(Kanunum resmi kaynak değildir; kullanıcılar sunulan yürürlük ve metin bilgilerini resmi kaynaklardan teyid etmelidir.)
Sayfa 1 -
DÖNEM: 23 CİLT: 63 YASAMA YILI: 4  TÜRKİYE BUYUK MİLLET MECLİSİ  TUTANAK DERGİSİ  72'nci Birleşim  11 Mart 2010 Perşembe  (Bu Tutanak Dergisinde yer alan ve kâtip üyeler tarafından okunmuş bulunan her tür belge ile  konuşmacılar tarafından ifade edilmiş ve tırnak içinde belirtilmiş alıntı sözler aslına uygun olarak  yazılmıştır.)  İ Ç İ N D E K İ L E R  Savfa  L - GEÇEN TUTANAK ÖZETİ 573  II. - GELEN KAĞITLAR 575  III . - YOKLAMALAR 585,586  IV.- GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR 586,594,599  A) MİLLETVEKİLLERİNİN GÜNDEM DIŞI KONUŞMALARI 586:592,594,599:601  1.- Yozgat Milletvekili Mehmet Çiçek'in, İstiklal Marşı'nın Türkiye  Büyük Millet Meclisince kabulünün 89'uncu yıl dönümüne ilişkin gündem  dışı konuşması 586:590  2.- İstanbul Milletvekili Hasan Macit'in, Balıkesir ili Dursunbey ilçesi  Odaköy'de bir kömür ocağında meydana gelen grizu patlamasına ilişkin  gündem dışı konuşması ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer  Dinçer'in cevabı 590:592,594  3.- Erzurum Milletvekili Zeki Ertugay'ın, Erzurum'un düşman  işgalinden kurtuluşunun 92'nci yıl dönümüne ilişkin gündem dışı konuşması 599:601
Sayfa 2 -
DÖNEM: 23 CİLT: 63 YASAMA YILI: 4  TÜRKİYE BUYUK MİLLET MECLİSİ  TUTANAK DERGİSİ  72'nci Birleşim  11 Mart 2010 Perşembe  (Bu Tutanak Dergisinde yer alan ve kâtip üyeler tarafından okunmuş bulunan her tür belge ile  konuşmacılar tarafından ifade edilmiş ve tırnak içinde belirtilmiş alıntı sözler aslına uygun olarak  yazılmıştır.)  İ Ç İ N D E K İ L E R  Savfa  L - GEÇEN TUTANAK ÖZETİ 573  II. - GELEN KAĞITLAR 575  III . - YOKLAMALAR 585,586  IV.- GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR 586,594,599  A) MİLLETVEKİLLERİNİN GÜNDEM DIŞI KONUŞMALARI 586:592,594,599:601  1.- Yozgat Milletvekili Mehmet Çiçek'in, İstiklal Marşı'nın Türkiye  Büyük Millet Meclisince kabulünün 89'uncu yıl dönümüne ilişkin gündem  dışı konuşması 586:590  2.- İstanbul Milletvekili Hasan Macit'in, Balıkesir ili Dursunbey ilçesi  Odaköy'de bir kömür ocağında meydana gelen grizu patlamasına ilişkin  gündem dışı konuşması ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer  Dinçer'in cevabı 590:592,594  3.- Erzurum Milletvekili Zeki Ertugay'ın, Erzurum'un düşman  işgalinden kurtuluşunun 92'nci yıl dönümüne ilişkin gündem dışı konuşması 599:601  TBMM B: 72 11 . 3 . 2010  B) MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGELERİ 601:609  1.- Diyarbakır Milletvekili Selahattin Demirtaş ve 19 milletvekilinin,  1930 yılında Van'ın Erciş ilçesindeki Zilan Deresi'nde yaşanan olayların  araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis  araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/615) 601:603  2.- Diyarbakır Milletvekili Selahattin Demirtaş ve 19 milletvekilinin,  kamuda geçici personel istihdamındaki sorunların araştırılarak alınması  gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına  ilişkin önergesi (10/616) 603:605  - 5 7 0 - Savfa  V.- AÇIKLAMALAR 592,594,601,674  1.- Burdur Milletvekili Bayram Özçelik'in, 12 Mart İstiklal Marşı'nın  Kabulü ve Mehmet AkifErsoy'u Anma Günü'ne ilişkin açıklaması 592:593  2.- Balıkesir Milletvekili Ergün Aydoğan'ın, Balıkesir ili Dursunbey  ilçesi Odaköy'de bir kömür ocağında meydana gelen grizu patlamasına  ilişkin açıklaması ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer'in  cevabı 593:594,594:599  3.- Burdur Milletvekili Ramazan Kerim Özkan'ın, 12 Mart İstiklal  Marşı'nın Kabulü ve Mehmet AkifErsoy'u Anma Günü'ne ilişkin açıklaması 594  4.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru'nun, 14 Mart Tıp Bayramı'na ilişkin  açıklaması 601  5.- Mersin Milletvekili Mehmet Şandır'ın, İsveç Parlamentosunun kabul  ettiği sözde Ermeni soykırımı tasarısına ilişkin açıklaması 674  6.- İzmir Milletvekili K. Kemal Anadol'un, İsveç Parlamentosunun  kabul ettiği sözde Ermeni soykırımı tasarısına ilişkin açıklaması 674:675  7.- Giresun Milletvekili Nurettin Canikli'nin, İsveç Parlamentosunun  kabul ettiği sözde Ermeni soykırımı tasarısına ilişkin açıklaması 675  8.- Dışişleri Komisyonu Başkanı ve Eskişehir Milletvekili Hasan Murat  Mercan'ın, 15 Mart 2010 Pazartesi günü yapacakları komisyon toplantısında,  hem İsveç Parlamentosunun hem de ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler  Komitesinin aldığı sözde Ermeni soykırımı kararlarının enine boyuna  tartışılacağına ilişkin açıklaması 675:676  VL- BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI 601  A) ÖNERGELER 601  1.- Tokat Milletvekili Zeyid Aslan'ın, İnsan Haklarını İnceleme  Komisyonu üyeliğinden istifa ettiğine ilişkin önergesi (4/189) 601
Sayfa 3 -
TBMM B: 72 11 . 3 . 2010  B) MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGELERİ 601:609  1.- Diyarbakır Milletvekili Selahattin Demirtaş ve 19 milletvekilinin,  1930 yılında Van'ın Erciş ilçesindeki Zilan Deresi'nde yaşanan olayların  araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis  araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/615) 601:603  2.- Diyarbakır Milletvekili Selahattin Demirtaş ve 19 milletvekilinin,  kamuda geçici personel istihdamındaki sorunların araştırılarak alınması  gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına  ilişkin önergesi (10/616) 603:605  - 5 7 0 - Savfa  V.- AÇIKLAMALAR 592,594,601,674  1.- Burdur Milletvekili Bayram Özçelik'in, 12 Mart İstiklal Marşı'nın  Kabulü ve Mehmet AkifErsoy'u Anma Günü'ne ilişkin açıklaması 592:593  2.- Balıkesir Milletvekili Ergün Aydoğan'ın, Balıkesir ili Dursunbey  ilçesi Odaköy'de bir kömür ocağında meydana gelen grizu patlamasına  ilişkin açıklaması ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer'in  cevabı 593:594,594:599  3.- Burdur Milletvekili Ramazan Kerim Özkan'ın, 12 Mart İstiklal  Marşı'nın Kabulü ve Mehmet AkifErsoy'u Anma Günü'ne ilişkin açıklaması 594  4.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru'nun, 14 Mart Tıp Bayramı'na ilişkin  açıklaması 601  5.- Mersin Milletvekili Mehmet Şandır'ın, İsveç Parlamentosunun kabul  ettiği sözde Ermeni soykırımı tasarısına ilişkin açıklaması 674  6.- İzmir Milletvekili K. Kemal Anadol'un, İsveç Parlamentosunun  kabul ettiği sözde Ermeni soykırımı tasarısına ilişkin açıklaması 674:675  7.- Giresun Milletvekili Nurettin Canikli'nin, İsveç Parlamentosunun  kabul ettiği sözde Ermeni soykırımı tasarısına ilişkin açıklaması 675  8.- Dışişleri Komisyonu Başkanı ve Eskişehir Milletvekili Hasan Murat  Mercan'ın, 15 Mart 2010 Pazartesi günü yapacakları komisyon toplantısında,  hem İsveç Parlamentosunun hem de ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler  Komitesinin aldığı sözde Ermeni soykırımı kararlarının enine boyuna  tartışılacağına ilişkin açıklaması 675:676  VL- BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI 601  A) ÖNERGELER 601  1.- Tokat Milletvekili Zeyid Aslan'ın, İnsan Haklarını İnceleme  Komisyonu üyeliğinden istifa ettiğine ilişkin önergesi (4/189) 601  TBMM B: 72 1 1 . 3 . 2010  Savfa  3.- İzmir Milletvekili Ahmet Ersin ve 34 milletvekilinin, Hrant Dink  cinayetiyle ilgili bazı hususların araştırılarak alınması gereken önlemlerin  belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/617) 605:607  4.- Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk ve 34 milletvekilinin, faili  meçhul siyasi cinayetler konusunun araştırılarak alınması gereken önlemlerin  belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/618) 607:609  MI.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN  GELEN DİĞER İŞLER 610,676,678  A) KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ 610:674,676:677,678:687  1.- Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/324)  (S. Sayısı: 96) 610  2.- Türk Borçlar Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/499)  (S. Sayısı: 321) 610  3.- Milletlerarası Para Fonu ile Milletlerarası İmar ve Kalkınma  Bankasına Katılmak İçin Hükümete Yetki Verilmesine Dair Kanuna Ek  Milletlerarası Para Fonu Ana Sözleşmesinde Değişiklik Yapılmasına İlişkin  Belgelerin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve  Dışişleri Komisyonu Raporu (1/761) (S. Sayısı: 458) 610  4.- Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı  ile Avrupa Birliği Uyum, Tarım, Orman ve Köyişleri ile Sanayi, Ticaret,  Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonları Raporları (1/743)  (S. Sayısı: 471) 610:674,676:677,678:687  5.- Milletlerarası İmar ve Kalkınma Bankasının Ana Sözleşmesinde  Değişikliğin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve  Dışişleri Komisyonu Raporu (1/786) (S. Sayısı: 460) 677  6.- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Bahreyn Krallığı Hükümeti  Arasında Uluslararası Karayolu Taşımacılığı Anlaşmasının Onaylanmasının  Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu  (1/565) (S. Sayısı: 370) 677  VIIL- OYLAMALAR 678  1.- Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun  Tasansı'nın oylaması 678:687  IX.- YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI 688  1.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru'nun, bir işletmenin kamuya olan  borçlarına ilişkin Başbakandan sorusu ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in  cevabı(7/12131) 688:689  - 5 7 1 -
Sayfa 4 -
TBMM B: 72 1 1 . 3 . 2010  Savfa  3.- İzmir Milletvekili Ahmet Ersin ve 34 milletvekilinin, Hrant Dink  cinayetiyle ilgili bazı hususların araştırılarak alınması gereken önlemlerin  belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/617) 605:607  4.- Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk ve 34 milletvekilinin, faili  meçhul siyasi cinayetler konusunun araştırılarak alınması gereken önlemlerin  belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/618) 607:609  MI.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN  GELEN DİĞER İŞLER 610,676,678  A) KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ 610:674,676:677,678:687  1.- Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/324)  (S. Sayısı: 96) 610  2.- Türk Borçlar Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/499)  (S. Sayısı: 321) 610  3.- Milletlerarası Para Fonu ile Milletlerarası İmar ve Kalkınma  Bankasına Katılmak İçin Hükümete Yetki Verilmesine Dair Kanuna Ek  Milletlerarası Para Fonu Ana Sözleşmesinde Değişiklik Yapılmasına İlişkin  Belgelerin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve  Dışişleri Komisyonu Raporu (1/761) (S. Sayısı: 458) 610  4.- Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı  ile Avrupa Birliği Uyum, Tarım, Orman ve Köyişleri ile Sanayi, Ticaret,  Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonları Raporları (1/743)  (S. Sayısı: 471) 610:674,676:677,678:687  5.- Milletlerarası İmar ve Kalkınma Bankasının Ana Sözleşmesinde  Değişikliğin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve  Dışişleri Komisyonu Raporu (1/786) (S. Sayısı: 460) 677  6.- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Bahreyn Krallığı Hükümeti  Arasında Uluslararası Karayolu Taşımacılığı Anlaşmasının Onaylanmasının  Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu  (1/565) (S. Sayısı: 370) 677  VIIL- OYLAMALAR 678  1.- Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun  Tasansı'nın oylaması 678:687  IX.- YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI 688  1.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru'nun, bir işletmenin kamuya olan  borçlarına ilişkin Başbakandan sorusu ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in  cevabı(7/12131) 688:689  - 5 7 1 - TBMM B: 72 11 . 3 . 2 0 1 0  Savfa  2.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, öğretmenlerin ödüllendirilmesine  ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu'nun cevabı (7/12195) 690:697  3.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut'un, ceza alan ve  ödüllendirilen personele ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Nimet  Çubukçu'nun cevabı (7/12197) 698  4.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman'ın, sözleşmeli öğretmen  alımına ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu'nun cevabı  (7/12309) 699:700  5.- Trabzon Milletvekili Süleyman Latif Yunusoğlu'nun, eğitim  kurumlarına yönetici atamalarına ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı  Nimet Çubukçu'nun cevabı (7/12315) 701  6.- Bartın Milletvekili Muhammet Rıza Yalçınkaya'nın, esnaf ve  sanatkâr sicil hareketlerine ilişkin sorusu ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat  Ergün'ün cevabı (7/12517) 702:705  7.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut'un, bazı denetim  faaliyetlerine ilişkin sorusu ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün'ün  cevabı(7/12586) 706:708  - 5 7 2 -
Sayfa 5 -
TBMM B: 72 11 . 3 . 2 0 1 0  Savfa  2.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, öğretmenlerin ödüllendirilmesine  ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu'nun cevabı (7/12195) 690:697  3.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut'un, ceza alan ve  ödüllendirilen personele ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Nimet  Çubukçu'nun cevabı (7/12197) 698  4.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman'ın, sözleşmeli öğretmen  alımına ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu'nun cevabı  (7/12309) 699:700  5.- Trabzon Milletvekili Süleyman Latif Yunusoğlu'nun, eğitim  kurumlarına yönetici atamalarına ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı  Nimet Çubukçu'nun cevabı (7/12315) 701  6.- Bartın Milletvekili Muhammet Rıza Yalçınkaya'nın, esnaf ve  sanatkâr sicil hareketlerine ilişkin sorusu ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat  Ergün'ün cevabı (7/12517) 702:705  7.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut'un, bazı denetim  faaliyetlerine ilişkin sorusu ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün'ün  cevabı(7/12586) 706:708  - 5 7 2 - TBMM B: 72 1 1 . 3 . 2010  I.- GEÇEN TUTANAK ÖZETİ  TBMM Genel Kurulu saat 13.04'te açılarak dokuz oturum yaptı.  Birinci, İkinci, Üçüncü, Dördüncü, Beşinci Oturum  Şırnak Milletvekili Sevahir Bayındır, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'ne,  Sivas Milletvekili Malik Ecder Özdemir, Alevilerin sorunlarına, Erzurum Özel Yetkili Savcısı  tarafından hazırlanan iddianameye,  Giresun Milletvekili Murat Özkan, işsizlik konusuna,  İlişkin gündem dışı birer konuşma yaptılar.  İstanbul milletvekilleri:  Birgen Keleş,  Necla Arat,  Halide İncekara,  Konya Milletvekili Ayşe Türkmenoğlu,  8 Mart Dünya Kadınlar Günü'ne;  Samsun Milletvekili Suat Kılıç, Sivas Milletvekili Malik Ecder Özdemir'in, yaptığı konuşmayla  yürütülmekte olan bir soruşturmanın içerisine girdiğine ve konuşmasının Anayasa'nm ayrımcılığı  reddeden kriterlerine uygun düşmediğine;  İlişkin birer açıklamada bulundular.  Tokat Milletvekili Reşat Doğru ve 20 milletvekilinin, yurt dışında yaşayan Türklerin sorunlarının  (10/611),  Çankırı Milletvekili Ahmet Bukan ve 21 milletvekilinin, Çankırı'da çiftçilik ve hayvancılıkla  uğraşanların sorunlarının (10/612),  Gaziantep Milletvekili Hasan Özdemir ve 22 milletvekilinin, Gaziantep'teki deprem riskinin (10/613),  Adana Milletvekili Yılmaz Tankut ve 20 milletvekilinin, kaçak et ve gıda üretimi sorununun (10/614),  Araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla birer Meclis araştırması  açılmasına ilişkin önergeleri Genel Kurulun bilgisine sunuldu; önergelerin gündemdeki yerlerini  alacağı ve ön görüşmelerinin, sırası geldiğinde yapılacağı açıklandı.  Kayıp çocuklar başta olmak üzere çocukların mağdur olduğu sorunların araştırılarak alınması  gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla kurulan (10/90, 190, 210, 235, 312, 433, 438, 466, 474,  496, 531, 539, 558, 563, 564, 565, 566, 567, 568, 569, 570, 571, 572, 573, 574) esas numaralı Meclis  Araştırması Komisyonu üyeliklerine gruplarınca aday gösterilen milletvekilleri seçildi.  Başkanlıkça, Komisyonun, başkan, başkan vekili, sözcü ve kâtip üye seçimini yapmak üzere  toplanacağı gün, saat ve yere ilişkin duyuruda bulunuldu.  Gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmının:  l 'inci sırasında bulunan ve İç Tüzük'ün 91 'inci maddesi kapsamında değerlendirilerek temel  kanun olarak bölümler hâlinde görüşülmesi kabul edilen, Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet  Komisyonu Raporu'nun (1/324) (S. Sayısı: 96),  2'nci sırasında bulunan ve İç Tüzük'ün 91'inci maddesi kapsamında değerlendirilerek temel  kanun olarak bölümler hâlinde görüşülmesi kabul edilen, Türk Borçlar Kanunu Tasarısı ve Adalet  Komisyonu Raporu'nun (1/499) (S. Sayısı: 321),  - 5 7 3 -
Sayfa 6 -
TBMM B: 72 1 1 . 3 . 2010  I.- GEÇEN TUTANAK ÖZETİ  TBMM Genel Kurulu saat 13.04'te açılarak dokuz oturum yaptı.  Birinci, İkinci, Üçüncü, Dördüncü, Beşinci Oturum  Şırnak Milletvekili Sevahir Bayındır, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'ne,  Sivas Milletvekili Malik Ecder Özdemir, Alevilerin sorunlarına, Erzurum Özel Yetkili Savcısı  tarafından hazırlanan iddianameye,  Giresun Milletvekili Murat Özkan, işsizlik konusuna,  İlişkin gündem dışı birer konuşma yaptılar.  İstanbul milletvekilleri:  Birgen Keleş,  Necla Arat,  Halide İncekara,  Konya Milletvekili Ayşe Türkmenoğlu,  8 Mart Dünya Kadınlar Günü'ne;  Samsun Milletvekili Suat Kılıç, Sivas Milletvekili Malik Ecder Özdemir'in, yaptığı konuşmayla  yürütülmekte olan bir soruşturmanın içerisine girdiğine ve konuşmasının Anayasa'nm ayrımcılığı  reddeden kriterlerine uygun düşmediğine;  İlişkin birer açıklamada bulundular.  Tokat Milletvekili Reşat Doğru ve 20 milletvekilinin, yurt dışında yaşayan Türklerin sorunlarının  (10/611),  Çankırı Milletvekili Ahmet Bukan ve 21 milletvekilinin, Çankırı'da çiftçilik ve hayvancılıkla  uğraşanların sorunlarının (10/612),  Gaziantep Milletvekili Hasan Özdemir ve 22 milletvekilinin, Gaziantep'teki deprem riskinin (10/613),  Adana Milletvekili Yılmaz Tankut ve 20 milletvekilinin, kaçak et ve gıda üretimi sorununun (10/614),  Araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla birer Meclis araştırması  açılmasına ilişkin önergeleri Genel Kurulun bilgisine sunuldu; önergelerin gündemdeki yerlerini  alacağı ve ön görüşmelerinin, sırası geldiğinde yapılacağı açıklandı.  Kayıp çocuklar başta olmak üzere çocukların mağdur olduğu sorunların araştırılarak alınması  gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla kurulan (10/90, 190, 210, 235, 312, 433, 438, 466, 474,  496, 531, 539, 558, 563, 564, 565, 566, 567, 568, 569, 570, 571, 572, 573, 574) esas numaralı Meclis  Araştırması Komisyonu üyeliklerine gruplarınca aday gösterilen milletvekilleri seçildi.  Başkanlıkça, Komisyonun, başkan, başkan vekili, sözcü ve kâtip üye seçimini yapmak üzere  toplanacağı gün, saat ve yere ilişkin duyuruda bulunuldu.  Gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmının:  l 'inci sırasında bulunan ve İç Tüzük'ün 91 'inci maddesi kapsamında değerlendirilerek temel  kanun olarak bölümler hâlinde görüşülmesi kabul edilen, Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet  Komisyonu Raporu'nun (1/324) (S. Sayısı: 96),  2'nci sırasında bulunan ve İç Tüzük'ün 91'inci maddesi kapsamında değerlendirilerek temel  kanun olarak bölümler hâlinde görüşülmesi kabul edilen, Türk Borçlar Kanunu Tasarısı ve Adalet  Komisyonu Raporu'nun (1/499) (S. Sayısı: 321),  - 5 7 3 - TBMM B: 72 11 . 3 . 2 0 1 0  3'üncü sırasında bulunan, Milletlerarası Para Fonu ile Milletlerarası İmar ve Kalkınma  Bankasına Katılmak İçin Hükümete Yetki Verilmesine Dair Kanuna Ek Milletlerarası Para Fonu Ana  Sözleşmesinde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Belgelerin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair  Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu'nun (1/761) (S. Sayısı: 458),  Görüşmeleri komisyon yetkilileri Genel Kurulda hazır bulunmadığından ertelendi.  4'üncü sırasında bulunan ve İç Tüzük'ün 91 'inci maddesi kapsamında değerlendirilerek temel  kanun olarak bölümler hâlinde görüşülmesi kabul edilen, Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi  Hakkında Kanun Tasarısı ile Avrupa Birliği Uyum, Tarım, Orman ve Köyişleri ile Sanayi, Ticaret,  Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonları Raporlarının (1/743) (S. Sayısı: 471)  görüşmelerine devam olunarak birinci bölümünün 3'üncü maddesine kadar kabul edildi, 3'üncü  maddesi üzerinde bir süre görüşüldü.  Karar yeter sayısı bulunamadığından birleşime 16.52'de ara verildi.  Gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmının:  4'üncü sırasında bulunan ve İç Tüzük'ün 91 'inci maddesi kapsamında değerlendirilerek temel  kanun olarak bölümler hâlinde görüşülmesi kabul edilen, Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi  Hakkında Kanun Tasarısı ile Avrupa Birliği Uyum, Tarım, Orman ve Köyişleri ile Sanayi, Ticaret,  Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonları Raporlarının (1/743) (S. Sayısı: 471)  görüşmelerine devam olunarak birinci bölümünün 9'uncu maddesine kadar kabul edildi.  Gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmında yer alan  370, 371, 372, 376, 377, 378, 379, 388, 389, 390, 391 sıra sayılı kanun tasarılarının bu kısmın 6, 7,  8,9, 10, 11, 12, 13, 14, 15ve 16'ncı sıralarına alınmasına ve diğer işlerin sırasının buna göre teselsül  ettirilmesine ilişkin Danışma Kurulu önerisi kabul edildi.  11 Mart 2010 Perşembe günü, alınan karar gereğince saat 13.00'te toplanmak üzere birleşime  19.56'da son verildi.  Meral AKŞENER  Başkan Vekili  Harun TÜFEKÇİ  Konya  Kâtip Üye  Bayram ÖZÇELİK  Burdur  Kâtip Üye  Altıncı, Yedinci, Sekizinci, Dokuzuncu Oturum  Nevzat PAKDIL  Başkan Vekili  Harun TÜFEKÇİ  Konya  Kâtip Üye  Bayram ÖZÇELİK  Burdur  Kâtip Üye  - 5 7 4 -
Sayfa 7 -
TBMM B: 72 11 . 3 . 2 0 1 0  3'üncü sırasında bulunan, Milletlerarası Para Fonu ile Milletlerarası İmar ve Kalkınma  Bankasına Katılmak İçin Hükümete Yetki Verilmesine Dair Kanuna Ek Milletlerarası Para Fonu Ana  Sözleşmesinde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Belgelerin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair  Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu'nun (1/761) (S. Sayısı: 458),  Görüşmeleri komisyon yetkilileri Genel Kurulda hazır bulunmadığından ertelendi.  4'üncü sırasında bulunan ve İç Tüzük'ün 91 'inci maddesi kapsamında değerlendirilerek temel  kanun olarak bölümler hâlinde görüşülmesi kabul edilen, Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi  Hakkında Kanun Tasarısı ile Avrupa Birliği Uyum, Tarım, Orman ve Köyişleri ile Sanayi, Ticaret,  Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonları Raporlarının (1/743) (S. Sayısı: 471)  görüşmelerine devam olunarak birinci bölümünün 3'üncü maddesine kadar kabul edildi, 3'üncü  maddesi üzerinde bir süre görüşüldü.  Karar yeter sayısı bulunamadığından birleşime 16.52'de ara verildi.  Gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmının:  4'üncü sırasında bulunan ve İç Tüzük'ün 91 'inci maddesi kapsamında değerlendirilerek temel  kanun olarak bölümler hâlinde görüşülmesi kabul edilen, Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi  Hakkında Kanun Tasarısı ile Avrupa Birliği Uyum, Tarım, Orman ve Köyişleri ile Sanayi, Ticaret,  Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonları Raporlarının (1/743) (S. Sayısı: 471)  görüşmelerine devam olunarak birinci bölümünün 9'uncu maddesine kadar kabul edildi.  Gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmında yer alan  370, 371, 372, 376, 377, 378, 379, 388, 389, 390, 391 sıra sayılı kanun tasarılarının bu kısmın 6, 7,  8,9, 10, 11, 12, 13, 14, 15ve 16'ncı sıralarına alınmasına ve diğer işlerin sırasının buna göre teselsül  ettirilmesine ilişkin Danışma Kurulu önerisi kabul edildi.  11 Mart 2010 Perşembe günü, alınan karar gereğince saat 13.00'te toplanmak üzere birleşime  19.56'da son verildi.  Meral AKŞENER  Başkan Vekili  Harun TÜFEKÇİ  Konya  Kâtip Üye  Bayram ÖZÇELİK  Burdur  Kâtip Üye  Altıncı, Yedinci, Sekizinci, Dokuzuncu Oturum  Nevzat PAKDIL  Başkan Vekili  Harun TÜFEKÇİ  Konya  Kâtip Üye  Bayram ÖZÇELİK  Burdur  Kâtip Üye  - 5 7 4 - TBMM B: 72 11 . 3 . 2 0 1 0  No.: 98  I I . - G E L E N K Â Ğ I T L A R  11 Mart 2010 Perşembe  Tasarılar  1.- Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısı (1/820)  (Plan ve Bütçe ile Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi:  25.02.2010)  2.- Maden Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı (1/821) (Anayasa; İçişleri;  Çevre; Plan ve Bütçe ile Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonlarına)  (Başkanlığa geliş tarihi: 03.03.2010)  3.- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Kazakistan Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Bilim ve  Teknoloji Alanında İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasa­ rısı (1/822) (Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji ile Dışişleri Komisyonlarına)  (Başkanlığa geliş tarihi: 05.03.2010)  4.- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti İçişleri Bakanlığı ile Suriye Arap Cumhuriyeti Hükümeti  İçişleri Bakanlığı Arasında Güvenlik İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna  Dair Kanun Tasarısı (1/823) (İçişleri ile Dışişleri Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi:  05.03.2010)  Teklifler  1.-Aydın Milletvekili Mehmet Fatih Atay'ın; 5682 Sayılı Pasaport Kanununda Değişiklik  Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/624) (İçişleri Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.02.2010)  2.- Bitlis Milletvekili Mehmet Nezir Karabaş'ın; 5682 Sayılı Pasaport Kanununda Değişiklik  Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/625) (İçişleri Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.02.2010)  3.- Giresun Milletvekili Murat Özkan ve Milliyetçi Hareket Partisi Grup Başkanvekili İzmir  Milletvekili Oktay Vural'ın; Karayolları Trafik Kanunu, Gümrük Kanunu ile Özel Tüketim Vergisi  Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi (2/626) (Milli Savunma; İçişleri ile Plan  ve Bütçe Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.02.2010)  4.- Barış ve Demokrasi Partisi Grup Başkanvekilleri Batman Milletvekilleri Ayla Akat Ata ve  Bengi Yıldız'ın; Devlet Memurları Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi (2/627)  (Plan ve Bütçe Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 02.03.2010)  5.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel'in; 5102 Sayılı Yüksek Öğrenim Öğrencilerine Burs, Kredi  Verilmesine İlişkin Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi (2/628) (Plan ve Bütçe  ile Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 03.03.2010)  6.- Denizli Milletvekili Ali Rıza Ertemür'ün; Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik  Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/629) (Plan ve Bütçe Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi:  03.03.2010)  7.- Yalova Milletvekili Muharrem İnce'nin; Devlet Memurları Kanunu ile Milli Eğitim Bakan­ lığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi  (2/630) (Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor ile Plan ve Bütçe Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş  tarihi: 03.03.2010)  - 5 7 5 -
Sayfa 8 -
TBMM B: 72 11 . 3 . 2 0 1 0  No.: 98  I I . - G E L E N K Â Ğ I T L A R  11 Mart 2010 Perşembe  Tasarılar  1.- Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısı (1/820)  (Plan ve Bütçe ile Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi:  25.02.2010)  2.- Maden Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı (1/821) (Anayasa; İçişleri;  Çevre; Plan ve Bütçe ile Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonlarına)  (Başkanlığa geliş tarihi: 03.03.2010)  3.- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Kazakistan Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Bilim ve  Teknoloji Alanında İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasa­ rısı (1/822) (Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji ile Dışişleri Komisyonlarına)  (Başkanlığa geliş tarihi: 05.03.2010)  4.- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti İçişleri Bakanlığı ile Suriye Arap Cumhuriyeti Hükümeti  İçişleri Bakanlığı Arasında Güvenlik İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna  Dair Kanun Tasarısı (1/823) (İçişleri ile Dışişleri Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi:  05.03.2010)  Teklifler  1.-Aydın Milletvekili Mehmet Fatih Atay'ın; 5682 Sayılı Pasaport Kanununda Değişiklik  Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/624) (İçişleri Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.02.2010)  2.- Bitlis Milletvekili Mehmet Nezir Karabaş'ın; 5682 Sayılı Pasaport Kanununda Değişiklik  Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/625) (İçişleri Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.02.2010)  3.- Giresun Milletvekili Murat Özkan ve Milliyetçi Hareket Partisi Grup Başkanvekili İzmir  Milletvekili Oktay Vural'ın; Karayolları Trafik Kanunu, Gümrük Kanunu ile Özel Tüketim Vergisi  Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi (2/626) (Milli Savunma; İçişleri ile Plan  ve Bütçe Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.02.2010)  4.- Barış ve Demokrasi Partisi Grup Başkanvekilleri Batman Milletvekilleri Ayla Akat Ata ve  Bengi Yıldız'ın; Devlet Memurları Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi (2/627)  (Plan ve Bütçe Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 02.03.2010)  5.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel'in; 5102 Sayılı Yüksek Öğrenim Öğrencilerine Burs, Kredi  Verilmesine İlişkin Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi (2/628) (Plan ve Bütçe  ile Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 03.03.2010)  6.- Denizli Milletvekili Ali Rıza Ertemür'ün; Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik  Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/629) (Plan ve Bütçe Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi:  03.03.2010)  7.- Yalova Milletvekili Muharrem İnce'nin; Devlet Memurları Kanunu ile Milli Eğitim Bakan­ lığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi  (2/630) (Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor ile Plan ve Bütçe Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş  tarihi: 03.03.2010)  - 5 7 5 - TBMM B: 72 11 . 3 . 2010  8.- Hakkari Milletvekili Hamit Geylani'nin; Türk Ceza Yasasında Değişiklik Yapılmasına Dair  Yasa Teklifi (2/631) (Anayasa ile Adalet Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 03.03.2010)  9.- İzmir Milletvekili Selçuk Ayhan'ın; Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda  Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi (2/632) (Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler ile Plan  ve Bütçe Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 04.03.2010)  Meclis Araştırması Önergeleri  1.-Diyarbakır Milletvekili Selahattin Demirtaş ve 19 Milletvekilinin, 1930 yılında Van'ın  Erciş İlçesindeki Zilan Deresinde yaşanan olayların araştırılması amacıyla Anayasanın 98 inci, İç­ tüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi  (10/615) (Başkanlığa geliş tarihi: 9.2.2010)  2.- Diyarbakır Milletvekili Selahattin Demirtaş ve 19 Milletvekilinin, kamuda geçici personel  istihdamındaki sorunların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasa­ nın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin  önergesi (10/616) (Başkanlığa geliş tarihi: 9.2.2010)  3.- İzmir Milletvekili Ahmet Ersin ve 34 Milletvekilinin, Hrant Dink cinayetiyle ilgili bazı hu­ susların araştırılması amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyannca bir  Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/617) (Başkanlığa geliş tarihi: 9.2.2010)  4.- Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk ve 34 Milletvekilinin, faili meçhul siyasi cinayetler ko­ nusunun araştırılması amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca  bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/618) (Başkanlığa geliş tarihi: 9.2.2010)  Süresi İçinde Cevaplanmayan Yazılı Soru Önergeleri  1.- İstanbul Milletvekili Çetin Soysal'ın, Fransa'daki Türkiye Mevsimi etkinliklerine ilişkin  Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/11711)  2.- Kocaeli Milletvekili Hikmet Erenkaya'nın, ödenmemiş kamulaştırma bedellerine ilişkin  Başbakandan yazılı soru önergesi (7/12134)  3.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, Kütahya Şeker Fabrikasının değer tespitine ilişkin Baş­ bakandan yazılı soru önergesi (7/12139)  4.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, bir Bakanlar Kurulu Kararındaki bir değişikliğe ilişkin  Başbakandan yazılı soru önergesi (7/12140)  5.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, Polis Meslek Yüksek Okulları yazılı sınavında sorulan  sorulara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/12141)  6.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, yeni yatırım teşvik uygulamalanna ilişkin Başbakandan  yazılı soru önergesi (7/12142)  7.- Muğla Milletvekili Fevzi Topuz'un, aldığı ödüllere ilişkin Başbakandan yazılı soru öner­ gesi (7/12144)  8.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz'ün, Gaziantep'teki bir greve ilişkin Çalışma ve Sos­ yal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/12149)  9.- Van Milletvekili Fatma Kurtulan'ın, Van'daki kadın istihdamına ilişkin Çalışma ve Sosyal  Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/12150)  10.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, Ziraat Bankasındaki personel yönetimine ilişkin Dev­ let Bakanı ve Başbakan Yardımcısından (Ali Babacan) yazılı soru önergesi (7/12167)  - 5 7 6 -
Sayfa 9 -
TBMM B: 72 11 . 3 . 2010  8.- Hakkari Milletvekili Hamit Geylani'nin; Türk Ceza Yasasında Değişiklik Yapılmasına Dair  Yasa Teklifi (2/631) (Anayasa ile Adalet Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 03.03.2010)  9.- İzmir Milletvekili Selçuk Ayhan'ın; Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda  Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi (2/632) (Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler ile Plan  ve Bütçe Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 04.03.2010)  Meclis Araştırması Önergeleri  1.-Diyarbakır Milletvekili Selahattin Demirtaş ve 19 Milletvekilinin, 1930 yılında Van'ın  Erciş İlçesindeki Zilan Deresinde yaşanan olayların araştırılması amacıyla Anayasanın 98 inci, İç­ tüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi  (10/615) (Başkanlığa geliş tarihi: 9.2.2010)  2.- Diyarbakır Milletvekili Selahattin Demirtaş ve 19 Milletvekilinin, kamuda geçici personel  istihdamındaki sorunların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasa­ nın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin  önergesi (10/616) (Başkanlığa geliş tarihi: 9.2.2010)  3.- İzmir Milletvekili Ahmet Ersin ve 34 Milletvekilinin, Hrant Dink cinayetiyle ilgili bazı hu­ susların araştırılması amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyannca bir  Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/617) (Başkanlığa geliş tarihi: 9.2.2010)  4.- Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk ve 34 Milletvekilinin, faili meçhul siyasi cinayetler ko­ nusunun araştırılması amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca  bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/618) (Başkanlığa geliş tarihi: 9.2.2010)  Süresi İçinde Cevaplanmayan Yazılı Soru Önergeleri  1.- İstanbul Milletvekili Çetin Soysal'ın, Fransa'daki Türkiye Mevsimi etkinliklerine ilişkin  Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/11711)  2.- Kocaeli Milletvekili Hikmet Erenkaya'nın, ödenmemiş kamulaştırma bedellerine ilişkin  Başbakandan yazılı soru önergesi (7/12134)  3.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, Kütahya Şeker Fabrikasının değer tespitine ilişkin Baş­ bakandan yazılı soru önergesi (7/12139)  4.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, bir Bakanlar Kurulu Kararındaki bir değişikliğe ilişkin  Başbakandan yazılı soru önergesi (7/12140)  5.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, Polis Meslek Yüksek Okulları yazılı sınavında sorulan  sorulara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/12141)  6.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, yeni yatırım teşvik uygulamalanna ilişkin Başbakandan  yazılı soru önergesi (7/12142)  7.- Muğla Milletvekili Fevzi Topuz'un, aldığı ödüllere ilişkin Başbakandan yazılı soru öner­ gesi (7/12144)  8.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz'ün, Gaziantep'teki bir greve ilişkin Çalışma ve Sos­ yal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/12149)  9.- Van Milletvekili Fatma Kurtulan'ın, Van'daki kadın istihdamına ilişkin Çalışma ve Sosyal  Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/12150)  10.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, Ziraat Bankasındaki personel yönetimine ilişkin Dev­ let Bakanı ve Başbakan Yardımcısından (Ali Babacan) yazılı soru önergesi (7/12167)  - 5 7 6 - T B M M B: 72 11 . 3 . 2 0 1 0  11.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, bazı illerdeki sigortacılık hizmetlerine ilişkin Devlet  Bakanı ve Başbakan Yardımcısından (Ali Babacan) yazılı soru önergesi (7/12168)  12.- Gaziantep Milletvekili Hasan Özdemir'in, Gaziantep'teki uyuşturucu madde kullanımının  tahliline ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12171)  13.- Van Milletvekili Fatma Kurtulan'ın, bir oluşum iddiasına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı  soru önergesi (7/12172)  14.- Diyarbakır Milletvekili Akın Birdal'ın, bir derneğin faaliyetlerinin engellendiği iddiasına  ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12173)  15.- Yalova Milletvekili Muharrem İnce'nin, bir vakfa bağışlanan gayrimenkulun satıldığı id­ diasına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12174)  16.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel'in, bir köprülü kavşağın düzenlenmesine ilişkin İçiş­ leri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12175)  17.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, bir sulama birliğinde işten çıkarılan personele ilişkin  İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12176)  18.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, Batman'ın Sason ilçesine girişteki yola ilişkin İçiş­ leri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12177)  19.- Batman Milletvekili Ayla Akat Ata'nın, Batman'da görev yapan koruculara ilişkin İçişleri  Bakanından yazılı soru önergesi (7/12178)  20.- Batman Milletvekili Ayla Akat Ata'nın, bazı toplumsal olaylara ilişkin İçişleri Bakanından  yazılı soru önergesi (7/12179)  21.- Ordu Milletvekili Rıdvan Yalçın'ın, kamudaki araçlara ve kiralama uygulamalarına ilişkin  Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/12183)  22.- Gaziantep Milletvekili Hasan Özdemir'in, Gaziantep'teki özelleştirmelerin gelirlerine iliş­ kin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/12185)  23.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay'ın, motorlu taşıtlar vergisindeki artış oranına ilişkin Ma­ liye Bakanından yazılı soru önergesi (7/12186)  24.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel'in, Adana'da Hazineye ait taşınmazların durumuna iliş­ kin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/12187)  25.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut'un, dolaylı ve dolaysız vergi tahsilatına ilişkin  Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/12188)  26.- Gaziantep Milletvekili Hasan Özdemir'in, Gaziantep'teki okulların elektrik borçlarına iliş­ kin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/12189)  27.- Van Milletvekili Fatma Kurtulan'ın, bir oluşum iddiasına ilişkin Milli Savunma Bakanın­ dan yazılı soru önergesi (7/12190)  28.- İstanbul Milletvekili Ayşe Jale Ağırbaş'ın, ilköğretime özürsüz olarak devam etmeyen öğ­ rencilere ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/12191)  29.- Adıyaman Milletvekili Şevket Köse'nin, bazı illerdeki eğitim kurumlarına yönetici ata­ malarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/12192)  30.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, Dumlupınar Üniversitesi Tıp Fakültesine akademik ve  idari personel alımına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/12193)  - 5 7 7 -
Sayfa 10 -
T B M M B: 72 11 . 3 . 2 0 1 0  11.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, bazı illerdeki sigortacılık hizmetlerine ilişkin Devlet  Bakanı ve Başbakan Yardımcısından (Ali Babacan) yazılı soru önergesi (7/12168)  12.- Gaziantep Milletvekili Hasan Özdemir'in, Gaziantep'teki uyuşturucu madde kullanımının  tahliline ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12171)  13.- Van Milletvekili Fatma Kurtulan'ın, bir oluşum iddiasına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı  soru önergesi (7/12172)  14.- Diyarbakır Milletvekili Akın Birdal'ın, bir derneğin faaliyetlerinin engellendiği iddiasına  ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12173)  15.- Yalova Milletvekili Muharrem İnce'nin, bir vakfa bağışlanan gayrimenkulun satıldığı id­ diasına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12174)  16.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel'in, bir köprülü kavşağın düzenlenmesine ilişkin İçiş­ leri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12175)  17.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, bir sulama birliğinde işten çıkarılan personele ilişkin  İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12176)  18.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, Batman'ın Sason ilçesine girişteki yola ilişkin İçiş­ leri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12177)  19.- Batman Milletvekili Ayla Akat Ata'nın, Batman'da görev yapan koruculara ilişkin İçişleri  Bakanından yazılı soru önergesi (7/12178)  20.- Batman Milletvekili Ayla Akat Ata'nın, bazı toplumsal olaylara ilişkin İçişleri Bakanından  yazılı soru önergesi (7/12179)  21.- Ordu Milletvekili Rıdvan Yalçın'ın, kamudaki araçlara ve kiralama uygulamalarına ilişkin  Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/12183)  22.- Gaziantep Milletvekili Hasan Özdemir'in, Gaziantep'teki özelleştirmelerin gelirlerine iliş­ kin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/12185)  23.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay'ın, motorlu taşıtlar vergisindeki artış oranına ilişkin Ma­ liye Bakanından yazılı soru önergesi (7/12186)  24.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel'in, Adana'da Hazineye ait taşınmazların durumuna iliş­ kin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/12187)  25.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut'un, dolaylı ve dolaysız vergi tahsilatına ilişkin  Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/12188)  26.- Gaziantep Milletvekili Hasan Özdemir'in, Gaziantep'teki okulların elektrik borçlarına iliş­ kin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/12189)  27.- Van Milletvekili Fatma Kurtulan'ın, bir oluşum iddiasına ilişkin Milli Savunma Bakanın­ dan yazılı soru önergesi (7/12190)  28.- İstanbul Milletvekili Ayşe Jale Ağırbaş'ın, ilköğretime özürsüz olarak devam etmeyen öğ­ rencilere ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/12191)  29.- Adıyaman Milletvekili Şevket Köse'nin, bazı illerdeki eğitim kurumlarına yönetici ata­ malarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/12192)  30.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, Dumlupınar Üniversitesi Tıp Fakültesine akademik ve  idari personel alımına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/12193)  - 5 7 7 - TBMM B: 72 11 . 3 . 2 0 1 0  31.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, PMYO'lardan ilişiği kesilen öğrencilere ilişkin Milli  Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/12194)  32.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, yönetici atamalarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından ya­ zılı soru önergesi (7/12196)  33.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut'un, milli eğitim modellerine ilişkin Milli Eğitim  Bakanından yazılı soru önergesi (7/12198)  34.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut'un, engelli öğretmen adaylarına ilişkin Milli  Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/12199)  35.- Adana Milletvekili Nevin Gaye Erbatur'un, bir öğrencinin ölüm olayına ilişkin Milli Eği­ tim Bakanından yazılı soru önergesi (7/12200)  36.- Burdur Milletvekili Ramazan Kerim Özkan'ın, bir okuldaki fizyoterapist ihtiyacına ilişkin  Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/12201)  37.- Mersin Milletvekili İsa Gök'ün, yönetici atamalarında usulsüzlük yapıldığı iddialarına iliş­ kin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/12202)  38.- Adana Milletvekili Nevin Gaye Erbatur'un, internet yasaklarının yeniden düzenlenmesine  ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/12203)  39.- Zonguldak Milletvekili Ali Koçal'ın, okullardaki zorunlu bağış uygulamalarına ve bir id­ diaya ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/12204)  40.- Van Milletvekili Fatma Kurtulan'ın, Van'da kız çocuklarının okullaşma oranına ilişkin  Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/12205)  41.- Hakkari Milletvekili Hamit Geylani'nin, askeri karakol alanında bulunan bir okula ilişkin  Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/12206)  42.- Tunceli Milletvekili Şerafettin Halis'in, üniversitelerde bildiri dağıtan öğrencilere yönelik  uygulamalara ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/12207)  43.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel'in, Adana'da esnaf ve sanatkarlar ile KOBİ'lerin kul­ landıkları kredilere ilişkin Sanayi ve Ticaret Bakanından yazılı soru önergesi (7/12218)  44.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel'in, Osmaniye'de esnaf ve sanatkar ile KOBİ'lerin kul­ landıkları kredilere ilişkin Sanayi ve Ticaret Bakanından yazılı soru önergesi (7/12219)  45.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel'in, esnaf ve sanatkarlar ile KOBİ'lerin kullandıkları kre­ dilere ilişkin Sanayi ve Ticaret Bakanından yazılı soru önergesi (7/12220)  46.- İstanbul Milletvekili Hasan Macit'in, demiryollarına ve tren seferlerine ilişkin Ulaştırma  Bakanından yazılı soru önergesi (7/12231)  47.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, Kars-Ankara tren seferlerinin kaldırılmasına ilişkin  Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/12232)  48.- İstanbul Milletvekili Ayşe Jale Ağırbaş'ın, sinema çalışanlarının sorunlarına ilişkin Baş­ bakandan yazılı soru önergesi (7/12237)  49.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz'ün, TEKEL'in özelleştirilmesine ilişkin Başbakan­ dan yazılı soru önergesi (7/12243)  50.- İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel'in, "vicdani red" konusunda düzenleme yapılıp ya­ pılmayacağına ve bir tutuklunun durumuna ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/12245)  - 5 7 8 -
Sayfa 11 -
TBMM B: 72 11 . 3 . 2 0 1 0  31.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, PMYO'lardan ilişiği kesilen öğrencilere ilişkin Milli  Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/12194)  32.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, yönetici atamalarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından ya­ zılı soru önergesi (7/12196)  33.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut'un, milli eğitim modellerine ilişkin Milli Eğitim  Bakanından yazılı soru önergesi (7/12198)  34.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut'un, engelli öğretmen adaylarına ilişkin Milli  Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/12199)  35.- Adana Milletvekili Nevin Gaye Erbatur'un, bir öğrencinin ölüm olayına ilişkin Milli Eği­ tim Bakanından yazılı soru önergesi (7/12200)  36.- Burdur Milletvekili Ramazan Kerim Özkan'ın, bir okuldaki fizyoterapist ihtiyacına ilişkin  Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/12201)  37.- Mersin Milletvekili İsa Gök'ün, yönetici atamalarında usulsüzlük yapıldığı iddialarına iliş­ kin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/12202)  38.- Adana Milletvekili Nevin Gaye Erbatur'un, internet yasaklarının yeniden düzenlenmesine  ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/12203)  39.- Zonguldak Milletvekili Ali Koçal'ın, okullardaki zorunlu bağış uygulamalarına ve bir id­ diaya ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/12204)  40.- Van Milletvekili Fatma Kurtulan'ın, Van'da kız çocuklarının okullaşma oranına ilişkin  Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/12205)  41.- Hakkari Milletvekili Hamit Geylani'nin, askeri karakol alanında bulunan bir okula ilişkin  Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/12206)  42.- Tunceli Milletvekili Şerafettin Halis'in, üniversitelerde bildiri dağıtan öğrencilere yönelik  uygulamalara ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/12207)  43.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel'in, Adana'da esnaf ve sanatkarlar ile KOBİ'lerin kul­ landıkları kredilere ilişkin Sanayi ve Ticaret Bakanından yazılı soru önergesi (7/12218)  44.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel'in, Osmaniye'de esnaf ve sanatkar ile KOBİ'lerin kul­ landıkları kredilere ilişkin Sanayi ve Ticaret Bakanından yazılı soru önergesi (7/12219)  45.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel'in, esnaf ve sanatkarlar ile KOBİ'lerin kullandıkları kre­ dilere ilişkin Sanayi ve Ticaret Bakanından yazılı soru önergesi (7/12220)  46.- İstanbul Milletvekili Hasan Macit'in, demiryollarına ve tren seferlerine ilişkin Ulaştırma  Bakanından yazılı soru önergesi (7/12231)  47.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, Kars-Ankara tren seferlerinin kaldırılmasına ilişkin  Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/12232)  48.- İstanbul Milletvekili Ayşe Jale Ağırbaş'ın, sinema çalışanlarının sorunlarına ilişkin Baş­ bakandan yazılı soru önergesi (7/12237)  49.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz'ün, TEKEL'in özelleştirilmesine ilişkin Başbakan­ dan yazılı soru önergesi (7/12243)  50.- İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel'in, "vicdani red" konusunda düzenleme yapılıp ya­ pılmayacağına ve bir tutuklunun durumuna ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/12245)  - 5 7 8 - TBMM B: 72 1 1 . 3 . 2010  51.- Adana Milletvekili Yılmaz Tankut'un, yalın ADSL bağlantısındaki ücretlendirmeye iliş­ kin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/12247)  52.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay'ın, ekonomi yönetimine ilişkin Başbakandan yazılı soru  önergesi (7/12249)  53.- Adıyaman Milletvekili Şevket Köse'nin, bazı illerde İŞKUR'la sağlanan istihdama ilişkin  Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/12262)  54.- Manisa Milletvekili Ahmet Orhan'ın, kamu kurumlarında çalıştırılan taşeron firma perso­ neline ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/12264)  55.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut'un, Gönen ilçesindeki hava kirliliğine ilişkin  Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/12275)  56.- Muş Milletvekili Sırrı Sakık'ın, Muş Valiliğince yapıldığı iddia edilen bir uygulamaya iliş­ kin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12284)  57.- İstanbul Milletvekili Çetin Soysal'ın, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin itfaiye hizmetleri  ihalesine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12285)  58.- Kayseri Milletvekili Mehmet Şevki Kulkuloğlu'nun, bir arsanın imar tadilatına ilişkin  İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12286)  59.- Kayseri Milletvekili Mehmet Şevki Kulkuloğlu'nun, bir arsa satışı ihalesine ilişkin İçişleri  Bakanından yazılı soru önergesi (7/12287)  60.- Kayseri Milletvekili Mehmet Şevki Kulkuloğlu'nun, bir ihale şartnamesine ve sözleşme­ sine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12288)  61.- Kayseri Milletvekili Mehmet Şevki Kulkuloğlu'nun, bir inşaat ruhsatına ilişkin İçişleri Ba­ kanından yazılı soru önergesi (7/12289)  62.- Mersin Milletvekili Behiç Çelik'in, Deniz Feneri Davası sanıklarına ihale verildiği iddia­ sına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12290)  63.- Hatay Milletvekili Süleyman Turan Çirkin'in, Ankara'da toplu taşıma ücretlerine yapılan  zamma ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12291)  64.- Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Akif Paksoy'un, bir belediyenin itfaiye eri alımıyla  ilgili iddialara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12292)  65.- Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Akif Paksoy'un, personel maaşlarını ödeyemeyen  belediyelere ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12293)  66.- Kayseri Milletvekili Mehmet Şevki Kulkuloğlu'nun, Kocasinan Belediyesinin bazı mali ve­ rilerine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12294)  67.- Kayseri Milletvekili Mehmet Şevki Kulkuloğlu'nun, Kayseri Büyükşehir Belediyesinin  bazı mali verilerine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12295)  68.- Kayseri Milletvekili Mehmet Şevki Kulkuloğlu'nun, Talaş Belediyesinin bazı mali verile­ rine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12296)  69.- Kayseri Milletvekili Mehmet Şevki Kulkuloğlu'nun, Melikgazi Belediyesinin bazı mali  verilerine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12297)  70.- Adana Milletvekili Yılmaz Tankut'un; motorlu bisiklet ve motorsiklet kullanımındaki kask  ve gözlük takma şartlarının denetimine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12298)  - 5 7 9 -
Sayfa 12 -
TBMM B: 72 1 1 . 3 . 2010  51.- Adana Milletvekili Yılmaz Tankut'un, yalın ADSL bağlantısındaki ücretlendirmeye iliş­ kin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/12247)  52.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay'ın, ekonomi yönetimine ilişkin Başbakandan yazılı soru  önergesi (7/12249)  53.- Adıyaman Milletvekili Şevket Köse'nin, bazı illerde İŞKUR'la sağlanan istihdama ilişkin  Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/12262)  54.- Manisa Milletvekili Ahmet Orhan'ın, kamu kurumlarında çalıştırılan taşeron firma perso­ neline ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/12264)  55.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut'un, Gönen ilçesindeki hava kirliliğine ilişkin  Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/12275)  56.- Muş Milletvekili Sırrı Sakık'ın, Muş Valiliğince yapıldığı iddia edilen bir uygulamaya iliş­ kin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12284)  57.- İstanbul Milletvekili Çetin Soysal'ın, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin itfaiye hizmetleri  ihalesine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12285)  58.- Kayseri Milletvekili Mehmet Şevki Kulkuloğlu'nun, bir arsanın imar tadilatına ilişkin  İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12286)  59.- Kayseri Milletvekili Mehmet Şevki Kulkuloğlu'nun, bir arsa satışı ihalesine ilişkin İçişleri  Bakanından yazılı soru önergesi (7/12287)  60.- Kayseri Milletvekili Mehmet Şevki Kulkuloğlu'nun, bir ihale şartnamesine ve sözleşme­ sine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12288)  61.- Kayseri Milletvekili Mehmet Şevki Kulkuloğlu'nun, bir inşaat ruhsatına ilişkin İçişleri Ba­ kanından yazılı soru önergesi (7/12289)  62.- Mersin Milletvekili Behiç Çelik'in, Deniz Feneri Davası sanıklarına ihale verildiği iddia­ sına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12290)  63.- Hatay Milletvekili Süleyman Turan Çirkin'in, Ankara'da toplu taşıma ücretlerine yapılan  zamma ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12291)  64.- Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Akif Paksoy'un, bir belediyenin itfaiye eri alımıyla  ilgili iddialara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12292)  65.- Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Akif Paksoy'un, personel maaşlarını ödeyemeyen  belediyelere ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12293)  66.- Kayseri Milletvekili Mehmet Şevki Kulkuloğlu'nun, Kocasinan Belediyesinin bazı mali ve­ rilerine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12294)  67.- Kayseri Milletvekili Mehmet Şevki Kulkuloğlu'nun, Kayseri Büyükşehir Belediyesinin  bazı mali verilerine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12295)  68.- Kayseri Milletvekili Mehmet Şevki Kulkuloğlu'nun, Talaş Belediyesinin bazı mali verile­ rine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12296)  69.- Kayseri Milletvekili Mehmet Şevki Kulkuloğlu'nun, Melikgazi Belediyesinin bazı mali  verilerine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12297)  70.- Adana Milletvekili Yılmaz Tankut'un; motorlu bisiklet ve motorsiklet kullanımındaki kask  ve gözlük takma şartlarının denetimine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12298)  - 5 7 9 - T B M M B: 72 11 . 3 . 2 0 1 0  71. - İğdır Milletvekili Pervin Buldan'ın, İğdır'da yapılan bir jandarma operasyonuna ilişkin  içişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12299)  72.- Adana Milletvekili Yılmaz Tankut'un, TEDAŞ'ın bir GSM şirketi ile yaptığı protokole  ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/12304)  73.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut'un, lojman kiralarına yapılan zamma ilişkin Ma­ liye Bakanından yazılı soru önergesi (7/12305)  74.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay'ın, petrol ve doğalgaz ürünlerinden beklenen vergi ge­ lirlerine ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/12307)  75.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay'ın, vergilerde artış yapılıp yapılmayacağına ilişkin Ma­ liye Bakanından yazılı soru önergesi (7/12308)  76.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman'ın, bazı öğretmenlerin emeklilik işlemlerine ilişkin  Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/12310)  77.- İstanbul Milletvekili Sacid Yıldız'ın, İstanbul'daki eğitim kurumlarına yapılan yönetici  atamalarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/12311)  78.- Kahramanmaraş Milletvekili Durdu Özbolat'ın, atama bekleyen öğretmen adaylar ına iliş­ kin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/12312)  79.- Kahramanmaraş Milletvekili Durdu Özbolat'ın, Yabancı Uyruklu Öğrenci Sınavının kal­ dırılmasına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/12313)  80.- Kahramanmaraş Milletvekili Durdu Özbolat'ın, pedagojik formasyon konusundaki YÖK  kararına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/12314)  81.- Van Milletvekili Fatma Kurtulan'ın, Van'da şiddet gördüğü iddia edilen öğrencilere ilişkin  Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/12316)  82.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru'nun, Tokat'taki çıraklık ve yaygın mesleki eğitime ilişkin  Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/12317)  83.- Bilecik Milletvekili Yaşar Tüzün'ün, hızlı frenlerdeki sefer güvenliğine ilişkin Ulaştırma  Bakanından yazılı soru önergesi (7/12327)  84.- Bilecik Milletvekili Yaşar Tüzün'ün, tren kazalarına ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı  soru önergesi (7/12328)  85.- Kayseri Milletvekili Mehmet Şevki Kulkuloğlu'nun, bir şirkete verilen ihalelere ilişkin  Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/12329)  86.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, Bingöl-Kiğı yoluna ilişkin Ulaştırma Bakanından ya­ zılı soru önergesi (7/12330)  87.- Hatay Milletvekili Süleyman Turan Çirkin'in, demiryollarındaki çalışmalara ve bazı tren  seferlerine ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/12331)  88.- Adana Milletvekili Yılmaz Tankut'un, telefonla yapılan bir ihbarın tespitine ilişkin Ulaş­ tırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/12332)  89.- Antalya Milletvekili Hüseyin Yıldız'ın, uçak filolarına ve yolcu kapasitelerine ilişkin Ulaş­ tırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/12333)  90.- Manisa Milletvekili Mustafa Enöz'ün, bir karayolundaki çalışmalara ilişkin Ulaştırma Ba­ kanından yazılı soru önergesi (7/12334)  - 5 8 0 -
Sayfa 13 -
T B M M B: 72 11 . 3 . 2 0 1 0  71. - İğdır Milletvekili Pervin Buldan'ın, İğdır'da yapılan bir jandarma operasyonuna ilişkin  içişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12299)  72.- Adana Milletvekili Yılmaz Tankut'un, TEDAŞ'ın bir GSM şirketi ile yaptığı protokole  ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/12304)  73.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut'un, lojman kiralarına yapılan zamma ilişkin Ma­ liye Bakanından yazılı soru önergesi (7/12305)  74.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay'ın, petrol ve doğalgaz ürünlerinden beklenen vergi ge­ lirlerine ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/12307)  75.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay'ın, vergilerde artış yapılıp yapılmayacağına ilişkin Ma­ liye Bakanından yazılı soru önergesi (7/12308)  76.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman'ın, bazı öğretmenlerin emeklilik işlemlerine ilişkin  Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/12310)  77.- İstanbul Milletvekili Sacid Yıldız'ın, İstanbul'daki eğitim kurumlarına yapılan yönetici  atamalarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/12311)  78.- Kahramanmaraş Milletvekili Durdu Özbolat'ın, atama bekleyen öğretmen adaylar ına iliş­ kin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/12312)  79.- Kahramanmaraş Milletvekili Durdu Özbolat'ın, Yabancı Uyruklu Öğrenci Sınavının kal­ dırılmasına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/12313)  80.- Kahramanmaraş Milletvekili Durdu Özbolat'ın, pedagojik formasyon konusundaki YÖK  kararına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/12314)  81.- Van Milletvekili Fatma Kurtulan'ın, Van'da şiddet gördüğü iddia edilen öğrencilere ilişkin  Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/12316)  82.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru'nun, Tokat'taki çıraklık ve yaygın mesleki eğitime ilişkin  Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/12317)  83.- Bilecik Milletvekili Yaşar Tüzün'ün, hızlı frenlerdeki sefer güvenliğine ilişkin Ulaştırma  Bakanından yazılı soru önergesi (7/12327)  84.- Bilecik Milletvekili Yaşar Tüzün'ün, tren kazalarına ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı  soru önergesi (7/12328)  85.- Kayseri Milletvekili Mehmet Şevki Kulkuloğlu'nun, bir şirkete verilen ihalelere ilişkin  Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/12329)  86.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, Bingöl-Kiğı yoluna ilişkin Ulaştırma Bakanından ya­ zılı soru önergesi (7/12330)  87.- Hatay Milletvekili Süleyman Turan Çirkin'in, demiryollarındaki çalışmalara ve bazı tren  seferlerine ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/12331)  88.- Adana Milletvekili Yılmaz Tankut'un, telefonla yapılan bir ihbarın tespitine ilişkin Ulaş­ tırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/12332)  89.- Antalya Milletvekili Hüseyin Yıldız'ın, uçak filolarına ve yolcu kapasitelerine ilişkin Ulaş­ tırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/12333)  90.- Manisa Milletvekili Mustafa Enöz'ün, bir karayolundaki çalışmalara ilişkin Ulaştırma Ba­ kanından yazılı soru önergesi (7/12334)  - 5 8 0 - T B M M B: 72 11 . 3 . 2010  91 . - Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk'ün, il özel idarelerinin karla mücadele çalışma­ larına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/12345)  92.- İzmir Milletvekili Selçuk Ayhan'ın, dershanelerin özel okula dönüştürülmesine ilişkin Baş­ bakandan yazılı soru önergesi (7/12347)  93.- Antalya Milletvekili Hüsnü Çöllü'nün, bir su kanalının temizlenmesine ilişkin Çevre ve  Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/12355)  94.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel'in, Toprakkale ilçesindeki sulama ve taşkın koruma ça­ lışmalarına ilişkin Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/12356)  95.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel'in, Sumbas ilçesindeki sulama ve taşkın koruma çalış­ malarına ilişkin Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/12357)  96.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel'in, Tufanbeyli ilçesindeki sulama ve taşkın koruma ça­ lışmalarına ilişkin Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/12358)  97.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel'in, Aladağ ilçesindeki sulama ve taşkın koruma çalış­ malarına ilişkin Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/12359)  98.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel'in, Kozan ilçesindeki sulama ve taşkın koruma çalışma­ larına ilişkin Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/12360)  99.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel'in, Feke ilçesindeki sulama ve taşkın koruma çalışma­ larına ilişkin Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/12361)  100.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel'in, Ceyhan ilçesindeki sulama ve taşkın koruma çalış­ malarına ilişkin Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/12362)  101.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel'in, İmamoğlu ilçesindeki sulama ve taşkın koruma ça- lışmalanna ilişkin Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/12363)  102.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel'in, Karataş ilçesindeki sulama ve taşkın koruma çalış­ malarına ilişkin Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/12364)  103.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel'in, Pozantı ilçesindeki sulama ve taşkın koruma çalış­ malarına ilişkin Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/12365)  104.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel'in, Yumurtalık ilçesindeki sulama ve taşkın koruma ça- lışmalanna ilişkin Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/12366)  105.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel'in, Saimbeyli ilçesindeki sulama ve taşkın koruma ça­ lışmalarına ilişkin Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/12367)  106.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel'in, Bahçe ilçesindeki sulama ve taşkın koruma çalışma- lanna ilişkin Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/12368)  107.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel'in, Kadirli ilçesindeki sulama ve taşkın koruma çalış­ malarına ilişkin Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/12369)  108.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel'in, Hasanbeyli ilçesindeki sulama ve taşkın koruma ça- lışmalanna ilişkin Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/12370)  109.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel'in, Düziçi ilçesindeki sulama ve taşkın koruma çalış­ malarına ilişkin Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/12371)  - 5 8 1 -
Sayfa 14 -
T B M M B: 72 11 . 3 . 2010  91 . - Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk'ün, il özel idarelerinin karla mücadele çalışma­ larına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/12345)  92.- İzmir Milletvekili Selçuk Ayhan'ın, dershanelerin özel okula dönüştürülmesine ilişkin Baş­ bakandan yazılı soru önergesi (7/12347)  93.- Antalya Milletvekili Hüsnü Çöllü'nün, bir su kanalının temizlenmesine ilişkin Çevre ve  Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/12355)  94.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel'in, Toprakkale ilçesindeki sulama ve taşkın koruma ça­ lışmalarına ilişkin Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/12356)  95.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel'in, Sumbas ilçesindeki sulama ve taşkın koruma çalış­ malarına ilişkin Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/12357)  96.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel'in, Tufanbeyli ilçesindeki sulama ve taşkın koruma ça­ lışmalarına ilişkin Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/12358)  97.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel'in, Aladağ ilçesindeki sulama ve taşkın koruma çalış­ malarına ilişkin Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/12359)  98.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel'in, Kozan ilçesindeki sulama ve taşkın koruma çalışma­ larına ilişkin Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/12360)  99.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel'in, Feke ilçesindeki sulama ve taşkın koruma çalışma­ larına ilişkin Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/12361)  100.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel'in, Ceyhan ilçesindeki sulama ve taşkın koruma çalış­ malarına ilişkin Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/12362)  101.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel'in, İmamoğlu ilçesindeki sulama ve taşkın koruma ça- lışmalanna ilişkin Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/12363)  102.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel'in, Karataş ilçesindeki sulama ve taşkın koruma çalış­ malarına ilişkin Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/12364)  103.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel'in, Pozantı ilçesindeki sulama ve taşkın koruma çalış­ malarına ilişkin Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/12365)  104.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel'in, Yumurtalık ilçesindeki sulama ve taşkın koruma ça- lışmalanna ilişkin Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/12366)  105.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel'in, Saimbeyli ilçesindeki sulama ve taşkın koruma ça­ lışmalarına ilişkin Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/12367)  106.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel'in, Bahçe ilçesindeki sulama ve taşkın koruma çalışma- lanna ilişkin Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/12368)  107.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel'in, Kadirli ilçesindeki sulama ve taşkın koruma çalış­ malarına ilişkin Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/12369)  108.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel'in, Hasanbeyli ilçesindeki sulama ve taşkın koruma ça- lışmalanna ilişkin Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/12370)  109.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel'in, Düziçi ilçesindeki sulama ve taşkın koruma çalış­ malarına ilişkin Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/12371)  - 5 8 1 - T B M M B: 72 11 . 3 . 2 0 1 0  110.- İğdır Milletvekili Pervin Buldan'ın, İğdır'da polisin yaptığı iddia edilen bazı uygulama­ lara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12382)  111.- Siirt Milletvekili Osman Özçelik'in, defin masraflarından dolayı bir kişinin nüfus cüzda­ nına el konulduğu iddiasına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12383)  112.- Gaziantep Milletvekili Akif Ekici'nin, kayıp çocuklara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı  soru önergesi (7/12384)  113.- Ankara Milletvekili Yılmaz Ateş'in, Ankara'daki kentsel dönüşüm faaliyetlerine ilişkin  İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12385)  114.- İstanbul Milletvekili Mehmet Sevigen'in, kaçırılan çocuklara ilişkin İçişleri Bakanından  yazılı soru önergesi (7/12386)  115.- Eskişehir Milletvekili Beytullah Asil'in, bir lisenin müdür yardımcısı hakkında yapılan  işlemlere ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/12387)  116.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut'un, bazı yönetici atamalarına ilişkin Milli Eği­ tim Bakanından yazılı soru önergesi (7/12388)  117.- Antalya Milletvekili Hüsnü Çöllü'nün, rektör seçimlerine ilişkin Milli Eğitim Bakanından  yazılı soru önergesi (7/12389)  118.- Kayseri Milletvekili Mehmet Şevki Kulkuloğlu'nun, Kayseri'de takdir ve teşekkür belgesi  verilen memurlara ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/12390)  119.- Adana Milletvekili Nevin Gaye Erbatur'un, okullardaki şiddet olaylarına ilişkin Milli Eği­ tim Bakanından yazılı soru önergesi (7/12391)  120.- Adana Milletvekili Nevin Gaye Erbatur'un, okullardaki şiddetle ilgili bir forma ilişkin  Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/12392)  121.- Balıkesir Milletvekili Hüseyin Pazarcı'nın, Marmara Adası'ndaki ulaşım sorununa ilişkin  Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/12401)  122.- Çanakkale Milletvekili Ahmet Küçük'ün, Çanakkale ilindeki ulaşım yatırımlarına ilişkin  Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/12403)  123.- Konya Milletvekili Atilla Kart'ın, TCDD Genel Müdürünün makam aracı kullanımına  ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/12404)  124.- Adana Milletvekili Nevin Gaye Erbatur'un, kaldırılan tren seferlerine ilişkin Ulaştırma  Bakanından yazılı soru önergesi (7/12405)  125.- Kırklareli Milletvekili Tansel Barış'ın, Demirköy ilçesindeki elektrik kesintilerine ilişkin  Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/12406)  126.- İstanbul Milletvekili Sacid Yıldız'ın, Türkiye İş Kurumunun İstanbul'daki istihdam faa­ liyetlerine ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/12407)  127.- Trabzon Milletvekili Süleyman Latif Yunusoğlu'nun, bölünmüş yol yapımına ilişkin Baş­ bakandan yazılı soru önergesi (7/12409)  128.- Adana Milletvekili Tacidar Seyhan'ın, ortam dinleme ve izleme aracı tanıtımı iddiasına iliş­ kin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/12410)  129.- İstanbul Milletvekili Süleyman Yağız'ın, IMF ile görüşmelere ilişkin Başbakandan yazılı  soru önergesi (7/12412)  - 5 8 2 -
Sayfa 15 -
T B M M B: 72 11 . 3 . 2 0 1 0  110.- İğdır Milletvekili Pervin Buldan'ın, İğdır'da polisin yaptığı iddia edilen bazı uygulama­ lara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12382)  111.- Siirt Milletvekili Osman Özçelik'in, defin masraflarından dolayı bir kişinin nüfus cüzda­ nına el konulduğu iddiasına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12383)  112.- Gaziantep Milletvekili Akif Ekici'nin, kayıp çocuklara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı  soru önergesi (7/12384)  113.- Ankara Milletvekili Yılmaz Ateş'in, Ankara'daki kentsel dönüşüm faaliyetlerine ilişkin  İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12385)  114.- İstanbul Milletvekili Mehmet Sevigen'in, kaçırılan çocuklara ilişkin İçişleri Bakanından  yazılı soru önergesi (7/12386)  115.- Eskişehir Milletvekili Beytullah Asil'in, bir lisenin müdür yardımcısı hakkında yapılan  işlemlere ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/12387)  116.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut'un, bazı yönetici atamalarına ilişkin Milli Eği­ tim Bakanından yazılı soru önergesi (7/12388)  117.- Antalya Milletvekili Hüsnü Çöllü'nün, rektör seçimlerine ilişkin Milli Eğitim Bakanından  yazılı soru önergesi (7/12389)  118.- Kayseri Milletvekili Mehmet Şevki Kulkuloğlu'nun, Kayseri'de takdir ve teşekkür belgesi  verilen memurlara ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/12390)  119.- Adana Milletvekili Nevin Gaye Erbatur'un, okullardaki şiddet olaylarına ilişkin Milli Eği­ tim Bakanından yazılı soru önergesi (7/12391)  120.- Adana Milletvekili Nevin Gaye Erbatur'un, okullardaki şiddetle ilgili bir forma ilişkin  Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/12392)  121.- Balıkesir Milletvekili Hüseyin Pazarcı'nın, Marmara Adası'ndaki ulaşım sorununa ilişkin  Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/12401)  122.- Çanakkale Milletvekili Ahmet Küçük'ün, Çanakkale ilindeki ulaşım yatırımlarına ilişkin  Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/12403)  123.- Konya Milletvekili Atilla Kart'ın, TCDD Genel Müdürünün makam aracı kullanımına  ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/12404)  124.- Adana Milletvekili Nevin Gaye Erbatur'un, kaldırılan tren seferlerine ilişkin Ulaştırma  Bakanından yazılı soru önergesi (7/12405)  125.- Kırklareli Milletvekili Tansel Barış'ın, Demirköy ilçesindeki elektrik kesintilerine ilişkin  Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/12406)  126.- İstanbul Milletvekili Sacid Yıldız'ın, Türkiye İş Kurumunun İstanbul'daki istihdam faa­ liyetlerine ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/12407)  127.- Trabzon Milletvekili Süleyman Latif Yunusoğlu'nun, bölünmüş yol yapımına ilişkin Baş­ bakandan yazılı soru önergesi (7/12409)  128.- Adana Milletvekili Tacidar Seyhan'ın, ortam dinleme ve izleme aracı tanıtımı iddiasına iliş­ kin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/12410)  129.- İstanbul Milletvekili Süleyman Yağız'ın, IMF ile görüşmelere ilişkin Başbakandan yazılı  soru önergesi (7/12412)  - 5 8 2 - TBMM B: 72 11 . 3 . 2 0 1 0  130.- Tunceli Milletvekili Şerafettin Halis'in, istisnai memuriyet kadrolarına yapılan atamalara  ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/12413)  131.- Balıkesir Milletvekili Ergün Aydoğan'ın, şeker fabrikalarının özelleştirilmesine ilişkin  Başbakandan yazılı soru önergesi (7/12416)  132.- Muğla Milletvekili Fevzi Topuz'un, danışmanlık hizmeti alımlarına ilişkin Başbakandan  yazılı soru önergesi (7/12417)  133.- Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek'in, Telekomünikasyon İletişim Başkanının atanma  usulüne ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/12419)  134.- Gaziantep Milletvekili Akif Ekici'nin, öğrenci servisi şoförlerine ilişkin Başbakandan ya­ zılı soru önergesi (7/12421)  135.- Adana Milletvekili Yılmaz Tankut'un, belediyelerin borçlarına ilişkin Başbakandan yazılı  soru önergesi (7/12422)  136.- Adana Milletvekili Yılmaz Tankut'un, sabıkalı öğrenci servisi şoförlerine ilişkin Başba­ kandan yazılı soru önergesi (7/12423)  137.- Adana Milletvekili Yılmaz Tankut'un, internet kullanıcılarının tarife sorunlarına ilişkin  Başbakandan yazılı soru önergesi (7/12424)  138.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut'un, Balıkesir'deki atıl bir tarihi binaya ilişkin  Başbakandan yazılı soru önergesi (7/12427)  139.- Karaman Milletvekili Hasan Çalış'ın, ormana karşı işlenen suçlara ve küçükbaş hayvan  yetiştiriciliğine ilişkin Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/12432)  140.- Muğla Milletvekili Metin Ergun'un, Hamzabey Çayının ıslahına ilişkin Çevre ve Orman  Bakanından yazılı soru önergesi (7/12433)  141.- Antalya Milletvekili Hüseyin Yıldız'ın, ülkemizde yaşayan Ermeni ve Azerilere ilişkin  İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12455)  142.- İzmir Milletvekili Kemal Anadol'un, belediyelerin denetlenmesine ilişkin İçişleri Baka­ nından yazılı soru önergesi (7/12456)  143.- İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel'in, çocuk kaçırma olaylarına ilişkin İçişleri Baka­ nından yazılı soru önergesi (7/12457)  144.- İğdır Milletvekili Pervin Buldan'ın, Ağrı-Patnos'ta çıkan olaylara ilişkin İçişleri Baka­ nından yazılı soru önergesi (7/12458)  145.- Van Milletvekili Özdal Üçer'in, 1930 yılında yaşandığı iddia edilen bazı olaylara ilişkin  İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12459)  146.- İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel'in, Romanlara yönelik bazı uygulamalara ve bir olaya  ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12460)  147.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz'ün, bir greve yönelik emniyet güçlerinin tutumuna  ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12461)  148.- Antalya Milletvekili Hüsnü Çöllü'nün, bir koy bölgesindeki yapılaşmaya ilişkin İçişleri  Bakanından yazılı soru önergesi (7/12462)  149.- Adıyaman Milletvekili Şevket Köse'nin, Adıyaman'da heyelan nedeniyle oluşan mağdu­ riyete ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12463)  - 5 8 3 -
Sayfa 16 -
TBMM B: 72 11 . 3 . 2 0 1 0  130.- Tunceli Milletvekili Şerafettin Halis'in, istisnai memuriyet kadrolarına yapılan atamalara  ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/12413)  131.- Balıkesir Milletvekili Ergün Aydoğan'ın, şeker fabrikalarının özelleştirilmesine ilişkin  Başbakandan yazılı soru önergesi (7/12416)  132.- Muğla Milletvekili Fevzi Topuz'un, danışmanlık hizmeti alımlarına ilişkin Başbakandan  yazılı soru önergesi (7/12417)  133.- Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek'in, Telekomünikasyon İletişim Başkanının atanma  usulüne ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/12419)  134.- Gaziantep Milletvekili Akif Ekici'nin, öğrenci servisi şoförlerine ilişkin Başbakandan ya­ zılı soru önergesi (7/12421)  135.- Adana Milletvekili Yılmaz Tankut'un, belediyelerin borçlarına ilişkin Başbakandan yazılı  soru önergesi (7/12422)  136.- Adana Milletvekili Yılmaz Tankut'un, sabıkalı öğrenci servisi şoförlerine ilişkin Başba­ kandan yazılı soru önergesi (7/12423)  137.- Adana Milletvekili Yılmaz Tankut'un, internet kullanıcılarının tarife sorunlarına ilişkin  Başbakandan yazılı soru önergesi (7/12424)  138.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut'un, Balıkesir'deki atıl bir tarihi binaya ilişkin  Başbakandan yazılı soru önergesi (7/12427)  139.- Karaman Milletvekili Hasan Çalış'ın, ormana karşı işlenen suçlara ve küçükbaş hayvan  yetiştiriciliğine ilişkin Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/12432)  140.- Muğla Milletvekili Metin Ergun'un, Hamzabey Çayının ıslahına ilişkin Çevre ve Orman  Bakanından yazılı soru önergesi (7/12433)  141.- Antalya Milletvekili Hüseyin Yıldız'ın, ülkemizde yaşayan Ermeni ve Azerilere ilişkin  İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12455)  142.- İzmir Milletvekili Kemal Anadol'un, belediyelerin denetlenmesine ilişkin İçişleri Baka­ nından yazılı soru önergesi (7/12456)  143.- İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel'in, çocuk kaçırma olaylarına ilişkin İçişleri Baka­ nından yazılı soru önergesi (7/12457)  144.- İğdır Milletvekili Pervin Buldan'ın, Ağrı-Patnos'ta çıkan olaylara ilişkin İçişleri Baka­ nından yazılı soru önergesi (7/12458)  145.- Van Milletvekili Özdal Üçer'in, 1930 yılında yaşandığı iddia edilen bazı olaylara ilişkin  İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12459)  146.- İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel'in, Romanlara yönelik bazı uygulamalara ve bir olaya  ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12460)  147.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz'ün, bir greve yönelik emniyet güçlerinin tutumuna  ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12461)  148.- Antalya Milletvekili Hüsnü Çöllü'nün, bir koy bölgesindeki yapılaşmaya ilişkin İçişleri  Bakanından yazılı soru önergesi (7/12462)  149.- Adıyaman Milletvekili Şevket Köse'nin, Adıyaman'da heyelan nedeniyle oluşan mağdu­ riyete ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12463)  - 5 8 3 - TBMM B: 72 1 1 . 3 . 2010  150.- Bursa Milletvekili Hamza Hamit Homriş'in, Batman Belediyesinin internet sitesindeki  bazı resimlere ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12464)  151.- Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek'in, öğretmenlerin istihdam şekillerine ilişkin Milli  Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/12465)  152.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut'un, öğretmen aylıklarının iyileştirilmesine iliş­ kin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/12466)  153.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman'ın, norm kadro fazlası öğretmenlerin il içinde de­ ğerlendirilmesine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/12467)  154.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman'ın, öğretmenlerin becayiş haklarına ilişkin Milli  Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/12468)  155.- Manisa Milletvekili Ahmet Orhan'ın, sosyoloji bölümü mezunlarının felsefe grup öğret­ menliğine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/12469)  156.- Trabzon Milletvekili Süleyman Latif Yunusoğlu'nun, bölünmüş yol yapımına ilişkin Ulaş­ tırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/12475)  157.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman'ın, Yüksek Hızlı Trenin sefer güvenliğine ilişkin  Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/12476)  158.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut'un, Avrupa'ya açılan sınır kapılarına ilişkin  Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12480)  - 5 8 4 -
Sayfa 17 -
TBMM B: 72 1 1 . 3 . 2010  150.- Bursa Milletvekili Hamza Hamit Homriş'in, Batman Belediyesinin internet sitesindeki  bazı resimlere ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12464)  151.- Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek'in, öğretmenlerin istihdam şekillerine ilişkin Milli  Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/12465)  152.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut'un, öğretmen aylıklarının iyileştirilmesine iliş­ kin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/12466)  153.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman'ın, norm kadro fazlası öğretmenlerin il içinde de­ ğerlendirilmesine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/12467)  154.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman'ın, öğretmenlerin becayiş haklarına ilişkin Milli  Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/12468)  155.- Manisa Milletvekili Ahmet Orhan'ın, sosyoloji bölümü mezunlarının felsefe grup öğret­ menliğine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/12469)  156.- Trabzon Milletvekili Süleyman Latif Yunusoğlu'nun, bölünmüş yol yapımına ilişkin Ulaş­ tırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/12475)  157.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman'ın, Yüksek Hızlı Trenin sefer güvenliğine ilişkin  Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/12476)  158.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut'un, Avrupa'ya açılan sınır kapılarına ilişkin  Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12480)  - 5 8 4 - TBMM B:72 1 1 . 3 . 2010 0 : 1  BAŞKAN - Türkiye Büyük Millet Meclisinin 72'nci Birleşimini açıyorum.  III.- Y O K L A M A  BAŞKAN - Elektronik cihazla yoklama yapacağız.  Yoklama için üç dakika süre vereceğim. Sayın milletvekillerinin, oy düğmelerine basarak sa­ londa bulunduklarını bildirmelerini, bu süre içerisinde elektronik sisteme giremeyen milletvekilleri­ nin salonda hazır bulunan teknik personelden yardım istemelerini, buna rağmen sisteme giremeyen  üyelerin ise yoklama pusulalarını görevli personel aracılığıyla üç dakikalık süre içerisinde Başkan­ lığa ulaştırmalarını rica ediyorum.  Yoklama işlemini başlatıyorum.  (Elektronik cihazla yoklama yapıldı)  BAŞKAN - Toplantı yeter sayısı yoktur.  Birleşime on dakika ara veriyorum.  Kapanma Saati: 13.06  - 5 8 5 - 11 Mart 2010 Perşembe  BİRİNCİ OTURUM  Açılma Saati: 13.03  BAŞKAN: Başkan Vekili Meral AKŞENER  KÂTİP ÜYELER: Bayram ÖZÇELİK (Burdur), Harun TÜFEKÇİ (Konya)
Sayfa 18 -
TBMM B:72 1 1 . 3 . 2010 0 : 1  BAŞKAN - Türkiye Büyük Millet Meclisinin 72'nci Birleşimini açıyorum.  III.- Y O K L A M A  BAŞKAN - Elektronik cihazla yoklama yapacağız.  Yoklama için üç dakika süre vereceğim. Sayın milletvekillerinin, oy düğmelerine basarak sa­ londa bulunduklarını bildirmelerini, bu süre içerisinde elektronik sisteme giremeyen milletvekilleri­ nin salonda hazır bulunan teknik personelden yardım istemelerini, buna rağmen sisteme giremeyen  üyelerin ise yoklama pusulalarını görevli personel aracılığıyla üç dakikalık süre içerisinde Başkan­ lığa ulaştırmalarını rica ediyorum.  Yoklama işlemini başlatıyorum.  (Elektronik cihazla yoklama yapıldı)  BAŞKAN - Toplantı yeter sayısı yoktur.  Birleşime on dakika ara veriyorum.  Kapanma Saati: 13.06  - 5 8 5 - 11 Mart 2010 Perşembe  BİRİNCİ OTURUM  Açılma Saati: 13.03  BAŞKAN: Başkan Vekili Meral AKŞENER  KÂTİP ÜYELER: Bayram ÖZÇELİK (Burdur), Harun TÜFEKÇİ (Konya)  TBMM B: 72 11 . 3 . 2010 O: 2  B A Ş K A N - Sayın mil le tveki l ler i Tü rk iye B ü y ü k Mil le t Mec l i s in in 72'nci Bi r leş iminin İkinci  O t u r u m u n u aç ıyorum.  I I I . - Y O K L A M A  B A Ş K A N - Yapı lan ilk y o k l a m a d a toplant ı ye ter sayısı b u l u n a m a m ı ş t ı . Bu neden le yen iden  y o k l a m a yapacağ ız .  Yok lama için üç dak ika süre ve r iyo rum.  Yok lama iş lemini baş la t ıyorum.  (Elekt ronik c ihazla y o k l a m a yapı ld ı )  B A Ş K A N - E y ü p Fatsa burada mı? Burada .  Üna l Kaç ı r? Burada .  C e m a l Öz tay lan?  Koksal Toptan?  Faruk K o c a ?  F a t m a Şahin?  H ü s n ü O r d u ? Burada .  K. K E M A L A N A D O L (İzmir) - Sayın Başkan , o pusulaları k i m gönderd iyse or taya çıksın, k e n ­ dileri yok .  B A Ş K A N - H ü s n ü B e y t a m a m , Üna l B e y t a m a m , Eyüp B e y t a m a m .  F E V Z İ Ş A N V E R D İ (Hatay) - Koksa l Toptan burada .  B A Ş K A N - Toplant ı yeter sayısı vardır, gö rüşmele re baş l ıyoruz .  G ü n d e m e g e ç m e d e n önce üç sayın mi l le tveki l ine g ü n d e m dışı söz ve receğ im.  G ü n d e m dışı ilk söz İstiklal M a r ş ı ' n ı n kabu lünün yıl d ö n ü m ü münasebe t i y l e söz is teyen Yoz­ gat Mil le tveki l i Sayın M e h m e t Ç i ç e k ' e aittir. ( A K PARTİ s ı ra lar ından alkış lar)  Ben Sayın Ç i ç e k ' i n mikro fonunu açmadan evvel sayın mi l le tveki l le r imizden r ica ed iyo rum, ya  sohbet le r in ize d ışar ıda deml i çay eş l iğ inde d e v a m edin ya da a rkadaş ımız ın yapt ığı hazır l ığı d in le ­ yeb i lecek bir sükûnet i sağ laya l ım.  B u y u r u n Sayın Çiçek .  IV.- G Ü N D E M D I Ş I K O N U Ş M A L A R  A) MİLLETVEKİLLERİNİN GÜNDEM DIŞI KONUŞMALARI  1.- Yozgat Milletvekili Mehmet Çiçek 'in, İstiklal Marşı 'nın Türkiye Büyük Millet Meclisince ka­ bulünün 89'uncu yıl dönümüne ilişkin gündem dışı konuşması  - 5 8 6 - İKİNCİ OTURUM  Açılma Saati: 13.19  BAŞKAN: Başkan Vekili Meral AKŞENER  KÂTİP ÜYELER: Bayram ÖZÇELİK (Burdur), Harun TÜFEKÇİ (Konya)
Sayfa 19 -
TBMM B: 72 11 . 3 . 2010 O: 2  B A Ş K A N - Sayın mil le tveki l ler i Tü rk iye B ü y ü k Mil le t Mec l i s in in 72'nci Bi r leş iminin İkinci  O t u r u m u n u aç ıyorum.  I I I . - Y O K L A M A  B A Ş K A N - Yapı lan ilk y o k l a m a d a toplant ı ye ter sayısı b u l u n a m a m ı ş t ı . Bu neden le yen iden  y o k l a m a yapacağ ız .  Yok lama için üç dak ika süre ve r iyo rum.  Yok lama iş lemini baş la t ıyorum.  (Elekt ronik c ihazla y o k l a m a yapı ld ı )  B A Ş K A N - E y ü p Fatsa burada mı? Burada .  Üna l Kaç ı r? Burada .  C e m a l Öz tay lan?  Koksal Toptan?  Faruk K o c a ?  F a t m a Şahin?  H ü s n ü O r d u ? Burada .  K. K E M A L A N A D O L (İzmir) - Sayın Başkan , o pusulaları k i m gönderd iyse or taya çıksın, k e n ­ dileri yok .  B A Ş K A N - H ü s n ü B e y t a m a m , Üna l B e y t a m a m , Eyüp B e y t a m a m .  F E V Z İ Ş A N V E R D İ (Hatay) - Koksa l Toptan burada .  B A Ş K A N - Toplant ı yeter sayısı vardır, gö rüşmele re baş l ıyoruz .  G ü n d e m e g e ç m e d e n önce üç sayın mi l le tveki l ine g ü n d e m dışı söz ve receğ im.  G ü n d e m dışı ilk söz İstiklal M a r ş ı ' n ı n kabu lünün yıl d ö n ü m ü münasebe t i y l e söz is teyen Yoz­ gat Mil le tveki l i Sayın M e h m e t Ç i ç e k ' e aittir. ( A K PARTİ s ı ra lar ından alkış lar)  Ben Sayın Ç i ç e k ' i n mikro fonunu açmadan evvel sayın mi l le tveki l le r imizden r ica ed iyo rum, ya  sohbet le r in ize d ışar ıda deml i çay eş l iğ inde d e v a m edin ya da a rkadaş ımız ın yapt ığı hazır l ığı d in le ­ yeb i lecek bir sükûnet i sağ laya l ım.  B u y u r u n Sayın Çiçek .  IV.- G Ü N D E M D I Ş I K O N U Ş M A L A R  A) MİLLETVEKİLLERİNİN GÜNDEM DIŞI KONUŞMALARI  1.- Yozgat Milletvekili Mehmet Çiçek 'in, İstiklal Marşı 'nın Türkiye Büyük Millet Meclisince ka­ bulünün 89'uncu yıl dönümüne ilişkin gündem dışı konuşması  - 5 8 6 - İKİNCİ OTURUM  Açılma Saati: 13.19  BAŞKAN: Başkan Vekili Meral AKŞENER  KÂTİP ÜYELER: Bayram ÖZÇELİK (Burdur), Harun TÜFEKÇİ (Konya)  T B M M B: 72 11 . 3 . 2010 O: 2  MEHMET ÇİÇEK (Yozgat) - Sayın Başkanım, değerli milletvekili arkadaşlarım; İstiklal Mar- şı'mızın Türkiye Büyük Millet Meclisince kabulünün 89'uncu yıl dönümü münasebetiyle gündem  dışı söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.  16 cihangir Türk imparatorluğunun sembolize edildiği 16 avizenin ışığı altında Genel Kurul ça­ lışmalarını sürdüren siz değerli milletvekili arkadaşlarım bu cihangir milletin yasama görevini üst­ lenmiş kişilersiniz. Sizleri, bu tarihî misyonu yerine getirdiğiniz için tebrik ediyorum.  Milletleri birbirinden ayıran ve büyük millet hâline getiren şey onların vazgeçilmez değerleri­ dir. Elbette, her milletin tarihinde, o millete düşünceleri, ilmi, irfanı, aklı, sanatı, ahlakı ve müstesna  kişiliğiyle yön vermiş insanlar vardır; bunlar aynı zamanda vazgeçilmez değerlerimizdir.  Bütün ömrünü bir veli sabrı ve tevekkülüyle milletine adamış, mevkiyi, makamı, ikbali elinin  tersiyle bir tarafa iterek milletinin ve ülküsünün varlığı ve bekası ve muasır medeniyetler seviyesine  yükselmesini kendine iş ve ülkü edinmiş, hayatının her saniyesini bu inancın uğruna kullanmış, isim­ lerini tarihe altın harflerle yazdırmış olan bu kişiler ebediyen unutulamazlar.  Mehmet AkifErsoy, Türk tarihinin bu unutulmazlarından biridir. Cihangir imparatorluktan sonra  Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün öncülüğünde yüce milletimizin destanlaşan Millî Mücadele'si so­ nucunda kurulan Türkiye Cumhuriyeti devletinin İstiklal Marşı'nı o yazmıştır. Türkiye Cumhuriyeti  devleti ve Türk milleti var olduğu sürece millî marş hâline gelmiş olan İstiklal Marşı şiiri, gönüllere  nakşedilerek okunmaya, söylenmeye devam edecektir.  Saygıdeğer milletvekilleri, Mehmet AkifErsoy 1873 yılında İstanbul'da doğdu. Babası, tahsil  için küçük yaşta Şuşisa'dan İstanbul'a gelmiştir. Şuşisa, Osmanlı ülkesinin Arnavutluk bölgesinde  İpek kazasına bağlı bir köydür. Tokat'ta doğan annesi ise aslen Buharalı olan bir aileye mensuptur.  O dönemde ilk sivil veterinerlik yüksek okulu olan Baytar Mektebinden mezun olmuştur.  Saygıdeğer milletvekilleri, beş yüz seneden fazla Rumeli'ye akmış ve yerleşmiş Anadolu ço­ cukları, evladı fatihan, idareleri altında beş asırdır kurdukları, himaye ettikleri, insanca yaşamalarını  temin ettikleri Bulgar ve Yunanlıların orduları ve haydutları tarafından çoluk çocuk demeden katle­ diliyordu. Rumeli'de bir tek Müslüman'ın bile kalmaması için köyler, şehirler yakılıyor, insanlar  toptan öldürülüyor, Müslümanların mezarları bile tahrip ediliyordu. Bu bölgede Osmanlı ordu bir­ likleri içindeki çekişmeler ve siyasi parçalanmalar sebebiyle Yunan ve Bulgar çetelerine karşı çoğu  yerde savaşmadan geri çekilmeye başlamışlardı.  1913 yılının başlarından itibaren gördüğü facialar karşısında, dede yurdundaki katliamı gören  Âkif, yazdığı şu manzum şiirle milletimizin hislerine tercüman oluyordu:  "Gitme ey yolcu, beraber oturup ağlaşalım,  Elemim bir yüreğin kârı değil, paylaşalım!  Şu mezarlar ki uzanmış gidiyor ey yolcu,  Nereden başladı yükselmeye, bak nerde ucu.  Azıcık kurcala topraklan, seyret ne çıkar;  Dipçik altında ezilmiş, paralanmış kafalar,  Bereden rengi hüviyetleri uçmuş yüzler,  Kim bilir hangi şenaatle oyulmuş gözler!" dedikten sonra, Batı medeniyetinin vahşetle sergile­ diği bu manzaraya karşı şu mısralarla cevap veriyordu:  - 5 8 7 -
Sayfa 20 -
T B M M B: 72 11 . 3 . 2010 O: 2  MEHMET ÇİÇEK (Yozgat) - Sayın Başkanım, değerli milletvekili arkadaşlarım; İstiklal Mar- şı'mızın Türkiye Büyük Millet Meclisince kabulünün 89'uncu yıl dönümü münasebetiyle gündem  dışı söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.  16 cihangir Türk imparatorluğunun sembolize edildiği 16 avizenin ışığı altında Genel Kurul ça­ lışmalarını sürdüren siz değerli milletvekili arkadaşlarım bu cihangir milletin yasama görevini üst­ lenmiş kişilersiniz. Sizleri, bu tarihî misyonu yerine getirdiğiniz için tebrik ediyorum.  Milletleri birbirinden ayıran ve büyük millet hâline getiren şey onların vazgeçilmez değerleri­ dir. Elbette, her milletin tarihinde, o millete düşünceleri, ilmi, irfanı, aklı, sanatı, ahlakı ve müstesna  kişiliğiyle yön vermiş insanlar vardır; bunlar aynı zamanda vazgeçilmez değerlerimizdir.  Bütün ömrünü bir veli sabrı ve tevekkülüyle milletine adamış, mevkiyi, makamı, ikbali elinin  tersiyle bir tarafa iterek milletinin ve ülküsünün varlığı ve bekası ve muasır medeniyetler seviyesine  yükselmesini kendine iş ve ülkü edinmiş, hayatının her saniyesini bu inancın uğruna kullanmış, isim­ lerini tarihe altın harflerle yazdırmış olan bu kişiler ebediyen unutulamazlar.  Mehmet AkifErsoy, Türk tarihinin bu unutulmazlarından biridir. Cihangir imparatorluktan sonra  Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün öncülüğünde yüce milletimizin destanlaşan Millî Mücadele'si so­ nucunda kurulan Türkiye Cumhuriyeti devletinin İstiklal Marşı'nı o yazmıştır. Türkiye Cumhuriyeti  devleti ve Türk milleti var olduğu sürece millî marş hâline gelmiş olan İstiklal Marşı şiiri, gönüllere  nakşedilerek okunmaya, söylenmeye devam edecektir.  Saygıdeğer milletvekilleri, Mehmet AkifErsoy 1873 yılında İstanbul'da doğdu. Babası, tahsil  için küçük yaşta Şuşisa'dan İstanbul'a gelmiştir. Şuşisa, Osmanlı ülkesinin Arnavutluk bölgesinde  İpek kazasına bağlı bir köydür. Tokat'ta doğan annesi ise aslen Buharalı olan bir aileye mensuptur.  O dönemde ilk sivil veterinerlik yüksek okulu olan Baytar Mektebinden mezun olmuştur.  Saygıdeğer milletvekilleri, beş yüz seneden fazla Rumeli'ye akmış ve yerleşmiş Anadolu ço­ cukları, evladı fatihan, idareleri altında beş asırdır kurdukları, himaye ettikleri, insanca yaşamalarını  temin ettikleri Bulgar ve Yunanlıların orduları ve haydutları tarafından çoluk çocuk demeden katle­ diliyordu. Rumeli'de bir tek Müslüman'ın bile kalmaması için köyler, şehirler yakılıyor, insanlar  toptan öldürülüyor, Müslümanların mezarları bile tahrip ediliyordu. Bu bölgede Osmanlı ordu bir­ likleri içindeki çekişmeler ve siyasi parçalanmalar sebebiyle Yunan ve Bulgar çetelerine karşı çoğu  yerde savaşmadan geri çekilmeye başlamışlardı.  1913 yılının başlarından itibaren gördüğü facialar karşısında, dede yurdundaki katliamı gören  Âkif, yazdığı şu manzum şiirle milletimizin hislerine tercüman oluyordu:  "Gitme ey yolcu, beraber oturup ağlaşalım,  Elemim bir yüreğin kârı değil, paylaşalım!  Şu mezarlar ki uzanmış gidiyor ey yolcu,  Nereden başladı yükselmeye, bak nerde ucu.  Azıcık kurcala topraklan, seyret ne çıkar;  Dipçik altında ezilmiş, paralanmış kafalar,  Bereden rengi hüviyetleri uçmuş yüzler,  Kim bilir hangi şenaatle oyulmuş gözler!" dedikten sonra, Batı medeniyetinin vahşetle sergile­ diği bu manzaraya karşı şu mısralarla cevap veriyordu:  - 5 8 7 - TBMM B: 72 11 . 3 . 2 0 1 0 O: 2  "Tükürün milleti alçakça vuran darbelere,  Tükürün onlara alkış dağıtan kahpelere,  Tükürün Ehlisalibin o hayasız yüzüne,  Tükürün onların asla güvenilmez sözüne;  Medeniyet denilen maskara mahluku görün,  Tükürün maskeli vicdanına asrın, tükürün!"  1920'de Millî Mücadele faaliyetlerinin başladığı günlerde, ilerleyen Yunan kuvvetlerine karşı  Anadolu'da Ayvalık ve Balıkesir'de açılan ilk İstiklal Harbi cephesine koştu. Ocak ayı sonunda Eşref  Edip'le birlikte Balıkesir'e gitti. Zağnos Paşa Camisi'nde, Atatürk'ün daha önce hutbe okuduğu o ca­ mide, cuma namazında hutbe okudu ve namaz kıldırdı. İşgal kuvvetleri Bursa'yı işgal ettiğinde, İşgal  Kuvvetleri Komutanı Trikopis'in Bursa'da Orhangazi'nin türbesini tekmelediğini duyduğunda...  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  MEHMET ÇİÇEK (Devamla) - ... hüzünle bir ağacın dalındaki bülbülü muhatap alarak Türk  milletinin hâlini şu dizelerle dile getiriyordu:  "Eşin var, aşiyanın var, baharın var ki beklerdin,  Kıyametler koparmak neydi ey bülbül, nedir derdin?  O zümrüt tahta kondun bir semavi saltanat kurdun,  Cihanın yurdu hep çiğnense, çiğnenmez senin yurdun."  Evet, Anadolu teşkilatlanmaktadır. 1920 Nisan başında, Âkif, Ankara'ya gelmeye karar verir,  "Artık burada duracak zaman değil." der ve 23 Nisan Cumartesi günü öğle vaktinde, Büyük Millet  Meclisinin açılış günü, ertesi gün, Ankara'ya gelir. 5 Nisan 1920'de, Âkif, Burdur'dan milletvekili  seçilmiştir. 7 Kasım 1920'de Maarif Vekâleti, gazetelere verdiği ilanla yeni kurulan cumhuriyetin  İstiklal Marşı için müsabaka açtığını, güfte ve beste için 500'er lira mükâfat konduğunu bildirir. Mü­ sabaka haberi alınınca Vekâletin bir genelgesiyle tüm okullara duyurulmuştur. Yedi yüz yirmi dört  şiir katılır, bu şiirler içerisinde millî duygularımızı yansıtan bir eser bulunmadığından Maarif Vekili  Hamdullah Suphi ve bazı arkadaşları Mehmet Âkif e başvururlar. Akifıse para için şiir yazmayaca­ ğını söyler, Âkif e kazansa da para verilmeyeceği belirtilir.  Sayın milletvekilleri, İstiklal Marşı, 1 Mart 1920'de Türkiye Büyük Millet Meclisinde okunur  ve 12 Martta da resmen kabul edilir.  Saygıdeğer milletvekilleri, şimdi sizleri bir an gözlerinizi yummaya davet ediyorum; kendinizi  1 Mart 1921 'de olduğunuzu, Atatürk ve silah arkadaşlarının ve ülkemizin dört bucağından toplan­ mış olan kurucu Meclisin milletvekillerinin yerinde olduğunuzu hissediniz. Düşmanlarımız tarafın­ dan yok edilmek istenen yüce Türk milletinin şarkından garbına, cenubundan şimaline bütün illerin  vatan kuruluşu, milletin istiklali için el ele, gönül gönüle verdiği o millî kutsal mutabakat gününün  içinde bir nefer olarak kendinizi hissedin. Atatürk ve arkadaşlarının ayağa kalkarak alkışları arasında  Mehmet Âkif in bu kürsüde İstiklal Marşı'nı okumaya başladığını hissedin. O muhteşem İstiklal  Marşı'nı Âkif in sesinden sizlere arz etmek istiyorum:  "Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak,  Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.  O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;  O benimdir, o benim milletimindir ancak.  - 5 8 8 -
Sayfa 21 -
TBMM B: 72 11 . 3 . 2 0 1 0 O: 2  "Tükürün milleti alçakça vuran darbelere,  Tükürün onlara alkış dağıtan kahpelere,  Tükürün Ehlisalibin o hayasız yüzüne,  Tükürün onların asla güvenilmez sözüne;  Medeniyet denilen maskara mahluku görün,  Tükürün maskeli vicdanına asrın, tükürün!"  1920'de Millî Mücadele faaliyetlerinin başladığı günlerde, ilerleyen Yunan kuvvetlerine karşı  Anadolu'da Ayvalık ve Balıkesir'de açılan ilk İstiklal Harbi cephesine koştu. Ocak ayı sonunda Eşref  Edip'le birlikte Balıkesir'e gitti. Zağnos Paşa Camisi'nde, Atatürk'ün daha önce hutbe okuduğu o ca­ mide, cuma namazında hutbe okudu ve namaz kıldırdı. İşgal kuvvetleri Bursa'yı işgal ettiğinde, İşgal  Kuvvetleri Komutanı Trikopis'in Bursa'da Orhangazi'nin türbesini tekmelediğini duyduğunda...  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  MEHMET ÇİÇEK (Devamla) - ... hüzünle bir ağacın dalındaki bülbülü muhatap alarak Türk  milletinin hâlini şu dizelerle dile getiriyordu:  "Eşin var, aşiyanın var, baharın var ki beklerdin,  Kıyametler koparmak neydi ey bülbül, nedir derdin?  O zümrüt tahta kondun bir semavi saltanat kurdun,  Cihanın yurdu hep çiğnense, çiğnenmez senin yurdun."  Evet, Anadolu teşkilatlanmaktadır. 1920 Nisan başında, Âkif, Ankara'ya gelmeye karar verir,  "Artık burada duracak zaman değil." der ve 23 Nisan Cumartesi günü öğle vaktinde, Büyük Millet  Meclisinin açılış günü, ertesi gün, Ankara'ya gelir. 5 Nisan 1920'de, Âkif, Burdur'dan milletvekili  seçilmiştir. 7 Kasım 1920'de Maarif Vekâleti, gazetelere verdiği ilanla yeni kurulan cumhuriyetin  İstiklal Marşı için müsabaka açtığını, güfte ve beste için 500'er lira mükâfat konduğunu bildirir. Mü­ sabaka haberi alınınca Vekâletin bir genelgesiyle tüm okullara duyurulmuştur. Yedi yüz yirmi dört  şiir katılır, bu şiirler içerisinde millî duygularımızı yansıtan bir eser bulunmadığından Maarif Vekili  Hamdullah Suphi ve bazı arkadaşları Mehmet Âkif e başvururlar. Akifıse para için şiir yazmayaca­ ğını söyler, Âkif e kazansa da para verilmeyeceği belirtilir.  Sayın milletvekilleri, İstiklal Marşı, 1 Mart 1920'de Türkiye Büyük Millet Meclisinde okunur  ve 12 Martta da resmen kabul edilir.  Saygıdeğer milletvekilleri, şimdi sizleri bir an gözlerinizi yummaya davet ediyorum; kendinizi  1 Mart 1921 'de olduğunuzu, Atatürk ve silah arkadaşlarının ve ülkemizin dört bucağından toplan­ mış olan kurucu Meclisin milletvekillerinin yerinde olduğunuzu hissediniz. Düşmanlarımız tarafın­ dan yok edilmek istenen yüce Türk milletinin şarkından garbına, cenubundan şimaline bütün illerin  vatan kuruluşu, milletin istiklali için el ele, gönül gönüle verdiği o millî kutsal mutabakat gününün  içinde bir nefer olarak kendinizi hissedin. Atatürk ve arkadaşlarının ayağa kalkarak alkışları arasında  Mehmet Âkif in bu kürsüde İstiklal Marşı'nı okumaya başladığını hissedin. O muhteşem İstiklal  Marşı'nı Âkif in sesinden sizlere arz etmek istiyorum:  "Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak,  Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.  O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;  O benimdir, o benim milletimindir ancak.  - 5 8 8 - T B M M B : 7 2 1 1 . 3 . 2 0 1 0 0 : 2  - 5 8 9 - Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilal!  Kahraman ırkıma bir gül; ne bu şiddet, bu celal?  Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal...  Hakkıdır, Hakk'a tapan milletimin istiklal.  Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım,  Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım.  Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım,  Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.  Garbın afakini sarmışsa çelik zırhlı duvar,  Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.  Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imam boğar,  "Medeniyet" dediğin tek dişi kalmış canavar?  Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma sakın,  Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın.  Doğacaktır sana vadettiği günler Hakk'ın,  Kim bilir, belki yarın belki yarından da yakın.  Bastığın yerleri "toprak" diyerek geçme, tam,  Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.  Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır atanı,  Verme, dünyaları alsan da bu cennet vatanı.  Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?  Şüheda fışkıracak, toprağı sıksan şüheda.  Canı, cananı, bütün varımı alsın da Hûda,  Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda.  Ruhumun senden İlahî, şudur ancak emeli:  Değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli.  Bu ezanlar, ki şehadetleri dinin temeli,  Ebedî, yurdumun üstünde benim inlemeli.
Sayfa 22 -
T B M M B : 7 2 1 1 . 3 . 2 0 1 0 0 : 2  - 5 8 9 - Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilal!  Kahraman ırkıma bir gül; ne bu şiddet, bu celal?  Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal...  Hakkıdır, Hakk'a tapan milletimin istiklal.  Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım,  Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım.  Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım,  Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.  Garbın afakini sarmışsa çelik zırhlı duvar,  Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.  Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imam boğar,  "Medeniyet" dediğin tek dişi kalmış canavar?  Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma sakın,  Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın.  Doğacaktır sana vadettiği günler Hakk'ın,  Kim bilir, belki yarın belki yarından da yakın.  Bastığın yerleri "toprak" diyerek geçme, tam,  Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.  Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır atanı,  Verme, dünyaları alsan da bu cennet vatanı.  Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?  Şüheda fışkıracak, toprağı sıksan şüheda.  Canı, cananı, bütün varımı alsın da Hûda,  Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda.  Ruhumun senden İlahî, şudur ancak emeli:  Değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli.  Bu ezanlar, ki şehadetleri dinin temeli,  Ebedî, yurdumun üstünde benim inlemeli.  T B M M B: 72 11 . 3 . 2010 O: 2  - 5 9 0 - O zaman vecdile bin secde eder, varsa taşım,  Her cerihamdan, İlahî, boşanıp kanlı yaşım,  Fışkırır ruhumücerret gibi yerden naaşım,  O zaman yükselerek arşa değer belki başım.  Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilal!  Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helal.  Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlal.  Hakkıdır, hür yaşamış bayrağımın hürriyet;  Hakkıdır, Hakk'a tapan milletimin istiklal."  Büyük Âkif e "Yeniden İstiklal Marşı yazma düşüncen var mı?" diye sorulduğunda "Allah  milletimize yeni bir İstiklal Marşı yazdırmasın." demişti.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  MEHMET ÇİÇEK (Devamla) - Evet saygıdeğer arkadaşlarım, Allah milletimizi ebediyen  payidar eylesin, ülkemizi ve milletimizi ebediyete kadar istiklal ve hürriyet içinde yaşatsın diyor,  hepinizi saygılarımla selamlıyorum. (Alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Çiçek.  HÜSEYİN YILDIZ (Antalya) - Sayın Vekil, yalnız sizin dönemde İstiklal Marşı 'm  söylemiyorlardı Türkiye'nin bazı bölgelerinde!  BAŞKAN - Sayın Yıldız... Sayın Yıldız, lütfen...  HÜSEYİN YILDIZ (Antalya) - Sizin Hükümetiniz döneminde!  BAŞKAN - Sayın Yıldız, lütfen...  Gündem dışı ikinci söz Balıkesir ili Dursunbey ilçesinde meydana gelen maden ocağındaki  kazaya ilişkin söz isteyen, İstanbul Milletvekili Sayın Hasan Macit'e aittir.  Buyurun Sayın Macit. (DSP sıralarından alkışlar)  2.- İstanbul Milletvekili Hasan Macit'in, Balıkesir ili Dursunbey ilçesi Odaköy'de bir kömür  ocağında meydana gelen grizu patlamasına ilişkin gündem dışı konuşması ve Çalışma ve Sosyal  Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer 'in cevabı  HASAN MACİT (İstanbul) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; sözlerime geçmeden önce  yüce heyetinizi şahsım ve Demokratik Sol Parti adına saygılarımla selamlıyorum.  Öncelikle, bugün kaybettiğimiz ünlü karikatüristimiz Turhan Selçuk ve kaybettiğimiz 2 şehidimize,  Elazığ depreminde kaybettiğimiz yurttaşlarımıza Allah'tan rahmet diliyorum, yakınlarına başsağlığı  diliyorum.  Balıkesir ili Dursunbey ilçesi Odaköy mevkisinde meydana gelen kömür ocağındaki grizu  patlamasından sonra 13 madenci yurttaşımız kaza anında, daha sonra da 2 madencimiz tedavi  gördükleri hastanelerde yaşamlarım yitirmiştir. Yaşamlarını yitiren bu madenci kardeşlerimize  Allah'tan rahmet diliyorum, yakınlarına başsağlığı diliyorum ve yaralı olan diğer madencilerimize  de Allah'tan şifalar diliyorum.
Sayfa 23 -
T B M M B: 72 11 . 3 . 2010 O: 2  - 5 9 0 - O zaman vecdile bin secde eder, varsa taşım,  Her cerihamdan, İlahî, boşanıp kanlı yaşım,  Fışkırır ruhumücerret gibi yerden naaşım,  O zaman yükselerek arşa değer belki başım.  Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilal!  Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helal.  Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlal.  Hakkıdır, hür yaşamış bayrağımın hürriyet;  Hakkıdır, Hakk'a tapan milletimin istiklal."  Büyük Âkif e "Yeniden İstiklal Marşı yazma düşüncen var mı?" diye sorulduğunda "Allah  milletimize yeni bir İstiklal Marşı yazdırmasın." demişti.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  MEHMET ÇİÇEK (Devamla) - Evet saygıdeğer arkadaşlarım, Allah milletimizi ebediyen  payidar eylesin, ülkemizi ve milletimizi ebediyete kadar istiklal ve hürriyet içinde yaşatsın diyor,  hepinizi saygılarımla selamlıyorum. (Alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Çiçek.  HÜSEYİN YILDIZ (Antalya) - Sayın Vekil, yalnız sizin dönemde İstiklal Marşı 'm  söylemiyorlardı Türkiye'nin bazı bölgelerinde!  BAŞKAN - Sayın Yıldız... Sayın Yıldız, lütfen...  HÜSEYİN YILDIZ (Antalya) - Sizin Hükümetiniz döneminde!  BAŞKAN - Sayın Yıldız, lütfen...  Gündem dışı ikinci söz Balıkesir ili Dursunbey ilçesinde meydana gelen maden ocağındaki  kazaya ilişkin söz isteyen, İstanbul Milletvekili Sayın Hasan Macit'e aittir.  Buyurun Sayın Macit. (DSP sıralarından alkışlar)  2.- İstanbul Milletvekili Hasan Macit'in, Balıkesir ili Dursunbey ilçesi Odaköy'de bir kömür  ocağında meydana gelen grizu patlamasına ilişkin gündem dışı konuşması ve Çalışma ve Sosyal  Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer 'in cevabı  HASAN MACİT (İstanbul) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; sözlerime geçmeden önce  yüce heyetinizi şahsım ve Demokratik Sol Parti adına saygılarımla selamlıyorum.  Öncelikle, bugün kaybettiğimiz ünlü karikatüristimiz Turhan Selçuk ve kaybettiğimiz 2 şehidimize,  Elazığ depreminde kaybettiğimiz yurttaşlarımıza Allah'tan rahmet diliyorum, yakınlarına başsağlığı  diliyorum.  Balıkesir ili Dursunbey ilçesi Odaköy mevkisinde meydana gelen kömür ocağındaki grizu  patlamasından sonra 13 madenci yurttaşımız kaza anında, daha sonra da 2 madencimiz tedavi  gördükleri hastanelerde yaşamlarım yitirmiştir. Yaşamlarını yitiren bu madenci kardeşlerimize  Allah'tan rahmet diliyorum, yakınlarına başsağlığı diliyorum ve yaralı olan diğer madencilerimize  de Allah'tan şifalar diliyorum.  TBMM B: 72 1 1 . 3 . 2010 O: 2  Biz, tabii bu maden kazasını duyduktan sonra Demokratik Sol Parti olarak bir heyet oluşturduk  ve kazanın bulunduğu yerde incelemeler yapmak üzere ertesi gün oradaydık. Gerçekten, maden  kazası içler acıtan, yürekleri acıtan, büken bir olay, bir olgu ama orada daha da acı veren bir  manzarayla karşı karşıya geldik. Orada maden kazasını insanlarımız unutmuş ve muhtarlanmız, orada  çalışan yurttaşlarımız, ocağın kapanmamasıyla ilgili, olumsuz bir açıklama yapılmamasıyla ilgili  bizden ricada bulundular. Gerçekten, ekmek kapısı olan maden ocağının kapatılmaması ve yöredeki  işsizliğe bir nebze olsun çare bulunmasıyla ilgili kaygılarını dile getirdiler. Bu, işsizliğin hangi  boyutlarda olduğunun bir göstergesiydi. Yani yöre insanının o maden ocaklarına ne kadar ihtiyacı  olduğunu ve orada çalışmak için ne kadar ihtiyaçlarının olduğunu oradaki muhtarlarımız çok veciz  sözlerle bizlere ifade ettiler.  Gerçekten, maden ocağında gerekli önlemlerin alındığını, iş sağlığı ve iş güvenliğiyle ilgili her türlü  tedbirin alındığını söylediler; doğrudur ve daha önceden, kazadan önce yapılan denetimde tedbirlerin  yeterli olduğu raporunu almış ama Allah'tan gelen bir kaza sonucu insanlarımızı orada kaybettik.  Bu ilçemizde madenlerin, maden ocaklarının çok olduğunu fakat bir kısım maden ocaklarının  da kapalı olduğunu söylediler. Bu ocağın da kapatılmamasıyla ilgili muhtarların söyledikleri  gerçekten yürekler burkuyordu.  Bir diğer anlamda, muhtarların söylediği sözlerin altı çizilmesi gerekir; dediler ki: "Bize  Hükümetten destek gelmiyor. Yollarımız, gördüğünüz, geçtiğiniz yollar. Sağlık ocaklarımızla ilgili,  okullarımızla ilgili, yollarımızla ilgili, köyün ihtiyaçlarıyla ilgili ne ihtiyacımız varsa, biz, bu maden  sahibinden alıyoruz. Onun greyderleri buradaki yollarımızı yapıyor ve bizim köyümüzün her türlü  ihtiyaçlarını maden sahipleri karşılıyor. Hükümetten destek alamıyoruz." Burası çok önemliydi. Yani  AKP İktidarı, oradaki insanlarımızı oradaki varlıklı insanların artık insafına terk etmiş bir vaziyette.  Gerçekten, yollar delik deşikti, biz oraya çıkıncaya kadar akla karayı seçtik. Sayın Bakanımız  oraya gitti, görmüşlerdir. Milletvekillerimiz gitti. Maden Komisyonu üyeleriyle orada karşılaştık,  onlar da bu olaya vâkıftır.  Daha sonraki köylerimizde ziyaret ettiğimiz ve başsağlığı dilediğimiz yurttaşlar, birincil öncelikli  olarak -kendi canını toprağa vermiş, ondan önce- ocağın kapatılmamasını dile getiriyordu. Yani  işsizliğin ne kadar can yaktığını, yürek yaktığını orada insanlarımız söylemleriyle dile getiriyordu.  Bu acaba gerçek mi yoksa bize böyle mi bilgi veriliyor diye bizim yaptığımız bir araştırmada, yani  köylülerin, oradaki yurttaşlarımızın söyleminin dışında yaptığımız bir araştırmada, gerçeklerin ne  kadar vahim olduğunu Dursunbey Kaymakamlığının sitesinde gördük. Yani sitede yazılanlar,  durumun oradaki yöre halkımızın anlattıklarından daha vahim olduğunu gösterdi. Yani eğitimde her  yıl öğretmen değiştiği, öğretmen açıklarının olduğu, okul ihtiyacının olduğu o sitede yazıyordu ve  eğitimin kalitesinin bu nedenle düştüğünü...  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Buyurun.  HASAN MACİT (Devamla) - .. .yeni gelen öğretmenlere öğrencilerin uyum sağlayamamasından  dolayı eğitim kalitesinin düştüğünü söylüyorlardı.  Daha sonra, sağlık ihtiyacı, sağlık memurları, doktor ihtiyaçlarının olduğu sitede yazılıyor ve ne  yazık ki, oradaki sağlık ocaklarında -yani maden ocağında, maden çıkarılan yerde, yüzlerce insanın  çalıştığı köyde- sağlık personelinin bulunmadığı görülüyor ve bu da yine İnternet sitesinde  gösterilmiş.  - 5 9 1 -
Sayfa 24 -
TBMM B: 72 1 1 . 3 . 2010 O: 2  Biz, tabii bu maden kazasını duyduktan sonra Demokratik Sol Parti olarak bir heyet oluşturduk  ve kazanın bulunduğu yerde incelemeler yapmak üzere ertesi gün oradaydık. Gerçekten, maden  kazası içler acıtan, yürekleri acıtan, büken bir olay, bir olgu ama orada daha da acı veren bir  manzarayla karşı karşıya geldik. Orada maden kazasını insanlarımız unutmuş ve muhtarlanmız, orada  çalışan yurttaşlarımız, ocağın kapanmamasıyla ilgili, olumsuz bir açıklama yapılmamasıyla ilgili  bizden ricada bulundular. Gerçekten, ekmek kapısı olan maden ocağının kapatılmaması ve yöredeki  işsizliğe bir nebze olsun çare bulunmasıyla ilgili kaygılarını dile getirdiler. Bu, işsizliğin hangi  boyutlarda olduğunun bir göstergesiydi. Yani yöre insanının o maden ocaklarına ne kadar ihtiyacı  olduğunu ve orada çalışmak için ne kadar ihtiyaçlarının olduğunu oradaki muhtarlarımız çok veciz  sözlerle bizlere ifade ettiler.  Gerçekten, maden ocağında gerekli önlemlerin alındığını, iş sağlığı ve iş güvenliğiyle ilgili her türlü  tedbirin alındığını söylediler; doğrudur ve daha önceden, kazadan önce yapılan denetimde tedbirlerin  yeterli olduğu raporunu almış ama Allah'tan gelen bir kaza sonucu insanlarımızı orada kaybettik.  Bu ilçemizde madenlerin, maden ocaklarının çok olduğunu fakat bir kısım maden ocaklarının  da kapalı olduğunu söylediler. Bu ocağın da kapatılmamasıyla ilgili muhtarların söyledikleri  gerçekten yürekler burkuyordu.  Bir diğer anlamda, muhtarların söylediği sözlerin altı çizilmesi gerekir; dediler ki: "Bize  Hükümetten destek gelmiyor. Yollarımız, gördüğünüz, geçtiğiniz yollar. Sağlık ocaklarımızla ilgili,  okullarımızla ilgili, yollarımızla ilgili, köyün ihtiyaçlarıyla ilgili ne ihtiyacımız varsa, biz, bu maden  sahibinden alıyoruz. Onun greyderleri buradaki yollarımızı yapıyor ve bizim köyümüzün her türlü  ihtiyaçlarını maden sahipleri karşılıyor. Hükümetten destek alamıyoruz." Burası çok önemliydi. Yani  AKP İktidarı, oradaki insanlarımızı oradaki varlıklı insanların artık insafına terk etmiş bir vaziyette.  Gerçekten, yollar delik deşikti, biz oraya çıkıncaya kadar akla karayı seçtik. Sayın Bakanımız  oraya gitti, görmüşlerdir. Milletvekillerimiz gitti. Maden Komisyonu üyeleriyle orada karşılaştık,  onlar da bu olaya vâkıftır.  Daha sonraki köylerimizde ziyaret ettiğimiz ve başsağlığı dilediğimiz yurttaşlar, birincil öncelikli  olarak -kendi canını toprağa vermiş, ondan önce- ocağın kapatılmamasını dile getiriyordu. Yani  işsizliğin ne kadar can yaktığını, yürek yaktığını orada insanlarımız söylemleriyle dile getiriyordu.  Bu acaba gerçek mi yoksa bize böyle mi bilgi veriliyor diye bizim yaptığımız bir araştırmada, yani  köylülerin, oradaki yurttaşlarımızın söyleminin dışında yaptığımız bir araştırmada, gerçeklerin ne  kadar vahim olduğunu Dursunbey Kaymakamlığının sitesinde gördük. Yani sitede yazılanlar,  durumun oradaki yöre halkımızın anlattıklarından daha vahim olduğunu gösterdi. Yani eğitimde her  yıl öğretmen değiştiği, öğretmen açıklarının olduğu, okul ihtiyacının olduğu o sitede yazıyordu ve  eğitimin kalitesinin bu nedenle düştüğünü...  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Buyurun.  HASAN MACİT (Devamla) - .. .yeni gelen öğretmenlere öğrencilerin uyum sağlayamamasından  dolayı eğitim kalitesinin düştüğünü söylüyorlardı.  Daha sonra, sağlık ihtiyacı, sağlık memurları, doktor ihtiyaçlarının olduğu sitede yazılıyor ve ne  yazık ki, oradaki sağlık ocaklarında -yani maden ocağında, maden çıkarılan yerde, yüzlerce insanın  çalıştığı köyde- sağlık personelinin bulunmadığı görülüyor ve bu da yine İnternet sitesinde  gösterilmiş.  - 5 9 1 - TBMM B:72 1 1 . 3 . 2 0 1 0 0 : 2  - 5 9 2 - Bunu söylememize bile gerek yok, dünya gördü, orada kaybettiğimiz bir maden mühendisinin  cenazesi araba bagajında Denizli'ye nakledildi. Yani bu, orada Hükümetin bir ambulans dahi  bulamadığının bir göstergesidir.  Altyapı sorunlarıyla ilgili yine İnternet sitesinde, köylere içme suyunun tamamlanmasının  hedefler arasında olduğunu yazıyor. Yani hani KÖYDEŞ, BELDES projelerinin olduğu köylerin  içme suyu...  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Bir dakika daha ekliyorum, tamamlayın lütfen.  HASAN MACİT (Devamla) - .. .ihtiyacının kalmadığı, içme suyu olmayan köy kalmadığını her  yerde anlatıyorsunuz ama İnternet sitesinde içme suyu ihtiyacının karşılanacağına dair veriler konulmuş.  Değerli arkadaşlar, tarım, hayvancılık, madencilik sektörünün orada gerçekten çok büyük  sorunları var.  Bir şey daha dikkatimizi çekti bu İnternet sitesinde, yani oradaki insanlarımıza hizmet  götürülmediğinin bir göstergesidir. Yani oradaki insanlarımızın doğduğu yerde doyamadığımn bir  göstergesidir. Adrese dayalı nüfûs sayımında 2007 yılında köyleriyle birlikte ilçenin nüfusu 46.938  iken 2008 yılında 45.780, 2009 yılında 44.373 yani yaklaşık 47 binden 44 bine bu ilçemizde nüfus  düşmüş. Doyamadıklan için, başka yerlere doymak için iş, aş peşine gitmişler. Batıda olan bu  ilçemizin -doğuda veya güneydoğuda bile değil- bu kadar sorunlarının birikmiş olması herhalde  Hükümetin, yürütmenin öncelikle gündemindedir diye düşünüyorum.  Hepinize saygılar sunuyorum. (DSP ve CHP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Macit.  Şimdi, ben size söz vermeden evvel 60'ıncı maddeye göre söz talebi var -belki sizin konunuzla  da ilgilidir- onları vereyim sonra size söz vereceğim Sayın Bakan.  Sayın Özçelik...  V.- AÇIKLAMALAR  /.- Burdur Milletvekili Bayram Özçelik'in, 12 Mart İstiklal Marşı'nın Kabulü ve Mehmet  AkifErsoy 'u Anma Günü 'ne ilişkin açıklaması  BAYRAM ÖZÇELİK (Burdur) - Sayın Başkanım, çok teşekkür ediyorum.  Türkiye'mizin yarın, 12 Mart, İstiklal Marşı'ndan dolayı onur ve gurur günü. 12 Mart İstiklal  Marşı'nın Kabulü ve Mehmet AkifErsoy'u Anma Günü, Hükümetimiz tarafından Bakanlar Kurulu  kararıyla bir anma günü olarak ilan edilmiştir.  1 Mart 2006 tarihinde yine Hükümetimiz tarafından getirilen tekliflerle Türkiye Büyük Millet  Meclisinde ilk kurulan üniversiteler arasında Burdur'daki üniversitemiz de vardır. Üniversitemizin  ismi Mehmet AkifErsoy Üniversitesi.  Mehmet AkifErsoy Üniversitesi bu yıl 4'üncü yaş yılını kutladı. Aynı zamanda, hem İstiklal  Marşı'nın günlerinde hem de Mehmet AkifErsoy'un anılma günlerinde bundan sonra, öyle  inanıyorum ki, üniversitemiz öncülük edecektir. Zaten üniversitemiz bünyesinde Mehmet AkifErsoy  Araştırma Merkezi bu noktada çalışmalarına başlamış olup, 2008 yılında da l ' inci Uluslararası  Mehmet AkifErsoy Sempozyumu düzenlenmiştir. Bu sempozyumda Orta Doğu'dan, Balkanlardan,  Türk cumhuriyetlerinden yüz on iki bildiri yayınlayarak gerçekten hem İstiklal Marşı'mızı hem de  Mehmet AkifErsoy'umuzu güzel bir anma noktasına geldik.
