(Kanunum resmi kaynak değildir; kullanıcılar sunulan yürürlük ve metin bilgilerini resmi kaynaklardan teyid etmelidir.)
Sayfa 1 -
D Ö N E M : 23 C İ L T : 63 Y A S A M A Y I L I : 4  TÜRKİYE BÜYÜK MÎLLET MECLİSİ  TUTANAK DERGİSİ  71'inci Birleşim  10 Mart 2010 Çarşamba  (Bu Tutanak Dergisi 'nde yer alan ve kâtip üyeler tarafından okunmuş bulunan her tür belge ile  konuşmacılar tarafından ifade edilmiş ve tırnak içinde belirtilmiş alıntı sözler aslına uygun olarak  yazılmıştır.)  i ç i n d e k i l e r Savfa  L - GEÇEN TUTANAK ÖZETİ 415  II. - GELEN KÂĞITLAR 418  m. - YOKLAMALAR 465,482  IV. - GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR 419,423,427  A) MİLLETVEKİLLERİNİN GÜNDEM DIŞI KONUŞMALARI 419:420,423:426,427:428  1.- Şırnak Milletvekili Sevahir Bayındır'ın, 8 Mart Dünya Emekçi  Kadınlar Günü'ne ilişkin gündem dışı konuşması 419:420  2.- Sivas Milletvekili Malik Ecder Özdemir'in, Alevilerin sorunlarına ve  Erzurum Özel Yetkili Savcısı tarafından hazırlanan iddianameye ilişkin  gündem dışı konuşması 423:426  3.- Giresun Milletvekili Murat Özkan'ın, işsizlik konusuna ilişkin gündem  dışı konuşması 427:428  V. - AÇIKLAMALAR 420,426  1.- İstanbul Milletvekili Birgen Keleş'in, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'ne  ilişkin açıklaması 420:421  2.- İstanbul Milletvekili Necla Arat'ın, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'ne  ilişkin açıklaması 421
Sayfa 2 -
D Ö N E M : 23 C İ L T : 63 Y A S A M A Y I L I : 4  TÜRKİYE BÜYÜK MÎLLET MECLİSİ  TUTANAK DERGİSİ  71'inci Birleşim  10 Mart 2010 Çarşamba  (Bu Tutanak Dergisi 'nde yer alan ve kâtip üyeler tarafından okunmuş bulunan her tür belge ile  konuşmacılar tarafından ifade edilmiş ve tırnak içinde belirtilmiş alıntı sözler aslına uygun olarak  yazılmıştır.)  i ç i n d e k i l e r Savfa  L - GEÇEN TUTANAK ÖZETİ 415  II. - GELEN KÂĞITLAR 418  m. - YOKLAMALAR 465,482  IV. - GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR 419,423,427  A) MİLLETVEKİLLERİNİN GÜNDEM DIŞI KONUŞMALARI 419:420,423:426,427:428  1.- Şırnak Milletvekili Sevahir Bayındır'ın, 8 Mart Dünya Emekçi  Kadınlar Günü'ne ilişkin gündem dışı konuşması 419:420  2.- Sivas Milletvekili Malik Ecder Özdemir'in, Alevilerin sorunlarına ve  Erzurum Özel Yetkili Savcısı tarafından hazırlanan iddianameye ilişkin  gündem dışı konuşması 423:426  3.- Giresun Milletvekili Murat Özkan'ın, işsizlik konusuna ilişkin gündem  dışı konuşması 427:428  V. - AÇIKLAMALAR 420,426  1.- İstanbul Milletvekili Birgen Keleş'in, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'ne  ilişkin açıklaması 420:421  2.- İstanbul Milletvekili Necla Arat'ın, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'ne  ilişkin açıklaması 421  TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  Sayfa  3.- Konya Milletvekili Ayşe Türkmenoğlu'nun, 8 Mart Dünya Kadınlar  Günü'ne ilişkin açıklaması 422  4.- İstanbul Milletvekili Halide İncekara'nın, 8 Mart Dünya Kadınlar  Günü'ne ilişkin açıklaması 422  5.- Samsun Milletvekili Suat Kılıç'ın, Sivas Milletvekili Malik Ecder  Özdemir'in, yaptığı konuşmayla yürütülmekte olan bir soruşturmanın  içerisine girdiğine ve konuşmasının Anayasa'nın ayrımcılığı reddeden  kriterlerine uygun düşmediğine ilişkin açıklaması 426:427  VI. - BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI 429  A) MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGELERİ 429:434  1.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru ve 20 milletvekilinin, yurt dışında  yaşayan Türklerin sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin  belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/611) 429:430  2.- Çankırı Milletvekili Ahmet Bukan ve 21 milletvekilinin, Çankırı'da  çiftçilik ve hayvancılıkla uğraşanların sorunlarının araştırılarak alınması  gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına  ilişkin önergesi (10/612) 430:431  3.- Gaziantep Milletvekili Hasan Özdemir ve 22 milletvekilinin,  Gaziantep'teki deprem riskinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin  belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/613) 431:433  4.- Adana Milletvekili Yılmaz Tankut ve 20 milletvekilinin, kaçak et ve  gıda üretimi sorununun araştırılarak alınması gereken önlemlerin  belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/614) 433:434  VII.- SEÇİMLER 435  A) KOMİSYONLARA ÜYE SEÇİMİ 435:436  1.- (10/90, 190, 210, 235, 312, 433, 438, 466, 474, 496, 531, 539, 558,  563, 564, 565, 566, 567, 568, 569, 570, 571, 572, 573, 574) esas numaralı  Meclis Araştırması Komisyonuna üye seçimi 435:436  VIII.-KANLN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN  GELEN DİĞER İŞLER 436,465,483,490  A) KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ 436:465,465:482,  483:489,490:505  1.- Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/324)  (S. Sayısı: 96) 436  2.- Türk Borçlar Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/499)  (S. Sayısı: 321) 436  3.- Milletlerarası Para Fonu ile Milletlerarası İmar ve Kalkınma  Bankasına Katılmak İçin Hükümete Yetki Verilmesine Dair Kanuna Ek  Milletlerarası Para Fonu Ana Sözleşmesinde Değişiklik Yapılmasına İlişkin  Belgelerin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve  Dışişleri Komisyonu Raporu (1/761) (S. Sayısı: 458) 436  4.- Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasansı ile  Avrupa Birliği Uyum, Tanm, Orman ve Köyişleri ile Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii  Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonlan Raporlan (1/743) (S. Sayısı: 471) 437:465,465:482,  483:489,490:505  - 4 1 2 -
Sayfa 3 -
TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  Sayfa  3.- Konya Milletvekili Ayşe Türkmenoğlu'nun, 8 Mart Dünya Kadınlar  Günü'ne ilişkin açıklaması 422  4.- İstanbul Milletvekili Halide İncekara'nın, 8 Mart Dünya Kadınlar  Günü'ne ilişkin açıklaması 422  5.- Samsun Milletvekili Suat Kılıç'ın, Sivas Milletvekili Malik Ecder  Özdemir'in, yaptığı konuşmayla yürütülmekte olan bir soruşturmanın  içerisine girdiğine ve konuşmasının Anayasa'nın ayrımcılığı reddeden  kriterlerine uygun düşmediğine ilişkin açıklaması 426:427  VI. - BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI 429  A) MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGELERİ 429:434  1.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru ve 20 milletvekilinin, yurt dışında  yaşayan Türklerin sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin  belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/611) 429:430  2.- Çankırı Milletvekili Ahmet Bukan ve 21 milletvekilinin, Çankırı'da  çiftçilik ve hayvancılıkla uğraşanların sorunlarının araştırılarak alınması  gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına  ilişkin önergesi (10/612) 430:431  3.- Gaziantep Milletvekili Hasan Özdemir ve 22 milletvekilinin,  Gaziantep'teki deprem riskinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin  belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/613) 431:433  4.- Adana Milletvekili Yılmaz Tankut ve 20 milletvekilinin, kaçak et ve  gıda üretimi sorununun araştırılarak alınması gereken önlemlerin  belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/614) 433:434  VII.- SEÇİMLER 435  A) KOMİSYONLARA ÜYE SEÇİMİ 435:436  1.- (10/90, 190, 210, 235, 312, 433, 438, 466, 474, 496, 531, 539, 558,  563, 564, 565, 566, 567, 568, 569, 570, 571, 572, 573, 574) esas numaralı  Meclis Araştırması Komisyonuna üye seçimi 435:436  VIII.-KANLN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN  GELEN DİĞER İŞLER 436,465,483,490  A) KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ 436:465,465:482,  483:489,490:505  1.- Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/324)  (S. Sayısı: 96) 436  2.- Türk Borçlar Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/499)  (S. Sayısı: 321) 436  3.- Milletlerarası Para Fonu ile Milletlerarası İmar ve Kalkınma  Bankasına Katılmak İçin Hükümete Yetki Verilmesine Dair Kanuna Ek  Milletlerarası Para Fonu Ana Sözleşmesinde Değişiklik Yapılmasına İlişkin  Belgelerin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve  Dışişleri Komisyonu Raporu (1/761) (S. Sayısı: 458) 436  4.- Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasansı ile  Avrupa Birliği Uyum, Tanm, Orman ve Köyişleri ile Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii  Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonlan Raporlan (1/743) (S. Sayısı: 471) 437:465,465:482,  483:489,490:505  - 4 1 2 - TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  - 4 1 3 - Savfa  IX.- ÖNERİLER 490  A) DANIŞMA KURULU ÖNERİLERİ 490  1.- Gündemdeki sıralamanın yeniden düzenlenmesine ilişkin Danışma  Kurulu Önerisi 490  X.- YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI 506  1.- Adana Milletvekili Yılmaz Tankut'un, bazı kurumların üst  yöneticilerinin yurt dışına çıkışlarına ilişkin Başbakandan sorusu ve Enerji  ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı (7/12132) 506:508  2.- İstanbul Milletvekili Mustafa Özyürek'in, nükleer santral tesisi  konusunda Rusya'yla imzalanan iş birliği beyannamesine ilişkin  Başbakandan sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın  cevabı (7/12238) 509:512  3.- Denizli Milletvekili Ali Rıza Ertemür'ün, bir kuruluştaki yolsuzluk  iddialarına ilişkin Başbakandan sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı  Taner Yıldız'ın cevabı (7/12242) 513:516  4.- Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Akif Paksoy'un, doğal gaz  tüketimindeki ücretlendirmeye ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar  Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı (7/12283) 517:520  5.- Kayseri Milletvekili Mehmet Şevki Kulkuloğlu'nun, bazı kişilere  verilen ihalelere,  İki şirkete verilen ihalelere,  İlişkin sorulan ve Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay'ın cevabı  (7/12300), (7/12301) 521:523  6.- Antalya Milletvekili Hüseyin Yıldız'ın, bazı ilçelerdeki turizm  yatırımlarına ve bir kayak merkezi projesine ilişkin sorusu ve Kültür ve  Turizm Bakanı Ertuğrul Günay'ın cevabı (7/12303) 524:526  7.- Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Akif Paksoy'un, Tütün ve  Alkol Piyasası Düzenleme Kurumundaki bazı atamalara ilişkin sorusu ve  Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın cevabı (7/12336) 527:530  8.- İzmir Milletvekili Selçuk Ayhan'ın, enerjideki dış bağımlılığa ve  doğal gaz zammına ilişkin Başbakandan sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar  Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı (7/12418) 531:532  9.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz'ün, Azerbaycan'ın doğal gaz  vermeyeceği iddiasına ilişkin Başbakandan sorusu ve Enerji ve Tabii  Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı (7/12420) 533:534  10.- Karaman Milletvekili Hasan Çalış'ın, Ermenek HES'e ilişkin  sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı (7/12453) 535:536  İL- Adana Milletvekili Tacidar Seyhan'ın, Çukurova Üniversitesi  yurtlarındaki yönetime ve öğrenci gösterilerine ilişkin sorusu ve Devlet  Bakanı Faruk Nafiz Özak'ın cevabı (7/12478) 537:538  12.- Muğla Milletvekili Fevzi Topuz'un, Anadolu Ajansına atanan bir  kişi hakkındaki iddialara ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı ve  Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın cev abı (7/12485) 539:541
Sayfa 4 -
TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  - 4 1 3 - Savfa  IX.- ÖNERİLER 490  A) DANIŞMA KURULU ÖNERİLERİ 490  1.- Gündemdeki sıralamanın yeniden düzenlenmesine ilişkin Danışma  Kurulu Önerisi 490  X.- YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI 506  1.- Adana Milletvekili Yılmaz Tankut'un, bazı kurumların üst  yöneticilerinin yurt dışına çıkışlarına ilişkin Başbakandan sorusu ve Enerji  ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı (7/12132) 506:508  2.- İstanbul Milletvekili Mustafa Özyürek'in, nükleer santral tesisi  konusunda Rusya'yla imzalanan iş birliği beyannamesine ilişkin  Başbakandan sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın  cevabı (7/12238) 509:512  3.- Denizli Milletvekili Ali Rıza Ertemür'ün, bir kuruluştaki yolsuzluk  iddialarına ilişkin Başbakandan sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı  Taner Yıldız'ın cevabı (7/12242) 513:516  4.- Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Akif Paksoy'un, doğal gaz  tüketimindeki ücretlendirmeye ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar  Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı (7/12283) 517:520  5.- Kayseri Milletvekili Mehmet Şevki Kulkuloğlu'nun, bazı kişilere  verilen ihalelere,  İki şirkete verilen ihalelere,  İlişkin sorulan ve Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay'ın cevabı  (7/12300), (7/12301) 521:523  6.- Antalya Milletvekili Hüseyin Yıldız'ın, bazı ilçelerdeki turizm  yatırımlarına ve bir kayak merkezi projesine ilişkin sorusu ve Kültür ve  Turizm Bakanı Ertuğrul Günay'ın cevabı (7/12303) 524:526  7.- Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Akif Paksoy'un, Tütün ve  Alkol Piyasası Düzenleme Kurumundaki bazı atamalara ilişkin sorusu ve  Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın cevabı (7/12336) 527:530  8.- İzmir Milletvekili Selçuk Ayhan'ın, enerjideki dış bağımlılığa ve  doğal gaz zammına ilişkin Başbakandan sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar  Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı (7/12418) 531:532  9.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz'ün, Azerbaycan'ın doğal gaz  vermeyeceği iddiasına ilişkin Başbakandan sorusu ve Enerji ve Tabii  Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı (7/12420) 533:534  10.- Karaman Milletvekili Hasan Çalış'ın, Ermenek HES'e ilişkin  sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı (7/12453) 535:536  İL- Adana Milletvekili Tacidar Seyhan'ın, Çukurova Üniversitesi  yurtlarındaki yönetime ve öğrenci gösterilerine ilişkin sorusu ve Devlet  Bakanı Faruk Nafiz Özak'ın cevabı (7/12478) 537:538  12.- Muğla Milletvekili Fevzi Topuz'un, Anadolu Ajansına atanan bir  kişi hakkındaki iddialara ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı ve  Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın cev abı (7/12485) 539:541  TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  - 4 1 4 - Savfa  13.- Muş Milletvekili M. Nuri Yaman'ın, Alparslan II Barajı Projesi'ne  ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı  (7/12501) 542:543  14.- Antalya Milletvekili Hüsnü Çöllü'nün, Perge antik kentine ilişkin  sorusu ve Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay'ın cevabı (7/12515) 544:546  15.- İstanbul Milletvekili Süleyman Yağız'ın, bir basın toplantısında  TRT muhabirinin yönelttiği bir soruyla ilgili iddialara ilişkin Başbakandan  sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın cevabı  (7/12529) 547:548  16.- Mersin Milletvekili Kadir Ural'ın, üniversite öğrencilerinin  barınma durumuna ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı Faruk Nafiz  Özak'ın cevabı (7/12533) 549:550  17.- Giresun Milletvekili Murat Özkan'ın, kaçak akaryakıt denetimine  ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı  (7/12548) 551:552  18.- Giresun Milletvekili Eşref Karaibrahim'in, bazı enerji politikalarına  ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı  (7/12549) 553:554  19.- Muğla Milletvekili Metin Ergun'un, Yuvarlakçay'a yapılacak  hidroelektrik santralinin tabiat varlıklarına etkilerine ilişkin sorusu ve Kültür  ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay'ın cevabı (7/12562) 555:557  20.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut'un, bir tiyatroya yardım  yapılıp yapılmadığına ilişkin sorusu ve Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul  Günay'ın cevabı (7/12563) 558:559  21. - Tokat Milletvekili Reşat Doğru'nun, Ankara 19 Mayıs  Stadyumunun kapı girişlerine otopark yapılmasına ilişkin sorusu ve Devlet  Bakanı Faruk Nafiz Özak'ın cevabı (7/12638) 560:561  22.- Antalya Milletvekili Hüsnü Çöllü'nün, Anadolu Ajansı ile Basın- Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü arasındaki personel hareketlerine  ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın  cevabı(7/12691) 562:564  23.- Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk'ün, Adıyaman Kâhta'da  yaşanan bir olaya ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf ın  cevabı(7/12693) 565:568
Sayfa 5 -
TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  - 4 1 4 - Savfa  13.- Muş Milletvekili M. Nuri Yaman'ın, Alparslan II Barajı Projesi'ne  ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı  (7/12501) 542:543  14.- Antalya Milletvekili Hüsnü Çöllü'nün, Perge antik kentine ilişkin  sorusu ve Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay'ın cevabı (7/12515) 544:546  15.- İstanbul Milletvekili Süleyman Yağız'ın, bir basın toplantısında  TRT muhabirinin yönelttiği bir soruyla ilgili iddialara ilişkin Başbakandan  sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın cevabı  (7/12529) 547:548  16.- Mersin Milletvekili Kadir Ural'ın, üniversite öğrencilerinin  barınma durumuna ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı Faruk Nafiz  Özak'ın cevabı (7/12533) 549:550  17.- Giresun Milletvekili Murat Özkan'ın, kaçak akaryakıt denetimine  ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı  (7/12548) 551:552  18.- Giresun Milletvekili Eşref Karaibrahim'in, bazı enerji politikalarına  ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı  (7/12549) 553:554  19.- Muğla Milletvekili Metin Ergun'un, Yuvarlakçay'a yapılacak  hidroelektrik santralinin tabiat varlıklarına etkilerine ilişkin sorusu ve Kültür  ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay'ın cevabı (7/12562) 555:557  20.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut'un, bir tiyatroya yardım  yapılıp yapılmadığına ilişkin sorusu ve Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul  Günay'ın cevabı (7/12563) 558:559  21. - Tokat Milletvekili Reşat Doğru'nun, Ankara 19 Mayıs  Stadyumunun kapı girişlerine otopark yapılmasına ilişkin sorusu ve Devlet  Bakanı Faruk Nafiz Özak'ın cevabı (7/12638) 560:561  22.- Antalya Milletvekili Hüsnü Çöllü'nün, Anadolu Ajansı ile Basın- Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü arasındaki personel hareketlerine  ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın  cevabı(7/12691) 562:564  23.- Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk'ün, Adıyaman Kâhta'da  yaşanan bir olaya ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf ın  cevabı(7/12693) 565:568  TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  I.- GEÇEN TUTANAK ÖZETİ  TBMM Genel Kurulu saat 15.05'te açılarak üç oturum yaptı.  Oturum Başkanı TBMM Başkan Vekili Meral Akşener, Divan olarak Dünya Kadınlar Günü'nü  kutladıklarına ilişkin bir konuşma yaptı.  Genel Kurulu ziyaret eden Pakistan Ulusal Meclisi Başkanı Doktor Fehmida Mirza'ya  Başkanlıkça "Hoş geldiniz" denildi.  İzmir Milletvekili Oğuz Oyan'ın, TARİŞ ve tarım satış kooperatifleri birliklerinin sorunlarına  ilişkin gündem dışı konuşmasına Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün cevap verdi.  Ardahan Milletvekili Saffet Kaya, Erzurum ili Şenkaya ilçesi Değirmenlidere köyünün  referandumla Ardahan ili Göle ilçesine bağlanmasına,  Niğde Milletvekili Mümin İnan, işsizlik ve ekonomik sorunlara,  İlişkin gündem dışı birer konuşma yaptılar.  Tokat Milletvekili Reşat Doğru, Elâzığ'da meydana gelen depreme,  İzmir Milletvekili Oktay Vural, ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesinde alman sözde  Ermeni soykırımı kararına ve Elâzığ'da meydana gelen depreme,  İzmir Milletvekili Kamil Erdal Sipahi, Hakkâri'de bir askerin şehit olmasına, Elâzığ'da meydana  gelen depreme ve Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesinin genişletilmesi konusundaki sıkıntılarına,  Edirne Milletvekili Cemaleddin Uslu, tarım satış kooperatifleri ve birliklerinin sorunlarına,  Muş Milletvekili M. Nuri Yaman, Elâzığ'da meydana gelen depreme,  İzmir Milletvekili K. Kemal Anadol, Elâzığ'da meydana gelen depreme ve ABD Temsilciler  Meclisi Dış İlişkiler Komitesinde kabul edilen sözde Ermeni soykırımıyla ilgili karara,  Muğla Milletvekili Mehmet Nil Hıdır, Hakkâri'de bir askerin şehit olmasına ve Elâzığ'da  meydana gelen depreme,  İlişkin birer açıklamada bulundular.  Afganistan Parlamentosu Temsilciler Meclisi Din, Kültür, Eğitim ve Yüksek Öğrenim  Komisyonu Başkanı ve beraberindeki Parlamento heyetinin ülkemizi ziyaret etmesinin uygun  bulunduğuna ilişkin Başkanlık tezkeresi Genel Kurulun bilgisine sunuldu.  Tokat Milletvekili Reşat Doğru'nun (6/1820) esas numaralı sözlü sorusunu geri aldığına ilişkin  önergesi okundu; sözlü sorunun geri verildiği bildirildi.  Kocaeli Milletvekili Hikmet Erenkaya ve 27 milletvekilinin, olası bir afet durumunda  Kocaeli'deki sanayi kuruluşlarının çevreye verebileceği zararların (10/607),  Denizli Milletvekili Ali Rıza Ertemür ve 28 milletvekilinin, domuz gribi aşısı konusundaki  iddiaların (10/608),  - 4 1 5 -
Sayfa 6 -
TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  I.- GEÇEN TUTANAK ÖZETİ  TBMM Genel Kurulu saat 15.05'te açılarak üç oturum yaptı.  Oturum Başkanı TBMM Başkan Vekili Meral Akşener, Divan olarak Dünya Kadınlar Günü'nü  kutladıklarına ilişkin bir konuşma yaptı.  Genel Kurulu ziyaret eden Pakistan Ulusal Meclisi Başkanı Doktor Fehmida Mirza'ya  Başkanlıkça "Hoş geldiniz" denildi.  İzmir Milletvekili Oğuz Oyan'ın, TARİŞ ve tarım satış kooperatifleri birliklerinin sorunlarına  ilişkin gündem dışı konuşmasına Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün cevap verdi.  Ardahan Milletvekili Saffet Kaya, Erzurum ili Şenkaya ilçesi Değirmenlidere köyünün  referandumla Ardahan ili Göle ilçesine bağlanmasına,  Niğde Milletvekili Mümin İnan, işsizlik ve ekonomik sorunlara,  İlişkin gündem dışı birer konuşma yaptılar.  Tokat Milletvekili Reşat Doğru, Elâzığ'da meydana gelen depreme,  İzmir Milletvekili Oktay Vural, ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesinde alman sözde  Ermeni soykırımı kararına ve Elâzığ'da meydana gelen depreme,  İzmir Milletvekili Kamil Erdal Sipahi, Hakkâri'de bir askerin şehit olmasına, Elâzığ'da meydana  gelen depreme ve Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesinin genişletilmesi konusundaki sıkıntılarına,  Edirne Milletvekili Cemaleddin Uslu, tarım satış kooperatifleri ve birliklerinin sorunlarına,  Muş Milletvekili M. Nuri Yaman, Elâzığ'da meydana gelen depreme,  İzmir Milletvekili K. Kemal Anadol, Elâzığ'da meydana gelen depreme ve ABD Temsilciler  Meclisi Dış İlişkiler Komitesinde kabul edilen sözde Ermeni soykırımıyla ilgili karara,  Muğla Milletvekili Mehmet Nil Hıdır, Hakkâri'de bir askerin şehit olmasına ve Elâzığ'da  meydana gelen depreme,  İlişkin birer açıklamada bulundular.  Afganistan Parlamentosu Temsilciler Meclisi Din, Kültür, Eğitim ve Yüksek Öğrenim  Komisyonu Başkanı ve beraberindeki Parlamento heyetinin ülkemizi ziyaret etmesinin uygun  bulunduğuna ilişkin Başkanlık tezkeresi Genel Kurulun bilgisine sunuldu.  Tokat Milletvekili Reşat Doğru'nun (6/1820) esas numaralı sözlü sorusunu geri aldığına ilişkin  önergesi okundu; sözlü sorunun geri verildiği bildirildi.  Kocaeli Milletvekili Hikmet Erenkaya ve 27 milletvekilinin, olası bir afet durumunda  Kocaeli'deki sanayi kuruluşlarının çevreye verebileceği zararların (10/607),  Denizli Milletvekili Ali Rıza Ertemür ve 28 milletvekilinin, domuz gribi aşısı konusundaki  iddiaların (10/608),  - 4 1 5 - TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2010  Adıyaman Milletvekili Şevket Köse ve 26 milletvekilinin, Alevilerin sorunlarının (10/609),  Tokat Milletvekili Reşat Doğru ve 20 milletvekilinin, Tokat'taki çiftçilerin sorunlarının (10/610),  Araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla birer Meclis araştırması  açılmasına ilişkin önergeleri Genel Kurulun bilgisine sunuldu; önergelerin gündemdeki yerlerini  alacağı ve ön görüşmelerinin, sırası geldiğinde yapılacağı açıklandı.  Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, 3984 Sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları  Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi'nin (2/204) İç Tüzük'ün 37'nci  maddesine göre doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önergesi, yapılan görüşmelerden sonra, kabul  edilmedi.  Gündemin "Sözlü Sorular" kısmının:  1 'inci sırasında bulunan (6/824),  2'nci (6/849),  4'üncü " (6/884),  6'ncı (6/894),  7'nci (6/895)  8'inci (6/896),  9'uncu (6/897),  13'üncü " (6/995),  19'uncu " (6/1011),  23'üncü " (6/1021),  44'üncü " (6/1090),  134'üncü " (6/1299),  184'üncü " " (6/1391),  244'üncü " (6/1477)  311'inci " (6/1560),  Esas numaralı sözlü sorulara Devlet Bakanı Mehmet Zafer Çağlayan cevap verdi; soru  sahiplerinden Tokat Milletvekili Reşat Doğru, Niğde Milletvekili Mümin İnan, Antalya Milletvekili  Hüsnü Çöllü de cevaplara karşı görüşlerini açıkladı.  Gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmının:  l'inci sırasında bulunan ve İç Tüzük'ün 91'inci maddesi kapsamında değerlendirilerek temel  kanun olarak bölümler hâlinde görüşülmesi kabul edilen, Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet  Komisyonu Raporu'nun (1/324) (S. Sayısı: 96),  2'nci sırasında bulunan ve İç Tüzük'ün 91'inci maddesi kapsamında değerlendirilerek temel  kanun olarak bölümler hâlinde görüşülmesi kabul edilen, Türk Borçlar Kanunu Tasarısı ve Adalet  Komisyonu Raporu'nun (1/499) (S. Sayısı: 321),  3'üncü sırasında bulunan, Milletlerarası Para Fonu ile Milletlerarası İmar ve Kalkınma  Bankasına Katılmak İçin Hükümete Yetki Verilmesine Dair Kanuna Ek Milletlerarası Para Fonu Ana  Sözleşmesinde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Belgelerin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair  Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu'nun (1/761) (S. Sayısı: 458),  - 4 1 6 -
Sayfa 7 -
TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2010  Adıyaman Milletvekili Şevket Köse ve 26 milletvekilinin, Alevilerin sorunlarının (10/609),  Tokat Milletvekili Reşat Doğru ve 20 milletvekilinin, Tokat'taki çiftçilerin sorunlarının (10/610),  Araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla birer Meclis araştırması  açılmasına ilişkin önergeleri Genel Kurulun bilgisine sunuldu; önergelerin gündemdeki yerlerini  alacağı ve ön görüşmelerinin, sırası geldiğinde yapılacağı açıklandı.  Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, 3984 Sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları  Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi'nin (2/204) İç Tüzük'ün 37'nci  maddesine göre doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önergesi, yapılan görüşmelerden sonra, kabul  edilmedi.  Gündemin "Sözlü Sorular" kısmının:  1 'inci sırasında bulunan (6/824),  2'nci (6/849),  4'üncü " (6/884),  6'ncı (6/894),  7'nci (6/895)  8'inci (6/896),  9'uncu (6/897),  13'üncü " (6/995),  19'uncu " (6/1011),  23'üncü " (6/1021),  44'üncü " (6/1090),  134'üncü " (6/1299),  184'üncü " " (6/1391),  244'üncü " (6/1477)  311'inci " (6/1560),  Esas numaralı sözlü sorulara Devlet Bakanı Mehmet Zafer Çağlayan cevap verdi; soru  sahiplerinden Tokat Milletvekili Reşat Doğru, Niğde Milletvekili Mümin İnan, Antalya Milletvekili  Hüsnü Çöllü de cevaplara karşı görüşlerini açıkladı.  Gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmının:  l'inci sırasında bulunan ve İç Tüzük'ün 91'inci maddesi kapsamında değerlendirilerek temel  kanun olarak bölümler hâlinde görüşülmesi kabul edilen, Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet  Komisyonu Raporu'nun (1/324) (S. Sayısı: 96),  2'nci sırasında bulunan ve İç Tüzük'ün 91'inci maddesi kapsamında değerlendirilerek temel  kanun olarak bölümler hâlinde görüşülmesi kabul edilen, Türk Borçlar Kanunu Tasarısı ve Adalet  Komisyonu Raporu'nun (1/499) (S. Sayısı: 321),  3'üncü sırasında bulunan, Milletlerarası Para Fonu ile Milletlerarası İmar ve Kalkınma  Bankasına Katılmak İçin Hükümete Yetki Verilmesine Dair Kanuna Ek Milletlerarası Para Fonu Ana  Sözleşmesinde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Belgelerin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair  Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu'nun (1/761) (S. Sayısı: 458),  - 4 1 6 - TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  4'üncü sırasında bulunan, Milletlerarası İmar ve Kalkınma Bankasının Ana Sözleşmesinde  Değişikliğin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu  Raporu'nun (1/786) (S. Sayısı: 460),  Görüşmeleri komisyon yetkilileri Genel Kurulda hazır bulunmadığından ertelendi.  5'inci sırasında bulunan ve İç Tüzük'ün 91 'inci maddesi kapsamında değerlendirilerek temel  kanun olarak bölümler hâlinde görüşülmesi kabul edilen, Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi  Hakkında Kanun Tasarısı ile Avrupa Birliği Uyum; Tarım, Orman ve Köyişleri ile Sanayi, Ticaret,  Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonları Raporlarının (1/743) (S. Sayısı: 471) tümü  üzerindeki görüşmeler tamamlanarak bölümlerine geçilmesi kabul edildi.  10 Mart 2010 Çarşamba günü, alınan karar gereğince saat 13.00'te toplanmak üzere birleşime  20.02'de son verildi.  Meral AKŞENER  Başkan Vekili  Bayram ÖZÇELİK  Burdur  Kâtip Üye  Harun TÜFEKÇİ  Konya  Kâtip Üye  - 4 1 7 -
Sayfa 8 -
TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  4'üncü sırasında bulunan, Milletlerarası İmar ve Kalkınma Bankasının Ana Sözleşmesinde  Değişikliğin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu  Raporu'nun (1/786) (S. Sayısı: 460),  Görüşmeleri komisyon yetkilileri Genel Kurulda hazır bulunmadığından ertelendi.  5'inci sırasında bulunan ve İç Tüzük'ün 91 'inci maddesi kapsamında değerlendirilerek temel  kanun olarak bölümler hâlinde görüşülmesi kabul edilen, Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi  Hakkında Kanun Tasarısı ile Avrupa Birliği Uyum; Tarım, Orman ve Köyişleri ile Sanayi, Ticaret,  Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonları Raporlarının (1/743) (S. Sayısı: 471) tümü  üzerindeki görüşmeler tamamlanarak bölümlerine geçilmesi kabul edildi.  10 Mart 2010 Çarşamba günü, alınan karar gereğince saat 13.00'te toplanmak üzere birleşime  20.02'de son verildi.  Meral AKŞENER  Başkan Vekili  Bayram ÖZÇELİK  Burdur  Kâtip Üye  Harun TÜFEKÇİ  Konya  Kâtip Üye  - 4 1 7 - TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  No.: 97  - 4 1 8 - II.- GELEN KÂĞITLAR  10 Mart 2010 Çarşamba  Meclis Araştırması Önergeleri  1.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru ve 20 Milletvekilinin, yurtdışında yaşayan Türklerin  sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasanın 98 inci,  İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi  (10/611) (Başkanlığa geliş tarihi: 8.2.2010)  2.- Çankırı Milletvekili Ahmet Bukan ve 21 Milletvekilinin, Çankırı'da çiftçilik ve hayvancılıkla  uğraşanların sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasanın  98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin  önergesi (10/612) (Başkanlığa geliş tarihi: 9.2.2010)  3.- Gaziantep Milletvekili Hasan Özdemir ve 22 Milletvekilinin, Gaziantep'teki deprem riskinin  araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104  ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/613) (Başkanlığa  geliş tarihi: 9.2.2010)  4.- Adana Milletvekili Yılmaz Tankut ve 20 Milletvekilinin, kaçak et ve gıda üretimi sorununun  araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104  ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/614) (Başkanlığa  geliş tarihi: 9.2.2010)
Sayfa 9 -
TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  No.: 97  - 4 1 8 - II.- GELEN KÂĞITLAR  10 Mart 2010 Çarşamba  Meclis Araştırması Önergeleri  1.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru ve 20 Milletvekilinin, yurtdışında yaşayan Türklerin  sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasanın 98 inci,  İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi  (10/611) (Başkanlığa geliş tarihi: 8.2.2010)  2.- Çankırı Milletvekili Ahmet Bukan ve 21 Milletvekilinin, Çankırı'da çiftçilik ve hayvancılıkla  uğraşanların sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasanın  98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin  önergesi (10/612) (Başkanlığa geliş tarihi: 9.2.2010)  3.- Gaziantep Milletvekili Hasan Özdemir ve 22 Milletvekilinin, Gaziantep'teki deprem riskinin  araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104  ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/613) (Başkanlığa  geliş tarihi: 9.2.2010)  4.- Adana Milletvekili Yılmaz Tankut ve 20 Milletvekilinin, kaçak et ve gıda üretimi sorununun  araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104  ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/614) (Başkanlığa  geliş tarihi: 9.2.2010)  TBMM B:71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 0 : 1  BAŞKAN - Türkiye Büyük Millet Meclisinin 71 'inci Birleşimini açıyorum.  Toplantı yeter sayısı vardır, görüşmelere başlıyoruz.  Gündeme geçmeden önce üç sayın milletvekiline gündem dışı söz vereceğim.  Gündem dışı ilk söz 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü münasebetiyle söz isteyen Sımak  Milletvekili Sayın Sevahir Bayındır'a aittir. (BDP sıralarından alkışlar)  Sayın milletvekilleri, eğer uğultuyu kesebilirsek Sayın Hatibi dinleme imkânı buluruz.  Buyurun Sayın Bayındır.  IV.- GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR  A) MİLLETVEKİLLERİNİN GÜNDEM DIŞI KONUŞMALARI  I.- Şırnak Milletvekili Sevahir Bayındır'ın, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'ne ilişkin  gündem dışı konuşması  SEVAHİR BAYINDIR (Şırnak) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 8 Mart Dünya Emekçi  Kadınlar Günü nedeniyle söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.  Bildiğiniz gibi, 8 Mart 1857 yılında Amerika'nın New York kentinde dokuma fabrikasında  çalışan kadınların "eşit işe eşit ücret" talebiyle yükselttikleri mücadeleleri sonucunda fabrika ateşe  verilerek 100'den fazla kadın hayatını kaybetti ve kadınların New York'ta bedenleriyle ödedikleri  bedel ve onların bedenlerinden yükselen ateş, bugüne kadar kadınların eşitlik, özgürlük mücadelesi  için bir meşale rolünü oynamıştır.  Bizler de geçmişten bugüne direnen ve kadın özgürlüğü için bedenini veren bütün kadınlar  şahsında saygıyla eğiliyoruz ve anılarına bağlı kalacağımıza söz veriyoruz ve eşitlik sağlayana kadar  dünyada ve dünyada barış tesis edilene kadar bu mücadelemize bıkmadan usanmadan devam  edeceğiz.  Kadın-erkek eşitliği, kadınların erkeklerle eşit haklara sahip olma yolunda verdiği mücadelenin  bir göstergesidir. Dolayısıyla, dünyada kadın hak mücadelesi... Birleşmiş Milletlerde 1975-1985  arasında "Kadın On Yılı" ilan edilmiştir ve yine, Türkiye'nin de imzaladığı pek çok konferans  yapılmış ve bildirgeler yayınlanmıştır. Kadın insan hakları bildirgeleri İnsan Hakları Evrensel  Bildirgesi esas alınarak gerçekleştirilmiştir.  Yine CEDAW Sözleşmesi, kadına yönelik her türlü ayrımcılığı ortadan kaldırma sözleşmesidir  ve Türkiye de bu sözleşmeye imza atmıştır.  Yine en önemli sözleşmelerden biri de Birleşmiş Milletler Pekin Deklarasyonu'dur. Ben Pekin  Deklarasyonu'nun sadece giriş bölümünü okumak istiyorum. Çünkü bütün hükümetler bu Pekin  Deklarasyonu'nu da taahhüt etmişlerdir ve diyorlar ki bütün hükümetler, Türkiye de dâhil: "Biz,  Dördüncü Dünya Kadın Konferansı'na katılan hükümetler, Birleşmiş Milletlerin kuruluşunun 50'nci  yıl dönümü olan Eylül 1995 tarihinde Pekin'de toplanarak; bütün insanlığın yararı için her yerdeki  bütün kadınlar adına eşitlik, kalkınma ve barış hedeflerini ileri götürmeye kararlı olarak; her yerdeki  bütün kadınların sesine kulak veren ve kadınların rollerinin ve koşullarının farklılığını dikkate alan,  - 4 1 9 - 10 Mart 2010 Çarşamba  BİRİNCİ OTURUM  Açılma Saati: 13.04  BAŞKAN: Başkan Vekili Meral AKŞENER  KÂTİP ÜYELER: Harun TÜFEKÇİ (Konya), Bayram ÖZÇELİK (Burdur)
Sayfa 10 -
TBMM B:71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 0 : 1  BAŞKAN - Türkiye Büyük Millet Meclisinin 71 'inci Birleşimini açıyorum.  Toplantı yeter sayısı vardır, görüşmelere başlıyoruz.  Gündeme geçmeden önce üç sayın milletvekiline gündem dışı söz vereceğim.  Gündem dışı ilk söz 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü münasebetiyle söz isteyen Sımak  Milletvekili Sayın Sevahir Bayındır'a aittir. (BDP sıralarından alkışlar)  Sayın milletvekilleri, eğer uğultuyu kesebilirsek Sayın Hatibi dinleme imkânı buluruz.  Buyurun Sayın Bayındır.  IV.- GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR  A) MİLLETVEKİLLERİNİN GÜNDEM DIŞI KONUŞMALARI  I.- Şırnak Milletvekili Sevahir Bayındır'ın, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'ne ilişkin  gündem dışı konuşması  SEVAHİR BAYINDIR (Şırnak) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 8 Mart Dünya Emekçi  Kadınlar Günü nedeniyle söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.  Bildiğiniz gibi, 8 Mart 1857 yılında Amerika'nın New York kentinde dokuma fabrikasında  çalışan kadınların "eşit işe eşit ücret" talebiyle yükselttikleri mücadeleleri sonucunda fabrika ateşe  verilerek 100'den fazla kadın hayatını kaybetti ve kadınların New York'ta bedenleriyle ödedikleri  bedel ve onların bedenlerinden yükselen ateş, bugüne kadar kadınların eşitlik, özgürlük mücadelesi  için bir meşale rolünü oynamıştır.  Bizler de geçmişten bugüne direnen ve kadın özgürlüğü için bedenini veren bütün kadınlar  şahsında saygıyla eğiliyoruz ve anılarına bağlı kalacağımıza söz veriyoruz ve eşitlik sağlayana kadar  dünyada ve dünyada barış tesis edilene kadar bu mücadelemize bıkmadan usanmadan devam  edeceğiz.  Kadın-erkek eşitliği, kadınların erkeklerle eşit haklara sahip olma yolunda verdiği mücadelenin  bir göstergesidir. Dolayısıyla, dünyada kadın hak mücadelesi... Birleşmiş Milletlerde 1975-1985  arasında "Kadın On Yılı" ilan edilmiştir ve yine, Türkiye'nin de imzaladığı pek çok konferans  yapılmış ve bildirgeler yayınlanmıştır. Kadın insan hakları bildirgeleri İnsan Hakları Evrensel  Bildirgesi esas alınarak gerçekleştirilmiştir.  Yine CEDAW Sözleşmesi, kadına yönelik her türlü ayrımcılığı ortadan kaldırma sözleşmesidir  ve Türkiye de bu sözleşmeye imza atmıştır.  Yine en önemli sözleşmelerden biri de Birleşmiş Milletler Pekin Deklarasyonu'dur. Ben Pekin  Deklarasyonu'nun sadece giriş bölümünü okumak istiyorum. Çünkü bütün hükümetler bu Pekin  Deklarasyonu'nu da taahhüt etmişlerdir ve diyorlar ki bütün hükümetler, Türkiye de dâhil: "Biz,  Dördüncü Dünya Kadın Konferansı'na katılan hükümetler, Birleşmiş Milletlerin kuruluşunun 50'nci  yıl dönümü olan Eylül 1995 tarihinde Pekin'de toplanarak; bütün insanlığın yararı için her yerdeki  bütün kadınlar adına eşitlik, kalkınma ve barış hedeflerini ileri götürmeye kararlı olarak; her yerdeki  bütün kadınların sesine kulak veren ve kadınların rollerinin ve koşullarının farklılığını dikkate alan,  - 4 1 9 - 10 Mart 2010 Çarşamba  BİRİNCİ OTURUM  Açılma Saati: 13.04  BAŞKAN: Başkan Vekili Meral AKŞENER  KÂTİP ÜYELER: Harun TÜFEKÇİ (Konya), Bayram ÖZÇELİK (Burdur)  TBMM B:71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 O: 1  - 4 2 0 - dünya gençliğinde var olan umuttan güç alan ve bu yolu açan kadınları saygıyla anarak; son on yılda  kadınların statüsünde bazı önemli konularda ilerleme kaydedildiğini ama gelişmenin eşit olmadığını,  kadınla erkek arasındaki eşitsizliğin devam ettiğini ve bütün insanların iyiliği için ciddi sonuçlar  doğurabilecek başlıca engellerin varlığını sürdürdüğünü kabul ederek; dünyadaki insanların  çoğunluğunun özellikle de kadın ve çocukların hayatını etkileyen, kökeni hem ulusal hem de  uluslararası alanlarda bulunan artan yoksulluğun bu durumu şiddetlendirdiğini de kabul ederek;  kendimizi koşulsuz olarak bu sınırlama ve engelleri kaldırmaya ve böylece bütün dünyadaki  kadınların ilerlemesini ve güçlendirilmesini artırmaya adadık ve bunun, şimdi ve bizi gelecek yüzyıla  taşıması için, kararlılık, ümit, iş birliği ve dayanışma ruhuyla acil eylem gerektirdiğini kabul ederek  çalışmalar yapacağız." Türkiye Hükümeti de bu deklarasyonları imzalamış ve taahhütlerde  bulunmuştur. Dolayısıyla biz 8 Martın 100'üncü yılı sebebiyle Meclisimizi acil olarak, Hükümetin  imzaladığı bu programları hızla hayata geçirmeye davet ediyoruz.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Bir dakika ek süre veriyorum, tamamlayın lütfen.  SEVAHİR BAYINDIR (Devamla) - Özellikle, iki buçuk yıllık 23'üncü Dönem Parlamento  döneminde Meclis Başkanlığına sunduğumuz kadınlara dair kanun tekliflerinin bir an önce Meclise  getirilip, artık bu taahhütlerin kâğıt üzerinde kalmasını değil, bu taahhütlerin pratikleşmesini  arzuluyoruz, istiyoruz.  Bu nedenle, kota için verdiğimiz yasa değişikliği teklifi hızla bu Meclise gelmeli çünkü bütün  bu ayrımcılıkları ortadan kaldırmanın en önemli aracı, kadınları siyasi mekanizmalarda, karar  mekanizmalarında ve en önemlisi yasama gücünde etkili bir güç hâline getirmektir. Bu da ancak  pozitif ayrımcılık desteğini sunarak...  Yine, kadına dönük yaşanan katliamlar, kadın cinayetleri, kadın istihdamı ve kadına dönük  şiddete ilişkin verdiğimiz araştırma önergelerinin de bir an önce Meclise taşınarak, en azından  100'üncü yılında kadınlara olan saygının gereği, toplumu, eşitlikçi düşünceyi savunan bir zihniyetin  gereği olarak ve bunu taahhüt eden devletin sorumluluğunun gereği olarak Hükümeti, Meclisi bir  kez daha kadın hakları ve eşitliği konusunda göreve çağırıyoruz.  Hepinizi saygıyla selamlıyor, 8 Martı, tüm dünya kadınlarını kutluyorum. Saygılar sunuyorum.  (BDP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Bayındır.  Sayın Keleş, buyurun.  V.- AÇIKLAMALAR  /.- İstanbul Milletvekili Birgen Keleş 'in, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 'ne ilişkin açıklaması  BİRGEN KELEŞ (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.  Ben, Kurtuluş Savaşı'nda ve ondan sonra Atatürk ilke ve devrimlerinin gerçekleştirilmesinde  büyük rol oynayan kadınları saygı ve sevgi ile selamlayarak konuşmama başlamak istiyorum.  Bugün, kadın-erkek eşitliği, ailede, eğitimde, çalışma yaşamında, siyasette ve Türkiye'nin dış  politikada temsil edilmesinde kadınların erkeklerle eşit bir konuma gelmesidir. Aslında kadın-erkek  eşitliği, bir insan hakları ve demokrasi sorunudur. İnsan haklarıdır çünkü çalışma ve çalıştığından  elde ettiği gelirle en temel ihtiyaçlarını karşılama önde gelen bir insan hakkıdır. Bu aynı zamanda bir  demokrasi sorunudur çünkü kadınların siyasi oluşum ve kararlara ağırlık vermediği, yetkilerini  kullanmadıkları bir ortamda çoğulcu ve katılımcı bir demokrasiden bahsedilemez.  Tabii ki Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Kaldırılması Sözleşmesi'nin gereği yerine  getirilmelidir ancak bununla birlikte Türkiye'de yapılması gereken başka işler de vardır. Bunlardan
Sayfa 11 -
TBMM B:71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 O: 1  - 4 2 0 - dünya gençliğinde var olan umuttan güç alan ve bu yolu açan kadınları saygıyla anarak; son on yılda  kadınların statüsünde bazı önemli konularda ilerleme kaydedildiğini ama gelişmenin eşit olmadığını,  kadınla erkek arasındaki eşitsizliğin devam ettiğini ve bütün insanların iyiliği için ciddi sonuçlar  doğurabilecek başlıca engellerin varlığını sürdürdüğünü kabul ederek; dünyadaki insanların  çoğunluğunun özellikle de kadın ve çocukların hayatını etkileyen, kökeni hem ulusal hem de  uluslararası alanlarda bulunan artan yoksulluğun bu durumu şiddetlendirdiğini de kabul ederek;  kendimizi koşulsuz olarak bu sınırlama ve engelleri kaldırmaya ve böylece bütün dünyadaki  kadınların ilerlemesini ve güçlendirilmesini artırmaya adadık ve bunun, şimdi ve bizi gelecek yüzyıla  taşıması için, kararlılık, ümit, iş birliği ve dayanışma ruhuyla acil eylem gerektirdiğini kabul ederek  çalışmalar yapacağız." Türkiye Hükümeti de bu deklarasyonları imzalamış ve taahhütlerde  bulunmuştur. Dolayısıyla biz 8 Martın 100'üncü yılı sebebiyle Meclisimizi acil olarak, Hükümetin  imzaladığı bu programları hızla hayata geçirmeye davet ediyoruz.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Bir dakika ek süre veriyorum, tamamlayın lütfen.  SEVAHİR BAYINDIR (Devamla) - Özellikle, iki buçuk yıllık 23'üncü Dönem Parlamento  döneminde Meclis Başkanlığına sunduğumuz kadınlara dair kanun tekliflerinin bir an önce Meclise  getirilip, artık bu taahhütlerin kâğıt üzerinde kalmasını değil, bu taahhütlerin pratikleşmesini  arzuluyoruz, istiyoruz.  Bu nedenle, kota için verdiğimiz yasa değişikliği teklifi hızla bu Meclise gelmeli çünkü bütün  bu ayrımcılıkları ortadan kaldırmanın en önemli aracı, kadınları siyasi mekanizmalarda, karar  mekanizmalarında ve en önemlisi yasama gücünde etkili bir güç hâline getirmektir. Bu da ancak  pozitif ayrımcılık desteğini sunarak...  Yine, kadına dönük yaşanan katliamlar, kadın cinayetleri, kadın istihdamı ve kadına dönük  şiddete ilişkin verdiğimiz araştırma önergelerinin de bir an önce Meclise taşınarak, en azından  100'üncü yılında kadınlara olan saygının gereği, toplumu, eşitlikçi düşünceyi savunan bir zihniyetin  gereği olarak ve bunu taahhüt eden devletin sorumluluğunun gereği olarak Hükümeti, Meclisi bir  kez daha kadın hakları ve eşitliği konusunda göreve çağırıyoruz.  Hepinizi saygıyla selamlıyor, 8 Martı, tüm dünya kadınlarını kutluyorum. Saygılar sunuyorum.  (BDP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Bayındır.  Sayın Keleş, buyurun.  V.- AÇIKLAMALAR  /.- İstanbul Milletvekili Birgen Keleş 'in, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 'ne ilişkin açıklaması  BİRGEN KELEŞ (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.  Ben, Kurtuluş Savaşı'nda ve ondan sonra Atatürk ilke ve devrimlerinin gerçekleştirilmesinde  büyük rol oynayan kadınları saygı ve sevgi ile selamlayarak konuşmama başlamak istiyorum.  Bugün, kadın-erkek eşitliği, ailede, eğitimde, çalışma yaşamında, siyasette ve Türkiye'nin dış  politikada temsil edilmesinde kadınların erkeklerle eşit bir konuma gelmesidir. Aslında kadın-erkek  eşitliği, bir insan hakları ve demokrasi sorunudur. İnsan haklarıdır çünkü çalışma ve çalıştığından  elde ettiği gelirle en temel ihtiyaçlarını karşılama önde gelen bir insan hakkıdır. Bu aynı zamanda bir  demokrasi sorunudur çünkü kadınların siyasi oluşum ve kararlara ağırlık vermediği, yetkilerini  kullanmadıkları bir ortamda çoğulcu ve katılımcı bir demokrasiden bahsedilemez.  Tabii ki Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Kaldırılması Sözleşmesi'nin gereği yerine  getirilmelidir ancak bununla birlikte Türkiye'de yapılması gereken başka işler de vardır. Bunlardan  TBMM B: 71 10.3.2010 O: 1  bir tanesi, evlilik birliği sırasında elde edilen mallara katılımın yasal bir rejim hâline gelmesinde  2002'den sonra evlenenler için bunun geçerli olması doğru bir yaklaşım olmamıştır, kadınlar arasında  ayrımcılık yaratılmıştır ve de kadınlara büyük haksızlıktır, daha önce evlenmiş olan kadınlara. Bunun  düzeltilmesi lazımdır.  İkincisi: Kadın-erkek eşitlik komisyonu değil de Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu olarak  kurulması da yeterli değildir çünkü Avrupa ülkeleri gibi kadınla erkekler arasındaki statüde çok az  fark olan yerlerde fırsat eşitliği gerekli işlevi yapabilir ama Türkiye gibi büyük uçurumlar olan  ülkelerde bu gerçekleştirilemez, sağlanamaz. Bunun yanında, kotalar, bütün Avrupa ülkelerinde,  kadınların başarılı olduğu, siyasette yer aldığı Avrupa ülkelerinde etkin bir şekilde kullanılmaktadır,  hem de sadece siyasette değil çalışma yaşamında kullanılmaktadır. Öyle ki bazı Avrupa ülkeleri  kotayı özel sektör için zorunlu hâle getirmiştir.  Ayrıca, pek çok kişinin ihmal ettiği bir diğer husus da şudur: Uygulanan politikalar kadınları çok  yakından etkilemektedir. Tabii ki eğitim ve sağlık politikaları baştadır ama bunun dışında, bütün  uygulan politikalar, örneğin özelleştirme politikası, ithalatın hızla ve sorumsuz bir şekilde artırılması  politikası, örneğin kamu sektörünün daraltılması politikası, enerji politikası ve diğer birçok politika  kadınları doğrudan etkilemektedir.  Bakın, Avrupa ülkelerinde, mesela Kuzey Avrupa ülkelerinde petrol bulunduğu zaman bunun bir  kısmını ayırıyorlar ve bunu da "Gelecek kuşakların da hakkı vardır." diyerek işleterek gelecek  kuşaklara...  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Üç dakikaydı yani normalde iki dakikaydı, üçer dakika verdim Sayın Keleş.  BİRGEN KELEŞ (İstanbul) - Ama siz söylemediniz üç dakika olduğunu.  BAŞKAN - Buyurun Sayın Arat.  2.- İstanbul Milletvekili Necla Arat 'm, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 'ne ilişkin açıklaması  NECLA ARAT (İstanbul) - Sayın Başkan, teşekkür ediyorum.  Sayın milletvekilleri, bildiğiniz gibi, 8 Mart, emekçi kadınların emeğin değerlendirilmesinde  güdülen kadın-erkek eşitsizliğine ilk baş kaldırışının, canları karşılığında verdikleri bir savaşımın  simgesidir. 8 martlar, kadınların ikinci sınıf insan olarak sayılmasına son verilmesini ve çağdaş  demokrasinin ön koşulu olduğunu dünyaya bir kez daha duyurmaktır. 8 martlar, kadınlara karşı her  türlü ayrımcılığın kaldırılmasının, örneğin inanç alanından kaynaklanan kadın-erkek eşitsizliğinin  üstesinden gelme yolunun laik yaşam biçimi olduğunun dile getirilip vurgulanmasıdır. Dolayısıyla  Türkiye'nin İslam dünyasında bu eşitliği yasal düzeyde sağlamış tek laik ülke olarak 8 Martı kutlaması  yüz milyonlarca Müslüman kadın için bir umut olabilmelidir. Ne var ki 8 Martın 100'üncü yıl  dönümünde, bugün verilere baktığımız zaman, ilgili sayısal veriler, yaşamın bütün alanlarına  kadınların aktif olarak katılmalarını ve eşit paya sahip olmalarını önleyen çeşitli engellerin henüz  ortadan kalkmadığını gösteriyor.  Sayın milletvekilleri, bu durumu düzeltmek, kadın haklarını belgelerden çıkarıp yaşama  yansıtmak üzere bu Meclisin de Mustafa Kemal'in Meclisine yaraşır biçimde büyük bir irade,  kararlılık ve çaba göstermesi gerektiğini anımsatıyor, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kutlu  olsun diyorum.  Teşekkür ederim Sayın Başkan.  BAŞKAN - Sayın Türkmenoğlu...  - 4 2 1 -
Sayfa 12 -
TBMM B: 71 10.3.2010 O: 1  bir tanesi, evlilik birliği sırasında elde edilen mallara katılımın yasal bir rejim hâline gelmesinde  2002'den sonra evlenenler için bunun geçerli olması doğru bir yaklaşım olmamıştır, kadınlar arasında  ayrımcılık yaratılmıştır ve de kadınlara büyük haksızlıktır, daha önce evlenmiş olan kadınlara. Bunun  düzeltilmesi lazımdır.  İkincisi: Kadın-erkek eşitlik komisyonu değil de Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu olarak  kurulması da yeterli değildir çünkü Avrupa ülkeleri gibi kadınla erkekler arasındaki statüde çok az  fark olan yerlerde fırsat eşitliği gerekli işlevi yapabilir ama Türkiye gibi büyük uçurumlar olan  ülkelerde bu gerçekleştirilemez, sağlanamaz. Bunun yanında, kotalar, bütün Avrupa ülkelerinde,  kadınların başarılı olduğu, siyasette yer aldığı Avrupa ülkelerinde etkin bir şekilde kullanılmaktadır,  hem de sadece siyasette değil çalışma yaşamında kullanılmaktadır. Öyle ki bazı Avrupa ülkeleri  kotayı özel sektör için zorunlu hâle getirmiştir.  Ayrıca, pek çok kişinin ihmal ettiği bir diğer husus da şudur: Uygulanan politikalar kadınları çok  yakından etkilemektedir. Tabii ki eğitim ve sağlık politikaları baştadır ama bunun dışında, bütün  uygulan politikalar, örneğin özelleştirme politikası, ithalatın hızla ve sorumsuz bir şekilde artırılması  politikası, örneğin kamu sektörünün daraltılması politikası, enerji politikası ve diğer birçok politika  kadınları doğrudan etkilemektedir.  Bakın, Avrupa ülkelerinde, mesela Kuzey Avrupa ülkelerinde petrol bulunduğu zaman bunun bir  kısmını ayırıyorlar ve bunu da "Gelecek kuşakların da hakkı vardır." diyerek işleterek gelecek  kuşaklara...  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Üç dakikaydı yani normalde iki dakikaydı, üçer dakika verdim Sayın Keleş.  BİRGEN KELEŞ (İstanbul) - Ama siz söylemediniz üç dakika olduğunu.  BAŞKAN - Buyurun Sayın Arat.  2.- İstanbul Milletvekili Necla Arat 'm, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 'ne ilişkin açıklaması  NECLA ARAT (İstanbul) - Sayın Başkan, teşekkür ediyorum.  Sayın milletvekilleri, bildiğiniz gibi, 8 Mart, emekçi kadınların emeğin değerlendirilmesinde  güdülen kadın-erkek eşitsizliğine ilk baş kaldırışının, canları karşılığında verdikleri bir savaşımın  simgesidir. 8 martlar, kadınların ikinci sınıf insan olarak sayılmasına son verilmesini ve çağdaş  demokrasinin ön koşulu olduğunu dünyaya bir kez daha duyurmaktır. 8 martlar, kadınlara karşı her  türlü ayrımcılığın kaldırılmasının, örneğin inanç alanından kaynaklanan kadın-erkek eşitsizliğinin  üstesinden gelme yolunun laik yaşam biçimi olduğunun dile getirilip vurgulanmasıdır. Dolayısıyla  Türkiye'nin İslam dünyasında bu eşitliği yasal düzeyde sağlamış tek laik ülke olarak 8 Martı kutlaması  yüz milyonlarca Müslüman kadın için bir umut olabilmelidir. Ne var ki 8 Martın 100'üncü yıl  dönümünde, bugün verilere baktığımız zaman, ilgili sayısal veriler, yaşamın bütün alanlarına  kadınların aktif olarak katılmalarını ve eşit paya sahip olmalarını önleyen çeşitli engellerin henüz  ortadan kalkmadığını gösteriyor.  Sayın milletvekilleri, bu durumu düzeltmek, kadın haklarını belgelerden çıkarıp yaşama  yansıtmak üzere bu Meclisin de Mustafa Kemal'in Meclisine yaraşır biçimde büyük bir irade,  kararlılık ve çaba göstermesi gerektiğini anımsatıyor, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kutlu  olsun diyorum.  Teşekkür ederim Sayın Başkan.  BAŞKAN - Sayın Türkmenoğlu...  - 4 2 1 - TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 O: 1  - 4 2 2 - 3.- Konya Milletvekili Ayşe Türkmenoğlu'nun, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'ne ilişkin  açıklaması  AYŞE TÜRKMENOĞLU (Konya) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.  Öncelikle, sözlerime başlamadan önce, iki gün önce Elâzığ'da yaşanan deprem felaketinde  hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyorum, yaralılara  da acil şifalar diliyorum. İnşallah, onların yaralarına tabii ki bizler hep birlikte derman olmaya  çalışacağız ama giden canlar maalesef geri gelmeyecek. Depremle ilgili duyarlılığımızın tekrar  gündeme geldiği bugünlerde, inşallah, gerekli önlemler de alınacaktır.  Öncelikle, ben, kadınlarımıza ait sorunların ekonomik kalkınmışlıklarla beraber çözüleceğine  inanıyorum. Şu anda Türkiye dünyanın 17'nci büyük ekonomisi durumunda. Ekonomik  kalkınmışlıklarla beraber eminim ki kadınlarımızın eğitim problemleri, sağlık problemleri de daha  hızlı bir şekilde çözülecek. Dolayısıyla, bilinçli, sağlıklı bireylerin düşünce yetisi, hayata duruşları  da kendi sorunlarının çözümünde çok önemli rol oynayacaktır diye düşünüyorum.  Şu ana kadar yasalarımızda kadın-erkek eşitliği anlamında gerekli düzenlemeler yapılmaya  çalışıldı ve yapılıyor da. Uygulamada bazı problemlerimiz var, bunun farkındayız. Bu konuda  kadınlarımızın kendi temel haklan konusunda bilinçlendirilmeleri noktasında hepimize görev  düştüğüne inanıyorum. Bununla ilgili çalışmalarda, Meclis ve STK'larla birlikte, inşallah, el birliğiyle  bu problemleri de çözmeye çalışıyoruz.  Şunu da belirtmek istiyorum: Özellikle kadının siyasi anlamda temsili noktasında tabii ki  problemlerimiz var. Kadınlarımız siyasette yerelde istenilen ölçüde temsil edilemiyor fakat 2009  yerel seçimlerinde bizler il genel meclisi, belediye meclisi üyelikleri noktasında kadınlarımıza  erkeklerle eşit şanslar vermeye çalıştık. Bu konuda da Türkiye'de olmayan bir oranı da yakalamış  durumdayız. Bunu da belirtmek istiyorum.  Tekrar, inşallah, gelecek dönemlerde 8 martlarda kadınlarımızın problemlerinin çözüldüğü,  demokrasi ve barışa katkıları noktasında kadınlarımızın emeğinin de gözden kaçırılmadığı 8 martlar  diliyorum. Tekrar kadınlarımızın 8 Martını kutluyorum.  BAŞKAN - Sayın İncekara...  4.- İstanbul Milletvekili Halide İncekara 'nın, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 'ne ilişkin açıklaması  HALİDE İNCEKARA (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkanım.  Ben de bütün arkadaşlanmın Kadınlar Günü'nü kutluyorum. Lakin, arzu ediyorum ki kadınlann  dışında bey arkadaşlar da buralardan söz alsınlar istiyorum. Bir hanımefendinin yürüttüğü Mecliste  bu konuyu konuşmak benim için aynca bir gurur kaynağı.  Şöyle başlamak isterim ki bireylerin problemleri ülkenin genel demokratik problemlerinden ayrı  değildir ve ülkeyi demokratikleştiremediğimiz süre içinde bir birey olan kadınımızın da sorunlarını  çözmek kolay olmayacaktır. Onun için, kadınlarımızın problemlerini çözmek de, demokratikleşmenin  ve bütün kurumların demokratikleşmesinin yolundan geçtiğine inanıyorum.  Biz, tarih boyunca görüyoruz ki, kadın ve erkeği omuz omuza yürüyen toplumlar aydınlığa  yürümüşlerdir. Siyasi hareketlere de baktığımızda, hangi siyasi hareket içinde kadın gücünü ağırlıklı  olarak değerlendirmiş ve birlikte yürümüşse bu aydınlık yolda başarıya ulaşmışlardır.  Yalnız, dikkatinizi çekerim ki kadın özgürlüğü dediğimiz zaman bazı kadınların değil tüm  kadınların özgürlüğü hedefimiz olmalıdır diyorum, ama kadınlarımız erkeklerin şiddetinden şikâyet  ederken, üzülerek söylemek isterim ki, hemcinsleri olan diğer kadınların şiddetlerine ve saldırılanna  muhatap olmaktadır. Onun için, kadınıyla erkeğiyle aydınlık yarınlara yürüyen bir toplumun bireyi  olmak hepimizin hedefi olmalıdır.  Saygılarımı sunuyorum, teşekkür ediyorum.
Sayfa 13 -
TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 O: 1  - 4 2 2 - 3.- Konya Milletvekili Ayşe Türkmenoğlu'nun, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'ne ilişkin  açıklaması  AYŞE TÜRKMENOĞLU (Konya) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.  Öncelikle, sözlerime başlamadan önce, iki gün önce Elâzığ'da yaşanan deprem felaketinde  hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyorum, yaralılara  da acil şifalar diliyorum. İnşallah, onların yaralarına tabii ki bizler hep birlikte derman olmaya  çalışacağız ama giden canlar maalesef geri gelmeyecek. Depremle ilgili duyarlılığımızın tekrar  gündeme geldiği bugünlerde, inşallah, gerekli önlemler de alınacaktır.  Öncelikle, ben, kadınlarımıza ait sorunların ekonomik kalkınmışlıklarla beraber çözüleceğine  inanıyorum. Şu anda Türkiye dünyanın 17'nci büyük ekonomisi durumunda. Ekonomik  kalkınmışlıklarla beraber eminim ki kadınlarımızın eğitim problemleri, sağlık problemleri de daha  hızlı bir şekilde çözülecek. Dolayısıyla, bilinçli, sağlıklı bireylerin düşünce yetisi, hayata duruşları  da kendi sorunlarının çözümünde çok önemli rol oynayacaktır diye düşünüyorum.  Şu ana kadar yasalarımızda kadın-erkek eşitliği anlamında gerekli düzenlemeler yapılmaya  çalışıldı ve yapılıyor da. Uygulamada bazı problemlerimiz var, bunun farkındayız. Bu konuda  kadınlarımızın kendi temel haklan konusunda bilinçlendirilmeleri noktasında hepimize görev  düştüğüne inanıyorum. Bununla ilgili çalışmalarda, Meclis ve STK'larla birlikte, inşallah, el birliğiyle  bu problemleri de çözmeye çalışıyoruz.  Şunu da belirtmek istiyorum: Özellikle kadının siyasi anlamda temsili noktasında tabii ki  problemlerimiz var. Kadınlarımız siyasette yerelde istenilen ölçüde temsil edilemiyor fakat 2009  yerel seçimlerinde bizler il genel meclisi, belediye meclisi üyelikleri noktasında kadınlarımıza  erkeklerle eşit şanslar vermeye çalıştık. Bu konuda da Türkiye'de olmayan bir oranı da yakalamış  durumdayız. Bunu da belirtmek istiyorum.  Tekrar, inşallah, gelecek dönemlerde 8 martlarda kadınlarımızın problemlerinin çözüldüğü,  demokrasi ve barışa katkıları noktasında kadınlarımızın emeğinin de gözden kaçırılmadığı 8 martlar  diliyorum. Tekrar kadınlarımızın 8 Martını kutluyorum.  BAŞKAN - Sayın İncekara...  4.- İstanbul Milletvekili Halide İncekara 'nın, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 'ne ilişkin açıklaması  HALİDE İNCEKARA (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkanım.  Ben de bütün arkadaşlanmın Kadınlar Günü'nü kutluyorum. Lakin, arzu ediyorum ki kadınlann  dışında bey arkadaşlar da buralardan söz alsınlar istiyorum. Bir hanımefendinin yürüttüğü Mecliste  bu konuyu konuşmak benim için aynca bir gurur kaynağı.  Şöyle başlamak isterim ki bireylerin problemleri ülkenin genel demokratik problemlerinden ayrı  değildir ve ülkeyi demokratikleştiremediğimiz süre içinde bir birey olan kadınımızın da sorunlarını  çözmek kolay olmayacaktır. Onun için, kadınlarımızın problemlerini çözmek de, demokratikleşmenin  ve bütün kurumların demokratikleşmesinin yolundan geçtiğine inanıyorum.  Biz, tarih boyunca görüyoruz ki, kadın ve erkeği omuz omuza yürüyen toplumlar aydınlığa  yürümüşlerdir. Siyasi hareketlere de baktığımızda, hangi siyasi hareket içinde kadın gücünü ağırlıklı  olarak değerlendirmiş ve birlikte yürümüşse bu aydınlık yolda başarıya ulaşmışlardır.  Yalnız, dikkatinizi çekerim ki kadın özgürlüğü dediğimiz zaman bazı kadınların değil tüm  kadınların özgürlüğü hedefimiz olmalıdır diyorum, ama kadınlarımız erkeklerin şiddetinden şikâyet  ederken, üzülerek söylemek isterim ki, hemcinsleri olan diğer kadınların şiddetlerine ve saldırılanna  muhatap olmaktadır. Onun için, kadınıyla erkeğiyle aydınlık yarınlara yürüyen bir toplumun bireyi  olmak hepimizin hedefi olmalıdır.  Saygılarımı sunuyorum, teşekkür ediyorum.  TBMM B:71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 0 : 1  - 4 2 3 - BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın İncekara.  Öncelikle şunu söyleyeyim: Erkek arkadaşlarımızdan söz isteyen oldu, ama ben, sadece bu kadın  konusuyla ilgili kadın milletvekillerimize söz vereceğimi söylediğim için onlar geri çektiler; haksızlık  etmemek için kendilerine, onu bildirmek isterim.  OSMAN DURMUŞ (Kırıkkale) - Sayın Başkan, ben de kadın şiddetinden şikâyet ediyorum.  BAŞKAN - Takdir yetkisi bende olduğu için, dolayısıyla öyle takdir ettim.  OSMAN DURMUŞ (Kırıkkale) - Bazı yaşlı erkekleri hanımefendiler tartaklıyorlar.  BAŞKAN - Gündem dışı ikinci söz Alevilerin sorunları hakkında söz isteyen Sivas Milletvekili  Sayın Malik Ecder Özdemir'e aittir.  Buyurun Sayın Özdemir. (CHP sıralarından alkışlar)  IV.- GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR (Devam)  A) MİLLETVEKİLLERİNİN GÜNDEM DIŞI KONUŞMALARI (Devam)  2.- Sivas Milletvekili Malik Ecder Özdemir'in, Alevilerin sorunlarına ve Erzurum Özel Yetkili  Savcısı tarafından hazırlanan iddianameye ilişkin gündem dışı konuşması  MALİK ECDER ÖZDEMİR (Sivas) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; konuşmama  başlamadan önce yüce heyetinizi en içten sevgi ve saygılarımla selamlıyorum.  Tam bu konuşmayı yaptığım sırada şehitlerimizi toprağa veriyoruz, şehit cenazeleri  düzenleniyor. Şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyorum, ulusumuza başsağlığı diliyorum.  Değerli arkadaşlarım, ne yazık ki karanlık bir süreçten geçiyoruz. Bugün kimin suçlu, kimin  suçsuz olduğu belli olmadığı, en temel hukuk kurallarının ayaklar altına alındığı bir süreçten  geçiyoruz.  Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; elimde, sözüm ona, bir iddianame var, bir hukuk garabeti  -bu, iddianameden çok bir hukuk garabeti- var. Bu iddianame, Erzurum Özel Yetkili Savcısı  tarafından hazırlanmış bir iddianame. Toplam altmış bir sayfadan oluşuyor ve bu iddianamenin ilk  sayfalarında sanıklar sıralanmış: "1 no.lu sanık Orgeneral Saldıray Berk, Üçüncü Ordu Komutanı. 2  no.lu sanık, şüpheli İlhan Cihaner, Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı. 3 no.lu şüpheli, sanık Ali Tapan,  Erzincan İl Jandarma Alay Komutanı. 4 no.lu şüpheli Recep Gençoğlu, Eskişehir İl Jandarma Alay  Komutanı." diye liste devam ediyor.  İddianamenin daha sonraki sayfalarında ise 12 tane gizli tanıktan ve bu tanıkların kod adlarından  bahsediliyor; "Munzur", "Efe", "Göyne", "Kalem", "Sokak lambası" vesaire.  Yine, bu iddianamenin on yedinci sayfasında, soruşturmanın gelişimi ve elde edilen deliller  bölümünde aynen şöyle deniliyor: "Erzincan ili merkeze bağlı Çatalarmut Baraj Gölü'nde 13 adet el  bombası, çeşitli çap ve nitelikte 350 civarında merminin bulunması üzerine Başsavcılığımızca gerekli  soruşturmalara başlanmıştır." Yani değerli arkadaşlarım, bu iddianamenin içeriğinde topu topu 14  tane sanık, 12 tane gizli tanık ve 13 tane el bombası var.  Değerli arkadaşlarım, bu nasıl hukuk anlayışı? Bu nasıl adalet anlayışı? Emrinde 100 bin kişilik  ordu bulunan bir Ordu Komutanı, tankı, topu, uçağı olan bir Ordu Komutanı ve 2 tane il jandarma  alay komutanı, başka bir şey bulamamış da, 14 kişi, 13 tane el bombasıyla darbe yapıyorsa vay gele  bu memleketin hâline, yazıklar olsun bu iddianameyi düzenleyenlere ve bu ve buna benzer  iddianameyi ciddiye alanlara yazıklar olsun diyorum.  Bu iddianamenin ikinci bir bölümünde bir başka vahim tablo daha var değerli arkadaşlarım. Bir  milletvekili olarak bunu bu kürsüden dile getirmek boynumun borcu olduğu için bunları ifade  ediyorum. Bu iddianamenin elli birinci sayfasında, iddianameyi düzenleyen Sayın Başsavcı,
Sayfa 14 -
TBMM B:71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 0 : 1  - 4 2 3 - BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın İncekara.  Öncelikle şunu söyleyeyim: Erkek arkadaşlarımızdan söz isteyen oldu, ama ben, sadece bu kadın  konusuyla ilgili kadın milletvekillerimize söz vereceğimi söylediğim için onlar geri çektiler; haksızlık  etmemek için kendilerine, onu bildirmek isterim.  OSMAN DURMUŞ (Kırıkkale) - Sayın Başkan, ben de kadın şiddetinden şikâyet ediyorum.  BAŞKAN - Takdir yetkisi bende olduğu için, dolayısıyla öyle takdir ettim.  OSMAN DURMUŞ (Kırıkkale) - Bazı yaşlı erkekleri hanımefendiler tartaklıyorlar.  BAŞKAN - Gündem dışı ikinci söz Alevilerin sorunları hakkında söz isteyen Sivas Milletvekili  Sayın Malik Ecder Özdemir'e aittir.  Buyurun Sayın Özdemir. (CHP sıralarından alkışlar)  IV.- GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR (Devam)  A) MİLLETVEKİLLERİNİN GÜNDEM DIŞI KONUŞMALARI (Devam)  2.- Sivas Milletvekili Malik Ecder Özdemir'in, Alevilerin sorunlarına ve Erzurum Özel Yetkili  Savcısı tarafından hazırlanan iddianameye ilişkin gündem dışı konuşması  MALİK ECDER ÖZDEMİR (Sivas) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; konuşmama  başlamadan önce yüce heyetinizi en içten sevgi ve saygılarımla selamlıyorum.  Tam bu konuşmayı yaptığım sırada şehitlerimizi toprağa veriyoruz, şehit cenazeleri  düzenleniyor. Şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyorum, ulusumuza başsağlığı diliyorum.  Değerli arkadaşlarım, ne yazık ki karanlık bir süreçten geçiyoruz. Bugün kimin suçlu, kimin  suçsuz olduğu belli olmadığı, en temel hukuk kurallarının ayaklar altına alındığı bir süreçten  geçiyoruz.  Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; elimde, sözüm ona, bir iddianame var, bir hukuk garabeti  -bu, iddianameden çok bir hukuk garabeti- var. Bu iddianame, Erzurum Özel Yetkili Savcısı  tarafından hazırlanmış bir iddianame. Toplam altmış bir sayfadan oluşuyor ve bu iddianamenin ilk  sayfalarında sanıklar sıralanmış: "1 no.lu sanık Orgeneral Saldıray Berk, Üçüncü Ordu Komutanı. 2  no.lu sanık, şüpheli İlhan Cihaner, Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı. 3 no.lu şüpheli, sanık Ali Tapan,  Erzincan İl Jandarma Alay Komutanı. 4 no.lu şüpheli Recep Gençoğlu, Eskişehir İl Jandarma Alay  Komutanı." diye liste devam ediyor.  İddianamenin daha sonraki sayfalarında ise 12 tane gizli tanıktan ve bu tanıkların kod adlarından  bahsediliyor; "Munzur", "Efe", "Göyne", "Kalem", "Sokak lambası" vesaire.  Yine, bu iddianamenin on yedinci sayfasında, soruşturmanın gelişimi ve elde edilen deliller  bölümünde aynen şöyle deniliyor: "Erzincan ili merkeze bağlı Çatalarmut Baraj Gölü'nde 13 adet el  bombası, çeşitli çap ve nitelikte 350 civarında merminin bulunması üzerine Başsavcılığımızca gerekli  soruşturmalara başlanmıştır." Yani değerli arkadaşlarım, bu iddianamenin içeriğinde topu topu 14  tane sanık, 12 tane gizli tanık ve 13 tane el bombası var.  Değerli arkadaşlarım, bu nasıl hukuk anlayışı? Bu nasıl adalet anlayışı? Emrinde 100 bin kişilik  ordu bulunan bir Ordu Komutanı, tankı, topu, uçağı olan bir Ordu Komutanı ve 2 tane il jandarma  alay komutanı, başka bir şey bulamamış da, 14 kişi, 13 tane el bombasıyla darbe yapıyorsa vay gele  bu memleketin hâline, yazıklar olsun bu iddianameyi düzenleyenlere ve bu ve buna benzer  iddianameyi ciddiye alanlara yazıklar olsun diyorum.  Bu iddianamenin ikinci bir bölümünde bir başka vahim tablo daha var değerli arkadaşlarım. Bir  milletvekili olarak bunu bu kürsüden dile getirmek boynumun borcu olduğu için bunları ifade  ediyorum. Bu iddianamenin elli birinci sayfasında, iddianameyi düzenleyen Sayın Başsavcı,  TBMM B:71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 0 : 1  - 4 2 4 - Orgeneral Saldıray Berk'le ilgili olarak, suçlan tarif ederken aynen şöyle diyor: "Çevredeki Alevi  köylerine okul yaptırıyor, hizmet götürüyor, onlarla çok içli dışlı. Alevi dedeleri tarafından çok  seviliyor."  Sayın Milletvekili, gülme ve dinle!  M. MÜCAHİT FINDIKLI (Malatya) - Oraya konuş, oraya!  GÜROL ERGİN (Muğla) - Hükümet de öyle diyor!  MALİK ECDER ÖZDEMİR (Devamla) - Yani bu Başsavcıya göre Alevi köylerine hizmet  götürmek, bu Başsavcıya göre Alevi köylerine okul yaptırmak suç.  Değerli arkadaşlarım, bu memlekette Alevi olmak ne zamandan beri suç olmaya başladı?  Devletten hizmet alma, bürokraside bir yerlere gelebilme, devri iktidarınızda vali, kaymakam ve  emniyet müdürü olabilme konusunda Alevi mezhebinden olmanın zaman zaman kusur, zaman zaman  kabahat olduğunu biliyoruz ama Alevi olmanın suç olduğunu, hem de sözüm ona, isminin önünde  "cumhuriyet savcısı" diye adlandırılan bir adam tarafından bir iddianameyle Alevi olmanın suç  olduğunu ilk defa devri iktidarınızda görüyoruz.  Değerli arkadaşlarım, buradan, bu kürsüden Alevi açılımı yapan Sayın Başbakana, arka arkaya  Alevi çalıştayları düzenleyen Sayın Bakana bir davette bulunuyorum. Anayasa'mızın 2'nci maddesi,  Anayasa'mızın 10'uncu maddesi, Anayasa'mızın 24'üncü maddesi, hangi inançtan ve mezhepten  olursak olalım hiç kimsenin ayrımcılığa tabi tutulamayacağını, bunu yapanların suç işlediğini  söylüyor.  Geçen hafta Sayın Cumhurbaşkanına mektup yazdım, Adalet Bakanına suç duyurusunda  bulundum, bir milletvekili olarak en son gelebileceğim, yapabileceğim; bu kürsüden, milletin  kürsüsünden açıkça bu Savcı hakkında suç duyurusunda bulunuyorum. Açıkça Anayasa'daki  ayrımcılık suçunu işlemiş olan bu Savcı hakkında devletin harekete geçmesini bekliyorum.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Bir dakika ek süre veriyorum, tamamlayın lütfen.  MALİK ECDER ÖZDEMİR (Devamla) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.  Değerli arkadaşlanm, televizyonlarda izledik, Erzincan Başsavcısının makamının nasıl bir başka  savcı tarafından basılıp -benim söylemim değil, Başsavcının söylemiyle, tırnak içinde söylüyorum- nasıl eşkıyalıkla karşı karşıya kaldığını hep birlikte gördük. Buradan Sayın Başbakana ve sayın  milletvekillerine söylüyorum: Sakın ola ki o yazılı güvencenize, dokunulmazlığına sığınmayın. Gözü  kara bir başka savcı da yarın gelip sizin makamınızı basıp, ensenizden tutup "Hadi kardeşim, topla  pijamalarını, gidiyoruz." diyebilir bu uygulama devam ettiği sürece.  SUAT KILIÇ (Samsun) - Bu nasıl bir konuşma!  FATİH ARIKAN (Kahramanmaraş) - Bu ne demek ya!  MALİK ECDER ÖZDEMİR (Devamla) - Ve buradan yine bu iddianameyi düzenleyen Sayın  Başsavcıya bir çağrıda bulunuyorum.  SUAT KILIÇ (Samsun) - Sayın Başkan, böyle bir konuşmaya müsaade edilir mi?  FATİH ARIKAN (Kahramanmaraş) - Konuyla ne ilgisi var Sayın Başkan?  K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Dinle, dinle!  MALİK ECDER ÖZDEMİR (Devamla) - İlhan Cihaner'le ilgili hazırladığı dosyada bu Başsavcı  evrakta sahtekârlık, ihaleye fesat karıştırmak suçundan bahsediyor. Bu Savcı, eğer cumhuriyetin  savcısıysa bu Savcı, bu suçtan arananları, yani evrakta sahtekârlık yapanları...  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Teşekkür ederim, sağ olun.
Sayfa 15 -
TBMM B:71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 0 : 1  - 4 2 4 - Orgeneral Saldıray Berk'le ilgili olarak, suçlan tarif ederken aynen şöyle diyor: "Çevredeki Alevi  köylerine okul yaptırıyor, hizmet götürüyor, onlarla çok içli dışlı. Alevi dedeleri tarafından çok  seviliyor."  Sayın Milletvekili, gülme ve dinle!  M. MÜCAHİT FINDIKLI (Malatya) - Oraya konuş, oraya!  GÜROL ERGİN (Muğla) - Hükümet de öyle diyor!  MALİK ECDER ÖZDEMİR (Devamla) - Yani bu Başsavcıya göre Alevi köylerine hizmet  götürmek, bu Başsavcıya göre Alevi köylerine okul yaptırmak suç.  Değerli arkadaşlarım, bu memlekette Alevi olmak ne zamandan beri suç olmaya başladı?  Devletten hizmet alma, bürokraside bir yerlere gelebilme, devri iktidarınızda vali, kaymakam ve  emniyet müdürü olabilme konusunda Alevi mezhebinden olmanın zaman zaman kusur, zaman zaman  kabahat olduğunu biliyoruz ama Alevi olmanın suç olduğunu, hem de sözüm ona, isminin önünde  "cumhuriyet savcısı" diye adlandırılan bir adam tarafından bir iddianameyle Alevi olmanın suç  olduğunu ilk defa devri iktidarınızda görüyoruz.  Değerli arkadaşlarım, buradan, bu kürsüden Alevi açılımı yapan Sayın Başbakana, arka arkaya  Alevi çalıştayları düzenleyen Sayın Bakana bir davette bulunuyorum. Anayasa'mızın 2'nci maddesi,  Anayasa'mızın 10'uncu maddesi, Anayasa'mızın 24'üncü maddesi, hangi inançtan ve mezhepten  olursak olalım hiç kimsenin ayrımcılığa tabi tutulamayacağını, bunu yapanların suç işlediğini  söylüyor.  Geçen hafta Sayın Cumhurbaşkanına mektup yazdım, Adalet Bakanına suç duyurusunda  bulundum, bir milletvekili olarak en son gelebileceğim, yapabileceğim; bu kürsüden, milletin  kürsüsünden açıkça bu Savcı hakkında suç duyurusunda bulunuyorum. Açıkça Anayasa'daki  ayrımcılık suçunu işlemiş olan bu Savcı hakkında devletin harekete geçmesini bekliyorum.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Bir dakika ek süre veriyorum, tamamlayın lütfen.  MALİK ECDER ÖZDEMİR (Devamla) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.  Değerli arkadaşlanm, televizyonlarda izledik, Erzincan Başsavcısının makamının nasıl bir başka  savcı tarafından basılıp -benim söylemim değil, Başsavcının söylemiyle, tırnak içinde söylüyorum- nasıl eşkıyalıkla karşı karşıya kaldığını hep birlikte gördük. Buradan Sayın Başbakana ve sayın  milletvekillerine söylüyorum: Sakın ola ki o yazılı güvencenize, dokunulmazlığına sığınmayın. Gözü  kara bir başka savcı da yarın gelip sizin makamınızı basıp, ensenizden tutup "Hadi kardeşim, topla  pijamalarını, gidiyoruz." diyebilir bu uygulama devam ettiği sürece.  SUAT KILIÇ (Samsun) - Bu nasıl bir konuşma!  FATİH ARIKAN (Kahramanmaraş) - Bu ne demek ya!  MALİK ECDER ÖZDEMİR (Devamla) - Ve buradan yine bu iddianameyi düzenleyen Sayın  Başsavcıya bir çağrıda bulunuyorum.  SUAT KILIÇ (Samsun) - Sayın Başkan, böyle bir konuşmaya müsaade edilir mi?  FATİH ARIKAN (Kahramanmaraş) - Konuyla ne ilgisi var Sayın Başkan?  K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Dinle, dinle!  MALİK ECDER ÖZDEMİR (Devamla) - İlhan Cihaner'le ilgili hazırladığı dosyada bu Başsavcı  evrakta sahtekârlık, ihaleye fesat karıştırmak suçundan bahsediyor. Bu Savcı, eğer cumhuriyetin  savcısıysa bu Savcı, bu suçtan arananları, yani evrakta sahtekârlık yapanları...  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Teşekkür ederim, sağ olun.  TBMM B:71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 O: 1  - 4 2 5 - MALİK ECDER ÖZDEMİR (Devamla) - ...ihaleye fesat karıştıranları arıyorsa, bu Savcı bu  suçtan insanları arıyorsa, en çok bu Meclis altında ihaleye fesat karıştıran var, evrakta sahtekârlık  yapan var, bu Savcıyı Türkiye Büyük Millet Meclisine davet ediyorum.  Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)  M. MÜCAHİT FINDIKLI (Malatya) - Böyle bir şey olmaz Başkanım ya!  MALİK ECDER ÖZDEMİR (Sivas) - Nasıl oluyor? Çık da o zaman cevap ver.  M. MÜCAHİT FINDIKLI (Malatya) - Ayıp be ayıp! Bir kere Meclise saygılı olun.  MALİK ECDER ÖZDEMİR (Sivas) - Çık burada konuş, burada! Burada konuş! Buradan  konuşun, buradan konuşun!  M. MÜCAHİT FINDIKLI (Malatya) - Meclisin tamamını itham edemezsin.  MALİK ECDER ÖZDEMİR (Sivas) - Bu ayıp, bu rezalet sizin döneminizde yaşandı. Yüz karası  bu, yüz karası! Cumhuriyet tarihinde yüz karası!  M. MÜCAHİT FINDIKLI (Malatya) - Ayıptır! İnsan utanır!  MALİK ECDER ÖZDEMİR (Sivas) - Bir savcı tarafından açıkça... (AK PARTİ ve CHP  sıralarından gürültüler, AK PARTİ sıralarından "Size göre öyle!" sesleri)  BAŞKAN - Sayın Özdemir...  BAYRAM ALİ MERAL (İstanbul) - Ne demek bize göre!  GÜROL ERGİN (Muğla) - Hırsız Mecliste de hırsızdır! İster başbakan olsun ister bakan olsun,  hırsız hırsızdır!  M. MÜCAHİT FINDIKLI (Malatya) - Çok konuşma, kes sesini! (AK PARTİ ve CHP  sıralarından gürültüler)  BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, lütfen...  Sayın Kılıç...  BAYRAM ALİ MERAL (İstanbul) - Ayıp ya! Milletvekilisin bir de! Konuştuğuna bak ya!  SUAT KILIÇ (Samsun) - Bayram Bey, bir saniye... O şekilde bir konuşma var mı karşınızda?  BAYRAM ALİ MERAL (İstanbul) - Ne demek var mı? Konuştuğuna bak! Ayıp ya, ayıp!  BAŞKAN - Sayın Kılıç, sisteme girdiniz.  CUMHUR ÜNAL (Karabük) - Siz itham edince oluyor da, biz böyle deyince zor mu oluyor!  BAYRAM ALİ MERAL (İstanbul) - Utan, milletvekilisin!  CUMHUR ÜNAL (Karabük) - Evet, siz de öylesiniz!  BAŞKAN - Sayın Meral, lütfen...  BAYRAM ALİ MERAL (İstanbul) - Olur mu efendim? Sayın Başkanım, konuştuğunun  farkında mısın?  BAŞKAN - Gürültüden farkında olamadım.  BAYRAM ALÎ MERAL (İstanbul) - Özür dilerim, kusura bakma. Bu kadar saygısızlık olmaz.  Ayıp ya!  BAŞKAN - İnanın farkında olamadım. Eğer biraz daha konuşmaya devam edilecekse ben de  seyrederim!  Sayın Kılıç, sisteme girdiniz.  GÜROL ERGİN (Muğla) - O zaten cin olmadan adam çarpmaya kalkıyor!  BAŞKAN - Önce, ben, dinleyeceğim, ondan sonra ne olduğunu öğreneceğim, sonra açacağım  veya oraya çağıracağım. Bakacağız duruma.  BAYRAM ALİ MERAL (İstanbul) -"Yaptığı yanlış." diyor. Size göre yanlış, bize göre doğrudur.  Öyle şey olur mu?
Sayfa 16 -
TBMM B:71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 O: 1  - 4 2 5 - MALİK ECDER ÖZDEMİR (Devamla) - ...ihaleye fesat karıştıranları arıyorsa, bu Savcı bu  suçtan insanları arıyorsa, en çok bu Meclis altında ihaleye fesat karıştıran var, evrakta sahtekârlık  yapan var, bu Savcıyı Türkiye Büyük Millet Meclisine davet ediyorum.  Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)  M. MÜCAHİT FINDIKLI (Malatya) - Böyle bir şey olmaz Başkanım ya!  MALİK ECDER ÖZDEMİR (Sivas) - Nasıl oluyor? Çık da o zaman cevap ver.  M. MÜCAHİT FINDIKLI (Malatya) - Ayıp be ayıp! Bir kere Meclise saygılı olun.  MALİK ECDER ÖZDEMİR (Sivas) - Çık burada konuş, burada! Burada konuş! Buradan  konuşun, buradan konuşun!  M. MÜCAHİT FINDIKLI (Malatya) - Meclisin tamamını itham edemezsin.  MALİK ECDER ÖZDEMİR (Sivas) - Bu ayıp, bu rezalet sizin döneminizde yaşandı. Yüz karası  bu, yüz karası! Cumhuriyet tarihinde yüz karası!  M. MÜCAHİT FINDIKLI (Malatya) - Ayıptır! İnsan utanır!  MALİK ECDER ÖZDEMİR (Sivas) - Bir savcı tarafından açıkça... (AK PARTİ ve CHP  sıralarından gürültüler, AK PARTİ sıralarından "Size göre öyle!" sesleri)  BAŞKAN - Sayın Özdemir...  BAYRAM ALİ MERAL (İstanbul) - Ne demek bize göre!  GÜROL ERGİN (Muğla) - Hırsız Mecliste de hırsızdır! İster başbakan olsun ister bakan olsun,  hırsız hırsızdır!  M. MÜCAHİT FINDIKLI (Malatya) - Çok konuşma, kes sesini! (AK PARTİ ve CHP  sıralarından gürültüler)  BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, lütfen...  Sayın Kılıç...  BAYRAM ALİ MERAL (İstanbul) - Ayıp ya! Milletvekilisin bir de! Konuştuğuna bak ya!  SUAT KILIÇ (Samsun) - Bayram Bey, bir saniye... O şekilde bir konuşma var mı karşınızda?  BAYRAM ALİ MERAL (İstanbul) - Ne demek var mı? Konuştuğuna bak! Ayıp ya, ayıp!  BAŞKAN - Sayın Kılıç, sisteme girdiniz.  CUMHUR ÜNAL (Karabük) - Siz itham edince oluyor da, biz böyle deyince zor mu oluyor!  BAYRAM ALİ MERAL (İstanbul) - Utan, milletvekilisin!  CUMHUR ÜNAL (Karabük) - Evet, siz de öylesiniz!  BAŞKAN - Sayın Meral, lütfen...  BAYRAM ALİ MERAL (İstanbul) - Olur mu efendim? Sayın Başkanım, konuştuğunun  farkında mısın?  BAŞKAN - Gürültüden farkında olamadım.  BAYRAM ALÎ MERAL (İstanbul) - Özür dilerim, kusura bakma. Bu kadar saygısızlık olmaz.  Ayıp ya!  BAŞKAN - İnanın farkında olamadım. Eğer biraz daha konuşmaya devam edilecekse ben de  seyrederim!  Sayın Kılıç, sisteme girdiniz.  GÜROL ERGİN (Muğla) - O zaten cin olmadan adam çarpmaya kalkıyor!  BAŞKAN - Önce, ben, dinleyeceğim, ondan sonra ne olduğunu öğreneceğim, sonra açacağım  veya oraya çağıracağım. Bakacağız duruma.  BAYRAM ALİ MERAL (İstanbul) -"Yaptığı yanlış." diyor. Size göre yanlış, bize göre doğrudur.  Öyle şey olur mu?  T B M M B: 71 10 . 3 . 2010 O: 1  - 4 2 6 - SUAT KILIÇ (Samsun) - Sayın Başkan, yapılan konuşma üzerine kısa bir şekilde görüşlerimi,  izninizle, açıklamak istiyorum.  BAŞKAN - Yerinizden mi?  SUAT KILIÇ (Samsun) - Kürsüden müsaade ederseniz.  BAŞKAN - Hayır, yani siz şimdi neye itiraz ediyorsunuz? (CHP sıralarından gürültüler)  MALİK ECDER ÖZDEMİR (Sivas) - Sataşma mı var Sayın Başkan?  GÜROL ERGİN (Muğla) - Sayın Başkan...  MALİK ECDER ÖZDEMİR (Sivas) - Başsavcının iddianamesi...  SUAT KILIÇ (Samsun) - Yerimden Sayın Başkan.  BAŞKAN - Hayır, şimdi bakın, siz...  OKTAY VURAL (İzmir) - Sataşma mı var Sayın Başkan?  BAŞKAN - Onu öğrenmeye çalışıyorum.  MALİK ECDER ÖZDEMİR (Sivas) - Eğer bu iddianameyi siz hazırlattıysanız o zaman  üstünüze alın ve cevaplayın.  BAŞKAN - Şimdi, pek kısa söz talebi isteyebilir, o başka bir şey; der ki "Partimize sataşma var,  şahsımıza sataşma var." o başka bir şey. Ben de kendisine meramının ne olduğunu sormaya  çalışıyorum fakat herkes bir ağızdan konuştuğu için tek bir kelime dahi duyamadım.  SUAT KILIÇ (Samsun) - Sayın Başkan, Hatibin yaptığı konuşmayla aynı konuda kısa bir  açıklama yerimden yapmak istiyorum.  BAŞKAN - Pek kısa söz talebi istiyorsunuz.  Buyurun, iki dakika süre veriyorum.  V.- AÇIKLAMALAR (Devam)  5.- Samsun Milletvekili Suat Kılıç'ın, Sivas Milletvekili Malik Ecder Özdemir'in, yaptığı  konuşmayla yürütülmekte olan bir soruşturmanın içerisine girdiğine ve konuşmasının Anayasa 'nın  ayrımcılığı reddeden kriterlerine uygun düşmediğine ilişkin açıklaması  SUAT KILIÇ (Samsun) - Sayın Başkan, teşekkür ediyorum.  Çok saygıdeğer milletvekilleri, kürsüden gündem dışı konuşan milletvekili arkadaşımızın  konuşma başlığı "Alevi vatandaşlarımızın sorunları hakkında bir söz talebi."  Gönül arzu ederdi ki gerçekten bu konuşma Alevi vatandaşlarımızın sorunları üzerindeki  cümlelerden ibaret kalabilsin ama Alevi vatandaşlarımızın sorunları noktasından konuya girilmekle  birlikte konunun getirildiği yer -tamamıyla ve kasıtlı olarak- yürütülmekte olan bir soruşturmanın  devamına ilişkin usul ve esaslar hakkında bir nokta olmuştur. Bu durum kaygı vericidir. Bu durum  tedirginlik yaratan bir durumdur.  Milletvekili olmamız, devam eden soruşturmaların içerisine dilediğimizce girme hakkını  hiçbirimize vermiyor. Milletvekili olmamız, soruşturmanın görüldüğü illerde, yürütüldüğü illerde  soruşturma konusu olan kişilerle baş başa görüşmeler yapma hakkını da hiç kimseye, hiçbir  siyasetçiye ve hatta hiçbir hukuk adamına vermiyor.  Yapılan konuşmaların çerçevesini belirlerken milletimizi kaygıya düşürmeyecek, ayrımcılık  yapmayacak cümlelerle hareket edilmesini herkese tavsiye ederim.  AK PARTİ Hükümetinin konuya bakışına gelince: AK PARTİ İktidarı bölgesel ayrımcılığı  reddetmiştir, etnik ayrımcılığı reddetmiş, dinsel ayrımcılığı reddetmiştir. Türkler, Kürtler, Araplar,  Arnavutlar cumhuriyet Türkiyesi'nin eşit yurttaşlarıdır. Alevi vatandaşlarımız, Sünni vatandaşlarımız  ve bu iki inancın dışında inancı ne olursa olsun tüm vatandaşlarımız cumhuriyet Türkiyesi'nin eşit
Sayfa 17 -
T B M M B: 71 10 . 3 . 2010 O: 1  - 4 2 6 - SUAT KILIÇ (Samsun) - Sayın Başkan, yapılan konuşma üzerine kısa bir şekilde görüşlerimi,  izninizle, açıklamak istiyorum.  BAŞKAN - Yerinizden mi?  SUAT KILIÇ (Samsun) - Kürsüden müsaade ederseniz.  BAŞKAN - Hayır, yani siz şimdi neye itiraz ediyorsunuz? (CHP sıralarından gürültüler)  MALİK ECDER ÖZDEMİR (Sivas) - Sataşma mı var Sayın Başkan?  GÜROL ERGİN (Muğla) - Sayın Başkan...  MALİK ECDER ÖZDEMİR (Sivas) - Başsavcının iddianamesi...  SUAT KILIÇ (Samsun) - Yerimden Sayın Başkan.  BAŞKAN - Hayır, şimdi bakın, siz...  OKTAY VURAL (İzmir) - Sataşma mı var Sayın Başkan?  BAŞKAN - Onu öğrenmeye çalışıyorum.  MALİK ECDER ÖZDEMİR (Sivas) - Eğer bu iddianameyi siz hazırlattıysanız o zaman  üstünüze alın ve cevaplayın.  BAŞKAN - Şimdi, pek kısa söz talebi isteyebilir, o başka bir şey; der ki "Partimize sataşma var,  şahsımıza sataşma var." o başka bir şey. Ben de kendisine meramının ne olduğunu sormaya  çalışıyorum fakat herkes bir ağızdan konuştuğu için tek bir kelime dahi duyamadım.  SUAT KILIÇ (Samsun) - Sayın Başkan, Hatibin yaptığı konuşmayla aynı konuda kısa bir  açıklama yerimden yapmak istiyorum.  BAŞKAN - Pek kısa söz talebi istiyorsunuz.  Buyurun, iki dakika süre veriyorum.  V.- AÇIKLAMALAR (Devam)  5.- Samsun Milletvekili Suat Kılıç'ın, Sivas Milletvekili Malik Ecder Özdemir'in, yaptığı  konuşmayla yürütülmekte olan bir soruşturmanın içerisine girdiğine ve konuşmasının Anayasa 'nın  ayrımcılığı reddeden kriterlerine uygun düşmediğine ilişkin açıklaması  SUAT KILIÇ (Samsun) - Sayın Başkan, teşekkür ediyorum.  Çok saygıdeğer milletvekilleri, kürsüden gündem dışı konuşan milletvekili arkadaşımızın  konuşma başlığı "Alevi vatandaşlarımızın sorunları hakkında bir söz talebi."  Gönül arzu ederdi ki gerçekten bu konuşma Alevi vatandaşlarımızın sorunları üzerindeki  cümlelerden ibaret kalabilsin ama Alevi vatandaşlarımızın sorunları noktasından konuya girilmekle  birlikte konunun getirildiği yer -tamamıyla ve kasıtlı olarak- yürütülmekte olan bir soruşturmanın  devamına ilişkin usul ve esaslar hakkında bir nokta olmuştur. Bu durum kaygı vericidir. Bu durum  tedirginlik yaratan bir durumdur.  Milletvekili olmamız, devam eden soruşturmaların içerisine dilediğimizce girme hakkını  hiçbirimize vermiyor. Milletvekili olmamız, soruşturmanın görüldüğü illerde, yürütüldüğü illerde  soruşturma konusu olan kişilerle baş başa görüşmeler yapma hakkını da hiç kimseye, hiçbir  siyasetçiye ve hatta hiçbir hukuk adamına vermiyor.  Yapılan konuşmaların çerçevesini belirlerken milletimizi kaygıya düşürmeyecek, ayrımcılık  yapmayacak cümlelerle hareket edilmesini herkese tavsiye ederim.  AK PARTİ Hükümetinin konuya bakışına gelince: AK PARTİ İktidarı bölgesel ayrımcılığı  reddetmiştir, etnik ayrımcılığı reddetmiş, dinsel ayrımcılığı reddetmiştir. Türkler, Kürtler, Araplar,  Arnavutlar cumhuriyet Türkiyesi'nin eşit yurttaşlarıdır. Alevi vatandaşlarımız, Sünni vatandaşlarımız  ve bu iki inancın dışında inancı ne olursa olsun tüm vatandaşlarımız cumhuriyet Türkiyesi'nin eşit  TBMM B :71 10 . 3 . 2010 0 : 1  - 4 2 7 - yurttaşlarıdır. Yapılan konuşma bu yönüyle ve maalesef Anayasa'nın ayrımcılığı reddeden kriterlerine  uygun düşmemiştir. Sadece düzeltiyorum ve bu düzeltmenin herkese emsal olmasını yürekten arzu  ediyorum.  Saygılar.  Teşekkür ediyorum.  MALİK ECDER ÖZDEMİR (Sivas) - Bir milletvekili olarak bu iddianame hakkında ne  düşünüyorsun? Ne diyorsun?  BAŞKAN - Gündem dışı üçüncü söz, ülkemizdeki işsizlik sorunu hakkında söz isteyen Giresun  Milletvekili Sayın Murat Özkan'a aittir.  MALİK ECDER ÖZDEMİR (Sivas) - Ne diyorsun bu iddianame hakkında?  SUAT KILIÇ (Samsun) - Benim onun hakkında bir şey söyleme yetkim ve görevim yok.  BAŞKAN - Buyurun Sayın Özkan. (MHP sıralarından alkışlar)  MALİK ECDER ÖZDEMİR (Sivas) - Bunlar bu yetkiyi sizden alıyor Suat. Alevi köyüne okul  yapmak suç mu?  SUAT KILIÇ (Samsun) - Yetkim ve görevim değil.  MALİK ECDER ÖZDEMİR (Sivas) - Sizi rencide etmiyor mu? (AK PARTİ ve CHP  sıralarından gürültüler)  BAŞKAN - Sayın Özdemir, Sayın Kılıç... Sayın Özkan bir hazırlık yaptı, gündem dışı konuşma  yapacak.  Sayın milletvekilleri...  Sayın milletvekilleri, herkes sözünü söyledi, ben de son derece toleranslı davrandım ama Sayın  Hatip hazırlık yaptı, gelip konuşmasını yapacak. Lütfen...  Buyurun Sayın Özkan.  IV.- GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR (Devam)  A) MİLLETVEKİLLERİNİN GÜNDEM DIŞI KONUŞMALARI (Devam)  3.- Giresun Milletvekili Murat Özkan 'ın, işsizlik konusuna ilişkin gündem dışı konuşması  MURAT ÖZKAN (Giresun) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.  Sayın milletvekilleri, Türkiye'nin gerçek gündemi konusunda maalesef gündem dışı  konuşabiliyorum. İşsizlik konusunda gündem dışı söz aldım, sözlerime başlamadan önce yüce Meclisi  saygıyla selamlarım.  Sayın milletvekilleri, Elâzığ'da 51 vatandaşımızın ölümüne sebep olan deprem nedeniyle  Hakk'ın rahmetine ulaşan vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet diliyorum, milletimize başsağlığı  temennilerimi iletiyorum.  Ayrıca Hakkâri'de şehit olan Mehmetçik'imize Yüce Yaradan'dan, Allah'tan rahmet diliyorum,  yüce milletimize de başsağlığı diliyorum.  Sayın milletvekilleri, işsizlik konusunda maalesef gündem dışı söz aldım. Sizin çok sevdiğiniz  bir karşılaştırmayla başlamak istiyorum konuya: İşsizlik neydi, ne oldu? 2001 yılında, hani o  dillerinizden düşürmediğiniz "kriz" dediğiniz dönemde işsizlik yüzde 8,4. 2010'a girerken, 2009  yılındaki işsizlik rakamlarımız ne? Yüzde 14. Artış yüzde 67. Değerli arkadaşlar, kentsel işsizlik  oranı yüzde 30 artışla yüzde 16,6'ya çıkmış vaziyette. Genç nüfusun işsizlik oranı yüzde 25,5; kayıt  dışı çalışan nüfus 9,5 milyon, tarım dışı işsizlik yüzde 22. Peki İşsizlik Fonu'nun kullanımı ne  durumda değerli arkadaşlarım? İşsizlik Fonu şu anda ancak ve ancak üçte 1 oranında işsizlere yardım  amacıyla kullanılmaktadır, diğer kısmı farklı amaçlarla kullanılmaktadır.
Sayfa 18 -
TBMM B :71 10 . 3 . 2010 0 : 1  - 4 2 7 - yurttaşlarıdır. Yapılan konuşma bu yönüyle ve maalesef Anayasa'nın ayrımcılığı reddeden kriterlerine  uygun düşmemiştir. Sadece düzeltiyorum ve bu düzeltmenin herkese emsal olmasını yürekten arzu  ediyorum.  Saygılar.  Teşekkür ediyorum.  MALİK ECDER ÖZDEMİR (Sivas) - Bir milletvekili olarak bu iddianame hakkında ne  düşünüyorsun? Ne diyorsun?  BAŞKAN - Gündem dışı üçüncü söz, ülkemizdeki işsizlik sorunu hakkında söz isteyen Giresun  Milletvekili Sayın Murat Özkan'a aittir.  MALİK ECDER ÖZDEMİR (Sivas) - Ne diyorsun bu iddianame hakkında?  SUAT KILIÇ (Samsun) - Benim onun hakkında bir şey söyleme yetkim ve görevim yok.  BAŞKAN - Buyurun Sayın Özkan. (MHP sıralarından alkışlar)  MALİK ECDER ÖZDEMİR (Sivas) - Bunlar bu yetkiyi sizden alıyor Suat. Alevi köyüne okul  yapmak suç mu?  SUAT KILIÇ (Samsun) - Yetkim ve görevim değil.  MALİK ECDER ÖZDEMİR (Sivas) - Sizi rencide etmiyor mu? (AK PARTİ ve CHP  sıralarından gürültüler)  BAŞKAN - Sayın Özdemir, Sayın Kılıç... Sayın Özkan bir hazırlık yaptı, gündem dışı konuşma  yapacak.  Sayın milletvekilleri...  Sayın milletvekilleri, herkes sözünü söyledi, ben de son derece toleranslı davrandım ama Sayın  Hatip hazırlık yaptı, gelip konuşmasını yapacak. Lütfen...  Buyurun Sayın Özkan.  IV.- GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR (Devam)  A) MİLLETVEKİLLERİNİN GÜNDEM DIŞI KONUŞMALARI (Devam)  3.- Giresun Milletvekili Murat Özkan 'ın, işsizlik konusuna ilişkin gündem dışı konuşması  MURAT ÖZKAN (Giresun) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.  Sayın milletvekilleri, Türkiye'nin gerçek gündemi konusunda maalesef gündem dışı  konuşabiliyorum. İşsizlik konusunda gündem dışı söz aldım, sözlerime başlamadan önce yüce Meclisi  saygıyla selamlarım.  Sayın milletvekilleri, Elâzığ'da 51 vatandaşımızın ölümüne sebep olan deprem nedeniyle  Hakk'ın rahmetine ulaşan vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet diliyorum, milletimize başsağlığı  temennilerimi iletiyorum.  Ayrıca Hakkâri'de şehit olan Mehmetçik'imize Yüce Yaradan'dan, Allah'tan rahmet diliyorum,  yüce milletimize de başsağlığı diliyorum.  Sayın milletvekilleri, işsizlik konusunda maalesef gündem dışı söz aldım. Sizin çok sevdiğiniz  bir karşılaştırmayla başlamak istiyorum konuya: İşsizlik neydi, ne oldu? 2001 yılında, hani o  dillerinizden düşürmediğiniz "kriz" dediğiniz dönemde işsizlik yüzde 8,4. 2010'a girerken, 2009  yılındaki işsizlik rakamlarımız ne? Yüzde 14. Artış yüzde 67. Değerli arkadaşlar, kentsel işsizlik  oranı yüzde 30 artışla yüzde 16,6'ya çıkmış vaziyette. Genç nüfusun işsizlik oranı yüzde 25,5; kayıt  dışı çalışan nüfus 9,5 milyon, tarım dışı işsizlik yüzde 22. Peki İşsizlik Fonu'nun kullanımı ne  durumda değerli arkadaşlarım? İşsizlik Fonu şu anda ancak ve ancak üçte 1 oranında işsizlere yardım  amacıyla kullanılmaktadır, diğer kısmı farklı amaçlarla kullanılmaktadır.  TBMM B: 71 10 . 3 . 2010 O: 1  - 4 2 8 - Sayın milletvekilleri, tabii ki bu dönemde, işsizliğin bu kadar yoğun arttığı bu dönemde  Hükümetin önlem almaması çok manidar. Gündemi başka konulara kaydırması ise, farklı  gündem maddeleri getirmesi ise ayrıca sıkıntılı bir durum ama bunun bilinçsiz olduğunu  zannetmiyorum.  Değerli arkadaşlar, 2001 yılında İşsizlik Fonu'nun kuruluş amacı emekçinin, işçinin işverenle  olan pazarlığında elinin güçlendirilmesi, her işe evet dememesi amaçlanmıştı ama bugün geldiğimiz  noktada Çalışma Bakanı bile Tekel işçilerine karşı "Sizin istediğiniz ücretin yarısına çalışacak  milyonlar var." deyip o insanların yapmış olduğu haklı eylemi bile insanların gözünde haksız hâle  getirmeye çalışıyor. İşsizlik bilinçli bir şekilde önlenmiyor değerli arkadaşlar çünkü kayıt dışı işsizlik,  kayıt dışı çalışma ve patrona karşı zayıf bir emek piyasası kurulmaya çalışılıyor. Maalesef AKP'nin  neoliberal politikalarının bir ürünü olarak bunu görüyoruz.  Sayın milletvekilleri, tabii şu anda her 3 gençten maalesef 1 'i işsiz, her 4 kişiden 1M işsiz. Gerçek  rakam 3,5 milyon değil, 6 milyon civarında. 6 milyon işsiz insanımızın... Çünkü çalışmak için iş  bulma noktasında umudunu kesen insanlarımızı da düşündüğümüzde rakam 6 milyonu bile  geçmektedir. Bunu varsaydığımız takdirde yaklaşık 25-30 milyon kişiyi etkileyen bir işsizlik  mevzubahistir ve bu durumda biz kalkıp Türkiye'nin gündemini farklı konularla işgal ediyorsak bu  çok yanlıştır. Milletimizin gerçek gündemi ise işsizliktir sayın milletvekilleri.  Hükümet -şunu ifade etmek istiyorum- şu anda yargıyla ya da açılımla uğraşacağına, uğraşacağı  tek konu işsizlik konusudur. Milletin umudu kalmamıştır, millet aşa, işe muhtaç hâle gelmiştir.  Peki, başka neler yapıyorsunuz iş bulma işiyle uğraşmayarak, insanlara istihdam yaratmayarak?  İnsanları fişlemeye çalışıyorsunuz. Bu işleri bırakın. İnsanların emeğinin, insanların alın terinin,  hakkının verilmesi noktasında, çalışma hayatının iyileştirilmesi için lütfen çalışın. Lütfen  insanlarımızın iş bulması için uğraş gösterin. İşsize iş bulamayan bir ülkede sosyal barışın sağlanması  mümkün değildir. Nasıl anayasa yaparsanız yapın, bunların hiçbir önemi yok, eğer insanlarımız  çalışmıyorsa sayın milletvekilleri.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Bir dakika ek süre veriyorum, tamamlayın lütfen.  MURAT ÖZKAN (Devamla) - Sayın milletvekilleri, biraz önce belirttiğim rakamlardan ve  konuşmamın özeti şudur: Eğer siz işsizlik oranını artırırsanız, işçinin pazarlık gücünü azaltırsınız. Bu  bir ters orantıdır. Bunu bilmek için tabii ki iktisat bilmek, biraz olayları iyi idrak etmek gerekiyor. Beni  iyi dinlemişseniz bunu anlamış olmanız gerekiyor.  Sayın milletvekilleri, diğer bir husus da, bu işsizlik ortamında yerel politikacıların baskısıyla  insanlar işten çıkartılmakta. Bunun bir örneğini de Giresun ili Harşıt ilçesinde, Doğankent ilçesinde  yaşıyoruz. Orada bulunan bir belediye başkanımız insanları özel sektördeki işlerinden bile  çıkarttırmak için baskı uyguluyor, tehditler savuruyor, iktidarım diye bu insanlara zulmediyor.  Bunları takdirlerinize, bilginize sunuyorum. Hepinize en derin sevgi ve saygılarımı iletiyorum.  Sağ olun. (MHP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Özkan.  Gündeme geçiyoruz.  Başkanlığın Genel Kurula sunuşları vardır.  Meclis araştırması açılmasına ilişkin dört önerge vardır, ayrı ayrı okutuyorum:
Sayfa 19 -
TBMM B: 71 10 . 3 . 2010 O: 1  - 4 2 8 - Sayın milletvekilleri, tabii ki bu dönemde, işsizliğin bu kadar yoğun arttığı bu dönemde  Hükümetin önlem almaması çok manidar. Gündemi başka konulara kaydırması ise, farklı  gündem maddeleri getirmesi ise ayrıca sıkıntılı bir durum ama bunun bilinçsiz olduğunu  zannetmiyorum.  Değerli arkadaşlar, 2001 yılında İşsizlik Fonu'nun kuruluş amacı emekçinin, işçinin işverenle  olan pazarlığında elinin güçlendirilmesi, her işe evet dememesi amaçlanmıştı ama bugün geldiğimiz  noktada Çalışma Bakanı bile Tekel işçilerine karşı "Sizin istediğiniz ücretin yarısına çalışacak  milyonlar var." deyip o insanların yapmış olduğu haklı eylemi bile insanların gözünde haksız hâle  getirmeye çalışıyor. İşsizlik bilinçli bir şekilde önlenmiyor değerli arkadaşlar çünkü kayıt dışı işsizlik,  kayıt dışı çalışma ve patrona karşı zayıf bir emek piyasası kurulmaya çalışılıyor. Maalesef AKP'nin  neoliberal politikalarının bir ürünü olarak bunu görüyoruz.  Sayın milletvekilleri, tabii şu anda her 3 gençten maalesef 1 'i işsiz, her 4 kişiden 1M işsiz. Gerçek  rakam 3,5 milyon değil, 6 milyon civarında. 6 milyon işsiz insanımızın... Çünkü çalışmak için iş  bulma noktasında umudunu kesen insanlarımızı da düşündüğümüzde rakam 6 milyonu bile  geçmektedir. Bunu varsaydığımız takdirde yaklaşık 25-30 milyon kişiyi etkileyen bir işsizlik  mevzubahistir ve bu durumda biz kalkıp Türkiye'nin gündemini farklı konularla işgal ediyorsak bu  çok yanlıştır. Milletimizin gerçek gündemi ise işsizliktir sayın milletvekilleri.  Hükümet -şunu ifade etmek istiyorum- şu anda yargıyla ya da açılımla uğraşacağına, uğraşacağı  tek konu işsizlik konusudur. Milletin umudu kalmamıştır, millet aşa, işe muhtaç hâle gelmiştir.  Peki, başka neler yapıyorsunuz iş bulma işiyle uğraşmayarak, insanlara istihdam yaratmayarak?  İnsanları fişlemeye çalışıyorsunuz. Bu işleri bırakın. İnsanların emeğinin, insanların alın terinin,  hakkının verilmesi noktasında, çalışma hayatının iyileştirilmesi için lütfen çalışın. Lütfen  insanlarımızın iş bulması için uğraş gösterin. İşsize iş bulamayan bir ülkede sosyal barışın sağlanması  mümkün değildir. Nasıl anayasa yaparsanız yapın, bunların hiçbir önemi yok, eğer insanlarımız  çalışmıyorsa sayın milletvekilleri.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Bir dakika ek süre veriyorum, tamamlayın lütfen.  MURAT ÖZKAN (Devamla) - Sayın milletvekilleri, biraz önce belirttiğim rakamlardan ve  konuşmamın özeti şudur: Eğer siz işsizlik oranını artırırsanız, işçinin pazarlık gücünü azaltırsınız. Bu  bir ters orantıdır. Bunu bilmek için tabii ki iktisat bilmek, biraz olayları iyi idrak etmek gerekiyor. Beni  iyi dinlemişseniz bunu anlamış olmanız gerekiyor.  Sayın milletvekilleri, diğer bir husus da, bu işsizlik ortamında yerel politikacıların baskısıyla  insanlar işten çıkartılmakta. Bunun bir örneğini de Giresun ili Harşıt ilçesinde, Doğankent ilçesinde  yaşıyoruz. Orada bulunan bir belediye başkanımız insanları özel sektördeki işlerinden bile  çıkarttırmak için baskı uyguluyor, tehditler savuruyor, iktidarım diye bu insanlara zulmediyor.  Bunları takdirlerinize, bilginize sunuyorum. Hepinize en derin sevgi ve saygılarımı iletiyorum.  Sağ olun. (MHP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Özkan.  Gündeme geçiyoruz.  Başkanlığın Genel Kurula sunuşları vardır.  Meclis araştırması açılmasına ilişkin dört önerge vardır, ayrı ayrı okutuyorum:  TBMM B: 71 10 . 3 . 2010 O: 1  VI.- BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI  A) MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGELERİ  /.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru ve 20 milletvekilinin, yurt dışında yaşayan Türklerin  sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması  açılmasına ilişkin önergesi (10/611)  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Yurt dışında yaşayan Türklerin karşılaştıkları ve yaşadığı sorunların araştırılması ve alınması  gereken tedbirler konusunda Anayasanın 98. İçtüzüğün 104 ve 105. maddeleri gereğince Meclis  araştırması yapılmasını arz ve teklif ederiz.  1) Reşat Doğru (Tokat)  2) Mehmet Şandır (Mersin)  3) Mehmet Serdaroğlu (Kastamonu)  4) Sabahattin Çakmakoğlu (Kayseri)  5) Mümin İnan (Niğde)  6) Recep Taner (Aydın)  7) Ertuğrul Kumcuoğlu (Aydın)  8) Cemaleddin Uslu (Edime)  9) Yıldırım Tuğrul Türkeş (Ankara)  10) Kürşat Atılgan (Adana)  11) Alim Işık (Kütahya)  12) Yılmaz Tankut (Adana)  13) Beytullah Asil (Eskişehir)  14) Gürcan Dağdaş (Kars)  15) Recai Yıldırım (Adana)  16) Muharrem Varlı (Adana)  17) Zeki Ertugay (Erzurum)  18) Mustafa Kalaycı (Konya)  19) Abdülkadir Akçan (Afyonkarahisar)  20) Hasan Çalış (Karaman)  21) Hüseyin Yıldız (Antalya)  Gerekçe:  Şu anda milyonlarca soydaşımız Türkiye dışındaki ülkelerde yaşamaktadır. Resmi rakamlara  göre 4 milyonun üzerinde insan yurt dışındaki ülkelerde çeşitli nedenlerle yaşamaktalar. Bunların  %60'ı Avrupa'da, yaşamaktadır. Türkiye dışında yaşayan bu 4 milyon insanımız yurt dışında  yaşamalarının en büyük nedeni öncelikle ekonomik durumlarıdır.  II. Dünya savaşının bitmesiyle birlikte, savaş döneminde binlerce, hatta milyonlarca insanını  kaybetmiş Batı Avrupa ülkeleri çok acil biçimde yabancı işçiye ihtiyaç duydular. Başta Türkiye,  Yunanistan, Fas, Tunus, Cezayir, Yugoslavya olmak üzere yüz binlerce insanı kendi ülkelerinde  çalışmaya davet ettiler. İlk başta, geçici olarak çalışmaya gelen ve belirli bir gelir elde ettikten sonra  ülkelerine dönmeyi düşünen bu insanlar, zamanla bu ülkelerin sosyal ve ekonomik imkânlarını terk  etmemek için ve de ülkelerinde bu imkânların olmamasından dolayı geri dönmek yerine, buralarda  kalıcı olmayı tercih ettiler. Batı Avrupa ülkelerinin de bu yabancı işçilere ihtiyaç duyması, vatandaşlık  hakkı vermesi gibi nedenler bu durumu daha da pekiştirmiş oldu.  - 4 2 9 -
Sayfa 20 -
TBMM B: 71 10 . 3 . 2010 O: 1  VI.- BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI  A) MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGELERİ  /.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru ve 20 milletvekilinin, yurt dışında yaşayan Türklerin  sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması  açılmasına ilişkin önergesi (10/611)  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Yurt dışında yaşayan Türklerin karşılaştıkları ve yaşadığı sorunların araştırılması ve alınması  gereken tedbirler konusunda Anayasanın 98. İçtüzüğün 104 ve 105. maddeleri gereğince Meclis  araştırması yapılmasını arz ve teklif ederiz.  1) Reşat Doğru (Tokat)  2) Mehmet Şandır (Mersin)  3) Mehmet Serdaroğlu (Kastamonu)  4) Sabahattin Çakmakoğlu (Kayseri)  5) Mümin İnan (Niğde)  6) Recep Taner (Aydın)  7) Ertuğrul Kumcuoğlu (Aydın)  8) Cemaleddin Uslu (Edime)  9) Yıldırım Tuğrul Türkeş (Ankara)  10) Kürşat Atılgan (Adana)  11) Alim Işık (Kütahya)  12) Yılmaz Tankut (Adana)  13) Beytullah Asil (Eskişehir)  14) Gürcan Dağdaş (Kars)  15) Recai Yıldırım (Adana)  16) Muharrem Varlı (Adana)  17) Zeki Ertugay (Erzurum)  18) Mustafa Kalaycı (Konya)  19) Abdülkadir Akçan (Afyonkarahisar)  20) Hasan Çalış (Karaman)  21) Hüseyin Yıldız (Antalya)  Gerekçe:  Şu anda milyonlarca soydaşımız Türkiye dışındaki ülkelerde yaşamaktadır. Resmi rakamlara  göre 4 milyonun üzerinde insan yurt dışındaki ülkelerde çeşitli nedenlerle yaşamaktalar. Bunların  %60'ı Avrupa'da, yaşamaktadır. Türkiye dışında yaşayan bu 4 milyon insanımız yurt dışında  yaşamalarının en büyük nedeni öncelikle ekonomik durumlarıdır.  II. Dünya savaşının bitmesiyle birlikte, savaş döneminde binlerce, hatta milyonlarca insanını  kaybetmiş Batı Avrupa ülkeleri çok acil biçimde yabancı işçiye ihtiyaç duydular. Başta Türkiye,  Yunanistan, Fas, Tunus, Cezayir, Yugoslavya olmak üzere yüz binlerce insanı kendi ülkelerinde  çalışmaya davet ettiler. İlk başta, geçici olarak çalışmaya gelen ve belirli bir gelir elde ettikten sonra  ülkelerine dönmeyi düşünen bu insanlar, zamanla bu ülkelerin sosyal ve ekonomik imkânlarını terk  etmemek için ve de ülkelerinde bu imkânların olmamasından dolayı geri dönmek yerine, buralarda  kalıcı olmayı tercih ettiler. Batı Avrupa ülkelerinin de bu yabancı işçilere ihtiyaç duyması, vatandaşlık  hakkı vermesi gibi nedenler bu durumu daha da pekiştirmiş oldu.  - 4 2 9 - TBMM B: 71 10 . 3 . 2010 O: 1  1) Ahmet Bukan (Çankırı)  2) Mehmet Şandır (Mersin)  3) Necati Özensoy (Bursa)  4) Hamza Hamit Homriş (Bursa)  5) Kamil Erdal Sipahi (İzmir)  6) Akif Akkuş (Mersin)  7) Alim Işık (Kütahya)  8) Yılmaz Tankut (Adana)  9) Beytullah Asil (Eskişehir)  10) Hasan Çalış (Karaman)  11) Recep Taner (Aydın)  12) Mustafa Enöz (Manisa)  13) Hasan Özdemir (Gaziantep)  14) Metin Ergun (Muğla)  15) Durmuş Ali Torlak (İstanbul)  16) Cemaleddin Uslu (Edime)  17) Bekir Aksoy (Ankara)  18) Yıldırım Tuğrul Türkeş (Ankara)  19) Zeki Ertugay (Erzurum)  20) Ali Uzunırmak (Aydın)  21) Şenol Bal (İzmir)  22) Sabahattin Çakmakoğlu (Kayseri)  Gerekçe:  Ülkemiz küçük ve büyükbaş hayvan yetiştirilmesine müsait bir konumdadır. Her bölgenin  kendine has büyük ve küçükbaş hayvan çeşidi vardır. Ve ülkemizin her bölgesinde her ilinde çeşitli  küçük ve büyük baş hayvan yetişmektedir.  - 4 3 0 - O zamanlardan bu güne kadar dünya üzerinde gelişen teknolojiyle birlikte iletişim, eğitim,  ulaşım, inşaat ve sağlık gibi sektörlerin gelişmesi ve bu sektörlere kalifiye eleman ihtiyacı, artık  dünyanın her yerinde neredeyse bir Türk insanının yaşamasını zaruri kılmıştır.  Yurt dışında, yaşayan vatandaşlarımızın sayısız sorunu bulunmaktadır. Bunların bir kısmını  ekonomik, bir kısmını toplumsal, bir kısmını da eğitim sorunları oluşturmaktadır. Örneğin çalışma  saatleri ve aldıkları ücretler, çifte vatandaşlık konusu, ailelerin birleştirilmesi sorunu, vize ve yabancı  düşmanlığı ve eğitimde karşılaşılan sorunlar Türk ailelerini rahatsız etmektedir.  Konunun bir kez de Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından araştırılarak gerekli düzenlemelerin  yapılması Yurt dışında yaşayan insanlarımızın daha rahat yaşamalarına imkân sağlayacaktır.  Araştırma önergemiz bu amaçla hazırlanmıştır.  2.- Çankırı Milletvekili Ahmet Bukan ve 21 milletvekilinin, Çankırı 'da çiftçilik ve hayvancılıkla  uğraşanların sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis  araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/612)  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Çankırı İlindeki çiftçilik ve hayvancılıkla uğraşan üreticilerimizin sorunlarının giderek artması  ve üretimin durma noktasına gelmesi nedeniyle, sorunların araştırılarak, alınması gereken tedbirler  konusunda Anayasanın 98. İçtüzüğün 104 ve 105. maddeleri gereğince Meclis araştırması yapılmasını  arz ve teklif ederiz.
