlanacak  bir yönetmelikte belirtilir.  B) 74 üncü maddenin % nci fıkrasına uygun olarak kurma izni ve işletme belgesi alınmadan veya geçici  işletme belgesi almak suretiyle açılmış olan veya verilen süre içinde ikinci derecedeki şartları yerine getirmemiş  bulunan işyerlerinde işçilerin hayatı için tehlikeli olan bir huusun tespit edilmesi halinde, (A) bendinde be­ lirtilen komisyon tarafından verilen karar üzerine o yerin en büyük mülkiye amirinin emri ile ve zabıta ma- > rifetiyle kapatılır.  C) Bu maddeye göre verilecek durdurma veya kapatma kararına karşı işverenin mahallî iş mahkemesin­ de altı iş günü içinde itiraz etmek yetkisi vardır. Mahkeme itirazı bir hafta içinde karara bağlar. Bu işler  acele mevaddandır. Kararlar kesindir.  Ç) Bir işyerinde çalışan işçilerin yaş, cinsiyet ve sağlık durumları böyle bir işyerinde çalışmalarına en­ gel teşkil ediyorsa, bunlar dahi çalışmaktan alıkonulur.  D) Yukarıdaki bentler gereğince işyerlerinde işçil er için tehlikeli olan tesis ve tedbirlerin veya makine ve  cihazların ne şekilde işletilmekten alıkonulacağı ve bunların ne şekilde yeniden işletilmelerine izin verilebilece­ ği, (A) bendinde belirtilen tüzükte gösterilir.  E) Bir işyerinin kurulmasına ve işletilmesine izin verilmiş olması 74 üncü maddede yazılı Tüzük hüküm­ lerinin uygulanmasına hiçbir zaman engel olmaz.  F) Bu maddenin (A) ve (B) bentleri gereğince makine, tesisat ve tertibat veya İşin durdurulması veya iş­ yerinin kapatılması sebebiyle işsiz kalan işçilere işveren, ücretlerini ödemeye veya ücretlerinde bir düşüklük  olmamak üzere meslek veya durumlarına göre başka bir iş vermeye zorunludur.»  MADDE 17. — 1475 sayılı İş Kanununun 77 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «îçki Ve uyuşturucu madde kullanma yasağı  IMadde 77. — A) işyerine sarhoş olarak gelmek ve işyerinde alkollü içki kullanmak yasaktır.  B) İşyerine uyuşturucu madde almış olarak, gelmek ve işyerinde uyuşturucu madde kullanmak yasak­ tır.  C) İşveren; işyeri eklentilerinden sayılan kısımlarda, ne gibi hallerde, hangi zamanda ve hangi şartlarla  içki içilebileceğini tayin ve tespit edebilir.  D) (A) bendi hükmündeki işyerinde içki kullanmak yasağı;  1. Alkollü içki yapılan işyerlerinde çalışan ve işin gereği olarak imalatı kontrolle görevlendirilen işçi­ ler,  2. Kapalı kaplarda veya açık olarak alkollü içki satılan veya içilen işyerlerinde işin gereği alkollü içki  içmek zorunda olan işçiler,  3. İşinin niteliği gereği müşterilerle birlikte içki içmek zorunda olan işçiler,  ' haklarında uygulanmaz.»  MADDE 18. — 1475 sayılı İş Kanununun 80 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Onsekiz yasından küçük işçiler için rapor  Madde '80. — 13 den 18 yaşına kadar (18 dahil) çocukların herhangi bir işe alınmalarından önce; işyeri  hekimi, işçi sağlığı dispanserleri; bunların bulunmadığı yerlerde sırası ile en yakın Sosyal Sigortalar Kurumu  Sağlık Ocağı, Hükümet veya Belediye Tabiplerine muayene ettirilerek işin niteliğine ve şartlarına göre vücut  yapılarının dayanıklı olduğunun raporla belirtilmesi ve bunların 18 yaşını dolduruncaya kadar en az her altı  ayda bir/ aynı şekilde doktor muayenesinden geçirilerek bu işte çalışmaya devamlarında bir sakınca olup olma- Millî Güvenlik Konseyi (S, Sayısı : 622)
Sayfa 115 -
— 22 —  (Hükümetin Teklifi)  Askerî işyerleri ile yurt emniyeti için gerekli maddeler imal olunan işyerlerindeki komisyonun yapısı, ko­ misyonun çalışma şekil ve esasları Millî Savunma Bakanlığı ile Çalışma Bakanlığınca birlikte hazırlanacak  bir yönetmelikte belirtilir.  B) 74 üncü maddenin % nci fıkrasına uygun olarak kurma izni ve işletme belgesi alınmadan veya geçici  işletme belgesi almak suretiyle açılmış olan veya verilen süre içinde ikinci derecedeki şartları yerine getirmemiş  bulunan işyerlerinde işçilerin hayatı için tehlikeli olan bir huusun tespit edilmesi halinde, (A) bendinde be­ lirtilen komisyon tarafından verilen karar üzerine o yerin en büyük mülkiye amirinin emri ile ve zabıta ma- > rifetiyle kapatılır.  C) Bu maddeye göre verilecek durdurma veya kapatma kararına karşı işverenin mahallî iş mahkemesin­ de altı iş günü içinde itiraz etmek yetkisi vardır. Mahkeme itirazı bir hafta içinde karara bağlar. Bu işler  acele mevaddandır. Kararlar kesindir.  Ç) Bir işyerinde çalışan işçilerin yaş, cinsiyet ve sağlık durumları böyle bir işyerinde çalışmalarına en­ gel teşkil ediyorsa, bunlar dahi çalışmaktan alıkonulur.  D) Yukarıdaki bentler gereğince işyerlerinde işçil er için tehlikeli olan tesis ve tedbirlerin veya makine ve  cihazların ne şekilde işletilmekten alıkonulacağı ve bunların ne şekilde yeniden işletilmelerine izin verilebilece­ ği, (A) bendinde belirtilen tüzükte gösterilir.  E) Bir işyerinin kurulmasına ve işletilmesine izin verilmiş olması 74 üncü maddede yazılı Tüzük hüküm­ lerinin uygulanmasına hiçbir zaman engel olmaz.  F) Bu maddenin (A) ve (B) bentleri gereğince makine, tesisat ve tertibat veya İşin durdurulması veya iş­ yerinin kapatılması sebebiyle işsiz kalan işçilere işveren, ücretlerini ödemeye veya ücretlerinde bir düşüklük  olmamak üzere meslek veya durumlarına göre başka bir iş vermeye zorunludur.»  MADDE 17. — 1475 sayılı İş Kanununun 77 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «îçki Ve uyuşturucu madde kullanma yasağı  IMadde 77. — A) işyerine sarhoş olarak gelmek ve işyerinde alkollü içki kullanmak yasaktır.  B) İşyerine uyuşturucu madde almış olarak, gelmek ve işyerinde uyuşturucu madde kullanmak yasak­ tır.  C) İşveren; işyeri eklentilerinden sayılan kısımlarda, ne gibi hallerde, hangi zamanda ve hangi şartlarla  içki içilebileceğini tayin ve tespit edebilir.  D) (A) bendi hükmündeki işyerinde içki kullanmak yasağı;  1. Alkollü içki yapılan işyerlerinde çalışan ve işin gereği olarak imalatı kontrolle görevlendirilen işçi­ ler,  2. Kapalı kaplarda veya açık olarak alkollü içki satılan veya içilen işyerlerinde işin gereği alkollü içki  içmek zorunda olan işçiler,  3. İşinin niteliği gereği müşterilerle birlikte içki içmek zorunda olan işçiler,  ' haklarında uygulanmaz.»  MADDE 18. — 1475 sayılı İş Kanununun 80 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Onsekiz yasından küçük işçiler için rapor  Madde '80. — 13 den 18 yaşına kadar (18 dahil) çocukların herhangi bir işe alınmalarından önce; işyeri  hekimi, işçi sağlığı dispanserleri; bunların bulunmadığı yerlerde sırası ile en yakın Sosyal Sigortalar Kurumu  Sağlık Ocağı, Hükümet veya Belediye Tabiplerine muayene ettirilerek işin niteliğine ve şartlarına göre vücut  yapılarının dayanıklı olduğunun raporla belirtilmesi ve bunların 18 yaşını dolduruncaya kadar en az her altı  ayda bir/ aynı şekilde doktor muayenesinden geçirilerek bu işte çalışmaya devamlarında bir sakınca olup olma- Millî Güvenlik Konseyi (S, Sayısı : 622)  — 23 —  (M, G. K.)  (Sosyal Güvenlik iş ve İşçi ilişkileri (Komisyonunun Kabul Ettiği Metin)  B) Kurma izni ve işletme belgesi alınmadan açılmış olan veya geçici işletme belgesi alındığı halde ikin­ ci derecedeki şartları verilen süre içinde yerine getirmemiş bulunan işyerlerinde işçilerin hayatı için tehlikeli  bir hususun tespit edilmesi halinde (A) bendinde belirtilen komisyon tarafından verilen karar üzerine o yerin  en büyük mülkî amirinin emri ile ve zabıta marifeti ile işyeri kapatılır. Kapatılan işyeri kurma izni ve işletme  belgesi alınmadan tekrar açılamaz.  C) IBu maddeye göre verilecek durdurma veya kapatma kararına karşı işverenin mahallî iş mahkemesinde  altı iş günü içinde itiraz etmek yetkisi vardır. Mahkeme itirazı altı iş günü içinde karara bağlar. Bu işler acele  mevaddandır. Kararlar kesindir.  Ç) Bir işyerinde çalışan işçilerin yaş, cinsiyet ve sağlık durumları böyle bir işyerinde çalışmalarına engel  teşkil ediyorsa, bunlar dahi çalışmaktan alıkonulur.  D) Yukarıdaki bentler gereğince işyerlerinde işçiler-için tehlikeli olan tesis ve tedbirlerin veya makine ve  cihazların ne şekilde işletilmekten alıkonulacağı ve bunların ne şekilde yeniden işletilmelerine izin verilebilece­ ği, işyerinin kapatılması ve açılması, işin durdurulmasına veya işyerinin kapatılmasına karar verilinceye kadar  acil hallerde alınacak tedbirlere ilişkin hususlar ile komisyonda görev yapacak işçi ve işveren temsilcilerinin  nitelikleri, seçimi, komisyonun çalışma şekil ve esasları bir tüzükte gösterilir.  E) Bir işyerinin kurulmasına ve işletilmesine izin verilmiş olması 74 üncü maddede yazılı Tüzük hüküm­ lerinin uygulanmasına hiçbir zaman engel olamaz.  F) Bu maddenin (A) ve (B) bentleri gereğince makine, tesisat ve tertibat veya işin durdurulması veya  işyerinin kapatılması sebebiyle işsiz kalan işçilere işveren, ücretlerini ödemeye veya ücretlerinde bir düşüklük  olmamak üzere meslek veya durumlarına göre başka bir iş vermeye zorunludur.  MADDE 15. — 1475 Sayılı İş Kanununun 77 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  İçki veya uyuşturucu madde kullanma yasağı  Madde 77. — A) işyerine sarhoş veya uyuşturucu madde almış olarak gelmek ve işyerinde alkollü içki  veya uyuşturucu madde kullanmak yasaktır.  B) İşveren; işyeri eklentilerinden sayılan kısımlarda, ne gibi hallerde, hangi zamanda ve hangi şartlarla  alkollü içki içilebileceğini tayin ve tespit edebilir.  C) (A) bendindeki işyerinde alkollü içki kullanma yasağı;  1. Alkollü içki yapılan işyerlerinde çalışan ve işin gereği olarak imalatı kontrolle görevlendirilen işçiler,  2. Kapalı kaplarda veya açık olarak alkollü içki satılan veya içilen işyerlerinde işin gereği alkollü içki  içmek zorunda olan işçiler,  3. işinin niteliği gereği müşterilerle birlikte alkollü içki içmek zorunda olan işçiler,  İçin uygulanmaz.  Onsekiz yasından küçük işçiler için rapor  MADDE 16. — Hükümet Tasarısının 18 inci maddesi 16 ncı madde olarak aynen benimsenmiştir.  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 622)
Sayfa 116 -