Sayfa 25 -
TBMM B:72 1 1 . 3 . 2 0 1 0 0 : 2  - 5 9 2 - Bunu söylememize bile gerek yok, dünya gördü, orada kaybettiğimiz bir maden mühendisinin  cenazesi araba bagajında Denizli'ye nakledildi. Yani bu, orada Hükümetin bir ambulans dahi  bulamadığının bir göstergesidir.  Altyapı sorunlarıyla ilgili yine İnternet sitesinde, köylere içme suyunun tamamlanmasının  hedefler arasında olduğunu yazıyor. Yani hani KÖYDEŞ, BELDES projelerinin olduğu köylerin  içme suyu...  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Bir dakika daha ekliyorum, tamamlayın lütfen.  HASAN MACİT (Devamla) - .. .ihtiyacının kalmadığı, içme suyu olmayan köy kalmadığını her  yerde anlatıyorsunuz ama İnternet sitesinde içme suyu ihtiyacının karşılanacağına dair veriler konulmuş.  Değerli arkadaşlar, tarım, hayvancılık, madencilik sektörünün orada gerçekten çok büyük  sorunları var.  Bir şey daha dikkatimizi çekti bu İnternet sitesinde, yani oradaki insanlarımıza hizmet  götürülmediğinin bir göstergesidir. Yani oradaki insanlarımızın doğduğu yerde doyamadığımn bir  göstergesidir. Adrese dayalı nüfûs sayımında 2007 yılında köyleriyle birlikte ilçenin nüfusu 46.938  iken 2008 yılında 45.780, 2009 yılında 44.373 yani yaklaşık 47 binden 44 bine bu ilçemizde nüfus  düşmüş. Doyamadıklan için, başka yerlere doymak için iş, aş peşine gitmişler. Batıda olan bu  ilçemizin -doğuda veya güneydoğuda bile değil- bu kadar sorunlarının birikmiş olması herhalde  Hükümetin, yürütmenin öncelikle gündemindedir diye düşünüyorum.  Hepinize saygılar sunuyorum. (DSP ve CHP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Macit.  Şimdi, ben size söz vermeden evvel 60'ıncı maddeye göre söz talebi var -belki sizin konunuzla  da ilgilidir- onları vereyim sonra size söz vereceğim Sayın Bakan.  Sayın Özçelik...  V.- AÇIKLAMALAR  /.- Burdur Milletvekili Bayram Özçelik'in, 12 Mart İstiklal Marşı'nın Kabulü ve Mehmet  AkifErsoy 'u Anma Günü 'ne ilişkin açıklaması  BAYRAM ÖZÇELİK (Burdur) - Sayın Başkanım, çok teşekkür ediyorum.  Türkiye'mizin yarın, 12 Mart, İstiklal Marşı'ndan dolayı onur ve gurur günü. 12 Mart İstiklal  Marşı'nın Kabulü ve Mehmet AkifErsoy'u Anma Günü, Hükümetimiz tarafından Bakanlar Kurulu  kararıyla bir anma günü olarak ilan edilmiştir.  1 Mart 2006 tarihinde yine Hükümetimiz tarafından getirilen tekliflerle Türkiye Büyük Millet  Meclisinde ilk kurulan üniversiteler arasında Burdur'daki üniversitemiz de vardır. Üniversitemizin  ismi Mehmet AkifErsoy Üniversitesi.  Mehmet AkifErsoy Üniversitesi bu yıl 4'üncü yaş yılını kutladı. Aynı zamanda, hem İstiklal  Marşı'nın günlerinde hem de Mehmet AkifErsoy'un anılma günlerinde bundan sonra, öyle  inanıyorum ki, üniversitemiz öncülük edecektir. Zaten üniversitemiz bünyesinde Mehmet AkifErsoy  Araştırma Merkezi bu noktada çalışmalarına başlamış olup, 2008 yılında da l ' inci Uluslararası  Mehmet AkifErsoy Sempozyumu düzenlenmiştir. Bu sempozyumda Orta Doğu'dan, Balkanlardan,  Türk cumhuriyetlerinden yüz on iki bildiri yayınlayarak gerçekten hem İstiklal Marşı'mızı hem de  Mehmet AkifErsoy'umuzu güzel bir anma noktasına geldik.  T B M M B: 72 11 . 3 . 2010 O: 2  Ayrıca, yarın Burdur'un da bir onur günü olacak. İlk defa, otuz dokuz yıl sonra bir  cumhurbaşkanı Burdur'umuzu ziyaret edecek. 1971'de Cumhurbaşkanımız Cevdet Sunay ziyaret  etmiş, ondan sonra maalesef hiçbir cumhurbaşkanımız ziyarette bulunmamışlardır.  Burada, üniversitemizde bir tören yapılacak ve Cumhurbaşkanımız burada bu günün anlam ve  önemiyle ilgili konuşmalar yapacak ve aynı zamanda Türkiye'de ismi Mehmet Akif Ersoy olan 195  tane ilköğretim ve liseden öğrencilerimizi de misafir edeceğiz. Bunun yanında, Kosova'dan Mehmet  Akif Ersoy'un birinci derece akrabalarını da Burdur'da misafir etme imkânını bulacağız.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  AHMET ERSİN (İzmir) - Sayın Başkanım, gündem dışı verseydiniz!  BAŞKAN - İki dakika veriyorum herkese, şimdi sizin arkadaşlarınıza da iki dakika vereceğim.  İsterseniz bundan sonra birer dakikaya indireyim.  AHMET ERSİN (İzmir) - Hayır, fazla konuştu da onun için.  BAŞKAN - Hayır, sadece iki dakika. Ben süreye bakıyorum, işte kesildi.  BAYRAM ÖZÇELİK (Burdur) - Tüm vatandaşlarımızı Burdur'daki bu törenlere katılmaya  davet ediyorum.  Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.  BAŞKAN - Sayın Aydoğan...  2.- Balıkesir Milletvekili Ergün Aydoğan 'ın, Balıkesir ili Dursunbey ilçesi Odaköy 'de bir kömür  ocağında meydana gelen grizu patlamasına ilişkin açıklaması ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı  Ömer Dinçer 'in cevabı  ERGÜN AYDOĞAN (Balıkesir) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.  Öncelikle, İstanbul Milletvekilimizin Balıkesir ili Dursunbey ilçesinde yaşanan elim kazayı  gündeme getirmesinden memnuniyet duyuyoruz ama bu konuyla ilgili bizim de Divana  müracaatımız, talebimiz olmasına rağmen bizim talebimiz değerlendirilmedi. Bunu doğru  bulmadığımı ifade ediyorum.  Gerçekten ilimiz Dursunbey ilçesinde elim bir kaza yaşadık. Bu kaza sonrasında Cumhuriyet  Halk Partisi olarak gece saat üçte işletmede bulunduk. Tabii, daha önce, dört yıl önce de aynı  işletmede 17 yurttaşımız yaşamını yitirdi. "Bu kazalar öncesi ve sonrası" diye ikiye ayırmanın daha  doğru olacağını düşünüyorum.  Bu işletmenin gerçekten kendi kriterleri içerisinde çok iyi bir işletme olduğu ifade edilmekle  birlikte, yirmi gün önce Bakanlık tarafından bu işletmede denetimin yapıldığı ve denetimlerin  aksatılmadığı ifade ediliyor. Şimdi ben buradan soruyorum: Yirmi gün önce yapılan denetimde  gerçekten denetim elemanları ciddi bir denetim yapmış mıdır? Denetim yapmış da işletmeye bazı  öneriler sunmuş mudur? Eğer sunmuşsa, işletme yapmamış mıdır? Yoksa Bakanlık adına denetime  gelenler yeterli denetimi yapmamış mıdır? Bunu buradan -Sayın Bakanımız da o acılı günümüzde  bizlerle birlikteydi- kendisine buradan ifade ediyorum.  Yine, bir yıl önce Enerji Bakanlığının hem Balıkesir Valiliğine hem de işletmeye bu bölgenin  riskli bir bölge olduğu, metan gazı üreten bir bölge olduğu, o nedenle üniversiteler tarafından araştırma  yapılması gerektiği yönünde Enerji Bakanlığının Valilikle yaşadığı yazısı var. Bir yıl geçmesine  rağmen bu konuda valilik veya üniversite aracılığıyla herhangi bir işlem yapılmış mıdır, yapılmamış  mıdır? Bunu da buradan yine Sayın Bakanımıza ifade ediyorum ve kaza sonrasında yaşanan...  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  - 5 9 3 -
Sayfa 26 -
T B M M B: 72 11 . 3 . 2010 O: 2  Ayrıca, yarın Burdur'un da bir onur günü olacak. İlk defa, otuz dokuz yıl sonra bir  cumhurbaşkanı Burdur'umuzu ziyaret edecek. 1971'de Cumhurbaşkanımız Cevdet Sunay ziyaret  etmiş, ondan sonra maalesef hiçbir cumhurbaşkanımız ziyarette bulunmamışlardır.  Burada, üniversitemizde bir tören yapılacak ve Cumhurbaşkanımız burada bu günün anlam ve  önemiyle ilgili konuşmalar yapacak ve aynı zamanda Türkiye'de ismi Mehmet Akif Ersoy olan 195  tane ilköğretim ve liseden öğrencilerimizi de misafir edeceğiz. Bunun yanında, Kosova'dan Mehmet  Akif Ersoy'un birinci derece akrabalarını da Burdur'da misafir etme imkânını bulacağız.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  AHMET ERSİN (İzmir) - Sayın Başkanım, gündem dışı verseydiniz!  BAŞKAN - İki dakika veriyorum herkese, şimdi sizin arkadaşlarınıza da iki dakika vereceğim.  İsterseniz bundan sonra birer dakikaya indireyim.  AHMET ERSİN (İzmir) - Hayır, fazla konuştu da onun için.  BAŞKAN - Hayır, sadece iki dakika. Ben süreye bakıyorum, işte kesildi.  BAYRAM ÖZÇELİK (Burdur) - Tüm vatandaşlarımızı Burdur'daki bu törenlere katılmaya  davet ediyorum.  Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.  BAŞKAN - Sayın Aydoğan...  2.- Balıkesir Milletvekili Ergün Aydoğan 'ın, Balıkesir ili Dursunbey ilçesi Odaköy 'de bir kömür  ocağında meydana gelen grizu patlamasına ilişkin açıklaması ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı  Ömer Dinçer 'in cevabı  ERGÜN AYDOĞAN (Balıkesir) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.  Öncelikle, İstanbul Milletvekilimizin Balıkesir ili Dursunbey ilçesinde yaşanan elim kazayı  gündeme getirmesinden memnuniyet duyuyoruz ama bu konuyla ilgili bizim de Divana  müracaatımız, talebimiz olmasına rağmen bizim talebimiz değerlendirilmedi. Bunu doğru  bulmadığımı ifade ediyorum.  Gerçekten ilimiz Dursunbey ilçesinde elim bir kaza yaşadık. Bu kaza sonrasında Cumhuriyet  Halk Partisi olarak gece saat üçte işletmede bulunduk. Tabii, daha önce, dört yıl önce de aynı  işletmede 17 yurttaşımız yaşamını yitirdi. "Bu kazalar öncesi ve sonrası" diye ikiye ayırmanın daha  doğru olacağını düşünüyorum.  Bu işletmenin gerçekten kendi kriterleri içerisinde çok iyi bir işletme olduğu ifade edilmekle  birlikte, yirmi gün önce Bakanlık tarafından bu işletmede denetimin yapıldığı ve denetimlerin  aksatılmadığı ifade ediliyor. Şimdi ben buradan soruyorum: Yirmi gün önce yapılan denetimde  gerçekten denetim elemanları ciddi bir denetim yapmış mıdır? Denetim yapmış da işletmeye bazı  öneriler sunmuş mudur? Eğer sunmuşsa, işletme yapmamış mıdır? Yoksa Bakanlık adına denetime  gelenler yeterli denetimi yapmamış mıdır? Bunu buradan -Sayın Bakanımız da o acılı günümüzde  bizlerle birlikteydi- kendisine buradan ifade ediyorum.  Yine, bir yıl önce Enerji Bakanlığının hem Balıkesir Valiliğine hem de işletmeye bu bölgenin  riskli bir bölge olduğu, metan gazı üreten bir bölge olduğu, o nedenle üniversiteler tarafından araştırma  yapılması gerektiği yönünde Enerji Bakanlığının Valilikle yaşadığı yazısı var. Bir yıl geçmesine  rağmen bu konuda valilik veya üniversite aracılığıyla herhangi bir işlem yapılmış mıdır, yapılmamış  mıdır? Bunu da buradan yine Sayın Bakanımıza ifade ediyorum ve kaza sonrasında yaşanan...  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  - 5 9 3 - TBMM B:72 1 1 . 3 . 2010 0 : 2  - 5 9 4 - ERGÜN AYDOĞAN (Devamla) - Lütfen Sayın Başkan...  BAŞKAN - İkişer dakika.  Sayın Özkan...  3.-Burdur Milletvekili Ramazan Kerim Özkan 'ın, 12 Mart istiklal Marşı 'nın Kabulü ve Mehmet  AkifErsoy 'u Anma Günü 'ne ilişkin açıklaması  RAMAZAN KERİM ÖZKAN (Burdur) - Sayın Başkan, teşekkür ederim.  İstiklal Marşı'nın kabulünün yıl dönümünde Burdur Milletvekili ve bir veteriner hekim olarak ben  de vatan şairi ve 1 'inci Dönem Burdur Milletvekili Mehmet Akif Ersoy'a meslektaşı olarak şükranlarımı  sunuyorum. Adını Burdur Mehmet AkifErsoy Üniversitesinde yaşattığımızı bilgilerinize sunuyorum.  Başarılı bir üniversitemiz mevcuttur. Mehmet Akif Ersoy adına yakışan bir de Veteriner Fakültemiz  vardır. Öğrencilerimizi bu seçme sınavlarında Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesini tercihlerini  ve Veteriner Fakültesinde okumalarını da tavsiye ediyor, söz verdiğiniz için sizlere teşekkür ediyorum.  BAŞKAN - Ben teşekkür ederim.  Hükümet adına, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sayın Ömer Dinçer.  Buyurun. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)  IV- GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR (Devam)  A) MİLLETVEKİLLERİNİN GÜNDEM DIŞI KONUŞMALARI (Devam)  2.- İstanbul Milletvekili Hasan Macit'in, Balıkesir ili Dursunbey ilçesi Odaköy'de bir kömür  ocağında meydana gelen grizu patlamasına ilişkin gündem dışı konuşması ve Çalışma ve Sosyal  Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer 'in cevabı (Devam)  V- AÇIKLAMALAR (Devam)  2.- Balıkesir Milletvekili Ergün Aydoğan 'ın, Balıkesir ili Dursunbey ilçesi Odaköy 'de bir kömür  ocağında meydana gelen grizu patlamasına ilişkin açıklaması ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı  Ömer Dinçer 'in cevabı (Devam)  ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI ÖMER DİNÇER (İstanbul) - Sayın Başkan,  çok değerli arkadaşlar; sözlerime başlarken hepinizi saygıyla selamlıyorum.  Öncelikle İstiklal Marşı'mızın kabulüyle ilgili yıl dönümü münasebetiyle yüce Meclisimizi  tebrik ediyor, nice yıllara bu mutluluğu, bu süreyi tekrarlamaksızın, ama aynı daimiyet içerisinde,  süreklilik içerisinde diliyorum.  Ayrıca, Elazığ'da meydana gelen kaza sebebiyle tüm milletimize baş sağlığı diliyor, ölenlere  rahmet temenni ediyorum.  Benden önceki konuşmacı arkadaşımın Dursunbey'deki kazayı dile getirmesi sebebiyle bu  konuyu tartışmak için bir fırsat verdi, teşekkür ediyoruz. Hakikaten, konuyla alakalı olarak  baktığımızda, Dursunbey, bizim izah etmekte zorlandığımız bir kaza olarak ortaya çıktı.  Son yıllarda Çalışma Bakanlığı olarak biz özel bir proje yürütüyorduk. Bu yürüttüğümüz proje, aslında,  Türkiye'deki iş kazalarıyla alakalı ve iş güvenliğiyle alakalı kapsamlı bir çalışmanın parçası olarak vardı.  Şunu belirtmekte yarar var: Bizim ülkemizin aslında çalışma hayatıyla ilgili çok temel iki sorunu  var. Belki bu sorunları ayrıntılaştırmak, daha çok sayıda sorunu dile getirmek mümkün ama  çalışmayan insanlar açısından baktığımızda, işsizler açısından baktığımızda "mesleksizlik" diye bir  sorunumuz var, çalışan insanlar açısından baktığımızda da iş güvenliğiyle alakalı bir sorunumuz var.  Çok temel iki nokta olarak ben bunu değerlendiriyorum.
Sayfa 27 -
TBMM B:72 1 1 . 3 . 2010 0 : 2  - 5 9 4 - ERGÜN AYDOĞAN (Devamla) - Lütfen Sayın Başkan...  BAŞKAN - İkişer dakika.  Sayın Özkan...  3.-Burdur Milletvekili Ramazan Kerim Özkan 'ın, 12 Mart istiklal Marşı 'nın Kabulü ve Mehmet  AkifErsoy 'u Anma Günü 'ne ilişkin açıklaması  RAMAZAN KERİM ÖZKAN (Burdur) - Sayın Başkan, teşekkür ederim.  İstiklal Marşı'nın kabulünün yıl dönümünde Burdur Milletvekili ve bir veteriner hekim olarak ben  de vatan şairi ve 1 'inci Dönem Burdur Milletvekili Mehmet Akif Ersoy'a meslektaşı olarak şükranlarımı  sunuyorum. Adını Burdur Mehmet AkifErsoy Üniversitesinde yaşattığımızı bilgilerinize sunuyorum.  Başarılı bir üniversitemiz mevcuttur. Mehmet Akif Ersoy adına yakışan bir de Veteriner Fakültemiz  vardır. Öğrencilerimizi bu seçme sınavlarında Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesini tercihlerini  ve Veteriner Fakültesinde okumalarını da tavsiye ediyor, söz verdiğiniz için sizlere teşekkür ediyorum.  BAŞKAN - Ben teşekkür ederim.  Hükümet adına, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sayın Ömer Dinçer.  Buyurun. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)  IV- GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR (Devam)  A) MİLLETVEKİLLERİNİN GÜNDEM DIŞI KONUŞMALARI (Devam)  2.- İstanbul Milletvekili Hasan Macit'in, Balıkesir ili Dursunbey ilçesi Odaköy'de bir kömür  ocağında meydana gelen grizu patlamasına ilişkin gündem dışı konuşması ve Çalışma ve Sosyal  Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer 'in cevabı (Devam)  V- AÇIKLAMALAR (Devam)  2.- Balıkesir Milletvekili Ergün Aydoğan 'ın, Balıkesir ili Dursunbey ilçesi Odaköy 'de bir kömür  ocağında meydana gelen grizu patlamasına ilişkin açıklaması ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı  Ömer Dinçer 'in cevabı (Devam)  ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI ÖMER DİNÇER (İstanbul) - Sayın Başkan,  çok değerli arkadaşlar; sözlerime başlarken hepinizi saygıyla selamlıyorum.  Öncelikle İstiklal Marşı'mızın kabulüyle ilgili yıl dönümü münasebetiyle yüce Meclisimizi  tebrik ediyor, nice yıllara bu mutluluğu, bu süreyi tekrarlamaksızın, ama aynı daimiyet içerisinde,  süreklilik içerisinde diliyorum.  Ayrıca, Elazığ'da meydana gelen kaza sebebiyle tüm milletimize baş sağlığı diliyor, ölenlere  rahmet temenni ediyorum.  Benden önceki konuşmacı arkadaşımın Dursunbey'deki kazayı dile getirmesi sebebiyle bu  konuyu tartışmak için bir fırsat verdi, teşekkür ediyoruz. Hakikaten, konuyla alakalı olarak  baktığımızda, Dursunbey, bizim izah etmekte zorlandığımız bir kaza olarak ortaya çıktı.  Son yıllarda Çalışma Bakanlığı olarak biz özel bir proje yürütüyorduk. Bu yürüttüğümüz proje, aslında,  Türkiye'deki iş kazalarıyla alakalı ve iş güvenliğiyle alakalı kapsamlı bir çalışmanın parçası olarak vardı.  Şunu belirtmekte yarar var: Bizim ülkemizin aslında çalışma hayatıyla ilgili çok temel iki sorunu  var. Belki bu sorunları ayrıntılaştırmak, daha çok sayıda sorunu dile getirmek mümkün ama  çalışmayan insanlar açısından baktığımızda, işsizler açısından baktığımızda "mesleksizlik" diye bir  sorunumuz var, çalışan insanlar açısından baktığımızda da iş güvenliğiyle alakalı bir sorunumuz var.  Çok temel iki nokta olarak ben bunu değerlendiriyorum.  TBMM B: 72 1 1 . 3 . 2 0 1 0 O: 2  Son yıllarda, mesela yine bu meseleyle ilgili olarak baktığımız zaman sorunun büyüklüğünü  görebilmek için şunu söylemek mümkün: 2009 yılı rakamları henüz netleşmedi ama 2008 yılında biz  bir milyon sekiz yüz altmış beş bin yüz on beş iş günü kaybettik. Bu iş günü kaybının üzerine üretim  kayıplarını, meslek hastalığına tutulanları, malullüğü ve ölümlü kazaları da ilave edecek olursak bu  ülkenin yaklaşık olarak dört milyara yakın bir kaybının olduğunu söylememiz mümkün. Olayın  büyüklüğünü görmek açısından bu rakamın altını tekrar çiziyorum.  Tabii, eğer sorun böyleyse o zaman bu sorunun çözümüyle alakalı da çok daha kapsamlı birtakım  tedbirler almaya ihtiyaç var. Mesela, yine bizim, son yıllarda alman tedbirler neticesinde iş  kazalarında ciddi birtakım azalmaların olduğunu da söylememiz mümkün. 2003 yılından 2008 yılı  sonuna kadar, aşağı yukarı yüzde 51 oranında iş yeri sayısının artmasına, yüzde 57 oranında istihdam  oranının artmasına rağmen, iş kazalarının sayısında yüzde 35 ila yüzde 37 arasında azalma söz konusu  oldu ama bu azalmaya rağmen, "Giderek bu iş azalıyor." diyerek sevinecek bir hâlimiz yok çünkü bu  iş kazalarında ölüm oranları, maalesef, gelişmiş ülkelere göre oldukça daha yüksek. Bir insanımız  ölüyorsa, iş kazası sebebiyle ölüyorsa, o zaman bütün insanlar ölüyormuşçasına tedbirinin alınması  ve acısının yüreğimizde hissedilmesi gerekiyor. Bir insanımız özürlü kalıyorsa veya meslek  hastalığına tutuluyorsa, bütün insanlarımız meslek hastalığına tutulmuş gibi tedbir almak ve bu  sorundan ızdırap duymamız gerekiyor. Bu açıdan, belki sıfırlamak mümkün değil ama, en kötü  ihtimalle her ölümlü can için, her hastalanacak can için bizim bir bütünlük içerisinde tedbir almaya  ihtiyacımız var. Biz, bunu, değişik aktörlere değişik roller biçerek yürütebiliriz.  Çalışma Bakanlığı olarak bizim konuyla ilgili üç birimimiz bulunuyor; İş Sağlığı ve Güvenliği  Genel Müdürlüğü, İş Teftiş Kumlu Başkanlığı ve ÇASGEM. İş Teftiş Kurulu Başkanlığında, biz, son  zamanlarda denetim sistemlerini önemli oranda değiştirmeye başladık. Şunun farkındayız: Yaklaşık 600  civannda müfettişimiz var, tek tek işletmelere giderek kontrol etmek bu işi çözmemize imkân vermiyor.  Sayının yetersizliğinden şikâyet olsun diye söylemiyorum, olayın yaklaşım tarzıyla alakalı bir  değerlendirme yapıyorum. Bu rakamın 600 değil de 6 bin olması hâlinde de yine bu sorunun üstesinden  gelemeyeceğimizin farkındayız çünkü, mesela, Almanya'da 6 bine yakın iş müfettişi olmasına rağmen,  onların da tek tek işletmelere giderek denetim yapmakla bu sorunun çözülemeyeceğini fark ettiklerini  görüyoruz. Nitekim, İş Teftiş Kurulunda Almanya ve Belçika'yla, özellikle madencilik sektöründe neler  yapıldığına dair eşleştirme projeleri yaptık. Alman uzmanlan, bu bahsedilen maden ocaklannda gelip  incelemeler yaptılar bizim uzmanlanmızla beraber. Ortaklaşa, Maden Mühendisleri Odasıyla birlikte,  işçi ve işveren sendikalarıyla birlikte Çalışma Bakanlığının liderliğinde denetimler ve özel projeler  uygulandı. Sadece madencilik sektöründe değil... Çünkü bizim en çok ölümlü kazaların olduğu sektör  üç grupta toplanabilir: Bir, metal sektöründe -metal sanayisiyle alakalı- ölümlü kazalann yüzde 15'i bu  sektörde oluyor ve iş kazalannın önemli bir miktan bu sektörde oluyor; ikincisi, madencilik sektöründe,  yüzde 10 oranında bir paya sahip, üçüncüsü ise inşaatçılık sektöründedir, yüzde 7,6 oranında bir paya  sahip. Böyle olunca, bu üç sektör özel projelerle kontrol ediliyor. Sadece Bakanlığın değil, ilgili bütün  sivil toplum örgütlerinin ve aktörlerin, sendikalann, meslek odalannın ve ilgili diğer kamu kurumlannın  bir araya geldiği özel projeler yürütüyoruz. İşte, Dursunbey'deki maden ocaklarından bir tanesi bu tip  tedbirlerin özel olarak uygulandığı bir maden ocağıydı. Ayrıca, işvereni de bu konulara gönül vermiş,  bilinçli bir şekilde iş güvenliği konusunda çalışan bir işverendi. Nitekim belki de bunun en önemli  göstergelerinden birisi, daha önceden Bursa-Mustafakemalpaşa'da meydana gelen maden ocağında ilk  kurtarma ekibi olarak gelen ve ilk müdahaleyi yapan ekip bu maden ocağından gelmişlerdi ama maalesef  o ekip burada bu kez can verdi. Tabii, biz belki resmî olarak baktığımızda birtakım sorumluluklanmızı  yerine getirmiş olarak görünüyoruz ama ölen insanlanmızın hiçbirisinin yerine tekrar gelmeyeceğini  görerek yüreğimiz sızlıyorsa, orada yaralanan insanlann artık bir daha belki de orada çalışamayacağını  görüyorsak ve nihayet o bölgedeki insanlar da "Bu maden ocağı açık kalmalı, bizim tek ekmek kapımız."  diyorlarsa bizim hakikaten meseleye bir başka bütünlük içerisinde bakmaya ihtiyacımız var.  - 5 9 5 -
Sayfa 28 -
TBMM B: 72 1 1 . 3 . 2 0 1 0 O: 2  Son yıllarda, mesela yine bu meseleyle ilgili olarak baktığımız zaman sorunun büyüklüğünü  görebilmek için şunu söylemek mümkün: 2009 yılı rakamları henüz netleşmedi ama 2008 yılında biz  bir milyon sekiz yüz altmış beş bin yüz on beş iş günü kaybettik. Bu iş günü kaybının üzerine üretim  kayıplarını, meslek hastalığına tutulanları, malullüğü ve ölümlü kazaları da ilave edecek olursak bu  ülkenin yaklaşık olarak dört milyara yakın bir kaybının olduğunu söylememiz mümkün. Olayın  büyüklüğünü görmek açısından bu rakamın altını tekrar çiziyorum.  Tabii, eğer sorun böyleyse o zaman bu sorunun çözümüyle alakalı da çok daha kapsamlı birtakım  tedbirler almaya ihtiyaç var. Mesela, yine bizim, son yıllarda alman tedbirler neticesinde iş  kazalarında ciddi birtakım azalmaların olduğunu da söylememiz mümkün. 2003 yılından 2008 yılı  sonuna kadar, aşağı yukarı yüzde 51 oranında iş yeri sayısının artmasına, yüzde 57 oranında istihdam  oranının artmasına rağmen, iş kazalarının sayısında yüzde 35 ila yüzde 37 arasında azalma söz konusu  oldu ama bu azalmaya rağmen, "Giderek bu iş azalıyor." diyerek sevinecek bir hâlimiz yok çünkü bu  iş kazalarında ölüm oranları, maalesef, gelişmiş ülkelere göre oldukça daha yüksek. Bir insanımız  ölüyorsa, iş kazası sebebiyle ölüyorsa, o zaman bütün insanlar ölüyormuşçasına tedbirinin alınması  ve acısının yüreğimizde hissedilmesi gerekiyor. Bir insanımız özürlü kalıyorsa veya meslek  hastalığına tutuluyorsa, bütün insanlarımız meslek hastalığına tutulmuş gibi tedbir almak ve bu  sorundan ızdırap duymamız gerekiyor. Bu açıdan, belki sıfırlamak mümkün değil ama, en kötü  ihtimalle her ölümlü can için, her hastalanacak can için bizim bir bütünlük içerisinde tedbir almaya  ihtiyacımız var. Biz, bunu, değişik aktörlere değişik roller biçerek yürütebiliriz.  Çalışma Bakanlığı olarak bizim konuyla ilgili üç birimimiz bulunuyor; İş Sağlığı ve Güvenliği  Genel Müdürlüğü, İş Teftiş Kumlu Başkanlığı ve ÇASGEM. İş Teftiş Kurulu Başkanlığında, biz, son  zamanlarda denetim sistemlerini önemli oranda değiştirmeye başladık. Şunun farkındayız: Yaklaşık 600  civannda müfettişimiz var, tek tek işletmelere giderek kontrol etmek bu işi çözmemize imkân vermiyor.  Sayının yetersizliğinden şikâyet olsun diye söylemiyorum, olayın yaklaşım tarzıyla alakalı bir  değerlendirme yapıyorum. Bu rakamın 600 değil de 6 bin olması hâlinde de yine bu sorunun üstesinden  gelemeyeceğimizin farkındayız çünkü, mesela, Almanya'da 6 bine yakın iş müfettişi olmasına rağmen,  onların da tek tek işletmelere giderek denetim yapmakla bu sorunun çözülemeyeceğini fark ettiklerini  görüyoruz. Nitekim, İş Teftiş Kurulunda Almanya ve Belçika'yla, özellikle madencilik sektöründe neler  yapıldığına dair eşleştirme projeleri yaptık. Alman uzmanlan, bu bahsedilen maden ocaklannda gelip  incelemeler yaptılar bizim uzmanlanmızla beraber. Ortaklaşa, Maden Mühendisleri Odasıyla birlikte,  işçi ve işveren sendikalarıyla birlikte Çalışma Bakanlığının liderliğinde denetimler ve özel projeler  uygulandı. Sadece madencilik sektöründe değil... Çünkü bizim en çok ölümlü kazaların olduğu sektör  üç grupta toplanabilir: Bir, metal sektöründe -metal sanayisiyle alakalı- ölümlü kazalann yüzde 15'i bu  sektörde oluyor ve iş kazalannın önemli bir miktan bu sektörde oluyor; ikincisi, madencilik sektöründe,  yüzde 10 oranında bir paya sahip, üçüncüsü ise inşaatçılık sektöründedir, yüzde 7,6 oranında bir paya  sahip. Böyle olunca, bu üç sektör özel projelerle kontrol ediliyor. Sadece Bakanlığın değil, ilgili bütün  sivil toplum örgütlerinin ve aktörlerin, sendikalann, meslek odalannın ve ilgili diğer kamu kurumlannın  bir araya geldiği özel projeler yürütüyoruz. İşte, Dursunbey'deki maden ocaklarından bir tanesi bu tip  tedbirlerin özel olarak uygulandığı bir maden ocağıydı. Ayrıca, işvereni de bu konulara gönül vermiş,  bilinçli bir şekilde iş güvenliği konusunda çalışan bir işverendi. Nitekim belki de bunun en önemli  göstergelerinden birisi, daha önceden Bursa-Mustafakemalpaşa'da meydana gelen maden ocağında ilk  kurtarma ekibi olarak gelen ve ilk müdahaleyi yapan ekip bu maden ocağından gelmişlerdi ama maalesef  o ekip burada bu kez can verdi. Tabii, biz belki resmî olarak baktığımızda birtakım sorumluluklanmızı  yerine getirmiş olarak görünüyoruz ama ölen insanlanmızın hiçbirisinin yerine tekrar gelmeyeceğini  görerek yüreğimiz sızlıyorsa, orada yaralanan insanlann artık bir daha belki de orada çalışamayacağını  görüyorsak ve nihayet o bölgedeki insanlar da "Bu maden ocağı açık kalmalı, bizim tek ekmek kapımız."  diyorlarsa bizim hakikaten meseleye bir başka bütünlük içerisinde bakmaya ihtiyacımız var.  - 5 9 5 - T B M M B: 72 11 . 3 . 2010 O: 2  Ben buradan şunu söylemek istiyorum: Bakın, Bakanlık olarak biz özel projelerle bu mesele  üzerinde duruyoruz. İş kazalarımızın çok büyük bir bölümü, yüzde 81 'i KOBİ'lerde meydana geliyor.  Bugün özel bir başlangıçla KOBİ'lere yönelik iş güvenliği projeleri başlattık Avrupa Birliğiyle beraber,  yine özellikli olarak madencilik sektörü, metal sektörü ve inşaat sektörüyle birlikte. ÇASGEM'de tüm  Türkiye'de bu sene planlama yaptık, önümüzdeki aylardan itibaren tam kırk üç ilde yürüteceğimiz bir  iş güvenliği seferberliği başlatıyoruz. Meslek odalarıyla ve sendikalarla birlikte iş güvenliği konusunda  yeni bir kültür yaratmak ve hem işçimizin hem de işverenimizin dikkatini çekmek üzere program  yürütmeye başladık. İş güvenliğiyle ilgili eğitim programlarını özelleştirdik, bütün kurumlara yaydık.  Daha önceden sadece Bakanlığın yaptığı programlan şimdi Bakanlığın ÇASGEM birimiyle birlikte,  üniversitelere, Millî Eğitim Bakanlığının kurumlarına, sivil toplum örgütlerine, meslek odalarına  yaygınlaştırmaya başladık ve onlara, belirli şartlara sahip olmalan hâlinde ve bir kapasite yaratmaları  hâlinde özel belgelerle yetki vermeye başladık ve bu maksatla, şu anda on yedi üniversitemizde iş  sağlığı ve güvenliğiyle ilgili eğitim programlannı başlatacak merkezler oluşturulmaya başlandı. Aynca,  YÖK'le iş birliği hâlinde mühendislik fakültelerinde zorunlu veya seçmeli -duruma göre- olmak üzere  iş güvenliği dersleri konulması konusunda mutabakata vardık. Millî Eğitim Bakanlığında,  anaokulundan liseye kadar her kademede, çocuklarımızın henüz genç yaşta iş güvenliği meselesine  bilinç oluşturmak amacıyla eğitim programlan veya okullarda tedbirler alınmasıyla alakalı eğiticilerin  eğitilmesi programlannı başlattık ama buradan şunu söylemeyi ben yararlı görüyorum: Aslında bu  sadece Çalışma Bakanlığının yapacağı bir çabayla üstesinden geleceğimiz bir sorun değil, bu bir  toplumsal sorundur ve bu toplumsal sorunu toplumla bir bütünlük içerisinde yapmalıyız.  Ben şunu söylemek istiyorum buradan, çok açık ve net olarak; nasıl değerlendireceğinizi  bilmiyorum, Bakan itiraf etti diyebilirsiniz, ama eğer herhangi bir işçimiz motosikletine binerken  kaskım motosikletinin arkasına bağlıyorsa, hiçbir güvenlik tedbiri, hiçbir bakanlığın alacağı önlem  ve hiçbir meslek odasının vereceği çaba fayda etmeyecektir. Bunun odak noktasında önce kendi  canına ve sağlığına sahip çıkması gereken işçiyi oturtmalıyız. Motosikletine binen işçinin kafasına  kaskı koyması gerektiğini yahut da inşaat sektöründe inşaata giren işçinin kafasına bareti koyması  gerektiğini, maden ocağına inen işçinin elinde sigara olmaması gerektiğini herkesten önce o işçinin  biliyor olması ve bu bilince sahip olması lazım. İş güvenliği tedbiri alınmayan bir işletme ortamında,  bir işçinin çalışmayacak kadar bilinçli olması gerektiğini düşünüyorum. Hem bir tarafıyla kot taşlama  sektöründe çalışacak hem kayıt dışı olmaya razı olacak hem orada kumlama işçisi olarak görev alacak  ama arkasından da biz meslek odalarım ve Çalışma Bakanlığını sorumlu tutacak olursak, burada bir  eksiklik var demektir. İşçimizin kumlama yerinde aslında gerekli tedbirler alınmadığı zaman sağlığın  ve canın her şeyden önemli olduğunu bilecek kadar bilinçlendirilmesi gerekiyor ama bu yetmez.  Aynı zamanda işverenlerimizin de neme lazımcı, sorumsuz, ihmalci tavırlannın önünün kesilmesi  gerekiyor. "Hallederiz" yaklaşımından, hangi gerekçeyle olursa olsun, yüksek kâr amacıyla olabilir,  ihmalkârlıkla ve sorumsuzlukla ilgili olabilir, insan hayatını önemsememekle alakalı olabilir ama  bunlann hepsinin bir hesabının sorulacağını onun biliyor olması gerekir.  Bu açıdan bakıldığında, işverenlerimizin de aslında iş güvenliğiyle ilgili tedbirleri almak üzere  yapacakları masrafların onlar için bir maliyet öğesi olmadığını, aslında ortaya çıkabilecek çok daha  büyük maliyetleri önlemek için bir erken uyan çalışması olduğunu kabul edecek bir yaklaşım. O yüzden,  biz, mesela teftiş sisteminde bir zihniyet değişikliğini de öngörmeye başladık. Gittiğimiz yerlerde mutlaka  ceza kesen, mutlaka karşımızdaki insanın eksiklerini bulan değil; ona rehberlik eden, yol gösteren,  danışmanlık sunan ve karşı tarafın da "İşte, bu bize sunduğu hizmetle bir tarafıyla benim başıma gelecek  bir felaketi önlemeye çalışan bir yardımcı." gibi algıladığı insanlar olmak istiyoruz. Tabii, bu karşılıklı  bir şey. İşverenin böyle bir algılamasının olması bizim Bakanlığın motivasyonunda artacak bir çabadır.  - 5 9 6 -
Sayfa 29 -
T B M M B: 72 11 . 3 . 2010 O: 2  Ben buradan şunu söylemek istiyorum: Bakın, Bakanlık olarak biz özel projelerle bu mesele  üzerinde duruyoruz. İş kazalarımızın çok büyük bir bölümü, yüzde 81 'i KOBİ'lerde meydana geliyor.  Bugün özel bir başlangıçla KOBİ'lere yönelik iş güvenliği projeleri başlattık Avrupa Birliğiyle beraber,  yine özellikli olarak madencilik sektörü, metal sektörü ve inşaat sektörüyle birlikte. ÇASGEM'de tüm  Türkiye'de bu sene planlama yaptık, önümüzdeki aylardan itibaren tam kırk üç ilde yürüteceğimiz bir  iş güvenliği seferberliği başlatıyoruz. Meslek odalarıyla ve sendikalarla birlikte iş güvenliği konusunda  yeni bir kültür yaratmak ve hem işçimizin hem de işverenimizin dikkatini çekmek üzere program  yürütmeye başladık. İş güvenliğiyle ilgili eğitim programlarını özelleştirdik, bütün kurumlara yaydık.  Daha önceden sadece Bakanlığın yaptığı programlan şimdi Bakanlığın ÇASGEM birimiyle birlikte,  üniversitelere, Millî Eğitim Bakanlığının kurumlarına, sivil toplum örgütlerine, meslek odalarına  yaygınlaştırmaya başladık ve onlara, belirli şartlara sahip olmalan hâlinde ve bir kapasite yaratmaları  hâlinde özel belgelerle yetki vermeye başladık ve bu maksatla, şu anda on yedi üniversitemizde iş  sağlığı ve güvenliğiyle ilgili eğitim programlannı başlatacak merkezler oluşturulmaya başlandı. Aynca,  YÖK'le iş birliği hâlinde mühendislik fakültelerinde zorunlu veya seçmeli -duruma göre- olmak üzere  iş güvenliği dersleri konulması konusunda mutabakata vardık. Millî Eğitim Bakanlığında,  anaokulundan liseye kadar her kademede, çocuklarımızın henüz genç yaşta iş güvenliği meselesine  bilinç oluşturmak amacıyla eğitim programlan veya okullarda tedbirler alınmasıyla alakalı eğiticilerin  eğitilmesi programlannı başlattık ama buradan şunu söylemeyi ben yararlı görüyorum: Aslında bu  sadece Çalışma Bakanlığının yapacağı bir çabayla üstesinden geleceğimiz bir sorun değil, bu bir  toplumsal sorundur ve bu toplumsal sorunu toplumla bir bütünlük içerisinde yapmalıyız.  Ben şunu söylemek istiyorum buradan, çok açık ve net olarak; nasıl değerlendireceğinizi  bilmiyorum, Bakan itiraf etti diyebilirsiniz, ama eğer herhangi bir işçimiz motosikletine binerken  kaskım motosikletinin arkasına bağlıyorsa, hiçbir güvenlik tedbiri, hiçbir bakanlığın alacağı önlem  ve hiçbir meslek odasının vereceği çaba fayda etmeyecektir. Bunun odak noktasında önce kendi  canına ve sağlığına sahip çıkması gereken işçiyi oturtmalıyız. Motosikletine binen işçinin kafasına  kaskı koyması gerektiğini yahut da inşaat sektöründe inşaata giren işçinin kafasına bareti koyması  gerektiğini, maden ocağına inen işçinin elinde sigara olmaması gerektiğini herkesten önce o işçinin  biliyor olması ve bu bilince sahip olması lazım. İş güvenliği tedbiri alınmayan bir işletme ortamında,  bir işçinin çalışmayacak kadar bilinçli olması gerektiğini düşünüyorum. Hem bir tarafıyla kot taşlama  sektöründe çalışacak hem kayıt dışı olmaya razı olacak hem orada kumlama işçisi olarak görev alacak  ama arkasından da biz meslek odalarım ve Çalışma Bakanlığını sorumlu tutacak olursak, burada bir  eksiklik var demektir. İşçimizin kumlama yerinde aslında gerekli tedbirler alınmadığı zaman sağlığın  ve canın her şeyden önemli olduğunu bilecek kadar bilinçlendirilmesi gerekiyor ama bu yetmez.  Aynı zamanda işverenlerimizin de neme lazımcı, sorumsuz, ihmalci tavırlannın önünün kesilmesi  gerekiyor. "Hallederiz" yaklaşımından, hangi gerekçeyle olursa olsun, yüksek kâr amacıyla olabilir,  ihmalkârlıkla ve sorumsuzlukla ilgili olabilir, insan hayatını önemsememekle alakalı olabilir ama  bunlann hepsinin bir hesabının sorulacağını onun biliyor olması gerekir.  Bu açıdan bakıldığında, işverenlerimizin de aslında iş güvenliğiyle ilgili tedbirleri almak üzere  yapacakları masrafların onlar için bir maliyet öğesi olmadığını, aslında ortaya çıkabilecek çok daha  büyük maliyetleri önlemek için bir erken uyan çalışması olduğunu kabul edecek bir yaklaşım. O yüzden,  biz, mesela teftiş sisteminde bir zihniyet değişikliğini de öngörmeye başladık. Gittiğimiz yerlerde mutlaka  ceza kesen, mutlaka karşımızdaki insanın eksiklerini bulan değil; ona rehberlik eden, yol gösteren,  danışmanlık sunan ve karşı tarafın da "İşte, bu bize sunduğu hizmetle bir tarafıyla benim başıma gelecek  bir felaketi önlemeye çalışan bir yardımcı." gibi algıladığı insanlar olmak istiyoruz. Tabii, bu karşılıklı  bir şey. İşverenin böyle bir algılamasının olması bizim Bakanlığın motivasyonunda artacak bir çabadır.  - 5 9 6 - TBMM B:72 1 1 . 3 . 2 0 1 0 0 : 2  - 5 9 7 - Sadece burayla da yetmiyor. Meslek odalarının her kaza olduğunda gidip demeç verdikleri bir  algılama ve rolden çıkmaları, aslında her meslek odasının kendi sektörüyle ilgili bir bilinç yaratacak  çabayı ortaya koymasını gerektiriyor. Biz, bu maksatla meslek odalarımızla iş birliği yapmaya hazırız  ve işlerini, hepsini kolaylaştırmak istiyoruz. Üniversitelerimizle iş birliği yapıyoruz zaten, Millî  Eğitim Bakanlığıyla yapıyoruz, sendikalarımızın yine bu konuda çaba sarf etmeleri gerektiği kanaatini  taşıyoruz.  Dursunbey'le ilgili olarak tabii ki biz yaklaşık yirmi gün önce, bir ay önce denetim yapmıştık.  Yaptığımız denetimlerde herhangi bir kapatmayı gerektirecek eksiklik bulmadık. Bizim için  gördüğümüz en büyük eksiklik havalandırma tahrik motorlarının olduğu yerdeki motorlarda grizu  önleyici tedbirlerin olmamasıydı. Ancak bu, maden üretiminin yapıldığı yerde değil maden ocağının  girişindeki hava tahrik motorlarıydı, kapatmayı gerektiren bir durum değildi. Bununla ilgili gerekli  ikazlarımızı yapmıştık. Yönetici de zaten grizu tedbirli olan motorları getirttiğini bize ifade etmişti.  Onun dışında, o maden ocağında geçekten de çok büyük sorunlar oluşturacak bir eksiklik  görünmüyordu. Dediğim gibi, orada yapılan çalışmalar bir tarafıyla da pilot niteliği taşıyordu ama o  kaza yine oldu. Yakında ön raporlar çıkacak. Hem savcılığın tespit ettiği bilirkişiler hem de  Bakanlığımızın uzmanlarının yapacağı raporlar ortaya çıkacak, biz gerçek anlamda sorunun sebebini  görebileceğiz. Umarım orada bir ihmalden çok, beklenmedik bir durumun ortaya çıktığı şeklinde  olur. Ama bir ihmal varsa, burada herkes emin olmalı ki, onun hesabını kendi nefsimden başlayarak  herkese soracağımızdan siz de emin olmalısınız.  Biz, bu vesileyle, Türkiye'de iş güvenliği konusunu toplumun temel meselelerinden birisi olarak  algılayacak bir çaba için sizlerden de destek istiyor, hepinize teşekkür ediyorum. (AK PARTİ  sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Bakan.  K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Sayın Başkanım, yerimden bir cümle söylemek istiyorum  tutanağa geçmesi açısından.  Ocak, Enerji Bakanlığı tarafından kapatılmıştır, Çalışma Bakanlığı tarafından kapatılmamıştır.  Aradaki fark, Çalışma Bakanlığı kapatsaydı işçiler ücret almaya devam edecekti, Enerji Bakanlığı  kapattığı için işçiler ücret alamıyor.  Teşekkür ederim.  BAŞKAN - Teşekkür ederim.  ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI ÖMER DİNÇER (İstanbul) - Buna cevap  verebilir miyim?  MEHMET ŞANDIR (Mersin) - Tabii tabii, cevap vermesi gerekir. Yanlış bilgiyse...  B A Ş K A N - B i r saniye...  Sayın Aydoğan, siz sisteme girdiniz...  ERGÜN AYDOĞAN (Balıkesir) - Evet.  BAŞKAN - Önce bana söyleyin, niye girdiniz?  ERGÜN AYDOĞAN (Balıkesir) - Sayın Bakanın açıklamalarına katkı yapmak için.  BAŞKAN - Ama daha evvel siz konuştunuz, katkıda bulundunuz 60'ıncı maddeye göre.  ERGÜN AYDOĞAN (Balıkesir) - Bakanın söylediklerine katkı yapmak için.
Sayfa 30 -
TBMM B:72 1 1 . 3 . 2 0 1 0 0 : 2  - 5 9 7 - Sadece burayla da yetmiyor. Meslek odalarının her kaza olduğunda gidip demeç verdikleri bir  algılama ve rolden çıkmaları, aslında her meslek odasının kendi sektörüyle ilgili bir bilinç yaratacak  çabayı ortaya koymasını gerektiriyor. Biz, bu maksatla meslek odalarımızla iş birliği yapmaya hazırız  ve işlerini, hepsini kolaylaştırmak istiyoruz. Üniversitelerimizle iş birliği yapıyoruz zaten, Millî  Eğitim Bakanlığıyla yapıyoruz, sendikalarımızın yine bu konuda çaba sarf etmeleri gerektiği kanaatini  taşıyoruz.  Dursunbey'le ilgili olarak tabii ki biz yaklaşık yirmi gün önce, bir ay önce denetim yapmıştık.  Yaptığımız denetimlerde herhangi bir kapatmayı gerektirecek eksiklik bulmadık. Bizim için  gördüğümüz en büyük eksiklik havalandırma tahrik motorlarının olduğu yerdeki motorlarda grizu  önleyici tedbirlerin olmamasıydı. Ancak bu, maden üretiminin yapıldığı yerde değil maden ocağının  girişindeki hava tahrik motorlarıydı, kapatmayı gerektiren bir durum değildi. Bununla ilgili gerekli  ikazlarımızı yapmıştık. Yönetici de zaten grizu tedbirli olan motorları getirttiğini bize ifade etmişti.  Onun dışında, o maden ocağında geçekten de çok büyük sorunlar oluşturacak bir eksiklik  görünmüyordu. Dediğim gibi, orada yapılan çalışmalar bir tarafıyla da pilot niteliği taşıyordu ama o  kaza yine oldu. Yakında ön raporlar çıkacak. Hem savcılığın tespit ettiği bilirkişiler hem de  Bakanlığımızın uzmanlarının yapacağı raporlar ortaya çıkacak, biz gerçek anlamda sorunun sebebini  görebileceğiz. Umarım orada bir ihmalden çok, beklenmedik bir durumun ortaya çıktığı şeklinde  olur. Ama bir ihmal varsa, burada herkes emin olmalı ki, onun hesabını kendi nefsimden başlayarak  herkese soracağımızdan siz de emin olmalısınız.  Biz, bu vesileyle, Türkiye'de iş güvenliği konusunu toplumun temel meselelerinden birisi olarak  algılayacak bir çaba için sizlerden de destek istiyor, hepinize teşekkür ediyorum. (AK PARTİ  sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Bakan.  K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Sayın Başkanım, yerimden bir cümle söylemek istiyorum  tutanağa geçmesi açısından.  Ocak, Enerji Bakanlığı tarafından kapatılmıştır, Çalışma Bakanlığı tarafından kapatılmamıştır.  Aradaki fark, Çalışma Bakanlığı kapatsaydı işçiler ücret almaya devam edecekti, Enerji Bakanlığı  kapattığı için işçiler ücret alamıyor.  Teşekkür ederim.  BAŞKAN - Teşekkür ederim.  ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI ÖMER DİNÇER (İstanbul) - Buna cevap  verebilir miyim?  MEHMET ŞANDIR (Mersin) - Tabii tabii, cevap vermesi gerekir. Yanlış bilgiyse...  B A Ş K A N - B i r saniye...  Sayın Aydoğan, siz sisteme girdiniz...  ERGÜN AYDOĞAN (Balıkesir) - Evet.  BAŞKAN - Önce bana söyleyin, niye girdiniz?  ERGÜN AYDOĞAN (Balıkesir) - Sayın Bakanın açıklamalarına katkı yapmak için.  BAŞKAN - Ama daha evvel siz konuştunuz, katkıda bulundunuz 60'ıncı maddeye göre.  ERGÜN AYDOĞAN (Balıkesir) - Bakanın söylediklerine katkı yapmak için.  TBMM B:72 11.3 . 2010 0:2  - 5 9 8 - FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) - Sayın Başkan, ilave katkısı varmış.  BAŞKAN - Öyle bir hak yok Sayın Aslanoğlu.  60'ıncı maddeyi iyi niyetle benim kadar sık işleten kimse yok, doğru mu? Doğru. Şimdi bu  istismar hâline dönüştüğü zaman da, o zaman ne olur? Olmaz.  FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) - Yapmayız Başkanım.  BAŞKAN - Sayın Aydoğan, sizinle konuşmuyorum. Biraz oturun bakayım.  Şimdi, ben, Aslanoğlu'na söylüyorum.  Dolayısıyla, bu sistemi milletvekillerinin lehine kullanmaya devam etmemiz için istismarından  uzak durmamız lazım.  Şimdi, Sayın Aydoğan, siz ne diyorsunuz, önce bana onu söyleyin, verip vermeyeceğime karar  vereceğim.  ERGÜN AYDOĞAN (Balıkesir) - Peki Sayın Başkan.  Söyleyeceklerimiz, tabii, kaza sonrasında yaşananlarla ilgili çıkacak raporla ilgili. Sayın Bakan,  oradaki çalışanların güvenlik önlemlerinin alındığını söylüyor. Ben de diyorum ki, Türkiye olarak biz  ILO'nun 176 sayılı İşçi Sağlığı...  BAŞKAN - Şimdi ben size -normalde böyle bir hakkınız yok şu anda, Sayın Anadol biliyor  ama- iyi niyetimle bir dakikalık süre veriyorum. Ona göre, konuyu yaymadan...  GÜROL ERGİN (Muğla) - İki dakika...  BAŞKAN - Hocam, Allah aşkına ya!  GÜROL ERGİN (Muğla) - Ama gerçekten bu çok önemli.  BAŞKAN - Yani bakın, üçüncü dakikasını kullanmış olacak.  K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Tamam, tamam, bir dakika.  BAŞKAN - Dolayısıyla, konuyu yaymadan ne söyleyecekseniz söyleyin, ondan sonra Sayın  Bakana söz vereceğim.  Buyurun.  ERGÜN AYDOĞAN (Balıkesir) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan. Tabii, konuyu  yaymıyorum.  Sayın Bakanımızın iş güvenliği ve işçi sağlığıyla ilgili açıklamalarında, ILO'nun 176 sayılı İş  Güvenliği ve İşçi Sağlığı Sözleşmesi'ni imzalamayı düşünüyor mu, düşünmüyor muyuz?  Bir de, o işletmede kullanılan araç ve gereçlerin ATEX Yönetmeliği'ne uygun olup olmadığını  buradan açıklamanızı diliyorum.  Teşekkür ediyorum.  BAŞKAN - Ben teşekkür ederim bir dakikayı kullandığınız için, güzel.  Sayın Bakan, buyurun şimdi.  ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI ÖMER DİNÇER (İstanbul) - Teşekkür  ediyorum, sağ olun Sayın Başkan.
Sayfa 31 -
TBMM B:72 11.3 . 2010 0:2  - 5 9 8 - FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) - Sayın Başkan, ilave katkısı varmış.  BAŞKAN - Öyle bir hak yok Sayın Aslanoğlu.  60'ıncı maddeyi iyi niyetle benim kadar sık işleten kimse yok, doğru mu? Doğru. Şimdi bu  istismar hâline dönüştüğü zaman da, o zaman ne olur? Olmaz.  FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) - Yapmayız Başkanım.  BAŞKAN - Sayın Aydoğan, sizinle konuşmuyorum. Biraz oturun bakayım.  Şimdi, ben, Aslanoğlu'na söylüyorum.  Dolayısıyla, bu sistemi milletvekillerinin lehine kullanmaya devam etmemiz için istismarından  uzak durmamız lazım.  Şimdi, Sayın Aydoğan, siz ne diyorsunuz, önce bana onu söyleyin, verip vermeyeceğime karar  vereceğim.  ERGÜN AYDOĞAN (Balıkesir) - Peki Sayın Başkan.  Söyleyeceklerimiz, tabii, kaza sonrasında yaşananlarla ilgili çıkacak raporla ilgili. Sayın Bakan,  oradaki çalışanların güvenlik önlemlerinin alındığını söylüyor. Ben de diyorum ki, Türkiye olarak biz  ILO'nun 176 sayılı İşçi Sağlığı...  BAŞKAN - Şimdi ben size -normalde böyle bir hakkınız yok şu anda, Sayın Anadol biliyor  ama- iyi niyetimle bir dakikalık süre veriyorum. Ona göre, konuyu yaymadan...  GÜROL ERGİN (Muğla) - İki dakika...  BAŞKAN - Hocam, Allah aşkına ya!  GÜROL ERGİN (Muğla) - Ama gerçekten bu çok önemli.  BAŞKAN - Yani bakın, üçüncü dakikasını kullanmış olacak.  K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Tamam, tamam, bir dakika.  BAŞKAN - Dolayısıyla, konuyu yaymadan ne söyleyecekseniz söyleyin, ondan sonra Sayın  Bakana söz vereceğim.  Buyurun.  ERGÜN AYDOĞAN (Balıkesir) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan. Tabii, konuyu  yaymıyorum.  Sayın Bakanımızın iş güvenliği ve işçi sağlığıyla ilgili açıklamalarında, ILO'nun 176 sayılı İş  Güvenliği ve İşçi Sağlığı Sözleşmesi'ni imzalamayı düşünüyor mu, düşünmüyor muyuz?  Bir de, o işletmede kullanılan araç ve gereçlerin ATEX Yönetmeliği'ne uygun olup olmadığını  buradan açıklamanızı diliyorum.  Teşekkür ediyorum.  BAŞKAN - Ben teşekkür ederim bir dakikayı kullandığınız için, güzel.  Sayın Bakan, buyurun şimdi.  ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI ÖMER DİNÇER (İstanbul) - Teşekkür  ediyorum, sağ olun Sayın Başkan.  TBMM B:72 1 1 . 3 . 2010 0 : 2  - 5 9 9 - Sayın Anadol aslında doğru söylüyor, Enerji Bakanlığı kapattı. Bizim kapatmayla ilgili  kararımızın gecikmesinin sebebi bizim prosedürümüzü belirleyen hukuki düzenlemelerle alakalı.  Biz bu tip kazalardan sonra, kendi müfettişlerimizi gönderip belirli incelemeleri yaptıktan sonra bize  gelecek rapora göre kapatma yapıyoruz. O açıdan, dikkat ederseniz Mustafakemalpaşa'daki maden  ocağındaki problem şeyde... Kapatma kararı da daha sonradan bizim tarafımızdan verildi.  Bugünlerde raporumuz tamamlanacaktır. Raporumuz tamamlandıktan sonra kararımızı veririz ve  bizim kapatmamız hâlinde de o işçiler işlerine devam ediyormuş gibi ücretlerini alırlar. Dediğiniz  doğru. Şayet işten çıkarılırlarsa, biz o işçilerimize işsizlik ödeneğinden ücret ödüyoruz ama bundan  daha da önemlisi, orada kazaya muhatap olmuş olan işçilerimizden ölenlere ve yaralananlara yönelik  Sosyal Güvenlik Kurumunun birtakım tedbirleri vardı, onları aldık, bilmenizde yarar umuyorum.  Özellikle, ölen işçilerimizle ilgili hem cenaze masraflarının karşılanması hem de ölüm aylığının ve  ölüm maaşının alınmasıyla ilgili tedbirlerimizi tamamladık. Hatta orada örnek bir davranış da  sergiledik: Bizzat yöneticilerimiz ölenlerin ailelerine gittiler, işlemlerini evlerinde yaptılar ve böylece,  onlardan maaş alacak olanlar maaşlarını alacak şekilde, ölüm aylığı alacak olanlar alacak şekilde, her  ikisini alacaklarsa her ikisini de yapacak şekilde düzenlemeleri yapıldı. Orada bir eksiklik olmadığını  buradan, doğrusu, ifade etmekten de mutluyum.  Öbür bahsedilen "ATEX standartlarına uygun muydu?" sorusunun cevabını daha sonra  verebilirim, çünkü raporları bilmiyorum doğrusu, o kadar teknik ayrıntısı bilmiyorum. Daha sonra...  BAŞKAN - Teşekkür ederim.  Gündem dışı üçüncü söz Erzurum'un düşman işgalinden kurtuluşunun 92'nci yıl dönümü  münasebetiyle söz isteyen Erzurum Milletvekili Sayın Zeki Ertugay'a aittir.  Buyurun Sayın Ertugay. (MHP sıralarından alkışlar)  IV.- GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR (Devam)  A) MİLLETVEKİLLERİNİN GÜNDEM DIŞI KONUŞMALARI (Devam)  3.- Erzurum Milletvekili Zeki Ertugay'ın, Erzurum 'un düşman işgalinden kurtuluşunun 92 'nci  yıl dönümüne ilişkin gündem dışı konuşması  ZEKİ ERTUGAY (Erzurum) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.  Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.  Erzurum'un kurtuluş günü olan 12 Mart 1918 tarihi, Anadolu'nun kalbi Erzurum'un bu ülke  uğruna nice canlar feda edilerek elde edildiği bir zafer günüdür. 16 Şubat 1916'dan 12 Mart 1918  tarihine kadar Rus ve Ermeni işgali altında kalan Erzurum'da Taşnak Ermeni çeteleri tarafından  yapılan insanlık dışı katliam, jenosit ve Engizisyon mezaliminde dahi görülmeyen bir vahşet, 12  Mart 1918 tarihinde Birinci Kafkas Kolordusunun Erzurum'a girişiyle son bulmuştur.  Bugün, Erzurum'da hiçbir aile yoktur ki Rus ve Ermeni savaşlarında şehit vermemiş olsun.  Erzurum, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da en fazla Türk soykırımının yapıldığı şehirlerin başında  gelmektedir. 1916-18 yıllan arasında, vilayet sınırlan dahilindeki şehit sayısı 50 bindir. Burada şu  hususu bilhassa ifade etmek istiyorum: Türk milleti, bu tarihî gerçeğe rağmen, olayları ters yüz edip  Türk'e soykınm iftirası atanlann bu kin ve iftira kampanyası altında asla ezilmeyecek, bütün engellere  rağmen dünya kamuoyunun gerçekleri öğrenmesini sağlayacaktır.
Sayfa 32 -
TBMM B:72 1 1 . 3 . 2010 0 : 2  - 5 9 9 - Sayın Anadol aslında doğru söylüyor, Enerji Bakanlığı kapattı. Bizim kapatmayla ilgili  kararımızın gecikmesinin sebebi bizim prosedürümüzü belirleyen hukuki düzenlemelerle alakalı.  Biz bu tip kazalardan sonra, kendi müfettişlerimizi gönderip belirli incelemeleri yaptıktan sonra bize  gelecek rapora göre kapatma yapıyoruz. O açıdan, dikkat ederseniz Mustafakemalpaşa'daki maden  ocağındaki problem şeyde... Kapatma kararı da daha sonradan bizim tarafımızdan verildi.  Bugünlerde raporumuz tamamlanacaktır. Raporumuz tamamlandıktan sonra kararımızı veririz ve  bizim kapatmamız hâlinde de o işçiler işlerine devam ediyormuş gibi ücretlerini alırlar. Dediğiniz  doğru. Şayet işten çıkarılırlarsa, biz o işçilerimize işsizlik ödeneğinden ücret ödüyoruz ama bundan  daha da önemlisi, orada kazaya muhatap olmuş olan işçilerimizden ölenlere ve yaralananlara yönelik  Sosyal Güvenlik Kurumunun birtakım tedbirleri vardı, onları aldık, bilmenizde yarar umuyorum.  Özellikle, ölen işçilerimizle ilgili hem cenaze masraflarının karşılanması hem de ölüm aylığının ve  ölüm maaşının alınmasıyla ilgili tedbirlerimizi tamamladık. Hatta orada örnek bir davranış da  sergiledik: Bizzat yöneticilerimiz ölenlerin ailelerine gittiler, işlemlerini evlerinde yaptılar ve böylece,  onlardan maaş alacak olanlar maaşlarını alacak şekilde, ölüm aylığı alacak olanlar alacak şekilde, her  ikisini alacaklarsa her ikisini de yapacak şekilde düzenlemeleri yapıldı. Orada bir eksiklik olmadığını  buradan, doğrusu, ifade etmekten de mutluyum.  Öbür bahsedilen "ATEX standartlarına uygun muydu?" sorusunun cevabını daha sonra  verebilirim, çünkü raporları bilmiyorum doğrusu, o kadar teknik ayrıntısı bilmiyorum. Daha sonra...  BAŞKAN - Teşekkür ederim.  Gündem dışı üçüncü söz Erzurum'un düşman işgalinden kurtuluşunun 92'nci yıl dönümü  münasebetiyle söz isteyen Erzurum Milletvekili Sayın Zeki Ertugay'a aittir.  Buyurun Sayın Ertugay. (MHP sıralarından alkışlar)  IV.- GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR (Devam)  A) MİLLETVEKİLLERİNİN GÜNDEM DIŞI KONUŞMALARI (Devam)  3.- Erzurum Milletvekili Zeki Ertugay'ın, Erzurum 'un düşman işgalinden kurtuluşunun 92 'nci  yıl dönümüne ilişkin gündem dışı konuşması  ZEKİ ERTUGAY (Erzurum) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.  Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.  Erzurum'un kurtuluş günü olan 12 Mart 1918 tarihi, Anadolu'nun kalbi Erzurum'un bu ülke  uğruna nice canlar feda edilerek elde edildiği bir zafer günüdür. 16 Şubat 1916'dan 12 Mart 1918  tarihine kadar Rus ve Ermeni işgali altında kalan Erzurum'da Taşnak Ermeni çeteleri tarafından  yapılan insanlık dışı katliam, jenosit ve Engizisyon mezaliminde dahi görülmeyen bir vahşet, 12  Mart 1918 tarihinde Birinci Kafkas Kolordusunun Erzurum'a girişiyle son bulmuştur.  Bugün, Erzurum'da hiçbir aile yoktur ki Rus ve Ermeni savaşlarında şehit vermemiş olsun.  Erzurum, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da en fazla Türk soykırımının yapıldığı şehirlerin başında  gelmektedir. 1916-18 yıllan arasında, vilayet sınırlan dahilindeki şehit sayısı 50 bindir. Burada şu  hususu bilhassa ifade etmek istiyorum: Türk milleti, bu tarihî gerçeğe rağmen, olayları ters yüz edip  Türk'e soykınm iftirası atanlann bu kin ve iftira kampanyası altında asla ezilmeyecek, bütün engellere  rağmen dünya kamuoyunun gerçekleri öğrenmesini sağlayacaktır.  TBMM B: 72 11 . 3 . 2010 O: 2  - 6 0 0 - Erzurum, büyük Türk milletinin tarihî misyonunda ve alın yazısında her zaman Anadolu'nun kilidi  konumunu üstlenmiş tarihî bir Türk yurdudur. Dün olduğu gibi bugün de bu tarihî şehir stratejik  öneminden, tarihî, kültürel ve siyasi cazibesinden hiçbir şey kaybetmemiştir. Bu konumundan dolayı da  Anadolu tarihiyle uğraşan tarihçilerin hemfikir oldukları yegâne nokta, Erzurum yaylasına hâkim olan  milletler bütün Anadolu'ya hâkim olurlar, bu yaylayı ellerinden çıkaran milletler er veya geç Anadolu'nun  öteki kısımlarındaki hâkimiyetlerini de kaybederler; bu gerçek, Anadolu'nun beş bin yıllık tarihinde hiç  değişmemiştir ve değişmeyecektir. Onun içindir ki Büyük Önder Atatürk, yeni devletin ve cumhuriyetin  kuruluşuna giden ilk adımı Erzurum Kongresi'ni yaparak atmıştır. Erzurum Kongresi'ne zemin hazırlayan  sürecin başlangıcı, şüphesiz ki hürriyet ve istiklal mücadelesinin kazanıldığı 12 Mart tarihi yani  Erzurum'un kurtuluşudur. Büyük Önder'in "Tarih bu kongremizi ender ve büyük bir eser olarak  kaydedecektir." dediği Erzurum Kongresi, Kuvayımilliyenin amil, millî iradenin hâkim kılındığının ilan  edildiği bir kongredir. Bu kongre, yeni kurulacak bağımsız Türk devletinin kuruluş felsefesini oluşturan  "Azınlıklara imtiyazlar verilemez. Manda ve himaye kabul edilemez. Vatan bir bütündür, parçalanamaz."  kararlarının alındığı, tarihin akışını değiştiren bir kongredir.  Yeri gelmişken burada bir hususu yüksek müsaadelerinizle hatırlatmak istiyorum: Erzurum'da,  23 Temmuz 2003'te, 59'uncu AKP Hükümeti, seksen dört yıl önce yukarıda bahsettiğim tarihî  kararların alındığı, bağımsızlık meşalesinin yakıldığı bu kutlu mekânda bir Bakanlar Kurulu toplantısı  yapmıştır. Bu toplantıda "Yedinci Uyum Paketi" adı altında on tane yasanın çıkarılması  kararlaştırılmıştır.  Değerli milletvekilleri, bugün maalesef yürürlükte olan bu yasaların bazıları Erzurum Kongresi  kararlarıyla âdeta hesaplaşma niteliğindedir ve bin yıllık kardeşliğimizi dinamitleyen, millî birlik ve  beraberliğimize zarar veren, şehitlerimizin kemiklerini sızlatan bugünkü "açılım" denen yıkım  projelerinin de altyapısını oluşturmuştur.  Türk milletinin kurtuluşuna ve bağımsızlığına giden bu günleri anarken şüphesiz ki amacımız  tarihten çıkarılan dersleri yeni nesillere aktarmanın yanında, o zor şartlarda bu aziz vatanı işgalden  kurtarıp bize emanet eden Kuvayımilliye ruhuyla, bugün bu ülkeyi yönetenlerin millete ve devlete  bakışı arasındaki farkı ortaya koymaktır.  Günümüz Erzurum'una gelince. Geçen sekiz yıllık zaman içerisinde bir taraftan Erzurum  ekonomik olarak kan kaybederken, yani küçük esnafı, çiftçisi yok olurken, memuru, emeklisi dara  düşerken, tarım ve tarım dışı sektörlerde işsizlikte patlama yaşanırken, diğer taraftan ilde yaşanan iki  yönlü göç şehrin kültürel ve sosyal dokusunu tamamen bozmuştur.  Sadece birkaç rakam vermek istiyorum: Erzurum'da 2009 yılı Temmuz ayında, 2008 yılı  Temmuz ayına göre, kurulan şirket sayısında yüzde 55, gerçek kişi ticaret işletmesi sayısında yüzde  41'lik bir azalma olmuştur, tasfiye edilen kooperatif sayısındaki artış ise yüzde 166'dır.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Bir dakika ek süre veriyorum.  ZEKİ ERTUGAY (Devamla) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.  Geçen yılın aynı ayına göre kapanan şirket sayısı yüzde 50, kapanan kooperatif sayısı yüzde  133 artmıştır. Bu rakamlar Erzurum'un sürekli kan kaybettiğini, ekonomik olarak büyük bir sıkıntı  içerisinde olduğunu ve problemlerinin bir an evvel çözüm beklediğini açıkça göstermektedir.  Değerli milletvekilleri, 12 Mart aynı zamanda İstiklal Marşı'mızın da kabulünün 89'uncu yıl  dönümüdür.
Sayfa 33 -
TBMM B: 72 11 . 3 . 2010 O: 2  - 6 0 0 - Erzurum, büyük Türk milletinin tarihî misyonunda ve alın yazısında her zaman Anadolu'nun kilidi  konumunu üstlenmiş tarihî bir Türk yurdudur. Dün olduğu gibi bugün de bu tarihî şehir stratejik  öneminden, tarihî, kültürel ve siyasi cazibesinden hiçbir şey kaybetmemiştir. Bu konumundan dolayı da  Anadolu tarihiyle uğraşan tarihçilerin hemfikir oldukları yegâne nokta, Erzurum yaylasına hâkim olan  milletler bütün Anadolu'ya hâkim olurlar, bu yaylayı ellerinden çıkaran milletler er veya geç Anadolu'nun  öteki kısımlarındaki hâkimiyetlerini de kaybederler; bu gerçek, Anadolu'nun beş bin yıllık tarihinde hiç  değişmemiştir ve değişmeyecektir. Onun içindir ki Büyük Önder Atatürk, yeni devletin ve cumhuriyetin  kuruluşuna giden ilk adımı Erzurum Kongresi'ni yaparak atmıştır. Erzurum Kongresi'ne zemin hazırlayan  sürecin başlangıcı, şüphesiz ki hürriyet ve istiklal mücadelesinin kazanıldığı 12 Mart tarihi yani  Erzurum'un kurtuluşudur. Büyük Önder'in "Tarih bu kongremizi ender ve büyük bir eser olarak  kaydedecektir." dediği Erzurum Kongresi, Kuvayımilliyenin amil, millî iradenin hâkim kılındığının ilan  edildiği bir kongredir. Bu kongre, yeni kurulacak bağımsız Türk devletinin kuruluş felsefesini oluşturan  "Azınlıklara imtiyazlar verilemez. Manda ve himaye kabul edilemez. Vatan bir bütündür, parçalanamaz."  kararlarının alındığı, tarihin akışını değiştiren bir kongredir.  Yeri gelmişken burada bir hususu yüksek müsaadelerinizle hatırlatmak istiyorum: Erzurum'da,  23 Temmuz 2003'te, 59'uncu AKP Hükümeti, seksen dört yıl önce yukarıda bahsettiğim tarihî  kararların alındığı, bağımsızlık meşalesinin yakıldığı bu kutlu mekânda bir Bakanlar Kurulu toplantısı  yapmıştır. Bu toplantıda "Yedinci Uyum Paketi" adı altında on tane yasanın çıkarılması  kararlaştırılmıştır.  Değerli milletvekilleri, bugün maalesef yürürlükte olan bu yasaların bazıları Erzurum Kongresi  kararlarıyla âdeta hesaplaşma niteliğindedir ve bin yıllık kardeşliğimizi dinamitleyen, millî birlik ve  beraberliğimize zarar veren, şehitlerimizin kemiklerini sızlatan bugünkü "açılım" denen yıkım  projelerinin de altyapısını oluşturmuştur.  Türk milletinin kurtuluşuna ve bağımsızlığına giden bu günleri anarken şüphesiz ki amacımız  tarihten çıkarılan dersleri yeni nesillere aktarmanın yanında, o zor şartlarda bu aziz vatanı işgalden  kurtarıp bize emanet eden Kuvayımilliye ruhuyla, bugün bu ülkeyi yönetenlerin millete ve devlete  bakışı arasındaki farkı ortaya koymaktır.  Günümüz Erzurum'una gelince. Geçen sekiz yıllık zaman içerisinde bir taraftan Erzurum  ekonomik olarak kan kaybederken, yani küçük esnafı, çiftçisi yok olurken, memuru, emeklisi dara  düşerken, tarım ve tarım dışı sektörlerde işsizlikte patlama yaşanırken, diğer taraftan ilde yaşanan iki  yönlü göç şehrin kültürel ve sosyal dokusunu tamamen bozmuştur.  Sadece birkaç rakam vermek istiyorum: Erzurum'da 2009 yılı Temmuz ayında, 2008 yılı  Temmuz ayına göre, kurulan şirket sayısında yüzde 55, gerçek kişi ticaret işletmesi sayısında yüzde  41'lik bir azalma olmuştur, tasfiye edilen kooperatif sayısındaki artış ise yüzde 166'dır.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Bir dakika ek süre veriyorum.  ZEKİ ERTUGAY (Devamla) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.  Geçen yılın aynı ayına göre kapanan şirket sayısı yüzde 50, kapanan kooperatif sayısı yüzde  133 artmıştır. Bu rakamlar Erzurum'un sürekli kan kaybettiğini, ekonomik olarak büyük bir sıkıntı  içerisinde olduğunu ve problemlerinin bir an evvel çözüm beklediğini açıkça göstermektedir.  Değerli milletvekilleri, 12 Mart aynı zamanda İstiklal Marşı'mızın da kabulünün 89'uncu yıl  dönümüdür.  TBMM B:72 1 1 . 3 . 2 0 1 0 0 : 2  Sözlerimi burada bitirirken İstiklal Marşı'mızın yazılmasına vesile olan kahramanlarımıza, millî  şairimiz Mehmet Akif Ersoy'a, millî mücadelede ve terörle mücadelede hayatını kaybeden aziz  şehitlerimize Cenabı Allah'tan rahmet, milletimize başsağlığı diliyor, aziz hemşehrilerimin kurtuluş  bayramlarını tebrik ediyor, yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Ertugay.  Sayın Doğru, buyurun.  V.- AÇIKLAMALAR (Devam)  4.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru 'nun, 14 Mart Tıp Bayramı 'na ilişkin açıklaması  REŞAT DOĞRU (Tokat) - Teşekkür ederim Sayın Başkanım.  Benim söz talebim, 14 Mart Tıp Bayramı'nın hafta sonuna gelmesiyle ilgilidir. Ben, buradan,  bütün tıp mensuplarının 14 Mart Tıp Bayramı'nı kutluyorum. Türk milletinin her ferdine hak ettiği  sağlık hizmetini sunabildiğimiz zaman, anlamına uygun olacak bayram kutlamaları daha güzel  olacaktır.  Hekimler başta olmak üzere, bütün sağlık personeli fedakâr bir şekilde çalışmakta ve görev  yapmaktadır. Çıkarılan son kanunlardan birçok şikâyetler vardır. Sağlık çalışanları, özellikle, son  çıkarılan kanunlardan çok şeyler beklemişlerdir ancak beklentilerinin yerine gelmiş olduğunu  söyleyemiyoruz. Ancak yine de onlar, gecelerini gündüzlerine katarak insanüstü gayretle çalışıyorlar.  Devlet olarak da onları takdir etmek mecburiyetindeyiz.  Ülkemizde en zor şartlarda çalışan personel başta olmak üzere, bütün hekimlerimize  çalışmalarından dolayı takdir ve şükranlarımı sunuyor, nice yıllara daha güzel şartlarda ulaşmalarını  ve bayram yapmalarını temenni ediyorum.  Söz verdiğiniz için teşekkür ederim Sayın Başkanım.  BAŞKAN - Başkanlığın Genel Kurula Sunuşlan vardır.  Komisyondan istifa önergesi vardır, okutuyorum:  VI.- BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI  A) ÖNERGELER  1.- Tokat Milletvekili Zeyid Aslan 'ın, İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu üyeliğinden istifa  ettiğine ilişkin önergesi (4/189)  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Ak Parti Genel Merkezi Teşkilat Başkanlığındaki görevimin yoğunluğu nedeniyle, İnsan Hakları  İnceleme Komisyonu üyeliğinden istifamın kabulünü arz eder, saygılar sunarım. 10/03/2010  Zeyid Aslan  Tokat  BAŞKAN - Bilgilerinize sunulmuştur.  Meclis araştırması açılmasına ilişkin dört önerge vardır, ayrı ayrı okutuyorum:  B) MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGELERİ  1.- Diyarbakır Milletvekili Selahattin Demirtaş ve 19 milletvekilinin, 1930 yılında Van 'ın Erciş  ilçesindeki Zilan Deresi'nde yaşanan olayların araştırılarak alınması gereken önlemlerin  belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/615)  - 6 0 1 -
Sayfa 34 -
TBMM B:72 1 1 . 3 . 2 0 1 0 0 : 2  Sözlerimi burada bitirirken İstiklal Marşı'mızın yazılmasına vesile olan kahramanlarımıza, millî  şairimiz Mehmet Akif Ersoy'a, millî mücadelede ve terörle mücadelede hayatını kaybeden aziz  şehitlerimize Cenabı Allah'tan rahmet, milletimize başsağlığı diliyor, aziz hemşehrilerimin kurtuluş  bayramlarını tebrik ediyor, yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Ertugay.  Sayın Doğru, buyurun.  V.- AÇIKLAMALAR (Devam)  4.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru 'nun, 14 Mart Tıp Bayramı 'na ilişkin açıklaması  REŞAT DOĞRU (Tokat) - Teşekkür ederim Sayın Başkanım.  Benim söz talebim, 14 Mart Tıp Bayramı'nın hafta sonuna gelmesiyle ilgilidir. Ben, buradan,  bütün tıp mensuplarının 14 Mart Tıp Bayramı'nı kutluyorum. Türk milletinin her ferdine hak ettiği  sağlık hizmetini sunabildiğimiz zaman, anlamına uygun olacak bayram kutlamaları daha güzel  olacaktır.  Hekimler başta olmak üzere, bütün sağlık personeli fedakâr bir şekilde çalışmakta ve görev  yapmaktadır. Çıkarılan son kanunlardan birçok şikâyetler vardır. Sağlık çalışanları, özellikle, son  çıkarılan kanunlardan çok şeyler beklemişlerdir ancak beklentilerinin yerine gelmiş olduğunu  söyleyemiyoruz. Ancak yine de onlar, gecelerini gündüzlerine katarak insanüstü gayretle çalışıyorlar.  Devlet olarak da onları takdir etmek mecburiyetindeyiz.  Ülkemizde en zor şartlarda çalışan personel başta olmak üzere, bütün hekimlerimize  çalışmalarından dolayı takdir ve şükranlarımı sunuyor, nice yıllara daha güzel şartlarda ulaşmalarını  ve bayram yapmalarını temenni ediyorum.  Söz verdiğiniz için teşekkür ederim Sayın Başkanım.  BAŞKAN - Başkanlığın Genel Kurula Sunuşlan vardır.  Komisyondan istifa önergesi vardır, okutuyorum:  VI.- BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI  A) ÖNERGELER  1.- Tokat Milletvekili Zeyid Aslan 'ın, İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu üyeliğinden istifa  ettiğine ilişkin önergesi (4/189)  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Ak Parti Genel Merkezi Teşkilat Başkanlığındaki görevimin yoğunluğu nedeniyle, İnsan Hakları  İnceleme Komisyonu üyeliğinden istifamın kabulünü arz eder, saygılar sunarım. 10/03/2010  Zeyid Aslan  Tokat  BAŞKAN - Bilgilerinize sunulmuştur.  Meclis araştırması açılmasına ilişkin dört önerge vardır, ayrı ayrı okutuyorum:  B) MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGELERİ  1.- Diyarbakır Milletvekili Selahattin Demirtaş ve 19 milletvekilinin, 1930 yılında Van 'ın Erciş  ilçesindeki Zilan Deresi'nde yaşanan olayların araştırılarak alınması gereken önlemlerin  belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/615)  - 6 0 1 - TBMM B: 72 11 . 3 . 2 0 1 0 O: 2  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Van'ın Erciş İlçesinde 1930 yılında yaşanan Zilan Katliamı araştırılıp, isyan dönemi yaşanan  olayların aydınlatılması amacıyla Anayasanın 98'inci, İçtüzüğün 104 ve 105. maddeleri gereğince  Meclis araştırması açılmasını arz ederiz.  1930 yılında Ağrı ili ve civarında Ağrı İsyanı adıyla anılan bir isyan gerçekleşmiş; isyanın  bastırılmasından sonra ise isyana katılan-katılmayan birçok insan Van ili Erciş ilçesi sınırları  içerisindeki Zilan Deresi'ndeki köylere sığınmıştır. Temmuz 1930 tarihinde ordu güçleri tarafından  Zilan Deresi'ne bir operasyon düzenlenmiş, köylerin büyük bir kısmı yakılarak boşaltılmış ve isyana  katılıp katılmadığına bakılmaksızın binlerce sivil vatandaş katledilmiştir. Bu operasyonda; Hasanabdal,  Aks, Şahbazar, Doğancı, Tendurek, Çakırbey, Yılanlık, Harhus, Babazeng, Kömür, Şor, Şorik, Mürşit,  Mescitli, Karakilis, Kündük, Zorava, Aryutin, Hallacköy, Koşköprü, Kuruçem, Mülk, Yekmal, Kilise,  Gosk, A. Partaş, Y. Partaş, Binesi, Bunizi, Pelexlu, Kerx, Söğütlü, Mığare, Kardoğan, Kelle, Hostekar,  Süvarköy, Kızılkılise, Ziyaret, Hiraşen, Komik, Şeytanava, Birhan ve Yukarı Koçköprü Köyü ateşe  verilerek yakılmıştır. Operasyon sonrası sivil ve silahsız olan 15.000'e yakın kişi öldürülmüştür.  13 Temmuz 1930 tarihli Cumhuriyet gazetesi operasyonu, "Ağrı Dağı tepelerinde kovuklara  iltica eden 1.500 kadar şaki kalmıştır. Tayyarelerimiz şakiler üzerine çok şiddetli bombardıman  ediyorlar. Ağrı dağı daimi olarak infilak ve ateş içinde inlemektedir. Türkün demir kartalları asilerin  hesabını temizlemektedir. Eşkıyaya iltica eden köyler tamamen yakılmaktadır. Zilan harekâtında  imha edilenlerin sayısı 15.000 kadardır. Zilan deresi ağzına kadar ceset dolmuştur... Bu hafta içinde  Ağrı Dağı tenkil harekâtına başlanacaktır. Kumandan Salih paşa bizzat Ağrı'da tarama harekâtına  başlayacaktır. Bundan kurtulma imkânı tasavvur edilemez." şeklinde haber yapmıştır.  1) Selahattin Demirtaş  2) Gültan Kışanak  3) Ayla Akat Ata  4) Bengi Yıldız  5) Akın Birdal  6) Emine Ayna  7) Fatma Kurtulan  8) Hasip Kaplan  9) Hamit Geylani  10) İbrahim Binici  11) M. Nuri Yaman  12) Mehmet Nezir Karabaş  13) Mehmet Ufuk Uras  14) Osman Özçelik  15) Özdal Üçer  16) Pervin Buldan  17) Sebahat Tuncel  18) Sevahir Bayındır  19) Sırrı Sakık  20) Şerafettin Halis  Gerekçe:  (Diyarbakır)  (Diyarbakır)  (Batman)  (Batman)  (Diyarbakır)  (Mardin)  (Van)  (Şırnak)  (Hakkâri)  (Şanlıurfa)  (Muş)  (Bitlis)  (İstanbul)  (Siirt)  (Van)  (İğdır)  (İstanbul)  (Şırnak)  (Muş)  (Tunceli)  - 6 0 2 -
Sayfa 35 -
TBMM B: 72 11 . 3 . 2 0 1 0 O: 2  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Van'ın Erciş İlçesinde 1930 yılında yaşanan Zilan Katliamı araştırılıp, isyan dönemi yaşanan  olayların aydınlatılması amacıyla Anayasanın 98'inci, İçtüzüğün 104 ve 105. maddeleri gereğince  Meclis araştırması açılmasını arz ederiz.  1930 yılında Ağrı ili ve civarında Ağrı İsyanı adıyla anılan bir isyan gerçekleşmiş; isyanın  bastırılmasından sonra ise isyana katılan-katılmayan birçok insan Van ili Erciş ilçesi sınırları  içerisindeki Zilan Deresi'ndeki köylere sığınmıştır. Temmuz 1930 tarihinde ordu güçleri tarafından  Zilan Deresi'ne bir operasyon düzenlenmiş, köylerin büyük bir kısmı yakılarak boşaltılmış ve isyana  katılıp katılmadığına bakılmaksızın binlerce sivil vatandaş katledilmiştir. Bu operasyonda; Hasanabdal,  Aks, Şahbazar, Doğancı, Tendurek, Çakırbey, Yılanlık, Harhus, Babazeng, Kömür, Şor, Şorik, Mürşit,  Mescitli, Karakilis, Kündük, Zorava, Aryutin, Hallacköy, Koşköprü, Kuruçem, Mülk, Yekmal, Kilise,  Gosk, A. Partaş, Y. Partaş, Binesi, Bunizi, Pelexlu, Kerx, Söğütlü, Mığare, Kardoğan, Kelle, Hostekar,  Süvarköy, Kızılkılise, Ziyaret, Hiraşen, Komik, Şeytanava, Birhan ve Yukarı Koçköprü Köyü ateşe  verilerek yakılmıştır. Operasyon sonrası sivil ve silahsız olan 15.000'e yakın kişi öldürülmüştür.  13 Temmuz 1930 tarihli Cumhuriyet gazetesi operasyonu, "Ağrı Dağı tepelerinde kovuklara  iltica eden 1.500 kadar şaki kalmıştır. Tayyarelerimiz şakiler üzerine çok şiddetli bombardıman  ediyorlar. Ağrı dağı daimi olarak infilak ve ateş içinde inlemektedir. Türkün demir kartalları asilerin  hesabını temizlemektedir. Eşkıyaya iltica eden köyler tamamen yakılmaktadır. Zilan harekâtında  imha edilenlerin sayısı 15.000 kadardır. Zilan deresi ağzına kadar ceset dolmuştur... Bu hafta içinde  Ağrı Dağı tenkil harekâtına başlanacaktır. Kumandan Salih paşa bizzat Ağrı'da tarama harekâtına  başlayacaktır. Bundan kurtulma imkânı tasavvur edilemez." şeklinde haber yapmıştır.  1) Selahattin Demirtaş  2) Gültan Kışanak  3) Ayla Akat Ata  4) Bengi Yıldız  5) Akın Birdal  6) Emine Ayna  7) Fatma Kurtulan  8) Hasip Kaplan  9) Hamit Geylani  10) İbrahim Binici  11) M. Nuri Yaman  12) Mehmet Nezir Karabaş  13) Mehmet Ufuk Uras  14) Osman Özçelik  15) Özdal Üçer  16) Pervin Buldan  17) Sebahat Tuncel  18) Sevahir Bayındır  19) Sırrı Sakık  20) Şerafettin Halis  Gerekçe:  (Diyarbakır)  (Diyarbakır)  (Batman)  (Batman)  (Diyarbakır)  (Mardin)  (Van)  (Şırnak)  (Hakkâri)  (Şanlıurfa)  (Muş)  (Bitlis)  (İstanbul)  (Siirt)  (Van)  (İğdır)  (İstanbul)  (Şırnak)  (Muş)  (Tunceli)  - 6 0 2 - TBMM B: 72 1 1 . 3 . 2 0 1 0 O: 2  1930 tarihindeki sayısında Cumhuriyet Gazetesi Zilan Deresi'ndeki toplu katliamı şöyle  vermiştir: "Karaköse, 14 (Özel muhabirimiz bildiriyor)- Ağrı eteklerinde eşkıyaya katılan köyler  yakılarak, ahalisi Erciş'e sevk ve orda iskân olunmuştur. Zilan harekâtında imha edilen eşkıya miktarı,  15 binden fazladır. Yalnız, bir müfreze önünde düşüp ölenler bin kişi olduğu tahmin ediliyor. Zilan  Deresi'ne sıvışan 5 şaki teslim olmuştur. Buradaki harp, pek müthiş bir tarzda cereyan etmiştir. Zilan  Deresi, lebalep cesetlerle dolmuştur."  Dönemin iktidarlarına göre ise; "İsyan mıntıkasında işlenen fiiller suç sayılmaz"dı. Bölge,  "serbest atış alanı"ydı. 20 Temmuz 1931 tarih ve 1850 Sayılı Kanunla bu teyid edilmiştir.  Madde 1: Erciş, Zilan, Ağrı dağ havalisinde vuku bulan isyanda, bunu müteakip Birinci Umumi  Müfettişlik mıntıkası ve Erzincan Pülümür kazası dahilinde yapılan takip ve te'dip hareketleri  münasebetiyle 20 Haziran 1930'dan 1 Kanun-ı Evvel 1930 tarihine kadar askeri kuvvetler ve devlet  memurları ve bunlar ile birlikte hareket eden bekçi, korucu, milis ve ahali tarafından isyanın ve bu  isyanla alakadar vak'aların tenkili emrinde gerek müstakilen ve gerekse müştereken işlenmiş efal ve  hareket suç sayılamaz..  Madde 3: Bu kanunun icrasına Adliye ve Dahiliye vekilleri memurdur.  Katliam sonrası binlerce insan köylerini terk etmek zorunda bırakılmıştır. Boşaltılan köyler 1980  yılına kadar boş bırakılmış, bu yıldan sonra ise köylere Afganlar yerleştirilmiştir.  1930 yılında yaşanan Zilan Katliamı ile ilgili olarak gerekli araştırmaların yapılması ve dönemin  mağdurlarının ve varislerinin mağduriyetlerinin giderilmesine yönelik çalışmalar biran önce  yapılmalıdır.  2.- Diyarbakır Milletvekili Selahattin Demirtaş ve 19 milletvekilinin, kamuda geçici personel  istihdamındaki sorunların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis  araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/616)  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Ülkemizde yaygınlaşarak devam eden geçici personel rejiminin ücretler, örgütlenme ve toplu  sözleşme hakları üzerindeki etkilerinin açığa çıkarılması, olumsuz etkilerin giderilmesi ve üretim  faktörlerinin başında gelen emek kesiminin kaygılannı gidermeye yönelik yeni, alternatif, uluslararası  sözleşmelere ve insan hakları kriterlerine uygun istihdam biçimlerinin ortaya çıkarılması, geçici  personel rejiminden kaynaklı mağdur olmuş vatandaşlanmızın mağduriyetlerini açığa çıkanp bunları  telafi etmenin yollarının ortaya çıkarılması amacıyla, Anayasanın 98. İçtüzüğün 104 ve 105.  maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılmasını arz ederiz.  1) Selahattin Demirtaş (Diyarbakır)  2) Gültan Kışanak (Diyarbakır)  3) Ayla Akat Ata (Batman)  4) Bengi Yıldız (Batman)  5) Akın Birdal (Diyarbakır)  6) Emine Ayna (Mardin)  7) Fatma Kurtulan (Van)  8) Hasip Kaplan (Şırnak)  9) Hamit Geylani (Hakkâri)  10) İbrahim Binici (Şanlıurfa)  11) M. Nuri Yaman (Muş)  - 6 0 3 -
Sayfa 36 -
TBMM B: 72 1 1 . 3 . 2 0 1 0 O: 2  1930 tarihindeki sayısında Cumhuriyet Gazetesi Zilan Deresi'ndeki toplu katliamı şöyle  vermiştir: "Karaköse, 14 (Özel muhabirimiz bildiriyor)- Ağrı eteklerinde eşkıyaya katılan köyler  yakılarak, ahalisi Erciş'e sevk ve orda iskân olunmuştur. Zilan harekâtında imha edilen eşkıya miktarı,  15 binden fazladır. Yalnız, bir müfreze önünde düşüp ölenler bin kişi olduğu tahmin ediliyor. Zilan  Deresi'ne sıvışan 5 şaki teslim olmuştur. Buradaki harp, pek müthiş bir tarzda cereyan etmiştir. Zilan  Deresi, lebalep cesetlerle dolmuştur."  Dönemin iktidarlarına göre ise; "İsyan mıntıkasında işlenen fiiller suç sayılmaz"dı. Bölge,  "serbest atış alanı"ydı. 20 Temmuz 1931 tarih ve 1850 Sayılı Kanunla bu teyid edilmiştir.  Madde 1: Erciş, Zilan, Ağrı dağ havalisinde vuku bulan isyanda, bunu müteakip Birinci Umumi  Müfettişlik mıntıkası ve Erzincan Pülümür kazası dahilinde yapılan takip ve te'dip hareketleri  münasebetiyle 20 Haziran 1930'dan 1 Kanun-ı Evvel 1930 tarihine kadar askeri kuvvetler ve devlet  memurları ve bunlar ile birlikte hareket eden bekçi, korucu, milis ve ahali tarafından isyanın ve bu  isyanla alakadar vak'aların tenkili emrinde gerek müstakilen ve gerekse müştereken işlenmiş efal ve  hareket suç sayılamaz..  Madde 3: Bu kanunun icrasına Adliye ve Dahiliye vekilleri memurdur.  Katliam sonrası binlerce insan köylerini terk etmek zorunda bırakılmıştır. Boşaltılan köyler 1980  yılına kadar boş bırakılmış, bu yıldan sonra ise köylere Afganlar yerleştirilmiştir.  1930 yılında yaşanan Zilan Katliamı ile ilgili olarak gerekli araştırmaların yapılması ve dönemin  mağdurlarının ve varislerinin mağduriyetlerinin giderilmesine yönelik çalışmalar biran önce  yapılmalıdır.  2.- Diyarbakır Milletvekili Selahattin Demirtaş ve 19 milletvekilinin, kamuda geçici personel  istihdamındaki sorunların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis  araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/616)  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Ülkemizde yaygınlaşarak devam eden geçici personel rejiminin ücretler, örgütlenme ve toplu  sözleşme hakları üzerindeki etkilerinin açığa çıkarılması, olumsuz etkilerin giderilmesi ve üretim  faktörlerinin başında gelen emek kesiminin kaygılannı gidermeye yönelik yeni, alternatif, uluslararası  sözleşmelere ve insan hakları kriterlerine uygun istihdam biçimlerinin ortaya çıkarılması, geçici  personel rejiminden kaynaklı mağdur olmuş vatandaşlanmızın mağduriyetlerini açığa çıkanp bunları  telafi etmenin yollarının ortaya çıkarılması amacıyla, Anayasanın 98. İçtüzüğün 104 ve 105.  maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılmasını arz ederiz.  1) Selahattin Demirtaş (Diyarbakır)  2) Gültan Kışanak (Diyarbakır)  3) Ayla Akat Ata (Batman)  4) Bengi Yıldız (Batman)  5) Akın Birdal (Diyarbakır)  6) Emine Ayna (Mardin)  7) Fatma Kurtulan (Van)  8) Hasip Kaplan (Şırnak)  9) Hamit Geylani (Hakkâri)  10) İbrahim Binici (Şanlıurfa)  11) M. Nuri Yaman (Muş)  - 6 0 3 - TBMM B: 72 1 1 . 3 . 2 0 1 0 O: 2  12) Mehmet Nezir Karabaş  13) Mehmet Ufuk Uras  14) Osman Özçelik  15)Özdal Üçer  16) Pervin Buldan  17) Sebahat Tuncel  18) Sevahir Bayındır  19) Sırrı Sakık  20) Şerafettin Halis  Gerekçe:  (Tunceli)  (Şırnak)  (Muş)  (İstanbul)  (Bitlis)  (İstanbul)  (Siirt)  (Van)  (İğdır)  Ülkemizin yıllardır devam eden yapısal sorunlarından biri de, işsizlik ve yoksullukla mücadele  etmek amaçlı doğru bir üretim, bölüşüm ve istihdam politikasının olmamasıdır. Geçmiş hükümetler  tarafından uygulanan ekonomi politikaları, bu sorunları çözememiş ve bu sorun AKP hükümetleriyle  birlikte daha da derinleşerek devam etmiştir.  Uygulanan ekonomi politikaları sonucunda ülkemizde yoksul sayısı 20 milyona yaklaşmış, resmi  verilere göre işsizlik oranı tarihsel rekorlara ulaşmıştır. İşçi sendikalarına göre ise işsizlik oranı  % 20'nin üzerine çıkmıştır. Bu durumda ortaya çıkan başka bir sorun ise, bu yoksulluk ve işsizlik  durumuyla mücadele amaçlı ortaya çıkan istihdam biçimleri olmuştur.  Özellikle Tekel işçileri olarak bilinen yaprak tütün işletmeleri çalışanlarının, eylemleriyle  kamuoyunun yakından takip etme olanağı bulduğu 4-C istihdam biçimi, emek sömürüsünü  derinleştirdiği iddiasıyla karşı çıkılan bir istihdam biçimi olarak öne çıkmaktadır.  Sendikaların belirlemiş olduğu açlık ve yoksulluk sınırlarının altında bir ücretle emeğin satın alınması  anlamına gelen geçici personel rejimi, aynı zamanda herhangi bir iş güvencesi de içermemektedir.  Sendikalaşma olanakları ve dolayısıyla da örgütlenme ve toplu sözleşme haklarından da mahrum olan bu  geçici personel yasasına göre çalışanlar, en temel insan hakkı ve emeğin tarihsel kazanımı olan toplu  örgütlenme ve hak arama hakkından da bizzat devlet tarafından mahrum bırakılmaktadır.  Sosyal devlet olmanın temel ilkelerinden biride vatandaşlarına aş, iş bulmak ve bunu yaparken  de emeğin haklarına saygı göstermek gereğiyken, vatandaşlarına güvenceli iş ve haklarını talep  edebilecekleri yasal zeminleri yaratmak ve uygulama özgürlüğü de sunmaktır.  Tekel işçilerinin eylemleriyle beraber hükümetin 4-C geçici personel statüsünde yapmış olduğu  değişiklik, yılda 10 aylık çalışma süresinin 11 aya çıkarılması olmuş ve bunun dışında, bu çalışanların  örgütlenme, toplu sözleşme ve kıdem tazminatı haklarında herhangi iyileştirici bir adım atmamıştır.  Ücretlerde de yine yoksulluk sınırının altında bir rakamda ısrar edilmiştir. Çalışma süresinin 11 aya  çıkarılması aynı zamanda kamuoyunda geçici personel rejiminin hükümet eliyle yaygın istihdam biçimi  haline getirileceği kuşkularını da artırmıştır. Kamuda çalışan ve Tekel işçileriyle beraber sayıları 34 bine  ulaşması beklenen 4-C de çalışacak olanların, 657 sayılı Devlet Memurları Yasası'nın istihdam biçimlerini  belirleyen 4. maddesinin C fıkrasında da ifade edildiği gibi, ne işçi ne memur ne de sözleşmeli personel  statüsünde bulunmamaktadırlar. Bu durum, çalışanlar düşük ücret ve kıdem tazminatsız çalıştırıldıkları ve  sözleşmeleri her yıl yenilendiği için, bir geçici istihdam durumunu aşıp, sürekli, ucuz ve kıdem tazminatsız  çalıştırma anlamına gelen bir istihdam biçiminin de yolunu açmaktadır. Bu uygulamalar, ucuz ve yaygın  istihdam biçiminin yaygınlaşmasına yönelik kaygılan daha da güçlendirmektedir.  - 6 0 4 -
Sayfa 37 -
TBMM B: 72 1 1 . 3 . 2 0 1 0 O: 2  12) Mehmet Nezir Karabaş  13) Mehmet Ufuk Uras  14) Osman Özçelik  15)Özdal Üçer  16) Pervin Buldan  17) Sebahat Tuncel  18) Sevahir Bayındır  19) Sırrı Sakık  20) Şerafettin Halis  Gerekçe:  (Tunceli)  (Şırnak)  (Muş)  (İstanbul)  (Bitlis)  (İstanbul)  (Siirt)  (Van)  (İğdır)  Ülkemizin yıllardır devam eden yapısal sorunlarından biri de, işsizlik ve yoksullukla mücadele  etmek amaçlı doğru bir üretim, bölüşüm ve istihdam politikasının olmamasıdır. Geçmiş hükümetler  tarafından uygulanan ekonomi politikaları, bu sorunları çözememiş ve bu sorun AKP hükümetleriyle  birlikte daha da derinleşerek devam etmiştir.  Uygulanan ekonomi politikaları sonucunda ülkemizde yoksul sayısı 20 milyona yaklaşmış, resmi  verilere göre işsizlik oranı tarihsel rekorlara ulaşmıştır. İşçi sendikalarına göre ise işsizlik oranı  % 20'nin üzerine çıkmıştır. Bu durumda ortaya çıkan başka bir sorun ise, bu yoksulluk ve işsizlik  durumuyla mücadele amaçlı ortaya çıkan istihdam biçimleri olmuştur.  Özellikle Tekel işçileri olarak bilinen yaprak tütün işletmeleri çalışanlarının, eylemleriyle  kamuoyunun yakından takip etme olanağı bulduğu 4-C istihdam biçimi, emek sömürüsünü  derinleştirdiği iddiasıyla karşı çıkılan bir istihdam biçimi olarak öne çıkmaktadır.  Sendikaların belirlemiş olduğu açlık ve yoksulluk sınırlarının altında bir ücretle emeğin satın alınması  anlamına gelen geçici personel rejimi, aynı zamanda herhangi bir iş güvencesi de içermemektedir.  Sendikalaşma olanakları ve dolayısıyla da örgütlenme ve toplu sözleşme haklarından da mahrum olan bu  geçici personel yasasına göre çalışanlar, en temel insan hakkı ve emeğin tarihsel kazanımı olan toplu  örgütlenme ve hak arama hakkından da bizzat devlet tarafından mahrum bırakılmaktadır.  Sosyal devlet olmanın temel ilkelerinden biride vatandaşlarına aş, iş bulmak ve bunu yaparken  de emeğin haklarına saygı göstermek gereğiyken, vatandaşlarına güvenceli iş ve haklarını talep  edebilecekleri yasal zeminleri yaratmak ve uygulama özgürlüğü de sunmaktır.  Tekel işçilerinin eylemleriyle beraber hükümetin 4-C geçici personel statüsünde yapmış olduğu  değişiklik, yılda 10 aylık çalışma süresinin 11 aya çıkarılması olmuş ve bunun dışında, bu çalışanların  örgütlenme, toplu sözleşme ve kıdem tazminatı haklarında herhangi iyileştirici bir adım atmamıştır.  Ücretlerde de yine yoksulluk sınırının altında bir rakamda ısrar edilmiştir. Çalışma süresinin 11 aya  çıkarılması aynı zamanda kamuoyunda geçici personel rejiminin hükümet eliyle yaygın istihdam biçimi  haline getirileceği kuşkularını da artırmıştır. Kamuda çalışan ve Tekel işçileriyle beraber sayıları 34 bine  ulaşması beklenen 4-C de çalışacak olanların, 657 sayılı Devlet Memurları Yasası'nın istihdam biçimlerini  belirleyen 4. maddesinin C fıkrasında da ifade edildiği gibi, ne işçi ne memur ne de sözleşmeli personel  statüsünde bulunmamaktadırlar. Bu durum, çalışanlar düşük ücret ve kıdem tazminatsız çalıştırıldıkları ve  sözleşmeleri her yıl yenilendiği için, bir geçici istihdam durumunu aşıp, sürekli, ucuz ve kıdem tazminatsız  çalıştırma anlamına gelen bir istihdam biçiminin de yolunu açmaktadır. Bu uygulamalar, ucuz ve yaygın  istihdam biçiminin yaygınlaşmasına yönelik kaygılan daha da güçlendirmektedir.  - 6 0 4 - TBMM B: 72 1 1 . 3 . 2 0 1 0 O: 2  Şu an sayıları 10 binleri bulan geçici personel statüsünde çalışanlara, sırada bekleyen Şeker  Fabrikaları özelleştirmeleri ve devam edecek diğer özelleştirmelerle beraber yenileri eklenecektir.  Vatandaşlarımızda bu sayının katlanarak devam etmesi durumunda emekçinin hakkı olan insanca  yaşam için gerekli ücret hakkı, sendika kurma ve toplu sözleşme gibi yaptırım kanallarının tamamen  kapanacağı kaygısı hâkimdir. Bunun özellikle hükümet eliyle teşvik ediliyor oluşu ayrıca sosyal  devlet, hukuk devleti gibi olguları da kökünden zedeleyici bir rol oynamaktadır.  Hükümetin, ülkemizde yaşanan işsizlik ve yoksulluğun varmış olduğu yüksek boyutları, Tekel  işçilerinin eylemlerinden vazgeçmeleri için tehdit unsuru olarak kullanması, bu durumu düşük ücretle  çalıştırma politikasının bir gerekçesi yapması, işsizliği ve yoksulluğu önleyici politikalar  geliştirmemesi mevcut krizi daha da derinleştirmektedir. Bu krizin aşılması amacıyla yapılacak  çalışmaların tespiti için Meclis araştırması açılması elzemdir.  3.- İzmir Milletvekili Ahmet Ersin ve 34 milletvekilinin, Hrant Dink cinayetiyle ilgili bazı  hususların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması  açılmasına ilişkin önergesi (10/617)  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Yaşam hakkı, temel ve mutlak haklardandır ve gerek Anayasamıza ve gerekse Avrupa İnsan  Hakları Sözleşmesine göre, herkesin yaşamı ve vücut bütünlüğü Devletin teminatı ve yasaların  koruması altındadır. Dolayısıyla, diğer tüm hak ve özgürlükler gibi, yaşama hakkının da özüne  dokunulamaz ve kişinin kendisinden, üçüncü kişilerden ve toplumdan gelen tehditlere karşı  korunması gerekir. Bu konuda Devlet, herkese etkin güvenceler sunmak zorundadır.  Gerek Anayasa ve yasalarımız, gerekse Avrupa İnsan Haklan Sözleşmesi gereği Devlet, yaşama  hakkını korumak için gerekli önlemleri almak ve bir saldırı vuku bulduğunda ise, fail veya faillerini  ve saldırıda ihmali olan kamu görevlilerini yargı önüne çıkarmak, yargılanmalarını ve  cezalandırılmalarını sağlamak zorundadır. Yani Devlet, yaşama hakkına saldırı olması hâlinde,  sorumluların kim olduğuna bakmadan etkin, resmi ve güvenilir bir soruşturma yapmakla yükümlüdür.  Bilindiği gibi, 19 Ocak 2007 tarihinde, Agos Gazetesi yayıncısı gazeteci Hrant Dink, bir dizi  ihmaller sonucu katledilmiştir.  Hrant Dink'e yönelik tehlikenin varlığından, İstanbul Valisi ve Emniyetinin 1 yıl öncesinden  itibaren haberleri vardır. Türkiye Ermenileri Patriği 2. Mesrob, 11 Ekim 2006 tarihinde İstanbul  Valiliğine yaptığı müracaatta, gelen tehditler ve duyumlar nedeniyle Ermeni vatandaşlarımıza ait tüm  kurumlann güvenliğinin sağlanmasını talep etmiştir. Ayrıca, Hrant Dink, İstanbul Valiliğine çağnlarak  uyarılmış, ancak korunması için önlem alınmamıştır.  Keza, Trabzon Emniyeti ve Jandarmasının haber elamanları, Hrant Dink'in öldürüleceğini ve  fiili kimin gerçekleştireceğine kadar bilgileri vermişlerdir.  Dolayısıyla, Hrant Dink'in öldürüleceği, Emniyet İstihbarat Dairesi ile Trabzon Emniyeti ve  Jandarması ve İstanbul Emniyeti tarafından önceden bilinmesine rağmen, bir koruma önlemi  alınmadığı gibi, halen yargılanmakta olan sanıkların bu eylemi gerçekleştirmelerini önleyecek  tedbirler de alınmamıştır. Sonuçta, konuyla ilgili her kademedeki sorumluların ihmali, Hrant Dink'in  yaşamını yitirmesine neden olmuştur.  - 6 0 5 -
Sayfa 38 -
TBMM B: 72 1 1 . 3 . 2 0 1 0 O: 2  Şu an sayıları 10 binleri bulan geçici personel statüsünde çalışanlara, sırada bekleyen Şeker  Fabrikaları özelleştirmeleri ve devam edecek diğer özelleştirmelerle beraber yenileri eklenecektir.  Vatandaşlarımızda bu sayının katlanarak devam etmesi durumunda emekçinin hakkı olan insanca  yaşam için gerekli ücret hakkı, sendika kurma ve toplu sözleşme gibi yaptırım kanallarının tamamen  kapanacağı kaygısı hâkimdir. Bunun özellikle hükümet eliyle teşvik ediliyor oluşu ayrıca sosyal  devlet, hukuk devleti gibi olguları da kökünden zedeleyici bir rol oynamaktadır.  Hükümetin, ülkemizde yaşanan işsizlik ve yoksulluğun varmış olduğu yüksek boyutları, Tekel  işçilerinin eylemlerinden vazgeçmeleri için tehdit unsuru olarak kullanması, bu durumu düşük ücretle  çalıştırma politikasının bir gerekçesi yapması, işsizliği ve yoksulluğu önleyici politikalar  geliştirmemesi mevcut krizi daha da derinleştirmektedir. Bu krizin aşılması amacıyla yapılacak  çalışmaların tespiti için Meclis araştırması açılması elzemdir.  3.- İzmir Milletvekili Ahmet Ersin ve 34 milletvekilinin, Hrant Dink cinayetiyle ilgili bazı  hususların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması  açılmasına ilişkin önergesi (10/617)  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Yaşam hakkı, temel ve mutlak haklardandır ve gerek Anayasamıza ve gerekse Avrupa İnsan  Hakları Sözleşmesine göre, herkesin yaşamı ve vücut bütünlüğü Devletin teminatı ve yasaların  koruması altındadır. Dolayısıyla, diğer tüm hak ve özgürlükler gibi, yaşama hakkının da özüne  dokunulamaz ve kişinin kendisinden, üçüncü kişilerden ve toplumdan gelen tehditlere karşı  korunması gerekir. Bu konuda Devlet, herkese etkin güvenceler sunmak zorundadır.  Gerek Anayasa ve yasalarımız, gerekse Avrupa İnsan Haklan Sözleşmesi gereği Devlet, yaşama  hakkını korumak için gerekli önlemleri almak ve bir saldırı vuku bulduğunda ise, fail veya faillerini  ve saldırıda ihmali olan kamu görevlilerini yargı önüne çıkarmak, yargılanmalarını ve  cezalandırılmalarını sağlamak zorundadır. Yani Devlet, yaşama hakkına saldırı olması hâlinde,  sorumluların kim olduğuna bakmadan etkin, resmi ve güvenilir bir soruşturma yapmakla yükümlüdür.  Bilindiği gibi, 19 Ocak 2007 tarihinde, Agos Gazetesi yayıncısı gazeteci Hrant Dink, bir dizi  ihmaller sonucu katledilmiştir.  Hrant Dink'e yönelik tehlikenin varlığından, İstanbul Valisi ve Emniyetinin 1 yıl öncesinden  itibaren haberleri vardır. Türkiye Ermenileri Patriği 2. Mesrob, 11 Ekim 2006 tarihinde İstanbul  Valiliğine yaptığı müracaatta, gelen tehditler ve duyumlar nedeniyle Ermeni vatandaşlarımıza ait tüm  kurumlann güvenliğinin sağlanmasını talep etmiştir. Ayrıca, Hrant Dink, İstanbul Valiliğine çağnlarak  uyarılmış, ancak korunması için önlem alınmamıştır.  Keza, Trabzon Emniyeti ve Jandarmasının haber elamanları, Hrant Dink'in öldürüleceğini ve  fiili kimin gerçekleştireceğine kadar bilgileri vermişlerdir.  Dolayısıyla, Hrant Dink'in öldürüleceği, Emniyet İstihbarat Dairesi ile Trabzon Emniyeti ve  Jandarması ve İstanbul Emniyeti tarafından önceden bilinmesine rağmen, bir koruma önlemi  alınmadığı gibi, halen yargılanmakta olan sanıkların bu eylemi gerçekleştirmelerini önleyecek  tedbirler de alınmamıştır. Sonuçta, konuyla ilgili her kademedeki sorumluların ihmali, Hrant Dink'in  yaşamını yitirmesine neden olmuştur.  - 6 0 5 - TBMM B: 72 1 1 . 3 . 2010 O: 2  Öldürülen gazeteci Hrant Dink'in yakınlarının başvurusu üzerine, Başbakanlık Teftiş Kurulunun  yaptığı incelemede, aralarında Emniyet İstihbarat Dairesi eski Başkanlarından Ramazan Akyürek ve  Sabri Uzun'un da bulunduğu, İstanbul ve Trabzon'daki 19 polis hakkında, ihmalleri nedeniyle  soruşturma açılması sonucuna varılmıştır. Ancak, soruşturmayı yürüten İçişleri Bakanlığı Müfettişleri  ise, polislerin ihmalinin olmadığı sonucuna vararak, istihbarat ve önlem almakla ilgili bütün  sorumluluğu halen yargılanmakta olan muhbir Erhan Tuncel'in üzerine yıkmıştır.  Dolayısıyla, aradan üç yıl geçmesine karşın, yurtiçi ve yurtdışında halen dahi tartışılan ve  Türkiye'nin imajım ciddi ölçüde erozyona uğratan bu cinayetin aydınlatılmasına katkı verebilecek  bazı kayıt ve belgelerin imha edilmiş olması yanında; ilgili kamu görevlilerinin ihmal ve  sorumluluklarına ilişkin, Başbakanlık Teftiş Kurulu ile İçişleri Bakanlığı Teftiş Kurulunun birbirine  ters raporları kamuoyunun kafasını karıştırmıştır. Sorumlu bazı kişilerin korunmak istendiği kanaati  yaygındır.  Bu nedenle de; gazeteci Hrant Dink'in 19 Ocak 2007 tarihinde öldürülmesinden önce  korunmasında ve bu cinayeti önleyecek tedbirlerin alınmasında ve ayrıca cinayetin bağlantılarının  ortaya çıkarılmasında, Emniyet İstihbarat Dairesi ile Trabzon Emniyeti ve Jandarmasının ve İstanbul  Emniyetinin ve diğer kamu görevlilerinin ihmal ve kusurunun olup olmadığının ve varsa  sorumlularının tespiti için Anayasanın 98 ve İçtüzüğün 104. ve 105. maddeleri gereği bir Meclis  Araştırması açılmasını talep ederim.  1) Ahmet Ersin (İzmir)  2) Durdu Özbolat (Kahramanmaraş)  3) Enis Tütüncü (Tekirdağ)  4) Algan Hacaloğlu (İstanbul)  5) Ali İhsan Köktürk (Zonguldak)  6) Rahmi Güner (Ordu)  7) Fevzi Topuz Muğla)  8) Hüseyin Unsal (Amasya)  9) AkifEkici (Gaziantep)  10) Yaşar Ağyüz (Gaziantep)  11) Ergün Aydoğan (Balıkesir)  12) Ali Rıza Ertemür (Denizli)  13) Ahmet Küçük (Çanakkale)  14) Faik Öztrak (Tekirdağ)  15) Eşref Karaibrahim (Giresun)  16) Orhan Ziya Diren (Tokat)  17) Fehmi Murat Sönmez (Eskişehir)  18) Şahin Mengü (Manisa)  19) Derviş Günday (Çorum)  20) Osman Kaptan (Antalya)  - 6 0 6 -
Sayfa 39 -
TBMM B: 72 1 1 . 3 . 2010 O: 2  Öldürülen gazeteci Hrant Dink'in yakınlarının başvurusu üzerine, Başbakanlık Teftiş Kurulunun  yaptığı incelemede, aralarında Emniyet İstihbarat Dairesi eski Başkanlarından Ramazan Akyürek ve  Sabri Uzun'un da bulunduğu, İstanbul ve Trabzon'daki 19 polis hakkında, ihmalleri nedeniyle  soruşturma açılması sonucuna varılmıştır. Ancak, soruşturmayı yürüten İçişleri Bakanlığı Müfettişleri  ise, polislerin ihmalinin olmadığı sonucuna vararak, istihbarat ve önlem almakla ilgili bütün  sorumluluğu halen yargılanmakta olan muhbir Erhan Tuncel'in üzerine yıkmıştır.  Dolayısıyla, aradan üç yıl geçmesine karşın, yurtiçi ve yurtdışında halen dahi tartışılan ve  Türkiye'nin imajım ciddi ölçüde erozyona uğratan bu cinayetin aydınlatılmasına katkı verebilecek  bazı kayıt ve belgelerin imha edilmiş olması yanında; ilgili kamu görevlilerinin ihmal ve  sorumluluklarına ilişkin, Başbakanlık Teftiş Kurulu ile İçişleri Bakanlığı Teftiş Kurulunun birbirine  ters raporları kamuoyunun kafasını karıştırmıştır. Sorumlu bazı kişilerin korunmak istendiği kanaati  yaygındır.  Bu nedenle de; gazeteci Hrant Dink'in 19 Ocak 2007 tarihinde öldürülmesinden önce  korunmasında ve bu cinayeti önleyecek tedbirlerin alınmasında ve ayrıca cinayetin bağlantılarının  ortaya çıkarılmasında, Emniyet İstihbarat Dairesi ile Trabzon Emniyeti ve Jandarmasının ve İstanbul  Emniyetinin ve diğer kamu görevlilerinin ihmal ve kusurunun olup olmadığının ve varsa  sorumlularının tespiti için Anayasanın 98 ve İçtüzüğün 104. ve 105. maddeleri gereği bir Meclis  Araştırması açılmasını talep ederim.  1) Ahmet Ersin (İzmir)  2) Durdu Özbolat (Kahramanmaraş)  3) Enis Tütüncü (Tekirdağ)  4) Algan Hacaloğlu (İstanbul)  5) Ali İhsan Köktürk (Zonguldak)  6) Rahmi Güner (Ordu)  7) Fevzi Topuz Muğla)  8) Hüseyin Unsal (Amasya)  9) AkifEkici (Gaziantep)  10) Yaşar Ağyüz (Gaziantep)  11) Ergün Aydoğan (Balıkesir)  12) Ali Rıza Ertemür (Denizli)  13) Ahmet Küçük (Çanakkale)  14) Faik Öztrak (Tekirdağ)  15) Eşref Karaibrahim (Giresun)  16) Orhan Ziya Diren (Tokat)  17) Fehmi Murat Sönmez (Eskişehir)  18) Şahin Mengü (Manisa)  19) Derviş Günday (Çorum)  20) Osman Kaptan (Antalya)  - 6 0 6 - TBMM B: 72 1 1 . 3 . 2 0 1 0 0 : 2  21) Bülent Baratalı (İzmir)  22) Ali Rıza Öztürk (Mersin)  23) Gürol Ergin (Muğla)  24) Hulusi Güvel (Adana)  25) Şevket Köse (Adıyaman)  26) Erol Tınastepe (Erzincan)  27) Muhammet Rıza Yalçınkaya (Bartın)  28) Mehmet Ali Özpolat (İstanbul)  29) Mevlüt Coşkuner (İsparta)  30) Ramazan Kerim Özkan (Burdur)  31) Ensar Öğüt (Ardahan)  32) Hikmet Erenkaya Kocaeli)  33) Tayfur Süner (Antalya)  34) Mehmet Şevki Kulkuloğlu (Kayseri)  35) Sacid Yıldız (İstanbul)  4.- Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk ve 34 milletvekilinin, faili meçhul siyasi cinayetler  konusunun araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması  açılmasına ilişkin önergesi (10/618)  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Türkiye'nin tarihi, çok sayıda faili meçhul siyasi cinayetlerle doludur. Devlet, hiçbir siyasi  cinayetin sırrını çözmemiş, sonunda Türkiye, adeta faili meçhul siyasi cinayetler mezarlığı haline  gelmiştir. 1948 yılında, sürekli izlendiği nedeniyle tüm işlerini bırakarak kamyonculuk yapmaya  başlayan Yazar Sabahattin Ali'nin, Kırklareli üzerinden Bulgaristan'a geçmek isterken öldürülmesi  olayı hâlâ aydınlatılmadığı gibi mezarının nerede olduğu dahi bilinmemektedir. 1970'li yılların  ortasından itibaren toplum tam ortasından sağ ve sol diye ikiye bölünmüştü.  Ülkenin tümünde kan gövdeyi götürüyordu. Her gün sokak ortasında insanlar kurşunlanarak  öldürülüyordu. İşte böylesine karanlık, sisli, kaotik bir ortamda hemen herkesi, uzlaşmaya, barışa  çağıran Gazeteci Abdi İpekçi, 1 Şubat 1979 günü evine giderken arabasının içinde kurşunlanarak  katledilmiş ve O'na sıkılan bu kurşunlar, Türkiye'yi karanlık günlere savurmuştu. Abdi İpekçi,  ölümünden bu yana 31 yılı aşkın bir süre geçmesine karşılık, hâlâ ölümündeki sırlar çözülememiştir.  Abdi İpekçi'nin demokrasi ve özgürlük anlayışı, bugünlere de ışık tutuyor. Abdi İpekçi kızına yazdığı  mektuplarında "Benim inançlarımın temelinde 'özgürlükçülük' var. Özgürlüğe, yalnız insanın en  kutsal, en doğal bir hakkı olduğu için inanmıyorum. Özgürlüğün aynı zamanda gerçeklerin araştırılıp  bulunmasında vazgeçilmez bir amaç olduğunu düşünüyorum. İşte, ben, insanların özgür olmalarını,  düşüncelerini, inançlarını, görüşlerini hiçbir baskı ile karşılaşmadan özgürce açıklayabilmelerini  istiyorum. Bu özgürlüğü, yalnız kendi doğrultumdaki kimseler için değil, karşıtlarım için de  savunmak gereğine inanıyorum... Karşıtlarım dâhil herkesin özgürlüğünü savunmayı ödev  biliyorum." demiştir. İpekçi'nin "Sağda ve solda körü körüne angaje olmamış her gerçek aydının  kaderi, her iki yandan gelen suçlamalara hedef olmaktır" şeklindeki sözleri, aslında bugün Türk  basınına ve düşünce dünyasına hâkim olan bölünmüşlük ve gerginlik ortamı içinde özel bir önem  - 6 0 7 -
Sayfa 40 -
TBMM B: 72 1 1 . 3 . 2 0 1 0 0 : 2  21) Bülent Baratalı (İzmir)  22) Ali Rıza Öztürk (Mersin)  23) Gürol Ergin (Muğla)  24) Hulusi Güvel (Adana)  25) Şevket Köse (Adıyaman)  26) Erol Tınastepe (Erzincan)  27) Muhammet Rıza Yalçınkaya (Bartın)  28) Mehmet Ali Özpolat (İstanbul)  29) Mevlüt Coşkuner (İsparta)  30) Ramazan Kerim Özkan (Burdur)  31) Ensar Öğüt (Ardahan)  32) Hikmet Erenkaya Kocaeli)  33) Tayfur Süner (Antalya)  34) Mehmet Şevki Kulkuloğlu (Kayseri)  35) Sacid Yıldız (İstanbul)  4.- Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk ve 34 milletvekilinin, faili meçhul siyasi cinayetler  konusunun araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması  açılmasına ilişkin önergesi (10/618)  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Türkiye'nin tarihi, çok sayıda faili meçhul siyasi cinayetlerle doludur. Devlet, hiçbir siyasi  cinayetin sırrını çözmemiş, sonunda Türkiye, adeta faili meçhul siyasi cinayetler mezarlığı haline  gelmiştir. 1948 yılında, sürekli izlendiği nedeniyle tüm işlerini bırakarak kamyonculuk yapmaya  başlayan Yazar Sabahattin Ali'nin, Kırklareli üzerinden Bulgaristan'a geçmek isterken öldürülmesi  olayı hâlâ aydınlatılmadığı gibi mezarının nerede olduğu dahi bilinmemektedir. 1970'li yılların  ortasından itibaren toplum tam ortasından sağ ve sol diye ikiye bölünmüştü.  Ülkenin tümünde kan gövdeyi götürüyordu. Her gün sokak ortasında insanlar kurşunlanarak  öldürülüyordu. İşte böylesine karanlık, sisli, kaotik bir ortamda hemen herkesi, uzlaşmaya, barışa  çağıran Gazeteci Abdi İpekçi, 1 Şubat 1979 günü evine giderken arabasının içinde kurşunlanarak  katledilmiş ve O'na sıkılan bu kurşunlar, Türkiye'yi karanlık günlere savurmuştu. Abdi İpekçi,  ölümünden bu yana 31 yılı aşkın bir süre geçmesine karşılık, hâlâ ölümündeki sırlar çözülememiştir.  Abdi İpekçi'nin demokrasi ve özgürlük anlayışı, bugünlere de ışık tutuyor. Abdi İpekçi kızına yazdığı  mektuplarında "Benim inançlarımın temelinde 'özgürlükçülük' var. Özgürlüğe, yalnız insanın en  kutsal, en doğal bir hakkı olduğu için inanmıyorum. Özgürlüğün aynı zamanda gerçeklerin araştırılıp  bulunmasında vazgeçilmez bir amaç olduğunu düşünüyorum. İşte, ben, insanların özgür olmalarını,  düşüncelerini, inançlarını, görüşlerini hiçbir baskı ile karşılaşmadan özgürce açıklayabilmelerini  istiyorum. Bu özgürlüğü, yalnız kendi doğrultumdaki kimseler için değil, karşıtlarım için de  savunmak gereğine inanıyorum... Karşıtlarım dâhil herkesin özgürlüğünü savunmayı ödev  biliyorum." demiştir. İpekçi'nin "Sağda ve solda körü körüne angaje olmamış her gerçek aydının  kaderi, her iki yandan gelen suçlamalara hedef olmaktır" şeklindeki sözleri, aslında bugün Türk  basınına ve düşünce dünyasına hâkim olan bölünmüşlük ve gerginlik ortamı içinde özel bir önem  - 6 0 7 - TBMM B:72 1 1 . 3 . 2 0 1 0 0 : 2  - 6 0 8 - taşımaktadır. Türkiye, 31 yıl önce İpekçi'nin şahsında simgeleşen sağduyu ve uzlaşı çizgisine bu gün  daha çok ihtiyaç duymaktadır. Mehmet Ali Ağca'nın, kısa bir süre önce serbest kalması, kamuoyunda  İpekçi cinayetinin perde arkasıyla ilgili olarak yeniden tartışmalar başlatmıştır. Dönemin yetkili kişilerinin  basında yer alan açıklamaları; cinayet sonrasındaki ihmalleri, kusurları ve gariplikleri yeni sorularla  birlikte sarsıcı bir şekilde bir kez daha kamuoyunun dikkatini çekmiştir. O dönemin İçişleri Bakanı Sayın  Hasan Fehmi Güneş, Milliyet Gazetesindeki açıklamasında; cinayetin birçok ipucunu ele geçirdiklerini,  çözüme gidebileceklerini belirterek "Yol görünmüştü. Orada yürünüyordu. Heyecanla takip ediyorduk.  O yol kesildi. İsyanım o. O yol, kesilmemeliydi. Soruşturma, cinayeti planlayan merkeze doğru gidiyordu.  Bu acı değil mi? Bu sarsıcı olayları teröriste yaptırırlar. Amaçlanan şiddetin egemen olduğu ortamı  yaratmak. Darbe mi, otoriter mi. Bir düzene zemin hazırlamak. İpekçi, önemli bir insandı. Senin babanın  cinayetini tam aydınlatmamızın önü kesildi. Acı değil mi? Niye İpekçi'ye kıyıldığı, niye hedef seçildiğini  çözmek üzereydik..." diyor ve dönemin askerî yetkililerini suçluyor. Mehmet Ali Ağca yakalandıktan  sonra sorgulanırken Sıkıyönetim Komutanlığı tarafından gözaltı için süre uzatımı verilmemesi,  gözaltındayken diğer faillerle görüşmesine izin verilmesi, üzerinden çıkan bazı isimlerin incelenmemesi,  para hareketlerine bakılmaması gibi pek çok iddianın ve sorunun yanıtı, hâlâ bulunamamıştır. Toplumda  Siyasi Cinayetlere ilişkin kuşkular giderilmediği sürece Abdi İpekçi cinayeti, diğer tüm faili meçhul  siyasi cinayetler gibi Türkiye'nin toplumsal vicdanında açık bir yara olarak kalacaktır.  Gelinen aşamada Devletin faili meçhul siyasi cinayetlere seyirci olmaktan çıkması yeni bir  anlayışla olayları araştırması gerekir. Bugün Türkiye'nin geçmişindeki karanlık bölgelerine ışık  tutulmasına, karanlıkların aydınlatılmasına ihtiyaç vardır. Karanlık bölgelere ışık tutarak aydınlatacak  ışık kaynağı da, hiç şüphe yok ki Milli İradenin temsilcisi olan TBMM'dir. Faili meçhul cinayetlerle ilgili  soruların ısrarla yanıtını bulmak, demokratik hukuk devletinin tarihsel görevidir. Bu nedenle TBMM'de  araştırma komisyonu kurularak başta Yazar Sabahattin Ali, Savcı Doğan Öz, Gazeteci Abdi İpekçi,  Yazar Ümit Kaftancıoğlu, Sendikacı Kemal Türkler, Gazeteci-yazar Uğur Mumcu, Prof. Dr. Muammer  Aksoy, Doç. Dr. Bahriye Üçok, müzisyen Nesimi Çimen, şair Metin Altıok, gazeteci Metin Göktepe,  gazeteci Cihan Hayırsevener, Cevat Yurdakul, Musa Anter, Ahmet Taner Kışlalı, Necip Hablemitoğlu,  Behçet Aysan, Hasret Gültekin, Turan Dursun, Sevinç Özgüner ve Cavit Orhan Tütengil, Hrant Dink  olmak üzere tüm faili meçhul siyasi cinayetlerin teker teker masaya yatırılarak A'dan Z'ye mercek altına  alınması, demokrasimizin gelişmesinin ön koşuludur. Çünkü TBMM'de kurulacak bir araştırma  komisyonu, faili meçhul olaylara ilişkin bilgi ve belgelere daha kolaylıkla ulaşabilecektir. Komisyon,  bugün devletin farklı birimlerinin arşivlerine dağılmış olan dosyalan, belgeleri tek bir havuzda  toplayarak, bunlann ışığında o dönemin yetkililerine sorular yönelterek, konuya bütünlük içinde bir  bakış geliştirebilme imkânına sahip olduğundan yakın tarihimizin aydınlatılmayı bekleyen ve çoğu hâlâ  faili meçhul olarak kalan siyasi cinayetlerinin aydınlatılmasını da tetikleyebilir.  Çocuklarımıza tarihinde aydınlanmamış faili meçhul siyasi cinayeti olmayan demokratik bir Türkiye  bırakmak için siyasi cinayetlerin öncesindeki ve sonrasındaki tüm olaylann araştinlması, öldürenlerin  arkasındaki örgütlenmeyi ortaya çıkarmak, karanlıkları aydınlatmak için Anayasanın 98. maddesi ve İçtüzüğün  104. ve 105. maddeleri uyarınca Meclis Araştırma komisyonu kurulmasını saygıyla arz ve talep ederiz.  1) Ali Rıza Öztürk (Mersin)  2) Durdu Özbolat (Kahramanmaraş)  3) Enis Tütüncü (Tekirdağ)  4) Birgen Keleş (İstanbul)  5) Ali İhsan Köktürk (Zonguldak)
Sayfa 41 -
TBMM B:72 1 1 . 3 . 2 0 1 0 0 : 2  - 6 0 8 - taşımaktadır. Türkiye, 31 yıl önce İpekçi'nin şahsında simgeleşen sağduyu ve uzlaşı çizgisine bu gün  daha çok ihtiyaç duymaktadır. Mehmet Ali Ağca'nın, kısa bir süre önce serbest kalması, kamuoyunda  İpekçi cinayetinin perde arkasıyla ilgili olarak yeniden tartışmalar başlatmıştır. Dönemin yetkili kişilerinin  basında yer alan açıklamaları; cinayet sonrasındaki ihmalleri, kusurları ve gariplikleri yeni sorularla  birlikte sarsıcı bir şekilde bir kez daha kamuoyunun dikkatini çekmiştir. O dönemin İçişleri Bakanı Sayın  Hasan Fehmi Güneş, Milliyet Gazetesindeki açıklamasında; cinayetin birçok ipucunu ele geçirdiklerini,  çözüme gidebileceklerini belirterek "Yol görünmüştü. Orada yürünüyordu. Heyecanla takip ediyorduk.  O yol kesildi. İsyanım o. O yol, kesilmemeliydi. Soruşturma, cinayeti planlayan merkeze doğru gidiyordu.  Bu acı değil mi? Bu sarsıcı olayları teröriste yaptırırlar. Amaçlanan şiddetin egemen olduğu ortamı  yaratmak. Darbe mi, otoriter mi. Bir düzene zemin hazırlamak. İpekçi, önemli bir insandı. Senin babanın  cinayetini tam aydınlatmamızın önü kesildi. Acı değil mi? Niye İpekçi'ye kıyıldığı, niye hedef seçildiğini  çözmek üzereydik..." diyor ve dönemin askerî yetkililerini suçluyor. Mehmet Ali Ağca yakalandıktan  sonra sorgulanırken Sıkıyönetim Komutanlığı tarafından gözaltı için süre uzatımı verilmemesi,  gözaltındayken diğer faillerle görüşmesine izin verilmesi, üzerinden çıkan bazı isimlerin incelenmemesi,  para hareketlerine bakılmaması gibi pek çok iddianın ve sorunun yanıtı, hâlâ bulunamamıştır. Toplumda  Siyasi Cinayetlere ilişkin kuşkular giderilmediği sürece Abdi İpekçi cinayeti, diğer tüm faili meçhul  siyasi cinayetler gibi Türkiye'nin toplumsal vicdanında açık bir yara olarak kalacaktır.  Gelinen aşamada Devletin faili meçhul siyasi cinayetlere seyirci olmaktan çıkması yeni bir  anlayışla olayları araştırması gerekir. Bugün Türkiye'nin geçmişindeki karanlık bölgelerine ışık  tutulmasına, karanlıkların aydınlatılmasına ihtiyaç vardır. Karanlık bölgelere ışık tutarak aydınlatacak  ışık kaynağı da, hiç şüphe yok ki Milli İradenin temsilcisi olan TBMM'dir. Faili meçhul cinayetlerle ilgili  soruların ısrarla yanıtını bulmak, demokratik hukuk devletinin tarihsel görevidir. Bu nedenle TBMM'de  araştırma komisyonu kurularak başta Yazar Sabahattin Ali, Savcı Doğan Öz, Gazeteci Abdi İpekçi,  Yazar Ümit Kaftancıoğlu, Sendikacı Kemal Türkler, Gazeteci-yazar Uğur Mumcu, Prof. Dr. Muammer  Aksoy, Doç. Dr. Bahriye Üçok, müzisyen Nesimi Çimen, şair Metin Altıok, gazeteci Metin Göktepe,  gazeteci Cihan Hayırsevener, Cevat Yurdakul, Musa Anter, Ahmet Taner Kışlalı, Necip Hablemitoğlu,  Behçet Aysan, Hasret Gültekin, Turan Dursun, Sevinç Özgüner ve Cavit Orhan Tütengil, Hrant Dink  olmak üzere tüm faili meçhul siyasi cinayetlerin teker teker masaya yatırılarak A'dan Z'ye mercek altına  alınması, demokrasimizin gelişmesinin ön koşuludur. Çünkü TBMM'de kurulacak bir araştırma  komisyonu, faili meçhul olaylara ilişkin bilgi ve belgelere daha kolaylıkla ulaşabilecektir. Komisyon,  bugün devletin farklı birimlerinin arşivlerine dağılmış olan dosyalan, belgeleri tek bir havuzda  toplayarak, bunlann ışığında o dönemin yetkililerine sorular yönelterek, konuya bütünlük içinde bir  bakış geliştirebilme imkânına sahip olduğundan yakın tarihimizin aydınlatılmayı bekleyen ve çoğu hâlâ  faili meçhul olarak kalan siyasi cinayetlerinin aydınlatılmasını da tetikleyebilir.  Çocuklarımıza tarihinde aydınlanmamış faili meçhul siyasi cinayeti olmayan demokratik bir Türkiye  bırakmak için siyasi cinayetlerin öncesindeki ve sonrasındaki tüm olaylann araştinlması, öldürenlerin  arkasındaki örgütlenmeyi ortaya çıkarmak, karanlıkları aydınlatmak için Anayasanın 98. maddesi ve İçtüzüğün  104. ve 105. maddeleri uyarınca Meclis Araştırma komisyonu kurulmasını saygıyla arz ve talep ederiz.  1) Ali Rıza Öztürk (Mersin)  2) Durdu Özbolat (Kahramanmaraş)  3) Enis Tütüncü (Tekirdağ)  4) Birgen Keleş (İstanbul)  5) Ali İhsan Köktürk (Zonguldak)  TBMM B: 72 1 1 . 3 . 2 0 1 0 O: 2  6) Algan Hacaloğlu (İstanbul)  7) Rahmi Güner (Ordu)  8) Fevzi Topuz (Muğla)  9) Hüseyin Unsal (Amasya)  10) Akif Ekici (Gaziantep)  11) Yaşar Ağyüz (Gaziantep)  12) Sacid Yıldız (İstanbul)  13) Faik Öztrak (Tekirdağ)  14) Eşref Karaibrahim (Giresun)  15) Orhan Ziya Diren (Tokat)  16) Fehmi Murat Sönmez (Eskişehir)  17) Şahin Mengü (Manisa)  18) Derviş Günday (Çorum)  19) Osman Kaptan (Antalya)  20) Ergün Aydoğan (Balıkesir)  21) Bülent Baratalı (İzmir)  22) Gürol Ergin (Muğla)  23) Hulusi Güvel (Adana)  24) Şevket Köse (Adıyaman)  25) Erol Tınastepe (Erzincan)  26) Mevlüt Coşkuner (İsparta)  27) Mehmet Ali Özpolat (İstanbul)  28) Muhammet Rıza Yalçınkaya (Bartın)  29) Ramazan Kerim Özkan (Burdur)  30) Ahmet Küçük (Çanakkale)  31) Ensar Öğüt (Ardahan)  32) Ali Rıza Ertemür (Denizli)  33) Hikmet Erenkaya (Kocaeli)  34) Tayfur Süner (Antalya)  35) Mehmet Şevki Kulkuloğlu (Kayseri)  BAŞKAN - Bilgilerinize sunulmuştur.  Önergeler gündemdeki yerlerini alacak ve Meclis araştırması açılıp açılmaması konusundaki  görüşmeler sırası geldiğinde yapılacaktır.  Gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmına  geçiyoruz.  l ' inci sırada yer alan Türk Ticaret Kanunu Tasansı ve Adalet Komisyonu Raporu'nun  görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.  - 6 0 9 -
Sayfa 42 -
TBMM B: 72 1 1 . 3 . 2 0 1 0 O: 2  6) Algan Hacaloğlu (İstanbul)  7) Rahmi Güner (Ordu)  8) Fevzi Topuz (Muğla)  9) Hüseyin Unsal (Amasya)  10) Akif Ekici (Gaziantep)  11) Yaşar Ağyüz (Gaziantep)  12) Sacid Yıldız (İstanbul)  13) Faik Öztrak (Tekirdağ)  14) Eşref Karaibrahim (Giresun)  15) Orhan Ziya Diren (Tokat)  16) Fehmi Murat Sönmez (Eskişehir)  17) Şahin Mengü (Manisa)  18) Derviş Günday (Çorum)  19) Osman Kaptan (Antalya)  20) Ergün Aydoğan (Balıkesir)  21) Bülent Baratalı (İzmir)  22) Gürol Ergin (Muğla)  23) Hulusi Güvel (Adana)  24) Şevket Köse (Adıyaman)  25) Erol Tınastepe (Erzincan)  26) Mevlüt Coşkuner (İsparta)  27) Mehmet Ali Özpolat (İstanbul)  28) Muhammet Rıza Yalçınkaya (Bartın)  29) Ramazan Kerim Özkan (Burdur)  30) Ahmet Küçük (Çanakkale)  31) Ensar Öğüt (Ardahan)  32) Ali Rıza Ertemür (Denizli)  33) Hikmet Erenkaya (Kocaeli)  34) Tayfur Süner (Antalya)  35) Mehmet Şevki Kulkuloğlu (Kayseri)  BAŞKAN - Bilgilerinize sunulmuştur.  Önergeler gündemdeki yerlerini alacak ve Meclis araştırması açılıp açılmaması konusundaki  görüşmeler sırası geldiğinde yapılacaktır.  Gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmına  geçiyoruz.  l ' inci sırada yer alan Türk Ticaret Kanunu Tasansı ve Adalet Komisyonu Raporu'nun  görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.  - 6 0 9 - TBMM B:72 1 1 . 3 . 2 0 1 0 0 : 2  (x) 471 S. Sayılı Basmayazı 9/3/2010 tarihli 70'inci Birleşim tutanağına eklidir.  - 6 1 0 - VII.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN  GELEN DİĞER İŞLER  A) KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ  I.- Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/324) (S. Sayısı: 96)  BAŞKAN - Komisyon? Yok.  Ertelenmiştir.  2'nci sırada yer alan Türk Borçlar Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu'nun  görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.  2.- Türk Borçlar Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/499) (S. Sayısı: 321)  BAŞKAN - Komisyon? Yok.  Ertelenmiştir.  3'üncü sırada yer alan Milletlerarası Para Fonu ile Milletlerarası İmar ve Kalkınma Bankasına  Katılmak İçin Hükümete Yetki Verilmesine Dair Kanuna Ek Milletlerarası Para Fonu Ana  Sözleşmesinde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Belgelerin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair  Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu'nun görüşmelerine kaldığımız yerden devam  edeceğiz.  3.- Milletlerarası Para Fonu ile Milletlerarası İmar ve Kalkınma Bankasına Katılmak İçin  Hükümete Yetki Verilmesine Dair Kanuna Ek Milletlerarası Para Fonu Ana Sözleşmesinde Değişiklik  Yapılmasına İlişkin Belgelerin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri  Komisyonu Raporu (1/761) (S. Sayısı: 458)  BAŞKAN - Komisyon? Yok.  Ertelenmiştir.  4'üncü sırada yer alan Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı ile  Avrupa Birliği Uyum, Tarım, Orman ve Köyişleri ile Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi  ve Teknoloji Komisyonları Raporu'nun görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.  4.- Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı ile Avrupa Birliği Uyum,  Tarım, Orman ve Köyişleri ile Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji  Komisyonları Raporları (1/743) (S.Sayısı: 471) (x)  BAŞKAN - Komisyon? Burada.  Hükümet? Burada.  Geçen birleşimde, İç Tüzük'ün 91'inci maddesine göre temel kanun olarak görüşülen tasarının  birinci bölümünün 8'inci maddesi kabul edilmişti.  9'uncu madde üzerinde üç önerge vardır. Önergeleri önce geliş sırasına göre okutacağım, sonra  aykırılık sırasına göre işleme alacağım.
