(Kanunum resmi kaynak değildir; kullanıcılar sunulan yürürlük ve metin bilgilerini resmi kaynaklardan teyid etmelidir.)
Sayfa 1 -
DÖNEM: 23 CİLT: 66 YASAMA YILI: 4  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ  TUTANAK DERGİSİ  85'inci Birleşim  13 Nisan 2010 Salı  (Bu Tutanak Dergisi 'ndeyer alan ve kâtip üyeler tarafından okunmuş bulunan her tür belge ile konuşmacılar  tarafından ifade edilmiş ve tırnak içinde belirtilmiş alıntı sözler aslına uygun olarak yazılmıştır.)  İ Ç İ N D E K İ L E R S a v f a  I. - GEÇEN TUTANAK ÖZETİ 183  II. - GELEN KÂĞITLAR 185  III. - YOKLAMALAR 217,261  IV. - GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR 192  A) MİLLETVEKİLLERİNİN GÜNDEM DIŞI KONUŞMALARI 192:196  1.- Siirt Milletvekili M. Yılmaz Helvacıoğlu'nun, Mimar Sinan'ın  ölümünün 422'nci yıl dönümü ve Mimar Sinan Haftası'na ilişkin gündem  dışı konuşması 192:193  2.- İzmir Milletvekili Şenol Bal'ın, Kırgızistan Cumhuriyeti'nde  meydana gelen son olaylar ve gelişmelere ilişkin gündem dışı konuşması 194:195  3.- İzmir Milletvekili Selçuk Ayhan'ın, İzmir Torbalı Pancar köyü  halkının sözleşmeli kiracı olarak uzun süredir tarım yaptıkları arazilerin  ellerinden alınmak istenmesine ilişkin gündem dışı konuşması 195:196
Sayfa 2 -
DÖNEM: 23 CİLT: 66 YASAMA YILI: 4  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ  TUTANAK DERGİSİ  85'inci Birleşim  13 Nisan 2010 Salı  (Bu Tutanak Dergisi 'ndeyer alan ve kâtip üyeler tarafından okunmuş bulunan her tür belge ile konuşmacılar  tarafından ifade edilmiş ve tırnak içinde belirtilmiş alıntı sözler aslına uygun olarak yazılmıştır.)  İ Ç İ N D E K İ L E R S a v f a  I. - GEÇEN TUTANAK ÖZETİ 183  II. - GELEN KÂĞITLAR 185  III. - YOKLAMALAR 217,261  IV. - GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR 192  A) MİLLETVEKİLLERİNİN GÜNDEM DIŞI KONUŞMALARI 192:196  1.- Siirt Milletvekili M. Yılmaz Helvacıoğlu'nun, Mimar Sinan'ın  ölümünün 422'nci yıl dönümü ve Mimar Sinan Haftası'na ilişkin gündem  dışı konuşması 192:193  2.- İzmir Milletvekili Şenol Bal'ın, Kırgızistan Cumhuriyeti'nde  meydana gelen son olaylar ve gelişmelere ilişkin gündem dışı konuşması 194:195  3.- İzmir Milletvekili Selçuk Ayhan'ın, İzmir Torbalı Pancar köyü  halkının sözleşmeli kiracı olarak uzun süredir tarım yaptıkları arazilerin  ellerinden alınmak istenmesine ilişkin gündem dışı konuşması 195:196  TBMM B: 85 13 . 4 . 2010  Savfa  V.- BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI 197,212,217  A) MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGELERİ 197:204  1.- Diyarbakır Milletvekili Selahattin Demirtaş ve 19 milletvekilinin,  Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da artış gösteren kanser vakalarının  araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis  araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/666) 197:198  2.- Trabzon Milletvekili Cevdet Erdöl ve 21 milletvekilinin, kanser  hastalığı konusunun araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi  amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/667) 198:200  3.- Ankara Milletvekili Tekin Bingöl ve 23 milletvekilinin, kanser  hastalığı konusunun araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi  amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/668) 200:202  4.- Antalya Milletvekili Osman Kaptan ve 21 milletvekilinin, TOKİ'nin  faaliyetlerinin araştırılması amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin  önergesi (10/669) 202:204  B) TEZKERELER 204:205  1.- Çin Halk Cumhuriyeti Ulusal Halk Kongresinin vaki davetine  icabetle TBMM İçişleri Komisyonu üyelerinden oluşan bir Parlamento  heyetinin Çin Halk Cumhuriyeti'ne resmî ziyarette bulunmasına ilişkin  Başkanlık tezkeresi (3/1171) 204:205  C) ÖNERGELER 212:216,217  1.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru'nun, (2/447) esas numaralı Kanun  Teklifi'nin doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önergesi (4/202) 212:216 217  VI.- ÖNERİLER 205  A) DANIŞMA KURULU ÖNERİLERİ 205:212  1.- Gündemdeki sıralamanın yeniden düzenlenmesine ilişkin Danışma  Kurulu önerisi 205:212  VII.- SOZLU SORULAR VE CEVAPLARI 217  1.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz'ün, yükseköğrenim öğrencile­ rinin yurt ihtiyacına ilişkin Millî Eğitim Bakanından sözlü soru önergesi  (6/1038) ve Devlet Bakanı Faruk Nafiz Özak'ın cevabı 217:242  2.- Niğde Milletvekili Mümin İnan'ın, TÜİK'in bazı verileri üzerindeki  tartışmalara ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/1082) ve Devlet  Bakanı Faruk Nafiz Özak'm cevabı 217:242  3.- Tunceli Milletvekili Kamer Genc'in, Ergenekon soruşturmasıyla  ilgili bazı hususlara ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/1125) ve  Devlet Bakanı Faruk Nafiz Özak'ın cevabı ^^ 7.242  - 1 7 4 -
Sayfa 3 -
TBMM B: 85 13 . 4 . 2010  Savfa  V.- BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI 197,212,217  A) MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGELERİ 197:204  1.- Diyarbakır Milletvekili Selahattin Demirtaş ve 19 milletvekilinin,  Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da artış gösteren kanser vakalarının  araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis  araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/666) 197:198  2.- Trabzon Milletvekili Cevdet Erdöl ve 21 milletvekilinin, kanser  hastalığı konusunun araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi  amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/667) 198:200  3.- Ankara Milletvekili Tekin Bingöl ve 23 milletvekilinin, kanser  hastalığı konusunun araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi  amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/668) 200:202  4.- Antalya Milletvekili Osman Kaptan ve 21 milletvekilinin, TOKİ'nin  faaliyetlerinin araştırılması amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin  önergesi (10/669) 202:204  B) TEZKERELER 204:205  1.- Çin Halk Cumhuriyeti Ulusal Halk Kongresinin vaki davetine  icabetle TBMM İçişleri Komisyonu üyelerinden oluşan bir Parlamento  heyetinin Çin Halk Cumhuriyeti'ne resmî ziyarette bulunmasına ilişkin  Başkanlık tezkeresi (3/1171) 204:205  C) ÖNERGELER 212:216,217  1.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru'nun, (2/447) esas numaralı Kanun  Teklifi'nin doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önergesi (4/202) 212:216 217  VI.- ÖNERİLER 205  A) DANIŞMA KURULU ÖNERİLERİ 205:212  1.- Gündemdeki sıralamanın yeniden düzenlenmesine ilişkin Danışma  Kurulu önerisi 205:212  VII.- SOZLU SORULAR VE CEVAPLARI 217  1.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz'ün, yükseköğrenim öğrencile­ rinin yurt ihtiyacına ilişkin Millî Eğitim Bakanından sözlü soru önergesi  (6/1038) ve Devlet Bakanı Faruk Nafiz Özak'ın cevabı 217:242  2.- Niğde Milletvekili Mümin İnan'ın, TÜİK'in bazı verileri üzerindeki  tartışmalara ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/1082) ve Devlet  Bakanı Faruk Nafiz Özak'm cevabı 217:242  3.- Tunceli Milletvekili Kamer Genc'in, Ergenekon soruşturmasıyla  ilgili bazı hususlara ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/1125) ve  Devlet Bakanı Faruk Nafiz Özak'ın cevabı ^^ 7.242  - 1 7 4 - TBMM B: 85  4.- Gaziantep Milletvekili Hasan Özdemir'in, Gaziantep'in rekabetçilik  endeksindeki yerine ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/1144) ve  Devlet Bakanı Faruk Nafiz Özak'ın cevabı  5.- Karaman Milletvekili Hasan Çalış'ın, kamudaki tasarruf çalışmala­ rına ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/1146) ve Devlet Bakanı  Faruk Nafiz Özak'ın cevabı  6.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, Ankara Büyükşehir Belediyesinin  yakacak yardımlarına ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/1162)  Cevaplanmadı  7.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, KİT Yönetim Kurulu üyelerinin  gelir vergisi ödemelerine ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/1163)  Cevaplanmadı  8.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz'ün, imar tadilatlarına ve meslek  odalarının tutumuna ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/1181)  Cevaplanmadı  9.- Gaziantep Milletvekili Hasan Özdemir'in, yerel yönetimlerin har­ camalarına ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/1199) Cevaplanmadı  10.- Tunceli Milletvekili Kamer Genc'in, İstanbul'daki bir bina inşaa­ tına ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/1211) Cevaplanmadı  11.- Tunceli Milletvekili Kamer Genc'in, Davos'taki Gazze Panelinin  moderatörüne ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/1224) Cevaplanmadı  12.- Tunceli Milletvekili Kamer Genc'in, İstanbul'da kamu hizmetine  ayrılan alanların imar değişikliğine ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi  (6/1255) Cevaplanmadı  13.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz'ün, sosyal yardımların seçim  malzemesi yapıldığı iddialarına ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi  (6/1281) Cevaplanmadı  14.- Tunceli Milletvekili Kamer Genc'in, İstanbul Büyükşehir Beledi­ yesinin sanat ve meslek eğitimi kursları ihalesine ilişkin Başbakandan sözlü  soru önergesi (6/1282) Cevaplanmadı  15.- Tunceli Milletvekili Kamer Genc'in, Gazze için yapılan bağışlara  ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/1283) Cevaplanmadı  16.- Tunceli Milletvekili Kamer Genc'in, Aydın'da seçim çalışmaları  sırasında bir çocuğun hırpalandığı haberlerine ilişkin Başbakandan sözlü  soru önergesi (6/1287) Cevaplanmadı  17.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, AÖF öğrencilerine öğrenim  harcı kredisi verilip verilmeyeceğine ilişkin sözlü soru önergesi (6/1659) ve  Devlet Bakanı Faruk Nafiz Özak'ın cevabı  18.- Giresun Milletvekili Murat Özkan'ın, burs ve öğrenim kredileri ile  ücretsiz barınmaya ilişkin sözlü soru önergesi (6/1662) ve Devlet Bakanı  Faruk Nafiz Özak'ın cevabı  13 . 4 . 2010  Sayfa  - 1 7 5 - 217:242  217:242  217  217  217  217  217  217  218  218  218  218  218  218:242  218:242
Sayfa 4 -
TBMM B: 85  4.- Gaziantep Milletvekili Hasan Özdemir'in, Gaziantep'in rekabetçilik  endeksindeki yerine ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/1144) ve  Devlet Bakanı Faruk Nafiz Özak'ın cevabı  5.- Karaman Milletvekili Hasan Çalış'ın, kamudaki tasarruf çalışmala­ rına ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/1146) ve Devlet Bakanı  Faruk Nafiz Özak'ın cevabı  6.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, Ankara Büyükşehir Belediyesinin  yakacak yardımlarına ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/1162)  Cevaplanmadı  7.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, KİT Yönetim Kurulu üyelerinin  gelir vergisi ödemelerine ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/1163)  Cevaplanmadı  8.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz'ün, imar tadilatlarına ve meslek  odalarının tutumuna ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/1181)  Cevaplanmadı  9.- Gaziantep Milletvekili Hasan Özdemir'in, yerel yönetimlerin har­ camalarına ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/1199) Cevaplanmadı  10.- Tunceli Milletvekili Kamer Genc'in, İstanbul'daki bir bina inşaa­ tına ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/1211) Cevaplanmadı  11.- Tunceli Milletvekili Kamer Genc'in, Davos'taki Gazze Panelinin  moderatörüne ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/1224) Cevaplanmadı  12.- Tunceli Milletvekili Kamer Genc'in, İstanbul'da kamu hizmetine  ayrılan alanların imar değişikliğine ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi  (6/1255) Cevaplanmadı  13.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz'ün, sosyal yardımların seçim  malzemesi yapıldığı iddialarına ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi  (6/1281) Cevaplanmadı  14.- Tunceli Milletvekili Kamer Genc'in, İstanbul Büyükşehir Beledi­ yesinin sanat ve meslek eğitimi kursları ihalesine ilişkin Başbakandan sözlü  soru önergesi (6/1282) Cevaplanmadı  15.- Tunceli Milletvekili Kamer Genc'in, Gazze için yapılan bağışlara  ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/1283) Cevaplanmadı  16.- Tunceli Milletvekili Kamer Genc'in, Aydın'da seçim çalışmaları  sırasında bir çocuğun hırpalandığı haberlerine ilişkin Başbakandan sözlü  soru önergesi (6/1287) Cevaplanmadı  17.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, AÖF öğrencilerine öğrenim  harcı kredisi verilip verilmeyeceğine ilişkin sözlü soru önergesi (6/1659) ve  Devlet Bakanı Faruk Nafiz Özak'ın cevabı  18.- Giresun Milletvekili Murat Özkan'ın, burs ve öğrenim kredileri ile  ücretsiz barınmaya ilişkin sözlü soru önergesi (6/1662) ve Devlet Bakanı  Faruk Nafiz Özak'ın cevabı  13 . 4 . 2010  Sayfa  - 1 7 5 - 217:242  217:242  217  217  217  217  217  217  218  218  218  218  218  218:242  218:242  TBMM B: 85 1 3 . 4 . 2 0 1 0  Savfa  19.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, Doğu ve Güneydoğu  Anadolu'da sporun desteklenmesine ilişkin sözlü soru önergesi (6/1771) ve  Devlet Bakanı Faruk Nafiz Özak'ın cevabı 218:242  20.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, Antalya'da spor turizminin  geliştirilmesine ilişkin sözlü soru önergesi (6/1782) ve Devlet Bakanı Faruk  Nafiz Özak'ın cevabı 218:242  21. - Tokat Milletvekili Reşat Doğru'nun, Erbaa ve Niksar'daki öğrenci  yurdu ihtiyacına ilişkin sözlü soru önergesi (6/1821) ve Devlet Bakanı Faruk  Nafiz Özak'ın cevabı 218:242  22.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, 2011 Kış Olimpiyatlarında  Erzurum'un tanıtımına ilişkin sözlü soru önergesi (6/1823) ve Devlet Bakanı  Faruk Nafiz Özak'ın cevabı 218:242  23.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, bazı illerde sporun destek­ lenmesine ilişkin sözlü soru önergesi (6/1834) ve Devlet Bakanı Faruk Nafiz  Özak'ın cevabı 218:242  24.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, bazı illerde sporun destek­ lenmesine ilişkin sözlü soru önergesi (6/1835) ve Devlet Bakanı Faruk Nafiz  Özak'ın cevabı 218:242  25.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, bazı illerde sporun destek­ lenmesine ilişkin sözlü soru önergesi (6/1836) ve Devlet Bakanı Faruk Nafiz  Özak'ın cevabı 218:242  26.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, Kanada Kış Olimpiyatlarını  izlemek üzere giden heyete ilişkin sözlü soru önergesi (6/1864) ve Devlet  Bakanı Faruk Nafiz Özak' ın cevabı 218:242  27.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, Ardahan Gençlik ve Spor İl  Müdürlüğünün bütçesine ilişkin sözlü soru önergesi (6/1970) ve Devlet  Bakanı Faruk Nafiz Özak'ın cevabı 218:242  VIII.- AÇIKLAMALAR 242  1.- Gümüşhane Milletvekili Yahya Doğan'ın, çok sayıda spor tesisinin  yapılmış olduğunu görmekten mutluluk duyduğuna ve Gümüşhane ili Kelkit  ilçesinin kapalı spor salonunun yapımının tamamlanacağının müjdesini almış  olmaktan da çok mutlu olduğuna ilişkin açıklaması 242  IX.- MECLİS ARAŞTIRMASI  A) ÖN GÖRÜŞMELER  1.- Kastamonu Milletvekili Mehmet Serdaroğlu ve 19 milletvekilinin,  kanser hastalığının boyutlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin  belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/348)  243  243:244  243:244  - 1 7 6 -
Sayfa 5 -
TBMM B: 85 1 3 . 4 . 2 0 1 0  Savfa  19.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, Doğu ve Güneydoğu  Anadolu'da sporun desteklenmesine ilişkin sözlü soru önergesi (6/1771) ve  Devlet Bakanı Faruk Nafiz Özak'ın cevabı 218:242  20.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, Antalya'da spor turizminin  geliştirilmesine ilişkin sözlü soru önergesi (6/1782) ve Devlet Bakanı Faruk  Nafiz Özak'ın cevabı 218:242  21. - Tokat Milletvekili Reşat Doğru'nun, Erbaa ve Niksar'daki öğrenci  yurdu ihtiyacına ilişkin sözlü soru önergesi (6/1821) ve Devlet Bakanı Faruk  Nafiz Özak'ın cevabı 218:242  22.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, 2011 Kış Olimpiyatlarında  Erzurum'un tanıtımına ilişkin sözlü soru önergesi (6/1823) ve Devlet Bakanı  Faruk Nafiz Özak'ın cevabı 218:242  23.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, bazı illerde sporun destek­ lenmesine ilişkin sözlü soru önergesi (6/1834) ve Devlet Bakanı Faruk Nafiz  Özak'ın cevabı 218:242  24.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, bazı illerde sporun destek­ lenmesine ilişkin sözlü soru önergesi (6/1835) ve Devlet Bakanı Faruk Nafiz  Özak'ın cevabı 218:242  25.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, bazı illerde sporun destek­ lenmesine ilişkin sözlü soru önergesi (6/1836) ve Devlet Bakanı Faruk Nafiz  Özak'ın cevabı 218:242  26.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, Kanada Kış Olimpiyatlarını  izlemek üzere giden heyete ilişkin sözlü soru önergesi (6/1864) ve Devlet  Bakanı Faruk Nafiz Özak' ın cevabı 218:242  27.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, Ardahan Gençlik ve Spor İl  Müdürlüğünün bütçesine ilişkin sözlü soru önergesi (6/1970) ve Devlet  Bakanı Faruk Nafiz Özak'ın cevabı 218:242  VIII.- AÇIKLAMALAR 242  1.- Gümüşhane Milletvekili Yahya Doğan'ın, çok sayıda spor tesisinin  yapılmış olduğunu görmekten mutluluk duyduğuna ve Gümüşhane ili Kelkit  ilçesinin kapalı spor salonunun yapımının tamamlanacağının müjdesini almış  olmaktan da çok mutlu olduğuna ilişkin açıklaması 242  IX.- MECLİS ARAŞTIRMASI  A) ÖN GÖRÜŞMELER  1.- Kastamonu Milletvekili Mehmet Serdaroğlu ve 19 milletvekilinin,  kanser hastalığının boyutlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin  belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/348)  243  243:244  243:244  - 1 7 6 - TBMM B: 85 13 . 4 . 2010  X.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLAR­ DAN GELEN DİĞER İŞLER 244,261  A) KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ 244:261,261:265  1.- Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/324)  (S. Sayısı: 96) 244  2.- Türk Borçlar Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/499)  (S. Sayısı: 321) 244  3.- Milletlerarası Para Fonu ile Milletlerarası İmar ve Kalkınma  Bankasına Katılmak İçin Hükümete Yetki Verilmesine Dair Kanuna Ek  Milletlerarası Para Fonu Ana Sözleşmesinde Değişiklik Yapılmasına İlişkin  Belgelerin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve  Dışişleri Komisyonu Raporu (1/761) (S. Sayısı: 458) 244  4.- Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanununda Değişiklik  Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ve Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor  Komisyonu Raporu (1/808) (S. Sayısı: 487) 245:261,261:265  XI.- YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI 266  1.- Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk'ün, denetim ve yönetim  kurullarında görevli personele ilişkin sorusu ve Türkiye Büyük Millet  Meclisi Başkan Vekili Nevzat Pakdil'in cevabı (7/10320) 266:267  2.- Yalova Milletvekili Muharrem İnce'nin, başka görevde bulunan ve  diğer kurumlarda görev yapan TBMM personeline ilişkin sorusu ve Türkiye  Büyük Millet Meclisi Başkan Vekili Nevzat Pakdil'in cevabı (7/10509) 268:272  - 1 7 7 - Savfa  2.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru ve 20 milletvekilinin, Doğu  Karadeniz Bölgesi'nde yaşanan kanser vakalarının araştırılarak alınması  gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına  ilişkin önergesi (10/551) 243:244  3.- Diyarbakır Milletvekili Selahattin Demirtaş ve 19 milletvekilinin,  Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da artış gösteren kanser vakalarının  araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis  araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/666) 243:244  4.- Trabzon Milletvekili Cevdet Erdöl ve 21 milletvekilinin, kanser  hastalığı konusunun araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi  amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/667) 243:244  5.- Ankara Milletvekili Tekin Bingöl ve 23 milletvekilinin, kanser  hastalığı konusunun araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi  amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/668) 243:244
Sayfa 6 -
TBMM B: 85 13 . 4 . 2010  X.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLAR­ DAN GELEN DİĞER İŞLER 244,261  A) KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ 244:261,261:265  1.- Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/324)  (S. Sayısı: 96) 244  2.- Türk Borçlar Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/499)  (S. Sayısı: 321) 244  3.- Milletlerarası Para Fonu ile Milletlerarası İmar ve Kalkınma  Bankasına Katılmak İçin Hükümete Yetki Verilmesine Dair Kanuna Ek  Milletlerarası Para Fonu Ana Sözleşmesinde Değişiklik Yapılmasına İlişkin  Belgelerin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve  Dışişleri Komisyonu Raporu (1/761) (S. Sayısı: 458) 244  4.- Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanununda Değişiklik  Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ve Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor  Komisyonu Raporu (1/808) (S. Sayısı: 487) 245:261,261:265  XI.- YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI 266  1.- Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk'ün, denetim ve yönetim  kurullarında görevli personele ilişkin sorusu ve Türkiye Büyük Millet  Meclisi Başkan Vekili Nevzat Pakdil'in cevabı (7/10320) 266:267  2.- Yalova Milletvekili Muharrem İnce'nin, başka görevde bulunan ve  diğer kurumlarda görev yapan TBMM personeline ilişkin sorusu ve Türkiye  Büyük Millet Meclisi Başkan Vekili Nevzat Pakdil'in cevabı (7/10509) 268:272  - 1 7 7 - Savfa  2.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru ve 20 milletvekilinin, Doğu  Karadeniz Bölgesi'nde yaşanan kanser vakalarının araştırılarak alınması  gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına  ilişkin önergesi (10/551) 243:244  3.- Diyarbakır Milletvekili Selahattin Demirtaş ve 19 milletvekilinin,  Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da artış gösteren kanser vakalarının  araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis  araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/666) 243:244  4.- Trabzon Milletvekili Cevdet Erdöl ve 21 milletvekilinin, kanser  hastalığı konusunun araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi  amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/667) 243:244  5.- Ankara Milletvekili Tekin Bingöl ve 23 milletvekilinin, kanser  hastalığı konusunun araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi  amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/668) 243:244  T B M M B: 85  3.- Ankara Milletvekili Yılmaz Ateş'in, bir hayırseverin yaptırdığı  hastanenin atıl durumuna ilişkin Başbakandan sorusu ve Sağlık Bakanı  Recep Akdağ'ın cevabı (7/12135)  4.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru'nun, Artova Hastanesinin eksiklik­ lerine ilişkin sorusu ve Sağlık Bakanı Recep Akdağ'ın cevabı (7/12209)  5.- Gaziantep Milletvekili Hasan Özdemir'in, Gaziantep'teki hasta  hakları uygulamalarına ilişkin sorusu ve Sağlık Bakanı Recep Akdağ'ın  cevabı (7/12210)  6.- İğdır Milletvekili Pervin Buldan'ın, bir ölüm olayındaki ihmal  iddialarına ilişkin sorusu ve Sağlık Bakanı Recep Akdağ'ın cevabı (7/12213)  7.- Balıkesir Milletvekili Hüseyin Pazarcı'nın, Edremit ve Kazdağı  Devlet Hastanelerindeki bazı eksikliklere ilişkin sorusu ve Sağlık Bakanı  Recep Akdağ'ın cevabı (7/12215)  8.- Şırnak Milletvekili Sevahir Bayındır'ın, yeşil kart uygulamasına  ilişkin sorusu ve Sağlık Bakanı Recep Akdağ'ın cevabı (7/12216)  9.- Erzincan Milletvekili Erol Tınastepe'nin, baraj suları altında kalacak  bir köydeki kamulaştırmalara ilişkin Başbakandan sorusu ve Çevre ve Orman  Bakanı Veysel Eroğlu'nun cevabı (7/12244)  10.- Ankara Milletvekili Yılmaz Ateş'in, Munzur Projesi kapsamındaki  barajların çevreye etkisine ilişkin Başbakandan sorusu ve Çevre ve Orman  Bakanı Veysel Eroğlu'nun cevabı (7/12348)  11.- Adana Milletvekili Nevingaye Erbatur'un, yerel yönetimlerdeki  kadınlara ilişkin sorusu ve Adalet Bakanı Sadullah Ergin'in cevabı (7/12352)  12.- Konya Milletvekili Atilla Kart'ın, Çumra Devlet Hastanesi  yönetimine yönelik iddialara ilişkin sorusu ve Sağlık Bakanı Recep Akdağ'ın  cevabı(7/12394)  13.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel'in, Adana'da hastaneler için  yapılan ihalelere ilişkin sorusu ve Sağlık Bakanı Recep Akdağ'ın cevabı  (7/12395)  14.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel'in, Osmaniye'de hastaneler için  yapılan ihalelere ilişkin sorusu ve Sağlık Bakanı Recep Akdağ'ın cevabı  (7/12396)  15.- Adana Milletvekili Yılmaz Tankut'un, bir hastaneye hizmet  alımıyla göreve başlatılan personele ilişkin Başbakandan sorusu ve Sağlık  Bakanı Recep Akdağ'ın cevabı (7/12425)  16.- Antalya Milletvekili Hüseyin Yıldız'ın, yönetim kadrolarına ilişkin  sorusu ve Sağlık Bakanı Recep Akdağ'ın cevabı (7/12470)  17.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel'in, Çekirge'deki çocuk  hastanesinin durumuna ilişkin sorusu ve Sağlık Bakanı Recep Akdağ'ın  cevabı(7/12513)  13 . 4 . 2010  Sayfa  - 1 7 8 - 273:276  276:277  278:279  280:281  282:285  286:290  291:293  294:296  297:301  302:306  307:310  311:314  315:317  318:319  320:322
Sayfa 7 -
T B M M B: 85  3.- Ankara Milletvekili Yılmaz Ateş'in, bir hayırseverin yaptırdığı  hastanenin atıl durumuna ilişkin Başbakandan sorusu ve Sağlık Bakanı  Recep Akdağ'ın cevabı (7/12135)  4.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru'nun, Artova Hastanesinin eksiklik­ lerine ilişkin sorusu ve Sağlık Bakanı Recep Akdağ'ın cevabı (7/12209)  5.- Gaziantep Milletvekili Hasan Özdemir'in, Gaziantep'teki hasta  hakları uygulamalarına ilişkin sorusu ve Sağlık Bakanı Recep Akdağ'ın  cevabı (7/12210)  6.- İğdır Milletvekili Pervin Buldan'ın, bir ölüm olayındaki ihmal  iddialarına ilişkin sorusu ve Sağlık Bakanı Recep Akdağ'ın cevabı (7/12213)  7.- Balıkesir Milletvekili Hüseyin Pazarcı'nın, Edremit ve Kazdağı  Devlet Hastanelerindeki bazı eksikliklere ilişkin sorusu ve Sağlık Bakanı  Recep Akdağ'ın cevabı (7/12215)  8.- Şırnak Milletvekili Sevahir Bayındır'ın, yeşil kart uygulamasına  ilişkin sorusu ve Sağlık Bakanı Recep Akdağ'ın cevabı (7/12216)  9.- Erzincan Milletvekili Erol Tınastepe'nin, baraj suları altında kalacak  bir köydeki kamulaştırmalara ilişkin Başbakandan sorusu ve Çevre ve Orman  Bakanı Veysel Eroğlu'nun cevabı (7/12244)  10.- Ankara Milletvekili Yılmaz Ateş'in, Munzur Projesi kapsamındaki  barajların çevreye etkisine ilişkin Başbakandan sorusu ve Çevre ve Orman  Bakanı Veysel Eroğlu'nun cevabı (7/12348)  11.- Adana Milletvekili Nevingaye Erbatur'un, yerel yönetimlerdeki  kadınlara ilişkin sorusu ve Adalet Bakanı Sadullah Ergin'in cevabı (7/12352)  12.- Konya Milletvekili Atilla Kart'ın, Çumra Devlet Hastanesi  yönetimine yönelik iddialara ilişkin sorusu ve Sağlık Bakanı Recep Akdağ'ın  cevabı(7/12394)  13.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel'in, Adana'da hastaneler için  yapılan ihalelere ilişkin sorusu ve Sağlık Bakanı Recep Akdağ'ın cevabı  (7/12395)  14.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel'in, Osmaniye'de hastaneler için  yapılan ihalelere ilişkin sorusu ve Sağlık Bakanı Recep Akdağ'ın cevabı  (7/12396)  15.- Adana Milletvekili Yılmaz Tankut'un, bir hastaneye hizmet  alımıyla göreve başlatılan personele ilişkin Başbakandan sorusu ve Sağlık  Bakanı Recep Akdağ'ın cevabı (7/12425)  16.- Antalya Milletvekili Hüseyin Yıldız'ın, yönetim kadrolarına ilişkin  sorusu ve Sağlık Bakanı Recep Akdağ'ın cevabı (7/12470)  17.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel'in, Çekirge'deki çocuk  hastanesinin durumuna ilişkin sorusu ve Sağlık Bakanı Recep Akdağ'ın  cevabı(7/12513)  13 . 4 . 2010  Sayfa  - 1 7 8 - 273:276  276:277  278:279  280:281  282:285  286:290  291:293  294:296  297:301  302:306  307:310  311:314  315:317  318:319  320:322  T B M M B: 85 13 . 4 . 2010  - 1 7 9 - Savfa  18.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman'ın, Şevket Yılmaz Devlet  Hastanesindeki yanık ünitesinin kapatılmasına ilişkin sorusu ve Sağlık  Bakanı Recep Akdağ'ın cevabı (7/12569) 323:324  19.- İstanbul Milletvekili Sacid Yıldız'ın, çocuk aşılarına ilişkin sorusu  ve Sağlık Bakanı Recep Akdağ'ın cevabı (7/12571) 325:327  20.- Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek'in, mesai dışı poliklinik  uygulamasına ilişkin sorusu ve Sağlık Bakanı Recep Akdağ'ın cevabı (7/12572) 328:330  21.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut'un, bir bakanın AOÇ'de  gerçekleştirdiği bir görüşmeye ilişkin Başbakandan sorusu ve Tarım ve  Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker'in cevabı (7/12865) 331:333  22.- Muğla Milletvekili Fevzi Topuz'un, Milas Güllük Dalyan  bölgesindeki balık üreticilerinin sorunlarına ilişkin Başbakandan sorusu ve  Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker'in cevabı (7/12868) 334:337  23.- Denizli Milletvekili Hasan Erçelebi'nin, borçlarını ödemeyen çift­ çilerin durumuna ilişkin Başbakandan sorusu ve Tarım ve Köyişleri Bakanı  Mehmet Mehdi Eker'in cevabı (7/12876) 338:341  24.- Hakkâri Milletvekili Hamit Geylani'nin, Şemdinli'deki bir patlama  olayına ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı Beşir Atalay'ın cevabı (7/12890) 342:344  25.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut'un, işsizlik ve kayıt dışı  istihdam sorunlarına ilişkin Başbakandan sorusu ve Çalışma ve Sosyal  Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer'in cevabı (7/12933) 345:350  26.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel'in, Susurluk Çayı'nın tasmasıyla  oluşan zarara,  Uluabat Gölü'nün tasmasıyla oluşan zarara,  - Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman'ın, Bursa'da aşırı yağışlar  dolayısıyla maddi zarara uğrayan çiftçilere,  - Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut'un, afet mağduru çiftçilerin  borçlarına,  - Manisa Milletvekili Mustafa Enöz'ün, pamuk primine,  Pamuk ithaline,  - Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı'nın, bazı hayvancılık destekle­ meleri kapsamına Konya'nın alınmamasına,  - Bursa Milletvekili Necati Özensoy'un, Alanya'da ölen gösteri  yunuslarına,  - Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, kırmızı et ve süt tüketimi ile  fiyatlarına,  İlişkin soruları ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker'in  cevabı (7/12977), (7/12978), (7/12979), (7/12980), (7/12981), (7/12982),  (7/12983), (7/12984), (7/12985) 351:375
Sayfa 8 -
T B M M B: 85 13 . 4 . 2010  - 1 7 9 - Savfa  18.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman'ın, Şevket Yılmaz Devlet  Hastanesindeki yanık ünitesinin kapatılmasına ilişkin sorusu ve Sağlık  Bakanı Recep Akdağ'ın cevabı (7/12569) 323:324  19.- İstanbul Milletvekili Sacid Yıldız'ın, çocuk aşılarına ilişkin sorusu  ve Sağlık Bakanı Recep Akdağ'ın cevabı (7/12571) 325:327  20.- Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek'in, mesai dışı poliklinik  uygulamasına ilişkin sorusu ve Sağlık Bakanı Recep Akdağ'ın cevabı (7/12572) 328:330  21.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut'un, bir bakanın AOÇ'de  gerçekleştirdiği bir görüşmeye ilişkin Başbakandan sorusu ve Tarım ve  Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker'in cevabı (7/12865) 331:333  22.- Muğla Milletvekili Fevzi Topuz'un, Milas Güllük Dalyan  bölgesindeki balık üreticilerinin sorunlarına ilişkin Başbakandan sorusu ve  Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker'in cevabı (7/12868) 334:337  23.- Denizli Milletvekili Hasan Erçelebi'nin, borçlarını ödemeyen çift­ çilerin durumuna ilişkin Başbakandan sorusu ve Tarım ve Köyişleri Bakanı  Mehmet Mehdi Eker'in cevabı (7/12876) 338:341  24.- Hakkâri Milletvekili Hamit Geylani'nin, Şemdinli'deki bir patlama  olayına ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı Beşir Atalay'ın cevabı (7/12890) 342:344  25.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut'un, işsizlik ve kayıt dışı  istihdam sorunlarına ilişkin Başbakandan sorusu ve Çalışma ve Sosyal  Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer'in cevabı (7/12933) 345:350  26.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel'in, Susurluk Çayı'nın tasmasıyla  oluşan zarara,  Uluabat Gölü'nün tasmasıyla oluşan zarara,  - Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman'ın, Bursa'da aşırı yağışlar  dolayısıyla maddi zarara uğrayan çiftçilere,  - Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut'un, afet mağduru çiftçilerin  borçlarına,  - Manisa Milletvekili Mustafa Enöz'ün, pamuk primine,  Pamuk ithaline,  - Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı'nın, bazı hayvancılık destekle­ meleri kapsamına Konya'nın alınmamasına,  - Bursa Milletvekili Necati Özensoy'un, Alanya'da ölen gösteri  yunuslarına,  - Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, kırmızı et ve süt tüketimi ile  fiyatlarına,  İlişkin soruları ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker'in  cevabı (7/12977), (7/12978), (7/12979), (7/12980), (7/12981), (7/12982),  (7/12983), (7/12984), (7/12985) 351:375  T B M M B: 85  27.- Muğla Milletvekili Metin Ergun'un, Marmaris Turunç beldesinin  afet kapsamına alınmasına ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı ve  Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek'in cevabı (7/12995)  28.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut'un, Edremit ilçesinin  yağışlar nedeniyle uğradığı zarara ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet  Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek'in cevabı (7/12996)  29.- Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Akif Paksoy'un, banka  teminat mektuplarındaki işlem ücretlerine ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı  ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın cevabı (7/13030)  30.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, TKİ'nin yardım kömürü  dağıtımına ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın  cevabı(7/13034)  31.- Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek'in, EÜAŞ'taki bazı personel  hareketlerinin Bakanlık iznine bağlanmasına ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabii  Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız 'ın cevabı (7/13037)  32.- İstanbul Milletvekili Mehmet Ufuk Uras'ın, ödüllendirilen  öğretmen ve yöneticilere ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Nimet  Çubukçu'nun cevabı (7/13053)  33.- Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk'ün, PTT'nin özelleştiri­ leceği iddiasına ve personelin özlük haklarına ilişkin sorusu ve Ulaştırma  Bakanı Binali Yıldırım'ın cevabı (7/13076)  34.- Adana Milletvekili Yılmaz Tankut'un, sahte reçete olaylarına ilişkin  Başbakandan sorusu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer'in  cevabı(7/13092)  35.- Ankara Milletvekili Nesrin Baytok'un, emeklilerin Ziraat  Bankasından kullandıkları kredilere ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı ve  Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın cevabı (7/13116)  36.- Mersin Milletvekili İsa Gök'ün, bazı istisnai memuriyet kadrolarına  yapılan atamalara ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Faruk Çelik'in cevabı  (7/13119)  37.- Balıkesir Milletvekili Ergün Aydoğan'ın, Dursunbey'de grizu  patlaması meydana gelen maden ocağının denetimine ilişkin sorusu ve Enerji  ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı (7/13127)  38.- Mersin Milletvekili İsa Gök'ün, bazı istisnai memuriyet kadrolarına  yapılan atamalara ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner  Yıldız'ın cevabı (7/13129)  39.- Bursa Milletvekili Onur Öymen'in, Gürsu'daki bir köyün arazile­ rinin su baskınlarına maruz kalmasına,  - Adana Milletvekili Yılmaz Tankut'un, bazı tarım ilaçlarının kullanı­ mına,  13 . 4 . 2010  Sayfa  - 1 8 0 - 375:377  378:380  381:384  385:387  388:391  392:394  395:398  399:402  403:407  407:409  410:412  413:414
Sayfa 9 -
T B M M B: 85  27.- Muğla Milletvekili Metin Ergun'un, Marmaris Turunç beldesinin  afet kapsamına alınmasına ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı ve  Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek'in cevabı (7/12995)  28.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut'un, Edremit ilçesinin  yağışlar nedeniyle uğradığı zarara ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet  Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek'in cevabı (7/12996)  29.- Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Akif Paksoy'un, banka  teminat mektuplarındaki işlem ücretlerine ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı  ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın cevabı (7/13030)  30.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, TKİ'nin yardım kömürü  dağıtımına ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın  cevabı(7/13034)  31.- Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek'in, EÜAŞ'taki bazı personel  hareketlerinin Bakanlık iznine bağlanmasına ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabii  Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız 'ın cevabı (7/13037)  32.- İstanbul Milletvekili Mehmet Ufuk Uras'ın, ödüllendirilen  öğretmen ve yöneticilere ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Nimet  Çubukçu'nun cevabı (7/13053)  33.- Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk'ün, PTT'nin özelleştiri­ leceği iddiasına ve personelin özlük haklarına ilişkin sorusu ve Ulaştırma  Bakanı Binali Yıldırım'ın cevabı (7/13076)  34.- Adana Milletvekili Yılmaz Tankut'un, sahte reçete olaylarına ilişkin  Başbakandan sorusu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer'in  cevabı(7/13092)  35.- Ankara Milletvekili Nesrin Baytok'un, emeklilerin Ziraat  Bankasından kullandıkları kredilere ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı ve  Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın cevabı (7/13116)  36.- Mersin Milletvekili İsa Gök'ün, bazı istisnai memuriyet kadrolarına  yapılan atamalara ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Faruk Çelik'in cevabı  (7/13119)  37.- Balıkesir Milletvekili Ergün Aydoğan'ın, Dursunbey'de grizu  patlaması meydana gelen maden ocağının denetimine ilişkin sorusu ve Enerji  ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın cevabı (7/13127)  38.- Mersin Milletvekili İsa Gök'ün, bazı istisnai memuriyet kadrolarına  yapılan atamalara ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner  Yıldız'ın cevabı (7/13129)  39.- Bursa Milletvekili Onur Öymen'in, Gürsu'daki bir köyün arazile­ rinin su baskınlarına maruz kalmasına,  - Adana Milletvekili Yılmaz Tankut'un, bazı tarım ilaçlarının kullanı­ mına,  13 . 4 . 2010  Sayfa  - 1 8 0 - 375:377  378:380  381:384  385:387  388:391  392:394  395:398  399:402  403:407  407:409  410:412  413:414  TBMM B: 85  Çukurova'daki üretim planlamasına,  - Mersin Milletvekili İsa Gök'ün, bazı istisnai memuriyet kadrolarına  yapılan atamalara,  İlişkin sorulan ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker'in  cevabı (7/13142), (7/13143), (7/13144), (7/13145)  40.- Balıkesir Milletvekili Hüseyin Pazarcı'nın, Altınova sahil şeridin­ deki erozyona ilişkin sorusu ve Ulaştırma Bakanı Binali Yıldınm'ın cevabı  (7/13146)  41 . - İstanbul Milletvekili Süleyman Yağız'ın, KOBİ'lerin desteklen­ mesine ilişkin Başbakandan sorusu ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Er- gün'ün cevabı (7/13168)  42.- Antalya Milletvekili Hüseyin Yıldız'ın, Antalya'daki işsizliğe ve  meslek edindirme kurslarına ilişkin sorusu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik  Bakanı Ömer Dinçer'in cevabı (7/13191)  43.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, bazı illerde sel taşkınları  nedeniyle yapılacak çalışmalara ilişkin sorusu ve Çevre ve Orman Bakanı  Veysel Eroğlu'nun cevabı (7/13193)  44.- Edirne Milletvekili Bilgin Paçarız'ın, Hamzadere ve Çakmak  Barajlarına ilişkin sorusu ve Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu'nun  cevabı(7/13194)  45.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz'ün, Gaziantep'teki çiftçilerin  Ziraat Bankasına kredi başvurularına ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı ve  Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın cevabı (7/13197)  46.- Manisa Milletvekili Ahmet Orhan'ın, yerel basına ilan desteğine  ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın  cevabı(7/13255)  47.- Adana Milletvekili Yılmaz Tankut'un, dâhilde işleme rejimi  kapsamındaki ürünlerin iç piyasaya sürülmesine ilişkin Başbakandan sorusu  ve Devlet Bakanı Mehmet Zafer Çağlayan'ın cevabı (7/13266)  48.- Antalya Milletvekili Hüsnü Çöllü'nün, TRT 2'de yayınlanan bir  habere ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent  Arınç'ın cevabı (7/13279)  49.- Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek'in, tarihî bir caminin tamir ve  tadilatına ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent  Arınç'ın cevabı (7/13280)  50.- Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk'ün, TRT'nin yayın  politikasına ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent  Arınç'ın cevabı (7/13281)  13 . 4 . 2010  Savfa  - 1 8 1 - 415:424  425:427  428:430  431:433  434:436  437:439  440:443  444:447  448:453  454:456  457:458  459:462
Sayfa 10 -
TBMM B: 85  Çukurova'daki üretim planlamasına,  - Mersin Milletvekili İsa Gök'ün, bazı istisnai memuriyet kadrolarına  yapılan atamalara,  İlişkin sorulan ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker'in  cevabı (7/13142), (7/13143), (7/13144), (7/13145)  40.- Balıkesir Milletvekili Hüseyin Pazarcı'nın, Altınova sahil şeridin­ deki erozyona ilişkin sorusu ve Ulaştırma Bakanı Binali Yıldınm'ın cevabı  (7/13146)  41 . - İstanbul Milletvekili Süleyman Yağız'ın, KOBİ'lerin desteklen­ mesine ilişkin Başbakandan sorusu ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Er- gün'ün cevabı (7/13168)  42.- Antalya Milletvekili Hüseyin Yıldız'ın, Antalya'daki işsizliğe ve  meslek edindirme kurslarına ilişkin sorusu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik  Bakanı Ömer Dinçer'in cevabı (7/13191)  43.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, bazı illerde sel taşkınları  nedeniyle yapılacak çalışmalara ilişkin sorusu ve Çevre ve Orman Bakanı  Veysel Eroğlu'nun cevabı (7/13193)  44.- Edirne Milletvekili Bilgin Paçarız'ın, Hamzadere ve Çakmak  Barajlarına ilişkin sorusu ve Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu'nun  cevabı(7/13194)  45.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz'ün, Gaziantep'teki çiftçilerin  Ziraat Bankasına kredi başvurularına ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı ve  Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın cevabı (7/13197)  46.- Manisa Milletvekili Ahmet Orhan'ın, yerel basına ilan desteğine  ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın  cevabı(7/13255)  47.- Adana Milletvekili Yılmaz Tankut'un, dâhilde işleme rejimi  kapsamındaki ürünlerin iç piyasaya sürülmesine ilişkin Başbakandan sorusu  ve Devlet Bakanı Mehmet Zafer Çağlayan'ın cevabı (7/13266)  48.- Antalya Milletvekili Hüsnü Çöllü'nün, TRT 2'de yayınlanan bir  habere ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent  Arınç'ın cevabı (7/13279)  49.- Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek'in, tarihî bir caminin tamir ve  tadilatına ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent  Arınç'ın cevabı (7/13280)  50.- Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk'ün, TRT'nin yayın  politikasına ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent  Arınç'ın cevabı (7/13281)  13 . 4 . 2010  Savfa  - 1 8 1 - 415:424  425:427  428:430  431:433  434:436  437:439  440:443  444:447  448:453  454:456  457:458  459:462  T B M M B: 85 13 . 4 . 2010  - 1 8 2 - Sayfa  51.- İstanbul Milletvekili Süleyman Yağız'ın, yabancı bir gazetede çıkan  yoruma ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan  Yardımcısı Bülent Annç' ın cevabı (7/13314) 463:466  52.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, Kütahya SGK İl Müdürlüğünün  bir uygulamasına ilişkin sorusu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer  Dinçer'in cevabı (7/13333) 467:470  53.- Bursa Milletvekili Necati Özensoy'un, hayvanları koruma  konusundaki zorunlu eğitici yayınlara ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı ve  Başbakan Yardımcısı Bülent Annç' ın cevabı (7/13377) 470:471  54.- Balıkesir Milletvekili Ergün Aydoğan'ın, Çanakkale'deki bir  yazıttaki Atatürk'ün sözlerine ilişkin sorusu ve Çevre ve Orman Bakanı  Veysel Eroğlu'nun cevabı (7/13380) 472:473  55.- Bitlis Milletvekili Mehmet Nezir Karabaş'ın, gazete sahiplerine  yönelik sözlerine ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan  Yardımcısı Bülent Annç'ın cevabı (7/13382) 474:476  56.- Mersin Milletvekili Akif Akkuş'un, medyaya yönelik bir  açıklamasına ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan  Yardımcısı Bülent Annç' ın cevabı (7/13399) 477:479  57.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, zorunlu deprem sigortasına  ilişkin sorusu ve Bayındırlık ve İskân Bakanı Mustafa Demir'in cevabı  (7/13405) 480:482  58.- Bursa Milletvekili Abdullah Özer'in, Bursa'daki bir hastanenin  SGK mevzuatına aykın işlemler yaptığı iddialanna ilişkin sorusu ve Çalışma  ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer'in cevabı (7/13480) 483:485  59.- Edirne Milletvekili Rasim Çakır'ın, istifa eden memurların emekli  ikramiyelerine ilişkin sorusu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer  Dinçer'in cevabı (7/13482) 486:487  60.- İzmir Milletvekili Selçuk Ayhan'ın, yasama dokunulmazlığına  ilişkin sorusu ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkan Vekili Nevzat  Pakdil'in cevabı (7/13539) 488:511  61. - Ankara Milletvekili Tekin Bingöl'ün, SGK ile TOKİ arasındaki  protokole ilişkin sorusu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer  Dinçer'in cevabı (7/13558) 511:515
Sayfa 11 -
T B M M B: 85 13 . 4 . 2010  - 1 8 2 - Sayfa  51.- İstanbul Milletvekili Süleyman Yağız'ın, yabancı bir gazetede çıkan  yoruma ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan  Yardımcısı Bülent Annç' ın cevabı (7/13314) 463:466  52.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, Kütahya SGK İl Müdürlüğünün  bir uygulamasına ilişkin sorusu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer  Dinçer'in cevabı (7/13333) 467:470  53.- Bursa Milletvekili Necati Özensoy'un, hayvanları koruma  konusundaki zorunlu eğitici yayınlara ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı ve  Başbakan Yardımcısı Bülent Annç' ın cevabı (7/13377) 470:471  54.- Balıkesir Milletvekili Ergün Aydoğan'ın, Çanakkale'deki bir  yazıttaki Atatürk'ün sözlerine ilişkin sorusu ve Çevre ve Orman Bakanı  Veysel Eroğlu'nun cevabı (7/13380) 472:473  55.- Bitlis Milletvekili Mehmet Nezir Karabaş'ın, gazete sahiplerine  yönelik sözlerine ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan  Yardımcısı Bülent Annç'ın cevabı (7/13382) 474:476  56.- Mersin Milletvekili Akif Akkuş'un, medyaya yönelik bir  açıklamasına ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan  Yardımcısı Bülent Annç' ın cevabı (7/13399) 477:479  57.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, zorunlu deprem sigortasına  ilişkin sorusu ve Bayındırlık ve İskân Bakanı Mustafa Demir'in cevabı  (7/13405) 480:482  58.- Bursa Milletvekili Abdullah Özer'in, Bursa'daki bir hastanenin  SGK mevzuatına aykın işlemler yaptığı iddialanna ilişkin sorusu ve Çalışma  ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer'in cevabı (7/13480) 483:485  59.- Edirne Milletvekili Rasim Çakır'ın, istifa eden memurların emekli  ikramiyelerine ilişkin sorusu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer  Dinçer'in cevabı (7/13482) 486:487  60.- İzmir Milletvekili Selçuk Ayhan'ın, yasama dokunulmazlığına  ilişkin sorusu ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkan Vekili Nevzat  Pakdil'in cevabı (7/13539) 488:511  61. - Ankara Milletvekili Tekin Bingöl'ün, SGK ile TOKİ arasındaki  protokole ilişkin sorusu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer  Dinçer'in cevabı (7/13558) 511:515  T B M M B: 85 1 3 . 4 . 2 0 1 0  I.- GEÇEN TUTANAK Ö Z E T İ  TBMM Genel Kurulu saat 13.05'te açılarak beş oturum yaptı.  Oturum Başkanı TBMM Başkan Vekili Meral Akşener, Türk polis teşkilatının kuruluşunun  165'inci yıl dönümüne ilişkin bir konuşma yaptı.  Kayseri Milletvekili Mustafa Elitaş,  İstanbul Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu,  Mersin Milletvekili Mehmet Şandır,  Bursa Milletvekili Ali Koyuncu,  Muğla Milletvekili Gürol Ergin,  Tunceli Milletvekili Kamer Genç,  Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan,  Malatya Milletvekili Öznur Çalık,  Mersin Milletvekili Behiç Çelik,  Türk polis teşkilatının kuruluşunun 165'inci yıl dönümüne;  İstanbul Milletvekili Sacid Yıldız, Sağlık ve Sosyal Güvenlik Haftası'na;  İlişkin birer açıklamada bulundular.  Şanlıurfa Milletvekili Abdulkadir Emin Önen, Şanlıurfa'nın kurtuluşunun 90'ıncı yıl dönümüne,  Çanakkale Milletvekili Ahmet Küçük, Türk polis teşkilatmın kuruluşunun 165'inci yıl dönümüne,  Dünya Romanlar Günü'ne ve süt üreticilerinin sorunları ve süt fiyatlarına,  Denizli Milletvekili Emin Haluk Ayhan, Denizli ilinin ekonomik sorunlarına,  İlişkin gündem dışı birer konuşma yaptılar.  Ankara Milletvekili Tekin Bingöl, milletvekilleri, Genel Kurulda, ülkenin çok önemli sorunlarını  dile getirirken Hükümetin bir yetkilisinin bulunmamasına ve iktidar grubuna mensup çok az sayıda  milletvekilinin bulunmasına ilişkin bir açıklamada bulundu.  Senegal Ulusal Meclisi Dışişleri, Afrika Birliği ve Yurtdışındaki Senegalliler Komisyonu  Başkanı Bocar Sedikh Kane ve beraberindeki Parlamento heyetinin ülkemizi ziyaret etmesinin  uygun bulunduğuna ilişkin Başkanlık tezkeresi Genel Kurulun bilgisine sunuldu.  Bursa Milletvekili Necati Özensoy ve 21 milletvekilinin, sokak hayvanlarının ıslahı sorununun  (10/662),  Diyarbakır Milletvekili Selahattin Demirtaş ve 19 milletvekilinin, televizyon programlarının  çocukların gelişimi üzerindeki etkilerinin (10/663),  Trabzon Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi ve 22 milletvekilinin, tütün sektöründe yaşanan  sorunların (10/664),  Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk ve 25 milletvekilinin, sokak hayvanlarının ıslahı sorununun  (10/665),  Araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla birer Meclis araştırması açıl­ masına ilişkin önergeleri Genel Kurulun bilgisine sunuldu; önergelerin gündemdeki yerini alacağı ve  ön görüşmelerinin, sırası geldiğinde yapılacağı açıklandı.  Gündemin "Genel Görüşme ve Meclis Araştırması Yapılmasına Dair Öngörüşmeler" kısmında  yer alan:  - 1 8 3 -
Sayfa 12 -
T B M M B: 85 1 3 . 4 . 2 0 1 0  I.- GEÇEN TUTANAK Ö Z E T İ  TBMM Genel Kurulu saat 13.05'te açılarak beş oturum yaptı.  Oturum Başkanı TBMM Başkan Vekili Meral Akşener, Türk polis teşkilatının kuruluşunun  165'inci yıl dönümüne ilişkin bir konuşma yaptı.  Kayseri Milletvekili Mustafa Elitaş,  İstanbul Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu,  Mersin Milletvekili Mehmet Şandır,  Bursa Milletvekili Ali Koyuncu,  Muğla Milletvekili Gürol Ergin,  Tunceli Milletvekili Kamer Genç,  Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan,  Malatya Milletvekili Öznur Çalık,  Mersin Milletvekili Behiç Çelik,  Türk polis teşkilatının kuruluşunun 165'inci yıl dönümüne;  İstanbul Milletvekili Sacid Yıldız, Sağlık ve Sosyal Güvenlik Haftası'na;  İlişkin birer açıklamada bulundular.  Şanlıurfa Milletvekili Abdulkadir Emin Önen, Şanlıurfa'nın kurtuluşunun 90'ıncı yıl dönümüne,  Çanakkale Milletvekili Ahmet Küçük, Türk polis teşkilatmın kuruluşunun 165'inci yıl dönümüne,  Dünya Romanlar Günü'ne ve süt üreticilerinin sorunları ve süt fiyatlarına,  Denizli Milletvekili Emin Haluk Ayhan, Denizli ilinin ekonomik sorunlarına,  İlişkin gündem dışı birer konuşma yaptılar.  Ankara Milletvekili Tekin Bingöl, milletvekilleri, Genel Kurulda, ülkenin çok önemli sorunlarını  dile getirirken Hükümetin bir yetkilisinin bulunmamasına ve iktidar grubuna mensup çok az sayıda  milletvekilinin bulunmasına ilişkin bir açıklamada bulundu.  Senegal Ulusal Meclisi Dışişleri, Afrika Birliği ve Yurtdışındaki Senegalliler Komisyonu  Başkanı Bocar Sedikh Kane ve beraberindeki Parlamento heyetinin ülkemizi ziyaret etmesinin  uygun bulunduğuna ilişkin Başkanlık tezkeresi Genel Kurulun bilgisine sunuldu.  Bursa Milletvekili Necati Özensoy ve 21 milletvekilinin, sokak hayvanlarının ıslahı sorununun  (10/662),  Diyarbakır Milletvekili Selahattin Demirtaş ve 19 milletvekilinin, televizyon programlarının  çocukların gelişimi üzerindeki etkilerinin (10/663),  Trabzon Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi ve 22 milletvekilinin, tütün sektöründe yaşanan  sorunların (10/664),  Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk ve 25 milletvekilinin, sokak hayvanlarının ıslahı sorununun  (10/665),  Araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla birer Meclis araştırması açıl­ masına ilişkin önergeleri Genel Kurulun bilgisine sunuldu; önergelerin gündemdeki yerini alacağı ve  ön görüşmelerinin, sırası geldiğinde yapılacağı açıklandı.  Gündemin "Genel Görüşme ve Meclis Araştırması Yapılmasına Dair Öngörüşmeler" kısmında  yer alan:  - 1 8 3 - TBMM B: 85 1 3 . 4 . 2 0 1 0  (10/449) esas numaralı, kamudaki geçici personelin sorunlarının araştırılarak alınması gereken  önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergenin görüşmelerinin  Genel Kurulun 8/4/2010 Perşembe günkü birleşiminde yapılmasına ilişkin BDP,  (10/489) esas numaralı, emniyet teşkilatı mensuplarının çalışma şartlarındaki ve özlük hakla­ rındaki sorunların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştır­ ması açılmasına ilişkin önergenin görüşmelerinin Genel Kurulun 8/4/2010 Perşembe günkü  birleşiminde yapılmasına ilişkin MHP,  (10/515, 10/606) esas numaralı Meclis araştırması önergelerinin görüşmelerinin Genel Kurulun  8/4/2010 Perşembe günkü birleşiminde birlikte yapılmasına ilişkin CHP,  Grubu önerileri yapılan görüşmelerinden sonra kabul edilmedi.  Muş Milletvekili Sırrı Sakık, Mersin Milletvekili Kürşad Tüzmen'in, bayrakla ilgili ifadelerine  ilişkin bir açıklamada bulundu.  Tunceli Milletvekili Kamer Genç, Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan'ın, şahsına,  Mersin Milletvekili Kürşad Tüzmen, Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan'ın, şahsına,  Muş Milletvekili Sun Sakık, Mersin Milletvekili Kürşad Tüzmen'in, grubuna,  Sataşması nedeniyle birer konuşma yaptılar.  Gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmının:  1 'inci sırasında bulunan ve İç Tüzük'ün 91 'inci maddesi kapsamında değerlendirilerek temel  kanun olarak bölümler hâlinde görüşülmesi kabul edilen, Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet  Komisyonu Raporu'nun (1/324) (S. Sayısı: 96),  2'nci sırasında bulunan ve İç Tüzük'ün 91'inci maddesi kapsamında değerlendirilerek temel  kanun olarak bölümler hâlinde görüşülmesi kabul edilen, Türk Borçlar Kanunu Tasarısı ve Adalet  Komisyonu Raporu'nun (1/499) (S. Sayısı: 321),  3'üncü sırasında bulunan, Milletlerarası Para Fonu ile Milletlerarası İmar ve Kalkınma Bankasına  Katılmak İçin Hükümete Yetki Verilmesine Dair Kanuna Ek Milletlerarası Para Fonu Ana Sözleş­ mesinde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Belgelerin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair  Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu'nun (1/761) (S. Sayısı: 458),  Görüşmeleri komisyon yetkilileri Genel Kurulda hazır bulunmadığından ertelendi.  4'üncü sırasında bulunan, Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanununda Değişiklik Yapılma­ sına Dair Kanun Tasarısı ve Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Raporu'nun (1/808)  (S. Sayısı: 487) tümü üzerindeki görüşmeler tamamlandı; maddelerine geçilmesi sırasında istem  üzerine elektronik cihazla yapılan yoklamalarda toplantı yeter sayısı bulunamadı.  Kayseri Milletvekili Mustafa Elitaş, Eskişehir Milletvekili Beytullah Asil'in, şahsına,  İstanbul Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu, Kayseri Milletvekili Mustafa Elitaş'ın, grubuna,  Mersin Milletvekili Mehmet Şandır, Kayseri Milletvekili Mustafa Elitaş'ın, grubuna,  Sataşması nedeniyle birer konuşma yaptılar.  13 Nisan 2010 Salı günü saat 15.00'te toplanmak üzere birleşime 20.15'te son verildi.  Meral AKŞENER  Başkan Vekili  Bayram ÖZÇELİK  Burdur  Kâtip Üye  Harun TÜFEKÇİ  Konya  Kâtip Üye  - 1 8 4 -
Sayfa 13 -
TBMM B: 85 1 3 . 4 . 2 0 1 0  (10/449) esas numaralı, kamudaki geçici personelin sorunlarının araştırılarak alınması gereken  önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergenin görüşmelerinin  Genel Kurulun 8/4/2010 Perşembe günkü birleşiminde yapılmasına ilişkin BDP,  (10/489) esas numaralı, emniyet teşkilatı mensuplarının çalışma şartlarındaki ve özlük hakla­ rındaki sorunların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştır­ ması açılmasına ilişkin önergenin görüşmelerinin Genel Kurulun 8/4/2010 Perşembe günkü  birleşiminde yapılmasına ilişkin MHP,  (10/515, 10/606) esas numaralı Meclis araştırması önergelerinin görüşmelerinin Genel Kurulun  8/4/2010 Perşembe günkü birleşiminde birlikte yapılmasına ilişkin CHP,  Grubu önerileri yapılan görüşmelerinden sonra kabul edilmedi.  Muş Milletvekili Sırrı Sakık, Mersin Milletvekili Kürşad Tüzmen'in, bayrakla ilgili ifadelerine  ilişkin bir açıklamada bulundu.  Tunceli Milletvekili Kamer Genç, Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan'ın, şahsına,  Mersin Milletvekili Kürşad Tüzmen, Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan'ın, şahsına,  Muş Milletvekili Sun Sakık, Mersin Milletvekili Kürşad Tüzmen'in, grubuna,  Sataşması nedeniyle birer konuşma yaptılar.  Gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmının:  1 'inci sırasında bulunan ve İç Tüzük'ün 91 'inci maddesi kapsamında değerlendirilerek temel  kanun olarak bölümler hâlinde görüşülmesi kabul edilen, Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet  Komisyonu Raporu'nun (1/324) (S. Sayısı: 96),  2'nci sırasında bulunan ve İç Tüzük'ün 91'inci maddesi kapsamında değerlendirilerek temel  kanun olarak bölümler hâlinde görüşülmesi kabul edilen, Türk Borçlar Kanunu Tasarısı ve Adalet  Komisyonu Raporu'nun (1/499) (S. Sayısı: 321),  3'üncü sırasında bulunan, Milletlerarası Para Fonu ile Milletlerarası İmar ve Kalkınma Bankasına  Katılmak İçin Hükümete Yetki Verilmesine Dair Kanuna Ek Milletlerarası Para Fonu Ana Sözleş­ mesinde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Belgelerin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair  Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu'nun (1/761) (S. Sayısı: 458),  Görüşmeleri komisyon yetkilileri Genel Kurulda hazır bulunmadığından ertelendi.  4'üncü sırasında bulunan, Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanununda Değişiklik Yapılma­ sına Dair Kanun Tasarısı ve Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Raporu'nun (1/808)  (S. Sayısı: 487) tümü üzerindeki görüşmeler tamamlandı; maddelerine geçilmesi sırasında istem  üzerine elektronik cihazla yapılan yoklamalarda toplantı yeter sayısı bulunamadı.  Kayseri Milletvekili Mustafa Elitaş, Eskişehir Milletvekili Beytullah Asil'in, şahsına,  İstanbul Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu, Kayseri Milletvekili Mustafa Elitaş'ın, grubuna,  Mersin Milletvekili Mehmet Şandır, Kayseri Milletvekili Mustafa Elitaş'ın, grubuna,  Sataşması nedeniyle birer konuşma yaptılar.  13 Nisan 2010 Salı günü saat 15.00'te toplanmak üzere birleşime 20.15'te son verildi.  Meral AKŞENER  Başkan Vekili  Bayram ÖZÇELİK  Burdur  Kâtip Üye  Harun TÜFEKÇİ  Konya  Kâtip Üye  - 1 8 4 - TBMM B: 85 1 3 . 4 . 2 0 1 0  No.: 119  II.- GELEN KÂĞITLAR  12 Nisan 2010 Pazartesi  Teklifler  1.- Diyarbakır Milletvekili Akın Birdal'ın; 6235 Sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları  Kanunu, 6023 Sayılı Türk Tabipleri Birliği Kanunu, 6643 Sayılı Türk Eczacıları Birliği Kanunu ile  3224 Sayılı Türk Dişhekimleri Birliği Kanununda Geçen Kimi İbarelerin Değiştirilmesine Dair  Kanun Teklifi (2/660) (İçişleri Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 25.3.2010)  2.- İzmir Milletvekili Bülent Baratalı'nın; Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası  Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/661) (Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler  ile Plan ve Bütçe Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.3.2010)  3.- Giresun Milletvekili Murat Özkan ve 20 Milletvekilinin; Şebinkarahisar Adıyla Bir İl ve  Yeşilbük Adıyla Bir İlçe Kurulmasına ve 190 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Eki Cetvellerde  Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi (2/662) (İçişleri ile Plan ve Bütçe Komisyonlarına)  (Başkanlığa geliş tarihi: 30.3.2010)  4.- Kastamonu Milletvekili Mehmet Serdaroğlu'nun; Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunda  Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi (2/663) (Adalet ile Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii  Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 2.4.2010)  Tezkereler  1.- Mardin Milletvekili Emine Ayna'nın Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında  Başbakanlık Tezkeresi (3/1156) (Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma  Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 7.4.2010)  2.- Mardin Milletvekili Emine Ayna'nın Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında  Başbakanlık Tezkeresi (3/1157) (Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma  Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 7.4.2010)  3.- Van Milletvekili Fatma Kurtulan, Şırnak Milletvekili Sevahir Bayındır ve Siirt Milletvekili  Osman Özçelik'in Yasama Dokunulmazlıklarının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi  (3/1158) (Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyonuna) (Başkanlığa  geliş tarihi: 7.4.2010)  4.- Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Binici'nin Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında  Başbakanlık Tezkeresi (3/1159) (Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma  Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 7.4.2010)  5.- Batman Milletvekili Bengi Yıldız'ın Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında  Başbakanlık Tezkeresi (3/1160) (Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma  Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 7.4.2010)  6.- Batman Milletvekili Ayla Akat Ata'nın Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında  Başbakanlık Tezkeresi (3/1161) (Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma  Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 7.4.2010)  7.- Mardin Milletvekili Emine Ayna, Şırnak Milletvekili Sevahir Bayındır, Şanlıurfa Milletve­ kili İbrahim Binici, Hakkari Milletvekili Hamit Geylani, Bitlis Milletvekili Mehmet Nezir Karabaş  ile Batman Milletvekilleri Bengi Yıldız ve Ayla Akat Ata'nın Yasama Dokunulmazlıklarının Kaldı­ rılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi (3/1162) (Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden  Kurulu Karma Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 7.4.2010)  - 1 8 5 -
Sayfa 14 -
TBMM B: 85 1 3 . 4 . 2 0 1 0  No.: 119  II.- GELEN KÂĞITLAR  12 Nisan 2010 Pazartesi  Teklifler  1.- Diyarbakır Milletvekili Akın Birdal'ın; 6235 Sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları  Kanunu, 6023 Sayılı Türk Tabipleri Birliği Kanunu, 6643 Sayılı Türk Eczacıları Birliği Kanunu ile  3224 Sayılı Türk Dişhekimleri Birliği Kanununda Geçen Kimi İbarelerin Değiştirilmesine Dair  Kanun Teklifi (2/660) (İçişleri Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 25.3.2010)  2.- İzmir Milletvekili Bülent Baratalı'nın; Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası  Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/661) (Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler  ile Plan ve Bütçe Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.3.2010)  3.- Giresun Milletvekili Murat Özkan ve 20 Milletvekilinin; Şebinkarahisar Adıyla Bir İl ve  Yeşilbük Adıyla Bir İlçe Kurulmasına ve 190 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Eki Cetvellerde  Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi (2/662) (İçişleri ile Plan ve Bütçe Komisyonlarına)  (Başkanlığa geliş tarihi: 30.3.2010)  4.- Kastamonu Milletvekili Mehmet Serdaroğlu'nun; Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunda  Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi (2/663) (Adalet ile Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii  Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 2.4.2010)  Tezkereler  1.- Mardin Milletvekili Emine Ayna'nın Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında  Başbakanlık Tezkeresi (3/1156) (Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma  Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 7.4.2010)  2.- Mardin Milletvekili Emine Ayna'nın Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında  Başbakanlık Tezkeresi (3/1157) (Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma  Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 7.4.2010)  3.- Van Milletvekili Fatma Kurtulan, Şırnak Milletvekili Sevahir Bayındır ve Siirt Milletvekili  Osman Özçelik'in Yasama Dokunulmazlıklarının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi  (3/1158) (Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyonuna) (Başkanlığa  geliş tarihi: 7.4.2010)  4.- Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Binici'nin Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında  Başbakanlık Tezkeresi (3/1159) (Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma  Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 7.4.2010)  5.- Batman Milletvekili Bengi Yıldız'ın Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında  Başbakanlık Tezkeresi (3/1160) (Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma  Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 7.4.2010)  6.- Batman Milletvekili Ayla Akat Ata'nın Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında  Başbakanlık Tezkeresi (3/1161) (Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma  Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 7.4.2010)  7.- Mardin Milletvekili Emine Ayna, Şırnak Milletvekili Sevahir Bayındır, Şanlıurfa Milletve­ kili İbrahim Binici, Hakkari Milletvekili Hamit Geylani, Bitlis Milletvekili Mehmet Nezir Karabaş  ile Batman Milletvekilleri Bengi Yıldız ve Ayla Akat Ata'nın Yasama Dokunulmazlıklarının Kaldı­ rılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi (3/1162) (Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden  Kurulu Karma Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 7.4.2010)  - 1 8 5 - TBMM B: 85 1 3 . 4 . 2 0 1 0  8.- Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Binici ve Batman Milletvekili Ayla Akat Ata'nın Yasama  Dokunulmazlıklarının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi (3/1163) (Anayasa ve Adalet  Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 7.4.2010)  9.- Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Binici'nin Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında  Başbakanlık Tezkeresi (3/1164) (Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma  Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 7.4.2010)  10.- Van Milletvekili Özdal Üçer'in Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında  Başbakanlık Tezkeresi (3/1165) (Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma  Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 7.4.2010)  11.- Mardin Milletvekili Emine Ayna'nın Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında  Başbakanlık Tezkeresi (3/1166) (Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma  Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 7.4.2010)  12.- Siirt Milletvekili Osman Özçelik'in Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında  Başbakanlık Tezkeresi (3/1167) (Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma  Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 7.4.2010)  13.- Şırnak Milletvekili Sevahir Bayındır'ın Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında  Başbakanlık Tezkeresi (3/1168) (Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma  Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 7.4.2010)  14.- Batman Milletvekili Ayla Akat Ata'nın Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında  Başbakanlık Tezkeresi (3/1169) (Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma  Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 7.4.2010)  15.- İğdır Milletvekili Pervin Buldan'ın Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında  Başbakanlık Tezkeresi (3/1170) (Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma  Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 7.4.2010)  Süresi İçinde Cevaplanmayan Yazılı Soru Önergeleri  1.- İstanbul Milletvekili Hasan Macit'in, domuz gribi aşısı ithaline ve kullanımına ilişkin Sağlık  Bakanından yazılı soru önergesi (7/12208)  2.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, bazı illerdeki sağlık hizmetlerine ilişkin Sağlık  Bakanından yazılı soru önergesi (7/12214)  3.- İzmir Milletvekili Canan Arıtman'ın, sağlık sistemindeki bazı uygulamalara ilişkin Sağlık  Bakanından yazılı soru önergesi (7/12320)  4.- Batman Milletvekili Ayla Akat Ata'nın, toplantı ve gösteri eylemleri nedeniyle yapılan  soruşturmalara ve alınan tedbirlere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/12343)  5.- Batman Milletvekili Ayla Akat Ata'nın, Batman TEKEL Tütün Yaprak İşletmesinin açık  cezaevine dönüştürüleceği iddiasına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/12350)  6.- İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel'in, domuz gribi aşısına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı  soru önergesi (7/12471)  7.- İstanbul Milletvekili Mehmet Sevigen'in, domuz gribi tedbirlerine ilişkin Sağlık Bakanından  yazılı soru önergesi (7/12472)  8.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, açılım konusundaki bazı iddialara ilişkin Başbakandan  yazılı soru önergesi (7/12997)  - 1 8 6 -
Sayfa 15 -
TBMM B: 85 1 3 . 4 . 2 0 1 0  8.- Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Binici ve Batman Milletvekili Ayla Akat Ata'nın Yasama  Dokunulmazlıklarının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi (3/1163) (Anayasa ve Adalet  Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 7.4.2010)  9.- Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Binici'nin Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında  Başbakanlık Tezkeresi (3/1164) (Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma  Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 7.4.2010)  10.- Van Milletvekili Özdal Üçer'in Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında  Başbakanlık Tezkeresi (3/1165) (Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma  Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 7.4.2010)  11.- Mardin Milletvekili Emine Ayna'nın Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında  Başbakanlık Tezkeresi (3/1166) (Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma  Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 7.4.2010)  12.- Siirt Milletvekili Osman Özçelik'in Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında  Başbakanlık Tezkeresi (3/1167) (Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma  Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 7.4.2010)  13.- Şırnak Milletvekili Sevahir Bayındır'ın Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında  Başbakanlık Tezkeresi (3/1168) (Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma  Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 7.4.2010)  14.- Batman Milletvekili Ayla Akat Ata'nın Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında  Başbakanlık Tezkeresi (3/1169) (Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma  Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 7.4.2010)  15.- İğdır Milletvekili Pervin Buldan'ın Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında  Başbakanlık Tezkeresi (3/1170) (Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma  Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 7.4.2010)  Süresi İçinde Cevaplanmayan Yazılı Soru Önergeleri  1.- İstanbul Milletvekili Hasan Macit'in, domuz gribi aşısı ithaline ve kullanımına ilişkin Sağlık  Bakanından yazılı soru önergesi (7/12208)  2.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, bazı illerdeki sağlık hizmetlerine ilişkin Sağlık  Bakanından yazılı soru önergesi (7/12214)  3.- İzmir Milletvekili Canan Arıtman'ın, sağlık sistemindeki bazı uygulamalara ilişkin Sağlık  Bakanından yazılı soru önergesi (7/12320)  4.- Batman Milletvekili Ayla Akat Ata'nın, toplantı ve gösteri eylemleri nedeniyle yapılan  soruşturmalara ve alınan tedbirlere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/12343)  5.- Batman Milletvekili Ayla Akat Ata'nın, Batman TEKEL Tütün Yaprak İşletmesinin açık  cezaevine dönüştürüleceği iddiasına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/12350)  6.- İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel'in, domuz gribi aşısına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı  soru önergesi (7/12471)  7.- İstanbul Milletvekili Mehmet Sevigen'in, domuz gribi tedbirlerine ilişkin Sağlık Bakanından  yazılı soru önergesi (7/12472)  8.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, açılım konusundaki bazı iddialara ilişkin Başbakandan  yazılı soru önergesi (7/12997)  - 1 8 6 - TBMM B: 85 13 . 4 . 2010  9.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, Türk Şeker A.Ş. fabrikalarının satışına ilişkin  Başbakandan yazılı soru önergesi (7/12999)  10.- Batman Milletvekili Ayla Akat Ata'nın, Batman'daki belediyelere aktarılan kaynaklara  ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/13000)  11.- Mersin Milletvekili İsa Gök'ün, basın ve halkla ilişkiler müşavirlerinin AK PARTİ Genel  Merkezinde toplantıya çağrıldığı iddiasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/13001)  12.- İzmir Milletvekili Bülent Baratalı'nın, NATO'yla ilgili İzmir'e yönelik projeler olup  olmadığına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/13002)  13.- İzmir Milletvekili Bülent Baratalı'nın, bazı uluslararası projelere ilişkin Başbakandan yazılı  soru önergesi (7/13003)  14.- Ordu Milletvekili Rahmi Güner'in, bir şirketin teşvik başvurusuna ilişkin Başbakandan  yazılı soru önergesi (7/13007)  15.- Şırnak Milletvekili Sevahir Bayındır'ın, Şırnak'taki belediyelere aktarılan kaynaklara  ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/13008)  16.- Tunceli Milletvekili Şerafettin Halis'in, 1937 ve 1938 yıllarında Tunceli'deki olaylarla  ilgili arşiv belgelerine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/13009)  17.- Aydın Milletvekili Ali Uzunırmak'ın, çeşitli borçlara ilişkin Başbakandan yazılı soru  önergesi (7/13010)  18.- Aydın Milletvekili Ali Uzunırmak'ın, yap-işlet ve yap-işlet-devret modelleriyle yapılan  yatırımlara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/13011)  19.- İstanbul Milletvekili Ümit Şafak'ın, özelleştirme gelirlerine ve yabancı yatırımcılara kar  transferlerine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/13012)  20.- İstanbul Milletvekili Çetin Soysal'ın, Balıkesir-Dursunbey'de grizu patlaması meydana  gelen maden ocağının denetimlerine ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru  önergesi (7/13024)  21.- İzmir Milletvekili Kamil Erdal Sipahi'nin, İzmir'de yatırım ve istihdamın artırılmasına  ilişkin Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısından (Ali Babacan) yazılı soru önergesi (7/13031)  22.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, bir linyit işletmesi yöneticileri hakkındaki yargı  kararının uygulanmasına ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/13036)  23.- Zonguldak Milletvekili Ali Koçal'ın, BOTAŞ'ın Sivas Kompresörü ve İstasyonu yapımı  ihalesine ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/13038)  24.- Zonguldak Milletvekili Ali Koçal'ın, bir ihaleye fesat karıştırdığı iddia edilen BOTAŞ  yöneticilerine ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/13039)  25.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut'un, Edremit'in il özel idaresi programındaki  payına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/13040)  26.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, açılım konusundaki bazı iddialara ilişkin İçişleri  Bakanından yazılı soru önergesi (7/13041)  27.- İstanbul Milletvekili Sacid Yıldız'ın, Fatih Belediyesinin yürüttüğü Fener-Balat- Ayvansaray yenileme projesine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/13042)  28.- İstanbul Milletvekili Çetin Soysal'ın, verilen silah ruhsatlarına ilişkin İçişleri Bakanından  yazılı soru önergesi (7/13043)  - 1 8 7 -
Sayfa 16 -
TBMM B: 85 13 . 4 . 2010  9.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, Türk Şeker A.Ş. fabrikalarının satışına ilişkin  Başbakandan yazılı soru önergesi (7/12999)  10.- Batman Milletvekili Ayla Akat Ata'nın, Batman'daki belediyelere aktarılan kaynaklara  ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/13000)  11.- Mersin Milletvekili İsa Gök'ün, basın ve halkla ilişkiler müşavirlerinin AK PARTİ Genel  Merkezinde toplantıya çağrıldığı iddiasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/13001)  12.- İzmir Milletvekili Bülent Baratalı'nın, NATO'yla ilgili İzmir'e yönelik projeler olup  olmadığına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/13002)  13.- İzmir Milletvekili Bülent Baratalı'nın, bazı uluslararası projelere ilişkin Başbakandan yazılı  soru önergesi (7/13003)  14.- Ordu Milletvekili Rahmi Güner'in, bir şirketin teşvik başvurusuna ilişkin Başbakandan  yazılı soru önergesi (7/13007)  15.- Şırnak Milletvekili Sevahir Bayındır'ın, Şırnak'taki belediyelere aktarılan kaynaklara  ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/13008)  16.- Tunceli Milletvekili Şerafettin Halis'in, 1937 ve 1938 yıllarında Tunceli'deki olaylarla  ilgili arşiv belgelerine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/13009)  17.- Aydın Milletvekili Ali Uzunırmak'ın, çeşitli borçlara ilişkin Başbakandan yazılı soru  önergesi (7/13010)  18.- Aydın Milletvekili Ali Uzunırmak'ın, yap-işlet ve yap-işlet-devret modelleriyle yapılan  yatırımlara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/13011)  19.- İstanbul Milletvekili Ümit Şafak'ın, özelleştirme gelirlerine ve yabancı yatırımcılara kar  transferlerine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/13012)  20.- İstanbul Milletvekili Çetin Soysal'ın, Balıkesir-Dursunbey'de grizu patlaması meydana  gelen maden ocağının denetimlerine ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru  önergesi (7/13024)  21.- İzmir Milletvekili Kamil Erdal Sipahi'nin, İzmir'de yatırım ve istihdamın artırılmasına  ilişkin Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısından (Ali Babacan) yazılı soru önergesi (7/13031)  22.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, bir linyit işletmesi yöneticileri hakkındaki yargı  kararının uygulanmasına ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/13036)  23.- Zonguldak Milletvekili Ali Koçal'ın, BOTAŞ'ın Sivas Kompresörü ve İstasyonu yapımı  ihalesine ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/13038)  24.- Zonguldak Milletvekili Ali Koçal'ın, bir ihaleye fesat karıştırdığı iddia edilen BOTAŞ  yöneticilerine ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/13039)  25.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut'un, Edremit'in il özel idaresi programındaki  payına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/13040)  26.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, açılım konusundaki bazı iddialara ilişkin İçişleri  Bakanından yazılı soru önergesi (7/13041)  27.- İstanbul Milletvekili Sacid Yıldız'ın, Fatih Belediyesinin yürüttüğü Fener-Balat- Ayvansaray yenileme projesine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/13042)  28.- İstanbul Milletvekili Çetin Soysal'ın, verilen silah ruhsatlarına ilişkin İçişleri Bakanından  yazılı soru önergesi (7/13043)  - 1 8 7 - TBMM B: 85 13 . 4 . 2 0 1 0  29.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel'in, Adana İl Genel Meclisince tahsis edilen taşınmazlara  ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/13044)  30.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel'in, Adana Büyükşehir Belediyesinin yargıya taşınan imar  kararlarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/13045)  31.- Antalya Milletvekili Tayfur Süner'in, Güney Antalya Turizmi Geliştirme ve Altyapı  İşletme Birliğine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/13046)  32.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel'in, bir köyün bazı sorunlarına ilişkin İçişleri Bakanından  yazılı soru önergesi (7/13047)  33.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel'in, su taşkınlarından zarar gören bir köydeki  mağduriyete ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/13048)  34.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel'in, bir köy yoluna ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru  önergesi (7/13049)  35.- Batman Milletvekili Bengi Yıldız'ın, koruma görevlilerinin yargılanmasına yol açan  uygulamalara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/13050)  36.- Muş Milletvekili Sırrı Sakık'ın, gözaltına alınan bazı çocuklara ilişkin İçişleri Bakanından  yazılı soru önergesi (7/13051)  37.- Batman Milletvekili Bengi Yıldız'ın, Diyarbakır'daki bir köyün bazı sorunlarına ilişkin  İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/13052)  38.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman'ın, bilim ve sanat merkezlerine yapılan atamalara  ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/13054)  39.- Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı'nın, okullarda dağıtılan yayınların denetimine ilişkin  Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/13055)  40.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, ÖSYM sınavlarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından  yazılı soru önergesi (7/13056)  41. - İzmir Milletvekili Oğuz Oyan'ın, bir YÖK üyesi hakkındaki intihal iddiasına ilişkin Milli  Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/13058)  42.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel'in, bir köydeki ilköğretim okulunun kapatılıp  kapatılmayacağına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/13059)  43.- Adıyaman Milletvekili Şevket Köse'nin, derslik açığına ilişkin Milli Eğitim Bakanından  yazılı soru önergesi (7/13060)  44.- Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Binici'nin, 222 sayılı Kanun uyarınca verilen para cezalarına  ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/13061)  45.- Batman Milletvekili Bengi Yıldız'ın, Diyarbakır'daki eğitim ve öğretimdeki bazı  ihtiyaçlara ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/13062)  46.- Muğla Milletvekili Gürol Ergin'in, Suriye sınırındaki mayınlı arazilerin temizlenmesine  ilişkin Milli Savunma Bakanından yazılı soru önergesi (7/13063)  47.- Mersin Milletvekili Akif Akkuş'un, Koç Müzesindeki denizaltı gemisiyle ilgili bazı  iddialara ilişkin Milli Savunma Bakanından yazılı soru önergesi (7/13064)  48.- İzmir Milletvekili Kamil Erdal Sipahi'nin, insansız hava aracı projesine ilişkin Milli  Savunma Bakanından yazılı soru önergesi (7/13065)  - 1 8 8 -
Sayfa 17 -
TBMM B: 85 13 . 4 . 2 0 1 0  29.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel'in, Adana İl Genel Meclisince tahsis edilen taşınmazlara  ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/13044)  30.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel'in, Adana Büyükşehir Belediyesinin yargıya taşınan imar  kararlarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/13045)  31.- Antalya Milletvekili Tayfur Süner'in, Güney Antalya Turizmi Geliştirme ve Altyapı  İşletme Birliğine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/13046)  32.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel'in, bir köyün bazı sorunlarına ilişkin İçişleri Bakanından  yazılı soru önergesi (7/13047)  33.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel'in, su taşkınlarından zarar gören bir köydeki  mağduriyete ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/13048)  34.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel'in, bir köy yoluna ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru  önergesi (7/13049)  35.- Batman Milletvekili Bengi Yıldız'ın, koruma görevlilerinin yargılanmasına yol açan  uygulamalara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/13050)  36.- Muş Milletvekili Sırrı Sakık'ın, gözaltına alınan bazı çocuklara ilişkin İçişleri Bakanından  yazılı soru önergesi (7/13051)  37.- Batman Milletvekili Bengi Yıldız'ın, Diyarbakır'daki bir köyün bazı sorunlarına ilişkin  İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/13052)  38.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman'ın, bilim ve sanat merkezlerine yapılan atamalara  ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/13054)  39.- Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı'nın, okullarda dağıtılan yayınların denetimine ilişkin  Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/13055)  40.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, ÖSYM sınavlarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından  yazılı soru önergesi (7/13056)  41. - İzmir Milletvekili Oğuz Oyan'ın, bir YÖK üyesi hakkındaki intihal iddiasına ilişkin Milli  Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/13058)  42.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel'in, bir köydeki ilköğretim okulunun kapatılıp  kapatılmayacağına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/13059)  43.- Adıyaman Milletvekili Şevket Köse'nin, derslik açığına ilişkin Milli Eğitim Bakanından  yazılı soru önergesi (7/13060)  44.- Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Binici'nin, 222 sayılı Kanun uyarınca verilen para cezalarına  ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/13061)  45.- Batman Milletvekili Bengi Yıldız'ın, Diyarbakır'daki eğitim ve öğretimdeki bazı  ihtiyaçlara ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/13062)  46.- Muğla Milletvekili Gürol Ergin'in, Suriye sınırındaki mayınlı arazilerin temizlenmesine  ilişkin Milli Savunma Bakanından yazılı soru önergesi (7/13063)  47.- Mersin Milletvekili Akif Akkuş'un, Koç Müzesindeki denizaltı gemisiyle ilgili bazı  iddialara ilişkin Milli Savunma Bakanından yazılı soru önergesi (7/13064)  48.- İzmir Milletvekili Kamil Erdal Sipahi'nin, insansız hava aracı projesine ilişkin Milli  Savunma Bakanından yazılı soru önergesi (7/13065)  - 1 8 8 - TBMM B: 85 1 3 . 4 . 2 0 1 0  49.- İzmir Milletvekili Kamil Erdal Sipahi'nin, askeri okullardan ayrılıştaki tazminata ilişkin  Milli Savunma Bakanından yazılı soru önergesi (7/13066)  50.- Manisa Milletvekili Mustafa Enöz'ün, Manisa'da süt sığırcılığının desteklenmesine ilişkin  Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/13073)  51.- Manisa Milletvekili Mustafa Enöz'ün, zeytincilik sektörüne yönelik çalışmalara ilişkin  Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/13074)  52.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel'in, su taşkınlarından mağdur olan bir köye ilişkin Tarım  ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/13075)  53.- Manisa Milletvekili Ahmet Orhan'ın, Rusya'ya yapılan ihracattaki bazı sorunlara ilişkin  Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/13077)  54.- Manisa Milletvekili Ahmet Orhan'ın, Gördes bağlantılı karayollarının iyileştirilmesine  ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/13078)  55.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, elektrik dağıtım şirketlerinin kayıp ve kaçak durumlarına  ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/13080)  56.- Denizli Milletvekili Hasan Erçelebi'nin, Balıkesir'deki grizu patlamasında hayatını  kaybeden mühendisin cenazesinin nakline ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/13084)  57.- İstanbul Milletvekili Mehmet Sevigen'in, YİBO Tarda yaşandığı iddia edilen olaylara  ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/13086)  58.- Bursa Milletvekili Onur Öymen'in, Kıbrıs'tan asker çekilebileceğine yönelik açıklamasına  ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/13087)  59.- Tunceli Milletvekili Şerafettin Halis'in, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğünün bir idari  soruşturmasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/13090)  60.- Adana Milletvekili Yılmaz Tankut'un, Şırnak Belediyesinin imzaladığı toplu iş  sözleşmesindeki tatil günlerine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/13091)  61.- İstanbul Milletvekili Ayşe Jale Ağırbaş'ın, Zonguldak-Alaplı-Gümeli Beldesinin yolunun  asfaltlanmasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/13093)  62.- İstanbul Milletvekili Süleyman Yağız'ın, kar amacı gütmeyen kuruluşlara yapılan  yardımlara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/13094)  63.- Balıkesir Milletvekili Ergün Aydoğan'ın, bakanların korunmasındaki yeni uygulamalara  ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/13096)  64.- Konya Milletvekili Atilla Kart'ın, Meram Belediyesi yönetimiyle ilgili çeşitli iddialara  ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/13097)  65.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel'in, maden ocaklarında jeoloji mühendisi istihdam  edilmesine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/13098)  66.- İzmir Milletvekili Ahmet Ersin'in, memur ve emekli maaşlarına zam yapılmasına ilişkin  Başbakandan yazılı soru önergesi (7/13099)  67.- Hatay Milletvekili Abdulaziz Yazar'ın, Özelleştirme İdaresine devredilen taşınmazların  sosyal ve sportif amaçlarla değerlendirilmesine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/13100)  68.- Mersin Milletvekili İsa Gök'ün, bazı istisnai memuriyet kadrolarına yapılan atamalara  ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/13110)  - 1 8 9 -
Sayfa 18 -
TBMM B: 85 1 3 . 4 . 2 0 1 0  49.- İzmir Milletvekili Kamil Erdal Sipahi'nin, askeri okullardan ayrılıştaki tazminata ilişkin  Milli Savunma Bakanından yazılı soru önergesi (7/13066)  50.- Manisa Milletvekili Mustafa Enöz'ün, Manisa'da süt sığırcılığının desteklenmesine ilişkin  Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/13073)  51.- Manisa Milletvekili Mustafa Enöz'ün, zeytincilik sektörüne yönelik çalışmalara ilişkin  Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/13074)  52.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel'in, su taşkınlarından mağdur olan bir köye ilişkin Tarım  ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/13075)  53.- Manisa Milletvekili Ahmet Orhan'ın, Rusya'ya yapılan ihracattaki bazı sorunlara ilişkin  Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/13077)  54.- Manisa Milletvekili Ahmet Orhan'ın, Gördes bağlantılı karayollarının iyileştirilmesine  ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/13078)  55.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, elektrik dağıtım şirketlerinin kayıp ve kaçak durumlarına  ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/13080)  56.- Denizli Milletvekili Hasan Erçelebi'nin, Balıkesir'deki grizu patlamasında hayatını  kaybeden mühendisin cenazesinin nakline ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/13084)  57.- İstanbul Milletvekili Mehmet Sevigen'in, YİBO Tarda yaşandığı iddia edilen olaylara  ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/13086)  58.- Bursa Milletvekili Onur Öymen'in, Kıbrıs'tan asker çekilebileceğine yönelik açıklamasına  ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/13087)  59.- Tunceli Milletvekili Şerafettin Halis'in, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğünün bir idari  soruşturmasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/13090)  60.- Adana Milletvekili Yılmaz Tankut'un, Şırnak Belediyesinin imzaladığı toplu iş  sözleşmesindeki tatil günlerine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/13091)  61.- İstanbul Milletvekili Ayşe Jale Ağırbaş'ın, Zonguldak-Alaplı-Gümeli Beldesinin yolunun  asfaltlanmasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/13093)  62.- İstanbul Milletvekili Süleyman Yağız'ın, kar amacı gütmeyen kuruluşlara yapılan  yardımlara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/13094)  63.- Balıkesir Milletvekili Ergün Aydoğan'ın, bakanların korunmasındaki yeni uygulamalara  ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/13096)  64.- Konya Milletvekili Atilla Kart'ın, Meram Belediyesi yönetimiyle ilgili çeşitli iddialara  ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/13097)  65.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel'in, maden ocaklarında jeoloji mühendisi istihdam  edilmesine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/13098)  66.- İzmir Milletvekili Ahmet Ersin'in, memur ve emekli maaşlarına zam yapılmasına ilişkin  Başbakandan yazılı soru önergesi (7/13099)  67.- Hatay Milletvekili Abdulaziz Yazar'ın, Özelleştirme İdaresine devredilen taşınmazların  sosyal ve sportif amaçlarla değerlendirilmesine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/13100)  68.- Mersin Milletvekili İsa Gök'ün, bazı istisnai memuriyet kadrolarına yapılan atamalara  ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/13110)  - 1 8 9 - TBMM B: 85 13 . 4 . 2 0 1 0  69.- Mersin Milletvekili İsa Gök'ün, bazı istisnai memuriyet kadrolarına yapılan atamalara  ilişkin Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısından (Ali Babacan) yazılı soru önergesi (7/13117)  70.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, üniversite mezunlarının istihdamına ilişkin Devlet  Bakanından (Hayati Yazıcı) yazılı soru önergesi (7/13118)  71.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel'in, Bursa Stad Projesine ilişkin Devlet Bakanından  (Faruk Nafiz Özak) yazılı soru önergesi (7/13122)  72.- Mersin Milletvekili İsa Gök'ün, bazı istisnai memuriyet kadrolarına yapılan atamalara  ilişkin Devlet Bakanından (Faruk Nafiz Özak) yazılı soru önergesi (7/13123)  73.- İzmir Milletvekili Kamil Erdal Sipahi'nin, bir raporda belirtilen toplantıya ilişkin Dışişleri  Bakanından yazılı soru önergesi (7/13124)  74.- İstanbul Milletvekili Atila Kaya'nın, Irak'taki seçimlere yönelik gözlemci heyeti  oluşturulmasına ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/13125)  75.- Mersin Milletvekili İsa Gök'ün, bazı istisnai memuriyet kadrolarına yapılan atamalara  ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/13126)  76.- Kırklareli Milletvekili Tansel Barış'ın, maden ocaklarındaki kazalara ilişkin Enerji ve Tabii  Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/13128)  77.- Balıkesir Milletvekili Ergün Aydoğan'ın, deniz otobüsünde ambulanslardan ücret talep  edilmesine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/13130)  78.- Şırnak Milletvekili Sevahir Bayındır'ın, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinde "Hançer  Timi" olarak adlandırılan grupların varlığı iddiasına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı som önergesi (7/13131)  79.- Eskişehir Milletvekili Fehmi Murat Sönmez'in, deniz otobüslerinde ambulanslardan ücret  talep edilmesine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/13132)  80.- Hatay Milletvekili Abdulaziz Yazar'ın, Hatay'da uyuşturucuyla mücadeleye ilişkin İçişleri  Bakanından yazılı soru önergesi (7/13133)  81.- Mersin Milletvekili İsa Gök'ün, bazı istisnai memuriyet kadrolarına yapılan atamalara  ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/13134)  82.- Kahramanmaraş Milletvekili Durdu Özbolat'ın, milli eğitim eski bakanı Hasan Ali Yücel'i  anma etkinlikleri düzenlenmesine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/13135)  83.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel'in, Osmaniye'de özürlü çocukların eğitim ve öğretimine  ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/13136)  84.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel'in, Adana'da özürlü çocukların eğitim ve öğretimine  ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/13137)  85.- Batman Milletvekili Ayla Akat Ata'nın, Batman İl Milli Eğitim Müdürlüğü aleyhine açılan  davalara ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/13138)  86.- Mersin Milletvekili İsa Gök'ün, bazı istisnai memuriyet kadrolarına yapılan atamalara  ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/13139)  87.- Edirne Milletvekili Cemalettin Uslu'nun, Pazarkule Sınır Kapısı yol çalışmalarına ilişkin  Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/13147)  88.- Mersin Milletvekili İsa Gök'ün, bazı istisnai memuriyet kadrolanna yapılan atamalara  ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/13148)  - 1 9 0 -
Sayfa 19 -
TBMM B: 85 13 . 4 . 2 0 1 0  69.- Mersin Milletvekili İsa Gök'ün, bazı istisnai memuriyet kadrolarına yapılan atamalara  ilişkin Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısından (Ali Babacan) yazılı soru önergesi (7/13117)  70.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, üniversite mezunlarının istihdamına ilişkin Devlet  Bakanından (Hayati Yazıcı) yazılı soru önergesi (7/13118)  71.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel'in, Bursa Stad Projesine ilişkin Devlet Bakanından  (Faruk Nafiz Özak) yazılı soru önergesi (7/13122)  72.- Mersin Milletvekili İsa Gök'ün, bazı istisnai memuriyet kadrolarına yapılan atamalara  ilişkin Devlet Bakanından (Faruk Nafiz Özak) yazılı soru önergesi (7/13123)  73.- İzmir Milletvekili Kamil Erdal Sipahi'nin, bir raporda belirtilen toplantıya ilişkin Dışişleri  Bakanından yazılı soru önergesi (7/13124)  74.- İstanbul Milletvekili Atila Kaya'nın, Irak'taki seçimlere yönelik gözlemci heyeti  oluşturulmasına ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/13125)  75.- Mersin Milletvekili İsa Gök'ün, bazı istisnai memuriyet kadrolarına yapılan atamalara  ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/13126)  76.- Kırklareli Milletvekili Tansel Barış'ın, maden ocaklarındaki kazalara ilişkin Enerji ve Tabii  Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/13128)  77.- Balıkesir Milletvekili Ergün Aydoğan'ın, deniz otobüsünde ambulanslardan ücret talep  edilmesine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/13130)  78.- Şırnak Milletvekili Sevahir Bayındır'ın, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinde "Hançer  Timi" olarak adlandırılan grupların varlığı iddiasına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı som önergesi (7/13131)  79.- Eskişehir Milletvekili Fehmi Murat Sönmez'in, deniz otobüslerinde ambulanslardan ücret  talep edilmesine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/13132)  80.- Hatay Milletvekili Abdulaziz Yazar'ın, Hatay'da uyuşturucuyla mücadeleye ilişkin İçişleri  Bakanından yazılı soru önergesi (7/13133)  81.- Mersin Milletvekili İsa Gök'ün, bazı istisnai memuriyet kadrolarına yapılan atamalara  ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/13134)  82.- Kahramanmaraş Milletvekili Durdu Özbolat'ın, milli eğitim eski bakanı Hasan Ali Yücel'i  anma etkinlikleri düzenlenmesine ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/13135)  83.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel'in, Osmaniye'de özürlü çocukların eğitim ve öğretimine  ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/13136)  84.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel'in, Adana'da özürlü çocukların eğitim ve öğretimine  ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/13137)  85.- Batman Milletvekili Ayla Akat Ata'nın, Batman İl Milli Eğitim Müdürlüğü aleyhine açılan  davalara ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/13138)  86.- Mersin Milletvekili İsa Gök'ün, bazı istisnai memuriyet kadrolarına yapılan atamalara  ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/13139)  87.- Edirne Milletvekili Cemalettin Uslu'nun, Pazarkule Sınır Kapısı yol çalışmalarına ilişkin  Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/13147)  88.- Mersin Milletvekili İsa Gök'ün, bazı istisnai memuriyet kadrolanna yapılan atamalara  ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/13148)  - 1 9 0 - TBMM B: 85 13 . 4 . 2010  89.- Mersin Milletvekili İsa Gök'ün, bazı istisnai memuriyet kadrolarına yapılan atamalara  ilişkin Devlet Bakanından (Faruk Çelik) yazılı soru önergesi (7/13151)  90.- Mersin Milletvekili İsa Gök'ün, bazı istisnai memuriyet kadrolarına yapılan atamalara  ilişkin Milli Savunma Bakanından yazılı soru önergesi (7/13155)  91.- Mersin Milletvekili İsa Gök'ün, bazı istisnai memuriyet kadrolarına yapılan atamalara  ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/13159)  No.: 120  13 Nisan 2010 Salı  Tasarı  1.- Askeri Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun  Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı (1/843) (Adalet; Plan ve  Bütçe ile Milli Savunma Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 9.4.2010)  Teklifler  1.- İzmir Milletvekili Kamil Erdal Sipahi'nin; Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun  Teklifi (2/664) (Plan ve Bütçe ile Milli Savunma Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 7.4.2010)  2.- Ankara Milletvekili Zekeriya Akıncı ve Antalya Milletvekili Osman Kaptan'ın; Bazı  Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/665) (Plan ve Bütçe ile Milli Savunma  Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 7.4.2010)  Meclis Araştırması Önergeleri  1.- Diyarbakır Milletvekili Selahattin Demirtaş ve 19 Milletvekilinin, Doğu ve Güneydoğu  Anadolu'da artış gösteren kanser vakalarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi  amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/666) (Başkanlığa geliş tarihi:  26.02.2010)  2.- Trabzon Milletvekili Cevdet Erdöl ve 21 Milletvekilinin, kanser hastalığı konusunun  araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına  ilişkin önergesi (10/667) (Başkanlığa geliş tarihi: 13.04.2010)  3.- Ankara Milletvekili Tekin Bingöl ve 23 Milletvekilinin, kanser hastalığı konusunun  araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına  ilişkin önergesi (10/668) (Başkanlığa geliş tarihi: 13.04.2010)  4.- Antalya Milletvekili Osman Kaptan ve 21 Milletvekilinin, TOKİ'nin faaliyetlerinin  araştırılması amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/669) (Başkanlığa geliş  tarihi: 26.02.2010)  Geri Alınan Yazılı Soru Önergesi  1.- Antalya Milletvekili Hüseyin Yıldız, Antalya'daki öğrenci yurtlarına ilişkin Milli Eğitim  Bakanından yazılı soru önergesini 13.04.2010 tarihinde geri almıştır (7/13232)  - 1 9 1 -
Sayfa 20 -
TBMM B: 85 13 . 4 . 2010  89.- Mersin Milletvekili İsa Gök'ün, bazı istisnai memuriyet kadrolarına yapılan atamalara  ilişkin Devlet Bakanından (Faruk Çelik) yazılı soru önergesi (7/13151)  90.- Mersin Milletvekili İsa Gök'ün, bazı istisnai memuriyet kadrolarına yapılan atamalara  ilişkin Milli Savunma Bakanından yazılı soru önergesi (7/13155)  91.- Mersin Milletvekili İsa Gök'ün, bazı istisnai memuriyet kadrolarına yapılan atamalara  ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/13159)  No.: 120  13 Nisan 2010 Salı  Tasarı  1.- Askeri Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun  Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı (1/843) (Adalet; Plan ve  Bütçe ile Milli Savunma Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 9.4.2010)  Teklifler  1.- İzmir Milletvekili Kamil Erdal Sipahi'nin; Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun  Teklifi (2/664) (Plan ve Bütçe ile Milli Savunma Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 7.4.2010)  2.- Ankara Milletvekili Zekeriya Akıncı ve Antalya Milletvekili Osman Kaptan'ın; Bazı  Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/665) (Plan ve Bütçe ile Milli Savunma  Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 7.4.2010)  Meclis Araştırması Önergeleri  1.- Diyarbakır Milletvekili Selahattin Demirtaş ve 19 Milletvekilinin, Doğu ve Güneydoğu  Anadolu'da artış gösteren kanser vakalarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi  amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/666) (Başkanlığa geliş tarihi:  26.02.2010)  2.- Trabzon Milletvekili Cevdet Erdöl ve 21 Milletvekilinin, kanser hastalığı konusunun  araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına  ilişkin önergesi (10/667) (Başkanlığa geliş tarihi: 13.04.2010)  3.- Ankara Milletvekili Tekin Bingöl ve 23 Milletvekilinin, kanser hastalığı konusunun  araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına  ilişkin önergesi (10/668) (Başkanlığa geliş tarihi: 13.04.2010)  4.- Antalya Milletvekili Osman Kaptan ve 21 Milletvekilinin, TOKİ'nin faaliyetlerinin  araştırılması amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/669) (Başkanlığa geliş  tarihi: 26.02.2010)  Geri Alınan Yazılı Soru Önergesi  1.- Antalya Milletvekili Hüseyin Yıldız, Antalya'daki öğrenci yurtlarına ilişkin Milli Eğitim  Bakanından yazılı soru önergesini 13.04.2010 tarihinde geri almıştır (7/13232)  - 1 9 1 - TBMM B: 85 1 3 . 4 . 2 0 1 0 O: 1  13 Nisan 2010 Salı  BİRİNCİ OTURUM  Açılma Saati: 15.03  BAŞKAN: Başkan Vekili Nevzat PAKDİL  KÂTİP ÜYELER: Yaşar TÜZÜN (Bilecik), Gülsen ORHAN (Van)  BAŞKAN - Saygıdeğer milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 85'inci Birleşimini  açıyorum.  Toplantı yeter sayısı vardır, görüşmelere başlıyoruz.  Gündeme geçmeden önce üç sayın milletvekiline gündem dışı söz vereceğim.  Gündem dışı ilk söz Mimar Sinan Haftası münasebetiyle söz isteyen Siirt Milletvekili Mehmet  Yılmaz Helvacıoğlu'na aittir.  Sayın Helvacıoğlu, buyurun efendim. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)  IV.- GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR  A) MİLLETVEKİLLERİNİN GÜNDEM DIŞI KONUŞMALARI  1.- Siirt Milletvekili M. Yılmaz Helvacıoğlu 'nun, Mimar Sinan 'ın ölümünün 422 'nciyıl dönümü  ve Mimar Sinan Haftası 'na ilişkin gündem dışı konuşması  M. YILMAZ HELVACIOĞLU (Siirt) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Mimar Sinan'ın  ölümünün 422'nci yıl dönümü nedeniyle gündem dışı söz almış bulunmaktayım. Bu nedenle hepinize  saygılar sunuyorum.  Bu meslekte kırk yılımı doldurmuş bir mimar olarak, Mimar Sinan Haftası ile ilgili bana söz  veren Değerli Başkanıma teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum.  Sayın milletvekilleri, Mimar Sinan, Osmanlı İmparatorluğu'nun gücünün en üstün olduğu bir  dönemde, sanatın en üst düzeyde olduğu bir evrede bütün bu birikimini mimarlık alanında tek isim  olarak temsil edebilmiş büyük bir mimardır.  Osmanlı kentlerinin oluşumunu büyük ölçüde yönlendiren, yeniyi bulma çabasında olan, tekrar  etmeyen, kopyalamayan bir anlayışla mesleğini yapan Sinan, bu sebeple sadece Türkiye'de değil  tüm dünyada tanınan büyük bir mimardır. Tasarladığı yapıların büyük çoğunluğunu ve en seçkinlerini  o zamanın başkenti İstanbul'da gerçekleştirmiştir. Bu eserleri, âdeta, bir mimarlık yarışmasına  katılırcasına yeniliklerle dolu olarak geliştirir ve topografyanın en uygun yerlerine yerleştirerek kent  siluetine büyük katkılarda bulunurdu. Böylece, İstanbul'u, en güzel yapı örnekleriyle âdeta bir açık  hava müzesine dönüştürmüştür.  Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Kayseri sancağının Ağırnas köyünde 1494 yılında doğan  Mimar Sinan, Osmanlı kapıkulu sınıfına asker yetiştiren acemi ocağında iken dülgerliği ister.  Ustalarını dikkatle izleyerek inşaatlarda çalışır. Bu çalışmalarda tıpkı bir pergelin sabit ayağı gibi  kararlı olduğunu ifade eder, diğer yandan, "Pergelin gezen ayağı gibi başka diyarları gezmeye  özendim." derdi.  Kanuni Sultan Süleyman döneminde yeniçeri olarak Bağdat seferlerinde bulunurken, keşif  amacıyla Van Gölü'nü geçmek için, malzeme ve alet sıkıntılarına rağmen, toplu, tüfekli üç kadırga  inşa etmeyi başarmıştır. Mühendislikteki bu başarıları nedeniyle haseki rütbesine getirilmiştir.  - 1 9 2 -
Sayfa 21 -
TBMM B: 85 1 3 . 4 . 2 0 1 0 O: 1  13 Nisan 2010 Salı  BİRİNCİ OTURUM  Açılma Saati: 15.03  BAŞKAN: Başkan Vekili Nevzat PAKDİL  KÂTİP ÜYELER: Yaşar TÜZÜN (Bilecik), Gülsen ORHAN (Van)  BAŞKAN - Saygıdeğer milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 85'inci Birleşimini  açıyorum.  Toplantı yeter sayısı vardır, görüşmelere başlıyoruz.  Gündeme geçmeden önce üç sayın milletvekiline gündem dışı söz vereceğim.  Gündem dışı ilk söz Mimar Sinan Haftası münasebetiyle söz isteyen Siirt Milletvekili Mehmet  Yılmaz Helvacıoğlu'na aittir.  Sayın Helvacıoğlu, buyurun efendim. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)  IV.- GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR  A) MİLLETVEKİLLERİNİN GÜNDEM DIŞI KONUŞMALARI  1.- Siirt Milletvekili M. Yılmaz Helvacıoğlu 'nun, Mimar Sinan 'ın ölümünün 422 'nciyıl dönümü  ve Mimar Sinan Haftası 'na ilişkin gündem dışı konuşması  M. YILMAZ HELVACIOĞLU (Siirt) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Mimar Sinan'ın  ölümünün 422'nci yıl dönümü nedeniyle gündem dışı söz almış bulunmaktayım. Bu nedenle hepinize  saygılar sunuyorum.  Bu meslekte kırk yılımı doldurmuş bir mimar olarak, Mimar Sinan Haftası ile ilgili bana söz  veren Değerli Başkanıma teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum.  Sayın milletvekilleri, Mimar Sinan, Osmanlı İmparatorluğu'nun gücünün en üstün olduğu bir  dönemde, sanatın en üst düzeyde olduğu bir evrede bütün bu birikimini mimarlık alanında tek isim  olarak temsil edebilmiş büyük bir mimardır.  Osmanlı kentlerinin oluşumunu büyük ölçüde yönlendiren, yeniyi bulma çabasında olan, tekrar  etmeyen, kopyalamayan bir anlayışla mesleğini yapan Sinan, bu sebeple sadece Türkiye'de değil  tüm dünyada tanınan büyük bir mimardır. Tasarladığı yapıların büyük çoğunluğunu ve en seçkinlerini  o zamanın başkenti İstanbul'da gerçekleştirmiştir. Bu eserleri, âdeta, bir mimarlık yarışmasına  katılırcasına yeniliklerle dolu olarak geliştirir ve topografyanın en uygun yerlerine yerleştirerek kent  siluetine büyük katkılarda bulunurdu. Böylece, İstanbul'u, en güzel yapı örnekleriyle âdeta bir açık  hava müzesine dönüştürmüştür.  Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Kayseri sancağının Ağırnas köyünde 1494 yılında doğan  Mimar Sinan, Osmanlı kapıkulu sınıfına asker yetiştiren acemi ocağında iken dülgerliği ister.  Ustalarını dikkatle izleyerek inşaatlarda çalışır. Bu çalışmalarda tıpkı bir pergelin sabit ayağı gibi  kararlı olduğunu ifade eder, diğer yandan, "Pergelin gezen ayağı gibi başka diyarları gezmeye  özendim." derdi.  Kanuni Sultan Süleyman döneminde yeniçeri olarak Bağdat seferlerinde bulunurken, keşif  amacıyla Van Gölü'nü geçmek için, malzeme ve alet sıkıntılarına rağmen, toplu, tüfekli üç kadırga  inşa etmeyi başarmıştır. Mühendislikteki bu başarıları nedeniyle haseki rütbesine getirilmiştir.  - 1 9 2 - T B M M B : 8 5 1 3 . 4 . 2 0 1 0 0 : 1  - 1 9 3 - Moldova seferi sırasında Prut Nehri üzerinde kısa bir sürede inşa ettiği köprü kendisine büyük bir  başarı kazandırarak mimarbaşı olmayı hak etmiştir. Katıldığı seferler sırasında gördüğü doğu ve batıdaki  çeşitli kültür eserleri Sinan'a büyük bir deneyim kazandırmıştır. Tasarım ve yöneticilik yeteneklerini  geliştirerek, elli yıl gibi uzun bir süre mimarbaşı olarak çalışmayı sürdürebilmiş büyük bir mimardır.  Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Mimar Sinan'ın yaşamını incelediğimizde yaptıklarıyla  hiçbir zaman yetinmeyip, bıkıp, usanmadan düşünen, araştıran ve yenilikler ortaya koyan bir  yaratıcının öyküsüyle karşılaşırız. Sinan, Osmanlı mimarlığında en önemli mekân olan camilerin  tasarımına önemli katkıları olan büyük bir mimardır. Mimarbaşılığa getirildikten sonra yaptığı ilk  cami olan Haseki Camisi dönemin en önemli eserlerinden biridir. 1540 yılında ele aldığı Üsküdar'daki  Mihrimah Camisi'yle kubbeyi üç yandan saran yarım kubbeleriyle bir sıçrama noktası oluşturmuştur.  Dört dayanaklı, tek kubbeli yapılardan başlayıp, yarım kubbeler ekleyip, orta mekânı yükselterek  yapıyı bir piramit içine almayı başarmıştır.  Sinan, camilerde dört ayağı destekleyen payandaları bir tasarım elemanı olarak ustaca kullanmış­ tır. Sinan, bu payandaları daha sonra Süleymaniye ve Selimiye camilerinde de kullanmıştır. Süleyma- niye'den sonra Sinan'ın Edirne'de gördüğü üç şerefeli caminin etkisiyle mekân şemasından farklı olarak  mekânı enine yaymaya çalıştığını görürüz. Bu şemada dikdörtgen mekânların kubbe ve yarım kubbe­ lerle sorunsuz olarak örtülmesini sağlamayı başarmıştır. Denediği bu şemayla Edirne'deki Selimiye  Camisi'yle doruğa ulaşmıştır. Osmanlı mimarlığının çok sevilen bir eseri ve Sinan'ın da en beğendiği  yapı olan Selimiye Camisi'yle Ayasofya'yı geçme arzusuna gerçekten ulaşmıştır. Selimiye'de anıtsal  boyutlarda kullanılan sekizgen şema ile Ayasofya artık simge bir yapı olmaktan çıkmıştır.  Osmanlı döneminde mimarlar devlet protokolünde çok önemli bir yer almamasına rağmen,  Mimar Sinan, sultanların yanında çok sevilen ve sayılan önemli bir mimardı.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Sayın Helvacıoğlu, konuşmanızı tamamlayınız.  Buyurun.  M. YILMAZ HELVACIOĞLU (Devamla) - İstanbul'a su getirmesi için Sultan Süleyman  tarafından görevlendirilen Sinan, bilgi gerektiren bu işi başarıyla tamamlayarak sultanın takdirini  kazanmayı başarmıştır. Sultan Süleyman'ın Süleymaniye gibi kendi adına yaptırdığı büyük bir  caminin açılışını Sinan'a yaptırması bu takdirin en önemli ve belirgin göstergesidir. Eserlerine bakıp  Batı'yla karşılaştırdığımızda çok sayıda eseri inanılmaz kısa sürelerde, kusursuz olarak  gerçekleştirmiş bilge kişi olarak karşımıza çıkmaktadır.  Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Sinan, geleneğe körü körüne bağlı bir mimar değildi. Dışa  açık, gördüklerinden doğru dersler ve ilhamlar alan, onları kendi görüşleri doğrultusunda senteze  ulaştıran bir tasarımcı ve bilim adamıydı. Ömrünün sonuna kadar araştıran, kütle ve strüktür  sorunlarına yeni çözümler arayan Sinan, Osmanlı ve hatta İslam mimarisinin yegâne simgesiydi.  Bu vesileyle Mimar Sinan'ı rahmetle anıyor, tüm meslektaşlarıma esin kaynağı olduğu için  şükranlarımı arz ediyor, hepinize saygılar sunuyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.  Gündem dışı ikinci söz Kırgızistan'daki gelişmeler konusunda söz isteyen İzmir Milletvekili  Şenol Bal'a aittir.  Sayın Bal, buyurun efendim. (MHP sıralarından alkışlar)
Sayfa 22 -
T B M M B : 8 5 1 3 . 4 . 2 0 1 0 0 : 1  - 1 9 3 - Moldova seferi sırasında Prut Nehri üzerinde kısa bir sürede inşa ettiği köprü kendisine büyük bir  başarı kazandırarak mimarbaşı olmayı hak etmiştir. Katıldığı seferler sırasında gördüğü doğu ve batıdaki  çeşitli kültür eserleri Sinan'a büyük bir deneyim kazandırmıştır. Tasarım ve yöneticilik yeteneklerini  geliştirerek, elli yıl gibi uzun bir süre mimarbaşı olarak çalışmayı sürdürebilmiş büyük bir mimardır.  Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Mimar Sinan'ın yaşamını incelediğimizde yaptıklarıyla  hiçbir zaman yetinmeyip, bıkıp, usanmadan düşünen, araştıran ve yenilikler ortaya koyan bir  yaratıcının öyküsüyle karşılaşırız. Sinan, Osmanlı mimarlığında en önemli mekân olan camilerin  tasarımına önemli katkıları olan büyük bir mimardır. Mimarbaşılığa getirildikten sonra yaptığı ilk  cami olan Haseki Camisi dönemin en önemli eserlerinden biridir. 1540 yılında ele aldığı Üsküdar'daki  Mihrimah Camisi'yle kubbeyi üç yandan saran yarım kubbeleriyle bir sıçrama noktası oluşturmuştur.  Dört dayanaklı, tek kubbeli yapılardan başlayıp, yarım kubbeler ekleyip, orta mekânı yükselterek  yapıyı bir piramit içine almayı başarmıştır.  Sinan, camilerde dört ayağı destekleyen payandaları bir tasarım elemanı olarak ustaca kullanmış­ tır. Sinan, bu payandaları daha sonra Süleymaniye ve Selimiye camilerinde de kullanmıştır. Süleyma- niye'den sonra Sinan'ın Edirne'de gördüğü üç şerefeli caminin etkisiyle mekân şemasından farklı olarak  mekânı enine yaymaya çalıştığını görürüz. Bu şemada dikdörtgen mekânların kubbe ve yarım kubbe­ lerle sorunsuz olarak örtülmesini sağlamayı başarmıştır. Denediği bu şemayla Edirne'deki Selimiye  Camisi'yle doruğa ulaşmıştır. Osmanlı mimarlığının çok sevilen bir eseri ve Sinan'ın da en beğendiği  yapı olan Selimiye Camisi'yle Ayasofya'yı geçme arzusuna gerçekten ulaşmıştır. Selimiye'de anıtsal  boyutlarda kullanılan sekizgen şema ile Ayasofya artık simge bir yapı olmaktan çıkmıştır.  Osmanlı döneminde mimarlar devlet protokolünde çok önemli bir yer almamasına rağmen,  Mimar Sinan, sultanların yanında çok sevilen ve sayılan önemli bir mimardı.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Sayın Helvacıoğlu, konuşmanızı tamamlayınız.  Buyurun.  M. YILMAZ HELVACIOĞLU (Devamla) - İstanbul'a su getirmesi için Sultan Süleyman  tarafından görevlendirilen Sinan, bilgi gerektiren bu işi başarıyla tamamlayarak sultanın takdirini  kazanmayı başarmıştır. Sultan Süleyman'ın Süleymaniye gibi kendi adına yaptırdığı büyük bir  caminin açılışını Sinan'a yaptırması bu takdirin en önemli ve belirgin göstergesidir. Eserlerine bakıp  Batı'yla karşılaştırdığımızda çok sayıda eseri inanılmaz kısa sürelerde, kusursuz olarak  gerçekleştirmiş bilge kişi olarak karşımıza çıkmaktadır.  Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Sinan, geleneğe körü körüne bağlı bir mimar değildi. Dışa  açık, gördüklerinden doğru dersler ve ilhamlar alan, onları kendi görüşleri doğrultusunda senteze  ulaştıran bir tasarımcı ve bilim adamıydı. Ömrünün sonuna kadar araştıran, kütle ve strüktür  sorunlarına yeni çözümler arayan Sinan, Osmanlı ve hatta İslam mimarisinin yegâne simgesiydi.  Bu vesileyle Mimar Sinan'ı rahmetle anıyor, tüm meslektaşlarıma esin kaynağı olduğu için  şükranlarımı arz ediyor, hepinize saygılar sunuyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.  Gündem dışı ikinci söz Kırgızistan'daki gelişmeler konusunda söz isteyen İzmir Milletvekili  Şenol Bal'a aittir.  Sayın Bal, buyurun efendim. (MHP sıralarından alkışlar)  TBMM B: 85 13 . 4 . 2010 O: 1  - 1 9 4 - 2.- izmir Milletvekili Şenol Bal 'ın, Kırgızistan Cumhuriyeti 'nde meydana gelen son olaylar ve  gelişmelere ilişkin gündem dışı konuşması  ŞENOL BAL (İzmir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Kırgızistan Cumhuriyeti'nde  meydana gelen son olaylar ve gelişmeler konusunda gündem dışı söz almış bulunmaktayım. Yüce  Meclisi saygılarımla selamlıyorum.  Sayın milletvekilleri, Kırgızistan Cumhuriyeti'nde beş yıl arayla yine halk ayaklanmasıyla  ölümlerin meydana geldiği, olayların devam ettiği, yönetimin el değiştirdiği ikinci renkli devrim  gerçekleşti. Bu süreç Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini hiç ilgilendirmiyor mu, merak ediyorum. Bu  yaşanan olaylar Tanzanya'da mı ya da Patagonya'da mı meydana geldi sayın milletvekilleri! Polonya  Devlet Başkanının uçağının düşmesi üzerine "Temenni ederiz ki bir kaza olarak gerçekleşmiştir."  diye imalı, biraz da tehditvari ifade irat eden Başbakanımız ve Dışişleri Bakanımız Kırgızistan  meselesinde en azından itidale davet eden bir beyanatta bile bulunmadı.  Sayın milletvekilleri, Kırgızistan'da ortaya çıkan bu durum konusunda işaretler, gelişmeler  önceden hiç takip edilmedi mi? Dışişleri Bakanı Meclisimizi bu konuda neden bilgilendirmiyor?  Stratejik derinlik konusunda bir kitap yazan Sayın Davutoğlu lütfen Kırgızistan konusunda engin  stratejik görüşlerini bizimle de paylaşsın. Hadi konu hassastır diyelim, niçin siyasi parti genel  başkanlarıyla bu konudaki gelişmeler ve Türkiye'nin bu konudaki politikasının ne olması gerektiği  konusunda müzakere etme ihtiyacı duyulmuyor? Neden konuya Türk dünyasının bir meselesi olarak  bakılmıyor? Neden bağımsız Türk cumhuriyetleri liderleriyle -ki, en azından görüşülebileceklerle- Kırgızistan'ın bir an önce sağlıklı yapılanması için alınacak maddi, manevi destek ve tedbirler  konusunda bir zirve toplantısı çağrısı yapılmıyor? Tabii, kardeş Azerbaycan'ı bile Ermeni protokolleri  yüzünden güvensizliğe sürükleyen AKP İktidarı bu çağrıyı nasıl yapabilecek? Ya da soruyu şöyle  sorayım: AKP İktidarı için Türk dünyası bir anlam ifade ediyor mu? Kırgızistan'ın bugün ABD,  Rusya gibi küresel güçlerin oyuncağı hâline gelmesine seyirci mi kalmalıyız, kaderine mi terk  etmeliyiz? Dostluk, kardeşlik nutukları atıyoruz. Dostluk ve kardeşlik zor günlerde yardımcı olmak,  problemlere çözüm üretmek değil mi? Diyeceksiniz ki: "Dışişleri Bakanlığında kriz masası  oluşturuldu." Evet, kriz masası Kırgızistan'da yatırım yapan, çalışma yapan vatandaşlarımızla ilgili.  Tabii ki vatandaşlarımızın can güvenliği ve yatırım haklarını korumak çok önemli ama ben bu konuda  bile sağlıklı ve yeterli çalışmanın yapıldığını düşünmüyorum. Ama ilgilenmemiz gereken sadece bu  konu değil.  Sayın milletvekilleri, medyamıza baktığımızda da Kırgızistan konusunda, Kırgızistan ve Kırgız  Türklerini hiç bilmeyen, tanımayan, ilgili, ilgisiz herkesin dereden tepeden, abuk sabuk yorum  yapmaları Kırgızistan halkını yaralıyor, incitiyor, bunun da bilinmesini istedim.  Sayın milletvekilleri, ben bu kürsüden sizlere seslenirken, devrilen Kurban Bakiyev mi, yoksa  geçici hükümeti kuran Roza Otunbayeva mı, bu iyiydi kötüydü kıyaslaması yapmıyorum, hiç  kimsenin de yapması doğru değil. Söylemek istediğim kardeş ülkemiz Kırgızistan Cumhuriyeti'nde  yaşanan olayların Türkiye tarafından iyi değerlendirilmesi, meseleye Türk dünyası meselesi olarak  bakılması. Kırgızistan'ın bundan sonra demokratik huzur ve sükûna kavuşması konusunda Türkiye  olarak üzerimize düşen, yapmamız gerekenler nelerdir? Bugüne kadar ne yapıldığını bilmek,  sorgulamak üzere söz aldım. Türkiye olarak kısa vadeli kâr zarar hesaplarıyla Türk cumhuriyetlerine  bakmak yerine, tüm Türk cumhuriyetlerinde, tam bağımsız olabilecekleri, bağımsız karar  alabilecekleri bir düzenin oluşturulması için destek vermemiz gerekecektir. 2005-2010'da olaylar  göstermektedir ki Kırgızistan'da, Kırgız halkı, demokratik talep ve arzuları canlı ve heyecanlı bir
Sayfa 23 -
TBMM B: 85 13 . 4 . 2010 O: 1  - 1 9 4 - 2.- izmir Milletvekili Şenol Bal 'ın, Kırgızistan Cumhuriyeti 'nde meydana gelen son olaylar ve  gelişmelere ilişkin gündem dışı konuşması  ŞENOL BAL (İzmir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Kırgızistan Cumhuriyeti'nde  meydana gelen son olaylar ve gelişmeler konusunda gündem dışı söz almış bulunmaktayım. Yüce  Meclisi saygılarımla selamlıyorum.  Sayın milletvekilleri, Kırgızistan Cumhuriyeti'nde beş yıl arayla yine halk ayaklanmasıyla  ölümlerin meydana geldiği, olayların devam ettiği, yönetimin el değiştirdiği ikinci renkli devrim  gerçekleşti. Bu süreç Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini hiç ilgilendirmiyor mu, merak ediyorum. Bu  yaşanan olaylar Tanzanya'da mı ya da Patagonya'da mı meydana geldi sayın milletvekilleri! Polonya  Devlet Başkanının uçağının düşmesi üzerine "Temenni ederiz ki bir kaza olarak gerçekleşmiştir."  diye imalı, biraz da tehditvari ifade irat eden Başbakanımız ve Dışişleri Bakanımız Kırgızistan  meselesinde en azından itidale davet eden bir beyanatta bile bulunmadı.  Sayın milletvekilleri, Kırgızistan'da ortaya çıkan bu durum konusunda işaretler, gelişmeler  önceden hiç takip edilmedi mi? Dışişleri Bakanı Meclisimizi bu konuda neden bilgilendirmiyor?  Stratejik derinlik konusunda bir kitap yazan Sayın Davutoğlu lütfen Kırgızistan konusunda engin  stratejik görüşlerini bizimle de paylaşsın. Hadi konu hassastır diyelim, niçin siyasi parti genel  başkanlarıyla bu konudaki gelişmeler ve Türkiye'nin bu konudaki politikasının ne olması gerektiği  konusunda müzakere etme ihtiyacı duyulmuyor? Neden konuya Türk dünyasının bir meselesi olarak  bakılmıyor? Neden bağımsız Türk cumhuriyetleri liderleriyle -ki, en azından görüşülebileceklerle- Kırgızistan'ın bir an önce sağlıklı yapılanması için alınacak maddi, manevi destek ve tedbirler  konusunda bir zirve toplantısı çağrısı yapılmıyor? Tabii, kardeş Azerbaycan'ı bile Ermeni protokolleri  yüzünden güvensizliğe sürükleyen AKP İktidarı bu çağrıyı nasıl yapabilecek? Ya da soruyu şöyle  sorayım: AKP İktidarı için Türk dünyası bir anlam ifade ediyor mu? Kırgızistan'ın bugün ABD,  Rusya gibi küresel güçlerin oyuncağı hâline gelmesine seyirci mi kalmalıyız, kaderine mi terk  etmeliyiz? Dostluk, kardeşlik nutukları atıyoruz. Dostluk ve kardeşlik zor günlerde yardımcı olmak,  problemlere çözüm üretmek değil mi? Diyeceksiniz ki: "Dışişleri Bakanlığında kriz masası  oluşturuldu." Evet, kriz masası Kırgızistan'da yatırım yapan, çalışma yapan vatandaşlarımızla ilgili.  Tabii ki vatandaşlarımızın can güvenliği ve yatırım haklarını korumak çok önemli ama ben bu konuda  bile sağlıklı ve yeterli çalışmanın yapıldığını düşünmüyorum. Ama ilgilenmemiz gereken sadece bu  konu değil.  Sayın milletvekilleri, medyamıza baktığımızda da Kırgızistan konusunda, Kırgızistan ve Kırgız  Türklerini hiç bilmeyen, tanımayan, ilgili, ilgisiz herkesin dereden tepeden, abuk sabuk yorum  yapmaları Kırgızistan halkını yaralıyor, incitiyor, bunun da bilinmesini istedim.  Sayın milletvekilleri, ben bu kürsüden sizlere seslenirken, devrilen Kurban Bakiyev mi, yoksa  geçici hükümeti kuran Roza Otunbayeva mı, bu iyiydi kötüydü kıyaslaması yapmıyorum, hiç  kimsenin de yapması doğru değil. Söylemek istediğim kardeş ülkemiz Kırgızistan Cumhuriyeti'nde  yaşanan olayların Türkiye tarafından iyi değerlendirilmesi, meseleye Türk dünyası meselesi olarak  bakılması. Kırgızistan'ın bundan sonra demokratik huzur ve sükûna kavuşması konusunda Türkiye  olarak üzerimize düşen, yapmamız gerekenler nelerdir? Bugüne kadar ne yapıldığını bilmek,  sorgulamak üzere söz aldım. Türkiye olarak kısa vadeli kâr zarar hesaplarıyla Türk cumhuriyetlerine  bakmak yerine, tüm Türk cumhuriyetlerinde, tam bağımsız olabilecekleri, bağımsız karar  alabilecekleri bir düzenin oluşturulması için destek vermemiz gerekecektir. 2005-2010'da olaylar  göstermektedir ki Kırgızistan'da, Kırgız halkı, demokratik talep ve arzuları canlı ve heyecanlı bir  T B M M B : 8 5 1 3 . 4 . 2 0 1 0 0 : 1  - 1 9 5 - toplumdur. Kırgız halkı eşitlik, özgürlük ve adalet istiyor, demokrasiyi arıyor ama hazırlanan  formüller sorunları çözmüyor, reçeteler hep dış kaynaklı, haplar hep ithal ve o toplumda sağlığı  bozuyor. Demokrasi kolay elde edilmiyor. Biz Türkiye olarak, uzun demokrasi geçmişimize rağmen,  hâlen demokrasimizi oturtabildiğimizi söyleyebilir miyiz? Ama Türkiye olarak bu konuda oldukça  tecrübeli sayılırız. Bu tecrübelerimizden kardeş ülke Kırgızistan toplumunun yararlanması konusunda  bugüne kadar ne yaptık? Gerçi, bugünkü iktidardan önceki hükümetler bir şeyler yapma gayretinde  oldular; yeterli, yetersiz tartışılabilir ama AKP İktidarı, kendi ülkemizde bile uzlaşı kültürü olan  demokrasi kültürünü katlettiği için ne söyleyebiliriz ki?  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Buyurun efendim, konuşmanızı tamamlayınız.  ŞENOL BAL (Devamla) - AKP İktidarının gündeminde Türk dünyası gibi bir mesele olduğuna  dair en ufak bir emare bile yok.  Sayın milletvekilleri, hem ABD'nin hem Rusya'nın üslerinin bulunduğu ve üsler konusunda bu  iki ülke arasında dengeleri kuramadığı için bugün bir türlü istikrar kazanmayan Kırgızistan, Türk  coğrafyasında yalnız olmadığını hissetmelidir.  AKP İktidarının dış politika uygulamalarında gösterdiği ve "sıfır sorun" kamuflesiyle  teslimiyetçi, tavizkâr tutumundan vazgeçerek gerçeklerle yüzleşmesi ve hem Türkiye'nin hem de  Türk cumhuriyetlerinin ABD-Rusya satranç oyununda piyon durumuna düşürülmesinin önüne  geçilmesi gerekir ve Türkiye ve Türk cumhuriyetlerinin dünya siyaseti sahnesinde hak ettiği yeri  a lması en büyük temennimizdi r .  Kırgızistan'da bir an önce olayların son bulması ve Kırgız kardeşlerimizin huzura kavuşması  dileğiyle sözlerime son verirken yüce Meclisi saygılarımla selamlıyorum. (MFTP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.  Gündem dışı üçüncü söz İzmir Torbalı Pancar köyü halkının sorunları hakkında söz isteyen  İzmir Milletvekili Selçuk Ayhan'a aittir.  Buyurun efendim. (CHP sıralarından alkışlar)  3.- İzmir Milletvekili Selçuk Ayhan 'ın, İzmir Torbalı Pancar köyü halkının sözleşmeli kiracı  olarak uzun süredir tarım yaptıkları arazilerin ellerinden alınmak istenmesine ilişkin gündem dışı  konuşması  SELÇUK AYHAN (İzmir) - Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; hepinizi saygıyla selamlayarak  sözlerime başlamak istiyorum.  Değerli arkadaşlarım, İzmir'in şu an Torbalı ilçesinde mahalle olarak tanıdığımız, daha önce,  yerel seçimlerden önce belde olan, geçmişte İzmir'in bir köyü olan Pancar'ın yaşadığı, Pancar  halkının yaşadığı bir sorundan bahsetmek için buraya çıkmış bulunuyorum. Burada bahsedeceğim  konu tipik bir usulsüz ihale yöntemi ve ihaleye fesat karıştırma.  Şimdi, cumhuriyetin kuruluşundan sonra "Suvör" diye bir aile oradaki 12 dönüm arazisinin 4  dönümünü o dönemin Belediye Başkanı Behçet Uz'un yaptırmakta olduğu çocuk hastanesinin hem  yapımında daha sonra da çocuk hastanesine gelir temin etmek üzere kamuya bağışlamış. 1976 yılında  dönemin Başbakanı Bülent Ecevit, topraksız köylüyü topraklandırma kapsamında bu arazileri oradaki  köylülere önce satmak istemiş ama üzerinde Behçet Uz Çocuk Hastanesine geliri verilmek üzere  bağışlandığına dair şerh olduğu için satamamış, daha sonra kiraya vermiş. 2005 yılına kadar bu süreç
Sayfa 24 -
T B M M B : 8 5 1 3 . 4 . 2 0 1 0 0 : 1  - 1 9 5 - toplumdur. Kırgız halkı eşitlik, özgürlük ve adalet istiyor, demokrasiyi arıyor ama hazırlanan  formüller sorunları çözmüyor, reçeteler hep dış kaynaklı, haplar hep ithal ve o toplumda sağlığı  bozuyor. Demokrasi kolay elde edilmiyor. Biz Türkiye olarak, uzun demokrasi geçmişimize rağmen,  hâlen demokrasimizi oturtabildiğimizi söyleyebilir miyiz? Ama Türkiye olarak bu konuda oldukça  tecrübeli sayılırız. Bu tecrübelerimizden kardeş ülke Kırgızistan toplumunun yararlanması konusunda  bugüne kadar ne yaptık? Gerçi, bugünkü iktidardan önceki hükümetler bir şeyler yapma gayretinde  oldular; yeterli, yetersiz tartışılabilir ama AKP İktidarı, kendi ülkemizde bile uzlaşı kültürü olan  demokrasi kültürünü katlettiği için ne söyleyebiliriz ki?  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Buyurun efendim, konuşmanızı tamamlayınız.  ŞENOL BAL (Devamla) - AKP İktidarının gündeminde Türk dünyası gibi bir mesele olduğuna  dair en ufak bir emare bile yok.  Sayın milletvekilleri, hem ABD'nin hem Rusya'nın üslerinin bulunduğu ve üsler konusunda bu  iki ülke arasında dengeleri kuramadığı için bugün bir türlü istikrar kazanmayan Kırgızistan, Türk  coğrafyasında yalnız olmadığını hissetmelidir.  AKP İktidarının dış politika uygulamalarında gösterdiği ve "sıfır sorun" kamuflesiyle  teslimiyetçi, tavizkâr tutumundan vazgeçerek gerçeklerle yüzleşmesi ve hem Türkiye'nin hem de  Türk cumhuriyetlerinin ABD-Rusya satranç oyununda piyon durumuna düşürülmesinin önüne  geçilmesi gerekir ve Türkiye ve Türk cumhuriyetlerinin dünya siyaseti sahnesinde hak ettiği yeri  a lması en büyük temennimizdi r .  Kırgızistan'da bir an önce olayların son bulması ve Kırgız kardeşlerimizin huzura kavuşması  dileğiyle sözlerime son verirken yüce Meclisi saygılarımla selamlıyorum. (MFTP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.  Gündem dışı üçüncü söz İzmir Torbalı Pancar köyü halkının sorunları hakkında söz isteyen  İzmir Milletvekili Selçuk Ayhan'a aittir.  Buyurun efendim. (CHP sıralarından alkışlar)  3.- İzmir Milletvekili Selçuk Ayhan 'ın, İzmir Torbalı Pancar köyü halkının sözleşmeli kiracı  olarak uzun süredir tarım yaptıkları arazilerin ellerinden alınmak istenmesine ilişkin gündem dışı  konuşması  SELÇUK AYHAN (İzmir) - Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; hepinizi saygıyla selamlayarak  sözlerime başlamak istiyorum.  Değerli arkadaşlarım, İzmir'in şu an Torbalı ilçesinde mahalle olarak tanıdığımız, daha önce,  yerel seçimlerden önce belde olan, geçmişte İzmir'in bir köyü olan Pancar'ın yaşadığı, Pancar  halkının yaşadığı bir sorundan bahsetmek için buraya çıkmış bulunuyorum. Burada bahsedeceğim  konu tipik bir usulsüz ihale yöntemi ve ihaleye fesat karıştırma.  Şimdi, cumhuriyetin kuruluşundan sonra "Suvör" diye bir aile oradaki 12 dönüm arazisinin 4  dönümünü o dönemin Belediye Başkanı Behçet Uz'un yaptırmakta olduğu çocuk hastanesinin hem  yapımında daha sonra da çocuk hastanesine gelir temin etmek üzere kamuya bağışlamış. 1976 yılında  dönemin Başbakanı Bülent Ecevit, topraksız köylüyü topraklandırma kapsamında bu arazileri oradaki  köylülere önce satmak istemiş ama üzerinde Behçet Uz Çocuk Hastanesine geliri verilmek üzere  bağışlandığına dair şerh olduğu için satamamış, daha sonra kiraya vermiş. 2005 yılına kadar bu süreç  TBMM B: 85 13 . 4 . 2010 O: 1  - 1 9 6 - böyle devam etmiş, 2005 yılından itibaren köylülerin kira sözleşmeleri yenilenmemeye başlanmış,  zorluklar çıkarılmış. Daha sonra ecri misil bedelleri çok yüksek tutulmuş. Bu arada uyuşma  komisyonları, uyuşmazlık komisyonları kurulmuş, ecri misil bedelleri tekrar küçültülmüş falan ama  23 Ağustos 2007 tarihinde burası hayvancılık organize sanayi işi yapılmak üzere ihaleye çıkmak  üzere hazırlanmış, 2005 yılında bu hazırlık başlamış.  Şimdi, o dönem ihalenin yapılamayacağına dair Millî Emlak Genel Müdürlüğünün bir görüşü  var, diyor ki: "Üzerinde kiracılar oturmaktadır. Sözleşmeli kiracıları vardır. Burada ihale yapıp başka  birine veremezsiniz." Buna rağmen, ihale yapılmış ancak alan firma ihaleyi kazandıktan sonra  kendisine ihale eden kurumun, üzerinde oturanların sözleşmeli kiracılar olduğunu kendisinden  sakladığını iddia ederek, artı, bölgenin birinci sınıf tarım alanı olduğuyla ilgili belgelere ulaştığını  söyleyerek ihalenin iptaliyle ilgili dava açmış. Bu dava şu an Yargıtayda devam ediyor.  Buna rağmen 28/8/2008 yılında tekrar ihaleye çıkarılmış, kamuoyunda "yandaş" diye tabir edilen  bir firmaya verilmiş. Bunu bir kanıt olarak söylemiyorum. Ancak, ihale, proje fizibilite çalışmalarının  ön etüdü için yapılan bir ihale fakat ihale yapıldıktan sonra bu proje ve ön etüt için verilen bir yıllık  süre altı aya düşürülmüş, o gün belirlenen ihale bedeli yarıya düşürülmüş, artı, ön etüt, proje ve  benzeri şeylerin hazırlanması için gereken şeyler yapılmadan kiralama aşamasına geçilmiş ve bu  firmaya önce on dokuz yıl, gereken yükümlülükler yerine getirilmeden de otuz yıla uzatma verilmiş.  Köylüye ecri misil bedeli olarak 150 lira sunulurken ihale edilen firmaya verilen bedel 50 lira. Hâlen  ihaleyi alandan 50 lira kira bedeli alınırken köylüye de İzmir Millî Emlak Müdürlüğü 400 lira  üzerinden mahkeme tebligatı gönderiyor. Şu an aynı alanın üzerinde iki tane kiracı var. Birileri ihaleyi  almış, etrafını telle çevirmiş, jandarma zoruyla köylüyü çıkarmış olan firma; diğeri de hâlâ  sözleşmeleri devam ettiği hâlde oradan çıkartılan ve haklarında 400 lira bedel talep edilen köylüler,  bu da işin başka bir boyum. Kuruma arazi teslim edilirken, ne yazık ki, en büyük yerel mülki amir  teslim etmesi gerekirken "Tamam, git orayı teslim al." demişler. Köylülerin orada yaptığı yatırımlar,  sondajlar, elektrik tesisatları, boru döşemeler, sulama kanalları -İzmir milletvekillerimiz dikkatle  dinliyor çünkü çok iyi biliyorlar konuyu- ne yazık ki bunların hiçbirinde hukuka dikkat edilmemiş.  Ben Sayın Maliye Bakanımız Mehmet Şimşek'in bu konuyu yeniden gündeme alıp bu dosyayı  tekrar incelemesini bu yüce Meclisin huzurunda talep ediyorum değerli arkadaşlarım.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Sayın Ayhan, konuşmanızı tamamlayınız.  Buyurun.  SELÇUK AYHAN (Devamla) - Tamam efendim.  Çünkü bu alan İzmir'de eski bir göl yatağı olup, İzmir'in potansiyel içme suyu kaynağı rezervidir  aynı zamanda. Bu alan Tahtalı baraj havzasına çok yakın olup, hâlen birinci sınıf tarım toprağı olarak  İzmir Büyükşehir Belediyesi Nazım İmar Plam'nda tescillidir. Bu alanın yanlış işler için yanlış  insanlara peşkeş çekilmesi anlayışına son verilmelidir, gerilim ve gerginliğin şu an devam eden hukuk  süreci sonuçlanmadan giderilmesi için Hükümet gereken önlemleri ve tedbirleri almalıdır.  Bu uzun sorunu, dosyalar tutan sorunu çok kısa bir şekilde sizlere özetlemeye çalıştım. Beni  dinlediğiniz için hepinize teşekkür ediyorum. Gereğinin yapılmasını da başta Sayın Mehmet  Şimşek'ten olmak üzere Hükümetten bekliyorum. (CHP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Ayhan.