Sayfa 21 -
TBMM B: 71 10 . 3 . 2010 O: 1  1) Ahmet Bukan (Çankırı)  2) Mehmet Şandır (Mersin)  3) Necati Özensoy (Bursa)  4) Hamza Hamit Homriş (Bursa)  5) Kamil Erdal Sipahi (İzmir)  6) Akif Akkuş (Mersin)  7) Alim Işık (Kütahya)  8) Yılmaz Tankut (Adana)  9) Beytullah Asil (Eskişehir)  10) Hasan Çalış (Karaman)  11) Recep Taner (Aydın)  12) Mustafa Enöz (Manisa)  13) Hasan Özdemir (Gaziantep)  14) Metin Ergun (Muğla)  15) Durmuş Ali Torlak (İstanbul)  16) Cemaleddin Uslu (Edime)  17) Bekir Aksoy (Ankara)  18) Yıldırım Tuğrul Türkeş (Ankara)  19) Zeki Ertugay (Erzurum)  20) Ali Uzunırmak (Aydın)  21) Şenol Bal (İzmir)  22) Sabahattin Çakmakoğlu (Kayseri)  Gerekçe:  Ülkemiz küçük ve büyükbaş hayvan yetiştirilmesine müsait bir konumdadır. Her bölgenin  kendine has büyük ve küçükbaş hayvan çeşidi vardır. Ve ülkemizin her bölgesinde her ilinde çeşitli  küçük ve büyük baş hayvan yetişmektedir.  - 4 3 0 - O zamanlardan bu güne kadar dünya üzerinde gelişen teknolojiyle birlikte iletişim, eğitim,  ulaşım, inşaat ve sağlık gibi sektörlerin gelişmesi ve bu sektörlere kalifiye eleman ihtiyacı, artık  dünyanın her yerinde neredeyse bir Türk insanının yaşamasını zaruri kılmıştır.  Yurt dışında, yaşayan vatandaşlarımızın sayısız sorunu bulunmaktadır. Bunların bir kısmını  ekonomik, bir kısmını toplumsal, bir kısmını da eğitim sorunları oluşturmaktadır. Örneğin çalışma  saatleri ve aldıkları ücretler, çifte vatandaşlık konusu, ailelerin birleştirilmesi sorunu, vize ve yabancı  düşmanlığı ve eğitimde karşılaşılan sorunlar Türk ailelerini rahatsız etmektedir.  Konunun bir kez de Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından araştırılarak gerekli düzenlemelerin  yapılması Yurt dışında yaşayan insanlarımızın daha rahat yaşamalarına imkân sağlayacaktır.  Araştırma önergemiz bu amaçla hazırlanmıştır.  2.- Çankırı Milletvekili Ahmet Bukan ve 21 milletvekilinin, Çankırı 'da çiftçilik ve hayvancılıkla  uğraşanların sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis  araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/612)  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Çankırı İlindeki çiftçilik ve hayvancılıkla uğraşan üreticilerimizin sorunlarının giderek artması  ve üretimin durma noktasına gelmesi nedeniyle, sorunların araştırılarak, alınması gereken tedbirler  konusunda Anayasanın 98. İçtüzüğün 104 ve 105. maddeleri gereğince Meclis araştırması yapılmasını  arz ve teklif ederiz.  TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 O: 1  - 4 3 1 - Son yıllardaki yanlış politikalar, ülkemizde ve Çankırı İlinde hayvancılığı bitirme noktasına  getirmiştir. Gerekli Devlet desteği alamayan üreticiler mağdur edilmiş, yem ve benzeri hayvan  üretiminde önemli rol oynayan girdi maliyetlerinin yükselmesi, üreticilerimizi üretimden  vazgeçilmiştir.  Çankırı ilinde bulunan mandıralar birer birer kapanmaktadır. Hayvancılıkla uğraşan halkımız  yavaş yavaş köylerinden illerinden göç etmektedir. Tarımın bu kolunda çalışan vatandaşlarımız maddi  ve manevi olarak mağdur olmaktadır.  Tarım ve Köyişleri Bakanlığının 2009 yılı hububat destek primlerinin birçok ilde ödemesi  yapılmışken, Çankırılı çiftçi adeta alacağı üç kuruş primin yolunu gözler hale gelmiştir..  Türkiye genelinde % 90 ödeme yapılmışken Çankırı'da yaklaşık 2.200 dosyadan ancak 800  dosyanın ödemesi yapılmış durumda. Ödemelerin nasıl ve ne şekilde yapıldığına anlam veremeyen  çiftçiler "Aynı anda kayıt yaptırmamıza rağmen benim param ödenmedi. Bu nasıl bir sistem? Nasıl  bir anlayış anlamış değilim." demektedir.  Bunların yanı sıra diğer sorunları maddeler halinde açıklayacak olursak  1- Destekleme ödemelerinin zamanında yapılmaması.  2- Yapılan ödemelerinin tek kalemde Tüm Çiftçilere aynı zamanda aktarılmaması.  3- Çiftçilerimiz için önemli bir sulama kaynağı olan Hamzalı ve Koyunbaba Sulama Projelerinin  hayata geçirilememesi.  4- Okap Bölgesi olarak (Çankırı-Sinop-Kastamonu) Süt Sığırcılığı Desteğinden bölgemiz 2010  programına dahil edilmemiştir.  İlimiz en çok göç veren iller arasında bulunmaktadır. Bu projenin bölgemizde uygulanmasıyla  göç önlenmiş olup köylere dönüş gerçekleşecektir.  Üreticilerimizin problemleri ivedilikle çözüme kavuşturulmalı ve bu geniş sektörün  desteklenmesi sağlanmalıdır. Bu hususta meclis araştırması yapılması uygun olacaktır.  3.- Gaziantep Milletvekili Hasan Ozdemir ve 22 milletvekilinin, Gaziantep'teki deprem riski­ nin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına  ilişkin önergesi (10/613)  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Ülkemiz büyük çaplı can ve mal kayıplarına yol açan doğal afetlerle sık sık karşılaşırken  özellikle deprem hususunda halkımızda ciddi bir tedirginlik vardır. Gaziantep ili de 1 inci ve 4 üncü  dereceden deprem bölgeleri arasında yer aldığından Gaziantep ilinde bir deprem tehlikesine karşın  binaların durumu araştırılarak deprem öncesinde ve sonrasında alınacak önlemlerin tespit edilmesi  amacıyla Anayasanın 98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 104'üncü ve 105'inci maddeleri gereğince  Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz.  Saygılarımızla.  1) Hasan Özdemir (Gaziantep)  2) Akif Akkuş (Mersin)  3) Mustafa Kalaycı (Konya)  4) Cumali Durmuş (Kocaeli)  5) Reşat Doğru (Tokat)  6) S. Nevzat Korkmaz (İsparta)  7) Durmuş Ali Torlak (İstanbul)  8) Kürşat Atılgan (Adana)  9) Abdülkadir Akçan (Afyonkarahisar)
Sayfa 22 -
TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 O: 1  - 4 3 1 - Son yıllardaki yanlış politikalar, ülkemizde ve Çankırı İlinde hayvancılığı bitirme noktasına  getirmiştir. Gerekli Devlet desteği alamayan üreticiler mağdur edilmiş, yem ve benzeri hayvan  üretiminde önemli rol oynayan girdi maliyetlerinin yükselmesi, üreticilerimizi üretimden  vazgeçilmiştir.  Çankırı ilinde bulunan mandıralar birer birer kapanmaktadır. Hayvancılıkla uğraşan halkımız  yavaş yavaş köylerinden illerinden göç etmektedir. Tarımın bu kolunda çalışan vatandaşlarımız maddi  ve manevi olarak mağdur olmaktadır.  Tarım ve Köyişleri Bakanlığının 2009 yılı hububat destek primlerinin birçok ilde ödemesi  yapılmışken, Çankırılı çiftçi adeta alacağı üç kuruş primin yolunu gözler hale gelmiştir..  Türkiye genelinde % 90 ödeme yapılmışken Çankırı'da yaklaşık 2.200 dosyadan ancak 800  dosyanın ödemesi yapılmış durumda. Ödemelerin nasıl ve ne şekilde yapıldığına anlam veremeyen  çiftçiler "Aynı anda kayıt yaptırmamıza rağmen benim param ödenmedi. Bu nasıl bir sistem? Nasıl  bir anlayış anlamış değilim." demektedir.  Bunların yanı sıra diğer sorunları maddeler halinde açıklayacak olursak  1- Destekleme ödemelerinin zamanında yapılmaması.  2- Yapılan ödemelerinin tek kalemde Tüm Çiftçilere aynı zamanda aktarılmaması.  3- Çiftçilerimiz için önemli bir sulama kaynağı olan Hamzalı ve Koyunbaba Sulama Projelerinin  hayata geçirilememesi.  4- Okap Bölgesi olarak (Çankırı-Sinop-Kastamonu) Süt Sığırcılığı Desteğinden bölgemiz 2010  programına dahil edilmemiştir.  İlimiz en çok göç veren iller arasında bulunmaktadır. Bu projenin bölgemizde uygulanmasıyla  göç önlenmiş olup köylere dönüş gerçekleşecektir.  Üreticilerimizin problemleri ivedilikle çözüme kavuşturulmalı ve bu geniş sektörün  desteklenmesi sağlanmalıdır. Bu hususta meclis araştırması yapılması uygun olacaktır.  3.- Gaziantep Milletvekili Hasan Ozdemir ve 22 milletvekilinin, Gaziantep'teki deprem riski­ nin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına  ilişkin önergesi (10/613)  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Ülkemiz büyük çaplı can ve mal kayıplarına yol açan doğal afetlerle sık sık karşılaşırken  özellikle deprem hususunda halkımızda ciddi bir tedirginlik vardır. Gaziantep ili de 1 inci ve 4 üncü  dereceden deprem bölgeleri arasında yer aldığından Gaziantep ilinde bir deprem tehlikesine karşın  binaların durumu araştırılarak deprem öncesinde ve sonrasında alınacak önlemlerin tespit edilmesi  amacıyla Anayasanın 98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 104'üncü ve 105'inci maddeleri gereğince  Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz.  Saygılarımızla.  1) Hasan Özdemir (Gaziantep)  2) Akif Akkuş (Mersin)  3) Mustafa Kalaycı (Konya)  4) Cumali Durmuş (Kocaeli)  5) Reşat Doğru (Tokat)  6) S. Nevzat Korkmaz (İsparta)  7) Durmuş Ali Torlak (İstanbul)  8) Kürşat Atılgan (Adana)  9) Abdülkadir Akçan (Afyonkarahisar)  TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 O: 1  10) Zeki Ertugay  11) Hüseyin Yıldız  12) Muharrem Varlı  13) Alim Işık  14) Süleyman Turan Çirkin  15) İzzettin Yılmaz  16) Mustafa Enöz  17) Mithat Melen  18) Metin Ergun  19) Süleyman Lâtif Yunusoğlu  20) Necati Özensoy  21) Yılmaz Tankut  22) Şenol Bal  23) Mehmet Şandır  Gerekçe:  (Antalya)  (Adana)  (Kütahya)  (Hatay)  (Hatay)  (Manisa)  (İstanbul)  (Muğla)  (Trabzon)  (Bursa)  (Adana)  (İzmir)  (Mersin)  (Erzurum)  Ülkemiz, sahip olduğu jeolojik, topoğrafık ve meteorolojik koşulları nedeniyle büyük çaplı can  ve mal kayıplarına yol açan afet olayları ile sıkça karşılaşmaktadır. Son 58 yıl içerisinde  depremlerden, 58 bin 202 yurttaşımız yaşamını yitirmiş, 122 bin 96 kişi yaralanmış ve yaklaşık olarak  411 bin 465 bina yıkılmış veya ağır hasar görmüştür. Bu yıkımlar sonucu, ülkemiz her yıl Gayri Safı  Milli Hasılamızın % 1-3'ü arasında ve maddi karşılığı 3- 5 milyar dolar olan bir ekonomik kayba  uğramaktadır. Deprem Bölgeleri Haritası'na göre, yurdumuzun %92'sinin deprem bölgeleri içerisinde  olduğu, nüfusumuzun %95'inin deprem tehlikesi altında yaşadığı ve ayrıca büyük sanayi  merkezlerinin %98'inin ve barajlarımızın %93'ünün deprem bölgesinde bulunduğu bilinmektedir.  Sonuç olarak, aktif bir tektonik kuşak üzerinde yer alan ülkemizin çeşitli bölgelerinde değişik  büyüklüklerde depremler meydana gelmekte ve ülke coğrafyamızın büyük bir kesiminin her an yıkıcı  bir deprem tehlikesiyle karşı karşıya olduğu açık bir gerçeklik olarak ortaya çıkmaktadır.  Gaziantep de Türkiye'nin en önemli tektonik hatlarından biri olan Doğu Anadolu Fay Hattı'nın  etki alanı içinde bulunmaktadır. Gaziantep merkezi söz konusu fay hattına yaklaşık 40-45 km  mesafede yer almaktadır. Bu fay hattı 6 ana kısımdan oluşmaktadır.  Bu fay hattının Gaziantep'e de yakın olan 90 km uzunluğundaki Gölbaşı-Türkoğlu kesiminde  tarihsel ve aletsel bulgulardan elde edilen verilere göre büyük deprem olarak nitelendirilen büyüklüğü  7 ve üzerinde bir deprem 1513 yılından bu yana meydana gelmemiştir. Aynı şekilde Gaziantep'in  ilçelerinden İslâhiye ve Nurdağı'nın içinden geçen yaklaşık 145 km uzunluğundaki Türkoğlu-Antakya  kesiminde de 150 yıldan fazla zamandır büyük deprem olmamıştır. Bu durum söz konusu alanların  deprem üretme potansiyeli açısından ne kadar tehlikeli olduğuna işaret etmektedir. Gaziantep deprem  bölgeleri açısından 1 'inci ve 4'üncü derecede tehlikeli alanlarda yer almaktadır. İslâhiye ve Nurdağı  ilçeleri ile Fevzipaşa, Yeşilyurt, Altınüzüm, Boğaziçi, Sakçagözü ve Şatırhöyük beldeleri l ' inci  derecede tehlikeli deprem bölgeleri içerisinde yer alırken, büyükşehir ilçeleri olan Şahinbey ve  Şehitkâmil ilçeleri 3'üncü derecede, Nizip, Karkamış ilçeleri ise 4'üncü derecede deprem bölgesinde  yer almaktadır.  Çağdaş kentleşmenin bir gereği olan akılcı bir kent planlaması, bu uygulama içerisinde yer  alacak olan bina, yol, köprü, sanayi tesisleri, su depoları, park yerleri, yeşil alanlar, atık depolama  alanları vb. değişik nitelikli yapılar için yapılacak uygun yer seçimini etkileyen, topografya, jeolojik  yapı, hidrojeolojik koşullar, iklim koşulları, yapı malzemeleri gibi jeolojik ve jeoteknik etmenlerin  - 4 3 2 -
Sayfa 23 -
TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 O: 1  10) Zeki Ertugay  11) Hüseyin Yıldız  12) Muharrem Varlı  13) Alim Işık  14) Süleyman Turan Çirkin  15) İzzettin Yılmaz  16) Mustafa Enöz  17) Mithat Melen  18) Metin Ergun  19) Süleyman Lâtif Yunusoğlu  20) Necati Özensoy  21) Yılmaz Tankut  22) Şenol Bal  23) Mehmet Şandır  Gerekçe:  (Antalya)  (Adana)  (Kütahya)  (Hatay)  (Hatay)  (Manisa)  (İstanbul)  (Muğla)  (Trabzon)  (Bursa)  (Adana)  (İzmir)  (Mersin)  (Erzurum)  Ülkemiz, sahip olduğu jeolojik, topoğrafık ve meteorolojik koşulları nedeniyle büyük çaplı can  ve mal kayıplarına yol açan afet olayları ile sıkça karşılaşmaktadır. Son 58 yıl içerisinde  depremlerden, 58 bin 202 yurttaşımız yaşamını yitirmiş, 122 bin 96 kişi yaralanmış ve yaklaşık olarak  411 bin 465 bina yıkılmış veya ağır hasar görmüştür. Bu yıkımlar sonucu, ülkemiz her yıl Gayri Safı  Milli Hasılamızın % 1-3'ü arasında ve maddi karşılığı 3- 5 milyar dolar olan bir ekonomik kayba  uğramaktadır. Deprem Bölgeleri Haritası'na göre, yurdumuzun %92'sinin deprem bölgeleri içerisinde  olduğu, nüfusumuzun %95'inin deprem tehlikesi altında yaşadığı ve ayrıca büyük sanayi  merkezlerinin %98'inin ve barajlarımızın %93'ünün deprem bölgesinde bulunduğu bilinmektedir.  Sonuç olarak, aktif bir tektonik kuşak üzerinde yer alan ülkemizin çeşitli bölgelerinde değişik  büyüklüklerde depremler meydana gelmekte ve ülke coğrafyamızın büyük bir kesiminin her an yıkıcı  bir deprem tehlikesiyle karşı karşıya olduğu açık bir gerçeklik olarak ortaya çıkmaktadır.  Gaziantep de Türkiye'nin en önemli tektonik hatlarından biri olan Doğu Anadolu Fay Hattı'nın  etki alanı içinde bulunmaktadır. Gaziantep merkezi söz konusu fay hattına yaklaşık 40-45 km  mesafede yer almaktadır. Bu fay hattı 6 ana kısımdan oluşmaktadır.  Bu fay hattının Gaziantep'e de yakın olan 90 km uzunluğundaki Gölbaşı-Türkoğlu kesiminde  tarihsel ve aletsel bulgulardan elde edilen verilere göre büyük deprem olarak nitelendirilen büyüklüğü  7 ve üzerinde bir deprem 1513 yılından bu yana meydana gelmemiştir. Aynı şekilde Gaziantep'in  ilçelerinden İslâhiye ve Nurdağı'nın içinden geçen yaklaşık 145 km uzunluğundaki Türkoğlu-Antakya  kesiminde de 150 yıldan fazla zamandır büyük deprem olmamıştır. Bu durum söz konusu alanların  deprem üretme potansiyeli açısından ne kadar tehlikeli olduğuna işaret etmektedir. Gaziantep deprem  bölgeleri açısından 1 'inci ve 4'üncü derecede tehlikeli alanlarda yer almaktadır. İslâhiye ve Nurdağı  ilçeleri ile Fevzipaşa, Yeşilyurt, Altınüzüm, Boğaziçi, Sakçagözü ve Şatırhöyük beldeleri l ' inci  derecede tehlikeli deprem bölgeleri içerisinde yer alırken, büyükşehir ilçeleri olan Şahinbey ve  Şehitkâmil ilçeleri 3'üncü derecede, Nizip, Karkamış ilçeleri ise 4'üncü derecede deprem bölgesinde  yer almaktadır.  Çağdaş kentleşmenin bir gereği olan akılcı bir kent planlaması, bu uygulama içerisinde yer  alacak olan bina, yol, köprü, sanayi tesisleri, su depoları, park yerleri, yeşil alanlar, atık depolama  alanları vb. değişik nitelikli yapılar için yapılacak uygun yer seçimini etkileyen, topografya, jeolojik  yapı, hidrojeolojik koşullar, iklim koşulları, yapı malzemeleri gibi jeolojik ve jeoteknik etmenlerin  - 4 3 2 - TBMM B: 71 10 . 3 . 2010 O: 1  1) Yılmaz Tankut (Adana)  2) İzzettin Yılmaz (Hatay)  3) Recai Yıldırım (Adana)  4) Süleyman Turan Çirkin (Hatay)  5) Mustafa Kemal Cengiz (Çanakkale)  6) Mehmet Şandır (Mersin)  7) Sabahattin Çakmakoğlu (Kayseri)  8) Ali Uzumrmak (Aydın)  9) Reşat Doğru (Tokat)  10) Recep Taner (Aydın)  11) Akif Akkuş (Mersin)  12) Durmuş Ali Torlak (İstanbul)  13) Gürcan Dağdaş (Kars)  14) Necati Özensoy (Bursa)  15) Kürşat Atılgan (Adana)  16) Hamza Hamit Homriş (Bursa)  17) Muharrem Varlı (Adana)  18) Osman Durmuş (Kırıkkale)  19) Mehmet Günal (Antalya)  20) Bekir Aksoy (Ankara)  21) Zeki Ertugay (Erzurum)  - 4 3 3 - ayrı ayrı ve birlikte değerlendirilerek, öngörülen kent planlaması için gereksinim duyulacak, bilimsel  verilere dayalı tekniklerin kullanılarak hazırlanmasını zorunlu kılmaktadır. Çağdaş bir kent  planlaması, aynı zamanda kent plancıları ile inşaat mühendislerinin, jeoloji mühendislerinin ve diğer  tüm ilgili kişi ve kuruluşların da bu konuda sürekli bir diyalog ve işbirliği içinde bulunmalarını  gerektirmektedir.  Politik bazı çıkar hesaplarından sıyrılarak, kentsel gelişmeyi ve kent planlamasını, her şeyden  önce bölgenin tüm jeolojik ve jeoteknik koşullarının iyi değerlendirilmesi ve eldeki alanların planlı  bir şekilde kullanılması yönünden ele almak gerekir. Yapılacak her türlü uygulamada, bölgenin doğal  çevre dengesinin korunması, kent halkının sağlığı, can ve mal güvenliği ve ülke ekonomisi açısından  büyük önem taşımaktadır. Çağdaş bir kent planlamasının ancak bölgenin jeolojik ve jeoteknik  koşulları ile çevre koşullarının değerlendirilmesi bağdaştırılmasıyla olanaklıdır. Gaziantep'in deprem  tehlikesine karşı bina güvenliğinin ve deprem öncesinde ve sonrasında alınabilecek tedbirlerin  belirlenmesi gerekmektedir.  4.- Adana Milletvekili Yılmaz Tankut ve 20 milletvekilinin, kaçak et ve gıda üretimi sorununun  araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına  ilişkin önergesi (10/614)  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Son günlerde gündemden düşmeyen ve ülkemiz gıda üretimini olumsuz yönde etkileyerek  endişelere sevk eden kaçak at ve eşek etinin gıda üretiminde kullanılması vatandaşlarımızı had safhada  rahatsız etmektedir. Bu durum ilişkili diğer sektörleri de olumsuz yönde etkilemektedir. İnsanlarımızın  sağlığını ve dürüst ticaret erbabını doğrudan etkileyen bu ve benzer kaçak et ve gıda üretim sorunlarının  araştırılarak tespit edilmesi ve çözümü amacıyla Anayasanın 98. Türkiye Büyük Millet Meclisi  İçtüzüğünün 104. ve 105. maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılmasını arz ederiz.
Sayfa 24 -
TBMM B: 71 10 . 3 . 2010 O: 1  1) Yılmaz Tankut (Adana)  2) İzzettin Yılmaz (Hatay)  3) Recai Yıldırım (Adana)  4) Süleyman Turan Çirkin (Hatay)  5) Mustafa Kemal Cengiz (Çanakkale)  6) Mehmet Şandır (Mersin)  7) Sabahattin Çakmakoğlu (Kayseri)  8) Ali Uzumrmak (Aydın)  9) Reşat Doğru (Tokat)  10) Recep Taner (Aydın)  11) Akif Akkuş (Mersin)  12) Durmuş Ali Torlak (İstanbul)  13) Gürcan Dağdaş (Kars)  14) Necati Özensoy (Bursa)  15) Kürşat Atılgan (Adana)  16) Hamza Hamit Homriş (Bursa)  17) Muharrem Varlı (Adana)  18) Osman Durmuş (Kırıkkale)  19) Mehmet Günal (Antalya)  20) Bekir Aksoy (Ankara)  21) Zeki Ertugay (Erzurum)  - 4 3 3 - ayrı ayrı ve birlikte değerlendirilerek, öngörülen kent planlaması için gereksinim duyulacak, bilimsel  verilere dayalı tekniklerin kullanılarak hazırlanmasını zorunlu kılmaktadır. Çağdaş bir kent  planlaması, aynı zamanda kent plancıları ile inşaat mühendislerinin, jeoloji mühendislerinin ve diğer  tüm ilgili kişi ve kuruluşların da bu konuda sürekli bir diyalog ve işbirliği içinde bulunmalarını  gerektirmektedir.  Politik bazı çıkar hesaplarından sıyrılarak, kentsel gelişmeyi ve kent planlamasını, her şeyden  önce bölgenin tüm jeolojik ve jeoteknik koşullarının iyi değerlendirilmesi ve eldeki alanların planlı  bir şekilde kullanılması yönünden ele almak gerekir. Yapılacak her türlü uygulamada, bölgenin doğal  çevre dengesinin korunması, kent halkının sağlığı, can ve mal güvenliği ve ülke ekonomisi açısından  büyük önem taşımaktadır. Çağdaş bir kent planlamasının ancak bölgenin jeolojik ve jeoteknik  koşulları ile çevre koşullarının değerlendirilmesi bağdaştırılmasıyla olanaklıdır. Gaziantep'in deprem  tehlikesine karşı bina güvenliğinin ve deprem öncesinde ve sonrasında alınabilecek tedbirlerin  belirlenmesi gerekmektedir.  4.- Adana Milletvekili Yılmaz Tankut ve 20 milletvekilinin, kaçak et ve gıda üretimi sorununun  araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına  ilişkin önergesi (10/614)  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Son günlerde gündemden düşmeyen ve ülkemiz gıda üretimini olumsuz yönde etkileyerek  endişelere sevk eden kaçak at ve eşek etinin gıda üretiminde kullanılması vatandaşlarımızı had safhada  rahatsız etmektedir. Bu durum ilişkili diğer sektörleri de olumsuz yönde etkilemektedir. İnsanlarımızın  sağlığını ve dürüst ticaret erbabını doğrudan etkileyen bu ve benzer kaçak et ve gıda üretim sorunlarının  araştırılarak tespit edilmesi ve çözümü amacıyla Anayasanın 98. Türkiye Büyük Millet Meclisi  İçtüzüğünün 104. ve 105. maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılmasını arz ederiz.  TBMM B: 71 10 . 3 . 2010 O: 1  - 4 3 4 - Gerekçe:  Geçtiğimiz günlerde Adana Çukurova Üniversitesi Hastanesi ile bir devlet yurdunda hasta ve  öğrencilere servis edilen yemeklere at ve eşek eti karıştırıldığı ortaya çıkmış, ayrıca Adana'nın dünya  çapında tanınmasına vesile olan kebap satışlarında da büyük oranda düşüş yaşanmıştır. Kendini  bilmez, kural tanımaz, gözünü para hırsı bürümüş bazı insanların yaşattığı bu olumsuz gelişmeler,  sağlıklı ve hakkı ile iş yapmaya çalışan tüm sektör işletmelerini de zor duruma düşürmektedir.  Adana Tarım İl Müdürlüğü'nün Adana Fevzi Çakmak Öğrenci Yurdu lokanta kantin  işletmesinden almış olduğu numunelerde, lokanta kısmında satılan yemeklerin normal çıktığı, ancak  kebap yapılan çiğ kıymada tek tırnaklı hayvan eti karışımının olduğu, 22 Aralık 2009 günü yapılan  kontroller sonucu hazırlanan rapordan anlaşılmıştır. Yemek Sanayisi uzmanları bu olayın sadece  Adana'da yaşanmadığını, olayın ülke genelinde vahim boyutlara ulaştığını öne sürmektedirler.  Son yıllarda kötü niyetli insanların artması, Bakanlığın ve Belediyelerin yeterli ve etkin denetim  yapmaması ile birlikte et fiyatlarındaki artış nedeniyle, orta ölçekli, merdiven altı ve kötü niyetli  firmaların yemeklere at ve eşek eti koydukları iddiaları ülkemizin gıda güvenliğini her yönüyle tehdit  etmektedir.  Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı izni ile yapılan bazı gıda üretimleri ile merdiven altı işletmelerde  miktarı ve büyüklüğü tespit edilemeyen kaçak ve onaysız yapılan bazı gıda üretimleri de vatandaşları  korkutmakta ve endişelere sevk etmektedir.  "Soya Kıyması" adıyla satılan, yağı alınmış soya küspesinin, et ürünleri ile kullanılması, toz  halinde unlu mamullerde kullanılması, hayvanlardaki sinirlerin -40 derecede dondurulup, öğütülerek  sosis imalatında kullanılması, tavukların boyun, taşlık, kanat ucu vs gibi ticari değeri olmayan her yeri  kemikleriyle öğütülerek tavuk sucuk ve salamlarında kullanılması gibi gayri sıhhi gıda üretim  sahtekârlıklarının sayısını arttırmak mümkündür.  Bu tür üretimlerin bazılarının Bakanlık izni ile yapılması da, insanları endişeye sevk ederken,  niçin bu izinlerin verildiği konusunda kamuoyunu tatmin edici ve bilimsel açıklamalar  yapılmamaktadır.  Hamileler, çocuklar, yaşlılar ve bazı hastalıklara sahip olan bireylerin bağışıklık sistemi daha  zayıf olduğundan risk grubu oluşturmaktadırlar. İçinde mikrobiyolojik ya da kimyasal etkiler taşıyan  sakıncalı etler, her türlü hastalığı beraberinde getirebilmekte, özellikle bebek ve anne beslenmesi  aynı paralelde geliştiği için annenin aldığı tehlikeli gıdalar, bebek için de geçerli olmakta ve ileride  mutlak suretle zararlı bir durumun ortaya çıkacağı belirtilmektedir.  Netice olarak;  Yukarıda anlatılmaya çalışılan gerçekler çerçevesinde; son günlerde tespit edilen kaçak at ve  eşek etinin gıda üretiminde kullanılması sonucu tüm sağlıksız ve insan sağlığına zararlı gıda üretimi  ve sorunlarının araştınlarak tespit edilmesi ve çözümü amacıyla Meclis Araştırma Komisyonu  kurulmasını arz ederiz.  BAŞKAN - Bilgilerinize sunulmuştur.  Önergeler gündemdeki yerlerini alacak ve Meclis araştırması açılıp açılmaması konusundaki ön  görüşmeler, sırası geldiğinde yapılacaktır.  Gündemin "Seçim" kısmına geçiyoruz.
Sayfa 25 -
TBMM B: 71 10 . 3 . 2010 O: 1  - 4 3 4 - Gerekçe:  Geçtiğimiz günlerde Adana Çukurova Üniversitesi Hastanesi ile bir devlet yurdunda hasta ve  öğrencilere servis edilen yemeklere at ve eşek eti karıştırıldığı ortaya çıkmış, ayrıca Adana'nın dünya  çapında tanınmasına vesile olan kebap satışlarında da büyük oranda düşüş yaşanmıştır. Kendini  bilmez, kural tanımaz, gözünü para hırsı bürümüş bazı insanların yaşattığı bu olumsuz gelişmeler,  sağlıklı ve hakkı ile iş yapmaya çalışan tüm sektör işletmelerini de zor duruma düşürmektedir.  Adana Tarım İl Müdürlüğü'nün Adana Fevzi Çakmak Öğrenci Yurdu lokanta kantin  işletmesinden almış olduğu numunelerde, lokanta kısmında satılan yemeklerin normal çıktığı, ancak  kebap yapılan çiğ kıymada tek tırnaklı hayvan eti karışımının olduğu, 22 Aralık 2009 günü yapılan  kontroller sonucu hazırlanan rapordan anlaşılmıştır. Yemek Sanayisi uzmanları bu olayın sadece  Adana'da yaşanmadığını, olayın ülke genelinde vahim boyutlara ulaştığını öne sürmektedirler.  Son yıllarda kötü niyetli insanların artması, Bakanlığın ve Belediyelerin yeterli ve etkin denetim  yapmaması ile birlikte et fiyatlarındaki artış nedeniyle, orta ölçekli, merdiven altı ve kötü niyetli  firmaların yemeklere at ve eşek eti koydukları iddiaları ülkemizin gıda güvenliğini her yönüyle tehdit  etmektedir.  Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı izni ile yapılan bazı gıda üretimleri ile merdiven altı işletmelerde  miktarı ve büyüklüğü tespit edilemeyen kaçak ve onaysız yapılan bazı gıda üretimleri de vatandaşları  korkutmakta ve endişelere sevk etmektedir.  "Soya Kıyması" adıyla satılan, yağı alınmış soya küspesinin, et ürünleri ile kullanılması, toz  halinde unlu mamullerde kullanılması, hayvanlardaki sinirlerin -40 derecede dondurulup, öğütülerek  sosis imalatında kullanılması, tavukların boyun, taşlık, kanat ucu vs gibi ticari değeri olmayan her yeri  kemikleriyle öğütülerek tavuk sucuk ve salamlarında kullanılması gibi gayri sıhhi gıda üretim  sahtekârlıklarının sayısını arttırmak mümkündür.  Bu tür üretimlerin bazılarının Bakanlık izni ile yapılması da, insanları endişeye sevk ederken,  niçin bu izinlerin verildiği konusunda kamuoyunu tatmin edici ve bilimsel açıklamalar  yapılmamaktadır.  Hamileler, çocuklar, yaşlılar ve bazı hastalıklara sahip olan bireylerin bağışıklık sistemi daha  zayıf olduğundan risk grubu oluşturmaktadırlar. İçinde mikrobiyolojik ya da kimyasal etkiler taşıyan  sakıncalı etler, her türlü hastalığı beraberinde getirebilmekte, özellikle bebek ve anne beslenmesi  aynı paralelde geliştiği için annenin aldığı tehlikeli gıdalar, bebek için de geçerli olmakta ve ileride  mutlak suretle zararlı bir durumun ortaya çıkacağı belirtilmektedir.  Netice olarak;  Yukarıda anlatılmaya çalışılan gerçekler çerçevesinde; son günlerde tespit edilen kaçak at ve  eşek etinin gıda üretiminde kullanılması sonucu tüm sağlıksız ve insan sağlığına zararlı gıda üretimi  ve sorunlarının araştınlarak tespit edilmesi ve çözümü amacıyla Meclis Araştırma Komisyonu  kurulmasını arz ederiz.  BAŞKAN - Bilgilerinize sunulmuştur.  Önergeler gündemdeki yerlerini alacak ve Meclis araştırması açılıp açılmaması konusundaki ön  görüşmeler, sırası geldiğinde yapılacaktır.  Gündemin "Seçim" kısmına geçiyoruz.  TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 O: 1  VII.- SEÇİMLER  A) KOMİSYONLARA ÜYE SEÇİMİ  L- (10/90, 190, 210, 235, 312, 433, 438, 466, 474, 496, 531, 539, 558, 563, 564, 565, 566, 567,  568, 569, 570, 571, 572, 573, 574) esas numaralı Meclis Araştırması Komisyonuna üye seçimi  BAŞKAN - Kayıp çocuklar başta olmak üzere çocukların mağdur olduğu sorunların araştırılarak  alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Genel Kurulun 16/2/2010 tarihli 61'inci  Birleşiminde kurulan (10/90,190, 210, 235, 312, 433, 438, 466, 474, 496, 531, 539, 558, 563, 564,  565, 566, 567, 568, 569, 570, 571, 572, 573, 574) esas numaralı Meclis Araştırması Komisyonu  üyeliklerine siyasi parti gruplarınca gösterilen adayların listesi bastırılıp sayın üyelere dağıtılmıştır.  Şimdi listeyi okutup oylarınıza sunacağım.  Kayıp Çocuklar Başta Olmak Üzere Çocukların Mağdur Olduğu Sorunların Araştırılarak  Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırması Komisyonu  Üyelikleri Aday Listesi (10/90,190,210,235,312,433,438,466,474,496, 531, 539, 558, 563, 564,  565, 566, 567, 568, 569, 570, 571, 572, 573, 574)  Adı Soyadı Seçim Çevresi  AK PARTİ (10)  Necdet Ünüvar  İlknur İnceöz  Aşkın Asan  Mehmet Emin Ekmen  Ali Koyuncu  Halide İncekara  Ahmet Öksüzkaya  Gönül Bekin Şahkulubey  Çağla Aktemur Özyavuz  Kerem Altun  Akif Ekici  Mehmet Sevigen  Canan Arıtman  Ahmet Bukan  Süleyman Turan Çirkin  CHP (3)  MHP (2)  B D P ( l )  Sevahir Bayındır  K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Sayın Başkan, karar yeter sayısı...  BAŞKAN - Arayacağım.  Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Karar yeter sayısı yoktur.  Birleşime on dakika ara veriyorum.  Adana  Aksaray  Ankara  Batman  Bursa  İstanbul  Kayseri  Mardin  Şanlıurfa  Van  Gaziantep  İstanbul  İzmir  Çankırı  Hatay  Şırnak  Kapanma Saati: 13.56  - 4 3 5 -
Sayfa 26 -
TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 O: 1  VII.- SEÇİMLER  A) KOMİSYONLARA ÜYE SEÇİMİ  L- (10/90, 190, 210, 235, 312, 433, 438, 466, 474, 496, 531, 539, 558, 563, 564, 565, 566, 567,  568, 569, 570, 571, 572, 573, 574) esas numaralı Meclis Araştırması Komisyonuna üye seçimi  BAŞKAN - Kayıp çocuklar başta olmak üzere çocukların mağdur olduğu sorunların araştırılarak  alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Genel Kurulun 16/2/2010 tarihli 61'inci  Birleşiminde kurulan (10/90,190, 210, 235, 312, 433, 438, 466, 474, 496, 531, 539, 558, 563, 564,  565, 566, 567, 568, 569, 570, 571, 572, 573, 574) esas numaralı Meclis Araştırması Komisyonu  üyeliklerine siyasi parti gruplarınca gösterilen adayların listesi bastırılıp sayın üyelere dağıtılmıştır.  Şimdi listeyi okutup oylarınıza sunacağım.  Kayıp Çocuklar Başta Olmak Üzere Çocukların Mağdur Olduğu Sorunların Araştırılarak  Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırması Komisyonu  Üyelikleri Aday Listesi (10/90,190,210,235,312,433,438,466,474,496, 531, 539, 558, 563, 564,  565, 566, 567, 568, 569, 570, 571, 572, 573, 574)  Adı Soyadı Seçim Çevresi  AK PARTİ (10)  Necdet Ünüvar  İlknur İnceöz  Aşkın Asan  Mehmet Emin Ekmen  Ali Koyuncu  Halide İncekara  Ahmet Öksüzkaya  Gönül Bekin Şahkulubey  Çağla Aktemur Özyavuz  Kerem Altun  Akif Ekici  Mehmet Sevigen  Canan Arıtman  Ahmet Bukan  Süleyman Turan Çirkin  CHP (3)  MHP (2)  B D P ( l )  Sevahir Bayındır  K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Sayın Başkan, karar yeter sayısı...  BAŞKAN - Arayacağım.  Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Karar yeter sayısı yoktur.  Birleşime on dakika ara veriyorum.  Adana  Aksaray  Ankara  Batman  Bursa  İstanbul  Kayseri  Mardin  Şanlıurfa  Van  Gaziantep  İstanbul  İzmir  Çankırı  Hatay  Şırnak  Kapanma Saati: 13.56  - 4 3 5 - TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 O: 2  İKİNCİ OTURUM  Açılma Saati: 14.13  BAŞKAN: Başkan Vekili Meral AKŞENER  KÂTİP ÜYELER: Harun TÜFEKÇİ (Konya), Bayram ÖZÇELİK (Burdur)  BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 71 'inci Birleşiminin İkinci  Oturumunu açıyorum.  Kayıp çocuklar başta olmak üzere çocukların mağdur olduğu sorunların araştırılmasına ilişkin  kurulan Meclis Araştırması Komisyonu üyelikleri aday listesinin oylamasında karar yeter sayısı  bulunamamıştı.  Şimdi listeyi yeniden oylarınıza sunacağım ve karar yeter sayısı arayacağım:  Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Karar yeter sayısı vardır, kabul edilmiştir.  Meclis Araştırması Komisyonuna seçilmiş bulunan sayın üyelerin 10/3/2010 Çarşamba günü  (bugün) saat 17.30'da B Blok, 2'nci Kat, 4'üncü Banko, 10 numaralı Meclis Araştırması  Komisyonları Toplantı Salonu'nda toplanarak başkan, başkan vekili, sözcü ve kâtip seçimini  yapmalarını rica ediyorum.  Komisyonun toplantı yer ve saati ayrıca plazma ekranda ilan edilmiştir.  Alınan karar gereğince sözlü soru önergelerini görüşmüyor ve gündemin "Kanun Tasarı ve  Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmına geçiyoruz.  l ' inci sırada yer alan, Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu'nun  görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.  VIIL- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN  GELEN DİĞER İŞLER  A) KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ  /.- Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/324) (S. Sayısı: 96)  BAŞKAN - Komisyon? Yok.  Ertelenmiştir.  2'nci sırada yer alan, Türk Borçlar Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu'nun  görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.  2.- Türk Borçlar Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/499) (S. Sayısı: 321)  BAŞKAN - Komisyon? Yok.  Ertelenmiştir.  3'üncü sırada yer alan, Milletlerarası Para Fonu ile Milletlerarası İmar ve Kalkınma Bankasına  Katılmak İçin Hükümete Yetki Verilmesine Dair Kanuna Ek Milletlerarası Para Fonu Ana  Sözleşmesinde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Belgelerin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair  Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu'nun görüşmelerine başlayacağız.  3.- Milletlerarası Para Fonu ile Milletlerarası İmar ve Kalkınma Bankasına Katılmak İçin  Hükümete Yetki Verilmesine Dair Kanuna Ek Milletlerarası Para Fonu Ana Sözleşmesinde Değişiklik  Yapılmasına İlişkin Belgelerin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri  Komisyonu Raporu (1/761) (S. Sayısı: 458)  BAŞKAN - Komisyon? Yok.  Ertelenmiştir.  - 4 3 6 -
Sayfa 27 -
TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 O: 2  İKİNCİ OTURUM  Açılma Saati: 14.13  BAŞKAN: Başkan Vekili Meral AKŞENER  KÂTİP ÜYELER: Harun TÜFEKÇİ (Konya), Bayram ÖZÇELİK (Burdur)  BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 71 'inci Birleşiminin İkinci  Oturumunu açıyorum.  Kayıp çocuklar başta olmak üzere çocukların mağdur olduğu sorunların araştırılmasına ilişkin  kurulan Meclis Araştırması Komisyonu üyelikleri aday listesinin oylamasında karar yeter sayısı  bulunamamıştı.  Şimdi listeyi yeniden oylarınıza sunacağım ve karar yeter sayısı arayacağım:  Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Karar yeter sayısı vardır, kabul edilmiştir.  Meclis Araştırması Komisyonuna seçilmiş bulunan sayın üyelerin 10/3/2010 Çarşamba günü  (bugün) saat 17.30'da B Blok, 2'nci Kat, 4'üncü Banko, 10 numaralı Meclis Araştırması  Komisyonları Toplantı Salonu'nda toplanarak başkan, başkan vekili, sözcü ve kâtip seçimini  yapmalarını rica ediyorum.  Komisyonun toplantı yer ve saati ayrıca plazma ekranda ilan edilmiştir.  Alınan karar gereğince sözlü soru önergelerini görüşmüyor ve gündemin "Kanun Tasarı ve  Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmına geçiyoruz.  l ' inci sırada yer alan, Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu'nun  görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.  VIIL- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN  GELEN DİĞER İŞLER  A) KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ  /.- Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/324) (S. Sayısı: 96)  BAŞKAN - Komisyon? Yok.  Ertelenmiştir.  2'nci sırada yer alan, Türk Borçlar Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu'nun  görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.  2.- Türk Borçlar Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/499) (S. Sayısı: 321)  BAŞKAN - Komisyon? Yok.  Ertelenmiştir.  3'üncü sırada yer alan, Milletlerarası Para Fonu ile Milletlerarası İmar ve Kalkınma Bankasına  Katılmak İçin Hükümete Yetki Verilmesine Dair Kanuna Ek Milletlerarası Para Fonu Ana  Sözleşmesinde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Belgelerin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair  Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu'nun görüşmelerine başlayacağız.  3.- Milletlerarası Para Fonu ile Milletlerarası İmar ve Kalkınma Bankasına Katılmak İçin  Hükümete Yetki Verilmesine Dair Kanuna Ek Milletlerarası Para Fonu Ana Sözleşmesinde Değişiklik  Yapılmasına İlişkin Belgelerin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri  Komisyonu Raporu (1/761) (S. Sayısı: 458)  BAŞKAN - Komisyon? Yok.  Ertelenmiştir.  - 4 3 6 - TBMM B: 71 10 . 3 . 2010 O: 2  4'üncü sırada yer alan, Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı ile  Avrupa Birliği Uyum, Tarım, Orman ve Köyişleri ile Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi  ve Teknoloji Komisyonları Raporu'nun görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.  4.- Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı ile Avrupa Birliği Uyum,  Tarım, Orman ve Köyişleri ile Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji  Komisyonları Raporları (1/743) (S. Sayısı: 471)(x)  BAŞKAN - Komisyon? Burada.  Hükümet? Burada.  Geçen birleşimde, İç Tüzük'ün 91 'inci maddesine göre temel kanun olarak görüşülen tasarının  tümü üzerindeki görüşmeler tamamlanmış ve tasarının maddelerine geçilmesi kabul edilmişti.  Şimdi birinci bölümün görüşmelerine başlıyoruz. Birinci bölüm 1 ila 10'uncu maddeleri  kapsamaktadır.  Birinci bölüm üzerinde söz isteyen: Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına Muğla Milletvekili  Sayın Gürol Ergin, Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına Kütahya Milletvekili Sayın Alim Işık,  Barış ve Demokrasi Partisi Grubu adına Siirt Milletvekili Sayın Osman Özçelik; şahıslar adına,  Nevşehir Milletvekili Sayın Mahmut Dede, Mersin Milletvekili Sayın Vahap Seçer.  Gruplar adına ilk söz, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına Muğla Milletvekili Sayın Gürol  Ergin. (CHP sıralarından alkışlar)  Buyurun Sayın Ergin.  CHP GRUBU ADINA GÜROL ERGİN (Muğla) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.  Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında  Kanun Tasarısı'nın birinci bölümü üzerine grubum adına söz almış bulunuyorum. Sözlerime  başlarken Sayın Başkan sizi, değerli milletvekillerini ve yüce Türk ulusunu saygıyla selamlıyorum.  Değerli milletvekilleri, bu yasa tasarısı ile biz ülkemizde üretilen 2 7 milyon tonun üzerindeki  sebzenin, 15 milyon tonun üzerindeki meyvenin ticaretini ve üreticilerin, komisyoncuların,  perakendecilerin, ithalat ve ihracatçıların, sanayicilerin, tüketicilerin faaliyet ve yaşamını nasıl daha  düzenli, yararlı ve uygun hâle getirebileceğimizi konuşuyoruz. Bu tasarıyla biz, aynı zamanda  kamunun, özellikle belediyelerin nasıl daha işlevsel, etkin ve hem üretici hem tüketici yararına, kısaca  halk yararına görev yapmalarının sağlanabileceğini konuşuyoruz.  Sözlerimin başında, bu yasanın bir ihtiyacı giderici olduğunu, getirilen düzenlemenin,  düzeltilmesi gereken hususları içermekle birlikte, özellikle Komisyon görüşmelerindeki katkı ve  değişikliklerle oldukça yararlı bir düzenlemeye dönüştüğünü söylemek istiyorum.  Öncelikle söylemeliyim ki Hal Yasası gelirken 100 binlerce esnafımızı yakından ilgilendiren  büyük mağazalar yasasının nerede kaldığını, niçin getirilemediğini, bu tasarının görüşülmesini hangi  güç ya da güçlerin engellediğini Sayın Bakandan öğrenmek istiyorum. Büyük mağazalar yasasının  daha da geciktirilmeden getirilerek esnafa biraz rahat nefes aldırılmasını diliyorum.  Değerli milletvekilleri, Komisyon çalışmaları sırasında "gıda güvenliği" deyiminin "gıda  güvenirliliği" olarak değiştirilmesi doğru olmamıştır. Uluslararası gıda literatüründe gıdaya ilişkin iki  temel kavram vardır. Bunlardan biri "gıda güvencesi"dir. Gıda güvencesi, toplumun ihtiyacına yeter  miktarda gıda üretimini ifade eder. İkinci kavram "gıda güveniiği"dir. Bu kavram da gıdanın hijyenik  olması, sağlığa zararlı olmaması durumunu ifade eder. Bu nedenle "gıda güvenirliliği" kavramının  yeniden "gıda güvenliği" kavramına, deyimine dönüştürülmesi gerekmektedir.  (x) 471 S. Sayılı Basmayazı 9/3/2010 tarihli 70'inci Birleşim Tutanağı 'na eklidir.  - 4 3 7 -
Sayfa 28 -
TBMM B: 71 10 . 3 . 2010 O: 2  4'üncü sırada yer alan, Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı ile  Avrupa Birliği Uyum, Tarım, Orman ve Köyişleri ile Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi  ve Teknoloji Komisyonları Raporu'nun görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.  4.- Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı ile Avrupa Birliği Uyum,  Tarım, Orman ve Köyişleri ile Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji  Komisyonları Raporları (1/743) (S. Sayısı: 471)(x)  BAŞKAN - Komisyon? Burada.  Hükümet? Burada.  Geçen birleşimde, İç Tüzük'ün 91 'inci maddesine göre temel kanun olarak görüşülen tasarının  tümü üzerindeki görüşmeler tamamlanmış ve tasarının maddelerine geçilmesi kabul edilmişti.  Şimdi birinci bölümün görüşmelerine başlıyoruz. Birinci bölüm 1 ila 10'uncu maddeleri  kapsamaktadır.  Birinci bölüm üzerinde söz isteyen: Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına Muğla Milletvekili  Sayın Gürol Ergin, Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına Kütahya Milletvekili Sayın Alim Işık,  Barış ve Demokrasi Partisi Grubu adına Siirt Milletvekili Sayın Osman Özçelik; şahıslar adına,  Nevşehir Milletvekili Sayın Mahmut Dede, Mersin Milletvekili Sayın Vahap Seçer.  Gruplar adına ilk söz, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına Muğla Milletvekili Sayın Gürol  Ergin. (CHP sıralarından alkışlar)  Buyurun Sayın Ergin.  CHP GRUBU ADINA GÜROL ERGİN (Muğla) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.  Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında  Kanun Tasarısı'nın birinci bölümü üzerine grubum adına söz almış bulunuyorum. Sözlerime  başlarken Sayın Başkan sizi, değerli milletvekillerini ve yüce Türk ulusunu saygıyla selamlıyorum.  Değerli milletvekilleri, bu yasa tasarısı ile biz ülkemizde üretilen 2 7 milyon tonun üzerindeki  sebzenin, 15 milyon tonun üzerindeki meyvenin ticaretini ve üreticilerin, komisyoncuların,  perakendecilerin, ithalat ve ihracatçıların, sanayicilerin, tüketicilerin faaliyet ve yaşamını nasıl daha  düzenli, yararlı ve uygun hâle getirebileceğimizi konuşuyoruz. Bu tasarıyla biz, aynı zamanda  kamunun, özellikle belediyelerin nasıl daha işlevsel, etkin ve hem üretici hem tüketici yararına, kısaca  halk yararına görev yapmalarının sağlanabileceğini konuşuyoruz.  Sözlerimin başında, bu yasanın bir ihtiyacı giderici olduğunu, getirilen düzenlemenin,  düzeltilmesi gereken hususları içermekle birlikte, özellikle Komisyon görüşmelerindeki katkı ve  değişikliklerle oldukça yararlı bir düzenlemeye dönüştüğünü söylemek istiyorum.  Öncelikle söylemeliyim ki Hal Yasası gelirken 100 binlerce esnafımızı yakından ilgilendiren  büyük mağazalar yasasının nerede kaldığını, niçin getirilemediğini, bu tasarının görüşülmesini hangi  güç ya da güçlerin engellediğini Sayın Bakandan öğrenmek istiyorum. Büyük mağazalar yasasının  daha da geciktirilmeden getirilerek esnafa biraz rahat nefes aldırılmasını diliyorum.  Değerli milletvekilleri, Komisyon çalışmaları sırasında "gıda güvenliği" deyiminin "gıda  güvenirliliği" olarak değiştirilmesi doğru olmamıştır. Uluslararası gıda literatüründe gıdaya ilişkin iki  temel kavram vardır. Bunlardan biri "gıda güvencesi"dir. Gıda güvencesi, toplumun ihtiyacına yeter  miktarda gıda üretimini ifade eder. İkinci kavram "gıda güveniiği"dir. Bu kavram da gıdanın hijyenik  olması, sağlığa zararlı olmaması durumunu ifade eder. Bu nedenle "gıda güvenirliliği" kavramının  yeniden "gıda güvenliği" kavramına, deyimine dönüştürülmesi gerekmektedir.  (x) 471 S. Sayılı Basmayazı 9/3/2010 tarihli 70'inci Birleşim Tutanağı 'na eklidir.  - 4 3 7 - T B M M B : 7 1 1 0 . 3 . 2 0 1 0 0 : 2  - 4 3 8 - Değerli milletvekilleri, tasarının geneli üzerindeki düşüncelerimizi Sayın Susam net olarak  açıkladı. Ben birinci bölümdeki madde bazında görüşlerimi aktarmak istiyorum.  Tasarının 2'nci maddesine "denetim elemanı" tanımı eklenmelidir.  Tasarının 7'nci maddesinin l'inci fıkrasına "belediyelerce kurulur" ifadesinden önce "pazarcı  esnafı odasının yoksa esnaf ve sanatkârlar odasının görüşü alınarak" ifadesi eklenmelidir. Aynı  maddenin 4'üncü fıkrasının sonuna "Üretici olmayanlar üretici pazarında kesinlikle satış yapamaz."  ifade eklenmelidir.  Tasarının 8'inci maddesinin l ' inci fıkrası "Bakanlar Kurulu, Bakanlığın teklifi üzerine hal  rüsumu oranlarını yüzde 50'ye kadar azaltmaya veya artırmaya yetkilidir." biçiminde değiştirilmelidir  çünkü tamamen kaldırmaktan çok da farklı bir anlamı olmayan yüzde 90'a kadar azaltmak, rüsumla  sağlanan hizmetleri de ortadan kaldırmak anlamına gelir.  Tasarının 9'uncu maddesinin 3'üncü fıkrasında "Devir işlemlerinin tabi olacağı hükümler,  devredilecek işletmelerde aranılacak şartlar ile devir işlemlerine ilişkin diğer usul ve esaslar Bakanlık  ve İçişleri Bakanlığınca birlikte belirlenir." ifadesine "Belediyeler Birliğinin görüşü alınarak" ifadesi  eklenmelidir.  Tasarının 10'uncu maddesinin 2'nci fıkrasında hal hakem heyetinin kimlerden oluşacağı  belirtilmektedir. Yoruma yer bırakmamak açısından "ilgili mühendis odaları" ifadesi yerine "Ziraat  Mühendisleri Odası ve Gıda Mühendisleri Odası" ifadelerinin konması daha doğru olur.  Aynı maddenin 7'nci fıkrasında toptancı hali yönetimi ve personelinin uygulamaları ile toptancı  halleri ve pazar yerlerinin yönetim ve işleyişlerinden kaynaklanan uyuşmazlıklar da hakem heyetinin  görev ve yetkisi içine alınmaktadır. Bu fıkra, belediyeler üzerinde denetim mekanizması oluşturması  anlamına geldiğinden madde metninden çıkarılmalıdır. Eğer bu yapılmayacaksa "pazar yerlerinin"  ifadesi mutlaka metinden çıkarılmalıdır.  Aynı maddeyle "Toptancı Hal Konseyi" adıyla bir konsey kurulması ise kesinlikle gereksiz ve  anlamsız bir tasarruf olduğundan konseye ilişkin hükümler de tasarıdan çıkarılmalıdır.  Değerli milletvekilleri, meyve-sebze ticaretinden söz ederken yurt dışına ihraç ettiğimiz ancak  zirai mücadele ilacı kalıntısı taşıdığı, bu nedenle sağlığa zararlı olduğu gerekçesiyle geri gönderilen  meyve ve sebzelerden de söz etmemiz ve bu kürsüden millet adına şunları sormamız gerekir: Örneğin,  2 Şubat 2010 tarihli gazetelerde Avrupa Birliğinin Türkiye'den ithal edilen domates, kabak, armut  ve biberde saptanan sağlığa zararlı yüksek miktarda ilaç kalıntısı nedeniyle Türk ürünlerine daha sıkı  denetim getirdiği haberi yer aldı. Aslında bu haber yeni bir haber ya da ilk haber değil. Maalesef,  yıllardır, ihraç ettiğimiz sebze ve meyve, özellikle narenciye ve domates sağlığa zararlı ilaç kalıntısı  taşıdığı nedeniyle geri gönderiliyor. Bu olay yıllardır var ama AKP döneminde geçmişle  kıyaslanmayacak kadar arttı. Domates ve narenciyeye elma, armut, kabak, biber eklendi. Bu durum  neyi gösteriyor?  Birincisi: Bizim Tarım Bakanımız istediği kadar övünsün, Tarım Bakanlığı, onun döneminde  ve AKP anlayışında üretimde olduğu kadar denetimde de üst üste sınıfta kalıyor, yakında belge  alacak.  İkincisi: Rus'un, Alman'ın, Fransız'ın, Hollandalının, İngiliz'in, özetle cümle Avrupalının zehirli  olduğu için geri gönderdiği ürünler Türk halkına fütursuzca yediriliyor. Dışarıya gönderilen meyve- sebze zehirli olur da iç piyasaya sürülen temiz, sağlığa uygun olabilir mi? Avrupalının zehirli diye  yemediği ürünler Türk halkına yedirilir mi? Bu bakımdan "Hal nasıl olmalıdır?"dan önce, hale gelen  meyve-sebze nedir, nasıldır? Bu araştırılmalı, bu milletin sağlığı da Avrupalının sağlığı kadar dikkate  alınmalıdır.
Sayfa 29 -
T B M M B : 7 1 1 0 . 3 . 2 0 1 0 0 : 2  - 4 3 8 - Değerli milletvekilleri, tasarının geneli üzerindeki düşüncelerimizi Sayın Susam net olarak  açıkladı. Ben birinci bölümdeki madde bazında görüşlerimi aktarmak istiyorum.  Tasarının 2'nci maddesine "denetim elemanı" tanımı eklenmelidir.  Tasarının 7'nci maddesinin l'inci fıkrasına "belediyelerce kurulur" ifadesinden önce "pazarcı  esnafı odasının yoksa esnaf ve sanatkârlar odasının görüşü alınarak" ifadesi eklenmelidir. Aynı  maddenin 4'üncü fıkrasının sonuna "Üretici olmayanlar üretici pazarında kesinlikle satış yapamaz."  ifade eklenmelidir.  Tasarının 8'inci maddesinin l ' inci fıkrası "Bakanlar Kurulu, Bakanlığın teklifi üzerine hal  rüsumu oranlarını yüzde 50'ye kadar azaltmaya veya artırmaya yetkilidir." biçiminde değiştirilmelidir  çünkü tamamen kaldırmaktan çok da farklı bir anlamı olmayan yüzde 90'a kadar azaltmak, rüsumla  sağlanan hizmetleri de ortadan kaldırmak anlamına gelir.  Tasarının 9'uncu maddesinin 3'üncü fıkrasında "Devir işlemlerinin tabi olacağı hükümler,  devredilecek işletmelerde aranılacak şartlar ile devir işlemlerine ilişkin diğer usul ve esaslar Bakanlık  ve İçişleri Bakanlığınca birlikte belirlenir." ifadesine "Belediyeler Birliğinin görüşü alınarak" ifadesi  eklenmelidir.  Tasarının 10'uncu maddesinin 2'nci fıkrasında hal hakem heyetinin kimlerden oluşacağı  belirtilmektedir. Yoruma yer bırakmamak açısından "ilgili mühendis odaları" ifadesi yerine "Ziraat  Mühendisleri Odası ve Gıda Mühendisleri Odası" ifadelerinin konması daha doğru olur.  Aynı maddenin 7'nci fıkrasında toptancı hali yönetimi ve personelinin uygulamaları ile toptancı  halleri ve pazar yerlerinin yönetim ve işleyişlerinden kaynaklanan uyuşmazlıklar da hakem heyetinin  görev ve yetkisi içine alınmaktadır. Bu fıkra, belediyeler üzerinde denetim mekanizması oluşturması  anlamına geldiğinden madde metninden çıkarılmalıdır. Eğer bu yapılmayacaksa "pazar yerlerinin"  ifadesi mutlaka metinden çıkarılmalıdır.  Aynı maddeyle "Toptancı Hal Konseyi" adıyla bir konsey kurulması ise kesinlikle gereksiz ve  anlamsız bir tasarruf olduğundan konseye ilişkin hükümler de tasarıdan çıkarılmalıdır.  Değerli milletvekilleri, meyve-sebze ticaretinden söz ederken yurt dışına ihraç ettiğimiz ancak  zirai mücadele ilacı kalıntısı taşıdığı, bu nedenle sağlığa zararlı olduğu gerekçesiyle geri gönderilen  meyve ve sebzelerden de söz etmemiz ve bu kürsüden millet adına şunları sormamız gerekir: Örneğin,  2 Şubat 2010 tarihli gazetelerde Avrupa Birliğinin Türkiye'den ithal edilen domates, kabak, armut  ve biberde saptanan sağlığa zararlı yüksek miktarda ilaç kalıntısı nedeniyle Türk ürünlerine daha sıkı  denetim getirdiği haberi yer aldı. Aslında bu haber yeni bir haber ya da ilk haber değil. Maalesef,  yıllardır, ihraç ettiğimiz sebze ve meyve, özellikle narenciye ve domates sağlığa zararlı ilaç kalıntısı  taşıdığı nedeniyle geri gönderiliyor. Bu olay yıllardır var ama AKP döneminde geçmişle  kıyaslanmayacak kadar arttı. Domates ve narenciyeye elma, armut, kabak, biber eklendi. Bu durum  neyi gösteriyor?  Birincisi: Bizim Tarım Bakanımız istediği kadar övünsün, Tarım Bakanlığı, onun döneminde  ve AKP anlayışında üretimde olduğu kadar denetimde de üst üste sınıfta kalıyor, yakında belge  alacak.  İkincisi: Rus'un, Alman'ın, Fransız'ın, Hollandalının, İngiliz'in, özetle cümle Avrupalının zehirli  olduğu için geri gönderdiği ürünler Türk halkına fütursuzca yediriliyor. Dışarıya gönderilen meyve- sebze zehirli olur da iç piyasaya sürülen temiz, sağlığa uygun olabilir mi? Avrupalının zehirli diye  yemediği ürünler Türk halkına yedirilir mi? Bu bakımdan "Hal nasıl olmalıdır?"dan önce, hale gelen  meyve-sebze nedir, nasıldır? Bu araştırılmalı, bu milletin sağlığı da Avrupalının sağlığı kadar dikkate  alınmalıdır.  TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 O: 2  Değineceğim bir başka husus, Sayın Başbakanın bir hafta önce, 2 Martta Tohum Bankasını  açarken söyledikleriyle ilgili. Sayın Başbakan "Bizim petrolümüz yok, uçsuz bucaksız altın  madenimiz yok ama belki bunlardan çok daha değerli, bereketli topraklarımız var." diyor ve çok  bilinen bir Kızılderili atasözünü kendisini dinleyenlere aktarıyor. Sayın Başbakan diyor ki: "Son ağaç  kesildiğinde, son nehir kirlendiğinde ve son balık öldüğünde, o zaman paranın yenmediğini  anlayacaksın."  İnsan kulaklarına inanamıyor, bunu söyleyen Başbakan. Sayın Başbakanın Kızılderililerden  mülhem çevre sevgisi, dünyanın nimetlerine, paraya pula boş vermişliği ifade eden sözleri bizleri  acayip şaşırtıyor. Altınımız, petrolümüz yokmuş ama bereketli topraklarımız varmış.  Sanki, Cargill'e o canım topraklarını katlettiren, İznik Gölü'nü kirlettiren benim. Sanki, 86 bin  hektar arazisi olan Marmaris'te, o cennet Marmaris'te, 28 bin hektar ormanlık turizm alanına maden  arama ruhsatını veren benim. Sanki, Kaz Dağları'nı, o güzelim İda'yı, maden aratacağım diye  köstebek yuvasına çeviren benim. Sanki, zeytinlikleri tarım dışı amaçlar için kullanmaya yönelik  kanun teklifini veren, onun 3 Meclis Komisyon Başkam değil de benim. Ve sanki, 216 bin dönüm  mayından arındırılarak tarıma kazandırılacak memleket toprağını bu vatanın evladına değil de  İsraillilere vermek için amansız mücadele veren benim. "Son ağaç kesildiğinde, son nehir  kirlendiğinde, son balık öldüğünde..." diyor Sayın Başbakan. Sanki, binlerce HES kuracağım diye  doğaya, ormana, nehirlere saldıran benim. Sanki, Doğu Karadeniz'de doğa katliamı yapan benim.  Sanki, Muğla Köyceğiz Yuvarlakçay'da binlerce köylünün suyuna, toprağına sahip çıkmak için gece  gündüz demeden, kar kış, yağmur çamur demeden nöbet tutmasına karşın, Yuvarlakçay'da HES  kurma izni veren ve halka rağmen inadını sürdüren benim.  Sayın Başbakan "Paranın yenmediğini görecesin." diyor. Sanki, çoluk çocuğu gemiler alan,  mücevherat ticaretine ortak olan, villa üzerine villa alan, adı sayılı zenginlerle anılan ve ormanlık  alana villa kurduğu için mahkûm olan benim.  Dilerim, Sayın Başbakan paranın yenmeyeceğini halkının anlamasını istediği...  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Bir dakika ek süre veriyorum, tamamlayın lütfen.  GÜROL ERGİN (Devamla) - Teşekkür ederim.  .. .kadar, bir gün kendisi de anlar ve ona göre konuşur. Tarım arazilerini, ormanları, zeytinlikleri  ve güzelim nehirlerimizi katletmenin üzüntüsünü, dilerim, biraz da olsa içinde hissetmeye başlamıştır.  Sayın Başbakana ve siz değerli milletvekillerine bir de önerim var: Eğer gitmediyseniz Avatar  filmine gidin ve mazlum ve yoksul bir toplumun toprağına ve suyuna sahip çıkmak için ok ve  yaylarıyla verdikleri savaşta, tankıyla, topuyla gelen varsıl ve kudretli, iktidarın gücünü arkasına  almış zalimleri nasıl yenilgiye uğrattığını görün. Bu mücadele bugün benim ülkemde de yaşanıyor  ve asla kuşku duymuyorum ki bu mücadeleden galip çıkacaklar, suyu, toprağı ve cennet doğası için  mücadele veren ülkemin her yöresindeki ve Yuvarlakçay'daki mazlum Türk halkı olacaktır.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  GÜROL ERGİN (Devamla) - Teşekkürümü tamamlayayım izninizle.  BAŞKAN - Buyurun.  GÜROL ERGİN (Devamla) - Sözlerime son verirken Sayın Başkan sizi, değerli milletvekillerini  ve yüce Türk milletini bir kez daha içten gelen saygılarımla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ederim Hocam.  Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına Kütahya Milletvekili Sayın Alim Işık.  Buyurun. (MHP sıralarından alkışlar)  - 4 3 9 -
Sayfa 30 -
TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 O: 2  Değineceğim bir başka husus, Sayın Başbakanın bir hafta önce, 2 Martta Tohum Bankasını  açarken söyledikleriyle ilgili. Sayın Başbakan "Bizim petrolümüz yok, uçsuz bucaksız altın  madenimiz yok ama belki bunlardan çok daha değerli, bereketli topraklarımız var." diyor ve çok  bilinen bir Kızılderili atasözünü kendisini dinleyenlere aktarıyor. Sayın Başbakan diyor ki: "Son ağaç  kesildiğinde, son nehir kirlendiğinde ve son balık öldüğünde, o zaman paranın yenmediğini  anlayacaksın."  İnsan kulaklarına inanamıyor, bunu söyleyen Başbakan. Sayın Başbakanın Kızılderililerden  mülhem çevre sevgisi, dünyanın nimetlerine, paraya pula boş vermişliği ifade eden sözleri bizleri  acayip şaşırtıyor. Altınımız, petrolümüz yokmuş ama bereketli topraklarımız varmış.  Sanki, Cargill'e o canım topraklarını katlettiren, İznik Gölü'nü kirlettiren benim. Sanki, 86 bin  hektar arazisi olan Marmaris'te, o cennet Marmaris'te, 28 bin hektar ormanlık turizm alanına maden  arama ruhsatını veren benim. Sanki, Kaz Dağları'nı, o güzelim İda'yı, maden aratacağım diye  köstebek yuvasına çeviren benim. Sanki, zeytinlikleri tarım dışı amaçlar için kullanmaya yönelik  kanun teklifini veren, onun 3 Meclis Komisyon Başkam değil de benim. Ve sanki, 216 bin dönüm  mayından arındırılarak tarıma kazandırılacak memleket toprağını bu vatanın evladına değil de  İsraillilere vermek için amansız mücadele veren benim. "Son ağaç kesildiğinde, son nehir  kirlendiğinde, son balık öldüğünde..." diyor Sayın Başbakan. Sanki, binlerce HES kuracağım diye  doğaya, ormana, nehirlere saldıran benim. Sanki, Doğu Karadeniz'de doğa katliamı yapan benim.  Sanki, Muğla Köyceğiz Yuvarlakçay'da binlerce köylünün suyuna, toprağına sahip çıkmak için gece  gündüz demeden, kar kış, yağmur çamur demeden nöbet tutmasına karşın, Yuvarlakçay'da HES  kurma izni veren ve halka rağmen inadını sürdüren benim.  Sayın Başbakan "Paranın yenmediğini görecesin." diyor. Sanki, çoluk çocuğu gemiler alan,  mücevherat ticaretine ortak olan, villa üzerine villa alan, adı sayılı zenginlerle anılan ve ormanlık  alana villa kurduğu için mahkûm olan benim.  Dilerim, Sayın Başbakan paranın yenmeyeceğini halkının anlamasını istediği...  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Bir dakika ek süre veriyorum, tamamlayın lütfen.  GÜROL ERGİN (Devamla) - Teşekkür ederim.  .. .kadar, bir gün kendisi de anlar ve ona göre konuşur. Tarım arazilerini, ormanları, zeytinlikleri  ve güzelim nehirlerimizi katletmenin üzüntüsünü, dilerim, biraz da olsa içinde hissetmeye başlamıştır.  Sayın Başbakana ve siz değerli milletvekillerine bir de önerim var: Eğer gitmediyseniz Avatar  filmine gidin ve mazlum ve yoksul bir toplumun toprağına ve suyuna sahip çıkmak için ok ve  yaylarıyla verdikleri savaşta, tankıyla, topuyla gelen varsıl ve kudretli, iktidarın gücünü arkasına  almış zalimleri nasıl yenilgiye uğrattığını görün. Bu mücadele bugün benim ülkemde de yaşanıyor  ve asla kuşku duymuyorum ki bu mücadeleden galip çıkacaklar, suyu, toprağı ve cennet doğası için  mücadele veren ülkemin her yöresindeki ve Yuvarlakçay'daki mazlum Türk halkı olacaktır.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  GÜROL ERGİN (Devamla) - Teşekkürümü tamamlayayım izninizle.  BAŞKAN - Buyurun.  GÜROL ERGİN (Devamla) - Sözlerime son verirken Sayın Başkan sizi, değerli milletvekillerini  ve yüce Türk milletini bir kez daha içten gelen saygılarımla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ederim Hocam.  Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına Kütahya Milletvekili Sayın Alim Işık.  Buyurun. (MHP sıralarından alkışlar)  - 4 3 9 - TBMM B:71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 0 : 2  - 4 4 0 - MHP GRUBU ADINA ALİM IŞIK (Kütahya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri;  görüşülmekte olan 471 sıra sayılı Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlemesi Hakkında Kanun  Tasarısı'nın birinci bölümü üzerinde Milliyetçi Hareket Partisi Grubunun görüşlerini açıklamak üzere  söz almış bulunmaktayım. Sözlerimin başında yüce Meclisi ve bizleri izleyen aziz milletimizi  saygıyla selamlıyorum.  Ülkemizde sebze ve meyve ticareti ve toptancı hallerini düzenleyen 27 Haziran 1995 tarih ve 552  sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve daha sonra yapılan kanuni düzenlemelerde, sektördeki ilk ve  son halka olan üretici ve tüketicilerin göz ardı edilmesi nedeniyle mevcut mevzuatın günümüz  ihtiyaçlarına cevap veremediği ve yaş meyve-sebze sektörünün sorunlarının artarak devam ettiği  bilinen bir gerçektir.  Sebze ve meyve ticareti bir sistem olarak incelendiğinde, yapılacak bir yasal düzenlemenin  üreticiler, komisyoncu, halci, market, belediye ve benzeri gibi gruplardan oluşan aracılar ve tüketiciler  ana bileşenlerinin aşağıda özetlenen temel sorunlarına çözüm bulması beklenecektir.  Üretici sorunlarının başında ürünün değeriyle satılamaması ve düşük kâr gelirken tüketici  sorunlarının başında yüksek fiyatlı ve kalitesiz ürüne sahip olma, aracı sorunlarının başında ise kayıt  dişilik, haksız rekabet, eksik denetim, düşük ihracat, yüksek ürün kaybı ve benzeri gibi sorunlar  gelmektedir.  Sistemin bu ve buna benzer sorunlarının çözümü amacıyla, ülke ekonomisi ve istihdamı  açısından önemli bir yere sahip olan sebze ve meyve ticaretinde yeni düzenlemeler zorunlu hâle  gelmiştir.  Tasarının özünün üretici ile tüketici fiyatları arasındaki uçurumun kapatılmasını amaçlaması  gerekirken maalesef bu düzenlemeyle bu uçurumun kapatılamayacağı da açıktır.  Dört mevsimin yaşandığı ve verimli arazilere sahip ülkemizin Avrupa ülkeleriyle  karşılaştırıldığında sebze-meyve üretimindeki üstünlüğü tartışmasızdır. Ancak dünya sebze-meyve  üretiminin yaklaşık yüzde 3'ünü üretmesine rağmen bu üretimin sadece yüzde 5'inin ihraç edildiği,  aynı oranın İsrail'de yüzde 30'lar, İspanya'da yüzde 45Ter dolayında olduğu dikkate alındığında,  sektörde önemli bir ihracat sorununun bulunduğu açıktır. Başka bir deyişle, yüzde 95'i ülke içinde  kalan yaş meyve ve sebzenin yaklaşık dörtte 1 'inin tüketim merkezlerine ulaşmadan çürüdüğü dikkate  alındığında, sektörde fonksiyonel ve yapısal anlamda birçok değişiklikler içeren ve günlük ihtiyaçlara  cevap verebilecek düzenlemelerin yer aldığı bir yasa, sektörün beklentilerini karşılayabilecektir.  Tasarının Bakanlık tarafından, daha çok sebze ve meyvenin toptancı hallerinde işlem görmesi,  hallerin birer borsa gibi çalışmaları ve bu suretle spekülatif amaçlı fiyat oluşumlarının engellenmesi,  meyve ve sebze ticaretinde toptancı hallerinin kuruluşunda ve işleyişinde kamusal denetim  etkinliğinin artırılması amaçlarıyla hazırlandığı belirtilmektedir. Ancak tasarıda, 40 milyon tondan  fazla üretim miktarı ve 40 milyar TL civarındaki cari işlem hacmindeki bu sektörde yüzde 70'ler  oranındaki kayıt dışı üretimin ve yüzde 25'ler dolayındaki ürün kaybının önüne geçilmesiyle ilgili  olarak yapılması gereken düzenlemelerin maalesef yeterli olmadığı dikkat çekmektedir. Tasarıda,  meyve ve sebze ticaretinde sağlıklı bir rekabet sisteminin oluşturulması, sistemin ana bileşenleri  konumundaki üreticilerin, aracı durumundaki esnaf ve sanatkârların ve tüketicilerin menfaatlerinin  korunması temel ilke olarak dikkate alınmamıştır. Bu konuda bazı düzenlemelere ihtiyaç  duyulmaktadır. Grubumuz milletvekillerince verilecek değişiklik önergelerinin kabulüyle bu  eksikliklerin giderilmesi sağlanabilecektir. Umarım Bakanlık ve iktidar partisi yetkilileri her zaman  sergiledikleri "Biz biliriz." anlayışını bu tasarıda da sürdürmeyeceklerdir.
Sayfa 31 -
TBMM B:71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 0 : 2  - 4 4 0 - MHP GRUBU ADINA ALİM IŞIK (Kütahya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri;  görüşülmekte olan 471 sıra sayılı Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlemesi Hakkında Kanun  Tasarısı'nın birinci bölümü üzerinde Milliyetçi Hareket Partisi Grubunun görüşlerini açıklamak üzere  söz almış bulunmaktayım. Sözlerimin başında yüce Meclisi ve bizleri izleyen aziz milletimizi  saygıyla selamlıyorum.  Ülkemizde sebze ve meyve ticareti ve toptancı hallerini düzenleyen 27 Haziran 1995 tarih ve 552  sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve daha sonra yapılan kanuni düzenlemelerde, sektördeki ilk ve  son halka olan üretici ve tüketicilerin göz ardı edilmesi nedeniyle mevcut mevzuatın günümüz  ihtiyaçlarına cevap veremediği ve yaş meyve-sebze sektörünün sorunlarının artarak devam ettiği  bilinen bir gerçektir.  Sebze ve meyve ticareti bir sistem olarak incelendiğinde, yapılacak bir yasal düzenlemenin  üreticiler, komisyoncu, halci, market, belediye ve benzeri gibi gruplardan oluşan aracılar ve tüketiciler  ana bileşenlerinin aşağıda özetlenen temel sorunlarına çözüm bulması beklenecektir.  Üretici sorunlarının başında ürünün değeriyle satılamaması ve düşük kâr gelirken tüketici  sorunlarının başında yüksek fiyatlı ve kalitesiz ürüne sahip olma, aracı sorunlarının başında ise kayıt  dişilik, haksız rekabet, eksik denetim, düşük ihracat, yüksek ürün kaybı ve benzeri gibi sorunlar  gelmektedir.  Sistemin bu ve buna benzer sorunlarının çözümü amacıyla, ülke ekonomisi ve istihdamı  açısından önemli bir yere sahip olan sebze ve meyve ticaretinde yeni düzenlemeler zorunlu hâle  gelmiştir.  Tasarının özünün üretici ile tüketici fiyatları arasındaki uçurumun kapatılmasını amaçlaması  gerekirken maalesef bu düzenlemeyle bu uçurumun kapatılamayacağı da açıktır.  Dört mevsimin yaşandığı ve verimli arazilere sahip ülkemizin Avrupa ülkeleriyle  karşılaştırıldığında sebze-meyve üretimindeki üstünlüğü tartışmasızdır. Ancak dünya sebze-meyve  üretiminin yaklaşık yüzde 3'ünü üretmesine rağmen bu üretimin sadece yüzde 5'inin ihraç edildiği,  aynı oranın İsrail'de yüzde 30'lar, İspanya'da yüzde 45Ter dolayında olduğu dikkate alındığında,  sektörde önemli bir ihracat sorununun bulunduğu açıktır. Başka bir deyişle, yüzde 95'i ülke içinde  kalan yaş meyve ve sebzenin yaklaşık dörtte 1 'inin tüketim merkezlerine ulaşmadan çürüdüğü dikkate  alındığında, sektörde fonksiyonel ve yapısal anlamda birçok değişiklikler içeren ve günlük ihtiyaçlara  cevap verebilecek düzenlemelerin yer aldığı bir yasa, sektörün beklentilerini karşılayabilecektir.  Tasarının Bakanlık tarafından, daha çok sebze ve meyvenin toptancı hallerinde işlem görmesi,  hallerin birer borsa gibi çalışmaları ve bu suretle spekülatif amaçlı fiyat oluşumlarının engellenmesi,  meyve ve sebze ticaretinde toptancı hallerinin kuruluşunda ve işleyişinde kamusal denetim  etkinliğinin artırılması amaçlarıyla hazırlandığı belirtilmektedir. Ancak tasarıda, 40 milyon tondan  fazla üretim miktarı ve 40 milyar TL civarındaki cari işlem hacmindeki bu sektörde yüzde 70'ler  oranındaki kayıt dışı üretimin ve yüzde 25'ler dolayındaki ürün kaybının önüne geçilmesiyle ilgili  olarak yapılması gereken düzenlemelerin maalesef yeterli olmadığı dikkat çekmektedir. Tasarıda,  meyve ve sebze ticaretinde sağlıklı bir rekabet sisteminin oluşturulması, sistemin ana bileşenleri  konumundaki üreticilerin, aracı durumundaki esnaf ve sanatkârların ve tüketicilerin menfaatlerinin  korunması temel ilke olarak dikkate alınmamıştır. Bu konuda bazı düzenlemelere ihtiyaç  duyulmaktadır. Grubumuz milletvekillerince verilecek değişiklik önergelerinin kabulüyle bu  eksikliklerin giderilmesi sağlanabilecektir. Umarım Bakanlık ve iktidar partisi yetkilileri her zaman  sergiledikleri "Biz biliriz." anlayışını bu tasarıda da sürdürmeyeceklerdir.  TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 O: 2  Değerli milletvekillerini, tasarının 1 'inci maddesinde yer alan "sebze meyve ticareti yanında arz  ve talep derinliğine göre belirlenecek diğer mallar" ifadesi, meyve-sebze sektörünün zamanla bu  ihtisas alanının dışına çıkarak diğer sektörlerin gölgesinde kalma riskini doğurmaktadır. Sebze-meyve  ticaretini esas alarak düzenlenen bu yasanın, diğer sektörel alanları da kapsaması, yasanın tekniği ve  mantığıyla da çelişmektedir. Tasarının alt komisyon ve komisyon görüşmeleri sırasında, bu  değişiklikle amaçlananın aslında et ve et ürünleri, süt ve süt ürünleri, yumurta, kesme çiçek ve süs  ürünlerinin yasa kapsamına alınması olduğunun belirtilmesi de meselenin vahametini ortaya  koymaktadır. Bu nedenle, yasanın esas amacına ulaşılabilmesi için sektörel bazda kapsanan ürünlerin  net bir şekilde belirlenmesi ve uygulamada yasayı amacından uzaklaştıracak bu tür muğlak ifadelerin  tasarı metninden çıkartılması kaçınılmaz görünmektedir.  Tasarının 2'nci maddesinde ürün künyesi ve menşesi ile gerekli belgelerden bahsedilmişken  çiftçi kayıt sistemi ve iyi tarım uygulamalarından bahsedilmemesi önemli bir eksikliktir. Üreticinin  emeğinin karşılığını almasına ve tüketicinin kaliteli, güvenilir, sağlıklı mal talebinin karşılanmasına  dair amaçları açısından yasada bu konuya da yer verilmeli ve yönetmeliğe atıf yapılarak daha geniş  düzenlemelerin sağlanması düşünülmelidir.  3'üncü maddede hallerin kurulması, arazi tahsisi ve taşınmasıyla ilgili kriterler incelendiğinde,  belli bir bölgede hal kurulmasının arza göre sınırlandırılabilmesine dair kriterlerin somut olmadığı  görülmektedir. Gerekli değişiklikler yapılmaz ise gelecekte piyasada rekabet gücünü elde tutmak  isteyen gerçek ve tüzel kişiler, belli bir bölgede arz kapasitesinin üstünde birçok hal kurmaya teşebbüs  edebilecek ve bunlar arasında doğabilecek kıyasıya rekabet mevcut ve yeni kurulacak halleri olumsuz  etkileyebilecektir. 5084 sayılı Kanun kapsamındaki illerde de bedelsiz sağlanan hazine arazilerinin  tahsisinin üretici örgütleri için de sağlanması uygun olacaktır.  4'üncü maddede büyükşehir belediyesi, belediyeler, il özel idareleri, üretici birlikleri yanında  sermaye şirketlerine de hal kurabilme ve yap-işlet-devret modeliyle devredebilme yetkisinin  verilmesi, birincil amacı kâr olan bu şirketlerin diğer tüzel kişilikleri ikinci planda bırakarak  tekelleşmelerine ve zımni olarak hallerin özelleştirilmesine kapı açacaktır. Aslında bu düzenlemelerin  diğer bir tarafı olan ve 5200 sayılı Yasa kapsamında birçok vaatlerle kurulan üretici birliklerinin  mevcut hukuki statülerinin bile belli olmadığı, ticaret yapıp yapamayacaklarının mevzuatlarında açık  olmadığı ve her yıl yaptırmak zorunda oldukları bağımsız denetimin ücretini bile karşılayamadıkları  bir konumda olduklarını hatırlatmak isterim. Bu durumdaki üretici birliklerinin sermaye şirketleriyle  rekabet edebileceğini söylemek sadece iyi niyetlilik olacaktır. Tasarı metninden "sermaye şirketleri"  ibaresinin çıkartılması mutlaka sağlanmalıdır.  Diğer yandan, Sanayi ve Ticaret Bakanlığından alacağı belgeyle üretici örgütü kabul edilen  kooperatif ve üretici birliklerinin denetime tabi olmaları bu örgütleri kayıtlı ekonomiye zorunlu  kılmaktadır. Ancak söz konusu örgütlerin rakibi olan şirketlerin eksik denetimden dolayı kayıt dışı  ekonomiye kaymalarının engellenememesi bu iki kesim arasındaki rekabet gücünü tarımsal örgütler  aleyhine etkileyecektir.  Bu bağlamda, meyve sebze ticaretinin yapılacağı hallerde faaliyet gösteren tarımsal örgütlere  sağlanacak vergi ve harç muafiyetleri, istisna ve indirimler hem tarımsal örgütlerin rekabet gücünü  artıracak hem de sürekli değişen piyasalara ayak uydurabilmelerini sağlayacaktır. Ancak mevcut  tasanda bu hususun göz önüne alınmadığı açıktır. Sebze-meyve ticareti ve hallerle ilgili, kurma,  kapatma ve tüm kontrol ve denetim yetkilerinin kendileri de hal kurabilecek tüzel kişilikler arasında  sayılan belediyelere verilmesi, belediyelerin, rekabetçi piyasadaki rakiplerini de aynı zamanda  denetlemesi yetkisini alması anlamına geleceğinden, bu görevlerin Bakanlığa verilmesi objektiflik ve  verimlilik açısından büyük önem taşımaktadır.  - 4 4 1 -
Sayfa 32 -
TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 O: 2  Değerli milletvekillerini, tasarının 1 'inci maddesinde yer alan "sebze meyve ticareti yanında arz  ve talep derinliğine göre belirlenecek diğer mallar" ifadesi, meyve-sebze sektörünün zamanla bu  ihtisas alanının dışına çıkarak diğer sektörlerin gölgesinde kalma riskini doğurmaktadır. Sebze-meyve  ticaretini esas alarak düzenlenen bu yasanın, diğer sektörel alanları da kapsaması, yasanın tekniği ve  mantığıyla da çelişmektedir. Tasarının alt komisyon ve komisyon görüşmeleri sırasında, bu  değişiklikle amaçlananın aslında et ve et ürünleri, süt ve süt ürünleri, yumurta, kesme çiçek ve süs  ürünlerinin yasa kapsamına alınması olduğunun belirtilmesi de meselenin vahametini ortaya  koymaktadır. Bu nedenle, yasanın esas amacına ulaşılabilmesi için sektörel bazda kapsanan ürünlerin  net bir şekilde belirlenmesi ve uygulamada yasayı amacından uzaklaştıracak bu tür muğlak ifadelerin  tasarı metninden çıkartılması kaçınılmaz görünmektedir.  Tasarının 2'nci maddesinde ürün künyesi ve menşesi ile gerekli belgelerden bahsedilmişken  çiftçi kayıt sistemi ve iyi tarım uygulamalarından bahsedilmemesi önemli bir eksikliktir. Üreticinin  emeğinin karşılığını almasına ve tüketicinin kaliteli, güvenilir, sağlıklı mal talebinin karşılanmasına  dair amaçları açısından yasada bu konuya da yer verilmeli ve yönetmeliğe atıf yapılarak daha geniş  düzenlemelerin sağlanması düşünülmelidir.  3'üncü maddede hallerin kurulması, arazi tahsisi ve taşınmasıyla ilgili kriterler incelendiğinde,  belli bir bölgede hal kurulmasının arza göre sınırlandırılabilmesine dair kriterlerin somut olmadığı  görülmektedir. Gerekli değişiklikler yapılmaz ise gelecekte piyasada rekabet gücünü elde tutmak  isteyen gerçek ve tüzel kişiler, belli bir bölgede arz kapasitesinin üstünde birçok hal kurmaya teşebbüs  edebilecek ve bunlar arasında doğabilecek kıyasıya rekabet mevcut ve yeni kurulacak halleri olumsuz  etkileyebilecektir. 5084 sayılı Kanun kapsamındaki illerde de bedelsiz sağlanan hazine arazilerinin  tahsisinin üretici örgütleri için de sağlanması uygun olacaktır.  4'üncü maddede büyükşehir belediyesi, belediyeler, il özel idareleri, üretici birlikleri yanında  sermaye şirketlerine de hal kurabilme ve yap-işlet-devret modeliyle devredebilme yetkisinin  verilmesi, birincil amacı kâr olan bu şirketlerin diğer tüzel kişilikleri ikinci planda bırakarak  tekelleşmelerine ve zımni olarak hallerin özelleştirilmesine kapı açacaktır. Aslında bu düzenlemelerin  diğer bir tarafı olan ve 5200 sayılı Yasa kapsamında birçok vaatlerle kurulan üretici birliklerinin  mevcut hukuki statülerinin bile belli olmadığı, ticaret yapıp yapamayacaklarının mevzuatlarında açık  olmadığı ve her yıl yaptırmak zorunda oldukları bağımsız denetimin ücretini bile karşılayamadıkları  bir konumda olduklarını hatırlatmak isterim. Bu durumdaki üretici birliklerinin sermaye şirketleriyle  rekabet edebileceğini söylemek sadece iyi niyetlilik olacaktır. Tasarı metninden "sermaye şirketleri"  ibaresinin çıkartılması mutlaka sağlanmalıdır.  Diğer yandan, Sanayi ve Ticaret Bakanlığından alacağı belgeyle üretici örgütü kabul edilen  kooperatif ve üretici birliklerinin denetime tabi olmaları bu örgütleri kayıtlı ekonomiye zorunlu  kılmaktadır. Ancak söz konusu örgütlerin rakibi olan şirketlerin eksik denetimden dolayı kayıt dışı  ekonomiye kaymalarının engellenememesi bu iki kesim arasındaki rekabet gücünü tarımsal örgütler  aleyhine etkileyecektir.  Bu bağlamda, meyve sebze ticaretinin yapılacağı hallerde faaliyet gösteren tarımsal örgütlere  sağlanacak vergi ve harç muafiyetleri, istisna ve indirimler hem tarımsal örgütlerin rekabet gücünü  artıracak hem de sürekli değişen piyasalara ayak uydurabilmelerini sağlayacaktır. Ancak mevcut  tasanda bu hususun göz önüne alınmadığı açıktır. Sebze-meyve ticareti ve hallerle ilgili, kurma,  kapatma ve tüm kontrol ve denetim yetkilerinin kendileri de hal kurabilecek tüzel kişilikler arasında  sayılan belediyelere verilmesi, belediyelerin, rekabetçi piyasadaki rakiplerini de aynı zamanda  denetlemesi yetkisini alması anlamına geleceğinden, bu görevlerin Bakanlığa verilmesi objektiflik ve  verimlilik açısından büyük önem taşımaktadır.  - 4 4 1 - TBMM B:71 10 . 3 . 2010 0 : 2  - 4 4 2 - Tasarının geneline ve gerekçelerine bakıldığında, arz ve talebin dengelenmesi, arz ve talep  derinliğinden sıkça bahsedilmesine rağmen, gerçek arzın planlanması yani ürün planlamasından  sorumlu Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ile gerekli koordinasyonun ne yazık ki sağlanamadığı  görülmektedir.  Spekülatif hareketlerin önüne geçilmesi amacıyla piyasa aktörlerinin birbiriyle yapacağı ticareti  engelleyen tasarının ilgili maddesinden üretici örgütlerinin çıkartılması tüketiciler açısından da  sağlıklı bir karar olacaktır.  Öte yandan, toptancı haline bildirmek kaydıyla, toptancı hali dışında alım satım yapılabilmesi  ve elektronik satışların dahi bu kapsamda sayılması, zamanla, halleri meyve-sebze piyasasındaki  düzenleyici ve denetleyici rolünden çıkararak, daha ziyade kayıt sisteminin tutulduğu istatistiki birer  kuruluş vasfına dönüştürecektir.  Kısaca özetlemek gerekirse, ülkemizdeki sebze ve meyve ticaretinin Avrupa Birliği mevzuatına  uyumunun sağlanması amacıyla toptancı halleri ve pazar yerlerinin...  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  ALİM IŞIK (Devamla) - Sayın Başkanım, bitireceğim.  BAŞKAN - Buyurun, bir dakika ek süre veriyorum.  ALİM IŞIK (Devamla) - .. .yeniden yapılandırılması gereğinden yola çıkılarak hazırlanan bu  tasarı, gerekli değişiklikler yapılmazsa, sektörde büyük sermaye şirketlerinin tekelleşmesine yol  açacak bir tasarı olmaktan öteye geçemeyecektir.  Diğer yandan, Avrupa Birliği Genel Sekreterliğinin tasarıyla ilgili olarak AB Uyum  Komisyonuna verdiği, tasarının AB müktesebatı esas alınarak hazırlanmadığı yönündeki olumsuz  görüşüne karşın, Hükümetin AB müktesebatına uyum gerekçesinin inandırıcı olmadığı da açıktır.  Grubumuz milletvekilleri tarafından verilecek değişiklik önergelerinin kabul edilmesiyle, belirtilen  bu olumsuzlukların önüne geçilebileceğini söylüyor, bu düşüncelerle tasarının hayırlı olması  dileklerimi sunarak tekrar saygılarımı sunuyorum.  Teşekkür ediyorum. (MHP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Işık.  Barış ve Demokrasi Partisi Grubu adına Siirt Milletvekili Sayın Osman Özçelik. (BDP  sıralarından alkışlar)  BDP GRUBU ADINA OSMAN ÖZÇELİK (Siirt) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri;  görüşülmekte olan Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı'nın birinci  bölümü üzerine partimizin görüşlerini sunmak üzere söz aldım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.  İnsanlık, avcılık ve toplayıcılıktan yerleşik yaşama ilk olarak Yukarı Mezopotamya'da geçti.  Tarihte bilinen ilk buğday taneleri Yukarı Mezopotamya'da bulundu. Yerleşik yaşam, toprak damlı,  kerpiç evlerde başladı. Yukarı Mezopotamya halkı, tarihin ilk çağlarında, kerpiç evlerde yaşamaya  başladılar. Yazar Ahmet Altan'ın dediği gibi: Osmanlı İmparatorluğu kurulduğunda Yukarı  Mezopotamya halkı hâlâ kerpiç evlerde yaşıyorlardı. Birinci Meşrutiyette, İkinci Meşrutiyette yine  Yukarı Mezopotamya halkı kerpiç evlerde yaşıyordu. Saltanat kaldırıldığında, hilafet kaldırıldığında,  cumhuriyet ilan edildiğinde Yukarı Mezopotamya halkı hâlâ kerpiç evlerde yaşıyorlardı. 1960,1971,  1980 askerî darbeleri yaşandığında ülkede Yukarı Mezopotamya halkı hâlâ kerpiç evlerde  yaşıyorlardı. 28 Şubat darbesinde, AK PARTİ iktidara geldiğinde, Elâzığ halkı AK PARTİ'ye 5  milletvekili verdiğinde Elâzığ halkı ve Yukarı Mezopotamya halkı hâlâ kerpiç evlerde yaşıyorlardı  ve bugün hâlâ kerpiç evlerde yaşamaya devam ediyorlar. İşte bu nedenle 6 şiddetindeki deprem 51  vatandaşımızın yaşamına mal oldu.
Sayfa 33 -
TBMM B:71 10 . 3 . 2010 0 : 2  - 4 4 2 - Tasarının geneline ve gerekçelerine bakıldığında, arz ve talebin dengelenmesi, arz ve talep  derinliğinden sıkça bahsedilmesine rağmen, gerçek arzın planlanması yani ürün planlamasından  sorumlu Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ile gerekli koordinasyonun ne yazık ki sağlanamadığı  görülmektedir.  Spekülatif hareketlerin önüne geçilmesi amacıyla piyasa aktörlerinin birbiriyle yapacağı ticareti  engelleyen tasarının ilgili maddesinden üretici örgütlerinin çıkartılması tüketiciler açısından da  sağlıklı bir karar olacaktır.  Öte yandan, toptancı haline bildirmek kaydıyla, toptancı hali dışında alım satım yapılabilmesi  ve elektronik satışların dahi bu kapsamda sayılması, zamanla, halleri meyve-sebze piyasasındaki  düzenleyici ve denetleyici rolünden çıkararak, daha ziyade kayıt sisteminin tutulduğu istatistiki birer  kuruluş vasfına dönüştürecektir.  Kısaca özetlemek gerekirse, ülkemizdeki sebze ve meyve ticaretinin Avrupa Birliği mevzuatına  uyumunun sağlanması amacıyla toptancı halleri ve pazar yerlerinin...  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  ALİM IŞIK (Devamla) - Sayın Başkanım, bitireceğim.  BAŞKAN - Buyurun, bir dakika ek süre veriyorum.  ALİM IŞIK (Devamla) - .. .yeniden yapılandırılması gereğinden yola çıkılarak hazırlanan bu  tasarı, gerekli değişiklikler yapılmazsa, sektörde büyük sermaye şirketlerinin tekelleşmesine yol  açacak bir tasarı olmaktan öteye geçemeyecektir.  Diğer yandan, Avrupa Birliği Genel Sekreterliğinin tasarıyla ilgili olarak AB Uyum  Komisyonuna verdiği, tasarının AB müktesebatı esas alınarak hazırlanmadığı yönündeki olumsuz  görüşüne karşın, Hükümetin AB müktesebatına uyum gerekçesinin inandırıcı olmadığı da açıktır.  Grubumuz milletvekilleri tarafından verilecek değişiklik önergelerinin kabul edilmesiyle, belirtilen  bu olumsuzlukların önüne geçilebileceğini söylüyor, bu düşüncelerle tasarının hayırlı olması  dileklerimi sunarak tekrar saygılarımı sunuyorum.  Teşekkür ediyorum. (MHP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Işık.  Barış ve Demokrasi Partisi Grubu adına Siirt Milletvekili Sayın Osman Özçelik. (BDP  sıralarından alkışlar)  BDP GRUBU ADINA OSMAN ÖZÇELİK (Siirt) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri;  görüşülmekte olan Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı'nın birinci  bölümü üzerine partimizin görüşlerini sunmak üzere söz aldım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.  İnsanlık, avcılık ve toplayıcılıktan yerleşik yaşama ilk olarak Yukarı Mezopotamya'da geçti.  Tarihte bilinen ilk buğday taneleri Yukarı Mezopotamya'da bulundu. Yerleşik yaşam, toprak damlı,  kerpiç evlerde başladı. Yukarı Mezopotamya halkı, tarihin ilk çağlarında, kerpiç evlerde yaşamaya  başladılar. Yazar Ahmet Altan'ın dediği gibi: Osmanlı İmparatorluğu kurulduğunda Yukarı  Mezopotamya halkı hâlâ kerpiç evlerde yaşıyorlardı. Birinci Meşrutiyette, İkinci Meşrutiyette yine  Yukarı Mezopotamya halkı kerpiç evlerde yaşıyordu. Saltanat kaldırıldığında, hilafet kaldırıldığında,  cumhuriyet ilan edildiğinde Yukarı Mezopotamya halkı hâlâ kerpiç evlerde yaşıyorlardı. 1960,1971,  1980 askerî darbeleri yaşandığında ülkede Yukarı Mezopotamya halkı hâlâ kerpiç evlerde  yaşıyorlardı. 28 Şubat darbesinde, AK PARTİ iktidara geldiğinde, Elâzığ halkı AK PARTİ'ye 5  milletvekili verdiğinde Elâzığ halkı ve Yukarı Mezopotamya halkı hâlâ kerpiç evlerde yaşıyorlardı  ve bugün hâlâ kerpiç evlerde yaşamaya devam ediyorlar. İşte bu nedenle 6 şiddetindeki deprem 51  vatandaşımızın yaşamına mal oldu.  TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 O: 2  Deprem, bu şiddetteki bir deprem birçok Avrupa ülkesinde, hatta Latin Amerika ülkesinde  neredeyse hiç ölümlere neden olmazken ülkemizde hâlâ -küçük depremlerde bile- insan yaşamına  neden oluyor.  Başbakan kerpiç evleri sorumlu tutuyor. Evet, kerpiç evler sorumlu ama bu kerpiç evlerde  yaşamaya zorlanan insanlarımızın sorumluları kim? Tabii ki sadece AK PARTİ Hükümeti değil ama  sekiz yıldır iktidarda olan AK PARTİ Hükümetinin de bu konuda sorumluluğu herhalde yadsınamaz.  Bu nedenle, Elâzığ halkına ve toprak damlı, kerpiç evlerde yaşayan bütün yukarı Mezopotamya  halkına başsağlığı diliyorum; ölenlere Allah'tan rahmet, yaralılara da acil şifalar diliyorum.  Ayrıca, bu vesileyle 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü kutluyorum.  Değerli milletvekilleri, üyesi olmaya çalıştığımız Avrupa ülkelerinde üreticiler ve tüketiciler  arasında yoğun bir denge mevcuttur. Bizim Avrupa Birliği ülkeleriyle rekabet edebileceğimiz tek  alan tarım alanı, sebze ve meyve ticareti olmasına rağmen, hâlâ biz bu sorunları çözebilmiş değiliz.  Bu sorunların çözümünün başlıca ilk adımı, bizce, üreticilerin, tüketicilerin ve bu alanda çalışanların  örgütlü hâle getirilmesidir, örgütlü çalışma yapmalarına olanak sağlanmalıdır.  Bakın, gelişmiş ülkelerde, örneğin Avrupa ülkelerinden Hollanda'da her 10 çiftçiden 9'u  kooperatif üyesidir, yani örgütlü bir sistemin güvencesinde üretim yapmaktadır. Çiftçiler  kooperatiflerle eş güdümlü bir çalışma yapıyor, kooperatif çiftçiye neyi, ne zaman, ne kadar üreteceği  konusunda bilgi veriyor, üretim garantisi ve pazarlama garantisi neredeyse bütün çiftçilere  sağlanabiliyor. Türkiye'de ise çiftçinin ürününü pazarlayabilmesi ciddi bir sorun olmakta, ürünlerin  büyük bir bölümü çürümeye terk edilebilmektedir. Yine bu alanda ciddi bir tekelleşme söz konusu.  Bu alandaki tekelleşmeler, yani asıl üreticinin dışındakiler ciddi bir örgütlenmeye sahip olmaları  nedeniyle bu alanın kontrolünü ellerinde tutabiliyorlar.  Ülkemizde çiftçimizin ürettiği bir ürün tarladan sofraya gelene kadar yüzde 100 oranında fiyat  artışına maruz kalıyor. Burada büyük market zincirlerinin tekelleşmesi, piyasayı kontrollerine alması  söz konusudur. Yani örgütsüz üretici ve emekçi ile örgütlü sermaye karşı karşıya bulunmaktadır.  1980 askerî darbesinin vurduğu, darbelediği alanlardan bir tanesi de Köy-Koop'lardı. Köy- Koop'lar, köylülerin kooperatifleşmesini sağlayarak üretim gücünü garanti altına alma ve yaşamlarını  daha yaşanılır hâle getirme çabası içindeydiler. 12 Eylül askerî darbesinin kapattığı ilk sivil toplum  örgütlerinden biri de Köy-Koop'lar olmuştur.  AK PARTİ Hükümetinin karşısına aldığı kesimlerden bir tanesi de, bir kesim de hal esnafıdır.  Ülkedeki bütün hal komisyon sözcüleri mevcut yasaya karşı tepkilerini ifade ediyorlar ve bu konudaki  görüşlerini kamuoyuyla paylaşıyorlar. Ancak, ne yazık ki, hal esnafının sorunları bu yasa tasarısında  dikkate alınmamıştır. Komisyoncuların ürün fiyatını etkilemesindeki payının yüzde 2 olduğu tespit  edilmesine rağmen, hal komisyoncularının sorunları, bu alanın ciddi bir sorunu olarak görülmeye  devam ediyor bu yasa tasarısında.  Türkiye genelinde 35 bin hal komisyoncusu var. Bunlann beşer kişi çalıştırdığı varsayılırsa 175  bin kişinin bu alanda istihdamı söz konusudur. Bunlann da her birinin 3-4 kişiye bakmakla yükümlü  olması hesaba katılırsa yarım milyondan fazla insanın bu alandan ekmek yediği, bu insanların ekmek  kapısı olduğunu hesaba kattığımızda -ciddi bir işsizlik, milyonların işsizliğine- yeni yüz binlerin işsiz  kalması söz konusu olacak.  Bugüne kadar belediyeler, halleri iyi kötü idare ederlerdi. Şimdi "serbest rekabet" adı altında  tekelleşme gerçekleştirilmektedir. AK PARTİ bütün alanlarda emekçiyi, üreticiyi bir kenara bırakıp,  her alanda bir tekelleşmeye ve sermayeye bu ülkenin bütün kaynaklarını vermekte ve tekelleşmenin  gerçekleşmesi için her türlü yasal düzenlemeyi Meclisin gündemine getirmektedir.  - 4 4 3 -
Sayfa 34 -
TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 O: 2  Deprem, bu şiddetteki bir deprem birçok Avrupa ülkesinde, hatta Latin Amerika ülkesinde  neredeyse hiç ölümlere neden olmazken ülkemizde hâlâ -küçük depremlerde bile- insan yaşamına  neden oluyor.  Başbakan kerpiç evleri sorumlu tutuyor. Evet, kerpiç evler sorumlu ama bu kerpiç evlerde  yaşamaya zorlanan insanlarımızın sorumluları kim? Tabii ki sadece AK PARTİ Hükümeti değil ama  sekiz yıldır iktidarda olan AK PARTİ Hükümetinin de bu konuda sorumluluğu herhalde yadsınamaz.  Bu nedenle, Elâzığ halkına ve toprak damlı, kerpiç evlerde yaşayan bütün yukarı Mezopotamya  halkına başsağlığı diliyorum; ölenlere Allah'tan rahmet, yaralılara da acil şifalar diliyorum.  Ayrıca, bu vesileyle 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü kutluyorum.  Değerli milletvekilleri, üyesi olmaya çalıştığımız Avrupa ülkelerinde üreticiler ve tüketiciler  arasında yoğun bir denge mevcuttur. Bizim Avrupa Birliği ülkeleriyle rekabet edebileceğimiz tek  alan tarım alanı, sebze ve meyve ticareti olmasına rağmen, hâlâ biz bu sorunları çözebilmiş değiliz.  Bu sorunların çözümünün başlıca ilk adımı, bizce, üreticilerin, tüketicilerin ve bu alanda çalışanların  örgütlü hâle getirilmesidir, örgütlü çalışma yapmalarına olanak sağlanmalıdır.  Bakın, gelişmiş ülkelerde, örneğin Avrupa ülkelerinden Hollanda'da her 10 çiftçiden 9'u  kooperatif üyesidir, yani örgütlü bir sistemin güvencesinde üretim yapmaktadır. Çiftçiler  kooperatiflerle eş güdümlü bir çalışma yapıyor, kooperatif çiftçiye neyi, ne zaman, ne kadar üreteceği  konusunda bilgi veriyor, üretim garantisi ve pazarlama garantisi neredeyse bütün çiftçilere  sağlanabiliyor. Türkiye'de ise çiftçinin ürününü pazarlayabilmesi ciddi bir sorun olmakta, ürünlerin  büyük bir bölümü çürümeye terk edilebilmektedir. Yine bu alanda ciddi bir tekelleşme söz konusu.  Bu alandaki tekelleşmeler, yani asıl üreticinin dışındakiler ciddi bir örgütlenmeye sahip olmaları  nedeniyle bu alanın kontrolünü ellerinde tutabiliyorlar.  Ülkemizde çiftçimizin ürettiği bir ürün tarladan sofraya gelene kadar yüzde 100 oranında fiyat  artışına maruz kalıyor. Burada büyük market zincirlerinin tekelleşmesi, piyasayı kontrollerine alması  söz konusudur. Yani örgütsüz üretici ve emekçi ile örgütlü sermaye karşı karşıya bulunmaktadır.  1980 askerî darbesinin vurduğu, darbelediği alanlardan bir tanesi de Köy-Koop'lardı. Köy- Koop'lar, köylülerin kooperatifleşmesini sağlayarak üretim gücünü garanti altına alma ve yaşamlarını  daha yaşanılır hâle getirme çabası içindeydiler. 12 Eylül askerî darbesinin kapattığı ilk sivil toplum  örgütlerinden biri de Köy-Koop'lar olmuştur.  AK PARTİ Hükümetinin karşısına aldığı kesimlerden bir tanesi de, bir kesim de hal esnafıdır.  Ülkedeki bütün hal komisyon sözcüleri mevcut yasaya karşı tepkilerini ifade ediyorlar ve bu konudaki  görüşlerini kamuoyuyla paylaşıyorlar. Ancak, ne yazık ki, hal esnafının sorunları bu yasa tasarısında  dikkate alınmamıştır. Komisyoncuların ürün fiyatını etkilemesindeki payının yüzde 2 olduğu tespit  edilmesine rağmen, hal komisyoncularının sorunları, bu alanın ciddi bir sorunu olarak görülmeye  devam ediyor bu yasa tasarısında.  Türkiye genelinde 35 bin hal komisyoncusu var. Bunlann beşer kişi çalıştırdığı varsayılırsa 175  bin kişinin bu alanda istihdamı söz konusudur. Bunlann da her birinin 3-4 kişiye bakmakla yükümlü  olması hesaba katılırsa yarım milyondan fazla insanın bu alandan ekmek yediği, bu insanların ekmek  kapısı olduğunu hesaba kattığımızda -ciddi bir işsizlik, milyonların işsizliğine- yeni yüz binlerin işsiz  kalması söz konusu olacak.  Bugüne kadar belediyeler, halleri iyi kötü idare ederlerdi. Şimdi "serbest rekabet" adı altında  tekelleşme gerçekleştirilmektedir. AK PARTİ bütün alanlarda emekçiyi, üreticiyi bir kenara bırakıp,  her alanda bir tekelleşmeye ve sermayeye bu ülkenin bütün kaynaklarını vermekte ve tekelleşmenin  gerçekleşmesi için her türlü yasal düzenlemeyi Meclisin gündemine getirmektedir.  - 4 4 3 - TBMM B:71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 O: 2  - 4 4 4 - Bu yasa geçerse bir süre sonra hal komisyoncuları hipermarketlerin birer elemanı durumuna  düşeceklerdir. Bu yasa, üreticilere ve halka yarar sağlıyormuş gibi görünen ama özünde bir  özelleştirme yasası olduğu çok açık görülmektedir. Tasarının kazananı, AK PARTİ Hükümeti ile el  ele vermiş olan sermaye olacaktır, kaybedeni ise üreticiler ve hal emekçileri olacaktır. Belediye  sınırları içerisinde malların toptan alımı ve satımı toptancı hallerinde yapılmalıdır. Yoksa, haller  zamanla ortadan kalkacaktır.  Tasan sadece üreticiyi değil, küçük esnafı da vurmakta, küçük esnafı piyasa dışına sürmektedir.  Bu konuda, tasarının maddelerine geçildiğinde, tasarının eksiklerinin giderilmesi amacıyla önergeler  vereceğiz. Umarım Genel Kurulumuzda üretici, tüketici ve hal esnafı aleyhine düzenlenmiş tasarı  maddelerinin sözünü ettiğimiz kesimlerin lehine dönüştürülmesi, en azından bu konudaki  haksızlıkların giderilmesi yönünde yapacağımız önergelerin destekleneceğini umuyoruz.  Her şeye rağmen, yasa tasarısının yasalaşması hâlinde hayırlı uğurlu olmasını diliyor, Genel  Kurula saygılar sunuyorum. (BDP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Özçelik.  Şahıslar adına, Nevşehir Milletvekili Sayın Mahmut Dede. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)  MAHMUT DEDE (Nevşehir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; konuşmama başlamadan  önce, 8 Mart 2010 tarihinde Elazığ'da meydana gelen depremde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza  ve Hakkâri Şemdinli'de şehit olan askerlerimize Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı, yaralanan  vatandaşlarımıza ve askerlerimize de acil şifalar diliyorum.  471 sıra sayılı Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı üzerine  şahsım adına söz almış bulunuyor ve yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.  Değerli milletvekilleri, ülkemiz bulunduğu coğrafya ve sahip olduğu iklim özellikleriyle sebze  ve meyve üretiminde ciddi rakamlara sahip bir ülke konumundadır. 2008 yılına ait rakamlara  bakıldığında ülkemizde yaklaşık 27,2 milyon ton sebze ve 15,6 milyon ton da meyve üretimi  gerçekleştirilmiştir. Üretilen bu sebze ve meyvenin işlem değeri de yaklaşık 40 milyar Türk lirası  civarındadır. Bu rakamlar gösteriyor ki ülkemiz ciddi bir potansiyele sahiptir. Sebze ve meyve  üretimimizin yüzde 5'ini ihraç ederken yüzde 95'ini de yurt içinde tüketmekteyiz. İşte, burada asıl  sorun ise bu yüzde 95'lik kısmın sadece ve sadece yüzde 30'luk dilimi toptancı hallerinde kayıt  altında piyasaya sürülmektedir. Kalan yüzde 70'lik kısım ise hiçbir kayda girmeksizin  pazarlanmaktadır. Yani kayıt dişilik çok ciddi boyutlardadır. Hallerde işlem görmesi gereken malın  toplam üretimdeki payı dikkate alındığında kayıt dişilik oranı 16 milyar Türk lirası civarındadır.  Burada amaç, bu kayıt dişiliğin önüne geçmek ve bununla beraber ürünlerin daha kaliteli ve modern  bir şekilde tüketiciye sunulmasıdır.  Yine burada şunu özellikle belirtmek isterim ki kayıt dişiliğin yanında ana sıkıntılarımız  şunlardır: Malların haller üzerinden pazarlanma zorunluluğunun serbest rekabeti olumsuz yönde  etkilemesidir, iç piyasada standart uygulamalarının bulunmaması ve üreticinin rekabet gücünün zayıf  olmasıdır, üreticilerin mallarını pazarlama imkânlarının yetersiz olmasıdır, müzayede, depolama,  tasnifleme ve ambalajlama tesisleri ile laboratuvarlan bulunmayan çok sayıda toptancı halinin  bulunmasıdır, sebze ve meyvelerin fiyat ile miktarlarına ilişkin bilgilere ulaşılamamasıdır, malların  gıda güvenliği ve izlenilebilirliğinin sağlanmasına imkân veren mekanizmaların bulunmamasıdır.  Anlaşmazlıkların kolay, hızlı ve düşük maliyetli çözümüne olanak veren etkin bir mekanizmanın  oluşturulamaması gibi sorunlar yaşanmaktadır. İşte, bu sorunlara çözüm bulmak amacıyla bu tasarı  hazırlanmıştır. Daha önce, 1995 yılında çıkarılan 552 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'yle sebze  ve meyve ticaretinin düzenlenmesi için çeşitli önlemler alınmak istenmesine karşın maalesef istenen  sonuç alınamamıştır.
