(Kanunum resmi kaynak değildir; kullanıcılar sunulan yürürlük ve metin bilgilerini resmi kaynaklardan teyid etmelidir.)
Sayfa 1 -
DÖNEM: 23 CİLT: 63 YASAMA YILI: 4  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ  TUTANAK DERGİSİ  70'inci Birleşim  9 Mart 2010 Sah  (Bu Tutanak Dergisi nde yer alan ve kâtip üyeler tarafından okunmuş bulunan her tür belge ile konuşmacılar  tarafından ifade edilmiş ve tırnak içinde belirtilmiş alıntı sözler aslına uygun olarak yazılmıştır.)  İ Ç İ N D E K İ L E R  Savfa  I. - GEÇEN TUTANAK ÖZETİ 202  II. - GELEN KÂĞITLAR 203  III. - YOKLAMA 216  IV. - OTURUM BAŞKANLARININ KONUŞMALARI 216  1.- TBMM Başkan Vekili Meral Akşener'in, Divan olarak Dünya Ka­ dınlar Günü'nü kutladıklarına ilişkin konuşması 216  V.- BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI 216,228  A) ÇEŞİTLİ İŞLER 216  1.- Genel Kurulu ziyaret eden Pakistan Ulusal Meclisi Başkanı Doktor  Fehmida Mirza'ya Başkanlıkça "Hoş geldiniz" denilmesi 216  B) TEZKERELER 228  1.- Afganistan Parlamentosu Temsilciler Meclisi Din, Kültür, Eğitim ve  Yüksek Öğrenim Komisyonu Başkanı ve beraberindeki Parlamento heyeti­ nin ülkemizi ziyaret etmesinin uygun bulunduğuna ilişkin Başkanlık tezke­ resi (3/1121) 228
Sayfa 2 -
DÖNEM: 23 CİLT: 63 YASAMA YILI: 4  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ  TUTANAK DERGİSİ  70'inci Birleşim  9 Mart 2010 Sah  (Bu Tutanak Dergisi nde yer alan ve kâtip üyeler tarafından okunmuş bulunan her tür belge ile konuşmacılar  tarafından ifade edilmiş ve tırnak içinde belirtilmiş alıntı sözler aslına uygun olarak yazılmıştır.)  İ Ç İ N D E K İ L E R  Savfa  I. - GEÇEN TUTANAK ÖZETİ 202  II. - GELEN KÂĞITLAR 203  III. - YOKLAMA 216  IV. - OTURUM BAŞKANLARININ KONUŞMALARI 216  1.- TBMM Başkan Vekili Meral Akşener'in, Divan olarak Dünya Ka­ dınlar Günü'nü kutladıklarına ilişkin konuşması 216  V.- BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI 216,228  A) ÇEŞİTLİ İŞLER 216  1.- Genel Kurulu ziyaret eden Pakistan Ulusal Meclisi Başkanı Doktor  Fehmida Mirza'ya Başkanlıkça "Hoş geldiniz" denilmesi 216  B) TEZKERELER 228  1.- Afganistan Parlamentosu Temsilciler Meclisi Din, Kültür, Eğitim ve  Yüksek Öğrenim Komisyonu Başkanı ve beraberindeki Parlamento heyeti­ nin ülkemizi ziyaret etmesinin uygun bulunduğuna ilişkin Başkanlık tezke­ resi (3/1121) 228  TBMM B: 70  C) ÖNERGELER  1.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru'nun (6/1820) esas numaralı sözlü  sorusunu geri aldığına ilişkin önergesi (4/187)  2.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, (2/204) esas numaralı Kanun  Teklifi'nin doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önergesi (4/188)  D) MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGELERİ  1.- Kocaeli Milletvekili Hikmet Erenkaya ve 27 milletvekilinin, olası  bir afet durumunda Kocaeli'deki sanayi kuruluşlarının çevreye verebileceği  zararların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla  Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/607)  2.- Denizli Milletvekili Ali Rıza Ertemür ve 28 milletvekilinin, domuz  gribi aşısı konusundaki iddiaların araştırılarak alınması gereken önlemlerin  belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/608)  3.- Adıyaman Milletvekili Şevket Köse ve 26 milletvekilinin, Alevile­ rin sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi ama­ cıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/609)  4.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru ve 20 milletvekilinin, Tokat'taki çift­ çilerin sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi  amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/610)  VI.- GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR  A) MİLLETVEKİLLERİNİN GÜNDEM DIŞI KONUŞMALARI  1.- Ardahan Milletvekili Saffet Kaya'nın, Erzurum ili Şenkaya ilçesi  Değirmenlidere ve çevresindeki bazı köylerin referandumla Ardahan ili Göle  ilçesine bağlanması isteğine ilişkin gündem dışı konuşması  2.- İzmir Milletvekili Oğuz Oyan'ın, TARİŞ ve tarım satış kooperatif­ leri birliklerinin sorunlarına ilişkin gündem dışı konuşması ve Sanayi ve Ti­ caret Bakanı Nihat Ergün'ün cevabı  3.- Niğde Milletvekili Mümin İnan'ın, Amerika Birleşik Devletleri Tem­ silciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesinde 1915 olaylarına ilişkin Ermeni id­ dialarına yönelik tasarının kabul edilmesinin Hükümetin yanlış  politikalarının neticesi olduğuna, işsizlik ve ekonomik sorunlara ilişkin gün­ dem dışı konuşması  VII.- AÇIKLAMALAR  1.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru'nun, Elâzığ'da meydana gelen dep­ reme ilişkin açıklaması  2.- İzmir Milletvekili Oktay Vural'ın, ABD Temsilciler Meclisi Dış İliş­ kiler Komitesinde alınan sözde Ermeni soykırımı kararına ve Elâzığ'da mey­ dana gelen depreme ilişkin açıklaması  3.- İzmir Milletvekili Kamil Erdal Sipahi'nin, Hakkâri'de bir askerin  şehit olmasına; Elâzığ'da meydana gelen depreme ve Kemalpaşa Organize  Sanayi Bölgesinin genişletilmesi konusundaki sıkıntılara ilişkin açıklaması  9 . 3 . 2 0 1 0  - 1 9 6 - 226  Savfa  228,235:238  228  235:238  228:235  228:230  230:231  232:233  233:235  217  217:225  217:219  219:223  223:225  225  225  225:226
Sayfa 3 -
TBMM B: 70  C) ÖNERGELER  1.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru'nun (6/1820) esas numaralı sözlü  sorusunu geri aldığına ilişkin önergesi (4/187)  2.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, (2/204) esas numaralı Kanun  Teklifi'nin doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önergesi (4/188)  D) MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGELERİ  1.- Kocaeli Milletvekili Hikmet Erenkaya ve 27 milletvekilinin, olası  bir afet durumunda Kocaeli'deki sanayi kuruluşlarının çevreye verebileceği  zararların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla  Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/607)  2.- Denizli Milletvekili Ali Rıza Ertemür ve 28 milletvekilinin, domuz  gribi aşısı konusundaki iddiaların araştırılarak alınması gereken önlemlerin  belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/608)  3.- Adıyaman Milletvekili Şevket Köse ve 26 milletvekilinin, Alevile­ rin sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi ama­ cıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/609)  4.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru ve 20 milletvekilinin, Tokat'taki çift­ çilerin sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi  amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/610)  VI.- GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR  A) MİLLETVEKİLLERİNİN GÜNDEM DIŞI KONUŞMALARI  1.- Ardahan Milletvekili Saffet Kaya'nın, Erzurum ili Şenkaya ilçesi  Değirmenlidere ve çevresindeki bazı köylerin referandumla Ardahan ili Göle  ilçesine bağlanması isteğine ilişkin gündem dışı konuşması  2.- İzmir Milletvekili Oğuz Oyan'ın, TARİŞ ve tarım satış kooperatif­ leri birliklerinin sorunlarına ilişkin gündem dışı konuşması ve Sanayi ve Ti­ caret Bakanı Nihat Ergün'ün cevabı  3.- Niğde Milletvekili Mümin İnan'ın, Amerika Birleşik Devletleri Tem­ silciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesinde 1915 olaylarına ilişkin Ermeni id­ dialarına yönelik tasarının kabul edilmesinin Hükümetin yanlış  politikalarının neticesi olduğuna, işsizlik ve ekonomik sorunlara ilişkin gün­ dem dışı konuşması  VII.- AÇIKLAMALAR  1.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru'nun, Elâzığ'da meydana gelen dep­ reme ilişkin açıklaması  2.- İzmir Milletvekili Oktay Vural'ın, ABD Temsilciler Meclisi Dış İliş­ kiler Komitesinde alınan sözde Ermeni soykırımı kararına ve Elâzığ'da mey­ dana gelen depreme ilişkin açıklaması  3.- İzmir Milletvekili Kamil Erdal Sipahi'nin, Hakkâri'de bir askerin  şehit olmasına; Elâzığ'da meydana gelen depreme ve Kemalpaşa Organize  Sanayi Bölgesinin genişletilmesi konusundaki sıkıntılara ilişkin açıklaması  9 . 3 . 2 0 1 0  - 1 9 6 - 226  Savfa  228,235:238  228  235:238  228:235  228:230  230:231  232:233  233:235  217  217:225  217:219  219:223  223:225  225  225  225:226  TBMM B: 70  4.- Edirne Milletvekili Cemaleddin Uslu'nun, tarım satış kooperatifleri  ve birliklerinin sorunlarına ilişkin açıklaması  5.- Muş Milletvekili M. Nuri Yaman'ın, Elâzığ'da meydana gelen dep­ reme ilişkin açıklaması  6.- İzmir Milletvekili K. Kemal Anadol'un, Elâzığ'da meydana gelen  depreme ve ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesinde kabul edilen  sözde Ermeni soykırımıyla ilgili karara ilişkin açıklaması  7.- Muğla Milletvekili Mehmet Nil Hıdır'ın, Hakkâri'de bir askerin şehit  olmasına, Elâzığ'da meydana gelen depreme ve TOKİ'nin faaliyetlerine iliş­ kin açıklaması  VIII.- SÖZLÜ SORULAR VE CEVAPLARI  1.- Niğde Milletvekili Mümin İnan'ın, ithalatta koruma önlemlerine iliş­ kin sözlü soru önergesi (6/824) ve Devlet Bakanı Mehmet Zafer Çağlayan'ın  cevabı  2.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru'nun, KİT'lerin ihalelerine ilişkin  Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısından sözlü soru önergesi (6/849) ve  Devlet Bakanı Mehmet Zafer Çağlayan'ın cevabı  3.- Niğde Milletvekili Mümin İnan'ın, standart dışı mallara karşı alınan  ithalat tedbirlerine ilişkin sözlü soru önergesi (6/884) ve Devlet Bakanı Meh­ met Zafer Çağlayan'ın cevabı  4.- Niğde Milletvekili Mümin İnan'ın, ikili ticaret anlaşması yapılan ül­ kelere ilişkin sözlü soru önergesi (6/894) ve Devlet Bakanı Mehmet Zafer  Çağlayan'ın cevabı  5.- Niğde Milletvekili Mümin İnan'ın, tüketiciyi mağdur eden ithal mal­ lara karşı tedbir alınmasına ilişkin sözlü soru önergesi (6/895) ve Devlet Ba­ kanı Mehmet Zafer Çağlayan'ın cevabı  6.- Niğde Milletvekili Mümin İnan'ın, dahilde işleme rejiminin deneti­ mine ilişkin sözlü soru önergesi (6/896) ve Devlet Bakanı Mehmet Zafer  Çağlayan'ın cevabı  7.- Niğde Milletvekili Mümin İnan'ın, ihracatçıların karşılaştıkları bü­ rokratik işlemlere ilişkin sözlü soru önergesi (6/897) ve Devlet Bakanı Meh­ met Zafer Çağlayan'ın cevabı  8.- Tunceli Milletvekili Kamer Genc'in, özel kalem müdürlüklerine ya­ pılan atamalarla ilgili iddialara ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi  (6/995) ve Devlet Bakanı Mehmet Zafer Çağlayan'ın cevabı  9.- Tunceli Milletvekili Kamer Genc'in, ihracattan sağlanan dövize iliş­ kin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/1011) ve Devlet Bakanı Mehmet  Zafer Çağlayan'ın cevabı  10.- Tunceli Milletvekili Kamer Genc'in, İETT'nin VIP otobüsü kira- lamasıyla ilgili iddialara ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/1021) ve  Devlet Bakanı Mehmet Zafer Çağlayan'ın cevabı  9 . 3 . 2 0 1 0  Sayfa  226  227  227  227:228  238  238:258  238:258  238:258  238:258  238:258  238:258  238:258  238:258  238:258  238:258  - 1 9 7 -
Sayfa 4 -
TBMM B: 70  4.- Edirne Milletvekili Cemaleddin Uslu'nun, tarım satış kooperatifleri  ve birliklerinin sorunlarına ilişkin açıklaması  5.- Muş Milletvekili M. Nuri Yaman'ın, Elâzığ'da meydana gelen dep­ reme ilişkin açıklaması  6.- İzmir Milletvekili K. Kemal Anadol'un, Elâzığ'da meydana gelen  depreme ve ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesinde kabul edilen  sözde Ermeni soykırımıyla ilgili karara ilişkin açıklaması  7.- Muğla Milletvekili Mehmet Nil Hıdır'ın, Hakkâri'de bir askerin şehit  olmasına, Elâzığ'da meydana gelen depreme ve TOKİ'nin faaliyetlerine iliş­ kin açıklaması  VIII.- SÖZLÜ SORULAR VE CEVAPLARI  1.- Niğde Milletvekili Mümin İnan'ın, ithalatta koruma önlemlerine iliş­ kin sözlü soru önergesi (6/824) ve Devlet Bakanı Mehmet Zafer Çağlayan'ın  cevabı  2.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru'nun, KİT'lerin ihalelerine ilişkin  Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısından sözlü soru önergesi (6/849) ve  Devlet Bakanı Mehmet Zafer Çağlayan'ın cevabı  3.- Niğde Milletvekili Mümin İnan'ın, standart dışı mallara karşı alınan  ithalat tedbirlerine ilişkin sözlü soru önergesi (6/884) ve Devlet Bakanı Meh­ met Zafer Çağlayan'ın cevabı  4.- Niğde Milletvekili Mümin İnan'ın, ikili ticaret anlaşması yapılan ül­ kelere ilişkin sözlü soru önergesi (6/894) ve Devlet Bakanı Mehmet Zafer  Çağlayan'ın cevabı  5.- Niğde Milletvekili Mümin İnan'ın, tüketiciyi mağdur eden ithal mal­ lara karşı tedbir alınmasına ilişkin sözlü soru önergesi (6/895) ve Devlet Ba­ kanı Mehmet Zafer Çağlayan'ın cevabı  6.- Niğde Milletvekili Mümin İnan'ın, dahilde işleme rejiminin deneti­ mine ilişkin sözlü soru önergesi (6/896) ve Devlet Bakanı Mehmet Zafer  Çağlayan'ın cevabı  7.- Niğde Milletvekili Mümin İnan'ın, ihracatçıların karşılaştıkları bü­ rokratik işlemlere ilişkin sözlü soru önergesi (6/897) ve Devlet Bakanı Meh­ met Zafer Çağlayan'ın cevabı  8.- Tunceli Milletvekili Kamer Genc'in, özel kalem müdürlüklerine ya­ pılan atamalarla ilgili iddialara ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi  (6/995) ve Devlet Bakanı Mehmet Zafer Çağlayan'ın cevabı  9.- Tunceli Milletvekili Kamer Genc'in, ihracattan sağlanan dövize iliş­ kin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/1011) ve Devlet Bakanı Mehmet  Zafer Çağlayan'ın cevabı  10.- Tunceli Milletvekili Kamer Genc'in, İETT'nin VIP otobüsü kira- lamasıyla ilgili iddialara ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/1021) ve  Devlet Bakanı Mehmet Zafer Çağlayan'ın cevabı  9 . 3 . 2 0 1 0  Sayfa  226  227  227  227:228  238  238:258  238:258  238:258  238:258  238:258  238:258  238:258  238:258  238:258  238:258  - 1 9 7 - TBMM B: 70  11.- Batman Milletvekili Bengi Yıldız'ın, Batman'daki su sorununa iliş­ kin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/1090) ve Devlet Bakanı Mehmet  Zafer Çağlayan'ın cevabı  12.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru'nun, tarımsal ürün ithalatına ilişkin  sözlü soru önergesi (6/1299) ve Devlet Bakanı Mehmet Zafer Çağlayan'ın  cevabı  13.- Manisa Milletvekili Mustafa Enöz'ün, üzüm ihracatındaki teşvik­ lere ilişkin sözlü soru önergesi (6/1391) ve Devlet Bakanı Mehmet Zafer  Çağlayan'ın cevabı  14.- Antalya Milletvekili Hüsnü Çöllü'nün, Antalya'dan yapılan yaş  sebze ve meyve ihracatına ilişkin sözlü soru önergesi (6/1477) ve Devlet Ba­ kanı Mehmet Zafer Çağlayan'ın cevabı  15.- Karaman Milletvekili Hasan Çalış'ın, ihracattaki düşüşe ilişkin sözlü  soru önergesi (6/1560) ve Devlet Bakanı Mehmet Zafer Çağlayan'ın cevabı  IX.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLAR­ DAN GELEN DİĞER İŞLER  A) KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ  1.- Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/324)  (S. Sayısı: 96)  2.- Türk Borçlar Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/499)  (S. Sayısı: 321)  3.- Milletlerarası Para Fonu ile Milletlerarası İmar ve Kalkınma Ban­ kasına Katılmak İçin Hükümete Yetki Verilmesine Dair Kanuna Ek Millet­ lerarası Para Fonu Ana Sözleşmesinde Değişiklik Yapılmasına İlişkin  Belgelerin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve  Dışişleri Komisyonu Raporu (1/761) (S. Sayısı: 458)  4.- Milletlerarası İmar ve Kalkınma Bankasının Ana Sözleşmesinde De­ ğişikliğin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dış­ işleri Komisyonu Raporu (1/786) (S. Sayısı: 460)  5.- Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasa­ rısı ile Avrupa Birliği Uyum, Tarım, Orman ve Köyişleri ile Sanayi, Ticaret,  Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonları Raporları (1/743)  (S. Sayısı: 471)  X.- YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI  1.- İzmir Milletvekili Ahmet Ersin'in, Erzincan Başsavcısı hakkında so­ ruşturma başlatılmasına ilişkin sorusu ve Adalet Bakanı Sadullah Ergin'in  cevabı (7/11571)  2.- Adıyaman Milletvekili Şevket Köse'nin, bürokrat atamalarına ilişkin  Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı Hayati Yazıcı'nın cevabı (7/11682)  3.- Tunceli Milletvekili Şerafettin Halis'in, bir cemaatle ilişkilere ilişkin  Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı Faruk Çelik'in cevabı (7/12053)  9 . 3 . 2 0 1 0  Savfa  238:258  238:258  238:258  238:258  238:258  259  259:283  259  259  259  260  260:283  284  284:286  287:289  290:292  - 1 9 8 -
Sayfa 5 -
TBMM B: 70  11.- Batman Milletvekili Bengi Yıldız'ın, Batman'daki su sorununa iliş­ kin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/1090) ve Devlet Bakanı Mehmet  Zafer Çağlayan'ın cevabı  12.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru'nun, tarımsal ürün ithalatına ilişkin  sözlü soru önergesi (6/1299) ve Devlet Bakanı Mehmet Zafer Çağlayan'ın  cevabı  13.- Manisa Milletvekili Mustafa Enöz'ün, üzüm ihracatındaki teşvik­ lere ilişkin sözlü soru önergesi (6/1391) ve Devlet Bakanı Mehmet Zafer  Çağlayan'ın cevabı  14.- Antalya Milletvekili Hüsnü Çöllü'nün, Antalya'dan yapılan yaş  sebze ve meyve ihracatına ilişkin sözlü soru önergesi (6/1477) ve Devlet Ba­ kanı Mehmet Zafer Çağlayan'ın cevabı  15.- Karaman Milletvekili Hasan Çalış'ın, ihracattaki düşüşe ilişkin sözlü  soru önergesi (6/1560) ve Devlet Bakanı Mehmet Zafer Çağlayan'ın cevabı  IX.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLAR­ DAN GELEN DİĞER İŞLER  A) KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ  1.- Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/324)  (S. Sayısı: 96)  2.- Türk Borçlar Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/499)  (S. Sayısı: 321)  3.- Milletlerarası Para Fonu ile Milletlerarası İmar ve Kalkınma Ban­ kasına Katılmak İçin Hükümete Yetki Verilmesine Dair Kanuna Ek Millet­ lerarası Para Fonu Ana Sözleşmesinde Değişiklik Yapılmasına İlişkin  Belgelerin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve  Dışişleri Komisyonu Raporu (1/761) (S. Sayısı: 458)  4.- Milletlerarası İmar ve Kalkınma Bankasının Ana Sözleşmesinde De­ ğişikliğin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dış­ işleri Komisyonu Raporu (1/786) (S. Sayısı: 460)  5.- Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasa­ rısı ile Avrupa Birliği Uyum, Tarım, Orman ve Köyişleri ile Sanayi, Ticaret,  Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonları Raporları (1/743)  (S. Sayısı: 471)  X.- YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI  1.- İzmir Milletvekili Ahmet Ersin'in, Erzincan Başsavcısı hakkında so­ ruşturma başlatılmasına ilişkin sorusu ve Adalet Bakanı Sadullah Ergin'in  cevabı (7/11571)  2.- Adıyaman Milletvekili Şevket Köse'nin, bürokrat atamalarına ilişkin  Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı Hayati Yazıcı'nın cevabı (7/11682)  3.- Tunceli Milletvekili Şerafettin Halis'in, bir cemaatle ilişkilere ilişkin  Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı Faruk Çelik'in cevabı (7/12053)  9 . 3 . 2 0 1 0  Savfa  238:258  238:258  238:258  238:258  238:258  259  259:283  259  259  259  260  260:283  284  284:286  287:289  290:292  - 1 9 8 - TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  Sayfa  4.- Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk'ün, Zonguldak Limanı'nın  özelleştirilmesine ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner  Yıldız'ın cevabı (7/12071) 293:295  5.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, taşımalı eğitim kapsamında ka­ patılan okullara ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu'nun  cevabı (7/12086) 296:299  6.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, şubat döneminde öğretmen ata­ ması yapılmamasına ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Nimet Çubuk­ çu'nun cevabı (7/12087) 300:302  7.- Antalya Milletvekili Hüseyin Yıldız'ın, yaptırılan okullara ilişkin  sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu'nun cevabı (7/12089) 303:304  8.- İzmir Milletvekili Kamil Erdal Sipahi'nin, taşımalı eğitim kapsa­ mındaki bir servisin kaldırılmasına ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı  Nimet Çubukçu'nun cevabı (7/12090) 305:306  9.- Van Milletvekili Fatma Kurtulan'ın, cinsiyet ayrımcılığına yönelik  eğitime ve bir olaya ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu'nun  cevabı (7/12095) 307:309  10.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, bir yönetmeliğin AB mevzuatına  uyumuna ilişkin sorusu ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün'ün cevabı  (7/12105) 310:313  11.- İstanbul Milletvekili Ayşe Jale Ağırbaş'ın, İstanbul'da satılması  planlanan okullara ilişkin Başbakandan sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Nimet  Çubukçu'nun cevabı (7/12143) 314  12.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel'in, bir göletin tamamlanmasına  ilişkin sorusu ve Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu'nun cevabı (7/12164) 315:316  13.- Gaziantep Milletvekili Hasan Özdemir'in, Gaziantep'teki teşvikli  turizm yatırımlarına ilişkin sorusu ve Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul  Günay'ın cevabı (7/12180) 317:319  14.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, İshakpaşa Sarayı'nın resto­ rasyonuna ilişkin sorusu ve Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay'ın ce­ vabı (7/12181) 320:322  15.- Ordu Milletvekili Rıdvan Yalçın'ın, doğrudan temin ile yapılan alım­ lara ilişkin sorusu ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in cevabı (7/12184) 323:328  16.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay'ın, kaçakçılık olaylarına ilişkin  sorusu ve Devlet Bakanı Hayati Yazıcı'nın cevabı (7/12234) 329:332  17.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay'ın, GAP'ın bitiş süresine ilişkin  Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz'ın cevabı (7/12248) 333:336  18.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru'nun, Tokat'ta yapılan ağaçlandırma  çalışmalarına ilişkin sorusu ve Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu'nun  cevabı (7/12269) 336:337  19.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru'nun, Tokat'taki orman alanlarına iliş­ kin sorusu ve Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu'nun cevabı (7/12270) 338  - 1 9 9 -
Sayfa 6 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  Sayfa  4.- Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk'ün, Zonguldak Limanı'nın  özelleştirilmesine ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner  Yıldız'ın cevabı (7/12071) 293:295  5.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, taşımalı eğitim kapsamında ka­ patılan okullara ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu'nun  cevabı (7/12086) 296:299  6.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, şubat döneminde öğretmen ata­ ması yapılmamasına ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Nimet Çubuk­ çu'nun cevabı (7/12087) 300:302  7.- Antalya Milletvekili Hüseyin Yıldız'ın, yaptırılan okullara ilişkin  sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu'nun cevabı (7/12089) 303:304  8.- İzmir Milletvekili Kamil Erdal Sipahi'nin, taşımalı eğitim kapsa­ mındaki bir servisin kaldırılmasına ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı  Nimet Çubukçu'nun cevabı (7/12090) 305:306  9.- Van Milletvekili Fatma Kurtulan'ın, cinsiyet ayrımcılığına yönelik  eğitime ve bir olaya ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu'nun  cevabı (7/12095) 307:309  10.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, bir yönetmeliğin AB mevzuatına  uyumuna ilişkin sorusu ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün'ün cevabı  (7/12105) 310:313  11.- İstanbul Milletvekili Ayşe Jale Ağırbaş'ın, İstanbul'da satılması  planlanan okullara ilişkin Başbakandan sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Nimet  Çubukçu'nun cevabı (7/12143) 314  12.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel'in, bir göletin tamamlanmasına  ilişkin sorusu ve Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu'nun cevabı (7/12164) 315:316  13.- Gaziantep Milletvekili Hasan Özdemir'in, Gaziantep'teki teşvikli  turizm yatırımlarına ilişkin sorusu ve Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul  Günay'ın cevabı (7/12180) 317:319  14.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, İshakpaşa Sarayı'nın resto­ rasyonuna ilişkin sorusu ve Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay'ın ce­ vabı (7/12181) 320:322  15.- Ordu Milletvekili Rıdvan Yalçın'ın, doğrudan temin ile yapılan alım­ lara ilişkin sorusu ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in cevabı (7/12184) 323:328  16.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay'ın, kaçakçılık olaylarına ilişkin  sorusu ve Devlet Bakanı Hayati Yazıcı'nın cevabı (7/12234) 329:332  17.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay'ın, GAP'ın bitiş süresine ilişkin  Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz'ın cevabı (7/12248) 333:336  18.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru'nun, Tokat'ta yapılan ağaçlandırma  çalışmalarına ilişkin sorusu ve Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu'nun  cevabı (7/12269) 336:337  19.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru'nun, Tokat'taki orman alanlarına iliş­ kin sorusu ve Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu'nun cevabı (7/12270) 338  - 1 9 9 - T B M M B : 70  20.- Bartın Milletvekili Muhammet Rıza Yalçınkaya'nın, nükleer sant­ ral kurulmasına ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner  Yıldız'ın cevabı (7/12282)  21.- Muğla Milletvekili Gürol Ergin'in, İzmir'e kurulacak bir sanat ve  kültür merkezinin adına ilişkin sorusu ve Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul  Günay'ın cevabı (7/12302)  22.- Bursa Milletvekili H. Hamit Homriş'in, memur ve emekli maaş ar­ tışları ile TOKİ ödemelerindeki artışlara ilişkin sorusu ve Maliye Bakanı  Mehmet Şimşek'in cevabı (7/12306)  23.- Sinop Milletvekili Engin Altay'ın, Orta Karadeniz Kalkınma Pro- jesi 'ne ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz'ın ce­ vabı (7/12346)  24.- Kocaeli Milletvekili Cevdet Selvi'nin, büyük marketlere yönelik  düzenleme yapılmasına ilişkin Başbakandan sorusu ve Sanayi ve Ticaret Ba­ kanı Nihat Ergün'ün cevabı (7/12415)  25.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut'un, Bandırma'da yapı­ lacağı söylenen termik santralin çevreye etkilerine ilişkin Başbakandan so­ rusu ve Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu'nun cevabı (7/12426)  26.- Hatay Milletvekili Süleyman Turan Çirkin'in, Erzin ilçesinde ter­ mik santral kurulmasına ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı  Taner Yıldız'ın cevabı (7/12454)  27.- Adana Milletvekili Nevingaye Erbatur'un, Adana ilinden yapılan  ihracatın azalmasına ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı Zafer  Çağlayan'ın cevabı (7/12486)  28.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel'in, personel alımına ilişkin so­ rusu ve Devlet Bakanı Mehmet Zafer Çağlayan'ın cevabı (7/12496)  29.- Adana Milletvekili Nevingaye Erbatur'un, kadına yönelik şiddetin  izlenmesine,  - Muğla Milletvekili Ali Arslan'ın, bir yurt müdürü hakkındaki iddialara,  - Van Milletvekili Fatma Kurtulan'ın, Adıyaman Kâhta'da meydana  gelen bir olaya,  İlişkin soruları ve Devlet Bakanı Selma Aliye Kavafın cevabı  (7/12498), (7/12497), (7/12499)  30.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel'in, personel alımına ilişkin so­ rusu ve Devlet Bakanı Faruk Çelik'in cevabı (7/12521)  31.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay'ın, Manisa TOKİ 3. Etap konut­ larına ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardım­ cısı Cemil Çiçek'in cevabı (7/12526)  32.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay'ın, TOKİ uygulamalarındaki so­ runlara ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardım­ cısı Cemil Çiçek'in cevabı (7/12527)  9 . 3 . 2 0 1 0  Sayfa  339:341  342:345  345:346  347:351  352:356  356:357  358:359  360:363  364:367  368:377  378:383  383:386  387:393  - 2 0 0 -
Sayfa 7 -
T B M M B : 70  20.- Bartın Milletvekili Muhammet Rıza Yalçınkaya'nın, nükleer sant­ ral kurulmasına ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner  Yıldız'ın cevabı (7/12282)  21.- Muğla Milletvekili Gürol Ergin'in, İzmir'e kurulacak bir sanat ve  kültür merkezinin adına ilişkin sorusu ve Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul  Günay'ın cevabı (7/12302)  22.- Bursa Milletvekili H. Hamit Homriş'in, memur ve emekli maaş ar­ tışları ile TOKİ ödemelerindeki artışlara ilişkin sorusu ve Maliye Bakanı  Mehmet Şimşek'in cevabı (7/12306)  23.- Sinop Milletvekili Engin Altay'ın, Orta Karadeniz Kalkınma Pro- jesi 'ne ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz'ın ce­ vabı (7/12346)  24.- Kocaeli Milletvekili Cevdet Selvi'nin, büyük marketlere yönelik  düzenleme yapılmasına ilişkin Başbakandan sorusu ve Sanayi ve Ticaret Ba­ kanı Nihat Ergün'ün cevabı (7/12415)  25.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut'un, Bandırma'da yapı­ lacağı söylenen termik santralin çevreye etkilerine ilişkin Başbakandan so­ rusu ve Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu'nun cevabı (7/12426)  26.- Hatay Milletvekili Süleyman Turan Çirkin'in, Erzin ilçesinde ter­ mik santral kurulmasına ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı  Taner Yıldız'ın cevabı (7/12454)  27.- Adana Milletvekili Nevingaye Erbatur'un, Adana ilinden yapılan  ihracatın azalmasına ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı Zafer  Çağlayan'ın cevabı (7/12486)  28.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel'in, personel alımına ilişkin so­ rusu ve Devlet Bakanı Mehmet Zafer Çağlayan'ın cevabı (7/12496)  29.- Adana Milletvekili Nevingaye Erbatur'un, kadına yönelik şiddetin  izlenmesine,  - Muğla Milletvekili Ali Arslan'ın, bir yurt müdürü hakkındaki iddialara,  - Van Milletvekili Fatma Kurtulan'ın, Adıyaman Kâhta'da meydana  gelen bir olaya,  İlişkin soruları ve Devlet Bakanı Selma Aliye Kavafın cevabı  (7/12498), (7/12497), (7/12499)  30.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel'in, personel alımına ilişkin so­ rusu ve Devlet Bakanı Faruk Çelik'in cevabı (7/12521)  31.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay'ın, Manisa TOKİ 3. Etap konut­ larına ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardım­ cısı Cemil Çiçek'in cevabı (7/12526)  32.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay'ın, TOKİ uygulamalarındaki so­ runlara ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardım­ cısı Cemil Çiçek'in cevabı (7/12527)  9 . 3 . 2 0 1 0  Sayfa  339:341  342:345  345:346  347:351  352:356  356:357  358:359  360:363  364:367  368:377  378:383  383:386  387:393  - 2 0 0 - TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  Sayfa  33.- Erzincan Milletvekili Erol Tınastepe'nin, SGK müfettişlerine yö­ nelik uygulamalara ilişkin sorusu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı  Ömer Dinçer'in cevabı (7/12541) 393:395  34.- Van Milletvekili Fatma Kurtulan'ın, kadına yönelik bazı şiddet vaka­ larına ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Selma Aliye Kavafın cevabı (7/12587) 396:399  35.- Kastamonu Milletvekili Mehmet Serdaroğlu'nun, SGK'nın trafik  kazası geçirenlerin sağlık giderlerini ödememesine ilişkin Başbakandan so­ rusu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer'in cevabı (7/12648) 400:402  36.- Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan'ın, Erzincan Cumhuriyet Baş­ savcısını telefonla aradığı iddiasına ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı ve Baş­ bakan Yardımcısı Cemil Çiçek'in cevabı (7/12885) 402:403  37.- Balıkesir Milletvekili Ergün Aydoğan'ın, Erzincan Cumhuriyet  Başsavcısını telefonla aradığı iddiasına ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı ve  Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek'in cevabı (7/12886) 404:405  38.- Yalova Milletvekili Muharrem Ince'nin, banka promosyonunun  kullanımına ilişkin sorusu ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkan Vekili  Nevzat Pakdil'in cevabı (7/12922) 406:408  39.- Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek'in, banka promosyonunun  kullanımına ilişkin sorusu ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkan Vekili  Nevzat Pakdil'in cevabı (7/12923) 409:410  - 2 0 1 -
Sayfa 8 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  Sayfa  33.- Erzincan Milletvekili Erol Tınastepe'nin, SGK müfettişlerine yö­ nelik uygulamalara ilişkin sorusu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı  Ömer Dinçer'in cevabı (7/12541) 393:395  34.- Van Milletvekili Fatma Kurtulan'ın, kadına yönelik bazı şiddet vaka­ larına ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Selma Aliye Kavafın cevabı (7/12587) 396:399  35.- Kastamonu Milletvekili Mehmet Serdaroğlu'nun, SGK'nın trafik  kazası geçirenlerin sağlık giderlerini ödememesine ilişkin Başbakandan so­ rusu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer'in cevabı (7/12648) 400:402  36.- Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan'ın, Erzincan Cumhuriyet Baş­ savcısını telefonla aradığı iddiasına ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı ve Baş­ bakan Yardımcısı Cemil Çiçek'in cevabı (7/12885) 402:403  37.- Balıkesir Milletvekili Ergün Aydoğan'ın, Erzincan Cumhuriyet  Başsavcısını telefonla aradığı iddiasına ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı ve  Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek'in cevabı (7/12886) 404:405  38.- Yalova Milletvekili Muharrem Ince'nin, banka promosyonunun  kullanımına ilişkin sorusu ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkan Vekili  Nevzat Pakdil'in cevabı (7/12922) 406:408  39.- Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek'in, banka promosyonunun  kullanımına ilişkin sorusu ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkan Vekili  Nevzat Pakdil'in cevabı (7/12923) 409:410  - 2 0 1 - TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  I.- GEÇEN TUTANAK ÖZETİ  TBMM Genel Kurulu saat 13.04'te açılarak beş oturum yaptı.  İstanbul Milletvekili Ayşe Jale Ağırbaş, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'ne;  Artvin milletvekilleri:  Ertekin Çolak,  Metin Arifağaoğlu,  Artvin ilinin düşman işgalinden kurtuluşunun 89'uncu yıl dönümüne;  İlişkin gündem dışı birer konuşma yaptılar.  Trabzon Milletvekili Süleyman Latif Yunusoğlu, Artvin ilinin düşman işgalinden kurtuluşunun  89'uncu yıl dönümüne,  Artvin Milletvekili Ertekin Çolak, Artvin Milletvekili Metin Arifağaoğlu'nun, konuşmasındaki  "Aile hekimliği uygulaması nedeniyle bütün ilçelerdeki hastaneler kapanıyor." ifadesinin kesinlikle  doğru olmadığına, aile hekimliğinin başlamasıyla birlikte aile merkezleri ve yeni hizmet alanları  oluşturulduğuna, doktor sayısının arttığına,  İlişkin birer açıklamada bulundular.  Hırvatistan Parlamentosu Dışişleri Komisyonu Başkanı Frano Matuşiç ve beraberindeki  Parlamento heyetinin,  Arnavutluk Cumhuriyeti Parlamento Başkanı, Pakistan Ulusal Meclisi Başkanı ve Lübnan Ulusal  Meclisi Başkanı ve beraberlerindeki heyetlerin,  Çek Cumhuriyeti Millet Meclisi Güvenlik Komitesi heyetinin,  Ülkemizi ziyaret etmelerinin uygun bulunduğuna ilişkin Başkanlık tezkereleri Genel Kurulun  bilgisine sunuldu.  İstanbul Milletvekili Fatma Nur Serter ve 21 milletvekilinin, öğretmenlerin sorunlarının  (10/603),  Denizli Milletvekili Ali Rıza Ertemür ve 25 milletvekilinin, TOKİ'nin uygulamalarına yönelik  iddiaların (10/604),  Adana Milletvekili Hulusi Güvel ve 26 milletvekilinin, Yumurtalık ve Akyatan Lagünlerinin  korunması konusunda yaşanan sorunların (10/605),  Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek ve 26 milletvekilinin, TRT'nin özerkliği konusundaki  iddiaların (10/606),  Araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla birer Meclis araştırması  açılmasına ilişkin önergeleri Genel Kurulun bilgisine sunuldu; önergelerin gündemdeki yerlerini  alacağı ve ön görüşmelerinin, sırası geldiğinde yapılacağı açıklandı.  TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Hasan Murat Mercan'ın, beraberinde bir Parlamento  heyetiyle Amerika Birleşik Devletleri Temsilciler Meclisinde 27 Şubat-6 Mart 2010 tarihleri arasında  gündeme gelmesi beklenen "1915 Olayları" ile ilgili, yetkili makamlarla temaslarda bulunmak ve  tasarının gündeme gelmemesini sağlamaya çalışmak üzere Amerika Birleşik Devletleri'ne ziyaret  gerçekleştirmelerine ilişkin Başkanlık tezkeresi kabul edildi.  Gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmının:  l'inci sırasında bulunan ve İç Tüzük'ün 91 'inci maddesi kapsamında değerlendirilerek temel  kanun olarak bölümler hâlinde görüşülmesi kabul edilen, Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet  Komisyonu Raporu'nun (1/324) (S. Sayısı: 96),  - 2 0 2 -
Sayfa 9 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  I.- GEÇEN TUTANAK ÖZETİ  TBMM Genel Kurulu saat 13.04'te açılarak beş oturum yaptı.  İstanbul Milletvekili Ayşe Jale Ağırbaş, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'ne;  Artvin milletvekilleri:  Ertekin Çolak,  Metin Arifağaoğlu,  Artvin ilinin düşman işgalinden kurtuluşunun 89'uncu yıl dönümüne;  İlişkin gündem dışı birer konuşma yaptılar.  Trabzon Milletvekili Süleyman Latif Yunusoğlu, Artvin ilinin düşman işgalinden kurtuluşunun  89'uncu yıl dönümüne,  Artvin Milletvekili Ertekin Çolak, Artvin Milletvekili Metin Arifağaoğlu'nun, konuşmasındaki  "Aile hekimliği uygulaması nedeniyle bütün ilçelerdeki hastaneler kapanıyor." ifadesinin kesinlikle  doğru olmadığına, aile hekimliğinin başlamasıyla birlikte aile merkezleri ve yeni hizmet alanları  oluşturulduğuna, doktor sayısının arttığına,  İlişkin birer açıklamada bulundular.  Hırvatistan Parlamentosu Dışişleri Komisyonu Başkanı Frano Matuşiç ve beraberindeki  Parlamento heyetinin,  Arnavutluk Cumhuriyeti Parlamento Başkanı, Pakistan Ulusal Meclisi Başkanı ve Lübnan Ulusal  Meclisi Başkanı ve beraberlerindeki heyetlerin,  Çek Cumhuriyeti Millet Meclisi Güvenlik Komitesi heyetinin,  Ülkemizi ziyaret etmelerinin uygun bulunduğuna ilişkin Başkanlık tezkereleri Genel Kurulun  bilgisine sunuldu.  İstanbul Milletvekili Fatma Nur Serter ve 21 milletvekilinin, öğretmenlerin sorunlarının  (10/603),  Denizli Milletvekili Ali Rıza Ertemür ve 25 milletvekilinin, TOKİ'nin uygulamalarına yönelik  iddiaların (10/604),  Adana Milletvekili Hulusi Güvel ve 26 milletvekilinin, Yumurtalık ve Akyatan Lagünlerinin  korunması konusunda yaşanan sorunların (10/605),  Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek ve 26 milletvekilinin, TRT'nin özerkliği konusundaki  iddiaların (10/606),  Araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla birer Meclis araştırması  açılmasına ilişkin önergeleri Genel Kurulun bilgisine sunuldu; önergelerin gündemdeki yerlerini  alacağı ve ön görüşmelerinin, sırası geldiğinde yapılacağı açıklandı.  TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Hasan Murat Mercan'ın, beraberinde bir Parlamento  heyetiyle Amerika Birleşik Devletleri Temsilciler Meclisinde 27 Şubat-6 Mart 2010 tarihleri arasında  gündeme gelmesi beklenen "1915 Olayları" ile ilgili, yetkili makamlarla temaslarda bulunmak ve  tasarının gündeme gelmemesini sağlamaya çalışmak üzere Amerika Birleşik Devletleri'ne ziyaret  gerçekleştirmelerine ilişkin Başkanlık tezkeresi kabul edildi.  Gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmının:  l'inci sırasında bulunan ve İç Tüzük'ün 91 'inci maddesi kapsamında değerlendirilerek temel  kanun olarak bölümler hâlinde görüşülmesi kabul edilen, Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet  Komisyonu Raporu'nun (1/324) (S. Sayısı: 96),  - 2 0 2 - TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  2'nci sırasında bulunan ve İç Tüzük'ün 91'inci maddesi kapsamında değerlendirilerek temel  kanun olarak bölümler hâlinde görüşülmesi kabul edilen, Türk Borçlar Kanunu Tasarısı ve Adalet  Komisyonu Raporu'nun (1/499) (S. Sayısı: 321),  3'üncü sırasında bulunan, Milletlerarası Para Fonu ile Milletlerarası İmar ve Kalkınma  Bankasına Katılmak İçin Hükümete Yetki Verilmesine Dair Kanuna Ek Milletlerarası Para Fonu Ana  Sözleşmesinde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Belgelerin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair  Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu'nun (1/761) (S. Sayısı: 458),  4'üncü sırasında bulunan, Milletlerarası İmar ve Kalkınma Bankasının Ana Sözleşmesinde  Değişikliğin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu  Raporu'nun (1/786) (S. Sayısı: 460),  Görüşmeleri, komisyon yetkilileri Genel Kurulda hazır bulunmadığından ertelendi.  5'inci sırasında bulunan, Avusturya Cumhuriyeti, Bulgaristan Cumhuriyeti, Macaristan  Cumhuriyeti, Romanya ve Türkiye Cumhuriyeti Arasında Nabucco Projesi Hakkında Anlaşmanın  Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/783)  (S. Sayısı: 447) görüşmeleri tamamlanarak elektronik cihazla yapılan açık oylamadan sonra kabul  edildi ve kanunlaştı.  Rize Milletvekili A. Mesut Yılmaz, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın, Başbakan  olarak mensubu bulunduğu Hükümete,  Tunceli Milletvekili Kamer Genç, Rize Milletvekili A. Mesut Yılmaz'ın, şahsına,  Rize Milletvekili A. Mesut Yılmaz, Tunceli Milletvekili Kamer Genc'in, şahsına,  Sataşması nedeniyle birer konuşma yaptılar.  9 Mart 2010 Salı günü saat 15.00'te toplanmak üzere birleşime 20.06'da son verildi.  Nevzat PAKDİL  Başkan Vekili  Fatih METİN  Bolu  Kâtip Üye  No.: 94  II.- GELEN KÂĞITLAR  5 Mart 2010 Cuma  Tasarılar  1.- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Suriye Arap Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Turizm  Alanında İşbirliği Mutabakat Zaptının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı  (1/817) (Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm ile Dışişleri Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş ta­ rihi: 25.2.2010)  2.- Devlet Yardımlarının İzlenmesi ve Denetlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı (1/818) (Avrupa  Birliği Uyum ile Plan ve Bütçe Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 25.2.2010)  3.- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Libya Arap Halk Sosyalist Büyük Cemahiriyesi Arasında  Tarım Alanında Mutabakat Zaptının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı  (1/819) (Tarım, Orman ve Köyişleri ile Dışişleri Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 25.2.2010)  Gülsen ORHAN  Van  Kâtip Üye  - 2 0 3 -
Sayfa 10 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  2'nci sırasında bulunan ve İç Tüzük'ün 91'inci maddesi kapsamında değerlendirilerek temel  kanun olarak bölümler hâlinde görüşülmesi kabul edilen, Türk Borçlar Kanunu Tasarısı ve Adalet  Komisyonu Raporu'nun (1/499) (S. Sayısı: 321),  3'üncü sırasında bulunan, Milletlerarası Para Fonu ile Milletlerarası İmar ve Kalkınma  Bankasına Katılmak İçin Hükümete Yetki Verilmesine Dair Kanuna Ek Milletlerarası Para Fonu Ana  Sözleşmesinde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Belgelerin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair  Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu'nun (1/761) (S. Sayısı: 458),  4'üncü sırasında bulunan, Milletlerarası İmar ve Kalkınma Bankasının Ana Sözleşmesinde  Değişikliğin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu  Raporu'nun (1/786) (S. Sayısı: 460),  Görüşmeleri, komisyon yetkilileri Genel Kurulda hazır bulunmadığından ertelendi.  5'inci sırasında bulunan, Avusturya Cumhuriyeti, Bulgaristan Cumhuriyeti, Macaristan  Cumhuriyeti, Romanya ve Türkiye Cumhuriyeti Arasında Nabucco Projesi Hakkında Anlaşmanın  Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/783)  (S. Sayısı: 447) görüşmeleri tamamlanarak elektronik cihazla yapılan açık oylamadan sonra kabul  edildi ve kanunlaştı.  Rize Milletvekili A. Mesut Yılmaz, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın, Başbakan  olarak mensubu bulunduğu Hükümete,  Tunceli Milletvekili Kamer Genç, Rize Milletvekili A. Mesut Yılmaz'ın, şahsına,  Rize Milletvekili A. Mesut Yılmaz, Tunceli Milletvekili Kamer Genc'in, şahsına,  Sataşması nedeniyle birer konuşma yaptılar.  9 Mart 2010 Salı günü saat 15.00'te toplanmak üzere birleşime 20.06'da son verildi.  Nevzat PAKDİL  Başkan Vekili  Fatih METİN  Bolu  Kâtip Üye  No.: 94  II.- GELEN KÂĞITLAR  5 Mart 2010 Cuma  Tasarılar  1.- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Suriye Arap Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Turizm  Alanında İşbirliği Mutabakat Zaptının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı  (1/817) (Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm ile Dışişleri Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş ta­ rihi: 25.2.2010)  2.- Devlet Yardımlarının İzlenmesi ve Denetlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı (1/818) (Avrupa  Birliği Uyum ile Plan ve Bütçe Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 25.2.2010)  3.- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Libya Arap Halk Sosyalist Büyük Cemahiriyesi Arasında  Tarım Alanında Mutabakat Zaptının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı  (1/819) (Tarım, Orman ve Köyişleri ile Dışişleri Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 25.2.2010)  Gülsen ORHAN  Van  Kâtip Üye  - 2 0 3 - TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  Teklif  1.- Muğla Milletvekili Fevzi Topuz'un; 5682 Sayılı Pasaport Kanununun 14. Maddesinde Deği­ şiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/623) (İçişleri Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.2.2010)  Raporlar  1.- İller Bankası Anonim Şirketi Hakkında Kanun Tasarısı ile 190 Sayılı Genel Kadro ve Usulü  Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Eki Cetvellerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun  Hükmünde Kararname ve İçişleri ile Plan ve Bütçe Komisyonları Raporları (1/371,1/101) (S. Sayısı: 477)  (Dağıtma tarihi: 5.3.2010) (GÜNDEME)  2.- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Malavi Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Ticaret, Eko­ nomik ve Teknik İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı  ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/345) (S. Sayısı: 478) (Dağıtma tarihi: 5.3.2010) (GÜNDEME)  3.- Türkiye Cumhuriyeti ile İrlanda Arasında Gelir ve Sermaye Değer Artış Kazançları Üzerin­ den Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığına Engel Olma Anlaşma­ sının ve Eki Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri  Komisyonu Raporu (1/689) (S. Sayısı: 479) (Dağıtma tarihi: 5.3.2010) (GÜNDEME)  4.- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve Paraguay Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Ticari İşbirliği  Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu  Raporu (1/732) (S. Sayısı: 480) (Dağıtma tarihi: 5.3.2010) (GÜNDEME)  5.- Türkiye Cumhuriyeti ile Filipinler Cumhuriyeti Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde  Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığına Engel Olma Anlaşması ve Eki Protokolün  Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/738)  (S. Sayısı: 481) (Dağıtma tarihi: 5.3.2010) (GÜNDEME)  6.- Türkiye Cumhuriyeti ile Bosna ve Hersek Arasındaki Serbest Ticaret Anlaşmasının Değiş­ tirilmesi Hakkında Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışiş­ leri Komisyonu Raporu (1/754) (S. Sayısı: 482) (Dağıtma tarihi: 5.3.2010) (GÜNDEME)  7.- Türkiye Cumhuriyeti ile Kazakistan Cumhuriyeti Arasında Stratejik Ortaklık Anlaşmasının  Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/792)  (S. Sayısı: 483) (Dağıtma tarihi: 5.3.2010) (GÜNDEME)  8.- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Slovak Cumhuriyeti Hükümeti Arasındaki Askeri Me­ zarlık Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komis­ yonu Raporu (1/803) (S.Sayısı: 484) (Dağıtma tarihi: 5.3.2010) (GÜNDEME)  No.: 95  8 Mart 2010 Pazartesi  Sözlü Soru Önergeleri  1.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman'ın, Dalyan Gölünden kum alınmasına ilişkin Çevre  ve Orman Bakanından sözlü soru önergesi (6/1891) (Başkanlığa geliş tarihi: 23/02/2010)  2.- Aydın Milletvekili Ertuğrul Kumcuoğlu'nun, bir yazılı soru önergesine ilişkin Türkiye Büyük  Millet Meclisi Başkanından sözlü soru önergesi (6/1892) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  - 2 0 4 -
Sayfa 11 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  Teklif  1.- Muğla Milletvekili Fevzi Topuz'un; 5682 Sayılı Pasaport Kanununun 14. Maddesinde Deği­ şiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/623) (İçişleri Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.2.2010)  Raporlar  1.- İller Bankası Anonim Şirketi Hakkında Kanun Tasarısı ile 190 Sayılı Genel Kadro ve Usulü  Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Eki Cetvellerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun  Hükmünde Kararname ve İçişleri ile Plan ve Bütçe Komisyonları Raporları (1/371,1/101) (S. Sayısı: 477)  (Dağıtma tarihi: 5.3.2010) (GÜNDEME)  2.- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Malavi Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Ticaret, Eko­ nomik ve Teknik İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı  ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/345) (S. Sayısı: 478) (Dağıtma tarihi: 5.3.2010) (GÜNDEME)  3.- Türkiye Cumhuriyeti ile İrlanda Arasında Gelir ve Sermaye Değer Artış Kazançları Üzerin­ den Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığına Engel Olma Anlaşma­ sının ve Eki Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri  Komisyonu Raporu (1/689) (S. Sayısı: 479) (Dağıtma tarihi: 5.3.2010) (GÜNDEME)  4.- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve Paraguay Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Ticari İşbirliği  Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu  Raporu (1/732) (S. Sayısı: 480) (Dağıtma tarihi: 5.3.2010) (GÜNDEME)  5.- Türkiye Cumhuriyeti ile Filipinler Cumhuriyeti Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde  Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığına Engel Olma Anlaşması ve Eki Protokolün  Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/738)  (S. Sayısı: 481) (Dağıtma tarihi: 5.3.2010) (GÜNDEME)  6.- Türkiye Cumhuriyeti ile Bosna ve Hersek Arasındaki Serbest Ticaret Anlaşmasının Değiş­ tirilmesi Hakkında Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışiş­ leri Komisyonu Raporu (1/754) (S. Sayısı: 482) (Dağıtma tarihi: 5.3.2010) (GÜNDEME)  7.- Türkiye Cumhuriyeti ile Kazakistan Cumhuriyeti Arasında Stratejik Ortaklık Anlaşmasının  Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/792)  (S. Sayısı: 483) (Dağıtma tarihi: 5.3.2010) (GÜNDEME)  8.- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Slovak Cumhuriyeti Hükümeti Arasındaki Askeri Me­ zarlık Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komis­ yonu Raporu (1/803) (S.Sayısı: 484) (Dağıtma tarihi: 5.3.2010) (GÜNDEME)  No.: 95  8 Mart 2010 Pazartesi  Sözlü Soru Önergeleri  1.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman'ın, Dalyan Gölünden kum alınmasına ilişkin Çevre  ve Orman Bakanından sözlü soru önergesi (6/1891) (Başkanlığa geliş tarihi: 23/02/2010)  2.- Aydın Milletvekili Ertuğrul Kumcuoğlu'nun, bir yazılı soru önergesine ilişkin Türkiye Büyük  Millet Meclisi Başkanından sözlü soru önergesi (6/1892) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  - 2 0 4 - TBMM B:70 9 . 3 . 2 0 1 0  - 2 0 5 - Yazılı Soru Önergeleri  1.- İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel'in, bir derneğin kiracısı olduğu araziden tahliyesine  ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/12864) (Başkanlığa geliş tarihi: 23/02/2010)  2.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut'un, bir bakanın AOÇ'de gerçekleştirdiği bir gö­ rüşmeye ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/12865) (Başkanlığa geliş tarihi: 23/02/2010)  3.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut'un, TEKEL işçilerinin okullarda yardımcı hiz­ metler kadrosunda değerlendirilmesine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/12866) (Baş­ kanlığa geliş tarihi: 23/02/2010)  4.- Muğla Milletvekili Fevzi Topuz'un, yabancı mimar ve mühendislerin çalışmasına imkan  veren düzenlemeye ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/12867) (Başkanlığa geliş tarihi:  23/02/2010)  5.- Muğla Milletvekili Fevzi Topuz'un, Milas-Güllük Dalyan Bölgesindeki balık üreticilerinin  sorunlarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/12868) (Başkanlığa geliş tarihi: 23/02/2010)  6.- Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk'ün, bir şirketin vergi ödemelerine ilişkin Başba­ kandan yazılı soru önergesi (7/12869) (Başkanlığa geliş tarihi: 23/02/2010)  7.- İzmir Milletvekili Selçuk Ayhan'ın, cemevlerinin ibadet yeri sayılmasına ilişkin Başbakan­ dan yazılı soru önergesi (7/12870) (Başkanlığa geliş tarihi: 23/02/2010)  8.- Yalova Milletvekili Muharrem İnce'nin, bazı telefonların dinlenmesine ilişkin Başbakandan  yazılı soru önergesi (7/12871) (Başkanlığa geliş tarihi: 23/02/2010)  9.- Konya Milletvekili Atilla Kart'ın, bazı kamu kurumlarının satın aldığı veya kiraladığı bina­ lara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/12872) (Başkanlığa geliş tarihi: 23/02/2010)  10.- Batman Milletvekili Ayla Akat Ata'nın, barajlara ve hidroelektrik santrallere ilişkin Baş­ bakandan yazılı soru önergesi (7/12873) (Başkanlığa geliş tarihi: 24/02/2010)  11.- Tunceli Milletvekili Şerafettin Halis'in, sağlık ocağında görevli bir doktorun görevden uzak­ laştırılmasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/12874) (Başkanlığa geliş tarihi: 24/02/2010)  12.- Tunceli Milletvekili Şerafettin Halis'in, geçici güvenlik bölgesi uygulamasına ilişkin Baş­ bakandan yazılı soru önergesi (7/12875) (Başkanlığa geliş tarihi: 25/02/2010)  13.- Denizli Milletvekili Hasan Erçelebi'nin, borçlarını ödemeyen çiftçilerin durumuna ilişkin  Başbakandan yazılı soru önergesi (7/12876) (Başkanlığa geliş tarihi: 25/02/2010)  14.- Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan'ın, hakkındaki dinleme ve izleme kararlarına ilişkin Ada­ let Bakanından yazılı soru önergesi (7/12877) (Başkanlığa geliş tarihi: 22/02/2010)  15.- Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan'ın, savcı ve hakimlerin dinlenmesine ilişkin Adalet Ba­ kanından yazılı soru önergesi (7/12878) (Başkanlığa geliş tarihi: 22/02/2010)  16.- Antalya Milletvekili Mehmet Günal'ın, istinaf mahkemelerine ilişkin Adalet Bakanından  yazılı soru önergesi (7/12879) (Başkanlığa geliş tarihi: 23/02/2010)  17.- Van Milletvekili Fatma Kurtulan'ın, cezaevlerinde elektrik kullanım bedeli alınmasına ilişkin  Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/12880) (Başkanlığa geliş tarihi: 25/02/2010)
Sayfa 12 -
TBMM B:70 9 . 3 . 2 0 1 0  - 2 0 5 - Yazılı Soru Önergeleri  1.- İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel'in, bir derneğin kiracısı olduğu araziden tahliyesine  ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/12864) (Başkanlığa geliş tarihi: 23/02/2010)  2.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut'un, bir bakanın AOÇ'de gerçekleştirdiği bir gö­ rüşmeye ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/12865) (Başkanlığa geliş tarihi: 23/02/2010)  3.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut'un, TEKEL işçilerinin okullarda yardımcı hiz­ metler kadrosunda değerlendirilmesine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/12866) (Baş­ kanlığa geliş tarihi: 23/02/2010)  4.- Muğla Milletvekili Fevzi Topuz'un, yabancı mimar ve mühendislerin çalışmasına imkan  veren düzenlemeye ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/12867) (Başkanlığa geliş tarihi:  23/02/2010)  5.- Muğla Milletvekili Fevzi Topuz'un, Milas-Güllük Dalyan Bölgesindeki balık üreticilerinin  sorunlarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/12868) (Başkanlığa geliş tarihi: 23/02/2010)  6.- Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk'ün, bir şirketin vergi ödemelerine ilişkin Başba­ kandan yazılı soru önergesi (7/12869) (Başkanlığa geliş tarihi: 23/02/2010)  7.- İzmir Milletvekili Selçuk Ayhan'ın, cemevlerinin ibadet yeri sayılmasına ilişkin Başbakan­ dan yazılı soru önergesi (7/12870) (Başkanlığa geliş tarihi: 23/02/2010)  8.- Yalova Milletvekili Muharrem İnce'nin, bazı telefonların dinlenmesine ilişkin Başbakandan  yazılı soru önergesi (7/12871) (Başkanlığa geliş tarihi: 23/02/2010)  9.- Konya Milletvekili Atilla Kart'ın, bazı kamu kurumlarının satın aldığı veya kiraladığı bina­ lara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/12872) (Başkanlığa geliş tarihi: 23/02/2010)  10.- Batman Milletvekili Ayla Akat Ata'nın, barajlara ve hidroelektrik santrallere ilişkin Baş­ bakandan yazılı soru önergesi (7/12873) (Başkanlığa geliş tarihi: 24/02/2010)  11.- Tunceli Milletvekili Şerafettin Halis'in, sağlık ocağında görevli bir doktorun görevden uzak­ laştırılmasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/12874) (Başkanlığa geliş tarihi: 24/02/2010)  12.- Tunceli Milletvekili Şerafettin Halis'in, geçici güvenlik bölgesi uygulamasına ilişkin Baş­ bakandan yazılı soru önergesi (7/12875) (Başkanlığa geliş tarihi: 25/02/2010)  13.- Denizli Milletvekili Hasan Erçelebi'nin, borçlarını ödemeyen çiftçilerin durumuna ilişkin  Başbakandan yazılı soru önergesi (7/12876) (Başkanlığa geliş tarihi: 25/02/2010)  14.- Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan'ın, hakkındaki dinleme ve izleme kararlarına ilişkin Ada­ let Bakanından yazılı soru önergesi (7/12877) (Başkanlığa geliş tarihi: 22/02/2010)  15.- Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan'ın, savcı ve hakimlerin dinlenmesine ilişkin Adalet Ba­ kanından yazılı soru önergesi (7/12878) (Başkanlığa geliş tarihi: 22/02/2010)  16.- Antalya Milletvekili Mehmet Günal'ın, istinaf mahkemelerine ilişkin Adalet Bakanından  yazılı soru önergesi (7/12879) (Başkanlığa geliş tarihi: 23/02/2010)  17.- Van Milletvekili Fatma Kurtulan'ın, cezaevlerinde elektrik kullanım bedeli alınmasına ilişkin  Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/12880) (Başkanlığa geliş tarihi: 25/02/2010)  TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  18.- Balıkesir Milletvekili Hüseyin Pazarcı'nın, maden ocaklarında yaşanan grizu patlamaları­ nın önlenmesine ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/12881) (Baş­ kanlığa geliş tarihi: 24/02/2010)  19.- İstanbul Milletvekili Ayşe Jale Ağırbaş'ın, madenlerdeki iş güvenliğine ilişkin Çalışma ve  Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/12882) (Başkanlığa geliş tarihi: 24/02/2010)  20.- Edime Milletvekili Bilgin Paçanz'ın, Edirne'de su taşkınlarının önlenmesine ilişkin Çevre  ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/12883) (Başkanlığa geliş tarihi: 23/02/2010)  21.- Hakkari Milletvekili Hamit Geylani'nin, Hakkari'de yapımı devam eden barajlara ilişkin  Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/12884) (Başkanlığa geliş tarihi: 24/02/2010)  22.- Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan'ın, Erzincan Cumhuriyet Başsavcısını telefonla aradığı id­ diasına ilişkin Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısından (Cemil Çiçek) yazılı soru önergesi  (7/12885) (Başkanlığa geliş tarihi: 22/02/2010)  23.- Balıkesir Milletvekili Ergün Aydoğan'ın, Erzincan Cumhuriyet Başsavcısını telefonla ara­ dığı iddiasına ilişkin Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısından (Cemil Çiçek) yazılı soru önergesi  (7/12886) (Başkanlığa geliş tarihi: 23/02/2010)  24.- Trabzon Milletvekili M. Akif Hamzaçebi'nin, Yanbolu Deresine yapılması planlanan hid­ roelektrik santrale ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/12887) (Baş­ kanlığa geliş tarihi: 23/02/2010)  25.- İstanbul Milletvekili Ayşe Jale Ağırbaş'ın, maden ocaklarının denetimine ilişkin Enerji ve  Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/12888) (Başkanlığa geliş tarihi: 24/02/2010)  26.- Van Milletvekili Fatma Kurtulan'ın, Muş'taki bir intihar vakasına ilişkin İçişleri Bakanın­ dan yazılı soru önergesi (7/12889) (Başkanlığa geliş tarihi: 22/02/2010)  27.- Hakkari Milletvekili Hamit Geylani'nin, Şemdinli'deki bir patlama olayına ilişkin İçişleri Ba­ kanından yazılı soru önergesi (7/12890) (Başkanlığa geliş tarihi: 23/02/2010)  28.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman'ın, Bursa İl Özel İdaresi yöneticileri hakkındaki id­ dialara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12891) (Başkanlığa geliş tarihi: 23/02/2010)  29.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman'ın, bir Ermeni kilisesinin internet sitesindeki bir du­ ruma ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12892) (Başkanlığa geliş tarihi: 23/02/2010)  30.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman'ın, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı hakkındaki  soruşturma dosyasına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12893) (Başkanlığa geliş ta­ rihi: 23/02/2010)  31.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel'in, bir köyün bazı sorunlarına ilişkin İçişleri Bakanın­ dan yazılı soru önergesi (7/12894) (Başkanlığa geliş tarihi: 23/02/2010)  32.- Tunceli Milletvekili Şerafettin Halis'in, Antalya Valiliğinin bir davayı etkilemeye çalıştığı id­ diasına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12895) (Başkanlığa geliş tarihi: 25/02/2010)  33.- Van Milletvekili Fatma Kurtulan'ın, bir ölüm olayına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru  önergesi (7/12896) (Başkanlığa geliş tarihi: 25/02/2010)  - 2 0 6 -
Sayfa 13 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  18.- Balıkesir Milletvekili Hüseyin Pazarcı'nın, maden ocaklarında yaşanan grizu patlamaları­ nın önlenmesine ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/12881) (Baş­ kanlığa geliş tarihi: 24/02/2010)  19.- İstanbul Milletvekili Ayşe Jale Ağırbaş'ın, madenlerdeki iş güvenliğine ilişkin Çalışma ve  Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/12882) (Başkanlığa geliş tarihi: 24/02/2010)  20.- Edime Milletvekili Bilgin Paçanz'ın, Edirne'de su taşkınlarının önlenmesine ilişkin Çevre  ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/12883) (Başkanlığa geliş tarihi: 23/02/2010)  21.- Hakkari Milletvekili Hamit Geylani'nin, Hakkari'de yapımı devam eden barajlara ilişkin  Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/12884) (Başkanlığa geliş tarihi: 24/02/2010)  22.- Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan'ın, Erzincan Cumhuriyet Başsavcısını telefonla aradığı id­ diasına ilişkin Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısından (Cemil Çiçek) yazılı soru önergesi  (7/12885) (Başkanlığa geliş tarihi: 22/02/2010)  23.- Balıkesir Milletvekili Ergün Aydoğan'ın, Erzincan Cumhuriyet Başsavcısını telefonla ara­ dığı iddiasına ilişkin Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısından (Cemil Çiçek) yazılı soru önergesi  (7/12886) (Başkanlığa geliş tarihi: 23/02/2010)  24.- Trabzon Milletvekili M. Akif Hamzaçebi'nin, Yanbolu Deresine yapılması planlanan hid­ roelektrik santrale ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/12887) (Baş­ kanlığa geliş tarihi: 23/02/2010)  25.- İstanbul Milletvekili Ayşe Jale Ağırbaş'ın, maden ocaklarının denetimine ilişkin Enerji ve  Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/12888) (Başkanlığa geliş tarihi: 24/02/2010)  26.- Van Milletvekili Fatma Kurtulan'ın, Muş'taki bir intihar vakasına ilişkin İçişleri Bakanın­ dan yazılı soru önergesi (7/12889) (Başkanlığa geliş tarihi: 22/02/2010)  27.- Hakkari Milletvekili Hamit Geylani'nin, Şemdinli'deki bir patlama olayına ilişkin İçişleri Ba­ kanından yazılı soru önergesi (7/12890) (Başkanlığa geliş tarihi: 23/02/2010)  28.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman'ın, Bursa İl Özel İdaresi yöneticileri hakkındaki id­ dialara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12891) (Başkanlığa geliş tarihi: 23/02/2010)  29.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman'ın, bir Ermeni kilisesinin internet sitesindeki bir du­ ruma ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12892) (Başkanlığa geliş tarihi: 23/02/2010)  30.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman'ın, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı hakkındaki  soruşturma dosyasına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12893) (Başkanlığa geliş ta­ rihi: 23/02/2010)  31.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel'in, bir köyün bazı sorunlarına ilişkin İçişleri Bakanın­ dan yazılı soru önergesi (7/12894) (Başkanlığa geliş tarihi: 23/02/2010)  32.- Tunceli Milletvekili Şerafettin Halis'in, Antalya Valiliğinin bir davayı etkilemeye çalıştığı id­ diasına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12895) (Başkanlığa geliş tarihi: 25/02/2010)  33.- Van Milletvekili Fatma Kurtulan'ın, bir ölüm olayına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru  önergesi (7/12896) (Başkanlığa geliş tarihi: 25/02/2010)  - 2 0 6 - TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  34.- Balıkesir Milletvekili Hüseyin Pazarcı'nın, Milli Emlak Genel Müdürlüğünde çalışan bazı  personelin sorunlarına ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/12897) (Başkanlığa geliş ta­ rihi: 22/02/2010)  35.- Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan'ın, sipariş verildiği iddia edilen çelik gömleklere ilişkin  Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/12898) (Başkanlığa geliş tarihi: 22/02/2010)  36.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel'in, Erzurum Büyükşehir Belediyesinin kredi kullanı­ mına ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/12899) (Başkanlığa geliş tarihi: 23/02/2010)  37.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel'in, Kayseri Büyükşehir Belediyesinin kredi kullanımına  ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/12900) (Başkanlığa geliş tarihi: 23/02/2010)  38.- Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan'ın, bir öğretmenin durumuna ilişkin Milli Eğitim Baka­ nından yazılı soru önergesi (7/12901) (Başkanlığa geliş tarihi: 22/02/2010)  39.- Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan'ın, ana dilde eğitim taleplerine ilişkin Milli Eğitim Ba­ kanından yazılı soru önergesi (7/12902) (Başkanlığa geliş tarihi: 22/02/2010)  40.- Muğla Milletvekili Fevzi Topuz'un, Marmaris İlçe Milli Eğitim Müdürü hakkındaki iddia­ lara ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/12903) (Başkanlığa geliş tarihi:  23/02/2010)  41 . - İstanbul Milletvekili Sacid Yıldız'ın, sağlık kurumları yöneticiliği yüksek lisans progra­ mına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/12904) (Başkanlığa geliş tarihi:  23/02/2010)  42.- Diyarbakır Milletvekili Akın Birdal'ın, bir yatılı ilköğretim bölge okulunun sorunlarına  ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/12905) (Başkanlığa geliş tarihi: 25/02/2010)  43.- İstanbul Milletvekili Sacid Yıldız'ın, sağlık kurumları yöneticiliği yüksek lisans progra­ mına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/12906) (Başkanlığa geliş tarihi: 23/02/2010)  44.- İstanbul Milletvekili Ayşe Jale Ağırbaş'ın, maden ocağı kazalarındaki tıbbi müdahalelere  ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/12907) (Başkanlığa geliş tarihi: 24/02/2010)  45.- Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan'ın, bir hastanede yaşandığı iddia edilen bir olaya ilişkin  Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/12908) (Başkanlığa geliş tarihi: 25/02/2010)  46.- Şırnak Milletvekili Sevahir Bayındır'ın, bir köydeki sağlık ocağının durumuna ilişkin Sağ­ lık Bakanından yazılı soru önergesi (7/12909) (Başkanlığa geliş tarihi: 25/02/2010)  47.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut'un, Balıkesir'de tarıma zarar veren farelerle mü­ cadeleye ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12910) (Başkanlığa geliş ta­ rihi: 23/02/2010)  48.- Edirne Milletvekili Bilgin Paçarız'ın, Edirne'de su taşkınının yol açtığı zararın karşılan­ masına ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12911) (Başkanlığa geliş tarihi:  23/02/2010)  49.- Kayseri Milletvekili Mehmet Şevki Kulkuloğlu'nun, bazı illerdeki tarla faresi sorununa  ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12912) (Başkanlığa geliş tarihi:  23/02/2010)  - 2 0 7 -
Sayfa 14 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  34.- Balıkesir Milletvekili Hüseyin Pazarcı'nın, Milli Emlak Genel Müdürlüğünde çalışan bazı  personelin sorunlarına ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/12897) (Başkanlığa geliş ta­ rihi: 22/02/2010)  35.- Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan'ın, sipariş verildiği iddia edilen çelik gömleklere ilişkin  Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/12898) (Başkanlığa geliş tarihi: 22/02/2010)  36.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel'in, Erzurum Büyükşehir Belediyesinin kredi kullanı­ mına ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/12899) (Başkanlığa geliş tarihi: 23/02/2010)  37.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel'in, Kayseri Büyükşehir Belediyesinin kredi kullanımına  ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/12900) (Başkanlığa geliş tarihi: 23/02/2010)  38.- Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan'ın, bir öğretmenin durumuna ilişkin Milli Eğitim Baka­ nından yazılı soru önergesi (7/12901) (Başkanlığa geliş tarihi: 22/02/2010)  39.- Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan'ın, ana dilde eğitim taleplerine ilişkin Milli Eğitim Ba­ kanından yazılı soru önergesi (7/12902) (Başkanlığa geliş tarihi: 22/02/2010)  40.- Muğla Milletvekili Fevzi Topuz'un, Marmaris İlçe Milli Eğitim Müdürü hakkındaki iddia­ lara ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/12903) (Başkanlığa geliş tarihi:  23/02/2010)  41 . - İstanbul Milletvekili Sacid Yıldız'ın, sağlık kurumları yöneticiliği yüksek lisans progra­ mına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/12904) (Başkanlığa geliş tarihi:  23/02/2010)  42.- Diyarbakır Milletvekili Akın Birdal'ın, bir yatılı ilköğretim bölge okulunun sorunlarına  ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/12905) (Başkanlığa geliş tarihi: 25/02/2010)  43.- İstanbul Milletvekili Sacid Yıldız'ın, sağlık kurumları yöneticiliği yüksek lisans progra­ mına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/12906) (Başkanlığa geliş tarihi: 23/02/2010)  44.- İstanbul Milletvekili Ayşe Jale Ağırbaş'ın, maden ocağı kazalarındaki tıbbi müdahalelere  ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/12907) (Başkanlığa geliş tarihi: 24/02/2010)  45.- Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan'ın, bir hastanede yaşandığı iddia edilen bir olaya ilişkin  Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/12908) (Başkanlığa geliş tarihi: 25/02/2010)  46.- Şırnak Milletvekili Sevahir Bayındır'ın, bir köydeki sağlık ocağının durumuna ilişkin Sağ­ lık Bakanından yazılı soru önergesi (7/12909) (Başkanlığa geliş tarihi: 25/02/2010)  47.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut'un, Balıkesir'de tarıma zarar veren farelerle mü­ cadeleye ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12910) (Başkanlığa geliş ta­ rihi: 23/02/2010)  48.- Edirne Milletvekili Bilgin Paçarız'ın, Edirne'de su taşkınının yol açtığı zararın karşılan­ masına ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12911) (Başkanlığa geliş tarihi:  23/02/2010)  49.- Kayseri Milletvekili Mehmet Şevki Kulkuloğlu'nun, bazı illerdeki tarla faresi sorununa  ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12912) (Başkanlığa geliş tarihi:  23/02/2010)  - 2 0 7 - TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  50.- Bursa Milletvekili Abdullah Özer'in, Karacabey ilçesinde meydana gelen sel ve su bas­ kınlarına ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12913) (Başkanlığa geliş ta­ rihi: 23/02/2010)  51.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut'un, tren kazalarına ilişkin Ulaştırma Bakanından  yazılı soru önergesi (7/12914) (Başkanlığa geliş tarihi: 23/02/2010)  52.- Edirne Milletvekili Bilgin Paçanz'ın, Edirne merkezindeki yeni köprü ihtiyacına ilişkin  Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/12915) (Başkanlığa geliş tarihi: 23/02/2010)  53.- Van Milletvekili Fatma Kurtulan'ın, askerlik görevi esnasında hayatını kaybedenlere iliş­ kin Milli Savunma Bakanından yazılı soru önergesi (7/12916) (Başkanlığa geliş tarihi: 22/02/2010)  54.- Ankara Milletvekili Yılmaz Ateş'in, Ankara'da bazı tarihi eserlerin bulunduğu alanlardaki  çalışmalara ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/12917) (Başkanlığa geliş  tarihi: 23/02/2010)  55.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz'ün, 2016 UEFA Avrupa Şampiyonası için Gaziantep'in  aday gösterilmemesine ilişkin Devlet Bakanından (Faruk Nafiz Özak) yazılı soru önergesi (7/12918)  (Başkanlığa geliş tarihi: 23/02/2010)  56.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel'in, yabancı yatırımcıların para ve sermaye piyasasında  yaptıkları işlemlere ilişkin Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısından (Ali Babacan) yazılı soru  önergesi (7/12919) (Başkanlığa geliş tarihi: 23/02/2010)  57.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel'in, TRT'nin kurum dışına yaptırdığı programlara ilişkin  Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısından (Bülent Arınç) yazılı som önergesi (7/12920) (Başkan­ lığa geliş tarihi: 23/02/2010)  58.- İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel'in, Malatya'da inşası devam eden barajlara ilişkin  Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/12921) (Başkanlığa geliş tarihi: 24/02/2010)  Süresi İçinde Cevaplanmayan Yazılı Soru Önergeleri  1.- Hatay Milletvekili Süleyman Turan Çirkin'in, tedavi katılım payı uygulamasına ilişkin Baş­ bakandan yazılı soru önergesi (7/11250)  2.- Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek'in, Deniz Feneri Davasındaki adli yardım talebine iliş­ kin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/11572)  3.- Adıyaman Milletvekili Şevket Köse'nin, pişmanlık yasalarından faydalananlara ilişkin Ada­ let Bakanından yazılı soru önergesi (7/11575)  4.- Kayseri Milletvekili Mehmet Şevki Kulkuloğlu'nun, Çek Kanununun yeterliliğine ilişkin  Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/11576)  5.- Denizli Milletvekili Hasan Erçelebi'nin, Abdullah Öcalan'ın direktiflerinin iletilmesine iliş­ kin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/11577)  6.- İsparta Milletvekili Mevlüt Coşkuner'in, Deniz Feneri Davasına ilişkin Adalet Bakanından  yazılı soru önergesi (7/11578)  7.- İstanbul Milletvekili Necla Arat'ın, Fransa'daki bir serginin tanıtım kataloguna ilişkin Kül­ tür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/11642)  8.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, Kütahya Şeker Fabrikasının pancar kotasının düşürül­ mesine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/12041)  - 2 0 8 -
Sayfa 15 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  50.- Bursa Milletvekili Abdullah Özer'in, Karacabey ilçesinde meydana gelen sel ve su bas­ kınlarına ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12913) (Başkanlığa geliş ta­ rihi: 23/02/2010)  51.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut'un, tren kazalarına ilişkin Ulaştırma Bakanından  yazılı soru önergesi (7/12914) (Başkanlığa geliş tarihi: 23/02/2010)  52.- Edirne Milletvekili Bilgin Paçanz'ın, Edirne merkezindeki yeni köprü ihtiyacına ilişkin  Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/12915) (Başkanlığa geliş tarihi: 23/02/2010)  53.- Van Milletvekili Fatma Kurtulan'ın, askerlik görevi esnasında hayatını kaybedenlere iliş­ kin Milli Savunma Bakanından yazılı soru önergesi (7/12916) (Başkanlığa geliş tarihi: 22/02/2010)  54.- Ankara Milletvekili Yılmaz Ateş'in, Ankara'da bazı tarihi eserlerin bulunduğu alanlardaki  çalışmalara ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/12917) (Başkanlığa geliş  tarihi: 23/02/2010)  55.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz'ün, 2016 UEFA Avrupa Şampiyonası için Gaziantep'in  aday gösterilmemesine ilişkin Devlet Bakanından (Faruk Nafiz Özak) yazılı soru önergesi (7/12918)  (Başkanlığa geliş tarihi: 23/02/2010)  56.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel'in, yabancı yatırımcıların para ve sermaye piyasasında  yaptıkları işlemlere ilişkin Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısından (Ali Babacan) yazılı soru  önergesi (7/12919) (Başkanlığa geliş tarihi: 23/02/2010)  57.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel'in, TRT'nin kurum dışına yaptırdığı programlara ilişkin  Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısından (Bülent Arınç) yazılı som önergesi (7/12920) (Başkan­ lığa geliş tarihi: 23/02/2010)  58.- İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel'in, Malatya'da inşası devam eden barajlara ilişkin  Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/12921) (Başkanlığa geliş tarihi: 24/02/2010)  Süresi İçinde Cevaplanmayan Yazılı Soru Önergeleri  1.- Hatay Milletvekili Süleyman Turan Çirkin'in, tedavi katılım payı uygulamasına ilişkin Baş­ bakandan yazılı soru önergesi (7/11250)  2.- Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek'in, Deniz Feneri Davasındaki adli yardım talebine iliş­ kin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/11572)  3.- Adıyaman Milletvekili Şevket Köse'nin, pişmanlık yasalarından faydalananlara ilişkin Ada­ let Bakanından yazılı soru önergesi (7/11575)  4.- Kayseri Milletvekili Mehmet Şevki Kulkuloğlu'nun, Çek Kanununun yeterliliğine ilişkin  Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/11576)  5.- Denizli Milletvekili Hasan Erçelebi'nin, Abdullah Öcalan'ın direktiflerinin iletilmesine iliş­ kin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/11577)  6.- İsparta Milletvekili Mevlüt Coşkuner'in, Deniz Feneri Davasına ilişkin Adalet Bakanından  yazılı soru önergesi (7/11578)  7.- İstanbul Milletvekili Necla Arat'ın, Fransa'daki bir serginin tanıtım kataloguna ilişkin Kül­ tür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/11642)  8.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, Kütahya Şeker Fabrikasının pancar kotasının düşürül­ mesine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/12041)  - 2 0 8 - TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  - 2 0 9 - 9.- Karaman Milletvekili Hasan Çalış'ın, zamlara ve maaş artışlarına ilişkin Başbakandan ya­ zılı soru önergesi (7/12043)  10.- Adana Milletvekili Yılmaz Tankut'un, yerleşim yerlerindeki yüksek gerilim hatlarına ilişkin  Başbakandan yazılı soru önergesi (7/12044)  11.- Adana Milletvekili Yılmaz Tankut'un, memurlara yemek yardımı konusundaki farklı uy­ gulamalara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/12045)  12.- Adana Milletvekili Yılmaz Tankut'un, BOTAŞ'ın Bakü-Tiflis-Ceyhan petrol boru hattı pro­ jesinde uğradığı zarara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/12046)  13.- Diyarbakır Milletvekili Selahattin Demirtaş'ın, EMASYA Protokolüne ilişkin Başbakandan  yazılı soru önergesi (7/12050)  14.- Adana Milletvekili Yılmaz Tankut'un, muhtarların sorunlarına ilişkin Başbakandan yazılı  soru önergesi (7/12054)  15.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, tasarruf sahiplerini mağdur eden holdinglere yönelik iş­ lemlere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/12056)  16.- Muğla Milletvekili Fevzi Topuz'un, mermer ve doğal taş sektörünün desteklenmesine ilişkin  Başbakandan yazılı soru önergesi (7/12060)  17.- İzmir Milletvekili Ahmet Ersin'in, hakkındaki bazı iddialara ilişkin Devlet Bakanı ve Baş­ bakan Yardımcısından (Bülent Arınç) yazılı soru önergesi (7/12066)  18.- Hatay Milletvekili Süleyman Turan Çirkin'in, yüksek gerilim hatlarının insan sağlığına et­ kilerine ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/12072)  19.- Van Milletvekili Fatma Kurtulan'ın, bir öğrencinin ölümü olayına ilişkin İçişleri Bakanın­ dan yazılı soru önergesi (7/12073)  20.- Kastamonu Milletvekili Mehmet Serdaroğlu'nun, Daday'daki bir grup yoluna ilişkin İçiş­ leri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12074)  21.- Giresun Milletvekili Murat Özkan'ın, sokakta çalışan ve yaşayan çocuklara ilişkin İçişleri Ba­ kanından yazılı soru önergesi (7/12075)  22.- Niğde Milletvekili Mümin İnan'ın, çeşitli nedenlerle hayatını kaybedenlerin sayısına ilişkin  İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12076)  23.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, pasaportla ilgili bir uygulamaya ilişkin İçişleri Baka­ nından yazılı soru önergesi (7/12077)  24.- İstanbul Milletvekili Sacid Yıldız'ın, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin kaldırdığı bir hey­ kele ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12079)  25.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru'nun, bir işletmenin vergi borcuna ilişkin Maliye Bakanından  yazılı soru önergesi (7/12081)  26.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay'ın, bir açıklamasına ilişkin Maliye Bakanından yazılı  soru önergesi (7/12082)  27.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman'ın, vergi dairelerindeki kod uygulamalarına ilişkin  Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/12083)
Sayfa 16 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  - 2 0 9 - 9.- Karaman Milletvekili Hasan Çalış'ın, zamlara ve maaş artışlarına ilişkin Başbakandan ya­ zılı soru önergesi (7/12043)  10.- Adana Milletvekili Yılmaz Tankut'un, yerleşim yerlerindeki yüksek gerilim hatlarına ilişkin  Başbakandan yazılı soru önergesi (7/12044)  11.- Adana Milletvekili Yılmaz Tankut'un, memurlara yemek yardımı konusundaki farklı uy­ gulamalara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/12045)  12.- Adana Milletvekili Yılmaz Tankut'un, BOTAŞ'ın Bakü-Tiflis-Ceyhan petrol boru hattı pro­ jesinde uğradığı zarara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/12046)  13.- Diyarbakır Milletvekili Selahattin Demirtaş'ın, EMASYA Protokolüne ilişkin Başbakandan  yazılı soru önergesi (7/12050)  14.- Adana Milletvekili Yılmaz Tankut'un, muhtarların sorunlarına ilişkin Başbakandan yazılı  soru önergesi (7/12054)  15.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, tasarruf sahiplerini mağdur eden holdinglere yönelik iş­ lemlere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/12056)  16.- Muğla Milletvekili Fevzi Topuz'un, mermer ve doğal taş sektörünün desteklenmesine ilişkin  Başbakandan yazılı soru önergesi (7/12060)  17.- İzmir Milletvekili Ahmet Ersin'in, hakkındaki bazı iddialara ilişkin Devlet Bakanı ve Baş­ bakan Yardımcısından (Bülent Arınç) yazılı soru önergesi (7/12066)  18.- Hatay Milletvekili Süleyman Turan Çirkin'in, yüksek gerilim hatlarının insan sağlığına et­ kilerine ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/12072)  19.- Van Milletvekili Fatma Kurtulan'ın, bir öğrencinin ölümü olayına ilişkin İçişleri Bakanın­ dan yazılı soru önergesi (7/12073)  20.- Kastamonu Milletvekili Mehmet Serdaroğlu'nun, Daday'daki bir grup yoluna ilişkin İçiş­ leri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12074)  21.- Giresun Milletvekili Murat Özkan'ın, sokakta çalışan ve yaşayan çocuklara ilişkin İçişleri Ba­ kanından yazılı soru önergesi (7/12075)  22.- Niğde Milletvekili Mümin İnan'ın, çeşitli nedenlerle hayatını kaybedenlerin sayısına ilişkin  İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12076)  23.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, pasaportla ilgili bir uygulamaya ilişkin İçişleri Baka­ nından yazılı soru önergesi (7/12077)  24.- İstanbul Milletvekili Sacid Yıldız'ın, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin kaldırdığı bir hey­ kele ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12079)  25.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru'nun, bir işletmenin vergi borcuna ilişkin Maliye Bakanından  yazılı soru önergesi (7/12081)  26.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay'ın, bir açıklamasına ilişkin Maliye Bakanından yazılı  soru önergesi (7/12082)  27.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman'ın, vergi dairelerindeki kod uygulamalarına ilişkin  Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/12083)  TBMM B:70 9 . 3 . 2 0 1 0  28.- Van Milletvekili Fatma Kurtulan'ın, VEDAŞ İl Müdürünün bir açıklamasına ilişkin Maliye  Bakanından yazılı soru önergesi (7/12084)  29.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, üniversite çalışanlarının özlük haklarına ilişkin Milli  Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/12093)  30.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, Antalya-İstanbul Hızlı Tren Projesine ilişkin Ulaştırma  Bakanından yazılı soru önergesi (7/12115)  31.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, Bursa-Simav karayolundaki çalışmalara ilişkin Ulaş­ tırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/12116)  32.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, Ankara-İzmir Hızlı Tren Projesine ilişkin Ulaştırma Ba­ kanından yazılı soru önergesi (7/12117)  33.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, Ankara-İzmir Otoyol Projesine ilişkin Ulaştırma Baka­ nından yazılı soru önergesi (7/12118)  34.- İzmir Milletvekili Kamir Erdal Sipahi'nin, İzmir'deki metro inşaatlarına ilişkin Ulaştırma  Bakanından yazılı soru önergesi (7/12119)  35.- İzmir Milletvekili Kamil Erdal Sipahi'nin, Alsancak Limanının durumuna ilişkin Ulaştırma  Bakanından yazılı soru önergesi (7/12120)  36.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman'ın, bir anayol bağlantısındaki soruna ilişkin Ulaş­ tırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/12121)  37.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, karayolu istimlak bedellerinin ödemelerine ilişkin Ulaş­ tırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/12122)  •  No.: 96  9 Mart 2010 Salı  Tezkere  1.- Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç'un Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında  Başbakanlık Tezkeresi (3/1120) (Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma  Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 01.03.2010)  Sözlü Soru Önergeleri  1.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, Bursa Yenişehir Havaalanından yapılan bazı uçak  seferlerinin iptaline ilişkin Ulaştırma Bakanından sözlü soru önergesi (6/1893) (Başkanlığa geliş  tarihi: 26/02/2010)  2.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, şeker piyasasındaki bazı işlemlere ilişkin Sanayi ve  Ticaret Bakanından sözlü soru önergesi (6/1894) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  3.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, bir köydeki öğretmen lojmanı ihtiyacına ilişkin Milli  Eğitim Bakanından sözlü soru önergesi (6/1895) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  4.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, uzmanlık sınavlarındaki yaş sınırlamasına ilişkin Devlet  Bakanından (Hayati Yazıcı) sözlü soru önergesi (6/1896) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  5.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, Erzurum'un içme suyu şebekesinin yenilenmesine  ilişkin İçişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/1897) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  - 2 1 0 -
Sayfa 17 -
TBMM B:70 9 . 3 . 2 0 1 0  28.- Van Milletvekili Fatma Kurtulan'ın, VEDAŞ İl Müdürünün bir açıklamasına ilişkin Maliye  Bakanından yazılı soru önergesi (7/12084)  29.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, üniversite çalışanlarının özlük haklarına ilişkin Milli  Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/12093)  30.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, Antalya-İstanbul Hızlı Tren Projesine ilişkin Ulaştırma  Bakanından yazılı soru önergesi (7/12115)  31.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, Bursa-Simav karayolundaki çalışmalara ilişkin Ulaş­ tırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/12116)  32.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, Ankara-İzmir Hızlı Tren Projesine ilişkin Ulaştırma Ba­ kanından yazılı soru önergesi (7/12117)  33.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, Ankara-İzmir Otoyol Projesine ilişkin Ulaştırma Baka­ nından yazılı soru önergesi (7/12118)  34.- İzmir Milletvekili Kamir Erdal Sipahi'nin, İzmir'deki metro inşaatlarına ilişkin Ulaştırma  Bakanından yazılı soru önergesi (7/12119)  35.- İzmir Milletvekili Kamil Erdal Sipahi'nin, Alsancak Limanının durumuna ilişkin Ulaştırma  Bakanından yazılı soru önergesi (7/12120)  36.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman'ın, bir anayol bağlantısındaki soruna ilişkin Ulaş­ tırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/12121)  37.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, karayolu istimlak bedellerinin ödemelerine ilişkin Ulaş­ tırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/12122)  •  No.: 96  9 Mart 2010 Salı  Tezkere  1.- Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç'un Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında  Başbakanlık Tezkeresi (3/1120) (Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma  Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 01.03.2010)  Sözlü Soru Önergeleri  1.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, Bursa Yenişehir Havaalanından yapılan bazı uçak  seferlerinin iptaline ilişkin Ulaştırma Bakanından sözlü soru önergesi (6/1893) (Başkanlığa geliş  tarihi: 26/02/2010)  2.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, şeker piyasasındaki bazı işlemlere ilişkin Sanayi ve  Ticaret Bakanından sözlü soru önergesi (6/1894) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  3.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, bir köydeki öğretmen lojmanı ihtiyacına ilişkin Milli  Eğitim Bakanından sözlü soru önergesi (6/1895) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  4.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, uzmanlık sınavlarındaki yaş sınırlamasına ilişkin Devlet  Bakanından (Hayati Yazıcı) sözlü soru önergesi (6/1896) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  5.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, Erzurum'un içme suyu şebekesinin yenilenmesine  ilişkin İçişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/1897) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  - 2 1 0 - TBMM B: 70 9 . 3 . 2010  6.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, Ağrı-Doğubeyazıt'taki liselerde branş öğretmeni  ihtiyacına ilişkin Milli Eğitim Bakanından sözlü soru önergesi (6/1898) (Başkanlığa geliş tarihi:  26/02/2010)  7.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, Ardahan'daki esnafın bazı sorunlarına ilişkin Maliye  Bakanından sözlü soru önergesi (6/1899) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  8.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, bazı illerdeki fizik tedavi ve rehabilitasyon merkezi  ihtiyacı ile hastanelere ilişkin Sağlık Bakanından sözlü soru önergesi (6/1900) (Başkanlığa geliş  tarihi: 26/02/2010)  9.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, Abant'taki turizm tesislerinin atık deşarjına ilişkin  Çevre ve Orman Bakanından sözlü soru önergesi (6/1901) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  10.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, bir köyün yol sorununa ilişkin İçişleri Bakanından  sözlü soru önergesi (6/1902) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  11.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, Kura Nehri sularının Çoruh Nehrine aktarılması  projesine ilişkin Çevre ve Orman Bakanından sözlü soru önergesi (6/1903) (Başkanlığa geliş tarihi:  26/02/2010)  12.- Karaman Milletvekili Hasan Çalış'ın, su kotası uygulamasına ilişkin Çevre ve Orman  Bakanından sözlü soru önergesi (6/1904) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  13.- Ordu Milletvekili Rıdvan Yalçın'ın, tanık koruma tedbiri kararlarına ilişkin Adalet  Bakanından sözlü soru önergesi (6/1905) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  Yazılı Soru Önergeleri  1.- Yalova Milletvekili Muharrem İnce'nin, banka promosyonunun kullanımına ilişkin Türkiye  Büyük Millet Meclisi Başkanından yazılı soru önergesi (7/12922) (Başkanlığa geliş tarihi:  23/02/2010)  2.- Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek'in, banka promosyonunun kullanımına ilişkin Türkiye  Büyük Millet Meclisi Başkanından yazılı soru önergesi (7/12923) (Başkanlığa geliş tarihi:  23/02/2010)  3.- Balıkesir Milletvekili Ergün Aydoğan'ın, maden ocaklarının denetimine ilişkin Başbakandan  yazılı soru önergesi (7/12924) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  4.- Denizli Milletvekili Ali Rıza Ertemür'ün, maden kazalarına ve sağlık hizmetlerine ilişkin  Başbakandan yazılı soru önergesi (7/12925) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  5.- Konya Milletvekili Atilla Kart'ın, Ankara Büyükşehir Belediyesinin bazı medya şirketleri  yönetimleriyle ilişkisi olduğu iddialarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/12926)  (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  6.- Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk'ün, Adli Tıp Kurumuna yönelik bazı iddialara  ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/12927) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  7.- Trabzon Milletvekili M. Akif Hamzaçebi'nin, TOKİ'nin bir iştirakiyle ilişkilerine ilişkin  Başbakandan yazılı soru önergesi (7/12928) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  8.- Antalya Milletvekili Hüsnü Çöllü'nün, kamudaki personel istihdamına ilişkin Başbakandan  yazılı soru önergesi (7/12929) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  9.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay'ın, esnek çalışma modeline yönelik çalışmalara ilişkin  Başbakandan yazılı soru önergesi (7/12930) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  - 2 1 1 -
Sayfa 18 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2010  6.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, Ağrı-Doğubeyazıt'taki liselerde branş öğretmeni  ihtiyacına ilişkin Milli Eğitim Bakanından sözlü soru önergesi (6/1898) (Başkanlığa geliş tarihi:  26/02/2010)  7.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, Ardahan'daki esnafın bazı sorunlarına ilişkin Maliye  Bakanından sözlü soru önergesi (6/1899) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  8.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, bazı illerdeki fizik tedavi ve rehabilitasyon merkezi  ihtiyacı ile hastanelere ilişkin Sağlık Bakanından sözlü soru önergesi (6/1900) (Başkanlığa geliş  tarihi: 26/02/2010)  9.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, Abant'taki turizm tesislerinin atık deşarjına ilişkin  Çevre ve Orman Bakanından sözlü soru önergesi (6/1901) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  10.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, bir köyün yol sorununa ilişkin İçişleri Bakanından  sözlü soru önergesi (6/1902) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  11.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, Kura Nehri sularının Çoruh Nehrine aktarılması  projesine ilişkin Çevre ve Orman Bakanından sözlü soru önergesi (6/1903) (Başkanlığa geliş tarihi:  26/02/2010)  12.- Karaman Milletvekili Hasan Çalış'ın, su kotası uygulamasına ilişkin Çevre ve Orman  Bakanından sözlü soru önergesi (6/1904) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  13.- Ordu Milletvekili Rıdvan Yalçın'ın, tanık koruma tedbiri kararlarına ilişkin Adalet  Bakanından sözlü soru önergesi (6/1905) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  Yazılı Soru Önergeleri  1.- Yalova Milletvekili Muharrem İnce'nin, banka promosyonunun kullanımına ilişkin Türkiye  Büyük Millet Meclisi Başkanından yazılı soru önergesi (7/12922) (Başkanlığa geliş tarihi:  23/02/2010)  2.- Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek'in, banka promosyonunun kullanımına ilişkin Türkiye  Büyük Millet Meclisi Başkanından yazılı soru önergesi (7/12923) (Başkanlığa geliş tarihi:  23/02/2010)  3.- Balıkesir Milletvekili Ergün Aydoğan'ın, maden ocaklarının denetimine ilişkin Başbakandan  yazılı soru önergesi (7/12924) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  4.- Denizli Milletvekili Ali Rıza Ertemür'ün, maden kazalarına ve sağlık hizmetlerine ilişkin  Başbakandan yazılı soru önergesi (7/12925) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  5.- Konya Milletvekili Atilla Kart'ın, Ankara Büyükşehir Belediyesinin bazı medya şirketleri  yönetimleriyle ilişkisi olduğu iddialarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/12926)  (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  6.- Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk'ün, Adli Tıp Kurumuna yönelik bazı iddialara  ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/12927) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  7.- Trabzon Milletvekili M. Akif Hamzaçebi'nin, TOKİ'nin bir iştirakiyle ilişkilerine ilişkin  Başbakandan yazılı soru önergesi (7/12928) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  8.- Antalya Milletvekili Hüsnü Çöllü'nün, kamudaki personel istihdamına ilişkin Başbakandan  yazılı soru önergesi (7/12929) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  9.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay'ın, esnek çalışma modeline yönelik çalışmalara ilişkin  Başbakandan yazılı soru önergesi (7/12930) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  - 2 1 1 - T B M M B : 70 9 . 3 . 2 0 1 0  10.- Samsun Milletvekili Osman Çakır'ın, bir şube müdürünün tayinine ilişkin Başbakandan  yazdı soru önergesi (7/12931) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  11.- Bursa Milletvekili H. Hamit Homriş'in, fişleme iddialarına ilişkin Başbakandan yazılı soru  önergesi (7/12932) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  12.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut'un, işsizlik ve kayıt dışı istihdam sorunlarına  ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/12933) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  13.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, şeker fabrikalarının özelleştirilmesine ilişkin  Başbakandan yazılı soru önergesi (7/12934) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  14.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, Kolon Operasyonuna ilişkin Başbakandan yazılı soru  önergesi (7/12935) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  15.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, yolsuzlukların arttığı iddialarına ilişkin Başbakandan  yazılı soru önergesi (7/12936) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  16.- Edime Milletvekili Cemaleddin Uslu'nun, borçlu spor kulüplerinin durumuna ilişkin Çalışma  ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/12937) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  17.- Giresun Milletvekili Murat Özkan'ın, bazı eski milletvekillerinin maaşlarına ilişkin Çalışma  ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/12938) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  18.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, kamu çalışanlarına toplu sözleşme ve grev hakkı  tanınmasına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/12939)  (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  19.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, işçilere yönelik vergi düzenlemelerine ilişkin Çalışma ve  Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/12940) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  20.- Muş Milletvekili M. Nuri Yaman'ın, Murat Nehri üzerindeki barajlara ilişkin Çevre ve  Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/12941) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  21.- Edime Milletvekili Cemaleddin Uslu'nun, Edirne'deki taşkın önleme çalışmalarına ilişkin  Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/12942) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  22.- Edime Milletvekili Cemaleddin Uslu'nun, özel ağaçlandırma sahalarına ilişkin Çevre ve  Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/12943) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  23.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, DSİ'de çalışan ziraat mühendislerinin bazı sorunlarına  ilişkin Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/12944) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  24.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, sulama birliklerine ilişkin Çevre ve Orman Bakanından  yazılı soru önergesi (7/12945) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  25.- Zonguldak Milletvekili Ali Kocal'ın, TRT Genel Müdürünün yürüttüğü diğer görevlere  ilişkin Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısından (Bülent Arınç) yazılı soru önergesi (7/12946)  (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  26.- Zonguldak Milletvekili Ali Koçal'ın, TRT'nin bir binasının stüdyoya dönüştürülmesine  ilişkin Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısından (Bülent Arınç) yazılı soru önergesi (7/12947)  (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  27.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman'ın, satışı yasak olan bir petrol türevinin  denetlenmesine ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/12948)  (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  - 2 1 2 -
Sayfa 19 -
T B M M B : 70 9 . 3 . 2 0 1 0  10.- Samsun Milletvekili Osman Çakır'ın, bir şube müdürünün tayinine ilişkin Başbakandan  yazdı soru önergesi (7/12931) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  11.- Bursa Milletvekili H. Hamit Homriş'in, fişleme iddialarına ilişkin Başbakandan yazılı soru  önergesi (7/12932) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  12.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut'un, işsizlik ve kayıt dışı istihdam sorunlarına  ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/12933) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  13.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, şeker fabrikalarının özelleştirilmesine ilişkin  Başbakandan yazılı soru önergesi (7/12934) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  14.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, Kolon Operasyonuna ilişkin Başbakandan yazılı soru  önergesi (7/12935) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  15.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, yolsuzlukların arttığı iddialarına ilişkin Başbakandan  yazılı soru önergesi (7/12936) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  16.- Edime Milletvekili Cemaleddin Uslu'nun, borçlu spor kulüplerinin durumuna ilişkin Çalışma  ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/12937) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  17.- Giresun Milletvekili Murat Özkan'ın, bazı eski milletvekillerinin maaşlarına ilişkin Çalışma  ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/12938) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  18.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, kamu çalışanlarına toplu sözleşme ve grev hakkı  tanınmasına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/12939)  (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  19.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, işçilere yönelik vergi düzenlemelerine ilişkin Çalışma ve  Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/12940) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  20.- Muş Milletvekili M. Nuri Yaman'ın, Murat Nehri üzerindeki barajlara ilişkin Çevre ve  Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/12941) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  21.- Edime Milletvekili Cemaleddin Uslu'nun, Edirne'deki taşkın önleme çalışmalarına ilişkin  Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/12942) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  22.- Edime Milletvekili Cemaleddin Uslu'nun, özel ağaçlandırma sahalarına ilişkin Çevre ve  Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/12943) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  23.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, DSİ'de çalışan ziraat mühendislerinin bazı sorunlarına  ilişkin Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/12944) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  24.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, sulama birliklerine ilişkin Çevre ve Orman Bakanından  yazılı soru önergesi (7/12945) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  25.- Zonguldak Milletvekili Ali Kocal'ın, TRT Genel Müdürünün yürüttüğü diğer görevlere  ilişkin Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısından (Bülent Arınç) yazılı soru önergesi (7/12946)  (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  26.- Zonguldak Milletvekili Ali Koçal'ın, TRT'nin bir binasının stüdyoya dönüştürülmesine  ilişkin Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısından (Bülent Arınç) yazılı soru önergesi (7/12947)  (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  27.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman'ın, satışı yasak olan bir petrol türevinin  denetlenmesine ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/12948)  (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  - 2 1 2 - TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  28.- Kütahya Milletvekili Alim İşık'ın, elektrik iletim hatlarının satışına ilişkin Enerji ve Tabii  Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/12949) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  29.- Erzincan Milletvekili Erol Tınastepe'nin, Ankara'da ilan panolarına asılan bazı afişlere  ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12950) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  30.- Çanakkale Milletvekili Ahmet Küçük'ün, karayollarındaki hız sınırı aşımı cezalarına ilişkin  İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12951) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  31. - Muş Milletvekili M. Nuri Yaman'ın, bir köyün kanalizasyon sorununa ilişkin İçişleri  Bakanından yazılı soru önergesi (7/12952) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  32.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru'nun, bir köyün yol sorununa ilişkin İçişleri Bakanından  yazılı soru önergesi (7/12953) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  33.- Edime Milletvekili Cemaleddin Uslu'nun, Meriç Nehrinden yapılan yasal olmayan geçişlere  ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12954) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  34.- Giresun Milletvekili Murat Özkan'ın, İstanbul'da İsrail Konsolosluğunun bulunduğu  sokakta yaşandığı iddia edilen bazı olaylara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12955)  (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  35.- Antalya Milletvekili Hüseyin Yıldız'ın, terör olaylarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı  soru önergesi (7/12956) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  36.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, Ankara'daki kent içi ulaşım projelerine ilişkin İçişleri  Bakanından yazılı soru önergesi (7/12957) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  37.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, Mardin-Nusaybin Belediye Meclisinin basında çıkan bir  kararına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12958) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  38.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, uyuşturucu kaçakçılığına ilişkin İçişleri Bakanından  yazılı soru önergesi (7/12959) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  39.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay'ın, belediyelere yapılan yardımlara ilişkin Maliye  Bakanından yazılı soru önergesi (7/12960) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  40.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut'un, kurum içi milli emlak uzmanlığı sınavı açılmasına  ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/12961) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  41 . - Adana Milletvekili Hulusi Güvel'in, özürlü çocukların eğitimlerine ilişkin Milli Eğitim  Bakanından yazılı soru önergesi (7/12962) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  42.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel'in, katkı ve öğrenim kredisi geri ödemelerine ilişkin Milli  Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/12963) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  43.- Van Milletvekili Fatma Kurtulan'ın, anadilde eğitime ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı  soru önergesi (7/12964) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  44.- Batman Milletvekili Bengi Yıldız'ın, öğrenci devamsızlığıyla ilgili bir genelgeye ilişkin  Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/12965) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  45.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman'ın, atıl bir okul binasına ilişkin Milli Eğitim  Bakanından yazılı soru önergesi (7/12966) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  46.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut 'un, özel rehabilitasyon merkezlerine  verilmeyen ödeneklere ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/12967) (Başkanlığa  geliş tarihi: 26/02/2010)  - 2 1 3 -
Sayfa 20 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  28.- Kütahya Milletvekili Alim İşık'ın, elektrik iletim hatlarının satışına ilişkin Enerji ve Tabii  Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/12949) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  29.- Erzincan Milletvekili Erol Tınastepe'nin, Ankara'da ilan panolarına asılan bazı afişlere  ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12950) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  30.- Çanakkale Milletvekili Ahmet Küçük'ün, karayollarındaki hız sınırı aşımı cezalarına ilişkin  İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12951) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  31. - Muş Milletvekili M. Nuri Yaman'ın, bir köyün kanalizasyon sorununa ilişkin İçişleri  Bakanından yazılı soru önergesi (7/12952) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  32.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru'nun, bir köyün yol sorununa ilişkin İçişleri Bakanından  yazılı soru önergesi (7/12953) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  33.- Edime Milletvekili Cemaleddin Uslu'nun, Meriç Nehrinden yapılan yasal olmayan geçişlere  ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12954) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  34.- Giresun Milletvekili Murat Özkan'ın, İstanbul'da İsrail Konsolosluğunun bulunduğu  sokakta yaşandığı iddia edilen bazı olaylara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12955)  (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  35.- Antalya Milletvekili Hüseyin Yıldız'ın, terör olaylarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı  soru önergesi (7/12956) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  36.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, Ankara'daki kent içi ulaşım projelerine ilişkin İçişleri  Bakanından yazılı soru önergesi (7/12957) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  37.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, Mardin-Nusaybin Belediye Meclisinin basında çıkan bir  kararına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12958) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  38.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, uyuşturucu kaçakçılığına ilişkin İçişleri Bakanından  yazılı soru önergesi (7/12959) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  39.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay'ın, belediyelere yapılan yardımlara ilişkin Maliye  Bakanından yazılı soru önergesi (7/12960) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  40.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut'un, kurum içi milli emlak uzmanlığı sınavı açılmasına  ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/12961) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  41 . - Adana Milletvekili Hulusi Güvel'in, özürlü çocukların eğitimlerine ilişkin Milli Eğitim  Bakanından yazılı soru önergesi (7/12962) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  42.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel'in, katkı ve öğrenim kredisi geri ödemelerine ilişkin Milli  Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/12963) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  43.- Van Milletvekili Fatma Kurtulan'ın, anadilde eğitime ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı  soru önergesi (7/12964) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  44.- Batman Milletvekili Bengi Yıldız'ın, öğrenci devamsızlığıyla ilgili bir genelgeye ilişkin  Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/12965) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  45.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman'ın, atıl bir okul binasına ilişkin Milli Eğitim  Bakanından yazılı soru önergesi (7/12966) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  46.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut 'un, özel rehabilitasyon merkezlerine  verilmeyen ödeneklere ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/12967) (Başkanlığa  geliş tarihi: 26/02/2010)  - 2 1 3 - TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  47.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut'un, onur üyesi kartının öğretmenler dışındaki  çalışanlara verilmemesine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/12968) (Başkanlığa  geliş tarihi: 26/02/2010)  48.- Antalya Milletvekili Hüseyin Yıldız'ın, yapılan dersliklere ilişkin Milli Eğitim Bakanından  yazılı soru önergesi (7/12969) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  49.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel'in, sağlık ocaklarına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru  önergesi (7/12970) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  50.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel'in, Adana'daki sağlık ocaklarına ilişkin Sağlık Bakanından  yazılı soru önergesi (7/12971) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  51.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel'in, Osmaniye'deki sağlık ocaklarına ilişkin Sağlık  Bakanından yazılı soru önergesi (7/12972) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  52.- Antalya Milletvekili Hüseyin Yıldız'ın, domuz gribi salgınına yönelik çalışmalara ilişkin  Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/12973) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  53.- Antalya Milletvekili Hüseyin Yıldız'ın, 112 çalışanlarının sorunlarına ilişkin Sağlık  Bakanından yazılı soru önergesi (7/12974) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  54.- Antalya Milletvekili Hüseyin Yıldız'ın, bazı sözleşmeli personelin intibak sorunlarına ilişkin  Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/12975) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  55.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, Kütahya'daki aile hekimliği uygulamalarına ilişkin  Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/12976) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  56.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel'in, Susurluk Çayının tasmasıyla oluşan zarara ilişkin  Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12977) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  57.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel'in, Uluabat Gölünün tasmasıyla oluşan zarara ilişkin  Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12978) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  58.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman'ın, Bursa'da aşırı yağışlar dolayısıyla maddi zarara  uğrayan çiftçilere ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12979) (Başkanlığa  geliş tarihi: 26/02/2010)  59.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut'un, afet mağduru çiftçilerin borçlarına ilişkin  Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12980) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  60.- Manisa Milletvekili Mustafa Enöz'ün, pamuk primine ilişkin Tarım ve Köyişleri  Bakanından yazılı soru önergesi (7/12981) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  61.- Manisa Milletvekili Mustafa Enöz'ün, pamuk ithaline ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından  yazılı soru önergesi (7/12982) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  62.- Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı'nın, bazı hayvancılık desteklemeleri kapsamına  Konya'nın alınmamasına ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12983)  (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  63.- Bursa Milletvekili Necati Özensoy'un, Alanya'da ölen gösteri yunuslarına ilişkin Tarım ve  Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12984) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  64.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, kırmızı et ve süt tüketimi ile fiyatlarına ilişkin Tarım ve  Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12985) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  - 2 1 4 -
Sayfa 21 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  47.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut'un, onur üyesi kartının öğretmenler dışındaki  çalışanlara verilmemesine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/12968) (Başkanlığa  geliş tarihi: 26/02/2010)  48.- Antalya Milletvekili Hüseyin Yıldız'ın, yapılan dersliklere ilişkin Milli Eğitim Bakanından  yazılı soru önergesi (7/12969) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  49.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel'in, sağlık ocaklarına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru  önergesi (7/12970) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  50.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel'in, Adana'daki sağlık ocaklarına ilişkin Sağlık Bakanından  yazılı soru önergesi (7/12971) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  51.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel'in, Osmaniye'deki sağlık ocaklarına ilişkin Sağlık  Bakanından yazılı soru önergesi (7/12972) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  52.- Antalya Milletvekili Hüseyin Yıldız'ın, domuz gribi salgınına yönelik çalışmalara ilişkin  Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/12973) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  53.- Antalya Milletvekili Hüseyin Yıldız'ın, 112 çalışanlarının sorunlarına ilişkin Sağlık  Bakanından yazılı soru önergesi (7/12974) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  54.- Antalya Milletvekili Hüseyin Yıldız'ın, bazı sözleşmeli personelin intibak sorunlarına ilişkin  Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/12975) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  55.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, Kütahya'daki aile hekimliği uygulamalarına ilişkin  Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/12976) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  56.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel'in, Susurluk Çayının tasmasıyla oluşan zarara ilişkin  Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12977) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  57.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel'in, Uluabat Gölünün tasmasıyla oluşan zarara ilişkin  Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12978) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  58.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman'ın, Bursa'da aşırı yağışlar dolayısıyla maddi zarara  uğrayan çiftçilere ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12979) (Başkanlığa  geliş tarihi: 26/02/2010)  59.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut'un, afet mağduru çiftçilerin borçlarına ilişkin  Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12980) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  60.- Manisa Milletvekili Mustafa Enöz'ün, pamuk primine ilişkin Tarım ve Köyişleri  Bakanından yazılı soru önergesi (7/12981) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  61.- Manisa Milletvekili Mustafa Enöz'ün, pamuk ithaline ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından  yazılı soru önergesi (7/12982) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  62.- Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı'nın, bazı hayvancılık desteklemeleri kapsamına  Konya'nın alınmamasına ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12983)  (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  63.- Bursa Milletvekili Necati Özensoy'un, Alanya'da ölen gösteri yunuslarına ilişkin Tarım ve  Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12984) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  64.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, kırmızı et ve süt tüketimi ile fiyatlarına ilişkin Tarım ve  Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12985) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  - 2 1 4 - TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  65.- Adıyaman Milletvekili Şevket Köse'nin, Adıyaman'daki özürlülere yönelik mesleki  rehabilitasyon hizmetlerine ilişkin Devlet Bakanından (Selma Aliye Kavaf) yazılı soru önergesi  (7/12986) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  66.- İstanbul Milletvekili Bayram Ali Meral ' in, TEKEL işçilerinin eylemiyle ilgili  açıklamasına ilişkin Devlet Bakanından (Hayati Yazıcı) yazılı soru önergesi (7/12987) (Başkanlığa  geliş tarihi: 26/02/2010)  67.- Giresun Milletvekili Eşref Karaibrahim'in, Giresun'daki bazı ulaşım projelerine ilişkin  Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/12988) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  68.- Manisa Milletvekili Mustafa Enöz'ün, Rusya'ya yapılan ihracata yönelik çalışmalara  ilişkin Devlet Bakanından (Mehmet Zafer Çağlayan) yazılı soru önergesi (7/12989) (Başkanlığa  geliş tarihi: 26/02/2010)  69.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman'ın, camilerdeki tarihi eserlerin korunmasına ilişkin  Devlet Bakanından (Faruk Çelik) yazılı soru önergesi (7/12990) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  70.- Kars Milletvekili Gürcan Dağdaş'ın, Kars'ta düzenlenebilecek yaz spor organizasyonlarına  ilişkin Devlet Bakanından (Faruk Nafiz Özak) yazılı soru önergesi (7/12991) (Başkanlığa geliş  tarihi: 26/02/2010)  71. - Giresun Milletvekili Murat Özkan'ın, İstanbul'da İsrail Konsolosluğunun bulunduğu  sokakta yaşandığı iddia edilen bazı olaylara ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi  (7/12992) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  72.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut'un, Balıkesir'deki uzman doktor açığına ilişkin  Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/12993) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  73.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut'un, Savaştepe Devlet Hastanesindeki uzman doktor  açığına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/12994) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  Meclîs Araştırması Önergeleri  1.- Kocaeli Milletvekili Hikmet Erenkaya ve 27 Milletvekilinin, olası bir afet durumunda  Kocaeli'deki sanayi kuruluşlarının çevreye verebileceği zararların araştırılarak alınması gereken  önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca  bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/607) (Başkanlığa geliş tarihi: 5.2.2010)  2.- Denizli Milletvekili Ali Rıza Ertemür ve 28 Milletvekilinin, domuz gribi aşısı konusundaki  iddiaların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasanın 98 inci,  İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi  (10/608) (Başkanlığa geliş tarihi: 5.2.2010)  3.- Adıyaman Milletvekili Şevket Köse ve 26 Milletvekilinin, Alevilerin sorunlarının  araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104  ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/609) (Başkanlığa  geliş tarihi: 5.2.2010)  4.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru ve 20 Milletvekilinin, Tokat'taki çiftçilerin sorunlarının  araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104  ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/610) (Başkanlığa  geliş tarihi: 8.2.2010)  - 2 1 5 - 1
Sayfa 22 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  65.- Adıyaman Milletvekili Şevket Köse'nin, Adıyaman'daki özürlülere yönelik mesleki  rehabilitasyon hizmetlerine ilişkin Devlet Bakanından (Selma Aliye Kavaf) yazılı soru önergesi  (7/12986) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  66.- İstanbul Milletvekili Bayram Ali Meral ' in, TEKEL işçilerinin eylemiyle ilgili  açıklamasına ilişkin Devlet Bakanından (Hayati Yazıcı) yazılı soru önergesi (7/12987) (Başkanlığa  geliş tarihi: 26/02/2010)  67.- Giresun Milletvekili Eşref Karaibrahim'in, Giresun'daki bazı ulaşım projelerine ilişkin  Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/12988) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  68.- Manisa Milletvekili Mustafa Enöz'ün, Rusya'ya yapılan ihracata yönelik çalışmalara  ilişkin Devlet Bakanından (Mehmet Zafer Çağlayan) yazılı soru önergesi (7/12989) (Başkanlığa  geliş tarihi: 26/02/2010)  69.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman'ın, camilerdeki tarihi eserlerin korunmasına ilişkin  Devlet Bakanından (Faruk Çelik) yazılı soru önergesi (7/12990) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  70.- Kars Milletvekili Gürcan Dağdaş'ın, Kars'ta düzenlenebilecek yaz spor organizasyonlarına  ilişkin Devlet Bakanından (Faruk Nafiz Özak) yazılı soru önergesi (7/12991) (Başkanlığa geliş  tarihi: 26/02/2010)  71. - Giresun Milletvekili Murat Özkan'ın, İstanbul'da İsrail Konsolosluğunun bulunduğu  sokakta yaşandığı iddia edilen bazı olaylara ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi  (7/12992) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  72.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut'un, Balıkesir'deki uzman doktor açığına ilişkin  Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/12993) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  73.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut'un, Savaştepe Devlet Hastanesindeki uzman doktor  açığına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/12994) (Başkanlığa geliş tarihi: 26/02/2010)  Meclîs Araştırması Önergeleri  1.- Kocaeli Milletvekili Hikmet Erenkaya ve 27 Milletvekilinin, olası bir afet durumunda  Kocaeli'deki sanayi kuruluşlarının çevreye verebileceği zararların araştırılarak alınması gereken  önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca  bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/607) (Başkanlığa geliş tarihi: 5.2.2010)  2.- Denizli Milletvekili Ali Rıza Ertemür ve 28 Milletvekilinin, domuz gribi aşısı konusundaki  iddiaların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasanın 98 inci,  İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi  (10/608) (Başkanlığa geliş tarihi: 5.2.2010)  3.- Adıyaman Milletvekili Şevket Köse ve 26 Milletvekilinin, Alevilerin sorunlarının  araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104  ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/609) (Başkanlığa  geliş tarihi: 5.2.2010)  4.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru ve 20 Milletvekilinin, Tokat'taki çiftçilerin sorunlarının  araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104  ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/610) (Başkanlığa  geliş tarihi: 8.2.2010)  - 2 1 5 - 1  TBMM B:70 9 . 3 . 2 0 1 0 O: 1  BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 70'inci Birleşimini açıyorum.  III.- Y O K L A M A  BAŞKAN - Elektronik cihazla yoklama yapacağız.  Yoklama için üç dakika süre vereceğim.  Sayın milletvekillerinin, oy düğmelerine basarak salonda bulunduklarını bildirmelerini, bu süre  içerisinde elektronik sisteme giremeyen milletvekillerinin salonda hazır bulunan teknik personelden  yardım istemelerini, buna rağmen sisteme giremeyen üyelerin ise yoklama pusulalarını görevli per­ sonel aracılığıyla üç dakikalık süre içerisinde Başkanlığa ulaştırmalarını rica ediyorum.  Yoklama işlemini başlatıyorum.  (Elektronik cihazla yoklama yapıldı)  BAŞKAN - Toplantı yeter sayısı vardır.  IV- OTURUM BAŞKANLARININ KONUŞMALARI  /.- TBMM Başkan Vekili Meral Akşener 'in, Divan olarak Dünya Kadınlar Günü 'nü kutladıkla­ rına ilişkin konuşması  BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nü dün kutladık. Divan  olarak, Dünya Kadınlar Günü'nü kutluyoruz. Bu konuda, kadın hakları ve kadın-erkek eşitliği ko­ nusunda Türkiye'de farkındalığın artması, kadın-erkek eşitliği konusunda kat edilen yolda emeği  geçen sivil toplum örgütlerine, aydınlarımıza, politikacılarımıza, kadın sivil toplum örgütlerine, bilim  insanlarına teşekkürü bir borç biliyorum.  Görüşmelere başlıyoruz.  V - BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI  A) ÇEŞİTLİ İŞLER  1.- Genel Kurulu ziyaret eden Pakistan Ulusal Meclisi Başkanı Doktor Fehmida Mirza 'ya Baş­ kanlıkça "Hoş geldiniz" denilmesi  BAŞKAN - Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığının davetlisi olarak ülkemize resmî bir zi­ yarette bulunan Pakistan Ulusal Meclisi Başkanı Sayın Doktor Fehmida Mirza Genel Kurulumuzu  teşrif etmişlerdir. Kendilerine Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu adına "Hoş Geldiniz."  diyorum. (Alkışlar)  Gündeme geçmeden önce üç sayın milletvekiline gündem dışı söz vereceğim.  Gündem dışı ilk söz Erzurum ili Şenkaya ilçesi Değirmenlidere köyünün referandum ile Ardahan  ili Göle ilçesine bağlanması hakkında söz isteyen Ardahan Milletvekili Sayın Saffet Kaya'ya aittir.  Buyurun Sayın Kaya. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)  - 2 1 6 - 9 Mart 2010 Salı  BİRİNCİ OTURUM  Açılma Saati: 15.05  BAŞKAN: Başkan Vekili Meral AKŞENER  KÂTİP ÜYELER: Bayram ÖZÇELİK (Burdur), Harun TÜFEKÇİ (Konya)
Sayfa 23 -
TBMM B:70 9 . 3 . 2 0 1 0 O: 1  BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 70'inci Birleşimini açıyorum.  III.- Y O K L A M A  BAŞKAN - Elektronik cihazla yoklama yapacağız.  Yoklama için üç dakika süre vereceğim.  Sayın milletvekillerinin, oy düğmelerine basarak salonda bulunduklarını bildirmelerini, bu süre  içerisinde elektronik sisteme giremeyen milletvekillerinin salonda hazır bulunan teknik personelden  yardım istemelerini, buna rağmen sisteme giremeyen üyelerin ise yoklama pusulalarını görevli per­ sonel aracılığıyla üç dakikalık süre içerisinde Başkanlığa ulaştırmalarını rica ediyorum.  Yoklama işlemini başlatıyorum.  (Elektronik cihazla yoklama yapıldı)  BAŞKAN - Toplantı yeter sayısı vardır.  IV- OTURUM BAŞKANLARININ KONUŞMALARI  /.- TBMM Başkan Vekili Meral Akşener 'in, Divan olarak Dünya Kadınlar Günü 'nü kutladıkla­ rına ilişkin konuşması  BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nü dün kutladık. Divan  olarak, Dünya Kadınlar Günü'nü kutluyoruz. Bu konuda, kadın hakları ve kadın-erkek eşitliği ko­ nusunda Türkiye'de farkındalığın artması, kadın-erkek eşitliği konusunda kat edilen yolda emeği  geçen sivil toplum örgütlerine, aydınlarımıza, politikacılarımıza, kadın sivil toplum örgütlerine, bilim  insanlarına teşekkürü bir borç biliyorum.  Görüşmelere başlıyoruz.  V - BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI  A) ÇEŞİTLİ İŞLER  1.- Genel Kurulu ziyaret eden Pakistan Ulusal Meclisi Başkanı Doktor Fehmida Mirza 'ya Baş­ kanlıkça "Hoş geldiniz" denilmesi  BAŞKAN - Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığının davetlisi olarak ülkemize resmî bir zi­ yarette bulunan Pakistan Ulusal Meclisi Başkanı Sayın Doktor Fehmida Mirza Genel Kurulumuzu  teşrif etmişlerdir. Kendilerine Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu adına "Hoş Geldiniz."  diyorum. (Alkışlar)  Gündeme geçmeden önce üç sayın milletvekiline gündem dışı söz vereceğim.  Gündem dışı ilk söz Erzurum ili Şenkaya ilçesi Değirmenlidere köyünün referandum ile Ardahan  ili Göle ilçesine bağlanması hakkında söz isteyen Ardahan Milletvekili Sayın Saffet Kaya'ya aittir.  Buyurun Sayın Kaya. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)  - 2 1 6 - 9 Mart 2010 Salı  BİRİNCİ OTURUM  Açılma Saati: 15.05  BAŞKAN: Başkan Vekili Meral AKŞENER  KÂTİP ÜYELER: Bayram ÖZÇELİK (Burdur), Harun TÜFEKÇİ (Konya)  TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0 O: 1  - 2 1 7 - VI.- GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR  A) MİLLETVEKİLLERİNİN GÜNDEM DIŞI KONUŞMALARI  1.-Ardahan Milletvekili Saffet Kaya 'nın, Erzurum ili Şenkaya ilçesi Değirmenlidere ve çevresindeki  bazı köylerin referandumla Ardahan ili Göle ilçesine bağlanması isteğine ilişkin gündem dışı konuşması  SAFFET KAYA (Ardahan) - Değerli Başkan, çok değerli milletvekili arkadaşlarımız; hazırunu  saygı ve sevgiyle selamlarken ben de Değerli Meclis Başkan Vekilimizin de ifade ettiği gibi Dünya  Kadınlar Günü'nü yürekten kutluyorum, tebrik ediyorum.  Onun dışında, Elâzığ'da yaşanan deprem hepimizi üzmüştür. Tüm Türkiye'ye metanet ve sabır  diliyoruz. Elâzığ'daki tüm dostlarımızın buradan bu sabırlarını paylaşmak istiyoruz, acılarını pay­ laşmak istiyoruz.  Ardahan ili Göle ilçemizle ilgili gündem dışı söz aldım. Yüce Parlamentoda birkaç konuyu, böl­ genin ortak istençlerini paylaşmak adına huzurunuzdayım. Göle ilçemizin, diğer adıyla serhat ilimi­ zin "yeşil Göle"si olarak da gönlümüzde ayrı bir yeri var. Beş ilçemizden en büyük nüfusa sahip  olan Göle ilçesi gerçekten tarım ve hayvancılıkta...  BAŞKAN - Sayın Kaya, bir saniye.  Sayın milletvekilleri, Genel Kurulumuzda gerçekten yoğun bir uğultu var. Hatibin konuşmasını  ben dinleyemiyorum. Bu uğultuyu izale edebilirseniz çok sevineceğim.  Buyurun Sayın Kaya.  SAFFET KAYA (Devamla) - Başkanım, söz hakkım saklı herhalde?  BAŞKAN - Evet.  SAFFET KAYA (Devamla) - Genelde, coğrafık olarak, hayvancılıkla ve tarımla karakterize  olmuş bir coğrafyada yaşayan bir ilçemizdir, Ardahan ve doğu genelde öyledir. Son zamanlarda, Hü­ kümetimizin aldığı kararla, DAP uygulamasıyla, gerçekten, bölgede hayvancılığa çok ciddi bir des­ tek sunulmuştur, Göle ilçemiz de bundan istifade edecektir hiç şüphesiz ancak asıl bugün gündem dışı  sözümün esprisi, geçmiş dönemlerde "Karıncadüzü" diye tabir edilen ve Göle'nin hudutlarında olan  ve o hudutların hinterlandı içindeki Değirmenlidere köyü, Dolunay köyü ve Köşk köyünün de Gö- le'ye bağlanması noktasında, halkımızın bu anlamda çok ciddi bir talebinin olduğunu bu yüce Par­ lamentoda özellikle tarihe not düşmek adına ifade etmek istiyorum.  Bunun genel esprisi de şu değerli arkadaşlar: Göle ile bu köyler arasındaki mesafe son derece  yakın. Yani Şenkaya'ya bağlı olan bu köyler, yaklaşık olarak Göle'ye 2 kilometre mesafede ve ora­ daki tüm taleplerini, tüm ihtiyaçlarını Göle ilçesinden tedarik etmek zorunda bu halkımız ve bu köy­ lerin muhtarlarıyla yani devletin temsilcisi olan muhtarlarla görüştüğümüzde, kendilerinin halkla bu  referandum sürecini değerlendireceğini ve bizim de, Ardahan olarak bu köyleri mutlaka ve mutlaka  Göle sınırına ve Ardahan sınırına katmamız gerektiğini ifade ettik. Son derece müspet bir bakışları  var, kendilerinin de ortak noktada kanaati "Evet, Göle'ye bağlanırsak, Ardahan'a bağlanırsak çok çok  iyi olacak." şeklinde. Elbette ki burada bir sınır istiskali söz konusu değil yani Erzurum'da olmuş,  Şenkaya'da olmuş meselesi değil ama yakın olması nedeniyle, bu köylerin bu tür sosyal ihtiyaçla­ rını Göle'den ve Ardahan'dan karşılamaları adına da, kendileri adına da şüphesiz ki bu referandum  çok yararlı olacak.