— 23 —  (M, G. K.)  (Sosyal Güvenlik iş ve İşçi ilişkileri (Komisyonunun Kabul Ettiği Metin)  B) Kurma izni ve işletme belgesi alınmadan açılmış olan veya geçici işletme belgesi alındığı halde ikin­ ci derecedeki şartları verilen süre içinde yerine getirmemiş bulunan işyerlerinde işçilerin hayatı için tehlikeli  bir hususun tespit edilmesi halinde (A) bendinde belirtilen komisyon tarafından verilen karar üzerine o yerin  en büyük mülkî amirinin emri ile ve zabıta marifeti ile işyeri kapatılır. Kapatılan işyeri kurma izni ve işletme  belgesi alınmadan tekrar açılamaz.  C) IBu maddeye göre verilecek durdurma veya kapatma kararına karşı işverenin mahallî iş mahkemesinde  altı iş günü içinde itiraz etmek yetkisi vardır. Mahkeme itirazı altı iş günü içinde karara bağlar. Bu işler acele  mevaddandır. Kararlar kesindir.  Ç) Bir işyerinde çalışan işçilerin yaş, cinsiyet ve sağlık durumları böyle bir işyerinde çalışmalarına engel  teşkil ediyorsa, bunlar dahi çalışmaktan alıkonulur.  D) Yukarıdaki bentler gereğince işyerlerinde işçiler-için tehlikeli olan tesis ve tedbirlerin veya makine ve  cihazların ne şekilde işletilmekten alıkonulacağı ve bunların ne şekilde yeniden işletilmelerine izin verilebilece­ ği, işyerinin kapatılması ve açılması, işin durdurulmasına veya işyerinin kapatılmasına karar verilinceye kadar  acil hallerde alınacak tedbirlere ilişkin hususlar ile komisyonda görev yapacak işçi ve işveren temsilcilerinin  nitelikleri, seçimi, komisyonun çalışma şekil ve esasları bir tüzükte gösterilir.  E) Bir işyerinin kurulmasına ve işletilmesine izin verilmiş olması 74 üncü maddede yazılı Tüzük hüküm­ lerinin uygulanmasına hiçbir zaman engel olamaz.  F) Bu maddenin (A) ve (B) bentleri gereğince makine, tesisat ve tertibat veya işin durdurulması veya  işyerinin kapatılması sebebiyle işsiz kalan işçilere işveren, ücretlerini ödemeye veya ücretlerinde bir düşüklük  olmamak üzere meslek veya durumlarına göre başka bir iş vermeye zorunludur.  MADDE 15. — 1475 Sayılı İş Kanununun 77 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  İçki veya uyuşturucu madde kullanma yasağı  Madde 77. — A) işyerine sarhoş veya uyuşturucu madde almış olarak gelmek ve işyerinde alkollü içki  veya uyuşturucu madde kullanmak yasaktır.  B) İşveren; işyeri eklentilerinden sayılan kısımlarda, ne gibi hallerde, hangi zamanda ve hangi şartlarla  alkollü içki içilebileceğini tayin ve tespit edebilir.  C) (A) bendindeki işyerinde alkollü içki kullanma yasağı;  1. Alkollü içki yapılan işyerlerinde çalışan ve işin gereği olarak imalatı kontrolle görevlendirilen işçiler,  2. Kapalı kaplarda veya açık olarak alkollü içki satılan veya içilen işyerlerinde işin gereği alkollü içki  içmek zorunda olan işçiler,  3. işinin niteliği gereği müşterilerle birlikte alkollü içki içmek zorunda olan işçiler,  İçin uygulanmaz.  Onsekiz yasından küçük işçiler için rapor  MADDE 16. — Hükümet Tasarısının 18 inci maddesi 16 ncı madde olarak aynen benimsenmiştir.  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 622)  — 24 —  (Hükümetin Teklifi)  dığının kontrol ettirilmesi ve bütün bu raporların işyerinde muhafaza ettirilerek yetkili memurların isteği üzerine  kendilerine gösterilmesi zorunludur.  Birinci fıkrada yazılı tabipliklerce verilen rapora itiraz halinde, işçi en yakın Sosyal Sigortalar Kurumu  Hastanesi sıhhî kurulunca muayeneye tabi tutulur. Verilen rapor kesindir.  Bu raporlar damga vergisi ve her çeşit resim ve harçtan muaftır»  MADDE 19. — 1475 sayılı îş Kanununun 85 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiıştir.  «Yasaklar  Madde 85. — İşçilere iş ve işlere işçi bulmak için, kazanç amacıyla olsun veya olmasın faaliyet gösteril­ mesi, çalışılması veya büro açılması yasaktır.  Ancak, tarım işlerinde ücretli iş ve işçi bulma aracılığına, îş ve İşçi Bulma- Kurumu izin verebilir.  İşverenlerin, yurt içindeki veya yurt dışındaki işleri ve faaliyetleri için İş ve İşçi Bulma Kurumundan izin  alınması ve bu Kurumca her zaman denetlenmesi kaydıyla işçi bulma işleriyle uğraşmaları mümkündür. Şu  kadar ki; bu işlere karşılık işçilerden herhangi bir ücret almaları yasaktır.  İş ve İşçi Bulma Kurumunun gereği halinde verilen izni geri alma yetkisi saklıdır.»  MADDE 20. — 1475 sayılı İş Kanununun 92 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Sair merciler tarafından yapılan teftişler  Madde 92. — İşyerinin kurulup açılmasına izin vermeye yetkili belediyelerle diğer ilgili makamlar işyeri­ nin kurulmasına ve işletilmesine izin vermeden önce, Çalışma Bakanlığı iş Güvenliği Teşkilâtı tarafından ve­ rilmiş kurma izni ve işletme belgelerinin mevcudiyetini kontrol ederler. Çalışma Bakanlığınca kurma izni ve  işletme belgesi verilmemiş işyerlerine belediyeler veya diğer ilgili makamlarca da kurma veya açılma izni ve­ rilmez. Bu hükme aykırı olarak verilen izinler, iş mevzuatının uygulanmasında nazara alınmaz.  Devlet, il yahut belediye teşkilâtı, işyerlerinde yapacakları işçi sağlığı ve işgüvenliği ile ilgili teftiş ve denet­ lemelerin sonuçlarını ve bu yolda yapacakları işlemleri o yer için yetkili bölge çalışma müdürlüğüne bildirir.  İş ve İşçi Bulma iKurumu Müfettişleri; askerî işyerleriyle yurt emniyeti için gerekli maddeler imal olunan  işyerlerinin denetim ve teftişine dair hükümler saklı kalmak kaydıyla, Devlet il ve belediyece veya tüzel  veya gerçek kişilerce işletilmekte olan bütün işyerlerini, 85 inci maddede yasaklanan iş ve işçi bulma aracıları­ nı ve bürolarını iş ve işçi bulma hizmetleriyle ilgili konularda bu Kanun hükümleri gereğince denetlemeye,  / gerekli gördüğü bilgi ve belgeleri almaya, incelemeye ve soruşturma yapmaya yetkilidir.  İş ve İşçi Bulma Kurumu Müfettişleri; yaptıkları denetleme, araştırma ve soruşturma sonuçlarını bağlı  bulundukları Kurum ve gerektiğinde Bölge Çalışma Müdürlüklerine bildirirler. Kurum veya Bölge Çalışma  Müdürlüğünce cezaî takibi gerektiren hususlar Memurin Muhakematı Hakkındaki Kanun hükümleri saklı  kalmak kaydıyla derhal yetkili Cumhuriyet Savcılığına intikal ettirilir. Ayrıca, 85 inci maddeye aykırı olarak  açılan bürolar, İş ve İşçi Bulma Kurumunun talebi üzerine o yerin en büyük mülkî amirinin emriyle kapatılır»  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 622)  l
Sayfa 117 -
— 24 —  (Hükümetin Teklifi)  dığının kontrol ettirilmesi ve bütün bu raporların işyerinde muhafaza ettirilerek yetkili memurların isteği üzerine  kendilerine gösterilmesi zorunludur.  Birinci fıkrada yazılı tabipliklerce verilen rapora itiraz halinde, işçi en yakın Sosyal Sigortalar Kurumu  Hastanesi sıhhî kurulunca muayeneye tabi tutulur. Verilen rapor kesindir.  Bu raporlar damga vergisi ve her çeşit resim ve harçtan muaftır»  MADDE 19. — 1475 sayılı îş Kanununun 85 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiıştir.  «Yasaklar  Madde 85. — İşçilere iş ve işlere işçi bulmak için, kazanç amacıyla olsun veya olmasın faaliyet gösteril­ mesi, çalışılması veya büro açılması yasaktır.  Ancak, tarım işlerinde ücretli iş ve işçi bulma aracılığına, îş ve İşçi Bulma- Kurumu izin verebilir.  İşverenlerin, yurt içindeki veya yurt dışındaki işleri ve faaliyetleri için İş ve İşçi Bulma Kurumundan izin  alınması ve bu Kurumca her zaman denetlenmesi kaydıyla işçi bulma işleriyle uğraşmaları mümkündür. Şu  kadar ki; bu işlere karşılık işçilerden herhangi bir ücret almaları yasaktır.  İş ve İşçi Bulma Kurumunun gereği halinde verilen izni geri alma yetkisi saklıdır.»  MADDE 20. — 1475 sayılı İş Kanununun 92 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Sair merciler tarafından yapılan teftişler  Madde 92. — İşyerinin kurulup açılmasına izin vermeye yetkili belediyelerle diğer ilgili makamlar işyeri­ nin kurulmasına ve işletilmesine izin vermeden önce, Çalışma Bakanlığı iş Güvenliği Teşkilâtı tarafından ve­ rilmiş kurma izni ve işletme belgelerinin mevcudiyetini kontrol ederler. Çalışma Bakanlığınca kurma izni ve  işletme belgesi verilmemiş işyerlerine belediyeler veya diğer ilgili makamlarca da kurma veya açılma izni ve­ rilmez. Bu hükme aykırı olarak verilen izinler, iş mevzuatının uygulanmasında nazara alınmaz.  Devlet, il yahut belediye teşkilâtı, işyerlerinde yapacakları işçi sağlığı ve işgüvenliği ile ilgili teftiş ve denet­ lemelerin sonuçlarını ve bu yolda yapacakları işlemleri o yer için yetkili bölge çalışma müdürlüğüne bildirir.  İş ve İşçi Bulma iKurumu Müfettişleri; askerî işyerleriyle yurt emniyeti için gerekli maddeler imal olunan  işyerlerinin denetim ve teftişine dair hükümler saklı kalmak kaydıyla, Devlet il ve belediyece veya tüzel  veya gerçek kişilerce işletilmekte olan bütün işyerlerini, 85 inci maddede yasaklanan iş ve işçi bulma aracıları­ nı ve bürolarını iş ve işçi bulma hizmetleriyle ilgili konularda bu Kanun hükümleri gereğince denetlemeye,  / gerekli gördüğü bilgi ve belgeleri almaya, incelemeye ve soruşturma yapmaya yetkilidir.  İş ve İşçi Bulma Kurumu Müfettişleri; yaptıkları denetleme, araştırma ve soruşturma sonuçlarını bağlı  bulundukları Kurum ve gerektiğinde Bölge Çalışma Müdürlüklerine bildirirler. Kurum veya Bölge Çalışma  Müdürlüğünce cezaî takibi gerektiren hususlar Memurin Muhakematı Hakkındaki Kanun hükümleri saklı  kalmak kaydıyla derhal yetkili Cumhuriyet Savcılığına intikal ettirilir. Ayrıca, 85 inci maddeye aykırı olarak  açılan bürolar, İş ve İşçi Bulma Kurumunun talebi üzerine o yerin en büyük mülkî amirinin emriyle kapatılır»  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 622)  l  — 25 —  (M, G. K.)  (Sosyal Güvenlik tş ve îşçi İlişkileri Komisyonunun Kabul Ettiği Metin)  MADDE 17. — 1475 Sayılı tş Kanununun 85 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  Yasaklar  Madde 85. — İşçilere iş ve işlere işçi bulmak için, kazanç amacıyla olsun veya olmasın faaliyet göste­ rilmesi, çalışılması veya büro açılması yasaktır,  Ancak, tarım işlerinde ücretli iş ve işçi bulma aracılığına, İş ve İşçi Bulma Kurumu izin verebilir.  İş ve İşçi Bulma Kurumundan izin almak ve bu Kurumca her zaman denetlenmek kaydıyla bir işvere­ nin yurt dışında kendi iş ve faaliyetlerinde çalıştıracağı işçileri temin etmesi mümkündür. Şu kadarki; bu iş­ lere karşılık bu kimselerden hangi isim altında olursa olsun menfaat sağlanması yasaktır.  İş ve İşçi Bulma Kurumunun gereği halinde verilen izni geri alma yetkisi saklıdır.  MADDE 18. — 1475 Sayılı İş Kanununun 91 inci ımaddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  Muafiyet  Madde 91. — İşçi ve işverenlerle bunların meslek kuruluşları tarafından kendilerini ilgilendiren ve iş  hayatına ilişkin işlerde Çalışma Bakanlığına yazı ile başvurma halinde bu dilekçeler ve bunlarla ilgili tuta­ nak, evrak, defter ve işlemler damga vergisi ve her çeşit resim ve harçtan muaftır.  MADDE 19. — 1475 sayılı tş Kanununun 92 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  Sair merciler tarafından yapılan teftişler  Madde 92. — İşyerinin kurulup açılmasına izin vermeye yetkili belediyelerle diğer ilgili makamlar işyeri­ nin kurulmasına ve işletilmesine izin vermeden önce, Çalışma Bakanlığınca iş mevzuatına göre verilmesi ge­ rekli kurma izni ve işletme belgesinin mevcudiyetini kontrol ederler. Çalışma Bakanlığınca kurma izni ve  işletme belgesi verilmemiş işyerlerine belediyeler veya diğer ilgili makamlarca da kurma veya açılma izni ve­ rilemez.  Kamu kurum ve kuruluşlarının işyerlerinde yapacakları işçi sağlığı ve iş güvenliği ile ilgili teftiş ve denet­ lemelerin sonuçlarını ve bu yolda yapacakları işlemleri o yer için yetkili bölge çalışma müdürlüğüne bildirirler.  İşyerinin kurulup açılmasına izin vermeye yetkili belediyelerle diğer ilgili makamlar her ay bu hususta  izin verdikleri, işveren ve işyerinin isim ve adresini ve yapılan işin çeşidini gösterir listeleri bir sonraki ayın  15'ine kadar o yerin bağlı bulunduğu bölge çalışma müdürlüğüne bildirirler.  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 622)