Sayfa 43 -
TBMM B:72 1 1 . 3 . 2 0 1 0 0 : 2  (x) 471 S. Sayılı Basmayazı 9/3/2010 tarihli 70'inci Birleşim tutanağına eklidir.  - 6 1 0 - VII.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN  GELEN DİĞER İŞLER  A) KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ  I.- Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/324) (S. Sayısı: 96)  BAŞKAN - Komisyon? Yok.  Ertelenmiştir.  2'nci sırada yer alan Türk Borçlar Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu'nun  görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.  2.- Türk Borçlar Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/499) (S. Sayısı: 321)  BAŞKAN - Komisyon? Yok.  Ertelenmiştir.  3'üncü sırada yer alan Milletlerarası Para Fonu ile Milletlerarası İmar ve Kalkınma Bankasına  Katılmak İçin Hükümete Yetki Verilmesine Dair Kanuna Ek Milletlerarası Para Fonu Ana  Sözleşmesinde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Belgelerin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair  Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu'nun görüşmelerine kaldığımız yerden devam  edeceğiz.  3.- Milletlerarası Para Fonu ile Milletlerarası İmar ve Kalkınma Bankasına Katılmak İçin  Hükümete Yetki Verilmesine Dair Kanuna Ek Milletlerarası Para Fonu Ana Sözleşmesinde Değişiklik  Yapılmasına İlişkin Belgelerin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri  Komisyonu Raporu (1/761) (S. Sayısı: 458)  BAŞKAN - Komisyon? Yok.  Ertelenmiştir.  4'üncü sırada yer alan Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı ile  Avrupa Birliği Uyum, Tarım, Orman ve Köyişleri ile Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi  ve Teknoloji Komisyonları Raporu'nun görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.  4.- Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı ile Avrupa Birliği Uyum,  Tarım, Orman ve Köyişleri ile Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji  Komisyonları Raporları (1/743) (S.Sayısı: 471) (x)  BAŞKAN - Komisyon? Burada.  Hükümet? Burada.  Geçen birleşimde, İç Tüzük'ün 91'inci maddesine göre temel kanun olarak görüşülen tasarının  birinci bölümünün 8'inci maddesi kabul edilmişti.  9'uncu madde üzerinde üç önerge vardır. Önergeleri önce geliş sırasına göre okutacağım, sonra  aykırılık sırasına göre işleme alacağım.  TBMM B: 72 11 . 3 . 2 0 1 0 O: 2  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 sıra sayılı Kanun Tasansı'nın 9. maddesinin 1. fıkrasında "Hal yönetim  birimi"nden sonra gelen ibarelerin "hal yöneticisi, ziraat mühendisi veya gıda mühendisi ile mevcut  zabıta personeli arasından görevlendirilen hal zabıtası ve diğer personelden oluşur" şeklinde  değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.  Oktay Vural Alim Işık M. Akif Paksoy  İzmir Kütahya Kahramanmaraş  Ahmet Orhan Akif Akkuş Cemaleddin Uslu  Manisa Mersin Edirne  K. Erdal Sipahi Rıdvan Yalçın  İzmir Ordu  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 Sıra Sayılı Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun  Tasansının 9 uncu maddesinin 2 nci fıkrasında yer alan "halin büyüklüğüne ve işlem hacmine göre  yeterli sayı ve nitelikte toptancı hali zabıtası" ifadesinden sonra gelmek üzere "kadrosunda denetim  elemanları" ifadesinin getirilmesini arz ve teklif ederiz.  Ayla Akat Ata Nuri Yaman Hamit Geylani  Batman Muş Hakkâri  Osman Özçelik Pervin Buldan  Siirt İğdır  BAŞKAN - Şimdi maddeye en aykırı önergeyi okutup işleme alacağım.  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği Bulunan Diğer Malların Ticaretinin  Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasansı'nın 9. Maddesi 2. Fıkrasının "halin büyüklüğüne ve işlem  hacmine göre yeterli sayı ve nitelikte toptancı hali zabıtası" ifadesinden sonra gelmek üzere,  "kadrosunda denetim elamanları" ifadesinin getirilmesini;  Tasarısının 9 uncu maddesinin 6 nci fıkrasının "Hal yöneticisinin; 4857 sayılı İş Kanununa tabi  olması ve mühendislik fakültelerinin ziraat veya gıda mühendisliği lisans mezunu ve hukuk, iktisat  veya işletme alanında yüksek lisans veya ikinci lisans mezunu olması ve Avrupa Birliğinin resmi  dillerinden en az birisini iyi derecede bilmesi şartlarını taşıması zorunludur. Hal yöneticisi 657 sayılı  Devlet Memurlan Kanununa tabi memur olamaz" şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederim.  Mehmet Ali Susam Zekeriya Akıncı Ramazan Kerim Özkan  İzmir Ankara Burdur  Tayfur Süner Ali Kocal Mustafa Özyürek  Antalya Zonguldak İstanbul  Ahmet Küçük  Çanakkale  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU  BAŞKANI HASAN ALİ ÇELİK (Sakarya) - Katılamıyoruz.  BAŞKAN - Hükümet katılıyor mu?  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Katılamıyoruz.  - 6 1 1 -
Sayfa 44 -
TBMM B: 72 11 . 3 . 2 0 1 0 O: 2  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 sıra sayılı Kanun Tasansı'nın 9. maddesinin 1. fıkrasında "Hal yönetim  birimi"nden sonra gelen ibarelerin "hal yöneticisi, ziraat mühendisi veya gıda mühendisi ile mevcut  zabıta personeli arasından görevlendirilen hal zabıtası ve diğer personelden oluşur" şeklinde  değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.  Oktay Vural Alim Işık M. Akif Paksoy  İzmir Kütahya Kahramanmaraş  Ahmet Orhan Akif Akkuş Cemaleddin Uslu  Manisa Mersin Edirne  K. Erdal Sipahi Rıdvan Yalçın  İzmir Ordu  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 Sıra Sayılı Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun  Tasansının 9 uncu maddesinin 2 nci fıkrasında yer alan "halin büyüklüğüne ve işlem hacmine göre  yeterli sayı ve nitelikte toptancı hali zabıtası" ifadesinden sonra gelmek üzere "kadrosunda denetim  elemanları" ifadesinin getirilmesini arz ve teklif ederiz.  Ayla Akat Ata Nuri Yaman Hamit Geylani  Batman Muş Hakkâri  Osman Özçelik Pervin Buldan  Siirt İğdır  BAŞKAN - Şimdi maddeye en aykırı önergeyi okutup işleme alacağım.  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği Bulunan Diğer Malların Ticaretinin  Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasansı'nın 9. Maddesi 2. Fıkrasının "halin büyüklüğüne ve işlem  hacmine göre yeterli sayı ve nitelikte toptancı hali zabıtası" ifadesinden sonra gelmek üzere,  "kadrosunda denetim elamanları" ifadesinin getirilmesini;  Tasarısının 9 uncu maddesinin 6 nci fıkrasının "Hal yöneticisinin; 4857 sayılı İş Kanununa tabi  olması ve mühendislik fakültelerinin ziraat veya gıda mühendisliği lisans mezunu ve hukuk, iktisat  veya işletme alanında yüksek lisans veya ikinci lisans mezunu olması ve Avrupa Birliğinin resmi  dillerinden en az birisini iyi derecede bilmesi şartlarını taşıması zorunludur. Hal yöneticisi 657 sayılı  Devlet Memurlan Kanununa tabi memur olamaz" şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederim.  Mehmet Ali Susam Zekeriya Akıncı Ramazan Kerim Özkan  İzmir Ankara Burdur  Tayfur Süner Ali Kocal Mustafa Özyürek  Antalya Zonguldak İstanbul  Ahmet Küçük  Çanakkale  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU  BAŞKANI HASAN ALİ ÇELİK (Sakarya) - Katılamıyoruz.  BAŞKAN - Hükümet katılıyor mu?  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Katılamıyoruz.  - 6 1 1 - TBMM B: 72 11 . 3 . 2010 O: 2  - 6 1 2 - BAŞKAN - Buyurun Sayın Susam. (CHP sıralarından alkışlar)  MEHMET ALİ SUSAM (İzmir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; verdiğimiz önergeye  Sayın Başkan da Hükümete ve Komisyona sorarak "Önergeye katılıyor musunuz?" dediler.  Aslında verdiğimiz önergenin amacı şu: Bu yasanın en büyük zaaflarından bir tanesi, denetim  konusunda nasıl bir işlem yapılacağı, piyasanın "serbestleştirme" adı altında özel sektöre açılması,  hallerin özelleştirilmesi, bildirimin elektronik ortamda yapılmasının önünün açılması, hale girmeden  malların bildiriminin yapılması noktası, tümüyle gelip piyasadaki denetimin nasıl yapılacağı, kayıp  kaçağın nasıl önleneceği ve bu denetimlerde hangi nitelikteki insanların görev alacağı noktası. Bu,  yasanın önemli noktalarından bir tanesi. Bu noktada, hem hal yöneticilerinin niteliğini artıracak ziraat  mühendisleri ve benzeri okul mezunu arkadaşların görev alması hem hal zabıtasının sayısının  artırılması ve niteliklerinin yükseltilmesi noktasında verdiğimiz önergeye Komisyonun niye  katılmadığını, Hükümetin niye katılmadığını, bu yasayı çıkaran anlayışın neden buna karşı olduğunu  anlamakta zorluk çekiyorum.  Değerli arkadaşlar, bakın, muhalefet olarak, üç muhalefet partisi de bu yasayla ilgili olarak çok  olumlu bir yaklaşımla, hem komisyonlarda hem alt komisyonda hem Mecliste çok önemli katkılar  koydular ve bazı değişiklik önergeleriyle de bu yasanın değiştirilmesi gereken ortak teklifler verdiler.  Eğer bu yasa tümüyle alt komisyon ve komisyonda hiç eksiksiz geldiyse, Hükümet bütün maddelerine  "Evet." diyebilirdi ama görüyorum ki Hükümet de bu yasanın yeterli olmadığını görmüş, en az 8  tane değişiklik önergeleri veriyor, muhalefet de değişiklik önergeleri veriyor; bütün muhalefetin  verdiği değişiklik önergeleri reddediliyor, Hükümetin verdiği önergeler kabul ediliyor.  Arkadaşlar, bu nasıl bir anlayış? Bu muhalefette önerge verenlerin hepsi yanlış önerge mi  verdiler, hepsi eksik önerge mi verdiler? Hep sizin verdiğiniz önergeler doğru, muhalefetin verdiği  önergeler yanlış mı?  Örneğin bir önerge, pazar yeri açılırken açılacak pazar yerine belediyeler yerin uygun olup  olmadığını mevcut pazarcılar odasından veya esnaf odasından sorsun diyor bütün muhalefet  partilerinin ortak önergesi. Buna niye karşı çıkıyorsunuz? Bunu niye reddediyorsunuz?  ORHAN ZİYA DİREN (Tokat) - Muhalefet söylüyor diye.  MEHMET ALİ SUSAM (Devamla) - Muhalefet söylüyor diye.  Değerli arkadaşlar, bu anlayış Hükümetin temel anlayışıdır.  Bakın, biz bu kanunda ne dedik? "Bu kanunda üretici örgütsüz bir noktadadır. Örgütsüz üretici  serbest pazar ekonomisi içerisinde pazara hâkim olan büyük güçler tarafından istediği gibi yönetilir."  dedik. Bizim üreticinin zayıf olduğu noktasındaki eleştirimize, ilk günkü genel eleştirimize Hükümet  "Hayır." demişti ama bir önerge verdiler. Size okuyayım 4'üncü maddenin beşinci fıkrasıyla ilgili  önergelerini. Gerekçelerini okuyorum. Gerekçeleri ne biliyor musunuz? "Piyasa konu malların  pazarlanmasında önemli kanallardan biri olan toptancılık sektörünün gelişmesi ve üreticilere malların  toptancılar üzerinden pazarlayabilme olanağının sunulması ve depolama, ambalajlama, taşıma gibi  konularda üreticilere nazaran daha iyi organize olan toptancıların piyasadaki faaliyetlerini  etkinleştirmesini teminen toptancılar tarafından üreticilerden toptan olarak alman malların toptancı  hallerinde yine toptan olarak satılmasına yönelik düzenleme yapılması. Ayşe Nur Bahçekapılı,  Nurettin Canakli." Ne diyorlar bu gerekçede biliyor musunuz? "Üretici toptancı hallerinde mal  satamayacaktır çünkü örgütlü değildir, hiçbir kaynağı yoktur. Toptancı daha iyi örgütlüdür. Onun  için üreticinin mallarını toptancı hallerinde toptancılar satsın."
Sayfa 45 -
TBMM B: 72 11 . 3 . 2010 O: 2  - 6 1 2 - BAŞKAN - Buyurun Sayın Susam. (CHP sıralarından alkışlar)  MEHMET ALİ SUSAM (İzmir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; verdiğimiz önergeye  Sayın Başkan da Hükümete ve Komisyona sorarak "Önergeye katılıyor musunuz?" dediler.  Aslında verdiğimiz önergenin amacı şu: Bu yasanın en büyük zaaflarından bir tanesi, denetim  konusunda nasıl bir işlem yapılacağı, piyasanın "serbestleştirme" adı altında özel sektöre açılması,  hallerin özelleştirilmesi, bildirimin elektronik ortamda yapılmasının önünün açılması, hale girmeden  malların bildiriminin yapılması noktası, tümüyle gelip piyasadaki denetimin nasıl yapılacağı, kayıp  kaçağın nasıl önleneceği ve bu denetimlerde hangi nitelikteki insanların görev alacağı noktası. Bu,  yasanın önemli noktalarından bir tanesi. Bu noktada, hem hal yöneticilerinin niteliğini artıracak ziraat  mühendisleri ve benzeri okul mezunu arkadaşların görev alması hem hal zabıtasının sayısının  artırılması ve niteliklerinin yükseltilmesi noktasında verdiğimiz önergeye Komisyonun niye  katılmadığını, Hükümetin niye katılmadığını, bu yasayı çıkaran anlayışın neden buna karşı olduğunu  anlamakta zorluk çekiyorum.  Değerli arkadaşlar, bakın, muhalefet olarak, üç muhalefet partisi de bu yasayla ilgili olarak çok  olumlu bir yaklaşımla, hem komisyonlarda hem alt komisyonda hem Mecliste çok önemli katkılar  koydular ve bazı değişiklik önergeleriyle de bu yasanın değiştirilmesi gereken ortak teklifler verdiler.  Eğer bu yasa tümüyle alt komisyon ve komisyonda hiç eksiksiz geldiyse, Hükümet bütün maddelerine  "Evet." diyebilirdi ama görüyorum ki Hükümet de bu yasanın yeterli olmadığını görmüş, en az 8  tane değişiklik önergeleri veriyor, muhalefet de değişiklik önergeleri veriyor; bütün muhalefetin  verdiği değişiklik önergeleri reddediliyor, Hükümetin verdiği önergeler kabul ediliyor.  Arkadaşlar, bu nasıl bir anlayış? Bu muhalefette önerge verenlerin hepsi yanlış önerge mi  verdiler, hepsi eksik önerge mi verdiler? Hep sizin verdiğiniz önergeler doğru, muhalefetin verdiği  önergeler yanlış mı?  Örneğin bir önerge, pazar yeri açılırken açılacak pazar yerine belediyeler yerin uygun olup  olmadığını mevcut pazarcılar odasından veya esnaf odasından sorsun diyor bütün muhalefet  partilerinin ortak önergesi. Buna niye karşı çıkıyorsunuz? Bunu niye reddediyorsunuz?  ORHAN ZİYA DİREN (Tokat) - Muhalefet söylüyor diye.  MEHMET ALİ SUSAM (Devamla) - Muhalefet söylüyor diye.  Değerli arkadaşlar, bu anlayış Hükümetin temel anlayışıdır.  Bakın, biz bu kanunda ne dedik? "Bu kanunda üretici örgütsüz bir noktadadır. Örgütsüz üretici  serbest pazar ekonomisi içerisinde pazara hâkim olan büyük güçler tarafından istediği gibi yönetilir."  dedik. Bizim üreticinin zayıf olduğu noktasındaki eleştirimize, ilk günkü genel eleştirimize Hükümet  "Hayır." demişti ama bir önerge verdiler. Size okuyayım 4'üncü maddenin beşinci fıkrasıyla ilgili  önergelerini. Gerekçelerini okuyorum. Gerekçeleri ne biliyor musunuz? "Piyasa konu malların  pazarlanmasında önemli kanallardan biri olan toptancılık sektörünün gelişmesi ve üreticilere malların  toptancılar üzerinden pazarlayabilme olanağının sunulması ve depolama, ambalajlama, taşıma gibi  konularda üreticilere nazaran daha iyi organize olan toptancıların piyasadaki faaliyetlerini  etkinleştirmesini teminen toptancılar tarafından üreticilerden toptan olarak alman malların toptancı  hallerinde yine toptan olarak satılmasına yönelik düzenleme yapılması. Ayşe Nur Bahçekapılı,  Nurettin Canakli." Ne diyorlar bu gerekçede biliyor musunuz? "Üretici toptancı hallerinde mal  satamayacaktır çünkü örgütlü değildir, hiçbir kaynağı yoktur. Toptancı daha iyi örgütlüdür. Onun  için üreticinin mallarını toptancı hallerinde toptancılar satsın."  T B M M B:72 1 1 . 3 . 2 0 1 0 0 : 2  Kapanma Saati: 14.49  - 6 1 3 - Biz neyi eleştirmiştik? Demiştik ki: Üreticilere toptancı hallerinde verdiğiniz yüzde 20 payı,  pazarlarda verdiğiniz payı örgütlü olmayan üretici kullanamayacaktır. Dediğimizi siz bu gerekçede  aynen kabul ediyorsunuz ve bu yasada üreticiyi, örgütsüz üreticiyi büyük satın alma gücü olan  insanlar karşısında çaresiz bırakıyorsunuz.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Bir dakika ek süre veriyorum, tamamlayın Sayın Susam.  MEHMET ALİ SUSAM (Devamla) - Değerli arkadaşlarım, bu iktidar anlayışıyla bir iş  yapılmaz. Muhalefetin hiçbir önerisini kabul etmeyen, kendi önerilerini hiç konuşmadan kabul eden  anlayış "Benim çoğunlukla yaptığım yönetim anlayışı, herkese kabul ettirilmesi gereken..." dediği  çoğunluk diktatörlük anlayışıdır. Sizin bu anlayışınızla ortak kanun çıkarma şansı yoktur. Sizin  anlayışınızla, Hal Kanunu'nda bile ortak bir noktayı bulup en haklı gerekçelerimize destek vermeyen  bu iktidar anlayışıyla biz nasıl anayasa değişikliği yapmaya kalkacağız da Anayasa'yı değiştirmeye  kalkacağız?  Onun için, bu anlayışınızı bu konuda bir kez daha, kesinlikle, bu Meclisin önünde kamuoyunun  dikkatine sunuyorum. Samimiyetle bir yönetim anlayışı yapmadığınızı, işin çözümü değil, kendi  dediklerinizi dikte ettirme anlayışını bu Meclise kabul ettirmeye çalıştığınızı görüyorum. Bu nedenle  bu yasanın hatalarını söylemeye devam edeceğiz.  Teşekkür ediyorum Sayın Başkan. (CHP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ederim.  K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Sayın Başkan, karar yeter sayısı istiyoruz.  BAŞKAN - Karar yeter sayısı arayacağım.  Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Karar yeter sayısı yoktur.  Birleşime on dakika ara veriyorum.
Sayfa 46 -
T B M M B:72 1 1 . 3 . 2 0 1 0 0 : 2  Kapanma Saati: 14.49  - 6 1 3 - Biz neyi eleştirmiştik? Demiştik ki: Üreticilere toptancı hallerinde verdiğiniz yüzde 20 payı,  pazarlarda verdiğiniz payı örgütlü olmayan üretici kullanamayacaktır. Dediğimizi siz bu gerekçede  aynen kabul ediyorsunuz ve bu yasada üreticiyi, örgütsüz üreticiyi büyük satın alma gücü olan  insanlar karşısında çaresiz bırakıyorsunuz.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Bir dakika ek süre veriyorum, tamamlayın Sayın Susam.  MEHMET ALİ SUSAM (Devamla) - Değerli arkadaşlarım, bu iktidar anlayışıyla bir iş  yapılmaz. Muhalefetin hiçbir önerisini kabul etmeyen, kendi önerilerini hiç konuşmadan kabul eden  anlayış "Benim çoğunlukla yaptığım yönetim anlayışı, herkese kabul ettirilmesi gereken..." dediği  çoğunluk diktatörlük anlayışıdır. Sizin bu anlayışınızla ortak kanun çıkarma şansı yoktur. Sizin  anlayışınızla, Hal Kanunu'nda bile ortak bir noktayı bulup en haklı gerekçelerimize destek vermeyen  bu iktidar anlayışıyla biz nasıl anayasa değişikliği yapmaya kalkacağız da Anayasa'yı değiştirmeye  kalkacağız?  Onun için, bu anlayışınızı bu konuda bir kez daha, kesinlikle, bu Meclisin önünde kamuoyunun  dikkatine sunuyorum. Samimiyetle bir yönetim anlayışı yapmadığınızı, işin çözümü değil, kendi  dediklerinizi dikte ettirme anlayışını bu Meclise kabul ettirmeye çalıştığınızı görüyorum. Bu nedenle  bu yasanın hatalarını söylemeye devam edeceğiz.  Teşekkür ediyorum Sayın Başkan. (CHP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ederim.  K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Sayın Başkan, karar yeter sayısı istiyoruz.  BAŞKAN - Karar yeter sayısı arayacağım.  Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Karar yeter sayısı yoktur.  Birleşime on dakika ara veriyorum.  TBMM B:72 1 1 . 3 . 2010 0 : 3  BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 72'nci Birleşiminin Üçüncü  Oturumunu açıyorum.  471 sıra sayılı Kanun Tasansı'nın 9'uncu maddesi üzerinde verilen, İzmir Milletvekili Sayın  Mehmet Ali Susam ve arkadaşlarının önergesinin oylamasında karar yeter sayısı bulunamamıştı.  Şimdi önergeyi tekrar oylarınıza sunacağım ve karar yeter sayısını arayacağım.  Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmemiştir, karar yeter sayısı vardır.  Tasannın görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.  Komisyon? Burada.  Hükümet? Burada.  Diğer önergeyi okutuyorum:  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 Sıra Sayılı Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun  Tasarısının 9 uncu maddesinin 2 inci fıkrasından yer alan "halin büyüklüğüne ve işlem hacmine göre  yeterli sayı ve nitelikte toptancı hali zabıtası" ifadesinden sonra gelmek üzere "kadrosunda denetim  elemanları" ifadesinin getirilmesini arz ve teklif ederiz.  Ayla Akat Ata (Batman) ve arkadaşları  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU  BAŞKANI HASAN ALİ ÇELİK (Sakarya) - Katılamıyoruz.  BAŞKAN - Hükümet katılıyor mu?  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Katılamıyoruz Sayın Başkan.  BAŞKAN - Sayın Yaman, buyurun.  M. NURİ YAMAN (Muş) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sebze ve meyve ticaretinin  düzenlenmesiyle ilgili 9'uncu maddenin 2'nci fıkrasına ilişkin verdiğimiz önerge üzerine söz almış  buluyorum. Bu nedenle hepinizi en içten duygularımla selamlarım.  Evet, biraz önce yakman Hatibin aynı gerekçelerini burada yinelememe gerek yok. Fakat ne  yazıktır ki AKP Hükümetinin iktidar olduğu yaklaşık üç yıla yakın bir süredir, muhalefetin bundan  önceki bir sürü yasaların görüşülmesinde, maddi hata dâhil, çok önemli ve kamu yaranna olacağına  inandığımız değişiklik önergeleri dahi sırf muhalefet tarafından verildiği için bugüne değin bu Mecliste  olumlu karşılanmamış ve gündeme alınmasıyla ilgili komisyona ve Hükümete sorulan sorularda da hep  olumsuz yanıtlar alınmıştır. Tabii ki bu konularda değerli milletvekillerinin hepsinin belli yasalarla  ilgili burada yapmaları ve kamu yaranna olan, halkın yaranna olan, kendi bilgi birikimlerine, kendi  deneyimlerine dayanan çok güzel önerilerini de gördük. Şahsen, bu konuda bundan önce Demokratik  - 6 1 4 - ÜÇÜNCÜ OTURUM  Açılma Saati: 15.04  BAŞKAN: Başkan Vekili Meral AKŞENER  KÂTİP ÜYELER: Bayram ÖZÇELİK (Burdur), Harun TÜFEKÇİ (Konya)
Sayfa 47 -
TBMM B:72 1 1 . 3 . 2010 0 : 3  BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 72'nci Birleşiminin Üçüncü  Oturumunu açıyorum.  471 sıra sayılı Kanun Tasansı'nın 9'uncu maddesi üzerinde verilen, İzmir Milletvekili Sayın  Mehmet Ali Susam ve arkadaşlarının önergesinin oylamasında karar yeter sayısı bulunamamıştı.  Şimdi önergeyi tekrar oylarınıza sunacağım ve karar yeter sayısını arayacağım.  Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmemiştir, karar yeter sayısı vardır.  Tasannın görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.  Komisyon? Burada.  Hükümet? Burada.  Diğer önergeyi okutuyorum:  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 Sıra Sayılı Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun  Tasarısının 9 uncu maddesinin 2 inci fıkrasından yer alan "halin büyüklüğüne ve işlem hacmine göre  yeterli sayı ve nitelikte toptancı hali zabıtası" ifadesinden sonra gelmek üzere "kadrosunda denetim  elemanları" ifadesinin getirilmesini arz ve teklif ederiz.  Ayla Akat Ata (Batman) ve arkadaşları  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU  BAŞKANI HASAN ALİ ÇELİK (Sakarya) - Katılamıyoruz.  BAŞKAN - Hükümet katılıyor mu?  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Katılamıyoruz Sayın Başkan.  BAŞKAN - Sayın Yaman, buyurun.  M. NURİ YAMAN (Muş) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sebze ve meyve ticaretinin  düzenlenmesiyle ilgili 9'uncu maddenin 2'nci fıkrasına ilişkin verdiğimiz önerge üzerine söz almış  buluyorum. Bu nedenle hepinizi en içten duygularımla selamlarım.  Evet, biraz önce yakman Hatibin aynı gerekçelerini burada yinelememe gerek yok. Fakat ne  yazıktır ki AKP Hükümetinin iktidar olduğu yaklaşık üç yıla yakın bir süredir, muhalefetin bundan  önceki bir sürü yasaların görüşülmesinde, maddi hata dâhil, çok önemli ve kamu yaranna olacağına  inandığımız değişiklik önergeleri dahi sırf muhalefet tarafından verildiği için bugüne değin bu Mecliste  olumlu karşılanmamış ve gündeme alınmasıyla ilgili komisyona ve Hükümete sorulan sorularda da hep  olumsuz yanıtlar alınmıştır. Tabii ki bu konularda değerli milletvekillerinin hepsinin belli yasalarla  ilgili burada yapmaları ve kamu yaranna olan, halkın yaranna olan, kendi bilgi birikimlerine, kendi  deneyimlerine dayanan çok güzel önerilerini de gördük. Şahsen, bu konuda bundan önce Demokratik  - 6 1 4 - ÜÇÜNCÜ OTURUM  Açılma Saati: 15.04  BAŞKAN: Başkan Vekili Meral AKŞENER  KÂTİP ÜYELER: Bayram ÖZÇELİK (Burdur), Harun TÜFEKÇİ (Konya)  TBMM B: 72 11 . 3 . 2 0 1 0 O: 3  Toplum Partisi olarak ve şimdi de Barış ve Demokrasi Partisinin milletvekilleri tarafından verilen bu  tür çok olumlu önergeler ve değişiklikler de sırf muhalefetten geldiği için ne hikmetse daha komisyona  sorulur sorulmaz ve Hükümete sorulur sorulmaz olumsuz bir yanıtla karşılaşınca, tabii bu önergelerin  verilmesinin bir anlamının olup olmadığı konusunda da insanda bir tereddüt yaratılıyor.  Bu son önergemizi de, konunun biraz da bu belediyelerin kurmuş oldukları halleri ve buna benzer  diğer işletmelerinin denetimini uzun süre bu ülkede yapan bir kişi olarak da denetimin ne kadar etkin,  ne kadar önemli olduğunu bilen bir kişi olarak düşündük ve verdik. Hiçbir yönetim, iyi bir yönetim  denetimsiz olmaz. Denetimsizlik demek, o işin başıboş ve alelusul bir biçimde yönetilmesi ve yürütülmesi  demektir. Nasıl ki bugün belediyelerin otobüs işletmeleri, belediyelerin su ve benzer kurduklan çok farklı  çeşitli işletmeleri merkezî hükümetin vesayet yetkisine dayalı olan İçişleri Bakanlığının mülkiye teftiş  kurulu tarafından denetleniyorsa, yine bu hal yönetimlerinin de böyle bir denetimden geçirilerek kamuya  daha iyi hizmet üretmesi ve varsa bu konudaki yanlışlıklann, bu konudaki olumsuzluklann ve hatta diğer  işletmelerde görülen yolsuzluklann da böyle uzman kişiler tarafından denetlenmesi lazım.  Bana göre, hal yönetimi çok büyük bir özellik isteyen bir yönetimdir. Tabii ki hal yönetiminde,  belediye başkanı, hal yönetiminin rutin genel denetim ve gözetiminden sorumludur. Belki belediye  başkanı, görev bölümü dâhilinde başkan yardımcılanna veya ilgili birimin hal müdürüne verdiği bu  rutin denetimler yönetimsel denetimlerdir. Ancak unutulmamalıdır ki hallere binlerce ton her gün  meyve ve sebze gelmektedir. Bu meyve ve sebzelerin belki fiyatları konusunda, belki düzeni  konusunda hal zabıtası üstüne düşen görevi yapacaktır, ancak hale gelen bu meyve ve sebzelerin en  azından kalibrasyonunun ve Avrupa Birliğinin gıda güvenliği bakımından bir bakıma anayasası sayılan  ve artık bizim de ileride uygulamak zorunda kalacağımız HACCP kriterlerine uygunluğunun...  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Bir dakika ek süre veriyorum, tamamlayın lütfen.  M. NURİ YAMAN (Devamla) - . . .araştırılıp bunun ilgili kişiler tarafından rapora bağlanması da  uzmanlık isteyen bir şeydir ve meyve ve sebzelerle ilgili olarak da herhalde sıradan bir genel yönetim  içinden gelen bir zabıta memurunun veya belediye başkan yardımcısıyla hal müdüründen ziyade  meyve ve sebzenin bu niteliklerini bilecek olan da hiç şüphesiz ki bir ziraat mühendisi olmalıdır. Bu  nedenle -bu önergemizin- hem kamu yaranna hem halkın sağlığının korunmasına ve hem de bu hal  yönetimlerinin Avrupa Birliği normlarına uygunluğunun sağlanması konusunda şimdiden bu  düzenlemenin, bu yönetimsel işlemlerin yerine getirilmesi gerektiğini bu önergeyle belirttik. Bu  önergeyi bu gerekçelerle uygun bulacağınızı düşünüyor, yüce Meclisi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.  BAŞKAN - Teşekkür ederim.  Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge reddedilmiştir.  Diğer önergeyi okutuyorum:  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın 9. maddesinin 1. fıkrasında "Hal yönetim  birimi"nden sonra gelen ibarelerin "hal yöneticisi, ziraat mühendisi veya gıda mühendisi ile mevcut  zabıta personeli arasından görevlendirilen hal zabıtası ve diğer personelden oluşur" şeklinde  değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.  Alim Işık (Kütahya) ve arkadaşları  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  - 6 1 5 -
Sayfa 48 -
TBMM B: 72 11 . 3 . 2 0 1 0 O: 3  Toplum Partisi olarak ve şimdi de Barış ve Demokrasi Partisinin milletvekilleri tarafından verilen bu  tür çok olumlu önergeler ve değişiklikler de sırf muhalefetten geldiği için ne hikmetse daha komisyona  sorulur sorulmaz ve Hükümete sorulur sorulmaz olumsuz bir yanıtla karşılaşınca, tabii bu önergelerin  verilmesinin bir anlamının olup olmadığı konusunda da insanda bir tereddüt yaratılıyor.  Bu son önergemizi de, konunun biraz da bu belediyelerin kurmuş oldukları halleri ve buna benzer  diğer işletmelerinin denetimini uzun süre bu ülkede yapan bir kişi olarak da denetimin ne kadar etkin,  ne kadar önemli olduğunu bilen bir kişi olarak düşündük ve verdik. Hiçbir yönetim, iyi bir yönetim  denetimsiz olmaz. Denetimsizlik demek, o işin başıboş ve alelusul bir biçimde yönetilmesi ve yürütülmesi  demektir. Nasıl ki bugün belediyelerin otobüs işletmeleri, belediyelerin su ve benzer kurduklan çok farklı  çeşitli işletmeleri merkezî hükümetin vesayet yetkisine dayalı olan İçişleri Bakanlığının mülkiye teftiş  kurulu tarafından denetleniyorsa, yine bu hal yönetimlerinin de böyle bir denetimden geçirilerek kamuya  daha iyi hizmet üretmesi ve varsa bu konudaki yanlışlıklann, bu konudaki olumsuzluklann ve hatta diğer  işletmelerde görülen yolsuzluklann da böyle uzman kişiler tarafından denetlenmesi lazım.  Bana göre, hal yönetimi çok büyük bir özellik isteyen bir yönetimdir. Tabii ki hal yönetiminde,  belediye başkanı, hal yönetiminin rutin genel denetim ve gözetiminden sorumludur. Belki belediye  başkanı, görev bölümü dâhilinde başkan yardımcılanna veya ilgili birimin hal müdürüne verdiği bu  rutin denetimler yönetimsel denetimlerdir. Ancak unutulmamalıdır ki hallere binlerce ton her gün  meyve ve sebze gelmektedir. Bu meyve ve sebzelerin belki fiyatları konusunda, belki düzeni  konusunda hal zabıtası üstüne düşen görevi yapacaktır, ancak hale gelen bu meyve ve sebzelerin en  azından kalibrasyonunun ve Avrupa Birliğinin gıda güvenliği bakımından bir bakıma anayasası sayılan  ve artık bizim de ileride uygulamak zorunda kalacağımız HACCP kriterlerine uygunluğunun...  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Bir dakika ek süre veriyorum, tamamlayın lütfen.  M. NURİ YAMAN (Devamla) - . . .araştırılıp bunun ilgili kişiler tarafından rapora bağlanması da  uzmanlık isteyen bir şeydir ve meyve ve sebzelerle ilgili olarak da herhalde sıradan bir genel yönetim  içinden gelen bir zabıta memurunun veya belediye başkan yardımcısıyla hal müdüründen ziyade  meyve ve sebzenin bu niteliklerini bilecek olan da hiç şüphesiz ki bir ziraat mühendisi olmalıdır. Bu  nedenle -bu önergemizin- hem kamu yaranna hem halkın sağlığının korunmasına ve hem de bu hal  yönetimlerinin Avrupa Birliği normlarına uygunluğunun sağlanması konusunda şimdiden bu  düzenlemenin, bu yönetimsel işlemlerin yerine getirilmesi gerektiğini bu önergeyle belirttik. Bu  önergeyi bu gerekçelerle uygun bulacağınızı düşünüyor, yüce Meclisi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.  BAŞKAN - Teşekkür ederim.  Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge reddedilmiştir.  Diğer önergeyi okutuyorum:  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın 9. maddesinin 1. fıkrasında "Hal yönetim  birimi"nden sonra gelen ibarelerin "hal yöneticisi, ziraat mühendisi veya gıda mühendisi ile mevcut  zabıta personeli arasından görevlendirilen hal zabıtası ve diğer personelden oluşur" şeklinde  değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.  Alim Işık (Kütahya) ve arkadaşları  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  - 6 1 5 - TBMM B: 72 11 . 3 . 2010 O: 3  - 6 1 6 - SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU  BAŞKANI HASAN ALİ ÇELİK (Sakarya) - Katılamıyoruz.  BAŞKAN - Hükümet katılıyor mu?  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Katılamıyoruz efendim.  BAŞKAN - Sayın Akkuş, buyurun. (MHP sıralarından alkışlar)  AKİF AKKUŞ (Mersin) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 471 sıra sayılı Sebze ve Meyve  Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasansı'nın 9'uncu maddesinde verdiğimiz değişiklik  önergesi üzerinde söz almış bulunuyorum. Yüce Meclisi saygıyla selamlarım.  Değerli milletvekilleri, aşağı yukan üçüncü güne girdi, eski Hal Yasasını, bugün Sebze ve Meyve  Ticaretinin Düzenlenmesi adlı bu yasayı görüşüyoruz. Ancak, bu üç günlük süre zarfında, bu yasanın  üreticiye çok da bir fayda getirmediğini, tüketicinin faydalanamayacağını anlamış bulunuyoruz. Tabii,  bu ara, belediyeler var, halleri çalıştıran, bugüne kadarki halleri çalıştıran belediyeler var.  Belediyelerin de gelirleri azaltılmakta. O zaman, bu işten kim kâr edecek diye düşünmekten geri  duramıyorum maalesef. Ha, kim kâr edecek? İşte, üreticiden tüketiciye sebze ve meyveyi ulaştıracak  kişiler ancak bu, nakliyeciler değil, bunları toptan alıp toptan değerlendiren kişiler kazançlı çıkacak  veya rant sağlayacak gibi gözüküyor bu yasanın gerçekleşmesiyle.  Şimdi, biz, bu önergemizde, hal yönetiminin, yönetim biriminin başkanının ziraat mühendisi  yahut gıda mühendisi olması gerektiğini belirtiyoruz. Elbette ki aynı maddenin 6'ncı fıkrasında, bu  hal yöneticisinin illerde en az lisans, diğer yerleşim yerlerinde ise en az lise mezunu olması  zorunluluğu getiriliyor. Ama malumunuz, her bilim dalının belli bir uğraşı alanı vardır. Dolayısıyla  bu uğraşı alanını en iyi yerine getirecek olan ziraat mühendisleri veya gıda mühendisleridir diye  düşünüyoruz, böyle bir önerge vermiş bulunuyoruz.  Değerli milletvekilleri, ülkemiz, işte hepimizin bildiği gibi -ortaokul, ilkokul, lisede öğrendik- orta kuşak içerisinde, Akdeniz iklim şartlan içerisinde bulunan bir ülke. Bu konumu, ülkemizi gerçek  bir sebze-meyve cenneti hâline getirmiş bulunmakta. Tabii bu sebze ve meyvenin bolluğunda,  vatandaşımızın çalışkanlığı ve üretme arzusu da önemli bir rol oynamaktadır.  Türk insanının hoşgörülü, vefalı, cesur, ülke ve milletine sadakatle bağlı oluşu da bu coğrafyanın  kendisine sunduğu imkân, fırsat ve güzellikleri değerlendirmesine oldukça uygundur. Yani, bizim  karakterimize de bu şartlar uygundur diye belirtiyoruz. Dolayısıyla, fazla miktarda sebze ve meyve  üretiyoruz. Ancak, bakıyoruz ki bu üretilen sebze ve meyve maalesef gereği gibi üreticiye kâr  getirmiyor, fayda sağlamıyor, tüketiciye de bir ucuzluk getirmiyor. Yani, son derece fazla ürünümüz  var elimizde ama bu ürünü üreten de tüketen de bundan istifade edemiyor diye belirtiyoruz. Bu  ürünün büyük bir kısmı tüketicinin elinden yok pahasına alınarak birilerinin rantına ilave olmaktadır  maalesef.  Değerli milletvekilleri, yine, gerçekten hoş olmayan, üzücü bir durum; ülkemizde her yıl üretilen  sebze ve meyve miktarı, maalesef, tam olarak bir türlü tespit edilememektedir. Yani, biz, bugün... İşte  bu yasa teklifinin bir yerinde bir tablo verilmiş, o tablo içerisinde diyor ki: Yıllık şu kadar sebze, şu  kadar da meyve üretiyoruz diye belirtilmiş ama ben tabii bu belirtilen rakamları pek de inandırıcı  bulmuyorum.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Bir dakika ek süre veriyorum, tamamlayın lütfen.
Sayfa 49 -
TBMM B: 72 11 . 3 . 2010 O: 3  - 6 1 6 - SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU  BAŞKANI HASAN ALİ ÇELİK (Sakarya) - Katılamıyoruz.  BAŞKAN - Hükümet katılıyor mu?  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Katılamıyoruz efendim.  BAŞKAN - Sayın Akkuş, buyurun. (MHP sıralarından alkışlar)  AKİF AKKUŞ (Mersin) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 471 sıra sayılı Sebze ve Meyve  Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasansı'nın 9'uncu maddesinde verdiğimiz değişiklik  önergesi üzerinde söz almış bulunuyorum. Yüce Meclisi saygıyla selamlarım.  Değerli milletvekilleri, aşağı yukan üçüncü güne girdi, eski Hal Yasasını, bugün Sebze ve Meyve  Ticaretinin Düzenlenmesi adlı bu yasayı görüşüyoruz. Ancak, bu üç günlük süre zarfında, bu yasanın  üreticiye çok da bir fayda getirmediğini, tüketicinin faydalanamayacağını anlamış bulunuyoruz. Tabii,  bu ara, belediyeler var, halleri çalıştıran, bugüne kadarki halleri çalıştıran belediyeler var.  Belediyelerin de gelirleri azaltılmakta. O zaman, bu işten kim kâr edecek diye düşünmekten geri  duramıyorum maalesef. Ha, kim kâr edecek? İşte, üreticiden tüketiciye sebze ve meyveyi ulaştıracak  kişiler ancak bu, nakliyeciler değil, bunları toptan alıp toptan değerlendiren kişiler kazançlı çıkacak  veya rant sağlayacak gibi gözüküyor bu yasanın gerçekleşmesiyle.  Şimdi, biz, bu önergemizde, hal yönetiminin, yönetim biriminin başkanının ziraat mühendisi  yahut gıda mühendisi olması gerektiğini belirtiyoruz. Elbette ki aynı maddenin 6'ncı fıkrasında, bu  hal yöneticisinin illerde en az lisans, diğer yerleşim yerlerinde ise en az lise mezunu olması  zorunluluğu getiriliyor. Ama malumunuz, her bilim dalının belli bir uğraşı alanı vardır. Dolayısıyla  bu uğraşı alanını en iyi yerine getirecek olan ziraat mühendisleri veya gıda mühendisleridir diye  düşünüyoruz, böyle bir önerge vermiş bulunuyoruz.  Değerli milletvekilleri, ülkemiz, işte hepimizin bildiği gibi -ortaokul, ilkokul, lisede öğrendik- orta kuşak içerisinde, Akdeniz iklim şartlan içerisinde bulunan bir ülke. Bu konumu, ülkemizi gerçek  bir sebze-meyve cenneti hâline getirmiş bulunmakta. Tabii bu sebze ve meyvenin bolluğunda,  vatandaşımızın çalışkanlığı ve üretme arzusu da önemli bir rol oynamaktadır.  Türk insanının hoşgörülü, vefalı, cesur, ülke ve milletine sadakatle bağlı oluşu da bu coğrafyanın  kendisine sunduğu imkân, fırsat ve güzellikleri değerlendirmesine oldukça uygundur. Yani, bizim  karakterimize de bu şartlar uygundur diye belirtiyoruz. Dolayısıyla, fazla miktarda sebze ve meyve  üretiyoruz. Ancak, bakıyoruz ki bu üretilen sebze ve meyve maalesef gereği gibi üreticiye kâr  getirmiyor, fayda sağlamıyor, tüketiciye de bir ucuzluk getirmiyor. Yani, son derece fazla ürünümüz  var elimizde ama bu ürünü üreten de tüketen de bundan istifade edemiyor diye belirtiyoruz. Bu  ürünün büyük bir kısmı tüketicinin elinden yok pahasına alınarak birilerinin rantına ilave olmaktadır  maalesef.  Değerli milletvekilleri, yine, gerçekten hoş olmayan, üzücü bir durum; ülkemizde her yıl üretilen  sebze ve meyve miktarı, maalesef, tam olarak bir türlü tespit edilememektedir. Yani, biz, bugün... İşte  bu yasa teklifinin bir yerinde bir tablo verilmiş, o tablo içerisinde diyor ki: Yıllık şu kadar sebze, şu  kadar da meyve üretiyoruz diye belirtilmiş ama ben tabii bu belirtilen rakamları pek de inandırıcı  bulmuyorum.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Bir dakika ek süre veriyorum, tamamlayın lütfen.  T B M M B :72 1 1 . 3 . 2010 0 : 3  - 6 1 7 - AKİF AKKUŞ (Devamla) - Teşekkür ederim efendim.  İstatistiklere bakıyoruz, her yıl yaklaşık olarak 30 milyon ton civarında sebze, 15-16 milyon ton  civarında da meyve üretilmektedir. Üretilen bu sebze ve meyve tam olarak değerlendirilebilse  ülkemizin dışarıdan birtakım borçlar aramasına da ihtiyaç kalmayacak çünkü üretilen bu ürünün 40  milyar TL'lik bir katma değer sağlayabileceği dikkati çekmektedir. Ancak, biraz önce de belirttiğim  gibi, bu ürünün bir kısmı heba olmakta, tam olarak kullanılamamakta ve bu miktarın yüzde 25  civarında olduğunu görüyoruz.  Bir başka özellik, üretilen sebze ve meyvenin ancak yüzde 5-6'lık bir kısmı ihraç edilebilmektedir.  Dolayısıyla yeni pazarlar, yeni pazarlama usulleri ve meyve ve sebzenin tazeliğini daha uzun koruması  için birtakım çalışmaların yapılması gerekiyor. Bu şartlarda da bu çalışmayı yapacak olan...  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  AKİF AKKUŞ (Devamla) - Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ederim.  Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge reddedilmiştir.  9'uncu maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.  10'uncu madde üzerinde üç önerge vardır. Önergeleri önce geliş sırasına göre okutacağım, sonra  aykırılık sırasına göre işleme alacağım.  İlk önergeyi okutuyorum:  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın 10. maddesinin 15. fıkrasının sonunda yer  alan "diğer hususlar"dan sonraki ibarelerin "6 ay içerisinde Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle  düzenlenir." şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.  Oktay Vural Alim Işık Ahmet Orhan  İzmir Kütahya Manisa  Cemaleddin Uslu K. Erdal Sipahi M. Akif Paksoy  Edime İzmir Kahramanmaraş  Rıdvan Yalçın  Ordu  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği Bulunan Diğer Malların Ticaretinin  Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasansı'nın 10. Maddesi 2. Fıkrasında bulunan "ticaret ve sanayi  odasının ayn olarak kurulduğu yerlerde ticaret odası ile esnaf ve sanatkarlar odalan birliği tarafından"  ifadesinin yerine "ticaret ve sanayi odasının ayn olarak kurulduğu yerlerde hem ticaret odasınca hem  de sanayi odasınca ve varsa Pazarcılar Esnafı Odası yoksa esnaf ve sanatkarlar odaları birliğince"  şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederim.  Mustafa Özyürek R. Kerim Özkan Mehmet Ali Susam  İstanbul Burdur İzmir  Ahmet Küçük Ali Kocal Zekeriya Akıncı  Çanakkale Zonguldak Ankara  Hüsnü Çöllü Tayfur Süner  Antalya Antalya  BAŞKAN - Şimdi maddeye en aykırı önergeyi okutup işleme alacağım:
Sayfa 50 -
T B M M B :72 1 1 . 3 . 2010 0 : 3  - 6 1 7 - AKİF AKKUŞ (Devamla) - Teşekkür ederim efendim.  İstatistiklere bakıyoruz, her yıl yaklaşık olarak 30 milyon ton civarında sebze, 15-16 milyon ton  civarında da meyve üretilmektedir. Üretilen bu sebze ve meyve tam olarak değerlendirilebilse  ülkemizin dışarıdan birtakım borçlar aramasına da ihtiyaç kalmayacak çünkü üretilen bu ürünün 40  milyar TL'lik bir katma değer sağlayabileceği dikkati çekmektedir. Ancak, biraz önce de belirttiğim  gibi, bu ürünün bir kısmı heba olmakta, tam olarak kullanılamamakta ve bu miktarın yüzde 25  civarında olduğunu görüyoruz.  Bir başka özellik, üretilen sebze ve meyvenin ancak yüzde 5-6'lık bir kısmı ihraç edilebilmektedir.  Dolayısıyla yeni pazarlar, yeni pazarlama usulleri ve meyve ve sebzenin tazeliğini daha uzun koruması  için birtakım çalışmaların yapılması gerekiyor. Bu şartlarda da bu çalışmayı yapacak olan...  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  AKİF AKKUŞ (Devamla) - Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ederim.  Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge reddedilmiştir.  9'uncu maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.  10'uncu madde üzerinde üç önerge vardır. Önergeleri önce geliş sırasına göre okutacağım, sonra  aykırılık sırasına göre işleme alacağım.  İlk önergeyi okutuyorum:  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın 10. maddesinin 15. fıkrasının sonunda yer  alan "diğer hususlar"dan sonraki ibarelerin "6 ay içerisinde Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle  düzenlenir." şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.  Oktay Vural Alim Işık Ahmet Orhan  İzmir Kütahya Manisa  Cemaleddin Uslu K. Erdal Sipahi M. Akif Paksoy  Edime İzmir Kahramanmaraş  Rıdvan Yalçın  Ordu  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği Bulunan Diğer Malların Ticaretinin  Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasansı'nın 10. Maddesi 2. Fıkrasında bulunan "ticaret ve sanayi  odasının ayn olarak kurulduğu yerlerde ticaret odası ile esnaf ve sanatkarlar odalan birliği tarafından"  ifadesinin yerine "ticaret ve sanayi odasının ayn olarak kurulduğu yerlerde hem ticaret odasınca hem  de sanayi odasınca ve varsa Pazarcılar Esnafı Odası yoksa esnaf ve sanatkarlar odaları birliğince"  şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederim.  Mustafa Özyürek R. Kerim Özkan Mehmet Ali Susam  İstanbul Burdur İzmir  Ahmet Küçük Ali Kocal Zekeriya Akıncı  Çanakkale Zonguldak Ankara  Hüsnü Çöllü Tayfur Süner  Antalya Antalya  BAŞKAN - Şimdi maddeye en aykırı önergeyi okutup işleme alacağım:  TBMM B: 72 11 . 3 . 2010 O: 3  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 sıra sayılı Kanun Tasarısının 10 uncu maddesinin (2) nci fıkrasının  aşağıdaki şekilde, (9) uncu fıkrasında geçen "en az beş" ibaresinin ise "en az altı" olarak  değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.  "(2) Başkanlığı, sanayi ve ticaret il müdürü veya görevlendireceği bir personel tarafından  yürütülen hal hakem heyeti; tarım il müdürlüğü, belediye, baro, ziraat odası, ilgili mühendis odası,  ticaret ve sanayi odası ile esnaf ve sanatkârlar odaları birliği tarafından görevlendirilecek birer üye  ve en fazla üyeye sahip tüketici örgütü ile komisyoncu ve/veya tüccarların oluşturduğu dernekçe  seçilecek birer temsilcinin katılımı ve o yerin mülki idare amirinin onayı ile oluşur. Ticaret ve sanayi  odasının ayrı olarak kurulduğu yerlerde, ticaret ve sanayi odasından birer üye görevlendirilir. Esnaf  ve sanatkârlar odaları birliği tarafından yapılacak görevlendirmeler ihtisas odalarının, ihtisas odası  bulunmayan yerlerde ise karma odaların üyeleri arasından yapılır."  Ayşe Nur Bahçekapılı Nurettin Canikli Durdu Mehmet Kastal  İstanbul Giresun Osmaniye  Veysi Kaynak İbrahim Yiğit İhsan Koca  Kahramanmaraş İstanbul Malatya  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU  BAŞKANI HASAN ALİ ÇELİK (Sakarya) - Takdire bırakıyoruz.  BAŞKAN - Hükümet katılıyor mu?  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Katılıyoruz Sayın Başkan.  BAŞKAN - Gerekçeyi okutuyorum:  Gerekçe:  Hal hakem heyetleri, üreticiler ile meslek mensupları arasında veya meslek mensuplarının kendi  aralarında ortaya çıkan uyuşmazlıklara çözüm bulmak üzere görev yapacağından ve meslek  mensupları içerisinde sanayi odalarına kayıtlı sanayiciler de bulunduğundan sanayi odası temsilcisinin  de hal hakem heyetinde bulunması ve bu şekilde sanayicilerin de heyette temsil edilebilmesi, ayrıca  sanayi odası temsilcisinin de iştiraki ile üye sayısı artan hal hakem heyetinin toplantı yeter sayısının  arttırılması yönünde düzenleme yapılmıştır. Diğer taraftan yapılan bu değişikliklere paralel olarak  fıkra metni ifade bütünlüğü açısından yeniden düzenlenmiştir.  K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Karar yeter sayısı istiyoruz.  BAŞKAN - Önergeyi oylarınıza sunuyorum, karar yeter sayısı arayacağım: Kabul edenler...  Kabul etmeyenler... Karar yeter sayısı yoktur.  Birleşime on dakika ara veriyorum.  Kapanma Saati: 15.23  - 6 1 8 -
Sayfa 51 -
TBMM B: 72 11 . 3 . 2010 O: 3  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 sıra sayılı Kanun Tasarısının 10 uncu maddesinin (2) nci fıkrasının  aşağıdaki şekilde, (9) uncu fıkrasında geçen "en az beş" ibaresinin ise "en az altı" olarak  değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.  "(2) Başkanlığı, sanayi ve ticaret il müdürü veya görevlendireceği bir personel tarafından  yürütülen hal hakem heyeti; tarım il müdürlüğü, belediye, baro, ziraat odası, ilgili mühendis odası,  ticaret ve sanayi odası ile esnaf ve sanatkârlar odaları birliği tarafından görevlendirilecek birer üye  ve en fazla üyeye sahip tüketici örgütü ile komisyoncu ve/veya tüccarların oluşturduğu dernekçe  seçilecek birer temsilcinin katılımı ve o yerin mülki idare amirinin onayı ile oluşur. Ticaret ve sanayi  odasının ayrı olarak kurulduğu yerlerde, ticaret ve sanayi odasından birer üye görevlendirilir. Esnaf  ve sanatkârlar odaları birliği tarafından yapılacak görevlendirmeler ihtisas odalarının, ihtisas odası  bulunmayan yerlerde ise karma odaların üyeleri arasından yapılır."  Ayşe Nur Bahçekapılı Nurettin Canikli Durdu Mehmet Kastal  İstanbul Giresun Osmaniye  Veysi Kaynak İbrahim Yiğit İhsan Koca  Kahramanmaraş İstanbul Malatya  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU  BAŞKANI HASAN ALİ ÇELİK (Sakarya) - Takdire bırakıyoruz.  BAŞKAN - Hükümet katılıyor mu?  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Katılıyoruz Sayın Başkan.  BAŞKAN - Gerekçeyi okutuyorum:  Gerekçe:  Hal hakem heyetleri, üreticiler ile meslek mensupları arasında veya meslek mensuplarının kendi  aralarında ortaya çıkan uyuşmazlıklara çözüm bulmak üzere görev yapacağından ve meslek  mensupları içerisinde sanayi odalarına kayıtlı sanayiciler de bulunduğundan sanayi odası temsilcisinin  de hal hakem heyetinde bulunması ve bu şekilde sanayicilerin de heyette temsil edilebilmesi, ayrıca  sanayi odası temsilcisinin de iştiraki ile üye sayısı artan hal hakem heyetinin toplantı yeter sayısının  arttırılması yönünde düzenleme yapılmıştır. Diğer taraftan yapılan bu değişikliklere paralel olarak  fıkra metni ifade bütünlüğü açısından yeniden düzenlenmiştir.  K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Karar yeter sayısı istiyoruz.  BAŞKAN - Önergeyi oylarınıza sunuyorum, karar yeter sayısı arayacağım: Kabul edenler...  Kabul etmeyenler... Karar yeter sayısı yoktur.  Birleşime on dakika ara veriyorum.  Kapanma Saati: 15.23  - 6 1 8 - TBMM B:72 1 1 . 3 . 2010 0 : 4  BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 72'nci Birleşiminin  Dördüncü Oturumunu açıyorum.  471 sıra sayılı Tasarı'nın 10'uncu maddesi üzerinde verilen İstanbul Milletvekili Sayın Ayşe  Nur Bahçekapılı ve arkadaşlarının önergesinin oylanmasında karar yeter sayısı bulunamamıştı.  Şimdi önergeyi tekrar oylannıza sunacağım ve karar yeter sayısını arayacağım: Kabul edenler...  Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir, karar yeter sayısı vardır.  Tasarının görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.  Komisyon burada.  Hükümet burada.  Biraz önce kabul edilen önergeyle, 10'uncu maddenin (2)'nci fıkrası tümüyle değiştirildiğinden  bu fıkrada değişiklik öngören İzmir Milletvekili Sayın Mehmet Ali Susam ve arkadaşlarının  önergesini işlemden kaldırıyorum.  Diğer önergeyi okutuyorum:  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın 10. maddesinin 15. fıkrasının sonunda yer  alan "diğer hususlar"dan sonraki ibarelerin "6 ay içerisinde Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle  düzenlenir." şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.  Mehmet Akif Paksoy (Kahramanmaraş) ve arkadaşları  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU  BAŞKANI HASAN ALİ ÇELİK (Sakarya) - Katılamıyoruz.  BAŞKAN - Hükümet katılıyor mu?  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Katılamıyoruz Sayın Başkan.  BAŞKAN - Buyurun Sayın Paksoy. (MHP sıralarından alkışlar)  MEHMET AKİF PAKSOY (Kahramanmaraş) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri;  görüşülmekte olan 471 sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın 10'uncu maddesi üzerinde verdiğimiz değişiklik  önergesi hakkında söz almış bulunuyorum. Sözlerime başlamadan önce yüce heyetinizi saygıyla  selamlıyorum.  Sayın milletvekilleri, biz Milliyetçi Hareket Partisi olarak bu tasannın gerekliliğine inanıyoruz.  Ancak tespit ettiğimiz eksikliklerle ilgili ilave edilmesinde fayda gördüğümüz hususların da tasarıda  yerini bularak yasalaşmasını diliyoruz. Aksi takdirde, bu tasan tıpkı bunlardan öncekilerde olduğu  gibi bizim öneri ve tenkitlerimiz dikkate alınmadan yüce Mecliste kabul edilirse amaçlanan fayda  hasıl olmayacaktır.  - 6 1 9 - DÖRDÜNCÜ OTURUM  Açılma Saati: 15.37  BAŞKAN: Başkan Vekili Meral AKŞENER  KÂTİP ÜYELER: Bayram ÖZÇELİK (Burdur), Harun TÜFEKÇİ (Konya)
Sayfa 52 -
TBMM B:72 1 1 . 3 . 2010 0 : 4  BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 72'nci Birleşiminin  Dördüncü Oturumunu açıyorum.  471 sıra sayılı Tasarı'nın 10'uncu maddesi üzerinde verilen İstanbul Milletvekili Sayın Ayşe  Nur Bahçekapılı ve arkadaşlarının önergesinin oylanmasında karar yeter sayısı bulunamamıştı.  Şimdi önergeyi tekrar oylannıza sunacağım ve karar yeter sayısını arayacağım: Kabul edenler...  Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir, karar yeter sayısı vardır.  Tasarının görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.  Komisyon burada.  Hükümet burada.  Biraz önce kabul edilen önergeyle, 10'uncu maddenin (2)'nci fıkrası tümüyle değiştirildiğinden  bu fıkrada değişiklik öngören İzmir Milletvekili Sayın Mehmet Ali Susam ve arkadaşlarının  önergesini işlemden kaldırıyorum.  Diğer önergeyi okutuyorum:  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın 10. maddesinin 15. fıkrasının sonunda yer  alan "diğer hususlar"dan sonraki ibarelerin "6 ay içerisinde Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle  düzenlenir." şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.  Mehmet Akif Paksoy (Kahramanmaraş) ve arkadaşları  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU  BAŞKANI HASAN ALİ ÇELİK (Sakarya) - Katılamıyoruz.  BAŞKAN - Hükümet katılıyor mu?  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Katılamıyoruz Sayın Başkan.  BAŞKAN - Buyurun Sayın Paksoy. (MHP sıralarından alkışlar)  MEHMET AKİF PAKSOY (Kahramanmaraş) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri;  görüşülmekte olan 471 sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın 10'uncu maddesi üzerinde verdiğimiz değişiklik  önergesi hakkında söz almış bulunuyorum. Sözlerime başlamadan önce yüce heyetinizi saygıyla  selamlıyorum.  Sayın milletvekilleri, biz Milliyetçi Hareket Partisi olarak bu tasannın gerekliliğine inanıyoruz.  Ancak tespit ettiğimiz eksikliklerle ilgili ilave edilmesinde fayda gördüğümüz hususların da tasarıda  yerini bularak yasalaşmasını diliyoruz. Aksi takdirde, bu tasan tıpkı bunlardan öncekilerde olduğu  gibi bizim öneri ve tenkitlerimiz dikkate alınmadan yüce Mecliste kabul edilirse amaçlanan fayda  hasıl olmayacaktır.  - 6 1 9 - DÖRDÜNCÜ OTURUM  Açılma Saati: 15.37  BAŞKAN: Başkan Vekili Meral AKŞENER  KÂTİP ÜYELER: Bayram ÖZÇELİK (Burdur), Harun TÜFEKÇİ (Konya)  TBMM B:72 1 1 . 3 . 2 0 1 0 0 : 4  - 6 2 0 - Yüce Meclisin asli görevi elbette yasa yapmaktır. Ancak biz çok sayıda yasa yapmamıza, bu  yasalarımız da ayrıntılı olmasına rağmen uygulamada bir türlü sorunları çözemiyoruz. Niye  çözemiyoruz? Yasaların uygulanabilirliğini sağlayan diğer enstrümanlara önem vermiyoruz. Yasa  yapıyoruz, sorunları metinlerin çözmesini bekliyoruz. "Bakın, biz diyoruz ki: Bu yasayla kayıt dişiliği  kayıt altına alacağız, üreticiyi koruyacağız, ürünlere standart getireceğiz, fiyatları kontrol altında  tutacağız." vesaire vesaire... Ancak biz şu ana kadar -tabii "biz" derken Hükümeti kast ediyorum- semt pazarlarında, marketlerde, manavlarda tüketiciye sunulan ürünlerin standardı, güvenilirliği,  hatta fiyat kontrolü konusunda yapmamız gerekenlerin hangisini yaptık? El cevap: Hiçbirisini veya  çok azını. En basitinden, gidin bir semt pazarına, buradan sorumlu kim? Belediye. Diğer sorunları bir  yana bırakın, temizlik ve ölçü tartı konusunda bir denetim var mı? Yok veya yetersiz.  Başka bir konu: Biz önemli oranda tarım ürünleri ihracatı yapan bir ülkeyiz. Bir kısım  ürünlerimiz Avrupa Birliği ülkelerinden, Rusya'dan, standartların üzerinde kimyasal kalıntı içerdiği  için geri çevriliyor veya uzun süre "denetim" adı altında bahse konu ülkelere girişi engelleniyor.  Bundan kim mağdur oluyor? Elbette üretici. Peki, Tarım Bakanlığı bugüne kadar bahse konu  engellemeleri ortadan kaldırmak için ne yapıyor? Sadece seyrediyor.  Ondan daha vahimini söyleyeyim: Fazla kimyasal içerdiği veya diğer gerekçelerle ihracı  engellenen bir kısım tarım ürünlerinin iç piyasaya sürüldüğü konusunda medyada haberler çıkıyor.  Üretici zaten bu durumdan dolayı zora girmiş, bir de tüketicinin kafası karışıyor. Tarım Bakanlığı bu  konuda ne yapıyor? Yine seyrediyor.  Marketlerde, pazarlarda "iyi gıda, organik ürün" vesaire adlar altında ürünler tüketiciye  sunuluyor, hatta etiketlerle sunuluyor hem de benzerlerinden bir iki katı pahalı olarak. Peki, tüketici  bu ürünlerin iyi gıda, organik ürün olduğunu nasıl anlayacak, nasıl sorgulayacak? Kimseyi itham  etmek istemeyiz ama kötü niyetli kişilerin istismarından nasıl korunacak? Bu konuda Tarım Bakanlığı  ne yapıyor? Bana göre sadece seyrediyor. Nitekim, üreticinin ürününü alacak olan yine büyük  marketler, toplayıcı tüccarlar, komisyonculardır. Kanundan beklenen faydanın sağlanması, üretici ve  tüketici arasındaki makasın azaltılması, ancak ve ancak güçlü üretici birliklerinin ve tüketicilerin  varlığıyla mümkün olacaktır. Bu da Hükümetin yapacağı çalışmalara ve bu konuda göstereceği kararlı  iradeye bağlıdır.  Değerli milletvekilleri, bu tasarının genelinde küçük üreticilerin kollanmadığı göze çarpmaktadır.  Türkiye'deki çiftçilerin çoğunluğu küçük aile işletmeleridir. Bu yasada getirilen bir kısım kıstaslara  uyum sağlayabilmeleri için devlet tarafından kollanmaları gerekmektedir. Biz, millet olarak ahi  geleneğiyle övünürüz. O zaman, yasa yapmadan önce esnafımızı, üreticimizi, pazarcımızı bu  gelenekle mücehhez kılmak için çalışmalıyız. Tabii ki yasa da yapmalıyız ancak toplumda değerler  konusunda sivil algıyı güçlendirmeden ne kadar yasa yaparsak yapalım haksızlık ve suistimalleri  önleyemeyeceğimizi iyi bilelim. Tasanda üreticiden doğrudan mal işlemi, özellikle büyük marketler  tarafından fiilen uygulanmaktadır. Ancak pazarda önemli bir rol oynayan aracıların varlığı devam  etmektedir. Üretici birlikleri ve kooperatifler güçlendirilmediği sürece biz ne yaparsak yapalım genel  anlamda üretici açısından çok büyük bir değişiklik olmayacaktır.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Bir dakika ek süre veriyorum, tamamlayın lütfen.
Sayfa 53 -
TBMM B:72 1 1 . 3 . 2 0 1 0 0 : 4  - 6 2 0 - Yüce Meclisin asli görevi elbette yasa yapmaktır. Ancak biz çok sayıda yasa yapmamıza, bu  yasalarımız da ayrıntılı olmasına rağmen uygulamada bir türlü sorunları çözemiyoruz. Niye  çözemiyoruz? Yasaların uygulanabilirliğini sağlayan diğer enstrümanlara önem vermiyoruz. Yasa  yapıyoruz, sorunları metinlerin çözmesini bekliyoruz. "Bakın, biz diyoruz ki: Bu yasayla kayıt dişiliği  kayıt altına alacağız, üreticiyi koruyacağız, ürünlere standart getireceğiz, fiyatları kontrol altında  tutacağız." vesaire vesaire... Ancak biz şu ana kadar -tabii "biz" derken Hükümeti kast ediyorum- semt pazarlarında, marketlerde, manavlarda tüketiciye sunulan ürünlerin standardı, güvenilirliği,  hatta fiyat kontrolü konusunda yapmamız gerekenlerin hangisini yaptık? El cevap: Hiçbirisini veya  çok azını. En basitinden, gidin bir semt pazarına, buradan sorumlu kim? Belediye. Diğer sorunları bir  yana bırakın, temizlik ve ölçü tartı konusunda bir denetim var mı? Yok veya yetersiz.  Başka bir konu: Biz önemli oranda tarım ürünleri ihracatı yapan bir ülkeyiz. Bir kısım  ürünlerimiz Avrupa Birliği ülkelerinden, Rusya'dan, standartların üzerinde kimyasal kalıntı içerdiği  için geri çevriliyor veya uzun süre "denetim" adı altında bahse konu ülkelere girişi engelleniyor.  Bundan kim mağdur oluyor? Elbette üretici. Peki, Tarım Bakanlığı bugüne kadar bahse konu  engellemeleri ortadan kaldırmak için ne yapıyor? Sadece seyrediyor.  Ondan daha vahimini söyleyeyim: Fazla kimyasal içerdiği veya diğer gerekçelerle ihracı  engellenen bir kısım tarım ürünlerinin iç piyasaya sürüldüğü konusunda medyada haberler çıkıyor.  Üretici zaten bu durumdan dolayı zora girmiş, bir de tüketicinin kafası karışıyor. Tarım Bakanlığı bu  konuda ne yapıyor? Yine seyrediyor.  Marketlerde, pazarlarda "iyi gıda, organik ürün" vesaire adlar altında ürünler tüketiciye  sunuluyor, hatta etiketlerle sunuluyor hem de benzerlerinden bir iki katı pahalı olarak. Peki, tüketici  bu ürünlerin iyi gıda, organik ürün olduğunu nasıl anlayacak, nasıl sorgulayacak? Kimseyi itham  etmek istemeyiz ama kötü niyetli kişilerin istismarından nasıl korunacak? Bu konuda Tarım Bakanlığı  ne yapıyor? Bana göre sadece seyrediyor. Nitekim, üreticinin ürününü alacak olan yine büyük  marketler, toplayıcı tüccarlar, komisyonculardır. Kanundan beklenen faydanın sağlanması, üretici ve  tüketici arasındaki makasın azaltılması, ancak ve ancak güçlü üretici birliklerinin ve tüketicilerin  varlığıyla mümkün olacaktır. Bu da Hükümetin yapacağı çalışmalara ve bu konuda göstereceği kararlı  iradeye bağlıdır.  Değerli milletvekilleri, bu tasarının genelinde küçük üreticilerin kollanmadığı göze çarpmaktadır.  Türkiye'deki çiftçilerin çoğunluğu küçük aile işletmeleridir. Bu yasada getirilen bir kısım kıstaslara  uyum sağlayabilmeleri için devlet tarafından kollanmaları gerekmektedir. Biz, millet olarak ahi  geleneğiyle övünürüz. O zaman, yasa yapmadan önce esnafımızı, üreticimizi, pazarcımızı bu  gelenekle mücehhez kılmak için çalışmalıyız. Tabii ki yasa da yapmalıyız ancak toplumda değerler  konusunda sivil algıyı güçlendirmeden ne kadar yasa yaparsak yapalım haksızlık ve suistimalleri  önleyemeyeceğimizi iyi bilelim. Tasanda üreticiden doğrudan mal işlemi, özellikle büyük marketler  tarafından fiilen uygulanmaktadır. Ancak pazarda önemli bir rol oynayan aracıların varlığı devam  etmektedir. Üretici birlikleri ve kooperatifler güçlendirilmediği sürece biz ne yaparsak yapalım genel  anlamda üretici açısından çok büyük bir değişiklik olmayacaktır.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Bir dakika ek süre veriyorum, tamamlayın lütfen.  TBMM B: 72 1 1 . 3 . 2 0 1 0 O: 4  MEHMET AKİF PAKSOY (Devamla) - Aksi takdirde bu yasa, tıpkı küçük esnafın sizin çok  övündüğünüz alışveriş merkezleri karşısında ticari hayattan çekilmek zorunda kaldığı gibi, kendi  hâlinde üreten, bu sayede namerde muhtaç olmadan geçimini temin eden küçük çiftçimizin de  üretimden kopuşunu hızlandıracaktır. Tasarı "Hal hakem heyeti ve konseye ilişkin diğer hususlar  Bakanlıkça belirlenir." diyor, biz ise altı ay içerisinde yönetmelik hazırlanarak uygulamaya bir an  önce başlanılmasını uygun mütalaa ediyoruz.  Bu düşüncelerle önergemize desteğinizi bekliyor, yüce heyetinizi saygılarımla selamlıyorum.  (MHP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ederim.  Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmemiştir.  10'uncu maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.  Birinci bölüm üzerindeki görüşmeler tamamlanmıştır.  Şimdi, ikinci bölümün görüşmelerine başlıyoruz.  İkinci bölüm, geçici 1 'inci madde dâhil olmak üzere 11 ila 20'nci maddeleri kapsamaktadır.  İkinci bölüm üzerinde söz isteyenler: Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına Antalya Milletvekili Sayın  Hüsnü Çöllü, Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına Adana Milletvekili Sayın Yılmaz Tankut; şahıslar  adına, İzmir Milletvekili Sayın Tuğrul Yemişçi, Afyonkarahisar Milletvekili Sayın Abdülkadir Akçan.  İlk söz, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına Antalya Milletvekili Sayın Hüsnü Çöllü'ye aittir.  Buyurun Sayın Çöllü. (CHP sıralarından alkışlar)  CHP GRUBU ADINA HÜSNÜ ÇÖLLÜ (Antalya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 471  sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın ikinci bölümü üzerinde CHP Grubu adına söz aldım. Hepinizi saygıyla  selamlıyorum.  Bugün üçüncü gün, bu tasarıyı görüşmeye hep birlikte devam ediyoruz. İki gündür, gerek biz  gerek muhalefet partisinin çok değerli milletvekilleri tasarıya katkı koyma adına birtakım önergeler  verdiler, yasa tasarısının eksik ve noksanlarını gidermek için çaba sarf ettiler ama görünen o ki  verdiğimiz önergeler ve koymak istediğimiz katkıların hiçbiri dikkate alınmadı. Bu nedenle, şu an  yapacağım konuşmanın bir anlamı var mı yok mu onu da takdirlerinize sunuyorum.  Tasarıyla ilgili, bu alanda, değerli arkadaşlar, hiçbir düzenleme yokmuş gibi ve yeni bir sistem  getiriliyormuş gibi bir sunum yapılmakta ama gerçekte bu böyle değildir. 552 sayılı Kanun  Hükmünde Kararname'yle tasarı arasında sistemin işleyişine ilişkin temelde köklü bir değişiklik  yoktur ama sonuçlara baktığımızda, 40 milyar liralık sektörde yüzde 25 ürün kaybı var, yüzde 70  kayıt dişilik var. Yani sekiz yıldır bu alanı benzer bir düzenlemeyle iktidar olarak yöneteceksiniz  ama böylesi bir tabloyu, yapılacak yeni düzenlemeye gerekçe olarak önümüze koyacaksınız. Bunu  anlamak mümkün değildir değerli arkadaşlar. Mevzuatın uygulanması için gerekli gayretin  gösterilmediği ortadadır, bundan sonra uygulanacağının da teminatı yoktur. Rüsum yüzde 2'ye  indirildi. Bunu ödemekten kaçınılmaz gibi bir temenniyle sonuç alınması maalesef mümkün değildir.  Bu yasayla kayıt dişiliği önlemek söz konusu değildir. Bildirim yönteminde denetim nasıl  sağlanacak? Önceki yıllarda yapılamayan bu denetimler yasayla birlikte nasıl sağlanacak? Bakın,  Antalyalı üreticimiz, 50 kuruştan, 1 liradan ürününü satıyor, hatta bazen satamıyor, denize döküyor,  yollara döküyor. Ankara, İstanbul'da aynı ürün 2 lira ile 3 lira arasında yani 4-5 kat farkla değer  buluyor. Bu fark kimin cebine giriyor? Soruyorum sizlere birileri Antalyalı üreticimizin sırtından,  emektar üreticilerimizin sırtından para kazanıyor, hatta çok büyük paralar kazanıyor.  - 6 2 1 -
Sayfa 54 -
TBMM B: 72 1 1 . 3 . 2 0 1 0 O: 4  MEHMET AKİF PAKSOY (Devamla) - Aksi takdirde bu yasa, tıpkı küçük esnafın sizin çok  övündüğünüz alışveriş merkezleri karşısında ticari hayattan çekilmek zorunda kaldığı gibi, kendi  hâlinde üreten, bu sayede namerde muhtaç olmadan geçimini temin eden küçük çiftçimizin de  üretimden kopuşunu hızlandıracaktır. Tasarı "Hal hakem heyeti ve konseye ilişkin diğer hususlar  Bakanlıkça belirlenir." diyor, biz ise altı ay içerisinde yönetmelik hazırlanarak uygulamaya bir an  önce başlanılmasını uygun mütalaa ediyoruz.  Bu düşüncelerle önergemize desteğinizi bekliyor, yüce heyetinizi saygılarımla selamlıyorum.  (MHP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ederim.  Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmemiştir.  10'uncu maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.  Birinci bölüm üzerindeki görüşmeler tamamlanmıştır.  Şimdi, ikinci bölümün görüşmelerine başlıyoruz.  İkinci bölüm, geçici 1 'inci madde dâhil olmak üzere 11 ila 20'nci maddeleri kapsamaktadır.  İkinci bölüm üzerinde söz isteyenler: Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına Antalya Milletvekili Sayın  Hüsnü Çöllü, Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına Adana Milletvekili Sayın Yılmaz Tankut; şahıslar  adına, İzmir Milletvekili Sayın Tuğrul Yemişçi, Afyonkarahisar Milletvekili Sayın Abdülkadir Akçan.  İlk söz, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına Antalya Milletvekili Sayın Hüsnü Çöllü'ye aittir.  Buyurun Sayın Çöllü. (CHP sıralarından alkışlar)  CHP GRUBU ADINA HÜSNÜ ÇÖLLÜ (Antalya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 471  sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın ikinci bölümü üzerinde CHP Grubu adına söz aldım. Hepinizi saygıyla  selamlıyorum.  Bugün üçüncü gün, bu tasarıyı görüşmeye hep birlikte devam ediyoruz. İki gündür, gerek biz  gerek muhalefet partisinin çok değerli milletvekilleri tasarıya katkı koyma adına birtakım önergeler  verdiler, yasa tasarısının eksik ve noksanlarını gidermek için çaba sarf ettiler ama görünen o ki  verdiğimiz önergeler ve koymak istediğimiz katkıların hiçbiri dikkate alınmadı. Bu nedenle, şu an  yapacağım konuşmanın bir anlamı var mı yok mu onu da takdirlerinize sunuyorum.  Tasarıyla ilgili, bu alanda, değerli arkadaşlar, hiçbir düzenleme yokmuş gibi ve yeni bir sistem  getiriliyormuş gibi bir sunum yapılmakta ama gerçekte bu böyle değildir. 552 sayılı Kanun  Hükmünde Kararname'yle tasarı arasında sistemin işleyişine ilişkin temelde köklü bir değişiklik  yoktur ama sonuçlara baktığımızda, 40 milyar liralık sektörde yüzde 25 ürün kaybı var, yüzde 70  kayıt dişilik var. Yani sekiz yıldır bu alanı benzer bir düzenlemeyle iktidar olarak yöneteceksiniz  ama böylesi bir tabloyu, yapılacak yeni düzenlemeye gerekçe olarak önümüze koyacaksınız. Bunu  anlamak mümkün değildir değerli arkadaşlar. Mevzuatın uygulanması için gerekli gayretin  gösterilmediği ortadadır, bundan sonra uygulanacağının da teminatı yoktur. Rüsum yüzde 2'ye  indirildi. Bunu ödemekten kaçınılmaz gibi bir temenniyle sonuç alınması maalesef mümkün değildir.  Bu yasayla kayıt dişiliği önlemek söz konusu değildir. Bildirim yönteminde denetim nasıl  sağlanacak? Önceki yıllarda yapılamayan bu denetimler yasayla birlikte nasıl sağlanacak? Bakın,  Antalyalı üreticimiz, 50 kuruştan, 1 liradan ürününü satıyor, hatta bazen satamıyor, denize döküyor,  yollara döküyor. Ankara, İstanbul'da aynı ürün 2 lira ile 3 lira arasında yani 4-5 kat farkla değer  buluyor. Bu fark kimin cebine giriyor? Soruyorum sizlere birileri Antalyalı üreticimizin sırtından,  emektar üreticilerimizin sırtından para kazanıyor, hatta çok büyük paralar kazanıyor.  - 6 2 1 - TBMM B: 72 11 . 3 . 2 0 1 0 O: 4  Dün, hal rüsumunun eşit ve adil paylaşımı için verdiğimiz önergeyi reddettiniz, kendi  önergelerinizle Bakanlar Kuruluna yetki verdiniz. Üretici iller üzerinden Ankara ve İstanbul'a, hem  de belki hiçbir yük ve sorumluluk üstlenmeden, yüzde 75 gibi bir pay vermenin vicdanları rahatsız  ettiği ortadadır değerli arkadaşlar, ama nedense, bunu düzeltmek yerine kendinize yetki almayı tercih  ettiniz. Burada kanun yapılırken adil davranılmazken, Bakanlar Kurulunda adil davranılacağının  garantisi nerededir? Kendi belediyelerinizi kurtarmak için bir sistemi mahvediyorsunuz. Üreticileri,  bu sistemde en önemli nokta olan üretici hallerini bu yasayla cezalandırıyorsunuz. Bu düzenlemeden  bu ülkeye de hayır gelmesi mümkün değildir.  Değerli milletvekilleri, toptancı hallerindeki iş yerlerinin işletilmesiyle ilgili önemli bir  düzenleme de tahsis yönteminin kaldırılmasıdır. Bu noktada komisyoncuların ciddi endişeleri ve  kaygıları vardır. Komisyoncular, uzun yıllar süren çabaları ile orada bir müşteri portföyü  oluşturmuşlardır, bir güven oluşturmuşlardır. Bu, meslek sahiplerinin uzun süreli planlama  yapmalarını zorlaştıracak bir düzenlemedir. Hallerde tahsis kaldırılırken pazar yerleri için tahsis esası  getirilmektedir. Şimdi, günlük işgaliye ödenirken tahsis sistemine geçilmesi, pazarcı esnafı açısından  da ayrıca sıkıntılar doğuracaktır.  Değerli milletvekilleri, tasarıyla en önemli değişikliğin hal dışı satışlara kolaylık getirmesi  olduğunu söylemiştik. Bu süreç bir süre sonra hallerin devre dışı kalmasına yol açacaktır. Bir yandan  modern haller yapılsın isteyeceğiz bir yandan halleri sadece kayıt merkezi durumuna getireceğiz. Bu  büyük bir çelişkidir. Bildirim konusunda kayıt dişiliği önleyecek denetim ve yaptırım sisteminin de  etkin şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Ancak bu noktada da tasarının yeterli olduğunu söylemek  maalesef mümkün değildir. Denetim belediyelerden alınmakta,Bakanlığa verilmektedir. Şehrin giriş  ve çıkışında ve kontrol noktaları kurulacak; peki, Bakanlığın denetimi yapacak yeterli personeli var  mıdır bu noktada arkadaşlar? Peki vardı da denetim noktalan bu zamana kadar neden oluşturulmadı?  Soruyorum bunları.  Şimdi, yasaklar ile ilgili bölüme de bir göz atalım: Hallere ve pazar yerlerine ilişkin bir dizi  yasak ve cezalar var. Hal dışı satışlarda ise sadece hal rüsumunun cezalı olarak alınması söz  konusudur. Bu yaptırımın caydırıcılığı da bence tartışmalıdır. Komisyonculara bir dizi yasak ve  cezalar getirilirken ve bazı konularda iki kez aynı cezayı alanlara iş yerini kaybetme gibi ciddi bir  yaptırım getirilirken, hal dışı satışlarda bildirim yapmayana yalnızca rüsum cezası verilmesi adil ve  caydırıcı olmayacaktır. Bu tasarının amacı kayıt dişiliğin önlenmesi ise, o zaman hal dışı satışların  daha ciddi bir şekilde denetlenmesi ve yaptırıma bağlanması gereklidir.  Bakın, üretim noktasından tüketim noktasına kadar fiyatlar 3-4 katına ulaşıyor. Peki, bu fark  kimin cebine giriyor arkadaşlar? Aradaki farkı cebine atanları 25 kuruşla, 50 kuruşla tatmin etmek,  yaptıkları hataları engellemek mümkün müdür? Yani, kilosu 1 lira ise, ceza ödediğinde 1 lira 25  kuruşa çıkacak. Bu maliyet, sistemin işleyişine baktığınızda, kayıt dışını önlemeye yetecek bir maliyet  değildir, 25 kuruşla kayıt dişiliği önlemek mümkün değildir. Bu düzenleme böyle yasalaşırsa hal dışı  komisyoncular türeyecektir, büyük marketlerin komisyoncuları türeyecektir. Komisyoncu bu  durumda halde niye uğraşsın? Birileriyle anlaşır, onlar adına alım yapar, bildirim konusunda da,  denetim sağlıklı olmazsa, istediği zaman istediği miktarda bildirimi yapar. Bunu önleyecek,  caydırıcılığı sağlayacak yaptırımların bu metne eklenmesi zorunludur, aksi hâlde, bir mesafe almak  bu konuda mümkün değildir.  - 6 2 2 -
Sayfa 55 -
TBMM B: 72 11 . 3 . 2 0 1 0 O: 4  Dün, hal rüsumunun eşit ve adil paylaşımı için verdiğimiz önergeyi reddettiniz, kendi  önergelerinizle Bakanlar Kuruluna yetki verdiniz. Üretici iller üzerinden Ankara ve İstanbul'a, hem  de belki hiçbir yük ve sorumluluk üstlenmeden, yüzde 75 gibi bir pay vermenin vicdanları rahatsız  ettiği ortadadır değerli arkadaşlar, ama nedense, bunu düzeltmek yerine kendinize yetki almayı tercih  ettiniz. Burada kanun yapılırken adil davranılmazken, Bakanlar Kurulunda adil davranılacağının  garantisi nerededir? Kendi belediyelerinizi kurtarmak için bir sistemi mahvediyorsunuz. Üreticileri,  bu sistemde en önemli nokta olan üretici hallerini bu yasayla cezalandırıyorsunuz. Bu düzenlemeden  bu ülkeye de hayır gelmesi mümkün değildir.  Değerli milletvekilleri, toptancı hallerindeki iş yerlerinin işletilmesiyle ilgili önemli bir  düzenleme de tahsis yönteminin kaldırılmasıdır. Bu noktada komisyoncuların ciddi endişeleri ve  kaygıları vardır. Komisyoncular, uzun yıllar süren çabaları ile orada bir müşteri portföyü  oluşturmuşlardır, bir güven oluşturmuşlardır. Bu, meslek sahiplerinin uzun süreli planlama  yapmalarını zorlaştıracak bir düzenlemedir. Hallerde tahsis kaldırılırken pazar yerleri için tahsis esası  getirilmektedir. Şimdi, günlük işgaliye ödenirken tahsis sistemine geçilmesi, pazarcı esnafı açısından  da ayrıca sıkıntılar doğuracaktır.  Değerli milletvekilleri, tasarıyla en önemli değişikliğin hal dışı satışlara kolaylık getirmesi  olduğunu söylemiştik. Bu süreç bir süre sonra hallerin devre dışı kalmasına yol açacaktır. Bir yandan  modern haller yapılsın isteyeceğiz bir yandan halleri sadece kayıt merkezi durumuna getireceğiz. Bu  büyük bir çelişkidir. Bildirim konusunda kayıt dişiliği önleyecek denetim ve yaptırım sisteminin de  etkin şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Ancak bu noktada da tasarının yeterli olduğunu söylemek  maalesef mümkün değildir. Denetim belediyelerden alınmakta,Bakanlığa verilmektedir. Şehrin giriş  ve çıkışında ve kontrol noktaları kurulacak; peki, Bakanlığın denetimi yapacak yeterli personeli var  mıdır bu noktada arkadaşlar? Peki vardı da denetim noktalan bu zamana kadar neden oluşturulmadı?  Soruyorum bunları.  Şimdi, yasaklar ile ilgili bölüme de bir göz atalım: Hallere ve pazar yerlerine ilişkin bir dizi  yasak ve cezalar var. Hal dışı satışlarda ise sadece hal rüsumunun cezalı olarak alınması söz  konusudur. Bu yaptırımın caydırıcılığı da bence tartışmalıdır. Komisyonculara bir dizi yasak ve  cezalar getirilirken ve bazı konularda iki kez aynı cezayı alanlara iş yerini kaybetme gibi ciddi bir  yaptırım getirilirken, hal dışı satışlarda bildirim yapmayana yalnızca rüsum cezası verilmesi adil ve  caydırıcı olmayacaktır. Bu tasarının amacı kayıt dişiliğin önlenmesi ise, o zaman hal dışı satışların  daha ciddi bir şekilde denetlenmesi ve yaptırıma bağlanması gereklidir.  Bakın, üretim noktasından tüketim noktasına kadar fiyatlar 3-4 katına ulaşıyor. Peki, bu fark  kimin cebine giriyor arkadaşlar? Aradaki farkı cebine atanları 25 kuruşla, 50 kuruşla tatmin etmek,  yaptıkları hataları engellemek mümkün müdür? Yani, kilosu 1 lira ise, ceza ödediğinde 1 lira 25  kuruşa çıkacak. Bu maliyet, sistemin işleyişine baktığınızda, kayıt dışını önlemeye yetecek bir maliyet  değildir, 25 kuruşla kayıt dişiliği önlemek mümkün değildir. Bu düzenleme böyle yasalaşırsa hal dışı  komisyoncular türeyecektir, büyük marketlerin komisyoncuları türeyecektir. Komisyoncu bu  durumda halde niye uğraşsın? Birileriyle anlaşır, onlar adına alım yapar, bildirim konusunda da,  denetim sağlıklı olmazsa, istediği zaman istediği miktarda bildirimi yapar. Bunu önleyecek,  caydırıcılığı sağlayacak yaptırımların bu metne eklenmesi zorunludur, aksi hâlde, bir mesafe almak  bu konuda mümkün değildir.  - 6 2 2 - TBMM B: 72 1 1 . 3 . 2010 O: 4  - 6 2 3 - Değerli milletvekilleri, tasarıyla getirilen gecikmiş düzenlemelerden birisi de hal kayıt sisteminin  kurulmasıdır. Ben sekiz yıldır bu sistemin neden kurulmadığını da anlamakta zorluk çekiyorum.  Türkiye'de ciddi bir üretim planlaması ve pazarlama sistemi olmadığı için meyve ve sebzeler yollara  dökülmekte, denize dökülmektedir. Bir yandan da yüzde 70 kayıt dişilik var ama siz bu bozuk düzeni  sekiz yıl seyredeceksiniz, bunu anlamak mümkün değildir. Yani bize, tasarıya "evet" dememiz için  sanki gerekli gerekçeler oluşturulmuş gibi görünmektedir.  Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu tasarı bu haliyle, sebze ve meyve ticaretini istenilen  düzeyde işletmesi, gerçekten üreticinin hakkını alacağı, tüketicinin sağlıklı, kaliteli ve uygun fiyata  bu ürünlere ulaşabilmesini sağlayacak bir yapıyı oluşturması konusunda ciddi endişeler  yaratmaktadır. Üretici örgütlerine yalnızca hallerde ve pazar yerlerinde yer vererek üreticilerin  haklarının korunması mümkün değildir. Üretici birlikleri güçlendirilmeden, gerçekten, üreticilerden  tüketiciye ulaşan zincirdeki halka sayısını azaltmadan fiyatların düşmesi maalesef mümkün değildir.  Yalnızca hal rüsumu düşürülerek kayıt dişiliğin önlenmesi mümkün değildir. 25 kuruş ile, 50 kuruş  ile, yüzde 70 olarak açıklanan kayıt dişiliğin önlenmesi mümkün değildir. Yaş sebze ve meyve  sektörümüzün sorunlarının iki belediye başkanını kurtarmaya dönük çabalarla çözülmesi mümkün  değildir değerli arkadaşlar, her şeyden önce üreticiye destek verilmesi zorunludur. Üretici bitmiştir,  üretici nefes alamaz noktaya gelmiştir. Üreticinin ürettiği para etmez durumdadır. Bir dünya banka  kredisi borcu vardır üreticilerin.  Bakın, beş altı yıldır domatesin, salatalığın, biberin üretici fiyatlarında bir değişim var mı?  Soruyorum sizlere bir Antalyalı olarak. Örtü altı sebzenin merkezi olan Demre, Kumluca  ilçelerimizden bugün aldığımız bilgi ve oradaki vatandaşların telefonda bize haykırmasıyla  söyledikleri söz "Sayın Vekilim, beş altı yıl önce, altı yedi yıl önce domates 600 liraydı, yine aynı  para." demektedir. "Ama gelin, bir bakın, tohumun, gübrenin, fidenin, ilacın..."  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Bir dakika ek süre veriyorum, tamamlayın lütfen.  HÜSNÜ ÇÖLLÜ (Devamla) - "Domatesin fiyatı aynı kalmakla beraber, gübrenin fiyatı o  dönem, altı yedi yıl önce 12 lira, şu an ise 70, 80, 90 lirayı buldu, ona keza, mazotun, ilacın, fidenin  fiyatı da aynı oranlarda yükseldi." demiştir. Üreticinin emeğine yazık değil mi değerli milletvekilleri?  Emek bu kadar ucuz mu olmalıdır?  Bu tasarıyla, üretici, büyük marketlerin, tekellerin insafına terk edilecek, emeği daha da  ucuzlayacaktır diyor, buradan tüm üretici kardeşlerimize selam gönderiyor, her ne kadar bu yasa  geçse de Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında değişeceğini kendilerine müjdeliyor, bu düşüncelerle  hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Çöllü.  Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına Adana Milletvekili Sayın Yılmaz Tankut. (MHP  sıralarından alkışlar)  MHP GRUBU ADINA YILMAZ TANKUT (Adana) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri;  görüşülmekte olan Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı'nın ikinci  bölümü üzerinde Milliyetçi Hareket Partisi adına söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle hepinizi  saygıyla selamlıyorum.
Sayfa 56 -
TBMM B: 72 1 1 . 3 . 2010 O: 4  - 6 2 3 - Değerli milletvekilleri, tasarıyla getirilen gecikmiş düzenlemelerden birisi de hal kayıt sisteminin  kurulmasıdır. Ben sekiz yıldır bu sistemin neden kurulmadığını da anlamakta zorluk çekiyorum.  Türkiye'de ciddi bir üretim planlaması ve pazarlama sistemi olmadığı için meyve ve sebzeler yollara  dökülmekte, denize dökülmektedir. Bir yandan da yüzde 70 kayıt dişilik var ama siz bu bozuk düzeni  sekiz yıl seyredeceksiniz, bunu anlamak mümkün değildir. Yani bize, tasarıya "evet" dememiz için  sanki gerekli gerekçeler oluşturulmuş gibi görünmektedir.  Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu tasarı bu haliyle, sebze ve meyve ticaretini istenilen  düzeyde işletmesi, gerçekten üreticinin hakkını alacağı, tüketicinin sağlıklı, kaliteli ve uygun fiyata  bu ürünlere ulaşabilmesini sağlayacak bir yapıyı oluşturması konusunda ciddi endişeler  yaratmaktadır. Üretici örgütlerine yalnızca hallerde ve pazar yerlerinde yer vererek üreticilerin  haklarının korunması mümkün değildir. Üretici birlikleri güçlendirilmeden, gerçekten, üreticilerden  tüketiciye ulaşan zincirdeki halka sayısını azaltmadan fiyatların düşmesi maalesef mümkün değildir.  Yalnızca hal rüsumu düşürülerek kayıt dişiliğin önlenmesi mümkün değildir. 25 kuruş ile, 50 kuruş  ile, yüzde 70 olarak açıklanan kayıt dişiliğin önlenmesi mümkün değildir. Yaş sebze ve meyve  sektörümüzün sorunlarının iki belediye başkanını kurtarmaya dönük çabalarla çözülmesi mümkün  değildir değerli arkadaşlar, her şeyden önce üreticiye destek verilmesi zorunludur. Üretici bitmiştir,  üretici nefes alamaz noktaya gelmiştir. Üreticinin ürettiği para etmez durumdadır. Bir dünya banka  kredisi borcu vardır üreticilerin.  Bakın, beş altı yıldır domatesin, salatalığın, biberin üretici fiyatlarında bir değişim var mı?  Soruyorum sizlere bir Antalyalı olarak. Örtü altı sebzenin merkezi olan Demre, Kumluca  ilçelerimizden bugün aldığımız bilgi ve oradaki vatandaşların telefonda bize haykırmasıyla  söyledikleri söz "Sayın Vekilim, beş altı yıl önce, altı yedi yıl önce domates 600 liraydı, yine aynı  para." demektedir. "Ama gelin, bir bakın, tohumun, gübrenin, fidenin, ilacın..."  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Bir dakika ek süre veriyorum, tamamlayın lütfen.  HÜSNÜ ÇÖLLÜ (Devamla) - "Domatesin fiyatı aynı kalmakla beraber, gübrenin fiyatı o  dönem, altı yedi yıl önce 12 lira, şu an ise 70, 80, 90 lirayı buldu, ona keza, mazotun, ilacın, fidenin  fiyatı da aynı oranlarda yükseldi." demiştir. Üreticinin emeğine yazık değil mi değerli milletvekilleri?  Emek bu kadar ucuz mu olmalıdır?  Bu tasarıyla, üretici, büyük marketlerin, tekellerin insafına terk edilecek, emeği daha da  ucuzlayacaktır diyor, buradan tüm üretici kardeşlerimize selam gönderiyor, her ne kadar bu yasa  geçse de Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında değişeceğini kendilerine müjdeliyor, bu düşüncelerle  hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Çöllü.  Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına Adana Milletvekili Sayın Yılmaz Tankut. (MHP  sıralarından alkışlar)  MHP GRUBU ADINA YILMAZ TANKUT (Adana) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri;  görüşülmekte olan Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı'nın ikinci  bölümü üzerinde Milliyetçi Hareket Partisi adına söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle hepinizi  saygıyla selamlıyorum.  TBMM B: 72 1 1 . 3 . 2010 O: 4  Değerli arkadaşlar, bu tasan, günün ihtiyaçlarına göre üretici ve hal komplekslerinden oluşan  sebze ve meyve sektörüne birtakım yenilikler getirmekle birlikte, bazı sakıncalı hususları da  içermekte olup ilgili kesimlerin endişelerini tam olarak giderememiştir. Kayıt dişiliğin daha da  aşağıya çekilmesi, sebze ve meyvelerin satıldığı hal ve açık pazarların daha çağdaş ölçüler içinde  faaliyet göstermesi, tüketiciye kadar uzanan zincirde ek standartlann getirilmesi gibi birtakım  düzenlemeler getireceği ifade edilen söz konusu tasarı, üretici, hal esnafı ve belediyelerin haklı pek  çok endişesini maalesef giderememiştir.  Bu tasarıya ilişkin ayrıntılara geçmeden önce, konunun önemine ve ilgisine binaen, bazı  hususlan huzurlarınızda arz etmek istiyorum: Kanun tasansına ilişkin eldeki resmî veriler kullanılarak  paylaşılan bilgilere göre, ülkemizde 2008 yılı sebze üretimi miktarı yaklaşık 27 milyon ton, meyve  üretim miktarı ise yaklaşık 15,6 milyon ton olarak gerçekleşmiştir. Üretilen sebze ve meyvenin  yaklaşık yüzde 5M ihraç edilebilirken yüzde 95'i ülke içerisinde kalmaktadır. Bu miktarın yaklaşık  yüzde 25'i ise tüketim merkezlerine ulaşamadan pazarlama sürecinde zayi olmaktadır. İç pazara  sürülen sebze ve meyvenin yaklaşık yüzde 30'u toptancı hallerinde işlem görmekte, kalan kısmı ise  hiçbir kayda girmeksizin pazarlanmaktadır. Resmî rakamların ortaya koyduğu bu bilgilere göre, tahıl,  yağ ve endüstri bitkileri ile diğer bağ bahçe ve tarla ürünleri dâhil edilmese bile, Türkiye iklimiyle,  toprağıyla, suyuyla âdeta bir besin deposu konumundadır. Bütün imkânsızlıklara rağmen, çalışkan  insanımızın, üreticimizin, üretkenlikte son derece mahir ve hırslı olduğu gözükmektedir. Sadece  sebze ve meyve üretim toplamına bakacak olursak, 73 milyonluk Türkiye'de kişi başına üretim  yaklaşık 600 kilogramdır.  Sayın milletvekilleri, işte, böyle bir tablo içerisinde, bazı detaylara dikkatinizi çekmek istiyorum:  Sebze ve meyvedeki üretim toplamımızın bugün sadece yüzde 5'ini ihraç edebiliyoruz yani üretiyoruz  ama satamıyoruz. İçeride kalan yaklaşık 40 milyon ton sebze ve meyvenin yüzde 25'i olan 10 milyon  tonu ise heba olmaktadır. Yani üretiyoruz ama emeğimiz de paramız da ziyan oluyor. Dışarıya  satılamayan 40 milyon ton sebze ve meyvenin üçte 2'si olan 26 milyon tonu kayıt dışı olarak işlem  görmektedir. Yani üretiyoruz ama örtülü olarak, gizli ve denetimsiz bir şekilde satıyoruz. Özetle,  satamıyoruz, israf ediyoruz, kontrolsüz ve sağlıksız bir şekilde resmiyetten kaçıyoruz. Netice  itibanyla, milyonlarca üreticinin, esnafın, pazarlamacının, işletmecinin yer aldığı dev bir sektörde  insanlarımızın alın teri, parası, pulu göz göre göre kaybediliyor. Bu bakımdan, çiftçiyi destekleyen,  tarladan, bahçeden, son tüketiciye kadar uzanan zincirin halkalarında kaçağa izin vermeyen ama  mükelleflerle barışık, ihracatı ise özendiren ve teşvik eden bir sistemin hayata geçirilmesi lazım  gelmektedir.  Değerli arkadaşlar, özetle şunu demek istiyorum: Bu alandaki fotoğrafı bir bütün olarak ele alıp,  buna göre çağın gereklerini gözetecek bir şekilde, nerede, neyin, ne zaman, nasıl yapılacağını  bilmemiz ve uygulamamız ve buna göre de bir düzenleme getirmemiz gerekmektedir. "Ben yaptım,  oldu bitti." mantığıyla hiçbir yere varamayız. Dolayısıyla, tarlasına tohum ekemeyen çiftçiyi, bağına,  bahçesine gübre atamayan, pazara ulaşamayan üreticiyi, deposu mazota hasret kalan nakliyeciyi,  vergisini veremeyen komisyoncuyu, kur baskısı altında ezilen ihracatçıyı, umudu tablasıyla  sınırlanmış esnafı, her geçen gün alım gücü daha da azalan son tüketiciyi dinlemeden, onları  anlamadan -düşünce ve gerekçe ne kadar halis olursa olsun- yapılacak her düzenleme, var olan  sorunlan ötelemekten ya da daha karmaşık hâle getirmekten başka hiçbir işe yaramayacaktır.  - 6 2 4 -
Sayfa 57 -
TBMM B: 72 1 1 . 3 . 2010 O: 4  Değerli arkadaşlar, bu tasan, günün ihtiyaçlarına göre üretici ve hal komplekslerinden oluşan  sebze ve meyve sektörüne birtakım yenilikler getirmekle birlikte, bazı sakıncalı hususları da  içermekte olup ilgili kesimlerin endişelerini tam olarak giderememiştir. Kayıt dişiliğin daha da  aşağıya çekilmesi, sebze ve meyvelerin satıldığı hal ve açık pazarların daha çağdaş ölçüler içinde  faaliyet göstermesi, tüketiciye kadar uzanan zincirde ek standartlann getirilmesi gibi birtakım  düzenlemeler getireceği ifade edilen söz konusu tasarı, üretici, hal esnafı ve belediyelerin haklı pek  çok endişesini maalesef giderememiştir.  Bu tasarıya ilişkin ayrıntılara geçmeden önce, konunun önemine ve ilgisine binaen, bazı  hususlan huzurlarınızda arz etmek istiyorum: Kanun tasansına ilişkin eldeki resmî veriler kullanılarak  paylaşılan bilgilere göre, ülkemizde 2008 yılı sebze üretimi miktarı yaklaşık 27 milyon ton, meyve  üretim miktarı ise yaklaşık 15,6 milyon ton olarak gerçekleşmiştir. Üretilen sebze ve meyvenin  yaklaşık yüzde 5M ihraç edilebilirken yüzde 95'i ülke içerisinde kalmaktadır. Bu miktarın yaklaşık  yüzde 25'i ise tüketim merkezlerine ulaşamadan pazarlama sürecinde zayi olmaktadır. İç pazara  sürülen sebze ve meyvenin yaklaşık yüzde 30'u toptancı hallerinde işlem görmekte, kalan kısmı ise  hiçbir kayda girmeksizin pazarlanmaktadır. Resmî rakamların ortaya koyduğu bu bilgilere göre, tahıl,  yağ ve endüstri bitkileri ile diğer bağ bahçe ve tarla ürünleri dâhil edilmese bile, Türkiye iklimiyle,  toprağıyla, suyuyla âdeta bir besin deposu konumundadır. Bütün imkânsızlıklara rağmen, çalışkan  insanımızın, üreticimizin, üretkenlikte son derece mahir ve hırslı olduğu gözükmektedir. Sadece  sebze ve meyve üretim toplamına bakacak olursak, 73 milyonluk Türkiye'de kişi başına üretim  yaklaşık 600 kilogramdır.  Sayın milletvekilleri, işte, böyle bir tablo içerisinde, bazı detaylara dikkatinizi çekmek istiyorum:  Sebze ve meyvedeki üretim toplamımızın bugün sadece yüzde 5'ini ihraç edebiliyoruz yani üretiyoruz  ama satamıyoruz. İçeride kalan yaklaşık 40 milyon ton sebze ve meyvenin yüzde 25'i olan 10 milyon  tonu ise heba olmaktadır. Yani üretiyoruz ama emeğimiz de paramız da ziyan oluyor. Dışarıya  satılamayan 40 milyon ton sebze ve meyvenin üçte 2'si olan 26 milyon tonu kayıt dışı olarak işlem  görmektedir. Yani üretiyoruz ama örtülü olarak, gizli ve denetimsiz bir şekilde satıyoruz. Özetle,  satamıyoruz, israf ediyoruz, kontrolsüz ve sağlıksız bir şekilde resmiyetten kaçıyoruz. Netice  itibanyla, milyonlarca üreticinin, esnafın, pazarlamacının, işletmecinin yer aldığı dev bir sektörde  insanlarımızın alın teri, parası, pulu göz göre göre kaybediliyor. Bu bakımdan, çiftçiyi destekleyen,  tarladan, bahçeden, son tüketiciye kadar uzanan zincirin halkalarında kaçağa izin vermeyen ama  mükelleflerle barışık, ihracatı ise özendiren ve teşvik eden bir sistemin hayata geçirilmesi lazım  gelmektedir.  Değerli arkadaşlar, özetle şunu demek istiyorum: Bu alandaki fotoğrafı bir bütün olarak ele alıp,  buna göre çağın gereklerini gözetecek bir şekilde, nerede, neyin, ne zaman, nasıl yapılacağını  bilmemiz ve uygulamamız ve buna göre de bir düzenleme getirmemiz gerekmektedir. "Ben yaptım,  oldu bitti." mantığıyla hiçbir yere varamayız. Dolayısıyla, tarlasına tohum ekemeyen çiftçiyi, bağına,  bahçesine gübre atamayan, pazara ulaşamayan üreticiyi, deposu mazota hasret kalan nakliyeciyi,  vergisini veremeyen komisyoncuyu, kur baskısı altında ezilen ihracatçıyı, umudu tablasıyla  sınırlanmış esnafı, her geçen gün alım gücü daha da azalan son tüketiciyi dinlemeden, onları  anlamadan -düşünce ve gerekçe ne kadar halis olursa olsun- yapılacak her düzenleme, var olan  sorunlan ötelemekten ya da daha karmaşık hâle getirmekten başka hiçbir işe yaramayacaktır.  - 6 2 4 - TBMM B: 72 1 1 . 3 . 2 0 1 0 O: 4  Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; az önce de ifade ettiğim rakamlar ışığında, bizim, mevcut  üretimi dahi gereği gibi değerlendiremediğimiz net bir şekilde ortada durmaktadır. Bu durumda,  mevcut potansiyeli dikkate alarak tarladan son tüketiciye, yine tarladan gümrük kapısına kadar her  kademenin ihtiyaç ve sorunlarına gerçekçi bir yaklaşımı öngören, biriken ve artan sorunların en kısa  sürede çözümünü amaçlayan bir modeli hep birlikte geliştirmemiz şarttır.  Diğer taraftan, ülkemizin sahip olduğu tarımsal üretim potansiyeli ise bilinmektedir ki mevcuttan  çok daha fazladır. Sorunun temeline inersek, öncelikle üretimin önündeki engellerin kaldırılması  gerekmektedir. Yani üreticiye daha ucuz tohum, fide ve fidan temini ile gübre, ilaç, akaryakıt, elektrik  ve sulama gibi girdiler üzerindeki maliyetlerin de mutlaka aşağı çekilmesi icap etmektedir. Üretici  ile son tüketici arasındaki aracı sayısının azaltılmasının yanında, küresel sermaye ve kartellerin,  üretici ve sektör esnafını insafsızca haksız rekabetle boğmalarına da meydan verilmemelidir.  Diğer taraftan, nakliyecinin memnun hâle getirilmesi, esnafın vergi yükünün hafifletilmesi,  tüketicinin alım gücünün yükseltilmesi ve ihracatı tıkayan bürokrasinin basite indirgenmesi de  mutlaka gerçekleştirilmelidir ve hepsinden önemlisi, güvenli gıda üretimi ve sebze ile meyvelerin son  tüketiciye kadar yolculuğunda geçen her evrenin yine güvenli hâle getirilmesi ve bunun devamının  sağlanması hayati önem taşımaktadır.  İşte, bütün bunları tek kare bir fotoğraf içinde gören bir sistem hayata geçirilmez ise, iyi niyetle,  Meclisimizden toplumumuzun faydası için çıkartmaya çalıştığımız bu ve benzer kanunların hiçbir  önemi olmayacak ve hedeflenen fayda da sağlanamayacaktır. Ancak, bütün bu gerçeklere rağmen,  Milliyetçi Hareket Partisi olarak yapıcı ve sorumlu muhalefet anlayışımız çerçevesinde, görüşmekte  olduğumuz bu tasarıya elimizden geldiği ölçüde bütün samimiyetimizle katkı sağlayıp destek olmaya  çalıştık. Komisyon görüşmelerinde, ilgili sektör temsilcilerinin mağduriyetinin önlenebilmesi ve daha  kolay bir şekilde pratik uygulamaların önünün açılabilmesi için, önemli gördüğümüz hususlarda,  önergelerle tasarıya gerçekten de sahip çıkmaya çalıştık. Özellikle alt komisyonda görev yapan  arkadaşlarımız, hemen hemen sektörün bütün taraflarını dinlemek suretiyle yoğun bir çalışma yaparak  önemli düzenlemeleri de gerçekleştirdiler. Buradan kendilerine teşekkür ediyorum.  Ancak, maalesef, iyi niyet ve samimiyetle hem üretici hem hal esnafı hem de tüketicilerin  faydasına olacağına inandığımız pek çok önergemiz, yine iktidar taassubundan kurtulamayan ve "Her  şeyi en iyi biz biliriz." anlayışıyla hareket eden Hükümet tarafından kabul görmemiştir. Dolayısıyla,  bugün ülkemizin ihtiyaç ve sorunlarına siyasi taassup penceresinden bakma alışkanlığından  kurtulamayan "Önce ülkem, sonra partim, sonra ben." yerine "Önce ben, sonra yakınlarım, daha  sonra da partim." diyen bir anlayıştan, üreticinin, esnafın, ihracatçının, tüketicinin sorunlarına  gerçekçi ve önerilere açık bir bakış açısı kazanmak tek kelimeyle beyhudedir. Beyhudedir çünkü  Milliyetçi Hareket Partisi olarak, az önce de ifade ettiğim gibi, bugüne kadar ülkemizin ve  milletimizin pek çok sorunuyla ilgili çok sayıda önerge sunup teklif verdiğimiz hâlde ne yazık ki  bunların hemen hemen hiçbirisi AKP tarafından dikkate alınmamıştır. (MHP sıralarından alkışlar)  İşte, bu anlayış, kendisinden başkasını yok sayan, başkasının görüş ve düşüncesine tahammül  edemeyen bir zihniyetin tezahürüdür ki Türkiye'nin önündeki en büyük engellerden birisi de budur.  Sorunlann çözümüne dair samimiyeti olmayan bu anlayış, ne acıdır ki kurumlar arası çatışmadan  medet ummakta, insanlarımızın manevi duygularını ve dinî hassasiyetlerini siyasi rant alanı olarak  görmekte, kutuplaşmayı ve ayrışmayı ise zenginlik olarak kabul etmektedir.  - 6 2 5 -
Sayfa 58 -
TBMM B: 72 1 1 . 3 . 2 0 1 0 O: 4  Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; az önce de ifade ettiğim rakamlar ışığında, bizim, mevcut  üretimi dahi gereği gibi değerlendiremediğimiz net bir şekilde ortada durmaktadır. Bu durumda,  mevcut potansiyeli dikkate alarak tarladan son tüketiciye, yine tarladan gümrük kapısına kadar her  kademenin ihtiyaç ve sorunlarına gerçekçi bir yaklaşımı öngören, biriken ve artan sorunların en kısa  sürede çözümünü amaçlayan bir modeli hep birlikte geliştirmemiz şarttır.  Diğer taraftan, ülkemizin sahip olduğu tarımsal üretim potansiyeli ise bilinmektedir ki mevcuttan  çok daha fazladır. Sorunun temeline inersek, öncelikle üretimin önündeki engellerin kaldırılması  gerekmektedir. Yani üreticiye daha ucuz tohum, fide ve fidan temini ile gübre, ilaç, akaryakıt, elektrik  ve sulama gibi girdiler üzerindeki maliyetlerin de mutlaka aşağı çekilmesi icap etmektedir. Üretici  ile son tüketici arasındaki aracı sayısının azaltılmasının yanında, küresel sermaye ve kartellerin,  üretici ve sektör esnafını insafsızca haksız rekabetle boğmalarına da meydan verilmemelidir.  Diğer taraftan, nakliyecinin memnun hâle getirilmesi, esnafın vergi yükünün hafifletilmesi,  tüketicinin alım gücünün yükseltilmesi ve ihracatı tıkayan bürokrasinin basite indirgenmesi de  mutlaka gerçekleştirilmelidir ve hepsinden önemlisi, güvenli gıda üretimi ve sebze ile meyvelerin son  tüketiciye kadar yolculuğunda geçen her evrenin yine güvenli hâle getirilmesi ve bunun devamının  sağlanması hayati önem taşımaktadır.  İşte, bütün bunları tek kare bir fotoğraf içinde gören bir sistem hayata geçirilmez ise, iyi niyetle,  Meclisimizden toplumumuzun faydası için çıkartmaya çalıştığımız bu ve benzer kanunların hiçbir  önemi olmayacak ve hedeflenen fayda da sağlanamayacaktır. Ancak, bütün bu gerçeklere rağmen,  Milliyetçi Hareket Partisi olarak yapıcı ve sorumlu muhalefet anlayışımız çerçevesinde, görüşmekte  olduğumuz bu tasarıya elimizden geldiği ölçüde bütün samimiyetimizle katkı sağlayıp destek olmaya  çalıştık. Komisyon görüşmelerinde, ilgili sektör temsilcilerinin mağduriyetinin önlenebilmesi ve daha  kolay bir şekilde pratik uygulamaların önünün açılabilmesi için, önemli gördüğümüz hususlarda,  önergelerle tasarıya gerçekten de sahip çıkmaya çalıştık. Özellikle alt komisyonda görev yapan  arkadaşlarımız, hemen hemen sektörün bütün taraflarını dinlemek suretiyle yoğun bir çalışma yaparak  önemli düzenlemeleri de gerçekleştirdiler. Buradan kendilerine teşekkür ediyorum.  Ancak, maalesef, iyi niyet ve samimiyetle hem üretici hem hal esnafı hem de tüketicilerin  faydasına olacağına inandığımız pek çok önergemiz, yine iktidar taassubundan kurtulamayan ve "Her  şeyi en iyi biz biliriz." anlayışıyla hareket eden Hükümet tarafından kabul görmemiştir. Dolayısıyla,  bugün ülkemizin ihtiyaç ve sorunlarına siyasi taassup penceresinden bakma alışkanlığından  kurtulamayan "Önce ülkem, sonra partim, sonra ben." yerine "Önce ben, sonra yakınlarım, daha  sonra da partim." diyen bir anlayıştan, üreticinin, esnafın, ihracatçının, tüketicinin sorunlarına  gerçekçi ve önerilere açık bir bakış açısı kazanmak tek kelimeyle beyhudedir. Beyhudedir çünkü  Milliyetçi Hareket Partisi olarak, az önce de ifade ettiğim gibi, bugüne kadar ülkemizin ve  milletimizin pek çok sorunuyla ilgili çok sayıda önerge sunup teklif verdiğimiz hâlde ne yazık ki  bunların hemen hemen hiçbirisi AKP tarafından dikkate alınmamıştır. (MHP sıralarından alkışlar)  İşte, bu anlayış, kendisinden başkasını yok sayan, başkasının görüş ve düşüncesine tahammül  edemeyen bir zihniyetin tezahürüdür ki Türkiye'nin önündeki en büyük engellerden birisi de budur.  Sorunlann çözümüne dair samimiyeti olmayan bu anlayış, ne acıdır ki kurumlar arası çatışmadan  medet ummakta, insanlarımızın manevi duygularını ve dinî hassasiyetlerini siyasi rant alanı olarak  görmekte, kutuplaşmayı ve ayrışmayı ise zenginlik olarak kabul etmektedir.  - 6 2 5 - T B M M B:72 1 1 . 3 . 2 0 1 0 0 : 4  - 6 2 6 - Oysa bizler, Milliyetçi Hareket Partisi mensuplan olarak, kimden gelirse gelsin, sorunları çözüm  amacı güden her türlü teklifi değerlendirmeyi, aziz milletimizin bizlere verdiği kutsal sorumluluğun  gereği olarak gördük ve bundan sonra da görmeye devam edeceğiz.  İçeriden ve dışarıdan gelen her türlü saldırı ve dayatmalara karşı bin yıllık kardeşliğimizi  bozdurmamanın onurlu mücadelesini veren bizler, millî hassasiyetlerimizle örtüşmeyen ve temel  konularda çok büyük farklılıklarımız olan AKP İktidarının Meclise getirdiği bu ve benzer kanun  tasarılarını, sorumluluk anlayışımızın omuzlarımıza yüklediği kutsal bir görev içerisinde  değerlendirmekteyiz.  Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; az önce dile getirmeye çalıştığım hususlar çerçevesinde  yeniden tasarıya dönecek olursak, etkili bir kamusal denetleme yapılamadığı takdirde bu yasanın  hiçbir anlamının olamayacağı gayet açıktır. Yaş meyve ve sebzenin pazarlama sürecinde üreticiden  tüketiciye fiyatların yüzde 100 ile yüzde 300 arasında artış göstermesi ve çoğu zaman anormal  yükselmesi, sebze ve meyvelerin hallere girme mecburiyeti veya hal komisyonlannın yüksekliğinden  ziyade, fiyatları belirleme gücüne sahip olan kesimin denetim altına alınamamasından  kaynaklanmaktadır.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Bir dakika ek süre veriyorum, tamamlayın lütfen.  YILMAZ TANKUT (Devamla) - Bu tasanda gerek hal esnafının gerekse diğer ilgili kesimlerin  bazı şikâyet ve endişeleri, maalesef, tam olarak giderilememiştir. Milliyetçi Hareket Partisi olarak,  biz, tasarının pek çok maddesinde bu şikâyet ve endişeleri giderecek önergelerle katkı sağlamaya  çalışıyoruz ama üzülerek görmekteyiz ki AKP Grubu, bu samimi tekliflerimizi dinleme zahmetinde  bile bulunmadan, otomatik el kaldırma ve indirme yöntemiyle, her zaman olduğu gibi, reddetmekten  vazgeçmemektedir. Her şeye rağmen, bu bölümün maddelerinde de, sektörün faydasına olacağına  inandığımız, katkı sağlayıcı önergelerimizi sunmaya devam edeceğiz.  Son söz olarak: Tasarının, ilgili tarafların dinlenerek, istişare edilerek, üreticilerimizin,  tüketicilerimizin, esnaf ve ihracatçılarımızın beklenti, ihtiyaç ve taleplerini göz önüne alacak şekilde,  verilen önergelerin dikkate alınarak düzenlenmesinin daha hayırlı olacağını bir kez daha hatırlatıyor,  hepinizi saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ederim.  Barış ve Demokrasi Partisi Grubu adına Muş Milletvekili Sayın Nuri Yaman. (BDP sıralarından  alkışlar)  BDP GRUBU ADINA M. NURİ YAMAN (Muş) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 471  sıra sayılı Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasansı'nın ikinci bölümüyle  ilgili olarak Barış ve Demokrasi Partisi adına söz almış bulunmaktayım. Bu nedenle, hepinizi sevgi  ve saygılarımla selamlıyorum.  Kanun tasarısıyla ilgili görüşlerimizi belirtmeden önce, ben de Elâzığ ve ilçelerinde meydana  gelen depremden dolayı tüm Elazığlı hemşehrilerime, hâlen orada yaşayan yakınlarıma tekrar geçmiş  olsun diyor, yaralılara acil şifalar, ölenler için Allah'tan rahmet dileklerimi iletiyorum.