Sayfa 24 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0 O: 1  - 2 1 7 - VI.- GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR  A) MİLLETVEKİLLERİNİN GÜNDEM DIŞI KONUŞMALARI  1.-Ardahan Milletvekili Saffet Kaya 'nın, Erzurum ili Şenkaya ilçesi Değirmenlidere ve çevresindeki  bazı köylerin referandumla Ardahan ili Göle ilçesine bağlanması isteğine ilişkin gündem dışı konuşması  SAFFET KAYA (Ardahan) - Değerli Başkan, çok değerli milletvekili arkadaşlarımız; hazırunu  saygı ve sevgiyle selamlarken ben de Değerli Meclis Başkan Vekilimizin de ifade ettiği gibi Dünya  Kadınlar Günü'nü yürekten kutluyorum, tebrik ediyorum.  Onun dışında, Elâzığ'da yaşanan deprem hepimizi üzmüştür. Tüm Türkiye'ye metanet ve sabır  diliyoruz. Elâzığ'daki tüm dostlarımızın buradan bu sabırlarını paylaşmak istiyoruz, acılarını pay­ laşmak istiyoruz.  Ardahan ili Göle ilçemizle ilgili gündem dışı söz aldım. Yüce Parlamentoda birkaç konuyu, böl­ genin ortak istençlerini paylaşmak adına huzurunuzdayım. Göle ilçemizin, diğer adıyla serhat ilimi­ zin "yeşil Göle"si olarak da gönlümüzde ayrı bir yeri var. Beş ilçemizden en büyük nüfusa sahip  olan Göle ilçesi gerçekten tarım ve hayvancılıkta...  BAŞKAN - Sayın Kaya, bir saniye.  Sayın milletvekilleri, Genel Kurulumuzda gerçekten yoğun bir uğultu var. Hatibin konuşmasını  ben dinleyemiyorum. Bu uğultuyu izale edebilirseniz çok sevineceğim.  Buyurun Sayın Kaya.  SAFFET KAYA (Devamla) - Başkanım, söz hakkım saklı herhalde?  BAŞKAN - Evet.  SAFFET KAYA (Devamla) - Genelde, coğrafık olarak, hayvancılıkla ve tarımla karakterize  olmuş bir coğrafyada yaşayan bir ilçemizdir, Ardahan ve doğu genelde öyledir. Son zamanlarda, Hü­ kümetimizin aldığı kararla, DAP uygulamasıyla, gerçekten, bölgede hayvancılığa çok ciddi bir des­ tek sunulmuştur, Göle ilçemiz de bundan istifade edecektir hiç şüphesiz ancak asıl bugün gündem dışı  sözümün esprisi, geçmiş dönemlerde "Karıncadüzü" diye tabir edilen ve Göle'nin hudutlarında olan  ve o hudutların hinterlandı içindeki Değirmenlidere köyü, Dolunay köyü ve Köşk köyünün de Gö- le'ye bağlanması noktasında, halkımızın bu anlamda çok ciddi bir talebinin olduğunu bu yüce Par­ lamentoda özellikle tarihe not düşmek adına ifade etmek istiyorum.  Bunun genel esprisi de şu değerli arkadaşlar: Göle ile bu köyler arasındaki mesafe son derece  yakın. Yani Şenkaya'ya bağlı olan bu köyler, yaklaşık olarak Göle'ye 2 kilometre mesafede ve ora­ daki tüm taleplerini, tüm ihtiyaçlarını Göle ilçesinden tedarik etmek zorunda bu halkımız ve bu köy­ lerin muhtarlarıyla yani devletin temsilcisi olan muhtarlarla görüştüğümüzde, kendilerinin halkla bu  referandum sürecini değerlendireceğini ve bizim de, Ardahan olarak bu köyleri mutlaka ve mutlaka  Göle sınırına ve Ardahan sınırına katmamız gerektiğini ifade ettik. Son derece müspet bir bakışları  var, kendilerinin de ortak noktada kanaati "Evet, Göle'ye bağlanırsak, Ardahan'a bağlanırsak çok çok  iyi olacak." şeklinde. Elbette ki burada bir sınır istiskali söz konusu değil yani Erzurum'da olmuş,  Şenkaya'da olmuş meselesi değil ama yakın olması nedeniyle, bu köylerin bu tür sosyal ihtiyaçla­ rını Göle'den ve Ardahan'dan karşılamaları adına da, kendileri adına da şüphesiz ki bu referandum  çok yararlı olacak.  TBMM B:70 9 . 3 . 2 0 1 0 O: 1  - 2 1 8 - Biz, Ardahan olarak, özellikle Göle olarak, Karıncadüzü'nü ve bu üç köyümüzü talep ediyoruz.  Oradaki köy halkımızın da hiç şüphesiz ki bu referandumda Göle'ye bağlanmalarını, Ardahan'a bağ­ lanmalarını ortak bir sonuçla, sandıktan çıkacak kanaatle değerlendireceklerinden şüphem yoktur.  Bu anlamda, ben, özellikle Değirmenlidere köyüne, Dolunay köyüne ve Köşk köyüne, verecekleri ka­ rarın mutlaka Ardahan'a ve Göle'ye bağlanma noktasındaki bir süreç noktasında olacağını bilerek,  şimdiden buradan kendilerini tebrik etmek ve kutlamak istiyorum çünkü kendilerinin istifade edeceği  Erzurum'un uzak olması nedeniyle -ki Erzurum doğunun hakikaten çok önemli bir ilidir- bu anlamda  gitmek gelmek çok zor, ihtiyaçlarını karşılamak çok zor. Elbette ki Erzurum'umuzun çok değerli  milletvekilleri var, değerli milletvekillerimiz de bu bölgeyle, Şenkaya'yla çok yakın ilgililer ama  yakın olması, fiziki şartların da buna uygun olması, geçmişte de Karıncadüzü'nün ve bu köylerin  bizim uhdemizde olması nedeniyle hiç şüphesiz ki bu köylerin bağlanmasının çok yararlı bir sonuç  doğuracağını... Bu safahattan sonra da referandumdan sonra da biliniyor ki Ardahan İl Encümeni­ nin, Erzurum İl Encümeninin de bu konuda karar vererek İçişleri Bakanımız, Başbakanımız ve Sayın  Cumhurbaşkanımızın da ortak üçlü kararnamesiyle bu konu inşallah Ankara'ya taşınmış olacak.  Umut ediyoruz ki bu referandum bir an önce gerçekleşir ve yöremizin ve bu köylerimizin talebi bu  anlamda gerçekten yerine gelmiş olur.  Ben, buradan tabii, özellikle Göle'mizle ilgili, yeşil Göle'mizle ilgili -gündem dışı söz aldığım  için- yakın zamanda yapılacak olan projelerimizle ilgili de yüce heyetinize özellikle seslenmek isti­ yorum. Sayın Başbakanımızın delaletiyle, AK PARTİ hükümetlerinin yedi yıldan beri bölgemizdeki  gerçekten...  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Bir dakikalık ek süre veriyorum, tamamlayın lütfen.  SAFFET KAYA (Devamla) - ...yatırımlara verdiği öncelikten dolayı geçmiş dönemlerde böl­ gede TOKİ yapılmıştı, bu dönemde üç yüz otuz konutluk TOKİ'miz yeşil Göle'mizde yapılmaya  başlanacak ve çok yakın bir zamanda temeli atılacak.  Onun dışında, elli yataklı bir hastanemiz yine tekrar Hükümetimizin sayesinde, özellikle Sayın  Başbakanımıza teşekkürlerimi burada bir borç olarak ifade etmek istiyorum, yüce heyetinizde...  Hastanemizin ihaleye çıkarılması koşulları var.  Küçük sanayi sitemizle ilgili -başkanların burada olması- yatırım programına alınarak jeolojik  tespitler yapıldıktan sonra küçük sanayi sitemizin hayatiyete geçmesi ve onun dışında da daha önemli,  Göle'mize bir yüksekokulun yapılması adına, üniversitemizi Ardahan'a bahşeden bu yüce Parla­ mento ve Hükümetimize özellikle buradan teşekkürlerimi ifade etmek istiyorum çünkü üniversite  bir ışıktır kesinlikle, bir gelecektir, bir ikbaldir, bir istikrardır ve onun yansımaları da Göle'mizde bir  yüksekokulun yapılmasına, bir fakülte yapılmasına vesile olacaktır. Bu anlamda, Hükümetimize tek­ rar tekrar, Ardahan'ı üniversiteye kavuşturduğu için, paralel olarak, eş zamanlı olarak ilçelerimizde  de yüksekokulların oluşmasından dolayı da minnettarlığımı ifade etmek istiyorum.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  SAFFET KAYA (Devamla) - Son teşekkür sözümü...  BAŞKAN - Şimdi normalde hiç vermiyorum ben ama sizin biraz sözünüzü kesmiş olduğum için...  SAFFET KAYA (Devamla) - Çok teşekkür ediyorum Başkanım.  BAŞKAN - Lütfen tamamlayın.
Sayfa 25 -
TBMM B:70 9 . 3 . 2 0 1 0 O: 1  - 2 1 8 - Biz, Ardahan olarak, özellikle Göle olarak, Karıncadüzü'nü ve bu üç köyümüzü talep ediyoruz.  Oradaki köy halkımızın da hiç şüphesiz ki bu referandumda Göle'ye bağlanmalarını, Ardahan'a bağ­ lanmalarını ortak bir sonuçla, sandıktan çıkacak kanaatle değerlendireceklerinden şüphem yoktur.  Bu anlamda, ben, özellikle Değirmenlidere köyüne, Dolunay köyüne ve Köşk köyüne, verecekleri ka­ rarın mutlaka Ardahan'a ve Göle'ye bağlanma noktasındaki bir süreç noktasında olacağını bilerek,  şimdiden buradan kendilerini tebrik etmek ve kutlamak istiyorum çünkü kendilerinin istifade edeceği  Erzurum'un uzak olması nedeniyle -ki Erzurum doğunun hakikaten çok önemli bir ilidir- bu anlamda  gitmek gelmek çok zor, ihtiyaçlarını karşılamak çok zor. Elbette ki Erzurum'umuzun çok değerli  milletvekilleri var, değerli milletvekillerimiz de bu bölgeyle, Şenkaya'yla çok yakın ilgililer ama  yakın olması, fiziki şartların da buna uygun olması, geçmişte de Karıncadüzü'nün ve bu köylerin  bizim uhdemizde olması nedeniyle hiç şüphesiz ki bu köylerin bağlanmasının çok yararlı bir sonuç  doğuracağını... Bu safahattan sonra da referandumdan sonra da biliniyor ki Ardahan İl Encümeni­ nin, Erzurum İl Encümeninin de bu konuda karar vererek İçişleri Bakanımız, Başbakanımız ve Sayın  Cumhurbaşkanımızın da ortak üçlü kararnamesiyle bu konu inşallah Ankara'ya taşınmış olacak.  Umut ediyoruz ki bu referandum bir an önce gerçekleşir ve yöremizin ve bu köylerimizin talebi bu  anlamda gerçekten yerine gelmiş olur.  Ben, buradan tabii, özellikle Göle'mizle ilgili, yeşil Göle'mizle ilgili -gündem dışı söz aldığım  için- yakın zamanda yapılacak olan projelerimizle ilgili de yüce heyetinize özellikle seslenmek isti­ yorum. Sayın Başbakanımızın delaletiyle, AK PARTİ hükümetlerinin yedi yıldan beri bölgemizdeki  gerçekten...  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Bir dakikalık ek süre veriyorum, tamamlayın lütfen.  SAFFET KAYA (Devamla) - ...yatırımlara verdiği öncelikten dolayı geçmiş dönemlerde böl­ gede TOKİ yapılmıştı, bu dönemde üç yüz otuz konutluk TOKİ'miz yeşil Göle'mizde yapılmaya  başlanacak ve çok yakın bir zamanda temeli atılacak.  Onun dışında, elli yataklı bir hastanemiz yine tekrar Hükümetimizin sayesinde, özellikle Sayın  Başbakanımıza teşekkürlerimi burada bir borç olarak ifade etmek istiyorum, yüce heyetinizde...  Hastanemizin ihaleye çıkarılması koşulları var.  Küçük sanayi sitemizle ilgili -başkanların burada olması- yatırım programına alınarak jeolojik  tespitler yapıldıktan sonra küçük sanayi sitemizin hayatiyete geçmesi ve onun dışında da daha önemli,  Göle'mize bir yüksekokulun yapılması adına, üniversitemizi Ardahan'a bahşeden bu yüce Parla­ mento ve Hükümetimize özellikle buradan teşekkürlerimi ifade etmek istiyorum çünkü üniversite  bir ışıktır kesinlikle, bir gelecektir, bir ikbaldir, bir istikrardır ve onun yansımaları da Göle'mizde bir  yüksekokulun yapılmasına, bir fakülte yapılmasına vesile olacaktır. Bu anlamda, Hükümetimize tek­ rar tekrar, Ardahan'ı üniversiteye kavuşturduğu için, paralel olarak, eş zamanlı olarak ilçelerimizde  de yüksekokulların oluşmasından dolayı da minnettarlığımı ifade etmek istiyorum.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  SAFFET KAYA (Devamla) - Son teşekkür sözümü...  BAŞKAN - Şimdi normalde hiç vermiyorum ben ama sizin biraz sözünüzü kesmiş olduğum için...  SAFFET KAYA (Devamla) - Çok teşekkür ediyorum Başkanım.  BAŞKAN - Lütfen tamamlayın.  TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0 O: 1  - 2 1 9 - SAFFET KAYA (Devamla) - Özellikle yüksekokulun, yalnızca Ardahan Göle'de değil, işte, çok  yakın bir zamanda, Posof ta kültür evimizin de oradaki Millî Eğitimin fiziki yapıdaki altyapısını olgun- laştırarak Posof umuzda, Hanak'ımızda, Damal'ımızda ve Çıldır'ımızda da bu anlamda yüksekokulla­ rın açılmasına vesile olmuştur bu üniversite; bu Hükümetin katkısıdır. Son dönemlerde, Hükümetimiz...  81 yılında 21 üniversite varken şimdi 150'ye yakın üniversite var. Elbette ki bu, AK PARTİ Hükümeti­ nin ciddi başarısıdır. Bu yadsınamaz ve alkışlamak lazım Hükümetimizi diye düşünüyorum.  Ardahan adına bu anlamda hem DAP projesi, hem üniversitemiz, barajlarımız, organize sanayi  sitemiz ve bununla birlikte araştırma hastanemiz gibi, cumhuriyet tarihinde bugüne kadar gerçekten  ilk defa Ardahan'a ve doğuya böyle ciddi yatırım yapan Hükümete ve Sayın Başbakanımıza bir kez  daha teşekkürlerimi borç bilerek yüce heyetinize en derin sevgi ve saygılarımı arz ediyorum.  Başkanım, size de çok teşekkür ediyorum, saygı sunuyorum, sağ olun. (AK PARTİ sıralarından  alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Kaya.  Gündem dışı ikinci söz TARİŞ ve tarım satış kooperatifleri birliklerinin sorunları hakkında söz  isteyen İzmir Milletvekili Sayın Oğuz Oyan'a aittir.  Buyurun Sayın Oyan. (CHP sıralarından alkışlar)  2.-İzmir Milletvekili Oğuz Oyan 'ın, TARİŞ ve tarım satış kooperatifleri birliklerinin sorunlarına  ilişkin gündem dışı konuşması ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün 'ün cevabı  OĞUZ OYAN (İzmir) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.  Ben de Elâzığ depremi dolayısıyla yaşamını yitiren yurttaşların yakınlarına başsağlığı dilekle­ rimle sözlerime başlamak istiyorum.  Efendim, bu tarım satış kooperatifleri birlikleri ve TARİŞ konusunda konuşacağım. Bugün İz­ mir'de TARİŞ işçilerinin, özellikle Pamuk Birliği işçilerinin, 600 kadar işçinin işlerini kaybetmeleri  yani pamuk ipliği fabrikasının, anonim şirketinin bir iflas durumuna gelmesi nedeniyle birlikler tek­ rar ön plana geldi. Aslında, bu iplik fabrikası, bir yıldır çalışmıyordu, bir yıldır kısa çalışma ödene­ ğinden yararlanıyor ve çalışmıyordu.  Şimdi, aslında, bu kısa çalışma ödeneği içinde olan başka çalışanlar var. Örneğin, TARİŞ'in  gene pamuk yağı kombinası işçileri var, başka birlikler de var. Dolayısıyla, bu mesele yani bu kısa  çalışma ödeneği bittikçe karşımıza yeni bu tür sorunlar gelecek ve bu toplumsal sorunları çözmek ön­ celikle Hükümetin görevidir. Bu anımsatmayı yapmak üzere bugün görüşlerimi bildireceğim.  Bir kere, öncelikle, birliklerin asıl idam fermanı, 9 Aralık 1999'da IMF'ye verilen birinci niyet  mektubuyla yazılmıştır. 16 Haziran 2000'de 4572 sayılı Tarım Satış Kooperatif ve Birlikleri Yasa- sı'yla ikinci idam fermanı oluşturulmuştur. Bu Yasa'ya "Kooperatif ve Birliklere ... Devlet veya  diğer kamu tüzel kişilerinden herhangi bir mali destek sağlanamaz." hükmü işlenmiştir. Yani aslında,  bir anlamda, ancak bir sömürge ülkesine "Kooperatiflere destek verilemez." hükmü konulabilirdi,  öyle bir hüküm getirilmiştir.  Aslında, Şubat 2001 krizinden sonra IMF ile yeniden düzenlenen niyet mektubunda tarıma iliş­ kin bütün taahhütlerle, Dünya Bankasının gözetiminde yürütülen bütün bu bağımlılık ilişkileri ile ta­ amı aslında büyük ölçüde tasfiye etme, birlikleri tasfiye operasyonu yürürlüğe konmuştur. Ama sürecin  en önemli bölümünde iktidarda olan AKP, bu idam fermanlarının infaz memuru olarak çalışmıştır.
Sayfa 26 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0 O: 1  - 2 1 9 - SAFFET KAYA (Devamla) - Özellikle yüksekokulun, yalnızca Ardahan Göle'de değil, işte, çok  yakın bir zamanda, Posof ta kültür evimizin de oradaki Millî Eğitimin fiziki yapıdaki altyapısını olgun- laştırarak Posof umuzda, Hanak'ımızda, Damal'ımızda ve Çıldır'ımızda da bu anlamda yüksekokulla­ rın açılmasına vesile olmuştur bu üniversite; bu Hükümetin katkısıdır. Son dönemlerde, Hükümetimiz...  81 yılında 21 üniversite varken şimdi 150'ye yakın üniversite var. Elbette ki bu, AK PARTİ Hükümeti­ nin ciddi başarısıdır. Bu yadsınamaz ve alkışlamak lazım Hükümetimizi diye düşünüyorum.  Ardahan adına bu anlamda hem DAP projesi, hem üniversitemiz, barajlarımız, organize sanayi  sitemiz ve bununla birlikte araştırma hastanemiz gibi, cumhuriyet tarihinde bugüne kadar gerçekten  ilk defa Ardahan'a ve doğuya böyle ciddi yatırım yapan Hükümete ve Sayın Başbakanımıza bir kez  daha teşekkürlerimi borç bilerek yüce heyetinize en derin sevgi ve saygılarımı arz ediyorum.  Başkanım, size de çok teşekkür ediyorum, saygı sunuyorum, sağ olun. (AK PARTİ sıralarından  alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Kaya.  Gündem dışı ikinci söz TARİŞ ve tarım satış kooperatifleri birliklerinin sorunları hakkında söz  isteyen İzmir Milletvekili Sayın Oğuz Oyan'a aittir.  Buyurun Sayın Oyan. (CHP sıralarından alkışlar)  2.-İzmir Milletvekili Oğuz Oyan 'ın, TARİŞ ve tarım satış kooperatifleri birliklerinin sorunlarına  ilişkin gündem dışı konuşması ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün 'ün cevabı  OĞUZ OYAN (İzmir) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.  Ben de Elâzığ depremi dolayısıyla yaşamını yitiren yurttaşların yakınlarına başsağlığı dilekle­ rimle sözlerime başlamak istiyorum.  Efendim, bu tarım satış kooperatifleri birlikleri ve TARİŞ konusunda konuşacağım. Bugün İz­ mir'de TARİŞ işçilerinin, özellikle Pamuk Birliği işçilerinin, 600 kadar işçinin işlerini kaybetmeleri  yani pamuk ipliği fabrikasının, anonim şirketinin bir iflas durumuna gelmesi nedeniyle birlikler tek­ rar ön plana geldi. Aslında, bu iplik fabrikası, bir yıldır çalışmıyordu, bir yıldır kısa çalışma ödene­ ğinden yararlanıyor ve çalışmıyordu.  Şimdi, aslında, bu kısa çalışma ödeneği içinde olan başka çalışanlar var. Örneğin, TARİŞ'in  gene pamuk yağı kombinası işçileri var, başka birlikler de var. Dolayısıyla, bu mesele yani bu kısa  çalışma ödeneği bittikçe karşımıza yeni bu tür sorunlar gelecek ve bu toplumsal sorunları çözmek ön­ celikle Hükümetin görevidir. Bu anımsatmayı yapmak üzere bugün görüşlerimi bildireceğim.  Bir kere, öncelikle, birliklerin asıl idam fermanı, 9 Aralık 1999'da IMF'ye verilen birinci niyet  mektubuyla yazılmıştır. 16 Haziran 2000'de 4572 sayılı Tarım Satış Kooperatif ve Birlikleri Yasa- sı'yla ikinci idam fermanı oluşturulmuştur. Bu Yasa'ya "Kooperatif ve Birliklere ... Devlet veya  diğer kamu tüzel kişilerinden herhangi bir mali destek sağlanamaz." hükmü işlenmiştir. Yani aslında,  bir anlamda, ancak bir sömürge ülkesine "Kooperatiflere destek verilemez." hükmü konulabilirdi,  öyle bir hüküm getirilmiştir.  Aslında, Şubat 2001 krizinden sonra IMF ile yeniden düzenlenen niyet mektubunda tarıma iliş­ kin bütün taahhütlerle, Dünya Bankasının gözetiminde yürütülen bütün bu bağımlılık ilişkileri ile ta­ amı aslında büyük ölçüde tasfiye etme, birlikleri tasfiye operasyonu yürürlüğe konmuştur. Ama sürecin  en önemli bölümünde iktidarda olan AKP, bu idam fermanlarının infaz memuru olarak çalışmıştır.  TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0 O: 1  - 2 2 0 - Değerli arkadaşlarım, bakınız, şimdi, birliklere havuç olarak şu ikram edilmişti: "Biz 2000 Mayıs  öncesindeki borçlarınızı silelim, sizin belli bir süre içinde işten çıkarılacak işçilerinizin de kıdem taz­ minatını verelim ama siz de 'Yeniden Yapılandırma Kurulu' diye kuracağımız Kurulun direktiflerine  tabi olun, kendinizi yeniden yapılandırın, daralın, küçülün, sanayi ve diğer faaliyetlerinizi tamamen  bitirin." talimatları verildi.  Aslında, 2000 başında bu operasyona birçok birlik katıldı -bazıları katılmadı, FİSKOBİRLİK  gibi, onları dâhil etmediler- ama sonuçta, 250 milyon liralık bir DFİF kredisiyle birliklere başlatılan  2000 sonrası destek, bugün birliklerin 850 milyon liralık -ya da eski parayla trilyon liralık -bir bor­ cuna dönüşmüş bulunmaktadır.  Tabii, "Birlik yönetimlerinde de hiç hata yoktur." denilemez. Birlik yönetimleri bu süreci yete­ rince erkenden kavrayamadılar. Kendilerine verilen kısmi özerkliği çok büyük bir avantaj saydılar.  Bu sürecin bir tasfiye süreci olduğunu göremediler ve bütün birlikler güçlerini birleştiremediler. Yine,  sendikalarla güç birliği içine giremediler ve Ankara'ya tepkilerini iletemediler. İkincisi: Yeterince pro­ fesyonel bir kadrolaşmayı, daha önceden olduğu gibi, götüremediler. Üçüncüsü, belki daha önemlisi:  Ellerinde yeterince DFİF kaynağı olmaksızın ürün alımlarına girmeye yöneldiler, yani bankalardan  borç aldılar. Bankalardan alınan bu borçlar da birlikleri bugün çok daha zor duruma sürükledi ama  aslında, tabii, bunun temelinde, birliklere mali destek yapılmasını engelleyen bir kanun hükmü vardı.  Bu durumdan nasıl çıkılabilir? Bir kere, birincisi: Bu 4572'nin mutlaka değişmesi lazım -zaten  vadesi doldu- ve birliklere destek verilmesi bir kanun hükmü hâline -yani, tam tersine- getirilmeli­ dir. İkincisi: Birliklerin birikmiş DFİF borçları mutlaka tahkim edilmelidir. Üçüncüsü: Birliklerin  banka borçları da bir defalık hazine hibesiyle tasfiye edilmelidir. Dördüncüsü: Birliklere, bundan  böyle, faizsiz ya da enflasyonun en fazla yarısı faizlerle kredi desteği verilmelidir. Beşincisi: Arz  açığı olan ürünlerde fark ödeme sistemi, 2006 yılında çıkan Tarım Kanunu'nda olduğu gibi, yürür­ lüğe sokulmalıdır. Bütün bunların aslında kaynağı da vardır. Nerede vardır? 2006 yılındaki Tarım  Kanunu, tarım desteklerinin millî gelirin yüzde Tinden az olamayacağını öngörüyor. Oysa, bugün,  bu yüzde yarım dolayında.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Bir dakika ek süre veriyorum, tamamlayın lütfen.  OĞUZ OYAN (Devamla) - Teşekkür ederim.  Bunu yüzde 1 'e çıkarmanız hâlinde bu ilave farkın... Yani bugün 5,5 milyar lira tarıma destek  veriyorsunuz. Bunu yaklaşık 10 milyar liraya çıkardığınızda, ilave 4,5 milyarın sadece üçte 1 'i bile,  yani 1,5 milyarı bile 16 tane birliğin mali sorunlarını bugün çözmeye yeterli olacaktır.  Altıncı olarak şunu söyleyeyim: Aslında ülkenin bütün tarım ve dış ticaret politikalarının göz­ den geçirilmesi gerekmektedir çünkü Türkiye, gümrük birliğiyle üçüncü ülkelere karşı verdiği ta­ vizlerle, Avrupa Birliği gümrük rejimini uygulamaktan dolayı tavizlerle birçok ürünü bugün üretemez  noktaya gelmiştir. Bu nedenle Türkiye'de 350 iplik fabrikasının yarısı kapalıdır, TARİŞ'in iplik fab­ rikasının başına gelen de budur.  Son olarak şunu söylemek istiyorum: Kısa çalışma ödeneği meselesini, bugün altı artı altı ay  olmak üzere on iki ay uygulama imkânı var. Bakanlar Kurulu şimdi başvuru süresini 2010'un yarı­ sına kadar da götürecek -öyle anlaşılıyor bir Bakanlar Kurulu kararıyla- fakat bu sürenin yetmediği  anlaşılıyor, bu süreyi behemehal...  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
Sayfa 27 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0 O: 1  - 2 2 0 - Değerli arkadaşlarım, bakınız, şimdi, birliklere havuç olarak şu ikram edilmişti: "Biz 2000 Mayıs  öncesindeki borçlarınızı silelim, sizin belli bir süre içinde işten çıkarılacak işçilerinizin de kıdem taz­ minatını verelim ama siz de 'Yeniden Yapılandırma Kurulu' diye kuracağımız Kurulun direktiflerine  tabi olun, kendinizi yeniden yapılandırın, daralın, küçülün, sanayi ve diğer faaliyetlerinizi tamamen  bitirin." talimatları verildi.  Aslında, 2000 başında bu operasyona birçok birlik katıldı -bazıları katılmadı, FİSKOBİRLİK  gibi, onları dâhil etmediler- ama sonuçta, 250 milyon liralık bir DFİF kredisiyle birliklere başlatılan  2000 sonrası destek, bugün birliklerin 850 milyon liralık -ya da eski parayla trilyon liralık -bir bor­ cuna dönüşmüş bulunmaktadır.  Tabii, "Birlik yönetimlerinde de hiç hata yoktur." denilemez. Birlik yönetimleri bu süreci yete­ rince erkenden kavrayamadılar. Kendilerine verilen kısmi özerkliği çok büyük bir avantaj saydılar.  Bu sürecin bir tasfiye süreci olduğunu göremediler ve bütün birlikler güçlerini birleştiremediler. Yine,  sendikalarla güç birliği içine giremediler ve Ankara'ya tepkilerini iletemediler. İkincisi: Yeterince pro­ fesyonel bir kadrolaşmayı, daha önceden olduğu gibi, götüremediler. Üçüncüsü, belki daha önemlisi:  Ellerinde yeterince DFİF kaynağı olmaksızın ürün alımlarına girmeye yöneldiler, yani bankalardan  borç aldılar. Bankalardan alınan bu borçlar da birlikleri bugün çok daha zor duruma sürükledi ama  aslında, tabii, bunun temelinde, birliklere mali destek yapılmasını engelleyen bir kanun hükmü vardı.  Bu durumdan nasıl çıkılabilir? Bir kere, birincisi: Bu 4572'nin mutlaka değişmesi lazım -zaten  vadesi doldu- ve birliklere destek verilmesi bir kanun hükmü hâline -yani, tam tersine- getirilmeli­ dir. İkincisi: Birliklerin birikmiş DFİF borçları mutlaka tahkim edilmelidir. Üçüncüsü: Birliklerin  banka borçları da bir defalık hazine hibesiyle tasfiye edilmelidir. Dördüncüsü: Birliklere, bundan  böyle, faizsiz ya da enflasyonun en fazla yarısı faizlerle kredi desteği verilmelidir. Beşincisi: Arz  açığı olan ürünlerde fark ödeme sistemi, 2006 yılında çıkan Tarım Kanunu'nda olduğu gibi, yürür­ lüğe sokulmalıdır. Bütün bunların aslında kaynağı da vardır. Nerede vardır? 2006 yılındaki Tarım  Kanunu, tarım desteklerinin millî gelirin yüzde Tinden az olamayacağını öngörüyor. Oysa, bugün,  bu yüzde yarım dolayında.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Bir dakika ek süre veriyorum, tamamlayın lütfen.  OĞUZ OYAN (Devamla) - Teşekkür ederim.  Bunu yüzde 1 'e çıkarmanız hâlinde bu ilave farkın... Yani bugün 5,5 milyar lira tarıma destek  veriyorsunuz. Bunu yaklaşık 10 milyar liraya çıkardığınızda, ilave 4,5 milyarın sadece üçte 1 'i bile,  yani 1,5 milyarı bile 16 tane birliğin mali sorunlarını bugün çözmeye yeterli olacaktır.  Altıncı olarak şunu söyleyeyim: Aslında ülkenin bütün tarım ve dış ticaret politikalarının göz­ den geçirilmesi gerekmektedir çünkü Türkiye, gümrük birliğiyle üçüncü ülkelere karşı verdiği ta­ vizlerle, Avrupa Birliği gümrük rejimini uygulamaktan dolayı tavizlerle birçok ürünü bugün üretemez  noktaya gelmiştir. Bu nedenle Türkiye'de 350 iplik fabrikasının yarısı kapalıdır, TARİŞ'in iplik fab­ rikasının başına gelen de budur.  Son olarak şunu söylemek istiyorum: Kısa çalışma ödeneği meselesini, bugün altı artı altı ay  olmak üzere on iki ay uygulama imkânı var. Bakanlar Kurulu şimdi başvuru süresini 2010'un yarı­ sına kadar da götürecek -öyle anlaşılıyor bir Bakanlar Kurulu kararıyla- fakat bu sürenin yetmediği  anlaşılıyor, bu süreyi behemehal...  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0 O: 1  - 2 2 1 - BAŞKAN - Bir dakika ek süre vermiştim ben size ama bakın hiç bunu yapmıyorum, lütfen  hemen tamamlayın.  OĞUZ OYAN (Devamla) - Peki, teşekkür ederim.  Bunun bir altı ay daha uzatılmasını sağlayacak bir kanun değişikliği ki bu konuda bir kanun tek­ lifini bugün itibarıyla hazırlayıp vermiş bulunuyorum. Bunun mutlaka çözülmesi gerekir.  Şunu ifade edeyim, kısa çalışma ödeneğiyle bugüne kadar bu konumdaki işsiz ya da yarım zaman  çalışanlara verilen toplam ödenek 173 milyon liradır sadece. Oysa İşsizlik Sigortası Fonu'nun top­ lam girişleri 52 katrilyondan ya da 52 milyardan fazladır yani sadece binde 3'üdür. Kısa çalışma öde­ neğinde yapılacak bir düzeltme, keza işsizlik sigortasında yapılacak bir yeni düzenleme aslında gerçek  hak sahiplerine bu kaynakların kullanılmasına yarayacaktır.  Ben bu konuda Hükümeti göreve davet ediyorum. Biraz sonra konuşacak Sayın Bakanı da bun­ lara bir yanıt vermeye davet ediyorum.  Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Oyan.  Hükümet adına Sanayi Bakanı Sayın Nihat Ergün. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Sayın Başkan, değerli millet­ vekili arkadaşlarım; ülkemizde Tarım Reformu Uygulama Projesi kapsamında rantabl olmayan, ma­ liyeti yüksek destekleme modellerinin değiştirilmesi ve daha etkin ve verimliliği yüksek ve doğrudan  üreticilerin desteklenmesini amaçlayan modellerin uygulanması hedeflenmiştir. Bu kapsamda yakın  zamana kadar belli ürünlerin desteklenmesine aracılık eden tarım satış kooperatifleri ve birliklerin ye­ niden yapılandırılması amaçlanmış, bu amaç doğrultusunda da bu kuruluşlar üzerindeki kamu vesa­ yeti ortadan kaldırılmış, kooperatif ve birliklerin piyasa koşullarına mali yönden bağımsız bir şekilde  faaliyet göstermeleri, gerçek anlamda işletmecilik ve kooperatifçilik anlayışına dönmeleri hedeflen­ miştir. Buna ilişkin bir yeniden yapılandırma programı uygulamaya konuldu. Bu uygulamayı koor- dine etmek ve yönlendirmek üzere de tamamıyla uzman kadrolardan oluşan bir yeniden yapılandırma  kurulu oluşturuldu. Yeniden yapılandırma programı kapsamında birliklerin vesayet döneminden gelen  yapısal sorunlarının çözümüne yönelik ciddi katkı ve destekler sağlandı. Birliklerin bilançolarını dü­ zeltmek ve kredibilitelerini artırmak amacıyla on üç birliğin 2000 tarihi öncesinden gelen faizleriyle  birlikte 1,3 milyar Türk lirasına ulaşan DFİF kredisi borçları hazine tarafından üstlenilerek silindi,  1,3 katrilyon eski parayla. Yine mahsuplaşmalar sonucunda FİSKOBİRLİK'in borçları ortadan kal­ dırıldı ve kalan 94,5 milyon Türk lirası özel bünye borcu da silindi ve 2000 öncesine ait 313,6 mil­ yon Türk lirası özel banka borçları hazine tarafından üstlenildi.  Aşırı ve niteliksiz personel yapısının değiştirilmesi yönündeki çalışmalara destek sağlamak ama­ cıyla personel tazminatları hazine kaynaklarından karşılandı ve bu kapsamda birliklere yaklaşık 156  milyon lira ilave kaynak aktarıldı. Diğer yandan DFİF kaynaklarından düşük maliyetli kredi kullan­ dırma uygulamasına da devam edildi bu arada. Birliklere her ürün döneminde DFİF kaynaklarından  ürün alım kredisi de kullandırıldı. Hâlen birliklerin üzerinde yaklaşık 920 milyon Türk lirası DFİF  kredisi bulunmaktadır.
Sayfa 28 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0 O: 1  - 2 2 1 - BAŞKAN - Bir dakika ek süre vermiştim ben size ama bakın hiç bunu yapmıyorum, lütfen  hemen tamamlayın.  OĞUZ OYAN (Devamla) - Peki, teşekkür ederim.  Bunun bir altı ay daha uzatılmasını sağlayacak bir kanun değişikliği ki bu konuda bir kanun tek­ lifini bugün itibarıyla hazırlayıp vermiş bulunuyorum. Bunun mutlaka çözülmesi gerekir.  Şunu ifade edeyim, kısa çalışma ödeneğiyle bugüne kadar bu konumdaki işsiz ya da yarım zaman  çalışanlara verilen toplam ödenek 173 milyon liradır sadece. Oysa İşsizlik Sigortası Fonu'nun top­ lam girişleri 52 katrilyondan ya da 52 milyardan fazladır yani sadece binde 3'üdür. Kısa çalışma öde­ neğinde yapılacak bir düzeltme, keza işsizlik sigortasında yapılacak bir yeni düzenleme aslında gerçek  hak sahiplerine bu kaynakların kullanılmasına yarayacaktır.  Ben bu konuda Hükümeti göreve davet ediyorum. Biraz sonra konuşacak Sayın Bakanı da bun­ lara bir yanıt vermeye davet ediyorum.  Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Oyan.  Hükümet adına Sanayi Bakanı Sayın Nihat Ergün. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Sayın Başkan, değerli millet­ vekili arkadaşlarım; ülkemizde Tarım Reformu Uygulama Projesi kapsamında rantabl olmayan, ma­ liyeti yüksek destekleme modellerinin değiştirilmesi ve daha etkin ve verimliliği yüksek ve doğrudan  üreticilerin desteklenmesini amaçlayan modellerin uygulanması hedeflenmiştir. Bu kapsamda yakın  zamana kadar belli ürünlerin desteklenmesine aracılık eden tarım satış kooperatifleri ve birliklerin ye­ niden yapılandırılması amaçlanmış, bu amaç doğrultusunda da bu kuruluşlar üzerindeki kamu vesa­ yeti ortadan kaldırılmış, kooperatif ve birliklerin piyasa koşullarına mali yönden bağımsız bir şekilde  faaliyet göstermeleri, gerçek anlamda işletmecilik ve kooperatifçilik anlayışına dönmeleri hedeflen­ miştir. Buna ilişkin bir yeniden yapılandırma programı uygulamaya konuldu. Bu uygulamayı koor- dine etmek ve yönlendirmek üzere de tamamıyla uzman kadrolardan oluşan bir yeniden yapılandırma  kurulu oluşturuldu. Yeniden yapılandırma programı kapsamında birliklerin vesayet döneminden gelen  yapısal sorunlarının çözümüne yönelik ciddi katkı ve destekler sağlandı. Birliklerin bilançolarını dü­ zeltmek ve kredibilitelerini artırmak amacıyla on üç birliğin 2000 tarihi öncesinden gelen faizleriyle  birlikte 1,3 milyar Türk lirasına ulaşan DFİF kredisi borçları hazine tarafından üstlenilerek silindi,  1,3 katrilyon eski parayla. Yine mahsuplaşmalar sonucunda FİSKOBİRLİK'in borçları ortadan kal­ dırıldı ve kalan 94,5 milyon Türk lirası özel bünye borcu da silindi ve 2000 öncesine ait 313,6 mil­ yon Türk lirası özel banka borçları hazine tarafından üstlenildi.  Aşırı ve niteliksiz personel yapısının değiştirilmesi yönündeki çalışmalara destek sağlamak ama­ cıyla personel tazminatları hazine kaynaklarından karşılandı ve bu kapsamda birliklere yaklaşık 156  milyon lira ilave kaynak aktarıldı. Diğer yandan DFİF kaynaklarından düşük maliyetli kredi kullan­ dırma uygulamasına da devam edildi bu arada. Birliklere her ürün döneminde DFİF kaynaklarından  ürün alım kredisi de kullandırıldı. Hâlen birliklerin üzerinde yaklaşık 920 milyon Türk lirası DFİF  kredisi bulunmaktadır.  TBMM B: 70 9 . 3 . 2010 0 : 1  Ayrıca, bedeli proje kaynaklarından karşılanarak birlik bazında danışmanlık hizmetleri satın alın­ mış ve her birlik için oluşturulan programlar uygulanmak üzere protokollerle birliklere teslim edil­ miştir. Birliklere kendilerini yeniden yapılandırmaları için eğitim, uzmanlık ve teknik destek  sağlanmıştır bu süreç içerisinde fakat yeniden yapılandırma programının sonuçları birliklere göre farklı  olmuştur. Bazı birlikler bu süreci çok iyi değerlendirdiler ve kendilerini yapılandırarak ciddi başarı­ lar elde ettiler. Trakya Birlik gibi, Marmarabirlik gibi, Gülbirlik gibi birliklerin bu konuda çok ciddi  basanlar elde ettiklerini söyleyebiliriz. Fakat bu süreci önemsemeyen, gerekli adımları atmayan veya  atamayan birlikler ise yapısal sorunlarını bugüne kadar taşıdılar. Bugün bu durumdaki birliklerin so­ runlarına baktığımız zaman hâlen yönetim sorunlannı sürdürdükleri, geçmiş alışkanlıkları hiç değiş­ tirmedikleri, yüksek maliyetlerle faaliyet gösterdikleri, öz kaynaklarını yeterince güçlendirmedikleri  ve finansman yönünden sürekli dış kaynaklara bağımlı hareket ettikleri görülmektedir.  Buna karşın, bundan önceki süreçte de birliklerin piyasa koşullarında rekabetçi bir şekilde faa­ liyet göstermeleri ve zayıf oldukları noktalarda bu kuruluşların desteklenmesi yine hedeflerimiz ara­ sındadır. Nitekim Hükümet Programı'nda tarım satış kooperatif ve birliklerinin sürdürülebilir bir  rasyonel finansman modeline kavuşturulması tedbirlerine de yer verdik. Bu yönde, ilgili kurum ve  kuruluşların mutabakatıyla bir kanun tasarısı da hazırladık ve Başbakanlığa sunduk.  Hazırlanan bu tasarı taslağında birliklerin ödemekte güçlük çektikleri mevcut DFİF kredisi borç­ larının yeniden yapılandırılması ve ödemenin uzun bir vadeye yayılması, bu kuruluşlar için faiz des­ tekli kredi sisteminin getirilmesi, ürün alımı için ihtiyaç duydukları dış finansmanın bu yolla  karşılanabilmesi yönünde düzenlemeler getirilmektedir. Ayrıca işlevini önemli ölçüde tamamlamış  olan yeniden yapılandırma programının sonlandırılması, birliklerin uygulamada karşılaştıkları mev­ zuat eksikliklerinin giderilmesi, bu kuruluşların kooperatifçilik ve kurumsal yönetim ilkelerine göre  faaliyet göstermeleri yönündeki düzenlemelere de bu taslakta yer verilmiştir. Örgütlenme yapıları­ nın da gözden geçirilmesi gerekmektedir.  TARİŞ birliklerine şimdiye kadar ne tür destekler sağlandı? Bakın, TARİŞ Pamuk Birliğinin mev­ cut DFİF kredisi borçlarından 167,7 milyon borcu silindi, faizleriyle beraber 234 milyon lira kredi  borcu silindi. TARİŞ Zeytin Birliğinin 74,7 milyon borcu silindi, TARİŞ Üzüm Birliğinin 105,8 mil­ yon borcu silindi, TARİŞ İncir Birliğinin 40,4 milyon borcu silindi. Bu kadar borç silinmesine rağmen  bu birliklerin, şu anda Pamuk Birliğinin 167 milyon, Zeytin ve Zeytinyağı Birliğinin 122 milyon,  Üzüm Birliğinin 118 milyon, İncir Birliğinin 20 milyon lira borcu bulunmaktadır. Ayrıca bu birliklere  toplam 43,7 milyon Türk lirası personel tazminatı desteği de sağlanmış bulunuyor TARİŞ birlikle­ rine. Sağlanan bu desteklere rağmen başta TARİŞ Pamuk Birliği olmak üzere TARİŞ birlikleri geç­ miş alışkanlıklarını sürdürmüş, yönetim hatalarını giderememiş, rantabl olmayan ve birliklerin iş  hacimlerini ve mali imkânlarını aşan yeni yatınmlara girmişlerdir. Yeniden yapılandırma programı  kapsamında istihdam yapılarını gözden geçirmeleri ve maliyetleri düşürmeleri hedeflenmiş ve danış­ manlık firmaları tarafından bu yönde ciddi uyarılar yapılmış olmasına rağmen ve program kapsamında  destek de verilmesine rağmen bu alanda gereken radikal adımları atamamıştır birliklerimiz.  Nitekim TARİŞ Pamuk Birliğinin önemli bir işletmesi olan ve yakın zamanda kapatılma karan alı­ nan TARİŞ İplik Anonim Şirketinin durumuyla ilgili Bakanlığımızca yapılan incelemede, sektör ortala- malanna göre yıllık işçi başına iplik üretimi 28 ila 33 ton iken -bütün sektörde- bu rakam TARİŞ İplik  Anonim Şirketinde 22 tonda kalmıştır. Benzer bir şekilde 1 kilogram iplik üretiminde işçilik payı sektör  ortalaması yüzde 5 ila 8 iken TARİŞ İplik Anonim Şirketinde işçilik payı yüzde 21,23 seviyesinde ol­ muştur. Elbette bu koşullarda bir işletmenin ayakta kalması ve rakip firmalarla rekabet edebilmesi müm­ kün değildir. TARİŞ Pamuk Birliğinin diğer işletmelerinde de benzer sorunlar yaşanmaktadır.  - 2 2 2 -
Sayfa 29 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2010 0 : 1  Ayrıca, bedeli proje kaynaklarından karşılanarak birlik bazında danışmanlık hizmetleri satın alın­ mış ve her birlik için oluşturulan programlar uygulanmak üzere protokollerle birliklere teslim edil­ miştir. Birliklere kendilerini yeniden yapılandırmaları için eğitim, uzmanlık ve teknik destek  sağlanmıştır bu süreç içerisinde fakat yeniden yapılandırma programının sonuçları birliklere göre farklı  olmuştur. Bazı birlikler bu süreci çok iyi değerlendirdiler ve kendilerini yapılandırarak ciddi başarı­ lar elde ettiler. Trakya Birlik gibi, Marmarabirlik gibi, Gülbirlik gibi birliklerin bu konuda çok ciddi  basanlar elde ettiklerini söyleyebiliriz. Fakat bu süreci önemsemeyen, gerekli adımları atmayan veya  atamayan birlikler ise yapısal sorunlarını bugüne kadar taşıdılar. Bugün bu durumdaki birliklerin so­ runlarına baktığımız zaman hâlen yönetim sorunlannı sürdürdükleri, geçmiş alışkanlıkları hiç değiş­ tirmedikleri, yüksek maliyetlerle faaliyet gösterdikleri, öz kaynaklarını yeterince güçlendirmedikleri  ve finansman yönünden sürekli dış kaynaklara bağımlı hareket ettikleri görülmektedir.  Buna karşın, bundan önceki süreçte de birliklerin piyasa koşullarında rekabetçi bir şekilde faa­ liyet göstermeleri ve zayıf oldukları noktalarda bu kuruluşların desteklenmesi yine hedeflerimiz ara­ sındadır. Nitekim Hükümet Programı'nda tarım satış kooperatif ve birliklerinin sürdürülebilir bir  rasyonel finansman modeline kavuşturulması tedbirlerine de yer verdik. Bu yönde, ilgili kurum ve  kuruluşların mutabakatıyla bir kanun tasarısı da hazırladık ve Başbakanlığa sunduk.  Hazırlanan bu tasarı taslağında birliklerin ödemekte güçlük çektikleri mevcut DFİF kredisi borç­ larının yeniden yapılandırılması ve ödemenin uzun bir vadeye yayılması, bu kuruluşlar için faiz des­ tekli kredi sisteminin getirilmesi, ürün alımı için ihtiyaç duydukları dış finansmanın bu yolla  karşılanabilmesi yönünde düzenlemeler getirilmektedir. Ayrıca işlevini önemli ölçüde tamamlamış  olan yeniden yapılandırma programının sonlandırılması, birliklerin uygulamada karşılaştıkları mev­ zuat eksikliklerinin giderilmesi, bu kuruluşların kooperatifçilik ve kurumsal yönetim ilkelerine göre  faaliyet göstermeleri yönündeki düzenlemelere de bu taslakta yer verilmiştir. Örgütlenme yapıları­ nın da gözden geçirilmesi gerekmektedir.  TARİŞ birliklerine şimdiye kadar ne tür destekler sağlandı? Bakın, TARİŞ Pamuk Birliğinin mev­ cut DFİF kredisi borçlarından 167,7 milyon borcu silindi, faizleriyle beraber 234 milyon lira kredi  borcu silindi. TARİŞ Zeytin Birliğinin 74,7 milyon borcu silindi, TARİŞ Üzüm Birliğinin 105,8 mil­ yon borcu silindi, TARİŞ İncir Birliğinin 40,4 milyon borcu silindi. Bu kadar borç silinmesine rağmen  bu birliklerin, şu anda Pamuk Birliğinin 167 milyon, Zeytin ve Zeytinyağı Birliğinin 122 milyon,  Üzüm Birliğinin 118 milyon, İncir Birliğinin 20 milyon lira borcu bulunmaktadır. Ayrıca bu birliklere  toplam 43,7 milyon Türk lirası personel tazminatı desteği de sağlanmış bulunuyor TARİŞ birlikle­ rine. Sağlanan bu desteklere rağmen başta TARİŞ Pamuk Birliği olmak üzere TARİŞ birlikleri geç­ miş alışkanlıklarını sürdürmüş, yönetim hatalarını giderememiş, rantabl olmayan ve birliklerin iş  hacimlerini ve mali imkânlarını aşan yeni yatınmlara girmişlerdir. Yeniden yapılandırma programı  kapsamında istihdam yapılarını gözden geçirmeleri ve maliyetleri düşürmeleri hedeflenmiş ve danış­ manlık firmaları tarafından bu yönde ciddi uyarılar yapılmış olmasına rağmen ve program kapsamında  destek de verilmesine rağmen bu alanda gereken radikal adımları atamamıştır birliklerimiz.  Nitekim TARİŞ Pamuk Birliğinin önemli bir işletmesi olan ve yakın zamanda kapatılma karan alı­ nan TARİŞ İplik Anonim Şirketinin durumuyla ilgili Bakanlığımızca yapılan incelemede, sektör ortala- malanna göre yıllık işçi başına iplik üretimi 28 ila 33 ton iken -bütün sektörde- bu rakam TARİŞ İplik  Anonim Şirketinde 22 tonda kalmıştır. Benzer bir şekilde 1 kilogram iplik üretiminde işçilik payı sektör  ortalaması yüzde 5 ila 8 iken TARİŞ İplik Anonim Şirketinde işçilik payı yüzde 21,23 seviyesinde ol­ muştur. Elbette bu koşullarda bir işletmenin ayakta kalması ve rakip firmalarla rekabet edebilmesi müm­ kün değildir. TARİŞ Pamuk Birliğinin diğer işletmelerinde de benzer sorunlar yaşanmaktadır.  - 2 2 2 - TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0 O: 1  Öte yandan TARİŞ birlikleri önemli ve kıymeti yüksek atıl varlıklara sahiptir, çok kıymetli de­ ğerleri var. İşletme, sermaye yapılarını güçlendirmek için bu varlıklarını değerlendirmesi yönündeki  telkinlere de kulak vermemiş, yakın zamana kadar bu konuda ciddi bir adım da atılamamıştır. Bunun  yerine sürekli borçlanma yolu tercih edilmiştir. Gelinen nokta itibarıyla bu borçların çevrilmesi de son  derece güç bir hâle gelmiştir. Buna rağmen alacaklı bankalar TARİŞ Pamuk Birliğine gerekli kolaylıkları  göstermiş ve özel banka borçları yeniden vadelendirilmiştir. Bakanlık olarak TARİŞ Pamuk Birliğinin  durumuyla ilgili inceleme yaptırılmış ve Birliğe atılması gereken adımlar ve alınması gereken tedbir­ lerle ilgili önerilerde de bulunulmuştur. Bundan sonraki sürecin başarısı Birlik yöneticilerinin bu ras­ yonel ilkelere göre atacakları adımlara bağlıdır; ellerindeki gayrimenkul değerleri, sermayelerini  güçlendirmek, fınans yapılarını güçlendirmek için kullanma yeteneklerine bağlıdır. Ayrıca Bakanlık  olarak birliklere yönelik öngördüğümüz yasal düzenlemeyle getirilmesi planlanan desteklerden tabii  ki TARİŞ birlikleri de yararlanmış olacaklardır o yasal düzenleme Parlamentodan geçtiği takdirde.  Teşekkür ederim. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ederim.  Gündem dışı üçüncü söz ülkemizdeki işsizlik ve ekonomik sorunlar hakkında söz isteyen Niğde  Milletvekili Sayın Mümin İnan'a aittir.  Buyurun Sayın İnan. (MHP sıralarından alkışlar)  3.- Niğde Milletvekili Mümin inan 'ın, Amerika Birleşik Devletleri Temsilciler Meclisi Dış ilişkiler  Komitesinde 1915 olaylarına ilişkin Ermeni iddialarına yönelik tasarının kabul edilmesinin Hükümetin  yanlış politikalarının neticesi olduğuna, işsizlik ve ekonomik sorunlara ilişkin gündem dışı konuşması  MÜMİN İNAN (Niğde) - Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekili arkadaşlarım; ülkemizdeki iş­ sizlik ve ekonomik sorunlar hakkında gündem dışı söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle yüce heye­ tinizi saygı ve sevgiyle selamlarım.  Elâzığ ilimiz çevresinde meydana gelen depremde ölen vatandaşlarımıza ve hain saldırı sonucu  Hakkâri'de şehit edilen askerimize Allah'tan rahmet, yakınlarına ve milletimize başsağlığı, yarala­ nan vatandaşlarımıza ve askerlerimize acil şifalar diliyorum.  Ayrıca, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla bütün kadınlarımızı saygı ve sevgiyle se­ lamlıyorum.  Ayrıca, Amerika Birleşik Devletleri Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesinde 1915 olayla­ rına ilişkin Ermeni iddialarına yönelik tasarının kabul edilmesini Milliyetçi Hareket Partisi olarak da  şiddetle kınıyoruz. Bu önemli konu karşısında Sayın Dışişleri Bakanı, öyle bir tablonun çıkmasını sa­ dece üzücü olarak belirtmiş ve bununla yetinmiştir. Oysa, bu karar, başta kendisini dünya lideri ola­ rak tanıtmaya çalıştığınız Sayın Başbakan ve onun Dışişleri Bakanının yanlış politikalarının neticesidir.  1915 olaylarını Ermeni soykırımı olarak tanımış, dolayısıyla bu konuda taraf olduğunu açıkça  dünyaya ilan etmiş olan İsviçre'nin ara buluculuğunda ve ABD Başkanının telkin ve tavsiyeleriyle  politika belirlenirse olacak sonuç budur. Ermenistanlı yetkililerin bir sürü kaprisine boyun eğip sa­ atlerce bekleyerek imzalanan protokolün ülkemize ne kazandırdığı ortadadır. Bunun sonucu olarak,  sadece Azeri kardeşlerimizle arada bir dargınlık ve kırgınlık oluşmuştur. Bu, maalesef Hükümetin  komşularla sıfır sorun politikasının bir neticesidir.  Bu kararların sonucunda, Obama'nın, Sayın Cumhurbaşkanımıza telefon açarak protokollerin  derhâl Mecliste onaylanmasını istemesi de ayrıca bir garabettir. Türk milleti ve Milliyetçi Hareket  Partisi olarak protokollerin bu konunun neticesinde derhâl Meclisten çekilmesini talep etmekteyiz.  - 2 2 3 -
Sayfa 30 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0 O: 1  Öte yandan TARİŞ birlikleri önemli ve kıymeti yüksek atıl varlıklara sahiptir, çok kıymetli de­ ğerleri var. İşletme, sermaye yapılarını güçlendirmek için bu varlıklarını değerlendirmesi yönündeki  telkinlere de kulak vermemiş, yakın zamana kadar bu konuda ciddi bir adım da atılamamıştır. Bunun  yerine sürekli borçlanma yolu tercih edilmiştir. Gelinen nokta itibarıyla bu borçların çevrilmesi de son  derece güç bir hâle gelmiştir. Buna rağmen alacaklı bankalar TARİŞ Pamuk Birliğine gerekli kolaylıkları  göstermiş ve özel banka borçları yeniden vadelendirilmiştir. Bakanlık olarak TARİŞ Pamuk Birliğinin  durumuyla ilgili inceleme yaptırılmış ve Birliğe atılması gereken adımlar ve alınması gereken tedbir­ lerle ilgili önerilerde de bulunulmuştur. Bundan sonraki sürecin başarısı Birlik yöneticilerinin bu ras­ yonel ilkelere göre atacakları adımlara bağlıdır; ellerindeki gayrimenkul değerleri, sermayelerini  güçlendirmek, fınans yapılarını güçlendirmek için kullanma yeteneklerine bağlıdır. Ayrıca Bakanlık  olarak birliklere yönelik öngördüğümüz yasal düzenlemeyle getirilmesi planlanan desteklerden tabii  ki TARİŞ birlikleri de yararlanmış olacaklardır o yasal düzenleme Parlamentodan geçtiği takdirde.  Teşekkür ederim. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ederim.  Gündem dışı üçüncü söz ülkemizdeki işsizlik ve ekonomik sorunlar hakkında söz isteyen Niğde  Milletvekili Sayın Mümin İnan'a aittir.  Buyurun Sayın İnan. (MHP sıralarından alkışlar)  3.- Niğde Milletvekili Mümin inan 'ın, Amerika Birleşik Devletleri Temsilciler Meclisi Dış ilişkiler  Komitesinde 1915 olaylarına ilişkin Ermeni iddialarına yönelik tasarının kabul edilmesinin Hükümetin  yanlış politikalarının neticesi olduğuna, işsizlik ve ekonomik sorunlara ilişkin gündem dışı konuşması  MÜMİN İNAN (Niğde) - Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekili arkadaşlarım; ülkemizdeki iş­ sizlik ve ekonomik sorunlar hakkında gündem dışı söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle yüce heye­ tinizi saygı ve sevgiyle selamlarım.  Elâzığ ilimiz çevresinde meydana gelen depremde ölen vatandaşlarımıza ve hain saldırı sonucu  Hakkâri'de şehit edilen askerimize Allah'tan rahmet, yakınlarına ve milletimize başsağlığı, yarala­ nan vatandaşlarımıza ve askerlerimize acil şifalar diliyorum.  Ayrıca, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla bütün kadınlarımızı saygı ve sevgiyle se­ lamlıyorum.  Ayrıca, Amerika Birleşik Devletleri Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesinde 1915 olayla­ rına ilişkin Ermeni iddialarına yönelik tasarının kabul edilmesini Milliyetçi Hareket Partisi olarak da  şiddetle kınıyoruz. Bu önemli konu karşısında Sayın Dışişleri Bakanı, öyle bir tablonun çıkmasını sa­ dece üzücü olarak belirtmiş ve bununla yetinmiştir. Oysa, bu karar, başta kendisini dünya lideri ola­ rak tanıtmaya çalıştığınız Sayın Başbakan ve onun Dışişleri Bakanının yanlış politikalarının neticesidir.  1915 olaylarını Ermeni soykırımı olarak tanımış, dolayısıyla bu konuda taraf olduğunu açıkça  dünyaya ilan etmiş olan İsviçre'nin ara buluculuğunda ve ABD Başkanının telkin ve tavsiyeleriyle  politika belirlenirse olacak sonuç budur. Ermenistanlı yetkililerin bir sürü kaprisine boyun eğip sa­ atlerce bekleyerek imzalanan protokolün ülkemize ne kazandırdığı ortadadır. Bunun sonucu olarak,  sadece Azeri kardeşlerimizle arada bir dargınlık ve kırgınlık oluşmuştur. Bu, maalesef Hükümetin  komşularla sıfır sorun politikasının bir neticesidir.  Bu kararların sonucunda, Obama'nın, Sayın Cumhurbaşkanımıza telefon açarak protokollerin  derhâl Mecliste onaylanmasını istemesi de ayrıca bir garabettir. Türk milleti ve Milliyetçi Hareket  Partisi olarak protokollerin bu konunun neticesinde derhâl Meclisten çekilmesini talep etmekteyiz.  - 2 2 3 - TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0 O: 1  - 2 2 4 - Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekili arkadaşlarım; birçok ekonomi uzmanının belirttiği gibi,  2003 yılı sonrasında uygulanan yanlış politika sonucunda, yani düşük döviz kuruyla ithalat teşvik  edici ekonomi politikası, istihdam dostu olan üreterek güçlü ekonomiye geçişi engellemiştir.  Bugün, her ne kadar Hükümetin gündeminde olmasa da işsizlik sorunu hâlâ ülkemizin gerçek  gündeminde bir numaralı sorun olarak varlığını sürdürmektedir. Uygulanan yanlış ekonomi politi­ kalarıyla ülkemizdeki işsiz sayısı hızla yükselmiştir. Şu an Türkiye'de her 4 gençten l ' i işsizdir.  Resmî rakamlara göre işsiz sayısı, 2009 yılı sonu itibarıyla yaklaşık 4 milyona yükselmiştir. Sendi­ kaların rakamlarına göre ise işsiz sayısı, tarımda çalışan sezonluk işçileri, geçici işçileri ve gizli iş­ sizleri de katınca bu rakamın çok daha üstündedir ve 6-7 milyon civarındadır. Bu rakam ülkemizin  gerçeklerini daha iyi yansıtmaktadır. İşsizliğin bu kadar yoğun olması sosyal tahribatı da berabe­ rinde getirmekte, acil önlem alınmadığı takdirde toplumsal yapımızda ve siyasi hayatımızda kalıcı  hasar bırakması ihtimali de çok yüksektir.  Üye sayısı ve kontrol ettikleri ekonomik büyüklük bakımından ülkemizin büyük sivil toplum ku­ ruluşlarından olan TOBB'un başkanı, 2009 yılının sonlarında Balıkesir'de yaptığı bir konuşmada,  "Geçmişteki krizleri biz şöyle okurduk: Yükselen döviz fiyatları, düşen borsa ve artan faizler, bun­ larda dengeler bozulduğunda 'Kriz var.' derdik. Bütün dünyada da böyle görünürdü. Bu seferki kriz  göstergesi iki noktadadır: Birincisi, hangi ülkedeyseniz o ülkenin gayrisafi millî hasılası, ikincisi ise  işsizlik rakamları. Kriz tespit edebildiğimiz her yer burasıdır." diyerek, ülkemizde TÜİK'in rakam­ larına göre 6 milyon 100 bin işsiz bulunduğunu ve her yıl 700 bin kişinin istihdam nüfusuna katıldı­ ğını belirterek, ülkemiz açısından bugün, yarın ve gelecekte olsun en büyük tehdidi ve tehlikeyi  işsizlikte gördüğünü ifade etmiştir.  Türkiye'de sivil toplum kuruluşlarının tamamına yakını böyle düşünmektedir, ancak ekonomik  koordinasyondan sorumlu Devlet Bakanı, işsizliğin abartılacak boyutlarda olmadığını söyleyerek  olayı hafife almaktadır. Sayın Ali Babacan böyle söylese de TÜİK rakamları ve OECD raporları  bunun aksini göstermektedir.  Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütünün dünya ekonomisinin yıllık görünümüyle ilgili ra­ porunda, ülkemizdeki işsizliğin 2010 yılında yüzde 15'in üzerine çıkabileceği söylenmektedir.  Milliyetçi Hareket Partisi olarak, defalarca işsizlik ve istihdamla ilgili olarak konuşmalar yap­ tığımızda, araştırma önergeleri vermemize rağmen, AKP'nin böyle bir derdi ve gündemi olmadığı  için, işsizliğin araştırılmasına dair önergemiz maalesef reddedilmiştir.  AKP hükümetleri gerçek gündemleri örtmek için ortaya getirdiği diğer konularda da başarılı  olamamıştır. Türkiye, AKP'nin yanlış politikaları yüzünden sürekli geriletilmiş ve köşeye sıkıştırıl­ maya çalışılmıştır. Ermeni meselesi, ABD'den gelen olumsuz raporlar ve ABD'deki son gelişmeler  AKP'nin suratında patlasa da maalesef Hükümet hâlâ uykudan uyanamamıştır.  Sayın Başbakan iktidara ilk geldiğinde, vatandaşlarımızdan kendisine üç yıl müsaade edilmesini  istemiştir ve üç yılın sonunda da her yıl 1 milyon insana iş bulabileceğini söylemiştir...  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Bir dakika ek süre veriyorum, tamamlayın lütfen.  MÜMİN İNAN (Devamla) - Teşekkür ederim.  ...ama maalesef, bu üç yılın sonunda, bırakın üç yılın sonunu sekiz yılın sonunda da insanlara  iş bulmayı bırakın, her geçen gün artan işsizlerle ülkemiz karşı karşıya kalmaktadır.
Sayfa 31 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0 O: 1  - 2 2 4 - Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekili arkadaşlarım; birçok ekonomi uzmanının belirttiği gibi,  2003 yılı sonrasında uygulanan yanlış politika sonucunda, yani düşük döviz kuruyla ithalat teşvik  edici ekonomi politikası, istihdam dostu olan üreterek güçlü ekonomiye geçişi engellemiştir.  Bugün, her ne kadar Hükümetin gündeminde olmasa da işsizlik sorunu hâlâ ülkemizin gerçek  gündeminde bir numaralı sorun olarak varlığını sürdürmektedir. Uygulanan yanlış ekonomi politi­ kalarıyla ülkemizdeki işsiz sayısı hızla yükselmiştir. Şu an Türkiye'de her 4 gençten l ' i işsizdir.  Resmî rakamlara göre işsiz sayısı, 2009 yılı sonu itibarıyla yaklaşık 4 milyona yükselmiştir. Sendi­ kaların rakamlarına göre ise işsiz sayısı, tarımda çalışan sezonluk işçileri, geçici işçileri ve gizli iş­ sizleri de katınca bu rakamın çok daha üstündedir ve 6-7 milyon civarındadır. Bu rakam ülkemizin  gerçeklerini daha iyi yansıtmaktadır. İşsizliğin bu kadar yoğun olması sosyal tahribatı da berabe­ rinde getirmekte, acil önlem alınmadığı takdirde toplumsal yapımızda ve siyasi hayatımızda kalıcı  hasar bırakması ihtimali de çok yüksektir.  Üye sayısı ve kontrol ettikleri ekonomik büyüklük bakımından ülkemizin büyük sivil toplum ku­ ruluşlarından olan TOBB'un başkanı, 2009 yılının sonlarında Balıkesir'de yaptığı bir konuşmada,  "Geçmişteki krizleri biz şöyle okurduk: Yükselen döviz fiyatları, düşen borsa ve artan faizler, bun­ larda dengeler bozulduğunda 'Kriz var.' derdik. Bütün dünyada da böyle görünürdü. Bu seferki kriz  göstergesi iki noktadadır: Birincisi, hangi ülkedeyseniz o ülkenin gayrisafi millî hasılası, ikincisi ise  işsizlik rakamları. Kriz tespit edebildiğimiz her yer burasıdır." diyerek, ülkemizde TÜİK'in rakam­ larına göre 6 milyon 100 bin işsiz bulunduğunu ve her yıl 700 bin kişinin istihdam nüfusuna katıldı­ ğını belirterek, ülkemiz açısından bugün, yarın ve gelecekte olsun en büyük tehdidi ve tehlikeyi  işsizlikte gördüğünü ifade etmiştir.  Türkiye'de sivil toplum kuruluşlarının tamamına yakını böyle düşünmektedir, ancak ekonomik  koordinasyondan sorumlu Devlet Bakanı, işsizliğin abartılacak boyutlarda olmadığını söyleyerek  olayı hafife almaktadır. Sayın Ali Babacan böyle söylese de TÜİK rakamları ve OECD raporları  bunun aksini göstermektedir.  Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütünün dünya ekonomisinin yıllık görünümüyle ilgili ra­ porunda, ülkemizdeki işsizliğin 2010 yılında yüzde 15'in üzerine çıkabileceği söylenmektedir.  Milliyetçi Hareket Partisi olarak, defalarca işsizlik ve istihdamla ilgili olarak konuşmalar yap­ tığımızda, araştırma önergeleri vermemize rağmen, AKP'nin böyle bir derdi ve gündemi olmadığı  için, işsizliğin araştırılmasına dair önergemiz maalesef reddedilmiştir.  AKP hükümetleri gerçek gündemleri örtmek için ortaya getirdiği diğer konularda da başarılı  olamamıştır. Türkiye, AKP'nin yanlış politikaları yüzünden sürekli geriletilmiş ve köşeye sıkıştırıl­ maya çalışılmıştır. Ermeni meselesi, ABD'den gelen olumsuz raporlar ve ABD'deki son gelişmeler  AKP'nin suratında patlasa da maalesef Hükümet hâlâ uykudan uyanamamıştır.  Sayın Başbakan iktidara ilk geldiğinde, vatandaşlarımızdan kendisine üç yıl müsaade edilmesini  istemiştir ve üç yılın sonunda da her yıl 1 milyon insana iş bulabileceğini söylemiştir...  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Bir dakika ek süre veriyorum, tamamlayın lütfen.  MÜMİN İNAN (Devamla) - Teşekkür ederim.  ...ama maalesef, bu üç yılın sonunda, bırakın üç yılın sonunu sekiz yılın sonunda da insanlara  iş bulmayı bırakın, her geçen gün artan işsizlerle ülkemiz karşı karşıya kalmaktadır.  TBMM B:70 9 . 3 . 2 0 1 0 O: 1  - 2 2 5 - Bu konuda, Sayın Başbakan bazı konuşmalarında ülkeyi uçuracağını ve İngilizce tabiriyle "take  off' durumuna geçireceğini söylemiştir. Bu konuda Sayın Başbakanın hakkını teslim etmek lazım­ dır. Sayın Başbakan, ülkeyi tefclim aldığından bugüne, ülke borçlarını 2'ye katlayarak, işsizliği cum­ huriyet tarihinin en yüksek seviyesine çıkararak, kapanan fabrika sayılarıyla, icradaki kredi  takipleriyle, dönüşleri hızla artan karşılıksız çeklerle ülkeyi gerçekten sonu belli olmayan bir mace­ raya doğru uçuşa geçirmiştir. Sayın Başbakan çok yükseklerde olduğu için işsizin, asgari ücretlinin,  esnafın, çiftçinin, sanatkârın, emeklinin sesini duymamakta ve onları görmemektedir.  Şunu hiçbir zaman unutmamak gerekir ki, her uçuşun bir de inişi vardır, bu bazen ayaklar üze­ rine bazen de burun üzerine çakılmayla gerçekleşebilir.  Bu vesileyle hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın İnan.  İç Tüzük'ün 60'ıncı maddesine göre, pek kısa söz hakkı talebi vardır.  Sayın milletvekillerine ikişer dakika söz vereceğim.  Sayın Doğru...  VIL- AÇIKLAMALAR  L- Tokat Milletvekili Reşat Doğru 'nun, Elâzığ'da meydana gelen depreme ilişkin açıklaması  REŞAT DOĞRU (Tokat) - Teşekkür ederim Sayın Başkanım.  Elâzığ ili Karakocan ilçesinde meydana gelen depremde 51 vatandaşımızı kaybetmiş bulunu­ yoruz. Hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet diliyorum, yaralananlara da acil şifa­ lar diliyorum.  Ülkemiz yoğun bir deprem kuşağında bulunmaktadır. Ülkemizin her tarafında olduğu gibi,  Kuzey Anadolu fay hattı bölgesinde bulunan Tokat, Amasya, Çorum, Gümüşhane, Erzincan gibi  bütün vilayetlerimizde, başta devlet binaları olmak üzere bütün binalar deprem dayanıklılık testin­ den geçirilmelidir. Sağlıksız binalar yerine yeni binalar yapılmalı, binalar daha dayanıklı olmalı, ön­ lemler tekrar gözden geçirilmelidir. Örneğin, bazı illerde itfaiye binaları açık alanlarda değil,  apartmanların altında bulunmaktadır. Ondan dolayı, devletin bu konulara ciddi manada eğilmesi ge­ rekmektedir. Başımıza bir felaket geldikten sonra değil, şimdiden önlemler alınması gerekmektedir.  Bakınız, Karakocan'daki gibi dayanaksız binalar Tokat gibi birçok vilayetimizin köylerinde bu­ lunmaktadır. Ondan dolayı da daha önce yaşanan Erzincan ve Erbaa depremleri de göz önüne alına­ rak, buralar tekrar değerlendirilmeli ve insanlarımız rahatlatılmalıdır diyor, teşekkür ediyorum Sayın  Başkan.  BAŞKAN-Say ın Vural...  2.- İzmir Milletvekili Oktay Vural'ın, ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesinde alınan  sözde Ermeni soykırımı kararına ve Elâzığ 'da meydana gelen depreme ilişkin açıklaması  OKTAY VURAL (İzmir) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.  Öncelikle Milliyetçi Hareket Partisi olarak, ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesinde  alınan sözde Ermeni soykırım kararıyla ilgili bu kararı kınıyoruz ve reddediyoruz. Aslında bu karar,  bu kararı alanların tarihinde yeni bir kara leke olarak tarihteki yerini almıştır.
Sayfa 32 -
TBMM B:70 9 . 3 . 2 0 1 0 O: 1  - 2 2 5 - Bu konuda, Sayın Başbakan bazı konuşmalarında ülkeyi uçuracağını ve İngilizce tabiriyle "take  off' durumuna geçireceğini söylemiştir. Bu konuda Sayın Başbakanın hakkını teslim etmek lazım­ dır. Sayın Başbakan, ülkeyi tefclim aldığından bugüne, ülke borçlarını 2'ye katlayarak, işsizliği cum­ huriyet tarihinin en yüksek seviyesine çıkararak, kapanan fabrika sayılarıyla, icradaki kredi  takipleriyle, dönüşleri hızla artan karşılıksız çeklerle ülkeyi gerçekten sonu belli olmayan bir mace­ raya doğru uçuşa geçirmiştir. Sayın Başbakan çok yükseklerde olduğu için işsizin, asgari ücretlinin,  esnafın, çiftçinin, sanatkârın, emeklinin sesini duymamakta ve onları görmemektedir.  Şunu hiçbir zaman unutmamak gerekir ki, her uçuşun bir de inişi vardır, bu bazen ayaklar üze­ rine bazen de burun üzerine çakılmayla gerçekleşebilir.  Bu vesileyle hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın İnan.  İç Tüzük'ün 60'ıncı maddesine göre, pek kısa söz hakkı talebi vardır.  Sayın milletvekillerine ikişer dakika söz vereceğim.  Sayın Doğru...  VIL- AÇIKLAMALAR  L- Tokat Milletvekili Reşat Doğru 'nun, Elâzığ'da meydana gelen depreme ilişkin açıklaması  REŞAT DOĞRU (Tokat) - Teşekkür ederim Sayın Başkanım.  Elâzığ ili Karakocan ilçesinde meydana gelen depremde 51 vatandaşımızı kaybetmiş bulunu­ yoruz. Hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet diliyorum, yaralananlara da acil şifa­ lar diliyorum.  Ülkemiz yoğun bir deprem kuşağında bulunmaktadır. Ülkemizin her tarafında olduğu gibi,  Kuzey Anadolu fay hattı bölgesinde bulunan Tokat, Amasya, Çorum, Gümüşhane, Erzincan gibi  bütün vilayetlerimizde, başta devlet binaları olmak üzere bütün binalar deprem dayanıklılık testin­ den geçirilmelidir. Sağlıksız binalar yerine yeni binalar yapılmalı, binalar daha dayanıklı olmalı, ön­ lemler tekrar gözden geçirilmelidir. Örneğin, bazı illerde itfaiye binaları açık alanlarda değil,  apartmanların altında bulunmaktadır. Ondan dolayı, devletin bu konulara ciddi manada eğilmesi ge­ rekmektedir. Başımıza bir felaket geldikten sonra değil, şimdiden önlemler alınması gerekmektedir.  Bakınız, Karakocan'daki gibi dayanaksız binalar Tokat gibi birçok vilayetimizin köylerinde bu­ lunmaktadır. Ondan dolayı da daha önce yaşanan Erzincan ve Erbaa depremleri de göz önüne alına­ rak, buralar tekrar değerlendirilmeli ve insanlarımız rahatlatılmalıdır diyor, teşekkür ediyorum Sayın  Başkan.  BAŞKAN-Say ın Vural...  2.- İzmir Milletvekili Oktay Vural'ın, ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesinde alınan  sözde Ermeni soykırımı kararına ve Elâzığ 'da meydana gelen depreme ilişkin açıklaması  OKTAY VURAL (İzmir) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.  Öncelikle Milliyetçi Hareket Partisi olarak, ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesinde  alınan sözde Ermeni soykırım kararıyla ilgili bu kararı kınıyoruz ve reddediyoruz. Aslında bu karar,  bu kararı alanların tarihinde yeni bir kara leke olarak tarihteki yerini almıştır.  TBMM B:70 9 . 3 . 2 0 1 0 O: 1  - 2 2 6 - Ayrıca, Milliyetçi Hareket Partisi olarak, Elazığ'da meydana gelen depremde hayatını kaybeden  vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyoruz. Hükümeti bu acı depremin yara­ larını sarma konusunda acilen harekete geçmeye ve her türlü girişimi yapmaya davet ediyoruz.  Bu vesileyle de Milliyetçi Hareket Partisi olarak bir heyetin incelemelerde bulunmak üzere  Elazığ'a doğru gittiğini, gönderildiğini ifade ediyor, hepinize saygılarımı arz ediyorum.  Teşekkür ederim Sayın Başkanım.  BAŞKAN - Sayın Sipahi...  3.- İzmir Milletvekili Kamil Erdal Sipahi 'nin, Hakkâri 'de bir askerin şehit olmasına; Elâzığ 'da  meydana gelen depreme ve Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesinin genişletilmesi konusundaki  sıkıntılara ilişkin açıklaması  KAMİL ERDAL SİPAHİ (İzmir) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.  Bu vesileyle Hakkâri'deki şehidimize ve Elazığ'da kaybettiğimiz vatandaşlanmıza rahmet diliyorum.  Sayın Sanayi Bakanı ayrıldı ama bir bakanımız daha burada. İzmir'le ilgili TARİŞ konusu gün­ deme geldi, bir başka konuyu gündeme getirmek istiyorum.  Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesinin genişleme konusunda birtakım sıkıntıları oldu. Şu anda  10 bin dönümlük bir arazide genişleme söz konusu. Bunun 2.800 dönümü lojistik olarak ayrıldı, 3  bin dönümlük bir arazi de kamulaştırılacak. Ancak köylülerin, bu bölgedeki köylülerin tarım arazi­ sine şerh konularak 25-30 liraya kamulaştırılmak istenirken, bu konudaki Akdöküm adındaki bir şir­ ket, her kamulaştırılacak yerin hangi şirkete ve hangi iş adamına verileceğini bilerek, köylülerden  âdeta baskıyla toprak toplama, satın alma girişiminde bulunmaktadır.  Bu köyler gerçekten son derece mağdur durumdadır. Maalesef, müracaat ettikleri Kemalpaşa  Kaymakamı, Savcısı gibi devlet makamları da kendilerine baskı ile bu konudaki mağduriyetlere karşı  herhangi bir işlem yapmamaktadır.  Bu köylüler bir taraftan, tarım arazileri kamulaştırılırken, öbür taraftan, köylere çok yakın bir  yerde Akmaden isimli bir şirkete taş ocağı ruhsatı verilmek suretiyle, hem ovadaki tarım arazilerini  hem de arkadaki orman ve meyvelik arazilerini kaybederek, âdete köylerinden göç etmek zorunda bı­ rakılmışlardır. Ben bu konuyu Sayın Bakanın ve onun nezdinde Hükümetimizin bilgilerini sunuyorum.  Söz verdiğiniz için teşekkür ediyorum.  B A Ş K A N - S a y ı n Uslu...  4.- Edirne Milletvekili Cemaleddin Uslu 'nun, tarım satış kooperatifleri ve birliklerinin sorun­ larına ilişkin açıklaması  CEMALEDDİN USLU (Edirne) - Sayın Başkanım, teşekkür ediyorum.  Ben tarım satış kooperatifleri ve birliklerinin sorunlarıyla ilgili kısaca bir şey söylemek istiyorum.  Bu kuruluşlar cumhuriyetin kurulduğu ilk yıllardan itibaren özel sektörün sermaye yetersizliği  sebepleriyle devlet eliyle ve o ürünle ilgili çiftçilerimize kurdurulan önemli kuruluşlar olup günümüze  kadar görevlerini özveri içerisinde sürdürmüşlerdir. 2000 yılından itibaren ARIP projesi kapsamında  yeniden yapılandırma çalışmalarına özellikle son yıllarda Hükümetçe gereken ilgi gösterilmediği  için TASKOBİRLİK ve Kayısıbirlik iflas etmiş, FİSKOBİRLİK ve diğer bazı birlikler üreticiye olan  borçları nedeniyle faaliyetlerini sürdüremez hâle gelmiş, TARİŞ Pamuk Birliği ise gayrimenkullerini  satarak işçisine maaş ödemeye çalışmaktadır. Birlikler bugün mevzuat boşluğu içerisindedirler. Ka­ nuni düzenlemelerin bir an önce yapılarak DFİF kaynaklı borçlarının yeniden yapılandırılması ve  birikmiş personel kıdem tazminatlarıyla ilgili olarak ayrıca desteklenmesi gerekmektedir.  Söz verdiğiniz için teşekkür ederim.
Sayfa 33 -
TBMM B:70 9 . 3 . 2 0 1 0 O: 1  - 2 2 6 - Ayrıca, Milliyetçi Hareket Partisi olarak, Elazığ'da meydana gelen depremde hayatını kaybeden  vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyoruz. Hükümeti bu acı depremin yara­ larını sarma konusunda acilen harekete geçmeye ve her türlü girişimi yapmaya davet ediyoruz.  Bu vesileyle de Milliyetçi Hareket Partisi olarak bir heyetin incelemelerde bulunmak üzere  Elazığ'a doğru gittiğini, gönderildiğini ifade ediyor, hepinize saygılarımı arz ediyorum.  Teşekkür ederim Sayın Başkanım.  BAŞKAN - Sayın Sipahi...  3.- İzmir Milletvekili Kamil Erdal Sipahi 'nin, Hakkâri 'de bir askerin şehit olmasına; Elâzığ 'da  meydana gelen depreme ve Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesinin genişletilmesi konusundaki  sıkıntılara ilişkin açıklaması  KAMİL ERDAL SİPAHİ (İzmir) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.  Bu vesileyle Hakkâri'deki şehidimize ve Elazığ'da kaybettiğimiz vatandaşlanmıza rahmet diliyorum.  Sayın Sanayi Bakanı ayrıldı ama bir bakanımız daha burada. İzmir'le ilgili TARİŞ konusu gün­ deme geldi, bir başka konuyu gündeme getirmek istiyorum.  Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesinin genişleme konusunda birtakım sıkıntıları oldu. Şu anda  10 bin dönümlük bir arazide genişleme söz konusu. Bunun 2.800 dönümü lojistik olarak ayrıldı, 3  bin dönümlük bir arazi de kamulaştırılacak. Ancak köylülerin, bu bölgedeki köylülerin tarım arazi­ sine şerh konularak 25-30 liraya kamulaştırılmak istenirken, bu konudaki Akdöküm adındaki bir şir­ ket, her kamulaştırılacak yerin hangi şirkete ve hangi iş adamına verileceğini bilerek, köylülerden  âdeta baskıyla toprak toplama, satın alma girişiminde bulunmaktadır.  Bu köyler gerçekten son derece mağdur durumdadır. Maalesef, müracaat ettikleri Kemalpaşa  Kaymakamı, Savcısı gibi devlet makamları da kendilerine baskı ile bu konudaki mağduriyetlere karşı  herhangi bir işlem yapmamaktadır.  Bu köylüler bir taraftan, tarım arazileri kamulaştırılırken, öbür taraftan, köylere çok yakın bir  yerde Akmaden isimli bir şirkete taş ocağı ruhsatı verilmek suretiyle, hem ovadaki tarım arazilerini  hem de arkadaki orman ve meyvelik arazilerini kaybederek, âdete köylerinden göç etmek zorunda bı­ rakılmışlardır. Ben bu konuyu Sayın Bakanın ve onun nezdinde Hükümetimizin bilgilerini sunuyorum.  Söz verdiğiniz için teşekkür ediyorum.  B A Ş K A N - S a y ı n Uslu...  4.- Edirne Milletvekili Cemaleddin Uslu 'nun, tarım satış kooperatifleri ve birliklerinin sorun­ larına ilişkin açıklaması  CEMALEDDİN USLU (Edirne) - Sayın Başkanım, teşekkür ediyorum.  Ben tarım satış kooperatifleri ve birliklerinin sorunlarıyla ilgili kısaca bir şey söylemek istiyorum.  Bu kuruluşlar cumhuriyetin kurulduğu ilk yıllardan itibaren özel sektörün sermaye yetersizliği  sebepleriyle devlet eliyle ve o ürünle ilgili çiftçilerimize kurdurulan önemli kuruluşlar olup günümüze  kadar görevlerini özveri içerisinde sürdürmüşlerdir. 2000 yılından itibaren ARIP projesi kapsamında  yeniden yapılandırma çalışmalarına özellikle son yıllarda Hükümetçe gereken ilgi gösterilmediği  için TASKOBİRLİK ve Kayısıbirlik iflas etmiş, FİSKOBİRLİK ve diğer bazı birlikler üreticiye olan  borçları nedeniyle faaliyetlerini sürdüremez hâle gelmiş, TARİŞ Pamuk Birliği ise gayrimenkullerini  satarak işçisine maaş ödemeye çalışmaktadır. Birlikler bugün mevzuat boşluğu içerisindedirler. Ka­ nuni düzenlemelerin bir an önce yapılarak DFİF kaynaklı borçlarının yeniden yapılandırılması ve  birikmiş personel kıdem tazminatlarıyla ilgili olarak ayrıca desteklenmesi gerekmektedir.  Söz verdiğiniz için teşekkür ederim.  TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0 O: 1  - 2 2 7 - BAŞKAN - Sayın Yaman...  5.- Muş Milletvekili M. Nuri Yaman 'ın, Elâzığ'da meydana gelen depreme ilişkin açıklaması  M. NURİ YAMAN (Muş) - Teşekkür ederim Sayın Başkanım.  Ben de dün Elâzığ Karakocan ve Kovancılar çevresinde meydana gelen depremden dolayı hal­ kımıza içtenlikle "Geçmiş olsun." diyorum ve bir Elazığlı olarak, Elazığlı bir hemşehrileri olarak,  orada yaşayan akrabalarıma ve Elâzığ Lisesi mezunu olarak da yine bu acıyı yaşayan bütün sınıf ar­ kadaşlarıma ve yakınlarına da "Geçmiş olsun." diyorum.  Bu arada, tabii, bu depremi Sayın Başkanının bir kerpiç masumiyetine sığınarak bunu böyle ge­ çiştirmesini de o halka yapılmış olan bence bir haksızlık olarak değerlendirmek lazım. Aslında TO- Kİ'nin kuruluş amaçlarından biri de dar gelirli ve yoksullara konut edindirmek ve önemli bir işlevi  de kentsel dönüşüm ve deprem dönüşüm konutlarıyla ilgili bir araştırma yapmaktır. Sekiz yıldan beri  iktidarda bulunan sayın AKP Hükümetinin Başbakanının durup dururken bunu bir kerpiç yapıya da­ yandırmasının doğrusu pek şık olmadığını görüyorum.  Bu nedenle TOKİ'nin, artık, rant getirici, büyük kentlerdeki üst düzey grubuna hitap eden pro­ jelerini derhâl durdurmasını ve TOKİ'nin çok kısa sürede bu deprem dönüşüm projeleriyle bu hal­ kın sorununa bir an önce çözüm bulmasını, ikincisi de yine yapı denetim bürolarının on dokuz ilin  dışına çıkartılarak, bilhassa deprem kuşağında bulunan halkımızın bu sorununa çözüm bulacak şe­ kilde yapı denetim bürolarının da bu yapıları sıkı bir şekilde denetlemesini diliyor ve tekrar, oradaki  hemşehrilerimin ve bütün orada bu acıyı paylaşanların acısını paylaşıyorum.  BAŞKAN - Sayın Anadol...  6.- izmir Milletvekili K. Kemal Anadol'un, Elâzığ'da meydana gelen depreme ve ABD Temsil­ ciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesinde kabul edilen sözde Ermeni soykırımıyla ilgili karara ilişkin  açıklaması  K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Ben de diğer gruplardan konuşan arkadaşlar gibi, Hakkâri'deki  şehidimize Allah'tan rahmet diliyorum, yaralılara acil şifalar diliyorum Cumhuriyet Halk Partisi  Grubu adına.  Ayrıca, Elâzığ'daki deprem, gerçekten, böyle depremden sonra ölülerimizi rahmetle anacak bir  protokol olmaktan çıkarılmalı. Depremden önce ve sonra ne yapılacağına dair ulusal bir planımızın  bir an evvel gerçekleşmesi gerekiyor.  Diğer konu da, Amerikan Kongresindeki komisyonda kabul edilen Ermeni soykırımıyla ilgili ko­ nuda da çok erken Meclisimize getirilen ve yanlışlığı ortaya çıkan bu protokolün iktidar tarafından  Meclis gündeminden derhâl çekilmesini Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına talep ediyorum.  Söz verdiğiniz için teşekkür ediyorum.  BAŞKAN-Say ın Hıdır...  7.- Muğla Milletvekili Mehmet Nil Hıdır'ın, Hakkâri'de bir askerin şehit olmasına, Elâzığ'da  meydana gelen depreme ve TOKİ'nin faaliyetlerine ilişkin açıklaması  MEHMET NİL HIDIR (Muğla) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.  Ben de öncelikle Hakkâri'de mayına basmak suretiyle şehit olan kardeşimize Allah'tan rahmet  diliyorum, Elâzığ'da hayatını kaybeden 51 vatandaşımıza yine Allah'tan rahmet diliyorum.  Ümit ediyorum ki büyük şehirlerde başlatmış olduğumuz TOKİ hamlesi, bundan böyle kırsal  alanda da kerpiç evlerimizin yerine inşallah inşaatlarını yükseltmek suretiyle, devletin bütün kade­ meleri el birliği içerisinde, yeni acıların yaşanmasını önleriz diye ümit ediyorum.  Söz verdiğiniz için de saygı ve sevgilerimi iletiyorum.
Sayfa 34 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0 O: 1  - 2 2 7 - BAŞKAN - Sayın Yaman...  5.- Muş Milletvekili M. Nuri Yaman 'ın, Elâzığ'da meydana gelen depreme ilişkin açıklaması  M. NURİ YAMAN (Muş) - Teşekkür ederim Sayın Başkanım.  Ben de dün Elâzığ Karakocan ve Kovancılar çevresinde meydana gelen depremden dolayı hal­ kımıza içtenlikle "Geçmiş olsun." diyorum ve bir Elazığlı olarak, Elazığlı bir hemşehrileri olarak,  orada yaşayan akrabalarıma ve Elâzığ Lisesi mezunu olarak da yine bu acıyı yaşayan bütün sınıf ar­ kadaşlarıma ve yakınlarına da "Geçmiş olsun." diyorum.  Bu arada, tabii, bu depremi Sayın Başkanının bir kerpiç masumiyetine sığınarak bunu böyle ge­ çiştirmesini de o halka yapılmış olan bence bir haksızlık olarak değerlendirmek lazım. Aslında TO- Kİ'nin kuruluş amaçlarından biri de dar gelirli ve yoksullara konut edindirmek ve önemli bir işlevi  de kentsel dönüşüm ve deprem dönüşüm konutlarıyla ilgili bir araştırma yapmaktır. Sekiz yıldan beri  iktidarda bulunan sayın AKP Hükümetinin Başbakanının durup dururken bunu bir kerpiç yapıya da­ yandırmasının doğrusu pek şık olmadığını görüyorum.  Bu nedenle TOKİ'nin, artık, rant getirici, büyük kentlerdeki üst düzey grubuna hitap eden pro­ jelerini derhâl durdurmasını ve TOKİ'nin çok kısa sürede bu deprem dönüşüm projeleriyle bu hal­ kın sorununa bir an önce çözüm bulmasını, ikincisi de yine yapı denetim bürolarının on dokuz ilin  dışına çıkartılarak, bilhassa deprem kuşağında bulunan halkımızın bu sorununa çözüm bulacak şe­ kilde yapı denetim bürolarının da bu yapıları sıkı bir şekilde denetlemesini diliyor ve tekrar, oradaki  hemşehrilerimin ve bütün orada bu acıyı paylaşanların acısını paylaşıyorum.  BAŞKAN - Sayın Anadol...  6.- izmir Milletvekili K. Kemal Anadol'un, Elâzığ'da meydana gelen depreme ve ABD Temsil­ ciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesinde kabul edilen sözde Ermeni soykırımıyla ilgili karara ilişkin  açıklaması  K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Ben de diğer gruplardan konuşan arkadaşlar gibi, Hakkâri'deki  şehidimize Allah'tan rahmet diliyorum, yaralılara acil şifalar diliyorum Cumhuriyet Halk Partisi  Grubu adına.  Ayrıca, Elâzığ'daki deprem, gerçekten, böyle depremden sonra ölülerimizi rahmetle anacak bir  protokol olmaktan çıkarılmalı. Depremden önce ve sonra ne yapılacağına dair ulusal bir planımızın  bir an evvel gerçekleşmesi gerekiyor.  Diğer konu da, Amerikan Kongresindeki komisyonda kabul edilen Ermeni soykırımıyla ilgili ko­ nuda da çok erken Meclisimize getirilen ve yanlışlığı ortaya çıkan bu protokolün iktidar tarafından  Meclis gündeminden derhâl çekilmesini Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına talep ediyorum.  Söz verdiğiniz için teşekkür ediyorum.  BAŞKAN-Say ın Hıdır...  7.- Muğla Milletvekili Mehmet Nil Hıdır'ın, Hakkâri'de bir askerin şehit olmasına, Elâzığ'da  meydana gelen depreme ve TOKİ'nin faaliyetlerine ilişkin açıklaması  MEHMET NİL HIDIR (Muğla) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.  Ben de öncelikle Hakkâri'de mayına basmak suretiyle şehit olan kardeşimize Allah'tan rahmet  diliyorum, Elâzığ'da hayatını kaybeden 51 vatandaşımıza yine Allah'tan rahmet diliyorum.  Ümit ediyorum ki büyük şehirlerde başlatmış olduğumuz TOKİ hamlesi, bundan böyle kırsal  alanda da kerpiç evlerimizin yerine inşallah inşaatlarını yükseltmek suretiyle, devletin bütün kade­ meleri el birliği içerisinde, yeni acıların yaşanmasını önleriz diye ümit ediyorum.  Söz verdiğiniz için de saygı ve sevgilerimi iletiyorum.  TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0 O: 1  - 2 2 8 - BAŞKAN - Teşekkür ederim.  Başkanlığın Genel Kurula sunuşları vardır.  Sayın milletvekilleri, Devlet Bakanı Sayın Mehmet Zafer Çağlayan, gündemin "Sözlü Sorular"  kısmında yer alan sorulardan 1, 2 , 4 , 6 , 7, 8 ,9 ,13 , 19, 23,44, 134, 184, 244 ve 311 'inci sıralarındaki  sorulan birlikte cevaplandırmak istemişlerdir. Sayın Bakanın bu istemini sırası geldiğinde yerine ge­ tireceğim.  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığının bir tezkeresi vardır, okutup bilgilerinize sunacağım.  V.- BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI (Devam)  B) TEZKERELER  1.- Afganistan Parlamentosu Temsilciler Meclisi Din, Kültür, Eğitim ve Yüksek Öğrenim Ko­ misyonu Başkanı ve beraberindeki Parlamento heyetinin ülkemizi ziyaret etmesinin uygun bulundu­ ğuna ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/1121)  Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kuruluna  Afganistan Parlamentosu Temsilciler Meclisi Din, Kültür, Eğitim ve Yüksek Öğrenim Komis­ yonu Başkanı ve beraberindeki parlamento heyetinin Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin konuğu ola­ rak resmi temaslarda bulunmak üzere ülkemizi ziyaretleri TBMM Başkanlık Divanı'nın 28 Ocak  2010 tarih ve 64 sayılı Kararı ile uygun bulunmuştur.  Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin Dış İlişkilerinin Düzenlenmesi Hakkındaki 3620 sayılı  Kanun'un 7. Maddesi gereğince Genel Kurul'un bilgisine sunulur.  Sadık Yakut  Türkiye Büyük Millet Meclisi  Başkanı V.  BAŞKAN - Bilgilerinize sunulmuştur.  Sözlü soru önergesinin geri alınmasına dair bir tezkere vardır, okutuyorum:  C) ÖNERGELER  /.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru 'nun (6/1820) esas numaralı sözlü sorusunu geri aldığına iliş­ kin önergesi (4/187)  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Gündemin Sözlü Sorular Kısmının 546. sırasında yer alan (6/1820) esas numaralı sözlü soru  önergemi geri alıyorum.  Gereğini saygılarımla arz ederim.  Dr. Reşat Doğru  Tokat  BAŞKAN - Sözlü soru önergesi geri verilmiştir.  Meclis araştırması açılmasına ilişkin dört önerge vardır, ayrı ayrı okutuyorum:  D) MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGELERİ  1.- Kocaeli Milletvekili Hikmet Erenkaya ve 27 milletvekilinin, olası bir afet durumunda  Kocaeli 'deki sanayi kuruluşlarının çevreye verebileceği zararların araştırılarak alınması gereken  önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/607)
Sayfa 35 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0 O: 1  - 2 2 8 - BAŞKAN - Teşekkür ederim.  Başkanlığın Genel Kurula sunuşları vardır.  Sayın milletvekilleri, Devlet Bakanı Sayın Mehmet Zafer Çağlayan, gündemin "Sözlü Sorular"  kısmında yer alan sorulardan 1, 2 , 4 , 6 , 7, 8 ,9 ,13 , 19, 23,44, 134, 184, 244 ve 311 'inci sıralarındaki  sorulan birlikte cevaplandırmak istemişlerdir. Sayın Bakanın bu istemini sırası geldiğinde yerine ge­ tireceğim.  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığının bir tezkeresi vardır, okutup bilgilerinize sunacağım.  V.- BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI (Devam)  B) TEZKERELER  1.- Afganistan Parlamentosu Temsilciler Meclisi Din, Kültür, Eğitim ve Yüksek Öğrenim Ko­ misyonu Başkanı ve beraberindeki Parlamento heyetinin ülkemizi ziyaret etmesinin uygun bulundu­ ğuna ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/1121)  Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kuruluna  Afganistan Parlamentosu Temsilciler Meclisi Din, Kültür, Eğitim ve Yüksek Öğrenim Komis­ yonu Başkanı ve beraberindeki parlamento heyetinin Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin konuğu ola­ rak resmi temaslarda bulunmak üzere ülkemizi ziyaretleri TBMM Başkanlık Divanı'nın 28 Ocak  2010 tarih ve 64 sayılı Kararı ile uygun bulunmuştur.  Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin Dış İlişkilerinin Düzenlenmesi Hakkındaki 3620 sayılı  Kanun'un 7. Maddesi gereğince Genel Kurul'un bilgisine sunulur.  Sadık Yakut  Türkiye Büyük Millet Meclisi  Başkanı V.  BAŞKAN - Bilgilerinize sunulmuştur.  Sözlü soru önergesinin geri alınmasına dair bir tezkere vardır, okutuyorum:  C) ÖNERGELER  /.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru 'nun (6/1820) esas numaralı sözlü sorusunu geri aldığına iliş­ kin önergesi (4/187)  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Gündemin Sözlü Sorular Kısmının 546. sırasında yer alan (6/1820) esas numaralı sözlü soru  önergemi geri alıyorum.  Gereğini saygılarımla arz ederim.  Dr. Reşat Doğru  Tokat  BAŞKAN - Sözlü soru önergesi geri verilmiştir.  Meclis araştırması açılmasına ilişkin dört önerge vardır, ayrı ayrı okutuyorum:  D) MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGELERİ  1.- Kocaeli Milletvekili Hikmet Erenkaya ve 27 milletvekilinin, olası bir afet durumunda  Kocaeli 'deki sanayi kuruluşlarının çevreye verebileceği zararların araştırılarak alınması gereken  önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/607)  TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0 O: 1  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Kocaeli Marmara Bölgesinin doğusunda yer alan Karadeniz ve Marmara denizlerine kıyısı bulunan  ülke nüfusunun yoğunluğu en fazla olan illerinden birisidir. İki denize bağlantısı bulunmasından dolayı  sanayi, ticaret ve lojistik merkezi olma özelliğini taşımaktadır. İstanbul'a yakınlığı, Asya ve Avrupa'yı bir­ birine bağlayan karayolu üzerinde yer alması Kocaeli'nde sanayinin gelişmesini ve sanayi kenti olarak  anılmasını sağlamıştır. Sanayi kenti olmasından dolayı İlimiz sürekli göç almaktadır. Son yapılan adrese  dayalı nüfus sayımında Kocaeli 1.522.408 nüfusuyla Türkiye'de 11. sırada yer almaktadır.  Kocaeli sanayi odası verilerine göre, değişik sektörlerde hizmet veren 1.800 tane sanayi kuru­ luşu bulunmaktadır. Son on yıllık veriler baz alındığında Kocaeli, imalat sanayi üretimde %13-14 lük  bir paya sahiptir. Ülke kimya sanayisinin %27'sini, otomotiv sanayisinin %34,5'ni karşılamaktadır.  Kocaeli 59 milyar dolarlık dış ticaret rakamı ile Türkiye'nin %17,6'sını karşılamaktadır. 2008 yılı  verileri göstermiştir ki ilk büyük 100 sanayi kuruluşu içerisinde 25 Kocaelili firma yer almaktadır.  Kocaeli'nde 7 tanesi aktif olmak üzere 12 tane organize sanayi bölgesi, 3 tane teknopark ve 2 tane  serbest bölge bulunmaktadır.  Ülkemiz, sahip olduğu jeolojik koşullar nedeniyle büyük can ve mal kayıplarına yol açan doğal  afetlerle karşı karşıyadır. Bölge 17 Ağustos ve 12 Kasım 1999 depremlerine maruz kalmış, telafisi  mümkün olmayan zararlar meydana gelmiştir. Doğal afetler kaçınılmaz bir gerçektir. Bu gerçeğin göz  ardı edilmemesi hayati bir önem arz etmektedir.  Kocaeli, sanayi kenti olması nedeniyle doğal afetler durumunda, gerek çevre gerekse insan sağ­ lığının korunması büyük önem taşımaktadır. Bu bağlamda olası bir doğal afet sonucunda sanayi ku­ ruluşlarının bu afetlerden en az seviyede zararla atlatması, bölgenin deniz ve çevre kirliliğine zarar  vermemesi açısından önemlidir. Bu sanayi kuruluşlarının afetlerde çok büyük zarar görmesinin çev­ reye ne ölçüde zarar vereceği ve bunun uzun vadede bölgeye ne gibi sorunlar getireceği belli değildir.  Sonuç olarak Kocaeli'nde meydana gelebilecek doğal afetler neticesinde özellikle kıyı şeridinde  bulunan sanayi kuruluşlarının başta İzmit Körfezine ve çevreye vereceği zararların önceden tespit edi­ lip gerekli önlemlerin alınması amacıyla Anayasanın 98. ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzü­ ğünün 104. ve 105. Maddeleri gereğince 'Meclis araştırması' açılmasını arz ve teklif ederiz.  1) Hikmet Erenkaya (Kocaeli)  2) Şevket Köse (Adıyaman)  3) Ali Arslan (Muğla)  4) Turgut Dibek (Kırklareli)  5) Selçuk Ayhan (İzmir)  6) Hulusi Güvel (Adana)  7) Necla Arat (İstanbul)  8) Gürol Ergin (Muğla)  9) Gökhan Durgun (Hatay)  10) Sacid Yıldız (İstanbul)  11) Canan Arıtman (İzmir)  12) Rasim Çakır (Edirne)  13) Bilgin Paçarız (Edirne)  - 2 2 9 -
Sayfa 36 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0 O: 1  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Kocaeli Marmara Bölgesinin doğusunda yer alan Karadeniz ve Marmara denizlerine kıyısı bulunan  ülke nüfusunun yoğunluğu en fazla olan illerinden birisidir. İki denize bağlantısı bulunmasından dolayı  sanayi, ticaret ve lojistik merkezi olma özelliğini taşımaktadır. İstanbul'a yakınlığı, Asya ve Avrupa'yı bir­ birine bağlayan karayolu üzerinde yer alması Kocaeli'nde sanayinin gelişmesini ve sanayi kenti olarak  anılmasını sağlamıştır. Sanayi kenti olmasından dolayı İlimiz sürekli göç almaktadır. Son yapılan adrese  dayalı nüfus sayımında Kocaeli 1.522.408 nüfusuyla Türkiye'de 11. sırada yer almaktadır.  Kocaeli sanayi odası verilerine göre, değişik sektörlerde hizmet veren 1.800 tane sanayi kuru­ luşu bulunmaktadır. Son on yıllık veriler baz alındığında Kocaeli, imalat sanayi üretimde %13-14 lük  bir paya sahiptir. Ülke kimya sanayisinin %27'sini, otomotiv sanayisinin %34,5'ni karşılamaktadır.  Kocaeli 59 milyar dolarlık dış ticaret rakamı ile Türkiye'nin %17,6'sını karşılamaktadır. 2008 yılı  verileri göstermiştir ki ilk büyük 100 sanayi kuruluşu içerisinde 25 Kocaelili firma yer almaktadır.  Kocaeli'nde 7 tanesi aktif olmak üzere 12 tane organize sanayi bölgesi, 3 tane teknopark ve 2 tane  serbest bölge bulunmaktadır.  Ülkemiz, sahip olduğu jeolojik koşullar nedeniyle büyük can ve mal kayıplarına yol açan doğal  afetlerle karşı karşıyadır. Bölge 17 Ağustos ve 12 Kasım 1999 depremlerine maruz kalmış, telafisi  mümkün olmayan zararlar meydana gelmiştir. Doğal afetler kaçınılmaz bir gerçektir. Bu gerçeğin göz  ardı edilmemesi hayati bir önem arz etmektedir.  Kocaeli, sanayi kenti olması nedeniyle doğal afetler durumunda, gerek çevre gerekse insan sağ­ lığının korunması büyük önem taşımaktadır. Bu bağlamda olası bir doğal afet sonucunda sanayi ku­ ruluşlarının bu afetlerden en az seviyede zararla atlatması, bölgenin deniz ve çevre kirliliğine zarar  vermemesi açısından önemlidir. Bu sanayi kuruluşlarının afetlerde çok büyük zarar görmesinin çev­ reye ne ölçüde zarar vereceği ve bunun uzun vadede bölgeye ne gibi sorunlar getireceği belli değildir.  Sonuç olarak Kocaeli'nde meydana gelebilecek doğal afetler neticesinde özellikle kıyı şeridinde  bulunan sanayi kuruluşlarının başta İzmit Körfezine ve çevreye vereceği zararların önceden tespit edi­ lip gerekli önlemlerin alınması amacıyla Anayasanın 98. ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzü­ ğünün 104. ve 105. Maddeleri gereğince 'Meclis araştırması' açılmasını arz ve teklif ederiz.  1) Hikmet Erenkaya (Kocaeli)  2) Şevket Köse (Adıyaman)  3) Ali Arslan (Muğla)  4) Turgut Dibek (Kırklareli)  5) Selçuk Ayhan (İzmir)  6) Hulusi Güvel (Adana)  7) Necla Arat (İstanbul)  8) Gürol Ergin (Muğla)  9) Gökhan Durgun (Hatay)  10) Sacid Yıldız (İstanbul)  11) Canan Arıtman (İzmir)  12) Rasim Çakır (Edirne)  13) Bilgin Paçarız (Edirne)  - 2 2 9 - TBMM B: 70 9 . 3 . 2010 O: 1  28)  14)  15)  16)  17)  18)  19)  20)  21)  22)  23)  24)  25)  26)  27)  Durdu Özbolat (Kahramanmaraş)  Fevzi Topuz (Muğla)  Ramazan Kerim Özkan (Burdur)  Ali Rıza Ertemür (Denizli)  Ahmet Küçük (Çanakkale)  Ali Rıza Öztürk (Mersin)  Mehmet Ali Özpolat (İstanbul)  Mevlüt Coşkuner (İsparta)  Ensar Öğüt (Ardahan)  Enis Tütüncü (Tekirdağ)  Ali Kocal (Zonguldak)  Muhammet Rıza Yalçınkaya (Bartın)  Atila Emek (Antalya)  Akif Ekici (Gaziantep)  Bülent Baratalı (İzmir)  2.- Denizli Milletvekili Ali Rıza Ertemür ve 28 milletvekilinin, domuz gribi aşısı konusundaki  iddiaların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması  açılmasına ilişkin önergesi (10/608)  Dünyada yaşanan küreselleşme, sağlıktaki sınırların da kalkmasına neden olmaktadır. Bunun  en iyi örnekleri hastalıklardır. Hastalıklar, artık sınır tanımamakta ve dünyanın bir ucunda başlayan  bir bulaşıcı hastalık, kısa süre içerisinde dünyanın çok yerinde görülebilmektedir. Bu nedenle alına­ cak koruyucu önlemler de önem taşımaktadır. Koruyucu önlemlerin de hastalıklar gibi, uluslararası  bir niteliği olmalıdır. Yaşanan gelişmeler, önlemlerin de küreselleştiği gerçeğini ispatlamaktadır. Kü­ resel olayların kontrol edilebilirliği noktasında doğan sıkıntılar ise çeşitli olayların farklı biçimde al­ gılanmasına ve kötü niyetle kullanılmasına olanak vermektedir. Domuz gribi konusu bunun son  örneği olmuştur.  Domuz gribi hastalığının ortaya çıkmasından, aşının üretilip satılmasına kadar geçen süre, çe­ şitli tartışmaların, spekülasyonların ve olumsuzlukların doğmasını da peşinden getirmiştir. Domuz  gribi mikrobunun aslında olmadığı, aşı üretimi ve satışı için bu gibi senaryoların düzenlendiği, ilaç  şirketlerinin büyük bir manipülasyona neden olduğu gibi tartışmalar dünya gündemini olduğu gibi,  ülkemiz gündemini de meşgul etmektedir. Domuz gribi olayının medyatik bir hal alması, konunun  magazinsel biçim almasını sağlamıştır. Sayın Başbakanın aşı üzerine söylediği sözler üzerine, konu  farklı bir yöne kaymıştır.  Dünya Sağlık Örgütünün domuz gribi aşısını önermesine rağmen, aşı üzerine yaşanan tartışmalar  son bulmamıştır. Bunun başlıca nedenlerinden biri, çok büyük bir maddi kaynağın yalnızca bu iş için  ayrılmasıdır. Örnek vermek gerekirse ABD yönetimi, 195 milyon doz için 2 milyar dolar ayırmıştır. Bu  rakamın 5 milyar dolara çıkacağı söylenmektedir. Sadece aşı kampanyası için 4,8 milyon dolar har­ canmıştır. Genel olarak domuz gribinin maliyetinin 4,4 trilyon dolar olacağı tahmin edilmektedir. Başka  bir ifadeyle insanlık tarihinin en büyük sağlık kampanyalarından biri yürütülmektedir.  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  - 2 3 0 -
Sayfa 37 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2010 O: 1  28)  14)  15)  16)  17)  18)  19)  20)  21)  22)  23)  24)  25)  26)  27)  Durdu Özbolat (Kahramanmaraş)  Fevzi Topuz (Muğla)  Ramazan Kerim Özkan (Burdur)  Ali Rıza Ertemür (Denizli)  Ahmet Küçük (Çanakkale)  Ali Rıza Öztürk (Mersin)  Mehmet Ali Özpolat (İstanbul)  Mevlüt Coşkuner (İsparta)  Ensar Öğüt (Ardahan)  Enis Tütüncü (Tekirdağ)  Ali Kocal (Zonguldak)  Muhammet Rıza Yalçınkaya (Bartın)  Atila Emek (Antalya)  Akif Ekici (Gaziantep)  Bülent Baratalı (İzmir)  2.- Denizli Milletvekili Ali Rıza Ertemür ve 28 milletvekilinin, domuz gribi aşısı konusundaki  iddiaların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması  açılmasına ilişkin önergesi (10/608)  Dünyada yaşanan küreselleşme, sağlıktaki sınırların da kalkmasına neden olmaktadır. Bunun  en iyi örnekleri hastalıklardır. Hastalıklar, artık sınır tanımamakta ve dünyanın bir ucunda başlayan  bir bulaşıcı hastalık, kısa süre içerisinde dünyanın çok yerinde görülebilmektedir. Bu nedenle alına­ cak koruyucu önlemler de önem taşımaktadır. Koruyucu önlemlerin de hastalıklar gibi, uluslararası  bir niteliği olmalıdır. Yaşanan gelişmeler, önlemlerin de küreselleştiği gerçeğini ispatlamaktadır. Kü­ resel olayların kontrol edilebilirliği noktasında doğan sıkıntılar ise çeşitli olayların farklı biçimde al­ gılanmasına ve kötü niyetle kullanılmasına olanak vermektedir. Domuz gribi konusu bunun son  örneği olmuştur.  Domuz gribi hastalığının ortaya çıkmasından, aşının üretilip satılmasına kadar geçen süre, çe­ şitli tartışmaların, spekülasyonların ve olumsuzlukların doğmasını da peşinden getirmiştir. Domuz  gribi mikrobunun aslında olmadığı, aşı üretimi ve satışı için bu gibi senaryoların düzenlendiği, ilaç  şirketlerinin büyük bir manipülasyona neden olduğu gibi tartışmalar dünya gündemini olduğu gibi,  ülkemiz gündemini de meşgul etmektedir. Domuz gribi olayının medyatik bir hal alması, konunun  magazinsel biçim almasını sağlamıştır. Sayın Başbakanın aşı üzerine söylediği sözler üzerine, konu  farklı bir yöne kaymıştır.  Dünya Sağlık Örgütünün domuz gribi aşısını önermesine rağmen, aşı üzerine yaşanan tartışmalar  son bulmamıştır. Bunun başlıca nedenlerinden biri, çok büyük bir maddi kaynağın yalnızca bu iş için  ayrılmasıdır. Örnek vermek gerekirse ABD yönetimi, 195 milyon doz için 2 milyar dolar ayırmıştır. Bu  rakamın 5 milyar dolara çıkacağı söylenmektedir. Sadece aşı kampanyası için 4,8 milyon dolar har­ canmıştır. Genel olarak domuz gribinin maliyetinin 4,4 trilyon dolar olacağı tahmin edilmektedir. Başka  bir ifadeyle insanlık tarihinin en büyük sağlık kampanyalarından biri yürütülmektedir.  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  - 2 3 0 - TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0 O: 1  1) Ali Rıza Ertemür (Denizli)  2) Şevket Köse (Adıyaman)  3) Ali Rıza Öztürk (Mersin)  4) Tekin Bingöl (Ankara)  5) Ferit Mevlüt Aslanoğlu (Malatya)  6) Ali Arslan (Muğla)  7) Turgut Dibek (Kırklareli)  8) Hulusi Güvel (Adana)  9) Rasim Çakır (Edirne)  10) Selçuk Ayhan (İzmir)  11) Gökhan Durgun (Hatay)  12) Necla Arat (İstanbul)  13) Bilgin Paçarız (Edirne)  14) Gürol Ergin (Muğla)  15) Sacid Yıldız (İstanbul)  16) Canan Arıtman (İzmir)  17) Durdu Özbolat (Kahramanmaraş)  18) Fevzi Topuz (Muğla)  19) Ramazan Kerim Özkan (Burdur)  20) Ahmet Küçük (Çanakkale)  21) Mehmet Ali Özpolat (İstanbul)  22) Mevlüt Coşkuner (İsparta)  23) Ensar Öğüt (Ardahan)  24) Enis Tütüncü (Tekirdağ)  25) Ali Kocal (Zonguldak)  26) Muhammet Rıza Yalçınkaya (Bartın)  27) Atila Emek (Antalya)  28) Akif Ekici (Gaziantep)  29) Bülent Baratalı (İzmir)  - 2 3 1 - Ülkemizde kullanılacak domuz gribi aşısı konusunda da tartışmalar yaşanmış ve yaşanmaya da  devam etmektedir. Bu bağlamda, aşı üreticisi firmalarla 43 milyon doz aşı için yaklaşık 220 milyon Euro  tutarında anlaşma yapılmıştır. Bu anlaşma aşının tamamının alınması durumunda yapılacak ödemedir. Aşı  başına yaklaşık 5,2 Euroluk fiyat belirlenmiştir. Aşının tamamının kullanılmaması da olanaklıdır.  Domuz gribinin büyük maliyetli bir hastalık olması, hakkında yapılan spekülasyonların da büyü­ mesine neden olmaktadır. Aşının yan etkilerinin haricinde, domuz gribi aşısının hastalık amacıyla değil,  firmaların kân amacı güdülerek kullanılan bir ürün olduğu gibi tartışmalar gündemde önemli bir yer tut­ maktadır. Bu tartışmalar, özellikle aşı yaptıran vatandaşlarımızın büyük bir tedirginliğe kapılmasına  neden olmuştur. Aşıda görülen yan etkilerin de artması sonucunda bu tedirginlik had safhaya ulaşmıştır.  Bu nedenlerle domuz gribi aşısında son yaşanan gelişmelerin konunun uzmanları aracılığıyla gö­ rüşülmesi ve ortaya çıkan sorunlara çözüm önerilerinin bulunması amacıyla Anayasa'nın 98. ve TBMM  İçtüzüğü'nün 104 ve 105. maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılmasını saygılarımızla arz ederiz.
Sayfa 38 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0 O: 1  1) Ali Rıza Ertemür (Denizli)  2) Şevket Köse (Adıyaman)  3) Ali Rıza Öztürk (Mersin)  4) Tekin Bingöl (Ankara)  5) Ferit Mevlüt Aslanoğlu (Malatya)  6) Ali Arslan (Muğla)  7) Turgut Dibek (Kırklareli)  8) Hulusi Güvel (Adana)  9) Rasim Çakır (Edirne)  10) Selçuk Ayhan (İzmir)  11) Gökhan Durgun (Hatay)  12) Necla Arat (İstanbul)  13) Bilgin Paçarız (Edirne)  14) Gürol Ergin (Muğla)  15) Sacid Yıldız (İstanbul)  16) Canan Arıtman (İzmir)  17) Durdu Özbolat (Kahramanmaraş)  18) Fevzi Topuz (Muğla)  19) Ramazan Kerim Özkan (Burdur)  20) Ahmet Küçük (Çanakkale)  21) Mehmet Ali Özpolat (İstanbul)  22) Mevlüt Coşkuner (İsparta)  23) Ensar Öğüt (Ardahan)  24) Enis Tütüncü (Tekirdağ)  25) Ali Kocal (Zonguldak)  26) Muhammet Rıza Yalçınkaya (Bartın)  27) Atila Emek (Antalya)  28) Akif Ekici (Gaziantep)  29) Bülent Baratalı (İzmir)  - 2 3 1 - Ülkemizde kullanılacak domuz gribi aşısı konusunda da tartışmalar yaşanmış ve yaşanmaya da  devam etmektedir. Bu bağlamda, aşı üreticisi firmalarla 43 milyon doz aşı için yaklaşık 220 milyon Euro  tutarında anlaşma yapılmıştır. Bu anlaşma aşının tamamının alınması durumunda yapılacak ödemedir. Aşı  başına yaklaşık 5,2 Euroluk fiyat belirlenmiştir. Aşının tamamının kullanılmaması da olanaklıdır.  Domuz gribinin büyük maliyetli bir hastalık olması, hakkında yapılan spekülasyonların da büyü­ mesine neden olmaktadır. Aşının yan etkilerinin haricinde, domuz gribi aşısının hastalık amacıyla değil,  firmaların kân amacı güdülerek kullanılan bir ürün olduğu gibi tartışmalar gündemde önemli bir yer tut­ maktadır. Bu tartışmalar, özellikle aşı yaptıran vatandaşlarımızın büyük bir tedirginliğe kapılmasına  neden olmuştur. Aşıda görülen yan etkilerin de artması sonucunda bu tedirginlik had safhaya ulaşmıştır.  Bu nedenlerle domuz gribi aşısında son yaşanan gelişmelerin konunun uzmanları aracılığıyla gö­ rüşülmesi ve ortaya çıkan sorunlara çözüm önerilerinin bulunması amacıyla Anayasa'nın 98. ve TBMM  İçtüzüğü'nün 104 ve 105. maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılmasını saygılarımızla arz ederiz.  TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0 O: 1  - 2 3 2 - 3.- Adıyaman Milletvekili Şevket Köse ve 26 milletvekilinin, Alevilerin sorunlarının araştırı­ larak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin  önergesi (10/609)  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  İnsan hakları, insanın yalnızca insan olduğu için kazandığı haklardır. Bu hakları elde etmek için  herhangi bir çaba harcamasına gerek yoktur. Ancak; bu hakların korunması için çok çaba harcamak  gerektiği kesindir. Nitekim, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi'nin 2. maddesi, insan hakları konu­ sunda net bir çerçeve çizmektedir: "Herkes ırk, renk, cins, din, siyasal ya da başka herhangi bir ay­ rılık gözetmeksizin, bildiride yazılı bütün haklardan ve özgürlüklerden yararlanma hakkına sahiptir."  Bu madde ışığında bakıldığında, ülkemizde inançları nedeniyle insan hakları konusunda mağduriyet  yaşayan kesimlerden biri Alevilerdir.  Ülkemizde, nüfuslarının yaklaşık 20 milyon olduğu bilinen Alevilerin yaşadıkları sorunlar, son  günlerde de kamuoyu gündemini meşgul etmektedir. Alevilerin inançlarına ve ibadet yerlerine karşı  yok sayma ve görmezden gelme politikasının yoğun olarak tartışıldığı günlerden geçmekteyiz. Yıl­ lardan beri Alevilerin inançları resmi olarak bir mezhep sayılmamış, ibadet yerleri resmi statüye ka­ vuşturulmamış olmakla birlikte Aleviler; haklarında çıkarılan iftiralar, diri diri yakılmalarına göz  yumulması, yakan kişilerin iktidarca affedilmesi, kamu kurum ve kuruluşlarına alınmamaları, yük­ sek bürokrasi görevlerinde yer alamamaları gibi çok sayıda insan haklarına aykırı durumla karşı kar­ şıya kalmışlardır. Verdikleri vergiler ile Diyanet İşleri Başkanlığı'nın giderlerinin bir kısmı  ödenmekte; ancak, kendileri Diyanet İşleri Başkanlığı'nda yer bulamamaktadır. Ayrıca; zorunlu din  dersleri konusunda da görüşlerini dile getirmelerine rağmen bu konuda kesin çözümler bulunama­ mıştır. Nitekim, Laikliğin, yılmaz savunucuları olan Alevilerin de aldığı zorunlu din dersleri Avrupa  İnsan Hakları Mahkemesi'ne kadar gitmiş ve bu mahkemece de hak ihlali olarak değerlendirilmiştir.  Ülkemizde yaşayan Aleviler ve sorunları günümüze kadar çok kez gündeme taşınmaya çalışıl­ mış; ama, bu konuda kesin çözümler getirilemediğine tanık olunmuştur. Alevilerin yaşadıkları so­ runlara dönük olarak sunulan iyi niyetli çözüm önerilerinin de reddedildiğini yakın zamanlarda  yaşanılan olaylardan görme şansı olmaktadır. Aleviliğin bir mezhep olarak sayılmadığı günümüzde,  Cemevlerinin ibadethane statüsünde alınmasının ya da Sivas'ta yanarak canlarını veren aydınları­ mızın anısına bir müze kurulmasının reddedilmesi bu durumun yakın örnekleridir.  Son günlerde, çeşitli yargı organları aleyhinde yürütülen linç kampanyaları yeni bir boyut almış  ve bu organlardan bazılarının üyelerinin Alevi olduğu için kararların farklı çıktığı gibi yakışıksız  yaklaşımlar, Aleviler tarafından rahatsız edici bulunmuştur. Kişileri deşifre etme ve hedef gösterme  amacıyla yapıldığı belli olan bu girişimlerin engellenmesi için ise hiçbir girişimin bulunmaması, top­ lum içinde endişe ile karşılanmıştır.  Alevi yurttaşlarımızın yaşadığı sorunların çözümüne dönük olarak net sonuçların alınamamış  olunması, getirilen önerilerin reddedilmesi, bununla birlikte iftar yemekleri ve Çalıştay gibi çalış­ maların yapılması kamuoyunda kafa karışıklığına neden olmaktadır. Alevilerin sorunlarının çözümü  amaçlı yapıldığı iddia edilen çalışmaların, oy kazanmak amacıyla yapıldığına dair kamuoyunda ciddi  tartışmalar bulunmaktadır. Oysa Aleviler, sorunları konusunda iyi niyetli olarak atılacak adımlara  destek olacaklarını basın- yayın yoluyla mitingler aracılığıyla iletmişlerdir.