Sayfa 118 -
— 25 —  (M, G. K.)  (Sosyal Güvenlik tş ve îşçi İlişkileri Komisyonunun Kabul Ettiği Metin)  MADDE 17. — 1475 Sayılı tş Kanununun 85 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  Yasaklar  Madde 85. — İşçilere iş ve işlere işçi bulmak için, kazanç amacıyla olsun veya olmasın faaliyet göste­ rilmesi, çalışılması veya büro açılması yasaktır,  Ancak, tarım işlerinde ücretli iş ve işçi bulma aracılığına, İş ve İşçi Bulma Kurumu izin verebilir.  İş ve İşçi Bulma Kurumundan izin almak ve bu Kurumca her zaman denetlenmek kaydıyla bir işvere­ nin yurt dışında kendi iş ve faaliyetlerinde çalıştıracağı işçileri temin etmesi mümkündür. Şu kadarki; bu iş­ lere karşılık bu kimselerden hangi isim altında olursa olsun menfaat sağlanması yasaktır.  İş ve İşçi Bulma Kurumunun gereği halinde verilen izni geri alma yetkisi saklıdır.  MADDE 18. — 1475 Sayılı İş Kanununun 91 inci ımaddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  Muafiyet  Madde 91. — İşçi ve işverenlerle bunların meslek kuruluşları tarafından kendilerini ilgilendiren ve iş  hayatına ilişkin işlerde Çalışma Bakanlığına yazı ile başvurma halinde bu dilekçeler ve bunlarla ilgili tuta­ nak, evrak, defter ve işlemler damga vergisi ve her çeşit resim ve harçtan muaftır.  MADDE 19. — 1475 sayılı tş Kanununun 92 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  Sair merciler tarafından yapılan teftişler  Madde 92. — İşyerinin kurulup açılmasına izin vermeye yetkili belediyelerle diğer ilgili makamlar işyeri­ nin kurulmasına ve işletilmesine izin vermeden önce, Çalışma Bakanlığınca iş mevzuatına göre verilmesi ge­ rekli kurma izni ve işletme belgesinin mevcudiyetini kontrol ederler. Çalışma Bakanlığınca kurma izni ve  işletme belgesi verilmemiş işyerlerine belediyeler veya diğer ilgili makamlarca da kurma veya açılma izni ve­ rilemez.  Kamu kurum ve kuruluşlarının işyerlerinde yapacakları işçi sağlığı ve iş güvenliği ile ilgili teftiş ve denet­ lemelerin sonuçlarını ve bu yolda yapacakları işlemleri o yer için yetkili bölge çalışma müdürlüğüne bildirirler.  İşyerinin kurulup açılmasına izin vermeye yetkili belediyelerle diğer ilgili makamlar her ay bu hususta  izin verdikleri, işveren ve işyerinin isim ve adresini ve yapılan işin çeşidini gösterir listeleri bir sonraki ayın  15'ine kadar o yerin bağlı bulunduğu bölge çalışma müdürlüğüne bildirirler.  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 622)  — 26 —  (Hükümetin Teklifi)  IMADD'E 21. — 1475 sayılı îş Kanununun 97 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «IMadde 97. — IBu Kanunun 3 üncü maddesine aykırı hareket edenlere; beş işçiye kadar (beş işçi dahil)  işçi çalıştıranlar hakkında üçbin liradan, daha fazla işçi çalıştıranlar hakkında beşbin liradan az olmamak  üzere ağır para cezası hükmolunur.  Yukarıdaki fiillerin tekerrürü halinde evvelce verilen cezaların iki katı hükmolunur.»1  İMIAİDDE 22, — '1475 sayılı İş Kanununun 98 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Madde 98. — Bu Kanunun :  A - 1. 9 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen hizmet aktini yazılı olarak yapmayanlar ve ikinci  fıkrada sözü edilen belgeyi vermeyenler,  2. 10 uncu maddede anılan takım sözleşmesini yazılı yapmayanlar,  3. 13 üncü maddenin (A) bendinde belirtilen ihbar süresine ilişkin ücreti, 14 üncü maddede yazılı hallerde  kıdem tazminatını ödemeyenler,  4. 19 uncu maddeye aykırı olarak ihbar süresi içinde işçiye yeni iş arama izni vermeyenler,  5. 20 nci maddede yazılı belgeyi işçiye vermeyenler veya bu belgede gerçeğe aykırı bilgi verenler veya  21 inci maddede yazılı işçi çalışma ve kimlik karnesini vermeyenler,  6. 22 nci maddeye aykırı hareket edenlerden;  Beş işçiye kadar (beş işçi dahil) işçi çalıştıran işveren veya vekili hakkında üçbin liradan, daha fazla işçi  çalıştıranlar hakkında beşbin liradan az olmamak üzere ağır para cezası, tekerrürü halinde evvelce verilen ce­ zaların iki katı,  7. 24 üncü madde hükümlerine aykırı olarak işyerine yeni işçi alan işverenler işten çıkardığı her işçi için  onbin liradan az olmamak üzere ağır para cezasına, tekerrürü halinde evvelce verilen cezanın iki katı,  8. 25 ve 25/A maddelerinde yazılı şartları yerine getirmeyen ve bu hükümlere aykırı hareket eden, iş­ veren veya vekili hakkında çalıştırmakla yükümlü olduğu her sakat ve eski hükümlü için çalıştırmadığı  her ay uygulanmakta olan asgari ücretin % 10 fazlasından az olmamak üzere ağır para cezası,  hükmolunur.»  MADDE 23. — 1475 sayılı iş Kanununun 99 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «(Madde 99. — A - İşçinin bu Kanundan veya toplu iş sözleşmesinden yahut hizmet aktinden doğan  ve 26 nci maddede belirtilen ücretini süresi içinde kasten tam olarak ödemeyen veya noksan ödeyen işveren  veya işveren vekili hakkında, bu durumda olan her işçiye karşılık ikibinbeşyüz lira ağır para cezası hükmolu­ nur. Hükmedilecek ceza üçbin liradan az olamaz.  Fiilin tekerrürü halinde evvelce verilmiş olan para cezasının iki katı hükmolunur.  IB - 1. 30 uncu maddede yazılı ücrete ilişkin hesap pusulalarını işçiye vermeyen, 31 inci maddede göste­ rilen tutardan fazla olarak işçi ücretlerinden zarar karşılığı kesinti yapan veya zarar yapmaksızın işten çıkan  işçiye tazminat iade etmeyen veya mahsup yaptığı halde istek üzerine hesap ve belgeleri göstermeyen, 32 nci  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 622)
Sayfa 119 -
— 26 —  (Hükümetin Teklifi)  IMADD'E 21. — 1475 sayılı îş Kanununun 97 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «IMadde 97. — IBu Kanunun 3 üncü maddesine aykırı hareket edenlere; beş işçiye kadar (beş işçi dahil)  işçi çalıştıranlar hakkında üçbin liradan, daha fazla işçi çalıştıranlar hakkında beşbin liradan az olmamak  üzere ağır para cezası hükmolunur.  Yukarıdaki fiillerin tekerrürü halinde evvelce verilen cezaların iki katı hükmolunur.»1  İMIAİDDE 22, — '1475 sayılı İş Kanununun 98 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Madde 98. — Bu Kanunun :  A - 1. 9 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen hizmet aktini yazılı olarak yapmayanlar ve ikinci  fıkrada sözü edilen belgeyi vermeyenler,  2. 10 uncu maddede anılan takım sözleşmesini yazılı yapmayanlar,  3. 13 üncü maddenin (A) bendinde belirtilen ihbar süresine ilişkin ücreti, 14 üncü maddede yazılı hallerde  kıdem tazminatını ödemeyenler,  4. 19 uncu maddeye aykırı olarak ihbar süresi içinde işçiye yeni iş arama izni vermeyenler,  5. 20 nci maddede yazılı belgeyi işçiye vermeyenler veya bu belgede gerçeğe aykırı bilgi verenler veya  21 inci maddede yazılı işçi çalışma ve kimlik karnesini vermeyenler,  6. 22 nci maddeye aykırı hareket edenlerden;  Beş işçiye kadar (beş işçi dahil) işçi çalıştıran işveren veya vekili hakkında üçbin liradan, daha fazla işçi  çalıştıranlar hakkında beşbin liradan az olmamak üzere ağır para cezası, tekerrürü halinde evvelce verilen ce­ zaların iki katı,  7. 24 üncü madde hükümlerine aykırı olarak işyerine yeni işçi alan işverenler işten çıkardığı her işçi için  onbin liradan az olmamak üzere ağır para cezasına, tekerrürü halinde evvelce verilen cezanın iki katı,  8. 25 ve 25/A maddelerinde yazılı şartları yerine getirmeyen ve bu hükümlere aykırı hareket eden, iş­ veren veya vekili hakkında çalıştırmakla yükümlü olduğu her sakat ve eski hükümlü için çalıştırmadığı  her ay uygulanmakta olan asgari ücretin % 10 fazlasından az olmamak üzere ağır para cezası,  hükmolunur.»  MADDE 23. — 1475 sayılı iş Kanununun 99 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «(Madde 99. — A - İşçinin bu Kanundan veya toplu iş sözleşmesinden yahut hizmet aktinden doğan  ve 26 nci maddede belirtilen ücretini süresi içinde kasten tam olarak ödemeyen veya noksan ödeyen işveren  veya işveren vekili hakkında, bu durumda olan her işçiye karşılık ikibinbeşyüz lira ağır para cezası hükmolu­ nur. Hükmedilecek ceza üçbin liradan az olamaz.  Fiilin tekerrürü halinde evvelce verilmiş olan para cezasının iki katı hükmolunur.  IB - 1. 30 uncu maddede yazılı ücrete ilişkin hesap pusulalarını işçiye vermeyen, 31 inci maddede göste­ rilen tutardan fazla olarak işçi ücretlerinden zarar karşılığı kesinti yapan veya zarar yapmaksızın işten çıkan  işçiye tazminat iade etmeyen veya mahsup yaptığı halde istek üzerine hesap ve belgeleri göstermeyen, 32 nci  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 622)  — 27 —  (M, G. K.)  (Sosyal Güvenlik iş ve işçi İlişkileri Komisyonunun Kabul Ettiği Metin)  MADDE 20. — 1475 sayılı iş Kanununun 97 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  Genel hükümlere ilişkin cezalar  Madde 97. — Bu Kanunun 3 üncü maddesine aykırı hareket edenlere; beş işçiye kadar (beş işçi dahil)  işçi çalıştıranlar hakkında yedibinbeşyüz liradan otuzyedibinbeşyüz liraya kadar, daha fazla işçi çalıştıranlar  hakkında onbeşbin liradan yetmişbeşbin liraya kadar ağır para cezası hükmolunur.  Bu maddede yazılı fiillerin tekerrürü halinde yukarıda yazılı para cezalarının iki katı hükmolunur.  MADDE 21. — 1475 sayılı iş Kanunun 98 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  Hizmet akdine ilişkin cezalar  Madde 98, — Bu Kanunun; . ,  A - l . 