Sayfa 25 -
TBMM B: 85 13 . 4 . 2010 O: 1  - 1 9 6 - böyle devam etmiş, 2005 yılından itibaren köylülerin kira sözleşmeleri yenilenmemeye başlanmış,  zorluklar çıkarılmış. Daha sonra ecri misil bedelleri çok yüksek tutulmuş. Bu arada uyuşma  komisyonları, uyuşmazlık komisyonları kurulmuş, ecri misil bedelleri tekrar küçültülmüş falan ama  23 Ağustos 2007 tarihinde burası hayvancılık organize sanayi işi yapılmak üzere ihaleye çıkmak  üzere hazırlanmış, 2005 yılında bu hazırlık başlamış.  Şimdi, o dönem ihalenin yapılamayacağına dair Millî Emlak Genel Müdürlüğünün bir görüşü  var, diyor ki: "Üzerinde kiracılar oturmaktadır. Sözleşmeli kiracıları vardır. Burada ihale yapıp başka  birine veremezsiniz." Buna rağmen, ihale yapılmış ancak alan firma ihaleyi kazandıktan sonra  kendisine ihale eden kurumun, üzerinde oturanların sözleşmeli kiracılar olduğunu kendisinden  sakladığını iddia ederek, artı, bölgenin birinci sınıf tarım alanı olduğuyla ilgili belgelere ulaştığını  söyleyerek ihalenin iptaliyle ilgili dava açmış. Bu dava şu an Yargıtayda devam ediyor.  Buna rağmen 28/8/2008 yılında tekrar ihaleye çıkarılmış, kamuoyunda "yandaş" diye tabir edilen  bir firmaya verilmiş. Bunu bir kanıt olarak söylemiyorum. Ancak, ihale, proje fizibilite çalışmalarının  ön etüdü için yapılan bir ihale fakat ihale yapıldıktan sonra bu proje ve ön etüt için verilen bir yıllık  süre altı aya düşürülmüş, o gün belirlenen ihale bedeli yarıya düşürülmüş, artı, ön etüt, proje ve  benzeri şeylerin hazırlanması için gereken şeyler yapılmadan kiralama aşamasına geçilmiş ve bu  firmaya önce on dokuz yıl, gereken yükümlülükler yerine getirilmeden de otuz yıla uzatma verilmiş.  Köylüye ecri misil bedeli olarak 150 lira sunulurken ihale edilen firmaya verilen bedel 50 lira. Hâlen  ihaleyi alandan 50 lira kira bedeli alınırken köylüye de İzmir Millî Emlak Müdürlüğü 400 lira  üzerinden mahkeme tebligatı gönderiyor. Şu an aynı alanın üzerinde iki tane kiracı var. Birileri ihaleyi  almış, etrafını telle çevirmiş, jandarma zoruyla köylüyü çıkarmış olan firma; diğeri de hâlâ  sözleşmeleri devam ettiği hâlde oradan çıkartılan ve haklarında 400 lira bedel talep edilen köylüler,  bu da işin başka bir boyum. Kuruma arazi teslim edilirken, ne yazık ki, en büyük yerel mülki amir  teslim etmesi gerekirken "Tamam, git orayı teslim al." demişler. Köylülerin orada yaptığı yatırımlar,  sondajlar, elektrik tesisatları, boru döşemeler, sulama kanalları -İzmir milletvekillerimiz dikkatle  dinliyor çünkü çok iyi biliyorlar konuyu- ne yazık ki bunların hiçbirinde hukuka dikkat edilmemiş.  Ben Sayın Maliye Bakanımız Mehmet Şimşek'in bu konuyu yeniden gündeme alıp bu dosyayı  tekrar incelemesini bu yüce Meclisin huzurunda talep ediyorum değerli arkadaşlarım.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Sayın Ayhan, konuşmanızı tamamlayınız.  Buyurun.  SELÇUK AYHAN (Devamla) - Tamam efendim.  Çünkü bu alan İzmir'de eski bir göl yatağı olup, İzmir'in potansiyel içme suyu kaynağı rezervidir  aynı zamanda. Bu alan Tahtalı baraj havzasına çok yakın olup, hâlen birinci sınıf tarım toprağı olarak  İzmir Büyükşehir Belediyesi Nazım İmar Plam'nda tescillidir. Bu alanın yanlış işler için yanlış  insanlara peşkeş çekilmesi anlayışına son verilmelidir, gerilim ve gerginliğin şu an devam eden hukuk  süreci sonuçlanmadan giderilmesi için Hükümet gereken önlemleri ve tedbirleri almalıdır.  Bu uzun sorunu, dosyalar tutan sorunu çok kısa bir şekilde sizlere özetlemeye çalıştım. Beni  dinlediğiniz için hepinize teşekkür ediyorum. Gereğinin yapılmasını da başta Sayın Mehmet  Şimşek'ten olmak üzere Hükümetten bekliyorum. (CHP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Ayhan.  TBMM B: 85 13 . 4 . 2 0 1 0 0 : 1  Sayın milletvekilleri, gündeme geçiyoruz.  Saygıdeğer milletvekili arkadaşlarım, Devlet Bakanı Sayın Faruk Nafiz Özak, gündemin "Sözlü  Sorular" kısmında yer alan sorulardan 1,10, 22, 28,29, 32, 33 ,42,44,49, 51,60, 69, 70 ,71 , 74,293,  295, 374,385,419,421,431,432,433,458 ve 560'ıncı sıralarındaki sorulan birlikte cevaplandırmak  istemişlerdir. Sayın Bakanın bu istemini sırası geldiğinde yerine getireceğim.  Başkanlığın Genel Kurula sunuşlan vardır.  Meclis araştırması açılmasına ilişkin dört adet önerge vardır; ayrı ayrı okutuyorum:  A) MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGELERİ  1.- Diyarbakır Milletvekili Selahattin Demirtaş ve 19 milletvekilinin, Doğu ve Güneydoğu  Anadolu 'da artış gösteren kanser vakalarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi  amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/666)  Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde son yıllarda artış gösteren Kanser vakalarının  nedenlerinin araştırılması amacıyla Anayasa'nın 98. TBMM İçtüzüğü'nün 104 ve 105. maddeleri  gereğince bir Araştırma Komisyonu'nun kurulmasını saygılarımla arz ederim. 26.02.2010  V.- BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  1) Selahattin Demirtaş  2) Gültan Kışanak  3) Ayla Akat Ata  4) Bengi Yıldız  5) Akın Birdal  6) Emine Ayna  7) Fatma Kurtulan  8) Hasip Kaplan  9) Hamit Geylani  10) İbrahim Binici  11) Nuri Yama  12) Mehmet Nezir Karabaş  13) Mehmet Ufuk Uras  14) Osman Özçelik  15) Özdal Üçer  16) Pervin Buldan  17) Sebahat Tuncel  18) Sevahir Bayındır  19) Sim Sakık  20) Şerafettin Halis  (Diyarbakır)  (Diyarbakır)  (Batman)  (Batman)  (Diyarbakır)  (Mardin)  (Van)  (Siirt)  (Van)  (İğdır)  (Muş)  (Bitlis)  (Şanlıurfa)  (Şırnak)  (İstanbul)  (İstanbul)  (Şırnak)  (Muş)  (Tunceli)  - 1 9 7 -
Sayfa 26 -
TBMM B: 85 13 . 4 . 2 0 1 0 0 : 1  Sayın milletvekilleri, gündeme geçiyoruz.  Saygıdeğer milletvekili arkadaşlarım, Devlet Bakanı Sayın Faruk Nafiz Özak, gündemin "Sözlü  Sorular" kısmında yer alan sorulardan 1,10, 22, 28,29, 32, 33 ,42,44,49, 51,60, 69, 70 ,71 , 74,293,  295, 374,385,419,421,431,432,433,458 ve 560'ıncı sıralarındaki sorulan birlikte cevaplandırmak  istemişlerdir. Sayın Bakanın bu istemini sırası geldiğinde yerine getireceğim.  Başkanlığın Genel Kurula sunuşlan vardır.  Meclis araştırması açılmasına ilişkin dört adet önerge vardır; ayrı ayrı okutuyorum:  A) MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGELERİ  1.- Diyarbakır Milletvekili Selahattin Demirtaş ve 19 milletvekilinin, Doğu ve Güneydoğu  Anadolu 'da artış gösteren kanser vakalarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi  amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/666)  Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde son yıllarda artış gösteren Kanser vakalarının  nedenlerinin araştırılması amacıyla Anayasa'nın 98. TBMM İçtüzüğü'nün 104 ve 105. maddeleri  gereğince bir Araştırma Komisyonu'nun kurulmasını saygılarımla arz ederim. 26.02.2010  V.- BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  1) Selahattin Demirtaş  2) Gültan Kışanak  3) Ayla Akat Ata  4) Bengi Yıldız  5) Akın Birdal  6) Emine Ayna  7) Fatma Kurtulan  8) Hasip Kaplan  9) Hamit Geylani  10) İbrahim Binici  11) Nuri Yama  12) Mehmet Nezir Karabaş  13) Mehmet Ufuk Uras  14) Osman Özçelik  15) Özdal Üçer  16) Pervin Buldan  17) Sebahat Tuncel  18) Sevahir Bayındır  19) Sim Sakık  20) Şerafettin Halis  (Diyarbakır)  (Diyarbakır)  (Batman)  (Batman)  (Diyarbakır)  (Mardin)  (Van)  (Siirt)  (Van)  (İğdır)  (Muş)  (Bitlis)  (Şanlıurfa)  (Şırnak)  (İstanbul)  (İstanbul)  (Şırnak)  (Muş)  (Tunceli)  - 1 9 7 - TBMM B:85 1 3 . 4 . 2010 0 : 1  - 1 9 8 - Gerekçe:  Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri, sağlık sorunlarının en  çok yaşandığı bölgelerin başında gelmektedir. Çetin coğrafyası, ekonomik sorunları ve yeteri kadar  önem ve destek verilmemesi nedeniyle, bölge halkı sağlık konusunda sürekli sorunlar yaşamıştır.  Başta hastaneler olmak üzere, sağlık kurumlarının yetersiz olması, sağlık personelinin bölgede  çalışmak istememesi ve bu konuda bir önlem alınamaması neticesinde, halk çoğu zaman doktor  bulamamış, tedavi için batı illerine gitmek zorunda kalmışlardır.  Özellikle son yıllarda, başta Hakkâri ve ilçeleri olmak üzere Doğu ve Güneydoğu Anadolu  Bölgesi'nde çok sayıda kanser vakası yaşanmaktadır. Neredeyse her ailede bir kanser hastası  bulunmakta, bu durum herkesin dikkatini çekmiştir. Özellikle Hakkâri'de bu kadar çok kanser  vakasının yaşanması, bu hastalığı tetikleyen nedenlerin araştırılması gerektiği hususunu gündeme  getirmektedir. Kansere yakalanan hastalar, bu bölgelerde hiçbir şekilde tedavi edilemedikleri gibi,  hastalık teşhisi dahi konulamamaktadır.  Bilindiği üzere geç teşhis, hastalığı tetiklemekte ve telafisi mümkün olmayan sonuçlara neden  olmaktadır. Bu nedenle, hastalar yetersiz ekonomik koşullarına rağmen, Ankara ve İstanbul başta  olmak üzere büyük illerin hastanelerine başvurmaktadırlar. Hastalar, kemoterapi ve radyoterapi için  dahi Ankara'ya defalarca gelmek zorunda kalmaktadırlar. Bu hastaların yaşadığı sorunların ve  çözümlerinin de mutlaka araştırılması gerekir. Bölgedeki hastanelerin çoğunda Onkoloji ve  Hematoloji bölümleri bulunmadığı gibi, uzman hekim ve teknik alt yapı da yoktur. Oysa ki, bu  bölgelerde sıklıkta görülen kanser vakalarının dikkate alınarak, her il ve ilçe hastanelerinde bu  hastalıkla ilgili bölüm ve hekim bulundurulmalıdır.  Ancak bundan daha önemli olan, ölümcül bir hastalık olan kanser hastalığının özellikle Doğu  ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde son yıllarda büyük artış göstermesinin çok acil bir şekilde  araştırılıp, bunun önleminin alınmasıdır. Uzmanların yaptığı bilimsel araştırmalara göre, özellikle  bu bölgelerde "Mide Kanseri" çok görülmektedir. Bunun nedenleri mutlaka araştırılarak, önlem  alınması gerekmektedir. En ölümcül kanser türleri arasında yer alan mide kanserinin bu bölgelerde  sık görülmesinin nedeni bu bölgelerde yaşayan yurttaşların sağlıklı bir beslenme olanaklarının  bulunmaması ve yaşanan ekonomik sıkıntılardır. Bunun nedenler ve önlemleri bir an önce araştırılıp,  devletin müdahale etmesi gerekir.  Bu bölgelerde yaşanan kanser hastalıklarının önlenmesi ya da en azından sonuçlarının önüne  geçebilmek için, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan her ilde bir kanser araştırma  merkezinin açılması kaçınılmaz olmuştur. Çünkü bu hastalığa yakalanan kişiler için, ne yazık ki  yaşadıkları yerlerdeki hastanelerde teknik ve deneyimli kadro yetersizliğinden dolayı hastalıkları geç  teşhis ediliyor ve artık tıbben yapılacak bir şey kalmıyor.  Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde son yıllarda artış gösteren kanser vakalarının  nedenleri ve önlemleri için derhal bir Meclis Araştırma Komisyonu Kurulması gerekmektedir.  2.- Trabzon Milletvekili Cevdet Erdöl ve 21 milletvekilinin, kanser hastalığı konusunun  araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına  ilişkin önergesi (10/667)  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı'na  Tüm dünyanın olduğu gibi ülkemizin de sağlık sorunlarının başında gelen kanser hastalığının  nedenlerinin tespit edilmesi ve alınacak tedbirlerin belirlenmesi amacıyla ekte sunmuş olduğumuz
Sayfa 27 -
TBMM B:85 1 3 . 4 . 2010 0 : 1  - 1 9 8 - Gerekçe:  Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri, sağlık sorunlarının en  çok yaşandığı bölgelerin başında gelmektedir. Çetin coğrafyası, ekonomik sorunları ve yeteri kadar  önem ve destek verilmemesi nedeniyle, bölge halkı sağlık konusunda sürekli sorunlar yaşamıştır.  Başta hastaneler olmak üzere, sağlık kurumlarının yetersiz olması, sağlık personelinin bölgede  çalışmak istememesi ve bu konuda bir önlem alınamaması neticesinde, halk çoğu zaman doktor  bulamamış, tedavi için batı illerine gitmek zorunda kalmışlardır.  Özellikle son yıllarda, başta Hakkâri ve ilçeleri olmak üzere Doğu ve Güneydoğu Anadolu  Bölgesi'nde çok sayıda kanser vakası yaşanmaktadır. Neredeyse her ailede bir kanser hastası  bulunmakta, bu durum herkesin dikkatini çekmiştir. Özellikle Hakkâri'de bu kadar çok kanser  vakasının yaşanması, bu hastalığı tetikleyen nedenlerin araştırılması gerektiği hususunu gündeme  getirmektedir. Kansere yakalanan hastalar, bu bölgelerde hiçbir şekilde tedavi edilemedikleri gibi,  hastalık teşhisi dahi konulamamaktadır.  Bilindiği üzere geç teşhis, hastalığı tetiklemekte ve telafisi mümkün olmayan sonuçlara neden  olmaktadır. Bu nedenle, hastalar yetersiz ekonomik koşullarına rağmen, Ankara ve İstanbul başta  olmak üzere büyük illerin hastanelerine başvurmaktadırlar. Hastalar, kemoterapi ve radyoterapi için  dahi Ankara'ya defalarca gelmek zorunda kalmaktadırlar. Bu hastaların yaşadığı sorunların ve  çözümlerinin de mutlaka araştırılması gerekir. Bölgedeki hastanelerin çoğunda Onkoloji ve  Hematoloji bölümleri bulunmadığı gibi, uzman hekim ve teknik alt yapı da yoktur. Oysa ki, bu  bölgelerde sıklıkta görülen kanser vakalarının dikkate alınarak, her il ve ilçe hastanelerinde bu  hastalıkla ilgili bölüm ve hekim bulundurulmalıdır.  Ancak bundan daha önemli olan, ölümcül bir hastalık olan kanser hastalığının özellikle Doğu  ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde son yıllarda büyük artış göstermesinin çok acil bir şekilde  araştırılıp, bunun önleminin alınmasıdır. Uzmanların yaptığı bilimsel araştırmalara göre, özellikle  bu bölgelerde "Mide Kanseri" çok görülmektedir. Bunun nedenleri mutlaka araştırılarak, önlem  alınması gerekmektedir. En ölümcül kanser türleri arasında yer alan mide kanserinin bu bölgelerde  sık görülmesinin nedeni bu bölgelerde yaşayan yurttaşların sağlıklı bir beslenme olanaklarının  bulunmaması ve yaşanan ekonomik sıkıntılardır. Bunun nedenler ve önlemleri bir an önce araştırılıp,  devletin müdahale etmesi gerekir.  Bu bölgelerde yaşanan kanser hastalıklarının önlenmesi ya da en azından sonuçlarının önüne  geçebilmek için, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan her ilde bir kanser araştırma  merkezinin açılması kaçınılmaz olmuştur. Çünkü bu hastalığa yakalanan kişiler için, ne yazık ki  yaşadıkları yerlerdeki hastanelerde teknik ve deneyimli kadro yetersizliğinden dolayı hastalıkları geç  teşhis ediliyor ve artık tıbben yapılacak bir şey kalmıyor.  Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde son yıllarda artış gösteren kanser vakalarının  nedenleri ve önlemleri için derhal bir Meclis Araştırma Komisyonu Kurulması gerekmektedir.  2.- Trabzon Milletvekili Cevdet Erdöl ve 21 milletvekilinin, kanser hastalığı konusunun  araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına  ilişkin önergesi (10/667)  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı'na  Tüm dünyanın olduğu gibi ülkemizin de sağlık sorunlarının başında gelen kanser hastalığının  nedenlerinin tespit edilmesi ve alınacak tedbirlerin belirlenmesi amacıyla ekte sunmuş olduğumuz  T B M M B: 85 1 3 . 4 . 2 0 1 0 0 : 1  gerekçe doğrultusunda, Anayasanın 98'inci ve İçtüzüğün 104 ve 105'inci maddeleri gereğince Meclis  Araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz.  1) Cevdet Erdöl (Trabzon)  2) Öznur Çalık (Malatya)  3) Rüstem Zeydan (Hakkâri)  4) Veysi Kaynak (Kahramanmaraş)  5) Mehmet Yılmaz Helvacıoğlu (Siirt)  6) Ahmet Aydın (Adıyaman)  7) Abdullah Çalışkan (Kırşehir)  8) Fatih Metin (Bolu)  9) İlhan Evcin (Yalova)  10) Hasan Al tan (Kastamonu)  11) Halil Mazıcıoğlu (Gaziantep)  12) Lokman Ayva (İstanbul)  13) Mehmet Nil Hıdır (Muğla)  14) Mehmet Müezzinoğlu (İstanbul)  15) Abdurrahman Arıcı (Antalya)  16) Fatih Öztürk (Samsun)  17) İbrahim Yiğit (İstanbul)  18) Hüseyin Devecioğlu (Kilis)  19) Nuri Uslu (Uşak)  20) Cemal Taşar (Bitlis)  21) Abdulmuttalip Özbek (Hakkâri)  22) Ertekin Çolak (Artvin)  Genel Gerekçe:  Kanser hastalığı dünyada son birkaç yıldır giderek artarak birinci ölüm nedeni hâline gelmiştir.  Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre 2000-2007 arasında kanserden ölen kişi sayısı yaklaşık  % 32 oranında artarak 2007 yılında 7,9 milyon kişiye çıkmıştır. Yani bütün ölümlerin yaklaşık  % 13'ü kanserden kaynaklanmıştır. Yine aynı dönemde yeni vaka sayısı 12 milyonun üzerine çıkarken  kanserle yaşayan vaka sayısı ise 25 milyon civarındadır. 2030 yılında özellikle gelişmekte olan  ülkelerde kanser sayısı, kanser ölümleri ve kanserle yaşayan hastalarda 2005 verilerine göre 3 kat artış  beklenmektedir.  Türkiye'de toplam ölümlerin içinde kanserden kaynaklanan ölümlerin oranı 2000 yılı için  hastalık yükü çalışmasında yüzde 13,1 olarak hesaplanmıştır.  Türkiye'de 2004 sonu itibarıyla yüz binde 167 olan kanser görülme hızının, 2005 yılında yüz  binde 180,3'e, 2006'da ise yüz binde 200'ün üzerine çıktığını göstermektedir. Bunun anlamı,  ülkemizde her sene yaklaşık 150 bin yeni kanser vakasının tespit edilmesi demektir.  - 1 9 9 -
Sayfa 28 -
T B M M B: 85 1 3 . 4 . 2 0 1 0 0 : 1  gerekçe doğrultusunda, Anayasanın 98'inci ve İçtüzüğün 104 ve 105'inci maddeleri gereğince Meclis  Araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz.  1) Cevdet Erdöl (Trabzon)  2) Öznur Çalık (Malatya)  3) Rüstem Zeydan (Hakkâri)  4) Veysi Kaynak (Kahramanmaraş)  5) Mehmet Yılmaz Helvacıoğlu (Siirt)  6) Ahmet Aydın (Adıyaman)  7) Abdullah Çalışkan (Kırşehir)  8) Fatih Metin (Bolu)  9) İlhan Evcin (Yalova)  10) Hasan Al tan (Kastamonu)  11) Halil Mazıcıoğlu (Gaziantep)  12) Lokman Ayva (İstanbul)  13) Mehmet Nil Hıdır (Muğla)  14) Mehmet Müezzinoğlu (İstanbul)  15) Abdurrahman Arıcı (Antalya)  16) Fatih Öztürk (Samsun)  17) İbrahim Yiğit (İstanbul)  18) Hüseyin Devecioğlu (Kilis)  19) Nuri Uslu (Uşak)  20) Cemal Taşar (Bitlis)  21) Abdulmuttalip Özbek (Hakkâri)  22) Ertekin Çolak (Artvin)  Genel Gerekçe:  Kanser hastalığı dünyada son birkaç yıldır giderek artarak birinci ölüm nedeni hâline gelmiştir.  Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre 2000-2007 arasında kanserden ölen kişi sayısı yaklaşık  % 32 oranında artarak 2007 yılında 7,9 milyon kişiye çıkmıştır. Yani bütün ölümlerin yaklaşık  % 13'ü kanserden kaynaklanmıştır. Yine aynı dönemde yeni vaka sayısı 12 milyonun üzerine çıkarken  kanserle yaşayan vaka sayısı ise 25 milyon civarındadır. 2030 yılında özellikle gelişmekte olan  ülkelerde kanser sayısı, kanser ölümleri ve kanserle yaşayan hastalarda 2005 verilerine göre 3 kat artış  beklenmektedir.  Türkiye'de toplam ölümlerin içinde kanserden kaynaklanan ölümlerin oranı 2000 yılı için  hastalık yükü çalışmasında yüzde 13,1 olarak hesaplanmıştır.  Türkiye'de 2004 sonu itibarıyla yüz binde 167 olan kanser görülme hızının, 2005 yılında yüz  binde 180,3'e, 2006'da ise yüz binde 200'ün üzerine çıktığını göstermektedir. Bunun anlamı,  ülkemizde her sene yaklaşık 150 bin yeni kanser vakasının tespit edilmesi demektir.  - 1 9 9 - T B M M B:85 1 3 . 4 . 2 0 1 0 0 : 1  - 2 0 0 - Türkiye, AB ülkeleri içinde 2,3 milyar avro ile kansere toplamda en fazla harcama yapan ilk altı  ülke arasında yer almaktadır. Kanser artışı ile kansere harcanması gereken rakamın 2030 yılı için 10  milyar avroyu aşması beklenmektedir.  Uzun dönemde gerekli önlemler alınmadığı takdirde, kanser Türkiye sağlık sistemi için ciddi bir  risk oluşturma potansiyeline sahiptir. Türkiye nüfusu her geçen gün yaşlanmaktadır. Yaşlı nüfusun  artışının yanı sıra sigara ülkemizdeki kanser artışının en önemli nedenidir.  Kanserin kontrolünde en önemli aşama kanserin önlenmesi yani birincil korunmadır. Bu  aşamadaki en önemli yaklaşım sigara ve tütünle mücadeledir. Bugün için ülkemizde sigara ile ilgili  kanserlerden yılda 90.000'den fazla yaşam kaybolmaktadır ki bu her gün 150-200 kişi demektir.  İkincil korunmada kanser taraması ve erken yakalama önem taşır. Bu nedenle Kanser Erken Teşhis  ve Tarama Merkezleri (KETEM) açılmıştır. Ülkemizde yaklaşık 300 KETEM'e ihtiyaç  duyulmaktadır. Bu ihtiyacımızın 120'si açılmıştır ve her ilimizde en az bir tane KETEM  bulunmaktadır. Kanser tedavisi için (üçüncül korunmada) çağdaş ve uygun tedavi yaklaşımları  konusunda insan kaynaklarının yeterliliği de diğer önemli bir konudur.  Çevresel kanserlerden asbest ve erionite bağlı kanserler ülkemizde dünya ortalamasından 700  kat daha fazladır. Arsenik ciddi bir çevresel kanserojen olarak dikkat çekmekte ve bu faktörlerle  savaş multidisipliner bir yaklaşım gerektirmektedir. Elektrik yüksek gerilim hatları ve  elektromanyetik alanların düzenlenmesi, yanlış beslenmenin önüne geçilmesi, alkol tüketimi  konusunda vatandaşlarımızın bilinçlenmesi, obezitenin önlenmesi, fiziksel aktivitenin  yaygınlaştırılması kanserin önlenmesi için önem taşımaktadır.  Kanserin kontrol edilebilmesi için en önemli konulardan biri de gerek önlem gerekse kanser  oluşumuna ve tedavisine yönelik bilimsel çalışmaların ve araştırılmaların yapılmasıdır, ancak  maalesef şu anda yılda 900 olan bilimsel çalışmalarımız yeterli düzeyde değildir.  Kanserin kontrol altına alınmasına yönelik olarak; ulusal politikaların oluşturulması, kanser  kontrol programlarının düzenlenmesi, koordinasyonu, kansere yol açan bireysel ve çevresel risk  faktörlerinin belirlenmesi, bu konuda kamuoyunun ve ilgili tarafların bilgilendirilmesine yönelik  faaliyetlerde bulunulması, kanser tarama, teşhis ve tedavi standartlarının oluşturulması, çeşitli  projelerin yürütülmesi gibi konularda çalışma ve araştırmalar yapılmalıdır.  Çağımızın en önemli sağlık problemi olan kanserin ülkemizde kontrolü için yapılacak işlemleri  hızlandırması, disiplinler arası koordinasyonu sağlaması ve kolaylaştırması amacıyla yüce  Meclisimizde bir araştırma komisyonu kurulması ve bu komisyon marifetiyle konunun irdelenmesi  ve alınacak tedbirlerin belirlenmesinin önemi açıktır.  3.- Ankara Milletvekili Tekin Bingöl ve 23 milletvekilinin, kanser hastalığı konusunun  araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına  ilişkin önergesi (10/668)  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  "Çağın hastalığı" olarak adlandırılan ve gün geçtikçe görülme yaşı düşen ve yaygınlaşan kan­ ser hastalığı konusunun Meclis çatısı altında detaylıca incelenebilmesi ve çözüm önerilerinin uz­ manların, hastaların ve hasta yakınlarının fikrinin de alınması yoluyla ortaya konabilmesi için TBMM  İç Tüzüğü'nün 104 ve 105. maddeleri ve Anayasa'nın 98. maddesi gereğince bir Meclis araştırması  açılmasını arz ederiz.
Sayfa 29 -
T B M M B:85 1 3 . 4 . 2 0 1 0 0 : 1  - 2 0 0 - Türkiye, AB ülkeleri içinde 2,3 milyar avro ile kansere toplamda en fazla harcama yapan ilk altı  ülke arasında yer almaktadır. Kanser artışı ile kansere harcanması gereken rakamın 2030 yılı için 10  milyar avroyu aşması beklenmektedir.  Uzun dönemde gerekli önlemler alınmadığı takdirde, kanser Türkiye sağlık sistemi için ciddi bir  risk oluşturma potansiyeline sahiptir. Türkiye nüfusu her geçen gün yaşlanmaktadır. Yaşlı nüfusun  artışının yanı sıra sigara ülkemizdeki kanser artışının en önemli nedenidir.  Kanserin kontrolünde en önemli aşama kanserin önlenmesi yani birincil korunmadır. Bu  aşamadaki en önemli yaklaşım sigara ve tütünle mücadeledir. Bugün için ülkemizde sigara ile ilgili  kanserlerden yılda 90.000'den fazla yaşam kaybolmaktadır ki bu her gün 150-200 kişi demektir.  İkincil korunmada kanser taraması ve erken yakalama önem taşır. Bu nedenle Kanser Erken Teşhis  ve Tarama Merkezleri (KETEM) açılmıştır. Ülkemizde yaklaşık 300 KETEM'e ihtiyaç  duyulmaktadır. Bu ihtiyacımızın 120'si açılmıştır ve her ilimizde en az bir tane KETEM  bulunmaktadır. Kanser tedavisi için (üçüncül korunmada) çağdaş ve uygun tedavi yaklaşımları  konusunda insan kaynaklarının yeterliliği de diğer önemli bir konudur.  Çevresel kanserlerden asbest ve erionite bağlı kanserler ülkemizde dünya ortalamasından 700  kat daha fazladır. Arsenik ciddi bir çevresel kanserojen olarak dikkat çekmekte ve bu faktörlerle  savaş multidisipliner bir yaklaşım gerektirmektedir. Elektrik yüksek gerilim hatları ve  elektromanyetik alanların düzenlenmesi, yanlış beslenmenin önüne geçilmesi, alkol tüketimi  konusunda vatandaşlarımızın bilinçlenmesi, obezitenin önlenmesi, fiziksel aktivitenin  yaygınlaştırılması kanserin önlenmesi için önem taşımaktadır.  Kanserin kontrol edilebilmesi için en önemli konulardan biri de gerek önlem gerekse kanser  oluşumuna ve tedavisine yönelik bilimsel çalışmaların ve araştırılmaların yapılmasıdır, ancak  maalesef şu anda yılda 900 olan bilimsel çalışmalarımız yeterli düzeyde değildir.  Kanserin kontrol altına alınmasına yönelik olarak; ulusal politikaların oluşturulması, kanser  kontrol programlarının düzenlenmesi, koordinasyonu, kansere yol açan bireysel ve çevresel risk  faktörlerinin belirlenmesi, bu konuda kamuoyunun ve ilgili tarafların bilgilendirilmesine yönelik  faaliyetlerde bulunulması, kanser tarama, teşhis ve tedavi standartlarının oluşturulması, çeşitli  projelerin yürütülmesi gibi konularda çalışma ve araştırmalar yapılmalıdır.  Çağımızın en önemli sağlık problemi olan kanserin ülkemizde kontrolü için yapılacak işlemleri  hızlandırması, disiplinler arası koordinasyonu sağlaması ve kolaylaştırması amacıyla yüce  Meclisimizde bir araştırma komisyonu kurulması ve bu komisyon marifetiyle konunun irdelenmesi  ve alınacak tedbirlerin belirlenmesinin önemi açıktır.  3.- Ankara Milletvekili Tekin Bingöl ve 23 milletvekilinin, kanser hastalığı konusunun  araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına  ilişkin önergesi (10/668)  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  "Çağın hastalığı" olarak adlandırılan ve gün geçtikçe görülme yaşı düşen ve yaygınlaşan kan­ ser hastalığı konusunun Meclis çatısı altında detaylıca incelenebilmesi ve çözüm önerilerinin uz­ manların, hastaların ve hasta yakınlarının fikrinin de alınması yoluyla ortaya konabilmesi için TBMM  İç Tüzüğü'nün 104 ve 105. maddeleri ve Anayasa'nın 98. maddesi gereğince bir Meclis araştırması  açılmasını arz ederiz.  TBMM B: 85 1 3 . 4 . 2 0 1 0 O: 1  1) Tekin Bingöl (Ankara)  2) Ali Kocal (Zonguldak)  3) Gürol Ergin (Muğla)  4) Durdu Özbolat (Kahramanmaraş)  5) Hüseyin Unsal (Amasya)  6) Ramazan Kerim Özkan (Burdur)  7) Ali Rıza Öztürk (Mersin)  8) Muhammet Rıza Yalçınkaya (Bartın)  9) Ali İhsan Köktürk (Zonguldak)  10) Ergün Aydoğan (Balıkesir)  11) Rasim Çakır (Edirne)  12) Orhan Ziya Diren (Tokat)  13) Metin Arifağaoğlu (Artvin)  14) Faik Öztrak (Tekirdağ)  15) Şahin Mengü (Manisa)  16) Kemal Demirel (Bursa)  17) Şevket Köse (Adıyaman)  18) Ali Oksal (Mersin)  19) Bilgin Paçarız (Edime)  20) Ahmet Küçük (Çanakkale)  21) Mehmet Ali Özpolat (İstanbul)  22) Ali Rıza Ertemür (Denizli)  23) Mevlüt Coşkuner (İsparta)  24) Yaşar Tüzün (Bilecik)  Gerekçe:  Türk Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu'nca yayımlanan bilgilere göre "Dünyada her yıl 12  milyon kişiye kanser tanısı konulmakta ve 7.6 milyon kişi kanserden ölmektedir. Önlem alınmazsa,  dünya genelinde kanser yükünün artarak 2030 yılında 26 milyon yeni tanı kanser vakasına ve 17  milyon ölüme ulaşacağı tahmin edilmektedir. Kanserde en hızlı artış ise ülkemizin de içinde  bulunduğu düşük ve orta gelirli ülkelerde olacaktır." Sağlık Bakanlığınca yayımlanan ve 2000-2006  yıllarını kapsayan güncel bir araştırmaya göre ise, Türkiye'de 396 bin kanser vakası bulunmakta ve  her yıl 140 bin kişi kanserden yaşamını kaybetmekte ve bu rakamın önümüzdeki 20 yılda 500 bine  çıkacağı tahmin edilmektedir. Her yıl ortalama 150 bin yeni kanser tanısı konurken, yine 20 yıl içinde  hasta sayısının 1,5 milyona ulaşacağı öngörülmektedir. Kanserin Türkiye'ye yıllık maliyetinin ise  2,5 milyar doları bulduğu hesaplanmaktadır.  Rakamların açıkça ortaya koyduğu üzere, kanser hastalığının yayılımını önlemek için en kısa,  orta ve uzun vadeli bir eylem planının üzerinde çalışılması ve alınması gereken tedbirlerin tartışılması  şarttır. Çünkü ülkemizde kanser hastalığının yayılma hızına karşın bu konuda yeterli teknik ve insani  imkân bulunmamaktadır. Ülkemizde 28 üniversitede onkoloji merkezi bulunurken, profesör  - 2 0 1 -
Sayfa 30 -
TBMM B: 85 1 3 . 4 . 2 0 1 0 O: 1  1) Tekin Bingöl (Ankara)  2) Ali Kocal (Zonguldak)  3) Gürol Ergin (Muğla)  4) Durdu Özbolat (Kahramanmaraş)  5) Hüseyin Unsal (Amasya)  6) Ramazan Kerim Özkan (Burdur)  7) Ali Rıza Öztürk (Mersin)  8) Muhammet Rıza Yalçınkaya (Bartın)  9) Ali İhsan Köktürk (Zonguldak)  10) Ergün Aydoğan (Balıkesir)  11) Rasim Çakır (Edirne)  12) Orhan Ziya Diren (Tokat)  13) Metin Arifağaoğlu (Artvin)  14) Faik Öztrak (Tekirdağ)  15) Şahin Mengü (Manisa)  16) Kemal Demirel (Bursa)  17) Şevket Köse (Adıyaman)  18) Ali Oksal (Mersin)  19) Bilgin Paçarız (Edime)  20) Ahmet Küçük (Çanakkale)  21) Mehmet Ali Özpolat (İstanbul)  22) Ali Rıza Ertemür (Denizli)  23) Mevlüt Coşkuner (İsparta)  24) Yaşar Tüzün (Bilecik)  Gerekçe:  Türk Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu'nca yayımlanan bilgilere göre "Dünyada her yıl 12  milyon kişiye kanser tanısı konulmakta ve 7.6 milyon kişi kanserden ölmektedir. Önlem alınmazsa,  dünya genelinde kanser yükünün artarak 2030 yılında 26 milyon yeni tanı kanser vakasına ve 17  milyon ölüme ulaşacağı tahmin edilmektedir. Kanserde en hızlı artış ise ülkemizin de içinde  bulunduğu düşük ve orta gelirli ülkelerde olacaktır." Sağlık Bakanlığınca yayımlanan ve 2000-2006  yıllarını kapsayan güncel bir araştırmaya göre ise, Türkiye'de 396 bin kanser vakası bulunmakta ve  her yıl 140 bin kişi kanserden yaşamını kaybetmekte ve bu rakamın önümüzdeki 20 yılda 500 bine  çıkacağı tahmin edilmektedir. Her yıl ortalama 150 bin yeni kanser tanısı konurken, yine 20 yıl içinde  hasta sayısının 1,5 milyona ulaşacağı öngörülmektedir. Kanserin Türkiye'ye yıllık maliyetinin ise  2,5 milyar doları bulduğu hesaplanmaktadır.  Rakamların açıkça ortaya koyduğu üzere, kanser hastalığının yayılımını önlemek için en kısa,  orta ve uzun vadeli bir eylem planının üzerinde çalışılması ve alınması gereken tedbirlerin tartışılması  şarttır. Çünkü ülkemizde kanser hastalığının yayılma hızına karşın bu konuda yeterli teknik ve insani  imkân bulunmamaktadır. Ülkemizde 28 üniversitede onkoloji merkezi bulunurken, profesör  - 2 0 1 - TBMM B:85 1 3 . 4 . 2 0 1 0 O: 1  - 2 0 2 - seviyesindeki onkolog sayısı 113, doçent ise 78'dir. Görülen kanserli vaka sayısına karşın uzman  kişi sayısının yetersiz olduğu bir gerçektir. Ayrıca meme kanseri teşhisinde önemli bir araç olan  mamografı cihazı eksikliği ve mamografı cihazı kullanabilen eğitimli personel sayısının yetersizliği  gibi sebeplerle 1 hatta 2 yıl sonrasına randevu verildiği de bilinen bir gerçektir. Oysa kanser hastalığı  ile ilgili en önemli adım erken ve hızlı teşhis ile müdahaledir.  Onkolojide uzman ve kanser tedavisi yapan tam teşekküllü merkez sayısının yetersizliği ile  mücadele edilmeli ve bu merkezlerin sayısının artırılabilmesi, eğitimli personel sayısının, teknik  cihaz sayısının artırılabilmesi için ne gibi teşvik edici önlemler alınabileceği tartışılmalıdır.  Hematoloji ve onkoloji uzmanı sayısının olması gereken seviyeye ulaşması için çalışılmalıdır.  Yüksek maliyetli bir hastalık olarak kanserle mücadelede devletin hasta ve hasta yakınının  yanında olması ve her aşamada maddi manevi desteği ile yurttaşına destek olması gerekmektedir.  Ancak günümüzde her hastanın son teknolojilere ve yeni çıkan ilaçlara ulaşabildiğini söylemek ne  yazık ki yukarıda sıralanan sebepler yüzünden mümkün değildir.  Kanser hastalığı ile mücadelede hastalara maddi destek sağlanması gerekirken, Sağlık Bakanlı­ ğının çeşitli genelgeler ile hücre yayılımını önleyici ilaçların kullanımını ve dolayısıyla SGK tara­ fından ödenmesini sınırlandırması kabul edilebilir bir tutum değildir.  Yukarıda özetlenen sebeplerle, kanser hastalığının sebep ve sonuçları ile topluma ve bireylere,  gelecek kuşaklara etkisinin araştırılabilmesi, önleyici çalışmaların nasıl yaygınlaştırılabileceğinin  tartışılması ve konunun uzmanlarının, hastaların ve hasta yakınlarının görüş ve önerilerine  başvurulabilmesi amacıyla bu araştırmanın açılmasının uygun olacağı düşünülmektedir.  4.- Antalya Milletvekili Osman Kaptan ve 21 milletvekilinin, TOKİ'nin faaliyetlerinin  araştırılması amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/669)  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Anayasamızın 57. maddesinde ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinde tanımlandığı şekilde  vatandaşlarımızın konut ihtiyacını karşılamak üzere uzun yıllardan beri Devletimizce, ticarî, yasal,  idari, kurumsal ve teknolojik, çalışmalar yapılmaktadır.  1984 yılında 2985 sayılı Toplu Konut Kanunu ile Toplu Konut Fonu oluşturulup, Toplu Konut  ve Kamu Ortaklığı İdaresi Başkanlığı kurularak, alt gelir gruplarına ve yoksullara yönelik sosyal  konut üretimi, kentleşme ve kentsel arsa üretimi sorunlarına çözüm üretmek işleri, kurumsal bir  yapıya kavuşturulmuştur.  AKP iktidara gelişiyle birlikte, "alt gelir gruplarına ve yoksullara yönelik sosyal konut üretimi"  amacının arkasına saklanıp, bu konuda önceden beri faaliyette bulunan kamu kurum ve kuruluşlarının  bazılarını kapatarak, bazılarını bünyesinde birleştirerek, bazılarının görevlerini devredilerek,  bazılarının da isimleri değiştirilerek, Başbakanlığa bağlı, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ)na  dönüştürüldü.  Geçmiş kamu yönetimlerinin, barınma hakkını salt ticari bir emtia veya sömürü aracı olarak  kullanmak isteyenlerin frenlemesi için başlatılan, sosyal konut ve arsa üretimi işi ve bu iş için  oluşturulan kurumlar AKP tarafından TOKİ'ye dönüştürüldükten sonra, bu kurum amacından  saptırılarak, tamamen AKP politikalarının propaganda aracı hâline getirilmiştir.  Yasal düzenlemelerle TOKİ genişletilmiş yetkilerle ve bütçelerle donatıldı.  Ayrıcalıklı yasalarla Kamu İhale Kanunu ve Sayıştay denetimi dışına çıkarıldı.
Sayfa 31 -
TBMM B:85 1 3 . 4 . 2 0 1 0 O: 1  - 2 0 2 - seviyesindeki onkolog sayısı 113, doçent ise 78'dir. Görülen kanserli vaka sayısına karşın uzman  kişi sayısının yetersiz olduğu bir gerçektir. Ayrıca meme kanseri teşhisinde önemli bir araç olan  mamografı cihazı eksikliği ve mamografı cihazı kullanabilen eğitimli personel sayısının yetersizliği  gibi sebeplerle 1 hatta 2 yıl sonrasına randevu verildiği de bilinen bir gerçektir. Oysa kanser hastalığı  ile ilgili en önemli adım erken ve hızlı teşhis ile müdahaledir.  Onkolojide uzman ve kanser tedavisi yapan tam teşekküllü merkez sayısının yetersizliği ile  mücadele edilmeli ve bu merkezlerin sayısının artırılabilmesi, eğitimli personel sayısının, teknik  cihaz sayısının artırılabilmesi için ne gibi teşvik edici önlemler alınabileceği tartışılmalıdır.  Hematoloji ve onkoloji uzmanı sayısının olması gereken seviyeye ulaşması için çalışılmalıdır.  Yüksek maliyetli bir hastalık olarak kanserle mücadelede devletin hasta ve hasta yakınının  yanında olması ve her aşamada maddi manevi desteği ile yurttaşına destek olması gerekmektedir.  Ancak günümüzde her hastanın son teknolojilere ve yeni çıkan ilaçlara ulaşabildiğini söylemek ne  yazık ki yukarıda sıralanan sebepler yüzünden mümkün değildir.  Kanser hastalığı ile mücadelede hastalara maddi destek sağlanması gerekirken, Sağlık Bakanlı­ ğının çeşitli genelgeler ile hücre yayılımını önleyici ilaçların kullanımını ve dolayısıyla SGK tara­ fından ödenmesini sınırlandırması kabul edilebilir bir tutum değildir.  Yukarıda özetlenen sebeplerle, kanser hastalığının sebep ve sonuçları ile topluma ve bireylere,  gelecek kuşaklara etkisinin araştırılabilmesi, önleyici çalışmaların nasıl yaygınlaştırılabileceğinin  tartışılması ve konunun uzmanlarının, hastaların ve hasta yakınlarının görüş ve önerilerine  başvurulabilmesi amacıyla bu araştırmanın açılmasının uygun olacağı düşünülmektedir.  4.- Antalya Milletvekili Osman Kaptan ve 21 milletvekilinin, TOKİ'nin faaliyetlerinin  araştırılması amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/669)  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Anayasamızın 57. maddesinde ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinde tanımlandığı şekilde  vatandaşlarımızın konut ihtiyacını karşılamak üzere uzun yıllardan beri Devletimizce, ticarî, yasal,  idari, kurumsal ve teknolojik, çalışmalar yapılmaktadır.  1984 yılında 2985 sayılı Toplu Konut Kanunu ile Toplu Konut Fonu oluşturulup, Toplu Konut  ve Kamu Ortaklığı İdaresi Başkanlığı kurularak, alt gelir gruplarına ve yoksullara yönelik sosyal  konut üretimi, kentleşme ve kentsel arsa üretimi sorunlarına çözüm üretmek işleri, kurumsal bir  yapıya kavuşturulmuştur.  AKP iktidara gelişiyle birlikte, "alt gelir gruplarına ve yoksullara yönelik sosyal konut üretimi"  amacının arkasına saklanıp, bu konuda önceden beri faaliyette bulunan kamu kurum ve kuruluşlarının  bazılarını kapatarak, bazılarını bünyesinde birleştirerek, bazılarının görevlerini devredilerek,  bazılarının da isimleri değiştirilerek, Başbakanlığa bağlı, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ)na  dönüştürüldü.  Geçmiş kamu yönetimlerinin, barınma hakkını salt ticari bir emtia veya sömürü aracı olarak  kullanmak isteyenlerin frenlemesi için başlatılan, sosyal konut ve arsa üretimi işi ve bu iş için  oluşturulan kurumlar AKP tarafından TOKİ'ye dönüştürüldükten sonra, bu kurum amacından  saptırılarak, tamamen AKP politikalarının propaganda aracı hâline getirilmiştir.  Yasal düzenlemelerle TOKİ genişletilmiş yetkilerle ve bütçelerle donatıldı.  Ayrıcalıklı yasalarla Kamu İhale Kanunu ve Sayıştay denetimi dışına çıkarıldı.  T B M M B: 85 1 3 . 4 . 2 0 1 0 O: 1  Bu kurumla ilgili olarak, kamuoyumuzda, alt ve üst yapı inşaat işleriyle ilgili kişi ve kurum çev­ relerinde, TOKİ'den ev satın alan vatandaşlarımız, TOKİ'nin inşaat yaptığı kentlerin kamuoylarında,  yani TOKİ ile taraf olan birçok vatandaşımız tarafından,  - 2003-2009 arasında, kendisine tanınan kamusal olanaklarla doğru orantılı bir performans  göstermediği,  - Faaliyet şekli ve alanlarında Anayasamızın, 10. maddesinde tarif edilen vatandaşlar arasındaki  eşitlik ilkesine, 48. maddesinde tarif edilen sözleşme hürriyetine, 57. maddesinde tarif edilen şehirleşme,  çevre şartlarını gözetme, planlama, toplu konut ve konut hakkını, 167. maddesinde tarif edilen, para, mal  ve hizmet piyasalarının sağlıklı işlemesi ve rekabetin sağlanmasına yönelik,  maddelerinin ihlal edildiği,  - Kamu yetkilerini ve olanaklarını kullanarak İnşaat sektörümüz içinde haksız rekabete yol  açıldığı,  - 5, 10, 20 yıllık vadelerle veya kredilerle TOKİ'den ev satın alan vatandaşlarımızın içine  düştüğü sıkıntılar ve TOKİ yönetiminin ödeme güçlüğüne düşen vatandaşlarımız ile ilgili  uygulamaları, bu vatandaşlarımızın ömür boyu kiracılığa mahkûm edildiği,  - Yaptığı ihalelerde ve hak ediş ödemelerinde müteahhitlere ve taşeronlara eşit davranmadığı,  - Taşınmaz Kültür Varlıklarının bakımı, onarımı ve restorasyonu için verilen yetkinin doğru  olmadığı, bilimsel kriterlere uygun olmadığı, bu konularda yapılan ihalelerin şaibeli olduğu,  - Taşınmaz Kültür Varlıklarının bakımı, onarımı ve restorasyonu işlerinin, bir uzmanlık konusu  olması gerekirken, bugüne kadar bu konuda hiçbir uzmanlığı olmayan TOKİ'nin bu iş için  görevlendirilmesinin, bu kurumca yaptırılan bakım, onarım ve restorasyonların bu Taşınmaz Kültür  Varlıklarımızda geri dönülemez tahribatlara neden olacağı,  - Taahhüt ettiği sürelerde konutları teslim etmediği,  - Teslim ettiği konutların birçoğunda bilim ve fen kurallarına aykırı imalatların yapıldığı,  - İmar planı uygulamalarının, inşaat yaptığı kentlerin dokusunu ve geleceğini olumsuz yönde  etkilediği, o yörede yaşayanların gelecek tercihlerinin şimdiden ipotek altına alındığı,  - TOKİ'nin faaliyet gösterdiği alanlarda sürekli yetki aşımı yaptığı,  - Birçok alanda özelleştirmeler yapılırken, inşaat yapma konusunda TOKİ bünyesinde âdeta  devletleştirme yapıldığı, bu kurumun "devlet içinde devlet" hâline getirildiği,  - Konut İnşaatı yaptığı kentlerin özelliklerine uygun proje yapmanın yerine, her yerde aynı  projeyi uygulayarak kaynak israfına neden olduğu gibi daha birçok sorun tartışılmaktadır.  TOKİ ile ilgili olarak, yukarıda arz ettiğim konulardaki sorunlar ile, kurulacak komisyon  tarafından da resen tespit edilecek diğer sorunların tespiti, gerekli çözüm ve çözüm önerilerinin  oluşturulması için; Anayasanın 98. TBMM İçtüzüğünün 104 ve 105. maddeleri gereğince Meclis  Araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz. 23.02.2010  1) Osman Kaptan (Antalya)  2) Tayfur Süner (Antalya)  3) Ramazan Kerim Özkan (Burdur)  4) Atila Emek (Antalya)  5) Aldulaziz Yazar (Hatay)  6) Hüsnü Çöllü (Antalya)  7) Hulusi Güvel (Adana)  - 2 0 3 -
Sayfa 32 -
T B M M B: 85 1 3 . 4 . 2 0 1 0 O: 1  Bu kurumla ilgili olarak, kamuoyumuzda, alt ve üst yapı inşaat işleriyle ilgili kişi ve kurum çev­ relerinde, TOKİ'den ev satın alan vatandaşlarımız, TOKİ'nin inşaat yaptığı kentlerin kamuoylarında,  yani TOKİ ile taraf olan birçok vatandaşımız tarafından,  - 2003-2009 arasında, kendisine tanınan kamusal olanaklarla doğru orantılı bir performans  göstermediği,  - Faaliyet şekli ve alanlarında Anayasamızın, 10. maddesinde tarif edilen vatandaşlar arasındaki  eşitlik ilkesine, 48. maddesinde tarif edilen sözleşme hürriyetine, 57. maddesinde tarif edilen şehirleşme,  çevre şartlarını gözetme, planlama, toplu konut ve konut hakkını, 167. maddesinde tarif edilen, para, mal  ve hizmet piyasalarının sağlıklı işlemesi ve rekabetin sağlanmasına yönelik,  maddelerinin ihlal edildiği,  - Kamu yetkilerini ve olanaklarını kullanarak İnşaat sektörümüz içinde haksız rekabete yol  açıldığı,  - 5, 10, 20 yıllık vadelerle veya kredilerle TOKİ'den ev satın alan vatandaşlarımızın içine  düştüğü sıkıntılar ve TOKİ yönetiminin ödeme güçlüğüne düşen vatandaşlarımız ile ilgili  uygulamaları, bu vatandaşlarımızın ömür boyu kiracılığa mahkûm edildiği,  - Yaptığı ihalelerde ve hak ediş ödemelerinde müteahhitlere ve taşeronlara eşit davranmadığı,  - Taşınmaz Kültür Varlıklarının bakımı, onarımı ve restorasyonu için verilen yetkinin doğru  olmadığı, bilimsel kriterlere uygun olmadığı, bu konularda yapılan ihalelerin şaibeli olduğu,  - Taşınmaz Kültür Varlıklarının bakımı, onarımı ve restorasyonu işlerinin, bir uzmanlık konusu  olması gerekirken, bugüne kadar bu konuda hiçbir uzmanlığı olmayan TOKİ'nin bu iş için  görevlendirilmesinin, bu kurumca yaptırılan bakım, onarım ve restorasyonların bu Taşınmaz Kültür  Varlıklarımızda geri dönülemez tahribatlara neden olacağı,  - Taahhüt ettiği sürelerde konutları teslim etmediği,  - Teslim ettiği konutların birçoğunda bilim ve fen kurallarına aykırı imalatların yapıldığı,  - İmar planı uygulamalarının, inşaat yaptığı kentlerin dokusunu ve geleceğini olumsuz yönde  etkilediği, o yörede yaşayanların gelecek tercihlerinin şimdiden ipotek altına alındığı,  - TOKİ'nin faaliyet gösterdiği alanlarda sürekli yetki aşımı yaptığı,  - Birçok alanda özelleştirmeler yapılırken, inşaat yapma konusunda TOKİ bünyesinde âdeta  devletleştirme yapıldığı, bu kurumun "devlet içinde devlet" hâline getirildiği,  - Konut İnşaatı yaptığı kentlerin özelliklerine uygun proje yapmanın yerine, her yerde aynı  projeyi uygulayarak kaynak israfına neden olduğu gibi daha birçok sorun tartışılmaktadır.  TOKİ ile ilgili olarak, yukarıda arz ettiğim konulardaki sorunlar ile, kurulacak komisyon  tarafından da resen tespit edilecek diğer sorunların tespiti, gerekli çözüm ve çözüm önerilerinin  oluşturulması için; Anayasanın 98. TBMM İçtüzüğünün 104 ve 105. maddeleri gereğince Meclis  Araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz. 23.02.2010  1) Osman Kaptan (Antalya)  2) Tayfur Süner (Antalya)  3) Ramazan Kerim Özkan (Burdur)  4) Atila Emek (Antalya)  5) Aldulaziz Yazar (Hatay)  6) Hüsnü Çöllü (Antalya)  7) Hulusi Güvel (Adana)  - 2 0 3 - TBMM B: 85 13 . 4 . 2 0 1 0 O: 1  8) Şevket Köse (Adıyaman)  9) Durdu Özbolat (Kahramanmaraş)  10) Mevlüt Coşkuner (İsparta)  11) Ali Rıza Öztürk (Mersin)  12) Ahmet Küçük (Çanakkale)  13) Yaşar Tüzün (Bilecik)  14) İsa Gök (Mersin)  15) Gürol Ergin (Muğla)  16) Sacid Yıldız (İstanbul)  17) Mehmet Ali Özpolat (İstanbul)  18) Ali Rıza Ertemür (Denizli)  19) Muhammet Rıza Yalçmkaya (Bartın)  20) Tekin Bingöl (Ankara)  21) Ensar Öğüt (Ardahan)  22) Abdullah Özer (Bursa)  BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, bilgilerinize sunulmuştur.  Önergeler gündemdeki yerlerini alacak ve Meclis araştırması açılıp açılmaması konusundaki  görüşmeler sırası geldiğinde yapılacaktır.  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığının bir tezkeresi vardır, okutup oylarınıza sunacağım.  B) TEZKERELER  1.- Çin Halk Cumhuriyeti Ulusal Halk Kongresinin vaki davetine icabetle TBMM İçişleri  Komisyonu üyelerinden oluşan bir Parlamento heyetinin Çin Halk Cumhuriyeti 'ne resmî ziyarette  bulunmasına ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/1171)  Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kuruluna  Çin Halk Cumhuriyeti Ulusal Halk Kongresi tarafından, TBMM İçişleri Komisyonu Üyelerinden  oluşan bir Parlamento Heyeti Çin Halk Cumhuriyeti'ne davet edilmektedir.  Söz konusu davete icabet edilmesi hususu, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin Dış İlişkilerinin  Düzenlenmesi Hakkında 3620 sayılı Kanunun 6. Maddesi uyarınca Genel Kurulun tasviplerine sunulur.  Mehmet Ali Şahin  Türkiye Büyük Millet Meclisi  Başkanı  KAMER GENÇ (Tunceli) - Karar yeter sayısı istiyorum Sayın Başkan.  BAŞKAN - Evet, tezkereyi oylarınıza sunacağım, karar yeter sayısını arayacağım.  Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Karar yeter sayısı yoktur.  Birleşime on dakika ara veriyorum.  Kapanma Saati: 15.43  - 2 0 4 -
Sayfa 33 -
TBMM B: 85 13 . 4 . 2 0 1 0 O: 1  8) Şevket Köse (Adıyaman)  9) Durdu Özbolat (Kahramanmaraş)  10) Mevlüt Coşkuner (İsparta)  11) Ali Rıza Öztürk (Mersin)  12) Ahmet Küçük (Çanakkale)  13) Yaşar Tüzün (Bilecik)  14) İsa Gök (Mersin)  15) Gürol Ergin (Muğla)  16) Sacid Yıldız (İstanbul)  17) Mehmet Ali Özpolat (İstanbul)  18) Ali Rıza Ertemür (Denizli)  19) Muhammet Rıza Yalçmkaya (Bartın)  20) Tekin Bingöl (Ankara)  21) Ensar Öğüt (Ardahan)  22) Abdullah Özer (Bursa)  BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, bilgilerinize sunulmuştur.  Önergeler gündemdeki yerlerini alacak ve Meclis araştırması açılıp açılmaması konusundaki  görüşmeler sırası geldiğinde yapılacaktır.  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığının bir tezkeresi vardır, okutup oylarınıza sunacağım.  B) TEZKERELER  1.- Çin Halk Cumhuriyeti Ulusal Halk Kongresinin vaki davetine icabetle TBMM İçişleri  Komisyonu üyelerinden oluşan bir Parlamento heyetinin Çin Halk Cumhuriyeti 'ne resmî ziyarette  bulunmasına ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/1171)  Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kuruluna  Çin Halk Cumhuriyeti Ulusal Halk Kongresi tarafından, TBMM İçişleri Komisyonu Üyelerinden  oluşan bir Parlamento Heyeti Çin Halk Cumhuriyeti'ne davet edilmektedir.  Söz konusu davete icabet edilmesi hususu, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin Dış İlişkilerinin  Düzenlenmesi Hakkında 3620 sayılı Kanunun 6. Maddesi uyarınca Genel Kurulun tasviplerine sunulur.  Mehmet Ali Şahin  Türkiye Büyük Millet Meclisi  Başkanı  KAMER GENÇ (Tunceli) - Karar yeter sayısı istiyorum Sayın Başkan.  BAŞKAN - Evet, tezkereyi oylarınıza sunacağım, karar yeter sayısını arayacağım.  Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Karar yeter sayısı yoktur.  Birleşime on dakika ara veriyorum.  Kapanma Saati: 15.43  - 2 0 4 - TBMM B:85 1 3 . 4 . 2010 0 : 2  - 2 0 5 - İKİNCİ OTURUM  Açılma Saati: 15.58  BAŞKAN: Başkan Vekili Nevzat PAKDİL  KÂTİP ÜYELER: Yaşar TÜZÜN (Bilecik), Gülsen ORHAN (Van) •  BAŞKAN - Saygıdeğer milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 85'inci Birleşiminin  İkinci Oturumunu açıyorum.  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı tezkeresinin oylamasında karar yeter sayısı  bulunamamıştı.  Şimdi tezkereyi tekrar oylarınıza arz edeceğim ve karar yeter sayısını arayacağım.  Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir, karar yeter sayısı vardır.  Danışma Kurulunun bir önerisi vardır, okutup işleme alacağım.  VI.- ÖNERİLER  A) DANIŞMA KURULU ÖNERİLERİ  1.- Gündemdeki sıralamanın yeniden düzenlenmesine ilişkin Danışma Kurulu önerisi  Danışma Kurulu Önerisi  Tarihi: 13.04.2010  Danışma Kurulunun yaptığı toplantıda, aşağıdaki önerilerin Genel Kurulun onayına sunulması  uygun görülmüştür.  Mehmet Ali Şahin  Türkiye Büyük Millet Meclisi  Başkanı  Ayşe Nur Bahçekapılı Hakkı Suha Okay  Adalet ve Kalkınma Partisi Cumhuriyet Halk Partisi  Grubu Başkan Vekili Grubu Başkan Vekili  Mehmet Şandır Ayla Akat Ata  Milliyetçi Hareket Partisi Barış ve Demokrasi Partisi  Grubu Başkan Vekili Grubu Başkan Vekili  Öneriler:  Gündemin kanun tasarı ve teklifleri ile komisyonlardan gelen diğer işler kısmında yer alan 496  sıra sayılı Kanun Tasarısının bu kısmın 5 inci sırasına alınması ve diğer işlerin sırasının buna göre  teselsül ettirilmesi,  Gündemin "Genel Görüşme ve Meclis Araştırması Yapılmasına Dair Öngörüşmeler" kısmında  yer alan 10/348, 10/551 ve bugün okunarak Genel Kurulun bilgisine sunulan ve Gelen Kâğıtlar  Listesinde yayımlanan 10/666, 10/667 ve 10/668 esas numaralı meclis araştırması önergelerinin  birleştirilerek Genel Kurulun 13 Nisan 2010 Salı günkü (bugün) birleşiminde görüşülmesi,  Önerilmiştir.
Sayfa 34 -
TBMM B:85 1 3 . 4 . 2010 0 : 2  - 2 0 5 - İKİNCİ OTURUM  Açılma Saati: 15.58  BAŞKAN: Başkan Vekili Nevzat PAKDİL  KÂTİP ÜYELER: Yaşar TÜZÜN (Bilecik), Gülsen ORHAN (Van) •  BAŞKAN - Saygıdeğer milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 85'inci Birleşiminin  İkinci Oturumunu açıyorum.  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı tezkeresinin oylamasında karar yeter sayısı  bulunamamıştı.  Şimdi tezkereyi tekrar oylarınıza arz edeceğim ve karar yeter sayısını arayacağım.  Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir, karar yeter sayısı vardır.  Danışma Kurulunun bir önerisi vardır, okutup işleme alacağım.  VI.- ÖNERİLER  A) DANIŞMA KURULU ÖNERİLERİ  1.- Gündemdeki sıralamanın yeniden düzenlenmesine ilişkin Danışma Kurulu önerisi  Danışma Kurulu Önerisi  Tarihi: 13.04.2010  Danışma Kurulunun yaptığı toplantıda, aşağıdaki önerilerin Genel Kurulun onayına sunulması  uygun görülmüştür.  Mehmet Ali Şahin  Türkiye Büyük Millet Meclisi  Başkanı  Ayşe Nur Bahçekapılı Hakkı Suha Okay  Adalet ve Kalkınma Partisi Cumhuriyet Halk Partisi  Grubu Başkan Vekili Grubu Başkan Vekili  Mehmet Şandır Ayla Akat Ata  Milliyetçi Hareket Partisi Barış ve Demokrasi Partisi  Grubu Başkan Vekili Grubu Başkan Vekili  Öneriler:  Gündemin kanun tasarı ve teklifleri ile komisyonlardan gelen diğer işler kısmında yer alan 496  sıra sayılı Kanun Tasarısının bu kısmın 5 inci sırasına alınması ve diğer işlerin sırasının buna göre  teselsül ettirilmesi,  Gündemin "Genel Görüşme ve Meclis Araştırması Yapılmasına Dair Öngörüşmeler" kısmında  yer alan 10/348, 10/551 ve bugün okunarak Genel Kurulun bilgisine sunulan ve Gelen Kâğıtlar  Listesinde yayımlanan 10/666, 10/667 ve 10/668 esas numaralı meclis araştırması önergelerinin  birleştirilerek Genel Kurulun 13 Nisan 2010 Salı günkü (bugün) birleşiminde görüşülmesi,  Önerilmiştir.  TBMM B : 8 5 1 3 . 4 . 2 0 1 0 0 : 2  - 2 0 6 - BAŞKAN - Danışma Kurulu önerisinin aleyhinde 2 milletvekili arkadaşımızın söz talebi vardır.  İlk söz, İstanbul Milletvekili Sayın Hasan Macit'e aittir.  Sayın Macit, buyurun efendim.  HASAN MACİT (İstanbul) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; yüce heyetinizi, şahsım ve  Demokratik Sol Parti adına saygılarımla selamlıyorum.  Bugün, grupları olan siyasi partilerimizin ortaklaşa aldıkları Danışma Kurulu önerisinin aleyhine  söz aldım ama gerçekten, içindeki araştırma konusuyla ilgili ivedilikle yapılması gereken,  görüşülmesi gereken konulara katılıyorum. Ama, ben bunun aleyhine söz alırken Türkiye Büyük  Millet Meclisinin gündeminin aleyhine söz aldım, bunu da ifade etmek isterim.  Son günlerde, Türkiye'de iki gündem oluşturulmaya çalışılıyor: Bir, AKP'nin yani yürütmenin  yani iktidar partisinin bir gündemi; bir de halkın gündemi. İki gündem, birbirinden çok kopuk bir  şekilde uygulanmaya çalışılıyor. AKP'nin gündeminde Anayasa değişikliği var. Yürütme, yasamayı  peşine taktı, Anayasa değişikliğiyle ilgili görüşmeler gece gündüz devam ediyor. Biz, Demokratik Sol  Parti olarak Anayasa değişikliğiyle ilgili, daha önce düşüncelerimizi açıklamıştık. Bir siyasi partinin  dayatmasıyla Anayasa değişikliğinin doğru olmadığını, bu değişikliğin uzlaşmayla, geçmiş  dönemlerdeki yapılan şekliyle yapılması gerektiğini özellikle vurgulamıştık. Buna en iyi örnek, 1995  yılında yapılan değişiklik ve 2001 yılında yapılan değişikliklerdi. Bu değişikliklerde de Anayasa  maddelerinin çok önemli bir bölümü değişmişti. Bu komisyonda bu değişiklikler yapılırken Türkiye  Büyük Millet Meclisinde bir uzlaşma komisyonu kurulmuş. Bu komisyonda da şimdi görev alan  AKP milletvekilleri içerisindeki arkadaşlarımızın -önemli yerlerdeki görev alan arkadaşlarımızın- içinde bulunduğu bir komisyon idi ve onlar bu komisyonun nasıl çalışacağıyla ilgili çalışmaları en  iyi bilen arkadaşlarımızdır. O yöntem eğer uygulanmış olsaydı bugünkü gerginlik daha alt seviyede  olacaktı ve bugün getirilen Anayasa değişikliğinin içerisinde yer almayan ama mutlaka değişmesi  gereken maddeler de -umarım- orada yer alabilecekti. Örneğin bu değişiklikte YÖK'ün yapısıyla  ilgili -hiç eleştirmeyen arkadaşımız yok, herkes eleştirir ama- bir düzenleme yok. Buna benzer,  yürütme bir yıla yakın bir süredir Alevi Çalıştayı ile ilgili toplantılar yapıyor, her kesimden görüş  alınıyor ve onların talepleriyle ilgili düzenlemeler yok.  Uzlaşılsaydı, uzlaşma komisyonu kurulsaydı, bunlar içerisinde yer alırdı, toplumun daha geniş  kesimini kapsayan birikmiş sorunları çözme olanağı bulunabilirdi. Bu yöntem uygulanmadı ve bir  partinin getirmiş olduğu Anayasa değişikliği Komisyondan geçti, önümüzdeki günlerde de Türkiye  Büyük Millet Meclisinde görüşülmeye başlanacak.  Son bir kez daha buradan AKP milletvekillerini uyarıyorum. Bu uzlaşmayı, gelin, yol yakınken  gerçekleştirelim. Bizim de sıkıntıda olduğumuz, önerdiğimiz, muhalefetin önerdiği maddelerdeki  düzenlemeleri hep beraber yapalım. Hep beraber Anayasa değişikliğini herkesin gönül rahatlığıyla  kabul edebileceği bir şekle getirelim ve Türkiye'ye hayırlı bir iş yapalım. Bugün muhalefet  partilerimizin de bu doğrultuda düşünceleri, önerileri var. Bunları, gelin, birlikte değerlendirelim ve  bir çözüm yolu bulalım.  Bu, bugünkü AKP İktidarının gündemi. Bir de halkın gerçek bir gündemi var. Biz, buradaki  Anayasa değişikliğiyle ilgili tartışmalar sürdürülürken, Meclis olarak halkın gündemini unuttuk ve  halkın gündeminden kopuk bir şekilde çalışmalarımızı sürdürüyoruz.  Değerli arkadaşlar, seçim bölgelerinize gittiyseniz oradaki insanlarımızla yaptığınız görüşme­ lerde insanların ne kadar sıkıntılı olduklarını görmüşsünüzdür veya ne kadar sıkıntı çektiklerini, so-
Sayfa 35 -
TBMM B : 8 5 1 3 . 4 . 2 0 1 0 0 : 2  - 2 0 6 - BAŞKAN - Danışma Kurulu önerisinin aleyhinde 2 milletvekili arkadaşımızın söz talebi vardır.  İlk söz, İstanbul Milletvekili Sayın Hasan Macit'e aittir.  Sayın Macit, buyurun efendim.  HASAN MACİT (İstanbul) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; yüce heyetinizi, şahsım ve  Demokratik Sol Parti adına saygılarımla selamlıyorum.  Bugün, grupları olan siyasi partilerimizin ortaklaşa aldıkları Danışma Kurulu önerisinin aleyhine  söz aldım ama gerçekten, içindeki araştırma konusuyla ilgili ivedilikle yapılması gereken,  görüşülmesi gereken konulara katılıyorum. Ama, ben bunun aleyhine söz alırken Türkiye Büyük  Millet Meclisinin gündeminin aleyhine söz aldım, bunu da ifade etmek isterim.  Son günlerde, Türkiye'de iki gündem oluşturulmaya çalışılıyor: Bir, AKP'nin yani yürütmenin  yani iktidar partisinin bir gündemi; bir de halkın gündemi. İki gündem, birbirinden çok kopuk bir  şekilde uygulanmaya çalışılıyor. AKP'nin gündeminde Anayasa değişikliği var. Yürütme, yasamayı  peşine taktı, Anayasa değişikliğiyle ilgili görüşmeler gece gündüz devam ediyor. Biz, Demokratik Sol  Parti olarak Anayasa değişikliğiyle ilgili, daha önce düşüncelerimizi açıklamıştık. Bir siyasi partinin  dayatmasıyla Anayasa değişikliğinin doğru olmadığını, bu değişikliğin uzlaşmayla, geçmiş  dönemlerdeki yapılan şekliyle yapılması gerektiğini özellikle vurgulamıştık. Buna en iyi örnek, 1995  yılında yapılan değişiklik ve 2001 yılında yapılan değişikliklerdi. Bu değişikliklerde de Anayasa  maddelerinin çok önemli bir bölümü değişmişti. Bu komisyonda bu değişiklikler yapılırken Türkiye  Büyük Millet Meclisinde bir uzlaşma komisyonu kurulmuş. Bu komisyonda da şimdi görev alan  AKP milletvekilleri içerisindeki arkadaşlarımızın -önemli yerlerdeki görev alan arkadaşlarımızın- içinde bulunduğu bir komisyon idi ve onlar bu komisyonun nasıl çalışacağıyla ilgili çalışmaları en  iyi bilen arkadaşlarımızdır. O yöntem eğer uygulanmış olsaydı bugünkü gerginlik daha alt seviyede  olacaktı ve bugün getirilen Anayasa değişikliğinin içerisinde yer almayan ama mutlaka değişmesi  gereken maddeler de -umarım- orada yer alabilecekti. Örneğin bu değişiklikte YÖK'ün yapısıyla  ilgili -hiç eleştirmeyen arkadaşımız yok, herkes eleştirir ama- bir düzenleme yok. Buna benzer,  yürütme bir yıla yakın bir süredir Alevi Çalıştayı ile ilgili toplantılar yapıyor, her kesimden görüş  alınıyor ve onların talepleriyle ilgili düzenlemeler yok.  Uzlaşılsaydı, uzlaşma komisyonu kurulsaydı, bunlar içerisinde yer alırdı, toplumun daha geniş  kesimini kapsayan birikmiş sorunları çözme olanağı bulunabilirdi. Bu yöntem uygulanmadı ve bir  partinin getirmiş olduğu Anayasa değişikliği Komisyondan geçti, önümüzdeki günlerde de Türkiye  Büyük Millet Meclisinde görüşülmeye başlanacak.  Son bir kez daha buradan AKP milletvekillerini uyarıyorum. Bu uzlaşmayı, gelin, yol yakınken  gerçekleştirelim. Bizim de sıkıntıda olduğumuz, önerdiğimiz, muhalefetin önerdiği maddelerdeki  düzenlemeleri hep beraber yapalım. Hep beraber Anayasa değişikliğini herkesin gönül rahatlığıyla  kabul edebileceği bir şekle getirelim ve Türkiye'ye hayırlı bir iş yapalım. Bugün muhalefet  partilerimizin de bu doğrultuda düşünceleri, önerileri var. Bunları, gelin, birlikte değerlendirelim ve  bir çözüm yolu bulalım.  Bu, bugünkü AKP İktidarının gündemi. Bir de halkın gerçek bir gündemi var. Biz, buradaki  Anayasa değişikliğiyle ilgili tartışmalar sürdürülürken, Meclis olarak halkın gündemini unuttuk ve  halkın gündeminden kopuk bir şekilde çalışmalarımızı sürdürüyoruz.  Değerli arkadaşlar, seçim bölgelerinize gittiyseniz oradaki insanlarımızla yaptığınız görüşme­ lerde insanların ne kadar sıkıntılı olduklarını görmüşsünüzdür veya ne kadar sıkıntı çektiklerini, so- T B M M B : 8 5 1 3 . 4 . 2 0 1 0 0 : 2  - 2 0 7 - runlarını size aktarırken, aktarma biçiminden ve aktardıkları sözlerden anlayabilirsiniz. Gerçekten in­ sanların bugün gerçek gündemi yoksulluktur, yolsuzluklardır. Bugün hiçbir hükümete nasip olmayan  ama demokrasi açısından sakıncalı olan bir yöntem uygulanıyor AKP İktidarında. Basın susturuldu,  basın gerçekleri kamuoyuyla paylaşamıyor. Bir arkadaşımız, geçenlerde yolsuzluklarla ilgili, bir  büyük belediye başkanının yargılanmasıyla ilgili Danıştaydan aldığı kararı hiçbir basın mensubunun  yazmaya, yayınlamaya cesaret edemediğini ve açık açık iktidardan korktuklarını ifade ederken ger­ çekten ürperdim. Yani bugün Türkiye'de demokrasinin içine düşürüldüğü durum kabul edilemez.  Bir ülkede basın görevini yapmıyorsa, yapamıyorsa, basının üzerinde baskı varsa, gerçekleri yaza- mıyorsa, gösteremiyorsa o ülkede demokrasinin varlığından söz edilemez. Bugün Türkiye'nin içine  düşürüldüğü durum budur. Bu nedenle bu iktidar gerçekten şanslı mıdır, yoksa geleceğiyle ilgili  kendi sonunu mu hazırlamaktadır, ilerleyen süre içerisinde göreceğiz. Bu kadar sivil toplum örgüt­ lerinin üzerine, bu kadar basının üzerine baskı olmamalıdır. Eğer "gerçekleri yazamıyorum, bize  baskı uygulanıyor" gibi söylemlerle bu gerçekler kamuoyundan gizleniyorsa o zaman burada bir çe­ lişki, burada bir yanlışlık, burada bir sıkıntı var demektir. Yarın -bunlar belki küçük şeyler ama- ül­ kenin birlik, bütünlüğüyle ilgili, geleceğimizle ilgili önemli konularda da halkı aydınlatma görevini  basın yapamazsa işte o zaman çok büyük tehlikeler oluşur diye düşünüyorum.  Değerli arkadaşlar, 1930'lu yıllarda Hitler de yüzde 45 gibi bir çoğunlukla iktidara gelmişti.  Ama Hitler'in ülkesini ve dünyasını hangi akıbete uğrattığını, hangi sürecin yaşandığını sizler de  biliyorsunuz, dünya biliyor. Gelin, özgürlükleri hep beraber sağlayalım, basının üzerindeki baskıyı  kaldıralım.  VEYSİ KAYNAK (Kahramanmaraş) - Olmaz böyle şey! Bu kadar da olmaz!  HASAN MACİT (Devamla) - Sevgili Arkadaşım, bir sözün varsa gelirsin kürsüden söylersin,  oradan laf atmazsın.  VEYSİ KAYNAK (Kahramanmaraş) - Hitler'e mi benzetiyorsun?  HASAN MACİT (Devamla) - Değerli Arkadaşım, daha bugün, benim söylediklerimi söyleyen  profesör var. Yazmadığını, yazamadığını basının söylediğini söylüyor. Biz burada üslup bakımından  incitmeden bir uyarı görevimizi yapıyoruz. Siz oradan laf atmayla bir şeylerin çözüleceğini mi  zannediyorsunuz?  VEYSİ KAYNAK (Kahramanmaraş) - Hitler'e benzetmek doğru mu, Hitler'e?  HASAN MACİT (Devamla) - Doğru.  İBRAHİM YİĞİT (İstanbul) - Ayıp!  BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, karşılıklı konuşmayalım lütfen.  Buyurun.  HASAN MACİT (Devamla) - Ayıp, bu durumu yaratanlarındır, bu durumu dile getiren  muhalefet milletvekillerinin ayıbı değildir. Eğer biz yalan söylüyorsak bu kürsüde gerçekten ayıptır  ama doğru ise bunu yaratanların ayıbıdır ve oradan sataşanların ayıbıdır.  Değerli arkadaşlar, halkın gerçek gündemi yoksulluktur. Halkın gerçek gündemi işsizliktir,  üretimsizliktir. Bugün işsizlik verilerinde Türkiye gerçekten çok sıkıntılı bir süreç yaşamaktadır. 4  tane gencimizden 1 tanesi işsiz konumundadır. İnsanlar üniversiteyi bitiriyor, yirmi otuz yaş arasına  gelmiş, işsiz, çay parasını ailesinden alıyor. Bunlara çözüm üretmiyoruz, bunlara çözümü burada  konuşamıyoruz ama bazı suni gündemlerle bu kürsüleri veyahut da Türkiye Büyük Millet Meclisinin
Sayfa 36 -
T B M M B : 8 5 1 3 . 4 . 2 0 1 0 0 : 2  - 2 0 7 - runlarını size aktarırken, aktarma biçiminden ve aktardıkları sözlerden anlayabilirsiniz. Gerçekten in­ sanların bugün gerçek gündemi yoksulluktur, yolsuzluklardır. Bugün hiçbir hükümete nasip olmayan  ama demokrasi açısından sakıncalı olan bir yöntem uygulanıyor AKP İktidarında. Basın susturuldu,  basın gerçekleri kamuoyuyla paylaşamıyor. Bir arkadaşımız, geçenlerde yolsuzluklarla ilgili, bir  büyük belediye başkanının yargılanmasıyla ilgili Danıştaydan aldığı kararı hiçbir basın mensubunun  yazmaya, yayınlamaya cesaret edemediğini ve açık açık iktidardan korktuklarını ifade ederken ger­ çekten ürperdim. Yani bugün Türkiye'de demokrasinin içine düşürüldüğü durum kabul edilemez.  Bir ülkede basın görevini yapmıyorsa, yapamıyorsa, basının üzerinde baskı varsa, gerçekleri yaza- mıyorsa, gösteremiyorsa o ülkede demokrasinin varlığından söz edilemez. Bugün Türkiye'nin içine  düşürüldüğü durum budur. Bu nedenle bu iktidar gerçekten şanslı mıdır, yoksa geleceğiyle ilgili  kendi sonunu mu hazırlamaktadır, ilerleyen süre içerisinde göreceğiz. Bu kadar sivil toplum örgüt­ lerinin üzerine, bu kadar basının üzerine baskı olmamalıdır. Eğer "gerçekleri yazamıyorum, bize  baskı uygulanıyor" gibi söylemlerle bu gerçekler kamuoyundan gizleniyorsa o zaman burada bir çe­ lişki, burada bir yanlışlık, burada bir sıkıntı var demektir. Yarın -bunlar belki küçük şeyler ama- ül­ kenin birlik, bütünlüğüyle ilgili, geleceğimizle ilgili önemli konularda da halkı aydınlatma görevini  basın yapamazsa işte o zaman çok büyük tehlikeler oluşur diye düşünüyorum.  Değerli arkadaşlar, 1930'lu yıllarda Hitler de yüzde 45 gibi bir çoğunlukla iktidara gelmişti.  Ama Hitler'in ülkesini ve dünyasını hangi akıbete uğrattığını, hangi sürecin yaşandığını sizler de  biliyorsunuz, dünya biliyor. Gelin, özgürlükleri hep beraber sağlayalım, basının üzerindeki baskıyı  kaldıralım.  VEYSİ KAYNAK (Kahramanmaraş) - Olmaz böyle şey! Bu kadar da olmaz!  HASAN MACİT (Devamla) - Sevgili Arkadaşım, bir sözün varsa gelirsin kürsüden söylersin,  oradan laf atmazsın.  VEYSİ KAYNAK (Kahramanmaraş) - Hitler'e mi benzetiyorsun?  HASAN MACİT (Devamla) - Değerli Arkadaşım, daha bugün, benim söylediklerimi söyleyen  profesör var. Yazmadığını, yazamadığını basının söylediğini söylüyor. Biz burada üslup bakımından  incitmeden bir uyarı görevimizi yapıyoruz. Siz oradan laf atmayla bir şeylerin çözüleceğini mi  zannediyorsunuz?  VEYSİ KAYNAK (Kahramanmaraş) - Hitler'e benzetmek doğru mu, Hitler'e?  HASAN MACİT (Devamla) - Doğru.  İBRAHİM YİĞİT (İstanbul) - Ayıp!  BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, karşılıklı konuşmayalım lütfen.  Buyurun.  HASAN MACİT (Devamla) - Ayıp, bu durumu yaratanlarındır, bu durumu dile getiren  muhalefet milletvekillerinin ayıbı değildir. Eğer biz yalan söylüyorsak bu kürsüde gerçekten ayıptır  ama doğru ise bunu yaratanların ayıbıdır ve oradan sataşanların ayıbıdır.  Değerli arkadaşlar, halkın gerçek gündemi yoksulluktur. Halkın gerçek gündemi işsizliktir,  üretimsizliktir. Bugün işsizlik verilerinde Türkiye gerçekten çok sıkıntılı bir süreç yaşamaktadır. 4  tane gencimizden 1 tanesi işsiz konumundadır. İnsanlar üniversiteyi bitiriyor, yirmi otuz yaş arasına  gelmiş, işsiz, çay parasını ailesinden alıyor. Bunlara çözüm üretmiyoruz, bunlara çözümü burada  konuşamıyoruz ama bazı suni gündemlerle bu kürsüleri veyahut da Türkiye Büyük Millet Meclisinin  T B M M B:85 1 3 . 4 . 2 0 1 0 0 : 2  - 2 0 8 - gündemini meşgul ediyoruz ve ondan sonra da bu gerçekleri dile getiren arkadaşlarımıza birtakım  sataşmalar oluyor.  Değerli arkadaşlar, siz Merkez Bankasının verilerini, TÜÎK'in verilerini acaba inceliyor musunuz  diye merak ediyorum ve burada her türlü çarpıtmaya rağmen, her türlü manipülasyona rağmen bu  rakamlar halkımızın gerçek gündemini bize gösteriyor. Bakın, 2005 yılında ferdî kredi borcunu  ödeyemeyen on iki ay içerisinde 7.781 kişi varken, 2010 yılının sadece Ocak ayında 51.700 küsur kişi  olmuş. Yani 2005 yılının on iki ayında ferdî kredi borcunu ödeyemeyen insanlarımız, sadece 2010'un  Ocak ayında 7 kat artmış. Bu Türk halkının, halkımızın gündemindeki konuları Merkez Bankasındaki  bu veriler acaba sizlere göstermiyor mu? Bu verileri acaba sizler oralardan alıp halkımızın gerçek  gündemiyle ilgili bir çalışma yapalım ihtiyacı duyulmuyor mu?  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Sayın Macit, konuşmanızı tamamlayınız.  Buyurun efendim.  HASAN MACİT (Devamla) - Değerli arkadaşlar, bu veriler gerçekten çok çarpıcı. Bu verilerin,  gelin, hep beraber çözümünü arayalım, çözümünü. Halkımızın içinde bulunduğu sıkıntıyı, halkımızın  içinde bulunduğu yoksulluğu, işsizliği giderecek çözümlere kafa yoralım, birlikte onu  gerçekleştirelim, yoksa gerçekten halkımızın durumu içler acısıdır. Bu anlamda çalışmaları  yapacağınıza da inanıyorum, yapmamız gerektiğine de inanıyorum ve bu çalışmaları yapacağınız  günleri bekliyoruz.  Hepinize saygılar sunarım.  BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Macit.  Önerinin aleyhinde Kamer Genç, Tunceli Milletvekili.  Sayın Genç, buyurun.  KAMER GENÇ (Tunceli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Danışma Kurulu önerisinin  aleyhine söz almış bulunuyorum. Hepinize saygılar sunuyorum.  Tabii, önerinin aleyhine almamın nedeni, bir defa, daha henüz Komisyondan çıkmış bir  kooperatif kanununun gündemin ilk sıralarına alınması ve getirilen Danışma Kurulu karan ile etkin  ve verimli bir Türkiye Büyük Millet Meclisi çalışma gündeminin oluşturulmamasıdır.  Biraz önce burada Türkiye Büyük Millet Meclisinin bir tezkeresi oylandı. Şimdi, değerli  milletvekilleri, eskiden bu parlamentolar dış ülkelere parlamento başkanlan seviyesinde ziyarete  gidiyordu ama maalesef AKP'yle beraber artık komisyon başkanları dış devletlerdeki bazı elçilikler  kanalıyla "Ya, işte, bize bir davetiye gönderin de biz de çoluk çocuğumuzla, devletin parasıyla bir  seyahat edelim." diyorlar. İşte, burada İçişleri Komisyonu davet edilmiş, niye davet edilmiş? Hem de  Çin'e gidiyorlar, en azından devlete maliyeti bir 500-600 bin dolar.  Şimdi, devletin başında oturan Abdullah Gül her gün uçaklarla bir yerlere, Tayyip Erdoğan bir  yere, bakanlar bir yere... Ya, ne yapacaksınız bu kadar? Bu devleti çökertmeye siz -yani niye- yemin  mi ettiniz, ne ettiniz? Ya, insanlarda bir Allah korkusu olur arkadaş, bir Allah korkusu olur. Ya, bu  memlekette insanlar ekmeğe muhtaçken her gün sizin bilmem gidip de her defasında 500-600 bin  dolarlık dış seyahat düzenlemeniz hangi vicdana sığıyor arkadaşlar? Maalesef, işte böyle birçok talan  edilen bir devlet anlayışı yönetimiyle Türkiye yönetilmek istenmektedir.
Sayfa 37 -
T B M M B:85 1 3 . 4 . 2 0 1 0 0 : 2  - 2 0 8 - gündemini meşgul ediyoruz ve ondan sonra da bu gerçekleri dile getiren arkadaşlarımıza birtakım  sataşmalar oluyor.  Değerli arkadaşlar, siz Merkez Bankasının verilerini, TÜÎK'in verilerini acaba inceliyor musunuz  diye merak ediyorum ve burada her türlü çarpıtmaya rağmen, her türlü manipülasyona rağmen bu  rakamlar halkımızın gerçek gündemini bize gösteriyor. Bakın, 2005 yılında ferdî kredi borcunu  ödeyemeyen on iki ay içerisinde 7.781 kişi varken, 2010 yılının sadece Ocak ayında 51.700 küsur kişi  olmuş. Yani 2005 yılının on iki ayında ferdî kredi borcunu ödeyemeyen insanlarımız, sadece 2010'un  Ocak ayında 7 kat artmış. Bu Türk halkının, halkımızın gündemindeki konuları Merkez Bankasındaki  bu veriler acaba sizlere göstermiyor mu? Bu verileri acaba sizler oralardan alıp halkımızın gerçek  gündemiyle ilgili bir çalışma yapalım ihtiyacı duyulmuyor mu?  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Sayın Macit, konuşmanızı tamamlayınız.  Buyurun efendim.  HASAN MACİT (Devamla) - Değerli arkadaşlar, bu veriler gerçekten çok çarpıcı. Bu verilerin,  gelin, hep beraber çözümünü arayalım, çözümünü. Halkımızın içinde bulunduğu sıkıntıyı, halkımızın  içinde bulunduğu yoksulluğu, işsizliği giderecek çözümlere kafa yoralım, birlikte onu  gerçekleştirelim, yoksa gerçekten halkımızın durumu içler acısıdır. Bu anlamda çalışmaları  yapacağınıza da inanıyorum, yapmamız gerektiğine de inanıyorum ve bu çalışmaları yapacağınız  günleri bekliyoruz.  Hepinize saygılar sunarım.  BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Macit.  Önerinin aleyhinde Kamer Genç, Tunceli Milletvekili.  Sayın Genç, buyurun.  KAMER GENÇ (Tunceli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Danışma Kurulu önerisinin  aleyhine söz almış bulunuyorum. Hepinize saygılar sunuyorum.  Tabii, önerinin aleyhine almamın nedeni, bir defa, daha henüz Komisyondan çıkmış bir  kooperatif kanununun gündemin ilk sıralarına alınması ve getirilen Danışma Kurulu karan ile etkin  ve verimli bir Türkiye Büyük Millet Meclisi çalışma gündeminin oluşturulmamasıdır.  Biraz önce burada Türkiye Büyük Millet Meclisinin bir tezkeresi oylandı. Şimdi, değerli  milletvekilleri, eskiden bu parlamentolar dış ülkelere parlamento başkanlan seviyesinde ziyarete  gidiyordu ama maalesef AKP'yle beraber artık komisyon başkanları dış devletlerdeki bazı elçilikler  kanalıyla "Ya, işte, bize bir davetiye gönderin de biz de çoluk çocuğumuzla, devletin parasıyla bir  seyahat edelim." diyorlar. İşte, burada İçişleri Komisyonu davet edilmiş, niye davet edilmiş? Hem de  Çin'e gidiyorlar, en azından devlete maliyeti bir 500-600 bin dolar.  Şimdi, devletin başında oturan Abdullah Gül her gün uçaklarla bir yerlere, Tayyip Erdoğan bir  yere, bakanlar bir yere... Ya, ne yapacaksınız bu kadar? Bu devleti çökertmeye siz -yani niye- yemin  mi ettiniz, ne ettiniz? Ya, insanlarda bir Allah korkusu olur arkadaş, bir Allah korkusu olur. Ya, bu  memlekette insanlar ekmeğe muhtaçken her gün sizin bilmem gidip de her defasında 500-600 bin  dolarlık dış seyahat düzenlemeniz hangi vicdana sığıyor arkadaşlar? Maalesef, işte böyle birçok talan  edilen bir devlet anlayışı yönetimiyle Türkiye yönetilmek istenmektedir.  TBMM B: 85 1 3 . 4 . 2 0 1 0 O: 2  Ben sözüme başlarken dün Samsun'da çok adi bir tecavüze uğrayan Sevgili Ahmet Türk'e  geçmiş olsun diyorum. Bu saldırıyı düzenleyeni şiddetle kınıyorum. Daha önce, biliyorsunuz, Van'da  Cumhuriyet Halk Partisi Başkanı Sayın Baykal'a böyle bir saldırı olmuştu. Şimdi, bir yandan Tayyip  Erdoğan "Bu muhalefet Sivas'tan öteye gidemez." diyor, öte tarafta eğer gidemiyorsa ayıp senin,  sen bu devleti demek ki yönetemiyorsun ve ondan sonra gidenleri de saldırıya uğratıyorsun.  Şimdi, Samsun'daki olay ciddi bir olaydır arkadaşlar, öyle eften püften bir olay değildir.  Bulanık'ta olan bir olayı bu Hükümet eğer Samsun'da yargılamak için oraya getirmişse mahkemeye,  orada gerekli tedbiri almak zorundaydı. Almadıysa bunu, en azından birinci sorumlusu İçişleri  Bakanıdır ve istifa etmesi lazım.  Şimdi, bu olay bahane edilerek bu halkı birbirine vurdurmaya çalışan güçler var. Bu memlekette  yaşayan insanların kardeşlik duygusu içinde olması lazım, birbirine saygılı olması lazım. Bu  memleket bizim ya, bu memleketin bizim olduğunu... Bu memlekette huzur ve güvenin sağlanması,  bu memlekette yaşayan vatandaşların görevi. Sen Hükümet olarak orada bir tedbir almıyorsun, orada  serserinin biri geliyor bir parti liderliği yapmış bir arkadaşa saldırıyor, ondan sonra da oradaki polisi  görevden alıyorsun. Bu tamamen sorumluluktan kaçma demektir.  Değerli milletvekilleri, öte tarafta, Van'daki saldırıda da eşkıya suçüstü yakalanmıştır. Bunun  AKP'liler tarafından yapıldığı ortadadır ve buna rağmen maalesef herkes hâlinden çok memnun.  Ben anlamıyorum, bu Parlamentoda bundan önce görev yapıldığı zaman buradaki insanlarda  bir sorumluluk duygusu vardı arkadaşlar. Bu sorumluluk duygusunun en önemli göstergesi de. . . Eğer  birileri bir ihmal, bir suistimal yapıyorsa buradan istifa etme müessesesi vardı. İstifa, bana göre, çok  onurlu ve erdemli bir davranış biçimidir ama sekiz senedir bu memleketi her türlü keyfî yöneten,  buna rağmen her türlü suistimalleri tespit edilen, her türlü haksız eylemleri ortaya konulan bir AKP'li  bakanın veya bir üst düzey yetkilisinin "Ya, ben burada bir hata etmişim arkadaş, vicdanımın sesini  de dinleyerek istifa edeyim." diye bir tavır içine girdiğini görmedim. Arkadaşlar, bu memleket böyle  olmaz.  Tayyip Erdoğan, çıkıyor kin dolu, nefret dolu; karşısındaki insanlara öyle bir kin ve nefretle  bakıyor ki böyle bir yönetici olmaz ki. Yargı çıkıyor diyor ki: "Kardeşim, sen benimle ilgili  düzenleme yapıyorsun. En azından yaptığın bu düzenleme... Benim yargı bağımsızlığımı yok  ediyorsun. Yargı bir ülkenin temel direğidir, demokrasinin ana kaynağıdır. Yargı bağımsızlığının  olmadığı bir yerde hukuk da yoktur, hukuk devleti de yoktur, demokrasi de yoktur." Tayyip Erdoğan  ne diyor Yargıtay Başkanına? "Sen her düşündüğünü konuşamazsın." Ya neyi konuşacak? Tayyip  Erdoğan gibi konuşacak. Böyle bir anlayış olur mu sayın milletvekilleri? Bu, en ilkel bir insanın  yapabileceği bir konuşma değildir arkadaşlar, en ilkel bir kişinin yapacağı konuşma değildir.  Dolayısıyla, Yargıtay bu memlekette bir yüce kurumdur, o kurumun başına gelen, Türk hukuk  sisteminde bir otoritedir. Hiç kimse de yani en azından ordinaryüs profesörlerin dahi çok azının sahip  olduğu bir hukuk nosyonuna sahip bir kişidir ama nere mezunu olduğu daha belli olmayan işte,  hasbelkader birilerinin elini öperek makamlara gelen kişiler, çıkıp da "Sen konuşamazsın." demek bu  memlekette çok büyük bir ayıptır. Evvela insanlar kendisini ve seviyesini bilmelidir arkadaşlarım.  Dün değil evvelsi gün Erzincan'la ilgili Başsavcının avukatının bir açıklaması var. Ne diyor:  "Erzincan'da çok karanlık işler çevriliyor." Erzincan Savcısına birtakım ihbarlar gidiyor ve bu  ihbarlarda işte, bir İsmailağa Cemaati'yle ilgili suistimallerden bahsediyor; bir de Ilıca'da birtakım  olaylardan bahsediyor; Bursa'da birtakım olaylardan... Bu Bursa'da işte, kum kaçakçılığı yapan  - 2 0 9 -
Sayfa 38 -
TBMM B: 85 1 3 . 4 . 2 0 1 0 O: 2  Ben sözüme başlarken dün Samsun'da çok adi bir tecavüze uğrayan Sevgili Ahmet Türk'e  geçmiş olsun diyorum. Bu saldırıyı düzenleyeni şiddetle kınıyorum. Daha önce, biliyorsunuz, Van'da  Cumhuriyet Halk Partisi Başkanı Sayın Baykal'a böyle bir saldırı olmuştu. Şimdi, bir yandan Tayyip  Erdoğan "Bu muhalefet Sivas'tan öteye gidemez." diyor, öte tarafta eğer gidemiyorsa ayıp senin,  sen bu devleti demek ki yönetemiyorsun ve ondan sonra gidenleri de saldırıya uğratıyorsun.  Şimdi, Samsun'daki olay ciddi bir olaydır arkadaşlar, öyle eften püften bir olay değildir.  Bulanık'ta olan bir olayı bu Hükümet eğer Samsun'da yargılamak için oraya getirmişse mahkemeye,  orada gerekli tedbiri almak zorundaydı. Almadıysa bunu, en azından birinci sorumlusu İçişleri  Bakanıdır ve istifa etmesi lazım.  Şimdi, bu olay bahane edilerek bu halkı birbirine vurdurmaya çalışan güçler var. Bu memlekette  yaşayan insanların kardeşlik duygusu içinde olması lazım, birbirine saygılı olması lazım. Bu  memleket bizim ya, bu memleketin bizim olduğunu... Bu memlekette huzur ve güvenin sağlanması,  bu memlekette yaşayan vatandaşların görevi. Sen Hükümet olarak orada bir tedbir almıyorsun, orada  serserinin biri geliyor bir parti liderliği yapmış bir arkadaşa saldırıyor, ondan sonra da oradaki polisi  görevden alıyorsun. Bu tamamen sorumluluktan kaçma demektir.  Değerli milletvekilleri, öte tarafta, Van'daki saldırıda da eşkıya suçüstü yakalanmıştır. Bunun  AKP'liler tarafından yapıldığı ortadadır ve buna rağmen maalesef herkes hâlinden çok memnun.  Ben anlamıyorum, bu Parlamentoda bundan önce görev yapıldığı zaman buradaki insanlarda  bir sorumluluk duygusu vardı arkadaşlar. Bu sorumluluk duygusunun en önemli göstergesi de. . . Eğer  birileri bir ihmal, bir suistimal yapıyorsa buradan istifa etme müessesesi vardı. İstifa, bana göre, çok  onurlu ve erdemli bir davranış biçimidir ama sekiz senedir bu memleketi her türlü keyfî yöneten,  buna rağmen her türlü suistimalleri tespit edilen, her türlü haksız eylemleri ortaya konulan bir AKP'li  bakanın veya bir üst düzey yetkilisinin "Ya, ben burada bir hata etmişim arkadaş, vicdanımın sesini  de dinleyerek istifa edeyim." diye bir tavır içine girdiğini görmedim. Arkadaşlar, bu memleket böyle  olmaz.  Tayyip Erdoğan, çıkıyor kin dolu, nefret dolu; karşısındaki insanlara öyle bir kin ve nefretle  bakıyor ki böyle bir yönetici olmaz ki. Yargı çıkıyor diyor ki: "Kardeşim, sen benimle ilgili  düzenleme yapıyorsun. En azından yaptığın bu düzenleme... Benim yargı bağımsızlığımı yok  ediyorsun. Yargı bir ülkenin temel direğidir, demokrasinin ana kaynağıdır. Yargı bağımsızlığının  olmadığı bir yerde hukuk da yoktur, hukuk devleti de yoktur, demokrasi de yoktur." Tayyip Erdoğan  ne diyor Yargıtay Başkanına? "Sen her düşündüğünü konuşamazsın." Ya neyi konuşacak? Tayyip  Erdoğan gibi konuşacak. Böyle bir anlayış olur mu sayın milletvekilleri? Bu, en ilkel bir insanın  yapabileceği bir konuşma değildir arkadaşlar, en ilkel bir kişinin yapacağı konuşma değildir.  Dolayısıyla, Yargıtay bu memlekette bir yüce kurumdur, o kurumun başına gelen, Türk hukuk  sisteminde bir otoritedir. Hiç kimse de yani en azından ordinaryüs profesörlerin dahi çok azının sahip  olduğu bir hukuk nosyonuna sahip bir kişidir ama nere mezunu olduğu daha belli olmayan işte,  hasbelkader birilerinin elini öperek makamlara gelen kişiler, çıkıp da "Sen konuşamazsın." demek bu  memlekette çok büyük bir ayıptır. Evvela insanlar kendisini ve seviyesini bilmelidir arkadaşlarım.  Dün değil evvelsi gün Erzincan'la ilgili Başsavcının avukatının bir açıklaması var. Ne diyor:  "Erzincan'da çok karanlık işler çevriliyor." Erzincan Savcısına birtakım ihbarlar gidiyor ve bu  ihbarlarda işte, bir İsmailağa Cemaati'yle ilgili suistimallerden bahsediyor; bir de Ilıca'da birtakım  olaylardan bahsediyor; Bursa'da birtakım olaylardan... Bu Bursa'da işte, kum kaçakçılığı yapan  - 2 0 9 - TBMM B:85 1 3 . 4 . 2 0 1 0 0 : 2  - 2 1 0 - kişinin kim olduğunu açıklıyor arkadaşımız ama tabii, bu kaçakçılığı yapan kişi Tayyip Erdoğan'a  yakınlığıyla bilindiği için "Vay, sen nasıl benim adamlarım hakkında soruşturma açarsın..." Hem  Cemil Çiçek bunlara telefon açıyor bunu önlemeye çalışıyor ve aynı zamanda o olaya karışan İliç'teki  Savcının da bu işte görevini suistimal ettiğine dair belgeler tespit ediliyor. Bunun üzerine İliç Savcısı  getiriliyor, bu olayı soruşturma yapan Başsavcı hakkında gizli tanık olarak dinleniyor. Düşünebiliyor  musunuz, ne kadar güzel adalet, değil mi? Ne kadar güzel bir devlet işleyişi var! Ve bu avukat  bağırıyor, orada içi yanıyor, diyor ki: "Benim bu müvekkilim burada haksız yere. . ." Yani bir devletin  Cumhuriyet Başsavcısı haksız yere dört aydır içerde ama kimse tınmıyor. Yargı bağımsızlığı diyorlar,  yargının bağımsızlığını ortadan kaldıran eylemin, davranışın, yönetimin biçimini siz ortaya  koyuyorsunuz.  Size, bugün AKP'ye ve yandaşlarına en ufak bir soruşturma açılıyor mu arkadaşlarım? İstanbul  Belediye Başkanının yaptığı usulsüz binlerce ihale var, Ankara Belediye Başkanının yaptığı usulsüz  yüzlerce, binlerce ihale var. Bu ihalelere karşı yapılan şikâyetleri İçişleri Bakanı ne yapıyor? İlgili  valiye gönderiyor. Aslında bu soruşturmanın İçişleri Bakanı müfettişleri tarafından yapılması lazım.  Vali ne yapıyor? Onu alıyor ana kent belediye başkanlarına gönderiyor. Ana kent belediye başkanları,  oradaki, emrindeki müfettişlere iki sene bunu bekletiyor, ondan sonra işlem tesisine gerek yoktur  diye İçişleri Bakanına gönderiyor. Sonra, ondan sonra Danıştaya dava açılıyor, aradan tabii, iki sene,  üç sene geçmiş, her şey zaman aşımına uğruyor.  Böyle bir devlet yönetimi dünyanın neresinde görülmüştür? Uganda'da da görülmemiştir,  Afrika'nın en ilkel kabilelerinde de görülmemiştir, ama AKP'nin iktidara gelmesiyle beraber,  maalesef, Türkiye'de her türlü keyfî yönetim görülmüştür.  Geçen gün, yani çok önemli bir şey, Samsun'da bir Kumköy santrali 56 trilyon liraya mal oluyor,  5 trilyon liraya bir yandaşa satılıyor. Yahu, şimdi, arkadaşlar, yani bu devletin kim hakkını savunacak,  kim hakkını savunacak? Bu memlekette sen 56 trilyon liraya mal olan bir santrali 5 trilyon liraya  nasıl kendi yandaşlarına şey edersin? Suat Kılıç yok mu burada, söyleyeyim: Bu işle senin ilgin var  mı, yok mu? Yoksa niye engellemedin? Bu devletin malını, böyle... Eğer orada, senin vilayetinde  böyle haksız bir ihale yapılıyorsa niye engellemiyorsun? Yani bunu engellemiyorsan bunun arkasında  bazı şeyler var demektir.  Dolayısıyla, sayın milletvekilleri, yani ben mi her gün çıkıp burada bu devleti savunacağım  arkadaşlar ya? Siz bu devletin vatandaşları değil misiniz, milletvekilleri değil misiniz? Siz de  demokrasi, Anayasa'ya riayet konusunda namus ve şeref yemini yapmadınız mı arkadaşlar ya? Bu  memleket hepimizin memleketi. Bu memlekete kim haksızlık yapıyorsa Allah belasını versin de  yakasına yapışalım.  LÜTFİ ÇIRAKOĞLU (Rize) - Amin, amin!  KAMER GENÇ (Devamla) - Yani siz yarın zannediyor musunuz ki sokağa çıkıp da rahat  gezeceksiniz?  Bakın, inanınız ki Türkiye'yi bir iç kavgaya götürüyorsunuz. İşte, iç kavganın belirtileri belli, işte,  Cumhuriyet Halk Partisi... (Gürültüler)  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Sayın Genç, konuşmanızı tamamlayınız.  Buyurun.