Sayfa 35 -
TBMM B:71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 O: 2  - 4 4 4 - Bu yasa geçerse bir süre sonra hal komisyoncuları hipermarketlerin birer elemanı durumuna  düşeceklerdir. Bu yasa, üreticilere ve halka yarar sağlıyormuş gibi görünen ama özünde bir  özelleştirme yasası olduğu çok açık görülmektedir. Tasarının kazananı, AK PARTİ Hükümeti ile el  ele vermiş olan sermaye olacaktır, kaybedeni ise üreticiler ve hal emekçileri olacaktır. Belediye  sınırları içerisinde malların toptan alımı ve satımı toptancı hallerinde yapılmalıdır. Yoksa, haller  zamanla ortadan kalkacaktır.  Tasan sadece üreticiyi değil, küçük esnafı da vurmakta, küçük esnafı piyasa dışına sürmektedir.  Bu konuda, tasarının maddelerine geçildiğinde, tasarının eksiklerinin giderilmesi amacıyla önergeler  vereceğiz. Umarım Genel Kurulumuzda üretici, tüketici ve hal esnafı aleyhine düzenlenmiş tasarı  maddelerinin sözünü ettiğimiz kesimlerin lehine dönüştürülmesi, en azından bu konudaki  haksızlıkların giderilmesi yönünde yapacağımız önergelerin destekleneceğini umuyoruz.  Her şeye rağmen, yasa tasarısının yasalaşması hâlinde hayırlı uğurlu olmasını diliyor, Genel  Kurula saygılar sunuyorum. (BDP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Özçelik.  Şahıslar adına, Nevşehir Milletvekili Sayın Mahmut Dede. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)  MAHMUT DEDE (Nevşehir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; konuşmama başlamadan  önce, 8 Mart 2010 tarihinde Elazığ'da meydana gelen depremde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza  ve Hakkâri Şemdinli'de şehit olan askerlerimize Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı, yaralanan  vatandaşlarımıza ve askerlerimize de acil şifalar diliyorum.  471 sıra sayılı Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı üzerine  şahsım adına söz almış bulunuyor ve yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.  Değerli milletvekilleri, ülkemiz bulunduğu coğrafya ve sahip olduğu iklim özellikleriyle sebze  ve meyve üretiminde ciddi rakamlara sahip bir ülke konumundadır. 2008 yılına ait rakamlara  bakıldığında ülkemizde yaklaşık 27,2 milyon ton sebze ve 15,6 milyon ton da meyve üretimi  gerçekleştirilmiştir. Üretilen bu sebze ve meyvenin işlem değeri de yaklaşık 40 milyar Türk lirası  civarındadır. Bu rakamlar gösteriyor ki ülkemiz ciddi bir potansiyele sahiptir. Sebze ve meyve  üretimimizin yüzde 5'ini ihraç ederken yüzde 95'ini de yurt içinde tüketmekteyiz. İşte, burada asıl  sorun ise bu yüzde 95'lik kısmın sadece ve sadece yüzde 30'luk dilimi toptancı hallerinde kayıt  altında piyasaya sürülmektedir. Kalan yüzde 70'lik kısım ise hiçbir kayda girmeksizin  pazarlanmaktadır. Yani kayıt dişilik çok ciddi boyutlardadır. Hallerde işlem görmesi gereken malın  toplam üretimdeki payı dikkate alındığında kayıt dişilik oranı 16 milyar Türk lirası civarındadır.  Burada amaç, bu kayıt dişiliğin önüne geçmek ve bununla beraber ürünlerin daha kaliteli ve modern  bir şekilde tüketiciye sunulmasıdır.  Yine burada şunu özellikle belirtmek isterim ki kayıt dişiliğin yanında ana sıkıntılarımız  şunlardır: Malların haller üzerinden pazarlanma zorunluluğunun serbest rekabeti olumsuz yönde  etkilemesidir, iç piyasada standart uygulamalarının bulunmaması ve üreticinin rekabet gücünün zayıf  olmasıdır, üreticilerin mallarını pazarlama imkânlarının yetersiz olmasıdır, müzayede, depolama,  tasnifleme ve ambalajlama tesisleri ile laboratuvarlan bulunmayan çok sayıda toptancı halinin  bulunmasıdır, sebze ve meyvelerin fiyat ile miktarlarına ilişkin bilgilere ulaşılamamasıdır, malların  gıda güvenliği ve izlenilebilirliğinin sağlanmasına imkân veren mekanizmaların bulunmamasıdır.  Anlaşmazlıkların kolay, hızlı ve düşük maliyetli çözümüne olanak veren etkin bir mekanizmanın  oluşturulamaması gibi sorunlar yaşanmaktadır. İşte, bu sorunlara çözüm bulmak amacıyla bu tasarı  hazırlanmıştır. Daha önce, 1995 yılında çıkarılan 552 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'yle sebze  ve meyve ticaretinin düzenlenmesi için çeşitli önlemler alınmak istenmesine karşın maalesef istenen  sonuç alınamamıştır.  TBMM B:71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 O: 2  Değerli milletvekilleri, bugün hâlihazırda 195 toptancı hali ve bu hallerde faaliyet gösteren 9.774  iş yeri ve komisyoncu bulunmaktadır. İlk basamaktaki üreticiden başlayıp son basamağa kadar olan  süreç içerisinde aradaki diğer tüm geçişleri de kapsayan ve mevcut sorunların çözümünü  kolaylaştıracak olan bu tasarıyla sektöre büyük katkı sağlanacaktır.  Yine, hedefimiz olan Avrupa Birliği ve müktesebatı çerçevesinde gerekli olan mevzuat  değişiklilerinin yapılması da hasıl olmuştu. Bakınız, bugün Avrupa Birliği ülkelerindeki mallar,  toptancı halleri, büyük mağazalar ve üretici birlikleri olmak üzere üç ana kanaldan tüketiciye  ulaştırılmakta ve üreticilerin firma düzeyinde faaliyet göstermesi nedeniyle de kayıt dişilik yok  denecek kadar azdır. Aynı ülkelerdeki haller, tecrübe sahibi kişiler arasından oluşturulan yönetim  birimlerince idare edilmenin yanında, laboratuvarlara, atık ürünleri değerlendirme ünitelerine ve  diğer sosyal tesislere de sahiptir. Gıda güvenliği ve hijyen konusunda da ciddi mekanizmalar  işlerliğini muhafaza etmektedir. Bu konu da çok hassasiyetle durduğumuz bir konudur.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Bir dakika ek süre veriyorum, tamamlayın lütfen.  MAHMUT DEDE (Devamla) - Teşekkür ediyorum.  Biraz önce de bahsettiğim gibi, mevcut 552 sayılı Yaş Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi  ve Toptancı Halleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'yle mevcut sistem istenilen seviyeye  ulaşamamış ve altyapısal sistem tam manasıyla oturtulamamıştır.  Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 471 sıra sayılı Sebze Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi  Hakkında Kanun Tasarısı'nın şimdiden ülkemize, vatandaşlarımıza, ekonomimize ve sektörümüze  hayırlara vesile olmasını diler, yüce heyetinizi saygılarımla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından  alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Dede.  Şahıslar adına ikinci söz, Mersin Milletvekili Sayın Vahap Seçer'e aittir.  Buyurun Sayın Seçer. (CHP sıralarından alkışlar)  VAHAP SEÇER (Mersin) - Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; görüşülmekte olan 471 sıra  sayılı Kanun Tasarısı'nın birinci bölümü hakkında şahsım adına söz almış bulunmaktayım. Hepinizi  sevgiyle selamlıyorum.  Değerli arkadaşlarım, benden önceki konuşan hatip arkadaşlarımın da belirttiği gibi,  sosyoekonomik anlamda önemli bir yasa tasansı. Türkiye'de çok değişik meslek gruplarını  ilgilendiren, tarlada üretimden tüketime, toptancı hallerine, marketlere, pazarlara kadar bu süreç  içerisinde birçok meslek grubunun bu sektörden ekmek yediğini düşünürsek, önemli bir yasa tasarısı  üzerinde çalışıyoruz. Tabii, bu yasa tasarısı daha önce de, belki de yıllar önce bu çalışmanın yapılması  gerekiyordu. On beş yıldır kanun hükmünde kararnameler ya da bunlar üzerinde yapılan değişiklikler  ya da ikincil birtakım mevzuatlar ile bu konu bugüne kadar getirildi. Geç de olsa, olumlu bulduğumuz  bir yasa tasarısı.  Yasa tasarısı iki bölümden oluşuyor. Maddeler üzerinde yaptığımız incelemede genel anlamda  birçok olumlu yönlerinin olduğunu burada şahsım adına belirtmek istiyorum. Ancak, tabii ki, yine  de birtakım eksiklikleri müşahede ettiğimi belirtmek istiyorum. Özellikle bu yasa tasarısı ilk haliyle  komisyonlara geldiğinde, tasarının adı "Yaş Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında  Kanun Tasarısı"ydı ama daha sonra "sebze ve meyveyle yeterli arz ve talep derinliği bulunan diğer  mallar" ibaresi eklendi bu yasa tasarısının ismine. Dolayısıyla burada "yeterli arz ve talep derinliği  bulunan diğer mallar" neyi ifade ediyor, bunun net bir çerçeve içerisinde çizilmesinin daha doğru  olduğunu buradan belirtmek istiyorum, muğlak bir ifade olduğunu düşünüyorum.  - 4 4 5 -
Sayfa 36 -
TBMM B:71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 O: 2  Değerli milletvekilleri, bugün hâlihazırda 195 toptancı hali ve bu hallerde faaliyet gösteren 9.774  iş yeri ve komisyoncu bulunmaktadır. İlk basamaktaki üreticiden başlayıp son basamağa kadar olan  süreç içerisinde aradaki diğer tüm geçişleri de kapsayan ve mevcut sorunların çözümünü  kolaylaştıracak olan bu tasarıyla sektöre büyük katkı sağlanacaktır.  Yine, hedefimiz olan Avrupa Birliği ve müktesebatı çerçevesinde gerekli olan mevzuat  değişiklilerinin yapılması da hasıl olmuştu. Bakınız, bugün Avrupa Birliği ülkelerindeki mallar,  toptancı halleri, büyük mağazalar ve üretici birlikleri olmak üzere üç ana kanaldan tüketiciye  ulaştırılmakta ve üreticilerin firma düzeyinde faaliyet göstermesi nedeniyle de kayıt dişilik yok  denecek kadar azdır. Aynı ülkelerdeki haller, tecrübe sahibi kişiler arasından oluşturulan yönetim  birimlerince idare edilmenin yanında, laboratuvarlara, atık ürünleri değerlendirme ünitelerine ve  diğer sosyal tesislere de sahiptir. Gıda güvenliği ve hijyen konusunda da ciddi mekanizmalar  işlerliğini muhafaza etmektedir. Bu konu da çok hassasiyetle durduğumuz bir konudur.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Bir dakika ek süre veriyorum, tamamlayın lütfen.  MAHMUT DEDE (Devamla) - Teşekkür ediyorum.  Biraz önce de bahsettiğim gibi, mevcut 552 sayılı Yaş Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi  ve Toptancı Halleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'yle mevcut sistem istenilen seviyeye  ulaşamamış ve altyapısal sistem tam manasıyla oturtulamamıştır.  Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 471 sıra sayılı Sebze Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi  Hakkında Kanun Tasarısı'nın şimdiden ülkemize, vatandaşlarımıza, ekonomimize ve sektörümüze  hayırlara vesile olmasını diler, yüce heyetinizi saygılarımla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından  alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Dede.  Şahıslar adına ikinci söz, Mersin Milletvekili Sayın Vahap Seçer'e aittir.  Buyurun Sayın Seçer. (CHP sıralarından alkışlar)  VAHAP SEÇER (Mersin) - Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; görüşülmekte olan 471 sıra  sayılı Kanun Tasarısı'nın birinci bölümü hakkında şahsım adına söz almış bulunmaktayım. Hepinizi  sevgiyle selamlıyorum.  Değerli arkadaşlarım, benden önceki konuşan hatip arkadaşlarımın da belirttiği gibi,  sosyoekonomik anlamda önemli bir yasa tasansı. Türkiye'de çok değişik meslek gruplarını  ilgilendiren, tarlada üretimden tüketime, toptancı hallerine, marketlere, pazarlara kadar bu süreç  içerisinde birçok meslek grubunun bu sektörden ekmek yediğini düşünürsek, önemli bir yasa tasarısı  üzerinde çalışıyoruz. Tabii, bu yasa tasarısı daha önce de, belki de yıllar önce bu çalışmanın yapılması  gerekiyordu. On beş yıldır kanun hükmünde kararnameler ya da bunlar üzerinde yapılan değişiklikler  ya da ikincil birtakım mevzuatlar ile bu konu bugüne kadar getirildi. Geç de olsa, olumlu bulduğumuz  bir yasa tasarısı.  Yasa tasarısı iki bölümden oluşuyor. Maddeler üzerinde yaptığımız incelemede genel anlamda  birçok olumlu yönlerinin olduğunu burada şahsım adına belirtmek istiyorum. Ancak, tabii ki, yine  de birtakım eksiklikleri müşahede ettiğimi belirtmek istiyorum. Özellikle bu yasa tasarısı ilk haliyle  komisyonlara geldiğinde, tasarının adı "Yaş Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında  Kanun Tasarısı"ydı ama daha sonra "sebze ve meyveyle yeterli arz ve talep derinliği bulunan diğer  mallar" ibaresi eklendi bu yasa tasarısının ismine. Dolayısıyla burada "yeterli arz ve talep derinliği  bulunan diğer mallar" neyi ifade ediyor, bunun net bir çerçeve içerisinde çizilmesinin daha doğru  olduğunu buradan belirtmek istiyorum, muğlak bir ifade olduğunu düşünüyorum.  - 4 4 5 - TBMM B:71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 0 : 2  - 4 4 6 - Ayrıca, 8'inci maddenin 4'üncü fıkrasında yine bu yasa tasarısının ilk, orijinal hâlinde, hal  rüsumunun yüzde 50'sinin üretici hallerinin bağlı olduğu belediyeler, kalan yüzde 50'sinin de tüketici  hallerinin bağlı olduğu belediyeler arasında eşit şekilde bölüneceği ibaresi vardı ama daha sonra  komisyon çalışmalarında, bunun yüzde 25 kısmının üretici hallerinin bağlı bulunduğu belediyelere,  diğer kalan yüzde 75 kısmının da tüketici hallerinin bağlı olduğu belediyelere verilmesi yönünde bir  değişikliğe gidildi. Burada bir adaletsiz durum olduğunu buradan ifade etmek istiyorum. Türkiye'de  en önemli, üç tane, üretici toptancı hallerinin bağlı bulunduğu belediyeler var. Bunlardan bir tanesi  Mersin Belediyesi, bir tanesi Antalya Belediyesi, diğeri de İzmir Belediyesi. Burada aklıma şu  geliyor: Tabii bu üç belediye Cumhuriyet Halk Partili belediye. Orijinal şeklinde yan yarıya bu hal  rüsumlarının paylaşımı öngörülürken, niçin daha sonra bu üretici toptancı hallerinin bağlı bulunduğu  belediyeler oranlan üçte 1 oranına çekilmiştir? Burada tabii ki düşündürücü bir durum vardır diye  buradan sizlerle bu konuyu paylaşmak istiyorum.  Değerli arkadaşlarım, tabii, az önce de konuşmama başlarken söylediğim gibi, önemli bir  sektörün yasal düzenlemesini yapıyoruz. Yasa içerisinde birinci bölümü incelediğimizde özellikle  olumlu yönler olarak baktığım bazı konular var. Tabii, bu meselelerin gerçekten fiiliyatta  uygulanabilmesi durumunda bunu olumlu olarak addetmenin daha doğru olacağını da buradan ifade  etmek istiyorum.  Neticede, biliyorsunuz Türkiye, belki de, dünyanın parlamentolarıyla karşılaştırdığınız zaman  çok sayıda yasa yapan, çok sayıda yasal değişiklik yapan bir parlamento ama uygulamaya geldiğimiz  zaman burada sıkıntılar doğacağını düşünüyorum.  İşte buradaki endişelerimi de belirtmeden geçemeyeceğim. Elbette ki, tabii ki burada özellikle  bu sektörün yüzde 70'inin kayıt dışı olduğunu düşünürsek, hal kayıt sisteminin geliştirilmesiyle,  buradan satılan ürünlerin kayıt altına alınması, gıda güvenilirliği, gıda güvencesi konusu, hallerin  fiziki koşullannın düzeltilmesi, hepsi bu yasa içerisinde var ama tabii ki önümüzdeki süreç içerisinde,  bu yasa içerisinde yer alan bu maddeler gerçekten hayata uygulanabilecek mi uygulanmayacak mı,  bunu tabii ki önümüzdeki günler bize gösterecek.  Bu yasa tasarısında en önemli değişiklik, sanıyorum, daha önceki kanun hükmünde kararnamede  yer alan sebze ve meyvelerin sadece toptancı hallerde pazarlanması şartı, toptancı haller dışında da  pazarlamasının önünü açıyor bu yasa tasansı. Elbette ki üreticilerimizin kendilerine daha geniş pazar  yaratması açısından, daha rekabetçi bir ortamda mallarını...  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Bir dakika ek süre veriyorum, tamamlayın lütfen.  VAHAP SEÇER (Devamla) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.  ...daha rekabetçi bir ortamda ürünlerini pazarlaması açısından önemli bir değişiklik olarak  görüyorum ama siz de biliyorsunuz ki bu sektörün en önemli sıkıntılarından biri kayıt dişilik. Eğer  ki gerekli merciler gerekli denetimi yapmazsa bu sıkıntılar had safhaya ulaşacak ve önümüzdeki  süreçte de belki de bu değişikliği yaptığımıza pişman olacağımız bazı olumsuz neticeler  doğurabileceği düşüncesi içerisindeyim.  Değerli arkadaşlarım, yasanın elbette ki eksikleriyle beraber birçok olumlu yönünün olduğunu  sizlere söylemiştim. Diliyorum, umut ediyorum, toplumun önemli bir kesimini ilgilendiren bu yasa  tasarısının bu sektörün sorunlarını çözme açısından katkılar sunacağı ümidiyle hepinize sevgi ve  saygılarımı sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
Sayfa 37 -
TBMM B:71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 0 : 2  - 4 4 6 - Ayrıca, 8'inci maddenin 4'üncü fıkrasında yine bu yasa tasarısının ilk, orijinal hâlinde, hal  rüsumunun yüzde 50'sinin üretici hallerinin bağlı olduğu belediyeler, kalan yüzde 50'sinin de tüketici  hallerinin bağlı olduğu belediyeler arasında eşit şekilde bölüneceği ibaresi vardı ama daha sonra  komisyon çalışmalarında, bunun yüzde 25 kısmının üretici hallerinin bağlı bulunduğu belediyelere,  diğer kalan yüzde 75 kısmının da tüketici hallerinin bağlı olduğu belediyelere verilmesi yönünde bir  değişikliğe gidildi. Burada bir adaletsiz durum olduğunu buradan ifade etmek istiyorum. Türkiye'de  en önemli, üç tane, üretici toptancı hallerinin bağlı bulunduğu belediyeler var. Bunlardan bir tanesi  Mersin Belediyesi, bir tanesi Antalya Belediyesi, diğeri de İzmir Belediyesi. Burada aklıma şu  geliyor: Tabii bu üç belediye Cumhuriyet Halk Partili belediye. Orijinal şeklinde yan yarıya bu hal  rüsumlarının paylaşımı öngörülürken, niçin daha sonra bu üretici toptancı hallerinin bağlı bulunduğu  belediyeler oranlan üçte 1 oranına çekilmiştir? Burada tabii ki düşündürücü bir durum vardır diye  buradan sizlerle bu konuyu paylaşmak istiyorum.  Değerli arkadaşlarım, tabii, az önce de konuşmama başlarken söylediğim gibi, önemli bir  sektörün yasal düzenlemesini yapıyoruz. Yasa içerisinde birinci bölümü incelediğimizde özellikle  olumlu yönler olarak baktığım bazı konular var. Tabii, bu meselelerin gerçekten fiiliyatta  uygulanabilmesi durumunda bunu olumlu olarak addetmenin daha doğru olacağını da buradan ifade  etmek istiyorum.  Neticede, biliyorsunuz Türkiye, belki de, dünyanın parlamentolarıyla karşılaştırdığınız zaman  çok sayıda yasa yapan, çok sayıda yasal değişiklik yapan bir parlamento ama uygulamaya geldiğimiz  zaman burada sıkıntılar doğacağını düşünüyorum.  İşte buradaki endişelerimi de belirtmeden geçemeyeceğim. Elbette ki, tabii ki burada özellikle  bu sektörün yüzde 70'inin kayıt dışı olduğunu düşünürsek, hal kayıt sisteminin geliştirilmesiyle,  buradan satılan ürünlerin kayıt altına alınması, gıda güvenilirliği, gıda güvencesi konusu, hallerin  fiziki koşullannın düzeltilmesi, hepsi bu yasa içerisinde var ama tabii ki önümüzdeki süreç içerisinde,  bu yasa içerisinde yer alan bu maddeler gerçekten hayata uygulanabilecek mi uygulanmayacak mı,  bunu tabii ki önümüzdeki günler bize gösterecek.  Bu yasa tasarısında en önemli değişiklik, sanıyorum, daha önceki kanun hükmünde kararnamede  yer alan sebze ve meyvelerin sadece toptancı hallerde pazarlanması şartı, toptancı haller dışında da  pazarlamasının önünü açıyor bu yasa tasansı. Elbette ki üreticilerimizin kendilerine daha geniş pazar  yaratması açısından, daha rekabetçi bir ortamda mallarını...  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Bir dakika ek süre veriyorum, tamamlayın lütfen.  VAHAP SEÇER (Devamla) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.  ...daha rekabetçi bir ortamda ürünlerini pazarlaması açısından önemli bir değişiklik olarak  görüyorum ama siz de biliyorsunuz ki bu sektörün en önemli sıkıntılarından biri kayıt dişilik. Eğer  ki gerekli merciler gerekli denetimi yapmazsa bu sıkıntılar had safhaya ulaşacak ve önümüzdeki  süreçte de belki de bu değişikliği yaptığımıza pişman olacağımız bazı olumsuz neticeler  doğurabileceği düşüncesi içerisindeyim.  Değerli arkadaşlarım, yasanın elbette ki eksikleriyle beraber birçok olumlu yönünün olduğunu  sizlere söylemiştim. Diliyorum, umut ediyorum, toplumun önemli bir kesimini ilgilendiren bu yasa  tasarısının bu sektörün sorunlarını çözme açısından katkılar sunacağı ümidiyle hepinize sevgi ve  saygılarımı sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)  TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 O: 2  BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Seçer.  Soru-cevap işlemine geçiyorum.  Sayın Doğru... Yok.  Sayın Yıldız...  HÜSEYİN YILDIZ (Antalya) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.  Sayın Bakan, 8'inci maddenin 1 ve 4'üncü bendiyle ilgili -size de az önce ifade ettiğim gibi- uygulamada pek çok karışıklığa sebep olacağından uygulamanın mümkün olmadığı kanaatindeyim.  Yasa çıkmadan bunun burada düzeltilmesi gerektiğini düşünüyorum. Örneğin, aynı bölgede bulunan  dört ayrı halden biner kilo domates alan bir tüccar, dört ayrı fiyattan aldığı bu ürünü paçal yapıp dört  ayrı, farklı tüketici haline gönderdiği zaman, bu yüzde l ' l ik rüsumun yüzde 75'inin adaletli ve  gerçekçi bir şekilde hesaplanması şu anda mümkün gözükmüyor. Bunu yasada açıklığa  kavuşturabilecek misiniz?  Teşekkür ediyorum.  BAŞKAN - Sayın Tankut...  YILMAZ TANKUT (Adana) - Teşekkür ediyorum.  Sayın Bakan, yaş meyve ve sebze fiyatlarının belirli dönemlerde fahiş bir şekilde yükselmesinin  en önemli nedeni nedir? Hal içerisine giren ürünlere uygulanan rüsum ve komisyonlar, sebze ve  meyve fiyatlarının yükselmesine ne ölçüde etki etmektedir?  Sebze ve meyve fiyatlarının belirli dönemlerde spekülatif bir şekilde yükselmesi, söz konusu  komisyon ve rüsumlardan dolayı mı, yoksa bir türlü denetlenemeyen bazı kesimlerin piyasayı  ellerinde tutmak istemelerinden dolayı mı gerçekleşmektedir?  Bu tasan kanunlaştığı takdirde, sebze ve meyve fiyatlarının belirli dönem ve zamanlarda fahiş  ve spekülatif bir şekilde yükselmesinin önüne geçilebilecek midir?  Teşekkür ediyorum.  BAŞKAN-Say ın Uslu...  CEMALEDDİN USLU (Edime) - Teşekkür ederim Sayın Başkanım.  Sayın Bakanım, 2'nci madde ile ilgili, zannediyorum, biraz sonra iktidar grubu bir önerge  verecek. Burada, arz ve talep derinliğine göre belirlenecek diğer malların neler olduğunu açıyorsunuz.  Şimdi ben sormak isterim: Gerek alt komisyonda gerek asıl komisyonda bununla ilgili çok  tartıştık, ısrarla size bunların açılımının ne olduğunu sorduk. Bundan vazgeçmediniz. Ne oldu da  şimdi, bugün bu önerge veriliyor ve bu açılımı yapıyorsunuz?  Bir de, dün solmuştum, yüz doksan beş adet halin, standartlarına, sınıflarına göre, hâlihazırda,  bu kanundan sonra, kaç tanesi kalabilecektir size göre? Veya şu an kaç tane hal, standardına uygun  hal sınıfına girmektedir?  Teşekkür ediyorum.  BAŞKAN - Sayın Öztürk...  HARUN ÖZTÜRK (İzmir) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.  Sayın Bakan, 3'üncü maddenin 6'ncı fıkrasında imar planlarında toptancı hal yeri olarak  belirlenen hazineye ait taşınmazların belediyelere bedelsiz, üretici örgütlerine Harçlar Kanunu'nun  öngördüğü bedel üzerinden, özel kişilere de rayiç bedel üzerinden devredileceği, devredilen  taşınmazların amacı dışında kullanılması hâlinde ise geri alınacağı hükme bağlanmaktadır.  Amacı dışında kullanılan taşınmazlar geri alınırken bir bedel ödenip ödenmeyeceğinin,  ödenecekse miktarının ne olacağının söz konusu fıkrada belirtilmemesi bir eksikliktir. Bu boşluğu  doldurmayı düşünüyor musunuz?  Teşekkür ederim.  - 4 4 7 -
Sayfa 38 -
TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 O: 2  BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Seçer.  Soru-cevap işlemine geçiyorum.  Sayın Doğru... Yok.  Sayın Yıldız...  HÜSEYİN YILDIZ (Antalya) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.  Sayın Bakan, 8'inci maddenin 1 ve 4'üncü bendiyle ilgili -size de az önce ifade ettiğim gibi- uygulamada pek çok karışıklığa sebep olacağından uygulamanın mümkün olmadığı kanaatindeyim.  Yasa çıkmadan bunun burada düzeltilmesi gerektiğini düşünüyorum. Örneğin, aynı bölgede bulunan  dört ayrı halden biner kilo domates alan bir tüccar, dört ayrı fiyattan aldığı bu ürünü paçal yapıp dört  ayrı, farklı tüketici haline gönderdiği zaman, bu yüzde l ' l ik rüsumun yüzde 75'inin adaletli ve  gerçekçi bir şekilde hesaplanması şu anda mümkün gözükmüyor. Bunu yasada açıklığa  kavuşturabilecek misiniz?  Teşekkür ediyorum.  BAŞKAN - Sayın Tankut...  YILMAZ TANKUT (Adana) - Teşekkür ediyorum.  Sayın Bakan, yaş meyve ve sebze fiyatlarının belirli dönemlerde fahiş bir şekilde yükselmesinin  en önemli nedeni nedir? Hal içerisine giren ürünlere uygulanan rüsum ve komisyonlar, sebze ve  meyve fiyatlarının yükselmesine ne ölçüde etki etmektedir?  Sebze ve meyve fiyatlarının belirli dönemlerde spekülatif bir şekilde yükselmesi, söz konusu  komisyon ve rüsumlardan dolayı mı, yoksa bir türlü denetlenemeyen bazı kesimlerin piyasayı  ellerinde tutmak istemelerinden dolayı mı gerçekleşmektedir?  Bu tasan kanunlaştığı takdirde, sebze ve meyve fiyatlarının belirli dönem ve zamanlarda fahiş  ve spekülatif bir şekilde yükselmesinin önüne geçilebilecek midir?  Teşekkür ediyorum.  BAŞKAN-Say ın Uslu...  CEMALEDDİN USLU (Edime) - Teşekkür ederim Sayın Başkanım.  Sayın Bakanım, 2'nci madde ile ilgili, zannediyorum, biraz sonra iktidar grubu bir önerge  verecek. Burada, arz ve talep derinliğine göre belirlenecek diğer malların neler olduğunu açıyorsunuz.  Şimdi ben sormak isterim: Gerek alt komisyonda gerek asıl komisyonda bununla ilgili çok  tartıştık, ısrarla size bunların açılımının ne olduğunu sorduk. Bundan vazgeçmediniz. Ne oldu da  şimdi, bugün bu önerge veriliyor ve bu açılımı yapıyorsunuz?  Bir de, dün solmuştum, yüz doksan beş adet halin, standartlarına, sınıflarına göre, hâlihazırda,  bu kanundan sonra, kaç tanesi kalabilecektir size göre? Veya şu an kaç tane hal, standardına uygun  hal sınıfına girmektedir?  Teşekkür ediyorum.  BAŞKAN - Sayın Öztürk...  HARUN ÖZTÜRK (İzmir) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.  Sayın Bakan, 3'üncü maddenin 6'ncı fıkrasında imar planlarında toptancı hal yeri olarak  belirlenen hazineye ait taşınmazların belediyelere bedelsiz, üretici örgütlerine Harçlar Kanunu'nun  öngördüğü bedel üzerinden, özel kişilere de rayiç bedel üzerinden devredileceği, devredilen  taşınmazların amacı dışında kullanılması hâlinde ise geri alınacağı hükme bağlanmaktadır.  Amacı dışında kullanılan taşınmazlar geri alınırken bir bedel ödenip ödenmeyeceğinin,  ödenecekse miktarının ne olacağının söz konusu fıkrada belirtilmemesi bir eksikliktir. Bu boşluğu  doldurmayı düşünüyor musunuz?  Teşekkür ederim.  - 4 4 7 - TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 O: 2  BAŞKAN-Say ın Işık...  ALİM IŞIK (Kütahya) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.  Sayın Bakan, Avrupa Birliği Genel Sekreterliğinin Komisyona sunduğu raporda, tasarının,  AB'nin sebze ve meyve sektörüne ilişkin ayrıntılı kurallar içeren tüzük hükümlerine uyumuna yönelik  herhangi bir düzenleme içermediği ifade edilmektedir. Dolayısıyla -sizin genel gerekçede de ifade  ettiğiniz gibi- bir taraftan AB müktesebatına uyum amaçlanan bu tasanda niçin bu eleştiriler dikkate  alınmadı? Bu eleştirileri nasıl kapatmayı düşünüyorsunuz? Buna yönelik bir ek düzenleme söz konusu  mudur?  Teşekkür ederim.  BAŞKAN - Sayın Aslanoğlu...  FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) - Sayın Bakan -dün de iletmiştim- Türkiye'deki  bazı hallerimizdeki standartlar bir facia. Orada hal esnafına veya alışveriş yapan insanlara, insan  onuruna yakışmayacak hallerimiz var. Tabii "Yasa dört yıl içerisinde tamamlanacak." diyorsunuz  ama dört yıl bekleyecek misiniz, yoksa yasa çıktığı anda, en azından insan onuruna yakışan, orada  hal esnafının asgari bir şekilde fiziki koşullara sahip olması için, bu uygulamaya dört yıl  beklemeksizin bir an evvel, en azından birtakım değerlerin ortaya çıkması için bir an önce talimat  verecek misiniz? Bir an önce uygulamaya geçecek misiniz? Yoksa dört yıl.. . Sayın Bakan, çok geç  dört yıl.  Teşekkür ederim.  BAŞKAN - Sayın Yaman...  M. NURİ YAMAN (Muş) - Teşekkür ederim Sayın Başkanım.  Sayın Bakana şu hususu sormak istiyorum: Sayın Bakanım, ülkemizde sebze ve meyve  üreticilerinin yıllık üretiminin yaklaşık yüzde 25'inin her yıl tarlada toplanmadan çürümeye  bırakıldığı bir gerçektir. Yine toplanabilen bu sebze ve meyvenin de ancak yüzde 4'ü ihraç edilme  olanağına kavuşabiliyor.  Sormak istiyorum, Sayın Bakanım, acaba Avrupa Birliğinin gıda güvenliğinin sağlanmasında  Birliğin belirlediği ihracat kriterlerindeki ana ilkeler, bir bakıma ihracatın anayasası niteliğinde olan  ve HACCP diye değerlendirilen o kriterlere uyulması konusunda ülkemizde Bakanlık olarak herhangi  bir çalışmanız var mı? Bununla ilgili, HACCP kriterlerinin sağlanması konusunda bir projeniz  yürürlüğe girecek mi?  Teşekkür ediyorum.  BAŞKAN - Sayın Sakık... Yok.  Sayın Doğru...  REŞAT DOĞRU (Tokat) - Teşekkür ederim Sayın Başkanım.  Geçmiş olan zamanlarda üretici birlikleriyle ilgili kanun çıkarılmıştı ancak üretici birliklerinin  hepsi bu kanundan çok fazla faydalanılmadığını ve içerisinin de doldurulmadığını ifade ediyorlar. Şu  anda ülkemizde 43 milyon ton civarında sebze üretiliyor ve yaklaşık olarak da 5 milyar dolar  civarında para da kayıt dışı konumda gibi görünüyor. Üretici birliklerinin mensuplarının özellikle  kanunun içerisinin doldurularak daha aktif olmaları, daha faal olmaları noktasında beklentileri var.  Bu kanundan sonra bu üretici birlikleriyle ilgili bir kanunda değişiklik yapmayı düşünüyor musunuz?  Teşekkür ederim.  BAŞKAN - Sayın Bakan...  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Çok teşekkür ederim Sayın  Başkan.  - 4 4 8 -
Sayfa 39 -
TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 O: 2  BAŞKAN-Say ın Işık...  ALİM IŞIK (Kütahya) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.  Sayın Bakan, Avrupa Birliği Genel Sekreterliğinin Komisyona sunduğu raporda, tasarının,  AB'nin sebze ve meyve sektörüne ilişkin ayrıntılı kurallar içeren tüzük hükümlerine uyumuna yönelik  herhangi bir düzenleme içermediği ifade edilmektedir. Dolayısıyla -sizin genel gerekçede de ifade  ettiğiniz gibi- bir taraftan AB müktesebatına uyum amaçlanan bu tasanda niçin bu eleştiriler dikkate  alınmadı? Bu eleştirileri nasıl kapatmayı düşünüyorsunuz? Buna yönelik bir ek düzenleme söz konusu  mudur?  Teşekkür ederim.  BAŞKAN - Sayın Aslanoğlu...  FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) - Sayın Bakan -dün de iletmiştim- Türkiye'deki  bazı hallerimizdeki standartlar bir facia. Orada hal esnafına veya alışveriş yapan insanlara, insan  onuruna yakışmayacak hallerimiz var. Tabii "Yasa dört yıl içerisinde tamamlanacak." diyorsunuz  ama dört yıl bekleyecek misiniz, yoksa yasa çıktığı anda, en azından insan onuruna yakışan, orada  hal esnafının asgari bir şekilde fiziki koşullara sahip olması için, bu uygulamaya dört yıl  beklemeksizin bir an evvel, en azından birtakım değerlerin ortaya çıkması için bir an önce talimat  verecek misiniz? Bir an önce uygulamaya geçecek misiniz? Yoksa dört yıl.. . Sayın Bakan, çok geç  dört yıl.  Teşekkür ederim.  BAŞKAN - Sayın Yaman...  M. NURİ YAMAN (Muş) - Teşekkür ederim Sayın Başkanım.  Sayın Bakana şu hususu sormak istiyorum: Sayın Bakanım, ülkemizde sebze ve meyve  üreticilerinin yıllık üretiminin yaklaşık yüzde 25'inin her yıl tarlada toplanmadan çürümeye  bırakıldığı bir gerçektir. Yine toplanabilen bu sebze ve meyvenin de ancak yüzde 4'ü ihraç edilme  olanağına kavuşabiliyor.  Sormak istiyorum, Sayın Bakanım, acaba Avrupa Birliğinin gıda güvenliğinin sağlanmasında  Birliğin belirlediği ihracat kriterlerindeki ana ilkeler, bir bakıma ihracatın anayasası niteliğinde olan  ve HACCP diye değerlendirilen o kriterlere uyulması konusunda ülkemizde Bakanlık olarak herhangi  bir çalışmanız var mı? Bununla ilgili, HACCP kriterlerinin sağlanması konusunda bir projeniz  yürürlüğe girecek mi?  Teşekkür ediyorum.  BAŞKAN - Sayın Sakık... Yok.  Sayın Doğru...  REŞAT DOĞRU (Tokat) - Teşekkür ederim Sayın Başkanım.  Geçmiş olan zamanlarda üretici birlikleriyle ilgili kanun çıkarılmıştı ancak üretici birliklerinin  hepsi bu kanundan çok fazla faydalanılmadığını ve içerisinin de doldurulmadığını ifade ediyorlar. Şu  anda ülkemizde 43 milyon ton civarında sebze üretiliyor ve yaklaşık olarak da 5 milyar dolar  civarında para da kayıt dışı konumda gibi görünüyor. Üretici birliklerinin mensuplarının özellikle  kanunun içerisinin doldurularak daha aktif olmaları, daha faal olmaları noktasında beklentileri var.  Bu kanundan sonra bu üretici birlikleriyle ilgili bir kanunda değişiklik yapmayı düşünüyor musunuz?  Teşekkür ederim.  BAŞKAN - Sayın Bakan...  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Çok teşekkür ederim Sayın  Başkan.  - 4 4 8 - TBMM B: 71 1 0 . 3 .2010 O: 2  Değerli arkadaşlar, Sayın Yıldız sorusunda malların paçal yapılması hâlinde nasıl bunun haller  arasında dağıtılacağını -yüzde 75'lik kısmın- ifade ediyor. Aslında bu çok zor bir mesele değil ancak  uygulamada bazı sorunlar ortaya çıkarsa, biliyorsunuz, birtakım düzenlemeler için, biz, yönetmelikte,  altı ay içerisinde çıkartacağımız yönetmelikte bu tür ayrıntıların da hesaplanmasını dikkate alarak bir  yönetmelik hükmü ortaya koymuştuk. Dolayısıyla öncelikle hangi halden aldıysa zaten rüsumu orada  ilk defa o hal sistemi içerisindeki belediyeye yatırmış olacaktır. Geri kalan yüzde 75'in paçal  yapılması hâlinde bu fiyat açısından kendisinde farklı bir tablo ortaya koyacak ama yüzde 75'lik  kısmın rüsumun dağıtılması açısından çok fazla bir sorun teşkil etmeyeceğini biz düşünüyoruz. Ama  yine ayrıntıda bir sorun olursa yönetmelikte bunu açıklayacak imkânımız vardır; orada onu göreceğiz.  Sayın Tankut, sebze ve meyve piyasasında fiyatların yüksekliğinin en önemli sebeplerinden  birisi, bu sektörün mevsimsellikten çok etkileniyor olmasıdır. Mevsim şartlarından en çok etkilenen  sektörlerden bir tanesi sebze meyve piyasasıdır. Yani, yarınki pazar yerlerinde, eğer bugün don olsa,  yarın toplanacak ürünlerin son derece kıt olacağı, pazara ulaşamayacağı ve fiyatların aşırı derecede  yükseleceği bir tabloyu görmüş olacağız. Bu nedenle, mevsimselliği bir kenarda tutarsak, elbette  spekülasyonlar varsa bunlar denetlenmeli ama bizim bu kanunda özellikle hem işlem maliyetlerinin  düşürülmesi açısından -işlem maliyetleri düşürülüyor- hem de kayıt altına alınması ve tüketici  birlikleri vasıtasıyla malların pazarlara ulaşabilmesine imkân vermesi açısından bir ucuzlama  meydana geleceğini, sebze meyve fiyatlarında işlem maliyetlerinin azalması ve arzın piyasaya  fazlalaşması nedeniyle bir ucuzlama meydana geleceğini düşünüyoruz. Tabii ki, fiyat spekülasyonunu  yapanlar olursa bunlarla ilgili de yaptırımlarımız elbette vardır.  Şimdi, Sayın Uslu "195 halin ne kadarı kalır?" diyor. Bizim amacımız halin sayısının az ya da  çok olması değil, topluma sağlıklı bir şekilde bu ürünlerin ulaşması, sağlıklı hallerin ulaşması. Halini  sağlıklı hâle getiremeyen kişiler, elbette bu süre içerisinde tasfiye olacaklardır. Bakın, Avrupa Birliği  üyesi ülkelerin tamamında -yirmi iki ülke mi var, yirmi üç mü- 76 tane hal var. Siz sadece burada 195  halden söz ediyorsunuz. Yani hal sayısının fazlalığı bu işlerin düzgün gittiği anlamına da gelmiyor  açıkçası.  CEMALEDDİN USLU (Edirne) - Ben de onu söylüyorum.  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Önemli olan burada -hallerin  ne kadarı sağlıklı hâle gelebilirse- topluma sağlıklı bir şekilde bu ürünlerin ulaştırılabilmesidir.  Umarız herkes gayret eder, bütün haller sağlıklı olmak için imkânlarını seferber ederler. Ama 195  halden sağlıksız bir şekilde varlıklarını sürdürme şansı olmayanlar da olacaktır. Hal sayısında  muhtemelen azalma da meydana gelebilecektir, ama o sayıyı şimdiden kestirme imkânımız yok.  Arzumuz bütün hallerin bu sağlık şartlarına, yeni teknolojik şartlara ulaşmasıdır.  Sayın Harun Öztürk'ün sorusunda... Bu, ihaleyle ilgili bir konu, yani ihalede nasıl fiyatlar  oluşacağını biz tahmin edemeyiz. Burada o arazi bedelleriyle alakalı bir rakamı ifade etme imkânımız  yoktu açıkçası.  Sayın Işık, Avrupa Birliği mevzuatına uyum konusu içermiyor diye... Bu bir eleştiri değil. AB  Komisyonundaki bu konu, yani bu tasarı Avrupa Birliği mevzuatına uygun değil, yanlış bir tasarıdır  eleştirisi yok orada. Yani bu tasarıdaki bazı mevzularla Avrupa Birliği mevzuatının ilgisi olmadığı  tespitini yapıyor ama Avrupa Birliği mevzuatıyla ilgisi olan yönleri de var, bizim kendi koşullarımızı  ilgilendiren tarafları da var. Dolayısıyla -tasarının- Avrupa Birliği mevzuatına aykırılığı şeklinde bir  eleştiri olduğunu şahsen düşünmüyoruz.  Aynı şeyi Sayın Aslanoğlu'nun sorusu için de söyleyebilirim. Halleri dört yıl bekleyecek misiniz  sağlıklı hâle gelmesi için? Elbette beklemeyeceğiz. Yani özellikle toplumun sağlıklı ürünlere, güvenli  - 4 4 9 -
Sayfa 40 -
TBMM B: 71 1 0 . 3 .2010 O: 2  Değerli arkadaşlar, Sayın Yıldız sorusunda malların paçal yapılması hâlinde nasıl bunun haller  arasında dağıtılacağını -yüzde 75'lik kısmın- ifade ediyor. Aslında bu çok zor bir mesele değil ancak  uygulamada bazı sorunlar ortaya çıkarsa, biliyorsunuz, birtakım düzenlemeler için, biz, yönetmelikte,  altı ay içerisinde çıkartacağımız yönetmelikte bu tür ayrıntıların da hesaplanmasını dikkate alarak bir  yönetmelik hükmü ortaya koymuştuk. Dolayısıyla öncelikle hangi halden aldıysa zaten rüsumu orada  ilk defa o hal sistemi içerisindeki belediyeye yatırmış olacaktır. Geri kalan yüzde 75'in paçal  yapılması hâlinde bu fiyat açısından kendisinde farklı bir tablo ortaya koyacak ama yüzde 75'lik  kısmın rüsumun dağıtılması açısından çok fazla bir sorun teşkil etmeyeceğini biz düşünüyoruz. Ama  yine ayrıntıda bir sorun olursa yönetmelikte bunu açıklayacak imkânımız vardır; orada onu göreceğiz.  Sayın Tankut, sebze ve meyve piyasasında fiyatların yüksekliğinin en önemli sebeplerinden  birisi, bu sektörün mevsimsellikten çok etkileniyor olmasıdır. Mevsim şartlarından en çok etkilenen  sektörlerden bir tanesi sebze meyve piyasasıdır. Yani, yarınki pazar yerlerinde, eğer bugün don olsa,  yarın toplanacak ürünlerin son derece kıt olacağı, pazara ulaşamayacağı ve fiyatların aşırı derecede  yükseleceği bir tabloyu görmüş olacağız. Bu nedenle, mevsimselliği bir kenarda tutarsak, elbette  spekülasyonlar varsa bunlar denetlenmeli ama bizim bu kanunda özellikle hem işlem maliyetlerinin  düşürülmesi açısından -işlem maliyetleri düşürülüyor- hem de kayıt altına alınması ve tüketici  birlikleri vasıtasıyla malların pazarlara ulaşabilmesine imkân vermesi açısından bir ucuzlama  meydana geleceğini, sebze meyve fiyatlarında işlem maliyetlerinin azalması ve arzın piyasaya  fazlalaşması nedeniyle bir ucuzlama meydana geleceğini düşünüyoruz. Tabii ki, fiyat spekülasyonunu  yapanlar olursa bunlarla ilgili de yaptırımlarımız elbette vardır.  Şimdi, Sayın Uslu "195 halin ne kadarı kalır?" diyor. Bizim amacımız halin sayısının az ya da  çok olması değil, topluma sağlıklı bir şekilde bu ürünlerin ulaşması, sağlıklı hallerin ulaşması. Halini  sağlıklı hâle getiremeyen kişiler, elbette bu süre içerisinde tasfiye olacaklardır. Bakın, Avrupa Birliği  üyesi ülkelerin tamamında -yirmi iki ülke mi var, yirmi üç mü- 76 tane hal var. Siz sadece burada 195  halden söz ediyorsunuz. Yani hal sayısının fazlalığı bu işlerin düzgün gittiği anlamına da gelmiyor  açıkçası.  CEMALEDDİN USLU (Edirne) - Ben de onu söylüyorum.  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Önemli olan burada -hallerin  ne kadarı sağlıklı hâle gelebilirse- topluma sağlıklı bir şekilde bu ürünlerin ulaştırılabilmesidir.  Umarız herkes gayret eder, bütün haller sağlıklı olmak için imkânlarını seferber ederler. Ama 195  halden sağlıksız bir şekilde varlıklarını sürdürme şansı olmayanlar da olacaktır. Hal sayısında  muhtemelen azalma da meydana gelebilecektir, ama o sayıyı şimdiden kestirme imkânımız yok.  Arzumuz bütün hallerin bu sağlık şartlarına, yeni teknolojik şartlara ulaşmasıdır.  Sayın Harun Öztürk'ün sorusunda... Bu, ihaleyle ilgili bir konu, yani ihalede nasıl fiyatlar  oluşacağını biz tahmin edemeyiz. Burada o arazi bedelleriyle alakalı bir rakamı ifade etme imkânımız  yoktu açıkçası.  Sayın Işık, Avrupa Birliği mevzuatına uyum konusu içermiyor diye... Bu bir eleştiri değil. AB  Komisyonundaki bu konu, yani bu tasarı Avrupa Birliği mevzuatına uygun değil, yanlış bir tasarıdır  eleştirisi yok orada. Yani bu tasarıdaki bazı mevzularla Avrupa Birliği mevzuatının ilgisi olmadığı  tespitini yapıyor ama Avrupa Birliği mevzuatıyla ilgisi olan yönleri de var, bizim kendi koşullarımızı  ilgilendiren tarafları da var. Dolayısıyla -tasarının- Avrupa Birliği mevzuatına aykırılığı şeklinde bir  eleştiri olduğunu şahsen düşünmüyoruz.  Aynı şeyi Sayın Aslanoğlu'nun sorusu için de söyleyebilirim. Halleri dört yıl bekleyecek misiniz  sağlıklı hâle gelmesi için? Elbette beklemeyeceğiz. Yani özellikle toplumun sağlıklı ürünlere, güvenli  - 4 4 9 - TBMM B: 71 10.3.2010 O: 2  ürünlere ulaşması amacıyla, mevcut hallerin yeni yasadaki şartlara daha hızlı bir şekilde uyumunu  sağlamak için ya da var olan sistemdeki aksaklıkları, sağlıkla ilgili, güvenlikle ilgili aksaklıkları  ortadan kaldırmak amacıyla bu çalışmaları da hızlandırmış olacağız. Bu tasarı bize yeni bir ivme de  kazandırmış olacaktır, bunları gerçekleştirmek adına.  Sayın Yaman'ın sorusunda... Elbette ihracat kriterlerine uyumu daha çok Sağlık Bakanlığı ve  Dış Ticaret Müsteşarlığındaki arkadaşlarımız takip ediyorlar. Bize düşen roller olduğunda  Bakanlığımız da ihracat kriterlerine, sebze-meyve ve diğer gıda ürünlerinin ihracatındaki uyumu  takip etmek bizim açımızdan da bir görev olacaktır ama esas takipçisinin Dış Ticaret Müsteşarlığı  olduğunu görmemiz lazım.  Üretici birlikleri... Dün de konuşmuştum sorulara cevap verirken. Bu tasarının içerisinde aslında  üreticiler birlikler vasıtasıyla ticaret yapmaya yönlendiriliyorlar burada. Dolayısıyla birlikleri  güçlendiren bir yönü var bu tasarının. Eğer üretici birliklerinde bu tasarıdan sonra yeni bazı  düzenlemelere ihtiyaç olursa, birliklerin güçlenmesini engelleyici bazı unsurlar görülürse elbette  üretici birliklerinin kanununda da bir değişiklik söz konusu olabilir. Dolayısıyla üretici birliklerinin  bu tasarıyla birlikte daha da güçleneceğini biz bekliyoruz, ümit ediyoruz.  Çok teşekkür ederim.  BAŞKAN - Teşekkür ederim.  Birinci bölüm üzerindeki görüşmeler tamamlanmıştır.  Şimdi, birinci bölümde yer alan maddeleri, varsa o madde üzerindeki önerge işlemlerini  yaptıktan sonra ayrı ayrı oylarınıza sunacağım.  1 'inci madde üzerinde iki önerge vardır. Önergeleri önce geliş sırasına göre okutacağım, sonra  aykırılık sırasına göre işleme alacağım.  İlk önergeyi okutuyorum:  Görüşülmekte olan 1/743 Esas Numaralı Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında  Kanun Tasarısının 1 inci maddesinin 1 inci fıkrasında bulunan, "...ile arz ve talep derinliğine göre  belirlenecek diğer malların" kısmının madde metninden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.  Görüşülmekte olan 471 sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın adının "Sebze ve Meyve Ticaretinin  Düzenlenmesi ve Toptancı Halleri Hakkında Kanun Tasansı" olarak değiştirilmesi ve Tasarının 1.  maddesinin 1 ve 2. bentlerinde yer alan "ile arz ve talep derinliğine göre belirlenecek diğer malların"  ibaresinin madde metninde çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Orhan Ziya Diren Mehmet Ali Susam Ahmet Küçük  Tokat İzmir Çanakkale  Ferit Mevlüt Aslanoğlu Rasim Çakır R. Kerim Özkan  Malatya Edime Burdur  BAŞKAN - Şimdi, maddeye en aykırı önergeyi okutup işleme alacağım.  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Oktay Vural  İzmir  Ahmet Orhan  Manisa  Mehmet Şandır  Mersin  Alim Işık  Kütahya  Cemaleddin Uslu  Edime  K. Erdal Sipahi  İzmir  M. Akif Paksoy  Kahramanmaraş  Rıdvan Yalçın  Ordu  - 4 5 0 -
Sayfa 41 -
TBMM B: 71 10.3.2010 O: 2  ürünlere ulaşması amacıyla, mevcut hallerin yeni yasadaki şartlara daha hızlı bir şekilde uyumunu  sağlamak için ya da var olan sistemdeki aksaklıkları, sağlıkla ilgili, güvenlikle ilgili aksaklıkları  ortadan kaldırmak amacıyla bu çalışmaları da hızlandırmış olacağız. Bu tasarı bize yeni bir ivme de  kazandırmış olacaktır, bunları gerçekleştirmek adına.  Sayın Yaman'ın sorusunda... Elbette ihracat kriterlerine uyumu daha çok Sağlık Bakanlığı ve  Dış Ticaret Müsteşarlığındaki arkadaşlarımız takip ediyorlar. Bize düşen roller olduğunda  Bakanlığımız da ihracat kriterlerine, sebze-meyve ve diğer gıda ürünlerinin ihracatındaki uyumu  takip etmek bizim açımızdan da bir görev olacaktır ama esas takipçisinin Dış Ticaret Müsteşarlığı  olduğunu görmemiz lazım.  Üretici birlikleri... Dün de konuşmuştum sorulara cevap verirken. Bu tasarının içerisinde aslında  üreticiler birlikler vasıtasıyla ticaret yapmaya yönlendiriliyorlar burada. Dolayısıyla birlikleri  güçlendiren bir yönü var bu tasarının. Eğer üretici birliklerinde bu tasarıdan sonra yeni bazı  düzenlemelere ihtiyaç olursa, birliklerin güçlenmesini engelleyici bazı unsurlar görülürse elbette  üretici birliklerinin kanununda da bir değişiklik söz konusu olabilir. Dolayısıyla üretici birliklerinin  bu tasarıyla birlikte daha da güçleneceğini biz bekliyoruz, ümit ediyoruz.  Çok teşekkür ederim.  BAŞKAN - Teşekkür ederim.  Birinci bölüm üzerindeki görüşmeler tamamlanmıştır.  Şimdi, birinci bölümde yer alan maddeleri, varsa o madde üzerindeki önerge işlemlerini  yaptıktan sonra ayrı ayrı oylarınıza sunacağım.  1 'inci madde üzerinde iki önerge vardır. Önergeleri önce geliş sırasına göre okutacağım, sonra  aykırılık sırasına göre işleme alacağım.  İlk önergeyi okutuyorum:  Görüşülmekte olan 1/743 Esas Numaralı Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında  Kanun Tasarısının 1 inci maddesinin 1 inci fıkrasında bulunan, "...ile arz ve talep derinliğine göre  belirlenecek diğer malların" kısmının madde metninden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.  Görüşülmekte olan 471 sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın adının "Sebze ve Meyve Ticaretinin  Düzenlenmesi ve Toptancı Halleri Hakkında Kanun Tasansı" olarak değiştirilmesi ve Tasarının 1.  maddesinin 1 ve 2. bentlerinde yer alan "ile arz ve talep derinliğine göre belirlenecek diğer malların"  ibaresinin madde metninde çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Orhan Ziya Diren Mehmet Ali Susam Ahmet Küçük  Tokat İzmir Çanakkale  Ferit Mevlüt Aslanoğlu Rasim Çakır R. Kerim Özkan  Malatya Edime Burdur  BAŞKAN - Şimdi, maddeye en aykırı önergeyi okutup işleme alacağım.  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Oktay Vural  İzmir  Ahmet Orhan  Manisa  Mehmet Şandır  Mersin  Alim Işık  Kütahya  Cemaleddin Uslu  Edime  K. Erdal Sipahi  İzmir  M. Akif Paksoy  Kahramanmaraş  Rıdvan Yalçın  Ordu  - 4 5 0 - TBMM B: 71 10 . 3 . 2010 O: 2  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU  BAŞKANI HASAN ALİ ÇELİK (Sakarya) - Katılmıyoruz.  BAŞKAN - Hükümet katılıyor mu?  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Katılamıyoruz.  BAŞKAN - Gerekçeyi mi?  MEHMET ŞANDIR (Mersin) - Ben konuşacağım.  BAŞKAN - Mersin Milletvekili Sayın Şandır, buyurun. (MHP sıralarından alkışlar)  MEHMET ŞANDIR (Mersin) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikle yüce heyetinizi  saygıyla selamlıyorum.  Gerçekten toplumun çok büyük bir kısmını ilgilendiren çok önemli bir kanun tasarısını  görüşüyoruz. Yeterince komisyonlarda tartışıldı mı? Bundan çok emin değilim çünkü burada yapılan  konuşmalarda bu konuda bir mutabakatın temin edilmediği ortaya çıkmaktadır.  Bakınız, öncelikle bir hususu ifade etmek istiyorum, AKP Grubuna veya Sayın Bakana ifade  etmek istiyorum. Bu kanun, bir temel kanun olarak 2 bölüm hâlinde ve 20 madde hâlinde görüşülüyor.  Hâlbuki bu kanun, değerli grup başkan vekilleri, Sayın Bakan, bakın, bu kanun, 125 fıkra, 77 bentten  oluşan 202 fıkralık bir kanun. Bu 202 birbirinden farklı hususu 20 maddede nasıl topluyorsunuz?  Bunu da 2 bölüm hâlinde nasıl müzakere ediyorsunuz? Bunun adına müzakere mi denir? Bir ortak  payda nasıl oluşturacaksınız Sayın Komisyon Başkanı?  Bu kanun, 202 fıkradan oluşuyor; 125'i fıkra ve bu fıkralara ait 77 tane bent. Eğer böyle bir  farklılık olmasa bu kadar aynştırmazdınız. Bu kadar ayrışan bir konuyu 20 maddede, 2 bölümde nasıl  görüşüyorsunuz? Bunun adına nasıl "müzakere" diyorsunuz? Bununla nasıl birleşim yapıyorsunuz ve  nasıl toplumun faydasına bir sonuç hasıl edeceğinizi ümit ediyorsunuz? Öncelikle yasama kalitesi  açısından bunu şiddetle tenkit ediyorum. Bunu her defasında da yapıyorsunuz. Bu, doğru değil. Bir  torba kanun usulünüz, bir de böyle, yani yönetmelik çıkartır gibi kanun çıkartmanız hiçbir şekilde  Türkiye Büyük Millet Meclisinin kalitesine yakı sınamaktadır. Hükümetin dikkatine, Sayın Bakanın,  sayın grup başkan vekillerinin dikkatine sunuyorum ve milletime sizi şikâyet ediyorum.  Değerli milletvekilleri, bakınız, bu kanun, üreticileri ilgilendiriyor, tüccarları ilgilendiriyor,  komisyoncuları, perakendecileri, dış satımcı, dış alımcıları, belediyeleri, maliyeyi, nakliyecileri,  ambarları, soğuk hava depolarını ve her şeyden önemlisi tüketicileri ilgilendiriyor. Bu kadar çok...  Yani bir anlamda toplumun tamamım ilgilendiren bu konuda, bu usulle nasıl bir optimum nokta  buluyorsunuz, ortak faydayı temin etmeyi umuyorsunuz, gerçekten bunu, burada ifade etmeniz lazım,  yoksa bunun adı milleti aldatmak olur, milletin aklıyla alay etmek olur.  Bir diğer husus: Dün Sayın Bakanı dikkatlice dinledik, sorulara verdikleri cevapta. Ben Sayın  Bakanın iyi niyetini sorgulamıyorum ama Sayın Bakan diyor ki: "Yeni bir sistem kuruyoruz." Ben  hemen soruyorum: Yeni kurduğunuz bu sistemde hangi hususu merkeze alıyorsunuz? Üreticiyi mi?  Demin saydığım diğer faktörlerin hangisini merkeze alıyorsunuz? Üreticilere göre, üretime göre mi  yeni bir sistem kuruyorsunuz, yoksa neye göre bir sistem kuruyorsunuz, bunu gerçekten anlatmanız  lazım Sayın Bakan.  Bir sistem kuruluyorsa, bu sistemde önceliklerinizi belirlemeniz lazım. Burada önceliğiniz ne?  Üretici mi, tüketici mi, yoksa aradaki diğer unsurlar mı? Bu nokta çok az.. .  Ayrıca, şu husustan da vazgeçmek lazım: Bu konuda bir müzakere yapıyoruz. Bu müzakereyi  yaparken Sayın Komisyonun ve Sayın Bakanın meşgul edilmesini de hiç doğru bulmuyoruz  arkadaşlar. Yani böyle yapacağınıza, o zaman kanunları bir yerde getiriniz, bir yerde onaylatınız ve  ilgili yerlere tebliğ ediniz. Eğer müzakere yapacaksak, bu müzakereye katılımı seviyeli yapmak veya  gerçekten samimiyetle yapmak gerekir. Burada bir şey konuşuyoruz, Bakan meşgul, Komisyon  Başkanı meşgul, zaten sıralarda milleti 3 kişi dinliyor, perişan bir durum.  - 4 5 1 -
Sayfa 42 -
TBMM B: 71 10 . 3 . 2010 O: 2  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU  BAŞKANI HASAN ALİ ÇELİK (Sakarya) - Katılmıyoruz.  BAŞKAN - Hükümet katılıyor mu?  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Katılamıyoruz.  BAŞKAN - Gerekçeyi mi?  MEHMET ŞANDIR (Mersin) - Ben konuşacağım.  BAŞKAN - Mersin Milletvekili Sayın Şandır, buyurun. (MHP sıralarından alkışlar)  MEHMET ŞANDIR (Mersin) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikle yüce heyetinizi  saygıyla selamlıyorum.  Gerçekten toplumun çok büyük bir kısmını ilgilendiren çok önemli bir kanun tasarısını  görüşüyoruz. Yeterince komisyonlarda tartışıldı mı? Bundan çok emin değilim çünkü burada yapılan  konuşmalarda bu konuda bir mutabakatın temin edilmediği ortaya çıkmaktadır.  Bakınız, öncelikle bir hususu ifade etmek istiyorum, AKP Grubuna veya Sayın Bakana ifade  etmek istiyorum. Bu kanun, bir temel kanun olarak 2 bölüm hâlinde ve 20 madde hâlinde görüşülüyor.  Hâlbuki bu kanun, değerli grup başkan vekilleri, Sayın Bakan, bakın, bu kanun, 125 fıkra, 77 bentten  oluşan 202 fıkralık bir kanun. Bu 202 birbirinden farklı hususu 20 maddede nasıl topluyorsunuz?  Bunu da 2 bölüm hâlinde nasıl müzakere ediyorsunuz? Bunun adına müzakere mi denir? Bir ortak  payda nasıl oluşturacaksınız Sayın Komisyon Başkanı?  Bu kanun, 202 fıkradan oluşuyor; 125'i fıkra ve bu fıkralara ait 77 tane bent. Eğer böyle bir  farklılık olmasa bu kadar aynştırmazdınız. Bu kadar ayrışan bir konuyu 20 maddede, 2 bölümde nasıl  görüşüyorsunuz? Bunun adına nasıl "müzakere" diyorsunuz? Bununla nasıl birleşim yapıyorsunuz ve  nasıl toplumun faydasına bir sonuç hasıl edeceğinizi ümit ediyorsunuz? Öncelikle yasama kalitesi  açısından bunu şiddetle tenkit ediyorum. Bunu her defasında da yapıyorsunuz. Bu, doğru değil. Bir  torba kanun usulünüz, bir de böyle, yani yönetmelik çıkartır gibi kanun çıkartmanız hiçbir şekilde  Türkiye Büyük Millet Meclisinin kalitesine yakı sınamaktadır. Hükümetin dikkatine, Sayın Bakanın,  sayın grup başkan vekillerinin dikkatine sunuyorum ve milletime sizi şikâyet ediyorum.  Değerli milletvekilleri, bakınız, bu kanun, üreticileri ilgilendiriyor, tüccarları ilgilendiriyor,  komisyoncuları, perakendecileri, dış satımcı, dış alımcıları, belediyeleri, maliyeyi, nakliyecileri,  ambarları, soğuk hava depolarını ve her şeyden önemlisi tüketicileri ilgilendiriyor. Bu kadar çok...  Yani bir anlamda toplumun tamamım ilgilendiren bu konuda, bu usulle nasıl bir optimum nokta  buluyorsunuz, ortak faydayı temin etmeyi umuyorsunuz, gerçekten bunu, burada ifade etmeniz lazım,  yoksa bunun adı milleti aldatmak olur, milletin aklıyla alay etmek olur.  Bir diğer husus: Dün Sayın Bakanı dikkatlice dinledik, sorulara verdikleri cevapta. Ben Sayın  Bakanın iyi niyetini sorgulamıyorum ama Sayın Bakan diyor ki: "Yeni bir sistem kuruyoruz." Ben  hemen soruyorum: Yeni kurduğunuz bu sistemde hangi hususu merkeze alıyorsunuz? Üreticiyi mi?  Demin saydığım diğer faktörlerin hangisini merkeze alıyorsunuz? Üreticilere göre, üretime göre mi  yeni bir sistem kuruyorsunuz, yoksa neye göre bir sistem kuruyorsunuz, bunu gerçekten anlatmanız  lazım Sayın Bakan.  Bir sistem kuruluyorsa, bu sistemde önceliklerinizi belirlemeniz lazım. Burada önceliğiniz ne?  Üretici mi, tüketici mi, yoksa aradaki diğer unsurlar mı? Bu nokta çok az.. .  Ayrıca, şu husustan da vazgeçmek lazım: Bu konuda bir müzakere yapıyoruz. Bu müzakereyi  yaparken Sayın Komisyonun ve Sayın Bakanın meşgul edilmesini de hiç doğru bulmuyoruz  arkadaşlar. Yani böyle yapacağınıza, o zaman kanunları bir yerde getiriniz, bir yerde onaylatınız ve  ilgili yerlere tebliğ ediniz. Eğer müzakere yapacaksak, bu müzakereye katılımı seviyeli yapmak veya  gerçekten samimiyetle yapmak gerekir. Burada bir şey konuşuyoruz, Bakan meşgul, Komisyon  Başkanı meşgul, zaten sıralarda milleti 3 kişi dinliyor, perişan bir durum.  - 4 5 1 - TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 O: 2  Şimdi, Sayın Bakan, tekrar soruyorum: Yani bu konuda kurduğunuz bu yeni sistemde, siz üreticiyi  mi, üretimi mi destekliyorsunuz, merkeze alıyorsunuz? Kimi merkeze alıyorsunuz? Eğer üretimi ve  üreticiyi merkeze alıyorsanız bu yaptığınız kanun yanlış, çünkü bu kanunla, bu kanunu uygulamak için  kuracağınız kurumlar, şimdi, belediyelere, hal yönetimlerine büyük bir külfet yüklüyorsunuz.  Dün söylediğiniz söz: "Efendim, kendi kaynaklarıyla gerçekleştirecekler, gerekirse finansman  desteği vereceğiz." Nasıl yapacaksınız? Bugün hallerin içerisinde bulunduğu durum ortada. Ürün  künyesi sistemi getiriyorsunuz. Bu ürün künyesini belirleyecek altyapıyı hallerin kurmasını  beklerseniz mümkün değil.  Dolayısıyla, değerli milletvekilleri, bu kanun bence yeni bir kaosa sebep olacak, yeni bir  kargaşaya sebep olacak. 552 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin uygulamalarını arar duruma  geleceğiz. Üreticisiyle, tüketicisiyle ve tüm aradaki unsurlarla yeni bir sistem kuralım derken...  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Bir dakika ek süre veriyorum, tamamlayın lütfen.  MEHMET ŞANDIR (Devamla) - .. .bir kaosa, toplumun bu kadar büyük kısmını ilgilendiren bir  konuda yeni bir kaosa sebep olacaksınız. Bu doğru değil. Bu konuyu yeniden tezekkür edebilmek,  yeniden gerçekten sorgulayabilmek için ben bu kanunun komisyona tekrar çekilerek yeniden  görüşmeye alınmasını da teklif ediyorum bu anlamda. Çünkü, burada, bizim kendi milletvekillerimiz  arasında bile, Milliyetçi Hareket Partisi Grubu milletvekilleri arasında bile üretici bölgelerin, yani  Akdeniz Bölgesi halleri veya illerin milletvekilleriyle diğer milletvekilleri arasında da bir anlaşmazlık  oluşuyor. Çünkü, bu kanunla üretici haller bitiyor, üretici çok zor duruma, yani savunmasız, korumasız  bir noktaya düşüyor. Ama, amaçlanan tüketici fiyatlarının azalması, üretici fiyatlarıyla tüketici fiyatları  arasındaki makasın azalması amacını da gerçekleştirmeyeceği ortaya çıkıyor. Onun için, doğru bir şey  yapabilmek için bunun üzerinde yeterince ve usulünce müzakere yapılmasını gerekli görüyorum.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  MEHMET ŞANDIR (Devamla) - Sayın Başkanım, çok teşekkür ediyorum, ilkenizi bozmayın  benim için. Ama, Sayın Bakanın ve Sayın AKP Grubu yöneticilerinin dikkatine bu hususları  sunuyorum. Çünkü, gerçekten önemli bir kanun. Bu kanun, böyle, iktidar-muhalefet çekişmesi...  Mesela Sayın Bakanım, benim verdiğim önergedeki bu "arz ve talep derinliğine göre belirlenecek  diğer mallar" konusunu düzenleyeceğinizi söylüyorsunuz. Önerge veriyoruz, bunu reddediyorsunuz.  Nasıl müzakere bu? Ne zaman belirleyeceksiniz? Kanun çıkıyor. Ne zaman belirleyeceksiniz?  Buradaki istifhamı nasıl kaldıracaksınız? "Arz ve talep derinliğine göre belirlenecek diğer mallar..."  Ne demek bu? Hangi mallar? Bunun içerisinde uyuşturucu da var mı? Dolayısıyla, bunlar doğru değil.  Kanun yapıyoruz, hukuk yapıyoruz ve yaptığımız bu hukuka dayalı bir uygulama olacak. Bu  uygulamanın sonucunda toplumun büyük kısmı etkilenecek. Yanlış yapıyoruz.  Yanlış yapmaya hakkımızın olmadığını ifade ediyor, bu kanunun komisyona geri alınarak tekrar  görüşülmesini takdirlerinize sunuyor, teşekkür ediyorum efendim. (MHP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Şandır.  HÜSEYİN YILDIZ (Antalya) - Karar yeter sayısı istiyorum Başkanım.  BAŞKAN - Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Karar yeter  sayısı yoktur.  Birleşime beş dakika ara veriyorum.  Kapanma Saati: 15.25  - 4 5 2 -
Sayfa 43 -
TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 O: 2  Şimdi, Sayın Bakan, tekrar soruyorum: Yani bu konuda kurduğunuz bu yeni sistemde, siz üreticiyi  mi, üretimi mi destekliyorsunuz, merkeze alıyorsunuz? Kimi merkeze alıyorsunuz? Eğer üretimi ve  üreticiyi merkeze alıyorsanız bu yaptığınız kanun yanlış, çünkü bu kanunla, bu kanunu uygulamak için  kuracağınız kurumlar, şimdi, belediyelere, hal yönetimlerine büyük bir külfet yüklüyorsunuz.  Dün söylediğiniz söz: "Efendim, kendi kaynaklarıyla gerçekleştirecekler, gerekirse finansman  desteği vereceğiz." Nasıl yapacaksınız? Bugün hallerin içerisinde bulunduğu durum ortada. Ürün  künyesi sistemi getiriyorsunuz. Bu ürün künyesini belirleyecek altyapıyı hallerin kurmasını  beklerseniz mümkün değil.  Dolayısıyla, değerli milletvekilleri, bu kanun bence yeni bir kaosa sebep olacak, yeni bir  kargaşaya sebep olacak. 552 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin uygulamalarını arar duruma  geleceğiz. Üreticisiyle, tüketicisiyle ve tüm aradaki unsurlarla yeni bir sistem kuralım derken...  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Bir dakika ek süre veriyorum, tamamlayın lütfen.  MEHMET ŞANDIR (Devamla) - .. .bir kaosa, toplumun bu kadar büyük kısmını ilgilendiren bir  konuda yeni bir kaosa sebep olacaksınız. Bu doğru değil. Bu konuyu yeniden tezekkür edebilmek,  yeniden gerçekten sorgulayabilmek için ben bu kanunun komisyona tekrar çekilerek yeniden  görüşmeye alınmasını da teklif ediyorum bu anlamda. Çünkü, burada, bizim kendi milletvekillerimiz  arasında bile, Milliyetçi Hareket Partisi Grubu milletvekilleri arasında bile üretici bölgelerin, yani  Akdeniz Bölgesi halleri veya illerin milletvekilleriyle diğer milletvekilleri arasında da bir anlaşmazlık  oluşuyor. Çünkü, bu kanunla üretici haller bitiyor, üretici çok zor duruma, yani savunmasız, korumasız  bir noktaya düşüyor. Ama, amaçlanan tüketici fiyatlarının azalması, üretici fiyatlarıyla tüketici fiyatları  arasındaki makasın azalması amacını da gerçekleştirmeyeceği ortaya çıkıyor. Onun için, doğru bir şey  yapabilmek için bunun üzerinde yeterince ve usulünce müzakere yapılmasını gerekli görüyorum.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  MEHMET ŞANDIR (Devamla) - Sayın Başkanım, çok teşekkür ediyorum, ilkenizi bozmayın  benim için. Ama, Sayın Bakanın ve Sayın AKP Grubu yöneticilerinin dikkatine bu hususları  sunuyorum. Çünkü, gerçekten önemli bir kanun. Bu kanun, böyle, iktidar-muhalefet çekişmesi...  Mesela Sayın Bakanım, benim verdiğim önergedeki bu "arz ve talep derinliğine göre belirlenecek  diğer mallar" konusunu düzenleyeceğinizi söylüyorsunuz. Önerge veriyoruz, bunu reddediyorsunuz.  Nasıl müzakere bu? Ne zaman belirleyeceksiniz? Kanun çıkıyor. Ne zaman belirleyeceksiniz?  Buradaki istifhamı nasıl kaldıracaksınız? "Arz ve talep derinliğine göre belirlenecek diğer mallar..."  Ne demek bu? Hangi mallar? Bunun içerisinde uyuşturucu da var mı? Dolayısıyla, bunlar doğru değil.  Kanun yapıyoruz, hukuk yapıyoruz ve yaptığımız bu hukuka dayalı bir uygulama olacak. Bu  uygulamanın sonucunda toplumun büyük kısmı etkilenecek. Yanlış yapıyoruz.  Yanlış yapmaya hakkımızın olmadığını ifade ediyor, bu kanunun komisyona geri alınarak tekrar  görüşülmesini takdirlerinize sunuyor, teşekkür ediyorum efendim. (MHP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Şandır.  HÜSEYİN YILDIZ (Antalya) - Karar yeter sayısı istiyorum Başkanım.  BAŞKAN - Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Karar yeter  sayısı yoktur.  Birleşime beş dakika ara veriyorum.  Kapanma Saati: 15.25  - 4 5 2 - TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 O: 3  ÜÇÜNCÜ OTURUM  Açılma Saati: 15.35  BAŞKAN: Başkan Vekili Meral AKŞENER  KÂTİP ÜYELER: Harun TÜFEKÇİ (Konya), Bayram ÖZÇELİK (Burdur)  BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 71 'inci Birleşiminin Üçüncü  Oturumunu açıyorum.  471 sıra sayılı Tasarı'nın l'inci maddesi üzerinde verilen Mersin Milletvekili Sayın Mehmet  Şandır ve arkadaşlarının önergesinin oylanmasında karar yeter sayısı bulunamamıştı.  Şimdi önergeyi yeniden oylarınıza sunacağım ve karar yeter sayısı arayacağım: Kabul edenler...  Kabul etmeyenler... Kabul edilmemiştir; karar yeter sayısı vardır.  Tasarının görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.  Komisyon? Burada.  Hükümet? Burada.  Diğer önergeyi okutuyorum:  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 1/743 Esas Numaralı Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında  Kanun Tasarısının 1 inci maddesinin 1 inci fıkrasında bulunan, " . . . ile arz ve talep derinliğine göre  belirlenecek diğer malların" kısmının madde metninden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.  Mehmet Ali Susam (İzmir) ve arkadaşları  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU  BAŞKANI HASAN ALİ ÇELİK (Sakarya) - Katılmıyoruz.  BAŞKAN - Hükümet katılıyor mu?  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Katılamıyoruz.  BAŞKAN - Sayın Anadol, kim konuşacak?  K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Sayın Diren...  BAŞKAN - Sayın Diren, buyurun. (CHP sıralarından alkışlar)  ORHAN ZİYA DİREN (Tokat) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.  Sayın milletvekilleri, kısaca "Hal yasası" olarak görüştüğümüz tasarının 1 'inci maddesi üzerinde  Cumhuriyet Halk Partisinin vermiş olduğu önerge üzerinde söz almış bulunuyorum. Yüce heyetinizi  saygıyla, sevgiyle selamlıyorum.  Sayın milletvekilleri, Türkiye'miz, dört mevsimi yaşayabilen, bu nedenle de sebze ve meyve  yetiştiriciliği açısından büyük potansiyele sahip bir ülkedir.  Tasarı, yıllardır gündemde olan ancak bir türlü yapılamayan malların üretim yerlerini, cinsini,  miktannı, hangi üretici ve işletmeye ait olduğunun bilgilerini kapsayacak ürün künyesi uygulamasını,  üretici, tüketici ve meslek mensuplarının menfaatlerinin korunmasını, hal ve semt pazarlarının fizikî  altyapı ve çevre düzenlemelerinin iyileştirilmesini, programlı arz ve talep dengeleri gözlenerek üretici  açısından kazançlı ve verimli, tüketici açısından ucuz, kaliteli ve güvenilir ürün sağlanmasını  amaçlamıştır. Ancak tasarının mevcut haliyle, bahsini yapmış olduğumuz iyileştirmeleri  karşılamaktan çok uzak olduğu görülmektedir.  Sayın milletvekilleri, Türk tarımının en önemli sorunlarından biri örgütlenme sorunudur.  Örgütlülük üretici açısından "güç kazanmak" demektir. Üretici örgütleri etkin olduğunda ve mevcut  - 4 5 3 -
Sayfa 44 -
TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 O: 3  ÜÇÜNCÜ OTURUM  Açılma Saati: 15.35  BAŞKAN: Başkan Vekili Meral AKŞENER  KÂTİP ÜYELER: Harun TÜFEKÇİ (Konya), Bayram ÖZÇELİK (Burdur)  BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 71 'inci Birleşiminin Üçüncü  Oturumunu açıyorum.  471 sıra sayılı Tasarı'nın l'inci maddesi üzerinde verilen Mersin Milletvekili Sayın Mehmet  Şandır ve arkadaşlarının önergesinin oylanmasında karar yeter sayısı bulunamamıştı.  Şimdi önergeyi yeniden oylarınıza sunacağım ve karar yeter sayısı arayacağım: Kabul edenler...  Kabul etmeyenler... Kabul edilmemiştir; karar yeter sayısı vardır.  Tasarının görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.  Komisyon? Burada.  Hükümet? Burada.  Diğer önergeyi okutuyorum:  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 1/743 Esas Numaralı Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında  Kanun Tasarısının 1 inci maddesinin 1 inci fıkrasında bulunan, " . . . ile arz ve talep derinliğine göre  belirlenecek diğer malların" kısmının madde metninden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.  Mehmet Ali Susam (İzmir) ve arkadaşları  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU  BAŞKANI HASAN ALİ ÇELİK (Sakarya) - Katılmıyoruz.  BAŞKAN - Hükümet katılıyor mu?  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Katılamıyoruz.  BAŞKAN - Sayın Anadol, kim konuşacak?  K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Sayın Diren...  BAŞKAN - Sayın Diren, buyurun. (CHP sıralarından alkışlar)  ORHAN ZİYA DİREN (Tokat) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.  Sayın milletvekilleri, kısaca "Hal yasası" olarak görüştüğümüz tasarının 1 'inci maddesi üzerinde  Cumhuriyet Halk Partisinin vermiş olduğu önerge üzerinde söz almış bulunuyorum. Yüce heyetinizi  saygıyla, sevgiyle selamlıyorum.  Sayın milletvekilleri, Türkiye'miz, dört mevsimi yaşayabilen, bu nedenle de sebze ve meyve  yetiştiriciliği açısından büyük potansiyele sahip bir ülkedir.  Tasarı, yıllardır gündemde olan ancak bir türlü yapılamayan malların üretim yerlerini, cinsini,  miktannı, hangi üretici ve işletmeye ait olduğunun bilgilerini kapsayacak ürün künyesi uygulamasını,  üretici, tüketici ve meslek mensuplarının menfaatlerinin korunmasını, hal ve semt pazarlarının fizikî  altyapı ve çevre düzenlemelerinin iyileştirilmesini, programlı arz ve talep dengeleri gözlenerek üretici  açısından kazançlı ve verimli, tüketici açısından ucuz, kaliteli ve güvenilir ürün sağlanmasını  amaçlamıştır. Ancak tasarının mevcut haliyle, bahsini yapmış olduğumuz iyileştirmeleri  karşılamaktan çok uzak olduğu görülmektedir.  Sayın milletvekilleri, Türk tarımının en önemli sorunlarından biri örgütlenme sorunudur.  Örgütlülük üretici açısından "güç kazanmak" demektir. Üretici örgütleri etkin olduğunda ve mevcut  - 4 5 3 - TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 O: 3  örgütlerin önündeki engeller kaldırıldığında birçok sorun kendiliğinden çözülecektir. Üreten köylünün  örgütlü olmadığı, tarım işletme ve kooperatiflerinin devlet tarafından desteklenmediği bir yapı  içerisinde başarılı olmaları mümkün değildir.  Tasarının içeriğinde maalesef üreticilere dönük hiçbir düzenleme yoktur. Haller "Üreticinin malı  değerlensin, alıcı ile satıcı buluşturulsun, daha doğru fiyatlar oluşturulsun." diye kurulmuş yerlerdir.  Bugün piyasada hallerin devre dışı bırakıldığı, sadece bildirim yapılarak sebze ve meyvenin büyük  marketlere satıldığı, pazar sayılarının azaltılarak nihai tüketicinin ucuz mala ulaşımının engellendiği  tehlikeli bir sisteme doğru gidişat tasarının içerisinde açık bir şekilde görülmektedir.  Önergemizde de bahsettiğimiz gibi tasarı başlığının "Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep  Derinliği Bulunan Diğer Malların Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı" olarak alt  komisyon görüşmelerinde değiştirilmiş olması ile tasarının kapsamı açık şekilde sınırsız hâle  getirilmiştir. Burada asıl amacın, et ve et ürünleri, süt ve süt ürünleri, yumurta, kesme çiçek ve süs  ürünlerinin yasa kapsamına alındığı alt komisyon görüşmelerinde defalarca belirtilmiştir. Ancak,  sebze ve meyve ticaretine uygun düzenlenmiş olan yasa, kapsama dâhil edilen diğer gıda  maddelerinin ticaret şekillerine ve kanallarına uygun olmadığı için bu sektörlerin yıkıma uğrayacağı  kaçınılmazdır. Bu durum ayrıca zaten çok yüksek olan et ve et ürünleri, süt ve süt ürünleri ve yumurta  fiyatlarını da daha da artıracak, tüketicinin zararına bir uygulama olacaktır. Bu nedenle "arz ve talep  derinliği" ifadesi bu metinden mutlaka çıkartılmalıdır.  Yine tasarı metninde toptancı hal yeri olarak belirlenmiş hazineye ait taşınmazlar belediyelere  ücretsiz olarak tahsis edilirken üretici örgütlerine de 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 63 'üncü  maddesinde yer alan harca esas değerinden verilebileceği belirtilmiştir. Bu yasanın özünde üretici  örgütlerinin desteklenmesi gerekliliği varken böyle bir çelişkinin yasa metninden çıkarılması,  belediyeye ücretsiz tahsis edilen hazineye ait yerlerin üretici örgütlerine de bedelsiz verilmesi şeklinde  düzeltilmesi gereklidir.  Sayın milletvekilleri, rüsum ve komisyon ücretlerindeki düşüşün meyve ve sebze fiyatlarında  düşüşe neden olacağı iddiaları da gerçeği yansıtmamaktadır. Fiyat düşüşü ancak arz-talep dengesi ve  altyapı iyileştirmeleri ile mümkün olabilir.  Tasarıda "Hallerin temizlik, güvenlik, aydınlatma, bakım ve onarım ihtiyaçlarının karşılanması,  kapasite artırımı, teknik donanım, laboratuvar, depolama, ambalajlama ve diğer ortak tesislerin  kurulması için belediye hesabında biriken ve belediyeye gelir kaydedilen miktarın yüzde 10'unu  kullanabilir." denmiştir. Belli bir standarda getirmeye çalıştığımız hallerin yüzde 10'luk bir payla bu  iyileştirmeleri yapabilmesi pek olası gözükmemektedir. Bu sebeple, miktar yüzde 10 yerine en az  yüzde 20 olarak belirlenmelidir.  Tasarının ilgili maddesinde ortaya çıkabilecek uyuşmazlıklara çözüm bulmak amacıyla hal  hakem heyeti oluşturulmuştur. Yasanın kapsamına kesme çiçek, et ve et ürünleri, süt ve süt ürünlerinin  de dâhil edildiği dikkate alındığında, maddenin belirtilen heyete dâhil olan kurum ve oda  temsilcilerinin teknik konularda ihtilaflarını çözemeyeceği görülmektedir. Bu nedenle, hal hakem  heyetine girecek kişilerin teknik yeterlilikleri de açıkça belirtilmelidir. Hal yöneticisinin devlet  memuru niteliklerinde olma esası belirlenmiş ve tahsil durumunun illerde üniversite, ilçelerde en az  lise düzeyinde olması gerektiği tasarıda belirlenmiştir, ancak böyle önemli bir görevi ifa eden  yöneticinin nitelikleri belirlenmemiştir.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Bir dakika ek süre veriyorum. Tamamlayın lütfen.  - 4 5 4 -
Sayfa 45 -
TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 O: 3  örgütlerin önündeki engeller kaldırıldığında birçok sorun kendiliğinden çözülecektir. Üreten köylünün  örgütlü olmadığı, tarım işletme ve kooperatiflerinin devlet tarafından desteklenmediği bir yapı  içerisinde başarılı olmaları mümkün değildir.  Tasarının içeriğinde maalesef üreticilere dönük hiçbir düzenleme yoktur. Haller "Üreticinin malı  değerlensin, alıcı ile satıcı buluşturulsun, daha doğru fiyatlar oluşturulsun." diye kurulmuş yerlerdir.  Bugün piyasada hallerin devre dışı bırakıldığı, sadece bildirim yapılarak sebze ve meyvenin büyük  marketlere satıldığı, pazar sayılarının azaltılarak nihai tüketicinin ucuz mala ulaşımının engellendiği  tehlikeli bir sisteme doğru gidişat tasarının içerisinde açık bir şekilde görülmektedir.  Önergemizde de bahsettiğimiz gibi tasarı başlığının "Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep  Derinliği Bulunan Diğer Malların Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı" olarak alt  komisyon görüşmelerinde değiştirilmiş olması ile tasarının kapsamı açık şekilde sınırsız hâle  getirilmiştir. Burada asıl amacın, et ve et ürünleri, süt ve süt ürünleri, yumurta, kesme çiçek ve süs  ürünlerinin yasa kapsamına alındığı alt komisyon görüşmelerinde defalarca belirtilmiştir. Ancak,  sebze ve meyve ticaretine uygun düzenlenmiş olan yasa, kapsama dâhil edilen diğer gıda  maddelerinin ticaret şekillerine ve kanallarına uygun olmadığı için bu sektörlerin yıkıma uğrayacağı  kaçınılmazdır. Bu durum ayrıca zaten çok yüksek olan et ve et ürünleri, süt ve süt ürünleri ve yumurta  fiyatlarını da daha da artıracak, tüketicinin zararına bir uygulama olacaktır. Bu nedenle "arz ve talep  derinliği" ifadesi bu metinden mutlaka çıkartılmalıdır.  Yine tasarı metninde toptancı hal yeri olarak belirlenmiş hazineye ait taşınmazlar belediyelere  ücretsiz olarak tahsis edilirken üretici örgütlerine de 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 63 'üncü  maddesinde yer alan harca esas değerinden verilebileceği belirtilmiştir. Bu yasanın özünde üretici  örgütlerinin desteklenmesi gerekliliği varken böyle bir çelişkinin yasa metninden çıkarılması,  belediyeye ücretsiz tahsis edilen hazineye ait yerlerin üretici örgütlerine de bedelsiz verilmesi şeklinde  düzeltilmesi gereklidir.  Sayın milletvekilleri, rüsum ve komisyon ücretlerindeki düşüşün meyve ve sebze fiyatlarında  düşüşe neden olacağı iddiaları da gerçeği yansıtmamaktadır. Fiyat düşüşü ancak arz-talep dengesi ve  altyapı iyileştirmeleri ile mümkün olabilir.  Tasarıda "Hallerin temizlik, güvenlik, aydınlatma, bakım ve onarım ihtiyaçlarının karşılanması,  kapasite artırımı, teknik donanım, laboratuvar, depolama, ambalajlama ve diğer ortak tesislerin  kurulması için belediye hesabında biriken ve belediyeye gelir kaydedilen miktarın yüzde 10'unu  kullanabilir." denmiştir. Belli bir standarda getirmeye çalıştığımız hallerin yüzde 10'luk bir payla bu  iyileştirmeleri yapabilmesi pek olası gözükmemektedir. Bu sebeple, miktar yüzde 10 yerine en az  yüzde 20 olarak belirlenmelidir.  Tasarının ilgili maddesinde ortaya çıkabilecek uyuşmazlıklara çözüm bulmak amacıyla hal  hakem heyeti oluşturulmuştur. Yasanın kapsamına kesme çiçek, et ve et ürünleri, süt ve süt ürünlerinin  de dâhil edildiği dikkate alındığında, maddenin belirtilen heyete dâhil olan kurum ve oda  temsilcilerinin teknik konularda ihtilaflarını çözemeyeceği görülmektedir. Bu nedenle, hal hakem  heyetine girecek kişilerin teknik yeterlilikleri de açıkça belirtilmelidir. Hal yöneticisinin devlet  memuru niteliklerinde olma esası belirlenmiş ve tahsil durumunun illerde üniversite, ilçelerde en az  lise düzeyinde olması gerektiği tasarıda belirlenmiştir, ancak böyle önemli bir görevi ifa eden  yöneticinin nitelikleri belirlenmemiştir.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Bir dakika ek süre veriyorum. Tamamlayın lütfen.  - 4 5 4 - TBMM B: 71 10 . 3 . 2010 O: 3  ORHAN ZİYA DİREN (Devamla) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.  Yöneticinin, mühendislik fakültelerinden ziraat veya gıda mühendisliği bölümü mezunu olması  ve hukuk, iktisat veya işletme alanında yüksek lisans veya ikinci bir lisans mezunu olup Avrupa  Birliği resmî dillerinden en az birini iyi derece biliyor olması şartlarını da taşıması gerekmektedir.  Sayın milletvekilleri, tasarıda toptancı hallerinin kuruluşuyla ilgili maddede "Koşullar yerine  getirildiği taktirde gerçek ve tüzel kişiler ile belediye sınırları içindeki belediyeler büyükşehir  belediyeleri sınırları içerisinde büyükşehir belediyeleri tarafından kurulur." deniyor. Bu düzenlemede  nüfusu 2 bini geçen ilçelerde belediyeye toptancı hali kurma yetkisi verilirken nüfusu milyonları  aşan ve geniş bir coğrafyaya sahip büyükşehir belediyesi sınırları içindeki ilçelere toptancı hali  kurabilme olanağı verilmemektedir. Bu tezatlığın ortadan kaldırılması büyükşehir belediyesinin onayı  ile büyük ilçelere de toptancı hali kurabilme imkânı verilebilmelidir.  Tasan, gıda güvenliği piyasasının kayıt altında olması ve kontrollü ticaret gibi çok iyi niyetle  düzenlemeler getirmekle...  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Diren.  ORHAN ZİYA DİREN (Devamla) - Hemen bitiriyorum. Teşekküre izin verirseniz...  BAŞKAN - Yani bakın, hep teşekkür için başka bir ikinci dakika dolduruluyor. Son kez size de  bu bir dakikayı verip... Bir daha sakın kimse istemesin!  ORHAN ZİYA DİREN (Devamla) - Sağ olunuz efendim.  Özellikle üreticilerin örgütlenmesine yönelik herhangi bir çalışmanın tasarıda olmaması büyük  bir eksikliktir. Örgütlü üretici yapımız güçlendirilmeli, kayıt dişilik en azından kabul edilebilir bir  seviyeye çekilmeli, standartlaşma ve markalaşma yönünden üreticimiz desteklenmelidir.  Yaş sebze ve meyve üretiminde Çin, Amerika ve Hindistan'dan sonra 4'üncü sırada yer alan  ülkemizde böyle bir sektörle ilgili düzenlemenin nokta sorunlara çözüm getirmesi gerekliliğine olan  inancımızla, bahsini yaptığımız iyileştirmelerin yasada olması için gerekli değişikliklerin görüşmeler  sırasında yapılacağını umuyor, önergemize destek vermeniz dileğiyle yüce Meclisi saygıyla  selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Diren.  Ama tekrar söylüyorum, bundan sonraki konuşmacılar selamlama için ek bir dakika lütfen  istemesin.  Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge reddedilmiştir,  l 'inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.  2'nci madde üzerinde üç önerge vardır. Önergeleri önce geliş sırasına göre okutacağım, sonra  aykırılık sırasına göre işleme alacağım.  İlk önergeyi okutuyorum:  Görüşülmekte olan 471 sıra sayılı Kanun Tasarısının 2 inci maddesinin (1) inci fıkrasının (ğ)  bendinde yer alan "diğer malları" ibaresinin "et ve et ürünleri, süt ve süt ürünleri, su ve su ürünleri,  bal ve yumurta gibi diğer gıda maddeleri ile kesme çiçek ve süs bitkilerini," şeklinde değiştirilmesini  arz ve teklif ederiz.  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Ayşe Nur Bahçekapılı  İstanbul  İbrahim Yiğit  İstanbul  Nurettin Canikli  Giresun  İhsan Koca  Malatya  Veysi Kaynak  Kahramanmaraş  Durdu Mehmet Kastal  Osmaniye  - 4 5 5 -
Sayfa 46 -
TBMM B: 71 10 . 3 . 2010 O: 3  ORHAN ZİYA DİREN (Devamla) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.  Yöneticinin, mühendislik fakültelerinden ziraat veya gıda mühendisliği bölümü mezunu olması  ve hukuk, iktisat veya işletme alanında yüksek lisans veya ikinci bir lisans mezunu olup Avrupa  Birliği resmî dillerinden en az birini iyi derece biliyor olması şartlarını da taşıması gerekmektedir.  Sayın milletvekilleri, tasarıda toptancı hallerinin kuruluşuyla ilgili maddede "Koşullar yerine  getirildiği taktirde gerçek ve tüzel kişiler ile belediye sınırları içindeki belediyeler büyükşehir  belediyeleri sınırları içerisinde büyükşehir belediyeleri tarafından kurulur." deniyor. Bu düzenlemede  nüfusu 2 bini geçen ilçelerde belediyeye toptancı hali kurma yetkisi verilirken nüfusu milyonları  aşan ve geniş bir coğrafyaya sahip büyükşehir belediyesi sınırları içindeki ilçelere toptancı hali  kurabilme olanağı verilmemektedir. Bu tezatlığın ortadan kaldırılması büyükşehir belediyesinin onayı  ile büyük ilçelere de toptancı hali kurabilme imkânı verilebilmelidir.  Tasan, gıda güvenliği piyasasının kayıt altında olması ve kontrollü ticaret gibi çok iyi niyetle  düzenlemeler getirmekle...  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Diren.  ORHAN ZİYA DİREN (Devamla) - Hemen bitiriyorum. Teşekküre izin verirseniz...  BAŞKAN - Yani bakın, hep teşekkür için başka bir ikinci dakika dolduruluyor. Son kez size de  bu bir dakikayı verip... Bir daha sakın kimse istemesin!  ORHAN ZİYA DİREN (Devamla) - Sağ olunuz efendim.  Özellikle üreticilerin örgütlenmesine yönelik herhangi bir çalışmanın tasarıda olmaması büyük  bir eksikliktir. Örgütlü üretici yapımız güçlendirilmeli, kayıt dişilik en azından kabul edilebilir bir  seviyeye çekilmeli, standartlaşma ve markalaşma yönünden üreticimiz desteklenmelidir.  Yaş sebze ve meyve üretiminde Çin, Amerika ve Hindistan'dan sonra 4'üncü sırada yer alan  ülkemizde böyle bir sektörle ilgili düzenlemenin nokta sorunlara çözüm getirmesi gerekliliğine olan  inancımızla, bahsini yaptığımız iyileştirmelerin yasada olması için gerekli değişikliklerin görüşmeler  sırasında yapılacağını umuyor, önergemize destek vermeniz dileğiyle yüce Meclisi saygıyla  selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Diren.  Ama tekrar söylüyorum, bundan sonraki konuşmacılar selamlama için ek bir dakika lütfen  istemesin.  Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge reddedilmiştir,  l 'inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.  2'nci madde üzerinde üç önerge vardır. Önergeleri önce geliş sırasına göre okutacağım, sonra  aykırılık sırasına göre işleme alacağım.  İlk önergeyi okutuyorum:  Görüşülmekte olan 471 sıra sayılı Kanun Tasarısının 2 inci maddesinin (1) inci fıkrasının (ğ)  bendinde yer alan "diğer malları" ibaresinin "et ve et ürünleri, süt ve süt ürünleri, su ve su ürünleri,  bal ve yumurta gibi diğer gıda maddeleri ile kesme çiçek ve süs bitkilerini," şeklinde değiştirilmesini  arz ve teklif ederiz.  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Ayşe Nur Bahçekapılı  İstanbul  İbrahim Yiğit  İstanbul  Nurettin Canikli  Giresun  İhsan Koca  Malatya  Veysi Kaynak  Kahramanmaraş  Durdu Mehmet Kastal  Osmaniye  - 4 5 5 - TBMM B:71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 0 : 3  - 4 5 6 - Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı'na  Görüşülmekte olan 471 sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın 2 maddesinin k) Pazarcı tanımında yer  alan "Mallar" ifadesi yerine geçmek üzere "Yaş sebze ve meyveler" ifadesinin yazılmasını arz ve  teklif ederiz.  K. Erdal Sipahi Oktay Vural Cemaleddin Uslu  İzmir İzmir Edime  Alim Işık Ahmet Orhan Nevzat Korkmaz  Kütahya Manisa İsparta  M. AkifPaksoy Rıdvan Yalçın  Kahramanmaraş Ordu  BAŞKAN - Şimdi maddeye en aykırı önergeyi okutup, işleme alacağım.  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği Bulunan Diğer Malların Ticaretinin  Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı'nın 2. Maddesi (k) bendinde "perakende olarak satan"  ibaresinden sonra gelmek üzere "esnaf ve sanatkar siciline kayıtlı" ibaresinin getirilmesini;  2. Maddesi (ş) bendinden sonra  't) Denetim elemanları: Gıda bilimi konusunda lisans seviyesinde eğitim almış Veteriner Hekim,  ziraat, gıda mühendisi unvanını sahip denetim elemanı ile gıda bilimi konusunda ön lisans seviyesinde  eğitim almış gıda ve meyve sebze teknikleri unvanına sahip yardımcı denetim elemanını' bendinin  ilave edilmesini arz ve teklif ederim.  Orhan Ziya Diren Ahmet Küçük Mehmet Ali Susam  Tokat Çanakkale İzmir  Ensar Öğüt R. Kerim Özkan  Ardahan Burdur  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU  BAŞKANI HASAN ALİ ÇELİK (Sakarya) - Katılamıyoruz.  BAŞKAN - Hükümet katılıyor mu?  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Katılmıyoruz.  BAŞKAN - Kim konuşacak Sayın Anadol? Gerekçeyi mi okutayım, konuşacak mısınız?  K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Sayın Ramazan Kerim Özkan konuşacak.  BAŞKAN - Buyurun.  RAMAZAN KERİM ÖZKAN (Burdur) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; vermiş  olduğumuz önerge hakkında söz almış bulunuyorum. Yüce heyeti saygıyla selamlıyorum.  (k) bendinde yapılmasını istediğimiz değişiklik gerekçesi, pazara çıkan esnafın kayıt altına  alınması amacını taşımaktadır. Yasanın amacı kayıt dişiliğin önlenmesi olduğuna göre, esnaf sicil  kaydı aranması, aynı zamanda vergi mükellefiyeti sağlaması açısından gereklidir. Bu anlamda oda  kaydı aranması kayıtlı ekonomik yapıyı güçlendirecektir.  Yine (t) bendinin eklenmesiyle de, pazar yeri gibi halkın yoğun alışveriş yaptığı yerlerde  veteriner hekim, ziraat mühendisi ve gıda mühendislerinden oluşan bir denetim ekibi kurulması
Sayfa 47 -
TBMM B:71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 0 : 3  - 4 5 6 - Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı'na  Görüşülmekte olan 471 sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın 2 maddesinin k) Pazarcı tanımında yer  alan "Mallar" ifadesi yerine geçmek üzere "Yaş sebze ve meyveler" ifadesinin yazılmasını arz ve  teklif ederiz.  K. Erdal Sipahi Oktay Vural Cemaleddin Uslu  İzmir İzmir Edime  Alim Işık Ahmet Orhan Nevzat Korkmaz  Kütahya Manisa İsparta  M. AkifPaksoy Rıdvan Yalçın  Kahramanmaraş Ordu  BAŞKAN - Şimdi maddeye en aykırı önergeyi okutup, işleme alacağım.  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği Bulunan Diğer Malların Ticaretinin  Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı'nın 2. Maddesi (k) bendinde "perakende olarak satan"  ibaresinden sonra gelmek üzere "esnaf ve sanatkar siciline kayıtlı" ibaresinin getirilmesini;  2. Maddesi (ş) bendinden sonra  't) Denetim elemanları: Gıda bilimi konusunda lisans seviyesinde eğitim almış Veteriner Hekim,  ziraat, gıda mühendisi unvanını sahip denetim elemanı ile gıda bilimi konusunda ön lisans seviyesinde  eğitim almış gıda ve meyve sebze teknikleri unvanına sahip yardımcı denetim elemanını' bendinin  ilave edilmesini arz ve teklif ederim.  Orhan Ziya Diren Ahmet Küçük Mehmet Ali Susam  Tokat Çanakkale İzmir  Ensar Öğüt R. Kerim Özkan  Ardahan Burdur  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU  BAŞKANI HASAN ALİ ÇELİK (Sakarya) - Katılamıyoruz.  BAŞKAN - Hükümet katılıyor mu?  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Katılmıyoruz.  BAŞKAN - Kim konuşacak Sayın Anadol? Gerekçeyi mi okutayım, konuşacak mısınız?  K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Sayın Ramazan Kerim Özkan konuşacak.  BAŞKAN - Buyurun.  RAMAZAN KERİM ÖZKAN (Burdur) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; vermiş  olduğumuz önerge hakkında söz almış bulunuyorum. Yüce heyeti saygıyla selamlıyorum.  (k) bendinde yapılmasını istediğimiz değişiklik gerekçesi, pazara çıkan esnafın kayıt altına  alınması amacını taşımaktadır. Yasanın amacı kayıt dişiliğin önlenmesi olduğuna göre, esnaf sicil  kaydı aranması, aynı zamanda vergi mükellefiyeti sağlaması açısından gereklidir. Bu anlamda oda  kaydı aranması kayıtlı ekonomik yapıyı güçlendirecektir.  Yine (t) bendinin eklenmesiyle de, pazar yeri gibi halkın yoğun alışveriş yaptığı yerlerde  veteriner hekim, ziraat mühendisi ve gıda mühendislerinden oluşan bir denetim ekibi kurulması  TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 O: 3  Avrupa Birliği müktesebatına uygun olacaktır. Bundan dolayı önergemizin desteklenmesini  bekliyorum.  Değerli milletvekilleri, bakın, üreticimiz yurt genelinde hâlâ tam örgütlü değildir. Yine aynı  şekilde, tüketicilerimiz de yurt genelinde hâlâ tam örgüte kavuşamamıştır. Bundan dolayı ne gerçek  üretici ne de gerçek tüketici, ürünleri olması gereken fiyatlarda değerlendirememektedir. Üretici hâlâ  "Eli hamur, karnı aç" bir şekilde üretimini sürdürmektedir.  Komisyon oranlarındaki yüzde 2'lik düşüşler hiçbir etki yaratmayacaktır çünkü bu mallann,  yani domatesin, biberin, fasulyenin, patlıcanın, elmanın, portakalın, muzun, değişik otların  üretiminden tüketiciye varıncaya kadar fiyatlarında yüzde 100, yüzde 400 düzeyinde bir artış  şekillenmektedir.  Bu yasayla haller özelleştirilmektedir. Bunlara kim hâkim olacaktır? Şüphesiz, çoğu yabancı  olan hipermarketler zincirlerine hitap etmiş oluyoruz bu yasayla, yani sermayeyi tekrar ödüllendirmiş  oluyoruz. Bugüne kadar halleri belediyelerimiz iyi kötü idare ediyordu. Şimdi ise "Serbest rekabeti  yaratıyoruz." etiketi altında özelleştirme gerçekleştiriyoruz.  Yasa gerçekleştirildiğinde, hallerde komisyonculuk yapanlar da bir süre sonra hipermarketlerin  elemanı düzeyine gelecektir, köylülerimiz bu durumda mağdur olacaklardır.  Kooperatiflerimizi güçlendiremediğimiz için -ancak mevcut Hükümetimiz de kooperatiflere,  tarım satış kooperatiflerine destek olmayı yasa ile engellemiştir- bu durumda vatandaş nasıl hallerde  yüzde 20'lik paydan yararlanacaktır?  Yasa, üreticilere destek oluyormuş gibi bir görüntü göstermektedir ancak burada da en önemli  şey, özelleştirmenin yapılmış olmasıdır.  Kaybeden köylüdür, çiftçimizdir, tüketicidir ve hatta komisyoncudur. Kazanan ise yabancı ve  hipermarket zincirleri olacaktır. "Eller iyisi, evler ağısı" konumunda bir durum sergiliyoruz. Kendi  üreticimize kötüyüz ama hipermarketler zincirine... Çünkü yabancı sermaye -hipermarketler  anlamında- Türkiye'ye hâkim olmuştur, onlara gayet iyiyiz. Bu vatandaş, bu domatesi, biberi, elmayı  nasıl üretiyor, kaç kere buduyor, kaç kere su veriyor, naylon seralarda ömrünü nasıl tüketiyor; kış  günlerinde o kömürü, yakıtı, ısınmayı nasıl sağlıyor bunları hiç düşündüğümüz yok. Bunların Ziraat  Bankasına borçları var mıdır yok mudur, onları düşünmüyoruz. Onlar bugünlerde bizlerden bir  iyileştirme bekliyor, yaş meyve-sebze üreticileri.  KAYHAN TÜRKMENOĞLU (Van) - Destek bekliyor.  RAMAZAN KERİM ÖZKAN (Devamla) - Evet o desteğin verilmesi gerekiyor.  Ziraat Bankasını bir türlü çiftçinin, üreticinin bankası hâline getiremediniz değerli arkadaşlanm.  Ziraat Bankası şu anda kâr eden bir kurum konumunda olması gerekir ama üreticinin de kâr etmesi  gerekiyor. 4,5 katrilyon kâr etmiş, çok güzel. Bu kimden alındı? Türk köylüsünden, Türk çiftçisinden.  Bunun, bu kârın az olması çiftçinin lehine bir gelişmedir. Ama bunu bir türlü başaramadınız. Halk  Bankasını esnafın bankası hâline getiremediniz, Ziraat Bankasını da üreticinin ve çiftçinin bankası  hâline getiremediniz. Bunu sizlerden rica ediyoruz. Şu anda Türk köylüsü, Türk çiftçisi, yaş meyve- sebze üreticisi Ziraat Bankası borçlarından dolayı icra kapılarındadır, araçları yediemin  depolarındadır. Bunlar bizlerden, Hükümet yetkililerinden iki yıl faizsiz bir erteleme beklemektedir.  "Hükümetimiz güçlü." diyorsunuz, "Ekonomi iyiye gidiyor." diyorsunuz, "Kriz bizi etkilemedi."  - 4 5 7 -
Sayfa 48 -
TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 O: 3  Avrupa Birliği müktesebatına uygun olacaktır. Bundan dolayı önergemizin desteklenmesini  bekliyorum.  Değerli milletvekilleri, bakın, üreticimiz yurt genelinde hâlâ tam örgütlü değildir. Yine aynı  şekilde, tüketicilerimiz de yurt genelinde hâlâ tam örgüte kavuşamamıştır. Bundan dolayı ne gerçek  üretici ne de gerçek tüketici, ürünleri olması gereken fiyatlarda değerlendirememektedir. Üretici hâlâ  "Eli hamur, karnı aç" bir şekilde üretimini sürdürmektedir.  Komisyon oranlarındaki yüzde 2'lik düşüşler hiçbir etki yaratmayacaktır çünkü bu mallann,  yani domatesin, biberin, fasulyenin, patlıcanın, elmanın, portakalın, muzun, değişik otların  üretiminden tüketiciye varıncaya kadar fiyatlarında yüzde 100, yüzde 400 düzeyinde bir artış  şekillenmektedir.  Bu yasayla haller özelleştirilmektedir. Bunlara kim hâkim olacaktır? Şüphesiz, çoğu yabancı  olan hipermarketler zincirlerine hitap etmiş oluyoruz bu yasayla, yani sermayeyi tekrar ödüllendirmiş  oluyoruz. Bugüne kadar halleri belediyelerimiz iyi kötü idare ediyordu. Şimdi ise "Serbest rekabeti  yaratıyoruz." etiketi altında özelleştirme gerçekleştiriyoruz.  Yasa gerçekleştirildiğinde, hallerde komisyonculuk yapanlar da bir süre sonra hipermarketlerin  elemanı düzeyine gelecektir, köylülerimiz bu durumda mağdur olacaklardır.  Kooperatiflerimizi güçlendiremediğimiz için -ancak mevcut Hükümetimiz de kooperatiflere,  tarım satış kooperatiflerine destek olmayı yasa ile engellemiştir- bu durumda vatandaş nasıl hallerde  yüzde 20'lik paydan yararlanacaktır?  Yasa, üreticilere destek oluyormuş gibi bir görüntü göstermektedir ancak burada da en önemli  şey, özelleştirmenin yapılmış olmasıdır.  Kaybeden köylüdür, çiftçimizdir, tüketicidir ve hatta komisyoncudur. Kazanan ise yabancı ve  hipermarket zincirleri olacaktır. "Eller iyisi, evler ağısı" konumunda bir durum sergiliyoruz. Kendi  üreticimize kötüyüz ama hipermarketler zincirine... Çünkü yabancı sermaye -hipermarketler  anlamında- Türkiye'ye hâkim olmuştur, onlara gayet iyiyiz. Bu vatandaş, bu domatesi, biberi, elmayı  nasıl üretiyor, kaç kere buduyor, kaç kere su veriyor, naylon seralarda ömrünü nasıl tüketiyor; kış  günlerinde o kömürü, yakıtı, ısınmayı nasıl sağlıyor bunları hiç düşündüğümüz yok. Bunların Ziraat  Bankasına borçları var mıdır yok mudur, onları düşünmüyoruz. Onlar bugünlerde bizlerden bir  iyileştirme bekliyor, yaş meyve-sebze üreticileri.  KAYHAN TÜRKMENOĞLU (Van) - Destek bekliyor.  RAMAZAN KERİM ÖZKAN (Devamla) - Evet o desteğin verilmesi gerekiyor.  Ziraat Bankasını bir türlü çiftçinin, üreticinin bankası hâline getiremediniz değerli arkadaşlanm.  Ziraat Bankası şu anda kâr eden bir kurum konumunda olması gerekir ama üreticinin de kâr etmesi  gerekiyor. 4,5 katrilyon kâr etmiş, çok güzel. Bu kimden alındı? Türk köylüsünden, Türk çiftçisinden.  Bunun, bu kârın az olması çiftçinin lehine bir gelişmedir. Ama bunu bir türlü başaramadınız. Halk  Bankasını esnafın bankası hâline getiremediniz, Ziraat Bankasını da üreticinin ve çiftçinin bankası  hâline getiremediniz. Bunu sizlerden rica ediyoruz. Şu anda Türk köylüsü, Türk çiftçisi, yaş meyve- sebze üreticisi Ziraat Bankası borçlarından dolayı icra kapılarındadır, araçları yediemin  depolarındadır. Bunlar bizlerden, Hükümet yetkililerinden iki yıl faizsiz bir erteleme beklemektedir.  "Hükümetimiz güçlü." diyorsunuz, "Ekonomi iyiye gidiyor." diyorsunuz, "Kriz bizi etkilemedi."  - 4 5 7 - TBMM B:71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 0 : 3  - 4 5 8 - diyorsunuz, "Krizi fırsata dönüştürelim." diyorsunuz, o zaman bu krizi fırsata dönüştürmek için bu  çiftçilerin bu isteklerini yerine getirmek zorundasınız. Çünkü üretim, üretim, üretim, üretim... Biz  pazarlama yapacağız değerli arkadaşlarım.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Bir dakika ek süre veriyorum, tamamlayın lütfen.  RAMAZAN KERİM ÖZKAN (Devamla) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.  Yüzde 5'lik bir ihracatımız var. Yüzde 25-30'u tarlalarda çürüyor. Ne yazık! Yüzde 5 ihracat  yakışıyor mu böyle büyük bir ülkeye? Aldıklarımız... Yurt dışından hâlâ yaş meyve-sebze almaya  devam ediyorsunuz; İran'dan karpuz alıyorsunuz, elma alıyorsunuz, yurt dışından muz geliyor. Bunlar  yaş meyve-sebze üreticisine bir kurşundur. Bunların olmaması gerekiyor. Ceviz geliyor yurt dışından,  değerli arkadaşlarım, badem geliyor; bademin anavatanı Türkiye. Bunları bir türlü engelleyemediniz.  Bu ticareti yapmak zorundasınız. Yani İsparta'nın, Antalya'nın, Burdur'un, Çivril'in elması varken,  İtalya elması manavlarda olması beni üzdüğü kadar sizleri de üzmelidir diyor, yüce Meclisi tekrar  saygıyla selamlıyorum. Önergemizin kabulünü rica ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Çok teşekkür ederim Sayın Özkan.  K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Sayın Başkan, karar yeter sayısı...  BAŞKAN - Karar yeter sayısı arayacağım.  Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Karar yeter sayısı yoktur.  Birleşime beş dakika ara veriyorum.  Kapanma Saati: 15.53
Sayfa 49 -
TBMM B:71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 0 : 3  - 4 5 8 - diyorsunuz, "Krizi fırsata dönüştürelim." diyorsunuz, o zaman bu krizi fırsata dönüştürmek için bu  çiftçilerin bu isteklerini yerine getirmek zorundasınız. Çünkü üretim, üretim, üretim, üretim... Biz  pazarlama yapacağız değerli arkadaşlarım.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Bir dakika ek süre veriyorum, tamamlayın lütfen.  RAMAZAN KERİM ÖZKAN (Devamla) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.  Yüzde 5'lik bir ihracatımız var. Yüzde 25-30'u tarlalarda çürüyor. Ne yazık! Yüzde 5 ihracat  yakışıyor mu böyle büyük bir ülkeye? Aldıklarımız... Yurt dışından hâlâ yaş meyve-sebze almaya  devam ediyorsunuz; İran'dan karpuz alıyorsunuz, elma alıyorsunuz, yurt dışından muz geliyor. Bunlar  yaş meyve-sebze üreticisine bir kurşundur. Bunların olmaması gerekiyor. Ceviz geliyor yurt dışından,  değerli arkadaşlarım, badem geliyor; bademin anavatanı Türkiye. Bunları bir türlü engelleyemediniz.  Bu ticareti yapmak zorundasınız. Yani İsparta'nın, Antalya'nın, Burdur'un, Çivril'in elması varken,  İtalya elması manavlarda olması beni üzdüğü kadar sizleri de üzmelidir diyor, yüce Meclisi tekrar  saygıyla selamlıyorum. Önergemizin kabulünü rica ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Çok teşekkür ederim Sayın Özkan.  K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Sayın Başkan, karar yeter sayısı...  BAŞKAN - Karar yeter sayısı arayacağım.  Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Karar yeter sayısı yoktur.  Birleşime beş dakika ara veriyorum.  Kapanma Saati: 15.53  TBMM B:71 10 . 3 . 2010 0 : 4  BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 71 'inci Birleşiminin  Dördüncü Oturumunu açıyorum.  471 sıra sayılı Tasarı'nın 2'nci maddesi üzerinde verilen, Burdur Milletvekili Sayın Ramazan  Kerim Özkan ve arkadaşlannın önergesinin oylanmasında karar yeter sayısı bulunamamıştı.  Şimdi önergeyi yeniden oylarınıza sunacağım ve karar yeter sayısı arayacağım.  Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Karar yeter sayısı yoktur.  Birleşime beş dakika ara veriyorum.  Kapanma Saati: 16.06  - 4 5 9 - DÖRDÜNCÜ OTURUM  Açılma Saati: 16.05  BAŞKAN: Başkan Vekili Meral AKŞENER  KÂTİP ÜYELER: Harun TÜFEKÇİ (Konya), Bayram ÖZÇELİK (Burdur)
Sayfa 50 -
TBMM B:71 10 . 3 . 2010 0 : 4  BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 71 'inci Birleşiminin  Dördüncü Oturumunu açıyorum.  471 sıra sayılı Tasarı'nın 2'nci maddesi üzerinde verilen, Burdur Milletvekili Sayın Ramazan  Kerim Özkan ve arkadaşlannın önergesinin oylanmasında karar yeter sayısı bulunamamıştı.  Şimdi önergeyi yeniden oylarınıza sunacağım ve karar yeter sayısı arayacağım.  Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Karar yeter sayısı yoktur.  Birleşime beş dakika ara veriyorum.  Kapanma Saati: 16.06  - 4 5 9 - DÖRDÜNCÜ OTURUM  Açılma Saati: 16.05  BAŞKAN: Başkan Vekili Meral AKŞENER  KÂTİP ÜYELER: Harun TÜFEKÇİ (Konya), Bayram ÖZÇELİK (Burdur)  TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 O: 5  BEŞİNCİ OTURUM  Açılma Saati: 16.17  BAŞKAN: Başkan Vekili Meral AKŞENER  KÂTİP ÜYELER: Harun TÜFEKÇİ (Konya), Bayram ÖZÇELİK (Burdur)  BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 71 'inci Birleşiminin Beşinci  Oturumunu açıyorum.  471 sıra sayılı Tasarı'nın 2'nci maddesi üzerinde verilen Burdur Milletvekili Sayın Ramazan  Kerim Özkan ve arkadaşlannın önergesinin oylamasında karar yeter sayısı bulunamamıştı.  Şimdi önergeyi yeniden oylarınıza sunacağım ve karar yeter sayısı arayacağım.  Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Karar yeter sayısı vardır, önerge kabul edilmemiştir.  Tasarının görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.  Komisyon burada.  Hükümet burada.  Diğer önergeyi okutuyorum.  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın 2 maddesinin k) Pazarcı tanımında yer  alan "Mallar" ifadesi yerine geçmek üzere "Yaş sebze ve meyveler" ifadesinin yazılmasını arz ve  teklif ederiz.  Oktay Vural (İzmir) ve arkadaşları  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU  BAŞKANI HASAN ALİ ÇELİK (Sakarya) - Katılamıyoruz.  BAŞKAN - Hükümet katılıyor mu?  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Katılamıyoruz efendim.  BAŞKAN - Buyurun Sayın Korkmaz. (MHP sıralarından alkışlar)  S. NEVZAT KORKMAZ (İsparta) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yüce heyetinizi  saygıyla selamlıyorum. Önergemizle ilgili konuşmak üzere söz almış bulunuyorum.  Bugün burada milyonlarca üreticimizi, esnafımızı ve yine 73 milyon tüketiciyi ilgilendiren  gerçekten çok önemli bir hususu tartışıyoruz. Küreselleşmiş, büyükçe bir köy hâline gelmiş, iletişimin  sınır tanımadığı günümüz dünyasında ticaret ve pazarlamanın önemi artmış, âdeta üretim  faaliyetlerinin önüne geçmiştir. Artık, Hollandalı Karadeniz fındığını, Fransız Ege'nin çekirdeksiz  üzümünü, Romanyalı İsparta'nın elma ve kirazını sorar hâle gelmiştir.  Ürünün tarladan başlayıp tüketicinin sofrasına uzanan yolculuğunda sebze ve meyve halleri özel  bir önem arz etmektedir. Türkiye'de halciliğin sorunları vardır, konuşmacılar da belirtti, bu sorunlar  çözülemeyen sorunlar değil ancak üreticinin, esnafın sorunlarının sizin önceliğiniz olması lazım.  Kısaca, onların dertleriyle dertlenmeniz gerekmektedir. Her bir açılan hipermarketin, alışveriş  merkezinin yüzlerce esnafın ocağına incir ağacı dikmesine seyirci kalır, tanzim edici kanun tasarısını  fincancı katırlarını ürkütmeme adına bir türlü Meclise getirmez iseniz, üstelik açılışlarında yaptığınız  konuşmalarda "Bakkalların, esnafın devri kapandı." der iseniz elbette bu sorunlar çözülmez. Sonra  ne olur? Sonra çiftçiler, esnaflar aç kalır, üretemez. Onlar üretemezse ülke aç kalır. AKP için bu  tedbirlerin o kadar da önemi yok çünkü kafalarında millî ekonomiyi çoktan bitirmişler, "Sermayenin  milliyeti olmaz." diye de ahkâm kesiyorlar. Dünya üzerindeki tüm siyasi kavgaların temelinde  ülkelerin ekonomik menfaatlerinin yattığını unutuyorlar. Belki, unutmuyorlar da dışarıda yabancılara  verilen sözler akıllarına gelmiyor, basiretlerini bağlıyor. Millî olan ne varsa, hangi firma ayakta  kalmışsa onlar birer birer tarih olurken piyasadaki boşlukları yabancılar ve onlarla iş ortaklığına  - 4 6 0 -
Sayfa 51 -
TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 O: 5  BEŞİNCİ OTURUM  Açılma Saati: 16.17  BAŞKAN: Başkan Vekili Meral AKŞENER  KÂTİP ÜYELER: Harun TÜFEKÇİ (Konya), Bayram ÖZÇELİK (Burdur)  BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 71 'inci Birleşiminin Beşinci  Oturumunu açıyorum.  471 sıra sayılı Tasarı'nın 2'nci maddesi üzerinde verilen Burdur Milletvekili Sayın Ramazan  Kerim Özkan ve arkadaşlannın önergesinin oylamasında karar yeter sayısı bulunamamıştı.  Şimdi önergeyi yeniden oylarınıza sunacağım ve karar yeter sayısı arayacağım.  Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Karar yeter sayısı vardır, önerge kabul edilmemiştir.  Tasarının görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.  Komisyon burada.  Hükümet burada.  Diğer önergeyi okutuyorum.  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın 2 maddesinin k) Pazarcı tanımında yer  alan "Mallar" ifadesi yerine geçmek üzere "Yaş sebze ve meyveler" ifadesinin yazılmasını arz ve  teklif ederiz.  Oktay Vural (İzmir) ve arkadaşları  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU  BAŞKANI HASAN ALİ ÇELİK (Sakarya) - Katılamıyoruz.  BAŞKAN - Hükümet katılıyor mu?  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Katılamıyoruz efendim.  BAŞKAN - Buyurun Sayın Korkmaz. (MHP sıralarından alkışlar)  S. NEVZAT KORKMAZ (İsparta) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yüce heyetinizi  saygıyla selamlıyorum. Önergemizle ilgili konuşmak üzere söz almış bulunuyorum.  Bugün burada milyonlarca üreticimizi, esnafımızı ve yine 73 milyon tüketiciyi ilgilendiren  gerçekten çok önemli bir hususu tartışıyoruz. Küreselleşmiş, büyükçe bir köy hâline gelmiş, iletişimin  sınır tanımadığı günümüz dünyasında ticaret ve pazarlamanın önemi artmış, âdeta üretim  faaliyetlerinin önüne geçmiştir. Artık, Hollandalı Karadeniz fındığını, Fransız Ege'nin çekirdeksiz  üzümünü, Romanyalı İsparta'nın elma ve kirazını sorar hâle gelmiştir.  Ürünün tarladan başlayıp tüketicinin sofrasına uzanan yolculuğunda sebze ve meyve halleri özel  bir önem arz etmektedir. Türkiye'de halciliğin sorunları vardır, konuşmacılar da belirtti, bu sorunlar  çözülemeyen sorunlar değil ancak üreticinin, esnafın sorunlarının sizin önceliğiniz olması lazım.  Kısaca, onların dertleriyle dertlenmeniz gerekmektedir. Her bir açılan hipermarketin, alışveriş  merkezinin yüzlerce esnafın ocağına incir ağacı dikmesine seyirci kalır, tanzim edici kanun tasarısını  fincancı katırlarını ürkütmeme adına bir türlü Meclise getirmez iseniz, üstelik açılışlarında yaptığınız  konuşmalarda "Bakkalların, esnafın devri kapandı." der iseniz elbette bu sorunlar çözülmez. Sonra  ne olur? Sonra çiftçiler, esnaflar aç kalır, üretemez. Onlar üretemezse ülke aç kalır. AKP için bu  tedbirlerin o kadar da önemi yok çünkü kafalarında millî ekonomiyi çoktan bitirmişler, "Sermayenin  milliyeti olmaz." diye de ahkâm kesiyorlar. Dünya üzerindeki tüm siyasi kavgaların temelinde  ülkelerin ekonomik menfaatlerinin yattığını unutuyorlar. Belki, unutmuyorlar da dışarıda yabancılara  verilen sözler akıllarına gelmiyor, basiretlerini bağlıyor. Millî olan ne varsa, hangi firma ayakta  kalmışsa onlar birer birer tarih olurken piyasadaki boşlukları yabancılar ve onlarla iş ortaklığına  - 4 6 0 - TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 O: 5  soyunmuş doğuştan şanslı AKP yöneticilerinin mahdumları, yeğenleri dolduruyor. Türkiye'de olan  biten budur. 2 milyon çiftçi borçlanmış, üretememiş, geçinememiş ve âdeta kahredercesine çiftini  çubuğunu terk etmiştir. Onlar yoksullaşıp açlığa mahkûm edilirken akraba, hısım, cümle takım  tarikatlardan zenginler yaratılmıştır.  2009 yılı Aralık ayı itibarıyla İsparta'da banka borç takibine düşmüş borç miktarı 50 trilyon  liradır. Bunlar uydurulan rakamlar değil, BDDK verileridir. Ne kadar pembe tablolar çizerseniz çizin  çiftçimiz, esnafımız açtır Sayın Başbakan.  Sayın Hükümet, Sayın Tarım Bakanı; insanlarımız geçinemiyor, borçlarını ödeyemiyor. Türkçe  söylüyoruz: Etrafınızdaki yağcı, yağdanlık çemberinden kurtulup köylere gidin, insanlarımızla  konuşun; tehdit etmeden, müşfik, munisçe; size methiyeler düzüp "Her şey ne kadar da iyi!" diyen  yandaş gazetelerdeki kalemşorları elinizin tersiyle itin, artık her şeyi göze almış protestoculara bir  kulak verin; bunların önemli bir kısmı size oy vermişti, şimdi burunlarından soluyorlar, öfkeyle  sandıktaki hesap gününü bekliyorlar.  Bunları dile getirdiğimizde 2002'ye dönüyorsunuz, Hükümetin üçte Fini oluşturan Milliyetçi  Hareket Partisine iftira atıyorsunuz. Size verilen çuval çuval oylar, 57'nci Hükümete iftira atmak  için miydi? Milletin 1 'inci döneminizde 370, 2'nci döneminizde 340 milletvekilliği verdiği bir parti  olarak kendinizi bir koalisyonun üçte 1 'ini teşkil etmiş ve koalisyon protokolüne bağlı kalarak hizmet  etmek zorunda kalmış bir parti ile kıyaslamaktan yüzünüz kızarmıyor mu?  MUSTAFA CUMUR (Trabzon) - Yahu, Anayasa'nın 47'nci maddesine bak bakalım.  S. NEVZAT KORKMAZ (Devamla) - Ailenizin, bütün ülkenizi çözümden çözülmeye doğru  götürürken oyunun son perdesini oynadığınızın farkında mısınız?  Değerli milletvekilleri, Hal Kanunu'nu toptan değiştirmek yerine, 552 sayılı Kanun Hükmünde  Kararname'nin aksayan yönlerinin düzeltilmesini talep etmektedir hal esnafı ve onların kurduğu  birlikler. Nedir bu talepler? Toptancı hallerinin kurulması yetkisinin Bakanlıkta, hal içinde tahsis,  kiralama ve satış yetkilerinin belediyede kalmasını istiyorlar. Ayrıca, hal dışındaki satışların kayıt  dişiliği artıracağından endişe ediyorlar. Hayat pahalılığının günah keçisi olarak ilan ettiğiniz hal  komisyoncularının aldığı...  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Bir dakika ek süre veriyorum, tamamlayın lütfen.  S. NEVZAT KORKMAZ (Devamla) - Sağ ol Başkanım.  .. .yüzde 8 komisyon yerine, yabancıların ellerinde olan hipermarketlerin yüzde 100, hatta yüzde  200'e varan aşırı kârlarının engellenmesini istiyorlar. Yine, eğer kiralama getirilecek ise ihale süresi  sonunda tarafların günün şartlarına göre sözleşmelerini yenileyebilmelerini istiyorlar. Bu talepler,  makul taleplerdir. Eğer bu tasarı bu haliyle yasalaşırsa bunlar ne olacak? Gecekondu hallerinin sayısı  artacaktır; hale giren ürün miktarının azalmasına, bu da hallerin zamanla kapanmasına sebep  olacaktır; kayıt dişilik artacaktır, yeri belirsiz, ticari geçmişi belirsiz aracıların artmasına sebep  olunacaktır. Bu gerekçelerle tasarı kamu yararına değildir.  Milliyetçi Hareket Partisi olarak, tasarıya, ancak bu eksiklikler giderildikten sonra Meclise  getirildiğinde destek vereceğimizi söylüyor, yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (MHP  sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Korkmaz.  Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge reddedilmiştir.  Diğer önergeyi okutuyorum:  - 4 6 1 -