9 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen hizmet aktini yazılı olarak yapmayan ve ikinci fık­ rada sözü edilen belgeyi vermeyen,  2. 10 uncu maddede anılan takım sözleşmesini yazılı yapmayan,  3. 13 üncü maddenin (A) bendinde belirtilen ihbar süresine ilişkin ücreti 14 üncü maddede yazılı hal­ lerde kıdem tazminatını ödemeyen,  4. 19 uncu maddeye aykırı olarak ihbar süresi içinde işçiye yeni iş arama izni vermeyen,  5. 20 inci maddede yazılı belgeyi işçiye vermeyen veya bu belgede gerçeğe aykırı bilgi veren veya 21 inci  maddede yazılı işçi çalışma ve kimlik karnesini vermeyen,  6. 22 nci maddeye aykırı hareket eden,  Beş işçiye kadar (beş işçi dahil) işçi çalıştıran işveren veya vekili hakkında üçbin liradan onbeşbin liraya ka­ dar, daha fazla işçi çalıştıranlar hakkında onbeşbin liradan yetmişbin liraya kadar ağır para cezası, tekerrürü  halinde belirtilen cezaların iki katı hükmolunur.  B) 24 üncü madde hükümlerine aykırı olarak işçi çıkaran veya işyerine yeni işçi alan işveren veya vekili  hakkında işten çıkardığı veya işe aldığı her işçi için otuzbin lira ağır para cezası hükmolunur.  C) 25 inci maddeye aykırı hareketle sakat veya eski hükümlü çalıştırmayan işveren veya vekili hakkında  çalıştırmadığı her sakat ve eski hükümlü ve çalıştırmadığı her ay için onbeşbin lira ağır para cezası hük­ molunur.  D) 14 üncü madde hükümlerine aykırı harekette bulunarak kıdem tazminatının öngörülen esaslar dışın­ da veya saptanan miktar veya tavan aşılarak ödenmesi için emir veya talimat veren veya bu yolda hareket  eden özel veya kamu kurumu veya kuruluşların yönetim kurulu üyeleri, genel müdür, müessese müdürü,  muhasebe müdürü gibi yetkili sorumluları hakkında, fiil daha ağır cezayı gerektiren bir suç teşkil etmediği  takdirde altı aydan iki seneye kadar hapis ve yirmibin liradan ellibin liraya kadar ağır para cezası hükmolu­ nur. Kanuna aykırı olarak fazla ödenen miktarın da ayrıca Hazine lehine resen tahsiline karar verilir.  MADDE 22. — 1475 Sayılı İş Kanununun 99 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  Ücrete ilişkin cezalar  Madde 99. — A) İşçinin bu Kanundan veya toplu iş sözleşmesinden yahut hizmet akünden doğan ve 26  nci maddede belirtilen ücretini süresi içinde kasten ödemeyen veya noksan ödeyen işveren veya işveren ve­ kili bu durumda olan her işçi için binbeşyüz lira ağır para cezası ile cezalandırılır. Hükmedilecek ceza üç­ bin liradan az olamaz.  B) 1. 30 uncu maddede yazılı ücrete ilişkin hesap pusulalarını işçiye vermeyen 31 inci maddede gös­ terilen tutardan fazla olarak işçi ücretlerinden zarar karşılığı kesinti yapan veya zarar yapmaksızın işten  çıkan işçiye tazminatını iade etmeyen veya mahsup yaptığı halde istek üzerine hesap ve belgeleri gösterme­ yen, 32 nci maddede belirtilen sebepler dışında işçiye ücret kesintisi cezası kesen yahut bu paraları aynı bentte  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 622)
Sayfa 120 -
— 27 —  (M, G. K.)  (Sosyal Güvenlik iş ve işçi İlişkileri Komisyonunun Kabul Ettiği Metin)  MADDE 20. — 1475 sayılı iş Kanununun 97 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  Genel hükümlere ilişkin cezalar  Madde 97. — Bu Kanunun 3 üncü maddesine aykırı hareket edenlere; beş işçiye kadar (beş işçi dahil)  işçi çalıştıranlar hakkında yedibinbeşyüz liradan otuzyedibinbeşyüz liraya kadar, daha fazla işçi çalıştıranlar  hakkında onbeşbin liradan yetmişbeşbin liraya kadar ağır para cezası hükmolunur.  Bu maddede yazılı fiillerin tekerrürü halinde yukarıda yazılı para cezalarının iki katı hükmolunur.  MADDE 21. — 1475 sayılı iş Kanunun 98 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  Hizmet akdine ilişkin cezalar  Madde 98, — Bu Kanunun; . ,  A - l . 9 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen hizmet aktini yazılı olarak yapmayan ve ikinci fık­ rada sözü edilen belgeyi vermeyen,  2. 10 uncu maddede anılan takım sözleşmesini yazılı yapmayan,  3. 13 üncü maddenin (A) bendinde belirtilen ihbar süresine ilişkin ücreti 14 üncü maddede yazılı hal­ lerde kıdem tazminatını ödemeyen,  4. 19 uncu maddeye aykırı olarak ihbar süresi içinde işçiye yeni iş arama izni vermeyen,  5. 20 inci maddede yazılı belgeyi işçiye vermeyen veya bu belgede gerçeğe aykırı bilgi veren veya 21 inci  maddede yazılı işçi çalışma ve kimlik karnesini vermeyen,  6. 22 nci maddeye aykırı hareket eden,  Beş işçiye kadar (beş işçi dahil) işçi çalıştıran işveren veya vekili hakkında üçbin liradan onbeşbin liraya ka­ dar, daha fazla işçi çalıştıranlar hakkında onbeşbin liradan yetmişbin liraya kadar ağır para cezası, tekerrürü  halinde belirtilen cezaların iki katı hükmolunur.  B) 24 üncü madde hükümlerine aykırı olarak işçi çıkaran veya işyerine yeni işçi alan işveren veya vekili  hakkında işten çıkardığı veya işe aldığı her işçi için otuzbin lira ağır para cezası hükmolunur.  C) 25 inci maddeye aykırı hareketle sakat veya eski hükümlü çalıştırmayan işveren veya vekili hakkında  çalıştırmadığı her sakat ve eski hükümlü ve çalıştırmadığı her ay için onbeşbin lira ağır para cezası hük­ molunur.  D) 14 üncü madde hükümlerine aykırı harekette bulunarak kıdem tazminatının öngörülen esaslar dışın­ da veya saptanan miktar veya tavan aşılarak ödenmesi için emir veya talimat veren veya bu yolda hareket  eden özel veya kamu kurumu veya kuruluşların yönetim kurulu üyeleri, genel müdür, müessese müdürü,  muhasebe müdürü gibi yetkili sorumluları hakkında, fiil daha ağır cezayı gerektiren bir suç teşkil etmediği  takdirde altı aydan iki seneye kadar hapis ve yirmibin liradan ellibin liraya kadar ağır para cezası hükmolu­ nur. Kanuna aykırı olarak fazla ödenen miktarın da ayrıca Hazine lehine resen tahsiline karar verilir.  MADDE 22. — 1475 Sayılı İş Kanununun 99 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  Ücrete ilişkin cezalar  Madde 99. — A) İşçinin bu Kanundan veya toplu iş sözleşmesinden yahut hizmet akünden doğan ve 26  nci maddede belirtilen ücretini süresi içinde kasten ödemeyen veya noksan ödeyen işveren veya işveren ve­ kili bu durumda olan her işçi için binbeşyüz lira ağır para cezası ile cezalandırılır. Hükmedilecek ceza üç­ bin liradan az olamaz.  B) 1. 30 uncu maddede yazılı ücrete ilişkin hesap pusulalarını işçiye vermeyen 31 inci maddede gös­ terilen tutardan fazla olarak işçi ücretlerinden zarar karşılığı kesinti yapan veya zarar yapmaksızın işten  çıkan işçiye tazminatını iade etmeyen veya mahsup yaptığı halde istek üzerine hesap ve belgeleri gösterme­ yen, 32 nci maddede belirtilen sebepler dışında işçiye ücret kesintisi cezası kesen yahut bu paraları aynı bentte  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 622)  — 28 —  (Hükümetin Teklifi)  maddede belirtilen sebepler dışında işçiye ücret kesintisi cezası kesen yahut bu paralan aynı bentte gösterilen  sürede bu hesaba yatırmayan işveren veya işveren vekili hakkında üçbin liradan az olmamak üzere ağı*  para cezası,  2. 3'3 üncü maddede belirtilen komisyonun tespit ettiği asgari ücretleri işçiye ödemeyen veya noksan  ödeyen 34 üncü maddede sözü edilen sebepler dolayısıyla çalışmayan işçiye yarım ücret ödemeyen, 35 inci  maddede yazılı şartlar dışında fazla çalışma yapan veya aynı maddede gösterilen fazla çalışma ücretini öde­ meyen veya noksan ödeyen, 36 ve 37 nci maddelerdeki hükümlere aykırı olarak çalışma yaptıran veya fazla  çalışmaya ait ücretleri ödemeyen veya noksan ödeyen 38, 41, 42, 43, 47 ve 54 üncü maddelerdeki şartlar ve  usullere uymayarak bu maddelerde gösterilen ücretleri noksan ödeyen işveren veya vekili hakkında üçbin li­ radan az olmamak üzere ağır para cezası,  3. 48 inci maddede gösterilen yüzdelerin hesabına ait usullere uymayan, 52 nci maddenin son fıkrasında  belirtilen ücretsiz ilâve izni vermeyen ve ücretli izin kullanan işçiye peşin olarak bu izne ait ücretini ödeme­ yen veya 56 nci maddedeki hakedilmiş izni kullanmadan hizmet akdinin feshi halinde bu izne ait ücreti öde­ meyen, 57 nci maddeye dayanılarak çıkarılacak olan yönetmelik hükümlerine aykırı hareket eden veya 60  inci maddede sözü edilen sebepler dolayısıyla işçi ücretinden indirme yapan işveren veya işveren vekili hakkın­ da onbin liradan az olmamak üzere ağır para cezası, hükmolunur.»  MADDE 24. — 1475 sayılı !tş Kanununun 100' üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Madde 100. — IBu Kanunun '61 inci maddesinde ve bu maddeye göre çıkarılacak tüzükte tespit olunan  iş müddetlerine aykırı olarak işçilerini çalıştıran veya 64 üncü maddedeki ara dinlenmelerini bu maddeye gö­ re uygulamayan veya işçileri 65 inci maddeye aykırı olarak geceleri sekiz saatten fazla çalıştıran, gece ve  gündüz postalarını değiştirmeyen, 67 nci madde hükmüne aykırı hareket eden, 68 inci madde hükmüne ay­ kırı olarak bu maddede zikredilen yerlerde onsekiz yaşını doldurmamış erkek çocukları ve her yaştaki kadın­ ları çalıştıran, 69 uncu maddede anılan tüzük hükümlerine aykırı olarak hareket eden ve aynı maddenin 1  inci fıkrasındaki yazılı yasağa uymayan, 70 inci maddedeki hükme aykırı olarak doğumdan evvel ve sonraki  müddetlerde gebe veya doğum yapmış kadınları çalıştıran, 72 nci maddeye istinaden çıkarılacak tüzük hüküm­ lerine uymayan, işveren veya işveren vekili hakkında onbeşbin liradan az olmamak üzere ağır para cezası  hükmolunur.  MADDE 25. — 1475 sayılı iş Kanununun 101 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir,  «Madde 101. •— Bu Kanunun 73 üncü maddesi hükmüne aykırı hareket eden, 74 üncü maddenin son fık­ rasında belirtilen yetkili teşkilattan kurma veya işletme belgesi almadan bir işyerini açan, 74 üncü maddenin  birinci fıkrasındaki hükme dayanılarak çıkarılacak tüzükler deki hükümlere uymayan işveren veya işveren ve­ kili hakkında çalışan her işçi için oribin liradan aşağı olmamak üzere ağır para cezası hükmolunur.  Yukarıdaki fıkrada belirtilen fiillerin tekerrürü halinde evvelce verilen para cezalarının iki katı hükmo­ lunur.»  MADDE 26. — 1475 sayılı îş Kanununun 102 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Madde 102. — Bu Kanunun 75 inci maddesine göre durdurulan işi izin almadan devam ettiren veya  kapatılan işyerini izinsiz açan işveren veya vekili ellibin liradan az olmamak üzere ağır para cezası üe ceza­ landırılır.»  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 622)