Sayfa 59 -
T B M M B:72 1 1 . 3 . 2 0 1 0 0 : 4  - 6 2 6 - Oysa bizler, Milliyetçi Hareket Partisi mensuplan olarak, kimden gelirse gelsin, sorunları çözüm  amacı güden her türlü teklifi değerlendirmeyi, aziz milletimizin bizlere verdiği kutsal sorumluluğun  gereği olarak gördük ve bundan sonra da görmeye devam edeceğiz.  İçeriden ve dışarıdan gelen her türlü saldırı ve dayatmalara karşı bin yıllık kardeşliğimizi  bozdurmamanın onurlu mücadelesini veren bizler, millî hassasiyetlerimizle örtüşmeyen ve temel  konularda çok büyük farklılıklarımız olan AKP İktidarının Meclise getirdiği bu ve benzer kanun  tasarılarını, sorumluluk anlayışımızın omuzlarımıza yüklediği kutsal bir görev içerisinde  değerlendirmekteyiz.  Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; az önce dile getirmeye çalıştığım hususlar çerçevesinde  yeniden tasarıya dönecek olursak, etkili bir kamusal denetleme yapılamadığı takdirde bu yasanın  hiçbir anlamının olamayacağı gayet açıktır. Yaş meyve ve sebzenin pazarlama sürecinde üreticiden  tüketiciye fiyatların yüzde 100 ile yüzde 300 arasında artış göstermesi ve çoğu zaman anormal  yükselmesi, sebze ve meyvelerin hallere girme mecburiyeti veya hal komisyonlannın yüksekliğinden  ziyade, fiyatları belirleme gücüne sahip olan kesimin denetim altına alınamamasından  kaynaklanmaktadır.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Bir dakika ek süre veriyorum, tamamlayın lütfen.  YILMAZ TANKUT (Devamla) - Bu tasanda gerek hal esnafının gerekse diğer ilgili kesimlerin  bazı şikâyet ve endişeleri, maalesef, tam olarak giderilememiştir. Milliyetçi Hareket Partisi olarak,  biz, tasarının pek çok maddesinde bu şikâyet ve endişeleri giderecek önergelerle katkı sağlamaya  çalışıyoruz ama üzülerek görmekteyiz ki AKP Grubu, bu samimi tekliflerimizi dinleme zahmetinde  bile bulunmadan, otomatik el kaldırma ve indirme yöntemiyle, her zaman olduğu gibi, reddetmekten  vazgeçmemektedir. Her şeye rağmen, bu bölümün maddelerinde de, sektörün faydasına olacağına  inandığımız, katkı sağlayıcı önergelerimizi sunmaya devam edeceğiz.  Son söz olarak: Tasarının, ilgili tarafların dinlenerek, istişare edilerek, üreticilerimizin,  tüketicilerimizin, esnaf ve ihracatçılarımızın beklenti, ihtiyaç ve taleplerini göz önüne alacak şekilde,  verilen önergelerin dikkate alınarak düzenlenmesinin daha hayırlı olacağını bir kez daha hatırlatıyor,  hepinizi saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ederim.  Barış ve Demokrasi Partisi Grubu adına Muş Milletvekili Sayın Nuri Yaman. (BDP sıralarından  alkışlar)  BDP GRUBU ADINA M. NURİ YAMAN (Muş) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 471  sıra sayılı Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasansı'nın ikinci bölümüyle  ilgili olarak Barış ve Demokrasi Partisi adına söz almış bulunmaktayım. Bu nedenle, hepinizi sevgi  ve saygılarımla selamlıyorum.  Kanun tasarısıyla ilgili görüşlerimizi belirtmeden önce, ben de Elâzığ ve ilçelerinde meydana  gelen depremden dolayı tüm Elazığlı hemşehrilerime, hâlen orada yaşayan yakınlarıma tekrar geçmiş  olsun diyor, yaralılara acil şifalar, ölenler için Allah'tan rahmet dileklerimi iletiyorum.  TBMM B: 72 11 . 3 . 2010 O: 4  Bilindiği gibi, Türkiye, yaş sebze ve meyve üretiminde tür ve miktar olarak güçlü bir potansiyele  sahiptir ve bu potansiyelin mümkün olan en yüksek verimle kullanılması da ülkemiz için vazgeçilmez  bir zorunluluktur. Hâlen ülkemizde sebze ve meyvelerin ticareti 552 sayılı Yaş Sebze ve Meyve  Ticaretinin Düzenlenmesi ve Toptancı Halleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname çerçevesinde  yürütülmektedir. Şu an görüşmekte olduğumuz tasarının kanunlaşması hâlinde söz konusu kararname  yürürlükten kalkacak ve Hükümetin görüşüne göre de, sözüm ona, hallerle ilgili yaşanan sıkıntıların  tamamı da ortadan kalkmış olacaktır.  Değerli arkadaşlar, ülkemizde maalesef şimdiye kadar gıda ürünlerini üreticiden tüketiciye  aralarında herhangi bir aracı olmaksızın ulaştırabilecek düzenleme bir türlü getirilememiştir. Bu yasa  tasarısı ile üretici kooperatiflerine hallerde yüzde 10 oranında dükkân verilmesi, rüsum oranının  örgütlü çiftçi lehine düşürülmesi, belediyelerce haftada bir gün sadece üretici köylülerin ürünlerini  getirip satabilecekleri pazar yeri sağlanması ve bunun gibi bir kısım iyileştirmelere gidildiği  görülmektedir. Ancak tasarıyı dikkatli bir şekilde incelediğimizde görmekteyiz ki bu kanunla  belediyelere halleri devretme yetkisi de bu arada tanınmış olmaktadır. Tasarının 3'üncü maddesinin  (8)'inci fıkrasında bu durum açık bir şekilde belirtilmiştir. Maddenin ilgili fıkrasını aynen okuyorum:  "İmar planlarında ayrılmış hal yerleri toptancı hali kurulmak üzere belediyeler tarafından yap-işlet,  yap-işlet-devret ve üst hakkı tesisi modelleri ile gerçek veya tüzel kişilere devredilebilir." hâle  dönüştürülmüştür.  İktidara geldiğinden bu yana bulduğu her fırsatta devletin ve dolayısıyla halkın malını  özelleştirmeyi kendisine görev edinen AKP Hükümeti, belediyelere vermiş olduğu bu devretme  yetkisiyle özelleştirme konusundaki ihtirasını bir kez daha gözler önüne sermektedir.  Yine, tasarının gerekçe kısmında ifade edilen amaçlarla meydana getirilecek sonuçlar arasında  önemli zıtlıklar ve çelişkiler bulunmaktadır. Denmektedir ki: "Tüketicilerin, üreticilerin ve sebze- meyve ticaretini meslek edinenlerin çıkarlannı dengeli ve eşit şekilde korumak amacını gütmekteyiz."  Ayrıca, gerekçenin hemen hemen her paragrafında sürekli olarak rekabetçi yapının inşasından  bahsedilmektedir.  Görünen o ki Hükümetin rekabetten anladığı tek şey tekelci rekabettir, kartelleşmektir. Hepimiz  bilmekteyiz ki hallerin özelleştirilmesi hâlinde şirketler üretici örgütlerine kesinlikle yer  vermeyeceğinden, Hükümetin sözüm ona bu kesimlere vermiş olduğu haklar tamamen ortadan  kalkacaktır. Dolayısıyla arz ve talep dengesi, pazarda karşı karşıya gelen üretici ile tüketici arasında  değil, o hali satın almış olan özel şirketler tarafından belirlenecektir.  Yine, tasarı, iç pazara sürülen ürünlerin yüzde 70'inin kayıt dışı olduğunu söylemektedir.  Haklıdır ancak kayıt dışı ekonomiyi kayıt altına almanın yolu, bu ticari faaliyetlerin getirişini büyük  şirketlerin, mega marketlerin kazanç hanesine yazmaktan mı geçmektedir? Ayrıca kayıt dişiliği kayıt  altına alayım derken işleyen bir sistemi işlemez hâle sokabilecek bir düzenlemeye hiç de ihtiyaç  yoktur. Söz gelimi, üretim merkezlerinden ürünler çıkmadan kayıt altına alınabilir. Bunun çeşitli  yollan vardır. Zaten belediyeler bu işi yapmaya çalışmaktadırlar. Çünkü belediyelerin bu işten ciddi  bir gelirleri söz konusudur. Elbette kayıt dışının kayıt altına alınmasına karşı çıkmak ve bunu  eleştirmek mümkün değildir.  - 6 2 7 -
Sayfa 60 -
TBMM B: 72 11 . 3 . 2010 O: 4  Bilindiği gibi, Türkiye, yaş sebze ve meyve üretiminde tür ve miktar olarak güçlü bir potansiyele  sahiptir ve bu potansiyelin mümkün olan en yüksek verimle kullanılması da ülkemiz için vazgeçilmez  bir zorunluluktur. Hâlen ülkemizde sebze ve meyvelerin ticareti 552 sayılı Yaş Sebze ve Meyve  Ticaretinin Düzenlenmesi ve Toptancı Halleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname çerçevesinde  yürütülmektedir. Şu an görüşmekte olduğumuz tasarının kanunlaşması hâlinde söz konusu kararname  yürürlükten kalkacak ve Hükümetin görüşüne göre de, sözüm ona, hallerle ilgili yaşanan sıkıntıların  tamamı da ortadan kalkmış olacaktır.  Değerli arkadaşlar, ülkemizde maalesef şimdiye kadar gıda ürünlerini üreticiden tüketiciye  aralarında herhangi bir aracı olmaksızın ulaştırabilecek düzenleme bir türlü getirilememiştir. Bu yasa  tasarısı ile üretici kooperatiflerine hallerde yüzde 10 oranında dükkân verilmesi, rüsum oranının  örgütlü çiftçi lehine düşürülmesi, belediyelerce haftada bir gün sadece üretici köylülerin ürünlerini  getirip satabilecekleri pazar yeri sağlanması ve bunun gibi bir kısım iyileştirmelere gidildiği  görülmektedir. Ancak tasarıyı dikkatli bir şekilde incelediğimizde görmekteyiz ki bu kanunla  belediyelere halleri devretme yetkisi de bu arada tanınmış olmaktadır. Tasarının 3'üncü maddesinin  (8)'inci fıkrasında bu durum açık bir şekilde belirtilmiştir. Maddenin ilgili fıkrasını aynen okuyorum:  "İmar planlarında ayrılmış hal yerleri toptancı hali kurulmak üzere belediyeler tarafından yap-işlet,  yap-işlet-devret ve üst hakkı tesisi modelleri ile gerçek veya tüzel kişilere devredilebilir." hâle  dönüştürülmüştür.  İktidara geldiğinden bu yana bulduğu her fırsatta devletin ve dolayısıyla halkın malını  özelleştirmeyi kendisine görev edinen AKP Hükümeti, belediyelere vermiş olduğu bu devretme  yetkisiyle özelleştirme konusundaki ihtirasını bir kez daha gözler önüne sermektedir.  Yine, tasarının gerekçe kısmında ifade edilen amaçlarla meydana getirilecek sonuçlar arasında  önemli zıtlıklar ve çelişkiler bulunmaktadır. Denmektedir ki: "Tüketicilerin, üreticilerin ve sebze- meyve ticaretini meslek edinenlerin çıkarlannı dengeli ve eşit şekilde korumak amacını gütmekteyiz."  Ayrıca, gerekçenin hemen hemen her paragrafında sürekli olarak rekabetçi yapının inşasından  bahsedilmektedir.  Görünen o ki Hükümetin rekabetten anladığı tek şey tekelci rekabettir, kartelleşmektir. Hepimiz  bilmekteyiz ki hallerin özelleştirilmesi hâlinde şirketler üretici örgütlerine kesinlikle yer  vermeyeceğinden, Hükümetin sözüm ona bu kesimlere vermiş olduğu haklar tamamen ortadan  kalkacaktır. Dolayısıyla arz ve talep dengesi, pazarda karşı karşıya gelen üretici ile tüketici arasında  değil, o hali satın almış olan özel şirketler tarafından belirlenecektir.  Yine, tasarı, iç pazara sürülen ürünlerin yüzde 70'inin kayıt dışı olduğunu söylemektedir.  Haklıdır ancak kayıt dışı ekonomiyi kayıt altına almanın yolu, bu ticari faaliyetlerin getirişini büyük  şirketlerin, mega marketlerin kazanç hanesine yazmaktan mı geçmektedir? Ayrıca kayıt dişiliği kayıt  altına alayım derken işleyen bir sistemi işlemez hâle sokabilecek bir düzenlemeye hiç de ihtiyaç  yoktur. Söz gelimi, üretim merkezlerinden ürünler çıkmadan kayıt altına alınabilir. Bunun çeşitli  yollan vardır. Zaten belediyeler bu işi yapmaya çalışmaktadırlar. Çünkü belediyelerin bu işten ciddi  bir gelirleri söz konusudur. Elbette kayıt dışının kayıt altına alınmasına karşı çıkmak ve bunu  eleştirmek mümkün değildir.  - 6 2 7 - TBMM B:72 1 1 . 3 . 2 0 1 0 0 : 4  - 6 2 8 - Asgari ücretle çalışan bir kişi vergisini verirken, senede 50-100 bin lira gelir elde eden bir üreticinin  de vergisini vermesi gerekir, ancak bunun yolu halleri devreden çıkarmakla değil, özellikle üreticileri  sadece market zincirlerinin insafına terk etmek hiçbir şekilde olmamalıdır. Örneğin, üreticiler, bundan  sonra Migrosların, Metroların, gros marketlerin veya Tansaşların insafına bu yasayla terk edilmiş  olacaklardır. Türkiye'de yaş sebze ve meyve ticaretinde görülen yüksek kayıt dişiliğin nedeni mevzuatın  yetersizliği ya da var olan durumun tekelciliğinden kaynaklanmamaktadır. Asıl sorun mevcut mevzuatın  uygulanmamasından ve haklı rekabetin sağlanmamasından kaynaklanmaktadır.  Şimdi yapılmaya çalışılan şey ise halleri tamamen kamunun denetiminden çıkarmaktır.  Hükümet, tekelciliğe karşı olmayı kamu yönetimini etkisizleştirme olarak anlamakta ve böylece  kimseye fark ettirmeden asıl tekelci piyasanın yolunu millete ve halka açmaktadır.  Buradan bir kez daha uyarıyoruz: Bu düzenleme, bazı aksaklıkları ortadan kaldırmak pahasına,  kurulu bir sistemin tamamen çökmesine yol açabilecek nitelikteki bir düzenlemedir.  Hükümet, bu kanun tasarısıyla yine kimlerin temsilcisi olduğunu, hangi çıkar gruplarına, hangi  güç odaklarına hizmet ettiğini bir kez daha göstermiştir. Siz, köylünün örgütlü olmadığı, tarım  sektörünün ve kooperatiflerin devletçe desteklenmediği bir sistemde hangi eşitlikten ve hangi  adaletten bahsediyorsunuz?  Değerli milletvekilleri, tasarının genel gerekçesinde, mallann haller üzerinden pazarlanma  zorunluluğunun serbest rekabeti olumsuz yönde etkilemesi, sebze ve meyve ticaretindeki önemli  sorunlardan biri olarak sayılmıştır. Bu sorunu ortadan kaldırmak amacıyla hal dışında da alım satım  izni verilmekte, ancak bunun hale bildirim yapılmak suretiyle gerçekleşeceği ifade edilmektedir.  Tasarının mantığı, fiyatlardaki anormal artışı komisyon oranlarının yüksekliğine bağlamakta, ancak  ne hikmetse bunlarda sadece yüzde 2'lik bir indirime gidilmektedir.  Bu uygulama hiçbir soruna çözüm getirmeyeceği gibi, sebze meyve fiyatlarında arzu edilen  ucuzluğu da sağlayamaz. Çünkü pahalılığın gerçek kaynağı küçük ve orta esnaf durumundaki hal  komisyoncuları değil, hâlihazırdaki büyük tüccarlar ve süpermarketlerin sahipleridir.  Bugün, zincir marketler mallan direkt üreticilerden almakta ve istedikleri fiyatlara da  satabilmektedirler. Dolayısıyla, yasa sayesinde üreticinin emeğinin karşılığını alacağı, tüketicinin  hem güvenli hem de uygun fiyatlı ürünlere ulaşacağı, maliyetlerin düşürüleceği ifadeleri gerçekleri  yansıtmamaktadır. Getirilmek istenen sistemle, zaten büyük mağazalar tarafından belirlenen fiyat  düzeyleri yine aynı şekilde belirlenmiş olacak ve bunun yanında, ayakta kalmakta zorlanan esnaf bir  de en kısa zamanda piyasa dışına itilmiş olacaktır. Başlangıçta optimum düzeylerde oluşması  muhtemel gözüken tüketici fiyatları, esnafın piyasa dışına itilmesi sonucu zamanla oligopol  piyasalarına dönüşecek ve fiyat düzeyi, alım satım ortalamalarında büyük mağazaların dayatmasıyla  çok kısa sürede yükselişe geçecektir. Üstelik rekabetin kalmadığı bir ortamda üretici fiyatları artık  doğrudan doğruya hâkim durumdaki mağazalar tarafından belirlenmiş olacaktır.  Tüketiciler açısından durum böyle iken, kanunun yürürlüğe girmesiyle birlikte ve çok kısa bir süre  içerisinde esnafımız piyasanın hâkimi hâline gelen hipermarketlerin çalışanı olacak, tanm kesimindekiler  ise kendi tarlasında bu büyük mağazalann sözleşmeli işçi konumuna dönüştürüleceklerdir.  Tasannın gerekçesinde, Avrupa Birliği mevzuatına uyum sağlanması gerektiğine özellikle dikkat  çekilmiştir. Sebze ve meyve fiyatlarında gerçekten ucuzluk isteniyorsa, öncelikle AB ülkelerinde  olduğu gibi, ülkemizde de üretici örgütlenmesi bu anlamda teşvik edilmelidir.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
Sayfa 61 -
TBMM B:72 1 1 . 3 . 2 0 1 0 0 : 4  - 6 2 8 - Asgari ücretle çalışan bir kişi vergisini verirken, senede 50-100 bin lira gelir elde eden bir üreticinin  de vergisini vermesi gerekir, ancak bunun yolu halleri devreden çıkarmakla değil, özellikle üreticileri  sadece market zincirlerinin insafına terk etmek hiçbir şekilde olmamalıdır. Örneğin, üreticiler, bundan  sonra Migrosların, Metroların, gros marketlerin veya Tansaşların insafına bu yasayla terk edilmiş  olacaklardır. Türkiye'de yaş sebze ve meyve ticaretinde görülen yüksek kayıt dişiliğin nedeni mevzuatın  yetersizliği ya da var olan durumun tekelciliğinden kaynaklanmamaktadır. Asıl sorun mevcut mevzuatın  uygulanmamasından ve haklı rekabetin sağlanmamasından kaynaklanmaktadır.  Şimdi yapılmaya çalışılan şey ise halleri tamamen kamunun denetiminden çıkarmaktır.  Hükümet, tekelciliğe karşı olmayı kamu yönetimini etkisizleştirme olarak anlamakta ve böylece  kimseye fark ettirmeden asıl tekelci piyasanın yolunu millete ve halka açmaktadır.  Buradan bir kez daha uyarıyoruz: Bu düzenleme, bazı aksaklıkları ortadan kaldırmak pahasına,  kurulu bir sistemin tamamen çökmesine yol açabilecek nitelikteki bir düzenlemedir.  Hükümet, bu kanun tasarısıyla yine kimlerin temsilcisi olduğunu, hangi çıkar gruplarına, hangi  güç odaklarına hizmet ettiğini bir kez daha göstermiştir. Siz, köylünün örgütlü olmadığı, tarım  sektörünün ve kooperatiflerin devletçe desteklenmediği bir sistemde hangi eşitlikten ve hangi  adaletten bahsediyorsunuz?  Değerli milletvekilleri, tasarının genel gerekçesinde, mallann haller üzerinden pazarlanma  zorunluluğunun serbest rekabeti olumsuz yönde etkilemesi, sebze ve meyve ticaretindeki önemli  sorunlardan biri olarak sayılmıştır. Bu sorunu ortadan kaldırmak amacıyla hal dışında da alım satım  izni verilmekte, ancak bunun hale bildirim yapılmak suretiyle gerçekleşeceği ifade edilmektedir.  Tasarının mantığı, fiyatlardaki anormal artışı komisyon oranlarının yüksekliğine bağlamakta, ancak  ne hikmetse bunlarda sadece yüzde 2'lik bir indirime gidilmektedir.  Bu uygulama hiçbir soruna çözüm getirmeyeceği gibi, sebze meyve fiyatlarında arzu edilen  ucuzluğu da sağlayamaz. Çünkü pahalılığın gerçek kaynağı küçük ve orta esnaf durumundaki hal  komisyoncuları değil, hâlihazırdaki büyük tüccarlar ve süpermarketlerin sahipleridir.  Bugün, zincir marketler mallan direkt üreticilerden almakta ve istedikleri fiyatlara da  satabilmektedirler. Dolayısıyla, yasa sayesinde üreticinin emeğinin karşılığını alacağı, tüketicinin  hem güvenli hem de uygun fiyatlı ürünlere ulaşacağı, maliyetlerin düşürüleceği ifadeleri gerçekleri  yansıtmamaktadır. Getirilmek istenen sistemle, zaten büyük mağazalar tarafından belirlenen fiyat  düzeyleri yine aynı şekilde belirlenmiş olacak ve bunun yanında, ayakta kalmakta zorlanan esnaf bir  de en kısa zamanda piyasa dışına itilmiş olacaktır. Başlangıçta optimum düzeylerde oluşması  muhtemel gözüken tüketici fiyatları, esnafın piyasa dışına itilmesi sonucu zamanla oligopol  piyasalarına dönüşecek ve fiyat düzeyi, alım satım ortalamalarında büyük mağazaların dayatmasıyla  çok kısa sürede yükselişe geçecektir. Üstelik rekabetin kalmadığı bir ortamda üretici fiyatları artık  doğrudan doğruya hâkim durumdaki mağazalar tarafından belirlenmiş olacaktır.  Tüketiciler açısından durum böyle iken, kanunun yürürlüğe girmesiyle birlikte ve çok kısa bir süre  içerisinde esnafımız piyasanın hâkimi hâline gelen hipermarketlerin çalışanı olacak, tanm kesimindekiler  ise kendi tarlasında bu büyük mağazalann sözleşmeli işçi konumuna dönüştürüleceklerdir.  Tasannın gerekçesinde, Avrupa Birliği mevzuatına uyum sağlanması gerektiğine özellikle dikkat  çekilmiştir. Sebze ve meyve fiyatlarında gerçekten ucuzluk isteniyorsa, öncelikle AB ülkelerinde  olduğu gibi, ülkemizde de üretici örgütlenmesi bu anlamda teşvik edilmelidir.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  T B M M B : 7 2 1 1 . 3 . 2010 0 : 4  - 6 2 9 - BAŞKAN - Bir dakika ek süre veriyorum, tamamlayın lütfen.  M. NURİ YAMAN (Devamla) - Teşekkür ederim.  Değerli milletvekilleri, tasan tartışılmaya başlandığından bugüne kadar, konuyla ilgili meslek  kuruluşları, özellikle TESK ve Türkiye Ziraat Odalan Birliği, Türkiye Ziraatçılar Demeği ile Ziraat  Mühendisleri Odası ve esnaf ve sanatkârlar odalarının gerekli bütün uyarıları yapmalarına rağmen  Hükümet bütün bu eleştirilere kulaklarını tıkamıştır. Türkiye, sahip olduğu yaş sebze ve meyve  potansiyelini en verimli şekilde kullanmak istiyorsa tasarının merkezine, üreticilerin rekabet  ortamından tam manasıyla yararlanmalarını sağlayacak güce ulaşmalan için örgütlü bir yapıya  kavuşturulması maksadıyla yapılması gereken düzenlemelere bir an önce başlamalı ve hayata  geçirmeli ve tüketicilerin hem ucuz hem kaliteli hem de sağlıklı ürünlere ulaşmasını baz alan ve  onları rekabet ortamının yaratacağı olumsuz koşullardan koruyacak mekanizmaları yerleştirmelidir.  Aksi takdirde, ileride düzenlenmesi imkânsız sonuçlarla karşı karşıya kalmak işten bile olmayacaktır.  Bu eleştirilerimin, grubumuz tarafından verilecek olan önergelerle düzeltileceğini belirtir, yüce  Meclisi sevgiyle, saygıyla selamlarım. (BDP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Yaman.  Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu adına İzmir Milletvekili Sayın Tuğrul Yemişçi.  Sayın Yemişçi aynı zamanda şahsı adına da söz aldığı için iki zamanı birleştirerek kendisine söz  veriyorum.  Buyurun. (AK PARTİ sıralanndan alkışlar)  AK PARTİ GRUBU ADINA TUĞRUL YEMİŞÇİ (İzmir) - Sayın Başkan, değerli  milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz 471 sıra sayılı Kanun Tasarısı hakkında AK PARTİ Grubu  adına söz aldım. Sözlerime başlarken yüce heyeti saygıyla selamlıyorum.  Görüşmekte olduğumuz yaş sebze ve meyve ticaretini düzenleyen yasa tasarısını dünden beri  görüşüyoruz. Yalnız burada bir haksızlığı önlemek için sözlerimin başında ona değinmek istiyorum.  Alt komisyonda ve Komisyonda yapılan çalışmalarda ben de bulundum. Komisyon üyesi milletvekili  değilim. Hele alt komisyonda sabahtan gecenin geç saatlerine kadar 40'ın üzerinde, konuyla ilgili  insanların fikirleri alındı ve tasarı hakkında tartışma yapıldı. Bu çalışmalarda muhalefetten ve  iktidardan emeği geçen tüm milletvekili arkadaşlanmın burada emeklerine haksızlık yapmayalım  diyorum ve hepsine de baştan teşekkür ediyorum.  Kanunun bize göre getirdiği en önemli konu, sebze meyve ticaretini düzenlerken, sebze ve  meyvede -bütün konuşmacılar da kısmen değindi- yüzde 25'inin heba olduğu, zayi olduğundan  bahsedildi; bunu önleyecek, çeşitli maddelerinde fıkralar var. Bir de "Bu yasa genel olarak üreticiyi  korumuyor." diye tenkitte bulunuldu. Aslında koruduğunu şöyle söyleyeceğim: Üreticinin işi  Türkiye'de genelde ürettiği ürünü tarlanın kenarına getirmekle bitiyor. Pazarlamada mümkün olduğu  kadar... Kendilerinin hallere kadar gelememesi, büyük çapta -istisnalan tabii ki var- üreticinin işi tarla  kenarında bittiği için... Yani buralara, hallere ve pazar yerlerine üreticinin sokulmaması diye bir şey  yok ama genelde Türkiye'de uygulamada bu işi yapan, sistemin içinde toptan alım satım yapan  tüccarların ve haldeki komisyonculann olduğunu biliyoruz.
Sayfa 62 -
T B M M B : 7 2 1 1 . 3 . 2010 0 : 4  - 6 2 9 - BAŞKAN - Bir dakika ek süre veriyorum, tamamlayın lütfen.  M. NURİ YAMAN (Devamla) - Teşekkür ederim.  Değerli milletvekilleri, tasan tartışılmaya başlandığından bugüne kadar, konuyla ilgili meslek  kuruluşları, özellikle TESK ve Türkiye Ziraat Odalan Birliği, Türkiye Ziraatçılar Demeği ile Ziraat  Mühendisleri Odası ve esnaf ve sanatkârlar odalarının gerekli bütün uyarıları yapmalarına rağmen  Hükümet bütün bu eleştirilere kulaklarını tıkamıştır. Türkiye, sahip olduğu yaş sebze ve meyve  potansiyelini en verimli şekilde kullanmak istiyorsa tasarının merkezine, üreticilerin rekabet  ortamından tam manasıyla yararlanmalarını sağlayacak güce ulaşmalan için örgütlü bir yapıya  kavuşturulması maksadıyla yapılması gereken düzenlemelere bir an önce başlamalı ve hayata  geçirmeli ve tüketicilerin hem ucuz hem kaliteli hem de sağlıklı ürünlere ulaşmasını baz alan ve  onları rekabet ortamının yaratacağı olumsuz koşullardan koruyacak mekanizmaları yerleştirmelidir.  Aksi takdirde, ileride düzenlenmesi imkânsız sonuçlarla karşı karşıya kalmak işten bile olmayacaktır.  Bu eleştirilerimin, grubumuz tarafından verilecek olan önergelerle düzeltileceğini belirtir, yüce  Meclisi sevgiyle, saygıyla selamlarım. (BDP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Yaman.  Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu adına İzmir Milletvekili Sayın Tuğrul Yemişçi.  Sayın Yemişçi aynı zamanda şahsı adına da söz aldığı için iki zamanı birleştirerek kendisine söz  veriyorum.  Buyurun. (AK PARTİ sıralanndan alkışlar)  AK PARTİ GRUBU ADINA TUĞRUL YEMİŞÇİ (İzmir) - Sayın Başkan, değerli  milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz 471 sıra sayılı Kanun Tasarısı hakkında AK PARTİ Grubu  adına söz aldım. Sözlerime başlarken yüce heyeti saygıyla selamlıyorum.  Görüşmekte olduğumuz yaş sebze ve meyve ticaretini düzenleyen yasa tasarısını dünden beri  görüşüyoruz. Yalnız burada bir haksızlığı önlemek için sözlerimin başında ona değinmek istiyorum.  Alt komisyonda ve Komisyonda yapılan çalışmalarda ben de bulundum. Komisyon üyesi milletvekili  değilim. Hele alt komisyonda sabahtan gecenin geç saatlerine kadar 40'ın üzerinde, konuyla ilgili  insanların fikirleri alındı ve tasarı hakkında tartışma yapıldı. Bu çalışmalarda muhalefetten ve  iktidardan emeği geçen tüm milletvekili arkadaşlanmın burada emeklerine haksızlık yapmayalım  diyorum ve hepsine de baştan teşekkür ediyorum.  Kanunun bize göre getirdiği en önemli konu, sebze meyve ticaretini düzenlerken, sebze ve  meyvede -bütün konuşmacılar da kısmen değindi- yüzde 25'inin heba olduğu, zayi olduğundan  bahsedildi; bunu önleyecek, çeşitli maddelerinde fıkralar var. Bir de "Bu yasa genel olarak üreticiyi  korumuyor." diye tenkitte bulunuldu. Aslında koruduğunu şöyle söyleyeceğim: Üreticinin işi  Türkiye'de genelde ürettiği ürünü tarlanın kenarına getirmekle bitiyor. Pazarlamada mümkün olduğu  kadar... Kendilerinin hallere kadar gelememesi, büyük çapta -istisnalan tabii ki var- üreticinin işi tarla  kenarında bittiği için... Yani buralara, hallere ve pazar yerlerine üreticinin sokulmaması diye bir şey  yok ama genelde Türkiye'de uygulamada bu işi yapan, sistemin içinde toptan alım satım yapan  tüccarların ve haldeki komisyonculann olduğunu biliyoruz.  TBMM B: 72 11 . 3 . 2 0 1 0 O: 4  Üreticilerin bu satış yerlerinden, yani hallerden ve pazar yerlerinden istifade etmesi için yasa,  yüzde 20 kontenjan koyuyor. Bu, üreticileri ve üretici örgütlerini koruyan bir madde. Hatta bunlann  herhangi bir şekilde belediyeler tarafından başkalanna tahsis edilmemesi için de onun yeterli tedbiri  alınmış durumda.  AHMET DURAN BULUT (Balıkesir) - Neden yüzde 50 değil? Yüzde 50 olsa...  TUĞRUL YEMİŞÇİ (Devamla) - Yüzde 20... Çünkü bakın, Türkiye'deki halleri biz  kendilerinden dinledik alt komisyonda ve şu şekilde bir muamele yaptık: Gelen o 40 kişinin hepsini  bir arada almadık, alt komisyona tek tek girdiler ve bunlar çeşitli kesimleri -üretici dâhil- temsil eden  insanlarımızdı. Türkiye'deki mevcut piyasa koşullarında hallerin ve pazar yerlerinin nasıl  çalıştığını... Hatta Belediyeler Birliğini temsil eden, üretici örgütlerini temsil eden, komisyoncuları  temsil eden, odaları temsil eden -40'a yakın diyorum- çeşitli kimseler katıldı. Biz, tabii, tarafsız  olarak bütün bu fikirleri aldık. İktidardaki ve muhalefetteki arkadaşlar hep birlikte tartıştık ve  önümüze bu tasarı geldi.  Şimdi, bakın, burada, 2'nci maddede neler var, ben onlardan da bahsedeceğim. Zaten ikinci  bölümle birinci bölüm birbirine geçmiş vaziyette bu yasada, yani düzenlemeler var, birinci kısımdaki  maddelere de atıfta bulunuyor.  Dolayısıyla, ikinci bölümde neler olduğuna bir bakalım: 1 l ' inci madde haller ve pazar  yerlerindeki satış yerlerinin işletmesiyle ilgili. 12'nci madde teminatları getiriyor. 13'üncü madde  yasaklar. 14 cezalar. 15 Bakanlığın görev ve yetkilerini düzenliyor. 16'ncı madde malların analizi,  kaydı ve izlenmesi. Bu, hallere yeni getirilen bir madde, birazdan açacağım onu. 17'nci madde bütün  hatiplerin şikâyet ettiği denetim mekanizmasını getiriyor. 18'inci madde yürürlükten kaldırılan daha  önceki hükümleri zikrediyor. 19'uncu madde yürürlük maddesi. Ve bir de süreyi tahdit eden,  belirleyen geçici maddemiz var. 20'nci madde de yürütme.  Şimdi, maddelere geçtiğimizde -umumuyla da ilgili- işletmeyle ilgili şunu söyleyebilirim:  Hatipler bahsetti ama, hallerdeki mevcut statüko devam edecek, yani halleri çalıştıran, içinde işletmesi  olan komisyoncular -on yıl süreyleydi- on iki yıl aynı tahsis sistemiyle hak sahipleri devam edecekler,  on iki yıl sonra belediyeler İhale Kanunu'na tabi olarak ihaleyle bu iş yerlerini kiraya verecekler.  Ancak burada bir yenilik, yüzde 50'si bunların satış şeklinde de olabilecek, mülkiyeti satılacak,  bu satılan yerler de tapuya şerh konulmak suretiyle satılacak, çünkü -yasaklar ve cezalar maddesinde  söyleyeceğim- aykırı hareket ederlerse bu maddelere, o yerleri, iş yerleri satış yapılsa bile geriye  alınabilecek. Dolayısıyla, bu bir yenilik.  Ayrıca, başka bir yenilik daha var. Bu gibi işleyen yerlerde mağaza, iş yeri tahsisi alıp, kirasını  verip keyfine göre çalıştırmasın diye, on beş gün mazeretsiz olarak dükkânını açmayan, bir yıl içinde  de altmış günden fazla dükkânını, iş yerini kapalı tutan insanların elinden bu tahsis edilen haldeki iş  yerleri geri alınabilecek.  Pazar yerleri için de her ne kadar belediyeler düzenleme yapıyorsa da tahsis yoluyla pazar yerleri  pazarcılara tahsis edilecek, en fazla iki iş yerinden fazla iş yeri olamayacak, orada da üç kez üst üste  ve yılda sekiz seferden fazla iş yerini açmayan pazarcıdan bu yerler geri alınacak. Kanunun getirdiği  özelliklerden bir tanesi de bu.  Ayrıca, en önemlisi -burada da üreticileri koruyor- hiçbir ücret almadan, hiçbir şarta tabi  olmadan, hallerde ve pazar yerlerinde yüzde 20'si üretici veya üretici örgütlerine tahsis edilebilecek.  Bu, işletmeyle ilgili.  - 6 3 0 -
Sayfa 63 -
TBMM B: 72 11 . 3 . 2 0 1 0 O: 4  Üreticilerin bu satış yerlerinden, yani hallerden ve pazar yerlerinden istifade etmesi için yasa,  yüzde 20 kontenjan koyuyor. Bu, üreticileri ve üretici örgütlerini koruyan bir madde. Hatta bunlann  herhangi bir şekilde belediyeler tarafından başkalanna tahsis edilmemesi için de onun yeterli tedbiri  alınmış durumda.  AHMET DURAN BULUT (Balıkesir) - Neden yüzde 50 değil? Yüzde 50 olsa...  TUĞRUL YEMİŞÇİ (Devamla) - Yüzde 20... Çünkü bakın, Türkiye'deki halleri biz  kendilerinden dinledik alt komisyonda ve şu şekilde bir muamele yaptık: Gelen o 40 kişinin hepsini  bir arada almadık, alt komisyona tek tek girdiler ve bunlar çeşitli kesimleri -üretici dâhil- temsil eden  insanlarımızdı. Türkiye'deki mevcut piyasa koşullarında hallerin ve pazar yerlerinin nasıl  çalıştığını... Hatta Belediyeler Birliğini temsil eden, üretici örgütlerini temsil eden, komisyoncuları  temsil eden, odaları temsil eden -40'a yakın diyorum- çeşitli kimseler katıldı. Biz, tabii, tarafsız  olarak bütün bu fikirleri aldık. İktidardaki ve muhalefetteki arkadaşlar hep birlikte tartıştık ve  önümüze bu tasarı geldi.  Şimdi, bakın, burada, 2'nci maddede neler var, ben onlardan da bahsedeceğim. Zaten ikinci  bölümle birinci bölüm birbirine geçmiş vaziyette bu yasada, yani düzenlemeler var, birinci kısımdaki  maddelere de atıfta bulunuyor.  Dolayısıyla, ikinci bölümde neler olduğuna bir bakalım: 1 l ' inci madde haller ve pazar  yerlerindeki satış yerlerinin işletmesiyle ilgili. 12'nci madde teminatları getiriyor. 13'üncü madde  yasaklar. 14 cezalar. 15 Bakanlığın görev ve yetkilerini düzenliyor. 16'ncı madde malların analizi,  kaydı ve izlenmesi. Bu, hallere yeni getirilen bir madde, birazdan açacağım onu. 17'nci madde bütün  hatiplerin şikâyet ettiği denetim mekanizmasını getiriyor. 18'inci madde yürürlükten kaldırılan daha  önceki hükümleri zikrediyor. 19'uncu madde yürürlük maddesi. Ve bir de süreyi tahdit eden,  belirleyen geçici maddemiz var. 20'nci madde de yürütme.  Şimdi, maddelere geçtiğimizde -umumuyla da ilgili- işletmeyle ilgili şunu söyleyebilirim:  Hatipler bahsetti ama, hallerdeki mevcut statüko devam edecek, yani halleri çalıştıran, içinde işletmesi  olan komisyoncular -on yıl süreyleydi- on iki yıl aynı tahsis sistemiyle hak sahipleri devam edecekler,  on iki yıl sonra belediyeler İhale Kanunu'na tabi olarak ihaleyle bu iş yerlerini kiraya verecekler.  Ancak burada bir yenilik, yüzde 50'si bunların satış şeklinde de olabilecek, mülkiyeti satılacak,  bu satılan yerler de tapuya şerh konulmak suretiyle satılacak, çünkü -yasaklar ve cezalar maddesinde  söyleyeceğim- aykırı hareket ederlerse bu maddelere, o yerleri, iş yerleri satış yapılsa bile geriye  alınabilecek. Dolayısıyla, bu bir yenilik.  Ayrıca, başka bir yenilik daha var. Bu gibi işleyen yerlerde mağaza, iş yeri tahsisi alıp, kirasını  verip keyfine göre çalıştırmasın diye, on beş gün mazeretsiz olarak dükkânını açmayan, bir yıl içinde  de altmış günden fazla dükkânını, iş yerini kapalı tutan insanların elinden bu tahsis edilen haldeki iş  yerleri geri alınabilecek.  Pazar yerleri için de her ne kadar belediyeler düzenleme yapıyorsa da tahsis yoluyla pazar yerleri  pazarcılara tahsis edilecek, en fazla iki iş yerinden fazla iş yeri olamayacak, orada da üç kez üst üste  ve yılda sekiz seferden fazla iş yerini açmayan pazarcıdan bu yerler geri alınacak. Kanunun getirdiği  özelliklerden bir tanesi de bu.  Ayrıca, en önemlisi -burada da üreticileri koruyor- hiçbir ücret almadan, hiçbir şarta tabi  olmadan, hallerde ve pazar yerlerinde yüzde 20'si üretici veya üretici örgütlerine tahsis edilebilecek.  Bu, işletmeyle ilgili.  - 6 3 0 - T B M M B: 72 11 . 3 . 2 0 1 0 O: 4  Teminatla ilgili, bakın, bu yeni geliyor: Bildiğiniz gibi, daha önce milletvekili arkadaşlarım ifade  ettiler, birinci kısımdaydı, tüketicinin, üreticinin ve arada ticareti yapanın haklarını düzenleyen yeni  bir uygulama olarak hallere hakem heyetleri geliyor. Bu hakem heyetleri... Bir de hal hakem  konseyleri geliyor. Konseyler, Ankara'da senede en az bir sefer toplanacak. Diğerleri... Hal hakem  heyeti ise, olan ihtilafları çözmek için, asliye ticaret mahkemelerinin yerine ilk mahkeme gibi hakem  heyetine gidilecek ihtilafta. Ne yapacak? İşte bu teminat müessesesi onun için geliyor, 50 bin liraya  kadar olan ihtilafları bu hakem heyeti çözme yolunda olacak. Peki, bu nedir? "Doğrudan doğruya  ürünümü komisyoncuya verdim, parasını geri alamadım..." Haklı nedenleri varsa, bu hakem heyeti  parayı derhâl teminattan alıp kendisine verecek. Böyle bir, üreticiyi koruyan mekanizma da var. Yalnız  üreticiyi mi? Hayır, bu halden -künye sistemi gelmişti; künye sistemi, yani hijyen şartında, standartta,  düzgün mal olacak- bu ürünü alan kişi aldatıldığını kabul ediyorsa hakem heyetine itiraz edip, haklı  gerekçeleri varsa, kazanırsa yine tazminatını bu teminattan alabilecek. Hakem heyetlerinin pratikliği  burada. Bu yenilik... Teminat da doğrudan doğruya belediye meclislerinin her yıl belirlediği bir rakam  olacak ve bunlar nakit gibi, nakdin dışında, devlet tahvili gibi vesair geçerli fınans araçlan olabilecek.  Aynca, yasaklarla ilgili... Bakın, bu da enteresan, kanunun içinde var yasaklar. Yani, haldeki  komisyoncunun, üreticinin, oraya ürün getirenin veyahut da oradan ürün alanların ve orada, canlı,  yaşayanların uyması gerekli şartlar yasaya konmuş vaziyette. Bunlara uymazlarsa -aynı zamanda  pazar yerlerini- çeşitli cezalar getiriyor.  Bir de burada konuşmalarda çok sıkça bahsedilmişti. Neydi o? İşte, anlaşıp da üreticinin malının  değerini fazla yaptırmamak, yani manipülasyonla dilediği fiyatla mal alıp satmak, aralarında mal  satışı yapmak; bunları yasa tamamen önlüyor, bunların yasak olduğunu belirtiyor ve bunlara para  cezaları getiriyor.  Yasaklarla ilgili bir de pazar yerlerinde dahi hem ortaya çıkan döküntülerin, kasaların nereye  konulacağı; nara, yüksek sesle alışveriş yapılmaması gibi çeşitli kuralları da koyan ve karşılığında  da ceza veren bir yasa, cezaları öngören.  Bakın, bu cezalar da -bahsediyorum-100 liradan başlayıp, 100 lira, 500 lira, 2 bin lira, 3 bin lira, 5 bin  lira, 10 bin liraya kadar giden, kusurlu hareket edenlere ve bu yasaklara uymayanlara verilecek olan cezalar.  Değerli milletvekilleri, pazar yerlerinde ise bu cezaları yine yasa şöyle uygun görüyor: Halde  uygulanan cezanın üçte 1 'i aynı kusurlar işlenirse pazar yerinde pazar yerinde, uygulanacak.  Şimdi, dolayısıyla bu yasanın yenilikleri, birçok yeniliği var. Ama neden endişe ediliyor ben  anlamıyorum. Tabii ki ülkemizde iki tür hal olduğunu da gözden çıkarmamak lazım. Üreticilerin  bölgesinde, ürünlerin çıktığı yerde daha çok ağırlıklı olan üretici halleri, bir de büyük kentlerimizde  olduğu gibi, daha ziyade orada üretilen ürünler çok çok az yüzde olarak baktığımızda ama diğer  kentlerimizden gelen ürünlerin satıldığı, alınıp satıldığı tüketici halleri.  Bir yenilik de -burada daha önce de tartışıldı- Bakanlığın düzenlemesine bağlı ürünlerin, yeni  ürünler katılabilecek, derinliği olan ürünlerden bahsediliyordu, onların ismi sıralandı, açıldı.  Bu ürünler neden konulmak isteniyor -bana göre- onu anlatayım: Bu çalışmalar uzun süredir  Bakanlıkça devam eden çalışmalar yasa tasarısı hazırlanmadan önce. Heyetteki milletvekilleriyle  yurt dışındaki benzer haller de dolaşılmış. Yurt dışına baktığımızda, oradaki hallerde çok modern, her  türlü ürünün düzen ve disiplin altında, hijyen kurallarına uygun satıldığını görüyoruz. Ola ki,  önümüzdeki süreçte Bakanlığın yeni uygulamasıyla izin verebileceği yerlerde bazı ürün çeşitlerinin  artırılması da gündeme gelebilir. Dolayısıyla bunun için yasaya konulduğunu kabul ediyoruz.  - 6 3 1 -
Sayfa 64 -
T B M M B: 72 11 . 3 . 2 0 1 0 O: 4  Teminatla ilgili, bakın, bu yeni geliyor: Bildiğiniz gibi, daha önce milletvekili arkadaşlarım ifade  ettiler, birinci kısımdaydı, tüketicinin, üreticinin ve arada ticareti yapanın haklarını düzenleyen yeni  bir uygulama olarak hallere hakem heyetleri geliyor. Bu hakem heyetleri... Bir de hal hakem  konseyleri geliyor. Konseyler, Ankara'da senede en az bir sefer toplanacak. Diğerleri... Hal hakem  heyeti ise, olan ihtilafları çözmek için, asliye ticaret mahkemelerinin yerine ilk mahkeme gibi hakem  heyetine gidilecek ihtilafta. Ne yapacak? İşte bu teminat müessesesi onun için geliyor, 50 bin liraya  kadar olan ihtilafları bu hakem heyeti çözme yolunda olacak. Peki, bu nedir? "Doğrudan doğruya  ürünümü komisyoncuya verdim, parasını geri alamadım..." Haklı nedenleri varsa, bu hakem heyeti  parayı derhâl teminattan alıp kendisine verecek. Böyle bir, üreticiyi koruyan mekanizma da var. Yalnız  üreticiyi mi? Hayır, bu halden -künye sistemi gelmişti; künye sistemi, yani hijyen şartında, standartta,  düzgün mal olacak- bu ürünü alan kişi aldatıldığını kabul ediyorsa hakem heyetine itiraz edip, haklı  gerekçeleri varsa, kazanırsa yine tazminatını bu teminattan alabilecek. Hakem heyetlerinin pratikliği  burada. Bu yenilik... Teminat da doğrudan doğruya belediye meclislerinin her yıl belirlediği bir rakam  olacak ve bunlar nakit gibi, nakdin dışında, devlet tahvili gibi vesair geçerli fınans araçlan olabilecek.  Aynca, yasaklarla ilgili... Bakın, bu da enteresan, kanunun içinde var yasaklar. Yani, haldeki  komisyoncunun, üreticinin, oraya ürün getirenin veyahut da oradan ürün alanların ve orada, canlı,  yaşayanların uyması gerekli şartlar yasaya konmuş vaziyette. Bunlara uymazlarsa -aynı zamanda  pazar yerlerini- çeşitli cezalar getiriyor.  Bir de burada konuşmalarda çok sıkça bahsedilmişti. Neydi o? İşte, anlaşıp da üreticinin malının  değerini fazla yaptırmamak, yani manipülasyonla dilediği fiyatla mal alıp satmak, aralarında mal  satışı yapmak; bunları yasa tamamen önlüyor, bunların yasak olduğunu belirtiyor ve bunlara para  cezaları getiriyor.  Yasaklarla ilgili bir de pazar yerlerinde dahi hem ortaya çıkan döküntülerin, kasaların nereye  konulacağı; nara, yüksek sesle alışveriş yapılmaması gibi çeşitli kuralları da koyan ve karşılığında  da ceza veren bir yasa, cezaları öngören.  Bakın, bu cezalar da -bahsediyorum-100 liradan başlayıp, 100 lira, 500 lira, 2 bin lira, 3 bin lira, 5 bin  lira, 10 bin liraya kadar giden, kusurlu hareket edenlere ve bu yasaklara uymayanlara verilecek olan cezalar.  Değerli milletvekilleri, pazar yerlerinde ise bu cezaları yine yasa şöyle uygun görüyor: Halde  uygulanan cezanın üçte 1 'i aynı kusurlar işlenirse pazar yerinde pazar yerinde, uygulanacak.  Şimdi, dolayısıyla bu yasanın yenilikleri, birçok yeniliği var. Ama neden endişe ediliyor ben  anlamıyorum. Tabii ki ülkemizde iki tür hal olduğunu da gözden çıkarmamak lazım. Üreticilerin  bölgesinde, ürünlerin çıktığı yerde daha çok ağırlıklı olan üretici halleri, bir de büyük kentlerimizde  olduğu gibi, daha ziyade orada üretilen ürünler çok çok az yüzde olarak baktığımızda ama diğer  kentlerimizden gelen ürünlerin satıldığı, alınıp satıldığı tüketici halleri.  Bir yenilik de -burada daha önce de tartışıldı- Bakanlığın düzenlemesine bağlı ürünlerin, yeni  ürünler katılabilecek, derinliği olan ürünlerden bahsediliyordu, onların ismi sıralandı, açıldı.  Bu ürünler neden konulmak isteniyor -bana göre- onu anlatayım: Bu çalışmalar uzun süredir  Bakanlıkça devam eden çalışmalar yasa tasarısı hazırlanmadan önce. Heyetteki milletvekilleriyle  yurt dışındaki benzer haller de dolaşılmış. Yurt dışına baktığımızda, oradaki hallerde çok modern, her  türlü ürünün düzen ve disiplin altında, hijyen kurallarına uygun satıldığını görüyoruz. Ola ki,  önümüzdeki süreçte Bakanlığın yeni uygulamasıyla izin verebileceği yerlerde bazı ürün çeşitlerinin  artırılması da gündeme gelebilir. Dolayısıyla bunun için yasaya konulduğunu kabul ediyoruz.  - 6 3 1 - TBMM B:72 11 . 3 . 2 0 1 0 O: 4  Ayrıca, yine yasanın getirdiği en önemli madde, bana göre, ucuzluktan ziyade, ucuzluk o şekilde  sağlanacak... "Fiyatta yüzde 8'den yüzde 6'ya inmekle, yüzde 1, yüzde 2 inmekle ucuzluk olur mu?"  diye tenkit ediliyordu; ben de katılıyorum, doğrudur, yüzde l 'lerle yüzde 2'lerle ucuzluk olmaz.  Ancak, başka şeyle ucuzluk olur. Malın heba edilmesini, yaş sebze ve meyvenin zayi olmasını  önlersek o zaman -yüzde 25 rakamından bahsediyoruz; Türkiye için, millî ekonomi için büyük kayıp- bunu sağlayabildiği takdirde -ki bu yasanın maddeleri var- o zaman ucuzluğu sağlayacak.  Bir başka bir şey de. . . Burada popülizm yapmayalım ama şu gerçeği de görelim: Şimdiye kadar  yurt dışına, Rusya'ya, Almanya'ya, Fransa'ya satılan malda ilaç kalıntısıyla ilgili analizler yapılırken  bizim hallerimizin kaç tanesinde yapılıyordu? İşte bu yasa modern hallerin belli süre içinde ortaya  çıkmasını sağlayacak.  HÜSEYİN YILDIZ (Antalya) - Sekiz senedir niye yapmadınız Sayın Milletvekili; elinizden  tutan mı vardı?  TUĞRUL YEMİŞÇİ (Devamla) - Ayrıca başka bir şey daha var hakem heyetinin bakacağı: Bir  kasa veyahut elli kasa bir ürün aldı. Bu ürünün üstü ile altının değişik çıkmasını önleyecek; ceza var,  standart getirecek. Ürün kimliği olacak; ürünün nerede üretildiği, kimin sattığı, hangi tip, hangi  kalitede ürün olduğunu burada düzenleyen bir yasa. Bu, nihayetinde tüketiciye dönük önemli bir  uygulama ama üretici için de, tabii onun için de gelen maddeler var, biraz evvel söylediğim gibi  teminatla ilgili madde...  Ben sözlerime burada son verirken bu yasanın çalışmasında emeği geçen tüm milletvekili  arkadaşlarıma, Bakanlıktaki bürokratlara teşekkür ediyorum. Bu yasanın, ülkemize, ilgililerine,  ekonomimize hayırlı olmasını temenni ediyorum, yüce heyeti tekrar saygılarımla selamlıyorum. (AK  PARTİ sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Yemişçi.  KADİR URAL (Mersin) - Uygulamada bunlann yapılacağına inanıyor musunuz Hocam, Sayın  Vekilim?  TUĞRUL YEMİŞÇİ (İzmir) - İlk önce inanacaksın, sonra...  KADİR URAL (Mersin) - Helal olsun! Çıkardığınız yasayı değiştirdiniz, 2007'de çıkardığınız  yasayı değiştirdiniz.  BAŞKAN - Şahısları adına Afyonkarahisar milletvekili Sayın Abdülkadir Akçan. (MHP  sıralarından alkışlar)  ABDÜLKADİR AKÇAN (Afyonkarahisar) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 471 sıra  sayılı Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Genel Kurula getirilmiş olan Kanun  Tasansı üzerinde şahsım adına söz almış bulunuyorum. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.  Sözlerime başlarken Hakkâri'de şehit edilen 2 gencimize ve Elâzığ depreminde hayatını  kaybeden 41 vatandaşımıza yüce Allah'tan rahmet diliyorum.  Değerli milletvekilleri, tasarıyı kamuoyuna hal yasası olarak takdim ettik, oysa, tasarının başı  "Sebze ve meyve ticaretinin düzenlenmesi." Sebze ve meyve ticaretinin düzenlenmesi bu amaçla  kurulan seraların kuruluşuyla başlar.  - 6 3 2 -
Sayfa 65 -
TBMM B:72 11 . 3 . 2 0 1 0 O: 4  Ayrıca, yine yasanın getirdiği en önemli madde, bana göre, ucuzluktan ziyade, ucuzluk o şekilde  sağlanacak... "Fiyatta yüzde 8'den yüzde 6'ya inmekle, yüzde 1, yüzde 2 inmekle ucuzluk olur mu?"  diye tenkit ediliyordu; ben de katılıyorum, doğrudur, yüzde l 'lerle yüzde 2'lerle ucuzluk olmaz.  Ancak, başka şeyle ucuzluk olur. Malın heba edilmesini, yaş sebze ve meyvenin zayi olmasını  önlersek o zaman -yüzde 25 rakamından bahsediyoruz; Türkiye için, millî ekonomi için büyük kayıp- bunu sağlayabildiği takdirde -ki bu yasanın maddeleri var- o zaman ucuzluğu sağlayacak.  Bir başka bir şey de. . . Burada popülizm yapmayalım ama şu gerçeği de görelim: Şimdiye kadar  yurt dışına, Rusya'ya, Almanya'ya, Fransa'ya satılan malda ilaç kalıntısıyla ilgili analizler yapılırken  bizim hallerimizin kaç tanesinde yapılıyordu? İşte bu yasa modern hallerin belli süre içinde ortaya  çıkmasını sağlayacak.  HÜSEYİN YILDIZ (Antalya) - Sekiz senedir niye yapmadınız Sayın Milletvekili; elinizden  tutan mı vardı?  TUĞRUL YEMİŞÇİ (Devamla) - Ayrıca başka bir şey daha var hakem heyetinin bakacağı: Bir  kasa veyahut elli kasa bir ürün aldı. Bu ürünün üstü ile altının değişik çıkmasını önleyecek; ceza var,  standart getirecek. Ürün kimliği olacak; ürünün nerede üretildiği, kimin sattığı, hangi tip, hangi  kalitede ürün olduğunu burada düzenleyen bir yasa. Bu, nihayetinde tüketiciye dönük önemli bir  uygulama ama üretici için de, tabii onun için de gelen maddeler var, biraz evvel söylediğim gibi  teminatla ilgili madde...  Ben sözlerime burada son verirken bu yasanın çalışmasında emeği geçen tüm milletvekili  arkadaşlarıma, Bakanlıktaki bürokratlara teşekkür ediyorum. Bu yasanın, ülkemize, ilgililerine,  ekonomimize hayırlı olmasını temenni ediyorum, yüce heyeti tekrar saygılarımla selamlıyorum. (AK  PARTİ sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Yemişçi.  KADİR URAL (Mersin) - Uygulamada bunlann yapılacağına inanıyor musunuz Hocam, Sayın  Vekilim?  TUĞRUL YEMİŞÇİ (İzmir) - İlk önce inanacaksın, sonra...  KADİR URAL (Mersin) - Helal olsun! Çıkardığınız yasayı değiştirdiniz, 2007'de çıkardığınız  yasayı değiştirdiniz.  BAŞKAN - Şahısları adına Afyonkarahisar milletvekili Sayın Abdülkadir Akçan. (MHP  sıralarından alkışlar)  ABDÜLKADİR AKÇAN (Afyonkarahisar) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 471 sıra  sayılı Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Genel Kurula getirilmiş olan Kanun  Tasansı üzerinde şahsım adına söz almış bulunuyorum. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.  Sözlerime başlarken Hakkâri'de şehit edilen 2 gencimize ve Elâzığ depreminde hayatını  kaybeden 41 vatandaşımıza yüce Allah'tan rahmet diliyorum.  Değerli milletvekilleri, tasarıyı kamuoyuna hal yasası olarak takdim ettik, oysa, tasarının başı  "Sebze ve meyve ticaretinin düzenlenmesi." Sebze ve meyve ticaretinin düzenlenmesi bu amaçla  kurulan seraların kuruluşuyla başlar.  - 6 3 2 - T B M M B: 72 11 .3 .2010 O: 4  Tasarının tümü hakkında Milliyetçi Hareket Partisi Meclis Grubu adına söz alan Edirne  Milletvekilimiz Sayın Camaleddin Uslu Bey, konuşmasının son bölümünde tasarıyla ilgili altı madde  hâlinde özetlediği olumsuzluklan dile getirdi. Tasanyı Tarım Komisyonunda, alt komisyon olarak ele  alan milletvekillerinden birisi olarak, ana komisyonda ele alınması sırasında Sayın Uslu'nun canhıraş,  bu tasanya katkı vermek isteyen vekillerimizden birisi olduğunu biliyorum, detayına bu tasanyı ele  alan milletvekillerimizden birisi olarak biliyorum ama altı ayrı noktada çekinceleri ifade eden de  Sayın Milletvekili. Bunu, sırf muhalefet olsun diye söylemedi Sayın Milletvekili. Mesela, tasarının  benim üzerinde özellikle durmak istediğim hususu üçüncü olumsuz madde olarak ifade ederken  "Tasanyla birçok komisyoncu sistemden dışlanmış olacaktır." ifadesini kullandı Sayın Uslu. Tasarıyı  incelediğimizde gerçekten komisyoncuları sistemden dışlıyoruz.  Sayın milletvekilleri, Tarım Komisyonumuzda Ziraat Bankamızın en üst düzeyde, kredilerden  sorumlu Genel Müdür Yardımcısı bir brifing verdi. Bu brifingde "Tarım sektöründe kullandırılan  kredilerin 2 katrilyonu eski parayla, yeni parayla 2 milyar TL'si faizi tahsil edilerek ötelenmiş paradır."  diye bize takdim etti. Yani Türk çiftçisi o kadar güç durumda ki kredi alabilecek durumda değil.  Şimdi, komisyoncularla bunun ilişkisi ne? Serasına fideyi dikecek olan üretici kendisi için pazar  garantisi sunan haldeki komisyoncuya gidiyor fideyi almak için ve bu komisyoncuyla temas hâlinde  bulunan fideciden fideyi bedava alıyor Sayın Bakan; ilacını bedava alıyor, gübresini komisyoncunun  kefaletinde bu işin tanmsal girdi satan tüccarlardan harman veresiye alıyor. Bu sırada da sıfır faizli kredi  kullanıyor. Eğer siz bu tasanyla -ki dışlıyorsunuz- üreticiyi âdeta şemsiyesi altonda koruyan komisyoncuyu  dışlarsanız, büyük marketlerin kucağına atmış olursunuz. Bizim gördüğümüz endişe de bu.  Sayın Bakan, Sanayi ve Ticaret Bakanımız; Sayın Bakan ticareti düzenleyecek ama üreticiyi  inkâr ederek düzenlerseniz, sonucu alamazsınız.  Biz iki hafta önce Enerji eski Bakanımız Sayın Hilmi Güler'le beraber AGİT kapsamında  Tacikistan'a gözlemci olarak gittik. Orada ciddi iş adamlanmız var, aynı şekilde Kazakistan'da da. Sayın  Bakan Kazakistan'da, Tacikistan'da sebze-meyve pazannda bir tane limon 1 dolar! Dört tane sivri biber  bir poşete konmuş, 2 dolar! Ama niye bu orada öyle? Türkiye'den tırlar yüklüyor limonu; İran'da  sorgusuz, sualsiz on beş gün alıkonuluyor Sayın Bakan. Sıfır problemli komşumuz İran'a yüzlerce tır  Türkiye'den aman bir an önce gitsin diye kolaylık sağlıyoruz. Nerede mütekabiliyet esası? Sayın  milletvekillerimiz de Alaattin Büyükkaya da Hilmi Güler Bey de hep beraber bunu dinledik. Yanı  başımızdaki komşumuzla -pazartesi sabahı haber portallannda- serbest ticaret bölgesi oluşturuyormuşuz.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Bir dakika ek süre veriyorum, tamamlayın lütfen.  ABDÜLKADİR AKÇAN (Devamla) - Bizim ticaretimize haksız şekilde, rekabeti engelleyecek  şekilde, transit taşımacılık kurallarına aykırı bir şekilde, İran, yanı başımızdaki komşumuz engel  koyuyor Sayın Bakan, buna müdahale etmek zorundasınız. "Sıfır problem" lafla olmaz. Türk  cumhuriyetlerinde ticaret yapan, üretim yapan, ham maddesini Türkiye'den temin eden tüccarlarımız,  transit taşımacılık kurallarına aykırı şekilde İran tarafından sabote edilmektedir. Bunu hep beraber  dinledik milletvekillerimizle.  Bu nedenle, bu tasannın problem çözücü boyutunun olması lazım. Bu tasarıda komisyoncuları  dışlamakla üreticinin sıfır faizli kredi desteğini elinden alıyoruz. Bunun üstüne tekrar vurgu yaparak,  tasannın, her şeye rağmen hayırlı olmasını, hayırlara vesile olmasını diliyor, yüce heyetinizi saygıyla  selamlıyorum. (MHP sıralanndan alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Akçan.  - 6 3 3 -
Sayfa 66 -
T B M M B: 72 11 .3 .2010 O: 4  Tasarının tümü hakkında Milliyetçi Hareket Partisi Meclis Grubu adına söz alan Edirne  Milletvekilimiz Sayın Camaleddin Uslu Bey, konuşmasının son bölümünde tasarıyla ilgili altı madde  hâlinde özetlediği olumsuzluklan dile getirdi. Tasanyı Tarım Komisyonunda, alt komisyon olarak ele  alan milletvekillerinden birisi olarak, ana komisyonda ele alınması sırasında Sayın Uslu'nun canhıraş,  bu tasanya katkı vermek isteyen vekillerimizden birisi olduğunu biliyorum, detayına bu tasanyı ele  alan milletvekillerimizden birisi olarak biliyorum ama altı ayrı noktada çekinceleri ifade eden de  Sayın Milletvekili. Bunu, sırf muhalefet olsun diye söylemedi Sayın Milletvekili. Mesela, tasarının  benim üzerinde özellikle durmak istediğim hususu üçüncü olumsuz madde olarak ifade ederken  "Tasanyla birçok komisyoncu sistemden dışlanmış olacaktır." ifadesini kullandı Sayın Uslu. Tasarıyı  incelediğimizde gerçekten komisyoncuları sistemden dışlıyoruz.  Sayın milletvekilleri, Tarım Komisyonumuzda Ziraat Bankamızın en üst düzeyde, kredilerden  sorumlu Genel Müdür Yardımcısı bir brifing verdi. Bu brifingde "Tarım sektöründe kullandırılan  kredilerin 2 katrilyonu eski parayla, yeni parayla 2 milyar TL'si faizi tahsil edilerek ötelenmiş paradır."  diye bize takdim etti. Yani Türk çiftçisi o kadar güç durumda ki kredi alabilecek durumda değil.  Şimdi, komisyoncularla bunun ilişkisi ne? Serasına fideyi dikecek olan üretici kendisi için pazar  garantisi sunan haldeki komisyoncuya gidiyor fideyi almak için ve bu komisyoncuyla temas hâlinde  bulunan fideciden fideyi bedava alıyor Sayın Bakan; ilacını bedava alıyor, gübresini komisyoncunun  kefaletinde bu işin tanmsal girdi satan tüccarlardan harman veresiye alıyor. Bu sırada da sıfır faizli kredi  kullanıyor. Eğer siz bu tasanyla -ki dışlıyorsunuz- üreticiyi âdeta şemsiyesi altonda koruyan komisyoncuyu  dışlarsanız, büyük marketlerin kucağına atmış olursunuz. Bizim gördüğümüz endişe de bu.  Sayın Bakan, Sanayi ve Ticaret Bakanımız; Sayın Bakan ticareti düzenleyecek ama üreticiyi  inkâr ederek düzenlerseniz, sonucu alamazsınız.  Biz iki hafta önce Enerji eski Bakanımız Sayın Hilmi Güler'le beraber AGİT kapsamında  Tacikistan'a gözlemci olarak gittik. Orada ciddi iş adamlanmız var, aynı şekilde Kazakistan'da da. Sayın  Bakan Kazakistan'da, Tacikistan'da sebze-meyve pazannda bir tane limon 1 dolar! Dört tane sivri biber  bir poşete konmuş, 2 dolar! Ama niye bu orada öyle? Türkiye'den tırlar yüklüyor limonu; İran'da  sorgusuz, sualsiz on beş gün alıkonuluyor Sayın Bakan. Sıfır problemli komşumuz İran'a yüzlerce tır  Türkiye'den aman bir an önce gitsin diye kolaylık sağlıyoruz. Nerede mütekabiliyet esası? Sayın  milletvekillerimiz de Alaattin Büyükkaya da Hilmi Güler Bey de hep beraber bunu dinledik. Yanı  başımızdaki komşumuzla -pazartesi sabahı haber portallannda- serbest ticaret bölgesi oluşturuyormuşuz.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Bir dakika ek süre veriyorum, tamamlayın lütfen.  ABDÜLKADİR AKÇAN (Devamla) - Bizim ticaretimize haksız şekilde, rekabeti engelleyecek  şekilde, transit taşımacılık kurallarına aykırı bir şekilde, İran, yanı başımızdaki komşumuz engel  koyuyor Sayın Bakan, buna müdahale etmek zorundasınız. "Sıfır problem" lafla olmaz. Türk  cumhuriyetlerinde ticaret yapan, üretim yapan, ham maddesini Türkiye'den temin eden tüccarlarımız,  transit taşımacılık kurallarına aykırı şekilde İran tarafından sabote edilmektedir. Bunu hep beraber  dinledik milletvekillerimizle.  Bu nedenle, bu tasannın problem çözücü boyutunun olması lazım. Bu tasarıda komisyoncuları  dışlamakla üreticinin sıfır faizli kredi desteğini elinden alıyoruz. Bunun üstüne tekrar vurgu yaparak,  tasannın, her şeye rağmen hayırlı olmasını, hayırlara vesile olmasını diliyor, yüce heyetinizi saygıyla  selamlıyorum. (MHP sıralanndan alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Akçan.  - 6 3 3 - T B M M B: 72 11 . 3 . 2010 O: 4  - 6 3 4 - Soru-cevap i ş lemine geç iyoruz on beş dak ika süreyle .  Sayın B u l u t . . .  A H M E T D U R A N B U L U T (Bal ıkes i r ) - Teşekkür eder im Sayın B a ş k a n ı m .  Sayın Bakan , D ü n y a Bankas ı ve I M F polit ikaları çerçeves inde , gö rünen odur ki , üreticiyi tasfiye  e tmeye ça l ı ş ıyorsunuz . Ar t ık Ba l ıkes i r ' in Al t ınova , G ö m e ç , Burhan iye ova la r ında p a m u k ek i lmiyor  çünkü Y u n a n i s t a n ' d a n ithal ed iyorsunuz . Bu yasada , "Yol kena r ında üret ici ler , t a r las ında üret t iği  ürünler i b u l u n d u r a m a z , s a t amaz . " d iye bir m a d d e get i rmişsiniz . Ba l ıkes i r ' den H a v r a n ' a g id inceye  kadar, tar la lar ında üret t ikler i ürünler i tüccardan kur tu lmak adına, ev ine bir e k m e k gö tü reb i lmek için  peş in t icaret yapa rak organik ürett iği ürünler i s a t m a y a çal ışan insanlara neden engel o luyor sunuz?  Teşekkür eder im.  B A Ş K A N - Say ın Tanku t . . .  Sayın Taner . . .  R E C E P T A N E R (Aydın) - Sayın Bakan , toptancı hallerinin m e v c u t i ş le tmeci ler ine on iki yıl  süreyle k i ra lanmış sayı lacağı öngörülmektedi r . Bu on iki yıl l ık sürecin tespi t inde hangi kri terler g ö z  ö n ü n e al ınmışt ı r?  İkincisi : K a n u n d a muğ lak bir ifade hâl inde olan yeterli arz ve talep derinl iği bu lunan ürünle rden  maksa t nedi r? M e s e l a et, süt, zeyt in, zey t inyağı , arz ve talep derinl iği o lan ürünler mid i r ?  Teşekkür eder im.  B A Ş K A N - S a y ı n Ç a l ı ş . . .  H A S A N Ç A L I Ş ( K a r a m a n ) - Sayın Başkan , teşekkürler .  Sayın Bakan, üreticiler alın terinin karşılığını a lamamaktan , tüketiciler ise pahalı sebze ve m e y v e  tüketmekten şikâyetçidir. Bugünkü yapısı ile üretici birlikleri ise etkili olamamaktadır . Üretici birliklerini  güçlendirerek üret iciden tüketiciye direkt ü rünün ulaştırı lacağı, üreticinin alın terinin karşılığını aldığı ,  tüketicinin ise daha ucuz ürün tükettiği bir p iyasa o luş turmak için ne gibi çal ışmalarınız vardır?  Teşekkür ed iyo rum.  B A Ş K A N - Sayın P a k s o y . . .  M E H M E T A K İ F P A K S O Y ( K a h r a m a n m a r a ş ) - Teşekkür ede r im Say ın Başkan .  Sayın Bakan , y ı l la rdan beri iş yerini başar ıy la sürdüren bir hal esnafını düşüne l im. Sağl ık ve  buna benzer sebeplerle iş yerini kapa tmak , devre tmek istiyor ama buna imkân tanınmıyor . Bu konuda  imkân tan ınmas ı , dev i r hakkı ver i lmesi gibi bir maddey i yasaya koyabi l i r miy iz?  Teşekkür eder im.  B A Ş K A N - Say ın Ö z t ü r k . . .  H A R U N Ö Z T Ü R K (İzmir) - Teşekkür ed iyo rum Sayın Başkan .  Sayın Bakan , 15 ' inci madden in ( l ) ' i n c i fıkrasının (e) bendinde bu kanunun uygulanmas ıy la ilgili  olarak yönetmel ik le r ç ıka rma konusunda Bakanl ığa genel bir yetki veri lmektedir . Tasarının 3 , 5 , 7 , 9  ve 10 'uncu madde le r inde hangi konular ın yöne tmel ik le düzenleneceği h ü k m e bağlanmışt ı r . 15 ' inci  m a d d e d e alınan genel yetkiyle şu anda öngörü lmeyen alanlarda da Bakanl ığa yönetmel ik le düzen leme  y a p m a yetkisi ver i lmektedir . K o n u s u ve içeriğine ilişkin yasada hiçbir be l i r leme yap ı lmadan idareye  yöne tmel ik le düzen l eme y a p m a konusunda sınırsız bir yetki ver i lmesi doğru m u d u r ?  Teşekkür eder im.
Sayfa 67 -
T B M M B: 72 11 . 3 . 2010 O: 4  - 6 3 4 - Soru-cevap i ş lemine geç iyoruz on beş dak ika süreyle .  Sayın B u l u t . . .  A H M E T D U R A N B U L U T (Bal ıkes i r ) - Teşekkür eder im Sayın B a ş k a n ı m .  Sayın Bakan , D ü n y a Bankas ı ve I M F polit ikaları çerçeves inde , gö rünen odur ki , üreticiyi tasfiye  e tmeye ça l ı ş ıyorsunuz . Ar t ık Ba l ıkes i r ' in Al t ınova , G ö m e ç , Burhan iye ova la r ında p a m u k ek i lmiyor  çünkü Y u n a n i s t a n ' d a n ithal ed iyorsunuz . Bu yasada , "Yol kena r ında üret ici ler , t a r las ında üret t iği  ürünler i b u l u n d u r a m a z , s a t amaz . " d iye bir m a d d e get i rmişsiniz . Ba l ıkes i r ' den H a v r a n ' a g id inceye  kadar, tar la lar ında üret t ikler i ürünler i tüccardan kur tu lmak adına, ev ine bir e k m e k gö tü reb i lmek için  peş in t icaret yapa rak organik ürett iği ürünler i s a t m a y a çal ışan insanlara neden engel o luyor sunuz?  Teşekkür eder im.  B A Ş K A N - Say ın Tanku t . . .  Sayın Taner . . .  R E C E P T A N E R (Aydın) - Sayın Bakan , toptancı hallerinin m e v c u t i ş le tmeci ler ine on iki yıl  süreyle k i ra lanmış sayı lacağı öngörülmektedi r . Bu on iki yıl l ık sürecin tespi t inde hangi kri terler g ö z  ö n ü n e al ınmışt ı r?  İkincisi : K a n u n d a muğ lak bir ifade hâl inde olan yeterli arz ve talep derinl iği bu lunan ürünle rden  maksa t nedi r? M e s e l a et, süt, zeyt in, zey t inyağı , arz ve talep derinl iği o lan ürünler mid i r ?  Teşekkür eder im.  B A Ş K A N - S a y ı n Ç a l ı ş . . .  H A S A N Ç A L I Ş ( K a r a m a n ) - Sayın Başkan , teşekkürler .  Sayın Bakan, üreticiler alın terinin karşılığını a lamamaktan , tüketiciler ise pahalı sebze ve m e y v e  tüketmekten şikâyetçidir. Bugünkü yapısı ile üretici birlikleri ise etkili olamamaktadır . Üretici birliklerini  güçlendirerek üret iciden tüketiciye direkt ü rünün ulaştırı lacağı, üreticinin alın terinin karşılığını aldığı ,  tüketicinin ise daha ucuz ürün tükettiği bir p iyasa o luş turmak için ne gibi çal ışmalarınız vardır?  Teşekkür ed iyo rum.  B A Ş K A N - Sayın P a k s o y . . .  M E H M E T A K İ F P A K S O Y ( K a h r a m a n m a r a ş ) - Teşekkür ede r im Say ın Başkan .  Sayın Bakan , y ı l la rdan beri iş yerini başar ıy la sürdüren bir hal esnafını düşüne l im. Sağl ık ve  buna benzer sebeplerle iş yerini kapa tmak , devre tmek istiyor ama buna imkân tanınmıyor . Bu konuda  imkân tan ınmas ı , dev i r hakkı ver i lmesi gibi bir maddey i yasaya koyabi l i r miy iz?  Teşekkür eder im.  B A Ş K A N - Say ın Ö z t ü r k . . .  H A R U N Ö Z T Ü R K (İzmir) - Teşekkür ed iyo rum Sayın Başkan .  Sayın Bakan , 15 ' inci madden in ( l ) ' i n c i fıkrasının (e) bendinde bu kanunun uygulanmas ıy la ilgili  olarak yönetmel ik le r ç ıka rma konusunda Bakanl ığa genel bir yetki veri lmektedir . Tasarının 3 , 5 , 7 , 9  ve 10 'uncu madde le r inde hangi konular ın yöne tmel ik le düzenleneceği h ü k m e bağlanmışt ı r . 15 ' inci  m a d d e d e alınan genel yetkiyle şu anda öngörü lmeyen alanlarda da Bakanl ığa yönetmel ik le düzen leme  y a p m a yetkisi ver i lmektedir . K o n u s u ve içeriğine ilişkin yasada hiçbir be l i r leme yap ı lmadan idareye  yöne tmel ik le düzen l eme y a p m a konusunda sınırsız bir yetki ver i lmesi doğru m u d u r ?  Teşekkür eder im.  TBMM B: 72 11 . 3 . 2010 O: 4  - 6 3 5 - BAŞKAN - Sayın Şandır...  MEHMET ŞANDIR (Mersin) - Teşekkür ediyorum.  Sayın Bakan, yaş sebze-meyve ticaretinde haller gerçekten önemli bir yer tutuyor. Hallerin  işleticisi olarak belediyeler de çok önemli görevler üstleniyorlar. Özellikle küçük bölgelerde, küçük  şehirlerde, beldelerde özellikle kurulu hallerin sahibi olarak, işleticisi olarak belediyelere bu kanunla,  geçici l ' inci maddeyle önemli görevler yüklüyorsunuz; müzayede salonları, depolama alanları,  tasnifleme ve ambalajlama tesisleri, laboratuvarlar, soğuk hava depoları ve buna benzer birtakım  altyapıların yapılması yükümlülüğü getiriyorsunuz. Bunlar ağır bir şey. Sordum "Kaynak gerekiyorsa  tahsis edeceğiz." dediniz ama tanıdığınız süre üç yıl, hâlbuki getirdiğiniz tasarıda beş yıldı. Yani üç  yıl gibi kısa bir sürede bu altyapıyı yapamayan belediyelere de 100 bin Türk lirasına kadar para cezası  vermeyi öngörüyorsunuz. Bu üç yılı beş yıla çıkarmayı düşünür müsünüz veya belediyelerin bu  konuda altyapı masrafını Bakanlık olarak üstlenmeyi düşünüyor musunuz?  Teşekkür ederim.  BAŞKAN-Say ın Yıldız...  HÜSEYİN YILDIZ (Antalya) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.  Sayın Bakan, yasa tasarısının hazırlanmasına ne zaman başlanılmıştır?  Hallerdeki teknik donanımları tamamlayabilmeleri için ekonomik katkı vermeyi düşünüyor  musunuz?  Kanun tasarısının alt ve üst komisyon çalışmaları yapılırken. Komisyon üyesi milletvekilleri  sebze ve meyve ticareti taraftarıyla yerinde inceleme ve tespitler yapmışlar mıdır?  Sebze ve meyve ihracatının artırılabilmesi için ihtisas halleri yani ihracatın, üretimin en çok  yapıldığı yerlerde ihracat halleri kurulması öngörülmekte midir?  Teşekkür ediyorum.  BAŞKAN-Say ın Uslu...  CEMALEDDİN USLU (Edime) - Teşekkür ederim Sayın Başkanım.  Sayın Bakanım, Bakanlığınızın bize verdiği bilgilendirme notlarında Avrupa Birliğinde üretilen  veya ithal edilen malların yüzde 70'inin büyük mağazalar tarafından pazarlandığını söylemektesiniz.  Bizde şu anki uygulama nedir? Böyle bir tespitiniz var mıdır? Bu yasa bu yüzdeyi bizde nasıl  şekillendirecektir?  Teşekkür ediyorum.  BAŞKAN-Say ın Işık...  ALİM IŞIK (Kütahya) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.  Sayın Bakan, tasarıyla kurulması amaçlanan elektronik hal kayıt sisteminin Bakanlığınız ilgili  birimi ve haller arasındaki bağlantısı nasıl sağlanacaktır? Bu sistem için altyapı hazırlıkları ne  durumdadır? Bu amaçla hangi veri tabanı programı kullanılacak ve kayıt sisteminde veri güvenliği  nasıl sağlanabilecektir?  İkinci sorum da, Bakanlığınızca meyve-sebze ihracatının artınlmasına yönelik şimdiye kadar  ne tür tedbirler alındı, bundan sonra nasıl tedbirler alınması düşünülmektedir?  Teşekkür ediyorum.
Sayfa 68 -
TBMM B: 72 11 . 3 . 2010 O: 4  - 6 3 5 - BAŞKAN - Sayın Şandır...  MEHMET ŞANDIR (Mersin) - Teşekkür ediyorum.  Sayın Bakan, yaş sebze-meyve ticaretinde haller gerçekten önemli bir yer tutuyor. Hallerin  işleticisi olarak belediyeler de çok önemli görevler üstleniyorlar. Özellikle küçük bölgelerde, küçük  şehirlerde, beldelerde özellikle kurulu hallerin sahibi olarak, işleticisi olarak belediyelere bu kanunla,  geçici l ' inci maddeyle önemli görevler yüklüyorsunuz; müzayede salonları, depolama alanları,  tasnifleme ve ambalajlama tesisleri, laboratuvarlar, soğuk hava depoları ve buna benzer birtakım  altyapıların yapılması yükümlülüğü getiriyorsunuz. Bunlar ağır bir şey. Sordum "Kaynak gerekiyorsa  tahsis edeceğiz." dediniz ama tanıdığınız süre üç yıl, hâlbuki getirdiğiniz tasarıda beş yıldı. Yani üç  yıl gibi kısa bir sürede bu altyapıyı yapamayan belediyelere de 100 bin Türk lirasına kadar para cezası  vermeyi öngörüyorsunuz. Bu üç yılı beş yıla çıkarmayı düşünür müsünüz veya belediyelerin bu  konuda altyapı masrafını Bakanlık olarak üstlenmeyi düşünüyor musunuz?  Teşekkür ederim.  BAŞKAN-Say ın Yıldız...  HÜSEYİN YILDIZ (Antalya) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.  Sayın Bakan, yasa tasarısının hazırlanmasına ne zaman başlanılmıştır?  Hallerdeki teknik donanımları tamamlayabilmeleri için ekonomik katkı vermeyi düşünüyor  musunuz?  Kanun tasarısının alt ve üst komisyon çalışmaları yapılırken. Komisyon üyesi milletvekilleri  sebze ve meyve ticareti taraftarıyla yerinde inceleme ve tespitler yapmışlar mıdır?  Sebze ve meyve ihracatının artırılabilmesi için ihtisas halleri yani ihracatın, üretimin en çok  yapıldığı yerlerde ihracat halleri kurulması öngörülmekte midir?  Teşekkür ediyorum.  BAŞKAN-Say ın Uslu...  CEMALEDDİN USLU (Edime) - Teşekkür ederim Sayın Başkanım.  Sayın Bakanım, Bakanlığınızın bize verdiği bilgilendirme notlarında Avrupa Birliğinde üretilen  veya ithal edilen malların yüzde 70'inin büyük mağazalar tarafından pazarlandığını söylemektesiniz.  Bizde şu anki uygulama nedir? Böyle bir tespitiniz var mıdır? Bu yasa bu yüzdeyi bizde nasıl  şekillendirecektir?  Teşekkür ediyorum.  BAŞKAN-Say ın Işık...  ALİM IŞIK (Kütahya) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.  Sayın Bakan, tasarıyla kurulması amaçlanan elektronik hal kayıt sisteminin Bakanlığınız ilgili  birimi ve haller arasındaki bağlantısı nasıl sağlanacaktır? Bu sistem için altyapı hazırlıkları ne  durumdadır? Bu amaçla hangi veri tabanı programı kullanılacak ve kayıt sisteminde veri güvenliği  nasıl sağlanabilecektir?  İkinci sorum da, Bakanlığınızca meyve-sebze ihracatının artınlmasına yönelik şimdiye kadar  ne tür tedbirler alındı, bundan sonra nasıl tedbirler alınması düşünülmektedir?  Teşekkür ediyorum.  TBMM B: 72 11 . 3 . 2010 O: 4  - 6 3 6 - BAŞKAN - Sayın Bakan...  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Çok teşekkür ediyorum değerli  arkadaşların sorularından dolayı.  Öncelikle şunu ifade etmeliyim ki, tarlasındaki ürünleri yol kenarında, turistik bölgelerde veya  diğer bölgelerde, kişilerin, satışına dair bu tasarıda herhangi bir düzenleme yoktur.  RECEP TANER (Aydın) - 13'üncü maddenin (i) bendi...  K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Varsa, çıkarın Sayın Bakan.  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Hayır, o, o anlama gelen bir şey değil.  AHMET DURAN BULUT (Balıkesir) - Değiştirelim Bakanım.  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Bu, haller ve pazar yerleriyle  ilgili bir düzenlemedir. Yani oraya atfedilecek bir yönü yok bunun. Yani öyle bir yorumlamaya tabi  tutulması doğru değil. O, bambaşka bir alan.  RECEP TANER (Aydın) - Sayın Bakanım, "Yasaktır" diyorsunuz.  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - "İşyeri veya satış yeri dışında ya  da geçiş yollarında..." Pazar yerindeki geçiş yolu bu. Yani pazarda halkın yürüdüğü yerler yok mu?  K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Oraya "Pazar yerindeki geçiş yolu" diye ilave edelim Sayın  Bakanım.  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Olabilir yani. Bu, pazar yerini  düzenleyen bir hadise. Pazar yerindeki, hal içindeki geçiş yolunun işgal edilmesini önlemek için  konulmuş bir madde. Yoksa, kişinin, tarlanın kenarındaki ürününü halka arz etmesini engelleyen bir  madde değil. Dolayısıyla... Gerekçesinde de var bunlar.  AHMET DURAN BULUT (Balıkesir) - Sayın Bakanım, Balıkesir'de bu üreticilerle sürekli zor  durumda kalıyorlar. Bunlar bizi arıyorlar. Sizin vekilleriniz de bu konuda mağdur durumda.  K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Açıklık getirelim oraya.  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Yani açıklık da getirilebilir ama  bu hal içinde ve pazar yerindeki halkın yürüdüğü, kişilerin alışveriş yapmasını engelleyecek  yığılmaları önleme amacına dönük bir maddedir, başka da bir madde değildir. Bir değişiklik de  olabilir. Yani buna kapalı değiliz. Bu noktaya geldiği zaman, arkadaşlar bir hazırlık yaparlarsa açıklık  getirebiliriz.  K. KEMAL ANADOL (İzmir) - İlave "pazar yeri"ni de ekleyelim.  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Diğer taraftan, toptancı  hallerinde komisyoncu arkadaşların korunmadığına dair, onların haklarını kaybedeceklerine dair  endişeler çok oldu. Biz başlangıçta otomatik olarak hal komisyoncusu arkadaşlara on iki yıl süre  veriyoruz. On iki yıl bir anlamda tahsisleri uzatılmış oluyor bu kanunla, 1 l'inci maddeyle.  On iki yıl sonra, hallerde tahsis sistemi kalkıyor kiralama sistemi başlıyor, ancak biz, gelen talepler  doğrultusunda -bütün partilerden milletvekili arkadaşlarımıza da geldiler, bize de geldiler- bu  arkadaşlarımızın on iki yılın sonunda belediye encümeniyle anlaşmaları hâlinde ihaleye girmeden  kendilerinin de kiralayabilmelerine imkân veren önerge verdik. Cumhuriyet Halk Partili arkadaşların  da verdiği, başka arkadaşların da benzer önergeleri var, bu önergeyle bir defa ondan sonraki kiralama  süresinde kendilerine öncelik verilebilmesine imkân veriyoruz. Dolayısıyla hal komisyoncusu arkadaşlar  başkasının ihale baskısı altında kalmadan belediyeyle anlaşarak kira sürelerini devam ettirebilecekler.
Sayfa 69 -
TBMM B: 72 11 . 3 . 2010 O: 4  - 6 3 6 - BAŞKAN - Sayın Bakan...  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Çok teşekkür ediyorum değerli  arkadaşların sorularından dolayı.  Öncelikle şunu ifade etmeliyim ki, tarlasındaki ürünleri yol kenarında, turistik bölgelerde veya  diğer bölgelerde, kişilerin, satışına dair bu tasarıda herhangi bir düzenleme yoktur.  RECEP TANER (Aydın) - 13'üncü maddenin (i) bendi...  K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Varsa, çıkarın Sayın Bakan.  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Hayır, o, o anlama gelen bir şey değil.  AHMET DURAN BULUT (Balıkesir) - Değiştirelim Bakanım.  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Bu, haller ve pazar yerleriyle  ilgili bir düzenlemedir. Yani oraya atfedilecek bir yönü yok bunun. Yani öyle bir yorumlamaya tabi  tutulması doğru değil. O, bambaşka bir alan.  RECEP TANER (Aydın) - Sayın Bakanım, "Yasaktır" diyorsunuz.  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - "İşyeri veya satış yeri dışında ya  da geçiş yollarında..." Pazar yerindeki geçiş yolu bu. Yani pazarda halkın yürüdüğü yerler yok mu?  K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Oraya "Pazar yerindeki geçiş yolu" diye ilave edelim Sayın  Bakanım.  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Olabilir yani. Bu, pazar yerini  düzenleyen bir hadise. Pazar yerindeki, hal içindeki geçiş yolunun işgal edilmesini önlemek için  konulmuş bir madde. Yoksa, kişinin, tarlanın kenarındaki ürününü halka arz etmesini engelleyen bir  madde değil. Dolayısıyla... Gerekçesinde de var bunlar.  AHMET DURAN BULUT (Balıkesir) - Sayın Bakanım, Balıkesir'de bu üreticilerle sürekli zor  durumda kalıyorlar. Bunlar bizi arıyorlar. Sizin vekilleriniz de bu konuda mağdur durumda.  K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Açıklık getirelim oraya.  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Yani açıklık da getirilebilir ama  bu hal içinde ve pazar yerindeki halkın yürüdüğü, kişilerin alışveriş yapmasını engelleyecek  yığılmaları önleme amacına dönük bir maddedir, başka da bir madde değildir. Bir değişiklik de  olabilir. Yani buna kapalı değiliz. Bu noktaya geldiği zaman, arkadaşlar bir hazırlık yaparlarsa açıklık  getirebiliriz.  K. KEMAL ANADOL (İzmir) - İlave "pazar yeri"ni de ekleyelim.  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Diğer taraftan, toptancı  hallerinde komisyoncu arkadaşların korunmadığına dair, onların haklarını kaybedeceklerine dair  endişeler çok oldu. Biz başlangıçta otomatik olarak hal komisyoncusu arkadaşlara on iki yıl süre  veriyoruz. On iki yıl bir anlamda tahsisleri uzatılmış oluyor bu kanunla, 1 l'inci maddeyle.  On iki yıl sonra, hallerde tahsis sistemi kalkıyor kiralama sistemi başlıyor, ancak biz, gelen talepler  doğrultusunda -bütün partilerden milletvekili arkadaşlarımıza da geldiler, bize de geldiler- bu  arkadaşlarımızın on iki yılın sonunda belediye encümeniyle anlaşmaları hâlinde ihaleye girmeden  kendilerinin de kiralayabilmelerine imkân veren önerge verdik. Cumhuriyet Halk Partili arkadaşların  da verdiği, başka arkadaşların da benzer önergeleri var, bu önergeyle bir defa ondan sonraki kiralama  süresinde kendilerine öncelik verilebilmesine imkân veriyoruz. Dolayısıyla hal komisyoncusu arkadaşlar  başkasının ihale baskısı altında kalmadan belediyeyle anlaşarak kira sürelerini devam ettirebilecekler.  TBMM B: 72 1 1 . 3 . 2 0 1 0 O: 4  Bir de aynı önergenin içerisinde ölüm, hastalık ve benzeri nedenler oluyor, bazen hakikaten  devir mecburiyeti olan hâller oluyor, yani onu devredebilmesine de imkân veren bir düzenlemeyi de  getirmiş oluyoruz, sizin zatıâlinizin sormuş olduğu soruyu da bu önerge içerisinde cevabını bulma  imkânını bulmuş olacak. Devir imkânı da getirmiş oluyoruz.  Şimdi Bakanlığın yönetmelik çıkarma yetkisi, genel bir yönetmelik. Genel yönetmelik... Bu  kanunda ilgisi olmayan bir konunun yönetmeliğini çıkarma imkânı yok. Yönetmeliklerin hangi alanda  çıkarılabilmesine bir önceki hüküm açıklık getirmişse, Bakanlığın çıkaracağı yönetmelikler o  konuyla ilgili yönetmeliklerdir. Zaten Bakanlık başka bir konuda yönetmelik çıkarmaya kalksa bu  kanuna dayanarak o yönetmeliğin iptali gerçekleştirilir; yani yargı yoluyla bunun kanuna uygun  olmayan, kanunla ilgisi olmayan bir yönetmelik olduğu iddiasını herkes kolayca ortaya koyabilir.  Dolayısıyla kanunun kapsamı dışında hangi alanlarda yönetmelik çıkarılabilecekse o alanlarda  yönetmelik çıkarma imkânı vardır.  Biz bu kanunla hallerin teknik açıdan güçlendirilmesini, fiziki şartların iyileştirilmesini, donanımlı  hâle gelmesini sağlamak istiyoruz ve bu nedenle de belediyeler mevcut halleri üç yıl içerisinde  iyileştirsinler. Bunun uzatmasıyla birlikte belediyelerin önünde dört yıllık bir süre var. Bu mart ayında  birinci yıllarını, bütün partilerden seçilmiş olan belediyeler dolduruyor ama önlerinde dört yıllık bir  süre var. Bu dönem herkes kendi seçim dönemi içerisinde hallerine bir çeki düzen versin, bu teknik  şartlara uygun hâle getirsin. Dört yıllık süre az bir zaman değil yani hali teknik bir hâle getirmek için  az bir zaman değil ama yine söylüyorum, bunun finansmanıyla alakalı ilave imkânlar gerekiyorsa o  imkânların oluşturulmasını, biz yine birlikte bir finansman modeliyle onlara önerebiliriz, katkı  sağlayacak imkânlar oluşturabiliriz. Önemli olan, hallerin bu teknik donanıma sahip hâle gelmesidir.  Ayrıca, yine bir başka arkadaşımız... İhtisas halleri de oluşabilecektir. Yani değişik, sadece bir  ürünün veya birkaç ürünün satıldığı haller de oluşabilecektir. İşte, yönetmelikle haller arasındaki  esnekliği de sağlamış olacağız veya münhasıran ihracata dönük ürünlerin oluştuğu haller de  oluşabilecektir. Yani bu hallerin niteliğini, sınıflandırmasını, yönetmelikle Bakanlığımız  yapabilecektir; ihracat halleri gibi, ürün ihtisas halleri gibi haller de oluşabilecektir. Dolayısıyla  yönetmelikler bize bu imkânı vermektedir.  Bu yasa tasarısıyla ilgili çalışmalar, benim Bakanlığımdan önceki dönemde başlamış olan  çalışmalar. 2005-2006 yılından bu yana arazide veya diğer kurumlarla görüşmeler şeklinde bu  çalışmalar devam ediyor ve nihayetinde, bugün, yasalaşmak üzere Parlamentoya gelmiş bulunuyor.  Yoksa çok değişik kesimlerle bu yasanın görüşülmesi sağlanmış oldu.  Bu tasannın en önemli bölümlerinden birisi hal kayıt sistemi. Zaten bütün sektörün kayıt altına  alınmasını ve sağlıklı politikalar oluşturulabilmesi için sağlıklı veriler oluşturulmasını sağlamak istiyoruz.  Bu konuyla ilgili, Bakanlığımızla bütün haller arasında bir network oluşacaktır, bir ağ oluşacaktır. Biz  bunun elektronik altyapısını sağlamış olacağız. Bu elektronik altyapıya göre bütün hallerdeki tablo  Bakanlık tarafından da görülebilecektir, ilgili ticaret aktörleri tarafından da görülebilecektir. Bununla  ilgili elbette bir veri tabanı, esnaf veri tabanı, mevcut hallerle ilgili bir veri tabanı var ama bu yeni bir  program çerçevesinde bütün hal kayıt sistemi elektronik ortamda izlenebilir bir sisteme dönüşecek, veri  güvenliği de Bakanlığımız tarafından sağlanacaktır. Yani verilerin güvenliği, ana güvenlik sistemi de  Bakanlığımızın koordinasyonundaki çalışmalarla sağlanmış olacaktır. Bu konuda arkadaşlarımız zaten  şimdiden bazı çalışmalara başladılar, yani hallerle ilgili nasıl bir program oluşabileceğine dair. Bununla  ilgili, süresi içerisinde bu çalışmalan tamamlamış olacağımızı ifade etmek istiyorum.  Teşekkür ederim.  BAŞKAN - Teşekkür ederim.  - 6 3 7 -
Sayfa 70 -
TBMM B: 72 1 1 . 3 . 2 0 1 0 O: 4  Bir de aynı önergenin içerisinde ölüm, hastalık ve benzeri nedenler oluyor, bazen hakikaten  devir mecburiyeti olan hâller oluyor, yani onu devredebilmesine de imkân veren bir düzenlemeyi de  getirmiş oluyoruz, sizin zatıâlinizin sormuş olduğu soruyu da bu önerge içerisinde cevabını bulma  imkânını bulmuş olacak. Devir imkânı da getirmiş oluyoruz.  Şimdi Bakanlığın yönetmelik çıkarma yetkisi, genel bir yönetmelik. Genel yönetmelik... Bu  kanunda ilgisi olmayan bir konunun yönetmeliğini çıkarma imkânı yok. Yönetmeliklerin hangi alanda  çıkarılabilmesine bir önceki hüküm açıklık getirmişse, Bakanlığın çıkaracağı yönetmelikler o  konuyla ilgili yönetmeliklerdir. Zaten Bakanlık başka bir konuda yönetmelik çıkarmaya kalksa bu  kanuna dayanarak o yönetmeliğin iptali gerçekleştirilir; yani yargı yoluyla bunun kanuna uygun  olmayan, kanunla ilgisi olmayan bir yönetmelik olduğu iddiasını herkes kolayca ortaya koyabilir.  Dolayısıyla kanunun kapsamı dışında hangi alanlarda yönetmelik çıkarılabilecekse o alanlarda  yönetmelik çıkarma imkânı vardır.  Biz bu kanunla hallerin teknik açıdan güçlendirilmesini, fiziki şartların iyileştirilmesini, donanımlı  hâle gelmesini sağlamak istiyoruz ve bu nedenle de belediyeler mevcut halleri üç yıl içerisinde  iyileştirsinler. Bunun uzatmasıyla birlikte belediyelerin önünde dört yıllık bir süre var. Bu mart ayında  birinci yıllarını, bütün partilerden seçilmiş olan belediyeler dolduruyor ama önlerinde dört yıllık bir  süre var. Bu dönem herkes kendi seçim dönemi içerisinde hallerine bir çeki düzen versin, bu teknik  şartlara uygun hâle getirsin. Dört yıllık süre az bir zaman değil yani hali teknik bir hâle getirmek için  az bir zaman değil ama yine söylüyorum, bunun finansmanıyla alakalı ilave imkânlar gerekiyorsa o  imkânların oluşturulmasını, biz yine birlikte bir finansman modeliyle onlara önerebiliriz, katkı  sağlayacak imkânlar oluşturabiliriz. Önemli olan, hallerin bu teknik donanıma sahip hâle gelmesidir.  Ayrıca, yine bir başka arkadaşımız... İhtisas halleri de oluşabilecektir. Yani değişik, sadece bir  ürünün veya birkaç ürünün satıldığı haller de oluşabilecektir. İşte, yönetmelikle haller arasındaki  esnekliği de sağlamış olacağız veya münhasıran ihracata dönük ürünlerin oluştuğu haller de  oluşabilecektir. Yani bu hallerin niteliğini, sınıflandırmasını, yönetmelikle Bakanlığımız  yapabilecektir; ihracat halleri gibi, ürün ihtisas halleri gibi haller de oluşabilecektir. Dolayısıyla  yönetmelikler bize bu imkânı vermektedir.  Bu yasa tasarısıyla ilgili çalışmalar, benim Bakanlığımdan önceki dönemde başlamış olan  çalışmalar. 2005-2006 yılından bu yana arazide veya diğer kurumlarla görüşmeler şeklinde bu  çalışmalar devam ediyor ve nihayetinde, bugün, yasalaşmak üzere Parlamentoya gelmiş bulunuyor.  Yoksa çok değişik kesimlerle bu yasanın görüşülmesi sağlanmış oldu.  Bu tasannın en önemli bölümlerinden birisi hal kayıt sistemi. Zaten bütün sektörün kayıt altına  alınmasını ve sağlıklı politikalar oluşturulabilmesi için sağlıklı veriler oluşturulmasını sağlamak istiyoruz.  Bu konuyla ilgili, Bakanlığımızla bütün haller arasında bir network oluşacaktır, bir ağ oluşacaktır. Biz  bunun elektronik altyapısını sağlamış olacağız. Bu elektronik altyapıya göre bütün hallerdeki tablo  Bakanlık tarafından da görülebilecektir, ilgili ticaret aktörleri tarafından da görülebilecektir. Bununla  ilgili elbette bir veri tabanı, esnaf veri tabanı, mevcut hallerle ilgili bir veri tabanı var ama bu yeni bir  program çerçevesinde bütün hal kayıt sistemi elektronik ortamda izlenebilir bir sisteme dönüşecek, veri  güvenliği de Bakanlığımız tarafından sağlanacaktır. Yani verilerin güvenliği, ana güvenlik sistemi de  Bakanlığımızın koordinasyonundaki çalışmalarla sağlanmış olacaktır. Bu konuda arkadaşlarımız zaten  şimdiden bazı çalışmalara başladılar, yani hallerle ilgili nasıl bir program oluşabileceğine dair. Bununla  ilgili, süresi içerisinde bu çalışmalan tamamlamış olacağımızı ifade etmek istiyorum.  Teşekkür ederim.  BAŞKAN - Teşekkür ederim.  - 6 3 7 - T B M M B : 7 2 1 1 . 3 . 2 0 1 0 0 : 4  - 6 3 8 - RECEP TANER (Aydın) - Arz ve talep derinliğiyle ilgili çalışmalarınız...  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Önergeyle açıklamıştık arz ve  talep derinliğini.  BAŞKAN - İkinci bölüm üzerindeki görüşmeler tamamlanmıştır.  Şimdi, ikinci bölümde yer alan maddeleri, varsa o madde üzerindeki önerge işlemlerini yaptıktan  sonra ayrı ayrı oylarınıza sunacağım.  11 'inci madde üzerinde üç önerge vardır. Önergeleri önce geliş sırasına göre okutacağım, sonra  aykırılık sırasına göre işleme alacağım.  İlk önergeyi okutuyorum:  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 sıra sayılı Kanun Tasansı'nın 11. maddesinin 1 .fıkrasının ilk cümlesinin  "Belediyeler, toptancı hallerini tahsis yoluyla işletebilecekleri gibi kiralama veya satış yoluyla da  işletir veya işlettirir." şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.  Oktay Vural Alim Işık M. AkifPaksoy  İzmir Kütahya Kahramanmaraş  Ahmet Orhan Cemaleddin Uslu K.Erdal Sipahi  Manisa Edime İzmir  Rıdvan Yalçın Hüseyin Yıldız  Ordu Antalya  BAŞKAN - Şimdi okutacağım iki önerge aynı mahiyettedir. Bu önergeleri okutup birlikte işleme  alacağım. Önerge sahiplerinin istemi hâlinde kendilerine ayrı ayrı söz vereceğim.  İlk önergeyi okutuyorum:  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 sıra sayılı Kanun Tasarısının 11 inci maddesinin (1) inci fıkrasındaki  "Kira süresi en fazla on yıldır." cümlesinden sonra gelmek üzere "Bakanlıkça belirlenen esaslara  uygun olması kaydıyla, kira süresi sona erenlerle ihaleye çıkılmaksızın yeniden kira sözleşmesi  yapılabilir." cümlesinin, (6) nci fıkrasının (ı) bendindeki "Kiraladıkları işyerlerini" ibaresinden sonra  gelmek üzere "Bakanlıkça belirlenen sebepler dışında" ibaresinin eklenmesini, (8) inci fıkrasında  geçen "sözleşmenin feshine ya da tahsisin iptaline" ibaresinin "fesih veya iptale" olarak, (9) uncu  fıkrasındaki "sözleşmenin feshine" ibaresinin "fesih ve iptale" olarak, "işyeri kiralanamaz" ibaresinin  ise "kiralama veya satış yapılamaz" şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.  Ayşe Nur Bahçekapılı Nurettin Canikli İbrahim Yiğit  İstanbul Giresun İstanbul  İhsan Koca Veysi Kaynak  Malatya Kahramanmaraş  BAŞKAN - Diğer önergenin imza sahiplerini okutuyorum:  Ferit Mevlüt Aslanoğlu Vahap Seçer Atila Emek  Malatya Mersin Antalya  Hüsnü Çöllü Orhan Ziya Diren Malik Ecder Özdemir  Antalya Tokat Sivas  Tayfur Süner  Antalya  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?