Sayfa 52 -
TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 O: 5  soyunmuş doğuştan şanslı AKP yöneticilerinin mahdumları, yeğenleri dolduruyor. Türkiye'de olan  biten budur. 2 milyon çiftçi borçlanmış, üretememiş, geçinememiş ve âdeta kahredercesine çiftini  çubuğunu terk etmiştir. Onlar yoksullaşıp açlığa mahkûm edilirken akraba, hısım, cümle takım  tarikatlardan zenginler yaratılmıştır.  2009 yılı Aralık ayı itibarıyla İsparta'da banka borç takibine düşmüş borç miktarı 50 trilyon  liradır. Bunlar uydurulan rakamlar değil, BDDK verileridir. Ne kadar pembe tablolar çizerseniz çizin  çiftçimiz, esnafımız açtır Sayın Başbakan.  Sayın Hükümet, Sayın Tarım Bakanı; insanlarımız geçinemiyor, borçlarını ödeyemiyor. Türkçe  söylüyoruz: Etrafınızdaki yağcı, yağdanlık çemberinden kurtulup köylere gidin, insanlarımızla  konuşun; tehdit etmeden, müşfik, munisçe; size methiyeler düzüp "Her şey ne kadar da iyi!" diyen  yandaş gazetelerdeki kalemşorları elinizin tersiyle itin, artık her şeyi göze almış protestoculara bir  kulak verin; bunların önemli bir kısmı size oy vermişti, şimdi burunlarından soluyorlar, öfkeyle  sandıktaki hesap gününü bekliyorlar.  Bunları dile getirdiğimizde 2002'ye dönüyorsunuz, Hükümetin üçte Fini oluşturan Milliyetçi  Hareket Partisine iftira atıyorsunuz. Size verilen çuval çuval oylar, 57'nci Hükümete iftira atmak  için miydi? Milletin 1 'inci döneminizde 370, 2'nci döneminizde 340 milletvekilliği verdiği bir parti  olarak kendinizi bir koalisyonun üçte 1 'ini teşkil etmiş ve koalisyon protokolüne bağlı kalarak hizmet  etmek zorunda kalmış bir parti ile kıyaslamaktan yüzünüz kızarmıyor mu?  MUSTAFA CUMUR (Trabzon) - Yahu, Anayasa'nın 47'nci maddesine bak bakalım.  S. NEVZAT KORKMAZ (Devamla) - Ailenizin, bütün ülkenizi çözümden çözülmeye doğru  götürürken oyunun son perdesini oynadığınızın farkında mısınız?  Değerli milletvekilleri, Hal Kanunu'nu toptan değiştirmek yerine, 552 sayılı Kanun Hükmünde  Kararname'nin aksayan yönlerinin düzeltilmesini talep etmektedir hal esnafı ve onların kurduğu  birlikler. Nedir bu talepler? Toptancı hallerinin kurulması yetkisinin Bakanlıkta, hal içinde tahsis,  kiralama ve satış yetkilerinin belediyede kalmasını istiyorlar. Ayrıca, hal dışındaki satışların kayıt  dişiliği artıracağından endişe ediyorlar. Hayat pahalılığının günah keçisi olarak ilan ettiğiniz hal  komisyoncularının aldığı...  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Bir dakika ek süre veriyorum, tamamlayın lütfen.  S. NEVZAT KORKMAZ (Devamla) - Sağ ol Başkanım.  .. .yüzde 8 komisyon yerine, yabancıların ellerinde olan hipermarketlerin yüzde 100, hatta yüzde  200'e varan aşırı kârlarının engellenmesini istiyorlar. Yine, eğer kiralama getirilecek ise ihale süresi  sonunda tarafların günün şartlarına göre sözleşmelerini yenileyebilmelerini istiyorlar. Bu talepler,  makul taleplerdir. Eğer bu tasarı bu haliyle yasalaşırsa bunlar ne olacak? Gecekondu hallerinin sayısı  artacaktır; hale giren ürün miktarının azalmasına, bu da hallerin zamanla kapanmasına sebep  olacaktır; kayıt dişilik artacaktır, yeri belirsiz, ticari geçmişi belirsiz aracıların artmasına sebep  olunacaktır. Bu gerekçelerle tasarı kamu yararına değildir.  Milliyetçi Hareket Partisi olarak, tasarıya, ancak bu eksiklikler giderildikten sonra Meclise  getirildiğinde destek vereceğimizi söylüyor, yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (MHP  sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Korkmaz.  Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge reddedilmiştir.  Diğer önergeyi okutuyorum:  - 4 6 1 - TBMM B :71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 0 : 5  - 4 6 2 - Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 sıra sayılı Kanun Tasarısının 2 inci maddesinin (1) inci fıkrasının (ğ)  bendinde yer alan "diğer mallan" ibaresinin "et ve et ürünleri, süt ve süt ürünleri, su ve su ürünleri,  bal ve yumurta gibi diğer gıda maddeleri ile kesme çiçek ve süs bitkilerini," şeklinde değiştirilmesini  arz ve teklif ederiz.  Ayşe Nur Bahçekapılı (İstanbul) ve arkadaşları  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU  BAŞKANI HASAN ALİ ÇELİK (Sakarya) - Takdire bırakıyoruz.  BAŞKAN - Hükümet katılıyor mu?  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Katılıyoruz.  AYŞE NUR BAHÇEKAPILI (İstanbul) - Gerekçe...  BAŞKAN - Gerekçeyi okutuyorum:  Gerekçe:  Madde metni ile Kanun Tasarısının diğer maddelerinde geçen diğer mallar ibaresine açıklık  getirilmesine yönelik düzenleme yapılmıştır.  BAŞKAN - Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge  kabul edilmiştir.  2'nci maddeyi kabul edilen önerge doğrultusunda oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul  etmeyenler... Kabul edilmiştir.  3'üncü madde üzerinde üç önerge vardır; önergeleri önce geliş sırasına göre okutacağım, sonra  aykırılık sırasına göre işleme alacağım.  İlk önergeyi okutuyorum:  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın 3. maddesinin 1. fıkrasının son cümlesi  içerisinde yer alan "Belediye'nin" kelimesinin çıkarılarak yerine "Bakanlığın" yazılmasını ve 2.  fıkranın madde metninden çıkanlmasını arz ve teklif ederiz.  Oktay Vural Cemaleddin Uslu K. Erdal Sipahi  İzmir Edirne İzmir  Ahmet Orhan Alim Işık M. Akif Paksoy  Manisa Kütahya Kahramanmaraş  Rıdvan Yalçın  Ordu  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 Sıra Sayılı Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun  Tasarısının 3 üncü maddesinin 1. fıkrasında yer alan "... belediye sınırları içinde belediyeler,  Büyükşehir Belediye sınırları içinde Büyükşehir Belediyeleri tarafından kurulur" ifadesinden sonra  gelmek üzere "Ancak Büyükşehir belediye sınırları içinde nüfusu 100.000'i geçen belediyeler,  Büyükşehir Belediyesinin onayı ile toptancı hali kurabilir" ibaresinin getirilmesini arz ve teklif ederiz.  Tasarının 3 üncü maddesinin 3 üncü fıkrasında yer alan "... ile arz ve talep derinliğine göre  belirlenecek diğer malların" ifadesinin yasa metninden çıkartılmasını arz ve teklif ederiz.  Ayla Akat Ata Nuri Yaman Hamit Geylani  Batman Muş Hakkâri  Sevahir Bayındır Pervin Buldan  Şırnak İğdır
Sayfa 53 -
TBMM B :71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 0 : 5  - 4 6 2 - Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 sıra sayılı Kanun Tasarısının 2 inci maddesinin (1) inci fıkrasının (ğ)  bendinde yer alan "diğer mallan" ibaresinin "et ve et ürünleri, süt ve süt ürünleri, su ve su ürünleri,  bal ve yumurta gibi diğer gıda maddeleri ile kesme çiçek ve süs bitkilerini," şeklinde değiştirilmesini  arz ve teklif ederiz.  Ayşe Nur Bahçekapılı (İstanbul) ve arkadaşları  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU  BAŞKANI HASAN ALİ ÇELİK (Sakarya) - Takdire bırakıyoruz.  BAŞKAN - Hükümet katılıyor mu?  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Katılıyoruz.  AYŞE NUR BAHÇEKAPILI (İstanbul) - Gerekçe...  BAŞKAN - Gerekçeyi okutuyorum:  Gerekçe:  Madde metni ile Kanun Tasarısının diğer maddelerinde geçen diğer mallar ibaresine açıklık  getirilmesine yönelik düzenleme yapılmıştır.  BAŞKAN - Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge  kabul edilmiştir.  2'nci maddeyi kabul edilen önerge doğrultusunda oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul  etmeyenler... Kabul edilmiştir.  3'üncü madde üzerinde üç önerge vardır; önergeleri önce geliş sırasına göre okutacağım, sonra  aykırılık sırasına göre işleme alacağım.  İlk önergeyi okutuyorum:  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın 3. maddesinin 1. fıkrasının son cümlesi  içerisinde yer alan "Belediye'nin" kelimesinin çıkarılarak yerine "Bakanlığın" yazılmasını ve 2.  fıkranın madde metninden çıkanlmasını arz ve teklif ederiz.  Oktay Vural Cemaleddin Uslu K. Erdal Sipahi  İzmir Edirne İzmir  Ahmet Orhan Alim Işık M. Akif Paksoy  Manisa Kütahya Kahramanmaraş  Rıdvan Yalçın  Ordu  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 Sıra Sayılı Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun  Tasarısının 3 üncü maddesinin 1. fıkrasında yer alan "... belediye sınırları içinde belediyeler,  Büyükşehir Belediye sınırları içinde Büyükşehir Belediyeleri tarafından kurulur" ifadesinden sonra  gelmek üzere "Ancak Büyükşehir belediye sınırları içinde nüfusu 100.000'i geçen belediyeler,  Büyükşehir Belediyesinin onayı ile toptancı hali kurabilir" ibaresinin getirilmesini arz ve teklif ederiz.  Tasarının 3 üncü maddesinin 3 üncü fıkrasında yer alan "... ile arz ve talep derinliğine göre  belirlenecek diğer malların" ifadesinin yasa metninden çıkartılmasını arz ve teklif ederiz.  Ayla Akat Ata Nuri Yaman Hamit Geylani  Batman Muş Hakkâri  Sevahir Bayındır Pervin Buldan  Şırnak İğdır  TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 O: 5  BAŞKAN - Şimdi, maddeye en aykırı önergeyi okutup işleme alacağım.  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 1/743 Esas Numaralı Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında  Kanun Tasarısının 3 üncü maddesinin 1 inci fıkrasında bulunan, "(...) belediye sınırları içinde  belediyeler, Büyükşehir belediye sınırları içinde Büyükşehir belediyeleri tarafından kurulur",  ibaresinden sonra gelmek üzere, "Ancak Büyükşehir belediye sınırları içinde nüfusu 100.000'i geçen  belediyeler, Büyükşehir Belediyesinin onayı ile toptancı hali kurabilir" ibaresinin eklenmesini;  Tasarısının 3 üncü maddesinin (3) fıkrasında bulunan "(...) arz ve talep derinliğinin bulunması"  kısmının madde metninden çıkarılmasını;  Tasarısı'nın 3. Maddesi 6. Fıkrasının "İmar Planında toptancı hal yeri olarak belirlenmiş alanda  bulunan mülkiyet Hazineye ait taşınmazlar toptancı hali kurulmak üzere belediyelere ve üretici  örgütlerine bedelsiz olarak, diğer gerçek ve tüzel kişilere ise rayiç bedeli üzerinden doğrudan satış  yoluyla devredilir. Bu şekilde devredilen yerlerin, amacı dışında kullanılması, hukuken geçerli bir  mazeret olmaksızın belirlenen sürede tesisin inşaatına başlanmamış olması, inşaatı tamamlanmamış  olması veya inşaatı tamamlanmasına rağmen faaliyete geçmemiş olması hâllerinde geri alınacağına  yönelik tapu kütüğüne şerh konur ve bu şartların gerçekleşmemesi durumunda taşınmazlar geri alınır."  şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU  BAŞKANI HASAN ALİ ÇELİK (Sakarya) - Katılamıyoruz.  BAŞKAN - Hükümet katılıyor mu?  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Katılamıyoruz Sayın Başkan.  K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Yaşar Ağyüz konuşacak.  BAŞKAN - Sayın Ağyüz, buyurun. (CHP sıralarından alkışlar)  YAŞAR AĞYÜZ (Gaziantep) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 471 sıra sayılı yasanın  3'üncü maddesi üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına vermiş olduğumuz önerge üzerinde  söz aldım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.  Değerli arkadaşlarım, yine Meclisimiz bir temel yasayla karşı karşıya ve yönetmelik çıkarır gibi  bir yasa çıkarma uygulamasıyla yine karşı karşıyayız. Gerekçe: 552 sayılı Yasa'nın günümüz  ihtiyaçlarına cevap vermemesi. Bunun için yeni düzenlemeler gerekiyor. Bu düzenlemeler içerisinde,  belediyelere verilen yetkiler var, özel ve tüzel kişilere hal kurma konusunda verilen yetkiler var.  Tabii, belediyelerde, sadece büyükşehirlerde, büyükşehirle sınırlandırmak bu yasanın içerisinde en  büyük adaletsiz maddelerden bir tanesi. Siz, 2 bin nüfuslu belediyelere bu yetkiyi vereceksiniz; özel,  tüzel kişilere hal kurma yetkisi vereceksiniz ama metropol ilçe belediyelerine bu yetkiyi  vermeyeceksiniz. Bunun değişmesi gereken bir madde olduğunu kabul ettiğimiz için bu önergemizi  verdik.  Ayrıca da bu madde içerisinde en büyük özellik, kent arsalarını ranta dönüştürmek için haller de  kapsam içerisine alınıyor. Herkesin dikkatle bu yasayı incelediği zaman da görmesi gereken olay,  Yaşar Ağyüz  Gaziantep  Ahmet Küçük  Çanakkale  R. Kerim Özkan  Burdur  Ensar Öğüt  Ardahan  Onur Öymen  Bursa  Mehmet Ali Susam  İzmir  Necla Arat  İstanbul  - 4 6 3 -
Sayfa 54 -
TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 O: 5  BAŞKAN - Şimdi, maddeye en aykırı önergeyi okutup işleme alacağım.  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 1/743 Esas Numaralı Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında  Kanun Tasarısının 3 üncü maddesinin 1 inci fıkrasında bulunan, "(...) belediye sınırları içinde  belediyeler, Büyükşehir belediye sınırları içinde Büyükşehir belediyeleri tarafından kurulur",  ibaresinden sonra gelmek üzere, "Ancak Büyükşehir belediye sınırları içinde nüfusu 100.000'i geçen  belediyeler, Büyükşehir Belediyesinin onayı ile toptancı hali kurabilir" ibaresinin eklenmesini;  Tasarısının 3 üncü maddesinin (3) fıkrasında bulunan "(...) arz ve talep derinliğinin bulunması"  kısmının madde metninden çıkarılmasını;  Tasarısı'nın 3. Maddesi 6. Fıkrasının "İmar Planında toptancı hal yeri olarak belirlenmiş alanda  bulunan mülkiyet Hazineye ait taşınmazlar toptancı hali kurulmak üzere belediyelere ve üretici  örgütlerine bedelsiz olarak, diğer gerçek ve tüzel kişilere ise rayiç bedeli üzerinden doğrudan satış  yoluyla devredilir. Bu şekilde devredilen yerlerin, amacı dışında kullanılması, hukuken geçerli bir  mazeret olmaksızın belirlenen sürede tesisin inşaatına başlanmamış olması, inşaatı tamamlanmamış  olması veya inşaatı tamamlanmasına rağmen faaliyete geçmemiş olması hâllerinde geri alınacağına  yönelik tapu kütüğüne şerh konur ve bu şartların gerçekleşmemesi durumunda taşınmazlar geri alınır."  şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU  BAŞKANI HASAN ALİ ÇELİK (Sakarya) - Katılamıyoruz.  BAŞKAN - Hükümet katılıyor mu?  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Katılamıyoruz Sayın Başkan.  K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Yaşar Ağyüz konuşacak.  BAŞKAN - Sayın Ağyüz, buyurun. (CHP sıralarından alkışlar)  YAŞAR AĞYÜZ (Gaziantep) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 471 sıra sayılı yasanın  3'üncü maddesi üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına vermiş olduğumuz önerge üzerinde  söz aldım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.  Değerli arkadaşlarım, yine Meclisimiz bir temel yasayla karşı karşıya ve yönetmelik çıkarır gibi  bir yasa çıkarma uygulamasıyla yine karşı karşıyayız. Gerekçe: 552 sayılı Yasa'nın günümüz  ihtiyaçlarına cevap vermemesi. Bunun için yeni düzenlemeler gerekiyor. Bu düzenlemeler içerisinde,  belediyelere verilen yetkiler var, özel ve tüzel kişilere hal kurma konusunda verilen yetkiler var.  Tabii, belediyelerde, sadece büyükşehirlerde, büyükşehirle sınırlandırmak bu yasanın içerisinde en  büyük adaletsiz maddelerden bir tanesi. Siz, 2 bin nüfuslu belediyelere bu yetkiyi vereceksiniz; özel,  tüzel kişilere hal kurma yetkisi vereceksiniz ama metropol ilçe belediyelerine bu yetkiyi  vermeyeceksiniz. Bunun değişmesi gereken bir madde olduğunu kabul ettiğimiz için bu önergemizi  verdik.  Ayrıca da bu madde içerisinde en büyük özellik, kent arsalarını ranta dönüştürmek için haller de  kapsam içerisine alınıyor. Herkesin dikkatle bu yasayı incelediği zaman da görmesi gereken olay,  Yaşar Ağyüz  Gaziantep  Ahmet Küçük  Çanakkale  R. Kerim Özkan  Burdur  Ensar Öğüt  Ardahan  Onur Öymen  Bursa  Mehmet Ali Susam  İzmir  Necla Arat  İstanbul  - 4 6 3 - T B M M B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 O: 5  belediyelere, kent içinde kalmış, rant etmiş olan arsaları kent dışına halleri çıkararak değerlendirme  yetkisini yasal olarak veriyorsunuz. Yap-işlet-devret yetkisini veriyorsunuz, halleri bir başka yere  taşıma yetkisini veriyorsunuz ve o arsaların -ki bugüne kadar yapılan uygulamalar böyledir- kent  rantına dönüşmesi için bir yetkilendirme yapıyorsunuz. İşin özü, üretici, haldeki komisyoncu,  kabzımal arkadaşlarımız, tüketici, vesaire olduğu kadar, belediyelere rant elde etme kokusu veren bir  yasadır. O nedenle, bu maddenin değişmesi gerekmektedir.  Tabii, bugüne kadar, hangi yasal müeyyideyle hallerden alınan gelirleri belediyeler haller için  kullandı? Aynen Hükümetiniz gibi; Hükümetiniz de 99'da çıkan deprem vergisini -bugüne kadar  özellikle iletişim vergisi devam ediyor ve halkımızı canından bezdirmiş, yüzde 25 oranında, dünyada  sayılı en yüksek vergisi olan ülkeyiz- özel iletişim vergisini bugüne kadar ettiriyorsunuz ve bunun,  depremi önleyici, koruyucu veya afet sonrası tedbirler için kullanıldığı meçhul. 27 katrilyon, 28  katrilyon para nerede? Bütçe açığını kapatmak için kullanılmış, faiz ödemeleri için kullanılmış ama  bu paralar amacına uygun kullanılmadığı için, siz şimdi diyorsunuz ki "Belediyeler hallerden gelen  gelirleri amacına uygun kullanmıyor, kullanılır hâle getireceğiz." Önce siz kullanılır hâle getirin.  İktidar önce bu kurallara uyacak ki belediyeler de bu kurallara uysun. Dolayısıyla, siz iktidar olarak  sekiz yıldır, doğal afetler konusunda bir şey yapmadığınız gibi, doğal afetleri önlemek, tedbirini  almak, koruyucu tedbirleri almak amacıyla, planlama yapmak amacıyla vatandaşımızdan topladığınız  vergileri de amacı dışında kullandığınız için suçlusunuz. Bu parayı ya vatandaşa iade edeceksiniz ya  amacı doğrultusunda kullanacaksınız.  Bu vesileyle, Elâzığ depreminde hayatını kaybedenlere rahmet diliyorum, Elâzığ halkına geçmiş  olsun diyorum. Bir daha bu felaketlerle karşılaşmamak dilekle olmuyor. Sekiz yıldır, bakın, Kadir  Topbaş, Büyükşehir Belediye Başkanı, "Ah vah!" ediyor. "Bir deprem ucumuzda, 50 bin konut  yıkılır." diyor. Şikâyet etmekle olur mu? Büyükşehir Belediye Başkanı iktidar partisinden değil mi?  Siz, ama, uygarlığı rezidansları dikmekte görüyorsunuz; siz uygarlığı yeşil alanları katletmekte  görüyorsunuz; siz uygarlığı ulaşımı sorun hâline getirmekte görüyorsunuz, altyapıyı sorun hâline  getirmekte görüyorsunuz ve ondan sonra felaket geldiği zaman da diyorsunuz ki: "Kerpicin faturası  ağır oldu." Bir Başbakan söylüyor bunu!  Ayamama Deresi taşıyor, "Ayamama Deresi intikam aldı." diyorsunuz. Deprem oluyor,  "Kerpicin intikamı ağır oldu." diyorsunuz. Kerpiçte yaşamayı reva gören iktidar neden bugüne kadar  kerpiçli yaşamdan kurtarmak için bir çaba göstermedi? Neden sadece İstanbul dukalarını  görüyorsunuz; Şişli'yi, Mecidiyeköy'ü, Etiler'i görüyorsunuz; Ankara'nın Çankaya'sını  görüyorsunuz? Kentimiz, ülkemiz bu değil. Ülkemizin gerçekleriyle yüzlesin. Zaten  yüzleşemediğiniz için, seçimden seçime oylarını almak amacıyla yüzleştiğiniz için bu gerçekleri  görmüyorsunuz ve ülkemizin sorunları da gittikçe artıyor, gittikçe kabarıyor.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Bir dakika ek süre veriyorum, tamamlayın lütfen.  YAŞAR AĞYÜZ (Devamla) - Bu yasayla hal sorununu çözeceksiniz ama üreticinin Hükümet  tarafından desteklenmesi gereken formasyonlarını niye sağlamıyorsunuz? Övünüyoruz, Ziraat  Bankası kârını katlamış, Halkbank katlamış, Vakıfbank katlamış. Esnaf niye kan ağlıyor?  Sayın Bakan, AVM'lerden bakkalları kurtaracaktınız. Bakkallarla beraber altmış tane esnaf  AVM'lerin baskısı altında. Yazık, günah değil mi? Bakkallar kapanıyor. 2-2,5 milyon esnaf bu.  Bunların yarasına merhem olmamız gerekirken biz ana sorunları ihmal ediyoruz ve ana sorunları  görmezlikten gelerek, kurumlar arası kavgayı kışkırtarak, kurumlarla kavgayı -iktidar- başlatarak  maalesef ana sorunları görmezlikten geliyoruz.  - 4 6 4 -
Sayfa 55 -
T B M M B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 O: 5  belediyelere, kent içinde kalmış, rant etmiş olan arsaları kent dışına halleri çıkararak değerlendirme  yetkisini yasal olarak veriyorsunuz. Yap-işlet-devret yetkisini veriyorsunuz, halleri bir başka yere  taşıma yetkisini veriyorsunuz ve o arsaların -ki bugüne kadar yapılan uygulamalar böyledir- kent  rantına dönüşmesi için bir yetkilendirme yapıyorsunuz. İşin özü, üretici, haldeki komisyoncu,  kabzımal arkadaşlarımız, tüketici, vesaire olduğu kadar, belediyelere rant elde etme kokusu veren bir  yasadır. O nedenle, bu maddenin değişmesi gerekmektedir.  Tabii, bugüne kadar, hangi yasal müeyyideyle hallerden alınan gelirleri belediyeler haller için  kullandı? Aynen Hükümetiniz gibi; Hükümetiniz de 99'da çıkan deprem vergisini -bugüne kadar  özellikle iletişim vergisi devam ediyor ve halkımızı canından bezdirmiş, yüzde 25 oranında, dünyada  sayılı en yüksek vergisi olan ülkeyiz- özel iletişim vergisini bugüne kadar ettiriyorsunuz ve bunun,  depremi önleyici, koruyucu veya afet sonrası tedbirler için kullanıldığı meçhul. 27 katrilyon, 28  katrilyon para nerede? Bütçe açığını kapatmak için kullanılmış, faiz ödemeleri için kullanılmış ama  bu paralar amacına uygun kullanılmadığı için, siz şimdi diyorsunuz ki "Belediyeler hallerden gelen  gelirleri amacına uygun kullanmıyor, kullanılır hâle getireceğiz." Önce siz kullanılır hâle getirin.  İktidar önce bu kurallara uyacak ki belediyeler de bu kurallara uysun. Dolayısıyla, siz iktidar olarak  sekiz yıldır, doğal afetler konusunda bir şey yapmadığınız gibi, doğal afetleri önlemek, tedbirini  almak, koruyucu tedbirleri almak amacıyla, planlama yapmak amacıyla vatandaşımızdan topladığınız  vergileri de amacı dışında kullandığınız için suçlusunuz. Bu parayı ya vatandaşa iade edeceksiniz ya  amacı doğrultusunda kullanacaksınız.  Bu vesileyle, Elâzığ depreminde hayatını kaybedenlere rahmet diliyorum, Elâzığ halkına geçmiş  olsun diyorum. Bir daha bu felaketlerle karşılaşmamak dilekle olmuyor. Sekiz yıldır, bakın, Kadir  Topbaş, Büyükşehir Belediye Başkanı, "Ah vah!" ediyor. "Bir deprem ucumuzda, 50 bin konut  yıkılır." diyor. Şikâyet etmekle olur mu? Büyükşehir Belediye Başkanı iktidar partisinden değil mi?  Siz, ama, uygarlığı rezidansları dikmekte görüyorsunuz; siz uygarlığı yeşil alanları katletmekte  görüyorsunuz; siz uygarlığı ulaşımı sorun hâline getirmekte görüyorsunuz, altyapıyı sorun hâline  getirmekte görüyorsunuz ve ondan sonra felaket geldiği zaman da diyorsunuz ki: "Kerpicin faturası  ağır oldu." Bir Başbakan söylüyor bunu!  Ayamama Deresi taşıyor, "Ayamama Deresi intikam aldı." diyorsunuz. Deprem oluyor,  "Kerpicin intikamı ağır oldu." diyorsunuz. Kerpiçte yaşamayı reva gören iktidar neden bugüne kadar  kerpiçli yaşamdan kurtarmak için bir çaba göstermedi? Neden sadece İstanbul dukalarını  görüyorsunuz; Şişli'yi, Mecidiyeköy'ü, Etiler'i görüyorsunuz; Ankara'nın Çankaya'sını  görüyorsunuz? Kentimiz, ülkemiz bu değil. Ülkemizin gerçekleriyle yüzlesin. Zaten  yüzleşemediğiniz için, seçimden seçime oylarını almak amacıyla yüzleştiğiniz için bu gerçekleri  görmüyorsunuz ve ülkemizin sorunları da gittikçe artıyor, gittikçe kabarıyor.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Bir dakika ek süre veriyorum, tamamlayın lütfen.  YAŞAR AĞYÜZ (Devamla) - Bu yasayla hal sorununu çözeceksiniz ama üreticinin Hükümet  tarafından desteklenmesi gereken formasyonlarını niye sağlamıyorsunuz? Övünüyoruz, Ziraat  Bankası kârını katlamış, Halkbank katlamış, Vakıfbank katlamış. Esnaf niye kan ağlıyor?  Sayın Bakan, AVM'lerden bakkalları kurtaracaktınız. Bakkallarla beraber altmış tane esnaf  AVM'lerin baskısı altında. Yazık, günah değil mi? Bakkallar kapanıyor. 2-2,5 milyon esnaf bu.  Bunların yarasına merhem olmamız gerekirken biz ana sorunları ihmal ediyoruz ve ana sorunları  görmezlikten gelerek, kurumlar arası kavgayı kışkırtarak, kurumlarla kavgayı -iktidar- başlatarak  maalesef ana sorunları görmezlikten geliyoruz.  - 4 6 4 - TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 O: 5  Umarım bu tür felaketler bir daha yaşanmaz, bu felaketler iktidara ders olur. Ama doğal felaketler  kadar, Türkiye'nin başına gelen en büyük felaket, sekiz yıldır iş başında bulunan AKP İktidarıdır.  AKP İktidarından kurtuluş, Türkiye'nin kurtuluşu olacaktır.  Hepinize saygılar sunuyorum.  Teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Ağyüz.  III.- Y O K L A M A  (CHP sıralarından bir grup milletvekili ayağa kalktı)  K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Sayın Başkan, yoklama istiyoruz.  BAŞKAN - İşari oylamaya geçmeden önce yoklama talebi vardır.  Sayın Anadol, Sayın Aslanoğlu, Sayın Özbolat, Sayın Seçer, Sayın Keleş, Sayın Karaibrahim,  Sayın Köse, Sayın Emek, Sayın Çöllü, Sayın Güner, Sayın Tüzün, Sayın Ağyüz, Sayın Arat, Sayın  Küçük, Sayın Paçarız, Sayın Ünlütepe, Sayın Ersin, Sayın Barış, Sayın Akıncı, Sayın Kesici.  Yoklama için üç dakika süre veriyorum ve yoklamayı başlatıyorum.  (Elektronik cihazla yoklama yapıldı)  BAŞKAN - Toplantı yeter sayısı vardır.  VIII.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN  GELEN DİĞER İŞLER (Devam)  A) KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ (Devam)  4- Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı ile Avrupa Birliği Uyum,  Tarım, Orman ve Köyişleri ile Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji  Komisyonları Raporları (1/743) (S. Sayısı: 471) (Devam)  BAŞKAN - Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge  reddedilmiştir.  Diğer önergeyi okutuyorum:  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 Sıra Sayılı Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun  Tasarısının 3 üncü maddesinin 1. fıkrasında yer alan "... belediye sınırları içinde belediyeler,  Büyükşehir Belediye sınırları içinde Büyükşehir Belediyeleri tarafından kurulur" ifadesinden sonra  gelmek üzere "Ancak Büyükşehir belediye sınırlan içinde nüfusu 100.000'i geçen belediyeler,  Büyükşehir Belediyesinin onayı ile toptancı hali kurabilir" ibaresinin getirilmesini arz ve teklif ederiz.  Tasarının 3 üncü maddesinin 3 üncü fıkrasında yer alan "... ile arz ve talep derinliğine göre  belirlenecek diğer malların" ifadesinin yasa metninden çıkartılmasını arz ve teklif ederiz.  Ayla Akat Ata (Batman) ve arkadaşları  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU  BAŞKANI HASAN ALİ ÇELİK (Sakarya) - Katılamıyoruz.  BAŞKAN - Hükümet katılıyor mu?  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Katılamıyoruz efendim.  BAŞKAN - Buyurun Sayın Buldan.  PERVİN BULDAN (İğdır) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; konuşmama başlamadan  önce, Elâzığ Karakocan ve Kovancılar bölgesinde gerçekleşen depremde yaşamını kaybeden  yurttaşlarımıza Allah'tan rahmet diliyor, olaydan zarar gören bütün yurttaşlarımıza da geçmiş olsun  dileklerimi iletiyorum.  - 4 6 5 -
Sayfa 56 -
TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 O: 5  Umarım bu tür felaketler bir daha yaşanmaz, bu felaketler iktidara ders olur. Ama doğal felaketler  kadar, Türkiye'nin başına gelen en büyük felaket, sekiz yıldır iş başında bulunan AKP İktidarıdır.  AKP İktidarından kurtuluş, Türkiye'nin kurtuluşu olacaktır.  Hepinize saygılar sunuyorum.  Teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Ağyüz.  III.- Y O K L A M A  (CHP sıralarından bir grup milletvekili ayağa kalktı)  K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Sayın Başkan, yoklama istiyoruz.  BAŞKAN - İşari oylamaya geçmeden önce yoklama talebi vardır.  Sayın Anadol, Sayın Aslanoğlu, Sayın Özbolat, Sayın Seçer, Sayın Keleş, Sayın Karaibrahim,  Sayın Köse, Sayın Emek, Sayın Çöllü, Sayın Güner, Sayın Tüzün, Sayın Ağyüz, Sayın Arat, Sayın  Küçük, Sayın Paçarız, Sayın Ünlütepe, Sayın Ersin, Sayın Barış, Sayın Akıncı, Sayın Kesici.  Yoklama için üç dakika süre veriyorum ve yoklamayı başlatıyorum.  (Elektronik cihazla yoklama yapıldı)  BAŞKAN - Toplantı yeter sayısı vardır.  VIII.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN  GELEN DİĞER İŞLER (Devam)  A) KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ (Devam)  4- Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı ile Avrupa Birliği Uyum,  Tarım, Orman ve Köyişleri ile Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji  Komisyonları Raporları (1/743) (S. Sayısı: 471) (Devam)  BAŞKAN - Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge  reddedilmiştir.  Diğer önergeyi okutuyorum:  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 Sıra Sayılı Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun  Tasarısının 3 üncü maddesinin 1. fıkrasında yer alan "... belediye sınırları içinde belediyeler,  Büyükşehir Belediye sınırları içinde Büyükşehir Belediyeleri tarafından kurulur" ifadesinden sonra  gelmek üzere "Ancak Büyükşehir belediye sınırlan içinde nüfusu 100.000'i geçen belediyeler,  Büyükşehir Belediyesinin onayı ile toptancı hali kurabilir" ibaresinin getirilmesini arz ve teklif ederiz.  Tasarının 3 üncü maddesinin 3 üncü fıkrasında yer alan "... ile arz ve talep derinliğine göre  belirlenecek diğer malların" ifadesinin yasa metninden çıkartılmasını arz ve teklif ederiz.  Ayla Akat Ata (Batman) ve arkadaşları  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU  BAŞKANI HASAN ALİ ÇELİK (Sakarya) - Katılamıyoruz.  BAŞKAN - Hükümet katılıyor mu?  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Katılamıyoruz efendim.  BAŞKAN - Buyurun Sayın Buldan.  PERVİN BULDAN (İğdır) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; konuşmama başlamadan  önce, Elâzığ Karakocan ve Kovancılar bölgesinde gerçekleşen depremde yaşamını kaybeden  yurttaşlarımıza Allah'tan rahmet diliyor, olaydan zarar gören bütün yurttaşlarımıza da geçmiş olsun  dileklerimi iletiyorum.  - 4 6 5 - TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 O: 5  Ayrıca, dünya kadınlarının bu yıl 100'üncü yılı kutlanan 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar  Günü'nü kutluyor, kadın cinsinin özgürleşmesini demokratikleşme sürecinin temel bir hedefi olarak  algıladığımızı, başta siyasi alan olmak üzere, yaşamın tüm alanlarında mücadelemizi bu temelde  yürüteceğimizi bildirmek isterim. Bu düşüncemle tüm kadın yurttaşlarımızı sevgiyle ve saygıyla  selamlarım.  Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; önemli bir tasarıyı görüşmekteyiz. Zira, sebze ve meyve  ticareti 40 milyon tondan daha fazla olan üretim miktarı ile 40 milyar Türk lirası tutarındaki işlem  hacmiyle temel yaşamsal boyutta ve ekonomik alanda oldukça önemli bir potansiyeli ihtiva  etmektedir.  Tasarı, üreticileri, aracı, komisyoncuları, üretici birliklerini, ürünü pazarlayan tüccarları, tüketici  konumunda bulunan halkın tamamını ilgilendirmektedir. Bu pazarda pay sahibi olan tüm kesimlerin  zarar görmemesi bizim için önemli bir noktadır. Fakat en önemlisi ise bu konuya yaşamsal bağlılığı  bulunan tüketicinin lehine olacak düzenlemelerin yapılmasıdır.  Meyve ve sebze ticareti, bir türlü çözüme kavuşturulmayan birçok mühim sorunları içerisinde  barındıran bir sektördür. Üretici zarar etmekten yakınırken, tüketici yüksek fiyatlardan dolayı  ihtiyaçlarını yeterli düzeyde karşılayamamaktadır. Diğer taraftan, kayıt dişilik muazzam bir  düzeydedir ve bu kanun tasarısının esas amacının da bu kanun dişiliği önlemek olduğu  bildirilmektedir. Ancak ne var ki yasal düzenlemeler yeterince detaylandırılmamış, sebze ve meyve  hallerine düzenlemeler getirilirken, bu sektörün kamu denetiminin dışına çıkarılması gibi bir durumun  söz konusu olması işleri daha da içinden çıkılmaz bir hâle getirmektedir.  Tasarı ile sebze-meyve pazarı sermaye şirketlerinin denetimine terk edilmektedir. Sektörün  serbest piyasanın acımasız koşullarına terk edilmesi durumunda bunun yükünü üreticilerin ve  tüketicilerin taşıyacağı aşikârdır, bu durum da bizim açımızdan kabul edilemezdir. Nitekim geniş bir  meyve-sebze üretim potansiyeline sahip olan Türkiye'de, hâlihazırda üretilen ürünlerin büyük ve  önemli bir kısmı heba olurken tüketici yüksek fiyatlarla bu ihtiyaçlarını karşılamaya çalışmaktadır.  Semt pazarları akşam saatlerinde toplanırken pazarın çürükleri içinden rızkını çıkarmaya çalışan  yurttaşlarımızın durumuna hepimiz sürekli tanık oluyoruz. Yine, çöplerden ihtiyaçlarını karşılamaya  çalışan çok büyük bir nüfusumuz var. Halkımızın büyük bir kısmı sağlıklı beslenme olanaklarından  yoksundur. Bu nedenle, yasal düzenlemeler yapılırken kamu yararı güdülmeli ve öncelikli olarak  büyük sermaye gruplarının değil halkın menfaatleri gözetilmelidir. Dolayısıyla meyve ve sebze  fiyatlandırılması satıcının kararına bırakılmayacak kadar önemli bir konudur.  Sonuç olarak şunu ifade etmek isterim: Bizce de sebze ve meyve ticaretinde yasal düzenlemeler  yapılması gerekmektedir. Bu açıdan yasayı önemsiyoruz ve yasa içerisinde olumlu bulduğumuz  noktalar da bulunmaktadır fakat mevcut eksiklikler ve özelleştirmeye olanak sağlayan maddeler  dolayısıyla bu yasayı onaylamadığımızı ifade etmek istiyorum ve hepinizi saygıyla selamlıyorum.  (BDP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Buldan.  Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge reddedilmiştir.  Diğer önergeyi okutuyorum:  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın 3. maddesinin 1. fıkrasının son cümlesi  içerisinde yer alan "Belediye'nin" kelimesinin çıkarılarak yerine "Bakanlığın" yazılmasını ve 2.  fıkranın madde metninden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.  Oktay Vural (İzmir) ve arkadaşları  - 4 6 6 -
Sayfa 57 -
TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 O: 5  Ayrıca, dünya kadınlarının bu yıl 100'üncü yılı kutlanan 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar  Günü'nü kutluyor, kadın cinsinin özgürleşmesini demokratikleşme sürecinin temel bir hedefi olarak  algıladığımızı, başta siyasi alan olmak üzere, yaşamın tüm alanlarında mücadelemizi bu temelde  yürüteceğimizi bildirmek isterim. Bu düşüncemle tüm kadın yurttaşlarımızı sevgiyle ve saygıyla  selamlarım.  Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; önemli bir tasarıyı görüşmekteyiz. Zira, sebze ve meyve  ticareti 40 milyon tondan daha fazla olan üretim miktarı ile 40 milyar Türk lirası tutarındaki işlem  hacmiyle temel yaşamsal boyutta ve ekonomik alanda oldukça önemli bir potansiyeli ihtiva  etmektedir.  Tasarı, üreticileri, aracı, komisyoncuları, üretici birliklerini, ürünü pazarlayan tüccarları, tüketici  konumunda bulunan halkın tamamını ilgilendirmektedir. Bu pazarda pay sahibi olan tüm kesimlerin  zarar görmemesi bizim için önemli bir noktadır. Fakat en önemlisi ise bu konuya yaşamsal bağlılığı  bulunan tüketicinin lehine olacak düzenlemelerin yapılmasıdır.  Meyve ve sebze ticareti, bir türlü çözüme kavuşturulmayan birçok mühim sorunları içerisinde  barındıran bir sektördür. Üretici zarar etmekten yakınırken, tüketici yüksek fiyatlardan dolayı  ihtiyaçlarını yeterli düzeyde karşılayamamaktadır. Diğer taraftan, kayıt dişilik muazzam bir  düzeydedir ve bu kanun tasarısının esas amacının da bu kanun dişiliği önlemek olduğu  bildirilmektedir. Ancak ne var ki yasal düzenlemeler yeterince detaylandırılmamış, sebze ve meyve  hallerine düzenlemeler getirilirken, bu sektörün kamu denetiminin dışına çıkarılması gibi bir durumun  söz konusu olması işleri daha da içinden çıkılmaz bir hâle getirmektedir.  Tasarı ile sebze-meyve pazarı sermaye şirketlerinin denetimine terk edilmektedir. Sektörün  serbest piyasanın acımasız koşullarına terk edilmesi durumunda bunun yükünü üreticilerin ve  tüketicilerin taşıyacağı aşikârdır, bu durum da bizim açımızdan kabul edilemezdir. Nitekim geniş bir  meyve-sebze üretim potansiyeline sahip olan Türkiye'de, hâlihazırda üretilen ürünlerin büyük ve  önemli bir kısmı heba olurken tüketici yüksek fiyatlarla bu ihtiyaçlarını karşılamaya çalışmaktadır.  Semt pazarları akşam saatlerinde toplanırken pazarın çürükleri içinden rızkını çıkarmaya çalışan  yurttaşlarımızın durumuna hepimiz sürekli tanık oluyoruz. Yine, çöplerden ihtiyaçlarını karşılamaya  çalışan çok büyük bir nüfusumuz var. Halkımızın büyük bir kısmı sağlıklı beslenme olanaklarından  yoksundur. Bu nedenle, yasal düzenlemeler yapılırken kamu yararı güdülmeli ve öncelikli olarak  büyük sermaye gruplarının değil halkın menfaatleri gözetilmelidir. Dolayısıyla meyve ve sebze  fiyatlandırılması satıcının kararına bırakılmayacak kadar önemli bir konudur.  Sonuç olarak şunu ifade etmek isterim: Bizce de sebze ve meyve ticaretinde yasal düzenlemeler  yapılması gerekmektedir. Bu açıdan yasayı önemsiyoruz ve yasa içerisinde olumlu bulduğumuz  noktalar da bulunmaktadır fakat mevcut eksiklikler ve özelleştirmeye olanak sağlayan maddeler  dolayısıyla bu yasayı onaylamadığımızı ifade etmek istiyorum ve hepinizi saygıyla selamlıyorum.  (BDP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Buldan.  Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge reddedilmiştir.  Diğer önergeyi okutuyorum:  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın 3. maddesinin 1. fıkrasının son cümlesi  içerisinde yer alan "Belediye'nin" kelimesinin çıkarılarak yerine "Bakanlığın" yazılmasını ve 2.  fıkranın madde metninden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.  Oktay Vural (İzmir) ve arkadaşları  - 4 6 6 - TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 O: 5  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU  BAŞKANI HASAN ALİ ÇELİK (Sakarya) - Katılamıyoruz.  BAŞKAN - Hükümet katılıyor mu?  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Katılamıyoruz Sayın Başkan.  BAŞKAN - Sayın Şandır...  MEHMET ŞANDIR (Mersin) - Sayın Ahmet Orhan konuşacak.  BAŞKAN - Sayın Orhan, buyurun. (MHP sıralarından alkışlar)  AHMET ORHAN (Manisa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sözlerimin başında  öncelikle bugün kara toprağın bağrına bıraktığımız, vatan savunmasında şehadet şerbeti içmiş olan  2 evladımıza Allah'tan rahmet, yakınlarına ve aziz Türk milletine sabırlar diliyorum.  Ayrıca, geçtiğimiz gün yaşadığımız Elâzığ'daki elim olayda hayatını kaybeden vatandaşlarımıza  yine rahmet ve geride kalanlara ve aziz Türk milletine sabırlar temenni ediyor, Allah'ın bizi böyle  afetlerle bir daha karşı karşıya getirmemesini diliyorum.  Değerli milletvekilleri, vermiş olduğumuz değişiklik önergesiyle hiçbir sınırlama olmadan,  büyükşehir belediyelerine bağlı belediyeler hariç tutularak tüm belediyelere verilmiş olan hal kurma  yetkisinin ilgili bakanlıkça kullanılması temin edilmek suretiyle doğacak haksızlık ve karışıklığın  önüne geçilmesi amaçlanmıştır.  Hal Kanunu üzerindeki genel değerlendirmelere geçmeden önce, konunun en önemli tarafı olan  Türk çiftçisi ve bu sektörde çalışan kişi ve kuruluşların AKP iktidara geldiğinden beri kan  kaybetmekte olduğunu ve bitirilmek istendiğini ifade etmek isterim. AKP Hükümeti, düşük ürün  fiyatı politikasıyla Türk çiftçisini mağdur etmiştir. Görünen odur ki bu tutumla Türk çiftçisini de  sonunda bitirecektir ancak buna rağmen milletimizin mensuplarının düşük fiyatla tüketmesi temin  edilememektedir.  Geçtiğimiz 2009 yılındaki market fiyatları göz önüne alındığında, tüketiciler çiftçilerin eline  geçen bedelin yaklaşık 5 katına domates, 4,5 katına elma ve patlıcan, 4 katına biber satın almak  durumunda kalmışlardır. Netice olarak, çiftçiler ürettiklerinden elde ettikleri gelirle geçinemezken  tüketiciler, yani işçi, memur, emekli başta olmak üzere, halkımız pahalıya tüketmek, hatta çoğu kez  tüketememek durumunda kalmıştır. Bu sorunun aşılabilmesi için üretici ve tüketicilerin geniş bir  zeminde örgütlenmesinden sebze ve meyvelerin tüketiciye ulaştırılmasına kadar tüm zincirde yer  alanların gereken itinayı göstermesine ihtiyaç vardır.  İktidarın her vesileyle "demokrasi, haklar ve modernleşme" adı altında referans verdikleri AB  raporlarına göre, Türkiye'nin köylüsünü, çiftçisini en az destekleyen ülkeler arasında olduğu  görülmektedir. Bu konudaki bir rapora göre, çiftçiye sağlanan her türlü desteğin, yetiştirilen tarım  ürününün fiyatına oranının yurdumuzda çoğu kez yüzde 5'lerin bile altında olduğu bilinmektedir.  Bu oran, Ekonomik İş Birliği ve Kalkınma Örgütüne dâhil ülkelerde yüzde 32, AB ülkelerinde yüzde  35, Japonya, Norveç, İsviçre gibi ülkelerde ise yüzde 60 seviyelerindedir.  Girdi desteklerinin, gelişmiş ülkeler dâhil hemen her ülkede verildiği akıldan çıkarılmamalıdır.  Başka sektörlere sağlanan avantajlar Türk çiftçisinden kıskanılmaktadır. Bu tutumunuza çiftçilerin  karşılık vermeyeceğini zannediyorsanız, sandıkta cevabını alacağınızı biliniz.  Girdi desteklerine küçük bir örnek verirsek her şeyin daha iyi anlaşılacağını ümit ediyorum.  Fransa'da tarımda kullanılan mazota yüzde 40 destek verilmektedir.  Ülkemizde gıda güvenliğinin en önemli ayağı olan tarım alanında sorunlar büyüktür ve hâlâ  çözümlenememiştir. Üretici birlikleri yeterli etkinlik ve güçte değildir. Tarım satış kooperatifleri ise  - 4 6 7 -
Sayfa 58 -
TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 O: 5  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU  BAŞKANI HASAN ALİ ÇELİK (Sakarya) - Katılamıyoruz.  BAŞKAN - Hükümet katılıyor mu?  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Katılamıyoruz Sayın Başkan.  BAŞKAN - Sayın Şandır...  MEHMET ŞANDIR (Mersin) - Sayın Ahmet Orhan konuşacak.  BAŞKAN - Sayın Orhan, buyurun. (MHP sıralarından alkışlar)  AHMET ORHAN (Manisa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sözlerimin başında  öncelikle bugün kara toprağın bağrına bıraktığımız, vatan savunmasında şehadet şerbeti içmiş olan  2 evladımıza Allah'tan rahmet, yakınlarına ve aziz Türk milletine sabırlar diliyorum.  Ayrıca, geçtiğimiz gün yaşadığımız Elâzığ'daki elim olayda hayatını kaybeden vatandaşlarımıza  yine rahmet ve geride kalanlara ve aziz Türk milletine sabırlar temenni ediyor, Allah'ın bizi böyle  afetlerle bir daha karşı karşıya getirmemesini diliyorum.  Değerli milletvekilleri, vermiş olduğumuz değişiklik önergesiyle hiçbir sınırlama olmadan,  büyükşehir belediyelerine bağlı belediyeler hariç tutularak tüm belediyelere verilmiş olan hal kurma  yetkisinin ilgili bakanlıkça kullanılması temin edilmek suretiyle doğacak haksızlık ve karışıklığın  önüne geçilmesi amaçlanmıştır.  Hal Kanunu üzerindeki genel değerlendirmelere geçmeden önce, konunun en önemli tarafı olan  Türk çiftçisi ve bu sektörde çalışan kişi ve kuruluşların AKP iktidara geldiğinden beri kan  kaybetmekte olduğunu ve bitirilmek istendiğini ifade etmek isterim. AKP Hükümeti, düşük ürün  fiyatı politikasıyla Türk çiftçisini mağdur etmiştir. Görünen odur ki bu tutumla Türk çiftçisini de  sonunda bitirecektir ancak buna rağmen milletimizin mensuplarının düşük fiyatla tüketmesi temin  edilememektedir.  Geçtiğimiz 2009 yılındaki market fiyatları göz önüne alındığında, tüketiciler çiftçilerin eline  geçen bedelin yaklaşık 5 katına domates, 4,5 katına elma ve patlıcan, 4 katına biber satın almak  durumunda kalmışlardır. Netice olarak, çiftçiler ürettiklerinden elde ettikleri gelirle geçinemezken  tüketiciler, yani işçi, memur, emekli başta olmak üzere, halkımız pahalıya tüketmek, hatta çoğu kez  tüketememek durumunda kalmıştır. Bu sorunun aşılabilmesi için üretici ve tüketicilerin geniş bir  zeminde örgütlenmesinden sebze ve meyvelerin tüketiciye ulaştırılmasına kadar tüm zincirde yer  alanların gereken itinayı göstermesine ihtiyaç vardır.  İktidarın her vesileyle "demokrasi, haklar ve modernleşme" adı altında referans verdikleri AB  raporlarına göre, Türkiye'nin köylüsünü, çiftçisini en az destekleyen ülkeler arasında olduğu  görülmektedir. Bu konudaki bir rapora göre, çiftçiye sağlanan her türlü desteğin, yetiştirilen tarım  ürününün fiyatına oranının yurdumuzda çoğu kez yüzde 5'lerin bile altında olduğu bilinmektedir.  Bu oran, Ekonomik İş Birliği ve Kalkınma Örgütüne dâhil ülkelerde yüzde 32, AB ülkelerinde yüzde  35, Japonya, Norveç, İsviçre gibi ülkelerde ise yüzde 60 seviyelerindedir.  Girdi desteklerinin, gelişmiş ülkeler dâhil hemen her ülkede verildiği akıldan çıkarılmamalıdır.  Başka sektörlere sağlanan avantajlar Türk çiftçisinden kıskanılmaktadır. Bu tutumunuza çiftçilerin  karşılık vermeyeceğini zannediyorsanız, sandıkta cevabını alacağınızı biliniz.  Girdi desteklerine küçük bir örnek verirsek her şeyin daha iyi anlaşılacağını ümit ediyorum.  Fransa'da tarımda kullanılan mazota yüzde 40 destek verilmektedir.  Ülkemizde gıda güvenliğinin en önemli ayağı olan tarım alanında sorunlar büyüktür ve hâlâ  çözümlenememiştir. Üretici birlikleri yeterli etkinlik ve güçte değildir. Tarım satış kooperatifleri ise  - 4 6 7 - TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 O: 5  Kapanma Saati: 16.52  - 4 6 8 - tamamen tasfiye sürecine girmiştir. Sektörde çok fazla sayıda olan küçük işletmelerin üretim ve  pazarlama kooperatifleri şeklinde örgütlenmelerine ihtiyaç vardır. Ürün işleme sektöründe de ARGE  çalışmalarına önem verilmeli ve daha fazla kaynak aktarılmalıdır. Alternatif uç ürünler  oluşturulmalıdır.  Ülkemizde açıklanan mazot ve gübre destekleri diğer tüm destekler gibi yetersizdir. Meyvede  dekar başına verilen 7,5 lira, kullanılması gereken gübrenin KDV'si bile değildir.  Ülkemizde aşırı oranda yükselen maliyetlerle rakiplerin düşük girdi fiyatları ve büyük desteklerle  düşen dünya fiyatları karşısında Türk çiftçisinin ve Türk ürünlerinin rekabeti mümkün değildir.  Bugün Türk çiftçisi, tüm ekonomik kuralları hiçe sayarcasına, ar belasına, inadına üretmeye  devam etmektedir ancak neredeyse tüm bankalara olan borçları nedeniyle de pes etmek üzeredir.  Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bir başka husus da sebze ve meyve üreticilerinin tarımsal  desteklerin verilmesinde daima ikinci planda kalmalarıdır. Hâlbuki, ülkemizin tarımsal üretim yapısı  sebze ve meyve üretiminin öncelikli olarak desteklenmesini gerektirmektedir...  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Bir dakika ek süre veriyorum, tamamlayın lütfen.  AHMET ORHAN (Devamla) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.  .. .çünkü bu ürünler yüksek katma değerli ürünlerdir.  Sonuç olarak, bu tür kanunlar ele alınmadan, üreticilerin sorunlarında geliştirilecek çözümler ve  yapılacak düzenlemelerin, hem Türk ekonomisine hem Türk çiftçisine hem de bu sektörde kazanç  sağlamak durumunda olan kesimlere ve enflasyonun düşmesine daha fazla katkısı olacağı aşikârdır.  Zaman geçirilmeden ülkemiz için hayati önem taşıyan tarım sektörü yeterli oranda  desteklenmeli, primler ve doğrudan gelir desteği artırılarak zamanında ödenmelidir.  Çiftçimizin, köylümüzün özellikle tarım kredi kooperatiflerine olan borçlarının yapılandırılması  temin edilmeli, enerji borçları silinmelidir. Bundan böyle mazot, gübre, enerji ve zirai ilaç girdi  fiyatlarının düşürülmesi acilen sağlanmalıdır.  Çiftçilerimizin sorunlarının çözümlenmesi hâlinde bu tür düzenlemelerden beklenenden daha  fazlasının temin edileceği görülecektir.  Kanunun çiftçilerimize, ürünlerin tüketiciye kadar ulaşmasında yer alan tüm sektör  mensuplarına, satın alıcı olarak bedel ödemek durumunda olan halkımıza hayırlı olmasını diliyor,  yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Orhan.  K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Karar yeter sayısı...  BAŞKAN - Karar yeter sayısı arayacağım.  Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Karar yeter sayısı yoktur.  Birleşime beş dakika ara veriyorum.
Sayfa 59 -
TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 O: 5  Kapanma Saati: 16.52  - 4 6 8 - tamamen tasfiye sürecine girmiştir. Sektörde çok fazla sayıda olan küçük işletmelerin üretim ve  pazarlama kooperatifleri şeklinde örgütlenmelerine ihtiyaç vardır. Ürün işleme sektöründe de ARGE  çalışmalarına önem verilmeli ve daha fazla kaynak aktarılmalıdır. Alternatif uç ürünler  oluşturulmalıdır.  Ülkemizde açıklanan mazot ve gübre destekleri diğer tüm destekler gibi yetersizdir. Meyvede  dekar başına verilen 7,5 lira, kullanılması gereken gübrenin KDV'si bile değildir.  Ülkemizde aşırı oranda yükselen maliyetlerle rakiplerin düşük girdi fiyatları ve büyük desteklerle  düşen dünya fiyatları karşısında Türk çiftçisinin ve Türk ürünlerinin rekabeti mümkün değildir.  Bugün Türk çiftçisi, tüm ekonomik kuralları hiçe sayarcasına, ar belasına, inadına üretmeye  devam etmektedir ancak neredeyse tüm bankalara olan borçları nedeniyle de pes etmek üzeredir.  Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bir başka husus da sebze ve meyve üreticilerinin tarımsal  desteklerin verilmesinde daima ikinci planda kalmalarıdır. Hâlbuki, ülkemizin tarımsal üretim yapısı  sebze ve meyve üretiminin öncelikli olarak desteklenmesini gerektirmektedir...  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Bir dakika ek süre veriyorum, tamamlayın lütfen.  AHMET ORHAN (Devamla) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.  .. .çünkü bu ürünler yüksek katma değerli ürünlerdir.  Sonuç olarak, bu tür kanunlar ele alınmadan, üreticilerin sorunlarında geliştirilecek çözümler ve  yapılacak düzenlemelerin, hem Türk ekonomisine hem Türk çiftçisine hem de bu sektörde kazanç  sağlamak durumunda olan kesimlere ve enflasyonun düşmesine daha fazla katkısı olacağı aşikârdır.  Zaman geçirilmeden ülkemiz için hayati önem taşıyan tarım sektörü yeterli oranda  desteklenmeli, primler ve doğrudan gelir desteği artırılarak zamanında ödenmelidir.  Çiftçimizin, köylümüzün özellikle tarım kredi kooperatiflerine olan borçlarının yapılandırılması  temin edilmeli, enerji borçları silinmelidir. Bundan böyle mazot, gübre, enerji ve zirai ilaç girdi  fiyatlarının düşürülmesi acilen sağlanmalıdır.  Çiftçilerimizin sorunlarının çözümlenmesi hâlinde bu tür düzenlemelerden beklenenden daha  fazlasının temin edileceği görülecektir.  Kanunun çiftçilerimize, ürünlerin tüketiciye kadar ulaşmasında yer alan tüm sektör  mensuplarına, satın alıcı olarak bedel ödemek durumunda olan halkımıza hayırlı olmasını diliyor,  yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Orhan.  K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Karar yeter sayısı...  BAŞKAN - Karar yeter sayısı arayacağım.  Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Karar yeter sayısı yoktur.  Birleşime beş dakika ara veriyorum.  TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 O: 6  ALTINCI OTURUM  Açılma Saati: 16.59  BAŞKAN: Başkan Vekili Nevzat PAKDİL  KÂTİP ÜYELER: Harun TÜFEKÇİ (Konya), Bayram ÖZÇELİK (Burdur)  BAŞKAN - Saygıdeğer milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 71 'inci Birleşiminin  Altıncı Oturumunu açıyorum.  471 sıra sayılı Tasarı'nın 3'üncü maddesi üzerinde verilen Manisa Milletvekili Ahmet Orhan ve  arkadaşlarının önergesinin oylamasında karar yeter sayısı bulunamamıştı.  Şimdi önergeyi yeniden oylarınıza sunacağım ve karar yeter sayısını arayacağım.  Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul  edilmemiştir, karar yeter sayısı vardır.  Tasarının görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.  Komisyon ve Hükümet yerinde.  3'üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.  4'üncü madde üzerinde 4 adet önerge vardır; önergeleri okutuyorum:  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 sıra sayılı Kanun Tasarısının 4 üncü maddesinin (5) inci fıkrasında geçen  "perakende" ibaresinden sonra gelmek üzere "ya da toptancı halinde toptan" ibaresinin eklenmesini  arz ve teklif ederiz.  Ayşe Nur Bahçekapılı Nurettin Canikli Veysi Kaynak  İstanbul Giresun Kahramanmaraş  Durdu Mehmet Kastal İbrahim Yiğit İhsan Koca  Osmaniye İstanbul Malatya  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı'na  Görüşülmekte olan 471 sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın 4. maddesinin 7. fıkrasında yer alan ". . .  malların satışı engellenemez." ibaresinin ". . . malların perakende satışı engellenemez." şeklinde  düzenlenmesini arz ve teklif ederiz.  Oktay Vural Alim Işık Ahmet Orhan  İzmir Kütahya Manisa  Cemaleddin Uslu K. Erdal Sipahi Rıdvan Yalçın  Edime İzmir Ordu  M. Akif Paksoy Erkan Akçay  Kahramanmaraş Manisa  BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, şimdi okutacağım iki önerge aynı mahiyettedir. Bu önergeleri  okutup birlikte işleme alacağım, önerge sahiplerinin istemi hâlinde kendilerine ayrı ayrı söz  vereceğim.  İlk önergeyi okutuyorum:  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 1/743 Esas Numaralı Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında  Kanun Tasarısının 4 üncü maddesinin (9) uncu fıkrasının madde metninden çıkarılmasını arz ve teklif  ederiz.  Durdu Özbolat Ahmet Küçük R. Kerim Özkan  Kahramanmaraş Çanakkale Burdur  Mehmet Ali Susam Mustafa Özyürek  İzmir İstanbul  - 4 6 9 -
Sayfa 60 -
TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 O: 6  ALTINCI OTURUM  Açılma Saati: 16.59  BAŞKAN: Başkan Vekili Nevzat PAKDİL  KÂTİP ÜYELER: Harun TÜFEKÇİ (Konya), Bayram ÖZÇELİK (Burdur)  BAŞKAN - Saygıdeğer milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 71 'inci Birleşiminin  Altıncı Oturumunu açıyorum.  471 sıra sayılı Tasarı'nın 3'üncü maddesi üzerinde verilen Manisa Milletvekili Ahmet Orhan ve  arkadaşlarının önergesinin oylamasında karar yeter sayısı bulunamamıştı.  Şimdi önergeyi yeniden oylarınıza sunacağım ve karar yeter sayısını arayacağım.  Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul  edilmemiştir, karar yeter sayısı vardır.  Tasarının görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.  Komisyon ve Hükümet yerinde.  3'üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.  4'üncü madde üzerinde 4 adet önerge vardır; önergeleri okutuyorum:  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 sıra sayılı Kanun Tasarısının 4 üncü maddesinin (5) inci fıkrasında geçen  "perakende" ibaresinden sonra gelmek üzere "ya da toptancı halinde toptan" ibaresinin eklenmesini  arz ve teklif ederiz.  Ayşe Nur Bahçekapılı Nurettin Canikli Veysi Kaynak  İstanbul Giresun Kahramanmaraş  Durdu Mehmet Kastal İbrahim Yiğit İhsan Koca  Osmaniye İstanbul Malatya  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı'na  Görüşülmekte olan 471 sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın 4. maddesinin 7. fıkrasında yer alan ". . .  malların satışı engellenemez." ibaresinin ". . . malların perakende satışı engellenemez." şeklinde  düzenlenmesini arz ve teklif ederiz.  Oktay Vural Alim Işık Ahmet Orhan  İzmir Kütahya Manisa  Cemaleddin Uslu K. Erdal Sipahi Rıdvan Yalçın  Edime İzmir Ordu  M. Akif Paksoy Erkan Akçay  Kahramanmaraş Manisa  BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, şimdi okutacağım iki önerge aynı mahiyettedir. Bu önergeleri  okutup birlikte işleme alacağım, önerge sahiplerinin istemi hâlinde kendilerine ayrı ayrı söz  vereceğim.  İlk önergeyi okutuyorum:  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 1/743 Esas Numaralı Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında  Kanun Tasarısının 4 üncü maddesinin (9) uncu fıkrasının madde metninden çıkarılmasını arz ve teklif  ederiz.  Durdu Özbolat Ahmet Küçük R. Kerim Özkan  Kahramanmaraş Çanakkale Burdur  Mehmet Ali Susam Mustafa Özyürek  İzmir İstanbul  - 4 6 9 - TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 O: 6  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 Sıra Sayılı Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun  Tasarısının 4 üncü maddesinin 9 uncu fıkrasının madde metninden çıkartılmasını arz ve teklif ederiz.  BAŞKAN - Komisyon önergelere katılıyor mu?  SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU  BAŞKANI HASAN ALİ ÇELİK (Sakarya) - Katılamıyoruz.  BAŞKAN - Hükümet?  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Katılamıyoruz Sayın Başkan.  BAŞKAN - Önerge sahipleri adına Kahramanmaraş Milletvekili Sayın Durdu Özbolat.  Buyurun efendim.  DURDU ÖZBOLAT (Kahramanmaraş) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Sebze ve Meyve  Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı'nın 4'üncü maddesi için vermiş olduğumuz  önergeyle ilgili söz almış bulunmaktayım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.  Bugün burada sebze ve meyve halleriyle ilgili düzenlemeleri ele alıyoruz. Bu yasayla sebze ve  meyve ticaretiyle arz talep derinliği bulunan diğer mallann ticareti yeniden düzenleniyor.  Değerli arkadaşlarım, Türkiye'de sebze ve meyve ticaretindeki kayıt dişilik oranı yüzde 70  civarındadır. Burada devletin uğradığı vergi kaybı da 5 milyar doları buluyor. Sebze ve meyvenin  üreticiden tüketiciye ulaşması sürecindeki fiyat hareketliliği ise yüzde 100 ile yüzde 300 arasında  değişiyor. Bütün bu veriler dikkate alındığında ülkemizde yaş meyve ve sebze ticaretinin  düzenlenmesi tabii ki bir zorunluluktur. Ama bir ülke düşünün, o ülkenin son sekiz yılında 4 kez Hal  Yasası değişsin.  Değerli arkadaşlanm, doğru yasa nasıl hazırlanır biliyor musunuz? Yasayla getirilmek istenen  düzenlemelerle ilgili olarak önce işin tarafları belirlenir, sonra tarafların beklentileri belirlenir,  tarafların görüşleri alınır, düzenlemeler böylece vicdanları rahatlatır ve ortak paydalarda buluşulur.  Şimdiye kadar yaptığınız düzenlemelerle bu işin üstesinden gelemediğiniz açık çünkü bu işin  tarafları yapacağınız düzenlemelerden memnun değil. Üreticimiz de tüccarımız da yapmak istediğiniz  düzenlemelere karşı; üreticiler bu yasayla hallerin özelleştirilerek sebze ve meyve fiyatlarının  hipermarketlerin insafına bırakılacağını savunuyorlar; tüccar da yeni durumun kayıt dışını  azaltacağını değil, daha da artıracağını düşünüyor. Tüketici de fiyatlann hipermarketlerin insafına terk  edileceğini, bu nedenle yakın vadede fiyatların artacağını düşünüyor. Yani değerli arkadaşlarım, bir  kanun hazırlıyorsunuz, taraflardan hiçbiri ikna edilmiş değil hipermarket zincirleri hariç. Onlar  durumlarından memnun çünkü bu yasayla çoğu yabancı olan hipermarket zincirleri sebze ve meyve  hallerine hâkim oluyor.  Bu yasanın kabul edilmesinden sonra en çok mağdur olacak kesimlerden biri de sebze meyve  komisyoncuları olacaktır. Zira, bir müddet sonra bu kişiler hipermarketlerin elemanı durumuna  düşeceklerdir. Bu yasa, görünüşte üreticiyi koruma gibi bir düşünce ile çıksa da bir özelleştirme  yasasıdır. Kaybedenlerden biri de Türk köylüsüdür. Şimdi, bu toplumun politikacılan, aydınlan, çiftçi  kuruluşları, meslek odaları ve birlikleri yeni bir sınavla karşı karşıyadır.  Yasanın 4'üncü maddesi, birçok ürün için toptancı haline bildirim yapmak şartı ile hal dışında  da satış yapılabilmesi hakkını getiriyor. Peki, bu uygulama zaten yüzde 70'ler düzeyinde olan kayıt  dışını artırmaz mı?  Ayla Akat Ata  Batman  Akın Birdal  Diyarbakır  Nuri Yaman  Muş  Osman Özçelik  Siirt  Hamit Geylani  Hakkâri  Pervin Buldan  İğdır  - 4 7 0 -
Sayfa 61 -
TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 O: 6  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 Sıra Sayılı Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun  Tasarısının 4 üncü maddesinin 9 uncu fıkrasının madde metninden çıkartılmasını arz ve teklif ederiz.  BAŞKAN - Komisyon önergelere katılıyor mu?  SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU  BAŞKANI HASAN ALİ ÇELİK (Sakarya) - Katılamıyoruz.  BAŞKAN - Hükümet?  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Katılamıyoruz Sayın Başkan.  BAŞKAN - Önerge sahipleri adına Kahramanmaraş Milletvekili Sayın Durdu Özbolat.  Buyurun efendim.  DURDU ÖZBOLAT (Kahramanmaraş) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Sebze ve Meyve  Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı'nın 4'üncü maddesi için vermiş olduğumuz  önergeyle ilgili söz almış bulunmaktayım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.  Bugün burada sebze ve meyve halleriyle ilgili düzenlemeleri ele alıyoruz. Bu yasayla sebze ve  meyve ticaretiyle arz talep derinliği bulunan diğer mallann ticareti yeniden düzenleniyor.  Değerli arkadaşlarım, Türkiye'de sebze ve meyve ticaretindeki kayıt dişilik oranı yüzde 70  civarındadır. Burada devletin uğradığı vergi kaybı da 5 milyar doları buluyor. Sebze ve meyvenin  üreticiden tüketiciye ulaşması sürecindeki fiyat hareketliliği ise yüzde 100 ile yüzde 300 arasında  değişiyor. Bütün bu veriler dikkate alındığında ülkemizde yaş meyve ve sebze ticaretinin  düzenlenmesi tabii ki bir zorunluluktur. Ama bir ülke düşünün, o ülkenin son sekiz yılında 4 kez Hal  Yasası değişsin.  Değerli arkadaşlanm, doğru yasa nasıl hazırlanır biliyor musunuz? Yasayla getirilmek istenen  düzenlemelerle ilgili olarak önce işin tarafları belirlenir, sonra tarafların beklentileri belirlenir,  tarafların görüşleri alınır, düzenlemeler böylece vicdanları rahatlatır ve ortak paydalarda buluşulur.  Şimdiye kadar yaptığınız düzenlemelerle bu işin üstesinden gelemediğiniz açık çünkü bu işin  tarafları yapacağınız düzenlemelerden memnun değil. Üreticimiz de tüccarımız da yapmak istediğiniz  düzenlemelere karşı; üreticiler bu yasayla hallerin özelleştirilerek sebze ve meyve fiyatlarının  hipermarketlerin insafına bırakılacağını savunuyorlar; tüccar da yeni durumun kayıt dışını  azaltacağını değil, daha da artıracağını düşünüyor. Tüketici de fiyatlann hipermarketlerin insafına terk  edileceğini, bu nedenle yakın vadede fiyatların artacağını düşünüyor. Yani değerli arkadaşlarım, bir  kanun hazırlıyorsunuz, taraflardan hiçbiri ikna edilmiş değil hipermarket zincirleri hariç. Onlar  durumlarından memnun çünkü bu yasayla çoğu yabancı olan hipermarket zincirleri sebze ve meyve  hallerine hâkim oluyor.  Bu yasanın kabul edilmesinden sonra en çok mağdur olacak kesimlerden biri de sebze meyve  komisyoncuları olacaktır. Zira, bir müddet sonra bu kişiler hipermarketlerin elemanı durumuna  düşeceklerdir. Bu yasa, görünüşte üreticiyi koruma gibi bir düşünce ile çıksa da bir özelleştirme  yasasıdır. Kaybedenlerden biri de Türk köylüsüdür. Şimdi, bu toplumun politikacılan, aydınlan, çiftçi  kuruluşları, meslek odaları ve birlikleri yeni bir sınavla karşı karşıyadır.  Yasanın 4'üncü maddesi, birçok ürün için toptancı haline bildirim yapmak şartı ile hal dışında  da satış yapılabilmesi hakkını getiriyor. Peki, bu uygulama zaten yüzde 70'ler düzeyinde olan kayıt  dışını artırmaz mı?  Ayla Akat Ata  Batman  Akın Birdal  Diyarbakır  Nuri Yaman  Muş  Osman Özçelik  Siirt  Hamit Geylani  Hakkâri  Pervin Buldan  İğdır  - 4 7 0 - TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 O: 6  Değerli milletvekilleri, bu düzenlemeleri getirirken etkin bir denetim mekanizması kurmak da  gerekmiyor mu? Bu işin tarafları bu kanunla kayıt dışı ticaretin yüzde 90Tara varacağını iddia  ediyorlar, isterseniz bir de onlara sorun. Getirdiğiniz düzenlemenin sıkıntılı noktaları saymakla  bitmiyor. Her zaman olduğu gibi yine dersinize iyi çalışmamışsınız. İşte size eksi puan getirecek  sıkıntılardan biri de bu kanunla hipermarketlerin büyükşehir belediyelerine yüzde 2 vergi ödeyerek  üreticiden ürün alabilmeleri. Komisyoncular buna tepkili, kendi vergi giderlerinin yüzde 15 olduğunu  belirtiyorlar, bu durumun haksız bir rekabete yol açacağını savunuyorlar. Böylesi bir tabloda küçük  üretici ve komisyoncunun bu kişilere karşı fiyat belirleme şansları sıfır olacak.  Değerli milletvekilleri, Türkiye genelinde 35 bin adet sebze ve meyve komisyoncusunun olduğu  söyleniyor. Bunların her birinin yanında en az 5 işçi çalışıyorsa bu alanda 175 bin kişinin istihdamı  söz konusu. Bunların ailelerini de sayının içerisine katarsanız mağdur ettiğiniz insan sayısı 1 milyonu  bulacak. Yabancı ortaklı büyük hipermarketler zincirlerini memnun edelim derken birsürü insanı  mağdur edeceksiniz. Bana öyle geliyor ki Kızılay yakın gelecekte sebze ve meyve komisyoncuları  ile onların yanında çalışan insanları misafir edecek bu kez.  Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bizim bu kürsüde dile getirdiğimiz düşünceler, bu  düzenlemelerden mağdur olacak kesimlerin düşünceleridir. Bunlardan birisi de TESK'in düşünceleri.  TESK, bu düzenlemeyle esnafın piyasa dışına çıkarılmak istendiğini, fiyatların da büyük mağazalar  tarafından belirleneceğini savunuyor.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Sayın Özbolat, konuşmanızı tamamlayınız.  Buyurun efendim.  DURDU ÖZBOLAT (Devamla) - Esnaf piyasa dışına atılınca rekabet de ortadan kalkacaktır.  İktidara geldiğinizden bu yana yaptığınız düzenlemelerle tarımı çökerttiniz. Tarımı çökertmenin  faturası 2,5 milyon insanın tarımdan koparak işsizler ordusuna katılması oldu. Şimdi bu sayı, öyle  anlaşılıyor ki, 3,5 milyona çıkacak. İşsizlerden birilerinin de sizlerin yakınları olabileceğini  unutmayın. Tarım bu ekonominin yükü değil ülkemizin gücüdür. Verimli, rekabet gücü yüksek,  doğaya saygılı ve insan odaklı yeni bir tarım düzeni oluşturmamız gerekiyor. Çevre dostu tarım temel  alınmalıdır. Tarımda üretim planlaması yapılmalıdır. Bilgi ve teknolojiyle donatılmış bir tarım yapısı  kurulmalıdır. Tarım ve sanayinin eş güdüm ve iş birliği içinde çalışması sağlanmalıdır. Bunlar CHP  Programı'nda tarımla ilgili düşüncelerden bazılarıdır. Benim sizlere önerim, bu konularda hazırlık  yaparken açın biraz da bizim programa bakın.  Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Sayın Özbolat, teşekkür ediyorum.  Sayın Ata, siz mi konuşacaksınız, kim konuşacak?  AYLA AKAT ATA (Batman) - Akın Bey konuşacak.  BAŞKAN - Akın Birdal, buyurun efendim. (BDP sıralarından alkışlar)  AKIN BİRDAL (Diyarbakır) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 471  sıra sayılı Tasarı'nın 5'inci maddesindeki değişikliğe ilişkin söz almış bulunuyorum. Hepinizi  saygıyla selamlarım.  Yaklaşık iki gündür bu tasarı üzerinde görüşülüyor ama işin, gerçekten, demokrasi boyum ve  haklar ve özgürlükler boyum pek dillendirilmiyor.  Şimdi, bu yasa tasarısı hazırlanırken -doğrusu ben merak ediyorum- bu konuda, örneğin sivil  toplum örgütlerinin görüşü alınmış mıdır? Çünkü demokrasi, insan haklarına dayalı, hukukun  üstünlüğünü temel alan, örgütlü, sivil bir toplum rejimidir ve herkesi ilgilendirir. O nedenle, bu tür  - 4 7 1 -
Sayfa 62 -
TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 O: 6  Değerli milletvekilleri, bu düzenlemeleri getirirken etkin bir denetim mekanizması kurmak da  gerekmiyor mu? Bu işin tarafları bu kanunla kayıt dışı ticaretin yüzde 90Tara varacağını iddia  ediyorlar, isterseniz bir de onlara sorun. Getirdiğiniz düzenlemenin sıkıntılı noktaları saymakla  bitmiyor. Her zaman olduğu gibi yine dersinize iyi çalışmamışsınız. İşte size eksi puan getirecek  sıkıntılardan biri de bu kanunla hipermarketlerin büyükşehir belediyelerine yüzde 2 vergi ödeyerek  üreticiden ürün alabilmeleri. Komisyoncular buna tepkili, kendi vergi giderlerinin yüzde 15 olduğunu  belirtiyorlar, bu durumun haksız bir rekabete yol açacağını savunuyorlar. Böylesi bir tabloda küçük  üretici ve komisyoncunun bu kişilere karşı fiyat belirleme şansları sıfır olacak.  Değerli milletvekilleri, Türkiye genelinde 35 bin adet sebze ve meyve komisyoncusunun olduğu  söyleniyor. Bunların her birinin yanında en az 5 işçi çalışıyorsa bu alanda 175 bin kişinin istihdamı  söz konusu. Bunların ailelerini de sayının içerisine katarsanız mağdur ettiğiniz insan sayısı 1 milyonu  bulacak. Yabancı ortaklı büyük hipermarketler zincirlerini memnun edelim derken birsürü insanı  mağdur edeceksiniz. Bana öyle geliyor ki Kızılay yakın gelecekte sebze ve meyve komisyoncuları  ile onların yanında çalışan insanları misafir edecek bu kez.  Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bizim bu kürsüde dile getirdiğimiz düşünceler, bu  düzenlemelerden mağdur olacak kesimlerin düşünceleridir. Bunlardan birisi de TESK'in düşünceleri.  TESK, bu düzenlemeyle esnafın piyasa dışına çıkarılmak istendiğini, fiyatların da büyük mağazalar  tarafından belirleneceğini savunuyor.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Sayın Özbolat, konuşmanızı tamamlayınız.  Buyurun efendim.  DURDU ÖZBOLAT (Devamla) - Esnaf piyasa dışına atılınca rekabet de ortadan kalkacaktır.  İktidara geldiğinizden bu yana yaptığınız düzenlemelerle tarımı çökerttiniz. Tarımı çökertmenin  faturası 2,5 milyon insanın tarımdan koparak işsizler ordusuna katılması oldu. Şimdi bu sayı, öyle  anlaşılıyor ki, 3,5 milyona çıkacak. İşsizlerden birilerinin de sizlerin yakınları olabileceğini  unutmayın. Tarım bu ekonominin yükü değil ülkemizin gücüdür. Verimli, rekabet gücü yüksek,  doğaya saygılı ve insan odaklı yeni bir tarım düzeni oluşturmamız gerekiyor. Çevre dostu tarım temel  alınmalıdır. Tarımda üretim planlaması yapılmalıdır. Bilgi ve teknolojiyle donatılmış bir tarım yapısı  kurulmalıdır. Tarım ve sanayinin eş güdüm ve iş birliği içinde çalışması sağlanmalıdır. Bunlar CHP  Programı'nda tarımla ilgili düşüncelerden bazılarıdır. Benim sizlere önerim, bu konularda hazırlık  yaparken açın biraz da bizim programa bakın.  Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Sayın Özbolat, teşekkür ediyorum.  Sayın Ata, siz mi konuşacaksınız, kim konuşacak?  AYLA AKAT ATA (Batman) - Akın Bey konuşacak.  BAŞKAN - Akın Birdal, buyurun efendim. (BDP sıralarından alkışlar)  AKIN BİRDAL (Diyarbakır) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 471  sıra sayılı Tasarı'nın 5'inci maddesindeki değişikliğe ilişkin söz almış bulunuyorum. Hepinizi  saygıyla selamlarım.  Yaklaşık iki gündür bu tasarı üzerinde görüşülüyor ama işin, gerçekten, demokrasi boyum ve  haklar ve özgürlükler boyum pek dillendirilmiyor.  Şimdi, bu yasa tasarısı hazırlanırken -doğrusu ben merak ediyorum- bu konuda, örneğin sivil  toplum örgütlerinin görüşü alınmış mıdır? Çünkü demokrasi, insan haklarına dayalı, hukukun  üstünlüğünü temel alan, örgütlü, sivil bir toplum rejimidir ve herkesi ilgilendirir. O nedenle, bu tür  - 4 7 1 - TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 O: 6  tasarı lar get ir i l i rken, ki ben an ımsar ım, 1974-77 yı l lar ında, hatta 80 y ı l m a değin Türk iye M ü h e n d i s  M i m a r Odalar ı Bi r l iğ ine her gün Mecl i s ten muha l i f mil le tveki l ler i gel i rdi , bazen iktidar par t i s inden  mil le tveki l ler i gel i rdi ve M ü h e n d i s M i m a r Oda la r ı Bir l iğ inin rapor lar ına , öner i le r ine , görüş le r ine  başvurur lard ı a m a ş imdi ne iktidar ne de muhalefe t bu örgütlü sivil yapı lar ı görmez l ik ten gel iyor lar  ve "ben yap t ım o lu r" anlayışı ne yaz ık ki hâk im oldu.  Za t en , hang i ö rgü t l e r aç ı s ından soru lursa -örgüt de b ı r ak ı lmad ı ya - ö rneğ in , 1980 asker î  da rbes ine değ in , ge rçek ten , üret ic i ler in e k o n o m i k , demokra t ik bir ö rgü tü vardı , K ö y - K o o p . 1163  say ı l ı . . . Tar ımsal amaç l ı kooperat i f ler in m e r k e z bi r l iğ iydi ve üre t ic i le r bu sürece d o ğ r u d a n dâhi l  o lmuşlardır , ürett ikleri üzer inde söz ve karar sahibi ve yöne t im hakkı edinmişlerdir . Ş imdi gerçek ten  bu sü rece dâhi l ed i len üre t ic i örgüt ler i va r m ı ? Söz sahibi m i , ka ra r sahibi mi ya da bu iş in  planlamasını yaparken yöne t im hakkını ed inebi lmekte mi? Hayır. Örneğin , 1980 askerî darbesi öncesi  s ıkça söylenen bir söz vardı "Tar ım ürünler i ve gıda ürünle r inde kendi kendine ye ten yedi ü lkeden  bi r iy iz" diye. Şimdi ne oldu da son otuz yı lda tar ım ürünlerinin büyük bir yüzdesini ve gıda ürünlerini  d ı şa r ıdan a l m a k d u r u m u n d a kaldık , b u n u n so rgu l anmas ı g e r e k m e z m i ? Ç ü n k ü , d e m o k r a s i l e r d e ,  üret ic inin , işçinin k ıymet i vardır. D e m o k r a s i l e r d e , bakka l ın , m a n a v ı n ve kısacası d e m o k r a s i l e r d e  insanın k ıymet i vardır.  Örneğin , Sayın Başbakan geçt iğ imiz günlerde "Bakka l dükkânı olayı bitti. N e yapacakla r? Belki  market ler , belki süpermarke t le r hâl inde bunu a şman ın gayret i iç inde olacaklar ." dedi . N e r e d e ded i?  B ü y ü k bir h ipe rmarke t i n aç ı l ı ş ında ded i . İşte, m e s e l e , t e rc ih imiz in n e d e n y a n a o lup o l m a d ı ğ ı n ı n  belir lenmesidir . Gerçekten , üret iciden yana mıyız , emekçi lerden yana mıyız , çal ışanlardan yana mıy ız  yoksa hipermarket lerden, süpermarket lerden ve onun arkasındaki uluslararası tekel lerden yana mıyız?  Bu bile siyasi ikt idarın ekonomik , poli t ik tercihlerini aç ığa koymas ı bak ımından önemlidi r .  Ş imdi , k u ş k u s u z b u g ü n h u k u k dışı yap ı la r ın so rgu lan ıyor o lmas ı , yüz le ş i l ecek o lmas ı u m u t  ver ic i ge lecek aç ı s ından , d e m o k r a s i aç ı s ından a m a pek i , 1980 a ske r i da rbes iy l e va r o lan ha lk ın  örgüt ler ini kes in t iye uğra tan , dağı tan ve yönet ic i le r in i z indan la ra atan 12 Eylül darbec i le r i n e d e n  sorgulanmıyor , ya rg ı l anmıyor? Gerçek ten , eğer b u g ü n 12 Eylül asker î darbes i , halkın örgüt ler ine ,  e m e k örgü t le r ine , s end ika la r ına , koopera t i f l e r ine el koyan , g a s b e d e n ve onlar ı c e z a e v i n e t ıkan  da rbec i l e r l e y a r g ı l a n m ı ş , yüz le ş i lmiş o l sayd ı , b u g ü n de söz k o n u s u o lan b i r çok d a r b e p l a n l a n  k o n u s u n d a herha lde cesare t edemeyecek le rd i .  Ş imd i , değer l i mi l le tvek i l l e r i , işin bir de , tabi i , hak la r b o y u t u var. İnsan haklar ı ne k a d a r  evrense lse o kadar da bütünseldir , yani bir inin yer ine diğer inin tercih edi lmezl iğ i ilkesi esastır.  (Mikrofon o tomat ik c ihaz taraf ından kapat ı ldı)  B A Ş K A N - Sayın Birdal , buyurun efendim.  A K I N B İ R D A L ( D e v a m l a ) - Teşekkür le r Sayın Başkan .  Ö r n e ğ i n , b u g ü n , ge rçek ten , öneml i bir haf taya g i r iyoruz . C o ğ r a f y a m ı z d a k i b i rçok ha lk  " n e v r o z ' ü n u kut layacak . Ş imdi , örneğin , " n e v r o z " u ku t l amak özel l ikle b iz im bö lge halkı aç ı s ından ,  Kür t halkı aç ı s ından , d e m o k r a t i k , bar ışç ı l bu toplant ıy ı kend i ge l enek le r iy l e , g ö r e n e k l e r i y l e ,  kül türüyle ku t l amak bir haktır ve b u n u n d ikkate a l ınmasını ister. Ve şu anda gözal t ına al ınan bir inin  gerçekten işkence g ö r m e m e s i , insanl ığa karşı o lan o suçun orada i ş l enmemes i onun için çok öneml i  ya da bugün bana ailesi gelen Taylan Çintay, Gaz ian tep Cezaevinde , kendis inin , bir hafta sonra -3 kez  ame l iya t o ldu, kanse r - amel iya t o lacak , ö rneğ in ge rçek t en H i p o k r a t y e m i n i y a p m ı ş olan sağ l ık  emekç i l e r ine g ü v e n i p g ü v e n m e m e k o n u s u n d a bir sorunu var ç ü n k ü kendis in i terör is t ilan ede rek  b u g ü n e değin i lg i lenmedikler i , bakmadık la r ı söz konusu . Ş imdi , bu n e d e n l e . . .  (Mikrofon o tomat ik c ihaz taraf ından kapat ı ld ı )  B A Ş K A N - Sayın Birdal , t amamlay ın ı z lütfen efendim.  - 4 7 2 -
Sayfa 63 -
TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 O: 6  tasarı lar get ir i l i rken, ki ben an ımsar ım, 1974-77 yı l lar ında, hatta 80 y ı l m a değin Türk iye M ü h e n d i s  M i m a r Odalar ı Bi r l iğ ine her gün Mecl i s ten muha l i f mil le tveki l ler i gel i rdi , bazen iktidar par t i s inden  mil le tveki l ler i gel i rdi ve M ü h e n d i s M i m a r Oda la r ı Bir l iğ inin rapor lar ına , öner i le r ine , görüş le r ine  başvurur lard ı a m a ş imdi ne iktidar ne de muhalefe t bu örgütlü sivil yapı lar ı görmez l ik ten gel iyor lar  ve "ben yap t ım o lu r" anlayışı ne yaz ık ki hâk im oldu.  Za t en , hang i ö rgü t l e r aç ı s ından soru lursa -örgüt de b ı r ak ı lmad ı ya - ö rneğ in , 1980 asker î  da rbes ine değ in , ge rçek ten , üret ic i ler in e k o n o m i k , demokra t ik bir ö rgü tü vardı , K ö y - K o o p . 1163  say ı l ı . . . Tar ımsal amaç l ı kooperat i f ler in m e r k e z bi r l iğ iydi ve üre t ic i le r bu sürece d o ğ r u d a n dâhi l  o lmuşlardır , ürett ikleri üzer inde söz ve karar sahibi ve yöne t im hakkı edinmişlerdir . Ş imdi gerçek ten  bu sü rece dâhi l ed i len üre t ic i örgüt ler i va r m ı ? Söz sahibi m i , ka ra r sahibi mi ya da bu iş in  planlamasını yaparken yöne t im hakkını ed inebi lmekte mi? Hayır. Örneğin , 1980 askerî darbesi öncesi  s ıkça söylenen bir söz vardı "Tar ım ürünler i ve gıda ürünle r inde kendi kendine ye ten yedi ü lkeden  bi r iy iz" diye. Şimdi ne oldu da son otuz yı lda tar ım ürünlerinin büyük bir yüzdesini ve gıda ürünlerini  d ı şa r ıdan a l m a k d u r u m u n d a kaldık , b u n u n so rgu l anmas ı g e r e k m e z m i ? Ç ü n k ü , d e m o k r a s i l e r d e ,  üret ic inin , işçinin k ıymet i vardır. D e m o k r a s i l e r d e , bakka l ın , m a n a v ı n ve kısacası d e m o k r a s i l e r d e  insanın k ıymet i vardır.  Örneğin , Sayın Başbakan geçt iğ imiz günlerde "Bakka l dükkânı olayı bitti. N e yapacakla r? Belki  market ler , belki süpermarke t le r hâl inde bunu a şman ın gayret i iç inde olacaklar ." dedi . N e r e d e ded i?  B ü y ü k bir h ipe rmarke t i n aç ı l ı ş ında ded i . İşte, m e s e l e , t e rc ih imiz in n e d e n y a n a o lup o l m a d ı ğ ı n ı n  belir lenmesidir . Gerçekten , üret iciden yana mıyız , emekçi lerden yana mıyız , çal ışanlardan yana mıy ız  yoksa hipermarket lerden, süpermarket lerden ve onun arkasındaki uluslararası tekel lerden yana mıyız?  Bu bile siyasi ikt idarın ekonomik , poli t ik tercihlerini aç ığa koymas ı bak ımından önemlidi r .  Ş imdi , k u ş k u s u z b u g ü n h u k u k dışı yap ı la r ın so rgu lan ıyor o lmas ı , yüz le ş i l ecek o lmas ı u m u t  ver ic i ge lecek aç ı s ından , d e m o k r a s i aç ı s ından a m a pek i , 1980 a ske r i da rbes iy l e va r o lan ha lk ın  örgüt ler ini kes in t iye uğra tan , dağı tan ve yönet ic i le r in i z indan la ra atan 12 Eylül darbec i le r i n e d e n  sorgulanmıyor , ya rg ı l anmıyor? Gerçek ten , eğer b u g ü n 12 Eylül asker î darbes i , halkın örgüt ler ine ,  e m e k örgü t le r ine , s end ika la r ına , koopera t i f l e r ine el koyan , g a s b e d e n ve onlar ı c e z a e v i n e t ıkan  da rbec i l e r l e y a r g ı l a n m ı ş , yüz le ş i lmiş o l sayd ı , b u g ü n de söz k o n u s u o lan b i r çok d a r b e p l a n l a n  k o n u s u n d a herha lde cesare t edemeyecek le rd i .  Ş imd i , değer l i mi l le tvek i l l e r i , işin bir de , tabi i , hak la r b o y u t u var. İnsan haklar ı ne k a d a r  evrense lse o kadar da bütünseldir , yani bir inin yer ine diğer inin tercih edi lmezl iğ i ilkesi esastır.  (Mikrofon o tomat ik c ihaz taraf ından kapat ı ldı)  B A Ş K A N - Sayın Birdal , buyurun efendim.  A K I N B İ R D A L ( D e v a m l a ) - Teşekkür le r Sayın Başkan .  Ö r n e ğ i n , b u g ü n , ge rçek ten , öneml i bir haf taya g i r iyoruz . C o ğ r a f y a m ı z d a k i b i rçok ha lk  " n e v r o z ' ü n u kut layacak . Ş imdi , örneğin , " n e v r o z " u ku t l amak özel l ikle b iz im bö lge halkı aç ı s ından ,  Kür t halkı aç ı s ından , d e m o k r a t i k , bar ışç ı l bu toplant ıy ı kend i ge l enek le r iy l e , g ö r e n e k l e r i y l e ,  kül türüyle ku t l amak bir haktır ve b u n u n d ikkate a l ınmasını ister. Ve şu anda gözal t ına al ınan bir inin  gerçekten işkence g ö r m e m e s i , insanl ığa karşı o lan o suçun orada i ş l enmemes i onun için çok öneml i  ya da bugün bana ailesi gelen Taylan Çintay, Gaz ian tep Cezaevinde , kendis inin , bir hafta sonra -3 kez  ame l iya t o ldu, kanse r - amel iya t o lacak , ö rneğ in ge rçek t en H i p o k r a t y e m i n i y a p m ı ş olan sağ l ık  emekç i l e r ine g ü v e n i p g ü v e n m e m e k o n u s u n d a bir sorunu var ç ü n k ü kendis in i terör is t ilan ede rek  b u g ü n e değin i lg i lenmedikler i , bakmadık la r ı söz konusu . Ş imdi , bu n e d e n l e . . .  (Mikrofon o tomat ik c ihaz taraf ından kapat ı ld ı )  B A Ş K A N - Sayın Birdal , t amamlay ın ı z lütfen efendim.  - 4 7 2 - TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 O: 6  AKIN BİRDAL (Devamla) - Peki, tamamlıyorum Sayın Başkan.  5'inci maddede de üreticilerin ve örgütlerinin bu yasa tasarısının dışında bırakılmasına ilişkin  bir madde değişikliği var, orada görüşlerimi tamamlayacağım.  Teşekkür ediyorum, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (BDP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Birdal.  Önergeleri oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmemiştir.  Diğer önergeyi okutuyorum.  Buyurun:  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığıma  Görüşülmekte olan 471 sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın 4. maddesinin 7. fıkrasında yer alan ". . .  malların satışı engellenemez." ibaresinin " . . . malların perakende satışı engellenemez." şeklinde  düzenlenmesini arz ve teklif ederiz.  Oktay Vural (İzmir) ve arkadaşları  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU  BAŞKANI HASAN ALİ ÇELİK (Sakarya) - Katılamıyoruz.  BAŞKAN - Hükümet?  DEVLET BAKANI EGEMEN BAĞIŞ (İstanbul) - Katılmıyoruz.  BAŞKAN - Sayın Akçay, siz mi konuşacaksınız?  ERKAN AKÇAY (Manisa) - Evet.  BAŞKAN - Buyurun efendim. (MHP sıralarından alkışlar)  ERKAN AKÇAY (Manisa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 471 sıra sayılı Tasarı'nın  4'üncü maddesinde verdiğimiz önerge üzerine söz aldım. Muhterem heyetinizi saygıyla  selamlıyorum.  Değerli milletvekilleri, ülkemizde yıllık yaklaşık 43 milyon ton sebze ve meyve üretilmektedir.  Üretilen ürünün yüzde 5'i ihraç edilmekte, yüzde 25 'i ise maalesef zayi olmaktadır. İç pazara sürülen  yaş sebze ve meyvenin yaklaşık yüzde 30'u toptancı hallerinde işlem görmektedir. Avrupa Birliği  ülkelerinde toptancı hallerinde "kayıt dışı" diye bir tabir yer almamasına rağmen ülkemizdeki yaş  sebze ve meyvenin yüzde 70'i kayıt dışı satılmaktadır. Yaş Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi  Hakkında 552 sayılı Kanun Hükmünde Kararname bu sektörün sorunları karşısında yetersiz  kalmaktadır. Üretici bölgelerinin köy ve beldelerde bulunması ve üretici hallerinin yetki sınırlarının  belediye ve mücavir alanlarıyla kısıtlı olması, üretici bölge hallerinin fonksiyonlarını yerine  getirememesi sonucunu doğurmuştur.  Üretici, mahsul ticaretini hal dışında gerçekleştirdiği için ticari güvenlikten mahrum kalmakta,  mahsulünün parasını almakta zorlanmaktadır ve üretici sık sık dolandırılmaktadır. Ayrıca, tarladan  alınan malın gittiği yerde, toptancı haline girdi çıktı oranının düşük olması da kayıt dışı ekonomiyi  ayrıca beslemektedir.  Mevcut mevzuatta olduğu gibi, bu tasarıyla hal kurma izni belediyelerin yetkisine  bırakılmaktadır. Bazı hallerde toptancı hal sayısı ve tüketici piyasasının büyüklüğü, ulaşım ve coğrafi  konumlar dikkate alınmadan ve çoğunlukla çok yakın mesafelere hal kurulduğu görülmektedir.  Sanayi ve Ticaret Bakanlığının kayıtlarına göre Türkiye'de 195 adet toptancı hali bulunmaktadır,  tüm Avrupa Birliği ülkelerinde ise 76 adet toptancı hali bulunmaktadır. Bu ülkelerdeki hallerin her  türlü alt yapıları tamamlanmıştır. Ülkemizdeki haller için bunları söyleyebilmek mümkün değildir.  Ülkemiz iklim itibarıyla sebze ve meyve üretimine son derece elverişlidir. Küçük ölçekli  arazilerde yapılan ve çok çeşitli olan ürünlerin pazarlanabilmesi için hallere büyük ihtiyaç  duyulmaktadır. Ülkemizde üreticiler sayıca çok olup küçük arazilerde üretim yapmaktadır. Kapalı  - 4 7 3 -
Sayfa 64 -
TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 O: 6  AKIN BİRDAL (Devamla) - Peki, tamamlıyorum Sayın Başkan.  5'inci maddede de üreticilerin ve örgütlerinin bu yasa tasarısının dışında bırakılmasına ilişkin  bir madde değişikliği var, orada görüşlerimi tamamlayacağım.  Teşekkür ediyorum, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (BDP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Birdal.  Önergeleri oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmemiştir.  Diğer önergeyi okutuyorum.  Buyurun:  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığıma  Görüşülmekte olan 471 sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın 4. maddesinin 7. fıkrasında yer alan ". . .  malların satışı engellenemez." ibaresinin " . . . malların perakende satışı engellenemez." şeklinde  düzenlenmesini arz ve teklif ederiz.  Oktay Vural (İzmir) ve arkadaşları  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU  BAŞKANI HASAN ALİ ÇELİK (Sakarya) - Katılamıyoruz.  BAŞKAN - Hükümet?  DEVLET BAKANI EGEMEN BAĞIŞ (İstanbul) - Katılmıyoruz.  BAŞKAN - Sayın Akçay, siz mi konuşacaksınız?  ERKAN AKÇAY (Manisa) - Evet.  BAŞKAN - Buyurun efendim. (MHP sıralarından alkışlar)  ERKAN AKÇAY (Manisa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 471 sıra sayılı Tasarı'nın  4'üncü maddesinde verdiğimiz önerge üzerine söz aldım. Muhterem heyetinizi saygıyla  selamlıyorum.  Değerli milletvekilleri, ülkemizde yıllık yaklaşık 43 milyon ton sebze ve meyve üretilmektedir.  Üretilen ürünün yüzde 5'i ihraç edilmekte, yüzde 25 'i ise maalesef zayi olmaktadır. İç pazara sürülen  yaş sebze ve meyvenin yaklaşık yüzde 30'u toptancı hallerinde işlem görmektedir. Avrupa Birliği  ülkelerinde toptancı hallerinde "kayıt dışı" diye bir tabir yer almamasına rağmen ülkemizdeki yaş  sebze ve meyvenin yüzde 70'i kayıt dışı satılmaktadır. Yaş Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi  Hakkında 552 sayılı Kanun Hükmünde Kararname bu sektörün sorunları karşısında yetersiz  kalmaktadır. Üretici bölgelerinin köy ve beldelerde bulunması ve üretici hallerinin yetki sınırlarının  belediye ve mücavir alanlarıyla kısıtlı olması, üretici bölge hallerinin fonksiyonlarını yerine  getirememesi sonucunu doğurmuştur.  Üretici, mahsul ticaretini hal dışında gerçekleştirdiği için ticari güvenlikten mahrum kalmakta,  mahsulünün parasını almakta zorlanmaktadır ve üretici sık sık dolandırılmaktadır. Ayrıca, tarladan  alınan malın gittiği yerde, toptancı haline girdi çıktı oranının düşük olması da kayıt dışı ekonomiyi  ayrıca beslemektedir.  Mevcut mevzuatta olduğu gibi, bu tasarıyla hal kurma izni belediyelerin yetkisine  bırakılmaktadır. Bazı hallerde toptancı hal sayısı ve tüketici piyasasının büyüklüğü, ulaşım ve coğrafi  konumlar dikkate alınmadan ve çoğunlukla çok yakın mesafelere hal kurulduğu görülmektedir.  Sanayi ve Ticaret Bakanlığının kayıtlarına göre Türkiye'de 195 adet toptancı hali bulunmaktadır,  tüm Avrupa Birliği ülkelerinde ise 76 adet toptancı hali bulunmaktadır. Bu ülkelerdeki hallerin her  türlü alt yapıları tamamlanmıştır. Ülkemizdeki haller için bunları söyleyebilmek mümkün değildir.  Ülkemiz iklim itibarıyla sebze ve meyve üretimine son derece elverişlidir. Küçük ölçekli  arazilerde yapılan ve çok çeşitli olan ürünlerin pazarlanabilmesi için hallere büyük ihtiyaç  duyulmaktadır. Ülkemizde üreticiler sayıca çok olup küçük arazilerde üretim yapmaktadır. Kapalı  - 4 7 3 - TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 O: 6  alanda üretim yapan işletmeler yaklaşık 2-3 dekar, açık alanlarda ise ortalama işletme büyüklüğü  50-60 dekar civarındadır. Avrupa Birliği ülkelerinde üreticiler çok büyük arazilerde üretim yapmakta  ve ürettiklerini toptan olarak satabilmektedirler. Üretici birlikleri büyük ölçüde organize olmuştur.  Sebze ve meyve üreticilerinin rekabet gücü ürünlerin özelliğinden ve üretim planlamasının  yapılmamasından dolayı zayıftır. Daha vahim olanı ise sebze ve meyve üreticileri hal  komisyoncularının kredi ve desteğiyle üretim yapabilmektedir. Hallere mal getirenler de hal esnafı  tarafından her türlü destek verilen üreticilerdir.  Bu tasarının amaçlarından birisi de -güya- işlenmemiş gıda fiyatlarındaki yüksek fiyat artışlarını  engellemektir. 552 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'de hal komisyoncularının yüzde 8 komisyon  ile hizmet vermesi öngörülmektedir. Bu tasarıyla "Komisyoncuların satış bedeli üzerinden alacakları  komisyon oranı, yüzde sekizi aşmamak üzere taraflarca serbestçe tespit edilir. Bakanlık bu oranı  yarıya kadar indirmeye yetkilidir." denilmektedir. Hal komisyoncularının kârlarından yapılacak birkaç  puanlık indirimde hassasiyet gösteren AKP Hükümeti, yaş sebze ve meyvede kâr oranlan yüzde  500'lere varan perakende zincir mağazalardaki fiyat belirlenmesine yönelik marketler kanunu  konusunda ise hiç acele etmemektedir. Marketler yasasının Meclisten çıkarılmasını isteyen  vatandaşlarımıza "Alışveriş merkezlerinin altında tekerlek mi var ki şehir dışına çıkaralım." diyen  Sayın Sanayi ve Ticaret Bakanına buradan sormak istiyorum: Demek ki bu düzenlemeleri yapınca  büyük marketlerin altında tekerlek var ki bunları hal dışına çıkarıyorsunuz.  Bu tasarıyla, tahsis şeklinde işletilen toptancı hallerindeki dükkânların kiralama yoluyla  işletilmesinin de önü açılmaktadır. Süresi dolan dükkânlar, Devlet İhale Kanunu hükümlerine göre,  en yüksek bedeli verene kiralanacaktır. Toptancı hal komisyoncularının en az 200-300 müstahsil ile  birlikteliği bulunmaktadır. Her müstahsile komisyoncular tarafından faizsiz finans ve girdi desteği  sağlanmaktadır.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Sayın Akçay, konuşmanızı tamamlayınız.  Buyurunuz efendim.  ERKAN AKÇAY (Devamla) - Bu destek yıl içerisinde mal teslimatı ile bir diğer yıla aktarılarak  sürdürülmektedir. Komisyoncular tarafından, üreticide olduğu gibi satış yapan müşterilerle de  veresiye satışlarla süreklilik sağlanmaktadır. Komisyoncuların kiralamış olduğu iş yeri süreli olarak  verildiğinde, bu sürenin bitmesine en az üç dört yıl kala komisyoncu vermekte olduğu finans desteğini  keserek, vadeli satışlardan doğan alacaklarını tahsille uğraşacak ve bundan sonra da destek  vermeyecektir. Çünkü kira sözleşmesinin sona ermesinden sonra iş yeri sahibinin dükkânı tekrar alıp  alamayacağı ihale sonucuna göre belirlenecektir. Gerek üreticiler gerekse müşteriler bir süre sonra  kapanacağını bile bile bir komisyoncu ile ticari işlem yapmayacaklardır.  Değerli milletvekilleri, süremiz burada sona erdiği için diğer hususlara temas edemiyoruz.  Hepinize saygılar sunuyorum. (MHP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Akçay.  HÜSEYİN YILDIZ (Antalya) - Karar yeter sayısı, Sayın Başkan.  BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, önergeyi oylarınıza sunup karar yeter sayısını arayacağım.  Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Karar yeter sayısı yoktur.  Birleşime beş dakika ara veriyorum.  Kapanma Saati: 17.24  - 4 7 4 -
Sayfa 65 -
TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 O: 6  alanda üretim yapan işletmeler yaklaşık 2-3 dekar, açık alanlarda ise ortalama işletme büyüklüğü  50-60 dekar civarındadır. Avrupa Birliği ülkelerinde üreticiler çok büyük arazilerde üretim yapmakta  ve ürettiklerini toptan olarak satabilmektedirler. Üretici birlikleri büyük ölçüde organize olmuştur.  Sebze ve meyve üreticilerinin rekabet gücü ürünlerin özelliğinden ve üretim planlamasının  yapılmamasından dolayı zayıftır. Daha vahim olanı ise sebze ve meyve üreticileri hal  komisyoncularının kredi ve desteğiyle üretim yapabilmektedir. Hallere mal getirenler de hal esnafı  tarafından her türlü destek verilen üreticilerdir.  Bu tasarının amaçlarından birisi de -güya- işlenmemiş gıda fiyatlarındaki yüksek fiyat artışlarını  engellemektir. 552 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'de hal komisyoncularının yüzde 8 komisyon  ile hizmet vermesi öngörülmektedir. Bu tasarıyla "Komisyoncuların satış bedeli üzerinden alacakları  komisyon oranı, yüzde sekizi aşmamak üzere taraflarca serbestçe tespit edilir. Bakanlık bu oranı  yarıya kadar indirmeye yetkilidir." denilmektedir. Hal komisyoncularının kârlarından yapılacak birkaç  puanlık indirimde hassasiyet gösteren AKP Hükümeti, yaş sebze ve meyvede kâr oranlan yüzde  500'lere varan perakende zincir mağazalardaki fiyat belirlenmesine yönelik marketler kanunu  konusunda ise hiç acele etmemektedir. Marketler yasasının Meclisten çıkarılmasını isteyen  vatandaşlarımıza "Alışveriş merkezlerinin altında tekerlek mi var ki şehir dışına çıkaralım." diyen  Sayın Sanayi ve Ticaret Bakanına buradan sormak istiyorum: Demek ki bu düzenlemeleri yapınca  büyük marketlerin altında tekerlek var ki bunları hal dışına çıkarıyorsunuz.  Bu tasarıyla, tahsis şeklinde işletilen toptancı hallerindeki dükkânların kiralama yoluyla  işletilmesinin de önü açılmaktadır. Süresi dolan dükkânlar, Devlet İhale Kanunu hükümlerine göre,  en yüksek bedeli verene kiralanacaktır. Toptancı hal komisyoncularının en az 200-300 müstahsil ile  birlikteliği bulunmaktadır. Her müstahsile komisyoncular tarafından faizsiz finans ve girdi desteği  sağlanmaktadır.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Sayın Akçay, konuşmanızı tamamlayınız.  Buyurunuz efendim.  ERKAN AKÇAY (Devamla) - Bu destek yıl içerisinde mal teslimatı ile bir diğer yıla aktarılarak  sürdürülmektedir. Komisyoncular tarafından, üreticide olduğu gibi satış yapan müşterilerle de  veresiye satışlarla süreklilik sağlanmaktadır. Komisyoncuların kiralamış olduğu iş yeri süreli olarak  verildiğinde, bu sürenin bitmesine en az üç dört yıl kala komisyoncu vermekte olduğu finans desteğini  keserek, vadeli satışlardan doğan alacaklarını tahsille uğraşacak ve bundan sonra da destek  vermeyecektir. Çünkü kira sözleşmesinin sona ermesinden sonra iş yeri sahibinin dükkânı tekrar alıp  alamayacağı ihale sonucuna göre belirlenecektir. Gerek üreticiler gerekse müşteriler bir süre sonra  kapanacağını bile bile bir komisyoncu ile ticari işlem yapmayacaklardır.  Değerli milletvekilleri, süremiz burada sona erdiği için diğer hususlara temas edemiyoruz.  Hepinize saygılar sunuyorum. (MHP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Akçay.  HÜSEYİN YILDIZ (Antalya) - Karar yeter sayısı, Sayın Başkan.  BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, önergeyi oylarınıza sunup karar yeter sayısını arayacağım.  Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Karar yeter sayısı yoktur.  Birleşime beş dakika ara veriyorum.  Kapanma Saati: 17.24  - 4 7 4 - TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 O: 7  YEDİNCİ OTURUM  Açılma Saati: 17.33  BAŞKAN: Başkan Vekili Nevzat PAKDİL  KÂTİP ÜYELER: Harun TÜFEKÇİ (Konya), Bayram ÖZÇELİK (Burdur)  BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 71 'inci Birleşiminin Yedinci  Oturumunu açıyorum.  471 sıra sayılı Tasan'nın 4'üncü maddesi üzerinde verilen Manisa Milletvekili Erkan Akçay ve  arkadaşlarının önergesinin oylamasında karar yeter sayısı bulunamamıştı.  Şimdi önergeyi yeniden oylarınıza sunacağım ve karar yeter sayısını arayacağım.  Kabul edenler... Kabul etmeyenler...  Arkadaşlar, oturalım lütfen, saymamıza müsaade edin.  Saygıdeğer milletvekilleri, kâtip üyeler arasında ihtilaf vardır, elektronik cihazla oylama  yapacağım.  Oylama için üç dakika süre veriyorum.  Oylama işlemini başlatıyorum.  (Elektronik cihazla oylama yapıldı)  BAŞKAN - Karar yeter sayısı vardır, önerge kabul edilmemiştir.  Diğer önergeyi okutuyorum:  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 sıra sayılı Kanun Tasarısının 4 üncü maddesinin (5) inci fıkrasında geçen  "perakende" ibaresinden sonra gelmek üzere "ya da toptancı halinde toptan" ibaresinin eklenmesini  arz ve teklif ederiz.  Ayşe Nur Bahçekapılı (İstanbul) ve arkadaşları  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU  BAŞKANI HASAN ALİ ÇELİK (Sakarya) - Takdire bırakıyoruz.  BAŞKAN -Hükümet?  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Katılıyoruz Sayın Başkanım.  AYŞE NUR BAHÇEKAPILI (İstanbul) - Gerekçe...  BAŞKAN - Gerekçeyi okutuyorum:  Gerekçe:  Piyasaya konu malların pazarlanmasında önemli kanallardan biri olan toptancılık sektörünün  gelişmesi ve üreticilere mallarını toptancılar üzerinden pazarlayabilme olanağının sunulması ve  depolama, ambalajlama ve taşıma gibi konularda üreticilere nazaran daha iyi organize olan  toptancıların piyasadaki faaliyetlerinin etkinleştirilmesini teminen toptancılar tarafından üreticilerden  toptan olarak alınan malların toptancı hallerde yine toptan olarak satılabilmelerine yönelik düzenleme  yapılmıştır.  BAŞKAN - Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge  kabul edilmiştir.  Kabul edilen önerge istikametinde 4'üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler...  Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.  5'inci madde üzerinde dört önerge vardır. Önergeleri okutuyorum:  - 4 7 5 -
Sayfa 66 -
TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 O: 7  YEDİNCİ OTURUM  Açılma Saati: 17.33  BAŞKAN: Başkan Vekili Nevzat PAKDİL  KÂTİP ÜYELER: Harun TÜFEKÇİ (Konya), Bayram ÖZÇELİK (Burdur)  BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 71 'inci Birleşiminin Yedinci  Oturumunu açıyorum.  471 sıra sayılı Tasan'nın 4'üncü maddesi üzerinde verilen Manisa Milletvekili Erkan Akçay ve  arkadaşlarının önergesinin oylamasında karar yeter sayısı bulunamamıştı.  Şimdi önergeyi yeniden oylarınıza sunacağım ve karar yeter sayısını arayacağım.  Kabul edenler... Kabul etmeyenler...  Arkadaşlar, oturalım lütfen, saymamıza müsaade edin.  Saygıdeğer milletvekilleri, kâtip üyeler arasında ihtilaf vardır, elektronik cihazla oylama  yapacağım.  Oylama için üç dakika süre veriyorum.  Oylama işlemini başlatıyorum.  (Elektronik cihazla oylama yapıldı)  BAŞKAN - Karar yeter sayısı vardır, önerge kabul edilmemiştir.  Diğer önergeyi okutuyorum:  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 sıra sayılı Kanun Tasarısının 4 üncü maddesinin (5) inci fıkrasında geçen  "perakende" ibaresinden sonra gelmek üzere "ya da toptancı halinde toptan" ibaresinin eklenmesini  arz ve teklif ederiz.  Ayşe Nur Bahçekapılı (İstanbul) ve arkadaşları  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU  BAŞKANI HASAN ALİ ÇELİK (Sakarya) - Takdire bırakıyoruz.  BAŞKAN -Hükümet?  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Katılıyoruz Sayın Başkanım.  AYŞE NUR BAHÇEKAPILI (İstanbul) - Gerekçe...  BAŞKAN - Gerekçeyi okutuyorum:  Gerekçe:  Piyasaya konu malların pazarlanmasında önemli kanallardan biri olan toptancılık sektörünün  gelişmesi ve üreticilere mallarını toptancılar üzerinden pazarlayabilme olanağının sunulması ve  depolama, ambalajlama ve taşıma gibi konularda üreticilere nazaran daha iyi organize olan  toptancıların piyasadaki faaliyetlerinin etkinleştirilmesini teminen toptancılar tarafından üreticilerden  toptan olarak alınan malların toptancı hallerde yine toptan olarak satılabilmelerine yönelik düzenleme  yapılmıştır.  BAŞKAN - Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge  kabul edilmiştir.  Kabul edilen önerge istikametinde 4'üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler...  Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.  5'inci madde üzerinde dört önerge vardır. Önergeleri okutuyorum:  - 4 7 5 - TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 O: 7  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 sıra sayılı Kanun Tasarısının 5 inci maddesinin (7) nci fıkrasındaki  "satış" ibaresinden sonra gelmek üzere "bedeli ile satın alınan malların alış" ibaresinin, 11 inci  fıkrasındaki "içeren" ibaresinden sonra gelmek üzere "ve Bakanlık ile Tarım ve Köyişleri  Bakanlığınca belirlenecek teknik özelliklere sahip" ibaresinin eklenmesini arz ve teklif ederiz.  Ayşe Nur Bahçekapılı Nurettin Canikli Durdu Mehmet Kastal  İstanbul Giresun Osmaniye  Veysi Kaynak İbrahim Yiğit İhsan Koca  Kahramanmaraş İstanbul Malatya  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın 5. maddesinin 14. fıkrasının son  cümlesinde "...görüşleri alınarak" ibaresinden sonra gelmek üzere "6 ay içinde" ibaresinin  yazılmasını aynı fıkrada geçen "ilgili bakanlıkların" ibaresinin "Tarım ve Köyişleri Bakanlığının"  şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.  Oktay Vural Alim Işık Ahmet Orhan  İzmir Kütahya Manisa  Cemaleddin Uslu Erdal Sipahi M. Akif Paksoy  Edime İzmir Kahramanmaraş  Mustafa Kalaycı Rıdvan Yalçın  Konya Ordu  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği Bulunan Diğer Malların Ticaretinin  Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı'nın 5. Maddesi 6. Fıkrasının; "satış tarihinden itibaren on beş  iş günü içinde üreticiye veya üretici örgütüne" ifadesinin yerine, "satış tarihinden itibaren 10 işgünü  içinde mal sahibine" ifadesinin getirilmesini arz ve teklif ederiz.  Nesrin Baytok Mehmet Ali Susam Mustafa Özyürek  Ankara İzmir İstanbul  Ahmet Küçük Ferit Mevlüt Aslanoğlu R. Kerim Özkan  Çanakkale Malatya Burdur  Zekeriya Akıncı  Ankara  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 Sıra Sayılı Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun  Tasarısının 5 inci maddesinin 10 uncu fıkrasında yer alan "Üreticiler ve üretici örgütleri hariç"  ifadesinin yasa metninden çıkartılmasını arz ve teklif ederiz.  Ayla Akat Ata Nuri Yaman Hamit Geylani  Batman Muş Hakkâri  Akın Birdal Osman Özçelik Hasip Kaplan Pervin Buldan  Diyarbakır Siirt Sımak İğdır  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU  BAŞKANI HASAN ALİ ÇELİK (Sakarya) - Katılamıyoruz.  BAŞKAN - Hükümet?  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Katılamıyoruz Sayın Başkan.  - 4 7 6 -
Sayfa 67 -
TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 O: 7  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 sıra sayılı Kanun Tasarısının 5 inci maddesinin (7) nci fıkrasındaki  "satış" ibaresinden sonra gelmek üzere "bedeli ile satın alınan malların alış" ibaresinin, 11 inci  fıkrasındaki "içeren" ibaresinden sonra gelmek üzere "ve Bakanlık ile Tarım ve Köyişleri  Bakanlığınca belirlenecek teknik özelliklere sahip" ibaresinin eklenmesini arz ve teklif ederiz.  Ayşe Nur Bahçekapılı Nurettin Canikli Durdu Mehmet Kastal  İstanbul Giresun Osmaniye  Veysi Kaynak İbrahim Yiğit İhsan Koca  Kahramanmaraş İstanbul Malatya  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın 5. maddesinin 14. fıkrasının son  cümlesinde "...görüşleri alınarak" ibaresinden sonra gelmek üzere "6 ay içinde" ibaresinin  yazılmasını aynı fıkrada geçen "ilgili bakanlıkların" ibaresinin "Tarım ve Köyişleri Bakanlığının"  şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.  Oktay Vural Alim Işık Ahmet Orhan  İzmir Kütahya Manisa  Cemaleddin Uslu Erdal Sipahi M. Akif Paksoy  Edime İzmir Kahramanmaraş  Mustafa Kalaycı Rıdvan Yalçın  Konya Ordu  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği Bulunan Diğer Malların Ticaretinin  Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı'nın 5. Maddesi 6. Fıkrasının; "satış tarihinden itibaren on beş  iş günü içinde üreticiye veya üretici örgütüne" ifadesinin yerine, "satış tarihinden itibaren 10 işgünü  içinde mal sahibine" ifadesinin getirilmesini arz ve teklif ederiz.  Nesrin Baytok Mehmet Ali Susam Mustafa Özyürek  Ankara İzmir İstanbul  Ahmet Küçük Ferit Mevlüt Aslanoğlu R. Kerim Özkan  Çanakkale Malatya Burdur  Zekeriya Akıncı  Ankara  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 Sıra Sayılı Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun  Tasarısının 5 inci maddesinin 10 uncu fıkrasında yer alan "Üreticiler ve üretici örgütleri hariç"  ifadesinin yasa metninden çıkartılmasını arz ve teklif ederiz.  Ayla Akat Ata Nuri Yaman Hamit Geylani  Batman Muş Hakkâri  Akın Birdal Osman Özçelik Hasip Kaplan Pervin Buldan  Diyarbakır Siirt Sımak İğdır  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU  BAŞKANI HASAN ALİ ÇELİK (Sakarya) - Katılamıyoruz.  BAŞKAN - Hükümet?  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Katılamıyoruz Sayın Başkan.  - 4 7 6 - T B M M B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 O: 7  BAŞKAN - Sayın Birdal, buyurun efendim. (BDP sıralarından alkışlar)  AKIN BİRDAL (Diyarbakır) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 471  sıra sayılı Yasa Tasarısı'nın 5'inci maddesindeki "Üreticiler ve üretici örgütleri hariç" deyimine karşı  itirazımızı belirtmek için söz almış bulunuyorum. Saygıyla selamlarım.  Şimdi, neden üreticiler ve üretici örgütleri? Şimdi, üreticiler adına bir karar alacağız ve üreticiler  ve üretici örgütleri yok. Zaten şimdi üretici örgütleri açısından, Türkiye Ziraat Odaları Birliği var ve  tarım meslek okulları kapatıldıktan sonra Türkiye Ziraatçılar Derneği -ki onun tabanını oluşturan  okullar kapatıldı- Türkiye Ziraatçılar Derneğinin sağ olan üyeleri -onlar da tarım konusunda zaman  zaman görüşlerini söylüyorlar- Köy-Koop'un ne hâle geldiğini 12 Eylül darbesiyle, az önce sizlere  sunmaya çalıştım ve Ziraat Mühendisleri Odası var. O da herhalde muhalif olmuş olmaktan ötürü  onun da görüşlerine başvurma gereği duyulmamaktadır.  Şimdi, böyle bir demokrasi anlayışı olur mu? Halka rağmen halk için yönetim. Şimdi, üreticiler  adına burada yasa çıkaracağız, onların örgütleri adına bir şeyler söyleyeceğiz ve onların bu konuda  ne düşündüğünü sormuyoruz.  Değerli arkadaşlar, örneğin, 1980 darbesine değin, 1163 sayılı bir Yasa'yla, tarımsal amaçlı, tek  tip ve çok amaçlı bir kooperatif modeli vardı: Üretim kooperatifleri ya da diğer adıyla, demokratik  halk kooperatifçiliği. Bakın, bu kooperatiflerin işlevi nasıldı: Örneğin, bu kooperatiflerin kurulduğu  yerde bütün üretim girdileri kooperatifler aracılığıyla sağlanıyordu ortaklara: Tohumu, yemi, gübresi,  ilacı, traktörü ve hatta yedek parçaları.  Ortak makine parkları öngörülüyordu. Yani herkesin evinin önünde bir traktör değil, her köyde  bir makine parkı, o köyün gereksinmelerini karşılayacak bir makine parkı ve sonra, kredilerin  sağlanması için de bir kooperatifler bankası. Ne oluyordu? Aracısız, tefecisiz, üretim girdilerini  ortaklar, kooperatifçiler, üreticiler sağlıyorlardı. Sonra ne oluyordu? Gerçekten en bilimsel,  verimliliğe dair bilgi birikimiyle de -eğitimiyle çünkü yapılıyordu onlar- üretim yapılıyor. Bire üç  alınırken bire beş alınmaya başlandı ve sonunda ürünlerin doğrudan tüketim kooperatifleriyle birlikte  üretim-tüketim zinciri oluşturmasıyla halk kooperatifleri kurulmuştu. Ama elbette ki küçük  üreticilerin, yoksulların çıkarlarını gözettiği için o da egemen güçlerin kadrine uğradı ve onlar da  komünist olarak yargılandı.  Köy-Koop'ta gerçekten, ulusal, demokratik cephe... Sayın Anadol anımsar ya da gerçekten  ortaklaşa çalışma yapan insanlar bunu bilirler. Biz de tarihimizin bu belleğini unutturmamak  durumundayız. Eğer bir şey yapacaksak üretici adına, halk adına, emek adına, ezilenler adına, tarihi  ve belleği unutturmamak gerekiyor.  K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Nedim Tarhan'ı söyle.  AKIN BİRDAL (Devamla) - Nedim Tarhan'ı, elbette, şimdi, bakın, anacağım. Adana  Milletvekili Nedim Tarhan Köy-Koop Genel Başkanımızdı. Köy-Koop yöneticisi ve Barış Derneği  yöneticisi olmaktan ötürü arkadaşımız yargılandı, mahkûm oldu ve zindanlara terk edildi ve sonra da  tabii genç yaşta yüreği yetmedi ve aramızdan ayrıldı ve onu da şimdi saygıyla anıyorum.  Yani, bir, tarihe de vefa olması gerekir. Kemal Türkler'i anmadan işçi sınıfı mücadelesini  anamayız. Nedim Tarhan'ı anmadan bir üretici davasını ve gerçekten üreticinin hak ve özgürlüklerini,  çıkarlarını gözetmekten söz edemeyiz çünkü onları anmak demek, demokrasi bilincini unutmamak  demektir, unutturmamak demektir, üreticileri unutmamak ve unutturmamak demektir. Bu da zaten  unutmaya karşı bizi buraya gönderdi halkımız. O nedenle unutmamak dileğiyle gerçekten... Örneğin  şimdi üretici hallerinde bu işin hamallığını yapanlar da yine yoksullar ve büyük bir yüzdesi de  Kültlerdir. İsterseniz Zaro Ağa'yı da anayım. Yüz yirmi bir yaşında ölen Zaro Ağa, gerçekten o halde  - 4 7 7 -
Sayfa 68 -