Sayfa 121 -
— 28 —  (Hükümetin Teklifi)  maddede belirtilen sebepler dışında işçiye ücret kesintisi cezası kesen yahut bu paralan aynı bentte gösterilen  sürede bu hesaba yatırmayan işveren veya işveren vekili hakkında üçbin liradan az olmamak üzere ağı*  para cezası,  2. 3'3 üncü maddede belirtilen komisyonun tespit ettiği asgari ücretleri işçiye ödemeyen veya noksan  ödeyen 34 üncü maddede sözü edilen sebepler dolayısıyla çalışmayan işçiye yarım ücret ödemeyen, 35 inci  maddede yazılı şartlar dışında fazla çalışma yapan veya aynı maddede gösterilen fazla çalışma ücretini öde­ meyen veya noksan ödeyen, 36 ve 37 nci maddelerdeki hükümlere aykırı olarak çalışma yaptıran veya fazla  çalışmaya ait ücretleri ödemeyen veya noksan ödeyen 38, 41, 42, 43, 47 ve 54 üncü maddelerdeki şartlar ve  usullere uymayarak bu maddelerde gösterilen ücretleri noksan ödeyen işveren veya vekili hakkında üçbin li­ radan az olmamak üzere ağır para cezası,  3. 48 inci maddede gösterilen yüzdelerin hesabına ait usullere uymayan, 52 nci maddenin son fıkrasında  belirtilen ücretsiz ilâve izni vermeyen ve ücretli izin kullanan işçiye peşin olarak bu izne ait ücretini ödeme­ yen veya 56 nci maddedeki hakedilmiş izni kullanmadan hizmet akdinin feshi halinde bu izne ait ücreti öde­ meyen, 57 nci maddeye dayanılarak çıkarılacak olan yönetmelik hükümlerine aykırı hareket eden veya 60  inci maddede sözü edilen sebepler dolayısıyla işçi ücretinden indirme yapan işveren veya işveren vekili hakkın­ da onbin liradan az olmamak üzere ağır para cezası, hükmolunur.»  MADDE 24. — 1475 sayılı !tş Kanununun 100' üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Madde 100. — IBu Kanunun '61 inci maddesinde ve bu maddeye göre çıkarılacak tüzükte tespit olunan  iş müddetlerine aykırı olarak işçilerini çalıştıran veya 64 üncü maddedeki ara dinlenmelerini bu maddeye gö­ re uygulamayan veya işçileri 65 inci maddeye aykırı olarak geceleri sekiz saatten fazla çalıştıran, gece ve  gündüz postalarını değiştirmeyen, 67 nci madde hükmüne aykırı hareket eden, 68 inci madde hükmüne ay­ kırı olarak bu maddede zikredilen yerlerde onsekiz yaşını doldurmamış erkek çocukları ve her yaştaki kadın­ ları çalıştıran, 69 uncu maddede anılan tüzük hükümlerine aykırı olarak hareket eden ve aynı maddenin 1  inci fıkrasındaki yazılı yasağa uymayan, 70 inci maddedeki hükme aykırı olarak doğumdan evvel ve sonraki  müddetlerde gebe veya doğum yapmış kadınları çalıştıran, 72 nci maddeye istinaden çıkarılacak tüzük hüküm­ lerine uymayan, işveren veya işveren vekili hakkında onbeşbin liradan az olmamak üzere ağır para cezası  hükmolunur.  MADDE 25. — 1475 sayılı iş Kanununun 101 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir,  «Madde 101. •— Bu Kanunun 73 üncü maddesi hükmüne aykırı hareket eden, 74 üncü maddenin son fık­ rasında belirtilen yetkili teşkilattan kurma veya işletme belgesi almadan bir işyerini açan, 74 üncü maddenin  birinci fıkrasındaki hükme dayanılarak çıkarılacak tüzükler deki hükümlere uymayan işveren veya işveren ve­ kili hakkında çalışan her işçi için oribin liradan aşağı olmamak üzere ağır para cezası hükmolunur.  Yukarıdaki fıkrada belirtilen fiillerin tekerrürü halinde evvelce verilen para cezalarının iki katı hükmo­ lunur.»  MADDE 26. — 1475 sayılı îş Kanununun 102 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Madde 102. — Bu Kanunun 75 inci maddesine göre durdurulan işi izin almadan devam ettiren veya  kapatılan işyerini izinsiz açan işveren veya vekili ellibin liradan az olmamak üzere ağır para cezası üe ceza­ landırılır.»  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 622)  — 29 —  (M, G. K.)  (Sosyal Güvenlik İş ve tşçi İlişkileri Komisyonunun Kabul Ettiği Metin)  gösterilen sürede bu hesaba yatırmayan işveren veya işveren vekili hakkında yedibinbeşyüz liradan otuzyedi- binbeşyüz liraya kadar ağır para cezası,  2. 33 üncü maddede belirtilen komisyonun tespit ettiği asgarî ücretleri işçiye ödemeyen veya noksan öde­ yen 34 üncü maddede sözü edilen sebepler dolayısıyla çalışmayan işçiye yarım ücret ödemeyen, 35 inci mad­ dede yazılı şartlar dışında fazla çalışma yaptıran veya aynı maddede gösterilen fazla çalışma ücretini öde­ meyen veya noksan ödeyen, 36 ve 37 nci maddelerdeki hükümlere aykırı olarak çalışma yaptıran veya fazla  çalışmaya ait ücretleri ödemeyen veya noksan Ödeyen 38, 41, 42, 43, 47 ve 54 ünoü maddelerdeki şartlar ve  usullere uymayarak bu maddelerde gösterilen ücretleri ödemeyen veya noksan ödeyen işveren veya vekili hak­ kında yedibinbeşyüz liradan otuzyedibinbeşyüz liraya kadar ağır para cezası,  3. 48 inci maddede gösterilen yüzdelerin hesabına ait usullere uymayan, 52 nci maddenin son fıkrasında  belirtilen ücretsiz ilave izni vermeyen ve ücretli izin kullanan işçiye peşin olarak bu izne ait ücretini öde­ meyen veya 56 ncı maddedeki hakedilmiş izni kullanmadan hizmet akdinin feshi halinde bu izne ait ücreti  ödemeyen, 57 nci maddede belirtilen Yönetmelik hükümlerine aykırı hareket eden veya 60 ncı maddede  sözü edilen sebepler dolayısıyla işçi ücretinden indirme yapan işveren veya işveren vekili hakkında otuzbin  liradan yüzellibin liraya kadar ağır para cezası,  hükmolunur.  MADDE 23. — 1475 Sayılı iş Kanununun 100 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  İşin düzenlenmesine ilişkin cezalar  Madde 100. — Bu Kanunun 61 inci maddesinde ve bu maddede belirtilen tüzükte tespit olunan iş müd­ detlerine aykırı olarak işçilerini çalıştıran veya 64 üncü maddedeki ara dinlenmelerini bu maddeye göre uy­ gulamayan veya işçileri 65 inci maddeye aykırı olarak geceleri sekiz saatten fazla çalıştıran, gece ve gün­ düz postalarını değiştirmeyen, 67 nci madde hükmüne aykırı hareket eden, 68 inci madde hükmüne aykırı  olarak bu maddede zikredilen yerlerde onsekiz yaşını doldurmamış erkek çocukları ve her yaştaki kadınları  çalıştıran, 69 uncu maddede anılan Tüzük hükümlerine aykırı olarak hareket eden ve aynı maddenin birinci  fıkrasındaki yazılı yasağa uymayan, 70 inci maddedeki hükme aykırı olarak doğumdan evvel ve sonraki müd­ detlerde gebe veya doğum yapmış kadınları çalıştıran veya ücretsiz izin vermeyen, 72 nci maddede belirtilen  tüzük hükümlerine uymayan, işveren veya işveren vekili hakkında kırkbeşbin liradan ikiyüzyirmibeşbin liraya  kadar ağır para cezası hükmolunur.  MADDE 24. — 1475 Sayılı İş Kanununun 101 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  İşçi sağlığı ve güvenliğine ilişkin cezalar  Madde 101. — Bu Kanunun 73 üncü maddesi hükmüne aykırı hareket eden, 74 üncü maddenin ikinci  fıkrasında belirtilen kurma veya işletme belgesi almadan bir işyerini açan, 74 üncü maddenin birinci fık­ rasında belirtilen tüzüklerdeki hükümlere uymayan işveren veya işveren vekili hakkında alınmayan her işçi  sağlığı veya iş güvenliği tedbiri için otuzbin liradan az olmamak üzere ağır para cezası hükmolunur. Alın­ mayan tedbirler oranında müteakip her ay için ayrıca aynı miktar ceza uygulanır.  MADDE 25. — 1475 Sayılı İş Kanununun 102 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  Madde 102. — Bu Kanunun 75 inci maddesine göre durdurulan işi izin almadan devam ettiren veya kapa­ tılan işyerini izinsiz açan işveren veya vekili otuzbin liradan yüzellibin liraya kadar ağır para cezası ile ce­ zalandırılır.  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 622)
Sayfa 122 -
— 29 —  (M, G. K.)  (Sosyal Güvenlik İş ve tşçi İlişkileri Komisyonunun Kabul Ettiği Metin)  gösterilen sürede bu hesaba yatırmayan işveren veya işveren vekili hakkında yedibinbeşyüz liradan otuzyedi- binbeşyüz liraya kadar ağır para cezası,  2. 33 üncü maddede belirtilen komisyonun tespit ettiği asgarî ücretleri işçiye ödemeyen veya noksan öde­ yen 34 üncü maddede sözü edilen sebepler dolayısıyla çalışmayan işçiye yarım ücret ödemeyen, 35 inci mad­ dede yazılı şartlar dışında fazla çalışma yaptıran veya aynı maddede gösterilen fazla çalışma ücretini öde­ meyen veya noksan ödeyen, 36 ve 37 nci maddelerdeki hükümlere aykırı olarak çalışma yaptıran veya fazla  çalışmaya ait ücretleri ödemeyen veya noksan Ödeyen 38, 41, 42, 43, 47 ve 54 ünoü maddelerdeki şartlar ve  usullere uymayarak bu maddelerde gösterilen ücretleri ödemeyen veya noksan ödeyen işveren veya vekili hak­ kında yedibinbeşyüz liradan otuzyedibinbeşyüz liraya kadar ağır para cezası,  3. 48 inci maddede gösterilen yüzdelerin hesabına ait usullere uymayan, 52 nci maddenin son fıkrasında  belirtilen ücretsiz ilave izni vermeyen ve ücretli izin kullanan işçiye peşin olarak bu izne ait ücretini öde­ meyen veya 56 ncı maddedeki hakedilmiş izni kullanmadan hizmet akdinin feshi halinde bu izne ait ücreti  ödemeyen, 57 nci maddede belirtilen Yönetmelik hükümlerine aykırı hareket eden veya 60 ncı maddede  sözü edilen sebepler dolayısıyla işçi ücretinden indirme yapan işveren veya işveren vekili hakkında otuzbin  liradan yüzellibin liraya kadar ağır para cezası,  hükmolunur.  MADDE 23. — 1475 Sayılı iş Kanununun 100 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  İşin düzenlenmesine ilişkin cezalar  Madde 100. — Bu Kanunun 61 inci maddesinde ve bu maddede belirtilen tüzükte tespit olunan iş müd­ detlerine aykırı olarak işçilerini çalıştıran veya 64 üncü maddedeki ara dinlenmelerini bu maddeye göre uy­ gulamayan veya işçileri 65 inci maddeye aykırı olarak geceleri sekiz saatten fazla çalıştıran, gece ve gün­ düz postalarını değiştirmeyen, 67 nci madde hükmüne aykırı hareket eden, 68 inci madde hükmüne aykırı  olarak bu maddede zikredilen yerlerde onsekiz yaşını doldurmamış erkek çocukları ve her yaştaki kadınları  çalıştıran, 69 uncu maddede anılan Tüzük hükümlerine aykırı olarak hareket eden ve aynı maddenin birinci  fıkrasındaki yazılı yasağa uymayan, 70 inci maddedeki hükme aykırı olarak doğumdan evvel ve sonraki müd­ detlerde gebe veya doğum yapmış kadınları çalıştıran veya ücretsiz izin vermeyen, 72 nci maddede belirtilen  tüzük hükümlerine uymayan, işveren veya işveren vekili hakkında kırkbeşbin liradan ikiyüzyirmibeşbin liraya  kadar ağır para cezası hükmolunur.  