Sayfa 39 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0 O: 1  - 2 3 2 - 3.- Adıyaman Milletvekili Şevket Köse ve 26 milletvekilinin, Alevilerin sorunlarının araştırı­ larak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin  önergesi (10/609)  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  İnsan hakları, insanın yalnızca insan olduğu için kazandığı haklardır. Bu hakları elde etmek için  herhangi bir çaba harcamasına gerek yoktur. Ancak; bu hakların korunması için çok çaba harcamak  gerektiği kesindir. Nitekim, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi'nin 2. maddesi, insan hakları konu­ sunda net bir çerçeve çizmektedir: "Herkes ırk, renk, cins, din, siyasal ya da başka herhangi bir ay­ rılık gözetmeksizin, bildiride yazılı bütün haklardan ve özgürlüklerden yararlanma hakkına sahiptir."  Bu madde ışığında bakıldığında, ülkemizde inançları nedeniyle insan hakları konusunda mağduriyet  yaşayan kesimlerden biri Alevilerdir.  Ülkemizde, nüfuslarının yaklaşık 20 milyon olduğu bilinen Alevilerin yaşadıkları sorunlar, son  günlerde de kamuoyu gündemini meşgul etmektedir. Alevilerin inançlarına ve ibadet yerlerine karşı  yok sayma ve görmezden gelme politikasının yoğun olarak tartışıldığı günlerden geçmekteyiz. Yıl­ lardan beri Alevilerin inançları resmi olarak bir mezhep sayılmamış, ibadet yerleri resmi statüye ka­ vuşturulmamış olmakla birlikte Aleviler; haklarında çıkarılan iftiralar, diri diri yakılmalarına göz  yumulması, yakan kişilerin iktidarca affedilmesi, kamu kurum ve kuruluşlarına alınmamaları, yük­ sek bürokrasi görevlerinde yer alamamaları gibi çok sayıda insan haklarına aykırı durumla karşı kar­ şıya kalmışlardır. Verdikleri vergiler ile Diyanet İşleri Başkanlığı'nın giderlerinin bir kısmı  ödenmekte; ancak, kendileri Diyanet İşleri Başkanlığı'nda yer bulamamaktadır. Ayrıca; zorunlu din  dersleri konusunda da görüşlerini dile getirmelerine rağmen bu konuda kesin çözümler bulunama­ mıştır. Nitekim, Laikliğin, yılmaz savunucuları olan Alevilerin de aldığı zorunlu din dersleri Avrupa  İnsan Hakları Mahkemesi'ne kadar gitmiş ve bu mahkemece de hak ihlali olarak değerlendirilmiştir.  Ülkemizde yaşayan Aleviler ve sorunları günümüze kadar çok kez gündeme taşınmaya çalışıl­ mış; ama, bu konuda kesin çözümler getirilemediğine tanık olunmuştur. Alevilerin yaşadıkları so­ runlara dönük olarak sunulan iyi niyetli çözüm önerilerinin de reddedildiğini yakın zamanlarda  yaşanılan olaylardan görme şansı olmaktadır. Aleviliğin bir mezhep olarak sayılmadığı günümüzde,  Cemevlerinin ibadethane statüsünde alınmasının ya da Sivas'ta yanarak canlarını veren aydınları­ mızın anısına bir müze kurulmasının reddedilmesi bu durumun yakın örnekleridir.  Son günlerde, çeşitli yargı organları aleyhinde yürütülen linç kampanyaları yeni bir boyut almış  ve bu organlardan bazılarının üyelerinin Alevi olduğu için kararların farklı çıktığı gibi yakışıksız  yaklaşımlar, Aleviler tarafından rahatsız edici bulunmuştur. Kişileri deşifre etme ve hedef gösterme  amacıyla yapıldığı belli olan bu girişimlerin engellenmesi için ise hiçbir girişimin bulunmaması, top­ lum içinde endişe ile karşılanmıştır.  Alevi yurttaşlarımızın yaşadığı sorunların çözümüne dönük olarak net sonuçların alınamamış  olunması, getirilen önerilerin reddedilmesi, bununla birlikte iftar yemekleri ve Çalıştay gibi çalış­ maların yapılması kamuoyunda kafa karışıklığına neden olmaktadır. Alevilerin sorunlarının çözümü  amaçlı yapıldığı iddia edilen çalışmaların, oy kazanmak amacıyla yapıldığına dair kamuoyunda ciddi  tartışmalar bulunmaktadır. Oysa Aleviler, sorunları konusunda iyi niyetli olarak atılacak adımlara  destek olacaklarını basın- yayın yoluyla mitingler aracılığıyla iletmişlerdir.  TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0 O: 1  Alevilerin yaşadığı sorunların araştırılması ve bu sorunlara çözüm önerilerinin bulunması ama­ cıyla Anayasa'nın 98. ve TBMM İçtüzüğü'nün 104 ve 105. maddeleri gereğince Meclis Araştırması  açılmasını saygılarımızla arz ederiz.  1) Şevket Köse (Adıyaman)  2) Ferit Mevlüt Aslanoğlu (Malatya)  3) Ali Arslan (Muğla)  4) Turgut Dibek (Kırklareli)  5) Hulusi Güvel (Adana)  6) Sacid Yıldız (İstanbul)  7) Necla Arat (İstanbul)  8) Selçuk Ayhan (İzmir)  9) Gürol Ergin (Muğla)  10) Gökhan Durgun (Hatay)  11) Canan Arıtman (İzmir)  12) Rasim Çakır (Edirne)  13) Bilgin Paçarız (Edirne)  14) Durdu Özbolat (Kahramanmaraş)  15) Fevzi Topuz (Muğla)  16) Ramazan Kerim Özkan (Burdur)  17) Ali Rıza Ertemür (Denizli)  18) Ahmet Küçük (Çanakkale)  19) Ali Rıza Öztürk (Mersin)  20) Mehmet Ali Özpolat (İstanbul)  21) Mevlüt Coşkuner (İsparta)  22) Ensar Öğüt (Ardahan)  23) Enis Tütüncü (Tekirdağ)  24) Ali Kocal (Zonguldak)  25) Muhammet Rıza Yalçınkaya (Bartın)  26) Atila Emek (Antalya)  27) Akif Ekici (Gaziantep)  4.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru ve 20 milletvekilinin,  tırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin  önergesi (10/610)  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Tokat İlindeki Çiftçilerin sorunlarının araştırılarak, alınması gereken tedbirler konusunda Anaya­ sanın 98. İçtüzüğün 104 ve 105. maddeleri gereğince Meclis araştırması yapılmasını arz ve teklif ederiz.  1) Reşat Doğru  2) Mehmet Şandır  3) Mehmet Serdaroğlu  4) Sabahattin Çakmakoğlu  5) Mümin İnan  (Tokat)  (Mersin)  (Kastamonu)  (Kayseri)  (Niğde)  - 2 3 3 -
Sayfa 40 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0 O: 1  Alevilerin yaşadığı sorunların araştırılması ve bu sorunlara çözüm önerilerinin bulunması ama­ cıyla Anayasa'nın 98. ve TBMM İçtüzüğü'nün 104 ve 105. maddeleri gereğince Meclis Araştırması  açılmasını saygılarımızla arz ederiz.  1) Şevket Köse (Adıyaman)  2) Ferit Mevlüt Aslanoğlu (Malatya)  3) Ali Arslan (Muğla)  4) Turgut Dibek (Kırklareli)  5) Hulusi Güvel (Adana)  6) Sacid Yıldız (İstanbul)  7) Necla Arat (İstanbul)  8) Selçuk Ayhan (İzmir)  9) Gürol Ergin (Muğla)  10) Gökhan Durgun (Hatay)  11) Canan Arıtman (İzmir)  12) Rasim Çakır (Edirne)  13) Bilgin Paçarız (Edirne)  14) Durdu Özbolat (Kahramanmaraş)  15) Fevzi Topuz (Muğla)  16) Ramazan Kerim Özkan (Burdur)  17) Ali Rıza Ertemür (Denizli)  18) Ahmet Küçük (Çanakkale)  19) Ali Rıza Öztürk (Mersin)  20) Mehmet Ali Özpolat (İstanbul)  21) Mevlüt Coşkuner (İsparta)  22) Ensar Öğüt (Ardahan)  23) Enis Tütüncü (Tekirdağ)  24) Ali Kocal (Zonguldak)  25) Muhammet Rıza Yalçınkaya (Bartın)  26) Atila Emek (Antalya)  27) Akif Ekici (Gaziantep)  4.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru ve 20 milletvekilinin,  tırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin  önergesi (10/610)  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Tokat İlindeki Çiftçilerin sorunlarının araştırılarak, alınması gereken tedbirler konusunda Anaya­ sanın 98. İçtüzüğün 104 ve 105. maddeleri gereğince Meclis araştırması yapılmasını arz ve teklif ederiz.  1) Reşat Doğru  2) Mehmet Şandır  3) Mehmet Serdaroğlu  4) Sabahattin Çakmakoğlu  5) Mümin İnan  (Tokat)  (Mersin)  (Kastamonu)  (Kayseri)  (Niğde)  - 2 3 3 - TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0 O: 1  Bilindiği üzere 2003 yılından itibaren işbaşına gelen hükümet ülkemizdeki işkollarında faaliyet  gösteren diğer birimler gibi çiftçilikle uğraşan vatandaşlarımızı da mağdur etmiştir.  Tarımsal alanda kullanılan Tohum, Gübre, Mazot ve Zirai mücadele ilaçlarının maliyetlerinin her  geçen gün yükselmesi, aynı şekilde zor şartlar altında ürettiği ürünün değerinin yıldan yıla düşmesi  de çiftçimizi ekonomik olarak çok zor durumda bırakmış, artık tarlasını ekemez hale getirmiştir. Bu  durum il genelinde göçleri artırmıştır.  Ülkemizde süregelen Ekonomik Krizle birlikte ürünleri para etmediği için esnafa ve Bankalara  olan borçlarını ödeyemez hale gelmişlerdir. Tarıma dayalı ekonomi ile ayakta duran ilimizde bu du­ rumdan çiftçinin yanında esnaf da etkilenmektedir.  İlimizde Tekel Sigara Fabrikasının kapatılması ve özellikle sanayi ürünlerine konulan kota sis­ temi çiftçimizin adeta elini kolunu bağlamıştır. Bu durum tabandan tavana tüm üretim ve tüketim sek­ törlerimizi etkilemektedir.  Bütün bunlara ilaveten 2009 yazında elektrik borcundan dolayı sulama kanallarına su verilme­ diğinden bütün çiftçilerimiz daha ürünü hasat etmeden tarlada yok olup gitmiştir. Çiftçimizin 1 yıl­ lık emeği heba olmuştur.  Çiftçilerimizin bu durumdan kurtulmaları için Bakanlık ve ilgili kuruluşlar nezdinde yapılan  bütün girişimler sonuçsuz kalmıştır. Şu anda çiftçilerimiz almış oldukları kredileri, devlet kurum ve  kuruluşlarına olan borçlarını ödeyemez durumdadır. Teşvik primleri çiftçinin ihtiyacı olduğu dö­ nemde verilmemiştir. Borç faizi arttığında ödeme yapılmış, teşvik primleri borç faizlerine gittiğin­ den çiftçiye hiçbir fayda sağlamamıştır.  - 2 3 4 - 6) Recep Taner (Aydın)  7) Ertuğrul Kumcuoğlu (Aydın)  8) Cemaleddin Uslu (Edirne)  9) Yıldırım Tuğrul Türkeş (Ankara)  10) Kürşat Atılgan (Adana)  11) Alim Işık (Kütahya)  12) Yılmaz Tankut (Adana)  13) Beytullah Asil (Eskişehir)  14) Gürcan Dağdaş (Kars)  15) Recai Yıldırım (Adana)  16) Muharrem Varlı (Adana)  17) Mustafa Kalaycı (Konya)  18) Zeki Ertugay (Erzurum)  19) Abdülkadir Akçan (Afyonkarahisar)  20) Hasan Çalış (Karaman)  21) Hüseyin Yıldız (Antalya)  Gerekçe:
Sayfa 41 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0 O: 1  Bilindiği üzere 2003 yılından itibaren işbaşına gelen hükümet ülkemizdeki işkollarında faaliyet  gösteren diğer birimler gibi çiftçilikle uğraşan vatandaşlarımızı da mağdur etmiştir.  Tarımsal alanda kullanılan Tohum, Gübre, Mazot ve Zirai mücadele ilaçlarının maliyetlerinin her  geçen gün yükselmesi, aynı şekilde zor şartlar altında ürettiği ürünün değerinin yıldan yıla düşmesi  de çiftçimizi ekonomik olarak çok zor durumda bırakmış, artık tarlasını ekemez hale getirmiştir. Bu  durum il genelinde göçleri artırmıştır.  Ülkemizde süregelen Ekonomik Krizle birlikte ürünleri para etmediği için esnafa ve Bankalara  olan borçlarını ödeyemez hale gelmişlerdir. Tarıma dayalı ekonomi ile ayakta duran ilimizde bu du­ rumdan çiftçinin yanında esnaf da etkilenmektedir.  İlimizde Tekel Sigara Fabrikasının kapatılması ve özellikle sanayi ürünlerine konulan kota sis­ temi çiftçimizin adeta elini kolunu bağlamıştır. Bu durum tabandan tavana tüm üretim ve tüketim sek­ törlerimizi etkilemektedir.  Bütün bunlara ilaveten 2009 yazında elektrik borcundan dolayı sulama kanallarına su verilme­ diğinden bütün çiftçilerimiz daha ürünü hasat etmeden tarlada yok olup gitmiştir. Çiftçimizin 1 yıl­ lık emeği heba olmuştur.  Çiftçilerimizin bu durumdan kurtulmaları için Bakanlık ve ilgili kuruluşlar nezdinde yapılan  bütün girişimler sonuçsuz kalmıştır. Şu anda çiftçilerimiz almış oldukları kredileri, devlet kurum ve  kuruluşlarına olan borçlarını ödeyemez durumdadır. Teşvik primleri çiftçinin ihtiyacı olduğu dö­ nemde verilmemiştir. Borç faizi arttığında ödeme yapılmış, teşvik primleri borç faizlerine gittiğin­ den çiftçiye hiçbir fayda sağlamamıştır.  - 2 3 4 - 6) Recep Taner (Aydın)  7) Ertuğrul Kumcuoğlu (Aydın)  8) Cemaleddin Uslu (Edirne)  9) Yıldırım Tuğrul Türkeş (Ankara)  10) Kürşat Atılgan (Adana)  11) Alim Işık (Kütahya)  12) Yılmaz Tankut (Adana)  13) Beytullah Asil (Eskişehir)  14) Gürcan Dağdaş (Kars)  15) Recai Yıldırım (Adana)  16) Muharrem Varlı (Adana)  17) Mustafa Kalaycı (Konya)  18) Zeki Ertugay (Erzurum)  19) Abdülkadir Akçan (Afyonkarahisar)  20) Hasan Çalış (Karaman)  21) Hüseyin Yıldız (Antalya)  Gerekçe:  TBMM B:70 9 . 3 . 2 0 1 0 0 : 1  - 2 3 5 - Bu şekilde devam etmesi halinde çiftçilerimizi çok zor bir gelecek beklemektedir. Çünkü üret­ tiği ürün, yaptığı masrafı karşılayamaz duruma gelmiştir. Bu durum işsizliğe çare aranırken, giderek  artan işsizler ordusuna yenilerini ekleyecek ve büyükşehirlere daha fazla göç olacaktır.  Konunun Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından araştırılması, hem ilimizde hem de ülke ge­ nelinde bu durumda olan çiftçilerimizin durumunun düzeltilmesi açısından yararlı olacaktır.  Araştırma önergemiz bu amaçla hazırlanmıştır.  BAŞKAN - Bilgilerinize sunulmuştur.  Önergeler gündemdeki yerlerini alacak ve Meclis araştırması açılıp açılmaması konusundaki  görüşmeler, sırası geldiğinde yapılacaktır.  İç Tüzük'ün 37'nci maddesine göre verilmiş bir doğrudan gündeme alınma önergesi vardır, oku­ tup işleme alacağım ve oylarınıza sunacağım:  C) ÖNERGELER (Devam)  2.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, (2/204) esas numaralı Kanun Teklifi 'nin doğrudan gün­ deme alınmasına ilişkin önergesi (4/188)  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  2/204 esas numaralı Kanun Teklifimin İç Tüzüğün 37. Maddesi gereğince doğrudan gündeme  alınması konusunda gereğinin yapılmasını saygılarımla arz ederim. 01.10.2009  Ensar Öğüt  Ardahan  BAŞKAN - Sayın Öğüt, buyurun.  ENSAR ÖĞÜT (Ardahan) - Sayın Başkanım, değerli arkadaşlar; Radyo ve Televizyon Kuru­ luşu ve Yayınları Hakkında Kanun Teklifim üzerine söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygılarımla  selamlarım.  Değerli arkadaşlarım, sözlerime başlamadan önce, Elâzığ'daki depremde hayatını kaybedenlere  Allah'tan rahmet, büyük Türk milletine başsağlığı, kalanlara da Allah'tan şifalar diliyorum.  Değerli arkadaşlar, sözlerime başlamadan önce, ataması yapılmayan öğretmenlerle ilgili konuya  girmek istiyorum. Pazar günü Batman'daydım, oradan Diyarbakır'a geçtim. Orada, Batman'da ata­ ması yapılmayan öğretmenlerle ilgili bir toplantı yaptık Sayın Kıhçdaroğlu'yla beraber. Ve ataması  yapılmayan branş öğretmeni Türkiye genelinde 327 bin tane. Bunlar uzman olmalarına rağmen ata­ ması yapılmıyor veya çocuklar bekletiliyor ama bir yandan da hem Doğu Anadolu'da, benim bölgem  Ardahan'da hem de diğer illerde öğretmen açığı var. Öğretmen açığı ücretli kişilerle giderilmeye ça­ lışılıyor. Ücretli kişiler de öğretmenlikle alakası olmayan kişilerdir. Bu nedenle bunu derhâl Hükü­ metten rica ediyorum, düzeltsin. Branş öğretmeni, sınıf öğretmeni, uzman öğretmen olan  öğretmenlerin bu açık okullara gönderilmesini ve atamasının yapılmasını istirham ediyorum.  Konu bu olmadığı için kısa kısa geçeceğim.  Bir de Doğu Anadolu'da ve Türkiye genelinde şu anda kış bitmek üzere ama benim bölgem  Ardahan dâhil, yem bitkileri hâlen ödenmedi, yani fiğ parası diyoruz diğer adıyla. Bu fiğ parası ve  yem bitkileri mart ayı içerisinde ödenecek dediler. Bugün martın 9'u, hâlen ödenmedi. Köylümüz  ve çiftçimiz çok zor durumda, hakikaten bahara hayvanını çıkartmakta çok zorlanıyor. Bu nedenle  istirham ediyorum Hükümetten, yem bitkileri bir an evvel ödensin.
Sayfa 42 -
TBMM B:70 9 . 3 . 2 0 1 0 0 : 1  - 2 3 5 - Bu şekilde devam etmesi halinde çiftçilerimizi çok zor bir gelecek beklemektedir. Çünkü üret­ tiği ürün, yaptığı masrafı karşılayamaz duruma gelmiştir. Bu durum işsizliğe çare aranırken, giderek  artan işsizler ordusuna yenilerini ekleyecek ve büyükşehirlere daha fazla göç olacaktır.  Konunun Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından araştırılması, hem ilimizde hem de ülke ge­ nelinde bu durumda olan çiftçilerimizin durumunun düzeltilmesi açısından yararlı olacaktır.  Araştırma önergemiz bu amaçla hazırlanmıştır.  BAŞKAN - Bilgilerinize sunulmuştur.  Önergeler gündemdeki yerlerini alacak ve Meclis araştırması açılıp açılmaması konusundaki  görüşmeler, sırası geldiğinde yapılacaktır.  İç Tüzük'ün 37'nci maddesine göre verilmiş bir doğrudan gündeme alınma önergesi vardır, oku­ tup işleme alacağım ve oylarınıza sunacağım:  C) ÖNERGELER (Devam)  2.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, (2/204) esas numaralı Kanun Teklifi 'nin doğrudan gün­ deme alınmasına ilişkin önergesi (4/188)  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  2/204 esas numaralı Kanun Teklifimin İç Tüzüğün 37. Maddesi gereğince doğrudan gündeme  alınması konusunda gereğinin yapılmasını saygılarımla arz ederim. 01.10.2009  Ensar Öğüt  Ardahan  BAŞKAN - Sayın Öğüt, buyurun.  ENSAR ÖĞÜT (Ardahan) - Sayın Başkanım, değerli arkadaşlar; Radyo ve Televizyon Kuru­ luşu ve Yayınları Hakkında Kanun Teklifim üzerine söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygılarımla  selamlarım.  Değerli arkadaşlarım, sözlerime başlamadan önce, Elâzığ'daki depremde hayatını kaybedenlere  Allah'tan rahmet, büyük Türk milletine başsağlığı, kalanlara da Allah'tan şifalar diliyorum.  Değerli arkadaşlar, sözlerime başlamadan önce, ataması yapılmayan öğretmenlerle ilgili konuya  girmek istiyorum. Pazar günü Batman'daydım, oradan Diyarbakır'a geçtim. Orada, Batman'da ata­ ması yapılmayan öğretmenlerle ilgili bir toplantı yaptık Sayın Kıhçdaroğlu'yla beraber. Ve ataması  yapılmayan branş öğretmeni Türkiye genelinde 327 bin tane. Bunlar uzman olmalarına rağmen ata­ ması yapılmıyor veya çocuklar bekletiliyor ama bir yandan da hem Doğu Anadolu'da, benim bölgem  Ardahan'da hem de diğer illerde öğretmen açığı var. Öğretmen açığı ücretli kişilerle giderilmeye ça­ lışılıyor. Ücretli kişiler de öğretmenlikle alakası olmayan kişilerdir. Bu nedenle bunu derhâl Hükü­ metten rica ediyorum, düzeltsin. Branş öğretmeni, sınıf öğretmeni, uzman öğretmen olan  öğretmenlerin bu açık okullara gönderilmesini ve atamasının yapılmasını istirham ediyorum.  Konu bu olmadığı için kısa kısa geçeceğim.  Bir de Doğu Anadolu'da ve Türkiye genelinde şu anda kış bitmek üzere ama benim bölgem  Ardahan dâhil, yem bitkileri hâlen ödenmedi, yani fiğ parası diyoruz diğer adıyla. Bu fiğ parası ve  yem bitkileri mart ayı içerisinde ödenecek dediler. Bugün martın 9'u, hâlen ödenmedi. Köylümüz  ve çiftçimiz çok zor durumda, hakikaten bahara hayvanını çıkartmakta çok zorlanıyor. Bu nedenle  istirham ediyorum Hükümetten, yem bitkileri bir an evvel ödensin.  TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0 O: 1  - 2 3 6 - Değerli arkadaşlar, Radyo Televizyon Üst Kurulu, RTÜK'ün özel televizyonlardan reklam payı  olarak kesmiş olduğu yüzde 5 var. Şimdi bununla ilgili rakam vereceğim: 2008 yılında Radyo Tel­ evizyon Üst Kuruluna özel televizyonların reklam payından kesilen paranın toplamı 80 trilyon civa­ rında ancak bu paranın 31 trilyonunu Maliye hazinesine yatırmış. Fazla gelmiş bu para, 31 trilyonu  Maliye hazinesine vermiş. 2009 yılında 60 trilyon bir para gelmiş, bunun da 20 trilyonunu Maliye ha­ zinesine vermiş. Şimdi benim vermiş olduğum kanun teklifim şudur: Radyo Televizyon Üst Kuru­ luna yatırılan bir para var. Bu para özel televizyonların reklam gelirinin yüzde 5'idir. Yüzde 5'i çok  büyük bir kesintidir arkadaşlar. Türkiye genelindeki krizi gündeme alırsak ve krizi de göz önünde tut­ tuğumuz zaman radyoların ve televizyonların ne kadar zor durumda olduğunu hepimiz biliyoruz. Bu  nedenle bu RTÜK parası, kesilen paranın yüzde 5'ten yüzde 2'ye inmesini teklif ediyorum. Bunu  bütün partilerin uzlaşarak, gündeme alarak televizyon kuruluşlarına reklam payı olarak yatırılan  yüzde 5'in yüzde 2'ye çekilmesiyle hem televizyon kuruluşları rahatlayacaklar hem işçi çıkartma­ yacaklar hem de vergi gelirini en iyi şekilde ödemiş olacaklar. Zaten televizyonlar hem vergilerini  hem SSK primlerini hem de diğer vergileriyle beraber bütün devlete olan yükümlerini en iyi şekilde  yerine getiriyorlar ama bu reklam geliri zaten düştüğüne göre -buradaki rakamlara göre, işte, 2008'de  80 trilyon para toplamış Radyo Televizyon Üst Kurulu, 2009'da 60 trilyon- demek ki bu rakam düş­ tüğüne göre gelir de düşüyor. Bu nedenle, özel radyo ve televizyonların daha iyi yaşayabilmesi için  reklam payının yüzde 5'ten yüzde 2'ye düşürülmesi gerektiğine inanıyoruz efendim.  Bunun dışında, değerli arkadaşlar, bir de TÜRKSAT'a ödenen paralar var. Türkiye'de dört yüz  elli civarında televizyon var. Bunların bir kısmı ulusal, bir kısmı bölgesel, bir kısmı da yereldir ama  dört yüz elli televizyona ödenen TÜRKSAT payı, çok büyük o da. Yani TÜRKSAT uydu fırlattı diye  o uydunun parasını maalesef televizyon kuruluşlarından alıyor.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Bir dakika ek süre veriyorum, tamamlayın lütfen.  ENSAR ÖĞÜT (Devamla) - Şu anda benim bildiğim bir sürü televizyon kapalı ve ceza uygulanı­ yor; televizyon kuruluşları adam çıkarttılar, kapattılar, iflas ettiler, icra geldi ama bunları yaşatmak için  de hem RTÜK'e kesilen paranın az olması lazım hem de uydu sisteminde TÜRKSAT'a ödenen para­ nın mutlak surette azalması gereklidir. Eğer bu azalmadığı takdirde, ben inanın samimi söylüyorum, en  büyük televizyon kuruluşları bile yakında kapanma noktasına gelecektir. Yani demokrasinin sesi, dör­ düncü kuvvet olan basını susturmak, tahmin ediyorum, faşist devletlere, faşist hükümetlere yakışır.  Bu anlamda, biz demokrasiyi daha çok yaşatmak istiyorsak televizyon kuruluşlarını ve basını  daha çok yaşatmamız gerekiyor diye inanıyorum ve bu kanun teklifinin kabulünü arz ediyor, hepi­ nize saygılar sunuyorum. (CHP sıraların alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Öğüt.  Malatya Milletvekili Sayın Ferit Mevlüt Aslanoğlu. (CHP sıralarından alkışlar)  FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) - Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri; Sayın  Ensar Öğüt'ün verdiği teklifle ilgili ben de görüşlerimi ifade etmek istiyorum.  Tabii, bir kere RTÜK, yayınlara karşı vatandaşın hakkını koruyan, toplumun etik değerlerine  saygı gösteren, bunları denetleyen bir kurum olmalıdır. Bizim anladığımız RTÜK budur. Yani, bu­ rada, ülkemizin etik değerlerini, vatandaşın her türlü hakkını koruyan ve tehlikeli yayınlara ve ülke­ mizin birtakım değerlerini bozan yayınlara karşı önlem alması gereken bir kurumdur. Benim  anladığım RTÜK budur.
Sayfa 43 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0 O: 1  - 2 3 6 - Değerli arkadaşlar, Radyo Televizyon Üst Kurulu, RTÜK'ün özel televizyonlardan reklam payı  olarak kesmiş olduğu yüzde 5 var. Şimdi bununla ilgili rakam vereceğim: 2008 yılında Radyo Tel­ evizyon Üst Kuruluna özel televizyonların reklam payından kesilen paranın toplamı 80 trilyon civa­ rında ancak bu paranın 31 trilyonunu Maliye hazinesine yatırmış. Fazla gelmiş bu para, 31 trilyonu  Maliye hazinesine vermiş. 2009 yılında 60 trilyon bir para gelmiş, bunun da 20 trilyonunu Maliye ha­ zinesine vermiş. Şimdi benim vermiş olduğum kanun teklifim şudur: Radyo Televizyon Üst Kuru­ luna yatırılan bir para var. Bu para özel televizyonların reklam gelirinin yüzde 5'idir. Yüzde 5'i çok  büyük bir kesintidir arkadaşlar. Türkiye genelindeki krizi gündeme alırsak ve krizi de göz önünde tut­ tuğumuz zaman radyoların ve televizyonların ne kadar zor durumda olduğunu hepimiz biliyoruz. Bu  nedenle bu RTÜK parası, kesilen paranın yüzde 5'ten yüzde 2'ye inmesini teklif ediyorum. Bunu  bütün partilerin uzlaşarak, gündeme alarak televizyon kuruluşlarına reklam payı olarak yatırılan  yüzde 5'in yüzde 2'ye çekilmesiyle hem televizyon kuruluşları rahatlayacaklar hem işçi çıkartma­ yacaklar hem de vergi gelirini en iyi şekilde ödemiş olacaklar. Zaten televizyonlar hem vergilerini  hem SSK primlerini hem de diğer vergileriyle beraber bütün devlete olan yükümlerini en iyi şekilde  yerine getiriyorlar ama bu reklam geliri zaten düştüğüne göre -buradaki rakamlara göre, işte, 2008'de  80 trilyon para toplamış Radyo Televizyon Üst Kurulu, 2009'da 60 trilyon- demek ki bu rakam düş­ tüğüne göre gelir de düşüyor. Bu nedenle, özel radyo ve televizyonların daha iyi yaşayabilmesi için  reklam payının yüzde 5'ten yüzde 2'ye düşürülmesi gerektiğine inanıyoruz efendim.  Bunun dışında, değerli arkadaşlar, bir de TÜRKSAT'a ödenen paralar var. Türkiye'de dört yüz  elli civarında televizyon var. Bunların bir kısmı ulusal, bir kısmı bölgesel, bir kısmı da yereldir ama  dört yüz elli televizyona ödenen TÜRKSAT payı, çok büyük o da. Yani TÜRKSAT uydu fırlattı diye  o uydunun parasını maalesef televizyon kuruluşlarından alıyor.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Bir dakika ek süre veriyorum, tamamlayın lütfen.  ENSAR ÖĞÜT (Devamla) - Şu anda benim bildiğim bir sürü televizyon kapalı ve ceza uygulanı­ yor; televizyon kuruluşları adam çıkarttılar, kapattılar, iflas ettiler, icra geldi ama bunları yaşatmak için  de hem RTÜK'e kesilen paranın az olması lazım hem de uydu sisteminde TÜRKSAT'a ödenen para­ nın mutlak surette azalması gereklidir. Eğer bu azalmadığı takdirde, ben inanın samimi söylüyorum, en  büyük televizyon kuruluşları bile yakında kapanma noktasına gelecektir. Yani demokrasinin sesi, dör­ düncü kuvvet olan basını susturmak, tahmin ediyorum, faşist devletlere, faşist hükümetlere yakışır.  Bu anlamda, biz demokrasiyi daha çok yaşatmak istiyorsak televizyon kuruluşlarını ve basını  daha çok yaşatmamız gerekiyor diye inanıyorum ve bu kanun teklifinin kabulünü arz ediyor, hepi­ nize saygılar sunuyorum. (CHP sıraların alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Öğüt.  Malatya Milletvekili Sayın Ferit Mevlüt Aslanoğlu. (CHP sıralarından alkışlar)  FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) - Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri; Sayın  Ensar Öğüt'ün verdiği teklifle ilgili ben de görüşlerimi ifade etmek istiyorum.  Tabii, bir kere RTÜK, yayınlara karşı vatandaşın hakkını koruyan, toplumun etik değerlerine  saygı gösteren, bunları denetleyen bir kurum olmalıdır. Bizim anladığımız RTÜK budur. Yani, bu­ rada, ülkemizin etik değerlerini, vatandaşın her türlü hakkını koruyan ve tehlikeli yayınlara ve ülke­ mizin birtakım değerlerini bozan yayınlara karşı önlem alması gereken bir kurumdur. Benim  anladığım RTÜK budur.  TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0 O: 1  - 2 3 7 - Ancak, ülkemizde bir SMS faciası yaşanıyor arkadaşlar, bunu açık söyleyeyim. Ülkemizde bir  SMS faciası yaşanıyor. Her önüne gelen radyo, her önüne gelen televizyon, işte "Şu kadar SMS ya­ rışmaya gönder." diyor. Bunu kim denetliyor? Arkadaşlar, ne kadar para giriyor? SMS şirketleri, ku­ rumları, kaç para, kime, ne ödüyor? Bu, televizyon şirketlerine mi kalıyor, yapımcı şirketlere mi  kalıyor? Vaatler yapılıyor. Eğer, diyor... Örneğin... Bir örnek vereceğim size: İller yarışıyor. İller ya­ rışıyor, on hafta, on iki hafta devam ediyor. Önce yirmi il, yirmi iki il devam ediyor, yirmi iki hafta  devam ediyor. Önce yirmi iki ilden SMS geliyor, arkasından on sekiz, on dokuz, on yedi, yirmi hafta  devam ediyor ve o kadar birbirine düşürüyorlar ki "final, yarı final (dömifınal)" diyor ve yirmi iki  hafta SMS gönderiyorlar. Diyor ki sonuçta: "Ben bu yarışma sonunda birinci olan ile bir okul yapa­ cağım." Arkadaş, yirmi iki hafta gelen SMS'in bedeli nedir? Kaç para geldi? Kaç parayı, kime öde­ diniz? Kime ödediniz? Yani vatandaşın parasını -bir gül veriyorlar, "bir okul" diyorlar- kime  ödediniz? Kaç para ödediniz? Ne kadarhk SMS geldi? Belli değil ve sonuçta da arkadaşlar, okul ya­ pılmıyor. Vatandaşın hakkını koruyan... Ülkemizde her önüne gelene SMS attırılıyor.  Değerli arkadaşlarım, özellikle televizyonlardaki bu SMS olayına mutlak... Ben defalarca  RTÜK'e bu konuyu iletmeme rağmen, maalesef duyarsız kalınmıştır. Burası bir SMS mezarlığıdır.  Hangi vatandaştan ne kadar para alındığını kimse bilmemektedir. Hangi yarışmaya, hangi konuda ne  kadar SMS geldiğini kimse bilmemektedir, kaç para ödendiğini kimse bilmemektedir. Ben burada he­ pinizi uyarıyorum. Vatandaşın hakkını korumak açısından, vatandaşa sahip çıkmak açısından ülkede  her önüne gelen bir yarışma düzenleyip her önüne gelen bu yarışmadan bir şekilde bir çıkarı toplum  yararı olmayan bir şekilde alıyorsa buna özellikle RTÜK'ün el koyması lazım. Maalesef Radyo Tel­ evizyon Kurumu bugüne kadar bu konuda hiç duyarlı davranmamıştır. Her önüne gelen yarışma dü­ zenliyor, her önüne gelen SMS attırıyor; kime, ne kadar, hangi bedel ödeniyor bilinmiyor. Bu,  televizyon şirketlerine mi gidiyor, yapımcı şirketlere mi gidiyor, bunu da bilmiyorum. Yani ben bu­ rada televizyon şirketlerimizi herhangi bir şekilde onları üzmek adına konuşmuyorum ama televiz­ yon şirketlerimizde SMS pazarlığını yapımcı şirket mi yapıyor, kim yapıyor, SMS şirketleri bu  paraları kime ödüyor?  Değerli arkadaşlarım, belirgin bir örnek veriyorum. On iki ilde İller Yarışıyor programı yapıldı,  on iki hafta devam etti. Sonuçta ben biliyorum ki bir tanesi Malatya'ydı. İki il finale kaldı: Mardin,  Malatya. Malatyalıların attığı SMS'lerin haddi hesabı yoktu. Bir okul yapacaklardı. Okul da yok.  Ben şimdi RTÜK'ten şunu rica ediyorum: Ben ilgili televizyon kurumuna asla saygısızlık yapmak  istemiyorum ama bunun sorumlusu kim? Yapımcı şirket mi, yarışmayı düzenleyen bir başkası mı  veya ilgili televizyon kurumu mu? RTÜK bunun hesabını vermeli ve önümüzdeki süreçte de bu SMS  olaylarını mutlaka toplum yararına olan... Örneğin son haftalarda bir yarışma düzenleniyor, açık  seçik söylüyor, diyor ki: "Bu gelen SMS'lerin tümünü falanca topluma yararlı bir vakfa hediye edi­ yorum." Başımla beraber! Açık seçik söylüyor. Onun için, değerli arkadaşlarım, RTÜK'ün özellikle  bir taraftan sayın Ardahan milletvekilimizin söylediği bedeller çok yüksek...  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Bir dakika ek süre veriyorum, tamamlayın lütfen.  FERİT MEVLÜT ASLANOGLU (Devamla) - Özellikle yerel televizyonların yaşaması açısın­ dan hakikaten çok yüksektir. Bunun mutlaka belirli bir rakama çekilmesi lazım ama toplumun en  önemli sorunu olan bu konuda da bugüne kadar RTÜK görevini yapmamıştır. Ben RTÜK'ü hepi­ nize şikâyet ediyorum, toplum adına, halk adına, halkın çıkarı adına. Hepinize saygılar sunuyorum.  Teşekkür ederim.
Sayfa 44 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0 O: 1  - 2 3 7 - Ancak, ülkemizde bir SMS faciası yaşanıyor arkadaşlar, bunu açık söyleyeyim. Ülkemizde bir  SMS faciası yaşanıyor. Her önüne gelen radyo, her önüne gelen televizyon, işte "Şu kadar SMS ya­ rışmaya gönder." diyor. Bunu kim denetliyor? Arkadaşlar, ne kadar para giriyor? SMS şirketleri, ku­ rumları, kaç para, kime, ne ödüyor? Bu, televizyon şirketlerine mi kalıyor, yapımcı şirketlere mi  kalıyor? Vaatler yapılıyor. Eğer, diyor... Örneğin... Bir örnek vereceğim size: İller yarışıyor. İller ya­ rışıyor, on hafta, on iki hafta devam ediyor. Önce yirmi il, yirmi iki il devam ediyor, yirmi iki hafta  devam ediyor. Önce yirmi iki ilden SMS geliyor, arkasından on sekiz, on dokuz, on yedi, yirmi hafta  devam ediyor ve o kadar birbirine düşürüyorlar ki "final, yarı final (dömifınal)" diyor ve yirmi iki  hafta SMS gönderiyorlar. Diyor ki sonuçta: "Ben bu yarışma sonunda birinci olan ile bir okul yapa­ cağım." Arkadaş, yirmi iki hafta gelen SMS'in bedeli nedir? Kaç para geldi? Kaç parayı, kime öde­ diniz? Kime ödediniz? Yani vatandaşın parasını -bir gül veriyorlar, "bir okul" diyorlar- kime  ödediniz? Kaç para ödediniz? Ne kadarhk SMS geldi? Belli değil ve sonuçta da arkadaşlar, okul ya­ pılmıyor. Vatandaşın hakkını koruyan... Ülkemizde her önüne gelene SMS attırılıyor.  Değerli arkadaşlarım, özellikle televizyonlardaki bu SMS olayına mutlak... Ben defalarca  RTÜK'e bu konuyu iletmeme rağmen, maalesef duyarsız kalınmıştır. Burası bir SMS mezarlığıdır.  Hangi vatandaştan ne kadar para alındığını kimse bilmemektedir. Hangi yarışmaya, hangi konuda ne  kadar SMS geldiğini kimse bilmemektedir, kaç para ödendiğini kimse bilmemektedir. Ben burada he­ pinizi uyarıyorum. Vatandaşın hakkını korumak açısından, vatandaşa sahip çıkmak açısından ülkede  her önüne gelen bir yarışma düzenleyip her önüne gelen bu yarışmadan bir şekilde bir çıkarı toplum  yararı olmayan bir şekilde alıyorsa buna özellikle RTÜK'ün el koyması lazım. Maalesef Radyo Tel­ evizyon Kurumu bugüne kadar bu konuda hiç duyarlı davranmamıştır. Her önüne gelen yarışma dü­ zenliyor, her önüne gelen SMS attırıyor; kime, ne kadar, hangi bedel ödeniyor bilinmiyor. Bu,  televizyon şirketlerine mi gidiyor, yapımcı şirketlere mi gidiyor, bunu da bilmiyorum. Yani ben bu­ rada televizyon şirketlerimizi herhangi bir şekilde onları üzmek adına konuşmuyorum ama televiz­ yon şirketlerimizde SMS pazarlığını yapımcı şirket mi yapıyor, kim yapıyor, SMS şirketleri bu  paraları kime ödüyor?  Değerli arkadaşlarım, belirgin bir örnek veriyorum. On iki ilde İller Yarışıyor programı yapıldı,  on iki hafta devam etti. Sonuçta ben biliyorum ki bir tanesi Malatya'ydı. İki il finale kaldı: Mardin,  Malatya. Malatyalıların attığı SMS'lerin haddi hesabı yoktu. Bir okul yapacaklardı. Okul da yok.  Ben şimdi RTÜK'ten şunu rica ediyorum: Ben ilgili televizyon kurumuna asla saygısızlık yapmak  istemiyorum ama bunun sorumlusu kim? Yapımcı şirket mi, yarışmayı düzenleyen bir başkası mı  veya ilgili televizyon kurumu mu? RTÜK bunun hesabını vermeli ve önümüzdeki süreçte de bu SMS  olaylarını mutlaka toplum yararına olan... Örneğin son haftalarda bir yarışma düzenleniyor, açık  seçik söylüyor, diyor ki: "Bu gelen SMS'lerin tümünü falanca topluma yararlı bir vakfa hediye edi­ yorum." Başımla beraber! Açık seçik söylüyor. Onun için, değerli arkadaşlarım, RTÜK'ün özellikle  bir taraftan sayın Ardahan milletvekilimizin söylediği bedeller çok yüksek...  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Bir dakika ek süre veriyorum, tamamlayın lütfen.  FERİT MEVLÜT ASLANOGLU (Devamla) - Özellikle yerel televizyonların yaşaması açısın­ dan hakikaten çok yüksektir. Bunun mutlaka belirli bir rakama çekilmesi lazım ama toplumun en  önemli sorunu olan bu konuda da bugüne kadar RTÜK görevini yapmamıştır. Ben RTÜK'ü hepi­ nize şikâyet ediyorum, toplum adına, halk adına, halkın çıkarı adına. Hepinize saygılar sunuyorum.  Teşekkür ederim.  TBMM B:70 9 . 3 . 2 0 1 0 0 : 1  - 2 3 8 - BAŞKAN - Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge red­ dedilmiştir.  Gündemin "Sözlü Sorular" kısmına geçiyoruz.  VIII.- SÖZLÜ SORULAR VE CEVAPLARI  1.- Niğde Milletvekili Mümin İnan 'ın, ithalatta koruma önlemlerine ilişkin sözlü soru önergesi  (6/824) ve Devlet Bakanı Mehmet Zafer Çağlayan 'ın cevabı  2.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru 'nun, KİT'lerin ihalelerine ilişkin Devlet Bakanı ve Başbakan  Yardımcısından sözlü soru önergesi (6/849) ve Devlet Bakam Mehmet Zafer Çağlayan 'ın cevabı  3.- Niğde Milletvekili Mümin inan 'ın, standart dışı mallara karşı alınan ithalat tedbirlerine iliş­ kin sözlü soru önergesi (6/884) ve Devlet Bakanı Mehmet Zafer Çağlayan 'm cevabı  4.- Niğde Milletvekili Mümin İnan 'ın, ikili ticaret anlaşması yapılan ülkelere ilişkin sözlü soru  önergesi (6/894) ve Devlet Bakanı Mehmet Zafer Çağlayan 'ın cevabı  5.- Niğde Milletvekili Mümin İnan 'ın, tüketiciyi mağdur eden ithal mallara karşı tedbir alınma­ sına ilişkin sözlü soru önergesi (6/895) ve Devlet Bakanı Mehmet Zafer Çağlayan 'ın cevabı  6.- Niğde Milletvekili Mümin İnan 'ın, dahilde işleme rejiminin denetimine ilişkin sözlü soru  önergesi (6/896) ve Devlet Bakanı Mehmet Zafer Çağlayan 'ın cevabı  7.- Niğde Milletvekili Mümin inan 'ın, ihracatçıların karşılaştıkları bürokratik işlemlere ilişkin  sözlü soru önergesi (6/897) ve Devlet Bakanı Mehmet Zafer Çağlayan 'ın cevabı  8.- Tunceli Milletvekili Kamer Genc'in, özel kalem müdürlüklerine yapılan atamalarla ilgili id­ dialara ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/995) ve Devlet Bakam Mehmet Zafer Çağlayan 'ın  cevabı  9.- Tunceli Milletvekili Kamer Genc'in, ihracattan sağlanan dövize ilişkin Başbakandan sözlü  soru önergesi (6/1011) ve Devlet Bakanı Mehmet Zafer Çağlayan 'ın cevabı  10.- Tunceli Milletvekili Kamer Genç 'in, İETT'nin VIP otobüsü kiralamasıyla ilgili iddialara  ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/1021) ve Devlet Bakanı Mehmet Zafer Çağlayan 'ın cevabı  11.- Batman Milletvekili Bengi Yıldız'ın, Batman 'daki su sorununa ilişkin Başbakandan sözlü  soru önergesi (6/1090) ve Devlet Bakanı Mehmet Zafer Çağlayan 'ın cevabı  12.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru 'nun, tarımsal ürün ithalatına ilişkin sözlü soru önergesi  (6/1299) ve Devlet Bakanı Mehmet Zafer Çağlayan 'ın cevabı  13.- Manisa Milletvekili Mustafa Enöz un, üzüm ihracatındaki teşviklere ilişkin sözlü soru öner­ gesi (6/1391) ve Devlet Bakanı Mehmet Zafer Çağlayan 'ın cevabı  14.- Antalya Milletvekili Hüsnü Çöllü 'nün, Antalya 'dan yapılan yaş sebze ve meyve ihracatına  ilişkin sözlü soru önergesi (6/1477) ve Devlet Bakanı Mehmet Zafer Çağlayan 'ın cevabı  15.-Karaman Milletvekili Hasan Çalış 'ın, ihracattaki düşüşe ilişkin sözlü soru önergesi (6/1560)  ve Devlet Bakanı Mehmet Zafer Çağlayan 'ın cevabı  BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, Devlet Bakanı Sayın Mehmet Zafer Çağlayan gündemin  "Sözlü Sorular" kısmında yer alan sorulardan 1, 2, 4, 6, 7, 8, 9, 13, 19, 23, 44, 134, 184, 244 ve  311 'inci sıralarındaki soruları birlikte cevaplandırmak istemişlerdir.  Şimdi bu soruları sırasıyla okutuyorum:
Sayfa 45 -
TBMM B:70 9 . 3 . 2 0 1 0 0 : 1  - 2 3 8 - BAŞKAN - Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge red­ dedilmiştir.  Gündemin "Sözlü Sorular" kısmına geçiyoruz.  VIII.- SÖZLÜ SORULAR VE CEVAPLARI  1.- Niğde Milletvekili Mümin İnan 'ın, ithalatta koruma önlemlerine ilişkin sözlü soru önergesi  (6/824) ve Devlet Bakanı Mehmet Zafer Çağlayan 'ın cevabı  2.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru 'nun, KİT'lerin ihalelerine ilişkin Devlet Bakanı ve Başbakan  Yardımcısından sözlü soru önergesi (6/849) ve Devlet Bakam Mehmet Zafer Çağlayan 'ın cevabı  3.- Niğde Milletvekili Mümin inan 'ın, standart dışı mallara karşı alınan ithalat tedbirlerine iliş­ kin sözlü soru önergesi (6/884) ve Devlet Bakanı Mehmet Zafer Çağlayan 'm cevabı  4.- Niğde Milletvekili Mümin İnan 'ın, ikili ticaret anlaşması yapılan ülkelere ilişkin sözlü soru  önergesi (6/894) ve Devlet Bakanı Mehmet Zafer Çağlayan 'ın cevabı  5.- Niğde Milletvekili Mümin İnan 'ın, tüketiciyi mağdur eden ithal mallara karşı tedbir alınma­ sına ilişkin sözlü soru önergesi (6/895) ve Devlet Bakanı Mehmet Zafer Çağlayan 'ın cevabı  6.- Niğde Milletvekili Mümin İnan 'ın, dahilde işleme rejiminin denetimine ilişkin sözlü soru  önergesi (6/896) ve Devlet Bakanı Mehmet Zafer Çağlayan 'ın cevabı  7.- Niğde Milletvekili Mümin inan 'ın, ihracatçıların karşılaştıkları bürokratik işlemlere ilişkin  sözlü soru önergesi (6/897) ve Devlet Bakanı Mehmet Zafer Çağlayan 'ın cevabı  8.- Tunceli Milletvekili Kamer Genc'in, özel kalem müdürlüklerine yapılan atamalarla ilgili id­ dialara ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/995) ve Devlet Bakam Mehmet Zafer Çağlayan 'ın  cevabı  9.- Tunceli Milletvekili Kamer Genc'in, ihracattan sağlanan dövize ilişkin Başbakandan sözlü  soru önergesi (6/1011) ve Devlet Bakanı Mehmet Zafer Çağlayan 'ın cevabı  10.- Tunceli Milletvekili Kamer Genç 'in, İETT'nin VIP otobüsü kiralamasıyla ilgili iddialara  ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/1021) ve Devlet Bakanı Mehmet Zafer Çağlayan 'ın cevabı  11.- Batman Milletvekili Bengi Yıldız'ın, Batman 'daki su sorununa ilişkin Başbakandan sözlü  soru önergesi (6/1090) ve Devlet Bakanı Mehmet Zafer Çağlayan 'ın cevabı  12.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru 'nun, tarımsal ürün ithalatına ilişkin sözlü soru önergesi  (6/1299) ve Devlet Bakanı Mehmet Zafer Çağlayan 'ın cevabı  13.- Manisa Milletvekili Mustafa Enöz un, üzüm ihracatındaki teşviklere ilişkin sözlü soru öner­ gesi (6/1391) ve Devlet Bakanı Mehmet Zafer Çağlayan 'ın cevabı  14.- Antalya Milletvekili Hüsnü Çöllü 'nün, Antalya 'dan yapılan yaş sebze ve meyve ihracatına  ilişkin sözlü soru önergesi (6/1477) ve Devlet Bakanı Mehmet Zafer Çağlayan 'ın cevabı  15.-Karaman Milletvekili Hasan Çalış 'ın, ihracattaki düşüşe ilişkin sözlü soru önergesi (6/1560)  ve Devlet Bakanı Mehmet Zafer Çağlayan 'ın cevabı  BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, Devlet Bakanı Sayın Mehmet Zafer Çağlayan gündemin  "Sözlü Sorular" kısmında yer alan sorulardan 1, 2, 4, 6, 7, 8, 9, 13, 19, 23, 44, 134, 184, 244 ve  311 'inci sıralarındaki soruları birlikte cevaplandırmak istemişlerdir.  Şimdi bu soruları sırasıyla okutuyorum:  TBMM B:70 9 . 3 . 2 0 1 0 O: 1  - 2 3 9 - Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki yazılı sorularımın Dış Ticaretten Sorumlu Devlet Bakanı Sn. Mehmet Zafer Çağlayan  tarafından sözlü olarak cevaplandırılması konusunda gereğinin yapılmasını arz ederim.  Mümin İnan  Niğde  Soru 1- 23 Mayıs 2008 tarih ve 26884 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan "2008/5 numaralı İt­ halatta Korunma Önlemlerine İlişkin Tebliğde belirtilen koruma önlemlerini ne zaman hayata geçir­ meyi düşünüyorsunuz?  Soru 2- Ülkemizdeki dış ticaret açığının tehlikeli boyutlara ulaşması dolayısıyla ithalat reji­ minde bir yapısal değişikliğe gitme konusunda bir çalışmanız var mıdır?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorumun Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek tarafından sözlü ola­ rak cevaplandırılmasını arz ederim.  Saygılarımla.  Reşat Doğru  Tokat  Soru: 16.06.2008 tarihli ülke genelinde yayın yapan bir gazetede, Kamu İhale Kurumu Başka­ nına atfen yayınlanan haberde mevzuata aykırılık nedeniyle en fazla Sağlık Bakanlığı, Belediyeler  ve KİT'lerin ihalelerinin iptal edildiği haberi yayınlanmıştır. Bu itibarla,  1- 2007 yılında KİT'lerde kaç ihale yapılmıştır?  2- Bu ihalelerden kaç tanesi Kamu İhale Kurumu tarafından iptal edilmiştir?  3- Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu tarafından yapılan denetimler sırasında usulsüzlük  tespit edilerek soruşturulması istenen ve iptal edilen ihale sayısı kaçtır?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki yazılı sorularımın Dış Ticaretten sorumlu Devlet Bakanı Sn. Mehmet Zafer Çağlayan  tarafından sözlü olarak cevaplandırılması konusunda gereğinin yapılmasını arz ederim.  Mümin İnan  Niğde  Soru: 1 - Türkiye'ye Çin ve bazı Uzakdoğu ülkelerinden çok ucuz ve kalitesiz malların geldiği bi­ linmektedir. Bu Türk sanayi ve üretim sistemini felç etmektedir. Bu konuda, dünya kalite standartla­ rına uymayan malların ülkemize girmemesi için, gerekli ithalat tedbirlerini almayı planlıyor musunuz?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki yazılı sorularımın Dış Ticaretten sorumlu Devlet Bakanı Sn. Mehmet Zafer Çağlayan  tarafından sözlü olarak cevaplandırılması konusunda gereğinin yapılmasını arz ederim.  Mümin İnan  Niğde  Soru: 1- Hükümetleriniz döneminde, İkili Ticaret anlaşmaları yaptığımız ve aynı zamanda yıllık  ticaret hacmimizin bir milyar doları geçtiği ülkeler kaç tanedir?  Soru:2- Bu ülkelerden kaç tanesi ile dış ticaretimiz ne kadarlık lehimize, kaç tanesi ile ne kadarlık  aleyhimize gerçekleşmiştir.
Sayfa 46 -
TBMM B:70 9 . 3 . 2 0 1 0 O: 1  - 2 3 9 - Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki yazılı sorularımın Dış Ticaretten Sorumlu Devlet Bakanı Sn. Mehmet Zafer Çağlayan  tarafından sözlü olarak cevaplandırılması konusunda gereğinin yapılmasını arz ederim.  Mümin İnan  Niğde  Soru 1- 23 Mayıs 2008 tarih ve 26884 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan "2008/5 numaralı İt­ halatta Korunma Önlemlerine İlişkin Tebliğde belirtilen koruma önlemlerini ne zaman hayata geçir­ meyi düşünüyorsunuz?  Soru 2- Ülkemizdeki dış ticaret açığının tehlikeli boyutlara ulaşması dolayısıyla ithalat reji­ minde bir yapısal değişikliğe gitme konusunda bir çalışmanız var mıdır?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorumun Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek tarafından sözlü ola­ rak cevaplandırılmasını arz ederim.  Saygılarımla.  Reşat Doğru  Tokat  Soru: 16.06.2008 tarihli ülke genelinde yayın yapan bir gazetede, Kamu İhale Kurumu Başka­ nına atfen yayınlanan haberde mevzuata aykırılık nedeniyle en fazla Sağlık Bakanlığı, Belediyeler  ve KİT'lerin ihalelerinin iptal edildiği haberi yayınlanmıştır. Bu itibarla,  1- 2007 yılında KİT'lerde kaç ihale yapılmıştır?  2- Bu ihalelerden kaç tanesi Kamu İhale Kurumu tarafından iptal edilmiştir?  3- Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu tarafından yapılan denetimler sırasında usulsüzlük  tespit edilerek soruşturulması istenen ve iptal edilen ihale sayısı kaçtır?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki yazılı sorularımın Dış Ticaretten sorumlu Devlet Bakanı Sn. Mehmet Zafer Çağlayan  tarafından sözlü olarak cevaplandırılması konusunda gereğinin yapılmasını arz ederim.  Mümin İnan  Niğde  Soru: 1 - Türkiye'ye Çin ve bazı Uzakdoğu ülkelerinden çok ucuz ve kalitesiz malların geldiği bi­ linmektedir. Bu Türk sanayi ve üretim sistemini felç etmektedir. Bu konuda, dünya kalite standartla­ rına uymayan malların ülkemize girmemesi için, gerekli ithalat tedbirlerini almayı planlıyor musunuz?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki yazılı sorularımın Dış Ticaretten sorumlu Devlet Bakanı Sn. Mehmet Zafer Çağlayan  tarafından sözlü olarak cevaplandırılması konusunda gereğinin yapılmasını arz ederim.  Mümin İnan  Niğde  Soru: 1- Hükümetleriniz döneminde, İkili Ticaret anlaşmaları yaptığımız ve aynı zamanda yıllık  ticaret hacmimizin bir milyar doları geçtiği ülkeler kaç tanedir?  Soru:2- Bu ülkelerden kaç tanesi ile dış ticaretimiz ne kadarlık lehimize, kaç tanesi ile ne kadarlık  aleyhimize gerçekleşmiştir.  TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0 O: 1  - 2 4 0 - Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki yazılı sorularımın Dış Ticaretten sorumlu Devlet Bakanı Sn. Mehmet Zafer Çağlayan  tarafından sözlü olarak cevaplandırılması konusunda gereğinin yapılmasını arz ederim.  Mümin İnan  Niğde  Soru:l- 4412 Sayılı Değişik 3577 Sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Ka­ nunda gerekli değişiklikleri yaparak, ucuz olması nedeniyle özellikle haksız rekabete yol açarak üre­ ticilerimizi zor durumda bırakan ve kalite ve sağlık standartları açısından da tüketicilerimizi mağdur  eden ithal malları hakkında tedbir almayı düşünüyor musunuz?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki yazılı sorularımın Dış Ticaretten sorumlu Devlet Bakanı Sn. Mehmet Zafer Çağlayan  tarafından sözlü olarak cevaplandırılması konusunda gereğinin yapılmasını arz ederim.  Mümin İnan  Niğde  Soru:l- Dahilde işleme rejimi çerçevesinde vergisiz ithal edilen maddelerin işlenerek mamul  haline getirilip getirilmediği konusunda denetimlerin yeterli olduğunu düşünüyor musunuz?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki yazılı sorularımın Dış Ticaretten sorumlu Devlet Bakanı Sn. Mehmet Zafer Çağlayan  tarafından sözlü olarak cevaplandırılması konusunda gereğinin yapılmasını arz ederim.  Mümin İnan  Niğde  Soru:l- İhracatçıların karşılaştıkları bürokratik işlemlerin çok olduğunu düşünüyor musunuz?  Benzer formaliteler ithalatçılar için de geçerli midir?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın aracılığınızla Başbakan tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını say­ gılarımla arz ederim. 16.9.2008  Kamer Genç  Tunceli  Hükümetiniz döneminde (istisnai kadrolu Özel Kalem Müdürlükleri kadrosu) ihdas edilmiş­ tir. Birçok Bakanınız, tahsiline bakmadan sınavsız olarak yakınlarını bu kadrolara atayıp çok kısa  bir süre sonra asaleten birinci derece devlet memuriyetine atayarak yerine yeni bir başka akraba  atamaktadırlar. Örneğin Devlet Bakanı Nimet Çubukçu, Şükrü Barışık, Zekeriya Baş, Bahadır  Kara, Barış Baş, Sadrettin Öztürk, Aslınur Kadıoğlu böyle bir uygulama ile göreve alındıkları  iddia edilmektedir.  1- Bu olaylar doğru mudur?  2- Bu yolla hangi bakanlık veya Genel Müdürlüğe kaç elaman alınmıştır.
Sayfa 47 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0 O: 1  - 2 4 0 - Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki yazılı sorularımın Dış Ticaretten sorumlu Devlet Bakanı Sn. Mehmet Zafer Çağlayan  tarafından sözlü olarak cevaplandırılması konusunda gereğinin yapılmasını arz ederim.  Mümin İnan  Niğde  Soru:l- 4412 Sayılı Değişik 3577 Sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Ka­ nunda gerekli değişiklikleri yaparak, ucuz olması nedeniyle özellikle haksız rekabete yol açarak üre­ ticilerimizi zor durumda bırakan ve kalite ve sağlık standartları açısından da tüketicilerimizi mağdur  eden ithal malları hakkında tedbir almayı düşünüyor musunuz?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki yazılı sorularımın Dış Ticaretten sorumlu Devlet Bakanı Sn. Mehmet Zafer Çağlayan  tarafından sözlü olarak cevaplandırılması konusunda gereğinin yapılmasını arz ederim.  Mümin İnan  Niğde  Soru:l- Dahilde işleme rejimi çerçevesinde vergisiz ithal edilen maddelerin işlenerek mamul  haline getirilip getirilmediği konusunda denetimlerin yeterli olduğunu düşünüyor musunuz?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki yazılı sorularımın Dış Ticaretten sorumlu Devlet Bakanı Sn. Mehmet Zafer Çağlayan  tarafından sözlü olarak cevaplandırılması konusunda gereğinin yapılmasını arz ederim.  Mümin İnan  Niğde  Soru:l- İhracatçıların karşılaştıkları bürokratik işlemlerin çok olduğunu düşünüyor musunuz?  Benzer formaliteler ithalatçılar için de geçerli midir?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın aracılığınızla Başbakan tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını say­ gılarımla arz ederim. 16.9.2008  Kamer Genç  Tunceli  Hükümetiniz döneminde (istisnai kadrolu Özel Kalem Müdürlükleri kadrosu) ihdas edilmiş­ tir. Birçok Bakanınız, tahsiline bakmadan sınavsız olarak yakınlarını bu kadrolara atayıp çok kısa  bir süre sonra asaleten birinci derece devlet memuriyetine atayarak yerine yeni bir başka akraba  atamaktadırlar. Örneğin Devlet Bakanı Nimet Çubukçu, Şükrü Barışık, Zekeriya Baş, Bahadır  Kara, Barış Baş, Sadrettin Öztürk, Aslınur Kadıoğlu böyle bir uygulama ile göreve alındıkları  iddia edilmektedir.  1- Bu olaylar doğru mudur?  2- Bu yolla hangi bakanlık veya Genel Müdürlüğe kaç elaman alınmıştır.  TBMM B:70 9 . 3 . 2 0 1 0 O: 1  - 2 4 1 - Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın aracılığınızla Başbakan tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını say­ gılarımla arz ederim. 13.10.2008  Kamer Genç  Tunceli  Eylül 2008 tarihi itibarı ile Türkiye'nin ihracatının 132 milyar Dolar olduğu resmi kayıtlarda be­ lirtilmiştir.  1 - Bu dövizin ne kadarı ve hangi bankalar kanalı ile Türkiye'ye getirilmiştir? Getirilmeyen döviz  kimler tarafından ve hangi ülkelere yapılan ihracattan kaynaklanmaktadır?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın aracılığınızla Başbakan tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını say­ gılarımla arz ederim. 20.10.2008  Kamer Genç  Tunceli  Basına intikal eden bir olayda, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin (İETT) ilk kez Boğaz geçiş  hatlarında çalıştırmak üzere 25 VIP otobüs kiraladığı ve bu kiralamayı partinize ve size yakın Nuri  Albayrak'ın damadı Adem Altunsoy'a davet usulü ile ihalesiz verildiği belirtilmektedir.  1 - Bu olay doğru mudur?  2- Doğru ise neden bu iş ihale yolu ile değilde yakınlarınıza ihalesiz verilmiştir? Bu yasalara ay­ kırı değil midir? Bu işlemi iptal edip ihale yolu ile vermeyi düşünüyor musunuz?  3- Bu işin hacmi kaç liradır?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın Başbakan Sayın Recep Tayip Erdoğan tarafından sözlü olarak yanıtlan­ masını saygılarımla arz ederim. 19.11.2008.  Bengi Yıldız  Batman  2008 yılında G.Doğu Anadolu bölgesinde yaşanan kuraklık bir afet boyutundaydı.Tarım ve hay­ vancılıkla uğraşan binlerce ailemiz mağdur oldu ve batıya göç eden aileler kervanına katıldı. Bu ku­ raklık aynı zamanda yüzyıllardır köylerin su ihtiyacını karşılayan kaynak sularının da kurumasına  neden oldu. Sadece Batman'a bağlı yüzlerce köyün günlük içme su ihtiyacını karşılamakta büyük  problemler yaşadığını ve su ihtiyaçlarını Belediye, İl Özel İdaresi, hayırsever vatandaşların tuttuğu  tankerlerle karşılandığını biliyoruz. Bu durum valilik kayıtlarıyla sabittir.  Bu durum karşısında:  1) Hükümet 2009 yılı için gerekli hazırlıkları yapmış mıdır yoksa vatandaşı yine susuzluğa mah­ kum mu edecektir?  2) Kozluk İlçesinin Yedibölük Köyünde ihalesi yapılan, parası müteahhide ödenen ve resmi­ yette 2 yıldır suyu akıyor gözükmektedir. Ancak köye bir damla su dahi verilmemiştir. Ne yazık ki  bu köylere su götürme ihalesini de sürekli bir AKP'li il Encümeninin şirketi kazanmıştır. Yedibölük  köyü gibi Batman İlinde onlarca hayali olarak su götürdüğünüz köy vardır.Bu köylere gerçek an­ lamda su götürmeyi düşünüyor musunuz?  Saygılarımla.
Sayfa 48 -
TBMM B:70 9 . 3 . 2 0 1 0 O: 1  - 2 4 1 - Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın aracılığınızla Başbakan tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını say­ gılarımla arz ederim. 13.10.2008  Kamer Genç  Tunceli  Eylül 2008 tarihi itibarı ile Türkiye'nin ihracatının 132 milyar Dolar olduğu resmi kayıtlarda be­ lirtilmiştir.  1 - Bu dövizin ne kadarı ve hangi bankalar kanalı ile Türkiye'ye getirilmiştir? Getirilmeyen döviz  kimler tarafından ve hangi ülkelere yapılan ihracattan kaynaklanmaktadır?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın aracılığınızla Başbakan tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını say­ gılarımla arz ederim. 20.10.2008  Kamer Genç  Tunceli  Basına intikal eden bir olayda, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin (İETT) ilk kez Boğaz geçiş  hatlarında çalıştırmak üzere 25 VIP otobüs kiraladığı ve bu kiralamayı partinize ve size yakın Nuri  Albayrak'ın damadı Adem Altunsoy'a davet usulü ile ihalesiz verildiği belirtilmektedir.  1 - Bu olay doğru mudur?  2- Doğru ise neden bu iş ihale yolu ile değilde yakınlarınıza ihalesiz verilmiştir? Bu yasalara ay­ kırı değil midir? Bu işlemi iptal edip ihale yolu ile vermeyi düşünüyor musunuz?  3- Bu işin hacmi kaç liradır?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın Başbakan Sayın Recep Tayip Erdoğan tarafından sözlü olarak yanıtlan­ masını saygılarımla arz ederim. 19.11.2008.  Bengi Yıldız  Batman  2008 yılında G.Doğu Anadolu bölgesinde yaşanan kuraklık bir afet boyutundaydı.Tarım ve hay­ vancılıkla uğraşan binlerce ailemiz mağdur oldu ve batıya göç eden aileler kervanına katıldı. Bu ku­ raklık aynı zamanda yüzyıllardır köylerin su ihtiyacını karşılayan kaynak sularının da kurumasına  neden oldu. Sadece Batman'a bağlı yüzlerce köyün günlük içme su ihtiyacını karşılamakta büyük  problemler yaşadığını ve su ihtiyaçlarını Belediye, İl Özel İdaresi, hayırsever vatandaşların tuttuğu  tankerlerle karşılandığını biliyoruz. Bu durum valilik kayıtlarıyla sabittir.  Bu durum karşısında:  1) Hükümet 2009 yılı için gerekli hazırlıkları yapmış mıdır yoksa vatandaşı yine susuzluğa mah­ kum mu edecektir?  2) Kozluk İlçesinin Yedibölük Köyünde ihalesi yapılan, parası müteahhide ödenen ve resmi­ yette 2 yıldır suyu akıyor gözükmektedir. Ancak köye bir damla su dahi verilmemiştir. Ne yazık ki  bu köylere su götürme ihalesini de sürekli bir AKP'li il Encümeninin şirketi kazanmıştır. Yedibölük  köyü gibi Batman İlinde onlarca hayali olarak su götürdüğünüz köy vardır.Bu köylere gerçek an­ lamda su götürmeyi düşünüyor musunuz?  Saygılarımla.  TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0 O: 1  - 2 4 2 - Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorumun Devlet Bakanı Sayın Mehmet Zafer Çağlayan tarafından sözlü olarak ce­ vaplandırılmasını arz ederim.  Saygılarımla.  Reşat Doğru  Tokat  Soru:  2008 yılında ithal edilen tanmsal ürünlerin, çeşitler üzerinden miktar ve değeri nedir?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın Devlet Bakanı Sayın Zafer Çağlayan tarafından sözlü olarak cevaplan­ dırılmasını arz ederim.  Saygılarımla.  Mustafa Enöz  Manisa  Sorular:  1- 2009 yılı yaş üzüm ihracatında ton başına vergi iadesi veya prim miktarının ne olacağı ko­ nusunda bir çalışmanız bulunmakta mıdır?  2- Çekirdeksiz kuru üzüm için de ihracat teşviki vermeyi planlıyor musunuz?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın Devlet Bakanı Sayın Zafer Çağlayan tarafından sözlü olarak yanıtlan­ ması için gereğini arz ederim. 17/06/2009  Hüsnü Çöllü  Antalya  Örtüaltı üretimin merkezi konumundaki Antalya'da hasat sezonu ile birlikte fiyatların düş­ mesi, üreticileri zor durumda bırakmaktadır. Ekonomik krizle birlikte ihracatta da sorunlar ya­ şanmaktadır.  Bu kapsamda;  1- Son üç yılda Antalya'dan yapılan yaş sebze ve meyve ihracatının ekonomik değeri nasıl ger­ çekleşmiştir?  2- Örtüaltı üretimde sürekliliğin sağlanabilmesi ve ihracatta rekabet gücü kazandırılabilmesi  için yaş sebze ve meyve ihracatında önem arz eden ürünlere yılsonuna kadar teşvik verilmesi için  bir girişimde bulunacak mısınız? Bu kapsamda ton başına 50 dolar mahsup teşvik verilmesi sağ­ lanacak mıdır?  3- İhracat yoluyla ülkemize önemli katkılar sağlayan Antalyalı üreticilere ve ihracatçılara, kü­ resel ekonomik krizin yaşandığı bu dönemde gerekli desteği verecek misiniz?
Sayfa 49 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0 O: 1  - 2 4 2 - Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorumun Devlet Bakanı Sayın Mehmet Zafer Çağlayan tarafından sözlü olarak ce­ vaplandırılmasını arz ederim.  Saygılarımla.  Reşat Doğru  Tokat  Soru:  2008 yılında ithal edilen tanmsal ürünlerin, çeşitler üzerinden miktar ve değeri nedir?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın Devlet Bakanı Sayın Zafer Çağlayan tarafından sözlü olarak cevaplan­ dırılmasını arz ederim.  Saygılarımla.  Mustafa Enöz  Manisa  Sorular:  1- 2009 yılı yaş üzüm ihracatında ton başına vergi iadesi veya prim miktarının ne olacağı ko­ nusunda bir çalışmanız bulunmakta mıdır?  2- Çekirdeksiz kuru üzüm için de ihracat teşviki vermeyi planlıyor musunuz?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın Devlet Bakanı Sayın Zafer Çağlayan tarafından sözlü olarak yanıtlan­ ması için gereğini arz ederim. 17/06/2009  Hüsnü Çöllü  Antalya  Örtüaltı üretimin merkezi konumundaki Antalya'da hasat sezonu ile birlikte fiyatların düş­ mesi, üreticileri zor durumda bırakmaktadır. Ekonomik krizle birlikte ihracatta da sorunlar ya­ şanmaktadır.  Bu kapsamda;  1- Son üç yılda Antalya'dan yapılan yaş sebze ve meyve ihracatının ekonomik değeri nasıl ger­ çekleşmiştir?  2- Örtüaltı üretimde sürekliliğin sağlanabilmesi ve ihracatta rekabet gücü kazandırılabilmesi  için yaş sebze ve meyve ihracatında önem arz eden ürünlere yılsonuna kadar teşvik verilmesi için  bir girişimde bulunacak mısınız? Bu kapsamda ton başına 50 dolar mahsup teşvik verilmesi sağ­ lanacak mıdır?  3- İhracat yoluyla ülkemize önemli katkılar sağlayan Antalyalı üreticilere ve ihracatçılara, kü­ resel ekonomik krizin yaşandığı bu dönemde gerekli desteği verecek misiniz?  TBMM B: 70 9 . 3 . 2010 O: 1  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın Devlet Bakanı Zafer Çağlayan tarafından sözlü olarak yanıtlanmasını arz  ederim.  Saygılarımla.  Hasan Çalış  Karaman  İhracattaki kan kaybı eylül ayında da sürdü. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre,  Türkiye'nin ihracatı eylül ayında geçen yılın aynı ayına oranla yüzde 30.53 oranında gerilemiştir.  Bu bilgiler ışığında;  1- Tarım, sanayi ve madencilik gibi sektörlerde en yüksek ihracat düşüşü hangi alanda gerçek­ leşmektedir? Niçin özellikle bu sektörlerde ihracat düşüşü yaşanıyor?  2- İhracat düşüşü yaşanan bu sektörlere Hükümet tarafından destek sağlanmakta mıdır? Sağla­ nıyorsa hangi destekler sağlanmaktadır?  3- İhracatı artırma konusunda çalışmanız var mıdır? İhracatı ne zaman ve ne şekilde artırmayı  planlıyorsunuz?  BAŞKAN - Sayın Bakan, buyurun.  Size otuz beş dakika süre veriyorum.  DEVLET BAKANI MEHMET ZAFER ÇAĞLAYAN (Ankara) - Sayın Başkan, saygıdeğer  milletvekilleri; yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.  Efendim, bana tevdi edilen 10 sözlü soru önergesi, Sayın Cemil Çiçek Beyefendi'ye yöneltilen  1 sözlü soru önergesi ve Sayın Başbakanımıza yöneltilen 4 sözlü soru önergesiyle ilgili açıklamalar  yapmak için söz aldım. Yüce heyetinizi tekrar saygıyla selamlıyorum.  Öncelikle, Sayın Cemil Çiçek'e yöneltilen (6/849) sayılı Sözlü Soru Önergesi'ne cevap vermek  istiyorum.  2007 yılında KİT'ler tarafından 23.397 adet ihale yapılmış olup bu ihalelerin 72 adedi Kamu  İhale Kurumu tarafından iptal edilmiştir. Yüksek Denetleme Kurulunca yapılan denetimlerde, ilgili  mevzuat gereği, ihale komisyonlarına müdahale anlamına gelecek, dolayısıyla ihale işleminin ipta­ line yol açacak bir girişimde ve soruşturma talebinde bulunulmamaktadır. Ancak sözleşmelerin im­ zalanmasını müteakip, tespit edilecek usulsüzlüklerle ilgili olarak inceleme ve soruşturma yoluna  gidilmekte ve sorumluların yasal takibata tabi tutulmalarının yolu açılmaktadır. Bu itibarla Kurulca  soruşturulması istenen ve iptal edilen bir ihale mevcut değildir.  Sayın Başbakanımıza yöneltilen 4 adet sözlü soru önergesi vardır; (6/1011), (6/1021), (6/995)  ve (6/1090). Bunun dördüne de cevap vereceğim.  Türk parasının kıymetini korumak amacıyla, Türk parasının yabancı paralar karşısındaki değe­ rinin belirlenmesine, döviz ve dövizi temsil eden belgelere (menkul değerler ve diğer piyasa araçları  dâhil) ilişkin tüm işlemler ile dövizlerin tasarruf ve idaresine, Türk parası ve Türk parasını temsil eden  belgelerin ithal ve ihracına, kıymetli maden, taş ve eşyalara ilişkin işlemlere, ihracata, ithalata, özel­ liği olan ihracat ve ithalata, görünmeyen işlemlere, sermaye hareketlerine ilişkin kambiyo işlemle­ rine ait düzenleyici, sınırlayıcı esaslar 89/14391 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile kararlaştırılan ve  11/8/1989 tarih, 20249 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Türk Parası Kıymetini  Koruma Kanunu Hakkında 32 sayılı Karar ile tayin ve tespit edilmiştir.  - 2 4 3 -
Sayfa 50 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2010 O: 1  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın Devlet Bakanı Zafer Çağlayan tarafından sözlü olarak yanıtlanmasını arz  ederim.  Saygılarımla.  Hasan Çalış  Karaman  İhracattaki kan kaybı eylül ayında da sürdü. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre,  Türkiye'nin ihracatı eylül ayında geçen yılın aynı ayına oranla yüzde 30.53 oranında gerilemiştir.  Bu bilgiler ışığında;  1- Tarım, sanayi ve madencilik gibi sektörlerde en yüksek ihracat düşüşü hangi alanda gerçek­ leşmektedir? Niçin özellikle bu sektörlerde ihracat düşüşü yaşanıyor?  2- İhracat düşüşü yaşanan bu sektörlere Hükümet tarafından destek sağlanmakta mıdır? Sağla­ nıyorsa hangi destekler sağlanmaktadır?  3- İhracatı artırma konusunda çalışmanız var mıdır? İhracatı ne zaman ve ne şekilde artırmayı  planlıyorsunuz?  BAŞKAN - Sayın Bakan, buyurun.  Size otuz beş dakika süre veriyorum.  DEVLET BAKANI MEHMET ZAFER ÇAĞLAYAN (Ankara) - Sayın Başkan, saygıdeğer  milletvekilleri; yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.  Efendim, bana tevdi edilen 10 sözlü soru önergesi, Sayın Cemil Çiçek Beyefendi'ye yöneltilen  1 sözlü soru önergesi ve Sayın Başbakanımıza yöneltilen 4 sözlü soru önergesiyle ilgili açıklamalar  yapmak için söz aldım. Yüce heyetinizi tekrar saygıyla selamlıyorum.  Öncelikle, Sayın Cemil Çiçek'e yöneltilen (6/849) sayılı Sözlü Soru Önergesi'ne cevap vermek  istiyorum.  2007 yılında KİT'ler tarafından 23.397 adet ihale yapılmış olup bu ihalelerin 72 adedi Kamu  İhale Kurumu tarafından iptal edilmiştir. Yüksek Denetleme Kurulunca yapılan denetimlerde, ilgili  mevzuat gereği, ihale komisyonlarına müdahale anlamına gelecek, dolayısıyla ihale işleminin ipta­ line yol açacak bir girişimde ve soruşturma talebinde bulunulmamaktadır. Ancak sözleşmelerin im­ zalanmasını müteakip, tespit edilecek usulsüzlüklerle ilgili olarak inceleme ve soruşturma yoluna  gidilmekte ve sorumluların yasal takibata tabi tutulmalarının yolu açılmaktadır. Bu itibarla Kurulca  soruşturulması istenen ve iptal edilen bir ihale mevcut değildir.  Sayın Başbakanımıza yöneltilen 4 adet sözlü soru önergesi vardır; (6/1011), (6/1021), (6/995)  ve (6/1090). Bunun dördüne de cevap vereceğim.  Türk parasının kıymetini korumak amacıyla, Türk parasının yabancı paralar karşısındaki değe­ rinin belirlenmesine, döviz ve dövizi temsil eden belgelere (menkul değerler ve diğer piyasa araçları  dâhil) ilişkin tüm işlemler ile dövizlerin tasarruf ve idaresine, Türk parası ve Türk parasını temsil eden  belgelerin ithal ve ihracına, kıymetli maden, taş ve eşyalara ilişkin işlemlere, ihracata, ithalata, özel­ liği olan ihracat ve ithalata, görünmeyen işlemlere, sermaye hareketlerine ilişkin kambiyo işlemle­ rine ait düzenleyici, sınırlayıcı esaslar 89/14391 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile kararlaştırılan ve  11/8/1989 tarih, 20249 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Türk Parası Kıymetini  Koruma Kanunu Hakkında 32 sayılı Karar ile tayin ve tespit edilmiştir.  - 2 4 3 - TBMM B:70 9 . 3 . 2 0 1 0 0 : 1  - 2 4 4 - Buna göre;  "Madde 8- a) Ticari amaçlarla ihraç edilen mal bedelinin, bu Karar'da öngörülen özel haller ile Bakanlıkça  uygun görülen mücbir sebeplerden kaynaklanan gecikmeler hariç, fiilî ihraç tarihinden itibaren en çok  180 gün içinde ihracatçılar tarafından yurda getirilerek bankalara, Türk parası olması halinde tevsiki,  döviz ise satılması zorunludur.  Ancak;  i) Söz konusu ihracat dövizlerinin en az yüzde 70'inin ihraç tarihinden itibaren 90 gün içeri­ sinde getirilerek bankalara satılması halinde bakiye yüzde 30'una tekabül eden kısmı üzerinde ihra­ catçı serbestçe tasarruf edebilir.  ii) Türkiye'de yerleşik kişilerin yurtdışında yerleşik kişilere yaptıkları teknik hizmet sözleşme­ lerine istinaden yurtdışındaki kişilere verdikleri hizmetler kapsamında (tamir, bakım, montaj hiz­ metleri ve benzerleri dahil) ve sözleşmede belirtilen hizmet bedeli içinde yurtdışına götürecekleri  yedek parça ve malzemelerin ihraç işlemleri yürürlükteki ihracat rejimi hükümlerine tabidir.  iii) İşlenmemiş altın ihracatında, ihracat bedellerinin yurda getirilmesi zorunlu değildir.  b) Bakanlık,  İhracat bedelinin süresinde, yurda getirilmesine engel olan haklı ve mücbir sebep hallerinde uy­ gulanacak süre, ek süre ve döviz kuru konusundaki esasları,  ii) Özelliği olan ihracat konusu mal bedellerinin yurda getirilme süresine ilişkin usul ve esasları,  iii) İhracat bedellerinin süresi içinde yurda getirilmemesi halinde yapılacak işlemleri,  iv) Faktoring, leasing işlemlerinde ihracat hesaplarının kapatılmasına ilişkin usul ve esasları,  İhracatta ödeme şekillerine ilişkin usul ve esasları,  belirlemeye yetkilidir.  c) Gümrük kapılarından miktar, kalite veya kıymet itibariyle beyan dışı veya gümrük kapısı  yahut sair sınır veya sahillerden kaçak olarak mal ihraç edenler, bu malların bedelini teşkil eden dö­ vizleri, kambiyo murakabe mercilerince kendilerine yapılacak, tebliğ tarihinden itibaren 90 gün  içinde yurda getirilerek bir bankaya satmak zorundadırlar. Dövizlerin getirilmesi ilgililerin 1567 sa­ yılı Kanun ve bu Kanun'un ek ve tadilleri gereğince cezai sorumluluklarını ortadan kaldırmaz." yo­ lunda düzenleme bulunmaktayken, anılan madde hükmü, 2008/13186 sayılı Bakanlar Kurulu  Kararı'yla karşılaştırılarak 8 Şubat 2008 tarihli ve 26781 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yü­ rürlüğe giren Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Kararda Değişiklik Yapılma­ sına Dair Karar'ın 3'üncü maddesiyle değiştirilmiş ve "İhracat bedellerinde tasarrufu serbesttir.  Bakanlık ihtiyaç duyulması halinde ihracat bedellerinin yurda getirilmesine ilişkin düzenleme yap­ maya yetkilidir." şeklinde yeniden düzenlenmiştir. Bu nedenle, 8 Şubat 2008 tarihinden itibaren ih­ racat bedellerinin tasarrufu serbest hâle getirilmiş bulunmaktadır.  Yine, (6/1021) sayılı Sözlü Soru Önergesi'nin cevabı olarak da: İstanbul Büyükşehir Belediyesi  Ulaşım Koordinasyon Merkezince (UKOME) 8 Eylül 2008 tarihi itibarıyla şehrimizde doğabilecek  ulaşım problemlerinin çözümlenmesi için bir dizi karar alınmıştır. İETT İşletmeleri Genel Müdür­ lüğünce uygulanması için azami gayret gösterilen kararlar arasında trafik problemlerinin çözümü  için 800 adet aracın ilave olarak hizmete sunulması da yer almaktadır. Bunun yanı sıra mevcut oto­ büslerle yapılan seferleri çoğaltabilecek çözüm arayışlarına girilmiş olup, özellikle ekspres otobüs  hizmetlerinin hayata geçirilmesi amaçlanmış ve bu çerçevede, ulaşımda geçen zamanı ofis hizmeti
Sayfa 51 -
TBMM B:70 9 . 3 . 2 0 1 0 0 : 1  - 2 4 4 - Buna göre;  "Madde 8- a) Ticari amaçlarla ihraç edilen mal bedelinin, bu Karar'da öngörülen özel haller ile Bakanlıkça  uygun görülen mücbir sebeplerden kaynaklanan gecikmeler hariç, fiilî ihraç tarihinden itibaren en çok  180 gün içinde ihracatçılar tarafından yurda getirilerek bankalara, Türk parası olması halinde tevsiki,  döviz ise satılması zorunludur.  Ancak;  i) Söz konusu ihracat dövizlerinin en az yüzde 70'inin ihraç tarihinden itibaren 90 gün içeri­ sinde getirilerek bankalara satılması halinde bakiye yüzde 30'una tekabül eden kısmı üzerinde ihra­ catçı serbestçe tasarruf edebilir.  ii) Türkiye'de yerleşik kişilerin yurtdışında yerleşik kişilere yaptıkları teknik hizmet sözleşme­ lerine istinaden yurtdışındaki kişilere verdikleri hizmetler kapsamında (tamir, bakım, montaj hiz­ metleri ve benzerleri dahil) ve sözleşmede belirtilen hizmet bedeli içinde yurtdışına götürecekleri  yedek parça ve malzemelerin ihraç işlemleri yürürlükteki ihracat rejimi hükümlerine tabidir.  iii) İşlenmemiş altın ihracatında, ihracat bedellerinin yurda getirilmesi zorunlu değildir.  b) Bakanlık,  İhracat bedelinin süresinde, yurda getirilmesine engel olan haklı ve mücbir sebep hallerinde uy­ gulanacak süre, ek süre ve döviz kuru konusundaki esasları,  ii) Özelliği olan ihracat konusu mal bedellerinin yurda getirilme süresine ilişkin usul ve esasları,  iii) İhracat bedellerinin süresi içinde yurda getirilmemesi halinde yapılacak işlemleri,  iv) Faktoring, leasing işlemlerinde ihracat hesaplarının kapatılmasına ilişkin usul ve esasları,  İhracatta ödeme şekillerine ilişkin usul ve esasları,  belirlemeye yetkilidir.  c) Gümrük kapılarından miktar, kalite veya kıymet itibariyle beyan dışı veya gümrük kapısı  yahut sair sınır veya sahillerden kaçak olarak mal ihraç edenler, bu malların bedelini teşkil eden dö­ vizleri, kambiyo murakabe mercilerince kendilerine yapılacak, tebliğ tarihinden itibaren 90 gün  içinde yurda getirilerek bir bankaya satmak zorundadırlar. Dövizlerin getirilmesi ilgililerin 1567 sa­ yılı Kanun ve bu Kanun'un ek ve tadilleri gereğince cezai sorumluluklarını ortadan kaldırmaz." yo­ lunda düzenleme bulunmaktayken, anılan madde hükmü, 2008/13186 sayılı Bakanlar Kurulu  Kararı'yla karşılaştırılarak 8 Şubat 2008 tarihli ve 26781 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yü­ rürlüğe giren Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Kararda Değişiklik Yapılma­ sına Dair Karar'ın 3'üncü maddesiyle değiştirilmiş ve "İhracat bedellerinde tasarrufu serbesttir.  Bakanlık ihtiyaç duyulması halinde ihracat bedellerinin yurda getirilmesine ilişkin düzenleme yap­ maya yetkilidir." şeklinde yeniden düzenlenmiştir. Bu nedenle, 8 Şubat 2008 tarihinden itibaren ih­ racat bedellerinin tasarrufu serbest hâle getirilmiş bulunmaktadır.  Yine, (6/1021) sayılı Sözlü Soru Önergesi'nin cevabı olarak da: İstanbul Büyükşehir Belediyesi  Ulaşım Koordinasyon Merkezince (UKOME) 8 Eylül 2008 tarihi itibarıyla şehrimizde doğabilecek  ulaşım problemlerinin çözümlenmesi için bir dizi karar alınmıştır. İETT İşletmeleri Genel Müdür­ lüğünce uygulanması için azami gayret gösterilen kararlar arasında trafik problemlerinin çözümü  için 800 adet aracın ilave olarak hizmete sunulması da yer almaktadır. Bunun yanı sıra mevcut oto­ büslerle yapılan seferleri çoğaltabilecek çözüm arayışlarına girilmiş olup, özellikle ekspres otobüs  hizmetlerinin hayata geçirilmesi amaçlanmış ve bu çerçevede, ulaşımda geçen zamanı ofis hizmeti  TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0 O: 1  - 2 4 5 - şeklinde değerlendirilmeye imkân tanınması nedeniyle özel araç sahibi iş adamlarının toplu taşıma­ cılığa çekilmesini teminen bilgisayarlı, İnternet erişimli, faks hizmetleri verebilen, her türlü konforu  haiz, ilk aşamada deneme mahiyetinde yirmi beş araçlık, yedi ay süreli ekspres otobüs hizmetinin,  kiralama yoluyla, Kamu İhale Kanunu'nun 21/b maddesine göre alınan 2 Eylül 2008 tarihli karar  gereğince satın alınması cihetine gidilmiştir. Sözü edilen ihaleyle ilgili olarak 6 firmaya ihale davet  mektubu gönderilmiş, 5 firma ihale dokümanını satın almıştır. İhaleye 3 firma iştirak etmiş, bu fir­ malar arasında ekonomik yönden en avantajlı teklifi veren Platform Turizm Taşımacılık Gıda İnşaat  Temizlik Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi firmasına, her araç için 499 TL birim fiyat­ tan toplam 2 milyon 619 bin 750 TL bedelle adı geçen iş ihale edilmiştir. Yüklenici ile 25 Eylül 2008  tarihinde sözleşme imzalanmıştır. İhale dosyasının Kamu İhale Kurumunca incelenmesi sonucu alı­ nan 1/12/2008 tarih ve 2008/UH1-4850 sayılı Karar'daki belirtilen hususlar ile yüklenici firmanın  araçların tamamını şartnameye uygun olarak teslim edememesi nedeninden dolayı 6 Ocak 2009 ta­ rihinde ihale iptal edilmiştir.  (6/995) sayılı Sözlü Soru Önergesi'ne cevap olarak da: 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun  59'uncu maddesinde yer alan kamu kurum ve kuruluşlarına, mezkûr Kanun'un atanma, sınavlar, ka­ deme ilerlemesi ve derece yükselmesine ilişkin hükümlerine bağlı kalmaksızın atama yapma yetkisi  verilmiştir. Bahsi geçen atama yetkisi sınırsız olmayıp kamu kurumları her yıl kontenjanlarını hiz­ met icapları çerçevesinde düzenlemekte ve bu kontenjanlarla sınırlı olarak kadrolarına atama yapa­ bilmektedirler. 657 sayılı Kanun'un 59'uncu maddesine istinaden 1/1/2008-3/11/2008 tarihleri  arasında İçişleri Bakanlığına 1, Çevre ve Orman Bakanlığına 1, Sağlık Bakanlığına 1, Bayındırlık ve  İskân Bakanlığına 3, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına 1, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme  Kurumu Genel Müdürlüğüne 3 adet olmak üzere, 8 adet kamu kurumu için toplam 18 adet özel kalem  müdürü kadrosuna açıktan atama izni verilmiştir.  Yine, (6/1090) sayılı Sözlü Soru Önergesi'nin cevabı olarak da: 2008 yılında Batman'a gönderi­ len 5 milyon 150 bin TL KÖYDEŞ ödeneğinden 1 milyon 700 bin TL içme sulan için tahsis edilmiştir.  Bu ödenekle merkez ilçede dört köyde sondaj kuyusu açılmış, içme suyu tesisleri tamamlanmıştır.  Beşiri ilçesinde 3 köyde sondaj kuyusu açılmış ve tesisler tamamlanmıştır. Gercüş ilçesinde  8 köyde sondaj kuyusu açılmış, 7 köyün tesisi tamamlanmış, 1 köyümüzde çalışmalar devam et­ mektedir. Kozluk ilçesinde 4 köyde sondaj kuyusu açılmış, tesisler tamamlanmıştır. Sason ilçesinde  ise 2 köyde sondaj kuyusu açılmış, tesis çalışmaları devam etmektedir.  2008 yılında ilde yaşanan kuraklık nedeniyle önceki yıllarda yapılan içme suyu tesislerinde kay­ nakların kuruduğu ve yetersiz kaldığı görülmüştür. Bu köylerin su sorununu çözmek amacıyla İçiş­ leri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğünden ödenek talep edilmiş, kuraklıktan etkilenen  köyler için ile 2 milyon 310 bin TL ödenek tahsis edilmiştir. Bu ödenekten merkez ilçeye 300 bin lira  ödenek aktarılmış, 4 köyde sondaj kuyusu açılmış ve tesisler tamamlanmıştır. Beşiri ilçesine 350 bin  lira ödenek aktarılmış, 6 köy programa alınmış, 4 köyde sondaj kuyusu açılmış, tesisleri tamamlan­ mış ve 6 köyde sondaj çalışmaları devam etmektedir. Gercüş ilçesine 450 bin lira ödenek aktarılmış,  12 köy programa alınmış, 6 köyde sondaj çalışmaları ve tesisleri tamamlanmış, 6 köyde sondaj ça­ lışmaları devam etmektedir. Hasankeyf ilçesine 200 bin lira ödenek aktarılmış, 2 köy programa alın­ mış ve çalışmalar devam etmektedir. Kozluk ilçesine 900 bin lira ödenek aktarılmış, 22 köy programa  alınmış, 9 köyde sondaj çalışmaları ve tesisler tamamlanmış, 13 köyde çalışmalar devam etmekte. Ay- nca dağ köylerine içme suyu borusu dağıtılarak su sorunları giderilmiştir. Sason ilçesine ise 110 bin  TL ödenek aktarılmış, dağ köyleri için içme suyu borusu alınarak su sorunları giderilmiştir.
Sayfa 52 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0 O: 1  - 2 4 5 - şeklinde değerlendirilmeye imkân tanınması nedeniyle özel araç sahibi iş adamlarının toplu taşıma­ cılığa çekilmesini teminen bilgisayarlı, İnternet erişimli, faks hizmetleri verebilen, her türlü konforu  haiz, ilk aşamada deneme mahiyetinde yirmi beş araçlık, yedi ay süreli ekspres otobüs hizmetinin,  kiralama yoluyla, Kamu İhale Kanunu'nun 21/b maddesine göre alınan 2 Eylül 2008 tarihli karar  gereğince satın alınması cihetine gidilmiştir. Sözü edilen ihaleyle ilgili olarak 6 firmaya ihale davet  mektubu gönderilmiş, 5 firma ihale dokümanını satın almıştır. İhaleye 3 firma iştirak etmiş, bu fir­ malar arasında ekonomik yönden en avantajlı teklifi veren Platform Turizm Taşımacılık Gıda İnşaat  Temizlik Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi firmasına, her araç için 499 TL birim fiyat­ tan toplam 2 milyon 619 bin 750 TL bedelle adı geçen iş ihale edilmiştir. Yüklenici ile 25 Eylül 2008  tarihinde sözleşme imzalanmıştır. İhale dosyasının Kamu İhale Kurumunca incelenmesi sonucu alı­ nan 1/12/2008 tarih ve 2008/UH1-4850 sayılı Karar'daki belirtilen hususlar ile yüklenici firmanın  araçların tamamını şartnameye uygun olarak teslim edememesi nedeninden dolayı 6 Ocak 2009 ta­ rihinde ihale iptal edilmiştir.  (6/995) sayılı Sözlü Soru Önergesi'ne cevap olarak da: 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun  59'uncu maddesinde yer alan kamu kurum ve kuruluşlarına, mezkûr Kanun'un atanma, sınavlar, ka­ deme ilerlemesi ve derece yükselmesine ilişkin hükümlerine bağlı kalmaksızın atama yapma yetkisi  verilmiştir. Bahsi geçen atama yetkisi sınırsız olmayıp kamu kurumları her yıl kontenjanlarını hiz­ met icapları çerçevesinde düzenlemekte ve bu kontenjanlarla sınırlı olarak kadrolarına atama yapa­ bilmektedirler. 657 sayılı Kanun'un 59'uncu maddesine istinaden 1/1/2008-3/11/2008 tarihleri  arasında İçişleri Bakanlığına 1, Çevre ve Orman Bakanlığına 1, Sağlık Bakanlığına 1, Bayındırlık ve  İskân Bakanlığına 3, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına 1, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme  Kurumu Genel Müdürlüğüne 3 adet olmak üzere, 8 adet kamu kurumu için toplam 18 adet özel kalem  müdürü kadrosuna açıktan atama izni verilmiştir.  Yine, (6/1090) sayılı Sözlü Soru Önergesi'nin cevabı olarak da: 2008 yılında Batman'a gönderi­ len 5 milyon 150 bin TL KÖYDEŞ ödeneğinden 1 milyon 700 bin TL içme sulan için tahsis edilmiştir.  Bu ödenekle merkez ilçede dört köyde sondaj kuyusu açılmış, içme suyu tesisleri tamamlanmıştır.  Beşiri ilçesinde 3 köyde sondaj kuyusu açılmış ve tesisler tamamlanmıştır. Gercüş ilçesinde  8 köyde sondaj kuyusu açılmış, 7 köyün tesisi tamamlanmış, 1 köyümüzde çalışmalar devam et­ mektedir. Kozluk ilçesinde 4 köyde sondaj kuyusu açılmış, tesisler tamamlanmıştır. Sason ilçesinde  ise 2 köyde sondaj kuyusu açılmış, tesis çalışmaları devam etmektedir.  2008 yılında ilde yaşanan kuraklık nedeniyle önceki yıllarda yapılan içme suyu tesislerinde kay­ nakların kuruduğu ve yetersiz kaldığı görülmüştür. Bu köylerin su sorununu çözmek amacıyla İçiş­ leri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğünden ödenek talep edilmiş, kuraklıktan etkilenen  köyler için ile 2 milyon 310 bin TL ödenek tahsis edilmiştir. Bu ödenekten merkez ilçeye 300 bin lira  ödenek aktarılmış, 4 köyde sondaj kuyusu açılmış ve tesisler tamamlanmıştır. Beşiri ilçesine 350 bin  lira ödenek aktarılmış, 6 köy programa alınmış, 4 köyde sondaj kuyusu açılmış, tesisleri tamamlan­ mış ve 6 köyde sondaj çalışmaları devam etmektedir. Gercüş ilçesine 450 bin lira ödenek aktarılmış,  12 köy programa alınmış, 6 köyde sondaj çalışmaları ve tesisleri tamamlanmış, 6 köyde sondaj ça­ lışmaları devam etmektedir. Hasankeyf ilçesine 200 bin lira ödenek aktarılmış, 2 köy programa alın­ mış ve çalışmalar devam etmektedir. Kozluk ilçesine 900 bin lira ödenek aktarılmış, 22 köy programa  alınmış, 9 köyde sondaj çalışmaları ve tesisler tamamlanmış, 13 köyde çalışmalar devam etmekte. Ay- nca dağ köylerine içme suyu borusu dağıtılarak su sorunları giderilmiştir. Sason ilçesine ise 110 bin  TL ödenek aktarılmış, dağ köyleri için içme suyu borusu alınarak su sorunları giderilmiştir.  TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0 O: 1  - 2 4 6 - Soru önergesinde adı geçen Yedibölük köyü yaklaşık dört beş mahalleden oluşan çok dağınık bir  konuma sahiptir. Bu köy için Kozluk Kaymakamlığı Köylere Hizmet Götürme Birliği Başkanlığı ta­ rafından 14/12/2006 tarihinde 109.237,01 TL yaklaşık maliyetle çıkılan içme suyu inşaatı yapım işi  yüzde 39,5 kırım ve 65.593,53 TL ile Aşkınlar Müteahhitlik Firmasına ihale edilmiştir. 12 Haziran  2008 tarihinde geçici kabulü yapılan iş için yapılan imalatlar karşılığı toplam 64.495,76 TL öden­ miştir. Bu iş kapsamında 1 adet 50 metreküp gömme su deposu, 2.790 metre 50x60 PVC boru dö­ şeme, 2.100 metre 65x75 PVC boru döşeme, 1.500 metre 80x90 PVC boru döşeme, 1 adet toplama  odası, 1 adet kaplaj ile tüm bu işlere ait kanal kazısı dolgusu, vana ve tahliye işleri yapılmıştır.  Geçici kabul tarihinden bu yana köye su verilmiştir. İlimizde yaşanan kuraklık nedeniyle kay­ naklardan alınan suyun yetersiz geldiği ve tüm köyün ihtiyacının karşılanmadığı görülmüştür. Bunun  üzerine, köyün içme suyu ihtiyacını karşılamak için sondaj kuyusu açılması gerektiği, kuyudan alı­ nacak suyun mevcut yapıya aktarılarak içme suyu probleminin giderilmesi uygun görülmüştür. Son­ daj için gerekli hidrojeolojik etütler yapılarak sondaj keşfi hazırlanmış, 9/12/2008 tarihinde Kozluk  Kaymakamlığına gönderilmiştir. Söz konusu köy, kuraklıktan etkilenen köyler kapsamında olup Kay­ makamlık tarafından sondaj programına alınmıştır. İlde, hâlen boş bulunan bir tanesi Gercüş, bir ta­ nesi Hasankeyf ilçesindeki köyler dışında, suyu olmayan hiçbir köy mevcut değildir. İçme suyu tesisi  yapılan tüm köylerde tesisler faal olup zaman zaman tesislerdeki olası arızalar köylünün müracaatı  hâlinde derhâl giderilmektedir.  Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Sayın Başbakana tevdi edilen 4 adet sözlü soru önergesi ve  Sayın Cemil Çiçek'e tevdi edilen 1 adet sözlü soru önergesinden sonra, tarafıma tevdi edilen ve biraz  evvel okutulan 10 adet sözlü soru önergesini bana verdiğiniz zaman içinde cevaplamaya çalışacağım.  Öncelikle, (6/824) sayılı Sözlü Soru Önergesi'nin cevabı olarak: 23 Mayıs 2008 tarihli ve 26884  sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 2008/5 sayılı İthalatta Koruma Önlemlerine İlişkin Tebliğ konusu  korunma önlemleri, 15 Temmuz 2008 tarihli ve 26884 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 2008/13857  sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca 15/7/2008 tarihinde yürürlüğe girmiş bulunmaktadır.  Diğer taraftan, 11/8/2008 tarihli ve 26964 sayılı İthalatta Korunma Önlemlerine İlişkin 2008/7  sayılı Tebliğ ile 23 Mayıs 2008 tarihli ve 26884 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan İthalatta Ko­ ruma Önlemlerine İlişkin 2008/5 sayılı Tebliğ ile başlatılan ve 10 Mayıs 2004 tarihli ve 2004/7305  sayılı Kararname'nin eki İthalatta Korunma Önlemleri Hakkında Karar ve İthalatta Korunma Önlem­ leri Yönetmeliği çerçevesinde yürütülen korunma önlemi soruşturması sonuçlandırılmış ve  21/10/2008 tarihli 27031 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 2008/14234 sayılı Belirli Pamuk İpliği  İthalatında Korunma Önlemi Uygulanması Hakkındaki Bakanlar Kurulu Kararı ile uygulamaya ko­ nulmuştur. Anılan karar ile gümrük tarife pozisyonu belirtilen eşyanın ithalat artışının ve ithalatının  gerçekleşme koşullarının yerli üretimde neden olduğu ciddi zarar ve ciddi zarar tehdidinin ortadan  kaldırılmasını teminen anılan eşyanın ithalatında korunma önlemi olarak karşılarında gösterilen oran­ larda ek mali yükümlülük tahsil edileceği hükme bağlanmış bulunmakta olup uygulama hâlihazırda  devam etmektedir.  İthalat rejimi, diğer hususlarla beraber Türkiye'nin taraf olduğu başta Avrupa Birliği ile Dünya  Ticaret Örgütüne katılımına ilişkin muhtelif uluslararası anlaşmaların hükümleri de dikkate alınarak  düzenlenmektedir ancak ithalatın yerli üretime zarar verdiği veya ciddi zarar tehdidi oluşturduğu, il­ gili sektörlerin şikâyeti üzerine veya resen tespit edilmesi durumunda ise söz konusu ithalatta ko­ runma önlemleri gibi muhtelif ticaret politikası önlemlerinin uygulanması da mümkün bulunmaktadır.
Sayfa 53 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0 O: 1  - 2 4 6 - Soru önergesinde adı geçen Yedibölük köyü yaklaşık dört beş mahalleden oluşan çok dağınık bir  konuma sahiptir. Bu köy için Kozluk Kaymakamlığı Köylere Hizmet Götürme Birliği Başkanlığı ta­ rafından 14/12/2006 tarihinde 109.237,01 TL yaklaşık maliyetle çıkılan içme suyu inşaatı yapım işi  yüzde 39,5 kırım ve 65.593,53 TL ile Aşkınlar Müteahhitlik Firmasına ihale edilmiştir. 12 Haziran  2008 tarihinde geçici kabulü yapılan iş için yapılan imalatlar karşılığı toplam 64.495,76 TL öden­ miştir. Bu iş kapsamında 1 adet 50 metreküp gömme su deposu, 2.790 metre 50x60 PVC boru dö­ şeme, 2.100 metre 65x75 PVC boru döşeme, 1.500 metre 80x90 PVC boru döşeme, 1 adet toplama  odası, 1 adet kaplaj ile tüm bu işlere ait kanal kazısı dolgusu, vana ve tahliye işleri yapılmıştır.  Geçici kabul tarihinden bu yana köye su verilmiştir. İlimizde yaşanan kuraklık nedeniyle kay­ naklardan alınan suyun yetersiz geldiği ve tüm köyün ihtiyacının karşılanmadığı görülmüştür. Bunun  üzerine, köyün içme suyu ihtiyacını karşılamak için sondaj kuyusu açılması gerektiği, kuyudan alı­ nacak suyun mevcut yapıya aktarılarak içme suyu probleminin giderilmesi uygun görülmüştür. Son­ daj için gerekli hidrojeolojik etütler yapılarak sondaj keşfi hazırlanmış, 9/12/2008 tarihinde Kozluk  Kaymakamlığına gönderilmiştir. Söz konusu köy, kuraklıktan etkilenen köyler kapsamında olup Kay­ makamlık tarafından sondaj programına alınmıştır. İlde, hâlen boş bulunan bir tanesi Gercüş, bir ta­ nesi Hasankeyf ilçesindeki köyler dışında, suyu olmayan hiçbir köy mevcut değildir. İçme suyu tesisi  yapılan tüm köylerde tesisler faal olup zaman zaman tesislerdeki olası arızalar köylünün müracaatı  hâlinde derhâl giderilmektedir.  Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Sayın Başbakana tevdi edilen 4 adet sözlü soru önergesi ve  Sayın Cemil Çiçek'e tevdi edilen 1 adet sözlü soru önergesinden sonra, tarafıma tevdi edilen ve biraz  evvel okutulan 10 adet sözlü soru önergesini bana verdiğiniz zaman içinde cevaplamaya çalışacağım.  Öncelikle, (6/824) sayılı Sözlü Soru Önergesi'nin cevabı olarak: 23 Mayıs 2008 tarihli ve 26884  sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 2008/5 sayılı İthalatta Koruma Önlemlerine İlişkin Tebliğ konusu  korunma önlemleri, 15 Temmuz 2008 tarihli ve 26884 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 2008/13857  sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca 15/7/2008 tarihinde yürürlüğe girmiş bulunmaktadır.  Diğer taraftan, 11/8/2008 tarihli ve 26964 sayılı İthalatta Korunma Önlemlerine İlişkin 2008/7  sayılı Tebliğ ile 23 Mayıs 2008 tarihli ve 26884 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan İthalatta Ko­ ruma Önlemlerine İlişkin 2008/5 sayılı Tebliğ ile başlatılan ve 10 Mayıs 2004 tarihli ve 2004/7305  sayılı Kararname'nin eki İthalatta Korunma Önlemleri Hakkında Karar ve İthalatta Korunma Önlem­ leri Yönetmeliği çerçevesinde yürütülen korunma önlemi soruşturması sonuçlandırılmış ve  21/10/2008 tarihli 27031 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 2008/14234 sayılı Belirli Pamuk İpliği  İthalatında Korunma Önlemi Uygulanması Hakkındaki Bakanlar Kurulu Kararı ile uygulamaya ko­ nulmuştur. Anılan karar ile gümrük tarife pozisyonu belirtilen eşyanın ithalat artışının ve ithalatının  gerçekleşme koşullarının yerli üretimde neden olduğu ciddi zarar ve ciddi zarar tehdidinin ortadan  kaldırılmasını teminen anılan eşyanın ithalatında korunma önlemi olarak karşılarında gösterilen oran­ larda ek mali yükümlülük tahsil edileceği hükme bağlanmış bulunmakta olup uygulama hâlihazırda  devam etmektedir.  İthalat rejimi, diğer hususlarla beraber Türkiye'nin taraf olduğu başta Avrupa Birliği ile Dünya  Ticaret Örgütüne katılımına ilişkin muhtelif uluslararası anlaşmaların hükümleri de dikkate alınarak  düzenlenmektedir ancak ithalatın yerli üretime zarar verdiği veya ciddi zarar tehdidi oluşturduğu, il­ gili sektörlerin şikâyeti üzerine veya resen tespit edilmesi durumunda ise söz konusu ithalatta ko­ runma önlemleri gibi muhtelif ticaret politikası önlemlerinin uygulanması da mümkün bulunmaktadır.  T B M M B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0 O: 1  - 2 4 7 - (6/884) sayılı Sözlü Soru Önergesi'nin cevabı olarak da: Sanayimizin ihtiyaçları doğrultusunda  yatırım ortamının ve denetim sisteminin iyileştirilmesi gereğinin yanı sıra, gümrük birliğinden doğan  taahhütlerimiz sonucu Avrupa Birliği teknik mevzuatına uyum çalışmaları ile Dünya Ticaret Örgütü  üyeliğimizden kaynaklanan yükümlülüklerimiz dikkate alınarak ithalat denetim sisteminde çağdaş ve  sonuçları itibanyla ülkemiz sanayisi ve tüketicisini etkili bir şekilde koruyacak bazı uygulamalar ha­ yata geçirilmiş bulunmaktadır. Ülkemiz dış ticaret politikasının saptanmasında özellikle Dünya Ti­ caret Örgütü üyeliğimiz ile Avrupa Birliği ile gerçekleştirilen gümrük birliğinden kaynaklanan  yükümlülüklerimiz rol oynamaktadır. Bu çerçevede, Dünya Ticaret Örgütü kapsamında tüm üye ül­ kelerde olduğu gibi ülkemizde de gümrük vergilerinde indirime gidilmiş, AB ile kurulan gümrük  birliği çerçevesinde ortak gümrük tarifesinin belirlenmiş olması nedeniyle de gümrük tarifelerinin  yerli üreticileri korumak için birer araç olarak kullanılmasının imkânı kalmamıştır.  Bununla beraber, gümrük birliği kapsamına girmeyen demir-çelik, tarım ve işlenmiş tarım ürün­ leri ithalatında uygulanan madde politikaları; yerli üretim, iç ve dış piyasa fiyatları, arz ve talep den­ gesi ile döviz kurları ve diğer makroekonomik değişkenler dikkate alınarak belirlenmekte, korunma  oranları sektörden ve ilgili kamu kurum ve kuruluşlarından gelen talep ve öneriler dikkate alınarak  değerlendirilip uygulanmaktadır.  Sanayi ürünleriyle ilgili olarak da uluslararası anlaşmalar, kalkınma planları ve yıllık program­ lar ile sektörün ihtiyaçları dikkate alınarak bu ürünlerin madde politikaları belirlenmekte, yerli sa­ nayiye zarar veren, ithalat artışı veya haksız rekabet yaratan damping fiyatlı ithalata karşı ticaret  politikası araçları etkili bir biçimde uygulanmaktadır.  Tarım ürünleri ile demir-çelik ürünlerinde gümrük vergileri ile korunma sağlanırken diğer sanayi  ürünlerinde dampinge karşı vergiyle korunma önlemi olarak ek mali yükümlülük, kota ve gözetim  önlemlerine de başvurulmaktadır.  Öte yandan, Türkiye-Avrupa Birliği arasında ihdas edilmiş olan gümrük birliği çerçevesinde taraf­ lar, malların serbest dolaşımını etkileyen hususlardan Dünya Ticaret Örgütü Korunma Önlemleri An- laşması'nı, birbirlerini üçüncü taraf kabul ederek ve gümrük birliğinin işleyişini en az etkilemeye özen  göstererek uygulamaktadırlar. Bu kapsamda, anlaşmanın şartlarını yerine getirmiş olmak kaydıyla, yerli  sanayinin ihtiyaç duyduğu korumayı sağlamak üzere serbest dolaşıma kısıtlama getirilebilmektedir.  Söz konusu anlaşma ithalatta korunma önlemleri mevzuatı çerçevesinde uygulanmakta olup  mevzuat ve buna bağlı olarak yapılan işlemler Dünya Ticaret Örgütü ve AB yükümlülüklerimize  uygun bulunmaktadır. Bu aşamada, mevzuatta tam üyeliğin gerçekleşmesi durumunda yapılacak  olanlar hariç, daha ileri bir uyum yapma ihtiyacı bulunmamaktadır.  İthalatta korunma önlemleri mevzuatının gümrük birliğinden bağımsız olarak kullanılabilmesi,  yerli sanayinin Dünya Ticaret Örgütü Korunma Önlemleri Anlaşması'na uygun şekilde ihtiyaç duy­ duğu korunma önlemlerinin alınabilmesini sağlayan bir mekanizma getirmektedir. Bu anlamda, Müs­ teşarlığıma bağlı İthalat Genel Müdürlüğü, yerli sanayinin ithalatta korunma önlemleri getirmesine  yönelik taleplerini Dünya Ticaret Örgütü Korunma Önlemleri Anlaşması çerçevesinde etkin bir şe­ kilde incelemekte ve inceleme sonuçlarına göre de sonuçlandırmaktadır.  Bu çerçevede Dış Ticaret Müsteşarlığı tarafından yapılan çalışmalar, teknik mevzuat, AB mev­ zuatıyla uyumlaştınlmış ve bu konuda daha hızlı, daha etkin ve şeffaf bir şekilde yapılması için çağ­ daş bir sisteme oturtulmuştur. Bu sebeple, kamu kaynakları, risk taşımayan malların denetimine değil,  riskli ve kritik malların denetimine tahsis edilmektedir. Bu amaçla, denetimleri kayıt altına alınarak  ürünleri iç piyasada izleme imkânı sağlayan on-line bir veri tabanı uygulamaya konulmuş ve sektörler  itibarıyla yeni sisteme adım adım geçilmiştir.
Sayfa 54 -
T B M M B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0 O: 1  - 2 4 7 - (6/884) sayılı Sözlü Soru Önergesi'nin cevabı olarak da: Sanayimizin ihtiyaçları doğrultusunda  yatırım ortamının ve denetim sisteminin iyileştirilmesi gereğinin yanı sıra, gümrük birliğinden doğan  taahhütlerimiz sonucu Avrupa Birliği teknik mevzuatına uyum çalışmaları ile Dünya Ticaret Örgütü  üyeliğimizden kaynaklanan yükümlülüklerimiz dikkate alınarak ithalat denetim sisteminde çağdaş ve  sonuçları itibanyla ülkemiz sanayisi ve tüketicisini etkili bir şekilde koruyacak bazı uygulamalar ha­ yata geçirilmiş bulunmaktadır. Ülkemiz dış ticaret politikasının saptanmasında özellikle Dünya Ti­ caret Örgütü üyeliğimiz ile Avrupa Birliği ile gerçekleştirilen gümrük birliğinden kaynaklanan  yükümlülüklerimiz rol oynamaktadır. Bu çerçevede, Dünya Ticaret Örgütü kapsamında tüm üye ül­ kelerde olduğu gibi ülkemizde de gümrük vergilerinde indirime gidilmiş, AB ile kurulan gümrük  birliği çerçevesinde ortak gümrük tarifesinin belirlenmiş olması nedeniyle de gümrük tarifelerinin  yerli üreticileri korumak için birer araç olarak kullanılmasının imkânı kalmamıştır.  Bununla beraber, gümrük birliği kapsamına girmeyen demir-çelik, tarım ve işlenmiş tarım ürün­ leri ithalatında uygulanan madde politikaları; yerli üretim, iç ve dış piyasa fiyatları, arz ve talep den­ gesi ile döviz kurları ve diğer makroekonomik değişkenler dikkate alınarak belirlenmekte, korunma  oranları sektörden ve ilgili kamu kurum ve kuruluşlarından gelen talep ve öneriler dikkate alınarak  değerlendirilip uygulanmaktadır.  Sanayi ürünleriyle ilgili olarak da uluslararası anlaşmalar, kalkınma planları ve yıllık program­ lar ile sektörün ihtiyaçları dikkate alınarak bu ürünlerin madde politikaları belirlenmekte, yerli sa­ nayiye zarar veren, ithalat artışı veya haksız rekabet yaratan damping fiyatlı ithalata karşı ticaret  politikası araçları etkili bir biçimde uygulanmaktadır.  Tarım ürünleri ile demir-çelik ürünlerinde gümrük vergileri ile korunma sağlanırken diğer sanayi  ürünlerinde dampinge karşı vergiyle korunma önlemi olarak ek mali yükümlülük, kota ve gözetim  önlemlerine de başvurulmaktadır.  Öte yandan, Türkiye-Avrupa Birliği arasında ihdas edilmiş olan gümrük birliği çerçevesinde taraf­ lar, malların serbest dolaşımını etkileyen hususlardan Dünya Ticaret Örgütü Korunma Önlemleri An- laşması'nı, birbirlerini üçüncü taraf kabul ederek ve gümrük birliğinin işleyişini en az etkilemeye özen  göstererek uygulamaktadırlar. Bu kapsamda, anlaşmanın şartlarını yerine getirmiş olmak kaydıyla, yerli  sanayinin ihtiyaç duyduğu korumayı sağlamak üzere serbest dolaşıma kısıtlama getirilebilmektedir.  Söz konusu anlaşma ithalatta korunma önlemleri mevzuatı çerçevesinde uygulanmakta olup  mevzuat ve buna bağlı olarak yapılan işlemler Dünya Ticaret Örgütü ve AB yükümlülüklerimize  uygun bulunmaktadır. Bu aşamada, mevzuatta tam üyeliğin gerçekleşmesi durumunda yapılacak  olanlar hariç, daha ileri bir uyum yapma ihtiyacı bulunmamaktadır.  İthalatta korunma önlemleri mevzuatının gümrük birliğinden bağımsız olarak kullanılabilmesi,  yerli sanayinin Dünya Ticaret Örgütü Korunma Önlemleri Anlaşması'na uygun şekilde ihtiyaç duy­ duğu korunma önlemlerinin alınabilmesini sağlayan bir mekanizma getirmektedir. Bu anlamda, Müs­ teşarlığıma bağlı İthalat Genel Müdürlüğü, yerli sanayinin ithalatta korunma önlemleri getirmesine  yönelik taleplerini Dünya Ticaret Örgütü Korunma Önlemleri Anlaşması çerçevesinde etkin bir şe­ kilde incelemekte ve inceleme sonuçlarına göre de sonuçlandırmaktadır.  Bu çerçevede Dış Ticaret Müsteşarlığı tarafından yapılan çalışmalar, teknik mevzuat, AB mev­ zuatıyla uyumlaştınlmış ve bu konuda daha hızlı, daha etkin ve şeffaf bir şekilde yapılması için çağ­ daş bir sisteme oturtulmuştur. Bu sebeple, kamu kaynakları, risk taşımayan malların denetimine değil,  riskli ve kritik malların denetimine tahsis edilmektedir. Bu amaçla, denetimleri kayıt altına alınarak  ürünleri iç piyasada izleme imkânı sağlayan on-line bir veri tabanı uygulamaya konulmuş ve sektörler  itibarıyla yeni sisteme adım adım geçilmiştir.  TBMM B:70 9 . 3 . 2 0 1 0 O: 1  - 2 4 8 - (2009/1) sayılı, Türk Standartları Enstitüsü tarafından uygunluk değerlendirmesi yapılan ürün­ lerin ithalatına dair Dış Ticarette Standardizasyon Tebliği kapsamında ithalatta da zorunlu standart  denetimine tabi tutulmaktadır. Ayrıca, dış ticarette standardizasyon tebliğlerinde yapılan düzenle­ melerle yakıt, kimyasal atıklar, gıdalar, yemler, ilaçlar, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ve Sağlık Ba­ kanlığınca kontrol altında tutulan ürünler gibi geniş kapsamdaki ürünler, ilgili kamu kuruluşlarının  izin ve kontrolüne tabi olarak piyasa gözetim ve denetim çalışmalarına tabi tutulmaktadır.  Bu çerçevede, ithalat denetimleri ise risk analizi prensibine dayalı olarak ürün-ithalatçı-menşe  ülke temelinde yapılmaktadır. Dolayısıyla ithalat aşamasında her ürün değil, sadece ürün-ithalatçı- menşe ülke bağlamında risk oluşturma ihtimali bulunan ürünler denetlenmekte, iç piyasada ise dü­ zenli olarak gözetim ve denetim faaliyetleri yapılmaktadır. Yapılan bu denetimler menşe bakımından  daha riskli addedilen üçüncü ülke ürünleri üzerinde de yoğunlaşmaktadır.  Önlemlerin çoğu, Çin Halk Cumhuriyeti ve Uzak Doğu menşeli ithalata yönelik olup yaptığı­ mız soruşturmalar ve kompozisyonları farklılık arz ediyor. Nitekim, ağırlıklı olarak tekstil, demir ve  çelikten mamul ürünler, petrokimya ürünleri, orman ürünleri, elektrik-elektronik eşya gibi birçok  eşya grubunda kesin veya geçici önlem uygulaması söz konusu olmaktadır.  Ayrıca, Türkiye 2008 yılı itibarıyla önlem sayısı bakımından dünyada 6'ncı olmakla birlikte,  açılan soruşturmalar açısından ilk altı aylık dönemde 1 'inci, ikinci altı aylık dönemde ise 4'üncü sı­ rada yer almıştır. Dünya Ticaret Örgütü tarafından yayımlanan verilere göre 2009 yılının ilk altı aylık  döneminde soruşturma açan ülkeler arasında ülkemiz 4'üncü sırada yer almaktadır.  (6/894) sayılı Sözlü Soru Önergesi'yle ilgili cevaba gelince: Sayın Başkan, değerli milletvekil­ leri; 2002 yılında ticaret hacmi 1 milyar doları geçen ülkelerin sayısı 19 olup bu ülkelerden ticaret  anlaşması imzalanan ülke sayısı 9'dur.  2003 yılında ticaret hacmi 1 milyar doları geçen ülkelerin sayısı 24'e çıkmış olup ticaret anlaş­ ması imzalanan ülke sayısı ise 12 olmuştur.  2004 yılında ticaret hacmi 1 milyar doları geçen ülkelerin sayısı 32 olup bu ülkelerden ticaret  anlaşması yapılan ülke sayısı 17 olmuştur.  2005 yılında ticaret hacmi 1 milyar doları geçen ülkelerin sayısı 35 olup bu ülkelerden ticaret  anlaşması imzalanan ülke sayısı 18'dir.  2006 yılında ticaret hacmi 1 milyar doları geçen ülkelerin sayısı 41 olup bu ülkelerden ticaret  anlaşması imzalanan ülke sayısı 21 'dir.  Ülkeleri okumuyorum ama istenirse tekrar bunları da söyleyebilirim.  2007 yılında ticaret hacmi 1 milyar doları geçen ülkelerin sayısı 44 olmuştur. Bu ülkelerden ti­ caret anlaşması imzalanan ülke sayısı 24 olmuştur ve 2008 yılında ticaret hacmi 1 milyar doları geçen  ülkelerin sayısı 57 olmuştur. Bu ülkelerden ticaret anlaşması imzalanan ülke sayısı 31 'dir.  2009 yılında ise -tabii ki küresel krize bağlı olarak- ticaret hacmi 1 milyar doları geçen ülke sa­ yısı 47'ye düşmüştür ve bu ülkelerden ticaret anlaşması imzalanan ülke sayısı da 21 olmuştur.  Bu ülkeleri, dediğim gibi, tekrar belirtme imkânına sahip olmakla beraber, zaman almamak için  okumuyorum.