T B M M B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 O: 7  BAŞKAN - Sayın Birdal, buyurun efendim. (BDP sıralarından alkışlar)  AKIN BİRDAL (Diyarbakır) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 471  sıra sayılı Yasa Tasarısı'nın 5'inci maddesindeki "Üreticiler ve üretici örgütleri hariç" deyimine karşı  itirazımızı belirtmek için söz almış bulunuyorum. Saygıyla selamlarım.  Şimdi, neden üreticiler ve üretici örgütleri? Şimdi, üreticiler adına bir karar alacağız ve üreticiler  ve üretici örgütleri yok. Zaten şimdi üretici örgütleri açısından, Türkiye Ziraat Odaları Birliği var ve  tarım meslek okulları kapatıldıktan sonra Türkiye Ziraatçılar Derneği -ki onun tabanını oluşturan  okullar kapatıldı- Türkiye Ziraatçılar Derneğinin sağ olan üyeleri -onlar da tarım konusunda zaman  zaman görüşlerini söylüyorlar- Köy-Koop'un ne hâle geldiğini 12 Eylül darbesiyle, az önce sizlere  sunmaya çalıştım ve Ziraat Mühendisleri Odası var. O da herhalde muhalif olmuş olmaktan ötürü  onun da görüşlerine başvurma gereği duyulmamaktadır.  Şimdi, böyle bir demokrasi anlayışı olur mu? Halka rağmen halk için yönetim. Şimdi, üreticiler  adına burada yasa çıkaracağız, onların örgütleri adına bir şeyler söyleyeceğiz ve onların bu konuda  ne düşündüğünü sormuyoruz.  Değerli arkadaşlar, örneğin, 1980 darbesine değin, 1163 sayılı bir Yasa'yla, tarımsal amaçlı, tek  tip ve çok amaçlı bir kooperatif modeli vardı: Üretim kooperatifleri ya da diğer adıyla, demokratik  halk kooperatifçiliği. Bakın, bu kooperatiflerin işlevi nasıldı: Örneğin, bu kooperatiflerin kurulduğu  yerde bütün üretim girdileri kooperatifler aracılığıyla sağlanıyordu ortaklara: Tohumu, yemi, gübresi,  ilacı, traktörü ve hatta yedek parçaları.  Ortak makine parkları öngörülüyordu. Yani herkesin evinin önünde bir traktör değil, her köyde  bir makine parkı, o köyün gereksinmelerini karşılayacak bir makine parkı ve sonra, kredilerin  sağlanması için de bir kooperatifler bankası. Ne oluyordu? Aracısız, tefecisiz, üretim girdilerini  ortaklar, kooperatifçiler, üreticiler sağlıyorlardı. Sonra ne oluyordu? Gerçekten en bilimsel,  verimliliğe dair bilgi birikimiyle de -eğitimiyle çünkü yapılıyordu onlar- üretim yapılıyor. Bire üç  alınırken bire beş alınmaya başlandı ve sonunda ürünlerin doğrudan tüketim kooperatifleriyle birlikte  üretim-tüketim zinciri oluşturmasıyla halk kooperatifleri kurulmuştu. Ama elbette ki küçük  üreticilerin, yoksulların çıkarlarını gözettiği için o da egemen güçlerin kadrine uğradı ve onlar da  komünist olarak yargılandı.  Köy-Koop'ta gerçekten, ulusal, demokratik cephe... Sayın Anadol anımsar ya da gerçekten  ortaklaşa çalışma yapan insanlar bunu bilirler. Biz de tarihimizin bu belleğini unutturmamak  durumundayız. Eğer bir şey yapacaksak üretici adına, halk adına, emek adına, ezilenler adına, tarihi  ve belleği unutturmamak gerekiyor.  K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Nedim Tarhan'ı söyle.  AKIN BİRDAL (Devamla) - Nedim Tarhan'ı, elbette, şimdi, bakın, anacağım. Adana  Milletvekili Nedim Tarhan Köy-Koop Genel Başkanımızdı. Köy-Koop yöneticisi ve Barış Derneği  yöneticisi olmaktan ötürü arkadaşımız yargılandı, mahkûm oldu ve zindanlara terk edildi ve sonra da  tabii genç yaşta yüreği yetmedi ve aramızdan ayrıldı ve onu da şimdi saygıyla anıyorum.  Yani, bir, tarihe de vefa olması gerekir. Kemal Türkler'i anmadan işçi sınıfı mücadelesini  anamayız. Nedim Tarhan'ı anmadan bir üretici davasını ve gerçekten üreticinin hak ve özgürlüklerini,  çıkarlarını gözetmekten söz edemeyiz çünkü onları anmak demek, demokrasi bilincini unutmamak  demektir, unutturmamak demektir, üreticileri unutmamak ve unutturmamak demektir. Bu da zaten  unutmaya karşı bizi buraya gönderdi halkımız. O nedenle unutmamak dileğiyle gerçekten... Örneğin  şimdi üretici hallerinde bu işin hamallığını yapanlar da yine yoksullar ve büyük bir yüzdesi de  Kültlerdir. İsterseniz Zaro Ağa'yı da anayım. Yüz yirmi bir yaşında ölen Zaro Ağa, gerçekten o halde  - 4 7 7 - TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 O: 7  bir hamaldı ve Zaro Ağa bizim tarihimize geçmiştir. Şimdi halleri konuşurken Zaro Ağa'yı da  unutmamak gerektiğini düşünüyorum.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Buyurun Sayın Birdal, konuşmanızı tamamlayınız.  AKIN BİRDAL (Devamla) - Ve doğrusu, işte demokrasi örgütlü bir toplumdur, sivil bir  toplumdur. Üreticilerin ve onların örgütlerinin söz, karar ve önerilerini de dikkate alırsak, burada  murat edilen ne ise, demokrasi, insan hakları, özgürlük, barış yolunda daha doğru kararlar almış  oluruz.  Bu umutla hepinizi saygıyla...  İBRAHİM YİĞİT (İstanbul) - Akın Özdemir'i de unutma.  AKIN BİRDAL (Devamla) - Elbette. Akın Özdemir'i nasıl unuturuz. Akın Özdemir de ziraat  fakültesi talebe cemiyetinin ve tarımcıların ve Köy-Koop'un önderlerinden. Akın'ı da faşistler katletti  1978 yılında ve -Sayın Başkanım izin verirse- Akın'ın bir tarihî anekdotuyla bitireyim: Her 10 Ocakta  tarımsal öğrenimin yıl dönümü kutlanır ve İsmet Paşa da gelirdi çünkü fakültemizin kumlusunda  büyük emeği geçmişti ve yine İsmet Paşa'nın katıldığı bir toplantıda Akın Özdemir talebe cemiyet  başkanı olarak şunu söylemişti: "Toprağı aç, insanı aç, hayvanı aç bir ülkede tarımsal öğrenim yıl  dönümü kutlanamaz, olsa olsa sorgulanır ve özür dilenir." demişti.  Hepsini saygıyla anıyorum.  Saygılar sunarım. (BDP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Birdal.  Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul  edilmemiştir.  Diğer önergeyi okutuyorum:  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği Bulunan Diğer Malların Ticaretinin  Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı'nın 5. Maddesi 6. Fıkrasının; "satış tarihinden itibaren on beş  iş günü içinde üreticiye veya üretici örgütüne" ifadesinin yerine, "satış tarihinden itibaren 10 işgünü  içinde mal sahibine" ifadesinin getirilmesini arz ve teklif ederiz.  Nesrin Baytok (Ankara) ve arkadaşları  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU  BAŞKANI HASAN ALİ ÇELİK (Sakarya) - Katılamıyoruz.  BAŞKAN - Hükümet?  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Katılamıyoruz efendim.  K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Zekeriya Akıncı...  BAŞKAN - Sayın Akıncı, buyurun efendim. (CHP sıralarından alkışlar)  ZEKERİYA AKINCI (Ankara) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla  selamlıyorum.  Partimizin ve grubumuzun da desteklediği ve önemli düzenlemeler getireceği inancında olduğu  yasayla ilgili olarak da ben düzenleme sonrası da ortaya çıkacak konularla ilgili kimi sıkıntıları dile  getirmek istiyorum. Bir kez daha hepinizi saygıyla selamlıyorum.  Hepiniz biliyorsunuz değerli arkadaşlarım, bu toptancı haller, her gün binlerce üretici ve satıcılar  ile alıcıların buluştuğu borsalar olup oldukça hareketli ve anında kararların alınması gereken yerler.  Oysa belediye hal yönetimleri de doğal olarak belediye yönetimi içerisinde daire başkanı, genel  - 4 7 8 -
Sayfa 69 -
TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 O: 7  bir hamaldı ve Zaro Ağa bizim tarihimize geçmiştir. Şimdi halleri konuşurken Zaro Ağa'yı da  unutmamak gerektiğini düşünüyorum.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Buyurun Sayın Birdal, konuşmanızı tamamlayınız.  AKIN BİRDAL (Devamla) - Ve doğrusu, işte demokrasi örgütlü bir toplumdur, sivil bir  toplumdur. Üreticilerin ve onların örgütlerinin söz, karar ve önerilerini de dikkate alırsak, burada  murat edilen ne ise, demokrasi, insan hakları, özgürlük, barış yolunda daha doğru kararlar almış  oluruz.  Bu umutla hepinizi saygıyla...  İBRAHİM YİĞİT (İstanbul) - Akın Özdemir'i de unutma.  AKIN BİRDAL (Devamla) - Elbette. Akın Özdemir'i nasıl unuturuz. Akın Özdemir de ziraat  fakültesi talebe cemiyetinin ve tarımcıların ve Köy-Koop'un önderlerinden. Akın'ı da faşistler katletti  1978 yılında ve -Sayın Başkanım izin verirse- Akın'ın bir tarihî anekdotuyla bitireyim: Her 10 Ocakta  tarımsal öğrenimin yıl dönümü kutlanır ve İsmet Paşa da gelirdi çünkü fakültemizin kumlusunda  büyük emeği geçmişti ve yine İsmet Paşa'nın katıldığı bir toplantıda Akın Özdemir talebe cemiyet  başkanı olarak şunu söylemişti: "Toprağı aç, insanı aç, hayvanı aç bir ülkede tarımsal öğrenim yıl  dönümü kutlanamaz, olsa olsa sorgulanır ve özür dilenir." demişti.  Hepsini saygıyla anıyorum.  Saygılar sunarım. (BDP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Birdal.  Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul  edilmemiştir.  Diğer önergeyi okutuyorum:  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği Bulunan Diğer Malların Ticaretinin  Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı'nın 5. Maddesi 6. Fıkrasının; "satış tarihinden itibaren on beş  iş günü içinde üreticiye veya üretici örgütüne" ifadesinin yerine, "satış tarihinden itibaren 10 işgünü  içinde mal sahibine" ifadesinin getirilmesini arz ve teklif ederiz.  Nesrin Baytok (Ankara) ve arkadaşları  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU  BAŞKANI HASAN ALİ ÇELİK (Sakarya) - Katılamıyoruz.  BAŞKAN - Hükümet?  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Katılamıyoruz efendim.  K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Zekeriya Akıncı...  BAŞKAN - Sayın Akıncı, buyurun efendim. (CHP sıralarından alkışlar)  ZEKERİYA AKINCI (Ankara) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla  selamlıyorum.  Partimizin ve grubumuzun da desteklediği ve önemli düzenlemeler getireceği inancında olduğu  yasayla ilgili olarak da ben düzenleme sonrası da ortaya çıkacak konularla ilgili kimi sıkıntıları dile  getirmek istiyorum. Bir kez daha hepinizi saygıyla selamlıyorum.  Hepiniz biliyorsunuz değerli arkadaşlarım, bu toptancı haller, her gün binlerce üretici ve satıcılar  ile alıcıların buluştuğu borsalar olup oldukça hareketli ve anında kararların alınması gereken yerler.  Oysa belediye hal yönetimleri de doğal olarak belediye yönetimi içerisinde daire başkanı, genel  - 4 7 8 - TBMM B:71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 0 : 7  - 4 7 9 - sekreter yardımcısı, genel sekreter ve belediye başkanı olmak üzere alınacak her karan bu yolla bir  silsile içerisinde götürmektedir. Oysa toptancı haller, yapısı itibarıyla daha pratik yetkili sistem  içerisinde olmalıdır diye düşünüyoruz ve bu hiyerarşik tıkanıklığın aşılabilmesi için de bir çare  aranması gerektiği inancındayız.  Aynı zamanda bu haller yirmi dört saat esasına göre çalışmak durumundadır. Denetim  noktalarında da yirmi dört saat görev yapılması zorunludur. Hâlbuki hallerdeki personel kadroları  günlük sekiz saatlik mesai de uygulamalarına rağmen bu yetersiz kalmaktadır. Özellikle denetim  konusuyla ilgili olarak haller arası iletişim belirli bir saatten sonra yapılamamaktadır. Kadroların  -yasada var bir düzenleme- hem sayı olarak hem de nitelik olarak bu çalışmaların, bu iletişimin  kurulabilmesine ve bu denetimin yapılabilmesine olanak sağlayacak şekilde düzenlenmesi gerekiyor.  Ayrıca, biliyorsunuz, yürürlükteki 552 sayılı Kararname'ye göre de "Hal müdürleri ziraat,  ekonomi, tarım ekonomisi, işletme ve pazarlama konularında dört yıllık yükseköğrenim görmüş  kişiler arasından atanır." denilmesine karşılık bu 200'e yakın toptancı halinde bu koşullara uyan  müdürlerin bulunduğunu söyleyebilmek çok zordur. Sayın Bakan da bunu biliyordur. Peki, niye böyle  oluyor? Bu evsafta eleman mı yok? Hayır, var ama genellikle belediye başkanları kendilerine yakın  kesimlerden kadrolar atamakta ve sistemi kilitlemektedir ve bunu da vekâlet sistemiyle  götürmektedirler. Dolayısıyla benzer biçimde toptancı hâl müdürlüğü değil de "zabıta şube  müdürlüğü" diye bir unvan değişikliğiyle de kanuna arkadan dolaşıp yine istenilen öğrenimi yapmış  bir yakının hâl müdürü olarak çalıştırılması da mümkün olabiliyor. Bu yasa düzenlemesinde bunlara  da özen gösterilmesini diliyoruz.  Yine toptancı haller, değerli arkadaşlanm, üreticiyi, ticaret yapanı ilgilendirdiği kadar halkı da  sağlık açısından yakından ilgilendiriyor, bütün tüketicileri yakından ilgilendiriyor. Buralara yapılacak  olan altyapı yatırımları, bu analiz laboratuvarları, temizlik, bakım, onarım, otopark ve benzeri işler  de yönetimler tarafından düzgün bir biçimde planlanmalı ve zorunlu hâllerde çok hızlı bir biçimde  yaşama geçirilebilmeli. Aslında mevcut, yine aynı kararnamede, satış hasılatları üzerinden alınan  belediye rüsumunun yüzde 10'unun toptancı hallerinin ihtiyaçları için harcanması hükmü  bulunmasına karşılık bu yaptırıma da uyulmadığı bir gerçektir. Bu payların ayrılması ve yatırım  yapılması bir tarafa, mevcut hallerimizdeki soğuk hava depoları dahi belediyelerin kimi ihtiyaçları  için kullanılabiliyor. Ankara Toptancı Halindeki soğuk hava depolarının, belediyenin seçmenlere  soğan ve patates paketlediği bir alana dönüştürüldüğünü de dikkatinize sunmak isterim.  Yine aynı şekilde toptancı hallerinde çok çeşitli olaylara rastlanabilmekte, toplumsal ve adli  olaylar anlamında. Bazı hallerde polis karakolları var, bazılarında ise yok. Hal zabıtası ise hem  toptancı hallerinin düzeninde hem de denetim noktalarında ciddi görevler üstlenmektedir. Bundan  dolayı yeterli sayıda hal zabıtasının bulunması ve kanun gereği bunların başka yerlerde  çalıştırılmaması gerekmektedir. Kadroların yetersiz kaldığı durumlarda özel güvenlik elemanlarıyla  bu hizmetin mutlaka yerine getirilmesi gerekiyor. Yasa buna cevaz veriyor, yeni bir düzenleme de var.  Dolayısıyla büyük miktarlarda mal satılan ve büyük paraların döndüğü bu yerlerde her türlü tedbirin  alınması da gerekmektedir.  Yine aynı şekilde, değerli arkadaşlanm, bir konuyu daha dikkatinize sunmak istiyorum.  Haberlerde, televizyon programlarında ne zaman meyve ve sebzeyle ilgili bir haber izleyecek olsak  mutlaka hallerin o çirkin manzaralarıyla karşılaşıyoruz. Genellikle de günah keçisi olarak hal  komisyoncuları ekranlarda yer alıyor. Oysa bu yerler belediyelerindir ve her türlü yetki ve sorumluluk  da belediyelere aittir. Aslında temel görevleri olan temizlik, güvenlik ve düzeni sağlamak da
Sayfa 70 -
TBMM B:71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 0 : 7  - 4 7 9 - sekreter yardımcısı, genel sekreter ve belediye başkanı olmak üzere alınacak her karan bu yolla bir  silsile içerisinde götürmektedir. Oysa toptancı haller, yapısı itibarıyla daha pratik yetkili sistem  içerisinde olmalıdır diye düşünüyoruz ve bu hiyerarşik tıkanıklığın aşılabilmesi için de bir çare  aranması gerektiği inancındayız.  Aynı zamanda bu haller yirmi dört saat esasına göre çalışmak durumundadır. Denetim  noktalarında da yirmi dört saat görev yapılması zorunludur. Hâlbuki hallerdeki personel kadroları  günlük sekiz saatlik mesai de uygulamalarına rağmen bu yetersiz kalmaktadır. Özellikle denetim  konusuyla ilgili olarak haller arası iletişim belirli bir saatten sonra yapılamamaktadır. Kadroların  -yasada var bir düzenleme- hem sayı olarak hem de nitelik olarak bu çalışmaların, bu iletişimin  kurulabilmesine ve bu denetimin yapılabilmesine olanak sağlayacak şekilde düzenlenmesi gerekiyor.  Ayrıca, biliyorsunuz, yürürlükteki 552 sayılı Kararname'ye göre de "Hal müdürleri ziraat,  ekonomi, tarım ekonomisi, işletme ve pazarlama konularında dört yıllık yükseköğrenim görmüş  kişiler arasından atanır." denilmesine karşılık bu 200'e yakın toptancı halinde bu koşullara uyan  müdürlerin bulunduğunu söyleyebilmek çok zordur. Sayın Bakan da bunu biliyordur. Peki, niye böyle  oluyor? Bu evsafta eleman mı yok? Hayır, var ama genellikle belediye başkanları kendilerine yakın  kesimlerden kadrolar atamakta ve sistemi kilitlemektedir ve bunu da vekâlet sistemiyle  götürmektedirler. Dolayısıyla benzer biçimde toptancı hâl müdürlüğü değil de "zabıta şube  müdürlüğü" diye bir unvan değişikliğiyle de kanuna arkadan dolaşıp yine istenilen öğrenimi yapmış  bir yakının hâl müdürü olarak çalıştırılması da mümkün olabiliyor. Bu yasa düzenlemesinde bunlara  da özen gösterilmesini diliyoruz.  Yine toptancı haller, değerli arkadaşlanm, üreticiyi, ticaret yapanı ilgilendirdiği kadar halkı da  sağlık açısından yakından ilgilendiriyor, bütün tüketicileri yakından ilgilendiriyor. Buralara yapılacak  olan altyapı yatırımları, bu analiz laboratuvarları, temizlik, bakım, onarım, otopark ve benzeri işler  de yönetimler tarafından düzgün bir biçimde planlanmalı ve zorunlu hâllerde çok hızlı bir biçimde  yaşama geçirilebilmeli. Aslında mevcut, yine aynı kararnamede, satış hasılatları üzerinden alınan  belediye rüsumunun yüzde 10'unun toptancı hallerinin ihtiyaçları için harcanması hükmü  bulunmasına karşılık bu yaptırıma da uyulmadığı bir gerçektir. Bu payların ayrılması ve yatırım  yapılması bir tarafa, mevcut hallerimizdeki soğuk hava depoları dahi belediyelerin kimi ihtiyaçları  için kullanılabiliyor. Ankara Toptancı Halindeki soğuk hava depolarının, belediyenin seçmenlere  soğan ve patates paketlediği bir alana dönüştürüldüğünü de dikkatinize sunmak isterim.  Yine aynı şekilde toptancı hallerinde çok çeşitli olaylara rastlanabilmekte, toplumsal ve adli  olaylar anlamında. Bazı hallerde polis karakolları var, bazılarında ise yok. Hal zabıtası ise hem  toptancı hallerinin düzeninde hem de denetim noktalarında ciddi görevler üstlenmektedir. Bundan  dolayı yeterli sayıda hal zabıtasının bulunması ve kanun gereği bunların başka yerlerde  çalıştırılmaması gerekmektedir. Kadroların yetersiz kaldığı durumlarda özel güvenlik elemanlarıyla  bu hizmetin mutlaka yerine getirilmesi gerekiyor. Yasa buna cevaz veriyor, yeni bir düzenleme de var.  Dolayısıyla büyük miktarlarda mal satılan ve büyük paraların döndüğü bu yerlerde her türlü tedbirin  alınması da gerekmektedir.  Yine aynı şekilde, değerli arkadaşlanm, bir konuyu daha dikkatinize sunmak istiyorum.  Haberlerde, televizyon programlarında ne zaman meyve ve sebzeyle ilgili bir haber izleyecek olsak  mutlaka hallerin o çirkin manzaralarıyla karşılaşıyoruz. Genellikle de günah keçisi olarak hal  komisyoncuları ekranlarda yer alıyor. Oysa bu yerler belediyelerindir ve her türlü yetki ve sorumluluk  da belediyelere aittir. Aslında temel görevleri olan temizlik, güvenlik ve düzeni sağlamak da  TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 O: 7  belediyelere aittir. Yani çöplerden araç ve insan kargaşasına kadar yeterli önlem almayan ve hallerdeki  gerekli düzenlemeleri yapmayan belediye yönetimlerinin de dikkatle izlenmesi gerekmektedir.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Buyurun Sayın Akıncı, konuşmanızı tamamlayınız.  ZEKERİYA AKINCI (Devamla) - Toptancı hallerinin her türlü imkânları olan, hijyenik ve  temizlik kurallarına uygun, bakım ve onarımları yapılmış ticaret komplekslerine dönüştürülmesi  gerekiyor.  Bizim dileğimiz, değerli arkadaşlarım, eskiden Hal Yasası olarak bilinen bu düzenlemenin yeni  adı ile sektörün tüm paydaşlarına hayırlı olmasıdır. Diğer taraftan, her maddeyle ilgili olarak üzerine  bir sürü yönetmelik düzenleme görevi üstlenen Sanayi ve Ticaret Bakanlığının da yasanın yürürlüğe  girmesine paralel olarak bu görevlerini hızla yerine getirmesi gerekiyor ancak bu yönetmelik ve  genelgelerin hazırlanmasında paydaşların görüş ve uygulamalarından istifade ederek çalışmalar  yapılması da bir başka dileğimizdir.  Kanunu çıkarmak önemli değildir, bunun uygulunabilirliği çok daha önemlidir. Yazılanların  kâğıt üzerinde kalmaması çok önemlidir. O nedenle de kanun maddelerine takılan onlarca bent ve  fıkradan sonra yönetmelik ve genelgelerin daha sade, okuyanların da anlayabileceği bir dilde ve  problemleri çözmede faydalanabileceği şekilde yayınlanması da ilgililerin bir başka temel dileğidir.  En büyük kaygılardan bir tanesi de -sözlerimi tamamlamak isterken söylemek isterim- hallerin  işletilmesi sırasında meslek mensuplarının oluşturacağı şirketlerin ve birliklerin öncelik alabilmesidir.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  ZEKERİYA AKINCI (Devamla) - Tamamlıyorum Sayın Başkanım.  Aksi hâlde esnaflarımız perakende sektöründeki tekelleşmenin benzer biçimde hallerin  işletilmesi alanında da gerçekleşebileceğinden ciddi olarak kaygı duymaktadırlar, bu kaygılarını bize  iletmektedirler. Ben de bu süre içerisinde sıkıntıları ve kaygıları Sayın Bakana ve yetkililere  aktarmakla onların da ufkunu açacağımız umudundayım.  Yasanın tekrar hayırlı olmasını diliyorum. Saygıyla sevgiyle hepinizi selamlıyorum. (CHP  sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Akıncı.  Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmemiştir.  Diğer önergeyi okutuyorum:  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın 5. maddesinin 14. fıkrasının son  cümlesinde "...görüşleri alınarak" ibaresinden sonra gelmek üzere "6 ay içinde" ibaresinin  yazılmasını aynı fıkrada geçen "ilgili bakanlıkların" ibaresinin "Tarım ve Köyişleri Bakanlığının"  şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.  Oktay Vural (İzmir) ve arkadaşları  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU  BAŞKANI HASAN ALİ ÇELİK (Sakarya) - Katılamıyoruz.  BAŞKAN - Hükümet?  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Katılamıyoruz efendim.  BAŞKAN - Sayın Kalaycı, buyurun efendim. (MHP sıralarından alkışlar)  MUSTAFA KALAYCI (Konya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygılarımla  selamlıyorum.  - 4 8 0 -
Sayfa 71 -
TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 O: 7  belediyelere aittir. Yani çöplerden araç ve insan kargaşasına kadar yeterli önlem almayan ve hallerdeki  gerekli düzenlemeleri yapmayan belediye yönetimlerinin de dikkatle izlenmesi gerekmektedir.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Buyurun Sayın Akıncı, konuşmanızı tamamlayınız.  ZEKERİYA AKINCI (Devamla) - Toptancı hallerinin her türlü imkânları olan, hijyenik ve  temizlik kurallarına uygun, bakım ve onarımları yapılmış ticaret komplekslerine dönüştürülmesi  gerekiyor.  Bizim dileğimiz, değerli arkadaşlarım, eskiden Hal Yasası olarak bilinen bu düzenlemenin yeni  adı ile sektörün tüm paydaşlarına hayırlı olmasıdır. Diğer taraftan, her maddeyle ilgili olarak üzerine  bir sürü yönetmelik düzenleme görevi üstlenen Sanayi ve Ticaret Bakanlığının da yasanın yürürlüğe  girmesine paralel olarak bu görevlerini hızla yerine getirmesi gerekiyor ancak bu yönetmelik ve  genelgelerin hazırlanmasında paydaşların görüş ve uygulamalarından istifade ederek çalışmalar  yapılması da bir başka dileğimizdir.  Kanunu çıkarmak önemli değildir, bunun uygulunabilirliği çok daha önemlidir. Yazılanların  kâğıt üzerinde kalmaması çok önemlidir. O nedenle de kanun maddelerine takılan onlarca bent ve  fıkradan sonra yönetmelik ve genelgelerin daha sade, okuyanların da anlayabileceği bir dilde ve  problemleri çözmede faydalanabileceği şekilde yayınlanması da ilgililerin bir başka temel dileğidir.  En büyük kaygılardan bir tanesi de -sözlerimi tamamlamak isterken söylemek isterim- hallerin  işletilmesi sırasında meslek mensuplarının oluşturacağı şirketlerin ve birliklerin öncelik alabilmesidir.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  ZEKERİYA AKINCI (Devamla) - Tamamlıyorum Sayın Başkanım.  Aksi hâlde esnaflarımız perakende sektöründeki tekelleşmenin benzer biçimde hallerin  işletilmesi alanında da gerçekleşebileceğinden ciddi olarak kaygı duymaktadırlar, bu kaygılarını bize  iletmektedirler. Ben de bu süre içerisinde sıkıntıları ve kaygıları Sayın Bakana ve yetkililere  aktarmakla onların da ufkunu açacağımız umudundayım.  Yasanın tekrar hayırlı olmasını diliyorum. Saygıyla sevgiyle hepinizi selamlıyorum. (CHP  sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Akıncı.  Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmemiştir.  Diğer önergeyi okutuyorum:  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın 5. maddesinin 14. fıkrasının son  cümlesinde "...görüşleri alınarak" ibaresinden sonra gelmek üzere "6 ay içinde" ibaresinin  yazılmasını aynı fıkrada geçen "ilgili bakanlıkların" ibaresinin "Tarım ve Köyişleri Bakanlığının"  şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.  Oktay Vural (İzmir) ve arkadaşları  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU  BAŞKANI HASAN ALİ ÇELİK (Sakarya) - Katılamıyoruz.  BAŞKAN - Hükümet?  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Katılamıyoruz efendim.  BAŞKAN - Sayın Kalaycı, buyurun efendim. (MHP sıralarından alkışlar)  MUSTAFA KALAYCI (Konya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygılarımla  selamlıyorum.  - 4 8 0 - TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 O: 7  Görüşülmekte olan bu tasan ile üretici birliklerine dair yapılan düzenlemeler, üretici birlikleriyle  ilgili kanunlara aykırı hususlar içermektedir. Nitekim, tasarının 18'inci maddesinde birlikler ile ilgili  kanunların bu kanuna aykırı hükümlerinin uygulanamayacağı belirtilmek zorunda kalınmıştır ancak  hangi hükümlerin aykırı olduğu konusunda uygulamada ihtilaflar ortaya çıkacağını, birçok sorunla  karşılaşılacağını şimdiden ifade etmek mümkündür.  Tasarıda "Sebze ve meyvelerin toptan alım ve satımı toptancı hallerinde yapılır." denmesine  karşın sonraki hükümlerde "Toptancı haline bildirmek kaydıyla toptancı hali dışında alım ve satım  yapılabilir." deniliyor. Bu düzenleme ile toptancı hallerin devre dışı kalmasının amaçlandığı  görülmektedir. Kanunun adından bile "toptancı halleri" ibaresi çıkarılmıştır.  Sebze ve meyvede kayıt dışı ticaret yüzde 70'ler seviyesinde iken kayıt dışı ticarete bir çare  bulunmadan ve gerekli altyapı oluşturulmadan toptancı haller dışında sebze ve meyve satışlarının  serbest bırakılması doğru olmayacaktır. Üreticinin ürünlerinin pazarlanması için vazgeçilmez  alternatif olan hallerin büyük ölçüde devre dışı kalmasını kapsayan bu tasarı, hiper ve  süpermarketlerin ekmeklerine yağ sürmektedir.  Tasarı, hal teşekkülleri dışında her türlü ticari birliktelik ve dayanışma diğer ticaret erbaplarına  serbest bırakılırken hal esnafının kendi aralarındaki birlikteliğinin konuşulmasını dahi yasaklar  konumdadır. Teknik ve hijyen açısından haller oluşturulmaya çalışılırken tasarı sonucu oluşacak hal  dışında apartman altı, denetimsiz toptan alım satımın yapılacağı gayriresmi hal benzeri yapılanmanın  tezatlığı dikkate alınmamıştır. Hal Yasası'nın şu anki uygulamasında bile kayıt dışı ticaret bu kadar  yüksek düzeydeyken hallerin devre dışı kalmasıyla bunun önünü nasıl alacaksınız?  Tasarıyla, tahsis şeklinde işletilen toptancı hallerindeki dükkânların kiralama veya satış yoluyla  işletilmesinin önü de açılmaktadır. Haldeki komisyonculara tahsis edilmiş olan iş yerlerinin kiralama  ve satışı konusu, hal esnafını endişeye sevk etmiştir. Boş olarak tahsis alınan ve yıllarca emek  verilerek çalıştırılan iş yerleri kiraya çıkacak ve en yüksek kirayı verene kiralanacaktır. Ömürlerini  verdikleri dükkânın bir anda başka birine kiralanarak kendilerinin bir kenara itilmesi, çaresiz  bırakılması büyük bir haksızlık olacaktır. Düşünebiliyor musunuz, yıllarca çalışmışsınız, işçisiyle,  ardiyesiyle, sandığıyla, malzemesiyle büyük masraflar yaparak bir düzen kurmuşsunuz, üreticiye  güven vermişsiniz, ticari bir itibar elde etmişsiniz, kurumsallaşmışsınız, marka oluşturmuşsunuz ama  bir anda her şeyinizi kaybediyorsunuz, ortada kalıyorsunuz. Bir maddeyle otuz kırk senelik geçmişini  ve birikimlerini tek satırda ellerinden alıyorsunuz. Peki, sonra ne iş yapacak bu insanlar? Bunu hiç  düşünüyor musunuz? Böyle bir düzenleme, hakka, hukuka, vicdana sığmamaktadır, kabul edilmesi  mümkün değildir. Bu uygulamanın on iki yıl sonraya atılması da soruna çözüm getirmemektedir.  Hal esnafı, kendilerine reva görülen bu haksızlığın giderilmesini, bu yanlışlığın düzeltilmesini umutla  beklemektedir. Tarımsal üretimde toptan satışın iş bölümü çerçevesinde tüm toptancı hallerinin tahsis  haklarının olması gerekmektedir. Branşlaşmanın, markalaşmamn ve kurumsallaşmanın daha kolay  olabilmesi ve güvenilirlik arz etmesi açısından bu gereklidir.  Bu tasarı, hipermarketlere haksız kazanç elde edebilecek kapılar açarken hal esnafının, çiftçinin,  komisyoncunun ve ekmeğini halden kazanan insanların ekonomik bir darboğaza sürüklenmesine  neden olacaktır.  Sebze ve meyve ticareti konusunda sektör mensuplarının beklentisi, kayıt dışı ticaretin  önlenmesi, kayıtlı çalışan hal esnafının durumunun düzeltilmesi ve toptancı hallerin fiziki yapılarının  çağdaş standartlara yükseltilmesidir. Bu beklentilere karşılık, bu tasarıyla toptancı halleri âdeta  ortadan kaldırılmaya çalışılmaktadır.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  - 4 8 1 -
Sayfa 72 -
TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 O: 7  Görüşülmekte olan bu tasan ile üretici birliklerine dair yapılan düzenlemeler, üretici birlikleriyle  ilgili kanunlara aykırı hususlar içermektedir. Nitekim, tasarının 18'inci maddesinde birlikler ile ilgili  kanunların bu kanuna aykırı hükümlerinin uygulanamayacağı belirtilmek zorunda kalınmıştır ancak  hangi hükümlerin aykırı olduğu konusunda uygulamada ihtilaflar ortaya çıkacağını, birçok sorunla  karşılaşılacağını şimdiden ifade etmek mümkündür.  Tasarıda "Sebze ve meyvelerin toptan alım ve satımı toptancı hallerinde yapılır." denmesine  karşın sonraki hükümlerde "Toptancı haline bildirmek kaydıyla toptancı hali dışında alım ve satım  yapılabilir." deniliyor. Bu düzenleme ile toptancı hallerin devre dışı kalmasının amaçlandığı  görülmektedir. Kanunun adından bile "toptancı halleri" ibaresi çıkarılmıştır.  Sebze ve meyvede kayıt dışı ticaret yüzde 70'ler seviyesinde iken kayıt dışı ticarete bir çare  bulunmadan ve gerekli altyapı oluşturulmadan toptancı haller dışında sebze ve meyve satışlarının  serbest bırakılması doğru olmayacaktır. Üreticinin ürünlerinin pazarlanması için vazgeçilmez  alternatif olan hallerin büyük ölçüde devre dışı kalmasını kapsayan bu tasarı, hiper ve  süpermarketlerin ekmeklerine yağ sürmektedir.  Tasarı, hal teşekkülleri dışında her türlü ticari birliktelik ve dayanışma diğer ticaret erbaplarına  serbest bırakılırken hal esnafının kendi aralarındaki birlikteliğinin konuşulmasını dahi yasaklar  konumdadır. Teknik ve hijyen açısından haller oluşturulmaya çalışılırken tasarı sonucu oluşacak hal  dışında apartman altı, denetimsiz toptan alım satımın yapılacağı gayriresmi hal benzeri yapılanmanın  tezatlığı dikkate alınmamıştır. Hal Yasası'nın şu anki uygulamasında bile kayıt dışı ticaret bu kadar  yüksek düzeydeyken hallerin devre dışı kalmasıyla bunun önünü nasıl alacaksınız?  Tasarıyla, tahsis şeklinde işletilen toptancı hallerindeki dükkânların kiralama veya satış yoluyla  işletilmesinin önü de açılmaktadır. Haldeki komisyonculara tahsis edilmiş olan iş yerlerinin kiralama  ve satışı konusu, hal esnafını endişeye sevk etmiştir. Boş olarak tahsis alınan ve yıllarca emek  verilerek çalıştırılan iş yerleri kiraya çıkacak ve en yüksek kirayı verene kiralanacaktır. Ömürlerini  verdikleri dükkânın bir anda başka birine kiralanarak kendilerinin bir kenara itilmesi, çaresiz  bırakılması büyük bir haksızlık olacaktır. Düşünebiliyor musunuz, yıllarca çalışmışsınız, işçisiyle,  ardiyesiyle, sandığıyla, malzemesiyle büyük masraflar yaparak bir düzen kurmuşsunuz, üreticiye  güven vermişsiniz, ticari bir itibar elde etmişsiniz, kurumsallaşmışsınız, marka oluşturmuşsunuz ama  bir anda her şeyinizi kaybediyorsunuz, ortada kalıyorsunuz. Bir maddeyle otuz kırk senelik geçmişini  ve birikimlerini tek satırda ellerinden alıyorsunuz. Peki, sonra ne iş yapacak bu insanlar? Bunu hiç  düşünüyor musunuz? Böyle bir düzenleme, hakka, hukuka, vicdana sığmamaktadır, kabul edilmesi  mümkün değildir. Bu uygulamanın on iki yıl sonraya atılması da soruna çözüm getirmemektedir.  Hal esnafı, kendilerine reva görülen bu haksızlığın giderilmesini, bu yanlışlığın düzeltilmesini umutla  beklemektedir. Tarımsal üretimde toptan satışın iş bölümü çerçevesinde tüm toptancı hallerinin tahsis  haklarının olması gerekmektedir. Branşlaşmanın, markalaşmamn ve kurumsallaşmanın daha kolay  olabilmesi ve güvenilirlik arz etmesi açısından bu gereklidir.  Bu tasarı, hipermarketlere haksız kazanç elde edebilecek kapılar açarken hal esnafının, çiftçinin,  komisyoncunun ve ekmeğini halden kazanan insanların ekonomik bir darboğaza sürüklenmesine  neden olacaktır.  Sebze ve meyve ticareti konusunda sektör mensuplarının beklentisi, kayıt dışı ticaretin  önlenmesi, kayıtlı çalışan hal esnafının durumunun düzeltilmesi ve toptancı hallerin fiziki yapılarının  çağdaş standartlara yükseltilmesidir. Bu beklentilere karşılık, bu tasarıyla toptancı halleri âdeta  ortadan kaldırılmaya çalışılmaktadır.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  - 4 8 1 - TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 O: 7  BAŞKAN - Sayın Kalaycı, buyurun efendim.  MUSTAFA KALAYCI (Devamla) - Buradan AKP Hükümetine soruyorum: Allah aşkına, sizin  esnaf ile alıp veremediğiniz nedir? Sayın Başbakanın geçtiğimiz günlerde bakkallıkla uğraşan esnafımızla  ilgili sözleri de hepimizi rahatsız etmiş, AKP zihniyetinin esnaf kardeşlerimize nasıl baktığını açıklıkla  gözler önüne sermiştir. AKP, iyice niyeti bozmuş ve kontrolünü kaybetmiş bir hâlde bakkallarla  uğraşmakta, manavlara göz dikmekte, hal esnafını, komisyoncuları alaşağı etmenin planlarını  yapmaktadır. Büyük iş merkezlerinin, zincir marketlerin tezgâhladığı lobilerin etkisiyle savunmasız bir  duruma mahkûm edilen esnaflarımızın ekmeklerine el uzatılmakta, çocuklarının rızıklanna engel  olunmak istenmektedir. Ancak unutmayın ki hesap günü yaklaşmıştır. İşini bitirmek istediğiniz, rızkına,  ekmeğine göz diktiğiniz esnafımız o günü sabırla beklemektedir. Sandık önüne geldiğinde, o da sizi  başından alaşağı edecek ve tarihin derinliklerine sizi gömecektir, bundan hiç şüpheniz olmasın.  Hepinize saygılar sunuyorum. (MHP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Sayın Kalaycı, teşekkür ederim.  K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Sayın Başkan, yoklama istiyoruz.  BAŞKAN - Saygıdeğer milletvekili arkadaşlarım, oylamaya geçmeden önce bir yoklama talebi  vardır.  Yoklama talebinde bulunan milletvekili arkadaşlarımın, imza sahiplerinin burada olup  olmadıklarını arayacağım:  Sayın Anadol? Burada  Sayın Susam? Burada.  Sayın Aslanoğlu? Burada.  Sayın Seçer? Burada.  Sayın Keleş? Burada.  Sayın Güvel? Burada.  Sayın Çöllü? Burada.  Sayın Süner? Burada.  Sayın Güner? Burada.  Sayın Emek? Burada.  Sayın Oksal? Burada.  Sayın Köse? Burada.  Sayın Kesici? Burada.  Sayın Öztrak? Burada.  Sayın Eşref Karaibrahim? Burada.  Sayın Sönmez? Burada.  Sayın Kulkuloğlu? Burada.  Sayın Topuz? Burada.  Sayın Kocal? Burada.  Sayın Günday? Burada.  III.- YOKLAMA  BAŞKAN - Evet, saygıdeğer milletvekili arkadaşlarım, elektronik cihazla yoklama talebini  yerine getireceğim.  Yoklama için üç dakika süre veriyorum ve yoklama işlemini başlatıyorum.  (Elektronik cihazla yoklama yapıldı)  BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, toplantı yeter sayısı vardır.  - 4 8 2 -
Sayfa 73 -
TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 O: 7  BAŞKAN - Sayın Kalaycı, buyurun efendim.  MUSTAFA KALAYCI (Devamla) - Buradan AKP Hükümetine soruyorum: Allah aşkına, sizin  esnaf ile alıp veremediğiniz nedir? Sayın Başbakanın geçtiğimiz günlerde bakkallıkla uğraşan esnafımızla  ilgili sözleri de hepimizi rahatsız etmiş, AKP zihniyetinin esnaf kardeşlerimize nasıl baktığını açıklıkla  gözler önüne sermiştir. AKP, iyice niyeti bozmuş ve kontrolünü kaybetmiş bir hâlde bakkallarla  uğraşmakta, manavlara göz dikmekte, hal esnafını, komisyoncuları alaşağı etmenin planlarını  yapmaktadır. Büyük iş merkezlerinin, zincir marketlerin tezgâhladığı lobilerin etkisiyle savunmasız bir  duruma mahkûm edilen esnaflarımızın ekmeklerine el uzatılmakta, çocuklarının rızıklanna engel  olunmak istenmektedir. Ancak unutmayın ki hesap günü yaklaşmıştır. İşini bitirmek istediğiniz, rızkına,  ekmeğine göz diktiğiniz esnafımız o günü sabırla beklemektedir. Sandık önüne geldiğinde, o da sizi  başından alaşağı edecek ve tarihin derinliklerine sizi gömecektir, bundan hiç şüpheniz olmasın.  Hepinize saygılar sunuyorum. (MHP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Sayın Kalaycı, teşekkür ederim.  K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Sayın Başkan, yoklama istiyoruz.  BAŞKAN - Saygıdeğer milletvekili arkadaşlarım, oylamaya geçmeden önce bir yoklama talebi  vardır.  Yoklama talebinde bulunan milletvekili arkadaşlarımın, imza sahiplerinin burada olup  olmadıklarını arayacağım:  Sayın Anadol? Burada  Sayın Susam? Burada.  Sayın Aslanoğlu? Burada.  Sayın Seçer? Burada.  Sayın Keleş? Burada.  Sayın Güvel? Burada.  Sayın Çöllü? Burada.  Sayın Süner? Burada.  Sayın Güner? Burada.  Sayın Emek? Burada.  Sayın Oksal? Burada.  Sayın Köse? Burada.  Sayın Kesici? Burada.  Sayın Öztrak? Burada.  Sayın Eşref Karaibrahim? Burada.  Sayın Sönmez? Burada.  Sayın Kulkuloğlu? Burada.  Sayın Topuz? Burada.  Sayın Kocal? Burada.  Sayın Günday? Burada.  III.- YOKLAMA  BAŞKAN - Evet, saygıdeğer milletvekili arkadaşlarım, elektronik cihazla yoklama talebini  yerine getireceğim.  Yoklama için üç dakika süre veriyorum ve yoklama işlemini başlatıyorum.  (Elektronik cihazla yoklama yapıldı)  BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, toplantı yeter sayısı vardır.  - 4 8 2 - TBMM B: 71 10 . 3 . 2010 O: 7  VIII.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN  GELEN DİĞER İŞLER (Devam)  A) KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ (Devam)  4.- Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı ile Avrupa Birliği Uyum,  Tarım, Orman ve Köyişleri ile Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji  Komisyonları Raporları (1/743) (S. Sayısı: 471) (Devam)  BAŞKAN - Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge  kabul edilmemiştir.  Diğer önergeyi okutuyorum:  Görüşülmekte olan 471 sıra sayılı Kanun Tasarısının 5 inci maddesinin (7) nci fıkrasındaki  "satış" ibaresinden sonra gelmek üzere "bedeli ile satın alınan malların alış" ibaresinin, 11 inci  fıkrasındaki "içeren" ibaresinden sonra gelmek üzere "ve Bakanlık ile Tarım ve Köyişleri  Bakanlığınca belirlenecek teknik özelliklere sahip" ibaresinin eklenmesini arz ve teklif ederiz.  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU  BAŞKANI HASAN ALİ ÇELİK (Sakarya) - Takdire bırakıyoruz.  BAŞKAN - Hükümet?  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Katılıyoruz.  BAŞKAN - Gerekçeyi okutuyorum:  Gerekçe:  Tasarı ile doğrudan üreticiden mal alımına yönelik pazarlama kanalına işlerlik kazandırıldığmdan  üreticiden toptan mal alarak perakende satışa sunan meslek mensuplarınca toptan alım bedelleri  üzerinden kanuni kesintiler dışında kesinti yapılmaması hususunda ve ayrıca malların kap veya  ambalajlarında bulundurulması zorunlu olan künyelerin sahip olması gereken teknik özelliklerinin  Sanayi ve Ticaret Bakanlığı ile Tarım ve Köyişleri Bakanlığınca birlikte belirlenmesi yönünde  düzenleme yapılmıştır.  BAŞKAN - Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge  kabul edilmiştir.  Kabul edilen önerge istikametinde maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul  etmeyenler... Kabul edilmiştir.  6'ncı madde üzerinde üç adet önerge vardır, okutuyorum:  Görüşülmekte olan 471 sıra sayılı Kanun Tasansı'nın 6. maddesinin 1. fıkrasında "Fiyatların"  ibaresinden sonra gelmek üzere "ticarete konu" ibaresinin eklenmesini arz ve teklif ederiz.  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Ayşe Nur Bahçekapılı (İstanbul) ve arkadaşları  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Oktay Vural  İzmir  Cemaleddin Uslu  Edime  K. Erdal Sipahi  İzmir  Alim Işık  Kütahya  Ahmet Orhan  Manisa  M. Akif Paksoy  Kahramanmaraş  Rıdvan Yalçın  Ordu  Hakan Coşkun  Osmaniye  - 4 8 3 -
Sayfa 74 -
TBMM B: 71 10 . 3 . 2010 O: 7  VIII.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN  GELEN DİĞER İŞLER (Devam)  A) KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ (Devam)  4.- Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı ile Avrupa Birliği Uyum,  Tarım, Orman ve Köyişleri ile Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji  Komisyonları Raporları (1/743) (S. Sayısı: 471) (Devam)  BAŞKAN - Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge  kabul edilmemiştir.  Diğer önergeyi okutuyorum:  Görüşülmekte olan 471 sıra sayılı Kanun Tasarısının 5 inci maddesinin (7) nci fıkrasındaki  "satış" ibaresinden sonra gelmek üzere "bedeli ile satın alınan malların alış" ibaresinin, 11 inci  fıkrasındaki "içeren" ibaresinden sonra gelmek üzere "ve Bakanlık ile Tarım ve Köyişleri  Bakanlığınca belirlenecek teknik özelliklere sahip" ibaresinin eklenmesini arz ve teklif ederiz.  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU  BAŞKANI HASAN ALİ ÇELİK (Sakarya) - Takdire bırakıyoruz.  BAŞKAN - Hükümet?  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Katılıyoruz.  BAŞKAN - Gerekçeyi okutuyorum:  Gerekçe:  Tasarı ile doğrudan üreticiden mal alımına yönelik pazarlama kanalına işlerlik kazandırıldığmdan  üreticiden toptan mal alarak perakende satışa sunan meslek mensuplarınca toptan alım bedelleri  üzerinden kanuni kesintiler dışında kesinti yapılmaması hususunda ve ayrıca malların kap veya  ambalajlarında bulundurulması zorunlu olan künyelerin sahip olması gereken teknik özelliklerinin  Sanayi ve Ticaret Bakanlığı ile Tarım ve Köyişleri Bakanlığınca birlikte belirlenmesi yönünde  düzenleme yapılmıştır.  BAŞKAN - Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge  kabul edilmiştir.  Kabul edilen önerge istikametinde maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul  etmeyenler... Kabul edilmiştir.  6'ncı madde üzerinde üç adet önerge vardır, okutuyorum:  Görüşülmekte olan 471 sıra sayılı Kanun Tasansı'nın 6. maddesinin 1. fıkrasında "Fiyatların"  ibaresinden sonra gelmek üzere "ticarete konu" ibaresinin eklenmesini arz ve teklif ederiz.  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Ayşe Nur Bahçekapılı (İstanbul) ve arkadaşları  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Oktay Vural  İzmir  Cemaleddin Uslu  Edime  K. Erdal Sipahi  İzmir  Alim Işık  Kütahya  Ahmet Orhan  Manisa  M. Akif Paksoy  Kahramanmaraş  Rıdvan Yalçın  Ordu  Hakan Coşkun  Osmaniye  - 4 8 3 - TBMM B:71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 0 : 7  - 4 8 4 - Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği Bulunan Diğer Malların Ticaretinin  Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı'nın 6. Maddesi'ne aşağıdaki fıkranın ilave edilmesi arz ve  teklif olunur.  "(6) Günlük satın alma hacmi 25 bin liranın üzerinde olan şirketlerin, satın almalarının en az  yüzde 20'sini üretici birliklerinden yapılması gerekir."  Eşref Karaibrahim Mehmet Ali Susam Ahmet Küçük  Giresun İzmir Çanakkale  Mustafa Özyürek Birgen Keleş Ali Kocal  İstanbul İstanbul Zonguldak  R. Kerim Özkan Tayfur Süner  Burdur Antalya  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 Sıra Sayılı Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun  Tasarısının 6 nci maddesinin 5 inci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkranın eklenmesini  arz ve teklif ederiz.  "(6) Günlük satın alma hacmi 40 bin liranın üzerinde olan şirketlerin, satın almalarının en az  yüzde 20'sinin üretici birliklerinden yapılması gerekir."  Ayla Akat Ata Nuri Yaman Hamit Geylani  Batman Muş Hakkâri  Akın Birdal Pervin Buldan Osman Özçelik  Diyarbakır İğdır Siirt  Hasip Kaplan  Sımak  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU  BAŞKANI HASAN ALİ ÇELİK (Sakarya) - Katılamıyoruz.  BAŞKAN - Hükümet?  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Katılamıyoruz.  BAŞKAN - Sayın Kaplan... (BDP sıralarından alkışlar)  HASİP KAPLAN (Şırnak) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla  selamlıyorum ve şunu ifade etmek istiyorum: Bizim önergemizin özü, bu alanda da tekelleşmeyi  önlemeye yönelik bir önerge. Ancak şunu ifade etmek istiyoruz: Gerçekten üreticiyi burada  güçlendirmek mi hedefleniyor, gerçekten tüketiciyi korumak mı hedefleniyor, aracıyı arada yüzde  8'den 6'ya komisyonu düşürüp vatandaşa ucuz sebze ve meyve yedirilmesi mi düşünülüyor, yoksa  başka bir şey mi düşünülüyor? Bence burada başka bir şey düşünülüyor. Burada, dikkat ederseniz,  yasanın gerekçesinde, Avrupa Birliği müktesebatı çerçevesinde bir düzenleme yapılması, kayıt  dişiliğin önlenmesi amaçlanan konulardan birisi.  Evet, sebze ve meyve üretimi, nakliyesi, dağıtımı, ithalatı, ihracatı çok geniş olan bir alan ve 40  milyarın üzerinde bir iç piyasası olan bir alan. Şimdi, burada meslek kuruluşlarına bakıyoruz, ziraat  odalarına bakıyoruz, komisyoncu esnaf derneklerine, odalarına bakıyoruz; bunların düşüncesi  alınmamış. Yani demokrasilerde çoğulcu, katılımcı bir anlayışla bunlar ele alınır, konuşulur. Kolay  iş değildir yani sebze ve meyve hallerini yeniden düzenlemek, o kadar basit bir olay değildir. Mersin  Sebze ve Meyve Hali bugün Avrupa'nın bir numarası, bırakın Avrupa'nın bir numarası, bütün Orta
Sayfa 75 -
TBMM B:71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 0 : 7  - 4 8 4 - Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği Bulunan Diğer Malların Ticaretinin  Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı'nın 6. Maddesi'ne aşağıdaki fıkranın ilave edilmesi arz ve  teklif olunur.  "(6) Günlük satın alma hacmi 25 bin liranın üzerinde olan şirketlerin, satın almalarının en az  yüzde 20'sini üretici birliklerinden yapılması gerekir."  Eşref Karaibrahim Mehmet Ali Susam Ahmet Küçük  Giresun İzmir Çanakkale  Mustafa Özyürek Birgen Keleş Ali Kocal  İstanbul İstanbul Zonguldak  R. Kerim Özkan Tayfur Süner  Burdur Antalya  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 Sıra Sayılı Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun  Tasarısının 6 nci maddesinin 5 inci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkranın eklenmesini  arz ve teklif ederiz.  "(6) Günlük satın alma hacmi 40 bin liranın üzerinde olan şirketlerin, satın almalarının en az  yüzde 20'sinin üretici birliklerinden yapılması gerekir."  Ayla Akat Ata Nuri Yaman Hamit Geylani  Batman Muş Hakkâri  Akın Birdal Pervin Buldan Osman Özçelik  Diyarbakır İğdır Siirt  Hasip Kaplan  Sımak  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU  BAŞKANI HASAN ALİ ÇELİK (Sakarya) - Katılamıyoruz.  BAŞKAN - Hükümet?  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Katılamıyoruz.  BAŞKAN - Sayın Kaplan... (BDP sıralarından alkışlar)  HASİP KAPLAN (Şırnak) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla  selamlıyorum ve şunu ifade etmek istiyorum: Bizim önergemizin özü, bu alanda da tekelleşmeyi  önlemeye yönelik bir önerge. Ancak şunu ifade etmek istiyoruz: Gerçekten üreticiyi burada  güçlendirmek mi hedefleniyor, gerçekten tüketiciyi korumak mı hedefleniyor, aracıyı arada yüzde  8'den 6'ya komisyonu düşürüp vatandaşa ucuz sebze ve meyve yedirilmesi mi düşünülüyor, yoksa  başka bir şey mi düşünülüyor? Bence burada başka bir şey düşünülüyor. Burada, dikkat ederseniz,  yasanın gerekçesinde, Avrupa Birliği müktesebatı çerçevesinde bir düzenleme yapılması, kayıt  dişiliğin önlenmesi amaçlanan konulardan birisi.  Evet, sebze ve meyve üretimi, nakliyesi, dağıtımı, ithalatı, ihracatı çok geniş olan bir alan ve 40  milyarın üzerinde bir iç piyasası olan bir alan. Şimdi, burada meslek kuruluşlarına bakıyoruz, ziraat  odalarına bakıyoruz, komisyoncu esnaf derneklerine, odalarına bakıyoruz; bunların düşüncesi  alınmamış. Yani demokrasilerde çoğulcu, katılımcı bir anlayışla bunlar ele alınır, konuşulur. Kolay  iş değildir yani sebze ve meyve hallerini yeniden düzenlemek, o kadar basit bir olay değildir. Mersin  Sebze ve Meyve Hali bugün Avrupa'nın bir numarası, bırakın Avrupa'nın bir numarası, bütün Orta  TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 O: 7  Doğu'ya bakan bir kapı. Ben orada gördüm nasıl örgütlendiklerini, sorunlarıyla nasıl ilgilendiklerini,  oradaki hal esnafının, hepsinin, komisyoncuların, kamyoncuların. Hal Yasası deyip o kadar ucuz,  üzerinden geçeceğiniz bir konu değil, sadece bir rüsum olayı değil, sadece bir komisyon olayı değil.  Bir hal başlı başına komplikedir. Onun soğutma depoları vardır, taşımacılığı vardır, nakliyeciliği  vardır, alanından yerine alınması vardır. Ama bir gelenek vardır, bunu da Hükümetin çok iyi bilmesi  lazım, hallerde hal komisyoncularının Türkiye'deki bir geleneği vardır: Üreticinin tarladan veya  kamyonla gelen mallarının değerlendirilmesini ve fiyatını borsa gibi sağlayan bir mekanizma, bir  sistem kurulmuş. Bu sistemin içinde -şunu çok açık ifade ediyorum- sebze ve meyve hallerinin büyük  çoğunluğunda Siirtli hemşehrilerimiz çalışıyor. Sayın Başbakan da Siirt'in milletvekili, Siirt onu  Başbakan yaptı. Şimdi, enişte Başbakan olarak Siirtlilere sordu mu? Yani ben bunu merak ediyorum,  baktığım zaman bunu görmüyorum, orada başka bir şey görüyorum: Özelleştirme kokuyor,  hipermarketlere, büyük marketlere yanaşılıyor, kayıt dişiliği daha da özendirme var, direkt üreticiden  mal alınması var, yine Hal Yasası'yla haldeki esnafın yerinden yurdundan edilme tehlikesi var, özel  güvenlik sistemini getirmekle başka şirketlere, güvenlik şirketlerine yol açma var. Bütün bunları  düşündüğümüz zaman neden böyle bir politika izleniyor? İşte, buradaki politik yaklaşıma, buradaki  stratejik yaklaşıma bakmak lazım.  Bu küresel kriz ortamında tarım endüstrisi neden çöktü? Tarımda işsizlik neden arttı? Tarımda  üreticinin ürünü neden tarlada kalıyor, niye mazotunu karşılayamıyor, niye gübresini karşılayamıyor?  Niye o kadar tarlada ucuz olan bir ürün, yola çıktıktan sonra tüketiciye varana kadar 5 katına fiyat  alıyor? Bunun çok iyi değerlendirilmesi ve tartışılması gerekir ki burada milyonlarca ailenin buradan  geçindiğini söylemek lazım. Tabii bunu bilmek için şunu bilmek lazım yani sebze ve meyve halini...  Bakıyoruz karpuz halinin durumu ne olacak? Yani bunlar bir bütün. Şimdi, bir karpuz tarladan çıktığı  zaman halde beş boya bölünerek...  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Buyurun Sayın Kaplan.  HASİP KAPLAN (Devamla) - Teşekkür ediyorum.  Bir karpuz, bostandan, tarladan çıktıktan sonra İstanbul'a vardığı zaman, karpuz halinde, oradaki  hal esnafı, komisyoncular onu beş boya ayırırlar. Birinci boyun fiyatı ayrıdır, ikinci boyun ayrıdır,  üçüncü boyun ayrıdır, dördüncü boya "Çıkma" derler, onu başkalarının fiyatı ayrıdır. Birinci sınıf  lokantalara farklı sebze meyve satılır, diğerlerine farklı satılır. Bunun değerlendirilmesi senelerin  tecrübesiyle oluşmuş bir alışkanlıktır. Şimdi siz, bütün bunları değerlendirdiğiniz zaman, kaş yapayım  derken göz çıkardığınızın farkında değilsiniz. Siz, üreticiyi güçlendirmiyorsunuz, zayıflatıyorsunuz;  tüketiciye de daha fazla pahalı meyve ve sebze yedirmek üzere bir ortam sağlıyorsunuz. Keşke  kayıtdışılığı önleyebilseydiniz, keşke ucuzlasaydı, keşke Sayın Bakanın dediği gibi...  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  HASİP KAPLAN (Devamla) - .. .yüzde 25-30 sebze ve meyve ucuzlayabilseydi.  Bir dahaki maddede bunun nasıl olacağını anlatacağım.  Teşekkür ediyorum. (BDP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Kaplan.  Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul  edilmemiştir.  Diğer önergeyi okutuyorum:  - 4 8 5 -
Sayfa 76 -
TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 O: 7  Doğu'ya bakan bir kapı. Ben orada gördüm nasıl örgütlendiklerini, sorunlarıyla nasıl ilgilendiklerini,  oradaki hal esnafının, hepsinin, komisyoncuların, kamyoncuların. Hal Yasası deyip o kadar ucuz,  üzerinden geçeceğiniz bir konu değil, sadece bir rüsum olayı değil, sadece bir komisyon olayı değil.  Bir hal başlı başına komplikedir. Onun soğutma depoları vardır, taşımacılığı vardır, nakliyeciliği  vardır, alanından yerine alınması vardır. Ama bir gelenek vardır, bunu da Hükümetin çok iyi bilmesi  lazım, hallerde hal komisyoncularının Türkiye'deki bir geleneği vardır: Üreticinin tarladan veya  kamyonla gelen mallarının değerlendirilmesini ve fiyatını borsa gibi sağlayan bir mekanizma, bir  sistem kurulmuş. Bu sistemin içinde -şunu çok açık ifade ediyorum- sebze ve meyve hallerinin büyük  çoğunluğunda Siirtli hemşehrilerimiz çalışıyor. Sayın Başbakan da Siirt'in milletvekili, Siirt onu  Başbakan yaptı. Şimdi, enişte Başbakan olarak Siirtlilere sordu mu? Yani ben bunu merak ediyorum,  baktığım zaman bunu görmüyorum, orada başka bir şey görüyorum: Özelleştirme kokuyor,  hipermarketlere, büyük marketlere yanaşılıyor, kayıt dişiliği daha da özendirme var, direkt üreticiden  mal alınması var, yine Hal Yasası'yla haldeki esnafın yerinden yurdundan edilme tehlikesi var, özel  güvenlik sistemini getirmekle başka şirketlere, güvenlik şirketlerine yol açma var. Bütün bunları  düşündüğümüz zaman neden böyle bir politika izleniyor? İşte, buradaki politik yaklaşıma, buradaki  stratejik yaklaşıma bakmak lazım.  Bu küresel kriz ortamında tarım endüstrisi neden çöktü? Tarımda işsizlik neden arttı? Tarımda  üreticinin ürünü neden tarlada kalıyor, niye mazotunu karşılayamıyor, niye gübresini karşılayamıyor?  Niye o kadar tarlada ucuz olan bir ürün, yola çıktıktan sonra tüketiciye varana kadar 5 katına fiyat  alıyor? Bunun çok iyi değerlendirilmesi ve tartışılması gerekir ki burada milyonlarca ailenin buradan  geçindiğini söylemek lazım. Tabii bunu bilmek için şunu bilmek lazım yani sebze ve meyve halini...  Bakıyoruz karpuz halinin durumu ne olacak? Yani bunlar bir bütün. Şimdi, bir karpuz tarladan çıktığı  zaman halde beş boya bölünerek...  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Buyurun Sayın Kaplan.  HASİP KAPLAN (Devamla) - Teşekkür ediyorum.  Bir karpuz, bostandan, tarladan çıktıktan sonra İstanbul'a vardığı zaman, karpuz halinde, oradaki  hal esnafı, komisyoncular onu beş boya ayırırlar. Birinci boyun fiyatı ayrıdır, ikinci boyun ayrıdır,  üçüncü boyun ayrıdır, dördüncü boya "Çıkma" derler, onu başkalarının fiyatı ayrıdır. Birinci sınıf  lokantalara farklı sebze meyve satılır, diğerlerine farklı satılır. Bunun değerlendirilmesi senelerin  tecrübesiyle oluşmuş bir alışkanlıktır. Şimdi siz, bütün bunları değerlendirdiğiniz zaman, kaş yapayım  derken göz çıkardığınızın farkında değilsiniz. Siz, üreticiyi güçlendirmiyorsunuz, zayıflatıyorsunuz;  tüketiciye de daha fazla pahalı meyve ve sebze yedirmek üzere bir ortam sağlıyorsunuz. Keşke  kayıtdışılığı önleyebilseydiniz, keşke ucuzlasaydı, keşke Sayın Bakanın dediği gibi...  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  HASİP KAPLAN (Devamla) - .. .yüzde 25-30 sebze ve meyve ucuzlayabilseydi.  Bir dahaki maddede bunun nasıl olacağını anlatacağım.  Teşekkür ediyorum. (BDP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Kaplan.  Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul  edilmemiştir.  Diğer önergeyi okutuyorum:  - 4 8 5 - TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 O: 7  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği Bulunan Diğer Malların Ticaretinin  Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı'nın 6. Maddesi'ne aşağıdaki fıkranın ilave edilmesi arz ve  teklif olunur.  "(6) Günlük satın alma hacmi 25 bin liranın üzerinde olan şirketlerin, satın almalarının en az  yüzde 20'sinin üretici birliklerinden yapılması gerekir."  Eşref Karaibrahim (Giresun) ve arkadaşları  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU  BAŞKANI HASAN ALİ ÇELİK (Sakarya) - Katılamıyoruz.  BAŞKAN - Hükümet?  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Katılamıyoruz.  K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Eşref Karaibrahim konuşacak.  BAŞKAN - Buyurun Sayın Karaibrahim. (CHP sıralarından alkışlar)  EŞREF KARAİBRAHİM (Giresun) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Sebze ve Meyve  Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı'nın 6'ncı maddesinde verdiğimiz önerge  üzerinde söz aldım. Yüce Meclisi selamlıyorum.  İlk önce, tabii ki şehitlerimize ve depremde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah'tan  rahmet, ailelerine ve ulusumuza başsağlığı, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum.  Sayın milletvekilleri, 6'ncı maddenin (2)'nci fıkrasında "Meslek mensupları, serbest rekabeti  engellemek amacıyla kendi aralarında veya üreticilerle ticarî anlaşmalar yapamaz." denilmektedir  ve bunun engellenmesi gerekmektedir, bu doğrudur. Bizim için şu anda en önemli unsurlardan bir  tanesi budur.  Üreticiden alınan ürünlerin fiyatları nedense hale geldiğinde ikiye üçe katlanmakta ve haldeki  bütün satıcılar tarafından hemen hemen aynı fiyat uygulanmaktadır. Bu gizli de olsa, açık da olsa  aralarında bir anlaşmanın olduğu varsayımını açıkça göstermektedir. Tabii ki bunun önlenmesi için  Bakanlığımızın ve belediyelerimizin bu konuda duyarlı olması gerekmektedir. Tabii ki üreticiden  alınan malların pazara ya da hale geldiğinde sistem altına alınması çok önemlidir.  Bu önemli unsuru bilgilerinize sunduktan sonra, tabii ki ben fındık bölgesinde olduğum için,  fındıkla ve FİSKOBİRLİK'le ilgili bazı şeyler söyleyeceğim. Peki fındık ne oldu, size onu anlatmaya  çalışacağım, fındığın şu andaki durumunu anlatmaya çalışacağım.  Bildiğiniz gibi FİSKOBİRLİK şu anda fındık alamamakta, fındıkla ilgili durumunu  değerlendirmekte ve elindeki malları satarak borcundan kurtulmaktadır. Peki bu duruma neden geldi?  FİSKOBİRLİK içinde yaşanan yönetimi ele geçirme, AKP'nin yönetimi ele geçirme çabaları sonuç  vermeyince bölgeye hızlı bir şekilde TMO getirildi, fındık aldırıldı, FİSKOBİRLİK baypas yapıldı.  Ama ondan sonra nedense FİSKOBİRLİK'in yönetim kumluna AKPTi bir ilçe başkanı getirilerek  kendisi yönetimi devraldı ama değişen bir şey olmadı. Demek ki FİSKOBİRLİK devreden  çıkarılacak, fındık serbest piyasaya bırakılacaktı. Bunun aşamalarını yavaş yavaş görmekteydik.  TMO bölgedeydi ama son sene yani 2009'da TMO bölgeden çekildi. Neden çekildi? Fındık  piyasasında fındık az olduğu için, rekolte az olduğu için TMO bölgeden çekildi. FİSKOBİRLİK de  alım yapamamaktaydı. Bundan sonra ne oldu? Serbest piyasaya bırakıldı ama serbest piyasaya fındık  bırakılırken fındığın ne borsası ne de lisanslı deposu yoktu. Olmayan durumda, fındık da olmadığına  göre, olmayan fındığın fiyatları Giresun'da ve Karadeniz Bölgesi'nde en fazla -çünkü Giresun'da  - 4 8 6 -
Sayfa 77 -
TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 O: 7  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği Bulunan Diğer Malların Ticaretinin  Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı'nın 6. Maddesi'ne aşağıdaki fıkranın ilave edilmesi arz ve  teklif olunur.  "(6) Günlük satın alma hacmi 25 bin liranın üzerinde olan şirketlerin, satın almalarının en az  yüzde 20'sinin üretici birliklerinden yapılması gerekir."  Eşref Karaibrahim (Giresun) ve arkadaşları  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU  BAŞKANI HASAN ALİ ÇELİK (Sakarya) - Katılamıyoruz.  BAŞKAN - Hükümet?  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Katılamıyoruz.  K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Eşref Karaibrahim konuşacak.  BAŞKAN - Buyurun Sayın Karaibrahim. (CHP sıralarından alkışlar)  EŞREF KARAİBRAHİM (Giresun) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Sebze ve Meyve  Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı'nın 6'ncı maddesinde verdiğimiz önerge  üzerinde söz aldım. Yüce Meclisi selamlıyorum.  İlk önce, tabii ki şehitlerimize ve depremde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah'tan  rahmet, ailelerine ve ulusumuza başsağlığı, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum.  Sayın milletvekilleri, 6'ncı maddenin (2)'nci fıkrasında "Meslek mensupları, serbest rekabeti  engellemek amacıyla kendi aralarında veya üreticilerle ticarî anlaşmalar yapamaz." denilmektedir  ve bunun engellenmesi gerekmektedir, bu doğrudur. Bizim için şu anda en önemli unsurlardan bir  tanesi budur.  Üreticiden alınan ürünlerin fiyatları nedense hale geldiğinde ikiye üçe katlanmakta ve haldeki  bütün satıcılar tarafından hemen hemen aynı fiyat uygulanmaktadır. Bu gizli de olsa, açık da olsa  aralarında bir anlaşmanın olduğu varsayımını açıkça göstermektedir. Tabii ki bunun önlenmesi için  Bakanlığımızın ve belediyelerimizin bu konuda duyarlı olması gerekmektedir. Tabii ki üreticiden  alınan malların pazara ya da hale geldiğinde sistem altına alınması çok önemlidir.  Bu önemli unsuru bilgilerinize sunduktan sonra, tabii ki ben fındık bölgesinde olduğum için,  fındıkla ve FİSKOBİRLİK'le ilgili bazı şeyler söyleyeceğim. Peki fındık ne oldu, size onu anlatmaya  çalışacağım, fındığın şu andaki durumunu anlatmaya çalışacağım.  Bildiğiniz gibi FİSKOBİRLİK şu anda fındık alamamakta, fındıkla ilgili durumunu  değerlendirmekte ve elindeki malları satarak borcundan kurtulmaktadır. Peki bu duruma neden geldi?  FİSKOBİRLİK içinde yaşanan yönetimi ele geçirme, AKP'nin yönetimi ele geçirme çabaları sonuç  vermeyince bölgeye hızlı bir şekilde TMO getirildi, fındık aldırıldı, FİSKOBİRLİK baypas yapıldı.  Ama ondan sonra nedense FİSKOBİRLİK'in yönetim kumluna AKPTi bir ilçe başkanı getirilerek  kendisi yönetimi devraldı ama değişen bir şey olmadı. Demek ki FİSKOBİRLİK devreden  çıkarılacak, fındık serbest piyasaya bırakılacaktı. Bunun aşamalarını yavaş yavaş görmekteydik.  TMO bölgedeydi ama son sene yani 2009'da TMO bölgeden çekildi. Neden çekildi? Fındık  piyasasında fındık az olduğu için, rekolte az olduğu için TMO bölgeden çekildi. FİSKOBİRLİK de  alım yapamamaktaydı. Bundan sonra ne oldu? Serbest piyasaya bırakıldı ama serbest piyasaya fındık  bırakılırken fındığın ne borsası ne de lisanslı deposu yoktu. Olmayan durumda, fındık da olmadığına  göre, olmayan fındığın fiyatları Giresun'da ve Karadeniz Bölgesi'nde en fazla -çünkü Giresun'da  - 4 8 6 - TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 O: 7  cn kaliteli fındık yetişiyor diyeceğim, bazı fındık bölgesindeki arkadaşlarım buna belki alınganlık  gösterecekler ama bu doğrudur, Giresun fındığın başkentidir- 5 milyon liraya kadar çıktı, olmayan  fındığın fiyatıydı bu. Peki arkadaşlar, peki bu sene fındık rekoltesinin biraz yüksek olduğu -bugün  Ziraat Odası başkanlarından aldığım bilgilerle- varsayımından yola çıkarsak ya yüksekse bu sene  fındık rekoltesi -şu anda belli olmaz ama- peki ne olacaktır, fındık fiyatları, nereye gidecektir ya da  fındığı kim alacaktır? Fındık Avrupa'da bir üretici, Türkiye'de birkaç üreticinin insafına  bırakılacaktır.  Bir önemli konu daha var: Dönüm başına 250 bin lira fiyat verilmişti. Bunların bu ay içinde  ödeneceği bilgisi bakanlar tarafından açıklandı ama bir şey hatırlatmak istiyorum, şu anda üreticilere  bu ayın 23'ünde veriliyor ama Ziraat Bankası ve tarım krediler şu anda icra takiplerine başladı. Yani  bu paraları bankada icra için ellerinden gelen her ortamı değerlendiriyorlar.  Peki, ne olacak, üreticinin eline bu para geçecek mi? Geçmeyecek. Peki, arkadaşlar, buradan  sizlere şu öneriyi yapıyorum: FİSKOBİRLİK'i hatırdınız, fındığı hatırdınız ama gelin, 2010'da şu  dönüm başına vereceğimiz fiyatları fındık üretimi başlamadan verelim. Bu ne anlama gelecek? Bu  şu olacak: Fındıkçı üretimine başladığında elindeki para olacak ve bu sayede de fındığını borçsuz  toplayacak, ondan sonra da elindeki fındığı bir miktar tatabilirse fındık piyasasında fındık fiyatları  bir miktar yukarı çıkacaktır.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Buyurun Sayın Karaibrahim, tamamlayınız.  EŞREF KARAİBRAHİM (Devamla) - Teşekkür ediyorum Başkanım.  Tabii, bununla ilgili çok söyleyeceğim şeyler vardı ama not aldım. Herhalde bu beş dakika  yetmiyor ama bir şey söyleyeceğim. Bizim bir Eğribel'imiz vardır, Şebinkarahisar'la Giresun'un  arasını bağlar. Daha doğrusu, Giresun'dan İç Anadolu'ya bağlanan bir şerittir. Kışın ben çok  zahmetini çekerim bu yolun. Sayın Ulaştırma Bakanımız seçimlerde geldi, Şebinkarahisar  meydanında dedi ki: "Gözünüz aydın, tünelinizi yaptıracağız." Ama o tünel bir türlü olmamaktadır,  şu anda da hiçbir açıklama bu konuda yapılmamaktadır. Şebinkarahisarlı arkadaşlarım da bilirler  yani burada oldukları için söylüyorum.  FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) - Baharda... Baharda abi.. .  EŞREF KARAİBRAHİM (Devamla) - Baharda yapılacaktır ama bu ORGİ havaalanımızı da  bekliyoruz, ondan da hiçbir haber çıkmamaktadır.  Beni dinlediğiniz için hepinize teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Karaibrahim.  Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul  edilmemiştir.  Diğer önergeyi okutuyorum:  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın 6. maddesinin 1. fıkrasında "Fiyatların"  ibaresinden sonra gelmek üzere "ticarete konu" ibaresinin eklenmesini arz ve teklif ederiz.  Oktay Vural (İzmir) ve arkadaşları  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  - 4 8 7 -
Sayfa 78 -
TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 O: 7  cn kaliteli fındık yetişiyor diyeceğim, bazı fındık bölgesindeki arkadaşlarım buna belki alınganlık  gösterecekler ama bu doğrudur, Giresun fındığın başkentidir- 5 milyon liraya kadar çıktı, olmayan  fındığın fiyatıydı bu. Peki arkadaşlar, peki bu sene fındık rekoltesinin biraz yüksek olduğu -bugün  Ziraat Odası başkanlarından aldığım bilgilerle- varsayımından yola çıkarsak ya yüksekse bu sene  fındık rekoltesi -şu anda belli olmaz ama- peki ne olacaktır, fındık fiyatları, nereye gidecektir ya da  fındığı kim alacaktır? Fındık Avrupa'da bir üretici, Türkiye'de birkaç üreticinin insafına  bırakılacaktır.  Bir önemli konu daha var: Dönüm başına 250 bin lira fiyat verilmişti. Bunların bu ay içinde  ödeneceği bilgisi bakanlar tarafından açıklandı ama bir şey hatırlatmak istiyorum, şu anda üreticilere  bu ayın 23'ünde veriliyor ama Ziraat Bankası ve tarım krediler şu anda icra takiplerine başladı. Yani  bu paraları bankada icra için ellerinden gelen her ortamı değerlendiriyorlar.  Peki, ne olacak, üreticinin eline bu para geçecek mi? Geçmeyecek. Peki, arkadaşlar, buradan  sizlere şu öneriyi yapıyorum: FİSKOBİRLİK'i hatırdınız, fındığı hatırdınız ama gelin, 2010'da şu  dönüm başına vereceğimiz fiyatları fındık üretimi başlamadan verelim. Bu ne anlama gelecek? Bu  şu olacak: Fındıkçı üretimine başladığında elindeki para olacak ve bu sayede de fındığını borçsuz  toplayacak, ondan sonra da elindeki fındığı bir miktar tatabilirse fındık piyasasında fındık fiyatları  bir miktar yukarı çıkacaktır.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Buyurun Sayın Karaibrahim, tamamlayınız.  EŞREF KARAİBRAHİM (Devamla) - Teşekkür ediyorum Başkanım.  Tabii, bununla ilgili çok söyleyeceğim şeyler vardı ama not aldım. Herhalde bu beş dakika  yetmiyor ama bir şey söyleyeceğim. Bizim bir Eğribel'imiz vardır, Şebinkarahisar'la Giresun'un  arasını bağlar. Daha doğrusu, Giresun'dan İç Anadolu'ya bağlanan bir şerittir. Kışın ben çok  zahmetini çekerim bu yolun. Sayın Ulaştırma Bakanımız seçimlerde geldi, Şebinkarahisar  meydanında dedi ki: "Gözünüz aydın, tünelinizi yaptıracağız." Ama o tünel bir türlü olmamaktadır,  şu anda da hiçbir açıklama bu konuda yapılmamaktadır. Şebinkarahisarlı arkadaşlarım da bilirler  yani burada oldukları için söylüyorum.  FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) - Baharda... Baharda abi.. .  EŞREF KARAİBRAHİM (Devamla) - Baharda yapılacaktır ama bu ORGİ havaalanımızı da  bekliyoruz, ondan da hiçbir haber çıkmamaktadır.  Beni dinlediğiniz için hepinize teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Karaibrahim.  Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul  edilmemiştir.  Diğer önergeyi okutuyorum:  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın 6. maddesinin 1. fıkrasında "Fiyatların"  ibaresinden sonra gelmek üzere "ticarete konu" ibaresinin eklenmesini arz ve teklif ederiz.  Oktay Vural (İzmir) ve arkadaşları  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  - 4 8 7 - TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 O: 7  SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU  BAŞKANI HASAN ALİ ÇELİK (Sakarya) - Katılamıyoruz.  BAŞKAN - Hükümet?  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Katılamıyoruz Sayın Başkan.  MEHMET ŞANDIR (Mersin) - Hakan Coşkun konuşacak.  BAŞKAN - Sayın Coşkun, buyurun efendim. (MHP sıralarından alkışlar)  HAKAN COŞKUN (Osmaniye) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 471  sıra sayılı Kanun Tasarısı üzerine verdiğimiz önergeye ilişkin söz almış bulunuyorum. Yüce heyetinizi  saygıyla selamlıyorum.  Değerli milletvekilleri, tasarının 6'ncı maddesinin l 'inci fıkrasında yer alan "Fiyatların"  ibaresinden sonra gelmek üzere "ticarete konu" ibaresinin eklenmesi daha doğru bir anlam ifade  edecektir.  Değerli milletvekilleri, yıllardır üreticilerimizin, çiftçilerimizin ve ilgili diğer sektörün âdeta  dört gözle beklediği meyve-sebze ile hallerimizi ilgilendiren bu düzenleme, mevcut haliyle,  üreticilerimiz başta olmak üzere diğer ilgililerin beklentilerine cevaz vermeyecek nitelikleri  taşımaktadır. Tasarının mevcut hâli, üretici ve ilgili diğer kuruluşların imkânlarının düzenlenmesine  değil, çoğunluğu yabancı sermayenin kontrolündeki şirketlere yeni imkânlar sunmaktadır. Bu  durumda üreticiden tüketiciye kadar olan süreçteki, çalışarak evine ekmek götüren birçok  vatandaşımız kazançları, rızıkları global şirketlere devralacaktır.  Değerli milletvekilleri, bu tasarıyla anlaşılıyor ki ticaretten sorumlu Bakanlık ile üreticiden  sorumlu Bakanlık arasında koordinasyon eksikliği bariz olarak görülmektedir. Bu da son yedi yıldır  kendi hâline terk edilen, sıkıntı içerisinde bulunan çiftçilerimizin Tarım ve Köyişleri Bakanımız  tarafından yine yalnız ve sahipsiz bırakıldığı gözlenmektedir.  Ülkemizde tarımın en önemli sıkıntılarından biri de üreticilerin bir araya gelerek oluşturdukları  üretici birliklerinin ve kooperatiflerinin yasal düzenlemeler ile diğer sorunları etkin hâle  getirilememesidir. 2004 yılında çıkarılan 5200 sayılı Üretici Birliği Yasası, şu anda değiştirilmek  istenen 552 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile diğer teknik eksiklikleri nedeniyle zaten kör topal  olarak çıkarılmıştı. Bu eksikliğin en azından bu tasarı ile düzenlenmesi beklenirken ne yazık ki tam  tersine daha kötü bir durumları ortaya koyacak gibi görünüyor.  Değerli milletvekilleri, bu tasarı üretici birlikleri kooperatifler çatısı altında toplanmaya sevk  etmesi beklenirken tam tersi düzenlemeler yapılarak üreticinin rekabet gücü ortadan kaldırılmak  isteniyor.  Birlik ve kooperatiflerin rekabet gücü ile ilgili bir örnekle konuşmama devam etmek istiyorum.  Son zamanlarda süt üretici birlikleri bölgesel olarak gelişme göstermektedir. Çanakkale  bölgemizdeki süt üretici birlikleri gelişmiş olması ve akıllı bir yönetim anlayışı ile idare edilmektedir.  Bu vesile ile üreticilerinin ürettiği sütleri piyasaya 85 kuruşa satabilecek bir rekabet gücüne sahiptir.  Ancak, birçok bölgemizde aynı sütü üreticilerimizin rekabet gücü olmadığından dolayı 65 kuruşa  satabilmektedir ve bu iki sütü de biz marketlerden aynı fiyata almaktayız yani buradaki kazanç  çiftçimizin ucuz almasına rağmen aynı fiyata aracının veya marketin cebine giren bir kazanç şekline  dönüşmektedir.  - 4 8 8 -
Sayfa 79 -
TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 O: 7  SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU  BAŞKANI HASAN ALİ ÇELİK (Sakarya) - Katılamıyoruz.  BAŞKAN - Hükümet?  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Katılamıyoruz Sayın Başkan.  MEHMET ŞANDIR (Mersin) - Hakan Coşkun konuşacak.  BAŞKAN - Sayın Coşkun, buyurun efendim. (MHP sıralarından alkışlar)  HAKAN COŞKUN (Osmaniye) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 471  sıra sayılı Kanun Tasarısı üzerine verdiğimiz önergeye ilişkin söz almış bulunuyorum. Yüce heyetinizi  saygıyla selamlıyorum.  Değerli milletvekilleri, tasarının 6'ncı maddesinin l 'inci fıkrasında yer alan "Fiyatların"  ibaresinden sonra gelmek üzere "ticarete konu" ibaresinin eklenmesi daha doğru bir anlam ifade  edecektir.  Değerli milletvekilleri, yıllardır üreticilerimizin, çiftçilerimizin ve ilgili diğer sektörün âdeta  dört gözle beklediği meyve-sebze ile hallerimizi ilgilendiren bu düzenleme, mevcut haliyle,  üreticilerimiz başta olmak üzere diğer ilgililerin beklentilerine cevaz vermeyecek nitelikleri  taşımaktadır. Tasarının mevcut hâli, üretici ve ilgili diğer kuruluşların imkânlarının düzenlenmesine  değil, çoğunluğu yabancı sermayenin kontrolündeki şirketlere yeni imkânlar sunmaktadır. Bu  durumda üreticiden tüketiciye kadar olan süreçteki, çalışarak evine ekmek götüren birçok  vatandaşımız kazançları, rızıkları global şirketlere devralacaktır.  Değerli milletvekilleri, bu tasarıyla anlaşılıyor ki ticaretten sorumlu Bakanlık ile üreticiden  sorumlu Bakanlık arasında koordinasyon eksikliği bariz olarak görülmektedir. Bu da son yedi yıldır  kendi hâline terk edilen, sıkıntı içerisinde bulunan çiftçilerimizin Tarım ve Köyişleri Bakanımız  tarafından yine yalnız ve sahipsiz bırakıldığı gözlenmektedir.  Ülkemizde tarımın en önemli sıkıntılarından biri de üreticilerin bir araya gelerek oluşturdukları  üretici birliklerinin ve kooperatiflerinin yasal düzenlemeler ile diğer sorunları etkin hâle  getirilememesidir. 2004 yılında çıkarılan 5200 sayılı Üretici Birliği Yasası, şu anda değiştirilmek  istenen 552 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile diğer teknik eksiklikleri nedeniyle zaten kör topal  olarak çıkarılmıştı. Bu eksikliğin en azından bu tasarı ile düzenlenmesi beklenirken ne yazık ki tam  tersine daha kötü bir durumları ortaya koyacak gibi görünüyor.  Değerli milletvekilleri, bu tasarı üretici birlikleri kooperatifler çatısı altında toplanmaya sevk  etmesi beklenirken tam tersi düzenlemeler yapılarak üreticinin rekabet gücü ortadan kaldırılmak  isteniyor.  Birlik ve kooperatiflerin rekabet gücü ile ilgili bir örnekle konuşmama devam etmek istiyorum.  Son zamanlarda süt üretici birlikleri bölgesel olarak gelişme göstermektedir. Çanakkale  bölgemizdeki süt üretici birlikleri gelişmiş olması ve akıllı bir yönetim anlayışı ile idare edilmektedir.  Bu vesile ile üreticilerinin ürettiği sütleri piyasaya 85 kuruşa satabilecek bir rekabet gücüne sahiptir.  Ancak, birçok bölgemizde aynı sütü üreticilerimizin rekabet gücü olmadığından dolayı 65 kuruşa  satabilmektedir ve bu iki sütü de biz marketlerden aynı fiyata almaktayız yani buradaki kazanç  çiftçimizin ucuz almasına rağmen aynı fiyata aracının veya marketin cebine giren bir kazanç şekline  dönüşmektedir.  - 4 8 8 - TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 O: 7  Değerli milletvekilleri, aynı süt örneğinde olduğu gibi meyve ve sebze üreticilerimizin de AB'ye  uyum çatısı altında düşündüğünüz, toprak toplulaştınlması, gıda güvenliğinin daha iyi sağlanabilmesi,  gelişmiş teknolojilere ulaşımdaki kolaylık, bilgi paylaşımındaki kolaylık, maliyetteki düşüklük,  rekabet gücünün yüksekliği ve benzeri avantajlardan dolayı üretici birliği ve kooperatif çatısı altında  bir araya gelmeleri gerekmektedir.  Tarım ve Köyişleri Bakanlığı bu tasarı ile, başarılamayan üretici birliklerinin ve kooperatiflerinin  özel bir teşvik sistemi geliştirerek acil olarak uygulamaya koyması kaçınılmaz görülmektedir.  Değerli milletvekilleri, son zamanda verilen GAP ve DAP Eylem Planı çerçevesinde bölge  illerine yapılan hayvancılık desteğinden, Anadolu'nun yıllarca hayvancılıkla uğraşan diğer illerini de  kapsayacak şekilde geliştirilerek bu haksız rekabetin bir an önce ortadan kaldırılması gerekmektedir.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Buyurun efendim.  HAKAN COŞKUN (Devamla) - Bunu yapacağınız düşüncelerimizle, önergemizi kabul  edeceğinizi temenni ediyor ve tekrar hepinizi saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Coşkun.  Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul  edilmemiştir.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.  Birleşime on dakika ara veriyorum.  Kapanma Saati: 18.31  - 4 8 9 -
Sayfa 80 -
TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 O: 7  Değerli milletvekilleri, aynı süt örneğinde olduğu gibi meyve ve sebze üreticilerimizin de AB'ye  uyum çatısı altında düşündüğünüz, toprak toplulaştınlması, gıda güvenliğinin daha iyi sağlanabilmesi,  gelişmiş teknolojilere ulaşımdaki kolaylık, bilgi paylaşımındaki kolaylık, maliyetteki düşüklük,  rekabet gücünün yüksekliği ve benzeri avantajlardan dolayı üretici birliği ve kooperatif çatısı altında  bir araya gelmeleri gerekmektedir.  Tarım ve Köyişleri Bakanlığı bu tasarı ile, başarılamayan üretici birliklerinin ve kooperatiflerinin  özel bir teşvik sistemi geliştirerek acil olarak uygulamaya koyması kaçınılmaz görülmektedir.  Değerli milletvekilleri, son zamanda verilen GAP ve DAP Eylem Planı çerçevesinde bölge  illerine yapılan hayvancılık desteğinden, Anadolu'nun yıllarca hayvancılıkla uğraşan diğer illerini de  kapsayacak şekilde geliştirilerek bu haksız rekabetin bir an önce ortadan kaldırılması gerekmektedir.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Buyurun efendim.  HAKAN COŞKUN (Devamla) - Bunu yapacağınız düşüncelerimizle, önergemizi kabul  edeceğinizi temenni ediyor ve tekrar hepinizi saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Coşkun.  Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul  edilmemiştir.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.  Birleşime on dakika ara veriyorum.  Kapanma Saati: 18.31  - 4 8 9 - TBMM B:71 1 0 . 3 . 2010 0 : 8  BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 71'inci Birleşiminin  Sekizinci Oturumunu açıyorum.  Danışma Kumlunun bir önerisi vardır, okutuyorum.  IX.- ÖNERİLER  A) DANIŞMA KURULU ÖNERİLERİ  1.- Gündemdeki sıralamanın yeniden düzenlenmesine ilişkin Danışma Kurulu Önerisi  Danışma Kumlu Önerisi  Tarihi: 10.03.2010  Danışma Kumlunun yaptığı toplantıda, aşağıdaki önerilerin Genel Kumlun onayına sunulması  uygun görülmüştür.  Mehmet Ali Şahin  Türkiye Büyük Millet Meclisi  Başkanı  Ayşe Nur Bahçekapılı K. Kemal Anadol  Adalet ve Kalkınma Partisi Cumhuriyet Halk Partisi  Grubu Başkanvekili Grubu Başkanvekili  Mehmet Şandır Ayla Akat Ata  Milliyetçi Hareket Partisi Barış ve Demokrasi Partisi  Grubu Başkanvekili Grubu Başkanvekili  Öneriler:  Gündemin kanun tasarı ve teklifleri ile komisyonlardan gelen diğer işler kısmında yer alan 370,  371, 372, 376, 377, 378, 379, 388, 389, 390, 391 sıra sayılı kanun tasarılarının bu kısmın 6, 7, 8, 9,  10, 11, 12, 13, 14, 15 ve 16'ncı sıralarına alınması ve diğer işlerin sırasının buna göre teselsül  ettirilmesi  Önerilmiştir.  BAŞKAN - Danışma Kumlu önerisini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul  etmeyenler... Kabul edilmiştir.  471 sıra sayılı Tasarı'nın görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.  VIII.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN  GELEN DİĞER İŞLER (Devam)  A) KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ (Devam)  4.- Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı ile Avrupa Birliği Uyum,  Tarım, Orman ve Köyişleri ile Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji  Komisyonları Raporları (1/743) (S. Sayısı: 471) (Devam)  BAŞKAN - Komisyon ve Hükümet yerinde.  7'nci madde üzerinde üç önerge vardır.  Önergeleri okutuyorum:  - 4 9 0 - SEKİZİNCİ OTURUM  Açılma Saati: 18.52  BAŞKAN: Başkan Vekili Nevzat PAKDİL  KÂTİP ÜYELER: Harun TÜFEKÇİ (Konya), Bayram ÖZÇELİK (Burdur)
Sayfa 81 -
TBMM B:71 1 0 . 3 . 2010 0 : 8  BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 71'inci Birleşiminin  Sekizinci Oturumunu açıyorum.  Danışma Kumlunun bir önerisi vardır, okutuyorum.  IX.- ÖNERİLER  A) DANIŞMA KURULU ÖNERİLERİ  1.- Gündemdeki sıralamanın yeniden düzenlenmesine ilişkin Danışma Kurulu Önerisi  Danışma Kumlu Önerisi  Tarihi: 10.03.2010  Danışma Kumlunun yaptığı toplantıda, aşağıdaki önerilerin Genel Kumlun onayına sunulması  uygun görülmüştür.  Mehmet Ali Şahin  Türkiye Büyük Millet Meclisi  Başkanı  Ayşe Nur Bahçekapılı K. Kemal Anadol  Adalet ve Kalkınma Partisi Cumhuriyet Halk Partisi  Grubu Başkanvekili Grubu Başkanvekili  Mehmet Şandır Ayla Akat Ata  Milliyetçi Hareket Partisi Barış ve Demokrasi Partisi  Grubu Başkanvekili Grubu Başkanvekili  Öneriler:  Gündemin kanun tasarı ve teklifleri ile komisyonlardan gelen diğer işler kısmında yer alan 370,  371, 372, 376, 377, 378, 379, 388, 389, 390, 391 sıra sayılı kanun tasarılarının bu kısmın 6, 7, 8, 9,  10, 11, 12, 13, 14, 15 ve 16'ncı sıralarına alınması ve diğer işlerin sırasının buna göre teselsül  ettirilmesi  Önerilmiştir.  BAŞKAN - Danışma Kumlu önerisini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul  etmeyenler... Kabul edilmiştir.  471 sıra sayılı Tasarı'nın görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.  VIII.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN  GELEN DİĞER İŞLER (Devam)  A) KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ (Devam)  4.- Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı ile Avrupa Birliği Uyum,  Tarım, Orman ve Köyişleri ile Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji  Komisyonları Raporları (1/743) (S. Sayısı: 471) (Devam)  BAŞKAN - Komisyon ve Hükümet yerinde.  7'nci madde üzerinde üç önerge vardır.  Önergeleri okutuyorum:  - 4 9 0 - SEKİZİNCİ OTURUM  Açılma Saati: 18.52  BAŞKAN: Başkan Vekili Nevzat PAKDİL  KÂTİP ÜYELER: Harun TÜFEKÇİ (Konya), Bayram ÖZÇELİK (Burdur)  TBMM B: 71 10 . 3 . 2010 O: 8  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 sıra sayılı Kanun Tasansı'nın 7. maddesinin 1. fıkrasının sonunda yer  alan "göz önünde bulundurularak" ibaresinden sonra gelmek üzere, "esnaf ve sanatkarlar odasının  görüşü alınarak" ibaresinin eklenmesini arz ve teklif ederiz.  Oktay Vural Cemaleddin Uslu Alim Işık  İzmir Edirne Kütahya  Ahmet Orhan K. Erdal Sipahi M. Akif Paksoy  Manisa İzmir Kahramanmaraş  Mümin İnan Rıdvan Yalçın  Niğde Ordu  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 Sıra Sayılı Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun  Tasarısının 7 nci maddesinin 1 inci fıkrasında yer alan " belediyelerce kurulur" ifadesinden önce  gelmek üzere, "pazarcılar esnafı odasının, yoksa esnaf ve sanatkarlar odasının görüşü alınarak"  ifadesinin getirilmesini arz v e teklif ederiz.  Ayla Akat Ata Nuri Yaman Hamit Geylani  Batman Muş Hakkâri  Hasip Kaplan Pervin Buldan Osman Özçelik  Şırnak İğdır Siirt  Akın Birdal  Diyarbakır  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 1/743 Esas Numaralı Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında  Kanun Tasarısının 7 inci maddesinin 1 inci fıkrasında bulunan "belediyelerce kurulur" ifadesinden  önce gelmek üzere, "pazarcılar esnafı odasının, yoksa esnaf ve sanatkârlar odasının görüşü alınarak"  ifadesinin getirilmesini;  Tasansı'nın 7. Maddesi 6. Fıkrasının "Pazaryerlerinin kurulması ve kapatılmasına, işleyiş,  yönetim ve denetimine, üretici ve pazarcılarda aranacak niteliklere, bunların çalışmalarına,  yapacaklarına satışlara, haklarına uymakla yükümlü bulundukları kurallara ve faaliyetlerinin  yürütülmesine dair diğer hususlara ilişkin usul ve esaslar Sanayi ve Ticaret Bakanlığı ile İçişleri  Bakanlığı ile Türkiye Esnaf ve Sanatkârlan Konfederasyonu, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği,  Türkiye Ziraat Odalan Birliği, TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası, TMMOB Gıda Mühendisleri  Odası'nın uygun görüşleri alınarak Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir." şeklinde  değiştirilmesini arz ve talep ederiz.  Fevzi Topuz Mehmet Ali Susam Mustafa Özyürek  Muğla İzmir İstanbul  Ahmet Küçük Tayfur Süner Birgen Keleş  Çanakkale Antalya İstanbul  R. Kerim Özkan  Burdur  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU  BAŞKANI HASAN ALİ ÇELİK (Sakarya) - Katılamıyoruz.  BAŞKAN - Hükümet?  - 4 9 1 -
Sayfa 82 -
TBMM B: 71 10 . 3 . 2010 O: 8  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 sıra sayılı Kanun Tasansı'nın 7. maddesinin 1. fıkrasının sonunda yer  alan "göz önünde bulundurularak" ibaresinden sonra gelmek üzere, "esnaf ve sanatkarlar odasının  görüşü alınarak" ibaresinin eklenmesini arz ve teklif ederiz.  Oktay Vural Cemaleddin Uslu Alim Işık  İzmir Edirne Kütahya  Ahmet Orhan K. Erdal Sipahi M. Akif Paksoy  Manisa İzmir Kahramanmaraş  Mümin İnan Rıdvan Yalçın  Niğde Ordu  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 Sıra Sayılı Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun  Tasarısının 7 nci maddesinin 1 inci fıkrasında yer alan " belediyelerce kurulur" ifadesinden önce  gelmek üzere, "pazarcılar esnafı odasının, yoksa esnaf ve sanatkarlar odasının görüşü alınarak"  ifadesinin getirilmesini arz v e teklif ederiz.  Ayla Akat Ata Nuri Yaman Hamit Geylani  Batman Muş Hakkâri  Hasip Kaplan Pervin Buldan Osman Özçelik  Şırnak İğdır Siirt  Akın Birdal  Diyarbakır  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 1/743 Esas Numaralı Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında  Kanun Tasarısının 7 inci maddesinin 1 inci fıkrasında bulunan "belediyelerce kurulur" ifadesinden  önce gelmek üzere, "pazarcılar esnafı odasının, yoksa esnaf ve sanatkârlar odasının görüşü alınarak"  ifadesinin getirilmesini;  Tasansı'nın 7. Maddesi 6. Fıkrasının "Pazaryerlerinin kurulması ve kapatılmasına, işleyiş,  yönetim ve denetimine, üretici ve pazarcılarda aranacak niteliklere, bunların çalışmalarına,  yapacaklarına satışlara, haklarına uymakla yükümlü bulundukları kurallara ve faaliyetlerinin  yürütülmesine dair diğer hususlara ilişkin usul ve esaslar Sanayi ve Ticaret Bakanlığı ile İçişleri  Bakanlığı ile Türkiye Esnaf ve Sanatkârlan Konfederasyonu, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği,  Türkiye Ziraat Odalan Birliği, TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası, TMMOB Gıda Mühendisleri  Odası'nın uygun görüşleri alınarak Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir." şeklinde  değiştirilmesini arz ve talep ederiz.  Fevzi Topuz Mehmet Ali Susam Mustafa Özyürek  Muğla İzmir İstanbul  Ahmet Küçük Tayfur Süner Birgen Keleş  Çanakkale Antalya İstanbul  R. Kerim Özkan  Burdur  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU  BAŞKANI HASAN ALİ ÇELİK (Sakarya) - Katılamıyoruz.  BAŞKAN - Hükümet?  - 4 9 1 - TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 O: 8  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Katılamıyoruz Sayın Başkanım.  BAŞKAN - Sayın Topuz, buyurun efendim. (CHP sıralarından alkışlar)  FEVZİ TOPUZ (Muğla) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Sebze ve Meyveler ile Yeterli  Arz ve Talep Derinliği Bulunan Diğer Malların Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun  Tasarısı'nın 7'nci maddesi üzerinde vermiş olduğumuz önerge için söz aldım. Yüce Meclisi saygıyla  selamlarım.  Semt pazarları, toplumun yüzde 90'ının alışverişini yaptığı, günlük zorunlu ihtiyaçlarının  karşılandığı, halkımızın taze sebze ve meyveye ulaştığı yerlerdir. Pazar yerleri halkımız için son  derece önemlidir. Özellikle dar gelirli ailelerin haftalık gıda ihtiyaçlarının karşılanmasında önemli rol  oynarlar. Aynı zamanda yerel ve küçük üreticiler de semt pazarlarında kendi ürettikleri ürünlerini  tüketiciye sunarak tüketiciyle aracısız temasa geçme imkânı bulur.  Pazarcı esnafımızın diğer esnaflar gibi pek çok sorunu bulunmaktadır. Yaz kış demeden sabahın  erken saatlerinde gelip tezgâh açan, gece yarılarına kadar çalışan, kışın ayazında, yazın sıcağında  alışveriş ve satış yapmaya çalışan pazarcı esnafı bugün muhatap alınmamaktan şikâyetçidir. Bu  konuda yine pazarcı esnafımız unutulmuştur. Pazarcı esnafı, sokak arası olmayan, altyapısı  tamamlanmış, üstü kapalı, standart yükseklikte tezgâhları olan, tuvalet ve lavaboları olan, birden  fazla mahalleye aynı gün hizmet verebilecek bir bölgede yer alan sabit semt pazarları oluşmasını  istemektedir. Bu işin merkezinde olan pazarcı esnafının, üreticilerin, üretici kooperatiflerinin ve  meslek kuruluşlarının görüşü neden alınmamaktadır?  Değerli milletvekilleri, bu tasarı, üretici, köylü, komisyoncu, pazarcı ve belediyelerle o işin  organizasyonunu yapan kamu kurumlarıyla birlikte aslında tüketicileri de etkilemektedir. Köylünün  örgütlü olmadığı, tarım işletme ve kooperatiflerinin devlet tarafından desteklenmediği ve üreticilerin  bizzat işin içinde olmadığı sürece bu işte başarılı olmak mümkün değildir.  Tasarının "Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği Bulunan Diğer Malların  Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı" olarak adlandırılması, tasarının kapsamını açık  şekilde sınırsız bir hâle getirmektedir. Sebze ve meyvenin ticaret kanallarına dönük düzenlemelerin  bulunduğu bu tasarı kapsamına alınmak istenen diğer gıda maddelerinin ticaret şekilleri,  düzenlemeleri ve işleyişinin farklılığı dikkate alındığında bu yapı ile diğer sektörler düzenlenemez,  hatta buraya almayı düşündüğümüz sektörlere zarar veririz. Ucu açık, ne olduğu belirsiz gıdalar  üzerinde düzenleme yapılmamalı ve kısaca "arz ve talep derinliği" kavramı tasarıdan çıkarılmalıdır.  Değeri 50 bin Türk lirası ile üstündeki uyuşmazlıklarda hal hakem heyetinin vereceği kararların  asliye ticaret mahkemesinde delil olarak ileri sürülebileceği düzenlenmiştir. 50 binin altındaki  uyuşmazlıklarda yargı yolu kapanmaktadır. Bu noktada haksızlığa uğrayacak yurttaşlarımız için yargı  yolu kapanmamalıdır.  Tasarıda, hal yöneticisinin tahsil düzeyi; illerde en az lisans, ilçelerde ise en az lise mezunu  olarak belirlenmiştir ancak hal yöneticisi gibi önemli bir görevi ifa edecek kişinin nitelikleri  konusunda bu düzenleme yetersiz düzeydedir. Hal yöneticisinin, mühendislik fakültesinin ziraat ve  gıda mühendisliği lisans mezunu olması zorunluluk olmalıdır.  Değerli milletvekilleri, tasarı, belediyelere, kurdukları toptancı hallerini belediye meclisince  belirlenecek süre, bedel ve koşullarda devredebilme yetkisi vermektedir. Bu durum, hallerin  özelleştirilmesinin önünü açmaktadır. Taslağın temelde bir özelleştirme yasası olduğu dikkati  çekmektedir. Alanda giderek güçlenen ve çoğu yabancı hipermarketlerin zincirlerini oluşturan bu  yapıyla, çiftçiler, tüketiciler, hatta komisyoncular üzerinde güçlü bir hâkimiyet kuracaklardır. Amerika  - 4 9 2 -
Sayfa 83 -
TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 O: 8  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Katılamıyoruz Sayın Başkanım.  BAŞKAN - Sayın Topuz, buyurun efendim. (CHP sıralarından alkışlar)  FEVZİ TOPUZ (Muğla) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Sebze ve Meyveler ile Yeterli  Arz ve Talep Derinliği Bulunan Diğer Malların Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun  Tasarısı'nın 7'nci maddesi üzerinde vermiş olduğumuz önerge için söz aldım. Yüce Meclisi saygıyla  selamlarım.  Semt pazarları, toplumun yüzde 90'ının alışverişini yaptığı, günlük zorunlu ihtiyaçlarının  karşılandığı, halkımızın taze sebze ve meyveye ulaştığı yerlerdir. Pazar yerleri halkımız için son  derece önemlidir. Özellikle dar gelirli ailelerin haftalık gıda ihtiyaçlarının karşılanmasında önemli rol  oynarlar. Aynı zamanda yerel ve küçük üreticiler de semt pazarlarında kendi ürettikleri ürünlerini  tüketiciye sunarak tüketiciyle aracısız temasa geçme imkânı bulur.  Pazarcı esnafımızın diğer esnaflar gibi pek çok sorunu bulunmaktadır. Yaz kış demeden sabahın  erken saatlerinde gelip tezgâh açan, gece yarılarına kadar çalışan, kışın ayazında, yazın sıcağında  alışveriş ve satış yapmaya çalışan pazarcı esnafı bugün muhatap alınmamaktan şikâyetçidir. Bu  konuda yine pazarcı esnafımız unutulmuştur. Pazarcı esnafı, sokak arası olmayan, altyapısı  tamamlanmış, üstü kapalı, standart yükseklikte tezgâhları olan, tuvalet ve lavaboları olan, birden  fazla mahalleye aynı gün hizmet verebilecek bir bölgede yer alan sabit semt pazarları oluşmasını  istemektedir. Bu işin merkezinde olan pazarcı esnafının, üreticilerin, üretici kooperatiflerinin ve  meslek kuruluşlarının görüşü neden alınmamaktadır?  Değerli milletvekilleri, bu tasarı, üretici, köylü, komisyoncu, pazarcı ve belediyelerle o işin  organizasyonunu yapan kamu kurumlarıyla birlikte aslında tüketicileri de etkilemektedir. Köylünün  örgütlü olmadığı, tarım işletme ve kooperatiflerinin devlet tarafından desteklenmediği ve üreticilerin  bizzat işin içinde olmadığı sürece bu işte başarılı olmak mümkün değildir.  Tasarının "Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği Bulunan Diğer Malların  Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı" olarak adlandırılması, tasarının kapsamını açık  şekilde sınırsız bir hâle getirmektedir. Sebze ve meyvenin ticaret kanallarına dönük düzenlemelerin  bulunduğu bu tasarı kapsamına alınmak istenen diğer gıda maddelerinin ticaret şekilleri,  düzenlemeleri ve işleyişinin farklılığı dikkate alındığında bu yapı ile diğer sektörler düzenlenemez,  hatta buraya almayı düşündüğümüz sektörlere zarar veririz. Ucu açık, ne olduğu belirsiz gıdalar  üzerinde düzenleme yapılmamalı ve kısaca "arz ve talep derinliği" kavramı tasarıdan çıkarılmalıdır.  Değeri 50 bin Türk lirası ile üstündeki uyuşmazlıklarda hal hakem heyetinin vereceği kararların  asliye ticaret mahkemesinde delil olarak ileri sürülebileceği düzenlenmiştir. 50 binin altındaki  uyuşmazlıklarda yargı yolu kapanmaktadır. Bu noktada haksızlığa uğrayacak yurttaşlarımız için yargı  yolu kapanmamalıdır.  Tasarıda, hal yöneticisinin tahsil düzeyi; illerde en az lisans, ilçelerde ise en az lise mezunu  olarak belirlenmiştir ancak hal yöneticisi gibi önemli bir görevi ifa edecek kişinin nitelikleri  konusunda bu düzenleme yetersiz düzeydedir. Hal yöneticisinin, mühendislik fakültesinin ziraat ve  gıda mühendisliği lisans mezunu olması zorunluluk olmalıdır.  Değerli milletvekilleri, tasarı, belediyelere, kurdukları toptancı hallerini belediye meclisince  belirlenecek süre, bedel ve koşullarda devredebilme yetkisi vermektedir. Bu durum, hallerin  özelleştirilmesinin önünü açmaktadır. Taslağın temelde bir özelleştirme yasası olduğu dikkati  çekmektedir. Alanda giderek güçlenen ve çoğu yabancı hipermarketlerin zincirlerini oluşturan bu  yapıyla, çiftçiler, tüketiciler, hatta komisyoncular üzerinde güçlü bir hâkimiyet kuracaklardır. Amerika  - 4 9 2 - TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 O: 8  Birleşik Devletleri'nde çok güçlü olan bu zincirler, sebze ve meyve üreticisi üzerinde tam bir  hâkimiyet oluşturmuşlardır. Bizim gibi bir ülkede bu "etki altına alma" daha da hızlı olacaktır.  Bu yasa tasarısı, tüketicilere fiyat düşüşü getirmeyecektir. Diğer taraftan, çiftçiler de ürünlerini  uzun devrede daha düşük fiyattan satmak zorunda kalacaklardır. Hallerde ve semt pazarlarında  üreticilere yüzde 20 pay ayrılacak olması süreci engellemeyecektir, bunlann aslında pek etkileri  olmayacaktır.  Geçici maddede "Hallerde boşalacak yerler, bu orana ulaşıncaya kadar üretici kuruluşlarına ve  semt pazarlarında ise özellikle üreticilere verilir." denmektedir. Yüzde 20 oranlarına ulaşmak için  yıllarca beklemek gerekebilecektir. Belki de hiçbir zaman bu oranlara ulaşamayacaktır.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Sayın Topuz, konuşmanızı tamamlayınız.  Buyurun efendim.  FEVZİ TOPUZ (Devamla) - Teşekkürler.  Yer açılması, hemen kullanılabileceği anlamına gelmez. Kooperatif kuruluşları güçlenmez ise  nasıl buraları tutacaklar? Tarım satış kooperatiflerine karşı olunduğu yerlerde tüketim kooperatifleri  nasıl güçlü olabilir?  Şu anda sebze ve meyveler çiftçinin elinden çıkıp tüketiciye ulaşıncaya kadar yüzde 150 ile  yüzde 400 arasında fiyatlar artmaktadır. Ancak, çözüm özelleştirme değildir. Bugüne kadar hiçbir  özelleştirme halk için iyi sonuçlar vermemiştir. Bu da farklı olmayacaktır. Gerek çiftçinin eline daha  iyi bir fiyat geçmesi gerekse tüketicinin daha ucuza sebze ve meyve alabilmesi için kooperatiflere  destek verilmelidir. Neden bu taslakta destek için bir tek cümle dahi yok? Belediyeler, üretici  pazarlarını destekleyebilmeli veya doğrudan satış yerleri açabilmeli ki halkımızın üretici ile direkt  bağlantısını sağlayabilsin.  Üreticinin yanında olmak gerektiğini belirtir, yüce Meclisi saygıyla selamlarım. (CHP  sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Sayın Topuz, teşekkür ediyorum.  Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul  edilmemiştir.  Diğer önergeyi okutuyorum:  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 Sıra Sayılı Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun  Tasarısının 7 nci maddesinin 1 inci fıkrasında yer alan " belediyelerce kurulur" ifadesinden önce  gelmek üzere, "pazarcılar esnafı odasının, yoksa esnaf ve sanatkarlar odasının görüşü alınarak"  ifadesinin getirilmesini arz ve teklif ederiz.  Ayla Akat Ata (Batman) ve arkadaşları  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU  BAŞKANI HASAN ALİ ÇELİK (Sakarya) - Katılamıyoruz.  BAŞKAN - Hükümet?  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Katılamıyoruz.  BAŞKAN - Sayın Kaplan, buyurun efendim. (BDP sıralarından alkışlar)  HASİP KAPLAN (Şırnak) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla  selamlıyorum.  - 4 9 3 -
Sayfa 84 -
TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 O: 8  Birleşik Devletleri'nde çok güçlü olan bu zincirler, sebze ve meyve üreticisi üzerinde tam bir  hâkimiyet oluşturmuşlardır. Bizim gibi bir ülkede bu "etki altına alma" daha da hızlı olacaktır.  Bu yasa tasarısı, tüketicilere fiyat düşüşü getirmeyecektir. Diğer taraftan, çiftçiler de ürünlerini  uzun devrede daha düşük fiyattan satmak zorunda kalacaklardır. Hallerde ve semt pazarlarında  üreticilere yüzde 20 pay ayrılacak olması süreci engellemeyecektir, bunlann aslında pek etkileri  olmayacaktır.  Geçici maddede "Hallerde boşalacak yerler, bu orana ulaşıncaya kadar üretici kuruluşlarına ve  semt pazarlarında ise özellikle üreticilere verilir." denmektedir. Yüzde 20 oranlarına ulaşmak için  yıllarca beklemek gerekebilecektir. Belki de hiçbir zaman bu oranlara ulaşamayacaktır.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Sayın Topuz, konuşmanızı tamamlayınız.  Buyurun efendim.  FEVZİ TOPUZ (Devamla) - Teşekkürler.  Yer açılması, hemen kullanılabileceği anlamına gelmez. Kooperatif kuruluşları güçlenmez ise  nasıl buraları tutacaklar? Tarım satış kooperatiflerine karşı olunduğu yerlerde tüketim kooperatifleri  nasıl güçlü olabilir?  Şu anda sebze ve meyveler çiftçinin elinden çıkıp tüketiciye ulaşıncaya kadar yüzde 150 ile  yüzde 400 arasında fiyatlar artmaktadır. Ancak, çözüm özelleştirme değildir. Bugüne kadar hiçbir  özelleştirme halk için iyi sonuçlar vermemiştir. Bu da farklı olmayacaktır. Gerek çiftçinin eline daha  iyi bir fiyat geçmesi gerekse tüketicinin daha ucuza sebze ve meyve alabilmesi için kooperatiflere  destek verilmelidir. Neden bu taslakta destek için bir tek cümle dahi yok? Belediyeler, üretici  pazarlarını destekleyebilmeli veya doğrudan satış yerleri açabilmeli ki halkımızın üretici ile direkt  bağlantısını sağlayabilsin.  Üreticinin yanında olmak gerektiğini belirtir, yüce Meclisi saygıyla selamlarım. (CHP  sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Sayın Topuz, teşekkür ediyorum.  Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul  edilmemiştir.  Diğer önergeyi okutuyorum:  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 Sıra Sayılı Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun  Tasarısının 7 nci maddesinin 1 inci fıkrasında yer alan " belediyelerce kurulur" ifadesinden önce  gelmek üzere, "pazarcılar esnafı odasının, yoksa esnaf ve sanatkarlar odasının görüşü alınarak"  ifadesinin getirilmesini arz ve teklif ederiz.  Ayla Akat Ata (Batman) ve arkadaşları  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU  BAŞKANI HASAN ALİ ÇELİK (Sakarya) - Katılamıyoruz.  BAŞKAN - Hükümet?  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Katılamıyoruz.  BAŞKAN - Sayın Kaplan, buyurun efendim. (BDP sıralarından alkışlar)  HASİP KAPLAN (Şırnak) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla  selamlıyorum.  - 4 9 3 - TBMM B:71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 0 : 8  - 4 9 4 - Bu önergede biz şunu diyoruz: Belediye başkanları, belediyeler yapar ama yaparken, pazarcılar  esnafı odası yoksa, esnaf ve sanatkârlar odasıyla görüşsün, danışsın, öyle yapsın. Yani bizim  demokrasi anlayışımız bu, çoğulculuktan bunu anlıyoruz ve hayatın içinde en önemli rolü de onlar  oynuyor, o zaman onlar da bu konuda görev alsınlar. Bu nedenle bir önerge verdik.  Tabii, kolay değil sebze ve meyve ticaretini düzenlemek. Yani cumhuriyet boyunca, ondan öncesi  bir gelenek oluşmuş ülkemizde, yeni bir düzenleme yapacağız. Avrupa Birliği bize bir standart  getiriyor. Şimdi, Avrupa Birliğinin standartlarıyla Türkiye'nin standartlarını birbirine uydururken,  uymuyor; ne numara uyuyor ne ölçü uyuyor. Farklı. Göreceksiniz, bu tasan yasalaştıktan çok kısa bir  süre sonra tekrar gündeme gelecek ve görüşeceğiz.  Şimdi, bizim bir tanm politikamız yok, stratejimiz yok, planlamamız yok ülke olarak. Olmadığı  için Toprak Mahsulleri Ofisinin kaderine bakacaksınız, Süt Endüstrisi Kurumunun kaderine  bakacaksınız, Et ve Balık Kurumunun kaderine bakacaksınız, fındık üreticilerinin kaderine  bakacaksınız, zeytin üreticilerinin kaderine bakacaksınız. Bunların hepsinde tekeller, özelleştirme,  uluslararası sermaye geldi; üretici yine zararda.  Peki, soruyorum: "Bu yasayla sebze ve meyve fiyatı ucuzlayacak." deniyor. Yani burada,  gerekçede yüzde 25-30...  Şimdi biz bize konuşalım. Şimdi, domatesin tarladaki fiyatı -en çok tükettiğimiz sebze domates,  ondan başlayalım- ne kadar? 30 kuruş ile 50 kuruş arasında. Bazı zamanlarda üreticinin elinde kalıyor,  tarlada kalıyor bazen ürün. Şimdi, bu ürün yola çıktı. Bir kamyonla çıkacak yola. Hemen buna bir  nakliye biniyor mu? Biniyor. Hale geldi, şimdi halde karşılama töreni yapıyoruz domatese, yüzde 1  indirdik belediye rüsumu, hoş geldin; yüzde 2 de hal rüsumu, vergimizi koyduk; yüzde 3 etti bu tabii.  Hemen arkasından yüzde 1,8 de KDV uyguladık. Sonra komisyoncuya geldiği için yüzde 6 komisyon  parası da ekledik. Şimdi de etiketliyoruz, etiket parasını da etiketledik üstüne ve halden tekrar yola  çıkardık domatesi. Geliyor, nereye gidecek? Manava, manavdan tüketiciye, vatandaşa. Manavda ne  olacak? Manav, elektrikti, kiraydı, bilmem neydi, yüzde 20-30 arası bir kârını koyması lazım. Alın  size, 30 kuruş ila 50 kuruş arasında olan domatesin üreticiden hale geliş fiyatını söylüyorum. Domates  üç dört fiyat, farklı farklı boylarda olduğu için. Demin telefonla aradım sebze ve meyve halini  İstanbul'un, şu gün itibanyla dedim domates ne kadar halde? "1,2; 1,5; 2 TL, kaliteye göre değişiyor,  domatesin fiyatı bu." dediler. "Yalnız Antalya'dan gelen etiketli olanların, sigara gibi, fiyatı  düşmüyor." dediler. Burada etiketin herhalde bir önemi var, bakın hakkını teslim ediyorum.  Şimdi buradan -manav kârı da eklendiği zaman, yüzde 20, yüzde 25- vatandaşa bu domates 2  ila 2,5 lira arasında sofrasına geliyor. Şimdi 30 kuruştan, 50 kuruştan bu yasa tasarısıyla, bu yasayla,  sofraya gelen domatesin öyküsü bu. Şimdi bu domatesin öyküsünde bu yasanın akıbeti de ortada.  Şimdi, bu hâlde sebze ve meyve hale gelmez. Nereye gider? Hâlden anlayana gider. Nereye  gider? Tüketici marketler, süper, gros.. . Bunlar daha tarladayken mazot parasını üreticiye borç  verecekler ki malı da, üretimi de önceden alacaklar, bağlayacaklar önceden, tarlalar önceden  kiralanacak. O zaman hâlden anlayana gidecek.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Sayın Kaplan, buyurun.  HASİP KAPLAN (Devamla) - Bağlıyorum.  Ne olacak? Kayıt dışına kaçacak. Tarlada ucuz, sofrada pahalı bir sistem doğuyor. Yani bu sistem  karşısında gerçekten bunun çok ciddi tartışılması gerektiğini söylüyorum ve sonra şunu sordum sebze  ve meyve halinde uzun yıllardır çalışan birine: Bir yasa görüşülüyor, haberiniz var mı? "Ne yasası?"  dediler. Sebze ve meyve ticaretinin... "Vallahi, haberimiz yoktur." dediler. Ee, sorulmamış ki haberi
Sayfa 85 -
TBMM B:71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 0 : 8  - 4 9 4 - Bu önergede biz şunu diyoruz: Belediye başkanları, belediyeler yapar ama yaparken, pazarcılar  esnafı odası yoksa, esnaf ve sanatkârlar odasıyla görüşsün, danışsın, öyle yapsın. Yani bizim  demokrasi anlayışımız bu, çoğulculuktan bunu anlıyoruz ve hayatın içinde en önemli rolü de onlar  oynuyor, o zaman onlar da bu konuda görev alsınlar. Bu nedenle bir önerge verdik.  Tabii, kolay değil sebze ve meyve ticaretini düzenlemek. Yani cumhuriyet boyunca, ondan öncesi  bir gelenek oluşmuş ülkemizde, yeni bir düzenleme yapacağız. Avrupa Birliği bize bir standart  getiriyor. Şimdi, Avrupa Birliğinin standartlarıyla Türkiye'nin standartlarını birbirine uydururken,  uymuyor; ne numara uyuyor ne ölçü uyuyor. Farklı. Göreceksiniz, bu tasan yasalaştıktan çok kısa bir  süre sonra tekrar gündeme gelecek ve görüşeceğiz.  Şimdi, bizim bir tanm politikamız yok, stratejimiz yok, planlamamız yok ülke olarak. Olmadığı  için Toprak Mahsulleri Ofisinin kaderine bakacaksınız, Süt Endüstrisi Kurumunun kaderine  bakacaksınız, Et ve Balık Kurumunun kaderine bakacaksınız, fındık üreticilerinin kaderine  bakacaksınız, zeytin üreticilerinin kaderine bakacaksınız. Bunların hepsinde tekeller, özelleştirme,  uluslararası sermaye geldi; üretici yine zararda.  Peki, soruyorum: "Bu yasayla sebze ve meyve fiyatı ucuzlayacak." deniyor. Yani burada,  gerekçede yüzde 25-30...  Şimdi biz bize konuşalım. Şimdi, domatesin tarladaki fiyatı -en çok tükettiğimiz sebze domates,  ondan başlayalım- ne kadar? 30 kuruş ile 50 kuruş arasında. Bazı zamanlarda üreticinin elinde kalıyor,  tarlada kalıyor bazen ürün. Şimdi, bu ürün yola çıktı. Bir kamyonla çıkacak yola. Hemen buna bir  nakliye biniyor mu? Biniyor. Hale geldi, şimdi halde karşılama töreni yapıyoruz domatese, yüzde 1  indirdik belediye rüsumu, hoş geldin; yüzde 2 de hal rüsumu, vergimizi koyduk; yüzde 3 etti bu tabii.  Hemen arkasından yüzde 1,8 de KDV uyguladık. Sonra komisyoncuya geldiği için yüzde 6 komisyon  parası da ekledik. Şimdi de etiketliyoruz, etiket parasını da etiketledik üstüne ve halden tekrar yola  çıkardık domatesi. Geliyor, nereye gidecek? Manava, manavdan tüketiciye, vatandaşa. Manavda ne  olacak? Manav, elektrikti, kiraydı, bilmem neydi, yüzde 20-30 arası bir kârını koyması lazım. Alın  size, 30 kuruş ila 50 kuruş arasında olan domatesin üreticiden hale geliş fiyatını söylüyorum. Domates  üç dört fiyat, farklı farklı boylarda olduğu için. Demin telefonla aradım sebze ve meyve halini  İstanbul'un, şu gün itibanyla dedim domates ne kadar halde? "1,2; 1,5; 2 TL, kaliteye göre değişiyor,  domatesin fiyatı bu." dediler. "Yalnız Antalya'dan gelen etiketli olanların, sigara gibi, fiyatı  düşmüyor." dediler. Burada etiketin herhalde bir önemi var, bakın hakkını teslim ediyorum.  Şimdi buradan -manav kârı da eklendiği zaman, yüzde 20, yüzde 25- vatandaşa bu domates 2  ila 2,5 lira arasında sofrasına geliyor. Şimdi 30 kuruştan, 50 kuruştan bu yasa tasarısıyla, bu yasayla,  sofraya gelen domatesin öyküsü bu. Şimdi bu domatesin öyküsünde bu yasanın akıbeti de ortada.  Şimdi, bu hâlde sebze ve meyve hale gelmez. Nereye gider? Hâlden anlayana gider. Nereye  gider? Tüketici marketler, süper, gros.. . Bunlar daha tarladayken mazot parasını üreticiye borç  verecekler ki malı da, üretimi de önceden alacaklar, bağlayacaklar önceden, tarlalar önceden  kiralanacak. O zaman hâlden anlayana gidecek.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Sayın Kaplan, buyurun.  HASİP KAPLAN (Devamla) - Bağlıyorum.  Ne olacak? Kayıt dışına kaçacak. Tarlada ucuz, sofrada pahalı bir sistem doğuyor. Yani bu sistem  karşısında gerçekten bunun çok ciddi tartışılması gerektiğini söylüyorum ve sonra şunu sordum sebze  ve meyve halinde uzun yıllardır çalışan birine: Bir yasa görüşülüyor, haberiniz var mı? "Ne yasası?"  dediler. Sebze ve meyve ticaretinin... "Vallahi, haberimiz yoktur." dediler. Ee, sorulmamış ki haberi  TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 O: 8  olsun. Koskoca İstanbul Halinde kimsenin haberi yok. Bugün Mecliste görüşüyoruz. Koskoca  Mecliste görüşülen yasadan sebze halinin haberi yok.  Burada bir enteresanlık var arkadaşlar gerçekten. Sonra şunu sordum: Ne olacak dedim?  "Ağabey, bu yasa zor uygulanır. Öyle bir yasa ki, buranın örfü var, töresi var, geleneği var, sebze  hallerinin, meyve hallerinin. Bu daha uzun yıllar uygulanır." dediler.  Elbette değişim kolay değil. İnşallah ileride değiştirme şansımız olur, daha düzgün bir çarka  oturturuz.  Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (BDP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Kaplan.  Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul  edilmemiştir.  Diğer önergeyi okutuyorum:  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 sıra sayılı Kanun Tasansı'nın 7. maddesinin 1. fıkrasının sonunda yer  alan "göz önünde bulundurularak" ibaresinden sonra gelmek üzere, "esnaf ve sanatkarlar odasının  görüşü alınarak" ibaresinin eklenmesini arz ve teklif ederiz.  Oktay Vural (İzmir) ve arkadaşları  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU  BAŞKANI HASAN ALİ ÇELİK (Sakarya) - Katılamıyoruz.  BAŞKAN - Hükümet?  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Katılamıyoruz.  BAŞKAN - Buyurun Sayın İnan. (MHP sıralarından alkışlar)  MÜMİN İNAN (Niğde) - Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekili arkadaşlarım; görüşülmekte  olan 471 sıra sayılı Kanun Tasansı'nın 7'nci maddesinde verdiğimiz önerge hakkında söz almış  bulunuyorum. Bu vesileyle yüce heyetinizi saygı ve sevgiyle selamlarım.  Tasarının 7'nci maddesinin birinci fıkrasında, belediyelerce semt pazarları kurulmasına yönelik  düzenleme bulunmaktadır. Burada, tüketici piyasasının büyüklüğü, pazar sayısı, altyapı ve trafiğe  etkisi gibi kriterler göz önünde bulundurularak belediyelere pazar kurma yetki ve görevi  verilmektedir.  Milliyetçi Hareket Partisi olarak, buna ilave, pazarlarda ticaret yapacak esnafın fikirlerinin de  alınmasının önemli olduğunu düşünmekteyiz. Ayrıca, vatandaşın, kendisiyle ilgili konularda alınacak  kararlarda temsilcileri aracılığıyla yönetime katılması, demokrasi kültürünün yerleşmesi ve gelişmesi  açısından son derece önemlidir.  Bu düzenleme, sabahın köründen gecenin yarısına kadar çoluk çocuğuyla beraber ekmek  kavgasında olan esnafımızı ve onlann temsilcisi esnaf ve sanatkâr odalannı da memnun edecektir diye  düşünüyoruz.  Bu önergeyle, semt pazarları kurulması konusunda, esnaf ve sanatkârlar odasının da temsil  ettikleri kişiler adına konu hakkında söz sahibi olmalarım sağlamak istemekteyiz.  Kanunun 4'üncü maddesinin 7'nci fıkrasındaki, "Herhangi bir toptancı halinden satın alındığı  veya herhangi bir toptancı haline bildirildiği belgelenen malların satışı engellenemez, bu mallar  - 4 9 5 -