MADDE 24. — 1475 Sayılı İş Kanununun 101 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  İşçi sağlığı ve güvenliğine ilişkin cezalar  Madde 101. — Bu Kanunun 73 üncü maddesi hükmüne aykırı hareket eden, 74 üncü maddenin ikinci  fıkrasında belirtilen kurma veya işletme belgesi almadan bir işyerini açan, 74 üncü maddenin birinci fık­ rasında belirtilen tüzüklerdeki hükümlere uymayan işveren veya işveren vekili hakkında alınmayan her işçi  sağlığı veya iş güvenliği tedbiri için otuzbin liradan az olmamak üzere ağır para cezası hükmolunur. Alın­ mayan tedbirler oranında müteakip her ay için ayrıca aynı miktar ceza uygulanır.  MADDE 25. — 1475 Sayılı İş Kanununun 102 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  Madde 102. — Bu Kanunun 75 inci maddesine göre durdurulan işi izin almadan devam ettiren veya kapa­ tılan işyerini izinsiz açan işveren veya vekili otuzbin liradan yüzellibin liraya kadar ağır para cezası ile ce­ zalandırılır.  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 622)  — 30 —  (Hükümetin TaMifi)  MADDE 27. — 1475 sayılı îş Kanununun 103 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Madde 103. — 76 ncı madde hükmü gereğince çıkarılacak tüzükte kurulması hükme bağlanan «tşçi  Sağlığı ve tş Güvenliği Kurulu»nu işyerinde kurmak tan kaçınan veya kurup da çalışmasına engel olan işveren  veya işveren vekili hakkında onbin liradan az olmamak üzere ağır para cezası ve fiilin tekerrürü halinde evvel­ ce verilen para cezasının iki katı hükmolunur.»  MADDE 28. — 1475 sayılı tş Kanunun 104 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Madde 104. — Bu Kanunun 77 nci maddesi hükümlerine aykırı hareket edenler hakkında üçtün liradan  az olmamak üzere ağır para cezasına, ağır ve tehlikeli işlerde onaltı yaşından küçükleri çalıştıran veya 78 inci  maddede belirtilen tüzükte gösterilen yaş kayıtlarına aykırı işçi çalıştıran işveren veya işveren vekili hakkında  onbeş'bin liradan az olmamak üzere ağır para cezasına, 79 uncu madde hükmü gereğince işçilere doktor raporu  almayan veya istek halinde ilgili memura göstermeyen, 80 inci madde gereğince alınması gereken raporu al­ mayan veya bu raporları istek halinde yetkili memurlara göstermeyen işveren veya işveren vekili hakkında  beşbin liradan az olmamak üzere ağır para cezası, 81 inci maddeye dayanılarak çıkarılacak tüzükte gösterilen  şartlara ve usullere uymayan, 82 nci maddede anılan tüzük hükümlerini yerine getirmeyen işveren veya iş­ veren vekili hakkında onbeş'bin liradan az olmamak üzere ağır para cezası hükmolunur. Yukarıda sayılan fiil­ lerin tekerrürü halinde evvelce verilen para cezasının iki katı hükmolunur.»  MADDE 29. — 1475 sayılı iş Kanununun 105 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Madde 105. — Bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrası hükmüne aykırı olarak çalışan veya bü­ ro açan iki ve üçüncü fıkralarında yazılı şartlara uygun izin almadan çalışan veya üçüncü fıkra hükmüne uy­ makla birlikte bu işler için ücret alanlara eylem başka bir suç oluştursa dahi ayrıca bir yıldan az olmamak  üzere hapis ve yirmibeşbin liradan yüzbin liraya kadar ağır para cezası hükmolunur. Bu işle ilgili bürolar  kapatılır. Eylemi yapan tüzelkişilerin yönetici organlarını oluşturan kişiler ile bilfiil iştiraki olan yardımcıları  hakkında da aym hüküm uygulanır.  Bu Kanunun 85 inci maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı olarak dış ülkelere işçi göndermek veya kaçak  işçi çalıştırmak amacıyla faaliyet gösterenlere üç yıldan az olmamak üzere hapis ve yüzbin liradan ikiyüzbin  liraya kadar ağır para cezası hükmolunur. Eylemi yapan tüzelkişilerin yönetici organlarını oluşturan kişiler  ile bu fiillere iştiraki olan yardımcıları hakkında da aynı hüküm uygulanır.  Yukarıdaki fıkralarda yazılı fiillerin tekerrürü halinde evvelce verilen cezanın iki katına hükmolunur.»  MADDE 30. — 1475 sayılı tş Kanununun 106 ncı maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Madde 106. — Bu Kanunun 89 uncu maddesinin ikinci fıkrasında sayılan yükümlülükleri yerine getirme­ yen ve aynı maddenin birinci fıkrasındaki yetkili makam ve iş müfettişlerine karşı gereken kolaylığı gös­ termeyen işveren veya işveren vekilleri, 93 üncü madde gereğince çıkarılan tüzük hükümlerine ve aynı mad­ denin ikinci fıkrasındaki bildiri şartına uymayan işveren ve işveren vekilleri, 94 üncü maddenin birinci fık­ rasındaki yasaklara riayet etmeyen işveren veya işveren vekilleri hakkında yirmibeşbin liradan az olmamak  üzere ağır para cezası, 94 üncü maddenin ikinci fıkrasındaki yasaklara riayet etmeyen işçiler hakkında beş­ bin liradan az olmamak üzere ağır para cezasına hükmolunur.  Yukarıda sözü geçen yetkili makam ve iş müfettişinin bu Kanundan veya diğer kanunlardan doğan her  çeşit teftiş ve denetleme yetkisi görevleri gereğince, görevlerinin yerine getirilmesi sırasında istedikleri bilgi­ leri vermeyen veya görevlerini yapmayan veya sonuçlandırmaya engel olan kimseler hakkında yirmibeşbin  liradan az olmamak üzere ağır para cezasına hükmolunur.  Yukarıdaki fıkralarda yazılı fiillerin tekerrürü halinle evvelce verilen cezaların iki katına hükmolunur.»  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 622)
Sayfa 123 -
— 30 —  (Hükümetin TaMifi)  MADDE 27. — 1475 sayılı îş Kanununun 103 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Madde 103. — 76 ncı madde hükmü gereğince çıkarılacak tüzükte kurulması hükme bağlanan «tşçi  Sağlığı ve tş Güvenliği Kurulu»nu işyerinde kurmak tan kaçınan veya kurup da çalışmasına engel olan işveren  veya işveren vekili hakkında onbin liradan az olmamak üzere ağır para cezası ve fiilin tekerrürü halinde evvel­ ce verilen para cezasının iki katı hükmolunur.»  MADDE 28. — 1475 sayılı tş Kanunun 104 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Madde 104. — Bu Kanunun 77 nci maddesi hükümlerine aykırı hareket edenler hakkında üçtün liradan  az olmamak üzere ağır para cezasına, ağır ve tehlikeli işlerde onaltı yaşından küçükleri çalıştıran veya 78 inci  maddede belirtilen tüzükte gösterilen yaş kayıtlarına aykırı işçi çalıştıran işveren veya işveren vekili hakkında  onbeş'bin liradan az olmamak üzere ağır para cezasına, 79 uncu madde hükmü gereğince işçilere doktor raporu  almayan veya istek halinde ilgili memura göstermeyen, 80 inci madde gereğince alınması gereken raporu al­ mayan veya bu raporları istek halinde yetkili memurlara göstermeyen işveren veya işveren vekili hakkında  beşbin liradan az olmamak üzere ağır para cezası, 81 inci maddeye dayanılarak çıkarılacak tüzükte gösterilen  şartlara ve usullere uymayan, 82 nci maddede anılan tüzük hükümlerini yerine getirmeyen işveren veya iş­ veren vekili hakkında onbeş'bin liradan az olmamak üzere ağır para cezası hükmolunur. Yukarıda sayılan fiil­ lerin tekerrürü halinde evvelce verilen para cezasının iki katı hükmolunur.»  MADDE 29. — 1475 sayılı iş Kanununun 105 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Madde 105. — Bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrası hükmüne aykırı olarak çalışan veya bü­ ro açan iki ve üçüncü fıkralarında yazılı şartlara uygun izin almadan çalışan veya üçüncü fıkra hükmüne uy­ makla birlikte bu işler için ücret alanlara eylem başka bir suç oluştursa dahi ayrıca bir yıldan az olmamak  üzere hapis ve yirmibeşbin liradan yüzbin liraya kadar ağır para cezası hükmolunur. Bu işle ilgili bürolar  kapatılır. Eylemi yapan tüzelkişilerin yönetici organlarını oluşturan kişiler ile bilfiil iştiraki olan yardımcıları  hakkında da aym hüküm uygulanır.  Bu Kanunun 85 inci maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı olarak dış ülkelere işçi göndermek veya kaçak  işçi çalıştırmak amacıyla faaliyet gösterenlere üç yıldan az olmamak üzere hapis ve yüzbin liradan ikiyüzbin  liraya kadar ağır para cezası hükmolunur. Eylemi yapan tüzelkişilerin yönetici organlarını oluşturan kişiler  ile bu fiillere iştiraki olan yardımcıları hakkında da aynı hüküm uygulanır.  Yukarıdaki fıkralarda yazılı fiillerin tekerrürü halinde evvelce verilen cezanın iki katına hükmolunur.»  MADDE 30. — 1475 sayılı tş Kanununun 106 ncı maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Madde 106. — Bu Kanunun 89 uncu maddesinin ikinci fıkrasında sayılan yükümlülükleri yerine getirme­ yen ve aynı maddenin birinci fıkrasındaki yetkili makam ve iş müfettişlerine karşı gereken kolaylığı gös­ termeyen işveren veya işveren vekilleri, 93 üncü madde gereğince çıkarılan tüzük hükümlerine ve aynı mad­ denin ikinci fıkrasındaki bildiri şartına uymayan işveren ve işveren vekilleri, 94 üncü maddenin birinci fık­ rasındaki yasaklara riayet etmeyen işveren veya işveren vekilleri hakkında yirmibeşbin liradan az olmamak  üzere ağır para cezası, 94 üncü maddenin ikinci fıkrasındaki yasaklara riayet etmeyen işçiler hakkında beş­ bin liradan az olmamak üzere ağır para cezasına hükmolunur.  Yukarıda sözü geçen yetkili makam ve iş müfettişinin bu Kanundan veya diğer kanunlardan doğan her  çeşit teftiş ve denetleme yetkisi görevleri gereğince, görevlerinin yerine getirilmesi sırasında istedikleri bilgi­ leri vermeyen veya görevlerini yapmayan veya sonuçlandırmaya engel olan kimseler hakkında yirmibeşbin  liradan az olmamak üzere ağır para cezasına hükmolunur.  Yukarıdaki fıkralarda yazılı fiillerin tekerrürü halinle evvelce verilen cezaların iki katına hükmolunur.»  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 622)  — 31 —  (M. G. K.)  (Sosyal Güvenlik İş ve İşçi İlişkileri Komisyonunun Kabul Ettiği Metin)  MADDE 26. — 1475 Sayılı tş Kanununun 103 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  Madde 103. — 76 ncı maddede öngörülen tüzükteki «İşçi Sağlığı ve îş Güvenliği Kurulu»nu işyerinde  kurmaktan kaçınan veya kurup da çalışmasına engel olan işveren veya işveren vekili hakkında otuzbin li­ radan yüzellibin liraya kadar ağır para cezası, fiilin tekerrürü halinde belirtilen cezanın iki katı hükmo­ lunur.  