Sayfa 71 -
T B M M B : 7 2 1 1 . 3 . 2 0 1 0 0 : 4  - 6 3 8 - RECEP TANER (Aydın) - Arz ve talep derinliğiyle ilgili çalışmalarınız...  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Önergeyle açıklamıştık arz ve  talep derinliğini.  BAŞKAN - İkinci bölüm üzerindeki görüşmeler tamamlanmıştır.  Şimdi, ikinci bölümde yer alan maddeleri, varsa o madde üzerindeki önerge işlemlerini yaptıktan  sonra ayrı ayrı oylarınıza sunacağım.  11 'inci madde üzerinde üç önerge vardır. Önergeleri önce geliş sırasına göre okutacağım, sonra  aykırılık sırasına göre işleme alacağım.  İlk önergeyi okutuyorum:  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 sıra sayılı Kanun Tasansı'nın 11. maddesinin 1 .fıkrasının ilk cümlesinin  "Belediyeler, toptancı hallerini tahsis yoluyla işletebilecekleri gibi kiralama veya satış yoluyla da  işletir veya işlettirir." şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.  Oktay Vural Alim Işık M. AkifPaksoy  İzmir Kütahya Kahramanmaraş  Ahmet Orhan Cemaleddin Uslu K.Erdal Sipahi  Manisa Edime İzmir  Rıdvan Yalçın Hüseyin Yıldız  Ordu Antalya  BAŞKAN - Şimdi okutacağım iki önerge aynı mahiyettedir. Bu önergeleri okutup birlikte işleme  alacağım. Önerge sahiplerinin istemi hâlinde kendilerine ayrı ayrı söz vereceğim.  İlk önergeyi okutuyorum:  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 sıra sayılı Kanun Tasarısının 11 inci maddesinin (1) inci fıkrasındaki  "Kira süresi en fazla on yıldır." cümlesinden sonra gelmek üzere "Bakanlıkça belirlenen esaslara  uygun olması kaydıyla, kira süresi sona erenlerle ihaleye çıkılmaksızın yeniden kira sözleşmesi  yapılabilir." cümlesinin, (6) nci fıkrasının (ı) bendindeki "Kiraladıkları işyerlerini" ibaresinden sonra  gelmek üzere "Bakanlıkça belirlenen sebepler dışında" ibaresinin eklenmesini, (8) inci fıkrasında  geçen "sözleşmenin feshine ya da tahsisin iptaline" ibaresinin "fesih veya iptale" olarak, (9) uncu  fıkrasındaki "sözleşmenin feshine" ibaresinin "fesih ve iptale" olarak, "işyeri kiralanamaz" ibaresinin  ise "kiralama veya satış yapılamaz" şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.  Ayşe Nur Bahçekapılı Nurettin Canikli İbrahim Yiğit  İstanbul Giresun İstanbul  İhsan Koca Veysi Kaynak  Malatya Kahramanmaraş  BAŞKAN - Diğer önergenin imza sahiplerini okutuyorum:  Ferit Mevlüt Aslanoğlu Vahap Seçer Atila Emek  Malatya Mersin Antalya  Hüsnü Çöllü Orhan Ziya Diren Malik Ecder Özdemir  Antalya Tokat Sivas  Tayfur Süner  Antalya  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  TBMM B: 72 11 . 3 .2010 O: 4  SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU  SÖZCÜSÜ MUSTAFA CUMUR (Trabzon) - Takdire bırakıyoruz.  BAŞKAN - Hükümet katılıyor mu?  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - İki önergeye de katılıyoruz  Sayın Başkanım.  BAŞKAN - Buyurun Sayın Seçer.  VAHAP SEÇER (Mersin) - Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.  471 sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın 11 'inci maddesinde verdiğimiz değişiklik önergesi hakkında  söz almış bulunmaktayım.  Değerli arkadaşlarım, benden önce konuşan hatip arkadaşım Sayın Akçan üreticilerle hal esnafı  komisyoncular arasındaki bağı buradan sizlere aktardı. Gerçekten, tarımsal üretimde, sebze meyve  üretiminde tarladan sofraya bu ürünler gelene kadar, bu zincir halkası içerisinde belki de en önemli  halkayı oluşturan kesim, sektör içerisinde meslek grubu olarak hal esnafı. Dolayısıyla bu değişiklik  önergemizde "Toptancı hallerinde ve pazar yerlerindeki işyerlerinin işletilmesi" başlığı altındaki  11 'inci madde, buradaki, toptancı hallerindeki esnaf arkadaşlarımızı ilgilendiren bir kanun maddesi.  Değerli arkadaşlarım, mevcut mevzuatta belediyeler toptancı hallerini tahsis, kiralama ya da  satış yöntemleriyle işletiyorlardı. Bu yeni tasarıda andığımız 11 'inci maddenin birinci fıkrasında  tahsis yöntemi kalkıyor ve kiralama ve satış yöntemiyle artık bu iş yerlerini işletmesinin önü açılıyor.  Değerli arkadaşlarım, Kanun Tasarısı'nın geçici 1 'inci maddesinde, ileriki maddelerden biri olan  geçici 1 'inci maddenin dördüncü fıkrasında "yürürlüğe girdiği tarihten itibaren -ki bu yasanın 11 'inci  maddesi on iki ay sonra yürürlüğe girecek- tahsisli iş yerlerinin tahsis sahiplerine hiçbir işleme gerek  kalmaksızın on iki yıl süreyle kiralanmış sayılacağı" ibaresi var. Dolayısıyla, bu Kanun Tasarısı on  iki ay sonra, yürürlüğe girdikten sonra mevcut tahsis sahipleri otomatikman on iki yıl süreyle bu  işletmelerde kiracı durumuna düşecekler. Ancak, o süre sonunda iş yerini çalıştıran kiracılar 2886  sayılı Devlet İhale Kanunu kapsamında, o hükümler içerisinde tekrar kiralamak yöntemiyle bu  işletmelerin işletmesini devam ettirmek durumunda kalacaklar.  Değerli arkadaşlarım, komisyoncu esnafı diğer meslek gruplarıyla pek benzeşir bir ticari faaliyet  içerisinde değillerdir yani bir bakkal esnafı, bir tuhafiyeci, manifaturacı esnafı belki günübirlik  müşterileriyle alavere yaparlar ama komisyoncu esnafının toptancı hallerindeki ticari faaliyetleri  onlardan çok farklı birtakım şekiller içerir. Düşünün ki bir müteşebbis, yıllar süren toptancı halindeki  esnaflığı sonucu on yıl, yirmi yıl, otuz yıl; işte, burada anıldığı gibi bu yasa tasarısı yürürlüğe  girdiğinden itibaren on iki yıl kiracı olarak zaten burayı işletecek -geriye dönük bir yirmi yıllık da  burada bir ticari ömrünün veya yirmi yıl bir meslek hayatının olduğunu düşünün- otuz iki yıl sonra  biz bu insanın karşısına geçiyoruz "Evet, bu dükkânı, bu işletmeyi tekrar sana tahsis edebiliriz ama  biz bunu sana ihaleyle verebileceğiz." gibi bir yaklaşımın yanlış olacağını düşünüyoruz. Nihayetinde  geriye dönük, üreticiyle ya da o üreticinin malını pazarladığı marketle, manavla, hipermarketle bu  insanların geriye dönük ya da geleceğe dönük birtakım ticari ilişkileri oluyor. Artık, orada o  komisyoncu markalaşmış oluyor; yılların emeği var, kadrosunu orada dizmiş oluyor; kâtibi, hamalı,  netice itibarıyla onlarca insan da o dükkândan ekmek yemiş oluyor.  Bizim verdiğimiz değişiklik önergesinde, işte bunun ihale kapsamı dışına çıkartılarak Bakanlığın  belirlediği esaslara uygun olarak tekrar bu tahsis sahiplerine karşılıklı belediyeyle uzlaşma, anlaşma  neticesinde kira sürelerinin uzatılmasını talep ediyoruz.  - 6 3 9 -
Sayfa 72 -
TBMM B: 72 11 . 3 .2010 O: 4  SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU  SÖZCÜSÜ MUSTAFA CUMUR (Trabzon) - Takdire bırakıyoruz.  BAŞKAN - Hükümet katılıyor mu?  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - İki önergeye de katılıyoruz  Sayın Başkanım.  BAŞKAN - Buyurun Sayın Seçer.  VAHAP SEÇER (Mersin) - Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.  471 sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın 11 'inci maddesinde verdiğimiz değişiklik önergesi hakkında  söz almış bulunmaktayım.  Değerli arkadaşlarım, benden önce konuşan hatip arkadaşım Sayın Akçan üreticilerle hal esnafı  komisyoncular arasındaki bağı buradan sizlere aktardı. Gerçekten, tarımsal üretimde, sebze meyve  üretiminde tarladan sofraya bu ürünler gelene kadar, bu zincir halkası içerisinde belki de en önemli  halkayı oluşturan kesim, sektör içerisinde meslek grubu olarak hal esnafı. Dolayısıyla bu değişiklik  önergemizde "Toptancı hallerinde ve pazar yerlerindeki işyerlerinin işletilmesi" başlığı altındaki  11 'inci madde, buradaki, toptancı hallerindeki esnaf arkadaşlarımızı ilgilendiren bir kanun maddesi.  Değerli arkadaşlarım, mevcut mevzuatta belediyeler toptancı hallerini tahsis, kiralama ya da  satış yöntemleriyle işletiyorlardı. Bu yeni tasarıda andığımız 11 'inci maddenin birinci fıkrasında  tahsis yöntemi kalkıyor ve kiralama ve satış yöntemiyle artık bu iş yerlerini işletmesinin önü açılıyor.  Değerli arkadaşlarım, Kanun Tasarısı'nın geçici 1 'inci maddesinde, ileriki maddelerden biri olan  geçici 1 'inci maddenin dördüncü fıkrasında "yürürlüğe girdiği tarihten itibaren -ki bu yasanın 11 'inci  maddesi on iki ay sonra yürürlüğe girecek- tahsisli iş yerlerinin tahsis sahiplerine hiçbir işleme gerek  kalmaksızın on iki yıl süreyle kiralanmış sayılacağı" ibaresi var. Dolayısıyla, bu Kanun Tasarısı on  iki ay sonra, yürürlüğe girdikten sonra mevcut tahsis sahipleri otomatikman on iki yıl süreyle bu  işletmelerde kiracı durumuna düşecekler. Ancak, o süre sonunda iş yerini çalıştıran kiracılar 2886  sayılı Devlet İhale Kanunu kapsamında, o hükümler içerisinde tekrar kiralamak yöntemiyle bu  işletmelerin işletmesini devam ettirmek durumunda kalacaklar.  Değerli arkadaşlarım, komisyoncu esnafı diğer meslek gruplarıyla pek benzeşir bir ticari faaliyet  içerisinde değillerdir yani bir bakkal esnafı, bir tuhafiyeci, manifaturacı esnafı belki günübirlik  müşterileriyle alavere yaparlar ama komisyoncu esnafının toptancı hallerindeki ticari faaliyetleri  onlardan çok farklı birtakım şekiller içerir. Düşünün ki bir müteşebbis, yıllar süren toptancı halindeki  esnaflığı sonucu on yıl, yirmi yıl, otuz yıl; işte, burada anıldığı gibi bu yasa tasarısı yürürlüğe  girdiğinden itibaren on iki yıl kiracı olarak zaten burayı işletecek -geriye dönük bir yirmi yıllık da  burada bir ticari ömrünün veya yirmi yıl bir meslek hayatının olduğunu düşünün- otuz iki yıl sonra  biz bu insanın karşısına geçiyoruz "Evet, bu dükkânı, bu işletmeyi tekrar sana tahsis edebiliriz ama  biz bunu sana ihaleyle verebileceğiz." gibi bir yaklaşımın yanlış olacağını düşünüyoruz. Nihayetinde  geriye dönük, üreticiyle ya da o üreticinin malını pazarladığı marketle, manavla, hipermarketle bu  insanların geriye dönük ya da geleceğe dönük birtakım ticari ilişkileri oluyor. Artık, orada o  komisyoncu markalaşmış oluyor; yılların emeği var, kadrosunu orada dizmiş oluyor; kâtibi, hamalı,  netice itibarıyla onlarca insan da o dükkândan ekmek yemiş oluyor.  Bizim verdiğimiz değişiklik önergesinde, işte bunun ihale kapsamı dışına çıkartılarak Bakanlığın  belirlediği esaslara uygun olarak tekrar bu tahsis sahiplerine karşılıklı belediyeyle uzlaşma, anlaşma  neticesinde kira sürelerinin uzatılmasını talep ediyoruz.  - 6 3 9 - TBMM B: 72 1 1 . 3 . 2010 O: 4  Ayrıca, yine 1 l ' inci maddenin altıncı fıkrasının birinci bendinde, kiraladıkları iş yerlerini  başkalarına devredenlerin ya da kiraladıkları veya satın aldıkları iş yerlerini herhangi bir şekilde  kullandıranların kira sözleşmelerinin ya da satış sözleşmelerinin iptalini öngörüyordu. Bu maddenin  de... Bizim verdiğimiz önergeyle talebimiz: Bakanlığın belirlediği sebepler dışında, iş yerlerini bir  başkasına devretmesinin ya da kullanılmasının önünü açan işletme sahiplerinin sözleşmenin iptali  şeklinde değiştirilmesini talep ediyoruz.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Bir dakika ek süre veriyorum, tamamlayın lütfen.  VAHAP SEÇER (Devamla) - Değerli arkadaşlarım, az önce de işaret ettiğim gibi, sebze-meyve  sektörü içerisinde bu halkanın en önemli meslek gruplarından biri komisyoncular yani toptancı hal  esnafı. Tabii ki burada toptancı hal esnafının ne kadar çok yaşamasına müsaade edersek, onların daha  ne kadar çok güçlenmesine katkı sunarsak üreticinin de güçlenmesini, yaşamasını sağlamış  durumdayız; zira onların ilişkileri artık bir aile ilişkisi hâline gelmiş yılın on iki ayı bu insanlar ilişki  içerisinde. Girdilerde sıkıntı yaşadığı zaman üretici başvurduğu merci komisyoncusudur ya da  toptancı halindeki esnafıdır veya değişik sıkıntılarla karşı karşıya kaldığı zaman yine başvurduğu  merci komisyoncudur. Bu iş gerçekten meşakkatli bir iştir; gecenin saat dördünde alışverişler başlar  öğlenin saat on ikisine, saat birine kadar sürer. Stresli bir iştir çünkü burası borsadır, alım satım  yeridir, günlük arz-talep dengesine göre fiyatlar oluşur. Onun yaratacağı bu esnaflar üzerindeki stresi  de göz önüne alırsanız...  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Teşekkür ederim.  VAHAP SEÇER (Devamla) - Selamlayıp hemen bitiriyorum Sayın Başkan.  BAŞKAN - Bitirdik süreyi.  Sağ olun, çok teşekkür ederim.  VAHAP SEÇER (Devamla) - Peki.  Ben teşekkür ediyorum, saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Diğer önergenin gerekçesini okutuyorum:  Gerekçe:  Madde metninde, kira süresi sona erenlerin yeniden ihaleye girmeksizin faaliyetlerine devam  edebilmelerine, kiralanan işyerlerinin Bakanlıkça belirlenen sebepler dahilinde başkalarına  devredilebilmesine ve kira sözleşmesi feshedilenler ile satış işlemi veya tahsisi iptal edilenlere farklı  yollarla yeniden işyeri veya satış yeri verilmesini engelleyecek mahiyette düzenleme yapılmıştır.  BAŞKAN - Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul  edilmiştir.  Diğer önergeyi okutuyorum:  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 sıra sayılı Kanun Tasansı'nın 11. maddesinin 1. fıkrasının ilk cümlesinin  "Belediyeler, toptancı hallerini tahsis yoluyla işletebilecekleri gibi kiralama veya satış yoluyla da  işletir veya işlettirir." şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.  Alim Işık (Kütahya) ve arkadaşları  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  - 6 4 0 -
Sayfa 73 -
TBMM B: 72 1 1 . 3 . 2010 O: 4  Ayrıca, yine 1 l ' inci maddenin altıncı fıkrasının birinci bendinde, kiraladıkları iş yerlerini  başkalarına devredenlerin ya da kiraladıkları veya satın aldıkları iş yerlerini herhangi bir şekilde  kullandıranların kira sözleşmelerinin ya da satış sözleşmelerinin iptalini öngörüyordu. Bu maddenin  de... Bizim verdiğimiz önergeyle talebimiz: Bakanlığın belirlediği sebepler dışında, iş yerlerini bir  başkasına devretmesinin ya da kullanılmasının önünü açan işletme sahiplerinin sözleşmenin iptali  şeklinde değiştirilmesini talep ediyoruz.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Bir dakika ek süre veriyorum, tamamlayın lütfen.  VAHAP SEÇER (Devamla) - Değerli arkadaşlarım, az önce de işaret ettiğim gibi, sebze-meyve  sektörü içerisinde bu halkanın en önemli meslek gruplarından biri komisyoncular yani toptancı hal  esnafı. Tabii ki burada toptancı hal esnafının ne kadar çok yaşamasına müsaade edersek, onların daha  ne kadar çok güçlenmesine katkı sunarsak üreticinin de güçlenmesini, yaşamasını sağlamış  durumdayız; zira onların ilişkileri artık bir aile ilişkisi hâline gelmiş yılın on iki ayı bu insanlar ilişki  içerisinde. Girdilerde sıkıntı yaşadığı zaman üretici başvurduğu merci komisyoncusudur ya da  toptancı halindeki esnafıdır veya değişik sıkıntılarla karşı karşıya kaldığı zaman yine başvurduğu  merci komisyoncudur. Bu iş gerçekten meşakkatli bir iştir; gecenin saat dördünde alışverişler başlar  öğlenin saat on ikisine, saat birine kadar sürer. Stresli bir iştir çünkü burası borsadır, alım satım  yeridir, günlük arz-talep dengesine göre fiyatlar oluşur. Onun yaratacağı bu esnaflar üzerindeki stresi  de göz önüne alırsanız...  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Teşekkür ederim.  VAHAP SEÇER (Devamla) - Selamlayıp hemen bitiriyorum Sayın Başkan.  BAŞKAN - Bitirdik süreyi.  Sağ olun, çok teşekkür ederim.  VAHAP SEÇER (Devamla) - Peki.  Ben teşekkür ediyorum, saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Diğer önergenin gerekçesini okutuyorum:  Gerekçe:  Madde metninde, kira süresi sona erenlerin yeniden ihaleye girmeksizin faaliyetlerine devam  edebilmelerine, kiralanan işyerlerinin Bakanlıkça belirlenen sebepler dahilinde başkalarına  devredilebilmesine ve kira sözleşmesi feshedilenler ile satış işlemi veya tahsisi iptal edilenlere farklı  yollarla yeniden işyeri veya satış yeri verilmesini engelleyecek mahiyette düzenleme yapılmıştır.  BAŞKAN - Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul  edilmiştir.  Diğer önergeyi okutuyorum:  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 sıra sayılı Kanun Tasansı'nın 11. maddesinin 1. fıkrasının ilk cümlesinin  "Belediyeler, toptancı hallerini tahsis yoluyla işletebilecekleri gibi kiralama veya satış yoluyla da  işletir veya işlettirir." şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.  Alim Işık (Kütahya) ve arkadaşları  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  - 6 4 0 - T B M M B: 72 1 1 . 3 . 2 0 1 0 O: 4  SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU  SÖZCÜSÜ MUSTAFA CUMUR (Trabzon) - Katılmıyoruz.  BAŞKAN - Hükümet katılıyor mu?  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Gereken değişiklik önceki  önergeyle yapıldığı için katılamıyoruz.  MEHMET ŞANDIR (Mersin) - Sayın Yıldız konuşacak.  BAŞKAN - Buyurun Sayın Yıldız. (MHP sıralarından alkışlar)  HÜSEYİN YILDIZ (Antalya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 471  sıra sayılı Kanun Tasansı'nın 1 l 'inci maddesi üzerinde vermiş olduğumuz değişiklik önergesi  üzerinde söz aldım. Öncelikle hepinizi saygılarımla selamlıyorum.  Değerli milletvekilleri, 471 sıra sayılı Kanun Tasarısı da Adalet ve Kalkınma Partisinin "Ben  yaptım böyle olacak." klasik anlayışıyla getirdiği, Milliyetçi Hareket Partisi olarak alt ve üst  komisyonlarda ve bugünlerde de Mecliste tespit ederek düzeltilmesini istediğimiz ama Adalet ve  Kalkınma Partisinin, sayısal çoğunluğuyla, doğru olduğunu bile bile reddettiği bir yasa olarak Meclis  tarihi ve millet vicdanındaki yerini alacaktır.  Değerli milletvekilleri, tasarının 1 l ' inci maddesinin birinci fıkrasındaki "Belediye toptancı  hallerindeki işyerleri, kiralama veya satış yoluyla işletilir." hükmünün "Tahsis yoluyla da işletilir."  şeklinde değiştirilmesini istemekteyiz ve burada bu işletmecilere devir hakkının da verilmesi  gerektiğini söylüyoruz. Çünkü, komisyonculuk mesleği, babadan oğula geçen bir meslektir.  Komisyonculuk mesleği, Adalet ve Kalkınma Partisinin "Her konuda markalaşmak zorundayız."  dediği gibi markalaşmayı gerektiren bir meslektir. Komisyonculuk mesleği, sebze ve meyve  sektörünün kötü çocuğu değildir. Hal komisyonculuğu ve çiftçilik mesleği, gemicilik armatörlükleri,  beş yıldızlı otel zincirleri, holdingler, market zincirleri kuracak güçte üretim yapan, ticaret yapan iş  yerleri değildir. Yine, banka hesaplarında 2,5 milyon TL bulunan, 500 bin lira alacak bulunan  servetlere ulaşılabilecek kadar büyüklükte, büyük ölçekte bir sektör değildir.  Komisyonculuk mesleği, zaten sektörün ve ticaretin kurallan içinde kötülerini temizlemektedir.  Komisyonculuk mesleği, kadastrosu geçmemiş, tapusunu almamış 2/B arazisi üzerindeki birkaç  dönümlük arazilerde, şartları gereği bankalardan kredi desteği alamayan ya da diğer desteklerden  yararlanamayan küçük çiftçimizin finans dâhil her türlü ihtiyacını sağlayan bir meslektir.  Komisyonculuk mesleği, iflas eden tüccara karşı çiftçinin alacağını garantiye alan bir meslektir. İş  yerlerinin tahsis yoluyla da verilmesi, zor duruma düşen komisyoncudan alacağı bulunan çiftçilerin  ayrıca bir garantisidir.  Bizim değiştirilerek ilave edilmesini istediğimiz ve Adalet ve Kalkınma Partisi Sayın Bakanının  ve Komisyonunun reddedeceği değişiklik, zaten Adalet ve Kalkınma Partisi Hükümetlerinin  kararnameyle ilave ettiği tahsistir. Biz, ayrıca burada bir de devir yetkisinin verilmesini arzu  etmekteyiz. Bizim istediğimiz tahsis, Adalet ve Kalkınma Partisinin getirmiş olduğu tahsistir, başka  bir tahsis değildir.  - 6 4 1 -
Sayfa 74 -
T B M M B: 72 1 1 . 3 . 2 0 1 0 O: 4  SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU  SÖZCÜSÜ MUSTAFA CUMUR (Trabzon) - Katılmıyoruz.  BAŞKAN - Hükümet katılıyor mu?  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Gereken değişiklik önceki  önergeyle yapıldığı için katılamıyoruz.  MEHMET ŞANDIR (Mersin) - Sayın Yıldız konuşacak.  BAŞKAN - Buyurun Sayın Yıldız. (MHP sıralarından alkışlar)  HÜSEYİN YILDIZ (Antalya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 471  sıra sayılı Kanun Tasansı'nın 1 l 'inci maddesi üzerinde vermiş olduğumuz değişiklik önergesi  üzerinde söz aldım. Öncelikle hepinizi saygılarımla selamlıyorum.  Değerli milletvekilleri, 471 sıra sayılı Kanun Tasarısı da Adalet ve Kalkınma Partisinin "Ben  yaptım böyle olacak." klasik anlayışıyla getirdiği, Milliyetçi Hareket Partisi olarak alt ve üst  komisyonlarda ve bugünlerde de Mecliste tespit ederek düzeltilmesini istediğimiz ama Adalet ve  Kalkınma Partisinin, sayısal çoğunluğuyla, doğru olduğunu bile bile reddettiği bir yasa olarak Meclis  tarihi ve millet vicdanındaki yerini alacaktır.  Değerli milletvekilleri, tasarının 1 l ' inci maddesinin birinci fıkrasındaki "Belediye toptancı  hallerindeki işyerleri, kiralama veya satış yoluyla işletilir." hükmünün "Tahsis yoluyla da işletilir."  şeklinde değiştirilmesini istemekteyiz ve burada bu işletmecilere devir hakkının da verilmesi  gerektiğini söylüyoruz. Çünkü, komisyonculuk mesleği, babadan oğula geçen bir meslektir.  Komisyonculuk mesleği, Adalet ve Kalkınma Partisinin "Her konuda markalaşmak zorundayız."  dediği gibi markalaşmayı gerektiren bir meslektir. Komisyonculuk mesleği, sebze ve meyve  sektörünün kötü çocuğu değildir. Hal komisyonculuğu ve çiftçilik mesleği, gemicilik armatörlükleri,  beş yıldızlı otel zincirleri, holdingler, market zincirleri kuracak güçte üretim yapan, ticaret yapan iş  yerleri değildir. Yine, banka hesaplarında 2,5 milyon TL bulunan, 500 bin lira alacak bulunan  servetlere ulaşılabilecek kadar büyüklükte, büyük ölçekte bir sektör değildir.  Komisyonculuk mesleği, zaten sektörün ve ticaretin kurallan içinde kötülerini temizlemektedir.  Komisyonculuk mesleği, kadastrosu geçmemiş, tapusunu almamış 2/B arazisi üzerindeki birkaç  dönümlük arazilerde, şartları gereği bankalardan kredi desteği alamayan ya da diğer desteklerden  yararlanamayan küçük çiftçimizin finans dâhil her türlü ihtiyacını sağlayan bir meslektir.  Komisyonculuk mesleği, iflas eden tüccara karşı çiftçinin alacağını garantiye alan bir meslektir. İş  yerlerinin tahsis yoluyla da verilmesi, zor duruma düşen komisyoncudan alacağı bulunan çiftçilerin  ayrıca bir garantisidir.  Bizim değiştirilerek ilave edilmesini istediğimiz ve Adalet ve Kalkınma Partisi Sayın Bakanının  ve Komisyonunun reddedeceği değişiklik, zaten Adalet ve Kalkınma Partisi Hükümetlerinin  kararnameyle ilave ettiği tahsistir. Biz, ayrıca burada bir de devir yetkisinin verilmesini arzu  etmekteyiz. Bizim istediğimiz tahsis, Adalet ve Kalkınma Partisinin getirmiş olduğu tahsistir, başka  bir tahsis değildir.  - 6 4 1 - TBMM B: 72 11 . 3 . 2010 O: 4  - 6 4 2 - Değerli milletvekilleri, yurt içinde veya yurt dışında sektörle ilgili belediyelerle,  komisyoncularla, tüccarlarla, çiftçilerle, nakliyecilerle ve tüm ilgilileriyle yerinde inceleme ve  görüşmeler yapmadan, fiilî gerçeklerden uzak, ömründe hale girmemiş, işleyişi ve sektörün  gerçeklerini hiç yaşamamış, sebze ve meyveyi sadece sofralarında görmüş bürokratlarca hazırlanan,  sekiz yıldır "hazırlıyoruz" dediğiniz ancak Mecliste de önergelerle değiştirdiğiniz 471 sıra sayılı  kanunla amacınız olan yaş sebze ve meyve ticaretini düzenleyeceksiniz. Bu doğrudur ancak uzun  vadede bu tasarıyla belediyeler halleri kapatacaklar, birkaç dönem de üreticilik yapan küçük çiftçiler,  üreticiliği bırakacak, komisyoncular iş yerlerini kaybedecek, hallerde çalışanlar, tüccarlar işlerini  kaybedecekler, diğer işsiz bıraktığınız insanlarımız gibi işsizler ordusuna katılacaklardır.  Şimdiye kadar yaptığınız gibi bazı yandaş Harunları Karun yapacaksınız. Sebze ve meyve  ticaretini marketler zincirine ve onun insafına terk edeceksiniz. Sonuç olarak da bakkalları yok  ettiğiniz gibi manavları, semt pazarlarını ve halleri de yok edeceksiniz.  Değerli milletvekilleri, sekiz yıldır laboratuvarları niye kurmadınız? Sekiz yıldır çiftçimiz ilaç  kalıntı lı ürün mü üretti?  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Bir dakikalık ek süre veriyorum, tamamlayın lütfen.  HÜSEYİN YILDIZ (Devamla) - Çok teşekkür ediyorum Sayın Başkan.  Sekiz yıldır "yüzde 70'i kayıt dışında" dediğiniz sektörü niye kayıt altına almayıp, kayıt altında  olanlarla haksız rekabete maruz bıraktınız? Sekiz yıldır 72 milyona gıda güvenliği olmayan ürünler  mi yedirdiniz? Aklınıza gıda güvenliği yeni mi geldi? Yıllık ihracatımızda -2002, Milliyetçi Hareket  Partisi Hükümetini- sebze ve meyve ticaretinde nereden nereye geldiğinizi niçin  karşılaştırmıyorsunuz? Alışveriş merkezleri büyüyüp halkın ve sektörlerin tepkisi azalınca mı sebze  ve meyve ticareti aklınıza geldi?  Çok değerli milletvekilleri, sözlerimin sonunda bir vatandaşımızın sorusunu iletmek istiyorum.  Adalet ve Kalkınma Partisine oy veren bir vatandaşımız şöyle bir soru yöneltiyor: AKP'ye muhalefet  edenleri fişlemeye bakan Sayın Vekille tahlillere bakan Sayın Vekilin disiplindeki durumunun ne  olduğunu merak etmiş. Ben de burada sizlere bu soruyu aktarıyor, hepinize teşekkür ediyorum. (MHP  sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Yıldız.  Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge reddedilmiştir.  11 'inci maddeyi...  HÜSEYİN YILDIZ (Antalya) - Karar yeter sayısı istiyorum.  BAŞKAN - Tamam, arayacağım.  11'inci maddeyi kabul edilen önerge doğrultusunda oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler...  Kabul etmeyenler... Karar yeter sayısı arayacağımı söylemiştim, karar yeter sayısı yoktur.  Birleşime on dakika ara veriyorum.  Kapanma Saati: 17.14
Sayfa 75 -
TBMM B: 72 11 . 3 . 2010 O: 4  - 6 4 2 - Değerli milletvekilleri, yurt içinde veya yurt dışında sektörle ilgili belediyelerle,  komisyoncularla, tüccarlarla, çiftçilerle, nakliyecilerle ve tüm ilgilileriyle yerinde inceleme ve  görüşmeler yapmadan, fiilî gerçeklerden uzak, ömründe hale girmemiş, işleyişi ve sektörün  gerçeklerini hiç yaşamamış, sebze ve meyveyi sadece sofralarında görmüş bürokratlarca hazırlanan,  sekiz yıldır "hazırlıyoruz" dediğiniz ancak Mecliste de önergelerle değiştirdiğiniz 471 sıra sayılı  kanunla amacınız olan yaş sebze ve meyve ticaretini düzenleyeceksiniz. Bu doğrudur ancak uzun  vadede bu tasarıyla belediyeler halleri kapatacaklar, birkaç dönem de üreticilik yapan küçük çiftçiler,  üreticiliği bırakacak, komisyoncular iş yerlerini kaybedecek, hallerde çalışanlar, tüccarlar işlerini  kaybedecekler, diğer işsiz bıraktığınız insanlarımız gibi işsizler ordusuna katılacaklardır.  Şimdiye kadar yaptığınız gibi bazı yandaş Harunları Karun yapacaksınız. Sebze ve meyve  ticaretini marketler zincirine ve onun insafına terk edeceksiniz. Sonuç olarak da bakkalları yok  ettiğiniz gibi manavları, semt pazarlarını ve halleri de yok edeceksiniz.  Değerli milletvekilleri, sekiz yıldır laboratuvarları niye kurmadınız? Sekiz yıldır çiftçimiz ilaç  kalıntı lı ürün mü üretti?  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Bir dakikalık ek süre veriyorum, tamamlayın lütfen.  HÜSEYİN YILDIZ (Devamla) - Çok teşekkür ediyorum Sayın Başkan.  Sekiz yıldır "yüzde 70'i kayıt dışında" dediğiniz sektörü niye kayıt altına almayıp, kayıt altında  olanlarla haksız rekabete maruz bıraktınız? Sekiz yıldır 72 milyona gıda güvenliği olmayan ürünler  mi yedirdiniz? Aklınıza gıda güvenliği yeni mi geldi? Yıllık ihracatımızda -2002, Milliyetçi Hareket  Partisi Hükümetini- sebze ve meyve ticaretinde nereden nereye geldiğinizi niçin  karşılaştırmıyorsunuz? Alışveriş merkezleri büyüyüp halkın ve sektörlerin tepkisi azalınca mı sebze  ve meyve ticareti aklınıza geldi?  Çok değerli milletvekilleri, sözlerimin sonunda bir vatandaşımızın sorusunu iletmek istiyorum.  Adalet ve Kalkınma Partisine oy veren bir vatandaşımız şöyle bir soru yöneltiyor: AKP'ye muhalefet  edenleri fişlemeye bakan Sayın Vekille tahlillere bakan Sayın Vekilin disiplindeki durumunun ne  olduğunu merak etmiş. Ben de burada sizlere bu soruyu aktarıyor, hepinize teşekkür ediyorum. (MHP  sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Yıldız.  Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge reddedilmiştir.  11 'inci maddeyi...  HÜSEYİN YILDIZ (Antalya) - Karar yeter sayısı istiyorum.  BAŞKAN - Tamam, arayacağım.  11'inci maddeyi kabul edilen önerge doğrultusunda oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler...  Kabul etmeyenler... Karar yeter sayısı arayacağımı söylemiştim, karar yeter sayısı yoktur.  Birleşime on dakika ara veriyorum.  Kapanma Saati: 17.14  TBMM B: 72 1 1 . 3 . 2010 O: 5  BEŞİNCİ OTURUM  Açılma Saati: 17.28  BAŞKAN: Başkan Vekili Meral AKŞENER  KÂTİP ÜYELER: Bayram ÖZÇELİK (Burdur), Harun TÜFEKÇİ (Konya)  BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 72'nci Birleşiminin Beşinci  Oturumunu açıyorum.  471 sıra sayılı Tasan'nın 11'inci maddesinin oylanmasında karar yeter sayısı bulunamamıştı.  Şimdi maddeyi tekrar oylarınıza sunacağım ve karar yeter sayısını arayacağım.  Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir, karar yeter sayısı vardır.  Tasarının görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.  Komisyon burada.  Hükümet burada.  12'nci madde üzerinde iki önerge vardır.  İlk önergeyi okutuyorum:  Görüşülmekte olan 471 Sıra Sayılı "Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği Bulunan  Diğer Malların Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasansı"nın 12 inci maddesinin birinci  fıkrasının "Ticari güvenin ve tarafların haklarının korunması amacıyla, hal dışında yaş meyve sebze  ticaretiyle iştigal eden tüccardan, Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca belirlenen miktarda nakit, banka  teminat mektubu, hazine bonosu, devlet tahvili, hisse senedi, gayrimenkul rehini, sigorta teminatı ve  nakde çevrilebilir diğer kıymetler teminat olarak alınır" şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.  Mehmet AkifPaksoy Cemaleddin Uslu Alim Işık  Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği Bulunan Diğer Malların Ticaretinin  Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısının 12. Maddesi 1. Fıkrasının "Ticari güvenin sağlanması ve  tarafların haklarının korunması amacıyla; toptancı hallerindeki kiracılardan, büyükşehirlerde 25.000  TL 'den az olmamak, diğer şehirlerde tutarı belediye meclisince belirlenecek miktarda nakit, banka  teminat mektubu, hazine bonosu, devlet tahvili, hisse senedi, gayrimenkul rehni, sigorta teminatı ve  nakde çevrilebilir diğer kıymetler teminat olarak alınır. Teminat tutarı yılda bir kez değerleme  oranında artırılabilir" şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Kahramanmaraş Edime  Şenol Bal Necati Özensoy  İzmir Bursa  Ahmet Duran Bulut  Balıkesir  BAŞKAN - Diğer önergeyi okutup işleme alacağım.  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Kütahya  Yılmaz Tankut  Adana  Mehmet Ali Susam  İzmir  Ali Kocal  Zonguldak  Ahmet Küçük  Çanakkale  Birgen Keleş  İstanbul  Tayfur Süner  Antalya  Mustafa Özyürek  İstanbul  - 6 4 3 -
Sayfa 76 -
TBMM B: 72 1 1 . 3 . 2010 O: 5  BEŞİNCİ OTURUM  Açılma Saati: 17.28  BAŞKAN: Başkan Vekili Meral AKŞENER  KÂTİP ÜYELER: Bayram ÖZÇELİK (Burdur), Harun TÜFEKÇİ (Konya)  BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 72'nci Birleşiminin Beşinci  Oturumunu açıyorum.  471 sıra sayılı Tasan'nın 11'inci maddesinin oylanmasında karar yeter sayısı bulunamamıştı.  Şimdi maddeyi tekrar oylarınıza sunacağım ve karar yeter sayısını arayacağım.  Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir, karar yeter sayısı vardır.  Tasarının görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.  Komisyon burada.  Hükümet burada.  12'nci madde üzerinde iki önerge vardır.  İlk önergeyi okutuyorum:  Görüşülmekte olan 471 Sıra Sayılı "Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği Bulunan  Diğer Malların Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasansı"nın 12 inci maddesinin birinci  fıkrasının "Ticari güvenin ve tarafların haklarının korunması amacıyla, hal dışında yaş meyve sebze  ticaretiyle iştigal eden tüccardan, Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca belirlenen miktarda nakit, banka  teminat mektubu, hazine bonosu, devlet tahvili, hisse senedi, gayrimenkul rehini, sigorta teminatı ve  nakde çevrilebilir diğer kıymetler teminat olarak alınır" şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.  Mehmet AkifPaksoy Cemaleddin Uslu Alim Işık  Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği Bulunan Diğer Malların Ticaretinin  Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısının 12. Maddesi 1. Fıkrasının "Ticari güvenin sağlanması ve  tarafların haklarının korunması amacıyla; toptancı hallerindeki kiracılardan, büyükşehirlerde 25.000  TL 'den az olmamak, diğer şehirlerde tutarı belediye meclisince belirlenecek miktarda nakit, banka  teminat mektubu, hazine bonosu, devlet tahvili, hisse senedi, gayrimenkul rehni, sigorta teminatı ve  nakde çevrilebilir diğer kıymetler teminat olarak alınır. Teminat tutarı yılda bir kez değerleme  oranında artırılabilir" şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Kahramanmaraş Edime  Şenol Bal Necati Özensoy  İzmir Bursa  Ahmet Duran Bulut  Balıkesir  BAŞKAN - Diğer önergeyi okutup işleme alacağım.  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Kütahya  Yılmaz Tankut  Adana  Mehmet Ali Susam  İzmir  Ali Kocal  Zonguldak  Ahmet Küçük  Çanakkale  Birgen Keleş  İstanbul  Tayfur Süner  Antalya  Mustafa Özyürek  İstanbul  - 6 4 3 - TBMM B: 72 1 1 . 3 . 2010 0 : 5  - 6 4 4 - BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU  BAŞKANI HASAN ALİ ÇELİK (Sakarya) - Katılamıyoruz.  BAŞKAN - Hükümet katılıyor mu?  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Katılamıyoruz Sayın Başkan.  BAŞKAN - Buyurun Sayın Süner.  TAYFUR SÜNER (Antalya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Sebze ve Meyve Ticaretinin  Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı'yla ilgili vermiş olduğumuz önerge üzerine konuşma  yapacağım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.  Aslında, bu maddede Milletvekilimiz Sayın Osman Kaptan konuşacaktı ama bölgede olduğu  için, bana nasip oldu. Sayın Osman Kaptan'ı herkes "1402'lik" olarak biliyordu ama kendisi uzun  yıllar halcilik yaptı. Onun için, onun fikirlerini burada dile getirmek bize düştü. Hepinize saygılar  sunuyorum.  Mevcut Kanun'da "Sebze ve meyvelerin toptan alım ve satımı toptancı halinde yapılır. Hal dışında  alım ve satım yapılamaz." denmesine karşılık, yüzde 70'lik kayıt dışını sekiz yıldır kayıt altına a lamayan  AKP Hükümeti, bu kanunun kabulüyle birlikte kayıt dişiliği daha da artıracaktır. Her yıl görünen  tabloda, çiftçi ürettiğini yollara ya da su kanallarına dökmektedir. Bu oran daha da büyüyecektir.  Değerli milletvekilleri, toptancı halleri, belediyelerce kurulan, üretici ve tüccar mallarının  pazarlanıp değerlendirilerek paraya çevrildiği, fiyat bulduğu yerlerdir, yani bir bakıma sebze ve  meyve borsasıdır. Toptancı halleri aynı zamanda belediyelerin rüsum, devletin ise stopaj toplama  yerleridir.  Sebze ve meyve, dayanıklı tüketim malı olmadığı için maliyet esasına göre satılamamaktadır;  raf ömrü kısa olan, çabuk bozulabilen, çürüyebilen, fiyatları da günlük arz ve talebe göre belirlenen  mallardır. Mevcut uygulamada toptancı hallerine gelen sebze ve meyvenin satış tutarının yüzde 8'i  halde komisyon olarak, yüzde 2'si belediyeye rüsum olarak, yüzde 2'si de devlet stopajı olarak  kesilmektedir.  Sebze ve meyve ticaretindeki en önemli halka ise hal esnafıdır. Bir komisyoncu ve üretici için  en önemli unsur karşılıklı güvendir. Üretici, güvenmediği komisyoncuya malı "sat" diye göndermez.  Komisyoncunun diğer bir özelliği de malı gönderene avans, sattığına da veresiye verebilmesidir;  avans vermezse dükkânına mal gönderen olmaz, veresiye vermezse de dükkânından mal alan olmaz.  Tasarıda, komisyon bedeli yüzde 8'den yüzde 6'ya, belediye rüsumu da yüzde 2'den yüzde 1 'e  indirilirken alt komisyonda komisyon oranı tekrar yüzde 8'e çıkarılmıştır. Örneğin, Finike Kumluca  havzasında seralardan çıkan yıllık bitkisel atık toplamının 500 bin ton olduğu ve bu atıkların çevreye  zarar vermeden belediyelerce temizleneceği düşünüldüğünde belediye rüsumunun azaltılmasının  yerinde olmadığı daha iyi anlaşılacaktır. Hele üretim bölgelerindeki hallerde kesilen yüzde 1 belediye  payının yüzde 75'inin ürünlerin tüketime sunulduğu yerin belediye hesabına gönderilmesi adil bir  uygulama olmayacaktır. Bu durum, Antalya ve diğer üretim bölgelerindeki belediyeleri Ankara ve  İstanbul büyükşehir belediyelerine hizmet eder hâle getirecektir.  Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; üretim bölgelerinde ve Antalya'daki Kumluca ve Sahilkent  beldeleri olmak üzere pek çok belediye başkanı, rüsum oranının düşürülmesini, üretim ve tüketim  halleri arasında adil olmayan paylaşımı tepkiyle karşılamaktadırlar.
Sayfa 77 -
TBMM B: 72 1 1 . 3 . 2010 0 : 5  - 6 4 4 - BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU  BAŞKANI HASAN ALİ ÇELİK (Sakarya) - Katılamıyoruz.  BAŞKAN - Hükümet katılıyor mu?  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Katılamıyoruz Sayın Başkan.  BAŞKAN - Buyurun Sayın Süner.  TAYFUR SÜNER (Antalya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Sebze ve Meyve Ticaretinin  Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı'yla ilgili vermiş olduğumuz önerge üzerine konuşma  yapacağım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.  Aslında, bu maddede Milletvekilimiz Sayın Osman Kaptan konuşacaktı ama bölgede olduğu  için, bana nasip oldu. Sayın Osman Kaptan'ı herkes "1402'lik" olarak biliyordu ama kendisi uzun  yıllar halcilik yaptı. Onun için, onun fikirlerini burada dile getirmek bize düştü. Hepinize saygılar  sunuyorum.  Mevcut Kanun'da "Sebze ve meyvelerin toptan alım ve satımı toptancı halinde yapılır. Hal dışında  alım ve satım yapılamaz." denmesine karşılık, yüzde 70'lik kayıt dışını sekiz yıldır kayıt altına a lamayan  AKP Hükümeti, bu kanunun kabulüyle birlikte kayıt dişiliği daha da artıracaktır. Her yıl görünen  tabloda, çiftçi ürettiğini yollara ya da su kanallarına dökmektedir. Bu oran daha da büyüyecektir.  Değerli milletvekilleri, toptancı halleri, belediyelerce kurulan, üretici ve tüccar mallarının  pazarlanıp değerlendirilerek paraya çevrildiği, fiyat bulduğu yerlerdir, yani bir bakıma sebze ve  meyve borsasıdır. Toptancı halleri aynı zamanda belediyelerin rüsum, devletin ise stopaj toplama  yerleridir.  Sebze ve meyve, dayanıklı tüketim malı olmadığı için maliyet esasına göre satılamamaktadır;  raf ömrü kısa olan, çabuk bozulabilen, çürüyebilen, fiyatları da günlük arz ve talebe göre belirlenen  mallardır. Mevcut uygulamada toptancı hallerine gelen sebze ve meyvenin satış tutarının yüzde 8'i  halde komisyon olarak, yüzde 2'si belediyeye rüsum olarak, yüzde 2'si de devlet stopajı olarak  kesilmektedir.  Sebze ve meyve ticaretindeki en önemli halka ise hal esnafıdır. Bir komisyoncu ve üretici için  en önemli unsur karşılıklı güvendir. Üretici, güvenmediği komisyoncuya malı "sat" diye göndermez.  Komisyoncunun diğer bir özelliği de malı gönderene avans, sattığına da veresiye verebilmesidir;  avans vermezse dükkânına mal gönderen olmaz, veresiye vermezse de dükkânından mal alan olmaz.  Tasarıda, komisyon bedeli yüzde 8'den yüzde 6'ya, belediye rüsumu da yüzde 2'den yüzde 1 'e  indirilirken alt komisyonda komisyon oranı tekrar yüzde 8'e çıkarılmıştır. Örneğin, Finike Kumluca  havzasında seralardan çıkan yıllık bitkisel atık toplamının 500 bin ton olduğu ve bu atıkların çevreye  zarar vermeden belediyelerce temizleneceği düşünüldüğünde belediye rüsumunun azaltılmasının  yerinde olmadığı daha iyi anlaşılacaktır. Hele üretim bölgelerindeki hallerde kesilen yüzde 1 belediye  payının yüzde 75'inin ürünlerin tüketime sunulduğu yerin belediye hesabına gönderilmesi adil bir  uygulama olmayacaktır. Bu durum, Antalya ve diğer üretim bölgelerindeki belediyeleri Ankara ve  İstanbul büyükşehir belediyelerine hizmet eder hâle getirecektir.  Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; üretim bölgelerinde ve Antalya'daki Kumluca ve Sahilkent  beldeleri olmak üzere pek çok belediye başkanı, rüsum oranının düşürülmesini, üretim ve tüketim  halleri arasında adil olmayan paylaşımı tepkiyle karşılamaktadırlar.  TBMM B: 72 11 . 3 . 2010 O: 5  Antalya Büyükşehir Belediyesinin, mevcut uygulamayla, 2009 yılı baz alınırsa 11 milyon lira  olan rüsum geliri, yeni durumda 1,3 milyon liraya inecektir. Kumluca Toptancı Hali 2 milyon lira gelir  sağlarken bu tasarıya göre 269 bin liraya düşecektir. Sahilkent Belediyesi yüzde 1 komisyon alarak  460 bin lira gelir sağlarken bu para 115 bin liraya inecektir. Bu kanun tasarısı hazırlanırken ilgili  kuruluşlardan görüş alınmamıştır.  Değerli milletvekilleri, bu tasarının kanunlaşmasıyla:  1) Kayıt dışı artacaktır.  2) Belediyelerin rüsum geliri azalacaktır.  3) Toptancı halleri etkisizleşecek ve giderek kapanacaktır.  4) Belediyeler, temizlik, aydınlatma, güvenlik, bilgisayar altyapısı, soğuk hava deposu,  laboratuvar ve bunun gibi görevlerini yapamayacaktır.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Bir dakika ek süre veriyorum, tamamlayın lütfen.  TAYFUR SÜNER (Devamla) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.  5) Üreticinin malı piyasa ortamında değil tarlasında, bahçesinde, günlük piyasadan bihaber  olarak ucuz satılacağından üreticiler kaybedecek, büyük zincir marketler kazanacaktır.  6) Belediye rüsumunu yüzde 1 azaltmakla, sebze ve meyvenin tüketici fiyatı ucuzlamayacaktır.  Örneğin, Antalya Toptancı Halinde 1 Türk lirası olan domates, İstanbul'daki bir markette en az 3-4,  hatta 5 liradır.  Özellikle hal konseyi oluşumunda ziraat mühendislerinin muhakkak yer alması gerekmektedir.  Mevcut uygulamada, tüketici bölgelerindeki hallerden manav, pazarcı gibi küçük esnaf, bugün  aldığı malı satmakta, parasını yarın getirip vermektedir. Bu şekilde, hızlı para dönüşü sağlanmaktadır.  Büyük şehirlerdeki büyük marketler, halden malın hepsini mutlaka...  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Süner.  TAYFUR SÜNER (Devamla) - Neyse, 15'inci maddede tekrar sizlere hitap edeceğim.  Saygılar sunuyorum Sayın Başkanım. (CHP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul  edilmemiştir.  Diğer önergeyi okutuyorum:  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 Sıra Sayılı "Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği Bulunan  Diğer Mallann Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasansf'nın 12 nci maddesinin birinci  fıkrasının "Ticari güvenin ve taraflann haklannın korunması amacıyla, hal dışında yaş meyve sebze  ticaretiyle iştigal eden tüccardan, Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca belirlenen miktarda nakit, banka  teminat mektubu, hazine bonosu, devlet tahvili, hisse senedi, gayrimenkul rehini, sigorta teminatı ve  nakde çevrilebilir diğer kıymetler teminat olarak alınır" şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.  Necati Özensoy (Bursa) ve arkadaşlan  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  - 6 4 5 -
Sayfa 78 -
TBMM B: 72 11 . 3 . 2010 O: 5  Antalya Büyükşehir Belediyesinin, mevcut uygulamayla, 2009 yılı baz alınırsa 11 milyon lira  olan rüsum geliri, yeni durumda 1,3 milyon liraya inecektir. Kumluca Toptancı Hali 2 milyon lira gelir  sağlarken bu tasarıya göre 269 bin liraya düşecektir. Sahilkent Belediyesi yüzde 1 komisyon alarak  460 bin lira gelir sağlarken bu para 115 bin liraya inecektir. Bu kanun tasarısı hazırlanırken ilgili  kuruluşlardan görüş alınmamıştır.  Değerli milletvekilleri, bu tasarının kanunlaşmasıyla:  1) Kayıt dışı artacaktır.  2) Belediyelerin rüsum geliri azalacaktır.  3) Toptancı halleri etkisizleşecek ve giderek kapanacaktır.  4) Belediyeler, temizlik, aydınlatma, güvenlik, bilgisayar altyapısı, soğuk hava deposu,  laboratuvar ve bunun gibi görevlerini yapamayacaktır.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Bir dakika ek süre veriyorum, tamamlayın lütfen.  TAYFUR SÜNER (Devamla) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.  5) Üreticinin malı piyasa ortamında değil tarlasında, bahçesinde, günlük piyasadan bihaber  olarak ucuz satılacağından üreticiler kaybedecek, büyük zincir marketler kazanacaktır.  6) Belediye rüsumunu yüzde 1 azaltmakla, sebze ve meyvenin tüketici fiyatı ucuzlamayacaktır.  Örneğin, Antalya Toptancı Halinde 1 Türk lirası olan domates, İstanbul'daki bir markette en az 3-4,  hatta 5 liradır.  Özellikle hal konseyi oluşumunda ziraat mühendislerinin muhakkak yer alması gerekmektedir.  Mevcut uygulamada, tüketici bölgelerindeki hallerden manav, pazarcı gibi küçük esnaf, bugün  aldığı malı satmakta, parasını yarın getirip vermektedir. Bu şekilde, hızlı para dönüşü sağlanmaktadır.  Büyük şehirlerdeki büyük marketler, halden malın hepsini mutlaka...  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Süner.  TAYFUR SÜNER (Devamla) - Neyse, 15'inci maddede tekrar sizlere hitap edeceğim.  Saygılar sunuyorum Sayın Başkanım. (CHP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul  edilmemiştir.  Diğer önergeyi okutuyorum:  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 Sıra Sayılı "Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği Bulunan  Diğer Mallann Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasansf'nın 12 nci maddesinin birinci  fıkrasının "Ticari güvenin ve taraflann haklannın korunması amacıyla, hal dışında yaş meyve sebze  ticaretiyle iştigal eden tüccardan, Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca belirlenen miktarda nakit, banka  teminat mektubu, hazine bonosu, devlet tahvili, hisse senedi, gayrimenkul rehini, sigorta teminatı ve  nakde çevrilebilir diğer kıymetler teminat olarak alınır" şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.  Necati Özensoy (Bursa) ve arkadaşlan  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  - 6 4 5 - TBMM B: 72 11 . 3 . 2010 O: 5  SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU  BAŞKANI HASAN ALİ ÇELİK (Sakarya) - Katılamıyoruz.  BAŞKAN - Hükümet katılıyor mu?  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Katılamıyoruz Sayın Başkan.  BAŞKAN - Buyurun Sayın Özensoy. (MHP sıralarından alkışlar)  NECATİ ÖZENSOY (Bursa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; verdiğimiz önerge ile ilgili  söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.  Tabii, verdiğimiz önergeleri de Sayın Bakan kabul etmezse, Komisyon kabul etmezse, artık  kabul edilemez hâle geliyor, bizim burada konuşmamız da beyhude oluyor. Bunun için ben özellikle  Karacabey ve Kemalpaşa'da çiftçilerin başına gelen bir felaketten bahsedeceğim.  Kemalpaşa ve Karacabey Ovalan, toplamında yaklaşık 700-800 bin dekarlık bir alanda sebze ve  meyve üretilen önemli ovaların başında geliyor. Bakın, size bazı resimler göstereceğim, bunları  kameralar da gösterebilir. Burası Nilüfer Çayı değil, burası bir köy yolu. Burası Uluabat Gölü değil,  İznik Gölü de değil, buralar tarlaların bulunduğu bölgeler. Dolayısıyla, buraları Ali Koyuncu Bey - biraz önce buradaydı- görseydi çok iyi tanırdı, tam da köyünün olduğu yerler, tam Ali Koyuncu  Bey'in köyünün olduğu yerler. Biz Ali Bey'in köyüne de gittik, orada incelemelerde bulunduk. Bu  fotoğrafları da ben çektim, Ali Bey teşekkür etti. Tabii, Ali Bey iktidar milletvekili olarak -geldi  kendisi de- mutlaka bu konuyla ilgileniyordur ama muhalefet partisi milletvekilleri olarak bizler de  bu konuya gereken önemi verip bu konuyu iktidarın dikkatlerine sunmak durumundayız.  Yapılan ölçümlere göre -orada ifade edilenler- neredeyse metrekareye yaklaşık 240 kilogram  yağış düştüğü tespit edilmiş. Sadece Karacabey'de 110 bin dekar buğday ekilmiş, buğday ekili  alanların yarısı tahrip olmuştur. Bu tarlalarda yapılan işçilik, atılan tohum ve gübre heba olmuştur,  telafisi mümkün olmayan zararlar meydana gelmiştir. Karacabey ilçemizin önemli ürünlerinden  bezelye ve şeker pancarının ekilmesi de şu anda imkânsız görülmektedir. Mart ayı sonuna kadar bu  tarlaların ekime hazır hâle gelmesi imkânsızdır. 400 bin dekar sulu, 200 bin dekar kuru tarım yapılan  ilçede tarlaların yarısının boş kalması gibi bir durum söz konusudur. Kemalpaşa'da, Kumkadı'da 65  bin dönüm, Karaoğlan'da 3 bin dönüm ve Ali Bey'in köyü Ormankadı'da da bir o kadar arazi sular  altında kalmıştır. Karacabey Harmanlı köyünde 15 bin dönüm tanm arazisi, 3 bin dönüm ekili arazi  su altındadır, 10 bin dönüm ekimi gecikecek durumda arazi bulunmaktadır. Ayrıca, Hayırlar, Seyhan,  Seyran, Yolağzı, Taşlık, Eskisarıbey, Ortasarıbey, İsmetpaşa, Sultaniye, Tophisar, Akhisar, Beylik,  Hamidiye, Sazlıca, Hotanlı ve Küçükkaraağaç köylerinde büyük miktarda arazi su altında kalmıştır.  Tarımın ana geçim kaynağı olduğu bölgede çiftçimiz sezona büyük borçla girmektedir. Bu  olumsuz şartlar çiftçimizin borçlannın ödenmesini zorlaştırmıştır. İnsanlar perişan durumdadır. Satılığa  çıkardıkları tarlalar, değerinin çok altında faizcilere, tefecilere ve yabancı yatınmcılara satılmaktadır.  İkinci el traktör ve ekipmanlann ise hiç alıcısı bulunmamaktadır. Acil tedbirler alınmazsa hayvancılıkta  yaşananlar ne yazık ki tarımda da yaşanacaktır. Bütün tanm ürünlerinde büyük çapta ithalat  yapılacaktır. Büyük bir iç ve dış borcu bulunan ülkemizin bu durumun altından kalkamayacağı açıktır.  Bilindiği üzere, sel ve su baskını afeti ilk defa bu yıl Tarım Sigortaları Kanunu kapsamında yer  almıştır. Sel ve su baskını teminatı, çoğu ürün için 1 Ocak tarihi itibarıyla başlamıştır. Bu yıl için  çiftçilerimiz henüz sel ve su baskınına karşı sigorta yaptıramamıştır. Bu nedenle çiftçi  mağduriyetlerinin önlenmesi için 2090 sayılı Kanun'da ürün bazında görülen zararlar dikkate  alınmalı, görülen zararların kısa sürede ödenebilmesi için gerekli bütçe oluşturulmalıdır. Ayrıca, bazı  köyler dere yatağında olduğu gerekçesiyle tarım sigortası yapılamamakta, bu da çiftçimizi...  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  - 6 4 6 -
Sayfa 79 -
TBMM B: 72 11 . 3 . 2010 O: 5  SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU  BAŞKANI HASAN ALİ ÇELİK (Sakarya) - Katılamıyoruz.  BAŞKAN - Hükümet katılıyor mu?  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Katılamıyoruz Sayın Başkan.  BAŞKAN - Buyurun Sayın Özensoy. (MHP sıralarından alkışlar)  NECATİ ÖZENSOY (Bursa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; verdiğimiz önerge ile ilgili  söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.  Tabii, verdiğimiz önergeleri de Sayın Bakan kabul etmezse, Komisyon kabul etmezse, artık  kabul edilemez hâle geliyor, bizim burada konuşmamız da beyhude oluyor. Bunun için ben özellikle  Karacabey ve Kemalpaşa'da çiftçilerin başına gelen bir felaketten bahsedeceğim.  Kemalpaşa ve Karacabey Ovalan, toplamında yaklaşık 700-800 bin dekarlık bir alanda sebze ve  meyve üretilen önemli ovaların başında geliyor. Bakın, size bazı resimler göstereceğim, bunları  kameralar da gösterebilir. Burası Nilüfer Çayı değil, burası bir köy yolu. Burası Uluabat Gölü değil,  İznik Gölü de değil, buralar tarlaların bulunduğu bölgeler. Dolayısıyla, buraları Ali Koyuncu Bey - biraz önce buradaydı- görseydi çok iyi tanırdı, tam da köyünün olduğu yerler, tam Ali Koyuncu  Bey'in köyünün olduğu yerler. Biz Ali Bey'in köyüne de gittik, orada incelemelerde bulunduk. Bu  fotoğrafları da ben çektim, Ali Bey teşekkür etti. Tabii, Ali Bey iktidar milletvekili olarak -geldi  kendisi de- mutlaka bu konuyla ilgileniyordur ama muhalefet partisi milletvekilleri olarak bizler de  bu konuya gereken önemi verip bu konuyu iktidarın dikkatlerine sunmak durumundayız.  Yapılan ölçümlere göre -orada ifade edilenler- neredeyse metrekareye yaklaşık 240 kilogram  yağış düştüğü tespit edilmiş. Sadece Karacabey'de 110 bin dekar buğday ekilmiş, buğday ekili  alanların yarısı tahrip olmuştur. Bu tarlalarda yapılan işçilik, atılan tohum ve gübre heba olmuştur,  telafisi mümkün olmayan zararlar meydana gelmiştir. Karacabey ilçemizin önemli ürünlerinden  bezelye ve şeker pancarının ekilmesi de şu anda imkânsız görülmektedir. Mart ayı sonuna kadar bu  tarlaların ekime hazır hâle gelmesi imkânsızdır. 400 bin dekar sulu, 200 bin dekar kuru tarım yapılan  ilçede tarlaların yarısının boş kalması gibi bir durum söz konusudur. Kemalpaşa'da, Kumkadı'da 65  bin dönüm, Karaoğlan'da 3 bin dönüm ve Ali Bey'in köyü Ormankadı'da da bir o kadar arazi sular  altında kalmıştır. Karacabey Harmanlı köyünde 15 bin dönüm tanm arazisi, 3 bin dönüm ekili arazi  su altındadır, 10 bin dönüm ekimi gecikecek durumda arazi bulunmaktadır. Ayrıca, Hayırlar, Seyhan,  Seyran, Yolağzı, Taşlık, Eskisarıbey, Ortasarıbey, İsmetpaşa, Sultaniye, Tophisar, Akhisar, Beylik,  Hamidiye, Sazlıca, Hotanlı ve Küçükkaraağaç köylerinde büyük miktarda arazi su altında kalmıştır.  Tarımın ana geçim kaynağı olduğu bölgede çiftçimiz sezona büyük borçla girmektedir. Bu  olumsuz şartlar çiftçimizin borçlannın ödenmesini zorlaştırmıştır. İnsanlar perişan durumdadır. Satılığa  çıkardıkları tarlalar, değerinin çok altında faizcilere, tefecilere ve yabancı yatınmcılara satılmaktadır.  İkinci el traktör ve ekipmanlann ise hiç alıcısı bulunmamaktadır. Acil tedbirler alınmazsa hayvancılıkta  yaşananlar ne yazık ki tarımda da yaşanacaktır. Bütün tanm ürünlerinde büyük çapta ithalat  yapılacaktır. Büyük bir iç ve dış borcu bulunan ülkemizin bu durumun altından kalkamayacağı açıktır.  Bilindiği üzere, sel ve su baskını afeti ilk defa bu yıl Tarım Sigortaları Kanunu kapsamında yer  almıştır. Sel ve su baskını teminatı, çoğu ürün için 1 Ocak tarihi itibarıyla başlamıştır. Bu yıl için  çiftçilerimiz henüz sel ve su baskınına karşı sigorta yaptıramamıştır. Bu nedenle çiftçi  mağduriyetlerinin önlenmesi için 2090 sayılı Kanun'da ürün bazında görülen zararlar dikkate  alınmalı, görülen zararların kısa sürede ödenebilmesi için gerekli bütçe oluşturulmalıdır. Ayrıca, bazı  köyler dere yatağında olduğu gerekçesiyle tarım sigortası yapılamamakta, bu da çiftçimizi...  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  - 6 4 6 - T B M M B: 72 11 . 3 . 2010 O: 5  - 6 4 7 - BAŞKAN - Bir dakika ek süre veriyorum, tamamlayın lütfen.  NECATİ ÖZENSOY (Devamla) - .. .yaşanan her felaket sonrası mağdur etmektedir. Zarar gören  çiftçilerimizin tarım kredi, Ziraat Bankası, birlikler ve özel bankalara olan borçları ertelenmeli,  taksitlendirilmeli, sosyal güvenlik prim borçlan da faizsiz ertelenerek kolaylık sağlanmalı ve çiftçimiz  bu anlamda rahatlatılmalıdır. En kısa zamanda, ziraat odalan başta olmak üzere, uygulamada bulunan  kuruluşların katılımı ile tanm çalıştayı toplanmalı, bu çalıştayda millî politikalar tespit edilmeli ve  bunlar derhâl uygulamaya konulmalıdır. Hükümet taşkınlarla oluşan ağır mağduriyetin giderilmesi,  tahribatın ve mal kayıplarının telafisi konusunda derhâl harekete geçmeli ve yöre, afet bölgesi ilan  edilmelidir. Devlete ait imkânlar seferber edilerek yardım bekleyen vatandaşlarımızın yaraları bir an  önce sarılmalıdır ve yerinde görmenin de çok önemli olduğunu söyleyerek bu duygu ve düşüncelerle  hepinizi saygıyla selamlıyorum.  BAŞKAN - Teşekkür ederim.  Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge reddedilmiştir.  12'nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.  13'üncü madde üzerinde üç önerge vardır.  İlk önergeyi okutuyorum:  TBMM Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 sıra sayılı yasa tasarısının 13. maddesinin (ı) bendindeki "Ölçü ve tartı  aletlerinin hileli bir şekilde kullanılması" ifadesinden sonra gelmek üzere "ve kullandırılması"  ifadesinin eklenmesini arz ederiz.  Saygılarımızla.  Ferit Mevlüt Aslanoğlu Tansel Barış Hüsnü Çöllü  Malatya Kırklareli Antalya  Mehmet Ali Susam Birgen Keleş Şevket Köse  İzmir İstanbul Adıyaman  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 Sıra Sayılı Kanun Tasarısının 13 üncü maddesinin (1) inci fıkrasının (i)  bendinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.  "i) Toptancı halinde ya da pazar yerindeki işyeri veya satış yeri dışında ya da buralardaki geçiş  yollarında mal teşhir edilmesi, satılması, mal veya boş kap bulundurulması,"  Mehmet Şandır Hasan Çalış Recep Taner  Mersin Karaman Aydın  Cemaleddin Uslu Alim Işık  Edirne Kütahya  BAŞKAN - Şimdi en aykırı önergeyi okutup işleme alacağım:
Sayfa 80 -
T B M M B: 72 11 . 3 . 2010 O: 5  - 6 4 7 - BAŞKAN - Bir dakika ek süre veriyorum, tamamlayın lütfen.  NECATİ ÖZENSOY (Devamla) - .. .yaşanan her felaket sonrası mağdur etmektedir. Zarar gören  çiftçilerimizin tarım kredi, Ziraat Bankası, birlikler ve özel bankalara olan borçları ertelenmeli,  taksitlendirilmeli, sosyal güvenlik prim borçlan da faizsiz ertelenerek kolaylık sağlanmalı ve çiftçimiz  bu anlamda rahatlatılmalıdır. En kısa zamanda, ziraat odalan başta olmak üzere, uygulamada bulunan  kuruluşların katılımı ile tanm çalıştayı toplanmalı, bu çalıştayda millî politikalar tespit edilmeli ve  bunlar derhâl uygulamaya konulmalıdır. Hükümet taşkınlarla oluşan ağır mağduriyetin giderilmesi,  tahribatın ve mal kayıplarının telafisi konusunda derhâl harekete geçmeli ve yöre, afet bölgesi ilan  edilmelidir. Devlete ait imkânlar seferber edilerek yardım bekleyen vatandaşlarımızın yaraları bir an  önce sarılmalıdır ve yerinde görmenin de çok önemli olduğunu söyleyerek bu duygu ve düşüncelerle  hepinizi saygıyla selamlıyorum.  BAŞKAN - Teşekkür ederim.  Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge reddedilmiştir.  12'nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.  13'üncü madde üzerinde üç önerge vardır.  İlk önergeyi okutuyorum:  TBMM Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 sıra sayılı yasa tasarısının 13. maddesinin (ı) bendindeki "Ölçü ve tartı  aletlerinin hileli bir şekilde kullanılması" ifadesinden sonra gelmek üzere "ve kullandırılması"  ifadesinin eklenmesini arz ederiz.  Saygılarımızla.  Ferit Mevlüt Aslanoğlu Tansel Barış Hüsnü Çöllü  Malatya Kırklareli Antalya  Mehmet Ali Susam Birgen Keleş Şevket Köse  İzmir İstanbul Adıyaman  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 Sıra Sayılı Kanun Tasarısının 13 üncü maddesinin (1) inci fıkrasının (i)  bendinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.  "i) Toptancı halinde ya da pazar yerindeki işyeri veya satış yeri dışında ya da buralardaki geçiş  yollarında mal teşhir edilmesi, satılması, mal veya boş kap bulundurulması,"  Mehmet Şandır Hasan Çalış Recep Taner  Mersin Karaman Aydın  Cemaleddin Uslu Alim Işık  Edirne Kütahya  BAŞKAN - Şimdi en aykırı önergeyi okutup işleme alacağım:  TBMM B:72 1 1 . 3 . 2 0 1 0 0 : 5  - 6 4 8 - Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 Sıra Sayılı Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun  Tasarısının 13 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (i) bendinin tasarı metninden çıkarılmasını arz ve  teklif ederiz.  Ayla Akat Ata Hasip Kaplan Hamit Geylani  Batman Sımak Hakkâri  Akın Birdal Pervin Buldan Osman Özçelik  Diyarbakır İğdır Siirt  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU  BAŞKANI HASAN ALİ ÇELİK (Sakarya) - Katılamıyoruz.  BAŞKAN - Hükümet katılıyor mu?  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Sayın Şandır ve arkadaşlarının  verdiği önergede bu konuya açıklık getirildiği için katılamıyoruz Sayın Başkan.  BAŞKAN - Buyurun Sayın Geylani. (BDP sıralarından alkışlar)  HAMİT GEYLANİ (Hakkâri) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan yasa  tasarısının 13'üncü madde değişikliği üzerine Barış ve Demokrasi Partisi adına söz aldım. Genel  Kurulu saygıyla selamlıyorum.  Değerli milletvekilleri, Türkiye genelinde tarımla uğraşan çiftçi kesimi, iktidarın yanlış  politikaları yüzünden ciddi sıkıntılar çekmektedir. Genel olarak tüm üreticiler, teğet geçmeyen 2008  ekonomik krizinden sonra büyük bir ekonomik yıkım yaşamışlardır. Çiftçi tarlasını sürüp ekmek için  tohum, gübre ve mazotu alamaz bir duruma gelmiştir. Tarlasını ekenler ise Hükümetin tarım  ürünlerine koyduğu kotalar ve mahsule verdiği düşük fiyat politikalarından dolayı tarlasına yaptığı  gideri dahi karşılayamaz duruma gelmiştir. Kısacası, çiftçimizin feryadını AKP Hükümeti dışında  herkes duymaktadır.  Daha önce dünyada tarımda kendine yeten sınırlı ülkelerden biri olan ve bununla da haklı olarak  övünen ülkemiz, ne yazık ki IMF'nin talimatları ve ona boyun eğen hükümet politikaları nedeniyle  bugün tanmda dünya ülkelerine bağımlı bir konuma gelmiştir. Çiftçi lehine teşvikler ve destekler  kaldınlarak ya da azaltılarak onu rekabet edemez duruma getirmiştir. Bununla birlikte, süreç içinde  kurulan hükümetler ve onların politikalanndan nemalanan yandaş birlikler, tanm ürünlerini Türkiye  çiftçisinden ve üreticisinden değil de yurt dışından ithal etmeyi tercih etmişlerdir. Bunun doğal sonucu  olarak da üreticiler bu kez bir darbeyi de ithalat politikasından yemişlerdir. Örnek mi istiyorsunuz;  bakınız, Türkiye hangi ürünleri hangi ülkelerden ithal ediyor: Kırmızı mercimeği Kanada ve  Amerika'dan alıyor; kuru fasulyeyi İran, Bulgaristan, Afganistan ve Çin'den alıyor; barbunyayı  Azerbaycan, İran ve Çin'den; baklayı Amerika'dan; nohudu Meksika'dan, ayçiçeğini Bulgaristan  ve Ukrayna'dan; susamı ise Hindistan'dan; cevizi İran'dan; pamuğu ise yine Amerika Birleşik  Devletleri'nden alıyor.
Sayfa 81 -
TBMM B:72 1 1 . 3 . 2 0 1 0 0 : 5  - 6 4 8 - Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 Sıra Sayılı Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun  Tasarısının 13 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (i) bendinin tasarı metninden çıkarılmasını arz ve  teklif ederiz.  Ayla Akat Ata Hasip Kaplan Hamit Geylani  Batman Sımak Hakkâri  Akın Birdal Pervin Buldan Osman Özçelik  Diyarbakır İğdır Siirt  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU  BAŞKANI HASAN ALİ ÇELİK (Sakarya) - Katılamıyoruz.  BAŞKAN - Hükümet katılıyor mu?  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Sayın Şandır ve arkadaşlarının  verdiği önergede bu konuya açıklık getirildiği için katılamıyoruz Sayın Başkan.  BAŞKAN - Buyurun Sayın Geylani. (BDP sıralarından alkışlar)  HAMİT GEYLANİ (Hakkâri) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan yasa  tasarısının 13'üncü madde değişikliği üzerine Barış ve Demokrasi Partisi adına söz aldım. Genel  Kurulu saygıyla selamlıyorum.  Değerli milletvekilleri, Türkiye genelinde tarımla uğraşan çiftçi kesimi, iktidarın yanlış  politikaları yüzünden ciddi sıkıntılar çekmektedir. Genel olarak tüm üreticiler, teğet geçmeyen 2008  ekonomik krizinden sonra büyük bir ekonomik yıkım yaşamışlardır. Çiftçi tarlasını sürüp ekmek için  tohum, gübre ve mazotu alamaz bir duruma gelmiştir. Tarlasını ekenler ise Hükümetin tarım  ürünlerine koyduğu kotalar ve mahsule verdiği düşük fiyat politikalarından dolayı tarlasına yaptığı  gideri dahi karşılayamaz duruma gelmiştir. Kısacası, çiftçimizin feryadını AKP Hükümeti dışında  herkes duymaktadır.  Daha önce dünyada tarımda kendine yeten sınırlı ülkelerden biri olan ve bununla da haklı olarak  övünen ülkemiz, ne yazık ki IMF'nin talimatları ve ona boyun eğen hükümet politikaları nedeniyle  bugün tanmda dünya ülkelerine bağımlı bir konuma gelmiştir. Çiftçi lehine teşvikler ve destekler  kaldınlarak ya da azaltılarak onu rekabet edemez duruma getirmiştir. Bununla birlikte, süreç içinde  kurulan hükümetler ve onların politikalanndan nemalanan yandaş birlikler, tanm ürünlerini Türkiye  çiftçisinden ve üreticisinden değil de yurt dışından ithal etmeyi tercih etmişlerdir. Bunun doğal sonucu  olarak da üreticiler bu kez bir darbeyi de ithalat politikasından yemişlerdir. Örnek mi istiyorsunuz;  bakınız, Türkiye hangi ürünleri hangi ülkelerden ithal ediyor: Kırmızı mercimeği Kanada ve  Amerika'dan alıyor; kuru fasulyeyi İran, Bulgaristan, Afganistan ve Çin'den alıyor; barbunyayı  Azerbaycan, İran ve Çin'den; baklayı Amerika'dan; nohudu Meksika'dan, ayçiçeğini Bulgaristan  ve Ukrayna'dan; susamı ise Hindistan'dan; cevizi İran'dan; pamuğu ise yine Amerika Birleşik  Devletleri'nden alıyor.  T B M M B: 72 11 . 3 . 2010 O: 5  Değerli arkadaşlar, Türkiye topraklarının yüzde 60'ı tarıma elverişli topraklardır. Ne yazık ki bu  toprakların sadece yüzde 20'si ekilebilir topraklar olarak kullanılıyor ve bu yüzden ancak yılda 150 milyon  dolara yakın bir rakamla ihracattan gelir elde edebiliyoruz. Oysaki Türkiye'nin ekilebilir topraklarının 4 katı  -altını çiziyorum, tam 4 katı- kadar küçük olan Hollanda 1 milyar dolar civarında tanm ihracatından gelir elde  ediyor. Bunun nedeni ise, her alanda özgürlükler ülkesi Hollanda modem tarımı uygularken demokrasi ve  toplumsal banş sancısı çeken Türkiye geleneksel tanm ve çiftçilik yöntemlerini kullanmaktadır. Onun için,  Türkiye çiftçisini bu ilkel durumdan kurtarmak için ilgili bakanlıklar ülke çapında makroekonomik tanm  politikalarını uygulamak zorundalar. Çağın modem üretim politikalanyla çatışan Türkiye, dünyanın en büyük  tanmı kalkındırma projesinden biri olan GAP projesi bile yıllardır devam etmesine rağmen hâlâ istenilen  potansiyele ulaşmamıştır, bölgenin kalkınmasına ve istihdamına da yanıt olmaktan oldukça uzaktır.  Değerli arkadaşlar, sebze ve meyve ticareti öncelikle rantabl bir üretim gerektirmektedir. Verimli  üretim de demokratik ve barışçıl yöntemlerin, iktidarların ve ülkelerin işidir. Demokrasisini çağın  ihtiyaçlarına göre inşa eden ülkeler toplumsal banş ve çoğulcu kültür içinde yaşamın her alanında  verimliliği sağlamaktadırlar.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Bir dakika ek süre veriyorum, tamamlayın lütfen.  HAMİT GEYLANİ (Devamla) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.  Konuşmama son verirken ülkemizin de böylesi standartlara ulaşması dileğiyle Genel Kurulu  saygıyla selamlıyorum. (BDP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ederim.  Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmemiştir.  Diğer önergeyi okutuyorum:  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 Sıra Sayılı Kanun Tasarısının 13 üncü maddesinin (1) inci fıkrasının (i)  bendinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.  "i) Toptancı halinde ya da pazar yerindeki işyeri veya satış yeri dışında ya da buralardaki geçiş  yollarında mal teşhir edilmesi, satılması, mal veya boş kap bulundurulması,"  Mehmet Şandır (Mersin) ve arkadaşları  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU  BAŞKANI HASAN ALİ ÇELİK (Sakarya) - Takdire bırakıyoruz.  BAŞKAN - Hükümet katılıyor mu?  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Katılıyoruz Sayın Başkan.  MEHMET ŞANDIR (Mersin) - Gerekçe okunsun.  BAŞKAN - Gerekçeyi okutuyorum:  Gerekçe:  Üreticilerin kendi ürünlerinin bahçe ve tarlalan kenarlarından geçen yol boylarında  satabilmelerine imkân verebilmek için bu değişikliğin yapılması gerekmektedir.  BAŞKAN - Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul  edilmiştir.  Diğer önergeyi okutuyorum:  - 6 4 9 -
Sayfa 82 -
T B M M B: 72 11 . 3 . 2010 O: 5  Değerli arkadaşlar, Türkiye topraklarının yüzde 60'ı tarıma elverişli topraklardır. Ne yazık ki bu  toprakların sadece yüzde 20'si ekilebilir topraklar olarak kullanılıyor ve bu yüzden ancak yılda 150 milyon  dolara yakın bir rakamla ihracattan gelir elde edebiliyoruz. Oysaki Türkiye'nin ekilebilir topraklarının 4 katı  -altını çiziyorum, tam 4 katı- kadar küçük olan Hollanda 1 milyar dolar civarında tanm ihracatından gelir elde  ediyor. Bunun nedeni ise, her alanda özgürlükler ülkesi Hollanda modem tarımı uygularken demokrasi ve  toplumsal banş sancısı çeken Türkiye geleneksel tanm ve çiftçilik yöntemlerini kullanmaktadır. Onun için,  Türkiye çiftçisini bu ilkel durumdan kurtarmak için ilgili bakanlıklar ülke çapında makroekonomik tanm  politikalarını uygulamak zorundalar. Çağın modem üretim politikalanyla çatışan Türkiye, dünyanın en büyük  tanmı kalkındırma projesinden biri olan GAP projesi bile yıllardır devam etmesine rağmen hâlâ istenilen  potansiyele ulaşmamıştır, bölgenin kalkınmasına ve istihdamına da yanıt olmaktan oldukça uzaktır.  Değerli arkadaşlar, sebze ve meyve ticareti öncelikle rantabl bir üretim gerektirmektedir. Verimli  üretim de demokratik ve barışçıl yöntemlerin, iktidarların ve ülkelerin işidir. Demokrasisini çağın  ihtiyaçlarına göre inşa eden ülkeler toplumsal banş ve çoğulcu kültür içinde yaşamın her alanında  verimliliği sağlamaktadırlar.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Bir dakika ek süre veriyorum, tamamlayın lütfen.  HAMİT GEYLANİ (Devamla) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.  Konuşmama son verirken ülkemizin de böylesi standartlara ulaşması dileğiyle Genel Kurulu  saygıyla selamlıyorum. (BDP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ederim.  Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmemiştir.  Diğer önergeyi okutuyorum:  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 Sıra Sayılı Kanun Tasarısının 13 üncü maddesinin (1) inci fıkrasının (i)  bendinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.  "i) Toptancı halinde ya da pazar yerindeki işyeri veya satış yeri dışında ya da buralardaki geçiş  yollarında mal teşhir edilmesi, satılması, mal veya boş kap bulundurulması,"  Mehmet Şandır (Mersin) ve arkadaşları  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU  BAŞKANI HASAN ALİ ÇELİK (Sakarya) - Takdire bırakıyoruz.  BAŞKAN - Hükümet katılıyor mu?  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Katılıyoruz Sayın Başkan.  MEHMET ŞANDIR (Mersin) - Gerekçe okunsun.  BAŞKAN - Gerekçeyi okutuyorum:  Gerekçe:  Üreticilerin kendi ürünlerinin bahçe ve tarlalan kenarlarından geçen yol boylarında  satabilmelerine imkân verebilmek için bu değişikliğin yapılması gerekmektedir.  BAŞKAN - Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul  edilmiştir.  Diğer önergeyi okutuyorum:  - 6 4 9 - TBMM B: 72 1 1 . 3 . 2 0 1 0 O: 5  TBMM Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 sıra sayılı yasa tasarısının 13. maddesinin (ı) bendindeki "Ölçü ve tartı  aletlerinin hileli bir şekilde kullanılması" ifadesinden sonra gelmek üzere "ve kullandırılması"  ifadesinin eklenmesini arz ederiz.  Saygılarımızla.  Ferit Mevlüt Aslanoğlu (Malatya) ve arkadaşları  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU  BAŞKANI HASAN ALİ ÇELİK (Sakarya) - Katılamıyoruz.  BAŞKAN - Hükümet katılıyor mu?  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Sayın Başkanım, burada, ölçü,  tartı aletlerini denetleyecek olan zaten o mekânlarda belediyedir. Dolayısıyla, kullandırıcı olanın da  kendisi olması durumu olmayacaktır diye düşünüyoruz. Bu nedenle katılamıyoruz.  MEHMET ALİ SUSAM (İzmir) - Gerekçe okunsun.  BAŞKAN - Gerekçeyi okutuyorum:  Gerekçe:  Kullananların yanında kullandıranları da kapsaması açısından.  BAŞKAN - Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge  reddedilmiştir.  13'üncü maddeyi kabul edilen önerge doğrultusunda oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler...  Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.  14'üncü madde üzerinde üç önerge vardır.  İlk önergeyi okutuyorum:  T.B.M.M. Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 sıra sayılı yasa tasarısının 14. maddesinin 5. bendindeki "belediye  encümeni kararı ile" ifadesinin yasa metninden çıkartılmasını arz ederiz.  Saygılarımızla.  Ferit Mevlüt Aslanoğlu Mehmet Ali Susam Birgen Keleş  Malatya İzmir İstanbul  Tansel Barış Hüsnü Çöllü Şevket Köse  Kırklareli Antalya Adıyaman  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 Sıra Sayılı Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun  Tasarısının 14 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (b) bendinde yer alan "13 üncü maddesinin 1 inci  fıkrasının (ğ), (i), (j) ve (k)" ifadesinin "13 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (ğ), (j) ve (k)" şeklinde;  2 nci fıkrasında yer alan "13 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (b), (h), (ı), (i), (j) ve (k)" ifadesinin  "13 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (b), (h), (ı), (j) ve (k)" şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.  Ayla Akat Ata Hamit Geylani Osman Özçelik  Batman Hakkâri Siirt  Akın Birdal Hasip Kaplan Pervin Buldan  Diyarbakır Şırnak İğdır  BAŞKAN - Şimdi en aykırı önergeyi okutup işleme alacağım.  - 6 5 0 -
Sayfa 83 -
TBMM B: 72 1 1 . 3 . 2 0 1 0 O: 5  TBMM Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 sıra sayılı yasa tasarısının 13. maddesinin (ı) bendindeki "Ölçü ve tartı  aletlerinin hileli bir şekilde kullanılması" ifadesinden sonra gelmek üzere "ve kullandırılması"  ifadesinin eklenmesini arz ederiz.  Saygılarımızla.  Ferit Mevlüt Aslanoğlu (Malatya) ve arkadaşları  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU  BAŞKANI HASAN ALİ ÇELİK (Sakarya) - Katılamıyoruz.  BAŞKAN - Hükümet katılıyor mu?  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Sayın Başkanım, burada, ölçü,  tartı aletlerini denetleyecek olan zaten o mekânlarda belediyedir. Dolayısıyla, kullandırıcı olanın da  kendisi olması durumu olmayacaktır diye düşünüyoruz. Bu nedenle katılamıyoruz.  MEHMET ALİ SUSAM (İzmir) - Gerekçe okunsun.  BAŞKAN - Gerekçeyi okutuyorum:  Gerekçe:  Kullananların yanında kullandıranları da kapsaması açısından.  BAŞKAN - Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge  reddedilmiştir.  13'üncü maddeyi kabul edilen önerge doğrultusunda oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler...  Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.  14'üncü madde üzerinde üç önerge vardır.  İlk önergeyi okutuyorum:  T.B.M.M. Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 sıra sayılı yasa tasarısının 14. maddesinin 5. bendindeki "belediye  encümeni kararı ile" ifadesinin yasa metninden çıkartılmasını arz ederiz.  Saygılarımızla.  Ferit Mevlüt Aslanoğlu Mehmet Ali Susam Birgen Keleş  Malatya İzmir İstanbul  Tansel Barış Hüsnü Çöllü Şevket Köse  Kırklareli Antalya Adıyaman  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 Sıra Sayılı Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun  Tasarısının 14 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (b) bendinde yer alan "13 üncü maddesinin 1 inci  fıkrasının (ğ), (i), (j) ve (k)" ifadesinin "13 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (ğ), (j) ve (k)" şeklinde;  2 nci fıkrasında yer alan "13 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (b), (h), (ı), (i), (j) ve (k)" ifadesinin  "13 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (b), (h), (ı), (j) ve (k)" şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.  Ayla Akat Ata Hamit Geylani Osman Özçelik  Batman Hakkâri Siirt  Akın Birdal Hasip Kaplan Pervin Buldan  Diyarbakır Şırnak İğdır  BAŞKAN - Şimdi en aykırı önergeyi okutup işleme alacağım.  - 6 5 0 - TBMM B: 72 11 . 3 . 2 0 1 0 O: 5  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 Sıra Sayılı "Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği  Bulunan Diğer Malların Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasansf'nın 14 üncü maddesinin  (1) inci bendinin (b) fıkrasının (i) bendinin çıkartılmasını arz ve teklif ederiz.  Oktay Vural Mehmet AkifPaksoy Alim Işık  İzmir Kahramanmaraş Kütahya  Cemaleddin Uslu Ahmet Duran Bulut Yılmaz Tankut  Edime Balıkesir Adana  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU  BAŞKANI HASAN ALİ ÇELİK (Sakarya) - Katılamıyoruz.  BAŞKAN - Hükümet katılıyor mu?  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Katılamıyoruz Sayın Başkan.  MEHMET ŞANDIR (Mersin) - Gerekçe.  BAŞKAN - Gerekçeyi okutuyorum:  Gerekçe:  Değişiklik teklifimizle söz konusu maddedeki (i) bendinin tasandan çıkanlmasını talep etmekteyiz.  Bu madde hükmüne daha çok küçük üreticilerin bahçe ve tarlalannda ürettikleri ürünleri yol kenarlannda,  geçiş noktalannda, evlerinin veya bahçe/tarlalannın yakınlannda açtıklan sergiler girmektedir. Bu durum  genel olmayıp daha çok mevsiminde ve ürünleriyle meşhur olan yörelerde görülmektedir. Ayrıca bu  ürünler (limon, zeytin, incir, domates, biber, fındık, havuç vs) çoğunlukla bizatihi üreticileri olan küçük  çiftçiler tarafından pazarlanmaktadır. Belirtilen madde bendinin tasanda yer alması aynı zamanda turistik  özellik de taşıyan yöresel ürünlerini pazarlayan çiftçilerimizin aleyhine olacaktır.  BAŞKAN - Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge  reddedilmiştir.  Diğer önergeyi okutuyorum:  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 Sıra Sayılı Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun  Tasarısının 14 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (b) bendinde yer alan "13 üncü maddesinin 1 inci  fıkrasının (ğ), (i), (j) ve (k)" ifadesinin "13 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (ğ), (j) ve (k)" şeklinde;  2 nci fıkrasında yer alan "13 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (b), (h), (ı), (i), (j) ve (k)" ifadesinin  "13 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (b), (h), (ı), (j) ve (k)" şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.  Ayla Akat Ata (Batman) ve arkadaşları  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU  BAŞKANI HASAN ALİ ÇELİK (Sakarya) - Katılamıyoruz.  BAŞKAN - Hükümet katılıyor mu?  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - 13'üncü madde görüşülürken  bu konu düzenlendiği için katılamıyoruz Sayın Başkan.  BAŞKAN - Buyurun Sayın Buldan.  - 6 5 1 -
Sayfa 84 -
TBMM B: 72 11 . 3 . 2 0 1 0 O: 5  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 Sıra Sayılı "Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği  Bulunan Diğer Malların Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasansf'nın 14 üncü maddesinin  (1) inci bendinin (b) fıkrasının (i) bendinin çıkartılmasını arz ve teklif ederiz.  Oktay Vural Mehmet AkifPaksoy Alim Işık  İzmir Kahramanmaraş Kütahya  Cemaleddin Uslu Ahmet Duran Bulut Yılmaz Tankut  Edime Balıkesir Adana  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU  BAŞKANI HASAN ALİ ÇELİK (Sakarya) - Katılamıyoruz.  BAŞKAN - Hükümet katılıyor mu?  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Katılamıyoruz Sayın Başkan.  MEHMET ŞANDIR (Mersin) - Gerekçe.  BAŞKAN - Gerekçeyi okutuyorum:  Gerekçe:  Değişiklik teklifimizle söz konusu maddedeki (i) bendinin tasandan çıkanlmasını talep etmekteyiz.  Bu madde hükmüne daha çok küçük üreticilerin bahçe ve tarlalannda ürettikleri ürünleri yol kenarlannda,  geçiş noktalannda, evlerinin veya bahçe/tarlalannın yakınlannda açtıklan sergiler girmektedir. Bu durum  genel olmayıp daha çok mevsiminde ve ürünleriyle meşhur olan yörelerde görülmektedir. Ayrıca bu  ürünler (limon, zeytin, incir, domates, biber, fındık, havuç vs) çoğunlukla bizatihi üreticileri olan küçük  çiftçiler tarafından pazarlanmaktadır. Belirtilen madde bendinin tasanda yer alması aynı zamanda turistik  özellik de taşıyan yöresel ürünlerini pazarlayan çiftçilerimizin aleyhine olacaktır.  BAŞKAN - Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge  reddedilmiştir.  Diğer önergeyi okutuyorum:  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 Sıra Sayılı Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun  Tasarısının 14 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (b) bendinde yer alan "13 üncü maddesinin 1 inci  fıkrasının (ğ), (i), (j) ve (k)" ifadesinin "13 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (ğ), (j) ve (k)" şeklinde;  2 nci fıkrasında yer alan "13 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (b), (h), (ı), (i), (j) ve (k)" ifadesinin  "13 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (b), (h), (ı), (j) ve (k)" şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.  Ayla Akat Ata (Batman) ve arkadaşları  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU  BAŞKANI HASAN ALİ ÇELİK (Sakarya) - Katılamıyoruz.  BAŞKAN - Hükümet katılıyor mu?  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - 13'üncü madde görüşülürken  bu konu düzenlendiği için katılamıyoruz Sayın Başkan.  BAŞKAN - Buyurun Sayın Buldan.  - 6 5 1 - TBMM B: 72 11 . 3 . 2 0 1 0 O: 5  PERVİN BULDAN (İğdır) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 471 sıra sayılı Sebze ve  Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı'nın 14'üncü maddesi üzerinde vermiş  olduğumuz değişiklik önergesi üzerine Barış ve Demokrasi Partisi adına söz almış bulunmaktayım.  Hepinizi saygıyla selamlarım.  Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye sebze ve meyve alanında yılda 42 milyon ton üretim  yapan bir ülkedir. Bu miktarın toplamda yüzde 5'i ihraç edilirken geriye kalan yaklaşık 40 milyon  tonluk önemli bir kısmı iç piyasaya sunulmaktadır. Dolayısıyla, meyve ve sebze ticareti önemli bir  işlem hacmine sahiptir ve bu alanda yapılan düzenlemelerden satıcılardan komisyonculara, üreticiden  tüketiciye birçok kesim etkilenecektir. Bu nedenle, yasanın dikkatle düzenlenmesi gerekmektedir. Şayet  bu yasa birtakım çevrelere rant sağlayacak içerikle düzenleniyorsa -ki, mevcut durum bunu gösteriyor- bu durumda bu piyasanın içinde olan önemli bir kesime haksızlık yapmış olursunuz. Zira, üretici  temsilcilerinin, ilgili sivil toplum örgütlerinin görüşleri alınmadan hazırlanan bu yasa var olan sorunlara  çözümler getirmediği gibi mevcut sorunlann çözümünden de oldukça uzak bir anlayışla hazırlanmıştır.  AKP Hükümetinin ana hedefleri doğrultusunda birçok yasada olduğu gibi bu yasada da  özelleştirme hedefleniyor. Öngörülen yasal değişikliklerle mevcut haller özelleştiriliyor. Ayrıca, özel  sektörde yeni kâr alanları açılıyor.  Yine belediyelere, kamu mallarının satılması yoluyla, yeni kazançlar sağlanırken, bu yerlerin  satıldığı belli çevreler servetlerine servet katacaklar. Nitekim, belediye sınırlan içerisinde çok değerli  araziler üzerine kurulu toptancı hallerinin yapılan bu yasal düzenlemeyle satılması veya devredilmesi  olanağı getiriliyor.  Yasa tasansıyla belli kesimlere hak etmedikleri bir rant imkânı sağlanıyor. Bunun maliyeti de  yine üreticinin ve tüketicinin sırtından karşılanacaktır. Üretici, ürününü şimdi olduğundan daha ucuza  satmak zorunda kalacaktır. Ancak ne var ki, tüketici de bu ürünü daha pahalı bir fiyata satın almak  durumunda kalacaktır. Hâlihazırda zaten üretim maliyetiyle tüketim maliyeti arasında ciddi bir fark  mevcutken, tasarının kanunlaşmasıyla bu fark daha da açılacaktır. Burada ortaya çıkan fark ise rant  çevrelerine yeni bir rant kapısı daha sağlayacaktır.  Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ülkemizin çok büyük bir üretim gücüne sahip olduğu meyve ve  sebze üretimi alanında yalnızca ticari bir sorun varmış gibi yaklaşım sergilemek de büyük bir eksiklik teşkil  etmekte, sorunun bir bütün olarak ele alınmasına engel oluşturmaktadır. Türkiye'de bu alanda, üretimden  dağıtıma ürünlerin sahip olması gereken niteliklere ve denetime kadar birçok sorun mevcuttur. İyi tanm  uygulamalan konusunda hâlâ ciddi bir çaba mevcut değildir. Üretici uygun fiyata alamadığı meyve ve  sebzeyi sağlıklı niteliklere sahip olarak da elde edememektedir. Türkiye'nin dışanya ihraç ettiği toplam  sebze ve meyve miktannın yüzde 5'lik gibi ufak bir kısmında bile sık sık zirai atıklann tespit edildiğine  tanıklık ediyoruz. Mevcut durum çok vahimdir. Ne yazık ki, Türkiye'de üretilen 42 milyon tonluk meyve  ve sebzenin sadece 2 milyon tonluk bir kısmı ilaç kalıntısı analizine tabi tutulmaktadır. Yani iç piyasada  halkımızın tükettiği hiçbir meyve sebzeye ilaç kalınüsı analizi yapılmamaktadır. Ancak, Hükümet, üretimin  bu kısmıyla ilgilenmek yerine bu üretimden kimlerin zenginleşebileceğiyle ilgilenmektedir.  Birinci sınıf verimli tarım arazisi niteliğindeki arazilerde "Şirketler bu arazilere zarar vererek de  olsa kâr etsinler." diye özel yasalar, aflar çıkaran, yine tarım arazileri ve ormanlık alanları her türlü  maden arama şirketinin talanına açan, ormanların tahrip edilerek ayrıcalıklı sınıflara villalar  yapılmasına göz yuman AKP Hükümeti, bu yasayı da aynı anlayışla çıkarmaktadır. Esnafa, bakkala,  manava büyük marketler zinciri karşısında şans tanımayan bu Hükümet, şimdi de bu yasa ile  üreticileri büyük sermaye sahipleri karşısında güçsüz bırakmaktadır.  - 6 5 2 -
Sayfa 85 -
TBMM B: 72 11 . 3 . 2 0 1 0 O: 5  PERVİN BULDAN (İğdır) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 471 sıra sayılı Sebze ve  Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı'nın 14'üncü maddesi üzerinde vermiş  olduğumuz değişiklik önergesi üzerine Barış ve Demokrasi Partisi adına söz almış bulunmaktayım.  Hepinizi saygıyla selamlarım.  Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye sebze ve meyve alanında yılda 42 milyon ton üretim  yapan bir ülkedir. Bu miktarın toplamda yüzde 5'i ihraç edilirken geriye kalan yaklaşık 40 milyon  tonluk önemli bir kısmı iç piyasaya sunulmaktadır. Dolayısıyla, meyve ve sebze ticareti önemli bir  işlem hacmine sahiptir ve bu alanda yapılan düzenlemelerden satıcılardan komisyonculara, üreticiden  tüketiciye birçok kesim etkilenecektir. Bu nedenle, yasanın dikkatle düzenlenmesi gerekmektedir. Şayet  bu yasa birtakım çevrelere rant sağlayacak içerikle düzenleniyorsa -ki, mevcut durum bunu gösteriyor- bu durumda bu piyasanın içinde olan önemli bir kesime haksızlık yapmış olursunuz. Zira, üretici  temsilcilerinin, ilgili sivil toplum örgütlerinin görüşleri alınmadan hazırlanan bu yasa var olan sorunlara  çözümler getirmediği gibi mevcut sorunlann çözümünden de oldukça uzak bir anlayışla hazırlanmıştır.  AKP Hükümetinin ana hedefleri doğrultusunda birçok yasada olduğu gibi bu yasada da  özelleştirme hedefleniyor. Öngörülen yasal değişikliklerle mevcut haller özelleştiriliyor. Ayrıca, özel  sektörde yeni kâr alanları açılıyor.  Yine belediyelere, kamu mallarının satılması yoluyla, yeni kazançlar sağlanırken, bu yerlerin  satıldığı belli çevreler servetlerine servet katacaklar. Nitekim, belediye sınırlan içerisinde çok değerli  araziler üzerine kurulu toptancı hallerinin yapılan bu yasal düzenlemeyle satılması veya devredilmesi  olanağı getiriliyor.  Yasa tasansıyla belli kesimlere hak etmedikleri bir rant imkânı sağlanıyor. Bunun maliyeti de  yine üreticinin ve tüketicinin sırtından karşılanacaktır. Üretici, ürününü şimdi olduğundan daha ucuza  satmak zorunda kalacaktır. Ancak ne var ki, tüketici de bu ürünü daha pahalı bir fiyata satın almak  durumunda kalacaktır. Hâlihazırda zaten üretim maliyetiyle tüketim maliyeti arasında ciddi bir fark  mevcutken, tasarının kanunlaşmasıyla bu fark daha da açılacaktır. Burada ortaya çıkan fark ise rant  çevrelerine yeni bir rant kapısı daha sağlayacaktır.  Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ülkemizin çok büyük bir üretim gücüne sahip olduğu meyve ve  sebze üretimi alanında yalnızca ticari bir sorun varmış gibi yaklaşım sergilemek de büyük bir eksiklik teşkil  etmekte, sorunun bir bütün olarak ele alınmasına engel oluşturmaktadır. Türkiye'de bu alanda, üretimden  dağıtıma ürünlerin sahip olması gereken niteliklere ve denetime kadar birçok sorun mevcuttur. İyi tanm  uygulamalan konusunda hâlâ ciddi bir çaba mevcut değildir. Üretici uygun fiyata alamadığı meyve ve  sebzeyi sağlıklı niteliklere sahip olarak da elde edememektedir. Türkiye'nin dışanya ihraç ettiği toplam  sebze ve meyve miktannın yüzde 5'lik gibi ufak bir kısmında bile sık sık zirai atıklann tespit edildiğine  tanıklık ediyoruz. Mevcut durum çok vahimdir. Ne yazık ki, Türkiye'de üretilen 42 milyon tonluk meyve  ve sebzenin sadece 2 milyon tonluk bir kısmı ilaç kalıntısı analizine tabi tutulmaktadır. Yani iç piyasada  halkımızın tükettiği hiçbir meyve sebzeye ilaç kalınüsı analizi yapılmamaktadır. Ancak, Hükümet, üretimin  bu kısmıyla ilgilenmek yerine bu üretimden kimlerin zenginleşebileceğiyle ilgilenmektedir.  Birinci sınıf verimli tarım arazisi niteliğindeki arazilerde "Şirketler bu arazilere zarar vererek de  olsa kâr etsinler." diye özel yasalar, aflar çıkaran, yine tarım arazileri ve ormanlık alanları her türlü  maden arama şirketinin talanına açan, ormanların tahrip edilerek ayrıcalıklı sınıflara villalar  yapılmasına göz yuman AKP Hükümeti, bu yasayı da aynı anlayışla çıkarmaktadır. Esnafa, bakkala,  manava büyük marketler zinciri karşısında şans tanımayan bu Hükümet, şimdi de bu yasa ile  üreticileri büyük sermaye sahipleri karşısında güçsüz bırakmaktadır.  - 6 5 2 - T B M M B: 72 11 . 3 . 2010 O : 5  - 6 5 3 - Bu amaçla hazırlanan ve değişiklik önerilerimiz hiçbir şekilde dikkate alınmadan oylanan bu  yasayı onaylamadığımızı bildirir, Genel Kurulu saygıyla selamlarım. (BDP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Buldan.  Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge reddedilmiştir.  Diğer önergeyi okutuyorum:  T.B.M.M. Başkanlığıma  Görüşülmekte olan 471 sıra sayılı yasa tasarısının 14. maddesinin 5. bendindeki "Belediye  encümeni karan ile" ifadesinin yasa metninden çıkartılmasını arz ederiz.  Saygılarımızla.  Mehmet Ali Susam (İzmir) ve arkadaşları  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU  BAŞKANI HASAN ALİ ÇELİK (Sakarya) - Katılamıyoruz.  BAŞKAN - Hükümet katılıyor mu?  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Katılamıyoruz Sayın Başkan.  MEHMET ALİ SUSAM (İzmir) - Gerekçe...  BAŞKAN - Gerekçeyi okuyun.  Gerekçe:  İki kez aykırı hareket edenlere verilen cezanın otomatik olması gerekmektedir.  BAŞKAN - Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge  reddedilmiştir.  14'üncü maddeyi oylannıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.  15'inci madde üzerinde üç önerge vardır, ilk önergeyi okutuyorum:  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 Sıra Sayılı "Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği  Bulunan Diğer Malların Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasansı"mn 15 inci maddesinin  1 inci fıkrasının (ç) bendinin "Mevzuatın uygulanmasında birlik sağlamak amacıyla eğitim  programlan hazırlamaya ve toplantı düzenlemeye" şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.  Oktay Vural Mehmet Akif Paksoy Alim Işık  İzmir Kahramanmaraş Kütahya  Yılmaz Tankut Cemaleddin Uslu Ahmet Duran Bulut  Adana Edime Balıkesir  Reşat Doğru  Tokat
Sayfa 86 -
T B M M B: 72 11 . 3 . 2010 O : 5  - 6 5 3 - Bu amaçla hazırlanan ve değişiklik önerilerimiz hiçbir şekilde dikkate alınmadan oylanan bu  yasayı onaylamadığımızı bildirir, Genel Kurulu saygıyla selamlarım. (BDP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Buldan.  Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge reddedilmiştir.  Diğer önergeyi okutuyorum:  T.B.M.M. Başkanlığıma  Görüşülmekte olan 471 sıra sayılı yasa tasarısının 14. maddesinin 5. bendindeki "Belediye  encümeni karan ile" ifadesinin yasa metninden çıkartılmasını arz ederiz.  Saygılarımızla.  Mehmet Ali Susam (İzmir) ve arkadaşları  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU  BAŞKANI HASAN ALİ ÇELİK (Sakarya) - Katılamıyoruz.  BAŞKAN - Hükümet katılıyor mu?  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Katılamıyoruz Sayın Başkan.  MEHMET ALİ SUSAM (İzmir) - Gerekçe...  BAŞKAN - Gerekçeyi okuyun.  Gerekçe:  İki kez aykırı hareket edenlere verilen cezanın otomatik olması gerekmektedir.  BAŞKAN - Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge  reddedilmiştir.  14'üncü maddeyi oylannıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.  15'inci madde üzerinde üç önerge vardır, ilk önergeyi okutuyorum:  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 Sıra Sayılı "Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği  Bulunan Diğer Malların Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasansı"mn 15 inci maddesinin  1 inci fıkrasının (ç) bendinin "Mevzuatın uygulanmasında birlik sağlamak amacıyla eğitim  programlan hazırlamaya ve toplantı düzenlemeye" şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.  Oktay Vural Mehmet Akif Paksoy Alim Işık  İzmir Kahramanmaraş Kütahya  Yılmaz Tankut Cemaleddin Uslu Ahmet Duran Bulut  Adana Edime Balıkesir  Reşat Doğru  Tokat  T B M M B: 72 11 . 3 . 2 0 1 0 O: 5  Ferit Mevlüt Aslanoğlu  Malatya  Hüsnü Çöllü  Antalya  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 Sıra Sayılı Kanun Tasarısının 15 inci maddesinin (1) inci fıkrasının (e)  bendinden sonra gelmek üzere aşağıdaki bendin (f) bendi olarak eklenmesini ve diğer bendin buna  göre teselsül ettirilmesini arz ve teklif ederiz.  "(f) Arz ve talep derinliği bulunan diğer malları Tanm ve Köyişleri Bakanlığının uygun görüşünü  alarak belirlemeye,"  Ali Koyuncu Nurettin Akman Tuğrul Yemişçi  Bursa Çankırı İzmir  Orhan Karasayar Yılmaz Helvacıoğlu Veysi Kaynak  Hatay Siirt Kahramanmaraş  BAŞKAN - Şimdi son önergeyi okutup işleme alacağım.  TBMM Başkanlığıma  Görüşülmekte olan 471 sıra sayılı yasa tasarısının 15. maddesindeki (f) fıkrasından sonra (g)  fıkrası olarak aşağıdaki ifadenin eklenmesini arz ederiz.  Saygılarımızla.  M. Ali Susam Birgen Keleş  İzmir İstanbul  Tansel Barış Şevket Köse  Kırklareli Adıyaman  Rahmi Güner  Ordu  g) Hallerin denetimini en az her üç ayda bir yapmak veya yaptırmak.  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU  BAŞKANI HASAN ALİ ÇELİK (Sakarya) - Katılamıyoruz.  BAŞKAN - Hükümet katılıyor mu?  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Efendim, hallerin denetimi  yetkisi zaten Bakanlığımızda var, onun zaman aralığı için herhangi bir sınır koymaya gerek olmadığı  düşüncesiyle katılamıyoruz.  BAŞKAN - Sayın Güner, buyurun. (CHP sıralarından alkışlar)  RAHMİ GÜNER (Ordu) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; 471 sıra sayılı Sebze ve Meyve  Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasansı'nın 15'inci maddesinde değişiklik önergemizin  lehinde konuşmak için söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.  Değerli arkadaşlanm, bu Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasansı'nı  inceledim. Benim düşüncem şu yöndedir: Türkiye'de gerçekten sebze ve meyve üretimini yapan  üreticinin lehine -Hükümet tarafından- hiçbir iyileşme var mıdır yok mudur? Bu çok önemli bir durumdur.  Değerli arkadaşlarım, üretimin gelişmesinin en önemli unsurlarından birisi gübre dağıtımıdır ve  gübrenin üreticiye verilmesidir.  Değerli arkadaşlarım, bugün, kasım ve ekim aylarında üretici verim gübresi vermekteydi;  maalesef parası olmadığı için, destek de görmediği için bu gübre verilemedi.  - 6 5 4 -
Sayfa 87 -
T B M M B: 72 11 . 3 . 2 0 1 0 O: 5  Ferit Mevlüt Aslanoğlu  Malatya  Hüsnü Çöllü  Antalya  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 Sıra Sayılı Kanun Tasarısının 15 inci maddesinin (1) inci fıkrasının (e)  bendinden sonra gelmek üzere aşağıdaki bendin (f) bendi olarak eklenmesini ve diğer bendin buna  göre teselsül ettirilmesini arz ve teklif ederiz.  "(f) Arz ve talep derinliği bulunan diğer malları Tanm ve Köyişleri Bakanlığının uygun görüşünü  alarak belirlemeye,"  Ali Koyuncu Nurettin Akman Tuğrul Yemişçi  Bursa Çankırı İzmir  Orhan Karasayar Yılmaz Helvacıoğlu Veysi Kaynak  Hatay Siirt Kahramanmaraş  BAŞKAN - Şimdi son önergeyi okutup işleme alacağım.  TBMM Başkanlığıma  Görüşülmekte olan 471 sıra sayılı yasa tasarısının 15. maddesindeki (f) fıkrasından sonra (g)  fıkrası olarak aşağıdaki ifadenin eklenmesini arz ederiz.  Saygılarımızla.  M. Ali Susam Birgen Keleş  İzmir İstanbul  Tansel Barış Şevket Köse  Kırklareli Adıyaman  Rahmi Güner  Ordu  g) Hallerin denetimini en az her üç ayda bir yapmak veya yaptırmak.  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU  BAŞKANI HASAN ALİ ÇELİK (Sakarya) - Katılamıyoruz.  BAŞKAN - Hükümet katılıyor mu?  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Efendim, hallerin denetimi  yetkisi zaten Bakanlığımızda var, onun zaman aralığı için herhangi bir sınır koymaya gerek olmadığı  düşüncesiyle katılamıyoruz.  BAŞKAN - Sayın Güner, buyurun. (CHP sıralarından alkışlar)  RAHMİ GÜNER (Ordu) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; 471 sıra sayılı Sebze ve Meyve  Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasansı'nın 15'inci maddesinde değişiklik önergemizin  lehinde konuşmak için söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.  Değerli arkadaşlanm, bu Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasansı'nı  inceledim. Benim düşüncem şu yöndedir: Türkiye'de gerçekten sebze ve meyve üretimini yapan  üreticinin lehine -Hükümet tarafından- hiçbir iyileşme var mıdır yok mudur? Bu çok önemli bir durumdur.  Değerli arkadaşlarım, üretimin gelişmesinin en önemli unsurlarından birisi gübre dağıtımıdır ve  gübrenin üreticiye verilmesidir.  Değerli arkadaşlarım, bugün, kasım ve ekim aylarında üretici verim gübresi vermekteydi;  maalesef parası olmadığı için, destek de görmediği için bu gübre verilemedi.  - 6 5 4 - TBMM B: 72 1 1 . 3 . 2010 O: 5  Yine, değerli arkadaşlarım, Karadeniz Bölgesi'nin üretimde daha iyi bir ürün alabilmesi için  mart ve nisan ayları gübre verme zamanıdır. Gübre fiyatlarını incelediğimiz zaman yüzde 60, yüzde  70 bir zam yapıldığı görülmektedir. Bu zam karşısında üreticinin fındıklarına gübre verme olanağı  yoktur, çünkü tamamen mağdur olmuş, tamamen parasızlık içinde kıvranan bir üretici nasıl gübre alıp  da fındığa verecektir? Bu konuda da Hükümetin hiçbir iyileştirmesi yoktur.  Değerli arkadaşlanm, üreticinin kapısında icra takipleri yapılmaktadır. Üreticinin neyi varsa bugün  haczedilme noktasındadır. Hükümet dönüm başı 150 lira vereceğim diye bir karar almış ve bunu dağıtması  için bankalara belki talimat verilmedi. Şimdiden bankalarda üreticinin bu parasının haczedilmesi için icra  takipleri başlamıştır. Üretici öyle bir mağdur duruma düşmüştür ki yokluk içinde kıvranmaktadır.  Değerli arkadaşlarım, yine burada "meyve ve sebzelerin pazarlanması" şeklinde -kanun  tasarısının başında- bir ibare vardır. Eğer üreticinin ürettiği ürün bir rekabet ortamına gelmezse,  tekelleşme noktasına gelmişse o üretici üründen para alamaz.  Değerli arkadaşlarım, ben fındık üreticisiyim. Benim fındığıma, pazarlayacak olan komisyoncu,  ihracatçı ve tekelci bir sermaye tarafından el konulmaktadır. Üreticinin lehinde, üreticinin hakkını  koruyan, üreticinin emeğini koruyan hiçbir kuruluş yoktur şu anda.  Değerli arkadaşlarım, fındık üreticisini bu şekilde, belli komisyoncuya karşı korumak için, bu  üreticinin alın terini ve emeğini alabilmesi için 1936 yılında FİSKOBİRLİK kurulmuştur.  Değerli arkadaşlarım, nerede FİSKOBİRLİK? Sekiz sene içinde yok ettiniz. FİSKOBİRLİK  mallarını satar duruma gelmiştir, sizden hiçbir destek görmemektedir.  Değerli arkadaşlarım -öyle bir noktaya getirdiniz ki- fındıkla alakası olmayan, fındık ürünüyle,  alım satımıyla ilgisi olmayan Toprak Mahsulleri Ofisini gündeme getirdiniz. Toprak Mahsulleri Ofisi  konusunda Sayın Başbakana soru önergesi verdim. Bana verdiği cevap şudur değerli arkadaşlarım:  "Toprak Mahsulleri Ofisi fındıkla ilgilenmez." Peki değerli arkadaşlanm, ilgilenmiyor da madem,  neden FİSKOBİRLİK'i kenara ittiniz de Toprak Mahsulleri Ofisini gündeme getirdiniz? Şimdi onu  da çektiniz. Fındık, 3-4 tane ihracatçının elinde oyuncak durumuna gelmiştir, tekelleşmiştir ve ihracatı  onlar tarafından yapılmaktadır.  Üretici, gübre fiyatlarının artmasıyla, işçi fiyatlarının artmasıyla maliyetinin altında, çok altında  fındığı satma noktasına gelmiştir.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Bir dakika ek süre veriyorum, tamamlayın lütfen.  RAHMİ GÜNER (Devamla) - Değerli arkadaşlarım, birçok ürün olabilir, birçok ürün üretiriz  ama Türkiye'ye döviz sağlayan, Türkiye'ye gerçekten döviz girdisi sağlayan ürün, fındık ürünüdür.  Buna sahip çıkmıyor bu Hükümet.  Değerli arkadaşlanm, fındığın para etmemesinden, üreticinin alın terini, emeğini alamamasından bugün  Karadeniz boşalmıştır. Trabzon milletvekilleri burada değil mi? Neden sekiz sene içinde 8 milletvekili 6'ya  düştü, neden Giresun'da 5 milletvekili 4'e düştü? Değerli arkadaşlanm, neden Ordu'da 7 milletvekilinden  6 milletvekiline düştük? Neden 970 binlerden sizin İktidarınızda biz 700 binin alüna düştük? Bunun nedenini  aramak durumundasınız. Tek geçim kaynağı fındık olan... Bunu başkalanna peşkeş çektiniz, sahip  çıkmadınız; gençler hanımlarını, yavuklulannı, annelerini, babalannı terk ederek Karadeniz'i terk ettiler,  bugün büyük şehirlerde iş aramaya başladılar. Sizin İktidannız bu. İki tane il var, birisi Ordu, birisi Giresun.  Bugün tamamen terk edilmiş, ne devlet sahip çıkıyor ne de Hükümet sahip çıkıyor, kendi başına kalmış iki  il. Değerli arkadaşlanm, bundan daha acı bir şey olmaz . Buna çok iyi dikkat edin.  Hepinize saygılar sunarım. (CHP sıralanndan alkışlar)  - 6 5 5 -
Sayfa 88 -
TBMM B: 72 1 1 . 3 . 2010 O: 5  Yine, değerli arkadaşlarım, Karadeniz Bölgesi'nin üretimde daha iyi bir ürün alabilmesi için  mart ve nisan ayları gübre verme zamanıdır. Gübre fiyatlarını incelediğimiz zaman yüzde 60, yüzde  70 bir zam yapıldığı görülmektedir. Bu zam karşısında üreticinin fındıklarına gübre verme olanağı  yoktur, çünkü tamamen mağdur olmuş, tamamen parasızlık içinde kıvranan bir üretici nasıl gübre alıp  da fındığa verecektir? Bu konuda da Hükümetin hiçbir iyileştirmesi yoktur.  Değerli arkadaşlanm, üreticinin kapısında icra takipleri yapılmaktadır. Üreticinin neyi varsa bugün  haczedilme noktasındadır. Hükümet dönüm başı 150 lira vereceğim diye bir karar almış ve bunu dağıtması  için bankalara belki talimat verilmedi. Şimdiden bankalarda üreticinin bu parasının haczedilmesi için icra  takipleri başlamıştır. Üretici öyle bir mağdur duruma düşmüştür ki yokluk içinde kıvranmaktadır.  Değerli arkadaşlarım, yine burada "meyve ve sebzelerin pazarlanması" şeklinde -kanun  tasarısının başında- bir ibare vardır. Eğer üreticinin ürettiği ürün bir rekabet ortamına gelmezse,  tekelleşme noktasına gelmişse o üretici üründen para alamaz.  Değerli arkadaşlarım, ben fındık üreticisiyim. Benim fındığıma, pazarlayacak olan komisyoncu,  ihracatçı ve tekelci bir sermaye tarafından el konulmaktadır. Üreticinin lehinde, üreticinin hakkını  koruyan, üreticinin emeğini koruyan hiçbir kuruluş yoktur şu anda.  Değerli arkadaşlarım, fındık üreticisini bu şekilde, belli komisyoncuya karşı korumak için, bu  üreticinin alın terini ve emeğini alabilmesi için 1936 yılında FİSKOBİRLİK kurulmuştur.  Değerli arkadaşlarım, nerede FİSKOBİRLİK? Sekiz sene içinde yok ettiniz. FİSKOBİRLİK  mallarını satar duruma gelmiştir, sizden hiçbir destek görmemektedir.  Değerli arkadaşlarım -öyle bir noktaya getirdiniz ki- fındıkla alakası olmayan, fındık ürünüyle,  alım satımıyla ilgisi olmayan Toprak Mahsulleri Ofisini gündeme getirdiniz. Toprak Mahsulleri Ofisi  konusunda Sayın Başbakana soru önergesi verdim. Bana verdiği cevap şudur değerli arkadaşlarım:  "Toprak Mahsulleri Ofisi fındıkla ilgilenmez." Peki değerli arkadaşlanm, ilgilenmiyor da madem,  neden FİSKOBİRLİK'i kenara ittiniz de Toprak Mahsulleri Ofisini gündeme getirdiniz? Şimdi onu  da çektiniz. Fındık, 3-4 tane ihracatçının elinde oyuncak durumuna gelmiştir, tekelleşmiştir ve ihracatı  onlar tarafından yapılmaktadır.  Üretici, gübre fiyatlarının artmasıyla, işçi fiyatlarının artmasıyla maliyetinin altında, çok altında  fındığı satma noktasına gelmiştir.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Bir dakika ek süre veriyorum, tamamlayın lütfen.  RAHMİ GÜNER (Devamla) - Değerli arkadaşlarım, birçok ürün olabilir, birçok ürün üretiriz  ama Türkiye'ye döviz sağlayan, Türkiye'ye gerçekten döviz girdisi sağlayan ürün, fındık ürünüdür.  Buna sahip çıkmıyor bu Hükümet.  Değerli arkadaşlanm, fındığın para etmemesinden, üreticinin alın terini, emeğini alamamasından bugün  Karadeniz boşalmıştır. Trabzon milletvekilleri burada değil mi? Neden sekiz sene içinde 8 milletvekili 6'ya  düştü, neden Giresun'da 5 milletvekili 4'e düştü? Değerli arkadaşlanm, neden Ordu'da 7 milletvekilinden  6 milletvekiline düştük? Neden 970 binlerden sizin İktidarınızda biz 700 binin alüna düştük? Bunun nedenini  aramak durumundasınız. Tek geçim kaynağı fındık olan... Bunu başkalanna peşkeş çektiniz, sahip  çıkmadınız; gençler hanımlarını, yavuklulannı, annelerini, babalannı terk ederek Karadeniz'i terk ettiler,  bugün büyük şehirlerde iş aramaya başladılar. Sizin İktidannız bu. İki tane il var, birisi Ordu, birisi Giresun.  Bugün tamamen terk edilmiş, ne devlet sahip çıkıyor ne de Hükümet sahip çıkıyor, kendi başına kalmış iki  il. Değerli arkadaşlanm, bundan daha acı bir şey olmaz . Buna çok iyi dikkat edin.  Hepinize saygılar sunarım. (CHP sıralanndan alkışlar)  - 6 5 5 - TBMM B: 72 11 . 3 . 2010 O: 5  BAŞKAN - Önergeyi oylarınıza sunuyorum. Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge  reddedilmiştir.  Diğer önergeyi okutuyorum:  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 Sıra Sayılı Kanun Tasarısının 15'inci maddesinin (1) inci fıkrasının (e)  bendinden sonra gelmek üzere aşağıdaki bendin (f) bendi olarak eklenmesini ve diğer bendin buna  göre teselsül ettirilmesini arz ve teklif ederiz.  "(f) Ara ve talep derinliği bulunan diğer mallan Tanm ve Köyişleri Bakanlığının uygun görüşünü  alarak belirlemeye,"  Ali Koyuncu (Bursa) ve arkadaşları  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU  BAŞKANI HASAN ALİ ÇELİK (Sakarya) - Takdire bırakıyoruz.  BAŞKAN - Hükümet katılıyor mu?  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Bir düzeltmeyle katılıyoruz  Sayın Başkan. "Ara" değil, "Arz ve talep derinliği..." şeklinde... Katılıyoruz.  BAŞKAN - Önerge sahipleri...  VEYSİ KAYNAK (Kahramanmaraş) - Gerekçe Sayın Başkan.  BAŞKAN - Gerekçeyi okutuyorum:  Gerekçe: Sanayi ve Ticaret Bakanlığının, sebze ve meyveler dışındaki yeterli arz ve talep  derinliği bulunan diğer malları belirleme yetkisinin, Bakanlığın görev ve yetkilerini düzenleyen  15'inci maddesinde de sayılması ve bu yetkinin kullanımında Tanm ve Köyişleri Bakanlığının uygun  görüşünün alınması amaçlanmıştır.  BAŞKAN - Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge  kabul edilmiştir.  Diğer önergeyi okutuyorum:  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 Sıra Sayılı "Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği  Bulunan Diğer Mallann Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasansı"nın 15 inci maddesinin  1 inci fıkrasının (ç) bendinin "Mevzuatın uygulanmasında birlik sağlamak amacıyla eğitim  programları hazırlamaya ve toplantı düzenlemeye" şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.  Mehmet AkifPaksoy (Kahramanmaraş) ve arkadaşları  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU  BAŞKANI HASAN ALÎ ÇELİK (Sakarya) - Katılamıyoruz.  BAŞKAN - Hükümet katılıyor mu?  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Katılamıyoruz Sayın Başkan.  MEHMET ŞANDIR (Mersin) - Gerekçe...  BAŞKAN - Gerekçeyi okutuyorum:  - 6 5 6 -
Sayfa 89 -
TBMM B: 72 11 . 3 . 2010 O: 5  BAŞKAN - Önergeyi oylarınıza sunuyorum. Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge  reddedilmiştir.  Diğer önergeyi okutuyorum:  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 Sıra Sayılı Kanun Tasarısının 15'inci maddesinin (1) inci fıkrasının (e)  bendinden sonra gelmek üzere aşağıdaki bendin (f) bendi olarak eklenmesini ve diğer bendin buna  göre teselsül ettirilmesini arz ve teklif ederiz.  "(f) Ara ve talep derinliği bulunan diğer mallan Tanm ve Köyişleri Bakanlığının uygun görüşünü  alarak belirlemeye,"  Ali Koyuncu (Bursa) ve arkadaşları  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU  BAŞKANI HASAN ALİ ÇELİK (Sakarya) - Takdire bırakıyoruz.  BAŞKAN - Hükümet katılıyor mu?  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Bir düzeltmeyle katılıyoruz  Sayın Başkan. "Ara" değil, "Arz ve talep derinliği..." şeklinde... Katılıyoruz.  BAŞKAN - Önerge sahipleri...  VEYSİ KAYNAK (Kahramanmaraş) - Gerekçe Sayın Başkan.  BAŞKAN - Gerekçeyi okutuyorum:  Gerekçe: Sanayi ve Ticaret Bakanlığının, sebze ve meyveler dışındaki yeterli arz ve talep  derinliği bulunan diğer malları belirleme yetkisinin, Bakanlığın görev ve yetkilerini düzenleyen  15'inci maddesinde de sayılması ve bu yetkinin kullanımında Tanm ve Köyişleri Bakanlığının uygun  görüşünün alınması amaçlanmıştır.  BAŞKAN - Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge  kabul edilmiştir.  Diğer önergeyi okutuyorum:  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 Sıra Sayılı "Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği  Bulunan Diğer Mallann Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasansı"nın 15 inci maddesinin  1 inci fıkrasının (ç) bendinin "Mevzuatın uygulanmasında birlik sağlamak amacıyla eğitim  programları hazırlamaya ve toplantı düzenlemeye" şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.  Mehmet AkifPaksoy (Kahramanmaraş) ve arkadaşları  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU  BAŞKANI HASAN ALÎ ÇELİK (Sakarya) - Katılamıyoruz.  BAŞKAN - Hükümet katılıyor mu?  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Katılamıyoruz Sayın Başkan.  MEHMET ŞANDIR (Mersin) - Gerekçe...  BAŞKAN - Gerekçeyi okutuyorum:  - 6 5 6 - TBMM B:72 1 1 . 3 . 2 0 1 0 0 : 5  - 6 5 7 - Gerekçe:  Söz konusu değişiklikle taşandaki anlam kanşıklığının giderilerek yasa metninin daha anlaşılır  olması hedeflenmiştir.  BAŞKAN - Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge  reddedilmiştir.  15'inci maddeyi kabul edilen önerge doğrultusunda oylannıza sunuyorum: Kabul edenler...  Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.  16'ncı madde üzerinde üç önerge vardır.  İlk önergeyi okutuyorum:  TBMM Başkanlığı'na  Görüşülmekte olan 471 sıra sayılı yasa tasansının 16. maddesinin 2. fıkrasının sonundaki "işlem  tesis edilmek üzere ilgili mercilere bildirilir" ifadesinin "ilgili mercilere gereğinin yapılması amacıyla  bildirilir" şeklinde değiştirilmesini arz ederiz.  Saygılarımızla.  Ferit Mevlüt Aslanoğlu Mehmet Ali Susam Tansel Barış  Malatya İzmir Kırklareli  Birgen Keleş Hüsnü Çöllü Şevket Köse  İstanbul Antalya Adıyaman  Tayfur Süner  Antalya  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 Sıra Sayılı Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun  Tasarısının 16 nci maddesinin 1 inci fıkrasında yer alan "Tarım ve Köyişleri Bakanlığınca  yetkilendirilmiş kamu laboratuvarlarında veya özel laboratuvarlarda" ifadesinin "Tanm ve Köyişleri  Bakanlığınca yetkilendirilmiş kamu laboratuvarlannda" şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.  Ayla Akat Ata Hamit Geylani Hasip Kaplan  Batman Hakkâri Sımak  Osman Özçelik Akın Birdal Pervin Buldan  Siirt Diyarbakır İğdır  BAŞKAN - Şimdi son önergeyi okutup işleme alacağım.  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 Sıra Sayılı "Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği  Bulunan Diğer Mallann Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasansı"nın 16 nci maddesinin  1 inci fıkrasının "Toptancı halleri, halde işlem gören malların gıda güvenliği analizini, Tarım ve  Köyişleri Bakanlığınca belirlenecek usul ve esaslara göre yetkilendirilmiş kamu veya özel  laboratuvarlarda yaptırmakla görevli ve yükümlüdürler" şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.  Oktay Vural Mehmet AkifPaksoy Alim Işık  İzmir Kahramanmaraş Kütahya  Yılmaz Tankut Cemaleddin Uslu Ahmet Duran Bulut  Adana Edime Balıkesir  Behiç Çelik  Mersin  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?
Sayfa 90 -
TBMM B:72 1 1 . 3 . 2 0 1 0 0 : 5  - 6 5 7 - Gerekçe:  Söz konusu değişiklikle taşandaki anlam kanşıklığının giderilerek yasa metninin daha anlaşılır  olması hedeflenmiştir.  BAŞKAN - Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge  reddedilmiştir.  15'inci maddeyi kabul edilen önerge doğrultusunda oylannıza sunuyorum: Kabul edenler...  Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.  16'ncı madde üzerinde üç önerge vardır.  İlk önergeyi okutuyorum:  TBMM Başkanlığı'na  Görüşülmekte olan 471 sıra sayılı yasa tasansının 16. maddesinin 2. fıkrasının sonundaki "işlem  tesis edilmek üzere ilgili mercilere bildirilir" ifadesinin "ilgili mercilere gereğinin yapılması amacıyla  bildirilir" şeklinde değiştirilmesini arz ederiz.  Saygılarımızla.  Ferit Mevlüt Aslanoğlu Mehmet Ali Susam Tansel Barış  Malatya İzmir Kırklareli  Birgen Keleş Hüsnü Çöllü Şevket Köse  İstanbul Antalya Adıyaman  Tayfur Süner  Antalya  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 Sıra Sayılı Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun  Tasarısının 16 nci maddesinin 1 inci fıkrasında yer alan "Tarım ve Köyişleri Bakanlığınca  yetkilendirilmiş kamu laboratuvarlarında veya özel laboratuvarlarda" ifadesinin "Tanm ve Köyişleri  Bakanlığınca yetkilendirilmiş kamu laboratuvarlannda" şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.  Ayla Akat Ata Hamit Geylani Hasip Kaplan  Batman Hakkâri Sımak  Osman Özçelik Akın Birdal Pervin Buldan  Siirt Diyarbakır İğdır  BAŞKAN - Şimdi son önergeyi okutup işleme alacağım.  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 Sıra Sayılı "Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği  Bulunan Diğer Mallann Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasansı"nın 16 nci maddesinin  1 inci fıkrasının "Toptancı halleri, halde işlem gören malların gıda güvenliği analizini, Tarım ve  Köyişleri Bakanlığınca belirlenecek usul ve esaslara göre yetkilendirilmiş kamu veya özel  laboratuvarlarda yaptırmakla görevli ve yükümlüdürler" şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.  Oktay Vural Mehmet AkifPaksoy Alim Işık  İzmir Kahramanmaraş Kütahya  Yılmaz Tankut Cemaleddin Uslu Ahmet Duran Bulut  Adana Edime Balıkesir  Behiç Çelik  Mersin  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  T B M M B: 72 11 . 3 . 2 0 1 0 O: 5  SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU  BAŞKANI HASAN ALİ ÇELİK (Sakarya) - Katılamıyoruz.  BAŞKAN - Hükümet katılıyor mu?  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Katılamıyoruz.  MEHMET ŞANDIR (Mersin) - Gerekçe...  BAŞKAN - Gerekçeyi okutuyorum:  Gerekçe: Söz konusu değişiklikle tasarıdaki anlam karışıklığının giderilerek yasa metninin daha  anlaşılır olması hedeflenmiştir.  BAŞKAN - Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge  reddedilmiştir.  Diğer önergeyi okutuyorum:  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 Sıra Sayılı Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun  Tasarısının 16 nci maddesinin 1 inci fıkrasında yer alan "Tarım ve Köyişleri Bakanlığınca  yetkilendirilmiş kamu laboratuvarlarında veya özel laboratuvarlarda" ifadesinin "Tanm ve Köyişleri  Bakanlığınca yetkilendirilmiş kamu laboratuvarlarında" şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.  Akın Birdal (Diyarbakır) ve arkadaşları  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU  BAŞKANI HASAN ALİ ÇELİK (Sakarya) - Katılamıyoruz.  BAŞKAN - Hükümet katılıyor mu?  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Katılamıyoruz Sayın Başkan.  BAŞKAN - Buyurun Sayın Birdal.  AKIN BİRDAL (Diyarbakır) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 471  sıra sayılı Yasa Tasansı'nın 16'ncı maddesinin l ' inci fıkrasındaki değişiklik için söz almış  bulunuyorum. Ama bu vesileyle, birkaç gündür görüşülmekte olan bu yasaya ilişkin bazı  saptamalarımızı da izninizle yapmak istiyorum.  Aslında bu görüşülmekte olan yasa tasarısı biraz Tanm ve Köyişleri Bakanlığının da kapsama  alanına giren konular. Keşke bu birleştirilseydi, birlikte bu ele alınsaydı ve birlikte de çözüm önerileri  getirilebilseydi. Ama ne yazık ki olmamış bu.  Şimdi tabii ben yine işi, insan, emek ve üretim yanıyla ele alacağım. Ve üreticilerin ve bu  üreticilerin üretim sürecindeki söz, karar ve yönetim hakkından uzaklaştırılması ve de tüketicilerin  tüketim ve pazarlama sürecinden koparılması bence önemli sorun yaratıyor. Aslında bazı sorunların  çözümünde siyasi kaygılardan ve çıkarlardan daha çok, ülkenin ve halkın çıkarlannı eğer gözetebilsek  ve bunu öne çıkarabilsek burada birçok konuda belki ortaklaşma olanağı da bulunabilir.  Şimdi, kimi kararlarda, örneğin, Türkiye'nin 1988'de imzalayıp 1991'de onayladığı Avrupa Yerel  Yönetimler Özerklik Şartı, doğrudan konuya ilişkin halkın bilgisine ve oyuna başvuruluyor ve  referanduma gidiliyor, ama bu özerklik şartı 1988'de imzalanıp 1991'de onaylanırken bu referandum  maddesine Türkiye çekince koyuyor. Gerçekten bu, halkın yararına mıdır değil midir? Halk bunu  kentinde, mahallesinde istiyor mu istemiyor mu? Ne düşünüyor? Onları bu sürece dâhil etme olanağım  ortadan kaldınyoruz ve yine merkezî iktidar "Ben yaptım oldu." anlayışıyla onlara sunuyoruz.  - 6 5 8 -
Sayfa 91 -
T B M M B: 72 11 . 3 . 2 0 1 0 O: 5  SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU  BAŞKANI HASAN ALİ ÇELİK (Sakarya) - Katılamıyoruz.  BAŞKAN - Hükümet katılıyor mu?  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Katılamıyoruz.  MEHMET ŞANDIR (Mersin) - Gerekçe...  BAŞKAN - Gerekçeyi okutuyorum:  Gerekçe: Söz konusu değişiklikle tasarıdaki anlam karışıklığının giderilerek yasa metninin daha  anlaşılır olması hedeflenmiştir.  BAŞKAN - Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge  reddedilmiştir.  Diğer önergeyi okutuyorum:  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 Sıra Sayılı Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun  Tasarısının 16 nci maddesinin 1 inci fıkrasında yer alan "Tarım ve Köyişleri Bakanlığınca  yetkilendirilmiş kamu laboratuvarlarında veya özel laboratuvarlarda" ifadesinin "Tanm ve Köyişleri  Bakanlığınca yetkilendirilmiş kamu laboratuvarlarında" şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.  Akın Birdal (Diyarbakır) ve arkadaşları  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU  BAŞKANI HASAN ALİ ÇELİK (Sakarya) - Katılamıyoruz.  BAŞKAN - Hükümet katılıyor mu?  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Katılamıyoruz Sayın Başkan.  BAŞKAN - Buyurun Sayın Birdal.  AKIN BİRDAL (Diyarbakır) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 471  sıra sayılı Yasa Tasansı'nın 16'ncı maddesinin l ' inci fıkrasındaki değişiklik için söz almış  bulunuyorum. Ama bu vesileyle, birkaç gündür görüşülmekte olan bu yasaya ilişkin bazı  saptamalarımızı da izninizle yapmak istiyorum.  Aslında bu görüşülmekte olan yasa tasarısı biraz Tanm ve Köyişleri Bakanlığının da kapsama  alanına giren konular. Keşke bu birleştirilseydi, birlikte bu ele alınsaydı ve birlikte de çözüm önerileri  getirilebilseydi. Ama ne yazık ki olmamış bu.  Şimdi tabii ben yine işi, insan, emek ve üretim yanıyla ele alacağım. Ve üreticilerin ve bu  üreticilerin üretim sürecindeki söz, karar ve yönetim hakkından uzaklaştırılması ve de tüketicilerin  tüketim ve pazarlama sürecinden koparılması bence önemli sorun yaratıyor. Aslında bazı sorunların  çözümünde siyasi kaygılardan ve çıkarlardan daha çok, ülkenin ve halkın çıkarlannı eğer gözetebilsek  ve bunu öne çıkarabilsek burada birçok konuda belki ortaklaşma olanağı da bulunabilir.  Şimdi, kimi kararlarda, örneğin, Türkiye'nin 1988'de imzalayıp 1991'de onayladığı Avrupa Yerel  Yönetimler Özerklik Şartı, doğrudan konuya ilişkin halkın bilgisine ve oyuna başvuruluyor ve  referanduma gidiliyor, ama bu özerklik şartı 1988'de imzalanıp 1991'de onaylanırken bu referandum  maddesine Türkiye çekince koyuyor. Gerçekten bu, halkın yararına mıdır değil midir? Halk bunu  kentinde, mahallesinde istiyor mu istemiyor mu? Ne düşünüyor? Onları bu sürece dâhil etme olanağım  ortadan kaldınyoruz ve yine merkezî iktidar "Ben yaptım oldu." anlayışıyla onlara sunuyoruz.  - 6 5 8 - TBMM B: 72 11 . 3 . 2 0 1 0 O: 5  Değerli arkadaşlar, tabii biz hep sonuçlar üzerinde tartışıyoruz. Gerçekten örneğin 1935 yılında  4753 sayılı Çiftçiyi Topraklandırma Yasası'ndan kaynaklanarak eğer toprak-insan ilişkilerini  demokratik olarak düzenleyebilmiş olsaydık ve demokratik halk kooperatifçiliği, üreticilerin  gerçekten söz ve karar sahibi olmalarını mümkün kılacak örgütlenme araçlarını yaratabilmiş olsaydık,  belki bugün birçok sorunu burada tartışıyor olmayacaktık.  Ayrıca üreticileri özendirici ve ödüllendirici bir politika izlenmesi gerekiyor. Örneğin, ben  anımsıyorum, Diyarbakır karpuzuyla bir semboldür, 50-60 kilo ağırlığında karpuzlar yetişiyordu ve  birtakım festivallerle karpuz üreticileri özendiriliyordu, girdilerde kolaylıklar sağlanıyordu ama  şimdi ne yazık ki -ki o doğal güvercin gübresiyle de önemli bir katkı ve lezzet de veriliyordu- şimdi  bu yok. Ben anımsıyorum, 1980 öncesi birçok ürünlerimizi özendirmek açısından festivaller  düzenleniyordu; örneğin, Çorum'un Yoğunpelit köyünde kiraz festivali, Niğde'de elma festivali.  Şimdi, aile işletmelerini özendirici politikalardan uzak kaldık.  Ayrıca, üretim planlaması yok. Bu yıl ürün değer buluyor, üreticiler gelecek yıl da bunun değer  bulacağını sanarak ona yöneliyorlar ama bakıyorsunuz, bu kez de tarlalarda kalıyor.  Ayrıca, tabii, bu Bakanlık ne düşünüyor acaba yine eş güdüm içerisinde Tarım ve Köyişleri  Bakanlığıyla Sanayi ve Ticaret Bakanlığımız? Artık insan sağlığı her şeyin önünde geliyor, insanca  yaşama... Örneğin, bütün ürünlerde kanserolojik maddelerin olduğu söz konusu ve artık bütün  insanlık yeniden doğal üretime yöneliyor ama ne yazık ki bu konuda bizim bir politikamız olmadığı  için doğal ürünler çok fazla pahalıya mal oluyor ve halkın da bunu tüketme olanağı ortadan kalkıyor.  Örneğin, maydanoz diye maydanoza benzer yeşil bir ot yiyoruz şimdi. Maydanozun tadı var mı?  Aynen demokrasimiz gibi; "demokrasi" diyoruz, gerçekten, halka rağmen halkın yönetimi.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Bir dakika ek süre veriyorum, tamamlayın lütfen.  AKIN BİRDAL (Devamla) - Teşekkürler Sayın Başkan.  Her şeyden uzak, düşünce ve örgütlenme özgürlüğünden uzak, her türlü, halkın yönetime katılma  hakkını önleyen bir sistem. O nedenle, her şeyi kendimize benzetmişiz. Ama yine de ben sözü  bağlarken, üreticilerin örgütlenme özgürlüğü ve gerçekten üretim sürecine katılmaları, tüketicilerin  tüketim ve pazarlama sürecine katılabilmesi için, demokratik halk kooperatifçiliğini yeniden  özendirici, kolaylaştırıcı yasal düzenlemeler yaparak insan onuruna yaraşır bir toplum yaratılması  konusuna da katkıda bulunuruz çünkü insanlar iyi şeylere layıktır, üreticiler, emekçiler ve insanlar  iyi şeylere layıktır; Türkiye halkı da emekçileri, yaratıcıları da buna çok daha layıklar.  Bu konuda onların da doğanın nimetlerinden en iyi şekilde yararlanmasına olanak sağlayıcı  düzenlemeler yapma umuduyla hepinizi saygıyla selamlıyorum.  Teşekkür ediyorum. (BDP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Birdal.  Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge reddedilmiştir.  Diğer önergeyi okutuyorum:  - 6 5 9 -
Sayfa 92 -
TBMM B: 72 11 . 3 . 2 0 1 0 O: 5  Değerli arkadaşlar, tabii biz hep sonuçlar üzerinde tartışıyoruz. Gerçekten örneğin 1935 yılında  4753 sayılı Çiftçiyi Topraklandırma Yasası'ndan kaynaklanarak eğer toprak-insan ilişkilerini  demokratik olarak düzenleyebilmiş olsaydık ve demokratik halk kooperatifçiliği, üreticilerin  gerçekten söz ve karar sahibi olmalarını mümkün kılacak örgütlenme araçlarını yaratabilmiş olsaydık,  belki bugün birçok sorunu burada tartışıyor olmayacaktık.  Ayrıca üreticileri özendirici ve ödüllendirici bir politika izlenmesi gerekiyor. Örneğin, ben  anımsıyorum, Diyarbakır karpuzuyla bir semboldür, 50-60 kilo ağırlığında karpuzlar yetişiyordu ve  birtakım festivallerle karpuz üreticileri özendiriliyordu, girdilerde kolaylıklar sağlanıyordu ama  şimdi ne yazık ki -ki o doğal güvercin gübresiyle de önemli bir katkı ve lezzet de veriliyordu- şimdi  bu yok. Ben anımsıyorum, 1980 öncesi birçok ürünlerimizi özendirmek açısından festivaller  düzenleniyordu; örneğin, Çorum'un Yoğunpelit köyünde kiraz festivali, Niğde'de elma festivali.  Şimdi, aile işletmelerini özendirici politikalardan uzak kaldık.  Ayrıca, üretim planlaması yok. Bu yıl ürün değer buluyor, üreticiler gelecek yıl da bunun değer  bulacağını sanarak ona yöneliyorlar ama bakıyorsunuz, bu kez de tarlalarda kalıyor.  Ayrıca, tabii, bu Bakanlık ne düşünüyor acaba yine eş güdüm içerisinde Tarım ve Köyişleri  Bakanlığıyla Sanayi ve Ticaret Bakanlığımız? Artık insan sağlığı her şeyin önünde geliyor, insanca  yaşama... Örneğin, bütün ürünlerde kanserolojik maddelerin olduğu söz konusu ve artık bütün  insanlık yeniden doğal üretime yöneliyor ama ne yazık ki bu konuda bizim bir politikamız olmadığı  için doğal ürünler çok fazla pahalıya mal oluyor ve halkın da bunu tüketme olanağı ortadan kalkıyor.  Örneğin, maydanoz diye maydanoza benzer yeşil bir ot yiyoruz şimdi. Maydanozun tadı var mı?  Aynen demokrasimiz gibi; "demokrasi" diyoruz, gerçekten, halka rağmen halkın yönetimi.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Bir dakika ek süre veriyorum, tamamlayın lütfen.  AKIN BİRDAL (Devamla) - Teşekkürler Sayın Başkan.  Her şeyden uzak, düşünce ve örgütlenme özgürlüğünden uzak, her türlü, halkın yönetime katılma  hakkını önleyen bir sistem. O nedenle, her şeyi kendimize benzetmişiz. Ama yine de ben sözü  bağlarken, üreticilerin örgütlenme özgürlüğü ve gerçekten üretim sürecine katılmaları, tüketicilerin  tüketim ve pazarlama sürecine katılabilmesi için, demokratik halk kooperatifçiliğini yeniden  özendirici, kolaylaştırıcı yasal düzenlemeler yaparak insan onuruna yaraşır bir toplum yaratılması  konusuna da katkıda bulunuruz çünkü insanlar iyi şeylere layıktır, üreticiler, emekçiler ve insanlar  iyi şeylere layıktır; Türkiye halkı da emekçileri, yaratıcıları da buna çok daha layıklar.  Bu konuda onların da doğanın nimetlerinden en iyi şekilde yararlanmasına olanak sağlayıcı  düzenlemeler yapma umuduyla hepinizi saygıyla selamlıyorum.  Teşekkür ediyorum. (BDP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Birdal.  Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge reddedilmiştir.  Diğer önergeyi okutuyorum:  - 6 5 9 - TBMM B:72 1 1 . 3 . 2010 0 : 5  - 6 6 0 - TBMM Başkanlığı'na  Görüşülmekte olan 471 sıra sayılı yasa tasarısının 16. maddesinin 2 fıkrasının sonundaki "işlem  tesis edilmek üzere ilgili mercilere bildirilir" ifadesinin "ilgili mercilere gereğinin yapılması amacıyla  bildirilir" şeklinde değiştirilmesini arz ederiz.  Saygılarımızla.  Mehmet Ali Susam (İzmir) ve arkadaşları  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU  BAŞKANI HASAN ALİ ÇELİK (Sakarya) - Katılamıyoruz.  BAŞKAN - Hükümet önergeye katılıyor mu?  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - "İşlem tesis etmek" cümlesi  daha etkili bir cümle olduğu için katılamıyoruz.  BAŞKAN - Buyurun Sayın Süner. (CHP sıralarından alkışlar)  TAYFUR SUNER (Antalya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüştüğümüz tasarının 16'ncı  maddesi üzerinde vermiş olduğumuz değişiklik önergesi üzerine söz aldım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.  Dünyada sağlıklı ve uzun yaşamanın yolunun sebze ve meyveyle beslenmekten geçtiği  bilinmekte, görülmekte ve yaşanmaktadır. İnsanoğlunun zorunlu ve birincil ihtiyacı olan sebze ve  meyve üretimi de önem ve öncelik kazanmaktadır. Sebze ve meyvenin üretimiyle tüketiciler arasındaki  ara organizasyon toptancı halleridir. Yaş sebze ve meyve üretiminde dünyanın 4'üncü büyük üretici  ülkesiyiz. Ülkemizde, 27 milyon tonu sebze, 16 milyon tonu meyve olmak üzere 43 milyon ton sebze  ve meyve üretilmektedir. Ancak, üretimimizin ancak yüzde 5'ini ihraç etmekteyiz, kalan yüzde 95'i  de ülke içinde tüketilmektedir. Bu miktann yaklaşık üçte l ' i de pazarlama sürecine giremeden zayi  olmaktadır. İç pazara sürülen sebze meyvenin yaklaşık yüzde 30'u toptancı hallerinde satılmaktadır.  Mevcut uygulamada, tüketici bölgelerindeki hallerden "manav, pazarcı" gibi küçük esnaf bugün  aldığı malı satmakta, parasını yann getirip vermektedir, bu şekilde hızlı para dönüşü sağlanmaktadır.  Büyük şehirlerdeki büyük marketler halden malın hepsini almakta, bu yolla üç beş veya altı aylık vadeli  çek vermektedir. Bu durum tüketici hallerini zaten bitirmiştir. Bu kanunun kabulüyle birlikte şimdi de  üretici halleri bitecektir. Büyük marketler üretim bölgesinde çiftçiden doğrudan mal alacak, üretici malını  satabilmek için beş altı ay vadeli çek de almak zorunda kalacaklardır. Çiftçi bu vadeye dayanamaz; alıcı  firmanın sağlamlığını, çürüklüğünü de bilemez, araştıramaz. Komisyoncular, çiftçiye sezonda  göndereceği mala karşılık sezon başında, eylül ayında avans vermektedir. Bazı halciler 500 bin-1 milyon  lira arasında çiftçiye para dağıtmaktadır. Bu parayla çiftçi serasına naylon, tohum, fidan, fide, gübre, ilaç  almaktadır yani çiftçi için devlet babanın yapamadığını halci baba yapmaktadır. Banka çiftçiye faizle  para vermektedir. Oysa halci faizsiz, avans olarak veriyor. Sezon iyi giderse üretici mal gönderip borcunu  ödüyor; sel, don, dolu gibi afetler olursa da mal gönderemiyor ancak selam gönderiyor.  Değerli milletvekilleri, halci sabah namazından önce saat 04.00'te dükkânını açmak, çiftçinin  malını tezgâha çıkarmak, o mala gözü gibi bakmak, satmak zorundadır; üreticiye avans verebilmek  için ya bankadan ya da tefeciden yüksek faizle para bulmaktadır. Komisyoncu, kullandığı kredinin  faizini masraf olarak da gösterememektedir. Devlet komisyoncuyu kaldırınca bu finansörlüğü kim  yapacaktır, devlet mi yapacaktır? Büyük marketler üretim bölgelerinde sezon başından sezon sonuna  kadar mal almıyor. İkinci kalite ürünler üreticinin ve halcilerin elinde kalıyor.