Sayfa 86 -
TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 O: 8  olsun. Koskoca İstanbul Halinde kimsenin haberi yok. Bugün Mecliste görüşüyoruz. Koskoca  Mecliste görüşülen yasadan sebze halinin haberi yok.  Burada bir enteresanlık var arkadaşlar gerçekten. Sonra şunu sordum: Ne olacak dedim?  "Ağabey, bu yasa zor uygulanır. Öyle bir yasa ki, buranın örfü var, töresi var, geleneği var, sebze  hallerinin, meyve hallerinin. Bu daha uzun yıllar uygulanır." dediler.  Elbette değişim kolay değil. İnşallah ileride değiştirme şansımız olur, daha düzgün bir çarka  oturturuz.  Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (BDP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Kaplan.  Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul  edilmemiştir.  Diğer önergeyi okutuyorum:  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 sıra sayılı Kanun Tasansı'nın 7. maddesinin 1. fıkrasının sonunda yer  alan "göz önünde bulundurularak" ibaresinden sonra gelmek üzere, "esnaf ve sanatkarlar odasının  görüşü alınarak" ibaresinin eklenmesini arz ve teklif ederiz.  Oktay Vural (İzmir) ve arkadaşları  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU  BAŞKANI HASAN ALİ ÇELİK (Sakarya) - Katılamıyoruz.  BAŞKAN - Hükümet?  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Katılamıyoruz.  BAŞKAN - Buyurun Sayın İnan. (MHP sıralarından alkışlar)  MÜMİN İNAN (Niğde) - Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekili arkadaşlarım; görüşülmekte  olan 471 sıra sayılı Kanun Tasansı'nın 7'nci maddesinde verdiğimiz önerge hakkında söz almış  bulunuyorum. Bu vesileyle yüce heyetinizi saygı ve sevgiyle selamlarım.  Tasarının 7'nci maddesinin birinci fıkrasında, belediyelerce semt pazarları kurulmasına yönelik  düzenleme bulunmaktadır. Burada, tüketici piyasasının büyüklüğü, pazar sayısı, altyapı ve trafiğe  etkisi gibi kriterler göz önünde bulundurularak belediyelere pazar kurma yetki ve görevi  verilmektedir.  Milliyetçi Hareket Partisi olarak, buna ilave, pazarlarda ticaret yapacak esnafın fikirlerinin de  alınmasının önemli olduğunu düşünmekteyiz. Ayrıca, vatandaşın, kendisiyle ilgili konularda alınacak  kararlarda temsilcileri aracılığıyla yönetime katılması, demokrasi kültürünün yerleşmesi ve gelişmesi  açısından son derece önemlidir.  Bu düzenleme, sabahın köründen gecenin yarısına kadar çoluk çocuğuyla beraber ekmek  kavgasında olan esnafımızı ve onlann temsilcisi esnaf ve sanatkâr odalannı da memnun edecektir diye  düşünüyoruz.  Bu önergeyle, semt pazarları kurulması konusunda, esnaf ve sanatkârlar odasının da temsil  ettikleri kişiler adına konu hakkında söz sahibi olmalarım sağlamak istemekteyiz.  Kanunun 4'üncü maddesinin 7'nci fıkrasındaki, "Herhangi bir toptancı halinden satın alındığı  veya herhangi bir toptancı haline bildirildiği belgelenen malların satışı engellenemez, bu mallar  - 4 9 5 - TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 O: 8  üzerinden mükerreren hal rüsumu alınamaz ve bunlar toptancı haline girmeye zorlanamaz." hükmü  için de, kanunu hazırlayanlara, şahsım, partim Milliyetçi Hareket Partisi ve Niğdeli hemşehrilerim  adına teşekkür ederim.  Geçmişte, 552 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 5 ve 17'nci maddeleri, Ankara  Büyükşehir Belediyesi görevlileri tarafından üreticiler için âdeta zulüm maddelerine  dönüştürülmekteydi. Özellikle, Niğde'den satmak için İstanbul'a elma, patates ve lahana götüren  üreticilerimiz, Ankara girişinde belediye ekipleri tarafından durdurulup, hiçbir belirti ve emare  olmadığı hâlde, mallarını Ankara'da perakende sattıkları için değil, satacakları gerekçesiyle hale  çekilip, orada 1-2 milyarı bulan cezalar kesilmekteydi. Üreticilerimiz, alın teriyle, emekleriyle  yetiştirdikleri ürünlerini acaba daha iyi bir fiyata satabilir miyim umuduyla İstanbul'a götürürken,  ürününün yarı parasını ceza olarak Ankara'da ödemekteydi. Bu, kabul edilebilir bir durum değildir.  Konu hakkında Sayın İçişleri Bakanının cevaplaması talebiyle verdiğim (7/11105) esas numaralı  som önergemin cevabını beklediğimi de buradan Sayın Bakana ifade etmek istiyorum.  Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekili arkadaşlarım; ülkemizin meyve ve sebze üretiminde çok  önemli rakamlara ulaştığı artık bilinen bir gerçektir, ancak yanlış tarım politikaları neticesinde  üretimin çok önemli bir kısmı tüketiciye ulaşmadan yolda yok olmaktadır. Aslında bu yok oluş, Türk  tarımı ve Türk çiftçisinin yok oluşudur. Bu durum, tüm ülkemizde olduğu gibi, benim seçim bölgem  olan Niğde'de de üretim yapan çiftçi sayısını her geçen gün azaltmaktadır. Bu nedenle topraktan  kopan vatandaşlarımızın, farklı alanlarda iş bulamadıkları için, işsizliğe ve açlığa mahkûm edildiğini  görmekteyiz. Bu durumun vahameti, Sayın Maliye Bakanımız Mehmet Şimşek'in, Hazineden  sorumlu Devlet Bakanı iken Niğde'yi ziyaretinde, her yıl ülkemizde 1,5-2 milyona yakın  vatandaşımızın köyünü, toprağını bırakarak çiftçiliği terk ettiğini itiraf etmesiyle kabul edilmiş  durumdadır. Üretimini devam ettiremeyip tarlasını, toprağını yok pahasına satıp veya icra yoluyla  kaptırıp ortada kalan insanların durumları, işsizliğin bugün cumhuriyet tarihinin rekorlarını kırmasına  neden olmaktadır. Çiftçilerimiz, yüksek maliyetli gübre, ilaç, mazot ve elektrik fiyatlarıyla üretim  yapmanın artık mümkün olmadığını ifade etmektedirler.  Bu feryat sadece Niğde'de değil, Türkiye'nin her tarafından yükselmektedir. Yıllardır hasat  zamanı üreticilerimiz ürünlerini maliyetlerinin çok altında satmak zorunda kalırken, yurt dışından  dengesiz bir biçimde tarımsal ve hayvansal ürünlerin ülkemize girmesine müsaade edenler rekabet  ortamını altüst edip Türk çiftçisini perişan etmektedirler.  2009 yılı sonu itibarıyla, TEDAŞ sulama ve zirai kredi borçlarından dolayı Niğde'de ve  ülkemizin birçok bölgesinde icralık olan ve takibe uğramayan çiftçi kalmamıştır. Tarımsal  üreticilerimizin ekimden pazarlamaya kadar birçok sorunu yıllardan beri, büyük beklentilere rağmen  çözüme hâlâ kavuşturulamamıştır. Vatandaşlarımız, sulama elektrik ve tarım kredi kooperatiflerine  olan borçlarının ödenebilir yapıya dönüştürülmesini hâlâ ümitle beklemektedirler. Bu borçlardan  dolayı icra takiplerinin en kısa sürede durdurulması ve haczedilen üretim araçlarının çiftçimize iade  edilmesi, ekonomiye yeniden kazandırılması gerekmektedir.  Üreticilerin devletten aldığı tarımsal destekleme paralarına bile haciz yoluyla el konulması  çiftçinin ne hâle düşürüldüğünün çok açık bir göstergesidir.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  - 4 9 6 -
Sayfa 87 -
TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 O: 8  üzerinden mükerreren hal rüsumu alınamaz ve bunlar toptancı haline girmeye zorlanamaz." hükmü  için de, kanunu hazırlayanlara, şahsım, partim Milliyetçi Hareket Partisi ve Niğdeli hemşehrilerim  adına teşekkür ederim.  Geçmişte, 552 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 5 ve 17'nci maddeleri, Ankara  Büyükşehir Belediyesi görevlileri tarafından üreticiler için âdeta zulüm maddelerine  dönüştürülmekteydi. Özellikle, Niğde'den satmak için İstanbul'a elma, patates ve lahana götüren  üreticilerimiz, Ankara girişinde belediye ekipleri tarafından durdurulup, hiçbir belirti ve emare  olmadığı hâlde, mallarını Ankara'da perakende sattıkları için değil, satacakları gerekçesiyle hale  çekilip, orada 1-2 milyarı bulan cezalar kesilmekteydi. Üreticilerimiz, alın teriyle, emekleriyle  yetiştirdikleri ürünlerini acaba daha iyi bir fiyata satabilir miyim umuduyla İstanbul'a götürürken,  ürününün yarı parasını ceza olarak Ankara'da ödemekteydi. Bu, kabul edilebilir bir durum değildir.  Konu hakkında Sayın İçişleri Bakanının cevaplaması talebiyle verdiğim (7/11105) esas numaralı  som önergemin cevabını beklediğimi de buradan Sayın Bakana ifade etmek istiyorum.  Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekili arkadaşlarım; ülkemizin meyve ve sebze üretiminde çok  önemli rakamlara ulaştığı artık bilinen bir gerçektir, ancak yanlış tarım politikaları neticesinde  üretimin çok önemli bir kısmı tüketiciye ulaşmadan yolda yok olmaktadır. Aslında bu yok oluş, Türk  tarımı ve Türk çiftçisinin yok oluşudur. Bu durum, tüm ülkemizde olduğu gibi, benim seçim bölgem  olan Niğde'de de üretim yapan çiftçi sayısını her geçen gün azaltmaktadır. Bu nedenle topraktan  kopan vatandaşlarımızın, farklı alanlarda iş bulamadıkları için, işsizliğe ve açlığa mahkûm edildiğini  görmekteyiz. Bu durumun vahameti, Sayın Maliye Bakanımız Mehmet Şimşek'in, Hazineden  sorumlu Devlet Bakanı iken Niğde'yi ziyaretinde, her yıl ülkemizde 1,5-2 milyona yakın  vatandaşımızın köyünü, toprağını bırakarak çiftçiliği terk ettiğini itiraf etmesiyle kabul edilmiş  durumdadır. Üretimini devam ettiremeyip tarlasını, toprağını yok pahasına satıp veya icra yoluyla  kaptırıp ortada kalan insanların durumları, işsizliğin bugün cumhuriyet tarihinin rekorlarını kırmasına  neden olmaktadır. Çiftçilerimiz, yüksek maliyetli gübre, ilaç, mazot ve elektrik fiyatlarıyla üretim  yapmanın artık mümkün olmadığını ifade etmektedirler.  Bu feryat sadece Niğde'de değil, Türkiye'nin her tarafından yükselmektedir. Yıllardır hasat  zamanı üreticilerimiz ürünlerini maliyetlerinin çok altında satmak zorunda kalırken, yurt dışından  dengesiz bir biçimde tarımsal ve hayvansal ürünlerin ülkemize girmesine müsaade edenler rekabet  ortamını altüst edip Türk çiftçisini perişan etmektedirler.  2009 yılı sonu itibarıyla, TEDAŞ sulama ve zirai kredi borçlarından dolayı Niğde'de ve  ülkemizin birçok bölgesinde icralık olan ve takibe uğramayan çiftçi kalmamıştır. Tarımsal  üreticilerimizin ekimden pazarlamaya kadar birçok sorunu yıllardan beri, büyük beklentilere rağmen  çözüme hâlâ kavuşturulamamıştır. Vatandaşlarımız, sulama elektrik ve tarım kredi kooperatiflerine  olan borçlarının ödenebilir yapıya dönüştürülmesini hâlâ ümitle beklemektedirler. Bu borçlardan  dolayı icra takiplerinin en kısa sürede durdurulması ve haczedilen üretim araçlarının çiftçimize iade  edilmesi, ekonomiye yeniden kazandırılması gerekmektedir.  Üreticilerin devletten aldığı tarımsal destekleme paralarına bile haciz yoluyla el konulması  çiftçinin ne hâle düşürüldüğünün çok açık bir göstergesidir.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  - 4 9 6 - TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 O: 8  BAŞKAN - Buyurunuz Sayın İnan.  MÜMİN İNAN (Devamla) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.  Ülkemizin birçok yerinde olduğu gibi, Niğde özelinde patates üreticisi ve ihracatçılarımız  mevzuattan ve bürokratik işlemlerden dolayı sıkıntı yaşamaktadırlar. Bir ihracatçı patatesini  kamyonun üzerine yüklemeden ilgili laboratuvara tahlil için mal gönderememektedir. Laboratuvar  azlığı nedeniyle numunenin Ankara'ya gönderilip inceletilerek sonucunun alınması için, ihraç  edilecek patates kamyonun üzerinde üç gün beklemektedir. Niğde'deki Patates Araştırma  Enstitüsünde acilen bir laboratuvarın açılması, Türkiye patatesinin dörtte 1 'ini üreten Niğde çiftçisine  büyük kolaylık olacaktır. Yurt içinde tüketilen patates için ise her kamyonun mutlaka Tarım İl  Müdürlüğüne uğraması ve yol belgesi alması gerekmektedir. Bu belgenin depolarda verilmesi ve  belge için kamyon başına kuruma döner sermaye katkı payı ödenmemesi gerekmektedir.  Ayrıca, özellikle İç Anadolu Bölgesi'ndeki birçok vatandaşımızın, Doğu ve Güneydoğu Anadolu  bölgelerine tanınan süt hayvanı besiciliği teşvik imkânlarına benzer teşviklerin kendi bölgelerine de  verilmesi konusunda talepleri vardır. Bunu da buradan ilgililere iletmek istiyorum.  Bu önergenin pazar esnafının yararına olduğu düşüncesiyle önergemizin kabulünü bekler,  kanunun hayırlı ve uğurlu olması temennisiyle yüce heyetinizi saygı ve sevgiyle selamlarım. (MHP  sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın İnan.  K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Karar yeter sayısı...  BAŞKAN - Önergeyi oylarınıza sunacağım, karar yeter sayısını arayacağım.  Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Karar yeter sayısı yoktur.  Birleşime beş dakika ara veriyorum.  Kapanma Saati: 19.17  - 4 9 7 -
Sayfa 88 -
TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 O: 8  BAŞKAN - Buyurunuz Sayın İnan.  MÜMİN İNAN (Devamla) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.  Ülkemizin birçok yerinde olduğu gibi, Niğde özelinde patates üreticisi ve ihracatçılarımız  mevzuattan ve bürokratik işlemlerden dolayı sıkıntı yaşamaktadırlar. Bir ihracatçı patatesini  kamyonun üzerine yüklemeden ilgili laboratuvara tahlil için mal gönderememektedir. Laboratuvar  azlığı nedeniyle numunenin Ankara'ya gönderilip inceletilerek sonucunun alınması için, ihraç  edilecek patates kamyonun üzerinde üç gün beklemektedir. Niğde'deki Patates Araştırma  Enstitüsünde acilen bir laboratuvarın açılması, Türkiye patatesinin dörtte 1 'ini üreten Niğde çiftçisine  büyük kolaylık olacaktır. Yurt içinde tüketilen patates için ise her kamyonun mutlaka Tarım İl  Müdürlüğüne uğraması ve yol belgesi alması gerekmektedir. Bu belgenin depolarda verilmesi ve  belge için kamyon başına kuruma döner sermaye katkı payı ödenmemesi gerekmektedir.  Ayrıca, özellikle İç Anadolu Bölgesi'ndeki birçok vatandaşımızın, Doğu ve Güneydoğu Anadolu  bölgelerine tanınan süt hayvanı besiciliği teşvik imkânlarına benzer teşviklerin kendi bölgelerine de  verilmesi konusunda talepleri vardır. Bunu da buradan ilgililere iletmek istiyorum.  Bu önergenin pazar esnafının yararına olduğu düşüncesiyle önergemizin kabulünü bekler,  kanunun hayırlı ve uğurlu olması temennisiyle yüce heyetinizi saygı ve sevgiyle selamlarım. (MHP  sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın İnan.  K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Karar yeter sayısı...  BAŞKAN - Önergeyi oylarınıza sunacağım, karar yeter sayısını arayacağım.  Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Karar yeter sayısı yoktur.  Birleşime beş dakika ara veriyorum.  Kapanma Saati: 19.17  - 4 9 7 - TBMM B:71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 0 : 9  BAŞKAN - Saygıdeğer milletvekili arkadaşlarım, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 7l ' inci  Birleşiminin Dokuzuncu Omrumunu açıyorum.  471 sıra sayılı Tasan'nın 7'nci maddesi üzerinde verilen Niğde Milletvekili Mümin İnan ve  arkadaşlarının önergesinin oylamasında karar yeter sayısı bulunamamıştı. Şimdi, önergeyi yeniden  oylarınıza sunacağım ve karar yeter sayısını arayacağım.  Önergeyi kabul edenler...Kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmemiştir, karar yeter sayısı  vardır.  Tasarının görüşmelerine devam ediyoruz.  Komisyon ve Hükümet yerinde.  7'nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.  8'inci madde üzerinde dört önerge vardır, önergeleri okutuyorum:  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 sıra sayılı Kanun Tasarısının 8 inci maddesinin (4) üncü fıkrasının  sonuna aşağıdaki cümlenin eklenmesini arz ve teklif ederiz.  "Bakanlar Kurulu, Bakanlığın teklifi üzerine, bu oranı değiştirmeye yetkilidir."  Ayşe Nur Bahçekapılı Abdurrahman Arıcı Nurettin Canikli  İstanbul Antalya Giresun  Veysi Kaynak İbrahim Yiğit İhsan Koca  Kahramanmaraş İstanbul Malatya  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 sıra sayılı tasarının 8. maddesinin 4. bendinde geçen "yüzde yetmiş  beşi" ifadesinin, "yüzde ellisi" olarak değiştirilmesini, arz ve teklif ederiz.  Hüsnü Çöllü Mehmet Ali Susam Ramazan Kerim Özkan  Antalya İzmir Burdur  Derviş Günday Tayfur Süner  Çorum Antalya  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 Sıra Sayılı Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun  Tasarısının 8 inci maddesinin 3 üncü fıkrasında yer alan " yarısı oranında" ifadesinin " onda biri  oranında" şeklinde değiştirilmesini;  Tasarının 8 inci maddesi 9 uncu fıkrasının "Cezalı hal rüsumundan, malları taşıyan nakliyeciler  yada depolayanlar mal sahibi ile birlikte müteselsilen sorumlu oldukları gibi münferiden de cezalı hal  rüsumunun yüzde 50'si oranında suç vasıta olma cezası öderler" şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif  ederiz.  Ayla Akat Ata Nuri Yaman Hamit Geylani  Batman Muş Hakkâri  Sevahir Bayındır Pervin Buldan  Şırnak İğdır  - 4 9 8 - DOKUZUNCU OTURUM  Açılma Saati: 19.27  BAŞKAN: Başkan Vekili Nevzat PAKDİL  KÂTİP ÜYELER: Harun TÜFEKÇİ (Konya), Bayram ÖZÇELİK (Burdur)
Sayfa 89 -
TBMM B:71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 0 : 9  BAŞKAN - Saygıdeğer milletvekili arkadaşlarım, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 7l ' inci  Birleşiminin Dokuzuncu Omrumunu açıyorum.  471 sıra sayılı Tasan'nın 7'nci maddesi üzerinde verilen Niğde Milletvekili Mümin İnan ve  arkadaşlarının önergesinin oylamasında karar yeter sayısı bulunamamıştı. Şimdi, önergeyi yeniden  oylarınıza sunacağım ve karar yeter sayısını arayacağım.  Önergeyi kabul edenler...Kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmemiştir, karar yeter sayısı  vardır.  Tasarının görüşmelerine devam ediyoruz.  Komisyon ve Hükümet yerinde.  7'nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.  8'inci madde üzerinde dört önerge vardır, önergeleri okutuyorum:  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 sıra sayılı Kanun Tasarısının 8 inci maddesinin (4) üncü fıkrasının  sonuna aşağıdaki cümlenin eklenmesini arz ve teklif ederiz.  "Bakanlar Kurulu, Bakanlığın teklifi üzerine, bu oranı değiştirmeye yetkilidir."  Ayşe Nur Bahçekapılı Abdurrahman Arıcı Nurettin Canikli  İstanbul Antalya Giresun  Veysi Kaynak İbrahim Yiğit İhsan Koca  Kahramanmaraş İstanbul Malatya  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 sıra sayılı tasarının 8. maddesinin 4. bendinde geçen "yüzde yetmiş  beşi" ifadesinin, "yüzde ellisi" olarak değiştirilmesini, arz ve teklif ederiz.  Hüsnü Çöllü Mehmet Ali Susam Ramazan Kerim Özkan  Antalya İzmir Burdur  Derviş Günday Tayfur Süner  Çorum Antalya  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 Sıra Sayılı Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun  Tasarısının 8 inci maddesinin 3 üncü fıkrasında yer alan " yarısı oranında" ifadesinin " onda biri  oranında" şeklinde değiştirilmesini;  Tasarının 8 inci maddesi 9 uncu fıkrasının "Cezalı hal rüsumundan, malları taşıyan nakliyeciler  yada depolayanlar mal sahibi ile birlikte müteselsilen sorumlu oldukları gibi münferiden de cezalı hal  rüsumunun yüzde 50'si oranında suç vasıta olma cezası öderler" şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif  ederiz.  Ayla Akat Ata Nuri Yaman Hamit Geylani  Batman Muş Hakkâri  Sevahir Bayındır Pervin Buldan  Şırnak İğdır  - 4 9 8 - DOKUZUNCU OTURUM  Açılma Saati: 19.27  BAŞKAN: Başkan Vekili Nevzat PAKDİL  KÂTİP ÜYELER: Harun TÜFEKÇİ (Konya), Bayram ÖZÇELİK (Burdur)  TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 O: 9  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına;  Görüşülmekte olan 471 sıra sayılı kanun tasarısının 8. maddesinin 1. fıkrasının ilk cümlesinin  yerine, "Toptancı halinde satılan mallardan yüzde iki, toptancı hali dışında satılan mallardan yüzde  dört oranında hal rüsumu tahsil edilir." cümlesinin getirilmesini ve 8. maddesinin 4. fıkrasının kanun  metninden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU  BAŞKANI HASAN ALİ ÇELİK (Sakarya) - Katılamıyoruz.  BAŞKAN - Hükümet?  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Katılamıyoruz Sayın Başkan.  BAŞKAN - Sayın Çöllü, siz mi konuşacaksınız efendim?  HÜSNÜ ÇÖLLÜ (Antalya) - Evet.  BAŞKAN - Buyurun. (CHP sıralarından alkışlar)  Hüsnü Bey, affedersiniz, en son okuduğumuz önerge Milliyetçi Hareket Partisi Grubuna mensup  milletvekili arkadaşlarımızın.  Sayın Ural, siz mi konuşacaksınız, kim konuşacak?  KADİR URAL (Mersin) - Ben konuşacağım.  BAŞKAN - Buyurun.  Sayın Çöllü, kusura bakmayın, özür dilerim.  KADİR URAL (Mersin) - Konuşabilir Sayın Başkan.  BAŞKAN - Yok, sizin önergenizdeydi sıra.  Hata bende oldu, kusura bakmayın.  Sayın Ural, buyurun efendim. (MHP sıralarından alkışlar)  KADİR URAL (Mersin) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.  Sayın Bakanım ve komisyon üyelerime, "Allah rızası için bir tanesini de kabul etseniz ne olur."  diyeceğim ama yani bir tane de muhalefetten gelen bir şeyi kabul etmenizi arz ediyomz efendim.  Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 471 sıra sayılı Sebze ve Meyve  Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkındaki Kanun Tasarısı'nın 8'inci maddesindeki bazı eksiklik ve  yanlışlıkların düzeltilmesi için vermiş olduğumuz değişiklik önergesi üzerinde konuşmak için söz  almış bulunmaktayım. Hepinizi saygı ve sevgilerimle selamlıyorum.  Öncelikle, Elâzığ ilimizde meydana gelen ve 57 vatandaşımızın hayatını kaybetmesine, çok  sayıda vatandaşımızın yaralanmasına sebep olan depremin üzüntüsünü bütün Türk milleti olarak  yaşamaktayız. Afette hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Cenabıallah'tan rahmet, yaralılarımıza acil  şifalar diliyorum.  Değerli milletvekilleri, üzerinde görüştüğümüz kanun tasarısı toplumun hemen hemen her  kesimini ilgilendiren bir kanun tasarısıdır. Üretici olarak tarımla, hayvancılıkla uğraşan insanlarımızı,  çiftçilerimizi, bunların satılması işiyle uğraşan komisyoncuları, tüccarları, pazarcıları, marketçileri,  manavları, tüketici olarak da bütün milletimizi ilgilendiren bir kanun tasarısı üzerinde konuşuyoruz.  Ahmet Bukan  Çankırı  Akif Akkuş  Mersin  Recep Taner  Aydın  Behiç Çelik  Mersin  Hüseyin Yıldız  Antalya  Kadir Ural  Mersin  Rıdvan Yalçın  Ordu  - 4 9 9 -
Sayfa 90 -
TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 O: 9  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına;  Görüşülmekte olan 471 sıra sayılı kanun tasarısının 8. maddesinin 1. fıkrasının ilk cümlesinin  yerine, "Toptancı halinde satılan mallardan yüzde iki, toptancı hali dışında satılan mallardan yüzde  dört oranında hal rüsumu tahsil edilir." cümlesinin getirilmesini ve 8. maddesinin 4. fıkrasının kanun  metninden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU  BAŞKANI HASAN ALİ ÇELİK (Sakarya) - Katılamıyoruz.  BAŞKAN - Hükümet?  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Katılamıyoruz Sayın Başkan.  BAŞKAN - Sayın Çöllü, siz mi konuşacaksınız efendim?  HÜSNÜ ÇÖLLÜ (Antalya) - Evet.  BAŞKAN - Buyurun. (CHP sıralarından alkışlar)  Hüsnü Bey, affedersiniz, en son okuduğumuz önerge Milliyetçi Hareket Partisi Grubuna mensup  milletvekili arkadaşlarımızın.  Sayın Ural, siz mi konuşacaksınız, kim konuşacak?  KADİR URAL (Mersin) - Ben konuşacağım.  BAŞKAN - Buyurun.  Sayın Çöllü, kusura bakmayın, özür dilerim.  KADİR URAL (Mersin) - Konuşabilir Sayın Başkan.  BAŞKAN - Yok, sizin önergenizdeydi sıra.  Hata bende oldu, kusura bakmayın.  Sayın Ural, buyurun efendim. (MHP sıralarından alkışlar)  KADİR URAL (Mersin) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.  Sayın Bakanım ve komisyon üyelerime, "Allah rızası için bir tanesini de kabul etseniz ne olur."  diyeceğim ama yani bir tane de muhalefetten gelen bir şeyi kabul etmenizi arz ediyomz efendim.  Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 471 sıra sayılı Sebze ve Meyve  Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkındaki Kanun Tasarısı'nın 8'inci maddesindeki bazı eksiklik ve  yanlışlıkların düzeltilmesi için vermiş olduğumuz değişiklik önergesi üzerinde konuşmak için söz  almış bulunmaktayım. Hepinizi saygı ve sevgilerimle selamlıyorum.  Öncelikle, Elâzığ ilimizde meydana gelen ve 57 vatandaşımızın hayatını kaybetmesine, çok  sayıda vatandaşımızın yaralanmasına sebep olan depremin üzüntüsünü bütün Türk milleti olarak  yaşamaktayız. Afette hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Cenabıallah'tan rahmet, yaralılarımıza acil  şifalar diliyorum.  Değerli milletvekilleri, üzerinde görüştüğümüz kanun tasarısı toplumun hemen hemen her  kesimini ilgilendiren bir kanun tasarısıdır. Üretici olarak tarımla, hayvancılıkla uğraşan insanlarımızı,  çiftçilerimizi, bunların satılması işiyle uğraşan komisyoncuları, tüccarları, pazarcıları, marketçileri,  manavları, tüketici olarak da bütün milletimizi ilgilendiren bir kanun tasarısı üzerinde konuşuyoruz.  Ahmet Bukan  Çankırı  Akif Akkuş  Mersin  Recep Taner  Aydın  Behiç Çelik  Mersin  Hüseyin Yıldız  Antalya  Kadir Ural  Mersin  Rıdvan Yalçın  Ordu  - 4 9 9 - TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2010 O: 9  Bu kadar toplum kesiminin tümünü ilgilendiren bir konuda yeteri kadar çalışma yapılıp  yapılmadığıysa ayrı bir konu. Böyle bir kanun çalışması yapılmalıydı, evet, yapılmalıydı. Bu konuda  çalışma yapan Sayın Bakan ve milletvekillerimize, Bakanlık bürokratlarına çalışmalarından dolayı  teşekkür ediyoruz fakat bu yasa taslağı üzerinde çalışmanın eksik yapıldığı kanaatindeyiz.  BAŞKAN - Saygıdeğer milletvekili arkadaşlarım, Genel Kurulda bulunmak tabii ki güzel,  bizleri de çok memnun ediyor ama lütfen biraz daha sükûnet sağlayalım.  Buyurun.  KADİR URAL (Devamla) - Teşekkür ediyorum Sayın Elitaş, Sayın Başkanım.  MUZAFFER GÜLYURT (Erzurum) - Biraz bağır.  KADİR URAL (Devamla) - Yani şimdi bağıracağım, diyeceksiniz ki: "Bağırıyorsun."  Bağırmayacağını, "Duyamıyoruz." diyorsunuz. Yoksa, benim mikrofona da sesime gerek yok ama  bağırdığımız zaman da "Bağırdı." diyorsunuz.  MUZAFFER BAŞTOPÇU (Kocaeli) - Sayın Vekilim, sizi dinliyoruz.  KADİR URAL (Devamla) - Bu çalışmadan dolayı herkese teşekkür ediyoruz fakat bu yasa  taslağı üzerinde çalışmanın eksik yapıldığı kanaatindeyim. "Komisyon üyelerimizi, herkesi dinledik;  sivil toplum kuruluşlarıyla görüştük." diyorlar fakat kimi dinlediklerini bilmiyoruz. Mesela üretici  birlikleri dinlenildi mi? Üreticilerin, çiftçilerimizin bu konularda yaşadıkları sıkıntılar yeterince  anlatılıp dinlenildi mi? Komisyoncu, tüccar, pazarcı ve bu işin satışıyla ilgilenenler dinlenildi mi?  Bunların en önemlisi olan ve bu işin kanuni haklara sahip uygulamalarını yapan belediyeler, özellikle  üretici belediyeleri, toptancı hallerine sahip olanlar dinlenildi mi? Eğer üretici belediyeleri; üretici,  toptancı halleri olan belediyeleri dinlediyseniz duyduklarınız veya dinledikleriniz bir kulağınızdan  girmiş, diğer kulağınızdan çıkmış. Neden? Çünkü hal rüsumlarını düşürdüğünüz zaman belediyelerin  hizmetlerini engellemiş oluyorsunuz, belediyelerin yapması gereken hizmetleri engellemiş  oluyorsunuz. "Biz kaçakları önlediğimiz zaman daha fazla rüsum alınacağı için gelirlerinde azalma  olmayacak." diyorsanız bu kaçakları nasıl önleyeceğiniz noktasında Türkiye gerçeklerinde neler  yapacağınızı da duymak isteriz. Çünkü şu anda hal dışında alımlara kanunla izin veriyorsunuz, sadece  bildirim yükümlülüğü getiriyorsunuz, doğru bildirilip bildirilmediğini, mesela, nasıl kontrol  edeceksiniz?  Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; bu yasa taslağı ve 8'inci madde böyle çıkarsa belediyelerin  gelirlerini yan yarıya azaltmış olacaksınız. Güya bu yasayı çıkarırken gerekçesinde tüketiciye ucuz  ürün yedirilmesi amaçlanmaktadır fakat üretici ve tüketici fiyatları arasındaki farklara baktığınız  zaman yüzde 1, yüzde 2 gibi farklar, komik rakamlar olduğunu görürüz. Üreticiden tüketiciye uzanan  zincir içerisinde baktığınız zaman hal rüsumlarının çok küçük miktarlarda kaldığını görürsünüz fakat  bu küçük rakamlar özellikle küçük belediyeler için çok büyük rakamlar oluşturmaktadır. Belediyeler  hizmetlerini bu paralarla yapmaya çalışmaktadır. Siz bu yasayla hem belediyelerin rüsumlarını yüzde  2'den yüzde 1 'e düşürüyorsunuz hem de üretici belediye toptancı halinden alınacak rüsum miktarını  binde 25'e, yüzde 0,25'e düşürüyorsunuz. Bu maddenin en önemli sorusu burada. Niçin üretici  toptancı hallerinin belediyesinin alacağı rüsumun yüzde 75'i tüketici toptancı hallerinin belediyelerine  veriliyor? Şimdi burada bir şey söyleyeceğim Sayın Bakan buna da kızacak.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Buyurun efendim, konuşmanızı tamamlayınız.  KADİR URAL (Devamla) - Acaba üretici bölgelerindeki belediyelerin çoğunluğunun muhalefet  partilerindeki belediyelerden olmasından mı kaynaklanıyor? Yani MHP'li veya CHP'li belediyelerin  olduğu yerler genelde üretici yerlerinde de Ankara Büyükşehir, işte, ne bileyim, İstanbul Büyükşehir  - 5 0 0 -
Sayfa 91 -
TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2010 O: 9  Bu kadar toplum kesiminin tümünü ilgilendiren bir konuda yeteri kadar çalışma yapılıp  yapılmadığıysa ayrı bir konu. Böyle bir kanun çalışması yapılmalıydı, evet, yapılmalıydı. Bu konuda  çalışma yapan Sayın Bakan ve milletvekillerimize, Bakanlık bürokratlarına çalışmalarından dolayı  teşekkür ediyoruz fakat bu yasa taslağı üzerinde çalışmanın eksik yapıldığı kanaatindeyiz.  BAŞKAN - Saygıdeğer milletvekili arkadaşlarım, Genel Kurulda bulunmak tabii ki güzel,  bizleri de çok memnun ediyor ama lütfen biraz daha sükûnet sağlayalım.  Buyurun.  KADİR URAL (Devamla) - Teşekkür ediyorum Sayın Elitaş, Sayın Başkanım.  MUZAFFER GÜLYURT (Erzurum) - Biraz bağır.  KADİR URAL (Devamla) - Yani şimdi bağıracağım, diyeceksiniz ki: "Bağırıyorsun."  Bağırmayacağını, "Duyamıyoruz." diyorsunuz. Yoksa, benim mikrofona da sesime gerek yok ama  bağırdığımız zaman da "Bağırdı." diyorsunuz.  MUZAFFER BAŞTOPÇU (Kocaeli) - Sayın Vekilim, sizi dinliyoruz.  KADİR URAL (Devamla) - Bu çalışmadan dolayı herkese teşekkür ediyoruz fakat bu yasa  taslağı üzerinde çalışmanın eksik yapıldığı kanaatindeyim. "Komisyon üyelerimizi, herkesi dinledik;  sivil toplum kuruluşlarıyla görüştük." diyorlar fakat kimi dinlediklerini bilmiyoruz. Mesela üretici  birlikleri dinlenildi mi? Üreticilerin, çiftçilerimizin bu konularda yaşadıkları sıkıntılar yeterince  anlatılıp dinlenildi mi? Komisyoncu, tüccar, pazarcı ve bu işin satışıyla ilgilenenler dinlenildi mi?  Bunların en önemlisi olan ve bu işin kanuni haklara sahip uygulamalarını yapan belediyeler, özellikle  üretici belediyeleri, toptancı hallerine sahip olanlar dinlenildi mi? Eğer üretici belediyeleri; üretici,  toptancı halleri olan belediyeleri dinlediyseniz duyduklarınız veya dinledikleriniz bir kulağınızdan  girmiş, diğer kulağınızdan çıkmış. Neden? Çünkü hal rüsumlarını düşürdüğünüz zaman belediyelerin  hizmetlerini engellemiş oluyorsunuz, belediyelerin yapması gereken hizmetleri engellemiş  oluyorsunuz. "Biz kaçakları önlediğimiz zaman daha fazla rüsum alınacağı için gelirlerinde azalma  olmayacak." diyorsanız bu kaçakları nasıl önleyeceğiniz noktasında Türkiye gerçeklerinde neler  yapacağınızı da duymak isteriz. Çünkü şu anda hal dışında alımlara kanunla izin veriyorsunuz, sadece  bildirim yükümlülüğü getiriyorsunuz, doğru bildirilip bildirilmediğini, mesela, nasıl kontrol  edeceksiniz?  Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; bu yasa taslağı ve 8'inci madde böyle çıkarsa belediyelerin  gelirlerini yan yarıya azaltmış olacaksınız. Güya bu yasayı çıkarırken gerekçesinde tüketiciye ucuz  ürün yedirilmesi amaçlanmaktadır fakat üretici ve tüketici fiyatları arasındaki farklara baktığınız  zaman yüzde 1, yüzde 2 gibi farklar, komik rakamlar olduğunu görürüz. Üreticiden tüketiciye uzanan  zincir içerisinde baktığınız zaman hal rüsumlarının çok küçük miktarlarda kaldığını görürsünüz fakat  bu küçük rakamlar özellikle küçük belediyeler için çok büyük rakamlar oluşturmaktadır. Belediyeler  hizmetlerini bu paralarla yapmaya çalışmaktadır. Siz bu yasayla hem belediyelerin rüsumlarını yüzde  2'den yüzde 1 'e düşürüyorsunuz hem de üretici belediye toptancı halinden alınacak rüsum miktarını  binde 25'e, yüzde 0,25'e düşürüyorsunuz. Bu maddenin en önemli sorusu burada. Niçin üretici  toptancı hallerinin belediyesinin alacağı rüsumun yüzde 75'i tüketici toptancı hallerinin belediyelerine  veriliyor? Şimdi burada bir şey söyleyeceğim Sayın Bakan buna da kızacak.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Buyurun efendim, konuşmanızı tamamlayınız.  KADİR URAL (Devamla) - Acaba üretici bölgelerindeki belediyelerin çoğunluğunun muhalefet  partilerindeki belediyelerden olmasından mı kaynaklanıyor? Yani MHP'li veya CHP'li belediyelerin  olduğu yerler genelde üretici yerlerinde de Ankara Büyükşehir, işte, ne bileyim, İstanbul Büyükşehir  - 5 0 0 - TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 O: 9  gibi belediyelere giden tüketici hallerindeki yüzde 75'leri buraya mı vermek istiyorsunuz? Amaç bu  mu? Eğer bu değilse, eğer her belediyeye ortak bir şey yapılacaksa bu ortaklaşa işlem en azından  yüzde 50-yüzde 50 olması gerekiyor ama siz bunu üretici belediyelere yüzde 25, tüketici belediyelere  yüzde 75 şeklinde düzenliyorsunuz şu andaki çıkan kanun tasarısında. Ama bu belediyeler, üretici  belediyeleri bu tarlaların yollarını yapıyorlar, üretici belediyeleri bu arazilerin yollarını yapıyorlar,  oralara hizmet veriyorlar; laboratuvar yapıyorlar, soğuk hava depoları yapıyorlar, yükleme, indirme,  bindirme yerleri yapıyorlar ama bu yüzde 25'lerle de...  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Sayın Ural, sizin konuşmanıza biraz müdahale etmiştim. Buyurun, konuşmanızı  tamamlayınız.  KADİR URAL (Devamla) - Efendim, bitirebilir miyim?  Yani bu konuda niye Kadir Ural çok bağırıyor çünkü Sayın Bakanım, sayın milletvekilleri; ben,  hem üreticiyim hem tüketiciyim hem komisyoncuyum hem geçmişte belediye başkanlığı yaptım ve  bu konuları da çok iyi biliyorum ama bu kanun bu şekilde çıkarsa siz kaçakları önlemeyeceksiniz,  kaçakları fazlalaştıracaksınız. Belediyeler, üretici belediyeleri özellikle de bir şekilde bu rüsumu da  alırlar. Bu rüsumları bir şekilde aldıkları zaman da konu daha sonra tüketiciye yansıyacağından dolayı  bu üretim bölgelerindeki bir şekilde alınan fazla rüsumlar tüketiciye yansıyacağından dolayı hem  kaçaklar fazlalaşacak hem de tüketici vatandaşlarımız bu ürünleri daha fazla paraya, daha yüksek  paralara yiyecekler.  Bu kanundaki bu teklifimizi eğer kabul ederseniz memnun olacağız. Teşekkür ediyorum. (MHP  ve CHP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Ural.  Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmemiştir.  Diğer önergeyi okutuyorum:  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 Sıra Sayılı Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun  Tasarısının 8 inci maddesinin 3 üncü fıkrasından yer alan "yarısı oranında" ifadesinin "onda biri  oranında" şeklinde değiştirilmesini;  Tasarının 8 inci maddesi 9 uncu fıkrasının "Cezalı hal rüsumundan, malları taşıyan nakliyeciler  yada depolayanlar mal sahibi ile birlikte müteselsilen sorumlu oldukları gibi münferiden de cezalı hal  rüsumunun yüzde 50'si oranında suç vasıta olma cezası öderler" şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif  ederiz.  Ayla Akat Ata (Batman) ve arkadaşları  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU  BAŞKAN VEKİLİ M. MÜCAHİT FINDIKLI (Malarya) - Katılmıyoruz efendim.  BAŞKAN - Hükümet?  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Katılamıyoruz.  BAŞKAN - Sayın Özçelik, siz mi konuşacaksınız?  OSMAN ÖZÇELİK (Siirt) - Evet.  BAŞKAN - Buyurun efendim. (BDP sıralarından alkışlar)  OSMAN ÖZÇELİK (Siirt) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; verdiğimiz önerge üzerine  söz aldım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.  - 5 0 1 -
Sayfa 92 -
TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 O: 9  gibi belediyelere giden tüketici hallerindeki yüzde 75'leri buraya mı vermek istiyorsunuz? Amaç bu  mu? Eğer bu değilse, eğer her belediyeye ortak bir şey yapılacaksa bu ortaklaşa işlem en azından  yüzde 50-yüzde 50 olması gerekiyor ama siz bunu üretici belediyelere yüzde 25, tüketici belediyelere  yüzde 75 şeklinde düzenliyorsunuz şu andaki çıkan kanun tasarısında. Ama bu belediyeler, üretici  belediyeleri bu tarlaların yollarını yapıyorlar, üretici belediyeleri bu arazilerin yollarını yapıyorlar,  oralara hizmet veriyorlar; laboratuvar yapıyorlar, soğuk hava depoları yapıyorlar, yükleme, indirme,  bindirme yerleri yapıyorlar ama bu yüzde 25'lerle de...  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Sayın Ural, sizin konuşmanıza biraz müdahale etmiştim. Buyurun, konuşmanızı  tamamlayınız.  KADİR URAL (Devamla) - Efendim, bitirebilir miyim?  Yani bu konuda niye Kadir Ural çok bağırıyor çünkü Sayın Bakanım, sayın milletvekilleri; ben,  hem üreticiyim hem tüketiciyim hem komisyoncuyum hem geçmişte belediye başkanlığı yaptım ve  bu konuları da çok iyi biliyorum ama bu kanun bu şekilde çıkarsa siz kaçakları önlemeyeceksiniz,  kaçakları fazlalaştıracaksınız. Belediyeler, üretici belediyeleri özellikle de bir şekilde bu rüsumu da  alırlar. Bu rüsumları bir şekilde aldıkları zaman da konu daha sonra tüketiciye yansıyacağından dolayı  bu üretim bölgelerindeki bir şekilde alınan fazla rüsumlar tüketiciye yansıyacağından dolayı hem  kaçaklar fazlalaşacak hem de tüketici vatandaşlarımız bu ürünleri daha fazla paraya, daha yüksek  paralara yiyecekler.  Bu kanundaki bu teklifimizi eğer kabul ederseniz memnun olacağız. Teşekkür ediyorum. (MHP  ve CHP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Ural.  Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmemiştir.  Diğer önergeyi okutuyorum:  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 Sıra Sayılı Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun  Tasarısının 8 inci maddesinin 3 üncü fıkrasından yer alan "yarısı oranında" ifadesinin "onda biri  oranında" şeklinde değiştirilmesini;  Tasarının 8 inci maddesi 9 uncu fıkrasının "Cezalı hal rüsumundan, malları taşıyan nakliyeciler  yada depolayanlar mal sahibi ile birlikte müteselsilen sorumlu oldukları gibi münferiden de cezalı hal  rüsumunun yüzde 50'si oranında suç vasıta olma cezası öderler" şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif  ederiz.  Ayla Akat Ata (Batman) ve arkadaşları  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU  BAŞKAN VEKİLİ M. MÜCAHİT FINDIKLI (Malarya) - Katılmıyoruz efendim.  BAŞKAN - Hükümet?  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Katılamıyoruz.  BAŞKAN - Sayın Özçelik, siz mi konuşacaksınız?  OSMAN ÖZÇELİK (Siirt) - Evet.  BAŞKAN - Buyurun efendim. (BDP sıralarından alkışlar)  OSMAN ÖZÇELİK (Siirt) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; verdiğimiz önerge üzerine  söz aldım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.  - 5 0 1 - TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 O: 9  AK PARTİ bu yasada da olduğu gibi üreticilerin, çalışanların ve tüketicilerin çıkarlarını değil  sermayenin, özellikle tekelci sermayenin çıkarlarım savunan ve onların çıkarlarını gözeten yasa  hazırlıkları, yasa teklifleri getirmeye devam ediyor.  Bakın, dünyanın en kaliteli fıstığı Siirt'te üretilmekte. Siirt fıstığı gıda sanayisinde ve yemişlik  olarak, çerezlik olarak en çok aranan bir çeşit olma yolunda. Tabii, bunun nedenleri var. Çünkü Siirt  fıstığı yağ oranı düşük, doğal çatlama oranı yüksek ve tadı da harikadır. Siirt fıstığının tadı harika ama  Siirt fıstık üreticisinin tadı hiç yok çünkü fıstık üretimi gerçekten çok zor bir üretim. Bugün fıstık  üretmeye kalksanız en az beş yıl, hatta on yıl beklemek zorundasınız. Yani beş yıl, on yıl hiçbir gelir  sağlamadan sürekli emek vererek, sürekli sermaye yatırımı yaparak fıstık üretimi yapmak  zorundasınız. İlk ürünü aldığınızda aradan belki on yıl geçmiş oluyor.  Siirt fıstığının üreticileri kendi aralarında birleşerek Siirt İli Fıstık Üreticileri Birliğini  oluşturdular ve bu birlik sayesinde üretimi daha düzgün, pazarlamayı daha sağlıklı ve dünya  pazarlarına açılma girişimleri de giderek sonuç vermeye başladı.  Fıstık üreticilerinin devlet yardımı, devlet desteği alma imkânı olmadı bugüne kadar. Bununla  da kalmadı, bildiğiniz gibi geçtiğimiz kasım ayında çok ciddi bir sel felaketiyle karşılaştı fıstık  üreticileri ve fıstık üreticileri kendi çalışmaları sonucu bir rapor hazırladılar, bu raporu bize  gönderdiler, biz de Bakanlığa, Tarım Bakanlığına durumu bildirdik. Arkadaşlarımızın, birlik  yöneticilerinin tespitlerine göre, Siirt merkezde 2 bin üretici, Aydınlar ilçesinde 600, Eruh ilçesinde  bin, Pervari ilçesinde 200, Kurtalan ilçesinde ve Baykan ilçesinde 40 üreticinin bu sel felaketinden  çok ağır bir şekilde zarar gördüklerini, 10 bin dekardan fazla arazinin ve fıstık ağaçlarının zarar  gördüğünü, devletten yardım beklediklerini ifade ettiler. Biz de bunu Tarım Bakanlığına bildirdik,  üretici zararlarının karşılanıp karşılanmayacağını -hiç değilse bir bölümünün- faizsiz kredi sağlanıp  sağlanamayacağını ve bölgenin bir afet bölgesi ilan edilip edilemeyeceğini sorduk. Sayın Bakanın  soru önergemize verdiği cevap geldi. İl Hasar Tespit Komisyonu karar vermiş bu konuda. Siirt ili  Aydınlar ilçesinde sadece 2 çiftçinin zararının yüzde 40 oranında olduğunu ve sadece 2 çiftçiye  yardım yapılabileceğini belirtiyor.  Şimdi, binlerce insanın bizzat üretim yaptığı, yine binlerce insanın bu üretimde çalışan olarak  yer aldığı ve dünya piyasalarında çok ciddi bir ürün olma yolunda olan fıstrğımızın, Siirt fıstrğının  ve üreticilerinin sorunlarına bu şekilde yaklaşırsak ülke ekonomisine nasıl bir katkı sağlayacağını  gerçekten merak ediyorum.  Sayın Başbakanımızın fıstık üreticilerine değil sadece, fındık üreticilerine de yaklaşımı aynı  şekilde. Yani burada sadece bu işten büyük kârlar sağlayanların çıkarlarını gözeten bir yaklaşım var.  Bu yasa tasarısında da, sebze ve meyve ticaretinde de yine gördüğümüz şudur ki, sadece bu  işten zarar görenler yine üreticiler, yine bu alanda çalışan insanlar ve tüketiciler olacaktır.  Önergemizin kabulünü talep ediyoruz.  Genel Kurula saygılar sunuyorum.  Teşekkür ederim. (BDP sıralarrndan alkışlar)  BAŞKAN - Sayın Özçelik, teşekkür ediyorum.  Önergeyi oylarınıza sunuyorum.  HÜSEYİN YILDIZ (Antalya) - Karar yeter sayısı istiyorum Başkanım.  BAŞKAN - Tamam.  Arkadaşlar, önergeyi oylarınıza sunacağım, karar yeter sayısını arayacağım.  Kabul edenler... Kabul etmeyenler...  Kâtip üyeler arasında ihtilaf vardır, elektronik cihazla oylama yapacağım.  - 5 0 2 -
Sayfa 93 -
TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 O: 9  AK PARTİ bu yasada da olduğu gibi üreticilerin, çalışanların ve tüketicilerin çıkarlarını değil  sermayenin, özellikle tekelci sermayenin çıkarlarım savunan ve onların çıkarlarını gözeten yasa  hazırlıkları, yasa teklifleri getirmeye devam ediyor.  Bakın, dünyanın en kaliteli fıstığı Siirt'te üretilmekte. Siirt fıstığı gıda sanayisinde ve yemişlik  olarak, çerezlik olarak en çok aranan bir çeşit olma yolunda. Tabii, bunun nedenleri var. Çünkü Siirt  fıstığı yağ oranı düşük, doğal çatlama oranı yüksek ve tadı da harikadır. Siirt fıstığının tadı harika ama  Siirt fıstık üreticisinin tadı hiç yok çünkü fıstık üretimi gerçekten çok zor bir üretim. Bugün fıstık  üretmeye kalksanız en az beş yıl, hatta on yıl beklemek zorundasınız. Yani beş yıl, on yıl hiçbir gelir  sağlamadan sürekli emek vererek, sürekli sermaye yatırımı yaparak fıstık üretimi yapmak  zorundasınız. İlk ürünü aldığınızda aradan belki on yıl geçmiş oluyor.  Siirt fıstığının üreticileri kendi aralarında birleşerek Siirt İli Fıstık Üreticileri Birliğini  oluşturdular ve bu birlik sayesinde üretimi daha düzgün, pazarlamayı daha sağlıklı ve dünya  pazarlarına açılma girişimleri de giderek sonuç vermeye başladı.  Fıstık üreticilerinin devlet yardımı, devlet desteği alma imkânı olmadı bugüne kadar. Bununla  da kalmadı, bildiğiniz gibi geçtiğimiz kasım ayında çok ciddi bir sel felaketiyle karşılaştı fıstık  üreticileri ve fıstık üreticileri kendi çalışmaları sonucu bir rapor hazırladılar, bu raporu bize  gönderdiler, biz de Bakanlığa, Tarım Bakanlığına durumu bildirdik. Arkadaşlarımızın, birlik  yöneticilerinin tespitlerine göre, Siirt merkezde 2 bin üretici, Aydınlar ilçesinde 600, Eruh ilçesinde  bin, Pervari ilçesinde 200, Kurtalan ilçesinde ve Baykan ilçesinde 40 üreticinin bu sel felaketinden  çok ağır bir şekilde zarar gördüklerini, 10 bin dekardan fazla arazinin ve fıstık ağaçlarının zarar  gördüğünü, devletten yardım beklediklerini ifade ettiler. Biz de bunu Tarım Bakanlığına bildirdik,  üretici zararlarının karşılanıp karşılanmayacağını -hiç değilse bir bölümünün- faizsiz kredi sağlanıp  sağlanamayacağını ve bölgenin bir afet bölgesi ilan edilip edilemeyeceğini sorduk. Sayın Bakanın  soru önergemize verdiği cevap geldi. İl Hasar Tespit Komisyonu karar vermiş bu konuda. Siirt ili  Aydınlar ilçesinde sadece 2 çiftçinin zararının yüzde 40 oranında olduğunu ve sadece 2 çiftçiye  yardım yapılabileceğini belirtiyor.  Şimdi, binlerce insanın bizzat üretim yaptığı, yine binlerce insanın bu üretimde çalışan olarak  yer aldığı ve dünya piyasalarında çok ciddi bir ürün olma yolunda olan fıstrğımızın, Siirt fıstrğının  ve üreticilerinin sorunlarına bu şekilde yaklaşırsak ülke ekonomisine nasıl bir katkı sağlayacağını  gerçekten merak ediyorum.  Sayın Başbakanımızın fıstık üreticilerine değil sadece, fındık üreticilerine de yaklaşımı aynı  şekilde. Yani burada sadece bu işten büyük kârlar sağlayanların çıkarlarını gözeten bir yaklaşım var.  Bu yasa tasarısında da, sebze ve meyve ticaretinde de yine gördüğümüz şudur ki, sadece bu  işten zarar görenler yine üreticiler, yine bu alanda çalışan insanlar ve tüketiciler olacaktır.  Önergemizin kabulünü talep ediyoruz.  Genel Kurula saygılar sunuyorum.  Teşekkür ederim. (BDP sıralarrndan alkışlar)  BAŞKAN - Sayın Özçelik, teşekkür ediyorum.  Önergeyi oylarınıza sunuyorum.  HÜSEYİN YILDIZ (Antalya) - Karar yeter sayısı istiyorum Başkanım.  BAŞKAN - Tamam.  Arkadaşlar, önergeyi oylarınıza sunacağım, karar yeter sayısını arayacağım.  Kabul edenler... Kabul etmeyenler...  Kâtip üyeler arasında ihtilaf vardır, elektronik cihazla oylama yapacağım.  - 5 0 2 - T B M M B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 O: 9  Oylama için iki dakika süre veriyorum ve oylamayı başlatıyorum.  (Elektronik cihazla oylama yapıldı)  BAŞKAN - Saygıdeğer milletvekilleri, karar yeter sayısı vardır, önerge kabul edilmemiştir.  Diğer önergeyi okutuyorum:  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 sıra sayılı tasarının 8. maddesinin 4. bendinde geçen "yüzde yetmiş beşi"  ifadesinin, "yüzde ellisi" olarak değiştirilmesini, arz ve teklif ederiz.  Mehmet Ali Susam (İzmir) ve arkadaşları  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU  BAŞKAN VEKİLİ M. MÜCAHİT FINDIKLI (Malatya) - Katılmıyoruz.  BAŞKAN - Hükümet?  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Katılamıyoruz.  BAŞKAN - Sayın Çöllü, buyurun, kusura bakmayın. (CHP sıralarından alkışlar)  Evet, önerge sahipleri adına Antalya Milletvekili Sayın Hüsnü Çöllü.  HÜSNÜ ÇÖLLÜ (Antalya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; önergemin gerekçelerini  açıklamak üzere söz aldım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.  Yaş sebze ve meyve ticaretinde en önemli nokta üretim merkezlerindeki hallerdir. Fiyatların  belirlendiği, ihracatın büyük bölümünün yapıldığı, malumunuz, üretim bölgesindeki hallerden  yapılmaktadır. Bu düzenleme ile üretici belediyelerin gelirlerinde büyük düşüş yaşanacaktır. Bir  yandan, bu belediyelerden modem, altyapısı olan hal yapmasını isteyeceğiz, arkasından da asıl işlerin  yapıldığı bu hallere ait belediyelerin gelirlerini azaltacağız. Arkadaşlar, bu büyük bir çelişkidir.  Üretici, yani emek veren iller bu yasadan mağdur olacaklardır. Kimdir bu emek veren iller ve  belediyeler? Başta Akdeniz Bölgesi'dir, Ege Bölgesi'dir, Antalya'dır, Adana'dır, Mersin'dir,  İsparta'dır, İzmir'dir. Antalya, malumunuz, Türkiye'nin en büyük sebze ve meyve üretim merkezidir  Kumluca'sıyla, Demre'siyle, Mavikent'iyle, Sahilkent'iyle ve Turunçova'sıyla. Yani bir anlamda,  Antalya ve benzeri bölgeler üretecek, Antalyalı ve diğer arkadaşlar çalışacak ama Antalya ve Antalya  Büyükşehir Belediyesi değil Ankara ve İstanbul belediyeleri kazanacak çünkü en büyük tüketim  noktası bu illerdir.  Tasarı taslağı görüşülürken yüzde 50 oranı getirilmişti. Gerekçede de "Hal rüsumunun  paylaşımında üretim bölgesi belediyeleri ile tüketim bölgesi belediyeleri arasındaki dengesizliğin  giderilmesi, hal rüsumunun iki belediye arasında eşit paylaşılmasıyla giderilmesi sağlanmış."  deniyordu. Yani "Bir dengesizlik var, bunu eşit paylaşımla gideriyoruz." deniyordu. Sonra, neden  üretici belediyelere yüzde 25, tüketici belediyelere yüzde 75 yapıldı bunu merak ediyorum. Bu  değişiklik hangi hesaba göre yapıldı? Kim, nasıl belirledi bu oranları değerli arkadaşlar? Asıl yükü  üretim bölgesi halleri çekmektedir, ihracat -genelde ifade ettiğim gibi- bu noktalardan yapılmaktadır.  Şimdi, ben, Antalya'dan bir ürün aldım, hale bildirdim. İstanbul'da ya da Ankara'da hiç hale  sokmadan perakende satabilir ya da kendim kullanabilir miyim? Evet, bu yasaya göre aynen  kullanabilirim. Peki, bundan Ankara Belediyesi ya da İstanbul Belediyesi niye para kazansın, hem  de kaynağın büyük bölümünü yani yüzde 75'ini neden alsın? Bunda bir adalet, bir mantık var mı  - 5 0 3 -
Sayfa 94 -
T B M M B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 O: 9  Oylama için iki dakika süre veriyorum ve oylamayı başlatıyorum.  (Elektronik cihazla oylama yapıldı)  BAŞKAN - Saygıdeğer milletvekilleri, karar yeter sayısı vardır, önerge kabul edilmemiştir.  Diğer önergeyi okutuyorum:  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 sıra sayılı tasarının 8. maddesinin 4. bendinde geçen "yüzde yetmiş beşi"  ifadesinin, "yüzde ellisi" olarak değiştirilmesini, arz ve teklif ederiz.  Mehmet Ali Susam (İzmir) ve arkadaşları  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU  BAŞKAN VEKİLİ M. MÜCAHİT FINDIKLI (Malatya) - Katılmıyoruz.  BAŞKAN - Hükümet?  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Katılamıyoruz.  BAŞKAN - Sayın Çöllü, buyurun, kusura bakmayın. (CHP sıralarından alkışlar)  Evet, önerge sahipleri adına Antalya Milletvekili Sayın Hüsnü Çöllü.  HÜSNÜ ÇÖLLÜ (Antalya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; önergemin gerekçelerini  açıklamak üzere söz aldım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.  Yaş sebze ve meyve ticaretinde en önemli nokta üretim merkezlerindeki hallerdir. Fiyatların  belirlendiği, ihracatın büyük bölümünün yapıldığı, malumunuz, üretim bölgesindeki hallerden  yapılmaktadır. Bu düzenleme ile üretici belediyelerin gelirlerinde büyük düşüş yaşanacaktır. Bir  yandan, bu belediyelerden modem, altyapısı olan hal yapmasını isteyeceğiz, arkasından da asıl işlerin  yapıldığı bu hallere ait belediyelerin gelirlerini azaltacağız. Arkadaşlar, bu büyük bir çelişkidir.  Üretici, yani emek veren iller bu yasadan mağdur olacaklardır. Kimdir bu emek veren iller ve  belediyeler? Başta Akdeniz Bölgesi'dir, Ege Bölgesi'dir, Antalya'dır, Adana'dır, Mersin'dir,  İsparta'dır, İzmir'dir. Antalya, malumunuz, Türkiye'nin en büyük sebze ve meyve üretim merkezidir  Kumluca'sıyla, Demre'siyle, Mavikent'iyle, Sahilkent'iyle ve Turunçova'sıyla. Yani bir anlamda,  Antalya ve benzeri bölgeler üretecek, Antalyalı ve diğer arkadaşlar çalışacak ama Antalya ve Antalya  Büyükşehir Belediyesi değil Ankara ve İstanbul belediyeleri kazanacak çünkü en büyük tüketim  noktası bu illerdir.  Tasarı taslağı görüşülürken yüzde 50 oranı getirilmişti. Gerekçede de "Hal rüsumunun  paylaşımında üretim bölgesi belediyeleri ile tüketim bölgesi belediyeleri arasındaki dengesizliğin  giderilmesi, hal rüsumunun iki belediye arasında eşit paylaşılmasıyla giderilmesi sağlanmış."  deniyordu. Yani "Bir dengesizlik var, bunu eşit paylaşımla gideriyoruz." deniyordu. Sonra, neden  üretici belediyelere yüzde 25, tüketici belediyelere yüzde 75 yapıldı bunu merak ediyorum. Bu  değişiklik hangi hesaba göre yapıldı? Kim, nasıl belirledi bu oranları değerli arkadaşlar? Asıl yükü  üretim bölgesi halleri çekmektedir, ihracat -genelde ifade ettiğim gibi- bu noktalardan yapılmaktadır.  Şimdi, ben, Antalya'dan bir ürün aldım, hale bildirdim. İstanbul'da ya da Ankara'da hiç hale  sokmadan perakende satabilir ya da kendim kullanabilir miyim? Evet, bu yasaya göre aynen  kullanabilirim. Peki, bundan Ankara Belediyesi ya da İstanbul Belediyesi niye para kazansın, hem  de kaynağın büyük bölümünü yani yüzde 75'ini neden alsın? Bunda bir adalet, bir mantık var mı  - 5 0 3 - TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 O: 9  soruyorum sizlere değerli milletvekilleri? Bu haliyle bu hüküm, Melih Gökçek'i, Kadir Topbaş'ı  kurtarma düzenlemesidir. Bu tasarıyla Ankara ve İstanbul Belediyesine Antalyalı üretici üzerinden,  diğer üretici iller üzerinden ciddi bir kaynak transferi yapılacak demektir. Antalya Büyükşehir  Belediyesi, geçmiş yönetimin har vurup harman savurmasıyla oluşturduğu borç yükünün altında  ezilirken, kaynak yaratmak için bir taraftan çabalarken, Antalyalı üreticinin çabasıyla oluşan kaynak,  Ankara'ya, İstanbul'a akacak demek oluyor. Ankara ve İstanbul Belediyesinin yandaşlara kıyak  ihalelerini hepimiz biliyoruz. Şimdi bu yandaşlara Antalya üzerinden de bir anlamda aktarım  yapılacak demek oluyor bu düzenlemeyle.  Bakın, Antalyalı üreticilerimiz, 50 kuruştan, 1 liradan malını satıyor, bazen de satamıyor, yollara  ve denize döküyor değerli arkadaşlar. Ankara ve İstanbul'da, aynı ürün ise 2 lira ve 3 liradan satılıyor  yani arada 4-5 kat fark var. Bu fark kimlerin cebine gidiyor? Birileri, Antalyalı üretici üzerinden  cebini dolduruyor anlayacağınız. Şimdi aynı yöntemle belediyelerin cebi doldurulmaya çalışılıyor.  Fiyatların oluşumunda, üreticilerle ilişkide ve ihracatta en önemli nokta, üretim bölgesindeki haller  diye bir kez daha altını çiziyorum. Bu hallere daha özenli yaklaşılması gerekirken, tam tersi bir  uygulamayla bu halleri kapanma noktasına getirecek bir adım atılıyor bu yasayla. Bu nedenle, bu  hüküm yeniden düzenlenmelidir diyorum yani hiç hale girmeyen, hiçbir işlem yapmayan belediyeye  yüzde 75'i vermenin anlamı, mantığı yoktur ama amaç, kendi belediyenizi kurtarmak ve onun  kazanmasıysa bu madde aynen böyle kalmalıdır.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Buyurun Sayın Çöllü, konuşmanızı tamamlayınız.  HÜSNÜ ÇÖLLÜ (Devamla) - Adil olanın, doğru olanın yapılması gerekiyorsa -ki milletvekilleri  olarak bizim görevimiz de budur- o zaman, üretim noktasındaki hallerin payını mutlaka artırmalıyız  diyor, önergemde teklif ettiğim gibi, yüzde 50-50 paylaşımı bir kez daha dile getiriyor, tüm  milletvekillerine saygılar sunuyorum.  Teşekkür ederim. (CHP ve MHP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Sayın Çöllü, teşekkür ediyorum.  Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul  edilmemiştir.  Diğer önergeyi okutuyorum:  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 sıra sayılı Kanun Tasarısının 8 inci maddesinin (4) üncü fıkrasının  sonuna aşağıdaki cümlenin eklenmesini arz ve teklif ederiz.  "Bakanlar Kurulu, Bakanlığın teklifi üzerine, bu oranı değiştirmeye yetkilidir."  Ayşe Nur Bahçekapılı (İstanbul) ve arkadaşları  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU  BAŞKAN VEKİLİ M. MÜCAHİT FINDIKLI (Malatya) - Uygun görüşle takdire arz ediyoruz  efendim.  BAŞKAN - Hükümet?  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Katılıyoruz Sayın Başkan.  - 5 0 4 -
Sayfa 95 -
TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 O: 9  soruyorum sizlere değerli milletvekilleri? Bu haliyle bu hüküm, Melih Gökçek'i, Kadir Topbaş'ı  kurtarma düzenlemesidir. Bu tasarıyla Ankara ve İstanbul Belediyesine Antalyalı üretici üzerinden,  diğer üretici iller üzerinden ciddi bir kaynak transferi yapılacak demektir. Antalya Büyükşehir  Belediyesi, geçmiş yönetimin har vurup harman savurmasıyla oluşturduğu borç yükünün altında  ezilirken, kaynak yaratmak için bir taraftan çabalarken, Antalyalı üreticinin çabasıyla oluşan kaynak,  Ankara'ya, İstanbul'a akacak demek oluyor. Ankara ve İstanbul Belediyesinin yandaşlara kıyak  ihalelerini hepimiz biliyoruz. Şimdi bu yandaşlara Antalya üzerinden de bir anlamda aktarım  yapılacak demek oluyor bu düzenlemeyle.  Bakın, Antalyalı üreticilerimiz, 50 kuruştan, 1 liradan malını satıyor, bazen de satamıyor, yollara  ve denize döküyor değerli arkadaşlar. Ankara ve İstanbul'da, aynı ürün ise 2 lira ve 3 liradan satılıyor  yani arada 4-5 kat fark var. Bu fark kimlerin cebine gidiyor? Birileri, Antalyalı üretici üzerinden  cebini dolduruyor anlayacağınız. Şimdi aynı yöntemle belediyelerin cebi doldurulmaya çalışılıyor.  Fiyatların oluşumunda, üreticilerle ilişkide ve ihracatta en önemli nokta, üretim bölgesindeki haller  diye bir kez daha altını çiziyorum. Bu hallere daha özenli yaklaşılması gerekirken, tam tersi bir  uygulamayla bu halleri kapanma noktasına getirecek bir adım atılıyor bu yasayla. Bu nedenle, bu  hüküm yeniden düzenlenmelidir diyorum yani hiç hale girmeyen, hiçbir işlem yapmayan belediyeye  yüzde 75'i vermenin anlamı, mantığı yoktur ama amaç, kendi belediyenizi kurtarmak ve onun  kazanmasıysa bu madde aynen böyle kalmalıdır.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Buyurun Sayın Çöllü, konuşmanızı tamamlayınız.  HÜSNÜ ÇÖLLÜ (Devamla) - Adil olanın, doğru olanın yapılması gerekiyorsa -ki milletvekilleri  olarak bizim görevimiz de budur- o zaman, üretim noktasındaki hallerin payını mutlaka artırmalıyız  diyor, önergemde teklif ettiğim gibi, yüzde 50-50 paylaşımı bir kez daha dile getiriyor, tüm  milletvekillerine saygılar sunuyorum.  Teşekkür ederim. (CHP ve MHP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Sayın Çöllü, teşekkür ediyorum.  Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul  edilmemiştir.  Diğer önergeyi okutuyorum:  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 sıra sayılı Kanun Tasarısının 8 inci maddesinin (4) üncü fıkrasının  sonuna aşağıdaki cümlenin eklenmesini arz ve teklif ederiz.  "Bakanlar Kurulu, Bakanlığın teklifi üzerine, bu oranı değiştirmeye yetkilidir."  Ayşe Nur Bahçekapılı (İstanbul) ve arkadaşları  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU  BAŞKAN VEKİLİ M. MÜCAHİT FINDIKLI (Malatya) - Uygun görüşle takdire arz ediyoruz  efendim.  BAŞKAN - Hükümet?  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Katılıyoruz Sayın Başkan.  - 5 0 4 - T B M M B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 O: 9  BAŞKAN - Gerekçeyi okutuyorum:  Gerekçe:  Hal rüsumun üretim bölgesi ile tüketim bölgesi belediyeleri ile hal işletmecileri arasındaki  dağılımına ilişkin oranda, önümüzdeki dönemde yaşanması muhtemel değişiklikler çerçevesinde  herhangi bir mevzuat değişikliğine gerek olmadan kısa sürede değişiklik yapılabilmesi yönünde  düzenleme yapılmıştır. Bu şekilde üretim bölgeleri ile tüketim bölgeleri arasındaki hal rüsumu  dağılımında dengenin kurulmasını teminen Bakanlığın teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca gerekli  düzenleme yapılabilecektir.  BAŞKAN - Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge  kabul edilmiştir.  Kabul edilen önerge istikametinde maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul  etmeyenler... Kabul edilmiştir.  Saygıdeğer milletvekili arkadaşlarım, çalışma süremizin tamamlanmasına çok az bir süre  kaldığını da dikkate alarak, kanun tasarı ve teklifleri ile komisyonlardan gelen diğer işleri sırasıyla  görüşmek için 11 Mart 2010 Perşembe günü, alınan karar gereğince saat 13.00'te toplanmak üzere  birleşimi kapatıyorum.  Sizlere ve bizleri izleyen vatandaşlarımıza hayırlı akşamlar diliyorum.  Kapanma Saati: 19.56  - 5 0 5 -
Sayfa 96 -
T B M M B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0 O: 9  BAŞKAN - Gerekçeyi okutuyorum:  Gerekçe:  Hal rüsumun üretim bölgesi ile tüketim bölgesi belediyeleri ile hal işletmecileri arasındaki  dağılımına ilişkin oranda, önümüzdeki dönemde yaşanması muhtemel değişiklikler çerçevesinde  herhangi bir mevzuat değişikliğine gerek olmadan kısa sürede değişiklik yapılabilmesi yönünde  düzenleme yapılmıştır. Bu şekilde üretim bölgeleri ile tüketim bölgeleri arasındaki hal rüsumu  dağılımında dengenin kurulmasını teminen Bakanlığın teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca gerekli  düzenleme yapılabilecektir.  BAŞKAN - Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge  kabul edilmiştir.  Kabul edilen önerge istikametinde maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul  etmeyenler... Kabul edilmiştir.  Saygıdeğer milletvekili arkadaşlarım, çalışma süremizin tamamlanmasına çok az bir süre  kaldığını da dikkate alarak, kanun tasarı ve teklifleri ile komisyonlardan gelen diğer işleri sırasıyla  görüşmek için 11 Mart 2010 Perşembe günü, alınan karar gereğince saat 13.00'te toplanmak üzere  birleşimi kapatıyorum.  Sizlere ve bizleri izleyen vatandaşlarımıza hayırlı akşamlar diliyorum.  Kapanma Saati: 19.56  - 5 0 5 - TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  X.- YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI  /.- Adana Milletvekili Yılmaz Tankut'un, bazı kurumların üst yöneticilerinin yurt dışına  çıkışlarına ilişkin Başbakandan sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız 'ın cevabı  (7/12132)  Aşağıdaki sorularımın Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından yazılı olarak  cevaplandırılmasını; Anayasa'nın 98 ve İçtüzüğün 96. maddeleri gereğince saygılanmla arz  ederim. .  Kamu kurumlarında çalışan üst düzey yöneticiler zaman zaman görevli ve inceleme amaçlı  yurt dışına çıkmaktadırlar.  Bu bilgiler çerçevesinde;  1- Aşağıda listesi verilen kurumların genel müdür veya başkanları görevde oldukları süre  jyunca hangi tarihlerde ve hangi gerekçelerle yurt dışına çıkmışlardır?  • Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (PÎGM)  • Elektrik işleri Etüt idaresi Genel Müdürlüğü (EtE)  • Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü (MTA)  • Türkiye Atom Enerjisi Kurumu Başkanlığı (TAEK)  • Türkiye Elektrik İletim A.Ş. Genel Müdürlüğü (TEÎAŞ)  • Elektrik Üretim A.Ş. Genel Müdürlüğü (EÜAŞ)  • Türkiye Elektrik Ticaret ve Taahhüt A.Ş. Genel Müdürlüğü (TETAŞ)  • Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu Genel Müdürlüğü (TKİ)  • Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı Genel Müdürlüğü (TPAO)  • Boru Hatları ile Petrol Taşıma A.Ş. Genel Müdürlüğü (BOTAŞ)  • Eti Maden işletmeleri Genel Müdürlüğü (ETt MADEN)  15/01/2010  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Yılmaz TANKUT  MHP Adana Milletvekj  - 5 0 6 -
Sayfa 97 -
TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  X.- YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI  /.- Adana Milletvekili Yılmaz Tankut'un, bazı kurumların üst yöneticilerinin yurt dışına  çıkışlarına ilişkin Başbakandan sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız 'ın cevabı  (7/12132)  Aşağıdaki sorularımın Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından yazılı olarak  cevaplandırılmasını; Anayasa'nın 98 ve İçtüzüğün 96. maddeleri gereğince saygılanmla arz  ederim. .  Kamu kurumlarında çalışan üst düzey yöneticiler zaman zaman görevli ve inceleme amaçlı  yurt dışına çıkmaktadırlar.  Bu bilgiler çerçevesinde;  1- Aşağıda listesi verilen kurumların genel müdür veya başkanları görevde oldukları süre  jyunca hangi tarihlerde ve hangi gerekçelerle yurt dışına çıkmışlardır?  • Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (PÎGM)  • Elektrik işleri Etüt idaresi Genel Müdürlüğü (EtE)  • Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü (MTA)  • Türkiye Atom Enerjisi Kurumu Başkanlığı (TAEK)  • Türkiye Elektrik İletim A.Ş. Genel Müdürlüğü (TEÎAŞ)  • Elektrik Üretim A.Ş. Genel Müdürlüğü (EÜAŞ)  • Türkiye Elektrik Ticaret ve Taahhüt A.Ş. Genel Müdürlüğü (TETAŞ)  • Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu Genel Müdürlüğü (TKİ)  • Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı Genel Müdürlüğü (TPAO)  • Boru Hatları ile Petrol Taşıma A.Ş. Genel Müdürlüğü (BOTAŞ)  • Eti Maden işletmeleri Genel Müdürlüğü (ETt MADEN)  15/01/2010  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Yılmaz TANKUT  MHP Adana Milletvekj  - 5 0 6 - TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2010  • Türkiye Taşkömürü Kurumu Genel Müdürlüğü (TTK)  • Türkiye Elektromekanik Sanayii A.Ş. Genel Müdürlüğü (TEMSAN)  • Ulusal Bor Araştırma Enstitüsü Başkanlığı (BOREN)  • Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK)  2- Söz konusu yöneticilerin görevli olarak yurt dışına çıkışlarda ödenen harcırah miktarları  fıedir?  3- Yine bu yöneticilerin resmi görevleri dışında diğer demek, şirket vs. daveti üzerine  yaptıkları ziyaretlerde ilave olarak ödenen her hangi bir ücret var mıdır? Varsa toplam miktarları  nedir?  İlgi: a) TBMM Başkanlığının 08.02.2010 tarih ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-41014 sayılı yazısı,  b) Başbakanlığın 11.02.2010 tarih ve B.02.0.KKG.0.12/106-185-27/586 sayılı yazısı.  Adana Milletvekili Sayın Yılmaz TANKUT'un Sayın Başbakanımıza tevcih ettiği, Sayın  Başbakanımızın da kendileri adına tarafımca cevaplandırılmasını tensip ettikleri, 7/12132 esas nolu  yazılı soru önergesi, T.B.M.M. İç Tüzüğünün 99 uncu maddesi gereği, Bakanlığımız, bağlı, ilgili ve  ilişkili kuruluşlarından alınan yazılı bilgiler doğrultusunda aşağıda cevaplandırılmaktadır.  Bilgilerinize arz ederim.  T.C.  ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANLIĞI  Strateji Geliştirme Başkanlığı  Sayı : B.15.0.SGB.02.610- 383  Konu : Yazılı Soru Önergesi  003180 09 MART 2010  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Taner YILDIZ  Bakan  EKLER:  Ek-1 önerge Cevabı  - 5 0 7 -
Sayfa 98 -
TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2010  • Türkiye Taşkömürü Kurumu Genel Müdürlüğü (TTK)  • Türkiye Elektromekanik Sanayii A.Ş. Genel Müdürlüğü (TEMSAN)  • Ulusal Bor Araştırma Enstitüsü Başkanlığı (BOREN)  • Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK)  2- Söz konusu yöneticilerin görevli olarak yurt dışına çıkışlarda ödenen harcırah miktarları  fıedir?  3- Yine bu yöneticilerin resmi görevleri dışında diğer demek, şirket vs. daveti üzerine  yaptıkları ziyaretlerde ilave olarak ödenen her hangi bir ücret var mıdır? Varsa toplam miktarları  nedir?  İlgi: a) TBMM Başkanlığının 08.02.2010 tarih ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-41014 sayılı yazısı,  b) Başbakanlığın 11.02.2010 tarih ve B.02.0.KKG.0.12/106-185-27/586 sayılı yazısı.  Adana Milletvekili Sayın Yılmaz TANKUT'un Sayın Başbakanımıza tevcih ettiği, Sayın  Başbakanımızın da kendileri adına tarafımca cevaplandırılmasını tensip ettikleri, 7/12132 esas nolu  yazılı soru önergesi, T.B.M.M. İç Tüzüğünün 99 uncu maddesi gereği, Bakanlığımız, bağlı, ilgili ve  ilişkili kuruluşlarından alınan yazılı bilgiler doğrultusunda aşağıda cevaplandırılmaktadır.  Bilgilerinize arz ederim.  T.C.  ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANLIĞI  Strateji Geliştirme Başkanlığı  Sayı : B.15.0.SGB.02.610- 383  Konu : Yazılı Soru Önergesi  003180 09 MART 2010  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Taner YILDIZ  Bakan  EKLER:  Ek-1 önerge Cevabı  - 5 0 7 - TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  ADANA MİLLETVEKİLİ SAYIN YILMAZ TANKUT'UN  YAZILI SORU ÖNERGESİ VE CEVAPLARI  (7/12132)  Sorular 1-3:  Kamu kuramlarında çalışan üst düzey yöneticiler görevli ve inceleme amaçlı yurt dışına çıkmaktadırlar.  Bu bilgiler çerçevesinde;  -Aşağıda listesi verilen kurumların genel müdür veya başkanları görevde oldukları sUre boyunca  hangi tarihlerde ve hangi gerekçelerle yurt dışına çıkmışlardır?  Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (PİGM)  Elektrik İşleri Etüt İdaresi Genel Müdürlüğü (EİE)  Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü (MTA)  Türkiye Atom Enerjisi Kurumu Başkanlığı (TAEK)  Türkiye Elektrik İletim A.Ş. Genel Müdürlüğü (TEİAŞ)  Elektrik Üretim A.Ş. Genel Müdürlüğü (EÜAŞ)  Türkiye Elektrik Ticaret ve Taahhüt A.Ş. Genel Müdürlüğü (TETAŞ)  Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu Genel Müdürlüğü (TKİ)  Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı Genel Müdürlüğü (TPAO)  Boru Hatlan İle Petrol Taşıma A.Ş. Genel Müdürlüğü (BOTAŞ)  Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü (ETİ MADEN)  Türkiye Taşkömürü Kurumu Genel Müdürlüğü (TTK)  Türkiye Elektromekanik Sanayi AŞ. Genel Müdürlüğü (TEMSAN)  Ulusal Bor Araştırma Enstitüsü Başkanlığı (BOREN)  Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK)  -Söz konusu yöneticilerin görevli olarak yurt dışına çıkışlarda ödenen harcırah miktarları nedir?  -Yine bu yöneticilerin resmi görevleri dışında diğer dernek, şirket vs. daveti üzerine yaptıkları  ziyaretlerde ilave olarak ödenen her hangi bir ücret var mıdır? Varsa toplam miktarları nedir?  Cevaplar 1-3;  Önergede adı geçen kurum ve kuruluşlann halen görev yapan Genel Müdürleri ve Kurum Başkanlan  görev süreleri içerisinde resmi görevli olarak toplam 848 gün süre ile 184 seyahat gerçekleştirmiştir,  ilgililere harcırah olarak, 1 inci derece devlet memuruna 6245 sayılı Harcırah Kanunu uyannca yurt dışı  geçici görevlendirmede belirlenen tutar ödenmektedir. Bu hususa ilişkin Bakanlar Kumlu Karan  30.01.2009 tarih ve 27126 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır.  Söz konusu görevler; kurum ve kuruluşlann görev ve sorumluluk alanlarına giren konularda seminer,  konferans, kongre veya panele katılım, görevleri ile ilgili konularda görüşmelerde bulunmak ve üyesi  olunan uluslararası toplulukların toplantılarına katılım amaçlı olarak gerçekleştirilmiştir.  - 5 0 8 -
Sayfa 99 -
TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  ADANA MİLLETVEKİLİ SAYIN YILMAZ TANKUT'UN  YAZILI SORU ÖNERGESİ VE CEVAPLARI  (7/12132)  Sorular 1-3:  Kamu kuramlarında çalışan üst düzey yöneticiler görevli ve inceleme amaçlı yurt dışına çıkmaktadırlar.  Bu bilgiler çerçevesinde;  -Aşağıda listesi verilen kurumların genel müdür veya başkanları görevde oldukları sUre boyunca  hangi tarihlerde ve hangi gerekçelerle yurt dışına çıkmışlardır?  Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (PİGM)  Elektrik İşleri Etüt İdaresi Genel Müdürlüğü (EİE)  Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü (MTA)  Türkiye Atom Enerjisi Kurumu Başkanlığı (TAEK)  Türkiye Elektrik İletim A.Ş. Genel Müdürlüğü (TEİAŞ)  Elektrik Üretim A.Ş. Genel Müdürlüğü (EÜAŞ)  Türkiye Elektrik Ticaret ve Taahhüt A.Ş. Genel Müdürlüğü (TETAŞ)  Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu Genel Müdürlüğü (TKİ)  Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı Genel Müdürlüğü (TPAO)  Boru Hatlan İle Petrol Taşıma A.Ş. Genel Müdürlüğü (BOTAŞ)  Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü (ETİ MADEN)  Türkiye Taşkömürü Kurumu Genel Müdürlüğü (TTK)  Türkiye Elektromekanik Sanayi AŞ. Genel Müdürlüğü (TEMSAN)  Ulusal Bor Araştırma Enstitüsü Başkanlığı (BOREN)  Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK)  -Söz konusu yöneticilerin görevli olarak yurt dışına çıkışlarda ödenen harcırah miktarları nedir?  -Yine bu yöneticilerin resmi görevleri dışında diğer dernek, şirket vs. daveti üzerine yaptıkları  ziyaretlerde ilave olarak ödenen her hangi bir ücret var mıdır? Varsa toplam miktarları nedir?  Cevaplar 1-3;  Önergede adı geçen kurum ve kuruluşlann halen görev yapan Genel Müdürleri ve Kurum Başkanlan  görev süreleri içerisinde resmi görevli olarak toplam 848 gün süre ile 184 seyahat gerçekleştirmiştir,  ilgililere harcırah olarak, 1 inci derece devlet memuruna 6245 sayılı Harcırah Kanunu uyannca yurt dışı  geçici görevlendirmede belirlenen tutar ödenmektedir. Bu hususa ilişkin Bakanlar Kumlu Karan  30.01.2009 tarih ve 27126 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır.  Söz konusu görevler; kurum ve kuruluşlann görev ve sorumluluk alanlarına giren konularda seminer,  konferans, kongre veya panele katılım, görevleri ile ilgili konularda görüşmelerde bulunmak ve üyesi  olunan uluslararası toplulukların toplantılarına katılım amaçlı olarak gerçekleştirilmiştir.  - 5 0 8 - TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  2.- İstanbul Milletvekili Mustafa Özyürek'in, nükleer santral tesisi konusunda Rusya'yla  imzalanan iş birliği beyannamesine ilişkin Başbakandan sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı  Taner Yıldız 'ın cevabı (7/12238)  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Aşağıdaki sorulanının Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından yazılı olarak  cevaplanmasını takdirlerinize arz ederim. 22.01.2010  Rusya Federasyonu'nu ziyaretiniz esnasında "Nükleer enerjiyle alakalı olarak  Danıştay'ın ihaleyi iptalinden sonra devletten devlete bir anlaşma yapmak suretiyle bu  adımı atma noktasında taraflarca bir karara vardık. Şu anda onun alt yapı çalışmasını  arkadaşlarımız yürütüyorlar. Tamamladıkları anda bununla ilgili adımı atacak ve bu işi  süratle bitirip hayata geçireceğiz ve çok fazla bir zamanımızı alacağını  zannetmiyorum. Hazırlıklar büyük ölçüde tamamlanmış durumda." şeklindeki  açıklamalarınız ve Enerji Bakam Taner Yıldız ile Rusya Başbakan Yardımcısının  imzaladıkları "Türkiye'de Nükleer Santral Tesisi Konusunda İşbirliği Ortak  Beyannamesi" kamuoyunda konuya ilişkin belli endişelerin oluşmasına yol açtı. Bu  çerçevede:  Mustafa özyfirek  İstanbul Milletvekili  - 5 0 9 -
Sayfa 100 -
TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  2.- İstanbul Milletvekili Mustafa Özyürek'in, nükleer santral tesisi konusunda Rusya'yla  imzalanan iş birliği beyannamesine ilişkin Başbakandan sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı  Taner Yıldız 'ın cevabı (7/12238)  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Aşağıdaki sorulanının Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından yazılı olarak  cevaplanmasını takdirlerinize arz ederim. 22.01.2010  Rusya Federasyonu'nu ziyaretiniz esnasında "Nükleer enerjiyle alakalı olarak  Danıştay'ın ihaleyi iptalinden sonra devletten devlete bir anlaşma yapmak suretiyle bu  adımı atma noktasında taraflarca bir karara vardık. Şu anda onun alt yapı çalışmasını  arkadaşlarımız yürütüyorlar. Tamamladıkları anda bununla ilgili adımı atacak ve bu işi  süratle bitirip hayata geçireceğiz ve çok fazla bir zamanımızı alacağını  zannetmiyorum. Hazırlıklar büyük ölçüde tamamlanmış durumda." şeklindeki  açıklamalarınız ve Enerji Bakam Taner Yıldız ile Rusya Başbakan Yardımcısının  imzaladıkları "Türkiye'de Nükleer Santral Tesisi Konusunda İşbirliği Ortak  Beyannamesi" kamuoyunda konuya ilişkin belli endişelerin oluşmasına yol açtı. Bu  çerçevede:  Mustafa özyfirek  İstanbul Milletvekili  - 5 0 9 - TBMM B: 71 10 . 3 . 2010  1.) Nükleer güç santrali ihalesine ilişkin 21.02.2009 tarihli soru önergeme  zamanın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Dr. Hilmi Güler tarafından verilen  yanıtta "Nükleer Güç Santrallerinin kurulması ve işletilmesi ile enerji satışına  ilişkin kanun" uyarınca yürütüldüğü şeklinde yanıtlandığı göz önüne  alındığında, "Türkiye'de Nükleer Santral Tesisi Konusunda İşbirliği Ortak  Beyannamesi" ile Enerji Bakanlığının ihale sürecinde başarısız kaldığım  düşünüyor musunuz?  2.) İddia edildiği gibi bu tercih (İhale yönetiminin terk edilmesi - Devletlerarası  işbirliğinin ikame edilmesi) Enerji Bakanlığının nükleer enerji santrali ihale  şartnamesi hazırlama yeterliliğinden yoksun oluşundan mı kaynaklanmaktadır?  3.) Türk yüklenicisinin Çalık Gurubu yabancı ortağın İtalyan Eni şirketi olduğu,  kamuoyunda Samsun-Adana-Ceyhan Petrol Boru Hattı Projesi olarak bilinen,  ham petrolü Karadeniz kıyısındaki Samsun limanı yakınında bulunan  tesislerden Akdeniz'deki Ceyhan terminali tesislerine taşıyacak ulaşım  sisteminin tasarımını, inşaat ve işletmesini kapsayan projeye gerekli petrolün  bulunmasında sorun yaşandığı bilinmektedir. Rusya'nın Çalık Grubu Projesine  petrol sağlaması için "Türkiye'de Nükleer Santral Tesisi Konusunda İşbirliği  Ortak Beyannamesinin" imzalandığı iddiası doğru mudur?  4.) ABD'li firmalann Türkiye'de yapılacak nükleer santral ihalesine katılmak için  yaptıkları çalışmaları ertelediği ve hükümetinizin ihalesiz nükleer santral  kararını "ekonomik değil, politik olduğu" şeklindeki açıklamaları göz önüne  alındığında, bu beyannameyi enerji piyasasının düzenlenmesinde şeffaflık  ilkesiyle bağdaşır buluyor musunuz?  5.) Nükleer risk sigortası, üretilemeyen enerji bedeli, fiyat değişiklikleri, Hazine  Garantisi gibi başlıklarda ne tür düzenlemelerin ikame edileceği konusunda,  "Türkiye'de Nükleer Santral Tesisi Konusunda İşbirliği Ortak Beyannamesi"  imzasından önce ne tür hazırlıklar yapılmış, bu konulara ilişkin hangi kriterler  esas alınmıştır?  6.) Doğalgazda büyük ölçüde bağımlı olduğumuz Rusya'ya nükleer enerjide de  bağımlı hale gelmemiz stratejik olarak doğru mudur?  - 5 1 0 -
Sayfa 101 -
TBMM B: 71 10 . 3 . 2010  1.) Nükleer güç santrali ihalesine ilişkin 21.02.2009 tarihli soru önergeme  zamanın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Dr. Hilmi Güler tarafından verilen  yanıtta "Nükleer Güç Santrallerinin kurulması ve işletilmesi ile enerji satışına  ilişkin kanun" uyarınca yürütüldüğü şeklinde yanıtlandığı göz önüne  alındığında, "Türkiye'de Nükleer Santral Tesisi Konusunda İşbirliği Ortak  Beyannamesi" ile Enerji Bakanlığının ihale sürecinde başarısız kaldığım  düşünüyor musunuz?  2.) İddia edildiği gibi bu tercih (İhale yönetiminin terk edilmesi - Devletlerarası  işbirliğinin ikame edilmesi) Enerji Bakanlığının nükleer enerji santrali ihale  şartnamesi hazırlama yeterliliğinden yoksun oluşundan mı kaynaklanmaktadır?  3.) Türk yüklenicisinin Çalık Gurubu yabancı ortağın İtalyan Eni şirketi olduğu,  kamuoyunda Samsun-Adana-Ceyhan Petrol Boru Hattı Projesi olarak bilinen,  ham petrolü Karadeniz kıyısındaki Samsun limanı yakınında bulunan  tesislerden Akdeniz'deki Ceyhan terminali tesislerine taşıyacak ulaşım  sisteminin tasarımını, inşaat ve işletmesini kapsayan projeye gerekli petrolün  bulunmasında sorun yaşandığı bilinmektedir. Rusya'nın Çalık Grubu Projesine  petrol sağlaması için "Türkiye'de Nükleer Santral Tesisi Konusunda İşbirliği  Ortak Beyannamesinin" imzalandığı iddiası doğru mudur?  4.) ABD'li firmalann Türkiye'de yapılacak nükleer santral ihalesine katılmak için  yaptıkları çalışmaları ertelediği ve hükümetinizin ihalesiz nükleer santral  kararını "ekonomik değil, politik olduğu" şeklindeki açıklamaları göz önüne  alındığında, bu beyannameyi enerji piyasasının düzenlenmesinde şeffaflık  ilkesiyle bağdaşır buluyor musunuz?  5.) Nükleer risk sigortası, üretilemeyen enerji bedeli, fiyat değişiklikleri, Hazine  Garantisi gibi başlıklarda ne tür düzenlemelerin ikame edileceği konusunda,  "Türkiye'de Nükleer Santral Tesisi Konusunda İşbirliği Ortak Beyannamesi"  imzasından önce ne tür hazırlıklar yapılmış, bu konulara ilişkin hangi kriterler  esas alınmıştır?  6.) Doğalgazda büyük ölçüde bağımlı olduğumuz Rusya'ya nükleer enerjide de  bağımlı hale gelmemiz stratejik olarak doğru mudur?  - 5 1 0 - TBMM B: 71 10.3.2010  T.C.  ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANLIĞI  Strateji Geliştirme Başkanlığı  Sayı :B.15.0.SGB.02.610-389  Konu : Yazılı Soru Önergesi  09 MART 2010  003186'  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi: a) TBMM Başkanlığının 08.02.2010 tarih ve A.Ol.O.GNS.0.10.00.02-41272 sayılı yazısı,  b) Başbakanlığın 11.02.2010 tarih ve B.02.0.KKG.0.12/106-184-24/584 sayılı yazısı.  İstanbul Milletvekili Sayın Mustafa ÖZYÜREK'in Sayın Başbakanımıza tevcih ettiği, Sayın  Başbakanımızın da kendileri adına tarafımca cevaplandırmasını tensip ettikleri, 7/12238 esas nolu  yazılı soru önergesi, T.B.M.M. İç Tüzüğünün 99 uncu maddesi gereği, Türkiye Atom Enerjisi  Kurumundan alınan yazılı bilgiler doğrultusunda aşağıda cevaplandırılmaktadır.  Rusya Federasyonu'nu ziyaretiniz esnasmda "Nükleer enerjiyle alakalı olarak Danıştay'ın ihaleyi  iptalinden sonra devletten devlete bir anlaşma yapmak suretiyle bu adımı atma noktasında taraflarca bir karara  vardık. Şu anda onun alt yapı çalışmasını arkadaşlarımız yürütüyorlar. Tamamladıkları anda bununla ilgili adımı  atacak ve bu işi süratle bitirip hayata geçireceğiz ve çok fazla bir zamanımızı alacağını zannetmiyorum.  Hazırlıklar büyük ölçüde tamamlanmış durumda." şeklindeki açıklamalarınız ve Enerji Bakam Taner Yıldız ile  Rusya Başbakan Yardımcısının imzaladıkları "Türkiye'de Nükleer Santral Tesisi Konusunda İşbirliği  Ortak Beyannamesi" kamuoyunda konuya ili skin belli endişelerin oluşmasına yol açtı. Bu çerçevede:  -Nükleer güç santrali ihalesine ilişkin 21.02.2009 tarihli soru önergeme zamanın Enerji ve Tabii  Kaynaklar Bakanı Dr. Hilmi GÜLER tarafından verilen yanıtta "Nükleer Güç Santrallerinin  kurulması ve işletilmesi ile enerji satışına ilişkin kanun" uyarınca yürütüldüğü şeklinde  yanıtlandığı göz önüne alındığında, "Türkiye'de Nükleer Santral Tesisi Konusunda İşbirliği  Ortak Beyannamesi" ile Enerji Bakanlığının ihale sürecinde başarısız kaldığını düşünüyor  musunuz?  -İddia edildiği gibi bu tercih (İhale yönetiminin terk edilmesi - Devletlerarası işbirliğinin ikame  edilmesi) Enerji Bakanlığının nükleer enerji santralı ihale şartnamesi hazırlama yeterliliğinden  yoksun oluşundan mı kaynaklanmak tadır?  -Türk yüklenicisinin Çalık Gurubu yabancı ortağın İtalyan Eni şirketi olduğu, kamuoyunda  Samsun-Adana-Ceyhan Petrol Boru Hattı Projesi olarak bilinen, ham petrolü Karadeniz  kıyısındaki Samsun limanı yakınında bulunan tesislerden Akdeniz'deki Ceyhan terminali  tesislerine taşıyacak ulaşım sisteminin tasarımını, inşaat ve işletmesini kapsayan projeye gerekli  petrolün bulunmasında sorun yaşandığı bilinmektedir. Rusya'nın Çalık Grubu Projesine petrol  Bilgilerinize arz ederim.  EKLER:  Ek-1 Önerge Cevabı  Taner YILDIZ  Bakan  İSTANBUL MİLLETVEKİLİ SAYIN MUSTAFA ÖZYÜREK'İN  YAZILI SORU ÖNERGESİ YE CEVAPLARI  (7/12238)  Sorular 1-6:  - 5 1 1 -
Sayfa 102 -
TBMM B: 71 10.3.2010  T.C.  ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANLIĞI  Strateji Geliştirme Başkanlığı  Sayı :B.15.0.SGB.02.610-389  Konu : Yazılı Soru Önergesi  09 MART 2010  003186'  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi: a) TBMM Başkanlığının 08.02.2010 tarih ve A.Ol.O.GNS.0.10.00.02-41272 sayılı yazısı,  b) Başbakanlığın 11.02.2010 tarih ve B.02.0.KKG.0.12/106-184-24/584 sayılı yazısı.  İstanbul Milletvekili Sayın Mustafa ÖZYÜREK'in Sayın Başbakanımıza tevcih ettiği, Sayın  Başbakanımızın da kendileri adına tarafımca cevaplandırmasını tensip ettikleri, 7/12238 esas nolu  yazılı soru önergesi, T.B.M.M. İç Tüzüğünün 99 uncu maddesi gereği, Türkiye Atom Enerjisi  Kurumundan alınan yazılı bilgiler doğrultusunda aşağıda cevaplandırılmaktadır.  Rusya Federasyonu'nu ziyaretiniz esnasmda "Nükleer enerjiyle alakalı olarak Danıştay'ın ihaleyi  iptalinden sonra devletten devlete bir anlaşma yapmak suretiyle bu adımı atma noktasında taraflarca bir karara  vardık. Şu anda onun alt yapı çalışmasını arkadaşlarımız yürütüyorlar. Tamamladıkları anda bununla ilgili adımı  atacak ve bu işi süratle bitirip hayata geçireceğiz ve çok fazla bir zamanımızı alacağını zannetmiyorum.  Hazırlıklar büyük ölçüde tamamlanmış durumda." şeklindeki açıklamalarınız ve Enerji Bakam Taner Yıldız ile  Rusya Başbakan Yardımcısının imzaladıkları "Türkiye'de Nükleer Santral Tesisi Konusunda İşbirliği  Ortak Beyannamesi" kamuoyunda konuya ili skin belli endişelerin oluşmasına yol açtı. Bu çerçevede:  -Nükleer güç santrali ihalesine ilişkin 21.02.2009 tarihli soru önergeme zamanın Enerji ve Tabii  Kaynaklar Bakanı Dr. Hilmi GÜLER tarafından verilen yanıtta "Nükleer Güç Santrallerinin  kurulması ve işletilmesi ile enerji satışına ilişkin kanun" uyarınca yürütüldüğü şeklinde  yanıtlandığı göz önüne alındığında, "Türkiye'de Nükleer Santral Tesisi Konusunda İşbirliği  Ortak Beyannamesi" ile Enerji Bakanlığının ihale sürecinde başarısız kaldığını düşünüyor  musunuz?  -İddia edildiği gibi bu tercih (İhale yönetiminin terk edilmesi - Devletlerarası işbirliğinin ikame  edilmesi) Enerji Bakanlığının nükleer enerji santralı ihale şartnamesi hazırlama yeterliliğinden  yoksun oluşundan mı kaynaklanmak tadır?  -Türk yüklenicisinin Çalık Gurubu yabancı ortağın İtalyan Eni şirketi olduğu, kamuoyunda  Samsun-Adana-Ceyhan Petrol Boru Hattı Projesi olarak bilinen, ham petrolü Karadeniz  kıyısındaki Samsun limanı yakınında bulunan tesislerden Akdeniz'deki Ceyhan terminali  tesislerine taşıyacak ulaşım sisteminin tasarımını, inşaat ve işletmesini kapsayan projeye gerekli  petrolün bulunmasında sorun yaşandığı bilinmektedir. Rusya'nın Çalık Grubu Projesine petrol  Bilgilerinize arz ederim.  EKLER:  Ek-1 Önerge Cevabı  Taner YILDIZ  Bakan  İSTANBUL MİLLETVEKİLİ SAYIN MUSTAFA ÖZYÜREK'İN  YAZILI SORU ÖNERGESİ YE CEVAPLARI  (7/12238)  Sorular 1-6:  - 5 1 1 - TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  sağlaması için "Türkiye'de Nükleer Santral Tesisi Konusunda İşbirliği Ortak Beyannamesinin"  imzalandığı iddiası doğru mudur?  -ABD'li firmaların Türkiye'de yapılacak nükleer santral ihalesine katılmak için yaptıkları  çalışmaları ertelediği ve hükümetinizin ihalesiz nükleer santral kararını "ekonomik değil,  politik olduğu" şeklindeki açıklamaları göz önüne alındığında, bu beyannameyi enerji  piyasasının düzenlenmesinde şeffaflık ilkesiyle bağdaşır buluyor musunuz?  -Nükleer risk sigortası, Uretilemeyen enerji bedeli, fiyat değişiklikleri, Hazine Garantisi gibi  başlıklarda ne tür düzenlemelerin ikame edileceği konusunda, "Türkiye'de Nükleer Santral  Tesisi Konusunda İşbirliği Ortak Beyannamesi" imzasından ünce ne tür hazırlıklar yapılmış, bu  konulara ilişkin hangi kriterler esas alınmıştır?  -Doğalgazda büyük ölçüde bağımlı olduğumuz Rusya'ya nükleer enerjide de bağımlı hale  gelmemiz stratejik olarak doğru mudur?  Cevaplar 1-6:  Bakanlığımızca, enerji arz güveliğimizin sağlanması ve enerji talebimizin karşılanması amacıyla; son yıllarda  enerji piyasamızın rekabete dayalı ve şeffaf bir piyasa anlayışı çerçevesinde yeniden yapılandırılması, enerji  kaynaklarımızın çeşiüiliğmin artırılması, yerli ve yenilenebüir kaynak potansiyelimizin tespit edilmesi ve azami  ölçüde kullanılması, nükleer enerjinin elektrik üretim kompozisyonuna dahil edilmesi, yeni enerji  teknolojilerinden yararlanılmasına yönelik yasal ve teknik çalışmalar yoğunlaştırılmıştır. Söz konusu çalışmalar  ile ülkemizin dışa bağımlılığının ve ithalattan kaynaklanan giderlerin azaltılması hedeflenmiştir.  Modem nükleer santrallann ömürleri 40 ile 60 yıl arasındadır. Ayrıca düşük işletme ve bakım maliyetleri  nedeniyle nükleer enerji santrallan kısa sürede ilk yatırım maliyetlerini karşılayabilmektedirler. Halen Dünyada  (436) adet nükleer reaktör işletmede olup 14 ülkede ise (56) reaktör inşa halindedir. Üretimde olan nükleer  santrallar dünya elektrik talebinin yaklaşık %16'sını karşılamaktadır. Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler  tarafından son yıllarda yeni santral siparişleri verildiği ve inşaatlarına başlandığı gözlenmektedir.  Ülkemiz nükleer teknoloji geliştirme ve enerji üretmeye yönelik hedeflerine ancak kararlı bir nükleer program  dahilinde, ulusal endüstrimiz ve insan gücümüz ile ulaşabilecektir. Bu bağlamda, Türkiye Atom Enerjisi  Kurumu, nükleer teknolojilerin ülke menfaatine kullanılmasına yönelik gerekli çalışmalarda öncülük etmeye  devam etmekte ve Bakanlığımızca da her türlü katkı sağlanmaktadır. Bu çerçevede ülkemize nükleer santral  kazandırılmasına yönelik olarak, Rusya Federasyonu ile görüşmelere başlanmış olup ortak çalışma grupları  oluşturulmuştur.  Ayrıca, Samsun-Ceyhan Ham Petrol Boru Hattı'na petrol temini ile nükleer santral süreci birbirinden ayn  konular olup bunların birbiriyle ilişkilendirilmesi doğru bir yaklaşım değildir.  - 5 1 2 -
Sayfa 103 -
TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  sağlaması için "Türkiye'de Nükleer Santral Tesisi Konusunda İşbirliği Ortak Beyannamesinin"  imzalandığı iddiası doğru mudur?  -ABD'li firmaların Türkiye'de yapılacak nükleer santral ihalesine katılmak için yaptıkları  çalışmaları ertelediği ve hükümetinizin ihalesiz nükleer santral kararını "ekonomik değil,  politik olduğu" şeklindeki açıklamaları göz önüne alındığında, bu beyannameyi enerji  piyasasının düzenlenmesinde şeffaflık ilkesiyle bağdaşır buluyor musunuz?  -Nükleer risk sigortası, Uretilemeyen enerji bedeli, fiyat değişiklikleri, Hazine Garantisi gibi  başlıklarda ne tür düzenlemelerin ikame edileceği konusunda, "Türkiye'de Nükleer Santral  Tesisi Konusunda İşbirliği Ortak Beyannamesi" imzasından ünce ne tür hazırlıklar yapılmış, bu  konulara ilişkin hangi kriterler esas alınmıştır?  -Doğalgazda büyük ölçüde bağımlı olduğumuz Rusya'ya nükleer enerjide de bağımlı hale  gelmemiz stratejik olarak doğru mudur?  Cevaplar 1-6:  Bakanlığımızca, enerji arz güveliğimizin sağlanması ve enerji talebimizin karşılanması amacıyla; son yıllarda  enerji piyasamızın rekabete dayalı ve şeffaf bir piyasa anlayışı çerçevesinde yeniden yapılandırılması, enerji  kaynaklarımızın çeşiüiliğmin artırılması, yerli ve yenilenebüir kaynak potansiyelimizin tespit edilmesi ve azami  ölçüde kullanılması, nükleer enerjinin elektrik üretim kompozisyonuna dahil edilmesi, yeni enerji  teknolojilerinden yararlanılmasına yönelik yasal ve teknik çalışmalar yoğunlaştırılmıştır. Söz konusu çalışmalar  ile ülkemizin dışa bağımlılığının ve ithalattan kaynaklanan giderlerin azaltılması hedeflenmiştir.  Modem nükleer santrallann ömürleri 40 ile 60 yıl arasındadır. Ayrıca düşük işletme ve bakım maliyetleri  nedeniyle nükleer enerji santrallan kısa sürede ilk yatırım maliyetlerini karşılayabilmektedirler. Halen Dünyada  (436) adet nükleer reaktör işletmede olup 14 ülkede ise (56) reaktör inşa halindedir. Üretimde olan nükleer  santrallar dünya elektrik talebinin yaklaşık %16'sını karşılamaktadır. Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler  tarafından son yıllarda yeni santral siparişleri verildiği ve inşaatlarına başlandığı gözlenmektedir.  Ülkemiz nükleer teknoloji geliştirme ve enerji üretmeye yönelik hedeflerine ancak kararlı bir nükleer program  dahilinde, ulusal endüstrimiz ve insan gücümüz ile ulaşabilecektir. Bu bağlamda, Türkiye Atom Enerjisi  Kurumu, nükleer teknolojilerin ülke menfaatine kullanılmasına yönelik gerekli çalışmalarda öncülük etmeye  devam etmekte ve Bakanlığımızca da her türlü katkı sağlanmaktadır. Bu çerçevede ülkemize nükleer santral  kazandırılmasına yönelik olarak, Rusya Federasyonu ile görüşmelere başlanmış olup ortak çalışma grupları  oluşturulmuştur.  Ayrıca, Samsun-Ceyhan Ham Petrol Boru Hattı'na petrol temini ile nükleer santral süreci birbirinden ayn  konular olup bunların birbiriyle ilişkilendirilmesi doğru bir yaklaşım değildir.  - 5 1 2 - TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  3.- Denizli Milletvekili Ali Rıza Ertemür un, bir kuruluştaki yolsuzluk iddialarına ilişk  Başbakandan sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı (7/12242)  Aşağıdaki sorularımın Başbakan Sayın R.Tayyip ERDOĞAN tarafından yazılı  olarak yanıtlanmasını arz ederim.  Enerji ve Tabii Kaynaklar Eski Bakanı Hilmi Güler imzasıyla yayınlanan 17  Nisan 2006 Tarih ve 337 Sayılı yazıda, yolsuzluk ve usulsüzlüklerle mücadele  edileceği, yolsuzlukla ilgili her türlü şikâyet ve ihbarın dikkat ve titizlikle takip edilerek  bildirilmesi hususu yer almaktadır. AKP yolsuzluklarla mücadele edileceği,  yolsuzlukların üzerine korkmadan gidileceği sözünü vererek iktidara gelmiştir. AKP  iktidarı döneminde yolsuzlukla mücadele konusunda ciddi adımlar atılamazken,  AKP'ye yakın çevrelerin yaptığı yolsuzluk ve usulsüzlüklerin boyutu her gün yeni bir  skandala neden olduğu iddia edilmektedir.  Bunlardan biride Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına bağlı TEMSAN A.Ş.'de  yaşandığı belirtilmektedir. Konu yazılı ve görsel basında geniş olarak yer almıştır.  Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına bağlı TEMSAN A.Ş.'de Teklif Hazırlama  Müdürü olarak görev yapan Makine Mühendisi Dündar özüm Bakanlığın 17 Nisan  2006 tarihli yazısını da dikkate alarak, çalıştığı kurumda yaşanan yolsuzluk ve  usulsüzlükleri mail yoluyla sayın bakana gönderdiği iddia edilmektedir.  Mailde adı geçen Makine Mühendisi Dündar Ozüm'ün gönderdiği ilk mailde,  kurum çalışanlarının ikramiyelerinin verilmediği, çalışanların sendikalı ve sendikasız  diye ayrıma tabi tutulduğu iddialarına yer vermiştir. Bu maile yanıt verilememesi  üzerine gönderilen 2. mailde ise kurumda yaşanan kadrolaşma ve ihale yolsuzlukları  hakkında ayrıntılı bilgi verilebileceği konusunun yer aldığı belirtilmektedir.  Bakanlık yapılan bu ihbarı değerlendirmek yerine, şikâyete konu olan genel  müdüre, Enerji ve Tabii kaynaklar Bakanın oluru ile bir yazı göndermiştir. Bunun  üzerine adı geçen çalışanın baskı ve tehdit yoluyla ifadesinin alındığı ve işine  tazminatsız olarak son verildiği haberleri basınımıza yansımıştır.  Konuyla ilgili olarak;  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  - 5 1 3 -
Sayfa 104 -
TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  3.- Denizli Milletvekili Ali Rıza Ertemür un, bir kuruluştaki yolsuzluk iddialarına ilişk  Başbakandan sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı (7/12242)  Aşağıdaki sorularımın Başbakan Sayın R.Tayyip ERDOĞAN tarafından yazılı  olarak yanıtlanmasını arz ederim.  Enerji ve Tabii Kaynaklar Eski Bakanı Hilmi Güler imzasıyla yayınlanan 17  Nisan 2006 Tarih ve 337 Sayılı yazıda, yolsuzluk ve usulsüzlüklerle mücadele  edileceği, yolsuzlukla ilgili her türlü şikâyet ve ihbarın dikkat ve titizlikle takip edilerek  bildirilmesi hususu yer almaktadır. AKP yolsuzluklarla mücadele edileceği,  yolsuzlukların üzerine korkmadan gidileceği sözünü vererek iktidara gelmiştir. AKP  iktidarı döneminde yolsuzlukla mücadele konusunda ciddi adımlar atılamazken,  AKP'ye yakın çevrelerin yaptığı yolsuzluk ve usulsüzlüklerin boyutu her gün yeni bir  skandala neden olduğu iddia edilmektedir.  Bunlardan biride Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına bağlı TEMSAN A.Ş.'de  yaşandığı belirtilmektedir. Konu yazılı ve görsel basında geniş olarak yer almıştır.  Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına bağlı TEMSAN A.Ş.'de Teklif Hazırlama  Müdürü olarak görev yapan Makine Mühendisi Dündar özüm Bakanlığın 17 Nisan  2006 tarihli yazısını da dikkate alarak, çalıştığı kurumda yaşanan yolsuzluk ve  usulsüzlükleri mail yoluyla sayın bakana gönderdiği iddia edilmektedir.  Mailde adı geçen Makine Mühendisi Dündar Ozüm'ün gönderdiği ilk mailde,  kurum çalışanlarının ikramiyelerinin verilmediği, çalışanların sendikalı ve sendikasız  diye ayrıma tabi tutulduğu iddialarına yer vermiştir. Bu maile yanıt verilememesi  üzerine gönderilen 2. mailde ise kurumda yaşanan kadrolaşma ve ihale yolsuzlukları  hakkında ayrıntılı bilgi verilebileceği konusunun yer aldığı belirtilmektedir.  Bakanlık yapılan bu ihbarı değerlendirmek yerine, şikâyete konu olan genel  müdüre, Enerji ve Tabii kaynaklar Bakanın oluru ile bir yazı göndermiştir. Bunun  üzerine adı geçen çalışanın baskı ve tehdit yoluyla ifadesinin alındığı ve işine  tazminatsız olarak son verildiği haberleri basınımıza yansımıştır.  Konuyla ilgili olarak;  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  - 5 1 3 - TBMM B: 71 10 . 3 . 2010  1- Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına bağlı TEMSAN A.Ş.'de Teklif  Hazırlama Müdürü olarak görev yapan Makine Mühendisi Dündar özüm'  ün çalıştığı kurumla ilgili ihbarlarda bulunduğu iddia edilmektedir. Bu  iddialar doğru mudur? Doğru ise bu ihbarlarla ilgili ne gibi işlem yapılmıştır?  2- Bu tür şikâyetlerin değerlendirmediği iddiası basınımızda yer almıştır.  Enerji ve Tabii Kaynaklar eski Bakanı Hilmi Güler imzasıyla yayınlanan 17  Nisan 2006 Tarih ve 337 Sayılı yazı sadece kamuoyunu yanıltmaya yönelik  bir girişim midir?  3- Enerji ve Tabii kaynaklar Bakanlığına bağlı kurum kuruluşlarda yaşandığı  iddia edilen olaylara ilişkin hükümetleriniz döneminde kaç şikâyet  yapılmıştır? Bunlardan kaçı değerlendirilmiştir? Bu şikâyetler hangi konu,  kurum ve kuruşları kapsamaktadır? Yargıya intikal eden dosya var mıdır?  4- TEMSAN A.Ş.'de yaşandığı iddia edilen yolsuzluk ve usulsüzlüklerin  örtülmeye çalışıldığı iddiası doğru mudur? Burada yaşanan  usulsüzlüklerden bazı çevrelerin çıkar sağladığı iddiası doğru mudur? Bu  odaklar kimlerdir?  5- TEMSAN A.Ş.'de yaşandığı iddia edilen yolsuzluk ve usulsüzlükler ilgili  açılan bir soruşturma var mıdır? Sonuçları nedir?  6- Yurttaş duyarlılığı, bürokrat sorumluluğu ile kamu malı ve çıkarını korumak  içi tüm riskleri göze alarak, yolsuzluk ve usulsüzlükleri ilgili Bakanlığa  bildiren Dündar özüm görevden alınma gerekçesi nedir? Yolsuzlukla  mücadele konusunda önemli bir örnek olan Dündar özün tekrar görevine  iade edilecek midir?  7- AKP iktidarları döneminde yolsuzlukların artmasının nedeni nedir? Etkin  mücadele için nasıl bir önlemler paketi düşünüyorsunuz? Bu konuda acil  önlemler paketinizde yeni bir düzenleme yapacak mısınız?  - 5 1 4 -
Sayfa 105 -
TBMM B: 71 10 . 3 . 2010  1- Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına bağlı TEMSAN A.Ş.'de Teklif  Hazırlama Müdürü olarak görev yapan Makine Mühendisi Dündar özüm'  ün çalıştığı kurumla ilgili ihbarlarda bulunduğu iddia edilmektedir. Bu  iddialar doğru mudur? Doğru ise bu ihbarlarla ilgili ne gibi işlem yapılmıştır?  2- Bu tür şikâyetlerin değerlendirmediği iddiası basınımızda yer almıştır.  Enerji ve Tabii Kaynaklar eski Bakanı Hilmi Güler imzasıyla yayınlanan 17  Nisan 2006 Tarih ve 337 Sayılı yazı sadece kamuoyunu yanıltmaya yönelik  bir girişim midir?  3- Enerji ve Tabii kaynaklar Bakanlığına bağlı kurum kuruluşlarda yaşandığı  iddia edilen olaylara ilişkin hükümetleriniz döneminde kaç şikâyet  yapılmıştır? Bunlardan kaçı değerlendirilmiştir? Bu şikâyetler hangi konu,  kurum ve kuruşları kapsamaktadır? Yargıya intikal eden dosya var mıdır?  4- TEMSAN A.Ş.'de yaşandığı iddia edilen yolsuzluk ve usulsüzlüklerin  örtülmeye çalışıldığı iddiası doğru mudur? Burada yaşanan  usulsüzlüklerden bazı çevrelerin çıkar sağladığı iddiası doğru mudur? Bu  odaklar kimlerdir?  5- TEMSAN A.Ş.'de yaşandığı iddia edilen yolsuzluk ve usulsüzlükler ilgili  açılan bir soruşturma var mıdır? Sonuçları nedir?  6- Yurttaş duyarlılığı, bürokrat sorumluluğu ile kamu malı ve çıkarını korumak  içi tüm riskleri göze alarak, yolsuzluk ve usulsüzlükleri ilgili Bakanlığa  bildiren Dündar özüm görevden alınma gerekçesi nedir? Yolsuzlukla  mücadele konusunda önemli bir örnek olan Dündar özün tekrar görevine  iade edilecek midir?  7- AKP iktidarları döneminde yolsuzlukların artmasının nedeni nedir? Etkin  mücadele için nasıl bir önlemler paketi düşünüyorsunuz? Bu konuda acil  önlemler paketinizde yeni bir düzenleme yapacak mısınız?  - 5 1 4 - TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  T.C.  ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANLIĞI  Strateji Geliştirme Başkanlığı  Sayı :B.15.0.SGB.02.610-379  Konu : Yazılı Soru Önergesi  09 MART 2010  003156  TÜRKİYE BÜYÜK MÎLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi: a) TBMM Başkanlığının 08.02.2010 tarih vc A.01.0.GNS.0.10.00.02-41379 sayılı yazısı,  b) Başbakanlığın 11.02.2010 tarih ve B.02.0.KKG.0.12/106-184-28/585 sayılı yazısı.  Denizli Milletvekili Sayın Ali Rıza ERTEMÜR'ûn Sayın Başbakanımıza tevcih ettiği, Sayın  Başbakanımızın da kendileri adına tarafımca cevaplandırılmasını tensip ettikleri, 7/12242 esas nolu  yazılı soru önergesi, T.B.M.M. İç Tüzüğünün 99 uncu maddesi gereği, Teftiş Kurulu Başkanlığı ve  TEMSAN A.Ş. Genel Müdürlüğünden alınan yazılı bilgiler doğrultusunda aşağıda  cevaplandırılmaktadır.  Sorular 1.2.4. S. 6:  Enerji ve Tabii Kaynaklar Eski Bakanı Hilmi Güler imzasıyla yayınlanan 17 Nisan 2006 tarih ve 337  sayılı yazıda, yolsuzluk ve usulsüzlüklerle mücadele edileceği, yolsuzlukla ilgili her türlü şikâyet ve  ihbarın dikkat ve titizlikle takip edilerek bildirilmesi hususu yer almaktadır. AKP yolsuzluklarla  mücadele edileceği, yotsuzluklann üzerine korkmadan gidileceği sözünü vererek iktidara gelmiştir.  AKP iktidarı döneminde yolsuzlukla mücadele konusunda ciddi adımlar atılamazken, AKP'ye yakın  çevrelerin yaptığı yolsuzluk ve usulsüzlüklerin boyutu her gün yeni bir skandala neden olduğu iddia  edilmektedir. Bunlardan biride Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına bağlı TEMSAN A.Ş.'de  yaşandığı belirtilmektedir. Konu yazılı ve görsel basında geniş olarak yer almıştır.  Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına bağlı TEMSAN A.Ş.'de Teklif Hazırlama Müdürü olarak  görev yapan Makine Mühendisi Dündar Özüm Bakanlığın 17 Nisan 2006 tarihli yazışım da dikkate  alarak, çalıştığı kurumda yaşanan yolsuzluk ve usulsüzlükleri mail yoluyla sayın bakana gönderdiği  iddia edilmektedir. Mail'de adı geçen Makine Mühendisi Dündar Özüm'ün gönderdiği ilk mailde,  kurum çalışanlarının ikramiyelerinin verilmediği, çalışanların sendikalı ve sendikasız diye ayrıma tabi  tutulduğu iddialarına yer vermiştir. Bu maile yanıt verilememesi üzerine gönderilen 2. mailde ise  kurumda yaşanan kadrolaşma ve ihale yolsuzlukları hakkında ayrıntılı bilgi verilebileceği konusunun  yer aldığı belirtilmektedir. Bakanlık yapılan bu ihban değerlendirmek yerine, şikâyete konu olan genel  müdüre, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanın oluru ile bir yazı göndermiştir. Bunun üzerine adı geçen  çalışanın baskı ve tehdit yoluyla ifadesinin alındığı ve işine tazminatsız olarak son verildiği haberleri  basınımıza yansımıştır. Konuyla ilgili olarak;  Bilgilerinize arz ederim.  EKLER:  Ek-1 önerge Cevabı  Taner YILDIZ  Bakan  DENİZLİ MİLLETVEKİLİ SAYIN ALİ RIZA ERTEMÜR'ÛN  YAZILI SORU ÖNERGESİ VE CEVAPLARI  (7/12242)  - 5 1 5 -
Sayfa 106 -
TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  T.C.  ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANLIĞI  Strateji Geliştirme Başkanlığı  Sayı :B.15.0.SGB.02.610-379  Konu : Yazılı Soru Önergesi  09 MART 2010  003156  TÜRKİYE BÜYÜK MÎLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi: a) TBMM Başkanlığının 08.02.2010 tarih vc A.01.0.GNS.0.10.00.02-41379 sayılı yazısı,  b) Başbakanlığın 11.02.2010 tarih ve B.02.0.KKG.0.12/106-184-28/585 sayılı yazısı.  Denizli Milletvekili Sayın Ali Rıza ERTEMÜR'ûn Sayın Başbakanımıza tevcih ettiği, Sayın  Başbakanımızın da kendileri adına tarafımca cevaplandırılmasını tensip ettikleri, 7/12242 esas nolu  yazılı soru önergesi, T.B.M.M. İç Tüzüğünün 99 uncu maddesi gereği, Teftiş Kurulu Başkanlığı ve  TEMSAN A.Ş. Genel Müdürlüğünden alınan yazılı bilgiler doğrultusunda aşağıda  cevaplandırılmaktadır.  Sorular 1.2.4. S. 6:  Enerji ve Tabii Kaynaklar Eski Bakanı Hilmi Güler imzasıyla yayınlanan 17 Nisan 2006 tarih ve 337  sayılı yazıda, yolsuzluk ve usulsüzlüklerle mücadele edileceği, yolsuzlukla ilgili her türlü şikâyet ve  ihbarın dikkat ve titizlikle takip edilerek bildirilmesi hususu yer almaktadır. AKP yolsuzluklarla  mücadele edileceği, yotsuzluklann üzerine korkmadan gidileceği sözünü vererek iktidara gelmiştir.  AKP iktidarı döneminde yolsuzlukla mücadele konusunda ciddi adımlar atılamazken, AKP'ye yakın  çevrelerin yaptığı yolsuzluk ve usulsüzlüklerin boyutu her gün yeni bir skandala neden olduğu iddia  edilmektedir. Bunlardan biride Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına bağlı TEMSAN A.Ş.'de  yaşandığı belirtilmektedir. Konu yazılı ve görsel basında geniş olarak yer almıştır.  Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına bağlı TEMSAN A.Ş.'de Teklif Hazırlama Müdürü olarak  görev yapan Makine Mühendisi Dündar Özüm Bakanlığın 17 Nisan 2006 tarihli yazışım da dikkate  alarak, çalıştığı kurumda yaşanan yolsuzluk ve usulsüzlükleri mail yoluyla sayın bakana gönderdiği  iddia edilmektedir. Mail'de adı geçen Makine Mühendisi Dündar Özüm'ün gönderdiği ilk mailde,  kurum çalışanlarının ikramiyelerinin verilmediği, çalışanların sendikalı ve sendikasız diye ayrıma tabi  tutulduğu iddialarına yer vermiştir. Bu maile yanıt verilememesi üzerine gönderilen 2. mailde ise  kurumda yaşanan kadrolaşma ve ihale yolsuzlukları hakkında ayrıntılı bilgi verilebileceği konusunun  yer aldığı belirtilmektedir. Bakanlık yapılan bu ihban değerlendirmek yerine, şikâyete konu olan genel  müdüre, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanın oluru ile bir yazı göndermiştir. Bunun üzerine adı geçen  çalışanın baskı ve tehdit yoluyla ifadesinin alındığı ve işine tazminatsız olarak son verildiği haberleri  basınımıza yansımıştır. Konuyla ilgili olarak;  Bilgilerinize arz ederim.  EKLER:  Ek-1 önerge Cevabı  Taner YILDIZ  Bakan  DENİZLİ MİLLETVEKİLİ SAYIN ALİ RIZA ERTEMÜR'ÛN  YAZILI SORU ÖNERGESİ VE CEVAPLARI  (7/12242)  - 5 1 5 - TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  -Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına bağlı TEMSAN A.Ş.'de Teklif Hazırlama M ü d ü r ü  olarak görev yapan Makine Mühendisi Dündar özüm' ün çalıştığı kurumla ilgili ihbarlarda  bulunduğu iddia edilmektedir. Bu iddialar doğru mudur? Doğru ise bu ihbarlarla ilgili ne gibi  işlem yapılmıştır?  -Bu tür şikâyetlerin değerlendirmediği iddiası basınımızda yer almıştır. Enerji ve Tabii  Kaynaklar eski Bakanı Hilmi Güler imzasıyla yayınlanan 17 Nisan 2006 Tarih ve 337 Sayılı yazı  sadece kamuoyunu yanıltmaya yönelik bir girişim midir?  -TEMSAN A.Ş.'de yaşandığı iddia edilen yolsuzluk ve usulsüzlüklerin örtülmeye çalışıldığı  iddiası doğru mudur? Burada yaşanan usulsüzlüklerden bazı çevrelerin çıkar sağladığı iddiası  doğru mudur? Bu odaklar kimlerdir?  -TEMSAN AJŞ.'de yaşandığı iddia edilen yolsuzluk ve usulsüzlükler ilgili açılan bir soruşturma  var mıdır? Sonuçları nedir?  -Yurttaş duyarlılığı, bürokrat sorumluluğu ile kamu malı ve çıkarını korumak içi tüm riskleri  göze alarak, yolsuzluk ve usulsüzlükleri ilgili Bakanlığa bildiren Dündar özüm görevden alınma  gerekçesi nedir? Yolsuzlukla mücadele konusunda önemli bir örnek olan Dündar özüm tekrar  görevine iade edilecek midir?  Cevaplar 1 .2 .4 .5 .6:  Dündar ÖZÜM tarafından 2008 yılında Bakanlığımıza gönderilen tarihsiz şikayet dilekçesindeki  iddialar Bakanlığımız Teftiş Kurulu Başkanlığınca incelenmiştir. Yapılan inceleme neticesinde  TEMSAN A.Ş. Genel Müdürlüğü yetkilileri hakkında cezai ve mali herhangi bir yaptırıma gerek  duyulmamıştır. Yine Dündar ÖZÜM tarafından Bakanlığımıza gönderilen 07.01.2010 tarihli dilekçe  ise Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından değerlendirilmektedir.  TEMSAN A.Ş. Genel Müdürlüğünün iş ve işlemleri ile ilgili olarak iddialar ve ihbarlar Bakanlığımız  Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından incelenerek (12) adet rapor düzenlenmiş olup gereği ve bilgi için  ilgililere gönderilmiştir. Ayrıca (7) adet rapor ise inceleme aşamasındadır.  Dündar ÖZÜM'ün, TEMSAN A.Ş. Genel Müdürlüğü Merkez Disiplin Kurulu kararı ile iş akdi sona  erdirilmiştir. İlgili şahıs iş akdinin feshini müteakip İş Mahkemesine "işe iade davası" açmış ve İş  Mahkemesinde açtığı bu dava reddedilmiştir. Mahkemenin "işe iade ret" karan Yargıtay tarafından da  onanmıştır.  Sorular 3,7:  -Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına bağlı kurum kuruluşlarda yaşandığı iddia edilen  olaylara ilişkin hükümetleriniz döneminde kaç şikâyet yapılmıştır? Bunlardan kaçı  değerlendirilmiştir? Bu şikâyetler hangi konu, kurum ve kuruşları kapsamaktadır? Yargıya  intikal eden dosya var mıdır?  -AKP iktidarlan döneminde yolsuzlukların artmasının nedeni nedir? Etkin mücadele için nasıl  bir önlemler paketi düşünüyorsunuz? Bu konuda acil önlemler paketinizde yeni bir düzenleme  yapacak mısınız?  Cevaplar 3.7:  Yolsuzlukların arttığı iddiaları gerçeği yansıtmamaktadır. 2002-2009 yıllan arasında Bakanlığımıza  bağlı ve ilgili kuruluşlarının işlemlerine ilişkin yapılan ihbar ve şikayetlerin toplam sayısı (661) dir.  Bazı konularda birden fazla rapor düzenlenmekle birlikte toplam olarak (725) rapor düzenlenmiştir.  Hazırlanan (197) adet Ön İnceleme Raporuna konu işler yargıya intikal etmiştir.  - 5 1 6 -