Sayfa 39 -
TBMM B:85 1 3 . 4 . 2 0 1 0 0 : 2  - 2 1 0 - kişinin kim olduğunu açıklıyor arkadaşımız ama tabii, bu kaçakçılığı yapan kişi Tayyip Erdoğan'a  yakınlığıyla bilindiği için "Vay, sen nasıl benim adamlarım hakkında soruşturma açarsın..." Hem  Cemil Çiçek bunlara telefon açıyor bunu önlemeye çalışıyor ve aynı zamanda o olaya karışan İliç'teki  Savcının da bu işte görevini suistimal ettiğine dair belgeler tespit ediliyor. Bunun üzerine İliç Savcısı  getiriliyor, bu olayı soruşturma yapan Başsavcı hakkında gizli tanık olarak dinleniyor. Düşünebiliyor  musunuz, ne kadar güzel adalet, değil mi? Ne kadar güzel bir devlet işleyişi var! Ve bu avukat  bağırıyor, orada içi yanıyor, diyor ki: "Benim bu müvekkilim burada haksız yere. . ." Yani bir devletin  Cumhuriyet Başsavcısı haksız yere dört aydır içerde ama kimse tınmıyor. Yargı bağımsızlığı diyorlar,  yargının bağımsızlığını ortadan kaldıran eylemin, davranışın, yönetimin biçimini siz ortaya  koyuyorsunuz.  Size, bugün AKP'ye ve yandaşlarına en ufak bir soruşturma açılıyor mu arkadaşlarım? İstanbul  Belediye Başkanının yaptığı usulsüz binlerce ihale var, Ankara Belediye Başkanının yaptığı usulsüz  yüzlerce, binlerce ihale var. Bu ihalelere karşı yapılan şikâyetleri İçişleri Bakanı ne yapıyor? İlgili  valiye gönderiyor. Aslında bu soruşturmanın İçişleri Bakanı müfettişleri tarafından yapılması lazım.  Vali ne yapıyor? Onu alıyor ana kent belediye başkanlarına gönderiyor. Ana kent belediye başkanları,  oradaki, emrindeki müfettişlere iki sene bunu bekletiyor, ondan sonra işlem tesisine gerek yoktur  diye İçişleri Bakanına gönderiyor. Sonra, ondan sonra Danıştaya dava açılıyor, aradan tabii, iki sene,  üç sene geçmiş, her şey zaman aşımına uğruyor.  Böyle bir devlet yönetimi dünyanın neresinde görülmüştür? Uganda'da da görülmemiştir,  Afrika'nın en ilkel kabilelerinde de görülmemiştir, ama AKP'nin iktidara gelmesiyle beraber,  maalesef, Türkiye'de her türlü keyfî yönetim görülmüştür.  Geçen gün, yani çok önemli bir şey, Samsun'da bir Kumköy santrali 56 trilyon liraya mal oluyor,  5 trilyon liraya bir yandaşa satılıyor. Yahu, şimdi, arkadaşlar, yani bu devletin kim hakkını savunacak,  kim hakkını savunacak? Bu memlekette sen 56 trilyon liraya mal olan bir santrali 5 trilyon liraya  nasıl kendi yandaşlarına şey edersin? Suat Kılıç yok mu burada, söyleyeyim: Bu işle senin ilgin var  mı, yok mu? Yoksa niye engellemedin? Bu devletin malını, böyle... Eğer orada, senin vilayetinde  böyle haksız bir ihale yapılıyorsa niye engellemiyorsun? Yani bunu engellemiyorsan bunun arkasında  bazı şeyler var demektir.  Dolayısıyla, sayın milletvekilleri, yani ben mi her gün çıkıp burada bu devleti savunacağım  arkadaşlar ya? Siz bu devletin vatandaşları değil misiniz, milletvekilleri değil misiniz? Siz de  demokrasi, Anayasa'ya riayet konusunda namus ve şeref yemini yapmadınız mı arkadaşlar ya? Bu  memleket hepimizin memleketi. Bu memlekete kim haksızlık yapıyorsa Allah belasını versin de  yakasına yapışalım.  LÜTFİ ÇIRAKOĞLU (Rize) - Amin, amin!  KAMER GENÇ (Devamla) - Yani siz yarın zannediyor musunuz ki sokağa çıkıp da rahat  gezeceksiniz?  Bakın, inanınız ki Türkiye'yi bir iç kavgaya götürüyorsunuz. İşte, iç kavganın belirtileri belli, işte,  Cumhuriyet Halk Partisi... (Gürültüler)  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Sayın Genç, konuşmanızı tamamlayınız.  Buyurun.  T B M M B :85 1 3 . 4 . 2 0 1 0 0 : 2  - 2 1 1 - KAMER GENÇ (Devamla) - Ben, şimdi... Canım böyle istemiyor. Ben bağımsız bir  milletvekiliyim. Ben menfaatimin peşinde koşmuyorum. Ben yaptığım bu konuşmalarda arkamda bir  siyasi parti yok ki, ben bunun iktidarı için uğraşayım. Ben bağımsız bir milletvekiliyim. Eğer  menfaatimi düşünsem, giderim iktidarla iş birliği yaparım, her türlü hileyi yaparım, vicdanımı  satarım, cebimi doldururum ama ben bunu yapmıyorum. Ben, vicdanımın, haysiyetimin, onurumun,  ülke sevgisinin bana verdiği görevi burada yapmaya çalışıyorum. Onun için sizlerin de bunlardan bir  ders almanız lazım. Bir Anayasa değişikliği getirmekle Türkiye'yi büyük bir kaosa sürüklüyorsunuz.  Yani, nasıl, bir parti kapatmayı yasaklıyorsunuz? Diyorsunuz ki "Laikliği ortadan kaldıracak." Ya,  çıkacak adam kürsüde diyecek ki "Ulan bu laik Türkiye Cumhuriyeti devletini kaldıralım." diyecek,  "Bu Türkiye Cumhuriyeti devletini bölelim." diyecek ama bunun bir sorumluluğu olmayacak! Bunu  Uganda bile... Yani en ilkel insan kafasının kabul etmeyeceği bir fikir ve düşünce tarzı arkadaşlar.  Ee, bunların...  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Sayın Genç, teşekkür ediyorum.  KAMER GENÇ (Devamla) - Karar yeter sayısı istiyorum.  BAŞKAN - Tamam.  Öneriyi oylarınıza sunup karar yeter sayısını arayacağım.  Danışma Kurulu önerisini kabul edenler... Kabul etmeyenler... Karar yeter sayısı yoktur.  Birleşime beş dakika ara veriyorum.  Kapanma Saati: 16.24 •
Sayfa 40 -
T B M M B :85 1 3 . 4 . 2 0 1 0 0 : 2  - 2 1 1 - KAMER GENÇ (Devamla) - Ben, şimdi... Canım böyle istemiyor. Ben bağımsız bir  milletvekiliyim. Ben menfaatimin peşinde koşmuyorum. Ben yaptığım bu konuşmalarda arkamda bir  siyasi parti yok ki, ben bunun iktidarı için uğraşayım. Ben bağımsız bir milletvekiliyim. Eğer  menfaatimi düşünsem, giderim iktidarla iş birliği yaparım, her türlü hileyi yaparım, vicdanımı  satarım, cebimi doldururum ama ben bunu yapmıyorum. Ben, vicdanımın, haysiyetimin, onurumun,  ülke sevgisinin bana verdiği görevi burada yapmaya çalışıyorum. Onun için sizlerin de bunlardan bir  ders almanız lazım. Bir Anayasa değişikliği getirmekle Türkiye'yi büyük bir kaosa sürüklüyorsunuz.  Yani, nasıl, bir parti kapatmayı yasaklıyorsunuz? Diyorsunuz ki "Laikliği ortadan kaldıracak." Ya,  çıkacak adam kürsüde diyecek ki "Ulan bu laik Türkiye Cumhuriyeti devletini kaldıralım." diyecek,  "Bu Türkiye Cumhuriyeti devletini bölelim." diyecek ama bunun bir sorumluluğu olmayacak! Bunu  Uganda bile... Yani en ilkel insan kafasının kabul etmeyeceği bir fikir ve düşünce tarzı arkadaşlar.  Ee, bunların...  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Sayın Genç, teşekkür ediyorum.  KAMER GENÇ (Devamla) - Karar yeter sayısı istiyorum.  BAŞKAN - Tamam.  Öneriyi oylarınıza sunup karar yeter sayısını arayacağım.  Danışma Kurulu önerisini kabul edenler... Kabul etmeyenler... Karar yeter sayısı yoktur.  Birleşime beş dakika ara veriyorum.  Kapanma Saati: 16.24 •  TBMM B:85 1 3 . 4 . 2 0 1 0 0 : 3  BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 85'inci Birleşiminin Üçüncü  Oturumunu açıyorum.  Danışma Kurulu önerisinin oylamasında karar yeter sayısı bulunamamıştı. Şimdi tekrar Danışma  Kurulu önerisini oylarınıza sunacağım ve karar yeter sayısını arayacağım.  Danışma Kurulu önerisini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler...  Kâtip üyelerimiz arasında ihtilaf oldu, tespitinde. Oylamayı elektronik cihazla yapacağım.  İki dakika süre veriyorum ve oylama işlemini başlatıyorum.  (Elektronik cihazla oylama yapıldı)  BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, öneri kabul edilmiştir. Karar yeter sayısı vardır.  Saygıdeğer milletvekili arkadaşlarım, İç Tüzük'ün 37'nci maddesine göre verilmiş bir doğrudan  gündeme alınma önergesi vardır, okutup işleme alacağım.  V.- BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI (Devam)  C) ÖNERGELER  I.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru'nun, (2/447) esas numaralı Kanun Teklifi 'nin doğrudan  gündeme alınmasına ilişkin önergesi (4/202)  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  2/447 Esas sayılı, "Tokat İline Bağlı Gökal adlı ilçe" Kurulmasına dair Kanun Teklifimin 45  gün içerisinde görüşülmediği için TBMM İç tüzüğünün 37. maddesi gereğince doğrudan TBMM  Genel Kurulu gündemine alınmasını,  Arz ederim. 14.10.2009  Dr. Reşat Doğru  Tokat  BAŞKAN - Teklif sahibi olarak Tokat Milletvekili Sayın Reşat Doğru.  Buyurun.  REŞAT DOĞRU (Tokat) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; 447 esas numaralı Tokat İlinde  Gökal İsimli Bir İlçe Kurulması ile İlgili Kanun Teklifi üzerinde söz almış bulunuyorum. Yüce  Meclisi saygıyla selamlıyorum.  Sayın milletvekilleri; kamu hizmetlerinin ülke düzeyinde verimli ve etkili bir şekilde  görülebilmesi amacıyla mülki taksimatın zaman içerisinde şartlara uygun hâle getirilmesi zorunluluk  arz etmektedir.  Hızlı bir iktisadi, sosyal ve kültürel gelişmelerin yaşandığı ülkemizde halkımıza sunulacak olan  kamu hizmetlerinin vatandaşımıza en yakın ve en etkili sunulabilmesi için iktisadi ve sosyal yönden  gelişme göstermiş olan kasabaların ilçe olmasında yarar görülmektedir.  - 2 1 2 - ÜÇÜNCÜ OTURUM  Açılma Saati: 16.31  BAŞKAN: Başkan Vekili Nevzat PAKDİL  KÂTİP ÜYELER: Harun TÜFEKÇİ (Konya), Yaşar TÜZÜN (Bilecik)
Sayfa 41 -
TBMM B:85 1 3 . 4 . 2 0 1 0 0 : 3  BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 85'inci Birleşiminin Üçüncü  Oturumunu açıyorum.  Danışma Kurulu önerisinin oylamasında karar yeter sayısı bulunamamıştı. Şimdi tekrar Danışma  Kurulu önerisini oylarınıza sunacağım ve karar yeter sayısını arayacağım.  Danışma Kurulu önerisini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler...  Kâtip üyelerimiz arasında ihtilaf oldu, tespitinde. Oylamayı elektronik cihazla yapacağım.  İki dakika süre veriyorum ve oylama işlemini başlatıyorum.  (Elektronik cihazla oylama yapıldı)  BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, öneri kabul edilmiştir. Karar yeter sayısı vardır.  Saygıdeğer milletvekili arkadaşlarım, İç Tüzük'ün 37'nci maddesine göre verilmiş bir doğrudan  gündeme alınma önergesi vardır, okutup işleme alacağım.  V.- BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI (Devam)  C) ÖNERGELER  I.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru'nun, (2/447) esas numaralı Kanun Teklifi 'nin doğrudan  gündeme alınmasına ilişkin önergesi (4/202)  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  2/447 Esas sayılı, "Tokat İline Bağlı Gökal adlı ilçe" Kurulmasına dair Kanun Teklifimin 45  gün içerisinde görüşülmediği için TBMM İç tüzüğünün 37. maddesi gereğince doğrudan TBMM  Genel Kurulu gündemine alınmasını,  Arz ederim. 14.10.2009  Dr. Reşat Doğru  Tokat  BAŞKAN - Teklif sahibi olarak Tokat Milletvekili Sayın Reşat Doğru.  Buyurun.  REŞAT DOĞRU (Tokat) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; 447 esas numaralı Tokat İlinde  Gökal İsimli Bir İlçe Kurulması ile İlgili Kanun Teklifi üzerinde söz almış bulunuyorum. Yüce  Meclisi saygıyla selamlıyorum.  Sayın milletvekilleri; kamu hizmetlerinin ülke düzeyinde verimli ve etkili bir şekilde  görülebilmesi amacıyla mülki taksimatın zaman içerisinde şartlara uygun hâle getirilmesi zorunluluk  arz etmektedir.  Hızlı bir iktisadi, sosyal ve kültürel gelişmelerin yaşandığı ülkemizde halkımıza sunulacak olan  kamu hizmetlerinin vatandaşımıza en yakın ve en etkili sunulabilmesi için iktisadi ve sosyal yönden  gelişme göstermiş olan kasabaların ilçe olmasında yarar görülmektedir.  - 2 1 2 - ÜÇÜNCÜ OTURUM  Açılma Saati: 16.31  BAŞKAN: Başkan Vekili Nevzat PAKDİL  KÂTİP ÜYELER: Harun TÜFEKÇİ (Konya), Yaşar TÜZÜN (Bilecik)  TBMM B: 85 13 . 4 . 2 0 1 0 O: 3  İlçe olmasını istediğim Gökal kasabamız, bulunduğu bölgeye göre merkezî konumdadır. 30  Aralık 1993 tarih ve 42605 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile referandum sonucu, Gökbel ve Alinek  köylerinin birleşmesi ile "Gökal" adını alarak belediye teşkilatı kurulmuştur. Belediye teşkilatı,  görevine hâlen devam etmektedir.  Kasabamızın içme suyu, kanalizasyon, elektrik gibi idari yönden tüm altyapı hizmetleri  mevcuttur. Aynı şekilde çevre güzelliği, doğal gölü ve kaplıcaları, turizm potansiyeli Gökal'a artı bir  değer kazandırmaktadır.  Bölgemizde her ürünün yetişmesi yanında, özellikle dünyanın en güzel çileği yetişmektedir. Her  yıl da belediye desteği ile çilek bayramı ve şenlikleri yapılmaktadır.  Gökal kasabamız, çevresindeki yirmi iki köy ve Ordu ili Akkuş ilçesi köyleri ile birlikte yıllık  5 bin ton fındık üretimi yapmaktadır. Yapılan bu üretimin pazarlama noktası, Gökal kasabasında  kurulan ve elli yıllık geçmişi olan Güldere halk pazarıdır. Kasaba, bu durumuyla çevresinde ekonomik  bir güce de sahiptir. Beldenin gerek yerleşim yeri gerekse yöredeki en gelişmiş yerleşim birimi olması  nedeniyle birleştirici bir özelliği vardır.  Gökal kasabamız Tokat il merkezine 150 km, Erbaa ilçesine ise 65 km. uzaklıktadır. Etrafı son  derece sarp dağlar ile çevrili olan Gökal kasabasının çevresindeki köylere özellikle kış aylarında  kamu hizmeti götürmede ya da buralarda yaşayan halkımız kamu hizmetine erişmede büyük zorluklar  yaşamaktadır.  Belediyemiz, kısıtlı imkânları dâhilinde yöredeki vatandaşlarımıza hizmet götürmeye  çalışmaktadır. Malumunuz üzere il ve ilçe merkezine bu kadar uzakta bulunan bir beldenin, belediye  imkânlarıyla halkına hizmet götürmesi çok ama çok zordur. Bu yüzden, burada diğer devlet kurum  ve kuruluşlarının bulunması büyük önem arz etmektedir.  Tokat, Samsun ve Ordu illerine sınır olan Gökal kasabasının ilçe olması durumunda, merkez ile  birlikte on altı (Ordu ili Akkuş ilçesine bağlı iki adet köy ile birlikte) yerleşim yerinde bulunan toplam  13.369 vatandaşımıza kamu hizmetlerinin götürülmesi daha verimli ve etkili olarak sunulacaktır.  Yörede üretilen tarım ürünlerinin pazarlanması noktasında yöre ekonomik bir canlılığa  ulaşacaktır. Yeni yatırım alanları açılacak, bölge cazibe merkezi hâline gelecek ve bunlara paralel  olarak halkın da refah seviyesi yükselecektir.  Gökal kasabamız, özellikle halk pazarının olduğu günlerde çok yoğun bir nüfusa ulaşmaktadır.  Artan bu nüfus, kamu hizmetlerinden tam manasıyla faydalanamamaktadır. Aynı şekilde, eğitim-öğ- retim hizmeti almak üzere çevre köylerden gelen öğrenciler de büyük yekûn oluşturmaktadır. Özel­ likle okuma yansı burada had safhadadır. Aileler kız-erkek bütün çocuklarını okutmak için maddi  manevi büyük güç sarf ediyorlar.  Bu bölge, ülkemizin en mağdur ve yoksulluğu olan yöremizdir. Burada yaşayan, buradan  aynlmayan insanları, devlet olarak ödüllendirmeli, onlara şükranlanmızı sunmalıyız çünkü yörede  yaşayanlar, ülkemize bağlı, millet ve vatan toprağı sevgisinde hiç eksiklik olmayan insanlardır. Bu  insanların beklentilerine cevap vermek mecburiyetindeyiz. Özellikle burası dağ köyü olması  münasebetiyle il merkezine çok büyük mesafede uzaklığı vardır, kış aylarında ulaşmak çok zordur  özellikle yolun asfalt olmadığı da düşünülürse; asfalt da yoktur çünkü şose yolları içerisinde  bulunmaktadır. Çocukların ulaşması veyahut da okumak isteyen insanların ulaşması, onların yanında  özellikle hastalıkla ilgili durumlarda çok büyük sıkıntıların yaşanmakta olduğu görülmektedir. Bu  meyanda genelde düşünüldüğü zaman, buranın, Erbaa merkezine ve Tokat il merkezine mesafesinin  - 2 1 3 -
Sayfa 42 -
TBMM B: 85 13 . 4 . 2 0 1 0 O: 3  İlçe olmasını istediğim Gökal kasabamız, bulunduğu bölgeye göre merkezî konumdadır. 30  Aralık 1993 tarih ve 42605 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile referandum sonucu, Gökbel ve Alinek  köylerinin birleşmesi ile "Gökal" adını alarak belediye teşkilatı kurulmuştur. Belediye teşkilatı,  görevine hâlen devam etmektedir.  Kasabamızın içme suyu, kanalizasyon, elektrik gibi idari yönden tüm altyapı hizmetleri  mevcuttur. Aynı şekilde çevre güzelliği, doğal gölü ve kaplıcaları, turizm potansiyeli Gökal'a artı bir  değer kazandırmaktadır.  Bölgemizde her ürünün yetişmesi yanında, özellikle dünyanın en güzel çileği yetişmektedir. Her  yıl da belediye desteği ile çilek bayramı ve şenlikleri yapılmaktadır.  Gökal kasabamız, çevresindeki yirmi iki köy ve Ordu ili Akkuş ilçesi köyleri ile birlikte yıllık  5 bin ton fındık üretimi yapmaktadır. Yapılan bu üretimin pazarlama noktası, Gökal kasabasında  kurulan ve elli yıllık geçmişi olan Güldere halk pazarıdır. Kasaba, bu durumuyla çevresinde ekonomik  bir güce de sahiptir. Beldenin gerek yerleşim yeri gerekse yöredeki en gelişmiş yerleşim birimi olması  nedeniyle birleştirici bir özelliği vardır.  Gökal kasabamız Tokat il merkezine 150 km, Erbaa ilçesine ise 65 km. uzaklıktadır. Etrafı son  derece sarp dağlar ile çevrili olan Gökal kasabasının çevresindeki köylere özellikle kış aylarında  kamu hizmeti götürmede ya da buralarda yaşayan halkımız kamu hizmetine erişmede büyük zorluklar  yaşamaktadır.  Belediyemiz, kısıtlı imkânları dâhilinde yöredeki vatandaşlarımıza hizmet götürmeye  çalışmaktadır. Malumunuz üzere il ve ilçe merkezine bu kadar uzakta bulunan bir beldenin, belediye  imkânlarıyla halkına hizmet götürmesi çok ama çok zordur. Bu yüzden, burada diğer devlet kurum  ve kuruluşlarının bulunması büyük önem arz etmektedir.  Tokat, Samsun ve Ordu illerine sınır olan Gökal kasabasının ilçe olması durumunda, merkez ile  birlikte on altı (Ordu ili Akkuş ilçesine bağlı iki adet köy ile birlikte) yerleşim yerinde bulunan toplam  13.369 vatandaşımıza kamu hizmetlerinin götürülmesi daha verimli ve etkili olarak sunulacaktır.  Yörede üretilen tarım ürünlerinin pazarlanması noktasında yöre ekonomik bir canlılığa  ulaşacaktır. Yeni yatırım alanları açılacak, bölge cazibe merkezi hâline gelecek ve bunlara paralel  olarak halkın da refah seviyesi yükselecektir.  Gökal kasabamız, özellikle halk pazarının olduğu günlerde çok yoğun bir nüfusa ulaşmaktadır.  Artan bu nüfus, kamu hizmetlerinden tam manasıyla faydalanamamaktadır. Aynı şekilde, eğitim-öğ- retim hizmeti almak üzere çevre köylerden gelen öğrenciler de büyük yekûn oluşturmaktadır. Özel­ likle okuma yansı burada had safhadadır. Aileler kız-erkek bütün çocuklarını okutmak için maddi  manevi büyük güç sarf ediyorlar.  Bu bölge, ülkemizin en mağdur ve yoksulluğu olan yöremizdir. Burada yaşayan, buradan  aynlmayan insanları, devlet olarak ödüllendirmeli, onlara şükranlanmızı sunmalıyız çünkü yörede  yaşayanlar, ülkemize bağlı, millet ve vatan toprağı sevgisinde hiç eksiklik olmayan insanlardır. Bu  insanların beklentilerine cevap vermek mecburiyetindeyiz. Özellikle burası dağ köyü olması  münasebetiyle il merkezine çok büyük mesafede uzaklığı vardır, kış aylarında ulaşmak çok zordur  özellikle yolun asfalt olmadığı da düşünülürse; asfalt da yoktur çünkü şose yolları içerisinde  bulunmaktadır. Çocukların ulaşması veyahut da okumak isteyen insanların ulaşması, onların yanında  özellikle hastalıkla ilgili durumlarda çok büyük sıkıntıların yaşanmakta olduğu görülmektedir. Bu  meyanda genelde düşünüldüğü zaman, buranın, Erbaa merkezine ve Tokat il merkezine mesafesinin  - 2 1 3 - TBMM B: 85 1 3 . 4 . 2 0 1 0 O: 3  de -biraz önce söylemiş olduğum gibi- çok büyük olması münasebetiyle buranın kurtarılması ve  buralardaki yerleşim yerindeki insanların burada yaşamalarının temin edilmesi noktasında buranın  bir...  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Sayın Doğru, buyurun efendim.  REŞAT DOĞRU (Devamla) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.  ...ilçe merkezi olmasının çok büyük faydası olacağı kanaatindeyiz. Kaymakamla belediye  başkanının el ele vermesiyle beraber burası çok güzel bir yere sahip olabilir. Turizm noktasında çok  farklı bir konumu vardır. Buradaki insanlar çalışkan insanlardır; o ağır Karadeniz şartları içerisinde  fındık üretiyorlar, çilek üretiyorlar, diğer birçok sebze ve meyveyi üretiyorlar, ama üretmiş oldukları  ürünleri çok iyi değerlendirmiş olduklarını da söyleyemiyoruz.  Ayrıca, bura insanı, vatan toprağının en ücra köşesinde neredeyse -çünkü, bu yerdeki bu tabloyu  Türkiye'mizin birçok yerinde göremeyiz- çok zor şartlar içerisinde yaşıyorlar. Ondan dolayı da,  mevcut nüfus, eğitim ve öğretim potansiyeli dikkate alınarak Tokat ilinde Gökal adıyla bir ilçe  kurulması gerekli görülmüş ve bu amaçla da kanun teklifi verilmiştir.  Kanun teklifimin Meclis tarafından kabul göreceğine inanıyor, yüce Meclisi saygıyla  selamlıyorum. (MHP ve CHP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Doğru.  Şahsı adına Hasan Çalış, Karaman Milletvekili.  Sayın Çalış, buyurun efendim. (MHP sıralarından alkışlar)  HASAN ÇALIŞ (Karaman) - Sayın Başkan, kıymetli milletvekilleri; İç Tüzük madde 37 'ye  göre Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine alınması istenilen, Tokat Milletvekilimiz Sayın Reşat  Doğru'nun, Tokat ili Erbaa ilçesi Gökal beldesinin, Gökal ilçesi olarak ilçe yapılmasıyla ilgili kanun  teklifi üzerine söz aldım. Bu vesileyle yüce heyetinizi saygılarımla selamlıyorum.  Kıymetli arkadaşlar, bugüne kadar bu tür tekliflerde maalesef gördüğümüz manzara: Uzlaşmaz,  anlaşmaz, muhalefeti dikkate almaz bir tutumla karşı karşıya olduk. Temenni ederim ki biraz sonra  bu teklif oylanırken bu tutumunuzda bir değişiklik, bir fark gösterirsiniz, bizleri de mahcup edersiniz.  Değerli arkadaşlar, Sayın Milletvekilimiz bu teklifi tam bir yıl önce vermiş; bir yıldır lütfedip  Sayın Komisyon Başkanı gündemine almamış; bu konuda Sayın Başkanlık da bir şey yapmamış ve  bugün İç Tüzük'ün verdiği bir haktan yararlanarak buraya indirilmiş. Fakat bunun gibi -içinde ben  de dâhil- muhalefete ait milletvekillerinin verdiği, sırada bekleyen, gündeme alınmayan, gündeme  alınınca da reddedilen, kadük hâle gelmiş onlarca teklif vardır.  Kıymetli arkadaşlar, bu talepler buralarda yaşayan insanların talepleridir, buralarda yaşayan  insanların gündemidir.  Değerli arkadaşlar, halkın gündemine dikkat etmek gerekiyor. Halkın gündemine dikkat  etmezseniz bir gün halk da sizi gündemine almaz.  Kıymetli arkadaşlar, şu yüce Mecliste çalışmalar yapıyoruz. Türkiye hangi gündemlerle meşgul  ediliyor? Halkın gündemi ne? Yapılan araştırmalara göre halkın gündeminde birinci sırada işsizlik  var; yoksulluk, yolsuzluk bunları takip ediyor. Ama maalesef sayın iktidar, Türkiye Büyük Millet  Meclisinin gündemine bunları bir türlü almamaktadır, görmezden gelmektedir, sanal gündemlerle  ülkeyi meşgul etmektedir.  - 2 1 4 -
Sayfa 43 -
TBMM B: 85 1 3 . 4 . 2 0 1 0 O: 3  de -biraz önce söylemiş olduğum gibi- çok büyük olması münasebetiyle buranın kurtarılması ve  buralardaki yerleşim yerindeki insanların burada yaşamalarının temin edilmesi noktasında buranın  bir...  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Sayın Doğru, buyurun efendim.  REŞAT DOĞRU (Devamla) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.  ...ilçe merkezi olmasının çok büyük faydası olacağı kanaatindeyiz. Kaymakamla belediye  başkanının el ele vermesiyle beraber burası çok güzel bir yere sahip olabilir. Turizm noktasında çok  farklı bir konumu vardır. Buradaki insanlar çalışkan insanlardır; o ağır Karadeniz şartları içerisinde  fındık üretiyorlar, çilek üretiyorlar, diğer birçok sebze ve meyveyi üretiyorlar, ama üretmiş oldukları  ürünleri çok iyi değerlendirmiş olduklarını da söyleyemiyoruz.  Ayrıca, bura insanı, vatan toprağının en ücra köşesinde neredeyse -çünkü, bu yerdeki bu tabloyu  Türkiye'mizin birçok yerinde göremeyiz- çok zor şartlar içerisinde yaşıyorlar. Ondan dolayı da,  mevcut nüfus, eğitim ve öğretim potansiyeli dikkate alınarak Tokat ilinde Gökal adıyla bir ilçe  kurulması gerekli görülmüş ve bu amaçla da kanun teklifi verilmiştir.  Kanun teklifimin Meclis tarafından kabul göreceğine inanıyor, yüce Meclisi saygıyla  selamlıyorum. (MHP ve CHP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Doğru.  Şahsı adına Hasan Çalış, Karaman Milletvekili.  Sayın Çalış, buyurun efendim. (MHP sıralarından alkışlar)  HASAN ÇALIŞ (Karaman) - Sayın Başkan, kıymetli milletvekilleri; İç Tüzük madde 37 'ye  göre Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine alınması istenilen, Tokat Milletvekilimiz Sayın Reşat  Doğru'nun, Tokat ili Erbaa ilçesi Gökal beldesinin, Gökal ilçesi olarak ilçe yapılmasıyla ilgili kanun  teklifi üzerine söz aldım. Bu vesileyle yüce heyetinizi saygılarımla selamlıyorum.  Kıymetli arkadaşlar, bugüne kadar bu tür tekliflerde maalesef gördüğümüz manzara: Uzlaşmaz,  anlaşmaz, muhalefeti dikkate almaz bir tutumla karşı karşıya olduk. Temenni ederim ki biraz sonra  bu teklif oylanırken bu tutumunuzda bir değişiklik, bir fark gösterirsiniz, bizleri de mahcup edersiniz.  Değerli arkadaşlar, Sayın Milletvekilimiz bu teklifi tam bir yıl önce vermiş; bir yıldır lütfedip  Sayın Komisyon Başkanı gündemine almamış; bu konuda Sayın Başkanlık da bir şey yapmamış ve  bugün İç Tüzük'ün verdiği bir haktan yararlanarak buraya indirilmiş. Fakat bunun gibi -içinde ben  de dâhil- muhalefete ait milletvekillerinin verdiği, sırada bekleyen, gündeme alınmayan, gündeme  alınınca da reddedilen, kadük hâle gelmiş onlarca teklif vardır.  Kıymetli arkadaşlar, bu talepler buralarda yaşayan insanların talepleridir, buralarda yaşayan  insanların gündemidir.  Değerli arkadaşlar, halkın gündemine dikkat etmek gerekiyor. Halkın gündemine dikkat  etmezseniz bir gün halk da sizi gündemine almaz.  Kıymetli arkadaşlar, şu yüce Mecliste çalışmalar yapıyoruz. Türkiye hangi gündemlerle meşgul  ediliyor? Halkın gündemi ne? Yapılan araştırmalara göre halkın gündeminde birinci sırada işsizlik  var; yoksulluk, yolsuzluk bunları takip ediyor. Ama maalesef sayın iktidar, Türkiye Büyük Millet  Meclisinin gündemine bunları bir türlü almamaktadır, görmezden gelmektedir, sanal gündemlerle  ülkeyi meşgul etmektedir.  - 2 1 4 - T B M M B: 85 1 3 . 4 . 2 0 1 0 O : 3  Değerli arkadaşlar, bugün, işsizlere gizli işsizleri ve iş bulmaktan ümidini kesmişleri de ilave  edersek, maalesef, ülkemizde 4 kişiden l ' i işsizdir, 3 gençten l ' i işsizdir. Bu gençlerin pek çoğu  üniversite mezunudur ve bu üniversite mezunları asgari ücrete, karın tokluğuna çalışmaya razıdır.  Kıymetli arkadaşlar, bu iktidar gelip geçicidir. Yarın arkanıza dönüp baktığınız zaman, fakirin  fukaranın, vatandaşın yararına yaptığımız bir şeyler olsun dersiniz.  Bakınız, size göre, kriz teğet geçiyor, işsizlik sanal fakat ben soruyorum değerli arkadaşlar:  İşsizlik mi sanal, yoksa istihdam sağlamayan, üretim yapmayan, işsize iş, aşsıza aş olmayan  yatırımlarınız mı sanal?  "Can suyu" dediniz, esnaf da bir şeyler sandı, rahatlayacağım sandı. Ne oldu? Kepenkler  kapanmaya devam ediyor. Esnaf siftah edemiyor. Esnaf, iş yerini açıp kapatıyor ama, tezgâhını açıyor  ama, maalesef, işsiz duruma düştü.  Köylü köyünde, tarlasının başında; tarlayı ekiyor dikiyor, alın terinin karşılığını alamıyor. Tarım  krediye, TEDAŞ'a, bankalara borcunu ödeyemiyor. Tarlası, bahçesi ne kadar azsa, ne kadar az  ekmişse sıkıntısı o kadar az. Elektrik hattı çekili, kuyu açılmış, mahsul tarlada, mahsul kuruyor. Niye?  Şalteri çeviremiyor. Niye? TEDAŞ mühürlemiş. Siz ne yapıyorsunuz? Vatandaşa dönüyorsunuz,  diyorsunuz ki: "Kusura bakmayın, TEDAŞ özelleşti." Pekâlâ, geçmiş borçlara bir formül bulmak  yerine niye TEDAŞ'a tahsil ettiriyorsunuz?  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Sayın Çalış, konuşmanızı tamamlar mısınız.  Buyurun.  HASAN ÇALIŞ (Devamla) - Bugün, gerçekten, köylü, işinin başında işsiz duruma düşmüştür.  Kıymetli arkadaşlar, bakınız, orman köylüsünün keçisini vatan haini ilan ettiniz. Hayvancılık  tabana vurdu, et fiyatları tavan yaptı ama benim köylümün derdi ne? Keçi pahalandı ama "Kurbanda  ben nasıl kurbanlık alacağım?" bunu düşünüyor. Arkadaşlar, bu aç hâle gelen, sefil hâle gelen  köylünün dedesinden, babasından kalma evlerine de el koydunuz. Ne yapacak bu vatandaş?  Kıymetli arkadaşlar, bakınız, bu sıralardan çok milletvekili gelmiş geçmiştir, çok da hükümetler  gelmiş geçmiştir, yarın elinizi vicdanınıza koyduğunuz zaman rahat olacak bir şeyler yapmaya davet  ediyorum.  Kıymetli arkadaşlar, bu bağlamda Gökallılann talebini dikkate alınız, halkın sesine kulak veriniz  diyorum, "evet" oylarınızı bekliyorum.  Saygılar sunuyorum. (MHP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Çalış.  Sayın Aslan, buyurun.  ZEYİD ASLAN (Tokat) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.  Tokat Milletvekilimiz Sayın Reşat Doğru'nun Tokat Erbaa ilçesi Gökal beldesinin ilçe olmasına  yönelik kanun teklifinin öne alınmasına ilişkin görüşmelere kişisel düşüncelerimi belirtmek üzere  söz aldım.  Öncelikle Gökal beldesi, Erbaa ilçesine yaklaşık 60 kilometre ama fiziki ve coğrafi şartlar  itibarıyla iki saatlik bir mesafede bulunmaktadır. Bu nedenle, ilçeyle olan idari işlerde bölgede  yaşayan insanlarımız, vatandaşlarımız ciddi anlamda zorluklar yaşamaktadır.  - 2 1 5 -
Sayfa 44 -
T B M M B: 85 1 3 . 4 . 2 0 1 0 O : 3  Değerli arkadaşlar, bugün, işsizlere gizli işsizleri ve iş bulmaktan ümidini kesmişleri de ilave  edersek, maalesef, ülkemizde 4 kişiden l ' i işsizdir, 3 gençten l ' i işsizdir. Bu gençlerin pek çoğu  üniversite mezunudur ve bu üniversite mezunları asgari ücrete, karın tokluğuna çalışmaya razıdır.  Kıymetli arkadaşlar, bu iktidar gelip geçicidir. Yarın arkanıza dönüp baktığınız zaman, fakirin  fukaranın, vatandaşın yararına yaptığımız bir şeyler olsun dersiniz.  Bakınız, size göre, kriz teğet geçiyor, işsizlik sanal fakat ben soruyorum değerli arkadaşlar:  İşsizlik mi sanal, yoksa istihdam sağlamayan, üretim yapmayan, işsize iş, aşsıza aş olmayan  yatırımlarınız mı sanal?  "Can suyu" dediniz, esnaf da bir şeyler sandı, rahatlayacağım sandı. Ne oldu? Kepenkler  kapanmaya devam ediyor. Esnaf siftah edemiyor. Esnaf, iş yerini açıp kapatıyor ama, tezgâhını açıyor  ama, maalesef, işsiz duruma düştü.  Köylü köyünde, tarlasının başında; tarlayı ekiyor dikiyor, alın terinin karşılığını alamıyor. Tarım  krediye, TEDAŞ'a, bankalara borcunu ödeyemiyor. Tarlası, bahçesi ne kadar azsa, ne kadar az  ekmişse sıkıntısı o kadar az. Elektrik hattı çekili, kuyu açılmış, mahsul tarlada, mahsul kuruyor. Niye?  Şalteri çeviremiyor. Niye? TEDAŞ mühürlemiş. Siz ne yapıyorsunuz? Vatandaşa dönüyorsunuz,  diyorsunuz ki: "Kusura bakmayın, TEDAŞ özelleşti." Pekâlâ, geçmiş borçlara bir formül bulmak  yerine niye TEDAŞ'a tahsil ettiriyorsunuz?  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Sayın Çalış, konuşmanızı tamamlar mısınız.  Buyurun.  HASAN ÇALIŞ (Devamla) - Bugün, gerçekten, köylü, işinin başında işsiz duruma düşmüştür.  Kıymetli arkadaşlar, bakınız, orman köylüsünün keçisini vatan haini ilan ettiniz. Hayvancılık  tabana vurdu, et fiyatları tavan yaptı ama benim köylümün derdi ne? Keçi pahalandı ama "Kurbanda  ben nasıl kurbanlık alacağım?" bunu düşünüyor. Arkadaşlar, bu aç hâle gelen, sefil hâle gelen  köylünün dedesinden, babasından kalma evlerine de el koydunuz. Ne yapacak bu vatandaş?  Kıymetli arkadaşlar, bakınız, bu sıralardan çok milletvekili gelmiş geçmiştir, çok da hükümetler  gelmiş geçmiştir, yarın elinizi vicdanınıza koyduğunuz zaman rahat olacak bir şeyler yapmaya davet  ediyorum.  Kıymetli arkadaşlar, bu bağlamda Gökallılann talebini dikkate alınız, halkın sesine kulak veriniz  diyorum, "evet" oylarınızı bekliyorum.  Saygılar sunuyorum. (MHP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Çalış.  Sayın Aslan, buyurun.  ZEYİD ASLAN (Tokat) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.  Tokat Milletvekilimiz Sayın Reşat Doğru'nun Tokat Erbaa ilçesi Gökal beldesinin ilçe olmasına  yönelik kanun teklifinin öne alınmasına ilişkin görüşmelere kişisel düşüncelerimi belirtmek üzere  söz aldım.  Öncelikle Gökal beldesi, Erbaa ilçesine yaklaşık 60 kilometre ama fiziki ve coğrafi şartlar  itibarıyla iki saatlik bir mesafede bulunmaktadır. Bu nedenle, ilçeyle olan idari işlerde bölgede  yaşayan insanlarımız, vatandaşlarımız ciddi anlamda zorluklar yaşamaktadır.  - 2 1 5 - TBMM B : 8 5 1 3 . 4 . 2 0 1 0 0 : 3  - 2 1 6 - Ayrıca, Ordu ilinin Akkuş ilçesine bağlı birçok köy de Gökal beldesi ile ticari işlerini, pazar  işlerini burada görmekte ve bu bölgede yaşayan Akkuş köylüleri de Akkuş'a mesafesi uzak olması  hasebiyle ciddi anlamda zorluklar yaşamaktadır.  Bizler Tokat Milletvekili olarak, bir Erbaalı olarak Gökal beldemizi ziyaretlerimizde, bölge  civarında oturan yaklaşık 15 bin civarındaki insanımız, vatandaşımız buranın idari bir birim olarak  ilçe yapılmasına yönelik taleplerini her defasında bize de iletmektedirler. Ben, bu anlamda bu kanun  teklifinin -keşke Reşat Bey, beraber imzalasaydık iki Erbaalı olarak, bunu gönülden arzu ederdim  ama- öne alınmasının uygun olacağı ve Gökal beldemizin ilçe olarak idari birime kavuşturulmasının  bölgemiz açısından uygun olacağı kanaatimi belirtiyor, teşekkür ediyorum.  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.  HAKKI SUHA OKAY (Ankara) - Sayın Başkan, efendim, oylamadan önce yoklama talebimiz  var.  BAŞKAN - Tamam efendim.  Yoklama talebinde bulunan arkadaşlarımın isimlerini okuyup, salonda bulunup bulunmadıklarım  arayacağım:  Sayın Okay? Burada.  Sayın Özyürek? Burada.  Sayın Seçer? Burada.  Sayın Özdemir? Burada.  Sayın Keleş? Burada.  Sayın Coşkunoğlu? Burada.  Sayın Gök? Burada.  Sayın Çöllü? Burada.  Sayın Özkan? Burada.  Sayın Bingöl? Burada.  Sayın Karaibrahim? Burada.  Sayın Güner? Burada.  Sayın Aydoğan? Burada.  Sayın Hacaloğlu? Burada.  Sayın Ünlütepe? Burada.  Sayın Altay? Burada.  Sayın Coşkuner? Burada.  Sayın Günday? Burada.  Sayın Diren? Burada.  Sayın Erenkaya? Burada.  Sayın Kesici? Burada.
Sayfa 45 -
TBMM B : 8 5 1 3 . 4 . 2 0 1 0 0 : 3  - 2 1 6 - Ayrıca, Ordu ilinin Akkuş ilçesine bağlı birçok köy de Gökal beldesi ile ticari işlerini, pazar  işlerini burada görmekte ve bu bölgede yaşayan Akkuş köylüleri de Akkuş'a mesafesi uzak olması  hasebiyle ciddi anlamda zorluklar yaşamaktadır.  Bizler Tokat Milletvekili olarak, bir Erbaalı olarak Gökal beldemizi ziyaretlerimizde, bölge  civarında oturan yaklaşık 15 bin civarındaki insanımız, vatandaşımız buranın idari bir birim olarak  ilçe yapılmasına yönelik taleplerini her defasında bize de iletmektedirler. Ben, bu anlamda bu kanun  teklifinin -keşke Reşat Bey, beraber imzalasaydık iki Erbaalı olarak, bunu gönülden arzu ederdim  ama- öne alınmasının uygun olacağı ve Gökal beldemizin ilçe olarak idari birime kavuşturulmasının  bölgemiz açısından uygun olacağı kanaatimi belirtiyor, teşekkür ediyorum.  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.  HAKKI SUHA OKAY (Ankara) - Sayın Başkan, efendim, oylamadan önce yoklama talebimiz  var.  BAŞKAN - Tamam efendim.  Yoklama talebinde bulunan arkadaşlarımın isimlerini okuyup, salonda bulunup bulunmadıklarım  arayacağım:  Sayın Okay? Burada.  Sayın Özyürek? Burada.  Sayın Seçer? Burada.  Sayın Özdemir? Burada.  Sayın Keleş? Burada.  Sayın Coşkunoğlu? Burada.  Sayın Gök? Burada.  Sayın Çöllü? Burada.  Sayın Özkan? Burada.  Sayın Bingöl? Burada.  Sayın Karaibrahim? Burada.  Sayın Güner? Burada.  Sayın Aydoğan? Burada.  Sayın Hacaloğlu? Burada.  Sayın Ünlütepe? Burada.  Sayın Altay? Burada.  Sayın Coşkuner? Burada.  Sayın Günday? Burada.  Sayın Diren? Burada.  Sayın Erenkaya? Burada.  Sayın Kesici? Burada.  TBMM B:85 13 . 4 . 2 0 1 0 0 : 3  - 2 1 7 - III.- YOKLAMA  BAŞKAN - İsmini okuduğum milletvekili arkadaşlarım lütfen yoklamaya katılmasınlar.  Saygıdeğer milletvekili arkadaşlarım, yoklama için üç dakika süre veriyorum ve yoklama  işlemini başlatıyorum.  (Elektronik cihazla yoklama yapıldı)  BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, toplantı yeter sayısı vardır.  V.- BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI (Devam)  C) ÖNERGELER (Devam)  1.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru'nun, (2/447) esas numaralı Kanun Teklifi'nin doğrudan  gündeme alınmasına ilişkin önergesi (4/202) (Devam)  BAŞKAN - Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge  kabul edilmemiştir.  Sayın milletvekilleri gündemin "Sözlü Sorular" kısmına geçiyoruz.  Biraz önce, Sayın Özak'ın, okumuş olduğum sorulara birlikte cevap vereceğini sizlere ifade  etmiştim.  Sorulan sırasıyla okutuyorum:  VII.- SÖZLÜ SORULAR VE CEVAPLARI  /.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz un, yükseköğrenim öğrencilerinin yurt ihtiyacına ilişkin  Millî Eğitim Bakanından sözlüsoru önergesi (6/1038) ve Devlet Bakanı FarukNafız Özak'ın cevabı  2.- Niğde Milletvekili Mümin İnan'ın, TÜİK'in bazı verileri üzerindeki tartışmalara ilişkin  Başbakandan sözlü soru önergesi (6/1082) ve Devlet Bakanı Faruk Nafiz Özak'ın cevabı  3.- Tunceli Milletvekili Kamer Genç 'in, Ergenekon soruşturmasıyla ilgili bazı hususlara ilişkin  Başbakandan sözlü soru önergesi (6/1125) ve Devlet Bakanı Faruk Nafiz Özak'ın cevabı  4.- Gaziantep Milletvekili Hasan Özdemir'in, Gaziantep'in rekabetçilik endeksindeki yerine  ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/1144) ve Devlet Bakanı FarukNafız Özak'ın cevabı  5.- Karaman Milletvekili Hasan Çalış 'ın, kamudaki tasarruf çalışmalarına ilişkin Başbakandan  sözlü soru önergesi (6/1146) ve Devlet Bakanı Faruk Nafiz Özak'ın cevabı  6.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, Ankara Büyükşehir Belediyesinin yakacak yardımlarına  ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/1162) Cevaplanmadı  7.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, KİT Yönetim Kurulu üyelerinin gelir vergisi ödemelerine  ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/1163) Cevaplanmadı  8.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz'ün, imar tadilatlarına ve meslek odalarının tutumuna  ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/1181) Cevaplanmadı  9. Gaziantep Milletvekili Hasan Özdemir'in, yerel yönetimlerin harcamalarına ilişkin  Başbakandan sözlü soru önergesi (6/1199) Cevaplanmadı  10.- Tunceli Milletvekili Kamer Genc'in, İstanbul'daki bir bina inşaatına ilişkin Başbakandan  sözlü soru önergesi (6/1211) Cevaplanmadı  11.- Tunceli Milletvekili Kamer Genç 'in, Davos 'taki Gazze Panelinin moderatörüne ilişkin  Başbakandan sözlü soru önergesi (6/1224) Cevaplanmadı
Sayfa 46 -
TBMM B:85 13 . 4 . 2 0 1 0 0 : 3  - 2 1 7 - III.- YOKLAMA  BAŞKAN - İsmini okuduğum milletvekili arkadaşlarım lütfen yoklamaya katılmasınlar.  Saygıdeğer milletvekili arkadaşlarım, yoklama için üç dakika süre veriyorum ve yoklama  işlemini başlatıyorum.  (Elektronik cihazla yoklama yapıldı)  BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, toplantı yeter sayısı vardır.  V.- BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI (Devam)  C) ÖNERGELER (Devam)  1.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru'nun, (2/447) esas numaralı Kanun Teklifi'nin doğrudan  gündeme alınmasına ilişkin önergesi (4/202) (Devam)  BAŞKAN - Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge  kabul edilmemiştir.  Sayın milletvekilleri gündemin "Sözlü Sorular" kısmına geçiyoruz.  Biraz önce, Sayın Özak'ın, okumuş olduğum sorulara birlikte cevap vereceğini sizlere ifade  etmiştim.  Sorulan sırasıyla okutuyorum:  VII.- SÖZLÜ SORULAR VE CEVAPLARI  /.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz un, yükseköğrenim öğrencilerinin yurt ihtiyacına ilişkin  Millî Eğitim Bakanından sözlüsoru önergesi (6/1038) ve Devlet Bakanı FarukNafız Özak'ın cevabı  2.- Niğde Milletvekili Mümin İnan'ın, TÜİK'in bazı verileri üzerindeki tartışmalara ilişkin  Başbakandan sözlü soru önergesi (6/1082) ve Devlet Bakanı Faruk Nafiz Özak'ın cevabı  3.- Tunceli Milletvekili Kamer Genç 'in, Ergenekon soruşturmasıyla ilgili bazı hususlara ilişkin  Başbakandan sözlü soru önergesi (6/1125) ve Devlet Bakanı Faruk Nafiz Özak'ın cevabı  4.- Gaziantep Milletvekili Hasan Özdemir'in, Gaziantep'in rekabetçilik endeksindeki yerine  ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/1144) ve Devlet Bakanı FarukNafız Özak'ın cevabı  5.- Karaman Milletvekili Hasan Çalış 'ın, kamudaki tasarruf çalışmalarına ilişkin Başbakandan  sözlü soru önergesi (6/1146) ve Devlet Bakanı Faruk Nafiz Özak'ın cevabı  6.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, Ankara Büyükşehir Belediyesinin yakacak yardımlarına  ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/1162) Cevaplanmadı  7.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, KİT Yönetim Kurulu üyelerinin gelir vergisi ödemelerine  ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/1163) Cevaplanmadı  8.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz'ün, imar tadilatlarına ve meslek odalarının tutumuna  ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/1181) Cevaplanmadı  9. Gaziantep Milletvekili Hasan Özdemir'in, yerel yönetimlerin harcamalarına ilişkin  Başbakandan sözlü soru önergesi (6/1199) Cevaplanmadı  10.- Tunceli Milletvekili Kamer Genc'in, İstanbul'daki bir bina inşaatına ilişkin Başbakandan  sözlü soru önergesi (6/1211) Cevaplanmadı  11.- Tunceli Milletvekili Kamer Genç 'in, Davos 'taki Gazze Panelinin moderatörüne ilişkin  Başbakandan sözlü soru önergesi (6/1224) Cevaplanmadı  TBMM B:85 1 3 . 4 . 2 0 1 0 0 : 3  - 2 1 8 - 12.- Tunceli Milletvekili Kamer Genc'in, İstanbul'da kamu hizmetine ayrüan alanların imar  değişikliğine ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/1255) Cevaplanmadı  13.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz'ün, sosyal yardımların seçim malzemesi yapıldığı  iddialarına ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/1281) Cevaplanmadı  14.- Tunceli Milletvekili Kamer Genc'in, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin sanat ve meslek  eğitimi kursları ihalesine ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/1282) Cevaplanmadı  15.- Tunceli Milletvekili Kamer Genç 'in, Gazze için yapılan bağışlara ilişkin Başbakandan sözlü  soru önergesi (6/1283) Cevaplanmadı  16.- Tunceli Milletvekili Kamer Genc'in, Aydın 'da seçim çalışmaları sırasında bir çocuğun  hırpalandığı haberlerine ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/1287) Cevaplanmadı  17.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, AÖF öğrencilerine öğrenim harcı kredisi verilip  verilmeyeceğine ilişkin sözlü soru önergesi (6/1659) ve Devlet Bakanı Faruk Nafiz Ozak 'ın cevabı  18.- Giresun Milletvekili Murat Özkan 'ın, burs ve öğrenim kredileri ile ücretsiz barınmaya ilişkin  sözlü soru önergesi (6/1662) ve Devlet Bakanı Faruk Nafiz Özak'ın cevabı  19.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da sporun  desteklenmesine ilişkin sözlü soru önergesi (6/1771) ve Devlet Bakanı Faruk Nafiz Özak'ın cevabı  20.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, Antalya'da spor turizminin geliştirilmesine ilişkin  sözlü soru önergesi (6/1782) ve Devlet Bakanı Faruk Nafiz Özak 'ın cevabı  21.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru 'nun, Erbaa ve Niksar 'daki öğrenci yurdu ihtiyacına ilişkin  sözlü soru önergesi (6/1821) ve Devlet Bakanı Faruk Nafiz Özak'ın cevabı  22.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, 2011 Kış Olimpiyatlarında Erzurum 'un tanıtımına  ilişkin sözlü soru önergesi (6/1823) ve Devlet Bakanı Faruk Nafiz Özak'ın cevabı  23.-Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt 'ün, bazı illerde sporun desteklenmesine ilişkin sözlü soru  önergesi (6/1834) ve Devlet Bakanı Faruk Nafiz Özak'ın cevabı  24.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt 'ün, bazı illerde sporun desteklenmesine ilişkin sözlü soru  önergesi (6/1835) ve Devlet Bakanı Faruk Nafiz Özak'ın cevabı  25. - Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt 'ün, bazı illerde sporun desteklenmesine ilişkin sözlü soru  önergesi (6/1836) ve Devlet Bakanı Faruk Nafiz Özak'ın cevabı  26. - Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt un, Kanada Kış Olimpiyatlarını izlemek üzere giden heyete  ilişkin sözlü soru önergesi (6/1864) ve Devlet Bakanı Faruk Nafiz Özak'ın cevabı  27.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt 'ün, Ardahan Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünün bütçesine  ilişkin sözlü soru önergesi (6/1970) ve Devlet Bakanı Faruk Nafiz Özak'ın cevabı  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın Milli Eğitim Bakanı Sayın Doç. Dr. Hüseyin Çelik tarafından sözlü olarak  cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.  Yaşar Ağyüz  Gaziantep  Ülkemizde Üniversite öğrencilerimize yeterli barınma koşullarının (yurt olarak) Bakanlığınız ve  Üniversitelerce sağlanamadığı somut bir gerçektir.
Sayfa 47 -
TBMM B:85 1 3 . 4 . 2 0 1 0 0 : 3  - 2 1 8 - 12.- Tunceli Milletvekili Kamer Genc'in, İstanbul'da kamu hizmetine ayrüan alanların imar  değişikliğine ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/1255) Cevaplanmadı  13.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz'ün, sosyal yardımların seçim malzemesi yapıldığı  iddialarına ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/1281) Cevaplanmadı  14.- Tunceli Milletvekili Kamer Genc'in, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin sanat ve meslek  eğitimi kursları ihalesine ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/1282) Cevaplanmadı  15.- Tunceli Milletvekili Kamer Genç 'in, Gazze için yapılan bağışlara ilişkin Başbakandan sözlü  soru önergesi (6/1283) Cevaplanmadı  16.- Tunceli Milletvekili Kamer Genc'in, Aydın 'da seçim çalışmaları sırasında bir çocuğun  hırpalandığı haberlerine ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/1287) Cevaplanmadı  17.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, AÖF öğrencilerine öğrenim harcı kredisi verilip  verilmeyeceğine ilişkin sözlü soru önergesi (6/1659) ve Devlet Bakanı Faruk Nafiz Ozak 'ın cevabı  18.- Giresun Milletvekili Murat Özkan 'ın, burs ve öğrenim kredileri ile ücretsiz barınmaya ilişkin  sözlü soru önergesi (6/1662) ve Devlet Bakanı Faruk Nafiz Özak'ın cevabı  19.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da sporun  desteklenmesine ilişkin sözlü soru önergesi (6/1771) ve Devlet Bakanı Faruk Nafiz Özak'ın cevabı  20.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, Antalya'da spor turizminin geliştirilmesine ilişkin  sözlü soru önergesi (6/1782) ve Devlet Bakanı Faruk Nafiz Özak 'ın cevabı  21.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru 'nun, Erbaa ve Niksar 'daki öğrenci yurdu ihtiyacına ilişkin  sözlü soru önergesi (6/1821) ve Devlet Bakanı Faruk Nafiz Özak'ın cevabı  22.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, 2011 Kış Olimpiyatlarında Erzurum 'un tanıtımına  ilişkin sözlü soru önergesi (6/1823) ve Devlet Bakanı Faruk Nafiz Özak'ın cevabı  23.-Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt 'ün, bazı illerde sporun desteklenmesine ilişkin sözlü soru  önergesi (6/1834) ve Devlet Bakanı Faruk Nafiz Özak'ın cevabı  24.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt 'ün, bazı illerde sporun desteklenmesine ilişkin sözlü soru  önergesi (6/1835) ve Devlet Bakanı Faruk Nafiz Özak'ın cevabı  25. - Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt 'ün, bazı illerde sporun desteklenmesine ilişkin sözlü soru  önergesi (6/1836) ve Devlet Bakanı Faruk Nafiz Özak'ın cevabı  26. - Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt un, Kanada Kış Olimpiyatlarını izlemek üzere giden heyete  ilişkin sözlü soru önergesi (6/1864) ve Devlet Bakanı Faruk Nafiz Özak'ın cevabı  27.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt 'ün, Ardahan Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünün bütçesine  ilişkin sözlü soru önergesi (6/1970) ve Devlet Bakanı Faruk Nafiz Özak'ın cevabı  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın Milli Eğitim Bakanı Sayın Doç. Dr. Hüseyin Çelik tarafından sözlü olarak  cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.  Yaşar Ağyüz  Gaziantep  Ülkemizde Üniversite öğrencilerimize yeterli barınma koşullarının (yurt olarak) Bakanlığınız ve  Üniversitelerce sağlanamadığı somut bir gerçektir.  TBMM B:85 1 3 . 4 . 2 0 1 0 0 : 3  - 2 1 9 - 1. 2008-2009 Öğretim yılı için YURT-KUR'a bağlı yurtlara barınmak için ne kadar Üniversite  öğrencisi başvurdu? Yurtlara yerleştirilen öğrenci sayısı nedir?  2. Son beş yılda Bakanlığınıza bağlı Yüksek Öğrenim ve Kredi Yurtlar Kurumu tarafından kaç  tane yeni yurt yapılmıştır?  3- Yapımı devam eden veya projelendirilmiş, programa alınmayı bekleyen yurt sayısı ne  kadardır?  4. Öğrencilerin barınma ihtiyacının karşılanmasını Sosyal Devletin bir görevi olarak  görüyorsanız neden yeterli çaba gösterilmemektedir?  5. Öğrencilerin barınma sorununu çözmeyerek, çözümü başka güç, dernek ve yasal olmayan  kurumlara bıraktığınızın farkında mısınız?  6. Seçim bölgem Gaziantep'te bu yıl kaç öğrenci barınmak için YURT-KUR'a başvurmuş, kaç  öğrenci açıkta kalmıştır?  Gaziantep gelişen bir Üniversite kenti olarak yeni yurt yapımı programınızda var mıdır? Yoksa  almayı düşünüyor musunuz?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın Başbakan Sn. Recep Tayyip Erdoğan tarafından sözlü olarak cevaplan­ dırılması konusunda gereğinin yapılmasını arz ederim.  Mümin İnan  Niğde  Soru:l - Son zamanlarda, sivil toplum kuruluşları ve TÜİK tarafından açıklanan yoksulluk ve  açlık sınırı rakamları arasında çok büyük farklar oluşmaktadır. Hükümetinizce politikaların  belirlenmesinde, hangi rakamlar dikkate alınmaktadır?  Soru:2 - 2007 yılı sonu itibarıyla ülkemizde ne kadar vatandaşımız açlık sınırı ve yoksulluk  sınırı altında yaşamaktadır?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın aracılığınızla Başbakan tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını  saygılarımla arz ederim. 27.11.2008  Kamer Genç  Tunceli  1- Başbakanlığınıza 2003 yılında verilen ve MİT Ajanı olan Tuncay Güney tarafından  hazırlandığı anlaşılan bilgiler nelerdir?  2- Bu bilgiler uzun süreden beri elinizde iken bu soruşturmaları açmayı 2007 yılına kadar neden  beklettiniz?  3- Başbakanlığınıza intikal eden bu bilgilerden sonra kaç vatandaş öldürüldü?  4- Danıştay saldırısı sırasında o zaman Başbakan Yardımcısı olan Mehmet Ali Şahin'in  sürprizlere açık olun biçimindeki açıklamasının bu raporlardan doğan bilgilerden mi kaynaklandığı?  5- Danıştay saldırısının Ergenekon teşkilatı ile ilişkisi olup olmadığı?  6- 2003 yılında Başbakanlığınıza intikal eden ve 2007 yılma kadar saklanan bu bilgiler  sonucunda herhangi bir soruşturma yapmamakla birçok olayların ve ölümlerin oluşmasına neden  olduğunuzdan dolayı istifa etmeyi düşünüyor musunuz?
Sayfa 48 -
TBMM B:85 1 3 . 4 . 2 0 1 0 0 : 3  - 2 1 9 - 1. 2008-2009 Öğretim yılı için YURT-KUR'a bağlı yurtlara barınmak için ne kadar Üniversite  öğrencisi başvurdu? Yurtlara yerleştirilen öğrenci sayısı nedir?  2. Son beş yılda Bakanlığınıza bağlı Yüksek Öğrenim ve Kredi Yurtlar Kurumu tarafından kaç  tane yeni yurt yapılmıştır?  3- Yapımı devam eden veya projelendirilmiş, programa alınmayı bekleyen yurt sayısı ne  kadardır?  4. Öğrencilerin barınma ihtiyacının karşılanmasını Sosyal Devletin bir görevi olarak  görüyorsanız neden yeterli çaba gösterilmemektedir?  5. Öğrencilerin barınma sorununu çözmeyerek, çözümü başka güç, dernek ve yasal olmayan  kurumlara bıraktığınızın farkında mısınız?  6. Seçim bölgem Gaziantep'te bu yıl kaç öğrenci barınmak için YURT-KUR'a başvurmuş, kaç  öğrenci açıkta kalmıştır?  Gaziantep gelişen bir Üniversite kenti olarak yeni yurt yapımı programınızda var mıdır? Yoksa  almayı düşünüyor musunuz?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın Başbakan Sn. Recep Tayyip Erdoğan tarafından sözlü olarak cevaplan­ dırılması konusunda gereğinin yapılmasını arz ederim.  Mümin İnan  Niğde  Soru:l - Son zamanlarda, sivil toplum kuruluşları ve TÜİK tarafından açıklanan yoksulluk ve  açlık sınırı rakamları arasında çok büyük farklar oluşmaktadır. Hükümetinizce politikaların  belirlenmesinde, hangi rakamlar dikkate alınmaktadır?  Soru:2 - 2007 yılı sonu itibarıyla ülkemizde ne kadar vatandaşımız açlık sınırı ve yoksulluk  sınırı altında yaşamaktadır?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın aracılığınızla Başbakan tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını  saygılarımla arz ederim. 27.11.2008  Kamer Genç  Tunceli  1- Başbakanlığınıza 2003 yılında verilen ve MİT Ajanı olan Tuncay Güney tarafından  hazırlandığı anlaşılan bilgiler nelerdir?  2- Bu bilgiler uzun süreden beri elinizde iken bu soruşturmaları açmayı 2007 yılına kadar neden  beklettiniz?  3- Başbakanlığınıza intikal eden bu bilgilerden sonra kaç vatandaş öldürüldü?  4- Danıştay saldırısı sırasında o zaman Başbakan Yardımcısı olan Mehmet Ali Şahin'in  sürprizlere açık olun biçimindeki açıklamasının bu raporlardan doğan bilgilerden mi kaynaklandığı?  5- Danıştay saldırısının Ergenekon teşkilatı ile ilişkisi olup olmadığı?  6- 2003 yılında Başbakanlığınıza intikal eden ve 2007 yılma kadar saklanan bu bilgiler  sonucunda herhangi bir soruşturma yapmamakla birçok olayların ve ölümlerin oluşmasına neden  olduğunuzdan dolayı istifa etmeyi düşünüyor musunuz?  TBMM B:85 1 3 . 4 . 2 0 1 0 0 : 3  - 2 2 0 - Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından sözlü olarak  yanıtlanmasını saygılarımla arz ederim.  Hasan Özdemir  Gaziantep  Bazı sivil toplum platformlarının, basında da yer alan raporlarına göre Gaziantep ili rekabetçilik  endeksi sıralamasında Güneydoğu Anadolu Bölgesinin en gelişmiş sanayi kenti olmasına rağmen ön  sıralarda yer bulamamıştır.  Buna göre;  1) Özellikle Yaşam Kalitesi ve Markalaşma Becerisi bağlamında rakamların iyileştirilmesi için  projeler geliştirilmekte midir?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından sözlü olarak yanıtlanmasını  arz ederim.  Saygılarımla.  Hasan Çalış  Karaman  Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK), ekonomik kriz nedeniyle tarihinde ilk kez  tasarrufa giderek, kuruluş resepsiyonu vermeyeceğini açıklamıştır.  TİSK, önümüzdeki zor dönemin "güven oluşturma", "tasarruf yapma" ve "işbirliği sağlama"  nitelikleriyle daha kolay aşılacağını düşünmekte ve bu çerçevede de başta kamu kuruluşları olmak  üzere her kesimi bu yönde davranmaya davet etmektedir.  Bu bilgiler ışığında;  1. TİSK tarafından yapılan bu açıklamaya kulak vermeyi düşünüyor musunuz? Bu konuda  çalışmanız var mıdır?  2. Yılın üçüncü çeyreğinde vatandaşlarımızca eğlenceye ayrılan tüketim harcamaları da yüzde  5.5 oranında düşmüştür. Buna karşılık, kamudaki gereksiz inşaatlar ve tadilatların tam gaz devam  ettiği görülmektedir. Konser ve kutlamalara belediyelerimiz tarafından yapılan harcamalar artmıştır.  Özellikle büyükşehirlerimizde sağlam kaldırımlar sökülerek, yerine yenileri yapılmaktadır. Sivil  plakalı resmi araçların sayısı her geçen gün artarken, en küçük kurumda dahi kurumu tanıtıcı bir çok  (dergi, bülten gibi) yayınlar yapılmaktadır. Her kesimden vatandaşımızı, esnafımızı, sanayicimizi  etkileyen kriz, kamu kurum ve kuruluşlarımızı etkilememiş midir? Kamudaki tasarruf çalışmaları  hakkında bilgi verir misiniz?  07.01.2009  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıda belirtilen sorularımın, Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından sözlü olarak  cevaplandırılması için gereğini saygılarımla arz ederim.  Prof. Dr. Alim Işık  Kütahya
Sayfa 49 -
TBMM B:85 1 3 . 4 . 2 0 1 0 0 : 3  - 2 2 0 - Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından sözlü olarak  yanıtlanmasını saygılarımla arz ederim.  Hasan Özdemir  Gaziantep  Bazı sivil toplum platformlarının, basında da yer alan raporlarına göre Gaziantep ili rekabetçilik  endeksi sıralamasında Güneydoğu Anadolu Bölgesinin en gelişmiş sanayi kenti olmasına rağmen ön  sıralarda yer bulamamıştır.  Buna göre;  1) Özellikle Yaşam Kalitesi ve Markalaşma Becerisi bağlamında rakamların iyileştirilmesi için  projeler geliştirilmekte midir?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından sözlü olarak yanıtlanmasını  arz ederim.  Saygılarımla.  Hasan Çalış  Karaman  Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK), ekonomik kriz nedeniyle tarihinde ilk kez  tasarrufa giderek, kuruluş resepsiyonu vermeyeceğini açıklamıştır.  TİSK, önümüzdeki zor dönemin "güven oluşturma", "tasarruf yapma" ve "işbirliği sağlama"  nitelikleriyle daha kolay aşılacağını düşünmekte ve bu çerçevede de başta kamu kuruluşları olmak  üzere her kesimi bu yönde davranmaya davet etmektedir.  Bu bilgiler ışığında;  1. TİSK tarafından yapılan bu açıklamaya kulak vermeyi düşünüyor musunuz? Bu konuda  çalışmanız var mıdır?  2. Yılın üçüncü çeyreğinde vatandaşlarımızca eğlenceye ayrılan tüketim harcamaları da yüzde  5.5 oranında düşmüştür. Buna karşılık, kamudaki gereksiz inşaatlar ve tadilatların tam gaz devam  ettiği görülmektedir. Konser ve kutlamalara belediyelerimiz tarafından yapılan harcamalar artmıştır.  Özellikle büyükşehirlerimizde sağlam kaldırımlar sökülerek, yerine yenileri yapılmaktadır. Sivil  plakalı resmi araçların sayısı her geçen gün artarken, en küçük kurumda dahi kurumu tanıtıcı bir çok  (dergi, bülten gibi) yayınlar yapılmaktadır. Her kesimden vatandaşımızı, esnafımızı, sanayicimizi  etkileyen kriz, kamu kurum ve kuruluşlarımızı etkilememiş midir? Kamudaki tasarruf çalışmaları  hakkında bilgi verir misiniz?  07.01.2009  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıda belirtilen sorularımın, Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından sözlü olarak  cevaplandırılması için gereğini saygılarımla arz ederim.  Prof. Dr. Alim Işık  Kütahya  TBMM B:85 1 3 . 4 . 2 0 1 0 0 : 3  - 2 2 1 - Sayıştay denetçileri tarafından yapılan denetlemeler sonucunda, Ankara Büyükşehir Belediyesi  tarafından dağıtılan yaklaşık 39 milyon YTL'lik yakacak yardımının kimlere dağıtıldığının ve  dağıtılanların yoksul olup olmadıklarının belirlenemediği, adı geçen belediye yetkililerince yapılan  usulsüzlüklerle ilgili cevabın bir yıldır verilmediği yönünde yazılı basında çıkan haberlerle ilgili  olarak,  1. Hükümetinizce yapılan bir işlem var mıdır? Var ise ne aşamadadır?  2. Ankara Büyükşehir Belediyesince yapılan bu yardımların Yardım Yönetmeliğine aykırı  olduğu, Belediye Meclisince kabul edilerek yürürlüğe sokulan Yönetmeliğin de Sayıştay görüşü  alınmadan hazırlandığı iddiaları doğru mudur? Doğru ise söz konusu Yönetmelik geçerli ve hukuki  midir?  3. Yardımları alanlara ve yardımların ulaştırıldığına ilişkin belgelerin sunulamaması durumunda  kamu zararı nasıl telafi edilebilecektir?  07.01.2009  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıda belirtilen sorularımın, Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından sözlü olarak  cevaplandırılması için gereğini saygılarımla arz ederim.  Prof. Dr. Alim Işık  Kütahya  Özelleştirme idaresi Başkanlığına bağlı KİT'lere atanan Yönetim Kurulu Üyelerinin, bu üyelikten  elde ettikleri ek gelirden dolayı ödemeleri gereken Gelir Vergisini önce Maliyeye yatırdıkları, sonra  da kurumlarından bu vergileri geri isteyip aldıkları yönündeki iddialarla ilgili olarak,  1. Kurumların bu iadeye hukuki dayanak oluşturmak için Yönetim Kurulu Üyelerine yeni bir  bordro yaptıkları doğru mudur?  2. Doğru ise 2008 yılında bu uygulamanın kamu bütçesine oluşturduğu ek yük ne kadardır?  Devletimiz bu yolla ne kadar vergi kaybetmektedir?  3. Bu uygulamanın önüne geçilmesi için hangi tedbirler alınmış veya alınmaktadır?  4. 2008 yılında kaç kişi KİT Yönetim Kurulu Üyeliği yapmış ve bunlara bu görevlerinden dolayı  ne kadar ücret ödenmiştir?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından sözlü olarak  cevaplandırılmasını saygı ile arz ederim.  Yaşar Ağyüz  Gaziantep  İmar yasası ve Belediye yasalarına aykırı olarak usulsüzce yapılan imar tadilatlarının her gün  Gazete ve Televizyonlarda tartışıldığı bir ortamda,  1. AKP İstişare ve Değerlendirme Toplantısının kapanışında Belediye çalışmalarının Meslek  Odaları tarafından engellendiği iddianızın somut örneği var mıdır?  2. TMMOB ve bağlı Meslek Odalarının kent yaşamını ilgilendiren konularda görüş belirtmesi,  bilimsel ve teknik olarak yanlış gördüğü kararlara karşı dava açmasını neden suç ve ayıp olarak  görüyorsunuz?
Sayfa 50 -
TBMM B:85 1 3 . 4 . 2 0 1 0 0 : 3  - 2 2 1 - Sayıştay denetçileri tarafından yapılan denetlemeler sonucunda, Ankara Büyükşehir Belediyesi  tarafından dağıtılan yaklaşık 39 milyon YTL'lik yakacak yardımının kimlere dağıtıldığının ve  dağıtılanların yoksul olup olmadıklarının belirlenemediği, adı geçen belediye yetkililerince yapılan  usulsüzlüklerle ilgili cevabın bir yıldır verilmediği yönünde yazılı basında çıkan haberlerle ilgili  olarak,  1. Hükümetinizce yapılan bir işlem var mıdır? Var ise ne aşamadadır?  2. Ankara Büyükşehir Belediyesince yapılan bu yardımların Yardım Yönetmeliğine aykırı  olduğu, Belediye Meclisince kabul edilerek yürürlüğe sokulan Yönetmeliğin de Sayıştay görüşü  alınmadan hazırlandığı iddiaları doğru mudur? Doğru ise söz konusu Yönetmelik geçerli ve hukuki  midir?  3. Yardımları alanlara ve yardımların ulaştırıldığına ilişkin belgelerin sunulamaması durumunda  kamu zararı nasıl telafi edilebilecektir?  07.01.2009  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıda belirtilen sorularımın, Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından sözlü olarak  cevaplandırılması için gereğini saygılarımla arz ederim.  Prof. Dr. Alim Işık  Kütahya  Özelleştirme idaresi Başkanlığına bağlı KİT'lere atanan Yönetim Kurulu Üyelerinin, bu üyelikten  elde ettikleri ek gelirden dolayı ödemeleri gereken Gelir Vergisini önce Maliyeye yatırdıkları, sonra  da kurumlarından bu vergileri geri isteyip aldıkları yönündeki iddialarla ilgili olarak,  1. Kurumların bu iadeye hukuki dayanak oluşturmak için Yönetim Kurulu Üyelerine yeni bir  bordro yaptıkları doğru mudur?  2. Doğru ise 2008 yılında bu uygulamanın kamu bütçesine oluşturduğu ek yük ne kadardır?  Devletimiz bu yolla ne kadar vergi kaybetmektedir?  3. Bu uygulamanın önüne geçilmesi için hangi tedbirler alınmış veya alınmaktadır?  4. 2008 yılında kaç kişi KİT Yönetim Kurulu Üyeliği yapmış ve bunlara bu görevlerinden dolayı  ne kadar ücret ödenmiştir?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından sözlü olarak  cevaplandırılmasını saygı ile arz ederim.  Yaşar Ağyüz  Gaziantep  İmar yasası ve Belediye yasalarına aykırı olarak usulsüzce yapılan imar tadilatlarının her gün  Gazete ve Televizyonlarda tartışıldığı bir ortamda,  1. AKP İstişare ve Değerlendirme Toplantısının kapanışında Belediye çalışmalarının Meslek  Odaları tarafından engellendiği iddianızın somut örneği var mıdır?  2. TMMOB ve bağlı Meslek Odalarının kent yaşamını ilgilendiren konularda görüş belirtmesi,  bilimsel ve teknik olarak yanlış gördüğü kararlara karşı dava açmasını neden suç ve ayıp olarak  görüyorsunuz?  TBMM B:85 1 3 . 4 . 2 0 1 0 0 : 3  - 2 2 2 - 3. Yasalan görmezlikten gelerek, Belediye Meclis çoğunluğu ile kent yararına olmayan imar  tadilatları yapan Belediye yönetimleri kent suçu işlemiş olmuyor mu?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından sözlü olarak  yanıtlanmasını arz ederim.  Saygılarımla.  Hasan Özdemir  Gaziantep  Yerel yönetimler Türk kamu yönetiminin önemli bir parçasıdır ancak 2008 yılı içerisinde yerel  yönetimlerin harcamalarında büyük bir artış gözlemlenmiştir.  Buna göre;  1) Yerel yönetimlerin 2008 yılı harcama rakamları nedir? Bu rakamların kalem bazında dağılımı  nedir? 2007 yılı rakamları ile karşılaştırıldığında harcamalardaki değişim oransal olarak nedir?  2) Bu rakamlara bakıldığında etkin bir yerel yönetim anlayışının yerleştiğini iddia edebilmek  mümkün müdür? Öyle ise neden hâlâ vatandaşları belediyecilik hizmetlerinin aksaması ve yerine  getirilmemesi hususlarındaki şikâyetleri devam etmektedir?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın aracılığınızla Başbakan tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını  saygılarımla arz ederim. 27.01.2009  Kamer Genç  Tunceli  261 Metre yükseklikle Türkiye'nin en yüksek binası olan ve milletvekiliniz Vahit Kiler'ce  tarafından yapılan İstanbul'daki (Sapphines) adlı bina;  1- Halen bölgede yürürlükte olan imar planına uygun mu?  2- İnşaat ruhsatı ve inşaat onaylı mimari projesi var mıdır? Var ise tarih ve sayısı nedir?  3- İmar mevzuatına aykırı yapılmakta ise sorumlular hakkında herhangi bir soruşturma var  mıdır? Neden mühürlenmemiştir?  KAMER GENÇ (Tunceli) - Sayın Başkan, soruları biraz yavaş okuyabilir mi?  BAŞKAN - Tabii Sayın Genç.  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın aracılığınızla Başbakan tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını  saygılarımla arz ederim. 03.02.2009  Kamer Genç  Tunceli  Davos'taki Gazze Paneli'ni yöneten moderator David Ignatius;  1- Daha önce Türkiye'ye gelip sizinle veya sizin dış politika başdanışmanınız Ahmet Davutoğlu  ile görüşmüş müdür? Görüşmüş ise bu görüşmelerde Türkiye dış politikasının, uluslararası arenada  terörist ilan edilen Hamas ve Taliban'ın artık birer 'şer ekseni' olmayıp 'istikrar ekseni' olduğu yolunda  bu gazeteciye bir telkini olmuş mudur?
Sayfa 51 -
TBMM B:85 1 3 . 4 . 2 0 1 0 0 : 3  - 2 2 2 - 3. Yasalan görmezlikten gelerek, Belediye Meclis çoğunluğu ile kent yararına olmayan imar  tadilatları yapan Belediye yönetimleri kent suçu işlemiş olmuyor mu?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından sözlü olarak  yanıtlanmasını arz ederim.  Saygılarımla.  Hasan Özdemir  Gaziantep  Yerel yönetimler Türk kamu yönetiminin önemli bir parçasıdır ancak 2008 yılı içerisinde yerel  yönetimlerin harcamalarında büyük bir artış gözlemlenmiştir.  Buna göre;  1) Yerel yönetimlerin 2008 yılı harcama rakamları nedir? Bu rakamların kalem bazında dağılımı  nedir? 2007 yılı rakamları ile karşılaştırıldığında harcamalardaki değişim oransal olarak nedir?  2) Bu rakamlara bakıldığında etkin bir yerel yönetim anlayışının yerleştiğini iddia edebilmek  mümkün müdür? Öyle ise neden hâlâ vatandaşları belediyecilik hizmetlerinin aksaması ve yerine  getirilmemesi hususlarındaki şikâyetleri devam etmektedir?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın aracılığınızla Başbakan tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını  saygılarımla arz ederim. 27.01.2009  Kamer Genç  Tunceli  261 Metre yükseklikle Türkiye'nin en yüksek binası olan ve milletvekiliniz Vahit Kiler'ce  tarafından yapılan İstanbul'daki (Sapphines) adlı bina;  1- Halen bölgede yürürlükte olan imar planına uygun mu?  2- İnşaat ruhsatı ve inşaat onaylı mimari projesi var mıdır? Var ise tarih ve sayısı nedir?  3- İmar mevzuatına aykırı yapılmakta ise sorumlular hakkında herhangi bir soruşturma var  mıdır? Neden mühürlenmemiştir?  KAMER GENÇ (Tunceli) - Sayın Başkan, soruları biraz yavaş okuyabilir mi?  BAŞKAN - Tabii Sayın Genç.  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın aracılığınızla Başbakan tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını  saygılarımla arz ederim. 03.02.2009  Kamer Genç  Tunceli  Davos'taki Gazze Paneli'ni yöneten moderator David Ignatius;  1- Daha önce Türkiye'ye gelip sizinle veya sizin dış politika başdanışmanınız Ahmet Davutoğlu  ile görüşmüş müdür? Görüşmüş ise bu görüşmelerde Türkiye dış politikasının, uluslararası arenada  terörist ilan edilen Hamas ve Taliban'ın artık birer 'şer ekseni' olmayıp 'istikrar ekseni' olduğu yolunda  bu gazeteciye bir telkini olmuş mudur?  TBMM B:85 1 3 . 4 . 2 0 1 0 0 : 3  - 2 2 3 - 2- Moderatörün İsrail yanlısı bir kişi olarak bilinmesine rağmen panel yöneticisi olarak neden  kabul ettiniz?  3- Davos'taki panel sonrasında Peres'in size açtığı telefonda kendisinden bir nevi özür dileme  anlamını ifade eden "benim tavrım size değildi moderatore idi" dediniz mi?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın aracılığınızla Başbakan tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını  saygılarımla arz ederim. 10.02.2009  Kamer Genç  Tunceli  Son mahalli idareler seçimleri ile seçilen Ìstanbul Anakent Belediye Başkanlığı'nca daha evvelki  yıllarda yeşil alan, okul, park, bahçe, cami alanı gibi kamu hizmetlerine ayrılan yerlerden;  1- İmar planındaki amaçlan değiştirilerek konut ve ticaret alanlarına dönüştürülen gayrimenkul  sayısı kaç tanedir? Bunların sayısının beş bin civannda olduğu doğru mudur?  2- Bu suretle imar değişikliğine uğrayan taşınmazların eski ve yeni sahipleri kimlerdir?  3- Yine bu taşınmazlann eski vergi değerleri ile imar tadilatlarından sonraki vergi değerleri kaç  liradır?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından sözlü olarak  cevaplandınlmasını saygılarımla arz ederim.  Yaşar Ağyüz  Gaziantep  Uzunca bir süredir Devlet olanaklan kullanılarak, hazır olan tesis ve yapım açılışlarını yapmak  gerekçesiyle,  Yurt genelinde katıldığınız İktidarı öven Siyasi Mitinglerden birisi de 1 Mart 2009 Pazar günü,  Seçim bölgem Gaziantep'te yapılmıştır.  1. Miting günü ve öncesi 27-28 Mart günleri Şehitkamil ve Şahinbey Metropol İlçelerinde "Nakit  Yardımı" adı altında Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfınca her Aileye 250 TL. dağıtılması  tesadüf müdür?  2. Tatil günü olmasına rağmen Cumartesi ve Pazar günleri Mahallelerdeki Devlet Okullarında  Ailelere yapılan "Nakit Yardımının" toplam miktarı ne kadardır, kaç Aileye dağıtılmıştır?  3. Nakit Yardımı yapılan Aileler, Miting günü Mahallelerinden Otobüslerle Mitinge katılmak için  toplanmış mıdır?  4. Devlet Olanakları kullanılarak yapılan yardımlarla, Mitinglerinize katılımın artırıldığı bir  Seçim ortamını Eşit, Etik ve Demokratik kurallara uygun buluyor musunuz?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın aracılığınızla Başbakan tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını  saygılanmla arz ederim. 03.03.2009  Kamer Genç  Tunceli
Sayfa 52 -
TBMM B:85 1 3 . 4 . 2 0 1 0 0 : 3  - 2 2 3 - 2- Moderatörün İsrail yanlısı bir kişi olarak bilinmesine rağmen panel yöneticisi olarak neden  kabul ettiniz?  3- Davos'taki panel sonrasında Peres'in size açtığı telefonda kendisinden bir nevi özür dileme  anlamını ifade eden "benim tavrım size değildi moderatore idi" dediniz mi?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın aracılığınızla Başbakan tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını  saygılarımla arz ederim. 10.02.2009  Kamer Genç  Tunceli  Son mahalli idareler seçimleri ile seçilen Ìstanbul Anakent Belediye Başkanlığı'nca daha evvelki  yıllarda yeşil alan, okul, park, bahçe, cami alanı gibi kamu hizmetlerine ayrılan yerlerden;  1- İmar planındaki amaçlan değiştirilerek konut ve ticaret alanlarına dönüştürülen gayrimenkul  sayısı kaç tanedir? Bunların sayısının beş bin civannda olduğu doğru mudur?  2- Bu suretle imar değişikliğine uğrayan taşınmazların eski ve yeni sahipleri kimlerdir?  3- Yine bu taşınmazlann eski vergi değerleri ile imar tadilatlarından sonraki vergi değerleri kaç  liradır?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından sözlü olarak  cevaplandınlmasını saygılarımla arz ederim.  Yaşar Ağyüz  Gaziantep  Uzunca bir süredir Devlet olanaklan kullanılarak, hazır olan tesis ve yapım açılışlarını yapmak  gerekçesiyle,  Yurt genelinde katıldığınız İktidarı öven Siyasi Mitinglerden birisi de 1 Mart 2009 Pazar günü,  Seçim bölgem Gaziantep'te yapılmıştır.  1. Miting günü ve öncesi 27-28 Mart günleri Şehitkamil ve Şahinbey Metropol İlçelerinde "Nakit  Yardımı" adı altında Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfınca her Aileye 250 TL. dağıtılması  tesadüf müdür?  2. Tatil günü olmasına rağmen Cumartesi ve Pazar günleri Mahallelerdeki Devlet Okullarında  Ailelere yapılan "Nakit Yardımının" toplam miktarı ne kadardır, kaç Aileye dağıtılmıştır?  3. Nakit Yardımı yapılan Aileler, Miting günü Mahallelerinden Otobüslerle Mitinge katılmak için  toplanmış mıdır?  4. Devlet Olanakları kullanılarak yapılan yardımlarla, Mitinglerinize katılımın artırıldığı bir  Seçim ortamını Eşit, Etik ve Demokratik kurallara uygun buluyor musunuz?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın aracılığınızla Başbakan tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını  saygılanmla arz ederim. 03.03.2009  Kamer Genç  Tunceli  TBMM B:85 1 3 . 4 . 2 0 1 0 0 : 3  - 2 2 4 - İstanbul Büyükşehir Belediyesi Sanat ve Meslek Eğitimi kursu (İSMEK) açmaktadır.  Bu ihalelere 2004 yılından beri hep aynı şirketlerde ortak olan veya bu şirkette ortak olmakla  beraber isim değiştiren şirketler katılmıştır.  Örneğin 2006 da Beyaz Holding bünyesinde Atlas Pazarlama Şirketi, 2007 de Merkezi Eğitim  ve Organizasyon Şirketi (%75 Beyaz Holding), 2008 de Etkin Eğitim ve Organizasyon Limitet Şirketi  (Beyaz Holding) dir.  Beyaz Holding ortakları Mustafa Çelik, Zekeriya Kahraman, Aykut Zahid Akman, Mehmet  Gürkan, İsmail Karahan dır.  2006-2008 yıllarında bu kişilere 200 trilyon lira ödendiği belediye kayıtlarından anlaşılmıştır.  Bu ihaleleri alan Şirketin ortaklarından Zekeriya Kahraman'ın oğlu oğlunuzla bacanakdır. Diğer  ortak Zahit Akman ise RTÜK Başkanıdır.  1 - Bu ihalelerin çok yüksek fiyatlarla bu şirketlere verilmesinde sizin bir telkininiz olmuş mudur?  2- İhaleleri alan şirketlerin çalıştırdığı personel sayısı 1000 civarında olduğu halde, firmalar  fazla para almak için 3800 personel çalıştırdığı gibi işlem yaptıkları söylenmektedir. Bu doğru mudur?  Doğru ise bu konuda ne gibi bir işlem yapmayı düşünüyorsunuz? Bu konuda mali denetim yapılmış  mıdır?  3- Bu işten dolayı İstanbul Belediyesinin Maliyeye altı trilyon vergi borcu olduğu halde 20  Şubatta dört trilyon yatırıldığı halde kalan iki trilyon ödenmemiştir. Ne zaman ödenecektir?  4- Personel şişirilmesinde belediyenin kaybı ne kadardır?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın aracılığınızla Başbakan tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını  saygılarımla arz ederim. 03.03.2009  Kamer Genç  Tunceli  1- Filistin (Gazze) için bugüne kadar kaç lira bağış toplanmış ve ne kadar kime ve hangi vasıta  ile ödenmiştir?  2- Geçenlerde İbo-Şhov tarafından televizyonda yapılan ve Filistin'e yardım Programına katılan  Futbol Federasyonu Başkanı 500 milyar bağışta bulunmuştur. Bu parayı cebinden mi yoksa  Federasyon bütçesinden mi ödenmiştir? Federasyondan ödenmiş ise bu yasalara uygun mudur?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın aracılığınızla Başbakan tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını  saygılarımla arz ederim. 13.03.2009  Kamer Genç  Tunceli  Seçim çalışmalarınız sırasında Aydın'da "Allah cezanızı seçimde verecek" diyen 13 yaşındaki  genci, güvenlik görevlilerinizin seçim otobüsüne aldığı ve tarafınızdan bu çocuğun boynunun sıkıldığı  ve boynunun arka sağ yanında 6 adet 5-6 santimetre sıyrıklar olduğu, sonradan bu çocuğun güvenlik  görevlilerince hırpalandığı basındaki haberlerden anlaşılmıştır.  1- Bu olay doğru mudur?
Sayfa 53 -
TBMM B:85 1 3 . 4 . 2 0 1 0 0 : 3  - 2 2 4 - İstanbul Büyükşehir Belediyesi Sanat ve Meslek Eğitimi kursu (İSMEK) açmaktadır.  Bu ihalelere 2004 yılından beri hep aynı şirketlerde ortak olan veya bu şirkette ortak olmakla  beraber isim değiştiren şirketler katılmıştır.  Örneğin 2006 da Beyaz Holding bünyesinde Atlas Pazarlama Şirketi, 2007 de Merkezi Eğitim  ve Organizasyon Şirketi (%75 Beyaz Holding), 2008 de Etkin Eğitim ve Organizasyon Limitet Şirketi  (Beyaz Holding) dir.  Beyaz Holding ortakları Mustafa Çelik, Zekeriya Kahraman, Aykut Zahid Akman, Mehmet  Gürkan, İsmail Karahan dır.  2006-2008 yıllarında bu kişilere 200 trilyon lira ödendiği belediye kayıtlarından anlaşılmıştır.  Bu ihaleleri alan Şirketin ortaklarından Zekeriya Kahraman'ın oğlu oğlunuzla bacanakdır. Diğer  ortak Zahit Akman ise RTÜK Başkanıdır.  1 - Bu ihalelerin çok yüksek fiyatlarla bu şirketlere verilmesinde sizin bir telkininiz olmuş mudur?  2- İhaleleri alan şirketlerin çalıştırdığı personel sayısı 1000 civarında olduğu halde, firmalar  fazla para almak için 3800 personel çalıştırdığı gibi işlem yaptıkları söylenmektedir. Bu doğru mudur?  Doğru ise bu konuda ne gibi bir işlem yapmayı düşünüyorsunuz? Bu konuda mali denetim yapılmış  mıdır?  3- Bu işten dolayı İstanbul Belediyesinin Maliyeye altı trilyon vergi borcu olduğu halde 20  Şubatta dört trilyon yatırıldığı halde kalan iki trilyon ödenmemiştir. Ne zaman ödenecektir?  4- Personel şişirilmesinde belediyenin kaybı ne kadardır?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın aracılığınızla Başbakan tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını  saygılarımla arz ederim. 03.03.2009  Kamer Genç  Tunceli  1- Filistin (Gazze) için bugüne kadar kaç lira bağış toplanmış ve ne kadar kime ve hangi vasıta  ile ödenmiştir?  2- Geçenlerde İbo-Şhov tarafından televizyonda yapılan ve Filistin'e yardım Programına katılan  Futbol Federasyonu Başkanı 500 milyar bağışta bulunmuştur. Bu parayı cebinden mi yoksa  Federasyon bütçesinden mi ödenmiştir? Federasyondan ödenmiş ise bu yasalara uygun mudur?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın aracılığınızla Başbakan tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını  saygılarımla arz ederim. 13.03.2009  Kamer Genç  Tunceli  Seçim çalışmalarınız sırasında Aydın'da "Allah cezanızı seçimde verecek" diyen 13 yaşındaki  genci, güvenlik görevlilerinizin seçim otobüsüne aldığı ve tarafınızdan bu çocuğun boynunun sıkıldığı  ve boynunun arka sağ yanında 6 adet 5-6 santimetre sıyrıklar olduğu, sonradan bu çocuğun güvenlik  görevlilerince hırpalandığı basındaki haberlerden anlaşılmıştır.  1- Bu olay doğru mudur?  T B M M B: 85 1 3 . 4 . 2 0 1 0 O : 3  2- 13 yaşındaki bu çocuğun boynundaki sıyrıklar kimin tırnaklarıyla oluşmuştur?  3- Hangi hak ve yetki ile zorla bu çocuğu otobüsünüze aldınız ve güvenlik görevlilerine  tartaklattınız?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıda belirtilen sorularımın, Devlet Bakanı Sayın Faruk Nafiz Özak tarafından sözlü olarak  cevaplandırılması için gereğini saygılarımla arz ederim.  Prof. Dr. Alim Işık  Kütahya  Ülkemizde son yıllarda yaşanan ağır ekonomik krizin de etkisiyle Açık Öğretim Fakültesine  (AÖF) bağlı ön lisans veya lisans programlarına kayıt hakkı kazanan çok sayıda gencimizin dönemlik  öğrenim harcını yatırmada zorlanan aileleri, AÖF öğrencilerine de öğrenim harcı kredisi verilmesi  yönünde talepte bulunmaktadırlar. Bu konuyla ilgili olarak;  1. Öğrenim harcını yatırmada zorlanan öğrencilerimize talepleri halinde öğrenim harcı kredisi  verilmesi sağlanabilir mi?  2. Bu konuda Bakanlığınızca yürütülen bir çalışma var mıdır? Varsa çalışma ne aşamadadır?  Yoksa böyle bir düzenlemeyle öğrencilerimizin veya ailelerinin mağduriyetleri önlenebilir mi?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın Devlet Bakanı Faruk Nafiz Özak tarafından sözlü olarak  cevaplandırılması hususunda gereğini arz ederim. 25.11.2009  Murat Özkan  Giresun  1) Ücretsiz barınma için son iki yılda kaç öğrenci başvurmuştur? Kaç öğrenci bu imkandan  faydalanmıştır?  2) Bu öğrencilerin belirlenmesinde aile gelir düzeyinde azami esas alınan miktar nedir?  3 ) Öğrenim Kredisinin miktarını ailelerin gelir düzeyine göre belirlemeyi düşünüyor musunuz?  4) Öğrenim kredisi olarak verilen kredinin geri ödemesini; borçlunun işe başladıktan sonra  yapması gibi esnek bir yapıya getirmeyi veya buna benzer birtakım rahatlatıcı düzenlemeler yapmayı  düşünüyor musunuz?  5) Son iki yılda kaç öğrenciye burs verilmiştir? Burs verilen öğrencilerimizin aile gelirinde esas  alınan miktarı neye göre belirliyorsunuz? Burs alan öğrenci sayısını arttırmayı düşünüyor musunuz?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın Devlet Bakanı Sayın Faruk Nafiz Özak tarafından sözlü olarak  cevaplandırılması konusunda gereğini saygılarımla arz ederim. 15.01.2010  Ensar Öğüt  Ardahan  Başta Doğu Anadolu olmak üzere Güneydoğuda ve bütün Anadolu'da sporun gelişmesi için  gençlerimizin zamanlarının daha sağlıklı bir şekilde geçirmeleri başka kötü alışkanlıklara bulaşmadan  sporla uğraşmak için yerel yöneticilerimiz ellerindeki imkanlar ölçüsünde yardımcı olmaktadırlar.  Tarihe baktığımız bu bölgeden Dünya Şampiyonları çıkmıştır, ancak ildeki fakirleşme ve işsizliğin  hızla artması sonucu yeni yetenekli sporculara başta çalışacakları, saha, salon, ve malzeme ihtiyacı  - 2 2 5 -
Sayfa 54 -
T B M M B: 85 1 3 . 4 . 2 0 1 0 O : 3  2- 13 yaşındaki bu çocuğun boynundaki sıyrıklar kimin tırnaklarıyla oluşmuştur?  3- Hangi hak ve yetki ile zorla bu çocuğu otobüsünüze aldınız ve güvenlik görevlilerine  tartaklattınız?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıda belirtilen sorularımın, Devlet Bakanı Sayın Faruk Nafiz Özak tarafından sözlü olarak  cevaplandırılması için gereğini saygılarımla arz ederim.  Prof. Dr. Alim Işık  Kütahya  Ülkemizde son yıllarda yaşanan ağır ekonomik krizin de etkisiyle Açık Öğretim Fakültesine  (AÖF) bağlı ön lisans veya lisans programlarına kayıt hakkı kazanan çok sayıda gencimizin dönemlik  öğrenim harcını yatırmada zorlanan aileleri, AÖF öğrencilerine de öğrenim harcı kredisi verilmesi  yönünde talepte bulunmaktadırlar. Bu konuyla ilgili olarak;  1. Öğrenim harcını yatırmada zorlanan öğrencilerimize talepleri halinde öğrenim harcı kredisi  verilmesi sağlanabilir mi?  2. Bu konuda Bakanlığınızca yürütülen bir çalışma var mıdır? Varsa çalışma ne aşamadadır?  Yoksa böyle bir düzenlemeyle öğrencilerimizin veya ailelerinin mağduriyetleri önlenebilir mi?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın Devlet Bakanı Faruk Nafiz Özak tarafından sözlü olarak  cevaplandırılması hususunda gereğini arz ederim. 25.11.2009  Murat Özkan  Giresun  1) Ücretsiz barınma için son iki yılda kaç öğrenci başvurmuştur? Kaç öğrenci bu imkandan  faydalanmıştır?  2) Bu öğrencilerin belirlenmesinde aile gelir düzeyinde azami esas alınan miktar nedir?  3 ) Öğrenim Kredisinin miktarını ailelerin gelir düzeyine göre belirlemeyi düşünüyor musunuz?  4) Öğrenim kredisi olarak verilen kredinin geri ödemesini; borçlunun işe başladıktan sonra  yapması gibi esnek bir yapıya getirmeyi veya buna benzer birtakım rahatlatıcı düzenlemeler yapmayı  düşünüyor musunuz?  5) Son iki yılda kaç öğrenciye burs verilmiştir? Burs verilen öğrencilerimizin aile gelirinde esas  alınan miktarı neye göre belirliyorsunuz? Burs alan öğrenci sayısını arttırmayı düşünüyor musunuz?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın Devlet Bakanı Sayın Faruk Nafiz Özak tarafından sözlü olarak  cevaplandırılması konusunda gereğini saygılarımla arz ederim. 15.01.2010  Ensar Öğüt  Ardahan  Başta Doğu Anadolu olmak üzere Güneydoğuda ve bütün Anadolu'da sporun gelişmesi için  gençlerimizin zamanlarının daha sağlıklı bir şekilde geçirmeleri başka kötü alışkanlıklara bulaşmadan  sporla uğraşmak için yerel yöneticilerimiz ellerindeki imkanlar ölçüsünde yardımcı olmaktadırlar.  Tarihe baktığımız bu bölgeden Dünya Şampiyonları çıkmıştır, ancak ildeki fakirleşme ve işsizliğin  hızla artması sonucu yeni yetenekli sporculara başta çalışacakları, saha, salon, ve malzeme ihtiyacı  - 2 2 5 - TBMM B: 85 13 . 4 . 2 0 1 0 O: 3  büyük ölçüde artmıştır. Doğu Anadoluda başta kayak olmak üzere, mevcut Göllerimiz ve  Akarsularımızında çok olmasının yanında bu bölgelerde oksijenin bir sporcunun aradığı ölçülerde  olması nedeniyle kayak sporunda, yüzmede, atletizm, güreş ve boksta yapılacak yardımlarla daha  çok başarılı sporcular yetişecektir.  1- Yukarıda adı geçen bölgelerimizde gençlerimizin ve spor kulüplerimizin faydalanacağı yeni  sahalar, salonlar ve tesisler açmayı düşünüyor musunuz?  KAMER GENÇ (Tunceli) - Sayın Başkan, böyle soru okunur mu? Bazı gerçekleri halktan  gizlemek için böyle okuyor.  BAŞKAN - Siz devam edin.  2- Adı geçen bölgelerimizde spor kulüplerine başta spor toto olmak üzere diğer şans  oyunlarından pay ayrılması için bir çalışmanız var mıdır, varsa ne zaman başlatacaksınız?  3- Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü olarak buradaki spor kulüplerimizin ve sporcularımızın  ihtiyaçları olan spor malzemeleri, formalar, eşofman ve ayakkabı göndermeyi düşünüyor musunuz?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın Devlet Bakanı Sayın Faruk Nafiz Özak tarafından sözlü olarak  cevaplandırılması konusunda gereğinin yapılması hususunda saygılarımla arz ederim. 18.10.2010  Ensar Öğüt  Ardahan  Son yıllarda ülkemizde kış turizmini geliştirmek amacıyla yürütülen çalışmalar tüm hızıyla  sürerken, en gözde merkezimiz olan Antalya her yıl binlerce futbol takımının hazırlık yaptığı bir  spor merkezi olan yerdir. Kış turizminde her yıl hazırlık kampı için Antalya'ya dünyanın çeşitli  yerlerinden yaklaşık 3 bin spor kulübü gelmektedir. Bu da fazladan ülkemize döviz girmesinin  yanında ülkemizin tanıtılmasında da çok önemli bir yer tutmaktadır.  1- Futbol kulüplerinin hazırlık kampı yapmak için her yıl Antalya'ya gelmektedirler. Antalya'daki  otellerle ortak bir çalışma yaparak yeni futbol sahaları ve kapalı salonlar yapılması için çalışma  başlatacak mısınız?  2- Dünyada sporda marka olan takımlarında ülkemize ve Antalya'ya kamp yapmak için gelmeler  konusunda büyük ödüllü turnuvalar yapmayı düşünüyor musunuz?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorumun Devlet Bakanı Sayın Faruk Nafiz Özak tarafından sözlü olarak  cevaplandırılmasının teminini arz ederim.  Reşat Doğru  Tokat  Som: Erbaa ve Niksar ilçelerimizdeki yüksek okullarda öğrenci sayısı artmıştır. Bu artışa bağlı olarak  öğrenci yurtlarına ihtiyaç vardır. Adı geçen ilçelerimize öğrenci yurdu yapmayı düşünüyor musunuz?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın Devlet Bakanı Sayın Faruk Nafiz Özak tarafından sözlü olarak  cevaplandırılması konusunda gereğinin yapılmasını saygılarımla arz ederim. 27.01.2010  Ensar Öğüt  Ardahan  - 2 2 6 -
Sayfa 55 -
TBMM B: 85 13 . 4 . 2 0 1 0 O: 3  büyük ölçüde artmıştır. Doğu Anadoluda başta kayak olmak üzere, mevcut Göllerimiz ve  Akarsularımızında çok olmasının yanında bu bölgelerde oksijenin bir sporcunun aradığı ölçülerde  olması nedeniyle kayak sporunda, yüzmede, atletizm, güreş ve boksta yapılacak yardımlarla daha  çok başarılı sporcular yetişecektir.  1- Yukarıda adı geçen bölgelerimizde gençlerimizin ve spor kulüplerimizin faydalanacağı yeni  sahalar, salonlar ve tesisler açmayı düşünüyor musunuz?  KAMER GENÇ (Tunceli) - Sayın Başkan, böyle soru okunur mu? Bazı gerçekleri halktan  gizlemek için böyle okuyor.  BAŞKAN - Siz devam edin.  2- Adı geçen bölgelerimizde spor kulüplerine başta spor toto olmak üzere diğer şans  oyunlarından pay ayrılması için bir çalışmanız var mıdır, varsa ne zaman başlatacaksınız?  3- Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü olarak buradaki spor kulüplerimizin ve sporcularımızın  ihtiyaçları olan spor malzemeleri, formalar, eşofman ve ayakkabı göndermeyi düşünüyor musunuz?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın Devlet Bakanı Sayın Faruk Nafiz Özak tarafından sözlü olarak  cevaplandırılması konusunda gereğinin yapılması hususunda saygılarımla arz ederim. 18.10.2010  Ensar Öğüt  Ardahan  Son yıllarda ülkemizde kış turizmini geliştirmek amacıyla yürütülen çalışmalar tüm hızıyla  sürerken, en gözde merkezimiz olan Antalya her yıl binlerce futbol takımının hazırlık yaptığı bir  spor merkezi olan yerdir. Kış turizminde her yıl hazırlık kampı için Antalya'ya dünyanın çeşitli  yerlerinden yaklaşık 3 bin spor kulübü gelmektedir. Bu da fazladan ülkemize döviz girmesinin  yanında ülkemizin tanıtılmasında da çok önemli bir yer tutmaktadır.  1- Futbol kulüplerinin hazırlık kampı yapmak için her yıl Antalya'ya gelmektedirler. Antalya'daki  otellerle ortak bir çalışma yaparak yeni futbol sahaları ve kapalı salonlar yapılması için çalışma  başlatacak mısınız?  2- Dünyada sporda marka olan takımlarında ülkemize ve Antalya'ya kamp yapmak için gelmeler  konusunda büyük ödüllü turnuvalar yapmayı düşünüyor musunuz?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorumun Devlet Bakanı Sayın Faruk Nafiz Özak tarafından sözlü olarak  cevaplandırılmasının teminini arz ederim.  Reşat Doğru  Tokat  Som: Erbaa ve Niksar ilçelerimizdeki yüksek okullarda öğrenci sayısı artmıştır. Bu artışa bağlı olarak  öğrenci yurtlarına ihtiyaç vardır. Adı geçen ilçelerimize öğrenci yurdu yapmayı düşünüyor musunuz?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın Devlet Bakanı Sayın Faruk Nafiz Özak tarafından sözlü olarak  cevaplandırılması konusunda gereğinin yapılmasını saygılarımla arz ederim. 27.01.2010  Ensar Öğüt  Ardahan  - 2 2 6 - T B M M B:85 1 3 . 4 . 2 0 1 0 0 : 3  - 2 2 7 - 2011 kış olimpiyatları nedeniyle Erzurum'a gelecek olan ülkelerin sporcuları, yöneticileri, basın  mensupları Erzurum'la ilgili bazı bilgilere ulaşmak için Erzurum'u daha yakından tanıyabilmek için  internet sitelerinden çeşitli bilgiler almak isteyeceklerdir. Bu internet sitelerinin daha profesyoneller  tarafından hazırlanması gerekmektedir. Erzurum'un tarihi turistik yerleri kültürü daha iyi ve kapsamlı  olarak anlatılmalıdır.  1 - Gelecek yıl Erzurum'da yapılacak olan kış oyunları için Erzurum'a gelecek olan sporcular,  yöneticiler ve basın mensuplarının Erzurum'u daha iyi tanıyabilmeleri için tarihî ve turistik yerleri  başta olmak üzere kültürünü tanıtmak için profesyonel bir çalışma yapılacak mı?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın Devlet Bakanı Sayın Faruk Nafiz Özak tarafından sözlü olarak  cevaplandırılması konusunda gereğinin yapılmasını saygılarımla arz ederim. 27.01.2010  Ensar Öğüt  Ardahan  Gümüşhane ve Bayburt'ta çeşitli dallarda faaliyet gösteren spor kulüpleri maddi imkânsızlıklar  nedeniyle sıkıntı çekmekte ve bunun sonucu olarak da istenen başarıyı elde edememektedirler. Ayrıca  nüfus sayısı temel alındığında sahip olduğu antrenman sahası da yetersizdir.  1- Yetenekli sporcularımızın yetiştiği Gümüşhane ve Bayburt'un tüm spor dallarında hak ettiği  başarıyı sağlaması ve spor kulüplerimizin yaşadığı sıkıntıların giderilmesi için Bakanlığınızca  yapacağınız bir çalışma var mıdır, varsa ne zaman yapacaksınız?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın Devlet Bakanı Sayın Faruk Nafiz Özak tarafından sözlü olarak  cevaplandırılması konusunda gereğinin yapılmasını saygılarımla arz ederim. 27.01.2010  Ensar Öğüt  Ardahan  Ardahan, Batman, Bingöl, Ağrı 'da çeşitli dallarda faaliyet gösteren spor kulüpleri maddi  imkânsızlıklar nedeniyle sıkıntı çekmekte ve bunun sonucu olarak da istenen başarıyı elde  edememektedirler. Ayrıca nüfus sayısı temel alındığında sahip olduğu antrenman sahası da yetersizdir.  1- Yetenekli sporcularımızın yetiştiği Ardahan, Batman, Bingöl, Ağrı'nın tüm spor dallarında  hak ettiği başarıyı sağlaması ve spor kulüplerimizin yaşadığı sıkıntıların giderilmesi için  Bakanlığınızca yapacağınız bir çalışma var mıdır, varsa ne zaman yapacaksınız?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın Devlet Bakanı Sayın Faruk Nafiz Özak tarafından sözlü olarak  cevaplandırılması konusunda gereğinin yapılmasını saygılarımla arz ederim. 27.01.2010  Ensar Öğüt  Ardahan  Muş, Elazığ, Şırnak, Hakkâri ve Tunceli'de çeşitli dallarda faaliyet gösteren spor kulüpleri maddi  imkânsızlıklar nedeniyle sıkıntı çekmekte ve bunun sonucu olarak da istenen başarıyı elde  edememektedirler. Ayrıca nüfus sayısı temel alındığında sahip olduğu antrenman sahası da yetersizdir.  1- Yetenekli sporcularımızın yetiştiği Muş, Elâzığ, Şırnak, Hakkâri ve Tunceli'nin tüm spor  dallarında hak ettiği başarıyı sağlaması ve spor kulüplerimizin yaşadığı sıkıntıların giderilmesi için  Bakanlığınızca yapacağınız bir çalışma var mıdır, varsa ne zaman yapacaksınız?
Sayfa 56 -
T B M M B:85 1 3 . 4 . 2 0 1 0 0 : 3  - 2 2 7 - 2011 kış olimpiyatları nedeniyle Erzurum'a gelecek olan ülkelerin sporcuları, yöneticileri, basın  mensupları Erzurum'la ilgili bazı bilgilere ulaşmak için Erzurum'u daha yakından tanıyabilmek için  internet sitelerinden çeşitli bilgiler almak isteyeceklerdir. Bu internet sitelerinin daha profesyoneller  tarafından hazırlanması gerekmektedir. Erzurum'un tarihi turistik yerleri kültürü daha iyi ve kapsamlı  olarak anlatılmalıdır.  1 - Gelecek yıl Erzurum'da yapılacak olan kış oyunları için Erzurum'a gelecek olan sporcular,  yöneticiler ve basın mensuplarının Erzurum'u daha iyi tanıyabilmeleri için tarihî ve turistik yerleri  başta olmak üzere kültürünü tanıtmak için profesyonel bir çalışma yapılacak mı?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın Devlet Bakanı Sayın Faruk Nafiz Özak tarafından sözlü olarak  cevaplandırılması konusunda gereğinin yapılmasını saygılarımla arz ederim. 27.01.2010  Ensar Öğüt  Ardahan  Gümüşhane ve Bayburt'ta çeşitli dallarda faaliyet gösteren spor kulüpleri maddi imkânsızlıklar  nedeniyle sıkıntı çekmekte ve bunun sonucu olarak da istenen başarıyı elde edememektedirler. Ayrıca  nüfus sayısı temel alındığında sahip olduğu antrenman sahası da yetersizdir.  1- Yetenekli sporcularımızın yetiştiği Gümüşhane ve Bayburt'un tüm spor dallarında hak ettiği  başarıyı sağlaması ve spor kulüplerimizin yaşadığı sıkıntıların giderilmesi için Bakanlığınızca  yapacağınız bir çalışma var mıdır, varsa ne zaman yapacaksınız?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın Devlet Bakanı Sayın Faruk Nafiz Özak tarafından sözlü olarak  cevaplandırılması konusunda gereğinin yapılmasını saygılarımla arz ederim. 27.01.2010  Ensar Öğüt  Ardahan  Ardahan, Batman, Bingöl, Ağrı 'da çeşitli dallarda faaliyet gösteren spor kulüpleri maddi  imkânsızlıklar nedeniyle sıkıntı çekmekte ve bunun sonucu olarak da istenen başarıyı elde  edememektedirler. Ayrıca nüfus sayısı temel alındığında sahip olduğu antrenman sahası da yetersizdir.  1- Yetenekli sporcularımızın yetiştiği Ardahan, Batman, Bingöl, Ağrı'nın tüm spor dallarında  hak ettiği başarıyı sağlaması ve spor kulüplerimizin yaşadığı sıkıntıların giderilmesi için  Bakanlığınızca yapacağınız bir çalışma var mıdır, varsa ne zaman yapacaksınız?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın Devlet Bakanı Sayın Faruk Nafiz Özak tarafından sözlü olarak  cevaplandırılması konusunda gereğinin yapılmasını saygılarımla arz ederim. 27.01.2010  Ensar Öğüt  Ardahan  Muş, Elazığ, Şırnak, Hakkâri ve Tunceli'de çeşitli dallarda faaliyet gösteren spor kulüpleri maddi  imkânsızlıklar nedeniyle sıkıntı çekmekte ve bunun sonucu olarak da istenen başarıyı elde  edememektedirler. Ayrıca nüfus sayısı temel alındığında sahip olduğu antrenman sahası da yetersizdir.  1- Yetenekli sporcularımızın yetiştiği Muş, Elâzığ, Şırnak, Hakkâri ve Tunceli'nin tüm spor  dallarında hak ettiği başarıyı sağlaması ve spor kulüplerimizin yaşadığı sıkıntıların giderilmesi için  Bakanlığınızca yapacağınız bir çalışma var mıdır, varsa ne zaman yapacaksınız?  T B M M B : 8 5 1 3 . 4 . 2 0 1 0 0 : 3  - 2 2 8 - Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın Devlet Bakanı Sayın Faruk Nafiz Özak tarafından sözlü olarak  cevaplandırılması konusunda gereğinin yapılmasını saygılarımla arz ederim. 15.02.2010  Ensar Öğüt  Ardahan  13 Şubat'ta Kanada'nın Vancouver kentinde kış olimpiyatları başlamıştır. 2011 yılında  Erzurum'da gerçekleştirilecek olan Üniversite kış oyunlarının daha iyi yapılabilmesi için oyunları  izlemek için gönderilen heyette şehrin sahibi durumunda bulunan ve birçok görevi olan Belediye  Başkanları bulunmamaktadır. Yine yapılan birçok yatırımda Erzurum Sivil Toplum Kuruluşlarının  temsilcileri bulunmamaktadır. Erzurum kış oyunlarını şu ana kadar en iyi şekilde önce Türkiye'ye  sonra da bütün Dünya'ya tanıtan Yerel Basın mensupları bu heyette yer almamaktadır.  1-2011 kış oyunlarına ev sahipliği yapacak olan Erzurum'da Kanada'ya giden heyette neden  Belediye Başkanları, Sivil Toplum Kuruluşları ve yerel basın mensupları yer almamıştır?  2- Kanada'da yapılan kış olimpiyatlarını, 2011 yılında Erzurum'da yapılacak olan kış oyunlarına  ev sahipliği yapacak olan Erzurum'dan kaç kişi görevlendirilmiştir? Kaç kişi başka illerden  görevlendirilmiştir?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın Devlet Bakanı Sayın Faruk Nafiz Özak tarafından sözlü olarak  cevaplandırılması konusunda gereğinin yapılmasını saygılarımla arz ederim. 22.03.2010  Ensar Öğüt  Ardahan  Gençlik Spor İl Müdürlüğünün 2010 yılı bütçeleri belirlenmiştir. 2009 yılına göre yüzde 39  oranında arttırılarak 337 milyon 226 beşyüz liradan 470 milyon 26 bin liraya yükseltilmiştir. İlimizde  yaşayan gençlerimizin sağlıklı bir yaşam koşullarında yaşayabilmeleri ve kötü alışkanlıklardan uzak  tutmak için verdiğimiz mücadele çok zor şartlarda devam etmektedir.  1- Ardahan'lı geçlerimizin daha iyi şartlarda spor yapabilmeleri için Ardahan Gençlik ve Spor  İl Müdürlüğünün bütçesinin geçen yılki bütçesinden yüzde 50 oranında arttırılması için bir çalışmanız  olacak mı?  BAŞKAN - Soruları cevaplandırmak üzere Devlet Bakanı Sayın Faruk Nafiz Özak.  Sayın Bakanım, buyurun. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)  Sayın Bakanım, hangi soruyu cevaplandırdığınızı ifade ederseniz arkadaşlarımız takip  edebilirler.  DEVLET BAKANI FARUK NAFİZ ÖZAK (Trabzon) - Tamam.  Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.  Bakanlığımızla ilgili sorulan sorulara cevap vermeye çalışacağım.  Gaziantep Milletvekilimiz Sayın Yaşar Ağyüz Bey'in yöneltmiş olduğu sözlü soru önergesine  cevap vermek istiyorum: Yükseköğrenim Yurtlar Kurumuna 2009-2010 öğretim döneminde ilk defa  bir yükseköğretim programına girecek olan ve ara sınıf öğrencileri olmak üzere toplam 246.020  öğrenci, yurtlarımızda barınmak için başvuruda bulunmuştur. Asıl listeden yurda girmeye hak
Sayfa 57 -
T B M M B : 8 5 1 3 . 4 . 2 0 1 0 0 : 3  - 2 2 8 - Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın Devlet Bakanı Sayın Faruk Nafiz Özak tarafından sözlü olarak  cevaplandırılması konusunda gereğinin yapılmasını saygılarımla arz ederim. 15.02.2010  Ensar Öğüt  Ardahan  13 Şubat'ta Kanada'nın Vancouver kentinde kış olimpiyatları başlamıştır. 2011 yılında  Erzurum'da gerçekleştirilecek olan Üniversite kış oyunlarının daha iyi yapılabilmesi için oyunları  izlemek için gönderilen heyette şehrin sahibi durumunda bulunan ve birçok görevi olan Belediye  Başkanları bulunmamaktadır. Yine yapılan birçok yatırımda Erzurum Sivil Toplum Kuruluşlarının  temsilcileri bulunmamaktadır. Erzurum kış oyunlarını şu ana kadar en iyi şekilde önce Türkiye'ye  sonra da bütün Dünya'ya tanıtan Yerel Basın mensupları bu heyette yer almamaktadır.  1-2011 kış oyunlarına ev sahipliği yapacak olan Erzurum'da Kanada'ya giden heyette neden  Belediye Başkanları, Sivil Toplum Kuruluşları ve yerel basın mensupları yer almamıştır?  2- Kanada'da yapılan kış olimpiyatlarını, 2011 yılında Erzurum'da yapılacak olan kış oyunlarına  ev sahipliği yapacak olan Erzurum'dan kaç kişi görevlendirilmiştir? Kaç kişi başka illerden  görevlendirilmiştir?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın Devlet Bakanı Sayın Faruk Nafiz Özak tarafından sözlü olarak  cevaplandırılması konusunda gereğinin yapılmasını saygılarımla arz ederim. 22.03.2010  Ensar Öğüt  Ardahan  Gençlik Spor İl Müdürlüğünün 2010 yılı bütçeleri belirlenmiştir. 2009 yılına göre yüzde 39  oranında arttırılarak 337 milyon 226 beşyüz liradan 470 milyon 26 bin liraya yükseltilmiştir. İlimizde  yaşayan gençlerimizin sağlıklı bir yaşam koşullarında yaşayabilmeleri ve kötü alışkanlıklardan uzak  tutmak için verdiğimiz mücadele çok zor şartlarda devam etmektedir.  1- Ardahan'lı geçlerimizin daha iyi şartlarda spor yapabilmeleri için Ardahan Gençlik ve Spor  İl Müdürlüğünün bütçesinin geçen yılki bütçesinden yüzde 50 oranında arttırılması için bir çalışmanız  olacak mı?  BAŞKAN - Soruları cevaplandırmak üzere Devlet Bakanı Sayın Faruk Nafiz Özak.  Sayın Bakanım, buyurun. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)  Sayın Bakanım, hangi soruyu cevaplandırdığınızı ifade ederseniz arkadaşlarımız takip  edebilirler.  DEVLET BAKANI FARUK NAFİZ ÖZAK (Trabzon) - Tamam.  Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.  Bakanlığımızla ilgili sorulan sorulara cevap vermeye çalışacağım.  Gaziantep Milletvekilimiz Sayın Yaşar Ağyüz Bey'in yöneltmiş olduğu sözlü soru önergesine  cevap vermek istiyorum: Yükseköğrenim Yurtlar Kurumuna 2009-2010 öğretim döneminde ilk defa  bir yükseköğretim programına girecek olan ve ara sınıf öğrencileri olmak üzere toplam 246.020  öğrenci, yurtlarımızda barınmak için başvuruda bulunmuştur. Asıl listeden yurda girmeye hak  TBMM B:85 1 3 . 4 . 2 0 1 0 0 : 3  - 2 2 9 - kazanan öğrencilerin kesin kayıtlan için belirlenen tarihin bitiminden itibaren her hafta pazartesi  yedek listelerden öğrenci kayıtlarına devam edilmiş olup, yedek sırasını bekleyen öğrencilerimiz  sırası gelinceye kadar yurtlanmızda misafir öğrenci statüsünde banndınlmış ve yedekte bekleyen  öğrenci kalmamıştır.  Kurumumuzca 2003 yılından bu yana 130 adet yurtla 50.387 yeni yatak kapasitesi sağlanmıştır.  Bu yurt bloklar 2003 yılından önceki gibi ranza sistemiyle açılsaydı, mevcut kapasiteye 100.774  yatak ilave edilmiş olacaktı. Biliyorsunuz, ranza sisteminden normal üç kişilik ve bir kişilik odalara  geçiyoruz. Kurumumuzun 2010 yılı yatırım programında 60.150 kapasiteli 79 adet proje  bulunmaktadır. Kurumumuzca öğrencilerin bannma ihtiyacının sağlanması, sosyal devletin bir görevi  olarak görülmekte olup, gerek yatırım programı kanalıyla yaptırılan yurt binalan gerekse satın alma,  kiralama, devir, tahsis ve bağış yolu gibi yollarla Kurum standartlarına uygun bina temin edilerek yeni  yurt açılması için sürekli olarak çaba gösterilmektedir.  1/1/2003 tarihi itibanyla, 77 il, 59 ilçede bulunan 193 Kurum yurdunda toplam 188.187 yatak  kapasitesiyle hizmet verilirken bugün itibanyla 80 il, 100 ilçede toplam 256 yurtta 230 bin yatak  kapasitesiyle hizmet vermekteyiz. Toplam 50.387 yatak kapasitesi artışı sağladığımızı söylemiştim.  Aynca 2003 yılı başından itibaren fiziki durumu uygun yurtlanmızda ranzadan karyola sistemine  geçilmesi, sekiz ve on kişilik odalarda kapasite düşümü yapılması, hamam sisteminden vazgeçilerek  duşların katlara çıkanlması ve fiziki şartlan Kurum standardına uygun olmayan veya kullanılmaya  devam edilmesi rasyonel bulunmayan bazı yurt binalarının hizmete kapatılması suretiyle, sürdürülen  iyileştirme çalışmalannda, mevcut yurtlarımızda 9.431 kapasite düşümü yapılmıştır. Kurumumuz,  öğrencilerin bannma sorununun çözülmesi için yüklendiği misyon doğrultusunda hem yatırım  programı kanalıyla hem de satın alma, kiralama, devir, tahsis ve bağış gibi yollarla Kurum standardına  uygun yeni binalar temin edilerek öğrencilerin hizmetine verilmekte olup bu yöndeki çalışmalar  büyük bir gayretle sürdürülmektedir.  Aynca, yeni kurulan kırk bir devlet üniversitesinin bulunduğu il ve ilçelerde yurt ihtiyacının  karşılanması amacıyla ilgili kurum ve kuruluşlarla koordineli olarak çalışmalar sürdürülmektedir.  Kurumumuz yurtlanna, 2009-2010 öğretim döneminde, Gaziantep'te, ilk defa bir yükseköğretim  programına girecek olan ve ara sınıf öğrencileri olmak üzere toplam 2.169 öğrenci başvurmuş olup  bunlardan ilk etapta 657 öğrenci asıl listeden yurtlara yerleştirilmiş, 1.512 öğrenci ise yedek listede  yer almıştır. Asıl listeden yurda girmeye hak kazanan öğrencilerin kesin kayıtlan için belirlenen  tarihin bitiminden itibaren, her pazartesi açıklanan yedek listelerden öğrenci kayıtlarına devam  edilerek başvuran bütün öğrenciler yurtlara yerleştirilmiştir.  2010 yılı yatırım programında, Gaziantep ilinde 1.250, Nizip ilçesinde ise 500 yatak kapasiteli  yurt inşaatı projesi yer almaktadır. Yurt inşaatı projelerinin proje çalışmalan tamamlanma aşamasında  olup en kısa sürede inşaat ihalesi yapılacaktır.  Kütahya Milletvekilimiz Sayın Alim Işık Bey'in sorusunu cevaplandınyorum: Kredi ve Yurtlar  Kurumuna müracaat eden Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi öğrencilerinden öncelikli olan  öğrencilerin tamamına katkı kredisi yani öğrenim harcı kredisi verilmektedir. Şehit ve gazi çocukları,  engelli öğrenciler, Darüşşafaka Lisesi mezunlan, ortaöğrenimlerini yetiştirme yurdunda  tamamlayanlar, yüz yüze İngilizce eğitim görenler, terör sebebiyle köyleri boşaltılanlar, anne ve  babası vefat edenler, anne ve babası hukuken ayrı olanlar, üniversite sınavında ilk 100'e girenler ve  millî olmuş amatör sporcular öncelikli öğrenci olarak değerlendirilmektedir.