Sayfa 55 -
TBMM B:70 9 . 3 . 2 0 1 0 O: 1  - 2 4 8 - (2009/1) sayılı, Türk Standartları Enstitüsü tarafından uygunluk değerlendirmesi yapılan ürün­ lerin ithalatına dair Dış Ticarette Standardizasyon Tebliği kapsamında ithalatta da zorunlu standart  denetimine tabi tutulmaktadır. Ayrıca, dış ticarette standardizasyon tebliğlerinde yapılan düzenle­ melerle yakıt, kimyasal atıklar, gıdalar, yemler, ilaçlar, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ve Sağlık Ba­ kanlığınca kontrol altında tutulan ürünler gibi geniş kapsamdaki ürünler, ilgili kamu kuruluşlarının  izin ve kontrolüne tabi olarak piyasa gözetim ve denetim çalışmalarına tabi tutulmaktadır.  Bu çerçevede, ithalat denetimleri ise risk analizi prensibine dayalı olarak ürün-ithalatçı-menşe  ülke temelinde yapılmaktadır. Dolayısıyla ithalat aşamasında her ürün değil, sadece ürün-ithalatçı- menşe ülke bağlamında risk oluşturma ihtimali bulunan ürünler denetlenmekte, iç piyasada ise dü­ zenli olarak gözetim ve denetim faaliyetleri yapılmaktadır. Yapılan bu denetimler menşe bakımından  daha riskli addedilen üçüncü ülke ürünleri üzerinde de yoğunlaşmaktadır.  Önlemlerin çoğu, Çin Halk Cumhuriyeti ve Uzak Doğu menşeli ithalata yönelik olup yaptığı­ mız soruşturmalar ve kompozisyonları farklılık arz ediyor. Nitekim, ağırlıklı olarak tekstil, demir ve  çelikten mamul ürünler, petrokimya ürünleri, orman ürünleri, elektrik-elektronik eşya gibi birçok  eşya grubunda kesin veya geçici önlem uygulaması söz konusu olmaktadır.  Ayrıca, Türkiye 2008 yılı itibarıyla önlem sayısı bakımından dünyada 6'ncı olmakla birlikte,  açılan soruşturmalar açısından ilk altı aylık dönemde 1 'inci, ikinci altı aylık dönemde ise 4'üncü sı­ rada yer almıştır. Dünya Ticaret Örgütü tarafından yayımlanan verilere göre 2009 yılının ilk altı aylık  döneminde soruşturma açan ülkeler arasında ülkemiz 4'üncü sırada yer almaktadır.  (6/894) sayılı Sözlü Soru Önergesi'yle ilgili cevaba gelince: Sayın Başkan, değerli milletvekil­ leri; 2002 yılında ticaret hacmi 1 milyar doları geçen ülkelerin sayısı 19 olup bu ülkelerden ticaret  anlaşması imzalanan ülke sayısı 9'dur.  2003 yılında ticaret hacmi 1 milyar doları geçen ülkelerin sayısı 24'e çıkmış olup ticaret anlaş­ ması imzalanan ülke sayısı ise 12 olmuştur.  2004 yılında ticaret hacmi 1 milyar doları geçen ülkelerin sayısı 32 olup bu ülkelerden ticaret  anlaşması yapılan ülke sayısı 17 olmuştur.  2005 yılında ticaret hacmi 1 milyar doları geçen ülkelerin sayısı 35 olup bu ülkelerden ticaret  anlaşması imzalanan ülke sayısı 18'dir.  2006 yılında ticaret hacmi 1 milyar doları geçen ülkelerin sayısı 41 olup bu ülkelerden ticaret  anlaşması imzalanan ülke sayısı 21 'dir.  Ülkeleri okumuyorum ama istenirse tekrar bunları da söyleyebilirim.  2007 yılında ticaret hacmi 1 milyar doları geçen ülkelerin sayısı 44 olmuştur. Bu ülkelerden ti­ caret anlaşması imzalanan ülke sayısı 24 olmuştur ve 2008 yılında ticaret hacmi 1 milyar doları geçen  ülkelerin sayısı 57 olmuştur. Bu ülkelerden ticaret anlaşması imzalanan ülke sayısı 31 'dir.  2009 yılında ise -tabii ki küresel krize bağlı olarak- ticaret hacmi 1 milyar doları geçen ülke sa­ yısı 47'ye düşmüştür ve bu ülkelerden ticaret anlaşması imzalanan ülke sayısı da 21 olmuştur.  Bu ülkeleri, dediğim gibi, tekrar belirtme imkânına sahip olmakla beraber, zaman almamak için  okumuyorum.  TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0 O: 1  (6/895) sayılı Sözlü Soru Önergesi'ne cevap olarak da: 4412 sayılı Kanun'la değişik 3577 sa­ yılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanun ve bu Kanun'a bağlı alt mevzuat, itha­ latta haksız rekabet hâllerinden dampingli veya sübvansiyonlu ithalatın yerli üretim dalı üzerinde  neden olduğu zararı bertaraf etmeyi amaçlamaktadır. Bu itibarla, şikâyet veya soruşturma konusu  ülkelerden gerçekleşen ithalat ancak dampingli (genel tanım gereği, iç piyasa satış fiyatlarının al­ tında bir fiyatla ihracat gerçekleştirmek) veya sübvansiyonlu (Dünya Ticaret Örgütü Sübvansiyon  ve Telafi Edici Önlemler Anlaşması'nda gösterilen desteklerle ihracat gerçekleştirmek) fiyatlarla  gerçekleştiriliyorsa ve bu durum yerli üretim dalına zarar veriyorsa anılan mevzuatın uygulanabilir­ liği doğmaktadır. Bu çerçevede, soruşturmaya konu ithalatın düşük fiyatlarla yapılıp yapılmadığın­ dan ziyade, ithalatın dampingli veya sübvansiyonlu fiyatlarla gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği  hususu mevzuatın uygulanması bakımından daha büyük önem taşımaktadır.  Türkiye, Dünya Ticaret Örgütü üyesi ülkeler arasında, dampinge karşı önlemleri en yaygın kul­ lanan ülkelerin başında gelmektedir. Kanun'un uygulanmaya başlandığı 1989 yılından bu yana 300  soruşturma açılmış ve 164 adet dampinge karşı kesin önlem alınmıştır. Hâlen yürürlükte 115 dam­ pinge karşı kesin önlem ve 1 adet sübvansiyon soruşturması sonucunda telafi edici vergi önlemi bu­ lunmakta olup 30 adet soruşturma da devam etmektedir.  Dünya Ticaret Örgütü verilerine göre, ülkemiz, toplam önlem sayısı itibarıyla Ocak 1995-Hazi- ran 2008'i kapsayan dönemde Dünya Ticaret Örgütü üyeleri arasında 6'ncı sırada, 2008 yılı genelinde  açılan soruşturma sayısı itibarıyla da 3'üncü sırada yer almıştır. Dampingli veya sübvansiyonlu fiyat­ ların doğurduğu haksız rekabet neticesinde yerli üreticilerimizi korumak amacıyla önlem alınan ülkeler  arasında, başta Çin Halk Cumhuriyeti olmak üzere, Uzak Doğu Asya ülkeleri gelmektedir. Bununla  birlikte, önlemler geniş bir ürün yelpazesini kapsamakta olup önleme tabi eşya, kimyasallar, plastik,  lastik, tekstil, metal eşya, elektrik ve elektronik ürünleri gibi sektörlerde yoğunlaşma yapılmaktadır.  Denetimler kayıt altına alınarak ürünleri iç piyasada izleme imkânı sağlayan on-line bir veri ta­ banı uygulamaya konulmuş, sektörler itibarıyla yeni sisteme de adım adım geçilmiştir.  Gümrük Müsteşarlığından elde edilen veriler ışığında toplam 18.239 adet gümrük tarife istatis­ tik pozisyonundan 9.391'i dış ticarette standardizasyon tebliğleri, 4.754 GTİP ise ithalat tebliğleri  kapsamında olmak üzere 14.145 gümrük tarife istatistik pozisyonu için gümrük işlemleri sırasında  ilgili kurumlarca denetim yapılmaktadır.  (6/896) sayılı Sözlü Soru Önergesi'nin cevabına gelince: Dâhilde işleme rejimi, ihraç ürünleri­ mize dünya piyasalarında rekabet gücü kazandırmak ve ihraç ürünlerimizi çeşitlendirmek amacıyla  ihracatçılarımızın fiyat ve/veya kalite bakımından yurt içi piyasalardan temin edemediği ham madde,  yardımcı madde ve ambalaj malzemeleri ithalatına imkân veren önemli bir sistemdir.  Türkiye'nin 2009 yılı ihracat rakamı -bildiğiniz gibi- 102 milyar 160 milyon dolardır. Aynı yıl  DİR kapsamında gerçekleştirilen ihracat 46,43 milyar dolar olmuştur. Buna göre 2009 yılı ihracatı­ mızın yaklaşık yüzde 45,44'ü dâhilde işleme rejimi kapsamında gerçekleştirilmiş bulunmaktadır.  Türkiye'nin 2009 yılı ithalat rakamı 140 milyar 770 milyon dolar olarak gerçekleşirken aynı yıl dâ­ hilde işleme rejimi kapsamında gerçekleştirilen ithalat 20,47 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Buna  göre 2009 yılı ithalatının sadece yüzde 14,54'ü dâhilde işleme rejimi kapsamında gerçekleştirilmiştir.  Dâhilde işleme izin belgesi müracaatları değerlendirilirken:  İthal eşyanın işlem görmüş ürünlerin üretiminde kullanıldığının tespitinin mümkün olması,  Serbest bölgeler hariç, Türkiye gümrük bölgesindeki yerleşik üreticilerin temel ekonomik çı­ karlarının olumsuz etkilenmemesi,  - 2 4 9 -
Sayfa 56 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0 O: 1  (6/895) sayılı Sözlü Soru Önergesi'ne cevap olarak da: 4412 sayılı Kanun'la değişik 3577 sa­ yılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanun ve bu Kanun'a bağlı alt mevzuat, itha­ latta haksız rekabet hâllerinden dampingli veya sübvansiyonlu ithalatın yerli üretim dalı üzerinde  neden olduğu zararı bertaraf etmeyi amaçlamaktadır. Bu itibarla, şikâyet veya soruşturma konusu  ülkelerden gerçekleşen ithalat ancak dampingli (genel tanım gereği, iç piyasa satış fiyatlarının al­ tında bir fiyatla ihracat gerçekleştirmek) veya sübvansiyonlu (Dünya Ticaret Örgütü Sübvansiyon  ve Telafi Edici Önlemler Anlaşması'nda gösterilen desteklerle ihracat gerçekleştirmek) fiyatlarla  gerçekleştiriliyorsa ve bu durum yerli üretim dalına zarar veriyorsa anılan mevzuatın uygulanabilir­ liği doğmaktadır. Bu çerçevede, soruşturmaya konu ithalatın düşük fiyatlarla yapılıp yapılmadığın­ dan ziyade, ithalatın dampingli veya sübvansiyonlu fiyatlarla gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği  hususu mevzuatın uygulanması bakımından daha büyük önem taşımaktadır.  Türkiye, Dünya Ticaret Örgütü üyesi ülkeler arasında, dampinge karşı önlemleri en yaygın kul­ lanan ülkelerin başında gelmektedir. Kanun'un uygulanmaya başlandığı 1989 yılından bu yana 300  soruşturma açılmış ve 164 adet dampinge karşı kesin önlem alınmıştır. Hâlen yürürlükte 115 dam­ pinge karşı kesin önlem ve 1 adet sübvansiyon soruşturması sonucunda telafi edici vergi önlemi bu­ lunmakta olup 30 adet soruşturma da devam etmektedir.  Dünya Ticaret Örgütü verilerine göre, ülkemiz, toplam önlem sayısı itibarıyla Ocak 1995-Hazi- ran 2008'i kapsayan dönemde Dünya Ticaret Örgütü üyeleri arasında 6'ncı sırada, 2008 yılı genelinde  açılan soruşturma sayısı itibarıyla da 3'üncü sırada yer almıştır. Dampingli veya sübvansiyonlu fiyat­ ların doğurduğu haksız rekabet neticesinde yerli üreticilerimizi korumak amacıyla önlem alınan ülkeler  arasında, başta Çin Halk Cumhuriyeti olmak üzere, Uzak Doğu Asya ülkeleri gelmektedir. Bununla  birlikte, önlemler geniş bir ürün yelpazesini kapsamakta olup önleme tabi eşya, kimyasallar, plastik,  lastik, tekstil, metal eşya, elektrik ve elektronik ürünleri gibi sektörlerde yoğunlaşma yapılmaktadır.  Denetimler kayıt altına alınarak ürünleri iç piyasada izleme imkânı sağlayan on-line bir veri ta­ banı uygulamaya konulmuş, sektörler itibarıyla yeni sisteme de adım adım geçilmiştir.  Gümrük Müsteşarlığından elde edilen veriler ışığında toplam 18.239 adet gümrük tarife istatis­ tik pozisyonundan 9.391'i dış ticarette standardizasyon tebliğleri, 4.754 GTİP ise ithalat tebliğleri  kapsamında olmak üzere 14.145 gümrük tarife istatistik pozisyonu için gümrük işlemleri sırasında  ilgili kurumlarca denetim yapılmaktadır.  (6/896) sayılı Sözlü Soru Önergesi'nin cevabına gelince: Dâhilde işleme rejimi, ihraç ürünleri­ mize dünya piyasalarında rekabet gücü kazandırmak ve ihraç ürünlerimizi çeşitlendirmek amacıyla  ihracatçılarımızın fiyat ve/veya kalite bakımından yurt içi piyasalardan temin edemediği ham madde,  yardımcı madde ve ambalaj malzemeleri ithalatına imkân veren önemli bir sistemdir.  Türkiye'nin 2009 yılı ihracat rakamı -bildiğiniz gibi- 102 milyar 160 milyon dolardır. Aynı yıl  DİR kapsamında gerçekleştirilen ihracat 46,43 milyar dolar olmuştur. Buna göre 2009 yılı ihracatı­ mızın yaklaşık yüzde 45,44'ü dâhilde işleme rejimi kapsamında gerçekleştirilmiş bulunmaktadır.  Türkiye'nin 2009 yılı ithalat rakamı 140 milyar 770 milyon dolar olarak gerçekleşirken aynı yıl dâ­ hilde işleme rejimi kapsamında gerçekleştirilen ithalat 20,47 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Buna  göre 2009 yılı ithalatının sadece yüzde 14,54'ü dâhilde işleme rejimi kapsamında gerçekleştirilmiştir.  Dâhilde işleme izin belgesi müracaatları değerlendirilirken:  İthal eşyanın işlem görmüş ürünlerin üretiminde kullanıldığının tespitinin mümkün olması,  Serbest bölgeler hariç, Türkiye gümrük bölgesindeki yerleşik üreticilerin temel ekonomik çı­ karlarının olumsuz etkilenmemesi,  - 2 4 9 - TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0 O: 1  - 2 5 0 - İşleme faaliyetinin katma değer yaratan ve kapasite kullanımını artıran bir faaliyet olması ya­ nında mamulün rekabet gücünü ve ihracat potansiyelini artıran bir nitelik taşıması,  Firmaların dâhilde işleme izin belgesi kapsamında gerçekleştirdiği performansı gibi hususlar  dikkate alınmaktadır.  Bununla birlikte, ilk kez dâhilde işleme izin belgesi talebinde bulunan firma müracaatlarında  firmanın belirtilen adreste üretim faaliyetinde bulunup bulunmadığı, kapasite durumu ve bunun gibi  konularda ve ihracatçı birliğine üye olup olmadığı hususlarında araştırma ve tespit yapılmaktadır.  DİR kapsamında ithal edilen bir eşyanın, ihraç ürününün bünyesinde kullanıldıktan sonra ilgili  mevzuat uyarınca ihraç edilmesi gerekmektedir. Bu kapsamdaki ihracatın gerçekleştirilmesi, dâhilde  işleme izin belgelerinin ihracat taahhüt kapatma işlemleri, belge kapsamında ithal edilen ürünün ihraç  edilen ürün bünyesinde kullanılarak yurt dışı edildiği hususunun tespiti ihracatçı birlikleri genel se­ kreterlikleri tarafından detaylı bir inceleme neticesinde sonuçlandırılmaktadır.  DİR çerçevesinde öngörülen ihracatın gerçekleştirilememesi hâlinde ihracatı gerçekleştirmeyi  taahhüt eden gerçek ya da tüzel kişiden ithal edilen eşyaya ilişkin gümrük vergileri 4458 sayılı Güm­ rük Kanunu ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tah­ silinin yanı sıra, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 238'inci maddesi çerçevesinde bu vergilerin 2 katı  para cezası olarak alınmaktadır.  DİR kapsamında ithal edilen bir eşyanın yurt içinde satılması veya bilerek satın alınması hâ­ linde 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na göre kaçakçılık suçu işlenmiş olmaktadır.  Bu itibarla dâhilde işleme izin belgesi kapsamında ithal edilen eşyanın belge süresi içerisinde ih­ racatı gerçekleştirilemez ve söz konusu ithal eşyanın belge sahibi firmanın stoklarında bulunma­ dığı tespit edilirse bu firma hakkında ayrıca gümrük idarelerince savcılığa suç duyurusunda  bulunulmaktadır.  Evet, (6/897) sayılı sözlü soru önergesiyle ilgili cevaba gelince: İhracı yasaklanmış veya belirli  kamu kurum ve kuruluşlarının özel iznine tabi kılınmış mallar dışındaki ürünlerin (19/9/1996 tarihli ve  22762 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmış bulunan ihracat, 96/31 sayılı İhracı Yasak ve Ön İzne Bağlı  Mallara İlişkin Tebliğ) ihracı herhangi bir bürokratik engelle karşılaşmaksızın yapılabilmektedir.  Diğer taraftan, kamu ahlakı, kamu düzeni veya kamu güvenliğinin sağlanması, insan, hayvan ve  bitki sağlığının korunması, sınai ve ticari mülkiyet ile yerli sanayinin korunması ve ticaret politikası  önlemlerinin uygulanmasını teminen ithalata konu bazı ürünler, ilgili kurumların denetimine, kont­ rolüne, iznine ve kayıt altına alınmasına tabi kılınmış bulunmaktadır.  İthalat denetimleri kapsamında ise Dış Ticarette Standardizasyon Genel Müdürlüğünün yapmış  olduğu rejim kararı ve Müsteşarlığımızca yayımlanan tebliğler çerçevesinde işlem yapılmaktadır.  Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Sayın Reşat Doğru tarafından tarafıma yöneltilen (6/1299)  sayılı soru önergesinin cevabı olarak da: 2008 ve 2009 yılları itibarıyla ülkemizin 01 ve 24'üncü fa­ sıllar arasında yer alan tarım ürünleri ithalatı sırasıyla 8 milyar 760 milyon ve 6 milyar 350 milyon  dolar olarak gerçekleşmiştir. Söz konusu fasıllarda yer alan tarım ürünlerinin miktar birimleri litre,  kilogram, adet ve bin adet olarak çeşitlilik göstermesi sebebiyle tek bir miktar birimi ile ifade edil­ mesi imkânı bulunmamaktadır.
Sayfa 57 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0 O: 1  - 2 5 0 - İşleme faaliyetinin katma değer yaratan ve kapasite kullanımını artıran bir faaliyet olması ya­ nında mamulün rekabet gücünü ve ihracat potansiyelini artıran bir nitelik taşıması,  Firmaların dâhilde işleme izin belgesi kapsamında gerçekleştirdiği performansı gibi hususlar  dikkate alınmaktadır.  Bununla birlikte, ilk kez dâhilde işleme izin belgesi talebinde bulunan firma müracaatlarında  firmanın belirtilen adreste üretim faaliyetinde bulunup bulunmadığı, kapasite durumu ve bunun gibi  konularda ve ihracatçı birliğine üye olup olmadığı hususlarında araştırma ve tespit yapılmaktadır.  DİR kapsamında ithal edilen bir eşyanın, ihraç ürününün bünyesinde kullanıldıktan sonra ilgili  mevzuat uyarınca ihraç edilmesi gerekmektedir. Bu kapsamdaki ihracatın gerçekleştirilmesi, dâhilde  işleme izin belgelerinin ihracat taahhüt kapatma işlemleri, belge kapsamında ithal edilen ürünün ihraç  edilen ürün bünyesinde kullanılarak yurt dışı edildiği hususunun tespiti ihracatçı birlikleri genel se­ kreterlikleri tarafından detaylı bir inceleme neticesinde sonuçlandırılmaktadır.  DİR çerçevesinde öngörülen ihracatın gerçekleştirilememesi hâlinde ihracatı gerçekleştirmeyi  taahhüt eden gerçek ya da tüzel kişiden ithal edilen eşyaya ilişkin gümrük vergileri 4458 sayılı Güm­ rük Kanunu ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tah­ silinin yanı sıra, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 238'inci maddesi çerçevesinde bu vergilerin 2 katı  para cezası olarak alınmaktadır.  DİR kapsamında ithal edilen bir eşyanın yurt içinde satılması veya bilerek satın alınması hâ­ linde 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na göre kaçakçılık suçu işlenmiş olmaktadır.  Bu itibarla dâhilde işleme izin belgesi kapsamında ithal edilen eşyanın belge süresi içerisinde ih­ racatı gerçekleştirilemez ve söz konusu ithal eşyanın belge sahibi firmanın stoklarında bulunma­ dığı tespit edilirse bu firma hakkında ayrıca gümrük idarelerince savcılığa suç duyurusunda  bulunulmaktadır.  Evet, (6/897) sayılı sözlü soru önergesiyle ilgili cevaba gelince: İhracı yasaklanmış veya belirli  kamu kurum ve kuruluşlarının özel iznine tabi kılınmış mallar dışındaki ürünlerin (19/9/1996 tarihli ve  22762 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmış bulunan ihracat, 96/31 sayılı İhracı Yasak ve Ön İzne Bağlı  Mallara İlişkin Tebliğ) ihracı herhangi bir bürokratik engelle karşılaşmaksızın yapılabilmektedir.  Diğer taraftan, kamu ahlakı, kamu düzeni veya kamu güvenliğinin sağlanması, insan, hayvan ve  bitki sağlığının korunması, sınai ve ticari mülkiyet ile yerli sanayinin korunması ve ticaret politikası  önlemlerinin uygulanmasını teminen ithalata konu bazı ürünler, ilgili kurumların denetimine, kont­ rolüne, iznine ve kayıt altına alınmasına tabi kılınmış bulunmaktadır.  İthalat denetimleri kapsamında ise Dış Ticarette Standardizasyon Genel Müdürlüğünün yapmış  olduğu rejim kararı ve Müsteşarlığımızca yayımlanan tebliğler çerçevesinde işlem yapılmaktadır.  Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Sayın Reşat Doğru tarafından tarafıma yöneltilen (6/1299)  sayılı soru önergesinin cevabı olarak da: 2008 ve 2009 yılları itibarıyla ülkemizin 01 ve 24'üncü fa­ sıllar arasında yer alan tarım ürünleri ithalatı sırasıyla 8 milyar 760 milyon ve 6 milyar 350 milyon  dolar olarak gerçekleşmiştir. Söz konusu fasıllarda yer alan tarım ürünlerinin miktar birimleri litre,  kilogram, adet ve bin adet olarak çeşitlilik göstermesi sebebiyle tek bir miktar birimi ile ifade edil­ mesi imkânı bulunmamaktadır.  TBMM B:70 9 . 3 . 2 0 1 0 O: 1  - 2 5 1 - (6/1391) sayılı sözlü soru önergesinin cevabı olarak da: Tarım ürünlerine yönelik ihracat teş­ vikleri ülkemizin de taraf olduğu, 25 Şubat 1995 tarihli ve 22213 sayılı Resmî Gazete'de yayımla­ nan GATT Tarım Anlaşması'na istinaden yürürlüğe konulan 11 Ocak 1995 tarihli ve (94/6401) sayılı  İhracata Yönelik Devlet Yardımına Dair Bakanlar Kurulu Karan'na dayanılarak, Para-Kredi ve Ko­ ordinasyon Kurulu tarafından alınan kararlar doğrultusunda uygulanmaktadır. Bu kapsamda, 08.06  gümrük tarife pozisyonunda bulunan taze ve çekirdeksiz üzüm, kırk dört mal grubuyla sınırlı olan  Dünya Ticaret Örgütü taahhüt listemiz içerisinde yer almamaktadır.  Yine (6/1477) sayılı tarafıma tevdi edilen sözlü soru önergesiyle ilgili cevaba gelince: Antalya  Yaş Meyve Sebze İhracatçılan Birliği tarafından onaylanan 2007, 2008 ve 2009 yıllarına ait ihracat  değerleri sırasıyla 324 milyon 216 bin 745 ABD doları, 2008 yılında 375 milyon 666 bin 166 ABD  doları ve 2009 yılında ise 382 milyon 188 bin 319 ABD doları olarak gerçekleşmiştir.  Ülkemizde tarım ürünlerine yönelik ihracat teşvikleri, tanm ürünlerinin ticaretini uluslararası ku­ rallara bağlayan Dünya Ticaret Örgütü Tarım Anlaşması çerçevesinde sağlanmaktadır. Dünya Tica­ ret Örgütü Tarım Anlaşması'nın ihracat sübvansiyonlarının düzenlendiği beşinci bölüm 8'inci  maddesi uyarınca, ülkeler anlaşmayla uyumlu sübvansiyon sağlama yükümlülüğünü üstlenmişlerdir.  Ülkemiz taahhüt listesi kırk dört mal grubuyla sınırlı bulunmakta olup, yaş meyve ve sebze ürünle­ rinde ihracat iadesi taahhütlerimiz arasında yer almaktadır. Bu itibarla tarımsal ürünlerde ihracat ia­ desi yardımları ülkemizin de taraf olduğu 25 Şubat 1995 tarihli ve 22213 sayılı Resmî Gazete'de  yayımlanan GATT Tarım Anlaşması çerçevesinde, Bakanlar Kurulunun 11/1/1995 tarihli ve  (94/6401) sayılı İhracata Yönelik Devlet Yardımları Kararı'na dayanılarak Para Kredi ve Koordi­ nasyon Kurulunca alınan kararlar doğrultusunda uygulanmaktadır.  Tarafıma tevdi edilen (6/1560) sayılı sözlü soru önergesiyle ilgili cevap olarak da: Bilindiği  üzere 2008 yılı Ağustos ayıyla birlikte dünya genelinde bir ekonomik kriz yaşanmaya başlanmış ve  tüm ülkeler bu ekonomik krizden olumsuz etkilenmiş ve ülkelerin ihracatında genel bazda bir düşüş  yaşanmıştır. Dünya ihracatında 2009 yılında yüzde 27,28'lik bir küçülme yaşanarak, 2008 yılında 16  trilyon dolar olan dünya mal ihracatı 2009 yılında ise 11,6 trilyon dolara düşmüştür.  Bizim ihracatımıza gelince, 2008 yılı sonu itibarıyla 132 milyar dolar olan ihracatımız 2009 yılı  sonunda ise yüzde 22,6'lık bir değer düşüşü kaydetmiş ve 102,2 milyar dolara baliğ olmuştur.  2009 yılı ihracatımız sektörler bazında incelendiğinde, değer bazında en fazla azalan sektör ola­ rak madencilik ürünleri ile sanayi ürünlerinde olduğu görülmektedir. 2009 yılı ihracatımızın yüzde  7'sini oluşturan madencilik ürünleri ihracatı yüzde 41, ihracatımızın yüzde 76,9'unu oluşturan sanayi  ürünleri ihracatı ise yüzde 24,6 oranında azalış kaydetmiştir.  Madencilik ürünleri ihracatımızdaki azalışta, mineral yakıtlar ve yağlar ihracatımızda meydana  gelen yüzde 48,2 düzeyindeki gerileme belirleyici olmuştur. Bu gerilemede 2008 yılı Ocak-Ağustos  döneminde ortalama 113,2 varil/dolar olan brent tipi ham petrol fıyatlan ağustos ayı sonrası düşmüş  ve 2009 yılı genelinde ise 61,9 dolar seviyesinde gerçekleşmiş olması belirleyici kriter olmuştur.  Küresel kriz sebebiyle düşen talebe bağlı olarak azalan emtia fiyatları ve petrol ürünleri dışında  maden cevherleri yüzde 24,7; demir dışı metaller yüzde 34,2 bir azalmaya sebebiyet vermiştir.  Sanayi ürünlerinin ihracatındaki azalışta ise demir-çelik ürünleri ve otomotiv sanayisi, ulaşım araç­ ları ihracati düşüşleri etkili olmuştur. Evet, küresel ekonomik krizin etkisiyle birçok ülkede kamu ve özel  sektör yatınmlannda meydana gelen azalma uluslararası piyasalarda demir-çelik ürünlerine olan talebi  düşürmüş ve ton başına fiyatlar önemli ölçüde gerilemiştir. Aslında demir-çelik ürünü ihracatında mik­ tar bazında çok az bir düşüş yaşanırken değer bazında yüzde 46'lık bir düşüş yaşanmıştır.
Sayfa 58 -
TBMM B:70 9 . 3 . 2 0 1 0 O: 1  - 2 5 1 - (6/1391) sayılı sözlü soru önergesinin cevabı olarak da: Tarım ürünlerine yönelik ihracat teş­ vikleri ülkemizin de taraf olduğu, 25 Şubat 1995 tarihli ve 22213 sayılı Resmî Gazete'de yayımla­ nan GATT Tarım Anlaşması'na istinaden yürürlüğe konulan 11 Ocak 1995 tarihli ve (94/6401) sayılı  İhracata Yönelik Devlet Yardımına Dair Bakanlar Kurulu Karan'na dayanılarak, Para-Kredi ve Ko­ ordinasyon Kurulu tarafından alınan kararlar doğrultusunda uygulanmaktadır. Bu kapsamda, 08.06  gümrük tarife pozisyonunda bulunan taze ve çekirdeksiz üzüm, kırk dört mal grubuyla sınırlı olan  Dünya Ticaret Örgütü taahhüt listemiz içerisinde yer almamaktadır.  Yine (6/1477) sayılı tarafıma tevdi edilen sözlü soru önergesiyle ilgili cevaba gelince: Antalya  Yaş Meyve Sebze İhracatçılan Birliği tarafından onaylanan 2007, 2008 ve 2009 yıllarına ait ihracat  değerleri sırasıyla 324 milyon 216 bin 745 ABD doları, 2008 yılında 375 milyon 666 bin 166 ABD  doları ve 2009 yılında ise 382 milyon 188 bin 319 ABD doları olarak gerçekleşmiştir.  Ülkemizde tarım ürünlerine yönelik ihracat teşvikleri, tanm ürünlerinin ticaretini uluslararası ku­ rallara bağlayan Dünya Ticaret Örgütü Tarım Anlaşması çerçevesinde sağlanmaktadır. Dünya Tica­ ret Örgütü Tarım Anlaşması'nın ihracat sübvansiyonlarının düzenlendiği beşinci bölüm 8'inci  maddesi uyarınca, ülkeler anlaşmayla uyumlu sübvansiyon sağlama yükümlülüğünü üstlenmişlerdir.  Ülkemiz taahhüt listesi kırk dört mal grubuyla sınırlı bulunmakta olup, yaş meyve ve sebze ürünle­ rinde ihracat iadesi taahhütlerimiz arasında yer almaktadır. Bu itibarla tarımsal ürünlerde ihracat ia­ desi yardımları ülkemizin de taraf olduğu 25 Şubat 1995 tarihli ve 22213 sayılı Resmî Gazete'de  yayımlanan GATT Tarım Anlaşması çerçevesinde, Bakanlar Kurulunun 11/1/1995 tarihli ve  (94/6401) sayılı İhracata Yönelik Devlet Yardımları Kararı'na dayanılarak Para Kredi ve Koordi­ nasyon Kurulunca alınan kararlar doğrultusunda uygulanmaktadır.  Tarafıma tevdi edilen (6/1560) sayılı sözlü soru önergesiyle ilgili cevap olarak da: Bilindiği  üzere 2008 yılı Ağustos ayıyla birlikte dünya genelinde bir ekonomik kriz yaşanmaya başlanmış ve  tüm ülkeler bu ekonomik krizden olumsuz etkilenmiş ve ülkelerin ihracatında genel bazda bir düşüş  yaşanmıştır. Dünya ihracatında 2009 yılında yüzde 27,28'lik bir küçülme yaşanarak, 2008 yılında 16  trilyon dolar olan dünya mal ihracatı 2009 yılında ise 11,6 trilyon dolara düşmüştür.  Bizim ihracatımıza gelince, 2008 yılı sonu itibarıyla 132 milyar dolar olan ihracatımız 2009 yılı  sonunda ise yüzde 22,6'lık bir değer düşüşü kaydetmiş ve 102,2 milyar dolara baliğ olmuştur.  2009 yılı ihracatımız sektörler bazında incelendiğinde, değer bazında en fazla azalan sektör ola­ rak madencilik ürünleri ile sanayi ürünlerinde olduğu görülmektedir. 2009 yılı ihracatımızın yüzde  7'sini oluşturan madencilik ürünleri ihracatı yüzde 41, ihracatımızın yüzde 76,9'unu oluşturan sanayi  ürünleri ihracatı ise yüzde 24,6 oranında azalış kaydetmiştir.  Madencilik ürünleri ihracatımızdaki azalışta, mineral yakıtlar ve yağlar ihracatımızda meydana  gelen yüzde 48,2 düzeyindeki gerileme belirleyici olmuştur. Bu gerilemede 2008 yılı Ocak-Ağustos  döneminde ortalama 113,2 varil/dolar olan brent tipi ham petrol fıyatlan ağustos ayı sonrası düşmüş  ve 2009 yılı genelinde ise 61,9 dolar seviyesinde gerçekleşmiş olması belirleyici kriter olmuştur.  Küresel kriz sebebiyle düşen talebe bağlı olarak azalan emtia fiyatları ve petrol ürünleri dışında  maden cevherleri yüzde 24,7; demir dışı metaller yüzde 34,2 bir azalmaya sebebiyet vermiştir.  Sanayi ürünlerinin ihracatındaki azalışta ise demir-çelik ürünleri ve otomotiv sanayisi, ulaşım araç­ ları ihracati düşüşleri etkili olmuştur. Evet, küresel ekonomik krizin etkisiyle birçok ülkede kamu ve özel  sektör yatınmlannda meydana gelen azalma uluslararası piyasalarda demir-çelik ürünlerine olan talebi  düşürmüş ve ton başına fiyatlar önemli ölçüde gerilemiştir. Aslında demir-çelik ürünü ihracatında mik­ tar bazında çok az bir düşüş yaşanırken değer bazında yüzde 46'lık bir düşüş yaşanmıştır.  TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0 O: 1  - 2 5 2 - Otomotiv sektörü ise demir-çelik ürünleri gibi dünya genelindeki krizden en fazla etkilenen sek­ törler olmuş ve bu çerçevede bu sektörlerde de düşüş 2009 ydında yaşanmıştır. Ancak şunu çok net  ifade edeyim ki, 2010 yılıyla beraber otomotiv sektöründeki yükseliş yeniden başlamış ve aylık yak­ laşık 1,5 milyar dolarlık 2008'deki bir ihracat yakalanmıştır.  Bunun yanı sıra destekler olarak da markalaşma, pazara giriş, tasarım, yurt dışı ofis, mağaza,  ARGE, istihdam ve eğitim, danışmanlık alanlarında destekler vermeye devam ediyoruz. Dünya Ti­ caret Örgütü Tarım Anlaşması taahhüdümüz kapsamındaki biraz evvel ifade ettiğim kırk dört ürün  grubunda aralarında meyve konserveleri ile meyve ve sebze sularının da bulunduğu on altı üründe  ihracat iadesi desteği verilmektedir. Geçen yıl, 2009'da verilen toplam desteğimiz 566 milyon 100  bin lira olmuşken 2010 yılında 603 milyon liralık bir kaynak aktarılmış durumdadır.  Yine bu çerçevede ihracat stratejisini hazırladık. Cumhuriyetimizin 100'üncü kuruluş yıl dönü­ münde ihracatımızın 500 milyar dolara çıkarılması noktasında üç aşamalı bir plan gerçekleştirdik. Bi­ rinci plan bu yıl, 2010 yılını kapsayacak. 2010 yılı kısa vadeli programda ihracatın toparlanması ve  yeni dünya koşullarına göre yasal ve zihinsel altyapı hazırlanacak. İkinci aşama, 2011 -2013 dönemini  kapsayan Orta Vadeli Program döneminde değişim ve dönüşümün sağlanması olarak öngörülmüş.  2014-2023 dönemini kapsayan üçüncü aşamada ise ihracatımızda katma değeri yüksek, ileri tekno­ lojiye dayanan ürünlerin ihraç edildiği bir ihracat yapısına dönüşüm tamamlanmış olacaktır.  Bu çerçevede özellikle yeni bir başlangıç olarak üzerinde çalışmış olduğumuz ihracat stratejimizin  bir parçası olarak Dış Ticaret Müsteşarlığı, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, Hazine Müsteşarlığı, Merkez  Bankası, Başbakanlık Yatırım Ajansı, TÜBİTAK, TOBB ve TİM başta olmak üzere sivil toplum kuru­ luşlarımızla beraber "ihracata dönük üretim stratejisi değerlendirme kumlu" oluşturulacaktır. Bu kap­ samda, ihracata dönük üretim stratejisi kapsamında ara malı ithalatının azaltılması ve cari açığın  düzeltilmesi açısından girdi tedarik stratejisi çalışması başlatılacaktır ve burada -ki bunlar önümüzdeki  birkaç gün içinde başlayacak çalışmalardır- kritik girdiler için bir veri tabanı oluşturularak ara malı it­ halatının yerine, yerli malı üretiminin yapılması konusunda önemli bir strateji tespit edilmiş olacaktır.  Yine, burada, elli dokuz ihracatçı birliğimizi bir "E-Birlik Projesi" kapsamında toplayarak bütün ve­ rilerin tek merkezden işlendiği ve günlük olarak takip edildiği, güncelleştirildiği bir veri tabanı oluşacak.  Otuz üç ülkeyle ilgili ülke masaları oluşturduk. Bu ülke masalarında Dış Ticaret Müsteşarlığın­ dan 11 uzman ve uzman yardımcısı, İGEME'den 1 uzman, ihracatçı birliklerinden 1 uzman ve her  ihracatçı birliğinden 1 ihracatçı da 14 kişilik bir grupla bütün ülkeleri tek tek analiz ederek, ithalat­ larını, ihracatlarını inceleyerek bizim hangi sektörlerde potansiyel olabileceğimizi, hangi sektörlerde  öne çıkabileceğimizi veya hangi sektörlerde neden ihracat yapamadığımızı tek tek tespit ederek buna  uygun bir çerçeve geliştirecektir.  Efendim, bu çerçevede yine, ülke masalarıyla beraber şu anda yetmiş yedi ülkede, yüz mer­ kezde görev yapan toplam 115 müşavir kadromuz var. Bu çerçevede, 30 ilave kadro konusu, Plan ve  Bütçe Komisyonundan oy birliğiyle, muhalefet-iktidar partisinin tamamı, tüm milletvekillerimizin - teşekkür ediyorum tekrar kendilerine- desteğiyle geçmiş ve Genel Kurula gelmiştir. Ümit ediyorum,  inşallah Genel Kurulda da bu sayı artırılınca daha geniş bir çalışma alanına gireceğiz.  Ayrıyeten, "pazara giriş komitesi" oluşturuyoruz. "Pazara giriş faaliyetleri çalışma grubu" oluş­ turuyoruz ve yine pazara girişi engelleyen konular hakkında özel sektörle beraber yine bir çalışma  ortamına giriyoruz ve bu çerçevede ülkemizin ilk yirmi ihracatını yapmış olduğu ülke ve potansiyel  ülkeleri dikkate alarak gerek müteahhitlik sektörü gerek ihracat sektörüyle ilgili çalışmalarımızı bu­ rada gerçekleştireceğiz.
Sayfa 59 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0 O: 1  - 2 5 2 - Otomotiv sektörü ise demir-çelik ürünleri gibi dünya genelindeki krizden en fazla etkilenen sek­ törler olmuş ve bu çerçevede bu sektörlerde de düşüş 2009 ydında yaşanmıştır. Ancak şunu çok net  ifade edeyim ki, 2010 yılıyla beraber otomotiv sektöründeki yükseliş yeniden başlamış ve aylık yak­ laşık 1,5 milyar dolarlık 2008'deki bir ihracat yakalanmıştır.  Bunun yanı sıra destekler olarak da markalaşma, pazara giriş, tasarım, yurt dışı ofis, mağaza,  ARGE, istihdam ve eğitim, danışmanlık alanlarında destekler vermeye devam ediyoruz. Dünya Ti­ caret Örgütü Tarım Anlaşması taahhüdümüz kapsamındaki biraz evvel ifade ettiğim kırk dört ürün  grubunda aralarında meyve konserveleri ile meyve ve sebze sularının da bulunduğu on altı üründe  ihracat iadesi desteği verilmektedir. Geçen yıl, 2009'da verilen toplam desteğimiz 566 milyon 100  bin lira olmuşken 2010 yılında 603 milyon liralık bir kaynak aktarılmış durumdadır.  Yine bu çerçevede ihracat stratejisini hazırladık. Cumhuriyetimizin 100'üncü kuruluş yıl dönü­ münde ihracatımızın 500 milyar dolara çıkarılması noktasında üç aşamalı bir plan gerçekleştirdik. Bi­ rinci plan bu yıl, 2010 yılını kapsayacak. 2010 yılı kısa vadeli programda ihracatın toparlanması ve  yeni dünya koşullarına göre yasal ve zihinsel altyapı hazırlanacak. İkinci aşama, 2011 -2013 dönemini  kapsayan Orta Vadeli Program döneminde değişim ve dönüşümün sağlanması olarak öngörülmüş.  2014-2023 dönemini kapsayan üçüncü aşamada ise ihracatımızda katma değeri yüksek, ileri tekno­ lojiye dayanan ürünlerin ihraç edildiği bir ihracat yapısına dönüşüm tamamlanmış olacaktır.  Bu çerçevede özellikle yeni bir başlangıç olarak üzerinde çalışmış olduğumuz ihracat stratejimizin  bir parçası olarak Dış Ticaret Müsteşarlığı, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, Hazine Müsteşarlığı, Merkez  Bankası, Başbakanlık Yatırım Ajansı, TÜBİTAK, TOBB ve TİM başta olmak üzere sivil toplum kuru­ luşlarımızla beraber "ihracata dönük üretim stratejisi değerlendirme kumlu" oluşturulacaktır. Bu kap­ samda, ihracata dönük üretim stratejisi kapsamında ara malı ithalatının azaltılması ve cari açığın  düzeltilmesi açısından girdi tedarik stratejisi çalışması başlatılacaktır ve burada -ki bunlar önümüzdeki  birkaç gün içinde başlayacak çalışmalardır- kritik girdiler için bir veri tabanı oluşturularak ara malı it­ halatının yerine, yerli malı üretiminin yapılması konusunda önemli bir strateji tespit edilmiş olacaktır.  Yine, burada, elli dokuz ihracatçı birliğimizi bir "E-Birlik Projesi" kapsamında toplayarak bütün ve­ rilerin tek merkezden işlendiği ve günlük olarak takip edildiği, güncelleştirildiği bir veri tabanı oluşacak.  Otuz üç ülkeyle ilgili ülke masaları oluşturduk. Bu ülke masalarında Dış Ticaret Müsteşarlığın­ dan 11 uzman ve uzman yardımcısı, İGEME'den 1 uzman, ihracatçı birliklerinden 1 uzman ve her  ihracatçı birliğinden 1 ihracatçı da 14 kişilik bir grupla bütün ülkeleri tek tek analiz ederek, ithalat­ larını, ihracatlarını inceleyerek bizim hangi sektörlerde potansiyel olabileceğimizi, hangi sektörlerde  öne çıkabileceğimizi veya hangi sektörlerde neden ihracat yapamadığımızı tek tek tespit ederek buna  uygun bir çerçeve geliştirecektir.  Efendim, bu çerçevede yine, ülke masalarıyla beraber şu anda yetmiş yedi ülkede, yüz mer­ kezde görev yapan toplam 115 müşavir kadromuz var. Bu çerçevede, 30 ilave kadro konusu, Plan ve  Bütçe Komisyonundan oy birliğiyle, muhalefet-iktidar partisinin tamamı, tüm milletvekillerimizin - teşekkür ediyorum tekrar kendilerine- desteğiyle geçmiş ve Genel Kurula gelmiştir. Ümit ediyorum,  inşallah Genel Kurulda da bu sayı artırılınca daha geniş bir çalışma alanına gireceğiz.  Ayrıyeten, "pazara giriş komitesi" oluşturuyoruz. "Pazara giriş faaliyetleri çalışma grubu" oluş­ turuyoruz ve yine pazara girişi engelleyen konular hakkında özel sektörle beraber yine bir çalışma  ortamına giriyoruz ve bu çerçevede ülkemizin ilk yirmi ihracatını yapmış olduğu ülke ve potansiyel  ülkeleri dikkate alarak gerek müteahhitlik sektörü gerek ihracat sektörüyle ilgili çalışmalarımızı bu­ rada gerçekleştireceğiz.  TBMM B:70 9 . 3 . 2 0 1 0 O: 1  - 2 5 3 - Dört adet Türk Ticaret Merkezi yaptık. Bunlar tamamıyla ihracatçı birliklerinin kendi finansman  desteğiyle yapılmıştır ki sizlerin çıkartmış olduğu kanun çerçevesinde gerçekleştirilmiştir. Pekin,  Sofya, Riyad ve Cidde'de kurulan bu ticaret merkezlerimizi iş adamları, kendi ofisi gibi kullanabi­ liyor, randevularını veriyor, gerekirse elemanlarımızın yapmış olduğu tercümanlık hizmetlerini alı­ yor, faks ve bütün iletişim imkânlarını da buradan kullanabiliyor.  Bir diğer çalışmamız da Sanayi Bakanıyken yapmış olduğumuz girişimci bilgi sistemi sanayi en­ vanteri, şimdi ihracatçı envanteri çalışmasıyla çok önemli bir çalışma gerçekleştireceğiz ve bu konuda  KOBİ'lerimizi ihracatçı yapmak istiyoruz, ihracatçı sayısını artırmak istiyoruz. Ve bu çerçevede daha  fazla ihracatçı artırmak ve KOBİ'leri ihracatçı yapmak için de "İhracat Koçluğu" şeklinde bir prog­ ramı uygulamaya koyduğumuzu da özellikle buradan ifade etmek istiyorum. Ve Türkiye'nin hizmet  ihracatının artırılması da son derece önem arz ediyor, gerek lojistik gerek teknik müşavirlik gerek sağ­ lık hizmetleri, finansal hizmetler, taşımacılık son derece önem arz ediyor.  Bakın, bu hizmet sektöründe de geçen yıl dünyada yapılan toplam ihracat 3,1 trilyon dolar ol­ muştur. Türkiye 32,7 milyar dolar hizmet ihracatı gerçekleştirip, 16 milyar dolar da hizmet ithalatı  gerçekleştirmiştir, müteahhitlik sektörü ile taşımacılıkta ve lojistikte olmak üzere. Dolayısıyla, Tür­ kiye hizmet sektöründe yaklaşık 16 milyar dolar ihracat fazlası verir bir yapıya kavuşmuştur.  Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; son olarak da bütün sorulara cevap verdikten sonra, ihra­ catı gün gün takip ediyoruz, ihracatçı birliklerimizin yapmış olduğu kayıt sistemiyle beraber. Bu ko­ nuda mutlaka bilgilendirmek açısından veya bu konudaki gelişmeleri sizlere anlatmak açısından, 1-8  Mart tarihi arasındaki ihracattaki gelişmeleri de sizlere arz ederek konuşmamı bitirmek istiyorum.  Efendim, 1-8 Mart tarihleri arasında tarım alanında yüzde 42,4'lük bir artış gerçekleşmiştir,  geçen yılın aynı dönemine göre, yani 2009 yılı 1 -8 Martında tarım ihracatımız 226 milyon dolarken,  bu yıl sekiz günlük sürede 322 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir.  Sanayi ihracatımız 2009'un 1-8 Martında 1 milyar 236 milyon dolarken, şu anda, bu yıl, 2010'da  1 milyar 840 milyon dolara çıkmıştır, yani yüzde 48,9'luk bir artış kaydetmiştir.  Aynı şekilde madencilik sektörü yüzde 61,5'luk bir artış kaydetmiştir.  Toplam olarak baktığımız zaman, 2009'un 1-8 Martında yaklaşık 1 milyar 495 milyon dolarlık  bir ihracat gerçekleştirilirken, 2010 yılı 1-8 Martında bu ihracat rakamı 2 milyar 215 milyon dolara  çıkmış, yani ihracatımızda yüzde 48,2'lik bir artış olmuştur ve bunu, mart ayındaki ihracatı, aynı şe­ kilde şubat ayındaki aynı dönemdeki ihracatla mukayese edecek olursak görüyoruz ki yüzde 7'lik bir  artış da bir önceki aya göre ihracat artışı var. Yani ihracatımız -şükürler olsun- özellikle sanayi ürün­ leri başta olmak üzere yeniden artış trendine girmiştir.  Fındık ve mamullerinde yüzde 77'lik bir artış vardır. Bunun yanı sıra özellikle tekstil ham mad­ delerinde yüzde 44,5'luk bir artış, deride yüzde 60'lık bir artış ve kimyevi maddelerde yüzde  117,5'hık bir ihracat artışı; buna karşılık taşıt ihracatında yüzde 76'lık bir artış var. Demir ve demir  dışı metallerde yüzde 78'lik bir artış var ve bunun yanı sıra demir çelik sektörü bu ay itibarıyla, mart  ayı başlangıcı itibarıyla ilk defa pozitif büyümeye geçmiştir.  İhracatı her gün, gün gün izleyerek, bu konuda ihracatçılarımızın ihtiyaç duyduğu her türlü bil­ giyi verirken, diğer taraftan da on aylık Bakanlık yapmış olduğum bu süre içinde 33 ülkeye tam 43  seyahat gerçekleştirdim. Bu seyahatlerimin birçoğuna zaten çok değerli milletvekillerimiz de katıl­ dılar, gerek iktidar gerek muhalefet milletvekillerimiz ve kendileri de bu konuda yapmış oldukları bu  ziyaretlerde gerekli katkıyı verdiler ve kendilerine gerçekten teşekkür etmek istiyorum. Bu yapmış  olduğumuz 43 ülke ziyareti, tabii süratle devam edecek.
Sayfa 60 -
TBMM B:70 9 . 3 . 2 0 1 0 O: 1  - 2 5 3 - Dört adet Türk Ticaret Merkezi yaptık. Bunlar tamamıyla ihracatçı birliklerinin kendi finansman  desteğiyle yapılmıştır ki sizlerin çıkartmış olduğu kanun çerçevesinde gerçekleştirilmiştir. Pekin,  Sofya, Riyad ve Cidde'de kurulan bu ticaret merkezlerimizi iş adamları, kendi ofisi gibi kullanabi­ liyor, randevularını veriyor, gerekirse elemanlarımızın yapmış olduğu tercümanlık hizmetlerini alı­ yor, faks ve bütün iletişim imkânlarını da buradan kullanabiliyor.  Bir diğer çalışmamız da Sanayi Bakanıyken yapmış olduğumuz girişimci bilgi sistemi sanayi en­ vanteri, şimdi ihracatçı envanteri çalışmasıyla çok önemli bir çalışma gerçekleştireceğiz ve bu konuda  KOBİ'lerimizi ihracatçı yapmak istiyoruz, ihracatçı sayısını artırmak istiyoruz. Ve bu çerçevede daha  fazla ihracatçı artırmak ve KOBİ'leri ihracatçı yapmak için de "İhracat Koçluğu" şeklinde bir prog­ ramı uygulamaya koyduğumuzu da özellikle buradan ifade etmek istiyorum. Ve Türkiye'nin hizmet  ihracatının artırılması da son derece önem arz ediyor, gerek lojistik gerek teknik müşavirlik gerek sağ­ lık hizmetleri, finansal hizmetler, taşımacılık son derece önem arz ediyor.  Bakın, bu hizmet sektöründe de geçen yıl dünyada yapılan toplam ihracat 3,1 trilyon dolar ol­ muştur. Türkiye 32,7 milyar dolar hizmet ihracatı gerçekleştirip, 16 milyar dolar da hizmet ithalatı  gerçekleştirmiştir, müteahhitlik sektörü ile taşımacılıkta ve lojistikte olmak üzere. Dolayısıyla, Tür­ kiye hizmet sektöründe yaklaşık 16 milyar dolar ihracat fazlası verir bir yapıya kavuşmuştur.  Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; son olarak da bütün sorulara cevap verdikten sonra, ihra­ catı gün gün takip ediyoruz, ihracatçı birliklerimizin yapmış olduğu kayıt sistemiyle beraber. Bu ko­ nuda mutlaka bilgilendirmek açısından veya bu konudaki gelişmeleri sizlere anlatmak açısından, 1-8  Mart tarihi arasındaki ihracattaki gelişmeleri de sizlere arz ederek konuşmamı bitirmek istiyorum.  Efendim, 1-8 Mart tarihleri arasında tarım alanında yüzde 42,4'lük bir artış gerçekleşmiştir,  geçen yılın aynı dönemine göre, yani 2009 yılı 1 -8 Martında tarım ihracatımız 226 milyon dolarken,  bu yıl sekiz günlük sürede 322 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir.  Sanayi ihracatımız 2009'un 1-8 Martında 1 milyar 236 milyon dolarken, şu anda, bu yıl, 2010'da  1 milyar 840 milyon dolara çıkmıştır, yani yüzde 48,9'luk bir artış kaydetmiştir.  Aynı şekilde madencilik sektörü yüzde 61,5'luk bir artış kaydetmiştir.  Toplam olarak baktığımız zaman, 2009'un 1-8 Martında yaklaşık 1 milyar 495 milyon dolarlık  bir ihracat gerçekleştirilirken, 2010 yılı 1-8 Martında bu ihracat rakamı 2 milyar 215 milyon dolara  çıkmış, yani ihracatımızda yüzde 48,2'lik bir artış olmuştur ve bunu, mart ayındaki ihracatı, aynı şe­ kilde şubat ayındaki aynı dönemdeki ihracatla mukayese edecek olursak görüyoruz ki yüzde 7'lik bir  artış da bir önceki aya göre ihracat artışı var. Yani ihracatımız -şükürler olsun- özellikle sanayi ürün­ leri başta olmak üzere yeniden artış trendine girmiştir.  Fındık ve mamullerinde yüzde 77'lik bir artış vardır. Bunun yanı sıra özellikle tekstil ham mad­ delerinde yüzde 44,5'luk bir artış, deride yüzde 60'lık bir artış ve kimyevi maddelerde yüzde  117,5'hık bir ihracat artışı; buna karşılık taşıt ihracatında yüzde 76'lık bir artış var. Demir ve demir  dışı metallerde yüzde 78'lik bir artış var ve bunun yanı sıra demir çelik sektörü bu ay itibarıyla, mart  ayı başlangıcı itibarıyla ilk defa pozitif büyümeye geçmiştir.  İhracatı her gün, gün gün izleyerek, bu konuda ihracatçılarımızın ihtiyaç duyduğu her türlü bil­ giyi verirken, diğer taraftan da on aylık Bakanlık yapmış olduğum bu süre içinde 33 ülkeye tam 43  seyahat gerçekleştirdim. Bu seyahatlerimin birçoğuna zaten çok değerli milletvekillerimiz de katıl­ dılar, gerek iktidar gerek muhalefet milletvekillerimiz ve kendileri de bu konuda yapmış oldukları bu  ziyaretlerde gerekli katkıyı verdiler ve kendilerine gerçekten teşekkür etmek istiyorum. Bu yapmış  olduğumuz 43 ülke ziyareti, tabii süratle devam edecek.  TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0 O: 1  - 2 5 4 - Ümit ediyoruz ki, inşallah, ihracat da 2009 yılı küresel krizinin Türkiye'ye yaşatmış olduğu  kaybı yeniden elde edecektir. Yeniden ihracatta Türkiye'yi lider duruma getirecek ve mümkün ol­ duğunca ithal yerine yerli üretimi, ara malı olarak yerli üretimi kullanacak bir yapıya kavuşacağız.  Bu yapmış olduğumuz ihracat stratejisinin de ben bu anlamda önemli çalışmalar getireceğine inanı­ yorum ve 59 ihracatçı birliği başkanımızla beraber bütün gün, bütün saatler boyunca tek tek konu­ ları analiz ederek, onların karşılaşmış olduğu sorunların anında çözümü ve yeni öneriler  gerçekleştirilmesi, ülke ülke, hatta ülkelerin özellikle...  BAŞKAN - Sayın Bakan, tamamlayabilirseniz. On dakika ek süre verdim size deminden beri.  Diğer sorular var çünkü.  DEVLET BAKANI MEHMET ZAFER ÇAĞLAYAN (Devamla) - Çok teşekkür ediyorum  Sayın Başkan.  Son o zaman, bitiriyorum.  Efendim, konu ihracat olunca, ne yapayım, hakikaten insanın çok konuşası geliyor.  Şunu çok net ifade edeyim ki, Çin, Amerika, Kanada ve Almanya'yı ülke bazında değil eyaletler  bazında tek tek incelemeye başladık ve o kadar çok eyalet var ki, dış ticareti Türkiye'nin dış ticaretin­ den daha fazla olan yerlerdir, buralarla ilgili çalışmamız da devam ediyor. Dış Ticaret Müsteşarlığının  elemanlarının sayısının artırılmasıyla beraber, ümit ediyorum, bu eksiklik de giderilecek.  Bana bu imkânı verdiğiniz için Sayın Başkanım, zatıalinize teşekkür ediyorum.  Yüce heyeti ve tüm milletvekillerimizi saygıyla, sevgiyle, hürmetle tekrar selamlıyor, teşekkür  ediyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Sayın Bakan, bekleyebilirsiniz, oturabilirsiniz; yalnız soruları dinlerseniz, tekrar  cevap vereceksiniz.  Sayın Doğru...  REŞAT DOĞRU (Tokat) - Teşekkür ederim Sayın Başkanım.  Hükümet sorularımıza biraz geç cevap veriyor, zamanında verse herhalde güncelliğini korumuş  oluruz.  Avrupa Birliği ülkeleri, üreticileri korumak için şeker mamulü ürünlerine yüzde 200'lere varan  gümrük uygularken, ülkemiz, bu oranı 2005 senesinde yüzde 130'lar civarına düşürmüştür. Bu  durum, şeker pancarı üretimini çok etkilemektedir.  Avrupa Birliği ülkeleri gümrükleri yükseltirken, biz ülke olarak neden bu oranı düşürdük?  İkinci olarak; ülkemizin her tarafında olduğu gibi, Tokat ili Kazova, Kelkit, Zile, Artova ovala- rındaki çiftçiler üretimden dolayı yaptıkları borçları ödeyemiyorlar. Ürünler yeterli para yapmamış,  değerinde satılmamıştır. Bu da evlere icralar gelmesine sebep olmaktadır. Çiftçiler bitmektedir. Çift­ çiler "Devlet borçlarımızı ertelesin, yapılandırsın, ödeyelim." diyorlar.  Çiftçi, ithal edilen başta soya ve mısır olmak üzere her ürünü üretmeye taliptir. Hükümetten des­ tek bekleniyor. Hükümet olarak yeni destekler verecek misiniz? Borçlarla ilgili neler yapmayı düşü­ nüyorsunuz? Eğer destek verilmezse, korkarım önümüzdeki dönemlerde herhalde epey çiftçilik  ürünlerini de ithal ederiz diyorum.  Teşekkür ederim.  BAŞKAN-Say ın İnan...
Sayfa 61 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0 O: 1  - 2 5 4 - Ümit ediyoruz ki, inşallah, ihracat da 2009 yılı küresel krizinin Türkiye'ye yaşatmış olduğu  kaybı yeniden elde edecektir. Yeniden ihracatta Türkiye'yi lider duruma getirecek ve mümkün ol­ duğunca ithal yerine yerli üretimi, ara malı olarak yerli üretimi kullanacak bir yapıya kavuşacağız.  Bu yapmış olduğumuz ihracat stratejisinin de ben bu anlamda önemli çalışmalar getireceğine inanı­ yorum ve 59 ihracatçı birliği başkanımızla beraber bütün gün, bütün saatler boyunca tek tek konu­ ları analiz ederek, onların karşılaşmış olduğu sorunların anında çözümü ve yeni öneriler  gerçekleştirilmesi, ülke ülke, hatta ülkelerin özellikle...  BAŞKAN - Sayın Bakan, tamamlayabilirseniz. On dakika ek süre verdim size deminden beri.  Diğer sorular var çünkü.  DEVLET BAKANI MEHMET ZAFER ÇAĞLAYAN (Devamla) - Çok teşekkür ediyorum  Sayın Başkan.  Son o zaman, bitiriyorum.  Efendim, konu ihracat olunca, ne yapayım, hakikaten insanın çok konuşası geliyor.  Şunu çok net ifade edeyim ki, Çin, Amerika, Kanada ve Almanya'yı ülke bazında değil eyaletler  bazında tek tek incelemeye başladık ve o kadar çok eyalet var ki, dış ticareti Türkiye'nin dış ticaretin­ den daha fazla olan yerlerdir, buralarla ilgili çalışmamız da devam ediyor. Dış Ticaret Müsteşarlığının  elemanlarının sayısının artırılmasıyla beraber, ümit ediyorum, bu eksiklik de giderilecek.  Bana bu imkânı verdiğiniz için Sayın Başkanım, zatıalinize teşekkür ediyorum.  Yüce heyeti ve tüm milletvekillerimizi saygıyla, sevgiyle, hürmetle tekrar selamlıyor, teşekkür  ediyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Sayın Bakan, bekleyebilirsiniz, oturabilirsiniz; yalnız soruları dinlerseniz, tekrar  cevap vereceksiniz.  Sayın Doğru...  REŞAT DOĞRU (Tokat) - Teşekkür ederim Sayın Başkanım.  Hükümet sorularımıza biraz geç cevap veriyor, zamanında verse herhalde güncelliğini korumuş  oluruz.  Avrupa Birliği ülkeleri, üreticileri korumak için şeker mamulü ürünlerine yüzde 200'lere varan  gümrük uygularken, ülkemiz, bu oranı 2005 senesinde yüzde 130'lar civarına düşürmüştür. Bu  durum, şeker pancarı üretimini çok etkilemektedir.  Avrupa Birliği ülkeleri gümrükleri yükseltirken, biz ülke olarak neden bu oranı düşürdük?  İkinci olarak; ülkemizin her tarafında olduğu gibi, Tokat ili Kazova, Kelkit, Zile, Artova ovala- rındaki çiftçiler üretimden dolayı yaptıkları borçları ödeyemiyorlar. Ürünler yeterli para yapmamış,  değerinde satılmamıştır. Bu da evlere icralar gelmesine sebep olmaktadır. Çiftçiler bitmektedir. Çift­ çiler "Devlet borçlarımızı ertelesin, yapılandırsın, ödeyelim." diyorlar.  Çiftçi, ithal edilen başta soya ve mısır olmak üzere her ürünü üretmeye taliptir. Hükümetten des­ tek bekleniyor. Hükümet olarak yeni destekler verecek misiniz? Borçlarla ilgili neler yapmayı düşü­ nüyorsunuz? Eğer destek verilmezse, korkarım önümüzdeki dönemlerde herhalde epey çiftçilik  ürünlerini de ithal ederiz diyorum.  Teşekkür ederim.  BAŞKAN-Say ın İnan...  TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0 O: 1  - 2 5 5 - MÜMİN İNAN (Niğde) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.  Sayın Bakanım, bugün ülkemizde ve Niğde'mizde yaşayan insanların çok önemli bir bölümü bu  uygulanan yanlış politikalar sonucu ümitsizlik içerisindedir ve hayata karamsar bakmaktadırlar.  Sosyal hayatın her alanında sorunlar giderek büyümekte, yapılan anketlerde hayatından mem­ nun olmayanların sayısı gittikçe artmaktadır. En önemlisi de toplum içerisinde gittikçe derinleşen  bir ayrışma ve kutuplaşmanın baş göstermesidir. Türkiye, normal seyrinden çıkmış ve anormal bir or­ tamda başıboş bir durumda görünmektedir. Türkiye'nin bu ortamdan çıkması ancak millî ve güçlü  bir ekonomik sistemle mümkündür. Şu anda işsizlik almış başını gitmiş ve üretimsizlik Türkiye'nin  en baş belaları hâline gelmiştir.  Bu durumdan çıkmanın emek vererek, alın teri dökerek, üreterek ve ürettiğini iyi fiyatlarla sa­ tarak mümkün olduğunu belirtmek isterim. Dolayısıyla istihdamı yaratıcı, üretimi teşvik edici ted­ birlerin sonuna kadar desteklenmesini, sanayicinin ve ihracatçının önündeki engellerin kaldırılması  ve ithalattaki kısıtlamaların giderilmesi için alınabilecek her türlü kanuni çalışmaların yanında ola­ bileceğimizi Milliyetçi Hareket Partisi adına söylüyor ve çalışmalarınızda başarılar diliyor, kolay  gelsin diyorum.  BAŞKAN-Say ın Çöllü...  HÜSNÜ ÇÖLLÜ (Antalya) - Efendim, Sayın Bakana dokuz ay sonra da olsa verdiği yanıt için  öncelikle teşekkür ediyorum ve şu katkıyı yapmak istiyorum: Türkiye, iklimi ve verimli toprakları,  çalışkan üreticileriyle, coğrafyasının sebze ve meyve üretim merkezi hâline gelebilir ama nedense,  sağlıklı bir planlama ve doğru bir yönlendirme yapılamadığı için, bu potansiyeli değerlendirmediği­ nizi düşünüyorum.  Bakın, üretimimizin yüzde 5'ini ihraç edebiliyoruz. Geçen yılın rakamlarına göre ürünümüzün  yüzde 25'ini çöpe atmışız. Antalya'da dönem dönem ürünler yollara dökülmekte çünkü emeğinin  karşılığını alamaz üretici. O zaman, ihracata özel bir önem vermeli, dönemsel uygulamalar yerine,  sistemi sürekli işletecek kurumsal bir destekleme mekanizması kurulmalıdır; böylelikle hem üretici  kazanır hem de ülkemiz kazanır diyor, teşekkür ediyorum.  BAŞKAN - Teşekkür ederim.  Sayın Bakan, size tam on dakika süre veriyorum, bu 3 sayın milletvekilinin sorularını cevap­ landırmak için.  Buyurun.  DEVLET BAKANI MEHMET ZAFER ÇAĞLAYAN (Ankara) - Sayın Başkan, değerli mil­ letvekilleri; tekrar yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.  Efendim, özellikle şunu ifade edeyim: Ben yazılı soru önergelerine -ki Bakanlık yaptım, zanne­ diyorum otuz ay oldu- gerek Sanayi Bakanlığım gerek şimdiki Bakanlığım döneminde, hiçbir şe­ kilde bir tanesine geç cevap vermedim.  REŞAT DOĞRU (Tokat) - Size söylemedim, diğerlerine söyledim.  DEVLET BAKANI MEHMET ZAFER ÇAĞLAYAN (Devamla) - Sözlü soru önergelerine ge­ lince, sözlü soru önergelerinde de tabii bana sıra bugün geldi yani özellikle dokuz ay ben bekletme­ dim. Yani, her zaman için ben sizin sorularınıza amadeyim, her zaman da bilgim çerçevesinde cevap  vereceğimi bir kere kesinlikle ifade etmek istiyorum. Gerçekten de sizden gelen soruları ben önem­ siyorum çünkü bu sorular bizim çalışmalarımıza bir taraftan yön verirken bizim çalışmalarımıza bir  taraftan nerede eksikliğimiz var, hangi problem var, neleri yapmamız noktasında bizi de aydınlatı­ yor. Ben teşekkür ediyorum, sormaya devam ederseniz ben sevinirim.
Sayfa 62 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0 O: 1  - 2 5 5 - MÜMİN İNAN (Niğde) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.  Sayın Bakanım, bugün ülkemizde ve Niğde'mizde yaşayan insanların çok önemli bir bölümü bu  uygulanan yanlış politikalar sonucu ümitsizlik içerisindedir ve hayata karamsar bakmaktadırlar.  Sosyal hayatın her alanında sorunlar giderek büyümekte, yapılan anketlerde hayatından mem­ nun olmayanların sayısı gittikçe artmaktadır. En önemlisi de toplum içerisinde gittikçe derinleşen  bir ayrışma ve kutuplaşmanın baş göstermesidir. Türkiye, normal seyrinden çıkmış ve anormal bir or­ tamda başıboş bir durumda görünmektedir. Türkiye'nin bu ortamdan çıkması ancak millî ve güçlü  bir ekonomik sistemle mümkündür. Şu anda işsizlik almış başını gitmiş ve üretimsizlik Türkiye'nin  en baş belaları hâline gelmiştir.  Bu durumdan çıkmanın emek vererek, alın teri dökerek, üreterek ve ürettiğini iyi fiyatlarla sa­ tarak mümkün olduğunu belirtmek isterim. Dolayısıyla istihdamı yaratıcı, üretimi teşvik edici ted­ birlerin sonuna kadar desteklenmesini, sanayicinin ve ihracatçının önündeki engellerin kaldırılması  ve ithalattaki kısıtlamaların giderilmesi için alınabilecek her türlü kanuni çalışmaların yanında ola­ bileceğimizi Milliyetçi Hareket Partisi adına söylüyor ve çalışmalarınızda başarılar diliyor, kolay  gelsin diyorum.  BAŞKAN-Say ın Çöllü...  HÜSNÜ ÇÖLLÜ (Antalya) - Efendim, Sayın Bakana dokuz ay sonra da olsa verdiği yanıt için  öncelikle teşekkür ediyorum ve şu katkıyı yapmak istiyorum: Türkiye, iklimi ve verimli toprakları,  çalışkan üreticileriyle, coğrafyasının sebze ve meyve üretim merkezi hâline gelebilir ama nedense,  sağlıklı bir planlama ve doğru bir yönlendirme yapılamadığı için, bu potansiyeli değerlendirmediği­ nizi düşünüyorum.  Bakın, üretimimizin yüzde 5'ini ihraç edebiliyoruz. Geçen yılın rakamlarına göre ürünümüzün  yüzde 25'ini çöpe atmışız. Antalya'da dönem dönem ürünler yollara dökülmekte çünkü emeğinin  karşılığını alamaz üretici. O zaman, ihracata özel bir önem vermeli, dönemsel uygulamalar yerine,  sistemi sürekli işletecek kurumsal bir destekleme mekanizması kurulmalıdır; böylelikle hem üretici  kazanır hem de ülkemiz kazanır diyor, teşekkür ediyorum.  BAŞKAN - Teşekkür ederim.  Sayın Bakan, size tam on dakika süre veriyorum, bu 3 sayın milletvekilinin sorularını cevap­ landırmak için.  Buyurun.  DEVLET BAKANI MEHMET ZAFER ÇAĞLAYAN (Ankara) - Sayın Başkan, değerli mil­ letvekilleri; tekrar yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.  Efendim, özellikle şunu ifade edeyim: Ben yazılı soru önergelerine -ki Bakanlık yaptım, zanne­ diyorum otuz ay oldu- gerek Sanayi Bakanlığım gerek şimdiki Bakanlığım döneminde, hiçbir şe­ kilde bir tanesine geç cevap vermedim.  REŞAT DOĞRU (Tokat) - Size söylemedim, diğerlerine söyledim.  DEVLET BAKANI MEHMET ZAFER ÇAĞLAYAN (Devamla) - Sözlü soru önergelerine ge­ lince, sözlü soru önergelerinde de tabii bana sıra bugün geldi yani özellikle dokuz ay ben bekletme­ dim. Yani, her zaman için ben sizin sorularınıza amadeyim, her zaman da bilgim çerçevesinde cevap  vereceğimi bir kere kesinlikle ifade etmek istiyorum. Gerçekten de sizden gelen soruları ben önem­ siyorum çünkü bu sorular bizim çalışmalarımıza bir taraftan yön verirken bizim çalışmalarımıza bir  taraftan nerede eksikliğimiz var, hangi problem var, neleri yapmamız noktasında bizi de aydınlatı­ yor. Ben teşekkür ediyorum, sormaya devam ederseniz ben sevinirim.  TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0 O: 1  - 2 5 6 - Ve bunun çerçevesinde şunu ifade edeyim: Sayın Reşat Doğru'nun bahsetmiş olduğu, özellikle  şeker ithalatı, tarımsal ürünleri konusunda... Tabii, bu şeker konusu, biliyorsunuz önemli bir konu.  Bununla ilgili kararlar, aslında, tamamıyla Şeker Kurulu, biliyorsunuz Sanayi ve Ticaret Bakanlı­ ğıyla ilişkili kuruluş olarak tamamıyla Şeker Kurulu tarafından alınmış olan kararlardır. Ancak, zaman  zaman şeker ihracatçılarımızın gündeme getirmiş olduğu, işte, üzerinde fazla gümrük olduğu için,  bunun ithalatı ve ihracatı noktasında sıkıntıyla karşılaşmış oldukları görüşünü Şeker Kuruluyla gör­ üştüm ben. Şeker Kurulunun ifadesi de kendilerinin şu anda yüzde 61'lik bir vergi uyguladıklarını  yani talep ettiklerini, bu kendileri tarafından yapılsa, tamamıyla serbest bırakılsa, alan, navlun üc­ retlerinden dolayı yüzde 100'ü aşabilecek bir maliyete geldiğini ifade ediyorlar. Bu konuda Şeker Ku­ rulunda olan arkadaşlarımız da görüşmeleri devam ettiriyor. Tabii ki şeker konusunda, Türkiye'nin  maalesef üretim ve üretim fiyatları oldukça yüksektir. Ama bir taraftan da yerli üretimin mutlaka ko­ runması gerekiyor, bu da hep beraber kabul ettiğimiz bir hadise.  Efendim, tarım ürünleri desteği, ihracat desteğine gelince şöyle bir rakam vermek istiyorum.  Aslında ihracatçılardan en çok şikâyet aldığım konuların başında geliyor: Geçen yıl, ifade ettiğim gibi,  566 milyon liralık bir ihracat desteği, bana verilen, Müsteşarlığıma verilen destekle yapıldı. 566 mil­ yon liralık bu verilen toplam desteğin yüzde 70'ini biz tarım ürünlerinin ihracatına vermişiz ve tarım  ürünlerine verilen destek, toplam desteğin yüzde 70'ini kapsarken, tarım ürünleri ihracatı ise toplam  ihracatımızın sadece yüzde 13'üdür ve bu konuda diğer ihracatçılarımız, haklı olarak, verilen ihra­ cat desteklerinin yüzde 70'ine yakınının ihracatın yüzde 13'ünü oluşturan tarım ürünlerine verilme­ sinin haksızlık olduğunu, dolayısıyla sanayinin özellikle yüzde 80'lere varan bir pay aldığını ve  sanayi ürünlerine verilmesi gerektiğini her fırsatta ifade ediyorlar. Bu çerçeveden hareketle, özel­ likle tarım ürünleri ihracatının desteklenmesi, tarım ürünlerinin desteklenmesi ve bu anlamda Dünya  Ticaret Örgütü ve Avrupa Birliğiyle yapmış olduğumuz tabii ki anlaşmalar çerçevesinde kalmak kayıt  ve şartıyla, bu çerçevede yapılan destekleri aslında Tarım Bakanlığımızla ve bizim Ekonomi Koor­ dinasyon Kurulunda yapmış olduğumuz görüşmeyle bunları da Tarım Bakanlığının yapabileceği bir  mekanizmaya dönüştürmek istiyoruz. En azından, belki daha yüksek, daha ciddi rakamlarla Tarım Ba­ kanlığımızın özellikle tarıma yapmış olduğu milyarlar seviyesindeki -6 milyar lira diye rakamı ha­ tırlıyorum- destekle beraber bunların da yapılabileceği ve daha fazla bir volüme erişebileceği  tarafımızdan tespit edildi. Bu konuda, Ekonomi Koordinasyon Kurulunda yapacağımız çalışmalarla  tarım ürünlerinin ve tarım ürünleri ihracatının daha fazla desteklenmesi ve tarım ürünlerinin sanayiyle  entegrasyonunun sağlanması bizim açımızdan son derece önemli, özellikle meyve suyu, konsantre  vesaire başta olmak üzere. Bu çerçevede, tarım ürünlerine olan ihracat desteği de Tarım Bakanlığı ola­ rak, şu anda ama bir çalışmadır bu, netleşmiş bir çalışma değildir, böyle bir şekilde yapma düşüncesi  içindeyiz. Bu sene de verilen pay bize 603 milyon liradır. 603 milyon lirayla ihracatımızı, ki 107,5  milyar dolar Orta Vadeli Program'da hedefimizdir ama biz 111 milyar doların -inşallah- altına düş­ meyecek şekilde bir seferberlik içindeyiz, 111 milyar doların daha üzerine taşıyabilecek bir ihracat  çalışması içindeyiz. Tabii, bunu yapmak için de ihracatımıza gerekli desteği -biraz evvel saymış ol­ duğum on üç başlıkta- vermeye devam edeceğiz.  Efendim, bunun yanı sıra Sayın Mümin İnan'ın bahsettiği konu -ki desteklerine her zaman te­ şekkür ediyorum, sizlerden gelecek her türlü desteğe- ihracat konusu Türkiye'nin konusu, Türki­ ye'nin meselesi ve gerçekten ihracat, Türkiye'nin bu geçmiş olduğumuz son yedi yıldaki üretimini  artıran, istihdamını gerçekleştiren ve Türkiye'nin ekonomi sıralamasını düzelten, gerçekleştiren bir  ivme olmuştur. Bugün dünyanın birçok ülkesinde istihdam yaratmanın yolunun ihracatı artırmak ol­ duğu bütün idareler tarafından bir yerde belirlenmiştir. Biz de aynen -yine bu yıldan başlamak üzere- ihracatımızın daha fazla artırılmasını, ihracatın artırılmasıyla beraber sanayi üretimi ve yatırımın ar­ tırılması ve istihdamın artırılmasını hedefledik ve bu zaten rakamlara yansıyor, görüyorsunuz.
Sayfa 63 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0 O: 1  - 2 5 6 - Ve bunun çerçevesinde şunu ifade edeyim: Sayın Reşat Doğru'nun bahsetmiş olduğu, özellikle  şeker ithalatı, tarımsal ürünleri konusunda... Tabii, bu şeker konusu, biliyorsunuz önemli bir konu.  Bununla ilgili kararlar, aslında, tamamıyla Şeker Kurulu, biliyorsunuz Sanayi ve Ticaret Bakanlı­ ğıyla ilişkili kuruluş olarak tamamıyla Şeker Kurulu tarafından alınmış olan kararlardır. Ancak, zaman  zaman şeker ihracatçılarımızın gündeme getirmiş olduğu, işte, üzerinde fazla gümrük olduğu için,  bunun ithalatı ve ihracatı noktasında sıkıntıyla karşılaşmış oldukları görüşünü Şeker Kuruluyla gör­ üştüm ben. Şeker Kurulunun ifadesi de kendilerinin şu anda yüzde 61'lik bir vergi uyguladıklarını  yani talep ettiklerini, bu kendileri tarafından yapılsa, tamamıyla serbest bırakılsa, alan, navlun üc­ retlerinden dolayı yüzde 100'ü aşabilecek bir maliyete geldiğini ifade ediyorlar. Bu konuda Şeker Ku­ rulunda olan arkadaşlarımız da görüşmeleri devam ettiriyor. Tabii ki şeker konusunda, Türkiye'nin  maalesef üretim ve üretim fiyatları oldukça yüksektir. Ama bir taraftan da yerli üretimin mutlaka ko­ runması gerekiyor, bu da hep beraber kabul ettiğimiz bir hadise.  Efendim, tarım ürünleri desteği, ihracat desteğine gelince şöyle bir rakam vermek istiyorum.  Aslında ihracatçılardan en çok şikâyet aldığım konuların başında geliyor: Geçen yıl, ifade ettiğim gibi,  566 milyon liralık bir ihracat desteği, bana verilen, Müsteşarlığıma verilen destekle yapıldı. 566 mil­ yon liralık bu verilen toplam desteğin yüzde 70'ini biz tarım ürünlerinin ihracatına vermişiz ve tarım  ürünlerine verilen destek, toplam desteğin yüzde 70'ini kapsarken, tarım ürünleri ihracatı ise toplam  ihracatımızın sadece yüzde 13'üdür ve bu konuda diğer ihracatçılarımız, haklı olarak, verilen ihra­ cat desteklerinin yüzde 70'ine yakınının ihracatın yüzde 13'ünü oluşturan tarım ürünlerine verilme­ sinin haksızlık olduğunu, dolayısıyla sanayinin özellikle yüzde 80'lere varan bir pay aldığını ve  sanayi ürünlerine verilmesi gerektiğini her fırsatta ifade ediyorlar. Bu çerçeveden hareketle, özel­ likle tarım ürünleri ihracatının desteklenmesi, tarım ürünlerinin desteklenmesi ve bu anlamda Dünya  Ticaret Örgütü ve Avrupa Birliğiyle yapmış olduğumuz tabii ki anlaşmalar çerçevesinde kalmak kayıt  ve şartıyla, bu çerçevede yapılan destekleri aslında Tarım Bakanlığımızla ve bizim Ekonomi Koor­ dinasyon Kurulunda yapmış olduğumuz görüşmeyle bunları da Tarım Bakanlığının yapabileceği bir  mekanizmaya dönüştürmek istiyoruz. En azından, belki daha yüksek, daha ciddi rakamlarla Tarım Ba­ kanlığımızın özellikle tarıma yapmış olduğu milyarlar seviyesindeki -6 milyar lira diye rakamı ha­ tırlıyorum- destekle beraber bunların da yapılabileceği ve daha fazla bir volüme erişebileceği  tarafımızdan tespit edildi. Bu konuda, Ekonomi Koordinasyon Kurulunda yapacağımız çalışmalarla  tarım ürünlerinin ve tarım ürünleri ihracatının daha fazla desteklenmesi ve tarım ürünlerinin sanayiyle  entegrasyonunun sağlanması bizim açımızdan son derece önemli, özellikle meyve suyu, konsantre  vesaire başta olmak üzere. Bu çerçevede, tarım ürünlerine olan ihracat desteği de Tarım Bakanlığı ola­ rak, şu anda ama bir çalışmadır bu, netleşmiş bir çalışma değildir, böyle bir şekilde yapma düşüncesi  içindeyiz. Bu sene de verilen pay bize 603 milyon liradır. 603 milyon lirayla ihracatımızı, ki 107,5  milyar dolar Orta Vadeli Program'da hedefimizdir ama biz 111 milyar doların -inşallah- altına düş­ meyecek şekilde bir seferberlik içindeyiz, 111 milyar doların daha üzerine taşıyabilecek bir ihracat  çalışması içindeyiz. Tabii, bunu yapmak için de ihracatımıza gerekli desteği -biraz evvel saymış ol­ duğum on üç başlıkta- vermeye devam edeceğiz.  Efendim, bunun yanı sıra Sayın Mümin İnan'ın bahsettiği konu -ki desteklerine her zaman te­ şekkür ediyorum, sizlerden gelecek her türlü desteğe- ihracat konusu Türkiye'nin konusu, Türki­ ye'nin meselesi ve gerçekten ihracat, Türkiye'nin bu geçmiş olduğumuz son yedi yıldaki üretimini  artıran, istihdamını gerçekleştiren ve Türkiye'nin ekonomi sıralamasını düzelten, gerçekleştiren bir  ivme olmuştur. Bugün dünyanın birçok ülkesinde istihdam yaratmanın yolunun ihracatı artırmak ol­ duğu bütün idareler tarafından bir yerde belirlenmiştir. Biz de aynen -yine bu yıldan başlamak üzere- ihracatımızın daha fazla artırılmasını, ihracatın artırılmasıyla beraber sanayi üretimi ve yatırımın ar­ tırılması ve istihdamın artırılmasını hedefledik ve bu zaten rakamlara yansıyor, görüyorsunuz.  TBMM B:70 9 . 3 . 2 0 1 0 O: 1  - 2 5 7 - İhracatın artış açıklamasının arkasında bu sefer, sanayi ürünleri, sanayi üretim endeksi ve kapasite  kullanım oranlarının birbirine paralel seyreden bir gelişmesini de izliyoruz. İhracat rakamları art­ tıkça sanayi üretimi artıyor birbirine bağlı olarak ve sanayinin, ihracatın dışındaki payının yüzde  80'e yakın olmasından kaynaklanan bir gelişmedir bu, doğrudur; bu konuda, işsizlik konusu sadece  Türkiye'nin değil, kabul etmek gerekir ki dünyanın başının belasıdır. Gerçekten, bu konuda İs­ panya'da çok ciddi sıkıntılar vardır. Evet, Türkiye'deki işsizlik yüzde 14'lere çıkmıştır ama bu  yüzde 14'lerde Türkiye'deki nüfusun artması, iş gücüne katılım sayısının fazlalaşması... Ben yirmi  yedi yıl sanayicilik yapmış, yirmi yedi yıl boyunca da nitelikli eleman bulamamış bir eski sana­ yici olarak bu konudaki temel problemin istihdamın arzı ile talebi arasındaki dengesizlikten kay­ naklandığını ifade ediyorum. Bunun için de yapmış olduğumuz çalışmada, aktif iş gücü  programlarıyla ve ayırmış olduğumuz kaynaklarla, Çalışma Bakanlığımız tarafından illerde istih­ dam kurulları oluşturuldu biliyorsunuz. İllerde odaların, esnaf odalarının bir araya gelerek ve ilin  yetkililerinin bir araya gelerek hangi ilin hangi istihdam konusunda talebi olduğu ve buna uygun  bir arzın sağlanmasıyla, işsizlik üzerinde bunun çok önemli bir etki yapacağına inanıyorum. Çünkü  gitmiş olduğum organize sanayi bölgelerinde, gitmiş olduğum sanayi sitelerinde, girişlerinde hâlâ  ciddi manada eleman arandığını... Benim eski firmamda -ki kardeşlerime devrettim siyasete gir­ dikten sonra- bile şu anda nitelikli eleman arayışında olduğunu kendi kardeşim ifade ediyor. Ga­ zete ilanlarına bakın, eleman... Türkiye'de -dediğim gibi- istihdamın arzı ile talebini buluşturmak  zorundayız, tabii ki bu da bizim yapacağımız çalışmalarla. Yani, ben topu başka yere atmak için  söylemiyorum, ama bunun kesin çözümünün -tabii ki bugünden yarına hemen çözülebilecek bir  konu değil- mesleki eğitim ve ihtiyaç duyulan alanlarda arz yapılmasıyla beraber bir nebze olsun  çözülebileceği kanaatindeyim.  Sayın Çöllü'nün bahsetmiş olduğu konuyla... Yine, aynen, biraz evvel Sayın Hocama, Sayın  Doğru'ya vermiş olduğum cevapta olduğu gibi, tabii ki tarımsal ürünlerin desteklenmesi ve Türkiye'de  tarımsal ürünlerin üretiminin yapılması ve bunların ihracatının yapılması, ihracatıyla beraber sanayi  entegrasyonunun yapılması, üretim açısından, istihdam açısından, ihracat açısından büyük rol oyna­ maktadır. Bunu -dediğim gibi- Tarım Bakanlığımızla yeni yapmış olduğumuz çalışma çerçevesinde  daha geniş bir şekilde ele alarak... Tabii ki ihracatından sorumlu yine mevki ve yer olarak gerek  benim Müsteşarlığım gerek bana, benim Bakanlığıma bağlı Müsteşarlık olarak bu konudaki çalış­ malarımızı yapıyoruz ancak tarım ürünlerinde, biraz evvel bahsettim, verilen desteklerde elimiz ko­ lumuz tabii ki çok sağlam, çok rahat değil. Gerek Dünya Ticaret Örgütünün bu alanlarda koymuş  olduğu kısıtlamalar var gerek Avrupa Birliğinin, Gümrük Birliği Anlaşması'ndan kaynaklanan an­ laşmalar var; bu çerçevede bunlar dikkate alınacak.  Burada tek bir problem, bize geçmişten beri gelen en büyük problem şudur: Avrupa Birliğiyle  Gümrük Birliği Anlaşması yapılırken maalesef bu konuda biz Gümrük Birliği Anlaşması'na, Av­ rupa'nın üçüncü ülkelerle yapmış olduğu anlaşmalara Türkiye'nin taraf olmasını koymamışız. 1  Ocak 1996 yılında bu anlaşma yapılırken, bu anlaşmaya bu madde konulmadığı için bugün Av­ rupa Birliği ülkelerle serbest ticaret anlaşmasını yapıyor ve ancak biz, Avrupa Birliği serbest ti­ caret anlaşması yaptıktan sonra devreye girebiliyoruz. Şu anda Türkiye, 12, Avrupa Birliği, EFTA,  artı 12 ülkeyle serbest ticaret anlaşması yapmıştır ancak, 1 Ocak 1996'da konulmayan bu hü­ kümden dolayı maalesef bugün Avrupa Birliğinin arkasından resmen nal topluyoruz ve haksız  rekabet var.
Sayfa 64 -
TBMM B:70 9 . 3 . 2 0 1 0 O: 1  - 2 5 7 - İhracatın artış açıklamasının arkasında bu sefer, sanayi ürünleri, sanayi üretim endeksi ve kapasite  kullanım oranlarının birbirine paralel seyreden bir gelişmesini de izliyoruz. İhracat rakamları art­ tıkça sanayi üretimi artıyor birbirine bağlı olarak ve sanayinin, ihracatın dışındaki payının yüzde  80'e yakın olmasından kaynaklanan bir gelişmedir bu, doğrudur; bu konuda, işsizlik konusu sadece  Türkiye'nin değil, kabul etmek gerekir ki dünyanın başının belasıdır. Gerçekten, bu konuda İs­ panya'da çok ciddi sıkıntılar vardır. Evet, Türkiye'deki işsizlik yüzde 14'lere çıkmıştır ama bu  yüzde 14'lerde Türkiye'deki nüfusun artması, iş gücüne katılım sayısının fazlalaşması... Ben yirmi  yedi yıl sanayicilik yapmış, yirmi yedi yıl boyunca da nitelikli eleman bulamamış bir eski sana­ yici olarak bu konudaki temel problemin istihdamın arzı ile talebi arasındaki dengesizlikten kay­ naklandığını ifade ediyorum. Bunun için de yapmış olduğumuz çalışmada, aktif iş gücü  programlarıyla ve ayırmış olduğumuz kaynaklarla, Çalışma Bakanlığımız tarafından illerde istih­ dam kurulları oluşturuldu biliyorsunuz. İllerde odaların, esnaf odalarının bir araya gelerek ve ilin  yetkililerinin bir araya gelerek hangi ilin hangi istihdam konusunda talebi olduğu ve buna uygun  bir arzın sağlanmasıyla, işsizlik üzerinde bunun çok önemli bir etki yapacağına inanıyorum. Çünkü  gitmiş olduğum organize sanayi bölgelerinde, gitmiş olduğum sanayi sitelerinde, girişlerinde hâlâ  ciddi manada eleman arandığını... Benim eski firmamda -ki kardeşlerime devrettim siyasete gir­ dikten sonra- bile şu anda nitelikli eleman arayışında olduğunu kendi kardeşim ifade ediyor. Ga­ zete ilanlarına bakın, eleman... Türkiye'de -dediğim gibi- istihdamın arzı ile talebini buluşturmak  zorundayız, tabii ki bu da bizim yapacağımız çalışmalarla. Yani, ben topu başka yere atmak için  söylemiyorum, ama bunun kesin çözümünün -tabii ki bugünden yarına hemen çözülebilecek bir  konu değil- mesleki eğitim ve ihtiyaç duyulan alanlarda arz yapılmasıyla beraber bir nebze olsun  çözülebileceği kanaatindeyim.  Sayın Çöllü'nün bahsetmiş olduğu konuyla... Yine, aynen, biraz evvel Sayın Hocama, Sayın  Doğru'ya vermiş olduğum cevapta olduğu gibi, tabii ki tarımsal ürünlerin desteklenmesi ve Türkiye'de  tarımsal ürünlerin üretiminin yapılması ve bunların ihracatının yapılması, ihracatıyla beraber sanayi  entegrasyonunun yapılması, üretim açısından, istihdam açısından, ihracat açısından büyük rol oyna­ maktadır. Bunu -dediğim gibi- Tarım Bakanlığımızla yeni yapmış olduğumuz çalışma çerçevesinde  daha geniş bir şekilde ele alarak... Tabii ki ihracatından sorumlu yine mevki ve yer olarak gerek  benim Müsteşarlığım gerek bana, benim Bakanlığıma bağlı Müsteşarlık olarak bu konudaki çalış­ malarımızı yapıyoruz ancak tarım ürünlerinde, biraz evvel bahsettim, verilen desteklerde elimiz ko­ lumuz tabii ki çok sağlam, çok rahat değil. Gerek Dünya Ticaret Örgütünün bu alanlarda koymuş  olduğu kısıtlamalar var gerek Avrupa Birliğinin, Gümrük Birliği Anlaşması'ndan kaynaklanan an­ laşmalar var; bu çerçevede bunlar dikkate alınacak.  Burada tek bir problem, bize geçmişten beri gelen en büyük problem şudur: Avrupa Birliğiyle  Gümrük Birliği Anlaşması yapılırken maalesef bu konuda biz Gümrük Birliği Anlaşması'na, Av­ rupa'nın üçüncü ülkelerle yapmış olduğu anlaşmalara Türkiye'nin taraf olmasını koymamışız. 1  Ocak 1996 yılında bu anlaşma yapılırken, bu anlaşmaya bu madde konulmadığı için bugün Av­ rupa Birliği ülkelerle serbest ticaret anlaşmasını yapıyor ve ancak biz, Avrupa Birliği serbest ti­ caret anlaşması yaptıktan sonra devreye girebiliyoruz. Şu anda Türkiye, 12, Avrupa Birliği, EFTA,  artı 12 ülkeyle serbest ticaret anlaşması yapmıştır ancak, 1 Ocak 1996'da konulmayan bu hü­ kümden dolayı maalesef bugün Avrupa Birliğinin arkasından resmen nal topluyoruz ve haksız  rekabet var.  TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0 0 : 1  Bakın, Meksika 2000 yılında Avrupa Birliğiyle serbest ticaret anlaşması yaptı, sene 2010, ara­ dan geçen on yıla rağmen biz hâlâ müzakereleri başlatamadık, Meksika kabul etmiyor. Aynı şekilde  Cezayir 2005 yılında bu anlaşmayı yaptı, Serbest Ticaret Anlaşması'nı Avrupa'yla, biz beş yıldır nal  topluyoruz ve yapamıyoruz. Dolayısıyla Avrupa'nın ürünü Cezayir'e, Meksika'ya çok düşük tarife­ lerle, hatta gümrüksüz girerken, maalesef, bizim ürünlerimiz, serbest ticaret anlaşması olmadığı için,  yüksek gümrüklerle giremiyor.  Cezayir'in ithalatına baktığımız zaman yüzde 44'ü Avrupa mallarından, yüzde 4'ü sadece Türk  ürünlerinden müteşekkil. Bu çerçevede bunu da Avrupa Birliği nezdinde yeniden görüşüyoruz, yeni­ den onlarla tartışıyoruz. İnşallah, bu konudaki kapıyı da açarsak, Serbest Ticaret Anlaşması'na, Av­ rupa'nın yaptığına ben de aynı gün taraf olursam, zannediyorum, bu da önemli bir etki getirecektir.  Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; tekrar teşekkür ediyor, yüce heyeti saygıyla selamlıyorum.  (AK PARTİ sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Bakan.  Sayın milletvekilleri, 1,2,4,6, 7, 8 ,9 ,13, 19,23,44, 134, 184, 244 ve311'inci sıralardaki sözlü  soru önergeleri cevaplandırılmıştır.  Birleşime on beş dakika ara veriyorum.  Kapanma Saati: 17.31  - 2 5 8 -
Sayfa 65 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0 0 : 1  Bakın, Meksika 2000 yılında Avrupa Birliğiyle serbest ticaret anlaşması yaptı, sene 2010, ara­ dan geçen on yıla rağmen biz hâlâ müzakereleri başlatamadık, Meksika kabul etmiyor. Aynı şekilde  Cezayir 2005 yılında bu anlaşmayı yaptı, Serbest Ticaret Anlaşması'nı Avrupa'yla, biz beş yıldır nal  topluyoruz ve yapamıyoruz. Dolayısıyla Avrupa'nın ürünü Cezayir'e, Meksika'ya çok düşük tarife­ lerle, hatta gümrüksüz girerken, maalesef, bizim ürünlerimiz, serbest ticaret anlaşması olmadığı için,  yüksek gümrüklerle giremiyor.  Cezayir'in ithalatına baktığımız zaman yüzde 44'ü Avrupa mallarından, yüzde 4'ü sadece Türk  ürünlerinden müteşekkil. Bu çerçevede bunu da Avrupa Birliği nezdinde yeniden görüşüyoruz, yeni­ den onlarla tartışıyoruz. İnşallah, bu konudaki kapıyı da açarsak, Serbest Ticaret Anlaşması'na, Av­ rupa'nın yaptığına ben de aynı gün taraf olursam, zannediyorum, bu da önemli bir etki getirecektir.  Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; tekrar teşekkür ediyor, yüce heyeti saygıyla selamlıyorum.  (AK PARTİ sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Bakan.  Sayın milletvekilleri, 1,2,4,6, 7, 8 ,9 ,13, 19,23,44, 134, 184, 244 ve311'inci sıralardaki sözlü  soru önergeleri cevaplandırılmıştır.  Birleşime on beş dakika ara veriyorum.  Kapanma Saati: 17.31  - 2 5 8 - TBMM B:70 9 . 3 . 2 0 1 0 0 : 2  - 2 5 9 - İKİNCİ OTURUM  Açılma Saati: 18.01  BAŞKAN: Başkan Vekili Meral AKŞENER  KÂTİP ÜYELER: Bayram ÖZÇELİK (Burdur), Harun TÜFEKÇİ (Konya) •  BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 70'inci Birleşiminin İkinci  Oturumunu açıyorum.  Alınan karar gereğince diğer denetim konularını görüşmüyor ve gündemin "Kanun Tasarı ve  Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmına geçiyoruz.  1 'inci sırada yer alan, Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu'nun görüş­ melerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.  IX.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN  GELEN DİĞER İŞLER  A) KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ  1.- Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/324) (S. Sayısı: 96)  BAŞKAN - Komisyon? Yok.  Ertelenmiştir.  2'nci sırada yer alan, Türk Borçlar Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu'nun görüş­ melerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.  2.- Türk Borçlar Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/499) (S. Sayısı: 321)  BAŞKAN - Komisyon? Yok.  Ertelenmiştir.  3'üncü sırada yer alan, Milletlerarası Para Fonu ile Milletlerarası İmar ve Kalkınma Bankasına  Katılmak İçin Hükümete Yetki Verilmesine Dair Kanuna Ek Milletlerarası Para Fonu Ana Sözleş­ mesinde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Belgelerin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun  Tasansı ve Dışişleri Komisyonu Raporu'nun görüşmelerine başlayacağız.  3.- Milletlerarası Para Fonu ile Milletlerarası İmar ve Kalkınma Bankasına Katılmak İçin Hü­ kümete Yetki Verilmesine Dair Kanuna Ek Milletlerarası Para Fonu Ana Sözleşmesinde Değişiklik  Yapılmasına İlişkin Belgelerin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışiş­ leri Komisyonu Raporu (1/761) (S. Sayısı: 458)  BAŞKAN - Komisyon? Yok.  Ertelenmiştir.  4'üncü sırada yer alan, Milletlerarası İmar ve Kalkınma Bankasının Ana Sözleşmesinde Deği­ şikliğin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Rapo­ ru'nun görüşmelerine başlayacağız.
Sayfa 66 -
TBMM B:70 9 . 3 . 2 0 1 0 0 : 2  - 2 5 9 - İKİNCİ OTURUM  Açılma Saati: 18.01  BAŞKAN: Başkan Vekili Meral AKŞENER  KÂTİP ÜYELER: Bayram ÖZÇELİK (Burdur), Harun TÜFEKÇİ (Konya) •  BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 70'inci Birleşiminin İkinci  Oturumunu açıyorum.  Alınan karar gereğince diğer denetim konularını görüşmüyor ve gündemin "Kanun Tasarı ve  Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmına geçiyoruz.  1 'inci sırada yer alan, Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu'nun görüş­ melerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.  IX.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN  GELEN DİĞER İŞLER  A) KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ  1.- Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/324) (S. Sayısı: 96)  BAŞKAN - Komisyon? Yok.  Ertelenmiştir.  2'nci sırada yer alan, Türk Borçlar Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu'nun görüş­ melerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.  2.- Türk Borçlar Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/499) (S. Sayısı: 321)  BAŞKAN - Komisyon? Yok.  Ertelenmiştir.  3'üncü sırada yer alan, Milletlerarası Para Fonu ile Milletlerarası İmar ve Kalkınma Bankasına  Katılmak İçin Hükümete Yetki Verilmesine Dair Kanuna Ek Milletlerarası Para Fonu Ana Sözleş­ mesinde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Belgelerin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun  Tasansı ve Dışişleri Komisyonu Raporu'nun görüşmelerine başlayacağız.  3.- Milletlerarası Para Fonu ile Milletlerarası İmar ve Kalkınma Bankasına Katılmak İçin Hü­ kümete Yetki Verilmesine Dair Kanuna Ek Milletlerarası Para Fonu Ana Sözleşmesinde Değişiklik  Yapılmasına İlişkin Belgelerin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışiş­ leri Komisyonu Raporu (1/761) (S. Sayısı: 458)  BAŞKAN - Komisyon? Yok.  Ertelenmiştir.  4'üncü sırada yer alan, Milletlerarası İmar ve Kalkınma Bankasının Ana Sözleşmesinde Deği­ şikliğin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Rapo­ ru'nun görüşmelerine başlayacağız.  TBMM B: 70 9 . 3 . 2010 O: 2  4.- Milletlerarası İmar ve Kalkınma Bankasının Ana Sözleşmesinde Değişikliğin Onaylanması­ nın Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/786) (S. Sayısı: 460)  BAŞKAN - Komisyon? Yok.  Ertelenmiştir.  5'inci sırada yer alan, Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı ile  Avrupa Birliği Uyum, Tarım, Orman ve Köyişleri ile Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi  ve Teknoloji Komisyonları raporlarının görüşmelerine başlayacağız.  5.- Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı ile Avrupa Birliği Uyum,  Tarım, Orman ve Köyişleri ile Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komis­ yonları Raporları (1/743) (S. Sayısı: 471) (x)  BAŞKAN - Komisyon? Burada.  Hükümet? Burada.  Komisyon raporu 471 sıra sayısıyla bastırılıp dağıtılmıştır.  Sayın milletvekilleri, alınan karar gereğince, bu tasan İç Tüzük'ün 91'inci maddesi kapsamında  temel kanun olarak görüşülecektir. Bu nedenle, tasan, tümü üzerindeki görüşmeler tamamlanıp mad­ delerine geçilmesi kabul edildikten sonra bölümler hâlinde görüşülecek ve bölümlerde yer alan mad­ deler ayrı ayrı oylanacaktır.  Tasarının tümü üzerinde gruplar adına söz isteyen: Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına İzmir  Milletvekili Sayın Mehmet Ali Susam, Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına Edirne Milletvekili  Sayın Cemaleddin Uslu, Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu adına Trabzon Milletvekili Sayın Mus­ tafa Cumur, Barış ve Demokrasi Partisi Grubu adına Hakkâri Milletvekili Sayın Hamit Geylani.  Şahıslar adına: Yozgat Milletvekili Sayın Abdulkadir Akgül, Antalya Milletvekili Sayın Tayfur Süner.  İlk söz Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına İzmir Milletvekili Sayın Mehmet Ali Susam'a aittir.  Buyurun Sayın Susam. (CHP sıralarından alkışlar)  CHP GRUBU ADINA MEHMET ALİ SUSAM (İzmir) - Sayın Başkan, değerli milletvekil­ leri; Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı'yla ilgili Cumhuriyet Halk  Partisi Grubu adına görüşlerimizi belirtmek üzere söz aldım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.  Öncelikle, bu yasayla ilgili görüş ve önerilerimizi belirtmeden önce, bu yasayla ilgili önemli  çalışmalara katkı koyan hem Komisyonun hem alt komisyonun çalışmaları nedeniyle kendilerine te­ şekkür ediyorum.  Tabii ki bu yasanın genel itibarıyla her aşamasında grup olarak da katkılarımızı koymaya çalış­ tık. Bu yasa çok önemli bir yasa. Bu yasa, üreticiden tüketiciye kadarki zincirde üretici, üretici bir­ likleri, kooperatifler, taşıma, ambalaj, depolama, buzhane, bu işin satımıyla uğraşan pazarcı, lokantacı,  market ve en sonunda büyük halk kesimini ilgilendiren bir yasa. Meyve ve sebze Türkiye'de her ya­ şayan insanın çok ciddi şekilde ilgisini çeken ve bu konudaki düzenlemeleri yakından takip ettiği bir  olay. Bu anlayışla sebze ve meyvenin her aşamasında olayı derinlemesine incelemek ve bu yasada her  kesimin ortak çıkarlarını yakalamak ve ortak çıkarlannı uyuşturma noktasındayız. Tabii ki bu noktada  üretici ile tüketici birinci öncelikle bu yasanın ana unsurları hâlinde kendini göstermektedir.  (x) 471 S. Sayılı Basmayazı tutanağa eklidir.  - 2 6 0 -
Sayfa 67 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2010 O: 2  4.- Milletlerarası İmar ve Kalkınma Bankasının Ana Sözleşmesinde Değişikliğin Onaylanması­ nın Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/786) (S. Sayısı: 460)  BAŞKAN - Komisyon? Yok.  Ertelenmiştir.  5'inci sırada yer alan, Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı ile  Avrupa Birliği Uyum, Tarım, Orman ve Köyişleri ile Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi  ve Teknoloji Komisyonları raporlarının görüşmelerine başlayacağız.  5.- Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı ile Avrupa Birliği Uyum,  Tarım, Orman ve Köyişleri ile Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komis­ yonları Raporları (1/743) (S. Sayısı: 471) (x)  BAŞKAN - Komisyon? Burada.  Hükümet? Burada.  Komisyon raporu 471 sıra sayısıyla bastırılıp dağıtılmıştır.  Sayın milletvekilleri, alınan karar gereğince, bu tasan İç Tüzük'ün 91'inci maddesi kapsamında  temel kanun olarak görüşülecektir. Bu nedenle, tasan, tümü üzerindeki görüşmeler tamamlanıp mad­ delerine geçilmesi kabul edildikten sonra bölümler hâlinde görüşülecek ve bölümlerde yer alan mad­ deler ayrı ayrı oylanacaktır.  Tasarının tümü üzerinde gruplar adına söz isteyen: Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına İzmir  Milletvekili Sayın Mehmet Ali Susam, Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına Edirne Milletvekili  Sayın Cemaleddin Uslu, Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu adına Trabzon Milletvekili Sayın Mus­ tafa Cumur, Barış ve Demokrasi Partisi Grubu adına Hakkâri Milletvekili Sayın Hamit Geylani.  Şahıslar adına: Yozgat Milletvekili Sayın Abdulkadir Akgül, Antalya Milletvekili Sayın Tayfur Süner.  İlk söz Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına İzmir Milletvekili Sayın Mehmet Ali Susam'a aittir.  Buyurun Sayın Susam. (CHP sıralarından alkışlar)  CHP GRUBU ADINA MEHMET ALİ SUSAM (İzmir) - Sayın Başkan, değerli milletvekil­ leri; Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı'yla ilgili Cumhuriyet Halk  Partisi Grubu adına görüşlerimizi belirtmek üzere söz aldım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.  Öncelikle, bu yasayla ilgili görüş ve önerilerimizi belirtmeden önce, bu yasayla ilgili önemli  çalışmalara katkı koyan hem Komisyonun hem alt komisyonun çalışmaları nedeniyle kendilerine te­ şekkür ediyorum.  Tabii ki bu yasanın genel itibarıyla her aşamasında grup olarak da katkılarımızı koymaya çalış­ tık. Bu yasa çok önemli bir yasa. Bu yasa, üreticiden tüketiciye kadarki zincirde üretici, üretici bir­ likleri, kooperatifler, taşıma, ambalaj, depolama, buzhane, bu işin satımıyla uğraşan pazarcı, lokantacı,  market ve en sonunda büyük halk kesimini ilgilendiren bir yasa. Meyve ve sebze Türkiye'de her ya­ şayan insanın çok ciddi şekilde ilgisini çeken ve bu konudaki düzenlemeleri yakından takip ettiği bir  olay. Bu anlayışla sebze ve meyvenin her aşamasında olayı derinlemesine incelemek ve bu yasada her  kesimin ortak çıkarlarını yakalamak ve ortak çıkarlannı uyuşturma noktasındayız. Tabii ki bu noktada  üretici ile tüketici birinci öncelikle bu yasanın ana unsurları hâlinde kendini göstermektedir.  (x) 471 S. Sayılı Basmayazı tutanağa eklidir.  - 2 6 0 - TBMM B: 70 9 . 3 . 2010 O: 2  Ülkemizde meyve ve sebze ticaretinin toplam değeri yaklaşık 42 milyon ton civarında. Bunun  27 milyon tonu sebze olarak, 15 milyon tonu da meyve olarak kendini gösteriyor. Ticaretin yüzde 5'i  ihracat olarak toplam mal değeri içerisinde yer alıyor ve geri kalan yüzde 95 oranın yaklaşık yüzde  25'i zayi olan bir noktada. Geriye kalan malın da bir kısmının hallerde, bir kısmının da serbest tica­ ret içerisinde satışı yapılıyor.  Bakanlığın bu yasayı hazırlarken temel mantığı, hallerin bugüne kadar yönetildiği yasal düzen­ lemelerde piyasanın istediği kuralları yerine getirmede yetersizlikler doğduğu, özellikle 552 sayılı  Kanun Hükmündeki Kararname'de yönetilen son yapının eksiklikler barındırdığı, piyasada rekabeti  yaygınlaştırmaya yönelik bir yapının olması, tekelleşme var olduğu ve bu tekelleşmenin ortadan kal­ dırılması gerektiği gibi bazı gerekçelerle, hallerin modernizasyonu, ürünlerin ve üreticilerin hal ve üre­ tici pazarlarında daha iyi temsil edilmesi ve malların kimliğinin olması, gıda güvenliğinin olması,  hallerin modernizasyonuyla birlikte üreticinin elinden çıkan malın tüketiciye giden aşamasında dü­ zenlemelerin ve değerlendirmelerin iyi yapılması noktasındaki düşünce tarzıyla hazırlandığı, Ba­ kanlığın sunuş konuşmalarında da gösterilmektedir. Bu tespitler, katılmmayacak ve üzerinde ortak  fikir oluşturulmayacak düşünceler değildir. Biz de bu anlamıyla bunlara katılıyoruz, ancak Bakanlı­ ğın Avrupa Birliğine uyum sağlama aşamasında bu işleri yaparken, bu meydana getirdiği tasanda çok  önemli bir eksiklikle karşı karşıyayız. Bu tasarıda üretici, Avrupa Birliğinin normlarına uygun bir ör­ gütlenme anlayışı içerisinde değil. Türkiye'de üretici birlikleri yeteri kadar oluşmuş durumda değil.  Üretici, malı üretim aşamasından önce başlayarak, üretim aşamasında ve pazara sunuş aşamasına  kadar örgütlü bir güçle piyasanın ve fiyatın oluşmasına katkı koyabilecek güçlü bir organizasyon  içerisinde değil. Üreticinin bu noktadaki eksikliği, doğal olaraktır ki, bu yasayı yaparken piyasada  oyuncularla üretici arasındaki dengede üreticiyi destekleyen bir anlayış içerisinde olmalıdır.  Avrupa Birliğinde tarım politikaları oluşturulmuş ve oluşturulan bu tarım politikalarında üretici  birlikleri çok önemli yer almıştır. Maalesef bizim ülkemizde üreticiler "küçük çiftçi işletmeleri" şek­ linde büyük oranda örgütlendikleri için bunlann bu aşamada organize bir şekilde piyasada fiyat oluş­ turma şansları yoktur.  Bakanlığın tarım politikalanna da baktığınızda, üretimin desteklenmesi konusunda çok önemli  katkılar koyduğunu söylemek mümkün değildir. Üretimi teşvik eden bir tarım politikası, Hüküme­ tin, yoktur. Buna son 2010 yılı bütçe rakamlarıyla baktığınızda, 2010 yılında 286 milyarlık harcama  kalemleri olan bütçede faize ayrılan kalem 56 milyar, tarım desteklenmelerine ayrılan para 5,6 mil­ yar. Yani bu bütçeden 10 birim faize para giderken 1 birim üreticiyi desteklemeye gitmektedir ve bu  anlayışla Türkiye'de üreticiye verilen desteğin eksikliği nedeniyle üretici hem üretim aşamasında  hem de pazar aşamasında Hükümet tarafından tarım politikaları açısından iyi bir desteğe tabi olma­ dığı için, maalesef, sıkıntı içerisindedir.  Bu yasada Hükümetin üreticinin örgütlü üretici birlikleriyle desteklenmesi için yaptığı tek şey vardır:  1) Hallerde ve üretici pazarlarında üretici birliklerine ve üreticiye yüzde 20 kontenjan koyması,  2) Üreticinin hale gönderdiği üründe üreticinin alacağının tahsil edilmesinde, kurulmuş olan hal  hakem heyetleri vasıtasıyla tahsilatta çıkan zorlukların üretici lehine güvence altına alınmasıdır.  Bu iki nokta, bizim açımızdan da katıldığımız ve desteklediğimiz bir noktadır ancak üreticinin üre­ tici pazarlarında ve hallerde yüzde 20 kontenjanı kullanamaması ihtimali değerlendirilmiş ve "O nok­ talarda diğer taliplilere bu yerler verilir." denmiştir. Neden bu nokta konmuştur? Neden üreticiler halde  ve üretici pazarlannda yüzde 20'lik bir yer bulamamaktadırlar? Çünkü, üretici örgütlü bir güç olarak  ne halde ne de üretici pazannda kendini temsil edebilecek noktada değildir. Geçmiş Yasa'da da, aynı  şekilde, hem üretici pazarlannda ve hem halde üreticiye aynlmış yerler vardı. Ama, bunlar, yine, üre­ ticiler tarafından, maalesef, doldurulamamıştır. Bunun nedeni Türkiye'de üreticinin güçsüz olmasıdır.  - 2 6 1 -
Sayfa 68 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2010 O: 2  Ülkemizde meyve ve sebze ticaretinin toplam değeri yaklaşık 42 milyon ton civarında. Bunun  27 milyon tonu sebze olarak, 15 milyon tonu da meyve olarak kendini gösteriyor. Ticaretin yüzde 5'i  ihracat olarak toplam mal değeri içerisinde yer alıyor ve geri kalan yüzde 95 oranın yaklaşık yüzde  25'i zayi olan bir noktada. Geriye kalan malın da bir kısmının hallerde, bir kısmının da serbest tica­ ret içerisinde satışı yapılıyor.  Bakanlığın bu yasayı hazırlarken temel mantığı, hallerin bugüne kadar yönetildiği yasal düzen­ lemelerde piyasanın istediği kuralları yerine getirmede yetersizlikler doğduğu, özellikle 552 sayılı  Kanun Hükmündeki Kararname'de yönetilen son yapının eksiklikler barındırdığı, piyasada rekabeti  yaygınlaştırmaya yönelik bir yapının olması, tekelleşme var olduğu ve bu tekelleşmenin ortadan kal­ dırılması gerektiği gibi bazı gerekçelerle, hallerin modernizasyonu, ürünlerin ve üreticilerin hal ve üre­ tici pazarlarında daha iyi temsil edilmesi ve malların kimliğinin olması, gıda güvenliğinin olması,  hallerin modernizasyonuyla birlikte üreticinin elinden çıkan malın tüketiciye giden aşamasında dü­ zenlemelerin ve değerlendirmelerin iyi yapılması noktasındaki düşünce tarzıyla hazırlandığı, Ba­ kanlığın sunuş konuşmalarında da gösterilmektedir. Bu tespitler, katılmmayacak ve üzerinde ortak  fikir oluşturulmayacak düşünceler değildir. Biz de bu anlamıyla bunlara katılıyoruz, ancak Bakanlı­ ğın Avrupa Birliğine uyum sağlama aşamasında bu işleri yaparken, bu meydana getirdiği tasanda çok  önemli bir eksiklikle karşı karşıyayız. Bu tasarıda üretici, Avrupa Birliğinin normlarına uygun bir ör­ gütlenme anlayışı içerisinde değil. Türkiye'de üretici birlikleri yeteri kadar oluşmuş durumda değil.  Üretici, malı üretim aşamasından önce başlayarak, üretim aşamasında ve pazara sunuş aşamasına  kadar örgütlü bir güçle piyasanın ve fiyatın oluşmasına katkı koyabilecek güçlü bir organizasyon  içerisinde değil. Üreticinin bu noktadaki eksikliği, doğal olaraktır ki, bu yasayı yaparken piyasada  oyuncularla üretici arasındaki dengede üreticiyi destekleyen bir anlayış içerisinde olmalıdır.  Avrupa Birliğinde tarım politikaları oluşturulmuş ve oluşturulan bu tarım politikalarında üretici  birlikleri çok önemli yer almıştır. Maalesef bizim ülkemizde üreticiler "küçük çiftçi işletmeleri" şek­ linde büyük oranda örgütlendikleri için bunlann bu aşamada organize bir şekilde piyasada fiyat oluş­ turma şansları yoktur.  Bakanlığın tarım politikalanna da baktığınızda, üretimin desteklenmesi konusunda çok önemli  katkılar koyduğunu söylemek mümkün değildir. Üretimi teşvik eden bir tarım politikası, Hüküme­ tin, yoktur. Buna son 2010 yılı bütçe rakamlarıyla baktığınızda, 2010 yılında 286 milyarlık harcama  kalemleri olan bütçede faize ayrılan kalem 56 milyar, tarım desteklenmelerine ayrılan para 5,6 mil­ yar. Yani bu bütçeden 10 birim faize para giderken 1 birim üreticiyi desteklemeye gitmektedir ve bu  anlayışla Türkiye'de üreticiye verilen desteğin eksikliği nedeniyle üretici hem üretim aşamasında  hem de pazar aşamasında Hükümet tarafından tarım politikaları açısından iyi bir desteğe tabi olma­ dığı için, maalesef, sıkıntı içerisindedir.  Bu yasada Hükümetin üreticinin örgütlü üretici birlikleriyle desteklenmesi için yaptığı tek şey vardır:  1) Hallerde ve üretici pazarlarında üretici birliklerine ve üreticiye yüzde 20 kontenjan koyması,  2) Üreticinin hale gönderdiği üründe üreticinin alacağının tahsil edilmesinde, kurulmuş olan hal  hakem heyetleri vasıtasıyla tahsilatta çıkan zorlukların üretici lehine güvence altına alınmasıdır.  Bu iki nokta, bizim açımızdan da katıldığımız ve desteklediğimiz bir noktadır ancak üreticinin üre­ tici pazarlarında ve hallerde yüzde 20 kontenjanı kullanamaması ihtimali değerlendirilmiş ve "O nok­ talarda diğer taliplilere bu yerler verilir." denmiştir. Neden bu nokta konmuştur? Neden üreticiler halde  ve üretici pazarlannda yüzde 20'lik bir yer bulamamaktadırlar? Çünkü, üretici örgütlü bir güç olarak  ne halde ne de üretici pazannda kendini temsil edebilecek noktada değildir. Geçmiş Yasa'da da, aynı  şekilde, hem üretici pazarlannda ve hem halde üreticiye aynlmış yerler vardı. Ama, bunlar, yine, üre­ ticiler tarafından, maalesef, doldurulamamıştır. Bunun nedeni Türkiye'de üreticinin güçsüz olmasıdır.  - 2 6 1 - TBMM B:70 9 . 3 . 2 0 1 0 0 : 2  - 2 6 2 - İkinci bir olay: Üreticiye, bu süreç içerisinde, piyasada hal dışındaki unsurların devreye girmesi  noktasında bu kanunun verdiği imkândır. Bu kanun, eskiden hale giren malların bundan sonra hale  girmeden bildirim yapılarak, yüzde 2 rüsum ödeyerek alım satımını yapmaya imkân vermektedir.  Belki de bu yasa tasarısının en önemli farklılıklarından bir tanesi budur. Yani tekelleşmeyi, hale gir­ meyi azaltarak, piyasada marketlerin, büyük tüccarın veya hal dışı komisyoncuların bu işi yapabil­ mesinin önünü açmaya yönelik önemli imkânlar sağlamaktadır. Bu konuda getirilen bu düzenlemenin  anlatımında da, Bakanlık "Piyasada bir tekelleşme var, herkes hale girmek zorunda kalıyordu. Av­ rupa Birliğinde de mallar büyük oranda zincir mağazalarda satılıyor. Onun için, biz, hale bildirim dı­ şında hiçbir zorlama getirmeden serbest pazar içerisinde piyasanın oluşmasını sağlayalım." diye bir  mantık içerisinde gelmiştir. Bu, ilk görünüşte haklı, doğru görülen bir mantık olabilir ancak meyve  ve sebzede bugün piyasayı oluşturan, piyasanın fiyatını oluşturan üreticiler değil, büyük oranda pa­ zara hâkim olan güçlerdir. Bunun neden böyle olduğunu sizler de yaşayarak görürsünüz. Dönem  dönem üreticinin tarlada döktüğü ürünün İstanbul'da, İzmir'de, Ankara'da çok yüksek fiyatla satıl­ dığını görünce, neden tarlada dökülen ürün şehirde bu kadar pahalı diye isyan edenlerin altında yatan  neden, üreticinin ürettiği malı pazarlama aşamasına kadar getirme organizasyonundan yoksun ol­ ması, pazara hâkim olanların aldıkları malı pazara hâkim olmanın verdiği güçle istedikleri gibi pa- zarlayabilme şansına sahip olmalarıdır. Bugün bu yasayla böyle bir imkân oluşma ve böyle bir tehlike  oluşma noktasına gitmektedir.  Bugün Bakanlığın hazırladığı sunumda, örnek aldıkları Avrupa Birliğinde yüzde 70 oranda  mallar, zincir mağazalar ve büyük alışveriş merkezlerinde satılmaktadır. Bakanlığın görüşü şudur:  "Ben kayıt dişiliği önleyen bir kontrolü yapamıyorum. Ben kamu denetimini bu yasada, geçmiş ya­ salarda da istediğim gibi kullanamıyorum ve sonuçta yüzde 70 kayıt dişilik var. Bu kayıt dişiliği  nasıl önlerim? Büyükler bu piyasaya girip iş yaparsa onlar zaten kayıt içerisindedir. Kayıt içerisinde  oldukları için, ben bu işin ticaretini büyüklere aktarırsam, o zaman ben piyasada kayıt dişiliği ön­ lemiş olurum." mantığı vardır. Bu ise, kayıt dişiliği önleme anlamında başlanan yolda, sonuç iti­ barıyla pazara egemen olan büyük güçlerin nasıl marketçilikte küçük esnafı devre dışı bırakıp  büyük bir güç elde edip üreticiler üzerinde baskı oluşturup fiyatı istedikleri gibi oluşturdukları,  onların üzerlerinden ciddi yükler ve bedeller alarak para kazandıkları gibi, yakında, bu yasa eğer  büyük bir piyasa kontrolü, büyük bir denetim olmazsa, üreticinin üzerinde pazara hâkim olmanın  vermiş olduğu güçle, pazarda bu gücün verdiği güçle üreticiden istediği fiyata malı alabilme nok­ tasına gelecektir. Bizim bu yasada en büyük çekincemiz, en büyük karşı çıktığımız noktaların ba­ şında bu gelmektedir.  Yavaş yavaş bu yasada haller devre dışı kalacaktır çünkü halin rüsum gelirleri azaltılmıştır. Özel  sektörün hal yönetimindeki ve hal kurma yetkileri artırılmıştır ve hallerin yap-işlet-devret modelle­ riyle özelleştirilmesinin önü açılmıştır. Rüsumu azalmış, yükü ağır gelen ve belediyelerin şu an içinde  bulundukları koşullarda mali imkânsızlıkları nedeniyle hem hallere yatırım yapmaktan vazgeçer hem  de halleri özelleştirme noktasına giderek, giderek bu piyasayı kamu denetiminden uzaklaştırıp büyük  oranda serbest pazarın insafına terk eden bir noktaya gelecektir. Burada en büyük tehlike budur. Bu  anlamıyla, biz bu yasa çıkarken Bakanlığa bu konuda uyarıyı yapmayı ve bu Meclisin huzurunda  kamuoyuna bu konudaki uyarıyı yapmayı bir görev biliyoruz. Giderek Avrupa Birliğinde var olan,  pazardaki satılan malın yüzde 70'ine hâkim olan zincirler bizde de olacaktır.