Sayfa 107 -
TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  -Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına bağlı TEMSAN A.Ş.'de Teklif Hazırlama M ü d ü r ü  olarak görev yapan Makine Mühendisi Dündar özüm' ün çalıştığı kurumla ilgili ihbarlarda  bulunduğu iddia edilmektedir. Bu iddialar doğru mudur? Doğru ise bu ihbarlarla ilgili ne gibi  işlem yapılmıştır?  -Bu tür şikâyetlerin değerlendirmediği iddiası basınımızda yer almıştır. Enerji ve Tabii  Kaynaklar eski Bakanı Hilmi Güler imzasıyla yayınlanan 17 Nisan 2006 Tarih ve 337 Sayılı yazı  sadece kamuoyunu yanıltmaya yönelik bir girişim midir?  -TEMSAN A.Ş.'de yaşandığı iddia edilen yolsuzluk ve usulsüzlüklerin örtülmeye çalışıldığı  iddiası doğru mudur? Burada yaşanan usulsüzlüklerden bazı çevrelerin çıkar sağladığı iddiası  doğru mudur? Bu odaklar kimlerdir?  -TEMSAN AJŞ.'de yaşandığı iddia edilen yolsuzluk ve usulsüzlükler ilgili açılan bir soruşturma  var mıdır? Sonuçları nedir?  -Yurttaş duyarlılığı, bürokrat sorumluluğu ile kamu malı ve çıkarını korumak içi tüm riskleri  göze alarak, yolsuzluk ve usulsüzlükleri ilgili Bakanlığa bildiren Dündar özüm görevden alınma  gerekçesi nedir? Yolsuzlukla mücadele konusunda önemli bir örnek olan Dündar özüm tekrar  görevine iade edilecek midir?  Cevaplar 1 .2 .4 .5 .6:  Dündar ÖZÜM tarafından 2008 yılında Bakanlığımıza gönderilen tarihsiz şikayet dilekçesindeki  iddialar Bakanlığımız Teftiş Kurulu Başkanlığınca incelenmiştir. Yapılan inceleme neticesinde  TEMSAN A.Ş. Genel Müdürlüğü yetkilileri hakkında cezai ve mali herhangi bir yaptırıma gerek  duyulmamıştır. Yine Dündar ÖZÜM tarafından Bakanlığımıza gönderilen 07.01.2010 tarihli dilekçe  ise Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından değerlendirilmektedir.  TEMSAN A.Ş. Genel Müdürlüğünün iş ve işlemleri ile ilgili olarak iddialar ve ihbarlar Bakanlığımız  Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından incelenerek (12) adet rapor düzenlenmiş olup gereği ve bilgi için  ilgililere gönderilmiştir. Ayrıca (7) adet rapor ise inceleme aşamasındadır.  Dündar ÖZÜM'ün, TEMSAN A.Ş. Genel Müdürlüğü Merkez Disiplin Kurulu kararı ile iş akdi sona  erdirilmiştir. İlgili şahıs iş akdinin feshini müteakip İş Mahkemesine "işe iade davası" açmış ve İş  Mahkemesinde açtığı bu dava reddedilmiştir. Mahkemenin "işe iade ret" karan Yargıtay tarafından da  onanmıştır.  Sorular 3,7:  -Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına bağlı kurum kuruluşlarda yaşandığı iddia edilen  olaylara ilişkin hükümetleriniz döneminde kaç şikâyet yapılmıştır? Bunlardan kaçı  değerlendirilmiştir? Bu şikâyetler hangi konu, kurum ve kuruşları kapsamaktadır? Yargıya  intikal eden dosya var mıdır?  -AKP iktidarlan döneminde yolsuzlukların artmasının nedeni nedir? Etkin mücadele için nasıl  bir önlemler paketi düşünüyorsunuz? Bu konuda acil önlemler paketinizde yeni bir düzenleme  yapacak mısınız?  Cevaplar 3.7:  Yolsuzlukların arttığı iddiaları gerçeği yansıtmamaktadır. 2002-2009 yıllan arasında Bakanlığımıza  bağlı ve ilgili kuruluşlarının işlemlerine ilişkin yapılan ihbar ve şikayetlerin toplam sayısı (661) dir.  Bazı konularda birden fazla rapor düzenlenmekle birlikte toplam olarak (725) rapor düzenlenmiştir.  Hazırlanan (197) adet Ön İnceleme Raporuna konu işler yargıya intikal etmiştir.  - 5 1 6 - TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  4.- Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Akif Paksoy'un, doğal gaz tüketimindeki  ücretlendirmeye ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız 'ın cevabı (7/12283)  Doğalgaz tüketimi ve fiyatları ile ilgili sorumun Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Sayın  Taner YILDIZ tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.  1- Hükümete geldiğiniz 2002 yMından bu güne kadar ülkemizin doğal gaz ithalatı ve  tüketimi konut/işyeri ve sanayi için ayrı ayrı olmak üzere yıllar itibariyle ne kadar  gerçekleşmiştir? Hükümete gelmezden önceki ithalat toplamı ne kadardır?  2- Hükümetinizce doğal gaz fiyatlarına yapılan zamlara döviz kurları ve petrol fiyatları  gerekçe gösterilmektedir. Döviz kurlarının yükselmesi ve petrol fiyatlarının artması devamlı  olarak tüketimin yoğun olduğu kış aylarına mı denk gelmektedir?  3- Doğal gaza kış aylarında zam yapılırken, yaz mevsimine dönüldüğünde indirim  yapılmasının amacı nedir?  4- Zamların gerekçesinin otomatik fiyatlandırma olduğu ifade edilerek ansızın  yapılırken, indirimlerin bizatihi Sayın Başbakan tarafından açıklanması kamuoyunu  yanıltmaya matuf bir üslup değil midir?  5- Ülkemizin sözleşmelerden kaynaklanan al ya da öde şartından dolayı kullanmadığı  doğal gaza ödemek zorunda kaldığı bir bedel bulunmakta mıdır? Böyle bir ödeme yapıldıysa  2002-2010 dönemi için rakamları açıklar mısınız?  6- Al ya da öde şartından dolayı kullanmadan ödemek zorunda olduğumuz doğal gaza  fiyatlarında indirim yaparak hem vatandaşımızı sevindirmeyi hem de dövizimin heba  edilmemesini düşünüyor musunuz?  7- Doğalgaz tüketiminden alınan vergi miktarı ne kadardır? Bu oranda bir indirime  gitmeyi düşünüyor musunuz?  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  - 5 1 7 -
Sayfa 108 -
TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  4.- Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Akif Paksoy'un, doğal gaz tüketimindeki  ücretlendirmeye ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız 'ın cevabı (7/12283)  Doğalgaz tüketimi ve fiyatları ile ilgili sorumun Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Sayın  Taner YILDIZ tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.  1- Hükümete geldiğiniz 2002 yMından bu güne kadar ülkemizin doğal gaz ithalatı ve  tüketimi konut/işyeri ve sanayi için ayrı ayrı olmak üzere yıllar itibariyle ne kadar  gerçekleşmiştir? Hükümete gelmezden önceki ithalat toplamı ne kadardır?  2- Hükümetinizce doğal gaz fiyatlarına yapılan zamlara döviz kurları ve petrol fiyatları  gerekçe gösterilmektedir. Döviz kurlarının yükselmesi ve petrol fiyatlarının artması devamlı  olarak tüketimin yoğun olduğu kış aylarına mı denk gelmektedir?  3- Doğal gaza kış aylarında zam yapılırken, yaz mevsimine dönüldüğünde indirim  yapılmasının amacı nedir?  4- Zamların gerekçesinin otomatik fiyatlandırma olduğu ifade edilerek ansızın  yapılırken, indirimlerin bizatihi Sayın Başbakan tarafından açıklanması kamuoyunu  yanıltmaya matuf bir üslup değil midir?  5- Ülkemizin sözleşmelerden kaynaklanan al ya da öde şartından dolayı kullanmadığı  doğal gaza ödemek zorunda kaldığı bir bedel bulunmakta mıdır? Böyle bir ödeme yapıldıysa  2002-2010 dönemi için rakamları açıklar mısınız?  6- Al ya da öde şartından dolayı kullanmadan ödemek zorunda olduğumuz doğal gaza  fiyatlarında indirim yaparak hem vatandaşımızı sevindirmeyi hem de dövizimin heba  edilmemesini düşünüyor musunuz?  7- Doğalgaz tüketiminden alınan vergi miktarı ne kadardır? Bu oranda bir indirime  gitmeyi düşünüyor musunuz?  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  - 5 1 7 - TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  T.C.  ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANLIĞI  Strateji Geliştirme Başkanlığı  Sayı :B.15.0.SGB.02.610-380 0 9 MART 2010  Konu :Yazılı Soru Önergesi  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi: TBMM Başkanlığının, 08.02.2010 tarih ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-19543 sayılı yazısı.  Kahramanmaraş Milletvekili Sayın Mehmet Akif PAKSOY'un tarafıma tevcih ettiği 7/12283 esas nolu  yazılı soru önergesi, T.B.M.M. İç Tüzüğünün 99 uncu maddesi gereği, BOTAŞ Genel Müdürlüğü ve  Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan alınan yazılı bilgiler doğrultusunda aşağıda  cevaplandırılmaktadır.  Bilgilerinize arz ederim.  EKLER •  EK-1 Önerge Cevabı T a n e r  Bakan  KAHRAMANMARAŞ MİLLETVEKİLİ SAYIN MEHMET AKİF PAKSOY'UN  YAZILI SORU ÖNERGESİ VE CEVAPLARI  (7/12283)  Soru 1:  Hükümete geldiğiniz 2002 yılından bu güne kadar ülkemizin doğalgaz ithalatı ve tüketimi  konut/işyeri ve sanayi için ayrı ayrı olmak üzere yıllar itibarîyle ne kadar gerçekleşmiştir?  Hükümete gelmezden önceki ithalat toplamı ne kadardır?  jÇevap I:  4646 sayılı Kanunun Geçici 2. Maddesi gereğince mevcut doğalgaz alım veya satım sözleşmelerinin  kısmi veya bütün olarak tüm hak ve yükümlülükleri ile birlikte devredilmesi için 30.11.2005 tarihinde  BOTAŞ Genel Müdürlüğü tarafından ihale gerçekleştirilmiştir. Yapılan ihale sonucunda; Shell Enerji  A.Ş.'ye 12.07.2007 tarihli, Bosphonıs Gaz Corporation A.Ş.'ye 18.10.2007 tarihli, Enerco Enerji San.  ve Tic. A.Ş.'ye 31.12.2008 tarihli, Avrasya Gaz A.Ş.'ye ise 26.02.2009 tarihli Enerji Piyasası  Düzenleme Kurumu Kurul Kararlan ile ithalat lisansı verilmiştir. Bu kapsamda, söz konusu şirketlerden  Shell Aralık 2007, Bosphonıs Gaz 03.01.2009, Enerco ve Avrasyagaz ise 01.04.2009 tarihlerinde ithalat  faaliyetine başlamıştır.  2002 yılına kadar toplam ithalat 105,1 milyar m 3 olarak gerçekleşmiş olup 2002 yılından 2009 yılı  sonuna kadar yıllar itibariyle yapılan toplam ithalat ve tüketim miktarı Enerji Piyasası Düzenleme  Kurumundan alınan verilere göre aşağıdaki tabloda verilmiştir.  TÜKETİM MİKTARI  (Sm»)  İTHALAT MİKTARI  (SmJ)  2003 20.574.000.000 20.829.697.818  2004 22.272.528.240 21.798.103.883  2005 27.348.213.942 26.570.877.915  2006 30.982.063.980 30.220.843.555  2007 35.394.878.230 35.833.043.656  2008 36.865.051.313 37.349.932.970  2009 35.218.839.390 35.773.100.000  - 5 1 8 -
Sayfa 109 -
TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  T.C.  ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANLIĞI  Strateji Geliştirme Başkanlığı  Sayı :B.15.0.SGB.02.610-380 0 9 MART 2010  Konu :Yazılı Soru Önergesi  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi: TBMM Başkanlığının, 08.02.2010 tarih ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-19543 sayılı yazısı.  Kahramanmaraş Milletvekili Sayın Mehmet Akif PAKSOY'un tarafıma tevcih ettiği 7/12283 esas nolu  yazılı soru önergesi, T.B.M.M. İç Tüzüğünün 99 uncu maddesi gereği, BOTAŞ Genel Müdürlüğü ve  Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan alınan yazılı bilgiler doğrultusunda aşağıda  cevaplandırılmaktadır.  Bilgilerinize arz ederim.  EKLER •  EK-1 Önerge Cevabı T a n e r  Bakan  KAHRAMANMARAŞ MİLLETVEKİLİ SAYIN MEHMET AKİF PAKSOY'UN  YAZILI SORU ÖNERGESİ VE CEVAPLARI  (7/12283)  Soru 1:  Hükümete geldiğiniz 2002 yılından bu güne kadar ülkemizin doğalgaz ithalatı ve tüketimi  konut/işyeri ve sanayi için ayrı ayrı olmak üzere yıllar itibarîyle ne kadar gerçekleşmiştir?  Hükümete gelmezden önceki ithalat toplamı ne kadardır?  jÇevap I:  4646 sayılı Kanunun Geçici 2. Maddesi gereğince mevcut doğalgaz alım veya satım sözleşmelerinin  kısmi veya bütün olarak tüm hak ve yükümlülükleri ile birlikte devredilmesi için 30.11.2005 tarihinde  BOTAŞ Genel Müdürlüğü tarafından ihale gerçekleştirilmiştir. Yapılan ihale sonucunda; Shell Enerji  A.Ş.'ye 12.07.2007 tarihli, Bosphonıs Gaz Corporation A.Ş.'ye 18.10.2007 tarihli, Enerco Enerji San.  ve Tic. A.Ş.'ye 31.12.2008 tarihli, Avrasya Gaz A.Ş.'ye ise 26.02.2009 tarihli Enerji Piyasası  Düzenleme Kurumu Kurul Kararlan ile ithalat lisansı verilmiştir. Bu kapsamda, söz konusu şirketlerden  Shell Aralık 2007, Bosphonıs Gaz 03.01.2009, Enerco ve Avrasyagaz ise 01.04.2009 tarihlerinde ithalat  faaliyetine başlamıştır.  2002 yılına kadar toplam ithalat 105,1 milyar m 3 olarak gerçekleşmiş olup 2002 yılından 2009 yılı  sonuna kadar yıllar itibariyle yapılan toplam ithalat ve tüketim miktarı Enerji Piyasası Düzenleme  Kurumundan alınan verilere göre aşağıdaki tabloda verilmiştir.  TÜKETİM MİKTARI  (Sm»)  İTHALAT MİKTARI  (SmJ)  2003 20.574.000.000 20.829.697.818  2004 22.272.528.240 21.798.103.883  2005 27.348.213.942 26.570.877.915  2006 30.982.063.980 30.220.843.555  2007 35.394.878.230 35.833.043.656  2008 36.865.051.313 37.349.932.970  2009 35.218.839.390 35.773.100.000  - 5 1 8 - TBMM B: 71 10 . 3 . 2010  BOTAŞ Genel Müdürlüğü verilerine göre yıllar itibarıyla sektörel doğalgaz tüketimi ise aşağıdaki  tabloda verilmiştir.  ELEKTRİK GÜBRE KONUT SANAYİ TOPLAM SATIŞ milyon m1  2002 11.394 488 2.913 2.271 17.066  2003 " 13.274- 461 3.877 2.961 20.574  2004 13.003 519 4.387 3.830 21.738  2005 15.174 584 5.744 4.968 26.470  2006 16.360 154 7.116 6.393 30.024  2007 19.325 0 7.704 7.459 34.488  2008 19.874 27 7.920 7.817 35.638  2009 17.516 0 7.628 6.447 31.590  Sorular 2.3.4;  -Hükümetinizce doğalgaz fiyatlarına yapılan zamlara döviz kurları ve petrol fiyatları gerekçe  gösterilmektedir. Döviz kurlarının yükselmesi ve petrol fiyatlarının artması devamlı olarak  tüketimin yoğun olduğu kış aylarına mı denk gelmektedir?  -Doğalgaza kış aylarında zam yapılırken, yaz mevsimine dönüldüğünde indirim yapılmasının  amacı nedir?  -Zamların gerekçesinin otomatik fiyatlandırma olduğu ifade edilerek ansızın yapılırken,  indirimlerin bizatihi Sayın Başbakan tarafından açıklanması kamuoyunu yanıltmaya matuf bir  üslup değil midir?  Cevaplar 2 ,3 ,4:  14.02.2008 tarih ve 2008/T-5 sayılı Yüksek Planlama Kurulu Karan ile Enerji KİT'lerinde 01.07.2008  tarihinden itibaren Maliyet Bazlı Fiyatlandırma Mekanizmasına geçilmiştir. BOTAŞ'da bu tarihten  itibaren satış fiyatlarını bu Karar uyannca belirlemekte ve uygulamaktadır. Doğalgaz satış fiyatını  oluşturan unsurlardan biri olan güncel alım fiyattan ise uluslararası ham petrol ve petrol ürünü  fıyatlanna endeksli formüllerle belirlenmektedir. Bu bağlamda güncel alım fiyatlan geçmiş 6-9 aylık  ham petrol ve petrol ürünleri fiyat ortalamasına göre hesaplanmaktadır. Dolayısıyla, ham petrol ve  petrol ürünlerindeki fiyat artışı veya azalışı doğalgaz alım fıyatlanna gecikmeli olarak etki etmektedir.  Önergede belirtildiği gibi, doğalgaza kış aylarında zam yapılırken yaz mevsimine dönüldüğünde indirim  yapılması şeklinde bir strateji söz konusu değildir. Örneğin, 2008 yılı Ağustos ayında konutlara % 20  oranında bir fiyat artışı yapılmışken, 2009 yılı Şubat ayında konutlara % 17 oranında bir indirim  yapılmıştır.  Sorular 5.6;  -Ülkemizin sözleşmelerden kaynaklanan al ya da öde şartından dolayı kullanmadığı doğalgaza  ödemek zorunda kaldığı bir bedel bulunmakta mıdır? Böyle bir ödeme yapıldıysa 2002-2010  dönemi için rakamları açıklar mısınız?  -Al ya da öde şartından dolayı kullanmadan ödemek zorunda olduğumuz doğalgaza fiyatlarında  indirim yaparak hem vatandaşımızı sevindirmeyi hem de dövizimin heba edilmemesini  düşünüyor musunuz?  Cevaplar S. 6:  Doğalgaz ithalat anlaşmalan dünyadaki genel uygulamaya paralel olarak gerek arz güvenliğinin  sağlanması gerekse arz sağlayıcılanmn ve ithalatçıların yapacakları yatırımların büyüklüğü dikkate  alınarak uzun dönemli yapılmakta ve asgari abra taahhüdüne ilişkin hükümler bulunmaktadır. Bu  hükümler çerçevesinde asgari alım taahhüdünün altında kalman miktarlar için o dönemdeki kontrat  fiyattan üzerinden belirli bir oranda ödeme yapılmakta ancak daha sonraki dönemlerde ödemesi peşin  yapılan bu gaz miktarı alınmaktadır. Diğer bir deyişle, yapılan bu ödemeler ön ödeme mahiyetinde olup,  daha sonraki dönemlerde asgari alım taahhütlerinin üzerinde yapılan doğalgaz alımlarına ilişkin  - 5 1 9 -
Sayfa 110 -
TBMM B: 71 10 . 3 . 2010  BOTAŞ Genel Müdürlüğü verilerine göre yıllar itibarıyla sektörel doğalgaz tüketimi ise aşağıdaki  tabloda verilmiştir.  ELEKTRİK GÜBRE KONUT SANAYİ TOPLAM SATIŞ milyon m1  2002 11.394 488 2.913 2.271 17.066  2003 " 13.274- 461 3.877 2.961 20.574  2004 13.003 519 4.387 3.830 21.738  2005 15.174 584 5.744 4.968 26.470  2006 16.360 154 7.116 6.393 30.024  2007 19.325 0 7.704 7.459 34.488  2008 19.874 27 7.920 7.817 35.638  2009 17.516 0 7.628 6.447 31.590  Sorular 2.3.4;  -Hükümetinizce doğalgaz fiyatlarına yapılan zamlara döviz kurları ve petrol fiyatları gerekçe  gösterilmektedir. Döviz kurlarının yükselmesi ve petrol fiyatlarının artması devamlı olarak  tüketimin yoğun olduğu kış aylarına mı denk gelmektedir?  -Doğalgaza kış aylarında zam yapılırken, yaz mevsimine dönüldüğünde indirim yapılmasının  amacı nedir?  -Zamların gerekçesinin otomatik fiyatlandırma olduğu ifade edilerek ansızın yapılırken,  indirimlerin bizatihi Sayın Başbakan tarafından açıklanması kamuoyunu yanıltmaya matuf bir  üslup değil midir?  Cevaplar 2 ,3 ,4:  14.02.2008 tarih ve 2008/T-5 sayılı Yüksek Planlama Kurulu Karan ile Enerji KİT'lerinde 01.07.2008  tarihinden itibaren Maliyet Bazlı Fiyatlandırma Mekanizmasına geçilmiştir. BOTAŞ'da bu tarihten  itibaren satış fiyatlarını bu Karar uyannca belirlemekte ve uygulamaktadır. Doğalgaz satış fiyatını  oluşturan unsurlardan biri olan güncel alım fiyattan ise uluslararası ham petrol ve petrol ürünü  fıyatlanna endeksli formüllerle belirlenmektedir. Bu bağlamda güncel alım fiyatlan geçmiş 6-9 aylık  ham petrol ve petrol ürünleri fiyat ortalamasına göre hesaplanmaktadır. Dolayısıyla, ham petrol ve  petrol ürünlerindeki fiyat artışı veya azalışı doğalgaz alım fıyatlanna gecikmeli olarak etki etmektedir.  Önergede belirtildiği gibi, doğalgaza kış aylarında zam yapılırken yaz mevsimine dönüldüğünde indirim  yapılması şeklinde bir strateji söz konusu değildir. Örneğin, 2008 yılı Ağustos ayında konutlara % 20  oranında bir fiyat artışı yapılmışken, 2009 yılı Şubat ayında konutlara % 17 oranında bir indirim  yapılmıştır.  Sorular 5.6;  -Ülkemizin sözleşmelerden kaynaklanan al ya da öde şartından dolayı kullanmadığı doğalgaza  ödemek zorunda kaldığı bir bedel bulunmakta mıdır? Böyle bir ödeme yapıldıysa 2002-2010  dönemi için rakamları açıklar mısınız?  -Al ya da öde şartından dolayı kullanmadan ödemek zorunda olduğumuz doğalgaza fiyatlarında  indirim yaparak hem vatandaşımızı sevindirmeyi hem de dövizimin heba edilmemesini  düşünüyor musunuz?  Cevaplar S. 6:  Doğalgaz ithalat anlaşmalan dünyadaki genel uygulamaya paralel olarak gerek arz güvenliğinin  sağlanması gerekse arz sağlayıcılanmn ve ithalatçıların yapacakları yatırımların büyüklüğü dikkate  alınarak uzun dönemli yapılmakta ve asgari abra taahhüdüne ilişkin hükümler bulunmaktadır. Bu  hükümler çerçevesinde asgari alım taahhüdünün altında kalman miktarlar için o dönemdeki kontrat  fiyattan üzerinden belirli bir oranda ödeme yapılmakta ancak daha sonraki dönemlerde ödemesi peşin  yapılan bu gaz miktarı alınmaktadır. Diğer bir deyişle, yapılan bu ödemeler ön ödeme mahiyetinde olup,  daha sonraki dönemlerde asgari alım taahhütlerinin üzerinde yapılan doğalgaz alımlarına ilişkin  - 5 1 9 - TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  ödemelerden düşülmektedir. Bu şekilde imzalanan uzun dönemli anlaşmalarda belirlenen ithalat  miktarları ülke içindeki olası uzun vadeli doğalgaz taleplerine dayandırılmaktadır. Ancak çeşitli  varsayımlar altında yapılabilen uzun vadeli talep tahminlerinin bu varsayım lardaki değişiklikler ve/veya  ortaya çıkan ve daha önce öngörülemeyen ulusal ve uluslararası koşullar nedeniyle gerçekleşen tüketim  miktarları ile birebir uyumlu olması her zaman mümkün olmamaktadır.  Bilindiği üzere söz konusu uzun dönemli doğalgaz ithalat anlaşmalarının tümü 2001 yılı ve öncesi diğer  bir deyişle 2001 ekonomik krizi ve 4646 sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanunu öncesi imzalanmıştır. 2001  krizi ülkemiz doğalgaz piyasasını önemli ölçüde etkilemiş ve piyasanın toparlanması belirli bir süreç  almışken bu kez de 2008 yılının son çeyreğinden itibaren ekonomide daralmaya neden olan küresel kriz  nedeniyle özellikle sanayi ve elektrik üretimindeki düşüşler doğalgaz kullanımını da önemli ölçüde  azaltmıştır. Yukarıda sayılan nedenlerle hedeflenen satış hacmine ulaşılmasında zorluklar  yaşanmaktadır. Buna rağmen 2002-2010 yıllan arasında sadece iki yılda ülkemiz için bu yükümlülük  söz konusu olmuştur. Ancak bu durum yukanda da belirtildiği üzere "dövizimizin heba edildiği"  anlamına gelmemekte ileride kullanılacak gazın ön ödemeli olarak alındığı anlamına gelmektedir.  Doğalgaz Alım Satım Anlaşmaları 20-25 yıllık uzun dönemli, uluslararası ilişkiler açısından  ekonomik ve siyasi etkileri olan ticari akitlerdir. Bu anlaşmalann hükümleri ticari gizlilik içermekte  ve içeriğinin açıklanması da sözleşmeye aykınlık teşkil etmektedir. Bu durum gerektiğinde  sözleşmenin feshi veya bu nedenle doğan zarann giderimi gibi yaptınmlara yol açabilecektir. Diğer  taranan, Sözleştneierdeki gizlilik maddesine aykın durumların alıcının veya satıcının üçüncü  şahıslarla taraf olduğu diğer anlaşmalar açısından da ticari sıkıntılar yaratması söz konusudur.  Aynca, 4646 sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanununun 4 üncü maddesinde, ticari gizliliği olan bilgiler  Kurum hariç üçüncü taraflara açıklanamaz ve 7 nci maddesinde de, doğalgaz piyasasında faaliyet  gösteren taraflar ticari yönden hassas bilgi ve belgeleri gizli tutmakla yükümlüdür, hükümleri yer  almaktadır.  Soru 7:  Doğalgaz tüketiminden alman vergi miktarı ne kadardır? Bu oranda bir indirime gitmeyi  düşünüyor musunuz?  Cevan 7;  Konut, ısınma ve sanayide kullanılan doğalgazın ÖTV'si 0,0230 TL/Sm3, motorlu taşıtlarda yakıt  olarak kullanılan sıkıştınlmış doğalgazın ÖTV'si 0,6326 TL/Sm3 olup KDV oranlan ise %18'dir.  Vergi miktarı ile ilgili uygulamalar Maliye Bakanlığı tarafından düzenlenmektedir.  - 5 2 0 -
Sayfa 111 -
TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  ödemelerden düşülmektedir. Bu şekilde imzalanan uzun dönemli anlaşmalarda belirlenen ithalat  miktarları ülke içindeki olası uzun vadeli doğalgaz taleplerine dayandırılmaktadır. Ancak çeşitli  varsayımlar altında yapılabilen uzun vadeli talep tahminlerinin bu varsayım lardaki değişiklikler ve/veya  ortaya çıkan ve daha önce öngörülemeyen ulusal ve uluslararası koşullar nedeniyle gerçekleşen tüketim  miktarları ile birebir uyumlu olması her zaman mümkün olmamaktadır.  Bilindiği üzere söz konusu uzun dönemli doğalgaz ithalat anlaşmalarının tümü 2001 yılı ve öncesi diğer  bir deyişle 2001 ekonomik krizi ve 4646 sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanunu öncesi imzalanmıştır. 2001  krizi ülkemiz doğalgaz piyasasını önemli ölçüde etkilemiş ve piyasanın toparlanması belirli bir süreç  almışken bu kez de 2008 yılının son çeyreğinden itibaren ekonomide daralmaya neden olan küresel kriz  nedeniyle özellikle sanayi ve elektrik üretimindeki düşüşler doğalgaz kullanımını da önemli ölçüde  azaltmıştır. Yukarıda sayılan nedenlerle hedeflenen satış hacmine ulaşılmasında zorluklar  yaşanmaktadır. Buna rağmen 2002-2010 yıllan arasında sadece iki yılda ülkemiz için bu yükümlülük  söz konusu olmuştur. Ancak bu durum yukanda da belirtildiği üzere "dövizimizin heba edildiği"  anlamına gelmemekte ileride kullanılacak gazın ön ödemeli olarak alındığı anlamına gelmektedir.  Doğalgaz Alım Satım Anlaşmaları 20-25 yıllık uzun dönemli, uluslararası ilişkiler açısından  ekonomik ve siyasi etkileri olan ticari akitlerdir. Bu anlaşmalann hükümleri ticari gizlilik içermekte  ve içeriğinin açıklanması da sözleşmeye aykınlık teşkil etmektedir. Bu durum gerektiğinde  sözleşmenin feshi veya bu nedenle doğan zarann giderimi gibi yaptınmlara yol açabilecektir. Diğer  taranan, Sözleştneierdeki gizlilik maddesine aykın durumların alıcının veya satıcının üçüncü  şahıslarla taraf olduğu diğer anlaşmalar açısından da ticari sıkıntılar yaratması söz konusudur.  Aynca, 4646 sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanununun 4 üncü maddesinde, ticari gizliliği olan bilgiler  Kurum hariç üçüncü taraflara açıklanamaz ve 7 nci maddesinde de, doğalgaz piyasasında faaliyet  gösteren taraflar ticari yönden hassas bilgi ve belgeleri gizli tutmakla yükümlüdür, hükümleri yer  almaktadır.  Soru 7:  Doğalgaz tüketiminden alman vergi miktarı ne kadardır? Bu oranda bir indirime gitmeyi  düşünüyor musunuz?  Cevan 7;  Konut, ısınma ve sanayide kullanılan doğalgazın ÖTV'si 0,0230 TL/Sm3, motorlu taşıtlarda yakıt  olarak kullanılan sıkıştınlmış doğalgazın ÖTV'si 0,6326 TL/Sm3 olup KDV oranlan ise %18'dir.  Vergi miktarı ile ilgili uygulamalar Maliye Bakanlığı tarafından düzenlenmektedir.  - 5 2 0 - TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  5.- Kayseri Milletvekili Mehmet Şevki Kulkuloğlu 'nun, bazı kişilere verilen ihalelere,  İki şirkete verilen ihalelere,  İlişkin soruları ve Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay'ın cevabı (7/12300), (7/12301)  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞPNA  Aşağıdaki sorularımın Kültür ve Turizm Bakam Sayın Ertuğrul GÜNAY tarafından  yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.  Saygılarımla  Dr. Mehmet Şevki KULKULOĞLU  Kayseri Milletvekili  2003 yılından bugüne kadar Türkiye genelinde iş yapan, isimSfe adreslerini verdiğim;  Mustafa ÇELİK'efMelikgazi Mah. Bademli Sok. No:9/46 Kayseri), tmran ÇELÎK'e  (Melikgazi Mah. Bademli Sok. No:9/36 Kayseri adresinde mukim), Ahmet YALÇlN'a  (Melikgazi Mah. Bademli Sok. No:9/42 Kayseri adresinde mukim), Vedat ÇAVUŞOĞLU'na  (Yeni Mah. 26. Sok. No:6/2 Kayseri adresinde mukim), Fatih Şahin'e(Alparslan Mah. Farabi  Cad. No:25/15 Kayseri), Salim SABAZ'a (Sivas Cad. Serkan Apt. No: 199/8 Kayseri  adresinde mukim), Sabri ÇELİK'e (Serçeönü Mah. Bayfuat Cad. Mühendisler İşhanı No.24/A  Kocasinan/Kayseri adresinde mukim). Şükrü ZEKlER'e (Alparslan Mah. Mustafa Şimşek  Bulvarı Yeşim Sit. No:77/12 Melikgazi/Kayseri adresinde mukim), Mahmut CABAT'a  (Alparslan Mah. Özler Sok. Ferhan Sit. B Blok No.4/23 Melikgazi Kayseri adresinde mukim).  Macit GÜL'e (Organize Sanayi Bölgesi 18. Cad. No.24 Kayseri adresinde mukim).  Bakanlığınız ve birimlerince verilmiş herhangi bir işletme hakkı, kamu ihalesi, doğrudan  hizmet alımı, var mıdır? Şayet işletme hakkı verildiyse, adı, süresi, yeri, meblağı; ihale  verildiyse, ihale konusu hizmet ve/veya malın cinsi, türü, miktarı ve meblağı; doğrudan  hizmet ve/veya alımı verildiyse, hizmet ve/veya malın cinsi, türü, miktarı ve meblağı ne  kadardır?  - 5 2 1 -
Sayfa 112 -
TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  5.- Kayseri Milletvekili Mehmet Şevki Kulkuloğlu 'nun, bazı kişilere verilen ihalelere,  İki şirkete verilen ihalelere,  İlişkin soruları ve Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay'ın cevabı (7/12300), (7/12301)  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞPNA  Aşağıdaki sorularımın Kültür ve Turizm Bakam Sayın Ertuğrul GÜNAY tarafından  yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.  Saygılarımla  Dr. Mehmet Şevki KULKULOĞLU  Kayseri Milletvekili  2003 yılından bugüne kadar Türkiye genelinde iş yapan, isimSfe adreslerini verdiğim;  Mustafa ÇELİK'efMelikgazi Mah. Bademli Sok. No:9/46 Kayseri), tmran ÇELÎK'e  (Melikgazi Mah. Bademli Sok. No:9/36 Kayseri adresinde mukim), Ahmet YALÇlN'a  (Melikgazi Mah. Bademli Sok. No:9/42 Kayseri adresinde mukim), Vedat ÇAVUŞOĞLU'na  (Yeni Mah. 26. Sok. No:6/2 Kayseri adresinde mukim), Fatih Şahin'e(Alparslan Mah. Farabi  Cad. No:25/15 Kayseri), Salim SABAZ'a (Sivas Cad. Serkan Apt. No: 199/8 Kayseri  adresinde mukim), Sabri ÇELİK'e (Serçeönü Mah. Bayfuat Cad. Mühendisler İşhanı No.24/A  Kocasinan/Kayseri adresinde mukim). Şükrü ZEKlER'e (Alparslan Mah. Mustafa Şimşek  Bulvarı Yeşim Sit. No:77/12 Melikgazi/Kayseri adresinde mukim), Mahmut CABAT'a  (Alparslan Mah. Özler Sok. Ferhan Sit. B Blok No.4/23 Melikgazi Kayseri adresinde mukim).  Macit GÜL'e (Organize Sanayi Bölgesi 18. Cad. No.24 Kayseri adresinde mukim).  Bakanlığınız ve birimlerince verilmiş herhangi bir işletme hakkı, kamu ihalesi, doğrudan  hizmet alımı, var mıdır? Şayet işletme hakkı verildiyse, adı, süresi, yeri, meblağı; ihale  verildiyse, ihale konusu hizmet ve/veya malın cinsi, türü, miktarı ve meblağı; doğrudan  hizmet ve/veya alımı verildiyse, hizmet ve/veya malın cinsi, türü, miktarı ve meblağı ne  kadardır?  - 5 2 1 - TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSt BAŞKANLIĞI'NA  Aşağıdaki sorularımın Kültür ve Turizm Bakam Sayın Ertuğrul GÜNAY tarafından  yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.  Saygılarımla " \  2003 yılından bugüne kadar, Kayseri merkezli ve Türkiye genelinde faaliyet gösteren,  ipek Bilgisayar Endüstri ve Ofis Otomasyon Sistemleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'ye ve  Biletal İç ve Dış Ticaret A.Ş.'ye birlikte ya da ayrı ayrı, Bakanlığınız ve birimlerince verilmiş  herhangi bir işletme hakkı, kamu ihalesi, doğrudan hizmet alımı, var mıdır? Şayet işletme  hakkı verildiyse, adı, süresi, yeri, meblağı; ihale verildiyse, ihale konusu hizmet ve/veya  malın cinsi, türü, miktarı ve meblağı; doğrudan hizmet ve/veya alımı verildiyse, hizmet  ve/veya malın cinsi, türü, miktarı ve meblağı ne kadardır?  K o n u : Soru Önergesi  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi: TBMM Başkanlığı Kanunlar ve Kararlar Dairesi Başkanbğırun 08/02/2010 tarihli ve  A.Ol.O.GNS.0.10.00.02-19543 sayılı yazısı.  Kayseri Milletvekili Dr. Mehmet Şevki KULKULOĞLU'nun 7/12300 Esas No'lu  soru önergesinde bahsi geçen kişilere Bakanlığımızca verilen herhangi bir işletme hakkı,  kamu ihalesi ve doğrudan hizmet alımı bulunmamakta olup 7/12301 Esas No'lu soru  önergesinin cevabı ekte sunulmaktadır.  T.C.  KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI  Strateji Geliştirme Başkanlığı  Sayı : B.16.0-SGB.0.10.01.00/610 - 49692 0 9 / 0 3 / 2 0 1 0  Bilgilerini arz ederim.  EK- Cevap Ertuğrul GÜNAY  Bakan  - 5 2 2 -
Sayfa 113 -
TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSt BAŞKANLIĞI'NA  Aşağıdaki sorularımın Kültür ve Turizm Bakam Sayın Ertuğrul GÜNAY tarafından  yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.  Saygılarımla " \  2003 yılından bugüne kadar, Kayseri merkezli ve Türkiye genelinde faaliyet gösteren,  ipek Bilgisayar Endüstri ve Ofis Otomasyon Sistemleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'ye ve  Biletal İç ve Dış Ticaret A.Ş.'ye birlikte ya da ayrı ayrı, Bakanlığınız ve birimlerince verilmiş  herhangi bir işletme hakkı, kamu ihalesi, doğrudan hizmet alımı, var mıdır? Şayet işletme  hakkı verildiyse, adı, süresi, yeri, meblağı; ihale verildiyse, ihale konusu hizmet ve/veya  malın cinsi, türü, miktarı ve meblağı; doğrudan hizmet ve/veya alımı verildiyse, hizmet  ve/veya malın cinsi, türü, miktarı ve meblağı ne kadardır?  K o n u : Soru Önergesi  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi: TBMM Başkanlığı Kanunlar ve Kararlar Dairesi Başkanbğırun 08/02/2010 tarihli ve  A.Ol.O.GNS.0.10.00.02-19543 sayılı yazısı.  Kayseri Milletvekili Dr. Mehmet Şevki KULKULOĞLU'nun 7/12300 Esas No'lu  soru önergesinde bahsi geçen kişilere Bakanlığımızca verilen herhangi bir işletme hakkı,  kamu ihalesi ve doğrudan hizmet alımı bulunmamakta olup 7/12301 Esas No'lu soru  önergesinin cevabı ekte sunulmaktadır.  T.C.  KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI  Strateji Geliştirme Başkanlığı  Sayı : B.16.0-SGB.0.10.01.00/610 - 49692 0 9 / 0 3 / 2 0 1 0  Bilgilerini arz ederim.  EK- Cevap Ertuğrul GÜNAY  Bakan  - 5 2 2 - TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  KAYSERİ MİLLETVEKİLİ DR. MEHMET ŞEVKİ KULKULOĞLU'NUN 7/12301 ESAS  NO'LU YAZILI SORU ÖNERGESİNE BAKANLIĞIMIZCA HAZIRLANAN CEVAP  SORU : 2003 yılında bugüne kadar, Kayseri merkezli ve Türkiye genelinde faaliyet  gösteren, İpek Bilgisayar Endüstri ve Ofis Otomasyon Sistemleri Sanayi ve Ticaret Ltd.  Şti.'ye ve Biletal İç ve Dış Ticaret A.Ş.'ye birlikte ya da ayrı ayrı, Bakanlığınız ve birimlerince  verilmiş herhangi bir işletme hakkı, kamu ihalesi, doğrudan hizmet alımı var mıdır? Şayet  işletme hakkı verildiyse, adı, süresi, yeri, meblağı; ihale verildiyse, ihale konusu hizmet  ve/veya malın cinsi, türü, miktarı ve meblağı; doğrudan hizmet ve/veya alımı verildiyse,  hizmet ve/veya malın cinsi, türü, miktarı ve meblağı ne kadardır?  CEVAP : Önergede adı geçen firmalardan Biletal İç ve Dış Ticaret A.Ş. firması  Bakanlığımıza bağlı Topkapı Sarayı Müzesi ile Efes Müzesi'nde yer alan sesli rehberlik  sisteminin tesisi ve işletimini gerçekleştirmekte olup söz konusu işe ilişkin ihale 26/06/2007 - 26/06/2012 tarihleri arasındaki 5 yıllık dönemi kapsamaktadır.  İhalenin sözleşme bedeli 186.250.-TL olup yapılan sözleşme gereğince yüklenici ay  içerisinde kiraya verdiği rehber, sattığı ürünler ve reklam gelirleri de dahil olmak üzere her  ay elde ettiği toplam brüt gelirinin (KDV dahil) ihale sonucu belirlenmiş olan %49'unu ilgili  olduğu ayı takip eden ayın en geç 15'ine kadar Döner Sermaye İşletmesi Merkez Müdürlüğü  hesabına yatırmaktadır.  Yüklenici firmanın tekrar kiralamak ya da sözleşme süresini uzatmak üzere herhangi  bir imtiyazı yoktur.  Topkapı Sarayı Müzesi ve Efes Müzesi tek bir ihale ile gerçekleştirilmiş olup yapılması  planlanan ihalelerin duyurusu Bakanlığımız VVeb sitesinde yayınlanmaktadır.  Önergede değinilen diğer firma olan İpek Bilgisayar Endüstri ve Ofis Otomasyon  Sistemleri Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. ile Bakanlığımız arasında akdedilen herhangi bir sözleşme  bulunmamaktadır.  - 5 2 3 -
Sayfa 114 -
TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  KAYSERİ MİLLETVEKİLİ DR. MEHMET ŞEVKİ KULKULOĞLU'NUN 7/12301 ESAS  NO'LU YAZILI SORU ÖNERGESİNE BAKANLIĞIMIZCA HAZIRLANAN CEVAP  SORU : 2003 yılında bugüne kadar, Kayseri merkezli ve Türkiye genelinde faaliyet  gösteren, İpek Bilgisayar Endüstri ve Ofis Otomasyon Sistemleri Sanayi ve Ticaret Ltd.  Şti.'ye ve Biletal İç ve Dış Ticaret A.Ş.'ye birlikte ya da ayrı ayrı, Bakanlığınız ve birimlerince  verilmiş herhangi bir işletme hakkı, kamu ihalesi, doğrudan hizmet alımı var mıdır? Şayet  işletme hakkı verildiyse, adı, süresi, yeri, meblağı; ihale verildiyse, ihale konusu hizmet  ve/veya malın cinsi, türü, miktarı ve meblağı; doğrudan hizmet ve/veya alımı verildiyse,  hizmet ve/veya malın cinsi, türü, miktarı ve meblağı ne kadardır?  CEVAP : Önergede adı geçen firmalardan Biletal İç ve Dış Ticaret A.Ş. firması  Bakanlığımıza bağlı Topkapı Sarayı Müzesi ile Efes Müzesi'nde yer alan sesli rehberlik  sisteminin tesisi ve işletimini gerçekleştirmekte olup söz konusu işe ilişkin ihale 26/06/2007 - 26/06/2012 tarihleri arasındaki 5 yıllık dönemi kapsamaktadır.  İhalenin sözleşme bedeli 186.250.-TL olup yapılan sözleşme gereğince yüklenici ay  içerisinde kiraya verdiği rehber, sattığı ürünler ve reklam gelirleri de dahil olmak üzere her  ay elde ettiği toplam brüt gelirinin (KDV dahil) ihale sonucu belirlenmiş olan %49'unu ilgili  olduğu ayı takip eden ayın en geç 15'ine kadar Döner Sermaye İşletmesi Merkez Müdürlüğü  hesabına yatırmaktadır.  Yüklenici firmanın tekrar kiralamak ya da sözleşme süresini uzatmak üzere herhangi  bir imtiyazı yoktur.  Topkapı Sarayı Müzesi ve Efes Müzesi tek bir ihale ile gerçekleştirilmiş olup yapılması  planlanan ihalelerin duyurusu Bakanlığımız VVeb sitesinde yayınlanmaktadır.  Önergede değinilen diğer firma olan İpek Bilgisayar Endüstri ve Ofis Otomasyon  Sistemleri Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. ile Bakanlığımız arasında akdedilen herhangi bir sözleşme  bulunmamaktadır.  - 5 2 3 - TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  6.- Antalya Milletvekili Hüseyin Yıldız'ın, bazı ilçelerdeki turizm yatırımlarına ve bir kayak  merkezi projesine ilişkin sorusu ve Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay 'ın cevabı (7/12303)  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞl'NA  Aşağıda belirtilmiş olan sorularımın Kültür ve Turizm Bakanı Sayın Ertuğrul GÜNAY  tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını saygılarımla arz ederim. 26.01.2010  Bakanlığınız sorumluluğunda olan konular dahilinde yapılmış planlamalarla ilgili olarak;  1. önümüzdeki 10 yıllık süreç için bir stratejik plan yapılmış mıdır? Yapılmış ise;  stratejik plan dahilinde Alanya-Gazipaşa ilçelerinin gelişimini olumlu etkileyecek  hangi yatırımlar söz konusudur?  2. Turizme öncülük eden Alanya ve Gazipaşa ilçeleri için planlanmış ve 10 yıla kadar  gerçekleşmesi hedeflenen bir turizm yatırımı var mıdır?  3. Akdağ Kayak Merkezi Projesi'nin hayata geçirilebilmesi için neye ihtiyaç  duyulmaktadır? İhtiyaç giderildiği taktirde proje ne kadar sürede gerçekleşebilir?  thtiyaç giderilmediği taktirde; Orman Bakanlığı ile Turizm Bakanlığı arasında sonuç  alınamayan yazışmalar devam mı edecektir, yoksa Turizm Bakanlığı olarak bu  projenin hayata geçirilmesi için bölgede alternatif bir alan çalışması yaptırılacak  mıdır?  İlgi: TBMM Başkanlığı Kanunlar ve Kararlar Dairesi Başkanlığının 08/02/2010 tarihli ve  A.Ol.O.GNS.0.10.00.02-19543 sayılı yazısı.  Antalya Milletvekili Sayın- Hüseyin YILDIZ'ın 7/12303 Esas No'lu soru  önergesinin cevabı ekte sunulmaktadır.  T.C.  KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI  Strateji Geliştirme Başkanlığı  Sayı :B.16.0.SGB.0.10.01.00/610-49696 0 9 /  K o n u : Soru Önergesi  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  0 9 / 0 3 / 2 0 1 0  Bilgilerini arz ederim.  Ertuğrul GÜNAY  Bakan EK: Cevap  - 5 2 4 -
Sayfa 115 -
TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  6.- Antalya Milletvekili Hüseyin Yıldız'ın, bazı ilçelerdeki turizm yatırımlarına ve bir kayak  merkezi projesine ilişkin sorusu ve Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay 'ın cevabı (7/12303)  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞl'NA  Aşağıda belirtilmiş olan sorularımın Kültür ve Turizm Bakanı Sayın Ertuğrul GÜNAY  tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını saygılarımla arz ederim. 26.01.2010  Bakanlığınız sorumluluğunda olan konular dahilinde yapılmış planlamalarla ilgili olarak;  1. önümüzdeki 10 yıllık süreç için bir stratejik plan yapılmış mıdır? Yapılmış ise;  stratejik plan dahilinde Alanya-Gazipaşa ilçelerinin gelişimini olumlu etkileyecek  hangi yatırımlar söz konusudur?  2. Turizme öncülük eden Alanya ve Gazipaşa ilçeleri için planlanmış ve 10 yıla kadar  gerçekleşmesi hedeflenen bir turizm yatırımı var mıdır?  3. Akdağ Kayak Merkezi Projesi'nin hayata geçirilebilmesi için neye ihtiyaç  duyulmaktadır? İhtiyaç giderildiği taktirde proje ne kadar sürede gerçekleşebilir?  thtiyaç giderilmediği taktirde; Orman Bakanlığı ile Turizm Bakanlığı arasında sonuç  alınamayan yazışmalar devam mı edecektir, yoksa Turizm Bakanlığı olarak bu  projenin hayata geçirilmesi için bölgede alternatif bir alan çalışması yaptırılacak  mıdır?  İlgi: TBMM Başkanlığı Kanunlar ve Kararlar Dairesi Başkanlığının 08/02/2010 tarihli ve  A.Ol.O.GNS.0.10.00.02-19543 sayılı yazısı.  Antalya Milletvekili Sayın- Hüseyin YILDIZ'ın 7/12303 Esas No'lu soru  önergesinin cevabı ekte sunulmaktadır.  T.C.  KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI  Strateji Geliştirme Başkanlığı  Sayı :B.16.0.SGB.0.10.01.00/610-49696 0 9 /  K o n u : Soru Önergesi  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  0 9 / 0 3 / 2 0 1 0  Bilgilerini arz ederim.  Ertuğrul GÜNAY  Bakan EK: Cevap  - 5 2 4 - TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  ANTALYA MİLLETVEKİLİ SAYIN HÜSEYİN YILDIZ'IN 7/12303 ESAS NO'LU  YAZILI SORU ÖNERGESİNE BAKANLIĞIMIZCA HAZIRLANAN CEVAP  Bakanlığınız sorumluluğunda olan konular dahilinde yapılmış planlamalarla ilgili  olarak;  SORU 1: Önümüzdeki 10 yıllık süreç için bir stratejik plan yapılmış mıdır? Yapılmış  ise; stratejik plan dahilinde Alanya-Gazipaşa ilçelerin gelişimini olumlu etkileyecek hangi  yatırımlar sÖ2 konusudur?  CEVAP 1 : Bakanlığımız 2010 Yatırım Programında yer alan Alanya-Çıplaklı  Kanalizasyon Hatları Yapımı için 1.500.000.-TL, Alanya Oba/Tosmur/Cikcilli Altyapı  Uygulamaları için 2.000.000.-TL, Alanya-Türkler 2.Etap Kanalizasyon Kolektör ve Terfi  Merkezi Yapımı için 2.000.000.-TL ve Alanya Katı Atık Tesisi Yapımı için 1.000.000.-TL  ödenek tahsis edilmiştir.  Ayrıca, Gazipaşa Atıksu Arıtma Tesisi Yapımı için Bakanlığımız 2009 Yılı Yatırım  Programına 2.500.000.-TL ödenek konulmuş ve l.OOO.OOO.-TL'si Belediyesine gönderilmiştir.  Ancak, Belediyesi tarafından arıtma tesisi projesinde yapılan değişiklik nedeniyle ihalesi  iptal edildiğinden, kalan ödeneği gönderilmemiştir. Belediyesi tarafından atıksu arıtma  tesisinin yapımı için 2010 yılında yardım talebinde bulunulmuş olup, Bakanlığımız bütçe  imkanları çerçevesinde değerlendirilmeye çalışılacaktır.  SORU 2 : Turizme öncülük eden Alanya ve Gazipaşa ilçeleri için planlanmış ve 10  yıla kadar gerçekleşmesi hedeflenen bir turizm yatırımı var mıdır?  CEVAP 2 : Gazi Paşa Turizm Merkezi 13/09/1989 tarihli ve 20281 sayılı Resmi  Gazetede ilan dilerek yürürlüğe girmiştir. 1/5.000 Ölçekli Nazım İmar Planı ve 1/1.000  Ölçekli Uygulama İmar Planı 28/06/2007 tarihinde Bakanlığımızca onaylanmıştır. Söz  konusu planlama alanının büyük bir bölümü III. Derece Doğal Sit alanı kapsamında  kaldığından turizm merkezi içerisinde düşük yoğunluklu yapılaşma önerilmiştir. Gazipaşa  Turizm Merkezi planlama alanı toplamda 190 ha. olup bu alanın yaklaşık 80 ha'lık bölümü  turizm tesisi olarak planlanmış ve 10.000 yatak kapasitesi öngörülmüştür. Bölgede devam  eden yat limanı ve hava limanı projelerinin tamamlanarak işletmeye geçmesi durumunda  yörede turizm yatırım ve hareketlerinde önemli artışların olabileceği beklenilmektedir.  - 5 2 5 -
Sayfa 116 -
TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  ANTALYA MİLLETVEKİLİ SAYIN HÜSEYİN YILDIZ'IN 7/12303 ESAS NO'LU  YAZILI SORU ÖNERGESİNE BAKANLIĞIMIZCA HAZIRLANAN CEVAP  Bakanlığınız sorumluluğunda olan konular dahilinde yapılmış planlamalarla ilgili  olarak;  SORU 1: Önümüzdeki 10 yıllık süreç için bir stratejik plan yapılmış mıdır? Yapılmış  ise; stratejik plan dahilinde Alanya-Gazipaşa ilçelerin gelişimini olumlu etkileyecek hangi  yatırımlar sÖ2 konusudur?  CEVAP 1 : Bakanlığımız 2010 Yatırım Programında yer alan Alanya-Çıplaklı  Kanalizasyon Hatları Yapımı için 1.500.000.-TL, Alanya Oba/Tosmur/Cikcilli Altyapı  Uygulamaları için 2.000.000.-TL, Alanya-Türkler 2.Etap Kanalizasyon Kolektör ve Terfi  Merkezi Yapımı için 2.000.000.-TL ve Alanya Katı Atık Tesisi Yapımı için 1.000.000.-TL  ödenek tahsis edilmiştir.  Ayrıca, Gazipaşa Atıksu Arıtma Tesisi Yapımı için Bakanlığımız 2009 Yılı Yatırım  Programına 2.500.000.-TL ödenek konulmuş ve l.OOO.OOO.-TL'si Belediyesine gönderilmiştir.  Ancak, Belediyesi tarafından arıtma tesisi projesinde yapılan değişiklik nedeniyle ihalesi  iptal edildiğinden, kalan ödeneği gönderilmemiştir. Belediyesi tarafından atıksu arıtma  tesisinin yapımı için 2010 yılında yardım talebinde bulunulmuş olup, Bakanlığımız bütçe  imkanları çerçevesinde değerlendirilmeye çalışılacaktır.  SORU 2 : Turizme öncülük eden Alanya ve Gazipaşa ilçeleri için planlanmış ve 10  yıla kadar gerçekleşmesi hedeflenen bir turizm yatırımı var mıdır?  CEVAP 2 : Gazi Paşa Turizm Merkezi 13/09/1989 tarihli ve 20281 sayılı Resmi  Gazetede ilan dilerek yürürlüğe girmiştir. 1/5.000 Ölçekli Nazım İmar Planı ve 1/1.000  Ölçekli Uygulama İmar Planı 28/06/2007 tarihinde Bakanlığımızca onaylanmıştır. Söz  konusu planlama alanının büyük bir bölümü III. Derece Doğal Sit alanı kapsamında  kaldığından turizm merkezi içerisinde düşük yoğunluklu yapılaşma önerilmiştir. Gazipaşa  Turizm Merkezi planlama alanı toplamda 190 ha. olup bu alanın yaklaşık 80 ha'lık bölümü  turizm tesisi olarak planlanmış ve 10.000 yatak kapasitesi öngörülmüştür. Bölgede devam  eden yat limanı ve hava limanı projelerinin tamamlanarak işletmeye geçmesi durumunda  yörede turizm yatırım ve hareketlerinde önemli artışların olabileceği beklenilmektedir.  - 5 2 5 - TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  SORU 3 : Akdağ Kayak Merkezi Projesi'nin hayata geçirilebilmesi için neye ihtiyaç  duyulmaktadır? İhtiyaç giderildiği takdirde proje ne kadar sürede gerçekleşebilir? İhtiyaç  giderilmediği takdirde; Çevre ve Orman Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı arasında  sonuç alınmayan yazışmalar devam mı edecektir, yoksa Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak  bu projenin hayata geçirilmesi için bölgede alternatif bir alan çalışması yaptınlacak mıdır?  CEVAP 3 : Alanya Akdağ Kış Sporları Turizm Merkezi 17/02/1995 tarihli ve 22205  sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. 08/12/1998 tarihinde 1/25.000  ölçekli Çevre Düzeni Planı Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca onaylanmıştır.  Plan kapsamında turizm tesis alanlarının iki etapta ele alınması öngörülmüştür. Çevre  Düzeni Planındaki turizm tesis alanlarına ilişkin 1/5.000 ölçekli Nazım İmar Planı 11/01/2001  tarihinde Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca onaylanmıştır. Nazım İmar Planına göre l.etap  oteller bölgesine ilişkin 1/1.000 ölçekli Uygulama İmar Planı 14/02/2002 tarihinde  Bakanlığımızca onaylanmıştır. İmar Planında 3.200 kişi/saat kapasiteli 3 adet mekanik tesis  ve oteller bölgesinde 3.000 yatak kapasiteli turizm tesis alanı önerilmiştir.  Turizm Merkezinin tamamı Alanya Dimçayt Yaban Hayatı Geliştirme Sahası  kapsamında kaldığından, anılan sahaya ilişkin hazırlanan Gelişme ve Yönetim Planında  "Rekreasyon Alt Bölgesi" kullanımında kalan alanda nitelikli ve uluslararası nitelikte bir kış  turizm merkezi oluşturulabilmesi için bazı düzenlemelerin yapılması gerekmektedir. Bu  konudaki çalışmalar Çevre ve Orman Bakanlığıyla koordineli olarak yürütülmektedir.  - 5 2 6 -
Sayfa 117 -
TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  SORU 3 : Akdağ Kayak Merkezi Projesi'nin hayata geçirilebilmesi için neye ihtiyaç  duyulmaktadır? İhtiyaç giderildiği takdirde proje ne kadar sürede gerçekleşebilir? İhtiyaç  giderilmediği takdirde; Çevre ve Orman Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı arasında  sonuç alınmayan yazışmalar devam mı edecektir, yoksa Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak  bu projenin hayata geçirilmesi için bölgede alternatif bir alan çalışması yaptınlacak mıdır?  CEVAP 3 : Alanya Akdağ Kış Sporları Turizm Merkezi 17/02/1995 tarihli ve 22205  sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. 08/12/1998 tarihinde 1/25.000  ölçekli Çevre Düzeni Planı Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca onaylanmıştır.  Plan kapsamında turizm tesis alanlarının iki etapta ele alınması öngörülmüştür. Çevre  Düzeni Planındaki turizm tesis alanlarına ilişkin 1/5.000 ölçekli Nazım İmar Planı 11/01/2001  tarihinde Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca onaylanmıştır. Nazım İmar Planına göre l.etap  oteller bölgesine ilişkin 1/1.000 ölçekli Uygulama İmar Planı 14/02/2002 tarihinde  Bakanlığımızca onaylanmıştır. İmar Planında 3.200 kişi/saat kapasiteli 3 adet mekanik tesis  ve oteller bölgesinde 3.000 yatak kapasiteli turizm tesis alanı önerilmiştir.  Turizm Merkezinin tamamı Alanya Dimçayt Yaban Hayatı Geliştirme Sahası  kapsamında kaldığından, anılan sahaya ilişkin hazırlanan Gelişme ve Yönetim Planında  "Rekreasyon Alt Bölgesi" kullanımında kalan alanda nitelikli ve uluslararası nitelikte bir kış  turizm merkezi oluşturulabilmesi için bazı düzenlemelerin yapılması gerekmektedir. Bu  konudaki çalışmalar Çevre ve Orman Bakanlığıyla koordineli olarak yürütülmektedir.  - 5 2 6 - TBMM B:71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  7.- Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Akif Paksoy 'un, Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme  Kurumundaki bazı atamalara ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan 'ın  cevabı (7/12336)  Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumunda yapılan atamalar hakkındaki sorumun  Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Sayın Ali BABACAN tarafından yazılı olarak ı  1- Medyada, Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumunda sizden önceki ilişkili  Bakan döneminde ilgili Bakanın makamında çalışan altı kişinin Kuruma başkanlık müşaviri,  programcı, veri hazırlama kontrol işletmeni, şoför kadrolarına atandığına ilişkin haberler yer  almıştır. Bu husus doğru mudur? Halen bu kişilerin görevleri devam etmekte midir? Bahse  konu atamalar yapılırken ilgililerde mevzuatın aradığı kriterler gözetilmiş midir? Ayrı ayrı  olmak üzere açıklar mısınız?  2- Kurumun sizinle ilişkili bulunduğu dönemde Kurum Başkanı Mehmet KÜÇÜK'ün;  sekreterini Açık öğretim Fakültesi'nin iki yılık bölümünü bitirir bitirmez VHKÎ kadrosundan  programcı kadrosuna, bunun hemen ardından; aynı okul mezunu VHKİ kadrosundaki iki  personelden, bir kurul üyesinin sekreterini çözümleyici, diğer personeli ise programcı  kadrolarına atadığı doğru mudur?  3- Zikredilen personellerin bulundukları eski kadroları ile yeni atandıkları kadroları  arasında özlük haklan bakımından (ücret vb) bir fark bulunmakta mıdır. Bulunmaktaysa ne  kadardır? Söz konusu atamaların sebebi hizmet ihtiyaçları mı, yoksa ilgili personelin özlük  haklarını iyileştirmek midir.  4- Zikredilen personel atandıkları kadroları ile ilgili kamuda istenen kriterlere (sınav,  sertifika, eğitim vb) sahip midir? Bu personel halen eski görevlerinde mi, yoksa kamunun  diğer birimlerinde olduğu gibi bilgi işlem birimlerinde mi çalışmaktadırlar? Bilgi işlem  biriminde çalışmaya başlamışlarsa ne zaman başlamışlardır?  5- Kurumda aynı durumda çok sayıda VHKt kadrosunda personel bulunduğu göz önüne  alındığında bahse konu personel bu görevlere hangi gerekçeyle atanmıştır? Sınırlı sayıdaki bu  kadrolara, amacına uygun olarak bilgi işlem sisteminden yararlanmak için nitelikli (ilgili  alanda eğitim almış) personelin atanması gerektiğini düşünüyor musunuz?  6- Kamunun diğer birimlerinde bu tür görevlerin sınava (unvan değişikliği/görevde  yükselme) tabi olduğu bilinmektedir. Bu kapsamda zikredilen kurumun görevde yükselme ve  unvan değişikliğini düzenleyen bir yönetmeliği bulunmakta mıdır? Bulunmaktaysa söz  konusu alama işlemleri nasıl gerçekleştirilmiştir.  7- Zikredilen konularla ilgili bir inceleme yaptırmayı vc usulsiiz/etik ilkelere aykırı  bulduğunuz atamaları iptal ettirmeyi düşünüyor musunuz?  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  cevaplandırılmasını arz ederim.  - 5 2 7 -
Sayfa 118 -
TBMM B:71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  7.- Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Akif Paksoy 'un, Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme  Kurumundaki bazı atamalara ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan 'ın  cevabı (7/12336)  Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumunda yapılan atamalar hakkındaki sorumun  Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Sayın Ali BABACAN tarafından yazılı olarak ı  1- Medyada, Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumunda sizden önceki ilişkili  Bakan döneminde ilgili Bakanın makamında çalışan altı kişinin Kuruma başkanlık müşaviri,  programcı, veri hazırlama kontrol işletmeni, şoför kadrolarına atandığına ilişkin haberler yer  almıştır. Bu husus doğru mudur? Halen bu kişilerin görevleri devam etmekte midir? Bahse  konu atamalar yapılırken ilgililerde mevzuatın aradığı kriterler gözetilmiş midir? Ayrı ayrı  olmak üzere açıklar mısınız?  2- Kurumun sizinle ilişkili bulunduğu dönemde Kurum Başkanı Mehmet KÜÇÜK'ün;  sekreterini Açık öğretim Fakültesi'nin iki yılık bölümünü bitirir bitirmez VHKÎ kadrosundan  programcı kadrosuna, bunun hemen ardından; aynı okul mezunu VHKİ kadrosundaki iki  personelden, bir kurul üyesinin sekreterini çözümleyici, diğer personeli ise programcı  kadrolarına atadığı doğru mudur?  3- Zikredilen personellerin bulundukları eski kadroları ile yeni atandıkları kadroları  arasında özlük haklan bakımından (ücret vb) bir fark bulunmakta mıdır. Bulunmaktaysa ne  kadardır? Söz konusu atamaların sebebi hizmet ihtiyaçları mı, yoksa ilgili personelin özlük  haklarını iyileştirmek midir.  4- Zikredilen personel atandıkları kadroları ile ilgili kamuda istenen kriterlere (sınav,  sertifika, eğitim vb) sahip midir? Bu personel halen eski görevlerinde mi, yoksa kamunun  diğer birimlerinde olduğu gibi bilgi işlem birimlerinde mi çalışmaktadırlar? Bilgi işlem  biriminde çalışmaya başlamışlarsa ne zaman başlamışlardır?  5- Kurumda aynı durumda çok sayıda VHKt kadrosunda personel bulunduğu göz önüne  alındığında bahse konu personel bu görevlere hangi gerekçeyle atanmıştır? Sınırlı sayıdaki bu  kadrolara, amacına uygun olarak bilgi işlem sisteminden yararlanmak için nitelikli (ilgili  alanda eğitim almış) personelin atanması gerektiğini düşünüyor musunuz?  6- Kamunun diğer birimlerinde bu tür görevlerin sınava (unvan değişikliği/görevde  yükselme) tabi olduğu bilinmektedir. Bu kapsamda zikredilen kurumun görevde yükselme ve  unvan değişikliğini düzenleyen bir yönetmeliği bulunmakta mıdır? Bulunmaktaysa söz  konusu alama işlemleri nasıl gerçekleştirilmiştir.  7- Zikredilen konularla ilgili bir inceleme yaptırmayı vc usulsiiz/etik ilkelere aykırı  bulduğunuz atamaları iptal ettirmeyi düşünüyor musunuz?  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  cevaplandırılmasını arz ederim.  - 5 2 7 - TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  T.C.  DEVLET BAKANLIĞI VE BAŞBAKAN YARDIMCILIĞI  Sayı :B.02.0.003/13 - 546 1 0 / 0 3 / 2 0 1 0  Konu : 7/12336 sayılı  yazılı soru önergesi  TÜRKİYE BÜYÜK MÎLLET MECLİSt BAŞKANLIĞINA  i lg i : TBMM Başkanlığının 08/02/2010 tarih ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-7/12336- 19636/41344 sayılı yazısı.  ilgi yazı eki Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Akif PAKSOY tarafından Türkiye  Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunulan 7/12336 sayılı yazılı soru önergesinin cevabına  ilişkin olarak, Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumunun yazısı ekte sunulmaktadır.  Bilgilerine arz ederim.  Ali BABACAN  Ek : TAPDK'nın 04/03/2010 tarih ve D e y l e t B a k a m y e B a ş b a k a n Yardımcısı  1977 sayılı yazısı ve eki  T.C.  TÜTÜN VE ALKOL PİYASASI DÜZENLEME KURUMU  İnsan Kaynakları ve Destek Hizmetleri Daire Başkanlığı  Sayı : B.62.0.TDK.0.71.00.01/ 0 4. 03. 1 0 fi 1 97 7  Konu : Soru önergesi  DEVLET BAKANLIĞI VE BAŞBAKAN YARDIMCILIĞINA  (Sayın Ali BABACAN)  İlgi: 10/02/2010 tarihli ve B.02.0.003/13/383 sayılı evrak akış talimat formu.  İlgide kayıtlı evrak akış ve talimat fonnu ekinde yer alan yazı eki soru önergesi  cevaplandırılarak ekte sunulmaktadır.  Bilgilerinize arz ederim. ^ * ~ \  S Dr. Mehmet KÜÇÜK  E K : l ' Y ™ Başkan  - 5 2 8 -
Sayfa 119 -
TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  T.C.  DEVLET BAKANLIĞI VE BAŞBAKAN YARDIMCILIĞI  Sayı :B.02.0.003/13 - 546 1 0 / 0 3 / 2 0 1 0  Konu : 7/12336 sayılı  yazılı soru önergesi  TÜRKİYE BÜYÜK MÎLLET MECLİSt BAŞKANLIĞINA  i lg i : TBMM Başkanlığının 08/02/2010 tarih ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-7/12336- 19636/41344 sayılı yazısı.  ilgi yazı eki Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Akif PAKSOY tarafından Türkiye  Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunulan 7/12336 sayılı yazılı soru önergesinin cevabına  ilişkin olarak, Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumunun yazısı ekte sunulmaktadır.  Bilgilerine arz ederim.  Ali BABACAN  Ek : TAPDK'nın 04/03/2010 tarih ve D e y l e t B a k a m y e B a ş b a k a n Yardımcısı  1977 sayılı yazısı ve eki  T.C.  TÜTÜN VE ALKOL PİYASASI DÜZENLEME KURUMU  İnsan Kaynakları ve Destek Hizmetleri Daire Başkanlığı  Sayı : B.62.0.TDK.0.71.00.01/ 0 4. 03. 1 0 fi 1 97 7  Konu : Soru önergesi  DEVLET BAKANLIĞI VE BAŞBAKAN YARDIMCILIĞINA  (Sayın Ali BABACAN)  İlgi: 10/02/2010 tarihli ve B.02.0.003/13/383 sayılı evrak akış talimat formu.  İlgide kayıtlı evrak akış ve talimat fonnu ekinde yer alan yazı eki soru önergesi  cevaplandırılarak ekte sunulmaktadır.  Bilgilerinize arz ederim. ^ * ~ \  S Dr. Mehmet KÜÇÜK  E K : l ' Y ™ Başkan  - 5 2 8 - TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  SORU 1- Medyada, Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumunda sizden önceki  ilişkili Bakan döneminde ilgili Bakanın makamında çalışan altı kişinin Kuruma Başkanlık  Müşaviri, programcı, veri hazırlama ve kontrol işletmeni şoför kadrolarına atandığına ilişkin  haberler yer almıştır. Bu husus doğru mudur? Halen bu kişilerin görevleri devam etmekte  midir? Bahse konu atamalar yapılırken ilgililerde mevzuatın aradığı kriterler gözetilmiş  midir?  CEVAP 1- Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkollü İçkiler Piyasası Düzenleme Kurumu  20/07/2002 tarihli ve 24821 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 27/05/2002 tarihli ve  2002/4378 sayılı Bakanlar Kurulu Karan ile 23/07/2002 tarihinde kurulmuştur. Ancak, 4733  sayılı Kanunun 9 uncu maddesinin (A) bendinin (2) sayılı alt bendinin Anayasa  Mahkemesi'nce iptaline karar verilmiş ve bu karar 11/8/2004 tarihinde Resmi Gazetede  yayımlanmış olup, oluşan yasal boşluk doldurulamadığından, Kurumumuza bu tarihten sonra  personel alımı (naklen veya açıktan) yapılamamıştır. Bu sebepten, Kurumun personel ihtiyacı  giderilememiştir.  5752 sayılı Kanunla değişik 4733 sayılı Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu  Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 15/04/2008 tarihli ve 26848 sayılı Resmi Gazetede  yayımlanarak yürürlüğe girmesiyle birlikte sözkonusu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci  fıkrasında; "Kurul Başkanı Kurumun en üst amiri olup, Kurumun genel yönetim ve  temsilinden sorumludur. Başkan yardımcıları ve Daire Başkanları Başkanın önerisi ile Kurul  tarafından, diğer personelin ataması ise Başkan tarafından yapılır." hükmü uyarınca 2006/9  Başbakanlık Genelgesinde belirtilen kamu kurum ve kuruluşlannca açıktan ve naklen  yapılacak personel atama işlemlerinde, düzenleyici ve denetleyici kurumlara geçişi  düzenleyen 3 üncü maddesinde belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde kurumunun muvafakati  ile Devlet Personel Başkanlığı ve Maliye Bakanlığından naklen atama izni alınarak Kurum  dışından naklen personel alımı yapılmıştır.  SORU 2- Kurumun sizinle ilişkili bulunduğu dönemde Kurum Başkanı Mehmet  KÜÇÜK'ün sekreterini Açıköğretim Fakültesinin iki yıllık bölümünü bitirir bitirmez VHKİ  kadrosundan programcı kadrosuna, bunun hemen ardından; aynı okul mezunu VHKİ  kadrosundaki iki personelden, bir kurul üyesinin sekreterini çözümleyici, diğer personeli ise  programcı kadrolanna atadığı doğru mudur?  CEVAP 2- Sözkonusu personel 4733 sayılı Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme  Kurumu Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun  ilgili hükümlerine göre atanmıştır.  SORU 3- Zikredilen personelin bulundukları eski kadroları ile yeni atandıklan  kadroları arasında özlük haklan bakımından (ücret vb) bir fark bulunmakta mıdır.  Bulunmaktaysa ne kadardır? Sözkonusu atamaların sebebi hizmet ihtiyaçları mı, yoksa ilgili  personelin özlük haklarını iyileştirmek midir?  CEVAP 3- 4733 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasında; "kamu tüzel  kişiliğini haiz, idari ve mali özerkliğe sahip, Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu  kurulmuştur.", 4 üncü maddesinin ikinci fıkrasında; "Kurum personeli ücret ve mali haklar  dışında 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabidir." denildiğinden, atama işlemleri 657  sayılı Devlet Memurları Kanununun 76 nci ve atanacak personelin kadro durumuna göre  değişen ilgili hükümlerine göre işlem yapılmıştır. Aynca, başka bir unvana atanan ve derece  yükselmesi yapan her personele atandığı kadronun özlük haklan uygulanmaktadır.  - 5 2 9 -
Sayfa 120 -
TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  SORU 1- Medyada, Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumunda sizden önceki  ilişkili Bakan döneminde ilgili Bakanın makamında çalışan altı kişinin Kuruma Başkanlık  Müşaviri, programcı, veri hazırlama ve kontrol işletmeni şoför kadrolarına atandığına ilişkin  haberler yer almıştır. Bu husus doğru mudur? Halen bu kişilerin görevleri devam etmekte  midir? Bahse konu atamalar yapılırken ilgililerde mevzuatın aradığı kriterler gözetilmiş  midir?  CEVAP 1- Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkollü İçkiler Piyasası Düzenleme Kurumu  20/07/2002 tarihli ve 24821 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 27/05/2002 tarihli ve  2002/4378 sayılı Bakanlar Kurulu Karan ile 23/07/2002 tarihinde kurulmuştur. Ancak, 4733  sayılı Kanunun 9 uncu maddesinin (A) bendinin (2) sayılı alt bendinin Anayasa  Mahkemesi'nce iptaline karar verilmiş ve bu karar 11/8/2004 tarihinde Resmi Gazetede  yayımlanmış olup, oluşan yasal boşluk doldurulamadığından, Kurumumuza bu tarihten sonra  personel alımı (naklen veya açıktan) yapılamamıştır. Bu sebepten, Kurumun personel ihtiyacı  giderilememiştir.  5752 sayılı Kanunla değişik 4733 sayılı Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu  Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 15/04/2008 tarihli ve 26848 sayılı Resmi Gazetede  yayımlanarak yürürlüğe girmesiyle birlikte sözkonusu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci  fıkrasında; "Kurul Başkanı Kurumun en üst amiri olup, Kurumun genel yönetim ve  temsilinden sorumludur. Başkan yardımcıları ve Daire Başkanları Başkanın önerisi ile Kurul  tarafından, diğer personelin ataması ise Başkan tarafından yapılır." hükmü uyarınca 2006/9  Başbakanlık Genelgesinde belirtilen kamu kurum ve kuruluşlannca açıktan ve naklen  yapılacak personel atama işlemlerinde, düzenleyici ve denetleyici kurumlara geçişi  düzenleyen 3 üncü maddesinde belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde kurumunun muvafakati  ile Devlet Personel Başkanlığı ve Maliye Bakanlığından naklen atama izni alınarak Kurum  dışından naklen personel alımı yapılmıştır.  SORU 2- Kurumun sizinle ilişkili bulunduğu dönemde Kurum Başkanı Mehmet  KÜÇÜK'ün sekreterini Açıköğretim Fakültesinin iki yıllık bölümünü bitirir bitirmez VHKİ  kadrosundan programcı kadrosuna, bunun hemen ardından; aynı okul mezunu VHKİ  kadrosundaki iki personelden, bir kurul üyesinin sekreterini çözümleyici, diğer personeli ise  programcı kadrolanna atadığı doğru mudur?  CEVAP 2- Sözkonusu personel 4733 sayılı Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme  Kurumu Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun  ilgili hükümlerine göre atanmıştır.  SORU 3- Zikredilen personelin bulundukları eski kadroları ile yeni atandıklan  kadroları arasında özlük haklan bakımından (ücret vb) bir fark bulunmakta mıdır.  Bulunmaktaysa ne kadardır? Sözkonusu atamaların sebebi hizmet ihtiyaçları mı, yoksa ilgili  personelin özlük haklarını iyileştirmek midir?  CEVAP 3- 4733 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasında; "kamu tüzel  kişiliğini haiz, idari ve mali özerkliğe sahip, Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu  kurulmuştur.", 4 üncü maddesinin ikinci fıkrasında; "Kurum personeli ücret ve mali haklar  dışında 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabidir." denildiğinden, atama işlemleri 657  sayılı Devlet Memurları Kanununun 76 nci ve atanacak personelin kadro durumuna göre  değişen ilgili hükümlerine göre işlem yapılmıştır. Aynca, başka bir unvana atanan ve derece  yükselmesi yapan her personele atandığı kadronun özlük haklan uygulanmaktadır.  - 5 2 9 - TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  SORU 4- Zikredilen personel atandıkları kadroları ile ilgili kamuda istenen kriterlere  (sınav, sertifika, eğitim vb) sahip midir? Bu personel halen eski görevlerinde mi, yoksa  kamunun diğer birimlerinde olduğu gibi bilgi işlem birimlerinde mi çalışmaktadırlar? Bilgi  işlem biriminde çalışmaya başlamışlarsa ne zaman başlamışlardır?  CEVAP 4- Kurum içinden ataması yapılan personel belirli süreli eğitim sonucunda  sınava girerek sertifika almaya hak kazanmış olup, hizmetine duyulan ihtiyaca binaen  görevlendirilmişlerdir.  SORU 5- Kurumda aynı durumda çok sayıda VHKÎ kadrosunda personel bulunduğu  göz önüne alındığında bahse konu personel bu görevlere hangi gerekçeyle atanmıştır? Sınırlı  sayıdaki bu kadrolara, amacına uygun olarak bilgi işlem sisteminden yararlanmak için  nitelikli (ilgili alanında eğitim almış) personelin atanması gerektiğini düşünüyor musunuz?  CEVAP 5- Atama işlemleri 4733 sayılı Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu  Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun ilgili  hükümlerine göre yapılmıştır. Sözkonusu kadro unvanlarına atananlar dışında münhal kadro  unvanının olması halinde durumu uyan diğer personelde Başkanlık Makamınca  değerlendirilecektir.  SORU 6- Kamunun diğer 'birimlerinde bu tür görevlerin sınava (unvan  değişikliği/görevde yükselme) tabi olduğu bilinmektedir. Bu kapsamda zikredilen kurumun  görevde yükselme ve unvan değişikliğini düzenleyen bir yönetmeliği bulunmakta mıdır?  Bulunmaktaysa sözkonusu atama işlemleri nasıl gerçekleştirilmiştir.  CEVAP 6- Kurumumuz "Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve  Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmelik" kapsamında yer almamaktadır. Yapılan  bütün atamalar mevcut mevzuat hükümleri doğrultusunda gerçekleştirilmiştir.  SORU 7- Zikredilen konularla ilgili bir inceleme yaptırmayı ve usulsüz/etik aykırı  bulduğunuz atamaları iptal ettirmeyi düşünüyor musunuz?  CEVAP 7- Sözkonusu atamalar, 4733 sayılı Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme  Kurumu Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun ve 657 sayılı Devlet Memurları  Kanununun ilgili hükümlerine göre yapılmıştır.  - 5 3 0 -
Sayfa 121 -
TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  SORU 4- Zikredilen personel atandıkları kadroları ile ilgili kamuda istenen kriterlere  (sınav, sertifika, eğitim vb) sahip midir? Bu personel halen eski görevlerinde mi, yoksa  kamunun diğer birimlerinde olduğu gibi bilgi işlem birimlerinde mi çalışmaktadırlar? Bilgi  işlem biriminde çalışmaya başlamışlarsa ne zaman başlamışlardır?  CEVAP 4- Kurum içinden ataması yapılan personel belirli süreli eğitim sonucunda  sınava girerek sertifika almaya hak kazanmış olup, hizmetine duyulan ihtiyaca binaen  görevlendirilmişlerdir.  SORU 5- Kurumda aynı durumda çok sayıda VHKÎ kadrosunda personel bulunduğu  göz önüne alındığında bahse konu personel bu görevlere hangi gerekçeyle atanmıştır? Sınırlı  sayıdaki bu kadrolara, amacına uygun olarak bilgi işlem sisteminden yararlanmak için  nitelikli (ilgili alanında eğitim almış) personelin atanması gerektiğini düşünüyor musunuz?  CEVAP 5- Atama işlemleri 4733 sayılı Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu  Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun ilgili  hükümlerine göre yapılmıştır. Sözkonusu kadro unvanlarına atananlar dışında münhal kadro  unvanının olması halinde durumu uyan diğer personelde Başkanlık Makamınca  değerlendirilecektir.  SORU 6- Kamunun diğer 'birimlerinde bu tür görevlerin sınava (unvan  değişikliği/görevde yükselme) tabi olduğu bilinmektedir. Bu kapsamda zikredilen kurumun  görevde yükselme ve unvan değişikliğini düzenleyen bir yönetmeliği bulunmakta mıdır?  Bulunmaktaysa sözkonusu atama işlemleri nasıl gerçekleştirilmiştir.  CEVAP 6- Kurumumuz "Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve  Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmelik" kapsamında yer almamaktadır. Yapılan  bütün atamalar mevcut mevzuat hükümleri doğrultusunda gerçekleştirilmiştir.  SORU 7- Zikredilen konularla ilgili bir inceleme yaptırmayı ve usulsüz/etik aykırı  bulduğunuz atamaları iptal ettirmeyi düşünüyor musunuz?  CEVAP 7- Sözkonusu atamalar, 4733 sayılı Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme  Kurumu Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun ve 657 sayılı Devlet Memurları  Kanununun ilgili hükümlerine göre yapılmıştır.  - 5 3 0 - TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  8.- İzmir Milletvekili Selçuk Ayhan 'ın, enerjideki dış bağımlılığa ve doğal gaz zammına ilişkin  Başbakandan sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız 'ın cevabı (7/12418)  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECÜSİ BAŞKANLIĞINA  Aşağıdaki sorularımın Başbakan Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN tarafından yazılı  olarak yanıtlanmasını saygılarımla arz ederim. v » *  ^ e d u L ^ u ^  Selçuk AYHAN  İzmir Milletvekili  Ülkemiz yenilenebilir kaynaklar yerine ithal ve pahalı enerji kaynağına muhtaç  edilmiştir. Bugün Türkiye'nin dışa bağımlılık oranı % 75 civarındadır. Doğalgaz  alımında yapılan anlaşmalarda göstermektedir ki, Dünyada en pahalı enerjiyi Türkiye  kullanmaktadır. Türkiye'nin söz konusu ülkelerle taahhütlerinde yaşanacak bir  aksama ya da bu ülkelerin ithalatı, keyfi veya diğer nedenlerle kesmesi durumunda,  ülkemizin karanlığa ve soğuğa terk edileceği açıktır.  Bu bilgiler ışığında;  1-Ülkenin bugün pahalı enerjiye mahkûm edilmesi ve doğalgaza yapılması  planlanan % 15 zam, yandaş sermaye gruplarının, doğalgaz ithalatı yapılan ülkelerle  olan enerji yatırımlarındaki ilişkisinden mi kaynaklanmaktadır?  2- Karakışın yaşandığı bir zamanda "Ben yaptım oldu" yaklaşımı ile vatandaşın  ödeme gücü ve yaşam koşulları dikkate alınmadan, hükümetinizce yapılacak olan  doğalgaz zammı sizce vicdanlara uygun mudur?  3-Akrabalık ilişkilerinizin bulunduğu bazı grupların, enerji alanında işbirliği ve ortaklık  yaptığı şirketler ve ülkeler hangileridir?  T.C.  ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANLIĞI  Strateji Geliştirme Başkanlığı  Say, :B.15.0.SGB02.610-388 flmi Q K 0 9 M f \ B T 2Q1Q  Konu : Yazılı Soru Önergesi VVÖİOŞ wr%  TÜRKtYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi: a) TBMM Başkanlığının 11.02.2010 tarih ve AO 1.0.GNS.0.10.00.02^ 1831 sayılı yazısı,  b) Başbakanlığın 17.02.2010 tarih ve B.02.0.KKG.0.12/106-187-17/679 sayılı yazısı.  İzmir Milletvekili Sayın Selçuk AYHAN*ın Sayın Başbakanımıza tevcih ettiği, Sayın Başbakanımızın  da kendileri adına tarafımca cevaplandırılmasını tensip ettikleri, 7/12418 esas nolu yazılı soru  önergesi, T.B.M.M. İç Tüzüğünün 99 uncu maddesi gereği, BOTAŞ Genel Müdürlüğünden alınan  yazılı bilgiler doğrultusunda aşağıda cevaplandırılmaktadır.  Bilgilerinize arz ederim.  EKLER: Taner YILDIZ  Ek-1 önerge Cevabı B a k a n  - 5 3 1 -
Sayfa 122 -
TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  8.- İzmir Milletvekili Selçuk Ayhan 'ın, enerjideki dış bağımlılığa ve doğal gaz zammına ilişkin  Başbakandan sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız 'ın cevabı (7/12418)  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECÜSİ BAŞKANLIĞINA  Aşağıdaki sorularımın Başbakan Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN tarafından yazılı  olarak yanıtlanmasını saygılarımla arz ederim. v » *  ^ e d u L ^ u ^  Selçuk AYHAN  İzmir Milletvekili  Ülkemiz yenilenebilir kaynaklar yerine ithal ve pahalı enerji kaynağına muhtaç  edilmiştir. Bugün Türkiye'nin dışa bağımlılık oranı % 75 civarındadır. Doğalgaz  alımında yapılan anlaşmalarda göstermektedir ki, Dünyada en pahalı enerjiyi Türkiye  kullanmaktadır. Türkiye'nin söz konusu ülkelerle taahhütlerinde yaşanacak bir  aksama ya da bu ülkelerin ithalatı, keyfi veya diğer nedenlerle kesmesi durumunda,  ülkemizin karanlığa ve soğuğa terk edileceği açıktır.  Bu bilgiler ışığında;  1-Ülkenin bugün pahalı enerjiye mahkûm edilmesi ve doğalgaza yapılması  planlanan % 15 zam, yandaş sermaye gruplarının, doğalgaz ithalatı yapılan ülkelerle  olan enerji yatırımlarındaki ilişkisinden mi kaynaklanmaktadır?  2- Karakışın yaşandığı bir zamanda "Ben yaptım oldu" yaklaşımı ile vatandaşın  ödeme gücü ve yaşam koşulları dikkate alınmadan, hükümetinizce yapılacak olan  doğalgaz zammı sizce vicdanlara uygun mudur?  3-Akrabalık ilişkilerinizin bulunduğu bazı grupların, enerji alanında işbirliği ve ortaklık  yaptığı şirketler ve ülkeler hangileridir?  T.C.  ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANLIĞI  Strateji Geliştirme Başkanlığı  Say, :B.15.0.SGB02.610-388 flmi Q K 0 9 M f \ B T 2Q1Q  Konu : Yazılı Soru Önergesi VVÖİOŞ wr%  TÜRKtYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi: a) TBMM Başkanlığının 11.02.2010 tarih ve AO 1.0.GNS.0.10.00.02^ 1831 sayılı yazısı,  b) Başbakanlığın 17.02.2010 tarih ve B.02.0.KKG.0.12/106-187-17/679 sayılı yazısı.  İzmir Milletvekili Sayın Selçuk AYHAN*ın Sayın Başbakanımıza tevcih ettiği, Sayın Başbakanımızın  da kendileri adına tarafımca cevaplandırılmasını tensip ettikleri, 7/12418 esas nolu yazılı soru  önergesi, T.B.M.M. İç Tüzüğünün 99 uncu maddesi gereği, BOTAŞ Genel Müdürlüğünden alınan  yazılı bilgiler doğrultusunda aşağıda cevaplandırılmaktadır.  Bilgilerinize arz ederim.  EKLER: Taner YILDIZ  Ek-1 önerge Cevabı B a k a n  - 5 3 1 - TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  İZMİR MİLLETVEKİLİ SAYIN SELÇUK AYHAN'IN  YAZILI SORU ÖNERGESİ VE CEVAPLARI  (7 /12418)  Sorular 1-3;  Ülkemiz yenilenebilir kaynakları yerine ithal ve pahalı enerji kaynağına muhtaç edilmiştir. Bugün  Türkiye'nin dışa bağımlılık oranı % 75 civarındadır. Doğalgaz alımında yapılan anlaşmalarda  göstermektedir ki, Dünyada en pahalı enerjiyi Türkiye kullanmaktadır. Türkiye'nin söz konusu  ülkelerle taahhütlerinde yaşanacak bir aksama ya da bu ülkelerin ithalatı, keyfi veya diğer nedenlerle  kesmesi durumunda, ülkemizin karanlığa ve soğuğa terk edileceği açıktır. Bu bilgiler ışığında;  -Ülkenin bugön pahalı enerjiye mahkûm edilmesi ve doğalgaza yapılması planlanan % 15 zam,  yandaş sermaye gruplarının, doğalgaz ithalatı yapılan ülkelerle olan enerji yatırımlarındaki  ilişkisinden mi kaynaklanmaktadır?  -Karakışın yaşandığı bir zamanda "Ben yaptım oldu" yaklaşımı ile vatandaşın ödeme gücü ve  yaşam koşullan dikkate alınmadan, hükümetinizce yapılacak olan doğalgaz zammı sizce  vicdanlara uygun mudur?  -Akrabalık ilişkilerinizin bulunduğu bazı grupların, enerji alanında işbirliği ve ortaklık yaptığı  şirketler ve ülkeler hangileridir?  Cevaplar 1-3;  Yüksek Planlama Kurulu'nun 18.05.2009 tarih ve 2009/11 sayılı Karan ile kabul edilen "Elektrik  Enerjisi Piyasası ve Arz Güvenliği Strateji Betgesi"ndc uzun vadeli hedeflerimiz belirlenmiştir.  Yapılacak planlama ve uygulamalar doğrultusunda yenilenebilir kaynaklarının elektrik enerjisi üretimi  içerisindeki payının 2023 yılında en az %30 düzeyinde olması hedeflenmektedir. Bu bağlamda, yerli  ve yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı için alınacak tedbirler sonucunda, elektrik üretiminde  doğalgazın payının 2023 yılına kadar %30'un altına düşürülmesi hedeflenmektedir.  14.02.2008 tarih ve 2008/T-5 sayılı Yüksek Planlama Kurulu Karan (YPK) ile Enerji KİT'lerinde  01.07.2008 tarihinden itibaren Maliyet Bazlı Fiyatlandırma Mekanizmasına geçilmiştir. BOTAŞ'da  bu tarihten itibaren satış fiyatlarını bu Karar uyannca belirlemekte ve uygulamaktadır. İlgili YPK  Karan'nda BOT AŞ'm doğalgaz satış fiyatının hesaplanmasında dolar kuru ve alım fiyat değişimine  endeksli bir formül yapısı bulunmaktadır. Doğalgaz satış fiyatım oluşturan unsurlardan biri olan  güncel alım fıyatlan ise uluslararası ham petrol ve petrol ürünü fıyatlanna endeksli formüllerle  belirlenmektedir. Bununla birlikte, bir Kamu Kuruluşu olan BOT AŞ, doğalgazı tüketicilere makul  fiyat seviyelerinde sunmaya çalışmaktadır. BOTAŞ Genel Müdürlüğü tarafından doğalgaz satış  fiyatlannda konut ve sanayi sektöründe 2009 Şubat ayında sırasıyla %17 ve 18, 2009 Mayıs ayında  ise %25 ve %26 oranında indirim yapılmıştır. Gaz Alım Anlaşmalarımızın bulunduğu ülkelerle fiyat  yenileme dönemlerinde yapılacak müzakerelerde mümkün olabilecek en uygun fiyatlarla doğalgaz  alımı için gerekli girişimler Bakanlığımız tarafından sürdürülmektedir.  Özel şirketlerin enerji alanında yaptıklan çalışmalar ve ortaklık faaliyetleri Bakanlığımız sorumluluk  alam dışındadır.  - 5 3 2 -
Sayfa 123 -
TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  İZMİR MİLLETVEKİLİ SAYIN SELÇUK AYHAN'IN  YAZILI SORU ÖNERGESİ VE CEVAPLARI  (7 /12418)  Sorular 1-3;  Ülkemiz yenilenebilir kaynakları yerine ithal ve pahalı enerji kaynağına muhtaç edilmiştir. Bugün  Türkiye'nin dışa bağımlılık oranı % 75 civarındadır. Doğalgaz alımında yapılan anlaşmalarda  göstermektedir ki, Dünyada en pahalı enerjiyi Türkiye kullanmaktadır. Türkiye'nin söz konusu  ülkelerle taahhütlerinde yaşanacak bir aksama ya da bu ülkelerin ithalatı, keyfi veya diğer nedenlerle  kesmesi durumunda, ülkemizin karanlığa ve soğuğa terk edileceği açıktır. Bu bilgiler ışığında;  -Ülkenin bugön pahalı enerjiye mahkûm edilmesi ve doğalgaza yapılması planlanan % 15 zam,  yandaş sermaye gruplarının, doğalgaz ithalatı yapılan ülkelerle olan enerji yatırımlarındaki  ilişkisinden mi kaynaklanmaktadır?  -Karakışın yaşandığı bir zamanda "Ben yaptım oldu" yaklaşımı ile vatandaşın ödeme gücü ve  yaşam koşullan dikkate alınmadan, hükümetinizce yapılacak olan doğalgaz zammı sizce  vicdanlara uygun mudur?  -Akrabalık ilişkilerinizin bulunduğu bazı grupların, enerji alanında işbirliği ve ortaklık yaptığı  şirketler ve ülkeler hangileridir?  Cevaplar 1-3;  Yüksek Planlama Kurulu'nun 18.05.2009 tarih ve 2009/11 sayılı Karan ile kabul edilen "Elektrik  Enerjisi Piyasası ve Arz Güvenliği Strateji Betgesi"ndc uzun vadeli hedeflerimiz belirlenmiştir.  Yapılacak planlama ve uygulamalar doğrultusunda yenilenebilir kaynaklarının elektrik enerjisi üretimi  içerisindeki payının 2023 yılında en az %30 düzeyinde olması hedeflenmektedir. Bu bağlamda, yerli  ve yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı için alınacak tedbirler sonucunda, elektrik üretiminde  doğalgazın payının 2023 yılına kadar %30'un altına düşürülmesi hedeflenmektedir.  14.02.2008 tarih ve 2008/T-5 sayılı Yüksek Planlama Kurulu Karan (YPK) ile Enerji KİT'lerinde  01.07.2008 tarihinden itibaren Maliyet Bazlı Fiyatlandırma Mekanizmasına geçilmiştir. BOTAŞ'da  bu tarihten itibaren satış fiyatlarını bu Karar uyannca belirlemekte ve uygulamaktadır. İlgili YPK  Karan'nda BOT AŞ'm doğalgaz satış fiyatının hesaplanmasında dolar kuru ve alım fiyat değişimine  endeksli bir formül yapısı bulunmaktadır. Doğalgaz satış fiyatım oluşturan unsurlardan biri olan  güncel alım fıyatlan ise uluslararası ham petrol ve petrol ürünü fıyatlanna endeksli formüllerle  belirlenmektedir. Bununla birlikte, bir Kamu Kuruluşu olan BOT AŞ, doğalgazı tüketicilere makul  fiyat seviyelerinde sunmaya çalışmaktadır. BOTAŞ Genel Müdürlüğü tarafından doğalgaz satış  fiyatlannda konut ve sanayi sektöründe 2009 Şubat ayında sırasıyla %17 ve 18, 2009 Mayıs ayında  ise %25 ve %26 oranında indirim yapılmıştır. Gaz Alım Anlaşmalarımızın bulunduğu ülkelerle fiyat  yenileme dönemlerinde yapılacak müzakerelerde mümkün olabilecek en uygun fiyatlarla doğalgaz  alımı için gerekli girişimler Bakanlığımız tarafından sürdürülmektedir.  Özel şirketlerin enerji alanında yaptıklan çalışmalar ve ortaklık faaliyetleri Bakanlığımız sorumluluk  alam dışındadır.  - 5 3 2 - TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  9.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz'ün, Azerbaycan'ın doğal gaz vermeyeceği iddiasına  ilişkin Başbakandan sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız 'ın cevabı (7/12420)  T Ü R K I Y E B Ü Y Ü K M I L L E T M E C L I S I B A Ş K A N L ı Ğ ı ' N A  Aşağıdaki soruların Başbakan Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN tarafından yazılı  olarak cevaplandırılmasını arz ederim. Saygılarımla.01.02.2010  Çeşitli toplantılarda yaptığınız konuşmalarda, herkesin İtaat etmesini, Yandaş Medya  Yazarlarının gaz vermemesini, gücü olanın Doğalgaz kullanmasını isteyen demeçleriniz  üzerine,  1. İktidara gaz veren Yandaş Gazeteciler yine gaz vermeye devam edeceklerini  açıkladılar ama Azerbaycan Ülkesi gaz vermeye devam etmeyecek bu sorunu nasıl  çözeceksiniz?  2. Ermeni Açılımınızın, yanlış Doğalgaz Fiyat ve Ödeme Antlaşmalarınızın bedelim  Halk mı ödeyecek?  / Y a ş a r AĞYÜZ '  Gaziantep Milletvekili  - 5 3 3 -
Sayfa 124 -
TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  9.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz'ün, Azerbaycan'ın doğal gaz vermeyeceği iddiasına  ilişkin Başbakandan sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız 'ın cevabı (7/12420)  T Ü R K I Y E B Ü Y Ü K M I L L E T M E C L I S I B A Ş K A N L ı Ğ ı ' N A  Aşağıdaki soruların Başbakan Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN tarafından yazılı  olarak cevaplandırılmasını arz ederim. Saygılarımla.01.02.2010  Çeşitli toplantılarda yaptığınız konuşmalarda, herkesin İtaat etmesini, Yandaş Medya  Yazarlarının gaz vermemesini, gücü olanın Doğalgaz kullanmasını isteyen demeçleriniz  üzerine,  1. İktidara gaz veren Yandaş Gazeteciler yine gaz vermeye devam edeceklerini  açıkladılar ama Azerbaycan Ülkesi gaz vermeye devam etmeyecek bu sorunu nasıl  çözeceksiniz?  2. Ermeni Açılımınızın, yanlış Doğalgaz Fiyat ve Ödeme Antlaşmalarınızın bedelim  Halk mı ödeyecek?  / Y a ş a r AĞYÜZ '  Gaziantep Milletvekili  - 5 3 3 - TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  T.C.  ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANLIĞI  Strateji Geliştirme Başkanlığı  Sayı : B.15.0.SGB.02.610- 375 fi IİT 1 n 9 MART 2010  Konu : Yazılı Soru Önergesi V U d 1 ^  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi: a) TBMM Başkanlığının 11.02.2010 tarih ve A.Ol.O.GNS.0.10.00.02-41833 sayılı yazısı,  b) Başbakanlığın 17.02.2010 tarih ve B.02.0.KKG.0.12/106-187-19/680 sayılı yazısı.  Gaziantep Milletvekili Sayın Yaşar AĞYÜZ'ün Sayın Başbakanımıza tevcih ettiği, Sayın  Başbakanımızın da kendileri adına tarafımca cevaplandın İmasını tensip ettikleri, 7/12420 esas nolu  yazılı soru önergesi, T.B.M.M. İç Tüzüğünün 99 uncu maddesi gereği, BOTAŞ Genel Müdürlüğünden  alman yazılı bilgiler doğrultusunda aşağıda cevaplandırılmaktadır.  Bilgilerinize arz ederim.  EKLER: Taner YILDIZ  Ek-1 önerge Cevabı Bakan  GAZİANTEP MİLLETVEKİLİ SAYIN YAŞAR AĞYÜZ'ÜN  YAZnJ SORU ÖNERGESİ VE CEVAPLARI  (7/12420)  Sorular 1-2:  Çeşitli toplantılarda yaptığınız konuşmalarda, herkesin itaat etmesini, Yandaş Medya yazarlarının gaz  vermemesini, gücü olanın doğalgaz kullanmasını isteyen demeçleriniz üzerine,  -İktidara gaz veren yandaş gazeteciler yine gaz vermeye devam edeceklerini açıkladılar ama  Azerbaycan Ülkesi gaz vermeye devam etmeyecek bu sorunu nasıl çözeceksiniz?  -Ermeni açılımınızın, yanlış doğalgaz fiyat ve ödeme anlaşmalarınızın bedelini halk mı ödeyecek?  Cevaplar 1-2:  Gaz alım anlaşmalarımızın bulunduğu ülkelerle fiyat yenileme dönemlerinde gerekli müzakereler  yapılmakta ve mümkün olabilecek en uygun fiyatlarla doğalgaz alımı için gerekli girişimler  sürdürülmektedir. Bu kapsamda, Azerbaycan ile yapılmış bulunan anlaşmanın ilgili hükümlerine uygun  olarak yapılmakta olan fiyat revizyonu görüşmeleri olumlu yönde sürdürülmektedir.  Doğalgaz ticareti ile ilgili olmayan konuların doğalgaz fiyat görüşmeleriyle ilişkilendirilmesi doğru  olmayacağı gibi; Azerbaycan tarafının gaz vermeyeceği ifadesi de gerçeği yansıtmamaktadır.  - 5 3 4 -
Sayfa 125 -
TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  T.C.  ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANLIĞI  Strateji Geliştirme Başkanlığı  Sayı : B.15.0.SGB.02.610- 375 fi IİT 1 n 9 MART 2010  Konu : Yazılı Soru Önergesi V U d 1 ^  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi: a) TBMM Başkanlığının 11.02.2010 tarih ve A.Ol.O.GNS.0.10.00.02-41833 sayılı yazısı,  b) Başbakanlığın 17.02.2010 tarih ve B.02.0.KKG.0.12/106-187-19/680 sayılı yazısı.  Gaziantep Milletvekili Sayın Yaşar AĞYÜZ'ün Sayın Başbakanımıza tevcih ettiği, Sayın  Başbakanımızın da kendileri adına tarafımca cevaplandın İmasını tensip ettikleri, 7/12420 esas nolu  yazılı soru önergesi, T.B.M.M. İç Tüzüğünün 99 uncu maddesi gereği, BOTAŞ Genel Müdürlüğünden  alman yazılı bilgiler doğrultusunda aşağıda cevaplandırılmaktadır.  Bilgilerinize arz ederim.  EKLER: Taner YILDIZ  Ek-1 önerge Cevabı Bakan  GAZİANTEP MİLLETVEKİLİ SAYIN YAŞAR AĞYÜZ'ÜN  YAZnJ SORU ÖNERGESİ VE CEVAPLARI  (7/12420)  Sorular 1-2:  Çeşitli toplantılarda yaptığınız konuşmalarda, herkesin itaat etmesini, Yandaş Medya yazarlarının gaz  vermemesini, gücü olanın doğalgaz kullanmasını isteyen demeçleriniz üzerine,  -İktidara gaz veren yandaş gazeteciler yine gaz vermeye devam edeceklerini açıkladılar ama  Azerbaycan Ülkesi gaz vermeye devam etmeyecek bu sorunu nasıl çözeceksiniz?  -Ermeni açılımınızın, yanlış doğalgaz fiyat ve ödeme anlaşmalarınızın bedelini halk mı ödeyecek?  Cevaplar 1-2:  Gaz alım anlaşmalarımızın bulunduğu ülkelerle fiyat yenileme dönemlerinde gerekli müzakereler  yapılmakta ve mümkün olabilecek en uygun fiyatlarla doğalgaz alımı için gerekli girişimler  sürdürülmektedir. Bu kapsamda, Azerbaycan ile yapılmış bulunan anlaşmanın ilgili hükümlerine uygun  olarak yapılmakta olan fiyat revizyonu görüşmeleri olumlu yönde sürdürülmektedir.  Doğalgaz ticareti ile ilgili olmayan konuların doğalgaz fiyat görüşmeleriyle ilişkilendirilmesi doğru  olmayacağı gibi; Azerbaycan tarafının gaz vermeyeceği ifadesi de gerçeği yansıtmamaktadır.  - 5 3 4 - TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  10.- Karaman Milletvekili Hasan Çalış'ın, Ermenek HES'e ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabii  Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız 'ın cevabı (7/12453)  T Ü R K İ Y E B Ü Y Ü K M İ L L E T M E C L İ S İ B A Ş K A N L I Ğ I N A  Aşağıdaki sorularımın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner  YILDIZ tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını arz ederim.  Saygılarımla.  Ermenek HES barajında su tutulmaya başlamıştır. Üretilen  elektriğin Mersin ve Antalya ana arterlerine verileceği ve bu hattan bir  sanayi şehri olan Karaman'a verilmeyeceği şeklinde duyum almaktayız.  Bu tip duyumlar Karaman İli genelinde infiale neden olmuştur.  Bu bilgiler ışığında;  1- Ermenek HES'in temeli atılınca bitirilmesi ile ilgili ortaya koyulan  hedeften şaşma süresi ne kadar dır? Bu gecikmeden dolayı  ülkemizin ne kadar zararı olmuştur?  2- Elektrik üretimine ne zaman başlanacak? Hangi hatlardan nerelere,  ne kadar elektrik verilecektir? Yeni çekilecek hatlar ve maliyetleri  ne kadardır?  3- Şuan itibariyle Çumra ve Karaman üzerindeki ana hatlardan  elektrik alan Türkiye'nin sanayisinde ve yeşil hatlı tarımsal  sulamasında önemli bir yeri olan Karaman'a Ermenek HES'den  niçin elektrik verilmiyor? Karaman'a bu hattan elektrik vermek için  ne kadar masraf gerekmektedir?  4- Ermenek HES'den Karaman'a elektrik vermek için programınızı  yeniden gözden geçirmeyi düşünüyor musunuz?  - 5 3 5 -
Sayfa 126 -
TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  10.- Karaman Milletvekili Hasan Çalış'ın, Ermenek HES'e ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabii  Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız 'ın cevabı (7/12453)  T Ü R K İ Y E B Ü Y Ü K M İ L L E T M E C L İ S İ B A Ş K A N L I Ğ I N A  Aşağıdaki sorularımın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner  YILDIZ tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını arz ederim.  Saygılarımla.  Ermenek HES barajında su tutulmaya başlamıştır. Üretilen  elektriğin Mersin ve Antalya ana arterlerine verileceği ve bu hattan bir  sanayi şehri olan Karaman'a verilmeyeceği şeklinde duyum almaktayız.  Bu tip duyumlar Karaman İli genelinde infiale neden olmuştur.  Bu bilgiler ışığında;  1- Ermenek HES'in temeli atılınca bitirilmesi ile ilgili ortaya koyulan  hedeften şaşma süresi ne kadar dır? Bu gecikmeden dolayı  ülkemizin ne kadar zararı olmuştur?  2- Elektrik üretimine ne zaman başlanacak? Hangi hatlardan nerelere,  ne kadar elektrik verilecektir? Yeni çekilecek hatlar ve maliyetleri  ne kadardır?  3- Şuan itibariyle Çumra ve Karaman üzerindeki ana hatlardan  elektrik alan Türkiye'nin sanayisinde ve yeşil hatlı tarımsal  sulamasında önemli bir yeri olan Karaman'a Ermenek HES'den  niçin elektrik verilmiyor? Karaman'a bu hattan elektrik vermek için  ne kadar masraf gerekmektedir?  4- Ermenek HES'den Karaman'a elektrik vermek için programınızı  yeniden gözden geçirmeyi düşünüyor musunuz?  - 5 3 5 - TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  T.C.  ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANLIĞI  Strateji Geliştirme Başkanlığı  Say. :B.15.0.SGB,02.610-385 0 0 3 1 5 2 0 9 MART 2010  Konu : Yazılı Soru Önergesi  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi: T.BM.M. Başkanlığının 11.02.2010 tarih ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-19747 sayılı yazısı.  Karaman Milletvekili Saym Hasan ÇALI^m tarafıma tevcih ettiği, 7/12453 esas nolu yazılı soru  önergesi, T.B.M.M. İç Tüzüğünün 99 uncu maddesi gereği, TEİAŞ Genel Müdürlüğü ve DSİ Genel  Müdürlüğünden alman yazılı bilgiler doğrultusunda aşağıda cevaplandırılmaktadır.  Bilgilerinize arz ederim.  Taner YILDIZ  EKLER: B a k a n  Ek-1 önerge Cevabı  KARAMAN MİLLETVEKİLİ SAYIN HASAN ÇALIŞ'IN  YAZILI SORU ÖNERGESİ VE CEVAPLARI  (7/12453)  Sorular 1-4:  Ermenek HES barajında su tutulmaya başlamıştır. Üretilen elektriğin Mersin ve Antalya. ana  arterlerine verileceği ve bu hattan bir sanayi şehri olan Karaman'a verilmeyeceği şeklinde duyum  almaktayız. Bu tip duyumlar Karaman İli genelinde infiale neden olmuştur. Bu bilgiler ışığında;  -Ermenek HES'in temeli atılınca bitirilmesi ile ilgili ortaya koyulan hedeften şaşma süresi ne  kadardır? Bu gecikmeden dolayı ülkemizin ne kadar zararı olmuştur?  -Elektrik üretimine ne zaman başlanacak? Hangi hatlardan nerelere, ne kadar elektrik  verilecektir? Yeni çekilecek hatlar ve maliyetleri ne kadardır?  -Şuan itibariyle Çumra ve Karaman üzerindeki ana hatlardan elektrik alan Türkiye'nin  sanayisinde ve yeşil hatlı tarımsal sulamasında önemli bir yeri olan Karaman'a Ermenek  HES'den niçin elektrik verilmiyor? Karaman'a bu hattan elektrik vermek için ne kadar masraf  gerekmektedir?  -Ermenek HES'den Karaman'a elektrik vermek için programınızı yeniden gözden geçirmeyi  düşünüyor musunuz?  Cevaplar 1-4:  Kurulu gücü 308,8 MW ve yıllık enerji üretimi 1.187 GWh olan Ermenek Barajı ve HES projesinin  05.07.2002 tarihinde yer teslimi yapılarak inşaatına başlanmıştır. Sözleşmeye göre iş bitim tarihi  05.07.2007'dir. Ancak, hidrolojik, jeolojik, topoğrafik ve ödenek yetersizliği sebepleri ile Ağustos  2009'da su tutulmuş, santralın montajı Eylül 2009 tarihinde tamamlanmış olmasına rağmen,  rezervuardaki su seviyesi işletme seviyesine gelmediği için sulu testleri yapılamayıp işletmeye  alınamamıştır. Baraj havzasındaki yağış durumuna göre 2010 yılı sonunda veya 2011 yılı içerisinde  enerji üretimine geçilmesi planlanmaktadır.  TEİAŞ Genel Müdürlüğünün, Oymapınar HES-Ermenek HES EİH, Mersin-Ermenek HES EİH ve  Karaman-Gezende HES EİH (Mevcut Hat Yerine) toprak telli fiber optikti enerji iletim hatlarının  toplam proje tutan 77,3 milyon TL'dir. Oymapınar HES-Ermenek HES EİH'nın 2009 yılında  sözleşmesi imzalanmış ve ÇED çalışmaları tamamlanmıştır. Mersin-Ermenek HES EİH ve Karaman- Gezende HES EİH'nın ise ihalesi yapılacaktır.  - 5 3 6 -
Sayfa 127 -
TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  T.C.  ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANLIĞI  Strateji Geliştirme Başkanlığı  Say. :B.15.0.SGB,02.610-385 0 0 3 1 5 2 0 9 MART 2010  Konu : Yazılı Soru Önergesi  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi: T.BM.M. Başkanlığının 11.02.2010 tarih ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-19747 sayılı yazısı.  Karaman Milletvekili Saym Hasan ÇALI^m tarafıma tevcih ettiği, 7/12453 esas nolu yazılı soru  önergesi, T.B.M.M. İç Tüzüğünün 99 uncu maddesi gereği, TEİAŞ Genel Müdürlüğü ve DSİ Genel  Müdürlüğünden alman yazılı bilgiler doğrultusunda aşağıda cevaplandırılmaktadır.  Bilgilerinize arz ederim.  Taner YILDIZ  EKLER: B a k a n  Ek-1 önerge Cevabı  KARAMAN MİLLETVEKİLİ SAYIN HASAN ÇALIŞ'IN  YAZILI SORU ÖNERGESİ VE CEVAPLARI  (7/12453)  Sorular 1-4:  Ermenek HES barajında su tutulmaya başlamıştır. Üretilen elektriğin Mersin ve Antalya. ana  arterlerine verileceği ve bu hattan bir sanayi şehri olan Karaman'a verilmeyeceği şeklinde duyum  almaktayız. Bu tip duyumlar Karaman İli genelinde infiale neden olmuştur. Bu bilgiler ışığında;  -Ermenek HES'in temeli atılınca bitirilmesi ile ilgili ortaya koyulan hedeften şaşma süresi ne  kadardır? Bu gecikmeden dolayı ülkemizin ne kadar zararı olmuştur?  -Elektrik üretimine ne zaman başlanacak? Hangi hatlardan nerelere, ne kadar elektrik  verilecektir? Yeni çekilecek hatlar ve maliyetleri ne kadardır?  -Şuan itibariyle Çumra ve Karaman üzerindeki ana hatlardan elektrik alan Türkiye'nin  sanayisinde ve yeşil hatlı tarımsal sulamasında önemli bir yeri olan Karaman'a Ermenek  HES'den niçin elektrik verilmiyor? Karaman'a bu hattan elektrik vermek için ne kadar masraf  gerekmektedir?  -Ermenek HES'den Karaman'a elektrik vermek için programınızı yeniden gözden geçirmeyi  düşünüyor musunuz?  Cevaplar 1-4:  Kurulu gücü 308,8 MW ve yıllık enerji üretimi 1.187 GWh olan Ermenek Barajı ve HES projesinin  05.07.2002 tarihinde yer teslimi yapılarak inşaatına başlanmıştır. Sözleşmeye göre iş bitim tarihi  05.07.2007'dir. Ancak, hidrolojik, jeolojik, topoğrafik ve ödenek yetersizliği sebepleri ile Ağustos  2009'da su tutulmuş, santralın montajı Eylül 2009 tarihinde tamamlanmış olmasına rağmen,  rezervuardaki su seviyesi işletme seviyesine gelmediği için sulu testleri yapılamayıp işletmeye  alınamamıştır. Baraj havzasındaki yağış durumuna göre 2010 yılı sonunda veya 2011 yılı içerisinde  enerji üretimine geçilmesi planlanmaktadır.  TEİAŞ Genel Müdürlüğünün, Oymapınar HES-Ermenek HES EİH, Mersin-Ermenek HES EİH ve  Karaman-Gezende HES EİH (Mevcut Hat Yerine) toprak telli fiber optikti enerji iletim hatlarının  toplam proje tutan 77,3 milyon TL'dir. Oymapınar HES-Ermenek HES EİH'nın 2009 yılında  sözleşmesi imzalanmış ve ÇED çalışmaları tamamlanmıştır. Mersin-Ermenek HES EİH ve Karaman- Gezende HES EİH'nın ise ihalesi yapılacaktır.  - 5 3 6 - TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  11.- Adana Milletvekili Tacidar Seyhan'ın, Çukurova Üniversitesi yurtlarındaki yönetime ve  öğrenci gösterilerine ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Faruk Nafiz Özak 'ın cevabı (7/12478)  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Aşağıdaki sorularımın Devlet Bakanı Sayın Faruk Nafiz ÖZAK tarafından  yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.28.01.2010  Tacidar SEYHAN  Adana Milletvekili  Bir süre önce Adana ilinde bazı restaurant ve yurtlarda yapılan  yemeklerde at ve eşek gibi büyükbaş hayvanların etinin kullanıldığı ortaya  çıkmış, bu olay kamuoyun da, özellikle Çukurova Üniversitesine bağlı yurtlarda  kalan öğrencilerde büyük hassasiyet yaratmış buradaki hassasiyet daha sonra  protesto eylemlerine dönüşmüştür.  Bu bilgiler ışığında;  1- Gösterilere katıldığı belirlenen öğrenciler hakkında bir soruşturma açılmış  mıdır?  2- Açılmış ise açılan soruşturma dahilin de öğrencilerin ifadeleri alınarak  herhangi bir işleme tabi tutulmuş mudur?  3- Açılmış ise bu soruşturma hangi temele dayandırılmıştır?  4- Soruşturmaya tabi tutulan öğrencilerin Kredi ve Yurtlar Kurumundaki  burslarının, Çukurova Üniversitesine bağlı yurtlardan da konaklama  haklarının ellerinden alınacağı şeklindeki iddialar doğrumudur? Doğru ise  gerekçeleri nedir?  5- Gördükleri muamele konusunda haklı olarak demokratik tepkilerini  ortaya koyan bu çocuklara yapılan muameleyi doğru buluyor musunuz?  6- Öğrencilere soruşturma açılırken, buna karşılık Kredi ve Yurtlar Kurumu  nezdinde Çukurova Üniversitesine bağlı yurtlardaki yöneticilerle ilgili bir  soruşturma başlatılmış mıdır? Başlatılmış ise soruşturmanın neticesi  nedir?  7- Yurttan sorumlu olan Yükseköğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel  Müdürlüğü olduğuna göre buradaki istismarın yemek şirketinde olduğu  kadar yurt yönetiminde de olduğunu düşünüyor musunuz? Bu konuda  Bakanlık olarak yaptığınız yeni bir düzenleme varmıdır?  - 5 3 7 -
Sayfa 128 -
TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  11.- Adana Milletvekili Tacidar Seyhan'ın, Çukurova Üniversitesi yurtlarındaki yönetime ve  öğrenci gösterilerine ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Faruk Nafiz Özak 'ın cevabı (7/12478)  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Aşağıdaki sorularımın Devlet Bakanı Sayın Faruk Nafiz ÖZAK tarafından  yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.28.01.2010  Tacidar SEYHAN  Adana Milletvekili  Bir süre önce Adana ilinde bazı restaurant ve yurtlarda yapılan  yemeklerde at ve eşek gibi büyükbaş hayvanların etinin kullanıldığı ortaya  çıkmış, bu olay kamuoyun da, özellikle Çukurova Üniversitesine bağlı yurtlarda  kalan öğrencilerde büyük hassasiyet yaratmış buradaki hassasiyet daha sonra  protesto eylemlerine dönüşmüştür.  Bu bilgiler ışığında;  1- Gösterilere katıldığı belirlenen öğrenciler hakkında bir soruşturma açılmış  mıdır?  2- Açılmış ise açılan soruşturma dahilin de öğrencilerin ifadeleri alınarak  herhangi bir işleme tabi tutulmuş mudur?  3- Açılmış ise bu soruşturma hangi temele dayandırılmıştır?  4- Soruşturmaya tabi tutulan öğrencilerin Kredi ve Yurtlar Kurumundaki  burslarının, Çukurova Üniversitesine bağlı yurtlardan da konaklama  haklarının ellerinden alınacağı şeklindeki iddialar doğrumudur? Doğru ise  gerekçeleri nedir?  5- Gördükleri muamele konusunda haklı olarak demokratik tepkilerini  ortaya koyan bu çocuklara yapılan muameleyi doğru buluyor musunuz?  6- Öğrencilere soruşturma açılırken, buna karşılık Kredi ve Yurtlar Kurumu  nezdinde Çukurova Üniversitesine bağlı yurtlardaki yöneticilerle ilgili bir  soruşturma başlatılmış mıdır? Başlatılmış ise soruşturmanın neticesi  nedir?  7- Yurttan sorumlu olan Yükseköğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel  Müdürlüğü olduğuna göre buradaki istismarın yemek şirketinde olduğu  kadar yurt yönetiminde de olduğunu düşünüyor musunuz? Bu konuda  Bakanlık olarak yaptığınız yeni bir düzenleme varmıdır?  - 5 3 7 - TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  T.C.  DEVLET BAKANLIĞI  Sayı : B.02.0.005/ 212  Konu : Yazılı Soru önergesi  1 0 . 0 3 . 2 0 1 0  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi: II .02.2010 tarihli ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-19835 sayılı yazınız.  Adana Milletvekili Sayın Tacidar Seyhan'ın, Bakanlığıma yöneltmiş olduğu  T.B.M.M. 7/12478 Esas sayılı Yazılı Soru önergesine ilişkin cevabımız ekte sunulmuştur.  1-Adana Bölge Müdürlüğu'ne bağlı Fevzi Çakmak Yurdu Yemekhanesinde kullanılan çiğ ette  tek tırnaklı hayvan eti bulunduğuna dair haber medyada yer alması üzerine, 29.12.2009  tarihinde kız ve erkek bloklarından infiale kapılan yaklaşık 250-300 kişilik öğrenci grubu  protesto yürüyüşüne başlamış, merkezi yemekhane içinde protestolarına devam etmişlerdir.  Bölge Müdürü, Bölge Müdür Yardımcısı ve Yurt Müdürü öğrencileri sakinleştirmeye  çalışmış, öğrencilerin sorduktan sorulan cevaplamış, öğrenciler bir süre daha protestolanna  devam ettikten sonra eylemlerine son vermişler ve bu olayla ilgili hiçbir öğrenci hakkında  soruşturma açılmamıştır. Ancak, 30.12.2009 tarihinde, 40-45 kişilik bir grup protesto  eylemlerini sürdürmek istemiş, yurt idaresinin öğrencilerin problemlerini dinlemek istemesine  ve kendilerine yaptıkları eylemlerin yasal olmadığını belirtmesine rağmen, öğrenciler bu  talebi geri çevirmişlerdir.  Bu gruptan bazı öğrenciler, yurt öğrencisi olmayan bir grubu çağırarak, kapıları zorlayarak  içeri almışlardır. Gösteri esnasında dışandan gelen grubun zorla yurda girmesini sağlayan ve  gösteriyi maksadını aşan yönlere çekmeye çalışan 8 öğrenci hakkında disiplin işlemi  yapılmıştır.  2-öğrencilerin ifade ve savunmaları alınarak yapılan soruşturma neticesinde, 2 öğrenci  hakkında "Yurttan Süresiz Çıkarma " cezası verilmiştir.  3-Disiplin soruşturması Yurt İdare ve İşletme Yönetmeliğinin 23'üncü maddesine  dayandırılmıştır.  4-Disiplin soruşturması yapılan öğrencilerin burslannın ve bannma haklannın elinden  alınacağına dair iddialar doğru değildir.  Disiplin soruşturması neticesinde "Yurttan Süresiz Çıkarma" cezası alan öğrenciler  mevzuatımız gereği, kredi-burs ve bannma imkânlarından faydalanamamaktadır.  5-Protesto eylemine, 2 günde 400'e yakın öğrenci katılmış olup, bu öğrenciler hakkında bir  işlem yapılmamıştır. Ancak, yurdun öğrencisi olmayan kişileri yurda sokan, idarecilere  hakarete varacak nitelikte sözler sarf edenler hakkında ise gerekli işlem yapılmıştır.  6-Söz konusu olayın öğrenilmesini müteakip Kurum Müfettişlerince inceleme ve soruşturma  başlatılmış olup, halen devam etmektedir. Ayrıca, Yurt Müdürünün görev yeri de  değiştirilmiştir.  7-Olayın öğrenildiği gün ise yemek şirketinin sözleşmesi feshi yapılmış olup ayrıca,  Cumhuriyet Savcılığına da suç duyurusunda bulunulmuştur.  Bu konuda daha hassas davranılması hususunda yurt müdürlüklerine gerekli uyanlarda  bulunulmuştur.  Ek:  önerge Cevabı  Bilgilerinizi ve gereğini arz ederim.  Frfruk Nafiz ÖZAK  Devlet Bakanı  ADANA MİLLETVEKİLİ  SAYIN TACİDAR SEYHAN'IN  T.B.M.M.7/12478 ESAS SAYILI YAZILI  SORU ÖNERGESİNE AİT CEVAPLAR  - 5 3 8 -
Sayfa 129 -
TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  T.C.  DEVLET BAKANLIĞI  Sayı : B.02.0.005/ 212  Konu : Yazılı Soru önergesi  1 0 . 0 3 . 2 0 1 0  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi: II .02.2010 tarihli ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-19835 sayılı yazınız.  Adana Milletvekili Sayın Tacidar Seyhan'ın, Bakanlığıma yöneltmiş olduğu  T.B.M.M. 7/12478 Esas sayılı Yazılı Soru önergesine ilişkin cevabımız ekte sunulmuştur.  1-Adana Bölge Müdürlüğu'ne bağlı Fevzi Çakmak Yurdu Yemekhanesinde kullanılan çiğ ette  tek tırnaklı hayvan eti bulunduğuna dair haber medyada yer alması üzerine, 29.12.2009  tarihinde kız ve erkek bloklarından infiale kapılan yaklaşık 250-300 kişilik öğrenci grubu  protesto yürüyüşüne başlamış, merkezi yemekhane içinde protestolarına devam etmişlerdir.  Bölge Müdürü, Bölge Müdür Yardımcısı ve Yurt Müdürü öğrencileri sakinleştirmeye  çalışmış, öğrencilerin sorduktan sorulan cevaplamış, öğrenciler bir süre daha protestolanna  devam ettikten sonra eylemlerine son vermişler ve bu olayla ilgili hiçbir öğrenci hakkında  soruşturma açılmamıştır. Ancak, 30.12.2009 tarihinde, 40-45 kişilik bir grup protesto  eylemlerini sürdürmek istemiş, yurt idaresinin öğrencilerin problemlerini dinlemek istemesine  ve kendilerine yaptıkları eylemlerin yasal olmadığını belirtmesine rağmen, öğrenciler bu  talebi geri çevirmişlerdir.  Bu gruptan bazı öğrenciler, yurt öğrencisi olmayan bir grubu çağırarak, kapıları zorlayarak  içeri almışlardır. Gösteri esnasında dışandan gelen grubun zorla yurda girmesini sağlayan ve  gösteriyi maksadını aşan yönlere çekmeye çalışan 8 öğrenci hakkında disiplin işlemi  yapılmıştır.  2-öğrencilerin ifade ve savunmaları alınarak yapılan soruşturma neticesinde, 2 öğrenci  hakkında "Yurttan Süresiz Çıkarma " cezası verilmiştir.  3-Disiplin soruşturması Yurt İdare ve İşletme Yönetmeliğinin 23'üncü maddesine  dayandırılmıştır.  4-Disiplin soruşturması yapılan öğrencilerin burslannın ve bannma haklannın elinden  alınacağına dair iddialar doğru değildir.  Disiplin soruşturması neticesinde "Yurttan Süresiz Çıkarma" cezası alan öğrenciler  mevzuatımız gereği, kredi-burs ve bannma imkânlarından faydalanamamaktadır.  5-Protesto eylemine, 2 günde 400'e yakın öğrenci katılmış olup, bu öğrenciler hakkında bir  işlem yapılmamıştır. Ancak, yurdun öğrencisi olmayan kişileri yurda sokan, idarecilere  hakarete varacak nitelikte sözler sarf edenler hakkında ise gerekli işlem yapılmıştır.  6-Söz konusu olayın öğrenilmesini müteakip Kurum Müfettişlerince inceleme ve soruşturma  başlatılmış olup, halen devam etmektedir. Ayrıca, Yurt Müdürünün görev yeri de  değiştirilmiştir.  7-Olayın öğrenildiği gün ise yemek şirketinin sözleşmesi feshi yapılmış olup ayrıca,  Cumhuriyet Savcılığına da suç duyurusunda bulunulmuştur.  Bu konuda daha hassas davranılması hususunda yurt müdürlüklerine gerekli uyanlarda  bulunulmuştur.  Ek:  önerge Cevabı  Bilgilerinizi ve gereğini arz ederim.  Frfruk Nafiz ÖZAK  Devlet Bakanı  ADANA MİLLETVEKİLİ  SAYIN TACİDAR SEYHAN'IN  T.B.M.M.7/12478 ESAS SAYILI YAZILI  SORU ÖNERGESİNE AİT CEVAPLAR  - 5 3 8 - TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  12.- Muğla Milletvekili Fevzi Topuz 'un, Anadolu Ajansına atanan bir kişi hakkındaki iddialara  ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın cevabı  Aşağıdaki sorularımın Başbakan Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN tarafından yazılı olarak  yanıtlanmasını arz ederim. / ~ \  Anadolu Ajansı'nm (AA) mali işlerini yürüten idari ve Mali İşler Daire Başkanı Halis Çalışgan'ın  daha önce görev yaptığı Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü'nü "usulsüz harcamalarla zarara  uğratmaktan" yargılanıp, usulsüz paraları kuruma ödeyerek tazminat davasından kurtulduğu ortaya  çıkmıştır.  AA İdari ve Mali İşler Daire Başkanhğı'nı 6 yıldır sürdüren Çalışgan'ın Denizcilik  Müsteşarlığı'nda çalıştığı dönemdeki, usulsüz harcamaları nedeniyle Denizcilik Müsteşarlığı ile  Başbakanlık Teftiş Kurulu'nun raporlar düzenlediği anlaşıldı. Çalışgan hakkında müfettişler 36  kalem harcamayı "usulsüz" buldu. Bunlar arasında, 100 kutu çikolata da ikram masrafı olarak  gösterildi. Ancak müfetişler 100 kutu çikolotanın ikram olarak değerlendirilemeyeceğini, usulsüz  ödemenin Çalışgan'dan tahsili gerektiği belirtildi.  Hazırlanan raporlarda, lüks otellerdeki konaklama masraflarının ise harcırah yönetmeliğine aykın  olduğu vurgulandı. Çalışgan ile ilgili en ilginç belirleme ise rapora özetle şöyle yansıdı:  "Çalışgan'ın muhtelif tarihlerde kuruluşumuzun (Denizcilik Müsteşarlığı) hiçbir iş ve hizmet  biriminin olmadığı illerde 'inceleme gezisinde bulunmak' adı altında kuruluş aracı ile yapüğı  seyahatlerinin sonunda usulsüz olarak harcırah bildiriminde bulunarak harcırah aldığı tespit  edilmiştir... Adı geçenin doğum yeri olan Tokat iline yaptığı ziyaretler dikkat çekicidir..."  Raporlar üzerine Kıyı Emniyeti Müdürlüğü, Çalışgan hakkında dava açtı. Beyoğlu 3. Asliye  Hukuk Mahkemesi'ndeki dava "konusuz" kaldı. Çünkü Çalışgan usulsüz yaptığı harcamaları Kıyı  Emniyet Genel Müdürlüğü'ne ödettiği ortaya çıkmıştır.  Konuyla ilgili olarak;  1. Konuyla ilgili kişinin daha önce Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü'nde ve Denizcilik  Müsteşarlığı'nda "usulsüz harcamaları tespit edilgi halde neden Anadolu Ajansı'nın mali  işlerini yürüten İdari ve Mali İşler Daire Başkam'na getirilmiştir?  2. İlgili kişinin bunca şaibesi var iken mali işlerden sorumluluğu vermek ne kadar etik  bulmaktasınız?  3. İlgili kişi daha önce idari ve adli almış olduğu cezalar var mıdır? Varsa hangi cezalan almıştır?  4. Hükümetinizin yolsuzluğu önleme ile ilgili bir planınız var mı?  (7/12485)  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  - 5 3 9 -