Sayfa 58 -
TBMM B:85 1 3 . 4 . 2 0 1 0 0 : 3  - 2 2 9 - kazanan öğrencilerin kesin kayıtlan için belirlenen tarihin bitiminden itibaren her hafta pazartesi  yedek listelerden öğrenci kayıtlarına devam edilmiş olup, yedek sırasını bekleyen öğrencilerimiz  sırası gelinceye kadar yurtlanmızda misafir öğrenci statüsünde banndınlmış ve yedekte bekleyen  öğrenci kalmamıştır.  Kurumumuzca 2003 yılından bu yana 130 adet yurtla 50.387 yeni yatak kapasitesi sağlanmıştır.  Bu yurt bloklar 2003 yılından önceki gibi ranza sistemiyle açılsaydı, mevcut kapasiteye 100.774  yatak ilave edilmiş olacaktı. Biliyorsunuz, ranza sisteminden normal üç kişilik ve bir kişilik odalara  geçiyoruz. Kurumumuzun 2010 yılı yatırım programında 60.150 kapasiteli 79 adet proje  bulunmaktadır. Kurumumuzca öğrencilerin bannma ihtiyacının sağlanması, sosyal devletin bir görevi  olarak görülmekte olup, gerek yatırım programı kanalıyla yaptırılan yurt binalan gerekse satın alma,  kiralama, devir, tahsis ve bağış yolu gibi yollarla Kurum standartlarına uygun bina temin edilerek yeni  yurt açılması için sürekli olarak çaba gösterilmektedir.  1/1/2003 tarihi itibanyla, 77 il, 59 ilçede bulunan 193 Kurum yurdunda toplam 188.187 yatak  kapasitesiyle hizmet verilirken bugün itibanyla 80 il, 100 ilçede toplam 256 yurtta 230 bin yatak  kapasitesiyle hizmet vermekteyiz. Toplam 50.387 yatak kapasitesi artışı sağladığımızı söylemiştim.  Aynca 2003 yılı başından itibaren fiziki durumu uygun yurtlanmızda ranzadan karyola sistemine  geçilmesi, sekiz ve on kişilik odalarda kapasite düşümü yapılması, hamam sisteminden vazgeçilerek  duşların katlara çıkanlması ve fiziki şartlan Kurum standardına uygun olmayan veya kullanılmaya  devam edilmesi rasyonel bulunmayan bazı yurt binalarının hizmete kapatılması suretiyle, sürdürülen  iyileştirme çalışmalannda, mevcut yurtlarımızda 9.431 kapasite düşümü yapılmıştır. Kurumumuz,  öğrencilerin bannma sorununun çözülmesi için yüklendiği misyon doğrultusunda hem yatırım  programı kanalıyla hem de satın alma, kiralama, devir, tahsis ve bağış gibi yollarla Kurum standardına  uygun yeni binalar temin edilerek öğrencilerin hizmetine verilmekte olup bu yöndeki çalışmalar  büyük bir gayretle sürdürülmektedir.  Aynca, yeni kurulan kırk bir devlet üniversitesinin bulunduğu il ve ilçelerde yurt ihtiyacının  karşılanması amacıyla ilgili kurum ve kuruluşlarla koordineli olarak çalışmalar sürdürülmektedir.  Kurumumuz yurtlanna, 2009-2010 öğretim döneminde, Gaziantep'te, ilk defa bir yükseköğretim  programına girecek olan ve ara sınıf öğrencileri olmak üzere toplam 2.169 öğrenci başvurmuş olup  bunlardan ilk etapta 657 öğrenci asıl listeden yurtlara yerleştirilmiş, 1.512 öğrenci ise yedek listede  yer almıştır. Asıl listeden yurda girmeye hak kazanan öğrencilerin kesin kayıtlan için belirlenen  tarihin bitiminden itibaren, her pazartesi açıklanan yedek listelerden öğrenci kayıtlarına devam  edilerek başvuran bütün öğrenciler yurtlara yerleştirilmiştir.  2010 yılı yatırım programında, Gaziantep ilinde 1.250, Nizip ilçesinde ise 500 yatak kapasiteli  yurt inşaatı projesi yer almaktadır. Yurt inşaatı projelerinin proje çalışmalan tamamlanma aşamasında  olup en kısa sürede inşaat ihalesi yapılacaktır.  Kütahya Milletvekilimiz Sayın Alim Işık Bey'in sorusunu cevaplandınyorum: Kredi ve Yurtlar  Kurumuna müracaat eden Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi öğrencilerinden öncelikli olan  öğrencilerin tamamına katkı kredisi yani öğrenim harcı kredisi verilmektedir. Şehit ve gazi çocukları,  engelli öğrenciler, Darüşşafaka Lisesi mezunlan, ortaöğrenimlerini yetiştirme yurdunda  tamamlayanlar, yüz yüze İngilizce eğitim görenler, terör sebebiyle köyleri boşaltılanlar, anne ve  babası vefat edenler, anne ve babası hukuken ayrı olanlar, üniversite sınavında ilk 100'e girenler ve  millî olmuş amatör sporcular öncelikli öğrenci olarak değerlendirilmektedir.  TBMM B: 85 1 3 . 4 . 2 0 1 0 O: 3  Giresun Milletvekilimiz Sayın Murat Özkan Bey'in sorusunu cevaplamaya çalışıyorum:  Kredi ve Yurtlar Kurumunda maddi zaruret içerisinde bulunan ve yurt ücretini ödeme güçlüğü  çeken öğrencilerden, her yıl ekim, kasım ayları içerisinde ücretsiz barınma başvurusu alınmaktadır.  Ücretsiz barınma başvurusunda bulunan öğrenciler, talep formundaki bilgileri doğrultusunda, yani  ailenin geliri, anne baba durumu, okuyan kardeş ve aile ile birlikte yaşayan ancak geliri olmayan  kardeş sayısı ile ikametgâh durumları, belirlenen puanlama kıstası çerçevesinde bilgisayar ortamında  değerlendirilmektedir. Bu öğrencilerin değerlendirilmesinde, asgari ücret ve altında geliri olanlar en  yüksek puanla, asgari ücretin 4 katına kadar geliri olanlar ise kademeli olarak değerlendirilmektedir,  asgari ücretin 4 katı ve daha fazla geliri olanlar değerlendirmeye alınmamaktadır.  2008-2009 öğretim döneminde Kredi ve Yurtlar Kurumunda barınan 12.046 yurt öğrencisi  ücretsiz barınma talebinde bulunmuş, bunlardan 5.766'sı yurtlarda ücretsiz barınmadan  faydalanmıştır. 2009-2010 öğretim döneminde ise 12.392 öğrenci ücretsiz barınma talebinde  bulunmuş olup toplam 6.103 öğrenci bu imkândan faydalanmaktadır. 2009-2010 öğretim yılında  Kurumumuzdan burs, öğrenim ve katkı kredisi almak için müracaatta bulunan öğrencilerimizin  beyanları, yüzde 50 gelir durumu, yüzde 25 başarı durumu, yüzde 25 sosyal durumu dağılım oranları  dâhilinde değerlendirilmektedir. Ailelerin toplam gelir puanının hesaplanmasında Başbakanlık  Müsteşarının haziran ayı net maaşı ve üzerinde olanlara sıfır puan, bu gelirden aşağı inildikçe  kademeli olarak puan verilmektedir. Meslek grupları arasında mağduriyetleri en fazla olanlara, gelir  durumları dikkate alınarak, yine kademeli olarak ayrıca ek puan verilmektedir. Borcunu süresi içinde  ödeyemeyecek durumda olan borçluların herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna kayıtlan olmaması  şartı ile 26/05/2006 tarihinde yürürlüğe giren 5505 sayılı Kanun çerçevesinde, Yüksek Öğrenim  Kredi ve Yurtlar Kurumuna yazılı müracaatları hâlinde, kredi borçları birer yıllık sürelerle  ertelenmektedir. 2008 yılında 71.500, 2009 yılında 75 bin olmak üzere, son iki yılda 146.500  öğrenciye burs verilmişken, 2010 yılında ise burs verilecek öğrenci sayısı 117 bindir. Burs verilen  öğrencilerin aile gelirlerinde esas alınan miktar, anne ve babalarının aylık toplam gelirleri üzerinden  belirlenmektedir.  Ardahan Milletvekilimiz Sayın Ensar Öğüt'ün sorusunu cevaplandırmaya çalışıyorum: Gençlik  ve Spor Genel Müdürlüğünce, 2010 yılında, sadece Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerine ait  olmak üzere, Avrupa Birliği IPA-1 proje destekli, on beş il merkezini ve ilçelerini kapsayacak şekilde  Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü, Türkiye Futbol Federasyonu, Türkiye Atletizm Federasyonu ve  birçok sivil toplum kuruluşunun içinde bulunduğu bir proje yürütülecek olup bu proje kapsamında,  on beş adet sentetik çim yüzeyli futbol sahasının -uygun alanlarda- yanında atletizm pisti olmak  üzere, soyunma odaları, futbol eğitim salonu olacak şekilde tesisler yapılacaktır. Yapılacak bu  tesislerde, ilgili bölgelerden seçilecek binlerce gence futbol eğitimi, futbol antrenörlüğü kursları,  atletizm kursları verilecek ve uygulamalı eğitimler yaptırılacaktır. Bu eğitim kapsamında, spor  malzemeleri de temin edilecektir.  Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerimize, gençlerimizin ve spor kulüplerimizin  faydalanması amacıyla, 2009 yılında, aşağıda belirtilen yardımlar reklam karşılığı yapılmıştır:  Erzurum Hınıs Belediye Başkanlığı sentetik yüzeyli futbol sahası ve yürüyüş parkuru yapımı.  Bingöl Solhan Belediyesine futbol sahası.  Malatya Darende Kaymakamlığı bin kişilik spor salonu yapımı işi.  Diyarbakır Bismil Kaymakamlığı Ambar beldesine spor kompleksi yapımı.  - 2 3 0 -
Sayfa 59 -
TBMM B: 85 1 3 . 4 . 2 0 1 0 O: 3  Giresun Milletvekilimiz Sayın Murat Özkan Bey'in sorusunu cevaplamaya çalışıyorum:  Kredi ve Yurtlar Kurumunda maddi zaruret içerisinde bulunan ve yurt ücretini ödeme güçlüğü  çeken öğrencilerden, her yıl ekim, kasım ayları içerisinde ücretsiz barınma başvurusu alınmaktadır.  Ücretsiz barınma başvurusunda bulunan öğrenciler, talep formundaki bilgileri doğrultusunda, yani  ailenin geliri, anne baba durumu, okuyan kardeş ve aile ile birlikte yaşayan ancak geliri olmayan  kardeş sayısı ile ikametgâh durumları, belirlenen puanlama kıstası çerçevesinde bilgisayar ortamında  değerlendirilmektedir. Bu öğrencilerin değerlendirilmesinde, asgari ücret ve altında geliri olanlar en  yüksek puanla, asgari ücretin 4 katına kadar geliri olanlar ise kademeli olarak değerlendirilmektedir,  asgari ücretin 4 katı ve daha fazla geliri olanlar değerlendirmeye alınmamaktadır.  2008-2009 öğretim döneminde Kredi ve Yurtlar Kurumunda barınan 12.046 yurt öğrencisi  ücretsiz barınma talebinde bulunmuş, bunlardan 5.766'sı yurtlarda ücretsiz barınmadan  faydalanmıştır. 2009-2010 öğretim döneminde ise 12.392 öğrenci ücretsiz barınma talebinde  bulunmuş olup toplam 6.103 öğrenci bu imkândan faydalanmaktadır. 2009-2010 öğretim yılında  Kurumumuzdan burs, öğrenim ve katkı kredisi almak için müracaatta bulunan öğrencilerimizin  beyanları, yüzde 50 gelir durumu, yüzde 25 başarı durumu, yüzde 25 sosyal durumu dağılım oranları  dâhilinde değerlendirilmektedir. Ailelerin toplam gelir puanının hesaplanmasında Başbakanlık  Müsteşarının haziran ayı net maaşı ve üzerinde olanlara sıfır puan, bu gelirden aşağı inildikçe  kademeli olarak puan verilmektedir. Meslek grupları arasında mağduriyetleri en fazla olanlara, gelir  durumları dikkate alınarak, yine kademeli olarak ayrıca ek puan verilmektedir. Borcunu süresi içinde  ödeyemeyecek durumda olan borçluların herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna kayıtlan olmaması  şartı ile 26/05/2006 tarihinde yürürlüğe giren 5505 sayılı Kanun çerçevesinde, Yüksek Öğrenim  Kredi ve Yurtlar Kurumuna yazılı müracaatları hâlinde, kredi borçları birer yıllık sürelerle  ertelenmektedir. 2008 yılında 71.500, 2009 yılında 75 bin olmak üzere, son iki yılda 146.500  öğrenciye burs verilmişken, 2010 yılında ise burs verilecek öğrenci sayısı 117 bindir. Burs verilen  öğrencilerin aile gelirlerinde esas alınan miktar, anne ve babalarının aylık toplam gelirleri üzerinden  belirlenmektedir.  Ardahan Milletvekilimiz Sayın Ensar Öğüt'ün sorusunu cevaplandırmaya çalışıyorum: Gençlik  ve Spor Genel Müdürlüğünce, 2010 yılında, sadece Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerine ait  olmak üzere, Avrupa Birliği IPA-1 proje destekli, on beş il merkezini ve ilçelerini kapsayacak şekilde  Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü, Türkiye Futbol Federasyonu, Türkiye Atletizm Federasyonu ve  birçok sivil toplum kuruluşunun içinde bulunduğu bir proje yürütülecek olup bu proje kapsamında,  on beş adet sentetik çim yüzeyli futbol sahasının -uygun alanlarda- yanında atletizm pisti olmak  üzere, soyunma odaları, futbol eğitim salonu olacak şekilde tesisler yapılacaktır. Yapılacak bu  tesislerde, ilgili bölgelerden seçilecek binlerce gence futbol eğitimi, futbol antrenörlüğü kursları,  atletizm kursları verilecek ve uygulamalı eğitimler yaptırılacaktır. Bu eğitim kapsamında, spor  malzemeleri de temin edilecektir.  Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerimize, gençlerimizin ve spor kulüplerimizin  faydalanması amacıyla, 2009 yılında, aşağıda belirtilen yardımlar reklam karşılığı yapılmıştır:  Erzurum Hınıs Belediye Başkanlığı sentetik yüzeyli futbol sahası ve yürüyüş parkuru yapımı.  Bingöl Solhan Belediyesine futbol sahası.  Malatya Darende Kaymakamlığı bin kişilik spor salonu yapımı işi.  Diyarbakır Bismil Kaymakamlığı Ambar beldesine spor kompleksi yapımı.  - 2 3 0 - T B M M B:85 1 3 . 4 . 2 0 1 0 0 : 3  - 2 3 1 - Elâzığ Ağın Kaymakamlığı açık spor tesisleri bakım-onarımı.  Bingöl Kiğı Kaymakamlığı spor salonu yapımı.  Erzurum 2011 Olimpiyatları için tesis yapımı.  Ayrıca, 2010 yılı içinde, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerimizde valilik, il özel idareleri,  kaymakamlık, köylere hizmet götürme birlikleri, gençlik ve spor il müdürlükleri ve belediyeler  kanalıyla spor tesisi yapımı çalışmalarına devam edilecektir.  2008-2009 futbol sezonunda, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan kulüplerimize  isim hakkı bedelleri ödenmiştir. Ayrıca, 2009-2010 futbol sezonunda kulüplerimiz İddaa oyun  listelerine alınarak isim hakkı bedeli ödenmeye devam edilmektedir.  3289 sayılı Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un 25'inci  maddesi kapsamında, Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünün mali bütçe dönemi içerisinde amatör  spor kulüplerine nakdî yardım amacıyla yer alan ödeneklerin ilgili yönetmelik hükümlerine uygun  olan spor kulüplerine bütçe imkânları ölçüsünde nakdî yardım yapılmaktadır. Ardahan ilinde futbol  dışında branşlarda faaliyetlere katılan spor kulüplerinin Ardahan Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü  aracılığıyla nakdî yardım talebinde bulunmaları hâlinde bütçe imkânları çerçevesinde talepleri  değerlendirilecektir.  Yine, Ardahan Milletvekilimiz Sayın Ensar Öğüt Bey'in sorusunu cevaplandırıyorum:  Futbol kulüplerinin hazırlık kampı yapmak için gittikleri Antalya'daki oteller özel işletmeler  oldukları için Bakanlığımızla ve bağlı kuruluşlarımızla ilgisi bulunmamaktadır. Sadece Riva Tesisleri  doğrudan doğruya Futbol Federasyonuna bağlıdır ve onun işletmesi altındadır.  Futbol dalında özel turnuva organize etme yetkisi sadece FİFA müsabaka organizatörlerine,  UEFA müsabaka organizatörlerine ve kulüplere aittir. Türkiye Futbol Federasyonu kulüpler arası bir  turnuva organize etme yetkisini haiz olmadığından bu şekilde bir organizasyonu  düzenleyememektedir.  Tokat Milletvekilimiz Sayın Reşat Doğru Bey'in sorularını cevaplamak istiyorum:  Bakanlığımıza bağlı Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumunun 2010 yılı yatırım  programında Tokat Niksar'da 500 kişilik yurt inşaatı projesi yer almaktadır. Bunun proje tutarı 300  bin TL olup 2009 yılı itibarıyla toplam harcama tutan 1 milyon 300 bin TL'dir. İlçede yurt ihtiyacının  karşılanması amacıyla inşa edilecek yurt binası için mülkiyeti Niksar Belediye Başkanlığına ait Kültür  Mahallesi Ayvazönü Mevkisi adresinde tapunun 9.693 metrekare olan 17 parselinin devri Kredi ve  Yurtlar Kurumu adına tapudan bedelsiz yapılmıştır. 17 parsel içerisinde kalan mülkiyeti üçüncü şahsa  ait 726 metrekare kısmın kamulaştırılması planlanmaktadır. 18, 19 ve 25 no.lu parsellerin ise tevhit  ve ifraz işlemleri Belediye tarafından yapılarak taşınmazın Kurumumuza devri tamamlanacaktır.  Tokat Erbaa ilçesinde ise satın alma, kiralama, devir, tahsis, bağış gibi yollarla Kurum  standartlarına uygun bina temin edilerek yurt ihtiyacının karşılanması için çalışmalar  sürdürülmektedir. Erbaa'da yurt ihtiyacının karşılanması amacıyla öncelikle kamu kurum ve  kuruluşlarına ait binalar araştırılmış, uygun bina bulunamadığından şahıslardan, şirketlerden ve  benzeri kuruluşlardan öğrenci yurdu olarak kullanılmak üzere kiralama yoluyla bina temin edilmesi  için 2009-2010 öğretim yılında ilan verilmiştir. Ancak Kurumumuza intikal etmiş herhangi bir  kiralama teklifi bulunmamaktadır.
Sayfa 60 -
T B M M B:85 1 3 . 4 . 2 0 1 0 0 : 3  - 2 3 1 - Elâzığ Ağın Kaymakamlığı açık spor tesisleri bakım-onarımı.  Bingöl Kiğı Kaymakamlığı spor salonu yapımı.  Erzurum 2011 Olimpiyatları için tesis yapımı.  Ayrıca, 2010 yılı içinde, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerimizde valilik, il özel idareleri,  kaymakamlık, köylere hizmet götürme birlikleri, gençlik ve spor il müdürlükleri ve belediyeler  kanalıyla spor tesisi yapımı çalışmalarına devam edilecektir.  2008-2009 futbol sezonunda, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan kulüplerimize  isim hakkı bedelleri ödenmiştir. Ayrıca, 2009-2010 futbol sezonunda kulüplerimiz İddaa oyun  listelerine alınarak isim hakkı bedeli ödenmeye devam edilmektedir.  3289 sayılı Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un 25'inci  maddesi kapsamında, Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünün mali bütçe dönemi içerisinde amatör  spor kulüplerine nakdî yardım amacıyla yer alan ödeneklerin ilgili yönetmelik hükümlerine uygun  olan spor kulüplerine bütçe imkânları ölçüsünde nakdî yardım yapılmaktadır. Ardahan ilinde futbol  dışında branşlarda faaliyetlere katılan spor kulüplerinin Ardahan Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü  aracılığıyla nakdî yardım talebinde bulunmaları hâlinde bütçe imkânları çerçevesinde talepleri  değerlendirilecektir.  Yine, Ardahan Milletvekilimiz Sayın Ensar Öğüt Bey'in sorusunu cevaplandırıyorum:  Futbol kulüplerinin hazırlık kampı yapmak için gittikleri Antalya'daki oteller özel işletmeler  oldukları için Bakanlığımızla ve bağlı kuruluşlarımızla ilgisi bulunmamaktadır. Sadece Riva Tesisleri  doğrudan doğruya Futbol Federasyonuna bağlıdır ve onun işletmesi altındadır.  Futbol dalında özel turnuva organize etme yetkisi sadece FİFA müsabaka organizatörlerine,  UEFA müsabaka organizatörlerine ve kulüplere aittir. Türkiye Futbol Federasyonu kulüpler arası bir  turnuva organize etme yetkisini haiz olmadığından bu şekilde bir organizasyonu  düzenleyememektedir.  Tokat Milletvekilimiz Sayın Reşat Doğru Bey'in sorularını cevaplamak istiyorum:  Bakanlığımıza bağlı Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumunun 2010 yılı yatırım  programında Tokat Niksar'da 500 kişilik yurt inşaatı projesi yer almaktadır. Bunun proje tutarı 300  bin TL olup 2009 yılı itibarıyla toplam harcama tutan 1 milyon 300 bin TL'dir. İlçede yurt ihtiyacının  karşılanması amacıyla inşa edilecek yurt binası için mülkiyeti Niksar Belediye Başkanlığına ait Kültür  Mahallesi Ayvazönü Mevkisi adresinde tapunun 9.693 metrekare olan 17 parselinin devri Kredi ve  Yurtlar Kurumu adına tapudan bedelsiz yapılmıştır. 17 parsel içerisinde kalan mülkiyeti üçüncü şahsa  ait 726 metrekare kısmın kamulaştırılması planlanmaktadır. 18, 19 ve 25 no.lu parsellerin ise tevhit  ve ifraz işlemleri Belediye tarafından yapılarak taşınmazın Kurumumuza devri tamamlanacaktır.  Tokat Erbaa ilçesinde ise satın alma, kiralama, devir, tahsis, bağış gibi yollarla Kurum  standartlarına uygun bina temin edilerek yurt ihtiyacının karşılanması için çalışmalar  sürdürülmektedir. Erbaa'da yurt ihtiyacının karşılanması amacıyla öncelikle kamu kurum ve  kuruluşlarına ait binalar araştırılmış, uygun bina bulunamadığından şahıslardan, şirketlerden ve  benzeri kuruluşlardan öğrenci yurdu olarak kullanılmak üzere kiralama yoluyla bina temin edilmesi  için 2009-2010 öğretim yılında ilan verilmiştir. Ancak Kurumumuza intikal etmiş herhangi bir  kiralama teklifi bulunmamaktadır.  TBMM B: 85 13 . 4 . 2 0 1 0 O: 3  Niksar ilçesinde 56 kız ve 94 erkek olmak üzere toplam 150 yatak kapasiteli, Erbaa ilçesinde ise  110 yatak kapasiteli kız yurdu bulunmaktadır. Niksar ve Erbaa, artan öğrenci sayısına paralel olarak  Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğü tarafından öncelikli yurt ihtiyacı olan ilçeler olarak tespit  edilmiştir.  Yine, Ardahan Milletvekilimiz Sayın Ensar Öğüt Bey'in sorularını cevaplıyorum:  2011 Erzurum Üniversitelerarası Kış Oyunları, Türkiye'mizin tanıtım ve geleceğini ilgilendiren,  ülke çapında faydalı olacak önemli bir organizasyondur. Organizasyonun eksiksiz yürütülebilmesi  için Erzurum 2011 Dünya Üniversitelerarası Kış Spor Oyunları Koordinatörlüğü oluşturulmuştur.  Bu konuda daha fazla bilgilendirmek istiyorum. Özellikle buraya, gerçekten, cumhuriyet  tarihinin en önemli yatırımlarını yapıyoruz. İnşallah 2011'in Ocak ayı sonu ile Şubat ayı arasında  burada çok büyük organizasyon olacak ve bu coğrafyada böyle tesisler yok.  Dün orada bir toplantı yaptık. Tesislerle ilgili bir sorunumuz yok. İnşallah eylül, ekim, kasımda  hepsini bitireceğiz. Organizasyonlarla ilgili çalışmalara başladık, hizmet alımlarına başladık.  Bunun dışında da Türkiye'deki kayak merkezlerini ihya etmek istiyoruz. 100'den fazla, 3 bin  metrenin üzerinde dağımız var. Özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu ve diğer yerlerdeki kayak  merkezlerini ihya ederek burada hem turistik hem de sportif alanda yol almak istiyoruz.  Yine, Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt Bey'in sorularını cevaplamak istiyorum:  Hükümetimiz döneminde sadece Gümüşhane ve Bayburt illerimizde değil ülke sathında sportif  tesisleşme yönünde gerek yeni projelerin hayata geçirilmesi gerekse yarım kalmış tesislerin tamam­ lanması ve illerimizin spor tesisi ihtiyacının giderilmesi amacıyla bütçe imkânları çerçevesinde azami  gayret ve çaba gösterilmektedir. 3289 sayılı Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü Teşkilat ve Görevleri  Hakkında Kanun'un 25'inci maddesi gereğince anılan Kanun hükümlerine göre tescil edilen spor ku­ lüplerine futbol dışındaki amatör faaliyetleri için yardım yapılması Gençlik ve Spor Genel Müdürlü­ ğüne görev olarak verilmiştir. Bu çerçevede, Gümüşhane ve Bayburt illerimizde futbol dışındaki  branşlarda faaliyetlere katılan spor kulüplerinin gençlik ve spor il müdürlükleri aracılığıyla nakdî yar­ dım talebinde bulunmaları hâlinde bütçe imkânları çerçevesinde talepleri değerlendirilebilecektir.  Bunun dışında söz konusu illerimizde spor faaliyetlerinde spor kulüplerinin karşılaştıkları  sorunların giderilmesinde gençlik ve spor il müdürlüklerimize her türlü destek verilmektedir.  Bayburt'ta bir suni çim saha yapıyoruz, ışıklandırıyoruz. Demirözü'ndeki salonu onardık ve bir  gençlik merkezi yapacağız. Gümüşhane'de de Kelkit'deki salonu bitirmeye çalışıyoruz ve orada da  bir de mevcut açık tribünün tribününü yapmak için çalışmalarımız devam ediyor.  Yine, Ardahan Milletvekilimiz Ensar Öğüt Bey'in sorularını cevaplamaya çalışıyorum:  Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde Bakanlığımıza bağlı Gençlik ve Spor Genel  Müdürlüğünün, belediyelerin, özel sektörün, üniversitelerin ve diğer kamu kurum kuruluşların çeşitli  spor tesisi yatırımları bulunmakta olup, ileriki yıllarda bütçeden spor tesisi yatırımlarına ayrılan  ödeneklerin artırılması durumunda bahse konu illerimizdeki yatırımlara daha çok ağırlık verilecektir.  Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinde spor kulüplerinde 2009 yılında reklam karşılığı  yardımlar yapılmıştır. Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünce 2010 yılında Doğu ve Güneydoğu  Anadolu bölgelerinde Avrupa Birliği proje destekli on beş il merkezi ve ilçelerini kapsayacak şekilde  futbol sahası ve uygun alanların da yanında atletizm pisti yapılacak ve binlerce gencimize uygulamalı  eğitimler verilecektir.  - 2 3 2 -
Sayfa 61 -
TBMM B: 85 13 . 4 . 2 0 1 0 O: 3  Niksar ilçesinde 56 kız ve 94 erkek olmak üzere toplam 150 yatak kapasiteli, Erbaa ilçesinde ise  110 yatak kapasiteli kız yurdu bulunmaktadır. Niksar ve Erbaa, artan öğrenci sayısına paralel olarak  Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğü tarafından öncelikli yurt ihtiyacı olan ilçeler olarak tespit  edilmiştir.  Yine, Ardahan Milletvekilimiz Sayın Ensar Öğüt Bey'in sorularını cevaplıyorum:  2011 Erzurum Üniversitelerarası Kış Oyunları, Türkiye'mizin tanıtım ve geleceğini ilgilendiren,  ülke çapında faydalı olacak önemli bir organizasyondur. Organizasyonun eksiksiz yürütülebilmesi  için Erzurum 2011 Dünya Üniversitelerarası Kış Spor Oyunları Koordinatörlüğü oluşturulmuştur.  Bu konuda daha fazla bilgilendirmek istiyorum. Özellikle buraya, gerçekten, cumhuriyet  tarihinin en önemli yatırımlarını yapıyoruz. İnşallah 2011'in Ocak ayı sonu ile Şubat ayı arasında  burada çok büyük organizasyon olacak ve bu coğrafyada böyle tesisler yok.  Dün orada bir toplantı yaptık. Tesislerle ilgili bir sorunumuz yok. İnşallah eylül, ekim, kasımda  hepsini bitireceğiz. Organizasyonlarla ilgili çalışmalara başladık, hizmet alımlarına başladık.  Bunun dışında da Türkiye'deki kayak merkezlerini ihya etmek istiyoruz. 100'den fazla, 3 bin  metrenin üzerinde dağımız var. Özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu ve diğer yerlerdeki kayak  merkezlerini ihya ederek burada hem turistik hem de sportif alanda yol almak istiyoruz.  Yine, Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt Bey'in sorularını cevaplamak istiyorum:  Hükümetimiz döneminde sadece Gümüşhane ve Bayburt illerimizde değil ülke sathında sportif  tesisleşme yönünde gerek yeni projelerin hayata geçirilmesi gerekse yarım kalmış tesislerin tamam­ lanması ve illerimizin spor tesisi ihtiyacının giderilmesi amacıyla bütçe imkânları çerçevesinde azami  gayret ve çaba gösterilmektedir. 3289 sayılı Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü Teşkilat ve Görevleri  Hakkında Kanun'un 25'inci maddesi gereğince anılan Kanun hükümlerine göre tescil edilen spor ku­ lüplerine futbol dışındaki amatör faaliyetleri için yardım yapılması Gençlik ve Spor Genel Müdürlü­ ğüne görev olarak verilmiştir. Bu çerçevede, Gümüşhane ve Bayburt illerimizde futbol dışındaki  branşlarda faaliyetlere katılan spor kulüplerinin gençlik ve spor il müdürlükleri aracılığıyla nakdî yar­ dım talebinde bulunmaları hâlinde bütçe imkânları çerçevesinde talepleri değerlendirilebilecektir.  Bunun dışında söz konusu illerimizde spor faaliyetlerinde spor kulüplerinin karşılaştıkları  sorunların giderilmesinde gençlik ve spor il müdürlüklerimize her türlü destek verilmektedir.  Bayburt'ta bir suni çim saha yapıyoruz, ışıklandırıyoruz. Demirözü'ndeki salonu onardık ve bir  gençlik merkezi yapacağız. Gümüşhane'de de Kelkit'deki salonu bitirmeye çalışıyoruz ve orada da  bir de mevcut açık tribünün tribününü yapmak için çalışmalarımız devam ediyor.  Yine, Ardahan Milletvekilimiz Ensar Öğüt Bey'in sorularını cevaplamaya çalışıyorum:  Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde Bakanlığımıza bağlı Gençlik ve Spor Genel  Müdürlüğünün, belediyelerin, özel sektörün, üniversitelerin ve diğer kamu kurum kuruluşların çeşitli  spor tesisi yatırımları bulunmakta olup, ileriki yıllarda bütçeden spor tesisi yatırımlarına ayrılan  ödeneklerin artırılması durumunda bahse konu illerimizdeki yatırımlara daha çok ağırlık verilecektir.  Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinde spor kulüplerinde 2009 yılında reklam karşılığı  yardımlar yapılmıştır. Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünce 2010 yılında Doğu ve Güneydoğu  Anadolu bölgelerinde Avrupa Birliği proje destekli on beş il merkezi ve ilçelerini kapsayacak şekilde  futbol sahası ve uygun alanların da yanında atletizm pisti yapılacak ve binlerce gencimize uygulamalı  eğitimler verilecektir.  - 2 3 2 - TBMM B:85 13 . 4 . 2 0 1 0 0 : 3  - 2 3 3 - Artvin'den başlayarak Artvin, Ardahan, Kars, Muş, Bitlis, Hakkâri, Van, Ağrı illerinde bizzat ben  giderek buradaki kayak merkezlerini hayata geçirmeye çalıştık. Van'ı açtık, Ağrı'yı açtık, Muş'ta  yeni bir yatırım yapacağız, Hakkâri'ye yapacağız, Bitlis'e yapacağız, Erzurum zaten çok süper bir  şekilde devam ediyor. Ardahan'da, Vali Bey, Avrupa Birliği fonlarından çok büyük bir projeye imza  atıyor. Kafkasör'de yani Artvin'deki tesisi yeniliyoruz. Velhasıl buraları bir cazibe merkezi hâline  getirmeye çalışıyoruz.  Ardahan Milletvekilimiz Ensar Öğüt Bey'in yine sorusunu cevaplandırmak istiyoruz:  Bakanlığımıza bağlı Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü tarafından Doğu Anadolu Bölgesi'yle  Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ne ait olmak üzere, Avrupa Birliği IPA-1 destekli bir proje yürütülecek  olup bu proje kapsamında 15 adet sentetik çim yüzeyli futbol sahası, uygun alanında yanında atletizm  pisti olmak üzere soyunma odaları, futbol eğitim salonu olacak şekilde tesisler yapılacak ve bu  tesislerde spor malzemelerinin de temin edileceği kurslar ve uygulamalı eğitim verilecektir.  Söz konusu illerimizde sportif tesis ihtiyacını karşılamak bakımından Gençlik ve Spor Genel  Müdürlüğünce ve diğer kurumlarca spor tesisi yatırımları bulunmakta, bütçe imkânları çerçevesinde  ileriki yıllarda yatırımların artırılmasına çalışılacaktır. Anılan illerimizde futbol dışındaki branşlarda  faaliyetlere katılan spor kulüplerinin gençlik ve spor il müdürlükleri aracılığıyla nakdî yardım  talebinde bulunmaları hâlinde bütçe imkânlarıyla ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde talepleri  değerlendirilecektir. Bunun dışında spor kulüplerinin faaliyetlerinde karşılaştıkları sorunların  giderilmesinde gençlik ve spor il müdürlüklerimiz her türlü desteği vermektedirler.  Yine, Ardahan Milletvekilimiz Ensar Öğüt Bey'in sorularını cevaplandırmak istiyorum:  Kanada'da düzenlenen Vancouver Kış Olimpiyatlarının yapılan eğitim ve inceleme gezisi,  Başkanlığını yürüttüğüm, 2011 Erzurum Üniversitelerarası Kış Oyunlarının hazırlığı, düzenlenmesi,  yürütülmesi, sonuçlandırılması ve koordinasyonundan sorumlu Hazırlık ve Düzenleme Kurulunun  üyeleriyle ilgili diğer kişi ve kuruluşların temsilcileri kapsamında gerçekleştirilmiştir. Erzurum ili  en üst düzey yerel temsilcisi Büyükşehir Belediye Başkanı, Hazırlık ve Düzenleme Kurulu üyesi  olup geziye katılmıştır. Ayrıca Valimiz katılmıştır, ayrıca Rektörümüz katılmıştır ve akreditasyon  problemleri çözülemediğinden planlanan eğitim ve inceleme gezisi dar kapsamlı olarak  gerçekleştirilmiş olup, geziye münhasıran ülkemiz uluslararası organizasyonlar karar ve uygulama  süreçlerinde yetkili ve görevli kişiler katılabilmiştir.  Yine, Ardahan Milletvekilimiz Ensar Öğüt Bey'in sorusunu cevaplandırmak istiyorum:  Ardahan Gençlik ve Spor İl Müdürlüğüne 2010 yılı hizmet ve faaliyetleri için 2009 yılı bütçe  ödeneğine göre yüzde 42 artışla 1 milyon 987 bin 500 TL ödenek tahsis edilmiştir. İl Müdürlüğünün  2009 yılı harcamasına göre de 2010 yılı bütçe ödeneği yüzde 85 oranında artırılmıştır.  Niğde Milletvekilimiz Mümin İnan Bey'in Sayın Başbakanımıza sormuş olduğu sözlü soru  önergesine Hükümet adına cevap vermek istiyorum:  Yoksulluk ile ilgili çalışmaların en temel veri kaynağını, hane halklarının gelir, harcama ve  sosyal durumlarıyla ilgili bilgilerin derlendiği "hane halkı bütçe anketi" oluşturmaktadır. Hane halkı  bütçe anketi kapsamında, Türkiye genelini temsil eden hane halklarına bir yıl boyunca gidilerek aylık  olarak yapılan tüketim harcamaları maddeler hâlinde belirlenmektedir. Avrupa Birliği İstatistik  Ofisinin (EUROSTAT), hane halkı bütçe anketinin metodolojisi konusunda önerilerinin yer aldığı,  kıyaslanabilir ve harmonize edilebilir nitelikte verilerin üretilmesini hedefleyen rehber kitap  (Household Budget Surveys in the EU: Methodology and Recommendations for Harmonisation)  anket metodolojisinin belirlenmesinde esas alınmaktadır.
Sayfa 62 -
TBMM B:85 13 . 4 . 2 0 1 0 0 : 3  - 2 3 3 - Artvin'den başlayarak Artvin, Ardahan, Kars, Muş, Bitlis, Hakkâri, Van, Ağrı illerinde bizzat ben  giderek buradaki kayak merkezlerini hayata geçirmeye çalıştık. Van'ı açtık, Ağrı'yı açtık, Muş'ta  yeni bir yatırım yapacağız, Hakkâri'ye yapacağız, Bitlis'e yapacağız, Erzurum zaten çok süper bir  şekilde devam ediyor. Ardahan'da, Vali Bey, Avrupa Birliği fonlarından çok büyük bir projeye imza  atıyor. Kafkasör'de yani Artvin'deki tesisi yeniliyoruz. Velhasıl buraları bir cazibe merkezi hâline  getirmeye çalışıyoruz.  Ardahan Milletvekilimiz Ensar Öğüt Bey'in yine sorusunu cevaplandırmak istiyoruz:  Bakanlığımıza bağlı Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü tarafından Doğu Anadolu Bölgesi'yle  Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ne ait olmak üzere, Avrupa Birliği IPA-1 destekli bir proje yürütülecek  olup bu proje kapsamında 15 adet sentetik çim yüzeyli futbol sahası, uygun alanında yanında atletizm  pisti olmak üzere soyunma odaları, futbol eğitim salonu olacak şekilde tesisler yapılacak ve bu  tesislerde spor malzemelerinin de temin edileceği kurslar ve uygulamalı eğitim verilecektir.  Söz konusu illerimizde sportif tesis ihtiyacını karşılamak bakımından Gençlik ve Spor Genel  Müdürlüğünce ve diğer kurumlarca spor tesisi yatırımları bulunmakta, bütçe imkânları çerçevesinde  ileriki yıllarda yatırımların artırılmasına çalışılacaktır. Anılan illerimizde futbol dışındaki branşlarda  faaliyetlere katılan spor kulüplerinin gençlik ve spor il müdürlükleri aracılığıyla nakdî yardım  talebinde bulunmaları hâlinde bütçe imkânlarıyla ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde talepleri  değerlendirilecektir. Bunun dışında spor kulüplerinin faaliyetlerinde karşılaştıkları sorunların  giderilmesinde gençlik ve spor il müdürlüklerimiz her türlü desteği vermektedirler.  Yine, Ardahan Milletvekilimiz Ensar Öğüt Bey'in sorularını cevaplandırmak istiyorum:  Kanada'da düzenlenen Vancouver Kış Olimpiyatlarının yapılan eğitim ve inceleme gezisi,  Başkanlığını yürüttüğüm, 2011 Erzurum Üniversitelerarası Kış Oyunlarının hazırlığı, düzenlenmesi,  yürütülmesi, sonuçlandırılması ve koordinasyonundan sorumlu Hazırlık ve Düzenleme Kurulunun  üyeleriyle ilgili diğer kişi ve kuruluşların temsilcileri kapsamında gerçekleştirilmiştir. Erzurum ili  en üst düzey yerel temsilcisi Büyükşehir Belediye Başkanı, Hazırlık ve Düzenleme Kurulu üyesi  olup geziye katılmıştır. Ayrıca Valimiz katılmıştır, ayrıca Rektörümüz katılmıştır ve akreditasyon  problemleri çözülemediğinden planlanan eğitim ve inceleme gezisi dar kapsamlı olarak  gerçekleştirilmiş olup, geziye münhasıran ülkemiz uluslararası organizasyonlar karar ve uygulama  süreçlerinde yetkili ve görevli kişiler katılabilmiştir.  Yine, Ardahan Milletvekilimiz Ensar Öğüt Bey'in sorusunu cevaplandırmak istiyorum:  Ardahan Gençlik ve Spor İl Müdürlüğüne 2010 yılı hizmet ve faaliyetleri için 2009 yılı bütçe  ödeneğine göre yüzde 42 artışla 1 milyon 987 bin 500 TL ödenek tahsis edilmiştir. İl Müdürlüğünün  2009 yılı harcamasına göre de 2010 yılı bütçe ödeneği yüzde 85 oranında artırılmıştır.  Niğde Milletvekilimiz Mümin İnan Bey'in Sayın Başbakanımıza sormuş olduğu sözlü soru  önergesine Hükümet adına cevap vermek istiyorum:  Yoksulluk ile ilgili çalışmaların en temel veri kaynağını, hane halklarının gelir, harcama ve  sosyal durumlarıyla ilgili bilgilerin derlendiği "hane halkı bütçe anketi" oluşturmaktadır. Hane halkı  bütçe anketi kapsamında, Türkiye genelini temsil eden hane halklarına bir yıl boyunca gidilerek aylık  olarak yapılan tüketim harcamaları maddeler hâlinde belirlenmektedir. Avrupa Birliği İstatistik  Ofisinin (EUROSTAT), hane halkı bütçe anketinin metodolojisi konusunda önerilerinin yer aldığı,  kıyaslanabilir ve harmonize edilebilir nitelikte verilerin üretilmesini hedefleyen rehber kitap  (Household Budget Surveys in the EU: Methodology and Recommendations for Harmonisation)  anket metodolojisinin belirlenmesinde esas alınmaktadır.  T B M M B : 8 5 1 3 . 4 . 2 0 1 0 0 : 3  - 2 3 4 - TÜİK ile diğer kuruluşların yoksulluk çalışmalarında kullanılan metodolojilerden kaynaklanan  farklılıklar bulunmaktadır. Bu farklılıklar özellikle veri kaynağı, kapsam, TÜİK'in Türkiye geneli için  hesaplama yapması, diğer kuruluşların belirli özellikler taşıyan 4 kişilik haneleri dikkate alması,  açıklanan bilginin içeriği, TÜİK'in hem çeşitli yöntemlere göre hesapladığı yoksulluk sınırı hesap­ laması, çalışmanın günlük kalori gereksinimi, açlık sınırının temelini oluşturan mal sepetinin içeriği  ve fiyatlandırılması, gerçek hane halkı büyüklüğünün fertlerin cinsiyet ve yaşından kaynaklanan  farklılıkları dikkate alarak hesaplanmasında kullanılan eş değerlik ölçeğinin belirlenmesi, yoksulluk  sınırının elde edilmesi için gıda dışı harcama payının hesaplanması konularında ortaya çıkmaktadır.  TÜİK, Türkiye genelinde tüm sosyoekonomik grupları içerecek şekilde uluslararası literatürde  tanımlanan harcama değişkenine dayalı olarak mutlak açlık ve mutlak yoksulluk sınırlarını  hesaplamaktadır ve TÜİK tarafından açıklanan sınırlar kesin açlık ve yoksulluğu ifade etmekte olup  bu şekilde hesaplanan açlık sının uluslararası literatürde de tarif edildiği gibi fertlerin mutlak açlık  içinde yer alıp almadıklarının belirlenmesi amacını taşımakta olup geçinme sınırı, rahat bir yaşam  sürme sınırı, refah sının gibi anlamında değerlendirilmektedir. Dolayısıyla TÜİK'in hesaplamaları,  insanların temel ihtiyaçlarını karşılaması ve yaşam standardını sürdürmesi ya da iyileştirmesi için  gerekli olan tutarın tahmin edilmesi anlamına gelmektedir.  2009 yılı hane halkı büyüklüğüne göre yoksulluk sınırlan: Hane halkı büyüklüğü 4 kişi, açlık  sının 299, yoksulluk sınırı 820.  Yoksulluk sının yöntemlerine göre fert yoksulluk oranlan; yöntemler: Yoksulluk, gıda artı gıda  dışı. 2002 yılı 27, 2008 yılı 17.  Yine Tunceli Milletvekilimiz Sayın Kamer Genc'in sorularını cevaplandırmak istiyorum:  Konuyla ilgili olarak İstanbul CMK 250'nci maddesiyle yetkili cumhuriyet başsavcılığından  alınan 25/01/2010 tarihli ve 2009/900.B.M sayılı yazıdan Danıştay saldırısıyla ilgili davanın Ankara  11. Ağır Ceza Mahkemesinde derdest olduğu, Yargıtay karanna uyularak İstanbul 13. Ağır Ceza  Mahkemesinde yürütülmekte olup "Ergenekon Davası" diye bilinen dava ile fiilî ve hukuki irtibatı  bulunduğu düşüncesiyle birleştirilmek üzere muvafakat talep edildiği, İstanbul 13. Ağır Ceza  Mahkemesinin birleştirmeye muvafakat verdiği, bunun üzerine Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesince  18/5/2009 tarihli ve 22964 sayılı Kararıyla gerekçesi izah edildikten sonra sanıklar hakkında görülen  kamu davasıyla İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 2008-9/209 esasında görülen kamu davası  arasında hukuki ve fiilî bağlantı olduğu görülmekle CMK'nın 8 ve devamı maddeleri uyarınca,  görülen kamu davasının İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/209 esas sayılı dosyasında  görülen kamu davasıyla birleştirilmesine, yargılamanın İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin  2008/209 esas sayılı dosyası üzerinden yürütülmesine karar verilerek dosyanın İstanbul 13. Ağır  Ceza Mahkemesine gönderildiği ve iki dava arasında irtibat bulunduğu mahkeme kararından  anlaşılmaktadır.  Bilindiği üzere, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nda ceza muhakemesinin nasıl yapılacağı  hususundaki kurallar ile bu sürece katılan kişilerin hak, yetki ve yükümlülükleri ayrıntılarıyla  belirlenmiş, Kanun'un 160'ıncı maddesinin 1 'inci fıkrasında cumhuriyet savcısının ihbar veya başka  bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer  olup olmadığına karar vermek üzere işin gerçeğini araştırmaya başlaması bir görev olarak  düzenlenmiştir. Kamu davasının açılması konusunda görevli ve yetkili kılman makam cumhuriyet  savcılıklan olup, bu bağlamda telkinde bulunulması ya da talimat verilmesi söz konusu değildir.
Sayfa 63 -
T B M M B : 8 5 1 3 . 4 . 2 0 1 0 0 : 3  - 2 3 4 - TÜİK ile diğer kuruluşların yoksulluk çalışmalarında kullanılan metodolojilerden kaynaklanan  farklılıklar bulunmaktadır. Bu farklılıklar özellikle veri kaynağı, kapsam, TÜİK'in Türkiye geneli için  hesaplama yapması, diğer kuruluşların belirli özellikler taşıyan 4 kişilik haneleri dikkate alması,  açıklanan bilginin içeriği, TÜİK'in hem çeşitli yöntemlere göre hesapladığı yoksulluk sınırı hesap­ laması, çalışmanın günlük kalori gereksinimi, açlık sınırının temelini oluşturan mal sepetinin içeriği  ve fiyatlandırılması, gerçek hane halkı büyüklüğünün fertlerin cinsiyet ve yaşından kaynaklanan  farklılıkları dikkate alarak hesaplanmasında kullanılan eş değerlik ölçeğinin belirlenmesi, yoksulluk  sınırının elde edilmesi için gıda dışı harcama payının hesaplanması konularında ortaya çıkmaktadır.  TÜİK, Türkiye genelinde tüm sosyoekonomik grupları içerecek şekilde uluslararası literatürde  tanımlanan harcama değişkenine dayalı olarak mutlak açlık ve mutlak yoksulluk sınırlarını  hesaplamaktadır ve TÜİK tarafından açıklanan sınırlar kesin açlık ve yoksulluğu ifade etmekte olup  bu şekilde hesaplanan açlık sının uluslararası literatürde de tarif edildiği gibi fertlerin mutlak açlık  içinde yer alıp almadıklarının belirlenmesi amacını taşımakta olup geçinme sınırı, rahat bir yaşam  sürme sınırı, refah sının gibi anlamında değerlendirilmektedir. Dolayısıyla TÜİK'in hesaplamaları,  insanların temel ihtiyaçlarını karşılaması ve yaşam standardını sürdürmesi ya da iyileştirmesi için  gerekli olan tutarın tahmin edilmesi anlamına gelmektedir.  2009 yılı hane halkı büyüklüğüne göre yoksulluk sınırlan: Hane halkı büyüklüğü 4 kişi, açlık  sının 299, yoksulluk sınırı 820.  Yoksulluk sının yöntemlerine göre fert yoksulluk oranlan; yöntemler: Yoksulluk, gıda artı gıda  dışı. 2002 yılı 27, 2008 yılı 17.  Yine Tunceli Milletvekilimiz Sayın Kamer Genc'in sorularını cevaplandırmak istiyorum:  Konuyla ilgili olarak İstanbul CMK 250'nci maddesiyle yetkili cumhuriyet başsavcılığından  alınan 25/01/2010 tarihli ve 2009/900.B.M sayılı yazıdan Danıştay saldırısıyla ilgili davanın Ankara  11. Ağır Ceza Mahkemesinde derdest olduğu, Yargıtay karanna uyularak İstanbul 13. Ağır Ceza  Mahkemesinde yürütülmekte olup "Ergenekon Davası" diye bilinen dava ile fiilî ve hukuki irtibatı  bulunduğu düşüncesiyle birleştirilmek üzere muvafakat talep edildiği, İstanbul 13. Ağır Ceza  Mahkemesinin birleştirmeye muvafakat verdiği, bunun üzerine Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesince  18/5/2009 tarihli ve 22964 sayılı Kararıyla gerekçesi izah edildikten sonra sanıklar hakkında görülen  kamu davasıyla İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 2008-9/209 esasında görülen kamu davası  arasında hukuki ve fiilî bağlantı olduğu görülmekle CMK'nın 8 ve devamı maddeleri uyarınca,  görülen kamu davasının İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/209 esas sayılı dosyasında  görülen kamu davasıyla birleştirilmesine, yargılamanın İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin  2008/209 esas sayılı dosyası üzerinden yürütülmesine karar verilerek dosyanın İstanbul 13. Ağır  Ceza Mahkemesine gönderildiği ve iki dava arasında irtibat bulunduğu mahkeme kararından  anlaşılmaktadır.  Bilindiği üzere, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nda ceza muhakemesinin nasıl yapılacağı  hususundaki kurallar ile bu sürece katılan kişilerin hak, yetki ve yükümlülükleri ayrıntılarıyla  belirlenmiş, Kanun'un 160'ıncı maddesinin 1 'inci fıkrasında cumhuriyet savcısının ihbar veya başka  bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer  olup olmadığına karar vermek üzere işin gerçeğini araştırmaya başlaması bir görev olarak  düzenlenmiştir. Kamu davasının açılması konusunda görevli ve yetkili kılman makam cumhuriyet  savcılıklan olup, bu bağlamda telkinde bulunulması ya da talimat verilmesi söz konusu değildir.  T B M M B: 85 13 . 4 . 2 0 1 0 O: 3  Öte yandan, Anayasa'nın "Yargı yetkisi" kenar başlıklı 9'uncu maddesinde yargı yetkisinin Türk  milleti adma bağımsız mahkemelerce kullanılacağı, "Mahkemelerin bağımsızlığı" kenar başlıklı 138'inci  maddesinde hâkimlerin görevlerinde bağımsız oldukları, Anayasa'ya, kanuna ve hukuka uygun olarak  vicdani kanaatlerine göre hüküm verecekleri, hiçbir organ, makam, merci veya kişinin yargı yetkisinin  kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremeyeceği, genelge gönderemeyeceği,  tavsiye ve telkinde bulunamayacağı, görülmekte olan bir dava hakkında Yasama Meclisinde yargı  yetkisinin kullanılmasıyla ilgili soru sorulamayacağı, görüşme yapılamayacağı ve herhangi bir beyanda  bulunamayacağı, "Hâkimlik ve savcılık mesleği" kenar başlıklı 140'ıncı maddesinin ikinci fıkrasında  hâkimlerin, mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarına göre görev ifa edecekleri,  "Mahkemelerin Kumlusu" kenar başlıklı 142'nci maddesinde mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri,  işleyişi ve yargılama usullerinin kanunla düzenleneceği, ayrıca 98'inci maddesinin ikinci fıkrasında  Türkiye Büyük Millet Meclisinin bilgi edinme ve denetim yollarından biri olan sorunun Bakanlar Kurulu  adına sözlü veya yazılı olarak cevaplandırılmak üzere Başbakan veya bakanlardan bilgi istemekten ibaret  olduğu, aynı maddenin son fıkrasında da soru ile ilgili önergelerin verilme şekli, içeriği ve kapsamı ile  cevaplandırılma, görüşme ve araştırma yöntemlerinin Meclis İç Tüzüğü ile düzenleneceğinin  öngörüldüğü; Türkiye Büyük Millet Meclisi İç Tüzüğü'nün "Soru" kenar başlıklı 96'ncı maddesinde  sorunun kısa, gerekçesiz ve kişisel görüş ileri sürülmeksizin; kişilik ve özel yaşama ilişkin konular  içermeyen bir önerge ile Hükümet adına sözlü veya yazılı olarak cevaplandırılmak üzere Başbakan veya  bir bakandan açık belli konular hakkında bilgi istemekten ibaret olduğunun belirtildiği malumlarıdır.  Anayasa'nın ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İç Tüzüğü'nün yukarıda belirtilen hükümleri  birlikte değerlendirildiğinde soru önergesine konu edilen diğer hususlara cevap verilmesine yasal  imkân görülememiştir.  Gaziantep Milletvekilimiz Hasan Özdemir Bey'in sorularım cevaplamak istiyorum:  Gaziantep ilinin yaşam kalitesi ve markalaşma becerisini artırmaya yönelik olarak çeşitli politika  ve araçlar uygulanmaktadır. Bunlar sırasıyla, kalkınma ajansları: Bölgelerimizin ekonomik ve sosyal  gelişmesinin hızlandırılmasına ve rekabet gücünün artırılmasına, bölgelerin iş ve yatırım imkânlarının  ilgili kuruluşlarla iş birliği hâlinde ulusal ve uluslararası düzeyde tanıtımının yapılmasına, kurumsal  kapasitelerinin ve insan kaynaklarının geliştirilmesine; yönetim, üretim, tanıtım, pazarlama, teknoloji,  finansman, örgütlenme ve iş gücü eğitimi gibi konularda küçük ve orta ölçekli işletmeler ile yeni  girişimcilerin desteklenmesine önemli katkılar sağlayacaktır.  Gaziantep, Adıyaman ve Kilis illerinde faaliyet gösterecek kalkınma ajansı 22/11/2008 tarih ve  2008/14306 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 10/11/2008 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı'yla  kurulmuşmr. Ajansa 2009 yılı içerisinde ise kuruluş çalışmalarının tamamlanması için yaklaşık 15  milyon TL kaynak aktarılması planlanmıştır.  KÖYDEŞ ve BELDES projeleri: Susuz veya suyu yetersiz köy ve bağlılarını sağlıklı ve yeterli  içme suyuna kavuşturmak ve köy yollarının kalite ve standartlarını yükseltmek amacıyla 2005 yılında  İstanbul ve Kocaeli illeri hariç olmak üzere 79 ilde Köy Altyapısının Desteklenmesi Projesi  (KÖYDEŞ) başlatılmıştır.  Proje kapsamında, 2005-2008 döneminde Gaziantep iline cari fiyatlarla yaklaşık 35 milyon TL  aktarılmıştır. Yapılan projelerle, ilde, 2008 yılı sonu itibarıyla köylerin yüzde 98,8'inin suyu yeterli  seviyeye ulaştırılmıştır.  Ayrıca, ilde, asfalt beton köy yollarının oranı yüzde 87,2'ye ulaşarak ülkemizde asfalt beton yol  oranı en yüksek il Gaziantep ili olmuştur.  - 2 3 5 -
Sayfa 64 -
T B M M B: 85 13 . 4 . 2 0 1 0 O: 3  Öte yandan, Anayasa'nın "Yargı yetkisi" kenar başlıklı 9'uncu maddesinde yargı yetkisinin Türk  milleti adma bağımsız mahkemelerce kullanılacağı, "Mahkemelerin bağımsızlığı" kenar başlıklı 138'inci  maddesinde hâkimlerin görevlerinde bağımsız oldukları, Anayasa'ya, kanuna ve hukuka uygun olarak  vicdani kanaatlerine göre hüküm verecekleri, hiçbir organ, makam, merci veya kişinin yargı yetkisinin  kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremeyeceği, genelge gönderemeyeceği,  tavsiye ve telkinde bulunamayacağı, görülmekte olan bir dava hakkında Yasama Meclisinde yargı  yetkisinin kullanılmasıyla ilgili soru sorulamayacağı, görüşme yapılamayacağı ve herhangi bir beyanda  bulunamayacağı, "Hâkimlik ve savcılık mesleği" kenar başlıklı 140'ıncı maddesinin ikinci fıkrasında  hâkimlerin, mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarına göre görev ifa edecekleri,  "Mahkemelerin Kumlusu" kenar başlıklı 142'nci maddesinde mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri,  işleyişi ve yargılama usullerinin kanunla düzenleneceği, ayrıca 98'inci maddesinin ikinci fıkrasında  Türkiye Büyük Millet Meclisinin bilgi edinme ve denetim yollarından biri olan sorunun Bakanlar Kurulu  adına sözlü veya yazılı olarak cevaplandırılmak üzere Başbakan veya bakanlardan bilgi istemekten ibaret  olduğu, aynı maddenin son fıkrasında da soru ile ilgili önergelerin verilme şekli, içeriği ve kapsamı ile  cevaplandırılma, görüşme ve araştırma yöntemlerinin Meclis İç Tüzüğü ile düzenleneceğinin  öngörüldüğü; Türkiye Büyük Millet Meclisi İç Tüzüğü'nün "Soru" kenar başlıklı 96'ncı maddesinde  sorunun kısa, gerekçesiz ve kişisel görüş ileri sürülmeksizin; kişilik ve özel yaşama ilişkin konular  içermeyen bir önerge ile Hükümet adına sözlü veya yazılı olarak cevaplandırılmak üzere Başbakan veya  bir bakandan açık belli konular hakkında bilgi istemekten ibaret olduğunun belirtildiği malumlarıdır.  Anayasa'nın ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İç Tüzüğü'nün yukarıda belirtilen hükümleri  birlikte değerlendirildiğinde soru önergesine konu edilen diğer hususlara cevap verilmesine yasal  imkân görülememiştir.  Gaziantep Milletvekilimiz Hasan Özdemir Bey'in sorularım cevaplamak istiyorum:  Gaziantep ilinin yaşam kalitesi ve markalaşma becerisini artırmaya yönelik olarak çeşitli politika  ve araçlar uygulanmaktadır. Bunlar sırasıyla, kalkınma ajansları: Bölgelerimizin ekonomik ve sosyal  gelişmesinin hızlandırılmasına ve rekabet gücünün artırılmasına, bölgelerin iş ve yatırım imkânlarının  ilgili kuruluşlarla iş birliği hâlinde ulusal ve uluslararası düzeyde tanıtımının yapılmasına, kurumsal  kapasitelerinin ve insan kaynaklarının geliştirilmesine; yönetim, üretim, tanıtım, pazarlama, teknoloji,  finansman, örgütlenme ve iş gücü eğitimi gibi konularda küçük ve orta ölçekli işletmeler ile yeni  girişimcilerin desteklenmesine önemli katkılar sağlayacaktır.  Gaziantep, Adıyaman ve Kilis illerinde faaliyet gösterecek kalkınma ajansı 22/11/2008 tarih ve  2008/14306 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 10/11/2008 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı'yla  kurulmuşmr. Ajansa 2009 yılı içerisinde ise kuruluş çalışmalarının tamamlanması için yaklaşık 15  milyon TL kaynak aktarılması planlanmıştır.  KÖYDEŞ ve BELDES projeleri: Susuz veya suyu yetersiz köy ve bağlılarını sağlıklı ve yeterli  içme suyuna kavuşturmak ve köy yollarının kalite ve standartlarını yükseltmek amacıyla 2005 yılında  İstanbul ve Kocaeli illeri hariç olmak üzere 79 ilde Köy Altyapısının Desteklenmesi Projesi  (KÖYDEŞ) başlatılmıştır.  Proje kapsamında, 2005-2008 döneminde Gaziantep iline cari fiyatlarla yaklaşık 35 milyon TL  aktarılmıştır. Yapılan projelerle, ilde, 2008 yılı sonu itibarıyla köylerin yüzde 98,8'inin suyu yeterli  seviyeye ulaştırılmıştır.  Ayrıca, ilde, asfalt beton köy yollarının oranı yüzde 87,2'ye ulaşarak ülkemizde asfalt beton yol  oranı en yüksek il Gaziantep ili olmuştur.  - 2 3 5 - TBMM B:85 13 . 4 . 2010 0 : 3  - 2 3 6 - GAP Eylem Planı: GAP Bölge Kalkınma İdaresi ve DPT Müsteşarlığı koordinasyonunda, ilgili  kamu kurum ve kuruluşlarıyla, il ve bölgeden gelen talep ve önerilerle Rekabet Gündemi Çalışma- sı'nda ortaya çıkan öncelikler de dikkate alınarak, Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ne yönelik olarak  GAP Eylem Planı hazırlanmıştır.  Eylem Planı kapsamında ekonomik kalkınmanın gerçekleştirilmesi, sosyal gelişmenin  sağlanması, altyapının geliştirilmesi ve kurumsal kapasitenin geliştirilmesi olmak üzere dört stratejik  gelişme ekseni bulunmaktadır.  Eksenler altında ana başlıklar ve iller itibarıyla eylemler yer almaktadır.  Sınai mülkiyet hakları: Sınai mülkiyet hakları alanında farkındalık yaratmak, bilinç düzeyini  artırmak üzere Türk Patent Enstitüsü tarafından 6 Nisan 2004 tarihinde Gaziantep Sanayi Odasında  hizmet vermek üzere Türk Patent Enstitüsü Bilgi ve Doküman Birimi kurulmuştur. Söz konusu  Birimde görev yapan personel Gaziantep Sanayi Odasının personeli olup, personele sınai mülkiyet  haklarıyla ilgili eğitimler Türk Patent Enstitüsü tarafından verilmekte ve bu birimlere ücretsiz belgeler  sağlanmaktadır.  Türk ürünlerinin yurt dışında markalaşması ve Türk malı imajının yerleştirilmesi ve  Turquality'nin desteklenmesi.  KOBİ destekleri: KOBİ'lerin markalaşması için büyük önem arz eden kaliteli mal  üretebilmelerinin sağlanmasına yönelik de destekler verilmektedir. Türk Patent Enstitüsü verilerine  göre, Gaziantep ilinde 2005 yılında 963,2006 yılında 957 ve 2007 yılında 898 marka tescil edilmiştir.  2007 yılında marka tescili almış iller sıralamasında Gaziantep 7'nci sırada yer almaktadır.  BAŞKAN - Sayın Bakanım, beş on saniyenizi rica edeyim. Çok teferruatlı hazırlanmış cevaplar,  doğrudur, teşekkür ediyoruz size ama yaklaşık, şu ana kadar bir saate çok az bir zamanımız kaldı. Şu  anda önünüzde on iki tane falan soru var. Eğer bu şekilde gidersek arkadaşlarımızın da soruları  hesaplanırsa yani yaklaşık bir kırk beş dakikayı falan aşacağız. Onun için, ben bir sorunuzu daha  alayım, ondan sonra arkadaşlarıma, tekrar ek bir açıklama yapacaklarsa söz vereyim, öbürlerini de  sonra cevaplandırın. Bir soru daha cevaplandınrsanız...  Buyurun.  DEVLET BAKANI FARUK NAFİZ ÖZAK (Devamla) - Bu daha bitmedi, bunu bitireyim  hemen.  Eğitim yatırımları: 2009 yılı Yatırım Programı'nda, yapımı devam etmekte olan ve yeni alınan  projelerle toplam 342 derslik ve bin öğrencilik pansiyon inşa edilecektir. Ayrıca, bu projelerin yanı  sıra ilköğretim ve okul öncesi eğitim kurumu yapımı amacıyla genel bütçeden il özel idaresi bütçesine  her yıl mali kaynak aktarılmakta, il özel idaresi gelirinin bir kısmı eğitim kurumu yapımında  kullanılmakta ve Eğitime Yüzde Yüz Destek Kampanyası kapsamında, hayırseverler tarafından  eğitim kurumu yapılmaktadır. Nitelikli iş gücünün katılımıyla Doğu ve Güneydoğu Anadolu  bölgelerinde küçük ve orta ölçekli işletmelerin gelişimini ve rekabet edebilirliğini teşvik amacıyla  Millî Eğitim Bakanlığı tarafından Gaziantep ilinin de pilot iller arasında yer aldığı sekiz ilde İnsan  Kaynaklarının Mesleki Eğitim Yoluyla Geliştirilmesi Projesi (İKMEP) uygulamaya konulmuştur.  Sağlık yatırımları: Gaziantep ili, 10 bin kişiye düşen 24,7 hastane yatağıyla sağlık altyapısı  olarak 28,5 olan Türkiye ortalamasına yakın bir durumdadır. 400 yataklı Gaziantep Şehitkamil Devlet  Hastanesi ve 200 yataklı Çocuk Hastanesi 2008 yılında hizmete açılmıştır. Ayrıca, ilde 97 adet sağlık  ocağı hizmet vermektedir. Gaziantep Üniversitesinin 400 yataklı Üniversite Araştırma ve Uygulama
Sayfa 65 -
TBMM B:85 13 . 4 . 2010 0 : 3  - 2 3 6 - GAP Eylem Planı: GAP Bölge Kalkınma İdaresi ve DPT Müsteşarlığı koordinasyonunda, ilgili  kamu kurum ve kuruluşlarıyla, il ve bölgeden gelen talep ve önerilerle Rekabet Gündemi Çalışma- sı'nda ortaya çıkan öncelikler de dikkate alınarak, Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ne yönelik olarak  GAP Eylem Planı hazırlanmıştır.  Eylem Planı kapsamında ekonomik kalkınmanın gerçekleştirilmesi, sosyal gelişmenin  sağlanması, altyapının geliştirilmesi ve kurumsal kapasitenin geliştirilmesi olmak üzere dört stratejik  gelişme ekseni bulunmaktadır.  Eksenler altında ana başlıklar ve iller itibarıyla eylemler yer almaktadır.  Sınai mülkiyet hakları: Sınai mülkiyet hakları alanında farkındalık yaratmak, bilinç düzeyini  artırmak üzere Türk Patent Enstitüsü tarafından 6 Nisan 2004 tarihinde Gaziantep Sanayi Odasında  hizmet vermek üzere Türk Patent Enstitüsü Bilgi ve Doküman Birimi kurulmuştur. Söz konusu  Birimde görev yapan personel Gaziantep Sanayi Odasının personeli olup, personele sınai mülkiyet  haklarıyla ilgili eğitimler Türk Patent Enstitüsü tarafından verilmekte ve bu birimlere ücretsiz belgeler  sağlanmaktadır.  Türk ürünlerinin yurt dışında markalaşması ve Türk malı imajının yerleştirilmesi ve  Turquality'nin desteklenmesi.  KOBİ destekleri: KOBİ'lerin markalaşması için büyük önem arz eden kaliteli mal  üretebilmelerinin sağlanmasına yönelik de destekler verilmektedir. Türk Patent Enstitüsü verilerine  göre, Gaziantep ilinde 2005 yılında 963,2006 yılında 957 ve 2007 yılında 898 marka tescil edilmiştir.  2007 yılında marka tescili almış iller sıralamasında Gaziantep 7'nci sırada yer almaktadır.  BAŞKAN - Sayın Bakanım, beş on saniyenizi rica edeyim. Çok teferruatlı hazırlanmış cevaplar,  doğrudur, teşekkür ediyoruz size ama yaklaşık, şu ana kadar bir saate çok az bir zamanımız kaldı. Şu  anda önünüzde on iki tane falan soru var. Eğer bu şekilde gidersek arkadaşlarımızın da soruları  hesaplanırsa yani yaklaşık bir kırk beş dakikayı falan aşacağız. Onun için, ben bir sorunuzu daha  alayım, ondan sonra arkadaşlarıma, tekrar ek bir açıklama yapacaklarsa söz vereyim, öbürlerini de  sonra cevaplandırın. Bir soru daha cevaplandınrsanız...  Buyurun.  DEVLET BAKANI FARUK NAFİZ ÖZAK (Devamla) - Bu daha bitmedi, bunu bitireyim  hemen.  Eğitim yatırımları: 2009 yılı Yatırım Programı'nda, yapımı devam etmekte olan ve yeni alınan  projelerle toplam 342 derslik ve bin öğrencilik pansiyon inşa edilecektir. Ayrıca, bu projelerin yanı  sıra ilköğretim ve okul öncesi eğitim kurumu yapımı amacıyla genel bütçeden il özel idaresi bütçesine  her yıl mali kaynak aktarılmakta, il özel idaresi gelirinin bir kısmı eğitim kurumu yapımında  kullanılmakta ve Eğitime Yüzde Yüz Destek Kampanyası kapsamında, hayırseverler tarafından  eğitim kurumu yapılmaktadır. Nitelikli iş gücünün katılımıyla Doğu ve Güneydoğu Anadolu  bölgelerinde küçük ve orta ölçekli işletmelerin gelişimini ve rekabet edebilirliğini teşvik amacıyla  Millî Eğitim Bakanlığı tarafından Gaziantep ilinin de pilot iller arasında yer aldığı sekiz ilde İnsan  Kaynaklarının Mesleki Eğitim Yoluyla Geliştirilmesi Projesi (İKMEP) uygulamaya konulmuştur.  Sağlık yatırımları: Gaziantep ili, 10 bin kişiye düşen 24,7 hastane yatağıyla sağlık altyapısı  olarak 28,5 olan Türkiye ortalamasına yakın bir durumdadır. 400 yataklı Gaziantep Şehitkamil Devlet  Hastanesi ve 200 yataklı Çocuk Hastanesi 2008 yılında hizmete açılmıştır. Ayrıca, ilde 97 adet sağlık  ocağı hizmet vermektedir. Gaziantep Üniversitesinin 400 yataklı Üniversite Araştırma ve Uygulama  TBMM B:85 13 . 4 . 2 0 1 0 0 : 3  - 2 3 7 - Hastanesi inşaatı 2007 yılında tamamlanmıştır. Hâlen, Nizip Devlet Hastanesinin 100 yataklı ek bina  inşaatı devam etmektedir.  Sayın Başkanım, bir tane daha okuyayım müsaadenizle.  BAŞKAN - Bir soruyu daha cevaplandırın, ondan sonra arkadaşlarımızın ek açıklamalarını  alalım, sonra tekrar eğer siz isterseniz onlara bir cevap verebilirsiniz.  Buyurun efendim.  DEVLET BAKANI FARUK NAFİZ ÖZAK (Devamla) - Karaman Milletvekilimiz Sayın Hasan  Çalış Bey'in sorusunu cevaplıyorum:  TİSK tarafından yapılan bu açıklamaya tabii ki önem veriyoruz. Biz de Hükümet olarak  önümüzdeki bu zor dönemin piyasalarda güven oluşturarak, tasarruf yaparak, müsriflikten kaçınarak  kamu kurumlan arasında ve kamu kurumlarıyla özel sektör temsilcileri arasında gerekli iş birliğinin  sağlanarak aşılacağına inanıyoruz. Bu amaçla, Hükümet olarak gerekli tedbirlerin alınabilmesi için  Ekonomik Koordinasyon Kurulu bünyesinde özel sektör temsilcileriyle çeşitli toplantılar yaparak  krizle mücadelede özel sektörle iş birliği içerisindeyiz.  Yılın üçüncü çeyreğinde TÜİK verilerine göre eğlence ve kültür için yapılan harcamalar bir  önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 7 oranında azalmıştır. Kamu kesiminde de tasarruf tedbirleri  alınmaktadır. 1 Temmuz 2008 tarih ve ilgili sayılı Başbakanlık Genelgesiyle kamu kurum ve  kuruluşlarının plaket, şilt ve hediye verilmesi uygulamalarına son verilmesini öngören 4/6/2005  tarihli ve 2005/16 sayılı Genelge hükümlerine uygun hareket etmelerini istemiştir. Ayrıca 2009 yılı  programında kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanılmasına yönelik tedbirlerin alınacağı  makroekonomik politika önceliği olarak hükme bağlanmıştır. Bu çerçevede, kamu harcamalarının  etkinliği, verimliği ve alternatif maliyetlerinin gözetilmesi ve verimsiz niteliğe sahip harcamalann  tespit edilebilmesi için kamu harcama yönetimi reformu çalışmalanna hız verileceği ve kamu harcama  sisteminde etkinlik, şeffaflık ve hesap verebilirliğin artırılmasını sağlamak amacıyla kamuda taşıt  kullanım ve harcırah sisteminin yeniden düzenleneceği konusunda 2009 yılı Programı'nda tedbirler  yer almıştır. İncelemek isteyen sayın milletvekili için genelge hâlihazırda bulunmaktadır.  Sayın Başkanım, konuyu arz ediyorum. Sizi ve milletvekillerini saygıyla selamlıyorum. (AK  PARTİ sıralanndan alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Bakanım.  Saygıdeğer milletvekili arkadaşlarım, okuyup da cevaplandırılmamış olan sorular, soru  önergeleri gündemde kalmaya devam edecektir, onu bilgilerinize sunayım.  Şimdi arkadaşlanmızın kısa açıklamalanm alalım.  Sayın Genç, buyurun efendim.  KAMER GENÇ (Tunceli) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.  Benim yalnız (6/1125) sayılı Ergenekon soruşturmasıyla ilgili sorum, çok yarım yamalak olayla  ilgisi olmayacak şekilde cevaplandınlmak istendi.  Ben sorumda diyorum ki: "2003 yılında Tuncay Güney Başbakanlığa birtakım bilgiler vermiş.  Bu bilgiler 2007 yılına kadar saklanmış. 2007 yılına kadar neden bu bilgiler saklandı da ondan sonra,  2007'den sonra Ergenekon soruşturması açıldı?" Ben bunu diyorum, Sayın Bakan burada diyor ki:  "Anayasa'nın 138'inci maddesine göre soruya cevap veremeyiz." Yahu biraz bir şeyler öğrenin,  gelin, Anayasa'nın 138'inci maddesi nedir bir öğrenin arkadaş. Böyle bir şey olmaz!
Sayfa 66 -
TBMM B:85 13 . 4 . 2 0 1 0 0 : 3  - 2 3 7 - Hastanesi inşaatı 2007 yılında tamamlanmıştır. Hâlen, Nizip Devlet Hastanesinin 100 yataklı ek bina  inşaatı devam etmektedir.  Sayın Başkanım, bir tane daha okuyayım müsaadenizle.  BAŞKAN - Bir soruyu daha cevaplandırın, ondan sonra arkadaşlarımızın ek açıklamalarını  alalım, sonra tekrar eğer siz isterseniz onlara bir cevap verebilirsiniz.  Buyurun efendim.  DEVLET BAKANI FARUK NAFİZ ÖZAK (Devamla) - Karaman Milletvekilimiz Sayın Hasan  Çalış Bey'in sorusunu cevaplıyorum:  TİSK tarafından yapılan bu açıklamaya tabii ki önem veriyoruz. Biz de Hükümet olarak  önümüzdeki bu zor dönemin piyasalarda güven oluşturarak, tasarruf yaparak, müsriflikten kaçınarak  kamu kurumlan arasında ve kamu kurumlarıyla özel sektör temsilcileri arasında gerekli iş birliğinin  sağlanarak aşılacağına inanıyoruz. Bu amaçla, Hükümet olarak gerekli tedbirlerin alınabilmesi için  Ekonomik Koordinasyon Kurulu bünyesinde özel sektör temsilcileriyle çeşitli toplantılar yaparak  krizle mücadelede özel sektörle iş birliği içerisindeyiz.  Yılın üçüncü çeyreğinde TÜİK verilerine göre eğlence ve kültür için yapılan harcamalar bir  önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 7 oranında azalmıştır. Kamu kesiminde de tasarruf tedbirleri  alınmaktadır. 1 Temmuz 2008 tarih ve ilgili sayılı Başbakanlık Genelgesiyle kamu kurum ve  kuruluşlarının plaket, şilt ve hediye verilmesi uygulamalarına son verilmesini öngören 4/6/2005  tarihli ve 2005/16 sayılı Genelge hükümlerine uygun hareket etmelerini istemiştir. Ayrıca 2009 yılı  programında kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanılmasına yönelik tedbirlerin alınacağı  makroekonomik politika önceliği olarak hükme bağlanmıştır. Bu çerçevede, kamu harcamalarının  etkinliği, verimliği ve alternatif maliyetlerinin gözetilmesi ve verimsiz niteliğe sahip harcamalann  tespit edilebilmesi için kamu harcama yönetimi reformu çalışmalanna hız verileceği ve kamu harcama  sisteminde etkinlik, şeffaflık ve hesap verebilirliğin artırılmasını sağlamak amacıyla kamuda taşıt  kullanım ve harcırah sisteminin yeniden düzenleneceği konusunda 2009 yılı Programı'nda tedbirler  yer almıştır. İncelemek isteyen sayın milletvekili için genelge hâlihazırda bulunmaktadır.  Sayın Başkanım, konuyu arz ediyorum. Sizi ve milletvekillerini saygıyla selamlıyorum. (AK  PARTİ sıralanndan alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Bakanım.  Saygıdeğer milletvekili arkadaşlarım, okuyup da cevaplandırılmamış olan sorular, soru  önergeleri gündemde kalmaya devam edecektir, onu bilgilerinize sunayım.  Şimdi arkadaşlanmızın kısa açıklamalanm alalım.  Sayın Genç, buyurun efendim.  KAMER GENÇ (Tunceli) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.  Benim yalnız (6/1125) sayılı Ergenekon soruşturmasıyla ilgili sorum, çok yarım yamalak olayla  ilgisi olmayacak şekilde cevaplandınlmak istendi.  Ben sorumda diyorum ki: "2003 yılında Tuncay Güney Başbakanlığa birtakım bilgiler vermiş.  Bu bilgiler 2007 yılına kadar saklanmış. 2007 yılına kadar neden bu bilgiler saklandı da ondan sonra,  2007'den sonra Ergenekon soruşturması açıldı?" Ben bunu diyorum, Sayın Bakan burada diyor ki:  "Anayasa'nın 138'inci maddesine göre soruya cevap veremeyiz." Yahu biraz bir şeyler öğrenin,  gelin, Anayasa'nın 138'inci maddesi nedir bir öğrenin arkadaş. Böyle bir şey olmaz!  T B M M B: 85 1 3 . 4 . 2 0 1 0 O: 3  Mesela, Kiler'le ilgili bir soru soruyorum, diyorum ki: "Bu 261 metre yüksekliğindeki binayla  ilgili imar tadilatı var mı, ruhsat var mıdır?" Kasten cevap vermiyor. Bakın, burası önce yeşil alandır,  sonra cami alanı yapılıyor, sonra beş katlı inşaata ruhsat veriliyor, sonra seksen altı kat oluyor. Sayın  Başkan, İstanbul'un en yüksek binası... Burada Tayyip Erdoğan'ın ve İstanbul Belediye Başkanının  bir ortaklığı var mıdır, yok mudur; ruhsatı var mıdır, yok mudur?" Bunları... Niye kaçıyorsunuz  Sayın Bakan? Burada, memlekette, kimin bilgisini kimden saklıyorsunuz? Burada çok suistimallerle  ilgili ciddi sorular soruyoruz, niye kaçınıyorsunuz? Divan Katibi gır gır gır okuyup geçiyor. Niye?  Ne sorulduğunu vatandaş televizyonda anlamasın, hangi suistimallerin üzerine gittiğini anlamasın  diye gır gır gır okuyup gidiyor. Böyle bir şey var mı? Ya bir iktidar olacaksınız, iktidar olarak  yaptığınız işlerin sorumluluğunu üzerine alacaksınız veyahut da iktidardan istifa edip gideceksiniz.  Hem iktidar olacaksınız hem bir sürü suistimaller yapacaksınız hem de bunun sorumluluğuna  katlanmayacaksınız, kaçamak cevap vereceksiniz. Böyle bir şey olmaz Sayın Başkanım.  BAŞKAN - Sayın Genç, teşekkür ederim.  KAMER GENÇ (Tunceli) - Sayın Başkan, öteki sorularım hiç cevaplandırılmamıştır.  BAŞKAN - Şöyle diyorum Sayın Genç, müsaade ederseniz... O sorularla ilgili olarak süre  dolduğu için ben Sayın Bakanı ikaz ettim, o sorulara cevap verme imkânı olmadı Sayın Bakanın.  Gündemde kalma hususu devam edecektir. Onu sizin bilginize sunayım.  KAMER GENÇ (Tunceli) - Evet. Yani geçmişte de böyle cevaplandırılmadan bazı sorularım  düştü de Sayın Başkan, onun için dikkat çekiyorum.  BAŞKAN - Yok düşmedi... Yok düşmedi Sayın Genç.  Teşekkür ediyorum.  KAMER GENÇ (Tunceli) - Neyse, bana verilen o Ergenekon soruşturmasıyla ilgili cevap yeterli  değildir ama ne yapalım, biz bu Hükümete alıştık, hep böyle kaçamak cevap veriyorlar; böyle cevap  vermesinler.  Teşekkür ederim.  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Genç.  Sayın Özdemir...  HASAN ÖZDEMİR (Gaziantep) - Sayın Başkan, öncelikle, Sayın Bakanın verdiği bilgilerden  dolayı kendilerine teşekkür ediyorum.  Ancak şunun bilinmesinde yarar görüyorum: Gaziantep, son zamanlarda son derece büyük göç  alıyor ve 2008-2009 yıllan arasına baktığımız zaman 43 ve 45 bine yakın nüfusta bir artış var. Bu  arada, Türkiye'nin şu anda l'inci sırada göç alan illerinden birisi. Kamu, bunu mevcut imkânlarla  karşılayamıyor. Hükümetin, el birliğiyle, Gaziantep'teki bu göçle gelen insanlarımızın gerçekten  orada iyi yaşayabilmeleri için yeni yeni projeler üretmelerinde yarar görüyorum. Çünkü, Gaziantep  şu anda eğitimde çok alt sıralarda görülüyor ve Gaziantep büyük bir şehir olmasına rağmen yaşam  kalitesi de 57'nci sıralarda gözüküyor ve bunu da Gaziantep hak etmiyor.  Dediğim gibi, Gaziantep üzerinde gerçekten Hükümetin çok ısrarla durmasında yarar görüyorum  ve Gaziantep'te şu anda yıllık nüfus artışı 6,7 ve yedi buçuk yıllık AKP iktidarlan döneminde yüzde  28 Gaziantep'in içerisi göç alıyor. Biz, bu gelen insanlarla şeref duyuyoruz, Gaziantep'e gelsinler ama  Gaziantep'te işsizlik patlamış durumda ve aynı zamanda Gaziantep'e bu gelen insanlar tekrar  memleketlerine gitmek istemiyorlar. Onun için, Gaziantep'le ilgili ayrı, yeni yeni projeler gerekiyor  - 2 3 8 -
Sayfa 67 -
T B M M B: 85 1 3 . 4 . 2 0 1 0 O: 3  Mesela, Kiler'le ilgili bir soru soruyorum, diyorum ki: "Bu 261 metre yüksekliğindeki binayla  ilgili imar tadilatı var mı, ruhsat var mıdır?" Kasten cevap vermiyor. Bakın, burası önce yeşil alandır,  sonra cami alanı yapılıyor, sonra beş katlı inşaata ruhsat veriliyor, sonra seksen altı kat oluyor. Sayın  Başkan, İstanbul'un en yüksek binası... Burada Tayyip Erdoğan'ın ve İstanbul Belediye Başkanının  bir ortaklığı var mıdır, yok mudur; ruhsatı var mıdır, yok mudur?" Bunları... Niye kaçıyorsunuz  Sayın Bakan? Burada, memlekette, kimin bilgisini kimden saklıyorsunuz? Burada çok suistimallerle  ilgili ciddi sorular soruyoruz, niye kaçınıyorsunuz? Divan Katibi gır gır gır okuyup geçiyor. Niye?  Ne sorulduğunu vatandaş televizyonda anlamasın, hangi suistimallerin üzerine gittiğini anlamasın  diye gır gır gır okuyup gidiyor. Böyle bir şey var mı? Ya bir iktidar olacaksınız, iktidar olarak  yaptığınız işlerin sorumluluğunu üzerine alacaksınız veyahut da iktidardan istifa edip gideceksiniz.  Hem iktidar olacaksınız hem bir sürü suistimaller yapacaksınız hem de bunun sorumluluğuna  katlanmayacaksınız, kaçamak cevap vereceksiniz. Böyle bir şey olmaz Sayın Başkanım.  BAŞKAN - Sayın Genç, teşekkür ederim.  KAMER GENÇ (Tunceli) - Sayın Başkan, öteki sorularım hiç cevaplandırılmamıştır.  BAŞKAN - Şöyle diyorum Sayın Genç, müsaade ederseniz... O sorularla ilgili olarak süre  dolduğu için ben Sayın Bakanı ikaz ettim, o sorulara cevap verme imkânı olmadı Sayın Bakanın.  Gündemde kalma hususu devam edecektir. Onu sizin bilginize sunayım.  KAMER GENÇ (Tunceli) - Evet. Yani geçmişte de böyle cevaplandırılmadan bazı sorularım  düştü de Sayın Başkan, onun için dikkat çekiyorum.  BAŞKAN - Yok düşmedi... Yok düşmedi Sayın Genç.  Teşekkür ediyorum.  KAMER GENÇ (Tunceli) - Neyse, bana verilen o Ergenekon soruşturmasıyla ilgili cevap yeterli  değildir ama ne yapalım, biz bu Hükümete alıştık, hep böyle kaçamak cevap veriyorlar; böyle cevap  vermesinler.  Teşekkür ederim.  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Genç.  Sayın Özdemir...  HASAN ÖZDEMİR (Gaziantep) - Sayın Başkan, öncelikle, Sayın Bakanın verdiği bilgilerden  dolayı kendilerine teşekkür ediyorum.  Ancak şunun bilinmesinde yarar görüyorum: Gaziantep, son zamanlarda son derece büyük göç  alıyor ve 2008-2009 yıllan arasına baktığımız zaman 43 ve 45 bine yakın nüfusta bir artış var. Bu  arada, Türkiye'nin şu anda l'inci sırada göç alan illerinden birisi. Kamu, bunu mevcut imkânlarla  karşılayamıyor. Hükümetin, el birliğiyle, Gaziantep'teki bu göçle gelen insanlarımızın gerçekten  orada iyi yaşayabilmeleri için yeni yeni projeler üretmelerinde yarar görüyorum. Çünkü, Gaziantep  şu anda eğitimde çok alt sıralarda görülüyor ve Gaziantep büyük bir şehir olmasına rağmen yaşam  kalitesi de 57'nci sıralarda gözüküyor ve bunu da Gaziantep hak etmiyor.  Dediğim gibi, Gaziantep üzerinde gerçekten Hükümetin çok ısrarla durmasında yarar görüyorum  ve Gaziantep'te şu anda yıllık nüfus artışı 6,7 ve yedi buçuk yıllık AKP iktidarlan döneminde yüzde  28 Gaziantep'in içerisi göç alıyor. Biz, bu gelen insanlarla şeref duyuyoruz, Gaziantep'e gelsinler ama  Gaziantep'te işsizlik patlamış durumda ve aynı zamanda Gaziantep'e bu gelen insanlar tekrar  memleketlerine gitmek istemiyorlar. Onun için, Gaziantep'le ilgili ayrı, yeni yeni projeler gerekiyor  - 2 3 8 - TBMM B:85 13 . 4 . 2010 0 : 3  - 2 3 9 - yoksa Güneydoğu'da büyüyen bu kentte bir anda bir sosyal patlama olabilir ve bu patlamayı da bir  anda önleyemeyiz.  Ben bunları da kısaca arz edeyim dedim.  Teşekkür ediyorum efendim.  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Özdemir.  Sayın Doğru...  REŞAT DOĞRU (Tokat) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.  Yükseköğrenim öğrencilerinin en önemli sorunlarının başında, barınma ihtiyacı, yani yurt,  ikincisi de burs ve kredi gelmektedir. Barınma ihtiyacı konusunda okulların açılması aşamasında,  açıldığı günleri hatırlarsanız o günlerde bütün milletvekillerinin hepsine öğrenciler, acaba yurt  bulabilir miyiz veya torpil yapabilir misiniz veya yerleştirme konusunda ne yaparsınız şeklinde  geliyorlar. Ondan dolayı, acilen, Türkiye genelinde yurt ihtiyacını karşılayacak ciddi manada önlem  almak mecburiyetindeyiz. Tokat da bunların başında gelmektedir. Tokat'ımızın, merkez olmak üzere,  Tokat, Erbaa, Niksar, Zile, Turhal ilçelerinde yüksekokullar vardır ve buralarda çok ciddi manada yurt  ihtiyacı vardır. Bu manada da ilçelerimize acilen yurt yapılması gerekmektedir. Bu konuda Sayın  Bakandan destek bekliyoruz.  Ayrıca tabii, kredi konusunda da yetersizlik vardır. Öğrencilerimiz hem almış olduklan kredilerin  yetersizliğinden şikâyet etmekte hem de alınan kredilerin faizlerinden dolayı ödememe zorluklarıyla  karşı karşıyadırlar. Şu anda iş bulma güçlüğü var yani öğrenciler okullarını bitiriyorlar ama iş  bulamıyorlar. Dolayısıyla iki sene içerisinde de yeniden borçları ödemeleri gerekiyor. Bu mealde,  ödememe durumuyla karşı karşıyalar ve faizler de artıyor. Bununla ilgili de Sayın Bakanım mutlaka  bir iyileştirme yapmak lazım. Faizlerin silinmesi veyahut da borçların ödenmesi konusunda ileriki  tarihlere mi atacaksınız veyahut da başka şeyler mi yapacaksınız? Bununla ilgili de bir çalışma  yapmanızı bekliyoruz.  Ben teşekkürlerimi sunuyorum. r  Arz ederim.  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Doğru.  Sayın İnan...  MÜMİN İNAN (Niğde) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.  Bugün ülkemizde çok ciddi bir ekonomik krizin yaşandığı ve buna bağlı olarak da işini kaybeden  ya da yeni iş arayanların iş bulamadığı çok ciddi bir kaos ortamı bulunmaktadır. Bütün sosyal kesimler  çok ciddi sıkıntı yaşamaktadır; iflas eden esnaflar, ürettiğini satamayan üreticiler, işini kaybeden  insanlar açlık sınırının ve yoksulluk sınırının altında yaşamaya çalışmaktadırlar. Bunların  ölçümlemeleri hangi kıstaslarda olursa olsun AKP iktidarları döneminde Türkiye'de açlık ve  yoksulluk sınırı altında yaşayan insanların sayısının çok ciddi bir biçimde arttığı kabul edilir bir  gerçektir. Dolayısıyla, bunların en kısa süre içerisinde önlenmesi... Hükümetin bugüne kadar almış  olduğu tedbirlerin çok yeterli olmadığı ve acilen çok ciddi tedbirlerin yeniden hayata geçirilmesi  noktasında çalışmaların gerçekleşmesi de kaçınılmaz bir vakıadır.  Sayın Başbakanın zaman zaman yapmış olduğu konuşmalarda işverenlerden "Yanınıza birer  kişi alsanız 1,5 milyon insan iş sahibi olabilir." gibi fikirlerle bugün TOBB'un açıklamış olduğu,  açıklamak üzere yarın Ankara'da bir araya gelecekleri toplantıda da... Zaman zaman ferdî olarak
Sayfa 68 -
TBMM B:85 13 . 4 . 2010 0 : 3  - 2 3 9 - yoksa Güneydoğu'da büyüyen bu kentte bir anda bir sosyal patlama olabilir ve bu patlamayı da bir  anda önleyemeyiz.  Ben bunları da kısaca arz edeyim dedim.  Teşekkür ediyorum efendim.  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Özdemir.  Sayın Doğru...  REŞAT DOĞRU (Tokat) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.  Yükseköğrenim öğrencilerinin en önemli sorunlarının başında, barınma ihtiyacı, yani yurt,  ikincisi de burs ve kredi gelmektedir. Barınma ihtiyacı konusunda okulların açılması aşamasında,  açıldığı günleri hatırlarsanız o günlerde bütün milletvekillerinin hepsine öğrenciler, acaba yurt  bulabilir miyiz veya torpil yapabilir misiniz veya yerleştirme konusunda ne yaparsınız şeklinde  geliyorlar. Ondan dolayı, acilen, Türkiye genelinde yurt ihtiyacını karşılayacak ciddi manada önlem  almak mecburiyetindeyiz. Tokat da bunların başında gelmektedir. Tokat'ımızın, merkez olmak üzere,  Tokat, Erbaa, Niksar, Zile, Turhal ilçelerinde yüksekokullar vardır ve buralarda çok ciddi manada yurt  ihtiyacı vardır. Bu manada da ilçelerimize acilen yurt yapılması gerekmektedir. Bu konuda Sayın  Bakandan destek bekliyoruz.  Ayrıca tabii, kredi konusunda da yetersizlik vardır. Öğrencilerimiz hem almış olduklan kredilerin  yetersizliğinden şikâyet etmekte hem de alınan kredilerin faizlerinden dolayı ödememe zorluklarıyla  karşı karşıyadırlar. Şu anda iş bulma güçlüğü var yani öğrenciler okullarını bitiriyorlar ama iş  bulamıyorlar. Dolayısıyla iki sene içerisinde de yeniden borçları ödemeleri gerekiyor. Bu mealde,  ödememe durumuyla karşı karşıyalar ve faizler de artıyor. Bununla ilgili de Sayın Bakanım mutlaka  bir iyileştirme yapmak lazım. Faizlerin silinmesi veyahut da borçların ödenmesi konusunda ileriki  tarihlere mi atacaksınız veyahut da başka şeyler mi yapacaksınız? Bununla ilgili de bir çalışma  yapmanızı bekliyoruz.  Ben teşekkürlerimi sunuyorum. r  Arz ederim.  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Doğru.  Sayın İnan...  MÜMİN İNAN (Niğde) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.  Bugün ülkemizde çok ciddi bir ekonomik krizin yaşandığı ve buna bağlı olarak da işini kaybeden  ya da yeni iş arayanların iş bulamadığı çok ciddi bir kaos ortamı bulunmaktadır. Bütün sosyal kesimler  çok ciddi sıkıntı yaşamaktadır; iflas eden esnaflar, ürettiğini satamayan üreticiler, işini kaybeden  insanlar açlık sınırının ve yoksulluk sınırının altında yaşamaya çalışmaktadırlar. Bunların  ölçümlemeleri hangi kıstaslarda olursa olsun AKP iktidarları döneminde Türkiye'de açlık ve  yoksulluk sınırı altında yaşayan insanların sayısının çok ciddi bir biçimde arttığı kabul edilir bir  gerçektir. Dolayısıyla, bunların en kısa süre içerisinde önlenmesi... Hükümetin bugüne kadar almış  olduğu tedbirlerin çok yeterli olmadığı ve acilen çok ciddi tedbirlerin yeniden hayata geçirilmesi  noktasında çalışmaların gerçekleşmesi de kaçınılmaz bir vakıadır.  Sayın Başbakanın zaman zaman yapmış olduğu konuşmalarda işverenlerden "Yanınıza birer  kişi alsanız 1,5 milyon insan iş sahibi olabilir." gibi fikirlerle bugün TOBB'un açıklamış olduğu,  açıklamak üzere yarın Ankara'da bir araya gelecekleri toplantıda da... Zaman zaman ferdî olarak  T B M M B : 8 5 1 3 . 4 . 2 0 1 0 O: 3  yapılan açıklamalar da işverenlerin bir tek işçi dahi çalıştırabilecek durumda olmadıklarının apaçık  bir göstergesidir. Dolayısıyla bu tür yüksek seslerin dikkate alınarak, en kısa süre içerisinde  Türkiye'nin ekonomik krizden çıkması noktasında, bir an önce çalışmaların başlatılması konusunda  katkılarımı sunmak istedim.  Teşekkür ediyorum.  BAŞKAN -Teşekkür ediyorum.  Sayın Işık...  ALİM IŞIK (Kütahya) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.  Sayın Bakan, öncelikle, bu Açık Öğretim Fakültesi öğrencilerinin ülkemizde yaşanan ekonomik  krizin de etkisiyle birçoğunun çalıştığı yerdeki işini kaybetmesi ya da ailesinden aldığı desteği alamaz  duruma gelmesi nedeniyle son bir yılda ciddi anlamda kayıt yaptıramayan öğrencilerimizin arttığını,  bundan dolayı, sonunda, acaba, öğrenim kredisi değil, harç kredisi ya da katkı kredisi açısından Açık  Öğretim Fakültesi öğrencileri diğer öğrenciler statüsünde desteklenebilir miydi? Ama sizler yine de  sağ olun, işte, öncelikli olarak desteklenen grubu söylediniz fakat bu öğrencilerimizin dışında birçok  Açık Öğretim Fakültesi öğrencisi bu harç kredisine ihtiyaç duymaktadır. Dönemlik 230-250 TL  arasında değişen bu paraya gerçekten ihtiyaç duyan çok öğrencimiz vardır. Tabii ki Türkiye'nin  ihtiyacı da fazla ama bu öğrencilerimizin eğitim imkânını bu şekilde bir katkıyla sürdürebilmelerinin  sağlanmasında yarar görülmektedir.  Teşekkür ediyorum.  BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Işık.  Sayın Çalış...  HASAN ÇALIŞ (Karaman) - Sayın Başkan, teşekkürler.  Sayın Bakan, sorumuza gösterdiğiniz ilgi için teşekkür ediyorum.  Tabii ki, sizin de izah ettiğiniz gibi, kamuda bir miktar tasarruf yapılmaya çalışılıyor ancak  gerçekten, Hükümetin en üst kesiminden aşağıya doğru kamuoyuna yansıyan görüntüler, kamu  vicdanı biraz daha farklı. Bu israftan gerçekten ciddi şikâyetler var. Sizler de bir kamuoyu yoklaması  yaptırırsanız bunu görürsünüz. Özellikle belediyelerde ve özel idarelerde de ciddi israf var. Bu israfı  azaltacak, insanların özellikle şu ekonomik darboğazda çırpındığı günde israfı en az seviyeye  indirecek tedbirleri almaya devam ederseniz bu, ülkemize yapılmış önemli bir hizmet olur diye  düşünüyorum.  Teşekkür ediyorum.  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Çalış.  Sayın Özkan...  MURAT ÖZKAN (Giresun) - Sağ olun Sayın Başkanım.  Sayın Bakanım, ben de teşekkür ediyorum soruma vermiş olduğunuz cevaptan dolayı.  Ancak benim eklemek istediğim, söylemek istediğim bir şey daha var. Giresun ilinde yaklaşık  bin küsur öğrencimiz yurt bulamadığı için maalesef kayıtlarını dondurmak zorunda kaldı. Giresun'un  acil yurt ihtiyacının çözümlenmesi gerekiyor.  Bunun yanında, bir de, yükseköğrenim kredisi ve burs imkânlarının ülkemizde kifayetsiz olduğu  bilinen bir gerçek. Tabii, burada, özellikle Türkiye'deki yükseköğrenim görmüş insanların  - 2 4 0 -
Sayfa 69 -
T B M M B : 8 5 1 3 . 4 . 2 0 1 0 O: 3  yapılan açıklamalar da işverenlerin bir tek işçi dahi çalıştırabilecek durumda olmadıklarının apaçık  bir göstergesidir. Dolayısıyla bu tür yüksek seslerin dikkate alınarak, en kısa süre içerisinde  Türkiye'nin ekonomik krizden çıkması noktasında, bir an önce çalışmaların başlatılması konusunda  katkılarımı sunmak istedim.  Teşekkür ediyorum.  BAŞKAN -Teşekkür ediyorum.  Sayın Işık...  ALİM IŞIK (Kütahya) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.  Sayın Bakan, öncelikle, bu Açık Öğretim Fakültesi öğrencilerinin ülkemizde yaşanan ekonomik  krizin de etkisiyle birçoğunun çalıştığı yerdeki işini kaybetmesi ya da ailesinden aldığı desteği alamaz  duruma gelmesi nedeniyle son bir yılda ciddi anlamda kayıt yaptıramayan öğrencilerimizin arttığını,  bundan dolayı, sonunda, acaba, öğrenim kredisi değil, harç kredisi ya da katkı kredisi açısından Açık  Öğretim Fakültesi öğrencileri diğer öğrenciler statüsünde desteklenebilir miydi? Ama sizler yine de  sağ olun, işte, öncelikli olarak desteklenen grubu söylediniz fakat bu öğrencilerimizin dışında birçok  Açık Öğretim Fakültesi öğrencisi bu harç kredisine ihtiyaç duymaktadır. Dönemlik 230-250 TL  arasında değişen bu paraya gerçekten ihtiyaç duyan çok öğrencimiz vardır. Tabii ki Türkiye'nin  ihtiyacı da fazla ama bu öğrencilerimizin eğitim imkânını bu şekilde bir katkıyla sürdürebilmelerinin  sağlanmasında yarar görülmektedir.  Teşekkür ediyorum.  BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Işık.  Sayın Çalış...  HASAN ÇALIŞ (Karaman) - Sayın Başkan, teşekkürler.  Sayın Bakan, sorumuza gösterdiğiniz ilgi için teşekkür ediyorum.  Tabii ki, sizin de izah ettiğiniz gibi, kamuda bir miktar tasarruf yapılmaya çalışılıyor ancak  gerçekten, Hükümetin en üst kesiminden aşağıya doğru kamuoyuna yansıyan görüntüler, kamu  vicdanı biraz daha farklı. Bu israftan gerçekten ciddi şikâyetler var. Sizler de bir kamuoyu yoklaması  yaptırırsanız bunu görürsünüz. Özellikle belediyelerde ve özel idarelerde de ciddi israf var. Bu israfı  azaltacak, insanların özellikle şu ekonomik darboğazda çırpındığı günde israfı en az seviyeye  indirecek tedbirleri almaya devam ederseniz bu, ülkemize yapılmış önemli bir hizmet olur diye  düşünüyorum.  Teşekkür ediyorum.  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Çalış.  Sayın Özkan...  MURAT ÖZKAN (Giresun) - Sağ olun Sayın Başkanım.  Sayın Bakanım, ben de teşekkür ediyorum soruma vermiş olduğunuz cevaptan dolayı.  Ancak benim eklemek istediğim, söylemek istediğim bir şey daha var. Giresun ilinde yaklaşık  bin küsur öğrencimiz yurt bulamadığı için maalesef kayıtlarını dondurmak zorunda kaldı. Giresun'un  acil yurt ihtiyacının çözümlenmesi gerekiyor.  Bunun yanında, bir de, yükseköğrenim kredisi ve burs imkânlarının ülkemizde kifayetsiz olduğu  bilinen bir gerçek. Tabii, burada, özellikle Türkiye'deki yükseköğrenim görmüş insanların  - 2 4 0 - T B M M B : 8 5 1 3 . 4 . 2010 0 : 3  - 2 4 1 - Türkiye'deki en zengin yüzde 10 dilimine büyük kaynak, büyük imkân sağladığını da biliyoruz.  Yükseköğrenimin finansmanında, özellikle vergi adaletinin de sağlanması noktasında, Türkiye'deki  en üst gelir grubunda olan yüzde 10'luk dilime ekstra bir yükseköğrenim kredisi almak amacıyla, bu,  Batı 'da çeşitli ülkelerde uygulanıyor, yeni bir vergi, benzeri bir yükümlülük getiremez misiniz?  Bunun, sosyal adaleti ve eğitimi de olumlu yönde etkileyeceğini düşünüyorum. Çünkü Türkiye'de  dolaylı vergiler yüzde 70'lerde seyrediyor. Bu, yükseköğrenimi herkesin finanse etmesi anlamına  geliyor. Ama yükseköğrenim mezunlarının daha çok zenginleri tarafından istihdam edildiği ve  bunlara gelir sağladığı da bir başka vakıa. Sosyal adaletin sağlanması açısından böyle bir imkânı  kullanır mısınız?  Teşekkür ediyorum.  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Özkan.  Sayın Bakanım, ek bir açıklama ihtiyacı var mı?  DEVLET BAKANI FARUK NAFİZ ÖZAK (Trabzon) - Müsaade ederseniz...  BAŞKAN - Buyurun.  DEVLET BAKANI FARUK NAFİZ ÖZAK (Trabzon) - Sayın Başkanım, çok değerli  milletvekilleri; evvela yurtlarla ilgili şunu söylemek istiyorum, Yurt Kurumumuzla ilgili: Tabii,  üniversite sayısını artırdıkça, kontenjanları artırdıkça 230 bin yatak kapasitesinin yetmeyeceği ortada.  Bir de yurtlarda sunduğumuz hizmetlerin kalitesi çok arttı, fiyatları da çok ucuz. Şöyle bir misal  vereyim: Bazı yurtlarımızdan 84 lira alıyoruz, bazısından 120 lira alıyoruz; bunun, 84 liranın 79'unu  geri veriyoruz sabah kahvaltısı ve yemek olarak yani bazı yurtlardan 5 lira alıyoruz, bazı yurtlardan  25 lira alıyoruz.  Bildiğiniz gibi, bu ranza sisteminden de normal oda sistemine geçtik, yeni yapılan yurtlarımızda  da buzdolabından televizyona kadar her türlü imkânımız var. Tabii, bu konuda biz de sizlerle beraber  aynı düşünce içerisinde "Nasıl sayımızı artırırız"m düşüncesindeyiz. Arsa üretmeye çalışıyoruz.  Geçen hafta, sağ olun, Millî Eğitim Komisyonundan sizlerin de desteğiyle geçen "yap-kirala-devret"  gibi bir modelimiz var. Yine, kiralamak istiyoruz, satın almak istiyoruz ve başka bir model üzerinde  de çalışıyoruz. Ben bir rapor hazırladım Sayın Başbakanımıza ve EKK Başkanı Sayın Ali Babacan  Bey'e, DPT'den sorumlu Bakanımıza, Maliye Bakanımıza; o da şu: Belli yörelerde özel sektör yurt  yapmıyor; yurt yapmayınca, buraya devlet de yetişemeyince o zaman bazı sorunlar ortaya çıkabiliyor  ki bunlar bilhassa Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da var. Oralarla ilgili -4'üncü bölge teşvik bölgesi- buralara, özel sektöre özel bir teşvik vererek yani "yap-işlet-on yıl ödeme" gibi veya başka modellerle  yapmaya çalışıyoruz. Bütün bunlarda sizlerin desteğine ihtiyacımız var.  İkincisi: Bu, malumunuz, kredi 45 lira veriliyordu, daha sonra böyle kademeli olarak artırıldı,  şu anda 200 lira veriyoruz ve sayıyı çok çok artırdık. Bütün bunlan da daha evvelden alan, kredi  kullanan öğrencilerimiz hayata atılmalarına rağmen maalesef ödeyememişlerdi, çok önemli bir  miktarda para alacağımız vardı; bir yasa çıkardık bunları almaya başladık. Aldıktan sonra tekrar bu  hizmetlerimiz daha hızlı devam etmeye başladı ve çocuk okulu bitirdikten sonra işe giremediği zaman  bile üzerine gidiliyordu; şimdi onu biliyorsunuz biraz iyileştirdik.  Reşat Bey'in söyledikleri diğer konuları ben inceleyeceğim, kendilerine bilgi takdim edeceğim.  Gaziantep, gerçekten gurur duyduğumuz bir ilimiz yani Türkiye'nin sanayisinin öncüsü bir  ilimiz, teşvik olmamasına rağmen. O bakımdan Gazianteplileri buradan tebrik ediyorum. Göç alıyor,  doğru ama Gaziantep bütün bunlara rağmen büyük bir mücadele veriyor. Biz de -ülkemizin her
Sayfa 70 -
T B M M B : 8 5 1 3 . 4 . 2010 0 : 3  - 2 4 1 - Türkiye'deki en zengin yüzde 10 dilimine büyük kaynak, büyük imkân sağladığını da biliyoruz.  Yükseköğrenimin finansmanında, özellikle vergi adaletinin de sağlanması noktasında, Türkiye'deki  en üst gelir grubunda olan yüzde 10'luk dilime ekstra bir yükseköğrenim kredisi almak amacıyla, bu,  Batı 'da çeşitli ülkelerde uygulanıyor, yeni bir vergi, benzeri bir yükümlülük getiremez misiniz?  Bunun, sosyal adaleti ve eğitimi de olumlu yönde etkileyeceğini düşünüyorum. Çünkü Türkiye'de  dolaylı vergiler yüzde 70'lerde seyrediyor. Bu, yükseköğrenimi herkesin finanse etmesi anlamına  geliyor. Ama yükseköğrenim mezunlarının daha çok zenginleri tarafından istihdam edildiği ve  bunlara gelir sağladığı da bir başka vakıa. Sosyal adaletin sağlanması açısından böyle bir imkânı  kullanır mısınız?  Teşekkür ediyorum.  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Özkan.  Sayın Bakanım, ek bir açıklama ihtiyacı var mı?  DEVLET BAKANI FARUK NAFİZ ÖZAK (Trabzon) - Müsaade ederseniz...  BAŞKAN - Buyurun.  DEVLET BAKANI FARUK NAFİZ ÖZAK (Trabzon) - Sayın Başkanım, çok değerli  milletvekilleri; evvela yurtlarla ilgili şunu söylemek istiyorum, Yurt Kurumumuzla ilgili: Tabii,  üniversite sayısını artırdıkça, kontenjanları artırdıkça 230 bin yatak kapasitesinin yetmeyeceği ortada.  Bir de yurtlarda sunduğumuz hizmetlerin kalitesi çok arttı, fiyatları da çok ucuz. Şöyle bir misal  vereyim: Bazı yurtlarımızdan 84 lira alıyoruz, bazısından 120 lira alıyoruz; bunun, 84 liranın 79'unu  geri veriyoruz sabah kahvaltısı ve yemek olarak yani bazı yurtlardan 5 lira alıyoruz, bazı yurtlardan  25 lira alıyoruz.  Bildiğiniz gibi, bu ranza sisteminden de normal oda sistemine geçtik, yeni yapılan yurtlarımızda  da buzdolabından televizyona kadar her türlü imkânımız var. Tabii, bu konuda biz de sizlerle beraber  aynı düşünce içerisinde "Nasıl sayımızı artırırız"m düşüncesindeyiz. Arsa üretmeye çalışıyoruz.  Geçen hafta, sağ olun, Millî Eğitim Komisyonundan sizlerin de desteğiyle geçen "yap-kirala-devret"  gibi bir modelimiz var. Yine, kiralamak istiyoruz, satın almak istiyoruz ve başka bir model üzerinde  de çalışıyoruz. Ben bir rapor hazırladım Sayın Başbakanımıza ve EKK Başkanı Sayın Ali Babacan  Bey'e, DPT'den sorumlu Bakanımıza, Maliye Bakanımıza; o da şu: Belli yörelerde özel sektör yurt  yapmıyor; yurt yapmayınca, buraya devlet de yetişemeyince o zaman bazı sorunlar ortaya çıkabiliyor  ki bunlar bilhassa Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da var. Oralarla ilgili -4'üncü bölge teşvik bölgesi- buralara, özel sektöre özel bir teşvik vererek yani "yap-işlet-on yıl ödeme" gibi veya başka modellerle  yapmaya çalışıyoruz. Bütün bunlarda sizlerin desteğine ihtiyacımız var.  İkincisi: Bu, malumunuz, kredi 45 lira veriliyordu, daha sonra böyle kademeli olarak artırıldı,  şu anda 200 lira veriyoruz ve sayıyı çok çok artırdık. Bütün bunlan da daha evvelden alan, kredi  kullanan öğrencilerimiz hayata atılmalarına rağmen maalesef ödeyememişlerdi, çok önemli bir  miktarda para alacağımız vardı; bir yasa çıkardık bunları almaya başladık. Aldıktan sonra tekrar bu  hizmetlerimiz daha hızlı devam etmeye başladı ve çocuk okulu bitirdikten sonra işe giremediği zaman  bile üzerine gidiliyordu; şimdi onu biliyorsunuz biraz iyileştirdik.  Reşat Bey'in söyledikleri diğer konuları ben inceleyeceğim, kendilerine bilgi takdim edeceğim.  Gaziantep, gerçekten gurur duyduğumuz bir ilimiz yani Türkiye'nin sanayisinin öncüsü bir  ilimiz, teşvik olmamasına rağmen. O bakımdan Gazianteplileri buradan tebrik ediyorum. Göç alıyor,  doğru ama Gaziantep bütün bunlara rağmen büyük bir mücadele veriyor. Biz de -ülkemizin her  TBMM B:85 1 3 . 4 . 2 0 1 0 0 : 3  - 2 4 2 - metrekaresi kutsal, her insanı saygıdeğer- her yere değer verdiğimiz gibi Gaziantep'imize de çok  değer veriyoruz, oradaki sorunları da biliyoruz. Ama şu bir gerçek: Bugün yaşanan bir dünya krizi  var ve bu krizde Avrupa Birliğindeki iki tane ülkeyi görüyorsunuz. Bir Yunanistan, hep beraber  izliyoruz. İspanya yüzde 20 işsizlikle uğraşırken biz bunu biraz asgariye indirme konusunda  elimizden geleni yapıyoruz.  Sayın Başbakanımız Amerika'ya gitmeden, geçen hafta Bakanlar Kurulunda görüşülen esnaf  ve sanatkârlara yapılacak iyileştirmeler konusunda bilgi takdim etti. Bunu hep beraber ileriye  götüreceğiz. Gerek faizlerin düşürülmesi gerek faizlerin yarısının sübvanse edilmesi devlet tarafından  ve kullanılan bu limitin artırılması ve birtakım iyileştirmeler konusunda inşallah önümüzdeki  günlerde sanırım hem komisyonlarda hem Mecliste de bazı iyileştirmeler yapmaya çalışacağız.  Ben belki eksik bıraktım. Eksik bıraktıysam özür dilerim. Ama mutlaka yazılı olarak ve bire bir  ilgili konularda sizlere bilgi vermeye her zaman hazırız.  Ben bu duygularla hepinizi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ, CHP ve MHP sıralarından  alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Bakanım.  Saygıdeğer milletvekili arkadaşlarım, soru önergeleri cevaplandırılmıştır.  Sayın Doğan, kısa bir söz talebiniz var, onu yerine getireyim.  Buyurun efendim.  VIII.- AÇIKLAMALAR  /.- Gümüşhane Milletvekili Yahya Doğanın, çok sayıda spor tesisinin yapılmış olduğunu  görmekten mutluluk duyduğuna ve Gümüşhane ili Kelkit ilçesinin kapalı spor salonunun yapımının  tamamlanacağının müjdesini almış olmaktan da çok mutlu olduğuna ilişkin açıklaması  YAHYA DOĞAN (Gümüşhane) - Teşekkür ederim Sayın Başkanım.  Sayın Bakanımızın sözlü soru önergelerine vermiş olduğu cevaplardan ülkemize ne kadar çok  sayıda spor tesisinin yapılmış olduğunu görmekten büyük mutluluk duydum. Bu çerçevede  Gümüşhane ili Kelkit ilçesinin kapalı spor salonunun da -ki yıllardır maalesef yarım kalmıştı- tamamlanacağı müjdesini vermesinden dolayı teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum.  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Doğan.  Saygıdeğer milletvekili arkadaşlarım, birleşime on dakika ara veriyorum.  Kapanma Saati: 18.14
Sayfa 71 -
TBMM B:85 1 3 . 4 . 2 0 1 0 0 : 3  - 2 4 2 - metrekaresi kutsal, her insanı saygıdeğer- her yere değer verdiğimiz gibi Gaziantep'imize de çok  değer veriyoruz, oradaki sorunları da biliyoruz. Ama şu bir gerçek: Bugün yaşanan bir dünya krizi  var ve bu krizde Avrupa Birliğindeki iki tane ülkeyi görüyorsunuz. Bir Yunanistan, hep beraber  izliyoruz. İspanya yüzde 20 işsizlikle uğraşırken biz bunu biraz asgariye indirme konusunda  elimizden geleni yapıyoruz.  Sayın Başbakanımız Amerika'ya gitmeden, geçen hafta Bakanlar Kurulunda görüşülen esnaf  ve sanatkârlara yapılacak iyileştirmeler konusunda bilgi takdim etti. Bunu hep beraber ileriye  götüreceğiz. Gerek faizlerin düşürülmesi gerek faizlerin yarısının sübvanse edilmesi devlet tarafından  ve kullanılan bu limitin artırılması ve birtakım iyileştirmeler konusunda inşallah önümüzdeki  günlerde sanırım hem komisyonlarda hem Mecliste de bazı iyileştirmeler yapmaya çalışacağız.  Ben belki eksik bıraktım. Eksik bıraktıysam özür dilerim. Ama mutlaka yazılı olarak ve bire bir  ilgili konularda sizlere bilgi vermeye her zaman hazırız.  Ben bu duygularla hepinizi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ, CHP ve MHP sıralarından  alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Bakanım.  Saygıdeğer milletvekili arkadaşlarım, soru önergeleri cevaplandırılmıştır.  Sayın Doğan, kısa bir söz talebiniz var, onu yerine getireyim.  Buyurun efendim.  VIII.- AÇIKLAMALAR  /.- Gümüşhane Milletvekili Yahya Doğanın, çok sayıda spor tesisinin yapılmış olduğunu  görmekten mutluluk duyduğuna ve Gümüşhane ili Kelkit ilçesinin kapalı spor salonunun yapımının  tamamlanacağının müjdesini almış olmaktan da çok mutlu olduğuna ilişkin açıklaması  YAHYA DOĞAN (Gümüşhane) - Teşekkür ederim Sayın Başkanım.  Sayın Bakanımızın sözlü soru önergelerine vermiş olduğu cevaplardan ülkemize ne kadar çok  sayıda spor tesisinin yapılmış olduğunu görmekten büyük mutluluk duydum. Bu çerçevede  Gümüşhane ili Kelkit ilçesinin kapalı spor salonunun da -ki yıllardır maalesef yarım kalmıştı- tamamlanacağı müjdesini vermesinden dolayı teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum.  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Doğan.  Saygıdeğer milletvekili arkadaşlarım, birleşime on dakika ara veriyorum.  Kapanma Saati: 18.14  TBMM B: 85 13 . 4 . 2010 O: 4  DÖRDÜNCÜ OTURUM  Açılma Saati: 18.33  BAŞKAN: Başkan Vekili Nevzat PAKDİL  KÂTİP ÜYELER: Fatih METİN (Bolu), Yaşar TÜZÜN (Bilecik)  BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 85'inci Birleşiminin  Dördüncü Oturumunu açıyorum.  Gündemin "Genel Görüşme ve Meclis Araştırması Yapılmasına Dair Öngörüşmeler" kısmına  geçiyoruz.  IX.- MECLİS ARAŞTIRMASI  A) ÖN GÖRÜŞMELER  1.- Kastamonu Milletvekili Mehmet Serdaroğlu ve 19 milletvekilinin, kanser hastalığının  boyutlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması  açılmasına ilişkin önergesi (10/348)  2.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru ve 20 milletvekilinin, Doğu Karadeniz Bölgesi 'nde yaşanan  kanser vakalarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis  araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/551)  3.- Diyarbakır Milletvekili Selahattin Demirtaş ve 19 milletvekilinin, Doğu ve Güneydoğu  Anadolu 'da artış gösteren kanser vakalarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi  amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/666)  4.- Trabzon Milletvekili Cevdet Erdöl ve 21 milletvekilinin, kanser hastalığı konusunun  araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına  ilişkin önergesi (10/667)  5.- Ankara Milletvekili Tekin Bingöl ve 23 milletvekilinin, kanser hastalığı konusunun  araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına  ilişkin önergesi (10/668)  BAŞKAN - Alınan karar gereğince, bu kısmın 262'nci sırasında yer alan, Kastamonu  Milletvekili Mehmet Serdaroğlu ve 19 milletvekilinin (10/348); 452'nci sırasında yer alan, Tokat  Milletvekili Reşat Doğru ve 20 milletvekilinin (10/551); bugün okunarak bilgiye sunulan, Diyarbakır  Milletvekili Selahattin Demirtaş ve 19 milletvekilinin (10/666); Trabzon Milletvekili Cevdet Erdöl  ve 21 milletvekilinin (10/667) ile Ankara Milletvekili Tekin Bingöl ve 22 milletvekilinin (10/668)  esas numaralı, kanser hastalığının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir  Meclis araştırması açılmasına dair önergelerin birlikte yapılacak görüşmesine başlıyoruz.  Hükümet? Burada.  Meclis araştırması önergeleri daha önce Genel Kurulda okunduğundan tekrar okutmuyorum.  İç Tüzük'ümüze göre, Meclis araştırması açılıp açılmaması hususunda sırasıyla Hükümete, siyasi  parti gruplarına ve önergelerdeki birinci imza sahibine veya onların göstereceği bir diğer imza  sahibine söz verilecektir.  Konuşma süreleri Hükümet ve gruplar için yirmişer dakika, önerge sahipleri için onar dakikadır.  Gruplar adına söz talebi yok.  - 2 4 3 -
Sayfa 72 -
TBMM B: 85 13 . 4 . 2010 O: 4  DÖRDÜNCÜ OTURUM  Açılma Saati: 18.33  BAŞKAN: Başkan Vekili Nevzat PAKDİL  KÂTİP ÜYELER: Fatih METİN (Bolu), Yaşar TÜZÜN (Bilecik)  BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 85'inci Birleşiminin  Dördüncü Oturumunu açıyorum.  Gündemin "Genel Görüşme ve Meclis Araştırması Yapılmasına Dair Öngörüşmeler" kısmına  geçiyoruz.  IX.- MECLİS ARAŞTIRMASI  A) ÖN GÖRÜŞMELER  1.- Kastamonu Milletvekili Mehmet Serdaroğlu ve 19 milletvekilinin, kanser hastalığının  boyutlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması  açılmasına ilişkin önergesi (10/348)  2.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru ve 20 milletvekilinin, Doğu Karadeniz Bölgesi 'nde yaşanan  kanser vakalarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis  araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/551)  3.- Diyarbakır Milletvekili Selahattin Demirtaş ve 19 milletvekilinin, Doğu ve Güneydoğu  Anadolu 'da artış gösteren kanser vakalarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi  amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/666)  4.- Trabzon Milletvekili Cevdet Erdöl ve 21 milletvekilinin, kanser hastalığı konusunun  araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına  ilişkin önergesi (10/667)  5.- Ankara Milletvekili Tekin Bingöl ve 23 milletvekilinin, kanser hastalığı konusunun  araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına  ilişkin önergesi (10/668)  BAŞKAN - Alınan karar gereğince, bu kısmın 262'nci sırasında yer alan, Kastamonu  Milletvekili Mehmet Serdaroğlu ve 19 milletvekilinin (10/348); 452'nci sırasında yer alan, Tokat  Milletvekili Reşat Doğru ve 20 milletvekilinin (10/551); bugün okunarak bilgiye sunulan, Diyarbakır  Milletvekili Selahattin Demirtaş ve 19 milletvekilinin (10/666); Trabzon Milletvekili Cevdet Erdöl  ve 21 milletvekilinin (10/667) ile Ankara Milletvekili Tekin Bingöl ve 22 milletvekilinin (10/668)  esas numaralı, kanser hastalığının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir  Meclis araştırması açılmasına dair önergelerin birlikte yapılacak görüşmesine başlıyoruz.  Hükümet? Burada.  Meclis araştırması önergeleri daha önce Genel Kurulda okunduğundan tekrar okutmuyorum.  İç Tüzük'ümüze göre, Meclis araştırması açılıp açılmaması hususunda sırasıyla Hükümete, siyasi  parti gruplarına ve önergelerdeki birinci imza sahibine veya onların göstereceği bir diğer imza  sahibine söz verilecektir.  Konuşma süreleri Hükümet ve gruplar için yirmişer dakika, önerge sahipleri için onar dakikadır.  Gruplar adına söz talebi yok.  - 2 4 3 - TBMM B:85 13 . 4 . 2 0 1 0 0 : 4  - 2 4 4 - Önerge sahipleri adına konuşma talebi yok.  Söz talebi olmadığından, önergeler üzerinde görüşmelerin tamamlandığını sizlere ifade etmek  istiyorum.  Şimdi, Meclis araştırması açılıp açılmaması hususunu oylarınıza sunacağım.  Meclis araştırması açılmasını kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.  Meclis araştırmasını yapacak komisyonun 16 üyeden kurulmasını oylarınıza sunuyorum: Kabul  edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.  Komisyonun çalışma süresinin, başkan, başkan vekili, sözcü ve kâtip üyenin seçimi tarihinden  başlamak üzere üç ay olmasını oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul  edilmiştir.  Komisyonun gerektiğinde Ankara dışında da çalışabilmesi hususunu oylarınıza sunuyorum:  Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.  Saygıdeğer milletvekili arkadaşlarım, alınan karar gereğince, gündemin "Kanun Tasarı ve  Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmına geçiyoruz.  l ' inci sırada yer alan, Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu'nun  görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.  X.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER  A) KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ  I.- Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/324) (S. Sayısı: 96)  BAŞKAN - Komisyon? Yok.  Ertelenmiştir.  2'nci sırada yer alan, Türk Borçlar Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu'nun  görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.  2.- Türk Borçlar Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/499) (S. Sayısı: 321)  BAŞKAN - Komisyon? Yok.  Ertelenmiştir.  3'üncü sırada yer alan, Milletlerarası Para Fonu ile Milletlerarası İmar ve Kalkınma Bankasına  Katılmak İçin Hükümete Yetki Verilmesine Dair Kanuna Ek Milletlerarası Para Fonu Ana  Sözleşmesinde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Belgelerin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair  Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu'nun görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.  3.- Milletlerarası Para Fonu ile Milletlerarası İmar ve Kalkınma Bankasına Katılmak İçin  Hükümete Yetki Verilmesine Dair Kanuna Ek Milletlerarası Para Fonu Ana Sözleşmesinde Değişiklik  Yapılmasına İlişkin Belgelerin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri  Komisyonu Raporu (1/761) (S. Sayısı: 458)  BAŞKAN - Komisyon? Yok.  Ertelenmiştir.  4'üncü sırada yer alan, Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanununda Değişiklik Yapılmasına  Dair Kanun Tasarısı ve Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Raporu'nun görüşmelerine  kaldığımız yerden devam edeceğiz.