Sayfa 69 -
TBMM B:70 9 . 3 . 2 0 1 0 0 : 2  - 2 6 2 - İkinci bir olay: Üreticiye, bu süreç içerisinde, piyasada hal dışındaki unsurların devreye girmesi  noktasında bu kanunun verdiği imkândır. Bu kanun, eskiden hale giren malların bundan sonra hale  girmeden bildirim yapılarak, yüzde 2 rüsum ödeyerek alım satımını yapmaya imkân vermektedir.  Belki de bu yasa tasarısının en önemli farklılıklarından bir tanesi budur. Yani tekelleşmeyi, hale gir­ meyi azaltarak, piyasada marketlerin, büyük tüccarın veya hal dışı komisyoncuların bu işi yapabil­ mesinin önünü açmaya yönelik önemli imkânlar sağlamaktadır. Bu konuda getirilen bu düzenlemenin  anlatımında da, Bakanlık "Piyasada bir tekelleşme var, herkes hale girmek zorunda kalıyordu. Av­ rupa Birliğinde de mallar büyük oranda zincir mağazalarda satılıyor. Onun için, biz, hale bildirim dı­ şında hiçbir zorlama getirmeden serbest pazar içerisinde piyasanın oluşmasını sağlayalım." diye bir  mantık içerisinde gelmiştir. Bu, ilk görünüşte haklı, doğru görülen bir mantık olabilir ancak meyve  ve sebzede bugün piyasayı oluşturan, piyasanın fiyatını oluşturan üreticiler değil, büyük oranda pa­ zara hâkim olan güçlerdir. Bunun neden böyle olduğunu sizler de yaşayarak görürsünüz. Dönem  dönem üreticinin tarlada döktüğü ürünün İstanbul'da, İzmir'de, Ankara'da çok yüksek fiyatla satıl­ dığını görünce, neden tarlada dökülen ürün şehirde bu kadar pahalı diye isyan edenlerin altında yatan  neden, üreticinin ürettiği malı pazarlama aşamasına kadar getirme organizasyonundan yoksun ol­ ması, pazara hâkim olanların aldıkları malı pazara hâkim olmanın verdiği güçle istedikleri gibi pa- zarlayabilme şansına sahip olmalarıdır. Bugün bu yasayla böyle bir imkân oluşma ve böyle bir tehlike  oluşma noktasına gitmektedir.  Bugün Bakanlığın hazırladığı sunumda, örnek aldıkları Avrupa Birliğinde yüzde 70 oranda  mallar, zincir mağazalar ve büyük alışveriş merkezlerinde satılmaktadır. Bakanlığın görüşü şudur:  "Ben kayıt dişiliği önleyen bir kontrolü yapamıyorum. Ben kamu denetimini bu yasada, geçmiş ya­ salarda da istediğim gibi kullanamıyorum ve sonuçta yüzde 70 kayıt dişilik var. Bu kayıt dişiliği  nasıl önlerim? Büyükler bu piyasaya girip iş yaparsa onlar zaten kayıt içerisindedir. Kayıt içerisinde  oldukları için, ben bu işin ticaretini büyüklere aktarırsam, o zaman ben piyasada kayıt dişiliği ön­ lemiş olurum." mantığı vardır. Bu ise, kayıt dişiliği önleme anlamında başlanan yolda, sonuç iti­ barıyla pazara egemen olan büyük güçlerin nasıl marketçilikte küçük esnafı devre dışı bırakıp  büyük bir güç elde edip üreticiler üzerinde baskı oluşturup fiyatı istedikleri gibi oluşturdukları,  onların üzerlerinden ciddi yükler ve bedeller alarak para kazandıkları gibi, yakında, bu yasa eğer  büyük bir piyasa kontrolü, büyük bir denetim olmazsa, üreticinin üzerinde pazara hâkim olmanın  vermiş olduğu güçle, pazarda bu gücün verdiği güçle üreticiden istediği fiyata malı alabilme nok­ tasına gelecektir. Bizim bu yasada en büyük çekincemiz, en büyük karşı çıktığımız noktaların ba­ şında bu gelmektedir.  Yavaş yavaş bu yasada haller devre dışı kalacaktır çünkü halin rüsum gelirleri azaltılmıştır. Özel  sektörün hal yönetimindeki ve hal kurma yetkileri artırılmıştır ve hallerin yap-işlet-devret modelle­ riyle özelleştirilmesinin önü açılmıştır. Rüsumu azalmış, yükü ağır gelen ve belediyelerin şu an içinde  bulundukları koşullarda mali imkânsızlıkları nedeniyle hem hallere yatırım yapmaktan vazgeçer hem  de halleri özelleştirme noktasına giderek, giderek bu piyasayı kamu denetiminden uzaklaştırıp büyük  oranda serbest pazarın insafına terk eden bir noktaya gelecektir. Burada en büyük tehlike budur. Bu  anlamıyla, biz bu yasa çıkarken Bakanlığa bu konuda uyarıyı yapmayı ve bu Meclisin huzurunda  kamuoyuna bu konudaki uyarıyı yapmayı bir görev biliyoruz. Giderek Avrupa Birliğinde var olan,  pazardaki satılan malın yüzde 70'ine hâkim olan zincirler bizde de olacaktır.  TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0 O: 2  "Peki, Avrupa Birliğinde böyle, biz Avrupa Birliğine girmek istemiyor muyuz, neden buna karşı  çıkıyorsunuz?" derseniz, Avrupa Birliğinde o pazarda yüzde 70'i satan güçler karşısında üretici ör­ gütlü bir güce sahip. Bakın, Fransa'da satılan narenciyeyi beş tane firma alıyor ama bütün naren­ ciye, üretici birlikleri ve kooperatifler vasıtasıyla satılıyor. Yani piyasayı belirlemede üretici birlikleri  kendi kaderine terk edilmiş noktada değil, onlar gerekirse pazarlamayı yapabilecek noktada güçlü  olma durumundalar ama Türkiye'de üretici birlikleri bu anlamıyla güçlü değil. Onun için, güçlü, pa­ zara hâkim bir grubu kendi başına bıraktığınızda o üreticiyi, hele hele finansmana erişmesi zor, ürünü  ekmeden önce paraya ihtiyacı olan, nereye satacağı konusunda kendisini bilgili hissetmeyen üreti­ ciyi, bugün giderek ciddi bir şekilde bu güçlerin karşısında çaresiz ve tek başına bırakabilirsiniz. Bu  anlayışla bu konunun altını çizmek istiyoruz. Bizim bu yasadaki en büyük sıkıntımız budur.  Bu yasa aynı şekilde "Avrupa Birliği normlarına göre hazırlandık." demelerine rağmen Avrupa  Birliği tarafından da benzer çekinceler dikkate alınarak şu değerlendirme yapılmıştır şubat ayında:  Avrupa Birliği Genel Sekterliği, Avrupa Birliği uyum yasası çerçevesinde bu çıkan yasanın Avrupa  Birliğine uyumu sağlamadığı, sadece ülkede ulusal bazı ihtiyaçlara cevap verdiği raporunu vermiş­ tir. Yani Avrupa Birliği de bu çıkan yasadan memnun değildir. Bunun nedeni nedir? Bunun nedeni  bizde bu yasa çıkarken, az önce söylediğim gibi üreticinin örgütlü olmadığı, hallerin gücünün gide­ rek azaldığı, Avrupa'da var olan hallerdeki kamu yönetiminin giderek özel sektöre devredildiği şek­ lindedir. Bakınız, Bakanlık burada hazırlık yapmış, Almanya'dan, Amsterdam'dan, Londra'dan ve  Paris hallerinden örnekler vermiş. Bütün hepsinin hal yönetimlerinde etkin olan yapı, kamu yapısı;  belediye, devlet ve oradaki örgütlü güçlerin ortak yapılanması veya sadece belediye-kamu yapılan­ ması. Eğer bu işin içerisinden kamuyu çekip alırsanız, kamu denetimini etkin kılmazsanız, bir süre  sonra "serbest pazar oluşturuyorum" adı altında başladığınız süreç, sizi büyük satın alma gücüne  sahip olanların küçükleri ve üreticiyi ezdiği bir noktaya götürme noktasında olacaktır.  İkincisi, bu yasanın adında, sebze meyvenin dışında, piyasada derinliği olan malların satılabil­ mesi adına yasanın adında da değişiklik yapılmıştır. Bu değişiklik de Avrupa'daki örneklerine bakı­ larak yapılmaya çalışılmış ancak bu yasada Türkiye'deki var olan bazı yapılar atlatılmıştır. Türkiye'de  gıda sektöründe uzun sürelerdir var olan gıda çarşıları, borsalar, ürün borsaları ciddi şekilde bir güç  olarak kendilerini hissettiren noktadadır. Bu anlamıyla bu yasada ağırlık, sebze ve meyvenin yer al­ dığı ve kamu denetiminde üretici birliklerinin pazara egemen olabileceği kanalların açık olduğu, üre­ ticilerin desteklendiği bir yapıda olmak zorundaydı.  Bu anlamıyla bu yasaya genel çerçevesinde destek verirken, genel çerçevesinde kabul oyu kul­ lanırken, üreticinin kendi kaderine terk ettiği bir tarım politikası, üreticinin pazara egemen olamadığı  bir hal yasası ve "serbest rekabet" adı altında kamu denetiminden ve kamunun etkinliğinden uzak­ laştırılan bir pazarlama anlayışının egemen olması nedeniyle eleştirilerimizi burada belirtmek duru­ mundayız.  Değerli arkadaşlarım, burada pazarcıların ve market, lokanta ve restoran gibi işletmecilerin...  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Bir dakika ek süre veriyorum, tamamlayın lütfen.  MEHMET ALİ SUSAM (Devamla) - ...hak ve menfaatlerinin korunabilmesi noktasında da yine  onların örgütlü güçlerinin devreye sokulması olumlu bir çaba olarak görülmelidir. Ancak burada  sadece yapılan, hal hakem heyetlerinde bu kuruluşların temsilcilerinin görüş belirtmesi noktasında  komisyonlarda yer alınmasıdır.  - 2 6 3 -
Sayfa 70 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0 O: 2  "Peki, Avrupa Birliğinde böyle, biz Avrupa Birliğine girmek istemiyor muyuz, neden buna karşı  çıkıyorsunuz?" derseniz, Avrupa Birliğinde o pazarda yüzde 70'i satan güçler karşısında üretici ör­ gütlü bir güce sahip. Bakın, Fransa'da satılan narenciyeyi beş tane firma alıyor ama bütün naren­ ciye, üretici birlikleri ve kooperatifler vasıtasıyla satılıyor. Yani piyasayı belirlemede üretici birlikleri  kendi kaderine terk edilmiş noktada değil, onlar gerekirse pazarlamayı yapabilecek noktada güçlü  olma durumundalar ama Türkiye'de üretici birlikleri bu anlamıyla güçlü değil. Onun için, güçlü, pa­ zara hâkim bir grubu kendi başına bıraktığınızda o üreticiyi, hele hele finansmana erişmesi zor, ürünü  ekmeden önce paraya ihtiyacı olan, nereye satacağı konusunda kendisini bilgili hissetmeyen üreti­ ciyi, bugün giderek ciddi bir şekilde bu güçlerin karşısında çaresiz ve tek başına bırakabilirsiniz. Bu  anlayışla bu konunun altını çizmek istiyoruz. Bizim bu yasadaki en büyük sıkıntımız budur.  Bu yasa aynı şekilde "Avrupa Birliği normlarına göre hazırlandık." demelerine rağmen Avrupa  Birliği tarafından da benzer çekinceler dikkate alınarak şu değerlendirme yapılmıştır şubat ayında:  Avrupa Birliği Genel Sekterliği, Avrupa Birliği uyum yasası çerçevesinde bu çıkan yasanın Avrupa  Birliğine uyumu sağlamadığı, sadece ülkede ulusal bazı ihtiyaçlara cevap verdiği raporunu vermiş­ tir. Yani Avrupa Birliği de bu çıkan yasadan memnun değildir. Bunun nedeni nedir? Bunun nedeni  bizde bu yasa çıkarken, az önce söylediğim gibi üreticinin örgütlü olmadığı, hallerin gücünün gide­ rek azaldığı, Avrupa'da var olan hallerdeki kamu yönetiminin giderek özel sektöre devredildiği şek­ lindedir. Bakınız, Bakanlık burada hazırlık yapmış, Almanya'dan, Amsterdam'dan, Londra'dan ve  Paris hallerinden örnekler vermiş. Bütün hepsinin hal yönetimlerinde etkin olan yapı, kamu yapısı;  belediye, devlet ve oradaki örgütlü güçlerin ortak yapılanması veya sadece belediye-kamu yapılan­ ması. Eğer bu işin içerisinden kamuyu çekip alırsanız, kamu denetimini etkin kılmazsanız, bir süre  sonra "serbest pazar oluşturuyorum" adı altında başladığınız süreç, sizi büyük satın alma gücüne  sahip olanların küçükleri ve üreticiyi ezdiği bir noktaya götürme noktasında olacaktır.  İkincisi, bu yasanın adında, sebze meyvenin dışında, piyasada derinliği olan malların satılabil­ mesi adına yasanın adında da değişiklik yapılmıştır. Bu değişiklik de Avrupa'daki örneklerine bakı­ larak yapılmaya çalışılmış ancak bu yasada Türkiye'deki var olan bazı yapılar atlatılmıştır. Türkiye'de  gıda sektöründe uzun sürelerdir var olan gıda çarşıları, borsalar, ürün borsaları ciddi şekilde bir güç  olarak kendilerini hissettiren noktadadır. Bu anlamıyla bu yasada ağırlık, sebze ve meyvenin yer al­ dığı ve kamu denetiminde üretici birliklerinin pazara egemen olabileceği kanalların açık olduğu, üre­ ticilerin desteklendiği bir yapıda olmak zorundaydı.  Bu anlamıyla bu yasaya genel çerçevesinde destek verirken, genel çerçevesinde kabul oyu kul­ lanırken, üreticinin kendi kaderine terk ettiği bir tarım politikası, üreticinin pazara egemen olamadığı  bir hal yasası ve "serbest rekabet" adı altında kamu denetiminden ve kamunun etkinliğinden uzak­ laştırılan bir pazarlama anlayışının egemen olması nedeniyle eleştirilerimizi burada belirtmek duru­ mundayız.  Değerli arkadaşlarım, burada pazarcıların ve market, lokanta ve restoran gibi işletmecilerin...  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Bir dakika ek süre veriyorum, tamamlayın lütfen.  MEHMET ALİ SUSAM (Devamla) - ...hak ve menfaatlerinin korunabilmesi noktasında da yine  onların örgütlü güçlerinin devreye sokulması olumlu bir çaba olarak görülmelidir. Ancak burada  sadece yapılan, hal hakem heyetlerinde bu kuruluşların temsilcilerinin görüş belirtmesi noktasında  komisyonlarda yer alınmasıdır.  - 2 6 3 - TBMM B:70 9 . 3 . 2010 0 : 2  - 2 6 4 - Genel çerçevede söylediğimizde, özünde itirazlarımız, üreticinin örgütlü olmadığı, serbest pazar  adına büyük güçlerin tekel oluşturabileceği çekinceleriyle birlikte, genelinde yapılan düzenlemelere  komisyonlarda verdiğimiz katkıları burada da -bazı değişiklik önergeleriyle- vererek bu yasanın çıkıp  piyasada hızla üreticinin malının değerlenmesi, tüketicinin hak ettiği fiyatla daha ucuza, kaliteli, ne­ reden aldığını bildiği ve sağlıklı, hijyen koşullarda ürün almasını sağlayacak bir yasanın oluşmasına  katkı koymaktır.  Bu duygularla, huzurlarınızı saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Susam.  Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına Edirne Milletvekili Sayın Cemaleddin Uslu. (MHP sıra­ larından alkışlar)  MHP GRUBU ADINA CEMALEDDİN USLU (Edime) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri;  görüşülmekte olan 471 sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın geneli üzerinde Milliyetçi Hareket Partisinin  görüş ve önerilerini belirtmek üzere söz aldım. Sizleri saygılarımla selamlıyorum.  Konuşmama başlarken, Hakkâri'nin Şemdinli ilçesinde PKK terör örgütü tarafından döşenen  mayının patlaması sonucunda 1 askerimizin şehadeti ve 3 askerimizin yaralanmasıyla vuku bulan  elim hadisenin hepimizi yüreğimizden yaraladığım belirtmek istiyorum. Ayrıca, Elâzığ ilimizin Ka­ rakocan ve Kovancılar ilçelerinde meydana gelen ve 57 vatandaşımızın hayatını kaybetmesine, çok  sayıda vatandaşımızın ise yaralanmasına neden olan depremin üzüntüsü içerisindeyiz. Terör saldırı­ sında şehit olan Mehmetçik'imize ve bu doğal afette hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Cenabıal- lah'tan rahmet, yaralılara acil şifalar, milletimize başsağlığı diliyorum.  Değerli milletvekilleri, bu yasa tasarısı toplumun tamamını ilgilendiren önemli bir tasarıdır. Yaş  sebze ve meyvenin hem üretimi hem ticareti ve hem de tüketimi, bu ürünlerin üretimiyle uğraşan  üreticileri, üretici kooperatifleri ve birlikleri, taşıyıcıları, aracı ve komisyoncuları, toptan ve pera­ kende çalışan tüccarları, dış satımcı ve dış alımcıları, yerel ve merkezî kamu kurumlarını ve en önem­ lisi, bu ürünlerin tüketicisi konumunda geniş halk kitlelerini çok yakından ilgilendirmektedir.  Toptancı halleri Türk üreticisinin yıllar önce tanıştığı ve ürünlerini paraya çevirdiği borsalardır.  Eski deyimiyle burada faaliyette bulunanlara "kabzımal" denilerek, hukuk dilimizdeki "ahzükabz"  yetkisi verilen kişi olarak literatürümüze giren bu meslek, yıllar önce hal komisyonculuğu şeklinde  devam etmektedir. Böyle bir sisteme neden gerek duyulduğunun çok kişi tarafından merak edildiği  görülmektedir.  Konuyu kısaca özetlemek gerekirse, Türkiye resmî verilere göre 43-45 milyon ton sebze ve  meyve üreten büyük bir ülkedir. Dünya sebze üretimindeki payı yüzde 5, meyve üretimindeki payı  yüzde 3 seviyelerindedir. Sebze ve meyve, raf ömürleri çok kısa olan ve anında satılarak tüketiciye  ulaştırılması gereken gıda maddeleri grubunun en üst sırasında yer almaktadır. Mevsiminde bu ürün­ leri satın alarak depolamaya imkân bulunamadığı için, günlük olarak borsada bu malların hem fi­ yatlarının belirlenmesi hem de satışının bir an önce yapılmasından başka çare bulunamamıştır.  Bilinmesi gereken çok önemli bir nokta da, sebze ve meyvenin maliyet esasına göre değil de borsada  oluşan günlük fiyata göre satılıyor olmasıdır. 2008 yılı fiyatlarıyla 40 milyar TL seviyelerinde bir  işlem değeri oluşmuştur. İşte bugünkü şekliyle toptancı hallerinin böylesine önemli bir fonksiyon  üstlendikleri de zamanla anlaşılmıştır.  Türkiye, sahip olduğu uygun toprak ve iklim koşulları sebebiyle, sebze ve meyvede çeşitlilik ve  üretim miktarları yönüyle Avrupa Birliğinin rekabet edemeyeceği ülkelerin başında gelmektedir.  Üretilenlerin acilen pazarlanması ve paraya çevrilmesinde yıllardır hizmet veren toptancı halleri,  borsa görevini başarıyla yerine getiren yerler olmuştur.
Sayfa 71 -
TBMM B:70 9 . 3 . 2010 0 : 2  - 2 6 4 - Genel çerçevede söylediğimizde, özünde itirazlarımız, üreticinin örgütlü olmadığı, serbest pazar  adına büyük güçlerin tekel oluşturabileceği çekinceleriyle birlikte, genelinde yapılan düzenlemelere  komisyonlarda verdiğimiz katkıları burada da -bazı değişiklik önergeleriyle- vererek bu yasanın çıkıp  piyasada hızla üreticinin malının değerlenmesi, tüketicinin hak ettiği fiyatla daha ucuza, kaliteli, ne­ reden aldığını bildiği ve sağlıklı, hijyen koşullarda ürün almasını sağlayacak bir yasanın oluşmasına  katkı koymaktır.  Bu duygularla, huzurlarınızı saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Susam.  Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına Edirne Milletvekili Sayın Cemaleddin Uslu. (MHP sıra­ larından alkışlar)  MHP GRUBU ADINA CEMALEDDİN USLU (Edime) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri;  görüşülmekte olan 471 sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın geneli üzerinde Milliyetçi Hareket Partisinin  görüş ve önerilerini belirtmek üzere söz aldım. Sizleri saygılarımla selamlıyorum.  Konuşmama başlarken, Hakkâri'nin Şemdinli ilçesinde PKK terör örgütü tarafından döşenen  mayının patlaması sonucunda 1 askerimizin şehadeti ve 3 askerimizin yaralanmasıyla vuku bulan  elim hadisenin hepimizi yüreğimizden yaraladığım belirtmek istiyorum. Ayrıca, Elâzığ ilimizin Ka­ rakocan ve Kovancılar ilçelerinde meydana gelen ve 57 vatandaşımızın hayatını kaybetmesine, çok  sayıda vatandaşımızın ise yaralanmasına neden olan depremin üzüntüsü içerisindeyiz. Terör saldırı­ sında şehit olan Mehmetçik'imize ve bu doğal afette hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Cenabıal- lah'tan rahmet, yaralılara acil şifalar, milletimize başsağlığı diliyorum.  Değerli milletvekilleri, bu yasa tasarısı toplumun tamamını ilgilendiren önemli bir tasarıdır. Yaş  sebze ve meyvenin hem üretimi hem ticareti ve hem de tüketimi, bu ürünlerin üretimiyle uğraşan  üreticileri, üretici kooperatifleri ve birlikleri, taşıyıcıları, aracı ve komisyoncuları, toptan ve pera­ kende çalışan tüccarları, dış satımcı ve dış alımcıları, yerel ve merkezî kamu kurumlarını ve en önem­ lisi, bu ürünlerin tüketicisi konumunda geniş halk kitlelerini çok yakından ilgilendirmektedir.  Toptancı halleri Türk üreticisinin yıllar önce tanıştığı ve ürünlerini paraya çevirdiği borsalardır.  Eski deyimiyle burada faaliyette bulunanlara "kabzımal" denilerek, hukuk dilimizdeki "ahzükabz"  yetkisi verilen kişi olarak literatürümüze giren bu meslek, yıllar önce hal komisyonculuğu şeklinde  devam etmektedir. Böyle bir sisteme neden gerek duyulduğunun çok kişi tarafından merak edildiği  görülmektedir.  Konuyu kısaca özetlemek gerekirse, Türkiye resmî verilere göre 43-45 milyon ton sebze ve  meyve üreten büyük bir ülkedir. Dünya sebze üretimindeki payı yüzde 5, meyve üretimindeki payı  yüzde 3 seviyelerindedir. Sebze ve meyve, raf ömürleri çok kısa olan ve anında satılarak tüketiciye  ulaştırılması gereken gıda maddeleri grubunun en üst sırasında yer almaktadır. Mevsiminde bu ürün­ leri satın alarak depolamaya imkân bulunamadığı için, günlük olarak borsada bu malların hem fi­ yatlarının belirlenmesi hem de satışının bir an önce yapılmasından başka çare bulunamamıştır.  Bilinmesi gereken çok önemli bir nokta da, sebze ve meyvenin maliyet esasına göre değil de borsada  oluşan günlük fiyata göre satılıyor olmasıdır. 2008 yılı fiyatlarıyla 40 milyar TL seviyelerinde bir  işlem değeri oluşmuştur. İşte bugünkü şekliyle toptancı hallerinin böylesine önemli bir fonksiyon  üstlendikleri de zamanla anlaşılmıştır.  Türkiye, sahip olduğu uygun toprak ve iklim koşulları sebebiyle, sebze ve meyvede çeşitlilik ve  üretim miktarları yönüyle Avrupa Birliğinin rekabet edemeyeceği ülkelerin başında gelmektedir.  Üretilenlerin acilen pazarlanması ve paraya çevrilmesinde yıllardır hizmet veren toptancı halleri,  borsa görevini başarıyla yerine getiren yerler olmuştur.  TBMM B: 70 9 . 3 . 2010 O: 2  Toptancı halleri, kamuoyunda bilinenin aksine, komisyonculara değil üreticilere ve üretici ma­ lını pazarlayan ticaret erbabına çok gerekli olan bir mahaldir, üretici mallarının fiyat bulduğu yerlerdir.  Bu malların fiyatları günlük arz ve talebe göre belirlenmekte, maliyet unsuru dikkate alınmamakta­ dır. Bu gerekçe bile toptancı hallerinin mutlaka faal olmasını gerektirmektedir. Sebze ve meyveler raf  ömrü çok kısa olan mallardır. Alım satımlarının mutlaka gününde ve kısa sürede yapılması zorunlu­ dur. Bu sebeple sebze ve meyvelerin çevre ve insan sağlığı düşünülerek ayrı bir mahalde toplanması  ve alım satışlarının özel yerlerde yapılması çok önemlidir. Türkiye'nin yıllık 45-50 milyon tonluk üre­ timi düşünüldüğünde toptancı hallerine kesinlikle ihtiyaç bulunduğu görülecektir.  Türk çiftçisi küçük ölçekli arazide işleyerek üretim yapmaktadır. Tasarıyla öngörülen husus, zin­ cir marketlerin büyük üreticiler yaratıp küçük üreticileri kendi arazilerinde veya büyük tarımsal sanayi  kuruluşlarında çalışır duruma getirmesi olmamalıdır. Türk çiftçisi bu duruma düşürülmemelidir.  Değerli milletvekilleri, bir konuya da dikkatlerinizi çekmek istiyorum. Bütün ülkelerde olduğu  gibi ülkemizde de tarım ürünlerini uzun yıllardan beri desteklediğimiz bilinmektedir. Bu amaçla çe­ şitli organizasyonlar kurulmuş ve devlet bu kuruluşlara ürün satın alma, işleme ve pazarlama görev­ leri vermiştir. Örnek olarak Toprak Mahsulleri Ofisi buğday ve diğer tahılları, tarım satış  kooperatifleri birlikleri on beş civarında tarım ürününün destekleme alımları, işletilmesi ve pazarla­ masını üstlenmişlerdir. Devlet, bu kuruluşları, üreticiye ve tüketiciye olan görevlerini yerine getire­ bilmeleri için mevzuat düzenlemeleriyle desteklemiştir. Uzun yıllar, bu kuruluşlar, destekleme  alımları sebebiyle görev zararlarıyla karşılaşmış, bu zararlar da bir şekilde hazinece üstlenilmiştir.  Dikkatinizi çekmek isterim, bu zararlar devletin siyaseten verdiği kararların neticesinde oluşmuştur.  Bugün Hükümetin kenara attığı, ilgilenmediği ve zor durumda olan bu kuruluşlar da ne yazık ki  batma noktasına getirilmişlerdir.  Türkiye'de devletin doğrudan hiçbir desteğinin bulunmadığı ürünlerin başında sebze ve mey­ veler gelmektedir. Bu sektör yıllardır kendi imkânlarıyla milyonlarca ton sebze ve meyve üretmekte,  yeni çeşitler geliştirmekte, milyonlarca üreticimiz ürettiklerini toptancı hallerinde paraya çevirmekte  ve her geçen gün üretim alanları büyümektedir.  Kapalı seralarda, çok küçük alanlarda başlayan örtü altı üretim bugün çok büyük sanayi tesis­ leri hâline gelmiş ve yılın on iki ayı üretim yapılmaktadır. Bu sektörde ürünlerin satın alınması, iş­ letilmesi ve pazarlanmasında devletin 1 lira desteği yoktur. Toptancı hal sistemi, başarıyla, yıllardır  bu sektörü Türkiye'nin üretim ve ihracat lokomotifi yapma gayretindedir. Her ne olduysa, ülkemizde  mantar gibi biten ve şehir merkezlerini, hatta ara sokaklara kadar ülkemizi işgal eden perakende zin­ cirlerin para kazanma hırsı küçük esnafımızı bitirmiş, birçok işyeri kepenk kapatarak yerini bu zin­ cir mağazalara terk etmiştir.  Bugün kapanan iş yeri sayısı ve işsizliğin geldiği seviye ortadadır. İşte bu yüzden bu yasa tasa­ rısı da toplumda zincir mağazalarla ilgili bir yasa tasarısı gibi algılanmış ve haklı tepkilere sebep ol­ muştur. Bugün burada tartışılan bu tasarı, genel gerekçesinde ifade edilen hususların yanında, yabancı  zincir gruplarının üreticilerimizden direkt mal alabilmelerinin yolunu açmaya yönelik olduğu izle­ nimini vermektedir. Eğer ki temel amaç kayıt dışı ticareti önlemek olsaydı, bunun için yeni bir ka­ nuna gerek yoktu. Mevcut düzenlemelerle de kayıt dışı ticaret pekâlâ önlenebilirdi.  Yıllardır Dünya Bankası ve IMF direktifleri doğrultusunda şekil verilmeye çalışılan tarımsal,  ekonomik ve ticari kuruluşlarımızın ve oralarda çalışanların durumları ortadadır. Kredi vermek için  özellikle kendi kuruluşlarımızı yıkan bu zihniyetin son kalesi çok sayıda küçük üreticimize hizmet  veren toptancı halleri olmamalıdır. IMF ve Dünya Bankasının el attığı hiçbir kurumumuz ayakta ka- lamamaktadır. Dün FİSKOBİRLİK, bugün TARİŞ ve diğer birlikler batma noktasındadır.  - 2 6 5 -
Sayfa 72 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2010 O: 2  Toptancı halleri, kamuoyunda bilinenin aksine, komisyonculara değil üreticilere ve üretici ma­ lını pazarlayan ticaret erbabına çok gerekli olan bir mahaldir, üretici mallarının fiyat bulduğu yerlerdir.  Bu malların fiyatları günlük arz ve talebe göre belirlenmekte, maliyet unsuru dikkate alınmamakta­ dır. Bu gerekçe bile toptancı hallerinin mutlaka faal olmasını gerektirmektedir. Sebze ve meyveler raf  ömrü çok kısa olan mallardır. Alım satımlarının mutlaka gününde ve kısa sürede yapılması zorunlu­ dur. Bu sebeple sebze ve meyvelerin çevre ve insan sağlığı düşünülerek ayrı bir mahalde toplanması  ve alım satışlarının özel yerlerde yapılması çok önemlidir. Türkiye'nin yıllık 45-50 milyon tonluk üre­ timi düşünüldüğünde toptancı hallerine kesinlikle ihtiyaç bulunduğu görülecektir.  Türk çiftçisi küçük ölçekli arazide işleyerek üretim yapmaktadır. Tasarıyla öngörülen husus, zin­ cir marketlerin büyük üreticiler yaratıp küçük üreticileri kendi arazilerinde veya büyük tarımsal sanayi  kuruluşlarında çalışır duruma getirmesi olmamalıdır. Türk çiftçisi bu duruma düşürülmemelidir.  Değerli milletvekilleri, bir konuya da dikkatlerinizi çekmek istiyorum. Bütün ülkelerde olduğu  gibi ülkemizde de tarım ürünlerini uzun yıllardan beri desteklediğimiz bilinmektedir. Bu amaçla çe­ şitli organizasyonlar kurulmuş ve devlet bu kuruluşlara ürün satın alma, işleme ve pazarlama görev­ leri vermiştir. Örnek olarak Toprak Mahsulleri Ofisi buğday ve diğer tahılları, tarım satış  kooperatifleri birlikleri on beş civarında tarım ürününün destekleme alımları, işletilmesi ve pazarla­ masını üstlenmişlerdir. Devlet, bu kuruluşları, üreticiye ve tüketiciye olan görevlerini yerine getire­ bilmeleri için mevzuat düzenlemeleriyle desteklemiştir. Uzun yıllar, bu kuruluşlar, destekleme  alımları sebebiyle görev zararlarıyla karşılaşmış, bu zararlar da bir şekilde hazinece üstlenilmiştir.  Dikkatinizi çekmek isterim, bu zararlar devletin siyaseten verdiği kararların neticesinde oluşmuştur.  Bugün Hükümetin kenara attığı, ilgilenmediği ve zor durumda olan bu kuruluşlar da ne yazık ki  batma noktasına getirilmişlerdir.  Türkiye'de devletin doğrudan hiçbir desteğinin bulunmadığı ürünlerin başında sebze ve mey­ veler gelmektedir. Bu sektör yıllardır kendi imkânlarıyla milyonlarca ton sebze ve meyve üretmekte,  yeni çeşitler geliştirmekte, milyonlarca üreticimiz ürettiklerini toptancı hallerinde paraya çevirmekte  ve her geçen gün üretim alanları büyümektedir.  Kapalı seralarda, çok küçük alanlarda başlayan örtü altı üretim bugün çok büyük sanayi tesis­ leri hâline gelmiş ve yılın on iki ayı üretim yapılmaktadır. Bu sektörde ürünlerin satın alınması, iş­ letilmesi ve pazarlanmasında devletin 1 lira desteği yoktur. Toptancı hal sistemi, başarıyla, yıllardır  bu sektörü Türkiye'nin üretim ve ihracat lokomotifi yapma gayretindedir. Her ne olduysa, ülkemizde  mantar gibi biten ve şehir merkezlerini, hatta ara sokaklara kadar ülkemizi işgal eden perakende zin­ cirlerin para kazanma hırsı küçük esnafımızı bitirmiş, birçok işyeri kepenk kapatarak yerini bu zin­ cir mağazalara terk etmiştir.  Bugün kapanan iş yeri sayısı ve işsizliğin geldiği seviye ortadadır. İşte bu yüzden bu yasa tasa­ rısı da toplumda zincir mağazalarla ilgili bir yasa tasarısı gibi algılanmış ve haklı tepkilere sebep ol­ muştur. Bugün burada tartışılan bu tasarı, genel gerekçesinde ifade edilen hususların yanında, yabancı  zincir gruplarının üreticilerimizden direkt mal alabilmelerinin yolunu açmaya yönelik olduğu izle­ nimini vermektedir. Eğer ki temel amaç kayıt dışı ticareti önlemek olsaydı, bunun için yeni bir ka­ nuna gerek yoktu. Mevcut düzenlemelerle de kayıt dışı ticaret pekâlâ önlenebilirdi.  Yıllardır Dünya Bankası ve IMF direktifleri doğrultusunda şekil verilmeye çalışılan tarımsal,  ekonomik ve ticari kuruluşlarımızın ve oralarda çalışanların durumları ortadadır. Kredi vermek için  özellikle kendi kuruluşlarımızı yıkan bu zihniyetin son kalesi çok sayıda küçük üreticimize hizmet  veren toptancı halleri olmamalıdır. IMF ve Dünya Bankasının el attığı hiçbir kurumumuz ayakta ka- lamamaktadır. Dün FİSKOBİRLİK, bugün TARİŞ ve diğer birlikler batma noktasındadır.  - 2 6 5 - TBMM B:70 9 . 3 . 2 0 1 0 0 : 2  - 2 6 6 - Toprak Mahsulleri Ofisinin hâli ortadadır. Asli görevi dururken fındık alımıyla görevlendirilen  Toprak Mahsulleri Ofisi ciddi zararlara uğratılmıştır. Üreticimize hizmet verecek bir tane kuruluşu­ muz kalmamıştır. Özelleştirilen devlet kurumlarından atılan binlerce işçi sokakta hak arama eylem­ lerini sürdürürken, tarımdan uzaklaştırılacak milyonlarca küçük üreticiyi bu devlet nerede istihdam  edecektir?  Değerli milletvekilleri, Milliyetçi Hareket Partisi olarak bu yasa düzenlemesinden beklediği­ miz, üreticimizin alın terinin değerinin verilebilmesi, kayıtlı çalışan hal esnafının durumunun düzel­ tilmesi, halleri daha etkin hâle getirmesi ve kayıt dışı ticareti önlemesiyle tüketicinin ucuz ve kaliteli  mal tüketmesidir. En büyük beklentilerimizden birisi de toptancı hallerinin fizikî yapılarının çağdaş  standartlara yükseltilmesidir.  Genel olarak belirttiğim bu beklentilere karşılık, yeni kanun tasarısı ile toptancı hallerimiz fonk­ siyonlarını kaybetme endişesi taşımaktadır. Sanayi ve Ticaret Bakanlığının açıklamalarına göre sebze  ve meyvede kayıt dışı ticaret yüzde 70'ler seviyesinde olup parasal tutarı 22 milyar liradır. Kayıt dışı  ticarete bir çare bulunmadan ve gerekli altyapı oluşturulmadan, bildirim yapmak suretiyle toptancı  halleri dışında sebze ve meyve satışlarının özendirilmesi sektör temsilcilerini endişelendirmektedir.  Tasarının tüketiciye bir faydasının olup olmayacağı da tartışılmaktadır. Toptancı hallerinde işlem  gören ürünlerden alınan belediye payının yüzde 2'den yüzde 1 'e düşürülmesi, hal dışı satışlardan da  yüzde 2 rüsum alınacak olması perakende ürün fiyatlarında bir değişiklik getirmeyecektir. Üretici  fiyatlarıyla market raflarındaki fiyatlar arasında tartışılan, kamuoyunda gündeme oturan fark yüzde  2'ler, yüzde 5'ler değil, yüzde 200, 300, 500'ler seviyesindedir. Üretici fiyatlarıyla tüketiciye kali­ teli sebze ve meyvenin ulaşması iyi bir organizasyon, uygun ulaşım şartlan ve iklim koşullarıdır. O  hâlde, hal rüsumunun düşürülmesi belediyelerin gelirlerini azaltacak, belediyelerin haller üzerinden  hizmet verme şevkini kıracaktır. Kaldı ki denetim, yerinde yapılmadığı sürece hâl dışı satışlann doğru  bildiriminin yapılıp yapılmayacağı da tartışılmalıdır.  Tasarı, üreticilerimize de bir fayda sağlamaktan uzaktır. Sebze ve meyvede pazarlama sorunu  yoktur ancak üreticinin beklediği fiyatı bulup bulamadığı tartışılabilir. Ürünlerin arz-talebe göre fi­ yatlarının oluştuğu bir ortamda üretici umduğunu bulamazken, bağ-bahçesinde piyasadan bihaber  olarak malını büyük zincir marketlere sattığında beklediği fiyatı bulması asla mümkün olmayacaktır.  Kanun tasarısının asli mimarları olarak görünen büyük zincir marketlerin aşırı rekabetçi oranlarda,  yüksek miktarlarda mal satın alabilme güçleri ve yetenekleri üreticilere bazı şartları dikte ettirmele­ rine ve üretici gelirlerinin sık sık düşmesine sebep olmaktadır; bu gerçeğin unutulmaması ve çok iyi  değerlendirilmesi gerekmektedir.  Avrupa Birliği ülkelerinde başlangıçta yüzde 60 seviyelerinde olması amaçlanan üretici örgüt­ lerinin arz yoğunluğu yüzde 30, yüzde 40 arasında durgunlaşmıştır ve bu değerlerin gerisine düşe­ bilecek durumda olduğu belirtilmektedir. Çok çeşitli korumalara ve desteklere sahip Avrupa  üreticilerini bu hâle getiren sistemin, korumasız ve desteksiz Türk çiftçisine etkilerini de düşünme­ miz gerekiyor. Bugün Avrupa Birliği üyesi İspanya üreticilerinin ve üretici birliklerinin en büyük  problemi, zincir marketlerin alım güçlerini kullanarak fiyat dikte ettirmeleri ve üretici gelirlerinin  her yıl azalmasıdır.
Sayfa 73 -
TBMM B:70 9 . 3 . 2 0 1 0 0 : 2  - 2 6 6 - Toprak Mahsulleri Ofisinin hâli ortadadır. Asli görevi dururken fındık alımıyla görevlendirilen  Toprak Mahsulleri Ofisi ciddi zararlara uğratılmıştır. Üreticimize hizmet verecek bir tane kuruluşu­ muz kalmamıştır. Özelleştirilen devlet kurumlarından atılan binlerce işçi sokakta hak arama eylem­ lerini sürdürürken, tarımdan uzaklaştırılacak milyonlarca küçük üreticiyi bu devlet nerede istihdam  edecektir?  Değerli milletvekilleri, Milliyetçi Hareket Partisi olarak bu yasa düzenlemesinden beklediği­ miz, üreticimizin alın terinin değerinin verilebilmesi, kayıtlı çalışan hal esnafının durumunun düzel­ tilmesi, halleri daha etkin hâle getirmesi ve kayıt dışı ticareti önlemesiyle tüketicinin ucuz ve kaliteli  mal tüketmesidir. En büyük beklentilerimizden birisi de toptancı hallerinin fizikî yapılarının çağdaş  standartlara yükseltilmesidir.  Genel olarak belirttiğim bu beklentilere karşılık, yeni kanun tasarısı ile toptancı hallerimiz fonk­ siyonlarını kaybetme endişesi taşımaktadır. Sanayi ve Ticaret Bakanlığının açıklamalarına göre sebze  ve meyvede kayıt dışı ticaret yüzde 70'ler seviyesinde olup parasal tutarı 22 milyar liradır. Kayıt dışı  ticarete bir çare bulunmadan ve gerekli altyapı oluşturulmadan, bildirim yapmak suretiyle toptancı  halleri dışında sebze ve meyve satışlarının özendirilmesi sektör temsilcilerini endişelendirmektedir.  Tasarının tüketiciye bir faydasının olup olmayacağı da tartışılmaktadır. Toptancı hallerinde işlem  gören ürünlerden alınan belediye payının yüzde 2'den yüzde 1 'e düşürülmesi, hal dışı satışlardan da  yüzde 2 rüsum alınacak olması perakende ürün fiyatlarında bir değişiklik getirmeyecektir. Üretici  fiyatlarıyla market raflarındaki fiyatlar arasında tartışılan, kamuoyunda gündeme oturan fark yüzde  2'ler, yüzde 5'ler değil, yüzde 200, 300, 500'ler seviyesindedir. Üretici fiyatlarıyla tüketiciye kali­ teli sebze ve meyvenin ulaşması iyi bir organizasyon, uygun ulaşım şartlan ve iklim koşullarıdır. O  hâlde, hal rüsumunun düşürülmesi belediyelerin gelirlerini azaltacak, belediyelerin haller üzerinden  hizmet verme şevkini kıracaktır. Kaldı ki denetim, yerinde yapılmadığı sürece hâl dışı satışlann doğru  bildiriminin yapılıp yapılmayacağı da tartışılmalıdır.  Tasarı, üreticilerimize de bir fayda sağlamaktan uzaktır. Sebze ve meyvede pazarlama sorunu  yoktur ancak üreticinin beklediği fiyatı bulup bulamadığı tartışılabilir. Ürünlerin arz-talebe göre fi­ yatlarının oluştuğu bir ortamda üretici umduğunu bulamazken, bağ-bahçesinde piyasadan bihaber  olarak malını büyük zincir marketlere sattığında beklediği fiyatı bulması asla mümkün olmayacaktır.  Kanun tasarısının asli mimarları olarak görünen büyük zincir marketlerin aşırı rekabetçi oranlarda,  yüksek miktarlarda mal satın alabilme güçleri ve yetenekleri üreticilere bazı şartları dikte ettirmele­ rine ve üretici gelirlerinin sık sık düşmesine sebep olmaktadır; bu gerçeğin unutulmaması ve çok iyi  değerlendirilmesi gerekmektedir.  Avrupa Birliği ülkelerinde başlangıçta yüzde 60 seviyelerinde olması amaçlanan üretici örgüt­ lerinin arz yoğunluğu yüzde 30, yüzde 40 arasında durgunlaşmıştır ve bu değerlerin gerisine düşe­ bilecek durumda olduğu belirtilmektedir. Çok çeşitli korumalara ve desteklere sahip Avrupa  üreticilerini bu hâle getiren sistemin, korumasız ve desteksiz Türk çiftçisine etkilerini de düşünme­ miz gerekiyor. Bugün Avrupa Birliği üyesi İspanya üreticilerinin ve üretici birliklerinin en büyük  problemi, zincir marketlerin alım güçlerini kullanarak fiyat dikte ettirmeleri ve üretici gelirlerinin  her yıl azalmasıdır.  T B M M B : 70 9 . 3 . 2 0 1 0 O: 2  Değerli milletvekilleri, tasarının adı "Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği Bu­ lunan Diğer Malların Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı"dır. "Arz ve talep derin­ liği bulunan mallar" ifadesi çok derin ve genel bir anlam içermektedir. Bunların hangi malları  kapsadığı belirtilmelidir. Komisyon çalışmaları esnasında bu husus üzerinde çokça durulmuş ancak  Bakanlık bu ısranndan vazgeçmemiştir. 2'nci maddede de mal tanımında aynı ifade vardır. Aslında  Sayın Bakan tasarının gerekçesinde bu ifadeyi açabileceklerini belirtmesine rağmen gerek genel ge­ rekçede gerekse madde gerekçelerinde buna dair bir açıklama bulunmamaktadır. Bu ifade ile kaste­ dilen et ve et ürünleri, süt ve süt ürünleri, yumurta, kesme çiçek ve süs bitkisi ürünleri midir? Sayın  Bakan Genel Kurulda bizlere neyi kastettiğini açıklarsa memnun oluruz. Diğer taraftan, yasanın uy­ gulanmasında ihtiyaç duyulan ikincil mevzuatta bu eksikliklerin giderilmesi gerekir, aksi hâlde bu ifa­ denin yasa metninden çıkarılması daha doğru olacaktır.  Değerli milletvekilleri, toptancı hallerinin kurulmasında belediyeler yetkili kılınmıştır. Aslında  bu yetki Bakanlık uhdesinde bulunsa daha uygun olurdu; zira, hâlen yüz doksan beş adet hal faali­ yet göstermektedir ve bu sayı belediyelerce çok yerinde olmayan gerekçelerle artırılabilecektir.  Yine, tasanda 4'üncü madde ile "Toptancı hale bildirim" başlıklı yeni bir düzenleme getiril­ mektedir. Bu madde ile maliyetlerin azalacağı ve zaman kayıplarının giderileceği ifade edilse de top­ tancı hallerin devre dışı bırakılmasının amaçlandığı görülmektedir. Hal dışında satılan sebze ve  meyvelerin en yakın hal müdürlüklerine bildirimde bulunularak ve yüzde 2 rüsum ödenmesiyle ti­ carette serbestlik getirilecek olması, ticaretin hal dışına kaymasına vesile olacaktır.  Değerli milletvekilleri, 5'inci maddeyle ürün künyesi uygulaması getirilmiş ve satıcılara ürün  künyelerini mallarının kap ve ambalajlarında bulundurma yükümlülüğü getirilmiştir. Böylece, gıda  güvenliğinin temin edilerek insan sağlığının korunması ve malların izlenebilirliğinin sağlanması he­ deflenmiştir. Bu, yerinde bir uygulama olmuştur.  7'nci maddeyle, semt pazarlarının kurulması ve işletilmesi, hijyenik şartlara uygun bir ortam  geliştirilmesi, altyapı ve çevre düzenlemelerinin yapılması ve bunlarla ilgili her türlü tedbirin alın­ ması görev ve yetkisi belediyelere verilmiştir. Diğer taraftan, üreticilerin bizzat ürettikleri malları  semt pazarlarında satabilmelerine imkân tanınmıştır.  Tasarıdaki en önemli değişiklik içeren maddelerden biri de 11 'inci maddedir. Bu maddeyle, tah­ sis şeklinde işletilen toptancı hallerindeki dükkânların kiralama yoluyla işletilmesinin önü açılmak­ tadır. Bu düzenleme, sektör temsilcilerinin ciddi tepkisine sebep olmuştur. Zira, bütün mesleklerde  olduğu gibi, komisyonculuk mesleği de zor şartlarda ifa edilen bir meslektir. Uzun yıllar emek veri­ lerek isim yapmış bir iş yerinin kiralama suretiyle veya satış yoluyla el değiştirmesi ihtimali, o iş ye­ rinin uzun vadeli ticari plan yapmasını engelleyecek veya ticari hayatını sona erdirecektir. Bu  uygulamanın on iki yıl sonrasına atılmış olması dahi problemi çözmemiş olacaktır.  Değerli milletvekilleri, bize göre bu tasarının amacına ulaşabilmesi bakımından en can alıcı dü­ zenlemesi, denetim maddesidir. Kayıt dışı işlemlerin kayıt altına alınabilmesi ancak denetim saye­ sinde olacaktır. Bakanlık, denetim elemanları aracılığıyla her türlü araştırma, inceleme ve denetim  yapmaya yetkili kılınmıştır. Aynı şekilde, görev sahaları gereği Tarım Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı,  İçişleri Bakanlığı ve özellikle belediyeler de denetim yetkisini haizdir. Bu kadar çok yetkilinin ko- ordineli bir şekilde görev yapması önemlidir. Zira, yüzde 70 kayıt dışı işlemin kayıt altına alınması  çok kolay bir iş değildir.  - 2 6 7 -
Sayfa 74 -
T B M M B : 70 9 . 3 . 2 0 1 0 O: 2  Değerli milletvekilleri, tasarının adı "Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği Bu­ lunan Diğer Malların Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı"dır. "Arz ve talep derin­ liği bulunan mallar" ifadesi çok derin ve genel bir anlam içermektedir. Bunların hangi malları  kapsadığı belirtilmelidir. Komisyon çalışmaları esnasında bu husus üzerinde çokça durulmuş ancak  Bakanlık bu ısranndan vazgeçmemiştir. 2'nci maddede de mal tanımında aynı ifade vardır. Aslında  Sayın Bakan tasarının gerekçesinde bu ifadeyi açabileceklerini belirtmesine rağmen gerek genel ge­ rekçede gerekse madde gerekçelerinde buna dair bir açıklama bulunmamaktadır. Bu ifade ile kaste­ dilen et ve et ürünleri, süt ve süt ürünleri, yumurta, kesme çiçek ve süs bitkisi ürünleri midir? Sayın  Bakan Genel Kurulda bizlere neyi kastettiğini açıklarsa memnun oluruz. Diğer taraftan, yasanın uy­ gulanmasında ihtiyaç duyulan ikincil mevzuatta bu eksikliklerin giderilmesi gerekir, aksi hâlde bu ifa­ denin yasa metninden çıkarılması daha doğru olacaktır.  Değerli milletvekilleri, toptancı hallerinin kurulmasında belediyeler yetkili kılınmıştır. Aslında  bu yetki Bakanlık uhdesinde bulunsa daha uygun olurdu; zira, hâlen yüz doksan beş adet hal faali­ yet göstermektedir ve bu sayı belediyelerce çok yerinde olmayan gerekçelerle artırılabilecektir.  Yine, tasanda 4'üncü madde ile "Toptancı hale bildirim" başlıklı yeni bir düzenleme getiril­ mektedir. Bu madde ile maliyetlerin azalacağı ve zaman kayıplarının giderileceği ifade edilse de top­ tancı hallerin devre dışı bırakılmasının amaçlandığı görülmektedir. Hal dışında satılan sebze ve  meyvelerin en yakın hal müdürlüklerine bildirimde bulunularak ve yüzde 2 rüsum ödenmesiyle ti­ carette serbestlik getirilecek olması, ticaretin hal dışına kaymasına vesile olacaktır.  Değerli milletvekilleri, 5'inci maddeyle ürün künyesi uygulaması getirilmiş ve satıcılara ürün  künyelerini mallarının kap ve ambalajlarında bulundurma yükümlülüğü getirilmiştir. Böylece, gıda  güvenliğinin temin edilerek insan sağlığının korunması ve malların izlenebilirliğinin sağlanması he­ deflenmiştir. Bu, yerinde bir uygulama olmuştur.  7'nci maddeyle, semt pazarlarının kurulması ve işletilmesi, hijyenik şartlara uygun bir ortam  geliştirilmesi, altyapı ve çevre düzenlemelerinin yapılması ve bunlarla ilgili her türlü tedbirin alın­ ması görev ve yetkisi belediyelere verilmiştir. Diğer taraftan, üreticilerin bizzat ürettikleri malları  semt pazarlarında satabilmelerine imkân tanınmıştır.  Tasarıdaki en önemli değişiklik içeren maddelerden biri de 11 'inci maddedir. Bu maddeyle, tah­ sis şeklinde işletilen toptancı hallerindeki dükkânların kiralama yoluyla işletilmesinin önü açılmak­ tadır. Bu düzenleme, sektör temsilcilerinin ciddi tepkisine sebep olmuştur. Zira, bütün mesleklerde  olduğu gibi, komisyonculuk mesleği de zor şartlarda ifa edilen bir meslektir. Uzun yıllar emek veri­ lerek isim yapmış bir iş yerinin kiralama suretiyle veya satış yoluyla el değiştirmesi ihtimali, o iş ye­ rinin uzun vadeli ticari plan yapmasını engelleyecek veya ticari hayatını sona erdirecektir. Bu  uygulamanın on iki yıl sonrasına atılmış olması dahi problemi çözmemiş olacaktır.  Değerli milletvekilleri, bize göre bu tasarının amacına ulaşabilmesi bakımından en can alıcı dü­ zenlemesi, denetim maddesidir. Kayıt dışı işlemlerin kayıt altına alınabilmesi ancak denetim saye­ sinde olacaktır. Bakanlık, denetim elemanları aracılığıyla her türlü araştırma, inceleme ve denetim  yapmaya yetkili kılınmıştır. Aynı şekilde, görev sahaları gereği Tarım Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı,  İçişleri Bakanlığı ve özellikle belediyeler de denetim yetkisini haizdir. Bu kadar çok yetkilinin ko- ordineli bir şekilde görev yapması önemlidir. Zira, yüzde 70 kayıt dışı işlemin kayıt altına alınması  çok kolay bir iş değildir.  - 2 6 7 - TBMM B:70 9 . 3 . 2 0 1 0 0 : 2  - 2 6 8 - Değerli milletvekilleri, bu tasarının hazırlanmasında, başta Sayın Komisyon Başkanı olmak üzere,  Komisyon üyeleri ve Bakanlık mensupları ciddi emek vermişlerdir ancak buna rağmen, bu tasan sektö­ rün bütün ilgilileri tarafından olumlu karşılanmamaktadır. Nitekim, toptancı hallerinde iş yerleri olan bir  sivil toplum kuruluşu üyelerinin tarafımıza ulaştırdıktan bir yazıyı hiçbir yorum yapmadan sizlere ulaş­ tırmak isterim: "Sayın ilgili..." diyerek başlıyor ve ".. .böyle bir kanun tasarısını son derece tehlikeli bu­ luyoruz. Bu tasarının bu haliyle kanunlaşması hâlinde olacaklan da aşağıda kısaca özetlemek istiyoruz:  1) Belediyeler, gerekli gereksiz demeden, siyasi geleceklerine katkısı uğruna ticari, sosyal, eko­ nomik fonksiyonlarını dikkate almadan gecekondu haller açacaklardır, sonra da ürünlerin çok el de­ ğiştirdiği kamuoyunda devamlı tartışılır hâle gelecektir.  2) Üretim bölgelerinde toptancı hallere giren ürün miktarı hızla azalacaktır. Belediyeler, miktar  olarak azalan ürün girişleri yanında yüzde yarıma indirilen rüsum geliri ile bu sistemi yürütmeleri­ nin imkânsızlaştığını ileri sürerek toptancı halleri kapatacaklardır.  3) Bugün büyük boyutlarda had safhaya ulaşmış kayıt dışı ticaret, hal komisyoncularının serbest  rekabet şansını ortadan kaldırmaktadır. Tasarı, bu durumu yasal bir zemine oturtacak, birçok komis­ yoncu sistemden dışlanmış olacaktır.  4) Hallerin ve komisyoncuların fonksiyonlannın sona ermesi, başta küçükler olmak üzere tüm  üreticileri aracı ve korsan satıcıların insafına terk edecektir. Kısa süre sonra küçük üreticiler üretim­ den çekilecek ve ortalık, büyük sermayenin oluşturduğu tarımsal sanayi kuruluşlarına kalacaktır.  5) Üretimden çekilen veya üretim yapamaz hâle gelen küçük çiftçimiz yerli ve yabancı serma­ yeli büyük zincir market gruplannın marabası hâline gelecek ve onların istedikleri fiyatlara kendi  arazilerinde mal üretmek zorunda kalacaklardır.  6) Pahalı üretilen ürünler pahalı olarak tüketiciye sunulacak ve halkımız bugünkü fiyatların bir­ kaç katına sebze ve meyve tüketmek zorunda kalacak ve büyük çoğunlukla da tüketemeyeceklerdir.  Kazanan, yabancı zincir marketler olacaktır.  7) Kanun tasarısının uluslararası büyük organize marketlerin istediği bu şekilde kanunlaşması,  nihai tüketici pazarını elinde tutan bu grupların üreticimizi de ele geçirmesini sağlayacaktır. Böy­ lece küçük esnafımızın, pazar yerlerimizin, yerel marketlerimizin, toptancı hallerimizin, bu haksız re­ kabet ortamında tamamen devre dışı kalmasından başka bir faydası görülmeyecek ve kesinlikle  fiyatlara olumlu bir yansıması olmayacaktır."  Değerli milletvekilleri, bütün bu yazılanları temenni etmemekle birlikte, tasarının bizim için de  yeterli olmadığını düşünmekteyiz. İlgili bütün kesimlerin bu yasadan gerekli faydayı sağlamalarını  temin bakımından, maddeler üzerinde değişiklik önergelerimiz vardır. Bu önergelerle düşündükleri­ mizi ifade edeceğiz. Umarım, gereken desteği görürüz.  Sözlerime son verirken sizleri bir kez daha saygılanmla selamlıyorum. (MHP sıralanndan alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Uslu.  Barış ve Demokrasi Partisi Grubu adına Hakkâri Milletvekili Sayın Hamit Geylani. (BDP sıra­ larından alkışlar)  BDP GRUBU ADINA HAMİT GEYLANİ (Hakkâri) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri;  görüşülmekte olan yasa tasarısının tümü üzerine Barış ve Demokrasi Partisi adına söz aldım. Genel  Kurulu saygıyla selamlıyorum.  Konuşmama başlamadan önce, yıllardır yurttaşın yaşamına gereken önemi vermediği politikalar­ dan kaynaklı, bu kez de Elâzığ'ın Karakocan ve Kovancılar köylerinde meydana gelen depremde yaşa­ mını yitiren tüm yurttaşlanmıza Allah'tan rahmet, yakınlanna, ailelerine başsağlığı ve sabır diliyorum.
Sayfa 75 -
TBMM B:70 9 . 3 . 2 0 1 0 0 : 2  - 2 6 8 - Değerli milletvekilleri, bu tasarının hazırlanmasında, başta Sayın Komisyon Başkanı olmak üzere,  Komisyon üyeleri ve Bakanlık mensupları ciddi emek vermişlerdir ancak buna rağmen, bu tasan sektö­ rün bütün ilgilileri tarafından olumlu karşılanmamaktadır. Nitekim, toptancı hallerinde iş yerleri olan bir  sivil toplum kuruluşu üyelerinin tarafımıza ulaştırdıktan bir yazıyı hiçbir yorum yapmadan sizlere ulaş­ tırmak isterim: "Sayın ilgili..." diyerek başlıyor ve ".. .böyle bir kanun tasarısını son derece tehlikeli bu­ luyoruz. Bu tasarının bu haliyle kanunlaşması hâlinde olacaklan da aşağıda kısaca özetlemek istiyoruz:  1) Belediyeler, gerekli gereksiz demeden, siyasi geleceklerine katkısı uğruna ticari, sosyal, eko­ nomik fonksiyonlarını dikkate almadan gecekondu haller açacaklardır, sonra da ürünlerin çok el de­ ğiştirdiği kamuoyunda devamlı tartışılır hâle gelecektir.  2) Üretim bölgelerinde toptancı hallere giren ürün miktarı hızla azalacaktır. Belediyeler, miktar  olarak azalan ürün girişleri yanında yüzde yarıma indirilen rüsum geliri ile bu sistemi yürütmeleri­ nin imkânsızlaştığını ileri sürerek toptancı halleri kapatacaklardır.  3) Bugün büyük boyutlarda had safhaya ulaşmış kayıt dışı ticaret, hal komisyoncularının serbest  rekabet şansını ortadan kaldırmaktadır. Tasarı, bu durumu yasal bir zemine oturtacak, birçok komis­ yoncu sistemden dışlanmış olacaktır.  4) Hallerin ve komisyoncuların fonksiyonlannın sona ermesi, başta küçükler olmak üzere tüm  üreticileri aracı ve korsan satıcıların insafına terk edecektir. Kısa süre sonra küçük üreticiler üretim­ den çekilecek ve ortalık, büyük sermayenin oluşturduğu tarımsal sanayi kuruluşlarına kalacaktır.  5) Üretimden çekilen veya üretim yapamaz hâle gelen küçük çiftçimiz yerli ve yabancı serma­ yeli büyük zincir market gruplannın marabası hâline gelecek ve onların istedikleri fiyatlara kendi  arazilerinde mal üretmek zorunda kalacaklardır.  6) Pahalı üretilen ürünler pahalı olarak tüketiciye sunulacak ve halkımız bugünkü fiyatların bir­ kaç katına sebze ve meyve tüketmek zorunda kalacak ve büyük çoğunlukla da tüketemeyeceklerdir.  Kazanan, yabancı zincir marketler olacaktır.  7) Kanun tasarısının uluslararası büyük organize marketlerin istediği bu şekilde kanunlaşması,  nihai tüketici pazarını elinde tutan bu grupların üreticimizi de ele geçirmesini sağlayacaktır. Böy­ lece küçük esnafımızın, pazar yerlerimizin, yerel marketlerimizin, toptancı hallerimizin, bu haksız re­ kabet ortamında tamamen devre dışı kalmasından başka bir faydası görülmeyecek ve kesinlikle  fiyatlara olumlu bir yansıması olmayacaktır."  Değerli milletvekilleri, bütün bu yazılanları temenni etmemekle birlikte, tasarının bizim için de  yeterli olmadığını düşünmekteyiz. İlgili bütün kesimlerin bu yasadan gerekli faydayı sağlamalarını  temin bakımından, maddeler üzerinde değişiklik önergelerimiz vardır. Bu önergelerle düşündükleri­ mizi ifade edeceğiz. Umarım, gereken desteği görürüz.  Sözlerime son verirken sizleri bir kez daha saygılanmla selamlıyorum. (MHP sıralanndan alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Uslu.  Barış ve Demokrasi Partisi Grubu adına Hakkâri Milletvekili Sayın Hamit Geylani. (BDP sıra­ larından alkışlar)  BDP GRUBU ADINA HAMİT GEYLANİ (Hakkâri) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri;  görüşülmekte olan yasa tasarısının tümü üzerine Barış ve Demokrasi Partisi adına söz aldım. Genel  Kurulu saygıyla selamlıyorum.  Konuşmama başlamadan önce, yıllardır yurttaşın yaşamına gereken önemi vermediği politikalar­ dan kaynaklı, bu kez de Elâzığ'ın Karakocan ve Kovancılar köylerinde meydana gelen depremde yaşa­ mını yitiren tüm yurttaşlanmıza Allah'tan rahmet, yakınlanna, ailelerine başsağlığı ve sabır diliyorum.  TBMM B:70 9 . 3 . 2 0 1 0 0 : 2  - 2 6 9 - Değerli milletvekilleri, dünya nüfusunun sürekli arttığı, buna karşılık tarım arazilerinin ve temiz  su kaynaklarının giderek azaldığı yüzyılımızda gıda ve suya ulaşmak ülkeler için daha zor olacak ve  tarım, 2000'li yılların en stratejik sektörü olmaya devam edecektir. Genelde tarım, özelde yaş sebze  meyve üretimi, temel besin maddelerinin sağlanmasının yanı sıra, sağlıklı beslenmenin de temini ba­ kımından hayati önem taşımaktadır. Günümüz yaşam koşullarında pek çok hastalığın ortaya çıkma­ sıyla birlikte, sağlıklı beslenmeye yönelik ürünlerin tüketimi de hız kazanmıştır. Bu ürünler,  bünyelerinde yararlı bileşenleri içermeleri nedeniyle de kronik hastalıklara karşı koruyucu özellik  taşımakta, vücudumuzun zararlı maddelerden temizlenmesini sağlamaktadır. Nitekim, yapılan bi­ limsel araştırmalar sonucunda, sebze ve meyve tüketimi kansere karşı korunmada da oldukça etkin  bulunmaktadır.  Yaş sebze ve meyvenin insan sağlığı ve ülke ekonomisindeki öneminin giderek artmasıyla ta­ lepte ve buna bağlı olarak da üretimde büyük bir artış gözlenmektedir. Ancak, stratejik bir sektör olan  tarımda üretimin artırılması, tarımsal gelirlerin yükseltilmesi için yeterli değil diye düşünüyoruz.  Üretimin doğru yönlendirilmemesi hâlinde pazarlama ve değerlendirme sorunu da ortaya çık­ maktadır. Ülkemizde yaş sebze-meyve sektörü için etkin bir pazarlama sistemi ve organizasyonun ku­ rulamamış olması, mevcut sistemin ise aracılar tarafından kontrol ediliyor olması hem ürün yapılarına  hem de diğer besin maddelerine neden olmakta, ayrıca üretici-tüketici niteliğindeki geniş toplum ke­ simlerinin çıkarlarını da son derece olumsuz etkilemektedir.  Hasat döneminde çok miktarda ürünün pazara çıkması, depolama olanaklarının yetersizliği, üre­ ticinin içinde bulunduğu finansman olanaklarının yetersizliği hasat döneminde fiyatların düşmesine  ve üreticilerin önemli miktarda gelir kaybına uğramasına da neden olmaktadır. Ayrıca, tarım işlet­ melerinin büyük çoğunluğu ekonomik ölçeklere göre küçük ve çok parçalı araziye sahip verimli üre­ tim koşulları olmayan işletmelerden de oluşmaktadır.  Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu sistem, içinde barındırdığı etnik ve kültürel zenginlik­ lerin farkına varmadığı ve bunun verimliliğinden yararlanamadığı gibi, dünyada çok nadir bulunan  iklim ve coğrafık olanakları da ne yazık ki gerektiği gibi değerlendiremiyor ya da basiretsiz ve be­ ceriksiz hükümetler yüzünden yararlandırılmamaktadır. Hepinizin bildiği gibi ülkemiz, aynı zaman  diliminde dört mevsimi yaşayabilen bir ülkedir. Bu nedenle, meyve ve sebze yetiştiriciliği için büyük  bir potansiyel oluşturmaktadır.  Ama bu bağlamda bir gerçeği de yeniden açmak kaçınılmazdır. Ülkemizde otuz yıla yakındır  süren ölme ve öldürme kültüründen beslenen bir sistem anlayışı ve onu uygulayanların ezberinde  yatan, çağla çatışan paradigmalardaki sonuç, yaşamın her alanında olduğu gibi tarımı da büyük öl­ çüde etkilemektedir. Bu süreç içinde 40 bin canın yaşamıyla birlikte 4 bin civarında köy yakılarak  yıkılarak talan edilmiş, 4 milyon civarında yurttaşımız da en azından, geçimini sürdürebilir tüm iliş­ kilerinden koparılmış ve göçe zorlanmıştır. Bu yurttaşların kendi geçimlerine yetecek ve belli dallarda  satışa bile arz edilecek hayvancılık, arıcılık yanında tarım ürünleri, sebze ve meyve hasılatları da bu­ lunmaktaydı ama milyonlarca insanı mağdur eden, ülke ekonomisindeki katkılarını sonlandıran bu  son yirmi beş yılın tüm hükümetleri bence bu anlamda bir vebal altındadırlar. Onun için, bu günah­ ların daha da büyümemesi için, "Gelin, toplumsal barışı öğrenin." diye sesleniyoruz. Bu insanları­ mızı ülkenin üretimine, kalkınmasına, çağdaşlaşmasına, toplumsal barışına ve demokratikleşmesine  yeniden kazandıralım.
Sayfa 76 -
TBMM B:70 9 . 3 . 2 0 1 0 0 : 2  - 2 6 9 - Değerli milletvekilleri, dünya nüfusunun sürekli arttığı, buna karşılık tarım arazilerinin ve temiz  su kaynaklarının giderek azaldığı yüzyılımızda gıda ve suya ulaşmak ülkeler için daha zor olacak ve  tarım, 2000'li yılların en stratejik sektörü olmaya devam edecektir. Genelde tarım, özelde yaş sebze  meyve üretimi, temel besin maddelerinin sağlanmasının yanı sıra, sağlıklı beslenmenin de temini ba­ kımından hayati önem taşımaktadır. Günümüz yaşam koşullarında pek çok hastalığın ortaya çıkma­ sıyla birlikte, sağlıklı beslenmeye yönelik ürünlerin tüketimi de hız kazanmıştır. Bu ürünler,  bünyelerinde yararlı bileşenleri içermeleri nedeniyle de kronik hastalıklara karşı koruyucu özellik  taşımakta, vücudumuzun zararlı maddelerden temizlenmesini sağlamaktadır. Nitekim, yapılan bi­ limsel araştırmalar sonucunda, sebze ve meyve tüketimi kansere karşı korunmada da oldukça etkin  bulunmaktadır.  Yaş sebze ve meyvenin insan sağlığı ve ülke ekonomisindeki öneminin giderek artmasıyla ta­ lepte ve buna bağlı olarak da üretimde büyük bir artış gözlenmektedir. Ancak, stratejik bir sektör olan  tarımda üretimin artırılması, tarımsal gelirlerin yükseltilmesi için yeterli değil diye düşünüyoruz.  Üretimin doğru yönlendirilmemesi hâlinde pazarlama ve değerlendirme sorunu da ortaya çık­ maktadır. Ülkemizde yaş sebze-meyve sektörü için etkin bir pazarlama sistemi ve organizasyonun ku­ rulamamış olması, mevcut sistemin ise aracılar tarafından kontrol ediliyor olması hem ürün yapılarına  hem de diğer besin maddelerine neden olmakta, ayrıca üretici-tüketici niteliğindeki geniş toplum ke­ simlerinin çıkarlarını da son derece olumsuz etkilemektedir.  Hasat döneminde çok miktarda ürünün pazara çıkması, depolama olanaklarının yetersizliği, üre­ ticinin içinde bulunduğu finansman olanaklarının yetersizliği hasat döneminde fiyatların düşmesine  ve üreticilerin önemli miktarda gelir kaybına uğramasına da neden olmaktadır. Ayrıca, tarım işlet­ melerinin büyük çoğunluğu ekonomik ölçeklere göre küçük ve çok parçalı araziye sahip verimli üre­ tim koşulları olmayan işletmelerden de oluşmaktadır.  Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu sistem, içinde barındırdığı etnik ve kültürel zenginlik­ lerin farkına varmadığı ve bunun verimliliğinden yararlanamadığı gibi, dünyada çok nadir bulunan  iklim ve coğrafık olanakları da ne yazık ki gerektiği gibi değerlendiremiyor ya da basiretsiz ve be­ ceriksiz hükümetler yüzünden yararlandırılmamaktadır. Hepinizin bildiği gibi ülkemiz, aynı zaman  diliminde dört mevsimi yaşayabilen bir ülkedir. Bu nedenle, meyve ve sebze yetiştiriciliği için büyük  bir potansiyel oluşturmaktadır.  Ama bu bağlamda bir gerçeği de yeniden açmak kaçınılmazdır. Ülkemizde otuz yıla yakındır  süren ölme ve öldürme kültüründen beslenen bir sistem anlayışı ve onu uygulayanların ezberinde  yatan, çağla çatışan paradigmalardaki sonuç, yaşamın her alanında olduğu gibi tarımı da büyük öl­ çüde etkilemektedir. Bu süreç içinde 40 bin canın yaşamıyla birlikte 4 bin civarında köy yakılarak  yıkılarak talan edilmiş, 4 milyon civarında yurttaşımız da en azından, geçimini sürdürebilir tüm iliş­ kilerinden koparılmış ve göçe zorlanmıştır. Bu yurttaşların kendi geçimlerine yetecek ve belli dallarda  satışa bile arz edilecek hayvancılık, arıcılık yanında tarım ürünleri, sebze ve meyve hasılatları da bu­ lunmaktaydı ama milyonlarca insanı mağdur eden, ülke ekonomisindeki katkılarını sonlandıran bu  son yirmi beş yılın tüm hükümetleri bence bu anlamda bir vebal altındadırlar. Onun için, bu günah­ ların daha da büyümemesi için, "Gelin, toplumsal barışı öğrenin." diye sesleniyoruz. Bu insanları­ mızı ülkenin üretimine, kalkınmasına, çağdaşlaşmasına, toplumsal barışına ve demokratikleşmesine  yeniden kazandıralım.  TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0 O: 2  Değerli milletvekilleri, Türkiye İstatistik Kurumu 2008 yılı verileri, sebze üretiminin yaklaşık  olarak 27 milyon ton, meyve üretiminin de yaklaşık olarak 15 milyon ton olduğunu göstermektedir.  Dünyada üretilen incirin yaklaşık yüzde 27'si, kayısının yüzde 17'si, kavunun yüzde 12'si, karpu­ zun yüzde 11 'i, yeşil fasulyenin yüzde 14'ü, patlıcan ve domatesin yüzde 9'u, ayrıca turunçgillerin  de yüzde 13'ü Türkiye'de üretilmektedir. Dünya sebze üretiminde Türkiye'nin payı ise yüzde 3 do­ layındadır. Türkiye'de yaş sebze ve meyve üretiminin yalnızca yüzde 5M ihracata konu olmaktadır;  aynı oran İspanya'da yüzde 45, İsrail'de ise yüzde 31 'din Bu anlamda, üretilen yaş sebze ve mey­ venin yüzde 95'i ülke içinde kalmakta, bu miktarın yüzde 25 ve 30'u civarında ise tüketim merkez­ lerine ulaşmadan çürümeye terk edilmektedir. Bu da hem üretici hem tüketici başta olmak üzere ülke  için çok ciddi bir kayba neden olmaktadır.  Değerli arkadaşlar, yaş sebze ve meyve ticareti bu ürünlerin üretimiyle uğraşan üreticileri, üre­ tici birlikleri ve kooperatifleri, taşıyıcıları, aracı ve komisyoncuları, toptan ve perakende çalışan tüc­ carları, ithalat ve ihracatçıları, yerel ve merkezî kamu örgütünü ve en önemlisi de bu ürünlerin  tüketicisi konumundaki geniş halk yığınlarını çok yakından ilgilendirmektedir.  Türkiye'de yaş meyve ve sebze sektörünün, üretim yapısı, fiziki ve pazarlama altyapısından  kaynaklanan çokça sorunları da bulunmaktadır. Özellikle muhafaza, ambalaj, girdiler ve diğer orga­ nik tarım yetiştiricilik sistemleri, pazarlama altyapısının uygunsuzluğu ve eksikliği, üretici örgüt- lenmesindeki yetersizlik ve diğer sorunlar öne çıkmaktadır.  Alanla ilgili olarak daha önce yapılan yasal düzenlemeler -ki bunların başında 24/6/1995 tarihli  ve 552 sayılı Yaş Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi ve Toptancı Halleri Hakkında Yasa  Hükmünde Kararname gelmektedir- bu sorunların çözümüne yönelik yaklaşımlar içermekten öte,  zincirin ilk ve son halkası olan üretici ve tüketici aleyhine bir eğilim sergilenmiştir.  Görüştüğümüz yasa tasarısı, kimi madde ve fıkralarında üreticileri pazarla buluşturan zincirler  oluşturmuştur ancak kimi maddeler ve fıkralarda demokratik haklar ve yönetim konusunda üretici­ ler ve meslek odaları açısından eksiklikler barındırdığını düşünmekteyiz. Bu eksikliklerin de meslek  odalarının görüşleri alınarak yeniden düzenlenmesi gerekmektedir.  Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüştüğümüz yasa tasarısının konusu yaş sebze ve meyve  olunca, ayrıca derin bir yargı krizini tartıştığımız şu günlerden geçerken yaş sebze ve meyvenin, daha  doğrusu narenciyenin kalbi olan Akdeniz Bölgesi'nde yaşanan bir hukuk skandalına da değinme ge­ reğini duyuyorum. Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesi, Şubat 2009 yılında yaşanan olaylarda gözaltına  alınarak tutuklanan Murat Baran adındaki yurttaş dokuz yıl dokuz ay hapis cezasına çarptırılıyor. Peki,  bu cezanın gerekçesi nedir biliyor musunuz değerli milletvekilleri? Tek bir kanıt var: Olayların ya­ şandığı günde cebinde yarım limonun bulunmuş olması kendisine on yıl hapis cezası vermeye yetmiştir  yani cebinde yarım limonu taşıması o hadiselere karıştığının karinesi ve kanıtı olarak gösterilmiştir.  Evet, değerli arkadaşlar, bakınız, ülkeyi kaosa götürecek darbe planları yapan ve bu yolda her  türlü şiddet yöntemine başvuracaklarını ıslak imzalı belgelerle anlatan kişiler Adli Tıp Kurumunun  tüm birimlerince kanıtlanan suç imzası olduğu hâlde ciddi hiçbir soruşturmaya tabi tutulamazken, ce­ binde ıslak yarım limon bulunduran bir genç yaklaşık on yıl hapis cezasına çarptırılıyor! Ne garip bir  kanun ülkesi değil mi değerli arkadaşlar? "Kanun ülkesi" diyoruz çünkü bu ülkede gerçek anlamda,  çağcıl anlamda, evrensel anlamda bir hukuktan söz etmek olanaklı değildir.  - 2 7 0 -
Sayfa 77 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0 O: 2  Değerli milletvekilleri, Türkiye İstatistik Kurumu 2008 yılı verileri, sebze üretiminin yaklaşık  olarak 27 milyon ton, meyve üretiminin de yaklaşık olarak 15 milyon ton olduğunu göstermektedir.  Dünyada üretilen incirin yaklaşık yüzde 27'si, kayısının yüzde 17'si, kavunun yüzde 12'si, karpu­ zun yüzde 11 'i, yeşil fasulyenin yüzde 14'ü, patlıcan ve domatesin yüzde 9'u, ayrıca turunçgillerin  de yüzde 13'ü Türkiye'de üretilmektedir. Dünya sebze üretiminde Türkiye'nin payı ise yüzde 3 do­ layındadır. Türkiye'de yaş sebze ve meyve üretiminin yalnızca yüzde 5M ihracata konu olmaktadır;  aynı oran İspanya'da yüzde 45, İsrail'de ise yüzde 31 'din Bu anlamda, üretilen yaş sebze ve mey­ venin yüzde 95'i ülke içinde kalmakta, bu miktarın yüzde 25 ve 30'u civarında ise tüketim merkez­ lerine ulaşmadan çürümeye terk edilmektedir. Bu da hem üretici hem tüketici başta olmak üzere ülke  için çok ciddi bir kayba neden olmaktadır.  Değerli arkadaşlar, yaş sebze ve meyve ticareti bu ürünlerin üretimiyle uğraşan üreticileri, üre­ tici birlikleri ve kooperatifleri, taşıyıcıları, aracı ve komisyoncuları, toptan ve perakende çalışan tüc­ carları, ithalat ve ihracatçıları, yerel ve merkezî kamu örgütünü ve en önemlisi de bu ürünlerin  tüketicisi konumundaki geniş halk yığınlarını çok yakından ilgilendirmektedir.  Türkiye'de yaş meyve ve sebze sektörünün, üretim yapısı, fiziki ve pazarlama altyapısından  kaynaklanan çokça sorunları da bulunmaktadır. Özellikle muhafaza, ambalaj, girdiler ve diğer orga­ nik tarım yetiştiricilik sistemleri, pazarlama altyapısının uygunsuzluğu ve eksikliği, üretici örgüt- lenmesindeki yetersizlik ve diğer sorunlar öne çıkmaktadır.  Alanla ilgili olarak daha önce yapılan yasal düzenlemeler -ki bunların başında 24/6/1995 tarihli  ve 552 sayılı Yaş Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi ve Toptancı Halleri Hakkında Yasa  Hükmünde Kararname gelmektedir- bu sorunların çözümüne yönelik yaklaşımlar içermekten öte,  zincirin ilk ve son halkası olan üretici ve tüketici aleyhine bir eğilim sergilenmiştir.  Görüştüğümüz yasa tasarısı, kimi madde ve fıkralarında üreticileri pazarla buluşturan zincirler  oluşturmuştur ancak kimi maddeler ve fıkralarda demokratik haklar ve yönetim konusunda üretici­ ler ve meslek odaları açısından eksiklikler barındırdığını düşünmekteyiz. Bu eksikliklerin de meslek  odalarının görüşleri alınarak yeniden düzenlenmesi gerekmektedir.  Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüştüğümüz yasa tasarısının konusu yaş sebze ve meyve  olunca, ayrıca derin bir yargı krizini tartıştığımız şu günlerden geçerken yaş sebze ve meyvenin, daha  doğrusu narenciyenin kalbi olan Akdeniz Bölgesi'nde yaşanan bir hukuk skandalına da değinme ge­ reğini duyuyorum. Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesi, Şubat 2009 yılında yaşanan olaylarda gözaltına  alınarak tutuklanan Murat Baran adındaki yurttaş dokuz yıl dokuz ay hapis cezasına çarptırılıyor. Peki,  bu cezanın gerekçesi nedir biliyor musunuz değerli milletvekilleri? Tek bir kanıt var: Olayların ya­ şandığı günde cebinde yarım limonun bulunmuş olması kendisine on yıl hapis cezası vermeye yetmiştir  yani cebinde yarım limonu taşıması o hadiselere karıştığının karinesi ve kanıtı olarak gösterilmiştir.  Evet, değerli arkadaşlar, bakınız, ülkeyi kaosa götürecek darbe planları yapan ve bu yolda her  türlü şiddet yöntemine başvuracaklarını ıslak imzalı belgelerle anlatan kişiler Adli Tıp Kurumunun  tüm birimlerince kanıtlanan suç imzası olduğu hâlde ciddi hiçbir soruşturmaya tabi tutulamazken, ce­ binde ıslak yarım limon bulunduran bir genç yaklaşık on yıl hapis cezasına çarptırılıyor! Ne garip bir  kanun ülkesi değil mi değerli arkadaşlar? "Kanun ülkesi" diyoruz çünkü bu ülkede gerçek anlamda,  çağcıl anlamda, evrensel anlamda bir hukuktan söz etmek olanaklı değildir.  - 2 7 0 - TBMM B:70 9 . 3 . 2 0 1 0 0 : 2  (*) Bu bölümde Hatip tarafından, Türkçe olmayan bir dille birtakım kelimeler ifade edildi.  - 2 7 1 - Değerli arkadaşlar, toplumsal barış ve demokrasiyi içselleştiremeyen, şimdi de af polemiğiyle  tüm insani çözümleri kelepçelerle kilitliyorlar. Bakınız değerli arkadaşlar, Batman şehrimiz kutsal bir  şehrimizdir hem de Hasankeyf e iki kaş arası uzaklıktadır ve Tanrı orada insanlara birtakım güzel şey­ ler de söyletebiliyor. Onun için, biri, Batman havasında kılıcı çekiyor ve şaşırarak bir genel aftan söz  ediyor. Ama ne var ki onun arkası ve Ankara'sı "Zinhar böyle bir şey olamaz." diyorlar ve "mahke­ mede şaşar"a çeviriyorlar. En ilginci de, bu olay üzerine en ilginci de Hükümetin sayın bir bakanı - tırnak içinde diyorum- "Namusumu ortaya koyuyorum, böyle bir projenin içinde değiliz." diyerek  gözyaşı döküyor. İşte, tam da burada "aman Tanrım" " " (*) demek gerekmez mi?  Değerli arkadaşlar, işte Türkiye'deki tarihsel sorunların çözümü bu seviyededir. Tek kelimeyle  bu, yirmi beş yıllık şiddetten ölmenin ve öldürmenin dayanılmaz hafifliği diyebiliriz. Ayrıca, kimse  af da dilemiyor ama bu ülkenin ve herkesin kendisiyle yüzleşmesi gerektiğini söylüyoruz. Bu yirmi  beş yıllık ezberler... Yirmi beş yılda hükümet olanların hiçbiri de çözmedi, bu mantık, bu anlayış,  bu yöntemle de çözmesi mümkün değildir.  Bize göre tek çözüm yolu diyalog, demokrasi, hukuk ve cesaretli irade ile siyasi çıkarları bas­ tırmaktan geçer, istenen demokratik çözüm arayışı ile toplumsal barışın sağlanmasından geçer. Bu da  toplumsal ve siyasal yaşam yolunun açılmasıyla olanaklıdır. İşte, istenen toplumsal barışa hizmet  sunacak hukuki bir düzenleme istenmektedir.  Değerli arkadaşlar, konuşmama son verirken bu yasanın da demin altını çizerek ifade ettiğim is­ tenen toplumsal barışa hizmet sunması dileğiyle Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (BDP sırala­ rından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Geylani.  Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu adına Trabzon Milletvekili Sayın Mustafa Cumur. (AK PARTİ  sıralarından alkışlar)  AK PARTİ GRUBU ADINA MUSTAFA CUMUR (Trabzon) - Sayın Başkan, değerli millet­ vekilleri; "Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği Bulunan Diğer Malların Ticaretinin  Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı" üzerinde AK PARİ Grubu adına söz almış bulunmakta­ yım. Hepinizi bu vesileyle saygıyla selamlıyorum.  Dün meydana gelen Elâzığ depreminde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet,  yaralılara da acil şifalar diliyorum.  Tabii, bilindiği üzere, ülkemizde sebze ve meyve sektörü, temel gıda ihtiyacının karşılanması, iş  gücü, istihdama ve millî ekonomimize katkısı bakımından çok büyük bir öneme sahip bulunmaktadır.  Birçok sebze ve meyve üretimine uygun iklim koşulları, ekolojik ve doğal özellikleri bakımın­ dan büyük bir potansiyele sahip bulunan ülkemiz hem üretim alanı hem üretim miktarı bakımından  dünyada sayılı ülkeler arasında yer almaktadır.  2008 yılı Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, ülkemizde sebze üretim miktarı yaklaşık  27,2 milyon ton, meyve üretim miktarı ise 15,6 milyon ton olarak gerçekleşmiştir.  Sanayi ve Ticaret Bakanlığının toptancı hal fiyatlarını baz alarak yapmış olduğu bir çalışmada  bu üretim miktarlarına ilişkin toplam işlem değeri yıllık 40 milyar liraya ulaşmaktadır ancak özel­ likle pazarlama yapısından kaynaklanan birtakım sorunlar, ülkemizin mevcut üretim potansiyelinin  kullanılmasını olumsuz yönde etkilemektedir. Dış satımlarda zaman zaman yaşanan sorunlar da bu  olumsuzluğu daha da artırmaktadır.
Sayfa 78 -
TBMM B:70 9 . 3 . 2 0 1 0 0 : 2  (*) Bu bölümde Hatip tarafından, Türkçe olmayan bir dille birtakım kelimeler ifade edildi.  - 2 7 1 - Değerli arkadaşlar, toplumsal barış ve demokrasiyi içselleştiremeyen, şimdi de af polemiğiyle  tüm insani çözümleri kelepçelerle kilitliyorlar. Bakınız değerli arkadaşlar, Batman şehrimiz kutsal bir  şehrimizdir hem de Hasankeyf e iki kaş arası uzaklıktadır ve Tanrı orada insanlara birtakım güzel şey­ ler de söyletebiliyor. Onun için, biri, Batman havasında kılıcı çekiyor ve şaşırarak bir genel aftan söz  ediyor. Ama ne var ki onun arkası ve Ankara'sı "Zinhar böyle bir şey olamaz." diyorlar ve "mahke­ mede şaşar"a çeviriyorlar. En ilginci de, bu olay üzerine en ilginci de Hükümetin sayın bir bakanı - tırnak içinde diyorum- "Namusumu ortaya koyuyorum, böyle bir projenin içinde değiliz." diyerek  gözyaşı döküyor. İşte, tam da burada "aman Tanrım" " " (*) demek gerekmez mi?  Değerli arkadaşlar, işte Türkiye'deki tarihsel sorunların çözümü bu seviyededir. Tek kelimeyle  bu, yirmi beş yıllık şiddetten ölmenin ve öldürmenin dayanılmaz hafifliği diyebiliriz. Ayrıca, kimse  af da dilemiyor ama bu ülkenin ve herkesin kendisiyle yüzleşmesi gerektiğini söylüyoruz. Bu yirmi  beş yıllık ezberler... Yirmi beş yılda hükümet olanların hiçbiri de çözmedi, bu mantık, bu anlayış,  bu yöntemle de çözmesi mümkün değildir.  Bize göre tek çözüm yolu diyalog, demokrasi, hukuk ve cesaretli irade ile siyasi çıkarları bas­ tırmaktan geçer, istenen demokratik çözüm arayışı ile toplumsal barışın sağlanmasından geçer. Bu da  toplumsal ve siyasal yaşam yolunun açılmasıyla olanaklıdır. İşte, istenen toplumsal barışa hizmet  sunacak hukuki bir düzenleme istenmektedir.  Değerli arkadaşlar, konuşmama son verirken bu yasanın da demin altını çizerek ifade ettiğim is­ tenen toplumsal barışa hizmet sunması dileğiyle Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (BDP sırala­ rından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Geylani.  Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu adına Trabzon Milletvekili Sayın Mustafa Cumur. (AK PARTİ  sıralarından alkışlar)  AK PARTİ GRUBU ADINA MUSTAFA CUMUR (Trabzon) - Sayın Başkan, değerli millet­ vekilleri; "Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği Bulunan Diğer Malların Ticaretinin  Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı" üzerinde AK PARİ Grubu adına söz almış bulunmakta­ yım. Hepinizi bu vesileyle saygıyla selamlıyorum.  Dün meydana gelen Elâzığ depreminde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet,  yaralılara da acil şifalar diliyorum.  Tabii, bilindiği üzere, ülkemizde sebze ve meyve sektörü, temel gıda ihtiyacının karşılanması, iş  gücü, istihdama ve millî ekonomimize katkısı bakımından çok büyük bir öneme sahip bulunmaktadır.  Birçok sebze ve meyve üretimine uygun iklim koşulları, ekolojik ve doğal özellikleri bakımın­ dan büyük bir potansiyele sahip bulunan ülkemiz hem üretim alanı hem üretim miktarı bakımından  dünyada sayılı ülkeler arasında yer almaktadır.  2008 yılı Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, ülkemizde sebze üretim miktarı yaklaşık  27,2 milyon ton, meyve üretim miktarı ise 15,6 milyon ton olarak gerçekleşmiştir.  Sanayi ve Ticaret Bakanlığının toptancı hal fiyatlarını baz alarak yapmış olduğu bir çalışmada  bu üretim miktarlarına ilişkin toplam işlem değeri yıllık 40 milyar liraya ulaşmaktadır ancak özel­ likle pazarlama yapısından kaynaklanan birtakım sorunlar, ülkemizin mevcut üretim potansiyelinin  kullanılmasını olumsuz yönde etkilemektedir. Dış satımlarda zaman zaman yaşanan sorunlar da bu  olumsuzluğu daha da artırmaktadır.  TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0 O: 2  İhracata ve ürün kaybına ilişkin rakamsal değerlere baktığımızda, üretim potansiyelimizi yeterince  kullanamadığımızı ve buna bağlı olarak da elde edebileceğimiz yararların çok sınırlı kaldığını daha net  bir şekilde görmekteyiz. Şöyle ki, 40 milyon sebze ve meyve üretiminde önemli bir üretici konumunda  bulunan ülkemiz, üretimin yaklaşık yüzde 5'ini ihraç edebilmektedir. Diğer bir ifadeyle, üretilen sebze  ve meyvenin yüzde 95'i ülke içinde kalmaktadır. Bunun yanında, ülke içinde kalan bu miktarın dörtte  1 'i zayi olmaktadır. Başka bir deyişle, toplam üretim kaybı yaklaşık yüzde 25'i bulmaktadır; bunun da  ekonomik değeri, 40 milyar lirayı göz önünde bulundurduğumuz zaman 10 milyar TL civarındadır.  Yukarıda ifade ettiğim toplam sebze ve meyve miktarları ve işlem değeri dikkate alındığında,  üretim kaybının ekonomik değerinin büyüklüğü açıkça görülmektedir. Bu durum, bizlere üretimin tek  başına yeterli olmadığını, üretilen ürünlerin etkin bir şekilde nihai tüketicilere ulaştırılmasının da  önemli olduğunu göstermektedir.  Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sebze ve meyve pazarlamasının, üreticileri, bunların kur­ dukları üretici örgütlerini, ürünleri taşıyan ve depolayan nakliyecileri, depo sahiplerini, ürünlerin top­ tan ve perakende ticaretiyle uğraşan komisyoncuları, tüccar, toptancı ve perakendecileri, ithalat ve  ihracatçıları, yerel ve merkezî idareleri ve en önemlisi bu ürünleri tüketen tüketicilerimizi ilgilendir­ diği göz önünde bulundurulduğunda, pazarlama yapısından kaynaklanan sorunların çözülüp sistemin  günümüz koşullarına uygun hâle getirilmesi kuşkusuz bir büyük öneme sahip bulunmaktadır.  Ülkemizde sebze ve meyvelerin ticareti, 24/6/1995 tarihli ve 552 sayılı Yaş Sebze ve Meyve Ti­ caretinin Düzenlenmesi ve Toptancı Halleri Hakkında Kanun Hükmünde Karamame'yle bu kanun hük­ münde kararnameye istinaden çıkarılan ikincil mevzuatta yer alan hükümler çerçevesinde yapılmaktadır.  Toptancı halleri de anılan mevzuat hükümleri çerçevesinde kurulmakta ve işletilmektedir. Anılan  kanun hükmünde kararnameyle sebze ve meyve ticaretinin kalite, standart ve sağlık kurallarına uygun  olarak serbest rekabet sistemi içerisinde yapılması, üretici ve tüketiciler ile sebze ve meyve ticaretini  meslek edinenlerin çıkarlarının dengeli ve eşit şekilde korunması ve toptancı hallerin modem ve çağdaş  bir altyapı sistemine kavuşturulması amaçlanmış ancak aradan yaklaşık on beş yıllık dönem geçmiş ol­ masına ve bu kararnamede üç kez yasal değişiklikler yapılmış olmasına rağmen, öngörülen amaçlara  ulaşılamamışUr. Bu nedenle, ülkemizde sebze ve meyve ticaretini yeniden düzenlemek, mevcut sistemin  aksayan yönlerini gidermek amacıyla Sanayi ve Ticaret Bakanlığımızca bu tasan hazırlanmıştır.  Hükümetimizce yüce Meclise sevk edilen bu tasarı üzerinde esas komisyon olarak Sanayi, Ti­ caret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonumuz oldukça titiz bir çalışma yürütm­ üştür. Bu çalışmalar sırasında, konuyla ilgili üretici ve tüketici örgütleri, kamu kurumları ile sivil  toplum ve meslek kuruluşlarıyla bire bir görüşülerek onların görüşlerinden azami derecede istifade  edilmiştir. Bu vesileyle, burada, özellikle alt komisyondaki çalışmalara katkı sağlayan değerli mil- letvekiİlerimiz başta olmak üzere esas ve tali komisyonlarımızın üyelerine ve katkı sağlayan diğer il­ gililere teşekkür ediyorum.  Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; şu anda görüşülmekte olan kanun tasarısının getirdiği ye­ niliklerden kısaca bahsetmek istiyorum:  Tasarıda öngörülen en önemli düzenlemelerden birisi, malların toptancı hale bildirim esasını  getirmesidir. Bu şekilde, toptancı halde bildirimde bulunmak şartıyla, genel olarak hal dışında da  toptan alım ve satım yapılabilecektir. Bu sayede, ticarete serbestlik getirilecek, alternatif pazarlama  kanallan oluşacak, Avrupa Birliği mevzuatına uyum sağlanacak, tekelleşme giderilerek rekabet temin  edilecektir; maliyetler azalacak, zaman kayıpları giderilecek, haksız kazançlara son verilecektir.  - 2 7 2 -
Sayfa 79 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0 O: 2  İhracata ve ürün kaybına ilişkin rakamsal değerlere baktığımızda, üretim potansiyelimizi yeterince  kullanamadığımızı ve buna bağlı olarak da elde edebileceğimiz yararların çok sınırlı kaldığını daha net  bir şekilde görmekteyiz. Şöyle ki, 40 milyon sebze ve meyve üretiminde önemli bir üretici konumunda  bulunan ülkemiz, üretimin yaklaşık yüzde 5'ini ihraç edebilmektedir. Diğer bir ifadeyle, üretilen sebze  ve meyvenin yüzde 95'i ülke içinde kalmaktadır. Bunun yanında, ülke içinde kalan bu miktarın dörtte  1 'i zayi olmaktadır. Başka bir deyişle, toplam üretim kaybı yaklaşık yüzde 25'i bulmaktadır; bunun da  ekonomik değeri, 40 milyar lirayı göz önünde bulundurduğumuz zaman 10 milyar TL civarındadır.  Yukarıda ifade ettiğim toplam sebze ve meyve miktarları ve işlem değeri dikkate alındığında,  üretim kaybının ekonomik değerinin büyüklüğü açıkça görülmektedir. Bu durum, bizlere üretimin tek  başına yeterli olmadığını, üretilen ürünlerin etkin bir şekilde nihai tüketicilere ulaştırılmasının da  önemli olduğunu göstermektedir.  Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sebze ve meyve pazarlamasının, üreticileri, bunların kur­ dukları üretici örgütlerini, ürünleri taşıyan ve depolayan nakliyecileri, depo sahiplerini, ürünlerin top­ tan ve perakende ticaretiyle uğraşan komisyoncuları, tüccar, toptancı ve perakendecileri, ithalat ve  ihracatçıları, yerel ve merkezî idareleri ve en önemlisi bu ürünleri tüketen tüketicilerimizi ilgilendir­ diği göz önünde bulundurulduğunda, pazarlama yapısından kaynaklanan sorunların çözülüp sistemin  günümüz koşullarına uygun hâle getirilmesi kuşkusuz bir büyük öneme sahip bulunmaktadır.  Ülkemizde sebze ve meyvelerin ticareti, 24/6/1995 tarihli ve 552 sayılı Yaş Sebze ve Meyve Ti­ caretinin Düzenlenmesi ve Toptancı Halleri Hakkında Kanun Hükmünde Karamame'yle bu kanun hük­ münde kararnameye istinaden çıkarılan ikincil mevzuatta yer alan hükümler çerçevesinde yapılmaktadır.  Toptancı halleri de anılan mevzuat hükümleri çerçevesinde kurulmakta ve işletilmektedir. Anılan  kanun hükmünde kararnameyle sebze ve meyve ticaretinin kalite, standart ve sağlık kurallarına uygun  olarak serbest rekabet sistemi içerisinde yapılması, üretici ve tüketiciler ile sebze ve meyve ticaretini  meslek edinenlerin çıkarlarının dengeli ve eşit şekilde korunması ve toptancı hallerin modem ve çağdaş  bir altyapı sistemine kavuşturulması amaçlanmış ancak aradan yaklaşık on beş yıllık dönem geçmiş ol­ masına ve bu kararnamede üç kez yasal değişiklikler yapılmış olmasına rağmen, öngörülen amaçlara  ulaşılamamışUr. Bu nedenle, ülkemizde sebze ve meyve ticaretini yeniden düzenlemek, mevcut sistemin  aksayan yönlerini gidermek amacıyla Sanayi ve Ticaret Bakanlığımızca bu tasan hazırlanmıştır.  Hükümetimizce yüce Meclise sevk edilen bu tasarı üzerinde esas komisyon olarak Sanayi, Ti­ caret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonumuz oldukça titiz bir çalışma yürütm­ üştür. Bu çalışmalar sırasında, konuyla ilgili üretici ve tüketici örgütleri, kamu kurumları ile sivil  toplum ve meslek kuruluşlarıyla bire bir görüşülerek onların görüşlerinden azami derecede istifade  edilmiştir. Bu vesileyle, burada, özellikle alt komisyondaki çalışmalara katkı sağlayan değerli mil- letvekiİlerimiz başta olmak üzere esas ve tali komisyonlarımızın üyelerine ve katkı sağlayan diğer il­ gililere teşekkür ediyorum.  Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; şu anda görüşülmekte olan kanun tasarısının getirdiği ye­ niliklerden kısaca bahsetmek istiyorum:  Tasarıda öngörülen en önemli düzenlemelerden birisi, malların toptancı hale bildirim esasını  getirmesidir. Bu şekilde, toptancı halde bildirimde bulunmak şartıyla, genel olarak hal dışında da  toptan alım ve satım yapılabilecektir. Bu sayede, ticarete serbestlik getirilecek, alternatif pazarlama  kanallan oluşacak, Avrupa Birliği mevzuatına uyum sağlanacak, tekelleşme giderilerek rekabet temin  edilecektir; maliyetler azalacak, zaman kayıpları giderilecek, haksız kazançlara son verilecektir.  - 2 7 2 - TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0 O: 2  Bildirim uygulamasıyla ilgili usul ve esaslar kanuna istinaden çıkarılacak ikincil düzenleme­ lerle detaylı bir şekilde düzenlenecektir. Bu konuda Komisyonumuz tasarıyla ilgili Sanayi ve Tica­ ret Bakanlığına yetki verilmiştir.  Tasarının öngördüğü ve bildirim uygulamasıyla desteklenecek bir başka önemli düzenleme de  Sanayi ve Ticaret Bakanlığı bünyesinde oluşturulacak merkezî hal kayıt sisteminin kurulmasıdır.  Merkezî hal kayıt sistemi elektronik ortamda oluşturulacak, gerekli görülmesi hâlinde diğer kamu ku­ rumlan nezdinde kayıt sistemleriyle birbirine bağlanacaktır.  Hal kayıt sisteminin kurulmasıyla, alım ve satıma konu sebze ve meyvelerin miktar ve fıyatlanna  ulaşılabilecek, meslek mensuplan kayıt altına alınacak, üreteciler mallannı satacakları tacirlerin irtibat  bilgilerine erişebilecek ve onlar hakkında bilgi sahibi olabilecek, üreticiler, ürünlerini daha çok kâr ede­ bileceği pazarlara yönlendirebilecektir; geleceğe yönelik planlama yapabilecek ve tacirler karşısında  daha güçlü bir pozisyonda bulunabileceklerdir. Tanm ve Köyişleri Bakanlığınca yürütülen çiftçi kayıt  sistemiyle, tanm sektörüne yönelik kamunun diğer bilgi sistemleriyle entegrasyon sağlanacaktır.  Yine tasarıyla, hem hal içerisinde hem hal dışında işlem maliyetleri azaltılacaktır. Mevcut uy­ gulamada, hallerde satılan mallardan yüzde 2, hal dışında satılan mallardan yüzde 15 oranında hal rü­ sumu alınmaktaydı. Yeni düzenlemeyle bu işlemde, maliyetlerinde önemli bir indirim sağlanmakla  beraber, hallerde satılan mallardan yüzde 1, hal dışında satılan mallardan ise yüzde 2 oranında hal rü­ sumu alınması öngörülmektedir. Bu sayede tüketicimiz daha ucuza mal temin edebilecek, sebze ve  meyve fiyatlarının enflasyon üzerindeki olumsuz etkisi giderilecektir. Rüsum ve komisyon oranının  düşürülmesiyle kayıt dişilik azalacak ve buna bağlı olarak belediye gelirleri de artacaktır. Burada az  önce söz alan arkadaşımız, bu kanunla, üretici birlikleriyle ilgili, rüsumların üreticilerden alınmaya­ cağını, bu üreticilere fazla bir katkı sağlanacağını belirtmedi; bunu belirtmek istiyorum.  Tasarıyla, hal rüsumundan üretim bölgesi belediyelerin de belli oranda pay almalan sağlana­ caktır. Böylece, bu belediyelerin de ticarete yönelik sundukları hizmetlerin kalitesini artırmaları ve  sürece etkin bir şekilde dâhil olmaları temin edilecektir.  Bunun yanında, hal rüsumuna ilişkin, uygulamada yaşanan pek çok sıkıntılar da giderilmekte­ dir. Mallar üzerinden mükener hal rüsumunun alınması engellenmektedir. Ayrıca, hal rüsumunun  üreticiler değil malı satın alanlar tarafından ödenmesi ve malların gıda güvenliği analizini yaptıran­ ların -bu çok önemli arkadaşlar- hal rüsumunun yarısını ödemesi öngörülmektedir. Yani, gıda gü­ venliğine bu kanun çok önem vermektedir. Biliyorsunuz, ülkemizde 500 bin civarında kanser hastası  var; bunun da sadece yıllık ilaç tüketimi 2,5 milyar dolan bulmaktadır.  Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepimizin bildiği gibi, üretilen sebze ve meyveler nihai tü­ keticiye ulaşıncaya kadar çeşitli kaynaklardan geçmektedir. Toptancı halleri bunlardan biri ve en  önemlisidir. Gerçekten de toptancı halleri, sebze ve meyvelerin toptan alım ve satımının gerçekleş­ mesinde, fiyatların oluşmasında ve ticaretin kayıt altına alınmasında üstlendiği roller ile üretici, pa­ zarlayıcı ve tüketici açısından icra ettiği fonksiyonlar bakımından pazarlama sisteminin temelini  oluşturmaktadır. Ancak, biraz önce de ifade ettiğim gibi, özellikle ürünlerin pazarlama yapısından  kaynaklı birtakım sorunlar yaşanmaktadır ve bu sorunların önemli bir bölümü de toptancı halleriyle  yakından ilgili bulunmaktadır. Tasarıyla toptancı hallerinin daha iyi hizmet standartlanna kavuşma­ sını sağlamaya yönelik önemli adımlar atılmaktadır. Toptancı hal kurma faaliyetleri disiplin altına  alınmakta, sebze ve meyve ticaretinin daha sağlıklı fiziki mekânlarda ve gıda güvenliğine uygun ola­ rak yapılmasını sağlamak amacıyla toptancı hallerinin belli altyapı standartlannda kurulması amaç­ lanmıştır. Yine bu amaçla mevcut hallere dört yıllık bir geçiş süresi verilmekte, bu süre içinde kanunda  belirtilen asgari koşulları sağlamayan hallerin faaliyetlerinin durdurulması öngörülmektedir.  - 2 7 3 -
Sayfa 80 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0 O: 2  Bildirim uygulamasıyla ilgili usul ve esaslar kanuna istinaden çıkarılacak ikincil düzenleme­ lerle detaylı bir şekilde düzenlenecektir. Bu konuda Komisyonumuz tasarıyla ilgili Sanayi ve Tica­ ret Bakanlığına yetki verilmiştir.  Tasarının öngördüğü ve bildirim uygulamasıyla desteklenecek bir başka önemli düzenleme de  Sanayi ve Ticaret Bakanlığı bünyesinde oluşturulacak merkezî hal kayıt sisteminin kurulmasıdır.  Merkezî hal kayıt sistemi elektronik ortamda oluşturulacak, gerekli görülmesi hâlinde diğer kamu ku­ rumlan nezdinde kayıt sistemleriyle birbirine bağlanacaktır.  Hal kayıt sisteminin kurulmasıyla, alım ve satıma konu sebze ve meyvelerin miktar ve fıyatlanna  ulaşılabilecek, meslek mensuplan kayıt altına alınacak, üreteciler mallannı satacakları tacirlerin irtibat  bilgilerine erişebilecek ve onlar hakkında bilgi sahibi olabilecek, üreticiler, ürünlerini daha çok kâr ede­ bileceği pazarlara yönlendirebilecektir; geleceğe yönelik planlama yapabilecek ve tacirler karşısında  daha güçlü bir pozisyonda bulunabileceklerdir. Tanm ve Köyişleri Bakanlığınca yürütülen çiftçi kayıt  sistemiyle, tanm sektörüne yönelik kamunun diğer bilgi sistemleriyle entegrasyon sağlanacaktır.  Yine tasarıyla, hem hal içerisinde hem hal dışında işlem maliyetleri azaltılacaktır. Mevcut uy­ gulamada, hallerde satılan mallardan yüzde 2, hal dışında satılan mallardan yüzde 15 oranında hal rü­ sumu alınmaktaydı. Yeni düzenlemeyle bu işlemde, maliyetlerinde önemli bir indirim sağlanmakla  beraber, hallerde satılan mallardan yüzde 1, hal dışında satılan mallardan ise yüzde 2 oranında hal rü­ sumu alınması öngörülmektedir. Bu sayede tüketicimiz daha ucuza mal temin edebilecek, sebze ve  meyve fiyatlarının enflasyon üzerindeki olumsuz etkisi giderilecektir. Rüsum ve komisyon oranının  düşürülmesiyle kayıt dişilik azalacak ve buna bağlı olarak belediye gelirleri de artacaktır. Burada az  önce söz alan arkadaşımız, bu kanunla, üretici birlikleriyle ilgili, rüsumların üreticilerden alınmaya­ cağını, bu üreticilere fazla bir katkı sağlanacağını belirtmedi; bunu belirtmek istiyorum.  Tasarıyla, hal rüsumundan üretim bölgesi belediyelerin de belli oranda pay almalan sağlana­ caktır. Böylece, bu belediyelerin de ticarete yönelik sundukları hizmetlerin kalitesini artırmaları ve  sürece etkin bir şekilde dâhil olmaları temin edilecektir.  Bunun yanında, hal rüsumuna ilişkin, uygulamada yaşanan pek çok sıkıntılar da giderilmekte­ dir. Mallar üzerinden mükener hal rüsumunun alınması engellenmektedir. Ayrıca, hal rüsumunun  üreticiler değil malı satın alanlar tarafından ödenmesi ve malların gıda güvenliği analizini yaptıran­ ların -bu çok önemli arkadaşlar- hal rüsumunun yarısını ödemesi öngörülmektedir. Yani, gıda gü­ venliğine bu kanun çok önem vermektedir. Biliyorsunuz, ülkemizde 500 bin civarında kanser hastası  var; bunun da sadece yıllık ilaç tüketimi 2,5 milyar dolan bulmaktadır.  Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepimizin bildiği gibi, üretilen sebze ve meyveler nihai tü­ keticiye ulaşıncaya kadar çeşitli kaynaklardan geçmektedir. Toptancı halleri bunlardan biri ve en  önemlisidir. Gerçekten de toptancı halleri, sebze ve meyvelerin toptan alım ve satımının gerçekleş­ mesinde, fiyatların oluşmasında ve ticaretin kayıt altına alınmasında üstlendiği roller ile üretici, pa­ zarlayıcı ve tüketici açısından icra ettiği fonksiyonlar bakımından pazarlama sisteminin temelini  oluşturmaktadır. Ancak, biraz önce de ifade ettiğim gibi, özellikle ürünlerin pazarlama yapısından  kaynaklı birtakım sorunlar yaşanmaktadır ve bu sorunların önemli bir bölümü de toptancı halleriyle  yakından ilgili bulunmaktadır. Tasarıyla toptancı hallerinin daha iyi hizmet standartlanna kavuşma­ sını sağlamaya yönelik önemli adımlar atılmaktadır. Toptancı hal kurma faaliyetleri disiplin altına  alınmakta, sebze ve meyve ticaretinin daha sağlıklı fiziki mekânlarda ve gıda güvenliğine uygun ola­ rak yapılmasını sağlamak amacıyla toptancı hallerinin belli altyapı standartlannda kurulması amaç­ lanmıştır. Yine bu amaçla mevcut hallere dört yıllık bir geçiş süresi verilmekte, bu süre içinde kanunda  belirtilen asgari koşulları sağlamayan hallerin faaliyetlerinin durdurulması öngörülmektedir.  - 2 7 3 - TBMM B: 70 9 . 3 . 2010 O: 2  Tasanda semt pazarlarının modem bir yapıya kavuşturularak tüketicilere daha düzenli, modern  ve hijyenik bir ortamda alışveriş imkânı sunulması amacıyla gerekli düzenlemeler de yapılmakta;  bu bağlamda, belediyeler gerekli her türlü tedbirin alınması için görevli ve yetkili kılınmaktadır.  Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tasarıyla üreticilerimiz lehine de önemli düzenlemeler ge­ tirilmektedir. Sebze ve meyvelerin yaklaşık yüzde 1 'lik bir kısmının üreticiler tarafından doğrudan  tüketicilere satıldığı hususu dikkate alınırsa bu düzenlemelerin ne kadar önemli olduğu ortaya çık­ maktadır. Tasarıda, ürettikleri malları doğrudan tüketicilere satabilmesi amacıyla semt pazarlarında  toplam satış yeri sayısının en az yüzde 20'sinin üreticilere tahsis edilmesi öngörülmektedir. Ayrıca,  toptancı hallerinde iş yerlerinin en az yüzde 20'sinin üretici örgütlerine ayrılması benimsenmiştir.  Piyasada yaşanan önemli sorunlardan birisi de üreticilerin özellikle ürünlerinin pazarlanmasında  yeterince etkili olamamasıdır. Bu bağlamda, tasarıda üreticilerin örgütlenmelerini teşvik edici mahi­ yette düzenlemeler öngörülmektedir. Buna göre üretici örgütü kapsamı genişletilmekte ve üretici ör­ gütlerine rüsum ödenmeksizin hal dışında da sadece kendi ortak ve üyelerinin mallarını değil, aynı  zamanda ortak veya üyesi olmayan üreticiler ile diğer üretici örgütlerinin mallannı da hem toptan hem  de perakende olarak satabilme imkânı verilmektedir.  Tasarıda, özellikle üreticilerimizin haklarını korumaya yönelik önemli düzenlemelere de yer ve­ rilmektedir. Bu bağlamda, Sanayi ve Ticaret Bakanlığına alım satım işlerinden kaynaklanan mağdu­ riyetlerin giderilmesine yönelik olarak bu işlemleri düzenleyen, sözleşmelerde bulunması gerekli  asgari şartları belirme yetkisi verilmektedir. Üreticiye zamanında ödenmeyen mal bedelinin komis­ yoncu ve tacirlerden alınan teminattan karşılanması öngörülmektedir.  Öte yandan, hal hakem heyetleri yeniden yapılandınlmakta, bu heyetlere toptancı hal dışındaki an- laşmazlıklann çözümünde de yetkili bir organ olma vasfı kazandınlmaktadır. Aynca, değeri 50 bin lira­ nın altındaki uyuşmazlıklarda da heyete başvuru zorunlu hâle getirilmekte, hakem heyetlerinin toptancı  hali bünyesinde değil il merkezleri ile Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca uygun görülen ilçe merkezlerinde  kurularak işleyişinde etkinlik sağlanması öngörülmektedir. Böylece, anlaşmazlıklann kolay, hızlı ve  düşük maliyetle çözülmesi ve mahkemelerimiz üzerindeki yüklerin azaltılması amaçlanmaktadır.  Tasarıda yer alan en önemli düzenlemelerden birisi, malların izlenebilirliliğini sağlamak ama­ cıyla ürün künyesi uygulamasını getirmesidir. Bu uygulama sayesinde vatandaşlarımız, artık, tüket­ tikleri ürünün nerede ve kimin tarafından üretildiğini bilme imkânına kavuşacaktır. Ürün künyesi,  malların üretim yerini, cinsini, miktarını, hangi üretici ve işletmeye ait olduğunu ve varsa sertifika  bilgilerini kapsayacaktır. Satıcılar ürün künyelerini mallarının kap veya ambalajlarında bulundur­ makla yükümlü olacaklardır.  Son olarak, büyük oranlara varan ürün kayıplannın önlenmesi ve tüketicilerimizin daha hijyenik  mal tüketmesini temin etmek amacıyla tasarıda malların ayıklanması, sınıflandırılması, hazırlanması,  ambalajlanması, işaretlenmesi ve etiketlenmesi ile taşıma ve muhafazasına ilişkin standartlann belir­ lenmesi ve bu standartlann üç yıl içinde mecburi uygulamaya konulması öngörülmektedir.  Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yukarıda genel hatlarıyla belirttiğim hususlan dikkate al­ dığımızda bu tasarının pazarlama yapısından kaynaklanan mevcut sorunları gidereceğine ve günü­ müz ihtiyaçlarına büyük ölçüde cevap vereceğine olan inancımı belirtmek istiyorum. Üretici-tüketici,  tüccar-ihracatçı arasındaki dengeyi korumak, gıda güvenliğini ön planda tutmak bu kanunun temel  amaçlarından biridir. Üretimden tüketimine kadar geniş bir kesimi ilgilendiren tasarının kanunlaş­ masıyla beraber tarladan sofraya kadar izlenebilir güvenli bir ticaret ve tüketim döneminin başlaya­ cağını belirtmek istiyorum.  - 2 7 4 -
Sayfa 81 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2010 O: 2  Tasanda semt pazarlarının modem bir yapıya kavuşturularak tüketicilere daha düzenli, modern  ve hijyenik bir ortamda alışveriş imkânı sunulması amacıyla gerekli düzenlemeler de yapılmakta;  bu bağlamda, belediyeler gerekli her türlü tedbirin alınması için görevli ve yetkili kılınmaktadır.  Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tasarıyla üreticilerimiz lehine de önemli düzenlemeler ge­ tirilmektedir. Sebze ve meyvelerin yaklaşık yüzde 1 'lik bir kısmının üreticiler tarafından doğrudan  tüketicilere satıldığı hususu dikkate alınırsa bu düzenlemelerin ne kadar önemli olduğu ortaya çık­ maktadır. Tasarıda, ürettikleri malları doğrudan tüketicilere satabilmesi amacıyla semt pazarlarında  toplam satış yeri sayısının en az yüzde 20'sinin üreticilere tahsis edilmesi öngörülmektedir. Ayrıca,  toptancı hallerinde iş yerlerinin en az yüzde 20'sinin üretici örgütlerine ayrılması benimsenmiştir.  Piyasada yaşanan önemli sorunlardan birisi de üreticilerin özellikle ürünlerinin pazarlanmasında  yeterince etkili olamamasıdır. Bu bağlamda, tasarıda üreticilerin örgütlenmelerini teşvik edici mahi­ yette düzenlemeler öngörülmektedir. Buna göre üretici örgütü kapsamı genişletilmekte ve üretici ör­ gütlerine rüsum ödenmeksizin hal dışında da sadece kendi ortak ve üyelerinin mallarını değil, aynı  zamanda ortak veya üyesi olmayan üreticiler ile diğer üretici örgütlerinin mallannı da hem toptan hem  de perakende olarak satabilme imkânı verilmektedir.  Tasarıda, özellikle üreticilerimizin haklarını korumaya yönelik önemli düzenlemelere de yer ve­ rilmektedir. Bu bağlamda, Sanayi ve Ticaret Bakanlığına alım satım işlerinden kaynaklanan mağdu­ riyetlerin giderilmesine yönelik olarak bu işlemleri düzenleyen, sözleşmelerde bulunması gerekli  asgari şartları belirme yetkisi verilmektedir. Üreticiye zamanında ödenmeyen mal bedelinin komis­ yoncu ve tacirlerden alınan teminattan karşılanması öngörülmektedir.  Öte yandan, hal hakem heyetleri yeniden yapılandınlmakta, bu heyetlere toptancı hal dışındaki an- laşmazlıklann çözümünde de yetkili bir organ olma vasfı kazandınlmaktadır. Aynca, değeri 50 bin lira­ nın altındaki uyuşmazlıklarda da heyete başvuru zorunlu hâle getirilmekte, hakem heyetlerinin toptancı  hali bünyesinde değil il merkezleri ile Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca uygun görülen ilçe merkezlerinde  kurularak işleyişinde etkinlik sağlanması öngörülmektedir. Böylece, anlaşmazlıklann kolay, hızlı ve  düşük maliyetle çözülmesi ve mahkemelerimiz üzerindeki yüklerin azaltılması amaçlanmaktadır.  Tasarıda yer alan en önemli düzenlemelerden birisi, malların izlenebilirliliğini sağlamak ama­ cıyla ürün künyesi uygulamasını getirmesidir. Bu uygulama sayesinde vatandaşlarımız, artık, tüket­ tikleri ürünün nerede ve kimin tarafından üretildiğini bilme imkânına kavuşacaktır. Ürün künyesi,  malların üretim yerini, cinsini, miktarını, hangi üretici ve işletmeye ait olduğunu ve varsa sertifika  bilgilerini kapsayacaktır. Satıcılar ürün künyelerini mallarının kap veya ambalajlarında bulundur­ makla yükümlü olacaklardır.  Son olarak, büyük oranlara varan ürün kayıplannın önlenmesi ve tüketicilerimizin daha hijyenik  mal tüketmesini temin etmek amacıyla tasarıda malların ayıklanması, sınıflandırılması, hazırlanması,  ambalajlanması, işaretlenmesi ve etiketlenmesi ile taşıma ve muhafazasına ilişkin standartlann belir­ lenmesi ve bu standartlann üç yıl içinde mecburi uygulamaya konulması öngörülmektedir.  Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yukarıda genel hatlarıyla belirttiğim hususlan dikkate al­ dığımızda bu tasarının pazarlama yapısından kaynaklanan mevcut sorunları gidereceğine ve günü­ müz ihtiyaçlarına büyük ölçüde cevap vereceğine olan inancımı belirtmek istiyorum. Üretici-tüketici,  tüccar-ihracatçı arasındaki dengeyi korumak, gıda güvenliğini ön planda tutmak bu kanunun temel  amaçlarından biridir. Üretimden tüketimine kadar geniş bir kesimi ilgilendiren tasarının kanunlaş­ masıyla beraber tarladan sofraya kadar izlenebilir güvenli bir ticaret ve tüketim döneminin başlaya­ cağını belirtmek istiyorum.  - 2 7 4 - TBMM B: 70 9 . 3 . 2010 O: 2  Bu duygu ve düşüncelerle yüce heyetinizi saygıyla selamlıyor, tasarının hazırlanmasında emeği  geçen herkese teşekkür ediyorum.  Ayrıca, Sanayi Bakanımıza kendi yöremle ilgili ayrı bir teşekkür etmek istiyorum; Akçaabat  Organize Sanayi Bölgesi'ne gösterdiği ilgiden dolayı kendisine teşekkür ediyorum.  Bu tasarının milletimiz ve ülkemiz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum, saygılar su­ nuyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Cumur.  Şahıslar adına ilk söz, Yozgat Milletvekili Sayın Abdulkadir Akgül'e aittir. (AK PARTİ sırala­ rından alkışlar)  ABDULKADİR AKGÜL (Yozgat) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Sebze ve Meyve Ti­ caretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı üzerine şahsım adına söz almış bulunuyorum. Yüce  heyetinizi saygıyla selamlıyorum.  Konuşmama başlamadan önce, Güneydoğu'da şehit düşen askerimize Cenabıallah'tan rahmet  diliyorum.  Yine, Elazığ'daki depremde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Cenabıallah'tan rahmet diliyorum.  Değerli arkadaşlar, üretiminden tüketimine kadar geniş bir kesimi ilgilendiren tasarının kanun­ laşmasıyla birlikte, tarladan sofraya kadar izlenebilir güvenli bir ticaret ve tüketim dönemi başlata­ cak olan bu kanun tasarısının Meclise getirilmesi önemli bir dönüm noktasıdır.  Tabii, kanunun elzem olması, Komisyonumuza geldiğinde bazı aksaklıklarının giderilebilmesi  için, bu kanunla iştigal eden, kanunu ilgilendiren tüm kesimlerle, özellikle alt komisyonda, ana ko­ misyonda, bütün bu kesimlerin temennileri, dilekleri tartışılarak, kanun, önemli ölçüde işe yarar şe­ kilde, ülkemizin menfaatlerine uygun şekilde hazırlanmıştır. Tabii, bir iki husus da yine daha  sonradan, Komisyondan geçtikten sonra, bu kanunun aksayacak yerleri tekrar dinlenilmiştir. Mad­ delere geldiğinde de önemli ölçüde bu istekler üzerinde durulacağına inanmaktayız.  Değerli arkadaşlar, özellikle kanunla ilgili şikâyetlerin önemli ölçüde Komisyonda giderildiğini  birlikte müşahede ettik. Ancak, bir iki husus var ki bunlar, özellikle sebze ve meyve komisyoncuları­ nın, bu işle iştigal eden dernek mensuplarının ve bazı belediyelerin bu kanun üzerindeki istekleri daha  sonradan tarafımıza iletilmiştir. Maddeler geldiğinde bunların bütün gruplarla paylaşılması ve bu kanun  üzerindeki aksaklıkların en asgari seviyeye indirilmesi üzerinde çalışılacağına inanmaktayız.  Değerli arkadaşlar -bunlar, özellikle asgariye inen bu şikâyetler- belediyelerin almış olduğu, özel­ likle üretici bölgelerdeki belediyelerimizin almış oldukları rüsumlarla ilgili şikâyetler söz konusudur.  Daha önce yüzde 2 olan rüsumun yarıya indirilmesi, Antalya yöremizdeki bazı belediyelerden gelen  talepler doğrultusundadır. Bunların madde gerekçelerinde tekrar değerlendirileceği kanaatindeyim.  Bir diğer istek ise yine sebze ve meyve komisyoncularından gelmiştir. Bu da toptancı hallerin­ deki mülkiyete sahip olan belediyelerin, yürürlükteki 552 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'de  olduğu gibi, tahsis, kiralama ve satış yetkisinin aynen muhafaza edilmesi talebidir ki bunlar kanunun  üzerinde en çok durmuş olduğumuz hususlardan bazılarıdır.  Fakat, bu ufak istekler dışında, kanunun mükemmele yakın bir şekilde hazırlandığı kanaatinde­ yiz. Özellikle malların haller üzerinden pazarlanma zorunluluğu serbest rekabeti olumsuz yönde et­ kilemekte, rüsum ve komisyon oranları da ticareti zorlaştıracak ve kayıt dişiliği artıracak düzeydedir.  Önemli ölçüde bunun giderildiğini görmekteyiz.  - 2 7 5 -
Sayfa 82 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2010 O: 2  Bu duygu ve düşüncelerle yüce heyetinizi saygıyla selamlıyor, tasarının hazırlanmasında emeği  geçen herkese teşekkür ediyorum.  Ayrıca, Sanayi Bakanımıza kendi yöremle ilgili ayrı bir teşekkür etmek istiyorum; Akçaabat  Organize Sanayi Bölgesi'ne gösterdiği ilgiden dolayı kendisine teşekkür ediyorum.  Bu tasarının milletimiz ve ülkemiz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum, saygılar su­ nuyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Cumur.  Şahıslar adına ilk söz, Yozgat Milletvekili Sayın Abdulkadir Akgül'e aittir. (AK PARTİ sırala­ rından alkışlar)  ABDULKADİR AKGÜL (Yozgat) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Sebze ve Meyve Ti­ caretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı üzerine şahsım adına söz almış bulunuyorum. Yüce  heyetinizi saygıyla selamlıyorum.  Konuşmama başlamadan önce, Güneydoğu'da şehit düşen askerimize Cenabıallah'tan rahmet  diliyorum.  Yine, Elazığ'daki depremde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Cenabıallah'tan rahmet diliyorum.  Değerli arkadaşlar, üretiminden tüketimine kadar geniş bir kesimi ilgilendiren tasarının kanun­ laşmasıyla birlikte, tarladan sofraya kadar izlenebilir güvenli bir ticaret ve tüketim dönemi başlata­ cak olan bu kanun tasarısının Meclise getirilmesi önemli bir dönüm noktasıdır.  Tabii, kanunun elzem olması, Komisyonumuza geldiğinde bazı aksaklıklarının giderilebilmesi  için, bu kanunla iştigal eden, kanunu ilgilendiren tüm kesimlerle, özellikle alt komisyonda, ana ko­ misyonda, bütün bu kesimlerin temennileri, dilekleri tartışılarak, kanun, önemli ölçüde işe yarar şe­ kilde, ülkemizin menfaatlerine uygun şekilde hazırlanmıştır. Tabii, bir iki husus da yine daha  sonradan, Komisyondan geçtikten sonra, bu kanunun aksayacak yerleri tekrar dinlenilmiştir. Mad­ delere geldiğinde de önemli ölçüde bu istekler üzerinde durulacağına inanmaktayız.  Değerli arkadaşlar, özellikle kanunla ilgili şikâyetlerin önemli ölçüde Komisyonda giderildiğini  birlikte müşahede ettik. Ancak, bir iki husus var ki bunlar, özellikle sebze ve meyve komisyoncuları­ nın, bu işle iştigal eden dernek mensuplarının ve bazı belediyelerin bu kanun üzerindeki istekleri daha  sonradan tarafımıza iletilmiştir. Maddeler geldiğinde bunların bütün gruplarla paylaşılması ve bu kanun  üzerindeki aksaklıkların en asgari seviyeye indirilmesi üzerinde çalışılacağına inanmaktayız.  Değerli arkadaşlar -bunlar, özellikle asgariye inen bu şikâyetler- belediyelerin almış olduğu, özel­ likle üretici bölgelerdeki belediyelerimizin almış oldukları rüsumlarla ilgili şikâyetler söz konusudur.  Daha önce yüzde 2 olan rüsumun yarıya indirilmesi, Antalya yöremizdeki bazı belediyelerden gelen  talepler doğrultusundadır. Bunların madde gerekçelerinde tekrar değerlendirileceği kanaatindeyim.  Bir diğer istek ise yine sebze ve meyve komisyoncularından gelmiştir. Bu da toptancı hallerin­ deki mülkiyete sahip olan belediyelerin, yürürlükteki 552 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'de  olduğu gibi, tahsis, kiralama ve satış yetkisinin aynen muhafaza edilmesi talebidir ki bunlar kanunun  üzerinde en çok durmuş olduğumuz hususlardan bazılarıdır.  Fakat, bu ufak istekler dışında, kanunun mükemmele yakın bir şekilde hazırlandığı kanaatinde­ yiz. Özellikle malların haller üzerinden pazarlanma zorunluluğu serbest rekabeti olumsuz yönde et­ kilemekte, rüsum ve komisyon oranları da ticareti zorlaştıracak ve kayıt dişiliği artıracak düzeydedir.  Önemli ölçüde bunun giderildiğini görmekteyiz.  - 2 7 5 - TBMM B:70 9 . 3 . 2 0 1 0 0 : 2  - 2 7 6 - Tasarının amaç ve kapsam maddesi başlığından daha geniş bir anlama sahip olduğu için başlı­ ğın kapsamının da biraz daha genişletilmesi yine Komisyonumuzca benimsenmiştir.  Özellikle "arz ve talep derinliğine göre olan belirlenecek diğer mallar" ibaresinin ise kanun kap­ samında dâhil olacak farklı mal gruplarına ilişkin farklı düzenlemelerin yapılması hususundadır.  Değerli arkadaşlarım, tasarı yalnızca toptancı hal işlemlerini düzenlememekte, üreticiden tüke­ ticiye kadar bütün perakende ve toptancı zincirini de düzenlemektedir. Bu nedenle de tasarının kap­ samının doğru olduğu kanaatindeyim.  Bugünkü haliyle Türkiye'deki haller her türlü ürünün satılmasına elverişli değildir. Ancak, ta­ sarıyla hallerin modernizasyonu da düzenlenmekte ve öngörülen süreler sonunda hallerin modern  altyapılarının tamamlanması, arz ve talep derinliğine göre Bakanlığın belirleyeceği ürünlerin de Av­ rupa Birliği üyesi ülke hallerinde olduğu gibi farklı ürün yelpazesinin sunulduğu yerler olması özel­ likle kanun kapsamında hedeflenmektedir.  Toptancı hallerinin üretici ve tüccar mallarının değerlendirilerek paraya çevrildiği yerler olduğu,  malların güvenilirlik ve izlenebilirliğinin sağlanacağı, laboratuvar kontrollerinin yapılabileceği en  uygun yerler haller olduğu, hal dışında satışların yasal olarak oluşturulmasının kayıt dişiliği artıra­ bileceği de. . . Bunun için tasarının bu şekilde de düzenlendiği hususlar göz ardı edilmemiştir.  Sebze ve meyvenin maliyet esasına göre satılmadığı, söz konusu malların arz ve talebe göre  fiyat bulduğu şeklindeki şikâyetlerin de, asgari düzeyde, bu kanun kapsamında üzerine düşülen en  önemli hususlardan olduğu görülmüştür.  Özellikle, esnafların, üyesi olduğu odalarla bağını güçlendirmek, oda kayıtlarının tutarlı olma­ sını sağlamak ve ülkemizin bir numaralı sorunu olan kayıt dışı faaliyette bulunmayı önleyebilmek için  meslek mensubu, pazarcı, perakendeci tanımlarıyla ilgili, "bu ilgili meslek odalarına kayıtlı" ibare­ lerinin bu kanun kapsamına Komisyonumuzca eklenerek özellikle meslek odalarındaki sivil toplum  kuruluşlarının da bu işe dahli söz konusu olmuştur.  Toptancı hallerinde alınan rüsum oranının hal içinde yapılan satışlarda yüzde l 'e indirilmesi­ nin.. . Ki özellikle belediyelerimizi ve diğer kesimlerden gelen şikâyet bu doğrultudadır. Tabii, mad­ deler geldiğinde bu konunun tekrar gözden geçirileceğini biliyorum ama bugün üretici üretmiş olduğu  ürünün karşılığını tam manasıyla alamadığı, ülkemizde bu kanun kapsamında aksaklıklar olduğun­ dan üreticinin alın terinin tam manasıyla yansımadığı görülmektedir. Bu kanundaki bu düzenlemeyle  de üreticilerin şikâyetlerinin en asgari düzeye ineceği kanaatindeyim.  Özellikle Komisyonumuzdaki diğer üyeler ve buradaki milletvekillerimizin kanun kapsamında  bazı endişelerinin olduğu hususlardan bir tanesi de büyük marketlerin, büyük sermaye birliklerinin  bu konuda daha aktif hâle geleceği, üreticilerin, küçük esnaf gruplarının bu kanun kapsamında zarar  göreceği hususu vardır ki buna, tüm gelişmiş ülkelerde olduğu gibi artık ülkemizde de bir yerinden  başlanmasının gerektiği, özellikle tüketici birliklerinin tam manasıyla bu işte önemli rol oynamala­ rının gerektiği ve onların da düzenlemelerde, kapsamda kendi faaliyetlerini artırıcı düzeyde olmaları  gerektiği kanaatindeyim. Onun için de serbest piyasa içinde bu kanunun bir an önce.. . Büyük mar­ ketlerin de endişesinin giderilerek, küçük esnaf ve sanatkârların, üreticilerin bu kanun kapsamında  kendilerini buna göre hazırlamaları gerektiği söz konusudur.