MADDE 27. — 1475 Sayılı İş Kanununun 104 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  Madde 104. — Bu Kanunun 77 nci maddesi hükümlerine aykırı hareket edenler hakkında yedibinbeşyüz  liradan otuzyedibinbeşyüz liraya kadar ağır para cezası, ağır ve tehlikeli işlerde onaltı yaşından küçükleri ça­ lıştıran veya 78 inci maddede belirtilen tüzükte gösterilen yaş kayıtlarına aykırı işçi çalıştıran işveren veya  işveren vekili hakkında kırkbeşbin liradan ikiyüzyirmibeşbin liraya kadar ağır para cezası, 79 uncu madde  hükmü gereğince işçilere doktor raporu almayan veya istek halinde ilgili memura göstermeyen, 80 inci mad­ de gereğince alınması gereken raporu almayan veya bu raporları istek halinde yetkili memurlara göstermeyen  işveren veya işveren vekili hakkında onbeşbin liradan yetmişbeşbin liraya kadar ağır para cezası, 81 inci mad­ dede öngörülen tüzükte gösterilen şartlara ve usullere uymayan, 82 nci maddede anılan tüzük hükümlerini  yerine getirmeyen işveren veya işveren vekili hakkında kırkbeşbin liradan ikiyüzyirmibeşbin liraya kadar ağır  para cezası hükmolunur. Yukarıda sayılan fiillerin tekerrürü halinde belirtilen cezaların iki katı hükmo- lunur.  MADDE 28. — 1475 sayılı İş Kanununun 105 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  İş ve işçi bulmaya ilişkin cezalar  Madde 105. — Bu Kanunun 85 inci maddesine aykırı hareket eden gerçek ve tüzelkişilerin bu işle ilgili  büroları kapatılır ve bu fiilleri yapanlar hakkında eylem başka bir suçu oluştursa dahi ayrıca bir yıldan az  olmamak üzere hapis ve altmışbin liradan az olmamak üzere ağır para cezası hükmolunur.  Yukarıdaki fıkradaki eylemler dış ülkelere işçi göndermek amacıyla yapıldığı takdirde üçyüzbin lira ağır  para cezası ve üç yıldan az olmamak üzere hapis cezası hükmolunur.  Tekerrür halinde belirtilen cezalar iki katına kadar artırılır.  MADDE 29.. — 1475 sayılı iş Kanununun 106 ncı maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  İş hayatının denetleme ve teftişine ilişkin cezalar  Madde 106. — Bu Kanunun 89 uncu maddesinin ik'nci fıkrasında sayılan yükümlülükleri yerine getirmeyen  ve aynı maddenin birinci fıkrasındaki yetkili makam ve iş müfettişlerine karşı gereken kolaylığı göstermeyen  işveren veya işveren vekilleri, 93 üncü maddede öngörülen tüzük hükümlerine ve aynı maddenin ikinci fık­ rasındaki bildiri şartına uymayan işveren ve işveren vekilleri, 94 üncü maddenin birinci fıkrasındaki yasaklara  riayet etmeyen işveren veya işveren vekilleri hakkında yetmişbeşbin liradan az olmamak üzere ağır para ce­ zası, 94 üncü maddenin ikinci fıkrasındaki yasaklara riayet etmeyen işçiler hakkında onbeşbin liradan yet­ mişbeşbin liraya kadar ağır para cezası  hükmolunur.  Yukarıda sözü geçen yetkili makam ve iş müfettişinin bu Kanundan veya diğer kanunlardan doğan her  çeşit teftiş ve denetleme yetki ve görevleri gereğince, görevlerinin yerine getirilmesi sırasında istedikleri bil­ gileri vermeyen veya görevlerini yapma veya sonuçlandırmaya engel olan kimseler hakkında eylem başka bir  suçu oluştursa dahi ayrıca yetmişbeşbin liradan az olmamak üzere ağır para cezası hükmolunur.  Yukarıdaki fıkralarda yazılı fiillerin tekerrürü halinde belirtilen cezaların iki katı hükmolunur.  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 622)
Sayfa 124 -
— 31 —  (M. G. K.)  (Sosyal Güvenlik İş ve İşçi İlişkileri Komisyonunun Kabul Ettiği Metin)  MADDE 26. — 1475 Sayılı tş Kanununun 103 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  Madde 103. — 76 ncı maddede öngörülen tüzükteki «İşçi Sağlığı ve îş Güvenliği Kurulu»nu işyerinde  kurmaktan kaçınan veya kurup da çalışmasına engel olan işveren veya işveren vekili hakkında otuzbin li­ radan yüzellibin liraya kadar ağır para cezası, fiilin tekerrürü halinde belirtilen cezanın iki katı hükmo­ lunur.  MADDE 27. — 1475 Sayılı İş Kanununun 104 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  Madde 104. — Bu Kanunun 77 nci maddesi hükümlerine aykırı hareket edenler hakkında yedibinbeşyüz  liradan otuzyedibinbeşyüz liraya kadar ağır para cezası, ağır ve tehlikeli işlerde onaltı yaşından küçükleri ça­ lıştıran veya 78 inci maddede belirtilen tüzükte gösterilen yaş kayıtlarına aykırı işçi çalıştıran işveren veya  işveren vekili hakkında kırkbeşbin liradan ikiyüzyirmibeşbin liraya kadar ağır para cezası, 79 uncu madde  hükmü gereğince işçilere doktor raporu almayan veya istek halinde ilgili memura göstermeyen, 80 inci mad­ de gereğince alınması gereken raporu almayan veya bu raporları istek halinde yetkili memurlara göstermeyen  işveren veya işveren vekili hakkında onbeşbin liradan yetmişbeşbin liraya kadar ağır para cezası, 81 inci mad­ dede öngörülen tüzükte gösterilen şartlara ve usullere uymayan, 82 nci maddede anılan tüzük hükümlerini  yerine getirmeyen işveren veya işveren vekili hakkında kırkbeşbin liradan ikiyüzyirmibeşbin liraya kadar ağır  para cezası hükmolunur. Yukarıda sayılan fiillerin tekerrürü halinde belirtilen cezaların iki katı hükmo- lunur.  MADDE 28. — 1475 sayılı İş Kanununun 105 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  İş ve işçi bulmaya ilişkin cezalar  Madde 105. — Bu Kanunun 85 inci maddesine aykırı hareket eden gerçek ve tüzelkişilerin bu işle ilgili  büroları kapatılır ve bu fiilleri yapanlar hakkında eylem başka bir suçu oluştursa dahi ayrıca bir yıldan az  olmamak üzere hapis ve altmışbin liradan az olmamak üzere ağır para cezası hükmolunur.  Yukarıdaki fıkradaki eylemler dış ülkelere işçi göndermek amacıyla yapıldığı takdirde üçyüzbin lira ağır  para cezası ve üç yıldan az olmamak üzere hapis cezası hükmolunur.  Tekerrür halinde belirtilen cezalar iki katına kadar artırılır.  MADDE 29.. — 1475 sayılı iş Kanununun 106 ncı maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  İş hayatının denetleme ve teftişine ilişkin cezalar  Madde 106. — Bu Kanunun 89 uncu maddesinin ik'nci fıkrasında sayılan yükümlülükleri yerine getirmeyen  ve aynı maddenin birinci fıkrasındaki yetkili makam ve iş müfettişlerine karşı gereken kolaylığı göstermeyen  işveren veya işveren vekilleri, 93 üncü maddede öngörülen tüzük hükümlerine ve aynı maddenin ikinci fık­ rasındaki bildiri şartına uymayan işveren ve işveren vekilleri, 94 üncü maddenin birinci fıkrasındaki yasaklara  riayet etmeyen işveren veya işveren vekilleri hakkında yetmişbeşbin liradan az olmamak üzere ağır para ce­ zası, 94 üncü maddenin ikinci fıkrasındaki yasaklara riayet etmeyen işçiler hakkında onbeşbin liradan yet­ mişbeşbin liraya kadar ağır para cezası  hükmolunur.  Yukarıda sözü geçen yetkili makam ve iş müfettişinin bu Kanundan veya diğer kanunlardan doğan her  çeşit teftiş ve denetleme yetki ve görevleri gereğince, görevlerinin yerine getirilmesi sırasında istedikleri bil­ gileri vermeyen veya görevlerini yapma veya sonuçlandırmaya engel olan kimseler hakkında eylem başka bir  suçu oluştursa dahi ayrıca yetmişbeşbin liradan az olmamak üzere ağır para cezası hükmolunur.  Yukarıdaki fıkralarda yazılı fiillerin tekerrürü halinde belirtilen cezaların iki katı hükmolunur.  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 622)  — 32 —  (Hükümetin Teklfi)  MADDE 31. — 1475 sayılı iş Kanununun 107 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Madde 107. — Bu Kanunun ceza hükümleri bölümünde cezası ayrıca belirtilmemiş olan yasaklara aykırı  hareket eden veya zorunluluklara uymayan işveren veya işveren vekilleri hakkında üçbin liradan beşbin liraya  kadar ağır para cezasına hükmolunur.»  MADDE 32. — 1475 sayılı tş Kanununa aşağıdaki maddeler eklenmiştir.  «İşçi nakli  EK MADDE 1. — On veya daha fazla işçi çalıştıran özel veya kamu tüzelkişisi veya diğer kamu vs  kuruluşlarına ait işyerlerindeki, yapısal değişiklik veya ekonomik zorunluluk sebebiyle ihtiyaç fazlası işçilerin  aynı işkolundaki diğer bir işyerine nakli mümkündür.  Nakilde; işçinin kazanılmış haklarının muhafaza edilmesi, nakilden en az etkilenecek işçinin seçilmesi,  işi değiştirilen işçiye eski işine eşit veya benzer bir iş verilmesi zorunludur.  İşçinin faydalanmakta olduğu eski toplu iş sözleşmesinin lehe olan paraya ilişkin hükümleri, nakledildiğf  işyeri için yeni toplu iş sözleşmesi yapılıncaya kadar uygulanır.  Eski işyerine, nakilden itibaren altı ay süre ile nakledilen işçinin görevi ile ilgili işçi alınamaz.  Kamu kurum ve kuruluşlarından nakledilen işçi hakkında, Harcırah Kanunu hükümleri uygulanır.  Nakilde işçinin muvafakatinin bulunmaması halinde, 16 ncı maddenin II nci bendinin (e) fıkrasına göre  hizmet aktini fesih hakkı saklıdır.  Nakil sebebinin bulunmadığının yetkili iş mahkemesi tarafından tespit edilmesi halinde, hizmet akti feshe­ dilen işçiye fesihten itibaren mahrum kaldığı malî haklarının üç katı tutarında tazminat ödenmesine de hük­ molunur. Her halde bu tazminat, işçinin bir yıllık ücretinden az olamaz.  «Okuma yazma bilmeyen işçilerin eğitilmesi  EK MADDE 2. — işverenler işyerlerinde aşağıdaki esaslar dairesinde okuma-yazma bilmeyen işçilerin  eğitimlerini yaptırmak zorundadırlar.  a) işyerlerinde çalışan ve okuma-yazma bilmeyen işçilerin işveren tarafından, Millî Eğitim Bakanlığınca  açılan okuma-yazma kurslarına iştirakleri sağlanır. İşyerinde okuma-yazma bilmeyen işçi sayısının 25 ve da­ ha yukarı olması halinde, işyerinde de okuma-yazma kursu açılabilir. Bu halde Millî Eğitim Bakanlığınca ye­ terli miktarda öğretmen temini zorunludur.  b) Okuma-yazma kurslarına katılan işçilere kurs müddetince ücretli izin verilir. Kurslara devam zorun­ ludur. Haklı bir sebep olmaksızın kursa girmeyenler o gün işe gelmemiş sayılırlar.  c) işverenler işyerlerinde çalışan okuma-yazma bilmeyen işçilerin iş ve ikametgâh adreslerini Kanunun yi- rürlüğe girmesinden itibaren bir ay içinde Millî Eğitim Müdürlüklerine bildirmek zorundadır.»  «Kurma izni ve işletme belgesi verilmesi  EK MADDE 3. — Bu Kanunun yürürlük tarihinden önce kurma izni ve işletme belgesi almadan açıl­ mış bulunan işyerlerinde, işçilerin hayatı için tehlikeli olan bir hususun ve birinci ve ilkinci derecede nok­ sanların bulunmadığının yapılan teftiş veya işverenin başvurusu üzerine tespit edilmesi halinde, o işyerine  işletme 'belgesi verilir.  Sadece ikinci derecede noksanların bulunduğu işyerlerine ise geçici işletme belgesi verilir. Verilen süre  içerisinde bu noksanların tamamlanması halinde geçici işlöfcme bölgesi iptal edilerek yerine işletme belgesi  verilir.»  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 622)
Sayfa 125 -