Sayfa 93 -
TBMM B:72 1 1 . 3 . 2010 0 : 5  - 6 6 0 - TBMM Başkanlığı'na  Görüşülmekte olan 471 sıra sayılı yasa tasarısının 16. maddesinin 2 fıkrasının sonundaki "işlem  tesis edilmek üzere ilgili mercilere bildirilir" ifadesinin "ilgili mercilere gereğinin yapılması amacıyla  bildirilir" şeklinde değiştirilmesini arz ederiz.  Saygılarımızla.  Mehmet Ali Susam (İzmir) ve arkadaşları  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU  BAŞKANI HASAN ALİ ÇELİK (Sakarya) - Katılamıyoruz.  BAŞKAN - Hükümet önergeye katılıyor mu?  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - "İşlem tesis etmek" cümlesi  daha etkili bir cümle olduğu için katılamıyoruz.  BAŞKAN - Buyurun Sayın Süner. (CHP sıralarından alkışlar)  TAYFUR SUNER (Antalya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüştüğümüz tasarının 16'ncı  maddesi üzerinde vermiş olduğumuz değişiklik önergesi üzerine söz aldım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.  Dünyada sağlıklı ve uzun yaşamanın yolunun sebze ve meyveyle beslenmekten geçtiği  bilinmekte, görülmekte ve yaşanmaktadır. İnsanoğlunun zorunlu ve birincil ihtiyacı olan sebze ve  meyve üretimi de önem ve öncelik kazanmaktadır. Sebze ve meyvenin üretimiyle tüketiciler arasındaki  ara organizasyon toptancı halleridir. Yaş sebze ve meyve üretiminde dünyanın 4'üncü büyük üretici  ülkesiyiz. Ülkemizde, 27 milyon tonu sebze, 16 milyon tonu meyve olmak üzere 43 milyon ton sebze  ve meyve üretilmektedir. Ancak, üretimimizin ancak yüzde 5'ini ihraç etmekteyiz, kalan yüzde 95'i  de ülke içinde tüketilmektedir. Bu miktann yaklaşık üçte l ' i de pazarlama sürecine giremeden zayi  olmaktadır. İç pazara sürülen sebze meyvenin yaklaşık yüzde 30'u toptancı hallerinde satılmaktadır.  Mevcut uygulamada, tüketici bölgelerindeki hallerden "manav, pazarcı" gibi küçük esnaf bugün  aldığı malı satmakta, parasını yann getirip vermektedir, bu şekilde hızlı para dönüşü sağlanmaktadır.  Büyük şehirlerdeki büyük marketler halden malın hepsini almakta, bu yolla üç beş veya altı aylık vadeli  çek vermektedir. Bu durum tüketici hallerini zaten bitirmiştir. Bu kanunun kabulüyle birlikte şimdi de  üretici halleri bitecektir. Büyük marketler üretim bölgesinde çiftçiden doğrudan mal alacak, üretici malını  satabilmek için beş altı ay vadeli çek de almak zorunda kalacaklardır. Çiftçi bu vadeye dayanamaz; alıcı  firmanın sağlamlığını, çürüklüğünü de bilemez, araştıramaz. Komisyoncular, çiftçiye sezonda  göndereceği mala karşılık sezon başında, eylül ayında avans vermektedir. Bazı halciler 500 bin-1 milyon  lira arasında çiftçiye para dağıtmaktadır. Bu parayla çiftçi serasına naylon, tohum, fidan, fide, gübre, ilaç  almaktadır yani çiftçi için devlet babanın yapamadığını halci baba yapmaktadır. Banka çiftçiye faizle  para vermektedir. Oysa halci faizsiz, avans olarak veriyor. Sezon iyi giderse üretici mal gönderip borcunu  ödüyor; sel, don, dolu gibi afetler olursa da mal gönderemiyor ancak selam gönderiyor.  Değerli milletvekilleri, halci sabah namazından önce saat 04.00'te dükkânını açmak, çiftçinin  malını tezgâha çıkarmak, o mala gözü gibi bakmak, satmak zorundadır; üreticiye avans verebilmek  için ya bankadan ya da tefeciden yüksek faizle para bulmaktadır. Komisyoncu, kullandığı kredinin  faizini masraf olarak da gösterememektedir. Devlet komisyoncuyu kaldırınca bu finansörlüğü kim  yapacaktır, devlet mi yapacaktır? Büyük marketler üretim bölgelerinde sezon başından sezon sonuna  kadar mal almıyor. İkinci kalite ürünler üreticinin ve halcilerin elinde kalıyor.  TBMM B: 72 11 . 3 . 2 0 1 0 O: 5  Bu tasarı kanunlaşırsa toptancı halleri Kamu İhale Kanunu'na göre kiraya verilebilecek yani  parası olan düdüğü çalacaktır. Çoluk çocuğuyla ömrünü halde geçiren insanların otuz kırk yıllık  emekleri boşa gitmemeli, dükkân devirleri kaldınlmamalıdır. Büyük mağazalar kanununu sekiz yıldır  çıkaramayan AKP İktidarı, üreticilerimizin, tüketicilerimizin, halellerimizin, belediyelerimizin  aleyhine çıkardığı bu kanunla büyük zincir marketlere yeni bir destek vermektedir. Üretim bölgesinde  bulunan belediyeleri de Melih Gökçek ile Kadir Topbaş'ın tahsildarı hâline getirmektedir.  Zincir marketler bu yasadan sonra, nasıl diğer sanayi ürünlerinde olduğu gibi, helva üreticisinden  İpana diş macununa, havlu kâğıda kadar tezgâh parası, raf parası alıyorsa üretici halinden gelen  mallardan da raf parası alarak üretici hallerini bitirecektir. Zincir marketler bu kanun çıktıktan sonra...  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Bir dakika ek süre veriyorum, tamamlayın lütfen.  TAYFUR SÜNER (Devamla) - Teşekkür ederim Başkanım.  Bu yasa çıktıktan sonra, zincir marketler diğer sanayi ürünlerinde nasıl diğer sanayicilerden raf  parası alıyorsa üretici hallerinden de raf parası alarak üretici hallerini bitirecektir. Dolayısıyla üretici  de bu yasa tasarısından zarar görecektir.  Bu tasarıya karşı olduğumuzu belirtir, hepinize saygılar sunarım. (CHP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ederim.  Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge reddedilmiştir.  16'ncı maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul e tmeyenler . . . Kabul edilmiştir.  17'nci madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 Sıra Sayılı "Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği  Bulunan Diğer Malların Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasansı"nın 17 nci maddesinin  3 üncü fıkrasının "Birinci fıkrada belirtilenlere, denetim sonucunda Bakanlıkça gerekli görülmesi  halinde yaptırım uygulanabilir" şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.  Oktay Vural Mehmet Akif Paksoy Alim Işık  İzmir Kahramanmaraş Kütahya  Yılmaz Tankut Cemaleddin Uslu Ahmet Duran Bulut  Adana Edime Balıkesir  Hasan Çalış  Karaman  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİÎ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU  BAŞKANI HASAN ALİ ÇELİK (Sakarya) - Katılamıyoruz.  BAŞKAN - Hükümet katılıyor mu?  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Katılamıyoruz Sayın Başkanım.  MEHMET ŞANDIR (Mersin) - Gerekçe...  BAŞKAN - Gerekçeyi okuyun.  - 6 6 1 -
Sayfa 94 -
TBMM B: 72 11 . 3 . 2 0 1 0 O: 5  Bu tasarı kanunlaşırsa toptancı halleri Kamu İhale Kanunu'na göre kiraya verilebilecek yani  parası olan düdüğü çalacaktır. Çoluk çocuğuyla ömrünü halde geçiren insanların otuz kırk yıllık  emekleri boşa gitmemeli, dükkân devirleri kaldınlmamalıdır. Büyük mağazalar kanununu sekiz yıldır  çıkaramayan AKP İktidarı, üreticilerimizin, tüketicilerimizin, halellerimizin, belediyelerimizin  aleyhine çıkardığı bu kanunla büyük zincir marketlere yeni bir destek vermektedir. Üretim bölgesinde  bulunan belediyeleri de Melih Gökçek ile Kadir Topbaş'ın tahsildarı hâline getirmektedir.  Zincir marketler bu yasadan sonra, nasıl diğer sanayi ürünlerinde olduğu gibi, helva üreticisinden  İpana diş macununa, havlu kâğıda kadar tezgâh parası, raf parası alıyorsa üretici halinden gelen  mallardan da raf parası alarak üretici hallerini bitirecektir. Zincir marketler bu kanun çıktıktan sonra...  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Bir dakika ek süre veriyorum, tamamlayın lütfen.  TAYFUR SÜNER (Devamla) - Teşekkür ederim Başkanım.  Bu yasa çıktıktan sonra, zincir marketler diğer sanayi ürünlerinde nasıl diğer sanayicilerden raf  parası alıyorsa üretici hallerinden de raf parası alarak üretici hallerini bitirecektir. Dolayısıyla üretici  de bu yasa tasarısından zarar görecektir.  Bu tasarıya karşı olduğumuzu belirtir, hepinize saygılar sunarım. (CHP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ederim.  Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge reddedilmiştir.  16'ncı maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul e tmeyenler . . . Kabul edilmiştir.  17'nci madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 Sıra Sayılı "Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği  Bulunan Diğer Malların Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasansı"nın 17 nci maddesinin  3 üncü fıkrasının "Birinci fıkrada belirtilenlere, denetim sonucunda Bakanlıkça gerekli görülmesi  halinde yaptırım uygulanabilir" şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.  Oktay Vural Mehmet Akif Paksoy Alim Işık  İzmir Kahramanmaraş Kütahya  Yılmaz Tankut Cemaleddin Uslu Ahmet Duran Bulut  Adana Edime Balıkesir  Hasan Çalış  Karaman  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİÎ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU  BAŞKANI HASAN ALİ ÇELİK (Sakarya) - Katılamıyoruz.  BAŞKAN - Hükümet katılıyor mu?  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Katılamıyoruz Sayın Başkanım.  MEHMET ŞANDIR (Mersin) - Gerekçe...  BAŞKAN - Gerekçeyi okuyun.  - 6 6 1 - TBMM B: 72 11 . 3 . 2 0 1 0 O: 5  Gerekçe:  Madde metninin daha anlaşılır olması hedeflenmiştir.  BAŞKAN - Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge  reddedilmiştir.  17'nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.  18'inci madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 Sıra Sayılı "Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği  Bulunan Diğer Malların Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı"nın 18 inci maddesinin  2 nci fıkrasının tasarı metninden çıkartılmasını arz ve teklif ederiz.  Oktay Vural Mehmet Akif Paksoy Alim Işık  İzmir Kahramanmaraş Kütahya  Yılmaz Tankut Cemaleddin Uslu Ahmet Duran Bulut  Adana Edime Balıkesir  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİÎ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU  BAŞKANI HASAN ALİ ÇELİK (Sakarya) - Katılamıyoruz.  BAŞKAN - Hükümet katılıyor mu?  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Katılamıyoruz Sayın Başkanım.  MEHMET ŞANDIR (Mersin) - Gerekçe...  BAŞKAN - Gerekçeyi okuyun.  Gerekçe:  Hükümetin teklif ettiği metin esas kabul edilmiştir.  BAŞKAN - Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge  reddedilmiştir.  18'inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.  Geçici madde 1 üzerinde iki önerge vardır. İlk önergeyi okutuyorum:  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 sıra sayılı kanun tasarısının geçici madde l ' in (1) b) bendinde yer alan  "üç yıl içinde" ibaresinin "beş yıl içinde" olarak değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.  Mehmet Şandır Hasan Çalış Rıdvan Yalçın  Mersin Karaman Ordu  M. Akif Paksoy Cemaleddin Uslu  Kahramanmaraş Edirne  BAŞKAN - Şimdi son önergeyi okutup işleme alacağım.  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülecek olan 471 sıra sayılı Kanun Tasarısının Geçici 1 inci maddesinin dördüncü fıkrasına  "Bu işyerleri hakkında on iki yıllık süre bitmeden hiçbir satış işlemi gerçekleştirilemez." cümlesinin  eklenmesini arz ve teklif ederim.  Ali Oksal  Mersin  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  - 6 6 2 -
Sayfa 95 -
TBMM B: 72 11 . 3 . 2 0 1 0 O: 5  Gerekçe:  Madde metninin daha anlaşılır olması hedeflenmiştir.  BAŞKAN - Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge  reddedilmiştir.  17'nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.  18'inci madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum:  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 Sıra Sayılı "Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği  Bulunan Diğer Malların Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı"nın 18 inci maddesinin  2 nci fıkrasının tasarı metninden çıkartılmasını arz ve teklif ederiz.  Oktay Vural Mehmet Akif Paksoy Alim Işık  İzmir Kahramanmaraş Kütahya  Yılmaz Tankut Cemaleddin Uslu Ahmet Duran Bulut  Adana Edime Balıkesir  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİÎ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU  BAŞKANI HASAN ALİ ÇELİK (Sakarya) - Katılamıyoruz.  BAŞKAN - Hükümet katılıyor mu?  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Katılamıyoruz Sayın Başkanım.  MEHMET ŞANDIR (Mersin) - Gerekçe...  BAŞKAN - Gerekçeyi okuyun.  Gerekçe:  Hükümetin teklif ettiği metin esas kabul edilmiştir.  BAŞKAN - Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge  reddedilmiştir.  18'inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.  Geçici madde 1 üzerinde iki önerge vardır. İlk önergeyi okutuyorum:  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 sıra sayılı kanun tasarısının geçici madde l ' in (1) b) bendinde yer alan  "üç yıl içinde" ibaresinin "beş yıl içinde" olarak değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.  Mehmet Şandır Hasan Çalış Rıdvan Yalçın  Mersin Karaman Ordu  M. Akif Paksoy Cemaleddin Uslu  Kahramanmaraş Edirne  BAŞKAN - Şimdi son önergeyi okutup işleme alacağım.  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülecek olan 471 sıra sayılı Kanun Tasarısının Geçici 1 inci maddesinin dördüncü fıkrasına  "Bu işyerleri hakkında on iki yıllık süre bitmeden hiçbir satış işlemi gerçekleştirilemez." cümlesinin  eklenmesini arz ve teklif ederim.  Ali Oksal  Mersin  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  - 6 6 2 - TBMM B: 72 11 . 3 . 2 0 1 0 O: 5  SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİÎ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU  BAŞKANI HASAN ALİ ÇELİK (Sakarya) - Katılamıyoruz.  BAŞKAN - Hükümet katılıyor mu?  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Sayın Başkan, bir açıklama  yapmak istiyorum izin verirseniz.  Biz daha önceki düzenlemelerle komisyoncuların haklarını koruyan önemli açılımlar getirdik bu  madde içerisinde. Öncelikle on iki yıl bir güvence sağlandı. Sonra, verilen bir önergeyle tekrar bir  on yıllık kiralama imkânı getirilmiş oldu, ihaleye girmeden, belediye encümeniyle anlaşarak. Ancak  bu tasarıda haller içerisinde belediyelere de en fazla dükkânların, iş yerlerinin yüzde 50'sini satabilme  imkânı getirmiştik. Eğer bu şekilde olursa on iki yıl boyunca hiçbir iş yeri satışı gerçekleştirememesi  belediyeler açısından büyük bir sorun teşkil edecektir diye düşünüyoruz. Dolayısıyla on iki yıl süreyle  hiçbir iş yeri satışı yapılamamasını uygun bulamayacağız. Bu nedenle katılamıyorum.  K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Ali Oksal konuşacak Sayın Başkan.  BAŞKAN - Buyurun Sayın Oksal. (CHP sıralarından alkışlar)  ALİ OKSAL (Mersin) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; geçici l ' inci maddeyle ilgili  verdiğim önergeyle ilgili görüşlerimi belirtmek için buradayım. Yüce Meclisin değerli üyelerini  saygıyla selamlıyorum.  Sayın Bakan biraz evvel benim verdiğim önergeyle ilgili bir açıklama yaptı. Geçici l ' inci  maddenin dördüncü fıkrasında diyor ki: "Toptancı hallerinde tahsisli işyerleri, mevcut tahsis  sahiplerine Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren hiçbir işleme gerek kalmaksızın on iki yıl  süreyle kiralanmış sayılır."  Peki, aynı kanunun 11 'inci maddesi ne diyor: "Belediye toptancı hallerindeki işyerleri, kiralama  veya satış yoluyla işletilir. Ancak satılan işyeri sayısı, o haldeki toplam işyeri sayısının yüzde ellisini  geçemez." Yani bu iki yasa birbiriyle çelişki içerisinde. Bu nedenle ben bu önergeyi verdim.  Aslında, zaten bizler tahsis istiyoruz. Tahsisin kaldırılmasıyla ilgili on iki yıllık süreyi vermiş  olmanız... Yarın bu belediyeyle hal esnafı arasındaki çıkacak ihtilafta nerenin, hangi tarafın haklı  olacağına mahkemelerin karar vermesi yerine, bir yasa çıkarken mahkemelik olmaktan çıkarmamız  lazım hal esnafıyla belediyeleri. Zira hal esnafı, kendileri bu on iki yıllık süreyi güvence olarak kabul  edecekler ve ondan sonraki süreçte... Demin 11 'inci maddeyle ilgili verilen önergede elbette bir güzellik  yapıldı. 8/9/1983 tarihli ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'na göre, dışarıdan herkes böyle bir ihale  açıldığı zaman buna girebilecekti ama orada iştigal eden dükkân sahiplerinin alacaklarını toplamadan,  süre bittikten sonra hemen oradan çıkması gibi bir durumu engellemek adına, belki de ihale kendine  kalmayacaktı, böyle bir encümenle anlaşma olayı iyi olmuştu, fakat benim verdiğim önerge de yerine  getirilecek olsaydı en azından toptancı hal esnafıyla belediye mahkemelik durumuna gelmezdi.  Şimdi toptancı hallerindeki dükkânların büyük bir bölümü, tamamına yakını zaten tahsis değerli  arkadaşlar, değerli milletvekilleri. Belediyeler hangi yüzde 50'yi satacak, hangi dükkânları satacak?  Çoğu zaten tahsis. Tahsis olduğu için de on iki yıllık kiraya verilmiş olacak. Böyle bir yanlış  anlaşılmayı ortadan kaldırmak için bu önergenin kabul edilmesi gerekirdi.  Yine, demin söylediğim gibi, İhale Yasası'yla açılacak, "On yıldan fazla verilmeyecek." deniyor.  On yıldan fazla verilmeyecek ama o deminki verdiğiniz önergeyle ilgili olarak Grubumuzun, AKP  Grubunun ve MHP Grubunun farklı vermiş olsa da kabul edilmiş olması önemli.  - 6 6 3 -
Sayfa 96 -
TBMM B: 72 11 . 3 . 2 0 1 0 O: 5  SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİÎ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU  BAŞKANI HASAN ALİ ÇELİK (Sakarya) - Katılamıyoruz.  BAŞKAN - Hükümet katılıyor mu?  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Sayın Başkan, bir açıklama  yapmak istiyorum izin verirseniz.  Biz daha önceki düzenlemelerle komisyoncuların haklarını koruyan önemli açılımlar getirdik bu  madde içerisinde. Öncelikle on iki yıl bir güvence sağlandı. Sonra, verilen bir önergeyle tekrar bir  on yıllık kiralama imkânı getirilmiş oldu, ihaleye girmeden, belediye encümeniyle anlaşarak. Ancak  bu tasarıda haller içerisinde belediyelere de en fazla dükkânların, iş yerlerinin yüzde 50'sini satabilme  imkânı getirmiştik. Eğer bu şekilde olursa on iki yıl boyunca hiçbir iş yeri satışı gerçekleştirememesi  belediyeler açısından büyük bir sorun teşkil edecektir diye düşünüyoruz. Dolayısıyla on iki yıl süreyle  hiçbir iş yeri satışı yapılamamasını uygun bulamayacağız. Bu nedenle katılamıyorum.  K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Ali Oksal konuşacak Sayın Başkan.  BAŞKAN - Buyurun Sayın Oksal. (CHP sıralarından alkışlar)  ALİ OKSAL (Mersin) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; geçici l ' inci maddeyle ilgili  verdiğim önergeyle ilgili görüşlerimi belirtmek için buradayım. Yüce Meclisin değerli üyelerini  saygıyla selamlıyorum.  Sayın Bakan biraz evvel benim verdiğim önergeyle ilgili bir açıklama yaptı. Geçici l ' inci  maddenin dördüncü fıkrasında diyor ki: "Toptancı hallerinde tahsisli işyerleri, mevcut tahsis  sahiplerine Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren hiçbir işleme gerek kalmaksızın on iki yıl  süreyle kiralanmış sayılır."  Peki, aynı kanunun 11 'inci maddesi ne diyor: "Belediye toptancı hallerindeki işyerleri, kiralama  veya satış yoluyla işletilir. Ancak satılan işyeri sayısı, o haldeki toplam işyeri sayısının yüzde ellisini  geçemez." Yani bu iki yasa birbiriyle çelişki içerisinde. Bu nedenle ben bu önergeyi verdim.  Aslında, zaten bizler tahsis istiyoruz. Tahsisin kaldırılmasıyla ilgili on iki yıllık süreyi vermiş  olmanız... Yarın bu belediyeyle hal esnafı arasındaki çıkacak ihtilafta nerenin, hangi tarafın haklı  olacağına mahkemelerin karar vermesi yerine, bir yasa çıkarken mahkemelik olmaktan çıkarmamız  lazım hal esnafıyla belediyeleri. Zira hal esnafı, kendileri bu on iki yıllık süreyi güvence olarak kabul  edecekler ve ondan sonraki süreçte... Demin 11 'inci maddeyle ilgili verilen önergede elbette bir güzellik  yapıldı. 8/9/1983 tarihli ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'na göre, dışarıdan herkes böyle bir ihale  açıldığı zaman buna girebilecekti ama orada iştigal eden dükkân sahiplerinin alacaklarını toplamadan,  süre bittikten sonra hemen oradan çıkması gibi bir durumu engellemek adına, belki de ihale kendine  kalmayacaktı, böyle bir encümenle anlaşma olayı iyi olmuştu, fakat benim verdiğim önerge de yerine  getirilecek olsaydı en azından toptancı hal esnafıyla belediye mahkemelik durumuna gelmezdi.  Şimdi toptancı hallerindeki dükkânların büyük bir bölümü, tamamına yakını zaten tahsis değerli  arkadaşlar, değerli milletvekilleri. Belediyeler hangi yüzde 50'yi satacak, hangi dükkânları satacak?  Çoğu zaten tahsis. Tahsis olduğu için de on iki yıllık kiraya verilmiş olacak. Böyle bir yanlış  anlaşılmayı ortadan kaldırmak için bu önergenin kabul edilmesi gerekirdi.  Yine, demin söylediğim gibi, İhale Yasası'yla açılacak, "On yıldan fazla verilmeyecek." deniyor.  On yıldan fazla verilmeyecek ama o deminki verdiğiniz önergeyle ilgili olarak Grubumuzun, AKP  Grubunun ve MHP Grubunun farklı vermiş olsa da kabul edilmiş olması önemli.  - 6 6 3 - TBMM B: 72 11 . 3 . 2 0 1 0 O: 5  Değerli arkadaşlar, bir de devir hakkı. Yıllardan beri gecenin saat üçünden kalkıp işinin başına  giden, güven tesis etmiş, üreticinin bir yerinde garantisini almış, güvenini kazanmış olan, babadan  oğla geçen, sattığı malın zaman zaman bedellerini alamayan, zaman zaman üç dört aylık çeklerle  verebilen, sadece üreticinin malını değerlendirmek için fedakârlık yapan bu hal esnafım biz sanki öcü  gibi görüyoruz. Bunun bu şekilde olmadığını bu sektörden gelen arkadaşlarımız bilir. Ben üreticiyim.  Böyle hallerde falan dükkânım da yok ama bunlann nasıl zorluklar içerisinde yapıldığını çok iyi  bilen bir arkadaşınızım. O nedenle, hal esnafını koruyacak bazı kanunlann geçirilmesi lazım. Devir  hakkını demin dolaylı olarak Sayın Bakanla özel konuştuğumuzda "Verdik." diyor. Aslında orası da  müphem. Sayın Bakan dedi ki: "Biz onu yönetmeliğe mutlaka yazacağız ve devir hakkını da  vereceğiz." Tabii ki bunu görmek bizi de mutlu edecek. Çok iyi durumda olan hal esnafı, bir zaman  sonra bir bakıyorsunuz ki ödeme sıkıntısı çekiyor, dükkânını devretmek zorunda kalıyor. Ama devir  hakkı olmayınca bütün yıllar boyu yaptığı emek araya gitmiş olacak.  Değerli arkadaşlar, bir de 8'inci maddeyle ilgili görüşlerimi belirtmek istiyorum. 8'inci madde  hal rüsumuyla ilgili. Onun 4'üncü fıkrasında, üretici toptancı hallerinde yüzde 1 belediye rüsumunun  yüzde 25'i üretici hallerinde, yüzde 75'i de o malın tüketileceği bölgedeki toptancı halinin bağlı  olduğu belediyelere yatırılacak. 5'inci fıkrası da diyor ki: "Nerede olursa olsun.. ." Zira, 4'üncü  fıkrada, herhangi bir yabancı toptancı halinden malı aldığı zaman malı nereye götürecek?  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Bir dakika ek süre veriyorum, tamamlayın lütfen.  ALİ OKSAL (Devamla) - Kim biliyor bunu değerli arkadaşlar? Bunun da önüne geçmek için  5'inci fıkrada deniyor ki: "Nereye giderse gitsin Bakanlık buna yetkilidir." 6'ncı fıkrada da yüzde  25'in yüzde 10'u ayrılıyor. O yüzde 10 ile siz toptancı halinin bakımını, onarımını yapmak  zorundasınız, aydınlatmasını, güvenliğini sağlamak zorundasınız. Aynı zamanda, müzayede salonunu,  depolamayı, tasniflemeyi, ambalajlamayı, laboratuvarı, soğuk hava depolannı bir biçimde yapmak  zorundasınız. Bu geçici l'inci maddenin l'inci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde zaman bir yılda ve  üç yılda... İdari ceza size verildikten sonra bunu eğer siz bir yıl içerisinde tamamlamamışsanız, o  zaman tamamen sizin faaliyetiniz durduruluyor. Üreticiler ne olacak? Elbette bunlar yapılmalı ama  yüzde 25'in yüzde 10'uyla yapılmaz değerli milletvekilleri.  Denetim konusunda da birtakım fikirlerimi ileri sürmek istiyorum. Sayın Başkanım, bir dakika  müsaade ederseniz, sektör için çok önemli.  Değerli milletvekilleri, bundan önce Gölbaşı'nda sürekli denetim yapılıyordu. Tabii burada  yapılan denetimlerde çok büyük haksızlıkların olduğu da bilenen bir gerçekti. Yazılan cezaların  yarısının ikramiye olarak verilmiş olması, zaman zaman ufak tefek şeyler mesele yapılarak ceza  yazılması zaten sıkıntı içerisinde olan üreticileri bir biçimde bitiriyordu. İnşallah bu çıkan yasada  böyle bir olay olmaz. Sanayi Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı şehirler arası yollarda denetim  noktalarında daha adil, daha yumuşak ve gerçekten üreticinin lehine ama vergi kaybını engelleyen  bir anlayışla denetim yaparsa öyle zannediyorum ki bu sektöre daha çok katkı yapmış sayılırlar diye  düşünüyorum.  Bu duygu ve düşüncelerle hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralanndan alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ederim.  Önergeyi oylannıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge reddedilmiştir.  Diğer önergeyi okutuyorum:  - 6 6 4 -
Sayfa 97 -
TBMM B: 72 11 . 3 . 2 0 1 0 O: 5  Değerli arkadaşlar, bir de devir hakkı. Yıllardan beri gecenin saat üçünden kalkıp işinin başına  giden, güven tesis etmiş, üreticinin bir yerinde garantisini almış, güvenini kazanmış olan, babadan  oğla geçen, sattığı malın zaman zaman bedellerini alamayan, zaman zaman üç dört aylık çeklerle  verebilen, sadece üreticinin malını değerlendirmek için fedakârlık yapan bu hal esnafım biz sanki öcü  gibi görüyoruz. Bunun bu şekilde olmadığını bu sektörden gelen arkadaşlarımız bilir. Ben üreticiyim.  Böyle hallerde falan dükkânım da yok ama bunlann nasıl zorluklar içerisinde yapıldığını çok iyi  bilen bir arkadaşınızım. O nedenle, hal esnafını koruyacak bazı kanunlann geçirilmesi lazım. Devir  hakkını demin dolaylı olarak Sayın Bakanla özel konuştuğumuzda "Verdik." diyor. Aslında orası da  müphem. Sayın Bakan dedi ki: "Biz onu yönetmeliğe mutlaka yazacağız ve devir hakkını da  vereceğiz." Tabii ki bunu görmek bizi de mutlu edecek. Çok iyi durumda olan hal esnafı, bir zaman  sonra bir bakıyorsunuz ki ödeme sıkıntısı çekiyor, dükkânını devretmek zorunda kalıyor. Ama devir  hakkı olmayınca bütün yıllar boyu yaptığı emek araya gitmiş olacak.  Değerli arkadaşlar, bir de 8'inci maddeyle ilgili görüşlerimi belirtmek istiyorum. 8'inci madde  hal rüsumuyla ilgili. Onun 4'üncü fıkrasında, üretici toptancı hallerinde yüzde 1 belediye rüsumunun  yüzde 25'i üretici hallerinde, yüzde 75'i de o malın tüketileceği bölgedeki toptancı halinin bağlı  olduğu belediyelere yatırılacak. 5'inci fıkrası da diyor ki: "Nerede olursa olsun.. ." Zira, 4'üncü  fıkrada, herhangi bir yabancı toptancı halinden malı aldığı zaman malı nereye götürecek?  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Bir dakika ek süre veriyorum, tamamlayın lütfen.  ALİ OKSAL (Devamla) - Kim biliyor bunu değerli arkadaşlar? Bunun da önüne geçmek için  5'inci fıkrada deniyor ki: "Nereye giderse gitsin Bakanlık buna yetkilidir." 6'ncı fıkrada da yüzde  25'in yüzde 10'u ayrılıyor. O yüzde 10 ile siz toptancı halinin bakımını, onarımını yapmak  zorundasınız, aydınlatmasını, güvenliğini sağlamak zorundasınız. Aynı zamanda, müzayede salonunu,  depolamayı, tasniflemeyi, ambalajlamayı, laboratuvarı, soğuk hava depolannı bir biçimde yapmak  zorundasınız. Bu geçici l'inci maddenin l'inci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde zaman bir yılda ve  üç yılda... İdari ceza size verildikten sonra bunu eğer siz bir yıl içerisinde tamamlamamışsanız, o  zaman tamamen sizin faaliyetiniz durduruluyor. Üreticiler ne olacak? Elbette bunlar yapılmalı ama  yüzde 25'in yüzde 10'uyla yapılmaz değerli milletvekilleri.  Denetim konusunda da birtakım fikirlerimi ileri sürmek istiyorum. Sayın Başkanım, bir dakika  müsaade ederseniz, sektör için çok önemli.  Değerli milletvekilleri, bundan önce Gölbaşı'nda sürekli denetim yapılıyordu. Tabii burada  yapılan denetimlerde çok büyük haksızlıkların olduğu da bilenen bir gerçekti. Yazılan cezaların  yarısının ikramiye olarak verilmiş olması, zaman zaman ufak tefek şeyler mesele yapılarak ceza  yazılması zaten sıkıntı içerisinde olan üreticileri bir biçimde bitiriyordu. İnşallah bu çıkan yasada  böyle bir olay olmaz. Sanayi Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı şehirler arası yollarda denetim  noktalarında daha adil, daha yumuşak ve gerçekten üreticinin lehine ama vergi kaybını engelleyen  bir anlayışla denetim yaparsa öyle zannediyorum ki bu sektöre daha çok katkı yapmış sayılırlar diye  düşünüyorum.  Bu duygu ve düşüncelerle hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralanndan alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ederim.  Önergeyi oylannıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge reddedilmiştir.  Diğer önergeyi okutuyorum:  - 6 6 4 - TBMM B: 72 1 1 . 3 . 2 0 1 0 O: 5  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 sıra sayılı kanun tasarısının geçici madde 1 'in (1) b) bendinde yer alan  "üç yıl içinde" ibaresinin "beş yıl içinde" olarak değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.  Mehmet Şandır (Mersin) ve arkadaşları  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU  BAŞKANI HASAN ALİ ÇELİK (Sakarya) - Katılamıyoruz.  BAŞKAN - Hükümet katılıyor mu?  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Sayın Başkan, bu, bizim  Hükümet tasarısında beş yıldı ancak Komisyonda arkadaşlarla tartışırken üzerinde genel bir yaklaşım  oldu, belediyelerin hallerin yeni düzenini kendi seçim dönemleri içerisinde kurmalarının uygun  olacağı ve dört buçuk yıl kadar bir zamanın var olduğu bu görüşmelerde dile getirildi. Zaten üç artı  bir yıl var, dört yıl şu andaki Komisyonun kabul ettiği metinde. Eğer önergedeki gibi beş artı bir yıl  olursa altı yıl olacaktır. O zaman büyük ihtimalle birçok belediye, kendi dönemi içerisinde, bu dört  yıllık dönem içerisinde, hallerin restorasyonu için ve yeni kurallara uyumu için önemli bir adım  atmayacaktır diye düşünüyoruz, bir sonraki döneme birçok halin bırakılması ihtimali daha fazladır  diye düşünüyoruz. Dolayısıyla, dört yıllık süreyi yeterli bulduğumuz için katılamıyoruz.  MEHMET ŞANDIR (Mersin) - Dört yıl değil Sayın Bakan, üç yıl.  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Üç artı bir.  BAŞKAN - Buyurun Sayın Şandır. (MHP sıralarından alkışlar)  MEHMET ŞANDIR (Mersin) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikle yüce heyetinizi  saygıyla selamlıyorum. Gerçekten önemli, toplumun çok büyük bir kesimini ilgilendiren bir kanun  tasarısının görüşmelerinin sonuna geldiğimiz için bir genel değerlendirme yapmak arzusuyla söz  aldım.  Tabii, önergemizle ilgili Sayın Bakanla, daha önce soru da sorarak bu konuyla ilgili  görüşmelerimiz oldu. Gerekçesi tutarlı olabilir. Yani "Seçilmiş belediyeler kendi süreleri içerisinde  bu konuyu tamamlasınlar, bir sonraki döneme bırakmasınlar, böylelikle bu kanun tasarısıyla  amaçlanan, hedeflenen husus gerçekleşsin gerekçesiyle, üç artı bir şeklinde, dört yıl içerisinde  bunların tamamlanması yeterlidir." deniliyor.  Ben bu arada şunu da ifade ediyorum: Değerli milletvekilleri, bu kanun, gerçekten toplumun  üreticiden tüketiciye kadar birçok kesimini çok yakından ilgilendiren yeni bir düzenleme. Sayın  Bakanın ifadesiyle "Yeni bir sistem kuruyoruz." "Yeni bir sistem kuruyoruz." dedi. Toplumun büyük  kesiminin önemli bir meselesine yeni bir sistem, hukuki sistem kuruluyor. Bu sistem kurulurken  mutlaka eksiklikler olacaktır, zamanla tamamlanacaktır. Birtakım aksamalann olması ihtimali kabul  edilebilir ama endişemiz odur ki alışılmış bir sistemden, işleyen bir sistemden, birçok öngörülemeyen  sorulan içinde banndıran, eksiklikleri de banndıran yeni bir düzenleme yapıyoruz. İşleyen bir sistemi  bir kaos ortamına iteceğimiz endişesini burada tekrar ifade ediyorum.  - 6 6 5 -
Sayfa 98 -
TBMM B: 72 1 1 . 3 . 2 0 1 0 O: 5  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 sıra sayılı kanun tasarısının geçici madde 1 'in (1) b) bendinde yer alan  "üç yıl içinde" ibaresinin "beş yıl içinde" olarak değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.  Mehmet Şandır (Mersin) ve arkadaşları  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU  BAŞKANI HASAN ALİ ÇELİK (Sakarya) - Katılamıyoruz.  BAŞKAN - Hükümet katılıyor mu?  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Sayın Başkan, bu, bizim  Hükümet tasarısında beş yıldı ancak Komisyonda arkadaşlarla tartışırken üzerinde genel bir yaklaşım  oldu, belediyelerin hallerin yeni düzenini kendi seçim dönemleri içerisinde kurmalarının uygun  olacağı ve dört buçuk yıl kadar bir zamanın var olduğu bu görüşmelerde dile getirildi. Zaten üç artı  bir yıl var, dört yıl şu andaki Komisyonun kabul ettiği metinde. Eğer önergedeki gibi beş artı bir yıl  olursa altı yıl olacaktır. O zaman büyük ihtimalle birçok belediye, kendi dönemi içerisinde, bu dört  yıllık dönem içerisinde, hallerin restorasyonu için ve yeni kurallara uyumu için önemli bir adım  atmayacaktır diye düşünüyoruz, bir sonraki döneme birçok halin bırakılması ihtimali daha fazladır  diye düşünüyoruz. Dolayısıyla, dört yıllık süreyi yeterli bulduğumuz için katılamıyoruz.  MEHMET ŞANDIR (Mersin) - Dört yıl değil Sayın Bakan, üç yıl.  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Üç artı bir.  BAŞKAN - Buyurun Sayın Şandır. (MHP sıralarından alkışlar)  MEHMET ŞANDIR (Mersin) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikle yüce heyetinizi  saygıyla selamlıyorum. Gerçekten önemli, toplumun çok büyük bir kesimini ilgilendiren bir kanun  tasarısının görüşmelerinin sonuna geldiğimiz için bir genel değerlendirme yapmak arzusuyla söz  aldım.  Tabii, önergemizle ilgili Sayın Bakanla, daha önce soru da sorarak bu konuyla ilgili  görüşmelerimiz oldu. Gerekçesi tutarlı olabilir. Yani "Seçilmiş belediyeler kendi süreleri içerisinde  bu konuyu tamamlasınlar, bir sonraki döneme bırakmasınlar, böylelikle bu kanun tasarısıyla  amaçlanan, hedeflenen husus gerçekleşsin gerekçesiyle, üç artı bir şeklinde, dört yıl içerisinde  bunların tamamlanması yeterlidir." deniliyor.  Ben bu arada şunu da ifade ediyorum: Değerli milletvekilleri, bu kanun, gerçekten toplumun  üreticiden tüketiciye kadar birçok kesimini çok yakından ilgilendiren yeni bir düzenleme. Sayın  Bakanın ifadesiyle "Yeni bir sistem kuruyoruz." "Yeni bir sistem kuruyoruz." dedi. Toplumun büyük  kesiminin önemli bir meselesine yeni bir sistem, hukuki sistem kuruluyor. Bu sistem kurulurken  mutlaka eksiklikler olacaktır, zamanla tamamlanacaktır. Birtakım aksamalann olması ihtimali kabul  edilebilir ama endişemiz odur ki alışılmış bir sistemden, işleyen bir sistemden, birçok öngörülemeyen  sorulan içinde banndıran, eksiklikleri de banndıran yeni bir düzenleme yapıyoruz. İşleyen bir sistemi  bir kaos ortamına iteceğimiz endişesini burada tekrar ifade ediyorum.  - 6 6 5 - TBMM B: 72 11 . 3 . 2 0 1 0 O: 5  Çünkü değerli milletvekilleri, ben başta sordum, kurulan bu sistemin merkezine üreticiyi  koyuyor musunuz, koymuyor musunuz diye. Böyle bir amaç yok. Öyle bir amaç olmasa bile bu  sistemin başlangıç noktası üreticiler, çiftçiler. Çiftçi üretecek ki diğer aradaki kademeler görev ifa  edebilsinler. Sizler de kabul edersiniz ki çiftçinin her devirde çok sorunu olmuştur, çok derdi olmuştur.  Çiftçinin derdi bitmez ama şu dönemde, gerçekten, görebildiğimiz kadarıyla -ben hafta sonu  Trakya'daydım- Trakya'da bile çiftçi büyük sorunlarla boğuşuyor. Kendi ilimden örnek verecek  olursam, köy yerlerine icra memurları gider oldu; üretim araçlarını haczediyor, seraları, traktörleri,  tarlaları haczediyor. Böyle bir sorun... Borcunu ödeyemiyor çiftçi. Tanm krediye, bankalara sorun. Bir  önceki seneye göre kredilerin geri dönüş oranlannda çok ciddi düşüşler var, dönmüyor, ödeyemiyor  çiftçi.  Şimdi, bu tasarıda, üreticinin, çiftçinin sorunlarını çözecek veya onu destekleyecek yeni bir  husus yok, yeni bir düzenleme yok. Artı, denildiği gibi "Çiftçinin değerlendiremediği yaş sebze ve  meyvesinin yüzde 25'ini bu kanun tasarısıyla değerlendireceğiz." sözü de çok havada kalıyor. Nasıl  değerlendireceksiniz? Satamayışının sebeplerini ortadan kaldırmıyorsunuz. Dolayısıyla, bu tasarı,  çiftçiye, üreticiye, çok zor şartlarda üretim yapan insanımıza bir şey getirmiyor, yeni bir şey  getirmiyor.  İkinci bir husus: Çiftçinin olmazsa olmaz destekçisi hal esnafım, komisyoncuları bana göre çok  zor duruma düşürecek bu tasarı. Çünkü çiftçiye karşılıksız destek veren ve ürününün pazarlanmasında  sorumluluk yüklenen komisyoncular, sahip oldukları dükkânlarının devrini bir hak olarak görüyorlar,  onu bir gelir, bir sermaye olarak değerlendiriyorlar, onun gücüyle çiftçiye destek veriyorlar. Şimdi,  burada, Sayın Bakan "Koyduk, vereceğiz, yönetmelikle belirleyeceğiz." diyor ama devir hakkını  ortadan kaldırıyorsunuz. Tahsisi getirdiniz ama Komisyonda -ne hikmetse- kaldırdınız. Böylelikle  çiftçinin destekçisi olan hal esnafını da zor duruma düşürmüş oluyorsunuz. Yeni bir belirsizlik, yeni  bir imkânsızlık yaratıyorsunuz.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Bir dakika ek süre veriyorum, tamamlayın lütfen.  MEHMET ŞANDIR (Devamla) - Önergemizin gerekçesi olarak ifade ettiğimiz bir başka husus:  Üretici bölgelerdeki belediyeleri de zor durumda bırakıyorsunuz. Birtakım yükümlülükler  getiriyorsunuz ama o yükümlülükleri karşılayacak bir kaynak bu yasayla verilmiyor. "Efendim, kayıt  altına alacağız." diyorsunuz. Sayın Bakan, gerekçenizi okuyacak olursanız virgülle, küsurları da  yazdığınıza göre yaş sebze ve meyve kayıt altında. Hangi kayda alacaksınız? "27,2 milyon ton meyve  ve sebze var." diyorsunuz, "15,6 milyon ton meyve var." diyorsunuz. Yani kayıt altına alınmayan bir  varlık da yok. Şimdi, belediyelerin gelirlerini, üretici bölgelerdeki belediyelerin halden, hal  rüsumundan gelirlerinin yüzde 75'ini kalkıp tüketici belediyelerin hal rüsumu olarak onlara  aktarırsanız belediyeleri de zor duruma getiriyorsunuz. Yani ben tekrar soruyorum: Bu yasa kime  yarayacak?  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  MEHMET ŞANDIR (Devamla) - Sayın Başkanım...  Tüketiciye yarayacağını söylemeyin. Manavdaki fiyatları düşüreceğinizi söylemeyin, yarın  önünüze getirirler. "Ankara'daki, İstanbul'daki meyve-sebze fiyatları bu yasayla düşecek." derseniz  yanlış yaparsınız, düşmez çünkü.  - 6 6 6 -
Sayfa 99 -
TBMM B: 72 11 . 3 . 2 0 1 0 O: 5  Çünkü değerli milletvekilleri, ben başta sordum, kurulan bu sistemin merkezine üreticiyi  koyuyor musunuz, koymuyor musunuz diye. Böyle bir amaç yok. Öyle bir amaç olmasa bile bu  sistemin başlangıç noktası üreticiler, çiftçiler. Çiftçi üretecek ki diğer aradaki kademeler görev ifa  edebilsinler. Sizler de kabul edersiniz ki çiftçinin her devirde çok sorunu olmuştur, çok derdi olmuştur.  Çiftçinin derdi bitmez ama şu dönemde, gerçekten, görebildiğimiz kadarıyla -ben hafta sonu  Trakya'daydım- Trakya'da bile çiftçi büyük sorunlarla boğuşuyor. Kendi ilimden örnek verecek  olursam, köy yerlerine icra memurları gider oldu; üretim araçlarını haczediyor, seraları, traktörleri,  tarlaları haczediyor. Böyle bir sorun... Borcunu ödeyemiyor çiftçi. Tanm krediye, bankalara sorun. Bir  önceki seneye göre kredilerin geri dönüş oranlannda çok ciddi düşüşler var, dönmüyor, ödeyemiyor  çiftçi.  Şimdi, bu tasarıda, üreticinin, çiftçinin sorunlarını çözecek veya onu destekleyecek yeni bir  husus yok, yeni bir düzenleme yok. Artı, denildiği gibi "Çiftçinin değerlendiremediği yaş sebze ve  meyvesinin yüzde 25'ini bu kanun tasarısıyla değerlendireceğiz." sözü de çok havada kalıyor. Nasıl  değerlendireceksiniz? Satamayışının sebeplerini ortadan kaldırmıyorsunuz. Dolayısıyla, bu tasarı,  çiftçiye, üreticiye, çok zor şartlarda üretim yapan insanımıza bir şey getirmiyor, yeni bir şey  getirmiyor.  İkinci bir husus: Çiftçinin olmazsa olmaz destekçisi hal esnafım, komisyoncuları bana göre çok  zor duruma düşürecek bu tasarı. Çünkü çiftçiye karşılıksız destek veren ve ürününün pazarlanmasında  sorumluluk yüklenen komisyoncular, sahip oldukları dükkânlarının devrini bir hak olarak görüyorlar,  onu bir gelir, bir sermaye olarak değerlendiriyorlar, onun gücüyle çiftçiye destek veriyorlar. Şimdi,  burada, Sayın Bakan "Koyduk, vereceğiz, yönetmelikle belirleyeceğiz." diyor ama devir hakkını  ortadan kaldırıyorsunuz. Tahsisi getirdiniz ama Komisyonda -ne hikmetse- kaldırdınız. Böylelikle  çiftçinin destekçisi olan hal esnafını da zor duruma düşürmüş oluyorsunuz. Yeni bir belirsizlik, yeni  bir imkânsızlık yaratıyorsunuz.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Bir dakika ek süre veriyorum, tamamlayın lütfen.  MEHMET ŞANDIR (Devamla) - Önergemizin gerekçesi olarak ifade ettiğimiz bir başka husus:  Üretici bölgelerdeki belediyeleri de zor durumda bırakıyorsunuz. Birtakım yükümlülükler  getiriyorsunuz ama o yükümlülükleri karşılayacak bir kaynak bu yasayla verilmiyor. "Efendim, kayıt  altına alacağız." diyorsunuz. Sayın Bakan, gerekçenizi okuyacak olursanız virgülle, küsurları da  yazdığınıza göre yaş sebze ve meyve kayıt altında. Hangi kayda alacaksınız? "27,2 milyon ton meyve  ve sebze var." diyorsunuz, "15,6 milyon ton meyve var." diyorsunuz. Yani kayıt altına alınmayan bir  varlık da yok. Şimdi, belediyelerin gelirlerini, üretici bölgelerdeki belediyelerin halden, hal  rüsumundan gelirlerinin yüzde 75'ini kalkıp tüketici belediyelerin hal rüsumu olarak onlara  aktarırsanız belediyeleri de zor duruma getiriyorsunuz. Yani ben tekrar soruyorum: Bu yasa kime  yarayacak?  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  MEHMET ŞANDIR (Devamla) - Sayın Başkanım...  Tüketiciye yarayacağını söylemeyin. Manavdaki fiyatları düşüreceğinizi söylemeyin, yarın  önünüze getirirler. "Ankara'daki, İstanbul'daki meyve-sebze fiyatları bu yasayla düşecek." derseniz  yanlış yaparsınız, düşmez çünkü.  - 6 6 6 - TBMM B: 72 11 . 3 . 2 0 1 0 O: 5  Çiftçiye yaramayan, komisyoncunun faydasına olmayan, belediyeleri zor duruma düşürecek olan  bu yasaya bir yeni sistem olarak burada hayırlı olması dileğiyle destek de veriyoruz ama ben büyük  endişe duyuyorum. "Çok tartıştık, çok konuştuk." diyorsunuz ama yeterince konuşulmadığını ve  gerçekten Türkiye'nin gerçeğine -teoride doğru olabilir ama- realitede bir fayda getirmeyeceği  kanaatiyle bu yasanın eksik çıktığı, bu noktada bir fırsat kaçırıldığı kanaatindeyim ama emekleri  olanlara, emeği geçen herkese de teşekkür ederek yasanın yine de çiftçimize, üreticimize ve diğer tüm  kesimlere hayırlı sonuçlar getirmesini temenni ederek saygılar sunuyorum. (MHP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge  reddedilmiştir.  Geçici l ' inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul  edilmiştir.  19'uncu madde üzerinde iki önerge vardır.  İlk önergeyi okutuyorum:  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 1/743 Esas Numaralı Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında  Kanun Tasarısının 19 uncu maddesinin 1 inci fıkrasına "c) 11 inci maddesi yayımı tarihinden itibaren  beş yıl sonra," ibaresinin eklenmesini arz ve teklif ederiz.  Mehmet Ali Susam Ali Kocal Birgen Keleş  İzmir Zonguldak İstanbul  Şevket Köse Ahmet Küçük Mustafa Özyürek  Adıyaman Çanakkale İstanbul  BAŞKAN - Şimdi son önergeyi okutup işleme alacağım.  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 Sıra Sayılı "Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği  Bulunan Diğer Mallann Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasansı"nın 19 uncu maddesinin  1 inci fıkrasının (b) bendinin tasarı metninden çıkartılmasını arz ve teklif ederiz.  Oktay Vural Mehmet Akif Paksoy Alim Işık  İzmir Kahramanmaraş Kütahya  Cemaleddin Uslu Ahmet Duran Bulut Necati Özensoy  Edime Balıkesir Bursa  Reşat Doğru Yılmaz Tankut  Tokat Adana  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU  BAŞKANI HASAN ALİ ÇELİK (Sakarya) - Katılamıyoruz.  BAŞKAN - Hükümet katılıyor mu?  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Efendim, standartların  belirlenmesiyle ilgili bir madde bu. Bu standartlann belirlenmesi için üç yıllık bir süreye ihtiyaç  olduğu Komisyonda görüşülmüştü. Bu nedenle, katılamıyoruz.  BAŞKAN - Buyurun Sayın Doğru.  - 6 6 7 -
Sayfa 100 -
TBMM B: 72 11 . 3 . 2 0 1 0 O: 5  Çiftçiye yaramayan, komisyoncunun faydasına olmayan, belediyeleri zor duruma düşürecek olan  bu yasaya bir yeni sistem olarak burada hayırlı olması dileğiyle destek de veriyoruz ama ben büyük  endişe duyuyorum. "Çok tartıştık, çok konuştuk." diyorsunuz ama yeterince konuşulmadığını ve  gerçekten Türkiye'nin gerçeğine -teoride doğru olabilir ama- realitede bir fayda getirmeyeceği  kanaatiyle bu yasanın eksik çıktığı, bu noktada bir fırsat kaçırıldığı kanaatindeyim ama emekleri  olanlara, emeği geçen herkese de teşekkür ederek yasanın yine de çiftçimize, üreticimize ve diğer tüm  kesimlere hayırlı sonuçlar getirmesini temenni ederek saygılar sunuyorum. (MHP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge  reddedilmiştir.  Geçici l ' inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul  edilmiştir.  19'uncu madde üzerinde iki önerge vardır.  İlk önergeyi okutuyorum:  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 1/743 Esas Numaralı Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında  Kanun Tasarısının 19 uncu maddesinin 1 inci fıkrasına "c) 11 inci maddesi yayımı tarihinden itibaren  beş yıl sonra," ibaresinin eklenmesini arz ve teklif ederiz.  Mehmet Ali Susam Ali Kocal Birgen Keleş  İzmir Zonguldak İstanbul  Şevket Köse Ahmet Küçük Mustafa Özyürek  Adıyaman Çanakkale İstanbul  BAŞKAN - Şimdi son önergeyi okutup işleme alacağım.  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 471 Sıra Sayılı "Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği  Bulunan Diğer Mallann Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasansı"nın 19 uncu maddesinin  1 inci fıkrasının (b) bendinin tasarı metninden çıkartılmasını arz ve teklif ederiz.  Oktay Vural Mehmet Akif Paksoy Alim Işık  İzmir Kahramanmaraş Kütahya  Cemaleddin Uslu Ahmet Duran Bulut Necati Özensoy  Edime Balıkesir Bursa  Reşat Doğru Yılmaz Tankut  Tokat Adana  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU  BAŞKANI HASAN ALİ ÇELİK (Sakarya) - Katılamıyoruz.  BAŞKAN - Hükümet katılıyor mu?  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Efendim, standartların  belirlenmesiyle ilgili bir madde bu. Bu standartlann belirlenmesi için üç yıllık bir süreye ihtiyaç  olduğu Komisyonda görüşülmüştü. Bu nedenle, katılamıyoruz.  BAŞKAN - Buyurun Sayın Doğru.  - 6 6 7 - TBMM B: 72 11 . 3 . 2 0 1 0 O: 5  REŞAT DOĞRU (Tokat) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; 471 sıra sayılı Kanun  Tasansı'nın 19'uncu maddesi üzerinde vermiş olduğumuz önergeyle ilgili söz almış bulunuyorum.  Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.  Söz konusu kanunun, yıllar önce acilen çıkarılması gereken kanunlar içerisinde olması  gerekiyordu ancak neden bu zamana kadar bırakıldığını anlayamıyoruz. Tabii, bu kanundan çok geniş  şekilde beklentilerin olduğunu da söylemek mecburiyetindeyiz. Üreticiler, hal esnafı ve diğer birtakım  insanlar bu kanunu özlemle bekliyorlardı ama biraz da sanki acilen çıkartıldığını ve Komisyonda  tam olarak görüşülmediğini de düşünüyorum. İnşallah, eksiklikleri ilerdeki zamanlarda tamamlanır  ama daha geniş bir şekilde düşünülerek veyahut da tüm tarafların hepsinin görüşleri alınarak  çıkartılmış olsaydı daha farklı olurdu diye de düşünmek durumundayız.  Sayın milletvekilleri, çiftçiler, -sebze olsun, meyve olsun- üretimde çok büyük zorluklar yaşıyor.  2009 tanm döneminde Anadolu'nun her tarafında olduğu gibi Tokat ili Kazova, Kelkit Vadisi üreticileri  borçlarını ödeyemediler. Hatta öyle oldu ki tarımsal sulamada kullanılan elektrik borçlan bile  ödenmedi. Bunun sonunda da ırmaklarda su olmasına rağmen, kanallara su gelmedi ve su verilmedi,  ürünleri susuzluktan yandı, kavruldu. Birçok çiftçinin şu anda maalesef kapısında icralan vardır. İcraya  düşmemiş çiftçi neredeyse yok denecek sayıdadır. İşte böyle ağır şartlar içerisinde sebze ve meyve  üreten çiftçilerimiz ürünlerini değerinden satamamakta, zarar etmekte ve mağdur olmaktadır.  Kanunlaşan bu hal yasasından çok şeyler bekleniyor ancak kanun beklentilere de tam cevap  veremiyor. Üretici insanlar, tüketiciye kadar uzanan yolda büyük oranda fiyat artışından çok  rahatsızlar. Yani fiyat artışı kendilerine yansımıyor, üretici de çok pahalıya ürününü alıyor. Bu  nedenle, direkt olarak üreticiye ulaştıran sistemlere ihtiyaç vardır. Aracıların spekülatif amaçlı alım,  satım ve devir işlemlerinin önlenmesi gereklidir.  Bu arada, üretilen ürünün künyesi de çok önemlidir. Artık, genetiği değiştirilmiş organizmah  ürünler ve hormonal amaçlı kullanılan kimyasalların insan sağlığına zararlı etkileri ortaya çıkmıştır.  Üretilen ürünün nasıl üretildiği, ne tür kimyasallann kullanıldığı ya da organik tarımla mı yapıldığım  öğrenmek istiyorlar. Özellikle son zamanlardaki genetiği değiştirilmiş organizmalardan elde edilen,  işte çeşitli noktalardaki yemler olsun veyahut da diğer konular olsun, bunlar ciddi manada insan  vücudunda rahatsızlıklar meydana getirebiliyor. Hatta öyle olabiliyor ki mesela hastanelerdeki cildiye  polikliniklerine gitmiş olsak cildiye polikliniklerindeki alerjik rahatsızlıkların birçoğunun yenen  gıdalardan veyahut alman gıdalardan olduğunun ortaya çıktığı görülüyor. Bu manada da üretilen  ürünlerin menşesinin çok önemli olduğunu, hale gelen ürünlerin esasında nasıl üretilmiş olduğunun  veyahut da üretilirken ne tür kimyasalların kullanılmış olduğunun da oraya yazılmasının çok büyük  bir manası olacağını ifade etmek istiyorum.  Tabii, bunlara aynı zamanda araştırma yapılması da gerekiyor. Yani, şimdi, genetiği değiştirilmiş  organizmalar, insanımızın vücudunda veyahut da kalıtımsal olarak çocuklarımızda, bebeklerimizde  ne tür etkilere sebep olabiliyor veyahut da ilerideki dönemlerde ne tür sıkıntılarla karşılaşıyoruz,  bunların bir bir ortaya konulması lazım.  Sayın milletvekilleri, aynca, toptancı hallerinde de yeterli denetim yapılmamaktadır. Belediyeler,  toptancı hallerinin kuruluşunda daha dikkatli davranmalı ve bu amaçla da yeterli şekilde denetimlerini  yapmalıdır. Amaç burada, üreticiyi korumak ve tüketiciye daha sağlıklı ve ucuz, kaliteli besin  maddeleri ulaştırmak olmalıdır. Esas işin temeli, üreticinin korunması ve beraberinde de tüketiciye  giderken tüketicinin de bu mealde korunarak sağlıklı besinlere ulaştırılmış olmasıdır.  - 6 6 8 -
Sayfa 101 -
TBMM B: 72 11 . 3 . 2 0 1 0 O: 5  REŞAT DOĞRU (Tokat) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; 471 sıra sayılı Kanun  Tasansı'nın 19'uncu maddesi üzerinde vermiş olduğumuz önergeyle ilgili söz almış bulunuyorum.  Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.  Söz konusu kanunun, yıllar önce acilen çıkarılması gereken kanunlar içerisinde olması  gerekiyordu ancak neden bu zamana kadar bırakıldığını anlayamıyoruz. Tabii, bu kanundan çok geniş  şekilde beklentilerin olduğunu da söylemek mecburiyetindeyiz. Üreticiler, hal esnafı ve diğer birtakım  insanlar bu kanunu özlemle bekliyorlardı ama biraz da sanki acilen çıkartıldığını ve Komisyonda  tam olarak görüşülmediğini de düşünüyorum. İnşallah, eksiklikleri ilerdeki zamanlarda tamamlanır  ama daha geniş bir şekilde düşünülerek veyahut da tüm tarafların hepsinin görüşleri alınarak  çıkartılmış olsaydı daha farklı olurdu diye de düşünmek durumundayız.  Sayın milletvekilleri, çiftçiler, -sebze olsun, meyve olsun- üretimde çok büyük zorluklar yaşıyor.  2009 tanm döneminde Anadolu'nun her tarafında olduğu gibi Tokat ili Kazova, Kelkit Vadisi üreticileri  borçlarını ödeyemediler. Hatta öyle oldu ki tarımsal sulamada kullanılan elektrik borçlan bile  ödenmedi. Bunun sonunda da ırmaklarda su olmasına rağmen, kanallara su gelmedi ve su verilmedi,  ürünleri susuzluktan yandı, kavruldu. Birçok çiftçinin şu anda maalesef kapısında icralan vardır. İcraya  düşmemiş çiftçi neredeyse yok denecek sayıdadır. İşte böyle ağır şartlar içerisinde sebze ve meyve  üreten çiftçilerimiz ürünlerini değerinden satamamakta, zarar etmekte ve mağdur olmaktadır.  Kanunlaşan bu hal yasasından çok şeyler bekleniyor ancak kanun beklentilere de tam cevap  veremiyor. Üretici insanlar, tüketiciye kadar uzanan yolda büyük oranda fiyat artışından çok  rahatsızlar. Yani fiyat artışı kendilerine yansımıyor, üretici de çok pahalıya ürününü alıyor. Bu  nedenle, direkt olarak üreticiye ulaştıran sistemlere ihtiyaç vardır. Aracıların spekülatif amaçlı alım,  satım ve devir işlemlerinin önlenmesi gereklidir.  Bu arada, üretilen ürünün künyesi de çok önemlidir. Artık, genetiği değiştirilmiş organizmah  ürünler ve hormonal amaçlı kullanılan kimyasalların insan sağlığına zararlı etkileri ortaya çıkmıştır.  Üretilen ürünün nasıl üretildiği, ne tür kimyasallann kullanıldığı ya da organik tarımla mı yapıldığım  öğrenmek istiyorlar. Özellikle son zamanlardaki genetiği değiştirilmiş organizmalardan elde edilen,  işte çeşitli noktalardaki yemler olsun veyahut da diğer konular olsun, bunlar ciddi manada insan  vücudunda rahatsızlıklar meydana getirebiliyor. Hatta öyle olabiliyor ki mesela hastanelerdeki cildiye  polikliniklerine gitmiş olsak cildiye polikliniklerindeki alerjik rahatsızlıkların birçoğunun yenen  gıdalardan veyahut alman gıdalardan olduğunun ortaya çıktığı görülüyor. Bu manada da üretilen  ürünlerin menşesinin çok önemli olduğunu, hale gelen ürünlerin esasında nasıl üretilmiş olduğunun  veyahut da üretilirken ne tür kimyasalların kullanılmış olduğunun da oraya yazılmasının çok büyük  bir manası olacağını ifade etmek istiyorum.  Tabii, bunlara aynı zamanda araştırma yapılması da gerekiyor. Yani, şimdi, genetiği değiştirilmiş  organizmalar, insanımızın vücudunda veyahut da kalıtımsal olarak çocuklarımızda, bebeklerimizde  ne tür etkilere sebep olabiliyor veyahut da ilerideki dönemlerde ne tür sıkıntılarla karşılaşıyoruz,  bunların bir bir ortaya konulması lazım.  Sayın milletvekilleri, aynca, toptancı hallerinde de yeterli denetim yapılmamaktadır. Belediyeler,  toptancı hallerinin kuruluşunda daha dikkatli davranmalı ve bu amaçla da yeterli şekilde denetimlerini  yapmalıdır. Amaç burada, üreticiyi korumak ve tüketiciye daha sağlıklı ve ucuz, kaliteli besin  maddeleri ulaştırmak olmalıdır. Esas işin temeli, üreticinin korunması ve beraberinde de tüketiciye  giderken tüketicinin de bu mealde korunarak sağlıklı besinlere ulaştırılmış olmasıdır.  - 6 6 8 - TBMM B: 72 1 1 . 3 . 2010 O: 5  Semt pazarlarında üreticilere de yerler ayrılması önemlidir. Yani burada, semt pazarlarındaki  üreticilere ayrılan oran sanki biraz düşük gibi görünüyor ama bence daha fazla ayrılmasının faydası  olacağı kanaatindeyim. Tüketici isterse üreticiden direkt olarak ürününü satın alabilmelidir. Yani  bunu sağlamak durumundayız.  Alışveriş merkezleriyle ilgili kanun da acilen çıkarılmalıdır. Üretici birlikleriyle ilgili de kanun,  geçmişte, 2004 senesinde çıkarılmıştır ancak bunun da... Kanunun içerisinin boş olduğunu, daha  doğrusu doldurulması gerektiğini üretici birlikleri ifade etmeye çalışıyorlar. Şu anda, Üretici Birlikleri  Kanunu'nun tabii, uygulama aşamasıyla ilgili olarak orada sadece bir tavsiye niteliğinde olduğu,  üretici birliklerinin bir noktada üretilen ürünler üzerinde, mesela, ilaç kullanımında veyahut da çeşitli  tohum kullanımlarında veyahut da başka kullanımda, girdiler içerisinde üretici birlikleri vasıtasıyla  alınması, toptan alınması ve akabinde de toptan alınmayla beraber üretim maliyetlerinin düşürüleceği  de göz önüne alınmalıdır.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Bir dakika ek süre veriyorum, tamamlayın lütfen.  REŞAT DOĞRU (Devamla) - Teşekkür ederim Sayın Başkanım.  Özellikle üretici birlikleri, çıkarılmış olan o kanunun içerisinin daha da farklı boyutlarda  doldurulmasını arzu etmektedirler. Gerçi bu kanunla ilgili olarak Sayın Bakan "Üretici birlikleri de  bir noktada desteklenmiş oluyor, üretici korunmuş oluyor." diyor ama üretici birliklerinin  yöneticilerini veyahut da bilfiil sahada bulunan insanlarımızı şöyle bir dinlemiş olduğumuz zaman,  bu kanunun yer yer boşluklar içerisinde bulunduğunu ifade etmeye çalışıyorlar. O manada da Üretici  Birlikleri Kanunu'nun süratli bir şekilde yeniden göz önüne alınıp değiştirilmesi ve üreticilerin bu  yönde korunmasının da çok büyük faydası olacağı kanaatindeyim.  Bugün, sebze ve meyveler, köy komisyonlan kurularak alışveriş merkezlerine aktarılmaktadır.  Bakınız, bu kanunla beraber alışveriş merkezleriyle daha fazla bir üstünlük sağlanacağı şeklinde bir  görüntü vardır. Yani süpermarketlerle ilgili kanunu çıkarmış olmamızın hem manavlan koruyacağı  hem beraberinde çiftçilerimizi koruyacağı düşünülürse köy komisyoncuları eliyle alman ürünlere  verilen değerin daha da farklı olacağı kanaatindeyim. Yani kanunları çıkarırsak en azından çiftçimizi  ve üreticimizi korumuş oluruz diye düşünüyorum.  Tekrar kanunun hayırlı olmasını temenni ediyor, yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (MHP  sıralanndan alkışlar)  BAŞKAN - Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge  reddedilmiştir.  Diğer önergeyi okutuyorum:  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 1/743 Esas Numaralı Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında  Kanun Tasarısının 19 uncu maddesinin 1 inci fıkrasına  "c) 11 inci maddesi yayımı tarihinden itibaren beş yıl sonra," ibaresinin eklenmesini arz ve teklif  ederiz.  Mehmet Ali Susam (İzmir) ve arkadaşları  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  - 6 6 9 -
Sayfa 102 -
TBMM B: 72 1 1 . 3 . 2010 O: 5  Semt pazarlarında üreticilere de yerler ayrılması önemlidir. Yani burada, semt pazarlarındaki  üreticilere ayrılan oran sanki biraz düşük gibi görünüyor ama bence daha fazla ayrılmasının faydası  olacağı kanaatindeyim. Tüketici isterse üreticiden direkt olarak ürününü satın alabilmelidir. Yani  bunu sağlamak durumundayız.  Alışveriş merkezleriyle ilgili kanun da acilen çıkarılmalıdır. Üretici birlikleriyle ilgili de kanun,  geçmişte, 2004 senesinde çıkarılmıştır ancak bunun da... Kanunun içerisinin boş olduğunu, daha  doğrusu doldurulması gerektiğini üretici birlikleri ifade etmeye çalışıyorlar. Şu anda, Üretici Birlikleri  Kanunu'nun tabii, uygulama aşamasıyla ilgili olarak orada sadece bir tavsiye niteliğinde olduğu,  üretici birliklerinin bir noktada üretilen ürünler üzerinde, mesela, ilaç kullanımında veyahut da çeşitli  tohum kullanımlarında veyahut da başka kullanımda, girdiler içerisinde üretici birlikleri vasıtasıyla  alınması, toptan alınması ve akabinde de toptan alınmayla beraber üretim maliyetlerinin düşürüleceği  de göz önüne alınmalıdır.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Bir dakika ek süre veriyorum, tamamlayın lütfen.  REŞAT DOĞRU (Devamla) - Teşekkür ederim Sayın Başkanım.  Özellikle üretici birlikleri, çıkarılmış olan o kanunun içerisinin daha da farklı boyutlarda  doldurulmasını arzu etmektedirler. Gerçi bu kanunla ilgili olarak Sayın Bakan "Üretici birlikleri de  bir noktada desteklenmiş oluyor, üretici korunmuş oluyor." diyor ama üretici birliklerinin  yöneticilerini veyahut da bilfiil sahada bulunan insanlarımızı şöyle bir dinlemiş olduğumuz zaman,  bu kanunun yer yer boşluklar içerisinde bulunduğunu ifade etmeye çalışıyorlar. O manada da Üretici  Birlikleri Kanunu'nun süratli bir şekilde yeniden göz önüne alınıp değiştirilmesi ve üreticilerin bu  yönde korunmasının da çok büyük faydası olacağı kanaatindeyim.  Bugün, sebze ve meyveler, köy komisyonlan kurularak alışveriş merkezlerine aktarılmaktadır.  Bakınız, bu kanunla beraber alışveriş merkezleriyle daha fazla bir üstünlük sağlanacağı şeklinde bir  görüntü vardır. Yani süpermarketlerle ilgili kanunu çıkarmış olmamızın hem manavlan koruyacağı  hem beraberinde çiftçilerimizi koruyacağı düşünülürse köy komisyoncuları eliyle alman ürünlere  verilen değerin daha da farklı olacağı kanaatindeyim. Yani kanunları çıkarırsak en azından çiftçimizi  ve üreticimizi korumuş oluruz diye düşünüyorum.  Tekrar kanunun hayırlı olmasını temenni ediyor, yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (MHP  sıralanndan alkışlar)  BAŞKAN - Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge  reddedilmiştir.  Diğer önergeyi okutuyorum:  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 1/743 Esas Numaralı Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında  Kanun Tasarısının 19 uncu maddesinin 1 inci fıkrasına  "c) 11 inci maddesi yayımı tarihinden itibaren beş yıl sonra," ibaresinin eklenmesini arz ve teklif  ederiz.  Mehmet Ali Susam (İzmir) ve arkadaşları  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  - 6 6 9 - TBMM B: 72 1 1 . 3 . 2 0 1 0 O: 5  SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU  BAŞKANI HASAN ALİ ÇELİK (Sakarya) - Katılamıyoruz.  BAŞKAN - Hükümet katılıyor mu?  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Katılamıyoruz Sayın Başkan.  K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Şevket Köse...  BAŞKAN - Buyurun Sayın Köse. (CHP sıralarından alkışlar)  ŞEVKET KÖSE (Adıyaman) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 471 sıra sayılı, Sebze ve  Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı'nın 19'uncu maddesi üzerine verdiğimiz  önerge hakkında söz almış bulunmaktayım. Bu vesileyle sizleri saygıyla selamlıyorum.  Sözlerime başlarken, yaşanan deprem nedeniyle Elâzığ'da kaybettiğimiz vatandaşlarımızı  rahmetle anmak istiyorum.  Değerli arkadaşlar, görüştüğümüz tasarının gerekçesinde hepimizin dikkatini çeken bir rakam  bulunmaktadır. Buna göre ülkemizde 2008 yılında sebze üretim miktarı yaklaşık 27 milyon ton,  meyve üretim miktarı ise yaklaşık 15,6 milyon ton olarak gerçekleşmiştir. Üretilen sebze ve meyvenin  yüzde 95'i ülke içinde kalmaktadır; başka bir ifadeyle, ihraç oranı yüzde 5 olmuştur. Türkiye gibi  sebze ve meyveciliğe uygun bir ülke için bu rakam oldukça düşüktür. Ayrıca, ülke içinde kalan sebze  ve meyvenin yaklaşık yüzde 25'i, tüketim merkezlerine ulaşmadan pazarlama sürecinde zayi  olmaktadır. İç pazara sürüklenen sebze ve meyvenin yaklaşık yüzde 30'u toptancı hallerinde işlem  görmekte, kalan kısmı ise hiçbir kayda girmeksizin pazarlanmaktadır. Rakamlara dikkat edecek  olursak, iç pazara giren meyve ve sebzenin yüzde 70'i kayıtsız olarak satışa sunulmaktadır. Yani  ülkemizde sebze ve meyvenin toptan ticaretini bugüne kadar düzenleyen 552 sayılı Kanun Hükmünde  Kararname istenen gelişmeyi sağlayamamıştır.  Sayın milletvekilleri, üzerinde görüşlerimizi belirttiğimiz 471 sıra sayılı Yasa Tasansı ise mevcut  sorunu çözmekten uzak bir görüntü çizmektedir. Üreticilerin ve tüketicilerin bu anlamda istekleri  gayet açık. Şöyle ki: Sebze ve meyve ticaretinin kaliteli standartlara ve gıda güvenirliğine uygun  tedarikinin, dağıtımının ve satışının sağlanmasını istiyorlar. Ayrıca, üretici ve tüketicilerin hak ve  menfaatlerinin korunması, meslek mensuplarının faaliyetlerinin düzenlenmesi, toptancı halleri ile  pazar yerlerinin çağdaş bir sisteme kavuşturulması gerekmektedir. Görmekteyiz ki hazırlanan tasarı  bu istek ve amaçlardan uzaktır. Bu tasarı üretici köylüyü, komisyoncuyu, pazarcıyı, tüketiciyi ve  belediyeleri olumsuz etkilemektedir.  Köylümüz örgütlü değil. Tarım işletme ve kooperatifleri devlet tarafından mutlaka  desteklenmelidir çünkü bu desteklenmiyor. Aynı zamanda, üreticiler devlet tarafından  desteklenmeden pazarlama sürecinde nasıl başanlı olacaktır?  Değerli milletvekilleri, ülke içindeki sebze ve meyvelerin denetimi konusunda da büyük bir  boşluk bulunmaktadır. Daha önce hem bir soru önergesi hem de Meclis araştırması önergesiyle  gündeme getirdiğim bir konu daha bulunmaktadır. Bu konu ise tarımsal ilaç kalıntılannın meyve ve  sebzelerde yoğun oranlarda görülmesiydi. En son olarak Almanya'ya ihraç ettiğimiz armutlann geri  gönderilmesi bu sorunu tekrar gündeme getirmiştir.  - 6 7 0 -
Sayfa 103 -
TBMM B: 72 1 1 . 3 . 2 0 1 0 O: 5  SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU  BAŞKANI HASAN ALİ ÇELİK (Sakarya) - Katılamıyoruz.  BAŞKAN - Hükümet katılıyor mu?  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Katılamıyoruz Sayın Başkan.  K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Şevket Köse...  BAŞKAN - Buyurun Sayın Köse. (CHP sıralarından alkışlar)  ŞEVKET KÖSE (Adıyaman) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 471 sıra sayılı, Sebze ve  Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı'nın 19'uncu maddesi üzerine verdiğimiz  önerge hakkında söz almış bulunmaktayım. Bu vesileyle sizleri saygıyla selamlıyorum.  Sözlerime başlarken, yaşanan deprem nedeniyle Elâzığ'da kaybettiğimiz vatandaşlarımızı  rahmetle anmak istiyorum.  Değerli arkadaşlar, görüştüğümüz tasarının gerekçesinde hepimizin dikkatini çeken bir rakam  bulunmaktadır. Buna göre ülkemizde 2008 yılında sebze üretim miktarı yaklaşık 27 milyon ton,  meyve üretim miktarı ise yaklaşık 15,6 milyon ton olarak gerçekleşmiştir. Üretilen sebze ve meyvenin  yüzde 95'i ülke içinde kalmaktadır; başka bir ifadeyle, ihraç oranı yüzde 5 olmuştur. Türkiye gibi  sebze ve meyveciliğe uygun bir ülke için bu rakam oldukça düşüktür. Ayrıca, ülke içinde kalan sebze  ve meyvenin yaklaşık yüzde 25'i, tüketim merkezlerine ulaşmadan pazarlama sürecinde zayi  olmaktadır. İç pazara sürüklenen sebze ve meyvenin yaklaşık yüzde 30'u toptancı hallerinde işlem  görmekte, kalan kısmı ise hiçbir kayda girmeksizin pazarlanmaktadır. Rakamlara dikkat edecek  olursak, iç pazara giren meyve ve sebzenin yüzde 70'i kayıtsız olarak satışa sunulmaktadır. Yani  ülkemizde sebze ve meyvenin toptan ticaretini bugüne kadar düzenleyen 552 sayılı Kanun Hükmünde  Kararname istenen gelişmeyi sağlayamamıştır.  Sayın milletvekilleri, üzerinde görüşlerimizi belirttiğimiz 471 sıra sayılı Yasa Tasansı ise mevcut  sorunu çözmekten uzak bir görüntü çizmektedir. Üreticilerin ve tüketicilerin bu anlamda istekleri  gayet açık. Şöyle ki: Sebze ve meyve ticaretinin kaliteli standartlara ve gıda güvenirliğine uygun  tedarikinin, dağıtımının ve satışının sağlanmasını istiyorlar. Ayrıca, üretici ve tüketicilerin hak ve  menfaatlerinin korunması, meslek mensuplarının faaliyetlerinin düzenlenmesi, toptancı halleri ile  pazar yerlerinin çağdaş bir sisteme kavuşturulması gerekmektedir. Görmekteyiz ki hazırlanan tasarı  bu istek ve amaçlardan uzaktır. Bu tasarı üretici köylüyü, komisyoncuyu, pazarcıyı, tüketiciyi ve  belediyeleri olumsuz etkilemektedir.  Köylümüz örgütlü değil. Tarım işletme ve kooperatifleri devlet tarafından mutlaka  desteklenmelidir çünkü bu desteklenmiyor. Aynı zamanda, üreticiler devlet tarafından  desteklenmeden pazarlama sürecinde nasıl başanlı olacaktır?  Değerli milletvekilleri, ülke içindeki sebze ve meyvelerin denetimi konusunda da büyük bir  boşluk bulunmaktadır. Daha önce hem bir soru önergesi hem de Meclis araştırması önergesiyle  gündeme getirdiğim bir konu daha bulunmaktadır. Bu konu ise tarımsal ilaç kalıntılannın meyve ve  sebzelerde yoğun oranlarda görülmesiydi. En son olarak Almanya'ya ihraç ettiğimiz armutlann geri  gönderilmesi bu sorunu tekrar gündeme getirmiştir.  - 6 7 0 - TBMM B: 72 11 . 3 . 2010 O: 5  Değerli arkadaşlar, maalesef, ülkemizde bu gibi ürünlerin denetlenmesi konusunda ciddi  düzenlemeler bulunmamaktadır. Ayrıca iade edilen armutların yurt içinde tüketicilere satıldığı iddiası  da konunun daha farklı boyutları olduğunu gözler önüne sermiştir. Verdiğim önergeler için Tarım ve  Köyişleri Bakanı yanıtında bu gibi ürünlerin derhâl imha edildiğini belirtmiştir. Yurt dışından tarımsal  ilaç kalıntısı nedeniyle iade edilen ürünler imha edilse bile yurt içinde üretilip ihracatı söz konusu  olmayan ürünlerde daha başka tehlikeler kol gezmektedir. Örneğin, henüz tarımsal ilaçlama  konusunda iktidar Avrupa Birliğiyle uyum sağlayamadı, doğal olarak halk sağlığı da tehdit altındadır.  İç piyasaya sunulan meyve ve sebzelerin yüzde 70'inin kayda geçmeden pazarlandığını da düşününce  yerli tüketicinin daha büyük tehlikeyle karşı karşıya olduğunu söyleyebiliriz. Bu konuda  laboratuvarlara, sıkı denetlemelere ve yoğun eğitime ihtiyaç vardır. Hükümet bu konularda harekete  geçmelidir. Ayrıca, ürünleri kayda almak, üretim miktarını artırmak yetmeyecektir çünkü insan sağlığı  her şeyden önemlidir ve her şeyden önce gelir. Bu noktada acil çözümlere ihtiyacımız vardır.  Sayın milletvekilleri, özellikle son günlerde yaşanan don ve sel olayları nedeniyle üretimde  büyük sıkıntılar yaşanacaktır. Ömek vermek gerekirse yalnızca Adıyaman'da don olaylan nedeniyle  500 bin hektar alan zarar görmüştür. Benzer biçimde Aydın, Antalya, Çanakkale, Muğla, İzmir  illerimizde de 500 bin dekarın üzerinde alan zarar görmüştür. Hükümetin bu bölgelerdeki  çiftçilerimize acilen destek olması gerekiyor. Eğer bu bölgelerdeki yaralar sarılmazsa ticareti  yapılacak meyve ve sebzeler kalmayacaktır.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Bir dakika ek süre veriyorum, tamamlayın lütfen.  ŞEVKET KÖSE (Devamla) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.  Bu durumun sonucunda ise yalnızca üretici değil, tüketici de mağdur olacaktır ve ülke ekonomisi  de büyük darbe yiyecektir.  Değerli arkadaşlar, tüketicinin kaliteli ve uygun fiyatla ürün alabilmesi için düzenlemelere  ihtiyaç vardır demiştim, ayrıca üretici de mağdur edilmemelidir. Bakınız, Adıyaman'da Alternatif  Ürün Projesi uygulaması sonucu tütün bitirildi. Bunun sonucunda üretici mağdur duruma düştü ve  mevsimlik tanm işçisi oldu. Bu açıdan alternatif ürün projesiyle Adıyaman'da sebze ve meyve üretimi  daha çok desteklenmelidir.  Sayın milletvekilleri, Adıyaman'da toprak var, su var, insan gücü var ancak su tarlalara  ulaşamıyor çünkü sulama konusunda yatınmlar yetersizdir. İktidar tarafından bu potansiyel mutlaka  yerine getirilip değerlendirilmelidir.  Sözlerime son verirken verdiğimiz önergenin kabul edilmesini diler, saygılar sunarım. (CHP  sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge  reddedilmiştir.  19'uncu maddeyi oylannıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.  20'nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.  Tasarının tümünün oylanmasından önce oyunun rengini belirtmek üzere aleyhte Tunceli  Milletvekili Sayın Kamer Genç söz istemiştir.  Buyurun Sayın Genç.  - 6 7 1 -
Sayfa 104 -
TBMM B: 72 11 . 3 . 2010 O: 5  Değerli arkadaşlar, maalesef, ülkemizde bu gibi ürünlerin denetlenmesi konusunda ciddi  düzenlemeler bulunmamaktadır. Ayrıca iade edilen armutların yurt içinde tüketicilere satıldığı iddiası  da konunun daha farklı boyutları olduğunu gözler önüne sermiştir. Verdiğim önergeler için Tarım ve  Köyişleri Bakanı yanıtında bu gibi ürünlerin derhâl imha edildiğini belirtmiştir. Yurt dışından tarımsal  ilaç kalıntısı nedeniyle iade edilen ürünler imha edilse bile yurt içinde üretilip ihracatı söz konusu  olmayan ürünlerde daha başka tehlikeler kol gezmektedir. Örneğin, henüz tarımsal ilaçlama  konusunda iktidar Avrupa Birliğiyle uyum sağlayamadı, doğal olarak halk sağlığı da tehdit altındadır.  İç piyasaya sunulan meyve ve sebzelerin yüzde 70'inin kayda geçmeden pazarlandığını da düşününce  yerli tüketicinin daha büyük tehlikeyle karşı karşıya olduğunu söyleyebiliriz. Bu konuda  laboratuvarlara, sıkı denetlemelere ve yoğun eğitime ihtiyaç vardır. Hükümet bu konularda harekete  geçmelidir. Ayrıca, ürünleri kayda almak, üretim miktarını artırmak yetmeyecektir çünkü insan sağlığı  her şeyden önemlidir ve her şeyden önce gelir. Bu noktada acil çözümlere ihtiyacımız vardır.  Sayın milletvekilleri, özellikle son günlerde yaşanan don ve sel olayları nedeniyle üretimde  büyük sıkıntılar yaşanacaktır. Ömek vermek gerekirse yalnızca Adıyaman'da don olaylan nedeniyle  500 bin hektar alan zarar görmüştür. Benzer biçimde Aydın, Antalya, Çanakkale, Muğla, İzmir  illerimizde de 500 bin dekarın üzerinde alan zarar görmüştür. Hükümetin bu bölgelerdeki  çiftçilerimize acilen destek olması gerekiyor. Eğer bu bölgelerdeki yaralar sarılmazsa ticareti  yapılacak meyve ve sebzeler kalmayacaktır.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Bir dakika ek süre veriyorum, tamamlayın lütfen.  ŞEVKET KÖSE (Devamla) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.  Bu durumun sonucunda ise yalnızca üretici değil, tüketici de mağdur olacaktır ve ülke ekonomisi  de büyük darbe yiyecektir.  Değerli arkadaşlar, tüketicinin kaliteli ve uygun fiyatla ürün alabilmesi için düzenlemelere  ihtiyaç vardır demiştim, ayrıca üretici de mağdur edilmemelidir. Bakınız, Adıyaman'da Alternatif  Ürün Projesi uygulaması sonucu tütün bitirildi. Bunun sonucunda üretici mağdur duruma düştü ve  mevsimlik tanm işçisi oldu. Bu açıdan alternatif ürün projesiyle Adıyaman'da sebze ve meyve üretimi  daha çok desteklenmelidir.  Sayın milletvekilleri, Adıyaman'da toprak var, su var, insan gücü var ancak su tarlalara  ulaşamıyor çünkü sulama konusunda yatınmlar yetersizdir. İktidar tarafından bu potansiyel mutlaka  yerine getirilip değerlendirilmelidir.  Sözlerime son verirken verdiğimiz önergenin kabul edilmesini diler, saygılar sunarım. (CHP  sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge  reddedilmiştir.  19'uncu maddeyi oylannıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.  20'nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.  Tasarının tümünün oylanmasından önce oyunun rengini belirtmek üzere aleyhte Tunceli  Milletvekili Sayın Kamer Genç söz istemiştir.  Buyurun Sayın Genç.  - 6 7 1 - TBMM B:72 1 1 . 3 . 2010 0 : 5  - 6 7 2 - KAMER GENÇ (Tunceli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla  selamlıyorum.  471 sıra sayılı Yasa Tasarısı'nın oylanmasından önce oyumun rengini aleyhte belirtmek üzere  söz almış bulunuyorum. Hepinize saygılar sunuyorum.  Elbette ki tabii, Türkiye coğrafyası sebze ve meyve yetiştirme bakımından en zengin bir coğrafya  ve burada dünyanın en kaliteli sebze ve meyvesini yetiştirmek mümkün, bunu pazarlamak mümkün  ama tabii, bunları yapmak için sağlıklı bir bilgi birikimine sahip olmak lazım, özellikle üreticiye  destek vermek lazım. Üreticinin sağlıklı ürün elde etmesi ve dünya pazarlarına ulaştırması konusunda  devlet destekli ciddi birtakım desteklerin verilmesi lazım. Maalesef, AKP iktidara geldiğinden beri  emekten yana, üreticiden yana hiç sağlıklı bir tavır koymamıştır. Bu, üreticiye ve emekçiye karşı  gösterdikleri davranışlardan bellidir. Tekel işçilerine karşı davranışları, işte bir köylü, ziraatçı  vatandaşımızı, birine değil de birkaçına... İşte, Bülent Arınç "Ben memnun değilim." diyen çiftçiyi  kovmuştur, "Saygısızlık yapma!" demiştir. Sanki kendisi kraldır.  Ben, tabii, üç gündür Tunceli ve Elâzığ bölgesinde deprem bölgesini geziyorum. Şimdi, tabii,  Elâzığ'da hayatını kaybeden değerli hemşehrilerime Allah'tan rahmet diliyorum, yaralılara acil şifalar  diliyorum.  Şimdi, Elâzığ bölgesinde büyük hasar olduğu gibi Tunceli'de de var. İşte, Tunceli'nin köylerinde,  Mazgirt ilçemize bağlı köylerde, Nazimiye'nin içinde ve köylerinde, Pertek'in birtakım köylerinde  var, üç gündür oraları geziyorum. Sabah altıda kalkmıştım. Bugün Palu'ya gittim, Kovancılar'a...  Sabahleyin, işte, o vatandaşlarımızın, deprem bölgesindeki arkadaşlarımızın kendilerine başsağlığı  diledim, ondan sonra da tekrar Tunceli üzerinden şimdi yeni geldim yani on dakika önce geldim.  Gerçekten benim gördüğüm şu: Ya şu Türkiye Cumhuriyeti devleti içinde bir Tunceli ili var. Bu  ilden niye bu kadar habersizsiniz?  Şimdi, değerli milletvekilleri, bakın, ben iddia ediyorum... Şimdi, köyleri geziyoruz. Köyden  geliyorsunuz, grup köyünden, altınızda bir pikap, arazi pikabı, dört çarpı dört, grup köyünde  çamurdan çıkmıyor. Yani bu kadar ilkel bir toplum olur mu orada? Yani orada, maalesef, birtakım  yöneticiler gidiyor... İşte, bir tane vali görürdünüz, şimdi Giresun'a gitti. Oraya gitsin bakalım.  "Gidelim şu köylere de ne yol yapılmış... Var mı, yok mu?" Paralar harcanmış ama yol ortada yok,  hizmet yok arkadaşlar. İçinizde yüreği tutan varsa buyursun gidelim.  Bakın, bugün yine Pertek'in köylerini geziyoruz. Yani ana köy yolu, geçemiyorsunuz, çamur  yani normal bir stabilize yapılmamış. Yine Mazgirt'in işte dün Akdüven, Geçityaka, Yaşaroğlu,  Ataçınar diye bir grup yolu gidiyor ama çıkamıyorsunuz. Yani geldiğim yolda, düşünebiliyor  musunuz, diyorum ki işte arazi çekişli arabayla çıkamıyorsunuz. Bu memlekette maalesef birtakım  paralar ayrılıyor ama o paralar yerine harcanmıyor, birilerinin cebine giriyor. Birileri size dayanıyor,  sırtını dayıyor ve o paralar heba ediliyor. Buyurun, yiğitliği varsa -bakın ben milletvekilliğimi de  koyuyorum ortaya- gidelim benim Tunceli ilimde birtakım köy yollarını gezelim, hem ana köy  yollarını gezelim. Eğer varsa hakikaten, ben milletvekilliğinden de istifa ediyorum.  Şimdi, arkadaşlar, bakın, Tunceli ili de bir vilayet, burada da deprem olmuş. Burada da  Mazgirt'in içinde, Nazimiye'nin içinde, köylerinde -bütün şeyleri de gezdim- hasarlı çok bina var ama  daha bugün bir iki yere çadır gitti. Yani böyle bir şey olur mu? Politikacılar gidiyor... Yahu bu Tunceli  ilini de bir ziyaret edin. Bunlar da bu Allah'ın kulu, bunlar da Müslüman vatandaşlarımız yahu! Bir  de oraya ayağınızı şey edin.
Sayfa 105 -
TBMM B:72 1 1 . 3 . 2010 0 : 5  - 6 7 2 - KAMER GENÇ (Tunceli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla  selamlıyorum.  471 sıra sayılı Yasa Tasarısı'nın oylanmasından önce oyumun rengini aleyhte belirtmek üzere  söz almış bulunuyorum. Hepinize saygılar sunuyorum.  Elbette ki tabii, Türkiye coğrafyası sebze ve meyve yetiştirme bakımından en zengin bir coğrafya  ve burada dünyanın en kaliteli sebze ve meyvesini yetiştirmek mümkün, bunu pazarlamak mümkün  ama tabii, bunları yapmak için sağlıklı bir bilgi birikimine sahip olmak lazım, özellikle üreticiye  destek vermek lazım. Üreticinin sağlıklı ürün elde etmesi ve dünya pazarlarına ulaştırması konusunda  devlet destekli ciddi birtakım desteklerin verilmesi lazım. Maalesef, AKP iktidara geldiğinden beri  emekten yana, üreticiden yana hiç sağlıklı bir tavır koymamıştır. Bu, üreticiye ve emekçiye karşı  gösterdikleri davranışlardan bellidir. Tekel işçilerine karşı davranışları, işte bir köylü, ziraatçı  vatandaşımızı, birine değil de birkaçına... İşte, Bülent Arınç "Ben memnun değilim." diyen çiftçiyi  kovmuştur, "Saygısızlık yapma!" demiştir. Sanki kendisi kraldır.  Ben, tabii, üç gündür Tunceli ve Elâzığ bölgesinde deprem bölgesini geziyorum. Şimdi, tabii,  Elâzığ'da hayatını kaybeden değerli hemşehrilerime Allah'tan rahmet diliyorum, yaralılara acil şifalar  diliyorum.  Şimdi, Elâzığ bölgesinde büyük hasar olduğu gibi Tunceli'de de var. İşte, Tunceli'nin köylerinde,  Mazgirt ilçemize bağlı köylerde, Nazimiye'nin içinde ve köylerinde, Pertek'in birtakım köylerinde  var, üç gündür oraları geziyorum. Sabah altıda kalkmıştım. Bugün Palu'ya gittim, Kovancılar'a...  Sabahleyin, işte, o vatandaşlarımızın, deprem bölgesindeki arkadaşlarımızın kendilerine başsağlığı  diledim, ondan sonra da tekrar Tunceli üzerinden şimdi yeni geldim yani on dakika önce geldim.  Gerçekten benim gördüğüm şu: Ya şu Türkiye Cumhuriyeti devleti içinde bir Tunceli ili var. Bu  ilden niye bu kadar habersizsiniz?  Şimdi, değerli milletvekilleri, bakın, ben iddia ediyorum... Şimdi, köyleri geziyoruz. Köyden  geliyorsunuz, grup köyünden, altınızda bir pikap, arazi pikabı, dört çarpı dört, grup köyünde  çamurdan çıkmıyor. Yani bu kadar ilkel bir toplum olur mu orada? Yani orada, maalesef, birtakım  yöneticiler gidiyor... İşte, bir tane vali görürdünüz, şimdi Giresun'a gitti. Oraya gitsin bakalım.  "Gidelim şu köylere de ne yol yapılmış... Var mı, yok mu?" Paralar harcanmış ama yol ortada yok,  hizmet yok arkadaşlar. İçinizde yüreği tutan varsa buyursun gidelim.  Bakın, bugün yine Pertek'in köylerini geziyoruz. Yani ana köy yolu, geçemiyorsunuz, çamur  yani normal bir stabilize yapılmamış. Yine Mazgirt'in işte dün Akdüven, Geçityaka, Yaşaroğlu,  Ataçınar diye bir grup yolu gidiyor ama çıkamıyorsunuz. Yani geldiğim yolda, düşünebiliyor  musunuz, diyorum ki işte arazi çekişli arabayla çıkamıyorsunuz. Bu memlekette maalesef birtakım  paralar ayrılıyor ama o paralar yerine harcanmıyor, birilerinin cebine giriyor. Birileri size dayanıyor,  sırtını dayıyor ve o paralar heba ediliyor. Buyurun, yiğitliği varsa -bakın ben milletvekilliğimi de  koyuyorum ortaya- gidelim benim Tunceli ilimde birtakım köy yollarını gezelim, hem ana köy  yollarını gezelim. Eğer varsa hakikaten, ben milletvekilliğinden de istifa ediyorum.  Şimdi, arkadaşlar, bakın, Tunceli ili de bir vilayet, burada da deprem olmuş. Burada da  Mazgirt'in içinde, Nazimiye'nin içinde, köylerinde -bütün şeyleri de gezdim- hasarlı çok bina var ama  daha bugün bir iki yere çadır gitti. Yani böyle bir şey olur mu? Politikacılar gidiyor... Yahu bu Tunceli  ilini de bir ziyaret edin. Bunlar da bu Allah'ın kulu, bunlar da Müslüman vatandaşlarımız yahu! Bir  de oraya ayağınızı şey edin.  TBMM B: 72 1 1 . 3 . 2010 O: 5  Şimdi, Tayyip Bey de bugün gelmiş. Elâzığ Havaalanı'na gittim, VIP salonunu kapatmış, tuvaleti  de kapatmış. Yahu böyle bir şey olur mu arkadaşlar ya? Yani bir tane Tayyip Bey gelecek Elâzığ'a, VIP  salonunu kapatacaksın, tuvaleti kapatacaksın! Böyle bir şey olmaz arkadaşlar, böyle bir şey olmaz ya!  Yani onuruma dokundu. Sen de insansın kardeşim, biz de insanız. Sen daha dünkü politikacısın, ben  kırk senedir politikanın içindeyim ya! Böyle bir şeyler olur mu arkadaşlar? Böyle bir şeyler olmaz!  Sonra, Elâzığ'a gidiyorsunuz, o arkadaşlarımızın tabii ki acısı can kaybından dolayı fazla. Ne  olur bir de bizim Tunceli'ye de bir bakın ya! O köylere de bir bakın, oraya da bir hizmet getirin,  oraya da bir çadır dağıtın. Orada da o insanlar muhtaç durumda.  Şimdi, arkadaşlar, gittim, evin içine giremiyorlar, ikide birde sallanıyor, evlerde çatlak var, hasar var.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Bir dakika ek süre veriyorum, tamamlayın lütfen.  KAMER GENÇ (Devamla) - Çok teşekkür ederim Sayın Başkanım.  Köylerimizde işte geziyorum, vatandaş diyor ki: "Efendim, köy okullarımız kapalı." İşte geldim,  bugün Pirinççi, Çimenli, sonra Akdüven köyleri. Orada yani okul binaları yapılmamış. Eskiden bir olay  geçmiş Pirinççi köyünde, öğretmen şehit edilmiş -tabii ki biz hepimiz karşıyız- hâlâ, yirmi sene geçmiş,  aynı köyde okul açılmıyor; yanında Çimenli köyü var, açılmıyor; Akdüven köyünde var, açılmıyor.  Arkadaşlar, yani bu köyde vatandaş diyor ki: "Ben çocuğumu bölge yatılı okuluna göndermek  istemiyorum. Altı yaşında, yedi yaşındaki çocuğumu bölge yatılı okuluna göndermek istemiyorum."  Çünkü çocuk altı yaşında gidip de on beş gün ailesinden ayrı kalamaz. Bunları soru önergesiyle dile  getiriyoruz, maalesef bize cevap veren yok.  Rica ediyorum... Biz niye bu kadar buraya çıkıyoruz, bu kürsüde canımız, içimiz yanarak hitap  ediyoruz? Bu olaylar... Gerçekten keyfî bir yönetim var, gerçekten oraya kimseler gitmiyor,  gerçekten giden insanlar, maalesef, o halkın dertlerine, sıkıntılarına çare bulmuyor arkadaşlar. Yani  adam diyor ki: "Cenazem gelecek İstanbul'dan, köyüme getiremiyorum." Yani bu çağda da bu olur  mu arkadaşlar? Onun için, lütfen...  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  KAMER GENÇ (Devamla) - Başkanım, özür dilerim. Bir şey ilave edeyim.  Yani bu ilimizin de insanlarının sıkıntılarını görelim. Oraya giden paraların yerine göre harcanıp  harcanmadığım kontrol edelim. İşte, Giresun Valisi, maalesef, şimdi, bizim Tunceli'den gitti, orada  hem de mahkûm oldu, Yargıtay tarafında... Keyfî yaptığı harcamalarda mahkûm oldu, hâlâ orada vali.  BAŞKAN - Selam verecektiniz Sayın Genç.  KAMER GENÇ (Devamla) - Yahu, arkadaşlar, yani Türkiye Cumhuriyeti devleti kanunlarına  göre mahkûm olan insanları, keyfî davranan insanları siz o makamlarda tuttuğunuz zaman burada  kimse hizmet etmez.  Diyor ki: "Ben nasıl olsa birilerine kölelik yapıyorum, bana başka kimse artık söz geçiremez."  Yani ben, onu kastetmiyorum, genel konuşuyorum.  Onun için, devleti yöneten insanların bu devletin hizmetini yapan insanlara objektif, tarafsız,  dürüst görev yapmaları için kendilerine telkinde bulunmaları, yapmadıkları takdirde de gerekli  cezaları vermeleri gerekir.  Sayın Başkanım, söz verdiğiniz için teşekkür ederim efendim.  Saygılar sunarım.  - 6 7 3 -
Sayfa 106 -
TBMM B: 72 1 1 . 3 . 2010 O: 5  Şimdi, Tayyip Bey de bugün gelmiş. Elâzığ Havaalanı'na gittim, VIP salonunu kapatmış, tuvaleti  de kapatmış. Yahu böyle bir şey olur mu arkadaşlar ya? Yani bir tane Tayyip Bey gelecek Elâzığ'a, VIP  salonunu kapatacaksın, tuvaleti kapatacaksın! Böyle bir şey olmaz arkadaşlar, böyle bir şey olmaz ya!  Yani onuruma dokundu. Sen de insansın kardeşim, biz de insanız. Sen daha dünkü politikacısın, ben  kırk senedir politikanın içindeyim ya! Böyle bir şeyler olur mu arkadaşlar? Böyle bir şeyler olmaz!  Sonra, Elâzığ'a gidiyorsunuz, o arkadaşlarımızın tabii ki acısı can kaybından dolayı fazla. Ne  olur bir de bizim Tunceli'ye de bir bakın ya! O köylere de bir bakın, oraya da bir hizmet getirin,  oraya da bir çadır dağıtın. Orada da o insanlar muhtaç durumda.  Şimdi, arkadaşlar, gittim, evin içine giremiyorlar, ikide birde sallanıyor, evlerde çatlak var, hasar var.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Bir dakika ek süre veriyorum, tamamlayın lütfen.  KAMER GENÇ (Devamla) - Çok teşekkür ederim Sayın Başkanım.  Köylerimizde işte geziyorum, vatandaş diyor ki: "Efendim, köy okullarımız kapalı." İşte geldim,  bugün Pirinççi, Çimenli, sonra Akdüven köyleri. Orada yani okul binaları yapılmamış. Eskiden bir olay  geçmiş Pirinççi köyünde, öğretmen şehit edilmiş -tabii ki biz hepimiz karşıyız- hâlâ, yirmi sene geçmiş,  aynı köyde okul açılmıyor; yanında Çimenli köyü var, açılmıyor; Akdüven köyünde var, açılmıyor.  Arkadaşlar, yani bu köyde vatandaş diyor ki: "Ben çocuğumu bölge yatılı okuluna göndermek  istemiyorum. Altı yaşında, yedi yaşındaki çocuğumu bölge yatılı okuluna göndermek istemiyorum."  Çünkü çocuk altı yaşında gidip de on beş gün ailesinden ayrı kalamaz. Bunları soru önergesiyle dile  getiriyoruz, maalesef bize cevap veren yok.  Rica ediyorum... Biz niye bu kadar buraya çıkıyoruz, bu kürsüde canımız, içimiz yanarak hitap  ediyoruz? Bu olaylar... Gerçekten keyfî bir yönetim var, gerçekten oraya kimseler gitmiyor,  gerçekten giden insanlar, maalesef, o halkın dertlerine, sıkıntılarına çare bulmuyor arkadaşlar. Yani  adam diyor ki: "Cenazem gelecek İstanbul'dan, köyüme getiremiyorum." Yani bu çağda da bu olur  mu arkadaşlar? Onun için, lütfen...  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  KAMER GENÇ (Devamla) - Başkanım, özür dilerim. Bir şey ilave edeyim.  Yani bu ilimizin de insanlarının sıkıntılarını görelim. Oraya giden paraların yerine göre harcanıp  harcanmadığım kontrol edelim. İşte, Giresun Valisi, maalesef, şimdi, bizim Tunceli'den gitti, orada  hem de mahkûm oldu, Yargıtay tarafında... Keyfî yaptığı harcamalarda mahkûm oldu, hâlâ orada vali.  BAŞKAN - Selam verecektiniz Sayın Genç.  KAMER GENÇ (Devamla) - Yahu, arkadaşlar, yani Türkiye Cumhuriyeti devleti kanunlarına  göre mahkûm olan insanları, keyfî davranan insanları siz o makamlarda tuttuğunuz zaman burada  kimse hizmet etmez.  Diyor ki: "Ben nasıl olsa birilerine kölelik yapıyorum, bana başka kimse artık söz geçiremez."  Yani ben, onu kastetmiyorum, genel konuşuyorum.  Onun için, devleti yöneten insanların bu devletin hizmetini yapan insanlara objektif, tarafsız,  dürüst görev yapmaları için kendilerine telkinde bulunmaları, yapmadıkları takdirde de gerekli  cezaları vermeleri gerekir.  Sayın Başkanım, söz verdiğiniz için teşekkür ederim efendim.  Saygılar sunarım.  - 6 7 3 - TBMM B:72 1 1 . 3 . 2 0 1 0 0 : 5  - 6 7 4 - BAŞKAN - Ben teşekkür ederim.  60'ıncı maddeye göre pek kısa söz talepleri vardır.  Sayın Şandır, üç dakika süre veriyorum.  V.- AÇIKLAMALAR (Devam)  5.- Mersin Milletvekili Mehmet Şandır'ın, İsveç Parlamentosunun kabul ettiği sözde Ermeni  soykırımı tasarısına ilişkin açıklaması  MEHMET ŞANDIR (Mersin) - Çok teşekkür ederim.  Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; biraz önce öğrendiğimize göre îsveç Parlamentosu sözde  Ermeni soykırım tasarısını kabul etmiş. Bu kararı Milliyetçi Hareket Partisi Grubu olarak şiddetle ve  nefretle kınıyoruz.  Soykırım, bir insanlık suçudur ve asla Türk milletine yakıştırılamaz. Bu suçlamayı bizim  milletimize yapanlara bu suçu iade ediyoruz.  Değerli milletvekilleri, bu konuda Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak ortaya bir tepki, ortak  bir tepki koymamız gerekiyor. Milletin Meclisinde, milletimizin geçmişine, milletimize hakaret  edilmesini geçiştiremeyiz. Bu konuda Hükümet Meclise bilgi vermelidir. Bunun arkasının geleceği  görülmektedir. Bir genel görüşme açılarak bu çok önemli konuda Türkiye Büyük Millet Meclisinin  ortak bir kararını tüm dünyaya ilan etmemiz gerekmektedir.  Değerli milletvekilleri, Türk milletinin hukukunu, onurunu korumak hepimizin görevidir ama  öncelikle milletin iradesinin emanet edildiği siyasi iktidarın görevidir. Bu sebeple, Hükümeti, dış  politikasını sorgulamaya, değiştirmeye, gerçekten onurlu Türk milletine, Türkiye Cumhuriyeti  devletine yakışır bir dış politika takip etmeye de davet ediyorum.  ÜNAL KAÇIR (İstanbul) - Zaten öyle!  MEHMET ŞANDIR (Mersin) - Öyle olsa böyle olmazdı.  Bu sebeple, tekrar ediyorum, Milliyetçi Hareket Partisi Grubu olarak Türk milletine hakaret  mahiyeti taşıyan İsveç Parlamentosunun aldığı bu karan tekrar şiddetle ve nefretle kınıyor, bu kararı  alanlara bu insanlık suçunu iade ettiğimizi buradan yüksek sesle sizler adına da ifade ediyor, hepinize  saygılar sunuyorum. (MHP, AK PARTİ ve CHP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Sayın Anadol...  6.- İzmir Milletvekili K. Kemal Anadol'un, İsveç Parlamentosunun kabul ettiği sözde Ermeni  soykırımı tasarısına ilişkin açıklaması  K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.  Biraz önce İsveç Parlamentosunun aldığı kararı öğrendik. İsveç Parlamentosu, seçimlerden önce  aceleye getirerek 2008'de hazırlanan ve Türkiye'yi Ermeni soykırımı suçuyla itham eden tasarıyı 1  oy farkla kabul etmiş durumdadır.  Şunu söylemek istiyorum: Türkiye'yi bu konuda kınamaya kimsenin hakkı yoktur, haddi de  değildir ancak İsveç'in hiç yoktur. İkinci Dünya Savaşı'nda komşusu Norveç'i işgal etmesi için Hitler  ordularına koridor açan İsveç'in ve onun Parlamentosunun böyle bir karar alma hakkı yoktur. Dolaylı  biçimde İkinci Dünya Savaşı'ndaki Yahudi soykırımına ortak olan bir devlettir İsveç; bu bir.