Sayfa 83 -
TBMM B:70 9 . 3 . 2 0 1 0 0 : 2  - 2 7 6 - Tasarının amaç ve kapsam maddesi başlığından daha geniş bir anlama sahip olduğu için başlı­ ğın kapsamının da biraz daha genişletilmesi yine Komisyonumuzca benimsenmiştir.  Özellikle "arz ve talep derinliğine göre olan belirlenecek diğer mallar" ibaresinin ise kanun kap­ samında dâhil olacak farklı mal gruplarına ilişkin farklı düzenlemelerin yapılması hususundadır.  Değerli arkadaşlarım, tasarı yalnızca toptancı hal işlemlerini düzenlememekte, üreticiden tüke­ ticiye kadar bütün perakende ve toptancı zincirini de düzenlemektedir. Bu nedenle de tasarının kap­ samının doğru olduğu kanaatindeyim.  Bugünkü haliyle Türkiye'deki haller her türlü ürünün satılmasına elverişli değildir. Ancak, ta­ sarıyla hallerin modernizasyonu da düzenlenmekte ve öngörülen süreler sonunda hallerin modern  altyapılarının tamamlanması, arz ve talep derinliğine göre Bakanlığın belirleyeceği ürünlerin de Av­ rupa Birliği üyesi ülke hallerinde olduğu gibi farklı ürün yelpazesinin sunulduğu yerler olması özel­ likle kanun kapsamında hedeflenmektedir.  Toptancı hallerinin üretici ve tüccar mallarının değerlendirilerek paraya çevrildiği yerler olduğu,  malların güvenilirlik ve izlenebilirliğinin sağlanacağı, laboratuvar kontrollerinin yapılabileceği en  uygun yerler haller olduğu, hal dışında satışların yasal olarak oluşturulmasının kayıt dişiliği artıra­ bileceği de. . . Bunun için tasarının bu şekilde de düzenlendiği hususlar göz ardı edilmemiştir.  Sebze ve meyvenin maliyet esasına göre satılmadığı, söz konusu malların arz ve talebe göre  fiyat bulduğu şeklindeki şikâyetlerin de, asgari düzeyde, bu kanun kapsamında üzerine düşülen en  önemli hususlardan olduğu görülmüştür.  Özellikle, esnafların, üyesi olduğu odalarla bağını güçlendirmek, oda kayıtlarının tutarlı olma­ sını sağlamak ve ülkemizin bir numaralı sorunu olan kayıt dışı faaliyette bulunmayı önleyebilmek için  meslek mensubu, pazarcı, perakendeci tanımlarıyla ilgili, "bu ilgili meslek odalarına kayıtlı" ibare­ lerinin bu kanun kapsamına Komisyonumuzca eklenerek özellikle meslek odalarındaki sivil toplum  kuruluşlarının da bu işe dahli söz konusu olmuştur.  Toptancı hallerinde alınan rüsum oranının hal içinde yapılan satışlarda yüzde l 'e indirilmesi­ nin.. . Ki özellikle belediyelerimizi ve diğer kesimlerden gelen şikâyet bu doğrultudadır. Tabii, mad­ deler geldiğinde bu konunun tekrar gözden geçirileceğini biliyorum ama bugün üretici üretmiş olduğu  ürünün karşılığını tam manasıyla alamadığı, ülkemizde bu kanun kapsamında aksaklıklar olduğun­ dan üreticinin alın terinin tam manasıyla yansımadığı görülmektedir. Bu kanundaki bu düzenlemeyle  de üreticilerin şikâyetlerinin en asgari düzeye ineceği kanaatindeyim.  Özellikle Komisyonumuzdaki diğer üyeler ve buradaki milletvekillerimizin kanun kapsamında  bazı endişelerinin olduğu hususlardan bir tanesi de büyük marketlerin, büyük sermaye birliklerinin  bu konuda daha aktif hâle geleceği, üreticilerin, küçük esnaf gruplarının bu kanun kapsamında zarar  göreceği hususu vardır ki buna, tüm gelişmiş ülkelerde olduğu gibi artık ülkemizde de bir yerinden  başlanmasının gerektiği, özellikle tüketici birliklerinin tam manasıyla bu işte önemli rol oynamala­ rının gerektiği ve onların da düzenlemelerde, kapsamda kendi faaliyetlerini artırıcı düzeyde olmaları  gerektiği kanaatindeyim. Onun için de serbest piyasa içinde bu kanunun bir an önce.. . Büyük mar­ ketlerin de endişesinin giderilerek, küçük esnaf ve sanatkârların, üreticilerin bu kanun kapsamında  kendilerini buna göre hazırlamaları gerektiği söz konusudur.  TBMM B: 70 9 . 3 . 2010 O: 2  Değerli arkadaşlar, özellikle kayıt sisteminin ve bildirimin tasarının omurgası olduğu, tasarının  yürürlüğe girmesiyle Türkiye'deki hallerin borsa niteliğinde olacağı, Bakanlıkta bu sürecin sağlıklı  işlemesi için çalışmaların hızla yürütüldüğünü biliyoruz. Tasarının yürürlüğe girmesiyle birlikte ön­ görülen süre bir yılın sonunda bu sistemin tamamlanacağı şeklindedir. Bu yüzden, yaş sebze ve meyve  ile arz ve talep derinliğine göre belirlenecek malların satış usulünde farklılıklar olabileceği, bu sebeple  ikincil mevzuatta bu farkın dikkate alınarak düzenlemenin yapılması gerektiği kanaatindeyiz.  Ama bütün şikâyetlerin asgariye indirildiği bu kanunla özellikle ülkemizde yaş sebze ve meyve  ticaretinin en iyi şekilde düzenleneceği ortadadır. Bu kanun onun için de iyi bir çalışmayla buraya  kadar getirilmiştir.  Bazı küçük aksaklıkların da maddeler görüşüldüğünde giderileceği düşünülerek bu kanunun in­ şallah ülkemize, üreticilerimize ve bu kanunla ilgili tüm camiamıza hayırlı olmasını diliyorum, emeği  geçenlere teşekkür ediyorum.  Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Akgül.  Birleşime beş dakika ara veriyorum.  Kapanma Saati: 19.31  - 2 7 7 -
Sayfa 84 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2010 O: 2  Değerli arkadaşlar, özellikle kayıt sisteminin ve bildirimin tasarının omurgası olduğu, tasarının  yürürlüğe girmesiyle Türkiye'deki hallerin borsa niteliğinde olacağı, Bakanlıkta bu sürecin sağlıklı  işlemesi için çalışmaların hızla yürütüldüğünü biliyoruz. Tasarının yürürlüğe girmesiyle birlikte ön­ görülen süre bir yılın sonunda bu sistemin tamamlanacağı şeklindedir. Bu yüzden, yaş sebze ve meyve  ile arz ve talep derinliğine göre belirlenecek malların satış usulünde farklılıklar olabileceği, bu sebeple  ikincil mevzuatta bu farkın dikkate alınarak düzenlemenin yapılması gerektiği kanaatindeyiz.  Ama bütün şikâyetlerin asgariye indirildiği bu kanunla özellikle ülkemizde yaş sebze ve meyve  ticaretinin en iyi şekilde düzenleneceği ortadadır. Bu kanun onun için de iyi bir çalışmayla buraya  kadar getirilmiştir.  Bazı küçük aksaklıkların da maddeler görüşüldüğünde giderileceği düşünülerek bu kanunun in­ şallah ülkemize, üreticilerimize ve bu kanunla ilgili tüm camiamıza hayırlı olmasını diliyorum, emeği  geçenlere teşekkür ediyorum.  Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Akgül.  Birleşime beş dakika ara veriyorum.  Kapanma Saati: 19.31  - 2 7 7 - TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0 0 : 3  ÜÇÜNCÜ OTURUM  Açılma Saati: 19.38  BAŞKAN: Başkan Vekili Meral AKŞENER  KÂTİP ÜYELER: Bayram ÖZÇELÎK (Burdur), Harun TÜFEKÇİ (Konya)  BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 70'inci Birleşiminin Üçüncü  Oturumunu açıyorum.  471 sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.  Komisyon burada.  Hükümet burada.  Şimdi söz sırası Antalya Milletvekili Sayın Tayfur Süner'e aittir.  Sayın Süner... Yok.  Konuşmalar tamamlanmıştır.  Soru-cevap işlemine geçiyorum.  Sayın Tankut... Yok.  Sayın Yıldız...  HÜSEYİN YILDIZ (Antalya) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.  Sayın Bakan, az önce AKP yetkilileri de ifade ettiler, sebze ve meyve ticaretini düzenleyen yasa  tasarısıyla kayıt dişiliğin önleneceğini, tüketicilerin korunacağını, fiyat istikrarının sağlanacağını,  üreticilerin rekabet gücünü artıracağını ve koruyacağını, toptancı hal esnafının kazançlı çıkacağını,  depolama, ambalajlama laboratuvarları bulunan haller vasıtasıyla gıda güvenliğinin sağlanacağını,  vergi kayıp ve kaçağının önleneceğini, sebze ve meyve ile ilgilenen herkesin sorunlarının çözülece­ ğini gerekçede ve konuşmalarda anlatmaktasınız.  Peki, Sayın Bakan, sekiz yıldır bu güzelliklerden bu tarafları niye yararlandırmanız da sekiz yıl  sonra bu yasayı getiriyorsunuz madem bu kadar faydası olacaktı da? Yoksa bu da AB'nin her zamanki  siparişlerinden birisi değil midir Sayın Bakan? Bu suçlardan dolayı Avrupa Birliği ülkelerindeki ör­ nekleri gibi istifa etmeyi düşünüyor musunuz? Gerçi siz daha yeni Bakan oldunuz ama...  Sayın Bakan, sorumu dinlemiyorsunuz.  Sorumu geri alıyorum.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Sayın Yıldız, tekrar sisteme girersiniz.  Sayın Uslu...  CEMALEDDİN USLU (Edirne) - Teşekkür ederim Sayın Başkanım.  Sayın Bakanım, yüz doksan beş adet hal olduğunu biliyoruz. Bu yasa geçici maddesinde de bu­ rada üç yıl içerisinde belirlenen usullere uymaları hâlinde bu sizce kaç adede düşecektir? Bu hal sa­ yısı veya bu özellikleri ihtiva eden şu an kaç tane halimiz vardır bizim? Bunu öğrenmek istiyorum.  Teşekkür ediyorum.  - 2 7 8 -
Sayfa 85 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0 0 : 3  ÜÇÜNCÜ OTURUM  Açılma Saati: 19.38  BAŞKAN: Başkan Vekili Meral AKŞENER  KÂTİP ÜYELER: Bayram ÖZÇELÎK (Burdur), Harun TÜFEKÇİ (Konya)  BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 70'inci Birleşiminin Üçüncü  Oturumunu açıyorum.  471 sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.  Komisyon burada.  Hükümet burada.  Şimdi söz sırası Antalya Milletvekili Sayın Tayfur Süner'e aittir.  Sayın Süner... Yok.  Konuşmalar tamamlanmıştır.  Soru-cevap işlemine geçiyorum.  Sayın Tankut... Yok.  Sayın Yıldız...  HÜSEYİN YILDIZ (Antalya) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.  Sayın Bakan, az önce AKP yetkilileri de ifade ettiler, sebze ve meyve ticaretini düzenleyen yasa  tasarısıyla kayıt dişiliğin önleneceğini, tüketicilerin korunacağını, fiyat istikrarının sağlanacağını,  üreticilerin rekabet gücünü artıracağını ve koruyacağını, toptancı hal esnafının kazançlı çıkacağını,  depolama, ambalajlama laboratuvarları bulunan haller vasıtasıyla gıda güvenliğinin sağlanacağını,  vergi kayıp ve kaçağının önleneceğini, sebze ve meyve ile ilgilenen herkesin sorunlarının çözülece­ ğini gerekçede ve konuşmalarda anlatmaktasınız.  Peki, Sayın Bakan, sekiz yıldır bu güzelliklerden bu tarafları niye yararlandırmanız da sekiz yıl  sonra bu yasayı getiriyorsunuz madem bu kadar faydası olacaktı da? Yoksa bu da AB'nin her zamanki  siparişlerinden birisi değil midir Sayın Bakan? Bu suçlardan dolayı Avrupa Birliği ülkelerindeki ör­ nekleri gibi istifa etmeyi düşünüyor musunuz? Gerçi siz daha yeni Bakan oldunuz ama...  Sayın Bakan, sorumu dinlemiyorsunuz.  Sorumu geri alıyorum.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Sayın Yıldız, tekrar sisteme girersiniz.  Sayın Uslu...  CEMALEDDİN USLU (Edirne) - Teşekkür ederim Sayın Başkanım.  Sayın Bakanım, yüz doksan beş adet hal olduğunu biliyoruz. Bu yasa geçici maddesinde de bu­ rada üç yıl içerisinde belirlenen usullere uymaları hâlinde bu sizce kaç adede düşecektir? Bu hal sa­ yısı veya bu özellikleri ihtiva eden şu an kaç tane halimiz vardır bizim? Bunu öğrenmek istiyorum.  Teşekkür ediyorum.  - 2 7 8 - T B M M B :70 9 . 3 . 2 0 1 0 0 : 3  - 2 7 9 - BAŞKAN - Sayın Şandır...  MEHMET ŞANDIR (Mersin) - Teşekkür ederim.  Sayın Bakan, bu kanun toplumun azımsanmayacak bir kesimini ilgilendiren bir kanun; üretici­ ler, ticaretle uğraşanlar, belediyeler, nakliyeciler, maliye, komisyoncular, perakendeciler, ayrıca tü­ keticiler. Diyebiliriz ki toplumun tümünü ilgilendiren çok temel bir kanun düzenlemesi yapıyoruz.  Ben meselenin, sebze ve meyve üreticileri açısından bu kanunla getirilen düzenlemelerin bir  mağduriyet oluşturacağı gibi bir endişeyi taşımaktayım çünkü özellikle Akdeniz Bölgesi'nde sebze  ve meyve üreticileri için komisyoncular çok önemli bir görev üstlenirler, üretimi destekleyen, üre­ timi finanse eden bir görevleri vardır.  Şimdi, hal rüsumlarını düşürerek ve hal dışında da ticareti bir anlamda serbest bırakarak...  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  MEHMET ŞANDIR (Mersin) - Sayın Başkanım, zaman olduğu için müsaade ederseniz...  BAŞKAN - Tekrar girerseniz açacağım.  Buyurun Sayın Şandır.  MEHMET ŞANDIR (Mersin) - Böyle bir ihtimale binaen, bu kanunda, özellikle üretici hallerinin  rüsumlarının düşürülmesi veya işte tüketici hallerine aktarılması hususu, üreticilerin desteklenmesi an­ lamında bir zafiyet yaratacak mıdır? Bu ihtimali ortadan kaldırmak üzere hangi tedbirleri alacaksınız?  Bir diğer hadise, hallerin -özellikle üretici hallerinin- kestikleri rüsumlarla, bu kanunla onlara  yüklediğiniz yükümlülükleri nasıl karşılayacaklarını düşünüyorsunuz? Laboratuvarları, denetimleri  nasıl yapacaklar? Verilen üç yıllık sürenin bu altyapıyı kurmaya yetip yetmeyeceği noktasında bir  araştırmanız oldu mu?  Teşekkür ederim.  BAŞKAN - Sayın Aslanoğlu...  FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) - Sayın Bakan, sabahın 4'ünden o günün sonuna  kadar halde vakit geçiren hal esnafı ve halden alışveriş yapanlar için, 3'üncü maddede belirtilen halde,  belli standartlarınız var mı? Belli standardı taşımayan haller var mı? Ve o belediyenin insafına kalarak  "Hadi kardeşim, buraya taşınacaksın" diyeceksin, hiçbir fiziki şart olmayacak orada, insanlar perişan  olacak, soğukta, karda, kışta hal esnafı yok olacak, gelen insanlar doğru alışverişini yapamayacak, adı  "hal" olacak. Bakanlığınızın bu konuda bir denetimi var mı? Mevcut haller veya yeni yapılan hallerde  asgari koşullarda fiziki olanaklar aranıyor mu? Olmayan hallerde hangi uygulamayı yapıyorsunuz?  Teşekkür ederim.  BAŞKAN-Say ın Yıldız...  HÜSEYİN YILDIZ (Antalya) - Teşekkür ediyorum.  Sayın Bakan, hem yasanın gerekçesinde hem de partinizin hatiplerinin konuşmasında, az önce  de ifade ettiğim gibi, sebze ve meyveyle ilgilenen herkesin sorunlarının çözüleceğini anlatmaktası­ nız. Ben şunu soruyorum: Bu yasa bu kadar önemliydi de sekiz yıldır niye beklediniz diyorum yani  sekiz yıldır insanlarımız bu faydalardan niye yararlanmadılar ya da bu sakıncalardan niye korunma­ dılar? Az önce Hatip "Yılda 2,5 milyar dolar kanser ilaçlarına ödeme yapıyoruz, gıda güvenliğimiz  olmadığı için insanlarımız kansere yakalanıyor." dedi. Sekiz yıldır insanlarımızı kansere yakalat­ maktan sorumlu değil misiniz bu durumda ya da bu da yine alışveriş merkezlerinde olduğu gibi,
Sayfa 86 -
T B M M B :70 9 . 3 . 2 0 1 0 0 : 3  - 2 7 9 - BAŞKAN - Sayın Şandır...  MEHMET ŞANDIR (Mersin) - Teşekkür ederim.  Sayın Bakan, bu kanun toplumun azımsanmayacak bir kesimini ilgilendiren bir kanun; üretici­ ler, ticaretle uğraşanlar, belediyeler, nakliyeciler, maliye, komisyoncular, perakendeciler, ayrıca tü­ keticiler. Diyebiliriz ki toplumun tümünü ilgilendiren çok temel bir kanun düzenlemesi yapıyoruz.  Ben meselenin, sebze ve meyve üreticileri açısından bu kanunla getirilen düzenlemelerin bir  mağduriyet oluşturacağı gibi bir endişeyi taşımaktayım çünkü özellikle Akdeniz Bölgesi'nde sebze  ve meyve üreticileri için komisyoncular çok önemli bir görev üstlenirler, üretimi destekleyen, üre­ timi finanse eden bir görevleri vardır.  Şimdi, hal rüsumlarını düşürerek ve hal dışında da ticareti bir anlamda serbest bırakarak...  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  MEHMET ŞANDIR (Mersin) - Sayın Başkanım, zaman olduğu için müsaade ederseniz...  BAŞKAN - Tekrar girerseniz açacağım.  Buyurun Sayın Şandır.  MEHMET ŞANDIR (Mersin) - Böyle bir ihtimale binaen, bu kanunda, özellikle üretici hallerinin  rüsumlarının düşürülmesi veya işte tüketici hallerine aktarılması hususu, üreticilerin desteklenmesi an­ lamında bir zafiyet yaratacak mıdır? Bu ihtimali ortadan kaldırmak üzere hangi tedbirleri alacaksınız?  Bir diğer hadise, hallerin -özellikle üretici hallerinin- kestikleri rüsumlarla, bu kanunla onlara  yüklediğiniz yükümlülükleri nasıl karşılayacaklarını düşünüyorsunuz? Laboratuvarları, denetimleri  nasıl yapacaklar? Verilen üç yıllık sürenin bu altyapıyı kurmaya yetip yetmeyeceği noktasında bir  araştırmanız oldu mu?  Teşekkür ederim.  BAŞKAN - Sayın Aslanoğlu...  FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) - Sayın Bakan, sabahın 4'ünden o günün sonuna  kadar halde vakit geçiren hal esnafı ve halden alışveriş yapanlar için, 3'üncü maddede belirtilen halde,  belli standartlarınız var mı? Belli standardı taşımayan haller var mı? Ve o belediyenin insafına kalarak  "Hadi kardeşim, buraya taşınacaksın" diyeceksin, hiçbir fiziki şart olmayacak orada, insanlar perişan  olacak, soğukta, karda, kışta hal esnafı yok olacak, gelen insanlar doğru alışverişini yapamayacak, adı  "hal" olacak. Bakanlığınızın bu konuda bir denetimi var mı? Mevcut haller veya yeni yapılan hallerde  asgari koşullarda fiziki olanaklar aranıyor mu? Olmayan hallerde hangi uygulamayı yapıyorsunuz?  Teşekkür ederim.  BAŞKAN-Say ın Yıldız...  HÜSEYİN YILDIZ (Antalya) - Teşekkür ediyorum.  Sayın Bakan, hem yasanın gerekçesinde hem de partinizin hatiplerinin konuşmasında, az önce  de ifade ettiğim gibi, sebze ve meyveyle ilgilenen herkesin sorunlarının çözüleceğini anlatmaktası­ nız. Ben şunu soruyorum: Bu yasa bu kadar önemliydi de sekiz yıldır niye beklediniz diyorum yani  sekiz yıldır insanlarımız bu faydalardan niye yararlanmadılar ya da bu sakıncalardan niye korunma­ dılar? Az önce Hatip "Yılda 2,5 milyar dolar kanser ilaçlarına ödeme yapıyoruz, gıda güvenliğimiz  olmadığı için insanlarımız kansere yakalanıyor." dedi. Sekiz yıldır insanlarımızı kansere yakalat­ maktan sorumlu değil misiniz bu durumda ya da bu da yine alışveriş merkezlerinde olduğu gibi,  TBMM B:70 9 . 3 . 2 0 1 0 0 : 3  - 2 8 0 - Avrupa Birliğinin her zamanki siparişlerinden birisi mi diye insanın aklına maalesef geliyor. Bu, do­ layısıyla sizin her konuda örnek aldığınız Avrupa Birliği ülkelerindeki örnekleri gibi istifa etmeyi dü­ şünüyor musunuz diye soracaktım ama tabii meşguldünüz, bunu sormak istiyorum çünkü Avrupa  Birliği ülkelerinde bu konumda olan yöneticiler, siyasetçiler istifa ediyorlar.  Teşekkür ediyorum.  BAŞKAN - Sayın Susam...  MEHMET ALİ SUSAM (İzmir) - Sayın Başkan, son TÜİK'in rakamlarına göre enflasyonda ilk  defa, uzun zamandan sonra, yüzde 10'u aşan çift haneli rakamlar yakalandı. Bu rakamların yakalan­ masında da önemli bir oran tarım ürünlerindeki fiyat artışlarından kaynaklanıyor ve fiyat artışları bu an­ lamıyla tarım ürünlerinde yüzde 19,73 üretici fiyat endeksinde. Giderek de tarımda üretim maliyetleri  artıyor. Bu yasada üreticilerin maliyetinin düşürülmesi için herhangi bir destek olarak yasaya koydu­ ğunuz bir şey olduğunu kabul ediyor musunuz, var mı böyle bir destek? Üretimin artması için üretici­ lere bu yasanın işleyişinden sorumlu bir Bakanlık olarak ne gibi destek vermeyi düşünüyorsunuz?  BAŞKAN - Sayın Torlak...  D. ALİ TORLAK (İstanbul) - Teşekkür ederim.  Sayın Bakan, Türkiye'de sanayinin gelişmesinin en önemli etkeni bankaların sanayiciyi des­ teklemesi olarak değerlendirilir. Ülkemizde kâr eden tek sektör olan bankaların sanayicilere destek  olmamasını, kredi taleplerinde ağır ve aşırı teminat istenmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?  İkinci sorum: Bankaların firmaları, sanayicileri krediyle desteklenmesiyle ilgili, Hükümet ola­ rak bir çalışmanız var mıdır, varsa açıklar, bilgi verir misiniz?  Teşekkür ederim.  BAŞKAN - Sayın Bakan...  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Sayın Başkan, değerli millet­ vekili arkadaşlarım; ben soruları dikkatle not etmek gayreti içerisinde oldum. Herhangi bir sorunun  atlandığı kaygısı arkadaşların taşımamasını isterim. Dolayısıyla Sayın Yıldız'ın sorularını daha baş­ tan söylerken ben not etmiştim. Öyle bir endişe taşımasını şahsen uygun bulmam, öyle bir endişeye  kapılmasın.  Evet, elbette her kanun hükmünde kararname veya her kanunun belirli bir yenilenme zamanı ola­ caktır, karşımıza çıkacaktır. Dolayısıyla bugün de bu kanunun yenilenmesiyle ilgili başlatılmış olan  çalışmalar, benim Bakanlık görevine gelmemden çok önce arkadaşlarımız bu çalışmaları başlattılar  ama Parlamento gündemi, Parlamentonun çalışma temposu, bu tasarıların arzu edilen zamanda ya­ salaşmasını her zaman mümkün kılmıyor, bunu da görüyoruz. Dolayısıyla "Böylesine önemli bir ta­ san sekiz yıldır niye gelmedi?" derken, bu konuyla ilgili kapsamlı araştırmalar, kapsamlı çalışmalar  yapıldığını, ben burada Grup Başkan Vekili olduğum dönemde de komisyondaki arkadaşlarımızın  yurt dışında bir çok ülkede halleri gidip yerinde gördüklerini, birtakım tespitler yaptıklarını ve dün­ yadaki hallerin Türkiye'de de benzerlerinin olması gerektiği konusunda Sanayi ve Ticaret Komis­ yonunda arkadaşların kapsamlı çalışmaları sürdürdüklerini, hatta bunu geçen dönemden bu yana  devam ettirdiklerini, bu yurt dışı seyahatlerini, ben de şahsen biliyorum. Dolayısıyla bugün bu tasa­ rının gelmiş olması bizim açımızdan önemli bir avantaj.
Sayfa 87 -
TBMM B:70 9 . 3 . 2 0 1 0 0 : 3  - 2 8 0 - Avrupa Birliğinin her zamanki siparişlerinden birisi mi diye insanın aklına maalesef geliyor. Bu, do­ layısıyla sizin her konuda örnek aldığınız Avrupa Birliği ülkelerindeki örnekleri gibi istifa etmeyi dü­ şünüyor musunuz diye soracaktım ama tabii meşguldünüz, bunu sormak istiyorum çünkü Avrupa  Birliği ülkelerinde bu konumda olan yöneticiler, siyasetçiler istifa ediyorlar.  Teşekkür ediyorum.  BAŞKAN - Sayın Susam...  MEHMET ALİ SUSAM (İzmir) - Sayın Başkan, son TÜİK'in rakamlarına göre enflasyonda ilk  defa, uzun zamandan sonra, yüzde 10'u aşan çift haneli rakamlar yakalandı. Bu rakamların yakalan­ masında da önemli bir oran tarım ürünlerindeki fiyat artışlarından kaynaklanıyor ve fiyat artışları bu an­ lamıyla tarım ürünlerinde yüzde 19,73 üretici fiyat endeksinde. Giderek de tarımda üretim maliyetleri  artıyor. Bu yasada üreticilerin maliyetinin düşürülmesi için herhangi bir destek olarak yasaya koydu­ ğunuz bir şey olduğunu kabul ediyor musunuz, var mı böyle bir destek? Üretimin artması için üretici­ lere bu yasanın işleyişinden sorumlu bir Bakanlık olarak ne gibi destek vermeyi düşünüyorsunuz?  BAŞKAN - Sayın Torlak...  D. ALİ TORLAK (İstanbul) - Teşekkür ederim.  Sayın Bakan, Türkiye'de sanayinin gelişmesinin en önemli etkeni bankaların sanayiciyi des­ teklemesi olarak değerlendirilir. Ülkemizde kâr eden tek sektör olan bankaların sanayicilere destek  olmamasını, kredi taleplerinde ağır ve aşırı teminat istenmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?  İkinci sorum: Bankaların firmaları, sanayicileri krediyle desteklenmesiyle ilgili, Hükümet ola­ rak bir çalışmanız var mıdır, varsa açıklar, bilgi verir misiniz?  Teşekkür ederim.  BAŞKAN - Sayın Bakan...  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Sayın Başkan, değerli millet­ vekili arkadaşlarım; ben soruları dikkatle not etmek gayreti içerisinde oldum. Herhangi bir sorunun  atlandığı kaygısı arkadaşların taşımamasını isterim. Dolayısıyla Sayın Yıldız'ın sorularını daha baş­ tan söylerken ben not etmiştim. Öyle bir endişe taşımasını şahsen uygun bulmam, öyle bir endişeye  kapılmasın.  Evet, elbette her kanun hükmünde kararname veya her kanunun belirli bir yenilenme zamanı ola­ caktır, karşımıza çıkacaktır. Dolayısıyla bugün de bu kanunun yenilenmesiyle ilgili başlatılmış olan  çalışmalar, benim Bakanlık görevine gelmemden çok önce arkadaşlarımız bu çalışmaları başlattılar  ama Parlamento gündemi, Parlamentonun çalışma temposu, bu tasarıların arzu edilen zamanda ya­ salaşmasını her zaman mümkün kılmıyor, bunu da görüyoruz. Dolayısıyla "Böylesine önemli bir ta­ san sekiz yıldır niye gelmedi?" derken, bu konuyla ilgili kapsamlı araştırmalar, kapsamlı çalışmalar  yapıldığını, ben burada Grup Başkan Vekili olduğum dönemde de komisyondaki arkadaşlarımızın  yurt dışında bir çok ülkede halleri gidip yerinde gördüklerini, birtakım tespitler yaptıklarını ve dün­ yadaki hallerin Türkiye'de de benzerlerinin olması gerektiği konusunda Sanayi ve Ticaret Komis­ yonunda arkadaşların kapsamlı çalışmaları sürdürdüklerini, hatta bunu geçen dönemden bu yana  devam ettirdiklerini, bu yurt dışı seyahatlerini, ben de şahsen biliyorum. Dolayısıyla bugün bu tasa­ rının gelmiş olması bizim açımızdan önemli bir avantaj.  TBMM B:70 9 . 3 . 2 0 1 0 0 : 3  - 2 8 1 - Tasanda, aslında gerçekten de sizin ifade ettiğiniz birçok husus yer alıyor yanı çok tarafı olan  bir tasarı bu. Üreticiden başlayan, tüketiciye kadar, arada ne geçiyorsa, aradaki bütün unsurları, nak­ liyecisine varana kadar, haldeki komisyoncuyu dikkate alan, hal işletmesini dikkate alan, bütün bun­ lar arasında bir denge kurmaya ama bu arada yeni bir sistem inşa etmeye çalışan bir tasarı ortaya  koymuş olduk. Takdir edersiniz ki bu kadar çok tarafı olan bir tasanyı bu taraflarla enine boyuna  müzakere etmeden de yapmak mümkün değil. Bu tasan, hem Komisyonda müzakere edilirken hem  alt komisyonda görüşülürken, ondan önce Bakanlığımızda bu tasarı hazırlanırken mümkün olduğu  kadar bütün kesimlerle, sivil toplum örgütleriyle ayrıntılı çalışmalar yapmaya özen gösterildi. Buna  Komisyondaki müzakereler sırasında katkı veren muhalefet partisi milletvekili arkadaşlanmız da  dâhil, gerçekten onlar da çok önemli katkılar verdiler ve alt komisyonda güzel çalışmalar oldu.  Tabii ki bazı noktalarını yann tasarıyı görüşmeye devam ederken tekrar burada ele alacağız yani  bazı yeni öneriler de olacaktır, o önerileri de Genel Kurulda birlikte değerlendireceğiz, o öneriler  çerçevesinde revize edilmesi gereken bazı konular olursa elbette bunlan önergelerle revize edeceğiz.  Mesela bunlardan bir tanesi -konuşmalan sırasında- hem Sayın Susam'ın söylemiş olduğu hem Sayın  Uslu'nun söylemiş olduğu konular vardı konuşmalannda "Arz-talep derinliğine göre mal tanımını ko­ yabilecek miyiz?" diye. Arkadaşlar Komisyon raporuna koymuşlar, gerekçeyi değiştirme imkânları  olmadığı için Komisyonda, Komisyon raporunda bu konuya bir açıklık getirmişler. Ancak biz ilgili  madde geldiğinde bir önergeyle hep birlikte "arz-talep derinliği"nin neyi ifade ettiğini, işte, et-et  ürünleri, süt-süt ürünleri, belki kuru gıdalar ve bal gibi ürünleri de içeren, kesme çiçek ve benzeri  ürünleri de içeren bir çerçeveye oturtmanın daha doğru olabileceğini Komisyonda da arkadaşlarımız  önermişlerdi. Belki onu bir önergeyle burada tanımlann içerisine koyma imkânına da sahip olabilece­ ğiz. Bunun gibi bazı değişiklikler tasarının son safhasında, Genel Kurul safhasında da olabilecektir.  O açıdan, bizim Avrupa Birliğinin dayatması olan bir şey olarak bunu mütalaa etmemiz doğru  değil Sayın Yıldız. Yani Avrupa Birliğinde de elbette haller var ve bu hallerin standartlannın eğer yük­ sekliği bizim için bir örnek teşkil edecekse bunu bir dayatma olarak değil, bir örnek yüksek stan­ dartlardaki hal uygulamalarının ülkemize taşınması olarak algılamamız icap eder. Dolayısıyla bizim  Avrupa'daki, dünyadaki halleri dolaşan ve o örnekleri ülkemize taşımaya çalışan arkadaşlanmızın ça- lışmalan bir dayatmayı değil, bir güzel örnekleri Türkiye'ye taşımayı amaçlayan çalışmalar olmuştur.  Sekiz yıllık gecikmede yani Bakanlığımızın doğrudan doğruya bir gecikme olarak bunu algıla­ ması değil, yani yıllar itibanyla zaten var olan bir mevzuat, kanun hükmünde kararname, üzerinde  birkaç defa da değişiklik yapılmış aslında. O değişikliklerle konu restore edilmeye çalışılmış ama res­ torasyondan ziyade bir yeniden yapılanma ihtiyacı ortaya çıktığı için de bugün bu ihtiyacı karşılamış  oluyoruz.  Sayın Uslu "Üç yıl içerisinde bu haller yenilenebilir mi?" diye ifade ediyor. Evet, hallere bir  standart getiriyoruz burada; laboratuvarlan olsun, hijyen şartlan taşınsın... Bu tür olmayan haller, bu  hâle getirilemeyen hallerle ilgili işlemler yapılsın ve bundan sonra gerçekten bu standartlarda hal iş­ letmeciliği yapabilecek olan belediyeler hal işletmeciliği yapsın. Bu standartları taşımadıktan sonra  yapamayacaksan bu senin işin olmadığı anlamına geliyor yani bunu bu şekilde algılamak gerekir.  Şimdi, seçimlerin üzerinden bir yıl geçti, önümüzde dört yıl zamanı var. Bütün partilerden seçi­ len belediye başkanı arkadaşlarımız, ister ilçe belediyesi olsun ister belde veya büyükşehir belediyesi,  bu dört yıllık zaman içerisinde biz kendilerine işte, makul bir uzatma süresiyle beraber istiyoruz ki her­ kes bu dört yıllık zamanda hallerini yenilesin, bu dönem içerisinde bu hallerini yenileyebilsinler.
Sayfa 88 -
TBMM B:70 9 . 3 . 2 0 1 0 0 : 3  - 2 8 1 - Tasanda, aslında gerçekten de sizin ifade ettiğiniz birçok husus yer alıyor yanı çok tarafı olan  bir tasarı bu. Üreticiden başlayan, tüketiciye kadar, arada ne geçiyorsa, aradaki bütün unsurları, nak­ liyecisine varana kadar, haldeki komisyoncuyu dikkate alan, hal işletmesini dikkate alan, bütün bun­ lar arasında bir denge kurmaya ama bu arada yeni bir sistem inşa etmeye çalışan bir tasarı ortaya  koymuş olduk. Takdir edersiniz ki bu kadar çok tarafı olan bir tasanyı bu taraflarla enine boyuna  müzakere etmeden de yapmak mümkün değil. Bu tasan, hem Komisyonda müzakere edilirken hem  alt komisyonda görüşülürken, ondan önce Bakanlığımızda bu tasarı hazırlanırken mümkün olduğu  kadar bütün kesimlerle, sivil toplum örgütleriyle ayrıntılı çalışmalar yapmaya özen gösterildi. Buna  Komisyondaki müzakereler sırasında katkı veren muhalefet partisi milletvekili arkadaşlanmız da  dâhil, gerçekten onlar da çok önemli katkılar verdiler ve alt komisyonda güzel çalışmalar oldu.  Tabii ki bazı noktalarını yann tasarıyı görüşmeye devam ederken tekrar burada ele alacağız yani  bazı yeni öneriler de olacaktır, o önerileri de Genel Kurulda birlikte değerlendireceğiz, o öneriler  çerçevesinde revize edilmesi gereken bazı konular olursa elbette bunlan önergelerle revize edeceğiz.  Mesela bunlardan bir tanesi -konuşmalan sırasında- hem Sayın Susam'ın söylemiş olduğu hem Sayın  Uslu'nun söylemiş olduğu konular vardı konuşmalannda "Arz-talep derinliğine göre mal tanımını ko­ yabilecek miyiz?" diye. Arkadaşlar Komisyon raporuna koymuşlar, gerekçeyi değiştirme imkânları  olmadığı için Komisyonda, Komisyon raporunda bu konuya bir açıklık getirmişler. Ancak biz ilgili  madde geldiğinde bir önergeyle hep birlikte "arz-talep derinliği"nin neyi ifade ettiğini, işte, et-et  ürünleri, süt-süt ürünleri, belki kuru gıdalar ve bal gibi ürünleri de içeren, kesme çiçek ve benzeri  ürünleri de içeren bir çerçeveye oturtmanın daha doğru olabileceğini Komisyonda da arkadaşlarımız  önermişlerdi. Belki onu bir önergeyle burada tanımlann içerisine koyma imkânına da sahip olabilece­ ğiz. Bunun gibi bazı değişiklikler tasarının son safhasında, Genel Kurul safhasında da olabilecektir.  O açıdan, bizim Avrupa Birliğinin dayatması olan bir şey olarak bunu mütalaa etmemiz doğru  değil Sayın Yıldız. Yani Avrupa Birliğinde de elbette haller var ve bu hallerin standartlannın eğer yük­ sekliği bizim için bir örnek teşkil edecekse bunu bir dayatma olarak değil, bir örnek yüksek stan­ dartlardaki hal uygulamalarının ülkemize taşınması olarak algılamamız icap eder. Dolayısıyla bizim  Avrupa'daki, dünyadaki halleri dolaşan ve o örnekleri ülkemize taşımaya çalışan arkadaşlanmızın ça- lışmalan bir dayatmayı değil, bir güzel örnekleri Türkiye'ye taşımayı amaçlayan çalışmalar olmuştur.  Sekiz yıllık gecikmede yani Bakanlığımızın doğrudan doğruya bir gecikme olarak bunu algıla­ ması değil, yani yıllar itibanyla zaten var olan bir mevzuat, kanun hükmünde kararname, üzerinde  birkaç defa da değişiklik yapılmış aslında. O değişikliklerle konu restore edilmeye çalışılmış ama res­ torasyondan ziyade bir yeniden yapılanma ihtiyacı ortaya çıktığı için de bugün bu ihtiyacı karşılamış  oluyoruz.  Sayın Uslu "Üç yıl içerisinde bu haller yenilenebilir mi?" diye ifade ediyor. Evet, hallere bir  standart getiriyoruz burada; laboratuvarlan olsun, hijyen şartlan taşınsın... Bu tür olmayan haller, bu  hâle getirilemeyen hallerle ilgili işlemler yapılsın ve bundan sonra gerçekten bu standartlarda hal iş­ letmeciliği yapabilecek olan belediyeler hal işletmeciliği yapsın. Bu standartları taşımadıktan sonra  yapamayacaksan bu senin işin olmadığı anlamına geliyor yani bunu bu şekilde algılamak gerekir.  Şimdi, seçimlerin üzerinden bir yıl geçti, önümüzde dört yıl zamanı var. Bütün partilerden seçi­ len belediye başkanı arkadaşlarımız, ister ilçe belediyesi olsun ister belde veya büyükşehir belediyesi,  bu dört yıllık zaman içerisinde biz kendilerine işte, makul bir uzatma süresiyle beraber istiyoruz ki her­ kes bu dört yıllık zamanda hallerini yenilesin, bu dönem içerisinde bu hallerini yenileyebilsinler.  TBMM B:70 9 . 3 . 2 0 1 0 0 : 3  - 2 8 2 - MEHMET ŞANDIR (Mersin) - Hangi kaynakla yapılacak?  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Kaynakları var efendim. Buradan,  yani hallerden gelir de elde ediyorlar. Eğer kendi hemşehrilerine sağlıklı sebze, meyve ve gıdalar ilet­ mek gibi bir görevleri varsa, kaynaklarından bir kısmını da belediyelerimiz bu hallerin yenilenmesine  tahsis edeceklerdir. Gerekirse kendilerine kaynak takviyesi, kaynak desteği sağlayacak imkânları da  elbette oluşturabiliriz ama bu sistem -Sayın Şandır'ın sorusuna geçiyorum- üreticilerin mağdur olması  muhtemel bir sisteme dönüşebilir mi yani hal rüsumları düştüğü zaman gelirler azalmayacak mı?  Gelirlerin azalacağı varsayımı doğru değil çünkü bu sistem gerçekten yüzde 70'i kayıt dışı olan  bir sebze meyve ticaretini birtakım farklı argümanlarla kayıt altına alan bir sistem. Hem denetim me­ kanizmalarıyla hem de en önemli unsurlardan bir tanesi ürün künyesinin getirilmesi. Bundan sonra  ne manavda ne markette ne de çarşıda pazarda ürün künyesi olmayan bir sebze meyve satılamaya­ caktır. Bütün sebze ve meyvelerde ürün künyesi bulunacaktır. Ürün künyesi, aynı zamanda onun hale  bildirilip bildirilmediğini de açığa çıkaracak bir uygulamadır. Ürün künyesi sistemiyle büyük bir  kayıt altına alma, ayrıca denetlemeyle kayıt altına alma da getirilmiş olacaktır.  Rüsumların indirilmesi kayıt altına almayı aynca teşvik eden bir unsur olmuş olacak çünkü rü­ sumların yüksekliği de kayıt dışına doğru sevk ediyor insanları. Biz hale girme mecburiyeti getirmi­ yoruz ama bildirme mecburiyeti getiriyoruz çünkü hale girme mecburiyeti gerçekten bazen üreticiler  için de nakliyeciler için de ürünü en son satın alacak kişiler için de bir eziyete dönüşüyor. Yani bir il­ çede hal yoksa o il merkezinde, büyük şehirde bir yerde hal varsa, geliyor... Mesela Ankara'ya geldi  ürün, Çubuk'a gidecek, geri dönecek buradan, tekrar Çubuk'a. Buradaki hale girecek, ondan sonra  Çubuk'a geri dönecek veya işte Polatlı'ya geri dönecek veya Elmadağ'a geri dönecek. Buradaki hale  ürününü soktuktan sonra geri dönecek, böyle bir tablo var. Şimdi bunu ortadan kaldırıyoruz. Üretici  bölgesindeki hale bildirimini yap, doğrudan doğruya tüketici bölgesindeki veya tüketiciye getir, ulaş­ tır. Sistem kolaylaşıyor, işlem maliyetleri düşüyor ve kayıt altında olan ürün miktarı çoğalıyor.  Dolayısıyla burada ayrıca üreticiye üretici birlikleri üzerinden çok ciddi avantajlar getirilmek­ tedir. Üreticinin birlikleri vasıtasıyla ürününü her yerde satabilmesine imkân getirilmektedir. Üretici  birlikleri vasıtasıyla ürün satanların rüsum ödemesi kaldırılmaktadır bu sistem içerisinde ve böylece  üretici birliklerine üreticilerin yönelmesi, birliklerin güçlenmesi ayrıca bu mekanizmanın içerisinde  teşvik edilmektedir. Dolayısıyla hem belediyelerin gelirlerinde bir azalma olmayacaktır, kayıt altın­ daki ürün miktarı artacağı için doğal olarak hem de üreticinin mağduriyeti gündeme gelmeyecektir  çünkü üreticiler kendi birlikleri güçleneceği için kendi birlikleri vasıtasıyla ürünlerini daha kolay bir  şekilde satabileceklerdir.  Haller elbette denetlenmektedir. Zaten bu denetimler bizim bu eksiklikleri görmemize yol aç­ mıştır. Bu eksikliklerin, sadece şimdi denetlemekle, "Hadi bakalım bunu yap." demekle bitmeyece­ ğini gördüğümüz için... Bundan sonra haller nasıl olacak, nasıl olmasını istiyoruz ve size şu kadar  zaman veriyoruz. Bu kadar zaman içerisinde bu meseleyi bitirmeyen belediyeler hallerinin kapatıla­ cağını bilmelidirler.  FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) - Kaç ay sonra Sayın Bakan? On gün mü, bir ay mı,  iki ay mı, altı ay mı, bir sene mi?  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Bakın, biz süre vermişiz.  Herkes bu seçim döneminde, döneminin sonuna kadar, dört yıl zamanları var. Dört yıl içerisinde hal­ lerini bu hijyen şartlarına ve teknolojik şartlara uygun hâle getirsinler. Biz gerekirse onlara finans­ man desteği sağlayacak çalışmaları da elbette yapabiliriz.
Sayfa 89 -
TBMM B:70 9 . 3 . 2 0 1 0 0 : 3  - 2 8 2 - MEHMET ŞANDIR (Mersin) - Hangi kaynakla yapılacak?  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Kaynakları var efendim. Buradan,  yani hallerden gelir de elde ediyorlar. Eğer kendi hemşehrilerine sağlıklı sebze, meyve ve gıdalar ilet­ mek gibi bir görevleri varsa, kaynaklarından bir kısmını da belediyelerimiz bu hallerin yenilenmesine  tahsis edeceklerdir. Gerekirse kendilerine kaynak takviyesi, kaynak desteği sağlayacak imkânları da  elbette oluşturabiliriz ama bu sistem -Sayın Şandır'ın sorusuna geçiyorum- üreticilerin mağdur olması  muhtemel bir sisteme dönüşebilir mi yani hal rüsumları düştüğü zaman gelirler azalmayacak mı?  Gelirlerin azalacağı varsayımı doğru değil çünkü bu sistem gerçekten yüzde 70'i kayıt dışı olan  bir sebze meyve ticaretini birtakım farklı argümanlarla kayıt altına alan bir sistem. Hem denetim me­ kanizmalarıyla hem de en önemli unsurlardan bir tanesi ürün künyesinin getirilmesi. Bundan sonra  ne manavda ne markette ne de çarşıda pazarda ürün künyesi olmayan bir sebze meyve satılamaya­ caktır. Bütün sebze ve meyvelerde ürün künyesi bulunacaktır. Ürün künyesi, aynı zamanda onun hale  bildirilip bildirilmediğini de açığa çıkaracak bir uygulamadır. Ürün künyesi sistemiyle büyük bir  kayıt altına alma, ayrıca denetlemeyle kayıt altına alma da getirilmiş olacaktır.  Rüsumların indirilmesi kayıt altına almayı aynca teşvik eden bir unsur olmuş olacak çünkü rü­ sumların yüksekliği de kayıt dışına doğru sevk ediyor insanları. Biz hale girme mecburiyeti getirmi­ yoruz ama bildirme mecburiyeti getiriyoruz çünkü hale girme mecburiyeti gerçekten bazen üreticiler  için de nakliyeciler için de ürünü en son satın alacak kişiler için de bir eziyete dönüşüyor. Yani bir il­ çede hal yoksa o il merkezinde, büyük şehirde bir yerde hal varsa, geliyor... Mesela Ankara'ya geldi  ürün, Çubuk'a gidecek, geri dönecek buradan, tekrar Çubuk'a. Buradaki hale girecek, ondan sonra  Çubuk'a geri dönecek veya işte Polatlı'ya geri dönecek veya Elmadağ'a geri dönecek. Buradaki hale  ürününü soktuktan sonra geri dönecek, böyle bir tablo var. Şimdi bunu ortadan kaldırıyoruz. Üretici  bölgesindeki hale bildirimini yap, doğrudan doğruya tüketici bölgesindeki veya tüketiciye getir, ulaş­ tır. Sistem kolaylaşıyor, işlem maliyetleri düşüyor ve kayıt altında olan ürün miktarı çoğalıyor.  Dolayısıyla burada ayrıca üreticiye üretici birlikleri üzerinden çok ciddi avantajlar getirilmek­ tedir. Üreticinin birlikleri vasıtasıyla ürününü her yerde satabilmesine imkân getirilmektedir. Üretici  birlikleri vasıtasıyla ürün satanların rüsum ödemesi kaldırılmaktadır bu sistem içerisinde ve böylece  üretici birliklerine üreticilerin yönelmesi, birliklerin güçlenmesi ayrıca bu mekanizmanın içerisinde  teşvik edilmektedir. Dolayısıyla hem belediyelerin gelirlerinde bir azalma olmayacaktır, kayıt altın­ daki ürün miktarı artacağı için doğal olarak hem de üreticinin mağduriyeti gündeme gelmeyecektir  çünkü üreticiler kendi birlikleri güçleneceği için kendi birlikleri vasıtasıyla ürünlerini daha kolay bir  şekilde satabileceklerdir.  Haller elbette denetlenmektedir. Zaten bu denetimler bizim bu eksiklikleri görmemize yol aç­ mıştır. Bu eksikliklerin, sadece şimdi denetlemekle, "Hadi bakalım bunu yap." demekle bitmeyece­ ğini gördüğümüz için... Bundan sonra haller nasıl olacak, nasıl olmasını istiyoruz ve size şu kadar  zaman veriyoruz. Bu kadar zaman içerisinde bu meseleyi bitirmeyen belediyeler hallerinin kapatıla­ cağını bilmelidirler.  FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) - Kaç ay sonra Sayın Bakan? On gün mü, bir ay mı,  iki ay mı, altı ay mı, bir sene mi?  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Bakın, biz süre vermişiz.  Herkes bu seçim döneminde, döneminin sonuna kadar, dört yıl zamanları var. Dört yıl içerisinde hal­ lerini bu hijyen şartlarına ve teknolojik şartlara uygun hâle getirsinler. Biz gerekirse onlara finans­ man desteği sağlayacak çalışmaları da elbette yapabiliriz.  TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0 O: 3  Sayın Susam'ın sorusunda, "Enflasyon çift haneli rakamlara ulaşıyor, bunda tarım ürünlerin­ deki fiyat artışları etkili oluyor. Bu konuda üreticilere bir destek verip maliyetleri aşağıya çekmeyi  düşünüyor musunuz?" Tabii ki üreticilerle ilgili doğrudan destekler Tarım Bakanlığı bünyesinde yü­ rütülen destekler. O desteklerle ilgili rakamları da burada gerektiğinde, yani tasarı görüşülürken Tarım  Bakanlığımızdan gereken rakamları, hangi çiftçiye, hangi konuda, ne kadar destek verildiğiyle ilgili  ayrıntılı olarak ortaya koymamız mümkün ama tasarıda üreticiye en önemli desteklerden bir tanesi  şudur: Bu işlem maliyetlerinin azalması, üretici birlikleri vasıtasıyla ürünlerini pazarlara ulaştırabil­ meleri ve hem hallerde hem de semt pazarlannda üreticilere en az halin ve pazarın yüzde 20'sinin tah­ sis edilme mecburiyeti getirilmesi. Bugün itibarıyla ürünlerinin yüzde 25'i tarlada kalan üretici artık  ürünü tarlada kalmayan üretici. Bu tarlada kalan ürünün tamamı hiç kimsenin para kazanamadığı bir  ürün hâline dönüşmüş oluyor. Dolayısıyla biz üreticimizin tarlada kalan ürünü meselesini de bu ta­ sarıyla beraber bir noktaya ulaştırmış oluyoruz.  Elbette bankalar ve sanayi konusu ayrı bir konu. Bu konuya bu tasannın kapsamı dışında olması  açısından bir başka şekilde cevap vermeyi düşünüyorum. Diğer bölümlere geçildiğinde de diğer ko­ nuların cevabını ayrıca sorular olduğunda vermeye çalışacağım.  Teşekkür ederim.  BAŞKAN - Sayın Bakan teşekkür ederim.  Tasarının tümü üzerindeki görüşmeler tamamlanmıştır.  Maddelerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul  edilmiştir.  Alınan karar gereğince, kanun tasarı ve teklifleri ile komisyonlardan gelen diğer işleri sırasıyla  görüşmek için 10 Mart 2010 Çarşamba günü saat 13.00'te toplanmak üzere birleşimi kapatıyorum.  Kapanma Saati: 20.02  •  - 2 8 3 -
Sayfa 90 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0 O: 3  Sayın Susam'ın sorusunda, "Enflasyon çift haneli rakamlara ulaşıyor, bunda tarım ürünlerin­ deki fiyat artışları etkili oluyor. Bu konuda üreticilere bir destek verip maliyetleri aşağıya çekmeyi  düşünüyor musunuz?" Tabii ki üreticilerle ilgili doğrudan destekler Tarım Bakanlığı bünyesinde yü­ rütülen destekler. O desteklerle ilgili rakamları da burada gerektiğinde, yani tasarı görüşülürken Tarım  Bakanlığımızdan gereken rakamları, hangi çiftçiye, hangi konuda, ne kadar destek verildiğiyle ilgili  ayrıntılı olarak ortaya koymamız mümkün ama tasarıda üreticiye en önemli desteklerden bir tanesi  şudur: Bu işlem maliyetlerinin azalması, üretici birlikleri vasıtasıyla ürünlerini pazarlara ulaştırabil­ meleri ve hem hallerde hem de semt pazarlannda üreticilere en az halin ve pazarın yüzde 20'sinin tah­ sis edilme mecburiyeti getirilmesi. Bugün itibarıyla ürünlerinin yüzde 25'i tarlada kalan üretici artık  ürünü tarlada kalmayan üretici. Bu tarlada kalan ürünün tamamı hiç kimsenin para kazanamadığı bir  ürün hâline dönüşmüş oluyor. Dolayısıyla biz üreticimizin tarlada kalan ürünü meselesini de bu ta­ sarıyla beraber bir noktaya ulaştırmış oluyoruz.  Elbette bankalar ve sanayi konusu ayrı bir konu. Bu konuya bu tasannın kapsamı dışında olması  açısından bir başka şekilde cevap vermeyi düşünüyorum. Diğer bölümlere geçildiğinde de diğer ko­ nuların cevabını ayrıca sorular olduğunda vermeye çalışacağım.  Teşekkür ederim.  BAŞKAN - Sayın Bakan teşekkür ederim.  Tasarının tümü üzerindeki görüşmeler tamamlanmıştır.  Maddelerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul  edilmiştir.  Alınan karar gereğince, kanun tasarı ve teklifleri ile komisyonlardan gelen diğer işleri sırasıyla  görüşmek için 10 Mart 2010 Çarşamba günü saat 13.00'te toplanmak üzere birleşimi kapatıyorum.  Kapanma Saati: 20.02  •  - 2 8 3 - TBMM B: 70 9 . 3 . 2010  X.- YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI  /.- İzmir Milletvekili Ahmet Ersin 'in, Erzincan Başsavcısı hakkında soruşturma başlatılmasına  ilişkin sorusu ve Adalet Bakam Sadullah Ergin 'in cevabı (7/11571)  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞIM  Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Sayın Sadullah ERGİN tarafından  yazılı olarak yanıtlanmasını talep ederim.  Saygılarımla,  izmir Milletvekili  İLGİ: 18.12.2009 tarih ve 38949 sayılı yazınız.  (2. soruda değişiklik yaparak soru önergemi yineliyorum.)  Adalet Bakanlığı, laiklik karşıtı girişimleri ile bilinen İsmailağa Cemaati ile  Fethullahçılar hakkında soruşturma başlatan ve bu kapsamda 16 ilde  operasyon yapmaya hazırlanan Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı hakkında  karşı bir soruşturma başlatmıştır. Cemaatlerle ilgili soruşturma dosyası  Erzincan Cumhuriyet Başsavcılığından alınarak, Erzurum özel yetkili savcılığa  verilmiş ve ayrıca Bakanlık Müfettişlerinin talebi ile Erzincan Cumhuriyet  Başsavcısı teknik takibe alınarak telefonları dinlenmiş ve hakkında 26 yıl hapis  istemi ile iddianame düzenlenmiştir.  Bu arada Erzurum özel yetkili savcısının talimatı ile Erzincan İl Jandarma  Komutanlığında görevli istihbaratçı bir Asteğmen ile bir Astsubay ve bir  Binbaşı, keza yine Erzincan MİT Başkanı ile 2 MİT görevlisi gözaltına alınarak  Erzurum mahkemesi tarafından tutuklanmışlardır. Gözaltı ve tutuklamaların  Ergenekon Soruşturması kapsamında olduğu ileri sürülmüştür.  Ancak, MİT mensupları hakkında cezai takibat yapılması, gözaltına  alınmaları ve tutuklanmalarının, 2937 sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri Ve Milli  İstihbarat Teşkilatı Kanununa aykırı olduğu iddiaları vardır. Kanunun 26.  maddesine göre, MİT mensupları hakkında cezai takibatın yapılabilmesi için  Başbakanlıktan izin alınması gerekirken, bu iznin alınmadığı, keyfi ve yasadışı  bir uygulama yapıldığı kanaati yaygındır. Nitekim MİT Müsteşarlığı da bu  doğrultuda açıklama yapmıştır.  1- Erzincan'daki MİT görevlileri hakkında cezai takibat yapılması için,  Başbakan'dan izin alındı mı? izin alındıysa tarihi nedir? İzin alınmadıysa 2937  sayılı yasaya aykırı davrananlar için ne yapacaksınız?  2- ismailağa Cemaati ve Fethullahçılar hakkında soruşturma başlatan  Erzincan Başsavcısına hangi nedenle soruşturma başlattınız?  3- Erzincan Başsavcısı hakkında başlattığınız soruşturma ile ilgili  17.08.2009 tarihli soru önergemi neden cevaplamıyorsunuz?  - 2 8 4 -
Sayfa 91 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2010  X.- YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI  /.- İzmir Milletvekili Ahmet Ersin 'in, Erzincan Başsavcısı hakkında soruşturma başlatılmasına  ilişkin sorusu ve Adalet Bakam Sadullah Ergin 'in cevabı (7/11571)  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞIM  Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Sayın Sadullah ERGİN tarafından  yazılı olarak yanıtlanmasını talep ederim.  Saygılarımla,  izmir Milletvekili  İLGİ: 18.12.2009 tarih ve 38949 sayılı yazınız.  (2. soruda değişiklik yaparak soru önergemi yineliyorum.)  Adalet Bakanlığı, laiklik karşıtı girişimleri ile bilinen İsmailağa Cemaati ile  Fethullahçılar hakkında soruşturma başlatan ve bu kapsamda 16 ilde  operasyon yapmaya hazırlanan Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı hakkında  karşı bir soruşturma başlatmıştır. Cemaatlerle ilgili soruşturma dosyası  Erzincan Cumhuriyet Başsavcılığından alınarak, Erzurum özel yetkili savcılığa  verilmiş ve ayrıca Bakanlık Müfettişlerinin talebi ile Erzincan Cumhuriyet  Başsavcısı teknik takibe alınarak telefonları dinlenmiş ve hakkında 26 yıl hapis  istemi ile iddianame düzenlenmiştir.  Bu arada Erzurum özel yetkili savcısının talimatı ile Erzincan İl Jandarma  Komutanlığında görevli istihbaratçı bir Asteğmen ile bir Astsubay ve bir  Binbaşı, keza yine Erzincan MİT Başkanı ile 2 MİT görevlisi gözaltına alınarak  Erzurum mahkemesi tarafından tutuklanmışlardır. Gözaltı ve tutuklamaların  Ergenekon Soruşturması kapsamında olduğu ileri sürülmüştür.  Ancak, MİT mensupları hakkında cezai takibat yapılması, gözaltına  alınmaları ve tutuklanmalarının, 2937 sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri Ve Milli  İstihbarat Teşkilatı Kanununa aykırı olduğu iddiaları vardır. Kanunun 26.  maddesine göre, MİT mensupları hakkında cezai takibatın yapılabilmesi için  Başbakanlıktan izin alınması gerekirken, bu iznin alınmadığı, keyfi ve yasadışı  bir uygulama yapıldığı kanaati yaygındır. Nitekim MİT Müsteşarlığı da bu  doğrultuda açıklama yapmıştır.  1- Erzincan'daki MİT görevlileri hakkında cezai takibat yapılması için,  Başbakan'dan izin alındı mı? izin alındıysa tarihi nedir? İzin alınmadıysa 2937  sayılı yasaya aykırı davrananlar için ne yapacaksınız?  2- ismailağa Cemaati ve Fethullahçılar hakkında soruşturma başlatan  Erzincan Başsavcısına hangi nedenle soruşturma başlattınız?  3- Erzincan Başsavcısı hakkında başlattığınız soruşturma ile ilgili  17.08.2009 tarihli soru önergemi neden cevaplamıyorsunuz?  - 2 8 4 - TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  T.C.  ADALET BAKANLIĞI  Kanunlar Genel Müdürlüğü  Sayı : B.03.0.KGM.0.00.00.05/483/1040 ./B/2010  Konu : Yazılı soru önergesi  TÜRKİYE BUYUK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLİĞİNA  ilgi: a) Kanunlar ve Kararlar Dairesi Başkanlığı ifadeli, 05/01/2010 tarihli ve A.01.0.GNS.0.  10.00.02-18495 sayılı yazı,  b) 18/01/2010 tarihli ve 109/242 sayılı yazı.  İlgi (a) yazınız ekinde alınan, İzmir Milletvekili Ahmet Ersin tarafından Bakanlığımıza  yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/11571 Esas Nolu soru önergesine ilişkin  cevaba esas teşkil edecek bilgilerin derlenebilmesi için ilgi (b) yazımızla ek süre istenilmiş olup,  Türkiye Büyük Millet Meclisi içtüzüğünün 99 uncu maddesi uyarınca hazj^nan kısmî cevap  örneği iki nüsha halinde ilişikte sunulmuştur.  Bilgilerinize arz ederim.  EK:  Soru önergesi cevabı  - 2 8 5 -
Sayfa 92 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  T.C.  ADALET BAKANLIĞI  Kanunlar Genel Müdürlüğü  Sayı : B.03.0.KGM.0.00.00.05/483/1040 ./B/2010  Konu : Yazılı soru önergesi  TÜRKİYE BUYUK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLİĞİNA  ilgi: a) Kanunlar ve Kararlar Dairesi Başkanlığı ifadeli, 05/01/2010 tarihli ve A.01.0.GNS.0.  10.00.02-18495 sayılı yazı,  b) 18/01/2010 tarihli ve 109/242 sayılı yazı.  İlgi (a) yazınız ekinde alınan, İzmir Milletvekili Ahmet Ersin tarafından Bakanlığımıza  yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/11571 Esas Nolu soru önergesine ilişkin  cevaba esas teşkil edecek bilgilerin derlenebilmesi için ilgi (b) yazımızla ek süre istenilmiş olup,  Türkiye Büyük Millet Meclisi içtüzüğünün 99 uncu maddesi uyarınca hazj^nan kısmî cevap  örneği iki nüsha halinde ilişikte sunulmuştur.  Bilgilerinize arz ederim.  EK:  Soru önergesi cevabı  - 2 8 5 - TBMM B: 70 9 . 3 . 2010  T.C.  ADALET BAKANLIĞI  Kanunlar Genel Müdürlüğü  Sayı : B.03.0.KGM.0.00.00.05/481/1038  Konu : Yazılı soru önergesi Ç5./03./2010  Sayın Ahmet ERSİN  İzmir Milletvekili  TBMM  Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/11571 Esas Nolusom  önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.  I- Bakanlığımıza yöneltip yazılı olarak cevaplandırılmasını istediğiniz 7/9284 Esas Nolu  soru önergesine verilen 19/01/2010 tarihli cevabımızla, önergeye konu ettiğiniz hususlara  ayrıntılarıyla cevap verilmiştir.  II- Soru önergesine konu edilen diğer hususlarla ilgili olarak Erzurum Cumhuriyet  Başsavcılığryla yazışmalar devam etmekte olup, Bakanlığımıza bilgi iletildiğjn^ayrıca cevap  verilecektir.  Bilgilerinize arz ederim.  Bakan  - 2 8 6 -
Sayfa 93 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2010  T.C.  ADALET BAKANLIĞI  Kanunlar Genel Müdürlüğü  Sayı : B.03.0.KGM.0.00.00.05/481/1038  Konu : Yazılı soru önergesi Ç5./03./2010  Sayın Ahmet ERSİN  İzmir Milletvekili  TBMM  Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/11571 Esas Nolusom  önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.  I- Bakanlığımıza yöneltip yazılı olarak cevaplandırılmasını istediğiniz 7/9284 Esas Nolu  soru önergesine verilen 19/01/2010 tarihli cevabımızla, önergeye konu ettiğiniz hususlara  ayrıntılarıyla cevap verilmiştir.  II- Soru önergesine konu edilen diğer hususlarla ilgili olarak Erzurum Cumhuriyet  Başsavcılığryla yazışmalar devam etmekte olup, Bakanlığımıza bilgi iletildiğjn^ayrıca cevap  verilecektir.  Bilgilerinize arz ederim.  Bakan  - 2 8 6 - TBMM B: 70 9 . 3 . 2010  2.- Adıyaman Milletvekili Şevket Köse 'nin, bürokrat atamalarına ilişkin Başbakandan sorusu ve  Devlet Bakanı Hayati Yazıcı 'nın cevabı (7/11682)  Aşağıdaki sorulanının Başbakan Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN tarafından yazılı  olarak cevaplandırmasını arz ederim.  Saygılarımla  Hükümette bulunduğunuz 2002 yılından beri yaptığınız bürokrat atamaları konusunda  kamuoyunda yaşanan tartışmalar devam etmektedir. Bu bağlamda:  1. 2002 yılından bu yana kaç üst düzey bürokrat ataması yapılmıştır?  2. 2002 yılından bu yana yapılan bürokrat atamalarından kaçı milletvekili ya da partiniz  yöneticisi yakınıdır?  3. 2002 yılından bu yana yapılan üst düzey bürokrat atamalanndan kaçı asaleten kaçı da  vekaleten atanmıştır? Vekaleten atananlardan kaçı asil kadrolara alınmıştır?  4. Sayın Abdullah Gül'ün Cumhurbaşkanlığından önce kaç üst düzey bürokrat ataması  Köşkten dönmüştür? Kaçı onaylanmıştır? Köşkten onaylanmayan atamaların kaçı  vekaleten yapılmıştır? Sayın Abdullah Gül'ün Cumhurbaşkanlığından sonra vekaleten  atanan üst düzey bürokratların kaçı asil kadroya alınmıştır?  5. Sayın Abdullah Gül'ün Cumhurbaşkanlığından sonra üst düzey bürokrat olarak  atanacak isimlerden kaçı Köşkten dönmüştür?  6. Hükümette bulunduğunuz tarihten beri yapılan üst düzey bürokrat atamaları içerisinde,  haklannda adli ya da idari soruşturma olan kaç kişi bulunmaktadır. Bunlardan kaçı  görevine devam etmektedir?  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞTNA  Dt. Şevket KÖSE  Adıyaman Milletvekili  - 2 8 7 -
Sayfa 94 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2010  2.- Adıyaman Milletvekili Şevket Köse 'nin, bürokrat atamalarına ilişkin Başbakandan sorusu ve  Devlet Bakanı Hayati Yazıcı 'nın cevabı (7/11682)  Aşağıdaki sorulanının Başbakan Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN tarafından yazılı  olarak cevaplandırmasını arz ederim.  Saygılarımla  Hükümette bulunduğunuz 2002 yılından beri yaptığınız bürokrat atamaları konusunda  kamuoyunda yaşanan tartışmalar devam etmektedir. Bu bağlamda:  1. 2002 yılından bu yana kaç üst düzey bürokrat ataması yapılmıştır?  2. 2002 yılından bu yana yapılan bürokrat atamalarından kaçı milletvekili ya da partiniz  yöneticisi yakınıdır?  3. 2002 yılından bu yana yapılan üst düzey bürokrat atamalanndan kaçı asaleten kaçı da  vekaleten atanmıştır? Vekaleten atananlardan kaçı asil kadrolara alınmıştır?  4. Sayın Abdullah Gül'ün Cumhurbaşkanlığından önce kaç üst düzey bürokrat ataması  Köşkten dönmüştür? Kaçı onaylanmıştır? Köşkten onaylanmayan atamaların kaçı  vekaleten yapılmıştır? Sayın Abdullah Gül'ün Cumhurbaşkanlığından sonra vekaleten  atanan üst düzey bürokratların kaçı asil kadroya alınmıştır?  5. Sayın Abdullah Gül'ün Cumhurbaşkanlığından sonra üst düzey bürokrat olarak  atanacak isimlerden kaçı Köşkten dönmüştür?  6. Hükümette bulunduğunuz tarihten beri yapılan üst düzey bürokrat atamaları içerisinde,  haklannda adli ya da idari soruşturma olan kaç kişi bulunmaktadır. Bunlardan kaçı  görevine devam etmektedir?  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞTNA  Dt. Şevket KÖSE  Adıyaman Milletvekili  - 2 8 7 - TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  SAYI :B.02.0.006- UL/j( ÖÜ..4Ö./2010  KONU : Soru önergesi 7/11682  TÜRKİYE BÜYÜK MÎLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İLGİ: a) TBMM Başkanlığının 18.01.2010 tarih ve A.Ol.O.GNS.0.10.00.02-7/11682- 18762/39933 sayılı yazısı.  b) Başbakanlığın 21.01.2010 tarih ve B.02.0.KKG.0.12/106-178-6/202 sayılı yazısı.  c) Devlet Personel Başkanlığının 03.03.2010 tarih ve B.02.1.DPB.0.65.610/2455 sayılı  yazısı.  Adıyaman Milletvekili Sayın Şevket KÖSE'ye ait 7/11682 sayılı yazılı soru önergesi  cevabı hazırlanarak ekte sunulmuştur.  Bilgilerinizi ve gereğini arz ederim.  Devlet Bakanı  Ek: ilgi (c) yazı ve eki  - 2 8 8 - T.C.  DEVLET BAKANLIĞI
Sayfa 95 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  SAYI :B.02.0.006- UL/j( ÖÜ..4Ö./2010  KONU : Soru önergesi 7/11682  TÜRKİYE BÜYÜK MÎLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İLGİ: a) TBMM Başkanlığının 18.01.2010 tarih ve A.Ol.O.GNS.0.10.00.02-7/11682- 18762/39933 sayılı yazısı.  b) Başbakanlığın 21.01.2010 tarih ve B.02.0.KKG.0.12/106-178-6/202 sayılı yazısı.  c) Devlet Personel Başkanlığının 03.03.2010 tarih ve B.02.1.DPB.0.65.610/2455 sayılı  yazısı.  Adıyaman Milletvekili Sayın Şevket KÖSE'ye ait 7/11682 sayılı yazılı soru önergesi  cevabı hazırlanarak ekte sunulmuştur.  Bilgilerinizi ve gereğini arz ederim.  Devlet Bakanı  Ek: ilgi (c) yazı ve eki  - 2 8 8 - T.C.  DEVLET BAKANLIĞI  TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  T.C.  BAŞBAKANLIK  Devlet Personel Başkanlığı  Sayı :B.02.1.DPB>0.65.610/ D P B N o : 2455  Konu : Soru Önergesi(7/11682) ^ f f l L » . î » « i O  DEVLET BAKANLIĞINA  (Sayın Hayati YAZICI)  İlgi: Makamlannızın 26/01//20T0 tarihli ve B.02.0.006-127 sayılı yazısı.  Adıyaman Milletvekili Sayın Şevket KÖSE'nin Sayın Başbakanımıza tevcih ettiği,  Sayın Başbakanımızın da Bakanlığınız koordinatörlüğünde cevaplanmasını uygun gördüğü  7/11682 Esas No'lu Yazılı Soru Önergesine verilecek cevaba esas olmak üzere hazırlanan  bilgiler ekte sunulmuştur.  Bilgilerinize arz ederim.  EK:  Soru önergesi Cevabı  ADIYAMAN MİLLETVEKİLİ SAYIN ŞEVKET KÖSE'NİN 7/11682 ESAS NO'LU  YAZILI SORU ÖNERGESİNE BAŞBAKANLIKTAN İNTİKAL EDEN BİLGİLER  ÇERÇEVESİNDE CEVABIMIZ  CEVAP: Başbakanlıkta söz konusu dönemde üst düzey görevlere (ek göstergesi  6400 ve üzeri) 22 adet atama yapılmıştır. Diğer Kurumlar ait atama kararları Resmi  Gazete'de yayımlanmaktadır.  Atanan kişilerin yakınları hakkında bilgi bulunmamaktadır.  Aynca bu dönemde 4 adet kadroya (ek göstergesi 6400 ve üzeri) vekaleten atama  yapılmıştır.  Sayın Abdullah GÜL'ün Cumhurbaşkanlığının öncesinde ve sonrasında  Başbakanlığa ait iade edilen üst düzey atama karan (ek göstergesi 6400 ve üzeri)  bulunmamaktadır.  - 2 8 9 -
Sayfa 96 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  T.C.  BAŞBAKANLIK  Devlet Personel Başkanlığı  Sayı :B.02.1.DPB>0.65.610/ D P B N o : 2455  Konu : Soru Önergesi(7/11682) ^ f f l L » . î » « i O  DEVLET BAKANLIĞINA  (Sayın Hayati YAZICI)  İlgi: Makamlannızın 26/01//20T0 tarihli ve B.02.0.006-127 sayılı yazısı.  Adıyaman Milletvekili Sayın Şevket KÖSE'nin Sayın Başbakanımıza tevcih ettiği,  Sayın Başbakanımızın da Bakanlığınız koordinatörlüğünde cevaplanmasını uygun gördüğü  7/11682 Esas No'lu Yazılı Soru Önergesine verilecek cevaba esas olmak üzere hazırlanan  bilgiler ekte sunulmuştur.  Bilgilerinize arz ederim.  EK:  Soru önergesi Cevabı  ADIYAMAN MİLLETVEKİLİ SAYIN ŞEVKET KÖSE'NİN 7/11682 ESAS NO'LU  YAZILI SORU ÖNERGESİNE BAŞBAKANLIKTAN İNTİKAL EDEN BİLGİLER  ÇERÇEVESİNDE CEVABIMIZ  CEVAP: Başbakanlıkta söz konusu dönemde üst düzey görevlere (ek göstergesi  6400 ve üzeri) 22 adet atama yapılmıştır. Diğer Kurumlar ait atama kararları Resmi  Gazete'de yayımlanmaktadır.  Atanan kişilerin yakınları hakkında bilgi bulunmamaktadır.  Aynca bu dönemde 4 adet kadroya (ek göstergesi 6400 ve üzeri) vekaleten atama  yapılmıştır.  Sayın Abdullah GÜL'ün Cumhurbaşkanlığının öncesinde ve sonrasında  Başbakanlığa ait iade edilen üst düzey atama karan (ek göstergesi 6400 ve üzeri)  bulunmamaktadır.  - 2 8 9 - TBMM B: 70 9 . 3 .2010  3.- Tunceli Milletvekili Şerafettin Halis 'in, bir cemaatle ilişkilere ilişkin Başbakandan sorusu ve  Devlet Bakanı Faruk Çelik'in cevabı (7/12053)  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLTĞI'NA  Aşağıdaki sorularımın, Başbakan Sn. Recep Tayyip ERDOĞAN  tarafından Anayasanın 98.ve içtüzüğün 99. maddesi gereğince yazılı olarak  cevaplandırmasını arz ederim. 19.01.2010  O&J^Sid i  "Şerafettin Halis  Tunceli Milletvekili  5 Kasım 2009 tarihinde Cumhurbaşkanı Sn. Abdullah Gül'ün Dersim'i  (Tunceli) ziyareti sırasında beraberinde Devlet Bakanı Sn. Faruk Çelik de vardı.  Diyanetten ve Alevi sorununun çözümü için Alevi Çalıştayları'nı  düzenlemekten sorumlu olan Sn. Çelik ziyaret günü, Tunceli'de Fetullah Gülen  cemaatine ait olan özel Munzur Koleji'nin açılışını yapmıştı.  Fetullah Gülen'in internete düşen yeni bir videobant kaydında; "Artık  Kürt istiklali, hürriyeti, vatanı falan diyorlar. (...) Hafızanallah kalkar  eskiden yaptıkları gibi burayı da verelim bu adamlara gaileyi giderelim  derlerse arkadan Türkiye'de Kızılbaşlık meselesi geliyor. Şimdi bunların  içinde mollalar var, hocalar var, şeyhler var, dindarlar var. Açtığımız  okullarda ve ders verdiğimiz üniversiteye hazırlık kurslarında bunlarla  diyalog kurabiliyoruz. Bir ölçüde bu dalgaları kırma imkânımız oluyor. Bu  sertlikleri kırma imkânımız oluyor" diyerek okulların amacını açıklıyor ve  devam ediyor: "Fakat esas, aslen Nuseyri olan Ermenilerden, Süryanilerden  meydana gelmiş aslen Nuseyri olan Tunceli civarındaki Aleviler bu işin  arkasındadır. Bunlar Türkiye'de gaileler açtığı zaman devletinizle  ordunuzla bu işin karşısına çıkamazsınız ve BUNLARIN DİNLERİ  YOKTUR" hakaretinde bulunarak, açıkçası Alevilerin Sünnilikle eritilip yok  edilmesini öngörüyor.  Yukarıdaki açıklamalardan yola çıkarak;  1-) Hükümetinizin Gülen cemaati ile bir ilişkisi var mı? İlişkiniz yoksa Devlet  Bakanı Sn. Faruk Çelik, Özel Munzur Kolejinin açılışını hangi sıfatla yaptı?  - 2 9 0 -
Sayfa 97 -
TBMM B: 70 9 . 3 .2010  3.- Tunceli Milletvekili Şerafettin Halis 'in, bir cemaatle ilişkilere ilişkin Başbakandan sorusu ve  Devlet Bakanı Faruk Çelik'in cevabı (7/12053)  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLTĞI'NA  Aşağıdaki sorularımın, Başbakan Sn. Recep Tayyip ERDOĞAN  tarafından Anayasanın 98.ve içtüzüğün 99. maddesi gereğince yazılı olarak  cevaplandırmasını arz ederim. 19.01.2010  O&J^Sid i  "Şerafettin Halis  Tunceli Milletvekili  5 Kasım 2009 tarihinde Cumhurbaşkanı Sn. Abdullah Gül'ün Dersim'i  (Tunceli) ziyareti sırasında beraberinde Devlet Bakanı Sn. Faruk Çelik de vardı.  Diyanetten ve Alevi sorununun çözümü için Alevi Çalıştayları'nı  düzenlemekten sorumlu olan Sn. Çelik ziyaret günü, Tunceli'de Fetullah Gülen  cemaatine ait olan özel Munzur Koleji'nin açılışını yapmıştı.  Fetullah Gülen'in internete düşen yeni bir videobant kaydında; "Artık  Kürt istiklali, hürriyeti, vatanı falan diyorlar. (...) Hafızanallah kalkar  eskiden yaptıkları gibi burayı da verelim bu adamlara gaileyi giderelim  derlerse arkadan Türkiye'de Kızılbaşlık meselesi geliyor. Şimdi bunların  içinde mollalar var, hocalar var, şeyhler var, dindarlar var. Açtığımız  okullarda ve ders verdiğimiz üniversiteye hazırlık kurslarında bunlarla  diyalog kurabiliyoruz. Bir ölçüde bu dalgaları kırma imkânımız oluyor. Bu  sertlikleri kırma imkânımız oluyor" diyerek okulların amacını açıklıyor ve  devam ediyor: "Fakat esas, aslen Nuseyri olan Ermenilerden, Süryanilerden  meydana gelmiş aslen Nuseyri olan Tunceli civarındaki Aleviler bu işin  arkasındadır. Bunlar Türkiye'de gaileler açtığı zaman devletinizle  ordunuzla bu işin karşısına çıkamazsınız ve BUNLARIN DİNLERİ  YOKTUR" hakaretinde bulunarak, açıkçası Alevilerin Sünnilikle eritilip yok  edilmesini öngörüyor.  Yukarıdaki açıklamalardan yola çıkarak;  1-) Hükümetinizin Gülen cemaati ile bir ilişkisi var mı? İlişkiniz yoksa Devlet  Bakanı Sn. Faruk Çelik, Özel Munzur Kolejinin açılışını hangi sıfatla yaptı?  - 2 9 0 - TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  T.C.  DEVLET BAKANLIĞI  Sayı :B.02.0.009-031/337 O . 2 /ÛJ / 2010  Konu : Soru önergesi  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi: 05.02.2010 tarih ve B.02.0.KKG.0.12/106-183-34/466 sayılı yazı.  Tunceli Milletvekili Sayın Şerafettin HALÎS tarafından cevaplandırılması istenen  7/12053 esas sayılı yazılı soru önergesi ile ilgili olarak, Bakanlığımdan istenilen yazılı soru  önergesi cevabı ekte gönderilmiştir.  Bilgilerinize arz ederim.  E K L E R  1 - İlgi yazı  - 2 9 1 -
Sayfa 98 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  T.C.  DEVLET BAKANLIĞI  Sayı :B.02.0.009-031/337 O . 2 /ÛJ / 2010  Konu : Soru önergesi  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi: 05.02.2010 tarih ve B.02.0.KKG.0.12/106-183-34/466 sayılı yazı.  Tunceli Milletvekili Sayın Şerafettin HALÎS tarafından cevaplandırılması istenen  7/12053 esas sayılı yazılı soru önergesi ile ilgili olarak, Bakanlığımdan istenilen yazılı soru  önergesi cevabı ekte gönderilmiştir.  Bilgilerinize arz ederim.  E K L E R  1 - İlgi yazı  - 2 9 1 - TBMM B:70 9 . 3 . 2 0 1 0  T.C.  T.B.M.M.  YAZILI SORU ÖNERGESİNE İLİŞKİN CEVAP  önergeyi Veren Milletvekili :Şerafettin HALİS  Tunceli Milletvekili  Önergenin Konusu :özel Munzur Koleji açılışı.  önerge Esas No :7/12053  SORU  1- Hükümetinizin Gülen cemaati ile bir ilişkisi varmı? İlişkiniz yoksa Devlet Bakanı Sn.  Faruk ÇELİK, özel Munzur Koleji açılışını hangi sıfatla yapmıştır.  1- özel Munzur Anadolu Lisesi'ne, 5580 sayılı özel öğretim Kurumlan Kanunu'nun 3  üncü maddesi ile Milli Eğitim Bakanlığı özel öğretim Kurumlan Yönetmeliğinin 13 üncü  maddesine göre kurum açma izni verilmiştir.  Dolayısıyla bahse konu okul, mevcut mevzuat hükümlerine göre kurulmuş ve faaliyet  göstermektedir.  CEVAP  - 2 9 2 -
Sayfa 99 -
TBMM B:70 9 . 3 . 2 0 1 0  T.C.  T.B.M.M.  YAZILI SORU ÖNERGESİNE İLİŞKİN CEVAP  önergeyi Veren Milletvekili :Şerafettin HALİS  Tunceli Milletvekili  Önergenin Konusu :özel Munzur Koleji açılışı.  önerge Esas No :7/12053  SORU  1- Hükümetinizin Gülen cemaati ile bir ilişkisi varmı? İlişkiniz yoksa Devlet Bakanı Sn.  Faruk ÇELİK, özel Munzur Koleji açılışını hangi sıfatla yapmıştır.  1- özel Munzur Anadolu Lisesi'ne, 5580 sayılı özel öğretim Kurumlan Kanunu'nun 3  üncü maddesi ile Milli Eğitim Bakanlığı özel öğretim Kurumlan Yönetmeliğinin 13 üncü  maddesine göre kurum açma izni verilmiştir.  Dolayısıyla bahse konu okul, mevcut mevzuat hükümlerine göre kurulmuş ve faaliyet  göstermektedir.  CEVAP  - 2 9 2 - TBMM B: 70 9 . 3 .2010  4.- Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk 'ün, Zonguldak Limanı 'nın özelleştirilmesine ilişkin  sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı (7/12071)  Aşağıdaki sorularımın Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Sayın Taner Yıldız tarafından  yazılı olarak yanıtlanmasını dilerim.  Zonguldak Limanı Türkiye Taşkömürü Kurumunun (TTK) sahibi ve işletmecisi olduğu bir  limandır. Kurum tarafından işletilen liman özel sektöre ve kamuya hizmet vermektedir. Bu  konuda açıklama yapan GMÎS Genel Başkanı Sayın Ramis Muslu'nun da ifade ettiği gibi  "Bugüne kadar yapılan çalışmalarda hem kurum, hem de limanda hizmet alanlar açısından  herhangi bir aksaklık yaşanmamıştır. TTK, limanın sahibi ve işletmecisi olduğundan dolayı  ihtiyacı olan kömür ve malzeme nakillerini sorunsuz gerçekleştirmektedir. Ayrıca kurumun,  liman işletmeciliğinde yaklaşık 50 çalışan ile son derece başarılı olduğu ve kar sağladığı  bilinmektedir. Limanın 2009 yılı programında 1,5 Milyon dolar kar etmesi öngörülmüştür."  Keza daha önce sunmuş olduğumuz-soru önergemize tarafınızca verilen 11 Kasım 2009  tarihli, B.15.0.SGB.02.610 - 1544 sayılı yanıtınızın 3. Maddesinde, "TTK Genel  Müdürlüğünün önümüzdeki 5 yıllık dönemdeki hedefleri üretimin 5 milyon ton / yıla  kademeli olarak çıkartılması ve maliyetlerin düşürülmesidir. Bu hedeflere ulaşılabilmesi için  2 0 1 0 - 2 0 1 4 döneminde 265 Milyon TL'lik bir yatırımın yapılması öngörülmektedir." ifadesi  yer almaktadır. Dolayısıyla, kömür üretiminin artması halinde, bölge ihtiyacı dışındaki  kömürün, ihtiyaç arz eden diğer sanayi kuruluşlarına naklinde, liman ve deniz yolu büyük  önem arz etmektedir.  Yine yerin binlerce metre altında kömürün kazılması ile limandan yüklenmesine kadar geçen  sürecin birbirinden kopartılması durumunda TTK'nun verimli ve sağlıklı çalışamayacağı  açıktır.  Dolayısıyla böyle bir sürecin Zonguldak Halkı ve sivil toplum örgütleri tarafından  benimsenmeyeceği, ciddi bir karşı duruşun yaşanacağı açıktır.  1. TTK'nın sahibi ve işletmecisi olduğu Zonguldak Limanının özelleştirilmesi yönündeki  çalışmalar doğru mudur?  2. Doğruysa TTK'nın, Zonguldak'ımızın ve ülkemizin yararlan ile bağdaşmayan bu  çalışmalar hangi gerekçeden kaynaklanmaktadır?  3. Daha önce verdiğiniz yanıtta "kademeli olarak kömür üretiminin 5 milyon ton/yıla  çıkartılacağı" ifade edildiğine göre; kömür üretimi ile kömürün nakli arasındaki bağın  kesilmesi anlamına gelebilecek bu çalışmalar öngördüğünüz hedefle çelişkili değil  midir?  4. Ulusal kaynaklanmızı, limanlanmızı, sanayi kuruluşlarımızı, ülke topraklarımızı elden  çıkartmaya yönelik politikalar karşısında Bakanlık olarak anlayışınız nedir?  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Ali İhsan KokVürk  CHP Zonguldak Milletvekili  Buna göre;  - 2 9 3 -
Sayfa 100 -
TBMM B: 70 9 . 3 .2010  4.- Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk 'ün, Zonguldak Limanı 'nın özelleştirilmesine ilişkin  sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı (7/12071)  Aşağıdaki sorularımın Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Sayın Taner Yıldız tarafından  yazılı olarak yanıtlanmasını dilerim.  Zonguldak Limanı Türkiye Taşkömürü Kurumunun (TTK) sahibi ve işletmecisi olduğu bir  limandır. Kurum tarafından işletilen liman özel sektöre ve kamuya hizmet vermektedir. Bu  konuda açıklama yapan GMÎS Genel Başkanı Sayın Ramis Muslu'nun da ifade ettiği gibi  "Bugüne kadar yapılan çalışmalarda hem kurum, hem de limanda hizmet alanlar açısından  herhangi bir aksaklık yaşanmamıştır. TTK, limanın sahibi ve işletmecisi olduğundan dolayı  ihtiyacı olan kömür ve malzeme nakillerini sorunsuz gerçekleştirmektedir. Ayrıca kurumun,  liman işletmeciliğinde yaklaşık 50 çalışan ile son derece başarılı olduğu ve kar sağladığı  bilinmektedir. Limanın 2009 yılı programında 1,5 Milyon dolar kar etmesi öngörülmüştür."  Keza daha önce sunmuş olduğumuz-soru önergemize tarafınızca verilen 11 Kasım 2009  tarihli, B.15.0.SGB.02.610 - 1544 sayılı yanıtınızın 3. Maddesinde, "TTK Genel  Müdürlüğünün önümüzdeki 5 yıllık dönemdeki hedefleri üretimin 5 milyon ton / yıla  kademeli olarak çıkartılması ve maliyetlerin düşürülmesidir. Bu hedeflere ulaşılabilmesi için  2 0 1 0 - 2 0 1 4 döneminde 265 Milyon TL'lik bir yatırımın yapılması öngörülmektedir." ifadesi  yer almaktadır. Dolayısıyla, kömür üretiminin artması halinde, bölge ihtiyacı dışındaki  kömürün, ihtiyaç arz eden diğer sanayi kuruluşlarına naklinde, liman ve deniz yolu büyük  önem arz etmektedir.  Yine yerin binlerce metre altında kömürün kazılması ile limandan yüklenmesine kadar geçen  sürecin birbirinden kopartılması durumunda TTK'nun verimli ve sağlıklı çalışamayacağı  açıktır.  Dolayısıyla böyle bir sürecin Zonguldak Halkı ve sivil toplum örgütleri tarafından  benimsenmeyeceği, ciddi bir karşı duruşun yaşanacağı açıktır.  1. TTK'nın sahibi ve işletmecisi olduğu Zonguldak Limanının özelleştirilmesi yönündeki  çalışmalar doğru mudur?  2. Doğruysa TTK'nın, Zonguldak'ımızın ve ülkemizin yararlan ile bağdaşmayan bu  çalışmalar hangi gerekçeden kaynaklanmaktadır?  3. Daha önce verdiğiniz yanıtta "kademeli olarak kömür üretiminin 5 milyon ton/yıla  çıkartılacağı" ifade edildiğine göre; kömür üretimi ile kömürün nakli arasındaki bağın  kesilmesi anlamına gelebilecek bu çalışmalar öngördüğünüz hedefle çelişkili değil  midir?  4. Ulusal kaynaklanmızı, limanlanmızı, sanayi kuruluşlarımızı, ülke topraklarımızı elden  çıkartmaya yönelik politikalar karşısında Bakanlık olarak anlayışınız nedir?  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Ali İhsan KokVürk  CHP Zonguldak Milletvekili  Buna göre;  - 2 9 3 - TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  T.C.  ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANLIĞI  Strateji Geliştirme Başkanlığı  Sayı :B.15.0.SGB.02.610- 1YL  Konu : Yazılı Soru önergesi  302868  03 MART 2010  TÜRKİYE BÜYÜK MÎLLET MECLÎSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi: T.B.M.M. Başkanlığının 02.02.2010 tarih ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-19300 sayılı yazısı  Zonguldak Milletvekili Sayın Ali İhsan KÖKTÜRK'ün tarafıma tevcih ettiği, 7/12071 esas nolu yazılı  soru önergesi, T.B.M.M. İç Tüzüğünün 99 uncu maddesi gereği, Türkiye Taşkömürü Kurumu Genel  Müdürlüğü ve özelleştirme İdaresi Başkanlığından alınan yazılı bilgiler doğrultusunda aşağıda  cevaplandırılmaktadır.  Bilgilerinize arz ederim.  Taner YILDIZ  Bakan  EKLER:  Ek-1 Önerge Cevabı  - 2 9 4 -
Sayfa 101 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  T.C.  ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANLIĞI  Strateji Geliştirme Başkanlığı  Sayı :B.15.0.SGB.02.610- 1YL  Konu : Yazılı Soru önergesi  302868  03 MART 2010  TÜRKİYE BÜYÜK MÎLLET MECLÎSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi: T.B.M.M. Başkanlığının 02.02.2010 tarih ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-19300 sayılı yazısı  Zonguldak Milletvekili Sayın Ali İhsan KÖKTÜRK'ün tarafıma tevcih ettiği, 7/12071 esas nolu yazılı  soru önergesi, T.B.M.M. İç Tüzüğünün 99 uncu maddesi gereği, Türkiye Taşkömürü Kurumu Genel  Müdürlüğü ve özelleştirme İdaresi Başkanlığından alınan yazılı bilgiler doğrultusunda aşağıda  cevaplandırılmaktadır.  Bilgilerinize arz ederim.  Taner YILDIZ  Bakan  EKLER:  Ek-1 Önerge Cevabı  - 2 9 4 - TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  ZONGULDAK MİLLETVEKİLİ SAYIN ALİ İHSAN KÖKTÜRK'ÜN  YAZILI SORU ÖNERÇESİ VE CEVAPLARI  * (7/12071)  Sorular 1-4:  Zonguldak Limanı Türkiye Taşkömürü Kurumu Genel Müdürlüğünün (TTK) sahibi ve işletmecisi  olduğu bir limandır. Kurum tarafından işletilen liman özel sektöre ve kamuya hizmet vermektedir. Bu  konuda açıklama yapan GMİS Genel Başkanı Sayın Ramis MUSLU'nun da ifade ettiği gibi "Bugüne  kadar yapılan çalışmalarda hem kurum, hem de limanda hizmet alanlar açısından herhangi bir  aksaklık yaşanmamıştır. TTK, limanın sahibi ve işletmecisi olduğundan dolayı ihtiyacı olan kömür ve  malzeme nakillerini sorunsuz gerçekleştirmektedir. Ayrıca kurumun, liman işletmeciliğinde yaklaşık  50 çalışan ile son derece başanlı olduğu ve kar sağladığı bilinmektedir. Limanın 2009 yılı  programında 1,5 Milyon dolar kar etmesi öngörülmüştür."  Keza daha önce sunmuş olduğumuz soru önergemize tarafınızca verilen 11 Kasım 2009 tarihli,  B.15.0.SGB.02.610-1544 sayılı yanıtınızın 3. Maddesinde, 'TTK Genel Müdürlüğünün önümüzdeki  5 yıllık dönemdeki hedefleri üretimin 5 milyon ton/yıla kademeli olarak çıkartılması ve maliyetlerin  düşürülmesidir. Bu hedeflere ulaşılabilmesi için 2010-2014 döneminde 265 Milyon TL'lik bir  yatırımın yapılması öngörülmektedir." ifadesi yer almaktadır. Dolayısıyla, kömür üretiminin artması  halinde, bölge ihtiyacı dışındaki kömürün, ihtiyaç arz eden diğer sanayi kuruluşlarına naklinde, liman  ve deniz yolu büyük önem arz etmektedir. Yine yerin binlerce metre altında kömürün kazılması ile  limandan yüklenmesine kadar geçen sürecin birbirinden kopartılması durumunda TTK'nun verimli ve  sağlıklı çalışamayacağı açıktır. Dolayısıyla böyle bir sürecin Zonguldak halkı ve sivil toplum  örgütleri tarafından benimsenmeyeceği, -ciddi bir karşı duruşun yaşanacağı açıktır. Buna göre;  -TTK'nın sahibi ve isletmecisi olduğu Zonguldak Limanının özelleştirilmesi yönündeki  çalışmalar doğru mudur?  -Doğruysa TTK'nın, Zonguldak turizmine ve Ülkemizin yararları ile bağdaşmayan bu  çalışmalar hangi gerekçeden kaynaklanmaktadır?  -Daha önce verdiğiniz yanıtta "kademeli olarak kömür üretiminin 5 milyon ton/yıl'a  çıkartılacağı" ifade edildiğine göre; kömür üretimi ile kömürün nakli arasındaki bağın  kesilmesi anlamına gelebilecek bu çalışmalar öngördüğünüz hedefle çelişkili değil midir?  -Ulusal kaynaklarımızı, limanlarımızı, sanayi kuruluşlarımızı, ülke topraklarımızı elden  çıkartmaya yönelik politikalar karşısında Bakanlık olarak anlayışınız nedir?  Cevaplar 1-4;  Zonguldak Limanı özelleştirme kapsam ve programında bulunmamaktadır. TTK Genel Müdürlüğü  tarafından, limandaki hizmet kalitesinin yükseltilmesi ve Kurum gelirlerinin artırılması için limanın  kiralanması düşünülmekte ve bu husustaki hazırlık çalışmaları devam etmektedir.  Zonguldak Limanının kiralanması işleminin TTK Genel Müdürlüğünün önümüzdeki dönemdeki  kömür üretim hedefleri ile çelişki yaratmayacağı hususu açıktır.  Ülkemizde yapılan özelleştirme veya işletme hakkı verilmesi yoluyla yapılan kiralama işlemleri ile  ekonomide rekabetin önünü açmak, verimliliği artırmak, maliyetlerde etkinliği sağlamak ve  hizmetlerin kalitesini yükseltmek hedeflenmektedir.  - 2 9 5 -
Sayfa 102 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  ZONGULDAK MİLLETVEKİLİ SAYIN ALİ İHSAN KÖKTÜRK'ÜN  YAZILI SORU ÖNERÇESİ VE CEVAPLARI  * (7/12071)  Sorular 1-4:  Zonguldak Limanı Türkiye Taşkömürü Kurumu Genel Müdürlüğünün (TTK) sahibi ve işletmecisi  olduğu bir limandır. Kurum tarafından işletilen liman özel sektöre ve kamuya hizmet vermektedir. Bu  konuda açıklama yapan GMİS Genel Başkanı Sayın Ramis MUSLU'nun da ifade ettiği gibi "Bugüne  kadar yapılan çalışmalarda hem kurum, hem de limanda hizmet alanlar açısından herhangi bir  aksaklık yaşanmamıştır. TTK, limanın sahibi ve işletmecisi olduğundan dolayı ihtiyacı olan kömür ve  malzeme nakillerini sorunsuz gerçekleştirmektedir. Ayrıca kurumun, liman işletmeciliğinde yaklaşık  50 çalışan ile son derece başanlı olduğu ve kar sağladığı bilinmektedir. Limanın 2009 yılı  programında 1,5 Milyon dolar kar etmesi öngörülmüştür."  Keza daha önce sunmuş olduğumuz soru önergemize tarafınızca verilen 11 Kasım 2009 tarihli,  B.15.0.SGB.02.610-1544 sayılı yanıtınızın 3. Maddesinde, 'TTK Genel Müdürlüğünün önümüzdeki  5 yıllık dönemdeki hedefleri üretimin 5 milyon ton/yıla kademeli olarak çıkartılması ve maliyetlerin  düşürülmesidir. Bu hedeflere ulaşılabilmesi için 2010-2014 döneminde 265 Milyon TL'lik bir  yatırımın yapılması öngörülmektedir." ifadesi yer almaktadır. Dolayısıyla, kömür üretiminin artması  halinde, bölge ihtiyacı dışındaki kömürün, ihtiyaç arz eden diğer sanayi kuruluşlarına naklinde, liman  ve deniz yolu büyük önem arz etmektedir. Yine yerin binlerce metre altında kömürün kazılması ile  limandan yüklenmesine kadar geçen sürecin birbirinden kopartılması durumunda TTK'nun verimli ve  sağlıklı çalışamayacağı açıktır. Dolayısıyla böyle bir sürecin Zonguldak halkı ve sivil toplum  örgütleri tarafından benimsenmeyeceği, -ciddi bir karşı duruşun yaşanacağı açıktır. Buna göre;  -TTK'nın sahibi ve isletmecisi olduğu Zonguldak Limanının özelleştirilmesi yönündeki  çalışmalar doğru mudur?  -Doğruysa TTK'nın, Zonguldak turizmine ve Ülkemizin yararları ile bağdaşmayan bu  çalışmalar hangi gerekçeden kaynaklanmaktadır?  -Daha önce verdiğiniz yanıtta "kademeli olarak kömür üretiminin 5 milyon ton/yıl'a  çıkartılacağı" ifade edildiğine göre; kömür üretimi ile kömürün nakli arasındaki bağın  kesilmesi anlamına gelebilecek bu çalışmalar öngördüğünüz hedefle çelişkili değil midir?  -Ulusal kaynaklarımızı, limanlarımızı, sanayi kuruluşlarımızı, ülke topraklarımızı elden  çıkartmaya yönelik politikalar karşısında Bakanlık olarak anlayışınız nedir?  Cevaplar 1-4;  Zonguldak Limanı özelleştirme kapsam ve programında bulunmamaktadır. TTK Genel Müdürlüğü  tarafından, limandaki hizmet kalitesinin yükseltilmesi ve Kurum gelirlerinin artırılması için limanın  kiralanması düşünülmekte ve bu husustaki hazırlık çalışmaları devam etmektedir.  Zonguldak Limanının kiralanması işleminin TTK Genel Müdürlüğünün önümüzdeki dönemdeki  kömür üretim hedefleri ile çelişki yaratmayacağı hususu açıktır.  Ülkemizde yapılan özelleştirme veya işletme hakkı verilmesi yoluyla yapılan kiralama işlemleri ile  ekonomide rekabetin önünü açmak, verimliliği artırmak, maliyetlerde etkinliği sağlamak ve  hizmetlerin kalitesini yükseltmek hedeflenmektedir.  - 2 9 5 - TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  5.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, taşımalı eğitim kapsamında kapatılan okullara ilişkin so­ rusu ve Millî Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu 'nun cevabı (7/12086)  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA,  Aşağıda belirtilen sorularımın, Milli Eğitim Bakanı Sayın Nimet ÇUBUKÇU tarafından  yazılı olarak cevaplandırılması için gereğini saygılarımla arz ederim.  Bakanlığınızca çıkarılan Taşımalı İlköğretim Yönetmeliği gereğince 4-8. sınıflarda en az 60  öğrenci bulunmaması gerekçesiyle ülkemizin birçok ilinde uzun yıllardır hizmet veren çok  sayıda okulun kapanmak zorunda kaldığı belirtilmektedir. Örneğin 1924 yılından buyana  hizmet veren Kütahya ili Gediz ilçesi Kayaköy Beldesi Î.Ö.O. ile aynı ilçenin Gürlek ve  Cebrail Beldeleri ve Çukurören köyü LÖ.O. ilk kez iktidarınız döneminde kapatılmıştır. Bu  beldelerdeki çocukların başka okullara taşınmaları sırasmda yaşanan olumsuzlukların ise  telafisi mümkün olamamaktadır. Bu konuyla ilgili olarak;  1. Ülkemizde şimdiye kadar toplam kaç okul ilgili yönetmelik hükmü gereğince 60  öğrenciyi tamamlayamadığı gerekçesiyle kapatılmıştır? Bu okulların illere ve yıllara  göre dağılımı nasıl olmuştur?  2. Bakanlığınız, bu tür okullardan kaçı ile mahkemelik olmuştur? Mahkeme masrafları  da dikkate alındığında bu yanlış uygulama ile Devlet ne kadar zarara uğratılmıştır? Bu  zararın sorumluları kimlerdir?  3. Bakanlığınızca sorumlular hakkında ne gibi işlemler yapılmış ya da yapılmaktadır?  4. Taşımalı eğitim nedeniyle bu okullara ait öğrenciler için toplam ne kadar taşıma ücreti  Ödenmiş veya ödenmektedir?  5. Taşıma giderleri ile öğretmen giderleri ve okulun sosyal faydalan analiz edilerek bu  konuda bir değerlendirme yapılmış mıdır? Yapıldı ise ne gibi sonuçlar elde edilmiştir?  6. Yeterli öğrencisi olmadığı gerekçesiyle kapatılan okullar ne durumdadır? Bu okulların  çoğunun yıkılmaya terk edildiği iddiaları doğru mudur?  7. Ülkede yeni bir okul yaptırmak için kampanyalar düzenleyen bakanlığınız, yapılmış  okulları çürümeye terk etmekten ne derece memnun olmaktadır?  8. İlgili yönetmelik maddesindeki gerekli öğrenci sayısının en az 60 öğrenciden 30-40.  öğrenci sınırına çekilmesi yönünde bir çalışmanız var mıdır? Varsa bu çalışma ne  zaman tamamlanabilecektir?  Prof. Dr. Alim IŞIK '  MHP Kütahya Milletvekili  - 2 9 6 -
Sayfa 103 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  5.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, taşımalı eğitim kapsamında kapatılan okullara ilişkin so­ rusu ve Millî Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu 'nun cevabı (7/12086)  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA,  Aşağıda belirtilen sorularımın, Milli Eğitim Bakanı Sayın Nimet ÇUBUKÇU tarafından  yazılı olarak cevaplandırılması için gereğini saygılarımla arz ederim.  Bakanlığınızca çıkarılan Taşımalı İlköğretim Yönetmeliği gereğince 4-8. sınıflarda en az 60  öğrenci bulunmaması gerekçesiyle ülkemizin birçok ilinde uzun yıllardır hizmet veren çok  sayıda okulun kapanmak zorunda kaldığı belirtilmektedir. Örneğin 1924 yılından buyana  hizmet veren Kütahya ili Gediz ilçesi Kayaköy Beldesi Î.Ö.O. ile aynı ilçenin Gürlek ve  Cebrail Beldeleri ve Çukurören köyü LÖ.O. ilk kez iktidarınız döneminde kapatılmıştır. Bu  beldelerdeki çocukların başka okullara taşınmaları sırasmda yaşanan olumsuzlukların ise  telafisi mümkün olamamaktadır. Bu konuyla ilgili olarak;  1. Ülkemizde şimdiye kadar toplam kaç okul ilgili yönetmelik hükmü gereğince 60  öğrenciyi tamamlayamadığı gerekçesiyle kapatılmıştır? Bu okulların illere ve yıllara  göre dağılımı nasıl olmuştur?  2. Bakanlığınız, bu tür okullardan kaçı ile mahkemelik olmuştur? Mahkeme masrafları  da dikkate alındığında bu yanlış uygulama ile Devlet ne kadar zarara uğratılmıştır? Bu  zararın sorumluları kimlerdir?  3. Bakanlığınızca sorumlular hakkında ne gibi işlemler yapılmış ya da yapılmaktadır?  4. Taşımalı eğitim nedeniyle bu okullara ait öğrenciler için toplam ne kadar taşıma ücreti  Ödenmiş veya ödenmektedir?  5. Taşıma giderleri ile öğretmen giderleri ve okulun sosyal faydalan analiz edilerek bu  konuda bir değerlendirme yapılmış mıdır? Yapıldı ise ne gibi sonuçlar elde edilmiştir?  6. Yeterli öğrencisi olmadığı gerekçesiyle kapatılan okullar ne durumdadır? Bu okulların  çoğunun yıkılmaya terk edildiği iddiaları doğru mudur?  7. Ülkede yeni bir okul yaptırmak için kampanyalar düzenleyen bakanlığınız, yapılmış  okulları çürümeye terk etmekten ne derece memnun olmaktadır?  8. İlgili yönetmelik maddesindeki gerekli öğrenci sayısının en az 60 öğrenciden 30-40.  öğrenci sınırına çekilmesi yönünde bir çalışmanız var mıdır? Varsa bu çalışma ne  zaman tamamlanabilecektir?  Prof. Dr. Alim IŞIK '  MHP Kütahya Milletvekili  - 2 9 6 - TBMM B: 70 9 . 3 . 2010  T.C.  MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI  Strateji Geliştirme Başkanlığı  Sayı : B.08.0.SGB.0.73.02.00/ fcf#J Cİ^lOJIim  Konu : Soru önergesi  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi :02.02.2010 tarihli ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-19300 sayılı yazı.  Kütahya Milletvekili Sayın Prof. Dr. Alim IŞIK'ın, "Taşımalı eğitim kapsamında  kapatılan okullara ilişkin" İlgi yazı eki 7/12086 esas numaralı yazılı soru önergesi  incelenmiştir.  2009-2010 öğretim yılında Kütahya ili Gediz ilçesi Kayaköy, Gürlek ve Cebrail  beldeleri ilköğretim okulları ile Çukurören Köyü İlköğretim Okulu 8 derslikli ilköğretim  okullarıdır. Bu okullardan; Gürlek İlköğretim Okulunun 1-8'inci sınıflarda bulunan 13  öğrencisi, Kayaköy İlköğretim Okulunun 4-8'inci sınıflarında 17 öğrencisi, Cebrail İlköğretim  Okulunun 4-8'inci sınıflarında 24 öğrencisi, Çukurören İlköğretim Okulunun 4-8'inci  sınıflarında 18 öğrencisi taşımalı ilköğretim kapsamında taşınmaktadır. Bu okullarda bulunan  öğrenci sayısının azlığı sebebiyle taşıma işlemi yapılmaktadır.  1.Ülkemizde taşımalı ilköğretim uygulaması 1989-1990 öğretim yılında başlamıştır.  Bu uygulama 1994 yılına kadar çıkartılan emir ve genelgelerle, 1994 yılından 2000 yılına  kadar da Taşımalı İlköğretim Yönergesi ile yürütülmüştür. Bu tarihten sonra da 15.04.2000  tarihli ve 24021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Millî Eğitim Bakanlığı Taşımalı  İlköğretim Yönetmeliği hükümleri doğrultusunda; ilköğretim okulu bulunmayan, çeşitli  nedenlerle eğitim-öğretime kapalı, birleştirilmiş sınıf uygulaması, yapan ilköğretim  okullarındaki öğrencilerin, taşıma merkezi ilköğretim okullarına günü birlik taşınarak kaliteli  bir eğitim-öğretim görmelerini sağlamak amacıyla taşımalı ilköğretim yapılmaktadır.  Bu uygulamayla, öğrenci azlığı nedeniyle açılamayan okulların öğrencileri tasıma  merkezi ilköğretim okullarına günübirlik taşınarak eğitim görmeleri sağlanmaktadır.  Taşımalı İlköğretim Yönetmeliği'nin 9/d maddesi gereğince yerleşim birimindeki  ilköğretim okulunda 4, 5, 6, 7 ve 8'inci sınıflar için yeterli sayıda derslik bulunmaması ve bu  sınıflardaki toplam öğrenci sayısının 60'tan az olması sebebiyle bu okullardaki öğrenciler  taşımalı ilköğretim kapsamına alınmaktadırlar.  Sekiz derslikli olduğu hâlde öğrenci azlığı nedeniyle son üç yılda kapanan okulların  illere göre sayısını içeren liste ekte sunulmuştur.  2-3-4-5. Ülkemiz genelinde 2009-2010 öğretim yılında taşımalı ilköğretim  uygulamasının maliyeti 428.065.494,36 TL olup 32.511 yerleşim biriminden taşıma  yapılmaktadır. Her yerleşim birimine en az bir öğretmenin verileceği varsayıldığında 32.511  öğretmene ihtiyaç olacaktır. Bu öğretmenlerin yıllık maliyetleri yaklaşık 975.330.000,00 TL  tutmaktadır. Ancak, 6, 7 ve 8'inci sınıflar için her branştan bir öğretmen verileceğinden,  okulun elektrik, su, ısınma giderleri de eklendiğinde maliyetin kat kat yükseleceği açıktır.  - 2 9 7 -
Sayfa 104 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2010  T.C.  MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI  Strateji Geliştirme Başkanlığı  Sayı : B.08.0.SGB.0.73.02.00/ fcf#J Cİ^lOJIim  Konu : Soru önergesi  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi :02.02.2010 tarihli ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-19300 sayılı yazı.  Kütahya Milletvekili Sayın Prof. Dr. Alim IŞIK'ın, "Taşımalı eğitim kapsamında  kapatılan okullara ilişkin" İlgi yazı eki 7/12086 esas numaralı yazılı soru önergesi  incelenmiştir.  2009-2010 öğretim yılında Kütahya ili Gediz ilçesi Kayaköy, Gürlek ve Cebrail  beldeleri ilköğretim okulları ile Çukurören Köyü İlköğretim Okulu 8 derslikli ilköğretim  okullarıdır. Bu okullardan; Gürlek İlköğretim Okulunun 1-8'inci sınıflarda bulunan 13  öğrencisi, Kayaköy İlköğretim Okulunun 4-8'inci sınıflarında 17 öğrencisi, Cebrail İlköğretim  Okulunun 4-8'inci sınıflarında 24 öğrencisi, Çukurören İlköğretim Okulunun 4-8'inci  sınıflarında 18 öğrencisi taşımalı ilköğretim kapsamında taşınmaktadır. Bu okullarda bulunan  öğrenci sayısının azlığı sebebiyle taşıma işlemi yapılmaktadır.  1.Ülkemizde taşımalı ilköğretim uygulaması 1989-1990 öğretim yılında başlamıştır.  Bu uygulama 1994 yılına kadar çıkartılan emir ve genelgelerle, 1994 yılından 2000 yılına  kadar da Taşımalı İlköğretim Yönergesi ile yürütülmüştür. Bu tarihten sonra da 15.04.2000  tarihli ve 24021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Millî Eğitim Bakanlığı Taşımalı  İlköğretim Yönetmeliği hükümleri doğrultusunda; ilköğretim okulu bulunmayan, çeşitli  nedenlerle eğitim-öğretime kapalı, birleştirilmiş sınıf uygulaması, yapan ilköğretim  okullarındaki öğrencilerin, taşıma merkezi ilköğretim okullarına günü birlik taşınarak kaliteli  bir eğitim-öğretim görmelerini sağlamak amacıyla taşımalı ilköğretim yapılmaktadır.  Bu uygulamayla, öğrenci azlığı nedeniyle açılamayan okulların öğrencileri tasıma  merkezi ilköğretim okullarına günübirlik taşınarak eğitim görmeleri sağlanmaktadır.  Taşımalı İlköğretim Yönetmeliği'nin 9/d maddesi gereğince yerleşim birimindeki  ilköğretim okulunda 4, 5, 6, 7 ve 8'inci sınıflar için yeterli sayıda derslik bulunmaması ve bu  sınıflardaki toplam öğrenci sayısının 60'tan az olması sebebiyle bu okullardaki öğrenciler  taşımalı ilköğretim kapsamına alınmaktadırlar.  Sekiz derslikli olduğu hâlde öğrenci azlığı nedeniyle son üç yılda kapanan okulların  illere göre sayısını içeren liste ekte sunulmuştur.  2-3-4-5. Ülkemiz genelinde 2009-2010 öğretim yılında taşımalı ilköğretim  uygulamasının maliyeti 428.065.494,36 TL olup 32.511 yerleşim biriminden taşıma  yapılmaktadır. Her yerleşim birimine en az bir öğretmenin verileceği varsayıldığında 32.511  öğretmene ihtiyaç olacaktır. Bu öğretmenlerin yıllık maliyetleri yaklaşık 975.330.000,00 TL  tutmaktadır. Ancak, 6, 7 ve 8'inci sınıflar için her branştan bir öğretmen verileceğinden,  okulun elektrik, su, ısınma giderleri de eklendiğinde maliyetin kat kat yükseleceği açıktır.  - 2 9 7 - TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  Öğrenci azlığı nedeniyle kapanan okullarımızdan hiçbiriyle mahkemelik olunmamıştır.  Belirtilenlerden de anlaşılacağı üzere kamu zararı da söz konusu değildir.  Ayrıca, öğrenci sayısı az olan yerleşim birimleri ve okulların öğrencilerinin taşımalı  ilköğretim kapsamına alınması sonucunda alınan eğitimin kalitesinin de daha iyi olduğu  görülmüştür.  6-7. Kırsal kesimde kapalı bulunan ilköğretim okullarının atıl durumdan kurtarılması,  ekonomik değer kaybının önlenmesi ve eğitime kazandırılması amacıyla Bakanlığımızca  gerekli tedbirler alınmaktadır. Yeterli sayıda öğrencisi olan okulların onarımları valiliklerce  yapılmakta, uzun vadede açılma ihtimali olmayan okulların ise 222 sayılı İlköğretim ve  Eğitim Kanunu doğrultusunda köyün sosyal ve kültürel hizmetlerinde kullanılmak üzere köy  tüzel kişiliklerine, ihtiyaç duyulması hâlinde diğer kamu kurum ve kuruluşlarına geçici tahsisi  yapılmakta, ayrıca hiç açılma ihtimali olmayan köy okullarının mevzuat doğrultusunda geliri  ilköğretim hizmetlerinde kullanılmak kaydıyla satışı yönünde çalışmalar yapılmaktadır.  8. Soruya konu kapsamda yürütülen bir çalışma bulunmamaktadır.  Bilgilerinize arz ederim.  Millî Eğitim Bakanı  EK/EKLER:  1-Liste  - 2 9 8 -
Sayfa 105 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  Öğrenci azlığı nedeniyle kapanan okullarımızdan hiçbiriyle mahkemelik olunmamıştır.  Belirtilenlerden de anlaşılacağı üzere kamu zararı da söz konusu değildir.  Ayrıca, öğrenci sayısı az olan yerleşim birimleri ve okulların öğrencilerinin taşımalı  ilköğretim kapsamına alınması sonucunda alınan eğitimin kalitesinin de daha iyi olduğu  görülmüştür.  6-7. Kırsal kesimde kapalı bulunan ilköğretim okullarının atıl durumdan kurtarılması,  ekonomik değer kaybının önlenmesi ve eğitime kazandırılması amacıyla Bakanlığımızca  gerekli tedbirler alınmaktadır. Yeterli sayıda öğrencisi olan okulların onarımları valiliklerce  yapılmakta, uzun vadede açılma ihtimali olmayan okulların ise 222 sayılı İlköğretim ve  Eğitim Kanunu doğrultusunda köyün sosyal ve kültürel hizmetlerinde kullanılmak üzere köy  tüzel kişiliklerine, ihtiyaç duyulması hâlinde diğer kamu kurum ve kuruluşlarına geçici tahsisi  yapılmakta, ayrıca hiç açılma ihtimali olmayan köy okullarının mevzuat doğrultusunda geliri  ilköğretim hizmetlerinde kullanılmak kaydıyla satışı yönünde çalışmalar yapılmaktadır.  8. Soruya konu kapsamda yürütülen bir çalışma bulunmamaktadır.  Bilgilerinize arz ederim.  Millî Eğitim Bakanı  EK/EKLER:  1-Liste  - 2 9 8 - TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  İLİ 2 0 0 7 - 2 0 0 8 2 0 0 8 - 2 0 0 9 2 0 0 9 - 2 0 1 0  ADANA 1 1 1  A.KARAHİSAR 3 3 3  AMASYA 1 o • 0  ANKARA 6 6 7  ANTALYA 5 6 2  AYDIN 0 JD 1  BALIKESİR 0 10  BİLECİK 4 4 4  BOLU 0 1 1  BURDUR 1 •" 1 1  BURSA 3 5 6  Ç A N A K K A L E 2 2 2 ....  Ç A N K I R I " 6 5 4  Ç O R U M 2 2 7  DENİZLİ 3 2 2  EDİRNE 29 31 31  ERZ İNCAN 7 7 4  E R Z U R U M 1. 0 5  ESKİŞEHİR 9 8 2  G İ R E S U N 13 10 0  G Ü M Ü Ş H A N E 1 1 0  İSPARTA 2 8 6  M E R S İ N 2 1 0  İSTANBUL 4 4 3  İZMİR 0 0 1  KARS 0 0 1  KAYSERİ 2 2 _ 3  KIRKLARELİ 12 8 8  KIRŞEHİR 1 1  „ . . . .  KOCAELİ 2 1 1  KONYA 3 7 4  KÜTAHYA 2 5 12  MALATYA 4 4 5  MANİSA 1 2 3  MUĞLA 1 2 2  NEVŞEHİR  "NİĞDE  3  6 "  4  0  6 ~  2  O R D U 1 1 9  RİZE 3 4 2  SAKARYA 11 10 0  S A M S U N 4 4 4  S İNOP 1 3 0  S İVAS 3 1  TEKİRDAĞ 1' 1 2  TOKAT 3 26 8  T R A B Z O N 9 9 14  ŞANLIURFA 3 0 0  UŞAK 1 1 5  Y O Z G A T 3 5 5  Z O N G U L D A K d 2 4  AKSARAY 1 1 0  KIRIKKALE 3 3 3 .  ARDAHAN 3 3 2  KARABÜK 3 " 4 3  TOPLAM 189 224 213  - 2 9 9 -
Sayfa 106 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  İLİ 2 0 0 7 - 2 0 0 8 2 0 0 8 - 2 0 0 9 2 0 0 9 - 2 0 1 0  ADANA 1 1 1  A.KARAHİSAR 3 3 3  AMASYA 1 o • 0  ANKARA 6 6 7  ANTALYA 5 6 2  AYDIN 0 JD 1  BALIKESİR 0 10  BİLECİK 4 4 4  BOLU 0 1 1  BURDUR 1 •" 1 1  BURSA 3 5 6  Ç A N A K K A L E 2 2 2 ....  Ç A N K I R I " 6 5 4  Ç O R U M 2 2 7  DENİZLİ 3 2 2  EDİRNE 29 31 31  ERZ İNCAN 7 7 4  E R Z U R U M 1. 0 5  ESKİŞEHİR 9 8 2  G İ R E S U N 13 10 0  G Ü M Ü Ş H A N E 1 1 0  İSPARTA 2 8 6  M E R S İ N 2 1 0  İSTANBUL 4 4 3  İZMİR 0 0 1  KARS 0 0 1  KAYSERİ 2 2 _ 3  KIRKLARELİ 12 8 8  KIRŞEHİR 1 1  „ . . . .  KOCAELİ 2 1 1  KONYA 3 7 4  KÜTAHYA 2 5 12  MALATYA 4 4 5  MANİSA 1 2 3  MUĞLA 1 2 2  NEVŞEHİR  "NİĞDE  3  6 "  4  0  6 ~  2  O R D U 1 1 9  RİZE 3 4 2  SAKARYA 11 10 0  S A M S U N 4 4 4  S İNOP 1 3 0  S İVAS 3 1  TEKİRDAĞ 1' 1 2  TOKAT 3 26 8  T R A B Z O N 9 9 14  ŞANLIURFA 3 0 0  UŞAK 1 1 5  Y O Z G A T 3 5 5  Z O N G U L D A K d 2 4  AKSARAY 1 1 0  KIRIKKALE 3 3 3 .  ARDAHAN 3 3 2  KARABÜK 3 " 4 3  TOPLAM 189 224 213  - 2 9 9 - TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  Aşağıda belirtilen sorularımın, Milli Eğitim Bakanı Sayın Nimet ÇUBUKÇU tarafından  yazılı olarak cevaplandırılması için gereğini saygılarımla arz ederim.  MHP Kütahya Milletvekili  Bakanlığınızca yapılan ve basına da yansıyan açıklamalarda Şubat-2010 döneminde  öğretmen ataması yapılmayacağı belirtilmiştir. Yıllarca atama bekleyen çok sayıda  öğretmen adayını yakından ilgilendiren ve adaylarla birlikte ailelerini de üzen bu haberlerle  ilgili olarak;  1. 2010 yılı Şubat döneminde öğretmen ataması yapılmamasının gerekçeleri nelerdir? Bu  konuda basında ve medyada çıkan haberlerin doğruluk derecesi nedir?  2. Şubat-2010 döneminde atama bekleyen öğretmen adaylarının mağduriyetine yol açan  bu keyfi kararınızdan vazgeçip ülke gerçekleri doğrultusunda bir karar vermeniz  mümkün olabilecek midir?  3. Şubat döneminde atama yapılmadığı taktirde KPSS puanı geçerlilik süresi dolduğu  gerekçesiyle yeniden sınava girmek zorunda kalacak binlerce gencimizin mağduriyeti  nasıl giderilebilecektir?  - 3 0 0 - 6.-Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, şubat döneminde öğretmen ataması yapılmamasına ilişkin  sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu 'nun cevabı (7/12087)  j TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA,
Sayfa 107 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  Aşağıda belirtilen sorularımın, Milli Eğitim Bakanı Sayın Nimet ÇUBUKÇU tarafından  yazılı olarak cevaplandırılması için gereğini saygılarımla arz ederim.  MHP Kütahya Milletvekili  Bakanlığınızca yapılan ve basına da yansıyan açıklamalarda Şubat-2010 döneminde  öğretmen ataması yapılmayacağı belirtilmiştir. Yıllarca atama bekleyen çok sayıda  öğretmen adayını yakından ilgilendiren ve adaylarla birlikte ailelerini de üzen bu haberlerle  ilgili olarak;  1. 2010 yılı Şubat döneminde öğretmen ataması yapılmamasının gerekçeleri nelerdir? Bu  konuda basında ve medyada çıkan haberlerin doğruluk derecesi nedir?  2. Şubat-2010 döneminde atama bekleyen öğretmen adaylarının mağduriyetine yol açan  bu keyfi kararınızdan vazgeçip ülke gerçekleri doğrultusunda bir karar vermeniz  mümkün olabilecek midir?  3. Şubat döneminde atama yapılmadığı taktirde KPSS puanı geçerlilik süresi dolduğu  gerekçesiyle yeniden sınava girmek zorunda kalacak binlerce gencimizin mağduriyeti  nasıl giderilebilecektir?  - 3 0 0 - 6.-Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, şubat döneminde öğretmen ataması yapılmamasına ilişkin  sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu 'nun cevabı (7/12087)  j TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA,  TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  iimtKTJBÜKÇU  Millî Eğitim Bakanı  EK/EKLER:  1-Basın Açıklaması  - 3 0 1 - T.C.  MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI  Strateji Geliştirme Başkanlığı  Sayı : B.08.0.SGB.0.73.02.00/ İSS3 0 { /°?/2010  Konu : Soru önergesi  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi : 02.02.2010 tarihli ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-19300 sayılı yazı.  Kütahya Milletvekili Sayın Prof. Dr. Alim IŞIK'ın, "Şubat döneminde öğretmen  ataması yapılmamasına ilişkin" İlgi yazı eki 7/12087 esas numaralı yazılı soru önergesi  incelenmiştir.  Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliğimiz tarafından, bir örneği ekte sunulan 26.01.2010  tarihli basın açıklamasıyla soruya konu hususa ilişkin gerekli açıklama yapılmıştı;  Bilgilerinize arz ederim.