Sayfa 73 -
TBMM B:85 13 . 4 . 2 0 1 0 0 : 4  - 2 4 4 - Önerge sahipleri adına konuşma talebi yok.  Söz talebi olmadığından, önergeler üzerinde görüşmelerin tamamlandığını sizlere ifade etmek  istiyorum.  Şimdi, Meclis araştırması açılıp açılmaması hususunu oylarınıza sunacağım.  Meclis araştırması açılmasını kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.  Meclis araştırmasını yapacak komisyonun 16 üyeden kurulmasını oylarınıza sunuyorum: Kabul  edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.  Komisyonun çalışma süresinin, başkan, başkan vekili, sözcü ve kâtip üyenin seçimi tarihinden  başlamak üzere üç ay olmasını oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul  edilmiştir.  Komisyonun gerektiğinde Ankara dışında da çalışabilmesi hususunu oylarınıza sunuyorum:  Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.  Saygıdeğer milletvekili arkadaşlarım, alınan karar gereğince, gündemin "Kanun Tasarı ve  Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmına geçiyoruz.  l ' inci sırada yer alan, Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu'nun  görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.  X.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER  A) KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ  I.- Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/324) (S. Sayısı: 96)  BAŞKAN - Komisyon? Yok.  Ertelenmiştir.  2'nci sırada yer alan, Türk Borçlar Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu'nun  görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.  2.- Türk Borçlar Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/499) (S. Sayısı: 321)  BAŞKAN - Komisyon? Yok.  Ertelenmiştir.  3'üncü sırada yer alan, Milletlerarası Para Fonu ile Milletlerarası İmar ve Kalkınma Bankasına  Katılmak İçin Hükümete Yetki Verilmesine Dair Kanuna Ek Milletlerarası Para Fonu Ana  Sözleşmesinde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Belgelerin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair  Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu'nun görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.  3.- Milletlerarası Para Fonu ile Milletlerarası İmar ve Kalkınma Bankasına Katılmak İçin  Hükümete Yetki Verilmesine Dair Kanuna Ek Milletlerarası Para Fonu Ana Sözleşmesinde Değişiklik  Yapılmasına İlişkin Belgelerin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri  Komisyonu Raporu (1/761) (S. Sayısı: 458)  BAŞKAN - Komisyon? Yok.  Ertelenmiştir.  4'üncü sırada yer alan, Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanununda Değişiklik Yapılmasına  Dair Kanun Tasarısı ve Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Raporu'nun görüşmelerine  kaldığımız yerden devam edeceğiz.  TBMM B: 85 13 . 4 . 2010 O: 4  4.- Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı  ve Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Raporu (1/808) (S. Sayısı: 487) (x)  BAŞKAN - Komisyon ve Hükümet? Yerinde.  Sayın milletvekilleri, geçen birleşimde tasarının tümü üzerindeki görüşmeler tamamlanmıştı.  Şimdi, maddelerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler...  Kabul edilmiştir.  1 'inci maddeyi okumyorum:  YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI TEŞKİLATI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK  YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI  MADDE 1- 28/3/1983 tarihli ve 2809 sayılı Yükseköğretim Kurumlan Teşkilatı Kanununa  aşağıdaki ek maddeler eklenmiştir.  "Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi  EK MADDE 118- İstanbul'da Fatih Sultan Mehmet Han, Sinan Ağa Bin Abdurrahman, Nurbanu  Valide Sultan, Hatice Sultan ve Hacı Abdülaziz Ağa Mazbut Vakıflan adına Vakıflar Genel  Müdürlüğü tarafından 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun vakıf yükseköğretim kurumlanna  ilişkin hükümlerine tabi olmak üzere, kamu tüzel kişiliğine sahip Fatih Sultan Mehmet Vakıf  Üniversitesi adıyla bir vakıf üniversitesi kurulmuştur.  Bu Üniversite, Rektörlüğe bağlı olarak;  a) Mühendislik-Mimarlık Fakültesinden,  b) Edebiyat Fakültesinden,  c) Güzel Sanatlar Fakültesinden,  ç) Güzel Sanatlar Meslek Yüksekokulundan,  d) Mühendislik ve Fen Bilimleri Enstitüsünden,  e) Sosyal Bilimler Enstitüsünden,  f) Güzel Sanatlar Enstitüsünden,  g) Medeniyetler İttifakı Enstitüsünden,  oluşur.  BAŞKAN - Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına Sayın Mehmet Akif Paksoy, Kahramanmaraş  Milletvekili...  OKTAY VURAL (İzmir) - Recep Taner Beyefendi, Aydın Milletvekili...  BAŞKAN - Recep Taner, Aydın Milletvekili...  Buyurun Sayın Taner.  MHP GRUBU ADINA RECEP TANER (Aydın) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri;  görüşülmekte olan 487 sıra sayılı Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanununda Değişiklik  Yapılmasına Dair Kanun Tasansı'nın ek maddeleri üzerine söz almış bulunmaktayım. Yüce heyetinizi  saygıyla selamlıyorum.  (x) 487 S. Sayılı Basmayan 8/4/2010 tarihli 84 'üncü Birleşim Tutanağı 'na eklidir.  - 2 4 5 -
Sayfa 74 -
TBMM B: 85 13 . 4 . 2010 O: 4  4.- Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı  ve Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Raporu (1/808) (S. Sayısı: 487) (x)  BAŞKAN - Komisyon ve Hükümet? Yerinde.  Sayın milletvekilleri, geçen birleşimde tasarının tümü üzerindeki görüşmeler tamamlanmıştı.  Şimdi, maddelerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler...  Kabul edilmiştir.  1 'inci maddeyi okumyorum:  YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI TEŞKİLATI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK  YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI  MADDE 1- 28/3/1983 tarihli ve 2809 sayılı Yükseköğretim Kurumlan Teşkilatı Kanununa  aşağıdaki ek maddeler eklenmiştir.  "Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi  EK MADDE 118- İstanbul'da Fatih Sultan Mehmet Han, Sinan Ağa Bin Abdurrahman, Nurbanu  Valide Sultan, Hatice Sultan ve Hacı Abdülaziz Ağa Mazbut Vakıflan adına Vakıflar Genel  Müdürlüğü tarafından 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun vakıf yükseköğretim kurumlanna  ilişkin hükümlerine tabi olmak üzere, kamu tüzel kişiliğine sahip Fatih Sultan Mehmet Vakıf  Üniversitesi adıyla bir vakıf üniversitesi kurulmuştur.  Bu Üniversite, Rektörlüğe bağlı olarak;  a) Mühendislik-Mimarlık Fakültesinden,  b) Edebiyat Fakültesinden,  c) Güzel Sanatlar Fakültesinden,  ç) Güzel Sanatlar Meslek Yüksekokulundan,  d) Mühendislik ve Fen Bilimleri Enstitüsünden,  e) Sosyal Bilimler Enstitüsünden,  f) Güzel Sanatlar Enstitüsünden,  g) Medeniyetler İttifakı Enstitüsünden,  oluşur.  BAŞKAN - Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına Sayın Mehmet Akif Paksoy, Kahramanmaraş  Milletvekili...  OKTAY VURAL (İzmir) - Recep Taner Beyefendi, Aydın Milletvekili...  BAŞKAN - Recep Taner, Aydın Milletvekili...  Buyurun Sayın Taner.  MHP GRUBU ADINA RECEP TANER (Aydın) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri;  görüşülmekte olan 487 sıra sayılı Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanununda Değişiklik  Yapılmasına Dair Kanun Tasansı'nın ek maddeleri üzerine söz almış bulunmaktayım. Yüce heyetinizi  saygıyla selamlıyorum.  (x) 487 S. Sayılı Basmayan 8/4/2010 tarihli 84 'üncü Birleşim Tutanağı 'na eklidir.  - 2 4 5 - T B M M B : 8 5 1 3 . 4 . 2 0 1 0 0 : 4  - 2 4 6 - Değerli milletvekilleri, görüşmekte olduğumuz kanun tasarısının ek 118'inci maddesi yeni  kurulacak olan vakıf üniversitelerinin kuruluşunu düzenlemektedir. Bu maddeyle yeni kurulacak olan  üniversiteler ise İstanbul'da Fatih Sultan Mehmet Üniversitesidir. 2547 sayılı Yükseköğrenim  Kanunu'nun vakıf yükseköğrenim kurumlarına ilişkin hükümlerine tabi olarak ve kamu tüzel  kişiliğine sahip olarak kurulmasına karar vereceğimiz üniversitemiz yapısına baktığımızda fakülte ve  enstitülerden oluştuğu görülecektir.  Milliyetçi Hareket Partisi olarak vakıf üniversitelerinin kurulmasını destekliyor ve teşvik  ediyoruz. Ancak, Anayasa'mız kurulacak olan üniversitelerin ülke sathına dengeli bir şekilde  yayılmasını emretmektedir ama görüyoruz ki bugün burada kurulmasına izin verdiğimiz  üniversitelerin biri hariç diğerleri yine İstanbul'da kurulan üniversitelerdir. Yeni kurulmakta olan  üniversitelerde açılacak bölümlerin tespiti konusunda da ülkenin ihtiyaçlarının iyi tespit edilip  istihdam ve program açığı bulunan bölümlerin açılması, diğer bölümlere ise izin verilmemesi gerekir.  Ülkemizde mühendislik eğitimi veren programlarda öğretim üyesi başına düşen öğrenci sayısı Avrupa  ortalamasının iki katından fazla iken bu üniversitede de mühendislik fakültesi kurulması, gerekli  planlamanın ve iş istihdamının araştırılmadan, tam olarak yapılmadan bölüm açıldığının göstergesidir.  Görüşmekte olduğumuz üniversitede kurulan bir diğer fakülte de eğitim fakültesidir. Eğitim  fakültelerinin durumu da aynı şekildedir. Şu anda eğitim fakültelerinin değişik bölümlerinden mezun  olmuş 250 binin üzerindeki öğretmen atama beklerken yeni eğitim fakülteleri açmanın gerekçesini  de anlayamamaktayız.  Yine aynı şekilde "her ile üniversite" kampanyasıyla ilçe kapasitesindeki illere üniversiteler  kurulurken Türkiye'nin birçok ilinin nüfusundan büyük ve her türlü imkânlara sahip olan -2009  yılında da üniversite kurulması için kanun teklifi vermemize rağmen- Aydın'ın Nazilli ilçesinde,  Mersin'in Tarsus ilçesinde sadece ilçe oldukları için üniversite kuruluş izninin verilmemesini de  anlayamamaktayız; tıpkı Aydın'da 1 milletvekili çıkarmak için alınması gereken oy ile bazı illerin 2- 3 milletvekili çıkarması gibi.  Değerli milletvekilleri, ülkemizin en önemli sorunlarının başında nedense Hükümetimizin  görmezlikten geldiği yükseköğrenim tahsili yapmış genç nüfusun istihdamı bulunmaktadır. Eğitimli  nüfusun yüzde 25'inin işsiz olduğu ve bunların içindeki burslu olarak okuyup mezun olanlardan iş  bulamayanların durumu çok daha vahimdir. Alt yapısı iyi hazırlanmadan kurulacak olan yeni  üniversitelerden mezun olacak öğrencilerin beyaz yakalı işsizleri daha da artırmasına sebep  olmasından endişelenmekteyiz.  Hükümet "her ile bir üniversite" parolasıyla gerek devlet ve gerekse vakıf üniversitelerine  yenilerini katarken, fiziki mekânlarının eksikliği, ayrılan ödeneklerin düşüklüğü, verilen maaşların  ve özlük haklarının yetersizliği, devlet üniversitelerini vakıf üniversiteleri karşısında zor durumda  bırakmaktadır. Vakıf üniversiteleri yeterince denetime tabi tutulmaz; kütüphanesi, sosyal tesisleri,  hatta eğitim binaları bile eksik olan üniversitelerin nasıl bilimsel yayınlarda ön plana çıktıkları  araştırılmazsa veya yüksek ücretlerle devlet üniversitelerinden transfer edilen başarılı bilim  adamlarının her geçen gün artması karşısında Hükümet, devlet üniversitelerinde görev yapan  elemanların özlük haklarında iyileştirme yapmazsa, yarınlarda üniversitelerimizin durumu çok daha  kötüye gidecektir.  Birçok yeni üniversitede ayrılan ödeneklerle idare binalarını ancak bitiren, hatta bazı binaları  yarım kalan, araç gereç eksiklerini gideremeyen, öğrencilerin ders koşullarının yeterli olmadığı bir
Sayfa 75 -
T B M M B : 8 5 1 3 . 4 . 2 0 1 0 0 : 4  - 2 4 6 - Değerli milletvekilleri, görüşmekte olduğumuz kanun tasarısının ek 118'inci maddesi yeni  kurulacak olan vakıf üniversitelerinin kuruluşunu düzenlemektedir. Bu maddeyle yeni kurulacak olan  üniversiteler ise İstanbul'da Fatih Sultan Mehmet Üniversitesidir. 2547 sayılı Yükseköğrenim  Kanunu'nun vakıf yükseköğrenim kurumlarına ilişkin hükümlerine tabi olarak ve kamu tüzel  kişiliğine sahip olarak kurulmasına karar vereceğimiz üniversitemiz yapısına baktığımızda fakülte ve  enstitülerden oluştuğu görülecektir.  Milliyetçi Hareket Partisi olarak vakıf üniversitelerinin kurulmasını destekliyor ve teşvik  ediyoruz. Ancak, Anayasa'mız kurulacak olan üniversitelerin ülke sathına dengeli bir şekilde  yayılmasını emretmektedir ama görüyoruz ki bugün burada kurulmasına izin verdiğimiz  üniversitelerin biri hariç diğerleri yine İstanbul'da kurulan üniversitelerdir. Yeni kurulmakta olan  üniversitelerde açılacak bölümlerin tespiti konusunda da ülkenin ihtiyaçlarının iyi tespit edilip  istihdam ve program açığı bulunan bölümlerin açılması, diğer bölümlere ise izin verilmemesi gerekir.  Ülkemizde mühendislik eğitimi veren programlarda öğretim üyesi başına düşen öğrenci sayısı Avrupa  ortalamasının iki katından fazla iken bu üniversitede de mühendislik fakültesi kurulması, gerekli  planlamanın ve iş istihdamının araştırılmadan, tam olarak yapılmadan bölüm açıldığının göstergesidir.  Görüşmekte olduğumuz üniversitede kurulan bir diğer fakülte de eğitim fakültesidir. Eğitim  fakültelerinin durumu da aynı şekildedir. Şu anda eğitim fakültelerinin değişik bölümlerinden mezun  olmuş 250 binin üzerindeki öğretmen atama beklerken yeni eğitim fakülteleri açmanın gerekçesini  de anlayamamaktayız.  Yine aynı şekilde "her ile üniversite" kampanyasıyla ilçe kapasitesindeki illere üniversiteler  kurulurken Türkiye'nin birçok ilinin nüfusundan büyük ve her türlü imkânlara sahip olan -2009  yılında da üniversite kurulması için kanun teklifi vermemize rağmen- Aydın'ın Nazilli ilçesinde,  Mersin'in Tarsus ilçesinde sadece ilçe oldukları için üniversite kuruluş izninin verilmemesini de  anlayamamaktayız; tıpkı Aydın'da 1 milletvekili çıkarmak için alınması gereken oy ile bazı illerin 2- 3 milletvekili çıkarması gibi.  Değerli milletvekilleri, ülkemizin en önemli sorunlarının başında nedense Hükümetimizin  görmezlikten geldiği yükseköğrenim tahsili yapmış genç nüfusun istihdamı bulunmaktadır. Eğitimli  nüfusun yüzde 25'inin işsiz olduğu ve bunların içindeki burslu olarak okuyup mezun olanlardan iş  bulamayanların durumu çok daha vahimdir. Alt yapısı iyi hazırlanmadan kurulacak olan yeni  üniversitelerden mezun olacak öğrencilerin beyaz yakalı işsizleri daha da artırmasına sebep  olmasından endişelenmekteyiz.  Hükümet "her ile bir üniversite" parolasıyla gerek devlet ve gerekse vakıf üniversitelerine  yenilerini katarken, fiziki mekânlarının eksikliği, ayrılan ödeneklerin düşüklüğü, verilen maaşların  ve özlük haklarının yetersizliği, devlet üniversitelerini vakıf üniversiteleri karşısında zor durumda  bırakmaktadır. Vakıf üniversiteleri yeterince denetime tabi tutulmaz; kütüphanesi, sosyal tesisleri,  hatta eğitim binaları bile eksik olan üniversitelerin nasıl bilimsel yayınlarda ön plana çıktıkları  araştırılmazsa veya yüksek ücretlerle devlet üniversitelerinden transfer edilen başarılı bilim  adamlarının her geçen gün artması karşısında Hükümet, devlet üniversitelerinde görev yapan  elemanların özlük haklarında iyileştirme yapmazsa, yarınlarda üniversitelerimizin durumu çok daha  kötüye gidecektir.  Birçok yeni üniversitede ayrılan ödeneklerle idare binalarını ancak bitiren, hatta bazı binaları  yarım kalan, araç gereç eksiklerini gideremeyen, öğrencilerin ders koşullarının yeterli olmadığı bir  TBMM B: 85 1 3 . 4 . 2 0 1 0 O: 4  ortamda eğitim vermeye çalışan üniversitelerimiz ortada dururken veya onlara bağlı olarak açılan  fakülte ve yüksekokullara yeterli öğretim elemanı ve araştırma görevlisi atanamazken, Hükümetin  bütün enerjisini rektör atamalarına ayırmasının altında yatan gerçeğin, bilim adamı yerini bizim  adamların aldığı, liyakatin yerini sadakate bıraktığı bir sistemin özlemi olsa gerek.  Üniversitelerimizde yapılan rektör seçimlerinde alınan oyların yeterli olmadığı, rektör olmak  isteyenlerin YÖK ve Cumhurbaşkanı onayını da almalarının gerektiği bir ortamda, hele Sayın  Cumhurbaşkanı bugün olduğu gibi bir siyasi partinin dayatmasıyla uzlaşma aramadan seçilmişse,  rektörlerde ve rektör adaylarında aranan özellikler liyakat, vizyon, misyon gibi değerler olmaktan  çıkıp, mensubiyete veya birilerinin adamlığına dönmektedir. Rektör atananlar ilk dönemlerinde  kısmen rahat çalışabilseler de ikinci dönemlerde, devam ettirebilmek için siyasi dengeleri gözetmek  ihtiyacı hissetmekteler ve o andan itibaren de siyasi iktidara yaranabilmek için akademisyenlikleri ve  bilim adamlıkları ile uyuşmayan bir durum içine girebilmekteler. Yaptıkları uygulamalar ve verdikleri  bazı kararlar ile özerk üniversite rektörü imajından ziyade taşradaki, millî eğitime bağlı bir okul  müdürü görüntüsüne dönüşmekteler. Millî eğitimdeki idarecilerin çalışanlar üzerindeki, yandaş  sendikaya kaydolma, atama ve görevde yükselme kıstaslarının mensubiyete bağlanması ve buna  benzer sistemlerin kısmen de olsa artık üniversitelerimizi de etkilediği görünmektedir. Bunun çok  değişik örneklerini Anadolu'daki birçok üniversitede görmekteyiz ki bu da AKP zihniyetinin tüm  kuruluşlarda olduğu gibi üniversitelerimizi de ele geçirip yandaş eğitim kurumları hâline getirmek  için sarf ettiği gayretlerin sonucudur.  Değerli milletvekilleri, özellikle son zamanlarda yaşadığımız katsayı tartışmalarından ve YÖK  Başkanının tabiriyle "Anayasa'yı arkadan dolanmak" teşebbüslerinden bahsetmek bile istemiyorum  ama "meslek liseleri memleket meselesi" denmesine rağmen meslek liselerinin durumunun AKP  İktidarı döneminde geçmişten çok daha kötü bir durumda olduğu da bir gerçektir. İktidar makamını  şikâyet makamı zannedenler meslek liselerinin katsayı, yatay ve dikey geçiş şartlarını bir an önce  düzenleyerek bu sorunu gündemden düşürmelidirler.  Değerli milletvekilleri, üniversiteleri kazanan gençlerimiz ile ailelerinin yaşadıkları en büyük  sorunların başında ise yurt, burs ve harç sorunu gelmektedir. Özellikle yurt konusunda Anadolu'nun  çeşitli illerinden üniversite imtihanını kazanarak yüksek tahsil için okullarına giden öğrencilerimizin  ancak çok az bir kısmı devlet yurtlarında yer bulmaktadır. Özellikle kız öğrencilerimizin Kredi  Yurtlara bağlı yurtlarda yer bulamadığı durumlarda aileleri çok zor bir süreç beklemektedir çünkü  üniversite öğrenimine kadar ailesinden ayrılmamış kızlarını veya erkek evlatlarını güven duydukları  bir yurt bulup oraya yerleştirinceye kadar belki de yüksek tahsil hayatının en zor dönemini yaşamakta  ve karar vermeye çalışmaktadır. Üniversite öğrencilerinin en büyük sorunu barınma sorunuyken  Hükümetin yurt sorununu halletmeden yeni yeni üniversiteler kurması anlaşılamamaktadır.  Yine, aynı şekilde burs ve harç dengesizliğidir. Bugün, üniversitelerde öğrencilerden alınmakta  olan harçlar ülkemizde yaşayan ailelerin gelir artış seviyelerinin çok üzerinde artmaktadır. Burs veren  birimlerin azalması ve burs miktarındaki artışın yeterli olmaması da yükseköğrenimin önündeki diğer  büyük engellerdir.  Değerli milletvekilleri, ülkemizde isminde "millî" olan iki kuruluştan birisi Millî Eğitim  Bakanlığıdır ki şu andaki uygulamalarıyla millîliği tartışılır. Her gelen bakanın uygulamaya koyduğu  yeni eğitim sistemi sayesinde resmî dilimiz olan Türkçeyi bile tam olarak öğrenemeyen çocuklarımızı  anaokulundan üniversite sıralarına kadar...  - 2 4 7 - (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
Sayfa 76 -
TBMM B: 85 1 3 . 4 . 2 0 1 0 O: 4  ortamda eğitim vermeye çalışan üniversitelerimiz ortada dururken veya onlara bağlı olarak açılan  fakülte ve yüksekokullara yeterli öğretim elemanı ve araştırma görevlisi atanamazken, Hükümetin  bütün enerjisini rektör atamalarına ayırmasının altında yatan gerçeğin, bilim adamı yerini bizim  adamların aldığı, liyakatin yerini sadakate bıraktığı bir sistemin özlemi olsa gerek.  Üniversitelerimizde yapılan rektör seçimlerinde alınan oyların yeterli olmadığı, rektör olmak  isteyenlerin YÖK ve Cumhurbaşkanı onayını da almalarının gerektiği bir ortamda, hele Sayın  Cumhurbaşkanı bugün olduğu gibi bir siyasi partinin dayatmasıyla uzlaşma aramadan seçilmişse,  rektörlerde ve rektör adaylarında aranan özellikler liyakat, vizyon, misyon gibi değerler olmaktan  çıkıp, mensubiyete veya birilerinin adamlığına dönmektedir. Rektör atananlar ilk dönemlerinde  kısmen rahat çalışabilseler de ikinci dönemlerde, devam ettirebilmek için siyasi dengeleri gözetmek  ihtiyacı hissetmekteler ve o andan itibaren de siyasi iktidara yaranabilmek için akademisyenlikleri ve  bilim adamlıkları ile uyuşmayan bir durum içine girebilmekteler. Yaptıkları uygulamalar ve verdikleri  bazı kararlar ile özerk üniversite rektörü imajından ziyade taşradaki, millî eğitime bağlı bir okul  müdürü görüntüsüne dönüşmekteler. Millî eğitimdeki idarecilerin çalışanlar üzerindeki, yandaş  sendikaya kaydolma, atama ve görevde yükselme kıstaslarının mensubiyete bağlanması ve buna  benzer sistemlerin kısmen de olsa artık üniversitelerimizi de etkilediği görünmektedir. Bunun çok  değişik örneklerini Anadolu'daki birçok üniversitede görmekteyiz ki bu da AKP zihniyetinin tüm  kuruluşlarda olduğu gibi üniversitelerimizi de ele geçirip yandaş eğitim kurumları hâline getirmek  için sarf ettiği gayretlerin sonucudur.  Değerli milletvekilleri, özellikle son zamanlarda yaşadığımız katsayı tartışmalarından ve YÖK  Başkanının tabiriyle "Anayasa'yı arkadan dolanmak" teşebbüslerinden bahsetmek bile istemiyorum  ama "meslek liseleri memleket meselesi" denmesine rağmen meslek liselerinin durumunun AKP  İktidarı döneminde geçmişten çok daha kötü bir durumda olduğu da bir gerçektir. İktidar makamını  şikâyet makamı zannedenler meslek liselerinin katsayı, yatay ve dikey geçiş şartlarını bir an önce  düzenleyerek bu sorunu gündemden düşürmelidirler.  Değerli milletvekilleri, üniversiteleri kazanan gençlerimiz ile ailelerinin yaşadıkları en büyük  sorunların başında ise yurt, burs ve harç sorunu gelmektedir. Özellikle yurt konusunda Anadolu'nun  çeşitli illerinden üniversite imtihanını kazanarak yüksek tahsil için okullarına giden öğrencilerimizin  ancak çok az bir kısmı devlet yurtlarında yer bulmaktadır. Özellikle kız öğrencilerimizin Kredi  Yurtlara bağlı yurtlarda yer bulamadığı durumlarda aileleri çok zor bir süreç beklemektedir çünkü  üniversite öğrenimine kadar ailesinden ayrılmamış kızlarını veya erkek evlatlarını güven duydukları  bir yurt bulup oraya yerleştirinceye kadar belki de yüksek tahsil hayatının en zor dönemini yaşamakta  ve karar vermeye çalışmaktadır. Üniversite öğrencilerinin en büyük sorunu barınma sorunuyken  Hükümetin yurt sorununu halletmeden yeni yeni üniversiteler kurması anlaşılamamaktadır.  Yine, aynı şekilde burs ve harç dengesizliğidir. Bugün, üniversitelerde öğrencilerden alınmakta  olan harçlar ülkemizde yaşayan ailelerin gelir artış seviyelerinin çok üzerinde artmaktadır. Burs veren  birimlerin azalması ve burs miktarındaki artışın yeterli olmaması da yükseköğrenimin önündeki diğer  büyük engellerdir.  Değerli milletvekilleri, ülkemizde isminde "millî" olan iki kuruluştan birisi Millî Eğitim  Bakanlığıdır ki şu andaki uygulamalarıyla millîliği tartışılır. Her gelen bakanın uygulamaya koyduğu  yeni eğitim sistemi sayesinde resmî dilimiz olan Türkçeyi bile tam olarak öğrenemeyen çocuklarımızı  anaokulundan üniversite sıralarına kadar...  - 2 4 7 - (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  TBMM B : 8 5 13 . 4 . 2 0 1 0 0 : 4  - 2 4 8 - BAŞKAN - Buyurun, konuşmanızı tamamlayınız efendim.  RECEP TANER (Devamla) - Teşekkür ediyorum.  ...ezbere dayalı bir ders anlayışıyla yetiştiren, OGS, SBS, ÖSS gibi sınavlarda sıfır alan  öğrencilerin olduğu okullarda verilen eğitim ve öğrenim yeterli olmadığı için dershanelere mecbur  ve muhtaç bırakılan eğitim sistemi mutlaka yeniden gözden geçirilerek okul öncesi eğitimden ilk,  ortaöğretime ve üniversitelere kadar bir bütün olarak ele alınmalıdır.  Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu duygu ve düşüncelerle, kurulacak olan yeni  üniversitelerimizin ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını diliyor, yüce heyetinizi saygıyla  selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Taner.  Barış ve Demokrasi Partisi Grubu adına Osman Özçelik, Siirt Milletvekili.  Buyurun efendim. (BDP sıralarından alkışlar)  BDP GRUBU ADINA OSMAN ÖZÇELİK (Siirt) - Sayın Başkan, sayın Genel Kurul üyeleri;  görüşmekte olduğumuz yasa tasarısı ile ilgili, grubum adına söz aldım. Hepinizi saygıyla  selamlıyorum.  Bu son bir yıl, iki yıl içinde çok sayıda vakıf üniversitesi açıyoruz. Vakıf üniversitelerinin sayısı  neredeyse devlet üniversiteleri sayısına yaklaşmakta; herhalde bu hızla devam ederse devlet  üniversiteleri sayısını geçmiş olacak. Parti olarak biz, vakıf üniversitelerinin kuruluşuna karşı değiliz.  Ancak bu kadar hızlı vakıf üniversitelerinin kurulması, bir vakıf üniversitesi olmanın ötesinde, özel  üniversite olması ve ciddi bir kâr alanı, ciddi bir rant alanı yaratmasına bağlı olduğunu bilmemiz  lazım. Vakıf üniversitelerinin kuruluşunda iki temel unsur var: Bu unsurlardan bir tanesi vakıf  üniversiteleri kâr amacı gütmeyecekler. İkincisi, bütün ülke sathına homojen bir şekilde dağılımı  sağlanacak. Yasa bunu emrediyor. Bu iki kuralın da işlemediğini görüyoruz. Birincisi, vakıf  üniversiteleri özel üniversite karakteri taşıdığı için büyük kentlerde yığılmakta, çünkü rant, müşteri  -öğrenci değil, müşteri- orada. Buradan da anlaşılıyor ki vakıf üniversiteleri kuruluş amaçlarının  dışında işlevler görüyor, yüksek kâr amaçlı oldukları görülüyor. Neden Diyarbakır'da, neden  Erzurum'da, neden Muş'ta, neden Artvin'de, Gümüşhane'de veya bir başka kentimizde vakıf  üniversitesi kurulmuyor da ısrarla sermaye sahipleri vakıflar kurarak, aslında olmayan vakıfları  kurarak, sadece bu amaçla vakıf kurarak -kâr amacı güttükleri çok açık- ve çok yüksek, fahiş  diyebileceğimiz, harç adı altında -aslında bunun tam adı fiyattır- fiyatlarla öğrenciler alınıyor? Vakıf  üniversitelerinin kendi kaynaklarından eğitim-öğretim olanaklarını, laboratuvar olanaklarını, öğretim  üyesi maaşlarını ve diğer personel maaşlarını karşılaması esas alınması gerekirken, bütün bu giderler  öğrencilerden alınan harçlara, harç adı altında toplanan paralara bağlı ve üstelik kâr ediliyor.  Devlet üniversiteleri... AK PARTİ'nin "her kente bir üniversite" anlayışıyla derme çatma  üniversiteler kuruluyor bir taraftan. Hizmet olanakları olmayan, binası olmayan, binası varsa  laboratuvarı ve diğer araç gereçleri olmayan, bunların da olması hâlinde öğretim üyesi bulunamayan  üniversiteler... Sadece "biz falanca kente üniversite açtık" anlayışıyla üniversiteler açılıyor. Büyük  kentlerdeki devlet üniversitelerinde çoğu zaman öğretim üyesi yığılması... Bazı öğretim üyeleri,  doçent, profesör düzeyinde öğretim üyeleri haftada bir saat, iki saat derse girme imkânı bulurken  öğretim üyesi yığılmasından, Anadolu'nun çeşitli kentlerinde açılan üniversitelerde yardımcı doçent  bulmak bile büyük bir sorun oluyor. Buna mutlaka bizim bir çare bulmamız lazım. Üniversite açmak
Sayfa 77 -
TBMM B : 8 5 13 . 4 . 2 0 1 0 0 : 4  - 2 4 8 - BAŞKAN - Buyurun, konuşmanızı tamamlayınız efendim.  RECEP TANER (Devamla) - Teşekkür ediyorum.  ...ezbere dayalı bir ders anlayışıyla yetiştiren, OGS, SBS, ÖSS gibi sınavlarda sıfır alan  öğrencilerin olduğu okullarda verilen eğitim ve öğrenim yeterli olmadığı için dershanelere mecbur  ve muhtaç bırakılan eğitim sistemi mutlaka yeniden gözden geçirilerek okul öncesi eğitimden ilk,  ortaöğretime ve üniversitelere kadar bir bütün olarak ele alınmalıdır.  Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu duygu ve düşüncelerle, kurulacak olan yeni  üniversitelerimizin ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını diliyor, yüce heyetinizi saygıyla  selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Taner.  Barış ve Demokrasi Partisi Grubu adına Osman Özçelik, Siirt Milletvekili.  Buyurun efendim. (BDP sıralarından alkışlar)  BDP GRUBU ADINA OSMAN ÖZÇELİK (Siirt) - Sayın Başkan, sayın Genel Kurul üyeleri;  görüşmekte olduğumuz yasa tasarısı ile ilgili, grubum adına söz aldım. Hepinizi saygıyla  selamlıyorum.  Bu son bir yıl, iki yıl içinde çok sayıda vakıf üniversitesi açıyoruz. Vakıf üniversitelerinin sayısı  neredeyse devlet üniversiteleri sayısına yaklaşmakta; herhalde bu hızla devam ederse devlet  üniversiteleri sayısını geçmiş olacak. Parti olarak biz, vakıf üniversitelerinin kuruluşuna karşı değiliz.  Ancak bu kadar hızlı vakıf üniversitelerinin kurulması, bir vakıf üniversitesi olmanın ötesinde, özel  üniversite olması ve ciddi bir kâr alanı, ciddi bir rant alanı yaratmasına bağlı olduğunu bilmemiz  lazım. Vakıf üniversitelerinin kuruluşunda iki temel unsur var: Bu unsurlardan bir tanesi vakıf  üniversiteleri kâr amacı gütmeyecekler. İkincisi, bütün ülke sathına homojen bir şekilde dağılımı  sağlanacak. Yasa bunu emrediyor. Bu iki kuralın da işlemediğini görüyoruz. Birincisi, vakıf  üniversiteleri özel üniversite karakteri taşıdığı için büyük kentlerde yığılmakta, çünkü rant, müşteri  -öğrenci değil, müşteri- orada. Buradan da anlaşılıyor ki vakıf üniversiteleri kuruluş amaçlarının  dışında işlevler görüyor, yüksek kâr amaçlı oldukları görülüyor. Neden Diyarbakır'da, neden  Erzurum'da, neden Muş'ta, neden Artvin'de, Gümüşhane'de veya bir başka kentimizde vakıf  üniversitesi kurulmuyor da ısrarla sermaye sahipleri vakıflar kurarak, aslında olmayan vakıfları  kurarak, sadece bu amaçla vakıf kurarak -kâr amacı güttükleri çok açık- ve çok yüksek, fahiş  diyebileceğimiz, harç adı altında -aslında bunun tam adı fiyattır- fiyatlarla öğrenciler alınıyor? Vakıf  üniversitelerinin kendi kaynaklarından eğitim-öğretim olanaklarını, laboratuvar olanaklarını, öğretim  üyesi maaşlarını ve diğer personel maaşlarını karşılaması esas alınması gerekirken, bütün bu giderler  öğrencilerden alınan harçlara, harç adı altında toplanan paralara bağlı ve üstelik kâr ediliyor.  Devlet üniversiteleri... AK PARTİ'nin "her kente bir üniversite" anlayışıyla derme çatma  üniversiteler kuruluyor bir taraftan. Hizmet olanakları olmayan, binası olmayan, binası varsa  laboratuvarı ve diğer araç gereçleri olmayan, bunların da olması hâlinde öğretim üyesi bulunamayan  üniversiteler... Sadece "biz falanca kente üniversite açtık" anlayışıyla üniversiteler açılıyor. Büyük  kentlerdeki devlet üniversitelerinde çoğu zaman öğretim üyesi yığılması... Bazı öğretim üyeleri,  doçent, profesör düzeyinde öğretim üyeleri haftada bir saat, iki saat derse girme imkânı bulurken  öğretim üyesi yığılmasından, Anadolu'nun çeşitli kentlerinde açılan üniversitelerde yardımcı doçent  bulmak bile büyük bir sorun oluyor. Buna mutlaka bizim bir çare bulmamız lazım. Üniversite açmak  T B M M B: 85 13 . 4 . 2 0 1 0 O: 4  yetmez. Üniversiteler bilim yuvalarıdır, araştırma merkezleridir, yetişkin insan gücü kaynaklarının  merkezidir. Sadece siyasi kaygılarla "Üniversiteler açtık." demek yeterli değil. Çok ciddi bir sorundur  bu. Üniversitelerin öncelikle bilim adamı yetiştirmeleri, eğitilmiş insan gücü yetiştirmeleri hedefi  olmalıdır, olmak zorundadır.  Üniversitelerde yaşanan diğer sorunlara değinmeye fazla fırsatımız yok. Eğitimde kalitenin  yükseltilmesi, özgür düşünce merkezleri hâline getirilmesi ve üniversitenin özerkliğinin sağlanması  çok ciddi bir sorundur. Yine devlet üniversitelerinde öğrenci harçları öğrencilerin en çok yakındığı,  ödemede zorluk çektiği bir konudur. Bunların mutlaka ele alınması lazım.  Yine, vakıf üniversitelerinde ciddi bir denetimsizlik hadisesi var. Devlet üniversitelerinde de  böyle. YÖK tarafından devlet üniversiteleri ile vakıf üniversitelerinin yeterince denetlenmeleri,  onların özerk yapılarına müdahale tabii ki söz konusu değil ama mali ve idari açıdan mutlaka  denetlenmeleri gereği ortadadır. Bu nedenle biz parti olarak özel üniversiteler yani vakıf üniversiteleri  ile kamu yani devlet üniversiteleri, Meclis araştırması komisyonu oluşturularak ciddi bir denetimden  geçirilmelidir ve aksayan yanlarının, sorunlarının giderilmesi Meclisin denetimi sayesinde  sağlanmalıdır diye araştırma önergesi verdik. Gündeme geldiğinde umarım Meclisimiz böyle bir  komisyonu oluşturur, gerek vakıf üniversiteleri gerekse devlet üniversitelerinin mali ve idari denetimi  açısından bir uygulama başlatır ve bu konuda üniversitelerimizin daha derli toplu bir çalışma  yapmalarına önayak olunur, bir rehber olunur diye umuyoruz.  Sayın milletvekilleri, vakıf ve devlet üniversitelerinde görülen bir diğer eksiklik de  üniversitelerin gelişebilmelerinin, toplumda üniversitelerden beklenen yararın sağlanabilmesinin bir  diğer koşulu da üniversitelerin sanayiyle, iş dünyasıyla yakın ilişki içinde olması ve iş dünyasının,  sanayinin ve üretimin geliştirilmesi, yeni araştırma ve buluşlara olanak sağlayan bir iş birliğinin  geliştirilmesi gereğidir. Oysa görüyoruz, üniversiteler bir taraftan sanayiden ve üretimden kopuk,  diğer taraftan halktan ve toplumdan kopuk.  Üniversiteler çevreleri yüksek duvarlarla örülmüş, polis kontrolünden sonra içeri girilebilen,  topuma kapalı, âdeta birer özel mekânlar hâline getirilmiş. Üniversiteler topluma açık olmalı.  Üniversiteler bilim merkezleridir, toplumun sorunlarıyla ilgilenmesi ve toplumun üretim ilişkilerini  mutlaka geliştirmesi gerekir. Vakıf üniversiteleri, benzerlerini gördüğümüz Avrupa, Batı ülkelerinde,  Amerika gibi ülkelerde kendi öz kaynaklarıyla yaşamlarını sürdürüyorlar, hatta kendi öz  kaynaklarının üretim ilişkileri çerçevesinde sanayiyle, iş dünyasıyla ortak geliştirdikleri projelerle çok  yüksek kazançlar sağladıkları ve toplumda bu şekilde de yarar sağladıklarını görüyoruz. Türkiye'de  maalesef yapılan bu değil. Türkiye'de yapılan, "Ben bir okul açtım, para kazanacağım." öğrencilerin  yetişme durumu, öğrencilerin bilim dünyasından yeterince yararlanmasının sağlanması kâr amaçlı  üniversitelerin herhangi bir şekilde umurlarında değil. Tabii ki, bunu tümü için söylemiyoruz. Bazı  vakıf üniversiteleri, gerçekten amacına uygun çalışmalar yapıyor ama önemli bir bölümü sadece kâr  amaçlı kuruluyorlar. Buna müsaade etmemek lazım. Üniversitelerin kâr amaçlı kurulmasının, yasada  belirtildiği şekilde, önüne geçmek lazım. Eğitim- öğretim ve sağlık parasal ilişkilere konu olmamalı.  Bu ülkenin bütün yurttaşlarının gerek sağlık hizmetleri gerek eğitim hizmetlerinin devletin  bütçesinden karşılanacak fonlarla sağlanması lazım. Gerek devlet üniversitelerindeki harçların  yüksekliği gerekse vakıf üniversitelerindeki katılım payı veya harç adı altında alınan ücretlerin çok  yüksek olduğu açıktır. Bunu da önlemek lazım.  Bildiğiniz gibi, biz yine bir kanun teklifi getirmiştik. Dicle Üniversitesi ile İstanbul Üniversite­ sinde Kürt dili ve edebiyatı bölümlerinin açılması teklifini getirmiştik, hâlâ gündemimize gelmiş  - 2 4 9 -
Sayfa 78 -
T B M M B: 85 13 . 4 . 2 0 1 0 O: 4  yetmez. Üniversiteler bilim yuvalarıdır, araştırma merkezleridir, yetişkin insan gücü kaynaklarının  merkezidir. Sadece siyasi kaygılarla "Üniversiteler açtık." demek yeterli değil. Çok ciddi bir sorundur  bu. Üniversitelerin öncelikle bilim adamı yetiştirmeleri, eğitilmiş insan gücü yetiştirmeleri hedefi  olmalıdır, olmak zorundadır.  Üniversitelerde yaşanan diğer sorunlara değinmeye fazla fırsatımız yok. Eğitimde kalitenin  yükseltilmesi, özgür düşünce merkezleri hâline getirilmesi ve üniversitenin özerkliğinin sağlanması  çok ciddi bir sorundur. Yine devlet üniversitelerinde öğrenci harçları öğrencilerin en çok yakındığı,  ödemede zorluk çektiği bir konudur. Bunların mutlaka ele alınması lazım.  Yine, vakıf üniversitelerinde ciddi bir denetimsizlik hadisesi var. Devlet üniversitelerinde de  böyle. YÖK tarafından devlet üniversiteleri ile vakıf üniversitelerinin yeterince denetlenmeleri,  onların özerk yapılarına müdahale tabii ki söz konusu değil ama mali ve idari açıdan mutlaka  denetlenmeleri gereği ortadadır. Bu nedenle biz parti olarak özel üniversiteler yani vakıf üniversiteleri  ile kamu yani devlet üniversiteleri, Meclis araştırması komisyonu oluşturularak ciddi bir denetimden  geçirilmelidir ve aksayan yanlarının, sorunlarının giderilmesi Meclisin denetimi sayesinde  sağlanmalıdır diye araştırma önergesi verdik. Gündeme geldiğinde umarım Meclisimiz böyle bir  komisyonu oluşturur, gerek vakıf üniversiteleri gerekse devlet üniversitelerinin mali ve idari denetimi  açısından bir uygulama başlatır ve bu konuda üniversitelerimizin daha derli toplu bir çalışma  yapmalarına önayak olunur, bir rehber olunur diye umuyoruz.  Sayın milletvekilleri, vakıf ve devlet üniversitelerinde görülen bir diğer eksiklik de  üniversitelerin gelişebilmelerinin, toplumda üniversitelerden beklenen yararın sağlanabilmesinin bir  diğer koşulu da üniversitelerin sanayiyle, iş dünyasıyla yakın ilişki içinde olması ve iş dünyasının,  sanayinin ve üretimin geliştirilmesi, yeni araştırma ve buluşlara olanak sağlayan bir iş birliğinin  geliştirilmesi gereğidir. Oysa görüyoruz, üniversiteler bir taraftan sanayiden ve üretimden kopuk,  diğer taraftan halktan ve toplumdan kopuk.  Üniversiteler çevreleri yüksek duvarlarla örülmüş, polis kontrolünden sonra içeri girilebilen,  topuma kapalı, âdeta birer özel mekânlar hâline getirilmiş. Üniversiteler topluma açık olmalı.  Üniversiteler bilim merkezleridir, toplumun sorunlarıyla ilgilenmesi ve toplumun üretim ilişkilerini  mutlaka geliştirmesi gerekir. Vakıf üniversiteleri, benzerlerini gördüğümüz Avrupa, Batı ülkelerinde,  Amerika gibi ülkelerde kendi öz kaynaklarıyla yaşamlarını sürdürüyorlar, hatta kendi öz  kaynaklarının üretim ilişkileri çerçevesinde sanayiyle, iş dünyasıyla ortak geliştirdikleri projelerle çok  yüksek kazançlar sağladıkları ve toplumda bu şekilde de yarar sağladıklarını görüyoruz. Türkiye'de  maalesef yapılan bu değil. Türkiye'de yapılan, "Ben bir okul açtım, para kazanacağım." öğrencilerin  yetişme durumu, öğrencilerin bilim dünyasından yeterince yararlanmasının sağlanması kâr amaçlı  üniversitelerin herhangi bir şekilde umurlarında değil. Tabii ki, bunu tümü için söylemiyoruz. Bazı  vakıf üniversiteleri, gerçekten amacına uygun çalışmalar yapıyor ama önemli bir bölümü sadece kâr  amaçlı kuruluyorlar. Buna müsaade etmemek lazım. Üniversitelerin kâr amaçlı kurulmasının, yasada  belirtildiği şekilde, önüne geçmek lazım. Eğitim- öğretim ve sağlık parasal ilişkilere konu olmamalı.  Bu ülkenin bütün yurttaşlarının gerek sağlık hizmetleri gerek eğitim hizmetlerinin devletin  bütçesinden karşılanacak fonlarla sağlanması lazım. Gerek devlet üniversitelerindeki harçların  yüksekliği gerekse vakıf üniversitelerindeki katılım payı veya harç adı altında alınan ücretlerin çok  yüksek olduğu açıktır. Bunu da önlemek lazım.  Bildiğiniz gibi, biz yine bir kanun teklifi getirmiştik. Dicle Üniversitesi ile İstanbul Üniversite­ sinde Kürt dili ve edebiyatı bölümlerinin açılması teklifini getirmiştik, hâlâ gündemimize gelmiş  - 2 4 9 - T B M M B: 85 1 3 . 4 . 2 0 1 0 O: 4  değil. Aslında, YÖK kendi yasası çerçevesinde bu bölümleri oluşturabilir ama görünen o ki, önce  olaya sıcak bakmakla birlikte bunu belli bir sürece yaydıkları görülüyor. Buna rağmen, kimi üniver­ siteler kendi olanakları çerçevesinde, derli toplu olmayan, ilişkileri birbirinden kopuk, ne amaca hiz­ met ettiği çok fazla belli olmayan girişimleri var. Bu girişimleri de takdirle karışlıyoruz tabii. Artuk  Üniversitesi Kürt diline ilişkin kimi çalışmalar içinde, yaşayan dillerle ilgili bölümler açma gibi bir  çalışmanın içinde. Yine, Tunceli Üniversitesi, basından öğrendiğimiz kadarıyla, haftada bir gün olmak  üzere...  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Sayın Özçelik, konuşmanızı tamamlar mısınız.  Buyurun.  OSMAN ÖZÇELİK (Devamla) - Tamamlıyorum Başkan, teşekkür ederim.  ...Kürtçenin Kurmanci lehçesi ve Zazaki Dimili lehçesinde lisans ve ön lisans programları  hazırlamış. Bunları tabii ki olumluyoruz ancak bunlar yeterli değil, bunlar derli toplu çözümler getiren  yaklaşımlar değil. Buna rağmen çok yoğun bir ilgi olduğu görülüyor. Tunceli Üniversitesinde  Kurmanci bölümünde ders almak isteyen öğrenci sayısı 600, Zaza Dimili lehçesinde -Kürtçenin bu  iki önemli lehçesinde- öğrencilerden 400'ü Dimili lehçesinden dersleri izlemeye başlamışlar. Yani  talebin ne kadar yüksek olduğunun, ihtiyacın ne kadar ciddi olduğunun kavranması lazım. Tercihli  dersle, haftada bir saat dersle ihtiyaca yanıt verilemeyeceği açıktır. Yapılması gereken, ilk etapta,  öğretmen yetiştirecek, Dicle Üniversitesi başta olmak üzere, biz İstanbul Üniversitesi diye önermiştik,  Ankara da olabilir, köklü, büyük üniversitelerimizde...  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  OSMAN ÖZÇELİK (Devamla) - Bağlıyorum Başkan, son cümle.  Bu iki üniversitemizde açılacak bölümlerde, Kürtçe eğitim-öğretim yapan Kürt dili ve edebiyatı  bölümlerinin açılması, öğretmen yetiştirilmesidir çünkü Türkiye er geç ana dilde eğitimi başlatmak  zorundadır. Bunun için öğretmenlere ihtiyaç var, eğitimli insanlara ihtiyaç var, pedagoji eğitimi almış  insanlara ihtiyaç var, dil eğitiminin nasıl yapılacağına dair yetişmiş elemanlara ihtiyaç var. Bu  teklifimizi tekrar ediyoruz.  Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (BDP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ederim.  Cumhuriyet Halk Partisi Grubu ve şahsı adına Sinop Milletvekili Engin Altay. (CHP sıralarından  alkışlar)  CHP GRUBU ADINA ENGİN ALTAY (Sinop) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; yüce  heyetinizi saygıyla selamlıyorum.  Bugün, birkaç haftadır bir türlü tamamlayamadığımız vakıf üniversiteleri kanununu görüşüyoruz.  Bu konuya geçmeden önce, son günlerde ülkemizde yaşanan bazı olaylar, ülkemin geleceğiyle ilgili,  toplumumuzun içinde bulunduğu iç bansın zedelendiğine dair ciddi karamsarlık ve endişelere beni  sevk ediyor. Şimdi, tabii, şöyle düşündüm biraz önce: "Fırat'ın kenannda kaybolan koyunun hesabını  veremem." diyen Hazreti Ömer'e bak, bir de ülkeyi bu hâle getiren Başbakana bak. Çok şükür ikisi  de Müslüman da yani bunların aldığı İslam eğitimi, İslam anlayışı arasındaki bu farka dikkatinizi  çekmek istiyorum.  - 2 5 0 -
Sayfa 79 -
T B M M B: 85 1 3 . 4 . 2 0 1 0 O: 4  değil. Aslında, YÖK kendi yasası çerçevesinde bu bölümleri oluşturabilir ama görünen o ki, önce  olaya sıcak bakmakla birlikte bunu belli bir sürece yaydıkları görülüyor. Buna rağmen, kimi üniver­ siteler kendi olanakları çerçevesinde, derli toplu olmayan, ilişkileri birbirinden kopuk, ne amaca hiz­ met ettiği çok fazla belli olmayan girişimleri var. Bu girişimleri de takdirle karışlıyoruz tabii. Artuk  Üniversitesi Kürt diline ilişkin kimi çalışmalar içinde, yaşayan dillerle ilgili bölümler açma gibi bir  çalışmanın içinde. Yine, Tunceli Üniversitesi, basından öğrendiğimiz kadarıyla, haftada bir gün olmak  üzere...  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Sayın Özçelik, konuşmanızı tamamlar mısınız.  Buyurun.  OSMAN ÖZÇELİK (Devamla) - Tamamlıyorum Başkan, teşekkür ederim.  ...Kürtçenin Kurmanci lehçesi ve Zazaki Dimili lehçesinde lisans ve ön lisans programları  hazırlamış. Bunları tabii ki olumluyoruz ancak bunlar yeterli değil, bunlar derli toplu çözümler getiren  yaklaşımlar değil. Buna rağmen çok yoğun bir ilgi olduğu görülüyor. Tunceli Üniversitesinde  Kurmanci bölümünde ders almak isteyen öğrenci sayısı 600, Zaza Dimili lehçesinde -Kürtçenin bu  iki önemli lehçesinde- öğrencilerden 400'ü Dimili lehçesinden dersleri izlemeye başlamışlar. Yani  talebin ne kadar yüksek olduğunun, ihtiyacın ne kadar ciddi olduğunun kavranması lazım. Tercihli  dersle, haftada bir saat dersle ihtiyaca yanıt verilemeyeceği açıktır. Yapılması gereken, ilk etapta,  öğretmen yetiştirecek, Dicle Üniversitesi başta olmak üzere, biz İstanbul Üniversitesi diye önermiştik,  Ankara da olabilir, köklü, büyük üniversitelerimizde...  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  OSMAN ÖZÇELİK (Devamla) - Bağlıyorum Başkan, son cümle.  Bu iki üniversitemizde açılacak bölümlerde, Kürtçe eğitim-öğretim yapan Kürt dili ve edebiyatı  bölümlerinin açılması, öğretmen yetiştirilmesidir çünkü Türkiye er geç ana dilde eğitimi başlatmak  zorundadır. Bunun için öğretmenlere ihtiyaç var, eğitimli insanlara ihtiyaç var, pedagoji eğitimi almış  insanlara ihtiyaç var, dil eğitiminin nasıl yapılacağına dair yetişmiş elemanlara ihtiyaç var. Bu  teklifimizi tekrar ediyoruz.  Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (BDP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ederim.  Cumhuriyet Halk Partisi Grubu ve şahsı adına Sinop Milletvekili Engin Altay. (CHP sıralarından  alkışlar)  CHP GRUBU ADINA ENGİN ALTAY (Sinop) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; yüce  heyetinizi saygıyla selamlıyorum.  Bugün, birkaç haftadır bir türlü tamamlayamadığımız vakıf üniversiteleri kanununu görüşüyoruz.  Bu konuya geçmeden önce, son günlerde ülkemizde yaşanan bazı olaylar, ülkemin geleceğiyle ilgili,  toplumumuzun içinde bulunduğu iç bansın zedelendiğine dair ciddi karamsarlık ve endişelere beni  sevk ediyor. Şimdi, tabii, şöyle düşündüm biraz önce: "Fırat'ın kenannda kaybolan koyunun hesabını  veremem." diyen Hazreti Ömer'e bak, bir de ülkeyi bu hâle getiren Başbakana bak. Çok şükür ikisi  de Müslüman da yani bunların aldığı İslam eğitimi, İslam anlayışı arasındaki bu farka dikkatinizi  çekmek istiyorum.  - 2 5 0 - TBMM B:85 1 3 . 4 . 2 0 1 0 0 : 4  - 2 5 1 - Sayın milletvekilleri, terör, Türkiye'de maalesef hep var olmuştur, özellikle 83-84'lü yıllardan  itibaren acımasız yüzünü göstermiş, Türkiye bu konuda büyük bedel ödemiştir. Yalnız, iktidarınızın  sekizinci yılında, Türkiye bir de anarşiyle tanıştı. Yani terör bir dertti, sayenizde, Türkiye'yi  getirdiğiniz sosyoekonomik nokta Türkiye'ye yeniden anarşi belasının musallat olmasına sebep oldu.  Hükümeti bu konuda daha sorumlu, daha duyarlı olmaya çağırıyorum. Özellikle Van'da ve  Samsun'da yaşanan olayları "münferit olaylar" diye geçiştirmek falan mümkün değildir, yani bu  olayların üstünde, bu yaşananların üstünde Hükümetin böyle pişkin pişkin oturmasını anlamak da  mümkün değildir. Cumhuriyetimiz seksen yedi yıllık, demokrasimiz altmış yıllık. Burası bugün bir  milletvekilimizin de söylediği gibi ne Hitler'in Almanyası'dır ne Mussolini'nin İtalyası'dır sayın  milletvekilleri. Burası, Büyük Atatürk'ün kurduğu, barış üzerine, kardeşlik üzerine kurduğu Türkiye  Cumhuriyeti'dir ve böyle de sonsuza kadar kalacaktır. (CHP sıralarından alkışlar) Bu duygularımı  sizlerle paylaşmayı bir görev sayıyorum.  Sayın milletvekilleri, konumuz eğitim. Ben, 7 Nisan günü, bu Genel Kurulda, atama bekleyen  öğretmenlerin sorunlarıyla ilgili bir konuşma yaptım. Cumhuriyet Halk Partili milletvekili  arkadaşlarımla beraber, bir Meclis araştırması açılmasını teklif ettik. Bakın, bugün, ne güzel, bütün  grupların iş birliğiyle, mutabakatıyla, Türkiye'de hızla yaygınlaşan kanser vakalarının araştırılmasına  yönelik bir komisyon kurduk. Yani bu çok önemli ama 300 bin insanı yok sayan bir Parlamento ben  tasavvur edemiyorum. Şimdi, bunu burada reddettiniz. Peki, Hükümete soruyorum, gerçi Millî Eğitim  Bakanı burada yok. Ben 7 Nisan günü dedim ki: "Müzik öğretmeni adayı Emre Yılmaz böbreğini  satışa çıkardı." Dedim ki: "AYÖP Platformu Başkanı, atama bekleyen öğretmen Şafak Bay kemik  kanseriyle boğuşuyor, yurt dışına tedaviye gitmesi lazım, sosyal güvencesi yok." Dedim ki: "Bursa'da  Fikret Ercan, atama bekleyen öğretmen, intihar etti." 7 Nisan günü, ben bunları söyledim. Şimdi  Sayın Hükümete soruyorum: Bu Hükümet, 7 Nisanda söylediğim bu üç somut, vahim durumla ilgili  ne yapmıştır?  K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Hiçbir şey yapmadı.  HÜSEYİN YILDIZ (Antalya) - Ortalığı karıştırıyor, ortalığı.  ENGİN ALTAY (Devamla) - E şimdi o Hükümet ne işe yarar? Bu durumla ilgili bir şey  yapmayan Hükümet, Allah aşkına, ne işe yarar? Devletin rutin işlerini bürokratlar yürütüyor zaten.  Yani burada, geçen, annesi cezaevine girdiği için çocuk intihar edince Millî Eğitim Bakanlığı  annesinin o taahhüt ettiği parayı ödemesini biliyor ya! Yani bu Hükümeti baştan dövmek lazım,  testiyi kırdıktan sonra yapıyor bu işleri. Hükümetin, bu testi misali, bir ders alması... Kimden alacak?  Hükümete kim ders verir? Hükümetin sorumlu olduğu yer önce millettir, sonra Parlamentodur.  Parlamento, bu Hükümetin her yaptığı yanlış, eksik, hatalı, hakkaniyet ve insaniyet dışı iş ve işlemi  tasdiklemek zorunda değil ki. Böyle Parlamento olur mu?  Şimdi, sayın milletvekilleri, Millî Eğitim Bakanlığı -Millî Eğitim Bakanımız da yok- İç Denetim  Raporu açıklandı.  K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Orman Bakanımız var!  ENGİN ALTAY (Devamla) - Çok ilgili, Çevre ve Orman...  Millî Eğitim Bakanlığının kendi İç Denetim Raporu'nda "133.317 öğretmene ihtiyaç var." diyor.  Şimdi, bunu Millî Eğitim Bakanlığı yok sayıyor. Ya, bunu CHP söylemiyor, MHP söylemiyor,  BDP söylemiyor, Millî Eğitim Bakanlığı İç Denetim Raporu söylüyor.
Sayfa 80 -
TBMM B:85 1 3 . 4 . 2 0 1 0 0 : 4  - 2 5 1 - Sayın milletvekilleri, terör, Türkiye'de maalesef hep var olmuştur, özellikle 83-84'lü yıllardan  itibaren acımasız yüzünü göstermiş, Türkiye bu konuda büyük bedel ödemiştir. Yalnız, iktidarınızın  sekizinci yılında, Türkiye bir de anarşiyle tanıştı. Yani terör bir dertti, sayenizde, Türkiye'yi  getirdiğiniz sosyoekonomik nokta Türkiye'ye yeniden anarşi belasının musallat olmasına sebep oldu.  Hükümeti bu konuda daha sorumlu, daha duyarlı olmaya çağırıyorum. Özellikle Van'da ve  Samsun'da yaşanan olayları "münferit olaylar" diye geçiştirmek falan mümkün değildir, yani bu  olayların üstünde, bu yaşananların üstünde Hükümetin böyle pişkin pişkin oturmasını anlamak da  mümkün değildir. Cumhuriyetimiz seksen yedi yıllık, demokrasimiz altmış yıllık. Burası bugün bir  milletvekilimizin de söylediği gibi ne Hitler'in Almanyası'dır ne Mussolini'nin İtalyası'dır sayın  milletvekilleri. Burası, Büyük Atatürk'ün kurduğu, barış üzerine, kardeşlik üzerine kurduğu Türkiye  Cumhuriyeti'dir ve böyle de sonsuza kadar kalacaktır. (CHP sıralarından alkışlar) Bu duygularımı  sizlerle paylaşmayı bir görev sayıyorum.  Sayın milletvekilleri, konumuz eğitim. Ben, 7 Nisan günü, bu Genel Kurulda, atama bekleyen  öğretmenlerin sorunlarıyla ilgili bir konuşma yaptım. Cumhuriyet Halk Partili milletvekili  arkadaşlarımla beraber, bir Meclis araştırması açılmasını teklif ettik. Bakın, bugün, ne güzel, bütün  grupların iş birliğiyle, mutabakatıyla, Türkiye'de hızla yaygınlaşan kanser vakalarının araştırılmasına  yönelik bir komisyon kurduk. Yani bu çok önemli ama 300 bin insanı yok sayan bir Parlamento ben  tasavvur edemiyorum. Şimdi, bunu burada reddettiniz. Peki, Hükümete soruyorum, gerçi Millî Eğitim  Bakanı burada yok. Ben 7 Nisan günü dedim ki: "Müzik öğretmeni adayı Emre Yılmaz böbreğini  satışa çıkardı." Dedim ki: "AYÖP Platformu Başkanı, atama bekleyen öğretmen Şafak Bay kemik  kanseriyle boğuşuyor, yurt dışına tedaviye gitmesi lazım, sosyal güvencesi yok." Dedim ki: "Bursa'da  Fikret Ercan, atama bekleyen öğretmen, intihar etti." 7 Nisan günü, ben bunları söyledim. Şimdi  Sayın Hükümete soruyorum: Bu Hükümet, 7 Nisanda söylediğim bu üç somut, vahim durumla ilgili  ne yapmıştır?  K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Hiçbir şey yapmadı.  HÜSEYİN YILDIZ (Antalya) - Ortalığı karıştırıyor, ortalığı.  ENGİN ALTAY (Devamla) - E şimdi o Hükümet ne işe yarar? Bu durumla ilgili bir şey  yapmayan Hükümet, Allah aşkına, ne işe yarar? Devletin rutin işlerini bürokratlar yürütüyor zaten.  Yani burada, geçen, annesi cezaevine girdiği için çocuk intihar edince Millî Eğitim Bakanlığı  annesinin o taahhüt ettiği parayı ödemesini biliyor ya! Yani bu Hükümeti baştan dövmek lazım,  testiyi kırdıktan sonra yapıyor bu işleri. Hükümetin, bu testi misali, bir ders alması... Kimden alacak?  Hükümete kim ders verir? Hükümetin sorumlu olduğu yer önce millettir, sonra Parlamentodur.  Parlamento, bu Hükümetin her yaptığı yanlış, eksik, hatalı, hakkaniyet ve insaniyet dışı iş ve işlemi  tasdiklemek zorunda değil ki. Böyle Parlamento olur mu?  Şimdi, sayın milletvekilleri, Millî Eğitim Bakanlığı -Millî Eğitim Bakanımız da yok- İç Denetim  Raporu açıklandı.  K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Orman Bakanımız var!  ENGİN ALTAY (Devamla) - Çok ilgili, Çevre ve Orman...  Millî Eğitim Bakanlığının kendi İç Denetim Raporu'nda "133.317 öğretmene ihtiyaç var." diyor.  Şimdi, bunu Millî Eğitim Bakanlığı yok sayıyor. Ya, bunu CHP söylemiyor, MHP söylemiyor,  BDP söylemiyor, Millî Eğitim Bakanlığı İç Denetim Raporu söylüyor.  T B M M B: 85 1 3 . 4 . 2 0 1 0 O: 4  Şimdi bakın, Türkiye'de 300 bin insana, gene bu mayıs ayında bir kâbus yaşatacak bu Hükümet.  Şimdi, önümüzdeki günlerde, televizyonların alt yazılarında "Flaş! Flaş! Flaş! Millî Eğitim Bakanlığı  10 bin yeni öğretmen alacak." Gazetelerde, televizyonlarda haber. Bu 300 bin aile içinde bir heyecan,  bir umut ışığı doğacak. Tavsiye etmiyorum, beni dinliyorlarsa şimdilik doğmasın ama biz bu işin  peşini de bırakmayacağız.  Şimdi, sayın milletvekilleri, bunu daha önce de yaşadık. Bu 10 bin öğretmenin yaklaşık 8-9 bini,  sistem içindeki "sözleşmeli öğretmen" ve "usta öğretmen" adıyla çalıştırılan arkadaşlarımız üzerinden  doldurulacak.  Şimdi, bir Hükümet millete yalan söyler mi? "10 bin yeni öğretmen alınacak." diye basına bu  geçecek.  Şimdi, iki gündür -inanın sayın milletvekilleri, abartmıyorum- 200'ü aşkın mesaj aldık. Bütün  bu arkadaşlar, benim meslektaşlarım "Haziran aldatmacası." diyor, başka bir şey demiyor. Hükümeti  buradan uyarıyorum: Ya böyle bir yeni öğretmen alacağız demeyin, "Efendim, sistem içindeki  sözleşmeli öğretmenleri kadroya geçireceğiz." deyin -insanlık bunu gerektirir, doğru dürüst siyaset  bunu gerektirir- ya da ne yapın edin, gidin, IMF'ye mi yalvaracaksınız, Dünya Bankasına mı  yalvaracaksınız, Başbakanı abluka altına mı alacaksınız... Yahu, Başbakana şunu sorsanıza kardeşim:  "Sayın Başbakan, sen 2002 yılında..."  HÜSEYİN YILDIZ (Antalya) - Başbakan Amerika'da. Yanına yaklaşamıyorlar Başbakanın!  ENGİN ALTAY (Devamla) - ". . .İzmit ' te, Antep'te, Samsun'da ve İstanbul'da bu işsiz  öğretmenlere şeref sözü verdin mi, vermedin mi?" diye bir sorun canım! Tutanaklar var, belgeler  var, Sayın Başbakanın verdiği sözler var. E şimdi, "Dün dündür, bugün bugündür." Demirel'e ait bir  söz ama tatbikatına baktığınız zaman Recep Tayyip Erdoğan'la anlam bulan bir söz hâline geldi.  Böyle başbakanlık olmaz.  Başbakanların eksiği olabilir, şartlara göre bazı konularda eksik iş ve işlem yapabilirler ama ben  biliyorum ki 133 bin öğretmen açığını kapatmak, devletimize -büyük devletimize- çok büyük bir  yük değildir. Nerelere ne paralar harcanıyor! Hep söylüyoruz. Özel uçakla kına gecelerine  gidiyorsunuz ya! Ayıp değil mi?  Bu rakam -Sayın Bakan, belki siz konuya vâkıf değilsiniz- 300 bin rakamı hayalî bir rakam  değildir. Yaklaşık 200 bin sistem dışında öğretmen var, efendim, 73 bin tane Millî Eğitim  Bakanlığında, sistem içinde ama sözleşmeli öğretmen var ve 55 bin tane de ücretli var. Onların  durumu daha bir vahim, sözleşmelilerin ve ücretlilerin durumu daha vahim. 24 Kasım Öğretmenler  Günü'nde "Siz şöyle durun, sizi öğretmen saymıyoruz." diyorlar. Ayıp değil mi? Ayıp değil mi?  Böyle bir şey olabilir mi Sayın milletvekilleri?  Daha nisan ayındayız, Nisanın 13'ü bugün...  ÇEVRE VE ORMAN BAKANI VEYSEL EROĞLU (Afyonkarahisar) - Ağustosta da alacağız,  merak etme.  ENGİN ALTAY (Devamla) - .. .bu haziran aldatmacasına direneceğiz. Her vesileyle, her fırsatta,  bu kürsüye Anayasa değişikliği için çıktığımızda da, Tarım Kanunu için, Süt Kanunu için,  Kooperatifler Kanunu için çıktığımızda da bu atanmayan öğretmenlerin hesabını sormaya devam  edeceğiz.  - 2 5 2 -
Sayfa 81 -
T B M M B: 85 1 3 . 4 . 2 0 1 0 O: 4  Şimdi bakın, Türkiye'de 300 bin insana, gene bu mayıs ayında bir kâbus yaşatacak bu Hükümet.  Şimdi, önümüzdeki günlerde, televizyonların alt yazılarında "Flaş! Flaş! Flaş! Millî Eğitim Bakanlığı  10 bin yeni öğretmen alacak." Gazetelerde, televizyonlarda haber. Bu 300 bin aile içinde bir heyecan,  bir umut ışığı doğacak. Tavsiye etmiyorum, beni dinliyorlarsa şimdilik doğmasın ama biz bu işin  peşini de bırakmayacağız.  Şimdi, sayın milletvekilleri, bunu daha önce de yaşadık. Bu 10 bin öğretmenin yaklaşık 8-9 bini,  sistem içindeki "sözleşmeli öğretmen" ve "usta öğretmen" adıyla çalıştırılan arkadaşlarımız üzerinden  doldurulacak.  Şimdi, bir Hükümet millete yalan söyler mi? "10 bin yeni öğretmen alınacak." diye basına bu  geçecek.  Şimdi, iki gündür -inanın sayın milletvekilleri, abartmıyorum- 200'ü aşkın mesaj aldık. Bütün  bu arkadaşlar, benim meslektaşlarım "Haziran aldatmacası." diyor, başka bir şey demiyor. Hükümeti  buradan uyarıyorum: Ya böyle bir yeni öğretmen alacağız demeyin, "Efendim, sistem içindeki  sözleşmeli öğretmenleri kadroya geçireceğiz." deyin -insanlık bunu gerektirir, doğru dürüst siyaset  bunu gerektirir- ya da ne yapın edin, gidin, IMF'ye mi yalvaracaksınız, Dünya Bankasına mı  yalvaracaksınız, Başbakanı abluka altına mı alacaksınız... Yahu, Başbakana şunu sorsanıza kardeşim:  "Sayın Başbakan, sen 2002 yılında..."  HÜSEYİN YILDIZ (Antalya) - Başbakan Amerika'da. Yanına yaklaşamıyorlar Başbakanın!  ENGİN ALTAY (Devamla) - ". . .İzmit ' te, Antep'te, Samsun'da ve İstanbul'da bu işsiz  öğretmenlere şeref sözü verdin mi, vermedin mi?" diye bir sorun canım! Tutanaklar var, belgeler  var, Sayın Başbakanın verdiği sözler var. E şimdi, "Dün dündür, bugün bugündür." Demirel'e ait bir  söz ama tatbikatına baktığınız zaman Recep Tayyip Erdoğan'la anlam bulan bir söz hâline geldi.  Böyle başbakanlık olmaz.  Başbakanların eksiği olabilir, şartlara göre bazı konularda eksik iş ve işlem yapabilirler ama ben  biliyorum ki 133 bin öğretmen açığını kapatmak, devletimize -büyük devletimize- çok büyük bir  yük değildir. Nerelere ne paralar harcanıyor! Hep söylüyoruz. Özel uçakla kına gecelerine  gidiyorsunuz ya! Ayıp değil mi?  Bu rakam -Sayın Bakan, belki siz konuya vâkıf değilsiniz- 300 bin rakamı hayalî bir rakam  değildir. Yaklaşık 200 bin sistem dışında öğretmen var, efendim, 73 bin tane Millî Eğitim  Bakanlığında, sistem içinde ama sözleşmeli öğretmen var ve 55 bin tane de ücretli var. Onların  durumu daha bir vahim, sözleşmelilerin ve ücretlilerin durumu daha vahim. 24 Kasım Öğretmenler  Günü'nde "Siz şöyle durun, sizi öğretmen saymıyoruz." diyorlar. Ayıp değil mi? Ayıp değil mi?  Böyle bir şey olabilir mi Sayın milletvekilleri?  Daha nisan ayındayız, Nisanın 13'ü bugün...  ÇEVRE VE ORMAN BAKANI VEYSEL EROĞLU (Afyonkarahisar) - Ağustosta da alacağız,  merak etme.  ENGİN ALTAY (Devamla) - .. .bu haziran aldatmacasına direneceğiz. Her vesileyle, her fırsatta,  bu kürsüye Anayasa değişikliği için çıktığımızda da, Tarım Kanunu için, Süt Kanunu için,  Kooperatifler Kanunu için çıktığımızda da bu atanmayan öğretmenlerin hesabını sormaya devam  edeceğiz.  - 2 5 2 - T B M M B: 85 13 . 4 . 2010 O: 4  Bak, şimdi, yükseköğretimle ilgili burada hazırlıklarım var, bunlara gelemedim bile daha ama  bu durum vahim bir durum sayın milletvekilleri. Bu konuda Hükümeti, yüce Meclisi, özellikle yüce  Meclisin iktidar partisine mensup milletvekillerini bir daha duyarlı olmaya çağırıyorum. Lütfen, bu  haziran ayında yaşanacak olan trajediye izin vermeyelim. Allah aşkına hepimizin çoluk çocuğu var  ya! Hepimiz anneyiz, babayız. Böyle bir şey olabilir mi? Buna sessiz kalabilir misiniz? Nasıl  kalırsınız? Ben bunu anlamakta güçlük çekerim. Olmaz, toplum sorunlarına kulağını kapayan,  gözlerini kapayan, ağzını kapayan bir parti olmaz, bir parlamento olmaz. Bu sorun karşısında ben  yüce Meclisin, gerçekten samimiyetle iyi niyetle bir sorumluluk içerisinde Hükümete yönelik  eleştirilerini, baskısını sürdüreceğine inanıyorum, en azından inanmak istiyorum.  Bakın, biz şimdi sizin yaptığınız her şeye bazen karşı çıkınca siz diyorsunuz ki: "Her şeye karşı  çıkıyorsunuz." E güvenimiz yok size. Bakın, bu sefer güvenimizi nasıl sarsmışsınız.  Şimdi, sayın milletvekilleri, önümüzdeki ay SBS sınavları var, ilköğretimden ortaöğretime geçiş  sınavları var. Milyonlarca aile 6, 7 ve 8'inci sınıftaki çocukları bu sınavlara hazırlıyoruz, siz de  hazırlıyorsunuz, ben de hazırlıyorum.  Şimdi, maç başlamış, kuralları bunun 1 Kasım 2007'de belirlenmiş, Ortaöğretime Geçiş  Yönergesi hazırlanmış, sistem işliyor. Şimdi, haydi buyurun, size yeni bir garabet daha, yeni bir  skandal daha. 2 Nisan 2010'da bu yönergede bir değişiklik yapmış Millî Eğitim Bakanlığı Talim  Terbiye Kurulu.  Bakın, sayın milletvekilleri, milyonlarca aileyi ilgilendiren bir meseleden bahsediyorum.  Başkanım, bu on beş dakika mı, on mu?  BAŞKAN - On beş dakika.  ENGİN ALTAY (Devamla) - On beş. . . Üç dakika mı kaldı?  Şimdi, sayın milletvekilleri, bu yönetmelik değişikliğiyle çeşitli adlar altında -sizin çocuklarınızı  da ilgilendiriyor, bunu iyi dinleyin- yurt dışında uluslararası yarışmalara gidip derece yapanlara,  yaptıkları dereceye göre sınıf puanı veriyorlar. Bak bak, sınıf puanı! Gitmek bile yeterli, derece  yapamazsan. Peki, bu uluslararası yarışmalara kim gidiyor? Sizin çocuklarınız gidebilir, hadi benimki  de gidebilir. Milletin çocukları mı gidiyor? Bu uluslararası yarışmaya Millî Eğitim Bakanlığına bağlı  resmî okullar mı gidiyor, yoksa (F) tipi okullar mı gidiyor?  K. KEMAL ANADOL (İzmir) - (F) tipi...  ENGİN ALTAY (Devamla) - (F) tipi gidiyor.  Şimdi, Çorlu -Sinop' tan örnek vermiyorum- Tekirdağ'ın Çorlu ilçesinden, daha geçenlerde  Nebraska'ya -Nebraska'ya ben de gittim, bizim Türkiye'nin Bayburt'u gibi bir yer- Çorlu'dan bir  okul gitmiş, yarışmaya katılmış, yirmi tane madalya... Şimdi, Çorlu'dan 20 çocuk, eşitleri arasında  ayrıcalıklı. Niye? O özel kolejde okuduğu için ve özel kolejde (F) tipi yarışmaya gittiği için. Bu  adalet falan değil. Ya partinizin adını değiştirin ya bu işi adaletli yapın. Böyle şey olur mu ya! Buna  isyan etmeyeceğiz de neye isyan edeceğiz? Sınava bir buçuk ay kala yapıyorsun bunu. Ayıp!  Bak, bu yanlış falan demiyorum, bu mahkemeden döner de -bu konuda Danıştaya gidilmiş- ama bu, yanlışın ötesindedir, bu düpedüz ayıptır, gerçekten ayıptır. Bir öğretmen olarak, bu çağda,  bu dönemde, Bakanlıkta, Türkiye Cumhuriyeti devletinde böyle bir ayrımcılığın yapılmasını  kınıyorum.  - 2 5 3 -
Sayfa 82 -
T B M M B: 85 13 . 4 . 2010 O: 4  Bak, şimdi, yükseköğretimle ilgili burada hazırlıklarım var, bunlara gelemedim bile daha ama  bu durum vahim bir durum sayın milletvekilleri. Bu konuda Hükümeti, yüce Meclisi, özellikle yüce  Meclisin iktidar partisine mensup milletvekillerini bir daha duyarlı olmaya çağırıyorum. Lütfen, bu  haziran ayında yaşanacak olan trajediye izin vermeyelim. Allah aşkına hepimizin çoluk çocuğu var  ya! Hepimiz anneyiz, babayız. Böyle bir şey olabilir mi? Buna sessiz kalabilir misiniz? Nasıl  kalırsınız? Ben bunu anlamakta güçlük çekerim. Olmaz, toplum sorunlarına kulağını kapayan,  gözlerini kapayan, ağzını kapayan bir parti olmaz, bir parlamento olmaz. Bu sorun karşısında ben  yüce Meclisin, gerçekten samimiyetle iyi niyetle bir sorumluluk içerisinde Hükümete yönelik  eleştirilerini, baskısını sürdüreceğine inanıyorum, en azından inanmak istiyorum.  Bakın, biz şimdi sizin yaptığınız her şeye bazen karşı çıkınca siz diyorsunuz ki: "Her şeye karşı  çıkıyorsunuz." E güvenimiz yok size. Bakın, bu sefer güvenimizi nasıl sarsmışsınız.  Şimdi, sayın milletvekilleri, önümüzdeki ay SBS sınavları var, ilköğretimden ortaöğretime geçiş  sınavları var. Milyonlarca aile 6, 7 ve 8'inci sınıftaki çocukları bu sınavlara hazırlıyoruz, siz de  hazırlıyorsunuz, ben de hazırlıyorum.  Şimdi, maç başlamış, kuralları bunun 1 Kasım 2007'de belirlenmiş, Ortaöğretime Geçiş  Yönergesi hazırlanmış, sistem işliyor. Şimdi, haydi buyurun, size yeni bir garabet daha, yeni bir  skandal daha. 2 Nisan 2010'da bu yönergede bir değişiklik yapmış Millî Eğitim Bakanlığı Talim  Terbiye Kurulu.  Bakın, sayın milletvekilleri, milyonlarca aileyi ilgilendiren bir meseleden bahsediyorum.  Başkanım, bu on beş dakika mı, on mu?  BAŞKAN - On beş dakika.  ENGİN ALTAY (Devamla) - On beş. . . Üç dakika mı kaldı?  Şimdi, sayın milletvekilleri, bu yönetmelik değişikliğiyle çeşitli adlar altında -sizin çocuklarınızı  da ilgilendiriyor, bunu iyi dinleyin- yurt dışında uluslararası yarışmalara gidip derece yapanlara,  yaptıkları dereceye göre sınıf puanı veriyorlar. Bak bak, sınıf puanı! Gitmek bile yeterli, derece  yapamazsan. Peki, bu uluslararası yarışmalara kim gidiyor? Sizin çocuklarınız gidebilir, hadi benimki  de gidebilir. Milletin çocukları mı gidiyor? Bu uluslararası yarışmaya Millî Eğitim Bakanlığına bağlı  resmî okullar mı gidiyor, yoksa (F) tipi okullar mı gidiyor?  K. KEMAL ANADOL (İzmir) - (F) tipi...  ENGİN ALTAY (Devamla) - (F) tipi gidiyor.  Şimdi, Çorlu -Sinop' tan örnek vermiyorum- Tekirdağ'ın Çorlu ilçesinden, daha geçenlerde  Nebraska'ya -Nebraska'ya ben de gittim, bizim Türkiye'nin Bayburt'u gibi bir yer- Çorlu'dan bir  okul gitmiş, yarışmaya katılmış, yirmi tane madalya... Şimdi, Çorlu'dan 20 çocuk, eşitleri arasında  ayrıcalıklı. Niye? O özel kolejde okuduğu için ve özel kolejde (F) tipi yarışmaya gittiği için. Bu  adalet falan değil. Ya partinizin adını değiştirin ya bu işi adaletli yapın. Böyle şey olur mu ya! Buna  isyan etmeyeceğiz de neye isyan edeceğiz? Sınava bir buçuk ay kala yapıyorsun bunu. Ayıp!  Bak, bu yanlış falan demiyorum, bu mahkemeden döner de -bu konuda Danıştaya gidilmiş- ama bu, yanlışın ötesindedir, bu düpedüz ayıptır, gerçekten ayıptır. Bir öğretmen olarak, bu çağda,  bu dönemde, Bakanlıkta, Türkiye Cumhuriyeti devletinde böyle bir ayrımcılığın yapılmasını  kınıyorum.  - 2 5 3 - T B M M B: 85 1 3 . 4 . 2 0 1 0 O: 4  Sayın milletvekilleri, buralardan çok insan geldi geçti. Bizler de sizler de gelip geçeceğiz. Üç  günlük dünya, iyi anılmak lazım. Ne derler? "Ölünün arkasından konuşmayın." derler. E siz böyle  yaparsanız hepinizin arkasından yüzyıllarca konuşacaklar. Konuşturmayın arkanızdan.  İRFAN GÜNDÜZ (İstanbul) - Biz hayırla yâd ederiz sizi.  ENGİN ALTAY (Devamla) - Yani parti disiplinini ben de bilirim, kabul ederim. Bizim de  partimizin bir disiplini var ama sayın milletvekilleri, lütfen...  Bak, şimdi, "Yargı bizi kuşattı." diyorsunuz, "yargıyı yargı yapacağız..." Kendinizce... Peki,  yürütmenin yasamayı bu denli tahakküm altına almasını içinize sindirebiliyor musunuz? Böyle şey  olur mu?  Evet, milletvekiliyiz, parti disiplini var, şu var bu var ama iki yere hesap vereceğiz. Bir bizi  buraya gönderenlere hesap vereceğiz, bir de öbür tarafa hesap vereceğiz. Bakın, bakın... (AK PARTİ  sıralarından gürültüler) Tabii, tabii, tabii... Şimdi, belki ben beş vakit namaz kılamıyorum, zaman  zaman orucumu da aksatıyorum ama...  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Sayın Altay, konuşmanızı tamamlayınız.  Buyurun efendim.  ENGİN ALTAY (Devamla) - . . .ben, yüce dinimizi çok iyi biliyorum ve bir şeyi biliyorum sayın  milletvekilleri: Benim üzerimde ve partimin üzerinde kul hakkı yok. (CHP sıralarından alkışlar) Sizin  üzerinizde, Genel Başkanınızdan başlayarak AKP'nin üzerinde epey bir diyetle ödenmesi bile  mümkün olmayacak kadar kul hakkı var. Allah sonunuzu hayır etsin, gidişiniz iyi gidiş değil.  Yüce heyeti saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)  AHMET YENİ (Samsun) - Amin!  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.  Şahsı adına Canan Kalsın, İstanbul Milletvekili.  Buyurun Sayın Kalsın. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)  CANAN KALSIN (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 487 sıra sayılı  Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın  l'inci maddesi üzerinde söz almış bulunmaktayım. Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.  Hepimizin bildiği gibi, ülkemiz genç bir nüfusa sahip ve her 10 gençten l'inin yükseköğretim  yapabildiği ülkemizde yükseköğretim talebi önemli bir yer tutmaktadır. Yükseköğretimde, açık  öğretim kurumlan hariç, ön lisans, lisans ve lisans üstü kurumlarında toplam 1 milyon 746 bin 534  öğrencinin 166.157'si vakıf üniversitelerinde eğitim-öğretim yapmaktadır. Kendi kaynaklan ile  kazanç amacı gütmeden kumlan vakıf üniversiteleri, bu anlamda yükseköğretimde olan ihtiyacı da  karşılamaktadır. Kamu tüzel kişiliğinde kurulan bu üniversitelerin artması ile yükseköğretimde  Türkiye'nin genç nüfusunun ihtiyacını karşılayacaktır.  1984 yılında kurulmaya başlayan vakıf üniversiteleri 2002 yılı itibanyla 53'ü devlet, 23'ü vakıf  olmak üzere 76 üniversite sayısı bugün 94'ü devlet, 45 ' i vakıf üniversitesi olmak üzere 139'a  ulaşmıştır.  Tasarı ile kurulması öngörülen Fatih Sultan Mehmet Üniversitesi ile daha önce Bezmi Âlem  Vakıf Üniversitesi mazbut vakıflar adına Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından kuruldu. 2002 yılına  - 2 5 4 -
Sayfa 83 -
T B M M B: 85 1 3 . 4 . 2 0 1 0 O: 4  Sayın milletvekilleri, buralardan çok insan geldi geçti. Bizler de sizler de gelip geçeceğiz. Üç  günlük dünya, iyi anılmak lazım. Ne derler? "Ölünün arkasından konuşmayın." derler. E siz böyle  yaparsanız hepinizin arkasından yüzyıllarca konuşacaklar. Konuşturmayın arkanızdan.  İRFAN GÜNDÜZ (İstanbul) - Biz hayırla yâd ederiz sizi.  ENGİN ALTAY (Devamla) - Yani parti disiplinini ben de bilirim, kabul ederim. Bizim de  partimizin bir disiplini var ama sayın milletvekilleri, lütfen...  Bak, şimdi, "Yargı bizi kuşattı." diyorsunuz, "yargıyı yargı yapacağız..." Kendinizce... Peki,  yürütmenin yasamayı bu denli tahakküm altına almasını içinize sindirebiliyor musunuz? Böyle şey  olur mu?  Evet, milletvekiliyiz, parti disiplini var, şu var bu var ama iki yere hesap vereceğiz. Bir bizi  buraya gönderenlere hesap vereceğiz, bir de öbür tarafa hesap vereceğiz. Bakın, bakın... (AK PARTİ  sıralarından gürültüler) Tabii, tabii, tabii... Şimdi, belki ben beş vakit namaz kılamıyorum, zaman  zaman orucumu da aksatıyorum ama...  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Sayın Altay, konuşmanızı tamamlayınız.  Buyurun efendim.  ENGİN ALTAY (Devamla) - . . .ben, yüce dinimizi çok iyi biliyorum ve bir şeyi biliyorum sayın  milletvekilleri: Benim üzerimde ve partimin üzerinde kul hakkı yok. (CHP sıralarından alkışlar) Sizin  üzerinizde, Genel Başkanınızdan başlayarak AKP'nin üzerinde epey bir diyetle ödenmesi bile  mümkün olmayacak kadar kul hakkı var. Allah sonunuzu hayır etsin, gidişiniz iyi gidiş değil.  Yüce heyeti saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)  AHMET YENİ (Samsun) - Amin!  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.  Şahsı adına Canan Kalsın, İstanbul Milletvekili.  Buyurun Sayın Kalsın. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)  CANAN KALSIN (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 487 sıra sayılı  Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın  l'inci maddesi üzerinde söz almış bulunmaktayım. Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.  Hepimizin bildiği gibi, ülkemiz genç bir nüfusa sahip ve her 10 gençten l'inin yükseköğretim  yapabildiği ülkemizde yükseköğretim talebi önemli bir yer tutmaktadır. Yükseköğretimde, açık  öğretim kurumlan hariç, ön lisans, lisans ve lisans üstü kurumlarında toplam 1 milyon 746 bin 534  öğrencinin 166.157'si vakıf üniversitelerinde eğitim-öğretim yapmaktadır. Kendi kaynaklan ile  kazanç amacı gütmeden kumlan vakıf üniversiteleri, bu anlamda yükseköğretimde olan ihtiyacı da  karşılamaktadır. Kamu tüzel kişiliğinde kurulan bu üniversitelerin artması ile yükseköğretimde  Türkiye'nin genç nüfusunun ihtiyacını karşılayacaktır.  1984 yılında kurulmaya başlayan vakıf üniversiteleri 2002 yılı itibanyla 53'ü devlet, 23'ü vakıf  olmak üzere 76 üniversite sayısı bugün 94'ü devlet, 45 ' i vakıf üniversitesi olmak üzere 139'a  ulaşmıştır.  Tasarı ile kurulması öngörülen Fatih Sultan Mehmet Üniversitesi ile daha önce Bezmi Âlem  Vakıf Üniversitesi mazbut vakıflar adına Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından kuruldu. 2002 yılına  - 2 5 4 - TBMM B: 85 13 . 4 . 2 0 1 0 O: 4  kadar kurulan vakıf üniversiteleri üç büyük ilde toplanmışken, bu tarihten itibaren kurulan 22 vakıf  üniversitesinin 7'si bu büyük üç il dışında kurulmuştur.  Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ülkemizde üniversite okuyanların oranı dünyayla  karşılaştırıldığında dünyada yüzde 60 iken, ülkemizde yüzde 20 ile maalesef istenilen seviyede  değildir. İktidarımız süresinde 81 ilde kurulan üniversitelerle hem bu tablo değişecek hem de göç  önlenmiş olacaktır. Amerika'nın Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra silahlanma yerine üniversitelere  yatırım yapması bugün Amerika'yı Amerika yapan bir gerçek olmuştur.  Bu üniversitelerin yeni kurulacak eğitim fakültelerinde okul öncesi ve engelli eğitimi gibi  konularda öğretmen açığı bulunan bölümlerin açılmasına izin verilmiştir.  Vakıf üniversitesi kurulması talebinde kurul bünyesinde bulunan vakıf komisyonu tarafından  yerinde yapılan ziyaretlerle kurucu vakfın beyan edilen mal varlığı kampus için tahsis edilen araziler  ve imar durumlarına kadar inceleme yapılıp daha sonra genel kurulda başvuruların görüşüldüğü  Yükseköğretim Kurulu tarafından mal varlığı 15 milyon liranın altında bulunan taleplerin ise iade  edildiği bilgisini sizlerle paylaşmak istiyorum.  Bu yeni kurulacak üniversitelerin yanında mevcut üniversitelerin öğretim üyesi talebinin  karşılanması için "Öğretim Üyesi Yetiştirme Projesi" yürütülmektedir. Bu Proje kapsamında 2 bin  araştırma görevlisi kadrosu bütçe kanununa eklenmek üzeredir.  Tasarının çerçeve l 'inci maddesi 2809 sayılı Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanunu'na  eklenen ve Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesinin kurulmasını öngören ek 118'inci maddenin  ikinci fıkrasına ülkemiz ve İspanya tarafından başbakanlar düzeyinde yürütülen Medeniyetler İttifakı  Projesi çerçevesinde yüksek lisans ve doktora çalışmalarının yapılabilmesi için, Projeye akademik  destek sağlamak üzere, (g) bendi olarak "Medeniyetler İttifakı Enstitüsü" eklenerek kabul edilmiştir.  Bu konuda emeği geçen Sayın Bakanımız Nimet Çubukçu olmak üzere herkesi tebrik ediyorum.  İlerlemenin ancak eğitim oranının ve eğitim kalitesinin artırılmasıyla olacağına inanıyor ve bunu  canıgönülden destekliyorum.  Türkiye'nin ve dünyanın değişen koşul ve ihtiyaçları doğrultusunda Türkiye'de ve dünyada  büyüme hedefi olan, stratejik önemi haiz bölümlere yeni kurulacak üniversitelerde yer verileceğine  inanıyorum. Talebin arzı oluşturduğu alanlarda geleceğe hazırlanan gençler iş bulma kaygısı  taşımayacak, değişen dünya ihtiyaçları doğrultusunda hazırlıklı ve donanımlı olarak ülkemiz  gençlerinin bu ülkeye katkıları pozitif yönde olması kaçınılmazdır.  Şunu bir örnekle açmak istiyorum: Eğer Türkiye'miz nükleer alanda ya da enerji konusunda  büyüme hedefi koyuyorsa bu konuda -paralel olarak- üniversiteler de ilgili bölümlerde gençleri  buralara hazırlamalıdır.  Yine, bir diğer örnek: İletişim ya da nanoteknoloji konusunda büyümeyi hedefliyorsak yine o  konularla ilgili bölümler üniversitelerde açılmalı ve gençlerimiz geleceğe hazırlanmalıdır.  Yine, Türkiye dışında master, doktora ya da üniversite eğitimi yapacak gençler de bu büyüme  hedeflerine göre eğitim almaya yönlendirilmelidir. Bazı alanlar da stratejik hedef olarak belirlenmeli  ve sadece bugüne değil geleceğe yönelik de planlamalar yapılabilmelidir.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Sayın Kalsın, konuşmanızı tamamlayınız.  Buyurun efendim.  - 2 5 5 -
Sayfa 84 -
TBMM B: 85 13 . 4 . 2 0 1 0 O: 4  kadar kurulan vakıf üniversiteleri üç büyük ilde toplanmışken, bu tarihten itibaren kurulan 22 vakıf  üniversitesinin 7'si bu büyük üç il dışında kurulmuştur.  Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ülkemizde üniversite okuyanların oranı dünyayla  karşılaştırıldığında dünyada yüzde 60 iken, ülkemizde yüzde 20 ile maalesef istenilen seviyede  değildir. İktidarımız süresinde 81 ilde kurulan üniversitelerle hem bu tablo değişecek hem de göç  önlenmiş olacaktır. Amerika'nın Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra silahlanma yerine üniversitelere  yatırım yapması bugün Amerika'yı Amerika yapan bir gerçek olmuştur.  Bu üniversitelerin yeni kurulacak eğitim fakültelerinde okul öncesi ve engelli eğitimi gibi  konularda öğretmen açığı bulunan bölümlerin açılmasına izin verilmiştir.  Vakıf üniversitesi kurulması talebinde kurul bünyesinde bulunan vakıf komisyonu tarafından  yerinde yapılan ziyaretlerle kurucu vakfın beyan edilen mal varlığı kampus için tahsis edilen araziler  ve imar durumlarına kadar inceleme yapılıp daha sonra genel kurulda başvuruların görüşüldüğü  Yükseköğretim Kurulu tarafından mal varlığı 15 milyon liranın altında bulunan taleplerin ise iade  edildiği bilgisini sizlerle paylaşmak istiyorum.  Bu yeni kurulacak üniversitelerin yanında mevcut üniversitelerin öğretim üyesi talebinin  karşılanması için "Öğretim Üyesi Yetiştirme Projesi" yürütülmektedir. Bu Proje kapsamında 2 bin  araştırma görevlisi kadrosu bütçe kanununa eklenmek üzeredir.  Tasarının çerçeve l 'inci maddesi 2809 sayılı Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanunu'na  eklenen ve Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesinin kurulmasını öngören ek 118'inci maddenin  ikinci fıkrasına ülkemiz ve İspanya tarafından başbakanlar düzeyinde yürütülen Medeniyetler İttifakı  Projesi çerçevesinde yüksek lisans ve doktora çalışmalarının yapılabilmesi için, Projeye akademik  destek sağlamak üzere, (g) bendi olarak "Medeniyetler İttifakı Enstitüsü" eklenerek kabul edilmiştir.  Bu konuda emeği geçen Sayın Bakanımız Nimet Çubukçu olmak üzere herkesi tebrik ediyorum.  İlerlemenin ancak eğitim oranının ve eğitim kalitesinin artırılmasıyla olacağına inanıyor ve bunu  canıgönülden destekliyorum.  Türkiye'nin ve dünyanın değişen koşul ve ihtiyaçları doğrultusunda Türkiye'de ve dünyada  büyüme hedefi olan, stratejik önemi haiz bölümlere yeni kurulacak üniversitelerde yer verileceğine  inanıyorum. Talebin arzı oluşturduğu alanlarda geleceğe hazırlanan gençler iş bulma kaygısı  taşımayacak, değişen dünya ihtiyaçları doğrultusunda hazırlıklı ve donanımlı olarak ülkemiz  gençlerinin bu ülkeye katkıları pozitif yönde olması kaçınılmazdır.  Şunu bir örnekle açmak istiyorum: Eğer Türkiye'miz nükleer alanda ya da enerji konusunda  büyüme hedefi koyuyorsa bu konuda -paralel olarak- üniversiteler de ilgili bölümlerde gençleri  buralara hazırlamalıdır.  Yine, bir diğer örnek: İletişim ya da nanoteknoloji konusunda büyümeyi hedefliyorsak yine o  konularla ilgili bölümler üniversitelerde açılmalı ve gençlerimiz geleceğe hazırlanmalıdır.  Yine, Türkiye dışında master, doktora ya da üniversite eğitimi yapacak gençler de bu büyüme  hedeflerine göre eğitim almaya yönlendirilmelidir. Bazı alanlar da stratejik hedef olarak belirlenmeli  ve sadece bugüne değil geleceğe yönelik de planlamalar yapılabilmelidir.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Sayın Kalsın, konuşmanızı tamamlayınız.  Buyurun efendim.  - 2 5 5 - TBMM B: 85 13 . 4 . 2 0 1 0 O: 4  CANAN KALSIN (Devamla) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.  Yani on yıl sonra, yirmi yıl sonra ülkemiz nerede olacaksa, hangi hedefe yöneleceği alanlarda  yatınm yapılmalıdır.  Yine, Avrupa Birliği üyesi ülkelerinde ülkemiz öğrencileri aleyhine gerşekleşen öğrenim  ücretleri, kırk yılı aşkındır Avrupa Birliğiyle müzakere eden ülkemiz öğrencileri lehinde olan  seviyelere indirilmelidir.  İktidarımız süresinde seksen bir ilde kurulan üniversitelerimizle Türkiye ve Türk gençlerinin  farklı bir yerde olacağına inanıyorum.  Bu duygu ve düşüncelerle Fatih Sultan Mehmet Vakfı Üniversitesinin hayırlı olmasını temenni  ediyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Kalsın.  Sayın milletvekilleri, soru-cevap işlemi gerçekleştireceğiz.  Sayın Işık, buyurun.  ALİM IŞIK (Kütahya) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.  Sayın Bakan, her ne kadar konu sizinle direkt ilgili değil ama bilindiği gibi vakıf üniversitelerine  öğrenci kayıtları döneminde ciddi sorunlar kamuoyuna da yansıdı. Örneğin, İstanbul'da Maltepe  Vakıf Üniversitesinde, önce burslu olarak kazandığı öğrencilere bildirildiği hâlde, kayıt döneminde,  veliler, beklemedikleri çok ciddi kayıt paralarıyla karşılaştılar. Bu konularda Hükümetinizce ya da  Bakanlıkça alınan bir tedbir var mıdır? Bu yeni açılan vakıf üniversitelerinde de benzer olayların  yaşanmaması için Bakanlığımız ne tür tedbirleri almış ya da almaktadır?  Teşekkür ediyorum.  Hükümet...  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Sayın Işık, özür dilerim, süreniz devam ediyordu ama siz teşekkür edince ben  kapattım.  Sayın Orhan, buyurun.  AHMET ORHAN (Manisa) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.  Son Osmanlı Meclisi Saruhan Mebusu Celal Bayar adına 1992 senesinde Manisa'da kurulmuş  olan Manisa Celal Bayar Üniversitesi 25 bini aşan öğrencisi, bini aşan akademik kadrosuyla Ege  Bölgesi'nin üçüncü büyük üniversitesidir. Ancak bu üniversitenin öğrencilerinin ciddi bir barınma  problemi vardır. Hâlihazırda 25 bin öğrencinin 18 bini aşan kısmı Manisa'da öğrenim görmekte, ne  yazık ki yetersiz yurt nedeniyle de İzmir'e günübirlik gidip gelmek durumunda kalmaktadır. Bu  durum hem Manisa şehri açısından hem de öğrenciler açısından ciddi bir sorun yaratmaktadır.  Hükümetinizin barınma ihtiyacının giderilmesi için Manisa'da bir çalışması var mıdır? Varsa ne  zaman neticelenecektir?  Teşekkür ederim.  BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Orhan.  Sayın Bulut...  AHMET DURAN BULUT (Balıkesir) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.  - 2 5 6 -
Sayfa 85 -
TBMM B: 85 13 . 4 . 2 0 1 0 O: 4  CANAN KALSIN (Devamla) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.  Yani on yıl sonra, yirmi yıl sonra ülkemiz nerede olacaksa, hangi hedefe yöneleceği alanlarda  yatınm yapılmalıdır.  Yine, Avrupa Birliği üyesi ülkelerinde ülkemiz öğrencileri aleyhine gerşekleşen öğrenim  ücretleri, kırk yılı aşkındır Avrupa Birliğiyle müzakere eden ülkemiz öğrencileri lehinde olan  seviyelere indirilmelidir.  İktidarımız süresinde seksen bir ilde kurulan üniversitelerimizle Türkiye ve Türk gençlerinin  farklı bir yerde olacağına inanıyorum.  Bu duygu ve düşüncelerle Fatih Sultan Mehmet Vakfı Üniversitesinin hayırlı olmasını temenni  ediyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Kalsın.  Sayın milletvekilleri, soru-cevap işlemi gerçekleştireceğiz.  Sayın Işık, buyurun.  ALİM IŞIK (Kütahya) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.  Sayın Bakan, her ne kadar konu sizinle direkt ilgili değil ama bilindiği gibi vakıf üniversitelerine  öğrenci kayıtları döneminde ciddi sorunlar kamuoyuna da yansıdı. Örneğin, İstanbul'da Maltepe  Vakıf Üniversitesinde, önce burslu olarak kazandığı öğrencilere bildirildiği hâlde, kayıt döneminde,  veliler, beklemedikleri çok ciddi kayıt paralarıyla karşılaştılar. Bu konularda Hükümetinizce ya da  Bakanlıkça alınan bir tedbir var mıdır? Bu yeni açılan vakıf üniversitelerinde de benzer olayların  yaşanmaması için Bakanlığımız ne tür tedbirleri almış ya da almaktadır?  Teşekkür ediyorum.  Hükümet...  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Sayın Işık, özür dilerim, süreniz devam ediyordu ama siz teşekkür edince ben  kapattım.  Sayın Orhan, buyurun.  AHMET ORHAN (Manisa) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.  Son Osmanlı Meclisi Saruhan Mebusu Celal Bayar adına 1992 senesinde Manisa'da kurulmuş  olan Manisa Celal Bayar Üniversitesi 25 bini aşan öğrencisi, bini aşan akademik kadrosuyla Ege  Bölgesi'nin üçüncü büyük üniversitesidir. Ancak bu üniversitenin öğrencilerinin ciddi bir barınma  problemi vardır. Hâlihazırda 25 bin öğrencinin 18 bini aşan kısmı Manisa'da öğrenim görmekte, ne  yazık ki yetersiz yurt nedeniyle de İzmir'e günübirlik gidip gelmek durumunda kalmaktadır. Bu  durum hem Manisa şehri açısından hem de öğrenciler açısından ciddi bir sorun yaratmaktadır.  Hükümetinizin barınma ihtiyacının giderilmesi için Manisa'da bir çalışması var mıdır? Varsa ne  zaman neticelenecektir?  Teşekkür ederim.  BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Orhan.  Sayın Bulut...  AHMET DURAN BULUT (Balıkesir) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.  - 2 5 6 - T B M M B: 85 13 . 4 . 2 0 1 0 O: 4  Sayın Bakan, pazar günü yapılan yükseköğretime giriş sınavında okul önlerinde "Demokratik  Açılım" isimli AKP Gençlik Kollarının dağıttığı kitaplar gözlendi. Okula kadar, camiye kadar  siyasetin girmesini siz etik buluyor musunuz? Bütün partilerin görüşlerini okul önlerinde sergileyip,  ücretsiz, öğrencilere dağıtmasını uygun görüyor musunuz?  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Bulut.  Sayın Doğru...  REŞAT DOĞRU (Tokat) - Teşekkür ederim Sayın Başkanım.  Son zamanlarda devamlı üniversite açıyoruz. Öğretim üyeleri ve öğretmenlerin aldıkları ücretler  çok yetersizdir. Bundan dolayı da büyük şikayetler vardır. Önümüzdeki dönemlerde öğretim  üyelerinin ve öğretmenlerimizin maaşlarının iyileştirilmesiyle ilgili bir çalışma yapmayı düşünüyor  musunuz?  İkinci sorum: Öğretmenevlerinde alınan ücretler bayağı pahalı olmaya başlamıştır. Özellikle  Başkent Öğretmenevi'ni örnek olarak göstermek istiyorum. Önümüzdeki dönemlerde  öğretmenevlerinin ücretlerini düşürmeyi düşünüyor musunuz?  Bir diğer sorum: "Büyük Öğrenci Projesi" adı ile ülkemizde Türk dünyası ve akraba  topluluklardan öğrenciler eğitim yapmaktadır. Bu öğrenciler ülkemizde çok zor şartlar altında eğitim  yapmakta ve neredeyse ülkemize geldiklerine pişman olmaktadırlar. Bu öğrencilere yönelik ödenen  bursların artırılması veyahut da başka, çeşitli imkânların artırılması noktasında Hükümet olarak bir  çalışma yapmayı düşünüyor musunuz?  Teşekkür ederim.  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Doğru.  Sayın Akçan...  ABDÜLKADİR AKÇAN (Afyonkarahisar) - Teşekkür ederim Sayın Başkanım.  Söz konusu tasarıyla İstanbul'da Fatih Sultan Mehmet Han, Sinan Ağa Bin Abdurrahman,  Nurbanu Valide Sultan, Hatice Sultan ve Hacı Abdülaziz Ağa mazbut vakıfları adına, birden fazla  vakıf adına bir üniversite kuruluyor. Bu vakıflara kayıtlı araziler var mıdır? Varsa nerelerdedir? Bu  vakıfların senetlerinde bağımsız veya başka vakıflarla ortak üniversite kurma veya eğitim kurumu  açma amacına yönelik bir hüküm bulunmakta mıdır?  Bir diğer sorum: Bu vakıflara ait olmak üzere kurulacak üniversitelere tahsis edilmek üzere  hâlen uhdelerinde millî emlak veya herhangi bir devlet kurumuna ait araziler bulunmakta mıdır?  Bir üçüncü sorum ise: Bu üniversiteler için hâlen devletçe arazi tahsisi planlaması var mıdır?  Teşekkür ediyorum.  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.  Sayın Taner...  RECEP TANER (Aydın) - Sayın Bakan, üniversitelere kayıt hakkı kazanan öğrencilerin yüzde  kaçı dershane çıkışlıdır, yüzde kaçı da Millî Eğitim Bakanlığının müfredatıyla üniversitelere gitmiştir?  Bu konuda Bakanlığınızın veya Hükümetin elinde bir çalışma var mıdır? Yani sadece okullardaki  eğitimle kaç öğrencimiz üniversitelere gitmektedir?  Teşekkür ederim.  - 2 5 7 -
Sayfa 86 -
T B M M B: 85 13 . 4 . 2 0 1 0 O: 4  Sayın Bakan, pazar günü yapılan yükseköğretime giriş sınavında okul önlerinde "Demokratik  Açılım" isimli AKP Gençlik Kollarının dağıttığı kitaplar gözlendi. Okula kadar, camiye kadar  siyasetin girmesini siz etik buluyor musunuz? Bütün partilerin görüşlerini okul önlerinde sergileyip,  ücretsiz, öğrencilere dağıtmasını uygun görüyor musunuz?  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Bulut.  Sayın Doğru...  REŞAT DOĞRU (Tokat) - Teşekkür ederim Sayın Başkanım.  Son zamanlarda devamlı üniversite açıyoruz. Öğretim üyeleri ve öğretmenlerin aldıkları ücretler  çok yetersizdir. Bundan dolayı da büyük şikayetler vardır. Önümüzdeki dönemlerde öğretim  üyelerinin ve öğretmenlerimizin maaşlarının iyileştirilmesiyle ilgili bir çalışma yapmayı düşünüyor  musunuz?  İkinci sorum: Öğretmenevlerinde alınan ücretler bayağı pahalı olmaya başlamıştır. Özellikle  Başkent Öğretmenevi'ni örnek olarak göstermek istiyorum. Önümüzdeki dönemlerde  öğretmenevlerinin ücretlerini düşürmeyi düşünüyor musunuz?  Bir diğer sorum: "Büyük Öğrenci Projesi" adı ile ülkemizde Türk dünyası ve akraba  topluluklardan öğrenciler eğitim yapmaktadır. Bu öğrenciler ülkemizde çok zor şartlar altında eğitim  yapmakta ve neredeyse ülkemize geldiklerine pişman olmaktadırlar. Bu öğrencilere yönelik ödenen  bursların artırılması veyahut da başka, çeşitli imkânların artırılması noktasında Hükümet olarak bir  çalışma yapmayı düşünüyor musunuz?  Teşekkür ederim.  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Doğru.  Sayın Akçan...  ABDÜLKADİR AKÇAN (Afyonkarahisar) - Teşekkür ederim Sayın Başkanım.  Söz konusu tasarıyla İstanbul'da Fatih Sultan Mehmet Han, Sinan Ağa Bin Abdurrahman,  Nurbanu Valide Sultan, Hatice Sultan ve Hacı Abdülaziz Ağa mazbut vakıfları adına, birden fazla  vakıf adına bir üniversite kuruluyor. Bu vakıflara kayıtlı araziler var mıdır? Varsa nerelerdedir? Bu  vakıfların senetlerinde bağımsız veya başka vakıflarla ortak üniversite kurma veya eğitim kurumu  açma amacına yönelik bir hüküm bulunmakta mıdır?  Bir diğer sorum: Bu vakıflara ait olmak üzere kurulacak üniversitelere tahsis edilmek üzere  hâlen uhdelerinde millî emlak veya herhangi bir devlet kurumuna ait araziler bulunmakta mıdır?  Bir üçüncü sorum ise: Bu üniversiteler için hâlen devletçe arazi tahsisi planlaması var mıdır?  Teşekkür ediyorum.  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.  Sayın Taner...  RECEP TANER (Aydın) - Sayın Bakan, üniversitelere kayıt hakkı kazanan öğrencilerin yüzde  kaçı dershane çıkışlıdır, yüzde kaçı da Millî Eğitim Bakanlığının müfredatıyla üniversitelere gitmiştir?  Bu konuda Bakanlığınızın veya Hükümetin elinde bir çalışma var mıdır? Yani sadece okullardaki  eğitimle kaç öğrencimiz üniversitelere gitmektedir?  Teşekkür ederim.  - 2 5 7 - T B M M B : 8 5 1 3 . 4 . 2 0 1 0 0 : 4  - 2 5 8 - BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.  Sayın Bakanım, buyurun efendim.  ÇEVRE VE ORMAN BAKANI VEYSEL EROĞLU (Afyonkarahisar) - Çok teşekkür  ediyorum.  Özellikle şunu ifade edeyim: Önce, burada sayın konuşmacılar bir hususu belirtmişlerdi  öğretmen ve tayinlerle ilgili, müsaade ederseniz, bir bilgi vermek istiyorum. Şu anda 670 bin  öğretmen var kadrolu ve sözleşmeli; 602 bin adet öğretmen kadrolu, 68 bin adet sözleşmeli olmak  üzere. Hükümetimiz döneminde 2003-2008 yılları arasında 226 bin adet öğretmenin açıktan tayini  gerçekleşti. Şimdiye kadar tayin edilen öğretmenlerin yaklaşık olarak üçte l ' i Hükümetimiz  döneminde açıktan tayin edilmiştir. Dolayısıyla her yıl Hükümetimiz döneminde 32.200 öğretmen  açıktan tayin edilmiş olup, bu yıl haziran ayında 10 bin öğretmen, ağustos ayında da 30 bin öğretmen  olmak üzere 40 bin öğretmenin açıktan tayini yapılacaktır. O konu hakkında bilgi vereyim.  Şimdi, Manisa ilinde Merkez, Alaşehir, Akhisar ve Demirci ilçelerinde Kredi ve Yurtlar  Kurumuna bağlı dört adet yurt vardır, kapasitesi 3.468'dir, kullanılan kapasite ise 2.758'dir. Sayın  Manisa Vekilim, şu anda 710 tane boş kapasite var. Yani burada herhalde bir bilgi eksikliği var. Şu  anda yurtlar dolu değil.  Sayın Doğru'nun "Öğretmenevlerinden alınan aidatlar düşürülecek mi?" diye bir sorusu vardı.  Evet, düşürüldü. 60 liraydı Sayın Doğru, şu anda 25 TL'ye düşürüldü 60 TL'den.  Tabii, bunun dışında sizin başka bir sorunuz daha vardı öğretim üyeleri ve öğretmenlerin  maaşları hakkında. Zaten Hükümetimiz bu konuda bütün memurların maaşları konusunda sürekli  bir iyileştirme yapıyor. Tabii onlar da dikkate alınacak.  Akraba topluluklar için de . . . Hakikaten bu konuya biz de Hükümet olarak çok önem veriyoruz.  Bildiğiniz gibi yeni bir kanun da geçti akraba topluluklarıyla, TİKA'yı da ve diğer Milli Eğitim  Bakanlığı... Hakikaten akraba topluluklardan gelen öğrencilere her türlü destek veriliyor, ama sizlerin  de başka tavsiyeleriniz varsa bunu da Hükümete götüreceğiz, ilgili bakana götüreceğiz efendim.  Sayın Akcan'ın sorusu vardı, vakıflarda. Efendim hiçbir arazi tahsisi yapılmamıştır, kendilerinin  arazileri vardır, onu özellikle belirteyim.  Bunun dışında Sayın Taner'in sorusu var. Yani, bu konuda herhangi bir yani doğrudan, yani  hiçbir kursa gitmeden... Anladığım kadarıyla hiçbir kursa gitmeden, doğrudan okuldaki eğitimle  üniversiteye girenlerin sayısını sordunuz. Bu konuda tabii şu anda benim de bir hoca olarak cevap  vermem mümkün değil, ama bu konuyu müsaade ederseniz araştıralım. Böyle bir araştırma, şu anda  böyle bir veri yokmuş, ama belki böyle bir veri için bir hazırlık yapılması faydalı olur.  Evet, teşekkür ediyorum efendim.  OKTAY VURAL (İzmir) - Daha var soru.  ALİM IŞIK (Kütahya) - Sayın Bakan, Maltepe Üniversitesinde yaşananları sormuştum.  OKTAY VURAL (İzmir) - Süre var daha.  BAŞKAN - Bir dakika arkadaşlar.  ÇEVRE VE ORMAN BAKANI VEYSEL EROĞLU (Afyonkarahisar) - Efendim, Maltepe  Üniversitesiyle ilgili olarak da kitapçık yanlış okunmuş, o bakımdan böyle bir yanlış anlama...  Öğrenciler tarafından yanlış okunmuş, o bakımdan kitapçıkta yanlış okumadan kaynaklanan bir husus  var, onu da ifade ediyorum.