— 32 —  (Hükümetin Teklfi)  MADDE 31. — 1475 sayılı iş Kanununun 107 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  «Madde 107. — Bu Kanunun ceza hükümleri bölümünde cezası ayrıca belirtilmemiş olan yasaklara aykırı  hareket eden veya zorunluluklara uymayan işveren veya işveren vekilleri hakkında üçbin liradan beşbin liraya  kadar ağır para cezasına hükmolunur.»  MADDE 32. — 1475 sayılı tş Kanununa aşağıdaki maddeler eklenmiştir.  «İşçi nakli  EK MADDE 1. — On veya daha fazla işçi çalıştıran özel veya kamu tüzelkişisi veya diğer kamu vs  kuruluşlarına ait işyerlerindeki, yapısal değişiklik veya ekonomik zorunluluk sebebiyle ihtiyaç fazlası işçilerin  aynı işkolundaki diğer bir işyerine nakli mümkündür.  Nakilde; işçinin kazanılmış haklarının muhafaza edilmesi, nakilden en az etkilenecek işçinin seçilmesi,  işi değiştirilen işçiye eski işine eşit veya benzer bir iş verilmesi zorunludur.  İşçinin faydalanmakta olduğu eski toplu iş sözleşmesinin lehe olan paraya ilişkin hükümleri, nakledildiğf  işyeri için yeni toplu iş sözleşmesi yapılıncaya kadar uygulanır.  Eski işyerine, nakilden itibaren altı ay süre ile nakledilen işçinin görevi ile ilgili işçi alınamaz.  Kamu kurum ve kuruluşlarından nakledilen işçi hakkında, Harcırah Kanunu hükümleri uygulanır.  Nakilde işçinin muvafakatinin bulunmaması halinde, 16 ncı maddenin II nci bendinin (e) fıkrasına göre  hizmet aktini fesih hakkı saklıdır.  Nakil sebebinin bulunmadığının yetkili iş mahkemesi tarafından tespit edilmesi halinde, hizmet akti feshe­ dilen işçiye fesihten itibaren mahrum kaldığı malî haklarının üç katı tutarında tazminat ödenmesine de hük­ molunur. Her halde bu tazminat, işçinin bir yıllık ücretinden az olamaz.  «Okuma yazma bilmeyen işçilerin eğitilmesi  EK MADDE 2. — işverenler işyerlerinde aşağıdaki esaslar dairesinde okuma-yazma bilmeyen işçilerin  eğitimlerini yaptırmak zorundadırlar.  a) işyerlerinde çalışan ve okuma-yazma bilmeyen işçilerin işveren tarafından, Millî Eğitim Bakanlığınca  açılan okuma-yazma kurslarına iştirakleri sağlanır. İşyerinde okuma-yazma bilmeyen işçi sayısının 25 ve da­ ha yukarı olması halinde, işyerinde de okuma-yazma kursu açılabilir. Bu halde Millî Eğitim Bakanlığınca ye­ terli miktarda öğretmen temini zorunludur.  b) Okuma-yazma kurslarına katılan işçilere kurs müddetince ücretli izin verilir. Kurslara devam zorun­ ludur. Haklı bir sebep olmaksızın kursa girmeyenler o gün işe gelmemiş sayılırlar.  c) işverenler işyerlerinde çalışan okuma-yazma bilmeyen işçilerin iş ve ikametgâh adreslerini Kanunun yi- rürlüğe girmesinden itibaren bir ay içinde Millî Eğitim Müdürlüklerine bildirmek zorundadır.»  «Kurma izni ve işletme belgesi verilmesi  EK MADDE 3. — Bu Kanunun yürürlük tarihinden önce kurma izni ve işletme belgesi almadan açıl­ mış bulunan işyerlerinde, işçilerin hayatı için tehlikeli olan bir hususun ve birinci ve ilkinci derecede nok­ sanların bulunmadığının yapılan teftiş veya işverenin başvurusu üzerine tespit edilmesi halinde, o işyerine  işletme 'belgesi verilir.  Sadece ikinci derecede noksanların bulunduğu işyerlerine ise geçici işletme belgesi verilir. Verilen süre  içerisinde bu noksanların tamamlanması halinde geçici işlöfcme bölgesi iptal edilerek yerine işletme belgesi  verilir.»  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 622)  — 33 —  (M. G. K.)  (Sosyal Güvenlik iş ve İşçi İlişkileri Komisyonunun Kabul Ettiği Metin)  MADDE 30. — 1475 sayılı İş Kanununun 107 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  Madde 107. — Bu bölümde cezası özel olarak gösterilmemiş olan yasaklara aykırı hareket eden veya zo­ runluluklara uymayan işveren veya işveren vekilleri hakkında üçbin liradan onbeştoin liraya kadar ağır para ce­ zası hükrnolunur.  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 622)
Sayfa 126 -
— 33 —  (M. G. K.)  (Sosyal Güvenlik iş ve İşçi İlişkileri Komisyonunun Kabul Ettiği Metin)  MADDE 30. — 1475 sayılı İş Kanununun 107 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.  Madde 107. — Bu bölümde cezası özel olarak gösterilmemiş olan yasaklara aykırı hareket eden veya zo­ runluluklara uymayan işveren veya işveren vekilleri hakkında üçbin liradan onbeştoin liraya kadar ağır para ce­ zası hükrnolunur.  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 622)  — 34 —  (Hükümetin Teklifi)  «Aksi kararlastırılamayacak haller  EK MADDE 4. — 1475 sayılı tş Kanununun;  a) 13 üncü maddesinde belirtilen ihbar sürelerine,  b) 49 uncu maddesinde tespit edilmiş olan yıllık ücretli izin hakkına,  aykırı olacak veya,  c) 14 üncü maddede öngörülen esaslar dışında veya saptanan miktar veya tavan aşılarak kıdem tazmi­ natı ödenmesine imkân verecek,  Şekilde yapılacak hizmet akti veya imzalanacak toplu iş sözîleşmesinin aykırılığa ilişkin hükümleri geçersiz­ dir. Böyle durumlarda kanun hükümleri resen uygulanır.»  «Kaldırılan hükümler  MADDE 33. — 1475 sayılı iş Kanununun 48 inci maddesinin 7 nci fıkrası ve 49 uncu maddesinin «Bu  süreler toplu iş sözleşmeleri ve hizmet akitleriyle artırılabilir» hükmü yürürlükten kaldırılmıştır.»  MADDE 34. — Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.  MADDE 35. — Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.  16.10.1981  Başbakan  B. Ulusu  Devlet Bakanı  Başbakan Yardımcısı  Z. Baykara  Devlet Bakanı  Prof. Dr. M. N. özdaş  Dışişleri Bakanı  /. Türkmen  Ticaret Bakanı V.  K. Erdem  Tarım ve Orman Bakanı  Prof. Dr. S. Özbek  Kültür ve Turizm Bakam  /. Evliyaoğlu  Devlet Bakanı  T. Özal  Adalet Bakanı  C. Menteş  Maliye Bakanı  K. Erdem  Sağlık ve Sos. Yrd. Bakanı  Prof. Dr. N. Ayanoğlu  Çalışma Bakanı  Prof. Dr. T. Esener  imar ve iskân Bakanı  Dr. Ş. Tüten  Sosyal Güvenlik Bakanı  5". Side  Devlet Bakanı  Prof. Dr. î. öztrak  Millî Savunma Bakanı  Ü. H. Bayülken  Millî Eğitim Bakanı  H. Sağlam  Gümrük ve Tekel Bakanı  R Baturalp  Sanayi ve Tek. Bakanı  Ş. Kocatopçu  Köy tş. ve Koop. Balkanı  M. R. Güney  Kültür Bakanı  C. Baban  Devlet Bakam  M« özgüneş  içişleri Bakam  S. Çetiner  Bayındırlık Bakanı  Dr. T. önalp  Ulaştırma Bakanı  İV*. Özgür  Enerji ve Tabiî Kay. Bakanı  S. Bilgöl  Gençlik ve Spor Bakanı  V. özgül  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 622)
Sayfa 127 -
— 34 —  (Hükümetin Teklifi)  «Aksi kararlastırılamayacak haller  EK MADDE 4. — 1475 sayılı tş Kanununun;  a) 13 üncü maddesinde belirtilen ihbar sürelerine,  b) 49 uncu maddesinde tespit edilmiş olan yıllık ücretli izin hakkına,  aykırı olacak veya,  c) 14 üncü maddede öngörülen esaslar dışında veya saptanan miktar veya tavan aşılarak kıdem tazmi­ natı ödenmesine imkân verecek,  Şekilde yapılacak hizmet akti veya imzalanacak toplu iş sözîleşmesinin aykırılığa ilişkin hükümleri geçersiz­ dir. Böyle durumlarda kanun hükümleri resen uygulanır.»  «Kaldırılan hükümler  MADDE 33. — 1475 sayılı iş Kanununun 48 inci maddesinin 7 nci fıkrası ve 49 uncu maddesinin «Bu  süreler toplu iş sözleşmeleri ve hizmet akitleriyle artırılabilir» hükmü yürürlükten kaldırılmıştır.»  MADDE 34. — Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.  MADDE 35. — Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.  16.10.1981  Başbakan  B. Ulusu  Devlet Bakanı  Başbakan Yardımcısı  Z. Baykara  Devlet Bakanı  Prof. Dr. M. N. özdaş  Dışişleri Bakanı  /. Türkmen  Ticaret Bakanı V.  K. Erdem  Tarım ve Orman Bakanı  Prof. Dr. S. Özbek  Kültür ve Turizm Bakam  /. Evliyaoğlu  Devlet Bakanı  T. Özal  Adalet Bakanı  C. Menteş  Maliye Bakanı  K. Erdem  Sağlık ve Sos. Yrd. Bakanı  Prof. Dr. N. Ayanoğlu  Çalışma Bakanı  Prof. Dr. T. Esener  imar ve iskân Bakanı  Dr. Ş. Tüten  Sosyal Güvenlik Bakanı  5". Side  Devlet Bakanı  Prof. Dr. î. öztrak  Millî Savunma Bakanı  Ü. H. Bayülken  Millî Eğitim Bakanı  H. Sağlam  Gümrük ve Tekel Bakanı  R Baturalp  Sanayi ve Tek. Bakanı  Ş. Kocatopçu  Köy tş. ve Koop. Balkanı  M. R. Güney  Kültür Bakanı  C. Baban  Devlet Bakam  M« özgüneş  içişleri Bakam  S. Çetiner  Bayındırlık Bakanı  Dr. T. önalp  Ulaştırma Bakanı  İV*. Özgür  Enerji ve Tabiî Kay. Bakanı  S. Bilgöl  Gençlik ve Spor Bakanı  V. özgül  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 622)  — 35 —  (M. G. K.)  (Sosyal Güvenlik İş ve işçi İlişkileri Komisyonunun Kabul Ettiği Metin)  MADDE 31. — 1475 sayılı İş Kanununa aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.  Kurma izni ve işletme belgesi verilmesi  GEÇİCİ MADDE — 1 Ağustos 1983 tarihinden önce kurma izni ve işletme belgesi alınmadan açıl­ mış bulunan işyerlerinde birinci ve ikinci derecede noksanların 'bulunmadığının Kanunun yayımı tarihin­ den itibaren iki yıl içinde resen veya İşverenin başvurusu üzerine yapılan teftişte tespit edilmesi halinde o işye­ rine işletme belgesi verilir.  Sadece ikinci derecede noksanların bulunduğu işyerlerine ise geçici işletme belgesi verilir. Yetkili makam­ larca belirtilen süre içerisinde 'bu noksanların tamamlanması halinde geçici işletme belgesi yerine işletme belge­ si verilir.  IMADDE 32. — Hükümet Tasarısının 34 üncü maddesi 32 nci madde olarak aynen benimsenmiştir.  MADDE 33. — Hükümet Tasarısının 35 inci maddesi 33 üncü madde olarak aynen benimsenmiştir.  »e^(  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 622)
Sayfa 128 -
— 35 —  (M. G. K.)  (Sosyal Güvenlik İş ve işçi İlişkileri Komisyonunun Kabul Ettiği Metin)  MADDE 31. — 1475 sayılı İş Kanununa aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.  Kurma izni ve işletme belgesi verilmesi  GEÇİCİ MADDE — 1 Ağustos 1983 tarihinden önce kurma izni ve işletme belgesi alınmadan açıl­ mış bulunan işyerlerinde birinci ve ikinci derecede noksanların 'bulunmadığının Kanunun yayımı tarihin­ den itibaren iki yıl içinde resen veya İşverenin başvurusu üzerine yapılan teftişte tespit edilmesi halinde o işye­ rine işletme belgesi verilir.  Sadece ikinci derecede noksanların bulunduğu işyerlerine ise geçici işletme belgesi verilir. Yetkili makam­ larca belirtilen süre içerisinde 'bu noksanların tamamlanması halinde geçici işletme belgesi yerine işletme belge­ si verilir.  IMADDE 32. — Hükümet Tasarısının 34 üncü maddesi 32 nci madde olarak aynen benimsenmiştir.  MADDE 33. — Hükümet Tasarısının 35 inci maddesi 33 üncü madde olarak aynen benimsenmiştir.  »e^(  Millî Güvenlik Konseyi (S. Sayısı : 622)
Dosyalar

TBMM Kaynak dosya
Kaynak Metin (Kaynak: TBMM resmi web sitesi)
İlgili mevzuat yürürlükte değilse, bu ek/formları da yürürlükte olmayabilir.

Copyright©2022. Kanunum bir Karakullukçu Dan. A.Ş. (Şirket) servisidir. “Kanunum” Şirket’in tescilli markasıdır ve tüm hakları saklıdır. Kanunum bir resmi kaynak veya hukuk danışmanlık servisi değildir. Kullanıcılar Hizmet Şartlarını okumuş ve kabul etmiş sayılırlar. Adres: Aytar Cad. 28/4 Levent, 34330, İstanbul