Sayfa 107 -
TBMM B:72 1 1 . 3 . 2 0 1 0 0 : 5  - 6 7 4 - BAŞKAN - Ben teşekkür ederim.  60'ıncı maddeye göre pek kısa söz talepleri vardır.  Sayın Şandır, üç dakika süre veriyorum.  V.- AÇIKLAMALAR (Devam)  5.- Mersin Milletvekili Mehmet Şandır'ın, İsveç Parlamentosunun kabul ettiği sözde Ermeni  soykırımı tasarısına ilişkin açıklaması  MEHMET ŞANDIR (Mersin) - Çok teşekkür ederim.  Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; biraz önce öğrendiğimize göre îsveç Parlamentosu sözde  Ermeni soykırım tasarısını kabul etmiş. Bu kararı Milliyetçi Hareket Partisi Grubu olarak şiddetle ve  nefretle kınıyoruz.  Soykırım, bir insanlık suçudur ve asla Türk milletine yakıştırılamaz. Bu suçlamayı bizim  milletimize yapanlara bu suçu iade ediyoruz.  Değerli milletvekilleri, bu konuda Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak ortaya bir tepki, ortak  bir tepki koymamız gerekiyor. Milletin Meclisinde, milletimizin geçmişine, milletimize hakaret  edilmesini geçiştiremeyiz. Bu konuda Hükümet Meclise bilgi vermelidir. Bunun arkasının geleceği  görülmektedir. Bir genel görüşme açılarak bu çok önemli konuda Türkiye Büyük Millet Meclisinin  ortak bir kararını tüm dünyaya ilan etmemiz gerekmektedir.  Değerli milletvekilleri, Türk milletinin hukukunu, onurunu korumak hepimizin görevidir ama  öncelikle milletin iradesinin emanet edildiği siyasi iktidarın görevidir. Bu sebeple, Hükümeti, dış  politikasını sorgulamaya, değiştirmeye, gerçekten onurlu Türk milletine, Türkiye Cumhuriyeti  devletine yakışır bir dış politika takip etmeye de davet ediyorum.  ÜNAL KAÇIR (İstanbul) - Zaten öyle!  MEHMET ŞANDIR (Mersin) - Öyle olsa böyle olmazdı.  Bu sebeple, tekrar ediyorum, Milliyetçi Hareket Partisi Grubu olarak Türk milletine hakaret  mahiyeti taşıyan İsveç Parlamentosunun aldığı bu karan tekrar şiddetle ve nefretle kınıyor, bu kararı  alanlara bu insanlık suçunu iade ettiğimizi buradan yüksek sesle sizler adına da ifade ediyor, hepinize  saygılar sunuyorum. (MHP, AK PARTİ ve CHP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Sayın Anadol...  6.- İzmir Milletvekili K. Kemal Anadol'un, İsveç Parlamentosunun kabul ettiği sözde Ermeni  soykırımı tasarısına ilişkin açıklaması  K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.  Biraz önce İsveç Parlamentosunun aldığı kararı öğrendik. İsveç Parlamentosu, seçimlerden önce  aceleye getirerek 2008'de hazırlanan ve Türkiye'yi Ermeni soykırımı suçuyla itham eden tasarıyı 1  oy farkla kabul etmiş durumdadır.  Şunu söylemek istiyorum: Türkiye'yi bu konuda kınamaya kimsenin hakkı yoktur, haddi de  değildir ancak İsveç'in hiç yoktur. İkinci Dünya Savaşı'nda komşusu Norveç'i işgal etmesi için Hitler  ordularına koridor açan İsveç'in ve onun Parlamentosunun böyle bir karar alma hakkı yoktur. Dolaylı  biçimde İkinci Dünya Savaşı'ndaki Yahudi soykırımına ortak olan bir devlettir İsveç; bu bir.  T B M M B:72 1 1 . 3 . 2 0 1 0 0 : 5  - 6 7 5 - İkincisi: Amerika'daki komisyon kararından sonra, İsveç'te Parlamento kararından sonra bu  kararların arkası geleceğe benziyor. Ayrıca, Ermenistan Anayasa Mahkemesinin aldığı kararla  Türkiye ile Ermenistan arasında imzalanan protokolün uygulanmasını imkânsız hâle getirmesi ve  Türkiye'yi zor durumda bırakması karşısında, Cumhuriyet Halk Partisi olarak Hükümete çağrıda  bulunuyoruz, Ermenistan'la ilgili imzalanan protokolün Meclis gündeminden derhâl çekilmesini  istiyoruz.  CHP olarak tekrar bu karan kınadığımı bildirir, yüce Meclise saygılar sunarım. (CHP, AK PARTİ  ve MHP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Sayın Canikli...  7.- Giresun Milletvekili Nurettin Canikli 'nin, İsveç Parlamentosunun kabul ettiği sözde Ermeni  soykırımı tasarısına ilişkin açıklaması  NURETTİN CANİKLİ (Giresun) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.  Biz de AK PARTİ Grubu olarak İsveç Parlamentosunun aldığı bu kararı lanetliyoruz, telin  ediyoruz, reddediyoruz, kınıyoruz. Türk milleti bunu hak etmiyor. Bunu, hepimiz, bütün dünya  esasında çok net olarak biliyor çünkü geçmişinde insanlık suçu konusunda en temiz sayfaya sahip  olan milletlerden bir tanesi Türk milletidir. Geçmişte Hükümetimiz ve bizden önceki hükümetlerce  bu konunun bütün detayıyla üzerine gidilmesi, gerçeğin ortaya çıkarılması konusunda çok cesur  adımlar atıldı, önerilerde bulunuldu. Ancak, kendine güvenemeyen ve gerçeğin ortaya çıkmasından  rahatsız olanlar Türkiye Cumhuriyeti devletinin bu önerilerine olumlu cevap vermediler.  Buradan tekrar ediyoruz: Eğer gerçekten gerçeği öğrenmek istiyorsanız o zaman bütün olaylann  aynntıh bir şekilde üzerine gidelim ve elbette siyasi kurumlar tarafından değil, ilgili bilim adamları  tarafından bu konu araştırılsın ve gerçek ortaya çıksın. Türk milletinin mazisi tertemizdir bu konuda,  hiç kimse aksini söyleyemez. Alınan kararlar siyasi kararlardır. Benzer kararlar geçmiş dönemlerde,  farklı parlamentolar tarafından, farklı ülkelerin parlamentoları tarafından alındı ama bunların hiçbir  geçerliliği yoktur; hiçbir hukuki geçerliliği yoktur, ahlaki geçerliliği yoktur; bilimsel geçerliliği  yoktur.  Hiç kimsenin morali bozulmasın. Elbette Hükümetimiz, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra  da gereken onurlu adımları atacaktır, duruşları ortaya koyacaktır. Bundan da hiç kimsenin kuşkusu  olmasın ve bu kararı da tekrar AK PARTİ Grubu olarak lanetliyoruz ve Türk milletinin bu tür  ithamları hak etmediğini, haksız ithamlarla karşı karşıya kaldığını buradan ifade ediyorum.  Teşekkür ediyorum efendim. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Sayın Mercan...  8.- Dışişleri Komisyonu Başkanı ve Eskişehir Milletvekili Hasan Murat Mercan 'ın, 15 Mart  2010 Pazartesi günü yapacakları komisyon toplantısında, hem İsveç Parlamentosunun hem de ABD  Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesinin aldığı sözde Ermeni soykırımı kararlarının enine boyuna  tartışılacağına ilişkin açıklaması  DIŞİŞLERİ KOMİSYONU BAŞKANI HASAN MURAT MERCAN (Eskişehir) - Sayın  Başkan, ben de benden önce konuşan grup başkan vekili arkadaşlarımızın duygularına katılıyorum.  Sadece yüce Meclisi bilgilendirmek için söz almış bulunuyorum, o da şudur:
Sayfa 108 -
T B M M B:72 1 1 . 3 . 2 0 1 0 0 : 5  - 6 7 5 - İkincisi: Amerika'daki komisyon kararından sonra, İsveç'te Parlamento kararından sonra bu  kararların arkası geleceğe benziyor. Ayrıca, Ermenistan Anayasa Mahkemesinin aldığı kararla  Türkiye ile Ermenistan arasında imzalanan protokolün uygulanmasını imkânsız hâle getirmesi ve  Türkiye'yi zor durumda bırakması karşısında, Cumhuriyet Halk Partisi olarak Hükümete çağrıda  bulunuyoruz, Ermenistan'la ilgili imzalanan protokolün Meclis gündeminden derhâl çekilmesini  istiyoruz.  CHP olarak tekrar bu karan kınadığımı bildirir, yüce Meclise saygılar sunarım. (CHP, AK PARTİ  ve MHP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Sayın Canikli...  7.- Giresun Milletvekili Nurettin Canikli 'nin, İsveç Parlamentosunun kabul ettiği sözde Ermeni  soykırımı tasarısına ilişkin açıklaması  NURETTİN CANİKLİ (Giresun) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.  Biz de AK PARTİ Grubu olarak İsveç Parlamentosunun aldığı bu kararı lanetliyoruz, telin  ediyoruz, reddediyoruz, kınıyoruz. Türk milleti bunu hak etmiyor. Bunu, hepimiz, bütün dünya  esasında çok net olarak biliyor çünkü geçmişinde insanlık suçu konusunda en temiz sayfaya sahip  olan milletlerden bir tanesi Türk milletidir. Geçmişte Hükümetimiz ve bizden önceki hükümetlerce  bu konunun bütün detayıyla üzerine gidilmesi, gerçeğin ortaya çıkarılması konusunda çok cesur  adımlar atıldı, önerilerde bulunuldu. Ancak, kendine güvenemeyen ve gerçeğin ortaya çıkmasından  rahatsız olanlar Türkiye Cumhuriyeti devletinin bu önerilerine olumlu cevap vermediler.  Buradan tekrar ediyoruz: Eğer gerçekten gerçeği öğrenmek istiyorsanız o zaman bütün olaylann  aynntıh bir şekilde üzerine gidelim ve elbette siyasi kurumlar tarafından değil, ilgili bilim adamları  tarafından bu konu araştırılsın ve gerçek ortaya çıksın. Türk milletinin mazisi tertemizdir bu konuda,  hiç kimse aksini söyleyemez. Alınan kararlar siyasi kararlardır. Benzer kararlar geçmiş dönemlerde,  farklı parlamentolar tarafından, farklı ülkelerin parlamentoları tarafından alındı ama bunların hiçbir  geçerliliği yoktur; hiçbir hukuki geçerliliği yoktur, ahlaki geçerliliği yoktur; bilimsel geçerliliği  yoktur.  Hiç kimsenin morali bozulmasın. Elbette Hükümetimiz, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra  da gereken onurlu adımları atacaktır, duruşları ortaya koyacaktır. Bundan da hiç kimsenin kuşkusu  olmasın ve bu kararı da tekrar AK PARTİ Grubu olarak lanetliyoruz ve Türk milletinin bu tür  ithamları hak etmediğini, haksız ithamlarla karşı karşıya kaldığını buradan ifade ediyorum.  Teşekkür ediyorum efendim. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Sayın Mercan...  8.- Dışişleri Komisyonu Başkanı ve Eskişehir Milletvekili Hasan Murat Mercan 'ın, 15 Mart  2010 Pazartesi günü yapacakları komisyon toplantısında, hem İsveç Parlamentosunun hem de ABD  Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesinin aldığı sözde Ermeni soykırımı kararlarının enine boyuna  tartışılacağına ilişkin açıklaması  DIŞİŞLERİ KOMİSYONU BAŞKANI HASAN MURAT MERCAN (Eskişehir) - Sayın  Başkan, ben de benden önce konuşan grup başkan vekili arkadaşlarımızın duygularına katılıyorum.  Sadece yüce Meclisi bilgilendirmek için söz almış bulunuyorum, o da şudur:  TBMM B:72 1 1 . 3 . 2 0 1 0 0 : 5  (x) Açık oylama kesin sonuçlarını gösteren tablo tutanağa eklidir.  - 6 7 6 - Bildiğiniz gibi geçen hafta içinde Amerika Birleşik Devletleri Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler  Komisyonunun aldığı karar neticesinde, biz Dışişleri Komisyonu olarak önümüzdeki pazartesi günü  Sayın Dışişleri Bakanımız Ahmet Davutoğlu'nu Komisyonumuza davet ederek Temsilciler Meclisi  Dış İlişkiler Komisyonunun aldığı kararla ilgili bir genel değerlendirme yapacaktık. Bu son olaydan  sonra eminim ki pazartesi günü Dışişleri Komisyonumuzda yapacağımız bu toplantıda hem İsveç  Parlamentosunun aldığı karar hem Amerika Birleşik Devletleri Temsilciler Meclisinin aldığı karar  enine boyuna tartışılacaktır. Ben bunu yüce Meclisin dikkatine arz etmek istedim. Daha sonra tabii  -pazartesi olacak- önümüzdeki haftaki gelişmelerle ilgili de eminim hem Bakanlık hem  Komisyonumuz yüce heyetinizi bilgilendirecektir.  Teşekkür ediyorum, saygılar sunuyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ederim.  VII.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN  GELEN DİĞER İŞLER (Devam)  A) KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ (Devam)  4.- Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı ile Avrupa Birliği Uyum,  Tarım, Orman ve Köyişleri ile Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji  Komisyonları Raporları (1/743) (S. Sayısı: 471) (Devam)  BAŞKAN - Tasarının görüşmeleri tamamlanmıştır.  Tasarının tümü açık oylamaya tabidir.  Açık oylamanın elektronik oylama cihazıyla yapılmasını oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler...  Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.  Oylama için üç dakika süre vereceğim. Bu süre içerisinde sisteme giremeyen üyelerin teknik  personelden yardım istemelerini, bu yardıma rağmen de sisteme giremeyen üyelerin oy pusulalarını  oylama için öngörülen üç dakikalık süre içerisinde Başkanlığa ulaştırmalarını rica ediyorum.  Ayrıca, vekâleten oy kullanacak sayın bakanlar var ise hangi bakana vekâleten oy kullandığını,  oyunun rengini ve kendisinin ad ve soyadı ile imzasını da taşıyan oy pusulasını yine oylama için  öngörülen üç dakikalık süre içerisinde Başkanlığa ulaştırmalarını rica ediyorum.  Oylama işlemini başlatıyorum.  (Elektronik cihazla oylama yapıldı)  BAŞKAN - 471 sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın açık oylama sonucu:  Kullanılan oy sayısı : 202  Kabul : 200  Ret : 2 (x)  Tasarı kabul edilmiş ve kanunlaşmıştır.  KAMER GENÇ (Tunceli) - Efendim, kabulü söylediniz ama reddi söylemediniz.  BAŞKAN - "2 ret" dedim, belki hızlı okuduğum için duyulmamıştır.  Teşekkür etmek üzere Sanayi Bakanı Sayın Nihat Ergün. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
Sayfa 109 -
TBMM B:72 1 1 . 3 . 2 0 1 0 0 : 5  (x) Açık oylama kesin sonuçlarını gösteren tablo tutanağa eklidir.  - 6 7 6 - Bildiğiniz gibi geçen hafta içinde Amerika Birleşik Devletleri Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler  Komisyonunun aldığı karar neticesinde, biz Dışişleri Komisyonu olarak önümüzdeki pazartesi günü  Sayın Dışişleri Bakanımız Ahmet Davutoğlu'nu Komisyonumuza davet ederek Temsilciler Meclisi  Dış İlişkiler Komisyonunun aldığı kararla ilgili bir genel değerlendirme yapacaktık. Bu son olaydan  sonra eminim ki pazartesi günü Dışişleri Komisyonumuzda yapacağımız bu toplantıda hem İsveç  Parlamentosunun aldığı karar hem Amerika Birleşik Devletleri Temsilciler Meclisinin aldığı karar  enine boyuna tartışılacaktır. Ben bunu yüce Meclisin dikkatine arz etmek istedim. Daha sonra tabii  -pazartesi olacak- önümüzdeki haftaki gelişmelerle ilgili de eminim hem Bakanlık hem  Komisyonumuz yüce heyetinizi bilgilendirecektir.  Teşekkür ediyorum, saygılar sunuyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ederim.  VII.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN  GELEN DİĞER İŞLER (Devam)  A) KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ (Devam)  4.- Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı ile Avrupa Birliği Uyum,  Tarım, Orman ve Köyişleri ile Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji  Komisyonları Raporları (1/743) (S. Sayısı: 471) (Devam)  BAŞKAN - Tasarının görüşmeleri tamamlanmıştır.  Tasarının tümü açık oylamaya tabidir.  Açık oylamanın elektronik oylama cihazıyla yapılmasını oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler...  Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.  Oylama için üç dakika süre vereceğim. Bu süre içerisinde sisteme giremeyen üyelerin teknik  personelden yardım istemelerini, bu yardıma rağmen de sisteme giremeyen üyelerin oy pusulalarını  oylama için öngörülen üç dakikalık süre içerisinde Başkanlığa ulaştırmalarını rica ediyorum.  Ayrıca, vekâleten oy kullanacak sayın bakanlar var ise hangi bakana vekâleten oy kullandığını,  oyunun rengini ve kendisinin ad ve soyadı ile imzasını da taşıyan oy pusulasını yine oylama için  öngörülen üç dakikalık süre içerisinde Başkanlığa ulaştırmalarını rica ediyorum.  Oylama işlemini başlatıyorum.  (Elektronik cihazla oylama yapıldı)  BAŞKAN - 471 sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın açık oylama sonucu:  Kullanılan oy sayısı : 202  Kabul : 200  Ret : 2 (x)  Tasarı kabul edilmiş ve kanunlaşmıştır.  KAMER GENÇ (Tunceli) - Efendim, kabulü söylediniz ama reddi söylemediniz.  BAŞKAN - "2 ret" dedim, belki hızlı okuduğum için duyulmamıştır.  Teşekkür etmek üzere Sanayi Bakanı Sayın Nihat Ergün. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)  TBMM B: 72 1 1 . 3 . 2010 O: 5  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Sayın Başkan, değerli  milletvekili arkadaşlarım; öncelikle, tasarının görüşmeleri sırasında katkı sağlayan bütün milletvekili  arkadaşlarımıza ve özellikle siyasi partilerimizin grup başkan vekillerine ve komisyonlarda katkılarını  sunan bütün arkadaşlarımıza çok teşekkür ediyorum.  Çok önemli bir kanun tasarısını bugün yasalaştırdık. Bu yasalaşan şekliyle, önergeleriyle de  görüş ve düşünceleriyle de katkı sağlayan arkadaşlarımızın son şeklini verdikleri bu haliyle hem  üreticilerimize bu tasarının neler getirdiğini hem tüketicilerimize neler getirdiğini, pazar yerlerini ve  halleri nasıl düzenlediğini, sistemi nasıl kayıt altına aldığını ve bundan sonra hükümetlerin özellikle  sebze meyve ve gıda politikaları konusunda daha sağlıklı verilere nasıl ulaşabileceklerini, hasılıkelam  tasarının bütün boyutlarıyla komisyonculara neler kazandırdıklarını bir özet hâlinde bütün milletvekili  arkadaşlarımızla hazırlayacağız, takdim edeceğiz çünkü birçok yönüyle önemli yenilikler getiren bir  tasarıdır. Bu yenilikler bazen sizlerin karşısına da illerde çıkacaktır. Bunun hangi amaçla yapıldığını  ve ne sağlayacağını mutlaka sizlere de soracaklardır. Özellikle uygulamalar sırasında ortaya çıkan  bazı sorulara daha net bir şekilde cevap verme imkânını biz de Bakanlık olarak bütün milletvekili  arkadaşlarımıza takdim etmiş olacağız.  Tekrar, tasarının yasalaşmasında emeği geçen herkese, başta tekrar Sayın Meclis Başkan  Vekilimiz Meral Akşener'e, milletvekili arkadaşlarımıza ve grup başkan vekillerimize çok teşekkür  ediyorum.  Tasarının hayırlı olmasının diliyorum. (Alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ederim.  5'inci sırada yer alan, Milletlerarası İmar ve Kalkınma Bankasının Ana Sözleşmesinde  Değişikliğin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu  Raporu'nun görüşmelerine başlayacağız.  5.- Milletlerarası İmar ve Kalkınma Bankasının Ana Sözleşmesinde Değişikliğin Onaylanmasının  Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/786) (S. Sayısı: 460)  BAŞKAN - Komisyon? Yok.  Ertelenmiştir.  6'ncı sırada yer alan, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Bahreyn Krallığı Hükümeti Arasında  Uluslararası Karayolu Taşımacılığı Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun  Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu'nun görüşmelerine başlayacağız.  6.- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Bahreyn Krallığı Hükümeti Arasında Uluslararası  Karayolu Taşımacılığı Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve  Dışişleri Komisyonu Raporu (1/565) (S. Sayısı: 370)  BAŞKAN - Komisyon? Yok.  Ertelenmiştir.  Bundan sonraki işlerde de Dışişleri Komisyonunun olmayacağı anlaşıldığından, alınan karar  gereğince, sözlü soru önergeleri ile kanun tasan ve teklifleriyle komisyonlardan gelen diğer işleri  sırasıyla görüşmek için 16 Mart 2010 Salı günü saat 15.00'te toplanmak üzere birleşimi kapatıyorum.  Kapanma Saati: 19.33  - 6 7 7 -
Sayfa 110 -
TBMM B: 72 1 1 . 3 . 2010 O: 5  SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) - Sayın Başkan, değerli  milletvekili arkadaşlarım; öncelikle, tasarının görüşmeleri sırasında katkı sağlayan bütün milletvekili  arkadaşlarımıza ve özellikle siyasi partilerimizin grup başkan vekillerine ve komisyonlarda katkılarını  sunan bütün arkadaşlarımıza çok teşekkür ediyorum.  Çok önemli bir kanun tasarısını bugün yasalaştırdık. Bu yasalaşan şekliyle, önergeleriyle de  görüş ve düşünceleriyle de katkı sağlayan arkadaşlarımızın son şeklini verdikleri bu haliyle hem  üreticilerimize bu tasarının neler getirdiğini hem tüketicilerimize neler getirdiğini, pazar yerlerini ve  halleri nasıl düzenlediğini, sistemi nasıl kayıt altına aldığını ve bundan sonra hükümetlerin özellikle  sebze meyve ve gıda politikaları konusunda daha sağlıklı verilere nasıl ulaşabileceklerini, hasılıkelam  tasarının bütün boyutlarıyla komisyonculara neler kazandırdıklarını bir özet hâlinde bütün milletvekili  arkadaşlarımızla hazırlayacağız, takdim edeceğiz çünkü birçok yönüyle önemli yenilikler getiren bir  tasarıdır. Bu yenilikler bazen sizlerin karşısına da illerde çıkacaktır. Bunun hangi amaçla yapıldığını  ve ne sağlayacağını mutlaka sizlere de soracaklardır. Özellikle uygulamalar sırasında ortaya çıkan  bazı sorulara daha net bir şekilde cevap verme imkânını biz de Bakanlık olarak bütün milletvekili  arkadaşlarımıza takdim etmiş olacağız.  Tekrar, tasarının yasalaşmasında emeği geçen herkese, başta tekrar Sayın Meclis Başkan  Vekilimiz Meral Akşener'e, milletvekili arkadaşlarımıza ve grup başkan vekillerimize çok teşekkür  ediyorum.  Tasarının hayırlı olmasının diliyorum. (Alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ederim.  5'inci sırada yer alan, Milletlerarası İmar ve Kalkınma Bankasının Ana Sözleşmesinde  Değişikliğin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu  Raporu'nun görüşmelerine başlayacağız.  5.- Milletlerarası İmar ve Kalkınma Bankasının Ana Sözleşmesinde Değişikliğin Onaylanmasının  Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/786) (S. Sayısı: 460)  BAŞKAN - Komisyon? Yok.  Ertelenmiştir.  6'ncı sırada yer alan, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Bahreyn Krallığı Hükümeti Arasında  Uluslararası Karayolu Taşımacılığı Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun  Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu'nun görüşmelerine başlayacağız.  6.- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Bahreyn Krallığı Hükümeti Arasında Uluslararası  Karayolu Taşımacılığı Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve  Dışişleri Komisyonu Raporu (1/565) (S. Sayısı: 370)  BAŞKAN - Komisyon? Yok.  Ertelenmiştir.  Bundan sonraki işlerde de Dışişleri Komisyonunun olmayacağı anlaşıldığından, alınan karar  gereğince, sözlü soru önergeleri ile kanun tasan ve teklifleriyle komisyonlardan gelen diğer işleri  sırasıyla görüşmek için 16 Mart 2010 Salı günü saat 15.00'te toplanmak üzere birleşimi kapatıyorum.  Kapanma Saati: 19.33  - 6 7 7 - TBMM B: 72 11 . 3 . 2010  VIII. - OYLAMALAR  1.- Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısına Verilen Oyların Sonucu:  Oylama Saati 19:24  Sıra Sayısı 471  Üye Sayısı 550  Kabul Edenler 197  Reddedenler 2  Çekimserler 0  Mükerrer Oylar 2  Toplam 201  Açık Üyelikler 8 Kanunlaşmıştır.  ili Soyadı Adı Parti Oyu  Adana Atılgan Kürşat MHP Katılmadı  Adana Çelik Ömer AK PARTİ Katılmadı  Adana Erbatur Nevingaye CHP Katılmadı  Adana Fırat Dengir Mir Mehmet AK PARTİ Katılmadı  Adana Gürkan Fatoş AK PARTİ Kabul  Adana Güvel Hulusi CHP Katılmadı  Adana Kirişçi Vahit AK PARTİ Kabul  Adana Küçükaydın Ali AK PARTİ Kabul  Adana Seyhan Tacidar CHP Katılmadı  Adana Tankut Yılmaz MHP Katılmadı  Adana Ünüvar Necdet AK PARTİ Kabul  Adana Varlı Muharrem MHP Katılmadı  Adana Vural Mustafa DSP Katılmadı  Adana Yıldırım Recai MHP Katılmadı  Adıyaman Aydın Ahmet AK PARTİ Katılmadı  Adıyaman Erdoğan Mehmet AK PARTİ Kabul  Adıyaman Gürsoy Şevket AK PARTÎ Kabul  Adıyaman Köse Şevket CHP Katılmadı  Adıyaman Kutlu Fehmi Hüsrev AK PARTİ Kabul  Afyonkarahisar Açba Sait AK PARTt Katılmadı  Afyonkarahisar Akçan Abdülkadir MHP Katılmadı  Afyonkarahisar Aslan Zekeriya AK PARTİ Kabul  Afyonkarahisar Aydoğan Halil AK PARTİ Kabul  Afyonkarahisar Eroğlu Veysel AK PARTİ Katılmadı  Afyonkarahisar Koca Ahmet AK PARTİ Kabul  Afyonkarahisar Unlütepe Halil CHP Katılmadı  Ağrı Alır Mehmet Hanefi AK PARTİ Kabul  Ağrı Aydemir Abdulkerim AK PARTİ Katılmadı  Ağrı Eryılmaz Yaşar AK PARTİ Katılmadı  Ağrı Kaya Cemal AK PARTİ Kabul  Ağrı Kotan Fatma Salman AK PARTİ Kabul  Amasya Erdemir Avni AK PARTİ Kabul  Amasya Gülle Akif AK PARTİ Kabul  Amasya Unsal Hüseyin CHP Katılmadı  Ankara Akıncı Zekeriya CHP Katılmadı  Ankara Aksoy Bekir MHP Katılmadı  Ankara Asan Aşkın AK PARTÎ Katılmadı  Ankara Atalay Beşir AK PARTİ Kabul  Ankara Ateş Yılmaz CHP Katılmadı  Ankara Babacan Ali AK PARTİ Kabul  Ankara Baytok Nesrin CHP Katılmadı  Ankara Bingöl Tekin CHP Katılmadı  Ankara Bölükbaşı Ahmet Deniz MHP Katılmadı  - 6 7 8 -
Sayfa 111 -
TBMM B: 72 11 . 3 . 2010  VIII. - OYLAMALAR  1.- Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısına Verilen Oyların Sonucu:  Oylama Saati 19:24  Sıra Sayısı 471  Üye Sayısı 550  Kabul Edenler 197  Reddedenler 2  Çekimserler 0  Mükerrer Oylar 2  Toplam 201  Açık Üyelikler 8 Kanunlaşmıştır.  ili Soyadı Adı Parti Oyu  Adana Atılgan Kürşat MHP Katılmadı  Adana Çelik Ömer AK PARTİ Katılmadı  Adana Erbatur Nevingaye CHP Katılmadı  Adana Fırat Dengir Mir Mehmet AK PARTİ Katılmadı  Adana Gürkan Fatoş AK PARTİ Kabul  Adana Güvel Hulusi CHP Katılmadı  Adana Kirişçi Vahit AK PARTİ Kabul  Adana Küçükaydın Ali AK PARTİ Kabul  Adana Seyhan Tacidar CHP Katılmadı  Adana Tankut Yılmaz MHP Katılmadı  Adana Ünüvar Necdet AK PARTİ Kabul  Adana Varlı Muharrem MHP Katılmadı  Adana Vural Mustafa DSP Katılmadı  Adana Yıldırım Recai MHP Katılmadı  Adıyaman Aydın Ahmet AK PARTİ Katılmadı  Adıyaman Erdoğan Mehmet AK PARTİ Kabul  Adıyaman Gürsoy Şevket AK PARTÎ Kabul  Adıyaman Köse Şevket CHP Katılmadı  Adıyaman Kutlu Fehmi Hüsrev AK PARTİ Kabul  Afyonkarahisar Açba Sait AK PARTt Katılmadı  Afyonkarahisar Akçan Abdülkadir MHP Katılmadı  Afyonkarahisar Aslan Zekeriya AK PARTİ Kabul  Afyonkarahisar Aydoğan Halil AK PARTİ Kabul  Afyonkarahisar Eroğlu Veysel AK PARTİ Katılmadı  Afyonkarahisar Koca Ahmet AK PARTİ Kabul  Afyonkarahisar Unlütepe Halil CHP Katılmadı  Ağrı Alır Mehmet Hanefi AK PARTİ Kabul  Ağrı Aydemir Abdulkerim AK PARTİ Katılmadı  Ağrı Eryılmaz Yaşar AK PARTİ Katılmadı  Ağrı Kaya Cemal AK PARTİ Kabul  Ağrı Kotan Fatma Salman AK PARTİ Kabul  Amasya Erdemir Avni AK PARTİ Kabul  Amasya Gülle Akif AK PARTİ Kabul  Amasya Unsal Hüseyin CHP Katılmadı  Ankara Akıncı Zekeriya CHP Katılmadı  Ankara Aksoy Bekir MHP Katılmadı  Ankara Asan Aşkın AK PARTÎ Katılmadı  Ankara Atalay Beşir AK PARTİ Kabul  Ankara Ateş Yılmaz CHP Katılmadı  Ankara Babacan Ali AK PARTİ Kabul  Ankara Baytok Nesrin CHP Katılmadı  Ankara Bingöl Tekin CHP Katılmadı  Ankara Bölükbaşı Ahmet Deniz MHP Katılmadı  - 6 7 8 - TBMM B: 72 1 1 . 3 . 2010  İli Soyadı Adı Parti Oyu  Ankara Çağlayan Mehmet Zafer AK PARTİ Katılmadı  Ankara Çiçek Cemil AK PARTİ Katılmadı  Ankara Dağı Zeynep AK PARTİ Katılmadı  Ankara Denemeç Reha AK PARTİ Katılmadı  Ankara Erdem Eşref CHP Katılmadı  Ankara Gedikli Bülent AK PARTİ Katılmadı  Ankara Halıcı Mehmet Emrehan Bağımsız Katılmadı  Ankara İpek Haluk AK PARTİ Katılmadı  Ankara İyimaya Ahmet AK PARTİ Kabul  Ankara Kapusuz Salih AK PARTİ Kabul  Ankara Kayatürk Burhan AK PARTİ Katılmadı  Ankara Koca Faruk AK PARTİ Kabul  Ankara Okay Hakkı Süha CHP Katılmadı  Ankara Özcan Mehmet Zekai AK PARTİ Kabul  Ankara Ozdalga Nazmi Haluk AK PARTİ Kabul  Ankara Paçacı Mustafa Cihan MHP Katılmadı  Ankara Pehlivan Mücahit Bağımsız Katılmadı  Ankara Sav Önder CHP Katılmadı  Ankara Türkeş Yıldırım Tuğrul MHP Katılmadı  Ankara Yazıcıoğlu Mustafa Said AK PARTİ Katılmadı  Antalya Arıcı Abdurrahman AK PARTİ Kabul  Antalya Badak Sadık AK PARTÎ Katılmadı  Antalya Baykal Deniz CHP Katılmadı  Antalya Çavuşoğlu Mevlüt AK PARTİ Katılmadı  Antalya Çöllü Hüsnü CHP Katılmadı  Antalya Emek Atila CHP Katılmadı  Antalya Günal Mehmet MHP Katılmadı  Antalya İrbeç Yusuf Ziya AK PARTİ Katılmadı  Antalya Kaptan Osman CHP Katılmadı  Antalya Süner Tayfur CHP Katılmadı  Antalya Şahin Mehmet Ali AK PARTİ Katılmadı  Antalya Toskay Tunca MHP Katılmadı  Antalya Yıldız Hüseyin MHP Katılmadı  Artvin Arifağaoğlu Metin CHP Katılmadı  Artvin Çolak Ertekin AK PARTİ Kabul  Aydın Atay Mehmet Fatih CHP Katılmadı  Aydın Erdem Mehmet AK PARTİ Kabul  Aydın Ertürk Ahmet AK PARTİ Kabul  Aydın Koç Atilla AK PARTİ Katılmadı  Aydın Kumcuoğlu Ertuğrul MHP Katılmadı  Aydın Taner Recep MHP Katılmadı  Aydın Uzunırmak Ali MHP Katılmadı  Balıkesir Akbaş Ayşe AK PARTİ Katılmadı  Balıkesir Aydoğan Ergün CHP Katılmadı  Balıkesir Bulut Ahmet Duran MHP Katılmadı  Balıkesir Özgün İsmail AK PARTİ Kabul  Balıkesir Oztaylan Mehmet Cemal AK PARTİ Katılmadı  Balıkesir Pazarcı Hüseyin Bağımsız Katılmadı  Balıkesir Sali Ali Osman AK PARTİ Kabul  Balıkesir Uğur A. Edip AK PARTİ Katılmadı  Bilecik Poyraz Fahrettin AK PARTİ Katılmadı  Bilecik Tüzün Yaşar CHP Katılmadı  Bingöl Ataoğlu Kazım AK PARTİ Kabul  Bingöl Coşkun Yusuf AK PARTİ Katılmadı  Bingöl Yılmaz Cevdet AK PARTİ Katılmadı  Bitlis Ergezen Zeki AK PARTİ Kabul  Bitlis Karabaş Mehmet Nezir BDP Katılmadı  - 6 7 9 -
Sayfa 112 -
TBMM B: 72 1 1 . 3 . 2010  İli Soyadı Adı Parti Oyu  Ankara Çağlayan Mehmet Zafer AK PARTİ Katılmadı  Ankara Çiçek Cemil AK PARTİ Katılmadı  Ankara Dağı Zeynep AK PARTİ Katılmadı  Ankara Denemeç Reha AK PARTİ Katılmadı  Ankara Erdem Eşref CHP Katılmadı  Ankara Gedikli Bülent AK PARTİ Katılmadı  Ankara Halıcı Mehmet Emrehan Bağımsız Katılmadı  Ankara İpek Haluk AK PARTİ Katılmadı  Ankara İyimaya Ahmet AK PARTİ Kabul  Ankara Kapusuz Salih AK PARTİ Kabul  Ankara Kayatürk Burhan AK PARTİ Katılmadı  Ankara Koca Faruk AK PARTİ Kabul  Ankara Okay Hakkı Süha CHP Katılmadı  Ankara Özcan Mehmet Zekai AK PARTİ Kabul  Ankara Ozdalga Nazmi Haluk AK PARTİ Kabul  Ankara Paçacı Mustafa Cihan MHP Katılmadı  Ankara Pehlivan Mücahit Bağımsız Katılmadı  Ankara Sav Önder CHP Katılmadı  Ankara Türkeş Yıldırım Tuğrul MHP Katılmadı  Ankara Yazıcıoğlu Mustafa Said AK PARTİ Katılmadı  Antalya Arıcı Abdurrahman AK PARTİ Kabul  Antalya Badak Sadık AK PARTÎ Katılmadı  Antalya Baykal Deniz CHP Katılmadı  Antalya Çavuşoğlu Mevlüt AK PARTİ Katılmadı  Antalya Çöllü Hüsnü CHP Katılmadı  Antalya Emek Atila CHP Katılmadı  Antalya Günal Mehmet MHP Katılmadı  Antalya İrbeç Yusuf Ziya AK PARTİ Katılmadı  Antalya Kaptan Osman CHP Katılmadı  Antalya Süner Tayfur CHP Katılmadı  Antalya Şahin Mehmet Ali AK PARTİ Katılmadı  Antalya Toskay Tunca MHP Katılmadı  Antalya Yıldız Hüseyin MHP Katılmadı  Artvin Arifağaoğlu Metin CHP Katılmadı  Artvin Çolak Ertekin AK PARTİ Kabul  Aydın Atay Mehmet Fatih CHP Katılmadı  Aydın Erdem Mehmet AK PARTİ Kabul  Aydın Ertürk Ahmet AK PARTİ Kabul  Aydın Koç Atilla AK PARTİ Katılmadı  Aydın Kumcuoğlu Ertuğrul MHP Katılmadı  Aydın Taner Recep MHP Katılmadı  Aydın Uzunırmak Ali MHP Katılmadı  Balıkesir Akbaş Ayşe AK PARTİ Katılmadı  Balıkesir Aydoğan Ergün CHP Katılmadı  Balıkesir Bulut Ahmet Duran MHP Katılmadı  Balıkesir Özgün İsmail AK PARTİ Kabul  Balıkesir Oztaylan Mehmet Cemal AK PARTİ Katılmadı  Balıkesir Pazarcı Hüseyin Bağımsız Katılmadı  Balıkesir Sali Ali Osman AK PARTİ Kabul  Balıkesir Uğur A. Edip AK PARTİ Katılmadı  Bilecik Poyraz Fahrettin AK PARTİ Katılmadı  Bilecik Tüzün Yaşar CHP Katılmadı  Bingöl Ataoğlu Kazım AK PARTİ Kabul  Bingöl Coşkun Yusuf AK PARTİ Katılmadı  Bingöl Yılmaz Cevdet AK PARTİ Katılmadı  Bitlis Ergezen Zeki AK PARTİ Kabul  Bitlis Karabaş Mehmet Nezir BDP Katılmadı  - 6 7 9 - TBMM B: 72 11 . 3 . 2010  İli Soyadı Adı Parti Oyu  Bitlis Kiler Vahit AK PARTİ Katılmadı  Bitlis Taşar Cemal AK PARTİ Kabul  Bolu Coşkunyürek Yüksel AK PARTİ Kabul  Bolu Metin Fatih AK PARTİ Kabul  Bolu Yılmaz Metin AK PARTİ Katılmadı  Burdur Alp Mehmet AK PARTİ Kabul  Burdur Özçelik Bayram AK PARTİ Kabul  Burdur Özkan Ramazan Kerim CHP Katılmadı  Bursa Büyükataman fsmet MHP Katılmadı  Bursa Candemir Çelik Canan AK PARTİ Kabul  Bursa Çakmak Hayrettin AK PARTİ Kabul  Bursa Çelik Faruk AK PARTİ Katılmadı  Bursa Demirel Kemal CHP Katılmadı  Bursa Homriş H. Hamit MHP Katılmadı  Bursa Karapaşaoğlu Mehmet Altan AK PARTİ Katılmadı  Bursa Kızılcıktı Sedat AK PARTİ Kabul  Bursa Koyuncu Ali AK PARTİ Kabul  Bursa Kul Ali AK PARTİ Kabul  Bursa Ocakden Mehmet AK PARTİ Kabul  Bursa Öymen Onur Başaran CHP Katılmadı  Bursa Özensoy Necati MHP Katılmadı  Bursa Özer Abdullah CHP Katılmadı  Bursa Tunçak Mehmet AK PARTİ Kabul  Bursa Tutan Mehmet Emin AK PARTİ Kabul  Çanakkale Cengiz Mustafa Kemal MHP Katılmadı  Çanakkale Daniş Mehmet AK PARTİ Kabul  Çanakkale Kuşku Müjdat AK PARTİ Kabul  Çanakkale Küçük Ahmet CHP Katılmadı  Çankırı Akman Nurettin AK PARTÎ Kabul  Çankırı Bukan Ahmet MHP Katılmadı  Çankırı Kınıklıoğlu Suat AK PARTt Katılmadı  Çorum Aydoğmuş Ahmet AK PARTİ Kabul  Çorum Bağcı Cahit AK PARTİ Kabul  Çorum Günday Derviş CHP Katılmadı  Çorum Kafkas Agah AK PARTİ Kabul  Çorum Yıldırım Murat AK PARTİ Kabul  Denizli Ayhan Emin Haluk MHP Katılmadı  Denizli Ekici Mithat AK PARTÎ Katılmadı  Denizli Erçelebi Hasan DSP Katılmadı  Denizli Erdoğan Mehmet Salih AK PARTÎ Kabul  Denizli Ertemür Ali Rıza CHP Katılmadı  Denizli Kavaf Selma Aliye AK PARTİ Katılmadı  Denizli Yüksel Mehmet AK PARTÎ Kabul  Diyarbakır Arslan M. İhsan AK PARTİ Katılmadı  Diyarbakır Arzu Kutbettin AK PARTİ Kabul  Diyarbakır Aslan Osman AK PARTİ Katılmadı  Diyarbakır Birdal Akın BDP Katılmadı  Diyarbakır Demirtaş Selahattin BDP Katılmadı  Diyarbakır Eker Mehmet Mehdi AK PARTÎ Katılmadı  Diyarbakır Kışanak Gültan BDP Katılmadı  Diyarbakır Kurt Abdurrahman AK PARTİ Kabul  Diyarbakır Merdanoğlu Ali İhsan AK PARTÎ Kabul  Edirne Budak Necdet AK PARTİ Katılmadı  Edirne Çakır Rasim CHP Katılmadı  Edirne Paçanz Bilgin CHP Katılmadı  Edirne Uslu Cemaleddin MHP Kabul  Elazığ Çetinkaya Mehmet Necati AK PARTÎ Katılmadı  - 6 8 0 -
Sayfa 113 -
TBMM B: 72 11 . 3 . 2010  İli Soyadı Adı Parti Oyu  Bitlis Kiler Vahit AK PARTİ Katılmadı  Bitlis Taşar Cemal AK PARTİ Kabul  Bolu Coşkunyürek Yüksel AK PARTİ Kabul  Bolu Metin Fatih AK PARTİ Kabul  Bolu Yılmaz Metin AK PARTİ Katılmadı  Burdur Alp Mehmet AK PARTİ Kabul  Burdur Özçelik Bayram AK PARTİ Kabul  Burdur Özkan Ramazan Kerim CHP Katılmadı  Bursa Büyükataman fsmet MHP Katılmadı  Bursa Candemir Çelik Canan AK PARTİ Kabul  Bursa Çakmak Hayrettin AK PARTİ Kabul  Bursa Çelik Faruk AK PARTİ Katılmadı  Bursa Demirel Kemal CHP Katılmadı  Bursa Homriş H. Hamit MHP Katılmadı  Bursa Karapaşaoğlu Mehmet Altan AK PARTİ Katılmadı  Bursa Kızılcıktı Sedat AK PARTİ Kabul  Bursa Koyuncu Ali AK PARTİ Kabul  Bursa Kul Ali AK PARTİ Kabul  Bursa Ocakden Mehmet AK PARTİ Kabul  Bursa Öymen Onur Başaran CHP Katılmadı  Bursa Özensoy Necati MHP Katılmadı  Bursa Özer Abdullah CHP Katılmadı  Bursa Tunçak Mehmet AK PARTİ Kabul  Bursa Tutan Mehmet Emin AK PARTİ Kabul  Çanakkale Cengiz Mustafa Kemal MHP Katılmadı  Çanakkale Daniş Mehmet AK PARTİ Kabul  Çanakkale Kuşku Müjdat AK PARTİ Kabul  Çanakkale Küçük Ahmet CHP Katılmadı  Çankırı Akman Nurettin AK PARTÎ Kabul  Çankırı Bukan Ahmet MHP Katılmadı  Çankırı Kınıklıoğlu Suat AK PARTt Katılmadı  Çorum Aydoğmuş Ahmet AK PARTİ Kabul  Çorum Bağcı Cahit AK PARTİ Kabul  Çorum Günday Derviş CHP Katılmadı  Çorum Kafkas Agah AK PARTİ Kabul  Çorum Yıldırım Murat AK PARTİ Kabul  Denizli Ayhan Emin Haluk MHP Katılmadı  Denizli Ekici Mithat AK PARTÎ Katılmadı  Denizli Erçelebi Hasan DSP Katılmadı  Denizli Erdoğan Mehmet Salih AK PARTÎ Kabul  Denizli Ertemür Ali Rıza CHP Katılmadı  Denizli Kavaf Selma Aliye AK PARTİ Katılmadı  Denizli Yüksel Mehmet AK PARTÎ Kabul  Diyarbakır Arslan M. İhsan AK PARTİ Katılmadı  Diyarbakır Arzu Kutbettin AK PARTİ Kabul  Diyarbakır Aslan Osman AK PARTİ Katılmadı  Diyarbakır Birdal Akın BDP Katılmadı  Diyarbakır Demirtaş Selahattin BDP Katılmadı  Diyarbakır Eker Mehmet Mehdi AK PARTÎ Katılmadı  Diyarbakır Kışanak Gültan BDP Katılmadı  Diyarbakır Kurt Abdurrahman AK PARTİ Kabul  Diyarbakır Merdanoğlu Ali İhsan AK PARTÎ Kabul  Edirne Budak Necdet AK PARTİ Katılmadı  Edirne Çakır Rasim CHP Katılmadı  Edirne Paçanz Bilgin CHP Katılmadı  Edirne Uslu Cemaleddin MHP Kabul  Elazığ Çetinkaya Mehmet Necati AK PARTÎ Katılmadı  - 6 8 0 - TBMM B: 72 11 . 3 . 2010  tli Soyadı Adı Parti Oyu  Elazığ İşbaşaran Feyzi Bağımsız Katılmadı  Elazığ Öztürk Tahir AK PARTİ Katılmadı  Elazığ Septioğlu Faruk AK PARTİ Katılmadı  Elazığ Yanılmaz Hamza AK PARTİ Katılmadı  Erzincan Karakelle Sebahattin AK PARTİ Kabul  Erzincan Tınastepe Erol CHP Katılmadı  Erzincan Yıldırım Binalı AK PARTİ Kabul  Erzurum Akdağ Recep AK PARTİ Kabul  Erzurum Aksak Muhyettin AK PARTİ Katılmadı  Erzurum Aydın Saadettin AK PARTİ Katılmadı  Erzurum Dağcı Çığlık Fazilet AK PARTİ Katılmadı  Erzurum Ertuaav Zeki MHP Katılmadı  Erzurum Gülyurt Muzaffer AK PARTİ Katılmadı  Erzurum Kavaz İbrahim AK PARTİ Katılmadı  Eskişehir Asil Beytullah MHP Katılmadı  Eskişehir İçli Hüseyin Tayfun Bağımsız Katılmadı  Eskişehir Mercan Hasan Murat AK PARTİ Kabul  Eskişehir Öztürk Emin Nedim AK PARTİ Kabul  Eskişehir Sönmez Fehmi Murat CHP Katılmadı  Eskişehir Unakıtan Kemal AK PARTİ Katılmadı  Gaziantep Ağyüz Yaşar CHP Katılmadı  Gaziantep Durdu Mahmut AK PARTİ Kabul  Gaziantep Ekici Akif CHP Katılmadı  Gaziantep Erdoğan Mehmet AK PARTİ Kabul  Gaziantep Mazıcıoğlu Halil AK PARTİ Kabul  Gaziantep Müftüoğlu Özlem AK PARTİ Kabul  Gaziantep Özdemir Hasan MHP Katılmadı  Gaziantep Sarı Mehmet AK PARTİ Kabul  Gaziantep Şahin Fatma AK PARTİ Kabul  Gaziantep Şimşek Mehmet AK PARTİ Katılmadı  Giresun Canikli Nurettin AK PARTİ Kabul  Giresun Karaibrahim Eşref CHP Katılmadı  Giresun Özkan Murat MHP Katılmadı  Giresun Sönmez H. Hasan AK PARTİ Kabul  Giresun Temür Ali AK PARTİ Kabul  Gümüşhane Aydın Kemalettin AK PARTİ Katılmadı  Gümüşhane Doğan Yahya AK PARTİ Katılmadı  Hakkâri Geylani Hamit BDP Katılmadı  Hakkâri Özbek Abdulmuttalip AK PARTİ Kabul  Hakkâri Zeydan Rüstem AK PARTİ Kabul  Hatav Cav Fuat CHP Katılmadı  Hatav Çirkin Sülevman Turan MHP Katılmadı  Hatay Durgun Gökhan CHP Katılmadı  Hatay Ergin Sadullah AK PARTÎ Katılmadı  Hatay Kahya Abdülhadi AK PARTİ Kabul  Hatay Karasayar Orhan AK PARTİ Kabul  Hatay Öztürk Mustafa AK PARTİ Kabul  Hatay Şanverdi Fevzi AK PARTİ Katılmadı  Hatay Yazar Abdulaziz CHP Katılmadı  Hatay Yılmaz İzzettin MHP Katılmadı  İsparta Bilgiç Süreyya Sadi AK PARTİ Katılmadı  İsparta Coşkuner Mevlüt CHP Katılmadı  İsparta Dilek Mehmet Sait AK PARTİ Katılmadı  İsparta Korkmaz Sülevman Nevzat MHP Katılmadı  İsparta Kurt Haydar Kemal AK PARTİ Katılmadı  Mersin Akkuş Akif MHP Katılmadı  Mersin Çelik Behiç MHP Katılmadı  - 6 8 1 -
Sayfa 114 -
TBMM B: 72 11 . 3 . 2010  tli Soyadı Adı Parti Oyu  Elazığ İşbaşaran Feyzi Bağımsız Katılmadı  Elazığ Öztürk Tahir AK PARTİ Katılmadı  Elazığ Septioğlu Faruk AK PARTİ Katılmadı  Elazığ Yanılmaz Hamza AK PARTİ Katılmadı  Erzincan Karakelle Sebahattin AK PARTİ Kabul  Erzincan Tınastepe Erol CHP Katılmadı  Erzincan Yıldırım Binalı AK PARTİ Kabul  Erzurum Akdağ Recep AK PARTİ Kabul  Erzurum Aksak Muhyettin AK PARTİ Katılmadı  Erzurum Aydın Saadettin AK PARTİ Katılmadı  Erzurum Dağcı Çığlık Fazilet AK PARTİ Katılmadı  Erzurum Ertuaav Zeki MHP Katılmadı  Erzurum Gülyurt Muzaffer AK PARTİ Katılmadı  Erzurum Kavaz İbrahim AK PARTİ Katılmadı  Eskişehir Asil Beytullah MHP Katılmadı  Eskişehir İçli Hüseyin Tayfun Bağımsız Katılmadı  Eskişehir Mercan Hasan Murat AK PARTİ Kabul  Eskişehir Öztürk Emin Nedim AK PARTİ Kabul  Eskişehir Sönmez Fehmi Murat CHP Katılmadı  Eskişehir Unakıtan Kemal AK PARTİ Katılmadı  Gaziantep Ağyüz Yaşar CHP Katılmadı  Gaziantep Durdu Mahmut AK PARTİ Kabul  Gaziantep Ekici Akif CHP Katılmadı  Gaziantep Erdoğan Mehmet AK PARTİ Kabul  Gaziantep Mazıcıoğlu Halil AK PARTİ Kabul  Gaziantep Müftüoğlu Özlem AK PARTİ Kabul  Gaziantep Özdemir Hasan MHP Katılmadı  Gaziantep Sarı Mehmet AK PARTİ Kabul  Gaziantep Şahin Fatma AK PARTİ Kabul  Gaziantep Şimşek Mehmet AK PARTİ Katılmadı  Giresun Canikli Nurettin AK PARTİ Kabul  Giresun Karaibrahim Eşref CHP Katılmadı  Giresun Özkan Murat MHP Katılmadı  Giresun Sönmez H. Hasan AK PARTİ Kabul  Giresun Temür Ali AK PARTİ Kabul  Gümüşhane Aydın Kemalettin AK PARTİ Katılmadı  Gümüşhane Doğan Yahya AK PARTİ Katılmadı  Hakkâri Geylani Hamit BDP Katılmadı  Hakkâri Özbek Abdulmuttalip AK PARTİ Kabul  Hakkâri Zeydan Rüstem AK PARTİ Kabul  Hatav Cav Fuat CHP Katılmadı  Hatav Çirkin Sülevman Turan MHP Katılmadı  Hatay Durgun Gökhan CHP Katılmadı  Hatay Ergin Sadullah AK PARTÎ Katılmadı  Hatay Kahya Abdülhadi AK PARTİ Kabul  Hatay Karasayar Orhan AK PARTİ Kabul  Hatay Öztürk Mustafa AK PARTİ Kabul  Hatay Şanverdi Fevzi AK PARTİ Katılmadı  Hatay Yazar Abdulaziz CHP Katılmadı  Hatay Yılmaz İzzettin MHP Katılmadı  İsparta Bilgiç Süreyya Sadi AK PARTİ Katılmadı  İsparta Coşkuner Mevlüt CHP Katılmadı  İsparta Dilek Mehmet Sait AK PARTİ Katılmadı  İsparta Korkmaz Sülevman Nevzat MHP Katılmadı  İsparta Kurt Haydar Kemal AK PARTİ Katılmadı  Mersin Akkuş Akif MHP Katılmadı  Mersin Çelik Behiç MHP Katılmadı  - 6 8 1 - TBMM B: 72 11 . 3 .2010  ili Soyadı Adı Parti Oyu  Mersin Er Ali AK PARTİ Katılmadı  Mersin Gök İsa CHP Katılmadı  Mersin İnan Ömer AK PARTİ Kabul  Mersin Oksal Ali CHP Katılmadı  Mersin Öztürk Ali Rıza CHP Katılmadı  Mersin Seçer Vahap CHP Katılmadı  Mersin Şandır Mehmet MHP Red  Mersin Tüzmen Kürşad AK PARTİ Katılmadı  Mersin Ural Kadir MHP Katılmadı  Mersin Üskül Mehmet Zafer AK PARTİ Katılmadı  İstanbul Ağırbaş Ayşe Jale DSP Katılmadı  İstanbul Aksu Abdülkadir AK PARTİ Katılmadı  İstanbul Akşener Meral MHP Katılmadı  İstanbul Akşit Güldal AK PARTİ Kabul  İstanbul Arat Necla CHP Katılmadı  İstanbul Ataş Mustafa AK PARTİ Katılmadı  İstanbul Ayva Lokman AK PARTİ Katılmadı  İstanbul Bağış Egemen AK PARTİ Katılmadı  İstanbul Bahçekapılı Ayşe Nur AK PARTİ Katılmadı  İstanbul Başesgioğlu Murat AK PARTİ Katılmadı  İstanbul Bayraktar Nusret AK PARTİ Kabul  İstanbul Beşli Hüseyin AK PARTİ Katılmadı  İstanbul Birinci Necat AK PARTİ Kabul  İstanbul Bol Fuat AK PARTİ Kabul  İstanbul Büyükkaya Alaattin AK PARTİ Katılmadı  İstanbul Çamuroğlu Reha AK PARTİ Katılmadı  İstanbul Çubukçu Nimet AK PARTİ Kabul  İstanbul Dedegil Alev AK PARTİ Katılmadı  İstanbul Denizolgun Mehmet Beyazıt AK PARTİ Katılmadı  İstanbul Dinçer Ömer AK PARTİ Kabul  İstanbul Do maç Mehmet AK PARTİ Katılmadı  İstanbul Ekren Nazım AK PARTİ Kabul  İstanbul Elekdağ Mustafa Şükrü CHP Katılmadı  İstanbul Erdoğan Recep Tayyip AK PARTİ Katılmadı  İstanbul Güllüce İdris AK PARTİ Katılmadı  İstanbul Günay Ertuğrul AK PARTİ Katılmadı  İstanbul Gündüz İrfan AK PARTİ Katılmadı  İstanbul Hacaloğlu Algan CHP Katılmadı  İstanbul İncekara Halide AK PARTİ Kabul  İstanbul Kaçır Ünal AK PARTİ Kabul  İstanbul Kalsın Canan AK PARTİ Katılmadı  İstanbul Kaya Atila MHP Katılmadı  İstanbul Keleş Birgen CHP Katılmadı  İstanbul Kesici İlhan CHP Katılmadı  İstanbul Kılıçdaroğlu Kemal CHP Katılmadı  İstanbul Kıyıkhk Feyzullah AK PARTİ Kabul  İstanbul Koral Recep AK PARTİ Katılmadı  İstanbul Korkmaz Esfender CHP Katılmadı  İstanbul Kuzu Burhan AK Parti Kabul  İstanbul Macit Hasan DSP Katılmadı  İstanbul Melen Mithat MHP Katılmadı  İstanbul Memecan Mesude Nursuna AK PARTİ Katılmadı  İstanbul Meral Bayram Ali CHP Katılmadı  İstanbul Mert Hüseyin DSP Katılmadı  İstanbul Müezzinoğlu Mehmet AK PARTİ Kabul  İstanbul Öktem Şinasi CHP Katılmadı  İstanbul Özpolat Mehmet Ali CHP Katılmadı  - 6 8 2 -
Sayfa 115 -
TBMM B: 72 11 . 3 .2010  ili Soyadı Adı Parti Oyu  Mersin Er Ali AK PARTİ Katılmadı  Mersin Gök İsa CHP Katılmadı  Mersin İnan Ömer AK PARTİ Kabul  Mersin Oksal Ali CHP Katılmadı  Mersin Öztürk Ali Rıza CHP Katılmadı  Mersin Seçer Vahap CHP Katılmadı  Mersin Şandır Mehmet MHP Red  Mersin Tüzmen Kürşad AK PARTİ Katılmadı  Mersin Ural Kadir MHP Katılmadı  Mersin Üskül Mehmet Zafer AK PARTİ Katılmadı  İstanbul Ağırbaş Ayşe Jale DSP Katılmadı  İstanbul Aksu Abdülkadir AK PARTİ Katılmadı  İstanbul Akşener Meral MHP Katılmadı  İstanbul Akşit Güldal AK PARTİ Kabul  İstanbul Arat Necla CHP Katılmadı  İstanbul Ataş Mustafa AK PARTİ Katılmadı  İstanbul Ayva Lokman AK PARTİ Katılmadı  İstanbul Bağış Egemen AK PARTİ Katılmadı  İstanbul Bahçekapılı Ayşe Nur AK PARTİ Katılmadı  İstanbul Başesgioğlu Murat AK PARTİ Katılmadı  İstanbul Bayraktar Nusret AK PARTİ Kabul  İstanbul Beşli Hüseyin AK PARTİ Katılmadı  İstanbul Birinci Necat AK PARTİ Kabul  İstanbul Bol Fuat AK PARTİ Kabul  İstanbul Büyükkaya Alaattin AK PARTİ Katılmadı  İstanbul Çamuroğlu Reha AK PARTİ Katılmadı  İstanbul Çubukçu Nimet AK PARTİ Kabul  İstanbul Dedegil Alev AK PARTİ Katılmadı  İstanbul Denizolgun Mehmet Beyazıt AK PARTİ Katılmadı  İstanbul Dinçer Ömer AK PARTİ Kabul  İstanbul Do maç Mehmet AK PARTİ Katılmadı  İstanbul Ekren Nazım AK PARTİ Kabul  İstanbul Elekdağ Mustafa Şükrü CHP Katılmadı  İstanbul Erdoğan Recep Tayyip AK PARTİ Katılmadı  İstanbul Güllüce İdris AK PARTİ Katılmadı  İstanbul Günay Ertuğrul AK PARTİ Katılmadı  İstanbul Gündüz İrfan AK PARTİ Katılmadı  İstanbul Hacaloğlu Algan CHP Katılmadı  İstanbul İncekara Halide AK PARTİ Kabul  İstanbul Kaçır Ünal AK PARTİ Kabul  İstanbul Kalsın Canan AK PARTİ Katılmadı  İstanbul Kaya Atila MHP Katılmadı  İstanbul Keleş Birgen CHP Katılmadı  İstanbul Kesici İlhan CHP Katılmadı  İstanbul Kılıçdaroğlu Kemal CHP Katılmadı  İstanbul Kıyıkhk Feyzullah AK PARTİ Kabul  İstanbul Koral Recep AK PARTİ Katılmadı  İstanbul Korkmaz Esfender CHP Katılmadı  İstanbul Kuzu Burhan AK Parti Kabul  İstanbul Macit Hasan DSP Katılmadı  İstanbul Melen Mithat MHP Katılmadı  İstanbul Memecan Mesude Nursuna AK PARTİ Katılmadı  İstanbul Meral Bayram Ali CHP Katılmadı  İstanbul Mert Hüseyin DSP Katılmadı  İstanbul Müezzinoğlu Mehmet AK PARTİ Kabul  İstanbul Öktem Şinasi CHP Katılmadı  İstanbul Özpolat Mehmet Ali CHP Katılmadı  - 6 8 2 - TBMM B: 72 1 1 . 3 . 2 0 1 0  İli Soyadı Adı Parti Oyu  İstanbul Özyürek Mustafa CHP Katılmadı  İstanbul Piltanoğlu Türköne Özlem AK PARTİ Katılmadı  İstanbul Sekmen Mehmet AK PARTİ Kabul  İstanbul Serter Fatma Nur CHP Katılmadı  İstanbul Sevigen Mehmet CHP Katılmadı  İstanbul Soysal Çetin CHP Katılmadı  İstanbul Sözen Edibe AK PARTİ Kabul  İstanbul Şafak Ümit MHP Katılmadı  İstanbul Şahin İdris Naim AK PARTİ Katılmadı  İstanbul Tamaylıgil Bihlun CHP Katılmadı  İstanbul Tan Ahmet Bağımsız Katılmadı  İstanbul Topuz Ali CHP Katılmadı  İstanbul Torlak Durmuşali MHP Katılmadı  İstanbul Tuncel Sebahat BDP Katılmadı  İstanbul Uras Mehmet Ufuk BDP Katılmadı  İstanbul Yağız Süleyman DSP Katılmadı  İstanbul Yardımcı Hasan Kemal AK PARTİ Kabul  İstanbul Yazıcı Hayati AK PARTİ Katılmadı  İstanbul Yıldız Sacid CHP Katılmadı  İstanbul Yiğit İbrahim AK PARTİ Kabul  İzmir Aksoy Taha AK PARTİ Katılmadı  İzmir Anadol Kıvılcım Kemal CHP Katılmadı  İzmir Arıtman Canan CHP Katılmadı  İzmir Aydın Mehmet AK PARTİ Kabul  İzmir Ayhan Selçuk CHP Katılmadı  İzmir Bal Şenol MHP Katılmadı  İzmir Baratalı Bülent CHP Katılmadı  İzmir Birgün Recai Bağımsız Katılmadı  İzmir Ersin Ahmet CHP Katılmadı  İzmir Erten Abdurrezzak CHP Katılmadı  İzmir Gönül Mehmet Vecdi AK PARTİ Kabul  İzmir Hasgür İbrahim AK PARTİ Kabul  İzmir Hotar Fatma Seniha Nükhet AK PARTİ Katılmadı  İzmir Kalkan Erdal AK PARTİ Katılmadı  İzmir Katmerci İsmail AK PARTİ Katılmadı  İzmir Mumcu Şükran Güldal CHP Katılmadı  İzmir Oyan Oğuz CHP Katılmadı  İzmir Öztürk Harun Bağımsız Katılmadı  İzmir Sipahi Kamil Erdal MHP Katılmadı  İzmir Susam Mehmet Ali CHP Katılmadı  İzmir Tanrıkulu Ahmet Kenan MHP Katılmadı  İzmir Tekelioğlu Mehmet Sayım AK PARTİ Katılmadı  İzmir Vural Oktav MHP Katılmadı  İzmir Yemişçi Tuğrul AK PARTİ Kabul  Kars Dağdaş Gürcan MHP Katılmadı  Kars Güven Mahmut Esat AK PARTİ Kabul  Kars Karabayır Zeki AK PARTİ Kabul  Kastamonu Altan Hasan AK PARTİ Kabul  Kastamonu Köylü Hakkı AK PARTİ Kabul  Kastamonu Serdaroğlu Mehmet MHP Katılmadı  Kastamonu Sıvacıoğlu Musa AK PARTİ Katılmadı  Kayseri Çakmakoğlu Sabahattin MHP Katılmadı  Kayseri Elitaş Mustafa AK PARTİ Katılmadı  Kayseri Karayel Yaşar AK PARTİ Katılmadı  Kayseri Kulkuloğlu Mehmet Şevki CHP Katılmadı  Kayseri Öksüzkaya Ahmet AK PARTİ Kabul  Kayseri Yakut Sadık AK PARTİ Kabul  - 6 8 3 -
Sayfa 116 -
TBMM B: 72 1 1 . 3 . 2 0 1 0  İli Soyadı Adı Parti Oyu  İstanbul Özyürek Mustafa CHP Katılmadı  İstanbul Piltanoğlu Türköne Özlem AK PARTİ Katılmadı  İstanbul Sekmen Mehmet AK PARTİ Kabul  İstanbul Serter Fatma Nur CHP Katılmadı  İstanbul Sevigen Mehmet CHP Katılmadı  İstanbul Soysal Çetin CHP Katılmadı  İstanbul Sözen Edibe AK PARTİ Kabul  İstanbul Şafak Ümit MHP Katılmadı  İstanbul Şahin İdris Naim AK PARTİ Katılmadı  İstanbul Tamaylıgil Bihlun CHP Katılmadı  İstanbul Tan Ahmet Bağımsız Katılmadı  İstanbul Topuz Ali CHP Katılmadı  İstanbul Torlak Durmuşali MHP Katılmadı  İstanbul Tuncel Sebahat BDP Katılmadı  İstanbul Uras Mehmet Ufuk BDP Katılmadı  İstanbul Yağız Süleyman DSP Katılmadı  İstanbul Yardımcı Hasan Kemal AK PARTİ Kabul  İstanbul Yazıcı Hayati AK PARTİ Katılmadı  İstanbul Yıldız Sacid CHP Katılmadı  İstanbul Yiğit İbrahim AK PARTİ Kabul  İzmir Aksoy Taha AK PARTİ Katılmadı  İzmir Anadol Kıvılcım Kemal CHP Katılmadı  İzmir Arıtman Canan CHP Katılmadı  İzmir Aydın Mehmet AK PARTİ Kabul  İzmir Ayhan Selçuk CHP Katılmadı  İzmir Bal Şenol MHP Katılmadı  İzmir Baratalı Bülent CHP Katılmadı  İzmir Birgün Recai Bağımsız Katılmadı  İzmir Ersin Ahmet CHP Katılmadı  İzmir Erten Abdurrezzak CHP Katılmadı  İzmir Gönül Mehmet Vecdi AK PARTİ Kabul  İzmir Hasgür İbrahim AK PARTİ Kabul  İzmir Hotar Fatma Seniha Nükhet AK PARTİ Katılmadı  İzmir Kalkan Erdal AK PARTİ Katılmadı  İzmir Katmerci İsmail AK PARTİ Katılmadı  İzmir Mumcu Şükran Güldal CHP Katılmadı  İzmir Oyan Oğuz CHP Katılmadı  İzmir Öztürk Harun Bağımsız Katılmadı  İzmir Sipahi Kamil Erdal MHP Katılmadı  İzmir Susam Mehmet Ali CHP Katılmadı  İzmir Tanrıkulu Ahmet Kenan MHP Katılmadı  İzmir Tekelioğlu Mehmet Sayım AK PARTİ Katılmadı  İzmir Vural Oktav MHP Katılmadı  İzmir Yemişçi Tuğrul AK PARTİ Kabul  Kars Dağdaş Gürcan MHP Katılmadı  Kars Güven Mahmut Esat AK PARTİ Kabul  Kars Karabayır Zeki AK PARTİ Kabul  Kastamonu Altan Hasan AK PARTİ Kabul  Kastamonu Köylü Hakkı AK PARTİ Kabul  Kastamonu Serdaroğlu Mehmet MHP Katılmadı  Kastamonu Sıvacıoğlu Musa AK PARTİ Katılmadı  Kayseri Çakmakoğlu Sabahattin MHP Katılmadı  Kayseri Elitaş Mustafa AK PARTİ Katılmadı  Kayseri Karayel Yaşar AK PARTİ Katılmadı  Kayseri Kulkuloğlu Mehmet Şevki CHP Katılmadı  Kayseri Öksüzkaya Ahmet AK PARTİ Kabul  Kayseri Yakut Sadık AK PARTİ Kabul  - 6 8 3 - TBMM B: 72 11 . 3 . 2 0 1 0  ili Soyadı Adı Parti Oyu  Kayseri Yıldız Taner AK PARTİ Kabul  Kırklareli Barış Tansel CHP Katılmadı  Kırklareli Dibek Turgut CHP Katılmadı  Kırklareli Sarıçam Ahmet Gökhan AK PARTİ Katılmadı  Kırşehir Arslan Mikail AK PARTİ Kabul  Kırşehir Çalışkan Abdullah AK PARTİ Katılmadı  Kırşehir Çobanoğlu Metin MHP Katılmadı  Kocaeli Ayar Eyüp AK PARTİ Kabul  Kocaeli Baştopçu Muzaffer AK PARTİ Kabul  Kocaeli Durmuş Cumali MHP Katılmadı  Kocaeli Erenkaya Hikmet CHP Katılmadı  Kocaeli Ergün Nihat AK PARTİ Kabul  Kocaeli Gönül Azize Sibel AK PARTİ Kabul  Kocaeli Işık Fikri AK PARTİ Kabul  Kocaeli Pepe Osman AK PARTİ Katılmadı  Kocaeli Selvi Mehmet Cevdet CHP Katılmadı  Konya Angı Hasan AK PARTİ Kabul  Konya Bal Faruk MHP Katılmadı  Konya Büyükakkaşlar Ahmet AK PARTİ Kabul  Konya Candan Muharrem AK PARTİ Kabul  Konya Çetinkaya Abdullah AK PARTİ Kabul  Konya Erdem Orhan AK PARTİ Kabul  Konya Güçlü Sami AK PARTİ Kabul  Konya Kabakçı Mustafa AK PARTİ Kabul  Konya Kalaycı Mustafa MHP Katılmadı  Konya Kart Atilla CHP Katılmadı  Konya Öksüz Özkan AK PARTİ Kabul  Konya Özkul Kerim AK PARTİ Kabul  Konya Öztürk Ali AK PARTİ Kabul  Konya Tuna Hüsnü AK PARTİ Kabul  Konya Tüfekçi Harun AK PARTİ Kabul  Konya Türkmenoğlu Ayşe AK PARTİ Kabul  Kütahya Aksoy Soner AK PARTİ Katılmadı  Kütahya Biçer İsmail Hakkı AK PARTİ Kabul  Kütahya Işık Alim MHP Katılmadı  Kütahya Kinay Hasan Fehmi AK PARTİ Kabul  Kütahya Ordu Hüsnü AK PARTİ Kabul  Kütahya Tuğcu Hüseyin AK PARTİ Kabul  Malatya Aslanoğlu Ferit Mevlüt CHP Katılmadı  Malatya Çalık Öznur AK PARTİ Kabul  Malatya Fındıklı Mahmut Mücahit AK PARTİ Katılmadı  Malatya Koca İhsan AK PARTİ Kabul  Malatya Ölmeztoprak Fuat AK PARTİ Katılmadı  Malatya Öz Ömer Faruk AK PARTİ Kabul  Malatya Şahin Mehmet AK PARTİ Kabul  Manisa Akçay Erkan MHP Katılmadı  Manisa Arınç Bülent AK PARTİ Katılmadı  Manisa Berber Recai AK PARTİ Kabul  Manisa Bilen İsmail AK PARTİ Kabul  Manisa Çerçi Mehmet AK PARTİ Kabul  Manisa Enöz Mustafa MHP Katılmadı  Manisa Mengü Şahin CHP Katılmadı  Manisa Orhan Ahmet MHP Katılmadı  Manisa Tanrıverdi Hüseyin AK PARTİ Katılmadı  Manisa Yetenç Mustafa Erdoğan Bağımsız Katılmadı  Kahramanmaraş An kan Fatih AK PARTİ Kabul  Kahramanmaraş Doğan Avni AK PARTİ Katılmadı  - 6 8 4 -
Sayfa 117 -
TBMM B: 72 11 . 3 . 2 0 1 0  ili Soyadı Adı Parti Oyu  Kayseri Yıldız Taner AK PARTİ Kabul  Kırklareli Barış Tansel CHP Katılmadı  Kırklareli Dibek Turgut CHP Katılmadı  Kırklareli Sarıçam Ahmet Gökhan AK PARTİ Katılmadı  Kırşehir Arslan Mikail AK PARTİ Kabul  Kırşehir Çalışkan Abdullah AK PARTİ Katılmadı  Kırşehir Çobanoğlu Metin MHP Katılmadı  Kocaeli Ayar Eyüp AK PARTİ Kabul  Kocaeli Baştopçu Muzaffer AK PARTİ Kabul  Kocaeli Durmuş Cumali MHP Katılmadı  Kocaeli Erenkaya Hikmet CHP Katılmadı  Kocaeli Ergün Nihat AK PARTİ Kabul  Kocaeli Gönül Azize Sibel AK PARTİ Kabul  Kocaeli Işık Fikri AK PARTİ Kabul  Kocaeli Pepe Osman AK PARTİ Katılmadı  Kocaeli Selvi Mehmet Cevdet CHP Katılmadı  Konya Angı Hasan AK PARTİ Kabul  Konya Bal Faruk MHP Katılmadı  Konya Büyükakkaşlar Ahmet AK PARTİ Kabul  Konya Candan Muharrem AK PARTİ Kabul  Konya Çetinkaya Abdullah AK PARTİ Kabul  Konya Erdem Orhan AK PARTİ Kabul  Konya Güçlü Sami AK PARTİ Kabul  Konya Kabakçı Mustafa AK PARTİ Kabul  Konya Kalaycı Mustafa MHP Katılmadı  Konya Kart Atilla CHP Katılmadı  Konya Öksüz Özkan AK PARTİ Kabul  Konya Özkul Kerim AK PARTİ Kabul  Konya Öztürk Ali AK PARTİ Kabul  Konya Tuna Hüsnü AK PARTİ Kabul  Konya Tüfekçi Harun AK PARTİ Kabul  Konya Türkmenoğlu Ayşe AK PARTİ Kabul  Kütahya Aksoy Soner AK PARTİ Katılmadı  Kütahya Biçer İsmail Hakkı AK PARTİ Kabul  Kütahya Işık Alim MHP Katılmadı  Kütahya Kinay Hasan Fehmi AK PARTİ Kabul  Kütahya Ordu Hüsnü AK PARTİ Kabul  Kütahya Tuğcu Hüseyin AK PARTİ Kabul  Malatya Aslanoğlu Ferit Mevlüt CHP Katılmadı  Malatya Çalık Öznur AK PARTİ Kabul  Malatya Fındıklı Mahmut Mücahit AK PARTİ Katılmadı  Malatya Koca İhsan AK PARTİ Kabul  Malatya Ölmeztoprak Fuat AK PARTİ Katılmadı  Malatya Öz Ömer Faruk AK PARTİ Kabul  Malatya Şahin Mehmet AK PARTİ Kabul  Manisa Akçay Erkan MHP Katılmadı  Manisa Arınç Bülent AK PARTİ Katılmadı  Manisa Berber Recai AK PARTİ Kabul  Manisa Bilen İsmail AK PARTİ Kabul  Manisa Çerçi Mehmet AK PARTİ Kabul  Manisa Enöz Mustafa MHP Katılmadı  Manisa Mengü Şahin CHP Katılmadı  Manisa Orhan Ahmet MHP Katılmadı  Manisa Tanrıverdi Hüseyin AK PARTİ Katılmadı  Manisa Yetenç Mustafa Erdoğan Bağımsız Katılmadı  Kahramanmaraş An kan Fatih AK PARTİ Kabul  Kahramanmaraş Doğan Avni AK PARTİ Katılmadı  - 6 8 4 - TBMM B: 72 11 . 3 . 2010  İli Soyadı Adı Parti Oyu  Kahramanmaraş Kaynak Veysi AK PARTİ Kabul  Kahramanmaraş Özbolat Durdu CHP Katılmadı  Kahramanmaraş Pakdil Nevzat AK PARTİ Kabul  Kahramanmaraş Paksoy Mehmet Akif MHP Katılmadı  Kahramanmaraş Sağlam Mehmet AK PARTİ Kabul  Kahramanmaraş Tathbal Cafer AK PARTİ Katılmadı  Mardin Ayna Emine BDP Katılmadı  Mardin Şahkulubey Gönül Bekin AK PARTİ Kabul  Mardin Çelebi Süleyman AK PARTİ Kabul  Mardin Demir Mehmet Hal it AK PARTİ Kabul  Mardin Yüksel Cüneyt AK PARTİ Katılmadı  Muğla Arslan Ali CHP Katılmadı  Muğla Ergin Gürol CHP Katılmadı  Muğla Ergun Metin MHP Katılmadı  Muğla Hıdır Mehmet Nil AK PARTİ Kabul  Muğla Özden Yüksel AK PARTİ Katılmadı  Muğla Topuz Fevzi CHP Katılmadı  Muş Karayağız Seracettin AK PARTİ Kabul  Muş S akik Sırrı BDP Katılmadı  Muş Yaman M. Nuri BDP Katılmadı  Muş Yılmaz Medeni AK PARTİ Katılmadı  Nevşehir Dede Mahmut AK PARTİ Kabul  Nevşehir Feralan Ahmet Erdal AK PARTİ Kabul  Nevşehir Köybaşı Rıtvan AK PARTİ Kabul (Mük.)  Niğde Göksel İsmail AK PARTİ Katılmadı  Niğde İnan Mümin MHP Katılmadı  Niğde Selamoğlu Muharrem AK PARTİ Katılmadı  Ordu Fatsa Eyüp AK PARTİ Kabul  Ordu Güler Mehmet Hilmi AK PARTİ Katılmadı  Ordu Güner Rahmi CHP Katılmadı  Ordu Hamarat Mustafa AK PARTİ Kabul  Ordu Yalçın Rıdvan MHP Katılmadı  Ordu Yılmaz Ayhan AK PARTİ Kabul (Mük.)  Ordu Yılmaz Enver AK PARTİ Kabul  Rize Bayramoğlu Bayram Ali AK PARTİ Katılmadı  Rize Çırakoğlu Lütfı AK PARTİ Kabul  Rize Yılmaz Ahmet Mesut DP Katılmadı  Sakarya Cebeci Erol Aslan AK PARTİ Katılmadı  Sakarya Çelik Hasan Ali AK PARTİ Kabul  Sakarya Dişli Şaban AK PARTİ Kabul  Sakarya Kutluata Münir MHP Katılmadı  Sakarya Üstün Ayhan Sefer AK PARTİ Katılmadı  Sakarya Yıldırım Recep AK PARTİ Kabul  Samsun Binici Suat CHP Katılmadı  Samsun Çakır Osman MHP Katılmadı  Samsun Demir Cemal Yılmaz AK PARTİ Kabul  Samsun Demir Mustafa AK PARTİ Katılmadı  Samsun Kılıç Suat AK PARTİ Katılmadı  Samsun Koç Ahmet Haluk CHP Katılmadı  Samsun Öztürk Fatih AK PARTİ Kabul  Samsun Şahinoğlu Birnur AK PARTİ Kabul  Samsun Yeni Ahmet AK PARTİ Katılmadı  Siirt Demirkıran Afif AK PARTİ Katılmadı  Siirt Helvacıoğlu Mehmet Yılmaz AK PARTİ Kabul  Siirt Özçelik Osman BDP Katılmadı  Sinop Altay Engin CHP Katılmadı  Sinop Dodurgalı Abdurrahman AK PARTİ Kabul  - 6 8 5 -
Sayfa 118 -
TBMM B: 72 11 . 3 . 2010  İli Soyadı Adı Parti Oyu  Kahramanmaraş Kaynak Veysi AK PARTİ Kabul  Kahramanmaraş Özbolat Durdu CHP Katılmadı  Kahramanmaraş Pakdil Nevzat AK PARTİ Kabul  Kahramanmaraş Paksoy Mehmet Akif MHP Katılmadı  Kahramanmaraş Sağlam Mehmet AK PARTİ Kabul  Kahramanmaraş Tathbal Cafer AK PARTİ Katılmadı  Mardin Ayna Emine BDP Katılmadı  Mardin Şahkulubey Gönül Bekin AK PARTİ Kabul  Mardin Çelebi Süleyman AK PARTİ Kabul  Mardin Demir Mehmet Hal it AK PARTİ Kabul  Mardin Yüksel Cüneyt AK PARTİ Katılmadı  Muğla Arslan Ali CHP Katılmadı  Muğla Ergin Gürol CHP Katılmadı  Muğla Ergun Metin MHP Katılmadı  Muğla Hıdır Mehmet Nil AK PARTİ Kabul  Muğla Özden Yüksel AK PARTİ Katılmadı  Muğla Topuz Fevzi CHP Katılmadı  Muş Karayağız Seracettin AK PARTİ Kabul  Muş S akik Sırrı BDP Katılmadı  Muş Yaman M. Nuri BDP Katılmadı  Muş Yılmaz Medeni AK PARTİ Katılmadı  Nevşehir Dede Mahmut AK PARTİ Kabul  Nevşehir Feralan Ahmet Erdal AK PARTİ Kabul  Nevşehir Köybaşı Rıtvan AK PARTİ Kabul (Mük.)  Niğde Göksel İsmail AK PARTİ Katılmadı  Niğde İnan Mümin MHP Katılmadı  Niğde Selamoğlu Muharrem AK PARTİ Katılmadı  Ordu Fatsa Eyüp AK PARTİ Kabul  Ordu Güler Mehmet Hilmi AK PARTİ Katılmadı  Ordu Güner Rahmi CHP Katılmadı  Ordu Hamarat Mustafa AK PARTİ Kabul  Ordu Yalçın Rıdvan MHP Katılmadı  Ordu Yılmaz Ayhan AK PARTİ Kabul (Mük.)  Ordu Yılmaz Enver AK PARTİ Kabul  Rize Bayramoğlu Bayram Ali AK PARTİ Katılmadı  Rize Çırakoğlu Lütfı AK PARTİ Kabul  Rize Yılmaz Ahmet Mesut DP Katılmadı  Sakarya Cebeci Erol Aslan AK PARTİ Katılmadı  Sakarya Çelik Hasan Ali AK PARTİ Kabul  Sakarya Dişli Şaban AK PARTİ Kabul  Sakarya Kutluata Münir MHP Katılmadı  Sakarya Üstün Ayhan Sefer AK PARTİ Katılmadı  Sakarya Yıldırım Recep AK PARTİ Kabul  Samsun Binici Suat CHP Katılmadı  Samsun Çakır Osman MHP Katılmadı  Samsun Demir Cemal Yılmaz AK PARTİ Kabul  Samsun Demir Mustafa AK PARTİ Katılmadı  Samsun Kılıç Suat AK PARTİ Katılmadı  Samsun Koç Ahmet Haluk CHP Katılmadı  Samsun Öztürk Fatih AK PARTİ Kabul  Samsun Şahinoğlu Birnur AK PARTİ Kabul  Samsun Yeni Ahmet AK PARTİ Katılmadı  Siirt Demirkıran Afif AK PARTİ Katılmadı  Siirt Helvacıoğlu Mehmet Yılmaz AK PARTİ Kabul  Siirt Özçelik Osman BDP Katılmadı  Sinop Altay Engin CHP Katılmadı  Sinop Dodurgalı Abdurrahman AK PARTİ Kabul  - 6 8 5 - T B M M B: 72 11 . 3 . 2010  İli Soyadı Adı Parti Oyu  Sinop Tıngıroğlu Kadir AK PARTİ Katılmadı  Sivas Açıkalın Mehmet Mustafa AK PARTİ Kabul  Sivas Kılıç Osman AK PARTİ Kabul  Sivas Özdemir Malik Ecder CHP Katılmadı  Sivas Uzun Selami AK PARTİ Kabul  Sivas Yeri ikaya Hamza AK PARTİ Kabul  Tekirdağ Akbulut Tevfık Ziyaeddin AK PARTİ Kabul  Tekirdağ Nalcı Kemalettin MHP Katılmadı  Tekirdağ Öztrak Faik CHP Katılmadı  Tekirdağ Taylan Necip AK PARTİ Katılmadı  Tekirdağ Tütüncü Enis CHP Katılmadı  Tokat Aslan Zeyid AK PARTİ Katılmadı  Tokat Ayalan Şükrü AK PARTİ Katılmadı  Tokat Demir Osman AK PARTİ Katılmadı  Tokat Diren Orhan Ziya CHP Katılmadı  Tokat Doğru Reşat MHP Katılmadı  Tokat Gülsün Hüseyin AK PARTİ Kabul  Tokat Yüksel Dilek AK PARTİ Katılmadı  Trabzon Aykan Asım AK Parti Katılmadı  Trabzon Cumur Mustafa AK PARTİ Kabul  Trabzon Erdöl Cevdet AK PARTİ Katılmadı  Trabzon Göktaş Kemalettin AK PARTİ Kabul  Trabzon Hamzaçebi Mehmet Akif CHP Katılmadı  Trabzon Özak Faruk Nafiz AK PARTİ Katılmadı  Trabzon Seymenoğlu Safiye AK PARTİ Katılmadı  Trabzon Yunusoğlu Süleyman Latif MHP Katılmadı  Tunceli Genç Kamer Bağımsız Red  Tunceli Halis Şerafettin BDP Katılmadı  Şanlıurfa Akman Yahya AK PARTİ Katılmadı  Şanlıurfa Başak Ramazan AK PARTİ Katılmadı  Şanlıurfa Binici İbrahim BDP Katılmadı  Şanlıurfa Cevheri Sabahattin AK PARTİ Katılmadı  Şanlıurfa Eyyüpoğlu Seyit Bağımsız Katılmadı  Şanlıurfa Gülpınar Eyyüp Cenap AK PARTİ Katılmadı  Şanlıurfa İzol Zülfükar AK PARTİ Kabul  Şanlıurfa Kus Mustafa AK PARTİ Katılmadı  Şanlıurfa Önen Abdulkadir Emin AK PARTİ Kabul  Şanlıurfa Aktemur Özyavuz Cağla AK PARTİ Kabul  Şanlıurfa Yetkin Abdurrahman Müfit AK PARTİ Kabul  Uşak Coşkunoğlu Osman CHP Katılmadı  Uşak Çetin Mustafa AK PARTİ Kabul  Uşak Uslu Nuri AK PARTİ Kabul  Van Ahun Kerem AK PARTİ Katılmadı  Van Çelik Hüseyin AK PARTİ Katılmadı  Van Dinçer İkram AK PARTİ Kabul  Van Kurtulan Fatma BDP Katılmadı  Van Orhan Gülsen AK PARTİ Katılmadı  Van Türkmenoğlu Kayhan AK PARTİ Kabul  Van Üçer Özdal BDP Katılmadı  Yozgat Akgül Abdulkadir AK PARTİ Kabul  Yozgat Bozdağ Bekir AK PARTİ Katılmadı  Yozgat Coşkun Osman AK PARTİ Kabul  Yozgat Çiçek Mehmet AK PARTİ Kabul  Yozgat Ekici Mehmet MHP Katılmadı  Yozgat Öztürk Mehmet Yaşar Türkiye P. Katılmadı  Zonguldak Erdoğan Fazlı AK PARTİ Kabul  Zonguldak Kocal Ali CHP Katılmadı  - 6 8 6 -
Sayfa 119 -
T B M M B: 72 11 . 3 . 2010  İli Soyadı Adı Parti Oyu  Sinop Tıngıroğlu Kadir AK PARTİ Katılmadı  Sivas Açıkalın Mehmet Mustafa AK PARTİ Kabul  Sivas Kılıç Osman AK PARTİ Kabul  Sivas Özdemir Malik Ecder CHP Katılmadı  Sivas Uzun Selami AK PARTİ Kabul  Sivas Yeri ikaya Hamza AK PARTİ Kabul  Tekirdağ Akbulut Tevfık Ziyaeddin AK PARTİ Kabul  Tekirdağ Nalcı Kemalettin MHP Katılmadı  Tekirdağ Öztrak Faik CHP Katılmadı  Tekirdağ Taylan Necip AK PARTİ Katılmadı  Tekirdağ Tütüncü Enis CHP Katılmadı  Tokat Aslan Zeyid AK PARTİ Katılmadı  Tokat Ayalan Şükrü AK PARTİ Katılmadı  Tokat Demir Osman AK PARTİ Katılmadı  Tokat Diren Orhan Ziya CHP Katılmadı  Tokat Doğru Reşat MHP Katılmadı  Tokat Gülsün Hüseyin AK PARTİ Kabul  Tokat Yüksel Dilek AK PARTİ Katılmadı  Trabzon Aykan Asım AK Parti Katılmadı  Trabzon Cumur Mustafa AK PARTİ Kabul  Trabzon Erdöl Cevdet AK PARTİ Katılmadı  Trabzon Göktaş Kemalettin AK PARTİ Kabul  Trabzon Hamzaçebi Mehmet Akif CHP Katılmadı  Trabzon Özak Faruk Nafiz AK PARTİ Katılmadı  Trabzon Seymenoğlu Safiye AK PARTİ Katılmadı  Trabzon Yunusoğlu Süleyman Latif MHP Katılmadı  Tunceli Genç Kamer Bağımsız Red  Tunceli Halis Şerafettin BDP Katılmadı  Şanlıurfa Akman Yahya AK PARTİ Katılmadı  Şanlıurfa Başak Ramazan AK PARTİ Katılmadı  Şanlıurfa Binici İbrahim BDP Katılmadı  Şanlıurfa Cevheri Sabahattin AK PARTİ Katılmadı  Şanlıurfa Eyyüpoğlu Seyit Bağımsız Katılmadı  Şanlıurfa Gülpınar Eyyüp Cenap AK PARTİ Katılmadı  Şanlıurfa İzol Zülfükar AK PARTİ Kabul  Şanlıurfa Kus Mustafa AK PARTİ Katılmadı  Şanlıurfa Önen Abdulkadir Emin AK PARTİ Kabul  Şanlıurfa Aktemur Özyavuz Cağla AK PARTİ Kabul  Şanlıurfa Yetkin Abdurrahman Müfit AK PARTİ Kabul  Uşak Coşkunoğlu Osman CHP Katılmadı  Uşak Çetin Mustafa AK PARTİ Kabul  Uşak Uslu Nuri AK PARTİ Kabul  Van Ahun Kerem AK PARTİ Katılmadı  Van Çelik Hüseyin AK PARTİ Katılmadı  Van Dinçer İkram AK PARTİ Kabul  Van Kurtulan Fatma BDP Katılmadı  Van Orhan Gülsen AK PARTİ Katılmadı  Van Türkmenoğlu Kayhan AK PARTİ Kabul  Van Üçer Özdal BDP Katılmadı  Yozgat Akgül Abdulkadir AK PARTİ Kabul  Yozgat Bozdağ Bekir AK PARTİ Katılmadı  Yozgat Coşkun Osman AK PARTİ Kabul  Yozgat Çiçek Mehmet AK PARTİ Kabul  Yozgat Ekici Mehmet MHP Katılmadı  Yozgat Öztürk Mehmet Yaşar Türkiye P. Katılmadı  Zonguldak Erdoğan Fazlı AK PARTİ Kabul  Zonguldak Kocal Ali CHP Katılmadı  - 6 8 6 - TBMM B: 72 11 . 3 . 2 0 1 0  İli Soyadı Adı Parti Oyu  Zonguldak Köktürk Ali İhsan CHP Katılmadı  Zonguldak Toptan Koksal AK PARTİ Katılmadı  Zonguldak Türkmen Polat AK PARTİ Kabul  Aksaray Açıkgöz Ruhi AK PARTİ Kabul  Aksaray Alaboyun Ali Rıza AK PARTİ Katılmadı  Aksaray Ertuğrul Osman MHP Katılmadı  Aksaray İnceöz İlknur AK PARTİ Kabul  Bayburt Battal Fetani AK PARTİ Kabul  Bayburt Güney Ülkü Gökalp AK PARTİ Katılmadı  Karaman Akgün Mevlüt AK PARTİ Katılmadı  Karaman Çalış Hasan MHP Katılmadı  Karaman Elvan Lütfı AK PARTİ Kabul  Kırıkkale Durmuş Osman MHP Katılmadı  Kırıkkale Erdem Vahit AK PARTİ Kabul  Kırıkkale Kıratlı Turan AK PARTİ Kabul  Kırıkkale Ozbayrak Mustafa AK PARTİ Kabul  Balinan Ata Ayla Akat BDP Katılmadı  Batman Ekmen Mehmet Emin AK PARTİ Kabul  Batman inal Ahmet AK PARTİ Katılmadı  Batman Yıldız Bengi BDP Katılmadı  Şırnak Bayındır Sevahir BDP Katılmadı  Şırnak Kaplan Hasip BDP Katılmadı  Şırnak Şeyda Abdullah Veli AK PARTİ Katılmadı  Bartın Tunç Yılmaz AK PARTİ Kabul  Bartın Yalçınkaya Muhammet Rıza CHP Katılmadı  Ardahan Kaya Saffet AK PARTİ Kabul  Ardahan Öğüt Ensar CHP Katılmadı  İğdır Buldan Pervin BDP Katılmadı  İğdır Güner Ali AK PARTİ Katılmadı  Yalova Evcin İlhan AK PARTİ Kabul  Yalova İnce Muharrem CHP Katılmadı  Karabük Ceylan Mehmet AK PARTİ Kabul  Karabük Ünal Cumhur AK PARTİ Kabul  Karabük Ünal Mustafa AK PARTİ Kabul  Kilis Devecioğlu Hüseyin AK PARTİ Kabul  Kilis Kara Hasan AK PARTİ Kabul  Osmaniye Bahçeli Devlet MHP Katılmadı  Osmaniye Coşkun Hakan MHP Katılmadı  Osmaniye Doğruer İbrahim Mete AK PARTİ Katılmadı  Osmaniye Kastal Durdu Mehmet AK PARTİ Katılmadı  Düzce Erbay Celal AK PARTİ Kabul  Düzce Kaşıkoğlu Metin AK PARTİ Kabul  Düzce Yakış Yaşar AK PARTİ Katılmadı  - 6 8 7 -
Sayfa 120 -
TBMM B: 72 11 . 3 . 2 0 1 0  İli Soyadı Adı Parti Oyu  Zonguldak Köktürk Ali İhsan CHP Katılmadı  Zonguldak Toptan Koksal AK PARTİ Katılmadı  Zonguldak Türkmen Polat AK PARTİ Kabul  Aksaray Açıkgöz Ruhi AK PARTİ Kabul  Aksaray Alaboyun Ali Rıza AK PARTİ Katılmadı  Aksaray Ertuğrul Osman MHP Katılmadı  Aksaray İnceöz İlknur AK PARTİ Kabul  Bayburt Battal Fetani AK PARTİ Kabul  Bayburt Güney Ülkü Gökalp AK PARTİ Katılmadı  Karaman Akgün Mevlüt AK PARTİ Katılmadı  Karaman Çalış Hasan MHP Katılmadı  Karaman Elvan Lütfı AK PARTİ Kabul  Kırıkkale Durmuş Osman MHP Katılmadı  Kırıkkale Erdem Vahit AK PARTİ Kabul  Kırıkkale Kıratlı Turan AK PARTİ Kabul  Kırıkkale Ozbayrak Mustafa AK PARTİ Kabul  Balinan Ata Ayla Akat BDP Katılmadı  Batman Ekmen Mehmet Emin AK PARTİ Kabul  Batman inal Ahmet AK PARTİ Katılmadı  Batman Yıldız Bengi BDP Katılmadı  Şırnak Bayındır Sevahir BDP Katılmadı  Şırnak Kaplan Hasip BDP Katılmadı  Şırnak Şeyda Abdullah Veli AK PARTİ Katılmadı  Bartın Tunç Yılmaz AK PARTİ Kabul  Bartın Yalçınkaya Muhammet Rıza CHP Katılmadı  Ardahan Kaya Saffet AK PARTİ Kabul  Ardahan Öğüt Ensar CHP Katılmadı  İğdır Buldan Pervin BDP Katılmadı  İğdır Güner Ali AK PARTİ Katılmadı  Yalova Evcin İlhan AK PARTİ Kabul  Yalova İnce Muharrem CHP Katılmadı  Karabük Ceylan Mehmet AK PARTİ Kabul  Karabük Ünal Cumhur AK PARTİ Kabul  Karabük Ünal Mustafa AK PARTİ Kabul  Kilis Devecioğlu Hüseyin AK PARTİ Kabul  Kilis Kara Hasan AK PARTİ Kabul  Osmaniye Bahçeli Devlet MHP Katılmadı  Osmaniye Coşkun Hakan MHP Katılmadı  Osmaniye Doğruer İbrahim Mete AK PARTİ Katılmadı  Osmaniye Kastal Durdu Mehmet AK PARTİ Katılmadı  Düzce Erbay Celal AK PARTİ Kabul  Düzce Kaşıkoğlu Metin AK PARTİ Kabul  Düzce Yakış Yaşar AK PARTİ Katılmadı  - 6 8 7 - TBMM B: 72 1 1 . 3 . 2 0 1 0  IX.- YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI  /.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru'nun, bir işletmenin kamuya olan borçlarına ilişkin  Başbakandan sorusu ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in cevabı (7/12131)  TÜRKİYE BÜYÜK MÎLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Aşağıdaki sorumun Başbakan Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN tarafından  yazılı olarak cevaplandırılmasının teminini arz ederim.  DrMleşat DOĞRU  Tokat Milletvekili  SORU: Tokat ili Niksar ilçesinin adını simgelendiği ve dünya çapında  ünü bulunan, Niksar Ayvaz suyu işletmesi büyük maddi problemler yaşamakta  ve kapanma tehlikesi ile karşı karşıya bulunmaktadır. Bü işletmeye bağlı şirketin  MaliyefBelediye v.s devlet kurumlarına ne kadar borcu bulunmaktadır.  - 6 8 8 -
Sayfa 121 -
TBMM B: 72 1 1 . 3 . 2 0 1 0  IX.- YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI  /.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru'nun, bir işletmenin kamuya olan borçlarına ilişkin  Başbakandan sorusu ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in cevabı (7/12131)  TÜRKİYE BÜYÜK MÎLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Aşağıdaki sorumun Başbakan Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN tarafından  yazılı olarak cevaplandırılmasının teminini arz ederim.  DrMleşat DOĞRU  Tokat Milletvekili  SORU: Tokat ili Niksar ilçesinin adını simgelendiği ve dünya çapında  ünü bulunan, Niksar Ayvaz suyu işletmesi büyük maddi problemler yaşamakta  ve kapanma tehlikesi ile karşı karşıya bulunmaktadır. Bü işletmeye bağlı şirketin  MaliyefBelediye v.s devlet kurumlarına ne kadar borcu bulunmaktadır.  - 6 8 8 - TBMM B: 72 11 . 3 . 2 0 1 0  T.C.  MALİYE BAKANLIĞI  Gelir İdaresi Başkanlığı  Sayı : B.07.1.GİB.0.03.82/8211-980  Konu: Soru önergesi 1 1.03.2010 *0 1 9 1 1 6  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İLGİ: 08.02.2010 tarihli ve KAN.KAR.MD.A.Ol.O.GNS.O.l0.00.02-7/12131-19422/41011  sayılı yazınız.  Tokat Milletvekili Sayın Dr. Reşat DOĞRU'nun Başbakanımız Sayın Recep Tayyip  ERDOĞAN'a tevcih ettiği ve Sayın Başbakanımızın da kendileri adına tarafımca cevap  verilmesini tensip etmiş olduğu, 7/12131 esas no.lu yazılı soru önergesinde yer alan hususlara  ilişkin cevabımız aşağıda açıklanmıştır.  213 sayılı Vergi Usul Kanununun " Vergi Mahremiyeti" başlıklı 5 inci maddesinde,  vergi muameleleri ve incelemeleri ile uğraşan memurlar, vergi mahkemeleri, bölge idare  mahkemeleri ve Danıştay'da görevli olanlar, vergi kanunlarına göre kurulan komisyonlara  iştirak edenler ve vergi işlerinde kullanılan bilirkişilerin görevleri dolayısıyla, mükellefin ve  mükellefle ilgili kimselerin şahıslanna, muamele ve hesap durumlarına, işlerine,  işletmelerine, servetlerine veya mesleklerine müteallik olmak üzere öğrendikleri sırlan veya  gizli kalması lazım gelen diğer hususlan ifşa edemeyecekleri,  6183 sayılı Amme Alacaklannın Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 107 nci maddesinde  de 6183 sayılı Kanunun uygulamasında görevli olanlann amme borçlusunun ve onunla ilgili  kimselerin şahıslarına, mesleklerine, işlerine, muamele ve hesap durumlarına ait öğrendikleri  sırlarla, gizli kalması lazım gelen diğer hususlan ifşa ettikleri takdirde Türk Ceza Kanununun  239 uncu maddesine göre cezalandınlacağı,  hüküm altına alınmıştır.  Buna göre, soru önergesine konu olan Niksar Ayvaz suyu işletmesi hakkındaki sorulara  yukanda belirtilen yasal hükümler nedeniyle cevap verilmesi mümkün bulunmamaktadır  Bilgilerinize arz ederim.  Malîye Bakanı  - 6 8 9 -
Sayfa 122 -
TBMM B: 72 11 . 3 . 2 0 1 0  T.C.  MALİYE BAKANLIĞI  Gelir İdaresi Başkanlığı  Sayı : B.07.1.GİB.0.03.82/8211-980  Konu: Soru önergesi 1 1.03.2010 *0 1 9 1 1 6  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İLGİ: 08.02.2010 tarihli ve KAN.KAR.MD.A.Ol.O.GNS.O.l0.00.02-7/12131-19422/41011  sayılı yazınız.  Tokat Milletvekili Sayın Dr. Reşat DOĞRU'nun Başbakanımız Sayın Recep Tayyip  ERDOĞAN'a tevcih ettiği ve Sayın Başbakanımızın da kendileri adına tarafımca cevap  verilmesini tensip etmiş olduğu, 7/12131 esas no.lu yazılı soru önergesinde yer alan hususlara  ilişkin cevabımız aşağıda açıklanmıştır.  213 sayılı Vergi Usul Kanununun " Vergi Mahremiyeti" başlıklı 5 inci maddesinde,  vergi muameleleri ve incelemeleri ile uğraşan memurlar, vergi mahkemeleri, bölge idare  mahkemeleri ve Danıştay'da görevli olanlar, vergi kanunlarına göre kurulan komisyonlara  iştirak edenler ve vergi işlerinde kullanılan bilirkişilerin görevleri dolayısıyla, mükellefin ve  mükellefle ilgili kimselerin şahıslanna, muamele ve hesap durumlarına, işlerine,  işletmelerine, servetlerine veya mesleklerine müteallik olmak üzere öğrendikleri sırlan veya  gizli kalması lazım gelen diğer hususlan ifşa edemeyecekleri,  6183 sayılı Amme Alacaklannın Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 107 nci maddesinde  de 6183 sayılı Kanunun uygulamasında görevli olanlann amme borçlusunun ve onunla ilgili  kimselerin şahıslarına, mesleklerine, işlerine, muamele ve hesap durumlarına ait öğrendikleri  sırlarla, gizli kalması lazım gelen diğer hususlan ifşa ettikleri takdirde Türk Ceza Kanununun  239 uncu maddesine göre cezalandınlacağı,  hüküm altına alınmıştır.  Buna göre, soru önergesine konu olan Niksar Ayvaz suyu işletmesi hakkındaki sorulara  yukanda belirtilen yasal hükümler nedeniyle cevap verilmesi mümkün bulunmamaktadır  Bilgilerinize arz ederim.  Malîye Bakanı  - 6 8 9 - TBMM B: 72 11 . 3 . 2 0 1 0  2.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, öğretmenlerin ödüllendirilmesine ilişkin sorusu ve Mili!  Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu 'nun cevabı (7/12195)  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA,  Aşağıda belirtilen sorularımın, Milli Eğitim Bakanı Sayın Nimet ÇUBUKÇU tarafından  yazılı olarak cevaplandırılması için gereğini saygılarımla arz ederim.  Bakanlığınızca yapılacak yönetici atamalarında yeterli puana ulaşmalarını sağlamak amacıyla  yetkililerce; hak etmediği halde iktidar partisine yakınlığıyla bilinen memur sendikasına  kayıtlı öğretmenlere maaşlı ödüllendirme, takdirname veya teşekkür belgesi verilerek  diğer sendikalara kayıtlı yüksek puanlı birçok öğretmenin hakkının yendiği, bu tür taraflı  uygulamalarla okullardaki çalışma barışının bozulduğu iddialarıyla ilgili olarak;  1. 2009 ve 2010 yıllarında bakanlığınızda çalışan öğretmenlere verilen maaşlı  ödüllendirme, takdirname ve teşekkür belgelerinin sayıları nasıldır?  2. Bu ödüllendirmelerin illere ve illerdeki sendikalara göre dağılımları nasıldır?  3. Bu ödüllendirmelerin öğretmenlerin bağlı bulundukları sendikalara göre dağılımları  nasıldır?  4. Verilen bu ödüllendirmeler nedeniyle puanı yükseltilerek yönetici olarak atanmış ya  da görevlendirilmiş kaç öğretmen bulunmaktadır?  5. Bu tür görevlendirmelerin illere göre dağılımları nasıldır?  6. Vekâleten yapılan görevlendirmelerde öncelikle iktidar partisine yakınlığıyla bilinen  memur sendikasına üyeliğin dikkate alındığı ve başka sendikalara üye olanların  iktidara yakın sendikaya geçmeleri halinde ödüllendirildikten iddialan doğru mudur?  7. Öğretmenler arasında ayırıma neden olan bu uygulamalar Bakanlığınız bilgisi  dâhilinde mi yapılmaktadır?  8. Kurumlarda çalışma barışının bozulmasına ve haksızlıklara neden olan bu  uygulamaların önlenmesi amacıyla Bakanlığınızca hangi tedbirler alınmış ya da  alınmaktadır?  Prof. Dr. Alim IŞIK '  MHP Kütahya Milletvekili  - 6 9 0 -
Sayfa 123 -
TBMM B: 72 11 . 3 . 2 0 1 0  2.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, öğretmenlerin ödüllendirilmesine ilişkin sorusu ve Mili!  Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu 'nun cevabı (7/12195)  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA,  Aşağıda belirtilen sorularımın, Milli Eğitim Bakanı Sayın Nimet ÇUBUKÇU tarafından  yazılı olarak cevaplandırılması için gereğini saygılarımla arz ederim.  Bakanlığınızca yapılacak yönetici atamalarında yeterli puana ulaşmalarını sağlamak amacıyla  yetkililerce; hak etmediği halde iktidar partisine yakınlığıyla bilinen memur sendikasına  kayıtlı öğretmenlere maaşlı ödüllendirme, takdirname veya teşekkür belgesi verilerek  diğer sendikalara kayıtlı yüksek puanlı birçok öğretmenin hakkının yendiği, bu tür taraflı  uygulamalarla okullardaki çalışma barışının bozulduğu iddialarıyla ilgili olarak;  1. 2009 ve 2010 yıllarında bakanlığınızda çalışan öğretmenlere verilen maaşlı  ödüllendirme, takdirname ve teşekkür belgelerinin sayıları nasıldır?  2. Bu ödüllendirmelerin illere ve illerdeki sendikalara göre dağılımları nasıldır?  3. Bu ödüllendirmelerin öğretmenlerin bağlı bulundukları sendikalara göre dağılımları  nasıldır?  4. Verilen bu ödüllendirmeler nedeniyle puanı yükseltilerek yönetici olarak atanmış ya  da görevlendirilmiş kaç öğretmen bulunmaktadır?  5. Bu tür görevlendirmelerin illere göre dağılımları nasıldır?  6. Vekâleten yapılan görevlendirmelerde öncelikle iktidar partisine yakınlığıyla bilinen  memur sendikasına üyeliğin dikkate alındığı ve başka sendikalara üye olanların  iktidara yakın sendikaya geçmeleri halinde ödüllendirildikten iddialan doğru mudur?  7. Öğretmenler arasında ayırıma neden olan bu uygulamalar Bakanlığınız bilgisi  dâhilinde mi yapılmaktadır?  8. Kurumlarda çalışma barışının bozulmasına ve haksızlıklara neden olan bu  uygulamaların önlenmesi amacıyla Bakanlığınızca hangi tedbirler alınmış ya da  alınmaktadır?  Prof. Dr. Alim IŞIK '  MHP Kütahya Milletvekili  - 6 9 0 - TBMM B: 72 1 1 . 3 . 2 0 1 0  T.C.  MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI  Strateji Geliştirme Başkanlığı  Sayı : B.08.0.SGB.0.73.02.00/ /£ 0<j rvjıım  Konu : Soru Önergesi  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi :08.02.2010 tarihli ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-19419 sayılı yazı.  Kütahya Milletvekili Sayın Prof. Dr. Alim IŞIK'ın "öğretmenlerin ödüllendirilmesine  ilişkin" îlgi yazı eki 7/12195 esas numaralı yazılı soru önergesi incelenmiştir.  Bakanlığımız kadrolarında görev yapan personelin, ödüllendirilmelerine ilişkin iş ve  işlemler ilgili birimler tarafından ilgili mevzuatı çerçevesinde yapılmaktadır. Bir sendikaya  üye olmaları karşılığında ödüllendirme yapıldığına ilişkin bu güne kadar Bakanlığımıza intikal  eden herhangi bir husus bulunmamaktadır.  Bakanlığımız MEBBÎS özlük Modülü verilerine göre 15.02.2010 tarihi itibarıyla 2009  ve 2010 yıllannda Bakanlığımız bünyesinde görev yapan öğretmenlerden ödüllendirilenlerin  iller ve sendikalar bazında dağılımına ilişkin listenin bir örneği ekte sunulmuştur.  Bilgilerinize arz ederim.  Millî Eğitim Bakanı  EK/EKLER:  1-Liste  - 6 9 1 -
Sayfa 124 -
TBMM B: 72 1 1 . 3 . 2 0 1 0  T.C.  MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI  Strateji Geliştirme Başkanlığı  Sayı : B.08.0.SGB.0.73.02.00/ /£ 0<j rvjıım  Konu : Soru Önergesi  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi :08.02.2010 tarihli ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-19419 sayılı yazı.  Kütahya Milletvekili Sayın Prof. Dr. Alim IŞIK'ın "öğretmenlerin ödüllendirilmesine  ilişkin" îlgi yazı eki 7/12195 esas numaralı yazılı soru önergesi incelenmiştir.  Bakanlığımız kadrolarında görev yapan personelin, ödüllendirilmelerine ilişkin iş ve  işlemler ilgili birimler tarafından ilgili mevzuatı çerçevesinde yapılmaktadır. Bir sendikaya  üye olmaları karşılığında ödüllendirme yapıldığına ilişkin bu güne kadar Bakanlığımıza intikal  eden herhangi bir husus bulunmamaktadır.  Bakanlığımız MEBBÎS özlük Modülü verilerine göre 15.02.2010 tarihi itibarıyla 2009  ve 2010 yıllannda Bakanlığımız bünyesinde görev yapan öğretmenlerden ödüllendirilenlerin  iller ve sendikalar bazında dağılımına ilişkin listenin bir örneği ekte sunulmuştur.  Bilgilerinize arz ederim.  Millî Eğitim Bakanı  EK/EKLER:  1-Liste  - 6 9 1 - TBMM B: 72 11 . 3 . 2 0 1 0  ' 01/01/2009-15/02/2010 T A R İ H L E R İ A R A S I N D A Y K R İ L E N Ö D Ü L L E R İ N İ L L E R BAZİNDA S A Y İ S A L D A Ğ İ L İ M İ  — aylıklı ö d ü l l e n d i n n e _ —R  r)  1  IL a  jş  3  |  u  E  3  S  ı  î  a  İ  İl 11 a . *  I  3,  ğ  J  uf  ti  1  s  cn  S3  ça  r  i  1  s  1  â  e  m  E  'S f  i  i  S  §  H  iS  i 1  ;*2  W  5  §  f  0  »  ffi  S  1  1  0  (U  I  e  İs- •e  .§  S  s  I  ş  w  1 1  •c  l 1  i  i p  a  .i  1  3  . a.  *ı  .ti  X  S  s  e  m  &  0  Şf  •a  S  P i 1  uı  J  |  •5  j  5  s  <  E  .g_  fe  1 A D A N A 1 71 16 30 1 85 204  " ~2 A D I Y A M A N 57 15 16 88  3 AFYONKARAHİSAR 45 4 26 75  t AĞRI " 20" 12  _  2 34  "68 A K S A R A Y 26 i 24 "54  ~ 5 A M A S Y A ' 19 "'"4 21 44  6 A N K A R A 1 65 4 69 • • " 94 242  7 A N T A L Y A M 12 _ 7.1 """ 62 " 159  75 A R D A H A N 5 1 j " 2 9  " 8 ARTVİN 6 1 5 1 9 22  9  10  A Y D I N  OALIKr-SlR — 25 46 6 " 9 İS 16 55 42 104 İİ3  "74 BARTIN ' 5 7 14" 26  72 B A T M A N 26 "14 2 42  69 B A Y B U R T 12 2 4 i s  11 BlLEClK Î4 1 î j 3 20  12 ÜİNGOI. İİ 4 3 "29  13 BİTLİS 9 4 13  14 BOLU 13 1 2 2 7 " 25  15 B U R D U R 9 2 3 21 35  16 B U R S A 1 87 13 46 87 235  17 Ç A N A K K A L E ' 27 1 10  _ . . .  2 20j 60  Ti ÇANKJRI "1 7 5 " 14  19 Ç O R U M 1 34 i 17 r 23 - fj  20  2i'  DENLİ].]  DİYARBAKIR  i — 57 _3~7" 6 63 39 2 108 103  81 DÜZCE 19 1 1 " 7 28  22  23  EDİRNE "  ELAZIĞ- . . . . . — "" 2 " 35 9 1 4 — 20 29 39 68  ' 24 ERZİNCAN" 13 U 2 8 34  25 ERZURUM i 33 1 45 80  26 ESKtŞEHİR 57 - 8 21 88 27 GAZİANTEP 116 \7 3~3 16S  28 GİRESUN _ 42 6 1 12 61  29 GÖMOŞI1ANE 11 10 21  3 0 HAKKARİ 6 3 9  31 HATAY 66" e 34 "52 159  76 İÖDIR 8 1 7 16  32 İSPARTA .* 36 T r 14 53  34" İSTANBUL 317 "ib" 145 1 197 680  35 İZMİR 50" 24 108 82" 264  46 K A H R A M A N M A R A Ş 57" 3 3 _ _ 1 ™36 102  78  70  KARABÜK  K A R A M A N — 14 İs 1  ' 4  2 — 15 13  33  3 İ  36 KARS  K A S T A M O N U "  KAYSERİ  6 " 3 6̂  17  37  38 — 7 78 — 3 ' î ı 29 114  ' 71 KIRIKKALE _ . . . , , . . _İP. 2 13 35  39 KIRKLARELİ"'"" 7 . 1 14 L«  40 KIRŞEHİR  KİLİS  KOCAELİ  .İİf - s-ıi 10  2 10 33  79  . u  — 3 28" 1 67  18  "170  - 6 9 2 -
Sayfa 125 -
TBMM B: 72 11 . 3 . 2 0 1 0  ' 01/01/2009-15/02/2010 T A R İ H L E R İ A R A S I N D A Y K R İ L E N Ö D Ü L L E R İ N İ L L E R BAZİNDA S A Y İ S A L D A Ğ İ L İ M İ  — aylıklı ö d ü l l e n d i n n e _ —R  r)  1  IL a  jş  3  |  u  E  3  S  ı  î  a  İ  İl 11 a . *  I  3,  ğ  J  uf  ti  1  s  cn  S3  ça  r  i  1  s  1  â  e  m  E  'S f  i  i  S  §  H  iS  i 1  ;*2  W  5  §  f  0  »  ffi  S  1  1  0  (U  I  e  İs- •e  .§  S  s  I  ş  w  1 1  •c  l 1  i  i p  a  .i  1  3  . a.  *ı  .ti  X  S  s  e  m  &  0  Şf  •a  S  P i 1  uı  J  |  •5  j  5  s  <  E  .g_  fe  1 A D A N A 1 71 16 30 1 85 204  " ~2 A D I Y A M A N 57 15 16 88  3 AFYONKARAHİSAR 45 4 26 75  t AĞRI " 20" 12  _  2 34  "68 A K S A R A Y 26 i 24 "54  ~ 5 A M A S Y A ' 19 "'"4 21 44  6 A N K A R A 1 65 4 69 • • " 94 242  7 A N T A L Y A M 12 _ 7.1 """ 62 " 159  75 A R D A H A N 5 1 j " 2 9  " 8 ARTVİN 6 1 5 1 9 22  9  10  A Y D I N  OALIKr-SlR — 25 46 6 " 9 İS 16 55 42 104 İİ3  "74 BARTIN ' 5 7 14" 26  72 B A T M A N 26 "14 2 42  69 B A Y B U R T 12 2 4 i s  11 BlLEClK Î4 1 î j 3 20  12 ÜİNGOI. İİ 4 3 "29  13 BİTLİS 9 4 13  14 BOLU 13 1 2 2 7 " 25  15 B U R D U R 9 2 3 21 35  16 B U R S A 1 87 13 46 87 235  17 Ç A N A K K A L E ' 27 1 10  _ . . .  2 20j 60  Ti ÇANKJRI "1 7 5 " 14  19 Ç O R U M 1 34 i 17 r 23 - fj  20  2i'  DENLİ].]  DİYARBAKIR  i — 57 _3~7" 6 63 39 2 108 103  81 DÜZCE 19 1 1 " 7 28  22  23  EDİRNE "  ELAZIĞ- . . . . . — "" 2 " 35 9 1 4 — 20 29 39 68  ' 24 ERZİNCAN" 13 U 2 8 34  25 ERZURUM i 33 1 45 80  26 ESKtŞEHİR 57 - 8 21 88 27 GAZİANTEP 116 \7 3~3 16S  28 GİRESUN _ 42 6 1 12 61  29 GÖMOŞI1ANE 11 10 21  3 0 HAKKARİ 6 3 9  31 HATAY 66" e 34 "52 159  76 İÖDIR 8 1 7 16  32 İSPARTA .* 36 T r 14 53  34" İSTANBUL 317 "ib" 145 1 197 680  35 İZMİR 50" 24 108 82" 264  46 K A H R A M A N M A R A Ş 57" 3 3 _ _ 1 ™36 102  78  70  KARABÜK  K A R A M A N — 14 İs 1  ' 4  2 — 15 13  33  3 İ  36 KARS  K A S T A M O N U "  KAYSERİ  6 " 3 6̂  17  37  38 — 7 78 — 3 ' î ı 29 114  ' 71 KIRIKKALE _ . . . , , . . _İP. 2 13 35  39 KIRKLARELİ"'"" 7 . 1 14 L«  40 KIRŞEHİR  KİLİS  KOCAELİ  .İİf - s-ıi 10  2 10 33  79  . u  — 3 28" 1 67  18  "170  - 6 9 2 - TBMM B:72 1 1 . 3 . 2 0 1 0  . . . . . lylıklî "ödü l ! endin 11 e —|  rl  c •6 c  vt  | 1 73 o | a ğ  O  U  I  X  M  X  c  Î  3  fi­ ci.  |  o  İN  "S"  8  1  e  .d  o  W!  ?  E  3 İL A  a  ?  | s  S  t?  •e  8  il  6 Ü  ffl X  '  [B E S - B ağ ım sı z  E ği tim ci le r  Se nd ik as ı ( 94 ) «  1  s  e*  •a  '&  5  1  g  o  «_  1  1  içi  m  1  •a  «•  uı  i  m  O  I"  •s  5  V)  e  "e  e  o  e  ffl  ?  E  'a  ?  i  •c  1  E  İS  S  E  'a *b u  §  j  I  •o  S  1  'S  2  1  t- i  i  t  m  O  a  W  S.  i  o  İli  V  1  •o  1  M S  •<  E S  0.  0  h .  42 KONYA '  [B E S - B ağ ım sı z  E ği tim ci le r  Se nd ik as ı ( 94 )  ~ 159 16 63 246  43 KÜTAHYA 1 61 'l 22 85  44 MALATYA - " 7 - j İl 15 _} 20 Iİ7  45 VIANİSA _68 _ 6 ' iî _Zî°. " US  47 MARDİN 21 17 38  33  "48  MERSİN  MUÖLA  i — "76 13 ""Tf 2 49. " 32* 80 _ 39 216 86  4~9 MUŞ 13 4 17  50 NEVŞEHİR 18 1 4 '21 " 44  51 NİĞDE 29 3 4 - 13 50  52 ORDU " ' 53 _ . 1 Î 2 .1 13 80 80 OSMANİYE ~38 1 23 "62  53 RİZE 26 t ~\ " | 9 " 54  S4 SAKARYA 48 8 42 98  55 SAMSUN J Ş .Zj. 1 I 70 " 149 56 SİİRT 29 " 3 1 33  "57 SİNOP l"3 .71 5 7LI İ İ " "3 i 58 SİVAS i i " _ J 8 _ 3 30 102  63 ŞANLIURFA 46" "23 ~21 ' 90  73 ŞIRNAK 7 "4 4 " 15  59 TEKİRDAĞ 12 44 75  60 TOKAT 65 8 27 100  61 TRABZON _ 3 2 _Z'3 8 1 43 87 62 TUNCELİ 10 'i'o  64 UŞAK 12 . 1 2 6 21  65 VAN 28 _ J 21 İ 0 "' 60  77 YALOVA 13 "2 i 22 66 YOZGAT 22 1 "21 45  67 ZÖNGUIİ>AK "34 16 "26 79  Genel toplam 1 "IS 4Ö70 221 "TRÎ78 46 2141 6565  - 6 9 3 - 01/01/2009 - 15/02/2010 TARİHLERİ ARASINDA VERİLEN ÖDÜLLERİN İLLER  BAZINDA SAYISAL DAĞILIMI
Sayfa 126 -
TBMM B:72 1 1 . 3 . 2 0 1 0  . . . . . lylıklî "ödü l ! endin 11 e —|  rl  c •6 c  vt  | 1 73 o | a ğ  O  U  I  X  M  X  c  Î  3  fi­ ci.  |  o  İN  "S"  8  1  e  .d  o  W!  ?  E  3 İL A  a  ?  | s  S  t?  •e  8  il  6 Ü  ffl X  '  [B E S - B ağ ım sı z  E ği tim ci le r  Se nd ik as ı ( 94 ) «  1  s  e*  •a  '&  5  1  g  o  «_  1  1  içi  m  1  •a  «•  uı  i  m  O  I"  •s  5  V)  e  "e  e  o  e  ffl  ?  E  'a  ?  i  •c  1  E  İS  S  E  'a *b u  §  j  I  •o  S  1  'S  2  1  t- i  i  t  m  O  a  W  S.  i  o  İli  V  1  •o  1  M S  •<  E S  0.  0  h .  42 KONYA '  [B E S - B ağ ım sı z  E ği tim ci le r  Se nd ik as ı ( 94 )  ~ 159 16 63 246  43 KÜTAHYA 1 61 'l 22 85  44 MALATYA - " 7 - j İl 15 _} 20 Iİ7  45 VIANİSA _68 _ 6 ' iî _Zî°. " US  47 MARDİN 21 17 38  33  "48  MERSİN  MUÖLA  i — "76 13 ""Tf 2 49. " 32* 80 _ 39 216 86  4~9 MUŞ 13 4 17  50 NEVŞEHİR 18 1 4 '21 " 44  51 NİĞDE 29 3 4 - 13 50  52 ORDU " ' 53 _ . 1 Î 2 .1 13 80 80 OSMANİYE ~38 1 23 "62  53 RİZE 26 t ~\ " | 9 " 54  S4 SAKARYA 48 8 42 98  55 SAMSUN J Ş .Zj. 1 I 70 " 149 56 SİİRT 29 " 3 1 33  "57 SİNOP l"3 .71 5 7LI İ İ " "3 i 58 SİVAS i i " _ J 8 _ 3 30 102  63 ŞANLIURFA 46" "23 ~21 ' 90  73 ŞIRNAK 7 "4 4 " 15  59 TEKİRDAĞ 12 44 75  60 TOKAT 65 8 27 100  61 TRABZON _ 3 2 _Z'3 8 1 43 87 62 TUNCELİ 10 'i'o  64 UŞAK 12 . 1 2 6 21  65 VAN 28 _ J 21 İ 0 "' 60  77 YALOVA 13 "2 i 22 66 YOZGAT 22 1 "21 45  67 ZÖNGUIİ>AK "34 16 "26 79  Genel toplam 1 "IS 4Ö70 221 "TRÎ78 46 2141 6565  - 6 9 3 - 01/01/2009 - 15/02/2010 TARİHLERİ ARASINDA VERİLEN ÖDÜLLERİN İLLER  BAZINDA SAYISAL DAĞILIMI  TBMM B: 72 11 . 3 . 2 0 1 0  0 1 / 0 1 / 2 0 0 9 - 1 5 / 0 2 / 2 0 1 0 TARİHLERİ ARASINDA VERİLEN ÖDÜLLERİN İLLER BAZINDA SAYISAL DAĞILIMI  "  1 'akdiı Belge 5İ  [L_A  1  5  E  1  t  o  u  5=  <  i  î  j  i  3  |  ta  6  :1  I  1  I  s  a  S  6  1  2  1  • |  i  a- 1  |  1  s  i  (!>  a  .ti  5  S  E  5  i  uf  i  i  t  tu  |  fi  E  a  b  i A D A N A 203 451  ""2  ~ 3  A D I Y A M A N  A F Y O N K A R A H İ S A R — r 28 İ0Ö  105  2lT  4 LAĞRJ 6 20  68 A K S A R A Y ~ "i 28 . 82  5 A M A S Y A 98 ' 252  < A N K A R A 8 İ06 "292  7  75  A N T A L Y A  A R D A H A N — — •— 73 1 196 "l7  8 A R T V İ N 27 fi  9  İO  A Y D I N  BALIKESİR ~ " " 7  — _ ~ L 110  " 69  2 3 5  191  74 B A R T I N 55" 108  72 B A T M A N ... ^ 50  69 B A Y B U R T 5 2"4  1 1 BtLECtK 13 62  12  13  B İ N G Ö L  BİTLİS  . : _ . . . — 3 14 23 34  14 B O L Ü 3 ~ 7 23  15 B U R D U R 4 74 146  16 B U R S A 127 293  17 Ç A N A K K A L E i 18 6 İ  18 ÇANKIRI 32 56  19  20  21  Ç O R U M  DENİZLİ  D İ Y A R B A K I R  — —  53  50  6  ~ 135  i t b  213  81 D O Z C E 1 46 122  22 E D İ R N E " 31 65  23 ELAZİĞ ~ ~ 77 "" 176  24  2 5  E R Z İ N C A N  E R Z U R U M — — 75 İT 146 198  26 ESKİŞEHİR 18 82  27 GAZİANTEP ~ İ 37 132  28  2 9  G İ R E S U N  OÛMOşjrtANE — - "36  "s  123  17  30 H A K K A R İ 6  31 H A T A Y 1 1 52 129  76 İĞDIR 25 48  32 İ S P A R T A 1 . . . 109  İ S T A N B U L 493 1670  35 IZMIR 232" 6 3 0  46  7 1  K A H R A M A N M A R A Ş  K A R A B Ü K — 73 2 3 192 54  70 K A R A M A N 2 202 414  36 KARS" 24 59  37 K A S T A M O N U 33 57  38 K A Y S E R İ 32 167  71 KIRIKKALE • . . , • . • y »  "39ÎKIRKLARF.I.] _ _ . ı »  40İKIRŞF.HİR  TOKİUS  41İKOCAF.U  . 10  10  """"75  26  43  "ıs.1  - 6 9 4 -
Sayfa 127 -
TBMM B: 72 11 . 3 . 2 0 1 0  0 1 / 0 1 / 2 0 0 9 - 1 5 / 0 2 / 2 0 1 0 TARİHLERİ ARASINDA VERİLEN ÖDÜLLERİN İLLER BAZINDA SAYISAL DAĞILIMI  "  1 'akdiı Belge 5İ  [L_A  1  5  E  1  t  o  u  5=  <  i  î  j  i  3  |  ta  6  :1  I  1  I  s  a  S  6  1  2  1  • |  i  a- 1  |  1  s  i  (!>  a  .ti  5  S  E  5  i  uf  i  i  t  tu  |  fi  E  a  b  i A D A N A 203 451  ""2  ~ 3  A D I Y A M A N  A F Y O N K A R A H İ S A R — r 28 İ0Ö  105  2lT  4 LAĞRJ 6 20  68 A K S A R A Y ~ "i 28 . 82  5 A M A S Y A 98 ' 252  < A N K A R A 8 İ06 "292  7  75  A N T A L Y A  A R D A H A N — — •— 73 1 196 "l7  8 A R T V İ N 27 fi  9  İO  A Y D I N  BALIKESİR ~ " " 7  — _ ~ L 110  " 69  2 3 5  191  74 B A R T I N 55" 108  72 B A T M A N ... ^ 50  69 B A Y B U R T 5 2"4  1 1 BtLECtK 13 62  12  13  B İ N G Ö L  BİTLİS  . : _ . . . — 3 14 23 34  14 B O L Ü 3 ~ 7 23  15 B U R D U R 4 74 146  16 B U R S A 127 293  17 Ç A N A K K A L E i 18 6 İ  18 ÇANKIRI 32 56  19  20  21  Ç O R U M  DENİZLİ  D İ Y A R B A K I R  — —  53  50  6  ~ 135  i t b  213  81 D O Z C E 1 46 122  22 E D İ R N E " 31 65  23 ELAZİĞ ~ ~ 77 "" 176  24  2 5  E R Z İ N C A N  E R Z U R U M — — 75 İT 146 198  26 ESKİŞEHİR 18 82  27 GAZİANTEP ~ İ 37 132  28  2 9  G İ R E S U N  OÛMOşjrtANE — - "36  "s  123  17  30 H A K K A R İ 6  31 H A T A Y 1 1 52 129  76 İĞDIR 25 48  32 İ S P A R T A 1 . . . 109  İ S T A N B U L 493 1670  35 IZMIR 232" 6 3 0  46  7 1  K A H R A M A N M A R A Ş  K A R A B Ü K — 73 2 3 192 54  70 K A R A M A N 2 202 414  36 KARS" 24 59  37 K A S T A M O N U 33 57  38 K A Y S E R İ 32 167  71 KIRIKKALE • . . , • . • y »  "39ÎKIRKLARF.I.] _ _ . ı »  40İKIRŞF.HİR  TOKİUS  41İKOCAF.U  . 10  10  """"75  26  43  "ıs.1  - 6 9 4 - TBMM B: 72 11 . 3 . 2 0 1 0  0J/ü]/2009-15/02/2010 TARİHLERİ ARASINDA VERİLEN ÖDÜLLKRİN İLLER BAZINDA SAYISAL DAĞILIMI  - 6 9 5 -
Sayfa 128 -
TBMM B: 72 11 . 3 . 2 0 1 0  0J/ü]/2009-15/02/2010 TARİHLERİ ARASINDA VERİLEN ÖDÜLLKRİN İLLER BAZINDA SAYISAL DAĞILIMI  - 6 9 5 - TBMM B: 72 11 . 3 . 2010  0 1 / 0 1 / 2 0 0 9 - 1 5 / 0 2 / 2 0 1 0 T A R İ H L E R İ A K A S I N D A V E R İ L E N Ö D Ü L L E R İ N İ L İ . E R B A Z I N D A S A Y İ S A L D A Ğ I L I M I  • — 1  — .... . - __TjBŞ_eW_ür Belge i —  S I L A  1  ( S  1  s  |  S  S  E  *  E  3  1  1  1  S  J  S  6  &  H>  a  <  <  <  •c  0  0  ö  X  .1  İS  S  E  I a  0 e  B  I  * S  11  s  1  i  I  1  1  ı  1  1  S  3  1  I  .5  I  i  I  3  6  m  >  E I  . 6  Sf  S  1  0  5.  S  I  S  1  •a  i  â  i  S "  î  I  1  i  S  J  İS  S  E  u  Â  1  IH  1  ı  1  1  m  S  i  , . „ !  1  I  i  X  i  .6  m  h  I  X  S  1  J  6  t  I  1  5  1  1  D  B  i  I  S  I  ¥  1  i  3  6  m  S  E  •B  U?  S  w  J .  i  I I  1  3  G  &  ı  1- S  i.  î  1  s  |  |  Sf  i  ı - 2̂  B  i  .t)  X  E  İS  Sf  >>  1  Î  1  E  i  :  E a  5 .  H  1  u  1 A D A N A " 298 62 166 437 965 1620  "i A D ı Y A M A N z_? 167 2 42 _ "7 29 249 442  3 A F Y O N K A R A H I S A R 356 8 87 4 298 _7Ü 1039  i A<3RJ 1 " 68 i 18 2 14 104 158  "68 A K S A R A Y _ 7 İ 6 6 7 . J 39 124 260  5 A M A S Y A • 1 9 7 13 54 4 180 "448 744  6 A N K A R A ""? 272 74 593 __7_T 77J?. 7 0 530 1553 "2087  7 AN'rÂLYA ~ ' ~ "**" 429 106 "325 7771 77* 528 1397 1752  "75  A R D A H A N 1HT_  50 "3 7 " 7 67 93  ""8 A R T V I N 31 3 " 27 ~ 6 25' 92 192  9 A Y D ı N " " 168 89 183 10 326 776 " Î İ I 5  iö B A L ı K E S I R _ _ _ _ _ 173 244 50 204 1 j 384 _ B87 ı I '91 74 B A R T ı N 36 3 103 3 139 286 4 2 0  72 B A T M A N 6İ ' 35 1 4 " 102 " Î 9 4  6 9 B A Y B U R T 22 _ i 9 33 75  11 B I L E C I K 46 " " ~ 5 6 - 37 " 9 4 176  12 BlNOOL 90 37 1 26 155 207  13 B I T L I S 25 1 21 4 11 62 109  14 B O L Ü " 93 5 95 8 • "99 300 348  ıS B U R D U R " 59 38 ' 38 "4 153 292 473  16 B U R S A "7 454 77 340 4 "628 1504 2 0 3 2  "i 7 Ç A N A K K A L E _  Ç A N K ı R ı  Ç O R U M " " "  52 _7 46" 2 50 157 2 7 8  18 T 43 5 4 JS 108 178  19 T ~55 3 35 76 ' 7"l" İ7S 387  "20 D E N I Z U 237 71 " " 1 17 5 ~280 710 928  21  81  D I Y A R B A K ı R  D O Z C E " "  — . — — — —  132  227  I  39  213  .... _ — — — 5 "~3  8  I'IÖ  359  452  675  602  ~ 2 2  23  E D I R N E  E L A Z ı Ö  — 4  ' 28  " İ 7 9  "" 70  2  90  32 — — — i  90  174  280  "394  384  678  "24 E R Z I N C A N 64 7 30 3 73 175 " İ S İ  25  26  E R Z U R U M  E S K I Ş E H I R ~  — 1 I — ~ " 153 "_222 T2 3 7 4 — — 1 I " "156 163 314 473 "592 643  27  '28  G A Z I A N T E P  G I R E S U N  — —  î"38  117  40  8  169  • 49 — 74 3 242 " 8 6 Î003 263 1300 447  29  "30  G Ü M Ü Ş H A N E  H A K K A R I — — •— — 123 3 l 7 8 6 — — ? J? 234 ı ı 272 26  31 H A T A Y 162 36 "156 _ 7 * 7771 3 207 "'" 567 855  "76 I Ğ D ı R ""3 1 1 1 _ ~" 6 7 0  32 I S P A R T A 257 46 14 6 "" 122 445 607  "34  35  I S T A N B U L  I Z M I R  r  " 3  T -—  " 2056  ~42Ö  192  199  " 1 3 8 1  1248 — - "77?  49  " 73  1533  "'"820  5215  5703  7565  "3597  "46 K A H R A M A N M A R A Ş  K A R A B Ü K  ~"T 4 280 _ J 5 58 4 242 604 898  7« . . . . . ' 36 17 28 81 168  ~70  36  K A R A M A N _ ~ ~  K A R S  ... . -— " 1 - - 108  38  . . . . „  ı ı  12  59  " 34 —  2  1  ... . . . .  123 303  161  7 4 8  " " 237  "37  38  K A S T A M O N U ~  K A Y S E R I  - " — — —- — 404 ""i "9  19  ~ 4 Ö — . . . . . . _ 3  148  ITO  24"İ  ' 626  327  907  ' 71 K ı R ı K K A L E > •> • . İli 101 4 45 ' • - 6 _ • ı . ' . ' 228; 383 470  39 K1RK1AREIJ 7 "ıI 5 39 8? 172  40 KIRŞF.HİİÎ 65 19 3"İ 9 100 226 285  "79 KİLİS "İl 2 " l 8 29 90  41 K O C A E L I "248 67" 141" j " 1077  - 6 9 6 -
Sayfa 129 -
TBMM B: 72 11 . 3 . 2010  0 1 / 0 1 / 2 0 0 9 - 1 5 / 0 2 / 2 0 1 0 T A R İ H L E R İ A K A S I N D A V E R İ L E N Ö D Ü L L E R İ N İ L İ . E R B A Z I N D A S A Y İ S A L D A Ğ I L I M I  • — 1  — .... . - __TjBŞ_eW_ür Belge i —  S I L A  1  ( S  1  s  |  S  S  E  *  E  3  1  1  1  S  J  S  6  &  H>  a  <  <  <  •c  0  0  ö  X  .1  İS  S  E  I a  0 e  B  I  * S  11  s  1  i  I  1  1  ı  1  1  S  3  1  I  .5  I  i  I  3  6  m  >  E I  . 6  Sf  S  1  0  5.  S  I  S  1  •a  i  â  i  S "  î  I  1  i  S  J  İS  S  E  u  Â  1  IH  1  ı  1  1  m  S  i  , . „ !  1  I  i  X  i  .6  m  h  I  X  S  1  J  6  t  I  1  5  1  1  D  B  i  I  S  I  ¥  1  i  3  6  m  S  E  •B  U?  S  w  J .  i  I I  1  3  G  &  ı  1- S  i.  î  1  s  |  |  Sf  i  ı - 2̂  B  i  .t)  X  E  İS  Sf  >>  1  Î  1  E  i  :  E a  5 .  H  1  u  1 A D A N A " 298 62 166 437 965 1620  "i A D ı Y A M A N z_? 167 2 42 _ "7 29 249 442  3 A F Y O N K A R A H I S A R 356 8 87 4 298 _7Ü 1039  i A<3RJ 1 " 68 i 18 2 14 104 158  "68 A K S A R A Y _ 7 İ 6 6 7 . J 39 124 260  5 A M A S Y A • 1 9 7 13 54 4 180 "448 744  6 A N K A R A ""? 272 74 593 __7_T 77J?. 7 0 530 1553 "2087  7 AN'rÂLYA ~ ' ~ "**" 429 106 "325 7771 77* 528 1397 1752  "75  A R D A H A N 1HT_  50 "3 7 " 7 67 93  ""8 A R T V I N 31 3 " 27 ~ 6 25' 92 192  9 A Y D ı N " " 168 89 183 10 326 776 " Î İ I 5  iö B A L ı K E S I R _ _ _ _ _ 173 244 50 204 1 j 384 _ B87 ı I '91 74 B A R T ı N 36 3 103 3 139 286 4 2 0  72 B A T M A N 6İ ' 35 1 4 " 102 " Î 9 4  6 9 B A Y B U R T 22 _ i 9 33 75  11 B I L E C I K 46 " " ~ 5 6 - 37 " 9 4 176  12 BlNOOL 90 37 1 26 155 207  13 B I T L I S 25 1 21 4 11 62 109  14 B O L Ü " 93 5 95 8 • "99 300 348  ıS B U R D U R " 59 38 ' 38 "4 153 292 473  16 B U R S A "7 454 77 340 4 "628 1504 2 0 3 2  "i 7 Ç A N A K K A L E _  Ç A N K ı R ı  Ç O R U M " " "  52 _7 46" 2 50 157 2 7 8  18 T 43 5 4 JS 108 178  19 T ~55 3 35 76 ' 7"l" İ7S 387  "20 D E N I Z U 237 71 " " 1 17 5 ~280 710 928  21  81  D I Y A R B A K ı R  D O Z C E " "  — . — — — —  132  227  I  39  213  .... _ — — — 5 "~3  8  I'IÖ  359  452  675  602  ~ 2 2  23  E D I R N E  E L A Z ı Ö  — 4  ' 28  " İ 7 9  "" 70  2  90  32 — — — i  90  174  280  "394  384  678  "24 E R Z I N C A N 64 7 30 3 73 175 " İ S İ  25  26  E R Z U R U M  E S K I Ş E H I R ~  — 1 I — ~ " 153 "_222 T2 3 7 4 — — 1 I " "156 163 314 473 "592 643  27  '28  G A Z I A N T E P  G I R E S U N  — —  î"38  117  40  8  169  • 49 — 74 3 242 " 8 6 Î003 263 1300 447  29  "30  G Ü M Ü Ş H A N E  H A K K A R I — — •— — 123 3 l 7 8 6 — — ? J? 234 ı ı 272 26  31 H A T A Y 162 36 "156 _ 7 * 7771 3 207 "'" 567 855  "76 I Ğ D ı R ""3 1 1 1 _ ~" 6 7 0  32 I S P A R T A 257 46 14 6 "" 122 445 607  "34  35  I S T A N B U L  I Z M I R  r  " 3  T -—  " 2056  ~42Ö  192  199  " 1 3 8 1  1248 — - "77?  49  " 73  1533  "'"820  5215  5703  7565  "3597  "46 K A H R A M A N M A R A Ş  K A R A B Ü K  ~"T 4 280 _ J 5 58 4 242 604 898  7« . . . . . ' 36 17 28 81 168  ~70  36  K A R A M A N _ ~ ~  K A R S  ... . -— " 1 - - 108  38  . . . . „  ı ı  12  59  " 34 —  2  1  ... . . . .  123 303  161  7 4 8  " " 237  "37  38  K A S T A M O N U ~  K A Y S E R I  - " — — —- — 404 ""i "9  19  ~ 4 Ö — . . . . . . _ 3  148  ITO  24"İ  ' 626  327  907  ' 71 K ı R ı K K A L E > •> • . İli 101 4 45 ' • - 6 _ • ı . ' . ' 228; 383 470  39 K1RK1AREIJ 7 "ıI 5 39 8? 172  40 KIRŞF.HİİÎ 65 19 3"İ 9 100 226 285  "79 KİLİS "İl 2 " l 8 29 90  41 K O C A E L I "248 67" 141" j " 1077  - 6 9 6 - TBMM B: 72 11 . 3 . 2010  01/01/2009-15/02/2010 TARİHLERİ ARASINDA VERİLEN ÖDÜLLERİN İLLER BAZİNDA SAYİSAL DAĞILIMI  _TEŞETDUIR BELGESI " " "  •c . 1 )  9  £  f  1  î  ü  ~> V 0  0 3 ğ  2  a j<  •6  s  | S  fl •  1  3  M  î CO  <s  Pl  i  1  &  I  s  u  1 s s  i  ' « '  •3 O jf I e g  1  d İLA A n ad ol u  E ğ it im  -  Ö ğr et im  v e  B il im  H iz m et le ri  S eı   a  a  I  to  I  i  i  H  O  uı  A  X  E •ja  S  S E •3 B «1  O  |  «a  W  N  I  S "j"  i l  |  1  I  fi  §  I  i  i  o.  G  1  1  s  I  s  "a  i  E  O  S  E  ' I  E' a  İt  2  . . i  s  •6  S  CO  j3  ."5  m  |  I  &  5  §  I  _ I  1  I  E  ffl  S  1  i  a U  1  I  1  a  |  &  S  İli HC R- Eû rr tM -S EN  -  H ü rr iy et çi  Ö ğr et im  B il im le r <? I  'Sı w  I  §  s  co  1  2  J  0  s- fi  3 uı  i  Z  cn  (D  S  E  n  S E •0 â  Uf  a  i  co  s  H  C  A a!  O  , 9 .  |J 1  1  1  s  E  's  1  H  i  co  ...I  I  Ü  |  E  E  e  iö  0  Ü  «i U 0  ş.  1  1  j  1  u  S  b CJ âl  I  E Z e  H  e •  1  h  42  43  KONYA  KÜTAHYA '  3  J  977  "" 525  122  26  105  60  _ 2 T u  6  665"  " "430 mi "1050  2479  ~1İ88  44 MALATYA- "485 9 184 " 7 "" 20" 201 900 î 199  4J MANİSA_ 238 "45 149 4 255 691 920  47  n  MARDİN  MERSİN ~  — - "_İ52 ; 467 1 100 187 291 — 1 2 I I 779 "352 " İ64Ö ' 432 " 2İÖ3  48 MUÛLA ' ~J 48 ~2Ö 177 133 """383 " 640  m.... . 21 '"""İ 4 "İ3 _ 48 "96 j ö NEVŞEHİR 202 10 65  . . . . . .  305 "584 "658  51 nİGde 2)4 "" 26 2 145 448 "7!6 52  80  ORDU  OSMANİYE  " "265  ~"l58  99  22  . . . — _jj 176 ""' 179 ""™568 359 797 491  53 RİZE 150 4 40 2 146 ""342 512  54 SAKARYA 128 42 . . . . "119 " 293 63*3  55 SAMSUN ""T "362 7« " "l50 6 4Ö2 " 984 1213 "56 SİİRT " " TOO 53 "" 14 176 "304  J7  58  SİNOP"  SİVAS ""2  . . . . . . 56  İ06  _ ^ 71  I I — • - — — " " 2 I 125 100 264 220 "" 332 472  63 ŞANLIURFA " Y 117 " 147 " _3 "' 90 430 696  73  "59  ŞIRNAK  TCKJRDAG  , -T- 38 50  30  92 -— 20 '" 262 " ' i | 466 ' 146 "614  60 TOKAT 421 ~İ4 "İM . .. İ l 5 215 765 " 988  T I TRABZON "" I » " 20 31 . 1 3 ""235 456 »43  62  M  TUNCELİ _ *."  UŞAK — 1 105 "11  ""28  47  . . . — 2 " w  "29  "234  . 89  310  65 VAN 168 138 3" 96 " 405 576  77 YALOVA " 77 16 58 "L 60 197  66  67  YOZGAT  ZONGULDAK " 6 —- 1  J — 13$ 128 "42 "~'"8 U İ — — .. "2 128 235 " '273 602 358 902 Gcnef Toplam 20 i 1 30 1 l| 15832| 2<W3| 9211 :} 1 2 20 3 " • 4 O 8 15274 42861 61669  - 6 9 7 -
Sayfa 130 -
TBMM B: 72 11 . 3 . 2010  01/01/2009-15/02/2010 TARİHLERİ ARASINDA VERİLEN ÖDÜLLERİN İLLER BAZİNDA SAYİSAL DAĞILIMI  _TEŞETDUIR BELGESI " " "  •c . 1 )  9  £  f  1  î  ü  ~> V 0  0 3 ğ  2  a j<  •6  s  | S  fl •  1  3  M  î CO  <s  Pl  i  1  &  I  s  u  1 s s  i  ' « '  •3 O jf I e g  1  d İLA A n ad ol u  E ğ it im  -  Ö ğr et im  v e  B il im  H iz m et le ri  S eı   a  a  I  to  I  i  i  H  O  uı  A  X  E •ja  S  S E •3 B «1  O  |  «a  W  N  I  S "j"  i l  |  1  I  fi  §  I  i  i  o.  G  1  1  s  I  s  "a  i  E  O  S  E  ' I  E' a  İt  2  . . i  s  •6  S  CO  j3  ."5  m  |  I  &  5  §  I  _ I  1  I  E  ffl  S  1  i  a U  1  I  1  a  |  &  S  İli HC R- Eû rr tM -S EN  -  H ü rr iy et çi  Ö ğr et im  B il im le r <? I  'Sı w  I  §  s  co  1  2  J  0  s- fi  3 uı  i  Z  cn  (D  S  E  n  S E •0 â  Uf  a  i  co  s  H  C  A a!  O  , 9 .  |J 1  1  1  s  E  's  1  H  i  co  ...I  I  Ü  |  E  E  e  iö  0  Ü  «i U 0  ş.  1  1  j  1  u  S  b CJ âl  I  E Z e  H  e •  1  h  42  43  KONYA  KÜTAHYA '  3  J  977  "" 525  122  26  105  60  _ 2 T u  6  665"  " "430 mi "1050  2479  ~1İ88  44 MALATYA- "485 9 184 " 7 "" 20" 201 900 î 199  4J MANİSA_ 238 "45 149 4 255 691 920  47  n  MARDİN  MERSİN ~  — - "_İ52 ; 467 1 100 187 291 — 1 2 I I 779 "352 " İ64Ö ' 432 " 2İÖ3  48 MUÛLA ' ~J 48 ~2Ö 177 133 """383 " 640  m.... . 21 '"""İ 4 "İ3 _ 48 "96 j ö NEVŞEHİR 202 10 65  . . . . . .  305 "584 "658  51 nİGde 2)4 "" 26 2 145 448 "7!6 52  80  ORDU  OSMANİYE  " "265  ~"l58  99  22  . . . — _jj 176 ""' 179 ""™568 359 797 491  53 RİZE 150 4 40 2 146 ""342 512  54 SAKARYA 128 42 . . . . "119 " 293 63*3  55 SAMSUN ""T "362 7« " "l50 6 4Ö2 " 984 1213 "56 SİİRT " " TOO 53 "" 14 176 "304  J7  58  SİNOP"  SİVAS ""2  . . . . . . 56  İ06  _ ^ 71  I I — • - — — " " 2 I 125 100 264 220 "" 332 472  63 ŞANLIURFA " Y 117 " 147 " _3 "' 90 430 696  73  "59  ŞIRNAK  TCKJRDAG  , -T- 38 50  30  92 -— 20 '" 262 " ' i | 466 ' 146 "614  60 TOKAT 421 ~İ4 "İM . .. İ l 5 215 765 " 988  T I TRABZON "" I » " 20 31 . 1 3 ""235 456 »43  62  M  TUNCELİ _ *."  UŞAK — 1 105 "11  ""28  47  . . . — 2 " w  "29  "234  . 89  310  65 VAN 168 138 3" 96 " 405 576  77 YALOVA " 77 16 58 "L 60 197  66  67  YOZGAT  ZONGULDAK " 6 —- 1  J — 13$ 128 "42 "~'"8 U İ — — .. "2 128 235 " '273 602 358 902 Gcnef Toplam 20 i 1 30 1 l| 15832| 2<W3| 9211 :} 1 2 20 3 " • 4 O 8 15274 42861 61669  - 6 9 7 - TBMM B: 72 11 . 3 . 2 0 1 0  3.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut'un, ceza alan ve ödüllendirilen personele ilişkin  sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu 'nun cevabı (7/12197)  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI'NA  Aşağıda yazılı olan sorularımın Milli Eğitim Bakanı Nimet ÇUBUKÇU tarafından  yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. 19.01.2010  Ahmet Duran^ULU/T  •<==^B«^k^r^i l I^«>^l i  ödül ve cezanın eğitim ve çalışma hayatındaki önemi tartışılmazdır. Bu nedenle 2002- 2010 yıllan arasında  1.Yıllar itibarı ile teşekkür ve takdir belgesi ile ödüllendirilenler ile aylıkla  ödüllendirilenlerin  a) Merkez teşkilatındaki sayılan yıllar itibariyle nedir?  b)ödüllendirilenlerin varsa hangi sendikaya üyedir?  2.2002-2010 yıllan arasında merkez teşkilatlarında ceza alanların sayısı ve ceza türü  nedir? Ceza alanlar varsa hangi sendikaya mensuptur? Verilen cezaların idare  mahkemelerinde ve Danıştay'ca iptal edilenler varsa bunlann sayıları nedir?  3.Merkez teşkilatı çalışanlarının bağlı oldukları birimlerce hiçbir çalışanı  ödüllendirmedi ise, ödüllendirmeye layık personel olmadığından mı, yoksa ödüllendirme  sistemindeki sübjektif değerlendirmelerden mi kaynaklanmaktadır?  T.C.  MİLLİ EĞtTİM BAKANLIĞI  Strateji Geliştirme Başkanlığı  Sayı : B.08.0.SGB.0.73.02.00/ /£> C, <?  Konu : Soru önergesi  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi :08.02.2010 tarihli ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-19419 sayılı yazı.  Balıkesir Milletvekili Sayın Ahmet Duran BULUT'un, "Ceza alan ve ödüllendirilen  personele ilişkin" İlgi yazı eki 7/12197 esas numaralı yazılı soru önergesi incelenmiştir.  Bakanlığımız merkez teşkilatında; 2002 yılında 48, 2003 yılında 44, 2004 yılında 51,  2005 yılında 57, 2006 yılında 42, 2007 yılında 43, 2008 yılında 42 ve 2009 yılında 45 personel  aylıkla ödüllendirilmiştir.  Merkez teşkilatımızda; 2003 yılında I, 2004 yılında 163, 2005 yılında 78, 2006 yılında  58, 2007 yılında 74, 2008 yılında 17 ve 2009 yılında 24 personel teşekkür belgesiyle, 9  personel takdir belgesi ile ödüllendirilmiştir.  2002-2010 yıllan arasında merkez teşkilatında 342 personel uyarma, kınama, aylıktan  kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalan ile cezalandırılmış olup verilen  cezalardan 35'i yargı yerlerince iptal edilmiştir.  Bilgilerinize arz ederim.  Millî Eğitim Bakanı  0 5 /^"*/2010  - 6 9 8 -
Sayfa 131 -