Sayfa 87 -
T B M M B : 8 5 1 3 . 4 . 2 0 1 0 0 : 4  - 2 5 8 - BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.  Sayın Bakanım, buyurun efendim.  ÇEVRE VE ORMAN BAKANI VEYSEL EROĞLU (Afyonkarahisar) - Çok teşekkür  ediyorum.  Özellikle şunu ifade edeyim: Önce, burada sayın konuşmacılar bir hususu belirtmişlerdi  öğretmen ve tayinlerle ilgili, müsaade ederseniz, bir bilgi vermek istiyorum. Şu anda 670 bin  öğretmen var kadrolu ve sözleşmeli; 602 bin adet öğretmen kadrolu, 68 bin adet sözleşmeli olmak  üzere. Hükümetimiz döneminde 2003-2008 yılları arasında 226 bin adet öğretmenin açıktan tayini  gerçekleşti. Şimdiye kadar tayin edilen öğretmenlerin yaklaşık olarak üçte l ' i Hükümetimiz  döneminde açıktan tayin edilmiştir. Dolayısıyla her yıl Hükümetimiz döneminde 32.200 öğretmen  açıktan tayin edilmiş olup, bu yıl haziran ayında 10 bin öğretmen, ağustos ayında da 30 bin öğretmen  olmak üzere 40 bin öğretmenin açıktan tayini yapılacaktır. O konu hakkında bilgi vereyim.  Şimdi, Manisa ilinde Merkez, Alaşehir, Akhisar ve Demirci ilçelerinde Kredi ve Yurtlar  Kurumuna bağlı dört adet yurt vardır, kapasitesi 3.468'dir, kullanılan kapasite ise 2.758'dir. Sayın  Manisa Vekilim, şu anda 710 tane boş kapasite var. Yani burada herhalde bir bilgi eksikliği var. Şu  anda yurtlar dolu değil.  Sayın Doğru'nun "Öğretmenevlerinden alınan aidatlar düşürülecek mi?" diye bir sorusu vardı.  Evet, düşürüldü. 60 liraydı Sayın Doğru, şu anda 25 TL'ye düşürüldü 60 TL'den.  Tabii, bunun dışında sizin başka bir sorunuz daha vardı öğretim üyeleri ve öğretmenlerin  maaşları hakkında. Zaten Hükümetimiz bu konuda bütün memurların maaşları konusunda sürekli  bir iyileştirme yapıyor. Tabii onlar da dikkate alınacak.  Akraba topluluklar için de . . . Hakikaten bu konuya biz de Hükümet olarak çok önem veriyoruz.  Bildiğiniz gibi yeni bir kanun da geçti akraba topluluklarıyla, TİKA'yı da ve diğer Milli Eğitim  Bakanlığı... Hakikaten akraba topluluklardan gelen öğrencilere her türlü destek veriliyor, ama sizlerin  de başka tavsiyeleriniz varsa bunu da Hükümete götüreceğiz, ilgili bakana götüreceğiz efendim.  Sayın Akcan'ın sorusu vardı, vakıflarda. Efendim hiçbir arazi tahsisi yapılmamıştır, kendilerinin  arazileri vardır, onu özellikle belirteyim.  Bunun dışında Sayın Taner'in sorusu var. Yani, bu konuda herhangi bir yani doğrudan, yani  hiçbir kursa gitmeden... Anladığım kadarıyla hiçbir kursa gitmeden, doğrudan okuldaki eğitimle  üniversiteye girenlerin sayısını sordunuz. Bu konuda tabii şu anda benim de bir hoca olarak cevap  vermem mümkün değil, ama bu konuyu müsaade ederseniz araştıralım. Böyle bir araştırma, şu anda  böyle bir veri yokmuş, ama belki böyle bir veri için bir hazırlık yapılması faydalı olur.  Evet, teşekkür ediyorum efendim.  OKTAY VURAL (İzmir) - Daha var soru.  ALİM IŞIK (Kütahya) - Sayın Bakan, Maltepe Üniversitesinde yaşananları sormuştum.  OKTAY VURAL (İzmir) - Süre var daha.  BAŞKAN - Bir dakika arkadaşlar.  ÇEVRE VE ORMAN BAKANI VEYSEL EROĞLU (Afyonkarahisar) - Efendim, Maltepe  Üniversitesiyle ilgili olarak da kitapçık yanlış okunmuş, o bakımdan böyle bir yanlış anlama...  Öğrenciler tarafından yanlış okunmuş, o bakımdan kitapçıkta yanlış okumadan kaynaklanan bir husus  var, onu da ifade ediyorum.  T B M M B: 85 13 . 4 . 2010 O : 4  Bir de Sayın Bulut'un bir sorusu var, o da işte şu anda... Şimdi, pazar günü tabii bir partimizin  böyle "Demokratik Açılım kitabını dağıtalım." diye böyle bir şey yok, ama münferit bazı hadiseler  olmuş olabilir, onu da inceleyeceğiz. Esasen bizim de görüşümüz şu: Camiye, okula, kışlaya siyasetin  girmesi doğru değil, biz de aynı kanaatteyiz.  ABDÜLKADİR AKÇAN (Afyonkarahisar) - İlkeli olun biraz, ilkeli.  OKTAY VURAL (İzmir) - İşlem yaptınız mı?  ABDÜLKADİR AKÇAN (Afyonkarahisar) - İçişleri Bakanlığınca ne işlem yaptınız Sayın  Bakan?  ÇEVRE VE ORMAN BAKANI VEYSEL EROĞLU (Afyonkarahisar) - Şu anda inceleyeceğiz,  bakacağız, gereken yapılacaktır merak etmeyin.  Soruların tamamına cevap verdim tahmin ediyorum.  Teşekkür ediyorum.  BAŞKAN - Teşekkür ederim.  OKTAY VURAL (İzmir) - Bugüne kadar işlem yapılmadı mı?  ABDÜLKADİR AKÇAN (Afyonkarahisar) - Sizin devlet yönetim anlayışınız bu, ilkesiz  anlayış. Yangından ne koparabilirsek.  BAŞKAN - Arkadaşlar soru-cevap işlemi tamamlanmıştır.  Saygıdeğer milletvekilleri, madde üzerinde bir adet önerge vardır, önergeyi okutuyorum:  T. B. M. M. Başkanlığına  Görüşülmekte olan 487 Sıra Sayılı yasa tasarısının 1. maddesinin Ek 118 no'lu bölümündeki  (g) bendinden sonra (h) bendi olarak "yabancı diller Enstitüsü"nün eklenmesini arz ederiz.  Ferit Mevlüt Aslanoğlu Şevket Köse Engin Altay  Malatya Adıyaman Sinop  Abdulaziz Yazar Orhan Ziya Diren  Hatay Tokat  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  MİLLÎ EĞİTİM, KÜLTÜR, GENÇLİK VE SPOR KOMİSYONU BAŞKANI MEHMET  SAĞLAM (Kahramanmaraş) - Katılmıyoruz Sayın Başkan.  BAŞKAN-Hükümet?  ÇEVRE VE ORMAN BAKANI VEYSEL EROĞLU (Afyonkarahisar) - Katılmıyoruz Sayın  Başkan.  K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Şevket Köse konuşacak.  BAŞKAN - Sayın Köse, buyurun efendim. (CHP sıralarından alkışlar)  FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) - Sayın Bakan, yabancı diller yüksekokulu...  MİLLÎ EĞİTİM, KÜLTÜR, GENÇLİK VE SPOR KOMİSYONU BAŞKANI MEHMET  SAĞLAM (Kahramanmaraş) - İstediği zaman kurar, kanuna gerek yok.  BAŞKAN - Arkadaşlar, lütfen Sayın Hatibi dinleyelim.  Buyurun efendim.  - 2 5 9 -
Sayfa 88 -
T B M M B: 85 13 . 4 . 2010 O : 4  Bir de Sayın Bulut'un bir sorusu var, o da işte şu anda... Şimdi, pazar günü tabii bir partimizin  böyle "Demokratik Açılım kitabını dağıtalım." diye böyle bir şey yok, ama münferit bazı hadiseler  olmuş olabilir, onu da inceleyeceğiz. Esasen bizim de görüşümüz şu: Camiye, okula, kışlaya siyasetin  girmesi doğru değil, biz de aynı kanaatteyiz.  ABDÜLKADİR AKÇAN (Afyonkarahisar) - İlkeli olun biraz, ilkeli.  OKTAY VURAL (İzmir) - İşlem yaptınız mı?  ABDÜLKADİR AKÇAN (Afyonkarahisar) - İçişleri Bakanlığınca ne işlem yaptınız Sayın  Bakan?  ÇEVRE VE ORMAN BAKANI VEYSEL EROĞLU (Afyonkarahisar) - Şu anda inceleyeceğiz,  bakacağız, gereken yapılacaktır merak etmeyin.  Soruların tamamına cevap verdim tahmin ediyorum.  Teşekkür ediyorum.  BAŞKAN - Teşekkür ederim.  OKTAY VURAL (İzmir) - Bugüne kadar işlem yapılmadı mı?  ABDÜLKADİR AKÇAN (Afyonkarahisar) - Sizin devlet yönetim anlayışınız bu, ilkesiz  anlayış. Yangından ne koparabilirsek.  BAŞKAN - Arkadaşlar soru-cevap işlemi tamamlanmıştır.  Saygıdeğer milletvekilleri, madde üzerinde bir adet önerge vardır, önergeyi okutuyorum:  T. B. M. M. Başkanlığına  Görüşülmekte olan 487 Sıra Sayılı yasa tasarısının 1. maddesinin Ek 118 no'lu bölümündeki  (g) bendinden sonra (h) bendi olarak "yabancı diller Enstitüsü"nün eklenmesini arz ederiz.  Ferit Mevlüt Aslanoğlu Şevket Köse Engin Altay  Malatya Adıyaman Sinop  Abdulaziz Yazar Orhan Ziya Diren  Hatay Tokat  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  MİLLÎ EĞİTİM, KÜLTÜR, GENÇLİK VE SPOR KOMİSYONU BAŞKANI MEHMET  SAĞLAM (Kahramanmaraş) - Katılmıyoruz Sayın Başkan.  BAŞKAN-Hükümet?  ÇEVRE VE ORMAN BAKANI VEYSEL EROĞLU (Afyonkarahisar) - Katılmıyoruz Sayın  Başkan.  K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Şevket Köse konuşacak.  BAŞKAN - Sayın Köse, buyurun efendim. (CHP sıralarından alkışlar)  FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) - Sayın Bakan, yabancı diller yüksekokulu...  MİLLÎ EĞİTİM, KÜLTÜR, GENÇLİK VE SPOR KOMİSYONU BAŞKANI MEHMET  SAĞLAM (Kahramanmaraş) - İstediği zaman kurar, kanuna gerek yok.  BAŞKAN - Arkadaşlar, lütfen Sayın Hatibi dinleyelim.  Buyurun efendim.  - 2 5 9 - TBMM B:85 1 3 . 4 . 2 0 1 0 0 : 4  - 2 6 0 - ŞEVKET KÖSE (Adıyaman) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; vermiş olduğumuz  değişiklik teklifi üzerine söz almış bulunuyorum. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.  Değerli arkadaşlar, bildiğiniz gibi, vakıf üniversiteleri akademik kadro ihtiyacını devlet  üniversitelerinin akademik kadrolarından karşılamaktadır ancak akademik kadrolarda da bir dizi  sorun yaşanmaktadır. Özellikle asistan kadrolarında, geçtiğimiz yıl YÖK'ün çıkardığı yönetmelikle  tam bir kıyım yaşanmaktadır. YÖK tarafından, üniversite araştırma görevlilerinin iş güvencesini  ortadan kaldıran ve onları sözleşmeli hâle getiren bir sistem ortaya konuldu. Yani yapılan  düzenlemeyle, doktora çalışmalarının bitiminde asistanların üniversiteyle ilişkileri kesilmektedir.  Daha önce gerekli akademik ölçütlere sahip oldukları sürece yükselme yollan açıktı. Bu  düzenlemeyle, doktorasını bitiren asistanlar kapının önüne konulmaktadır. Üzüntüyle belirtmeliyim  ki bütün bunlar "reform" adı altında gerçekleştirilmektedir.  Değerli arkadaşlar, ülkemizde 3 milyona yakın öğrenciye hizmet eden 100 bin öğretim üyesi  bulunmaktadır. Eğitim sistemimizin kalitesi, üniversitelilik oranımız, üretilen bilimsel eser sayımız  ortadadır. Siyasi yatırım olsun diye gerekli ölçütleri yerine getirmeyen her yere üniversite kurulması  yeni tabela üniversiteleri oluşturmaktan başka bir işe yaramayacaktır.  Nitelikli kadroların yetiştirilmesi gerekmektedir ancak bu, tasarruf etmek adına üniversitelerde  ana bilim dallarının kapatılmasıyla olacak bir şey değildir. "Reform yapıyoruz." diye geçtiğimiz yıl  YÖK'ün talimatıyla birçok üniversitede de bölümler kapatılmıştır, asistanlar güvencesiz ve sözleşmeli  personel hâline getirilmiştir.  Değerli arkadaşlar, öğretim görevlilerinin ellerinden güvencelerini alırsanız özerkliklerini de  alırsınız ve sonuçta bu üniversiteleri bilim üretmeyen yerler hâline getirmiş olursunuz. Bu durum  geleceğimiz açısından hiç de olumlu bir manzara değildir.  Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Cumhuriyet Halk Partisi olarak yıllardır idari ve bilimsel  anlamda özerk üniversite için çaba gösteriyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi olarak özerkliğin  üniversiteler için olmazsa olmaz bir kavram olduğunu anlatıyoruz. Ancak, yıllardır bu YÖK  rezaletiyle karşı karşıyayız. Hükümetin uzantısı gibi davranan bir yükseköğretim kurumu,  üniversitelerimizin üzerinde bir baskı aracı olarak kullanılmaktadır. YÖK bugün bir kadrolaşma  aracıdır. AKP Hükümeti, YÖK eliyle üniversiteleri ele geçirmek telaşındadır. Öğretim üyelerinin  oylarıyla birinci sıraya yerleşmiş aday yok sayılmakta üçüncü sırada en az oy alan aday rektör  yapılmaktadır ve ne yazık ki Cumhurbaşkanlığı sanki bu kadrolaşmanın onay makamı hâline  gelmiştir. Bu koşullarda bilimsel ve idari özerklikten söz etmemiz mümkün değildir.  Sayın milletvekilleri, üniversite sistemimizi YÖK kamburundan mutlaka kurtarmak zorundayız.  Bakınız, AKP iktidara geldiğinde YÖK'ten şikâyetçiydi. Ne zaman YÖK Başkanı kendilerine  benzeyen, talimatla iş yapan birisi oldu ve o zaman AKP'nin şikâyetleri anında bitiverdi. Sekiz yıl  önce şikâyet ettikleri YÖK kadrolaşma aracı hâline gelince ve istediklerini de yerine getirince sorun  ortadan kalktı.  Değerli arkadaşlar, ülkemizde eğitim kalitesinin yükseltilmesi için Cumhuriyet Halk Partisi  olarak, gösterilen her türlü çabayı destekliyoruz. Okullarımızın sayısının artması ve üniversite  mezunlarının sayısının da artması elbette sevindiricidir. Ancak bu yapılırken kalite faktörü göz ardı  edilmemelidir.  Bakın, bugün kurulan pek çok üniversite hâlâ gerekli akademik kadrolardan ve gerekli dona­ nımdan yoksundur. Tabela üniversitesi yaratmak ülkemizin eğitim sorunlarına çözüm üretmemekte-
Sayfa 89 -
TBMM B:85 1 3 . 4 . 2 0 1 0 0 : 4  - 2 6 0 - ŞEVKET KÖSE (Adıyaman) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; vermiş olduğumuz  değişiklik teklifi üzerine söz almış bulunuyorum. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.  Değerli arkadaşlar, bildiğiniz gibi, vakıf üniversiteleri akademik kadro ihtiyacını devlet  üniversitelerinin akademik kadrolarından karşılamaktadır ancak akademik kadrolarda da bir dizi  sorun yaşanmaktadır. Özellikle asistan kadrolarında, geçtiğimiz yıl YÖK'ün çıkardığı yönetmelikle  tam bir kıyım yaşanmaktadır. YÖK tarafından, üniversite araştırma görevlilerinin iş güvencesini  ortadan kaldıran ve onları sözleşmeli hâle getiren bir sistem ortaya konuldu. Yani yapılan  düzenlemeyle, doktora çalışmalarının bitiminde asistanların üniversiteyle ilişkileri kesilmektedir.  Daha önce gerekli akademik ölçütlere sahip oldukları sürece yükselme yollan açıktı. Bu  düzenlemeyle, doktorasını bitiren asistanlar kapının önüne konulmaktadır. Üzüntüyle belirtmeliyim  ki bütün bunlar "reform" adı altında gerçekleştirilmektedir.  Değerli arkadaşlar, ülkemizde 3 milyona yakın öğrenciye hizmet eden 100 bin öğretim üyesi  bulunmaktadır. Eğitim sistemimizin kalitesi, üniversitelilik oranımız, üretilen bilimsel eser sayımız  ortadadır. Siyasi yatırım olsun diye gerekli ölçütleri yerine getirmeyen her yere üniversite kurulması  yeni tabela üniversiteleri oluşturmaktan başka bir işe yaramayacaktır.  Nitelikli kadroların yetiştirilmesi gerekmektedir ancak bu, tasarruf etmek adına üniversitelerde  ana bilim dallarının kapatılmasıyla olacak bir şey değildir. "Reform yapıyoruz." diye geçtiğimiz yıl  YÖK'ün talimatıyla birçok üniversitede de bölümler kapatılmıştır, asistanlar güvencesiz ve sözleşmeli  personel hâline getirilmiştir.  Değerli arkadaşlar, öğretim görevlilerinin ellerinden güvencelerini alırsanız özerkliklerini de  alırsınız ve sonuçta bu üniversiteleri bilim üretmeyen yerler hâline getirmiş olursunuz. Bu durum  geleceğimiz açısından hiç de olumlu bir manzara değildir.  Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Cumhuriyet Halk Partisi olarak yıllardır idari ve bilimsel  anlamda özerk üniversite için çaba gösteriyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi olarak özerkliğin  üniversiteler için olmazsa olmaz bir kavram olduğunu anlatıyoruz. Ancak, yıllardır bu YÖK  rezaletiyle karşı karşıyayız. Hükümetin uzantısı gibi davranan bir yükseköğretim kurumu,  üniversitelerimizin üzerinde bir baskı aracı olarak kullanılmaktadır. YÖK bugün bir kadrolaşma  aracıdır. AKP Hükümeti, YÖK eliyle üniversiteleri ele geçirmek telaşındadır. Öğretim üyelerinin  oylarıyla birinci sıraya yerleşmiş aday yok sayılmakta üçüncü sırada en az oy alan aday rektör  yapılmaktadır ve ne yazık ki Cumhurbaşkanlığı sanki bu kadrolaşmanın onay makamı hâline  gelmiştir. Bu koşullarda bilimsel ve idari özerklikten söz etmemiz mümkün değildir.  Sayın milletvekilleri, üniversite sistemimizi YÖK kamburundan mutlaka kurtarmak zorundayız.  Bakınız, AKP iktidara geldiğinde YÖK'ten şikâyetçiydi. Ne zaman YÖK Başkanı kendilerine  benzeyen, talimatla iş yapan birisi oldu ve o zaman AKP'nin şikâyetleri anında bitiverdi. Sekiz yıl  önce şikâyet ettikleri YÖK kadrolaşma aracı hâline gelince ve istediklerini de yerine getirince sorun  ortadan kalktı.  Değerli arkadaşlar, ülkemizde eğitim kalitesinin yükseltilmesi için Cumhuriyet Halk Partisi  olarak, gösterilen her türlü çabayı destekliyoruz. Okullarımızın sayısının artması ve üniversite  mezunlarının sayısının da artması elbette sevindiricidir. Ancak bu yapılırken kalite faktörü göz ardı  edilmemelidir.  Bakın, bugün kurulan pek çok üniversite hâlâ gerekli akademik kadrolardan ve gerekli dona­ nımdan yoksundur. Tabela üniversitesi yaratmak ülkemizin eğitim sorunlarına çözüm üretmemekte- TBMM B:85 1 3 . 4 . 2010 0 : 4  - 2 6 1 - dir ve eğitim kalitesini de artırmamaktadır, netice itibarıyla, sistemin sorunlarını daha da derinleştir­ mektedir. Bu konuda ihtiyaçları doğrudan saptamak ve yönelik planlamaları yapmak gerekmektedir.  "Ben yaptım, oldu." mantığıyla, "Şuraya da bir üniversite kuralım, şurada az oy aldık, oraya da bir  tane kuralım." mantığıyla üniversite kurulamaz. Hedefimiz, yaşadığımız sorunlara doğru çözümler  üretecek, nitelikli, çağın gereklerine uygun, eğitilmiş kuşaklar yaratmak zorundayız. Bunun olmadığı  koşulda çok sayıda üniversite olan ama bilimsel kabul görmeyen, eser üretmeyen bir ülke durumuna  geliriz. Bu konuda kaygılarımızı iletiyoruz Cumhuriyet Halk Partisi olarak.  Kurulacak olan vakıf üniversitelerinin ülkemize yararlı olmasını, her şeye rağmen hayırlı  olmasını diliyor, saygılar sunuyorum.  BAŞKAN - Sayın Köse, teşekkür ederim.  III.- YOKLAMA  (CHP sıralanndan bir grup milletvekili ayağa kalktı)  K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Sayın Başkan, yoklama istiyoruz.  BAŞKAN - Saygıdeğer milletvekilleri, önergenin oylamasından önce bir yoklama talebi vardır.  Yoklama talebini yerine getireceğim.  Sayın Anadol, Sayın Serter, Sayın Dibek, Sayın Özdemir, Sayın Bingöl, Sayın Coşkunoğlu,  Sayın Köse, Sayın Süner, Sayın Tütüncü, Sayın Kaptan, Sayın Demirel, Sayın Çakır, Sayın Güner,  Sayın Aslanoğlu, Sayın Erenkaya, Sayın Köktürk, Sayın Aydoğan, Sayın Ekici, Sayın Özer ve Sayın  Arifağaoğlu.  İsmini kaydetmiş olduğum milletvekili arkadaşlarımın yoklamaya girmemelerini rica ediyorum.  Yoklama için üç dakikalık süre veriyorum ve yoklama işlemini başlatıyorum.  (Elektronik cihazla yoklama yapıldı)  BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, toplantı yeter sayısı vardır.  X.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN  GELEN DİĞER İŞLER (Devam)  A) KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ (Devam)  4.- Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı  ve Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Raporu (1/808) (S. Sayısı: 487) (Devam)  BAŞKAN - Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul  edilmiştir.  MİLLÎ EĞİTİM, KÜLTÜR, GENÇLİK VE SPOR KOMİSYONU BAŞKANI MEHMET  SAĞLAM (Kahramanmaraş) - Sayın Başkan, söz istiyorum.  BAŞKAN - Saygıdeğer milletvekilleri, maddeyi oylamadan önce Komisyonun bir düzeltme  istemi vardır, onu yerine getireceğim.  Sayın Başkan, buyurun.  MİLLÎ EĞİTİM, KÜLTÜR, GENÇLİK VE SPOR KOMİSYONU BAŞKANI MEHMET  SAĞLAM (Kahramanmaraş) - Sayın Başkan, Meclisimizin 1/4/2010'da kabul ettiği bir kanunla  Türk-Alman Üniversitesi kuruldu malumunuz. Orada Yükseköğretim Teşkilat Kanunu'nun ek  118'inci maddesi Alman Üniversitesi kurulmasıyla ilgili olduğu için buradaki Fatih Sultan Mehmet
Sayfa 90 -
TBMM B:85 1 3 . 4 . 2010 0 : 4  - 2 6 1 - dir ve eğitim kalitesini de artırmamaktadır, netice itibarıyla, sistemin sorunlarını daha da derinleştir­ mektedir. Bu konuda ihtiyaçları doğrudan saptamak ve yönelik planlamaları yapmak gerekmektedir.  "Ben yaptım, oldu." mantığıyla, "Şuraya da bir üniversite kuralım, şurada az oy aldık, oraya da bir  tane kuralım." mantığıyla üniversite kurulamaz. Hedefimiz, yaşadığımız sorunlara doğru çözümler  üretecek, nitelikli, çağın gereklerine uygun, eğitilmiş kuşaklar yaratmak zorundayız. Bunun olmadığı  koşulda çok sayıda üniversite olan ama bilimsel kabul görmeyen, eser üretmeyen bir ülke durumuna  geliriz. Bu konuda kaygılarımızı iletiyoruz Cumhuriyet Halk Partisi olarak.  Kurulacak olan vakıf üniversitelerinin ülkemize yararlı olmasını, her şeye rağmen hayırlı  olmasını diliyor, saygılar sunuyorum.  BAŞKAN - Sayın Köse, teşekkür ederim.  III.- YOKLAMA  (CHP sıralanndan bir grup milletvekili ayağa kalktı)  K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Sayın Başkan, yoklama istiyoruz.  BAŞKAN - Saygıdeğer milletvekilleri, önergenin oylamasından önce bir yoklama talebi vardır.  Yoklama talebini yerine getireceğim.  Sayın Anadol, Sayın Serter, Sayın Dibek, Sayın Özdemir, Sayın Bingöl, Sayın Coşkunoğlu,  Sayın Köse, Sayın Süner, Sayın Tütüncü, Sayın Kaptan, Sayın Demirel, Sayın Çakır, Sayın Güner,  Sayın Aslanoğlu, Sayın Erenkaya, Sayın Köktürk, Sayın Aydoğan, Sayın Ekici, Sayın Özer ve Sayın  Arifağaoğlu.  İsmini kaydetmiş olduğum milletvekili arkadaşlarımın yoklamaya girmemelerini rica ediyorum.  Yoklama için üç dakikalık süre veriyorum ve yoklama işlemini başlatıyorum.  (Elektronik cihazla yoklama yapıldı)  BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, toplantı yeter sayısı vardır.  X.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN  GELEN DİĞER İŞLER (Devam)  A) KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ (Devam)  4.- Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı  ve Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Raporu (1/808) (S. Sayısı: 487) (Devam)  BAŞKAN - Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul  edilmiştir.  MİLLÎ EĞİTİM, KÜLTÜR, GENÇLİK VE SPOR KOMİSYONU BAŞKANI MEHMET  SAĞLAM (Kahramanmaraş) - Sayın Başkan, söz istiyorum.  BAŞKAN - Saygıdeğer milletvekilleri, maddeyi oylamadan önce Komisyonun bir düzeltme  istemi vardır, onu yerine getireceğim.  Sayın Başkan, buyurun.  MİLLÎ EĞİTİM, KÜLTÜR, GENÇLİK VE SPOR KOMİSYONU BAŞKANI MEHMET  SAĞLAM (Kahramanmaraş) - Sayın Başkan, Meclisimizin 1/4/2010'da kabul ettiği bir kanunla  Türk-Alman Üniversitesi kuruldu malumunuz. Orada Yükseköğretim Teşkilat Kanunu'nun ek  118'inci maddesi Alman Üniversitesi kurulmasıyla ilgili olduğu için buradaki Fatih Sultan Mehmet  T B M M B : 8 5 1 3 . 4 . 2 0 1 0 0 : 4  - 2 6 2 - Vakıf Üniversitesiyle ilgili ek maddenin 119 olması ve sonrakilerin de buna göre teselsül ettirilmesi  gerekiyor, bunu arz etmek istedim efendim.  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.  Saygıdeğer milletvekili arkadaşlarım, Komisyon Başkanımızın belirttiği üzere Türk-Alman  Üniversitesinin kurulmasına ilişkin 5979 Sayılı Kanun yayımlandığından Yükseköğretim Kurumları  Teşkilatı Kanunu'na en son eklenen ek madde numarasının 118 olması üzerine görüştüğümüz ek  maddenin numarası 119 olarak düzeltilmiştir. Bundan sonraki ek maddelerin numarası da  Başkanlığımızca teselsül ettirilecektir.  Şimdi, ek madde 118'i ek madde 119 olarak oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler...  Kanunu oyluyoruz arkadaşlar, saygıdeğer milletvekilleri...  Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.  Evet, milletimiz için hayırlar getirmesini diliyorum.  OKTAY VURAL (İzmir) - Neyi oyladınız efendim siz?  BAŞKAN - Biraz önceki önerge kabul edilmemiştir Başkanım. Madde kabul edildi, biraz önceki  önerge kabul edilmedi.  OKTAY VURAL (İzmir) - Siz "kanun" dediniz de o bakımdan...  BAŞKAN - Önerge kabul edilmemiştir ama şimdi madde kabul edilmiştir.  FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) - Sayın Başkanım, "kanun" dediniz.  BAŞKAN - Demin Komisyonun teklifini düzelttiğimize göre onu da o şekilde düzeltiyoruz.  Yani arkadaşlar, kabul edilmeyen önergedir. Eğer sehven bir hata olmuşsa düzeltiyorum, kabul edilen  maddedir.  İstanbul Ön Asya Üniversitesi  EK MADDE 120- İstanbul'da Türkiye Diyanet Vakfı tarafından 2547 sayılı Yükseköğretim  Kanununun vakıf yükseköğretim kurumlarına ilişkin hükümlerine tabi olmak üzere, kamu tüzel  kişiliğine sahip İstanbul Ön Asya Üniversitesi adıyla bir vakıf üniversitesi kurulmuştur.  Bu Üniversite, Rektörlüğe bağlı olarak;  a) Edebiyat Fakültesinden,  b) İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinden,  c) Eğitim Fakültesinden,  ç) Sağlık Bilimleri Fakültesinden,  d) Yabancı Diller Yüksekokulundan,  e) Sosyal Bilimler Enstitüsünden,  f) Sağlık Bilimleri Enstitüsünden,  oluşur.  BAŞKAN - Madde üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına İstanbul Milletvekili Nur  Serter.  Sayın Serter, buyurun efendim. (CHP sıralarından alkışlar)  CHP GRUBU ADINA FATMA NUR SERTER (İstanbul) - Teşekkür ederim.
Sayfa 91 -
T B M M B : 8 5 1 3 . 4 . 2 0 1 0 0 : 4  - 2 6 2 - Vakıf Üniversitesiyle ilgili ek maddenin 119 olması ve sonrakilerin de buna göre teselsül ettirilmesi  gerekiyor, bunu arz etmek istedim efendim.  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.  Saygıdeğer milletvekili arkadaşlarım, Komisyon Başkanımızın belirttiği üzere Türk-Alman  Üniversitesinin kurulmasına ilişkin 5979 Sayılı Kanun yayımlandığından Yükseköğretim Kurumları  Teşkilatı Kanunu'na en son eklenen ek madde numarasının 118 olması üzerine görüştüğümüz ek  maddenin numarası 119 olarak düzeltilmiştir. Bundan sonraki ek maddelerin numarası da  Başkanlığımızca teselsül ettirilecektir.  Şimdi, ek madde 118'i ek madde 119 olarak oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler...  Kanunu oyluyoruz arkadaşlar, saygıdeğer milletvekilleri...  Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.  Evet, milletimiz için hayırlar getirmesini diliyorum.  OKTAY VURAL (İzmir) - Neyi oyladınız efendim siz?  BAŞKAN - Biraz önceki önerge kabul edilmemiştir Başkanım. Madde kabul edildi, biraz önceki  önerge kabul edilmedi.  OKTAY VURAL (İzmir) - Siz "kanun" dediniz de o bakımdan...  BAŞKAN - Önerge kabul edilmemiştir ama şimdi madde kabul edilmiştir.  FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) - Sayın Başkanım, "kanun" dediniz.  BAŞKAN - Demin Komisyonun teklifini düzelttiğimize göre onu da o şekilde düzeltiyoruz.  Yani arkadaşlar, kabul edilmeyen önergedir. Eğer sehven bir hata olmuşsa düzeltiyorum, kabul edilen  maddedir.  İstanbul Ön Asya Üniversitesi  EK MADDE 120- İstanbul'da Türkiye Diyanet Vakfı tarafından 2547 sayılı Yükseköğretim  Kanununun vakıf yükseköğretim kurumlarına ilişkin hükümlerine tabi olmak üzere, kamu tüzel  kişiliğine sahip İstanbul Ön Asya Üniversitesi adıyla bir vakıf üniversitesi kurulmuştur.  Bu Üniversite, Rektörlüğe bağlı olarak;  a) Edebiyat Fakültesinden,  b) İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinden,  c) Eğitim Fakültesinden,  ç) Sağlık Bilimleri Fakültesinden,  d) Yabancı Diller Yüksekokulundan,  e) Sosyal Bilimler Enstitüsünden,  f) Sağlık Bilimleri Enstitüsünden,  oluşur.  BAŞKAN - Madde üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına İstanbul Milletvekili Nur  Serter.  Sayın Serter, buyurun efendim. (CHP sıralarından alkışlar)  CHP GRUBU ADINA FATMA NUR SERTER (İstanbul) - Teşekkür ederim.  T B M M B : 8 5 13 . 4 .2010 O: 4  Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ek 119'uncu madde üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi  Grubu adına söz almış bulunuyorum ve hepinizi saygıyla selamlıyorum.  Değerli milletvekilleri, biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak, yeni üniversitelerin -ister devlet ister  vakıf üniversitesi olsun- kurulmasına kesinlikle karşı değiliz. Önce bunu belirtmek istiyorum. Ancak,  AKP ve YÖK iş birliğiyle, âdeta ışık hızıyla birbirinin ardı sıra kurulan bu üniversitelerin -ister devlet  ister vakıf üniversitesi olsun- gerekli altyapıya, gerekli donanıma ve öğretim üyesi kadrosuna sahip  olmaksızın kuruluyor olmasının Türk yükseköğretimine vermiş olduğu zararları da Türkiye'nin yakın  gelecekte çekeceğinin altını bir kere önemle çizmek istiyorum.  Devlet üniversitelerinin çok ciddi bir öğretim üyesi yetersizliğiyle karşı karşıya bulunmaları  yetmedi, şimdi dörder dörder kurduğumuz vakıf üniversiteleriyle, devlet üniversitelerinde zaten  yetersiz olan öğretim elemanlarını bir de vakıf üniversitelerine çekerek devlet üniversitelerinin içini  büyük bir hızlı boşaltmakta olduğumuzu siz sayın milletvekillerine hatırlatmak istiyorum.  Değerli milletvekilleri, yükseköğretimi liseden, üniversiteyi liseden ya da meslek lisesinden ayırt  edici özellikler İktidarınız döneminde artık ortadan kaldırılmıştır. Bundan dolayı bence AKP kendini  kutlamahdır. Artık üniversiteler, lise öğreniminden hiç de farkı olmayan bir eğitim ve öğretim verme  zorunda bırakılmıştır ya da meslek lisesine eş değer teknik nitelikte, sadece o mesleğin niteliklerini öğ­ reten ama bilim üretmeyen, bilim kurumu olma özelliği taşımayan bir yapılanma içine ne yazık ki itil­ miştir. Üniversiteler bilim kurumlandır. Bilim kurumu bilim üretir, bilimsel gelişmeleri yakından izler,  bu gelişmeleri hızlı bir biçimde, öğrencisinin de katkı vereceği bir biçimde öğretime aktarır ama bu  derece hızla kurulan ve yeterli öğretim kadrosundan yoksun olan üniversiteler ne yazık ki artık bunu  gerçekleştirmekten de uzak kalmışlardır. Tabii, hâl böyle olunca, üniversite diplomasının da gelecekte  artık, bir kâğıt parçası ya da bir karton parçası olmaktan pek de öteye geçmeyeceğini kabul etmek zo­ rundayız. Üniversite diplomasının ve yükseköğretimin değersizleştirilmekte olduğu bir yükseköğre­ tim anlayışı gelecekte Türkiye'ye, gerek bilim yaşamına gerek bu gençlerin istihdamı hâlinde çalışma  yaşamına nasıl etkiler meydana getirecektir, bunun da çok ciddi bir biçimde irdelenmesi gerekir. Bir  üniversite açmak çok önemli bir sorumluluk gerektirir ama ben, bu sorumluluktan çok ciddi bir yok­ sunluk içinde bulunan bir iktidar anlayışıyla ne yazık ki karşı karşıya olduğumuzu ifade etmek isti­ yorum.  Şimdi, bir üniversite açılıyor. Bu üniversite hangi eğitim dallannda eğitim-öğretim yaptıracak?  Bununla ilgili bir çalışma yapılıyor mu? Hayır, yapılmıyor. O yükseköğretim kurumu, o vakıf  üniversitesi öğrenci maliyetinin en düşük olduğu alanları fakülteler olarak belirtiyor, bu fakülteler  yine ışık hızıyla açılıyor ve o alanlarda eğitim veriliyor, tıpkı şimdi konuşmakta olduğumuz  üniversitenin, İstanbul Ön Asya Üniversitesinin yeniden bir eğitim fakültesi açma ihtiyacını göstermiş  olduğu gibi. 250 bin öğretmen bugün işsiz durumda, ama ellerinde diplomalarıyla beş yıldır, altı  yıldır atanmayı bekleyen bu öğretmenlerin varlığına rağmen, biz, bakıyorum, ardı ardına eğitim  fakültelerinin kurulmasına devam ediyoruz.  Tabii, bu üniversiteleri açarken bir başka ciddi sorumluluğumuz da var. Bu üniversiteler, eğer  verdikleri gerçekten diplomaysa, bu gençlerimizi istihdam edilebilme koşullanna uygun yetiştirmekle  yükümlüdürler, ama iktidarlar da gençlere iş yaratmak gibi çok ciddi bir yükümlülüğü taşımaktadırlar.  Türkiye'de genç işsizliği oranı yüzde 25,3; o da resmî rakamlara göre. 500 bine yakın üniversite  mezunu diplomalı işsiz var bu ülkede ve bütün bunların yaşandığı ülkede art arda üniversite kurarak  bunların arkasından siyasi rant elde etmenin dışında ciddi bir insan gücü planlaması yapmayı aklına  bile getirmeyen bir siyasi iradeyle Türkiye karşı karşıya.  - 2 6 3 -
Sayfa 92 -
T B M M B : 8 5 13 . 4 .2010 O: 4  Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ek 119'uncu madde üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi  Grubu adına söz almış bulunuyorum ve hepinizi saygıyla selamlıyorum.  Değerli milletvekilleri, biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak, yeni üniversitelerin -ister devlet ister  vakıf üniversitesi olsun- kurulmasına kesinlikle karşı değiliz. Önce bunu belirtmek istiyorum. Ancak,  AKP ve YÖK iş birliğiyle, âdeta ışık hızıyla birbirinin ardı sıra kurulan bu üniversitelerin -ister devlet  ister vakıf üniversitesi olsun- gerekli altyapıya, gerekli donanıma ve öğretim üyesi kadrosuna sahip  olmaksızın kuruluyor olmasının Türk yükseköğretimine vermiş olduğu zararları da Türkiye'nin yakın  gelecekte çekeceğinin altını bir kere önemle çizmek istiyorum.  Devlet üniversitelerinin çok ciddi bir öğretim üyesi yetersizliğiyle karşı karşıya bulunmaları  yetmedi, şimdi dörder dörder kurduğumuz vakıf üniversiteleriyle, devlet üniversitelerinde zaten  yetersiz olan öğretim elemanlarını bir de vakıf üniversitelerine çekerek devlet üniversitelerinin içini  büyük bir hızlı boşaltmakta olduğumuzu siz sayın milletvekillerine hatırlatmak istiyorum.  Değerli milletvekilleri, yükseköğretimi liseden, üniversiteyi liseden ya da meslek lisesinden ayırt  edici özellikler İktidarınız döneminde artık ortadan kaldırılmıştır. Bundan dolayı bence AKP kendini  kutlamahdır. Artık üniversiteler, lise öğreniminden hiç de farkı olmayan bir eğitim ve öğretim verme  zorunda bırakılmıştır ya da meslek lisesine eş değer teknik nitelikte, sadece o mesleğin niteliklerini öğ­ reten ama bilim üretmeyen, bilim kurumu olma özelliği taşımayan bir yapılanma içine ne yazık ki itil­ miştir. Üniversiteler bilim kurumlandır. Bilim kurumu bilim üretir, bilimsel gelişmeleri yakından izler,  bu gelişmeleri hızlı bir biçimde, öğrencisinin de katkı vereceği bir biçimde öğretime aktarır ama bu  derece hızla kurulan ve yeterli öğretim kadrosundan yoksun olan üniversiteler ne yazık ki artık bunu  gerçekleştirmekten de uzak kalmışlardır. Tabii, hâl böyle olunca, üniversite diplomasının da gelecekte  artık, bir kâğıt parçası ya da bir karton parçası olmaktan pek de öteye geçmeyeceğini kabul etmek zo­ rundayız. Üniversite diplomasının ve yükseköğretimin değersizleştirilmekte olduğu bir yükseköğre­ tim anlayışı gelecekte Türkiye'ye, gerek bilim yaşamına gerek bu gençlerin istihdamı hâlinde çalışma  yaşamına nasıl etkiler meydana getirecektir, bunun da çok ciddi bir biçimde irdelenmesi gerekir. Bir  üniversite açmak çok önemli bir sorumluluk gerektirir ama ben, bu sorumluluktan çok ciddi bir yok­ sunluk içinde bulunan bir iktidar anlayışıyla ne yazık ki karşı karşıya olduğumuzu ifade etmek isti­ yorum.  Şimdi, bir üniversite açılıyor. Bu üniversite hangi eğitim dallannda eğitim-öğretim yaptıracak?  Bununla ilgili bir çalışma yapılıyor mu? Hayır, yapılmıyor. O yükseköğretim kurumu, o vakıf  üniversitesi öğrenci maliyetinin en düşük olduğu alanları fakülteler olarak belirtiyor, bu fakülteler  yine ışık hızıyla açılıyor ve o alanlarda eğitim veriliyor, tıpkı şimdi konuşmakta olduğumuz  üniversitenin, İstanbul Ön Asya Üniversitesinin yeniden bir eğitim fakültesi açma ihtiyacını göstermiş  olduğu gibi. 250 bin öğretmen bugün işsiz durumda, ama ellerinde diplomalarıyla beş yıldır, altı  yıldır atanmayı bekleyen bu öğretmenlerin varlığına rağmen, biz, bakıyorum, ardı ardına eğitim  fakültelerinin kurulmasına devam ediyoruz.  Tabii, bu üniversiteleri açarken bir başka ciddi sorumluluğumuz da var. Bu üniversiteler, eğer  verdikleri gerçekten diplomaysa, bu gençlerimizi istihdam edilebilme koşullanna uygun yetiştirmekle  yükümlüdürler, ama iktidarlar da gençlere iş yaratmak gibi çok ciddi bir yükümlülüğü taşımaktadırlar.  Türkiye'de genç işsizliği oranı yüzde 25,3; o da resmî rakamlara göre. 500 bine yakın üniversite  mezunu diplomalı işsiz var bu ülkede ve bütün bunların yaşandığı ülkede art arda üniversite kurarak  bunların arkasından siyasi rant elde etmenin dışında ciddi bir insan gücü planlaması yapmayı aklına  bile getirmeyen bir siyasi iradeyle Türkiye karşı karşıya.  - 2 6 3 - TBMM B:85 1 3 . 4 . 2 0 1 0 0 : 4  - 2 6 4 - (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  Başbakan diyor ki: "Her üniversiteyi bitiren iş bulacak dişe bir şey yok." Doğru Sayın Başbakan,  yok, sizin İktidarınızda olmadı, böyle bir şansı hiç yok. Siz üniversiteyi bitirip diploma alanlara iş  bulmak gibi bir yükümlülüğünüz olmadığını bu kadar açıklıkla ifade ettiğinize göre benden size  tavsiye: Gelecekte onların kapısının önüne birer poşet bırakırsınız ve üniversite mezunu diplomalı  işsizleri ianeyle geçindiren bir ülke konumuna gelirsiniz. Böyle bir anlayışın, "Üniversite mezununun  iş bulmasına ihtiyaç yok." diyen bir anlayışın sonucudur işte art arda kurulan, sorumsuzca kurulan  bu üniversiteler.  Bakınız, YÖK Başkanı şubat ayında çok önemli bir açıklama yaptı, dedi ki: "Gelecek beş yılda  bazı vakıf üniversiteleri kapanma noktasına gelecek. Frene basmak gerekiyor. En az 30-40 bin  öğretim üyesine ihtiyacımız var." YÖK Başkanı, YÖK Başkanı olalı belki en doğru sözü söyledi  ama ne oldu? Biz dörder dörder bu üniversiteleri kurmaya devam ediyoruz.  Peki, YÖK ne yaptı? YÖK 2007'de vakıf üniversiteleriyle ilgili çok ciddi bir rapor yayınladı ve  bu raporda öğrencilerin yüzde 40'ının sadece dört vakıf üniversitesinde toplandığını, diğer vakıf  üniversitelerinin yeterli öğrenci bile bulamadığını ve ticarethane zihniyetiyle işletilmekte olduğunu  vurguladı.  Değerli milletvekilleri, boş bir söz değil bu. Bunlar vakıf üniversitesi, özel üniversite değil.  Ticarethane zihniyeti şuradan belli: Öğrenci maliyetleriyle ilgili yapılmış araştırmalar var. Örneğin  tıp fakültesinde bir öğrencinin maksimum maliyetinin 15 bin lira civarında olduğu 2009 yılı itibarıyla  ilan edilmiş. Şimdi siz vakıf üniversitesine bakıyorsunuz, bir tanesi tıp fakültesindeki öğrenciden 16  bin lira alıyor, öbürü 35 bin lira alıyor. Bir işletme fakültesine bakıyorsunuz, bir tanesi 22 bin lira  alıyor, öbürü 8 bin lira alıyor. Peki, bunu sorgulamak kimin görevi? Bunu sorgulamak YÖK'ün, Millî  Eğitim Bakanlığının ve Hükümetin görevi değil midir? Yani şu soruyu sormak sizlerin, hepimizin,  bizlerin görevi değil mi: Niye bir vakıf üniversitesi 32 bin, 35 bin liraya öğrenci yetiştirirken öbürü  15 bin lirayla yetiniyor? Niye biri 22 bin lira alırken, aynı eğitim dalında öbürü 10 bin liraya, 8 bin  liraya öğrenci okutuyor? Ama bunlar sorulmuyor, bunlar konuşulmuyor ve tartışılmıyor.  Ve yine, YÖK 2007 yılında yayınladığı raporunda öğretim üyesi yetiştirmenin vakıf  üniversitelerinin temel misyonu olması gerektiğinin altını çiziyor. Hangi vakıf üniversitesi öğretim  üyesi yetiştiriyor? Hepsi kolaya kaçmış, devlet üniversitelerinin içini boşaltıyorlar. Aynı raporda -bu  1970'li yıllarda açılan ve sonra kapatılan özel üniversiteler vardı- YÖK bir tespit yapıyor, diyor ki:  "Bu vakıf üniversitelerinin geleceği ne yazık ki, özel üniversiteler gibi olacak ve kısa bir süre içinde  pek çoğu kapatılmak ya da kapanmak zorunda bırakılacaktır." Ama bunların hiçbiri sorgulanmıyor  günümüzde. Vakıf üniversiteleri art arda açılıyor.  Peki, bu vakıf üniversitelerinin kurucu vakıfları nedir? Ben, Millî Eğitim Komisyonu üyesiyim,  burada Millî Eğitim Komisyonu üyesi arkadaşlarımız da var . Biz Komisyonda rica ettik, bu vakıflarla  ilgili bilgilendirilmemizi istedik ama bizim komisyonumuz, maalesef, demokratik bir anlayışla  yönetilmediği için ve bağırarak çağırarak bizleri yüksek sesle susturan bir zihniyet tarafından  yönetildiği için hiçbir şekilde bilgilendirilmiyoruz. Bu vakıflar gerçekten bu üniversiteleri  taşıyabilecek durumda mıdır? Bu vakıflar sadece üniversiteyi kurmakla mı yükümlüdür yoksa  üniversitede eğitim gören öğrencinin eğitim masrafının bir kısmını karşılamakla mı yükümlüdür?  Yasaya göre karşılamakla yükümlüdür ama bugün vakıf üniversitesi rektörlerinin bazıları açıklama  yapıyor, "Hayır" diyor, "vakıfların tek görevi üniversitenin binalarını inşa etmektir..."
Sayfa 93 -
TBMM B:85 1 3 . 4 . 2 0 1 0 0 : 4  - 2 6 4 - (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  Başbakan diyor ki: "Her üniversiteyi bitiren iş bulacak dişe bir şey yok." Doğru Sayın Başbakan,  yok, sizin İktidarınızda olmadı, böyle bir şansı hiç yok. Siz üniversiteyi bitirip diploma alanlara iş  bulmak gibi bir yükümlülüğünüz olmadığını bu kadar açıklıkla ifade ettiğinize göre benden size  tavsiye: Gelecekte onların kapısının önüne birer poşet bırakırsınız ve üniversite mezunu diplomalı  işsizleri ianeyle geçindiren bir ülke konumuna gelirsiniz. Böyle bir anlayışın, "Üniversite mezununun  iş bulmasına ihtiyaç yok." diyen bir anlayışın sonucudur işte art arda kurulan, sorumsuzca kurulan  bu üniversiteler.  Bakınız, YÖK Başkanı şubat ayında çok önemli bir açıklama yaptı, dedi ki: "Gelecek beş yılda  bazı vakıf üniversiteleri kapanma noktasına gelecek. Frene basmak gerekiyor. En az 30-40 bin  öğretim üyesine ihtiyacımız var." YÖK Başkanı, YÖK Başkanı olalı belki en doğru sözü söyledi  ama ne oldu? Biz dörder dörder bu üniversiteleri kurmaya devam ediyoruz.  Peki, YÖK ne yaptı? YÖK 2007'de vakıf üniversiteleriyle ilgili çok ciddi bir rapor yayınladı ve  bu raporda öğrencilerin yüzde 40'ının sadece dört vakıf üniversitesinde toplandığını, diğer vakıf  üniversitelerinin yeterli öğrenci bile bulamadığını ve ticarethane zihniyetiyle işletilmekte olduğunu  vurguladı.  Değerli milletvekilleri, boş bir söz değil bu. Bunlar vakıf üniversitesi, özel üniversite değil.  Ticarethane zihniyeti şuradan belli: Öğrenci maliyetleriyle ilgili yapılmış araştırmalar var. Örneğin  tıp fakültesinde bir öğrencinin maksimum maliyetinin 15 bin lira civarında olduğu 2009 yılı itibarıyla  ilan edilmiş. Şimdi siz vakıf üniversitesine bakıyorsunuz, bir tanesi tıp fakültesindeki öğrenciden 16  bin lira alıyor, öbürü 35 bin lira alıyor. Bir işletme fakültesine bakıyorsunuz, bir tanesi 22 bin lira  alıyor, öbürü 8 bin lira alıyor. Peki, bunu sorgulamak kimin görevi? Bunu sorgulamak YÖK'ün, Millî  Eğitim Bakanlığının ve Hükümetin görevi değil midir? Yani şu soruyu sormak sizlerin, hepimizin,  bizlerin görevi değil mi: Niye bir vakıf üniversitesi 32 bin, 35 bin liraya öğrenci yetiştirirken öbürü  15 bin lirayla yetiniyor? Niye biri 22 bin lira alırken, aynı eğitim dalında öbürü 10 bin liraya, 8 bin  liraya öğrenci okutuyor? Ama bunlar sorulmuyor, bunlar konuşulmuyor ve tartışılmıyor.  Ve yine, YÖK 2007 yılında yayınladığı raporunda öğretim üyesi yetiştirmenin vakıf  üniversitelerinin temel misyonu olması gerektiğinin altını çiziyor. Hangi vakıf üniversitesi öğretim  üyesi yetiştiriyor? Hepsi kolaya kaçmış, devlet üniversitelerinin içini boşaltıyorlar. Aynı raporda -bu  1970'li yıllarda açılan ve sonra kapatılan özel üniversiteler vardı- YÖK bir tespit yapıyor, diyor ki:  "Bu vakıf üniversitelerinin geleceği ne yazık ki, özel üniversiteler gibi olacak ve kısa bir süre içinde  pek çoğu kapatılmak ya da kapanmak zorunda bırakılacaktır." Ama bunların hiçbiri sorgulanmıyor  günümüzde. Vakıf üniversiteleri art arda açılıyor.  Peki, bu vakıf üniversitelerinin kurucu vakıfları nedir? Ben, Millî Eğitim Komisyonu üyesiyim,  burada Millî Eğitim Komisyonu üyesi arkadaşlarımız da var . Biz Komisyonda rica ettik, bu vakıflarla  ilgili bilgilendirilmemizi istedik ama bizim komisyonumuz, maalesef, demokratik bir anlayışla  yönetilmediği için ve bağırarak çağırarak bizleri yüksek sesle susturan bir zihniyet tarafından  yönetildiği için hiçbir şekilde bilgilendirilmiyoruz. Bu vakıflar gerçekten bu üniversiteleri  taşıyabilecek durumda mıdır? Bu vakıflar sadece üniversiteyi kurmakla mı yükümlüdür yoksa  üniversitede eğitim gören öğrencinin eğitim masrafının bir kısmını karşılamakla mı yükümlüdür?  Yasaya göre karşılamakla yükümlüdür ama bugün vakıf üniversitesi rektörlerinin bazıları açıklama  yapıyor, "Hayır" diyor, "vakıfların tek görevi üniversitenin binalarını inşa etmektir..."  TBMM B: 85 13 . 4 . 2 0 1 0 O: 4  BAŞKAN - Sayın Serter, konuşmanızı tamamlar mısınız.  Buyurun efendim.  FATMA NUR SERTER (Devamla) - Teşekkür ediyorum.  O zaman, bu vakıfların bir ticarethane gibi üniversiteleri kendi kaderine terk ettiği ve onların da  bu anlayış içinde yönetildiği çok açık olarak ortaya çıkmaktadır ki bu, bu üniversitelerin Anayasa'daki  kuruluş gayesine aykırıdır ve Anayasa'ya aykırıdır. Artık, bu gibi çalışmaların ciddiye alınması,  yapılması, vakıf üniversitelerinin çok ciddi bir denetim altında tutulması, kaliteli olan vakıf  üniversitelerinin, iyi eğitim veren ve vakıflardan destek alan vakıf üniversitelerinin yanında  ticarethane gibi yönetilenlere geçit verilmemesi gerekir.  Ben, sizlere soruyorum: Bu Diyanet Vakfı niye bir üniversite kurma ihtiyacında acaba? Niye  böyle bir ihtiyaç hissetmiş? Diyanet Vakfının yapacağı başka şey mi yokmuş? Kendi alanında  vereceği başka hizmet mi yokmuş? Hayır, artık, vakıflar, özellikle AKP zihniyetine yakın olan  vakıflar kendi altyapılarını oluşturmak için hızla üniversiteler açarak yeni arka bahçeler yetiştirmeye  soyunmuştur. Bu, yükseköğrenim için çok trajik bir tablodur.  Teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Serter.  Saygıdeğer milletvekili arkadaşlarım, çalışma süremiz dolmuştur.  Bugün çok olumlu bir çalışma günü geçirdik; grup başkan vekili arkadaşlarımıza ve milletvekili  arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum.  Alınan karar gereğince, kanun tasarı ve teklifleri ile komisyonlardan gelen diğer işleri sırasıyla  görüşmek için, 14 Nisan 2010 Çarşamba günü saat 13.00'te toplanmak üzere birleşimi kapatıyorum.  Kapanma Saati: 20.02  1  - 2 6 5 -
Sayfa 94 -
TBMM B: 85 13 . 4 . 2 0 1 0 O: 4  BAŞKAN - Sayın Serter, konuşmanızı tamamlar mısınız.  Buyurun efendim.  FATMA NUR SERTER (Devamla) - Teşekkür ediyorum.  O zaman, bu vakıfların bir ticarethane gibi üniversiteleri kendi kaderine terk ettiği ve onların da  bu anlayış içinde yönetildiği çok açık olarak ortaya çıkmaktadır ki bu, bu üniversitelerin Anayasa'daki  kuruluş gayesine aykırıdır ve Anayasa'ya aykırıdır. Artık, bu gibi çalışmaların ciddiye alınması,  yapılması, vakıf üniversitelerinin çok ciddi bir denetim altında tutulması, kaliteli olan vakıf  üniversitelerinin, iyi eğitim veren ve vakıflardan destek alan vakıf üniversitelerinin yanında  ticarethane gibi yönetilenlere geçit verilmemesi gerekir.  Ben, sizlere soruyorum: Bu Diyanet Vakfı niye bir üniversite kurma ihtiyacında acaba? Niye  böyle bir ihtiyaç hissetmiş? Diyanet Vakfının yapacağı başka şey mi yokmuş? Kendi alanında  vereceği başka hizmet mi yokmuş? Hayır, artık, vakıflar, özellikle AKP zihniyetine yakın olan  vakıflar kendi altyapılarını oluşturmak için hızla üniversiteler açarak yeni arka bahçeler yetiştirmeye  soyunmuştur. Bu, yükseköğrenim için çok trajik bir tablodur.  Teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Serter.  Saygıdeğer milletvekili arkadaşlarım, çalışma süremiz dolmuştur.  Bugün çok olumlu bir çalışma günü geçirdik; grup başkan vekili arkadaşlarımıza ve milletvekili  arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum.  Alınan karar gereğince, kanun tasarı ve teklifleri ile komisyonlardan gelen diğer işleri sırasıyla  görüşmek için, 14 Nisan 2010 Çarşamba günü saat 13.00'te toplanmak üzere birleşimi kapatıyorum.  Kapanma Saati: 20.02  1  - 2 6 5 - TBMM B:85 1 3 . 4 . 2 0 1 0  Al i R ıza Öz türk  M e r s i n Mi l le tveki l i  1- Tü rk i ye B ü y ü k M i l e t Mec l i s i persone l i o lup, başka k a m u k u r u m ve kuru luş lar ında  ya da b u k a m u k u r u m v e kuru luş la r ına bağl ı ş i rket lerde d e n e t i m ve y ö n e t i m kuru lu  üyel iğ i görev in i d e y ü r ü t e n kiş i ya dai kişi ler var mıd ı r? V a r s a b u kişi ler hang i k a m u  k u r u m v e ku ru l uş l a r ı nda ya d a bağ l ı ş i rket lerde d e n e t i m v e y ö n e t i m kuru lu üyel iğ i  yapmak tad ı r? B u k iş i ler k im le rd i r ve bu kişi lere d e n e t i m v e y ö n e t i m kuru lu üyel iği  karş ı l ığ ında ay l ık ö d e n e n ücret in tu tan ned i r?  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI  GENEL SEKRETERLİĞİ  Kanunlar ve Kararlar Dairesi Başkanlığı  Kanunlar ve Kararlar Müdürlüğü  Sayı: A.Ol.O.GNS.0.10.00.02-7/10320-16326/35408 0 9 Nisşı 2010  Sayın Ali Rıza ÖZTÜRK  Mersin Milletvekili  İlgi: 01/10/2009 tarihli ve (7/10320) esas numaralı yazılı soru önergeniz.  Kamu kurum ve kuruluşlarının yönetim ve denetim kurulu üyeliğinde bulunan personele  ilişkin ilgi önergenizde yer alan sorularınız ekte cevaplandırılmıştır.  Bilgilerinizi rica ederim.  Saygılarımla.  / /  EK: Soru cevabı Nevzat PAKDİL  Türkiye Büyük Millet Meclisi  Başkanvekili  CEVAPLAR:  Cevap 1.- Türkiye Büyük Millet Meclisi personelinden, başka kamu kurum ve  kuruluşlarının yönetim ve denetim kurulu üyeliğinde bulunan personele ilişkin bilgileri  içeren liste ektedir. Söz konusu personele ödenen ücrete yönelik, Kurumumuza herhangi  bir bildirimde bulunulmamıştır.  - 2 6 6 - XI.- YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI  /.- Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk'ün, denetim ve yönetim kurullarında görevli personele  ilişkin sorusu ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkan Vekili Nevzat Pakdil 'in cevabı (7/10320)  T Ü R K İ Y E B Ü Y Ü K M İ L E T M E C L İ S İ B A Ş K A N L I Ğ I N A  A ş a ğ ı d a k i s o m l a r ı m ı n Tü rk i ye Büyük Mil let Mec l is i B a ş k a n ı Say ın M e h m e t Al i  Şah in ta ra f ından yaz ı l ı o l a rak yan ı t lanmasın ı saygıy la d i l e r im .
Sayfa 95 -
TBMM B:85 1 3 . 4 . 2 0 1 0  Al i R ıza Öz türk  M e r s i n Mi l le tveki l i  1- Tü rk i ye B ü y ü k M i l e t Mec l i s i persone l i o lup, başka k a m u k u r u m ve kuru luş lar ında  ya da b u k a m u k u r u m v e kuru luş la r ına bağl ı ş i rket lerde d e n e t i m ve y ö n e t i m kuru lu  üyel iğ i görev in i d e y ü r ü t e n kiş i ya dai kişi ler var mıd ı r? V a r s a b u kişi ler hang i k a m u  k u r u m v e ku ru l uş l a r ı nda ya d a bağ l ı ş i rket lerde d e n e t i m v e y ö n e t i m kuru lu üyel iğ i  yapmak tad ı r? B u k iş i ler k im le rd i r ve bu kişi lere d e n e t i m v e y ö n e t i m kuru lu üyel iği  karş ı l ığ ında ay l ık ö d e n e n ücret in tu tan ned i r?  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI  GENEL SEKRETERLİĞİ  Kanunlar ve Kararlar Dairesi Başkanlığı  Kanunlar ve Kararlar Müdürlüğü  Sayı: A.Ol.O.GNS.0.10.00.02-7/10320-16326/35408 0 9 Nisşı 2010  Sayın Ali Rıza ÖZTÜRK  Mersin Milletvekili  İlgi: 01/10/2009 tarihli ve (7/10320) esas numaralı yazılı soru önergeniz.  Kamu kurum ve kuruluşlarının yönetim ve denetim kurulu üyeliğinde bulunan personele  ilişkin ilgi önergenizde yer alan sorularınız ekte cevaplandırılmıştır.  Bilgilerinizi rica ederim.  Saygılarımla.  / /  EK: Soru cevabı Nevzat PAKDİL  Türkiye Büyük Millet Meclisi  Başkanvekili  CEVAPLAR:  Cevap 1.- Türkiye Büyük Millet Meclisi personelinden, başka kamu kurum ve  kuruluşlarının yönetim ve denetim kurulu üyeliğinde bulunan personele ilişkin bilgileri  içeren liste ektedir. Söz konusu personele ödenen ücrete yönelik, Kurumumuza herhangi  bir bildirimde bulunulmamıştır.  - 2 6 6 - XI.- YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI  /.- Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk'ün, denetim ve yönetim kurullarında görevli personele  ilişkin sorusu ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkan Vekili Nevzat Pakdil 'in cevabı (7/10320)  T Ü R K İ Y E B Ü Y Ü K M İ L E T M E C L İ S İ B A Ş K A N L I Ğ I N A  A ş a ğ ı d a k i s o m l a r ı m ı n Tü rk i ye Büyük Mil let Mec l is i B a ş k a n ı Say ın M e h m e t Al i  Şah in ta ra f ından yaz ı l ı o l a rak yan ı t lanmasın ı saygıy la d i l e r im .  TBMM B: 85 1 3 . 4 . 2 0 1 0  3  ü  w  fi  g  z:  >  z;  5  o  ci  O  8  o  >- <  U J  Q  • O  1  E  3  o  S  3  E  * >  3  •I  5  3  E  I  c/i- <  • c  I  1=3  -o  2  '53  J2  "tt>  t i  Q  İS  >  1 3  " O  1 3  E  CQ  1 3  - O  3  •a  ed  ö  M  O  >- O  t/3  O o o  E  z:  o - 3  .5  3 g  ı—< Z  C/3  - 2 6 7 -
Sayfa 96 -
TBMM B: 85 1 3 . 4 . 2 0 1 0  3  ü  w  fi  g  z:  >  z;  5  o  ci  O  8  o  >- <  U J  Q  • O  1  E  3  o  S  3  E  * >  3  •I  5  3  E  I  c/i- <  • c  I  1=3  -o  2  '53  J2  "tt>  t i  Q  İS  >  1 3  " O  1 3  E  CQ  1 3  - O  3  •a  ed  ö  M  O  >- O  t/3  O o o  E  z:  o - 3  .5  3 g  ı—< Z  C/3  - 2 6 7 - TBMM B: 85 13 . 4 . 2010  2.- Yalova Milletvekili Muharrem İnce 'nin, başka görevde bulunan ve diğer kurumlarda görev  yapan TBMM personeline ilişkin sorusu ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkan Vekili Nevzat  Pakdil'in cevabı (7/10509)  T Ü R K İ Y E BÜYÜK M İ L L E T MECLİSİ BAŞKANLIĞI 'NA  Aşağıdaki sorularımın TBMM Başkanı Sayın Mehmet Ali Şahin tarafından yazılı  olarak yanıtlanmasını saygılarımla arz ederim. 03.11.2009  1- TBMM personelinden diğer kamu kurum ve kuruluşlarında, kamu iktisadi  teşebbüslerinde, belediyeler ve belediye iktisadi teşekküllerinde, kamu hisselerini  temsilen özel şirketlerde Yönetim Kurulu ve Denetim Kurulu üyesi ve benzeri diğer  görevlerde bulunan var mıdır?  2- Var ise bu kişiler ve TBMM'deki görevleri nedir? Bu kişilerin TBMM d ı ş ında görev  yaptıkları kurumlar ile görevleri nedir? Bu kişiler TBMM dışında görev yaptıkları  kurumdan hangi ad altında ne miktarda kazanç elde etmektedirler?  3- TBMM personelinden başka kurumlarda görevlendirme yoluyla görev yapan var  mıdır? Var ise bu kişiler kimlerdir ve görevlendirme yoluyla görev yaptıkları kurumlar  ile görevlendirilmelerinin hukuki dayanağı ile gerekçeleri nelerdir?  4- TBMM personelinden, özel şirketlerde (Program yapımcılığı gibi) görev yapan var  mıdır? Var ise, bu kişilere bu görevlerini sürdürmelerine ilişkin izin verilmiş midir?  Bu izinlerin hukuki dayanağı nedir?  İlgi: 03/11/2009 tarihli ve (7/10509) esas numaralı yazılı soru önergeniz.  Kamu kurum ve kuruluşlarının denetim ve yönetim kurulu üyeliğinde bulunan ve başka  kurumlarda görevlendirilen personele ilişkin ilgi önergenizde yer alan sorularınız ekte  cevaplandırılmıştır.  Bilgilerinizi rica ederim.  Saygılarımla. /-\ ı  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI  GENEL SEKRETERLİĞİ  Kanunlar ve Kararlar Dairesi Başkanlığı  Kanunlar ve Kararlar Müdürlüğü  Sayı: A.Ol.O.GNS.0.10.00.02-7/10509-17264/37242 0 9 Nisan 2010  Sayın Muharrem İNCE  Yalova Milletvekili  EK: Soru cevabı  Nevzat PAKDİL  Türkiye Büyük Millet Meclisi  Başkanvekili  - 2 6 8 -
Sayfa 97 -
TBMM B: 85 13 . 4 . 2010  2.- Yalova Milletvekili Muharrem İnce 'nin, başka görevde bulunan ve diğer kurumlarda görev  yapan TBMM personeline ilişkin sorusu ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkan Vekili Nevzat  Pakdil'in cevabı (7/10509)  T Ü R K İ Y E BÜYÜK M İ L L E T MECLİSİ BAŞKANLIĞI 'NA  Aşağıdaki sorularımın TBMM Başkanı Sayın Mehmet Ali Şahin tarafından yazılı  olarak yanıtlanmasını saygılarımla arz ederim. 03.11.2009  1- TBMM personelinden diğer kamu kurum ve kuruluşlarında, kamu iktisadi  teşebbüslerinde, belediyeler ve belediye iktisadi teşekküllerinde, kamu hisselerini  temsilen özel şirketlerde Yönetim Kurulu ve Denetim Kurulu üyesi ve benzeri diğer  görevlerde bulunan var mıdır?  2- Var ise bu kişiler ve TBMM'deki görevleri nedir? Bu kişilerin TBMM d ı ş ında görev  yaptıkları kurumlar ile görevleri nedir? Bu kişiler TBMM dışında görev yaptıkları  kurumdan hangi ad altında ne miktarda kazanç elde etmektedirler?  3- TBMM personelinden başka kurumlarda görevlendirme yoluyla görev yapan var  mıdır? Var ise bu kişiler kimlerdir ve görevlendirme yoluyla görev yaptıkları kurumlar  ile görevlendirilmelerinin hukuki dayanağı ile gerekçeleri nelerdir?  4- TBMM personelinden, özel şirketlerde (Program yapımcılığı gibi) görev yapan var  mıdır? Var ise, bu kişilere bu görevlerini sürdürmelerine ilişkin izin verilmiş midir?  Bu izinlerin hukuki dayanağı nedir?  İlgi: 03/11/2009 tarihli ve (7/10509) esas numaralı yazılı soru önergeniz.  Kamu kurum ve kuruluşlarının denetim ve yönetim kurulu üyeliğinde bulunan ve başka  kurumlarda görevlendirilen personele ilişkin ilgi önergenizde yer alan sorularınız ekte  cevaplandırılmıştır.  Bilgilerinizi rica ederim.  Saygılarımla. /-\ ı  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI  GENEL SEKRETERLİĞİ  Kanunlar ve Kararlar Dairesi Başkanlığı  Kanunlar ve Kararlar Müdürlüğü  Sayı: A.Ol.O.GNS.0.10.00.02-7/10509-17264/37242 0 9 Nisan 2010  Sayın Muharrem İNCE  Yalova Milletvekili  EK: Soru cevabı  Nevzat PAKDİL  Türkiye Büyük Millet Meclisi  Başkanvekili  - 2 6 8 - T B M M B : 8 5 13 . 4 . 2010  CEVAPLAR:  Cevap 1 ve 2.- Türkiye Büyük Millet Meclisi personelinden başka kamu kurum ve  kuruluşlarmm yönetim ve denetim kurulu üyeliğinde bulunan personele ilişkin bilgileri  içeren liste ektedir (EK 1). Söz konusu personele ödenen ücrete yönelik, Kurumumuza  herhangi bir bildirimde bulunulmamıştır.  Cevap 3.- TBMM personelinden, başka kamu kurum ve kuruluşlarında  görevlendirme yoluyla görev yapan personele ilişkin bilgileri içeren liste ektedir (EK 2).  TBMM personelinin, başka kamu kurum ve kurularında geçici olarak  görevlendirilebilmesine ilişkin hukuki dayanaklar aşağıda belirtilmiştir.  a) TBMM Başkanlık Divanının 13 Ocak 2005 tarihli ve 68 sayılı Kararına göre,  Bakanlar Kurulu üyelerinin Özel Kaleminde ve makam araçlarında istihdam  edilmek üzere TBMM personeli arasından (1) sekreter ve (1) şoför  görevlendirilebilmektedir.  b) 3056 sayılı Başbakanlık Teşkilatı Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin  Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanunun 36. maddesi gereğince kadroları ve  özlük haklan kurumlarında kalmak kaydı ile Başbakanlıkta geçici olarak  personel görevlendirilebilmektedir.  c) 4668 sayılı Türk İşbirliği ve Kalkınma idaresi Başkanlığının Teşkilat ve  Görevleri Hakkında Kanunun 19. maddesi gereğince kamu kurum ve  kuruluşlarından personel görevlendirilebilmektedir.  Cevap 4.- TBMM personelinden özel şirketlerde (program yapımcılığı gibi) görev  yapan personele ilişkin olarak Kurumumuza herhangi bir bildirimde bulunulmamıştır.  - 2 6 9 -
Sayfa 98 -
T B M M B : 8 5 13 . 4 . 2010  CEVAPLAR:  Cevap 1 ve 2.- Türkiye Büyük Millet Meclisi personelinden başka kamu kurum ve  kuruluşlarmm yönetim ve denetim kurulu üyeliğinde bulunan personele ilişkin bilgileri  içeren liste ektedir (EK 1). Söz konusu personele ödenen ücrete yönelik, Kurumumuza  herhangi bir bildirimde bulunulmamıştır.  Cevap 3.- TBMM personelinden, başka kamu kurum ve kuruluşlarında  görevlendirme yoluyla görev yapan personele ilişkin bilgileri içeren liste ektedir (EK 2).  TBMM personelinin, başka kamu kurum ve kurularında geçici olarak  görevlendirilebilmesine ilişkin hukuki dayanaklar aşağıda belirtilmiştir.  a) TBMM Başkanlık Divanının 13 Ocak 2005 tarihli ve 68 sayılı Kararına göre,  Bakanlar Kurulu üyelerinin Özel Kaleminde ve makam araçlarında istihdam  edilmek üzere TBMM personeli arasından (1) sekreter ve (1) şoför  görevlendirilebilmektedir.  b) 3056 sayılı Başbakanlık Teşkilatı Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin  Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanunun 36. maddesi gereğince kadroları ve  özlük haklan kurumlarında kalmak kaydı ile Başbakanlıkta geçici olarak  personel görevlendirilebilmektedir.  c) 4668 sayılı Türk İşbirliği ve Kalkınma idaresi Başkanlığının Teşkilat ve  Görevleri Hakkında Kanunun 19. maddesi gereğince kamu kurum ve  kuruluşlarından personel görevlendirilebilmektedir.  Cevap 4.- TBMM personelinden özel şirketlerde (program yapımcılığı gibi) görev  yapan personele ilişkin olarak Kurumumuza herhangi bir bildirimde bulunulmamıştır.  - 2 6 9 - TBMM B: 85 1 3 . 4 . 2 0 1 0  E—  Z ;  z:  o  o  o  E  1  a  » O  > - c/>  <  C/3  W  O  S .  E  J O  CQ  H3  E e:  - O  $4  E  >- •c  I  1  5  3  E  • O  > - <  c  qj  S  12  1 3  - O  1 3  İ  5 3  >5b  3"  s  |  C/3  " O  s  • 3 - - O  t 3  E  ı  - O  1 3  İS  -AD  <U  1  6  o  c/3  W  >  O  8 "  E  "S  o - c3  . S  c / >  O  OD  T U  S 2  - 2 7 0 -
Sayfa 99 -
TBMM B: 85 1 3 . 4 . 2 0 1 0  E—  Z ;  z:  o  o  o  E  1  a  » O  > - c/>  <  C/3  W  O  S .  E  J O  CQ  H3  E e:  - O  $4  E  >- •c  I  1  5  3  E  • O  > - <  c  qj  S  12  1 3  - O  1 3  İ  5 3  >5b  3"  s  |  C/3  " O  s  • 3 - - O  t 3  E  ı  - O  1 3  İS  -AD  <U  1  6  o  c/3  W  >  O  8 "  E  "S  o - c3  . S  c / >  O  OD  T U  S 2  - 2 7 0 - T B M M B: 85 13 . 4 . 2010  o ta  z .5  w 2  •o  ü  W O  • w  o O  PJ  o  i  0 3  ti  UJ  1 $  <  o  sa- c a  ¡ 3  D  1  J  3- CD  E  o  1  D  3  <  I  S.  o  2  2 E  î |  Cû 0 3  O  O  n  E o  - 2 7 1 -
Sayfa 100 -
T B M M B: 85 13 . 4 . 2010  o ta  z .5  w 2  •o  ü  W O  • w  o O  PJ  o  i  0 3  ti  UJ  1 $  <  o  sa- c a  ¡ 3  D  1  J  3- CD  E  o  1  D  3  <  I  S.  o  2  2 E  î |  Cû 0 3  O  O  n  E o  - 2 7 1 - TBMM B: 85 13 . 4 . 2 0 1 0  07 .07 .20 08   20 .08 .20 08   13 .07 .20 06   29 .05 .20 09   ! 1  25 .09 .20 09   25 .09 .20 09   !  06 .10 .20 09   30 56  sa yıl ı K anu n  1 30 56  sa yıl ı K an un   46 68  sa yıl ı K anu n  30 56  sa yıl ı K anu n  30 56  sa yıl ı K anu n  30 56  sa yıl ı K anu n  30 56  say ılı  Ka nu n  Bü len t A RI NÇ   Bü len t A RI NÇ   Sel ma  A liy e  KA VA F  Ba şba ka nlı k ( İst an bu l  20 10  Av JC üIt ür  Ba şke nti   Aj an sı)  Ba şba ka nlı k ( İst an bu l  20 10  Av .K ult ür  Ba şke nti   Aj an sı)   Tİ KA  B aşk an lığ ı  Ba şba ka nlı k  De vA rş. Gn .M d.( Os ma nlı   Ar şiv i D air e B şk. )  1  Ba şba ka nlı k  Ba şba ka nlı k  De vle t B ak an ı  Re hb er  Me mu r  Mü ze  Ar aşt ırm acı sı  Ba şka n M üşa vir i  Ba şka n M üşa vir i  Me mu r  Me mu r  Mi lli  Sar ayl ar  Da i.B şk.   Ma li H izm etl er  Md .  Mi lli  Sar ayl ar  Da i.B şk.   TB MM   Dı ş İ lişk iler  ve  Pr ot. Md .  Ba sın  ve  H alk la  İliş .M d.  Öm erT AŞ DE LE N  Mu ham me t M ust afa   AY DI N  Öm er  Üm ran   ÖZ DE NÖ RE N  Di lnı ba PE KT AŞ   Eb abi l M ehm et  BÜ KE R  Sem iha  ŞE NT ÜR K  kın an  A KS U  |  2£ ve e ş  - 2 7 2 -
Sayfa 101 -
TBMM B: 85 13 . 4 . 2 0 1 0  07 .07 .20 08   20 .08 .20 08   13 .07 .20 06   29 .05 .20 09   ! 1  25 .09 .20 09   25 .09 .20 09   !  06 .10 .20 09   30 56  sa yıl ı K anu n  1 30 56  sa yıl ı K an un   46 68  sa yıl ı K anu n  30 56  sa yıl ı K anu n  30 56  sa yıl ı K anu n  30 56  sa yıl ı K anu n  30 56  say ılı  Ka nu n  Bü len t A RI NÇ   Bü len t A RI NÇ   Sel ma  A liy e  KA VA F  Ba şba ka nlı k ( İst an bu l  20 10  Av JC üIt ür  Ba şke nti   Aj an sı)  Ba şba ka nlı k ( İst an bu l  20 10  Av .K ult ür  Ba şke nti   Aj an sı)   Tİ KA  B aşk an lığ ı  Ba şba ka nlı k  De vA rş. Gn .M d.( Os ma nlı   Ar şiv i D air e B şk. )  1  Ba şba ka nlı k  Ba şba ka nlı k  De vle t B ak an ı  Re hb er  Me mu r  Mü ze  Ar aşt ırm acı sı  Ba şka n M üşa vir i  Ba şka n M üşa vir i  Me mu r  Me mu r  Mi lli  Sar ayl ar  Da i.B şk.   Ma li H izm etl er  Md .  Mi lli  Sar ayl ar  Da i.B şk.   TB MM   Dı ş İ lişk iler  ve  Pr ot. Md .  Ba sın  ve  H alk la  İliş .M d.  Öm erT AŞ DE LE N  Mu ham me t M ust afa   AY DI N  Öm er  Üm ran   ÖZ DE NÖ RE N  Di lnı ba PE KT AŞ   Eb abi l M ehm et  BÜ KE R  Sem iha  ŞE NT ÜR K  kın an  A KS U  |  2£ ve e ş  - 2 7 2 - TBMM B: 85 13 . 4 . 2010  Ülkem izde hay ı rsever va tandaş la r ımız oku l , sağl ık ocağ ı v e h a s t a n e y a p ı m ı  k o n u s u n d a sürek l i özend i r i lmek te , b u konuda sivi l t op lum örgüt le r im iz c idd i  k a m p a n y a l a r yürü tmekted i r . B u kapsamdak i ça l ışmalara hükümet le r t a ra f ı ndan  des tek ver i lmekte , ve rg i indir imler i başta o lmak üzere kolayl ık sağ lanmak tad ı r .  Bas ın ımızda , Ç a n k a y a İ lçes ine bağlı Y a k u p a b d a l k ö y ü n d e on yı l ö n c e  hay ı rsever bir yur t taş ımız ta ra f ından üç kat l ı , 6 0 yatak l ı bir h a s t a n e yapt ı r ı ld ığ ı , 6  m i l yon T L ' y e ma l o lan bu has tanen in Anka ra Val i l iğ ine tes l im ed i ld ik ten s o n r a  ç ü r ü m e y e terk edi ld iğ i haber ler i yer a lmaktadı r .  A n k a r a ' n ı n çok esk i bir yer leş im yer i o lan Y a k u p a b d a l K ö y ü , şu anda Ç a n k a y a  İ lçes ine bağl ı 14 b in nü fus lu bir mahal led i r . Maha l l e halkını sağl ık h izmet i iç in 18  k i lomet re m e s a f e d e b u l u n a n Anka ra ' ya g i tmek ten kur ta rmak amac ıy la yap ı l an b u  has tanen in , i lgisizl ik nedeniy le hırsız lar ta ra f ından y a ğ m a edi ld iğ i , akşam la r ı ise  h a y v a n bar ınağı o la rak kul lanı ldığı iddia edi lmektedi r .  Ü l kem izde eğ i t im ve sağl ık yat ı r ımlar ının yeters iz l iğ i or tadadı r . Eğ i t im v e sağ l ık  a lan ında yapı lan bir kuruş luk yat ı r ımın dah i büyük önem i vardı r . Hay ı r seve r bir  v a t a n d a ş ı m ı z ta ra f ından Y a k u p a b d a l Maha l les inde yapt ı r ı lan has tanen in b ü y ü k bir  so rumsuz luk ve ihma l neden iy le uğradığı tahr ibat , h e m insani h e m d e k a m u  s o r u m l u l u ğ u ve c idd iyet i aç ıs ından kabu l ed i lemez bir du rumdur .  Konuy la ilgili o larak;  1 - Bu has tane A n k a r a val i l iği ta ra f ından hang i tar ihte tes l im a l ınmış t ı r? T e s l i m  a l ınd ığ ında b inan ın d u r u m u ve iç inde bu lunan demi rbaş la r ne le rd i r? Ş u  ank i d u r u m u nedi r?  2 - Yap ım ı ö n c e s i n d e Sağl ık Bakanl ığ ı veya Anka ra val i l iği i le i m z a l a n a n bir  p ro toko l va r mıd ı r? K a p s a m ı nedir? Bu p ro toko lün gereğ i ye r ine get i r i lm iş  mid i r?  3- G ü n ü m ü z koşu l la r ında benzer i bir b inanın mal iyet bede l i ned i r?  4 - Has tanen in yapı lmış o lduğu maha l lede kaç yur t taş ımız y a ş a m a k t a d ı r ?  Sağl ık h izmet i veren bir imler nelerd i r? Persone l sayısı v e unvan la r ı n e d i r ?  Yeter l i m id i r?  5- Bu has tane a radan g e ç e n bu kadar süreye r a ğ m e n , h i zme te n i ç i n  aç ı lmamış t ı r?  - 2 7 3 - 3.- Ankara Milletvekili Yılmaz Ateş'in, bir hayırseverin yaptırdığı hastanenin atıl durumuna  ilişkin Başbakandan sorusu ve Sağlık Bakanı Recep Akdağ'ın cevabı (7/12135)  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Aşağ ıdak i so ru la r ımın Say ın Başbakan ta ra f ından yazı l ı o la rak yan ı t l anmas ın ı  arz e d e r i m .  Sayg ı la r ım la .
Sayfa 102 -
TBMM B: 85 13 . 4 . 2010  Ülkem izde hay ı rsever va tandaş la r ımız oku l , sağl ık ocağ ı v e h a s t a n e y a p ı m ı  k o n u s u n d a sürek l i özend i r i lmek te , b u konuda sivi l t op lum örgüt le r im iz c idd i  k a m p a n y a l a r yürü tmekted i r . B u kapsamdak i ça l ışmalara hükümet le r t a ra f ı ndan  des tek ver i lmekte , ve rg i indir imler i başta o lmak üzere kolayl ık sağ lanmak tad ı r .  Bas ın ımızda , Ç a n k a y a İ lçes ine bağlı Y a k u p a b d a l k ö y ü n d e on yı l ö n c e  hay ı rsever bir yur t taş ımız ta ra f ından üç kat l ı , 6 0 yatak l ı bir h a s t a n e yapt ı r ı ld ığ ı , 6  m i l yon T L ' y e ma l o lan bu has tanen in Anka ra Val i l iğ ine tes l im ed i ld ik ten s o n r a  ç ü r ü m e y e terk edi ld iğ i haber ler i yer a lmaktadı r .  A n k a r a ' n ı n çok esk i bir yer leş im yer i o lan Y a k u p a b d a l K ö y ü , şu anda Ç a n k a y a  İ lçes ine bağl ı 14 b in nü fus lu bir mahal led i r . Maha l l e halkını sağl ık h izmet i iç in 18  k i lomet re m e s a f e d e b u l u n a n Anka ra ' ya g i tmek ten kur ta rmak amac ıy la yap ı l an b u  has tanen in , i lgisizl ik nedeniy le hırsız lar ta ra f ından y a ğ m a edi ld iğ i , akşam la r ı ise  h a y v a n bar ınağı o la rak kul lanı ldığı iddia edi lmektedi r .  Ü l kem izde eğ i t im ve sağl ık yat ı r ımlar ının yeters iz l iğ i or tadadı r . Eğ i t im v e sağ l ık  a lan ında yapı lan bir kuruş luk yat ı r ımın dah i büyük önem i vardı r . Hay ı r seve r bir  v a t a n d a ş ı m ı z ta ra f ından Y a k u p a b d a l Maha l les inde yapt ı r ı lan has tanen in b ü y ü k bir  so rumsuz luk ve ihma l neden iy le uğradığı tahr ibat , h e m insani h e m d e k a m u  s o r u m l u l u ğ u ve c idd iyet i aç ıs ından kabu l ed i lemez bir du rumdur .  Konuy la ilgili o larak;  1 - Bu has tane A n k a r a val i l iği ta ra f ından hang i tar ihte tes l im a l ınmış t ı r? T e s l i m  a l ınd ığ ında b inan ın d u r u m u ve iç inde bu lunan demi rbaş la r ne le rd i r? Ş u  ank i d u r u m u nedi r?  2 - Yap ım ı ö n c e s i n d e Sağl ık Bakanl ığ ı veya Anka ra val i l iği i le i m z a l a n a n bir  p ro toko l va r mıd ı r? K a p s a m ı nedir? Bu p ro toko lün gereğ i ye r ine get i r i lm iş  mid i r?  3- G ü n ü m ü z koşu l la r ında benzer i bir b inanın mal iyet bede l i ned i r?  4 - Has tanen in yapı lmış o lduğu maha l lede kaç yur t taş ımız y a ş a m a k t a d ı r ?  Sağl ık h izmet i veren bir imler nelerd i r? Persone l sayısı v e unvan la r ı n e d i r ?  Yeter l i m id i r?  5- Bu has tane a radan g e ç e n bu kadar süreye r a ğ m e n , h i zme te n i ç i n  aç ı lmamış t ı r?  - 2 7 3 - 3.- Ankara Milletvekili Yılmaz Ateş'in, bir hayırseverin yaptırdığı hastanenin atıl durumuna  ilişkin Başbakandan sorusu ve Sağlık Bakanı Recep Akdağ'ın cevabı (7/12135)  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Aşağ ıdak i so ru la r ımın Say ın Başbakan ta ra f ından yazı l ı o la rak yan ı t l anmas ın ı  arz e d e r i m .  Sayg ı la r ım la .  T B M M B : 8 5 13 . 4 . 2010  6- B u tür o lay lar son ras ında , d iğer hay ı rsever va tandaş la r ımız etk i len ip  dev le te karş ı güven le r i z e d e l e n m e z m i ?  7- B ina yen iden düzen lene rek h i zme te a l ınacak mıd ı r? Bu konudak i  p l an laman ız ned i r?  8- Mil l i bir se rve t n i te l iğ inde o lan bu b inan ın , şu ank i d u r u m a get i r i lmes in in  so rumlu la r ı k imd i r? So rumlu la r hakk ında ne tür bir iş lem yap ı lacak t ı r?  K a b u l ed i lmes i m ü m k ü n o l m a y a n b u m a n z a r a neden iy le , y a r d ı m s e v e r  yu r t t aş ımızdan özür d i l enmes i düşünü lüyo r m u ?  İlgi: a)08/O2/2O10tarihli ueKANJCARM5A0lJ0.G^  b) 11/02/2010 tarihli ve B.02.0.KKG.0.12/106-185-30/579 sayılı yazınız.  Ankara Milletvekili Sayın Yılmaz ATEŞ tarafından, Sayın Başbakana tevcih edilip,  Bakanlığımız koordinatörlüğünde cevaplandınlması tensip kılınan "Bir hayırseverin  yaptırdığı hastanenin atıl durumuna•ilişkin" 7/12135 sayılı yazılı soru önergesinin cevabı  ilişikte sunulmaktadır.  Arz ederim. / \  T.C.  SAĞLIK BAKANLIĞI  Soru önergeleri Birimi  Sayı :B.10.0.SOB.00.00.00.0/  Konu : Yazılı Soru önergesi Cevabı  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Prof. Dr. Recep AKDAĞ  Sağlık Bakanı  EKLER:  1-önerge cevabı  - 2 7 4 -
Sayfa 103 -
T B M M B : 8 5 13 . 4 . 2010  6- B u tür o lay lar son ras ında , d iğer hay ı rsever va tandaş la r ımız etk i len ip  dev le te karş ı güven le r i z e d e l e n m e z m i ?  7- B ina yen iden düzen lene rek h i zme te a l ınacak mıd ı r? Bu konudak i  p l an laman ız ned i r?  8- Mil l i bir se rve t n i te l iğ inde o lan bu b inan ın , şu ank i d u r u m a get i r i lmes in in  so rumlu la r ı k imd i r? So rumlu la r hakk ında ne tür bir iş lem yap ı lacak t ı r?  K a b u l ed i lmes i m ü m k ü n o l m a y a n b u m a n z a r a neden iy le , y a r d ı m s e v e r  yu r t t aş ımızdan özür d i l enmes i düşünü lüyo r m u ?  İlgi: a)08/O2/2O10tarihli ueKANJCARM5A0lJ0.G^  b) 11/02/2010 tarihli ve B.02.0.KKG.0.12/106-185-30/579 sayılı yazınız.  Ankara Milletvekili Sayın Yılmaz ATEŞ tarafından, Sayın Başbakana tevcih edilip,  Bakanlığımız koordinatörlüğünde cevaplandınlması tensip kılınan "Bir hayırseverin  yaptırdığı hastanenin atıl durumuna•ilişkin" 7/12135 sayılı yazılı soru önergesinin cevabı  ilişikte sunulmaktadır.  Arz ederim. / \  T.C.  SAĞLIK BAKANLIĞI  Soru önergeleri Birimi  Sayı :B.10.0.SOB.00.00.00.0/  Konu : Yazılı Soru önergesi Cevabı  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Prof. Dr. Recep AKDAĞ  Sağlık Bakanı  EKLER:  1-önerge cevabı  - 2 7 4 - TBMM B: 8 5 1 3 . 4 . 2 0 1 0  ı Ankara Milletvekili Sayın Yılmaz ATEŞ tarafından Sayın Başbakana tevcih  edilip, Bakanlığımız koordinatörlüğünde cevaplandırılması istenilen "Bir hayırseverin  yaptırdığı hastanenin atıl durumuna" ilişkin verilen 7/12135 sıra sayılı soru önergesinin  cevabıdır.  Ülkemizde hayırsever vatandaşlarımız okul, sağlık ocağı ve hastane yapımı konusunda  sürekli Özendirilmekte, bu konuda sivil toplum örgütlerimiz ciddi kampanyalar yürütmektedir.  Bu kapsamdaki çalışmalara hükümetler tarafından destek verilmekte, vergi indirimler başta  olmak üzere kolaylık sağlanmaktadır.  Basınımızda, Çankaya İlçesine bağlı Yakupabdal köyünde on yıl önce hayırsever  yurttaşımız tarafından üç katlı, 60 yataklı bir hastane yaptırıldığı, 6 milyon TL'ye mal olan bu  hastanenin Ankara Valiliğine teslim edildikten sonra çürümeye terk edildiği haberleri yer  almaktadır.  Ankara'nın çok eski bir yerleşim yeri olan Yakupabdal Köyü, şu anda Çankaya  İlçesine bağlı 14 bin nüfuslu bir mahalledir. Mahalle halkına sağlık hizmeti için 18 kilometre  mesafede bulunan Ankara'ya gitmekten kurtarmak amacıyla yapılan bu hastanenin, ilgisizlik  nedeniyle hırsızlar tarafından yağma edildiği, akşamları ise hayvan barınağı olarak  kullanıldığı iddia edilmektedir.  Ülkemizde eğitim ve sağlık yatırımlarının yetersizliği ortadadır. Eğitim ve sağlık  alanında yapılan bir kuruşluk yatırım dahi büyük önemi vardır. Hayırsever bir vatandaşımız  tarafından Yakupabdal Mahallesinde yaptırılan hastanenin büyük bir sorumsuzluk ve ihmal  nedeniyle uğradığı tahribat, hem insani hem de kamu sorumluluğu ve ciddiyeti açısından  kabul edilemez bir durumdur. Konuyla ilgili olarak;  SORU 1- Bu hastane Ankara Valiliği tarafından hangi tarihte teslim alınmış? Teslim  alındığında binanın durumu ve içinde bulunan demirbaşlar nelerdir? Şu anki durumu nedir?  SORU 5- Bu hastane aradan geçen bu kadar süreye rağmen, hizmete niçin  açılmamıştır?  SORU 6- Bu tür olaylar sonrasında, diğer hayırsever vatandaşlarımız etkilenip devlete  karşı güvenleri zedelenmez mi?  SORU 7- Bina yeniden düzenlenerek hizmete alınacak mıdır? Bu konudaki  planlamanız nedir?  SORU 8- Milli bir servet niteliğinde olan bu binanın şu anki duruma getirilmesinin  sorumluları kimdir? Sorumlular hakkında ne tür bir işlem yapılacaktır? Kabul edilmesi  mümkün olmayan bu manzara nedeniyle, yardımsever yurttaşımızdan özür dilenmesi  düşünülüyor mu?  CEVAP 1-5-6-7 ve 8- Söz konusu bina, hayırsever vatandaş Mehmet Hikmet  AYBERK tarafından 23/07/2001 tarihinde Ankara İl Sağlık Müdürlüğüne inşaatı yeni bitmiş  ve demirbaş malzemesi olmadan protokol ile devredilmiştir. Adı geçen mahallede o dönem  başka bir sağlık ocağı binası bulunması nedeniyle bahsi geçen bina Sağlık Müdürlüğü  tarafından kullanılmamıştır.  Söz konusu tesisin Sağlık Müdürlüğüne devredilmesinden soma bölgede nüfusun  yeterli seviyeye ulaşmaması sebebiyle kamu yaran düşünülerek öncelikle 2005 yılında  zihinsel engelli çocukların rehabilite edilmesi amacıyla Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü'ne  daha sonra 2008 yılında sağlık hizmetlerinin de verilebileceği Semt Polikliniği, Toplum  Dayanışma Merkezi veya Huzurevi olarak kullanılması amacıyla 5 yıl süreli Çankaya  Belediyesine devredilmiştir. Çankaya Belediyesi 2 yıl, kendi sorumluluklarında olmasına  rağmen hiçbir işlem yapmadan binayı Müdürlüğümüze tekrar devretmiştir. Hayırsever  vatandaşlarla yeni bir protokol yapılarak bina, mevcut hali ile kendilerine iade edilmiştir.  Müdürlüğümüzün sorumluluğunda olmadan adı geçen kurumlara devredildikten sonra binanın  bu kurumlar tarafından kullanılmaması sonucunda binada maddi hasarlar oluşmuştur.  - 2 7 5 -
Sayfa 104 -
TBMM B: 8 5 1 3 . 4 . 2 0 1 0  ı Ankara Milletvekili Sayın Yılmaz ATEŞ tarafından Sayın Başbakana tevcih  edilip, Bakanlığımız koordinatörlüğünde cevaplandırılması istenilen "Bir hayırseverin  yaptırdığı hastanenin atıl durumuna" ilişkin verilen 7/12135 sıra sayılı soru önergesinin  cevabıdır.  Ülkemizde hayırsever vatandaşlarımız okul, sağlık ocağı ve hastane yapımı konusunda  sürekli Özendirilmekte, bu konuda sivil toplum örgütlerimiz ciddi kampanyalar yürütmektedir.  Bu kapsamdaki çalışmalara hükümetler tarafından destek verilmekte, vergi indirimler başta  olmak üzere kolaylık sağlanmaktadır.  Basınımızda, Çankaya İlçesine bağlı Yakupabdal köyünde on yıl önce hayırsever  yurttaşımız tarafından üç katlı, 60 yataklı bir hastane yaptırıldığı, 6 milyon TL'ye mal olan bu  hastanenin Ankara Valiliğine teslim edildikten sonra çürümeye terk edildiği haberleri yer  almaktadır.  Ankara'nın çok eski bir yerleşim yeri olan Yakupabdal Köyü, şu anda Çankaya  İlçesine bağlı 14 bin nüfuslu bir mahalledir. Mahalle halkına sağlık hizmeti için 18 kilometre  mesafede bulunan Ankara'ya gitmekten kurtarmak amacıyla yapılan bu hastanenin, ilgisizlik  nedeniyle hırsızlar tarafından yağma edildiği, akşamları ise hayvan barınağı olarak  kullanıldığı iddia edilmektedir.  Ülkemizde eğitim ve sağlık yatırımlarının yetersizliği ortadadır. Eğitim ve sağlık  alanında yapılan bir kuruşluk yatırım dahi büyük önemi vardır. Hayırsever bir vatandaşımız  tarafından Yakupabdal Mahallesinde yaptırılan hastanenin büyük bir sorumsuzluk ve ihmal  nedeniyle uğradığı tahribat, hem insani hem de kamu sorumluluğu ve ciddiyeti açısından  kabul edilemez bir durumdur. Konuyla ilgili olarak;  SORU 1- Bu hastane Ankara Valiliği tarafından hangi tarihte teslim alınmış? Teslim  alındığında binanın durumu ve içinde bulunan demirbaşlar nelerdir? Şu anki durumu nedir?  SORU 5- Bu hastane aradan geçen bu kadar süreye rağmen, hizmete niçin  açılmamıştır?  SORU 6- Bu tür olaylar sonrasında, diğer hayırsever vatandaşlarımız etkilenip devlete  karşı güvenleri zedelenmez mi?  SORU 7- Bina yeniden düzenlenerek hizmete alınacak mıdır? Bu konudaki  planlamanız nedir?  SORU 8- Milli bir servet niteliğinde olan bu binanın şu anki duruma getirilmesinin  sorumluları kimdir? Sorumlular hakkında ne tür bir işlem yapılacaktır? Kabul edilmesi  mümkün olmayan bu manzara nedeniyle, yardımsever yurttaşımızdan özür dilenmesi  düşünülüyor mu?  CEVAP 1-5-6-7 ve 8- Söz konusu bina, hayırsever vatandaş Mehmet Hikmet  AYBERK tarafından 23/07/2001 tarihinde Ankara İl Sağlık Müdürlüğüne inşaatı yeni bitmiş  ve demirbaş malzemesi olmadan protokol ile devredilmiştir. Adı geçen mahallede o dönem  başka bir sağlık ocağı binası bulunması nedeniyle bahsi geçen bina Sağlık Müdürlüğü  tarafından kullanılmamıştır.  Söz konusu tesisin Sağlık Müdürlüğüne devredilmesinden soma bölgede nüfusun  yeterli seviyeye ulaşmaması sebebiyle kamu yaran düşünülerek öncelikle 2005 yılında  zihinsel engelli çocukların rehabilite edilmesi amacıyla Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü'ne  daha sonra 2008 yılında sağlık hizmetlerinin de verilebileceği Semt Polikliniği, Toplum  Dayanışma Merkezi veya Huzurevi olarak kullanılması amacıyla 5 yıl süreli Çankaya  Belediyesine devredilmiştir. Çankaya Belediyesi 2 yıl, kendi sorumluluklarında olmasına  rağmen hiçbir işlem yapmadan binayı Müdürlüğümüze tekrar devretmiştir. Hayırsever  vatandaşlarla yeni bir protokol yapılarak bina, mevcut hali ile kendilerine iade edilmiştir.  Müdürlüğümüzün sorumluluğunda olmadan adı geçen kurumlara devredildikten sonra binanın  bu kurumlar tarafından kullanılmaması sonucunda binada maddi hasarlar oluşmuştur.  - 2 7 5 - T B M M B: 85 13 . 4 . 2010  SORU 2- Yapımı öncesinde Sağlık Bakanlığı veya Ankara Valiliği ile imzalanan bir  protokol var mıdır? Kapsamı nedir? Bu protokolün gereği yerine getirilmiş midir?  CEVAP 2- Söz konusu binanın yapımı öncesinde Bakanlığımız veya Ankara Valiliği  ile imzalanan bir protokol bulunmamaktadır.  SORU 3- Günümüz koşullarında benzeri bir binanın maliyet bedeli nedir?  CEVAP 3- Hayırsever tarafından alınan bilgiye göre; binanın yaklaşık 100 milyar  TL'ye mal olduğu, bugünkü rakamla da yaklaşık 1 milyon TL olduğu tarafımıza bildirilmiştir.  SORU 4- Hastanenin yapılmış olduğu mahallede kaç yurttaşımız yaşamaktadır?  Sağlık hizmeti veren birimler nelerdir? Personel sayısı ve unvanları nedir? Yeterli midir?  CEVAP 4- Yakupabdal Köyü'nün Aralık 2009 nüfusu 4573'dür. Yakupabdal  Köyü'nde halen Hilal Sağlık Ocağı'na bağlı bir binada 1 sağlık birimi ile sağlık hizmeti  verilmektedir. Hilal Sağlık Ocağı'nda; 9 doktor, 3 diş hekimi, 6 hemşire, 5 ebe, 1 gıda  mühendisi (geçici görevli) ve 1 hizmetli fiili olarak görev yapmaktadır.  Sağlık Birimi'nde de kadrosu Hilal Sağlık Ocağı'nda bulunan 1 doktor, 2 hemşire/ebe  ile sağlık hizmeti verilmektedir.  Konuya gösterilen ilgiye teşekkür ederim.  4.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru 'nun, Artova Hastanesinin eksikliklerine ilişkin sorusu ve Sağ­ lık Bakanı Recep Akdağ 'ın cevabı (7/12209)  T Ü R K İ Y E B Ü Y Ü K M İ L L E T M E C L İ S İ B A Ş K A N L I Ğ I N A  A ş a ğ ı d a k i so ru la r ımın Sağ l ık Bakan ı Say ın R e c e p A K D A Ğ ta ra f ından  yazıl ı o l a rak c e v a p l a n d ı r ı l m a s ı n ı n t emin in i a rz e d e r i m . y —  Dr. îteşat DOĞRU  TaKat Mil letveki l i  S O R U : T o k a t ili A r t o v a i lçes inde b u l u n a n h a s t a n e b ö l g e s i n d e k i A r t o v a ,  Su lusa ray , Y e ş i l y u r t i lçesine h i z m e t e tmek ted i r . D o k t o r , h e m ş i r e , s ağ l ık  m e m u r u , ha s t a bakıc ı s ay ı s ında b i r çok eks ik l ik le r vardı r . A y r ı c a çeşi t l i t ıbbi  te tk ik c ihaz la r ı d a b u l u n m a m a k t a d ı r . B u has t anen in eks ik le r i n e z a m a n  g ider i l ecek t i r .  T.C.  SAĞLIK BAKANLIĞI  Soru önergeleri Birimi  Sayı :B.10.0.SOB.00.00.00.0/  Konu: Yazılı Soru önergesi Cevabı  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi: 08/02/2010 tarihli ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-19419 sayılı yazınız.  Tokat Milletvekili Reşat DOĞRU tarafından verilen "Artova Hastanesinin  eksikliklerine ilişkin" 7/12209 sayılı yazılı soru önergesinin cevabı ekte sunulmaktadır.  Arz ederim.  Prof. Dr. Recep AKDAĞ  Sağlık Bakam  - 2 7 6 -
Sayfa 105 -
T B M M B: 85 13 . 4 . 2010  SORU 2- Yapımı öncesinde Sağlık Bakanlığı veya Ankara Valiliği ile imzalanan bir  protokol var mıdır? Kapsamı nedir? Bu protokolün gereği yerine getirilmiş midir?  CEVAP 2- Söz konusu binanın yapımı öncesinde Bakanlığımız veya Ankara Valiliği  ile imzalanan bir protokol bulunmamaktadır.  SORU 3- Günümüz koşullarında benzeri bir binanın maliyet bedeli nedir?  CEVAP 3- Hayırsever tarafından alınan bilgiye göre; binanın yaklaşık 100 milyar  TL'ye mal olduğu, bugünkü rakamla da yaklaşık 1 milyon TL olduğu tarafımıza bildirilmiştir.  SORU 4- Hastanenin yapılmış olduğu mahallede kaç yurttaşımız yaşamaktadır?  Sağlık hizmeti veren birimler nelerdir? Personel sayısı ve unvanları nedir? Yeterli midir?  CEVAP 4- Yakupabdal Köyü'nün Aralık 2009 nüfusu 4573'dür. Yakupabdal  Köyü'nde halen Hilal Sağlık Ocağı'na bağlı bir binada 1 sağlık birimi ile sağlık hizmeti  verilmektedir. Hilal Sağlık Ocağı'nda; 9 doktor, 3 diş hekimi, 6 hemşire, 5 ebe, 1 gıda  mühendisi (geçici görevli) ve 1 hizmetli fiili olarak görev yapmaktadır.  Sağlık Birimi'nde de kadrosu Hilal Sağlık Ocağı'nda bulunan 1 doktor, 2 hemşire/ebe  ile sağlık hizmeti verilmektedir.  Konuya gösterilen ilgiye teşekkür ederim.  4.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru 'nun, Artova Hastanesinin eksikliklerine ilişkin sorusu ve Sağ­ lık Bakanı Recep Akdağ 'ın cevabı (7/12209)  T Ü R K İ Y E B Ü Y Ü K M İ L L E T M E C L İ S İ B A Ş K A N L I Ğ I N A  A ş a ğ ı d a k i so ru la r ımın Sağ l ık Bakan ı Say ın R e c e p A K D A Ğ ta ra f ından  yazıl ı o l a rak c e v a p l a n d ı r ı l m a s ı n ı n t emin in i a rz e d e r i m . y —  Dr. îteşat DOĞRU  TaKat Mil letveki l i  S O R U : T o k a t ili A r t o v a i lçes inde b u l u n a n h a s t a n e b ö l g e s i n d e k i A r t o v a ,  Su lusa ray , Y e ş i l y u r t i lçesine h i z m e t e tmek ted i r . D o k t o r , h e m ş i r e , s ağ l ık  m e m u r u , ha s t a bakıc ı s ay ı s ında b i r çok eks ik l ik le r vardı r . A y r ı c a çeşi t l i t ıbbi  te tk ik c ihaz la r ı d a b u l u n m a m a k t a d ı r . B u has t anen in eks ik le r i n e z a m a n  g ider i l ecek t i r .  T.C.  SAĞLIK BAKANLIĞI  Soru önergeleri Birimi  Sayı :B.10.0.SOB.00.00.00.0/  Konu: Yazılı Soru önergesi Cevabı  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi: 08/02/2010 tarihli ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-19419 sayılı yazınız.  Tokat Milletvekili Reşat DOĞRU tarafından verilen "Artova Hastanesinin  eksikliklerine ilişkin" 7/12209 sayılı yazılı soru önergesinin cevabı ekte sunulmaktadır.  Arz ederim.  Prof. Dr. Recep AKDAĞ  Sağlık Bakam  - 2 7 6 - TBMM B: 85 13 . 4 . 2010  , Tokat Milletvekili Reşat DOĞRU tarafından verilen "Artova Hastanesinin  eksikliklerine ilişkin" 7/12209 sıra sayılı yazılı soru önergesinin cevabıdır.  SORU:  Tokat ili Artova ilçesinde bulunan hastane bölgesindeki Artova, Sulusaray, Yeşilyurt  ilçesine hizmet etmektedir. Doktor, hemşire, sağlık memuru, hasta bakıcı sayısında birçok  eksiklikler vardır. Ayrıca çeşitli tıbbi teknik cihazları da bulunmamaktadır. Bu hastanenin  eksiklikleri ne zaman giderilecektir?  CEVAP: Personel Dağılım Cetveli (PDC), ülke düzeyinde mevcut personelin objektif  ilkelere göre adil ve dengeli dağılımın sağlanması, sağlık hizmetlerinin gerekli ve yeterli  personelce yürütülmesi, istihdamda azami verimin sağlanması amacı ile sağlık insan gücü  kaynaklarının unvan ve branşlara göre illere ve il içinde sağlık birimlerine dağılımını gösteren  planlama çalışmasıdır.  (PDC), illerin talepleri, Ülke genelinde unvan ve branşlara göre mevcut olan sağlık  insan gücü sayısı esas alınarak illerin güncel nüfuslarına göre (dönemsel değişiklikler de  dikkate alınarak) her il için sağlık birimi bazında belirlenmektedir. Belirlenen sayıları takip  etmek amacıyla il bazında her unvan ve branş için doluluk oranları Bakanlığımızca tutulmakta  ve tespit edilen eksikler buna göre giderilmeye çalışılmaktadır.  Ülkemizdeki sağlık personeli eksikliği hususu ilk defa Sağlık Bakanı olarak benim  gündeme getirdiğim bir sorundur. Benden önce bu konuda adım atılmamıştır. Katılım  müzakereleri yürütmekte olduğumuz Avrupa Birliği ülkelerine kıyasla özellikle tabip ve  uzman tabip bakımından yetişmiş sağlık personeli açığının ülkemiz için halan problem  oluşturduğu açıktır. Burada ülke nüfusuna göre her yıl tıp fakültelerinden mezun sayısının  olması gerekenin 1/3'ü olduğu gerçeğini de dikkatinize sunuyorum. Buna rağmen Bakanlığım  döneminde kısıtlı sağlık insan kaynağını kullanılarak 2002 yıl sonunda, uzman tabip başına  düşen nüfus açısından illerimiz arasındaki fark 1/14 iken bugün bu oran 1/4 'tür. Tabip  açısından ise bu oran 1/9 iken bugün 1/3 olmuştur. Geçmiş yıllarda tıp fakültesi öğrenci  kontenjanlarını artırmak hususunda Hükümet olarak gösterdiğimiz yoğun çabalar sonucu,  2007-2008 öğretim yılında 5.300 olan Tıp Fakültesi öğrenci kontenjanı 2008-2009 yılında  6.500'e, 2009-2010 yılında 7.700'e yükseltilmiştir.  Kaynakların yurt sathında akılcı ve hakkaniyetli bir şekilde dağılımı amacıyla, Artova,  Yeşilyurt ve Sulusaray ilçeleri merkezden hizmet alacak biçimde planlama yapılmıştır.  Nüfusu 10.220 olan Artova entegre İlçe Hastanesinin personel durumu aşağıda verilmiştir.  Tablodan da anlaşılacağı gibi Artova İlçe Hastanesi PDC'nde öngörülenin üzerinde personel  bulunmaktadır.inde personel eksikliği bulunmamaktadır.  Artova İlçe Hastanesi Personel Durumu  Unvanı PDC  3  Çalışan  Uzman Tabip 2  Pratisyen Tabip 5 5  Diş Tabibi 1 1  Ebe-Hemşire 12 21  Diğer Sağlık Personeli 10 22  Toplam 31 51  Ayrıca Sağlık Müdürlüğünden alınan bilgiye göre, Artova İlçe Hastanesinin tıbbi ve  teknik cihaz açısından herhangi bir eksikliği bulunmamaktadır.  Konuya gösterilen ilgiye teşekkür ederim.  - 2 7 7 -
Sayfa 106 -
TBMM B: 85 13 . 4 . 2010  , Tokat Milletvekili Reşat DOĞRU tarafından verilen "Artova Hastanesinin  eksikliklerine ilişkin" 7/12209 sıra sayılı yazılı soru önergesinin cevabıdır.  SORU:  Tokat ili Artova ilçesinde bulunan hastane bölgesindeki Artova, Sulusaray, Yeşilyurt  ilçesine hizmet etmektedir. Doktor, hemşire, sağlık memuru, hasta bakıcı sayısında birçok  eksiklikler vardır. Ayrıca çeşitli tıbbi teknik cihazları da bulunmamaktadır. Bu hastanenin  eksiklikleri ne zaman giderilecektir?  CEVAP: Personel Dağılım Cetveli (PDC), ülke düzeyinde mevcut personelin objektif  ilkelere göre adil ve dengeli dağılımın sağlanması, sağlık hizmetlerinin gerekli ve yeterli  personelce yürütülmesi, istihdamda azami verimin sağlanması amacı ile sağlık insan gücü  kaynaklarının unvan ve branşlara göre illere ve il içinde sağlık birimlerine dağılımını gösteren  planlama çalışmasıdır.  (PDC), illerin talepleri, Ülke genelinde unvan ve branşlara göre mevcut olan sağlık  insan gücü sayısı esas alınarak illerin güncel nüfuslarına göre (dönemsel değişiklikler de  dikkate alınarak) her il için sağlık birimi bazında belirlenmektedir. Belirlenen sayıları takip  etmek amacıyla il bazında her unvan ve branş için doluluk oranları Bakanlığımızca tutulmakta  ve tespit edilen eksikler buna göre giderilmeye çalışılmaktadır.  Ülkemizdeki sağlık personeli eksikliği hususu ilk defa Sağlık Bakanı olarak benim  gündeme getirdiğim bir sorundur. Benden önce bu konuda adım atılmamıştır. Katılım  müzakereleri yürütmekte olduğumuz Avrupa Birliği ülkelerine kıyasla özellikle tabip ve  uzman tabip bakımından yetişmiş sağlık personeli açığının ülkemiz için halan problem  oluşturduğu açıktır. Burada ülke nüfusuna göre her yıl tıp fakültelerinden mezun sayısının  olması gerekenin 1/3'ü olduğu gerçeğini de dikkatinize sunuyorum. Buna rağmen Bakanlığım  döneminde kısıtlı sağlık insan kaynağını kullanılarak 2002 yıl sonunda, uzman tabip başına  düşen nüfus açısından illerimiz arasındaki fark 1/14 iken bugün bu oran 1/4 'tür. Tabip  açısından ise bu oran 1/9 iken bugün 1/3 olmuştur. Geçmiş yıllarda tıp fakültesi öğrenci  kontenjanlarını artırmak hususunda Hükümet olarak gösterdiğimiz yoğun çabalar sonucu,  2007-2008 öğretim yılında 5.300 olan Tıp Fakültesi öğrenci kontenjanı 2008-2009 yılında  6.500'e, 2009-2010 yılında 7.700'e yükseltilmiştir.  Kaynakların yurt sathında akılcı ve hakkaniyetli bir şekilde dağılımı amacıyla, Artova,  Yeşilyurt ve Sulusaray ilçeleri merkezden hizmet alacak biçimde planlama yapılmıştır.  Nüfusu 10.220 olan Artova entegre İlçe Hastanesinin personel durumu aşağıda verilmiştir.  Tablodan da anlaşılacağı gibi Artova İlçe Hastanesi PDC'nde öngörülenin üzerinde personel  bulunmaktadır.inde personel eksikliği bulunmamaktadır.  Artova İlçe Hastanesi Personel Durumu  Unvanı PDC  3  Çalışan  Uzman Tabip 2  Pratisyen Tabip 5 5  Diş Tabibi 1 1  Ebe-Hemşire 12 21  Diğer Sağlık Personeli 10 22  Toplam 31 51  Ayrıca Sağlık Müdürlüğünden alınan bilgiye göre, Artova İlçe Hastanesinin tıbbi ve  teknik cihaz açısından herhangi bir eksikliği bulunmamaktadır.  Konuya gösterilen ilgiye teşekkür ederim.  - 2 7 7 - TBMM B: 85 13 . 4 . 2010  5.- Gaziantep Milletvekili Hasan Özdemir'in, Gaziantep'teki hasta hakları uygulamalarına  ilişkin sorusu ve Sağlık Bakanı Recep Akdağ'ın cevabı (7/12210)  T Ü R K İ Y E B Ü Y Ü K M İ L L E T M E C L İ S İ B A Ş K A N L I Ğ P N A  Aşağıdaki sorular ımın Sağlık Bakanı Sayın Recep A K D A Ğ tarafından yazılı  olarak yanı t lanmasını saygı lar ımla arz ederim. *  Gaziantep ili Sağl ık alanında Güneydoğu v e D o ğ u Anado lu Bölgelerinin en  gelişmiş kenti olarak ciddi sorunlarla da karşı laşabilmektedir . B u sorunlar doğrudan  kurumsal eksiklik v e yanl ış l ıklardan kaynaklanabi ldiği gibi özell ikle hasta haklan  bağlamında da va t andaş l anmız ın bir takım sorunlarla karşı karşıya kaldığı  bi l inmektedir .  1) Gaziantep i l inde 2 0 0 9 yılı içerisinde Gaziantep ilindeki kaç hastanede hasta  hakları konusunda k a ç uzman görevlendiri lmişt ir? Bu bir imlere yapılan başvuru  sayısı kaçt ır? Vatandaş la ra hasta hakları konusunda bir bi l inçlendirme çalışması  uygulamayı düşünüyor musunuz?  İ lg i : 08/02/2010 tarihli ve A.Ol.O.GNS.0.10.00.02-19419 sayılı yazınız.  Gaziantep Milletvekili Hasan ÖZDEMİR tarafından verilen "Gaziantep'teki hasta  haklan uygulamalanna ilişkin" 7/12210 sayılı yazılı soru önergesinin cevabı ekte  sunulmaktadır.  Tîasan *ÖZDEMİR  Gazian tep Milletvekili  Buna göre,  T.C.  SAĞLIK BAKANLIĞI  Soru önergeleri Birimi  Sayı :B.10.0.SOB.00.00.00.0/  Konu: Yazılı Som önergesi Cevabı  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Arz ederim.  EKLER:  1-önerge cevabı  Prof. Dr. Recep AKDAĞ  Sağlık Bakanı  - 2 7 8 -
Sayfa 107 -
TBMM B: 85 13 . 4 . 2010  5.- Gaziantep Milletvekili Hasan Özdemir'in, Gaziantep'teki hasta hakları uygulamalarına  ilişkin sorusu ve Sağlık Bakanı Recep Akdağ'ın cevabı (7/12210)  T Ü R K İ Y E B Ü Y Ü K M İ L L E T M E C L İ S İ B A Ş K A N L I Ğ P N A  Aşağıdaki sorular ımın Sağlık Bakanı Sayın Recep A K D A Ğ tarafından yazılı  olarak yanı t lanmasını saygı lar ımla arz ederim. *  Gaziantep ili Sağl ık alanında Güneydoğu v e D o ğ u Anado lu Bölgelerinin en  gelişmiş kenti olarak ciddi sorunlarla da karşı laşabilmektedir . B u sorunlar doğrudan  kurumsal eksiklik v e yanl ış l ıklardan kaynaklanabi ldiği gibi özell ikle hasta haklan  bağlamında da va t andaş l anmız ın bir takım sorunlarla karşı karşıya kaldığı  bi l inmektedir .  1) Gaziantep i l inde 2 0 0 9 yılı içerisinde Gaziantep ilindeki kaç hastanede hasta  hakları konusunda k a ç uzman görevlendiri lmişt ir? Bu bir imlere yapılan başvuru  sayısı kaçt ır? Vatandaş la ra hasta hakları konusunda bir bi l inçlendirme çalışması  uygulamayı düşünüyor musunuz?  İ lg i : 08/02/2010 tarihli ve A.Ol.O.GNS.0.10.00.02-19419 sayılı yazınız.  Gaziantep Milletvekili Hasan ÖZDEMİR tarafından verilen "Gaziantep'teki hasta  haklan uygulamalanna ilişkin" 7/12210 sayılı yazılı soru önergesinin cevabı ekte  sunulmaktadır.  Tîasan *ÖZDEMİR  Gazian tep Milletvekili  Buna göre,  T.C.  SAĞLIK BAKANLIĞI  Soru önergeleri Birimi  Sayı :B.10.0.SOB.00.00.00.0/  Konu: Yazılı Som önergesi Cevabı  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Arz ederim.  EKLER:  1-önerge cevabı  Prof. Dr. Recep AKDAĞ  Sağlık Bakanı  - 2 7 8 - T B M M B: 85 13 . 4 . 2010  Gaziantep Milletvekili Hasan ÖZDEMİR tarafından verilen "Gaziantep'teki  hasta haklan uygulamalarına ilişkin" 7/12210 sayılı yazılı soru önergesinin cevabıdır:  SORULAR:  Seçim bölgem Gaziantep Ortadoğu bölgesinde sağlık alanında merkezi bir kenttir.  Gerek bölgenin gerekse de bilhassa Doğu ve Güneydoğu Anadolu'nun diğer illerinden  vatandaşlarımız sağlık hizmetleri için Gaziantep'e gelmektedirler. Ancak maalesef  Gaziantep'teki hastane sayısı bu konumu devam ettirebilmek için yetersizdir. Gaziantep'te  mutlaka Eğitim-Araştırma Hastanesi, Göğüs Hastalıkları Hastanesi bir de Akıl ve Ruh Sağlığı  Hastanesine ihtiyaç vardır.  Buna göre,  SORU 1- Gaziantep ilinde 2009 yılı içerisinde Gaziantep ilindeki kaç hastanede hasta  hakları konusunda kaç uzman görevlendirilmiştir? Bu birimlere yapılan başvuru sayısı kaçtır?  Vatandaşlara hasta hakları konusunda bir bilinçlendirme çalışması uygulamayı düşünüyor  musunuz?  CEVAP 1- Gaziantep ilimizde Hükümetlerimiz döneminde 16 hastane ve 2 Ağız ve  Diş Sağlığı Merkezi (ADSM) faaliyete geçmiş, 1 hastanenin yapımı devam etmekte, 2  hastane ile 1 ADSM ise ihale aşamasındadır.  Bölge merkezi olması dolayısıyla bu ilimizde, 500 yataklı bölge hastanesi, 200 yataklı  akıl ve ruh sağlığı, 150 yataklı fizik tedavi ve rehabilitasyon, 100 yataklı kalp damar cerrahisi,  100 yataklı onkoloji ve 100 yataklı yüksek güvenlikli adli psikiyatri hastanesi olmak üzere  toplam 1150 yataklı sağlık kampusu planlanmaktadır.  Ayrıca, 2002 yılıyla 2010 yılı kıyaslandığında, pratisyen hekim sayısının 362'den  597'e, uzman hekim sayısının 301'den 454'e, toplam sağlık personel sayısının ise 2.029'dan  4.475'e yükseldiği görülecektir.  Gaziantep ilindeki hastanelerde, 9 Hasta Hakları Birim Sorumlusu, 9 Hasta Hakları  Kurul Başkanı ve 1 Hasta Hakları İl Koordinatörü olmak üzere toplam 19 personel görev  yapmaktadır.  2009 yılında il genelinde 1819 başvuru olmuştur. Bu başvuruların 1648'i anında,  yerinde çözüme kavuşturulmuş; 171 başvuru hasta haklan kurullarında görüşülmüştür.  Hastanelerimize başvuran ve yatan hastalara, düzenli olarak hasta hakları eğitimleri  verilmektedir. Gaziantep'te 2009 yılında, 30523 yatan hastaya hasta hakları eğitimi  verilmiştir. İl genelinde hasta hakları konusunda bilinçlendirme amacıyla panel, konferans  gibi 13 toplantı düzenlenmiştir. 2009 yılında hasta haklan kapsamında 1611 sağlık çalışanına  eğitim verilmiştir.  Konuya gösterilen ilgiye teşekkür ederim.  - 2 7 9 -