Sayfa 108 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  iimtKTJBÜKÇU  Millî Eğitim Bakanı  EK/EKLER:  1-Basın Açıklaması  - 3 0 1 - T.C.  MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI  Strateji Geliştirme Başkanlığı  Sayı : B.08.0.SGB.0.73.02.00/ İSS3 0 { /°?/2010  Konu : Soru önergesi  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi : 02.02.2010 tarihli ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-19300 sayılı yazı.  Kütahya Milletvekili Sayın Prof. Dr. Alim IŞIK'ın, "Şubat döneminde öğretmen  ataması yapılmamasına ilişkin" İlgi yazı eki 7/12087 esas numaralı yazılı soru önergesi  incelenmiştir.  Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliğimiz tarafından, bir örneği ekte sunulan 26.01.2010  tarihli basın açıklamasıyla soruya konu hususa ilişkin gerekli açıklama yapılmıştı;  Bilgilerinize arz ederim.  TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  2010 Yaz Dönemi Öğretmen Atamalarına ilişkin Basın Açıklaması  BASIN AÇIKLAMASI  2010 yılı öğretmen atamalarıyla ilgili olarak aşağıdaki açıklamayı kamuoyunun bilgisine  sunuyoruz.  Bakanlığımız, eğitini öğretim yılının kendi takvimine uygun, sağlıklı bir şekilde işletilmesi  adına bu yıl itibariyle yeni bir uygulamaya geçeceğini ve öğretmen  ataına/görevlendinnelerinin 2010 yılı yaz döneminde gerçekleştirileceğini daha önce  duyurmuştu.  Bu çerçevede 2008-2009 yıllarında KPSS sınavına giren ancak herhangi bir eğitim kurumuna  yerleşemeyen öğretmen adaylarımızın durumu göz önüne alınarak, 2010 yılındaki 10.000  öğretmen atamasının ilkinin Haziran ayı içerisinde yapılması Sayın Bakanımızın Maliye  Bakanımız ile yaptığı görüşmeler sonucunda netleşmiştir. Böylece 2008-2009 yıllarında  KPSS sınavına giren öğretmen adaylarımızın Şubat ayında gcrçekleştirilmeyecek atamadan  ötürü her hangi bir hak kaybı olmayacak; aldıkları puanlar Ha/iran ayındaki atama için de  geçerli olacaktır.  Buna ck olarak, geriye kalan kontenjanlar için ikinci Öğretmen atamalarımız Ağustos ayı  içerisinde gerçekleştirilecektir. Söz konusu Ağustos atamasında öğretmen adaylarımız 2009  KPSS sonuçları ile ÖSYM tarafından Temmuz ayında yapılacak 2010 KPSS sonuçlarına göre  başvuruda bulunabileceklerdir.  Kamuoyuna saygıyla duyurulur.  Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği  - 3 0 2 -
Sayfa 109 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  2010 Yaz Dönemi Öğretmen Atamalarına ilişkin Basın Açıklaması  BASIN AÇIKLAMASI  2010 yılı öğretmen atamalarıyla ilgili olarak aşağıdaki açıklamayı kamuoyunun bilgisine  sunuyoruz.  Bakanlığımız, eğitini öğretim yılının kendi takvimine uygun, sağlıklı bir şekilde işletilmesi  adına bu yıl itibariyle yeni bir uygulamaya geçeceğini ve öğretmen  ataına/görevlendinnelerinin 2010 yılı yaz döneminde gerçekleştirileceğini daha önce  duyurmuştu.  Bu çerçevede 2008-2009 yıllarında KPSS sınavına giren ancak herhangi bir eğitim kurumuna  yerleşemeyen öğretmen adaylarımızın durumu göz önüne alınarak, 2010 yılındaki 10.000  öğretmen atamasının ilkinin Haziran ayı içerisinde yapılması Sayın Bakanımızın Maliye  Bakanımız ile yaptığı görüşmeler sonucunda netleşmiştir. Böylece 2008-2009 yıllarında  KPSS sınavına giren öğretmen adaylarımızın Şubat ayında gcrçekleştirilmeyecek atamadan  ötürü her hangi bir hak kaybı olmayacak; aldıkları puanlar Ha/iran ayındaki atama için de  geçerli olacaktır.  Buna ck olarak, geriye kalan kontenjanlar için ikinci Öğretmen atamalarımız Ağustos ayı  içerisinde gerçekleştirilecektir. Söz konusu Ağustos atamasında öğretmen adaylarımız 2009  KPSS sonuçları ile ÖSYM tarafından Temmuz ayında yapılacak 2010 KPSS sonuçlarına göre  başvuruda bulunabileceklerdir.  Kamuoyuna saygıyla duyurulur.  Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği  - 3 0 2 - TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  7- Antalya Milletvekili Hüseyin Yıldız 'm, yaptırılan okullara ilişkin sorusu ve Millî Eğitim  Bakanı Nimet Çubukçu 'nun cevabı (7/12089)  TÜRKİYE BÜYÜK MÎLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞPNA  Aşağıda belirtilmiş olan sorularımın Milli Eğitim Bakam Sayın Nimet ÇUBUKÇU  tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını saygılarımla arz ederim. 14.01.2010  Antalya Milletvekili  tik ve orta dereceli okullarla ilgili olarak;  1. 2003-2009 yıllan arasında Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yaptın lan ilköğretim  okullarına harcanmış olan tutar yular itibariyle ne kadardır?  2. 2003-2009 yıllan arasında Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yaptırılan ortaöğretim  okullarına harcanmış olan tutar yıllar itibariyle ne kadardır?  - 3 0 3 -
Sayfa 110 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  7- Antalya Milletvekili Hüseyin Yıldız 'm, yaptırılan okullara ilişkin sorusu ve Millî Eğitim  Bakanı Nimet Çubukçu 'nun cevabı (7/12089)  TÜRKİYE BÜYÜK MÎLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞPNA  Aşağıda belirtilmiş olan sorularımın Milli Eğitim Bakam Sayın Nimet ÇUBUKÇU  tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını saygılarımla arz ederim. 14.01.2010  Antalya Milletvekili  tik ve orta dereceli okullarla ilgili olarak;  1. 2003-2009 yıllan arasında Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yaptın lan ilköğretim  okullarına harcanmış olan tutar yular itibariyle ne kadardır?  2. 2003-2009 yıllan arasında Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yaptırılan ortaöğretim  okullarına harcanmış olan tutar yıllar itibariyle ne kadardır?  - 3 0 3 - TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  T.C.  MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI  Strateji Geliştirme Başkanlığı  Sayı : B.08.0.SGB.0.73.02.0G7 I Oij /Ç7/2010  Konu : Soru önergesi  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi :02.02.2010 tarihli ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-19300 sayılı yazı.  Antalya Milletvekili Sayın Hüseyin YILDIZ'ın, "Yaptırılan okullara ilişkin" İlgi yazı  eki 7/12089 esas numaralı yazılı soru önergesi incelenmiştir.  2005 yılından önceki kayıtlar elektronik ortamda olmadığından 2005-2009 yıllan arası  harcama bilgileri aşağıda verilmiştir.  Yılı Ortaöğretim (TL)  243.329.620,00  258.073.000,00  338.162.600,00  595.710.635,00  481.411.345,28  İlköğretim (TL)  2008  2005  2006  2009  2007  427.398.679,00  346.347.670,00  453.343.320,00  387.757.333,00  359.181.477,0Ö_  Bilgilerinize arz ederim.  Millî Eğitim Bakanı  - 3 0 4
Sayfa 111 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  T.C.  MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI  Strateji Geliştirme Başkanlığı  Sayı : B.08.0.SGB.0.73.02.0G7 I Oij /Ç7/2010  Konu : Soru önergesi  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi :02.02.2010 tarihli ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-19300 sayılı yazı.  Antalya Milletvekili Sayın Hüseyin YILDIZ'ın, "Yaptırılan okullara ilişkin" İlgi yazı  eki 7/12089 esas numaralı yazılı soru önergesi incelenmiştir.  2005 yılından önceki kayıtlar elektronik ortamda olmadığından 2005-2009 yıllan arası  harcama bilgileri aşağıda verilmiştir.  Yılı Ortaöğretim (TL)  243.329.620,00  258.073.000,00  338.162.600,00  595.710.635,00  481.411.345,28  İlköğretim (TL)  2008  2005  2006  2009  2007  427.398.679,00  346.347.670,00  453.343.320,00  387.757.333,00  359.181.477,0Ö_  Bilgilerinize arz ederim.  Millî Eğitim Bakanı  - 3 0 4  TBMM B:70 9 . 3 . 2 0 1 0  8.- İzmir Milletvekili Kamil Erdal Sipahi'nin, taşımalı eğitim kapsamındaki bir sennsin kaldı­ rılmasına ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu 'nun cevabı (7/i2090)  TÜRKÎYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  yazılı  lzmir-Foça ilçesine bağlı Ilıpmar köyüne bağlı mahallelerden ilköğretim  öğrencileri için yapılan servis hizmeti yaklaşık bir ay önce kaldırılmıştır.  Kış şartlarında otuzdan fazla öğrenci 4 kilometreden fazla mesafeyi bazen yaya  olarak, bazen traktör remorkunda gidiş ve dönüşte katetmektedir.  Taşımalı sistemde İzmir genelinde benzer sorunların yaşandığı bilinmektedir,  örneğin geçen yıl Aliağa ilçesinde, uygun olmayan bir aracın kaza yapması sonucu  küçük yaşta çocuklar hayatını kaybetmiştir.  SORULAR  1. Bakanlığınızın il ve ilçedeki bağlıları bir aydır süren bu çağdışı uygulamanın  farkında mıdır?  2. Bahse konu uygulama ile benzer sorunlar için denetim ve düzenleme nasıl  yapılmaktadır?  - 3 0 5 -
Sayfa 112 -
TBMM B:70 9 . 3 . 2 0 1 0  8.- İzmir Milletvekili Kamil Erdal Sipahi'nin, taşımalı eğitim kapsamındaki bir sennsin kaldı­ rılmasına ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu 'nun cevabı (7/i2090)  TÜRKÎYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  yazılı  lzmir-Foça ilçesine bağlı Ilıpmar köyüne bağlı mahallelerden ilköğretim  öğrencileri için yapılan servis hizmeti yaklaşık bir ay önce kaldırılmıştır.  Kış şartlarında otuzdan fazla öğrenci 4 kilometreden fazla mesafeyi bazen yaya  olarak, bazen traktör remorkunda gidiş ve dönüşte katetmektedir.  Taşımalı sistemde İzmir genelinde benzer sorunların yaşandığı bilinmektedir,  örneğin geçen yıl Aliağa ilçesinde, uygun olmayan bir aracın kaza yapması sonucu  küçük yaşta çocuklar hayatını kaybetmiştir.  SORULAR  1. Bakanlığınızın il ve ilçedeki bağlıları bir aydır süren bu çağdışı uygulamanın  farkında mıdır?  2. Bahse konu uygulama ile benzer sorunlar için denetim ve düzenleme nasıl  yapılmaktadır?  - 3 0 5 - TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  T.C.  MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI  Strateji Geliştirme Başkanlığı  Sayı : B.08.O.SGB.0.73.02.00/ ^ 0^ /Çf/2010  Konu : Soru önergesi  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi : 02.02.2010 tarihli ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-19300 sayılı yazı.  İzmir Milletvekili Sayın Kamil Erdal SİPAHİ'nin, "Taşımalı eğitim kapsamındaki bir  servisin kaldırılmasına ilişkin" İlgi yazı eki 7/12090 esas numaralı yazılı soru önergesi  incelenmiştir.  1. İzmir ili Foça ilçesi Ihpınar Köyü'nde 6 derslikli İlköğretim Okulu bulunmakta ve  6-8'inci sınıflarında bulunan 24 öğrencisi Gerenköy İlköğretim Okuluna taşımalı ilköğretim  uygulaması kapsamında taşınmaktadır.  Ayrıca, Ihpınar Köyü'ne 5-6 km mesafede bulunan zirai çiftliklere okullar eğitim ve  öğretime açıldıktan sonra çalışmak için gelen ailelerin ilköğretim çağındaki 38 öğrencisinin  Kiraz ilçesi Yatılı İlköğretim Bölge Okulunda öğretim görmeleri planlanmış, ancak, veliler  tarafından Yatılı İlköğretim Bölge Okuluna gönderilmemişlerdir.  Valilikçe; öğrenciler, öğretim hakkından mahrum kalmamaları için giderleri İzmir  Millî Eğitim Müdürlüğü Destek ve Koordinasyon Bölümü'nce karşılanmak üzere taşımalı  ilköğretim kapsamına alınmış, taşınmaları için de Bakanlığımızdan ek taşıma ihale yetkisi  istenmiş ve bu yetki verilmiştir. j  İzmir Valiliğinden alınan konuya ilişkin bilgiden; taşıma ihalesinin yapıldığı ve söz  konusu öğrencilerin okullarına taşınmakta olduğu, konu ile ilgili herhangi bir sorun  bulunmadığı anlaşılmaktadır. L  2. Taşımalı İlköğretim kapsamında öğrenci taşımacılığı yapan servis araçlarının  özellikleri, taşıt sürücülerinin yükümlülükleri ve diğer hususlar Okul Servis Araçları Hizmet  Yönetmeliği'ne göre düzenlenmektedir.  Ayrıca, Millî Eğitim Bakanlığı Taşımalı İlköğretim Yönetmeliğinin 14'üncü  maddesinin; "Taşıma işini yüklenenlerin ve taşıt sürücülerinin, 28.8.2007 tarihli ve 26627  sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Okul Servis Araçları Hizmet Yönetmeliğine ve sözleşme  hükümlerine uyup uymadığını günlük olarak denetlemek, aksaklıkları önlemek ve gidermek  üzere gerekli tedbirleri almak ve giderilemeyen aksaklıkları rapor hâlinde millî eğitim  müdürlüğüne bildirmek." taşıma merkezi okul müdürünün görevidir.  Aynı Yönetmeliğin 22'nci maddesinde; "Taşımalı ilköğretim kapsamına alınan  yerleşim birimlerinin yol bakım ve onarımlarının yapılması, eğitim-öğretim süresince ulaşıma  açık tutulması, yol emniyetinin sağlanması için il ve ilçe millî eğitim müdürlüklerince ilgili  kurumlarla iş birliği yapılarak gerekli önlemler alınır." ve 23'üncü maddesinde de; "Millî  eğitim müdürlüğü, emniyet müdürlüğü ile iş birliği yaparak okul servis aracı sürücülerini,  uyacakları kurallar ve gösterecekleri davranışlar konusunda öğretim yılı başında ve uygun  gördüğü zamanlarda düzenlenecek kurs ve seminerlerle eğitime alır." hükümleri yer almaktadır.  Taşımalı ilköğretim uygulamasında denetim, Millî Eğitim Bakanlığı Taşımalı  İlköğretim Yönetmeliği'nin yukarıda belirtilen 14, 22 ve 23'üncü maddelerine göre  yapılmaktadır.  Bilgilerinize arz ederim.  Millî Eğitim Bakanı  - 3 0 6 -
Sayfa 113 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  T.C.  MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI  Strateji Geliştirme Başkanlığı  Sayı : B.08.O.SGB.0.73.02.00/ ^ 0^ /Çf/2010  Konu : Soru önergesi  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi : 02.02.2010 tarihli ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-19300 sayılı yazı.  İzmir Milletvekili Sayın Kamil Erdal SİPAHİ'nin, "Taşımalı eğitim kapsamındaki bir  servisin kaldırılmasına ilişkin" İlgi yazı eki 7/12090 esas numaralı yazılı soru önergesi  incelenmiştir.  1. İzmir ili Foça ilçesi Ihpınar Köyü'nde 6 derslikli İlköğretim Okulu bulunmakta ve  6-8'inci sınıflarında bulunan 24 öğrencisi Gerenköy İlköğretim Okuluna taşımalı ilköğretim  uygulaması kapsamında taşınmaktadır.  Ayrıca, Ihpınar Köyü'ne 5-6 km mesafede bulunan zirai çiftliklere okullar eğitim ve  öğretime açıldıktan sonra çalışmak için gelen ailelerin ilköğretim çağındaki 38 öğrencisinin  Kiraz ilçesi Yatılı İlköğretim Bölge Okulunda öğretim görmeleri planlanmış, ancak, veliler  tarafından Yatılı İlköğretim Bölge Okuluna gönderilmemişlerdir.  Valilikçe; öğrenciler, öğretim hakkından mahrum kalmamaları için giderleri İzmir  Millî Eğitim Müdürlüğü Destek ve Koordinasyon Bölümü'nce karşılanmak üzere taşımalı  ilköğretim kapsamına alınmış, taşınmaları için de Bakanlığımızdan ek taşıma ihale yetkisi  istenmiş ve bu yetki verilmiştir. j  İzmir Valiliğinden alınan konuya ilişkin bilgiden; taşıma ihalesinin yapıldığı ve söz  konusu öğrencilerin okullarına taşınmakta olduğu, konu ile ilgili herhangi bir sorun  bulunmadığı anlaşılmaktadır. L  2. Taşımalı İlköğretim kapsamında öğrenci taşımacılığı yapan servis araçlarının  özellikleri, taşıt sürücülerinin yükümlülükleri ve diğer hususlar Okul Servis Araçları Hizmet  Yönetmeliği'ne göre düzenlenmektedir.  Ayrıca, Millî Eğitim Bakanlığı Taşımalı İlköğretim Yönetmeliğinin 14'üncü  maddesinin; "Taşıma işini yüklenenlerin ve taşıt sürücülerinin, 28.8.2007 tarihli ve 26627  sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Okul Servis Araçları Hizmet Yönetmeliğine ve sözleşme  hükümlerine uyup uymadığını günlük olarak denetlemek, aksaklıkları önlemek ve gidermek  üzere gerekli tedbirleri almak ve giderilemeyen aksaklıkları rapor hâlinde millî eğitim  müdürlüğüne bildirmek." taşıma merkezi okul müdürünün görevidir.  Aynı Yönetmeliğin 22'nci maddesinde; "Taşımalı ilköğretim kapsamına alınan  yerleşim birimlerinin yol bakım ve onarımlarının yapılması, eğitim-öğretim süresince ulaşıma  açık tutulması, yol emniyetinin sağlanması için il ve ilçe millî eğitim müdürlüklerince ilgili  kurumlarla iş birliği yapılarak gerekli önlemler alınır." ve 23'üncü maddesinde de; "Millî  eğitim müdürlüğü, emniyet müdürlüğü ile iş birliği yaparak okul servis aracı sürücülerini,  uyacakları kurallar ve gösterecekleri davranışlar konusunda öğretim yılı başında ve uygun  gördüğü zamanlarda düzenlenecek kurs ve seminerlerle eğitime alır." hükümleri yer almaktadır.  Taşımalı ilköğretim uygulamasında denetim, Millî Eğitim Bakanlığı Taşımalı  İlköğretim Yönetmeliği'nin yukarıda belirtilen 14, 22 ve 23'üncü maddelerine göre  yapılmaktadır.  Bilgilerinize arz ederim.  Millî Eğitim Bakanı  - 3 0 6 - TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  9- Van Milletvekili Fatma Kurtulan 'ın, cinsiyet ayrımcılığına yönelik eğitime ve bir olaya ilişkin  sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu 'nun cevabı (7/12095)  Aşağıdaki sorularımın Milli Eğitim Bakanı Sayın Nimet ÇUBUKÇU tarafından  Anayasa'nın 98. ve TBMM İç Tüzüğü'nün 99. maddeleri gereğince yazılı olarak  cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim. 19.01.2010  Bildiğiniz üzere, Ağrı'nın Doğubeyazıt ilçesine bağlı Sorkaya (Zorava) köyü İlköğretim  Okulu öğrencisi 12 yaşındaki Meryem Sökmen'in, arkadaşına verdiği bir notunun,  öğretmeninin eline geçmesini izleyen olayların akabinde Meryem Sökmen bir gün sonra  evinde, alnından vurulmuş halde bulunmuştu. 12 yaşındaki bir çocuğu ölüme götüren olay  iddialara göre arkadaşına yazdığı "seni seviyorum" yazılı notunun okul yönetimi tarafından  ailesine verilmesi olmuştur. Okul yönetimi tarafından koruculuk yapan Meryem Sökmen'in  babası Muzaffer Sökmen, okula çağrılmış ve not kendisine verilmiştir. Beyanatlarınızda ve  verdiğimiz soru önergelerinin cevaplarında istisnasız, konuya ilişkin bilincin ve farkındalığın  yükseltilmesi ve bilgilendirme yapılması amacıyla, ilgili tüm kurum-kuruluşlar tarafından  kadına yönelik şiddet, şiddet, aile, çocuk konularında kurum/kuruluş personeline dönük  seminerler, konferanslar düzenlendiğini ifade etmekteydiniz. Ne acıdır ki bu bilincin  oluşturulmasında en temel role sahip olan okullarımızda, bu bilinci yerleştirmeye ve  geliştirmeye engel özellikle ilköğretim kitaplarında cinsiyet ayrımcılığı içeren ifadeler  oldukça fazla sayıda mevcutken, öğretmenlerimizin de bu duyarlılığa sahip olmadığı  yaşadığımız bu acı olayda da açıkça ortaya çıkmıştır.  Bu bağlamda;  1-Olay size intikal etmiş midir?  2-Meryem Sökmen'in ölümünde, öğretmenin ve okul yönetiminin bir kusuru olup olmadığı  yönünde soruşturma yapılmış mıdır? Sonucu ne olmuştur?  3-Cinsiyet ayrımcılığına karşı okullarda öğretmenlere yönelik herhangi bir eğitim  programınız olmuş mudur?  4-Bu yönlü projeleriniz bulunmakta mıdır? Okullarda bu konuda duyarlılık oluşturmak için  hangi çalışmalar yapılmaktadır?  TÜRKİYE BÜYÜK MÎLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞl'NA  Fatma KURTULAN  Van Milletvekili  - 3 0 7 -
Sayfa 114 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  9- Van Milletvekili Fatma Kurtulan 'ın, cinsiyet ayrımcılığına yönelik eğitime ve bir olaya ilişkin  sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu 'nun cevabı (7/12095)  Aşağıdaki sorularımın Milli Eğitim Bakanı Sayın Nimet ÇUBUKÇU tarafından  Anayasa'nın 98. ve TBMM İç Tüzüğü'nün 99. maddeleri gereğince yazılı olarak  cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim. 19.01.2010  Bildiğiniz üzere, Ağrı'nın Doğubeyazıt ilçesine bağlı Sorkaya (Zorava) köyü İlköğretim  Okulu öğrencisi 12 yaşındaki Meryem Sökmen'in, arkadaşına verdiği bir notunun,  öğretmeninin eline geçmesini izleyen olayların akabinde Meryem Sökmen bir gün sonra  evinde, alnından vurulmuş halde bulunmuştu. 12 yaşındaki bir çocuğu ölüme götüren olay  iddialara göre arkadaşına yazdığı "seni seviyorum" yazılı notunun okul yönetimi tarafından  ailesine verilmesi olmuştur. Okul yönetimi tarafından koruculuk yapan Meryem Sökmen'in  babası Muzaffer Sökmen, okula çağrılmış ve not kendisine verilmiştir. Beyanatlarınızda ve  verdiğimiz soru önergelerinin cevaplarında istisnasız, konuya ilişkin bilincin ve farkındalığın  yükseltilmesi ve bilgilendirme yapılması amacıyla, ilgili tüm kurum-kuruluşlar tarafından  kadına yönelik şiddet, şiddet, aile, çocuk konularında kurum/kuruluş personeline dönük  seminerler, konferanslar düzenlendiğini ifade etmekteydiniz. Ne acıdır ki bu bilincin  oluşturulmasında en temel role sahip olan okullarımızda, bu bilinci yerleştirmeye ve  geliştirmeye engel özellikle ilköğretim kitaplarında cinsiyet ayrımcılığı içeren ifadeler  oldukça fazla sayıda mevcutken, öğretmenlerimizin de bu duyarlılığa sahip olmadığı  yaşadığımız bu acı olayda da açıkça ortaya çıkmıştır.  Bu bağlamda;  1-Olay size intikal etmiş midir?  2-Meryem Sökmen'in ölümünde, öğretmenin ve okul yönetiminin bir kusuru olup olmadığı  yönünde soruşturma yapılmış mıdır? Sonucu ne olmuştur?  3-Cinsiyet ayrımcılığına karşı okullarda öğretmenlere yönelik herhangi bir eğitim  programınız olmuş mudur?  4-Bu yönlü projeleriniz bulunmakta mıdır? Okullarda bu konuda duyarlılık oluşturmak için  hangi çalışmalar yapılmaktadır?  TÜRKİYE BÜYÜK MÎLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞl'NA  Fatma KURTULAN  Van Milletvekili  - 3 0 7 - TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  T.C.  MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI  Strateji Geliştirme Başkanlığı  Sayı :B.08.0.SGB.0.73.02.00//6"5jr /©7/2010  Konu : Soru önergesi  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi :02.02.2010 tarihli ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-19300 sayılı yazı.  Van Milletvekili Sayın Fatma KURTULAN'ın, "Cinsiyet ayrımcılığına yönelik  eğitime ve bir olaya ilişkin" İlgi yazı eki 7/12095 esas numaralı yazılı soru önergesi  incelenmiştir.  1-2. Soruya konu olayla ilgili olarak gerekli incelemeyi yapmak üzere Bakanlık  müfettişleri görevlendirilmiş ve yapılan inceleme sonucu düzenlenen raporda; Ağrı'da  ilköğretim öğrencisi Meryem'in bir arkadaşına yazdığı ve öğretmenin eline geçen "Seni  Seviyorum" notunun babasına verilmesi üzerine "korkudan intihar ettiği" yönünde basında  çıkan haberlerle ilgili iddiaların sübuta ermediği ve konuyla ilgili herhangi bir işlem  yapılmasına mahal olmadığı yönünde görüş belirtilmiştir.  3. Bakanlığımız, çocuk ve gençlerimizin risklerden korunmasını sağlamak ve  psikososyal anlamda daha sağlıklı ortamlarda yetiştirmek amacıyla gerekli tedbirleri  almaktadır. Söz konusu tedbirler yalnız çocuk ve gençlerimizi değil velilerimizi ve eğitim  personelini de kapsamaktadır. Mevcut yapı içerisinde karşılaşılabilecek risklerden biri de  cinsiyet ayrımcılığı olarak değerlendirilmektedir. Bu nedenle, cinsiyet ayrımcılığının önüne  geçmek ve eğitim personelini bilgilendirmek amacıyla Bakanlığımızca 2004 yılında, Haydi  Kızlar Okula Kampanyası çerçevesinde "Eğitici El Kitabı", "öğretmen El Kitabı" ve  "Gönüllüler İçin Rehber Kitapçık" hazırlamıştır. Hazırlanan kitapların hizmet içi eğitimlerde  kullanılması sağlanmıştır.  Diğer taraftan:  a) Birleşmiş Milletler Kadınların ve Kız Çocuklarının İnsan Haklarının Korunması ve  Geliştirilmesi Ortak Programı (BMOP) kapsamında, Bakanlığımız ve Sabancı Üniversitesi iş  birliğinde; kadının ve kız çocuklarının insan hakları konusunda bilgi sahibi olabilmesi ve  eğitimcilerin toplumsal cinsiyet eşitliği duyarlılığını artırmak amacıyla İzmir, Kars, Nevşehir,  Şanlıurfa, Trabzon ve Van illerindeki ortaöğretim kurumlarında görevli 69 yönetici ve  öğretmene, 30 Haziran-04 Temmuz 2009 tarihleri arasında "Mor Sertifika Programı  Semineri" düzenlenmiştir.  b) Millî Eğitim Müdürlüklerinde görevli yönetici, okul yöneticisi ve öğretmen olmak  üzere toplam 695 kişiye, muhtevasında cinsiyet ayırımcılığının da yer aldığı sekiz adet  "Eğitimde, Ulusal ve Uluslar Arası Standartlar Kursu" düzenlenmiştir.  c) Okul yöneticisi ve öğretmen olmak üzere; toplam 101 kişiye 04-08 Ağustos 2008  tarihleri arasında ve 107 kişiye de 10-14 Ağustos 2009 tarihleri arasında Cinsiyet Eşitliğini  Geliştirme Semineri düzenlenmiştir.  - 3 0 8 -
Sayfa 115 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  T.C.  MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI  Strateji Geliştirme Başkanlığı  Sayı :B.08.0.SGB.0.73.02.00//6"5jr /©7/2010  Konu : Soru önergesi  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi :02.02.2010 tarihli ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-19300 sayılı yazı.  Van Milletvekili Sayın Fatma KURTULAN'ın, "Cinsiyet ayrımcılığına yönelik  eğitime ve bir olaya ilişkin" İlgi yazı eki 7/12095 esas numaralı yazılı soru önergesi  incelenmiştir.  1-2. Soruya konu olayla ilgili olarak gerekli incelemeyi yapmak üzere Bakanlık  müfettişleri görevlendirilmiş ve yapılan inceleme sonucu düzenlenen raporda; Ağrı'da  ilköğretim öğrencisi Meryem'in bir arkadaşına yazdığı ve öğretmenin eline geçen "Seni  Seviyorum" notunun babasına verilmesi üzerine "korkudan intihar ettiği" yönünde basında  çıkan haberlerle ilgili iddiaların sübuta ermediği ve konuyla ilgili herhangi bir işlem  yapılmasına mahal olmadığı yönünde görüş belirtilmiştir.  3. Bakanlığımız, çocuk ve gençlerimizin risklerden korunmasını sağlamak ve  psikososyal anlamda daha sağlıklı ortamlarda yetiştirmek amacıyla gerekli tedbirleri  almaktadır. Söz konusu tedbirler yalnız çocuk ve gençlerimizi değil velilerimizi ve eğitim  personelini de kapsamaktadır. Mevcut yapı içerisinde karşılaşılabilecek risklerden biri de  cinsiyet ayrımcılığı olarak değerlendirilmektedir. Bu nedenle, cinsiyet ayrımcılığının önüne  geçmek ve eğitim personelini bilgilendirmek amacıyla Bakanlığımızca 2004 yılında, Haydi  Kızlar Okula Kampanyası çerçevesinde "Eğitici El Kitabı", "öğretmen El Kitabı" ve  "Gönüllüler İçin Rehber Kitapçık" hazırlamıştır. Hazırlanan kitapların hizmet içi eğitimlerde  kullanılması sağlanmıştır.  Diğer taraftan:  a) Birleşmiş Milletler Kadınların ve Kız Çocuklarının İnsan Haklarının Korunması ve  Geliştirilmesi Ortak Programı (BMOP) kapsamında, Bakanlığımız ve Sabancı Üniversitesi iş  birliğinde; kadının ve kız çocuklarının insan hakları konusunda bilgi sahibi olabilmesi ve  eğitimcilerin toplumsal cinsiyet eşitliği duyarlılığını artırmak amacıyla İzmir, Kars, Nevşehir,  Şanlıurfa, Trabzon ve Van illerindeki ortaöğretim kurumlarında görevli 69 yönetici ve  öğretmene, 30 Haziran-04 Temmuz 2009 tarihleri arasında "Mor Sertifika Programı  Semineri" düzenlenmiştir.  b) Millî Eğitim Müdürlüklerinde görevli yönetici, okul yöneticisi ve öğretmen olmak  üzere toplam 695 kişiye, muhtevasında cinsiyet ayırımcılığının da yer aldığı sekiz adet  "Eğitimde, Ulusal ve Uluslar Arası Standartlar Kursu" düzenlenmiştir.  c) Okul yöneticisi ve öğretmen olmak üzere; toplam 101 kişiye 04-08 Ağustos 2008  tarihleri arasında ve 107 kişiye de 10-14 Ağustos 2009 tarihleri arasında Cinsiyet Eşitliğini  Geliştirme Semineri düzenlenmiştir.  - 3 0 8 - TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  4. Çocuk odaklı çalışmalar arasında müfredat içinde de yer alan "İlköğretim ve  Ortaöğretim Kurumlan Sınıf Rehberlik Programı" önemli bir yer tutmaktadır. Söz konusu  program smıf ve okul rehber öğretmenleri tarafından yürütülmektedir. Programın "kendini  kabul" ve "kişilerarası ilişkiler" başlıklı bölümleri, çocuğun kendisi ve çevresi ile ilgili  farkındalığını artıran, bireysel ve toplumsal cinsiyet rollerini tanıyarak uygun davranışlar  göstermelerine katkı sağlayan etkinlikleri banndırmaktadır.  7-19 yaş grubu içerisinde çocuğu olan anne babalara yönelik olarak sekiz modülden  oluşan "7-19 Yaş Aile Eğitimi Programı" ile ebeveynlerin çocuklarıyla ilgili bilgi ve  becerilerini güçlendirmek hedeflenmiştir.  Bu program anne babalann, çocuklannın gereksinimlerini fark etmelerine, sağlıklı  psikososyal gelişimlerini desteklemelerine, sorun çözme becerilerinin gelişmesine ve dolayısı  ile aile içi ilişkilerinin güçlenmesine hizmet etmektedir. Söz konusu program aynı zamanda  kişilik haklan, toplumsal cinsiyet rolleri, bireysel farklılıklar gibi konularda da dolaylı yoldan  katkılar sunmaktadır. f\  Bilgilerinize arz ederim. I /  Milli Eğitim Bakanı  - 3 0 9 -
Sayfa 116 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  4. Çocuk odaklı çalışmalar arasında müfredat içinde de yer alan "İlköğretim ve  Ortaöğretim Kurumlan Sınıf Rehberlik Programı" önemli bir yer tutmaktadır. Söz konusu  program smıf ve okul rehber öğretmenleri tarafından yürütülmektedir. Programın "kendini  kabul" ve "kişilerarası ilişkiler" başlıklı bölümleri, çocuğun kendisi ve çevresi ile ilgili  farkındalığını artıran, bireysel ve toplumsal cinsiyet rollerini tanıyarak uygun davranışlar  göstermelerine katkı sağlayan etkinlikleri banndırmaktadır.  7-19 yaş grubu içerisinde çocuğu olan anne babalara yönelik olarak sekiz modülden  oluşan "7-19 Yaş Aile Eğitimi Programı" ile ebeveynlerin çocuklarıyla ilgili bilgi ve  becerilerini güçlendirmek hedeflenmiştir.  Bu program anne babalann, çocuklannın gereksinimlerini fark etmelerine, sağlıklı  psikososyal gelişimlerini desteklemelerine, sorun çözme becerilerinin gelişmesine ve dolayısı  ile aile içi ilişkilerinin güçlenmesine hizmet etmektedir. Söz konusu program aynı zamanda  kişilik haklan, toplumsal cinsiyet rolleri, bireysel farklılıklar gibi konularda da dolaylı yoldan  katkılar sunmaktadır. f\  Bilgilerinize arz ederim. I /  Milli Eğitim Bakanı  - 3 0 9 - TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  10.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, bir yönetmeliğin AB mevzuatına uyumuna ilişkin sorusu  ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün un cevabı (7/12105)  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA,  Aşağıda belirtilen sorularımın, Sanayi ve Ticaret Bakanı Sayın Nihat ERGÜN tarafından  yazılı olarak cevaplandırılması için gereğini saygılarımla arz ederim.  MHP Kütahya Milletvekili  Bakanlığınızca, sanayi ve ticaret mevzuatının AB mevzuatına uyumlu hale getirilmesi  çalışmalarının yürütüldüğü kamuoyunca da bilinmektedir. Ancak, 31 Aralık 2009 tarih ve  27449 sayılı Resmi Gazetede çıkan "Tarım veya Orman Traktörlerini Tahrik Etmek Üzere  Tasarlanan Motorlardan Çıkan Gaz Emisyonları ve Parçacık Kirleticilere Karşı Alınacak  Tedbirlerle İlgili Tip Onayı Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik" ile  yapılan değişikliklerin AB egzoz emisyon standartlanna uymadığı iddia edilmektedir. Bu  konuyla ilgili olarak;  1. Halen Avrupa Birliğinde kullanılmakta olan egzoz emisyonu standardı nasıldır?  2. Bakanlığınızın düzenlediği Yönetmelik ile Avrupa Birliğinde uygulanmakta olan  standardın gereksinimleri tam olarak karşılanabilmiş midir? Karşılanamamış ise  bunun gerekçeleri nelerdir?  3. Bakanlığınızın düzenlediği anılan yönetmeliği hazırlama çalışmalan sırasında hangi  sivil toplum veya kamu kurum ve kuruluşları ile irtibata geçilmiştir?  4. Bu kurum ve kuruluşlardan ne tür öneriler gelmiş ve bu önerilerden hangileri kabul  edilmiştir?  5. Söz konusu yönetmelik ve konuyla ilgili diğer mevzuatla ilgili olarak Bakanlığınızın  2010 yılı çalışma programı nasıldır?  - 3 1 0 -
Sayfa 117 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  10.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, bir yönetmeliğin AB mevzuatına uyumuna ilişkin sorusu  ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün un cevabı (7/12105)  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA,  Aşağıda belirtilen sorularımın, Sanayi ve Ticaret Bakanı Sayın Nihat ERGÜN tarafından  yazılı olarak cevaplandırılması için gereğini saygılarımla arz ederim.  MHP Kütahya Milletvekili  Bakanlığınızca, sanayi ve ticaret mevzuatının AB mevzuatına uyumlu hale getirilmesi  çalışmalarının yürütüldüğü kamuoyunca da bilinmektedir. Ancak, 31 Aralık 2009 tarih ve  27449 sayılı Resmi Gazetede çıkan "Tarım veya Orman Traktörlerini Tahrik Etmek Üzere  Tasarlanan Motorlardan Çıkan Gaz Emisyonları ve Parçacık Kirleticilere Karşı Alınacak  Tedbirlerle İlgili Tip Onayı Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik" ile  yapılan değişikliklerin AB egzoz emisyon standartlanna uymadığı iddia edilmektedir. Bu  konuyla ilgili olarak;  1. Halen Avrupa Birliğinde kullanılmakta olan egzoz emisyonu standardı nasıldır?  2. Bakanlığınızın düzenlediği Yönetmelik ile Avrupa Birliğinde uygulanmakta olan  standardın gereksinimleri tam olarak karşılanabilmiş midir? Karşılanamamış ise  bunun gerekçeleri nelerdir?  3. Bakanlığınızın düzenlediği anılan yönetmeliği hazırlama çalışmalan sırasında hangi  sivil toplum veya kamu kurum ve kuruluşları ile irtibata geçilmiştir?  4. Bu kurum ve kuruluşlardan ne tür öneriler gelmiş ve bu önerilerden hangileri kabul  edilmiştir?  5. Söz konusu yönetmelik ve konuyla ilgili diğer mevzuatla ilgili olarak Bakanlığınızın  2010 yılı çalışma programı nasıldır?  - 3 1 0 - TBMM B:70 9 . 3 . 2 0 1 0  T Ü R K İ Y E B Ü Y Ü K M İ L L E T M E C L İ S İ B A Ş K A N L I Ğ I M A  İLGİ: 02.02.2010 tarih ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-7/12105-19396/40838 sayılı  yazınız.  Kütahya Milletvekili Sayın Prof. Dr. Alim IŞIK'ın, "Bir yönetmeliğin AB mevzuatına  uyumuna" ilişkin olarak tarafımdan cevaplandırılmasını istediği (7/12105) esas nolu yazılı  soru önergesi ile ilgili cevap ekte takdim edilmiştir.  Bilgilerinizi ve gereğini arz ederim. ıl\ /) f  Nihai ER 3ÜN  Bakaı ı  Ek: 2 sayfa önerge cevabı  - 3 1 1 - SANAYİ VE TİCARET BAKANLIĞI  Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği  Sayı :B140BHİ.0.00.00.01-639-^t  K o n u : Yazılı Soru Önergesi 0 9 -(8- 20îÖ
Sayfa 118 -
TBMM B:70 9 . 3 . 2 0 1 0  T Ü R K İ Y E B Ü Y Ü K M İ L L E T M E C L İ S İ B A Ş K A N L I Ğ I M A  İLGİ: 02.02.2010 tarih ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-7/12105-19396/40838 sayılı  yazınız.  Kütahya Milletvekili Sayın Prof. Dr. Alim IŞIK'ın, "Bir yönetmeliğin AB mevzuatına  uyumuna" ilişkin olarak tarafımdan cevaplandırılmasını istediği (7/12105) esas nolu yazılı  soru önergesi ile ilgili cevap ekte takdim edilmiştir.  Bilgilerinizi ve gereğini arz ederim. ıl\ /) f  Nihai ER 3ÜN  Bakaı ı  Ek: 2 sayfa önerge cevabı  - 3 1 1 - SANAYİ VE TİCARET BAKANLIĞI  Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği  Sayı :B140BHİ.0.00.00.01-639-^t  K o n u : Yazılı Soru Önergesi 0 9 -(8- 20îÖ  TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  KÜTAHYA MİLLETVEKİLİ SAYIN PROF DR ALİM IŞIK'IN  YAZILI SORU ÖNERGESİNE İLİŞKİN CEVAPLAR  1. Halen Avrupa Birliğinde kullanılmakta olan egzoz emisyonu standardı nasıldır?  Avrupa Birliğinde;  Faz IIIA emisyon seviyesi (motor kategorileri H, I, K ve J):  - H (130 kW < P < 560 kW), I (75 kW < P < 130 kW) ve K(19 kW < P < 37 kW) kategorilerindek  motorlar 1/1/ 2006'dan,  - J (56 kW < P < 75 kW) kategorisindeki motorlar 1/1/2007'den itibaren başlamış olup,  1, K ve J kategorilerinde halen Faz IIIA uygulanmaktadır.  Faz II1B emisyon seviyesi (motor kategorileri L, M, N ve P):  - L kategorisindeki motorlar (130 kW <P < 560 kW) 1/1/2010'dan sonra başlamıştır.  - M kategorilerindeki motorlar (75 kVV < P < 130 kW) 1/1/2011 'den sonra başlayacaktır.  - N kategorilerindeki motorlar (56 kW < P < 75 kW) 1/1/2011 'den sonra başlayacaktır.  - P kategorisindeki motorlar (37 kW <P < 56 kW) 1/1/2012'den sonra başlayacaktır.  Faz IV emisyon seviyesi (motor kategorileri Q ve R):  - Q kategorisindeki motorlar (130 kW < P < 560 kW) 1/1/2013'ten sonra başlayacaktır.  - R kategorisindeki motorlar (56 kW <P < 130 kW) 30/9/2013'ten sonra başlayacaktır.  2. Bakanlığınızın düzenlediği Yönetmelik ile Avrupa Birliğinde uygulanmakta olan standardı:  gereksinimleri tam olarak karşılanabilmiş midir? Karşılanamamış ise bunun gerekçeleri nelerdir?  31 Aralık 2009 tarih ve 27449 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan "Tarım veya Orman Traktörleriı  Tahrik Etmek Üzere Tasarlanan Motorlardan Çıkan Gaz Emisyonları ve Parçacık Kirleticilere Kar;  Alınacak Tedbirlerle İlgili Tip Onayı Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik  kapsamında ülkemizde de ilk defa tip onayı belgesi alacak traktörler için 1/1/2010 tarihinden Faz 111/  emisyon seviyesi uygulanmasına başlanmıştır. Ancak sadece üretimi devam etmekte olan, tip ona)  mevcut traktörler için aşağıda açıklanan sebeplerden dolayı Faz IIIA uygulamasına 1/1/2011 tarihinde  itibaren başlanacak olup, anılan tarihe kadar Faz II uygulanacaktır.  Traktör imalatçılarının temsilcilerinin oluşturduğu ve Motorlu Araçlar Teknik Komitesi (MARTEK  bünyesinde bir alt komite olan Tarım ve Orman Traktörleri Alt Komitesi ekonomik kriz nedeniyle imala  devam eden tip onayı belgesi mevcut traktörlerde kullanılacak Faz II motorlardan önceden sipari  verilerek biriken önemli miktarda stok bulunduğundan bahisle, tip onaylı traktörler için bir yıllık ertelem  talebinde bulunmuştur.  Ayrıca aynı alt komite, Faz IIIA motorların H kategorisi ile Faz IIIB motorların L kategorisinin uygulam  tarihlerinde çakışma olduğundan ve ayrıca Faz IIIB emisyon seviyesinin değişik kategorilerdeki motorlar  göre 1 veya 2 yıl için uygulanmasının büyük meblağ tutabilecek yeni yatırım yapılmasını gerektireceğ  Faz IV'e geçilmesiyle de yapılan bu yatırımın atıl duruma düşeceğinden bahisle, Faz IIIB motorlar v  müteakiben Faz IV motorlar için de yeni bir takvimin ve uygulamanın belirlenmesini talep etmiştir. Kon  prosedür gereği Motorlu Araçlar Teknik Komitesinin (MARTEK) yaptığı toplantılarda görüşülmüş v  yönetmelik ile yapılan erteleme ve uygulamanın, stoktaki motor ve traktörlerin ekonomiy  kazandırılmasına ve motor ve traktör imalatçılarının yaşanmakta olan ekonomik krizi aşabilmelerin  katkıda bulunabileceği göz önünde bulundurularak erteleme talebi uygun bulunmuştur.  - 3 1 2 -
Sayfa 119 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  KÜTAHYA MİLLETVEKİLİ SAYIN PROF DR ALİM IŞIK'IN  YAZILI SORU ÖNERGESİNE İLİŞKİN CEVAPLAR  1. Halen Avrupa Birliğinde kullanılmakta olan egzoz emisyonu standardı nasıldır?  Avrupa Birliğinde;  Faz IIIA emisyon seviyesi (motor kategorileri H, I, K ve J):  - H (130 kW < P < 560 kW), I (75 kW < P < 130 kW) ve K(19 kW < P < 37 kW) kategorilerindek  motorlar 1/1/ 2006'dan,  - J (56 kW < P < 75 kW) kategorisindeki motorlar 1/1/2007'den itibaren başlamış olup,  1, K ve J kategorilerinde halen Faz IIIA uygulanmaktadır.  Faz II1B emisyon seviyesi (motor kategorileri L, M, N ve P):  - L kategorisindeki motorlar (130 kW <P < 560 kW) 1/1/2010'dan sonra başlamıştır.  - M kategorilerindeki motorlar (75 kVV < P < 130 kW) 1/1/2011 'den sonra başlayacaktır.  - N kategorilerindeki motorlar (56 kW < P < 75 kW) 1/1/2011 'den sonra başlayacaktır.  - P kategorisindeki motorlar (37 kW <P < 56 kW) 1/1/2012'den sonra başlayacaktır.  Faz IV emisyon seviyesi (motor kategorileri Q ve R):  - Q kategorisindeki motorlar (130 kW < P < 560 kW) 1/1/2013'ten sonra başlayacaktır.  - R kategorisindeki motorlar (56 kW <P < 130 kW) 30/9/2013'ten sonra başlayacaktır.  2. Bakanlığınızın düzenlediği Yönetmelik ile Avrupa Birliğinde uygulanmakta olan standardı:  gereksinimleri tam olarak karşılanabilmiş midir? Karşılanamamış ise bunun gerekçeleri nelerdir?  31 Aralık 2009 tarih ve 27449 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan "Tarım veya Orman Traktörleriı  Tahrik Etmek Üzere Tasarlanan Motorlardan Çıkan Gaz Emisyonları ve Parçacık Kirleticilere Kar;  Alınacak Tedbirlerle İlgili Tip Onayı Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik  kapsamında ülkemizde de ilk defa tip onayı belgesi alacak traktörler için 1/1/2010 tarihinden Faz 111/  emisyon seviyesi uygulanmasına başlanmıştır. Ancak sadece üretimi devam etmekte olan, tip ona)  mevcut traktörler için aşağıda açıklanan sebeplerden dolayı Faz IIIA uygulamasına 1/1/2011 tarihinde  itibaren başlanacak olup, anılan tarihe kadar Faz II uygulanacaktır.  Traktör imalatçılarının temsilcilerinin oluşturduğu ve Motorlu Araçlar Teknik Komitesi (MARTEK  bünyesinde bir alt komite olan Tarım ve Orman Traktörleri Alt Komitesi ekonomik kriz nedeniyle imala  devam eden tip onayı belgesi mevcut traktörlerde kullanılacak Faz II motorlardan önceden sipari  verilerek biriken önemli miktarda stok bulunduğundan bahisle, tip onaylı traktörler için bir yıllık ertelem  talebinde bulunmuştur.  Ayrıca aynı alt komite, Faz IIIA motorların H kategorisi ile Faz IIIB motorların L kategorisinin uygulam  tarihlerinde çakışma olduğundan ve ayrıca Faz IIIB emisyon seviyesinin değişik kategorilerdeki motorlar  göre 1 veya 2 yıl için uygulanmasının büyük meblağ tutabilecek yeni yatırım yapılmasını gerektireceğ  Faz IV'e geçilmesiyle de yapılan bu yatırımın atıl duruma düşeceğinden bahisle, Faz IIIB motorlar v  müteakiben Faz IV motorlar için de yeni bir takvimin ve uygulamanın belirlenmesini talep etmiştir. Kon  prosedür gereği Motorlu Araçlar Teknik Komitesinin (MARTEK) yaptığı toplantılarda görüşülmüş v  yönetmelik ile yapılan erteleme ve uygulamanın, stoktaki motor ve traktörlerin ekonomiy  kazandırılmasına ve motor ve traktör imalatçılarının yaşanmakta olan ekonomik krizi aşabilmelerin  katkıda bulunabileceği göz önünde bulundurularak erteleme talebi uygun bulunmuştur.  - 3 1 2 - TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  Bakanlığımız AB teknik mevzuatının uyum ve uygulamasında mümkün olduğu kadar uyum sağlamaya  çalışmaktadır. Ancak, küresel ekonomik krizin etkileri nedeniyle hem üretim, hem istihdam, hem dc  pazar kaybı yaşayan traktör üreticileri için yönetmelikte ertelenme yapılmasaydı, yönetmelikteki FAZ  seviyesini sağlamak için motor kategorilerine göre 1 veya 2 yıllığına yeni bir teknoloji yatırımı yapmak  zorunda kalacaklar ve bu bir yıl sonunda bu yatırımı tamamen devre dışı bırakarak bir başka teknolojik  yatırım yapmaları gerekecekti. Bu itibarla, Faz IÎ1B uygulaması yönetmelikten kaldıramamakta, ancak  Faz I V e kadar isteğe bağlı uygulama getirilmektedir.  3. Bakanlığınızın düzenlediği anılan yönetmeliği hazırlama çalışmaları sırasında hangi sivil toplum  veya kamu kurum ve kuruluşları ile irtibata geçilmiştir?  - Traktör sektörü uzmanlarının oluşturduğu Tarım ve Orman Traktörleri Alt Komitesi  - Otomotiv Sanayi Demeği (OSD)  - Motorlu Araçlar Teknik Komitesi (MARTEK)*  • Avrupa Birliği Genel Sekreterliği  (* MARTEK ÜYELERİ: Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, Dış Ticaret Müsteşarlığı, Ulaştırma Bakanlığı Kara  Ulaştırması Genel Müdürlüğü, Karayolları Genel Müdürlüğü, İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel  Müdürlüğü, ana ve yan sanayi temsilcileri)  4. Bu kurum ve kuruluşlardan ne tür öneriler gelmiş ve bu önerilerden hangileri kabul edilmiştir?  Yukarıda belirtildiği üzere, sektör uzmanlarının oluşturduğu Tarım Ve Orman Traktörleri Alt Komitesinin  ve Otomotiv Sanayi Derneğinin erteleme ve yeni takvim ve uygulama önerileri değerlendirilmiştir.  Avrupa Birliği Genel Sekreterliğinden gelen görüşte "traktörler için yapılacak erteleme ve uygulamanın  stoktaki motorların ekonomiye kazandırılmasına ve motor ve traktör imalatçılarının yaşanmakla olan  ekonomik krizi aşabilmelerine katkıda bulunabileceği" de göz önUne alındığında, taslak ile yapılması  hedeflenen değişikliğin Bakanlıktan takdirinde olduğu mütalaa edildiği belirtilmektedir.  5. Söz konusu yönetmelik ve konuyla ilgili diğer mevzuatla ilgili olarak Bakanlığınızın 2010 yılı  çalışma programı nasıldır?  Bu konuda 1/1/2010 tarihinden itibaren yeni tip onayı belgesi alacak traktörler için Faz İHA emisyon  seviyesinde bulunan traktörlere ulusal tip onayı belgesi verilmektedir. 1/1/2011 yılından itibaren ise tip  onayı mevcut traktörler için de Faz IHA uygulamasına başlanacaktır.  Bakanlığımızın 2010 yılı çalışma programında bu konuda mevzuatla ilgili herhangi bir çalışması  bulunmamaktadır.  - 3 1 3 -
Sayfa 120 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  Bakanlığımız AB teknik mevzuatının uyum ve uygulamasında mümkün olduğu kadar uyum sağlamaya  çalışmaktadır. Ancak, küresel ekonomik krizin etkileri nedeniyle hem üretim, hem istihdam, hem dc  pazar kaybı yaşayan traktör üreticileri için yönetmelikte ertelenme yapılmasaydı, yönetmelikteki FAZ  seviyesini sağlamak için motor kategorilerine göre 1 veya 2 yıllığına yeni bir teknoloji yatırımı yapmak  zorunda kalacaklar ve bu bir yıl sonunda bu yatırımı tamamen devre dışı bırakarak bir başka teknolojik  yatırım yapmaları gerekecekti. Bu itibarla, Faz IÎ1B uygulaması yönetmelikten kaldıramamakta, ancak  Faz I V e kadar isteğe bağlı uygulama getirilmektedir.  3. Bakanlığınızın düzenlediği anılan yönetmeliği hazırlama çalışmaları sırasında hangi sivil toplum  veya kamu kurum ve kuruluşları ile irtibata geçilmiştir?  - Traktör sektörü uzmanlarının oluşturduğu Tarım ve Orman Traktörleri Alt Komitesi  - Otomotiv Sanayi Demeği (OSD)  - Motorlu Araçlar Teknik Komitesi (MARTEK)*  • Avrupa Birliği Genel Sekreterliği  (* MARTEK ÜYELERİ: Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, Dış Ticaret Müsteşarlığı, Ulaştırma Bakanlığı Kara  Ulaştırması Genel Müdürlüğü, Karayolları Genel Müdürlüğü, İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel  Müdürlüğü, ana ve yan sanayi temsilcileri)  4. Bu kurum ve kuruluşlardan ne tür öneriler gelmiş ve bu önerilerden hangileri kabul edilmiştir?  Yukarıda belirtildiği üzere, sektör uzmanlarının oluşturduğu Tarım Ve Orman Traktörleri Alt Komitesinin  ve Otomotiv Sanayi Derneğinin erteleme ve yeni takvim ve uygulama önerileri değerlendirilmiştir.  Avrupa Birliği Genel Sekreterliğinden gelen görüşte "traktörler için yapılacak erteleme ve uygulamanın  stoktaki motorların ekonomiye kazandırılmasına ve motor ve traktör imalatçılarının yaşanmakla olan  ekonomik krizi aşabilmelerine katkıda bulunabileceği" de göz önUne alındığında, taslak ile yapılması  hedeflenen değişikliğin Bakanlıktan takdirinde olduğu mütalaa edildiği belirtilmektedir.  5. Söz konusu yönetmelik ve konuyla ilgili diğer mevzuatla ilgili olarak Bakanlığınızın 2010 yılı  çalışma programı nasıldır?  Bu konuda 1/1/2010 tarihinden itibaren yeni tip onayı belgesi alacak traktörler için Faz İHA emisyon  seviyesinde bulunan traktörlere ulusal tip onayı belgesi verilmektedir. 1/1/2011 yılından itibaren ise tip  onayı mevcut traktörler için de Faz IHA uygulamasına başlanacaktır.  Bakanlığımızın 2010 yılı çalışma programında bu konuda mevzuatla ilgili herhangi bir çalışması  bulunmamaktadır.  - 3 1 3 - TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  İstanbul Milletvekili Ayşe Jale Ağırbaş 'ın, İstanbul 'da satılması planlanan okullara ilişkin  Başbakandan sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu 'nun cevabı (7/12143)  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Aşağıdaki sorularımın Başbakan Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN tarafından yazılı  olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim. " * M  İstanbul'da satışı planlanan 45 okuldan 22'sinin satış hazırlıklarının tamamlandığı  İstanbul Valiliği tarafından açıklanmıştır. Söz konusu okullar için belirlenen satış bedellerinin  düşük tespit edildiği, bunun sebebinin okul arazilerinin iktidara yakın kişilere satılması olduğu  iddia edilmektedir.  1. İstanbul'da satılması son aşamaya gelinen 22 okul için bilirkişiler tarafından  belirlenen fiyat 10 milyar dolar iken, oluşturulan komisyonun 2 milyar dolar gibi bir fiyat  belirlenmesinin gerekçesi nedir? Bu konuda yeni bir değerlendirme yapılması gündemde  midir?  2. Hükümet, Türkiye'deki mevcut okul ve derslik açığını okulların satılmasından  gelecek parayla mı kapatmayı öngörmektedir?  Konu : Soru Önergesi  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi :a) 08.02.2010 tarihli ve A.Ol.O.GNS.0.10.00.02-7/12143-19401/41132 sayılı yazı,  b) 11.02.2010 tarihli ve B.02.0.KKG.0.12/106-185-38/578 sayılı yazı.  İstanbul Milletvekili Sayın Ayşe Jale AĞIRBAŞ'ın, Sayın Başbakanımıza tevcih ettiği,  Sayın Başbakanımızın da kendileri adına Bakanlığımız koordinatörlüğünde cevaplandırıl­ masını tensip ettiği "İstanbul'da satılması planlanan okullara ilişkin" İlgi (b) yazı eki 7/12143  esas numaralı yazılı soru önergesi incelenmiştir.  Soruya konu hususlarda, Bakanlığımızın ilgili birimine İstanbul Valiliğinden intikal  eden bilgi ve belge bulunmamaktadır. •  İstanbul Valiliğince de konuya ilişkin olarak; İstanbul'da satışı yapılacak okullarla  ilgili fiyat tespitine yönelik bir komisyon oluşturulmadığı ve fiyat belirlemesi de yapılmadığı  belirtilmektedir. i r\  T.C.  MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI  Strateji Geliştirme Başkanlığı  Sayı : B.08.0.SGB.0.73.02.00/ iSS'C O ^ /07/2OıO  Bilgilerinize arz ederim.  Millî Eğitim Bakanı  - 3 1 4 -
Sayfa 121 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  İstanbul Milletvekili Ayşe Jale Ağırbaş 'ın, İstanbul 'da satılması planlanan okullara ilişkin  Başbakandan sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu 'nun cevabı (7/12143)  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Aşağıdaki sorularımın Başbakan Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN tarafından yazılı  olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim. " * M  İstanbul'da satışı planlanan 45 okuldan 22'sinin satış hazırlıklarının tamamlandığı  İstanbul Valiliği tarafından açıklanmıştır. Söz konusu okullar için belirlenen satış bedellerinin  düşük tespit edildiği, bunun sebebinin okul arazilerinin iktidara yakın kişilere satılması olduğu  iddia edilmektedir.  1. İstanbul'da satılması son aşamaya gelinen 22 okul için bilirkişiler tarafından  belirlenen fiyat 10 milyar dolar iken, oluşturulan komisyonun 2 milyar dolar gibi bir fiyat  belirlenmesinin gerekçesi nedir? Bu konuda yeni bir değerlendirme yapılması gündemde  midir?  2. Hükümet, Türkiye'deki mevcut okul ve derslik açığını okulların satılmasından  gelecek parayla mı kapatmayı öngörmektedir?  Konu : Soru Önergesi  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi :a) 08.02.2010 tarihli ve A.Ol.O.GNS.0.10.00.02-7/12143-19401/41132 sayılı yazı,  b) 11.02.2010 tarihli ve B.02.0.KKG.0.12/106-185-38/578 sayılı yazı.  İstanbul Milletvekili Sayın Ayşe Jale AĞIRBAŞ'ın, Sayın Başbakanımıza tevcih ettiği,  Sayın Başbakanımızın da kendileri adına Bakanlığımız koordinatörlüğünde cevaplandırıl­ masını tensip ettiği "İstanbul'da satılması planlanan okullara ilişkin" İlgi (b) yazı eki 7/12143  esas numaralı yazılı soru önergesi incelenmiştir.  Soruya konu hususlarda, Bakanlığımızın ilgili birimine İstanbul Valiliğinden intikal  eden bilgi ve belge bulunmamaktadır. •  İstanbul Valiliğince de konuya ilişkin olarak; İstanbul'da satışı yapılacak okullarla  ilgili fiyat tespitine yönelik bir komisyon oluşturulmadığı ve fiyat belirlemesi de yapılmadığı  belirtilmektedir. i r\  T.C.  MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI  Strateji Geliştirme Başkanlığı  Sayı : B.08.0.SGB.0.73.02.00/ iSS'C O ^ /07/2OıO  Bilgilerinize arz ederim.  Millî Eğitim Bakanı  - 3 1 4 - TBMM B: 70 9 . 3 . 2010  12- Bursa Milletvekili Kemal Demirel 'in, bir göletin tamamlanmasına ilişkin sorusu ve Çevre  ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu 'nun cevabı (7/12164)  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Aşağıdaki sorularımın Çevre ve Orman Bakanı Sayın Prof. Dr. Veysel EROĞLU  tarafından yazılı olarak cevaplandırmasını saygılarımla arz ederim.  Bursa ilinde yapım faaliyetleri devam eden Büyükorhan ilçesi, Kınık Beldesi,  Kınık Göleti tamamlandığı taktirde sulama konusunda sıkıntısı olan Kınık beldesi ve  çevre çiftçilerimizin sıkıntıları son bulacaktır.  1. Bursa ili Büyükorhan ilçesi, Kınık Beldesi, Kınık Göletinin tamamlanma  durumu nedir?  2. Gölet için 2009 yılında ne kadar ödenek ayrılmıştır, ayrılan ödeneğin ne kadarı  kullanılmıştır?  3. Göletin tamamlanması için ne kadar ödeneğe ihtiyaç vardır?  4. Gölet için 2010 yılında ayrılan ödenek miktarı ne kadardır?  5. İlgili gölet ne zaman tamamlanarak işletmeye açılacaktır?  Kemal DEMÎREL  Bursa Milletvekili  - 3 1 5 -
Sayfa 122 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2010  12- Bursa Milletvekili Kemal Demirel 'in, bir göletin tamamlanmasına ilişkin sorusu ve Çevre  ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu 'nun cevabı (7/12164)  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Aşağıdaki sorularımın Çevre ve Orman Bakanı Sayın Prof. Dr. Veysel EROĞLU  tarafından yazılı olarak cevaplandırmasını saygılarımla arz ederim.  Bursa ilinde yapım faaliyetleri devam eden Büyükorhan ilçesi, Kınık Beldesi,  Kınık Göleti tamamlandığı taktirde sulama konusunda sıkıntısı olan Kınık beldesi ve  çevre çiftçilerimizin sıkıntıları son bulacaktır.  1. Bursa ili Büyükorhan ilçesi, Kınık Beldesi, Kınık Göletinin tamamlanma  durumu nedir?  2. Gölet için 2009 yılında ne kadar ödenek ayrılmıştır, ayrılan ödeneğin ne kadarı  kullanılmıştır?  3. Göletin tamamlanması için ne kadar ödeneğe ihtiyaç vardır?  4. Gölet için 2010 yılında ayrılan ödenek miktarı ne kadardır?  5. İlgili gölet ne zaman tamamlanarak işletmeye açılacaktır?  Kemal DEMÎREL  Bursa Milletvekili  - 3 1 5 - TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  T.C.  ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI  Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği - Bilgi Edinme Birimi  Sayı ıB.lg.O.BHl.O.OO.OO/ÖlO.Ol-^C? «£. /£?2010  Konu : Yazılı Soru önergesi  1 3 4 3 8  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi : TBMM'nin 08.02.2010 tarihli ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-19419 sayılı yazısı.  İlgi yazı ekinde alınan, Bursa Milletvekili Kemal DEMİREL' in 7/12164 esas sayılı  yazılı soru önergeleri Bakanlığımızca incelenmiş olup, cevabi yazımız ilişikte  gönderilmektedir.  Arz ederim.  Cevabi yazı  BURSA MİLLETVEKİLİ SAYIN KEMAL DEMİREL' İN  7/12164 ESAS NUMARALI YAZILI SORU ÖNERGESİ HAKKINDA  ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI'NIN CEVABI  SORU 1. Bursa İli Büyükorhan İlçesi, Kınık Beldesi, Kınık Göletinin tamamlanma  durumu nedir?  SORU 2. Gölet için 2009 yılında ne kadar ödenek ayrılmıştır, ayrılan ödeneğin ne  kadarı kullanılmıştır?  SORU 3. Göletin tamamlanması için ne kadar ödeneğe ihtiyaç vardır?  SORU 4. Gölet için 2010 yılında ayrılan ödenek miktarı ne kadardır?  SORU 5. İlgili Gölet ne zaman tamamlanarak işletmeye açılacaktır?  CEVAP 1,2,3,4,5. Bursa İli Büyükorhan İlçesi Kınık Göletinin inşaaü tamamlanmış  olup, 16.11.2008 tarihi itibarıyla geçici kabulü yapılmıştır. Dolayısıyla 2009 ve 2010 yılları  için ödenek ayrılmamıştır.  Kınık Göletinin sulamasına ait proje yapım işinin 2010 yılında tamamlanmasına  müteakip inşaat ihalesinin yapımı planlanmaktadır.  - 3 1 6 -
Sayfa 123 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  T.C.  ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI  Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği - Bilgi Edinme Birimi  Sayı ıB.lg.O.BHl.O.OO.OO/ÖlO.Ol-^C? «£. /£?2010  Konu : Yazılı Soru önergesi  1 3 4 3 8  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi : TBMM'nin 08.02.2010 tarihli ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-19419 sayılı yazısı.  İlgi yazı ekinde alınan, Bursa Milletvekili Kemal DEMİREL' in 7/12164 esas sayılı  yazılı soru önergeleri Bakanlığımızca incelenmiş olup, cevabi yazımız ilişikte  gönderilmektedir.  Arz ederim.  Cevabi yazı  BURSA MİLLETVEKİLİ SAYIN KEMAL DEMİREL' İN  7/12164 ESAS NUMARALI YAZILI SORU ÖNERGESİ HAKKINDA  ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI'NIN CEVABI  SORU 1. Bursa İli Büyükorhan İlçesi, Kınık Beldesi, Kınık Göletinin tamamlanma  durumu nedir?  SORU 2. Gölet için 2009 yılında ne kadar ödenek ayrılmıştır, ayrılan ödeneğin ne  kadarı kullanılmıştır?  SORU 3. Göletin tamamlanması için ne kadar ödeneğe ihtiyaç vardır?  SORU 4. Gölet için 2010 yılında ayrılan ödenek miktarı ne kadardır?  SORU 5. İlgili Gölet ne zaman tamamlanarak işletmeye açılacaktır?  CEVAP 1,2,3,4,5. Bursa İli Büyükorhan İlçesi Kınık Göletinin inşaaü tamamlanmış  olup, 16.11.2008 tarihi itibarıyla geçici kabulü yapılmıştır. Dolayısıyla 2009 ve 2010 yılları  için ödenek ayrılmamıştır.  Kınık Göletinin sulamasına ait proje yapım işinin 2010 yılında tamamlanmasına  müteakip inşaat ihalesinin yapımı planlanmaktadır.  - 3 1 6 - TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  13.- Gaziantep Milletvekili Hasan Özdemir'in, Gaziantep'teki teşvikli turizm yatırımlarına iliş­ kin sorusu ve Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay'ın cevabı (7/12180)  T Ü R K İ Y E B Ü Y Ü K M İ L L E T MECLİSİ B A Ş K A N L I Ğ I ' N A  Aşağıdaki sorularımın Kültür ve Turizm Bakanı Sayın Ertuğrul GÜNAY  tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını saygılarımla arz ederim.  Seçim bölgem Gaziantep ili turizm potansiyeli ile gerek Güneydoğu Anadolu  Bölgesinin gerekse de ülkemizin kültür ve tarih başkenti olmaya aday bir kenttir.  Ancak turizm sektörünün gelişmesinde teşvik politikalarının belirleyici etkisi  yüksektir.  1) Seçim bölgem Gaziantep'te 2634 Sayılı Turizm Teşvik Kanunu hükümlerince  gerçek ve tüzel kişilere yatınm amacıyla tahsis edilen hazine ve/veya orman  arazisi miktarı yüzölçümü olarak ne kadardır? Bu teşviklerin ne kadarı gerçek  kişilere ne kadarı tüzel kişilere verilmiştir?  2) Gaziantep ilinde 2634 sayılı kanun kapsamında gerçekleştirilen kesin tahsis  işlemleri ile taahhüt edilen yatırımların ne kadarı gerçekleştirilmiştir?  Gerçekleşen yatırımlar nelerdir?  3) Kesin tahsis işlemi neticesinde süresi içerisinde gerçekleşmeyen yatırımlara  dair herhangi bir denetim ve yaptırım mekanizması geliştirilmiş midir? Süresi  içerisinde tamamlanmayan yatırım ve teşvik haklarının üçüncü kişilere devri  konusunda bakanlığınızca herhangi bir denetim ve yaptırım birimi oluşturulmuş  mudur?  Gaziantep Milletvekili  Buna göre,  - 3 1 7 -
Sayfa 124 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  13.- Gaziantep Milletvekili Hasan Özdemir'in, Gaziantep'teki teşvikli turizm yatırımlarına iliş­ kin sorusu ve Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay'ın cevabı (7/12180)  T Ü R K İ Y E B Ü Y Ü K M İ L L E T MECLİSİ B A Ş K A N L I Ğ I ' N A  Aşağıdaki sorularımın Kültür ve Turizm Bakanı Sayın Ertuğrul GÜNAY  tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını saygılarımla arz ederim.  Seçim bölgem Gaziantep ili turizm potansiyeli ile gerek Güneydoğu Anadolu  Bölgesinin gerekse de ülkemizin kültür ve tarih başkenti olmaya aday bir kenttir.  Ancak turizm sektörünün gelişmesinde teşvik politikalarının belirleyici etkisi  yüksektir.  1) Seçim bölgem Gaziantep'te 2634 Sayılı Turizm Teşvik Kanunu hükümlerince  gerçek ve tüzel kişilere yatınm amacıyla tahsis edilen hazine ve/veya orman  arazisi miktarı yüzölçümü olarak ne kadardır? Bu teşviklerin ne kadarı gerçek  kişilere ne kadarı tüzel kişilere verilmiştir?  2) Gaziantep ilinde 2634 sayılı kanun kapsamında gerçekleştirilen kesin tahsis  işlemleri ile taahhüt edilen yatırımların ne kadarı gerçekleştirilmiştir?  Gerçekleşen yatırımlar nelerdir?  3) Kesin tahsis işlemi neticesinde süresi içerisinde gerçekleşmeyen yatırımlara  dair herhangi bir denetim ve yaptırım mekanizması geliştirilmiş midir? Süresi  içerisinde tamamlanmayan yatırım ve teşvik haklarının üçüncü kişilere devri  konusunda bakanlığınızca herhangi bir denetim ve yaptırım birimi oluşturulmuş  mudur?  Gaziantep Milletvekili  Buna göre,  - 3 1 7 - TBMM B: 70 9 . 3 . 2010  T.C.  KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI  Strateji Geliştirme Başkanlığı  Sayı :B.16.0.SGB.0.10.01.00/610 — l{Uokh o(\l C?3/2010  Konu: Soru Önergesi  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi: TBMM Başkanlığı Kanunlar ve Kararlar Dairesi Başkanlığının 08/02/2010 tarihli ve  A.Ol.O.GNS.0.10.00.02-19419 sayılı yazısı.  Gaziantep Milletvekili Sayın Hasan ÖZDEMİR'in 7/12180 Esas No'lu soru  önergesinin cevabı ekte sunulmaktadır.  Bilgilerini arz ederim.  Ertuğrul GÜNAY  Bakan  EK: Cevap  - 3 1 8 -
Sayfa 125 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2010  T.C.  KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI  Strateji Geliştirme Başkanlığı  Sayı :B.16.0.SGB.0.10.01.00/610 — l{Uokh o(\l C?3/2010  Konu: Soru Önergesi  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi: TBMM Başkanlığı Kanunlar ve Kararlar Dairesi Başkanlığının 08/02/2010 tarihli ve  A.Ol.O.GNS.0.10.00.02-19419 sayılı yazısı.  Gaziantep Milletvekili Sayın Hasan ÖZDEMİR'in 7/12180 Esas No'lu soru  önergesinin cevabı ekte sunulmaktadır.  Bilgilerini arz ederim.  Ertuğrul GÜNAY  Bakan  EK: Cevap  - 3 1 8 - TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  GAZİANTEP MİLLETVEKİLİ SAYIN H A S A N ÖZDEMİR'İN 7/12180 ESAS  NO'LU YAZILI S O R U ÖNERGESİNE BAKANLIĞIMIZCA HAZIRLANAN  CEVAP  Seçim bölgem Gaziantep ili turizm potansiyeli ile gerek Güneydoğu Anadolu  Bölgesinin gerekse de ülkemizin kültür ve tarih başkenti olmaya aday bir kenttir.  Ancak turizm sektörünün gelişmesinde teşvik politikalarının belirleyici etkisi  yüksektir.  Buna göre;  SORU 1 : Seçim bölgem Gaziantep'te 2634 sayılı Turizm Teşvik Kanunu  hükümlerince gerçek ve tüzel kişilere yatırım amacıyla tahsis edilen hazine ve/veya  orman arazisi miktarı yüzölçümü olarak ne kadardır? Bu teşviklerin ne kadarı gerçek  kişilere ne kadarı tüzel kişilere verilmiştir?  SORU 2 : Gaziantep ilinde 2634 sayılı Kanun kapsamında -gerçekleştirilen  kesin tahsis işlemleri ile taahhüt edilen yatırımların ne kadarı gerçâkleşBrUmiştir?  Gerçekleşen yatırımlar nelerdir?  SORU 3 : Kesin tahsis işlemi neticesinde süresi içerisinde gerçekleşmeyen  yatırımlara dair herhangi bir denetim ve yaptırım mekanizması geliştirilmiş midir?  Süresi içerisinde tamamlanmayan yatırım ve teşvik haklarının üçüncü kişilere devri  konusunda Bakanlığınızca herhangi bîr denetim ve yaptırım birimi oluşturulmuş  mudur?  CEVAP 1-2-3 : 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu'na dayanılarak çıkarılmış  olan "Kamu Taşınmazlarının Turizm Yatırımlarına Tahsisi Hakkında Yönetmelik"  kapsamında, Gaziantep ili sınırlan içerisinde Bakanlığımızca yapılmış bir tahsis  işlemi bulunmamaktadır.  Bakanlığımızca yapılan tahsislerde tesis inşaatına başlanması için 6 ay,  işletmeye açılması için 2 yıl olmak üzere toplam 2,5 yıl süre verilmekte olup ancak  kamudan kaynaklanan sebepler nedeniyle bu süre içerisinde işletmeye açılamayan  tesisler için firmalara yönetmelik kapsamında ilave süreler verilebilmektedir.  Tahsislerin üçüncü kişilere devri için Bakanlığımızdan izin alınması gerekmekte olup  aksi uygulamalar için ilgili mevzuat kapsamında cezai işlemler yapılmaktadır.  - 3 1 9 -
Sayfa 126 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  GAZİANTEP MİLLETVEKİLİ SAYIN H A S A N ÖZDEMİR'İN 7/12180 ESAS  NO'LU YAZILI S O R U ÖNERGESİNE BAKANLIĞIMIZCA HAZIRLANAN  CEVAP  Seçim bölgem Gaziantep ili turizm potansiyeli ile gerek Güneydoğu Anadolu  Bölgesinin gerekse de ülkemizin kültür ve tarih başkenti olmaya aday bir kenttir.  Ancak turizm sektörünün gelişmesinde teşvik politikalarının belirleyici etkisi  yüksektir.  Buna göre;  SORU 1 : Seçim bölgem Gaziantep'te 2634 sayılı Turizm Teşvik Kanunu  hükümlerince gerçek ve tüzel kişilere yatırım amacıyla tahsis edilen hazine ve/veya  orman arazisi miktarı yüzölçümü olarak ne kadardır? Bu teşviklerin ne kadarı gerçek  kişilere ne kadarı tüzel kişilere verilmiştir?  SORU 2 : Gaziantep ilinde 2634 sayılı Kanun kapsamında -gerçekleştirilen  kesin tahsis işlemleri ile taahhüt edilen yatırımların ne kadarı gerçâkleşBrUmiştir?  Gerçekleşen yatırımlar nelerdir?  SORU 3 : Kesin tahsis işlemi neticesinde süresi içerisinde gerçekleşmeyen  yatırımlara dair herhangi bir denetim ve yaptırım mekanizması geliştirilmiş midir?  Süresi içerisinde tamamlanmayan yatırım ve teşvik haklarının üçüncü kişilere devri  konusunda Bakanlığınızca herhangi bîr denetim ve yaptırım birimi oluşturulmuş  mudur?  CEVAP 1-2-3 : 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu'na dayanılarak çıkarılmış  olan "Kamu Taşınmazlarının Turizm Yatırımlarına Tahsisi Hakkında Yönetmelik"  kapsamında, Gaziantep ili sınırlan içerisinde Bakanlığımızca yapılmış bir tahsis  işlemi bulunmamaktadır.  Bakanlığımızca yapılan tahsislerde tesis inşaatına başlanması için 6 ay,  işletmeye açılması için 2 yıl olmak üzere toplam 2,5 yıl süre verilmekte olup ancak  kamudan kaynaklanan sebepler nedeniyle bu süre içerisinde işletmeye açılamayan  tesisler için firmalara yönetmelik kapsamında ilave süreler verilebilmektedir.  Tahsislerin üçüncü kişilere devri için Bakanlığımızdan izin alınması gerekmekte olup  aksi uygulamalar için ilgili mevzuat kapsamında cezai işlemler yapılmaktadır.  - 3 1 9 - TBMM B: 70 9 . 3 . 2010  14.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt 'ün, İshakpaşa Sarayı 'nın restorasyonuna ilişkin sorusu ve  Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay'ın cevabı (7/12181)  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Aşağıdaki sorularımın Turizm ve Kültür Bakanı Sayın Ertuğrul GÜNAY tarafından yazılı  olarak cevaplandırılması konusunda gereğinin yapılmasını saygılarımla arz  ederim.15.01.2010 y  Ağrı Doğubeyazıt'ta bulunan yapılışı ve görüntüsüyle bir tarih hazinesi olan İshakpaşa Sarayı  Ağrı Dağlıyla beraber en önemli Tarihi ve kültürel mirasıdır. İshakpaşa sarayı bugüne kadar  binlerce turistin özellikle gezip görmeye geldiği bir yerdir. Yapılan restorasyon çalışmalarında  azami dikkat gösterilmediğinden dolayı yer yer tarihi dokuda bozulmalar olmuştur.bu tarihi  bölgeyi ziyarete gelen turist sayısında ciddi azalmalar meydana gelmektedir.bu durumun  durdurulmalıdır.  1- Ağrı Doğubeyazıt İshakpaşa sarayında yol açma , sırasında tahrip edilen eski  mezarlıkların durumu içler acısıdır. Bu yol yapılırken eski beyazıttaki birçok mimari  yapıyla beraber mezarlıklar tahrip edilmiştir. Yeniden restorasyon çalışması  yapılacakmı?  2- Sarayı korumak adına yapısal olarak oldukça büyük zarar görmüştür. Tarihsel silueti  yok etmiştir. Sarayın duvarları çatlamış, bakımsızlıktan sarayın odaları su ile  dolmuştur. Bu durum rahatsızlık yaratmaktadır. Yeniden balom ve onarım  yapılacakmı?  3- Yanlış uygulama sonucu saray avluları moderin meydanlar şeklinde yenilenmiş bu da  tarihi mistik havayı yansıtmadığından olumsuz görüntü vermektedir. Saray avluları  eski şekline dönüştürülecekmi?  Ensar ÖĞÜT  Ardahan Milletvekili  - 3 2 0 -
Sayfa 127 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2010  14.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt 'ün, İshakpaşa Sarayı 'nın restorasyonuna ilişkin sorusu ve  Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay'ın cevabı (7/12181)  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Aşağıdaki sorularımın Turizm ve Kültür Bakanı Sayın Ertuğrul GÜNAY tarafından yazılı  olarak cevaplandırılması konusunda gereğinin yapılmasını saygılarımla arz  ederim.15.01.2010 y  Ağrı Doğubeyazıt'ta bulunan yapılışı ve görüntüsüyle bir tarih hazinesi olan İshakpaşa Sarayı  Ağrı Dağlıyla beraber en önemli Tarihi ve kültürel mirasıdır. İshakpaşa sarayı bugüne kadar  binlerce turistin özellikle gezip görmeye geldiği bir yerdir. Yapılan restorasyon çalışmalarında  azami dikkat gösterilmediğinden dolayı yer yer tarihi dokuda bozulmalar olmuştur.bu tarihi  bölgeyi ziyarete gelen turist sayısında ciddi azalmalar meydana gelmektedir.bu durumun  durdurulmalıdır.  1- Ağrı Doğubeyazıt İshakpaşa sarayında yol açma , sırasında tahrip edilen eski  mezarlıkların durumu içler acısıdır. Bu yol yapılırken eski beyazıttaki birçok mimari  yapıyla beraber mezarlıklar tahrip edilmiştir. Yeniden restorasyon çalışması  yapılacakmı?  2- Sarayı korumak adına yapısal olarak oldukça büyük zarar görmüştür. Tarihsel silueti  yok etmiştir. Sarayın duvarları çatlamış, bakımsızlıktan sarayın odaları su ile  dolmuştur. Bu durum rahatsızlık yaratmaktadır. Yeniden balom ve onarım  yapılacakmı?  3- Yanlış uygulama sonucu saray avluları moderin meydanlar şeklinde yenilenmiş bu da  tarihi mistik havayı yansıtmadığından olumsuz görüntü vermektedir. Saray avluları  eski şekline dönüştürülecekmi?  Ensar ÖĞÜT  Ardahan Milletvekili  - 3 2 0 - TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  T.C.  KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI  Strateji Geliştirme Başkanlığı  Sayı :B.16.0.SGB.0.10.01.00/610-^f>t3Z 0<f / o l /2010  K o n u : Soru önergesi  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İ l g i : TBMM Başkanlığı Kanunlar ve Kararlar Dairesi Başkanlığının 08/02/2010 tarihli ve  AOl.O.GNS.0.10.00.02-19419 sayılı yazısı.  Ardahan Milletvekili Sayın Ensar ÖĞÜT'ün 7/12181 Esas No'lu soru önergesinin  cevabı ekte sunulmaktadır.  Bilgilerini arz ederim.  Bakan  EK: Cevap  - 3 2 1 -
Sayfa 128 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  T.C.  KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI  Strateji Geliştirme Başkanlığı  Sayı :B.16.0.SGB.0.10.01.00/610-^f>t3Z 0<f / o l /2010  K o n u : Soru önergesi  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İ l g i : TBMM Başkanlığı Kanunlar ve Kararlar Dairesi Başkanlığının 08/02/2010 tarihli ve  AOl.O.GNS.0.10.00.02-19419 sayılı yazısı.  Ardahan Milletvekili Sayın Ensar ÖĞÜT'ün 7/12181 Esas No'lu soru önergesinin  cevabı ekte sunulmaktadır.  Bilgilerini arz ederim.  Bakan  EK: Cevap  - 3 2 1 - TBMM B: 70 9 . 3 . 2010  ARDAHAN MİLLETVEKİLİ SAYIN ENSAR ÖĞÜT'ÜN 7/12181 ESAS NO'LU YAZILI  SORU ÖNERGESİNE BAKANLIĞIMIZCA HAZIRLANAN CEVAP  Ağrı Doğubeyazıt'ta bulunan yapılışı ve görüntüsüyle bir tarih hazinesi olan  İshakpaşa Sarayı Ağrı Dağıyla beraber en önemli tarihi ve kültürel mirasıdır. İshakpaşa  Sarayı bugüne kadar binlerce turistin özellikle gezip görmeye geldiği bir yerdir. Yapılan  restorasyon çalışmalarında azami dikkat gösterilmediğinden dolayı yer yer tarih: dokuda  bozulmalar olmuştur. Bu tarihi bölgeyi ziyarete gelen turist sayısında ciddi azalmalar  meydana gelmektedir, bu durum durdurulmalıdır.  SORU 1 : Ağrı Doğubeyazıt İshakpaşa Sarayında yol açma sırasında tahrip edilen  eski mezarlıkların durumu içler acısıdır. Bu yol yapılırken eski beyazittaki birçok mimari  yapıyla beraber mezarlıklar tahrip edilmiştir. Yeniden restorasyon çalışması yapılacak mı?  SORU 2 : Sarayı korumak adına yapısal olarak oldukça büyük zarar görmüştür.  Tarihsel silueti yok etmiştir. Sarayın duvarları çatlamış, bakımsızlıktan sarayın odaları su  ile dolmuştur. Bu durum rahatsızlık yaratmaktadır. Yeniden bakım ve onarırri'yapılacak  mı?  SORU 3 : Yanlış uygulama sonucu saray avluları modern meydanlar şeklinde  yenilenmiş bu da tarihi mistik havayı yansıtmadığından olumsuz görüntü vermektedir.  Saray avluları eski şekline dönüştürülecek mi?  CEVAP 1-2-3 : İshakpaşa Sarayı; Ağrı ili, Doğubayazıt ilçesi, Çiftepınar Mahallesi,  169 ada, 5 parselde yer almaktadır. Mülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğüne ait,  Bakanlığımıza tahsisli İshakpaşa Sarayı Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek  Kurulunun 05/02/1982 tarih ve A-3356 sayılı kararı ile tescillenerek koruma altına alınmış  ve Yüksek Kurulun 31/07/1986 tarihli 2522 sayılı karan ile İshakpaşa Sarayının koruma  grubu 1 A olarak belirlenmiş olup Kurulumuzun 20/09/2000 tarih ve 1027 sayılı kararı ile  I. ve III. Derece Arkeolojik Sit sınırları belirlenmiştir.  Soru önergesinde atıfta bulunulan mezarlıklar 173 ada, 2 ve 3 parsellerde sarayın  güneydoğusunda yer almaktadır. Mezarlıklarda 2007 yılında Erzurum Müze Müdürlüğü  tarafından çevre temizliği ve kurtarma kazıları yapılmıştır. Erzurum Kültür ve Tabiat  Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 27/01/2009 tarih ve 1187 sayılı kararı ile İshakpaşa  Sarayının güneydoğusunda yer alan mescide yönelik hazırlanan rölöve, restitüsyon ve  restorasyon projeleri onaylanmıştır. Günümüz itibariyle mescit vç mezarlık alana ilişkin  çevre düzenleme projesi hazırlanmış olup 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını  Koruma Kanunu'nun 17'nci maddesi gereğince bahse konu sit alanına ilişkin Koruma  Amaçlı İmar Planının olmamasından dolayı proje Koruma Kurulunca  değerlendirilememiştir.  İshakpaşa Sarayı Erzurum Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun  03/11/2006 tarih ve 454 sayılı kararı ile onaylanan restorasyon projesi ödeneği nispetinde  tamamlanmıştır. Sarayın diğer bölümlerine ait yaklaşık maliyet hazırlanmış olup  ödeneğin temin edilmesi için 22/01/2010 tarihli ve 14635 sayılı yazı ile İstanbul 2010  Avrupa Kültür Başkenti Ajansından istenmiş olup sonucu beklenmektedir.  - 3 2 2 -
Sayfa 129 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2010  ARDAHAN MİLLETVEKİLİ SAYIN ENSAR ÖĞÜT'ÜN 7/12181 ESAS NO'LU YAZILI  SORU ÖNERGESİNE BAKANLIĞIMIZCA HAZIRLANAN CEVAP  Ağrı Doğubeyazıt'ta bulunan yapılışı ve görüntüsüyle bir tarih hazinesi olan  İshakpaşa Sarayı Ağrı Dağıyla beraber en önemli tarihi ve kültürel mirasıdır. İshakpaşa  Sarayı bugüne kadar binlerce turistin özellikle gezip görmeye geldiği bir yerdir. Yapılan  restorasyon çalışmalarında azami dikkat gösterilmediğinden dolayı yer yer tarih: dokuda  bozulmalar olmuştur. Bu tarihi bölgeyi ziyarete gelen turist sayısında ciddi azalmalar  meydana gelmektedir, bu durum durdurulmalıdır.  SORU 1 : Ağrı Doğubeyazıt İshakpaşa Sarayında yol açma sırasında tahrip edilen  eski mezarlıkların durumu içler acısıdır. Bu yol yapılırken eski beyazittaki birçok mimari  yapıyla beraber mezarlıklar tahrip edilmiştir. Yeniden restorasyon çalışması yapılacak mı?  SORU 2 : Sarayı korumak adına yapısal olarak oldukça büyük zarar görmüştür.  Tarihsel silueti yok etmiştir. Sarayın duvarları çatlamış, bakımsızlıktan sarayın odaları su  ile dolmuştur. Bu durum rahatsızlık yaratmaktadır. Yeniden bakım ve onarırri'yapılacak  mı?  SORU 3 : Yanlış uygulama sonucu saray avluları modern meydanlar şeklinde  yenilenmiş bu da tarihi mistik havayı yansıtmadığından olumsuz görüntü vermektedir.  Saray avluları eski şekline dönüştürülecek mi?  CEVAP 1-2-3 : İshakpaşa Sarayı; Ağrı ili, Doğubayazıt ilçesi, Çiftepınar Mahallesi,  169 ada, 5 parselde yer almaktadır. Mülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğüne ait,  Bakanlığımıza tahsisli İshakpaşa Sarayı Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek  Kurulunun 05/02/1982 tarih ve A-3356 sayılı kararı ile tescillenerek koruma altına alınmış  ve Yüksek Kurulun 31/07/1986 tarihli 2522 sayılı karan ile İshakpaşa Sarayının koruma  grubu 1 A olarak belirlenmiş olup Kurulumuzun 20/09/2000 tarih ve 1027 sayılı kararı ile  I. ve III. Derece Arkeolojik Sit sınırları belirlenmiştir.  Soru önergesinde atıfta bulunulan mezarlıklar 173 ada, 2 ve 3 parsellerde sarayın  güneydoğusunda yer almaktadır. Mezarlıklarda 2007 yılında Erzurum Müze Müdürlüğü  tarafından çevre temizliği ve kurtarma kazıları yapılmıştır. Erzurum Kültür ve Tabiat  Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 27/01/2009 tarih ve 1187 sayılı kararı ile İshakpaşa  Sarayının güneydoğusunda yer alan mescide yönelik hazırlanan rölöve, restitüsyon ve  restorasyon projeleri onaylanmıştır. Günümüz itibariyle mescit vç mezarlık alana ilişkin  çevre düzenleme projesi hazırlanmış olup 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını  Koruma Kanunu'nun 17'nci maddesi gereğince bahse konu sit alanına ilişkin Koruma  Amaçlı İmar Planının olmamasından dolayı proje Koruma Kurulunca  değerlendirilememiştir.  İshakpaşa Sarayı Erzurum Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun  03/11/2006 tarih ve 454 sayılı kararı ile onaylanan restorasyon projesi ödeneği nispetinde  tamamlanmıştır. Sarayın diğer bölümlerine ait yaklaşık maliyet hazırlanmış olup  ödeneğin temin edilmesi için 22/01/2010 tarihli ve 14635 sayılı yazı ile İstanbul 2010  Avrupa Kültür Başkenti Ajansından istenmiş olup sonucu beklenmektedir.  - 3 2 2 - TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  19.01.2010  Av. Rıdvan YALÇIN  Ordu Milletvekili  Soru:  2003 Yılında itibaren kurumlarımızda ve belediyelerde yapılmakta olan  alımlardan, yıllar itibari ile her kurum ve belediye için ayrı ayrı olmak üzere kaç adet  doğrudan teminle alım yapılmıştır? Her kurum ve belediye için ayrı ayrı olmak üzere,  yıllar itibari ile doğrudan teminle yapılan alımların miktarları nedir? Kurumlarda ve  belediyelerde doğrudan temin ile yapılan alımların, ihale yolu ile yapılan alımların  toplamına oranı nedir? Açıklanmasını arz ederim.  T.C.  KAMU İHALE KURUMU  SAYI : B.62.0.KÎK.0.22.00.00/53 7 / o û O l 02.2010  KONU: Soru önergesi ' /  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI  GENEL SEKRETERLİĞİNE  (Kanunlar ve Kararlar Dairesi Başkanlığı  Kanunlar ve Kararlar Müdürlüğü)  İLGİ: 08.02.2010 tarih ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-19543 sayılı yazınız.  Ordu Milletvekili Sayın Rıdvan Yalçın tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisi  Başkanlığı'na sunulan ve doğrudan temin yoluyla yapılan alımlar ile ilgili 7/12184 esas  numaralı yazılı soru önergesine ilişkin ilgi yazınız ve ekleri incelenmiş olup, Kamu İhale  Kurumu tarafından veri tabanında tutulan bilgilerin tetkikinden 2005-2009 yılları arasında  doğrudan temin ile yapılan alımlara ait bilgiler tablo halinde ilişikte sunulmaktadır.  Bilgilerinize arz ederim.  Mehmet ŞİMŞEK  Bakan  EKLER:  1- 2005,2006,2007,2008 ve 2009 yıllarına ait 5 adet tablo  - 3 2 3 - 15.- Ordu Milletvekili Rıdvan Yalçın 'ın, doğrudan temin ile yapılan alımlara ilişkin sorusu ve  Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in cevabı (7/12184)  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Aşağıdaki sorularımın Maliye Bakanı Sayın Mehmet ŞİMŞEK tarafından yazılı  olarak cevaplandırılması hususunda gereğini arz ederim
Sayfa 130 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  19.01.2010  Av. Rıdvan YALÇIN  Ordu Milletvekili  Soru:  2003 Yılında itibaren kurumlarımızda ve belediyelerde yapılmakta olan  alımlardan, yıllar itibari ile her kurum ve belediye için ayrı ayrı olmak üzere kaç adet  doğrudan teminle alım yapılmıştır? Her kurum ve belediye için ayrı ayrı olmak üzere,  yıllar itibari ile doğrudan teminle yapılan alımların miktarları nedir? Kurumlarda ve  belediyelerde doğrudan temin ile yapılan alımların, ihale yolu ile yapılan alımların  toplamına oranı nedir? Açıklanmasını arz ederim.  T.C.  KAMU İHALE KURUMU  SAYI : B.62.0.KÎK.0.22.00.00/53 7 / o û O l 02.2010  KONU: Soru önergesi ' /  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI  GENEL SEKRETERLİĞİNE  (Kanunlar ve Kararlar Dairesi Başkanlığı  Kanunlar ve Kararlar Müdürlüğü)  İLGİ: 08.02.2010 tarih ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-19543 sayılı yazınız.  Ordu Milletvekili Sayın Rıdvan Yalçın tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisi  Başkanlığı'na sunulan ve doğrudan temin yoluyla yapılan alımlar ile ilgili 7/12184 esas  numaralı yazılı soru önergesine ilişkin ilgi yazınız ve ekleri incelenmiş olup, Kamu İhale  Kurumu tarafından veri tabanında tutulan bilgilerin tetkikinden 2005-2009 yılları arasında  doğrudan temin ile yapılan alımlara ait bilgiler tablo halinde ilişikte sunulmaktadır.  Bilgilerinize arz ederim.  Mehmet ŞİMŞEK  Bakan  EKLER:  1- 2005,2006,2007,2008 ve 2009 yıllarına ait 5 adet tablo  - 3 2 3 - 15.- Ordu Milletvekili Rıdvan Yalçın 'ın, doğrudan temin ile yapılan alımlara ilişkin sorusu ve  Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in cevabı (7/12184)  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Aşağıdaki sorularımın Maliye Bakanı Sayın Mehmet ŞİMŞEK tarafından yazılı  olarak cevaplandırılması hususunda gereğini arz ederim  TBMM B: 70 9 . 3 . 2010  t  si  S  m  | >  - 3 2 4 -
Sayfa 131 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2010  t  si  S  m  | >  - 3 2 4 - TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  !  i  k  s  İ H I m  - 3 2 5 -
Sayfa 132 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  !  i  k  s  İ H I m  - 3 2 5 - TBMM B: 70  il*  i  8|2  i S!  - 3 2 6 -
Sayfa 133 -
TBMM B: 70  il*  i  8|2  i S!  - 3 2 6 - TBMM B: 70  Do Ar ud an  T em in i  l/l l  G EN EL  T OP LA M   Tu ta r  (1 00 0  Y TL )'  %  j  %   Tu ta r  (1 00 0  Y TL )1  %   88 .6 6  43 7. 11 9  0, S2 \  8  o"  İv.  s  <o 4 ,3 5  Z1 18 .7 00   2, 52   e  CM  co  s  o"  k.  ö esi  8 8  ö  S  ö  co  o"  a  CM"  8  co" 8"  3  o"  O  ö o"  »  V  s  *o"  o  >»• 8 5  c f  s  o 8 .  a  Q"  8  CM  8  £  8  ıo  Ol  csı"  m  3  Oİ  CM  8  csj"  8  o  8  Do Ar ud an  T em in i  l/l l  G EN EL  T OP LA M   Tu ta r  (1 00 0  Y TL )'  %  j  %   Tu ta r  (1 00 0  Y TL )  %   88 .6 6  43 7. 11 9  0, S2 \  4, 35   Z1 18 .7 00   2, 52   «>  8  |  3  CM  S  8  ö  & S ıo  •o- 8  o  s  o  rs."  fc  Ol  esi  o»  K."  8  IO  CM  CM  *  8  CM  5  Cm CM  00  3  o  CM  8  e  cm  8  8  8  Ol  R  IO e n  2  i  ıo £ S CM  Oİ  8  co  8  CM O  s  8  8  S  8  15:  8  Csi  8  S  1  i  S  Do Ar ud an  T em in i  l/l l  G EN EL  T OP LA M   Tu ta r  (1 00 0  Y TL )'  %  j  %   Tu ta r  (1 00 0  Y TL )  %   88 .6 6  43 7. 11 9  0, S2 \  4, 35   Z1 18 .7 00   2, 52   §  CM  S 8 8  o" m"  S i - cm"  o ıo 8  8"  8  ö  SI  o>"  R  IO"  i  8  •»  IO"  CM H5  •»  CM  O  Csî  IO  3  8  8  «O'  8  •«T  ıo'  s  i  Cm  co  « '  8  • o  Do Ar ud an  T em in i  l/l l  G EN EL  T OP LA M   Tu ta r  (1 00 0  Y TL )'  %  j  %   Tu ta r  (1 00 0  Y TL )  %   cm  2  T  IO  S  ö  i  8  ö  IO  CM  s  1  Csi  sr  ö  8  ö  8 <o  CM  3  o  O.  O ö o' 8 V  [ V  <o 8 <D  o>  CM  Ö o" ö  3  <a  8  o'  8  8  CSİ  3  CM  O  00  8  5-8  Do Ar ud an  T em in i  l/l l  G EN EL  T OP LA M   Tu ta r  (1 00 0  Y TL )'  %  j  %   Tu ta r  (1 00 0  Y TL )  %   o  o» 8  K  8  cm  CM  8  CM  Oİ  8  Ö  rv.  8  CO  8  ö  co o>  T  06  3  o  g  3  8  o  a  CM  8  cr  S  1  CM  ÇM  8  i  i ?  Cm  fc  T)  5  8  CM  8  8  CM  co'  3  s .  o> <o  CM"  CM  i  co"  CM  i  LU  O  IO  Ol  >T  Cm  3  co  CM  8  1  R  S  S  5  <6  O)  uo  o>  3  Q  at  LU  b  1  00  O"  i  t:  CM  O»  k:  Ö  8  CM  03  O  O"  >  3  o  o"  8 i  3=  3  1  I  i  J  s<  §  1  o>  CM  Ö  o!  IO  s  ö  K.  Ö  <o  cm"  8  ğ  co  co  8  E  8  ö  V>*  8 S  co  O  Ö  s  ö  <o 8  co"  8 8 1  5  m  co  5 CM  S  ö  o  S  3  8  O  N- (O  CO  i o  8  Q  O  8  o "  1  8  3  8  CO  CO  8  SI"  CM  8  8  o  o  Si  i  o  t—  8  n:  8  CSİ  o  CM  1  00 1̂   8  03  CM  § co ıo K.  CSİ  n- s»  co  i  §  İs tis na la r  8 8  ö  o  ö  O» 8  Ö  8  8  O"  8  Ol"  8 8  o  8 8  o"  a  ö  8  o"  3  Ö  o  o  s  O"  8  İs tis na la r  î  |  i  O O §  eo  İ  o o  5  o"  8  CO  i  K  LU  5>  v>  o  o  s  o'  8  3  ot  OC  i £  U^  Z  LU Q  S!  g  z  LU  O  8  ö  <3  z  1  LU  >  LU z  LU  8  CM  CM  CM  <2 —1 z  â  ce  LU —1  </><  O  co  3  CM i CM  8  8  o CM IO  to R  fi  <j>  m  e  !  i  3  o  O S  esi  8  af  s o>  ö  8  o.  cm"  esi  8  o"  LO  o»  CO"  8  co  o  IO"  5  o"  (N  o  o"  R. 8  o"  3  CO"  8  o  3  V  |  i  §  •- Oı  8  o> CM  3  5  esi  ıo  S  <->  CM  a  CM  O  CM  ın  Q  %  8 S  8  <o •>»•  c o  CO  8  CM  S  3  Ot  3  â  ö  s- I O  Ol  o  §  CSİ  f- o  fv ıo  00  I O  O) 8  V  OD  Kİ  8  <o  i  ö  Z  â  <  z  L?  i  I  <  _j z  i  5  z  s  z  ^  o:  S  z  1  1  <2  _ l  â  o:  i  z>  ü  z  ÜJ  I  o  S  - 5  z  z  o  S!  LU  O  1 s  Lt  1- S  |  i  m  LU  a: I  3  1  I  ö  i  1  O  LU  ~  S  i  1  —1  1  5  ?  cr  =3  ö  CD  LU  8  ö  1  ö  S5  z  |~  LU  p  >- z s!  > <  >•  $  z  - >- D  21  OC  a  i  <  <  <  >  E  3  i  3  1 - aJ  8  >- -1  LU z  - 3 2 7 -
Sayfa 134 -
TBMM B: 70  Do Ar ud an  T em in i  l/l l  G EN EL  T OP LA M   Tu ta r  (1 00 0  Y TL )'  %  j  %   Tu ta r  (1 00 0  Y TL )1  %   88 .6 6  43 7. 11 9  0, S2 \  8  o"  İv.  s  <o 4 ,3 5  Z1 18 .7 00   2, 52   e  CM  co  s  o"  k.  ö esi  8 8  ö  S  ö  co  o"  a  CM"  8  co" 8"  3  o"  O  ö o"  »  V  s  *o"  o  >»• 8 5  c f  s  o 8 .  a  Q"  8  CM  8  £  8  ıo  Ol  csı"  m  3  Oİ  CM  8  csj"  8  o  8  Do Ar ud an  T em in i  l/l l  G EN EL  T OP LA M   Tu ta r  (1 00 0  Y TL )'  %  j  %   Tu ta r  (1 00 0  Y TL )  %   88 .6 6  43 7. 11 9  0, S2 \  4, 35   Z1 18 .7 00   2, 52   «>  8  |  3  CM  S  8  ö  & S ıo  •o- 8  o  s  o  rs."  fc  Ol  esi  o»  K."  8  IO  CM  CM  *  8  CM  5  Cm CM  00  3  o  CM  8  e  cm  8  8  8  Ol  R  IO e n  2  i  ıo £ S CM  Oİ  8  co  8  CM O  s  8  8  S  8  15:  8  Csi  8  S  1  i  S  Do Ar ud an  T em in i  l/l l  G EN EL  T OP LA M   Tu ta r  (1 00 0  Y TL )'  %  j  %   Tu ta r  (1 00 0  Y TL )  %   88 .6 6  43 7. 11 9  0, S2 \  4, 35   Z1 18 .7 00   2, 52   §  CM  S 8 8  o" m"  S i - cm"  o ıo 8  8"  8  ö  SI  o>"  R  IO"  i  8  •»  IO"  CM H5  •»  CM  O  Csî  IO  3  8  8  «O'  8  •«T  ıo'  s  i  Cm  co  « '  8  • o  Do Ar ud an  T em in i  l/l l  G EN EL  T OP LA M   Tu ta r  (1 00 0  Y TL )'  %  j  %   Tu ta r  (1 00 0  Y TL )  %   cm  2  T  IO  S  ö  i  8  ö  IO  CM  s  1  Csi  sr  ö  8  ö  8 <o  CM  3  o  O.  O ö o' 8 V  [ V  <o 8 <D  o>  CM  Ö o" ö  3  <a  8  o'  8  8  CSİ  3  CM  O  00  8  5-8  Do Ar ud an  T em in i  l/l l  G EN EL  T OP LA M   Tu ta r  (1 00 0  Y TL )'  %  j  %   Tu ta r  (1 00 0  Y TL )  %   o  o» 8  K  8  cm  CM  8  CM  Oİ  8  Ö  rv.  8  CO  8  ö  co o>  T  06  3  o  g  3  8  o  a  CM  8  cr  S  1  CM  ÇM  8  i  i ?  Cm  fc  T)  5  8  CM  8  8  CM  co'  3  s .  o> <o  CM"  CM  i  co"  CM  i  LU  O  IO  Ol  >T  Cm  3  co  CM  8  1  R  S  S  5  <6  O)  uo  o>  3  Q  at  LU  b  1  00  O"  i  t:  CM  O»  k:  Ö  8  CM  03  O  O"  >  3  o  o"  8 i  3=  3  1  I  i  J  s<  §  1  o>  CM  Ö  o!  IO  s  ö  K.  Ö  <o  cm"  8  ğ  co  co  8  E  8  ö  V>*  8 S  co  O  Ö  s  ö  <o 8  co"  8 8 1  5  m  co  5 CM  S  ö  o  S  3  8  O  N- (O  CO  i o  8  Q  O  8  o "  1  8  3  8  CO  CO  8  SI"  CM  8  8  o  o  Si  i  o  t—  8  n:  8  CSİ  o  CM  1  00 1̂   8  03  CM  § co ıo K.  CSİ  n- s»  co  i  §  İs tis na la r  8 8  ö  o  ö  O» 8  Ö  8  8  O"  8  Ol"  8 8  o  8 8  o"  a  ö  8  o"  3  Ö  o  o  s  O"  8  İs tis na la r  î  |  i  O O §  eo  İ  o o  5  o"  8  CO  i  K  LU  5>  v>  o  o  s  o'  8  3  ot  OC  i £  U^  Z  LU Q  S!  g  z  LU  O  8  ö  <3  z  1  LU  >  LU z  LU  8  CM  CM  CM  <2 —1 z  â  ce  LU —1  </><  O  co  3  CM i CM  8  8  o CM IO  to R  fi  <j>  m  e  !  i  3  o  O S  esi  8  af  s o>  ö  8  o.  cm"  esi  8  o"  LO  o»  CO"  8  co  o  IO"  5  o"  (N  o  o"  R. 8  o"  3  CO"  8  o  3  V  |  i  §  •- Oı  8  o> CM  3  5  esi  ıo  S  <->  CM  a  CM  O  CM  ın  Q  %  8 S  8  <o •>»•  c o  CO  8  CM  S  3  Ot  3  â  ö  s- I O  Ol  o  §  CSİ  f- o  fv ıo  00  I O  O) 8  V  OD  Kİ  8  <o  i  ö  Z  â  <  z  L?  i  I  <  _j z  i  5  z  s  z  ^  o:  S  z  1  1  <2  _ l  â  o:  i  z>  ü  z  ÜJ  I  o  S  - 5  z  z  o  S!  LU  O  1 s  Lt  1- S  |  i  m  LU  a: I  3  1  I  ö  i  1  O  LU  ~  S  i  1  —1  1  5  ?  cr  =3  ö  CD  LU  8  ö  1  ö  S5  z  |~  LU  p  >- z s!  > <  >•  $  z  - >- D  21  OC  a  i  <  <  <  >  E  3  i  3  1 - aJ  8  >- -1  LU z  - 3 2 7 - TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  âl  - 3 2 8 -
Sayfa 135 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  âl  - 3 2 8 - TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  Manisa Milletvekili  Gümrüklerde, 2004 yılında 102,3 milyon TL'lik kaçak akaryakıt yakalanırken  2007 yılında 9.2 milyon TL, 2008 yılında 17,9 milyon TL'lik kaçak akaryakıt  yakalanmıştır.  2009 yılında akaryakıt ürünlerine zam yapılırken, akaryakıt kaçakçılığı artmış,  ekonomiyi canlandırma paketlerinde elektronik eşya ve araçlara vergi indirimi  yapılırken bu ürünlerdeki kaçakçılık oranı düşmüştür.  Gümrüklerde, 2008 yılının 9 aylık döneminde 102,4 milyon TL değerinde  elektronik eşya, 32,3 milyon TL değerinde araç kaçakçılığı yakalanmışken, 2009  yılının ilk dokuz ayında yüzde 94,8 azalışla 5,3 milyon TL değerinde elektronik eşya,  yüzde 38,1 azalışla 20 milyon TL değerinde kaçak araç yakalanmıştır.  2008 yılının 9 aylık döneminde 2,8 milyon TL değerinde kaçak akaryakıt  yakalanmışken, 2009 yılının aynı döneminde yüzde 389,3 oranında artışla 13,7  milyon TL değerinde kaçak akaryakıt yakalanmıştır.  Bu kapsamda;  1- Emniyet Genel Müdürlüğü'nün yaptığı operasyonlarda 2007 yılında 5 milyon  700 bin litre, 2008 yılında 3 milyon 700 bin litre kaçak akaryakıt ele geçirilmiştir.  Akaryakıt kaçakçılığının ülkemizde yaygınlığı bilindiğine göre akaryakıt  kaçakçılığındaki bu düşüşü nasıl değerlendiriyorsunuz?  2- 2008 yılının ilk dokuz aylık dönemi ve 2009 yılının ilk dokuz aylık  döneminde gümrüklerde yakalan elektronik eşya ve araç yakalanma oranında ciddi  bir düşüş görülmektedir. Bu düşüşü nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu düşüşte  ekonomik krizle birlikte 2009 yılında elektronik eşya ve araçlarda yapılan vergi  indiriminin etkili olduğunu düşünüyor musunuz?  3- 2008 yılının ilk dokuz aylık döneminde 2,8 milyon TL değerinde kaçak  akaryakıt yakalanmışken, 2009 yılının aynı döneminde yüzde 389,3 artışla 13,7  milyon TL değerinde kaçak akaryakıt yakalanmıştır. 2009 yılında akaryakıt ürünlerine  yapılan zamların akaryakıt kaçakçılığını artırdığını düşünüyor musunuz?  4- 2009 yılında gümrüklerde ne kadar kaçakçılık olayı yaşanmıştır? Bu  olayların türü nedir? Ne kadarlık kaçak mal yakalanmıştır? Yakalanan kaçak malların  türü nedir?  - 3 2 9 - 16.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay 'ın, kaçakçılık olaylarına ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı  Hayati Yazıcı 'nın cevabı (7/12234)  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Aşağıdaki sorularımın Devlet Bakanı Sayın Hayati YAZICI tarafından  yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim. 1 8 . 0 1 . 2 0 1 0
Sayfa 136 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  Manisa Milletvekili  Gümrüklerde, 2004 yılında 102,3 milyon TL'lik kaçak akaryakıt yakalanırken  2007 yılında 9.2 milyon TL, 2008 yılında 17,9 milyon TL'lik kaçak akaryakıt  yakalanmıştır.  2009 yılında akaryakıt ürünlerine zam yapılırken, akaryakıt kaçakçılığı artmış,  ekonomiyi canlandırma paketlerinde elektronik eşya ve araçlara vergi indirimi  yapılırken bu ürünlerdeki kaçakçılık oranı düşmüştür.  Gümrüklerde, 2008 yılının 9 aylık döneminde 102,4 milyon TL değerinde  elektronik eşya, 32,3 milyon TL değerinde araç kaçakçılığı yakalanmışken, 2009  yılının ilk dokuz ayında yüzde 94,8 azalışla 5,3 milyon TL değerinde elektronik eşya,  yüzde 38,1 azalışla 20 milyon TL değerinde kaçak araç yakalanmıştır.  2008 yılının 9 aylık döneminde 2,8 milyon TL değerinde kaçak akaryakıt  yakalanmışken, 2009 yılının aynı döneminde yüzde 389,3 oranında artışla 13,7  milyon TL değerinde kaçak akaryakıt yakalanmıştır.  Bu kapsamda;  1- Emniyet Genel Müdürlüğü'nün yaptığı operasyonlarda 2007 yılında 5 milyon  700 bin litre, 2008 yılında 3 milyon 700 bin litre kaçak akaryakıt ele geçirilmiştir.  Akaryakıt kaçakçılığının ülkemizde yaygınlığı bilindiğine göre akaryakıt  kaçakçılığındaki bu düşüşü nasıl değerlendiriyorsunuz?  2- 2008 yılının ilk dokuz aylık dönemi ve 2009 yılının ilk dokuz aylık  döneminde gümrüklerde yakalan elektronik eşya ve araç yakalanma oranında ciddi  bir düşüş görülmektedir. Bu düşüşü nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu düşüşte  ekonomik krizle birlikte 2009 yılında elektronik eşya ve araçlarda yapılan vergi  indiriminin etkili olduğunu düşünüyor musunuz?  3- 2008 yılının ilk dokuz aylık döneminde 2,8 milyon TL değerinde kaçak  akaryakıt yakalanmışken, 2009 yılının aynı döneminde yüzde 389,3 artışla 13,7  milyon TL değerinde kaçak akaryakıt yakalanmıştır. 2009 yılında akaryakıt ürünlerine  yapılan zamların akaryakıt kaçakçılığını artırdığını düşünüyor musunuz?  4- 2009 yılında gümrüklerde ne kadar kaçakçılık olayı yaşanmıştır? Bu  olayların türü nedir? Ne kadarlık kaçak mal yakalanmıştır? Yakalanan kaçak malların  türü nedir?  - 3 2 9 - 16.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay 'ın, kaçakçılık olaylarına ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı  Hayati Yazıcı 'nın cevabı (7/12234)  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Aşağıdaki sorularımın Devlet Bakanı Sayın Hayati YAZICI tarafından  yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim. 1 8 . 0 1 . 2 0 1 0  TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  T.C.  DEVLET BAKANLIĞI  SAYI : B.02.0.006- İU)\> O(f.^. /2010  KONU : Soru Önergesi 7/12234  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İLGİ: a) TBMM Başkanlığının, 08.02.2010 tarih ve KAN.KAR.MD. A.Ol.O.GNS.0.10.00.  02-7/12234-19452/41041 sayılı yazısı,  b) Gümrük Müsteşarlığının 26.02.2010 tarih ve B.02.1.GÜM.0.06.00.01.610-119- 4485 sayılı yazısı.  Manisa Milletvekili Sayın Erkan AKÇAY'a ait 7/12234 sayılı yazılı soru önergesi  cevabı hazırlanarak ekte gönderilmiştir.  Bilgilerinizi ve gereğini arz ederim.  Devlet Bakanı  Ek: İlgi (b) yazı ve eki  - 3 3 0 -
Sayfa 137 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  T.C.  DEVLET BAKANLIĞI  SAYI : B.02.0.006- İU)\> O(f.^. /2010  KONU : Soru Önergesi 7/12234  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İLGİ: a) TBMM Başkanlığının, 08.02.2010 tarih ve KAN.KAR.MD. A.Ol.O.GNS.0.10.00.  02-7/12234-19452/41041 sayılı yazısı,  b) Gümrük Müsteşarlığının 26.02.2010 tarih ve B.02.1.GÜM.0.06.00.01.610-119- 4485 sayılı yazısı.  Manisa Milletvekili Sayın Erkan AKÇAY'a ait 7/12234 sayılı yazılı soru önergesi  cevabı hazırlanarak ekte gönderilmiştir.  Bilgilerinizi ve gereğini arz ederim.  Devlet Bakanı  Ek: İlgi (b) yazı ve eki  - 3 3 0 - TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  T.C.  BAŞBAKANLIK  Gümrük Müsteşarlığı  Sayı : B.02.1.GÜM.0.06.00.01.610-119  Konu:1p 12234 Sayılı Yazılı Soru önergesi  26.02.2010* 04485  DEVLET BAKANLIĞINA  (Sayın Hayati YAZICI)  İLGİ: 12.02.2010 tarihli, B.O2.0.OO6-285 sayılı yazılan.  İlgide kayıtlı yazılan eki, Manisa Milletvekili Sayın Erkan AKÇAY'ın 7/12234 sayılı yazılı soru  önergesine ilişkin cevaplar aşağıda belirtilmiştir.  1) Yetkili ve görevli birimlerce yapılan yakalamalar zaman zaman farklılık arzedebilmektedir..  Aynca yakalama miktarlan, kötüye kullanma açısından her zaman fiiili durumu yansıtmamaktadır.  2) 2008 yılının ilk dokuz ayında gerçekleştirilen elektronik eşya yakalamalarının 2009 yılının aynı  dönemine göre büyük farklılık göstermesinin birinci sebebi 2008 yılında ilk dokuz ayda  gerçekleştirilen elektronik eşya yakalamalarının 82 Milyon TL lik kısmının İstanbul'da Nisan  ayında gerçekleştirilen tek bir yakalamada gerçekleşmiş olmasıdır. 2008 ve 2009 yıllarının ilk  dokuz aylık dönemleri karşılaştırıldığında elektronik eşya ve araç yakalamalarındaki düşüşün en  önemli etkenlerinden bir diğeri ise 2009 yılı içerisinde yaşanan büyük ekonomik durgunluktan  kaynaklandığı düşünülmektedir. Buna ek olarak bir diğer etkenin ise elektronik eşya ve araçlar  üzerindeki ÖTV miktarlannın 2009 yılı ilk dokuz ayında büyük oranda geçici olarak indirilmesi ile  yapılan düzenlemenin bu tür eşya kaçakçılığını cazip olmaktan çıkarmış olabileceği  düşünülmektedir.  3) Gümrük Müsteşarlığınca 2008 yılının ilk dokuz aylık döneminde gerçekleştirilen akaryakıt  yakalamaları ile 2009 yılının ilk dokuz aylık döneminde gerçekleştirilen akaryakıt yakalamalarının  büyük farklılık gösterdiği görülmektedir. Akaryakıt kaçakçılığı ile mücadele amacıyla ekipler  oluşturularak denetimler artınlmıştır. Ayrıca akaryakıt yakalamalarına ilişkin olarak 2008 ve 2009  yıllarının ilk dokuz aylık dönemlerinin karşılaştırılması yapıldığında artış oranının çok yüksek  olduğu gözükse de 2008 ve 2009 yıllarının genel toplanılan eşya değeri itiban ile  karşılaştırıldığında 2008 yılında yakalanan kaçak akaryakıtın değeri 17.953.772,12 TL iken 2009  yılı içinde yakalanan aynı tür eşya değeri ise 20.336.527,87 TL olarak gerçekleşmiştir.  4) 2009 yılında Gümrük Müsteşarlığınca yapılan ticari eşya ve uyuşturucu madde yakalamalarına  ilişkin detaylı bilgileri gösterir tablo ektedir.  Bilgilerine arz ederim.  Arslan GÜNLER  Müsteşar V.  EK: 1 Tablo.  - 3 3 1 -
Sayfa 138 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  T.C.  BAŞBAKANLIK  Gümrük Müsteşarlığı  Sayı : B.02.1.GÜM.0.06.00.01.610-119  Konu:1p 12234 Sayılı Yazılı Soru önergesi  26.02.2010* 04485  DEVLET BAKANLIĞINA  (Sayın Hayati YAZICI)  İLGİ: 12.02.2010 tarihli, B.O2.0.OO6-285 sayılı yazılan.  İlgide kayıtlı yazılan eki, Manisa Milletvekili Sayın Erkan AKÇAY'ın 7/12234 sayılı yazılı soru  önergesine ilişkin cevaplar aşağıda belirtilmiştir.  1) Yetkili ve görevli birimlerce yapılan yakalamalar zaman zaman farklılık arzedebilmektedir..  Aynca yakalama miktarlan, kötüye kullanma açısından her zaman fiiili durumu yansıtmamaktadır.  2) 2008 yılının ilk dokuz ayında gerçekleştirilen elektronik eşya yakalamalarının 2009 yılının aynı  dönemine göre büyük farklılık göstermesinin birinci sebebi 2008 yılında ilk dokuz ayda  gerçekleştirilen elektronik eşya yakalamalarının 82 Milyon TL lik kısmının İstanbul'da Nisan  ayında gerçekleştirilen tek bir yakalamada gerçekleşmiş olmasıdır. 2008 ve 2009 yıllarının ilk  dokuz aylık dönemleri karşılaştırıldığında elektronik eşya ve araç yakalamalarındaki düşüşün en  önemli etkenlerinden bir diğeri ise 2009 yılı içerisinde yaşanan büyük ekonomik durgunluktan  kaynaklandığı düşünülmektedir. Buna ek olarak bir diğer etkenin ise elektronik eşya ve araçlar  üzerindeki ÖTV miktarlannın 2009 yılı ilk dokuz ayında büyük oranda geçici olarak indirilmesi ile  yapılan düzenlemenin bu tür eşya kaçakçılığını cazip olmaktan çıkarmış olabileceği  düşünülmektedir.  3) Gümrük Müsteşarlığınca 2008 yılının ilk dokuz aylık döneminde gerçekleştirilen akaryakıt  yakalamaları ile 2009 yılının ilk dokuz aylık döneminde gerçekleştirilen akaryakıt yakalamalarının  büyük farklılık gösterdiği görülmektedir. Akaryakıt kaçakçılığı ile mücadele amacıyla ekipler  oluşturularak denetimler artınlmıştır. Ayrıca akaryakıt yakalamalarına ilişkin olarak 2008 ve 2009  yıllarının ilk dokuz aylık dönemlerinin karşılaştırılması yapıldığında artış oranının çok yüksek  olduğu gözükse de 2008 ve 2009 yıllarının genel toplanılan eşya değeri itiban ile  karşılaştırıldığında 2008 yılında yakalanan kaçak akaryakıtın değeri 17.953.772,12 TL iken 2009  yılı içinde yakalanan aynı tür eşya değeri ise 20.336.527,87 TL olarak gerçekleşmiştir.  4) 2009 yılında Gümrük Müsteşarlığınca yapılan ticari eşya ve uyuşturucu madde yakalamalarına  ilişkin detaylı bilgileri gösterir tablo ektedir.  Bilgilerine arz ederim.  Arslan GÜNLER  Müsteşar V.  EK: 1 Tablo.  - 3 3 1 - TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  TABLO:  Gümrük Müsteşarlığınca yapılan ticari eşya  ve uyuşturucu madde yakalamaları (2009)  CİNSİ/YILLAR 2 0 0 9 YILLIK (TL)  ARAÇ 31.902337,22  TÜTÜN-ALKOL 10.157.417.51  GIDA 31.441.921.10  AKARYAKIT 20.336527,87  REJİM İHLALİ 871522,02  ELEKTRONİK 8.812023,81  TIBBİ 7.029.755.41  ZİRAİ 2.273.419.49  TEKSTİL 80.361549,17  M A & A K $ A M J VE YEDEK PAR. 16.020571.10  ÇEŞİTLİ EŞYA 81.072.445,92  SİLAH 1.774.713,99  TİCARİ EŞYA TOPLAMI 292.054.504,61  UYUŞTURUCU 158.092265,00  TOPLAM 450.146.769,61  TOPLAM (USD) 300.097.846.41  OLAY SAYISI (Ticari] 1.378  OLAY SAYISI (Uyuşturucu] 73  OLAY SAYISI (Toplam) 1.451  KAÇAKYOLCU (Ki$i) 485  - 3 3 2 -
Sayfa 139 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  TABLO:  Gümrük Müsteşarlığınca yapılan ticari eşya  ve uyuşturucu madde yakalamaları (2009)  CİNSİ/YILLAR 2 0 0 9 YILLIK (TL)  ARAÇ 31.902337,22  TÜTÜN-ALKOL 10.157.417.51  GIDA 31.441.921.10  AKARYAKIT 20.336527,87  REJİM İHLALİ 871522,02  ELEKTRONİK 8.812023,81  TIBBİ 7.029.755.41  ZİRAİ 2.273.419.49  TEKSTİL 80.361549,17  M A & A K $ A M J VE YEDEK PAR. 16.020571.10  ÇEŞİTLİ EŞYA 81.072.445,92  SİLAH 1.774.713,99  TİCARİ EŞYA TOPLAMI 292.054.504,61  UYUŞTURUCU 158.092265,00  TOPLAM 450.146.769,61  TOPLAM (USD) 300.097.846.41  OLAY SAYISI (Ticari] 1.378  OLAY SAYISI (Uyuşturucu] 73  OLAY SAYISI (Toplam) 1.451  KAÇAKYOLCU (Ki$i) 485  - 3 3 2 - TBMM B: 70 9 . 3 . 2010  17.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay'ın, GAP'm bitiş süresine ilişkin Başbakandan sorusu ve  Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz 'ın cevabı (7/12248)  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Aşağıdaki sorularımın Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından  yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. 26.01.2010  1- GAP'ın bitiş süresi ödenek yetersizliğinden dolayı sürekli uzatılmaktadır.  Hükümetiniz tarafından GAP'ın bitiş tarihinin 2013 yılı olarak verilmesini  gerçekçi buluyor musunuz?;  2- 18 Ağustos 2009 tarihinde Çevre ve Orman Bakanı Sayın Veysel Eroğlu,  GAP'ta 2003-2008 yılları arasında 73.843 hektar alanın sulamaya açıldığını  ifade etmiştir. Altı senede 70 bin hektarı sulamaya açabilen hükümetiniz, 2013  yılında GAP projesini bitirmeyi düşündüğüne göre, önümüzdeki üç senede 700  bin hektarı sulamaya nasıl açacaktır?  3- 2013 yılı sonuna kadar GAP Eylem Plam'nda yer verilen 1 milyon 58 bin  hektarlık alanı sulamaya açılacağı iddiasının gerçeklerden uzak olduğunu  düşünüyor musunuz?  4- Ortadaki bilimsel veriler GAP'ın 2013 yılına kadar bitirilmesinin imkansız  olduğunu ortaya koymaktadır. Bütün bu verilere rağmen GAP'ın 2013 yılında  bitirileceğine dair varsayımlarınızın GAP gibi çok önemli ve stratejik bir projeye  bölge halkının duyacağı güveni azaltacağını düşünüyor musunuz?  Erkan AKÇAY  Manisa Milletvekili  - 3 3 3 -
Sayfa 140 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2010  17.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay'ın, GAP'm bitiş süresine ilişkin Başbakandan sorusu ve  Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz 'ın cevabı (7/12248)  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Aşağıdaki sorularımın Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından  yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. 26.01.2010  1- GAP'ın bitiş süresi ödenek yetersizliğinden dolayı sürekli uzatılmaktadır.  Hükümetiniz tarafından GAP'ın bitiş tarihinin 2013 yılı olarak verilmesini  gerçekçi buluyor musunuz?;  2- 18 Ağustos 2009 tarihinde Çevre ve Orman Bakanı Sayın Veysel Eroğlu,  GAP'ta 2003-2008 yılları arasında 73.843 hektar alanın sulamaya açıldığını  ifade etmiştir. Altı senede 70 bin hektarı sulamaya açabilen hükümetiniz, 2013  yılında GAP projesini bitirmeyi düşündüğüne göre, önümüzdeki üç senede 700  bin hektarı sulamaya nasıl açacaktır?  3- 2013 yılı sonuna kadar GAP Eylem Plam'nda yer verilen 1 milyon 58 bin  hektarlık alanı sulamaya açılacağı iddiasının gerçeklerden uzak olduğunu  düşünüyor musunuz?  4- Ortadaki bilimsel veriler GAP'ın 2013 yılına kadar bitirilmesinin imkansız  olduğunu ortaya koymaktadır. Bütün bu verilere rağmen GAP'ın 2013 yılında  bitirileceğine dair varsayımlarınızın GAP gibi çok önemli ve stratejik bir projeye  bölge halkının duyacağı güveni azaltacağını düşünüyor musunuz?  Erkan AKÇAY  Manisa Milletvekili  - 3 3 3 - TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  T.C.  DEVLET BAKANLIĞI  (Sn. Dr. Cevdet YILMAZ)  Sayı :B.02.0.011/0396 O2./03/2010  Konu: Yazılı Soru önergesi 7/12248  TÜRKtYE BÜYÜK MİLLET MECLÎSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi: a) Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığının 08/02/2010 tarihli ve  KAN.KAR.MD.A.01.0.GNS.0.10.00.02-7/12248-19726/41484 sayılı yazısı.  b) Başbakanlık Kanunlar ve Kararlar Genel Müdürlüğünün 11 Şubat 2010  tarih ve B.02.0.KKG.0.12/106-184-34/567 sayılı yazısı.  İlgi (a)'da kayıtlı yazıyla Başbakanlığa iletilen, ilgi (b)'de kayıtlı yazıyla  Bakanlığımız koordinatörlüğünde cevaplandırılması talep edilen Manisa Milletvekili Sayın  Erkan AKÇAY'ın Sayın Başbakanımıza tevcih ettiği 7/12248 esas sayılı yazılı soru  önergesinde yer alan hususlar ile ilgili bilgiler ekte sunulmaktadır..  Bilgilerinize arz ederim.  Dr. Cevdet YILMAZ  Devlet Bakanı  EKLER:  1) Soru önergesine ilişkin cevap  - 3 3 4 -
Sayfa 141 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  T.C.  DEVLET BAKANLIĞI  (Sn. Dr. Cevdet YILMAZ)  Sayı :B.02.0.011/0396 O2./03/2010  Konu: Yazılı Soru önergesi 7/12248  TÜRKtYE BÜYÜK MİLLET MECLÎSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi: a) Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığının 08/02/2010 tarihli ve  KAN.KAR.MD.A.01.0.GNS.0.10.00.02-7/12248-19726/41484 sayılı yazısı.  b) Başbakanlık Kanunlar ve Kararlar Genel Müdürlüğünün 11 Şubat 2010  tarih ve B.02.0.KKG.0.12/106-184-34/567 sayılı yazısı.  İlgi (a)'da kayıtlı yazıyla Başbakanlığa iletilen, ilgi (b)'de kayıtlı yazıyla  Bakanlığımız koordinatörlüğünde cevaplandırılması talep edilen Manisa Milletvekili Sayın  Erkan AKÇAY'ın Sayın Başbakanımıza tevcih ettiği 7/12248 esas sayılı yazılı soru  önergesinde yer alan hususlar ile ilgili bilgiler ekte sunulmaktadır..  Bilgilerinize arz ederim.  Dr. Cevdet YILMAZ  Devlet Bakanı  EKLER:  1) Soru önergesine ilişkin cevap  - 3 3 4 - T B M M B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  - 3 3 5 - EK: IvlANİSA MİLLETVEKİLİ SAYIN ERKAN A K Ç A Y ' A A İT SORU ÖNERGESİNE İLİŞKİN  CEVAPLAR  Soru 1: GAP'ın bitiş süresi ödenek yetersizliğinden dolayı sürekli uzatılmaktadır. Hükümetiniz  tarafından GAP'ın bitiş tarihinin 2013 yılı olarak verilmesini gerçekçi buluyor musunuz?  Cevap: Ekonomik kalkınma ve sosyal gelişme sürecini hızlandırarak, bölgeler arasındaki göreceli  gelişmişlik farkını azaltmak, kırsal alandaki verimliliği ve istihdam imkanlarını artırarak, sosyal istikrar,  ekonomik büyüme gibi milli kalkınma hedeflerine katkıda bulunmak üzere başlatılan Güneydoğu  Anadolu Projesi (GAP) hükümetimizin temel hedef ve önceliklerinden biridir. Bu doğrultuda 2008/11  sayılı Başbakanlık Genelgesi ile GAP Eylem Planı yürürlüğe konularak beş yıllık süre içerisinde GAP'ın  tamamlanması, böylece başta sulama olmak üzere, temel altyapı ihtiyaçlarının karşılanması ve  Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde ekonomik ve sosyal gelişmenin hızlandırılması hedeflenmiştir.  Soru 2 ve 3: 18 Ağustos 2009 tarihinde Çevre ve Orman Bakanı Sayın Veysel Eroğlu, GAP'ta 2003- 2008 yıllan arasında 73.843 hektar alanın sulamaya açıldığını ifade etmiştir. Altı senede 70 bin  hektarı sulamaya açabllen hükümetiniz, 2013 yılında GAP projesini bitirmeyi düşündüğüne göre,  önümüzdeki üç senede 700 bin hektarı sulamaya nasıl açacaktır? 2013 yılı sonuna kadar GAP Eylem  Planı'nda yer verilen 1 milyon 58 bin hektarlık alanı sulamaya açılacağı iddiasının gerçeklerden uzak  olduğunu düşünüyor musunuz?  Cevap: GAP Eylem Planı kapsamında sulama altyapısının tamamlanması öncelikli hedef olarak  belirlenmiştir. Bu amaçla; su kaynağı hazır, ana kanal inşaatı süren, tasarımı büyük ölçüde  tamamlanmış ve cazibeyle sulama yapacak projeler ile ekonomik görülen birinci seviye pompaj  sulamalarının tamamlanması programlanmıştır. GAP'ta yer alan 1 milyon 820 bin hektarlık nihai  sulama hedefinin 2012 yılı sonu itibariyle 1 milyon 60 bin hektarlık kısmının tamamlanması  planlanmaktadır. GAP Bölgesinde 2009 sonu itibariyle toplam 300 bin hektar alan sulamaya açılmıştır.  GAP Eylem Planı'nda yer alan sulama hedeflerine ulaşmak için gerekli proje yapım ve inşaat ihaleleri  süratle tamamlanmakta ve inşaatlar teknik yapılabilirliğin elverdiği hızla sürdürülmektedir.  Soru 4: Ortadaki bilimsel veriler GAP'ın 2013 yılına kadar bitirilmesinin imkansız olduğunu ortaya  koymaktadır. Bütün bu verilere rağmen GAP'ın 2013 yılında bitirileceğine dair varsayımlarınızın  GAP gibi çok önemli ve stratejik bir projeye bölge halkının duyacağı güveni azaltacağını düşünüyor  musunuz?