TBMM B: 72 11 . 3 . 2 0 1 0  3.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut'un, ceza alan ve ödüllendirilen personele ilişkin  sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu 'nun cevabı (7/12197)  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI'NA  Aşağıda yazılı olan sorularımın Milli Eğitim Bakanı Nimet ÇUBUKÇU tarafından  yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. 19.01.2010  Ahmet Duran^ULU/T  •<==^B«^k^r^i l I^«>^l i  ödül ve cezanın eğitim ve çalışma hayatındaki önemi tartışılmazdır. Bu nedenle 2002- 2010 yıllan arasında  1.Yıllar itibarı ile teşekkür ve takdir belgesi ile ödüllendirilenler ile aylıkla  ödüllendirilenlerin  a) Merkez teşkilatındaki sayılan yıllar itibariyle nedir?  b)ödüllendirilenlerin varsa hangi sendikaya üyedir?  2.2002-2010 yıllan arasında merkez teşkilatlarında ceza alanların sayısı ve ceza türü  nedir? Ceza alanlar varsa hangi sendikaya mensuptur? Verilen cezaların idare  mahkemelerinde ve Danıştay'ca iptal edilenler varsa bunlann sayıları nedir?  3.Merkez teşkilatı çalışanlarının bağlı oldukları birimlerce hiçbir çalışanı  ödüllendirmedi ise, ödüllendirmeye layık personel olmadığından mı, yoksa ödüllendirme  sistemindeki sübjektif değerlendirmelerden mi kaynaklanmaktadır?  T.C.  MİLLİ EĞtTİM BAKANLIĞI  Strateji Geliştirme Başkanlığı  Sayı : B.08.0.SGB.0.73.02.00/ /£> C, <?  Konu : Soru önergesi  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi :08.02.2010 tarihli ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-19419 sayılı yazı.  Balıkesir Milletvekili Sayın Ahmet Duran BULUT'un, "Ceza alan ve ödüllendirilen  personele ilişkin" İlgi yazı eki 7/12197 esas numaralı yazılı soru önergesi incelenmiştir.  Bakanlığımız merkez teşkilatında; 2002 yılında 48, 2003 yılında 44, 2004 yılında 51,  2005 yılında 57, 2006 yılında 42, 2007 yılında 43, 2008 yılında 42 ve 2009 yılında 45 personel  aylıkla ödüllendirilmiştir.  Merkez teşkilatımızda; 2003 yılında I, 2004 yılında 163, 2005 yılında 78, 2006 yılında  58, 2007 yılında 74, 2008 yılında 17 ve 2009 yılında 24 personel teşekkür belgesiyle, 9  personel takdir belgesi ile ödüllendirilmiştir.  2002-2010 yıllan arasında merkez teşkilatında 342 personel uyarma, kınama, aylıktan  kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalan ile cezalandırılmış olup verilen  cezalardan 35'i yargı yerlerince iptal edilmiştir.  Bilgilerinize arz ederim.  Millî Eğitim Bakanı  0 5 /^"*/2010  - 6 9 8 - TBMM B: 72 11 . 3 . 2 0 1 0  4.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman 'ın, sözleşmeli öğretmen alımına ilişkin sorusu ve Millî  Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu 'nun cevabı (7/12309)  Aşağıdaki sorularımın Milli Eğitim Bakanı Sayın Nimet ÇUBUKÇU tarafından  yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. rv  Sayın Bakan "Sözleşmeli öğretmenlik herhangi bir şekilde bizim  öğretmenlerimize eziyet olsun diye veya kötülük olsun diye benimsediğimiz bir  sistem değil. Hedeflenen amaçlanan ulaşılmak istenen öğrenciyi öğretmensiz  bırakmamak" şeklinde Samanyolu Haber'de açıklamada bulunmuştunuz.  Ayrıca bundan sonra artık sözleşmeli öğretmen alınmayacak, mevcut sözleşmeli  öğretmenlerin tamamı kadroya geçirilecek ve bu işlemler kasım ayına kadar  sonuçlandırılacak şeklindeki açıklamalarınızdan vazgeçerek sistemin İşlemesi İçin kadroya  alınan sözleşmelilerin yerine yenilerinin alınmasına mecbur olduğunuz, şu anki mevcut 70  bin sözleşmeli öğretmenin üzerine ilave sözleşmeli alımı yapmadığınız sözleşmeli  öğretmenlere kadro verilmesi konusunda Maliye Bakanlığının çekinceli olduğu ve bu  çekincenin de kadro verilmesinin diğer kurumlarda çalışan sözleşmelilere emsal  oluşturmasından kaynaklandığı noktasına geldiniz  Buna göre;  1. Sözleşmeli öğretmen alımını "öğrenciyi öğretmensiz bırakmamak" şeklinde  bir temel nedene dayandırmaktasınız. Kadrolu öğretmen alımı yapıldığında öğrenci  öğretmensiz mi kalacaktır?  2.Amacınız "öğrenciyi öğretmensiz bırakmamak" ise 2010 yılı Merkezi Bütçe  Kanununun "Kadroların kullanımına ilişkin esaslar" başlıklı 22'inci maddesinin  2.fıkrasına öğretmenleri de dâhil etmek için kanun teklifi verecek misiniz?  3 . Sözleşmeli öğretmenlerin eş durumu tayinlerinde il emri hakkı bulunmamakta,  sözleşmeli öğretmenler askerliklerini öğretmen olarak yapamamakta, sözleşmeli  öğretmenler 30 günden fazla hastalandıklarında sözleşmeleri feshedilmektedir. Bu  durumların düzeltilmesiyle ilgili bir çalışmanız bulunmakta mıdır?  4. Mevcut 70 bin sözleşmeli öğretmene ilave sözleşmeli alımı yapmayacağınızı ilan  ettiniz fakat sözleşmelilerden kadroya geçenlerin yerine yine sözleşmeli öğretmen  atayarak sözleşmeli öğretmenlerin sayısını 70 binde sabit tutacaksınız. Bu işlem  sözleşmeli öğretmenlerin kadroya geçirilmesi işlemi değildir. Sözleşmeli öğretmenlerin  her kadrolu öğretmen atama döneminde eksilerek kadroya geçirilmesi için sözleşmeli  öğretmen atamasının yapılmaması gerekmektedir. Bu nedenle sözleşmeli öğretmen  alımına devam edecek misiniz? Kadroya geçemeyen sözieşmeli öğretmenlere kadro  verilmesi düşünülmekte midir?  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  j^TBÜYİJKATAMAN  [rjba Milletvekili  - 6 9 9 -
Sayfa 132 -
TBMM B: 72 11 . 3 . 2 0 1 0  4.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman 'ın, sözleşmeli öğretmen alımına ilişkin sorusu ve Millî  Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu 'nun cevabı (7/12309)  Aşağıdaki sorularımın Milli Eğitim Bakanı Sayın Nimet ÇUBUKÇU tarafından  yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. rv  Sayın Bakan "Sözleşmeli öğretmenlik herhangi bir şekilde bizim  öğretmenlerimize eziyet olsun diye veya kötülük olsun diye benimsediğimiz bir  sistem değil. Hedeflenen amaçlanan ulaşılmak istenen öğrenciyi öğretmensiz  bırakmamak" şeklinde Samanyolu Haber'de açıklamada bulunmuştunuz.  Ayrıca bundan sonra artık sözleşmeli öğretmen alınmayacak, mevcut sözleşmeli  öğretmenlerin tamamı kadroya geçirilecek ve bu işlemler kasım ayına kadar  sonuçlandırılacak şeklindeki açıklamalarınızdan vazgeçerek sistemin İşlemesi İçin kadroya  alınan sözleşmelilerin yerine yenilerinin alınmasına mecbur olduğunuz, şu anki mevcut 70  bin sözleşmeli öğretmenin üzerine ilave sözleşmeli alımı yapmadığınız sözleşmeli  öğretmenlere kadro verilmesi konusunda Maliye Bakanlığının çekinceli olduğu ve bu  çekincenin de kadro verilmesinin diğer kurumlarda çalışan sözleşmelilere emsal  oluşturmasından kaynaklandığı noktasına geldiniz  Buna göre;  1. Sözleşmeli öğretmen alımını "öğrenciyi öğretmensiz bırakmamak" şeklinde  bir temel nedene dayandırmaktasınız. Kadrolu öğretmen alımı yapıldığında öğrenci  öğretmensiz mi kalacaktır?  2.Amacınız "öğrenciyi öğretmensiz bırakmamak" ise 2010 yılı Merkezi Bütçe  Kanununun "Kadroların kullanımına ilişkin esaslar" başlıklı 22'inci maddesinin  2.fıkrasına öğretmenleri de dâhil etmek için kanun teklifi verecek misiniz?  3 . Sözleşmeli öğretmenlerin eş durumu tayinlerinde il emri hakkı bulunmamakta,  sözleşmeli öğretmenler askerliklerini öğretmen olarak yapamamakta, sözleşmeli  öğretmenler 30 günden fazla hastalandıklarında sözleşmeleri feshedilmektedir. Bu  durumların düzeltilmesiyle ilgili bir çalışmanız bulunmakta mıdır?  4. Mevcut 70 bin sözleşmeli öğretmene ilave sözleşmeli alımı yapmayacağınızı ilan  ettiniz fakat sözleşmelilerden kadroya geçenlerin yerine yine sözleşmeli öğretmen  atayarak sözleşmeli öğretmenlerin sayısını 70 binde sabit tutacaksınız. Bu işlem  sözleşmeli öğretmenlerin kadroya geçirilmesi işlemi değildir. Sözleşmeli öğretmenlerin  her kadrolu öğretmen atama döneminde eksilerek kadroya geçirilmesi için sözleşmeli  öğretmen atamasının yapılmaması gerekmektedir. Bu nedenle sözleşmeli öğretmen  alımına devam edecek misiniz? Kadroya geçemeyen sözieşmeli öğretmenlere kadro  verilmesi düşünülmekte midir?  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  j^TBÜYİJKATAMAN  [rjba Milletvekili  - 6 9 9 - TBMM B: 72 11 . 3 .2010  T.C.  MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI  Strateji Geliştirme Başkanlığı  Sayı : B.O8.O.SGB.O.73.O2.OO//0J? O j /O//2010  Konu : Soru önergesi  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi :08.02.2010 tarihli ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-19543 sayılı yazı.  Bursa Milletvekili Sayın İsmet BÜYÜKATAMAN' ın, "Sözleşmeli öğretmen alımına  ilişkin" İlgi yazı eki 7/12309 esas numaralı yazılı soru önergesi incelenmiştir.  Bakanlığımızca öğretmen ihtiyacı, her yıl Maliye Bakanlığınca Bakanlığımıza tahsis  edilen kadro sınırlılığında karşılanmaktadır, öğretmen ihtiyacının kadrolu öğretmenlerle  karşılanamaması üzerine sözleşmeli öğretmen istihdamına gidilmiştir. Kaldı ki, sözleşmeli  öğretmenler, Bakanlar Kurulunca hazırlanarak yürürlüğe konan Sözleşmeli Personel  Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar kapsamında görev yapmaktadır. Bakanlığımızca hazırlanan  kılavuzlarda; sözleşmeli Öğretmenlerden bir yıllık çalışma süresini tamamlayanların sağlık ve  eş durumu özürlerine dayalı olarak yarıyıl ve yaz tatilinde olmak şartıyla Maliye Bakanlığınca  illere tahsis edilen kadro sınırlılığında, haftada okutmak zorunda oldukları aylık karşılığı ders  görevi ile boş pozisyon durumları dikkate alınarak yer değişikliği talepleri  değerlendirilmektedir.  Sözleşmeli öğretmenlerin kadroya geçirilmelerine yönelik çalışmalar ilgili kurumlar  nezdinde sürdürülmekte olup sonuçlandığında Bakanlığımız internet sitesinde konuya ilişkin  açıklama yapılacaktır. > A  Bilgilerinize arz ederim.  Millî Eğitim Bakanı  - 7 0 0 -
Sayfa 133 -
TBMM B: 72 11 . 3 .2010  T.C.  MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI  Strateji Geliştirme Başkanlığı  Sayı : B.O8.O.SGB.O.73.O2.OO//0J? O j /O//2010  Konu : Soru önergesi  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi :08.02.2010 tarihli ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-19543 sayılı yazı.  Bursa Milletvekili Sayın İsmet BÜYÜKATAMAN' ın, "Sözleşmeli öğretmen alımına  ilişkin" İlgi yazı eki 7/12309 esas numaralı yazılı soru önergesi incelenmiştir.  Bakanlığımızca öğretmen ihtiyacı, her yıl Maliye Bakanlığınca Bakanlığımıza tahsis  edilen kadro sınırlılığında karşılanmaktadır, öğretmen ihtiyacının kadrolu öğretmenlerle  karşılanamaması üzerine sözleşmeli öğretmen istihdamına gidilmiştir. Kaldı ki, sözleşmeli  öğretmenler, Bakanlar Kurulunca hazırlanarak yürürlüğe konan Sözleşmeli Personel  Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar kapsamında görev yapmaktadır. Bakanlığımızca hazırlanan  kılavuzlarda; sözleşmeli Öğretmenlerden bir yıllık çalışma süresini tamamlayanların sağlık ve  eş durumu özürlerine dayalı olarak yarıyıl ve yaz tatilinde olmak şartıyla Maliye Bakanlığınca  illere tahsis edilen kadro sınırlılığında, haftada okutmak zorunda oldukları aylık karşılığı ders  görevi ile boş pozisyon durumları dikkate alınarak yer değişikliği talepleri  değerlendirilmektedir.  Sözleşmeli öğretmenlerin kadroya geçirilmelerine yönelik çalışmalar ilgili kurumlar  nezdinde sürdürülmekte olup sonuçlandığında Bakanlığımız internet sitesinde konuya ilişkin  açıklama yapılacaktır. > A  Bilgilerinize arz ederim.  Millî Eğitim Bakanı  - 7 0 0 - TBMM B: 72 11 . 3 . 2 0 1 0  5.- Trabzon Milletvekili Süleyman Latif Yunusoğlu 'nun, eğitim kurumlarına yönetici atamalarına  ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu'nun cevabı (7/12315)  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  A ş a ğ ı d a k i s o r u l a r ı m ı n Milli Eğit im B a k a n ı S a y ı n N i m e t Ç U B U K Ç U taraf ından  yazı l ı o larak c e v a p l a n m a s ı n ı s a y g ı l a r ı m l a a r z e d e r i m . 2 1 . 0 1 . 2 0 1 0  S ü l e y m a n L. Y U N Ü S O Ğ b u  T r a b z o n . Milletvekili  Milli Eği t im Eski B a k a n ı H ü s e y i n Çel ik g i d e r a y a k , 6 5 7 Say ı l ı D e v l e t Memurları  K a n u n u ' n u n 7 6 nci m a d d e s i u y a r ı n c a Türkiye g e n e l i n d e ç o k s a y ı d a y ö n e t i c i a t a m a s ı  y a p m ı ş t ı r .  Bu k a p s a m d a ;  1- Milli Eği t im Eski B a k a n ı H ü s e y i n Çel ik d ö n e m i n d e 6 5 7 Say ı l ı D e v l e t Memurları  K a n u n u ' n u n 7 6 n c i m a d d e s i u y a r ı n c a Eğitim Kurumlarına k a ç y ö n e t i c i "  a t a n m ı ş t ı r ?  2 - B u y ö n e t i c i l e r d e n k a ç ı müdürlük v e y a m ü d ü r yardımcı l ığ ı s ı n a v ı n a g irmiş v e  başarı l ı o l m u ş t u r ?  3 - A ç ı l a n d a v a l a r n e t i c e s i n d e a t a m a s ı iptal e d i l e n yönet i c i s a y ı s ı kaç t ı r?  4- B u a t a m a l a r d a n d o l a y ı Milli Eğit im Bakanl ığ ı 'n ın ö d e d i ğ i y a r g ı l a m a gideri n e  k a d a r d ı r ?  5 - 6 5 7 Say ı l ı D e v l e t Memurları K a n u n u ' n u n 7 6 nci m a d d e s i k a p s a m ı n d a a t a m a s ı  yap ı l ıp s ı n a v ı k a z a n a m a y a n yönet ic i ler i g ö r e v d e n a lmay ı d ü ş ü n ü y o r  m u s u n u z ?  T . C .  M İ L L Î E Ğ İ T İ M B A K A N L I Ğ I  Strateji Gel i ş t i rme Başkanl ığ ı  Sayı : B .08 .0 .SGB.0 .73 .02 .00 / Lf / A T J / 2 0 1 0  K o n u : So ru ö n e r g e s i  T Ü R K İ Y E B Ü Y Ü K M İ L L E T M E C L İ S İ B A Ş K A N L I Ğ I N A  İlgi . 0 8 . 0 2 . 2 0 1 0 tarihli ve A .01 .0 .GNS.0 .10 .00 .02 -19543 sayılı yazı .  T rabzon Mil letveki l i Sayın Sü leyman Lat i f Y U N U S O Ğ L U ' n u n "Eğ i t im kurumlar ına  yönet ic i a tamalar ına i l i şk in" İlgi yazı eki 7 /12315 esas numara l ı yazıl ı soru önerges i  ince lenmiş t i r .  6 5 7 sayılı Devle t M e m u r l a r ı K a n u n u ' n u n 7 6 ' n c ı maddes i u y a n n e a 1.006 eği t im  k u r u m u n a yönet ic i a tamas ı yapı lmış t ı r . S ö z k o n u s u m a d d e kapsamında yapı lan eği t im k u r u m u  yönet ic i a t amala r ına i l işkin 3 7 8 idari d a v a aç ı lmış , iptal kararı veri len 241 kişi hakk ında yargı  k a r a n uygulanarak ilgililer eski görevler ine iade edi lmişt i r .  Diğer taraftan, 3 1 . 1 0 . 2 0 0 9 tar ih inde yapı lan M ü d ü r Yardımcı l ığ ı S e ç m e S ı n a v ı ' n a  95 .952 aday ka t ı lmış , bun la rdan 25.387*si başarılı o lmuştur . 01 .11 .2009 tar ih inde yapı lan  M ü d ü r l ü k S e ç m e S ı n a v ı ' n a ise 4 0 . 2 1 9 aday ka t ı lmış , bun la rdan 21.391 'i başarıl ı o lmuş tur .  Bi lg i ler in ize arz ede r im.  Mi l l î E ğ i t i m B a k a n ı  - 7 0 1 -
Sayfa 134 -
TBMM B: 72 11 . 3 . 2 0 1 0  5.- Trabzon Milletvekili Süleyman Latif Yunusoğlu 'nun, eğitim kurumlarına yönetici atamalarına  ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu'nun cevabı (7/12315)  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  A ş a ğ ı d a k i s o r u l a r ı m ı n Milli Eğit im B a k a n ı S a y ı n N i m e t Ç U B U K Ç U taraf ından  yazı l ı o larak c e v a p l a n m a s ı n ı s a y g ı l a r ı m l a a r z e d e r i m . 2 1 . 0 1 . 2 0 1 0  S ü l e y m a n L. Y U N Ü S O Ğ b u  T r a b z o n . Milletvekili  Milli Eği t im Eski B a k a n ı H ü s e y i n Çel ik g i d e r a y a k , 6 5 7 Say ı l ı D e v l e t Memurları  K a n u n u ' n u n 7 6 nci m a d d e s i u y a r ı n c a Türkiye g e n e l i n d e ç o k s a y ı d a y ö n e t i c i a t a m a s ı  y a p m ı ş t ı r .  Bu k a p s a m d a ;  1- Milli Eği t im Eski B a k a n ı H ü s e y i n Çel ik d ö n e m i n d e 6 5 7 Say ı l ı D e v l e t Memurları  K a n u n u ' n u n 7 6 n c i m a d d e s i u y a r ı n c a Eğitim Kurumlarına k a ç y ö n e t i c i "  a t a n m ı ş t ı r ?  2 - B u y ö n e t i c i l e r d e n k a ç ı müdürlük v e y a m ü d ü r yardımcı l ığ ı s ı n a v ı n a g irmiş v e  başarı l ı o l m u ş t u r ?  3 - A ç ı l a n d a v a l a r n e t i c e s i n d e a t a m a s ı iptal e d i l e n yönet i c i s a y ı s ı kaç t ı r?  4- B u a t a m a l a r d a n d o l a y ı Milli Eğit im Bakanl ığ ı 'n ın ö d e d i ğ i y a r g ı l a m a gideri n e  k a d a r d ı r ?  5 - 6 5 7 Say ı l ı D e v l e t Memurları K a n u n u ' n u n 7 6 nci m a d d e s i k a p s a m ı n d a a t a m a s ı  yap ı l ıp s ı n a v ı k a z a n a m a y a n yönet ic i ler i g ö r e v d e n a lmay ı d ü ş ü n ü y o r  m u s u n u z ?  T . C .  M İ L L Î E Ğ İ T İ M B A K A N L I Ğ I  Strateji Gel i ş t i rme Başkanl ığ ı  Sayı : B .08 .0 .SGB.0 .73 .02 .00 / Lf / A T J / 2 0 1 0  K o n u : So ru ö n e r g e s i  T Ü R K İ Y E B Ü Y Ü K M İ L L E T M E C L İ S İ B A Ş K A N L I Ğ I N A  İlgi . 0 8 . 0 2 . 2 0 1 0 tarihli ve A .01 .0 .GNS.0 .10 .00 .02 -19543 sayılı yazı .  T rabzon Mil letveki l i Sayın Sü leyman Lat i f Y U N U S O Ğ L U ' n u n "Eğ i t im kurumlar ına  yönet ic i a tamalar ına i l i şk in" İlgi yazı eki 7 /12315 esas numara l ı yazıl ı soru önerges i  ince lenmiş t i r .  6 5 7 sayılı Devle t M e m u r l a r ı K a n u n u ' n u n 7 6 ' n c ı maddes i u y a n n e a 1.006 eği t im  k u r u m u n a yönet ic i a tamas ı yapı lmış t ı r . S ö z k o n u s u m a d d e kapsamında yapı lan eği t im k u r u m u  yönet ic i a t amala r ına i l işkin 3 7 8 idari d a v a aç ı lmış , iptal kararı veri len 241 kişi hakk ında yargı  k a r a n uygulanarak ilgililer eski görevler ine iade edi lmişt i r .  Diğer taraftan, 3 1 . 1 0 . 2 0 0 9 tar ih inde yapı lan M ü d ü r Yardımcı l ığ ı S e ç m e S ı n a v ı ' n a  95 .952 aday ka t ı lmış , bun la rdan 25.387*si başarılı o lmuştur . 01 .11 .2009 tar ih inde yapı lan  M ü d ü r l ü k S e ç m e S ı n a v ı ' n a ise 4 0 . 2 1 9 aday ka t ı lmış , bun la rdan 21.391 'i başarıl ı o lmuş tur .  Bi lg i ler in ize arz ede r im.  Mi l l î E ğ i t i m B a k a n ı  - 7 0 1 - TBMM B: 72 11 . 3 . 2 0 1 0  6.- Bartın Milletvekili Muhammet Rıza Yalçınkaya 'nın, esnaf ve sanatkâr sicil hareketlerine  ilişkin sorusu ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün un cevabı (7/12517)  T Ü R K İ Y E B Ü Y Ü K M İ L L E T MECLİSİ B A Ş K A N L I Ğ I N A  Aşağıdaki sorularımın, Sanayi vc Ticaret Bakanı Sayın Nihat KRGÜN 1 ara Tından  yazılı olarak yanıt lanmasını dilerim.  M.Rıza Y A D Ç I N K A Y A  C H P Bartın Milletvekil i  Bilindiği üzere esnaf ve sanatkarlar; işletme sayılarının çokluğu, ü lke çapında ist ihdam  seviyesi, bölgesel ka lk ınma ve gel işmeye katkıları yönüyle, üzerinde önemle durulması vc  önemsenmes i gereken kesimdir .  Bu nedenle ;  1- 2004-2009 yılları aras ında Türkiye Esnaf ve Santkarlar Sicil gazetesi ve Bakanl ık  kayıt lar ına göre , Türk iye geneli ; açı lan/kapanan esnaf ve sanatkarın yıllar i t ibariyle  sayı lan nedir?  2 - 2004 -2009 yı l lan aras ında Türk iye d e açı lan/kapanan süper ve zincir market sayı lan  yıllar i t ibariyle nedi r?  3 - 2004 -2009 y ı l lan arasında Türkiye geneli açılan/kapanan bakkal , bayi ve büfe say ı lan  yıl lar itibariyle nedi r?  4 - 2004 -2009 yı l lan aras ında Bart ın i l imizde açılan/kapanan bakkal , bayi , büfe sayı lan  yıl lar i t ibariyle ned i r?  5- 2004 -2009 yı l lan aras ında Bart ın i l imizde açılan/kapanan esnaf ve sanatkar sayısı  yı l lar itibariyle nedi r?  6- 2 0 0 9 yılı sonu itibariyle Türkiye genel inde borçlu sigortalı sayısı ve b u n l a n n borç  tutarları toplamı ne kadardır?  7- 2009 yılı sonu it ibariyle Bar t ın i l imizde borçlu sigortalı sayısı ve b u n l a n n borç  tutarları toplamı ne kadardır?  S A N A Y İ V E T İ C A R E T B A K A N L I Ğ I  B a s ı n v e H a l k l a t l i ş k i l e r M ü ş a v i r l i ğ i  S A Y I : B 14 O B H İ . 0 . 0 0 . 0 0 . 0 1 - 6 3 9 - | 6 " 0 1 0 -03- 2010  K O N U : Y a z ı l ı S o r u ö n e r g e s i  T Ü R K İ Y E B Ü Y Ü K MİLLET MECLİSİ B A Ş K A N L I Ğ I N A  İLGİ:16.02.2010 tarih ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-7/12517-19976/41943 sayılı  yazınız.  Bartın Milletvekili Sayın Muhammet Rıza YALÇIN KAYA'n ın , "Esnaf v e sanatkar si<  hareketlerine" ilişkin olarak tarafımdan cevaplandırılmasını istediği (7/12517) esas nolu yaz  soru önergesi ile ilgili cevap ekte takdim edilmiştir.  Bilgilerinizi ve gereğini arz ederim.  Nihat E R G Ü N  " B a k a n  Ek: önerge cevabı  - 7 0 2 -
Sayfa 135 -
TBMM B: 72 11 . 3 . 2 0 1 0  6.- Bartın Milletvekili Muhammet Rıza Yalçınkaya 'nın, esnaf ve sanatkâr sicil hareketlerine  ilişkin sorusu ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün un cevabı (7/12517)  T Ü R K İ Y E B Ü Y Ü K M İ L L E T MECLİSİ B A Ş K A N L I Ğ I N A  Aşağıdaki sorularımın, Sanayi vc Ticaret Bakanı Sayın Nihat KRGÜN 1 ara Tından  yazılı olarak yanıt lanmasını dilerim.  M.Rıza Y A D Ç I N K A Y A  C H P Bartın Milletvekil i  Bilindiği üzere esnaf ve sanatkarlar; işletme sayılarının çokluğu, ü lke çapında ist ihdam  seviyesi, bölgesel ka lk ınma ve gel işmeye katkıları yönüyle, üzerinde önemle durulması vc  önemsenmes i gereken kesimdir .  Bu nedenle ;  1- 2004-2009 yılları aras ında Türkiye Esnaf ve Santkarlar Sicil gazetesi ve Bakanl ık  kayıt lar ına göre , Türk iye geneli ; açı lan/kapanan esnaf ve sanatkarın yıllar i t ibariyle  sayı lan nedir?  2 - 2004 -2009 yı l lan aras ında Türk iye d e açı lan/kapanan süper ve zincir market sayı lan  yıllar i t ibariyle nedi r?  3 - 2004 -2009 y ı l lan arasında Türkiye geneli açılan/kapanan bakkal , bayi ve büfe say ı lan  yıl lar itibariyle nedi r?  4 - 2004 -2009 yı l lan aras ında Bart ın i l imizde açılan/kapanan bakkal , bayi , büfe sayı lan  yıl lar i t ibariyle ned i r?  5- 2004 -2009 yı l lan aras ında Bart ın i l imizde açılan/kapanan esnaf ve sanatkar sayısı  yı l lar itibariyle nedi r?  6- 2 0 0 9 yılı sonu itibariyle Türkiye genel inde borçlu sigortalı sayısı ve b u n l a n n borç  tutarları toplamı ne kadardır?  7- 2009 yılı sonu it ibariyle Bar t ın i l imizde borçlu sigortalı sayısı ve b u n l a n n borç  tutarları toplamı ne kadardır?  S A N A Y İ V E T İ C A R E T B A K A N L I Ğ I  B a s ı n v e H a l k l a t l i ş k i l e r M ü ş a v i r l i ğ i  S A Y I : B 14 O B H İ . 0 . 0 0 . 0 0 . 0 1 - 6 3 9 - | 6 " 0 1 0 -03- 2010  K O N U : Y a z ı l ı S o r u ö n e r g e s i  T Ü R K İ Y E B Ü Y Ü K MİLLET MECLİSİ B A Ş K A N L I Ğ I N A  İLGİ:16.02.2010 tarih ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-7/12517-19976/41943 sayılı  yazınız.  Bartın Milletvekili Sayın Muhammet Rıza YALÇIN KAYA'n ın , "Esnaf v e sanatkar si<  hareketlerine" ilişkin olarak tarafımdan cevaplandırılmasını istediği (7/12517) esas nolu yaz  soru önergesi ile ilgili cevap ekte takdim edilmiştir.  Bilgilerinizi ve gereğini arz ederim.  Nihat E R G Ü N  " B a k a n  Ek: önerge cevabı  - 7 0 2 - TBMM B: 72 1 1 . 3 . 2 0 1 0  BARTIN MİLLETVEKİLİ SAYIN M. RIZA YALÇINKAYA'NIN  YAZILI SORU ÖNERGESİNE İLİŞKİN CEVAPLAR  Bilindiği üzere esnaf ve sanatkarlar; işletme sayılarının çokluğu, ülke çapında istihdam  seviyesi, bölgesel kalkınma ve gelişmeye katkıları yönüyle, üzerinde önemle durulması  ve önemsenmesi gereken kesimdir.  Bu nedenle;  Soru 1- 2004 - 2009 ydlan arasında Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Sicil gazetesi ve  Bakanlık kayıtlarına göre, Türkiye geneli; açılan/kapanan esnaf ve sanatkarların yıllar  itibariyle sayıları nedir ?  Cevap 1- 2004-2009 yılları itibariyle Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Sicil Gazetesi vc  Bakanlık veri tabanı kayıtlarına göre; Türkiye geneli açılan/kapanan esnaf ve sanatkârların  sayıları aşağıdaki tabloda gösterilmiştir.  YILLAR AÇILAN KAPANAN  2004 146.095 92.700  2005 196.494 86.400  2006 249.265 105.817  2007 171.236 118.776  2008 166.815 ' 117.808  2009 162.911 91.165  TOPLAM 1.092.816 612.666  Tabloda görüldüğü üzere; 2004-2009 yılları itibariyle Türkiye geneli mesleğini bırakan  612.666 esnaf ve sanatkâra karşın, 1.092.816 esnaf ve sanatkâr mesleğe başlamıştır.  Soru 2-2004 - 2009 yılları arasında Türkiye de açılan/kapanan süper ve zincir market  sayılan yıllar itibariyle nedir?  Cevap 2-Alışveriş Merkezleri ve Perakendeciler Demeğinde (AMPD) alınan verilere göre,  2004-2009 yılları itibariyle Türkiye'de açılan süper ve zincir market sayılan yaklaşık olarak  aşağıda gösterilmiştir.  MARKET BÜYÜKLÜĞÜ 2004 2005 2006 " 2007 2008 2009  Hipermarket >2500m1 152 160 164 178 198 213  Büyük Süpermarket 1000-2500 mJ 396 ~ 454 504 568 672 725  Süpermarket 400-1000 mJ 1.082 1.258 1.567 1.712 2.092 2.301  Küçük Süpermarket <400 m* 3.179 3.673 4.239 4.763 6.098 6.707  Orta Market 50-100 mJ 15.197 15.076 14.775 14.876 15.731 14.315  TOPLAM: 20.006 20.621 21.249 22.097 24.791 24.261  - 7 0 3 -
Sayfa 136 -
TBMM B: 72 1 1 . 3 . 2 0 1 0  BARTIN MİLLETVEKİLİ SAYIN M. RIZA YALÇINKAYA'NIN  YAZILI SORU ÖNERGESİNE İLİŞKİN CEVAPLAR  Bilindiği üzere esnaf ve sanatkarlar; işletme sayılarının çokluğu, ülke çapında istihdam  seviyesi, bölgesel kalkınma ve gelişmeye katkıları yönüyle, üzerinde önemle durulması  ve önemsenmesi gereken kesimdir.  Bu nedenle;  Soru 1- 2004 - 2009 ydlan arasında Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Sicil gazetesi ve  Bakanlık kayıtlarına göre, Türkiye geneli; açılan/kapanan esnaf ve sanatkarların yıllar  itibariyle sayıları nedir ?  Cevap 1- 2004-2009 yılları itibariyle Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Sicil Gazetesi vc  Bakanlık veri tabanı kayıtlarına göre; Türkiye geneli açılan/kapanan esnaf ve sanatkârların  sayıları aşağıdaki tabloda gösterilmiştir.  YILLAR AÇILAN KAPANAN  2004 146.095 92.700  2005 196.494 86.400  2006 249.265 105.817  2007 171.236 118.776  2008 166.815 ' 117.808  2009 162.911 91.165  TOPLAM 1.092.816 612.666  Tabloda görüldüğü üzere; 2004-2009 yılları itibariyle Türkiye geneli mesleğini bırakan  612.666 esnaf ve sanatkâra karşın, 1.092.816 esnaf ve sanatkâr mesleğe başlamıştır.  Soru 2-2004 - 2009 yılları arasında Türkiye de açılan/kapanan süper ve zincir market  sayılan yıllar itibariyle nedir?  Cevap 2-Alışveriş Merkezleri ve Perakendeciler Demeğinde (AMPD) alınan verilere göre,  2004-2009 yılları itibariyle Türkiye'de açılan süper ve zincir market sayılan yaklaşık olarak  aşağıda gösterilmiştir.  MARKET BÜYÜKLÜĞÜ 2004 2005 2006 " 2007 2008 2009  Hipermarket >2500m1 152 160 164 178 198 213  Büyük Süpermarket 1000-2500 mJ 396 ~ 454 504 568 672 725  Süpermarket 400-1000 mJ 1.082 1.258 1.567 1.712 2.092 2.301  Küçük Süpermarket <400 m* 3.179 3.673 4.239 4.763 6.098 6.707  Orta Market 50-100 mJ 15.197 15.076 14.775 14.876 15.731 14.315  TOPLAM: 20.006 20.621 21.249 22.097 24.791 24.261  - 7 0 3 - TBMM B: 72 11 . 3 . 2 0 1 0  Soru 3- 2004 - 2009 yıllan arasında Türkiye geneli açılan/kapanan bakkal, bayi büfe1  sayıları yıllar itibariyle nedir?  Cevap 3- 2004-2009 yılları itibariyle Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Sicil Gazetesi ve  Bakanlık veri tabanı kayıtlarına göre; Türkiye geneli açılan/kapanan bakkal sayıları aşağıdaki  tabloda gösterilmiştir.  YILLAR AÇILAN KAPANAN  2004 14.451 8.448  2005 16.700 1İ. 106 "  2006 15.004 22.208  2007 18.325 10.466  2008 21.322 16.617  2009 23.515 12.882  TOPLAM 109.317 81.727  Bu tabloda görüldüğü üzere; 2004-2009 yıllan itibariyle Türkiye geneli mesleğini bırakan  81.727 bakkala karşın, 109.317 bakkal mesleğe başlamıştır.  Aynca 19.02.2010 tarihi itibariyle Bakanlığımızın veri tabanı kayıtlarına göre; Türkiye  genelinde bakkallık, bayilik ve büfecilik meslek dalında 236.756 kişi faaliyette  bulunmaktadır.  Soru 4- 2004 - 2009 yıllan arasında Bartın ilimizde açılan/kapanan bakkal, bayi büfe  sayılan ydlar itibariyle nedir?  Cevap 4- 2004-2009 yıllan itibariyle Bartın Esnaf ve Sanatkâr Sicil Müdürlüğü ve Bakanlık  veri tabanı kayıtlarına göre; Bartın ilinde açılan/kapanan bakkal sayılan aşağıdaki tabloda  gösterilmiştir.  YILLAR AÇILAN KAPANAN  2004 42  2005 34  2006 29  2007 17  2008 52  2009 55  TOPLAM 229  67  35  71  15  53  61  302  Bu tabloda görüldüğü üzere; 2004-2009 yıllan itibariyle Bartın ilinde mesleğini bırakan 302  bakkala karşın, 229 bakkal mesleğe başlamıştır.  Soru 5- 2004 - 2009 yılları arasında Bartın ilimizde açılan/kapanan esnaf ve sanatkar  sayısı yular itibariyle nedir?  Cevap 5- 2004 2009 yıllan itibariyle Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Sicil Gazetesi ve  Bakanlık veri tabanı kayıtlarına göre; Bartın ilinde açılan/kapanan esnaf ve sanatkârlar  sayılan aşağıdaki tabloda gösterilmiştir.  - 7 0 4 -
Sayfa 137 -
TBMM B: 72 11 . 3 . 2 0 1 0  Soru 3- 2004 - 2009 yıllan arasında Türkiye geneli açılan/kapanan bakkal, bayi büfe1  sayıları yıllar itibariyle nedir?  Cevap 3- 2004-2009 yılları itibariyle Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Sicil Gazetesi ve  Bakanlık veri tabanı kayıtlarına göre; Türkiye geneli açılan/kapanan bakkal sayıları aşağıdaki  tabloda gösterilmiştir.  YILLAR AÇILAN KAPANAN  2004 14.451 8.448  2005 16.700 1İ. 106 "  2006 15.004 22.208  2007 18.325 10.466  2008 21.322 16.617  2009 23.515 12.882  TOPLAM 109.317 81.727  Bu tabloda görüldüğü üzere; 2004-2009 yıllan itibariyle Türkiye geneli mesleğini bırakan  81.727 bakkala karşın, 109.317 bakkal mesleğe başlamıştır.  Aynca 19.02.2010 tarihi itibariyle Bakanlığımızın veri tabanı kayıtlarına göre; Türkiye  genelinde bakkallık, bayilik ve büfecilik meslek dalında 236.756 kişi faaliyette  bulunmaktadır.  Soru 4- 2004 - 2009 yıllan arasında Bartın ilimizde açılan/kapanan bakkal, bayi büfe  sayılan ydlar itibariyle nedir?  Cevap 4- 2004-2009 yıllan itibariyle Bartın Esnaf ve Sanatkâr Sicil Müdürlüğü ve Bakanlık  veri tabanı kayıtlarına göre; Bartın ilinde açılan/kapanan bakkal sayılan aşağıdaki tabloda  gösterilmiştir.  YILLAR AÇILAN KAPANAN  2004 42  2005 34  2006 29  2007 17  2008 52  2009 55  TOPLAM 229  67  35  71  15  53  61  302  Bu tabloda görüldüğü üzere; 2004-2009 yıllan itibariyle Bartın ilinde mesleğini bırakan 302  bakkala karşın, 229 bakkal mesleğe başlamıştır.  Soru 5- 2004 - 2009 yılları arasında Bartın ilimizde açılan/kapanan esnaf ve sanatkar  sayısı yular itibariyle nedir?  Cevap 5- 2004 2009 yıllan itibariyle Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Sicil Gazetesi ve  Bakanlık veri tabanı kayıtlarına göre; Bartın ilinde açılan/kapanan esnaf ve sanatkârlar  sayılan aşağıdaki tabloda gösterilmiştir.  - 7 0 4 - TBMM B:72 1 1 . 3 . 2 0 1 0  YILLAR AÇILAN KAPANAN  2004 600 586  2005 614 442  2006 840 670  2007 609 432  2008 606 413  2009 608 459  TOPLAM 3.877 3.002  Bu tabloda görüldüğü üzere; 2004-2009 yıllan itibariyle Bartın ilinde mesleğini bırakan  3.002 esnaf ve sanatkâra karşın, 3.877 esnaf ve sanatkâr mesleğe başlamıştır.  Soru 6-2009 yılı sonu Türkiye genelinde borçlu sigortalı sayısı ve bunların borç tutarları  toplamı ne kadardır ?  Cevap 6- Türkiye genelinde 2009 yılı sonu itibariyle kendi adına ve hesabına çalışanlardan  prim borcu olan sigortalı sayısı 1.369.097 borç toplamı 17.753.181.491,89 TL, tarımsal  faaliyetinden dolayı sigortalı olanlardan prim borcu olan sigortalı sayısı 628.763 ve bunlara  ait borç toplamı 2.875.386.533,12-TL'dir.  Soru 7- 2009 yılı sonu itibariyle Bartın ilimizde borçlu sigortalı sayısı ve bunlann borç  tutarları toplamı ne kadardır?  Cevap 7- Bartın ilimizde 2009 yılı sonu itibariyle kendi adına ve hesabına çalışanlardan prim  borcu olan sigortalı sayısı 2658 borç toplamı 20.908.335,47-TL, tarımsal faaliyetinden dolayı  sigortalı olanlardan prim borcu olan sigortalı sayısı ise 361 ve borç toplamı 440.925,01- TL'dir.  - 7 0 5 -
Sayfa 138 -
TBMM B:72 1 1 . 3 . 2 0 1 0  YILLAR AÇILAN KAPANAN  2004 600 586  2005 614 442  2006 840 670  2007 609 432  2008 606 413  2009 608 459  TOPLAM 3.877 3.002  Bu tabloda görüldüğü üzere; 2004-2009 yıllan itibariyle Bartın ilinde mesleğini bırakan  3.002 esnaf ve sanatkâra karşın, 3.877 esnaf ve sanatkâr mesleğe başlamıştır.  Soru 6-2009 yılı sonu Türkiye genelinde borçlu sigortalı sayısı ve bunların borç tutarları  toplamı ne kadardır ?  Cevap 6- Türkiye genelinde 2009 yılı sonu itibariyle kendi adına ve hesabına çalışanlardan  prim borcu olan sigortalı sayısı 1.369.097 borç toplamı 17.753.181.491,89 TL, tarımsal  faaliyetinden dolayı sigortalı olanlardan prim borcu olan sigortalı sayısı 628.763 ve bunlara  ait borç toplamı 2.875.386.533,12-TL'dir.  Soru 7- 2009 yılı sonu itibariyle Bartın ilimizde borçlu sigortalı sayısı ve bunlann borç  tutarları toplamı ne kadardır?  Cevap 7- Bartın ilimizde 2009 yılı sonu itibariyle kendi adına ve hesabına çalışanlardan prim  borcu olan sigortalı sayısı 2658 borç toplamı 20.908.335,47-TL, tarımsal faaliyetinden dolayı  sigortalı olanlardan prim borcu olan sigortalı sayısı ise 361 ve borç toplamı 440.925,01- TL'dir.  - 7 0 5 - T B M M B: 72 11 .3.2010  7.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut'un, bazı denetim faaliyetlerine ilişkin sorusu ve  Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün 'ün cevabı (7/12586)  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Aşağıda belirtilen soruların Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat ERGÜN tarafından yazılı  olarak cevaplandırılması için gereğini saygılarımla arz ederim. 04.02.2010  Ahmet Duran BULUT  1-Bakanlığınıza bağlı Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüklerinde ölçü, tartı ve ayarlar  konusunda yeterli denetim ekibiniz var mıdır?  2-Bakanlığınızın yaptığı denetimlerden yakıt istasyonları bakımından bir istatistik  bulunmakta mıdır?  3-îstanbul ilinde kaç yakıt istasyonu vardır ve bir yılda bunlann kaçı ve ne kadan  denetlenmektedir?  SANAYİ VE TİCARET BAKANLIĞI  Basın ve Halkla ilişkiler Müşavirliği  SAYI : B 14 0 BHt.0.00.00.01-639/  KONU : Yazılı Soru önergesi  1 O -03- 2010  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI'NA  İLGİ:18.02.2010 tarih ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-7/12586-20039/42067 sayılı  yazınız.  Balıkesir Milletvekili Sayın Ahmet Duran BULUT'un, "Bazı denetim faaliyetlerin  ilişkin olarak tarafımdan cevaplandırılmasını istediği (7/12586) esas nolu yazılı soru önerge  ile ilgili cevap ekte takdim edilmiştir.  Bilgilerinizi ve gereğini arz ederim.  Ek: önerge cevabı  Jihat ERGÜN  Bakan  - 7 0 6 -
Sayfa 139 -
T B M M B: 72 11 .3.2010  7.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut'un, bazı denetim faaliyetlerine ilişkin sorusu ve  Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün 'ün cevabı (7/12586)  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Aşağıda belirtilen soruların Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat ERGÜN tarafından yazılı  olarak cevaplandırılması için gereğini saygılarımla arz ederim. 04.02.2010  Ahmet Duran BULUT  1-Bakanlığınıza bağlı Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüklerinde ölçü, tartı ve ayarlar  konusunda yeterli denetim ekibiniz var mıdır?  2-Bakanlığınızın yaptığı denetimlerden yakıt istasyonları bakımından bir istatistik  bulunmakta mıdır?  3-îstanbul ilinde kaç yakıt istasyonu vardır ve bir yılda bunlann kaçı ve ne kadan  denetlenmektedir?  SANAYİ VE TİCARET BAKANLIĞI  Basın ve Halkla ilişkiler Müşavirliği  SAYI : B 14 0 BHt.0.00.00.01-639/  KONU : Yazılı Soru önergesi  1 O -03- 2010  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI'NA  İLGİ:18.02.2010 tarih ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-7/12586-20039/42067 sayılı  yazınız.  Balıkesir Milletvekili Sayın Ahmet Duran BULUT'un, "Bazı denetim faaliyetlerin  ilişkin olarak tarafımdan cevaplandırılmasını istediği (7/12586) esas nolu yazılı soru önerge  ile ilgili cevap ekte takdim edilmiştir.  Bilgilerinizi ve gereğini arz ederim.  Ek: önerge cevabı  Jihat ERGÜN  Bakan  - 7 0 6 - TBMM B: 72 11 . 3 . 2 0 1 0  BALIKESİR MİLLETVEKİLİ SAYIN AHMET DURAN BULUT'UN  YAZILI SORU ÖNERGESİNE İLİŞKİN CEVAPLAR  Soru 1- Bakanlığınıza bağlı Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüklerinde ölçü, tartı ve ayarlar  konusunda yeterli denetim ekibiniz var mı?  Tüm il müdürlüklerimizde özel olarak oluşturulmuş ölçüler ve ayar şube müdürlükleri  bulunmaktadır. İl müdürlüklerimizde ölçüler ve ayar hizmetleri, ölçüler ve ayar memurları,  görevli mühendisler, tekniker ve mühendisler tarafından yürütülmektedir.  Soru 2: Bakanlığınızın yaptığı denetimlerden yakıt istasyonları bakımından bir istatistik  bulunmakta mıdır?  Bakanlığımız ile Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu arasında imzalanan "Petrol Piyasası ve  Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasasmda Yapılacak Denetimlere İlişkin tşbirliği  Protokolü" kapsamında denetim faaliyetlerimiz yoğun bir şekilde yürütülmektedir.  2009 yılı Bakanlığımız denetim faaliyetleri, depolama tesisleri ile akaryakıt ve LPG  istasyonlarında gerçekleştirilen marker ve lisans kontrollerini kapsamaktadır. Bu kontroller,  akaryakıt kaçakçılığı ile mücadele etmek ve petrol piyasasında izinsiz faaliyetlerde  bulunanları önlemek amacıyla yapılmakta olup; çapraz, periyodik ve depolama tesislerinde  yapılan denetimler şeklindedir. Bakanlığımızca, 2009 yılı içerisinde gerçekleştirilen  denetimlerde; 9.780 istasyon ile 88 adet depolama tesislerinin lisans belgeleri ve akaryakıtın  ulusal marker kontrolleri yapılmış olup, 13 adet istasyonun lisansının olmaması, 40 adet  istasyonun ulusal marker seviyesinin geçersiz çıkması nedeniyle bu tesisler, 5015 sayılı Pelrol  Piyasası Kanunu ve 5307 sayılı LPG Piyasası Kanunu ve ilgili mevzuatına göre  mühürlenmiştir. Söz konusu denetimler ile ilgili düzenlenen tutanakların asılları EPDK'ya  idari işlemler için düzenli olarak gönderilmektedir.  Bakanlığımızca gerçekleştirilen piyasa gözetimi ve denetimi faaliyetlerinin sonuçlarını takip  etmek amacıyla sanayi.net uygulaması olan ortak veri tabanı üzerinde denetim neticeleri takip  edilmektedir. Ayrıca verilerin sağlamasını yapmak için il müdürlüklerimizce hazırlanan  denetim sonuçlan, Bakanlığımıza elektronik ortamda ve resmi yazışmayla da  gönderilmektedir. 81 ilin denetim bilgileri, Bakanlığımızca elektronik ortamda aylık olarak  kayıt altına alınarak takip edilmektedir. Böylece akaryakıt istasyonları ile ilgili Bakanlık  stratejisinde konulan performans hedefine başarılı bir şekilde ulaşılıp ulaşılmadığı düzenli  bir şekilde izlenmektedir.  Soru 3- İstanbul ilinde kaç yakıt istasyona vardır ve bir yılda bunlann kaçı ve ne kadarı  denetlenmektedir?  İstanbul ilinde 727'si istasyonlu, 476'sı istasyonsuz olmak üzere toplam 1203 adet akaryakıt  bayisi vardır. Bakanlığımızca İstanbul ilimizde akaryakıt ve LPG istasyonlarının tamamını  kapsayan detaylı bir denetim programı hazırlanmıştır.  Bu çerçevede; 03-08 Kasım 2008 tarihleri arasında Denizli, Bolu, Balıkesir, Ankara, Bursa,  İstanbul, Eskişehir, Tekirdağ, İzmir, Kayseri, Kütahya, Edime, Sakarya, Manisa, Kırıkkale,  Zonguldak, Kocaeli, Konya ve Samsun İl Müdürlüklerimizin personel ve araçları geçici  - 7 0 7 -
Sayfa 140 -
TBMM B: 72 11 . 3 . 2 0 1 0  BALIKESİR MİLLETVEKİLİ SAYIN AHMET DURAN BULUT'UN  YAZILI SORU ÖNERGESİNE İLİŞKİN CEVAPLAR  Soru 1- Bakanlığınıza bağlı Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüklerinde ölçü, tartı ve ayarlar  konusunda yeterli denetim ekibiniz var mı?  Tüm il müdürlüklerimizde özel olarak oluşturulmuş ölçüler ve ayar şube müdürlükleri  bulunmaktadır. İl müdürlüklerimizde ölçüler ve ayar hizmetleri, ölçüler ve ayar memurları,  görevli mühendisler, tekniker ve mühendisler tarafından yürütülmektedir.  Soru 2: Bakanlığınızın yaptığı denetimlerden yakıt istasyonları bakımından bir istatistik  bulunmakta mıdır?  Bakanlığımız ile Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu arasında imzalanan "Petrol Piyasası ve  Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasasmda Yapılacak Denetimlere İlişkin tşbirliği  Protokolü" kapsamında denetim faaliyetlerimiz yoğun bir şekilde yürütülmektedir.  2009 yılı Bakanlığımız denetim faaliyetleri, depolama tesisleri ile akaryakıt ve LPG  istasyonlarında gerçekleştirilen marker ve lisans kontrollerini kapsamaktadır. Bu kontroller,  akaryakıt kaçakçılığı ile mücadele etmek ve petrol piyasasında izinsiz faaliyetlerde  bulunanları önlemek amacıyla yapılmakta olup; çapraz, periyodik ve depolama tesislerinde  yapılan denetimler şeklindedir. Bakanlığımızca, 2009 yılı içerisinde gerçekleştirilen  denetimlerde; 9.780 istasyon ile 88 adet depolama tesislerinin lisans belgeleri ve akaryakıtın  ulusal marker kontrolleri yapılmış olup, 13 adet istasyonun lisansının olmaması, 40 adet  istasyonun ulusal marker seviyesinin geçersiz çıkması nedeniyle bu tesisler, 5015 sayılı Pelrol  Piyasası Kanunu ve 5307 sayılı LPG Piyasası Kanunu ve ilgili mevzuatına göre  mühürlenmiştir. Söz konusu denetimler ile ilgili düzenlenen tutanakların asılları EPDK'ya  idari işlemler için düzenli olarak gönderilmektedir.  Bakanlığımızca gerçekleştirilen piyasa gözetimi ve denetimi faaliyetlerinin sonuçlarını takip  etmek amacıyla sanayi.net uygulaması olan ortak veri tabanı üzerinde denetim neticeleri takip  edilmektedir. Ayrıca verilerin sağlamasını yapmak için il müdürlüklerimizce hazırlanan  denetim sonuçlan, Bakanlığımıza elektronik ortamda ve resmi yazışmayla da  gönderilmektedir. 81 ilin denetim bilgileri, Bakanlığımızca elektronik ortamda aylık olarak  kayıt altına alınarak takip edilmektedir. Böylece akaryakıt istasyonları ile ilgili Bakanlık  stratejisinde konulan performans hedefine başarılı bir şekilde ulaşılıp ulaşılmadığı düzenli  bir şekilde izlenmektedir.  Soru 3- İstanbul ilinde kaç yakıt istasyona vardır ve bir yılda bunlann kaçı ve ne kadarı  denetlenmektedir?  İstanbul ilinde 727'si istasyonlu, 476'sı istasyonsuz olmak üzere toplam 1203 adet akaryakıt  bayisi vardır. Bakanlığımızca İstanbul ilimizde akaryakıt ve LPG istasyonlarının tamamını  kapsayan detaylı bir denetim programı hazırlanmıştır.  Bu çerçevede; 03-08 Kasım 2008 tarihleri arasında Denizli, Bolu, Balıkesir, Ankara, Bursa,  İstanbul, Eskişehir, Tekirdağ, İzmir, Kayseri, Kütahya, Edime, Sakarya, Manisa, Kırıkkale,  Zonguldak, Kocaeli, Konya ve Samsun İl Müdürlüklerimizin personel ve araçları geçici  - 7 0 7 - TBMM B: 72 11 . 3 . 2 0 1 0  olarak kullanılmak suretiyle, 6 gün gibi kısa bir sürede İstanbul ilinde bulunan akaryakıt vc  LPG istasyonlarının tümü 36 denetim aracı ve 86 denetçiden oluşan ekipler tarafından  denetlenmiştir.  Bakanlığımızca İstanbul' da;  -326 akaryakıt istasyonu,  -342 akaryakıt ve LPG istasyonu,  -12 müstakil LPG istasyonu,  -34 kapalı istasyon,  olmak üzere toplam 714 istasyon denetlenmiştir.  Denetimler sonucunda; 668 akaryakıt istasyonunda 1949 adet "marker" ölçümü yapılmış.  2 adet marker ölçümünün geçersiz çıkması nedeniyle 2 akaryakıt istasyonu mühürlenmiştir.  668 akaryakıt istasyonu ile 354 LPG istasyonunda "lisans" kontrolü yapılmış, tamamının  lisanslı olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca 2009 yılında da, İstanbul Sanayi ve Ticaret İl  Müdürlüğü tarafından 148 istasyon denetimi yapılmış olup, sonunda 1 istasyon aykırılıktan  mühürlenmiştir.  - 7 0 8 -
Sayfa 141 -
TBMM B: 72 11 . 3 . 2 0 1 0  olarak kullanılmak suretiyle, 6 gün gibi kısa bir sürede İstanbul ilinde bulunan akaryakıt vc  LPG istasyonlarının tümü 36 denetim aracı ve 86 denetçiden oluşan ekipler tarafından  denetlenmiştir.  Bakanlığımızca İstanbul' da;  -326 akaryakıt istasyonu,  -342 akaryakıt ve LPG istasyonu,  -12 müstakil LPG istasyonu,  -34 kapalı istasyon,  olmak üzere toplam 714 istasyon denetlenmiştir.  Denetimler sonucunda; 668 akaryakıt istasyonunda 1949 adet "marker" ölçümü yapılmış.  2 adet marker ölçümünün geçersiz çıkması nedeniyle 2 akaryakıt istasyonu mühürlenmiştir.  668 akaryakıt istasyonu ile 354 LPG istasyonunda "lisans" kontrolü yapılmış, tamamının  lisanslı olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca 2009 yılında da, İstanbul Sanayi ve Ticaret İl  Müdürlüğü tarafından 148 istasyon denetimi yapılmış olup, sonunda 1 istasyon aykırılıktan  mühürlenmiştir.  - 7 0 8 - T Ü R K İ Y E B Ü Y Ü K M İ L L E T M E C L İ S İ  GÜNDEMİ  D Ö N E M : 23 YASAMA YILI: 4  72 NCİ BİRLEŞİM  11 MART 2010 PERŞEMBE  SAAT: 13.00  KISIMLAR  4  8  B A Ş K A N L ı Ğ ı N G E N E L K U R U L A S U N U Ş L A R ı  Ö Z E L G Ü N D E M D E Y E R A L A C A K I Ş L E R  S E Ç I M  O Y L A M A S ı Y A P ı L A C A K I Ş L E R  M E C L I S S O R U Ş T U R M A S ı R A P O R L A R ı  G E N E L G Ö R Ü Ş M E V E MECLIS A R A Ş T I R M A S I  Y A P ı L M A S ı N A D A I R Ö N G Ö R Ü Ş M E L E R  S Ö Z L Ü S O R U L A R  K A N U N TASARI V E TEKLIFLER İ İLE  K O M I S Y O N L A R D A N G E L E N D I Ğ E R İ Ş L E R  E G E M E N L I K K A Y I T S I Z Ş A R T S I Z M I L L E T İ N D I R
Sayfa 142 -
T Ü R K İ Y E B Ü Y Ü K M İ L L E T M E C L İ S İ  GÜNDEMİ  D Ö N E M : 23 YASAMA YILI: 4  72 NCİ BİRLEŞİM  11 MART 2010 PERŞEMBE  SAAT: 13.00  KISIMLAR  4  8  B A Ş K A N L ı Ğ ı N G E N E L K U R U L A S U N U Ş L A R ı  Ö Z E L G Ü N D E M D E Y E R A L A C A K I Ş L E R  S E Ç I M  O Y L A M A S ı Y A P ı L A C A K I Ş L E R  M E C L I S S O R U Ş T U R M A S ı R A P O R L A R ı  G E N E L G Ö R Ü Ş M E V E MECLIS A R A Ş T I R M A S I  Y A P ı L M A S ı N A D A I R Ö N G Ö R Ü Ş M E L E R  S Ö Z L Ü S O R U L A R  K A N U N TASARI V E TEKLIFLER İ İLE  K O M I S Y O N L A R D A N G E L E N D I Ğ E R İ Ş L E R  E G E M E N L I K K A Y I T S I Z Ş A R T S I Z M I L L E T İ N D I R  DANIŞMA KURULU ÖNERİLERİ  1.- Genel Kurulun toplantı günlerinden Salı gününün denetim konularına (Anayasanın süreye  bağladığı konular hariç), Çarşamba ve Perşembe günlerinin de kanun tasarı ve teklifleri ile komis­ yonlardan gelen diğer işlerin görüşülmesine ayrılması, Salı ve Çarşamba günlerinde birleşimin ba­ şında bir saat süre ile sözlü soruların görüşülmesi, "Sunuşlar" ve işaret oyu ile yapılacak seçimle­ rin her gün yapılması,  önerilmiştir.  (Genel Kurulun 3.10.2007 tarihli 3 üncü birleşiminde kabul edilmiştir.)  2.- 126, 131 ve 321 Sıra Sayılı Kanun Tasarılarının İçtüzüğün 91 inci maddesine göre Temel  Kanun olarak görüşülmesi,  321 Sıra Sayılı Kanun Tasarısının ilk 21 bölümünün 30'ar maddeden, 22 nci bölümünün 631  ilâ 649 uncu maddelerden oluşması,  131 Sıra Sayılı Kanun Tasarısının birinci bölümünün 1 ilâ 19 uncu maddelerden, ikinci bölü­ münün 20 ilâ 40 ıncı maddelerden, üçüncü bölümünün Çerçeve 41 inci maddedeki 1, 2, 2/alt bent­ leri ilâ 3 ve 4 üncü fıkralar dahil olmak üzere 41 ilâ 44 üncü maddelerden oluşması,  126 Sıra Sayılı Kanun Tasarısının birinci bölümünün 1 ilâ 15 inci maddelerden, ikinci bölü­ münün Çerçeve 22 nci maddedeki 1 ,2,3,4 üncü fıkralar ilâ Geçici 1, 2, 3 ve 4 üncü maddeler dahil  olmak üzere 16 ilâ 24 üncü maddelerden oluşması,  önerilmiştir.  (Genel Kurulun 28.5.2009 tarihli 95 inci birleşiminde kabul edilmiştir.)  3.-471 Sıra Sayılı Kanun Tasarısının İçtüzüğün 91 inci maddesine göre Temel Kanun olarak  görüşülmesi; birinci bölümünün 1 ila 10 uncu maddelerden, ikinci bölümünün Geçici 1 inci madde  dahil olmak üzere 11 ila 20 nci maddelerden oluşması,  önerilmiştir.  (Genel Kurulun 16.2.2010 tarihli 61 inci birleşiminde kabul edilmiştir.)  GRUP ÖNERİLERİ  1.- 96 Sıra Sayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısının İçtüzüğün 91 inci maddesine göre Temel  Kanun olarak görüşülmesi,  önerilmiştir.  (Not: İlk 50 bölüm 30'ar maddeden, 51 inci bölüm 1501 ilâ 1520 nci maddelerden, 52 nci  bölüm ise Geçici Madde 1, 2, 3, 4, 5 dahil 1521 ilâ 1535 inci maddelerden oluşmaktadır.)  (Genel Kurulun 8.7.2008 tarihli 127 nci birleşiminde kabul edilmiştir.)  2.- Genel Kurulun; 16, 23, 30 Mart 2010 Salı günkü birleşimlerinde bir saat sözlü sorulardan  sonra diğer denetim konularının görüşülmeyerek gündemin kanun tasarı ve teklifleri ile komisyon­ lardan gelen diğer işler kısmında yer alan işlerin görüşülmesi; 17,24,31 Mart 2010 Çarşamba günkü  birleşimlerinde sözlü soruların görüşülmemesi,  Genel Kurulun; 16, 23, 30 Mart 2010 Salı günkü birleşimlerinde 15:00 - 20:00 saatleri arasında,  11, 17, 18, 24, 25, 3 1 Mart 2010 Çarşamba ve Perşembe günkü birleşimlerinde ise 13:00 - 20:00  saatleri arasında çalışmalarına devam etmesi,  önerilmiştir.  (Genel Kurulun 4.2.2010 tarihli 57 nci birleşiminde kabul edilmiştir.)  KOMİSYON TOPLANTILARI  * Dışişleri Komisyonu  11.03.2010 Perşembe - Saat: 10.00  * İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu  11.03.2010 Perşembe - Saat: 10.00  * Dilekçe Komisyonu  11.03.2010 Perşembe - Saat: 10.30
Sayfa 143 -
DANIŞMA KURULU ÖNERİLERİ  1.- Genel Kurulun toplantı günlerinden Salı gününün denetim konularına (Anayasanın süreye  bağladığı konular hariç), Çarşamba ve Perşembe günlerinin de kanun tasarı ve teklifleri ile komis­ yonlardan gelen diğer işlerin görüşülmesine ayrılması, Salı ve Çarşamba günlerinde birleşimin ba­ şında bir saat süre ile sözlü soruların görüşülmesi, "Sunuşlar" ve işaret oyu ile yapılacak seçimle­ rin her gün yapılması,  önerilmiştir.  (Genel Kurulun 3.10.2007 tarihli 3 üncü birleşiminde kabul edilmiştir.)  2.- 126, 131 ve 321 Sıra Sayılı Kanun Tasarılarının İçtüzüğün 91 inci maddesine göre Temel  Kanun olarak görüşülmesi,  321 Sıra Sayılı Kanun Tasarısının ilk 21 bölümünün 30'ar maddeden, 22 nci bölümünün 631  ilâ 649 uncu maddelerden oluşması,  131 Sıra Sayılı Kanun Tasarısının birinci bölümünün 1 ilâ 19 uncu maddelerden, ikinci bölü­ münün 20 ilâ 40 ıncı maddelerden, üçüncü bölümünün Çerçeve 41 inci maddedeki 1, 2, 2/alt bent­ leri ilâ 3 ve 4 üncü fıkralar dahil olmak üzere 41 ilâ 44 üncü maddelerden oluşması,  126 Sıra Sayılı Kanun Tasarısının birinci bölümünün 1 ilâ 15 inci maddelerden, ikinci bölü­ münün Çerçeve 22 nci maddedeki 1 ,2,3,4 üncü fıkralar ilâ Geçici 1, 2, 3 ve 4 üncü maddeler dahil  olmak üzere 16 ilâ 24 üncü maddelerden oluşması,  önerilmiştir.  (Genel Kurulun 28.5.2009 tarihli 95 inci birleşiminde kabul edilmiştir.)  3.-471 Sıra Sayılı Kanun Tasarısının İçtüzüğün 91 inci maddesine göre Temel Kanun olarak  görüşülmesi; birinci bölümünün 1 ila 10 uncu maddelerden, ikinci bölümünün Geçici 1 inci madde  dahil olmak üzere 11 ila 20 nci maddelerden oluşması,  önerilmiştir.  (Genel Kurulun 16.2.2010 tarihli 61 inci birleşiminde kabul edilmiştir.)  GRUP ÖNERİLERİ  1.- 96 Sıra Sayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısının İçtüzüğün 91 inci maddesine göre Temel  Kanun olarak görüşülmesi,  önerilmiştir.  (Not: İlk 50 bölüm 30'ar maddeden, 51 inci bölüm 1501 ilâ 1520 nci maddelerden, 52 nci  bölüm ise Geçici Madde 1, 2, 3, 4, 5 dahil 1521 ilâ 1535 inci maddelerden oluşmaktadır.)  (Genel Kurulun 8.7.2008 tarihli 127 nci birleşiminde kabul edilmiştir.)  2.- Genel Kurulun; 16, 23, 30 Mart 2010 Salı günkü birleşimlerinde bir saat sözlü sorulardan  sonra diğer denetim konularının görüşülmeyerek gündemin kanun tasarı ve teklifleri ile komisyon­ lardan gelen diğer işler kısmında yer alan işlerin görüşülmesi; 17,24,31 Mart 2010 Çarşamba günkü  birleşimlerinde sözlü soruların görüşülmemesi,  Genel Kurulun; 16, 23, 30 Mart 2010 Salı günkü birleşimlerinde 15:00 - 20:00 saatleri arasında,  11, 17, 18, 24, 25, 3 1 Mart 2010 Çarşamba ve Perşembe günkü birleşimlerinde ise 13:00 - 20:00  saatleri arasında çalışmalarına devam etmesi,  önerilmiştir.  (Genel Kurulun 4.2.2010 tarihli 57 nci birleşiminde kabul edilmiştir.)  KOMİSYON TOPLANTILARI  * Dışişleri Komisyonu  11.03.2010 Perşembe - Saat: 10.00  * İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu  11.03.2010 Perşembe - Saat: 10.00  * Dilekçe Komisyonu  11.03.2010 Perşembe - Saat: 10.30  T Ü R K İ Y E B Ü Y Ü K M İ L L E T M E C L İ S İ G Ü N D E M İ  7 2 N C I B I R L E Ş I M 1 1 M A R T 2 0 1 0 P E R Ş E M B E S A A T : 1 3 . 0 0  1 - B A Ş K A N L ı Ğ ı N G E N E L K U R U L A S U N U Ş L A R ı  2 - Ö Z E L G Ü N D E M D E YER A L A C A K İ Ş L E R  3 - S E Ç I M  4 - O Y L A M A S ı Y A P ı L A C A K I Ş L E R  5 - M E C L I S S O R U Ş T U R M A S I R A P O R L A R I  6 - G E N E L G Ö R Ü Ş M E V E M E C L I S A R A Ş T I R M A S I  Y A P ı L M A S ı N A D A I R Ö N G Ö R Ü Ş M E L E R  7 - S Ö Z L Ü S O R U L A R
Sayfa 144 -
T Ü R K İ Y E B Ü Y Ü K M İ L L E T M E C L İ S İ G Ü N D E M İ  7 2 N C I B I R L E Ş I M 1 1 M A R T 2 0 1 0 P E R Ş E M B E S A A T : 1 3 . 0 0  1 - B A Ş K A N L ı Ğ ı N G E N E L K U R U L A S U N U Ş L A R ı  2 - Ö Z E L G Ü N D E M D E YER A L A C A K İ Ş L E R  3 - S E Ç I M  4 - O Y L A M A S ı Y A P ı L A C A K I Ş L E R  5 - M E C L I S S O R U Ş T U R M A S I R A P O R L A R I  6 - G E N E L G Ö R Ü Ş M E V E M E C L I S A R A Ş T I R M A S I  Y A P ı L M A S ı N A D A I R Ö N G Ö R Ü Ş M E L E R  7 - S Ö Z L Ü S O R U L A R  8 - K A N U N T A S A R I V E T E K L I F L E R I İ L E K O M I S Y O N L A R D A N G E L E N D I Ğ E R İ Ş L E R  (X) Açık oylamaya tâbi işleri gösterir.  (*) Görüşmeleri yarım kalan Kanun Tasarı ve Tekliflerini gösterir.  (**) içtüzüğün 91 inci maddesine göre Temel Kanun olarak görüşülmesi kabul edilmiştir.  - 4 - 72 N C İ B İ R L E Ş İ M  1. - (S. Sayısı: 96) Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/324)  (Dağıtma tarihi: 1.2.2008) (*)(**)  2. - (S. Sayısı: 321) Türk Borçlar Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/499)  (Dağıtma tarihi: 15.1.2009) (*)(**)  3. - (S. Sayısı: 458) Milletlerarası Para Fonu ile Milletlerarası İmar ve Kalkınma Bankasına  Katılmak İçin Hükümete Yetki Verilmesine Dair Kanuna Ek Milletlerarası Para Fonu Ana  Sözleşmesinde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Belgelerin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair  Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/761) (Dağıtma tarihi: 5.1.2010) (*) (X)  4. - (S. Sayısı: 471) Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı  ile Avrupa Birliği Uyum, Tarım, Orman ve Köyişleri ile Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar,  Bilgi ve Teknoloji Komisyonları Raporları (1/743) (Dağıtma tarihi: 05.02.2010) (*) (**) (X)  5. - (S. Sayısı: 460) Milletlerarası İmar ve Kalkınma Bankasının Ana Sözleşmesinde  Değişikliğin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu  Raporu (1/786) (Dağıtma tarihi: 5.1.2010) (X)  6. - (S. Sayısı: 370) Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Bahreyn Krallığı Hükümeti  Arasında Uluslararası Karayolu Taşımacılığı Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna  Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/565) (Dağıtma tarihi: 4.5.2009) (X)  7. - (S. Sayısı: 371) Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve Bahreyn Krallığı Hükümeti  Arasında Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunmasına İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının  Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/387) (Dağıtma tarihi:  5.5.2009) (X)  8. - (S. Sayısı: 372) Türkiye Cumhuriyeti ve Tayland Krallığı Arasında Yatırımların  Karşılıklı Teşviki ve Korunmasına İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair  Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/316) (Dağıtma tarihi: 5.5.2009) (X)  9. - (S. Sayısı: 376) Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanlığı ile Fas Krallığı Adalet  Bakanlığı Arasında İşbirliği Konusunda Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair  Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/407) (Dağıtma tarihi: 20.5.2009) (X)  10. - (S. Sayısı: 377) Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve Kosova Öz-Yönetim Geçici  Kurumlan Adına Hareket Eden Birleşmiş Milletler Kosova Geçici Yönetim Misyonu (UNMIK)  Arasında Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunmasına İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının  Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/414) (Dağıtma tarihi:  21.5.2009) (X)  1 1 . - (S. Sayısı: 378) Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Bulgaristan Cumhuriyeti  Hükümeti Arasında Svilengrad-Kapıkule Demiryolu Sınır Geçişi Faaliyetlerinin ve Kapıkule Sınır  Mübadele Garındaki Demiryolu Sınır Hizmetlerinin Düzenlenmesine İlişkin Anlaşmanın  Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu  (1/419) (Dağıtma tarihi: 21.5.2009) (X)  12. - (S. Sayısı: 379) Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve Suriye Arap Cumhuriyeti  Hükümeti Arasında Orman ve Ormancılık Araştırmaları Alanında Bilimsel ve Teknik İşbirliği  Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu  Raporu (1/687) (Dağıtma tarihi: 21.5.2009) (X)
Sayfa 145 -
8 - K A N U N T A S A R I V E T E K L I F L E R I İ L E K O M I S Y O N L A R D A N G E L E N D I Ğ E R İ Ş L E R  (X) Açık oylamaya tâbi işleri gösterir.  (*) Görüşmeleri yarım kalan Kanun Tasarı ve Tekliflerini gösterir.  (**) içtüzüğün 91 inci maddesine göre Temel Kanun olarak görüşülmesi kabul edilmiştir.  - 4 - 72 N C İ B İ R L E Ş İ M  1. - (S. Sayısı: 96) Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/324)  (Dağıtma tarihi: 1.2.2008) (*)(**)  2. - (S. Sayısı: 321) Türk Borçlar Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/499)  (Dağıtma tarihi: 15.1.2009) (*)(**)  3. - (S. Sayısı: 458) Milletlerarası Para Fonu ile Milletlerarası İmar ve Kalkınma Bankasına  Katılmak İçin Hükümete Yetki Verilmesine Dair Kanuna Ek Milletlerarası Para Fonu Ana  Sözleşmesinde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Belgelerin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair  Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/761) (Dağıtma tarihi: 5.1.2010) (*) (X)  4. - (S. Sayısı: 471) Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı  ile Avrupa Birliği Uyum, Tarım, Orman ve Köyişleri ile Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar,  Bilgi ve Teknoloji Komisyonları Raporları (1/743) (Dağıtma tarihi: 05.02.2010) (*) (**) (X)  5. - (S. Sayısı: 460) Milletlerarası İmar ve Kalkınma Bankasının Ana Sözleşmesinde  Değişikliğin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu  Raporu (1/786) (Dağıtma tarihi: 5.1.2010) (X)  6. - (S. Sayısı: 370) Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Bahreyn Krallığı Hükümeti  Arasında Uluslararası Karayolu Taşımacılığı Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna  Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/565) (Dağıtma tarihi: 4.5.2009) (X)  7. - (S. Sayısı: 371) Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve Bahreyn Krallığı Hükümeti  Arasında Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunmasına İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının  Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/387) (Dağıtma tarihi:  5.5.2009) (X)  8. - (S. Sayısı: 372) Türkiye Cumhuriyeti ve Tayland Krallığı Arasında Yatırımların  Karşılıklı Teşviki ve Korunmasına İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair  Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/316) (Dağıtma tarihi: 5.5.2009) (X)  9. - (S. Sayısı: 376) Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanlığı ile Fas Krallığı Adalet  Bakanlığı Arasında İşbirliği Konusunda Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair  Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/407) (Dağıtma tarihi: 20.5.2009) (X)  10. - (S. Sayısı: 377) Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve Kosova Öz-Yönetim Geçici  Kurumlan Adına Hareket Eden Birleşmiş Milletler Kosova Geçici Yönetim Misyonu (UNMIK)  Arasında Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunmasına İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının  Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/414) (Dağıtma tarihi:  21.5.2009) (X)  1 1 . - (S. Sayısı: 378) Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Bulgaristan Cumhuriyeti  Hükümeti Arasında Svilengrad-Kapıkule Demiryolu Sınır Geçişi Faaliyetlerinin ve Kapıkule Sınır  Mübadele Garındaki Demiryolu Sınır Hizmetlerinin Düzenlenmesine İlişkin Anlaşmanın  Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu  (1/419) (Dağıtma tarihi: 21.5.2009) (X)  12. - (S. Sayısı: 379) Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve Suriye Arap Cumhuriyeti  Hükümeti Arasında Orman ve Ormancılık Araştırmaları Alanında Bilimsel ve Teknik İşbirliği  Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu  Raporu (1/687) (Dağıtma tarihi: 21.5.2009) (X)  8 - K A N U N T A S A R I VE T E K L I F L E R I İ L E K O M I S Y O N L A R D A N G E L E N D I Ğ E R İ Ş L E R  - 5 - 72 NCİ BİRLEŞİM  13. - (S. Sayısı: 388) Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve Guyana Cumhuriyeti Hükümeti  Arasında Ticaret ve Ekonomik İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair  Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/344) (Dağıtma tarihi: 3.6.2009) (X)  14. - (S. Sayısı: 389) Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Burkina Faso Hükümeti Arasında  Ticaretin Geliştirilmesi ve Ekonomik ve Teknik İşbirliği Anlaşma Protokolünün Onaylanmasının  Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/417) (Dağıtma tarihi:  3.6.2009) (X)  15 . - (S. Sayısı: 390) Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Laos Demokratik Halk  Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Ticaret ve Ekonomik İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının  Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/616) (Dağıtma tarihi:  3.6.2009) (X)  16. - (S. Sayısı: 391) Türkiye Cumhuriyeti ile MERCOSUR Arasında Bir Serbest Ticaret  Alanı Kurulmasına Yönelik Çerçeve Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair  Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/648) (Dağıtma tarihi: 3.6.2009) (X)  17. - (S. Sayısı: 417) Uşak Milletvekili Nuri Uslu'nun; 6831 Sayılı Orman Kanununa Ek  Madde Eklenmesi Hakkında Kanun Teklifi ve Çevre ile Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonları  Raporları (2/325) (Dağıtma tarihi: 4.8.2009)  18. - (S. Sayısı: 432) Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Kuveyt Devleti Hükümeti Arasında  Sınai İhracatın Geliştirilmesi Alanında Mutabakat Zaptının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna  Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/719) (Dağıtma tarihi: 1.12.2009) (X)  19. - (S. Sayısı: 433) Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Kuveyt Devleti Hükümeti Arasında  Ekonomik ve Teknik İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun  Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/721) (Dağıtma tarihi: 1.12.2009) (X)  20. - (S. Sayısı: 395) Kütahya Milletvekili Soner Aksoy'un; Yenilenebilir Enerji  Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanunda Değişiklik  Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ile Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji  Komisyonu Raporu (2/340) (Dağıtma tarihi: 9.6.2009)  21. - (S. Sayısı: 228) Bolu Milletvekili Fatih Metin'in; 491 Sayılı Denizcilik Müsteşarlığının  Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair  Kanun Teklifi ile Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu Raporu (2/137) (Dağıtma  tarihi: 16.5.2008)  22. - (S. Sayısı: 375) Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında  Kanun Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/674) (Dağıtma tarihi: 20.5.2009)  23. - (S. Sayısı: 99) Telsiz Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun  Tasarısı ve İçişleri Komisyonu Raporu (1/428) (Dağıtma tarihi: 1.2.2008)  24. - (S. Sayısı: 121) Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Eki  Cetvellerin Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğüne Ait Bölümünde Değişiklik Yapılmasına Dair  Kanun Tasarısı ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (1/518) (Dağıtma tarihi: 25.3.2008)  25. - (S. Sayısı: 126) Darülaceze Müessesesi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında  Kanun Tasarısı ile İçişleri Komisyonu Raporu (1/479) (Dağıtma tarihi: 27.3.2008) (**) (X)  26. - (S. Sayısı: 131) Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında  Kanun Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/487) (Dağıtma tarihi: 4.4.2008) (**)  27. - (S. Sayısı: 250) Dopingle Mücadele Kanunu Tasarısı ile Millî Eğitim, Kültür, Gençlik  ve Spor Komisyonu Raporu (1/562) (Dağıtma tarihi: 16.6.2008) (X)
Sayfa 146 -
8 - K A N U N T A S A R I VE T E K L I F L E R I İ L E K O M I S Y O N L A R D A N G E L E N D I Ğ E R İ Ş L E R  - 5 - 72 NCİ BİRLEŞİM  13. - (S. Sayısı: 388) Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve Guyana Cumhuriyeti Hükümeti  Arasında Ticaret ve Ekonomik İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair  Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/344) (Dağıtma tarihi: 3.6.2009) (X)  14. - (S. Sayısı: 389) Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Burkina Faso Hükümeti Arasında  Ticaretin Geliştirilmesi ve Ekonomik ve Teknik İşbirliği Anlaşma Protokolünün Onaylanmasının  Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/417) (Dağıtma tarihi:  3.6.2009) (X)  15 . - (S. Sayısı: 390) Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Laos Demokratik Halk  Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Ticaret ve Ekonomik İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının  Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/616) (Dağıtma tarihi:  3.6.2009) (X)  16. - (S. Sayısı: 391) Türkiye Cumhuriyeti ile MERCOSUR Arasında Bir Serbest Ticaret  Alanı Kurulmasına Yönelik Çerçeve Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair  Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/648) (Dağıtma tarihi: 3.6.2009) (X)  17. - (S. Sayısı: 417) Uşak Milletvekili Nuri Uslu'nun; 6831 Sayılı Orman Kanununa Ek  Madde Eklenmesi Hakkında Kanun Teklifi ve Çevre ile Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonları  Raporları (2/325) (Dağıtma tarihi: 4.8.2009)  18. - (S. Sayısı: 432) Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Kuveyt Devleti Hükümeti Arasında  Sınai İhracatın Geliştirilmesi Alanında Mutabakat Zaptının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna  Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/719) (Dağıtma tarihi: 1.12.2009) (X)  19. - (S. Sayısı: 433) Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Kuveyt Devleti Hükümeti Arasında  Ekonomik ve Teknik İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun  Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/721) (Dağıtma tarihi: 1.12.2009) (X)  20. - (S. Sayısı: 395) Kütahya Milletvekili Soner Aksoy'un; Yenilenebilir Enerji  Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanunda Değişiklik  Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ile Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji  Komisyonu Raporu (2/340) (Dağıtma tarihi: 9.6.2009)  21. - (S. Sayısı: 228) Bolu Milletvekili Fatih Metin'in; 491 Sayılı Denizcilik Müsteşarlığının  Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair  Kanun Teklifi ile Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu Raporu (2/137) (Dağıtma  tarihi: 16.5.2008)  22. - (S. Sayısı: 375) Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında  Kanun Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/674) (Dağıtma tarihi: 20.5.2009)  23. - (S. Sayısı: 99) Telsiz Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun  Tasarısı ve İçişleri Komisyonu Raporu (1/428) (Dağıtma tarihi: 1.2.2008)  24. - (S. Sayısı: 121) Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Eki  Cetvellerin Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğüne Ait Bölümünde Değişiklik Yapılmasına Dair  Kanun Tasarısı ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (1/518) (Dağıtma tarihi: 25.3.2008)  25. - (S. Sayısı: 126) Darülaceze Müessesesi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında  Kanun Tasarısı ile İçişleri Komisyonu Raporu (1/479) (Dağıtma tarihi: 27.3.2008) (**) (X)  26. - (S. Sayısı: 131) Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında  Kanun Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/487) (Dağıtma tarihi: 4.4.2008) (**)  27. - (S. Sayısı: 250) Dopingle Mücadele Kanunu Tasarısı ile Millî Eğitim, Kültür, Gençlik  ve Spor Komisyonu Raporu (1/562) (Dağıtma tarihi: 16.6.2008) (X)  8 - K A N U N T A S A R I V E T E K L I F L E R I İ L E K O M I S Y O N L A R D A N G E L E N D I Ğ E R İ Ş L E R  - 6 - 72 NCİ BİRLEŞİM  28. - (S. Sayısı: 260) İl İdaresi Kanunu ile Bakanlıklar ve Bağlı Kuruluşlarda Atama Usulüne  İlişkin Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ve İçişleri Komisyonu Raporu  (1/477) (Dağıtma tarihi: 25.6.2008)  29. - (S. Sayısı: 279) Millî Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunda  Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (1/623)  (Dağıtma tarihi: 29.7.2008)  30. - (S. Sayısı: 294) Türk Akreditasyon Kurumu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun ile  Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ve Avrupa Birliği Uyum ile Sanayi,  Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonları Raporları (1/613) (Dağıtma  tarihi: 1.10.2008)  31. - (S. Sayısı: 382) Çoğaltılmış Fikir ve Sanat Eserlerini Derleme Kanunu Tasarısı ile Milli  Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Raporu (1/582) (Dağıtma tarihi: 21.5.2009)  32. - (S. Sayısı: 338) Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Makedonya Cumhuriyeti Hükümeti  Arasında Sağlık ve Tıp Bilimleri Alanında İşbirliğine Dair Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun  Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/532) (Dağıtma tarihi:  26.2.2009) (X)  33. - (S. Sayısı: 341) Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Bölgesel Ofisi ile Türkiye Cumhuriyeti  Hükümeti Arasında Türkiye'de Bir DSÖ Ülke Ofisi Kurulması Üzerine Anlaşmanın  Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu  (1/614) (Dağıtma tarihi: 26.2.2009) (X)  34. - (S. Sayısı: 342) Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Suriye Arap Cumhuriyeti Hükümeti  Arasında Elektrik, Petrol, Gaz ve Maden Kaynakları Alanlarında İşbirliği Protokolünün  Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu  (1/615) (Dağıtma tarihi: 26.2.2009) (X)  35. - (S. Sayısı: 346) Türkiye Cumhuriyeti ile Yemen Cumhuriyeti Arasında Denizcilik  Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu  Raporu (1/580) (Dağıtma tarihi: 4.3.2009) (X)  36. - (S. Sayısı: 347) Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Tunus Cumhuriyeti Hükümeti  Arasında Madencilik ve Jeoloji Alanlarında İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun  Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/408) (Dağıtma tarihi:  20.3.2009) (X)  37. - (S. Sayısı: 348) Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Tunus Cumhuriyeti Hükümeti  Arasında Kadının, Ailenin ve Çocukların Statülerinin Geliştirilmesi Üzerine İşbirliği Protokolünün  Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu  (1/547) (Dağıtma tarihi: 20.3.2009) (X)  38. - (S. Sayısı: 349) Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve Tunus Cumhuriyeti Hükümeti  Arasında Görsel-İşitsel ve Yazılı İletişim ile Belgelendirme Alanlarında İşbirliği Anlaşmasının  Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu  (1/634) (Dağıtma tarihi: 20.3.2009) (X)  39. - (S. Sayısı: 350) Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü  ile Tunus Cumhuriyeti Milli Arşivi Arasında İşbirliği Protokolünün Onaylanmasının Uygun  Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/658) (Dağıtma tarihi:  20.3.2009) (X)  40. - (S. Sayısı: 306) Uluslararası Telekomünikasyon Birliği (ITU) 2003 Dünya Radyo  Komünikasyon Konferansı Sonuç Belgelerinin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun  Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/333) (Dağıtma tarihi: 3.12.2008) (X)
Sayfa 147 -
8 - K A N U N T A S A R I V E T E K L I F L E R I İ L E K O M I S Y O N L A R D A N G E L E N D I Ğ E R İ Ş L E R  - 6 - 72 NCİ BİRLEŞİM  28. - (S. Sayısı: 260) İl İdaresi Kanunu ile Bakanlıklar ve Bağlı Kuruluşlarda Atama Usulüne  İlişkin Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ve İçişleri Komisyonu Raporu  (1/477) (Dağıtma tarihi: 25.6.2008)  29. - (S. Sayısı: 279) Millî Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunda  Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (1/623)  (Dağıtma tarihi: 29.7.2008)  30. - (S. Sayısı: 294) Türk Akreditasyon Kurumu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun ile  Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ve Avrupa Birliği Uyum ile Sanayi,  Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonları Raporları (1/613) (Dağıtma  tarihi: 1.10.2008)  31. - (S. Sayısı: 382) Çoğaltılmış Fikir ve Sanat Eserlerini Derleme Kanunu Tasarısı ile Milli  Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Raporu (1/582) (Dağıtma tarihi: 21.5.2009)  32. - (S. Sayısı: 338) Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Makedonya Cumhuriyeti Hükümeti  Arasında Sağlık ve Tıp Bilimleri Alanında İşbirliğine Dair Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun  Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/532) (Dağıtma tarihi:  26.2.2009) (X)  33. - (S. Sayısı: 341) Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Bölgesel Ofisi ile Türkiye Cumhuriyeti  Hükümeti Arasında Türkiye'de Bir DSÖ Ülke Ofisi Kurulması Üzerine Anlaşmanın  Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu  (1/614) (Dağıtma tarihi: 26.2.2009) (X)  34. - (S. Sayısı: 342) Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Suriye Arap Cumhuriyeti Hükümeti  Arasında Elektrik, Petrol, Gaz ve Maden Kaynakları Alanlarında İşbirliği Protokolünün  Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu  (1/615) (Dağıtma tarihi: 26.2.2009) (X)  35. - (S. Sayısı: 346) Türkiye Cumhuriyeti ile Yemen Cumhuriyeti Arasında Denizcilik  Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu  Raporu (1/580) (Dağıtma tarihi: 4.3.2009) (X)  36. - (S. Sayısı: 347) Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Tunus Cumhuriyeti Hükümeti  Arasında Madencilik ve Jeoloji Alanlarında İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun  Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/408) (Dağıtma tarihi:  20.3.2009) (X)  37. - (S. Sayısı: 348) Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Tunus Cumhuriyeti Hükümeti  Arasında Kadının, Ailenin ve Çocukların Statülerinin Geliştirilmesi Üzerine İşbirliği Protokolünün  Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu  (1/547) (Dağıtma tarihi: 20.3.2009) (X)  38. - (S. Sayısı: 349) Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve Tunus Cumhuriyeti Hükümeti  Arasında Görsel-İşitsel ve Yazılı İletişim ile Belgelendirme Alanlarında İşbirliği Anlaşmasının  Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu  (1/634) (Dağıtma tarihi: 20.3.2009) (X)  39. - (S. Sayısı: 350) Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü  ile Tunus Cumhuriyeti Milli Arşivi Arasında İşbirliği Protokolünün Onaylanmasının Uygun  Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/658) (Dağıtma tarihi:  20.3.2009) (X)  40. - (S. Sayısı: 306) Uluslararası Telekomünikasyon Birliği (ITU) 2003 Dünya Radyo  Komünikasyon Konferansı Sonuç Belgelerinin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun  Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/333) (Dağıtma tarihi: 3.12.2008) (X)  8 - K A N U N T A S A R I V E T E K L I F L E R I İ L E K O M I S Y O N L A R D A N G E L E N D I Ğ E R İ Ş L E R  - 7 - 72 NCİ BİRLEŞİM  4 1 . - (S. Sayısı: 114) Asya-Pasifık Uzay İşbirliği Örgütü (APSCO) Sözleşmesinin  Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu  (1/367) (Dağıtma tarihi: 22.2.2008) (X)  42. - (S. Sayısı: 22) Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Kore Cumhuriyeti Hükümeti  Arasında İktisadi Kalkınma İşbirliği Fonu Kredilerine İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun  Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/288) (Dağıtma tarihi:  10.10.2007) (X)  43. - (S. Sayısı: 78) Uyuşturucu ve Psikotrop Maddelerin Kaçakçılığına Karşı Birleşmiş  Milletler Sözleşmesinin 17 nci Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Deniz Yoluyla Yapılan  Kaçakçılıkla Mücadele Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı  ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/295) (Dağıtma tarihi: 14.12.2007) (X)  44. - (S. Sayısı: 80) Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Afganistan İslam Cumhuriyeti  Hükümeti Arasında Gümrük Konularında İşbirliği ve Karşılıklı Yardımlaşma Anlaşmasının  Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu  (1/302) (Dağıtma tarihi: 14.12.2007) (X)  45. - (S. Sayısı: 62) Avrupa Konseyi Terörizmin Önlenmesi Sözleşmesinin Onaylanmasının  Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/339) (Dağıtma tarihi:  4.12.2007) (X)  46. - (S. Sayısı: 73) Irak'a Komşu Devletler Hükümetleri ile Irak Cumhuriyeti Hükümeti  Arasında Terörizm, Sınırlardan Yasadışı Sızmalar ve Örgütlü Suçlarla Mücadele Konularında  Güvenlik İşbirliğine İlişkin Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı  ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/347) (Dağıtma tarihi: 7.12.2007) (X)  47. - (S. Sayısı: 136) Türkiye Cumhuriyeti Genelkurmay Başkanlığı ile Amerika Birleşik  Devletleri Savunma Bakanlığı Arasında Savunma Uzay İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının  Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/395) (Dağıtma tarihi:  15.4.2008) (X)  48. - (S. Sayısı: 38) Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlık Türk İşbirliği ve Kalkınma İdaresi  Başkanlığı ile Özbekistan Cumhuriyeti Dış Ekonomik İlişkiler Ajansı Arasında İşbirliği  Protokolünün Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun Tasarısı ve Dışişleri  Komisyonu Raporu (1/284) (Dağıtma tarihi: 17.10.2007) (X)  49. - (S. Sayısı: 39) Türkiye Cumhuriyeti ile Amerika Devletleri Örgütü Genel Sekreterliği  Arasında Çerçeve İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun  Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/287) (Dağıtma tarihi: 17.10.2007) (X)  50. - (S. Sayısı: 59) Çocuklarla Kişisel İlişki Kurulmasına Dair Avrupa Sözleşmesinin  Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu  (1/304) (Dağıtma tarihi: 4.12.2007) (X)  51. - (S. Sayısı: 66) Güneydoğu Avrupa Sivil-Asker Acil Durum Planlama Konseyi  Kurulması Hakkında Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve  Dışişleri Komisyonu Raporu (1/300) (Dağıtma tarihi: 4.12.2007) (X)  52. - (S. Sayısı: 79) Türkiye Cumhuriyeti ile Arjantin Cumhuriyeti Arasında Veterinerlik  Alanında İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve  Dışişleri Komisyonu Raporu (1/299) (Dağıtma tarihi: 14.12.2007) (X)  53. - (S. Sayısı: 86) Malatya Milletvekili Mahmut Mücahit Fındıklı ve 7 Milletvekilinin;  Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Kanunu ve Elektrik Piyasası Kanununda Değişiklik  Yapılmasına Dair Kanunda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunda Değişiklik Yapılması  Hakkında Kanun Teklifi ve Adıyaman Milletvekili Ahmet Aydın'ın; 24.06.2006 Tarih ve 5522  Sayılı Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Kanunu ve Elektrik Piyasası Kanununda
Sayfa 148 -
8 - K A N U N T A S A R I V E T E K L I F L E R I İ L E K O M I S Y O N L A R D A N G E L E N D I Ğ E R İ Ş L E R  - 7 - 72 NCİ BİRLEŞİM  4 1 . - (S. Sayısı: 114) Asya-Pasifık Uzay İşbirliği Örgütü (APSCO) Sözleşmesinin  Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu  (1/367) (Dağıtma tarihi: 22.2.2008) (X)  42. - (S. Sayısı: 22) Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Kore Cumhuriyeti Hükümeti  Arasında İktisadi Kalkınma İşbirliği Fonu Kredilerine İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun  Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/288) (Dağıtma tarihi:  10.10.2007) (X)  43. - (S. Sayısı: 78) Uyuşturucu ve Psikotrop Maddelerin Kaçakçılığına Karşı Birleşmiş  Milletler Sözleşmesinin 17 nci Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Deniz Yoluyla Yapılan  Kaçakçılıkla Mücadele Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı  ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/295) (Dağıtma tarihi: 14.12.2007) (X)  44. - (S. Sayısı: 80) Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Afganistan İslam Cumhuriyeti  Hükümeti Arasında Gümrük Konularında İşbirliği ve Karşılıklı Yardımlaşma Anlaşmasının  Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu  (1/302) (Dağıtma tarihi: 14.12.2007) (X)  45. - (S. Sayısı: 62) Avrupa Konseyi Terörizmin Önlenmesi Sözleşmesinin Onaylanmasının  Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/339) (Dağıtma tarihi:  4.12.2007) (X)  46. - (S. Sayısı: 73) Irak'a Komşu Devletler Hükümetleri ile Irak Cumhuriyeti Hükümeti  Arasında Terörizm, Sınırlardan Yasadışı Sızmalar ve Örgütlü Suçlarla Mücadele Konularında  Güvenlik İşbirliğine İlişkin Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı  ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/347) (Dağıtma tarihi: 7.12.2007) (X)  47. - (S. Sayısı: 136) Türkiye Cumhuriyeti Genelkurmay Başkanlığı ile Amerika Birleşik  Devletleri Savunma Bakanlığı Arasında Savunma Uzay İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının  Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/395) (Dağıtma tarihi:  15.4.2008) (X)  48. - (S. Sayısı: 38) Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlık Türk İşbirliği ve Kalkınma İdaresi  Başkanlığı ile Özbekistan Cumhuriyeti Dış Ekonomik İlişkiler Ajansı Arasında İşbirliği  Protokolünün Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun Tasarısı ve Dışişleri  Komisyonu Raporu (1/284) (Dağıtma tarihi: 17.10.2007) (X)  49. - (S. Sayısı: 39) Türkiye Cumhuriyeti ile Amerika Devletleri Örgütü Genel Sekreterliği  Arasında Çerçeve İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun  Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/287) (Dağıtma tarihi: 17.10.2007) (X)  50. - (S. Sayısı: 59) Çocuklarla Kişisel İlişki Kurulmasına Dair Avrupa Sözleşmesinin  Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu  (1/304) (Dağıtma tarihi: 4.12.2007) (X)  51. - (S. Sayısı: 66) Güneydoğu Avrupa Sivil-Asker Acil Durum Planlama Konseyi  Kurulması Hakkında Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve  Dışişleri Komisyonu Raporu (1/300) (Dağıtma tarihi: 4.12.2007) (X)  52. - (S. Sayısı: 79) Türkiye Cumhuriyeti ile Arjantin Cumhuriyeti Arasında Veterinerlik  Alanında İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve  Dışişleri Komisyonu Raporu (1/299) (Dağıtma tarihi: 14.12.2007) (X)  53. - (S. Sayısı: 86) Malatya Milletvekili Mahmut Mücahit Fındıklı ve 7 Milletvekilinin;  Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Kanunu ve Elektrik Piyasası Kanununda Değişiklik  Yapılmasına Dair Kanunda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunda Değişiklik Yapılması  Hakkında Kanun Teklifi ve Adıyaman Milletvekili Ahmet Aydın'ın; 24.06.2006 Tarih ve 5522  Sayılı Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Kanunu ve Elektrik Piyasası Kanununda  8 - K A N U N T A S A R I V E T E K L I F L E R I İ L E K O M I S Y O N L A R D A N G E L E N D I Ğ E R İ Ş L E R  - 8 - 72 NCİ BİRLEŞİM  Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi ile Sanayi,  Ticaret, Enerji, Tabiî Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Raporu (2/103, 2/104) (Dağıtma  tarihi: 27.12.2007)  54. - (S. Sayısı: 92) Malatya Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu ve 20 Milletvekilinin;  Muhtar Ödeneklerinin Arttırılmasına ve Sosyal Güvenliklerine İlişkin Kanun Teklifi ve İçtüzüğün  37 nci Maddesine Göre Doğrudan Gündeme Alınma Önergesi (2/42) (Dağıtma tarihi: 10.1.2008)  55. - (S. Sayısı: 106) Tokat Milletvekili Reşat Doğru ve 2 Milletvekilinin; Yüksek Öğrenim  Kredi ve Yurtlar Kurumu Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ve İçtüzüğün  37 nci Maddesine Göre Doğrudan Gündeme Alınma Önergesi (2/47) (Dağıtma tarihi: 11.2.2008)  56. - (S. Sayısı: 107) Zonguldak Milletvekili Koksal Toptan'ın; Türkiye Büyük Millet  Meclisi İçtüzüğünün Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi Hakkında İçtüzük Teklifi ve Anayasa  Komisyonu Raporu (2/122) (Dağıtma tarihi: 12.2.2008)  57. - (S. Sayısı: 122) İstanbul Milletvekili Atila Kaya ve 10 Milletvekilinin; Ulusal Bayram  ve Genel Tatiller Hakkında Kanuna Ek Madde Eklenmesine Dair Kanun Teklifinin (2/121),  İçtüzüğün 37 nci Maddesine Göre Doğrudan Gündeme Alınma Önergesi (Dağıtma tarihi:  25.3.2008)  58. - (S. Sayısı: 132) Ankara Milletvekili Yılmaz Ateş'in; Devlet Memurları Kanununda  Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ve İçtüzüğün 37 nci Maddesine Göre Doğrudan  Gündeme Alınma Önergesi (2/116) (Dağıtma tarihi: 7.4.2008)  5 9 . - (S. Sayısı: 235) Çorum Milletvekili Agah Kafkas ve 6 Milletvekilinin; 2821 Sayılı  Sendikalar Kanunu ile 2822 Sayılı Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Kanununda Değişiklik  Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ile Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Raporu  (2/240) (Dağıtma tarihi: 28.5.2008) (X)  60. - (S. Sayısı: 245) Türkiye Cumhuriyeti Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ile Yemen  Cumhuriyeti Balıkçılık Bakanlığı Arasında Balıkçılık ve Su Ürünleri Alanlarında Teknik, Bilimsel  ve Ekonomik İşbirliği Mutabakat Zaptının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun  Tasarısı ve Tarım, Orman ve Köyişleri ile Dışişleri Komisyonları Raporları (1/488) (Dağıtma  tarihi: 11.6.2008) (X)  61. - (S. Sayısı: 286) Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve Ukrayna Hükümeti Arasında Enerji  Alanında İşbirliğine İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun  Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/317) (Dağıtma tarihi: 1.10.2008) (X)  62. - (S. Sayısı: 139 ve 139'a 1 inci Ek) İstanbul Milletvekili Abdulkadir Aksu'nun Yasama  Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi ve Anayasa ve Adalet  Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyonun Kovuşturmanın Milletvekilliği Sıfatının  Sona Ermesine Kadar Ertelenmesine Dair Raporu ve Antalya Milletvekili Tayfur Süner ve 4  Milletvekilinin İçtüzüğün 133 üncü Maddesine Göre Rapora İtirazı (3/102) (Dağıtma tarihleri:  28.4.2008, 19.6.2008)  63. - (S. Sayısı: 140 ve 140'a 1 inci Ek) Amasya Milletvekili Akif Gülle'nin Yasama  Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi ve Anayasa ve Adalet  Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyonun Kovuşturmanın Milletvekilliği Sıfatının  Sona Ermesine Kadar Ertelenmesine Dair Raporu ve Burdur Milletvekili R. Kerim Özkan ve 4  Milletvekilinin İçtüzüğün 133 üncü Maddesine Göre Rapora İtirazı (3/103) (Dağıtma tarihleri:  28.4.2008, 19.6.2008)
Sayfa 149 -
8 - K A N U N T A S A R I V E T E K L I F L E R I İ L E K O M I S Y O N L A R D A N G E L E N D I Ğ E R İ Ş L E R  - 8 - 72 NCİ BİRLEŞİM  Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi ile Sanayi,  Ticaret, Enerji, Tabiî Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Raporu (2/103, 2/104) (Dağıtma  tarihi: 27.12.2007)  54. - (S. Sayısı: 92) Malatya Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu ve 20 Milletvekilinin;  Muhtar Ödeneklerinin Arttırılmasına ve Sosyal Güvenliklerine İlişkin Kanun Teklifi ve İçtüzüğün  37 nci Maddesine Göre Doğrudan Gündeme Alınma Önergesi (2/42) (Dağıtma tarihi: 10.1.2008)  55. - (S. Sayısı: 106) Tokat Milletvekili Reşat Doğru ve 2 Milletvekilinin; Yüksek Öğrenim  Kredi ve Yurtlar Kurumu Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ve İçtüzüğün  37 nci Maddesine Göre Doğrudan Gündeme Alınma Önergesi (2/47) (Dağıtma tarihi: 11.2.2008)  56. - (S. Sayısı: 107) Zonguldak Milletvekili Koksal Toptan'ın; Türkiye Büyük Millet  Meclisi İçtüzüğünün Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi Hakkında İçtüzük Teklifi ve Anayasa  Komisyonu Raporu (2/122) (Dağıtma tarihi: 12.2.2008)  57. - (S. Sayısı: 122) İstanbul Milletvekili Atila Kaya ve 10 Milletvekilinin; Ulusal Bayram  ve Genel Tatiller Hakkında Kanuna Ek Madde Eklenmesine Dair Kanun Teklifinin (2/121),  İçtüzüğün 37 nci Maddesine Göre Doğrudan Gündeme Alınma Önergesi (Dağıtma tarihi:  25.3.2008)  58. - (S. Sayısı: 132) Ankara Milletvekili Yılmaz Ateş'in; Devlet Memurları Kanununda  Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ve İçtüzüğün 37 nci Maddesine Göre Doğrudan  Gündeme Alınma Önergesi (2/116) (Dağıtma tarihi: 7.4.2008)  5 9 . - (S. Sayısı: 235) Çorum Milletvekili Agah Kafkas ve 6 Milletvekilinin; 2821 Sayılı  Sendikalar Kanunu ile 2822 Sayılı Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Kanununda Değişiklik  Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ile Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Raporu  (2/240) (Dağıtma tarihi: 28.5.2008) (X)  60. - (S. Sayısı: 245) Türkiye Cumhuriyeti Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ile Yemen  Cumhuriyeti Balıkçılık Bakanlığı Arasında Balıkçılık ve Su Ürünleri Alanlarında Teknik, Bilimsel  ve Ekonomik İşbirliği Mutabakat Zaptının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun  Tasarısı ve Tarım, Orman ve Köyişleri ile Dışişleri Komisyonları Raporları (1/488) (Dağıtma  tarihi: 11.6.2008) (X)  61. - (S. Sayısı: 286) Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve Ukrayna Hükümeti Arasında Enerji  Alanında İşbirliğine İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun  Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/317) (Dağıtma tarihi: 1.10.2008) (X)  62. - (S. Sayısı: 139 ve 139'a 1 inci Ek) İstanbul Milletvekili Abdulkadir Aksu'nun Yasama  Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi ve Anayasa ve Adalet  Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyonun Kovuşturmanın Milletvekilliği Sıfatının  Sona Ermesine Kadar Ertelenmesine Dair Raporu ve Antalya Milletvekili Tayfur Süner ve 4  Milletvekilinin İçtüzüğün 133 üncü Maddesine Göre Rapora İtirazı (3/102) (Dağıtma tarihleri:  28.4.2008, 19.6.2008)  63. - (S. Sayısı: 140 ve 140'a 1 inci Ek) Amasya Milletvekili Akif Gülle'nin Yasama  Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi ve Anayasa ve Adalet  Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyonun Kovuşturmanın Milletvekilliği Sıfatının  Sona Ermesine Kadar Ertelenmesine Dair Raporu ve Burdur Milletvekili R. Kerim Özkan ve 4  Milletvekilinin İçtüzüğün 133 üncü Maddesine Göre Rapora İtirazı (3/103) (Dağıtma tarihleri:  28.4.2008, 19.6.2008)  8 - K A N U N T A S A R I V E T E K L I F L E R I İ L E K O M I S Y O N L A R D A N G E L E N D I Ğ E R İ Ş L E R  - 9 - 72 NCİ BİRLEŞİM  64. - (S. Sayısı: 141 ve 141'e 1 inci Ek) Adana Milletvekili Dengir Mir Mehmet Fırat'ın  Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi ve Anayasa ve Adalet  Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyonun Kovuşturmanın Milletvekilliği Sıfatının  Sona Ermesine Kadar Ertelenmesine Dair Raporu ve Burdur Milletvekili R. Kerim Özkan ve 4  Milletvekilinin İçtüzüğün 133 üncü Maddesine Göre Rapora İtirazı (3/104) (Dağıtma tarihleri:  28.4.2008, 19.6.2008)  65. - (S. Sayısı: 142 ve 142'ye 1 inci Ek) Trabzon Milletvekili Asım Aykan'ın Yasama  Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi ve Anayasa ve Adalet  Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyonun Kovuşturmanın Milletvekilliği Sıfatının  Sona Ermesine Kadar Ertelenmesine Dair Raporu ve Ordu Milletvekili Rahmi Güner ve 4  Milletvekilinin İçtüzüğün 133 üncü Maddesine Göre Rapora İtirazı (3/105) (Dağıtma tarihleri:  28.4.2008, 19.6.2008)  66. - (S. Sayısı: 143 ve 143'e 1 inci Ek) Düzce Milletvekili Metin Kaşıkoğlu'nun Yasama  Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi ve Anayasa ve Adalet  Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyonun Kovuşturmanın Milletvekilliği Sıfatının  Sona Ermesine Kadar Ertelenmesine Dair Raporu ve Afyonkarahisar Milletvekili Halil Ünlütepe  ve 4 Milletvekilinin İçtüzüğün 133 üncü Maddesine Göre Rapora İtirazı (3/106) (Dağıtma  tarihleri: 28.4.2008, 19.6.2008)  67. - (S. Sayısı: 144 ve 144'e 1 inci Ek) Konya Milletvekili Atilla Kart'ın Yasama  Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi ve Anayasa ve Adalet  Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyonun Kovuşturmanın Milletvekilliği Sıfatının  Sona Ermesine Kadar Ertelenmesine Dair Raporu ve Konya Milletvekili Atilla Kart'ın İçtüzüğün  133 üncü Maddesine Göre Rapora İtirazı (3/107) (Dağıtma tarihleri: 28.4.2008, 19.6.2008)  68. - (S. Sayısı: 145 ve 145'e 1 inci Ek) Denizli Milletvekili Mehmet Salih Erdoğan'ın  Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi ve Anayasa ve Adalet  Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyonun Kovuşturmanın Milletvekilliği Sıfatının  Sona Ermesine Kadar Ertelenmesine Dair Raporu ve Tekirdağ Milletvekili Enis Tütüncü ve 4  Milletvekilinin İçtüzüğün 133 üncü Maddesine Göre Rapora İtirazı (3/108) (Dağıtma tarihleri:  28.4.2008, 19.6.2008)  69. - (S. Sayısı: 146 ve 146'ya 1 inci Ek) Afyonkarahisar Milletvekili Ahmet Koca'nın  Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi ve Anayasa ve Adalet  Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyonun Kovuşturmanın Milletvekilliği Sıfatının  Sona Ermesine Kadar Ertelenmesine Dair Raporu ve Tekirdağ Milletvekili Enis Tütüncü ve 4  Milletvekilinin İçtüzüğün 133 üncü Maddesine Göre Rapora İtirazı (3/109) (Dağıtma tarihleri:  28.4.2008, 19.6.2008)  70. - (S. Sayısı: 147 ve 147'ye 1 inci Ek) Trabzon Milletvekili Asım Aykan'ın Yasama  Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi ve Anayasa ve Adalet  Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyonun Kovuşturmanın Milletvekilliği Sıfatının  Sona Ermesine Kadar Ertelenmesine Dair Raporu ve Tekirdağ Milletvekili Enis Tütüncü ve 4  Milletvekilinin İçtüzüğün 133 üncü Maddesine Göre Rapora İtirazı (3/110) (Dağıtma tarihleri:  28.4.2008, 19.6.2008)  7 1 . - (S. Sayısı: 148 ve 148'e 1 inci Ek) Bilecik Milletvekili Yaşar Tüzün'ün Yasama  Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi ve Anayasa ve Adalet  Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyonun Kovuşturmanın Milletvekilliği Sıfatının  Sona Ermesine Kadar Ertelenmesine Dair Raporu ve Bilecik Milletvekili Yaşar Tüzün'ün
Sayfa 150 -
8 - K A N U N T A S A R I V E T E K L I F L E R I İ L E K O M I S Y O N L A R D A N G E L E N D I Ğ E R İ Ş L E R  - 9 - 72 NCİ BİRLEŞİM  64. - (S. Sayısı: 141 ve 141'e 1 inci Ek) Adana Milletvekili Dengir Mir Mehmet Fırat'ın  Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi ve Anayasa ve Adalet  Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyonun Kovuşturmanın Milletvekilliği Sıfatının  Sona Ermesine Kadar Ertelenmesine Dair Raporu ve Burdur Milletvekili R. Kerim Özkan ve 4  Milletvekilinin İçtüzüğün 133 üncü Maddesine Göre Rapora İtirazı (3/104) (Dağıtma tarihleri:  28.4.2008, 19.6.2008)  65. - (S. Sayısı: 142 ve 142'ye 1 inci Ek) Trabzon Milletvekili Asım Aykan'ın Yasama  Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi ve Anayasa ve Adalet  Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyonun Kovuşturmanın Milletvekilliği Sıfatının  Sona Ermesine Kadar Ertelenmesine Dair Raporu ve Ordu Milletvekili Rahmi Güner ve 4  Milletvekilinin İçtüzüğün 133 üncü Maddesine Göre Rapora İtirazı (3/105) (Dağıtma tarihleri:  28.4.2008, 19.6.2008)  66. - (S. Sayısı: 143 ve 143'e 1 inci Ek) Düzce Milletvekili Metin Kaşıkoğlu'nun Yasama  Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi ve Anayasa ve Adalet  Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyonun Kovuşturmanın Milletvekilliği Sıfatının  Sona Ermesine Kadar Ertelenmesine Dair Raporu ve Afyonkarahisar Milletvekili Halil Ünlütepe  ve 4 Milletvekilinin İçtüzüğün 133 üncü Maddesine Göre Rapora İtirazı (3/106) (Dağıtma  tarihleri: 28.4.2008, 19.6.2008)  67. - (S. Sayısı: 144 ve 144'e 1 inci Ek) Konya Milletvekili Atilla Kart'ın Yasama  Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi ve Anayasa ve Adalet  Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyonun Kovuşturmanın Milletvekilliği Sıfatının  Sona Ermesine Kadar Ertelenmesine Dair Raporu ve Konya Milletvekili Atilla Kart'ın İçtüzüğün  133 üncü Maddesine Göre Rapora İtirazı (3/107) (Dağıtma tarihleri: 28.4.2008, 19.6.2008)  68. - (S. Sayısı: 145 ve 145'e 1 inci Ek) Denizli Milletvekili Mehmet Salih Erdoğan'ın  Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi ve Anayasa ve Adalet  Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyonun Kovuşturmanın Milletvekilliği Sıfatının  Sona Ermesine Kadar Ertelenmesine Dair Raporu ve Tekirdağ Milletvekili Enis Tütüncü ve 4  Milletvekilinin İçtüzüğün 133 üncü Maddesine Göre Rapora İtirazı (3/108) (Dağıtma tarihleri:  28.4.2008, 19.6.2008)  69. - (S. Sayısı: 146 ve 146'ya 1 inci Ek) Afyonkarahisar Milletvekili Ahmet Koca'nın  Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi ve Anayasa ve Adalet  Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyonun Kovuşturmanın Milletvekilliği Sıfatının  Sona Ermesine Kadar Ertelenmesine Dair Raporu ve Tekirdağ Milletvekili Enis Tütüncü ve 4  Milletvekilinin İçtüzüğün 133 üncü Maddesine Göre Rapora İtirazı (3/109) (Dağıtma tarihleri:  28.4.2008, 19.6.2008)  70. - (S. Sayısı: 147 ve 147'ye 1 inci Ek) Trabzon Milletvekili Asım Aykan'ın Yasama  Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi ve Anayasa ve Adalet  Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyonun Kovuşturmanın Milletvekilliği Sıfatının  Sona Ermesine Kadar Ertelenmesine Dair Raporu ve Tekirdağ Milletvekili Enis Tütüncü ve 4  Milletvekilinin İçtüzüğün 133 üncü Maddesine Göre Rapora İtirazı (3/110) (Dağıtma tarihleri:  28.4.2008, 19.6.2008)  7 1 . - (S. Sayısı: 148 ve 148'e 1 inci Ek) Bilecik Milletvekili Yaşar Tüzün'ün Yasama  Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi ve Anayasa ve Adalet  Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyonun Kovuşturmanın Milletvekilliği Sıfatının  Sona Ermesine Kadar Ertelenmesine Dair Raporu ve Bilecik Milletvekili Yaşar Tüzün'ün  8 - K A N U N T A S A R I V E T E K L I F L E R I İ L E K O M I S Y O N L A R D A N G E L E N D I Ğ E R İ Ş L E R  - 10 - 72 NCİ BİRLEŞİM  İçtüzüğün 133 üncü Maddesine Göre Rapora İtirazı (3/111) (Dağıtma tarihleri: 28.4.2008,  19.6.2008)  72. - (S. Sayısı: 149 ve 149'a 1 inci Ek) Hatay Milletvekili Sadullah Ergin'in Yasama  Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi ve Anayasa ve Adalet  Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyonun Kovuşturmanın Milletvekilliği Sıfatının  Sona Ermesine Kadar Ertelenmesine Dair Raporu ve Tekirdağ Milletvekili Enis Tütüncü ve 4  Milletvekilinin İçtüzüğün 133 üncü Maddesine Göre Rapora İtirazı (3/112) (Dağıtma tarihleri:  7.5.2008, 19.6.2008)  73. - (S. Sayısı: 150 ve 150'ye 1 inci Ek) Kütahya Milletvekili Hüsnü Ordu'nun Yasama  Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi ve Anayasa ve Adalet  Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyonun Kovuşturmanın Milletvekilliği Sıfatının  Sona Ermesine Kadar Ertelenmesine Dair Raporu ve Tekirdağ Milletvekili Enis Tütüncü ve 4  Milletvekilinin İçtüzüğün 133 üncü Maddesine Göre Rapora İtirazı (3/113) (Dağıtma tarihleri:  7.5.2008, 19.6.2008)  74. - (S. Sayısı: 151 ve 151'e 1 inci Ek) Hatay Milletvekili Gökhan Durgun'un Yasama  Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi ve Anayasa ve Adalet  Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyonun Kovuşturmanın Milletvekilliği Sıfatının  Sona Ermesine Kadar Ertelenmesine Dair Raporu ve Hatay Milletvekili Gökhan Durgun'un  İçtüzüğün 133 üncü Maddesine Göre Rapora İtirazı (3/114) (Dağıtma tarihleri: 7.5.2008,  19.6.2008)  75. - (S. Sayısı: 152 ve 152'ye 1 inci Ek) Kocaeli Milletvekilleri Nihat Ergün ve Osman  Pepe'nin Yasama Dokunulmazlıklarının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi ve  Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyonun Kovuşturmanın  Milletvekilliği Sıfatının Sona Ermesine Kadar Ertelenmesine Dair Raporları ve İstanbul  Milletvekili Mehmet Sevigen ve 4 Milletvekilinin İçtüzüğün 133 üncü Maddesine Göre Raporlara  İtirazları (3/115) (Dağıtma tarihleri: 7.5.2008, 19.6.2008)  76. - (S. Sayısı: 153 ve 153'e 1 inci Ek) Gaziantep Milletvekili Mehmet Sarı'nın Yasama  Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi ve Anayasa ve Adalet  Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyonun Kovuşturmanın Milletvekilliği Sıfatının  Sona Ermesine Kadar Ertelenmesine Dair Raporu ve İstanbul Milletvekili Mehmet Sevigen ve 4  Milletvekilinin İçtüzüğün 133 üncü Maddesine Göre Rapora İtirazı (3/116) (Dağıtma tarihleri:  7.5.2008, 19.6.2008)  77. - (S. Sayısı: 154 ve 154'e 1 inci Ek) Kütahya Milletvekili Soner Aksoy'un Yasama  Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi ve Anayasa ve Adalet  Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyonun Kovuşturmanın Milletvekilliği Sıfatının  Sona Ermesine Kadar Ertelenmesine Dair Raporu ve İstanbul Milletvekili Mehmet Sevigen ve 4  Milletvekilinin İçtüzüğün 133 üncü Maddesine Göre Rapora İtirazı (3/117) (Dağıtma tarihleri:  7.5.2008, 20.6.2008)  78. - (S. Sayısı: 156 ve 156'ya 1 inci Ek) Karabük Milletvekili Mehmet Ceylan'ın Yasama  Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi ve Anayasa ve Adalet  Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyonun Kovuşturmanın Milletvekilliği Sıfatının  Sona Ermesine Kadar Ertelenmesine Dair Raporu ve İstanbul Milletvekili Mehmet Sevigen ve 4  Milletvekilinin İçtüzüğün 133 üncü Maddesine Göre Rapora İtirazı (3/119) (Dağıtma tarihleri:  7.5.2008, 20.6.2008)  79. - (S. Sayısı: 157 ve 157'ye 1 inci Ek) Zonguldak Milletvekili Polat Türkmen'in Yasama  Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi ve Anayasa ve Adalet  Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyonun Kovuşturmanın Milletvekilliği Sıfatının  Sona Ermesine Kadar Ertelenmesine Dair Raporu ve İstanbul Milletvekili Mehmet Sevigen ve 4
Sayfa 151 -
8 - K A N U N T A S A R I V E T E K L I F L E R I İ L E K O M I S Y O N L A R D A N G E L E N D I Ğ E R İ Ş L E R  - 10 - 72 NCİ BİRLEŞİM  İçtüzüğün 133 üncü Maddesine Göre Rapora İtirazı (3/111) (Dağıtma tarihleri: 28.4.2008,  19.6.2008)  72. - (S. Sayısı: 149 ve 149'a 1 inci Ek) Hatay Milletvekili Sadullah Ergin'in Yasama  Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi ve Anayasa ve Adalet  Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyonun Kovuşturmanın Milletvekilliği Sıfatının  Sona Ermesine Kadar Ertelenmesine Dair Raporu ve Tekirdağ Milletvekili Enis Tütüncü ve 4  Milletvekilinin İçtüzüğün 133 üncü Maddesine Göre Rapora İtirazı (3/112) (Dağıtma tarihleri:  7.5.2008, 19.6.2008)  73. - (S. Sayısı: 150 ve 150'ye 1 inci Ek) Kütahya Milletvekili Hüsnü Ordu'nun Yasama  Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi ve Anayasa ve Adalet  Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyonun Kovuşturmanın Milletvekilliği Sıfatının  Sona Ermesine Kadar Ertelenmesine Dair Raporu ve Tekirdağ Milletvekili Enis Tütüncü ve 4  Milletvekilinin İçtüzüğün 133 üncü Maddesine Göre Rapora İtirazı (3/113) (Dağıtma tarihleri:  7.5.2008, 19.6.2008)  74. - (S. Sayısı: 151 ve 151'e 1 inci Ek) Hatay Milletvekili Gökhan Durgun'un Yasama  Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi ve Anayasa ve Adalet  Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyonun Kovuşturmanın Milletvekilliği Sıfatının  Sona Ermesine Kadar Ertelenmesine Dair Raporu ve Hatay Milletvekili Gökhan Durgun'un  İçtüzüğün 133 üncü Maddesine Göre Rapora İtirazı (3/114) (Dağıtma tarihleri: 7.5.2008,  19.6.2008)  75. - (S. Sayısı: 152 ve 152'ye 1 inci Ek) Kocaeli Milletvekilleri Nihat Ergün ve Osman  Pepe'nin Yasama Dokunulmazlıklarının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi ve  Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyonun Kovuşturmanın  Milletvekilliği Sıfatının Sona Ermesine Kadar Ertelenmesine Dair Raporları ve İstanbul  Milletvekili Mehmet Sevigen ve 4 Milletvekilinin İçtüzüğün 133 üncü Maddesine Göre Raporlara  İtirazları (3/115) (Dağıtma tarihleri: 7.5.2008, 19.6.2008)  76. - (S. Sayısı: 153 ve 153'e 1 inci Ek) Gaziantep Milletvekili Mehmet Sarı'nın Yasama  Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi ve Anayasa ve Adalet  Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyonun Kovuşturmanın Milletvekilliği Sıfatının  Sona Ermesine Kadar Ertelenmesine Dair Raporu ve İstanbul Milletvekili Mehmet Sevigen ve 4  Milletvekilinin İçtüzüğün 133 üncü Maddesine Göre Rapora İtirazı (3/116) (Dağıtma tarihleri:  7.5.2008, 19.6.2008)  77. - (S. Sayısı: 154 ve 154'e 1 inci Ek) Kütahya Milletvekili Soner Aksoy'un Yasama  Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi ve Anayasa ve Adalet  Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyonun Kovuşturmanın Milletvekilliği Sıfatının  Sona Ermesine Kadar Ertelenmesine Dair Raporu ve İstanbul Milletvekili Mehmet Sevigen ve 4  Milletvekilinin İçtüzüğün 133 üncü Maddesine Göre Rapora İtirazı (3/117) (Dağıtma tarihleri:  7.5.2008, 20.6.2008)  78. - (S. Sayısı: 156 ve 156'ya 1 inci Ek) Karabük Milletvekili Mehmet Ceylan'ın Yasama  Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi ve Anayasa ve Adalet  Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyonun Kovuşturmanın Milletvekilliği Sıfatının  Sona Ermesine Kadar Ertelenmesine Dair Raporu ve İstanbul Milletvekili