Sayfa 108 -
T B M M B: 85 13 . 4 . 2010  Gaziantep Milletvekili Hasan ÖZDEMİR tarafından verilen "Gaziantep'teki  hasta haklan uygulamalarına ilişkin" 7/12210 sayılı yazılı soru önergesinin cevabıdır:  SORULAR:  Seçim bölgem Gaziantep Ortadoğu bölgesinde sağlık alanında merkezi bir kenttir.  Gerek bölgenin gerekse de bilhassa Doğu ve Güneydoğu Anadolu'nun diğer illerinden  vatandaşlarımız sağlık hizmetleri için Gaziantep'e gelmektedirler. Ancak maalesef  Gaziantep'teki hastane sayısı bu konumu devam ettirebilmek için yetersizdir. Gaziantep'te  mutlaka Eğitim-Araştırma Hastanesi, Göğüs Hastalıkları Hastanesi bir de Akıl ve Ruh Sağlığı  Hastanesine ihtiyaç vardır.  Buna göre,  SORU 1- Gaziantep ilinde 2009 yılı içerisinde Gaziantep ilindeki kaç hastanede hasta  hakları konusunda kaç uzman görevlendirilmiştir? Bu birimlere yapılan başvuru sayısı kaçtır?  Vatandaşlara hasta hakları konusunda bir bilinçlendirme çalışması uygulamayı düşünüyor  musunuz?  CEVAP 1- Gaziantep ilimizde Hükümetlerimiz döneminde 16 hastane ve 2 Ağız ve  Diş Sağlığı Merkezi (ADSM) faaliyete geçmiş, 1 hastanenin yapımı devam etmekte, 2  hastane ile 1 ADSM ise ihale aşamasındadır.  Bölge merkezi olması dolayısıyla bu ilimizde, 500 yataklı bölge hastanesi, 200 yataklı  akıl ve ruh sağlığı, 150 yataklı fizik tedavi ve rehabilitasyon, 100 yataklı kalp damar cerrahisi,  100 yataklı onkoloji ve 100 yataklı yüksek güvenlikli adli psikiyatri hastanesi olmak üzere  toplam 1150 yataklı sağlık kampusu planlanmaktadır.  Ayrıca, 2002 yılıyla 2010 yılı kıyaslandığında, pratisyen hekim sayısının 362'den  597'e, uzman hekim sayısının 301'den 454'e, toplam sağlık personel sayısının ise 2.029'dan  4.475'e yükseldiği görülecektir.  Gaziantep ilindeki hastanelerde, 9 Hasta Hakları Birim Sorumlusu, 9 Hasta Hakları  Kurul Başkanı ve 1 Hasta Hakları İl Koordinatörü olmak üzere toplam 19 personel görev  yapmaktadır.  2009 yılında il genelinde 1819 başvuru olmuştur. Bu başvuruların 1648'i anında,  yerinde çözüme kavuşturulmuş; 171 başvuru hasta haklan kurullarında görüşülmüştür.  Hastanelerimize başvuran ve yatan hastalara, düzenli olarak hasta hakları eğitimleri  verilmektedir. Gaziantep'te 2009 yılında, 30523 yatan hastaya hasta hakları eğitimi  verilmiştir. İl genelinde hasta hakları konusunda bilinçlendirme amacıyla panel, konferans  gibi 13 toplantı düzenlenmiştir. 2009 yılında hasta haklan kapsamında 1611 sağlık çalışanına  eğitim verilmiştir.  Konuya gösterilen ilgiye teşekkür ederim.  - 2 7 9 - TBMM B: 85 13 . 4 . 2010  6.- İğdır Milletvekili Pervin Buldan 'ın, bir ölüm olayındaki ihmal iddialarına ilişkin sorusu ve  Sağlık Bakanı Recep Akdağ'ın cevabı (7/12213)  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Aşağıdaki sorularımın Sağlık Bakanı Sayın Recep AKDAĞ tarafından Anayasa'nın  98. ve İçtüzüğün 99. maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.  İğdır ilinde 29 Kasım günü Narin KALKAN isimli bebek geçirdiği rahatsızlık  sonucunda İğdır Devlet Hastanesi acil servisine götürülmüştür. Acil serviste muayene edilen  bebeğe üst solunum yolu enfeksiyonu ve kabızlık teşhisi konulmuş ilgili reçete düzenlenerek  bebek taburcu edilmiştir. Ancak aynı gün saat 16.00'da Narin KALKAN genel durum  bozukluğu nedeni ile bir başka hastaneye götürülmüş ve bu hastanede bebeğe zattüre teşhisi  konularak bebeğin hastaneye yatırılması gerektiği belirtilmiştir. Bunun üzerene aile Narin  bebeği İğdır Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi'ne götürmüştür ve kısa bir süre  sonrada Narin KALKAN hastanede yaşamını yitirmiştir. Aile, çocuklarının ölümüne yanlış  teşhis konulmasının neden olduğunu ifade etmektedir. Olay "ihmal sonucu ölüm" haberleriyle  basında da yer almıştır.  Bu bağlamda;  1 -) Bakanlığınız konu ile ilgili soruşturma başlatmış mıdır?  2-) Yaşanan ölüm olayında ihmali bulunan kişi veya kişiler hakkında bakanlığınız  idari bir işlemde bulunacak mıdır?  3-) Narin KALKAN'nın ölümünün gerçekleştiği hafta İğdır da çocuk hastalıkları  uzmanı bulunmakta mıydı?  4-) Bakanlığınız yaşanan olaydan maddi ve manevi yönden büyük zarar gören ailenin  zararlarını tazmin edecek midir?  İlgi: 08/02/2010 tarihli ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-19419 sayılı yazınız.  İğdır Milletvekili Pervin BULDAN tarafından verilen "Bir ölüm olayındaki ihmal  iddialarına ilişkin" 7/12213 sayılı yazılı soru önergesinin cevabı ekte sunulmaktadır.  Pervin BULDAN  İğdır Milletvekili  T.C.  SAĞLIK BAKANLIĞI  Soru önergeleri Birimi  Sayı :B.10.0.SOB.00.00.00.0/  Konu: Yazılı Soru önergesi Cevabı  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Arz ederim.  EKLER:  1-önerge cevabı Sağlık Bakanı  - 2 8 0 -
Sayfa 109 -
TBMM B: 85 13 . 4 . 2010  6.- İğdır Milletvekili Pervin Buldan 'ın, bir ölüm olayındaki ihmal iddialarına ilişkin sorusu ve  Sağlık Bakanı Recep Akdağ'ın cevabı (7/12213)  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Aşağıdaki sorularımın Sağlık Bakanı Sayın Recep AKDAĞ tarafından Anayasa'nın  98. ve İçtüzüğün 99. maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.  İğdır ilinde 29 Kasım günü Narin KALKAN isimli bebek geçirdiği rahatsızlık  sonucunda İğdır Devlet Hastanesi acil servisine götürülmüştür. Acil serviste muayene edilen  bebeğe üst solunum yolu enfeksiyonu ve kabızlık teşhisi konulmuş ilgili reçete düzenlenerek  bebek taburcu edilmiştir. Ancak aynı gün saat 16.00'da Narin KALKAN genel durum  bozukluğu nedeni ile bir başka hastaneye götürülmüş ve bu hastanede bebeğe zattüre teşhisi  konularak bebeğin hastaneye yatırılması gerektiği belirtilmiştir. Bunun üzerene aile Narin  bebeği İğdır Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi'ne götürmüştür ve kısa bir süre  sonrada Narin KALKAN hastanede yaşamını yitirmiştir. Aile, çocuklarının ölümüne yanlış  teşhis konulmasının neden olduğunu ifade etmektedir. Olay "ihmal sonucu ölüm" haberleriyle  basında da yer almıştır.  Bu bağlamda;  1 -) Bakanlığınız konu ile ilgili soruşturma başlatmış mıdır?  2-) Yaşanan ölüm olayında ihmali bulunan kişi veya kişiler hakkında bakanlığınız  idari bir işlemde bulunacak mıdır?  3-) Narin KALKAN'nın ölümünün gerçekleştiği hafta İğdır da çocuk hastalıkları  uzmanı bulunmakta mıydı?  4-) Bakanlığınız yaşanan olaydan maddi ve manevi yönden büyük zarar gören ailenin  zararlarını tazmin edecek midir?  İlgi: 08/02/2010 tarihli ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-19419 sayılı yazınız.  İğdır Milletvekili Pervin BULDAN tarafından verilen "Bir ölüm olayındaki ihmal  iddialarına ilişkin" 7/12213 sayılı yazılı soru önergesinin cevabı ekte sunulmaktadır.  Pervin BULDAN  İğdır Milletvekili  T.C.  SAĞLIK BAKANLIĞI  Soru önergeleri Birimi  Sayı :B.10.0.SOB.00.00.00.0/  Konu: Yazılı Soru önergesi Cevabı  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Arz ederim.  EKLER:  1-önerge cevabı Sağlık Bakanı  - 2 8 0 - T B M M B: 85 13 . 4 . 2010  İğdır Milletvekili Pervin BULDAN tarafından verilen "Bir ölüm olayındaki1  ihmal iddialarına ilişkin" 7/12213 sıra sayılı yazılı soru önergesinin cevabıdır.  SORULAR:  İğdır ilinde 29 Kasım günü Narin KALKAN isimli bebek geçirdiği rahatsızlık  sonucunda İğdır Devlet Hastanesi acil servisine götürülmüştür. Acil serviste muayene edilen  bebeğe üst solunum yolu enfeksiyonu ve kabızlık teşhisi konulmuş ilgili reçete düzenlenerek  bebek taburcu edilmiştir. Ancak aynı gün saat 16.00'da Narin KALKAN genel durum  bozukluğu nedeni ile bir başka hastaneye götürülmüş ve bu hastanede bebeğe zatürre teşhisi  konularak bebeğin hastaneye yatırılması gerektiği belirtilmiştir. Bunun üzerine aile Narin  bebeği İğdır Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi'ne götürmüşler ve kısa bir süre  sonrada Narin KALKAN hastanede yaşamını yitirmiştir. Aile, çocuklarının ölümüne yanlış  teşhis konulmasının neden olduğunu ifade etmektedir. Olay "ihmal sonucu ölüm" haberleriyle  basında da yer almıştır.  Bu bağlamda;  SORU 1- Bakanlığınız konu ile ilgili soruşturma başlatmış mıdır?  SORU 2- Yaşanan Ölüm olayında ihmali bulunan kişi veya kişiler hakkında  bakanlığınız idari bir işlemde bulunacak mıdır?  SORU 3-Narin KALKAN'ın ölümünün gerçekleştiği hafta İğdır'da çocuk hastalıkları  uzmanı bulunmakta mıydı?  SORU 4-Bakanlığınız yaşanan olaydan maddi ve manevi yönden büyük zarar gören  ailenin zararlarını tazmin edecek midir?  CEVAPLAR:  Bakanlığımız tarafından, soru önergenizde belirtilen konuyla ilgili incelemeyi yapmak  üzere müfettiş görevlendirilmiştir. Söz konusu inceleme sonrası düzenlenen Raporda;  "Mevcut bilgi, belge, alınan ifadeler ve Bilirkişi Raporu neticesinde; 27/11/2009 tarihinde  İğdır Devlet Hastanesi Kadın Doğum ve Çocuk Servisi Acil Polikliniğinde vefat eden 11 aylık  Narin KALKAN adlı çocuğa 27/11/2009 tarihinde saat 08:38'de yapılan muayene sırasında  Otitis Media, ÜSYE ve kabızlık teşhislerinin birlikte konulduğu, gazete kupürlerinde iddia  edildiği gibi sadece kabızlık teşhisi konulmasının söz konusu olmadığı, hastaya 27/11/2009  tarihinde konulan tanılar, yapılan tıbbi müdahaleler ile Kasım 2009 ayı içerisinde aynı  servise yaptığı müracaatlar sonrasında yapılan muayene, tetkik, tanı ve tedavilerinde  görevlilerin herhangi bir ihmali, tedbirsizliği veya dikkatsizliği ya da tıbbi gerekleri  yerine getirmeme gibi bir durumdan söz etmenin ilk inceleme aşamasında mümkün olmadığı,  konunun; İğdır İl Sağlık Müdürlüğünce İğdır Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde takip edilerek  Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenecek rapor sonucuna göre yeniden değerlendirilmesinin  uygun olacağı" yönünde kanaat belirtilmiştir.  Konu adli makamlara intikal etmiş olup, adli tıp raporunun tamamlanmasını  müteakiben, gerek olayda adı geçen personel, gerekse diğer idareciler hakkında tüm idari ve  disiplin işlemleri hassasiyetle yapılacaktır.  Konuya gösterilen ilgiye teşekkür ederim.  - 2 8 1 -
Sayfa 110 -
T B M M B: 85 13 . 4 . 2010  İğdır Milletvekili Pervin BULDAN tarafından verilen "Bir ölüm olayındaki1  ihmal iddialarına ilişkin" 7/12213 sıra sayılı yazılı soru önergesinin cevabıdır.  SORULAR:  İğdır ilinde 29 Kasım günü Narin KALKAN isimli bebek geçirdiği rahatsızlık  sonucunda İğdır Devlet Hastanesi acil servisine götürülmüştür. Acil serviste muayene edilen  bebeğe üst solunum yolu enfeksiyonu ve kabızlık teşhisi konulmuş ilgili reçete düzenlenerek  bebek taburcu edilmiştir. Ancak aynı gün saat 16.00'da Narin KALKAN genel durum  bozukluğu nedeni ile bir başka hastaneye götürülmüş ve bu hastanede bebeğe zatürre teşhisi  konularak bebeğin hastaneye yatırılması gerektiği belirtilmiştir. Bunun üzerine aile Narin  bebeği İğdır Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi'ne götürmüşler ve kısa bir süre  sonrada Narin KALKAN hastanede yaşamını yitirmiştir. Aile, çocuklarının ölümüne yanlış  teşhis konulmasının neden olduğunu ifade etmektedir. Olay "ihmal sonucu ölüm" haberleriyle  basında da yer almıştır.  Bu bağlamda;  SORU 1- Bakanlığınız konu ile ilgili soruşturma başlatmış mıdır?  SORU 2- Yaşanan Ölüm olayında ihmali bulunan kişi veya kişiler hakkında  bakanlığınız idari bir işlemde bulunacak mıdır?  SORU 3-Narin KALKAN'ın ölümünün gerçekleştiği hafta İğdır'da çocuk hastalıkları  uzmanı bulunmakta mıydı?  SORU 4-Bakanlığınız yaşanan olaydan maddi ve manevi yönden büyük zarar gören  ailenin zararlarını tazmin edecek midir?  CEVAPLAR:  Bakanlığımız tarafından, soru önergenizde belirtilen konuyla ilgili incelemeyi yapmak  üzere müfettiş görevlendirilmiştir. Söz konusu inceleme sonrası düzenlenen Raporda;  "Mevcut bilgi, belge, alınan ifadeler ve Bilirkişi Raporu neticesinde; 27/11/2009 tarihinde  İğdır Devlet Hastanesi Kadın Doğum ve Çocuk Servisi Acil Polikliniğinde vefat eden 11 aylık  Narin KALKAN adlı çocuğa 27/11/2009 tarihinde saat 08:38'de yapılan muayene sırasında  Otitis Media, ÜSYE ve kabızlık teşhislerinin birlikte konulduğu, gazete kupürlerinde iddia  edildiği gibi sadece kabızlık teşhisi konulmasının söz konusu olmadığı, hastaya 27/11/2009  tarihinde konulan tanılar, yapılan tıbbi müdahaleler ile Kasım 2009 ayı içerisinde aynı  servise yaptığı müracaatlar sonrasında yapılan muayene, tetkik, tanı ve tedavilerinde  görevlilerin herhangi bir ihmali, tedbirsizliği veya dikkatsizliği ya da tıbbi gerekleri  yerine getirmeme gibi bir durumdan söz etmenin ilk inceleme aşamasında mümkün olmadığı,  konunun; İğdır İl Sağlık Müdürlüğünce İğdır Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde takip edilerek  Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenecek rapor sonucuna göre yeniden değerlendirilmesinin  uygun olacağı" yönünde kanaat belirtilmiştir.  Konu adli makamlara intikal etmiş olup, adli tıp raporunun tamamlanmasını  müteakiben, gerek olayda adı geçen personel, gerekse diğer idareciler hakkında tüm idari ve  disiplin işlemleri hassasiyetle yapılacaktır.  Konuya gösterilen ilgiye teşekkür ederim.  - 2 8 1 - TBMM B: 85 1 3 . 4 . 2 0 1 0  7.- Balıkesir Milletvekili Hüseyin Pazarcı 'nın, Edremit ve Kazdağı Devlet Hastanelerindeki bazı  eksikliklere ilişkin sorusu ve Sağlık Bakanı Recep Akdağ 'ın cevabı (7/12215)  21.0İ.2010  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Aşağıdaki sorulanmın Sağlık Bakanı Recep AKDAĞ tarafından yazılı olarak  cevaplandırılması hususunda gereğini saygılarımla arz ederim.  Prof. Dr.  Balıkesir Milletvekili  Balıkesir'in Edremit llçesi'ndeki Kazdağı Devlet Hastanesi Acil Servisi'nin  kapatılması neticesinde, 14.10.2009 tarihinde bu durumun yarattığı olumsuz sonuçlara dikkat  çeken bir soru önergesi vermiştim. Bu soru önergeme verdiğiniz cevap için teşekkür ederim.  Ancak, birtakım mağduriyetler devam etmektedir. Bu bağlamda,  1. Basında, Acil Servis'in Edremit Devlet Hastanesi'ne taşınması sonucu, buraya ise  Edremit'ten gece 23.00'dan sonra sabaha kadar bir toplu taşıma aracının bulunmadığı göz  önünde tutulursa vatandaşın mağduriyeti bu açıdan sürmektedir. Bu durumda, tek elden  yönetim dâhilinde sağlık hizmetinin vatandaşa daha iyi sunulabileceği ve bu nedenle Acil  Servis'in Edremit Devlet Hastanesi'ne taşındığı ifadesini içeren yanıt mektubunuzda, önemle  vurguladığınız vatandaşı sağlık hizmetinden yararlanmada mağdur etmeme amacınızı  karşılamakta mıdır?  2. Kazdağı Devlet Hastanesi, kulak, burun, boğaz, göz, kadın doğum bölümlerini içerirken,  Edremit Devlet Hastanesi, nöroloji, dahiliye, fizik tedavi bölümleri ve kan merkezini  kapsamaktadır. Tedavisinde, farklı iki binada yer alan birden fazla bölüme ihtiyacı olan  hastalar, iki hastane arasında gidip gelmek durumunda kalmaktadırlar. Sizce, faydalarına  Önemle değindiğiniz "sağlık sisteminde tek elden yönetim" düzeninin yerleştirilmesi  aşamasında daha planlı ve halkı mağdur etmeyecek bir çalışma yürütülmesi gerekmiyor mu?  - 2 8 2 -
Sayfa 111 -
TBMM B: 85 1 3 . 4 . 2 0 1 0  7.- Balıkesir Milletvekili Hüseyin Pazarcı 'nın, Edremit ve Kazdağı Devlet Hastanelerindeki bazı  eksikliklere ilişkin sorusu ve Sağlık Bakanı Recep Akdağ 'ın cevabı (7/12215)  21.0İ.2010  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Aşağıdaki sorulanmın Sağlık Bakanı Recep AKDAĞ tarafından yazılı olarak  cevaplandırılması hususunda gereğini saygılarımla arz ederim.  Prof. Dr.  Balıkesir Milletvekili  Balıkesir'in Edremit llçesi'ndeki Kazdağı Devlet Hastanesi Acil Servisi'nin  kapatılması neticesinde, 14.10.2009 tarihinde bu durumun yarattığı olumsuz sonuçlara dikkat  çeken bir soru önergesi vermiştim. Bu soru önergeme verdiğiniz cevap için teşekkür ederim.  Ancak, birtakım mağduriyetler devam etmektedir. Bu bağlamda,  1. Basında, Acil Servis'in Edremit Devlet Hastanesi'ne taşınması sonucu, buraya ise  Edremit'ten gece 23.00'dan sonra sabaha kadar bir toplu taşıma aracının bulunmadığı göz  önünde tutulursa vatandaşın mağduriyeti bu açıdan sürmektedir. Bu durumda, tek elden  yönetim dâhilinde sağlık hizmetinin vatandaşa daha iyi sunulabileceği ve bu nedenle Acil  Servis'in Edremit Devlet Hastanesi'ne taşındığı ifadesini içeren yanıt mektubunuzda, önemle  vurguladığınız vatandaşı sağlık hizmetinden yararlanmada mağdur etmeme amacınızı  karşılamakta mıdır?  2. Kazdağı Devlet Hastanesi, kulak, burun, boğaz, göz, kadın doğum bölümlerini içerirken,  Edremit Devlet Hastanesi, nöroloji, dahiliye, fizik tedavi bölümleri ve kan merkezini  kapsamaktadır. Tedavisinde, farklı iki binada yer alan birden fazla bölüme ihtiyacı olan  hastalar, iki hastane arasında gidip gelmek durumunda kalmaktadırlar. Sizce, faydalarına  Önemle değindiğiniz "sağlık sisteminde tek elden yönetim" düzeninin yerleştirilmesi  aşamasında daha planlı ve halkı mağdur etmeyecek bir çalışma yürütülmesi gerekmiyor mu?  - 2 8 2 - TBMM B: 85 13 . 4 . 2010  3. flçe halkı, kan vermek için Edremit Devlet Hastanesi'ne giderken, eğer tedavisi orada ise  sonucum: göstermek için ise Kazdağı Devlet Hastanesi'ne gitmek durumunda kalmaktadır,  özellikle dar gelirli, engelli ve yaşlı vatandaşlarımız durumdan hem fiziksel hem de moral  açıdan kötü etkilenmektedir. Yanıt mektubunuzda birbirine oldukça uzak ve toplu taşıma  aracı hususunda sıkıntı çekilen iki hastane arasında "ulaşım sıkıntısının olmadığı" hususunda  yaptığınız açıklama ise ilçe halkını büyük hayal kırıklığına uğratmıştır. Tek yönetim altında  daha etkin bir sağlık hizmeti verilmesi amacınıza uygun düşecek biçimde, hastaneler  arasındaki bu ikiliği engelleyecek bir çalışma yapmayı düşünmüyor musunuz?  İlgi: 08/02/2010 tarihli ve A.O1.0.GNS.0.10.00.02-19419 sayılı yazımz.  Balıkesir Milletvekili Hüseyin PAZARCI tarafından verilen "Edremit ve Kazdağı  Devlet Hastanelerindeki bazı eksikliklere ilişkin" 7/12215 sayılı yazılı soru önergesinin  cevabı ekte sunulmaktadır.  T.C.  SAĞLIK BAKANLIĞI  Soru önergeleri Birimi  Sayı : B.IO.O.SOB.00.00.00.0/  Konu: Yazılı Soru önergesi Cevabı  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Arz ederim.  Prof. Dr. Recep AKDAĞ  Sağlık Bakam  EKLER:  1-önerge cevabı  - 2 8 3 -
Sayfa 112 -
TBMM B: 85 13 . 4 . 2010  3. flçe halkı, kan vermek için Edremit Devlet Hastanesi'ne giderken, eğer tedavisi orada ise  sonucum: göstermek için ise Kazdağı Devlet Hastanesi'ne gitmek durumunda kalmaktadır,  özellikle dar gelirli, engelli ve yaşlı vatandaşlarımız durumdan hem fiziksel hem de moral  açıdan kötü etkilenmektedir. Yanıt mektubunuzda birbirine oldukça uzak ve toplu taşıma  aracı hususunda sıkıntı çekilen iki hastane arasında "ulaşım sıkıntısının olmadığı" hususunda  yaptığınız açıklama ise ilçe halkını büyük hayal kırıklığına uğratmıştır. Tek yönetim altında  daha etkin bir sağlık hizmeti verilmesi amacınıza uygun düşecek biçimde, hastaneler  arasındaki bu ikiliği engelleyecek bir çalışma yapmayı düşünmüyor musunuz?  İlgi: 08/02/2010 tarihli ve A.O1.0.GNS.0.10.00.02-19419 sayılı yazımz.  Balıkesir Milletvekili Hüseyin PAZARCI tarafından verilen "Edremit ve Kazdağı  Devlet Hastanelerindeki bazı eksikliklere ilişkin" 7/12215 sayılı yazılı soru önergesinin  cevabı ekte sunulmaktadır.  T.C.  SAĞLIK BAKANLIĞI  Soru önergeleri Birimi  Sayı : B.IO.O.SOB.00.00.00.0/  Konu: Yazılı Soru önergesi Cevabı  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Arz ederim.  Prof. Dr. Recep AKDAĞ  Sağlık Bakam  EKLER:  1-önerge cevabı  - 2 8 3 - TBMM B: 85 13 . 4 . 2010  r Balıkesir Milletvekili Hüseyin PAZARCI tarafından verilen "Edremit ve Kazdağı  Devlet Hastanelerindeki bazı eksikliklere ilişkin" 7/12215 sıra sayılı yazılı soru  önergesinin cevabıdır:  SORULAR:  Balıkesir'in Edremit ilçesi'ndeki Kazdağı Devlet Hastanesi Acil Servisi'nin  kapatılması neticesinde, 14.10.2009 tarihinde bu durumun yarattığı olumsuz sonuçlara dikkat  çeken bir soru önergesi vermiştim. Bu soru önergeme verdiğiniz cevap için teşekkür ederim.  Ancak, birtakım mağduriyetler devam etmektedir. Bu bağlamda,  SORU 1- Basında, Acil Servis'in Edremit Devlet Hastanesi'ne taşınması sonucu,  buraya ise Edremit'ten gece 23.00'dan sonra sabaha kadar bir toplu taşıma aracının  bulunmadığı göz önünde tutulursa vatandaşın mağduriyeti bu açıdan sürmektedir. Bu  durumda, tek elden yönetim dâhilinde sağlık hizmetinin vatandaşa daha iyi sunulabileceği ve  bu nedenle Acil Servis'in Edremit Devlet Hastanesi'ne taşındığı ifadesini içeren yanıt  mektubunuzda, önemle vurguladığınız vatandaşı sağlık hizmetinden yararlanmada mağdur  etmeme amacınızı karşılamakta mıdır?  CEVAP 1- Kazdağı Devlet Hastanesi, mevcut personelden daha etkin olarak  yararlanmak, hizmet kalitesini artırmak, acil vakalara uzman desteğini sağlayabilmek  amaçlarıyla Edremit Devlet Hastanesi ile birleştirilmiş ve aralarında yaklaşık 4 km mesafe  bulunan iki ayrı acil servis yerine çok daha iyi bir hizmet sunabilen tam donanımlı tek bir acil  servis uygulamasına geçilmiştir, ö t e yandan vatandaşlarımızın acil sağlık ihtiyaçlarını  karşılayabilmek için de çağdaş ülkeler seviyesinde bir 112 acil yardım hizmeti hayata  geçirilmiş durumdadır. Vatandaşlarımız günün herhangi bir saatinde acil durum vukuu  halinde 112 acil yardım hattını aradıkları takdirde 10 dakika içinde bulundukları yerde tıbbi  yardım alabilmekte, gerektiğinde de en yakın hastane acil servisine ulaştırılmaktadır. Yine  112 konusunda vatandaşlarımızın farkındalığını artırmak için İl Sağlık Müdürlüklerine gerekli  talimatlar verilmiştir.  Sağlıkta Dönüşüm Programı ile 112 Acil Yardım hizmetleri yurt genelinde 50.000  nüfusa bir istasyon hizmet verecek şekilde yapılandırılmaktadır. Edremit'te 116.343  vatandaşımız yaşamakta ve yaklaşık 15 km mesafelerle birbirinden ayrılan 3 istasyon ile  (Edremit Merkez, Altınoluk ve Akçay) vatandaşlarımızın yardımına koşmaktadır. Türkiye  ortalamasında yaklaşık 51.000 kişiye bir istasyon düşmekte olup Edremit'te ise 38.500  kişiye bir istasyon düşmektedir. Bu oran Türkiye ortalamasından daha iyi durumdadır.  SORU 2- Kazdağı Devlet Hastanesi, kulak, burun, boğaz, göz, kadın doğum  bölümlerini içerirken, Edremit Devlet Hastanesi, nöroloji, dâhiliye, fizik tedavi bölümleri ve  kan merkezini kapsamaktadır. Tedavisinde, farklı iki binada yer alan birden fazla bölüme  ihtiyacı olan hastalar, iki hastane arasında gidip gelmek durumunda kalmaktadırlar. Sizce,  faydalarına önemle değindiğiniz "sağlık sisteminde tek elden yönetim" düzeninin  yerleştirilmesi aşamasında daha planlı ve halkı mağdur etmeyecek bir çalışma yürütülmesi  gerekmiyor mu?  CEVAP 2- Balıkesir Edremit ilçesinde, Edremit Devlet Hastanesi ve Kazdağı Devlet  Hastanesi olarak iki hastane ile hizmet verilmekte iken 29.06.2009 tarihinde iki hastane  birleştirilerek hizmetin daha nitelikli ve kaliteli verilmesi sağlanmıştır. Birleşmenin  gerçekleşmesinden sonra, Edremit Devlet Hastanesi bünyesinde çalışmaya devam eden eski  Kazdağı Devlet Hastanesi (1970 yılında yapılmış 6.389 m2 arsa alanı içerisinde 4.288m2  toplam kapalı alanı olan binada) hizmete devam etmektedir. Bu binada 25 hasta odasında 71  hasta yatağı bulunmaktadır. Mevcut hasta odalarının hiçbirisinin müstakil banyo ve tuvaleti  yoktur. İki farklı hizmet binasında hizmet sunumuna son vermek ve nitelikli bir hastane  binasında hizmet sunmak amacıyla Edremit Devlet Hastanesi bahçesine 50 hasta odalı revize  blok yapılması 2010 yatırım programına alınmış ve tamamlanması için çalışmalar hızla  devam etmektedir.  - 2 8 4 -
Sayfa 113 -
TBMM B: 85 13 . 4 . 2010  r Balıkesir Milletvekili Hüseyin PAZARCI tarafından verilen "Edremit ve Kazdağı  Devlet Hastanelerindeki bazı eksikliklere ilişkin" 7/12215 sıra sayılı yazılı soru  önergesinin cevabıdır:  SORULAR:  Balıkesir'in Edremit ilçesi'ndeki Kazdağı Devlet Hastanesi Acil Servisi'nin  kapatılması neticesinde, 14.10.2009 tarihinde bu durumun yarattığı olumsuz sonuçlara dikkat  çeken bir soru önergesi vermiştim. Bu soru önergeme verdiğiniz cevap için teşekkür ederim.  Ancak, birtakım mağduriyetler devam etmektedir. Bu bağlamda,  SORU 1- Basında, Acil Servis'in Edremit Devlet Hastanesi'ne taşınması sonucu,  buraya ise Edremit'ten gece 23.00'dan sonra sabaha kadar bir toplu taşıma aracının  bulunmadığı göz önünde tutulursa vatandaşın mağduriyeti bu açıdan sürmektedir. Bu  durumda, tek elden yönetim dâhilinde sağlık hizmetinin vatandaşa daha iyi sunulabileceği ve  bu nedenle Acil Servis'in Edremit Devlet Hastanesi'ne taşındığı ifadesini içeren yanıt  mektubunuzda, önemle vurguladığınız vatandaşı sağlık hizmetinden yararlanmada mağdur  etmeme amacınızı karşılamakta mıdır?  CEVAP 1- Kazdağı Devlet Hastanesi, mevcut personelden daha etkin olarak  yararlanmak, hizmet kalitesini artırmak, acil vakalara uzman desteğini sağlayabilmek  amaçlarıyla Edremit Devlet Hastanesi ile birleştirilmiş ve aralarında yaklaşık 4 km mesafe  bulunan iki ayrı acil servis yerine çok daha iyi bir hizmet sunabilen tam donanımlı tek bir acil  servis uygulamasına geçilmiştir, ö t e yandan vatandaşlarımızın acil sağlık ihtiyaçlarını  karşılayabilmek için de çağdaş ülkeler seviyesinde bir 112 acil yardım hizmeti hayata  geçirilmiş durumdadır. Vatandaşlarımız günün herhangi bir saatinde acil durum vukuu  halinde 112 acil yardım hattını aradıkları takdirde 10 dakika içinde bulundukları yerde tıbbi  yardım alabilmekte, gerektiğinde de en yakın hastane acil servisine ulaştırılmaktadır. Yine  112 konusunda vatandaşlarımızın farkındalığını artırmak için İl Sağlık Müdürlüklerine gerekli  talimatlar verilmiştir.  Sağlıkta Dönüşüm Programı ile 112 Acil Yardım hizmetleri yurt genelinde 50.000  nüfusa bir istasyon hizmet verecek şekilde yapılandırılmaktadır. Edremit'te 116.343  vatandaşımız yaşamakta ve yaklaşık 15 km mesafelerle birbirinden ayrılan 3 istasyon ile  (Edremit Merkez, Altınoluk ve Akçay) vatandaşlarımızın yardımına koşmaktadır. Türkiye  ortalamasında yaklaşık 51.000 kişiye bir istasyon düşmekte olup Edremit'te ise 38.500  kişiye bir istasyon düşmektedir. Bu oran Türkiye ortalamasından daha iyi durumdadır.  SORU 2- Kazdağı Devlet Hastanesi, kulak, burun, boğaz, göz, kadın doğum  bölümlerini içerirken, Edremit Devlet Hastanesi, nöroloji, dâhiliye, fizik tedavi bölümleri ve  kan merkezini kapsamaktadır. Tedavisinde, farklı iki binada yer alan birden fazla bölüme  ihtiyacı olan hastalar, iki hastane arasında gidip gelmek durumunda kalmaktadırlar. Sizce,  faydalarına önemle değindiğiniz "sağlık sisteminde tek elden yönetim" düzeninin  yerleştirilmesi aşamasında daha planlı ve halkı mağdur etmeyecek bir çalışma yürütülmesi  gerekmiyor mu?  CEVAP 2- Balıkesir Edremit ilçesinde, Edremit Devlet Hastanesi ve Kazdağı Devlet  Hastanesi olarak iki hastane ile hizmet verilmekte iken 29.06.2009 tarihinde iki hastane  birleştirilerek hizmetin daha nitelikli ve kaliteli verilmesi sağlanmıştır. Birleşmenin  gerçekleşmesinden sonra, Edremit Devlet Hastanesi bünyesinde çalışmaya devam eden eski  Kazdağı Devlet Hastanesi (1970 yılında yapılmış 6.389 m2 arsa alanı içerisinde 4.288m2  toplam kapalı alanı olan binada) hizmete devam etmektedir. Bu binada 25 hasta odasında 71  hasta yatağı bulunmaktadır. Mevcut hasta odalarının hiçbirisinin müstakil banyo ve tuvaleti  yoktur. İki farklı hizmet binasında hizmet sunumuna son vermek ve nitelikli bir hastane  binasında hizmet sunmak amacıyla Edremit Devlet Hastanesi bahçesine 50 hasta odalı revize  blok yapılması 2010 yatırım programına alınmış ve tamamlanması için çalışmalar hızla  devam etmektedir.  - 2 8 4 - T B M M B: 85 13 . 4 . 2010  Ana binada Dâhiliye, Genel Cerrahi, Kardiyoloji, Göğüs Hastalıkları, Nöroloji, Beyin  Cerrahisi, Ortopedi ve Travmatoloji, Üroloji ve Enfeksiyon Hastalıkları branşları, ek binada  (Kazdağı Devlet Hastanesi) ise Kadın Hastalıktan ve Doğum, Çocuk Hastalıkları, Göz  Hastalıklan, Kulak Burun Boğaz Hastalıklan ile Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon branşları  bulunmaktadır. Bu dağılımdan da anlaşılacağı üzere birbiriyle ilişkisi olan dallar aynı  binadadır ve hastalann iki bina arasında gidip gelmeleri çok ender durumlarda görülmektedir.  Hastanın konsültasyon ihtiyacı olduğunda, doktor hastaya gitmektedir.  SORU 3 - İlçe halkı, kan vermek için Edremit Devlet Hastanesi'ne giderken, eğer  tedavisi orada ise sonucunu göstermek için ise Kazdağı Devlet Hastanesi'ne gitmek  durumunda kalmaktadır, özellikle dar gelirli, engelli ve yaşlı vatandaşlanmız durumdan hem  fiziksel hem de moral açıdan kötü etkilenmektedir. Yanıt mektubunuzda birbirine oldukça  uzak ve toplu taşıma aracı hususunda sıkıntı çekilen iki hastane arasında "ulaşım sıkıntısının  olmadığı" hususunda yaptığınız açıklama ise ilçe halkını büyük hayal kırıklığına uğratmıştır.  Tek yönetim altında daha etkin bir sağlık hizmeti verilmesi amacınıza uygun düşecek  biçimde, hastaneler arasındaki bu ikiliği engelleyecek bir çalışma yapmayı düşünmüyor  musunuz?  CEVAP 3 - İlçemizde iki ayrı hastane binasının bulunması, işletme açısından bazı  problemleri beraberinde getirmektedir. Bu durum hükümetlerimizden önce sağlıklı bir hizmet  planlamasının yapılmamasının sonucudur, öncelikle kısıtlı sayıdaki sağlık insan kaynağının  verimli şekilde kullanılması amacıyla'iki hastane yönetimi bizim dönemimizde birleştirilmiş,  ancak fiziki altyapının yetersiz olması nedeniyle her iki bina kullanılmaya devam edilmiştir.  Fiziksel alanda büyütmek amacıyla bahsi geçen ek bina yapımıyla ilgili çalışmalar hızla  devam etmektedir. Vatandaşlarımızın her iki bina arasındaki yaklaşık 1.800 metre mesafeyi  yürümek zorunda kalmamaları için bizzat vermiş olduğum talimatla 2 bina arasına 30 dakika  arayla 08.00 ile 22.00 saatleri arasında servis hizmeti verilecektir.  Hastane Başhekiminden aldığım bilgiye göre hastalar hangi binada muayene olursa  kanı orada alınmakta ve sonucu otomasyon sistemiyle muayene olduğu yerde verilmektedir.  Kan tahlili yaptırmak veya sonucunu almak için iki bina arasında gidip gelmek söz konusu  değildir.  Konuya gösterilen ilgiye teşekkür ederim.  - 2 8 5 -
Sayfa 114 -
T B M M B: 85 13 . 4 . 2010  Ana binada Dâhiliye, Genel Cerrahi, Kardiyoloji, Göğüs Hastalıkları, Nöroloji, Beyin  Cerrahisi, Ortopedi ve Travmatoloji, Üroloji ve Enfeksiyon Hastalıkları branşları, ek binada  (Kazdağı Devlet Hastanesi) ise Kadın Hastalıktan ve Doğum, Çocuk Hastalıkları, Göz  Hastalıklan, Kulak Burun Boğaz Hastalıklan ile Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon branşları  bulunmaktadır. Bu dağılımdan da anlaşılacağı üzere birbiriyle ilişkisi olan dallar aynı  binadadır ve hastalann iki bina arasında gidip gelmeleri çok ender durumlarda görülmektedir.  Hastanın konsültasyon ihtiyacı olduğunda, doktor hastaya gitmektedir.  SORU 3 - İlçe halkı, kan vermek için Edremit Devlet Hastanesi'ne giderken, eğer  tedavisi orada ise sonucunu göstermek için ise Kazdağı Devlet Hastanesi'ne gitmek  durumunda kalmaktadır, özellikle dar gelirli, engelli ve yaşlı vatandaşlanmız durumdan hem  fiziksel hem de moral açıdan kötü etkilenmektedir. Yanıt mektubunuzda birbirine oldukça  uzak ve toplu taşıma aracı hususunda sıkıntı çekilen iki hastane arasında "ulaşım sıkıntısının  olmadığı" hususunda yaptığınız açıklama ise ilçe halkını büyük hayal kırıklığına uğratmıştır.  Tek yönetim altında daha etkin bir sağlık hizmeti verilmesi amacınıza uygun düşecek  biçimde, hastaneler arasındaki bu ikiliği engelleyecek bir çalışma yapmayı düşünmüyor  musunuz?  CEVAP 3 - İlçemizde iki ayrı hastane binasının bulunması, işletme açısından bazı  problemleri beraberinde getirmektedir. Bu durum hükümetlerimizden önce sağlıklı bir hizmet  planlamasının yapılmamasının sonucudur, öncelikle kısıtlı sayıdaki sağlık insan kaynağının  verimli şekilde kullanılması amacıyla'iki hastane yönetimi bizim dönemimizde birleştirilmiş,  ancak fiziki altyapının yetersiz olması nedeniyle her iki bina kullanılmaya devam edilmiştir.  Fiziksel alanda büyütmek amacıyla bahsi geçen ek bina yapımıyla ilgili çalışmalar hızla  devam etmektedir. Vatandaşlarımızın her iki bina arasındaki yaklaşık 1.800 metre mesafeyi  yürümek zorunda kalmamaları için bizzat vermiş olduğum talimatla 2 bina arasına 30 dakika  arayla 08.00 ile 22.00 saatleri arasında servis hizmeti verilecektir.  Hastane Başhekiminden aldığım bilgiye göre hastalar hangi binada muayene olursa  kanı orada alınmakta ve sonucu otomasyon sistemiyle muayene olduğu yerde verilmektedir.  Kan tahlili yaptırmak veya sonucunu almak için iki bina arasında gidip gelmek söz konusu  değildir.  Konuya gösterilen ilgiye teşekkür ederim.  - 2 8 5 - TBMM B: 85 13 . 4 . 2010  8.- Şırnak Milletvekili Sevahir Bayındır'ın, yeşil kart uygulamasına ilişkin sorusu ve Sağlık  Bakanı Recep Akdağ'ın cevabı (7/12216)  Aşağıdaki sorulanının, Sağlık Bakanı Sayın Recep AKDAĞ tarafından Anayasanın 98 ve Iç  tüzüğün 96.Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırmasını saygılanmla arz ederim.  Sosyal devlet hizmeti olarak, 1992 yılında başlayan yeşil kart uygulaması, sosyal güvenlik  sistemi dışında kalan ve sağlık hizmetlerini karşılayacak durumda bulunmayan yoksul  kesimlerin, sağlık güvencesi kapsamına alınmasını amaçlamaktadır.Toplumun önemli bir  kesiminin sağlık hizmetlerinden faydalanmasında önemli bir uygulama olmasına karşın, bu  güvencenin gelir tespiti esasına dayandırılması ciddi tartışmaları ve şüpheleri de beraberinde  getirmektedir. Yeşil kart verilmesi sürecinde toplanan ve genelliklede birbirleriyle çelişen  resmi ve gayri resmi bilgilerin hangisinin karar aşamasında etkili olduğu, yerel düzeydeki  karar vericilerin kişisel kanaatlerine bırakıldığı endişeleri taşınmaktadır. Gelir tespiti şartının  yarattığı böylesi bir durumda, başka etkenlerin de etkili olması kaçınılmaz hale gelmektedir.  Türkiye' de yoksulluğun varmış olduğu boyutlar ve sağlık sisteminin içine düştüğü ve  düşürülmeye çalışıldığı güncel durum göz önüne alındığında, en temel insan haklanndan biri  olan sağlık hizmetleri ve ulaşılabilirliği aynı zamanda sosyal adaletin de kaynağını  oluşturmaktadır. Yoksul vatandaşlarımız için uygulamaya konulan yeşil kart uygulaması  yetersiz de olsa ülkemiz de üst boyutlarda olan sosyal adaletsizliği gidermeye yönelik bir çaba  olarak algılanmaktadır.  Bu bağlamda konuyla ilgili olarak;  1. Türkiye' de yoksul vatandaşlarımızın kullandığı yeşil kartların toplam sayısı ve  oransal olarak bölgesel dağılımı nedir?  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Sevahir BAYINDIR  Şırnak Milletvekili  - 2 8 6 -
Sayfa 115 -
TBMM B: 85 13 . 4 . 2010  8.- Şırnak Milletvekili Sevahir Bayındır'ın, yeşil kart uygulamasına ilişkin sorusu ve Sağlık  Bakanı Recep Akdağ'ın cevabı (7/12216)  Aşağıdaki sorulanının, Sağlık Bakanı Sayın Recep AKDAĞ tarafından Anayasanın 98 ve Iç  tüzüğün 96.Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırmasını saygılanmla arz ederim.  Sosyal devlet hizmeti olarak, 1992 yılında başlayan yeşil kart uygulaması, sosyal güvenlik  sistemi dışında kalan ve sağlık hizmetlerini karşılayacak durumda bulunmayan yoksul  kesimlerin, sağlık güvencesi kapsamına alınmasını amaçlamaktadır.Toplumun önemli bir  kesiminin sağlık hizmetlerinden faydalanmasında önemli bir uygulama olmasına karşın, bu  güvencenin gelir tespiti esasına dayandırılması ciddi tartışmaları ve şüpheleri de beraberinde  getirmektedir. Yeşil kart verilmesi sürecinde toplanan ve genelliklede birbirleriyle çelişen  resmi ve gayri resmi bilgilerin hangisinin karar aşamasında etkili olduğu, yerel düzeydeki  karar vericilerin kişisel kanaatlerine bırakıldığı endişeleri taşınmaktadır. Gelir tespiti şartının  yarattığı böylesi bir durumda, başka etkenlerin de etkili olması kaçınılmaz hale gelmektedir.  Türkiye' de yoksulluğun varmış olduğu boyutlar ve sağlık sisteminin içine düştüğü ve  düşürülmeye çalışıldığı güncel durum göz önüne alındığında, en temel insan haklanndan biri  olan sağlık hizmetleri ve ulaşılabilirliği aynı zamanda sosyal adaletin de kaynağını  oluşturmaktadır. Yoksul vatandaşlarımız için uygulamaya konulan yeşil kart uygulaması  yetersiz de olsa ülkemiz de üst boyutlarda olan sosyal adaletsizliği gidermeye yönelik bir çaba  olarak algılanmaktadır.  Bu bağlamda konuyla ilgili olarak;  1. Türkiye' de yoksul vatandaşlarımızın kullandığı yeşil kartların toplam sayısı ve  oransal olarak bölgesel dağılımı nedir?  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Sevahir BAYINDIR  Şırnak Milletvekili  - 2 8 6 - TBMM B: 85 13 . 4 . 2010  2. 2008- 2009 yıllan içinde Şırnak İli, İlçeleri ve köylerinde iptal edilen yeşil kart sayısı  nedir? Yeşil kartların iptalinde vatandaşlann nzası alınmış mıdır?  3. Yeşil kartlann iptali "Yeşil Kart Uygulaması Hakkında Yönetmelik"te belirtilen hangi  nedenlere dayanılarak yapılmıştır?  4. Yeşil kartların iptalinde etkili olan "kart sahiplerinin ekonomik durumlarında görülen  iyileşme" hangi kriterlere göre ve nasıl tespit edilmektedir? Bu kapsamda 2008 ve  2009 yıllannda Şırnak'ta ekonomik durumlarında görülen iyileşme nedeniyle kaç kart  sahibinin yeşil kartlan iptal edilmiştir?  5. Yeşil kart vermekle yükümlü olan yerel kurumlar, başvuran kişilerin gelirlerine  ilişkin tespiti hangi uygulamalara başvurarak yapmaktadırlar?  6. Bakanlık olarak yeşil kart sahibi olabilme kriterlerinin belirlenmesine ilişkin  tartışmaları ve şüpheleri gidermek için herhangi bir çalışma yapılmakta mıdır?  7. Adana Valiliğinin, eylemci çocukların ailelerinin, yeşil kartlarının iptal edileceği  yönündeki açıklamalan bir hükümet politikası mıdır? Bu gerekçeyle yeşil kartı iptal  edilen aile var mıdır? Sayısal olarak iller bazında bu rakam nedir?  Sayı :B.10.0.SOB.00.00.00.0/  Konu: Yazılı Soru önergesi Cevabı  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi: 08/02/2010 tarihli ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-19419 sayılı yazınız.  Şırnak Milletvekili Sayın Sevahir BAYINDIR tarafından verilen "Yeşil Kart  uygulamasına ilişkin" 12216 sayılı yazılı soru önergesinin cevabı ekte sunulmaktadır.  Arz ederim. / \ ı  T.C.  SAĞLIK BAKANLIĞI  Soru önergeleri Birimi  EKLER: Prof. Dr. Recep AKDAĞ  Sağlık Bakanı 1-önerge cevabı  - 2 8 7 -
Sayfa 116 -
TBMM B: 85 13 . 4 . 2010  2. 2008- 2009 yıllan içinde Şırnak İli, İlçeleri ve köylerinde iptal edilen yeşil kart sayısı  nedir? Yeşil kartların iptalinde vatandaşlann nzası alınmış mıdır?  3. Yeşil kartlann iptali "Yeşil Kart Uygulaması Hakkında Yönetmelik"te belirtilen hangi  nedenlere dayanılarak yapılmıştır?  4. Yeşil kartların iptalinde etkili olan "kart sahiplerinin ekonomik durumlarında görülen  iyileşme" hangi kriterlere göre ve nasıl tespit edilmektedir? Bu kapsamda 2008 ve  2009 yıllannda Şırnak'ta ekonomik durumlarında görülen iyileşme nedeniyle kaç kart  sahibinin yeşil kartlan iptal edilmiştir?  5. Yeşil kart vermekle yükümlü olan yerel kurumlar, başvuran kişilerin gelirlerine  ilişkin tespiti hangi uygulamalara başvurarak yapmaktadırlar?  6. Bakanlık olarak yeşil kart sahibi olabilme kriterlerinin belirlenmesine ilişkin  tartışmaları ve şüpheleri gidermek için herhangi bir çalışma yapılmakta mıdır?  7. Adana Valiliğinin, eylemci çocukların ailelerinin, yeşil kartlarının iptal edileceği  yönündeki açıklamalan bir hükümet politikası mıdır? Bu gerekçeyle yeşil kartı iptal  edilen aile var mıdır? Sayısal olarak iller bazında bu rakam nedir?  Sayı :B.10.0.SOB.00.00.00.0/  Konu: Yazılı Soru önergesi Cevabı  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi: 08/02/2010 tarihli ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-19419 sayılı yazınız.  Şırnak Milletvekili Sayın Sevahir BAYINDIR tarafından verilen "Yeşil Kart  uygulamasına ilişkin" 12216 sayılı yazılı soru önergesinin cevabı ekte sunulmaktadır.  Arz ederim. / \ ı  T.C.  SAĞLIK BAKANLIĞI  Soru önergeleri Birimi  EKLER: Prof. Dr. Recep AKDAĞ  Sağlık Bakanı 1-önerge cevabı  - 2 8 7 - T B M M B: 85 13 . 4 . 2010  Şırnak Milletvekili Sayın Sevahir BAYINDIR tarafından verilen "Yeşil Kart  uygulamasına ilişkin" 12216 sıra sayılı soru önergesinin cevabıdır.  SORULAR:  Sosyal devlet hizmeti olarak, 1992 yılında başlayan yeşil kart uygulaması, sosyal  güvenlik sistemi dışında kalan ve sağlık hizmetlerini karşılayacak durumda bulunmayan  yoksul kesimlerin, sağlık güvencesi kapsamına alınmasını amaçlamaktadır. Toplumun önemli  bir kesiminin sağlık hizmetlerinden faydalanmasında önemli bir uygulama olmasına karşın,  bu güvencenin gelir tespiti esasına dayandırılması ciddi tartışmaları ve şüpheleri de  beraberinde getirmektedir. Yeşil kart verilmesi sürecinde toplanan ve genelliklede  birbirleriyle çelişen resmi ve gayri resmi bilgilerin hangisinin karar aşamasında etkili olduğu,  yerel düzeydeki karar vericilerin kişisel kanaatlerine bırakıldığı endişeleri taşınmaktadır. Gelir  tespiti şartının yarattığı böylesi bir durumda, başka etkenlerin de etkili olması kaçınılmaz hale  gelmektedir.  Türkiye'de yoksulluğun varmış olduğu boyutlar ve sağlık sisteminin içine düştüğü ve  düşürülmeye çalışıldığı güncel durum göz önüne alındığında, en temel insan haklarından biri  olan sağlık hizmetleri ve ulaşılabilirliği aynı zamanda sosyal adaletin de kaynağını  oluşturmaktadır. Yoksul vatandaşlarımız için uygulamaya konulan yeşil kart uygulaması  yetersiz de olsa ülkemizde üst boyutlarda olan sosyal adaletsizliği gidermeye yönelik bir çaba  olarak algılanmaktadır. Bu bağlamda, konuyla ilgili olarak;  CEVAPLAR:  Hükümetimizin işbaşına geldiği 2002 yılının sonundan günümüze kadar sağlıkta  kapsamlı, yapısal ve fonksiyonel bir iyileştirmeyi "Sağlıkta Dönüşüm Programı" adı altında  gerçekleştiriyoruz.  Son 7 yılda ise bir bütün olarak sistemi dönüştürerek hiçbir ayrım yapmaksızın  (Emekli Sandığı, Bağ-Kur, SSK, Yeşil Kart) halkımızın sağlık hizmetlerine erişimini  kolaylaştırdık. Çok daha etkili, verimli ve kaliteli bir sağlık sistemi oluşturduk. Bu yeni  sistemi oluştururken finansmandan organizasyona, yeni kurallar oluşturmaktan ödeme  biçimlerine, halkın ve sağlık çalışanlarının davranış değişikliklerine kadar bir çok alanda  yenilikler gerçekleştirdik. Sonuçta hem topyekûn toplumun sağlık durumu iyileşti, yani sağlık  göstergelerinde önemli iyileşmeler oldu hem de vatandaşımız sağlık ihtiyacının fînansal  yükünden büyük ölçüde kurtuldu. Tabii olarak halkın sağlık hizmetlerinden memnuniyeti  arttı.  SORU 1- Türkiye de yoksul vatandaşlarımızın kullandığı yeşil kartların toplam sayısı  ve oransal olarak bölgesel dağılımı nedir?  CEVAP 1- 17.02.2010 tarihi itibariyle Türkiye geneline ait yeşil kart sayıları;  Aktif olarak kullanılan yeşil kart sayısı (vizeli) =9.541.791  AKTİF YEŞİL KARTLARIN  BÖLGELERE GÖRE DAĞILIMI  BÖLGELER YEŞİL KART  KAYDI(AKTÎF)  ORANI (%)  AKDENİZ 1.386.229 14,53  EGE 641.381 6,72  İÇ ANADOLU 969.951 10,17  KARADENİZ ^~ 931.809 9,76  MARMARA 817.645 8,57  GÜNEY DOĞU ANADOLU 2.373.068 24,87  DOĞU ANADOLU 2.421.708 25,38  - 2 8 8 -
Sayfa 117 -
T B M M B: 85 13 . 4 . 2010  Şırnak Milletvekili Sayın Sevahir BAYINDIR tarafından verilen "Yeşil Kart  uygulamasına ilişkin" 12216 sıra sayılı soru önergesinin cevabıdır.  SORULAR:  Sosyal devlet hizmeti olarak, 1992 yılında başlayan yeşil kart uygulaması, sosyal  güvenlik sistemi dışında kalan ve sağlık hizmetlerini karşılayacak durumda bulunmayan  yoksul kesimlerin, sağlık güvencesi kapsamına alınmasını amaçlamaktadır. Toplumun önemli  bir kesiminin sağlık hizmetlerinden faydalanmasında önemli bir uygulama olmasına karşın,  bu güvencenin gelir tespiti esasına dayandırılması ciddi tartışmaları ve şüpheleri de  beraberinde getirmektedir. Yeşil kart verilmesi sürecinde toplanan ve genelliklede  birbirleriyle çelişen resmi ve gayri resmi bilgilerin hangisinin karar aşamasında etkili olduğu,  yerel düzeydeki karar vericilerin kişisel kanaatlerine bırakıldığı endişeleri taşınmaktadır. Gelir  tespiti şartının yarattığı böylesi bir durumda, başka etkenlerin de etkili olması kaçınılmaz hale  gelmektedir.  Türkiye'de yoksulluğun varmış olduğu boyutlar ve sağlık sisteminin içine düştüğü ve  düşürülmeye çalışıldığı güncel durum göz önüne alındığında, en temel insan haklarından biri  olan sağlık hizmetleri ve ulaşılabilirliği aynı zamanda sosyal adaletin de kaynağını  oluşturmaktadır. Yoksul vatandaşlarımız için uygulamaya konulan yeşil kart uygulaması  yetersiz de olsa ülkemizde üst boyutlarda olan sosyal adaletsizliği gidermeye yönelik bir çaba  olarak algılanmaktadır. Bu bağlamda, konuyla ilgili olarak;  CEVAPLAR:  Hükümetimizin işbaşına geldiği 2002 yılının sonundan günümüze kadar sağlıkta  kapsamlı, yapısal ve fonksiyonel bir iyileştirmeyi "Sağlıkta Dönüşüm Programı" adı altında  gerçekleştiriyoruz.  Son 7 yılda ise bir bütün olarak sistemi dönüştürerek hiçbir ayrım yapmaksızın  (Emekli Sandığı, Bağ-Kur, SSK, Yeşil Kart) halkımızın sağlık hizmetlerine erişimini  kolaylaştırdık. Çok daha etkili, verimli ve kaliteli bir sağlık sistemi oluşturduk. Bu yeni  sistemi oluştururken finansmandan organizasyona, yeni kurallar oluşturmaktan ödeme  biçimlerine, halkın ve sağlık çalışanlarının davranış değişikliklerine kadar bir çok alanda  yenilikler gerçekleştirdik. Sonuçta hem topyekûn toplumun sağlık durumu iyileşti, yani sağlık  göstergelerinde önemli iyileşmeler oldu hem de vatandaşımız sağlık ihtiyacının fînansal  yükünden büyük ölçüde kurtuldu. Tabii olarak halkın sağlık hizmetlerinden memnuniyeti  arttı.  SORU 1- Türkiye de yoksul vatandaşlarımızın kullandığı yeşil kartların toplam sayısı  ve oransal olarak bölgesel dağılımı nedir?  CEVAP 1- 17.02.2010 tarihi itibariyle Türkiye geneline ait yeşil kart sayıları;  Aktif olarak kullanılan yeşil kart sayısı (vizeli) =9.541.791  AKTİF YEŞİL KARTLARIN  BÖLGELERE GÖRE DAĞILIMI  BÖLGELER YEŞİL KART  KAYDI(AKTÎF)  ORANI (%)  AKDENİZ 1.386.229 14,53  EGE 641.381 6,72  İÇ ANADOLU 969.951 10,17  KARADENİZ ^~ 931.809 9,76  MARMARA 817.645 8,57  GÜNEY DOĞU ANADOLU 2.373.068 24,87  DOĞU ANADOLU 2.421.708 25,38  - 2 8 8 - TBMM B: 85 13 . 4 . 2010  , SORU 2- 2008-2009 yılan içinde Şırnak ili, ilçeleri ve köylerinde iptal edilen yeşft-^  kart sayısı nedir? Yeşil kartların iptalinde vatandaşların rızası alınmış mıdır?  CEVAP 2- Şırnak ilinde 2008 ve 2009 yıllarında iptal edilen ve yeni verilen yeşil kart  sayıları;  İLÇELER 2008 2009  İptal Edilen Yeni Verilen İptal Edilen Yeni Verilen  Merkez 407 7.343 259 6.408  Cizre 788 11.328 727 6.621  Silopi 1.095 5.068 480 4.220  İdil 1.852 5.088 2.591 4.185  Beytüşşebap 1.449 768 897 657  Uludere 8 2.138 744 1.272  Güçlukonak 67 694 747 326  TOPLAM 5.666 32.427 6.445 23.689  Şırnak Valiliği'nden alınan 16.02.2010 tarih ve 1827 sayılı yazıda, yeşil kart  iptallerinde vatandaşların itirazının olmadığı bildirilmiştir.  SORU 3- Yeşil kartların iptali "Yeşil Kart Uygulaması Hakkında Yönetmelikle  belirtilen hangi nedenlere dayanılarak yapılmıştır?  CEVAP 3- ödeme Gücü Olmayan Vatandaşların Tedavi Giderlerinin Devlet  Tarafından Karşılanması ve Yeşil Kart Uygulaması Hakkında Yönetmeliğin 22'nci  maddesinin birinci paragrafında, "Herhangi bir şekilde Kanun'un dışında sağlık güvencesi  sağlanan yahut aylık geliri veya gelir payları artarak Kanun kapsamı dışında kalan Yeşil  Kart sahipleri ile bunların veli veya vasi gibi kanuni temsilcileri, Yeşil Kartlarım, aldıkları  makama geri vermek zorundadırlar. " denilmektedir. Buna göre, 3816 sayılı Kanun'un dışında  sağlık güvencesi sağlananların, aylık geliri veya gelir payları artarak Kanun kapsamı dışında  kalanların, evlenen, ikameti değişen ve vefat eden şahısların Yeşil Kartları iptal edilmektedir.  SORU 4- Yeşil kartların iptalinde etkili olan "Kart sahiplerinin ekonomik  durumlarında görülen iyileşme" hangi kriterlere göre ve nasıl tespit edilmektedir? Bu  kapsamda 2008 ve 2009 yıllarında Şırnak'ta ekonomik durumlarında görülen iyileşme  nedeniyle kaç kart sahibinin yeşil kartları iptal edilmiştir?  CEVAP 4- 3816 sayılı Kanun'un "Aylık Gelir veya Gelir Paylarının Hesaplanması"  başlıklı 4'üncü maddesinin ikinci paragrafında, "Yukarıdaki fıkrada belirtilen hane halkı  gelirinin hesaplanmasında her bir kişinin;  a) Hizmet karşılığı olarak ücret veya yevmiye gibi nakdi gelirleri,  b) Nakdi tarım gelirlerinin tutarı,  c) Menkul veya gayrimenkul kira, faiz ve temettü gelirleri,  d) Devletten, özel teşebbüslerden veya başka kişi ve kuruluşlardan elde ettikleri  nakdi transfer ve hibe gelirleri,  e) Yukarıdaki bentlerde belirtilen türlerden ayni gelirleri,  göz önünde tutulur.  Hane halkının herbirinin yukarıdaki fıkraya göre elde ettikleri nakdi ve ayni bütün  gelirlerinin toplamı hanede yaşayan kimselerin sayısına bölünerek her birinin gelir payının  ikinci maddede belirtilen miktarın altında olup olmadığı tespit edilir. " hükmü uyarınca, aylık  gelir veya gelir payının hesaplanması işleminde, yukarıda maddeler halinde açıklanan gelirler  göz önünde bulundurulması gerekmektedir.  Alınan bilgiye göre Şırnak ilinde ekonomik durumlarında görülen iyileşmeden dolayı  2008 yılında 1228,2009 yılında 1827 kişinin yeşil kartları iptal edilmiştir.  - 2 8 9 -
Sayfa 118 -
TBMM B: 85 13 . 4 . 2010  , SORU 2- 2008-2009 yılan içinde Şırnak ili, ilçeleri ve köylerinde iptal edilen yeşft-^  kart sayısı nedir? Yeşil kartların iptalinde vatandaşların rızası alınmış mıdır?  CEVAP 2- Şırnak ilinde 2008 ve 2009 yıllarında iptal edilen ve yeni verilen yeşil kart  sayıları;  İLÇELER 2008 2009  İptal Edilen Yeni Verilen İptal Edilen Yeni Verilen  Merkez 407 7.343 259 6.408  Cizre 788 11.328 727 6.621  Silopi 1.095 5.068 480 4.220  İdil 1.852 5.088 2.591 4.185  Beytüşşebap 1.449 768 897 657  Uludere 8 2.138 744 1.272  Güçlukonak 67 694 747 326  TOPLAM 5.666 32.427 6.445 23.689  Şırnak Valiliği'nden alınan 16.02.2010 tarih ve 1827 sayılı yazıda, yeşil kart  iptallerinde vatandaşların itirazının olmadığı bildirilmiştir.  SORU 3- Yeşil kartların iptali "Yeşil Kart Uygulaması Hakkında Yönetmelikle  belirtilen hangi nedenlere dayanılarak yapılmıştır?  CEVAP 3- ödeme Gücü Olmayan Vatandaşların Tedavi Giderlerinin Devlet  Tarafından Karşılanması ve Yeşil Kart Uygulaması Hakkında Yönetmeliğin 22'nci  maddesinin birinci paragrafında, "Herhangi bir şekilde Kanun'un dışında sağlık güvencesi  sağlanan yahut aylık geliri veya gelir payları artarak Kanun kapsamı dışında kalan Yeşil  Kart sahipleri ile bunların veli veya vasi gibi kanuni temsilcileri, Yeşil Kartlarım, aldıkları  makama geri vermek zorundadırlar. " denilmektedir. Buna göre, 3816 sayılı Kanun'un dışında  sağlık güvencesi sağlananların, aylık geliri veya gelir payları artarak Kanun kapsamı dışında  kalanların, evlenen, ikameti değişen ve vefat eden şahısların Yeşil Kartları iptal edilmektedir.  SORU 4- Yeşil kartların iptalinde etkili olan "Kart sahiplerinin ekonomik  durumlarında görülen iyileşme" hangi kriterlere göre ve nasıl tespit edilmektedir? Bu  kapsamda 2008 ve 2009 yıllarında Şırnak'ta ekonomik durumlarında görülen iyileşme  nedeniyle kaç kart sahibinin yeşil kartları iptal edilmiştir?  CEVAP 4- 3816 sayılı Kanun'un "Aylık Gelir veya Gelir Paylarının Hesaplanması"  başlıklı 4'üncü maddesinin ikinci paragrafında, "Yukarıdaki fıkrada belirtilen hane halkı  gelirinin hesaplanmasında her bir kişinin;  a) Hizmet karşılığı olarak ücret veya yevmiye gibi nakdi gelirleri,  b) Nakdi tarım gelirlerinin tutarı,  c) Menkul veya gayrimenkul kira, faiz ve temettü gelirleri,  d) Devletten, özel teşebbüslerden veya başka kişi ve kuruluşlardan elde ettikleri  nakdi transfer ve hibe gelirleri,  e) Yukarıdaki bentlerde belirtilen türlerden ayni gelirleri,  göz önünde tutulur.  Hane halkının herbirinin yukarıdaki fıkraya göre elde ettikleri nakdi ve ayni bütün  gelirlerinin toplamı hanede yaşayan kimselerin sayısına bölünerek her birinin gelir payının  ikinci maddede belirtilen miktarın altında olup olmadığı tespit edilir. " hükmü uyarınca, aylık  gelir veya gelir payının hesaplanması işleminde, yukarıda maddeler halinde açıklanan gelirler  göz önünde bulundurulması gerekmektedir.  Alınan bilgiye göre Şırnak ilinde ekonomik durumlarında görülen iyileşmeden dolayı  2008 yılında 1228,2009 yılında 1827 kişinin yeşil kartları iptal edilmiştir.  - 2 8 9 - TBMM B: 85 13 . 4 . 2 0 1 0  ,SORU 5- Yeşil kart vermekle yükümlü olan yerel kurumlar, başvuran kişilerin  gelirlerine ilişkin tespiti hangi uygulamalara başvurarak yapmaktadırlar?  CEVAP 5- Yeşil kart başvurusunda bulunan şahısların "Yeşil Kart Başvuru ve Bilgi  Formu"nda beyan ettikleri bilgilerin doğruluğunun tespiti amacıyla vergi dairesi, defterdarlık  veya mal müdürlüğü, tapu sicil müdürlüğü, belediye başkanlığı, emniyet müdürlüğü, tarım  müdürlüğü ve bankalardan bilgi istenmektedir.  SORU 6- Bakanlık olarak Yeşil kart sahibi olabilme kriterlerinin belirlenmesine  ilişkin tartışmaları ve şüpheleri gidermek için herhangi bir çalışma yapılmakta mıdır?  CEVAP 6-5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçici  12'nci maddesinin ikinci fıkrasında; kamu idarelerinin sağlık hizmetlerinin sağlanmasına  ilişkin görevlerinin sosyal güvenlik kurumu tarafından devralınacağı tarihe kadar yürürlükten  kaldırılan kanunlardaki hak ve yükümlülükler çerçevesinde devam edeceği ve ancak bu  sürenin 3 yılı geçmeyeceği hükme bağlandığından, bu geçiş sürecinde Yeşil Kart sahibi  olabilme kıstaslarının yeniden belirlenmesine yönelik Bakanlığımca bir çalışma yapılması  düşünülmemektedir.  SORU 7- Adana Valiliği'nin, eylemci çocukiann ailelerinin, yeşil kartlarının iptal  edileceği yönündeki açıklamaları bir hükümet politikası mıdır? Bu gerekçeyle yeşil kartı iptal  edilen aile var mıdır? Sayısal olarak iller bazında bu rakam nedir?  CEVAP 7- Soruda belirtilen gerekçeyle yeşil kartı iptal edilen aile bulunmamaktadır.  Yeşil kart hak sahipliğinin sona erdirilmesinin gerekçeleri yukarıda ayrıntılı bir şekilde  açıklanmıştır.  Konuya gösterilen ilgiye teşekkür ederim.  - 2 9 0 -
Sayfa 119 -
TBMM B: 85 13 . 4 . 2 0 1 0  ,SORU 5- Yeşil kart vermekle yükümlü olan yerel kurumlar, başvuran kişilerin  gelirlerine ilişkin tespiti hangi uygulamalara başvurarak yapmaktadırlar?  CEVAP 5- Yeşil kart başvurusunda bulunan şahısların "Yeşil Kart Başvuru ve Bilgi  Formu"nda beyan ettikleri bilgilerin doğruluğunun tespiti amacıyla vergi dairesi, defterdarlık  veya mal müdürlüğü, tapu sicil müdürlüğü, belediye başkanlığı, emniyet müdürlüğü, tarım  müdürlüğü ve bankalardan bilgi istenmektedir.  SORU 6- Bakanlık olarak Yeşil kart sahibi olabilme kriterlerinin belirlenmesine  ilişkin tartışmaları ve şüpheleri gidermek için herhangi bir çalışma yapılmakta mıdır?  CEVAP 6-5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçici  12'nci maddesinin ikinci fıkrasında; kamu idarelerinin sağlık hizmetlerinin sağlanmasına  ilişkin görevlerinin sosyal güvenlik kurumu tarafından devralınacağı tarihe kadar yürürlükten  kaldırılan kanunlardaki hak ve yükümlülükler çerçevesinde devam edeceği ve ancak bu  sürenin 3 yılı geçmeyeceği hükme bağlandığından, bu geçiş sürecinde Yeşil Kart sahibi  olabilme kıstaslarının yeniden belirlenmesine yönelik Bakanlığımca bir çalışma yapılması  düşünülmemektedir.  SORU 7- Adana Valiliği'nin, eylemci çocukiann ailelerinin, yeşil kartlarının iptal  edileceği yönündeki açıklamaları bir hükümet politikası mıdır? Bu gerekçeyle yeşil kartı iptal  edilen aile var mıdır? Sayısal olarak iller bazında bu rakam nedir?  CEVAP 7- Soruda belirtilen gerekçeyle yeşil kartı iptal edilen aile bulunmamaktadır.  Yeşil kart hak sahipliğinin sona erdirilmesinin gerekçeleri yukarıda ayrıntılı bir şekilde  açıklanmıştır.  Konuya gösterilen ilgiye teşekkür ederim.  - 2 9 0 - T B M M B: 85 13 . 4 . 2010  9.- Erzincan Milletvekili Erol Tınastepe 'nin, baraj suları altında kalacak bir köydeki kamulaş­ tırmalara ilişkin Başbakandan sorusu ve Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu 'nun cevabı (7/12244)  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Aşağıdaki sorularımın, Anayasamızın 98. ve TBMM İç Tüzüğünün 99.  maddeleri uyarınca Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından yazılı  olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.  Gümüşhane, Kürtün İlçesi, Gelivera Vadisinde KOLİN A.Ş.tarafından  yapılmakta olan AK-KÖY 2 Barajı, 130 haneli, 500 yıllık tarihi geçmişi olan  doğa harikası Sapmaz Köyünü, sular altında bırakmakta ve burada yaşayan köy  halkının maddi, manevi mağduriyetine sebep olmaktadır.  1. AK-KÖY 2 Barajı yapımı için sapmaz Köyünde, köy halkıyla uzlaşılmadan  emrivaki olarak acil kamulaştırma yapılmasının gerekçeleri nedir?  2. Sapmaz köyünü sular altında bırakacak olan AK-KÖY 2 Barajı için ÇED  raporu alınmış mıdır?  3. Köy halkının ev ve arazilerin kadastro tespitlerinde bilirkişi tarafından  gerçek değerlerinden az gösterildiğini beyan eden köylülerin şikâyetleri  karşısında, sorunların çözümü konusunda bir çalışma olmuş mudur? Aynı  bölgede inşa edilen barajlar için yapılan kamulaştırma bedelleri dönüm  başına ne kadardır?  4. Orman Kadastrosu tespitlerinde, köylülerin tapulu, senetli, vergisi  ödenmiş topraklarının hazineye devredilmesi doğrultusunda köy halkının  itirazları neden değerlendirmeye alınmamıştır?  5. Yerlerinden yurtlarından edilen köy halkına bu güne kadar yeni yerleşim  yeri neden tahsis edilmemiştir?  6. Yüklenici firma olan KOLİN A.Ş.'nin, Köy halkı üzerinde baskı ve gözdağı  uyguladığı, bu baskıyı kamu kurumları aracılığı ile yaptığı yönündeki  şikâyetler konusunda bir soruşturma açılmış mıdır?  Erol TINASTEPE  Erzincan Milletvekili  - 2 9 1 -
Sayfa 120 -
T B M M B: 85 13 . 4 . 2010  9.- Erzincan Milletvekili Erol Tınastepe 'nin, baraj suları altında kalacak bir köydeki kamulaş­ tırmalara ilişkin Başbakandan sorusu ve Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu 'nun cevabı (7/12244)  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Aşağıdaki sorularımın, Anayasamızın 98. ve TBMM İç Tüzüğünün 99.  maddeleri uyarınca Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından yazılı  olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.  Gümüşhane, Kürtün İlçesi, Gelivera Vadisinde KOLİN A.Ş.tarafından  yapılmakta olan AK-KÖY 2 Barajı, 130 haneli, 500 yıllık tarihi geçmişi olan  doğa harikası Sapmaz Köyünü, sular altında bırakmakta ve burada yaşayan köy  halkının maddi, manevi mağduriyetine sebep olmaktadır.  1. AK-KÖY 2 Barajı yapımı için sapmaz Köyünde, köy halkıyla uzlaşılmadan  emrivaki olarak acil kamulaştırma yapılmasının gerekçeleri nedir?  2. Sapmaz köyünü sular altında bırakacak olan AK-KÖY 2 Barajı için ÇED  raporu alınmış mıdır?  3. Köy halkının ev ve arazilerin kadastro tespitlerinde bilirkişi tarafından  gerçek değerlerinden az gösterildiğini beyan eden köylülerin şikâyetleri  karşısında, sorunların çözümü konusunda bir çalışma olmuş mudur? Aynı  bölgede inşa edilen barajlar için yapılan kamulaştırma bedelleri dönüm  başına ne kadardır?  4. Orman Kadastrosu tespitlerinde, köylülerin tapulu, senetli, vergisi  ödenmiş topraklarının hazineye devredilmesi doğrultusunda köy halkının  itirazları neden değerlendirmeye alınmamıştır?  5. Yerlerinden yurtlarından edilen köy halkına bu güne kadar yeni yerleşim  yeri neden tahsis edilmemiştir?  6. Yüklenici firma olan KOLİN A.Ş.'nin, Köy halkı üzerinde baskı ve gözdağı  uyguladığı, bu baskıyı kamu kurumları aracılığı ile yaptığı yönündeki  şikâyetler konusunda bir soruşturma açılmış mıdır?  Erol TINASTEPE  Erzincan Milletvekili  - 2 9 1 - TBMM B: 85 13 . 4 . 2010  T.C.  ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI  Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği - Bilgi Edinme Birimi  Sayı : B. 18.O.BHİ.0.00.OO/610.01 - WZ 3.../..^/2010  Konu : Yazılı Soru Önergesi  21882  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi : Başbakanlığın 11.02.2010 tarih ve B.02.0.KKG.0.12-589 sayılı yazısı.  İlgi yazı ekinde alınan, Erzincan Milletvekili Erol TINASTEPE' nin, 7/12244 esas  sayılı yazılı soru önergesi Bakanlığımızca incelenmiş olup, cevabi yazımız ilişikte  gönderilmektedir.  Arz ederim.  '. Dr>4to&i*ROĞLU Prof.  Bakan  EK  Cevabi yazı  - 2 9 2 -
Sayfa 121 -
TBMM B: 85 13 . 4 . 2010  T.C.  ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI  Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği - Bilgi Edinme Birimi  Sayı : B. 18.O.BHİ.0.00.OO/610.01 - WZ 3.../..^/2010  Konu : Yazılı Soru Önergesi  21882  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi : Başbakanlığın 11.02.2010 tarih ve B.02.0.KKG.0.12-589 sayılı yazısı.  İlgi yazı ekinde alınan, Erzincan Milletvekili Erol TINASTEPE' nin, 7/12244 esas  sayılı yazılı soru önergesi Bakanlığımızca incelenmiş olup, cevabi yazımız ilişikte  gönderilmektedir.  Arz ederim.  '. Dr>4to&i*ROĞLU Prof.  Bakan  EK  Cevabi yazı  - 2 9 2 - T B M M B: 85 13 . 4 . 2010  ERZİNCAN MİLLETVEKİLİ SAYIN EROL TINASTEPE' NİN  7/12244 ESAS NUMARALI YAZILI SORU ÖNERGESİ HAKKINDA  ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞPNIN CEVABI  SORU 1 . AK-KÖY 2 Barajı yapımı için Sapmaz Köyünde, köy halkıyla uzlaşılmadan  emrivaki olarak acil kamulaştırma yapılmasının gerekçeleri nedir?  SORU 3. Köy halkının ev ve arazilerin kadastro tespitlerinde bilirkişi tarafından  gerçek değerlerinden az gösterildiği beyan eden köylülerin şikâyetleri karşısında, sorunların  çözümü olmuş mudur? Aynı bölgede inşa edilen barajlar için yapılan kamulaştırma bedelleri  dönüm başına ne kadardır?  SORU 5. Yerlerinden yurtlarından edilen köy halkına bu güne kadar yeni yerleşim  yeri neden tahsis edilmemiştir?  SORU 6. Yüklenici firma olan KOLİN AŞ. 'nin Köy halkı üzerinde baskı ve gözdağı  uyguladığı, bu bashyı kamu kurumları aracılığı ile yaptığı yönündeki şikayetler konusunda  bir soruşturma açılmış mıdır?  CEVAP 13,5,6. Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunca, 30/09/2004 tarihli ve  25599 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren, 2942 Sayılı Kamulaştırma  Kanunu uyarınca kamulaştırma işlemleri yürütülmektedir.  Bu çerçevede, Akköy Enerji Anonim Şirketi tarafından Gümüşhane İli, Kürtün  llçesi'nde bulunan taşınmaz mallar hakkında; Torul Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan  davalar sonucunda, kamulaştırma bedelleri tespit edilerek davalılar adına bankaya yatırılmış  ve taşınmaz mallara el konulmasına karar verilmiştir. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun  8 inci maddesi gereğince; söz konusu projeye ilişkin diğer kamulaştırma işlemleri Enerji  Piyasası Düzenleme Kurumu Başkanlığınca yürütülmektedir.  SORU 2. Sapmaz Köyünü sular altında bırakacak olan AK-KÖY 2 Barajı için ÇED  raporu alınmış mıdır?  CEVAP 2. Söz konusu Baraj Projesine ilişkin olarak; 13.11.2003 tarihinde "ÇED  Olumlu" karan verilmiştir.  SORU 4. Orman kadastro tespitlerinde, köylülerin tapulu, senetli, vergisi ödenmiş  topraklarının hazineye devredilmesi doğrultusunda köy halkının itirazları neden  değerlendirmeye alınmamıştır?  CEVAP 4. Gümüşhane İli, Kürtün İlçesi, Sapmaz Köyünde 2008 yılında 3402 sayılı  Kadastro Kanununun 5304 sayılı Kanunla değişik 4.maddesi kapsamında kadastro çalışmaları  yapılmış olup bu köydeki orman sınırları yine 2008 yılında ilan edilerek kesinleşmiştir. Bu  kapsamda; vatandaşların elindeki mülkiyet belgelerini kadastro ekiplerine ibraz etmeleri  halinde sunulan belgeler kadastro ekiplerince değerlendirilmektedir.  Ayrıca, kadastro çalışmaları aleniyet ilkesi çerçevesinde, yürütüldüğünden her ne  suretle olursa olsun kadastro ekiplerine verilen mülkiyet belgelerine kısmen veya tamamen  uyulmadığının düşünüldüğü hallerde; Kadastro Kanununun 10 uncu maddesi uyannea;  kadastro komisyonu nezdinde tespite itiraz hakkı mevcuttur. Yapılan itirazdan olumlu sonuç  alınmaması halinde yine aynı Kanunun 11 inci maddesi gereği ilana alınan kadastro  çalışmasına otuz günlük süre içerisinde kadastro mahkemesinde dava açma hakkı da  mevcuttur.  - 2 9 3 -
Sayfa 122 -
T B M M B: 85 13 . 4 . 2010  ERZİNCAN MİLLETVEKİLİ SAYIN EROL TINASTEPE' NİN  7/12244 ESAS NUMARALI YAZILI SORU ÖNERGESİ HAKKINDA  ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞPNIN CEVABI  SORU 1 . AK-KÖY 2 Barajı yapımı için Sapmaz Köyünde, köy halkıyla uzlaşılmadan  emrivaki olarak acil kamulaştırma yapılmasının gerekçeleri nedir?  SORU 3. Köy halkının ev ve arazilerin kadastro tespitlerinde bilirkişi tarafından  gerçek değerlerinden az gösterildiği beyan eden köylülerin şikâyetleri karşısında, sorunların  çözümü olmuş mudur? Aynı bölgede inşa edilen barajlar için yapılan kamulaştırma bedelleri  dönüm başına ne kadardır?  SORU 5. Yerlerinden yurtlarından edilen köy halkına bu güne kadar yeni yerleşim  yeri neden tahsis edilmemiştir?  SORU 6. Yüklenici firma olan KOLİN AŞ. 'nin Köy halkı üzerinde baskı ve gözdağı  uyguladığı, bu bashyı kamu kurumları aracılığı ile yaptığı yönündeki şikayetler konusunda  bir soruşturma açılmış mıdır?  CEVAP 13,5,6. Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunca, 30/09/2004 tarihli ve  25599 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren, 2942 Sayılı Kamulaştırma  Kanunu uyarınca kamulaştırma işlemleri yürütülmektedir.  Bu çerçevede, Akköy Enerji Anonim Şirketi tarafından Gümüşhane İli, Kürtün  llçesi'nde bulunan taşınmaz mallar hakkında; Torul Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan  davalar sonucunda, kamulaştırma bedelleri tespit edilerek davalılar adına bankaya yatırılmış  ve taşınmaz mallara el konulmasına karar verilmiştir. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun  8 inci maddesi gereğince; söz konusu projeye ilişkin diğer kamulaştırma işlemleri Enerji  Piyasası Düzenleme Kurumu Başkanlığınca yürütülmektedir.  SORU 2. Sapmaz Köyünü sular altında bırakacak olan AK-KÖY 2 Barajı için ÇED  raporu alınmış mıdır?  CEVAP 2. Söz konusu Baraj Projesine ilişkin olarak; 13.11.2003 tarihinde "ÇED  Olumlu" karan verilmiştir.  SORU 4. Orman kadastro tespitlerinde, köylülerin tapulu, senetli, vergisi ödenmiş  topraklarının hazineye devredilmesi doğrultusunda köy halkının itirazları neden  değerlendirmeye alınmamıştır?  CEVAP 4. Gümüşhane İli, Kürtün İlçesi, Sapmaz Köyünde 2008 yılında 3402 sayılı  Kadastro Kanununun 5304 sayılı Kanunla değişik 4.maddesi kapsamında kadastro çalışmaları  yapılmış olup bu köydeki orman sınırları yine 2008 yılında ilan edilerek kesinleşmiştir. Bu  kapsamda; vatandaşların elindeki mülkiyet belgelerini kadastro ekiplerine ibraz etmeleri  halinde sunulan belgeler kadastro ekiplerince değerlendirilmektedir.  Ayrıca, kadastro çalışmaları aleniyet ilkesi çerçevesinde, yürütüldüğünden her ne  suretle olursa olsun kadastro ekiplerine verilen mülkiyet belgelerine kısmen veya tamamen  uyulmadığının düşünüldüğü hallerde; Kadastro Kanununun 10 uncu maddesi uyannea;  kadastro komisyonu nezdinde tespite itiraz hakkı mevcuttur. Yapılan itirazdan olumlu sonuç  alınmaması halinde yine aynı Kanunun 11 inci maddesi gereği ilana alınan kadastro  çalışmasına otuz günlük süre içerisinde kadastro mahkemesinde dava açma hakkı da  mevcuttur.  - 2 9 3 - T B M M B: 85 13 . 4 . 2010  10.- Ankara Milletvekili Yılmaz Ateş'in, Munzur Projesi kapsamındaki barajların çevreye  etkisine ilişkin Başbakandan sorusu ve Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu 'nun cevabı (7/12348)  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Aşağıdaki sorularımın Sayın Başbakan tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını,  arz ederim.  Saygılarımla. ,  Tunceli İli sınırları içerisinde yer alan Munzur Vadisi, Türkiye'nin ilk millî  parklarındandır. 1971 yılında millî park olarak ilan edilen vadi doğal güzellikleri ve  tabiat varlıklarıyla ülkemizin önemli milli parklarından biridir. Munzur vadisi içerisinde  ender rastlanır bitki ve hayvan türlerini barındırmaktadır. Koruma altında olan çengel  boynuzlu ve bezuvar dağ keçisi, ür kekliği, kırmızı benekli alabalık bunlar arasında  sayılabilir.  Tunceli 'de ekonomik faaliyetlerin başında arıcılık ve hayvancılık gelmektedir.  Zengin su kaynakları ve turizm potansiyeli dikkat çekerken, sanayi tesisleri yok  denecek kadar azdır. Ticaret ve hizmet sektörü ise yeni yeni gelişmektedir. T a r ı m ve  hayvancılık, bal üretimi ve turizm potansiyeli Munzur Vadisini h e m Tunceli h e m d e  bölge açısından önemli ve vazgeçi lmez kılmaktadır.  Munzur Vadisi ve çevresinde "Munzur Projesi" adı altında sekiz adet baraj  yapımı projelendirilmiştir. Bu barajlardan Konaktepe Barajı ve Konaktepe (I) ve (II)  Hidroelektrik santrali (HES) Munzur Vadisi Millî Parkı içerisinde inşa edilecektir. Bu  barajların yapılması halinde Munzur Vadisi bir anlamda yok olacaktır.  Mazgirt llçesi'ndeki Uzunçayır Hidroelektrik Santralinde ( H E S ) elektrik  üretimine geçebilmek için 17 Ağustos 2 0 0 9 tarihinden itibaren su tutulmaya  başlanmıştır. Baraj gölünün suları Tunceli'deki yüz yıllık kavak ve çınar ağaçlarının  yok olmasına yol açmıştır. 100 yıllık ağaçlar O r m a n İşletme Müdürlüğü ekipleri  tarafından kesilmiş, birçok ağaç da göl suları altında kalmıştır.  Konaktepe Barajı ve H E S Projesinin yapılması halinde ise 4 .990 hektar  büyüklüğünde bir baraj gölü oluşacak, millî park alanının "mutlak koruma zonu"  olarak ayrılan kısmının yüzde 63,5' i sular altında kalacaktır. Dolayısıyla sadece  ülkemizin değil dünyanın da önemli, doğal ve kültürel değerleri arasında sayılan  Munzur Vadisi yok edilmiş olacaktır. Ülkemizin kalkınması için elektrik enerjisi  üretiminin önemi ortadadır. Günümüzde alternatif enerji kaynakları giderek artmakta  ve yaygınlaşmaktadır. Yok edilen doğa ve kültür mirasını ise yeniden oluşturmak  mümkün değildir. Acil önlem al ınmaması halinde Munzur Vadisi yanlış planlama v e  yatırım politikaları nedeniyle yok olacaktır.  Konuyla ilgili olarak;  1 - Yapı lan barajların işletme ömrü ne kadardır? Top lam maliyeti nedir?  işletmede olduğu süre içerisinde sağlayacağı enerji miktarı nedir? Binlerce  yılda oluşan bir doğa ve kültür mirasının, işletme ömrü belli bir yatırım için  heba edilmesi doğru mudur?  2- Söz konusu barajların yapımı nedeniyle, Munzur Vadisinin ne kadarı sular  altında kalacaktır? Baraj yapımı bu bölgedeki doğal hayatı ne yönde  etkileyecektir? Hangi bitki ve hayvan türleri yok olacaktır?  - 2 9 4 -
Sayfa 123 -
T B M M B: 85 13 . 4 . 2010  10.- Ankara Milletvekili Yılmaz Ateş'in, Munzur Projesi kapsamındaki barajların çevreye  etkisine ilişkin Başbakandan sorusu ve Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu 'nun cevabı (7/12348)  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Aşağıdaki sorularımın Sayın Başbakan tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını,  arz ederim.  Saygılarımla. ,  Tunceli İli sınırları içerisinde yer alan Munzur Vadisi, Türkiye'nin ilk millî  parklarındandır. 1971 yılında millî park olarak ilan edilen vadi doğal güzellikleri ve  tabiat varlıklarıyla ülkemizin önemli milli parklarından biridir. Munzur vadisi içerisinde  ender rastlanır bitki ve hayvan türlerini barındırmaktadır. Koruma altında olan çengel  boynuzlu ve bezuvar dağ keçisi, ür kekliği, kırmızı benekli alabalık bunlar arasında  sayılabilir.  Tunceli 'de ekonomik faaliyetlerin başında arıcılık ve hayvancılık gelmektedir.  Zengin su kaynakları ve turizm potansiyeli dikkat çekerken, sanayi tesisleri yok  denecek kadar azdır. Ticaret ve hizmet sektörü ise yeni yeni gelişmektedir. T a r ı m ve  hayvancılık, bal üretimi ve turizm potansiyeli Munzur Vadisini h e m Tunceli h e m d e  bölge açısından önemli ve vazgeçi lmez kılmaktadır.  Munzur Vadisi ve çevresinde "Munzur Projesi" adı altında sekiz adet baraj  yapımı projelendirilmiştir. Bu barajlardan Konaktepe Barajı ve Konaktepe (I) ve (II)  Hidroelektrik santrali (HES) Munzur Vadisi Millî Parkı içerisinde inşa edilecektir. Bu  barajların yapılması halinde Munzur Vadisi bir anlamda yok olacaktır.  Mazgirt llçesi'ndeki Uzunçayır Hidroelektrik Santralinde ( H E S ) elektrik  üretimine geçebilmek için 17 Ağustos 2 0 0 9 tarihinden itibaren su tutulmaya  başlanmıştır. Baraj gölünün suları Tunceli'deki yüz yıllık kavak ve çınar ağaçlarının  yok olmasına yol açmıştır. 100 yıllık ağaçlar O r m a n İşletme Müdürlüğü ekipleri  tarafından kesilmiş, birçok ağaç da göl suları altında kalmıştır.  Konaktepe Barajı ve H E S Projesinin yapılması halinde ise 4 .990 hektar  büyüklüğünde bir baraj gölü oluşacak, millî park alanının "mutlak koruma zonu"  olarak ayrılan kısmının yüzde 63,5' i sular altında kalacaktır. Dolayısıyla sadece  ülkemizin değil dünyanın da önemli, doğal ve kültürel değerleri arasında sayılan  Munzur Vadisi yok edilmiş olacaktır. Ülkemizin kalkınması için elektrik enerjisi  üretiminin önemi ortadadır. Günümüzde alternatif enerji kaynakları giderek artmakta  ve yaygınlaşmaktadır. Yok edilen doğa ve kültür mirasını ise yeniden oluşturmak  mümkün değildir. Acil önlem al ınmaması halinde Munzur Vadisi yanlış planlama v e  yatırım politikaları nedeniyle yok olacaktır.  Konuyla ilgili olarak;  1 - Yapı lan barajların işletme ömrü ne kadardır? Top lam maliyeti nedir?  işletmede olduğu süre içerisinde sağlayacağı enerji miktarı nedir? Binlerce  yılda oluşan bir doğa ve kültür mirasının, işletme ömrü belli bir yatırım için  heba edilmesi doğru mudur?  2- Söz konusu barajların yapımı nedeniyle, Munzur Vadisinin ne kadarı sular  altında kalacaktır? Baraj yapımı bu bölgedeki doğal hayatı ne yönde  etkileyecektir? Hangi bitki ve hayvan türleri yok olacaktır?  - 2 9 4 - T B M M B: 85 13 . 4 . 2010  3- Bölge halkının tepkisine rağmen bu barajlarda ısrar edilmesinin nedeni  nedir? Binlerce yıllık bir kültür yok edilmek mi istenmektedir?  4- Munzur Vadisi içerisine yapılması düşünülen barajlar, ülkemizin ve  dünyanın sayılı doğa, kültür, turizm alanlarından biri olan Munzur Vadisini  yok edecektir. Bölgenin büyüyen turizm potansiyeli ve turizm gelirlerinin  sürekliliği d e dikkate alındığında, turizm gelirleri nedeniyle uğrayacağımız  kayıp miktarı ne olacaktır?  5- T e k geçim kaynağı turizm, arıcılık ve hayvancılık olan bir ll'deki milli parka  baraj yapan başka bir gelişmiş ülke var mıdır?  6- Her fırsatta referandumdan bahseden A K P iktidarı bu bölgede baraj  yapımı konusunu da halk oylamasına götürecek midir?  İlgi : Başbakanlığın 17.02.2010 tarih ve B.O2.O.KKG.0.12-681 sayılı yazısı.  İlgi yazı ekinde alınan, Ankara Milletvekili Yılmaz ATEŞ' in, 7/12348 esas sayılı  yazılı soru önergesi Bakanlığımızca incelenmiş olup, cevabi yazımız ilişikte  gönderilmektedir.  Arz ederim.  T.C.  ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI  Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği - Bilgi Edinme Birimi  Sayı : B.18.0.BHİ.0.00.00/610.01-42/ 3 . . . / 4 / 2 0 1 0  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Prof. ör. Vtf ROĞLU  EK  Cevabi yazı  - 2 9 5 -
Sayfa 124 -
T B M M B: 85 13 . 4 . 2010  3- Bölge halkının tepkisine rağmen bu barajlarda ısrar edilmesinin nedeni  nedir? Binlerce yıllık bir kültür yok edilmek mi istenmektedir?  4- Munzur Vadisi içerisine yapılması düşünülen barajlar, ülkemizin ve  dünyanın sayılı doğa, kültür, turizm alanlarından biri olan Munzur Vadisini  yok edecektir. Bölgenin büyüyen turizm potansiyeli ve turizm gelirlerinin  sürekliliği d e dikkate alındığında, turizm gelirleri nedeniyle uğrayacağımız  kayıp miktarı ne olacaktır?  5- T e k geçim kaynağı turizm, arıcılık ve hayvancılık olan bir ll'deki milli parka  baraj yapan başka bir gelişmiş ülke var mıdır?  6- Her fırsatta referandumdan bahseden A K P iktidarı bu bölgede baraj  yapımı konusunu da halk oylamasına götürecek midir?  İlgi : Başbakanlığın 17.02.2010 tarih ve B.O2.O.KKG.0.12-681 sayılı yazısı.  İlgi yazı ekinde alınan, Ankara Milletvekili Yılmaz ATEŞ' in, 7/12348 esas sayılı  yazılı soru önergesi Bakanlığımızca incelenmiş olup, cevabi yazımız ilişikte  gönderilmektedir.  Arz ederim.  T.C.  ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI  Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği - Bilgi Edinme Birimi  Sayı : B.18.0.BHİ.0.00.00/610.01-42/ 3 . . . / 4 / 2 0 1 0  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Prof. ör. Vtf ROĞLU  EK  Cevabi yazı  - 2 9 5 - T B M M B: 85 13 . 4 . 2010  ANKARA MİLLETVEKİLİ SAYIN YILMAZ ATEŞ» İN  7/12348 ESAS NUMARALI YAZILI SORU ÖNERGESİ HAKKINDA  ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI'NIN CEVABI  SORU 1. Yapılan barajların işletme ömrü ne kadardır? Toplam maliyeti nedir?  İşletmede olduğu süre içerisinde sağlayacağı enerji miktarı nedir? Binlerce yılda oluşan bir  doğa ve kültür mirasının, işletme ömrü belli bir yatırım için heba edilmesi doğru mudur?  CEVAP 1. Konaktepe Barajı ve HES I, II ile yılda 582,9 GWh enerji üretimi  öngörülmüş olup, toplam maliyeti 386.000.000-TL'dir.  Uzunçayır Barajı ve HES ile yılda 317 GWh enerji üretimi öngörülmüş olup, toplam  maliyeti 2010 yılı fiyatlarıyla 459.800.000-TL' dir. Baraj inşaatı DSİ Genel Müdürlüğümüzce  yapılıp HES' i Su Kullanım Hakkı Anlaşması çerçevesinde özel sektörce yapılmıştır.  Söz konusu barajların ömrü normal olarak 100 yıldan fazladır. Ancak, DSİ Genel  Müdürlüğümüzde planlama çalışmaları yapılırken, rantabilite hesaplan 50 yıllık bir süre için  yapılmakta olup, bu süre için baraj rantabl bulunursa daha uzun süreler için (50 ila 120 yıl)  daha da rantabl olacağı matematiksel bir kesinliktir.  Aynca, Konaktepe Barajı ve HES I, II ise 4628 sayılı Enerji Piyasası Kanunu  hükümleri uyarınca; Su Kullanım Hakkı Anlaşması imzalanmıştır.  SORU 2. Söz konusu barajların yapımı nedeniyle, Munzur Vadisinin ne kadarı sular  altında kalacaktır? Baraj yapımı bu bölgedeki doğal hayatı ne yönde etkileyecektir? Hangi  bitki ve hayvan türleri yok olacaktır?  CEVAP 2. Elektrik Piyasasında Üretim Faaliyetinde Bulunmak Üzere Su Kullanım  Hakkı Anlaşması İmzalanmasına İlişkin Usui ve Esaslar Hakkında Yönetmelik" hükümleri  çerçevesinde ÇED veya Proje Tanıtım Dosyası gerektirmeyen projelerde ise fizibilite  raporunda belirlenen ve DSİ tarafından uygun görülen miktardaki su, doğal hayatın idamesini  sağlamak üzere şirket tarafından dere yatağına bırakılacaktır. Ayrıca, yapılacak bilimsel  çalışmalar neticesinde doğal hayat için dere yatağına bırakılacak su miktarı artınlabilecektir.  SORU 3, Bölge halkının tepkisine rağmen bu barajlarda ısrar edilmesinin nedeni  nedir? Binlerce yıllık bir kültür yok edilmek mi istenmektedir?  SORU 4. Munzur Vadisi içerisine yapılması düşünülen barajlar, ülkemizin ve  dünyanın sayılı doğa, kültür, turizm alanlarından biri olan Munzur Vadisini yok edecektir.  Bölgenin büyüyen turizm potansiyeli ve turizm gelirlerinin sürekliliği de dikkate alındığında,  turizm gelirleri nedeniyle uğrayacağımız kayıp miktarı ne olacaktır?  SORU 5. Tek geçim kaynağı turizm, arıcılık ve hayvancılık olan bir ildeki milli parka  baraj yapan başka bir gelişmiş ülke var mıdır?  CEVAP 3,4,5. Munzur vadisinde Milli Park sınırlan içerisinde herhangi bir baraj ve  HES yapılmamaktadır. Yapılacak tesisler milli parkın dışındadır.  Dolayısıyla, Munzur Vadisinin I. Derece Doğal Sit ilan edilmesi ve yapılması  planlanan barajların Munzur Vadisi Milli Parkında önemli tahribatlar yapacağı gerekçesi ile  Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı aleyhine açılan yürütmeyi  durdurma taleplerinin nihai olarak, Danıştay İdari Dava Mahkemeleri Kurulunun 25.01.2007  tarihli ve E:2006/1677, K:2007/5 sayılı karan ile reddedilmiştir.  - 2 9 6 -
Sayfa 125 -
T B M M B: 85 13 . 4 . 2010  ANKARA MİLLETVEKİLİ SAYIN YILMAZ ATEŞ» İN  7/12348 ESAS NUMARALI YAZILI SORU ÖNERGESİ HAKKINDA  ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI'NIN CEVABI  SORU 1. Yapılan barajların işletme ömrü ne kadardır? Toplam maliyeti nedir?  İşletmede olduğu süre içerisinde sağlayacağı enerji miktarı nedir? Binlerce yılda oluşan bir  doğa ve kültür mirasının, işletme ömrü belli bir yatırım için heba edilmesi doğru mudur?  CEVAP 1. Konaktepe Barajı ve HES I, II ile yılda 582,9 GWh enerji üretimi  öngörülmüş olup, toplam maliyeti 386.000.000-TL'dir.  Uzunçayır Barajı ve HES ile yılda 317 GWh enerji üretimi öngörülmüş olup, toplam  maliyeti 2010 yılı fiyatlarıyla 459.800.000-TL' dir. Baraj inşaatı DSİ Genel Müdürlüğümüzce  yapılıp HES' i Su Kullanım Hakkı Anlaşması çerçevesinde özel sektörce yapılmıştır.  Söz konusu barajların ömrü normal olarak 100 yıldan fazladır. Ancak, DSİ Genel  Müdürlüğümüzde planlama çalışmaları yapılırken, rantabilite hesaplan 50 yıllık bir süre için  yapılmakta olup, bu süre için baraj rantabl bulunursa daha uzun süreler için (50 ila 120 yıl)  daha da rantabl olacağı matematiksel bir kesinliktir.  Aynca, Konaktepe Barajı ve HES I, II ise 4628 sayılı Enerji Piyasası Kanunu  hükümleri uyarınca; Su Kullanım Hakkı Anlaşması imzalanmıştır.  SORU 2. Söz konusu barajların yapımı nedeniyle, Munzur Vadisinin ne kadarı sular  altında kalacaktır? Baraj yapımı bu bölgedeki doğal hayatı ne yönde etkileyecektir? Hangi  bitki ve hayvan türleri yok olacaktır?  CEVAP 2. Elektrik Piyasasında Üretim Faaliyetinde Bulunmak Üzere Su Kullanım  Hakkı Anlaşması İmzalanmasına İlişkin Usui ve Esaslar Hakkında Yönetmelik" hükümleri  çerçevesinde ÇED veya Proje Tanıtım Dosyası gerektirmeyen projelerde ise fizibilite  raporunda belirlenen ve DSİ tarafından uygun görülen miktardaki su, doğal hayatın idamesini  sağlamak üzere şirket tarafından dere yatağına bırakılacaktır. Ayrıca, yapılacak bilimsel  çalışmalar neticesinde doğal hayat için dere yatağına bırakılacak su miktarı artınlabilecektir.  SORU 3, Bölge halkının tepkisine rağmen bu barajlarda ısrar edilmesinin nedeni  nedir? Binlerce yıllık bir kültür yok edilmek mi istenmektedir?  SORU 4. Munzur Vadisi içerisine yapılması düşünülen barajlar, ülkemizin ve  dünyanın sayılı doğa, kültür, turizm alanlarından biri olan Munzur Vadisini yok edecektir.  Bölgenin büyüyen turizm potansiyeli ve turizm gelirlerinin sürekliliği de dikkate alındığında,  turizm gelirleri nedeniyle uğrayacağımız kayıp miktarı ne olacaktır?  SORU 5. Tek geçim kaynağı turizm, arıcılık ve hayvancılık olan bir ildeki milli parka  baraj yapan başka bir gelişmiş ülke var mıdır?  CEVAP 3,4,5. Munzur vadisinde Milli Park sınırlan içerisinde herhangi bir baraj ve  HES yapılmamaktadır. Yapılacak tesisler milli parkın dışındadır.  Dolayısıyla, Munzur Vadisinin I. Derece Doğal Sit ilan edilmesi ve yapılması  planlanan barajların Munzur Vadisi Milli Parkında önemli tahribatlar yapacağı gerekçesi ile  Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı aleyhine açılan yürütmeyi  durdurma taleplerinin nihai olarak, Danıştay İdari Dava Mahkemeleri Kurulunun 25.01.2007  tarihli ve E:2006/1677, K:2007/5 sayılı karan ile reddedilmiştir.  - 2 9 6 - TBMM B: 85 13 . 4 . 2010  11.- Adana Milletvekili Nevingaye Erbatur 'un, yerel yönetimlerdeki kadınlara ilişkin sorusu ve  Adalet Bakanı Sadullah Ergin 'in cevabı (7/12352)  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Aşağıda yer alan sorulan, Adalet Bakanı Sayın Sadullah ERGİN tarafından yazılı  olarak yanıtlanmasını arz ederim. jL_^—  Ülkemizde kadınlar siyasete katılımının istenen düzeyde olmayışı, kadın erkek  eşitliğine giden yolda önemli bir sorun olmaya devam etmektedir. Kadınların siyasete  katılımının artırılabilmesi için ne gibi önerilerin alınabileceğinin tartışılması için mevcut  duruma ait verilerin incelenmesi yararlı olacaktır. Bu çerçevede 29 Mart 2009 mahalli idareler  seçimlerinde YSK listelerinde yer alan adaylann;  1. Kadın Büyükşehir Belediye Başkanı sayısı kaçtır? Toplam Büyükşehir belediye  başkanlanna oranı nedir? Bu oranın partilere göre ya da bağımsız olup olmamaya göre  analizi nasıldır?  2. Kadın II Belediye Başkam sayısı kaçtır? Toplam il belediye başkanı sayısına oranı  nedir? Bu oranın illere, partilere göre ya da bağımsız olup olmamaya göre analizi  nasıldır?  3. Kadın İlçe Belediye Başkanı sayısı kaçtır? Toplam ilçe belediye başkanı sayısına oranı  nedir? Bu oranın illere, ilçelere ve partilere göre ya da bağımsız olup olmamaya göre  analizi nasıldır?  4. Kadın Tl Genel Meclisi üyelerinin sayısı kaçtır? Toplam il genel meclisi üyelerine  oram nedir? Bu oranın illere, ilçelere ve partilere göre ya da bağımsız olup olmamaya  göre analizi nasıldır?  5. Kadın Belde Belediye Başkanı sayısı kaçtır? Toplam belde belediye başkanı sayısına  oranı nedir? Bu oranın illere, ilçelere, beldelere ve partilere göre ya da bağımsız olup  olmamaya göre analizi nasıldır?  6. Kadın muhtar sayısı nedir? Ülke genelinde toplam muhtar sayısı nedir? Kadın muhtar  sayısı ve oranı nedir?  7. Köy ihtiyar heyeti üyesi kadın sayısı ve oranı nedir? Köy ihtiyar heyeti üyesi erkek  sayısı ve oranı nedir?  8. Mahalle ihtiyar heyeti için kadın sayısı ve oram nedir? Mahalle ihtiyar heyeti üyesi  için erkek sayısı ve oranı nedir?  Prof. Dr. Nevin Gaye ERBATUR  CHP Adana Milletvekili  - 2 9 7 -
Sayfa 126 -
TBMM B: 85 13 . 4 . 2010  11.- Adana Milletvekili Nevingaye Erbatur 'un, yerel yönetimlerdeki kadınlara ilişkin sorusu ve  Adalet Bakanı Sadullah Ergin 'in cevabı (7/12352)  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Aşağıda yer alan sorulan, Adalet Bakanı Sayın Sadullah ERGİN tarafından yazılı  olarak yanıtlanmasını arz ederim. jL_^—  Ülkemizde kadınlar siyasete katılımının istenen düzeyde olmayışı, kadın erkek  eşitliğine giden yolda önemli bir sorun olmaya devam etmektedir. Kadınların siyasete  katılımının artırılabilmesi için ne gibi önerilerin alınabileceğinin tartışılması için mevcut  duruma ait verilerin incelenmesi yararlı olacaktır. Bu çerçevede 29 Mart 2009 mahalli idareler  seçimlerinde YSK listelerinde yer alan adaylann;  1. Kadın Büyükşehir Belediye Başkanı sayısı kaçtır? Toplam Büyükşehir belediye  başkanlanna oranı nedir? Bu oranın partilere göre ya da bağımsız olup olmamaya göre  analizi nasıldır?  2. Kadın II Belediye Başkam sayısı kaçtır? Toplam il belediye başkanı sayısına oranı  nedir? Bu oranın illere, partilere göre ya da bağımsız olup olmamaya göre analizi  nasıldır?  3. Kadın İlçe Belediye Başkanı sayısı kaçtır? Toplam ilçe belediye başkanı sayısına oranı  nedir? Bu oranın illere, ilçelere ve partilere göre ya da bağımsız olup olmamaya göre  analizi nasıldır?  4. Kadın Tl Genel Meclisi üyelerinin sayısı kaçtır? Toplam il genel meclisi üyelerine  oram nedir? Bu oranın illere, ilçelere ve partilere göre ya da bağımsız olup olmamaya  göre analizi nasıldır?  5. Kadın Belde Belediye Başkanı sayısı kaçtır? Toplam belde belediye başkanı sayısına  oranı nedir? Bu oranın illere, ilçelere, beldelere ve partilere göre ya da bağımsız olup  olmamaya göre analizi nasıldır?  6. Kadın muhtar sayısı nedir? Ülke genelinde toplam muhtar sayısı nedir? Kadın muhtar  sayısı ve oranı nedir?  7. Köy ihtiyar heyeti üyesi kadın sayısı ve oranı nedir? Köy ihtiyar heyeti üyesi erkek  sayısı ve oranı nedir?  8. Mahalle ihtiyar heyeti için kadın sayısı ve oram nedir? Mahalle ihtiyar heyeti üyesi  için erkek sayısı ve oranı nedir?  Prof. Dr. Nevin Gaye ERBATUR  CHP Adana Milletvekili  - 2 9 7 - TBMM B: 85 1 3 . 4 . 2 0 1 0  T.C.  ADALET BAKANLIĞI  Kanunlar Genel Müdürlüğü  Sayı : B.03.0.KGM.0.00.00.05/844/1790  Konu : Yazılı soru önergesi Q(* /ol^/ 2010  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi: a) Kanunlar ve Kararlar Dairesi Başkanlığı ifadeli, 11/02/2010 tarihli ve A.01.0.  GNS.0.10.00.02-19747 sayılı yazı,  b) 24/02/2010 tarihli ve 445/983 sayılı yazı.  İlgi (a) yazınız ekinde alınan, Adana Milletvekili Prof. Dr. Nevin Gaye Erbatur  tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/12352 Esas  Nolu soru önergesine ilişkin cevaba esas teşkil edecek bilgilerin derlenebilmesi için ilgi (b)  yazımızla ek süre istenilmiş olup,- Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99 uncu  maddesi uyarınca hazırlanan cevap örneği iki nüsha halinde ilişikte sunulmuştur.  Bilgilerinize arz ederim.  EKLER:  1 - Soru önergesi cevabı  2- 23/03/2010 tarihli ve 8840 sayılı yazı ve eki  T.C.  ADALET BAKANLIĞI  Kanunlar Genel Müdürlüğü  Sayı : B.03.0.KGM.0.00.00.05/842/1788  Konu : Yazılı soru önergesi Vk. /o.(^ / 2010  Sayın Prof. Dr. Nevin Gaye ERBATUR  Adana Milletvekili  TBMM  Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/12352 Esas Nolu  soru önergesininin cevabı aşağıda sunulmuştur.  I- Soru önergesine konu edilen hususlarla ilgili Bakanlığımızda istatistik veri  bulunmamaktadır.  II- Soru önergesinde yer alan hususlarla ilgili olarak, İçişleri Bakanlığınca hazırlanıp  Bakanlığımıza iletilen 23/03/2010 tarihli ve 8840 sayılı yazı ile ekleri ilişikte sunulmuştur.  Bilgilerinize sunulur.  - 2 9 8 -
Sayfa 127 -
TBMM B: 85 1 3 . 4 . 2 0 1 0  T.C.  ADALET BAKANLIĞI  Kanunlar Genel Müdürlüğü  Sayı : B.03.0.KGM.0.00.00.05/844/1790  Konu : Yazılı soru önergesi Q(* /ol^/ 2010  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi: a) Kanunlar ve Kararlar Dairesi Başkanlığı ifadeli, 11/02/2010 tarihli ve A.01.0.  GNS.0.10.00.02-19747 sayılı yazı,  b) 24/02/2010 tarihli ve 445/983 sayılı yazı.  İlgi (a) yazınız ekinde alınan, Adana Milletvekili Prof. Dr. Nevin Gaye Erbatur  tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/12352 Esas  Nolu soru önergesine ilişkin cevaba esas teşkil edecek bilgilerin derlenebilmesi için ilgi (b)  yazımızla ek süre istenilmiş olup,- Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99 uncu  maddesi uyarınca hazırlanan cevap örneği iki nüsha halinde ilişikte sunulmuştur.  Bilgilerinize arz ederim.  EKLER:  1 - Soru önergesi cevabı  2- 23/03/2010 tarihli ve 8840 sayılı yazı ve eki  T.C.  ADALET BAKANLIĞI  Kanunlar Genel Müdürlüğü  Sayı : B.03.0.KGM.0.00.00.05/842/1788  Konu : Yazılı soru önergesi Vk. /o.(^ / 2010  Sayın Prof. Dr. Nevin Gaye ERBATUR  Adana Milletvekili  TBMM  Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/12352 Esas Nolu  soru önergesininin cevabı aşağıda sunulmuştur.  I- Soru önergesine konu edilen hususlarla ilgili Bakanlığımızda istatistik veri  bulunmamaktadır.  II- Soru önergesinde yer alan hususlarla ilgili olarak, İçişleri Bakanlığınca hazırlanıp  Bakanlığımıza iletilen 23/03/2010 tarihli ve 8840 sayılı yazı ile ekleri ilişikte sunulmuştur.  Bilgilerinize sunulur.  - 2 9 8 - TBMM B: 85 13 . 4 . 2010  İlgi (a) yazınız ekinde alınan; Adana Milletvekili Sayın Prof, Dr. N. Gaye  ERBATUR'un 7/12352 esas numaralı yazılı soru önergesi ile ilgili olarak Mahalli İdareler  Genel Müdürlüğünün ilgi (b) yazısı ilişikte sunulmuştur.  Bilgilerinizi arz ederim. t  Beşir ATALAY  Bakan  T.C.  İÇİŞLERİ BAKANLIĞI  Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü  Sayı : B.05.0.MAII.0.04.Û1.ÛÛ/349 - (>8Bb 0^/03/2010  Konu: 7/12352 Esas No'lu  Yazılı Soru önergesi.  MEVZUAT VE STRATEJİ GELİŞTİRME DAİRE BAŞKANLIĞINA  İlgi: 03/03/2010 tarih ve B.05.0.MAH.0.65.00.0Ö2/6799 sayılı yazınız.  Adana Milletvekili Prof. Dr. Nevin Gaye ERBATUR'un 7/12352 sayılı soru  önergesinde 29 Mart 2009 Yerel Seçimlerinde kadın seçilmiş sayılarıyla ilgili soruların  cevaplanmasınla İstendiği ilgi yazı ile bildirilmiş olup. Başkanlığımızda bulunan kadın  seçilmişler ile İlgili istatistikler ekteki tabloda gönderilmiştir.  Bilgilerinize arz ederim.  EKİ: Tablo  Mehmet Erpin BİLMEZ  Daire Başkanı  - 2 9 9 - T.C.  İÇİŞLERİ BAKANLIĞI  Mahalli idareler Genel Müdürlüğü  SAYI :B.05.O,MAIL0.O7.Û2.00/8*40 Z3w#2Q10  KONU: 7/12352 Esas No'lu yazılı soru önergesi  ADALET BAKANLIĞINA  (Kanunlar Genel Müdürlüğü)  ilgi :a) 24/02/2010 larih ve 984 sayılı yazınız.  b) 03/03/2010 tarih ve 6896 sayılı Faaliyet Raporları ve İstatistik Daire Başkanlığmın  yazısı.