Sayfa 142 -
T B M M B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  - 3 3 5 - EK: IvlANİSA MİLLETVEKİLİ SAYIN ERKAN A K Ç A Y ' A A İT SORU ÖNERGESİNE İLİŞKİN  CEVAPLAR  Soru 1: GAP'ın bitiş süresi ödenek yetersizliğinden dolayı sürekli uzatılmaktadır. Hükümetiniz  tarafından GAP'ın bitiş tarihinin 2013 yılı olarak verilmesini gerçekçi buluyor musunuz?  Cevap: Ekonomik kalkınma ve sosyal gelişme sürecini hızlandırarak, bölgeler arasındaki göreceli  gelişmişlik farkını azaltmak, kırsal alandaki verimliliği ve istihdam imkanlarını artırarak, sosyal istikrar,  ekonomik büyüme gibi milli kalkınma hedeflerine katkıda bulunmak üzere başlatılan Güneydoğu  Anadolu Projesi (GAP) hükümetimizin temel hedef ve önceliklerinden biridir. Bu doğrultuda 2008/11  sayılı Başbakanlık Genelgesi ile GAP Eylem Planı yürürlüğe konularak beş yıllık süre içerisinde GAP'ın  tamamlanması, böylece başta sulama olmak üzere, temel altyapı ihtiyaçlarının karşılanması ve  Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde ekonomik ve sosyal gelişmenin hızlandırılması hedeflenmiştir.  Soru 2 ve 3: 18 Ağustos 2009 tarihinde Çevre ve Orman Bakanı Sayın Veysel Eroğlu, GAP'ta 2003- 2008 yıllan arasında 73.843 hektar alanın sulamaya açıldığını ifade etmiştir. Altı senede 70 bin  hektarı sulamaya açabllen hükümetiniz, 2013 yılında GAP projesini bitirmeyi düşündüğüne göre,  önümüzdeki üç senede 700 bin hektarı sulamaya nasıl açacaktır? 2013 yılı sonuna kadar GAP Eylem  Planı'nda yer verilen 1 milyon 58 bin hektarlık alanı sulamaya açılacağı iddiasının gerçeklerden uzak  olduğunu düşünüyor musunuz?  Cevap: GAP Eylem Planı kapsamında sulama altyapısının tamamlanması öncelikli hedef olarak  belirlenmiştir. Bu amaçla; su kaynağı hazır, ana kanal inşaatı süren, tasarımı büyük ölçüde  tamamlanmış ve cazibeyle sulama yapacak projeler ile ekonomik görülen birinci seviye pompaj  sulamalarının tamamlanması programlanmıştır. GAP'ta yer alan 1 milyon 820 bin hektarlık nihai  sulama hedefinin 2012 yılı sonu itibariyle 1 milyon 60 bin hektarlık kısmının tamamlanması  planlanmaktadır. GAP Bölgesinde 2009 sonu itibariyle toplam 300 bin hektar alan sulamaya açılmıştır.  GAP Eylem Planı'nda yer alan sulama hedeflerine ulaşmak için gerekli proje yapım ve inşaat ihaleleri  süratle tamamlanmakta ve inşaatlar teknik yapılabilirliğin elverdiği hızla sürdürülmektedir.  Soru 4: Ortadaki bilimsel veriler GAP'ın 2013 yılına kadar bitirilmesinin imkansız olduğunu ortaya  koymaktadır. Bütün bu verilere rağmen GAP'ın 2013 yılında bitirileceğine dair varsayımlarınızın  GAP gibi çok önemli ve stratejik bir projeye bölge halkının duyacağı güveni azaltacağını düşünüyor  musunuz?  TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  Dr. ReşaiDOĞRI  Tokat -Milletveki  SORU: Tokat ilinde son beş yılda ağaçlandırılan orman alanı ne kadardır?  Kaç fidan bakanlıkça dikilmiştir? Dikilen fidanların cinsi nedir?  - 3 3 6 - Cevap: GAP, başlangıçta bölgenin su ve toprak kaynaklarının geliştirilmesine dayanan 6ir programken,  1989 yılında hazırlanan Master Plan ve 2002 yılında yapılan revizyon ile tarım, sanayi, ulaştırma,  eğitim, sağlık, kırsal ve kentsel altyapı yatırımlarını da içine alarak çok sektörlü, sürdürülebilir insani  kalkınmaya dayalı entegre bir bölgesel kalkınma projesi haline gelmiştir. Dünyanın sayılı projeleri  arasında da yer alan GAP, çok kapsamlı ve bu ölçüde çok maliyetli bir projedir. Sadece GAP Mastar  Plam'nın belirlediği hedef ve büyüklüklere ulaşabilmek için yapılması öngörülen kamu yatırımlarının  finansman ihtiyacı 2008 yılı fiyatlarıyla toplam 41,2 milyar TL'dir. 2007 sonuna kadar nakdi  gerçekleşme yüzde 62,2 düzeyine ulaşmış bulunmaktadır. 2008 yılında uygulamaya konulan GAP  Eylem Planı ile 2008-2012 yılları arasında 14,5 milyar TL merkezi bütçeden, 4,9 milyar TL merkezi  bütçe dışı finansman kaynaklarından olmak üzere toplam 19,4 milyar TL ilave kaynak öngörülmüştür.  Merkezi Yönetim Bütçesinde GAP yatırımlarının toplam yatırımlar içindeki payı 2008 yılında yüzde 8,4  iken 2009 yılında yüzde 17,5, 2010 yılında da yüzde 16,4 seviyelerine yükseltilmiştir. Bu çerçevede,  2012 yılı için GAP Eylem Planında öngörülen hedeflere ulaşmak üzere gerekli kaynak tahsisleri  yapılmaktadır.  18.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru 'nun, Tokat 'tayapılan ağaçlandırma çalışmalarına ilişkin so­ rusu ve Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu 'nun cevabı (7/12269)  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Aşağıdaki sorumun Çevre ve Orman Bakanı Sayın Prof. Dr. Veysel  EROĞLU tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasının teminini arz ederim.
Sayfa 143 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  Dr. ReşaiDOĞRI  Tokat -Milletveki  SORU: Tokat ilinde son beş yılda ağaçlandırılan orman alanı ne kadardır?  Kaç fidan bakanlıkça dikilmiştir? Dikilen fidanların cinsi nedir?  - 3 3 6 - Cevap: GAP, başlangıçta bölgenin su ve toprak kaynaklarının geliştirilmesine dayanan 6ir programken,  1989 yılında hazırlanan Master Plan ve 2002 yılında yapılan revizyon ile tarım, sanayi, ulaştırma,  eğitim, sağlık, kırsal ve kentsel altyapı yatırımlarını da içine alarak çok sektörlü, sürdürülebilir insani  kalkınmaya dayalı entegre bir bölgesel kalkınma projesi haline gelmiştir. Dünyanın sayılı projeleri  arasında da yer alan GAP, çok kapsamlı ve bu ölçüde çok maliyetli bir projedir. Sadece GAP Mastar  Plam'nın belirlediği hedef ve büyüklüklere ulaşabilmek için yapılması öngörülen kamu yatırımlarının  finansman ihtiyacı 2008 yılı fiyatlarıyla toplam 41,2 milyar TL'dir. 2007 sonuna kadar nakdi  gerçekleşme yüzde 62,2 düzeyine ulaşmış bulunmaktadır. 2008 yılında uygulamaya konulan GAP  Eylem Planı ile 2008-2012 yılları arasında 14,5 milyar TL merkezi bütçeden, 4,9 milyar TL merkezi  bütçe dışı finansman kaynaklarından olmak üzere toplam 19,4 milyar TL ilave kaynak öngörülmüştür.  Merkezi Yönetim Bütçesinde GAP yatırımlarının toplam yatırımlar içindeki payı 2008 yılında yüzde 8,4  iken 2009 yılında yüzde 17,5, 2010 yılında da yüzde 16,4 seviyelerine yükseltilmiştir. Bu çerçevede,  2012 yılı için GAP Eylem Planında öngörülen hedeflere ulaşmak üzere gerekli kaynak tahsisleri  yapılmaktadır.  18.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru 'nun, Tokat 'tayapılan ağaçlandırma çalışmalarına ilişkin so­ rusu ve Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu 'nun cevabı (7/12269)  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Aşağıdaki sorumun Çevre ve Orman Bakanı Sayın Prof. Dr. Veysel  EROĞLU tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasının teminini arz ederim.  TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  T.C.  • Ç - f ^ E VE ORMAN BAKANLIĞI  Basın ve Halkla İlişkiler MUşavirliğî - Bilgi Edinme Birimi  Sayı : B.18.0.BHl.O.OO.OO/610.01-2^/ ^ . ^ J / 2 0 1 0  Konu : Yazılı Soru Önergesi  1 3 4 3 6  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi : TBMM'nin 08.02.2010 tarihli ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-19543 sayılı yazısı.  İlgi yazı ekinde alınan, Tokat Milletvekili Reşat DOĞRU' nun 7/12269 esas sayılı  yazılı soru önergeleri Bakanlığımızca incelenmiş olup, cevabi yazımız ilişikte  gönderilmektedir.  Arz ederim.  Cevabi yazı  TOKAT MİLLETVEKİLİ SAYIN REŞAT DOĞRU' NUN  7/12269 ESAS NUMARALI YAZILI SORU ÖNERGESİ HAKKINDA  ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI'NİN CEVABI  SORU: Tokat ilinde son beş yılda ağaçlandırılan orman alanı ne kadardır? Kaç fidan  Bakanlıkça dikilmiştir. Dikilen fidanların cinsi nedir?  CEVAP: Bakanlığımızca, Tokat ilinde son beş yılda yapılan ağaçlandırma,  rehabilitasyon, erozyon kontrolü, özel ağaçlandırma ve mera ıslahı tesis çalışmalarımız  aşağıdaki tabloda gösterildiği şekildedir.  Çalışına Yapan Birim 2005 2006 2007 2008 2009 TOPLAM  Ağaçlandırma Genel Müdürlüğü 2.231 3.326 1.591 2.566 1.794 11.228  Orman Genel Müdürlüğü 7.935  50  8.326 16.261  DSİ Genel Müdürlüğü 0 50  TESİS TOPLAMI (İla.) 2.231 3.326 1.591 10.551 10.120 27.539  27.539 hektarlık tesis çalışmalarında; Sarıçam, karaçam, akçaağaç, sedir, meşe,  yalancı akasya ve diğer yapraklı türlerinden olmak üzere toplam yaklaşık 12 milyon 565 bin  adet fidan dikilmiştir.  - 3 3 7 -
Sayfa 144 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  T.C.  • Ç - f ^ E VE ORMAN BAKANLIĞI  Basın ve Halkla İlişkiler MUşavirliğî - Bilgi Edinme Birimi  Sayı : B.18.0.BHl.O.OO.OO/610.01-2^/ ^ . ^ J / 2 0 1 0  Konu : Yazılı Soru Önergesi  1 3 4 3 6  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi : TBMM'nin 08.02.2010 tarihli ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-19543 sayılı yazısı.  İlgi yazı ekinde alınan, Tokat Milletvekili Reşat DOĞRU' nun 7/12269 esas sayılı  yazılı soru önergeleri Bakanlığımızca incelenmiş olup, cevabi yazımız ilişikte  gönderilmektedir.  Arz ederim.  Cevabi yazı  TOKAT MİLLETVEKİLİ SAYIN REŞAT DOĞRU' NUN  7/12269 ESAS NUMARALI YAZILI SORU ÖNERGESİ HAKKINDA  ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI'NİN CEVABI  SORU: Tokat ilinde son beş yılda ağaçlandırılan orman alanı ne kadardır? Kaç fidan  Bakanlıkça dikilmiştir. Dikilen fidanların cinsi nedir?  CEVAP: Bakanlığımızca, Tokat ilinde son beş yılda yapılan ağaçlandırma,  rehabilitasyon, erozyon kontrolü, özel ağaçlandırma ve mera ıslahı tesis çalışmalarımız  aşağıdaki tabloda gösterildiği şekildedir.  Çalışına Yapan Birim 2005 2006 2007 2008 2009 TOPLAM  Ağaçlandırma Genel Müdürlüğü 2.231 3.326 1.591 2.566 1.794 11.228  Orman Genel Müdürlüğü 7.935  50  8.326 16.261  DSİ Genel Müdürlüğü 0 50  TESİS TOPLAMI (İla.) 2.231 3.326 1.591 10.551 10.120 27.539  27.539 hektarlık tesis çalışmalarında; Sarıçam, karaçam, akçaağaç, sedir, meşe,  yalancı akasya ve diğer yapraklı türlerinden olmak üzere toplam yaklaşık 12 milyon 565 bin  adet fidan dikilmiştir.  - 3 3 7 - TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  Dr. 1r(eşat DOĞRU  Tokat Milletvekili  SORU: Tokat ilinde kaç dönüm orman alanı vardır. Ne kadarına  ağaçlandırma yapmayı düşünüyorsunuz?  * T.Çr'  ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI  Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği - Bilgi Edinme Birimi  Sayı :B.18.0.BHİ.O.OO.OO/610.01-Zc1^ <2£T...£J/2010  Konu : Yazılı Soru önergesi  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi : TBMM'nin 08.02.2010 tarihli ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-19543 sayılı yazısı.  İlgi yazı ekinde alınan, Tokat Milletvekili Reşat DOĞRU' nun 7/12270 esas sayılı  yazılı soru önergeleri Bakanlığımızca incelenmiş olup, cevabi yazımız ilişikte  gönderilmektedir.  Arz ederim.  ^ K . . Prof. Dr^VeysertfROĞLU  C e V a b , y a Z 1 . . i s k a n  TOKAT MİLLETVEKİLİ SAYIN REŞAT DOĞRU' NUN  7/12270 ESAS NUMARALI YAZILI SORU ÖNERGESİ HAKKINDA  ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞIMIN CEVABI  SORU. Tokat ilinde kaç dönüm orman alanı vardır? Ne kadarına ağaçlandırma  yapmayı düşünüyorsunuz?  CEVAP. Orman amenajmanı planı verilerine göre; Tokat ili sınırlan içerisinde,  171.553 hektarı verimli olmak üzere toplam 403.668 hektar orman alanı bulunmaktadır. Tokat  ilinin yaklaşık % 42 si ormanlarla kaplıdır.  Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrolü Seferberliği Eylem Planı kapsamında;  Bakanlığımız ve diğer kurum ve kuruluşlarınca, 2010-2012 yıllan arasında, 33.500 hektarlık  bir alanda ağaçlandırma, erozyon kontrolü, rehabilitasyon (bozuk orman alanlarının  iyileştirilmesi) ve mera ıslahı çalışması gerçekleştirilecektir.  - 3 3 8 - 19.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru 'nun, Tokat'taki orman alanlarına ilişkin sorusu ve Çevre ve  Orman Bakanı Veysel Eroğlu 'nun cevabı (7/12270)  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Aşağıdaki sorumun Çevre ve Orman Bakanı Sayın Prof. Dr. Veysel  EROĞLU tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasının teminini arz ederim.
Sayfa 145 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  Dr. 1r(eşat DOĞRU  Tokat Milletvekili  SORU: Tokat ilinde kaç dönüm orman alanı vardır. Ne kadarına  ağaçlandırma yapmayı düşünüyorsunuz?  * T.Çr'  ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI  Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği - Bilgi Edinme Birimi  Sayı :B.18.0.BHİ.O.OO.OO/610.01-Zc1^ <2£T...£J/2010  Konu : Yazılı Soru önergesi  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi : TBMM'nin 08.02.2010 tarihli ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-19543 sayılı yazısı.  İlgi yazı ekinde alınan, Tokat Milletvekili Reşat DOĞRU' nun 7/12270 esas sayılı  yazılı soru önergeleri Bakanlığımızca incelenmiş olup, cevabi yazımız ilişikte  gönderilmektedir.  Arz ederim.  ^ K . . Prof. Dr^VeysertfROĞLU  C e V a b , y a Z 1 . . i s k a n  TOKAT MİLLETVEKİLİ SAYIN REŞAT DOĞRU' NUN  7/12270 ESAS NUMARALI YAZILI SORU ÖNERGESİ HAKKINDA  ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞIMIN CEVABI  SORU. Tokat ilinde kaç dönüm orman alanı vardır? Ne kadarına ağaçlandırma  yapmayı düşünüyorsunuz?  CEVAP. Orman amenajmanı planı verilerine göre; Tokat ili sınırlan içerisinde,  171.553 hektarı verimli olmak üzere toplam 403.668 hektar orman alanı bulunmaktadır. Tokat  ilinin yaklaşık % 42 si ormanlarla kaplıdır.  Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrolü Seferberliği Eylem Planı kapsamında;  Bakanlığımız ve diğer kurum ve kuruluşlarınca, 2010-2012 yıllan arasında, 33.500 hektarlık  bir alanda ağaçlandırma, erozyon kontrolü, rehabilitasyon (bozuk orman alanlarının  iyileştirilmesi) ve mera ıslahı çalışması gerçekleştirilecektir.  - 3 3 8 - 19.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru 'nun, Tokat'taki orman alanlarına ilişkin sorusu ve Çevre ve  Orman Bakanı Veysel Eroğlu 'nun cevabı (7/12270)  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Aşağıdaki sorumun Çevre ve Orman Bakanı Sayın Prof. Dr. Veysel  EROĞLU tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasının teminini arz ederim.  TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  20.- Bartın Milletvekili Muhammet Rıza Yalçınkaya 'nın, nükleer santral kurulmasına ilişkin so­ rusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız 'ın cevabı (7/12282)  TÜRKİYE BÜYÜK MÎLLET MECLÎSİ BAŞKANLIĞI'NA  Aşağıdaki sorularımın, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Sayın Taner YILDIZ  tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını dilerim. /*\ j  Ülkemizde 1960 yılından beri bir türlü sonuçlandırılamayan Nükleer Santral ihalesi ile  ilgili, yeni bir yola çıkıldığım ve nükleer santrallerin "devletten devlete anlaşma" yöntemiyle  yapılacağını basından öğreniyoruz.  En son; Mersin Akkuyu da kurulması planlanan ve 2008 yılında ihalesi yapılan ilk  nükleer santral işi için, yerli ve yabancı olmak üzere toplam 13 firma şartname almış,  şartnamedeki belirsizlikler nedeniyle ihaleye 6 zarf ulaşmış, bunlardan S adedinden teşekkür  mektubu çıkmış, ihaleye tek teklif veren firma ise Jsc Atomstroyexport/Rusya, Jsc Inter Rao  Ues/Rusya ve Park Teknik Elektrik Madencilik Turizm Sanayi ve Ticaret A.Ş/Türkiye Ortak  Girişimi olmuştur. Fakat yapılan- bu ihalede; Danıştay'ın, nükleer santral ihalesi  yönetmeliğinin bazı maddeleri için vermiş olduğu yürütmeyi durdurma kararının ardından  iptal edilmiştir.  Bu nedenlerle;  1-Nükleer santraller güvenlik, maliyet ve verimlilik açısından çok sayıda soruya cevap  verememektedir. Nükleer santral kurulması konusunda, Türkiye'nin hazırlıklı olduğunu  düşünüyor musunuz? "Devletten devlete anlaşma" yöntemiyle kurulması düşünülen santralle  ilgili birçok belirsizliklerin yaşanmayacağı garanti edilebilir mi? Yapılacak olan anlaşmanın  kabul edilebilir, tutarlı ve güvenli bir anlaşma olabileceğini düşünüyor musunuz?  2-Nükleer santrallerin maliyet hesabında; kullanılacak olan teknoloji, santralin kurulu  gücü, kamulaştırma, yakıt temini, finansman koşullan, elektriğin satın alınma koşullan gibi  birçok parametre etkili olduğuna göre, yapılacak anlaşma yöntemi ülkemizi her koşulda  Rusya ya bağımlı hale getirmeyecek midir?  3-Türkiye, Rusya tarafından kurulacak olan nükleer santralin yaratacağı tehlikeler  nedeniyle, devamlı tehdit altında olmayacak mıdır? Kurulumu yıllar süren, ömürleri kısa,  maliyetleri milyar dolarları bulan ve dünya ülkelerinin artık terk ettiği, nükleer santral  yatınmlannda, bu kadar aceleci ve inatçı olmanın gerekçeleri nelerdir? "Devletten devlete  anlaşma" yöntemi neden yenilenebilir enerji kaynaklan için düşünülmemektedir? Bu  yatınmlara neden öncelik verilmemektedir? Türkiye de özellikle rüzgar ve güneş enerjisi  yatınmlanna hız verilmesi gerekirken, neden nükleer santral yatırımlarına yönelinerek,  Türkiye'nin altına dinamit yerleştirilmeye çalışılmaktadır?  4-Milletlerarası anlaşmalarda, Anayasaya aykırılık iddiasıyla dava açılamayacağı  nedeniyle, bu kadar önemli bir konuda ülkeler arası bir hukuki boşluk yaratılmış  olmayacak mıdır? Bu yaratılan hukuksuzluğun sorumlusu kim olacaktır?  5-Rusya'dan sonra başka hangi ülkelere santral kurma sözü verilmesi  düşünülmektedir?  6-Yapılacak olan "devletten devlete anlaşma" yöntemi ile Özel sektörün girişimleri ve  rekabet ortamı engellenmiş olmayacak mıdır?  M.Rıza YALÇINKAYA  CHP Bartın Milletvekili  - 3 3 9 -
Sayfa 146 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  20.- Bartın Milletvekili Muhammet Rıza Yalçınkaya 'nın, nükleer santral kurulmasına ilişkin so­ rusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız 'ın cevabı (7/12282)  TÜRKİYE BÜYÜK MÎLLET MECLÎSİ BAŞKANLIĞI'NA  Aşağıdaki sorularımın, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Sayın Taner YILDIZ  tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını dilerim. /*\ j  Ülkemizde 1960 yılından beri bir türlü sonuçlandırılamayan Nükleer Santral ihalesi ile  ilgili, yeni bir yola çıkıldığım ve nükleer santrallerin "devletten devlete anlaşma" yöntemiyle  yapılacağını basından öğreniyoruz.  En son; Mersin Akkuyu da kurulması planlanan ve 2008 yılında ihalesi yapılan ilk  nükleer santral işi için, yerli ve yabancı olmak üzere toplam 13 firma şartname almış,  şartnamedeki belirsizlikler nedeniyle ihaleye 6 zarf ulaşmış, bunlardan S adedinden teşekkür  mektubu çıkmış, ihaleye tek teklif veren firma ise Jsc Atomstroyexport/Rusya, Jsc Inter Rao  Ues/Rusya ve Park Teknik Elektrik Madencilik Turizm Sanayi ve Ticaret A.Ş/Türkiye Ortak  Girişimi olmuştur. Fakat yapılan- bu ihalede; Danıştay'ın, nükleer santral ihalesi  yönetmeliğinin bazı maddeleri için vermiş olduğu yürütmeyi durdurma kararının ardından  iptal edilmiştir.  Bu nedenlerle;  1-Nükleer santraller güvenlik, maliyet ve verimlilik açısından çok sayıda soruya cevap  verememektedir. Nükleer santral kurulması konusunda, Türkiye'nin hazırlıklı olduğunu  düşünüyor musunuz? "Devletten devlete anlaşma" yöntemiyle kurulması düşünülen santralle  ilgili birçok belirsizliklerin yaşanmayacağı garanti edilebilir mi? Yapılacak olan anlaşmanın  kabul edilebilir, tutarlı ve güvenli bir anlaşma olabileceğini düşünüyor musunuz?  2-Nükleer santrallerin maliyet hesabında; kullanılacak olan teknoloji, santralin kurulu  gücü, kamulaştırma, yakıt temini, finansman koşullan, elektriğin satın alınma koşullan gibi  birçok parametre etkili olduğuna göre, yapılacak anlaşma yöntemi ülkemizi her koşulda  Rusya ya bağımlı hale getirmeyecek midir?  3-Türkiye, Rusya tarafından kurulacak olan nükleer santralin yaratacağı tehlikeler  nedeniyle, devamlı tehdit altında olmayacak mıdır? Kurulumu yıllar süren, ömürleri kısa,  maliyetleri milyar dolarları bulan ve dünya ülkelerinin artık terk ettiği, nükleer santral  yatınmlannda, bu kadar aceleci ve inatçı olmanın gerekçeleri nelerdir? "Devletten devlete  anlaşma" yöntemi neden yenilenebilir enerji kaynaklan için düşünülmemektedir? Bu  yatınmlara neden öncelik verilmemektedir? Türkiye de özellikle rüzgar ve güneş enerjisi  yatınmlanna hız verilmesi gerekirken, neden nükleer santral yatırımlarına yönelinerek,  Türkiye'nin altına dinamit yerleştirilmeye çalışılmaktadır?  4-Milletlerarası anlaşmalarda, Anayasaya aykırılık iddiasıyla dava açılamayacağı  nedeniyle, bu kadar önemli bir konuda ülkeler arası bir hukuki boşluk yaratılmış  olmayacak mıdır? Bu yaratılan hukuksuzluğun sorumlusu kim olacaktır?  5-Rusya'dan sonra başka hangi ülkelere santral kurma sözü verilmesi  düşünülmektedir?  6-Yapılacak olan "devletten devlete anlaşma" yöntemi ile Özel sektörün girişimleri ve  rekabet ortamı engellenmiş olmayacak mıdır?  M.Rıza YALÇINKAYA  CHP Bartın Milletvekili  - 3 3 9 - TBMM B: 70 9 . 3 . 2010  T.C.  ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANLIĞI  Strateji Geliştirme Başkanlığı  Sayı :B.15.0.SGB.02.610- 2̂ 3  Konu :Yazılı Soru önergesi  03 MART 2010  002387  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi: T.B.M.M, Başkanlığının 08.02.2010 tarih ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-19543 sayüı yazısı.  Bartın Milletvekili Sayın M. Rıza YALÇINKAYA'nın, tarafıma tevcih ettiği 7/12282 esas nolu yazalı soru  önergesi, T.B.M.M. İç Tüzüğünün 99 uncu maddesi gereği, Türkiye Atom Enerjisi Kurumundan alman  yazılı bilgiler doğrultusunda aşağıda cevaplandırılmaktadır.  Bilgilerinize arz ederim.  Ülkemizde 1960 yılından beri bir türlü sonuçlandınlamayan Nükleer Santral ihalesi ile ilgili, yeni bir  yola çıkıldığım ve nükleer santrallann "devletten devlete anlaşma" yöntemiyle yapılacağını basından  öğreniyoruz. En son; Mersin Akkuyu da kurulması planlanan ve 2008 yılında ihalesi yapılan ilk nükleer  santral işi için, yerli ve yabancı olmak üzere toplam 13 firma şartname almış, şartnamedeki belirsizlikler  nedeniyle ihaleye 6 zarf ulaşmış, bunlardan 5 adedinden teşekkür mektubu çıkmış, ihaleye tek teklif  veren firma ise Jsc Atomstroyexport/Rusya, Jsc tnter Rao Ues/Rusya ve Park Teknik Elektrik  Madencilik Turizm Sanayi ve Ticaret A.Ş/Türkiye Ortak Girişimi olmuştur. Fakat yapılan bu ihalede;  Danıştay'ın, nükleer santral ihalesi yönetmeliğinin bazı maddeleri için vermiş olduğu yürütmeyi  durdurma kararının ardından iptal edilmiştir.  Bu nedenlerle;  -Nükleer »antndlar güvenlik, maliyet ve verimlilik açısından çok sayıda soruya cevap  verememektedir. Nükleer santral kurulması konusunda, Türkiye'nin hazırlıklı olduğunu  düşünüyor musunuz? "Devletten devlete anlaşma" yöntemiyle kurulması düşünülen santralin  ilgili birçok belirsizliklerin yaşanmayacağı garanti edilebilir mi? Yapılacak olan anlaşmanın  kabul edilebilir, tutarlı ve güvenli bir anlaşma olabileceğini düşünüyor musunuz?  EKLER :  EK-1 önerge Cevabı Bakan  BARTIN MİLLETVEKİLİ SAYIN M. RIZA YALÇINKAYA'NIN  YAZILI SORU ÖNERGESİ VE CEVAPLARI  (7/12282)  Sorular 1-6:  - 3 4 0 -
Sayfa 147 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2010  T.C.  ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANLIĞI  Strateji Geliştirme Başkanlığı  Sayı :B.15.0.SGB.02.610- 2̂ 3  Konu :Yazılı Soru önergesi  03 MART 2010  002387  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi: T.B.M.M, Başkanlığının 08.02.2010 tarih ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-19543 sayüı yazısı.  Bartın Milletvekili Sayın M. Rıza YALÇINKAYA'nın, tarafıma tevcih ettiği 7/12282 esas nolu yazalı soru  önergesi, T.B.M.M. İç Tüzüğünün 99 uncu maddesi gereği, Türkiye Atom Enerjisi Kurumundan alman  yazılı bilgiler doğrultusunda aşağıda cevaplandırılmaktadır.  Bilgilerinize arz ederim.  Ülkemizde 1960 yılından beri bir türlü sonuçlandınlamayan Nükleer Santral ihalesi ile ilgili, yeni bir  yola çıkıldığım ve nükleer santrallann "devletten devlete anlaşma" yöntemiyle yapılacağını basından  öğreniyoruz. En son; Mersin Akkuyu da kurulması planlanan ve 2008 yılında ihalesi yapılan ilk nükleer  santral işi için, yerli ve yabancı olmak üzere toplam 13 firma şartname almış, şartnamedeki belirsizlikler  nedeniyle ihaleye 6 zarf ulaşmış, bunlardan 5 adedinden teşekkür mektubu çıkmış, ihaleye tek teklif  veren firma ise Jsc Atomstroyexport/Rusya, Jsc tnter Rao Ues/Rusya ve Park Teknik Elektrik  Madencilik Turizm Sanayi ve Ticaret A.Ş/Türkiye Ortak Girişimi olmuştur. Fakat yapılan bu ihalede;  Danıştay'ın, nükleer santral ihalesi yönetmeliğinin bazı maddeleri için vermiş olduğu yürütmeyi  durdurma kararının ardından iptal edilmiştir.  Bu nedenlerle;  -Nükleer »antndlar güvenlik, maliyet ve verimlilik açısından çok sayıda soruya cevap  verememektedir. Nükleer santral kurulması konusunda, Türkiye'nin hazırlıklı olduğunu  düşünüyor musunuz? "Devletten devlete anlaşma" yöntemiyle kurulması düşünülen santralin  ilgili birçok belirsizliklerin yaşanmayacağı garanti edilebilir mi? Yapılacak olan anlaşmanın  kabul edilebilir, tutarlı ve güvenli bir anlaşma olabileceğini düşünüyor musunuz?  EKLER :  EK-1 önerge Cevabı Bakan  BARTIN MİLLETVEKİLİ SAYIN M. RIZA YALÇINKAYA'NIN  YAZILI SORU ÖNERGESİ VE CEVAPLARI  (7/12282)  Sorular 1-6:  - 3 4 0 - TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  -Nükleer santrallann maliyet hesabında; kullanılacak olan teknoloji, santralin kurulu gücü,  kamulaştırma, yakıt temini, finansman koşullan, elektriğin satın alınma koşullan gibi birçok  parametre etkili olduğuna göre, yapılacak anlaşma yöntemi ülkemizi her koşulda Rusya ya  bağımlı hale getirmeyecek midir?  -Türkiye, Rusya tarafından kurulacak olan nükleer santralın yaratacağı tehlikeler nedeniyle,  devamlı tehdit altında olmayacak mıdır? Kurulumu yıllar süren, ömürleri kısa, maliyetleri milyar  dolanan bulan ve dünya ülkelerinin artık terk ettiği, nükleer santral yatırımlarında, bu kadar  aceleci ve inatçı olmanın gerekçeleri nelerdir? "Devletten devlete anlaşma" yöntemi neden  yenilenebilir enerji kaynaklan için düşünülmemektedir? Bu yatırımlara neden öncelik  verilmemektedir? Türkiye de özellikle rüzgar ve güneş enerjisi yatınmlarına hız verilmesi  gerekirken, neden nükleer santral yatırımlarına yönelinerek, Türkiye'nin altına dinamit  yerleştirilmeye çalışılmaktadır?  -Milletlerarası anlaşmalarda, Anayasaya aylardık iddiasıyla dava açılamayacağı nedeniyle, bu  kadar önemli bir konuda ülkeler arası bir hukuki boşluk yaratılmış olmayacak mıdır? Bu  yaratılan hukuksuzluğun sorumlusu kim olacaktır?  -Rusya'dan sonra başka hangi ülkelere santral kurma sözü verilmesi düşünülmektedir?  -Yapılacak olan "devletten devlete anlaşma" yöntemi ile özel sektörün girişimleri ve rekabet  ortamı engellenmiş olmayacak mıdır?  Cevaplar 1-6;  Bakanlığımızca, enerji arz güvenliğimizin sağlanması ve enerji talebimizin karşılanması amacıyla; son  yıllarda enerji piyasamızın rekabete dayalı ve şeffaf bir piyasa anlayışı çerçevesinde yeniden  yapılandırılması, enerji kaynaklarımızın çeşitliliğinin artırılması yerli ve yenilenebilir kaynak  potansiyelimizin tespit edilmesi ve azami Ölçüde kullanılması, nükleer enerjinin elektrik üretim  kompozisyonuna dahil edilmesi, yeni enerji teknolojilerinden yararlanılmasına yönelik yasal ve teknik  çalışmalar yoğunlaştırılmıştır. Söz konusu çalışmalar ile ülkemizin dışa bağımlılığının ve ithalattan  kaynaklanan giderlerin azaltılması hedeflenmiştir. Bunun yanı sıra Yüksek Planlama Kurulunun  18.05.2009 tarih ve 2009/11 sayılı kararı ile kabul edilen "Elektrik Enerjisi Piyasası ve Arz Güvenliği  Stratejisi Belgesi"nde, 2023 yılında yenilenebilir kaynaklarının elektrik enerjisi üretimi içerisindeki  payının en az %30 seviyesinde olması, rüzgar enerjisi kurulu gücünün 20.000 MW olması, elektrik  enerjisi üretimi için uygun olduğu bu aşamada belirlenmiş olan 600 MWMık jeotermal potansiyelimizin  tamamının işletmeye girmesi, elektrik üretimindeki doğalgazın payının %30'un altına düşürülmesi ve  2020 yılına kadar nükleer santrallann elektrik enerjisi üretimi içerisindeki payının en az %5 seviyesine  ulaşması hedeflenmektedir.  Nükleer enerji üretimine yönelik tesisler, ülkemizde nükleer teknoloji alt yapısının gelişmesine katkı  sağlayacaktır. Nükleer güç santrallannm maliyetinin hesaplanmasında, kullanılacak olan teknoloji,  santralın kurulu gücü, kurulacak bölgenin fiziki ve jeolojik koşullan, lisanslama faaliyetleri,  kamulaştırma, yakıt temini, finansman koşullan, nükleer santrallara uluslararası talep yoğunluğu,  uygulanacak olan model ve üretilen elektriğin satın alınma koşullan gibi birçok faktör önemli rol  oynamaktadır. Tüm bu parametreler ülkeden ülkeye değişiklik göstereceği gibi yöreden yöreye de  değişiklik gösterebilmektedir. Önergede söz edilen nükleer santrallann güvenlik, maliyet ve verimlilik  açısından çok sayıda soruya cevap veremediği iddialarına Bakanlığımızca kaühnmamaktadır. Modern  nükleer santrallann ömürleri 40 ile 60 yıl arasındadır. Aynca düşük işletme ve bakım maliyetleri  nedeniyle nükleer enerji santrallan kısa sürede ilk yatırım maliyetlerim karşılayabilmektedirler. Halen  Dünyada (436) adet nükleer reaktör işletmede olup 14 ülkede ise (56) reaktör inşa halindedir. Üretimde  olan nükleer santrallar dünya elektrik talebinin yaklaşık %16'sını karşılamaktadır. Gelişmiş ve  gelişmekte olan ülkeler tarafından son yıllarda yeni santral siparişleri verildiği ve inşaatlarına başlandığı  gözlenmektedir.  Ülkemiz nükleer teknoloji geliştirme ve enerji üretmeye yönelik hedeflerine ancak kararlı bir nükleer  program dahilinde, ulusal endüstrimiz ve insan gücümüz ile ulaşabilecektir. Bu bağlamda, Türkiye  Atom Enerjisi Kurumu, nükleer teknolojilerin ülke menfaatine kullanılmasına yönelik gerekli  çalışmalarda öncülük etmeye devam etmekte ve Bakanlığımızca da her türlü katkı sağlanmaktadır. Bu  çerçevede nükleer santral kurulmasına yönelik olarak, Rusya Federasyonu ile görüşmelere başlanmıştır.  - 3 4 1 -
Sayfa 148 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  -Nükleer santrallann maliyet hesabında; kullanılacak olan teknoloji, santralin kurulu gücü,  kamulaştırma, yakıt temini, finansman koşullan, elektriğin satın alınma koşullan gibi birçok  parametre etkili olduğuna göre, yapılacak anlaşma yöntemi ülkemizi her koşulda Rusya ya  bağımlı hale getirmeyecek midir?  -Türkiye, Rusya tarafından kurulacak olan nükleer santralın yaratacağı tehlikeler nedeniyle,  devamlı tehdit altında olmayacak mıdır? Kurulumu yıllar süren, ömürleri kısa, maliyetleri milyar  dolanan bulan ve dünya ülkelerinin artık terk ettiği, nükleer santral yatırımlarında, bu kadar  aceleci ve inatçı olmanın gerekçeleri nelerdir? "Devletten devlete anlaşma" yöntemi neden  yenilenebilir enerji kaynaklan için düşünülmemektedir? Bu yatırımlara neden öncelik  verilmemektedir? Türkiye de özellikle rüzgar ve güneş enerjisi yatınmlarına hız verilmesi  gerekirken, neden nükleer santral yatırımlarına yönelinerek, Türkiye'nin altına dinamit  yerleştirilmeye çalışılmaktadır?  -Milletlerarası anlaşmalarda, Anayasaya aylardık iddiasıyla dava açılamayacağı nedeniyle, bu  kadar önemli bir konuda ülkeler arası bir hukuki boşluk yaratılmış olmayacak mıdır? Bu  yaratılan hukuksuzluğun sorumlusu kim olacaktır?  -Rusya'dan sonra başka hangi ülkelere santral kurma sözü verilmesi düşünülmektedir?  -Yapılacak olan "devletten devlete anlaşma" yöntemi ile özel sektörün girişimleri ve rekabet  ortamı engellenmiş olmayacak mıdır?  Cevaplar 1-6;  Bakanlığımızca, enerji arz güvenliğimizin sağlanması ve enerji talebimizin karşılanması amacıyla; son  yıllarda enerji piyasamızın rekabete dayalı ve şeffaf bir piyasa anlayışı çerçevesinde yeniden  yapılandırılması, enerji kaynaklarımızın çeşitliliğinin artırılması yerli ve yenilenebilir kaynak  potansiyelimizin tespit edilmesi ve azami Ölçüde kullanılması, nükleer enerjinin elektrik üretim  kompozisyonuna dahil edilmesi, yeni enerji teknolojilerinden yararlanılmasına yönelik yasal ve teknik  çalışmalar yoğunlaştırılmıştır. Söz konusu çalışmalar ile ülkemizin dışa bağımlılığının ve ithalattan  kaynaklanan giderlerin azaltılması hedeflenmiştir. Bunun yanı sıra Yüksek Planlama Kurulunun  18.05.2009 tarih ve 2009/11 sayılı kararı ile kabul edilen "Elektrik Enerjisi Piyasası ve Arz Güvenliği  Stratejisi Belgesi"nde, 2023 yılında yenilenebilir kaynaklarının elektrik enerjisi üretimi içerisindeki  payının en az %30 seviyesinde olması, rüzgar enerjisi kurulu gücünün 20.000 MW olması, elektrik  enerjisi üretimi için uygun olduğu bu aşamada belirlenmiş olan 600 MWMık jeotermal potansiyelimizin  tamamının işletmeye girmesi, elektrik üretimindeki doğalgazın payının %30'un altına düşürülmesi ve  2020 yılına kadar nükleer santrallann elektrik enerjisi üretimi içerisindeki payının en az %5 seviyesine  ulaşması hedeflenmektedir.  Nükleer enerji üretimine yönelik tesisler, ülkemizde nükleer teknoloji alt yapısının gelişmesine katkı  sağlayacaktır. Nükleer güç santrallannm maliyetinin hesaplanmasında, kullanılacak olan teknoloji,  santralın kurulu gücü, kurulacak bölgenin fiziki ve jeolojik koşullan, lisanslama faaliyetleri,  kamulaştırma, yakıt temini, finansman koşullan, nükleer santrallara uluslararası talep yoğunluğu,  uygulanacak olan model ve üretilen elektriğin satın alınma koşullan gibi birçok faktör önemli rol  oynamaktadır. Tüm bu parametreler ülkeden ülkeye değişiklik göstereceği gibi yöreden yöreye de  değişiklik gösterebilmektedir. Önergede söz edilen nükleer santrallann güvenlik, maliyet ve verimlilik  açısından çok sayıda soruya cevap veremediği iddialarına Bakanlığımızca kaühnmamaktadır. Modern  nükleer santrallann ömürleri 40 ile 60 yıl arasındadır. Aynca düşük işletme ve bakım maliyetleri  nedeniyle nükleer enerji santrallan kısa sürede ilk yatırım maliyetlerim karşılayabilmektedirler. Halen  Dünyada (436) adet nükleer reaktör işletmede olup 14 ülkede ise (56) reaktör inşa halindedir. Üretimde  olan nükleer santrallar dünya elektrik talebinin yaklaşık %16'sını karşılamaktadır. Gelişmiş ve  gelişmekte olan ülkeler tarafından son yıllarda yeni santral siparişleri verildiği ve inşaatlarına başlandığı  gözlenmektedir.  Ülkemiz nükleer teknoloji geliştirme ve enerji üretmeye yönelik hedeflerine ancak kararlı bir nükleer  program dahilinde, ulusal endüstrimiz ve insan gücümüz ile ulaşabilecektir. Bu bağlamda, Türkiye  Atom Enerjisi Kurumu, nükleer teknolojilerin ülke menfaatine kullanılmasına yönelik gerekli  çalışmalarda öncülük etmeye devam etmekte ve Bakanlığımızca da her türlü katkı sağlanmaktadır. Bu  çerçevede nükleer santral kurulmasına yönelik olarak, Rusya Federasyonu ile görüşmelere başlanmıştır.  - 3 4 1 - TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  Aşağıdaki sorumun Kültür ve Turizm Bakanı Sayın Ertuğrul C.ÜNAY tarafından yazılı  olarak yanıtlanmasını arz ederim.  Kapatılan Tekel İzmir Sigara Fabrikasının İzmir Alsancak' ta bulunan kampus alanı  Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 07 Şubat 2008 tarihinde İzmir Ticaret Odası,  İzmir Ekonomi Üniversitesi ve Arkas Firması tarafından kurulan şirkete, sanat, kültür,  turizm ve sosyal yaşam alanı olarak kullanılmak üzere devredilmişti. 20 Ocak 2010  tarihli Milliyet Gazetesinde "Alsancak'a Dev Kültür Meydanı" başlıklı haberden bu  kampüse 'İ/mir Reji Kültür ve Sanat Merkezi' adının verileceği ve projenin adının 'Reji  Projesi' olacağı anlaşılmaktadır. Reji Sözcüğü Türk ulusu için son derece üzüntülü bir  dönemi vc olayları çağrıştıran bir anlamla yüklüdür. 27 Mayıs 1883'de Osmanlı'dan  alacaklı olan yabancılarca kurulan Reji Şirketi, oluşturduğu "Kolcu" birlikleri ile tütün  kaçakçılığını önlemek bahanesiyle halka her türlü işkenceler yapması ve faaliyette  bulunduğu dönemde 50.000 in üzerinde insanımızı öldürmesi ile anılan bir kuruluştur.  O kadar ki Reji İdaresi'nin zulmü bir çok türküye konu olmuş olup, örneğin;  "Çökertme" türküsü Reji İdaresi'nin Türk insanı için ne anlama geldiğini çok açık  olarak ortaya koymaktadır. Silahlı kolcu birlikleri ile Devlet içinde devlet gibi hareket  eden Reji İdaresi Büyük Atatürk tarafından 4 Mart 1925 tarihinde ortadan kaldırılmış,  yerine TEKEL İdaresi kurulmuştur. Atatürk, rejinin kaldırılmasından söz ettiği bir  TBMM konuşmasında "reji şirketi yerine devlet elinde tütün inhisarına karar verilmesi,  kaçakçılığa karşı özel polis kuvvetleri kurmak gibi bir kabusun vatandaşın üzerinden  kaldırılması" anlamına geldiğini belirtmişdir. Sorum şudur:  S : lTürk Ulusu için adı çok üzücü, çok ürkütücü çağrışımlara neden olan REJİ adının  İzmir'imizin güzide bir semtinde kurulacak bir kampüse verilmesini doğru buluyor  musunuz? Doğru bulmuyor iseniz bu kampüse REJİ adının verilmemi  onaylamadığınızı ilgili şirkete bildirerek değiştirmesini istediniz mi, istemedi iseniz  istemeyi düşünüyor musunuz?  - 3 4 2 - 21.- Muğla Milletvekili Gürol Ergin 'in, İzmir 'e kurulacak bir sanat ve kültür merkezinin adına  ilişkin sorusu ve Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay'ın cevabı (7/12302)  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞIMA 25.01.2010
Sayfa 149 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  Aşağıdaki sorumun Kültür ve Turizm Bakanı Sayın Ertuğrul C.ÜNAY tarafından yazılı  olarak yanıtlanmasını arz ederim.  Kapatılan Tekel İzmir Sigara Fabrikasının İzmir Alsancak' ta bulunan kampus alanı  Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 07 Şubat 2008 tarihinde İzmir Ticaret Odası,  İzmir Ekonomi Üniversitesi ve Arkas Firması tarafından kurulan şirkete, sanat, kültür,  turizm ve sosyal yaşam alanı olarak kullanılmak üzere devredilmişti. 20 Ocak 2010  tarihli Milliyet Gazetesinde "Alsancak'a Dev Kültür Meydanı" başlıklı haberden bu  kampüse 'İ/mir Reji Kültür ve Sanat Merkezi' adının verileceği ve projenin adının 'Reji  Projesi' olacağı anlaşılmaktadır. Reji Sözcüğü Türk ulusu için son derece üzüntülü bir  dönemi vc olayları çağrıştıran bir anlamla yüklüdür. 27 Mayıs 1883'de Osmanlı'dan  alacaklı olan yabancılarca kurulan Reji Şirketi, oluşturduğu "Kolcu" birlikleri ile tütün  kaçakçılığını önlemek bahanesiyle halka her türlü işkenceler yapması ve faaliyette  bulunduğu dönemde 50.000 in üzerinde insanımızı öldürmesi ile anılan bir kuruluştur.  O kadar ki Reji İdaresi'nin zulmü bir çok türküye konu olmuş olup, örneğin;  "Çökertme" türküsü Reji İdaresi'nin Türk insanı için ne anlama geldiğini çok açık  olarak ortaya koymaktadır. Silahlı kolcu birlikleri ile Devlet içinde devlet gibi hareket  eden Reji İdaresi Büyük Atatürk tarafından 4 Mart 1925 tarihinde ortadan kaldırılmış,  yerine TEKEL İdaresi kurulmuştur. Atatürk, rejinin kaldırılmasından söz ettiği bir  TBMM konuşmasında "reji şirketi yerine devlet elinde tütün inhisarına karar verilmesi,  kaçakçılığa karşı özel polis kuvvetleri kurmak gibi bir kabusun vatandaşın üzerinden  kaldırılması" anlamına geldiğini belirtmişdir. Sorum şudur:  S : lTürk Ulusu için adı çok üzücü, çok ürkütücü çağrışımlara neden olan REJİ adının  İzmir'imizin güzide bir semtinde kurulacak bir kampüse verilmesini doğru buluyor  musunuz? Doğru bulmuyor iseniz bu kampüse REJİ adının verilmemi  onaylamadığınızı ilgili şirkete bildirerek değiştirmesini istediniz mi, istemedi iseniz  istemeyi düşünüyor musunuz?  - 3 4 2 - 21.- Muğla Milletvekili Gürol Ergin 'in, İzmir 'e kurulacak bir sanat ve kültür merkezinin adına  ilişkin sorusu ve Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay'ın cevabı (7/12302)  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞIMA 25.01.2010  TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi: TBMM Başkanlığı Kanunlar ve Kararlar Dairesi Başkanlığının 08/02/2010 tarihli ve  A.Ol.O.GNS.0.10.00.02-19543 sayılı yazısı.  Muğla Milletvekili Prof. Dr. Gürol ERGİN'in 7/12302 Esas No'lu soru  önergesinin cevabı ekte sunulmaktadır.  Bilgilerini arz ederim.  Bakan  EK: Cevap  - 3 4 3 - T.C.  KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI  Strateji Geliştirme Başkanlığı  Sayı :B.16.0.SGB.0.10.01.00/610-466G(? C?3/2010  Konu: Soru Önergesi
Sayfa 150 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi: TBMM Başkanlığı Kanunlar ve Kararlar Dairesi Başkanlığının 08/02/2010 tarihli ve  A.Ol.O.GNS.0.10.00.02-19543 sayılı yazısı.  Muğla Milletvekili Prof. Dr. Gürol ERGİN'in 7/12302 Esas No'lu soru  önergesinin cevabı ekte sunulmaktadır.  Bilgilerini arz ederim.  Bakan  EK: Cevap  - 3 4 3 - T.C.  KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI  Strateji Geliştirme Başkanlığı  Sayı :B.16.0.SGB.0.10.01.00/610-466G(? C?3/2010  Konu: Soru Önergesi  TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  MUĞLA MİLLETVEKİLİ PROF. DR. GÜROL ERGİNİN 7/12302 ESASNO'LU  YAZLI SORU ÖNERGESİNE BAKANLIĞIMIZCA HAZIRLANAN CEVAP  Kapatılan Tekel İzmir Sigara Fabrikasının İzmir Alsancak'ta bulunan kampus alanı  Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 07 Şubat 2008 tarihinde İzmir Ticaret Odası, İzmir  Ekonomi Üniversitesi ve Arkas Firması tarafından kurulan şirkete, sanat, kültür, turizm ve  sosyal yaşam alanı olarak kullanılmak üzere devredilmişti. 20 Ocak 2010 tarihli Milliyet  Gazetesi'nde "Alsancak'a Dev Kültür Meydanı" başlıklı haberden bu kampüse "İzmir Reji  Kültür ve Sanat Merkezi" adının verileceği ve projenin adının "Reji Projesi" olacağı  anlaşılmaktadır. Reji sözcüğü Türk ulusu için son derece üzüntülü bir dönemi ve olayları  çağrıştıran bir anlamla yüklüdür. 27 Mayıs 1883'de Osmanlı'dan alacaklı olan yabancılarca  kurulan Reji Şirketi, oluşturduğu "Kolcu" birlikleri ile tütün kaçakçılığını önlemek  bahanesiyle halka her hürlü işkenceler yapması ve faaliyette bulunduğu,dönemde 50.000'in  üzerinde insanımızı öldürmesi ile anılan bir kuruluştur. O kadar kiReji Idaresi'nin zulmü bir  çok türküye konu olmuş olup örneğin; "Çökertme" türküsü Reji İdaresı'nin Türk insanı için  ne anlama geldiğini çok açık olarak ortaya koymaktadır. Silahlı kolcu birlikleri ile Devlet  içinde devlet gibi hareket eden Reji İdaresi Büyük Atatürk tarafından 04 Mart 1925 tarihinde  ortadan kaldırılmış, yerine TEKEL İdaresi kurulmuştur. Atatürk, rejinin kaldırılmasından  söz ettiği bir TBMM konuşmasında "reji şirketi yerine devlet elinde tütün inhisarına karar  verilmesi, kaçakçılığa karşı özel polis kuvvetleri kurmak gibi bir kabusun vatandaşın  üzerinden kaldırılması" anlamına geldiğini belirtmiştir. Sorum şudur:  SORU : Türk Ulusu için adı çok üzücü, çok ürkütücü çağrışımlara neden olan REJİ  adının İzmir'imizin güzide bir semtinde kurulacak bir kampüse verilmesini doğru buluyor  musunuz? Doğru bulmuyor iseniz bu kampüse REJİ adının verilmesini onaylamadığınızı  ilgili şirkete bildirerek değiştirmesini istediniz mi, istemedi iseniz istemeyi düşünüyor  musunuz?  CEVAP : İzmir ili, Alsancak Mahallesi, Atatürk Caddesi 282 pafta, 1125 ada, 1 ve 2  no'lu parsellerde bulunan Eski Tekel Fabrika Binası ve arazisi Başbakanlık Özelleştirme  İdaresi Başkanlığı Özelleştirme Yüksek Kurulunun 22/06/2007 tarihli ve 2007/46 no'lu kararı  ile Bakanlığımız Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğüne 5225 sayılı Kültür  Yatırımları ve Girişimlerini Teşvik Kanunu kapsamında kültürel amaçlı hizmetlerde (müze,  sergi alanları, toplantı salonları, sanat atölyeleri, kütüphane, arşiv, dokümantasyon merkezi,  heykel parkı, açık hava sineması, yeme-içme üniteleri, kafeterya, satış birimleri vb.)  kullanılmak üzere tahsis edilmiştir.  - 3 4 4 -
Sayfa 151 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  MUĞLA MİLLETVEKİLİ PROF. DR. GÜROL ERGİNİN 7/12302 ESASNO'LU  YAZLI SORU ÖNERGESİNE BAKANLIĞIMIZCA HAZIRLANAN CEVAP  Kapatılan Tekel İzmir Sigara Fabrikasının İzmir Alsancak'ta bulunan kampus alanı  Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 07 Şubat 2008 tarihinde İzmir Ticaret Odası, İzmir  Ekonomi Üniversitesi ve Arkas Firması tarafından kurulan şirkete, sanat, kültür, turizm ve  sosyal yaşam alanı olarak kullanılmak üzere devredilmişti. 20 Ocak 2010 tarihli Milliyet  Gazetesi'nde "Alsancak'a Dev Kültür Meydanı" başlıklı haberden bu kampüse "İzmir Reji  Kültür ve Sanat Merkezi" adının verileceği ve projenin adının "Reji Projesi" olacağı  anlaşılmaktadır. Reji sözcüğü Türk ulusu için son derece üzüntülü bir dönemi ve olayları  çağrıştıran bir anlamla yüklüdür. 27 Mayıs 1883'de Osmanlı'dan alacaklı olan yabancılarca  kurulan Reji Şirketi, oluşturduğu "Kolcu" birlikleri ile tütün kaçakçılığını önlemek  bahanesiyle halka her hürlü işkenceler yapması ve faaliyette bulunduğu,dönemde 50.000'in  üzerinde insanımızı öldürmesi ile anılan bir kuruluştur. O kadar kiReji Idaresi'nin zulmü bir  çok türküye konu olmuş olup örneğin; "Çökertme" türküsü Reji İdaresı'nin Türk insanı için  ne anlama geldiğini çok açık olarak ortaya koymaktadır. Silahlı kolcu birlikleri ile Devlet  içinde devlet gibi hareket eden Reji İdaresi Büyük Atatürk tarafından 04 Mart 1925 tarihinde  ortadan kaldırılmış, yerine TEKEL İdaresi kurulmuştur. Atatürk, rejinin kaldırılmasından  söz ettiği bir TBMM konuşmasında "reji şirketi yerine devlet elinde tütün inhisarına karar  verilmesi, kaçakçılığa karşı özel polis kuvvetleri kurmak gibi bir kabusun vatandaşın  üzerinden kaldırılması" anlamına geldiğini belirtmiştir. Sorum şudur:  SORU : Türk Ulusu için adı çok üzücü, çok ürkütücü çağrışımlara neden olan REJİ  adının İzmir'imizin güzide bir semtinde kurulacak bir kampüse verilmesini doğru buluyor  musunuz? Doğru bulmuyor iseniz bu kampüse REJİ adının verilmesini onaylamadığınızı  ilgili şirkete bildirerek değiştirmesini istediniz mi, istemedi iseniz istemeyi düşünüyor  musunuz?  CEVAP : İzmir ili, Alsancak Mahallesi, Atatürk Caddesi 282 pafta, 1125 ada, 1 ve 2  no'lu parsellerde bulunan Eski Tekel Fabrika Binası ve arazisi Başbakanlık Özelleştirme  İdaresi Başkanlığı Özelleştirme Yüksek Kurulunun 22/06/2007 tarihli ve 2007/46 no'lu kararı  ile Bakanlığımız Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğüne 5225 sayılı Kültür  Yatırımları ve Girişimlerini Teşvik Kanunu kapsamında kültürel amaçlı hizmetlerde (müze,  sergi alanları, toplantı salonları, sanat atölyeleri, kütüphane, arşiv, dokümantasyon merkezi,  heykel parkı, açık hava sineması, yeme-içme üniteleri, kafeterya, satış birimleri vb.)  kullanılmak üzere tahsis edilmiştir.  - 3 4 4 - TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  Söz konusu taşınmazlar için Bakanlığımız İnceleme Komisyonunun 26/02/2008 tarihi i  ve 34214 sayılı karan ile İzmir Sanat Sergi Kongre Yatırım ve İşletme Ticaret A.Ş.'ye ön izin  verilmiştir. Ön izin süresi, anılan taşınmazla ilgili harita, plan, tescil, ifraz, tevhit ve benzeri  işlemlerin yapılması ve kültür yatırımı veya girişimi için proje hazırlanması, bunlann tasdik  işlemlerinin yapılması, yatırım veya girişimin belgelendirilmesi veya 5225 sayılı Kanunun  amacına uygun tüzel kişilik kurulması amacıyla yatınmcıya bedel üzerinden verilen süreyi  tanımlamaktadır. Ön izin süresi içerisinde taşınmazların devri ile ilgili herhangi bir işlem  yapılmamaktadır. Ön izin dönemi yükümlülüklerinin yerine getirilmesini takiben Maliye  Bakanlığı ile yapılan sözleşmenin ardından ilgili yatırımcıya taşınmazların tahsisi  yapılabilecektir.  Ön izin dönemi sonuçlanarak kullandırma dönemine geçilme aşamasında olunan bu  dönemde, yatırımcı tarafından seçilen tesis adının tarihsel kökeni ve anlamına ilişkin  hassasiyetiniz dikkate alınarak, yatırımcıdan tesisin adına ilişkin üç farklı öneriyi  Bakanlığımıza sunması istenecektir. .  22.- Bursa Milletvekili H. Hamit Homriş'in, memur ve emekli maaş artışları ile TOKİödeme­ lerindeki artışlara ilişkin sorusu ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in cevabı (7/12306)  Aşağıdaki sorularımın Maliye Bakanı Sayın Mehmet ŞİMŞEK tarafından yazılı olarak  cevaplandırılmasını arz ederim.  Somlar:  1- 2009 yılı ikinci altı aylık dönemde memur maaş artış oranı ne kadardır?  2- 2010 yılı ilk altı aylık dönemde memur ve emekli maaş artış oranı ne kadar yapılmıştır?  3- Toki tarafından yaptırılarak vatandaşlarımıza taksitle verilen evlerin taksitlerine yüzde kaç  oranın da ne kadar artış yapılmıştır?  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  H.Hamit HOMRİŞ  Bursa Milletvekili  - 3 4 5 -
Sayfa 152 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  Söz konusu taşınmazlar için Bakanlığımız İnceleme Komisyonunun 26/02/2008 tarihi i  ve 34214 sayılı karan ile İzmir Sanat Sergi Kongre Yatırım ve İşletme Ticaret A.Ş.'ye ön izin  verilmiştir. Ön izin süresi, anılan taşınmazla ilgili harita, plan, tescil, ifraz, tevhit ve benzeri  işlemlerin yapılması ve kültür yatırımı veya girişimi için proje hazırlanması, bunlann tasdik  işlemlerinin yapılması, yatırım veya girişimin belgelendirilmesi veya 5225 sayılı Kanunun  amacına uygun tüzel kişilik kurulması amacıyla yatınmcıya bedel üzerinden verilen süreyi  tanımlamaktadır. Ön izin süresi içerisinde taşınmazların devri ile ilgili herhangi bir işlem  yapılmamaktadır. Ön izin dönemi yükümlülüklerinin yerine getirilmesini takiben Maliye  Bakanlığı ile yapılan sözleşmenin ardından ilgili yatırımcıya taşınmazların tahsisi  yapılabilecektir.  Ön izin dönemi sonuçlanarak kullandırma dönemine geçilme aşamasında olunan bu  dönemde, yatırımcı tarafından seçilen tesis adının tarihsel kökeni ve anlamına ilişkin  hassasiyetiniz dikkate alınarak, yatırımcıdan tesisin adına ilişkin üç farklı öneriyi  Bakanlığımıza sunması istenecektir. .  22.- Bursa Milletvekili H. Hamit Homriş'in, memur ve emekli maaş artışları ile TOKİödeme­ lerindeki artışlara ilişkin sorusu ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in cevabı (7/12306)  Aşağıdaki sorularımın Maliye Bakanı Sayın Mehmet ŞİMŞEK tarafından yazılı olarak  cevaplandırılmasını arz ederim.  Somlar:  1- 2009 yılı ikinci altı aylık dönemde memur maaş artış oranı ne kadardır?  2- 2010 yılı ilk altı aylık dönemde memur ve emekli maaş artış oranı ne kadar yapılmıştır?  3- Toki tarafından yaptırılarak vatandaşlarımıza taksitle verilen evlerin taksitlerine yüzde kaç  oranın da ne kadar artış yapılmıştır?  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  H.Hamit HOMRİŞ  Bursa Milletvekili  - 3 4 5 - TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  T.C.  MALİYE BAKANLIĞI  Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü  Sayı :B.07.0.BMK.0.33.610.17/ f i r m ı *  Konu : Yazılı Soru önergesi U J. ö j . 1 0 * 2762  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi : 08/02/2010 tarihli ve A.Ol.O.GNS.0.10.00.02-19419 sayılı yazınız.  İlgi yazı ekinde alınan, Bursa Milletvekili Sayın H. Hamit HOMRİŞ'e ait 7/12306 esas  numaralı yazılı soru önergesinde yer alan hususlar değerlendirilmiştir.  Bilindiği üzere, 2009 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanununun 21 inci maddesi ve  29/6/2009 tarihli ve 2009/15152 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı gereğince 2009 yılı ikinci altı  aylık dönemde kamu görevlilerinin aylık ve ücretlerinde % 4.5 oranında artış yapılmıştır."  2010 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanununun 21 inci maddesine istinaden yürürlüğe  konulan 06/01/2010 tarihli ve 2010/7 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı gereğince 2010 yılı ilk  altı aylık dönemde kamu görevlilerinin aylık ve ücretlerinde % 2.62 oranında artış  sağlanmıştır.  Diğer yandan, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı, taksitli satışlarda uygulanacak faizin  tespitinde kullanmak üzere, Bakanlığımızdan belirli dönemlere ilişkin memur maaşlarındaki  artış oranlarının bildirilmesini talep etmektedir. Bakanlığımızca söz konusu talebe ilişkin  olarak ilgili dönem içinde memur maaşlarında yapılan düzenlemeler ve bu düzenlemeler  sonucu oluşan artış oranlan bildirilmektedir. Bu kapsamda, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı  2009 yılı Temmuz-Aralık döneminde kamu görevlilerine yapılan maaş artış oranının  bildirilmesini talep etmiş ve Bakanlığımız tarafından söz konusu dönemde kamu  görevlilerinin aylık ve Ücretlerinde % 4.5 oranında artış gerçekleştirildiği ilgili idareye  bildirilmiştir.  Yukanda belirtilen hususlar dışında konuyla ilgili olarak Bakanlığımızca herhangi bir  işlem yapılmamakta olup gerek uygulanacak faiz oranının tespiti, gerekse faiz oranının  uygulanması gibi işlemlerin tamamı Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından yürütülmekte  ve sonuçlandırılmaktadır.  Bilgilerini arz ederim.  Maliye Bakanı  - 3 4 6 -
Sayfa 153 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  T.C.  MALİYE BAKANLIĞI  Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü  Sayı :B.07.0.BMK.0.33.610.17/ f i r m ı *  Konu : Yazılı Soru önergesi U J. ö j . 1 0 * 2762  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi : 08/02/2010 tarihli ve A.Ol.O.GNS.0.10.00.02-19419 sayılı yazınız.  İlgi yazı ekinde alınan, Bursa Milletvekili Sayın H. Hamit HOMRİŞ'e ait 7/12306 esas  numaralı yazılı soru önergesinde yer alan hususlar değerlendirilmiştir.  Bilindiği üzere, 2009 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanununun 21 inci maddesi ve  29/6/2009 tarihli ve 2009/15152 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı gereğince 2009 yılı ikinci altı  aylık dönemde kamu görevlilerinin aylık ve ücretlerinde % 4.5 oranında artış yapılmıştır."  2010 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanununun 21 inci maddesine istinaden yürürlüğe  konulan 06/01/2010 tarihli ve 2010/7 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı gereğince 2010 yılı ilk  altı aylık dönemde kamu görevlilerinin aylık ve ücretlerinde % 2.62 oranında artış  sağlanmıştır.  Diğer yandan, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı, taksitli satışlarda uygulanacak faizin  tespitinde kullanmak üzere, Bakanlığımızdan belirli dönemlere ilişkin memur maaşlarındaki  artış oranlarının bildirilmesini talep etmektedir. Bakanlığımızca söz konusu talebe ilişkin  olarak ilgili dönem içinde memur maaşlarında yapılan düzenlemeler ve bu düzenlemeler  sonucu oluşan artış oranlan bildirilmektedir. Bu kapsamda, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı  2009 yılı Temmuz-Aralık döneminde kamu görevlilerine yapılan maaş artış oranının  bildirilmesini talep etmiş ve Bakanlığımız tarafından söz konusu dönemde kamu  görevlilerinin aylık ve Ücretlerinde % 4.5 oranında artış gerçekleştirildiği ilgili idareye  bildirilmiştir.  Yukanda belirtilen hususlar dışında konuyla ilgili olarak Bakanlığımızca herhangi bir  işlem yapılmamakta olup gerek uygulanacak faiz oranının tespiti, gerekse faiz oranının  uygulanması gibi işlemlerin tamamı Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından yürütülmekte  ve sonuçlandırılmaktadır.  Bilgilerini arz ederim.  Maliye Bakanı  - 3 4 6 - TBMM B: 70 9 . 3 . 2010  23.- Sinop Milletvekili Engin Altay 'ın, Orta Karadeniz Kalkınma Projesi 'ne ilişkin Başbakandan  sorusu ve Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz 'ın cevabı (7/12346)  Aşağıdaki sorularımın Başbakan Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN tarafından yazılı olarak  yanıtlanmasını arz ederim.  31 Ekim 2009 tarih ve 27392 sayılı Resmi Gazetede 2009/15498 ile "Güneydoğu Anadolu  Projesi Eylem Planı kapsamındaki İllerde Süt Sığırcılığı Yatırımlarının Desteklenmesine İlişkin Karar"  yayımlanmıştır.  ilgili kararda hayvansal üretimde verimliliğin ve kalitenin artırılması ile bölgesel gelişmişlik  farklarının azaltılmasına yönelik olarak süt sığırcılığı işletmesi yatırımlarının desteklenmesi  amaçlanmıştır.  Ülkemizde hayvancılığın geliştirilmesi ve desteklenmesi için 9 ilde başlatılan bu teşvik sürecine  Doğu Anadolu Projesi kapsamındaki illerimizin de (DAP) kapsam içine alınması için çalışmalar yapıldığı  bilgisi yapılan görüşmelerde anlaşılmıştır.  Sinop, Kastamonu ve Çankırı illerini kapsayan Orta Karadeniz Kalkınma Projesi (OKAP) bölge  halkı için GAP gibi, DAP gibi algılanmış, önceleri büyük umut ve güven kaynağı görülmüş ancak bugüne  kadar beklentileri karşılayacak somut hiçbir proje gerçekleşmemiştir. GAP ve DAP bölgelerine yönelik  Bakanlar Kurulunda alınan Süt Sığırcılığı yatırımlarının desteklenmesi ilişkin kararın OKAP'ı  kapsamaması bölge halkında derin bir üzüntü ve tepkiye yol açmıştır.  1. OKAP hangi amaçla kurulmuştur?  2. Kurulduğu günden bugüne kadar OKAP kapsamındaki Sinop, Çankırı ve Kastamonu  illerinde yapılan projeler ve yatırımların dağılımı nedir? Proje kapsamında ne kadar  istihdam sağlanmıştır?  3. Anayasanın 5 ve 10. maddeleri yürürlükte iken böylesi bir hibe desteğin GAP ve DAP .  kapsamındaki illerle aynı sosyo ekonomik şartlara sahip; hatta daha olumsuz koşulların  yaşandığı Sinop, Kastamonu ve Çankırı illerini kapsayan OKAP bölgesinden  esirgenmesinin gerekçesi nedir?  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Sinop Milletvekili  - 3 4 7 -
Sayfa 154 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2010  23.- Sinop Milletvekili Engin Altay 'ın, Orta Karadeniz Kalkınma Projesi 'ne ilişkin Başbakandan  sorusu ve Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz 'ın cevabı (7/12346)  Aşağıdaki sorularımın Başbakan Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN tarafından yazılı olarak  yanıtlanmasını arz ederim.  31 Ekim 2009 tarih ve 27392 sayılı Resmi Gazetede 2009/15498 ile "Güneydoğu Anadolu  Projesi Eylem Planı kapsamındaki İllerde Süt Sığırcılığı Yatırımlarının Desteklenmesine İlişkin Karar"  yayımlanmıştır.  ilgili kararda hayvansal üretimde verimliliğin ve kalitenin artırılması ile bölgesel gelişmişlik  farklarının azaltılmasına yönelik olarak süt sığırcılığı işletmesi yatırımlarının desteklenmesi  amaçlanmıştır.  Ülkemizde hayvancılığın geliştirilmesi ve desteklenmesi için 9 ilde başlatılan bu teşvik sürecine  Doğu Anadolu Projesi kapsamındaki illerimizin de (DAP) kapsam içine alınması için çalışmalar yapıldığı  bilgisi yapılan görüşmelerde anlaşılmıştır.  Sinop, Kastamonu ve Çankırı illerini kapsayan Orta Karadeniz Kalkınma Projesi (OKAP) bölge  halkı için GAP gibi, DAP gibi algılanmış, önceleri büyük umut ve güven kaynağı görülmüş ancak bugüne  kadar beklentileri karşılayacak somut hiçbir proje gerçekleşmemiştir. GAP ve DAP bölgelerine yönelik  Bakanlar Kurulunda alınan Süt Sığırcılığı yatırımlarının desteklenmesi ilişkin kararın OKAP'ı  kapsamaması bölge halkında derin bir üzüntü ve tepkiye yol açmıştır.  1. OKAP hangi amaçla kurulmuştur?  2. Kurulduğu günden bugüne kadar OKAP kapsamındaki Sinop, Çankırı ve Kastamonu  illerinde yapılan projeler ve yatırımların dağılımı nedir? Proje kapsamında ne kadar  istihdam sağlanmıştır?  3. Anayasanın 5 ve 10. maddeleri yürürlükte iken böylesi bir hibe desteğin GAP ve DAP .  kapsamındaki illerle aynı sosyo ekonomik şartlara sahip; hatta daha olumsuz koşulların  yaşandığı Sinop, Kastamonu ve Çankırı illerini kapsayan OKAP bölgesinden  esirgenmesinin gerekçesi nedir?  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Sinop Milletvekili  - 3 4 7 - TBMM B: 70 9 . 3 . 2010  T.C.  DEVLET BAKANLIĞI  (Sn. Dr. Cevdet YILMAZ)  Sayı :B.02.0.011/O^? ^ S/03/2010  Konu: Yazılı Soru önergesi 7/12346  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi: a) Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığının 11/02/2010 tarihli ve  KAN.KAR.MD.A.Ol.O.GNS.0.10.00.02-7/12346-19782/41613 sayılı yazısı.  b) Başbakanlık Kanunlar ve Kararlar Genel Müdürlüğünün 17 Şubat 2010  tarihli ve B.02.0.KKG.0.12/106-186-12/654 sayılı yazısı.  İlgi (ayda kayıtlı yazıyla Başbakanlığa iletilen, ilgi (b)'de kayıtlı yazıyla  Bakanlığımız koordinatörlüğünde cevaplandırılması talep ediİen Sinop Milletvekili Sayın  Engin ALTAY'ın Sayın Başbakanımıza tevcih ettiği 7/12346 esas sayılı yazılı soru  önergesinde yer alan hususlar ile ilgili bilgiler ekte sunulmaktadır.  Bilgilerinize arz ederim.  Dr. Cevdet YILMAZ  Devlet Bakanı  EKLER:  1) Soru önergesine ilişkin cevap  - 3 4 8 -
Sayfa 155 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2010  T.C.  DEVLET BAKANLIĞI  (Sn. Dr. Cevdet YILMAZ)  Sayı :B.02.0.011/O^? ^ S/03/2010  Konu: Yazılı Soru önergesi 7/12346  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi: a) Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığının 11/02/2010 tarihli ve  KAN.KAR.MD.A.Ol.O.GNS.0.10.00.02-7/12346-19782/41613 sayılı yazısı.  b) Başbakanlık Kanunlar ve Kararlar Genel Müdürlüğünün 17 Şubat 2010  tarihli ve B.02.0.KKG.0.12/106-186-12/654 sayılı yazısı.  İlgi (ayda kayıtlı yazıyla Başbakanlığa iletilen, ilgi (b)'de kayıtlı yazıyla  Bakanlığımız koordinatörlüğünde cevaplandırılması talep ediİen Sinop Milletvekili Sayın  Engin ALTAY'ın Sayın Başbakanımıza tevcih ettiği 7/12346 esas sayılı yazılı soru  önergesinde yer alan hususlar ile ilgili bilgiler ekte sunulmaktadır.  Bilgilerinize arz ederim.  Dr. Cevdet YILMAZ  Devlet Bakanı  EKLER:  1) Soru önergesine ilişkin cevap  - 3 4 8 - TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  T.C.  BAŞBAKANLIK  DEVLET PLANLAMA TEŞKİLATI MÜSTEŞARLIĞI  Bölgesel Gelişme ve Yapısal Uyum Genel Müdürlüğü  SAYİ  KONU  DEVLET BAKANLİĞİNA  (Sn. Dr. Cevdet YILMA/.)  İlgi: 17.02.2010 tarih vc B.02.0.011/0326 sayılı yazınız  İlgide kayıtlı yazı ile Sinop Milletvekili Sayın Engin AI.TAY'ın verdiği 12846 sayılı yazılı  soru önergesinin cevaplandırılması talep edilmekledir. Söz konusu som önergesinde yer alan  soruların cevapları ekte sunulmaktadır.  Bilgilerinizi vc gereğini arz ederim.  Müsteşar  EK: Soru Önergesine Dair Cevaplar  - 3 4 9 -
Sayfa 156 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  T.C.  BAŞBAKANLIK  DEVLET PLANLAMA TEŞKİLATI MÜSTEŞARLIĞI  Bölgesel Gelişme ve Yapısal Uyum Genel Müdürlüğü  SAYİ  KONU  DEVLET BAKANLİĞİNA  (Sn. Dr. Cevdet YILMA/.)  İlgi: 17.02.2010 tarih vc B.02.0.011/0326 sayılı yazınız  İlgide kayıtlı yazı ile Sinop Milletvekili Sayın Engin AI.TAY'ın verdiği 12846 sayılı yazılı  soru önergesinin cevaplandırılması talep edilmekledir. Söz konusu som önergesinde yer alan  soruların cevapları ekte sunulmaktadır.  Bilgilerinizi vc gereğini arz ederim.  Müsteşar  EK: Soru Önergesine Dair Cevaplar  - 3 4 9 - TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  EK: Sinbp Milletvekili Sn. Engin ALTAY'ın 12846 sayılı yazılı soru önergesine dair cevaplar  1. Soru: OKAP hangi amaçla kurulmuştur?  Cevap: DPT Müsteşarlığı koordinasyonunda Çankırı, Kastamonu ve Sinop illerini  kapsayan "Orta Karadeniz Kalkınma Projesi (OKAP)" isimli bir proje uygulanmamıştır. Ancak,  ilgili illerin İl Özel idarelerinin katılımıyla, 24 Şubat 2003 tarihinde "Orta Karadeniz Kalkınma  Birliği" kurulmuştur. Söz konusu birlik, Türkiye-AB ortak finansmanıyla 2003-2007  döneminde Müsteşarlığımız koordinasyonunda yürütülen Samsun, Kastamonu ve Erzurum  Düzey 2 Bölgeleri Kalkınma Programının sağlıklı bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla, 5355  sayılı Mahalli İdare Birlikleri Kanunu kapsamında kurulmuştur. Birlik bünyesinde görev  yapmak üzere bir Program Uygulama Birimi oluşturulmuş ve bu birim esas itibarıyla Birlik  kapsamındaki illerin AB'nin bölgesel kalkınma amaçlı yardımlarından istifade etmesine, AB  programları konusunda yerel birimleri bilgilendirmeye ve bölgede proje hazırlama, uygulama  ve raporlama kapasitesini artırmaya yönelik faaliyetler yürütmüştür.  5449 sayılı Kalkınma Ajanslarının Kuruluşu, Koordinasyonu ve Görevleri Hakkında  Kanun kapsamında 2009 yılında bölgede kalkınma ajansı kurulmuştur. Genel Sekreterin  atanmasından sonra Ajans faaliyetlerine başlayacaktır. Projelerin izlenmesi dâhil olmak üzere  bölgede daha önce Birliğin yürüttüğü faaliyetler ve Kanunda kendisine verilen diğer görevler  Ajans koordinasyonunda devam edecektir.  2. Soru: Kurulduğu günden bugüne kadar OKAP kapsamındaki Sinop, Çankırı ve  Kastamonu illerinde yapılan projeler ve yatırımların dağılımı nedir? Proje kapsamında ne  kadar istihdam sağlanmıştır?  Cevap: Samsun, Kastamonu ve Erzurum Düzey 2 Bölgeleri Kalkınma Programı 2007  yılı sonu itibarıyla tamamlanmıştır. Program kapsamında 3 öncelik alanında hibe programları  yürütülmüş ve proje teklif çağrıları yöntemiyle seçilen projeler desteklenmiştir. Çankırı,  Kastamonu ve Sinop illerinde gerçekleşen projelerin öncelik alanları ve iller itibarıyla dağılımı  aşağıda yer almaktadır:  Kastamonu  Sjnop  Toplam  Program Öncelik Alanları  KOBİ Küçük Ölçekli Yerel Kalkınma  Altyapı Girişimleri  Proje "Hibe Proje Hibe Proje Hibe  sayısı miktarı (€) sayısı miktarı sayısı miktarı (€)  (€)  11 3.477791 ~ "3597966  1.414.006 8 4.235.970 18 İ. 165.159  — - — 627.362 2 712.151 8 548"336*  40 2.232^831 12 8.425.912 " " İ T ™ 2.073.461  Toplam  Proje  Sayısı  ----- 47 "  " 18 "  83"  Toplam  Hibe  Miktarı (€)  4.836.582  6 . 8 I 5 T 3 5  İ.887.849  12.732.204  İstihdama Yönelik Performans  Göstergeleri  Geçici veya sjirekji^hşjnjuşi_sj^[sı _  Geçici veya sürekli çalışan engelli sayısı  Geçici veya sürekli çalışan kadın sayısı  Geçici veya sürekli çalışan genç sayısı  Çankırı Kastamonu Sinop  5 6 " ' 179 " I l ı "  0 3  1 4  0 ' 6  Toplam  ^366  _4~  7 ~  - 3 5 0 -
Sayfa 157 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  EK: Sinbp Milletvekili Sn. Engin ALTAY'ın 12846 sayılı yazılı soru önergesine dair cevaplar  1. Soru: OKAP hangi amaçla kurulmuştur?  Cevap: DPT Müsteşarlığı koordinasyonunda Çankırı, Kastamonu ve Sinop illerini  kapsayan "Orta Karadeniz Kalkınma Projesi (OKAP)" isimli bir proje uygulanmamıştır. Ancak,  ilgili illerin İl Özel idarelerinin katılımıyla, 24 Şubat 2003 tarihinde "Orta Karadeniz Kalkınma  Birliği" kurulmuştur. Söz konusu birlik, Türkiye-AB ortak finansmanıyla 2003-2007  döneminde Müsteşarlığımız koordinasyonunda yürütülen Samsun, Kastamonu ve Erzurum  Düzey 2 Bölgeleri Kalkınma Programının sağlıklı bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla, 5355  sayılı Mahalli İdare Birlikleri Kanunu kapsamında kurulmuştur. Birlik bünyesinde görev  yapmak üzere bir Program Uygulama Birimi oluşturulmuş ve bu birim esas itibarıyla Birlik  kapsamındaki illerin AB'nin bölgesel kalkınma amaçlı yardımlarından istifade etmesine, AB  programları konusunda yerel birimleri bilgilendirmeye ve bölgede proje hazırlama, uygulama  ve raporlama kapasitesini artırmaya yönelik faaliyetler yürütmüştür.  5449 sayılı Kalkınma Ajanslarının Kuruluşu, Koordinasyonu ve Görevleri Hakkında  Kanun kapsamında 2009 yılında bölgede kalkınma ajansı kurulmuştur. Genel Sekreterin  atanmasından sonra Ajans faaliyetlerine başlayacaktır. Projelerin izlenmesi dâhil olmak üzere  bölgede daha önce Birliğin yürüttüğü faaliyetler ve Kanunda kendisine verilen diğer görevler  Ajans koordinasyonunda devam edecektir.  2. Soru: Kurulduğu günden bugüne kadar OKAP kapsamındaki Sinop, Çankırı ve  Kastamonu illerinde yapılan projeler ve yatırımların dağılımı nedir? Proje kapsamında ne  kadar istihdam sağlanmıştır?  Cevap: Samsun, Kastamonu ve Erzurum Düzey 2 Bölgeleri Kalkınma Programı 2007  yılı sonu itibarıyla tamamlanmıştır. Program kapsamında 3 öncelik alanında hibe programları  yürütülmüş ve proje teklif çağrıları yöntemiyle seçilen projeler desteklenmiştir. Çankırı,  Kastamonu ve Sinop illerinde gerçekleşen projelerin öncelik alanları ve iller itibarıyla dağılımı  aşağıda yer almaktadır:  Kastamonu  Sjnop  Toplam  Program Öncelik Alanları  KOBİ Küçük Ölçekli Yerel Kalkınma  Altyapı Girişimleri  Proje "Hibe Proje Hibe Proje Hibe  sayısı miktarı (€) sayısı miktarı sayısı miktarı (€)  (€)  11 3.477791 ~ "3597966  1.414.006 8 4.235.970 18 İ. 165.159  — - — 627.362 2 712.151 8 548"336*  40 2.232^831 12 8.425.912 " " İ T ™ 2.073.461  Toplam  Proje  Sayısı  ----- 47 "  " 18 "  83"  Toplam  Hibe  Miktarı (€)  4.836.582  6 . 8 I 5 T 3 5  İ.887.849  12.732.204  İstihdama Yönelik Performans  Göstergeleri  Geçici veya sjirekji^hşjnjuşi_sj^[sı _  Geçici veya sürekli çalışan engelli sayısı  Geçici veya sürekli çalışan kadın sayısı  Geçici veya sürekli çalışan genç sayısı  Çankırı Kastamonu Sinop  5 6 " ' 179 " I l ı "  0 3  1 4  0 ' 6  Toplam  ^366  _4~  7 ~  - 3 5 0 - TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  '3. Soru: Anayasanın 5 ve 10. maddeleri yürürlükte iken böylesi bir hibe desteğin GAP  ve DAP kapsamındaki illerle aynı sosyo-ekonomik şartlara sahip; hatta daha olumsuz  koşulların yaşandığı Sinop, Kastamonu ve Çankırı illerini kapsayan OKAP bölgesinden  esirgemesinin gerekçesi nedir?  Cevap: Bu tür bir esirgeme durumu söz konusu olmadığı gibi bölge için, yukarıda  bahsi geçen bölgesel kalkınma programında sağlanan hibelere ilave olarak, yeni teşvik  sisteminde de gelişmişlik düzeyiyle mütenasip olumlu koşullar geçerlidir. 2009/15199 sayılı  Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Bakanlar Kurulu Kararına göre yatırım desteklerinin  uygulanması açısından Düzey 2 bölgeleri, sosyo-ekonomik gelişmişlik seviyeleri dikkate  alınarak dört gruba ayrılmıştır. Bölgesel desteklerden yararlanacak yatırım konuları her bir il  grubunun yatırım potansiyeli ve rekabet gücü dikkate alınarak belirlenmiştir. Çankırı,  Kastamonu ve Sinop illerinden oluşan TR82 Düzey II Bölgesi de bu sınıflandırmada vergi  indirimi, sigorta primi, işveren hissesi desteği, yatırım yeri tahsisi ve faiz desteği araçlarının  tamamının en avantajlı şekilde uygulandığı 4. bölgede yer almaktadır. Söz konusu bölge  ülkemizin batı kesiminde yer alıp, aynı zamanda yatırım desteklerinin uygulanması açısından  Doğu ve Güneydoğu bölgeleri ile aynı şartlara sahip olan tek Düzey II bölgesidir. Diğer  taraftan, 2009/15199 sayılı kararda "entegre hayvancılık yatırımları (entegre damızlık  hayvancılık yatırımları dahil)" TR82 Düzey II Bölgesinde desteklenen faaliyetler arasında yer  almaktadır.  Ayrıca, Avrupa Birliği'nin Kırsal Kalkınma hibe fonlarının kullanılabilmesi amacıyla  uygulamaya konulan Katılım Öncesi Yardım Aracı Kırsal Kalkınma (IPARD) Programı (2007- 2013) Çankırı ve Kastamonu'yu da kapsamakta olup, söz konusu illerde et ve süt  hayvancılığının desteklenmesine yönelik faaliyetler yer almaktadır.  Söz konusu Program kapsamında iller bazında farklı destekler ve projelerin  uygulanması öngörülmektedir. Bu çerçevede süt, et üretimi ve bu ürünlerin işlenmesi- pazarlanması, meyve, sebze ve su ürünlerinin işlenmesi ve pazarlanması, çiftçilik  faaliyetlerinin' çeşitlendirilmesi, yerel ürünler ve mikro işletmelerin geliştirilmesi, kırsal  turizm, su ürünleri üretimine yönelik projeler destek kapsamında bulunmaktadır.  Bunlara ilave olarak, Tarım ve Köyişleri Bakanlığınca tarımsal amaçlı kalkınma  kooperatifleri yatırım ve işletme sermayesi bakımından desteklenmektedir. Ayrıca söz  konusu Bakanlık tarafından 81 ilde Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı  (KKYDP) uygulanmakta olup, T .C Ziraat Bankası tarafından da süt ve besi hayvancılığı  yapacak olan üreticiler için sübvansiyonlu kredi kullanma imkanı bulunmaktadır.  Bölgede Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı kapsamında yer alan  iller ve öncelikli destekleme konuları şunlardır:  1-Bitkisel ürünlerin işlenmesi -ambalajlanması  2-Hayvansal ürünlerin işlenmesi  ÇANKIRI 3-Depo-Silo yapımı _ _  1-Soğuk hava deposu  2-Süt işleme ve paketleme tesisi  KASTAMONU 3-Tıbbi aromatik bitkilerin işlenmesi ve paketlenmesi tesisi  1-Hayvansal ürünlerin (et-süt vs) ve Deniz ürünlerinin işienmesi depolanması ve  paketlenmesi  2-Sebze ve Meyve işleme depolama, paketleme  | SİNOP _ 3-Defne işleme paketleme ve defne yağı üretimi  - 3 5 1 -
Sayfa 158 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  '3. Soru: Anayasanın 5 ve 10. maddeleri yürürlükte iken böylesi bir hibe desteğin GAP  ve DAP kapsamındaki illerle aynı sosyo-ekonomik şartlara sahip; hatta daha olumsuz  koşulların yaşandığı Sinop, Kastamonu ve Çankırı illerini kapsayan OKAP bölgesinden  esirgemesinin gerekçesi nedir?  Cevap: Bu tür bir esirgeme durumu söz konusu olmadığı gibi bölge için, yukarıda  bahsi geçen bölgesel kalkınma programında sağlanan hibelere ilave olarak, yeni teşvik  sisteminde de gelişmişlik düzeyiyle mütenasip olumlu koşullar geçerlidir. 2009/15199 sayılı  Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Bakanlar Kurulu Kararına göre yatırım desteklerinin  uygulanması açısından Düzey 2 bölgeleri, sosyo-ekonomik gelişmişlik seviyeleri dikkate  alınarak dört gruba ayrılmıştır. Bölgesel desteklerden yararlanacak yatırım konuları her bir il  grubunun yatırım potansiyeli ve rekabet gücü dikkate alınarak belirlenmiştir. Çankırı,  Kastamonu ve Sinop illerinden oluşan TR82 Düzey II Bölgesi de bu sınıflandırmada vergi  indirimi, sigorta primi, işveren hissesi desteği, yatırım yeri tahsisi ve faiz desteği araçlarının  tamamının en avantajlı şekilde uygulandığı 4. bölgede yer almaktadır. Söz konusu bölge  ülkemizin batı kesiminde yer alıp, aynı zamanda yatırım desteklerinin uygulanması açısından  Doğu ve Güneydoğu bölgeleri ile aynı şartlara sahip olan tek Düzey II bölgesidir. Diğer  taraftan, 2009/15199 sayılı kararda "entegre hayvancılık yatırımları (entegre damızlık  hayvancılık yatırımları dahil)" TR82 Düzey II Bölgesinde desteklenen faaliyetler arasında yer  almaktadır.  Ayrıca, Avrupa Birliği'nin Kırsal Kalkınma hibe fonlarının kullanılabilmesi amacıyla  uygulamaya konulan Katılım Öncesi Yardım Aracı Kırsal Kalkınma (IPARD) Programı (2007- 2013) Çankırı ve Kastamonu'yu da kapsamakta olup, söz konusu illerde et ve süt  hayvancılığının desteklenmesine yönelik faaliyetler yer almaktadır.  Söz konusu Program kapsamında iller bazında farklı destekler ve projelerin  uygulanması öngörülmektedir. Bu çerçevede süt, et üretimi ve bu ürünlerin işlenmesi- pazarlanması, meyve, sebze ve su ürünlerinin işlenmesi ve pazarlanması, çiftçilik  faaliyetlerinin' çeşitlendirilmesi, yerel ürünler ve mikro işletmelerin geliştirilmesi, kırsal  turizm, su ürünleri üretimine yönelik projeler destek kapsamında bulunmaktadır.  Bunlara ilave olarak, Tarım ve Köyişleri Bakanlığınca tarımsal amaçlı kalkınma  kooperatifleri yatırım ve işletme sermayesi bakımından desteklenmektedir. Ayrıca söz  konusu Bakanlık tarafından 81 ilde Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı  (KKYDP) uygulanmakta olup, T .C Ziraat Bankası tarafından da süt ve besi hayvancılığı  yapacak olan üreticiler için sübvansiyonlu kredi kullanma imkanı bulunmaktadır.  Bölgede Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı kapsamında yer alan  iller ve öncelikli destekleme konuları şunlardır:  1-Bitkisel ürünlerin işlenmesi -ambalajlanması  2-Hayvansal ürünlerin işlenmesi  ÇANKIRI 3-Depo-Silo yapımı _ _  1-Soğuk hava deposu  2-Süt işleme ve paketleme tesisi  KASTAMONU 3-Tıbbi aromatik bitkilerin işlenmesi ve paketlenmesi tesisi  1-Hayvansal ürünlerin (et-süt vs) ve Deniz ürünlerinin işienmesi depolanması ve  paketlenmesi  2-Sebze ve Meyve işleme depolama, paketleme  | SİNOP _ 3-Defne işleme paketleme ve defne yağı üretimi  - 3 5 1 - TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  Aşağıdaki sorularımın Başbakan sayın Recep Tayyip ERDOĞAN tarafından yazı  olarak yanıtlanmasını arz ederim.  Saygılarımla  Cevdet SELVİ  Kocaeli Milletvekili  59. Hükümet döneminde hazırlanan ve dönemin Sanayi ve Ticaret Bakanının "Buna  karşı çıkan güç odaklan var, Çok uğraştım, ama yasa taslağını kanuntaştıramadım. Hükümet  adına Özür diliyorum. Yeni dönemde çıkar" dediği Alışveriş Merkezlerinin şehir dışına  taşınmasını da içeren yasal düzenleme aradan 7 yıl geçmiş olmasına rağmen çıkarılmamıştır.  Gelinen noktada ise, ilgili bakan, "mevcut AVM'lerin tekerlekli olmadığını o nedenle  taşımak gibi bir gayelerinin olmadığı" şeklinde, ciddiyetten uzak açıklama yapmıştır.  Başbakan olarak AVM açılışında yaptığınız konuşmada ise "AVM hayatın gerçeği,  Türkiye değişiyor, gerçekler ortada, küçük esnaf artık gerçeği görecek, kendi aralarında  birleşerek bu sorunu aşmaya çalışacaklar" diyerek konuya ilişkin gerçek görüşlerinizi  açıkladınız.  Yedi yıldır iktidarda olmanıza rağmen, gerekli yasal düzenlemeyi yapmadığınız için  küçük esnafa büyük darbe vuran, yok olmasına neden olan, şehirlerin içerisinde, gerekli  gereksiz, gelişi güzel, mantar gibi açılmasına izin verdiğiniz Süpermarket, Hipermarket ve  AVM'lerine ilişkin sorularım şöyledir;  Soru-1 İktidara geldiğiniz 2002 yılından bu yana, şehir merkezlerine açılan  süpermarket terin, hipermarketlerin ve AVM'lerinin yerli ve yabancı sermayeli firma olarak  sayısı ne kadardır.  Soru-2 Söz konusu işletmelerin yıllık toplam ciroları ve yabancı sermayeli olan  işletmelerin yurt dışına yaptıkları kar transferleri ne kadardır?  Soru-3 Söz konusu işletmelerle ilgili gerekli düzenlemeler yapılmadığı için 7 yılda  işyerini kapatmak zorunda kalan küçük esnaf işletmesi sayısı ne kadardır?  Soru-4 Konunun ciddiyeti ve önemi bilindiği, olası sonuçlan öngörüldüğü halde, yedi  yıldır gerekli yasal düzenlemenin yapılmamasının, gerekli önlemlerin alınmamasının gerçek  sebebi nedir?  Soru-5 Üyesi olmaya çalıştığımız AB ülkelerinde, süpermarket, hipermarket ve  AVM'lerin sayısı ne kadardır. Açılması ve işletilmesine ilişkin küçük esnafı korumaya  yönelik sınırlamalar ve düzenlemeler nelerdir?  - 3 5 2 - 24.- Kocaeli Milletvekili Cevdet Selvi'nin, büyük marketlere yönelik düzenleme yapılmasına ilişkin  Başbakandan sorusu ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün un cevabı (7/12415)  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLÎSİ BAŞKANLIĞINA
Sayfa 159 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  Aşağıdaki sorularımın Başbakan sayın Recep Tayyip ERDOĞAN tarafından yazı  olarak yanıtlanmasını arz ederim.  Saygılarımla  Cevdet SELVİ  Kocaeli Milletvekili  59. Hükümet döneminde hazırlanan ve dönemin Sanayi ve Ticaret Bakanının "Buna  karşı çıkan güç odaklan var, Çok uğraştım, ama yasa taslağını kanuntaştıramadım. Hükümet  adına Özür diliyorum. Yeni dönemde çıkar" dediği Alışveriş Merkezlerinin şehir dışına  taşınmasını da içeren yasal düzenleme aradan 7 yıl geçmiş olmasına rağmen çıkarılmamıştır.  Gelinen noktada ise, ilgili bakan, "mevcut AVM'lerin tekerlekli olmadığını o nedenle  taşımak gibi bir gayelerinin olmadığı" şeklinde, ciddiyetten uzak açıklama yapmıştır.  Başbakan olarak AVM açılışında yaptığınız konuşmada ise "AVM hayatın gerçeği,  Türkiye değişiyor, gerçekler ortada, küçük esnaf artık gerçeği görecek, kendi aralarında  birleşerek bu sorunu aşmaya çalışacaklar" diyerek konuya ilişkin gerçek görüşlerinizi  açıkladınız.  Yedi yıldır iktidarda olmanıza rağmen, gerekli yasal düzenlemeyi yapmadığınız için  küçük esnafa büyük darbe vuran, yok olmasına neden olan, şehirlerin içerisinde, gerekli  gereksiz, gelişi güzel, mantar gibi açılmasına izin verdiğiniz Süpermarket, Hipermarket ve  AVM'lerine ilişkin sorularım şöyledir;  Soru-1 İktidara geldiğiniz 2002 yılından bu yana, şehir merkezlerine açılan  süpermarket terin, hipermarketlerin ve AVM'lerinin yerli ve yabancı sermayeli firma olarak  sayısı ne kadardır.  Soru-2 Söz konusu işletmelerin yıllık toplam ciroları ve yabancı sermayeli olan  işletmelerin yurt dışına yaptıkları kar transferleri ne kadardır?  Soru-3 Söz konusu işletmelerle ilgili gerekli düzenlemeler yapılmadığı için 7 yılda  işyerini kapatmak zorunda kalan küçük esnaf işletmesi sayısı ne kadardır?  Soru-4 Konunun ciddiyeti ve önemi bilindiği, olası sonuçlan öngörüldüğü halde, yedi  yıldır gerekli yasal düzenlemenin yapılmamasının, gerekli önlemlerin alınmamasının gerçek  sebebi nedir?  Soru-5 Üyesi olmaya çalıştığımız AB ülkelerinde, süpermarket, hipermarket ve  AVM'lerin sayısı ne kadardır. Açılması ve işletilmesine ilişkin küçük esnafı korumaya  yönelik sınırlamalar ve düzenlemeler nelerdir?  - 3 5 2 - 24.- Kocaeli Milletvekili Cevdet Selvi'nin, büyük marketlere yönelik düzenleme yapılmasına ilişkin  Başbakandan sorusu ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün un cevabı (7/12415)  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLÎSİ BAŞKANLIĞINA  TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI'NA  İLGİ: a) 11.02.2010 tarih ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-7/12415-19899/41824 sayılı yazınız,  b) Başbakanlığın 17.02.2010 tarih ve B.02.0.KKG.0.12/106-187-14/678 sayılı  yazısı.  Kocaeli Milletvekili Sayın Cevdet SELVPnin, Sayın Başbakanımıza yönelttiği ve Sayın  Başbakanımızın da kendileri adına tarafım koordinatörlüğünde cevaplandırılmasını istediği (7/12415)  esas nolu yazılı soru önergesine ilişkin cevabımız ekte takdim edilmiştir.  Bilgilerinizi ve gereğini arz ederim.  EK: 3 sayfa önerge cevabı  - 3 5 3 - T.C  SANAYİ VE TİCARET BAKANLIĞI  Basın ve Halkla ilişkiler Müşavirliği  Sayı :B14 0BHİ.0.00.00.01-639-|^5 09 -03- 2010  Konu : Yazılı Soru önergesi
Sayfa 160 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI'NA  İLGİ: a) 11.02.2010 tarih ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-7/12415-19899/41824 sayılı yazınız,  b) Başbakanlığın 17.02.2010 tarih ve B.02.0.KKG.0.12/106-187-14/678 sayılı  yazısı.  Kocaeli Milletvekili Sayın Cevdet SELVPnin, Sayın Başbakanımıza yönelttiği ve Sayın  Başbakanımızın da kendileri adına tarafım koordinatörlüğünde cevaplandırılmasını istediği (7/12415)  esas nolu yazılı soru önergesine ilişkin cevabımız ekte takdim edilmiştir.  Bilgilerinizi ve gereğini arz ederim.  EK: 3 sayfa önerge cevabı  - 3 5 3 - T.C  SANAYİ VE TİCARET BAKANLIĞI  Basın ve Halkla ilişkiler Müşavirliği  Sayı :B14 0BHİ.0.00.00.01-639-|^5 09 -03- 2010  Konu : Yazılı Soru önergesi  TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  KOCAELİ MİLLETVEKİLİ SAYIN CEVDET SELVİ'NİN  YAZILI SORU ÖNERGESİNE İLİŞKİN CEVAPLAR  59. Hükümet döneminde hazırlanan ve dönemin Sanayi ve Ticaret Bakanının "Buna  karşı çıkan güç odakları var. Çok uğraştım, ama yasa taslağını kanunlaştıramadım.  Hükümet adına özür diliyorum. Yeni dönemde çıkar" dediği Alışveriş Merkezlerinin  şehir dışına taşınmasını da içeren yasal düzenleme aradan 7 yıl geçmiş olmasına rağmen  çıkarılmamıştır.  Gelinen noktada ise, ilgili bakan, "mevcut AVM'Ierin tekerlekli olmadığını o nedenle  taşımak gibi bir gayelerinin olmadığı" şeklinde, ciddiyetten uzak açıklama yapmıştır.  Başbakan olarak AYM açılışında yaptığınız konuşmada ise "AVM hayatın gerçeği,  Türkiye değişiyor, gerçekler ortada, küçük esnaf artık gerçeği görecek, kendi aralarında  birleşerek bu sorunu aşmaya çalışacaklar" diyerek konuya ilişkin gerçek görüşlerinizi  açıkladınız.  Yedi yıldır iktidarda olmanıza rağmen, gerekli yasal düzenlemeyi yapmadığınız için  küçük esnafa büyük darbe vuran, yok olmasına neden olan, şehirlerin içerisinde, gerekli  gereksiz, gelişi güzel, mantar gibi açılmasına izin verdiğiniz Süpermarket, Hipermarket  ve AVM'Ierine ilişkin sorularım şöyledir;  Soru 1- İktidara geldiğiniz 2002 yılından bu yana, şehir merkezlerine açılan  süpermarketlerin, hipermarketlerin ve AVM'lerinin yerli ve yabancı sermayeli firma  olarak sayısı ne kadardır?  Soru 2- Söz konusu işletmelerin yıllık toplam ciroları ve yabancı sermayeli olan  işletmelerin yurt dışına yaptıkları kar transferleri ne kadardır?  Cevap 1,2- Ülkemizde alışveriş merkezlerini, büyük mağazaları ve zincir mağazalar ı  tanımlayan ve bunların kuruluş ve faaliyetlerini düzenleyen bir mevzuat bulunmamaktadır.  Bu nedenle, bunların sayılarına, cirolarına ve bunlarla ilgili diğer hususlara ilişkin olarak  herhangi kayıt tutulmamaktadır.  Bunun yanında, alışveriş merkezleri, büyük mağazaları ve zincir mağazalarının kuruluş,  faaliyet ve denetimlerine ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacıyla Bakanlığımızca  "Alışveriş Merkezleri, Büyük Mağazalar ve Zincir Mağazalar Kanunu Tasarısı Taslağı"  hazırlanmıştır. Bu taslağın yasalaşmasıyla bahse konu hususlarla ilgili verilerin tutulması  sağlanacaktır.  Soru 3- Söz konusu işletmelerle ilgili gerekli düzenlemeler yapılmadığı için 7 yılda  işyerini kapatmak zorunda kalan küçük esnaf işletmesi sayısı ne kadardır?  Cevap 3- 2003-2009 yıllan itibariyle Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Sicil Gazetesi ve  Bakanlık veri tabanı kayıtlarına göre; Türkiye geneli açılan/kapanan esnaf ve sanatkârların  sayılan aşağıdaki tabloda gösterilmiştir.  YILLAR AÇILAN KAPANAN  2003 141.291 104.400  2004 146.095 92.700  2005 196.494 86.400  2006 249.265 105.817  - 3 5 4 -
Sayfa 161 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2 0 1 0  KOCAELİ MİLLETVEKİLİ SAYIN CEVDET SELVİ'NİN  YAZILI SORU ÖNERGESİNE İLİŞKİN CEVAPLAR  59. Hükümet döneminde hazırlanan ve dönemin Sanayi ve Ticaret Bakanının "Buna  karşı çıkan güç odakları var. Çok uğraştım, ama yasa taslağını kanunlaştıramadım.  Hükümet adına özür diliyorum. Yeni dönemde çıkar" dediği Alışveriş Merkezlerinin  şehir dışına taşınmasını da içeren yasal düzenleme aradan 7 yıl geçmiş olmasına rağmen  çıkarılmamıştır.  Gelinen noktada ise, ilgili bakan, "mevcut AVM'Ierin tekerlekli olmadığını o nedenle  taşımak gibi bir gayelerinin olmadığı" şeklinde, ciddiyetten uzak açıklama yapmıştır.  Başbakan olarak AYM açılışında yaptığınız konuşmada ise "AVM hayatın gerçeği,  Türkiye değişiyor, gerçekler ortada, küçük esnaf artık gerçeği görecek, kendi aralarında  birleşerek bu sorunu aşmaya çalışacaklar" diyerek konuya ilişkin gerçek görüşlerinizi  açıkladınız.  Yedi yıldır iktidarda olmanıza rağmen, gerekli yasal düzenlemeyi yapmadığınız için  küçük esnafa büyük darbe vuran, yok olmasına neden olan, şehirlerin içerisinde, gerekli  gereksiz, gelişi güzel, mantar gibi açılmasına izin verdiğiniz Süpermarket, Hipermarket  ve AVM'Ierine ilişkin sorularım şöyledir;  Soru 1- İktidara geldiğiniz 2002 yılından bu yana, şehir merkezlerine açılan  süpermarketlerin, hipermarketlerin ve AVM'lerinin yerli ve yabancı sermayeli firma  olarak sayısı ne kadardır?  Soru 2- Söz konusu işletmelerin yıllık toplam ciroları ve yabancı sermayeli olan  işletmelerin yurt dışına yaptıkları kar transferleri ne kadardır?  Cevap 1,2- Ülkemizde alışveriş merkezlerini, büyük mağazaları ve zincir mağazalar ı  tanımlayan ve bunların kuruluş ve faaliyetlerini düzenleyen bir mevzuat bulunmamaktadır.  Bu nedenle, bunların sayılarına, cirolarına ve bunlarla ilgili diğer hususlara ilişkin olarak  herhangi kayıt tutulmamaktadır.  Bunun yanında, alışveriş merkezleri, büyük mağazaları ve zincir mağazalarının kuruluş,  faaliyet ve denetimlerine ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacıyla Bakanlığımızca  "Alışveriş Merkezleri, Büyük Mağazalar ve Zincir Mağazalar Kanunu Tasarısı Taslağı"  hazırlanmıştır. Bu taslağın yasalaşmasıyla bahse konu hususlarla ilgili verilerin tutulması  sağlanacaktır.  Soru 3- Söz konusu işletmelerle ilgili gerekli düzenlemeler yapılmadığı için 7 yılda  işyerini kapatmak zorunda kalan küçük esnaf işletmesi sayısı ne kadardır?  Cevap 3- 2003-2009 yıllan itibariyle Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Sicil Gazetesi ve  Bakanlık veri tabanı kayıtlarına göre; Türkiye geneli açılan/kapanan esnaf ve sanatkârların  sayılan aşağıdaki tabloda gösterilmiştir.  YILLAR AÇILAN KAPANAN  2003 141.291 104.400  2004 146.095 92.700  2005 196.494 86.400  2006 249.265 105.817  - 3 5 4 - TBMM B: 70 9 . 3 . 2010  2007 171.236 118 776  2008 166.815 117808  2009 162.911 91.165  TOPLAM 1.234.107 717.066  Tabloda görüldüğü üzere; 2003-2009 yıllan itibariyle Türkiye geneli mesleğini bırakan  717.066 esnaf ve sanatkâra karşın, 1.234.107 esnaf ve sanatkâr mesleğe başlamış olup, bu  dönemde kapananların açılanlara oranı % 58'dir.  Bakanlık veri tabanı kayıtlarına göre kapanma sebepleri; Ölüm, mesleği bırakma, il dışına  çıkma, yasa gereği, çalışma bölgesini değiştirme, SSK'ya geçiş, iflas, tacir olma, devir ve  diğer gibi nedenlerdendir.  Soru 4- Konunun ciddiyeti ve önemi bilindiği, olası sonuçları Öngörüldüğü halde, yedi  yıldır gerekli yasal düzenlemenin yapılmamasının, gerekli önlemlerin alınmamasının  gerçek sebebi nedir?  Cevap 4- Konunun çok taraflı olması, düzenlemeyle ilgili tarafların görüş ve önerilerinin  titizlikle değerlendirilmesi, sürecin öngörülenden uzun sürede gerçekleşmesine neden  olmuştur.  Soru 5- Üyesi olmaya çalıştığımız AB ülkelerinde süpermarket, hipermarket ve  AVM'lerin sayısı ne kadardır. Açılması ve işletilmesine ilişkin küçük esnafı korumaya  yönelik sınırlamalar ve düzenlemeler nelerdir?  Cevap 5- AB üyesi ülkelerde bulunan süpermarket, hipermarket ve AVM'lerin sayısına  ilişkin olarak Bakanlığımızda bilgi bulunmamaktadır.  Esnaf ve sanatkârlar, toplumun tüm kesimlerine yönelik üretimleriyle ekonomik büyümeye ve  sosyal sisteme katkı sağlayan, ekonomik dinamikliliğin ve canlılığın kaynağını oluşturan,  refahı tabana yayan, istihdama önemli bir düzeyde katkı veren, bunlann yanında istikrarın da  temel mekanizması olarak kabul gören bir kesimdir.  Bu çerçevede; tüm paydaşlann katkıları alınmak suretiyle, yapılan bütün çalışmalar,  araştırmalar ve toplantılar sonucunda, Esnaf ve Sanatkârlar Değişim, Dönüşüm, Destek (3D)  Strateji Belgesi ve Eylem Planı (ESDEP) hazırlanmıştır.  Bu strateji belgesinin temel hedefi; "esnaf ve sanatkârların rekabet gücünün artırılması ve  değişim ve dönüşümün desteklenmesi" olarak belirlenmiştir.  Bu hedefin gerçekleştirilmesine dönük olarak;  1- Kredi ve finansman şartlarının iyileştirilmesi.  2- Vergi, istihdam ve diğer yükümlülüklerin azaltılması.  3- Eğitim ve danışmanlık hizmetlerinin geliştirilmesi.  4- Yenilikçilik ve girişimciliğin geliştirilmesi.  5- Altyapı, kümelenme ve ortaklık faaliyetlerinin desteklenmesi.  6- Hukuki düzenlemelerin yapılması.  7- Esnaf ve sanatkârlann AB programlanndan faydalanmasının sağlanması  olmak üzere yedi öncelik belirlenmiş ve bu yedi önceliğe katkı sağlamak amacıyla 31 tedbir  geliştirilmiştir.  Aynca; mesleki geleneklerini Ahilik kültüründen alan esnaf ve sanatkârlann sosyal, siyasal ve  ekonomik dengeler üzerindeki tartışılmaz önem ve etkinlikleri nedeniyle gelişmeleri için  hiçbir fedakârlıktan kaçımlmamaktadır.  - 3 5 5 -
Sayfa 162 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2010  2007 171.236 118 776  2008 166.815 117808  2009 162.911 91.165  TOPLAM 1.234.107 717.066  Tabloda görüldüğü üzere; 2003-2009 yıllan itibariyle Türkiye geneli mesleğini bırakan  717.066 esnaf ve sanatkâra karşın, 1.234.107 esnaf ve sanatkâr mesleğe başlamış olup, bu  dönemde kapananların açılanlara oranı % 58'dir.  Bakanlık veri tabanı kayıtlarına göre kapanma sebepleri; Ölüm, mesleği bırakma, il dışına  çıkma, yasa gereği, çalışma bölgesini değiştirme, SSK'ya geçiş, iflas, tacir olma, devir ve  diğer gibi nedenlerdendir.  Soru 4- Konunun ciddiyeti ve önemi bilindiği, olası sonuçları Öngörüldüğü halde, yedi  yıldır gerekli yasal düzenlemenin yapılmamasının, gerekli önlemlerin alınmamasının  gerçek sebebi nedir?  Cevap 4- Konunun çok taraflı olması, düzenlemeyle ilgili tarafların görüş ve önerilerinin  titizlikle değerlendirilmesi, sürecin öngörülenden uzun sürede gerçekleşmesine neden  olmuştur.  Soru 5- Üyesi olmaya çalıştığımız AB ülkelerinde süpermarket, hipermarket ve  AVM'lerin sayısı ne kadardır. Açılması ve işletilmesine ilişkin küçük esnafı korumaya  yönelik sınırlamalar ve düzenlemeler nelerdir?  Cevap 5- AB üyesi ülkelerde bulunan süpermarket, hipermarket ve AVM'lerin sayısına  ilişkin olarak Bakanlığımızda bilgi bulunmamaktadır.  Esnaf ve sanatkârlar, toplumun tüm kesimlerine yönelik üretimleriyle ekonomik büyümeye ve  sosyal sisteme katkı sağlayan, ekonomik dinamikliliğin ve canlılığın kaynağını oluşturan,  refahı tabana yayan, istihdama önemli bir düzeyde katkı veren, bunlann yanında istikrarın da  temel mekanizması olarak kabul gören bir kesimdir.  Bu çerçevede; tüm paydaşlann katkıları alınmak suretiyle, yapılan bütün çalışmalar,  araştırmalar ve toplantılar sonucunda, Esnaf ve Sanatkârlar Değişim, Dönüşüm, Destek (3D)  Strateji Belgesi ve Eylem Planı (ESDEP) hazırlanmıştır.  Bu strateji belgesinin temel hedefi; "esnaf ve sanatkârların rekabet gücünün artırılması ve  değişim ve dönüşümün desteklenmesi" olarak belirlenmiştir.  Bu hedefin gerçekleştirilmesine dönük olarak;  1- Kredi ve finansman şartlarının iyileştirilmesi.  2- Vergi, istihdam ve diğer yükümlülüklerin azaltılması.  3- Eğitim ve danışmanlık hizmetlerinin geliştirilmesi.  4- Yenilikçilik ve girişimciliğin geliştirilmesi.  5- Altyapı, kümelenme ve ortaklık faaliyetlerinin desteklenmesi.  6- Hukuki düzenlemelerin yapılması.  7- Esnaf ve sanatkârlann AB programlanndan faydalanmasının sağlanması  olmak üzere yedi öncelik belirlenmiş ve bu yedi önceliğe katkı sağlamak amacıyla 31 tedbir  geliştirilmiştir.  Aynca; mesleki geleneklerini Ahilik kültüründen alan esnaf ve sanatkârlann sosyal, siyasal ve  ekonomik dengeler üzerindeki tartışılmaz önem ve etkinlikleri nedeniyle gelişmeleri için  hiçbir fedakârlıktan kaçımlmamaktadır.  - 3 5 5 - TBMM B: 70 9 . 3 . 2010  Bu bağlamda;  . -2002'de %S9 seviyelerinde olan esnaf ve sanatkârlarımıza verilen kredi faiz oranı 14  Ocak 2010 tarihi itibariyle % 6,5'e düşürülmüştür.  -Esnaf ve sanatkârlara verilen kredi tutarlarının toplam kredi hacmindeki payı  artırılmıştır. 2002 yılında 153 milyon TL kredi verilmiş iken, bu miktar 2010 yılı Ocak sonu  itibariyle 3,6 milyar TL olmuştur.  -2002 yılında 5.000 TL olan kredi limiti, 35.000 ve 50.000 TL' ye yükseltilmiştir.  05.05.2009 tarih ve 27219 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren "Küçük ve  Orta ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı Kurulması Hakkında  Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun" ile KOSGEB desteklerinden hizmet  sektöründe faaliyette bulunan esnaf ve sanatkârlarında yaralanabilmeleri sağlanmıştır.  Bu çerçevede; esnaf ve sanatkârlar ile tüm KOBİ'lere yönelik 3 ayaklı yeni bir kredi destek  programı KOSGEB aracılığı ile hayata geçirilmiştir. 100 bin işletmeye 2,5 Milyar TLMik yeni  kredi desteği sağlanmıştır.  Destek programı çerçevesinde başvuran ve gerekli şartlan taşıyan esnaf ve sanatkârlar ile tüm  KOBİ'lere, ilk 3 ayı ödemesiz geri kalanı aylık eşit taksitler halinde toplam 15 ay vadeli  25.000 TL üst limitli kredi kullandırılmaya başlanmıştır. Şahıs işletmelerinde işletme  sahibinin kadın girişimci olması halinde kredi üst limiti 30.000 TL olarak belirlenmiştir.  28.02.2009 tarih ve 27155 sayılı Mükerrer Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren  5838 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun Geçici 5 inci Maddesi  ile esnaf ve sanatkârların odalara, odaların birliklere olan ödenmemiş aidat borçlarına ait  gecikme zamlarının tamamına af getirilmiştir.  Esnaf ve sanatkârların esnaf ve sanatkârlar kredi ve kefalet kooperatifleri kefaletiyle Halk  Bankasından kullandıkları kredilerden ödeme güçlüğüne düşenler için Bakanlığımız  koordinasyonunda TESKOMB tarafından yeniden yapılandırmaya gidilmiştir.  Buna göre; kredi borcu 31.12.2008 tarihinden önce kooperatif takibine intikal etmiş ortakların  takipte bulunan anapara tutarlarını 2009 yılı sonuna kadar ödemeleri kaydıyla, işlemiş olan  gecikme faiz tutarları 48 aylık süreyi aşmamak üzere, kooperatifçe ortakların ödeme gücü göz  önünde bulundurularak ve ayrıca herhangi bir faiz hesaplanmaksızın 31.12.2009 tarihine  kadar yapılan başvurular taksitlendirilmiştir.  25.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut 'un, Bandırma 'da yapılacağı söylenen termik sant­ ralin çevreye etkilerine ilişkin Başbakandan sorusu ve Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu 'nun ce­ vabı (7/12426)  Aşağıda yazılı olan sorunun Başbakan Recep Tayip ERDOĞAN tarafından yazılı  olarak cevaplandırılmasını arz ederim.28.01.2010 S <  Maliye Eski Bakanı Eskişehir Milletvekili Kemal Unakıtan'ın oğlu Abdullah  Unakıtan'a ait AB Gıda tarafından Bandırma Dut limanı'nda kömürle çalışacağı söylenen bir  termik santral kurulmasından bahsedilmektedir.Balıkesir ve ilçeleri Tarım ve Turizm ile  geçimlerini sağlamaktadırlar.Böyle bir santralin yaratacağı hava ve çevre kirliliği bölge  insanım olumsuz etkileyecektir.  Bu konuda bir inceleme yaptırarak,izin verilmemesi konusunda bir çalışmanız olacak  mıdır?  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞPNA  Ahmet Duran Bulut  Balıkesir Milletvekili  - 3 5 6 -
Sayfa 163 -
TBMM B: 70 9 . 3 . 2010  Bu bağlamda;  . -2002'de %S9 seviyelerinde olan esnaf ve sanatkârlarımıza verilen kredi faiz oranı 14  Ocak 2010 tarihi itibariyle % 6,5'e düşürülmüştür.  -Esnaf ve sanatkârlara verilen kredi tutarlarının toplam kredi hacmindeki payı  artırılmıştır. 2002 yılında 153 milyon TL kredi verilmiş iken, bu miktar 2010 yılı Ocak sonu  itibariyle 3,6 milyar TL olmuştur.  -2002 yılında 5.000 TL olan kredi limiti, 35.000 ve 50.000 TL' ye yükseltilmiştir.  05.05.2009 tarih ve 27219 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren "Küçük ve  Orta ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı Kurulması Hakkında  Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun" ile KOSGEB desteklerinden hizmet  sektöründe faaliyette bulunan esnaf ve sanatkârlarında yaralanabilmeleri sağlanmıştır.  Bu çerçevede; esnaf ve sanatkârlar ile tüm KOBİ'lere yönelik 3 ayaklı yeni bir kredi destek  programı KOSGEB aracılığı ile hayata geçirilmiştir. 100 bin işletmeye 2,5 Milyar TLMik yeni  kredi desteği sağlanmıştır.  Destek programı çerçevesinde başvuran ve gerekli şartlan taşıyan esnaf ve sanatkârlar ile tüm  KOBİ'lere, ilk 3 ayı ödemesiz geri kalanı aylık eşit taksitler halinde toplam 15 ay vadeli  25.000 TL üst limitli kredi kullandırılmaya başlanmıştır. Şahıs işletmelerinde işletme  sahibinin kadın girişimci olması halinde kredi üst limiti 30.000 TL olarak belirlenmiştir.  28.02.2009 tarih ve 27155 sayılı Mükerrer Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren  5838 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun Geçici 5 inci Maddesi  ile esnaf ve sanatkârların odalara, odaların birliklere olan ödenmemiş aidat borçlarına ait  gecikme zamlarının tamamına af getirilmiştir.  Esnaf ve sanatkârların esnaf ve sanatkârlar kredi ve kefalet kooperatifleri kefaletiyle Halk  Bankasından kullandıkları kredilerden ödeme güçlüğüne düşenler için Bakanlığımız  koordinasyonunda TESKOMB tarafından yeniden yapılandırmaya gidilmiştir.  Buna göre; kredi borcu 31.12.2008 tarihinden önce kooperatif takibine intikal etmiş ortakların  takipte bulunan anapara tutarlarını 2009 yılı sonuna kadar ödemeleri kaydıyla, işlemiş olan  gecikme faiz tutarları 48 aylık süreyi aşmamak üzere, kooperatifçe ortakların ödeme gücü göz  önünde bulundurularak ve ayrıca herhangi bir faiz hesaplanmaksızın 31.12.2009 tarihine  kadar yapılan başvurular taksitlendirilmiştir.  25.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut 'un, Bandırma 'da yapılacağı söylenen termik sant­ ralin çevreye etkilerine ilişkin Başbakandan sorusu ve Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu 'nun ce­ vabı (7/12426)  Aşağıda yazılı olan sorunun Başbakan Recep Tayip ERDOĞAN tarafından yazılı  olarak cevaplandırılmasını arz ederim.28.01.2010 S <  Maliye Eski Bakanı Eskişehir Milletvekili Kemal Unakıtan'ın oğlu Abdullah  Unakıtan'a ait AB Gıda tarafından Band