Sayfa 130 -
TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  12.- Muğla Milletvekili Fevzi Topuz 'un, Anadolu Ajansına atanan bir kişi hakkındaki iddialara  ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın cevabı  Aşağıdaki sorularımın Başbakan Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN tarafından yazılı olarak  yanıtlanmasını arz ederim. / ~ \  Anadolu Ajansı'nm (AA) mali işlerini yürüten idari ve Mali İşler Daire Başkanı Halis Çalışgan'ın  daha önce görev yaptığı Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü'nü "usulsüz harcamalarla zarara  uğratmaktan" yargılanıp, usulsüz paraları kuruma ödeyerek tazminat davasından kurtulduğu ortaya  çıkmıştır.  AA İdari ve Mali İşler Daire Başkanhğı'nı 6 yıldır sürdüren Çalışgan'ın Denizcilik  Müsteşarlığı'nda çalıştığı dönemdeki, usulsüz harcamaları nedeniyle Denizcilik Müsteşarlığı ile  Başbakanlık Teftiş Kurulu'nun raporlar düzenlediği anlaşıldı. Çalışgan hakkında müfettişler 36  kalem harcamayı "usulsüz" buldu. Bunlar arasında, 100 kutu çikolata da ikram masrafı olarak  gösterildi. Ancak müfetişler 100 kutu çikolotanın ikram olarak değerlendirilemeyeceğini, usulsüz  ödemenin Çalışgan'dan tahsili gerektiği belirtildi.  Hazırlanan raporlarda, lüks otellerdeki konaklama masraflarının ise harcırah yönetmeliğine aykın  olduğu vurgulandı. Çalışgan ile ilgili en ilginç belirleme ise rapora özetle şöyle yansıdı:  "Çalışgan'ın muhtelif tarihlerde kuruluşumuzun (Denizcilik Müsteşarlığı) hiçbir iş ve hizmet  biriminin olmadığı illerde 'inceleme gezisinde bulunmak' adı altında kuruluş aracı ile yapüğı  seyahatlerinin sonunda usulsüz olarak harcırah bildiriminde bulunarak harcırah aldığı tespit  edilmiştir... Adı geçenin doğum yeri olan Tokat iline yaptığı ziyaretler dikkat çekicidir..."  Raporlar üzerine Kıyı Emniyeti Müdürlüğü, Çalışgan hakkında dava açtı. Beyoğlu 3. Asliye  Hukuk Mahkemesi'ndeki dava "konusuz" kaldı. Çünkü Çalışgan usulsüz yaptığı harcamaları Kıyı  Emniyet Genel Müdürlüğü'ne ödettiği ortaya çıkmıştır.  Konuyla ilgili olarak;  1. Konuyla ilgili kişinin daha önce Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü'nde ve Denizcilik  Müsteşarlığı'nda "usulsüz harcamaları tespit edilgi halde neden Anadolu Ajansı'nın mali  işlerini yürüten İdari ve Mali İşler Daire Başkam'na getirilmiştir?  2. İlgili kişinin bunca şaibesi var iken mali işlerden sorumluluğu vermek ne kadar etik  bulmaktasınız?  3. İlgili kişi daha önce idari ve adli almış olduğu cezalar var mıdır? Varsa hangi cezalan almıştır?  4. Hükümetinizin yolsuzluğu önleme ile ilgili bir planınız var mı?  (7/12485)  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  - 5 3 9 - T B M M B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  T.C.  DEVLET BAKANLIĞI VE BAŞBAKAN YARDIMCILIĞI  Sayı : B.02.0.002-031-248  Konu : Soru önergesi  10/03/2010  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  tlgi: a) Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı'nın 16/02/2010 tarihli ve KAN.KAR.MD.  A.Ol.O.GNS.0.10.00.02-7/12485-19999/41989 sayılı yazısı.  b) Başbakanlık Kanunlar ve Kararlar Genel Müdürlüğü'nün 18/02/2010 tarihli ve B.02.  0.KKG.0.12/106-188-21/692 sayılı yazısı.  c) 09/03/2010 tarihli ve B.02.I.AA 21/101-1387 sayılı yazı.  İlgi (a) yazınız gereği, Muğla Milletvekili Sayın Fevzi TOPUZ tarafından Sayın  Başbakanımıza tevcih edilen, Sayın Başbakanımızın da kendileri adına Bakanlığım  koordinatörlüğünde cevaplandırılmasını tensip ettikleri 7/12485 esas sayılı yazılı soru  önergesi ile ilgili olarak Bakanlığım ilgili kurumu Anadolu Ajansı Genel Müdürlüğü'nden  alınan ilgi (c) cevabi yazı ekte gönderilmektedir.  Bilgilerinize arz ederim. / ^ \  7 Bülent ARINÇ Devlet Bakanı ve  Başbakan Yardımcısı  EKLER:  1- İlgi (c) cevabi yazı ve eki  - 5 4 0 -
Sayfa 131 -
T B M M B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  T.C.  DEVLET BAKANLIĞI VE BAŞBAKAN YARDIMCILIĞI  Sayı : B.02.0.002-031-248  Konu : Soru önergesi  10/03/2010  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  tlgi: a) Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı'nın 16/02/2010 tarihli ve KAN.KAR.MD.  A.Ol.O.GNS.0.10.00.02-7/12485-19999/41989 sayılı yazısı.  b) Başbakanlık Kanunlar ve Kararlar Genel Müdürlüğü'nün 18/02/2010 tarihli ve B.02.  0.KKG.0.12/106-188-21/692 sayılı yazısı.  c) 09/03/2010 tarihli ve B.02.I.AA 21/101-1387 sayılı yazı.  İlgi (a) yazınız gereği, Muğla Milletvekili Sayın Fevzi TOPUZ tarafından Sayın  Başbakanımıza tevcih edilen, Sayın Başbakanımızın da kendileri adına Bakanlığım  koordinatörlüğünde cevaplandırılmasını tensip ettikleri 7/12485 esas sayılı yazılı soru  önergesi ile ilgili olarak Bakanlığım ilgili kurumu Anadolu Ajansı Genel Müdürlüğü'nden  alınan ilgi (c) cevabi yazı ekte gönderilmektedir.  Bilgilerinize arz ederim. / ^ \  7 Bülent ARINÇ Devlet Bakanı ve  Başbakan Yardımcısı  EKLER:  1- İlgi (c) cevabi yazı ve eki  - 5 4 0 - TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2010  A N A D O L U A J A N S I G E N E L M Ü D Ü R L Ü Ğ Ü  Sayı : B.02.1.AA 21/101-1387 09 .03 .2010  Konu : Soru önergesi  DEVLET BAKANLIĞI VE BAŞBAKAN YARDIMCILIĞINA  (Sayın Bülent ARINÇ)  İlgi: 19/02/2010 tarihli ve B.02.0.002-031-248 sayılı yazınız.  Muğla Milletvekili Sayın Fevzi TOPUZ tarafından Sayın Başbakanımıza tevcih  edilen, Sayın Başbakanımızın da kendileri adına Bakanlığınız koordinatörlüğünde  cevaplanmasını tensip ettikleri ilgi yazı eki, 7/12485 esas numaralı yazılı soru önergesinin  cevabı ektedir.  Bilgilerinize arz ederim. t ı  MUĞLA MİLLETVEKİLİ SAYIN FEVZİ TOPUZ  TARAFINDAN TEVCİH EDİLEN  7/12485 ESAS NUMARALI YAZILI SORU ÖNERGESİNİN CEVABI  Önergede bahsedilen kurum personelimiz hakkında yine önergede belirtilen  kurum tarafından açılan soruşturma ile ilgili olarak, Beyoğlu 7. Asliye Ceza  Mahkemesi'nin verdiği 13.10.2008 tarih ve 2008/335 sayılı beraat karan, Yargıtay 4. Ceza  Dairesinin 14.12.2009 tarih ve 2009/20254 sayılı kararıyla kesinleşmiştir.  Bununla birlikte söz konusu personelimiz 5 Mart 2010 tarihi itibariyle Mali ve İdari  İşler Daire Başkanlığı görevinden alınarak başka bir kadroya atanmıştır.  Dr. Hilmi BENGİ  Yönetim Kurulu Başkanı  Genel Müdür  - 5 4 1 -
Sayfa 132 -
TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2010  A N A D O L U A J A N S I G E N E L M Ü D Ü R L Ü Ğ Ü  Sayı : B.02.1.AA 21/101-1387 09 .03 .2010  Konu : Soru önergesi  DEVLET BAKANLIĞI VE BAŞBAKAN YARDIMCILIĞINA  (Sayın Bülent ARINÇ)  İlgi: 19/02/2010 tarihli ve B.02.0.002-031-248 sayılı yazınız.  Muğla Milletvekili Sayın Fevzi TOPUZ tarafından Sayın Başbakanımıza tevcih  edilen, Sayın Başbakanımızın da kendileri adına Bakanlığınız koordinatörlüğünde  cevaplanmasını tensip ettikleri ilgi yazı eki, 7/12485 esas numaralı yazılı soru önergesinin  cevabı ektedir.  Bilgilerinize arz ederim. t ı  MUĞLA MİLLETVEKİLİ SAYIN FEVZİ TOPUZ  TARAFINDAN TEVCİH EDİLEN  7/12485 ESAS NUMARALI YAZILI SORU ÖNERGESİNİN CEVABI  Önergede bahsedilen kurum personelimiz hakkında yine önergede belirtilen  kurum tarafından açılan soruşturma ile ilgili olarak, Beyoğlu 7. Asliye Ceza  Mahkemesi'nin verdiği 13.10.2008 tarih ve 2008/335 sayılı beraat karan, Yargıtay 4. Ceza  Dairesinin 14.12.2009 tarih ve 2009/20254 sayılı kararıyla kesinleşmiştir.  Bununla birlikte söz konusu personelimiz 5 Mart 2010 tarihi itibariyle Mali ve İdari  İşler Daire Başkanlığı görevinden alınarak başka bir kadroya atanmıştır.  Dr. Hilmi BENGİ  Yönetim Kurulu Başkanı  Genel Müdür  - 5 4 1 - TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  13.- Muş Milletvekili M. Nuri Yaman 'ın, Alparslan II Barajı Projesi 'ne ilişkin sorusu ve Enerji  ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı (7/12501)  T Ü R K İ Y E B Ü Y Ü K M İ L L E T M E C L İ S İ B A Ş K A N L I Ğ I N A  A ş a ğ ı d a k i s o r u l a r ı m ı n Enerj i ve Tabi i K a y n a k l a r B a k a n ı Say ın  T a n e r Yı ld ız t a r a f ı n d a n yazı l ı o larak c e v a p l a n d ı r ı l m a s ı n ı b i lg i ler inize  sayg ı lar ımla a r z e d e r i m .  Muş İlinde yapılması planlanan Alparslan II Barajı ile ilgili olarak vermiş  olduğum 23.11.2009 tarihli yazılı soru önergesine 05.01.2010 tarihinde  tarafınızdan cevap verilmiştir.  Söz konusu cevap yazısında sorulardan biri olan; "barajın hem sulama  hem de enerji ihtiyacını karşılamak amacıyla mı inşa edileceği'' sorusuna cevap  verilmemiştir. Bu durum ise yazılı soru önergesinde dile getirmiş olduğum  barajın "sulama ihtiyacım karşılanması" amacından vazgeçildiği konusundaki  endişeleri arttırmıştır.  Bu cihetle;  1- Alparslan II Barajı Muş İli'nin hem enerji hem de sulama ihtiyacını mı  karşılayacaktır?  2- Eğer böyle ise; barajın bir yıl içerisinde ne kadar araziyi sulaması ve  kaç Kw saat enerji üretmesi öngörülmektedir?  - 5 4 2 -
Sayfa 133 -
TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  13.- Muş Milletvekili M. Nuri Yaman 'ın, Alparslan II Barajı Projesi 'ne ilişkin sorusu ve Enerji  ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı (7/12501)  T Ü R K İ Y E B Ü Y Ü K M İ L L E T M E C L İ S İ B A Ş K A N L I Ğ I N A  A ş a ğ ı d a k i s o r u l a r ı m ı n Enerj i ve Tabi i K a y n a k l a r B a k a n ı Say ın  T a n e r Yı ld ız t a r a f ı n d a n yazı l ı o larak c e v a p l a n d ı r ı l m a s ı n ı b i lg i ler inize  sayg ı lar ımla a r z e d e r i m .  Muş İlinde yapılması planlanan Alparslan II Barajı ile ilgili olarak vermiş  olduğum 23.11.2009 tarihli yazılı soru önergesine 05.01.2010 tarihinde  tarafınızdan cevap verilmiştir.  Söz konusu cevap yazısında sorulardan biri olan; "barajın hem sulama  hem de enerji ihtiyacını karşılamak amacıyla mı inşa edileceği'' sorusuna cevap  verilmemiştir. Bu durum ise yazılı soru önergesinde dile getirmiş olduğum  barajın "sulama ihtiyacım karşılanması" amacından vazgeçildiği konusundaki  endişeleri arttırmıştır.  Bu cihetle;  1- Alparslan II Barajı Muş İli'nin hem enerji hem de sulama ihtiyacını mı  karşılayacaktır?  2- Eğer böyle ise; barajın bir yıl içerisinde ne kadar araziyi sulaması ve  kaç Kw saat enerji üretmesi öngörülmektedir?  - 5 4 2 - TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  T.C.  ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANLIĞI  Strateji Geliştirme Başkanlığı  Sayı :B.15.0.SGB.02.610-376  Konu: Yazılı Soru Önergesi(7/12501) 0 0 3 i 5 3 MAfU 2010  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi: TBMM Başkanlığının, 16.02.2010 tarih ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-19957 sayılı yazısı.  Muş Milletvekili Sayın M.Nuri YAMAN'ın, tarafıma tevcih ettiği 7/12501 esas nolu yazılı soru önergesi,  T.B.M.M. İç Tüzüğünün 99 uncu maddesi gereği, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünden alınan yazılı  bilgiler doğrultusunda aşağıda cevaplandırılmaktadır.  Bilgilerinize arz ederim  EKLER :  EK-1 Önerge Cevabı Taner YILDIZ Bakan  MUŞ MİLLETVEKİLİ SAYIN M. NURİ YAMAN'IN  YAZDLI SORU ÖNERGESİ VE CEVAPLARI  (7/12501)  Sorular 1-2:  Muş ilinde yapılması planlanan Alparslan II Barajı ile ilgili olarak vermiş olduğum 23.11.2009 tarihli  yazılı soru önergesine 05.01.2010 tarihinde tarafınızdan cevap verilmiştir. Söz konusu cevap  yazısında sorulardan biri olan; "barajın hem sulama hem de enerji ihtiyacını karşılamak amacıyla mı  inşa edileceği" sorusuna cevap verilmemiştir. Bu durum ise yazılı soru önergesinde dile getirmiş  olduğum barajın "sulama ihtiyacım karşılanması" amacından vazgeçildiği konusundaki endişeleri  arttırmıştır. Bu cihetle;  -Alparslan II Barajı Muş İli'nin hem enerji hem de sulama ihtiyacını mı karşılayacaktır?  -Eğer böyle ise; barajın bir yıl içerisinde ne kadar araziyi sulaması ve kaç k\Vh enerji üretmesi  öngörülmektedir?  Cevanlar 1-2:  Alpaslan ü Barajı ve HES Projesi enerji, sulama ve taşkın koruma amaçlıdır.  DSİ Genel Müdürlüğünden alınan bilgilere göre 2004 yılında hazırlanmış olan kesin projede 590  milyon kWh/yıl (Menba gelişmeli )714 milyon kWh/yıl (Menba gelişmesiz ) enerji üretilmesi ve  78.210 hektar arazinin sulanması planlanmıştır.  - 5 4 3 -
Sayfa 134 -
TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  T.C.  ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANLIĞI  Strateji Geliştirme Başkanlığı  Sayı :B.15.0.SGB.02.610-376  Konu: Yazılı Soru Önergesi(7/12501) 0 0 3 i 5 3 MAfU 2010  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi: TBMM Başkanlığının, 16.02.2010 tarih ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-19957 sayılı yazısı.  Muş Milletvekili Sayın M.Nuri YAMAN'ın, tarafıma tevcih ettiği 7/12501 esas nolu yazılı soru önergesi,  T.B.M.M. İç Tüzüğünün 99 uncu maddesi gereği, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünden alınan yazılı  bilgiler doğrultusunda aşağıda cevaplandırılmaktadır.  Bilgilerinize arz ederim  EKLER :  EK-1 Önerge Cevabı Taner YILDIZ Bakan  MUŞ MİLLETVEKİLİ SAYIN M. NURİ YAMAN'IN  YAZDLI SORU ÖNERGESİ VE CEVAPLARI  (7/12501)  Sorular 1-2:  Muş ilinde yapılması planlanan Alparslan II Barajı ile ilgili olarak vermiş olduğum 23.11.2009 tarihli  yazılı soru önergesine 05.01.2010 tarihinde tarafınızdan cevap verilmiştir. Söz konusu cevap  yazısında sorulardan biri olan; "barajın hem sulama hem de enerji ihtiyacını karşılamak amacıyla mı  inşa edileceği" sorusuna cevap verilmemiştir. Bu durum ise yazılı soru önergesinde dile getirmiş  olduğum barajın "sulama ihtiyacım karşılanması" amacından vazgeçildiği konusundaki endişeleri  arttırmıştır. Bu cihetle;  -Alparslan II Barajı Muş İli'nin hem enerji hem de sulama ihtiyacını mı karşılayacaktır?  -Eğer böyle ise; barajın bir yıl içerisinde ne kadar araziyi sulaması ve kaç k\Vh enerji üretmesi  öngörülmektedir?  Cevanlar 1-2:  Alpaslan ü Barajı ve HES Projesi enerji, sulama ve taşkın koruma amaçlıdır.  DSİ Genel Müdürlüğünden alınan bilgilere göre 2004 yılında hazırlanmış olan kesin projede 590  milyon kWh/yıl (Menba gelişmeli )714 milyon kWh/yıl (Menba gelişmesiz ) enerji üretilmesi ve  78.210 hektar arazinin sulanması planlanmıştır.  - 5 4 3 - TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  14.-Antalya Milletvekili Hüsnü Çöllü 'nün, Perge antik kentine ilişkin sorusu ve Kültür ve Turizm  Bakanı Ertuğrul Günay'ın cevabı (7/12515)  T B M M B A Ş K A N L I Ğ I ' N A  Aşağıdaki sorularımın Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay tarafından  yazılı olarak yanıtlanması için gereğini arz ederim. 04.02.2010  Antalya Milletvekili  Her yıl 250 bin kişinin ziyaret ettiği Perge Antik Kenti'ndeki gUvcnlik açığı ve  personel yetersizliği ile bölgede yapılan kaçak kazılar resmi raporlara yansımıştır.  Bu kapsamda;  1- Perge Antik Kenti'ni 2008 ve 2009 yılında kaç kişi ziyaret etmiş  ve ne kadar giriş ücreti tahsil edilmiştir? Gelirler nasıl  değerlendirilmektedir?  2- Perge Antik Kenti'nde kaç personel görev yapmaktadır? Bu sayı  yeterli midir? Perge Antik Kenti'nin güvenliği nasıl sağlanmaktadır?  Kamera sistemi kurulmuş mudur?  3- Bölgede yapılan kaçak kazılara ilişkin bir inceleme yapılmış  mıdır? Son 3 yılda bu tür olaylar nedeniyle adli makamlara iletilen kaç olay !  yaşanmıştır?  4- Perge Antik Kenti ile ilgili Antalya İl Genel Meclisi'nce  hazırlatılan rapordan Bakanlığınız bilgi sahibi midir? Raporda yer alan  tespitler, Bakanlığınız tarafından da paylaşılmakta mıdır? Bölgedeki tapulu  araziler ve yol güzergahları ile ilgili öneriler dikkate alınacak mıdır?  5- Perge Antik Kenti'nde gerekli bakım ve kontrolünün yapılması,  güvenlik önlemlerinin geliştirilmesi gibi çalışmalar 2010 yılı içinde  yapılacak mıdır?  T.C.  KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI  Strateji Geliştirme Başkanlığı  Sayı : B.16.0.SGB.0.10.01.00 - 610/ 4 9 6 8 8 09/ 03 / 2010  K o n u : Soru Önergesi  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi: TBMM Başkanlığı Kanunlar ve Kararlar Dairesi Başkanlığının 16/02/2010 tarihli ve  A.Ol.O.GNS.0.10.00.02 - 1 9 9 5 7 sayılı yazısı.  Antalya Milletvekili Sayın ; Hüsnü ÇÖLLÜ'nün 7/12515 Esas No'lu soru  önergesinin cevabı ekte sunulmaktadır.  Bilgilerini arz ederim.  EK: Cevap Ertuğrul GÜNAY  Bakan  - 5 4 4 -
Sayfa 135 -
TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  14.-Antalya Milletvekili Hüsnü Çöllü 'nün, Perge antik kentine ilişkin sorusu ve Kültür ve Turizm  Bakanı Ertuğrul Günay'ın cevabı (7/12515)  T B M M B A Ş K A N L I Ğ I ' N A  Aşağıdaki sorularımın Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay tarafından  yazılı olarak yanıtlanması için gereğini arz ederim. 04.02.2010  Antalya Milletvekili  Her yıl 250 bin kişinin ziyaret ettiği Perge Antik Kenti'ndeki gUvcnlik açığı ve  personel yetersizliği ile bölgede yapılan kaçak kazılar resmi raporlara yansımıştır.  Bu kapsamda;  1- Perge Antik Kenti'ni 2008 ve 2009 yılında kaç kişi ziyaret etmiş  ve ne kadar giriş ücreti tahsil edilmiştir? Gelirler nasıl  değerlendirilmektedir?  2- Perge Antik Kenti'nde kaç personel görev yapmaktadır? Bu sayı  yeterli midir? Perge Antik Kenti'nin güvenliği nasıl sağlanmaktadır?  Kamera sistemi kurulmuş mudur?  3- Bölgede yapılan kaçak kazılara ilişkin bir inceleme yapılmış  mıdır? Son 3 yılda bu tür olaylar nedeniyle adli makamlara iletilen kaç olay !  yaşanmıştır?  4- Perge Antik Kenti ile ilgili Antalya İl Genel Meclisi'nce  hazırlatılan rapordan Bakanlığınız bilgi sahibi midir? Raporda yer alan  tespitler, Bakanlığınız tarafından da paylaşılmakta mıdır? Bölgedeki tapulu  araziler ve yol güzergahları ile ilgili öneriler dikkate alınacak mıdır?  5- Perge Antik Kenti'nde gerekli bakım ve kontrolünün yapılması,  güvenlik önlemlerinin geliştirilmesi gibi çalışmalar 2010 yılı içinde  yapılacak mıdır?  T.C.  KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI  Strateji Geliştirme Başkanlığı  Sayı : B.16.0.SGB.0.10.01.00 - 610/ 4 9 6 8 8 09/ 03 / 2010  K o n u : Soru Önergesi  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi: TBMM Başkanlığı Kanunlar ve Kararlar Dairesi Başkanlığının 16/02/2010 tarihli ve  A.Ol.O.GNS.0.10.00.02 - 1 9 9 5 7 sayılı yazısı.  Antalya Milletvekili Sayın ; Hüsnü ÇÖLLÜ'nün 7/12515 Esas No'lu soru  önergesinin cevabı ekte sunulmaktadır.  Bilgilerini arz ederim.  EK: Cevap Ertuğrul GÜNAY  Bakan  - 5 4 4 - TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  ANTALYA MİLLETVEKİLİ SAYIN H Ü S N Ü ÇÖLLÜ'NÜN 7/12515 ESAS NO'LU  YAZILI S O R U ÖNERGESİNE BAKANLIĞIMIZCA H A Z I R L A N A N CEVAP  Her yıl 250 bin kişinin ziyaret ettiği Perge Antik Kenti'ndeki güvenlik açığı ve  personel yetersizliği ile bölgede yapılan kaçak kazılar resmi raporlara yansımıştır.  Bu kapsamda;  SORU 1: Perge Antik Kenti'ni 2008 ve 2009 yılında kaç kişi ziyaret etmiş ve ne  kadar giriş ücreti tahsil edilmiştir? Gelirler nasıl değerlendirilmektedir?  CEVAP 1: Bakanlığımıza bağlı Perge Ören Yerinin 2008 yılı ziyaretçi sayısı  235.145 kişi olup 1.294.805 TL giriş ücreti tahsil edilmiştir. 2009 yılında ise ziyaretçi  sayısı 220.526 kişi tahsilatı ise 1.447.025 TL'dir.  Girişlerden elde edilen gelirler ile söz konusu müze ve ören yerlerinin bakım,  onarım, temizlik vb. hizmetleri sağlanmaktadır. Bakanlığımıza bağlı müze ve ören  yerlerinden elde edilen gelirlerin % 43'ü Personel ve Hizmet Alım Gideri, % 9'u  Altyapı, Kazı, Müze Onarım vb. Gideri, % 8'i Tanıtım ve Kültür Transferleri Gideri, %  2'si Tüketim Mal ve Malzeme Alım Gideri, % 2'si Mal ve Hizmet Alım Gideri, % 26'sı  Vergi, Resmi Harç, Hazine Payı, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurum Payı  giderlerinde kullanılmaktadır.  SORU 2: Perge Antik Kenti'nde kaç personel görev yapmaktadır? Bu sayı  yeterli midir? Perge Antik Kenti'nin güvenliği nasıl sağlanmaktadır? Kamera sistemi  kurulmuş mudur?  CEVAP 2: Perge Ören Yerinde; 1 bekçi, 8 genel bakım, güvenlik, temizlik ve  bilet işlerinden sorumlu DOSİM işçisi ve hizmet alımı yolu ile çalışmakta olan 3 kişi  temizlik işçisi olmak üzere toplam 12 personel görev yapmaktadır.  Aksu ilçesinin kuzeyinde Yurtpınar deresi ile sınırlanan ve tepe üzerinde  bulunan Akropol alanı ile birlikte oldukça geniş bir vadiye yayılmakta olan Antik  Kentin güvenliği gündüz mevcut görevli personelimiz, gece ise Aksu Emniyet  Müdürlüğüne ait devriye hizmeti yapan görevli personel tarafından sağlanmaktadır.  Kamera sistemi ören yerinde mevcut olmayıp, sadece Antik Kentin girişindeki  otopark alanında bulunmaktadır.  Ayrıca, Perge Ören Yeri girişinde bulunan turnikeler kamera sistemi ile  kontrollü geçiş sağlanmakta olup söz k o n u s u kamera görüntüleri Ankara Döner  Sermaye İşletmesi Merkez Müdürlüğü binasında izlenmektedir.  - 5 4 5 -
Sayfa 136 -
TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  ANTALYA MİLLETVEKİLİ SAYIN H Ü S N Ü ÇÖLLÜ'NÜN 7/12515 ESAS NO'LU  YAZILI S O R U ÖNERGESİNE BAKANLIĞIMIZCA H A Z I R L A N A N CEVAP  Her yıl 250 bin kişinin ziyaret ettiği Perge Antik Kenti'ndeki güvenlik açığı ve  personel yetersizliği ile bölgede yapılan kaçak kazılar resmi raporlara yansımıştır.  Bu kapsamda;  SORU 1: Perge Antik Kenti'ni 2008 ve 2009 yılında kaç kişi ziyaret etmiş ve ne  kadar giriş ücreti tahsil edilmiştir? Gelirler nasıl değerlendirilmektedir?  CEVAP 1: Bakanlığımıza bağlı Perge Ören Yerinin 2008 yılı ziyaretçi sayısı  235.145 kişi olup 1.294.805 TL giriş ücreti tahsil edilmiştir. 2009 yılında ise ziyaretçi  sayısı 220.526 kişi tahsilatı ise 1.447.025 TL'dir.  Girişlerden elde edilen gelirler ile söz konusu müze ve ören yerlerinin bakım,  onarım, temizlik vb. hizmetleri sağlanmaktadır. Bakanlığımıza bağlı müze ve ören  yerlerinden elde edilen gelirlerin % 43'ü Personel ve Hizmet Alım Gideri, % 9'u  Altyapı, Kazı, Müze Onarım vb. Gideri, % 8'i Tanıtım ve Kültür Transferleri Gideri, %  2'si Tüketim Mal ve Malzeme Alım Gideri, % 2'si Mal ve Hizmet Alım Gideri, % 26'sı  Vergi, Resmi Harç, Hazine Payı, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurum Payı  giderlerinde kullanılmaktadır.  SORU 2: Perge Antik Kenti'nde kaç personel görev yapmaktadır? Bu sayı  yeterli midir? Perge Antik Kenti'nin güvenliği nasıl sağlanmaktadır? Kamera sistemi  kurulmuş mudur?  CEVAP 2: Perge Ören Yerinde; 1 bekçi, 8 genel bakım, güvenlik, temizlik ve  bilet işlerinden sorumlu DOSİM işçisi ve hizmet alımı yolu ile çalışmakta olan 3 kişi  temizlik işçisi olmak üzere toplam 12 personel görev yapmaktadır.  Aksu ilçesinin kuzeyinde Yurtpınar deresi ile sınırlanan ve tepe üzerinde  bulunan Akropol alanı ile birlikte oldukça geniş bir vadiye yayılmakta olan Antik  Kentin güvenliği gündüz mevcut görevli personelimiz, gece ise Aksu Emniyet  Müdürlüğüne ait devriye hizmeti yapan görevli personel tarafından sağlanmaktadır.  Kamera sistemi ören yerinde mevcut olmayıp, sadece Antik Kentin girişindeki  otopark alanında bulunmaktadır.  Ayrıca, Perge Ören Yeri girişinde bulunan turnikeler kamera sistemi ile  kontrollü geçiş sağlanmakta olup söz k o n u s u kamera görüntüleri Ankara Döner  Sermaye İşletmesi Merkez Müdürlüğü binasında izlenmektedir.  - 5 4 5 - TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  SORU 3: Bölgede yapılan kaçak kazılara ilişkin bir inceleme yapılmış mıdır?  Son 3 yılda bu tür olaylar nedeniyle adli makamlara iletilen kaç olay yaşanmıştır?  CEVAP 3: Antik Kent, görevli personelimiz tarafından düzenli olarak her gün  kontrol edilmektedir. Kaçak kazılar ve sit alanında izinsiz uygulamalar düzenlenen  tutanaklarla Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğüne bildirilmekte ve  uzmanlarca vakit geçirilmeden incelendikten sonra yasal işlem yapılmaktadır. Son 3  yılda Antik Kent'te gece yapılan 3 adet basit yüzeysel kaçak kazı ören yeri  görevlilerce tespit edilerek adı geçen Genel Müdürlüğe rapor edilmiş ve gerekli  işlem yapılmıştır. Bunun yanında 3 yılda toplam 45 kişi tarafından yapılan izinsiz  inşai faaliyet hakkında yasal işlem yapılmıştır.  SORU 4: Perge Antik Kenti ile ilgili Antalya İl Genel Meclisince hazırlatılan  rapordan Bakanlığınız bilgi sahibi midir? Raporda yer alan tespitler, Bakanlığınız  tarafından da paylaşılmakta mıdır? Bölgedeki tapulu araziler ve yol güzergahları ile  ilgili öneriler dikkate alınacak mıdır?  CEVAP 4: Antalya İl Genel Meclisi, Kültür ve Turizm Komisyonu tarafından  hazırlanan 15/01/2010 tarihli raporda belirtilen tespitler daha önce Bakanlığımızca da  bilinen ve çözüme kavuşturulmaya çalışılan konulardır. Bu kapsamda tiyatro  önünden geçen mevcut Yurtpınar yolunun Aksu Koruma Amaçlı İmar Planına  uygun olarak araç trafiğine kapatılması, ören yerinin özellikle batısında yer alan özel  mülkiyetteki arazilerin kamulaştırması, kaçak girişlerin önlenmesi için ören yeri  çevresinin korunaklı tel ile çevrelenmesi, özellikle gece denetiminin yapılabilmesi  için ışıklandırma ve mobese sisteminin kurulması için çalışmalar sürdürülmektedir.  SORU 5: Perge Antik Kenti'nde gerekli bakım ve kontrolünün yapılması,  güvenlik önlemlerinin geliştirilmesi gibi çalışmalar 2010 yılı içinde yapılacak mıdır?  CEVAP 5: Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün eşgüdümünde  Bakanlığımız Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünce kapsamlı bir  çalışma başlatılmıştır.  -Nekropol alanında Bakanlığımıza tahsisli olup özel şahıslar tarafından  kullanılmakta olan 164 ve 168 no'lu parseller boşaltılarak 159 parsel ile birlikte etrafı  tel örgü ile çevrelenmiştir. Mevcut bilgi panoları yenilenmektedir.  -Bakanlığımız Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünce Antik  Kentte 2009 yılı sonbahannda ot-saz-çalı temizliğine başlanmış olup 2010 yılında da  devam etmektedir.  -Kentin gece güvenliğinin sağlanması amacıyla merkezi mobese sistemi  kurulması ve aydınlatılması çalışmaları başlatılmıştır.  - 5 4 6 -
Sayfa 137 -
TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  SORU 3: Bölgede yapılan kaçak kazılara ilişkin bir inceleme yapılmış mıdır?  Son 3 yılda bu tür olaylar nedeniyle adli makamlara iletilen kaç olay yaşanmıştır?  CEVAP 3: Antik Kent, görevli personelimiz tarafından düzenli olarak her gün  kontrol edilmektedir. Kaçak kazılar ve sit alanında izinsiz uygulamalar düzenlenen  tutanaklarla Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğüne bildirilmekte ve  uzmanlarca vakit geçirilmeden incelendikten sonra yasal işlem yapılmaktadır. Son 3  yılda Antik Kent'te gece yapılan 3 adet basit yüzeysel kaçak kazı ören yeri  görevlilerce tespit edilerek adı geçen Genel Müdürlüğe rapor edilmiş ve gerekli  işlem yapılmıştır. Bunun yanında 3 yılda toplam 45 kişi tarafından yapılan izinsiz  inşai faaliyet hakkında yasal işlem yapılmıştır.  SORU 4: Perge Antik Kenti ile ilgili Antalya İl Genel Meclisince hazırlatılan  rapordan Bakanlığınız bilgi sahibi midir? Raporda yer alan tespitler, Bakanlığınız  tarafından da paylaşılmakta mıdır? Bölgedeki tapulu araziler ve yol güzergahları ile  ilgili öneriler dikkate alınacak mıdır?  CEVAP 4: Antalya İl Genel Meclisi, Kültür ve Turizm Komisyonu tarafından  hazırlanan 15/01/2010 tarihli raporda belirtilen tespitler daha önce Bakanlığımızca da  bilinen ve çözüme kavuşturulmaya çalışılan konulardır. Bu kapsamda tiyatro  önünden geçen mevcut Yurtpınar yolunun Aksu Koruma Amaçlı İmar Planına  uygun olarak araç trafiğine kapatılması, ören yerinin özellikle batısında yer alan özel  mülkiyetteki arazilerin kamulaştırması, kaçak girişlerin önlenmesi için ören yeri  çevresinin korunaklı tel ile çevrelenmesi, özellikle gece denetiminin yapılabilmesi  için ışıklandırma ve mobese sisteminin kurulması için çalışmalar sürdürülmektedir.  SORU 5: Perge Antik Kenti'nde gerekli bakım ve kontrolünün yapılması,  güvenlik önlemlerinin geliştirilmesi gibi çalışmalar 2010 yılı içinde yapılacak mıdır?  CEVAP 5: Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün eşgüdümünde  Bakanlığımız Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünce kapsamlı bir  çalışma başlatılmıştır.  -Nekropol alanında Bakanlığımıza tahsisli olup özel şahıslar tarafından  kullanılmakta olan 164 ve 168 no'lu parseller boşaltılarak 159 parsel ile birlikte etrafı  tel örgü ile çevrelenmiştir. Mevcut bilgi panoları yenilenmektedir.  -Bakanlığımız Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünce Antik  Kentte 2009 yılı sonbahannda ot-saz-çalı temizliğine başlanmış olup 2010 yılında da  devam etmektedir.  -Kentin gece güvenliğinin sağlanması amacıyla merkezi mobese sistemi  kurulması ve aydınlatılması çalışmaları başlatılmıştır.  - 5 4 6 - TBMM B: 71 10 . 3 . 2010  15.- İstanbul Milletvekili Süleyman Yağız'ın, bir basın toplantısında TRT muhabirinin yönelttiği  bir soruyla ilgili iddialara ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı  Bülent Arınç'ın cevabı (7/12529)  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI'NA  Aşağıdaki somlarımın, Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan  tarafından yazılı olarak yanıtlanması isteğimi bilgilerinize sunarım.  Saygılarımla. 5 Şubat 2010  Süleyman Yağız  DSP İstanbul Milletvekili  Odatv'nin, görüntülerini de yayımladığı bir haberinde, Bulgaristan  Başbakanı ile birlikte yaptığınız basın toplantısı sırasında bir yetkiliye, üzerinde,  "Bana doğalgaz zammını sorsunlar" yazılı bir not uzattığınız, yetkilinin de bu  notu TRT muhabirine ilettiği iddia edilmektedir.  Aynı haberde, TRT muhabirinin, yanlış anlama sonucu sizin yerinize,  Bulgaristan Başbakanı'na, "Sayın Borisov Türkiye'ye sattığınız doğalgaza  zam yapacak mısınız?" diye sorduğu belirtilerek, şöyle denilmektedir:  "Türkçe sorunun çevrilmesinin ardından Bulgar Başbakan şaşkına  dönüyor, çünkü Türkiye'ye doğalgaz satmıyorlar. Doğal olarak da verilecek  bir cevabı yok. Bir sessizlikten sonra Tayyip Erdoğan hemen devreye  girmek zorunda kalıyor. 'Soru yanlış oldu' diyor. Ve Başbakan Erdoğan, tüm  bu skandala rağmen 'soruyu' cevaplıyor."  1- Odatv'nin gündeme getirdiği bu iddia doğru mudur?  2- Doğru ise Başbakan olarak, TRT muhabirine soru sipariş etmenizi,  basın özgürlüğü ile bağdaştırabilmek mümkün müdür?  3- Bu iddianın, söz konusu muhabiri medyada tartışılan kişi hâline  getirdiği, dolayısıyla kişiliğinin, meslekî onurunun zedelenmesine sebep  olduğu ifade edilmektedir. Muhabiri, böyle bir duruma düşürmeye  hakkınız var mıdır?  4- Bu tür sipariş soruları başka toplantılarda da TRT veya başka medya  kuruluşlarının muhabirlerine verdiğiniz olmuş mudur?  - 5 4 7 -
Sayfa 138 -
TBMM B: 71 10 . 3 . 2010  15.- İstanbul Milletvekili Süleyman Yağız'ın, bir basın toplantısında TRT muhabirinin yönelttiği  bir soruyla ilgili iddialara ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı  Bülent Arınç'ın cevabı (7/12529)  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI'NA  Aşağıdaki somlarımın, Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan  tarafından yazılı olarak yanıtlanması isteğimi bilgilerinize sunarım.  Saygılarımla. 5 Şubat 2010  Süleyman Yağız  DSP İstanbul Milletvekili  Odatv'nin, görüntülerini de yayımladığı bir haberinde, Bulgaristan  Başbakanı ile birlikte yaptığınız basın toplantısı sırasında bir yetkiliye, üzerinde,  "Bana doğalgaz zammını sorsunlar" yazılı bir not uzattığınız, yetkilinin de bu  notu TRT muhabirine ilettiği iddia edilmektedir.  Aynı haberde, TRT muhabirinin, yanlış anlama sonucu sizin yerinize,  Bulgaristan Başbakanı'na, "Sayın Borisov Türkiye'ye sattığınız doğalgaza  zam yapacak mısınız?" diye sorduğu belirtilerek, şöyle denilmektedir:  "Türkçe sorunun çevrilmesinin ardından Bulgar Başbakan şaşkına  dönüyor, çünkü Türkiye'ye doğalgaz satmıyorlar. Doğal olarak da verilecek  bir cevabı yok. Bir sessizlikten sonra Tayyip Erdoğan hemen devreye  girmek zorunda kalıyor. 'Soru yanlış oldu' diyor. Ve Başbakan Erdoğan, tüm  bu skandala rağmen 'soruyu' cevaplıyor."  1- Odatv'nin gündeme getirdiği bu iddia doğru mudur?  2- Doğru ise Başbakan olarak, TRT muhabirine soru sipariş etmenizi,  basın özgürlüğü ile bağdaştırabilmek mümkün müdür?  3- Bu iddianın, söz konusu muhabiri medyada tartışılan kişi hâline  getirdiği, dolayısıyla kişiliğinin, meslekî onurunun zedelenmesine sebep  olduğu ifade edilmektedir. Muhabiri, böyle bir duruma düşürmeye  hakkınız var mıdır?  4- Bu tür sipariş soruları başka toplantılarda da TRT veya başka medya  kuruluşlarının muhabirlerine verdiğiniz olmuş mudur?  - 5 4 7 - TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  T.C.  DEVLET BAKANLIĞI VE BAŞBAKAN YARDIMCILIĞI  Sayı :B .02 .a002-031-268 0 5 / 0 3 / 2 0 1 0  Konu : Soru Önergesi  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İ lgi : a) Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı'nın 18/02/2010 tarihli ve KAN.KAR.MD.  A.01.0.GNS.0.10.00.02-7/12529-20082/42117 sayılı yazısı.  b) Başbakanlık Kanunlar ve Kararlar Genel Müdürlüğü'nün 22/02/2010 tarihli ve B.02.  0.KKG.0.12/106-189-11/737 sayılı yazısı.  c) 05/03/2010 tarihli ve B.02.2.TRT.0.61.00.00/090.04/1094 sayılı yazı.  İlgi (a) yazınız gereği, İstanbul Milletvekili Sayın Süleyman YAĞIZ tarafından Sayın  Başbakanımıza tevcih edilen, Sayın Başbakanımızın da kendileri adına Bakanlığım  koordinatörlüğünde cevaplandınlmasuıı tensip ettikleri 7/12529 esas sayılı yazılı soru  önergesi ile ilgili Bakanlığım ilgili kurumu Türkiye Radyo Televizyon Kurumu Genel  Müdürlüğü'nden alınan ilgi (c) cevabi yazı ekte gönderilmektedir.  Bilgilerinize arz ederim.  EKLER:  1- İlgi (c) cevabi yazı  £ 2 .  Bülent ARINÇ  Devlet Bakanı ve  Başbakan Yardımcısı  TÜRKİYE RADYO - TELEVİZYON KURUMU  GENEL MÜDÜRLÜĞÜ  Hukuk Müşavirliği  Sayı : B.02.2.TRT.0.61.00.00/090.04/1094 05/ 3 /2010  Konu : 7/12529 Sayılı Soru önergesi Cevabı.  DEVLET BAKANLIĞI VE BAŞBAKAN YARDIMCILIĞINA  (Sayın Bülent ARINÇ)  İlgi : 26.02.2010 tarih ve B.02.0.002-031/268 sayılı yazı.  İstanbul Milletvekili Sayın Süleyman YAĞIZ tarafından tevcih edilen 7/12529 esas sayılı  yazılı sora önergesi ile ilgili Kurumumuz cevabı aşağıda sunulmuştur.  önergede bahsedilen basın toplantısındaki haberde adı geçen muhabirin, özel sektörde  (NTV) görev yaptığı dönemde edinmiş olduğu çalışma usulü ve haber kaynaklarıyla güvene  dayalı ilişkisi nedeniyle maksadım aşarak bir yanlış anlamaya sebep olduğu  değerlendirilmektedir.  TRT, 2954 sayılı Kanun'un Yayın Esaslanna dair hükümleri çerçevesinde tarafsız yayın  yapmakta olan bir kamu yayın kuruluşu olup, yayınlannda herhangi bir kişi, kurum veya  kuruluşun telkini söz konusu değildir.  Arz ederim.  - 5 4 8 -
Sayfa 139 -
TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  T.C.  DEVLET BAKANLIĞI VE BAŞBAKAN YARDIMCILIĞI  Sayı :B .02 .a002-031-268 0 5 / 0 3 / 2 0 1 0  Konu : Soru Önergesi  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İ lgi : a) Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı'nın 18/02/2010 tarihli ve KAN.KAR.MD.  A.01.0.GNS.0.10.00.02-7/12529-20082/42117 sayılı yazısı.  b) Başbakanlık Kanunlar ve Kararlar Genel Müdürlüğü'nün 22/02/2010 tarihli ve B.02.  0.KKG.0.12/106-189-11/737 sayılı yazısı.  c) 05/03/2010 tarihli ve B.02.2.TRT.0.61.00.00/090.04/1094 sayılı yazı.  İlgi (a) yazınız gereği, İstanbul Milletvekili Sayın Süleyman YAĞIZ tarafından Sayın  Başbakanımıza tevcih edilen, Sayın Başbakanımızın da kendileri adına Bakanlığım  koordinatörlüğünde cevaplandınlmasuıı tensip ettikleri 7/12529 esas sayılı yazılı soru  önergesi ile ilgili Bakanlığım ilgili kurumu Türkiye Radyo Televizyon Kurumu Genel  Müdürlüğü'nden alınan ilgi (c) cevabi yazı ekte gönderilmektedir.  Bilgilerinize arz ederim.  EKLER:  1- İlgi (c) cevabi yazı  £ 2 .  Bülent ARINÇ  Devlet Bakanı ve  Başbakan Yardımcısı  TÜRKİYE RADYO - TELEVİZYON KURUMU  GENEL MÜDÜRLÜĞÜ  Hukuk Müşavirliği  Sayı : B.02.2.TRT.0.61.00.00/090.04/1094 05/ 3 /2010  Konu : 7/12529 Sayılı Soru önergesi Cevabı.  DEVLET BAKANLIĞI VE BAŞBAKAN YARDIMCILIĞINA  (Sayın Bülent ARINÇ)  İlgi : 26.02.2010 tarih ve B.02.0.002-031/268 sayılı yazı.  İstanbul Milletvekili Sayın Süleyman YAĞIZ tarafından tevcih edilen 7/12529 esas sayılı  yazılı sora önergesi ile ilgili Kurumumuz cevabı aşağıda sunulmuştur.  önergede bahsedilen basın toplantısındaki haberde adı geçen muhabirin, özel sektörde  (NTV) görev yaptığı dönemde edinmiş olduğu çalışma usulü ve haber kaynaklarıyla güvene  dayalı ilişkisi nedeniyle maksadım aşarak bir yanlış anlamaya sebep olduğu  değerlendirilmektedir.  TRT, 2954 sayılı Kanun'un Yayın Esaslanna dair hükümleri çerçevesinde tarafsız yayın  yapmakta olan bir kamu yayın kuruluşu olup, yayınlannda herhangi bir kişi, kurum veya  kuruluşun telkini söz konusu değildir.  Arz ederim.  - 5 4 8 - TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  16.- Mersin Milletvekili Kadir Ural'ın, üniversite öğrencilerinin barınma durumuna ilişkin  Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı Faruk Nafiz Özak 'ın cevabı (7/12533)  TBMM BAŞKANLIĞINA  Aşağıdaki sorulanmın Sayın Başbakan Recep Tayyip ERDOĞAN  tarafından yazılı olarak yanıtlanması için gereğini arz ederim.03.02.2010  1- 2009 Üniversite seçme ve yerleştirme sınavında artırılan kontenjanlar  sonrası yerleştirilen öğrenci toplam sayısı kaç kişidir?  2- Devlet yurtlan olarak bilinen YURT-KUR bünyesinde kaç öğrenci  bulunmaktadır?  3- Yurt-kur a müracaat edipte yerleşemeyen kaç öğrenci bulunmaktadır?  4- Üniversitelerin kontenjanını artırırken öğrencilerin kalacak yerleri  konusundaki çözümünüz nedir?  5- Yurt-Kur'a bağlı yurtlarda yer olmadığından dolayı kalamayan  öğrencilerimizin nerelerde kaldığı konusunda herhangi bir çalışmanız  varmıdır? Var ise öğrencilerimiz nerelerde kalmaktadır?  T.C.  Say. : B . 0 2 . 0 . 0 0 5 / 2 1 0 DEVLET BAKANLIĞI  Konu : Yazılı Soru önergesi 10.03. 2010  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi : Başbakanlık Kanunlar ve Kararlar Genel Müdürlüğünün 22/02/2010 tarihli ve  B.02.0.KKG.0.12/106-189-15/739 sayılı yazısı.  İlgi yazı gereği Mersin Milletvekili Sayın Kadir Ural'ın Sayın Başbakanımıza tevcih  ettiği, Sayın Başbakanımızın da kendileri adına Bakanlığım koordinatörlüğünde  cevaplandırılmasını tensip ettiği 7/12533 esas no' Iu yazılı soru önergesine verilen cevabımız  ekte sunulmuştur.  Bilgilerinizi ve gereğini arz ederim.  ~ u , Faruk Nafiz ÖZAK  Soru Önergesi cevabı D e v l e t B a k a n ı  - 5 4 9 -
Sayfa 140 -
TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  16.- Mersin Milletvekili Kadir Ural'ın, üniversite öğrencilerinin barınma durumuna ilişkin  Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı Faruk Nafiz Özak 'ın cevabı (7/12533)  TBMM BAŞKANLIĞINA  Aşağıdaki sorulanmın Sayın Başbakan Recep Tayyip ERDOĞAN  tarafından yazılı olarak yanıtlanması için gereğini arz ederim.03.02.2010  1- 2009 Üniversite seçme ve yerleştirme sınavında artırılan kontenjanlar  sonrası yerleştirilen öğrenci toplam sayısı kaç kişidir?  2- Devlet yurtlan olarak bilinen YURT-KUR bünyesinde kaç öğrenci  bulunmaktadır?  3- Yurt-kur a müracaat edipte yerleşemeyen kaç öğrenci bulunmaktadır?  4- Üniversitelerin kontenjanını artırırken öğrencilerin kalacak yerleri  konusundaki çözümünüz nedir?  5- Yurt-Kur'a bağlı yurtlarda yer olmadığından dolayı kalamayan  öğrencilerimizin nerelerde kaldığı konusunda herhangi bir çalışmanız  varmıdır? Var ise öğrencilerimiz nerelerde kalmaktadır?  T.C.  Say. : B . 0 2 . 0 . 0 0 5 / 2 1 0 DEVLET BAKANLIĞI  Konu : Yazılı Soru önergesi 10.03. 2010  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi : Başbakanlık Kanunlar ve Kararlar Genel Müdürlüğünün 22/02/2010 tarihli ve  B.02.0.KKG.0.12/106-189-15/739 sayılı yazısı.  İlgi yazı gereği Mersin Milletvekili Sayın Kadir Ural'ın Sayın Başbakanımıza tevcih  ettiği, Sayın Başbakanımızın da kendileri adına Bakanlığım koordinatörlüğünde  cevaplandırılmasını tensip ettiği 7/12533 esas no' Iu yazılı soru önergesine verilen cevabımız  ekte sunulmuştur.  Bilgilerinizi ve gereğini arz ederim.  ~ u , Faruk Nafiz ÖZAK  Soru Önergesi cevabı D e v l e t B a k a n ı  - 5 4 9 - TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  MERSİN MİLLETVEKİLİ  SAYIN KADİR URALTN  T.B.M.M.7/12533 ESAS SAYILI YAZILI  SORU ÖNERGESİNE AİT CEVAPLAR  1- 2009-2010 eğjtim-öğretim döneminde Türkiye genelinde 1.961.053 öğrenci  üniversiteye devam etmektedir.  2- 18.02.2010 tarihi itibariyle Yüksek öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Yurtlannda  133.015 kız ve 94.372 erkek olmak üzere toplam 227.387 öğrenci bannmaktadır.  3- 18.02.2010 tarihi itibariyle Yüksek öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Yurtlanna  başvurup, yerleşemeyen öğrenci bulunmamaktadır.  4- Yükseköğrenim öğrencilerinin daha sağlıklı ve çağdaş normlara uygun ortamlarda  bar ınmalar ın ın sağlanması için Yüksek öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Yatınm  Programında bulunan ve inşaatı tamamlanan yurtlara ilave olarak acil yurt ihtiyacı bulunan  yerlerde: Üniversiteler, Valilikler (İl özel İdaresi), Kaymakamlıklar (Sosyal Yardımlaşma ve  Dayanışma Vakfı), Belediyeler, .Demekler, Vakıflar ve diğer Kamu Kurum ve  Kunıluşlanndan; devir, tahsis, bağış, intifa hakkı ve benzeri yollarla yurt binası temin  edilmek, bunun haricinde de kiralama ve satın alma yolu ile binalar edinilmektedir.  01.01.2003 tarihi itibarıyla 77 il, 59 ilçede bulunan 193 Kredi ve Yurtlar Kurumu  Yurtlan toplam 188.187 yatak kapasitesi ile hizmet verirken, 18.02.2010 tarihi itibarıyla 80 il,  95 ilçede toplam 252 yurtta 227.387 yatak kapasitesi ile hizmet vermektedir.  2003 yılından bugüne kadar toplam 39.200 yatak kapasitesi artışı ve iyileştirme  çalışmalan neticesinde yapılan 9.855 kapasite düşümü göz önüne alındığında, 2003 yılından  bugüne kadar hizmete giren 124 yurt/blokta 49.055 yeni yatak kapasitesi sağlanmıştır. Yüksek  öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumunun yeni hizmet anlayışı doğrultusunda, son 7 yılda  yaptınlan yurtlanınız içerisinde; lokanta-kantin, kuaför salonu, internet salonu, kırtasiye vb.  küçük işletmelerin bulunduğu sosyal tesis bloklan ile voleybol, futbol ve basketbol vb. spor  tesislerinin yanı sıra otel standardında öğrenci yatak bloklarından oluşmaktadır, öğrenci  odalan çağdaş normlarda 1, 2, 3 ve 4 kişilik olup, içerisinde banyo ve tuvalet bulunan, ahşap  mobilyalı, karyola sisteminde, TV, buzdolabı ve telefonla donatılarak hizmete sunulmaktadır.  Engelli öğrencilerin de ihtiyaçlanm rahatlıkla karşılayabilecekleri ortamlar sağlanmaktadır.  Yeni açılan yurtlar 2003 yılından önceki gibi ranza sistemiyle açılsaydı, mevcut kapasiteye  98.110 yatak ilave edilmiş olacaktı. Diğer taraftan, 2010 Yılı Kredi ve Yurtlar Kurumu  Yatınm Programında toplam 60.650 kapasiteli 79 adet yeni proje bulunmaktadır.  5- Yüksek öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumunun yurtlannda bannmak için başvuruda  bulunan öğrencilerin değerlendirme işlemlerinde; %50 gelir, %25 basan ve %25 sosyal  durum dikkate alınmaktadır. Asil listeden yurda girmeye hak kazanan öğrencilerin kesin  kayıtlan için belirlenen tarihin bitiminden itibaren, her hafta pazartesi günü yedek listelerden  öğrenci kayıtlanna devam edilmekte, hiçbir öğrencimiz açıkta bırakılmayarak yedek sırasını  bekleyenler sırası gelinceye kadar yurtlanmızda misafir öğrenci statüsünde barındırılmaktadır.  - 5 5 0 -
Sayfa 141 -
TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  MERSİN MİLLETVEKİLİ  SAYIN KADİR URALTN  T.B.M.M.7/12533 ESAS SAYILI YAZILI  SORU ÖNERGESİNE AİT CEVAPLAR  1- 2009-2010 eğjtim-öğretim döneminde Türkiye genelinde 1.961.053 öğrenci  üniversiteye devam etmektedir.  2- 18.02.2010 tarihi itibariyle Yüksek öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Yurtlannda  133.015 kız ve 94.372 erkek olmak üzere toplam 227.387 öğrenci bannmaktadır.  3- 18.02.2010 tarihi itibariyle Yüksek öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Yurtlanna  başvurup, yerleşemeyen öğrenci bulunmamaktadır.  4- Yükseköğrenim öğrencilerinin daha sağlıklı ve çağdaş normlara uygun ortamlarda  bar ınmalar ın ın sağlanması için Yüksek öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Yatınm  Programında bulunan ve inşaatı tamamlanan yurtlara ilave olarak acil yurt ihtiyacı bulunan  yerlerde: Üniversiteler, Valilikler (İl özel İdaresi), Kaymakamlıklar (Sosyal Yardımlaşma ve  Dayanışma Vakfı), Belediyeler, .Demekler, Vakıflar ve diğer Kamu Kurum ve  Kunıluşlanndan; devir, tahsis, bağış, intifa hakkı ve benzeri yollarla yurt binası temin  edilmek, bunun haricinde de kiralama ve satın alma yolu ile binalar edinilmektedir.  01.01.2003 tarihi itibarıyla 77 il, 59 ilçede bulunan 193 Kredi ve Yurtlar Kurumu  Yurtlan toplam 188.187 yatak kapasitesi ile hizmet verirken, 18.02.2010 tarihi itibarıyla 80 il,  95 ilçede toplam 252 yurtta 227.387 yatak kapasitesi ile hizmet vermektedir.  2003 yılından bugüne kadar toplam 39.200 yatak kapasitesi artışı ve iyileştirme  çalışmalan neticesinde yapılan 9.855 kapasite düşümü göz önüne alındığında, 2003 yılından  bugüne kadar hizmete giren 124 yurt/blokta 49.055 yeni yatak kapasitesi sağlanmıştır. Yüksek  öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumunun yeni hizmet anlayışı doğrultusunda, son 7 yılda  yaptınlan yurtlanınız içerisinde; lokanta-kantin, kuaför salonu, internet salonu, kırtasiye vb.  küçük işletmelerin bulunduğu sosyal tesis bloklan ile voleybol, futbol ve basketbol vb. spor  tesislerinin yanı sıra otel standardında öğrenci yatak bloklarından oluşmaktadır, öğrenci  odalan çağdaş normlarda 1, 2, 3 ve 4 kişilik olup, içerisinde banyo ve tuvalet bulunan, ahşap  mobilyalı, karyola sisteminde, TV, buzdolabı ve telefonla donatılarak hizmete sunulmaktadır.  Engelli öğrencilerin de ihtiyaçlanm rahatlıkla karşılayabilecekleri ortamlar sağlanmaktadır.  Yeni açılan yurtlar 2003 yılından önceki gibi ranza sistemiyle açılsaydı, mevcut kapasiteye  98.110 yatak ilave edilmiş olacaktı. Diğer taraftan, 2010 Yılı Kredi ve Yurtlar Kurumu  Yatınm Programında toplam 60.650 kapasiteli 79 adet yeni proje bulunmaktadır.  5- Yüksek öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumunun yurtlannda bannmak için başvuruda  bulunan öğrencilerin değerlendirme işlemlerinde; %50 gelir, %25 basan ve %25 sosyal  durum dikkate alınmaktadır. Asil listeden yurda girmeye hak kazanan öğrencilerin kesin  kayıtlan için belirlenen tarihin bitiminden itibaren, her hafta pazartesi günü yedek listelerden  öğrenci kayıtlanna devam edilmekte, hiçbir öğrencimiz açıkta bırakılmayarak yedek sırasını  bekleyenler sırası gelinceye kadar yurtlanmızda misafir öğrenci statüsünde barındırılmaktadır.  - 5 5 0 - TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  17.- Giresun Milletvekili Murat Özkan 'ın, kaçak akaryakıt denetimine ilişkin sorusu ve Enerji  ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı (7/12548)  Aşağıdaki sorulanının Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı tarafından yazılı olarak  cevaplandırılması hususunda gereğini arz ederim. 04.02.2010  Bakanlığınızın ilişkili kuruluşu olan EPDK tarafından yürütülen rutin denetim  programlan, ihbar ve şikayetler üzerine kaçak akaryakıt denetimi ile ilgili;  1) Son 5 yılda tespit edilen kaçak akaryakıt miktan ne kadardır?  2) Son 5 yılda kaçak akaryakıt sattığı tespit edilen kaç tesis vardır ve uygulanan  cezai işlem ne olmuştur?  3) Kaçak akaryakıt satışını önleyici, yılda iki kez yapılan rutin denetim sayısının  arttırılması veya daha etkin denetim yapılması konusunda herhangi bir  çalışma var mıdır?  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Giresun Milletvekilim  TBMM Başkanlık Divanı Üyesi  - 5 5 1 -
Sayfa 142 -
TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  17.- Giresun Milletvekili Murat Özkan 'ın, kaçak akaryakıt denetimine ilişkin sorusu ve Enerji  ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı (7/12548)  Aşağıdaki sorulanının Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı tarafından yazılı olarak  cevaplandırılması hususunda gereğini arz ederim. 04.02.2010  Bakanlığınızın ilişkili kuruluşu olan EPDK tarafından yürütülen rutin denetim  programlan, ihbar ve şikayetler üzerine kaçak akaryakıt denetimi ile ilgili;  1) Son 5 yılda tespit edilen kaçak akaryakıt miktan ne kadardır?  2) Son 5 yılda kaçak akaryakıt sattığı tespit edilen kaç tesis vardır ve uygulanan  cezai işlem ne olmuştur?  3) Kaçak akaryakıt satışını önleyici, yılda iki kez yapılan rutin denetim sayısının  arttırılması veya daha etkin denetim yapılması konusunda herhangi bir  çalışma var mıdır?  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Giresun Milletvekilim  TBMM Başkanlık Divanı Üyesi  - 5 5 1 - TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  T.C.  ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANLIĞI  Strateji Geliştirme Başkanlığı  Sayı :B.15.0.SGB.02.610-381  Konu : Yazılı Soru Önergesi  003İ5S 0 9 MART 2 0 1 0  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi: TBMM Başkanlığının, 18.02.2010 tarih ve A.Ol.O.GNS.0.10.00.02-20031 sayılı yazısı.  Giresun Milletvekili Sayın Murat ÖZKAN'ın tarafıma tevcih ettiği, 7/12548 esas nolu yazılı soru  önergesi, T.B.M.M. İç Tüzüğünün 99 uncu maddesi gereği, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan  alınan yazılı bilgiler doğrultusunda aşağıda cevaplandırılmaktadır.  Bilgilerinize arz ederim. /  Sorular 1-3:  Bakanlığınızın ilişkili kuruluşu olan EPDK tarafından yürütülen rutin denetim programlan, ihbar ve  şikayetler üzerine kaçak akaryakıt denetimi ile ilgili;  -Son 5 yılda tespit edilen kaçak akaryakıt miktarı ne kadardır?  -Son 5 yılda kaçak akaryakıt sattığı tespit edilen kaç tesis vardır ve uygulanan cezai işlem ne olmuştur?  -Kaçak akaryakıt satışım önleyici, yılda iki kez yapılan rutin denetim sayısının arttırılması veya daha  etkin denetim yapılması konusunda herhangi bir çalışma var mıdır?  Cevaplar 1-3:  Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunda (EPDK) kaçak akaryakıtın miktarına ilişkin bir bilgi  bulunmamaktadır. Ancak, EPDK tarafından 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu ve ilgili mevzuat  hükümlerine aykırı faaliyette bulunduğu tespit edilen ve soruşturma süreci tamamlanan toplam 4.900  adet firmaya 2.164.359.951 TL idari para cezası uygulanmıştır. Bu bağlamda, 128 firma hakkında  "yeterli şart ve seviyede ulusal marker içermeyen akaryakıt ikmali" nedeniyle toplam 16.042.000 TL ve  720 firma hakkında "teknik düzenlemelere aykın ürün ikmali" fiillerinden dolayı toplam 36.000.000  TL'lik işlem yapılmıştır.  EPDK tarafından protokol yapılan kurumlarla birlikte yılda en az 2 kez denetim yapılması  planlanmakta, ihbar ve şikayetler kapsamında ayrıca denetimler yapılmakta olup böylece denetimlerde  süreklilik sağlanmaktadır.  EKLER:  Ek-1 Önerge Cevabı Taner YILDIZ  Bakan  GİRESUN MİLLETVEKİLİ SAYIN MURAT ÖZKAN'IN  YAZILI SORU ÖNERGESİ VE CEVAPLARI  (7/12548)  - 5 5 2 -
Sayfa 143 -
TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  T.C.  ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANLIĞI  Strateji Geliştirme Başkanlığı  Sayı :B.15.0.SGB.02.610-381  Konu : Yazılı Soru Önergesi  003İ5S 0 9 MART 2 0 1 0  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi: TBMM Başkanlığının, 18.02.2010 tarih ve A.Ol.O.GNS.0.10.00.02-20031 sayılı yazısı.  Giresun Milletvekili Sayın Murat ÖZKAN'ın tarafıma tevcih ettiği, 7/12548 esas nolu yazılı soru  önergesi, T.B.M.M. İç Tüzüğünün 99 uncu maddesi gereği, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan  alınan yazılı bilgiler doğrultusunda aşağıda cevaplandırılmaktadır.  Bilgilerinize arz ederim. /  Sorular 1-3:  Bakanlığınızın ilişkili kuruluşu olan EPDK tarafından yürütülen rutin denetim programlan, ihbar ve  şikayetler üzerine kaçak akaryakıt denetimi ile ilgili;  -Son 5 yılda tespit edilen kaçak akaryakıt miktarı ne kadardır?  -Son 5 yılda kaçak akaryakıt sattığı tespit edilen kaç tesis vardır ve uygulanan cezai işlem ne olmuştur?  -Kaçak akaryakıt satışım önleyici, yılda iki kez yapılan rutin denetim sayısının arttırılması veya daha  etkin denetim yapılması konusunda herhangi bir çalışma var mıdır?  Cevaplar 1-3:  Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunda (EPDK) kaçak akaryakıtın miktarına ilişkin bir bilgi  bulunmamaktadır. Ancak, EPDK tarafından 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu ve ilgili mevzuat  hükümlerine aykırı faaliyette bulunduğu tespit edilen ve soruşturma süreci tamamlanan toplam 4.900  adet firmaya 2.164.359.951 TL idari para cezası uygulanmıştır. Bu bağlamda, 128 firma hakkında  "yeterli şart ve seviyede ulusal marker içermeyen akaryakıt ikmali" nedeniyle toplam 16.042.000 TL ve  720 firma hakkında "teknik düzenlemelere aykın ürün ikmali" fiillerinden dolayı toplam 36.000.000  TL'lik işlem yapılmıştır.  EPDK tarafından protokol yapılan kurumlarla birlikte yılda en az 2 kez denetim yapılması  planlanmakta, ihbar ve şikayetler kapsamında ayrıca denetimler yapılmakta olup böylece denetimlerde  süreklilik sağlanmaktadır.  EKLER:  Ek-1 Önerge Cevabı Taner YILDIZ  Bakan  GİRESUN MİLLETVEKİLİ SAYIN MURAT ÖZKAN'IN  YAZILI SORU ÖNERGESİ VE CEVAPLARI  (7/12548)  - 5 5 2 - TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  18.- Giresun Milletvekili Eşref Karaibrahim 'in, bazı enerji politikalarına ilişkin sorusu ve Enerji  ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı (7/12549)  T Ü R K I Y E B Ü Y Ü K M I L L E T M E C L I S I B A Ş K A N L ı Ğ ı N A  Aşağıdaki sorulanmın Anayasa ve Meclis İç Tüzüğü gereğince Enerji ve Tabi  Kaynaklar Bakanı Sayın Taner YILDIZ tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını arz  ederim.  CHP Giresun Milletvekili  Hedefinizin ülkemiz hidrolik kaynaklarımızı değerlendirerek enerjide dışa  bağımlılığımızı azaltmak olduğunu haklı olarak iddia ediyorsunuz, öte yandan dışa  bağımlılığımızı katmerleştirecek doğalgaz elektrik üretim santralleri kunnaktasınız.  1. Kamunun elinde bulunan Ambarlı Fuel-oil Santralını 383.919.173 Euro sözleşme  maliyeti ile doğalgaza dönüştürüyorsunuz. Bu çalışmalara başka santrallerimiz için de fahiş  bedeller ödeyerek devam edeceğiniz iddiası doğru mudur?  2. Derelerimizi özkaynaklarımızı değerlendirmek bahanesi ile talan ederken bahsi  geçen doğalgaz dönüşüm projesi ve diğer benzerleri için hangi ulusal çıkarlarımızı gerekçe  gösterebilirsiniz?  3. Dışa bağımlılığımızı artıracağı kesin olan bu projelere harcanan parayı yenilenebilir  enerji yatınmlarının kredilendirilmesinde kullanarak değerlendirilmesi ulusal çıkarlarımıza  daha uygun değil midir?  T.C.  ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANLIĞI  Strateji Geliştirme Başkanlığı  Sayı :B.15.0.SGB.02.610-382 00 3159 ^ MART 2010  Konu :Yazılı Soru Önergesi  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi: TBMM Başkanlığının, 18.02.2010 tarih ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-20031 sayılı yazısı.  Giresun Milletvekili Sayın Eşref KARAİBRAHİM'in tarafıma tevcih ettiği 7/12549 esas nolu yazılı soru  önergesi, T.B.M.M. İç Tüzüğünün 99 uncu maddesi gereği, EÜAŞ Genci Müdürlüğünden alınan yazılı  bilgiler doğrultusunda aşağıda cevaplandırılmaktadır.  Bilgilerinize arz ederim.  EKLER :  EK-1 Önerge Cevabı  Taner YILDIZ  Bakan  - 5 5 3
Sayfa 144 -
TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  18.- Giresun Milletvekili Eşref Karaibrahim 'in, bazı enerji politikalarına ilişkin sorusu ve Enerji  ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı (7/12549)  T Ü R K I Y E B Ü Y Ü K M I L L E T M E C L I S I B A Ş K A N L ı Ğ ı N A  Aşağıdaki sorulanmın Anayasa ve Meclis İç Tüzüğü gereğince Enerji ve Tabi  Kaynaklar Bakanı Sayın Taner YILDIZ tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını arz  ederim.  CHP Giresun Milletvekili  Hedefinizin ülkemiz hidrolik kaynaklarımızı değerlendirerek enerjide dışa  bağımlılığımızı azaltmak olduğunu haklı olarak iddia ediyorsunuz, öte yandan dışa  bağımlılığımızı katmerleştirecek doğalgaz elektrik üretim santralleri kunnaktasınız.  1. Kamunun elinde bulunan Ambarlı Fuel-oil Santralını 383.919.173 Euro sözleşme  maliyeti ile doğalgaza dönüştürüyorsunuz. Bu çalışmalara başka santrallerimiz için de fahiş  bedeller ödeyerek devam edeceğiniz iddiası doğru mudur?  2. Derelerimizi özkaynaklarımızı değerlendirmek bahanesi ile talan ederken bahsi  geçen doğalgaz dönüşüm projesi ve diğer benzerleri için hangi ulusal çıkarlarımızı gerekçe  gösterebilirsiniz?  3. Dışa bağımlılığımızı artıracağı kesin olan bu projelere harcanan parayı yenilenebilir  enerji yatınmlarının kredilendirilmesinde kullanarak değerlendirilmesi ulusal çıkarlarımıza  daha uygun değil midir?  T.C.  ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANLIĞI  Strateji Geliştirme Başkanlığı  Sayı :B.15.0.SGB.02.610-382 00 3159 ^ MART 2010  Konu :Yazılı Soru Önergesi  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi: TBMM Başkanlığının, 18.02.2010 tarih ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-20031 sayılı yazısı.  Giresun Milletvekili Sayın Eşref KARAİBRAHİM'in tarafıma tevcih ettiği 7/12549 esas nolu yazılı soru  önergesi, T.B.M.M. İç Tüzüğünün 99 uncu maddesi gereği, EÜAŞ Genci Müdürlüğünden alınan yazılı  bilgiler doğrultusunda aşağıda cevaplandırılmaktadır.  Bilgilerinize arz ederim.  EKLER :  EK-1 Önerge Cevabı  Taner YILDIZ  Bakan  - 5 5 3  TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  GİRESUN MİLLETVEKİLİ SAYIN EŞREF KARAİBRAHİM'İN  YAZILI SORU ÖNERGESİ VE CEVAPLARI  (7/12549)  Sorular 1-3:  Hedefinizin ülkemiz hidrolik kaynaklarımızı değerlendirerek enerjide dışa bağımlılığımızı azaltmak  olduğunu haklı olarak iddia ediyorsunuz, öte yandan dışa bağımlılığımızı katmerleştirecek doğalgaz  elektrik üretim santralleri kurmaktasınız.  -Kamunun elinde bulunan Ambarlı Fuel-Oil Santralını 383.919.173 Euro sözleşme maliyeti ile  doğalgaza dönüştürüyorsunuz. Bu çalışmalara başka santrallerimiz için de fahiş bedeller ödeyerek  devam edeceğiniz iddiası doğru mudur?  -Derelerimizi öz kaynaklarımızı değerlendirmek bahanesi ile talan ederken bahsi geçen doğalgaz  dönüşüm projesi ve diğer benzerleri İçin hangi ulusal çıkarlarımızı gerekçe gösterebilirsiniz?  -Dışa bağımlılığımızı artıracağı kesin olan bu projelere harcanan parayı yenilenebilir enerji  yatırımlarının kredilendirilmesinde kullanarak değerlendirilmesi ulusal çıkarlarımıza daha  uygun değil midir?  Yüksek Planlama Kurulu'nun 18.05.2009 tarih ve 2009/11 sayılı Karan ile kabul edilen "Elektrik  Enerjisi Piyasası ve Arz Güvenliği Strateji Belgesi"nde uzun vadeli hedeflerimiz belirlenmiştir.  Yapılacak planlama ve uygulamalar doğrultusunda yenilenebilir kaynaklarının elektrik enerjisi üretimi  içerisindeki payının 2023 yılında en az %30 düzeyinde olması hedeflenmektedir. Bu bağlamda, yerli ve  yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı için alınacak tedbirler sonucunda, elektrik üretiminde  doğalgazın payının 2023 yılına kadar %30'un altına düşürülmesi hedeflenmektedir.  Ambarlı Fuel-Oil Santralının 4 ve 5 inci üniteleri 1970 yılında hizmete girmiş olup santralın mevcut  durumda şehir içinde kalması nedeniyle çevresel sorunlar baş göstermiş ve %3.5-4 kükürt oranlı 6  numaralı Fuel Oil ile çalıştırılması imkansız hale gelmiştir. Ayrıca uzun yıllardır hizmette olan  ünitelerin sisteme 20 yıl daha hizmet verebilmesi için yüksek miktarlarda rehabilitasyon maliyeti  gerektirdiği hususu da dikkate alınarak bu çerçevede yapılan değerlendirmeler sonucunda dönüşüm  projesi gündeme alınmıştır. Söz konusu santralda yapılan sadece bir dönüşüm projesi olmayıp aynı  zamanda kapasite artırımı da planlanmış ve kapasitenin 300 M W'tan 840 MW'a çıkarılması  öngörülmüştür. Proje iki yakıtlı olarak planlanmış olup doğalgaz sıkıntısı olduğunda motorin ile üretime  devam edilebilecek olması arz güvenliği açısından önemli bir katkı olarak değerlendirilmektedir.  Proje bedelinin fahiş olduğu iddiaları ise gerçeği yansıtmamaktadır. Zira adı geçen proje 4734 sayılı  Kanun kapsamında "Açık İhale Usulü" ile ihale edilmiştir. Bu tür bir doğalgaz dönüşüm projesi  Ambarlı dışında diğer termik santrallanmtz için planlanmamıştır.  - 5 5 4 -
Sayfa 145 -
TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  GİRESUN MİLLETVEKİLİ SAYIN EŞREF KARAİBRAHİM'İN  YAZILI SORU ÖNERGESİ VE CEVAPLARI  (7/12549)  Sorular 1-3:  Hedefinizin ülkemiz hidrolik kaynaklarımızı değerlendirerek enerjide dışa bağımlılığımızı azaltmak  olduğunu haklı olarak iddia ediyorsunuz, öte yandan dışa bağımlılığımızı katmerleştirecek doğalgaz  elektrik üretim santralleri kurmaktasınız.  -Kamunun elinde bulunan Ambarlı Fuel-Oil Santralını 383.919.173 Euro sözleşme maliyeti ile  doğalgaza dönüştürüyorsunuz. Bu çalışmalara başka santrallerimiz için de fahiş bedeller ödeyerek  devam edeceğiniz iddiası doğru mudur?  -Derelerimizi öz kaynaklarımızı değerlendirmek bahanesi ile talan ederken bahsi geçen doğalgaz  dönüşüm projesi ve diğer benzerleri İçin hangi ulusal çıkarlarımızı gerekçe gösterebilirsiniz?  -Dışa bağımlılığımızı artıracağı kesin olan bu projelere harcanan parayı yenilenebilir enerji  yatırımlarının kredilendirilmesinde kullanarak değerlendirilmesi ulusal çıkarlarımıza daha  uygun değil midir?  Yüksek Planlama Kurulu'nun 18.05.2009 tarih ve 2009/11 sayılı Karan ile kabul edilen "Elektrik  Enerjisi Piyasası ve Arz Güvenliği Strateji Belgesi"nde uzun vadeli hedeflerimiz belirlenmiştir.  Yapılacak planlama ve uygulamalar doğrultusunda yenilenebilir kaynaklarının elektrik enerjisi üretimi  içerisindeki payının 2023 yılında en az %30 düzeyinde olması hedeflenmektedir. Bu bağlamda, yerli ve  yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı için alınacak tedbirler sonucunda, elektrik üretiminde  doğalgazın payının 2023 yılına kadar %30'un altına düşürülmesi hedeflenmektedir.  Ambarlı Fuel-Oil Santralının 4 ve 5 inci üniteleri 1970 yılında hizmete girmiş olup santralın mevcut  durumda şehir içinde kalması nedeniyle çevresel sorunlar baş göstermiş ve %3.5-4 kükürt oranlı 6  numaralı Fuel Oil ile çalıştırılması imkansız hale gelmiştir. Ayrıca uzun yıllardır hizmette olan  ünitelerin sisteme 20 yıl daha hizmet verebilmesi için yüksek miktarlarda rehabilitasyon maliyeti  gerektirdiği hususu da dikkate alınarak bu çerçevede yapılan değerlendirmeler sonucunda dönüşüm  projesi gündeme alınmıştır. Söz konusu santralda yapılan sadece bir dönüşüm projesi olmayıp aynı  zamanda kapasite artırımı da planlanmış ve kapasitenin 300 M W'tan 840 MW'a çıkarılması  öngörülmüştür. Proje iki yakıtlı olarak planlanmış olup doğalgaz sıkıntısı olduğunda motorin ile üretime  devam edilebilecek olması arz güvenliği açısından önemli bir katkı olarak değerlendirilmektedir.  Proje bedelinin fahiş olduğu iddiaları ise gerçeği yansıtmamaktadır. Zira adı geçen proje 4734 sayılı  Kanun kapsamında "Açık İhale Usulü" ile ihale edilmiştir. Bu tür bir doğalgaz dönüşüm projesi  Ambarlı dışında diğer termik santrallanmtz için planlanmamıştır.  - 5 5 4 - TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  19. - Muğla Milletvekili Metin Ergun 'un, Yuvarlakçay 'a yapılacak hidroelektrik santralinin tabiat  varlıklarına etkilerine ilişkin sorusu ve Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay 'ın cevabı (7/12562)  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLÎSİ BAŞKANLIĞINA  Aşağıdaki sorularımın Kültür ve Turizm Bakanı Sayın Ertuğrul GÜNAY  tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim, o S. o 2 . 2 o i O  M -X C>~>  Prof.Dr.Metin ERGUN  Muğla Milletvekili  Muğla ilimiz Köyceğiz ilçesi Pınar köyü Tepegözü mevkiinde bulunan  Yuvaklakçay üzerinde yapılmak istenen regülatör ve hidroelektrik santrali,  doğanın bütünlük yapısını bozacağından, bölgedeki doğal yaşamı olumsuz  etkileyecektir. Söz konusu arazi öze l Çevre Koruma Alanı ve Anıt Ağaç  Topluluğu Koruma Alanı olup ayrıca alternatif ve ekolojik turizmin, doğa  sporlarının yapıldığı, gün geçtikçe cazibesi artan önemli bir turizm bölgemizdir.  Bu bağlamda;  1-Yapımı planlanan hidroelektrik santrali; bölgede bulunan ve öze l Çevre  Koruma Alanı ve Anıt Ağaç Topluluğu Koruma Alanı içerisinde olan bu  ağaçların ne kadarına ne ölçüde zarar verecektir?  2-Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu 15.05.2009 tarihli toplantısında 8  adet anıt ağacın kesimine, 10 adedinin baraj sularının altında kalmasına,  diğerlerinin ise duvar diplerinde kurumaya terk edilmesine karar vermiştir.  Korunması gereken Anıt Ağaçların kesimine ve yok olmasına nasıl müsaade  edilmektedir? Koruma Kurulu adı ile bağdaşmayan böyle bir kararı nasıl  almıştır?  4-Turizm açısından son derece güzel, gelişmeye ve doğa sporlarının yapılmasına  müsait, gün geçtikçe de turizmcilerin dikkatini çeken doğa harikası bu bölge  turizm amaçlı kullanılması için geliştirilmesi gerekirken, HES için neden heba  edilmek istenmektedir?  - 5 5 5 -
Sayfa 146 -
TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  19. - Muğla Milletvekili Metin Ergun 'un, Yuvarlakçay 'a yapılacak hidroelektrik santralinin tabiat  varlıklarına etkilerine ilişkin sorusu ve Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay 'ın cevabı (7/12562)  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLÎSİ BAŞKANLIĞINA  Aşağıdaki sorularımın Kültür ve Turizm Bakanı Sayın Ertuğrul GÜNAY  tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim, o S. o 2 . 2 o i O  M -X C>~>  Prof.Dr.Metin ERGUN  Muğla Milletvekili  Muğla ilimiz Köyceğiz ilçesi Pınar köyü Tepegözü mevkiinde bulunan  Yuvaklakçay üzerinde yapılmak istenen regülatör ve hidroelektrik santrali,  doğanın bütünlük yapısını bozacağından, bölgedeki doğal yaşamı olumsuz  etkileyecektir. Söz konusu arazi öze l Çevre Koruma Alanı ve Anıt Ağaç  Topluluğu Koruma Alanı olup ayrıca alternatif ve ekolojik turizmin, doğa  sporlarının yapıldığı, gün geçtikçe cazibesi artan önemli bir turizm bölgemizdir.  Bu bağlamda;  1-Yapımı planlanan hidroelektrik santrali; bölgede bulunan ve öze l Çevre  Koruma Alanı ve Anıt Ağaç Topluluğu Koruma Alanı içerisinde olan bu  ağaçların ne kadarına ne ölçüde zarar verecektir?  2-Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu 15.05.2009 tarihli toplantısında 8  adet anıt ağacın kesimine, 10 adedinin baraj sularının altında kalmasına,  diğerlerinin ise duvar diplerinde kurumaya terk edilmesine karar vermiştir.  Korunması gereken Anıt Ağaçların kesimine ve yok olmasına nasıl müsaade  edilmektedir? Koruma Kurulu adı ile bağdaşmayan böyle bir kararı nasıl  almıştır?  4-Turizm açısından son derece güzel, gelişmeye ve doğa sporlarının yapılmasına  müsait, gün geçtikçe de turizmcilerin dikkatini çeken doğa harikası bu bölge  turizm amaçlı kullanılması için geliştirilmesi gerekirken, HES için neden heba  edilmek istenmektedir?  - 5 5 5 - T B M M B: 71 10.3.2010  T.C  KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI  Strateji Geliştirme Başkanlığı  Sayı : B.16.0.SGB.0.10.01.00/610-49685 09 /03 /2010  Konu : Soru Önergesi  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞANA  İlgi: TBMM Başkanlığı Kanunlar ve Kararlar Dairesi Başkanlığının 18/02/2010 tarihli ve  A.Ol.O.GNS.0.10.00.02/ 20031 sayılı yazısı.  Muğla Milletvekili Prof. Dr. Metin ERGUN'un  cevabı ekte sunulmaktadır.  Bilgilerini arz ederim.  EK: Cevap  7/12562 Esas No'lu soru önergesinin  Ertuğrul GÜNAY (  Bakan  MUĞLA MİLLETVEKİLİ PROF. DR. METİN ERGUN'UN 7/12562 ESAS NO'LU  YAZILI SORU ÖNERGESİNE BAKANLIĞIMIZCA HAZIRLANAN CEVAP  Muğla ilimiz Köyceğiz ilçesi Pınar köyü Tepegöz mevkiinde bulunan  Yuvarlakçay üzerinde yapılmak istenen regülatör ve hidroelektrik santrali, doğanın  bütünlük yapısını bozacağından, bölgedeki doğal yaşamı olumsuz etkileyecektir. Söz  konusu arazi Özel Çevre Koruma Alanı ve Anıt Ağaç Topluluğu Koruma Alanı olup  ayrıca alternatif ve ekolojik turizmin, doğa sporlarının yapıldığı, gün geçtikçe  cazibesi artan önemli bir turizm bölgemizdir.  Bu bağlamda;  SORU 1 : Yapımı planlanan hidroelektrik santrali; bölgede bulunan ve Özel  Çevre Koruma Alanı ve Anıt Ağaç Topluluğu Koruma Alanı içerisinde olan bu  ağaçların ne kadarına ne ölçüde zarar verecektir?  SORU 2 : Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu 15/05/2009 tarihli  toplantısında 8 adet anıt ağacın kesimine, 10 adedinin baraj sularının altında  kalmasına, diğerlerinin ise duvar diplerinde kurumaya terk edilmesine karar  vermiştir. Korunması gereken Anıt Ağaçlann kesimine ve yok olmasına nasıl  müsaade edilmektedir? Koruma Kurulu adı ile bağdaşmayan böyle bir kararı nasıl  almıştır?  - 5 5 6 -
Sayfa 147 -
T B M M B: 71 10.3.2010  T.C  KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI  Strateji Geliştirme Başkanlığı  Sayı : B.16.0.SGB.0.10.01.00/610-49685 09 /03 /2010  Konu : Soru Önergesi  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞANA  İlgi: TBMM Başkanlığı Kanunlar ve Kararlar Dairesi Başkanlığının 18/02/2010 tarihli ve  A.Ol.O.GNS.0.10.00.02/ 20031 sayılı yazısı.  Muğla Milletvekili Prof. Dr. Metin ERGUN'un  cevabı ekte sunulmaktadır.  Bilgilerini arz ederim.  EK: Cevap  7/12562 Esas No'lu soru önergesinin  Ertuğrul GÜNAY (  Bakan  MUĞLA MİLLETVEKİLİ PROF. DR. METİN ERGUN'UN 7/12562 ESAS NO'LU  YAZILI SORU ÖNERGESİNE BAKANLIĞIMIZCA HAZIRLANAN CEVAP  Muğla ilimiz Köyceğiz ilçesi Pınar köyü Tepegöz mevkiinde bulunan  Yuvarlakçay üzerinde yapılmak istenen regülatör ve hidroelektrik santrali, doğanın  bütünlük yapısını bozacağından, bölgedeki doğal yaşamı olumsuz etkileyecektir. Söz  konusu arazi Özel Çevre Koruma Alanı ve Anıt Ağaç Topluluğu Koruma Alanı olup  ayrıca alternatif ve ekolojik turizmin, doğa sporlarının yapıldığı, gün geçtikçe  cazibesi artan önemli bir turizm bölgemizdir.  Bu bağlamda;  SORU 1 : Yapımı planlanan hidroelektrik santrali; bölgede bulunan ve Özel  Çevre Koruma Alanı ve Anıt Ağaç Topluluğu Koruma Alanı içerisinde olan bu  ağaçların ne kadarına ne ölçüde zarar verecektir?  SORU 2 : Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu 15/05/2009 tarihli  toplantısında 8 adet anıt ağacın kesimine, 10 adedinin baraj sularının altında  kalmasına, diğerlerinin ise duvar diplerinde kurumaya terk edilmesine karar  vermiştir. Korunması gereken Anıt Ağaçlann kesimine ve yok olmasına nasıl  müsaade edilmektedir? Koruma Kurulu adı ile bağdaşmayan böyle bir kararı nasıl  almıştır?  - 5 5 6 - TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  S O R U 3 : Turizm açısından son derece güzel, gelişmeye ve doğa sporlarının  yapılmasına müsait, gün geçtikçe de turizmcilerin dikkatini çeken doğa harikası bu  bölge turizm amaçlı kullanılması için geliştirilmesi gerekirken, HES için neden heba  edilmek istenmektedir?  CEVAP : Muğla ili, Köyceğiz ilçesi, Beyobası Beldesi, Pınar Köyü, Topgözü  Mevkiinde bulunan anıtsal nitelikli çınar ağaçları topluluğu, Muğla Kültür ve Tabiat  Varlıklarını Koruma Kurulunun 19/08/2003 tarihli ve 2588 sayılı kararı ile Anıt Ağaç  Topluluğu olarak tescil edilmiş, karar eki 1/25.000 ölçekli haritada sınırları koruma  alam belirlenmiş ve anıt ağaç topluluğu koruma alanında Koruma Kurulundan  izinsiz hiçbir uygulama yapılamayacağına karar verilmiştir.  Proje Muğla Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun  denetiminden geçmiş, projenin uygulanması sırasında oluşabilecek olumsuz etkileri  önlemeye yönelik 15/05/2009 tarihli ve 4928 sayılı karar alınmıştır.  Anıt ağaçların koruma alanından dolayı, konu hakkında Koruma Bölge  Kurulunun görüşleri alınmış olup ilgili kurum ve kuruluşlardan alınan görüşler  kapsamında kararlar oluşturulmuştur.  Bahse konu hidroelektrik santrali üretim tesisine ilişkin olarak yapılmak  istenilen uygulamaların büyük bir kısmı, anıt ağaçların koruma alanı dışındadır.  Koruma alanı dışında kalan bu büyük kısım 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını  Koruma Kanunu'nun ve ilgili mevzuatın kapsamı dışındadır. Bahse konu alan Özel  Çevre Koruma Alam içerisinde yer aldığından, plan onama mercii Özel Çevre  Koruma Kurumu Başkanlığıdır.  - 5 5 7 -
Sayfa 148 -
TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  S O R U 3 : Turizm açısından son derece güzel, gelişmeye ve doğa sporlarının  yapılmasına müsait, gün geçtikçe de turizmcilerin dikkatini çeken doğa harikası bu  bölge turizm amaçlı kullanılması için geliştirilmesi gerekirken, HES için neden heba  edilmek istenmektedir?  CEVAP : Muğla ili, Köyceğiz ilçesi, Beyobası Beldesi, Pınar Köyü, Topgözü  Mevkiinde bulunan anıtsal nitelikli çınar ağaçları topluluğu, Muğla Kültür ve Tabiat  Varlıklarını Koruma Kurulunun 19/08/2003 tarihli ve 2588 sayılı kararı ile Anıt Ağaç  Topluluğu olarak tescil edilmiş, karar eki 1/25.000 ölçekli haritada sınırları koruma  alam belirlenmiş ve anıt ağaç topluluğu koruma alanında Koruma Kurulundan  izinsiz hiçbir uygulama yapılamayacağına karar verilmiştir.  Proje Muğla Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun  denetiminden geçmiş, projenin uygulanması sırasında oluşabilecek olumsuz etkileri  önlemeye yönelik 15/05/2009 tarihli ve 4928 sayılı karar alınmıştır.  Anıt ağaçların koruma alanından dolayı, konu hakkında Koruma Bölge  Kurulunun görüşleri alınmış olup ilgili kurum ve kuruluşlardan alınan görüşler  kapsamında kararlar oluşturulmuştur.  Bahse konu hidroelektrik santrali üretim tesisine ilişkin olarak yapılmak  istenilen uygulamaların büyük bir kısmı, anıt ağaçların koruma alanı dışındadır.  Koruma alanı dışında kalan bu büyük kısım 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını  Koruma Kanunu'nun ve ilgili mevzuatın kapsamı dışındadır. Bahse konu alan Özel  Çevre Koruma Alam içerisinde yer aldığından, plan onama mercii Özel Çevre  Koruma Kurumu Başkanlığıdır.  - 5 5 7 - T B M M B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  20.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut 'un, bir tiyatroya yardım yapılıp yapılmadığına  ilişkin sorusu ve Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay'ın cevabı (7/12563)  TÜRKIYE BÜYÜK MÎLLET MECLÎS! BAŞKANLIĞINA  Aşağıda yer alan sorunun Kültür ve Turizm Bakanı Sayın Ertuğrul GÜNAY  tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.04.02.2010  2008 yılı Ekim ayında Mirza METİN ve Berfın ZENDERLÎOĞLU tarafından dest-ar  theatre kurulmuştur.  1-Yönetmeni Mirza METÎN olan Kürtçe dilde tiyatro yapan ve İngilizce ad kullanan  dest-ar theatre'ya bakanlığınız tarafından yardım yapıldı mı? Yapıldı ise ne kadar yapıldı?  2- Gurubun sergilediği ilk oyunun adını biliyor musunuz?  3- Bu yapılan tiyatrolar izne tabi midir?  4- Her dilde tiyatro yapmak isteyene bakanlığınız tarafından maddi destek yapılmakta  mıdır?  5- Türkçe'den başka dillerde tiyatro yapılmakta mıdır?  Sayı : B.16.0.SGB.0.10.01.00/610 - 49682 u y / u 3 / / u ı u  Konu : Soru Önergesi  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi: TBMM Başkanlığı Kanunlar ve Kararlar Dairesi Başkanlığının 18/02/2010 tarihli ve  A.Ol.O.GNS.0.10.00.02/ 20031 sayılı yazısı.  Balıkesir Milletvekili Sayın Ahmet Duran BULUT'un 7/12563 Esas No'lu soru  önergesinin cevabı ekte sunulmaktadır. »  T.C  KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI  Strateji Geliştirme Başkanlığı  Bilgilerini arz ederim.  EK: Cevap  Ertuğrul GÜNAY  Bakan  - 5 5 8 -
Sayfa 149 -
T B M M B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  20.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut 'un, bir tiyatroya yardım yapılıp yapılmadığına  ilişkin sorusu ve Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay'ın cevabı (7/12563)  TÜRKIYE BÜYÜK MÎLLET MECLÎS! BAŞKANLIĞINA  Aşağıda yer alan sorunun Kültür ve Turizm Bakanı Sayın Ertuğrul GÜNAY  tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.04.02.2010  2008 yılı Ekim ayında Mirza METİN ve Berfın ZENDERLÎOĞLU tarafından dest-ar  theatre kurulmuştur.  1-Yönetmeni Mirza METÎN olan Kürtçe dilde tiyatro yapan ve İngilizce ad kullanan  dest-ar theatre'ya bakanlığınız tarafından yardım yapıldı mı? Yapıldı ise ne kadar yapıldı?  2- Gurubun sergilediği ilk oyunun adını biliyor musunuz?  3- Bu yapılan tiyatrolar izne tabi midir?  4- Her dilde tiyatro yapmak isteyene bakanlığınız tarafından maddi destek yapılmakta  mıdır?  5- Türkçe'den başka dillerde tiyatro yapılmakta mıdır?  Sayı : B.16.0.SGB.0.10.01.00/610 - 49682 u y / u 3 / / u ı u  Konu : Soru Önergesi  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi: TBMM Başkanlığı Kanunlar ve Kararlar Dairesi Başkanlığının 18/02/2010 tarihli ve  A.Ol.O.GNS.0.10.00.02/ 20031 sayılı yazısı.  Balıkesir Milletvekili Sayın Ahmet Duran BULUT'un 7/12563 Esas No'lu soru  önergesinin cevabı ekte sunulmaktadır. »  T.C  KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI  Strateji Geliştirme Başkanlığı  Bilgilerini arz ederim.  EK: Cevap  Ertuğrul GÜNAY  Bakan  - 5 5 8 - TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  BALIKESİR MİLLETVEKİLİ SAYIN AHMET DURAN BULUT'UN 7/12563 ESAS  NO'LU YAZILI SORU ÖNERGESİNE BAKANLIĞIMIZCA HAZIRLANAN  CEVAP  2008 yılı Ekim ayında Mirza METİN ve Berfin ZENDERLİOĞLU tarafından  DestAR-Theatre kurulmuştur.  SORU 1 : Yönetmeni Mirza METİN olan Kürtçe dilde tiyatro yapan ve  İngilizce ad kullanan DestAR-Theatre'ya Bakanlığınız tarafından yardım yapıldı mı?  Yapıldı ise ne kadar yapıldı?  SORU 2 : Gurubun sergilediği ilk oyunun adını biliyor musunuz?  SORU 3 : Bu yapılan tiyatrolar izne tabi midir?  SORU 4 : Her dilde tiyatro yapmak isteyene Bakanlığınız tarafından maddi  destek yapılmakta mıdır?  SORU 5: Türkçe'den başka dillerde tiyatro yapılmakta mıdır?  CEVAP : Bakanlığımızca "Kültür ve Turizm Bakanlığınca Yerel Yönetimlerin,  Derneklerin, Vakıfların ve Özel Tiyatroların Projelerine Yapılacak Yardımlara İlişkin  Yönetmelik" kapsamında başvuru yapan Z Prodüksiyon Film. TV Rekl. Org. Ltd.  Şti'nin DestAR-Theatre tiyatro grubuna 2009-2010 sanat sezonu için "Cerb" adlı  oyuna Değerlendirme Komisyonu kararı ile 21.000.-TL ödenek aktarılmıştır.  Topluluğun daha önceki sanat sezonlarında "Reşe Şeve" adlı bir oyun  sergiledikleri de bilinmektedir.  Adı geçen yönetmelikte, oyunun sergileneceği dil hususunda bir hüküm  bulunmamaktadır. Ancak, özel tiyatroların projelerinin değerlendirilmesinde  Değerlendirme Komisyonu tarafından göz önünde bulundurulacak ölçütler arasında  "Türk oyun yazarlarına ait eserlere öncelik verilmesi hususu yer almaktadır.  Özel tiyatroların sergileyecekleri oyunlar herhangi bir izne tabi değildir.  Ülkemizde Türkçe dışında başka dillerde de tiyatro oyunları sergilendiği  kamuoyunca bilinmektedir.  - 5 5 9 -
Sayfa 150 -
TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  BALIKESİR MİLLETVEKİLİ SAYIN AHMET DURAN BULUT'UN 7/12563 ESAS  NO'LU YAZILI SORU ÖNERGESİNE BAKANLIĞIMIZCA HAZIRLANAN  CEVAP  2008 yılı Ekim ayında Mirza METİN ve Berfin ZENDERLİOĞLU tarafından  DestAR-Theatre kurulmuştur.  SORU 1 : Yönetmeni Mirza METİN olan Kürtçe dilde tiyatro yapan ve  İngilizce ad kullanan DestAR-Theatre'ya Bakanlığınız tarafından yardım yapıldı mı?  Yapıldı ise ne kadar yapıldı?  SORU 2 : Gurubun sergilediği ilk oyunun adını biliyor musunuz?  SORU 3 : Bu yapılan tiyatrolar izne tabi midir?  SORU 4 : Her dilde tiyatro yapmak isteyene Bakanlığınız tarafından maddi  destek yapılmakta mıdır?  SORU 5: Türkçe'den başka dillerde tiyatro yapılmakta mıdır?  CEVAP : Bakanlığımızca "Kültür ve Turizm Bakanlığınca Yerel Yönetimlerin,  Derneklerin, Vakıfların ve Özel Tiyatroların Projelerine Yapılacak Yardımlara İlişkin  Yönetmelik" kapsamında başvuru yapan Z Prodüksiyon Film. TV Rekl. Org. Ltd.  Şti'nin DestAR-Theatre tiyatro grubuna 2009-2010 sanat sezonu için "Cerb" adlı  oyuna Değerlendirme Komisyonu kararı ile 21.000.-TL ödenek aktarılmıştır.  Topluluğun daha önceki sanat sezonlarında "Reşe Şeve" adlı bir oyun  sergiledikleri de bilinmektedir.  Adı geçen yönetmelikte, oyunun sergileneceği dil hususunda bir hüküm  bulunmamaktadır. Ancak, özel tiyatroların projelerinin değerlendirilmesinde  Değerlendirme Komisyonu tarafından göz önünde bulundurulacak ölçütler arasında  "Türk oyun yazarlarına ait eserlere öncelik verilmesi hususu yer almaktadır.  Özel tiyatroların sergileyecekleri oyunlar herhangi bir izne tabi değildir.  Ülkemizde Türkçe dışında başka dillerde de tiyatro oyunları sergilendiği  kamuoyunca bilinmektedir.  - 5 5 9 - TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  21.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru 'nun, Ankara 19 Mayıs Stadyumunun kapı girişlerine otopark  yapılmasına ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Faruk Nafiz Özak'ın cevabı (7/12638)  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Aşağıdaki sorumun Devlet Bakanı Sayın Faruk Nafiz ÖZAK tar  yazılı olarak cevaplandırılmasının teminini arz ederim.  Dr. Reşat DOĞRU  Tokat Milletvekili  SORU: Ulus'ta bulunan 19 Mayıs Stadyumu kapılarının giriş yerlerinden  otopark parası adı altında paralar alınmaktadır.  Otopark ücreti olarak alınan paralar ne amaçla alınmaktadır? Bir firmaya  veya bir şahsa bu alanlar kiralanmış mıdır? Kiralanmışsa kira bedeli ne kadar  dır?  T.C.  DEVLET BAKANLIĞI  10.03.2010  Sayı : B.02.0.005/211  Konu : Yazılı Soru önergesi  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi: 22.02.2010 tarihli ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-7/12638-20203/ 42326 sayılı yazınız.  Tokat Milletvekili Sayın Reşat Doğru'nun, Bakanlığıma yöneltmiş olduğu T.B.M.M.  7/12638 Esas sayılı Yazılı Soru önergesine ilişkin cevabımız ekte sunulmuştur. Bilgilerinizi  ve gereğini arz ederim.  Faruk Nafiz ÖZAK  7T1 _ , Devlet Bakanı  Önerge Cevabı  - 5 6 0 -
Sayfa 151 -
TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  21.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru 'nun, Ankara 19 Mayıs Stadyumunun kapı girişlerine otopark  yapılmasına ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Faruk Nafiz Özak'ın cevabı (7/12638)  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Aşağıdaki sorumun Devlet Bakanı Sayın Faruk Nafiz ÖZAK tar  yazılı olarak cevaplandırılmasının teminini arz ederim.  Dr. Reşat DOĞRU  Tokat Milletvekili  SORU: Ulus'ta bulunan 19 Mayıs Stadyumu kapılarının giriş yerlerinden  otopark parası adı altında paralar alınmaktadır.  Otopark ücreti olarak alınan paralar ne amaçla alınmaktadır? Bir firmaya  veya bir şahsa bu alanlar kiralanmış mıdır? Kiralanmışsa kira bedeli ne kadar  dır?  T.C.  DEVLET BAKANLIĞI  10.03.2010  Sayı : B.02.0.005/211  Konu : Yazılı Soru önergesi  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi: 22.02.2010 tarihli ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-7/12638-20203/ 42326 sayılı yazınız.  Tokat Milletvekili Sayın Reşat Doğru'nun, Bakanlığıma yöneltmiş olduğu T.B.M.M.  7/12638 Esas sayılı Yazılı Soru önergesine ilişkin cevabımız ekte sunulmuştur. Bilgilerinizi  ve gereğini arz ederim.  Faruk Nafiz ÖZAK  7T1 _ , Devlet Bakanı  Önerge Cevabı  - 5 6 0 - TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  TOKAT MİLLETVEKİLİ  SAYIN REŞAT DOĞRU'NUN  T.B.M.M.7/12638 ESAS SAYILI YAZILI  SORU ÖNERGESİNE AİT CEVAPLAR  19 Mayıs Stadyumunda açık otopark alanları Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü tarafından  27.04.2000 tarihinde yapılan protokolle 10 yıllığına Gençlik ve Spor Vakfına verilmiş olup,  elde edilen gelir eşit oranda Gençlik ve Spor Vakfına ve Gençlik ve Spor İl Müdürlüğüne  verilmiştir.  Gençlik ve Spor Vakfı tarafından işletilmekte olan 19 Mayıs Stadyumu otoparkı 30  Temmuz 2004 tarihinde 5 Yıllığına MET-AK İnş.Tur.Teks.Nak. Muh.San.Tic.Ltd.Sti ne  işletmek üzere verilmiştir.  Yıllık kirası 60.000.00 TL olarak başlamış, her yıl DİE'de yayınlanan yıllık TEFE, TÜFE  oranında artış yapılmıştır. 2008 yılında 78.705,00 TL brüt kira tahsil edilmiştir.  2009 yılının kirasının kesin hesaplann çıkarılması sürdürülmektedir.  - 5 6 1 -
Sayfa 152 -
TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  TOKAT MİLLETVEKİLİ  SAYIN REŞAT DOĞRU'NUN  T.B.M.M.7/12638 ESAS SAYILI YAZILI  SORU ÖNERGESİNE AİT CEVAPLAR  19 Mayıs Stadyumunda açık otopark alanları Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü tarafından  27.04.2000 tarihinde yapılan protokolle 10 yıllığına Gençlik ve Spor Vakfına verilmiş olup,  elde edilen gelir eşit oranda Gençlik ve Spor Vakfına ve Gençlik ve Spor İl Müdürlüğüne  verilmiştir.  Gençlik ve Spor Vakfı tarafından işletilmekte olan 19 Mayıs Stadyumu otoparkı 30  Temmuz 2004 tarihinde 5 Yıllığına MET-AK İnş.Tur.Teks.Nak. Muh.San.Tic.Ltd.Sti ne  işletmek üzere verilmiştir.  Yıllık kirası 60.000.00 TL olarak başlamış, her yıl DİE'de yayınlanan yıllık TEFE, TÜFE  oranında artış yapılmıştır. 2008 yılında 78.705,00 TL brüt kira tahsil edilmiştir.  2009 yılının kirasının kesin hesaplann çıkarılması sürdürülmektedir.  - 5 6 1 - T B M M B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  22.- Antalya Milletvekili Hüsnü Çöllü'nün, Anadolu Ajansı ile Basın-Yayın ve Enformasyon  Genel Müdürlüğü arasındaki personel hareketlerine ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan  Yardımcısı Bülent Arınç'ın cevabı (7/12691)  T B M M B A Ş K A N L I Ğ P N A  Aşağıdaki sorulanının Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç  tarafından yazılı olarak yanıtlanması için gereğini arz ederim. 09.02.2010  Hüsnü ÇÖLLÜ  Antalya Milletvekili  1- Başbakanlık Basın-Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü ile Anadolu  Ajansı arasında 231 sayılı KHK'nin 24. maddesi kapsamında İmzalanan  sözleşmeye, önceki sözleşmelerde olmayan ve Ajans bünyesindeki personel alımı,  terfi ile görevlendirmeleri de ilgilendiren hükümler eklenmeye çalışıldığı doğru  mudur? Bu hükümlere neden İhtiyaç duyulmuştur?  2- Anadolu Ajansı yönetiminin önceki yıllarda da geçerli olan sözleşmeyi  imzalayarak Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü'ne gönderdiği, ancak  Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü'nün, sözleşmede değişiklikler  yaparak yeni bir metin hazırladığı doğru mudur? Basın-Yayın ve Enformasyon  Genel Müdürlüğü'nün değişiklik yaptığı maddelerin içeriği nedir ve bu  değişikliklere neden gerek duyulmuştur? Anadolu Ajansı'ndaki personel  hareketleri, Başbakanlık Basın-Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü aracılığıyla  mı kontrol edilecektir?  3- İki kurum tarafından da gündeme getirilen sözleşmeler yerine, üçüncü  bir metnin imzalandığı doğru mudur? İmzalanan metinde yeni getirilen  düzenlemeler nelerdir? Bu düzenlemelere neden ihtiyaç duyulmuştur? İmzalanan  metni, sözleşme ile ilgili kaygılarını gündeme getiren ve Anadolu Ajansı nda  örgütlü olan Türkiye Gazeteciler Sendikası ve kamuoyuyla paylaşacak mısınız?  4- Anadolu Ajansı'na, Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü'nden  bir denetçi atanması ile personel hareketlerinde Basın Yayın ve Enformasyon  Genel Müdürlüğü'nün etkili kılınması çabası arasında bir bağ var mıdır?  5- Anadolu Ajansı Mali ve İdari İşler Dairesi Başkanı Halis Çalışgan'ın ile  Denetçi İsmail Kozan'ın aynı dernekte yönetici ve denetçi olarak görev yapması,  atamalarda ve bu süreçte etkili olmuş mudur? Böylesi bir ilişki denetimlerin  objektifliğine gölge düşürür mü? Bu kişiler hakkında, Kıyı Emniyeti Genel  Müdürlüğü ve TOKİ'de görev yaptıkları döneme ilişkin soruşturma yürütüldüğü  doğru mudur? Soruşturmaların konusu nedir ve nasıl sonuçlanmıştır? Soruşturma  raporlarının gereği yerine getirilmiş midir? Getirilmemiş ise gerekçesi nedir?  6- Anadolu Ajansı'nın personel hareketlerine, Basın-Yayın ve  Enformasyon Genel Müdürlüğü'nün müdahalesini öngören düzenlemeler  Anayasa'da vurgulanan "Özerklik'' ilkesine uygun mudur? Anayasa'ya uygun bir  düzenleme ve uygulama için gerekli adımları atacak mısınız? Yoksa, özerklik  yerine müdahale öngören politikaları mı geçerli olacaktır?  - 5 6 2 -
Sayfa 153 -
T B M M B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  22.- Antalya Milletvekili Hüsnü Çöllü'nün, Anadolu Ajansı ile Basın-Yayın ve Enformasyon  Genel Müdürlüğü arasındaki personel hareketlerine ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan  Yardımcısı Bülent Arınç'ın cevabı (7/12691)  T B M M B A Ş K A N L I Ğ P N A  Aşağıdaki sorulanının Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç  tarafından yazılı olarak yanıtlanması için gereğini arz ederim. 09.02.2010  Hüsnü ÇÖLLÜ  Antalya Milletvekili  1- Başbakanlık Basın-Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü ile Anadolu  Ajansı arasında 231 sayılı KHK'nin 24. maddesi kapsamında İmzalanan  sözleşmeye, önceki sözleşmelerde olmayan ve Ajans bünyesindeki personel alımı,  terfi ile görevlendirmeleri de ilgilendiren hükümler eklenmeye çalışıldığı doğru  mudur? Bu hükümlere neden İhtiyaç duyulmuştur?  2- Anadolu Ajansı yönetiminin önceki yıllarda da geçerli olan sözleşmeyi  imzalayarak Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü'ne gönderdiği, ancak  Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü'nün, sözleşmede değişiklikler  yaparak yeni bir metin hazırladığı doğru mudur? Basın-Yayın ve Enformasyon  Genel Müdürlüğü'nün değişiklik yaptığı maddelerin içeriği nedir ve bu  değişikliklere neden gerek duyulmuştur? Anadolu Ajansı'ndaki personel  hareketleri, Başbakanlık Basın-Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü aracılığıyla  mı kontrol edilecektir?  3- İki kurum tarafından da gündeme getirilen sözleşmeler yerine, üçüncü  bir metnin imzalandığı doğru mudur? İmzalanan metinde yeni getirilen  düzenlemeler nelerdir? Bu düzenlemelere neden ihtiyaç duyulmuştur? İmzalanan  metni, sözleşme ile ilgili kaygılarını gündeme getiren ve Anadolu Ajansı nda  örgütlü olan Türkiye Gazeteciler Sendikası ve kamuoyuyla paylaşacak mısınız?  4- Anadolu Ajansı'na, Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü'nden  bir denetçi atanması ile personel hareketlerinde Basın Yayın ve Enformasyon  Genel Müdürlüğü'nün etkili kılınması çabası arasında bir bağ var mıdır?  5- Anadolu Ajansı Mali ve İdari İşler Dairesi Başkanı Halis Çalışgan'ın ile  Denetçi İsmail Kozan'ın aynı dernekte yönetici ve denetçi olarak görev yapması,  atamalarda ve bu süreçte etkili olmuş mudur? Böylesi bir ilişki denetimlerin  objektifliğine gölge düşürür mü? Bu kişiler hakkında, Kıyı Emniyeti Genel  Müdürlüğü ve TOKİ'de görev yaptıkları döneme ilişkin soruşturma yürütüldüğü  doğru mudur? Soruşturmaların konusu nedir ve nasıl sonuçlanmıştır? Soruşturma  raporlarının gereği yerine getirilmiş midir? Getirilmemiş ise gerekçesi nedir?  6- Anadolu Ajansı'nın personel hareketlerine, Basın-Yayın ve  Enformasyon Genel Müdürlüğü'nün müdahalesini öngören düzenlemeler  Anayasa'da vurgulanan "Özerklik'' ilkesine uygun mudur? Anayasa'ya uygun bir  düzenleme ve uygulama için gerekli adımları atacak mısınız? Yoksa, özerklik  yerine müdahale öngören politikaları mı geçerli olacaktır?  - 5 6 2 - TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  T.C.  DEVLET BAKANLIĞI VE BAŞBAKAN YARDIMCILIĞI  Sayı :B.02.0.002-031-275 10/03/2010  Konu : Soru önergesi  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi: a) 23/02/2010 tarihli ve A.01.0.GNS 0.10.00.02-7/12691-20233/42371 sayılı yazınız.  b) 04/03/2010 tarihli ve B.02.1.BYE.0.71-610-440-1365 sayılı yazı.  c) 09/03/2010 tarihli ve B.02.1.AA 21/101-1388 sayılı yazı.  Antalya Milletvekili Sayın Hüsnü ÇÖLLÜ tarafından tevcih edilen 7/12691 esas sayılı  yazılı soru önergesi ile ilgili olarak, Bakanlığım bağlı kuruluşu Basm Yayın ve Enformasyon  Genel Müdürlüğü ve ilgili kuruluşu Anadolu Ajansı Genel Müdürlüğü'nden alınan ilgi (b) ve  (c) cevabi yazılar ekte gönderilmektedir.  Bilgilerinize arz ederim.  Bülent ARINÇ  EKLER v Devlet Bakanı ve  1- Ügi (b) ve (c) cevabi yazılar Başbakan Yardıma  A N A D O L U A J A N S I G E N E L M Ü D Ü R L Ü Ğ Ü  say. : B.02.1.AA 21/101-1388  Konu : Soru önerges i  09.03.2010  DEVLET BAKANLIĞI VE BAŞBAKAN YARDIMCILIĞINA  (Sayın Bülent ARINÇ)  İlgi: 26.02.2010 tarihli ve B.02.0.002-031-275 sayılı yazınız.  Antalya Milletvekili Sayın Hüsnü ÇÖLLÜ tarafından Bakanlığınıza tevcih edilen  7/12691 esas numaralı yazılı soru önergesinin cevabı ektedir.  Bilgilerinize arz ederim.  Dr. Hilmi BENGİ A  Yönetim Kurulu Başkanı  Genel Müdür /  /  - 5 6 3 -
Sayfa 154 -
TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  T.C.  DEVLET BAKANLIĞI VE BAŞBAKAN YARDIMCILIĞI  Sayı :B.02.0.002-031-275 10/03/2010  Konu : Soru önergesi  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi: a) 23/02/2010 tarihli ve A.01.0.GNS 0.10.00.02-7/12691-20233/42371 sayılı yazınız.  b) 04/03/2010 tarihli ve B.02.1.BYE.0.71-610-440-1365 sayılı yazı.  c) 09/03/2010 tarihli ve B.02.1.AA 21/101-1388 sayılı yazı.  Antalya Milletvekili Sayın Hüsnü ÇÖLLÜ tarafından tevcih edilen 7/12691 esas sayılı  yazılı soru önergesi ile ilgili olarak, Bakanlığım bağlı kuruluşu Basm Yayın ve Enformasyon  Genel Müdürlüğü ve ilgili kuruluşu Anadolu Ajansı Genel Müdürlüğü'nden alınan ilgi (b) ve  (c) cevabi yazılar ekte gönderilmektedir.  Bilgilerinize arz ederim.  Bülent ARINÇ  EKLER v Devlet Bakanı ve  1- Ügi (b) ve (c) cevabi yazılar Başbakan Yardıma  A N A D O L U A J A N S I G E N E L M Ü D Ü R L Ü Ğ Ü  say. : B.02.1.AA 21/101-1388  Konu : Soru önerges i  09.03.2010  DEVLET BAKANLIĞI VE BAŞBAKAN YARDIMCILIĞINA  (Sayın Bülent ARINÇ)  İlgi: 26.02.2010 tarihli ve B.02.0.002-031-275 sayılı yazınız.  Antalya Milletvekili Sayın Hüsnü ÇÖLLÜ tarafından Bakanlığınıza tevcih edilen  7/12691 esas numaralı yazılı soru önergesinin cevabı ektedir.  Bilgilerinize arz ederim.  Dr. Hilmi BENGİ A  Yönetim Kurulu Başkanı  Genel Müdür /  /  - 5 6 3 - TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  ANTALYA MİLLETVEKİLİ SAYIN HÜSNÜ ÇÖLLÜ'NÜN, 7/12691 ESAS  NUMARALI YAZILI SORU ÖNERGESİNİN CEVABI  Genel Müdürlüğümüz ile Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü  arasında imzalanan 2010 yılı hizmet alımı sözleşmesi Anayasa'ya, 08.06.1984 tarihli  ve 231 sayılı Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri  hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye ve Anadolu Ajansı T.A.Ş. Ana  Sözleşmesine uygun olarak taraflar arasında imzalanmıştır.  Anadolu Ajansı Anonim Şirket statüsünde olup, denetçiler Türk Ticaret  Kanunu ve Anadolu Ajansı T.A.Ş. Ana Sözleşmesi hükümleri gereğince Genel Kurul  tarafından seçilmektedir.  önergede adı geçen personelimiz Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ruhsatına  sahip olup, Anayasa ve Demekler Kanunu hükümleri çerçevesinde bir mesleki  dernekte görev almaktadır.  önergede bahsedilen kurum personelimiz hakkında yine önergede belirtilen  Kurum tarafından açılan soruşturma ile ilgili olarak, Beyoğlu 7. Asliye Ceza  Mahkemesi'nin verdiği 13.10.2008 tarih ve 2008/335 sayılı beraat kararı, Yargıtay 4.  Ceza Dairesinin 14.12.2009 tarih ve 2009/20254 sayılı kararıyla kesinleşmiştir.  Bununla birlikte söz konusu personelimiz 5 Mart 2010 tarihi itibariyle Mali ve  İdari İşler Daire Başkanlığı görevinden alınarak başka bir kadroya atanmıştır.  T.C.  BAŞBAKANLIK  Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü  Sayı : B.02.1.BYE.0.71-610- 4 4 0 - 1355 04 / 03 / 2010  Konu: Soru önergesi  DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCILIĞINA  (Sayın Bülent ARINÇ)  İlgi : Makamlarının 26.02.2010 tarihli ve 275 sayılı yazılan ve eki soru önergesi.  İlgi yazınız gereğince Antalya Milletvekili Hüsnü ÇÖLLÜ tarafından verilen 7/12691  sayılı soru önergesine ilişkin cevabımız aşağıda sunulmuştur.  1-231 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname Madde 24 "Genel Müdürlük her yıl, kendi  bütçesinin Anadolu Ajansı bölümündeki ödeneği aşmamak üzere, Anadolu Ajansı ile en çok 5  yıllık sözleşme yapmağa ve Başbakan veya görevlendireceği Bakan adına Anadolu Ajansının  bütçesini, kadrosunu ve bunlann uygulanmasını denetlemeye yetkilidir." hükmü çerçevesinde,  Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü ile Anadolu Ajansı arasında sözleşme  gerçekleştirilmiştir.  2-3 Anadolu Ajansı ile imzalanan sözleşme metni, 231 Sayılı Kanun Hükmünde  Kararnamenin 24.maddesi kapsamında, yasal çerçeveler doğrultusunda tesis edilmiştir.  4- Anadolu Ajansına Basın-Yayın ve Enfonnasyon Genel Müdürlüğünden bir denetçi  görevlendirilmesi ve kadrosunun ve bunlann uygulanmasının denetlenmesinde Genel  Müdürlüğümüzün yetkili kılınması 231 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 24.maddesi  çerçevesinde gerçekleştirilmiştir.  5- Anılan Denetçinin ataması, 231 Sayılı Kanun Hükmündeki Kararname kapsamında  yapılmış olup, anılanın şahsi özlük dosyasının tetkikinde bahis mevzu edilen ithamlarla ile ilgili  herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılmamıştır.  6- Anadolu Ajansı ile düzenlenen sözleşmede 231 Sayılı Kanun Hükmünde  Kararnamenin 24.maddesi dikkate alınmıştır.  Arz ederim.  Genel Müdür V.  - 5 6 4 -
Sayfa 155 -
TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  ANTALYA MİLLETVEKİLİ SAYIN HÜSNÜ ÇÖLLÜ'NÜN, 7/12691 ESAS  NUMARALI YAZILI SORU ÖNERGESİNİN CEVABI  Genel Müdürlüğümüz ile Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü  arasında imzalanan 2010 yılı hizmet alımı sözleşmesi Anayasa'ya, 08.06.1984 tarihli  ve 231 sayılı Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri  hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye ve Anadolu Ajansı T.A.Ş. Ana  Sözleşmesine uygun olarak taraflar arasında imzalanmıştır.  Anadolu Ajansı Anonim Şirket statüsünde olup, denetçiler Türk Ticaret  Kanunu ve Anadolu Ajansı T.A.Ş. Ana Sözleşmesi hükümleri gereğince Genel Kurul  tarafından seçilmektedir.  önergede adı geçen personelimiz Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ruhsatına  sahip olup, Anayasa ve Demekler Kanunu hükümleri çerçevesinde bir mesleki  dernekte görev almaktadır.  önergede bahsedilen kurum personelimiz hakkında yine önergede belirtilen  Kurum tarafından açılan soruşturma ile ilgili olarak, Beyoğlu 7. Asliye Ceza  Mahkemesi'nin verdiği 13.10.2008 tarih ve 2008/335 sayılı beraat kararı, Yargıtay 4.  Ceza Dairesinin 14.12.2009 tarih ve 2009/20254 sayılı kararıyla kesinleşmiştir.  Bununla birlikte söz konusu personelimiz 5 Mart 2010 tarihi itibariyle Mali ve  İdari İşler Daire Başkanlığı görevinden alınarak başka bir kadroya atanmıştır.  T.C.  BAŞBAKANLIK  Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü  Sayı : B.02.1.BYE.0.71-610- 4 4 0 - 1355 04 / 03 / 2010  Konu: Soru önergesi  DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCILIĞINA  (Sayın Bülent ARINÇ)  İlgi : Makamlarının 26.02.2010 tarihli ve 275 sayılı yazılan ve eki soru önergesi.  İlgi yazınız gereğince Antalya Milletvekili Hüsnü ÇÖLLÜ tarafından verilen 7/12691  sayılı soru önergesine ilişkin cevabımız aşağıda sunulmuştur.  1-231 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname Madde 24 "Genel Müdürlük her yıl, kendi  bütçesinin Anadolu Ajansı bölümündeki ödeneği aşmamak üzere, Anadolu Ajansı ile en çok 5  yıllık sözleşme yapmağa ve Başbakan veya görevlendireceği Bakan adına Anadolu Ajansının  bütçesini, kadrosunu ve bunlann uygulanmasını denetlemeye yetkilidir." hükmü çerçevesinde,  Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü ile Anadolu Ajansı arasında sözleşme  gerçekleştirilmiştir.  2-3 Anadolu Ajansı ile imzalanan sözleşme metni, 231 Sayılı Kanun Hükmünde  Kararnamenin 24.maddesi kapsamında, yasal çerçeveler doğrultusunda tesis edilmiştir.  4- Anadolu Ajansına Basın-Yayın ve Enfonnasyon Genel Müdürlüğünden bir denetçi  görevlendirilmesi ve kadrosunun ve bunlann uygulanmasının denetlenmesinde Genel  Müdürlüğümüzün yetkili kılınması 231 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 24.maddesi  çerçevesinde gerçekleştirilmiştir.  5- Anılan Denetçinin ataması, 231 Sayılı Kanun Hükmündeki Kararname kapsamında  yapılmış olup, anılanın şahsi özlük dosyasının tetkikinde bahis mevzu edilen ithamlarla ile ilgili  herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılmamıştır.  6- Anadolu Ajansı ile düzenlenen sözleşmede 231 Sayılı Kanun Hükmünde  Kararnamenin 24.maddesi dikkate alınmıştır.  Arz ederim.  Genel Müdür V.  - 5 6 4 - TBMM B: 71 10.3.2010  23.- Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk'ün, Adıyaman Kâhta 'da yaşanan bir olaya ilişkin  sorusu ve Devlet Bakanı Selma Aliye Kavafın cevabı (7/12693)  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Aşağıdaki sorulanmın Devlet Bakanı Sayın Selma Aliye Kavaf tarafından yazılı  olarak yanıtlanmasını dilerim. ĤgJ"*  Ali İhsan Köktûrk  CHP Zonguldak Milletvekili  1. Dedesi ve Babası tarafından dövülerek öldürüldüğü öne sürülen Kâhtalı  Medine Memi ile ilgili Kadından Sorumlu Devlet Bakanı olarak herhangi  bir araştırma yaptırdınız mı?  2. Medine Memi'nin hiç okula gitmediği bilgisi ulusal basma yansımıştır.  Medine Memi gibi Anadolu'da İlköğretime gönderilmeyen kaç kız  çocuğu vardır? Bu konuda Bakanlık olarak ne gibi önlemler almayı  düşünüyor musunuz?  3. Küçük yaşta evlendirilen on binlerce kız çocuğu olduğu bilinmektedir. Bu  konuda yapılmış bir araştırma var mıdır? Çocuk yaşta evlendirilen kız  çocuklarının bölgelere göre evlenme yaşı istatistiği yapılmış mıdır?  T.C.  DEVLET BAKANLIĞI  SAYI : B .02.0.007.007242 09/03/2010  KONU : Yazılı Soru önergesi  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI  GENEL SEKRETERLİĞİNE  İLGİ: Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı Genel Sekreterliği Kanunlar ve Kararlar  Dairesi Başkanlığı'nın 23.02.2010 tarih ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-7/12693-20228/42366  sayılı yazısı.  İlgi yazı ekinde Bakanlığıma gönderilen Zonguldak Milletvekili Sayın Ali İhsan  KÖKTÜRK'e ait 7/12693 esas nolu yazılı soru önergesi hakkındaki bilgileri içeren cevaplar ekte  sunulmuştur.  Bilgi.em.Ue arz ederin, ^sJST^S^  Devlet Bakam  - 5 6 5 -
Sayfa 156 -
TBMM B: 71 10.3.2010  23.- Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk'ün, Adıyaman Kâhta 'da yaşanan bir olaya ilişkin  sorusu ve Devlet Bakanı Selma Aliye Kavafın cevabı (7/12693)  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Aşağıdaki sorulanmın Devlet Bakanı Sayın Selma Aliye Kavaf tarafından yazılı  olarak yanıtlanmasını dilerim. ĤgJ"*  Ali İhsan Köktûrk  CHP Zonguldak Milletvekili  1. Dedesi ve Babası tarafından dövülerek öldürüldüğü öne sürülen Kâhtalı  Medine Memi ile ilgili Kadından Sorumlu Devlet Bakanı olarak herhangi  bir araştırma yaptırdınız mı?  2. Medine Memi'nin hiç okula gitmediği bilgisi ulusal basma yansımıştır.  Medine Memi gibi Anadolu'da İlköğretime gönderilmeyen kaç kız  çocuğu vardır? Bu konuda Bakanlık olarak ne gibi önlemler almayı  düşünüyor musunuz?  3. Küçük yaşta evlendirilen on binlerce kız çocuğu olduğu bilinmektedir. Bu  konuda yapılmış bir araştırma var mıdır? Çocuk yaşta evlendirilen kız  çocuklarının bölgelere göre evlenme yaşı istatistiği yapılmış mıdır?  T.C.  DEVLET BAKANLIĞI  SAYI : B .02.0.007.007242 09/03/2010  KONU : Yazılı Soru önergesi  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI  GENEL SEKRETERLİĞİNE  İLGİ: Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı Genel Sekreterliği Kanunlar ve Kararlar  Dairesi Başkanlığı'nın 23.02.2010 tarih ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-7/12693-20228/42366  sayılı yazısı.  İlgi yazı ekinde Bakanlığıma gönderilen Zonguldak Milletvekili Sayın Ali İhsan  KÖKTÜRK'e ait 7/12693 esas nolu yazılı soru önergesi hakkındaki bilgileri içeren cevaplar ekte  sunulmuştur.  Bilgi.em.Ue arz ederin, ^sJST^S^  Devlet Bakam  - 5 6 5 - TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  ZONGULDAK MİLLETVEKİLİ SAYIN ALİ İHSAN KÖKTÜRK'ÜN  7/12693 ESAS NOLU YAZILI SORU ÖNERGESİ CEVABIDIR  SORU 1 :  Dedesi ve Babası tarafından dövülerek öldürüldüğü öne sürülen Kâhtalı  Medine Memi ile ilgili Kadından Sorumlu Devlet Bakanı olarak herhangi bir  araştırma yaptırdınız mı?  CEVAP 1 :  Adıyaman Kahta ilçesinde Öldürülen Medine Memi hakkında gerek Emniyet  Müdürlüğü, gerekse mahkeme sürecinde herhangi bir kişi ve kurum tarafından  Kurumumuza bir müracaat olmamıştır. Ancak Adıyaman Sosyal Hizmetler İl  Müdürlüğünden alınan bilgi notunda İl Müdürlüğünce 04.12.2009 tarih ve 4604 sayılı  yazı ile il Muhakemat Müdürlüğüne davaya müdahil olmak üzere başvurulduğu, aile  hakkında ayrıntılı sosyal inceleme yapıldığı, ailenin diğer bireylerinin yaşadığı  psikolojik travma konusunda dş Kahta Devlet Hastanesi Psikiyatri Kliniği ve  çocukların öğrenimlerini sürdürdükleri okulun rehberlik birimi ile işbirliği içersinde  çalışmalar sürdürüldüğü belirtilmiştir.  SORU 2 :  Medine Memi'nin hiç okula gitmediği bilgisi ulusal basına yansımıştır.  Medine Memi gibi Anadolu'da ilköğretime gönderilmeyen kaç kız çocuğu  vardır? Bu konuda Bakanlık olarak ne gibi önlemler almayı düşünüyor  musunuz?  CEVAP 2 :  2010 Şubat ayı itibariyle zorunlu eğitim çağında olup ilköğretime kaydı  olmayan 89.350 kız çocuğu bulunmaktadır. 2009-2010 öğretim yılı verilerine göre  ilköğretimde net okullulaşma oranı ise toplamda yüzde 98,17, erkek ve kız çocukları  için net okullulaşma oranı sırasıyla yüzde 98,47 ve 95,97 olarak gerçekleşmiştir.  Türkiye'nin eğitimde hedefi, 2013 yılına kadar kız ve erkek çocuklar için  ilköğretimde okullulaşma oranını yüzde 100'e ulaştırmaktır. Bu kapsamda pek çok  proje ve kampanya başlatılmıştır. Bu projelerde gerek uluslararası kuruluşlar gerekse  sivil toplum kuruluşları ve özel sektörün destekleri alınmaktadır.  Milli Eğitim Bakanlığı tarafından "e-Okul" veri tabanı devamsızlık ve okul  terkinin izlenmesi için etkinleştirilmiş, ilköğretime kayıtsız çocuklar ekranı  kurulmuştur. Ayrıca Adrese Dayalı Kayıt Sistemi (ADNKS) ile e-Okul veri tabanı  karşılaştırılmakta ve sistem dışındaki çocuklar adresleriyle birlikte il ve ilçe ölçeğinde  belirlenmektedir. Bu verilere göre il ve ilçe düzeyinde net okullulaşma oranlarının  belirlenerek sorunun büyüklüğü ortaya konulmaktadır. Yine MEB tarafından veri  analizlerinde tespit edilen ilköğretime zamanında kaydolmama sorunu ve devamsızlık  riski araştırması yapılarak, araştırma sonuçları kapsamında arama konferansları  yapılmıştır.  - 5 6 6 -
Sayfa 157 -
TBMM B: 71 1 0 . 3 . 2 0 1 0  ZONGULDAK MİLLETVEKİLİ SAYIN ALİ İHSAN KÖKTÜRK'ÜN  7/12693 ESAS NOLU YAZILI SORU ÖNERGESİ CEVABIDIR  SORU 1 :  Dedesi ve Babası tarafından dövülerek öldürüldüğü öne sürülen Kâhtalı  Medine Memi ile ilgili Kadından Sorumlu Devlet Bakanı olarak herhangi bir  araştırma yaptırdınız mı?  CEVAP 1 :  Adıyaman Kahta ilçesinde Öldürülen Medine Memi hakkında gerek Emniyet  Müdürlüğü, gerekse mahkeme sürecinde herhangi bir kişi ve kurum tarafından  Kurumumuza bir müracaat olmamıştır. Ancak Adıyaman Sosyal Hizmetler İl  Müdürlüğünden alınan bilgi notunda İl Müdürlüğünce 04.12.2009 tarih ve 4604 sayılı  yazı ile il Muhakemat Müdürlüğüne davaya müdahil olmak üzere başvurulduğu, aile  hakkında ayrıntılı sosyal inceleme yapıldığı, ailenin diğer bireylerinin yaşadığı  psikolojik travma konusunda dş Kahta Devlet Hastanesi Psikiyatri Kliniği ve  çocukların öğrenimlerini sürdürdükleri okulun rehberlik birimi ile işbirliği içersinde  çalışmalar sürdürüldüğü belirtilmiştir.  SORU 2 :  Medine Memi'n