Sayfa 128 -
TBMM B: 85 13 . 4 . 2010  İlgi (a) yazınız ekinde alınan; Adana Milletvekili Sayın Prof, Dr. N. Gaye  ERBATUR'un 7/12352 esas numaralı yazılı soru önergesi ile ilgili olarak Mahalli İdareler  Genel Müdürlüğünün ilgi (b) yazısı ilişikte sunulmuştur.  Bilgilerinizi arz ederim. t  Beşir ATALAY  Bakan  T.C.  İÇİŞLERİ BAKANLIĞI  Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü  Sayı : B.05.0.MAII.0.04.Û1.ÛÛ/349 - (>8Bb 0^/03/2010  Konu: 7/12352 Esas No'lu  Yazılı Soru önergesi.  MEVZUAT VE STRATEJİ GELİŞTİRME DAİRE BAŞKANLIĞINA  İlgi: 03/03/2010 tarih ve B.05.0.MAH.0.65.00.0Ö2/6799 sayılı yazınız.  Adana Milletvekili Prof. Dr. Nevin Gaye ERBATUR'un 7/12352 sayılı soru  önergesinde 29 Mart 2009 Yerel Seçimlerinde kadın seçilmiş sayılarıyla ilgili soruların  cevaplanmasınla İstendiği ilgi yazı ile bildirilmiş olup. Başkanlığımızda bulunan kadın  seçilmişler ile İlgili istatistikler ekteki tabloda gönderilmiştir.  Bilgilerinize arz ederim.  EKİ: Tablo  Mehmet Erpin BİLMEZ  Daire Başkanı  - 2 9 9 - T.C.  İÇİŞLERİ BAKANLIĞI  Mahalli idareler Genel Müdürlüğü  SAYI :B.05.O,MAIL0.O7.Û2.00/8*40 Z3w#2Q10  KONU: 7/12352 Esas No'lu yazılı soru önergesi  ADALET BAKANLIĞINA  (Kanunlar Genel Müdürlüğü)  ilgi :a) 24/02/2010 larih ve 984 sayılı yazınız.  b) 03/03/2010 tarih ve 6896 sayılı Faaliyet Raporları ve İstatistik Daire Başkanlığmın  yazısı.  T B M M B: 85 13 . 4 . 2010  CİNSİYETLERE GÖRE M  BELEDİYE BAŞKANI SAYISI 2921 27 2948 ( , , - 0,92  BELEDİYE MECLİS ÜYE SAYISI 30450 1340 31790 l4f 4,22  İL GENEL MECLİS ÜYE SAYISI 3269 110 3379 L 3 3,26  KÖY MUHTAR SAYISI 34210 65 34275 0,19  KÖY İHTİYAR MECLİS ÜYESİ SAYISI 137848 329 138177 0,24  MAHALLE MUHTAR SAYISI 18178 429 18607 2,31  MAHALLE İHTİYAR HEYETİ ÜYE SAYISI 71174 1409 '7Z583 1,94  SELE DİYE TÜRLERİNE GÖRE CİNSİYET DAĞILIMI  ERKEK KADIN TOPLAM KADİN SEÇİLMİŞLERİN ORANI(K)  /BELEDİYESİ 63 2 65 3,08  BÜYÜKŞEHİR İLÇE BELEDİYESİ 16 0 16 0,00  BELEDİYE BAŞKANLARININ CİNSİYETLERİNE GÖRE  DAĞILIMI  • ERKEK • KArjlN  !7;0,92%  - 3 0 0 -
Sayfa 129 -
T B M M B: 85 13 . 4 . 2010  CİNSİYETLERE GÖRE M  BELEDİYE BAŞKANI SAYISI 2921 27 2948 ( , , - 0,92  BELEDİYE MECLİS ÜYE SAYISI 30450 1340 31790 l4f 4,22  İL GENEL MECLİS ÜYE SAYISI 3269 110 3379 L 3 3,26  KÖY MUHTAR SAYISI 34210 65 34275 0,19  KÖY İHTİYAR MECLİS ÜYESİ SAYISI 137848 329 138177 0,24  MAHALLE MUHTAR SAYISI 18178 429 18607 2,31  MAHALLE İHTİYAR HEYETİ ÜYE SAYISI 71174 1409 '7Z583 1,94  SELE DİYE TÜRLERİNE GÖRE CİNSİYET DAĞILIMI  ERKEK KADIN TOPLAM KADİN SEÇİLMİŞLERİN ORANI(K)  /BELEDİYESİ 63 2 65 3,08  BÜYÜKŞEHİR İLÇE BELEDİYESİ 16 0 16 0,00  BELEDİYE BAŞKANLARININ CİNSİYETLERİNE GÖRE  DAĞILIMI  • ERKEK • KArjlN  !7;0,92%  - 3 0 0 - T B M M B: 85 13 . 4 . 2010  140.000  120.000  100.000  80.000  60.000  40.000  20.000  o  • ERKEK  • KADIN  BELEDİYE  BAŞKANI  SAYİSİ  2.921  27  BELEDİYE  MECLİS  ÜYE *  SAYISI  30.450  1.340  İL GENEL  MECLİS  ÜYE  SAYISI  3.269  110  KOY  MUHTAR  SAYISI  34.210  65  KÖY  İHTİYAR  MECLİS  ÜYESİ  SAYISI  137.848  329  MAHALLE  MUHTAR  SAYISI  18.178  429  MAHALLE  İHTİYAR  HEYETİ  ÜYE  SAYISI  71.174  1.409  MAHALLİ İDARELER SEÇİMİNDE SEÇİLMİŞLERİN  CİNSİYETE GÖRE DAĞILIM!  M ERKEK  • KADIN  3.709; 1,23%  - 3 0 1 -
Sayfa 130 -
T B M M B: 85 13 . 4 . 2010  140.000  120.000  100.000  80.000  60.000  40.000  20.000  o  • ERKEK  • KADIN  BELEDİYE  BAŞKANI  SAYİSİ  2.921  27  BELEDİYE  MECLİS  ÜYE *  SAYISI  30.450  1.340  İL GENEL  MECLİS  ÜYE  SAYISI  3.269  110  KOY  MUHTAR  SAYISI  34.210  65  KÖY  İHTİYAR  MECLİS  ÜYESİ  SAYISI  137.848  329  MAHALLE  MUHTAR  SAYISI  18.178  429  MAHALLE  İHTİYAR  HEYETİ  ÜYE  SAYISI  71.174  1.409  MAHALLİ İDARELER SEÇİMİNDE SEÇİLMİŞLERİN  CİNSİYETE GÖRE DAĞILIM!  M ERKEK  • KADIN  3.709; 1,23%  - 3 0 1 - TBMM B: 85 13 . 4 . 2 0 1 0  12.- Konya Milletvekili Atilla Kart'ın, Çumra Devlet Hastanesi yönetimine yönelik iddialara  ilişkin sorusu ve Sağlık Bakanı Recep Akdağ'ın cevabı (7/12394)  27.01.2010  TBMM Başkanlığına  Aşağıdaki somlarımın Sağlık Bakanı S n . R e c e p A k d a ğ tarafından  yaz ı l ı olarak cevaplandırılmasını Anayasa'nın 98 ve İçtüzüğün 96. maddeleri  gereğince saygıyla talep ederim. y ^ v ^ V V ^ /  ^ A t i l l a K a r t  CHP Konya Milletvekili  Konya-Çumra Devlet Hastanesi yönetiminde Başhekim ile 2 Başhekim  Yardımcısından kaynaklanan keyfî, savurgan, sorumsuz ve partizan bir yönetim anlayışının  egemen hale geldiğine dair tarafımıza somut ve ciddi bulgular ulaşmıştır.  Tarafımıza ulasan bilgi ve bulgulara göre;  Bu kişiler 3.5 yıldan bu yana hergün ilaç mümessilleri tarafından Konya'daki  evlerinden alınıp, Çumra'ya getirilmekte; öğlen yemekleri hastane dışında ilaç mümessili  tarafından karşılanmakta, hergün saat 15-15.30 civannda hastaneden aynldıkları, yıllık  izinlerinde ve yurtdışına gittiklerinde bile Döner Sermayelerinden kesinti yapılmamakta,  hastalar bilinçli ve organize bir şekilde özel bir tıp merkezine yönlendirilmekte, Başhekim  mesaisini aksattığı ve çoğu zaman Konya'da olduğu için evrak imzalanması gerektiğinde  ambulansın Konya'ya gönderilmesi suretiyle bu evrakların imzalatıldığı, Başhekim'in belli 3-4  ilacı her hastaya yazdığı ileri sürülmektedir.  Hastane yönetiminde tam bir keyfilik hakim olup, personel arasında aynmcılık  yapılmaktadır. Tehdit boyutlarına varan uygulamalar söz konusudur. Hastane yönetimi ,  hastane bütçesi ve kaynaklarının kullanımı konularında ivedi bir şekilde inceleme ve  soruşturma yapılması gerektiği anlaşılmaktadır.  Olaylar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Türkiye genelinde Devlet  Hastanelerinde mevcut olan keyfi, savurgan ve yandaş yönetici anlayışının Çumra 'da da  egemen olduğu anlaşılmaktadır.  Bu bilgi ve değerlendirmeler ışığında aşağıdaki hususların  cevaplandırılmasını talep etmek gereği doğmuştur;  1- Başhekim ve 2 Başhekim Yardımcısının sürekli olarak belli bir  ilaç firması - mümessili tarafından Çumra-Konya arasında götürülüp-getirildiği  yolundaki bilgi ve iddialar doğru mudur? Hastaların belli bir Tıp Merkezine  bilinçli olarak yönlendirildiği doğru mudur?  2- 2007 yılında yapılan otoanalizör ihalesi sonucu gelen cihazın 5- 6 ay sonra götürüldüğü, yerine uygun olmayan cihazın getirildiği, şartnameye  aykırı olan bu cihazın 1 yıl boyunca hastanede kullanıldığı doğru mudur?  - 3 0 2 -
Sayfa 131 -
TBMM B: 85 13 . 4 . 2 0 1 0  12.- Konya Milletvekili Atilla Kart'ın, Çumra Devlet Hastanesi yönetimine yönelik iddialara  ilişkin sorusu ve Sağlık Bakanı Recep Akdağ'ın cevabı (7/12394)  27.01.2010  TBMM Başkanlığına  Aşağıdaki somlarımın Sağlık Bakanı S n . R e c e p A k d a ğ tarafından  yaz ı l ı olarak cevaplandırılmasını Anayasa'nın 98 ve İçtüzüğün 96. maddeleri  gereğince saygıyla talep ederim. y ^ v ^ V V ^ /  ^ A t i l l a K a r t  CHP Konya Milletvekili  Konya-Çumra Devlet Hastanesi yönetiminde Başhekim ile 2 Başhekim  Yardımcısından kaynaklanan keyfî, savurgan, sorumsuz ve partizan bir yönetim anlayışının  egemen hale geldiğine dair tarafımıza somut ve ciddi bulgular ulaşmıştır.  Tarafımıza ulasan bilgi ve bulgulara göre;  Bu kişiler 3.5 yıldan bu yana hergün ilaç mümessilleri tarafından Konya'daki  evlerinden alınıp, Çumra'ya getirilmekte; öğlen yemekleri hastane dışında ilaç mümessili  tarafından karşılanmakta, hergün saat 15-15.30 civannda hastaneden aynldıkları, yıllık  izinlerinde ve yurtdışına gittiklerinde bile Döner Sermayelerinden kesinti yapılmamakta,  hastalar bilinçli ve organize bir şekilde özel bir tıp merkezine yönlendirilmekte, Başhekim  mesaisini aksattığı ve çoğu zaman Konya'da olduğu için evrak imzalanması gerektiğinde  ambulansın Konya'ya gönderilmesi suretiyle bu evrakların imzalatıldığı, Başhekim'in belli 3-4  ilacı her hastaya yazdığı ileri sürülmektedir.  Hastane yönetiminde tam bir keyfilik hakim olup, personel arasında aynmcılık  yapılmaktadır. Tehdit boyutlarına varan uygulamalar söz konusudur. Hastane yönetimi ,  hastane bütçesi ve kaynaklarının kullanımı konularında ivedi bir şekilde inceleme ve  soruşturma yapılması gerektiği anlaşılmaktadır.  Olaylar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Türkiye genelinde Devlet  Hastanelerinde mevcut olan keyfi, savurgan ve yandaş yönetici anlayışının Çumra 'da da  egemen olduğu anlaşılmaktadır.  Bu bilgi ve değerlendirmeler ışığında aşağıdaki hususların  cevaplandırılmasını talep etmek gereği doğmuştur;  1- Başhekim ve 2 Başhekim Yardımcısının sürekli olarak belli bir  ilaç firması - mümessili tarafından Çumra-Konya arasında götürülüp-getirildiği  yolundaki bilgi ve iddialar doğru mudur? Hastaların belli bir Tıp Merkezine  bilinçli olarak yönlendirildiği doğru mudur?  2- 2007 yılında yapılan otoanalizör ihalesi sonucu gelen cihazın 5- 6 ay sonra götürüldüğü, yerine uygun olmayan cihazın getirildiği, şartnameye  aykırı olan bu cihazın 1 yıl boyunca hastanede kullanıldığı doğru mudur?  - 3 0 2 - T B M M B: 85 1 3 . 4 . 2 0 1 0  Hastane Doktoru olan biyokimya uzmanının özel Tıp Merkeziyle  anlaştığı, öğle arasından itibaren ve öğleden sonraları bu Tıp Merkezinde faaliyet  gösterdiği doğru mudur?  3-Hastane Satmalına İşlerinin başına getirilen Başhekim  Yardımcısının; buzdolabı-dizüstü bilgisayar karşılığı ilaç yazdığı, hastane  bünyesinde yapılan sünnet ve benzeri çalışmaların kayıtlara intikal ettirilmediği,  malzemelerin hastane bütçesinden karşılandığı , hastaların bir bölümünün  Konya'da görev yapan eşine yönlendirildiği yolundaki iddialar doğru mudur?  4-Mutemetlik görevini yapan kişinin Konya'da ikamet ettiği, Konya  Maliye'de işim var gerekçesiyle hastane ambulansıyla ve diğer aracıyla Konya'ya  öğleden sonra gittiği ve Çumra'ya dönüş yapmayıp, Konya'daki evinde kaldığı  ve devamında da görev yolluğu aldığı yolundaki bilgiler doğru mudur?  2008 yılında 42 N 8484 plakalı araçla bu şekilde Konya'ya gidiş  gelişte ambulansın uğradığı trafik kazası sonucu yapılan tamir bedelinin Kurum'a  ödettirildiği yolundaki iddia doğru mudur?  Satınalma işlem-ihaleleriyle ilgili olarak Çumra Cumhuriyet  Savcılığına intikal eden dosya-dosyalar var mıdır?  5- Hastanede görevli 3 anestezi uzmanının tamamının Temmuz 2009  da geçici görevle Konya'ya gönderildikleri , hastanede anestezi doktorunun  kalmadığı , bu sebeple ameliyatların anestezi uzmanı olmadan yapıldığı  yolundaki iddialar doğru mudur?  6- 2007 Nisan ayında denetim yapan Sağlık Bakanlığı görevlisinin  Başhekim hakkında "İdarecilik yapamaz" mealinde rapor düzenlediği , ancak  bu raporun siyasi müdahaleler sonucunda işleme konulmasının engellendiği  yolundaki bilgi ve iddialar doğru mudur?  7- İddiaların somut ve ciddi olduğu göz önüne alındığında; yukarıda  sözü edilen ve ayrıca gizlendiği bilinen diğer iddiaların da ivedi olarak  incelenmesi ve sonucuna göre soruşturulması sürecini Bakanlık olarak başlatacak  mısınız?  - 3 0 3 -
Sayfa 132 -
T B M M B: 85 1 3 . 4 . 2 0 1 0  Hastane Doktoru olan biyokimya uzmanının özel Tıp Merkeziyle  anlaştığı, öğle arasından itibaren ve öğleden sonraları bu Tıp Merkezinde faaliyet  gösterdiği doğru mudur?  3-Hastane Satmalına İşlerinin başına getirilen Başhekim  Yardımcısının; buzdolabı-dizüstü bilgisayar karşılığı ilaç yazdığı, hastane  bünyesinde yapılan sünnet ve benzeri çalışmaların kayıtlara intikal ettirilmediği,  malzemelerin hastane bütçesinden karşılandığı , hastaların bir bölümünün  Konya'da görev yapan eşine yönlendirildiği yolundaki iddialar doğru mudur?  4-Mutemetlik görevini yapan kişinin Konya'da ikamet ettiği, Konya  Maliye'de işim var gerekçesiyle hastane ambulansıyla ve diğer aracıyla Konya'ya  öğleden sonra gittiği ve Çumra'ya dönüş yapmayıp, Konya'daki evinde kaldığı  ve devamında da görev yolluğu aldığı yolundaki bilgiler doğru mudur?  2008 yılında 42 N 8484 plakalı araçla bu şekilde Konya'ya gidiş  gelişte ambulansın uğradığı trafik kazası sonucu yapılan tamir bedelinin Kurum'a  ödettirildiği yolundaki iddia doğru mudur?  Satınalma işlem-ihaleleriyle ilgili olarak Çumra Cumhuriyet  Savcılığına intikal eden dosya-dosyalar var mıdır?  5- Hastanede görevli 3 anestezi uzmanının tamamının Temmuz 2009  da geçici görevle Konya'ya gönderildikleri , hastanede anestezi doktorunun  kalmadığı , bu sebeple ameliyatların anestezi uzmanı olmadan yapıldığı  yolundaki iddialar doğru mudur?  6- 2007 Nisan ayında denetim yapan Sağlık Bakanlığı görevlisinin  Başhekim hakkında "İdarecilik yapamaz" mealinde rapor düzenlediği , ancak  bu raporun siyasi müdahaleler sonucunda işleme konulmasının engellendiği  yolundaki bilgi ve iddialar doğru mudur?  7- İddiaların somut ve ciddi olduğu göz önüne alındığında; yukarıda  sözü edilen ve ayrıca gizlendiği bilinen diğer iddiaların da ivedi olarak  incelenmesi ve sonucuna göre soruşturulması sürecini Bakanlık olarak başlatacak  mısınız?  - 3 0 3 - TBMM B: 85 1 3 . 4 . 2 0 1 0  T.C.  SAĞLIK BAKANLIĞI  Soru Önergeleri Birimi  Sayı :B.10.0.SOB.00.00.00.0/  Konu: Yazılı Soru önergesi Cevabı  TÜRKIYE BÜYÜK MILLET MECLÎSI BAŞKANLIĞINA  İ lg i : 11/02/2010 tarihli ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-19835 sayılı yazınız.  Konya Milletvekili Sayın Atilla KART tarafından verilen "Çumra Devlet Hastanesi  yönetimine yönelik iddialara ilişkin" 7/12394 sayılı yazılı soru Önergesinin cevabı ekte  sunulmaktadır.  Arz ederim.  Prof. D r R e c e p AKDAĞ  Sağlık Bakanı  EKLER:  1-Önerge cevabı  - 3 0 4 -
Sayfa 133 -
TBMM B: 85 1 3 . 4 . 2 0 1 0  T.C.  SAĞLIK BAKANLIĞI  Soru Önergeleri Birimi  Sayı :B.10.0.SOB.00.00.00.0/  Konu: Yazılı Soru önergesi Cevabı  TÜRKIYE BÜYÜK MILLET MECLÎSI BAŞKANLIĞINA  İ lg i : 11/02/2010 tarihli ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-19835 sayılı yazınız.  Konya Milletvekili Sayın Atilla KART tarafından verilen "Çumra Devlet Hastanesi  yönetimine yönelik iddialara ilişkin" 7/12394 sayılı yazılı soru Önergesinin cevabı ekte  sunulmaktadır.  Arz ederim.  Prof. D r R e c e p AKDAĞ  Sağlık Bakanı  EKLER:  1-Önerge cevabı  - 3 0 4 - TBMM B: 85 13 . 4 . 2010  Konya Milletvekili Atilla KART tarafından verilen "Çumra Devlet Hastanesi  yönetimine yönelik iddialara ilişkin" 7/12394 sıra sayılı yazılı soru önergesinin  cevabıdır:  SORULAR:  Konya-Çumra Devlet Hastanesi yönetiminde Başhekim ile 2 Başhekim  Yardımcısından kaynaklanan keyfi, savurgan, sorumsuz ve partizan bir yönetim anlayışının  egemen hale geldiğine dair tarafımıza somut ve ciddi bulgular ulaşmıştır.  Tarafımıza ulaşan bilgi ve bulgulara göre;  Bu kişiler 3,5 yıldan bu yana her gün ilaç mümessilleri tarafından Konya'daki  evlerinden alınıp, Çumra'ya getirilmekte; öğlen yemekleri hastane dışında ilaç mümessili  tarafından karşılanmakta, her gün saat 15-15.30 civarında hastaneden ayrıldıkları, yıllık  izinlerinde ve yurtdışına gittiklerinde bile Döner Sermayelerinden kesinti yapılmamakta,  hastalar bilinçli ve organize bir şekilde özel bir tıp merkezine yönlendirilmekte, Başhekim  mesaisini aksattığı ve çoğu zaman Konya'da olduğu için evrak imzalaması gerektiğinde  ambulansın Konya'ya gönderilmesi suretiyle bu evrakların imzalatıldığı, Başhekim'in belli 3- 4 ilacı her hastaya yazdığı ileri sürülmektedir.  Hastane yönetiminde tam bir keyfilik hâkim olup, personel arasında ayrımcılık  yapılmaktadır. Tehdit boyutlarına varan uygulamalar söz konusudur. Hastane yönetimi,  hastane bütçesi ve kaynakların kullanımı konularında ivedi bir şekilde inceleme ve  soruşturma yapılması gerektiği anlaşılmaktadır.  Olaylar bir bütün olarak, değerlendirildiğinde; Türkiye genelinde Devlet  Hastanelerinde mevcut olan keyfi, savurgan ve yandaş yönetici anlayışının Çumra'da da  egemen olduğu anlaşılmaktadır.  Bu bilgi ve değerlendirmeler ışığında aşağıdaki hususların cevaplandırılmasını talep  etmek gereği doğmuştur.  SORU 1- Başhekim ve 2 Başhekim Yardımcısının sürekli olarak belli bir ilaç fırması- mümessili tarafından Çumra-Konya arasında götürUlüp-getirildiği yolundaki bilgi ve iddialar  doğru mudur? Hastaların belli bir Tıp Merkezine bilinçli olarak yönlendirildiği doğru mudur?  CEVAP 1- Hükümetlerimiz döneminde sağlıkta kapsamlı bir dönüşüm programı  başlattık. İnsanı yaşat ki devlet yaşasın anlayışı ile insan odaklı bir sağlık sistemi oluşturduk.  Sonuçta sağlık göstergelerimizde önemli iyileşmeler oldu. Vatandaşlarımız finansal riskten  korundu ve neticesinde memnuniyet arttı.  Bakanlığım tarafından yapılan tüm yönetici atamalarında; liyakat ve kariyer ilkeleri  çerçevesinde, hizmet gereklerini esas aldık. Bakanlığıma bağlı hastanelerde görev yapan  idareciler ile ilgili ihbar veya şikayetin olması durumunda gerekli inceleme ve soruşturmalar  yapılmaktadır.  Bu çerçevede Çumra İlçesinde meydana geldiği iddia edilen bir olaydan yola çıkarak,  tüm Sağlık Bakanlığı teşkilatım zan altında bırakmak insafa sığmamaktadır. Kaldı ki; İl  Sağlık Müdürlüğünden alınan bilgiye göre, önergeye konu olan iddia daha önce bir  soruşturmacı tarafından araştırılmış ve soruşturma sonucunda, "iddianın sübuta ermediğinin  tespit edildiği" ifade edilmiştir.  SORU 2- 2007 yılında yapılan otoanalîzör ihalesi sonucu gelen cihazın 5-6 ay sonra  götürüldüğü, yerine uygun olmayan cihazın getirildiği, şartnameye aykırı olan bu cihazın 1 yıl  boyunca hastanede kullanıldığı doğru mudur?  Hastane doktoru olan biyokimya uzmanının öze l Tıp Merkeziyle anlaştığı, öğle  arasından itibaren ve öğleden sonraları bu Tıp Merkezinde faaliyet gösterdiği doğru mudur?  CEVAP 2- Konya Sağlık Müdürlüğünce, "28.03.2007 tarihinde Hastane tarafından  yapılan 'Kit Karşılığı Biyokimya Cihazı Alımı' ihalesi sözleşmesinin 31.12.2007 tarihinde  sona erdiği ancak hastanede halen cihaza ait kit bulunması nedeniyle kurulu bulunan oto  analizör cihazı kullanımına devam edildiği; kurulu cihazın 31.01.2008 tarihinde arıza yapması  nedeniyle yüklenici firma tarafından mevcut sistemin yanına yedek bir cihaz kurulduğu ve  hastanede tamiratının yapılarak laboratuarda kalan kitler bitinceye kadar cihazın hastanenin  kullanımına verildiği" bildirilmektedir.  - 3 0 5 -
Sayfa 134 -
TBMM B: 85 13 . 4 . 2010  Konya Milletvekili Atilla KART tarafından verilen "Çumra Devlet Hastanesi  yönetimine yönelik iddialara ilişkin" 7/12394 sıra sayılı yazılı soru önergesinin  cevabıdır:  SORULAR:  Konya-Çumra Devlet Hastanesi yönetiminde Başhekim ile 2 Başhekim  Yardımcısından kaynaklanan keyfi, savurgan, sorumsuz ve partizan bir yönetim anlayışının  egemen hale geldiğine dair tarafımıza somut ve ciddi bulgular ulaşmıştır.  Tarafımıza ulaşan bilgi ve bulgulara göre;  Bu kişiler 3,5 yıldan bu yana her gün ilaç mümessilleri tarafından Konya'daki  evlerinden alınıp, Çumra'ya getirilmekte; öğlen yemekleri hastane dışında ilaç mümessili  tarafından karşılanmakta, her gün saat 15-15.30 civarında hastaneden ayrıldıkları, yıllık  izinlerinde ve yurtdışına gittiklerinde bile Döner Sermayelerinden kesinti yapılmamakta,  hastalar bilinçli ve organize bir şekilde özel bir tıp merkezine yönlendirilmekte, Başhekim  mesaisini aksattığı ve çoğu zaman Konya'da olduğu için evrak imzalaması gerektiğinde  ambulansın Konya'ya gönderilmesi suretiyle bu evrakların imzalatıldığı, Başhekim'in belli 3- 4 ilacı her hastaya yazdığı ileri sürülmektedir.  Hastane yönetiminde tam bir keyfilik hâkim olup, personel arasında ayrımcılık  yapılmaktadır. Tehdit boyutlarına varan uygulamalar söz konusudur. Hastane yönetimi,  hastane bütçesi ve kaynakların kullanımı konularında ivedi bir şekilde inceleme ve  soruşturma yapılması gerektiği anlaşılmaktadır.  Olaylar bir bütün olarak, değerlendirildiğinde; Türkiye genelinde Devlet  Hastanelerinde mevcut olan keyfi, savurgan ve yandaş yönetici anlayışının Çumra'da da  egemen olduğu anlaşılmaktadır.  Bu bilgi ve değerlendirmeler ışığında aşağıdaki hususların cevaplandırılmasını talep  etmek gereği doğmuştur.  SORU 1- Başhekim ve 2 Başhekim Yardımcısının sürekli olarak belli bir ilaç fırması- mümessili tarafından Çumra-Konya arasında götürUlüp-getirildiği yolundaki bilgi ve iddialar  doğru mudur? Hastaların belli bir Tıp Merkezine bilinçli olarak yönlendirildiği doğru mudur?  CEVAP 1- Hükümetlerimiz döneminde sağlıkta kapsamlı bir dönüşüm programı  başlattık. İnsanı yaşat ki devlet yaşasın anlayışı ile insan odaklı bir sağlık sistemi oluşturduk.  Sonuçta sağlık göstergelerimizde önemli iyileşmeler oldu. Vatandaşlarımız finansal riskten  korundu ve neticesinde memnuniyet arttı.  Bakanlığım tarafından yapılan tüm yönetici atamalarında; liyakat ve kariyer ilkeleri  çerçevesinde, hizmet gereklerini esas aldık. Bakanlığıma bağlı hastanelerde görev yapan  idareciler ile ilgili ihbar veya şikayetin olması durumunda gerekli inceleme ve soruşturmalar  yapılmaktadır.  Bu çerçevede Çumra İlçesinde meydana geldiği iddia edilen bir olaydan yola çıkarak,  tüm Sağlık Bakanlığı teşkilatım zan altında bırakmak insafa sığmamaktadır. Kaldı ki; İl  Sağlık Müdürlüğünden alınan bilgiye göre, önergeye konu olan iddia daha önce bir  soruşturmacı tarafından araştırılmış ve soruşturma sonucunda, "iddianın sübuta ermediğinin  tespit edildiği" ifade edilmiştir.  SORU 2- 2007 yılında yapılan otoanalîzör ihalesi sonucu gelen cihazın 5-6 ay sonra  götürüldüğü, yerine uygun olmayan cihazın getirildiği, şartnameye aykırı olan bu cihazın 1 yıl  boyunca hastanede kullanıldığı doğru mudur?  Hastane doktoru olan biyokimya uzmanının öze l Tıp Merkeziyle anlaştığı, öğle  arasından itibaren ve öğleden sonraları bu Tıp Merkezinde faaliyet gösterdiği doğru mudur?  CEVAP 2- Konya Sağlık Müdürlüğünce, "28.03.2007 tarihinde Hastane tarafından  yapılan 'Kit Karşılığı Biyokimya Cihazı Alımı' ihalesi sözleşmesinin 31.12.2007 tarihinde  sona erdiği ancak hastanede halen cihaza ait kit bulunması nedeniyle kurulu bulunan oto  analizör cihazı kullanımına devam edildiği; kurulu cihazın 31.01.2008 tarihinde arıza yapması  nedeniyle yüklenici firma tarafından mevcut sistemin yanına yedek bir cihaz kurulduğu ve  hastanede tamiratının yapılarak laboratuarda kalan kitler bitinceye kadar cihazın hastanenin  kullanımına verildiği" bildirilmektedir.  - 3 0 5 - T B M M B: 85 1 3 . 4 . 2 0 1 0  SORU 3- Hastane Satınalma İşlerinin başına getirilen Başhekim Yardımcısının;  buzdolabı-dizüstü bilgisayar karşılığı ilaç yazdığı, hastane bünyesinde yapılan sünnet ve  benzeri çalışmaların kayıtlara intikal ettirilmediği, malzemelerin hastane bütçesinden  karşılandığı, hastaların bir bölümünün Konya'da görev yapan eşine yönlendirildiği yolundaki  iddialar doğru mudur?  CEVAP 3- Konya Sağlık Müdürlüğünce, "Hastane satın alma işlerinin başında olan  Başhekim yardımcısının hasta muayenesi yapmadığı ve reçete yazmadığı için reçete karşılığı  buzdolabı, dizüstü bilgisayar aldığı ve hastaların bir kısmını eşine yönlendirdiği iddialarının  gerçeği yansıtmadığı; hastanede 3 diş hekimi bulunmakta olup protez, dolgu ve diğer diş  tedavilerinin yapılmakta olduğu, sevk işlemlerinin diş tabipleri tarafından sadece Konya Ağız  ve Diş Sağlığı Merkezi ile Konya Beyhekim Ağız ve Diş Sağlığı Merkezlerine yapılabildiği"  bildirilmektedir.  SORU 4- Mutemetlik görevini yapan kişinin Konya'da ikamet ettiği, Konya  Maliye'de işim var gerekçesiyle hastane ambulansıyla ve diğer aracıyla Konya'ya öğleden  sonra gittiği ve Çumra'ya dönüş yapmayıp, Konya'daki evinde kaldığı ve devamında da  görev yolluğu aldığı yolundaki bilgiler doğru mudur?  2008 yılında 42 N 8484 plakalı araçla bu şekilde Konya'ya gidiş gelişte ambulansın  uğradığı trafik kazası sonucu yapılan tamir bedelinin Kurum'a ödettirildiği yolundaki iddia  doğru mudur?  Satınalma işlem-ihaleleriyle ilgili olarak Çumra Cumhuriyet Savcılığına intikal eden  dosya-dosyalar var mıdır?  CEVAP 4- Konya Sağlık Müdürlüğü'nden alman bilgiye göre; "Mutemetlik görevini  yapan görevlinin maaş dönemlerinde İdare tarafından görevlendirilerek Konya Defterdarlık  Maliye Muhasebe Müdürlüğüne gittiği ve kanuni hakkı olan yolluğunu aldığı,  2008 yılında 42 N 8484 plakalı ambulans aracının Konya iline giderken kaza yaptığı,  görevli şoför tarafından Başhekimliğe bilgi verilmediği olayın ancak 31.12.2009 tarihinde  Çumra Kaymakamlığı tarafından yapılan soruşturma sonucu öğrenilmiş olduğu, kaza  neticesinde oluşan kamu zararının tahsili konusunun ilgili şoföre tebliğ edildiği, konu ile ilgili  soruşturma izni verilerek soruşturmanın devam etmekte olduğu,  Satın alma ve ihalelerle ilgili Çumra Cumhuriyet Savcılığına intikal eden dosyaların  incelendiği ve soruşturmaya yer olmadığı karan verildiği," ifade edilmektedir.  SORU 5- Hastanede görevli 3 anestezi uzmanının tamamının Temmuz 2009 da geçici  görevle Konya'ya gönderildikleri, hastanede anestezi doktorunun kalmadığı, bu sebeple  ameliyatların anestezi uzmanı olmadan yapıldığı yolundaki iddialar doğru mudur?  CEVAP 5- Konya Sağlık Müdürlüğü'nden alınan bilgiye göre; "Hastanede görevli 3  Anestezi Uzmanının tamamının geçici göreve gittiği iddiasının doğru olmadığı, her ay  rotasyonla iki uzmanın geçici görevle görevlendirildiği diğer Üçüncü Anestezi Uzmanının  hastanedeki görevi başında bulunduğu, Valilik makamından böyle bir geçici görev onayı  almanın, zaten mümkün olmadığı" ifade edilmektedir.  SORU 6- 2007 Nisan ayında denetim yapan Sağlık Bakanlığı görevlisinin Başhekim  hakkında "İdarecilik yapamaz" mealinde rapor düzenlendiği, ancak bu raporun siyasi  müdahaleler sonucunda işleme konulmasının engellendiği yolundaki bilgi ve iddialar doğru  mudur?  SORU 7- İddiaların somut ve ciddi olduğu göz önüne alındığında; yukarıda sözü  edilen ve ayrıca gizlendiği bilinen diğer iddiaların da ivedi olarak incelenmesi ve sonucuna  göre soruşturulması sürecini Bakanlık olarak başlatacak mısınız?  CEVAP 6 ve 7- Anılan Başhekim hakkında, belirtilen tarihte "idarecilik yapamaz"  mealinde düzenlenmiş bir rapor bulunmamaktadır.  Konuya gösterilen ilgiye teşekkür ederim.  - 3 0 6 -
Sayfa 135 -
T B M M B: 85 1 3 . 4 . 2 0 1 0  SORU 3- Hastane Satınalma İşlerinin başına getirilen Başhekim Yardımcısının;  buzdolabı-dizüstü bilgisayar karşılığı ilaç yazdığı, hastane bünyesinde yapılan sünnet ve  benzeri çalışmaların kayıtlara intikal ettirilmediği, malzemelerin hastane bütçesinden  karşılandığı, hastaların bir bölümünün Konya'da görev yapan eşine yönlendirildiği yolundaki  iddialar doğru mudur?  CEVAP 3- Konya Sağlık Müdürlüğünce, "Hastane satın alma işlerinin başında olan  Başhekim yardımcısının hasta muayenesi yapmadığı ve reçete yazmadığı için reçete karşılığı  buzdolabı, dizüstü bilgisayar aldığı ve hastaların bir kısmını eşine yönlendirdiği iddialarının  gerçeği yansıtmadığı; hastanede 3 diş hekimi bulunmakta olup protez, dolgu ve diğer diş  tedavilerinin yapılmakta olduğu, sevk işlemlerinin diş tabipleri tarafından sadece Konya Ağız  ve Diş Sağlığı Merkezi ile Konya Beyhekim Ağız ve Diş Sağlığı Merkezlerine yapılabildiği"  bildirilmektedir.  SORU 4- Mutemetlik görevini yapan kişinin Konya'da ikamet ettiği, Konya  Maliye'de işim var gerekçesiyle hastane ambulansıyla ve diğer aracıyla Konya'ya öğleden  sonra gittiği ve Çumra'ya dönüş yapmayıp, Konya'daki evinde kaldığı ve devamında da  görev yolluğu aldığı yolundaki bilgiler doğru mudur?  2008 yılında 42 N 8484 plakalı araçla bu şekilde Konya'ya gidiş gelişte ambulansın  uğradığı trafik kazası sonucu yapılan tamir bedelinin Kurum'a ödettirildiği yolundaki iddia  doğru mudur?  Satınalma işlem-ihaleleriyle ilgili olarak Çumra Cumhuriyet Savcılığına intikal eden  dosya-dosyalar var mıdır?  CEVAP 4- Konya Sağlık Müdürlüğü'nden alman bilgiye göre; "Mutemetlik görevini  yapan görevlinin maaş dönemlerinde İdare tarafından görevlendirilerek Konya Defterdarlık  Maliye Muhasebe Müdürlüğüne gittiği ve kanuni hakkı olan yolluğunu aldığı,  2008 yılında 42 N 8484 plakalı ambulans aracının Konya iline giderken kaza yaptığı,  görevli şoför tarafından Başhekimliğe bilgi verilmediği olayın ancak 31.12.2009 tarihinde  Çumra Kaymakamlığı tarafından yapılan soruşturma sonucu öğrenilmiş olduğu, kaza  neticesinde oluşan kamu zararının tahsili konusunun ilgili şoföre tebliğ edildiği, konu ile ilgili  soruşturma izni verilerek soruşturmanın devam etmekte olduğu,  Satın alma ve ihalelerle ilgili Çumra Cumhuriyet Savcılığına intikal eden dosyaların  incelendiği ve soruşturmaya yer olmadığı karan verildiği," ifade edilmektedir.  SORU 5- Hastanede görevli 3 anestezi uzmanının tamamının Temmuz 2009 da geçici  görevle Konya'ya gönderildikleri, hastanede anestezi doktorunun kalmadığı, bu sebeple  ameliyatların anestezi uzmanı olmadan yapıldığı yolundaki iddialar doğru mudur?  CEVAP 5- Konya Sağlık Müdürlüğü'nden alınan bilgiye göre; "Hastanede görevli 3  Anestezi Uzmanının tamamının geçici göreve gittiği iddiasının doğru olmadığı, her ay  rotasyonla iki uzmanın geçici görevle görevlendirildiği diğer Üçüncü Anestezi Uzmanının  hastanedeki görevi başında bulunduğu, Valilik makamından böyle bir geçici görev onayı  almanın, zaten mümkün olmadığı" ifade edilmektedir.  SORU 6- 2007 Nisan ayında denetim yapan Sağlık Bakanlığı görevlisinin Başhekim  hakkında "İdarecilik yapamaz" mealinde rapor düzenlendiği, ancak bu raporun siyasi  müdahaleler sonucunda işleme konulmasının engellendiği yolundaki bilgi ve iddialar doğru  mudur?  SORU 7- İddiaların somut ve ciddi olduğu göz önüne alındığında; yukarıda sözü  edilen ve ayrıca gizlendiği bilinen diğer iddiaların da ivedi olarak incelenmesi ve sonucuna  göre soruşturulması sürecini Bakanlık olarak başlatacak mısınız?  CEVAP 6 ve 7- Anılan Başhekim hakkında, belirtilen tarihte "idarecilik yapamaz"  mealinde düzenlenmiş bir rapor bulunmamaktadır.  Konuya gösterilen ilgiye teşekkür ederim.  - 3 0 6 - T B M M B: 85 13 . 4 . 2010  13.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel'in, Adana'da hastaneler için yapılan ihalelere ilişkin  sorusu ve Sağlık Bakanı Recep Akdağ'ın cevabı (7/12395)  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Aşağıdaki sorularımın Sağlık Bakanı Sayın Recep Akdağ taraf ından yazılı olarak  yanıt lanmasını arz eder im. Saygılarımla.26.01.2010  13.01.1983 tar ih ve 17927 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürür lüğe giren  Yataklı Tedavi Kurumları İşletme Yönetmel iğ inin 100'üncü maddesinde "Yataklı tedavi  kurumlar ında satın alma işleri, satın alma komisyonu tarafından ilgili mevzuata göre yapılır"  deni lmektedi r .  Bu i t ibar la;  1 . 2002-2010 yılları arasında ve yıllar i t ibariyle, Adana İ l imizde Sağlık  Bakanlığı'na bağlı hastaneler için ayrı ayrı bel i r t i lmek suretiyle hangi ihale yön temler i ile kaç  t ıbbi malzeme ve ilaç alımı ihalesi yapılmıştır? Söz konusu ihaleler hangi f i rmalara ne kadar  bedelle ver i lmişt i r?  2. 2002-2010 yılları arasında ve yıllar i t ibariyle, Adana İ l imizde Sağlık  Bakanlığı'na bağlı hastaneler için ayrı ayrı bel i r t i lmek suretiyle temizl ik ve yemek hizmet ler i  alımı için kaç ihale yapılmıştır? Söz konusu ihaleler hangi ihale usulü ile hangi f i rmalara ne  bedelle ver i lmişt i r?  3. Anılan yıllar i t ibariyle, Adana i l imizdeki hastanelerin satın alma  komisyonlarınca yapılan mal ve hizmet alımı ihaleleri için Bakanlığınıza kaç şikâyet veya itiraz  ulaşmıştır? Söz konusu şikâyetlere ilişkin Bakanlığınızca kaç inceleme/soruşturma yapılmıştır?  Yapılan ince leme/soruşturma var ise bunlar nasıl sonuçlanmıştır?  - 3 0 7 -
Sayfa 136 -
T B M M B: 85 13 . 4 . 2010  13.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel'in, Adana'da hastaneler için yapılan ihalelere ilişkin  sorusu ve Sağlık Bakanı Recep Akdağ'ın cevabı (7/12395)  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Aşağıdaki sorularımın Sağlık Bakanı Sayın Recep Akdağ taraf ından yazılı olarak  yanıt lanmasını arz eder im. Saygılarımla.26.01.2010  13.01.1983 tar ih ve 17927 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürür lüğe giren  Yataklı Tedavi Kurumları İşletme Yönetmel iğ inin 100'üncü maddesinde "Yataklı tedavi  kurumlar ında satın alma işleri, satın alma komisyonu tarafından ilgili mevzuata göre yapılır"  deni lmektedi r .  Bu i t ibar la;  1 . 2002-2010 yılları arasında ve yıllar i t ibariyle, Adana İ l imizde Sağlık  Bakanlığı'na bağlı hastaneler için ayrı ayrı bel i r t i lmek suretiyle hangi ihale yön temler i ile kaç  t ıbbi malzeme ve ilaç alımı ihalesi yapılmıştır? Söz konusu ihaleler hangi f i rmalara ne kadar  bedelle ver i lmişt i r?  2. 2002-2010 yılları arasında ve yıllar i t ibariyle, Adana İ l imizde Sağlık  Bakanlığı'na bağlı hastaneler için ayrı ayrı bel i r t i lmek suretiyle temizl ik ve yemek hizmet ler i  alımı için kaç ihale yapılmıştır? Söz konusu ihaleler hangi ihale usulü ile hangi f i rmalara ne  bedelle ver i lmişt i r?  3. Anılan yıllar i t ibariyle, Adana i l imizdeki hastanelerin satın alma  komisyonlarınca yapılan mal ve hizmet alımı ihaleleri için Bakanlığınıza kaç şikâyet veya itiraz  ulaşmıştır? Söz konusu şikâyetlere ilişkin Bakanlığınızca kaç inceleme/soruşturma yapılmıştır?  Yapılan ince leme/soruşturma var ise bunlar nasıl sonuçlanmıştır?  - 3 0 7 - T B M M B: 85 13 . 4 . 2010  T.C.  SAĞLIK BAKANLIĞI  Soru önergeleri Birimi  Sayı :B.10.0.SOB.00.00.00.07  Konu: Yazılı Soru önergesi Cevabı  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi: 11/02/2010 tarihli ve A.Ol.O.GNS.0.10.00.02-19835 sayılı yazınız.  Adana Milletvekili Sayın Hulusi GÜVEL tarafından verilen "Adana'da hastaneler için  yapılan ihalelere ilişkin" olarak verilen 7/12395 sayılı yazılı soru önergesinin cevabı ekte  sunulmaktadır.  Arz ederim. / \  Prof. Dr. Recep AKDAĞ  Sağlık Bakanı  1- önerge cevabı  2-1 Adet tablo  - 3 0 8 -
Sayfa 137 -
T B M M B: 85 13 . 4 . 2010  T.C.  SAĞLIK BAKANLIĞI  Soru önergeleri Birimi  Sayı :B.10.0.SOB.00.00.00.07  Konu: Yazılı Soru önergesi Cevabı  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi: 11/02/2010 tarihli ve A.Ol.O.GNS.0.10.00.02-19835 sayılı yazınız.  Adana Milletvekili Sayın Hulusi GÜVEL tarafından verilen "Adana'da hastaneler için  yapılan ihalelere ilişkin" olarak verilen 7/12395 sayılı yazılı soru önergesinin cevabı ekte  sunulmaktadır.  Arz ederim. / \  Prof. Dr. Recep AKDAĞ  Sağlık Bakanı  1- önerge cevabı  2-1 Adet tablo  - 3 0 8 - T B M M B: 85 1 3 . 4 . 2 0 1 0  Adana Milletvekili Sayın Hulusi GÜVEL tarafından verilen "Adana'da  hastaneler için yapılan ihalelere ilişkin* 7/12395 sayılı yazılı soru önergesinin cevabıdır:  SORULAR:  13.01.1983 tarih ve 17927 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren  Yataklı Tedavi Kurumlan İşletme Yönetmeliği'nin 100'üncü maddesinde "Yataklı tedavi  kurumlarında satın alma işleri, satın alma komisyonu tarafından ilgili mevzuata göre yapılır"  denilmektedir.  Bu itibarla;  SORU 1- 2002-2010 yıllan arasında ve yıllar itibariyle, Adana İlimizde Sağlık  Bakanlığı'na bağlı hastaneler için ayn ayn belirtilmek suretiyle hangi ihale yöntemleri ile kaç  tıbbi malzeme ve ilaç alımı ihalesi yapılmıştır? Söz konusu ihaleler hangi firmalara ne kadar  bedelle verilmiştir?  SORU 2- 2002-2010 yılları arasında ve yıllar itibariyle, Adana İlimizde Sağlık  Bakanlığı'na bağlı hastaneler için ayn ayn belirtilmek suretiyle temizlik ve yemek hizmetleri  alımı için kaç ihale yapılmıştır? Söz konusu ihaleler hangi ihale usulü ile hangi firmalara ne  bedelle verilmiştir?  CEVAP 1 ve 2- 2002-2010 yıllan arasında Adana İlindeki hastanelerde yapılan  ihalelerin sayısı, konusu ve yaklaşık toplam tutan ekte sunulan tabloda belirtilmekte olup,  özel bir ihaleye ilişkin öğrenilmek istenen bir bilgi veya iddia var ise, açıkça belirtilmesi  halinde bu konuda yöneltilen soruya açıklayıcı bir bilgi verilebilecektir.  SORU 3- Anılan yıllar itibariyle, Adana İlimizdeki hastanelerin satın alma  komisyonlarınca yapılan mal ve hizmet alımı ihaleleri için Bakanlığınıza kaç şikâyet veya  itiraz ulaşmıştır? Söz konusu şikâyetlere ilişkin Bakanlığınızca kaç inceleme/soruşturma  yapılmıştır? Yapılan inceleme/soruşturma var ise bunlar nasıl sonuçlanmıştır?  CEVAP 3- Adana İlindeki hastaneler için yapılan ihalelere ilişkin olarak;  Bakanlığımız Müfettişlerince, 2002-2010 yıllan arasında yapılan mal ve hizmet alımlarına ait  48 ihale ile ilgili, ihbar dilekçelerine istinaden soruşturma yapılmıştır.  Bunlardan; 15 ihalede sorumluluğu tespit edilenler hakkında muhtelif disiplin cezalan  önerilmiş,  1 ihalede sorumluluğu tespit edilenler hakkında "Soruşturma İzni Verilmesi" yönünde  işlem yapılmak üzere tevdi raporu düzenlenmiştir.  1 ihalede de, sorumluluğu tespit edilenler hakkında "Soruşturma İzni Verilmesi"  yönünde işlem yapılmak üzere ön inceleme raporu ile aynı konuyla ilgili olarak, Adana  Valiliğince 4483 sayılı Yasa gereğince işlem yapılmak üzere tevdi raporu düzenlenmiştir.  32 ihalede ise konusu suç teşkil eden herhangi bir fiile rastlanılmamıştır.  Konuya gösterilen ilgiye teşekkür ederim.  - 3 0 9 -
Sayfa 138 -
T B M M B: 85 1 3 . 4 . 2 0 1 0  Adana Milletvekili Sayın Hulusi GÜVEL tarafından verilen "Adana'da  hastaneler için yapılan ihalelere ilişkin* 7/12395 sayılı yazılı soru önergesinin cevabıdır:  SORULAR:  13.01.1983 tarih ve 17927 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren  Yataklı Tedavi Kurumlan İşletme Yönetmeliği'nin 100'üncü maddesinde "Yataklı tedavi  kurumlarında satın alma işleri, satın alma komisyonu tarafından ilgili mevzuata göre yapılır"  denilmektedir.  Bu itibarla;  SORU 1- 2002-2010 yıllan arasında ve yıllar itibariyle, Adana İlimizde Sağlık  Bakanlığı'na bağlı hastaneler için ayn ayn belirtilmek suretiyle hangi ihale yöntemleri ile kaç  tıbbi malzeme ve ilaç alımı ihalesi yapılmıştır? Söz konusu ihaleler hangi firmalara ne kadar  bedelle verilmiştir?  SORU 2- 2002-2010 yılları arasında ve yıllar itibariyle, Adana İlimizde Sağlık  Bakanlığı'na bağlı hastaneler için ayn ayn belirtilmek suretiyle temizlik ve yemek hizmetleri  alımı için kaç ihale yapılmıştır? Söz konusu ihaleler hangi ihale usulü ile hangi firmalara ne  bedelle verilmiştir?  CEVAP 1 ve 2- 2002-2010 yıllan arasında Adana İlindeki hastanelerde yapılan  ihalelerin sayısı, konusu ve yaklaşık toplam tutan ekte sunulan tabloda belirtilmekte olup,  özel bir ihaleye ilişkin öğrenilmek istenen bir bilgi veya iddia var ise, açıkça belirtilmesi  halinde bu konuda yöneltilen soruya açıklayıcı bir bilgi verilebilecektir.  SORU 3- Anılan yıllar itibariyle, Adana İlimizdeki hastanelerin satın alma  komisyonlarınca yapılan mal ve hizmet alımı ihaleleri için Bakanlığınıza kaç şikâyet veya  itiraz ulaşmıştır? Söz konusu şikâyetlere ilişkin Bakanlığınızca kaç inceleme/soruşturma  yapılmıştır? Yapılan inceleme/soruşturma var ise bunlar nasıl sonuçlanmıştır?  CEVAP 3- Adana İlindeki hastaneler için yapılan ihalelere ilişkin olarak;  Bakanlığımız Müfettişlerince, 2002-2010 yıllan arasında yapılan mal ve hizmet alımlarına ait  48 ihale ile ilgili, ihbar dilekçelerine istinaden soruşturma yapılmıştır.  Bunlardan; 15 ihalede sorumluluğu tespit edilenler hakkında muhtelif disiplin cezalan  önerilmiş,  1 ihalede sorumluluğu tespit edilenler hakkında "Soruşturma İzni Verilmesi" yönünde  işlem yapılmak üzere tevdi raporu düzenlenmiştir.  1 ihalede de, sorumluluğu tespit edilenler hakkında "Soruşturma İzni Verilmesi"  yönünde işlem yapılmak üzere ön inceleme raporu ile aynı konuyla ilgili olarak, Adana  Valiliğince 4483 sayılı Yasa gereğince işlem yapılmak üzere tevdi raporu düzenlenmiştir.  32 ihalede ise konusu suç teşkil eden herhangi bir fiile rastlanılmamıştır.  Konuya gösterilen ilgiye teşekkür ederim.  - 3 0 9 - T B M M B: 85 1 3 . 4 .2010  - 3 1 0 -
Sayfa 139 -
T B M M B: 85 1 3 . 4 .2010  - 3 1 0 - T B M M B: 85 1 3 . 4 . 2 0 1 0  14.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel'in, Osmaniye'de hastaneler içinyapüan ihalelere ilişkin  sorusu ve Sağlık Bakanı Recep Akdağ'ın cevabı (7/12396)  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI'NA  Aşağıdaki sorularımın Sağlık Bakanı Sayın Recep Akdağ taraf ından yazılı olarak  yanıt lanmasını arz eder im. Saygılarımla.26.01.2010  13.01.1983 tar ih ve 17927 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürür lüğe giren  Yataklı Tedavi Kurumlan iş letme Yönetmel iğ inin 100'üncü maddesinde "Yataklı tedavi  kurumlar ında satın alma işleri, satın alma komisyonu taraf ından ilgili mevzuata göre yapılır"  deni lmektedi r .  Bu i t ibar la;  1. 2002-2010 yılları arasında ve yıllar i t ibariyle, Osmaniye İ l imizde Sağlık  Bakanlığı'na bağlı hastaneler için ayrı ayrı bel i r t i lmek suretiyle hangi ihale yön temler i ile kaç  t ıbb i malzeme ve ilaç alımı ihalesi yapılmıştır? Söz konusu ihaleler hangi f i rmalara ne kadar  bedel le ver i lmişt i r?  2. 2002-2010 yılları arasında ve yıllar i t ibariyle, Osmaniye i l imizde Sağlık  Bakanlığı'na bağlı hastaneler için ayrı ayrı bel i r t i lmek suretiyle temizl ik ve yemek hizmet ler i  alımı İçin kaç ihale yapılmıştır? Söz konusu ihaleler hangi ihale usulü ile hangi f i rmalara ne  bedelle ver i lmişt i r?  3. Anılan yıllar i t ibariyle, Osmaniye i l imizdeki hastanelerin satın alma  komisyonlarınca yapılan mal ve hizmet alımı ihaleleri için Bakanlığınıza kaç şikâyet veya itiraz  ulaşmıştır? Söz konusu şikâyetlere ilişkin Bakanlığınızca kaç inceleme/soruşturma yapılmıştır?  Yapılan ince leme/soruşturma var ise bunlar nasıl sonuçlanmıştır?  - 3 1 1 -
Sayfa 140 -
T B M M B: 85 1 3 . 4 . 2 0 1 0  14.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel'in, Osmaniye'de hastaneler içinyapüan ihalelere ilişkin  sorusu ve Sağlık Bakanı Recep Akdağ'ın cevabı (7/12396)  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI'NA  Aşağıdaki sorularımın Sağlık Bakanı Sayın Recep Akdağ taraf ından yazılı olarak  yanıt lanmasını arz eder im. Saygılarımla.26.01.2010  13.01.1983 tar ih ve 17927 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürür lüğe giren  Yataklı Tedavi Kurumlan iş letme Yönetmel iğ inin 100'üncü maddesinde "Yataklı tedavi  kurumlar ında satın alma işleri, satın alma komisyonu taraf ından ilgili mevzuata göre yapılır"  deni lmektedi r .  Bu i t ibar la;  1. 2002-2010 yılları arasında ve yıllar i t ibariyle, Osmaniye İ l imizde Sağlık  Bakanlığı'na bağlı hastaneler için ayrı ayrı bel i r t i lmek suretiyle hangi ihale yön temler i ile kaç  t ıbb i malzeme ve ilaç alımı ihalesi yapılmıştır? Söz konusu ihaleler hangi f i rmalara ne kadar  bedel le ver i lmişt i r?  2. 2002-2010 yılları arasında ve yıllar i t ibariyle, Osmaniye i l imizde Sağlık  Bakanlığı'na bağlı hastaneler için ayrı ayrı bel i r t i lmek suretiyle temizl ik ve yemek hizmet ler i  alımı İçin kaç ihale yapılmıştır? Söz konusu ihaleler hangi ihale usulü ile hangi f i rmalara ne  bedelle ver i lmişt i r?  3. Anılan yıllar i t ibariyle, Osmaniye i l imizdeki hastanelerin satın alma  komisyonlarınca yapılan mal ve hizmet alımı ihaleleri için Bakanlığınıza kaç şikâyet veya itiraz  ulaşmıştır? Söz konusu şikâyetlere ilişkin Bakanlığınızca kaç inceleme/soruşturma yapılmıştır?  Yapılan ince leme/soruşturma var ise bunlar nasıl sonuçlanmıştır?  - 3 1 1 - T B M M B: 85 13 . 4 . 2010  T.C.  SAĞLIK BAKANLIĞI  Soru Önergeleri Birimi  Sayı :B.10.0.SOB.00.00.00.G7  Konu: Yazılı Soru önergesi Cevabı  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLÎSİ BAŞKANLIĞINA  İ lg i : 11/02/2010 tarihli ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-19835 sayılı yazınız.  Adana Milletvekili Sayın Hulusi GÜVEL tarafından verilen "Osmaniye'de hastaneler  için yapılan ihalelere ilişkin" 7/12396 sayılı yazılı soru önergesinin cevabı ekte  sunulmaktadır.  Arz ederim.  Prof. Dr. Recep AKDAĞ  Sağlık Bakanı  E K L E R :  1-önerge cevabı  2 -1 Adet tablo  - 3 1 2 -
Sayfa 141 -
T B M M B: 85 13 . 4 . 2010  T.C.  SAĞLIK BAKANLIĞI  Soru Önergeleri Birimi  Sayı :B.10.0.SOB.00.00.00.G7  Konu: Yazılı Soru önergesi Cevabı  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLÎSİ BAŞKANLIĞINA  İ lg i : 11/02/2010 tarihli ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-19835 sayılı yazınız.  Adana Milletvekili Sayın Hulusi GÜVEL tarafından verilen "Osmaniye'de hastaneler  için yapılan ihalelere ilişkin" 7/12396 sayılı yazılı soru önergesinin cevabı ekte  sunulmaktadır.  Arz ederim.  Prof. Dr. Recep AKDAĞ  Sağlık Bakanı  E K L E R :  1-önerge cevabı  2 -1 Adet tablo  - 3 1 2 - T B M M B: 85 13 . 4 . 2010  Adana Milletvekili Sayın Hulusi GÜVEL tarafından verilen, "Osmaniye'de  hastaneler için yapılan ihalelere ilişkin" 7/12396 sayılı yazılı soru önergesinin cevabıdır:  SORULAR:  13.01.1983 tarih ve 17927 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren  Yataklı Tedavi Kurumları İşletme Yönetmeliği'nin 100'üncü maddesinde "Yataklı tedavi  kurumlarında satın alma işleri, satın alma komisyonu tarafından ilgili mevzuata göre yapılır"  denilmektedir.  Bu itibarla;  SORU 1- 2002-2010 yıllan arasında ve yıllar itibariyle, Osmaniye ilimizde Sağlık  Bakanlığf na bağlı hastaneler için ayrı ayrı belirtilmek suretiyle hangi ihale yöntemleri ile kaç  tıbbi malzeme ve ilaç alımı ihalesi yapılmıştır? Söz konusu ihaleler hangi firmalara ne kadar  bedelle verilmiştir?  SORU 2- 2002-2010 yıllan arasında ve yıllar itibariyle, Osmaniye İlimizde Sağlık  Bakanlığı'na bağlı hastaneler için ayrı ayn belirtilmek suretiyle temizlik ve yemek hizmetleri  alımı için kaç ihale yapılmıştır? Söz konusu ihaleler hangi ihale usulü ile hangi firmalara ne  bedelle verilmiştir?  CEVAPLAR 1 ve 2- 2002-2010 yılları arasında Osmaniye İlindeki hastanelerde  yapılan ihalelerin sayısı, konusu ve yaklaşık toplam tutan ekte sunulan tabloda belirtilmekte  olup, özel bir ihaleye ilişkin öğrenilmek istenen bir bilgi veya iddia var ise, açıkça belirtilmesi  halinde bu konuda yöneltilen soruya açıklayıcı bir bilgi verilebilecektir.  SORU 3- Anılan yıllar itibariyle, Osmaniye İlimizdeki hastanelerin satın alma  komisyonlarınca yapılan mal ve hizmet alımı ihaleleri için Bakanlığımıza kaç şikâyet veya  itiraz ulaşmıştır? Söz konusu şikâyetlere ilişkin Bakanlığınızca kaç inceleme/soruşturma  yapılmıştır? Yapılan inceleme/soruşturma var ise bunlar nasıl sonuçlanmıştır?  CEVAP 3- Osmaniye İlindeki hastaneler için, 2002-2010 yıllan arasında yapılan mal  ve hizmet alımlan ihaleleri ile ilgili olarak, Bakanlığımıza intikal eden 16 şikâyet dilekçesi  mahallinde incelenmek üzere Osmaniye Valiliğine intikal ettirilmiş, 4 ihbar ve şikâyet  dilekçesi ise Bakanlığımız Müfettişleri tarafından incelenmiştir. Bakanlığımız Müfettişleri  tarafından yapılan 2 soruşturmada iddiaların doğru olmadığı kanaati bildirilmiştir. 2  soruşturmada ise iddiaların doğru olduğu kanaatiyle, düzenlenen raporlar, ilgililer hakkında  idari, adli ve disiplin yönünden gerekli işlem yapılmak üzere yetkili mercilere intikal  ettirilmiştir.  Konuya gösterilen ilgiye teşekkür ederim.  - 3 1 3 -
Sayfa 142 -
T B M M B: 85 13 . 4 . 2010  Adana Milletvekili Sayın Hulusi GÜVEL tarafından verilen, "Osmaniye'de  hastaneler için yapılan ihalelere ilişkin" 7/12396 sayılı yazılı soru önergesinin cevabıdır:  SORULAR:  13.01.1983 tarih ve 17927 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren  Yataklı Tedavi Kurumları İşletme Yönetmeliği'nin 100'üncü maddesinde "Yataklı tedavi  kurumlarında satın alma işleri, satın alma komisyonu tarafından ilgili mevzuata göre yapılır"  denilmektedir.  Bu itibarla;  SORU 1- 2002-2010 yıllan arasında ve yıllar itibariyle, Osmaniye ilimizde Sağlık  Bakanlığf na bağlı hastaneler için ayrı ayrı belirtilmek suretiyle hangi ihale yöntemleri ile kaç  tıbbi malzeme ve ilaç alımı ihalesi yapılmıştır? Söz konusu ihaleler hangi firmalara ne kadar  bedelle verilmiştir?  SORU 2- 2002-2010 yıllan arasında ve yıllar itibariyle, Osmaniye İlimizde Sağlık  Bakanlığı'na bağlı hastaneler için ayrı ayn belirtilmek suretiyle temizlik ve yemek hizmetleri  alımı için kaç ihale yapılmıştır? Söz konusu ihaleler hangi ihale usulü ile hangi firmalara ne  bedelle verilmiştir?  CEVAPLAR 1 ve 2- 2002-2010 yılları arasında Osmaniye İlindeki hastanelerde  yapılan ihalelerin sayısı, konusu ve yaklaşık toplam tutan ekte sunulan tabloda belirtilmekte  olup, özel bir ihaleye ilişkin öğrenilmek istenen bir bilgi veya iddia var ise, açıkça belirtilmesi  halinde bu konuda yöneltilen soruya açıklayıcı bir bilgi verilebilecektir.  SORU 3- Anılan yıllar itibariyle, Osmaniye İlimizdeki hastanelerin satın alma  komisyonlarınca yapılan mal ve hizmet alımı ihaleleri için Bakanlığımıza kaç şikâyet veya  itiraz ulaşmıştır? Söz konusu şikâyetlere ilişkin Bakanlığınızca kaç inceleme/soruşturma  yapılmıştır? Yapılan inceleme/soruşturma var ise bunlar nasıl sonuçlanmıştır?  CEVAP 3- Osmaniye İlindeki hastaneler için, 2002-2010 yıllan arasında yapılan mal  ve hizmet alımlan ihaleleri ile ilgili olarak, Bakanlığımıza intikal eden 16 şikâyet dilekçesi  mahallinde incelenmek üzere Osmaniye Valiliğine intikal ettirilmiş, 4 ihbar ve şikâyet  dilekçesi ise Bakanlığımız Müfettişleri tarafından incelenmiştir. Bakanlığımız Müfettişleri  tarafından yapılan 2 soruşturmada iddiaların doğru olmadığı kanaati bildirilmiştir. 2  soruşturmada ise iddiaların doğru olduğu kanaatiyle, düzenlenen raporlar, ilgililer hakkında  idari, adli ve disiplin yönünden gerekli işlem yapılmak üzere yetkili mercilere intikal  ettirilmiştir.  Konuya gösterilen ilgiye teşekkür ederim.  - 3 1 3 - TBMM B: 85 1 3 . 4 .2010  o.  c _re  </)  û)  «0  "2  a>  c  S  m m  İ  "E  JS  ' S  "C  _a>  a>  .>»  c  re  E  re  re  T3  e «) 2 <  c  CM  i  < 5 *  S  3  - 3 1 4 -
Sayfa 143 -
TBMM B: 85 1 3 . 4 .2010  o.  c _re  </)  û)  «0  "2  a>  c  S  m m  İ  "E  JS  ' S  "C  _a>  a>  .>»  c  re  E  re  re  T3  e «) 2 <  c  CM  i  < 5 *  S  3  - 3 1 4 - T B M M B: 85 1 3 . 4 . 2 0 1 0  15.- Adana Milletvekili Yılmaz Tankut'un, bir hastaneye hizmet alımıyla göreve başlatılan  personele ilişkin Başbakandan sorusu ve Sağlık Bakanı Recep Akdağ 'ın cevabı (7/12425)  28/01/2010  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Aşağıdaki sorularımın Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından yazılı olarak  cevaplandırılmasını; Anayasa'nın 98 ve İçtüzüğün 96. maddeleri gereğince saygılarımla arz  Üç gün önce basında çıkan bir habere konu olan olay, utanç verici bir tablo olarak  tarihe geçecek boyuttadır. İddia odur ki; Anamur İlçesi Devlet Hastanesindeki hizmet alımı  ihalelerinin yenilenmesi sonunda 32 işçi işten çıkarılmıştır. Bunlann arasında bedensel engelliler,  kanser olan annesine tek başına bakmaya çalışanlar, çocuk bekleyenler de bulunmaktadır. Hepsi  asgari ücretli çalışan vatandaşlanmız bir çırpıda işten çıkanlıp yerlerine AKP ilçe Başkanlığı'nın  hazırladığı listedeki isimler alınmıştır.  Haberlere göre, işten çıkanlan engelli vatandaşlarımızdan biri de bedensel engelli Hasan  Yıldız'dır. Bu engelli vatandaşımızın yerine giren isim ise AKP Anamur İlçe Gençlik Kolları  Başkanı Nurullah öz'dür. Sahibinin 'örgüt kurmak, ihaleye fesat karıştırmak, yağma, rüşvet,  özel belgede sahtecilik' suçlamalanyla yargılandığı belirtilen yeni temizlik firmasında işe alınan  öz'ün, yerine işe girdiği mağdur Yıldız'ın tekerlekli sandalyesinin önünde diz çöküp helallik  istediği de kaydedilen haberde, engelli vatandaşın şu sözleri dikkat çekicidir:  "Yanıma geldi. 'Senin işten çıkanldığından haberim ve ilgim yok. Hakkını helal et' dedi.  Ben de haksızlığı kim yapıyorsa onu Allah'a havale ettiğimi söyledim. Bu konuşmayı yaparken,  onun işe girdiğini de, partili olduğunu da bilmiyordum. Şimdi bu durum gösteriyor ki, işi alan  şirket parti mensubu ve kontenjanlarına yer açmak için bizim ekmeğimizle oynamışlar."  Bu bilgiler çerçevesinde;  1- Vatandaşlarımızın yaşadığı bu skandal olaydan haberdar mısınız?  2- Adı geçen engelli vatandaşımızın ve diğer mağdur vatandaşlarımızın tekrar işe alınması  konusunda bir çabanız olacak mıdır?  3- Skandal olayla ilgili bir soruşturma açılmasını sağlayacak mısınız?  4- İlçe teşkilatınız ve diğer sorumlular hakkında nasıl bir yaptırım yoluna gideceksiniz?  ederim.  - 3 1 5 -
Sayfa 144 -
T B M M B: 85 1 3 . 4 . 2 0 1 0  15.- Adana Milletvekili Yılmaz Tankut'un, bir hastaneye hizmet alımıyla göreve başlatılan  personele ilişkin Başbakandan sorusu ve Sağlık Bakanı Recep Akdağ 'ın cevabı (7/12425)  28/01/2010  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Aşağıdaki sorularımın Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından yazılı olarak  cevaplandırılmasını; Anayasa'nın 98 ve İçtüzüğün 96. maddeleri gereğince saygılarımla arz  Üç gün önce basında çıkan bir habere konu olan olay, utanç verici bir tablo olarak  tarihe geçecek boyuttadır. İddia odur ki; Anamur İlçesi Devlet Hastanesindeki hizmet alımı  ihalelerinin yenilenmesi sonunda 32 işçi işten çıkarılmıştır. Bunlann arasında bedensel engelliler,  kanser olan annesine tek başına bakmaya çalışanlar, çocuk bekleyenler de bulunmaktadır. Hepsi  asgari ücretli çalışan vatandaşlanmız bir çırpıda işten çıkanlıp yerlerine AKP ilçe Başkanlığı'nın  hazırladığı listedeki isimler alınmıştır.  Haberlere göre, işten çıkanlan engelli vatandaşlarımızdan biri de bedensel engelli Hasan  Yıldız'dır. Bu engelli vatandaşımızın yerine giren isim ise AKP Anamur İlçe Gençlik Kolları  Başkanı Nurullah öz'dür. Sahibinin 'örgüt kurmak, ihaleye fesat karıştırmak, yağma, rüşvet,  özel belgede sahtecilik' suçlamalanyla yargılandığı belirtilen yeni temizlik firmasında işe alınan  öz'ün, yerine işe girdiği mağdur Yıldız'ın tekerlekli sandalyesinin önünde diz çöküp helallik  istediği de kaydedilen haberde, engelli vatandaşın şu sözleri dikkat çekicidir:  "Yanıma geldi. 'Senin işten çıkanldığından haberim ve ilgim yok. Hakkını helal et' dedi.  Ben de haksızlığı kim yapıyorsa onu Allah'a havale ettiğimi söyledim. Bu konuşmayı yaparken,  onun işe girdiğini de, partili olduğunu da bilmiyordum. Şimdi bu durum gösteriyor ki, işi alan  şirket parti mensubu ve kontenjanlarına yer açmak için bizim ekmeğimizle oynamışlar."  Bu bilgiler çerçevesinde;  1- Vatandaşlarımızın yaşadığı bu skandal olaydan haberdar mısınız?  2- Adı geçen engelli vatandaşımızın ve diğer mağdur vatandaşlarımızın tekrar işe alınması  konusunda bir çabanız olacak mıdır?  3- Skandal olayla ilgili bir soruşturma açılmasını sağlayacak mısınız?  4- İlçe teşkilatınız ve diğer sorumlular hakkında nasıl bir yaptırım yoluna gideceksiniz?  ederim.  - 3 1 5 - T B M M B: 85 13 . 4 . 2010  T.C.  SAĞLIK BAKANLIĞI  Soru önergeleri Birimi  Sayı :B.10.0.SOB.00.00.00.0/  K o n u : Yazılı Soru önergesi Cevabı  TÜRKİYE BÜYÜK MÎLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İ lg i : 11/02/2010 tarihli ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-7/12425-19920/41847 sayılı yazınız.  Adana Milletvekili Yılmaz TANKUT tarafından verilen "Bir hastaneye hizmet  alımıyla göreve başlatılan personele ilişkin" 7/12425 sayılı yazılı soru önergesinin cevabı ekte  sunulmaktadır.  Arz ederim.  I  Prof. Dr. Recep AKDAĞ  Sağlık Bakanı  EKLER:  1-önerge cevabı  - 3 1 6 -
Sayfa 145 -
T B M M B: 85 13 . 4 . 2010  T.C.  SAĞLIK BAKANLIĞI  Soru önergeleri Birimi  Sayı :B.10.0.SOB.00.00.00.0/  K o n u : Yazılı Soru önergesi Cevabı  TÜRKİYE BÜYÜK MÎLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İ lg i : 11/02/2010 tarihli ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-7/12425-19920/41847 sayılı yazınız.  Adana Milletvekili Yılmaz TANKUT tarafından verilen "Bir hastaneye hizmet  alımıyla göreve başlatılan personele ilişkin" 7/12425 sayılı yazılı soru önergesinin cevabı ekte  sunulmaktadır.  Arz ederim.  I  Prof. Dr. Recep AKDAĞ  Sağlık Bakanı  EKLER:  1-önerge cevabı  - 3 1 6 - T B M M B: 85 13 . 4 . 2010  , Adana Milletvekili Yılmaz TANKUT tarafından verilen "Bir hastan/ye|hWn^t>  alımıyla göreve başlatılan personele ilişkin" 7/12425 sıra sayılı yazılı soru önergesinin  cevabıdır:  SORULAR:  Üç gün önce basında çıkan bir habere konu olan olay, utanç verici bir tablo olarak  tarihe geçecek boyuttadır. İddia odur ki; Anamur İlçesi Devlet Hastanesi'ndeki hizmet alımı  ihalelerinin yenilenmesi sonucunda 32 işçi işten çıkarılmıştır. Bunların arasında bedensel  engelliler, kanser olan annesine tek başına bakmaya çalışanlar, çocuk bekleyenler de  bulunmaktadır. Hepsi asgari ücretli çalışan vatandaşlarımız bir çırpıda işten çıkarılıp yerlerine  AKP İlçe Başkanlığının hazırladığı listedeki isimler alınmıştır.  Haberlere göre, işten çıkarılan engelli vatandaşlarımızdan biri de bedensel engelli  Hasan YILDIZ'dır. Bu engelli vatandaşımızın yerine giren isim ise AKP Anamur İlçe  Gençlik Kollan Başkanı Nurullah ÖZ'dür. Sahibinin "Örgüt kurmak, ihaleye fesat  kanştırmak, yağma, rüşvet, özel belgede sahtecilik" suçlamalanyla yargılandığı belirtilen yeni  temizlik firmasında işe alınan öz'ün, yerine işe girdiği mağdur Yıldız'ın tekerlekli  sandalyesinin önünde diz çöküp helallik istediği de kaydedilen haberde, engelli vatandaşın şu  sözleri dikkat çekicidir:  "Yanıma geldi. "Senin işten çıkarıldığından haberim ve ilgim yok. Hakkını helal et"  dedi. Ben de haksızlığı kim yapıyorsa onu Allah'a havale ettiğimi söyledim. Bu konuşmayı  yaparken, onun işe girdiğini de, partili olduğunu da bilmiyordum. Şimdi bu durum gösteriyor  ki, işi alan şirket parti mensubu ve kontenjanlarına yer açmak için bizim ekmeğimizle  oynamışlar."  Bu bilgiler çerçevesinde;  SORU 1- Vatandaşlanmızın yaşadığı bu skandal olaydan haberdar mısınız?  SORU 2- Adı geçen engelli vatandaşlanmızın ve diğer mağdur vatandaşlarımızın  tekrar işe alınması konusunda bir çabanız olacak mıdır?  SORU 3- Skandal olayla ilgili bir soruşturma açılmasını sağlayacak mısınız?  SORU 4- İlçe teşkilatınız ve diğer sorumlular hakkında nasıl bir yaptınm yoluna  gidecek misiniz?  CEVAPLAR 1, 2, 3 ve 4- Mersin İl Sağlık Müdürlüğünden verilen bilgiye göre,  Anamur Devlet Hastanesi temizlik hizmetleri ihalesi 19.08.2009 tarihinde yapılmış ihale  Okyanus Taahhüt A.Ş. Konya firmasında kalmış; bilgisayar hizmetleri ihalesi ise 14.10.2009  tarihinde yapılmış ve ihale Kayacı Bilgisayar Tic. Ltd. Şti. Mersin firmasında kalmıştır.  Okyanus Taahhüt A.Ş. firması; 01.01.2010 tarihinde hastanede işe başlamış, şirketin eski  yüklenicinin çalışmış olduğu işçilerle devam etme zorunluluğu bulunmamakla beraber  aralarında Hasan YILDIZ'ın da bulunduğu işçileri yeniden (01.02.2010 tarihinde) işe  başlatmıştır.  Aynca soru önergesinde belirtilen Hasan YILDIZ temizlik elemanı, Nurullah ÖZ ise  bilgi işlem elemanı olması sebebiyle birbirlerinin yerine işe alınmaları da söz konusu değildir.  Konuya gösterilen ilgiye teşekkür ederim.  - 3 1 7 -
Sayfa 146 -
T B M M B: 85 13 . 4 . 2010  , Adana Milletvekili Yılmaz TANKUT tarafından verilen "Bir hastan/ye|hWn^t>  alımıyla göreve başlatılan personele ilişkin" 7/12425 sıra sayılı yazılı soru önergesinin  cevabıdır:  SORULAR:  Üç gün önce basında çıkan bir habere konu olan olay, utanç verici bir tablo olarak  tarihe geçecek boyuttadır. İddia odur ki; Anamur İlçesi Devlet Hastanesi'ndeki hizmet alımı  ihalelerinin yenilenmesi sonucunda 32 işçi işten çıkarılmıştır. Bunların arasında bedensel  engelliler, kanser olan annesine tek başına bakmaya çalışanlar, çocuk bekleyenler de  bulunmaktadır. Hepsi asgari ücretli çalışan vatandaşlarımız bir çırpıda işten çıkarılıp yerlerine  AKP İlçe Başkanlığının hazırladığı listedeki isimler alınmıştır.  Haberlere göre, işten çıkarılan engelli vatandaşlarımızdan biri de bedensel engelli  Hasan YILDIZ'dır. Bu engelli vatandaşımızın yerine giren isim ise AKP Anamur İlçe  Gençlik Kollan Başkanı Nurullah ÖZ'dür. Sahibinin "Örgüt kurmak, ihaleye fesat  kanştırmak, yağma, rüşvet, özel belgede sahtecilik" suçlamalanyla yargılandığı belirtilen yeni  temizlik firmasında işe alınan öz'ün, yerine işe girdiği mağdur Yıldız'ın tekerlekli  sandalyesinin önünde diz çöküp helallik istediği de kaydedilen haberde, engelli vatandaşın şu  sözleri dikkat çekicidir:  "Yanıma geldi. "Senin işten çıkarıldığından haberim ve ilgim yok. Hakkını helal et"  dedi. Ben de haksızlığı kim yapıyorsa onu Allah'a havale ettiğimi söyledim. Bu konuşmayı  yaparken, onun işe girdiğini de, partili olduğunu da bilmiyordum. Şimdi bu durum gösteriyor  ki, işi alan şirket parti mensubu ve kontenjanlarına yer açmak için bizim ekmeğimizle  oynamışlar."  Bu bilgiler çerçevesinde;  SORU 1- Vatandaşlanmızın yaşadığı bu skandal olaydan haberdar mısınız?  SORU 2- Adı geçen engelli vatandaşlanmızın ve diğer mağdur vatandaşlarımızın  tekrar işe alınması konusunda bir çabanız olacak mıdır?  SORU 3- Skandal olayla ilgili bir soruşturma açılmasını sağlayacak mısınız?  SORU 4- İlçe teşkilatınız ve diğer sorumlular hakkında nasıl bir yaptınm yoluna  gidecek misiniz?  CEVAPLAR 1, 2, 3 ve 4- Mersin İl Sağlık Müdürlüğünden verilen bilgiye göre,  Anamur Devlet Hastanesi temizlik hizmetleri ihalesi 19.08.2009 tarihinde yapılmış ihale  Okyanus Taahhüt A.Ş. Konya firmasında kalmış; bilgisayar hizmetleri ihalesi ise 14.10.2009  tarihinde yapılmış ve ihale Kayacı Bilgisayar Tic. Ltd. Şti. Mersin firmasında kalmıştır.  Okyanus Taahhüt A.Ş. firması; 01.01.2010 tarihinde hastanede işe başlamış, şirketin eski  yüklenicinin çalışmış olduğu işçilerle devam etme zorunluluğu bulunmamakla beraber  aralarında Hasan YILDIZ'ın da bulunduğu işçileri yeniden (01.02.2010 tarihinde) işe  başlatmıştır.  Aynca soru önergesinde belirtilen Hasan YILDIZ temizlik elemanı, Nurullah ÖZ ise  bilgi işlem elemanı olması sebebiyle birbirlerinin yerine işe alınmaları da söz konusu değildir.  Konuya gösterilen ilgiye teşekkür ederim.  - 3 1 7 - TBMM B: 85 13 . 4 . 2010  /6.- Antalya Milletvekili Hüseyin Yıldız 'ın, yönetim kadrolarına ilişkin sorusu ve Sağlık Bakanı  Recep Akdağ'ın cevabı (7/12470)  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI'NA  Aşağıda belirtilmiş olan sorularımın Sağlık Bakanı Sayın Recep AKDAĞ tarafından  yazılı olarak yanıtlanmasını saygılarımla arz ederim. 28.01.2010 y^n  Bakanlığınıza bağlı birimlerin yönetim kadrosundaki kişilerin, görevlerine asaleten veya  vekaleten devam etmeleriyle ilgili olarak;  1. Teftiş Kurulu Başkanlığı, Hukuk Müşavirliği, Temel Sağlık Hizmetleri Genel  Müdürlüğü, Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğü, Personel Genel Müdürlüğü, Ana  Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması Genel Müdürlüğü, Strateji Geliştirme Başkanlığı,  Basın Müşavirliği, Sağlık Eğitimi Genel Müdürlüğü, İlaç ve Eczacılık Genel  Müdürlüğü, Dış İlişkiler Dairesi Başkanlığı, Avrupa Birliği Koordinasyon Dairesi  Başkanlığı, Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi Başkanlığı, Hudut ve Sahiller Sağlık  Genel Müdürlüğü, İdari Mali İşler Dairesi Başkanlığı, Verem Savaş Dairesi  Başkanlığı, Sıtma Savaş Dairesi Başkanlığı, Kanser Savaş Dairesi Başkanlığı, Proje  Yönetimi Destek Birimi Direktörlüğü, Kamu özel Ortaklığı Daire Başkanlığı, İnşaat  ve Onarım Daire Başkanlığı'nda görev yapan daire başkanı, genel müdür, genel müdür  yardımcısı ve şube müdürleri kimlerdir?  2. Bakanlığınız birimlerinde görev yapan daire başkanları, genel müdürler, genel müdür  yardımcıları ve şube müdürlerinden hangileri görevlerine vekaleten bakmaktadırlar?  3. Bakanlığınız birimlerinde görevlerine vekaleten bakan daire başkanları, genel  müdürler, genel müdür yardımcıları ve şube müdürlerinin kadroları hangi kurumda ya  da birimdedir?  Sayı :B.10.0.SOB.00.00.00.0/  Konu : Yazılı Soru önergesi Cevabı  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  i lg i : 11/02/2010 tarihli ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-19535 sayılı yazınız.  Antalya Milletvekili Sayın Hüseyin YILDIZ tarafından verilen "Yönetim kadrolarına  ilişkin" 7/12470 sayılı yazılı soru önergesinin cevabı ekte sunulmaktadır.  TC.  SAĞLIK BAKANLIĞI  Soru önergeleri Birimi  Arz ederim.  EKLEPvi  1-önerge cevabı  Prof. Dr. Recep AKDAĞ  Sağlık Bakanı  - 3 1 8 -
Sayfa 147 -
TBMM B: 85 13 . 4 . 2010  /6.- Antalya Milletvekili Hüseyin Yıldız 'ın, yönetim kadrolarına ilişkin sorusu ve Sağlık Bakanı  Recep Akdağ'ın cevabı (7/12470)  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI'NA  Aşağıda belirtilmiş olan sorularımın Sağlık Bakanı Sayın Recep AKDAĞ tarafından  yazılı olarak yanıtlanmasını saygılarımla arz ederim. 28.01.2010 y^n  Bakanlığınıza bağlı birimlerin yönetim kadrosundaki kişilerin, görevlerine asaleten veya  vekaleten devam etmeleriyle ilgili olarak;  1. Teftiş Kurulu Başkanlığı, Hukuk Müşavirliği, Temel Sağlık Hizmetleri Genel  Müdürlüğü, Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğü, Personel Genel Müdürlüğü, Ana  Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması Genel Müdürlüğü, Strateji Geliştirme Başkanlığı,  Basın Müşavirliği, Sağlık Eğitimi Genel Müdürlüğü, İlaç ve Eczacılık Genel  Müdürlüğü, Dış İlişkiler Dairesi Başkanlığı, Avrupa Birliği Koordinasyon Dairesi  Başkanlığı, Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi Başkanlığı, Hudut ve Sahiller Sağlık  Genel Müdürlüğü, İdari Mali İşler Dairesi Başkanlığı, Verem Savaş Dairesi  Başkanlığı, Sıtma Savaş Dairesi Başkanlığı, Kanser Savaş Dairesi Başkanlığı, Proje  Yönetimi Destek Birimi Direktörlüğü, Kamu özel Ortaklığı Daire Başkanlığı, İnşaat  ve Onarım Daire Başkanlığı'nda görev yapan daire başkanı, genel müdür, genel müdür  yardımcısı ve şube müdürleri kimlerdir?  2. Bakanlığınız birimlerinde görev yapan daire başkanları, genel müdürler, genel müdür  yardımcıları ve şube müdürlerinden hangileri görevlerine vekaleten bakmaktadırlar?  3. Bakanlığınız birimlerinde görevlerine vekaleten bakan daire başkanları, genel  müdürler, genel müdür yardımcıları ve şube müdürlerinin kadroları hangi kurumda ya  da birimdedir?  Sayı :B.10.0.SOB.00.00.00.0/  Konu : Yazılı Soru önergesi Cevabı  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  i lg i : 11/02/2010 tarihli ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-19535 sayılı yazınız.  Antalya Milletvekili Sayın Hüseyin YILDIZ tarafından verilen "Yönetim kadrolarına  ilişkin" 7/12470 sayılı yazılı soru önergesinin cevabı ekte sunulmaktadır.  TC.  SAĞLIK BAKANLIĞI  Soru önergeleri Birimi  Arz ederim.  EKLEPvi  1-önerge cevabı  Prof. Dr. Recep AKDAĞ  Sağlık Bakanı  - 3 1 8 - T B M M B : 8 5 1 3 . 4 . 2 0 1 0  , Antalya Milletvekili Sayın Hüseyin YILDIZ tarafından verilen "Yönetim  kadrolarına ilişkin" 7/12470 sayılı yazılı esas sayılı yazılı soru önergesinin cevabıdır:  SORULAR:  SORU 1- Teftiş Kurulu Başkanlığı. Hukuk Müşavirliği, Temel Sağlık Hizmetleri  Genel Müdürlüğü, Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğü, Personel Genel Müdürlüğü, Ana  Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması Genel Müdürlüğü, Strateji Geliştirme Başkanlığı,  Basın Müşavirliği, Sağlık Eğitimi Genel Müdürlüğü, İlaç ve Eczacılık Genel  Müdürlüğü. Dış İlişkiler Dairesi Başkanlığı, Avrupa Birliği Koordinasyon Dairesi  Başkanlığı, Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi Başkanlığı, Hudut ve Sahiller Sağlık  Genel Müdürlüğü, idari Mali İşler Dairesi Başkanlığı, Verem Savaş Dairesi  Başkanlığı, Sıtma Savaş Dairesi Başkanlığı, Kanser Savaş Dairesi Başkanlığı, Proje  Yönetimi Destek Birimi Direktörlüğü, Kamu özel Ortaklığı Daire Başkanlığı. İnşaat  ve Onarım Daire Başkanlığı'nda görev yapan daire başkanı, genel müdür, genel müdür  yardımcısı ve şube müdürleri kimlerdir?  SORU 2- Bakanlığınız birimlerinde görev yapan daire başkanları, genel müdürler,  genel müdür yardımcıları ve şube müdürlerinden hangileri görevlerine vekaleten  bakmaktadırlar?  SORU 3- Bakanlığınız birimlerinde görevlerine vekaleten bakan daire başkanları,  genel müdürler, genel müdür yardımcıları ve şube müdürlerinin kadroları hangi kurumda ya  da birimdedir?  CEVAPLAR:  Bakanlığımızda görev yapan Genel Müdür, Daire Başkanı, Genel Müdür Yardımcısı  ve Şube Müdürü sayılan aşağıda sunulmuştur.  Asaleten Vekaleten Kadrosu hastanede olan  Genel Müdür 2 5 4  Genel Müd. Yard. 22 19 2  Daire Başkanı 54 17 3  Şube Müdürü 134 44 - Göstermiş olduğunuz ilgiye teşekkür ederim.  - 3 1 9 -
Sayfa 148 -
T B M M B : 8 5 1 3 . 4 . 2 0 1 0  , Antalya Milletvekili Sayın Hüseyin YILDIZ tarafından verilen "Yönetim  kadrolarına ilişkin" 7/12470 sayılı yazılı esas sayılı yazılı soru önergesinin cevabıdır:  SORULAR:  SORU 1- Teftiş Kurulu Başkanlığı. Hukuk Müşavirliği, Temel Sağlık Hizmetleri  Genel Müdürlüğü, Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğü, Personel Genel Müdürlüğü, Ana  Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması Genel Müdürlüğü, Strateji Geliştirme Başkanlığı,  Basın Müşavirliği, Sağlık Eğitimi Genel Müdürlüğü, İlaç ve Eczacılık Genel  Müdürlüğü. Dış İlişkiler Dairesi Başkanlığı, Avrupa Birliği Koordinasyon Dairesi  Başkanlığı, Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi Başkanlığı, Hudut ve Sahiller Sağlık  Genel Müdürlüğü, idari Mali İşler Dairesi Başkanlığı, Verem Savaş Dairesi  Başkanlığı, Sıtma Savaş Dairesi Başkanlığı, Kanser Savaş Dairesi Başkanlığı, Proje  Yönetimi Destek Birimi Direktörlüğü, Kamu özel Ortaklığı Daire Başkanlığı. İnşaat  ve Onarım Daire Başkanlığı'nda görev yapan daire başkanı, genel müdür, genel müdür  yardımcısı ve şube müdürleri kimlerdir?  SORU 2- Bakanlığınız birimlerinde görev yapan daire başkanları, genel müdürler,  genel müdür yardımcıları ve şube müdürlerinden hangileri görevlerine vekaleten  bakmaktadırlar?  SORU 3- Bakanlığınız birimlerinde görevlerine vekaleten bakan daire başkanları,  genel müdürler, genel müdür yardımcıları ve şube müdürlerinin kadroları hangi kurumda ya  da birimdedir?  CEVAPLAR:  Bakanlığımızda görev yapan Genel Müdür, Daire Başkanı, Genel Müdür Yardımcısı  ve Şube Müdürü sayılan aşağıda sunulmuştur.  Asaleten Vekaleten Kadrosu hastanede olan  Genel Müdür 2 5 4  Genel Müd. Yard. 22 19 2  Daire Başkanı 54 17 3  Şube Müdürü 134 44 - Göstermiş olduğunuz ilgiye teşekkür ederim.  - 3 1 9 - TBMM B: 85 13 . 4 . 2010  17.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel'in, Çekirge'deki çocuk hastanesinin durumuna ilişkin  sorusu ve Sağlık Bakanı Recep Akdağ'ın cevabı (7/12513)  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Aşağıdaki sorularımın Sağlık Bakanı Sn. Prof. Dr. Recep AKDAĞ tarafından  yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.  Bursa İli Osmangazi İlçesi Çekirge semtinde açılan Akşemsettin Çocuk  Hastalıkları ve Cerrahisi Hastanesi 125 yatak kapasitesi ve 23 uzman hekim  kadrosuyla hizmete başlamıştır. Ancak daha sonra Bakanlığı'nız tarafından Nilüfer  ilçesi Özlüce Köyü'nde açılan Dörtçelik Çocuk Hastalıkları Hastanesi ile birleştirilmiştir.  Uzman hekim sayısı 12'ye düşürülerek 11 hekim özlüce'deki hastanede görev  yapmaktadır. Çekirge'deki hastane binasında nöbet hizmetleri tek uzman tarafından  yerine getirilmektedir. Yeni doğan ve büyük yoğun bakım üniteleri kapatılmıştır.  Hemşire personel sayısı azaltılmıştır.  1. Türkiye'nin en büyük ilçelerinden birisi olan Osmangazi'de Kadın Hastalıkları ve  Doğum Hastanesi'ne 200 m. mesafedeki Çocuk Hastanesi'nin kapasitesinin ve  personel sayısının azaltılmasının amacı nedir?  2. Zübeyde Hanım Doğumevi'nde dünyaya gelen bebeklerdeki zor doğum ve  anomaliler nedeniyle yeni doğan, yoğun bakım ünitesine nakledilip müşahede  altına alınması gerektiğinde bu kadar yakınında olan Çocuk Hastanesi'nin  fonksiyonsuz hale getirilmesinin sebepleri nelerdir?  3. Çekirge'deki bu Çocuk Hastanesi'nl yeniden tam teşekküllü ve donanımlı hale  getirmeyle ilgili herhangi bir çalışmanız var mıdır?  Kemal DEMİREL  Bursa Milletvekili  - 3 2 0 -
Sayfa 149 -
TBMM B: 85 13 . 4 . 2010  17.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel'in, Çekirge'deki çocuk hastanesinin durumuna ilişkin  sorusu ve Sağlık Bakanı Recep Akdağ'ın cevabı (7/12513)  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Aşağıdaki sorularımın Sağlık Bakanı Sn. Prof. Dr. Recep AKDAĞ tarafından  yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.  Bursa İli Osmangazi İlçesi Çekirge semtinde açılan Akşemsettin Çocuk  Hastalıkları ve Cerrahisi Hastanesi 125 yatak kapasitesi ve 23 uzman hekim  kadrosuyla hizmete başlamıştır. Ancak daha sonra Bakanlığı'nız tarafından Nilüfer  ilçesi Özlüce Köyü'nde açılan Dörtçelik Çocuk Hastalıkları Hastanesi ile birleştirilmiştir.  Uzman hekim sayısı 12'ye düşürülerek 11 hekim özlüce'deki hastanede görev  yapmaktadır. Çekirge'deki hastane binasında nöbet hizmetleri tek uzman tarafından  yerine getirilmektedir. Yeni doğan ve büyük yoğun bakım üniteleri kapatılmıştır.  Hemşire personel sayısı azaltılmıştır.  1. Türkiye'nin en büyük ilçelerinden birisi olan Osmangazi'de Kadın Hastalıkları ve  Doğum Hastanesi'ne 200 m. mesafedeki Çocuk Hastanesi'nin kapasitesinin ve  personel sayısının azaltılmasının amacı nedir?  2. Zübeyde Hanım Doğumevi'nde dünyaya gelen bebeklerdeki zor doğum ve  anomaliler nedeniyle yeni doğan, yoğun bakım ünitesine nakledilip müşahede  altına alınması gerektiğinde bu kadar yakınında olan Çocuk Hastanesi'nin  fonksiyonsuz hale getirilmesinin sebepleri nelerdir?  3. Çekirge'deki bu Çocuk Hastanesi'nl yeniden tam teşekküllü ve donanımlı hale  getirmeyle ilgili herhangi bir çalışmanız var mıdır?  Kemal DEMİREL  Bursa Milletvekili  - 3 2 0 - T B M M B: 85 13 . 4 . 2010  T.C.  SAĞLIK BAKANLIĞI  Soru önergeleri Birimi  Sayı : B.IO.O.SOB.00.00.00.0/  Konu: Yazılı Soru önergesi Cevabı  TÜRKİYE BÜYÜK MÎLLET MECLÎSİ BAŞKANLIĞINA  îlgi: 16/02/2010 tarihli ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-19957 sayılı yazınız.  Bursa Milletvekili Kemal DEMÎREL tarafından verilen "Çekirge'deki çocuk  hastanesinin durumuna ilişkin" 7/12513 sayılı yazılı soru önergesinin cevabı ekte  sunulmaktadır.  Arz ederim.  Prof. Dr. Recep AKDAĞ  Sağlık Bakanı  EKLER:  1-önerge cevabı  - 3 2 1 -
Sayfa 150 -
T B M M B: 85 13 . 4 . 2010  T.C.  SAĞLIK BAKANLIĞI  Soru önergeleri Birimi  Sayı : B.IO.O.SOB.00.00.00.0/  Konu: Yazılı Soru önergesi Cevabı  TÜRKİYE BÜYÜK MÎLLET MECLÎSİ BAŞKANLIĞINA  îlgi: 16/02/2010 tarihli ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-19957 sayılı yazınız.  Bursa Milletvekili Kemal DEMÎREL tarafından verilen "Çekirge'deki çocuk  hastanesinin durumuna ilişkin" 7/12513 sayılı yazılı soru önergesinin cevabı ekte  sunulmaktadır.  Arz ederim.  Prof. Dr. Recep AKDAĞ  Sağlık Bakanı  EKLER:  1-önerge cevabı  - 3 2 1 - TBMM B: 85 1 3 . 4 . 2 0 1 0  Bursa Milletvekili Kemal DEMİREL tarafından verilen "Çekirge'deki çocuk  hastanesinin durumuna ilişkin" 7/12513 sıra sayılı yazılı soru önergesinin cevabıdır^  SORULAR:  Bursa İli Osmangazi İlçesi Çekirge semtinde açılan Akşemsettin Çocuk Hastalıkları ve  Cerrahisi Hastanesi 125 yatak kapasitesi ve 23 uzman hekim kadrosuyla hizmete başlamıştır.  Ancak daha sonra Bakanlığınız tarafından Nilüfer ilçesi öz lüce Köyü'nde açılan Dörtçelik  Çocuk Hastalıkları Hastanesi ile birleştirilmiştir. Uzman hekim sayısı 12'ye düşürülerek 11  hekim özlüce 'deki hastanede görev yapmaktadır. Çekirge'deki hastane binasında nöbet  hizmetleri tek uzman tarafından yerine getirilmektedir. Yeni doğan ve büyük yoğun bakım  üniteleri kapatılmıştır. Hemşire personel sayısı azaltılmıştır.  SORU 1-Türkiye'nin en büyük ilçelerinden birisi olan Osmangazi 'de Kadın  Hastalıkları ve Doğum Hastanesine 200 m. mesafedeki Çocuk Hastanesi'nin kapasitesinin ve  personel sayısının azaltılmasının amacı nedir?  SORU 2- Zübeyde Hanım Doğumevi'nde dünyaya gelen bebeklerdeki zor doğum ve  anomaliler nedeniyle yeni doğan, yoğun bakım ünitesine nakledilip müşahede altına alınması  gerektiğinde bu kadar yakınında olan Çocuk Hastanesi'nin fonksiyonsuz hale getirilmesinin  sebepleri nelerdir?  SORU 3-Çekirge'deki bu Çocuk Hastanesi'ni yeniden tam teşekküllü ve donanımlı  hale getirmeyle ilgili herhangi bir çalışmanız var mıdır?  CEVAPLAR:  Akşemseddin Çocuk Hastalıkları Hastanesi, Etibank tarafından sosyal tesis olarak  (lojman, misafirhane vb.) kullanılan beş ayrı binanın SSK'ya devri ile birlikte, 2001 yılında  125 yataklı çocuk hastalıkları hastanesi olarak hizmete açılmıştır. 2005 yılında SSK  hastanelerinin Bakanlığımıza devri ile birlikte anılan Hastanede Bakanlığımıza geçmiş ve  Çekirge Çocuk Hastalıkları Hastanesi adı ile hizmet vermeye devam etmiştir. Mevcut bina  lojman olarak yapılmış olduğundan fiziki şartları hastanecilik hizmetleri vermeye uygun  değildir.  Hastanenin mevcut arsa ve bina yapısı genişlemeye veya yeni bina yapımına da imkan  vermemektedir. Aynca yaptırılan deprem analizlerinde binanın depreme dayanıksız olduğu ve  güçlendirme ihtiyacı olduğu tespit edilmiştir.  "Sağlıkta Dönüşüm Programı" çerçevesinde yapılan bölgesel planlamalar kapsamında  il merkezleri bir bütün olarak değerlendirilmektedir. Hastaların hizmete daha kolay  ulaşmasını ve sağlık hizmetinin etkin olarak sunumunu sağlamak amacıyla düzenlemeler  yapılmaktadır. Bu çalışmalar kapsamında 32 uzman hekim, 16 pratisyen hekim ve 79 hemşire  ile hizmet vermekte olan Dörtçelik Çocuk Hastalıkları Hastanesi ile 38 uzman hekim, 12  pratisyen hekim ve 104 hemşire ile hizmet vermekte olan Çekirge Çocuk Hastalıkları  Hastanesi 28 Ocak 2008 tarihinde birleştirilerek, her iki hastanede mevcut olan fiziki yapı,  insan kaynakları, araç-gereç ve tüm imkanların en verimli ve koordineli bir şekilde  kullanılması sağlanmıştır.  Dörtçelik Çocuk Hastalıkları Hastanesi Çekirge hizmet binasında halen,  -Acil servis hizmetleri  -Çocuk hastalıkları kliniği  -Çocuk cerrahi kliniği  -KBB kliniği  -10 kuvözlü yenidoğan servisi  -8 kuvözlü yenidoğan bakım servisi mevcut olup, bu haliyle hizmet vermektedir.  Konuya göstermiş olduğunuz ilgiye teşekkür ederim.  - 3 2 2 -
Sayfa 151 -
TBMM B: 85 1 3 . 4 . 2 0 1 0  Bursa Milletvekili Kemal DEMİREL tarafından verilen "Çekirge'deki çocuk  hastanesinin durumuna ilişkin" 7/12513 sıra sayılı yazılı soru önergesinin cevabıdır^  SORULAR:  Bursa İli Osmangazi İlçesi Çekirge semtinde açılan Akşemsettin Çocuk Hastalıkları ve  Cerrahisi Hastanesi 125 yatak kapasitesi ve 23 uzman hekim kadrosuyla hizmete başlamıştır.  Ancak daha sonra Bakanlığınız tarafından Nilüfer ilçesi öz lüce Köyü'nde açılan Dörtçelik  Çocuk Hastalıkları Hastanesi ile birleştirilmiştir. Uzman hekim sayısı 12'ye düşürülerek 11  hekim özlüce 'deki hastanede görev yapmaktadır. Çekirge'deki hastane binasında nöbet  hizmetleri tek uzman tarafından yerine getirilmektedir. Yeni doğan ve büyük yoğun bakım  üniteleri kapatılmıştır. Hemşire personel sayısı azaltılmıştır.  SORU 1-Türkiye'nin en büyük ilçelerinden birisi olan Osmangazi 'de Kadın  Hastalıkları ve Doğum Hastanesine 200 m. mesafedeki Çocuk Hastanesi'nin kapasitesinin ve  personel sayısının azaltılmasının amacı nedir?  SORU 2- Zübeyde Hanım Doğumevi'nde dünyaya gelen bebeklerdeki zor doğum ve  anomaliler nedeniyle yeni doğan, yoğun bakım ünitesine nakledilip müşahede altına alınması  gerektiğinde bu kadar yakınında olan Çocuk Hastanesi'nin fonksiyonsuz hale getirilmesinin  sebepleri nelerdir?  SORU 3-Çekirge'deki bu Çocuk Hastanesi'ni yeniden tam teşekküllü ve donanımlı  hale getirmeyle ilgili herhangi bir çalışmanız var mıdır?  CEVAPLAR:  Akşemseddin Çocuk Hastalıkları Hastanesi, Etibank tarafından sosyal tesis olarak  (lojman, misafirhane vb.) kullanılan beş ayrı binanın SSK'ya devri ile birlikte, 2001 yılında  125 yataklı çocuk hastalıkları hastanesi olarak hizmete açılmıştır. 2005 yılında SSK  hastanelerinin Bakanlığımıza devri ile birlikte anılan Hastanede Bakanlığımıza geçmiş ve  Çekirge Çocuk Hastalıkları Hastanesi adı ile hizmet vermeye devam etmiştir. Mevcut bina  lojman olarak yapılmış olduğundan fiziki şartları hastanecilik hizmetleri vermeye uygun  değildir.  Hastanenin mevcut arsa ve bina yapısı genişlemeye veya yeni bina yapımına da imkan  vermemektedir. Aynca yaptırılan deprem analizlerinde binanın depreme dayanıksız olduğu ve  güçlendirme ihtiyacı olduğu tespit edilmiştir.  "Sağlıkta Dönüşüm Programı" çerçevesinde yapılan bölgesel planlamalar kapsamında  il merkezleri bir bütün olarak değerlendirilmektedir. Hastaların hizmete daha kolay  ulaşmasını ve sağlık hizmetinin etkin olarak sunumunu sağlamak amacıyla düzenlemeler  yapılmaktadır. Bu çalışmalar kapsamında 32 uzman hekim, 16 pratisyen hekim ve 79 hemşire  ile hizmet vermekte olan Dörtçelik Çocuk Hastalıkları Hastanesi ile 38 uzman hekim, 12  pratisyen hekim ve 104 hemşire ile hizmet vermekte olan Çekirge Çocuk Hastalıkları  Hastanesi 28 Ocak 2008 tarihinde birleştirilerek, her iki hastanede mevcut olan fiziki yapı,  insan kaynakları, araç-gereç ve tüm imkanların en verimli ve koordineli bir şekilde  kullanılması sağlanmıştır.  Dörtçelik Çocuk Hastalıkları Hastanesi Çekirge hizmet binasında halen,  -Acil servis hizmetleri  -Çocuk hastalıkları kliniği  -Çocuk cerrahi kliniği  -KBB kliniği  -10 kuvözlü yenidoğan servisi  -8 kuvözlü yenidoğan bakım servisi mevcut olup, bu haliyle hizmet vermektedir.  Konuya göstermiş olduğunuz ilgiye teşekkür ederim.  - 3 2 2 - TBMM B: 85 13 . 4 . 2010  18.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman 'ın, Şevket Yılmaz Devlet Hastanesindeki yanık  ünitesinin kapatılmasına ilişkin sorusu ve Sağlık Bakanı Recep Akdağ'ın cevabı (7/12569)  T Ü R K İ Y E BÜYÜK M İ L L E T M E C L İ S İ B A Ş K A N L I Ğ I N A  Aşağıdaki soru lar ımın Sağ l ı k Bakan ı Say ın Recep A k d a ğ tara f ından yazılı  olarak cevaplandır ı lmasını arz ede r im .  Bursa İli Şevket Yılmaz Devlet Hastanesinin yanık ünitesinin faaliyetlerinin  durdurulduğu iddia edilmektedir.  Buna g ö r e ;  1 - Bursa III Şevke t Yı lmaz Devlet Hastanesi bünyesinde kısa bir süre önce faal iyete  geçir i len yanık üni tesi şu an i t ibar iy le kapatı lmış mıdır?  2- Eğer kapatı lmışça söz konusu üni tenin kapatı lmasıyla İlgili Bursa ve çevresinde  buradan h izmet a lan va tandaş lanmız ın mağdur iyet le r in in g ider i lmesi için herhangi bir  tedbi r al ınmış mıdır?  - 3 2 3 -
Sayfa 152 -
TBMM B: 85 13 . 4 . 2010  18.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman 'ın, Şevket Yılmaz Devlet Hastanesindeki yanık  ünitesinin kapatılmasına ilişkin sorusu ve Sağlık Bakanı Recep Akdağ'ın cevabı (7/12569)  T Ü R K İ Y E BÜYÜK M İ L L E T M E C L İ S İ B A Ş K A N L I Ğ I N A  Aşağıdaki soru lar ımın Sağ l ı k Bakan ı Say ın Recep A k d a ğ tara f ından yazılı  olarak cevaplandır ı lmasını arz ede r im .  Bursa İli Şevket Yılmaz Devlet Hastanesinin yanık ünitesinin faaliyetlerinin  durdurulduğu iddia edilmektedir.  Buna g ö r e ;  1 - Bursa III Şevke t Yı lmaz Devlet Hastanesi bünyesinde kısa bir süre önce faal iyete  geçir i len yanık üni tesi şu an i t ibar iy le kapatı lmış mıdır?  2- Eğer kapatı lmışça söz konusu üni tenin kapatı lmasıyla İlgili Bursa ve çevresinde  buradan h izmet a lan va tandaş lanmız ın mağdur iyet le r in in g ider i lmesi için herhangi bir  tedbi r al ınmış mıdır?  - 3 2 3 - T B M M B: 85 13 . 4 . 2 0 1 0  T C .  SAĞLIK BAKANLIĞI  Soru Önergeleri Birimi  Sayı :B.10.0.SOB.00.00.00.0/  Konu: Yazılı Soru önergesi Cevabı  TÜRKİYE BÜYÜK MÎLLET MECLÎSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi: 18/02/2010 tarihli ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-20031 sayılı yazınız.  Bursa Milletvekili İsmet BÜYÜKATAMAN'ın "Şevket Yılmaz Devlet  Hastanesindeki yanık ünitesinin kapatılmasına ilişkin" 7/12569 sayılı yazılı soru önergesinin  cevabı ekte sunulmaktadır.  Bursa Milletvekili İsmet BÜYÜKATAMAN'ın "Şevket Yılmaz Devlet Hastanesi  yanık ünitesinin kapatılmasına ilişkin" 7/12569 sayılı yazılı soru önergesinin cevabıdır:  Bursa ili Şevket Yılmaz Devlet Hastanesi'nin yanık ünitesinin faaliyetlerinin  durdurulduğu iddia edilmektedir.  SORU 1- Bursa ili Şevket Yılmaz Devlet Hastanesi bünyesinde kısa bir süre önce  faaliyete geçirilen yanık ünitesi şuan itibariyle kapatılmış mıdır?  SORU 2- Eğer kapatılmışsa söz konusu ünitenin kapatılmasıyla ilgili Bursa ve  çevresinde buradan hizmet alan vatandaşlarımızın mağduriyetinin giderilmesi için herhangi  bir tedbir alınmış mıdır?  CEVAPLAR 1 ve 2- Adı geçen hastanemizde 26.05.2009 tarihinde meydana gelen  yangın sonucu genel yoğun bakım ünitesinin zarar görmesi ve yoğun bakım ünitelerinin  kapatılmasından dolayı mevcut yanık ünitesi genel cerrahi servisine taşınmıştır. Yanık ünitesi  burada 4 yatakla 1. ve 2. derece yanık vakalarına hizmet vermektedir. 3. derece yanık vakaları  ise bölgeye yakın hastanelere sevk edilmektedir. Yangın sonrası başlatılan bakım ve onarım  işlemlerinin tamamlanmasını müteakiben , adı geçen Hastanemiz bünyesinde 6 yataklı yanık  ünitesi faaliyete geçirilecektir.  Konuya göstermiş olduğunuz ilgiye teşekkür ederim.  Arz ederim.  EKLER;  1-önerge cevabı  Prof. Dr. R e c e p \ K D A Ğ  Sağlık Bakanı  - 3 2 4 -
Sayfa 153 -
T B M M B: 85 13 . 4 . 2 0 1 0  T C .  SAĞLIK BAKANLIĞI  Soru Önergeleri Birimi  Sayı :B.10.0.SOB.00.00.00.0/  Konu: Yazılı Soru önergesi Cevabı  TÜRKİYE BÜYÜK MÎLLET MECLÎSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi: 18/02/2010 tarihli ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-20031 sayılı yazınız.  Bursa Milletvekili İsmet BÜYÜKATAMAN'ın "Şevket Yılmaz Devlet  Hastanesindeki yanık ünitesinin kapatılmasına ilişkin" 7/12569 sayılı yazılı soru önergesinin  cevabı ekte sunulmaktadır.  Bursa Milletvekili İsmet BÜYÜKATAMAN'ın "Şevket Yılmaz Devlet Hastanesi  yanık ünitesinin kapatılmasına ilişkin" 7/12569 sayılı yazılı soru önergesinin cevabıdır:  Bursa ili Şevket Yılmaz Devlet Hastanesi'nin yanık ünitesinin faaliyetlerinin  durdurulduğu iddia edilmektedir.  SORU 1- Bursa ili Şevket Yılmaz Devlet Hastanesi bünyesinde kısa bir süre önce  faaliyete geçirilen yanık ünitesi şuan itibariyle kapatılmış mıdır?  SORU 2- Eğer kapatılmışsa söz konusu ünitenin kapatılmasıyla ilgili Bursa ve  çevresinde buradan hizmet alan vatandaşlarımızın mağduriyetinin giderilmesi için herhangi  bir tedbir alınmış mıdır?  CEVAPLAR 1 ve 2- Adı geçen hastanemizde 26.05.2009 tarihinde meydana gelen  yangın sonucu genel yoğun bakım ünitesinin zarar görmesi ve yoğun bakım ünitelerinin  kapatılmasından dolayı mevcut yanık ünitesi genel cerrahi servisine taşınmıştır. Yanık ünitesi  burada 4 yatakla 1. ve 2. derece yanık vakalarına hizmet vermektedir. 3. derece yanık vakaları  ise bölgeye yakın hastanelere sevk edilmektedir. Yangın sonrası başlatılan bakım ve onarım  işlemlerinin tamamlanmasını müteakiben , adı geçen Hastanemiz bünyesinde 6 yataklı yanık  ünitesi faaliyete geçirilecektir.  Konuya göstermiş olduğunuz ilgiye teşekkür ederim.  Arz ederim.  EKLER;  1-önerge cevabı  Prof. Dr. R e c e p \ K D A Ğ  Sağlık Bakanı  - 3 2 4 - TBMM B: 85 13 . 4 . 2010  19.- İstanbul Milletvekili Sacid Yıldız 'ın, çocuk aşılarına ilişkin sorusu ve Sağlık Bakanı Recep  Akdağ'ın cevabı (7/12571)  TÜRKİYE BÜYÜK MÎLLET MECLÎSİ BAŞKANLIĞINA  Aşağıdaki sorularımın Sağlık Bakanı Sayın Recep AKDAĞ tarafından yazılı olarak  cevaplandırılmasını arz ederim.  Saygılarımla  Basında yer alan haberlere göre ilaç firmalarının tüm üretim kapasitelerini domuz gribi  aşısına kaydırması nedeniyle bazı ülkelerde, bebekleri ve çocukları kızamık, kızamıkçık,  suçiçeği, difteri, Hepatit B, boğmaca ve tetanoz gibi hastalıklardan koruyan aşıların  tesliminde sıkıntı yaşanmaktadır. Üretici firma yetkilileri, yılın ikinci yarısına dek çocuk  aşılarının teslimatında gecikmeler yaşanabileceği yönünde açıklama yapmışlardır. Bu da  bebek ve çocuk sağlığı açısından ciddi sıkıntılara neden olacak bir durumdur.  Bu nedenle;  1- Üretici firma yetkililerinin yapmış olduğu açıklama doğrultusunda, çocuk  aşılarının teslimatında yaşanabilecek gecikme ülkemiz içinde söz konusu mudur?  ve tetanoz aşıları bulunmaktadır?  3- Bu aşılar, ilaç firmalarından kaynaklanacak olası bir teslimatın gecikmesinde  çocuk sağlığı açısında sıkıntı yaşamasını önleyebilecek sayıda mıdır?  4- Bu gibi hayati öneme sahip ilaçların teslimatının gecikmesi ihtimaline karşı  Bakanlığınız tarafından alınan Önlemler nelerdir?  Prof. Dr. Sacid YILDIZ  CHP İstanbul Milletvekili  2- Ülkemizde ne miktarda kızamık, kızamıkçık, suçiçeği, difteri, Hepatit B, boğmaca  - 3 2 5 -
Sayfa 154 -
TBMM B: 85 13 . 4 . 2010  19.- İstanbul Milletvekili Sacid Yıldız 'ın, çocuk aşılarına ilişkin sorusu ve Sağlık Bakanı Recep  Akdağ'ın cevabı (7/12571)  TÜRKİYE BÜYÜK MÎLLET MECLÎSİ BAŞKANLIĞINA  Aşağıdaki sorularımın Sağlık Bakanı Sayın Recep AKDAĞ tarafından yazılı olarak  cevaplandırılmasını arz ederim.  Saygılarımla  Basında yer alan haberlere göre ilaç firmalarının tüm üretim kapasitelerini domuz gribi  aşısına kaydırması nedeniyle bazı ülkelerde, bebekleri ve çocukları kızamık, kızamıkçık,  suçiçeği, difteri, Hepatit B, boğmaca ve tetanoz gibi hastalıklardan koruyan aşıların  tesliminde sıkıntı yaşanmaktadır. Üretici firma yetkilileri, yılın ikinci yarısına dek çocuk  aşılarının teslimatında gecikmeler yaşanabileceği yönünde açıklama yapmışlardır. Bu da  bebek ve çocuk sağlığı açısından ciddi sıkıntılara neden olacak bir durumdur.  Bu nedenle;  1- Üretici firma yetkililerinin yapmış olduğu açıklama doğrultusunda, çocuk  aşılarının teslimatında yaşanabilecek gecikme ülkemiz içinde söz konusu mudur?  ve tetanoz aşıları bulunmaktadır?  3- Bu aşılar, ilaç firmalarından kaynaklanacak olası bir teslimatın gecikmesinde  çocuk sağlığı açısında sıkıntı yaşamasını önleyebilecek sayıda mıdır?  4- Bu gibi hayati öneme sahip ilaçların teslimatının gecikmesi ihtimaline karşı  Bakanlığınız tarafından alınan Önlemler nelerdir?  Prof. Dr. Sacid YILDIZ  CHP İstanbul Milletvekili  2- Ülkemizde ne miktarda kızamık, kızamıkçık, suçiçeği, difteri, Hepatit B, boğmaca  - 3 2 5 - T B M M B: 85 13 . 4 . 2 0 1 0  T.C.  SAĞLIK BAKANLIĞI  Soru önergeleri Birimi  Sayı :B.10.0.SOB.00.00.00.07  Konu: Yazılı Soru önergesi Cevabı  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLÎSİ BAŞKANLIĞINA  ilgi: 18/02/2010 tarihli ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-20031 sayılı yazınız.  İstanbul Milletvekili Sacid YILDIZ tarafından verilen "Çocuk aşılarına ilişkin"  7/12571 sayılı yazılı soru önergesinin cevabı ekte sunulmaktadır.  Arz ederim.  Prof. Dr. Recep AKDAĞ  Sağlık Bakanı  EKLER:  1-Önerge cevabı  - 3 2 6 -
Sayfa 155 -
T B M M B: 85 13 . 4 . 2 0 1 0  T.C.  SAĞLIK BAKANLIĞI  Soru önergeleri Birimi  Sayı :B.10.0.SOB.00.00.00.07  Konu: Yazılı Soru önergesi Cevabı  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLÎSİ BAŞKANLIĞINA  ilgi: 18/02/2010 tarihli ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-20031 sayılı yazınız.  İstanbul Milletvekili Sacid YILDIZ tarafından verilen "Çocuk aşılarına ilişkin"  7/12571 sayılı yazılı soru önergesinin cevabı ekte sunulmaktadır.  Arz ederim.  Prof. Dr. Recep AKDAĞ  Sağlık Bakanı  EKLER:  1-Önerge cevabı  - 3 2 6 - T B M M B: 85 1 3 . 4 . 2 0 1 0  İstanbul Milletvekili Saeid YILDIZ tarafından verilen "Çocuk aşılarına ilişkin"  7/12571 sayılı yazılı soru önergesinin cevabıdır:  SORULAR:  Basında yer alan haberlere göre ilaç firmalarının tüm üretim kapasitelerini domuz gribi  aşısına kaydırması nedeniyle bazı ülkelerde, bebekleri ve çocukları kızamık, kızamıkçık,  suçiçeği, difteri, Hepatit B, boğmaca ve tetanoz gibi hastalıklardan koruyan aşıların  tesliminde sıkıntı yaşanmaktadır. Üretici firma yetkilileri, yılın ikinci yansına dek çocuk  aşılarının teslimatında gecikmeler yaşanabileceği yönünde açıklama yapmışlardır. Bu da  bebek ve çocuk sağlığı açısından ciddi sıkıntılara neden olacak bir durumdur.  Bu nedenle,  SORU l- Üretici firma yetkililerinin yapmış olduğu açıklama doğrultusunda, çocuk  aşılarının teslimatında yaşanabilecek gecikme ülkemiz içinde söz konusu mudur?  SORU 2- Ülkemizde ne miktarda kızamık, kızamıkçık, suçiçeği, difteri, Hepatit B,  boğmaca ve tetanoz aşıları bulunmaktadır?  ^  SORU 3- Bu aşılar, ilaç firmalarından kaynaklanacak olası bir teslimatın gecikmesinde  çocuk sağlığı açısından sıkıntı yaşamasını önleyebilecek sayıda mıdır?  SORU 4- Bu gibi hayati öneme sahip ilaçların teslimatının gecikmesi ihtimaline karşı  Bakanlığımız tarafından alınan önlemler nelerdir?  CEVAPLAR:  1-2-3 ve 4- Bakanlığımız tarafından 2010 yılı içerisinde kullanılacak olan tüm aşılar  merkez depolarımızda hali hazırda mevcut bulunmaktadır. Aşılar, ihtiyati stoklar  bulundurulmak suretiyle satın alınmaktadır. Tutulan ihtiyati stoklar ülkemizin 6 aylık  ihtiyacını karşılayacak düzeydedir.  Konuya gösterilen ilgiye teşekkür ederim.  - 3 2 7 -
Sayfa 156 -
T B M M B: 85 1 3 . 4 . 2 0 1 0  İstanbul Milletvekili Saeid YILDIZ tarafından verilen "Çocuk aşılarına ilişkin"  7/12571 sayılı yazılı soru önergesinin cevabıdır:  SORULAR:  Basında yer alan haberlere göre ilaç firmalarının tüm üretim kapasitelerini domuz gribi  aşısına kaydırması nedeniyle bazı ülkelerde, bebekleri ve çocukları kızamık, kızamıkçık,  suçiçeği, difteri, Hepatit B, boğmaca ve tetanoz gibi hastalıklardan koruyan aşıların  tesliminde sıkıntı yaşanmaktadır. Üretici firma yetkilileri, yılın ikinci yansına dek çocuk  aşılarının teslimatında gecikmeler yaşanabileceği yönünde açıklama yapmışlardır. Bu da  bebek ve çocuk sağlığı açısından ciddi sıkıntılara neden olacak bir durumdur.  Bu nedenle,  SORU l- Üretici firma yetkililerinin yapmış olduğu açıklama doğrultusunda, çocuk  aşılarının teslimatında yaşanabilecek gecikme ülkemiz içinde söz konusu mudur?  SORU 2- Ülkemizde ne miktarda kızamık, kızamıkçık, suçiçeği, difteri, Hepatit B,  boğmaca ve tetanoz aşıları bulunmaktadır?  ^  SORU 3- Bu aşılar, ilaç firmalarından kaynaklanacak olası bir teslimatın gecikmesinde  çocuk sağlığı açısından sıkıntı yaşamasını önleyebilecek sayıda mıdır?  SORU 4- Bu gibi hayati öneme sahip ilaçların teslimatının gecikmesi ihtimaline karşı  Bakanlığımız tarafından alınan önlemler nelerdir?  CEVAPLAR:  1-2-3 ve 4- Bakanlığımız tarafından 2010 yılı içerisinde kullanılacak olan tüm aşılar  merkez depolarımızda hali hazırda mevcut bulunmaktadır. Aşılar, ihtiyati stoklar  bulundurulmak suretiyle satın alınmaktadır. Tutulan ihtiyati stoklar ülkemizin 6 aylık  ihtiyacını karşılayacak düzeydedir.  Konuya gösterilen ilgiye teşekkür ederim.  - 3 2 7 - T B M M B: 85 13 . 4 . 2010  20.- Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek'in, mesai dışı poliklinik uygulamasına ilişkin sorusu ve  Sağlık Bakanı Recep Akdağ'ın cevabı (7/12572)  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI'NA  Aşağıdaki sorulanının Sağlık Bakanı Sayın Recep AKDAĞ tarafından yazılı  olarak cevaplandırılmasını saygılarımla dilerim.08.02.2010 ^  Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Nihat Tosun yayımladığı genelgede,  acil servislere mesai saatleri haricinde, acil müdahale gerektirmeyen ve ayakta  tedavisi sağlanabilecek durumdaki hasta başvurusunun yüksek olduğuna dikkat  çekerek, buna bağlı olarak acillerde gereksiz bir yoğunluk yaşandığını, durumları  acil olan hastalara zamanında müdahalede aksaklıklar görüldüğünü ve bunun  önlenmesine yönelik yeni düzenlemelere gidileceğini bildirmiştir.  Genelgeye göre, mesai dışı poliklinik uygulamasına yönelik, hafta İçerisinde  hasta müracaatının en yoğun olduğu mesai saati bitiminden 24.00'e kadar, hafta  sonu ve resmi tatil günlerinde ise 08.00-24.00 saatleri arasında, hasta yoğunluğu  ve tabip mevcudu dikkate alınarak yeterli sayıda hekim ve ihtiyaç duyulan diğer  sağlık personeli İçin 8 veya 16 saatlik çalışma süresi düzenlenecek biçimde  planlama yapılacaktır.  Buna göre,  1 - Söz konusu düzenlemenin uygulamaya konulabilmesi için ne kadar  doktor ihtiyacı olduğu öngörülmektedir? İhtiyaç duyulan doktorlar hangi  şartlarda çalıştırılacaktır?  2- Doktor açığı olan ülkemizde polikliniklerin saat 24'e kadar çalışmaları  için hastanedeki mevcut doktorların mesai ve nöbet süreleri ve sayıları mı  artırılacaktır?  3- Birçok hastanede ayda 15 gün nöbet tutan asistan doktorların olduğu  göz önünde bulundurulursa, söz konusu düzenleme İçin bu doktorların  kullanılma şansı var mıdır?  4- Doktorların fazla çalıştırılması nedeniyle olaşabilecek doktor  hatalarından kim sorumlu olacaktır?  Av. Turgut DİBEK  Kırklareli Milletvekili  Adalet Komisyonu Üyesi  - 3 2 8 -
Sayfa 157 -
T B M M B: 85 13 . 4 . 2010  20.- Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek'in, mesai dışı poliklinik uygulamasına ilişkin sorusu ve  Sağlık Bakanı Recep Akdağ'ın cevabı (7/12572)  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI'NA  Aşağıdaki sorulanının Sağlık Bakanı Sayın Recep AKDAĞ tarafından yazılı  olarak cevaplandırılmasını saygılarımla dilerim.08.02.2010 ^  Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Nihat Tosun yayımladığı genelgede,  acil servislere mesai saatleri haricinde, acil müdahale gerektirmeyen ve ayakta  tedavisi sağlanabilecek durumdaki hasta başvurusunun yüksek olduğuna dikkat  çekerek, buna bağlı olarak acillerde gereksiz bir yoğunluk yaşandığını, durumları  acil olan hastalara zamanında müdahalede aksaklıklar görüldüğünü ve bunun  önlenmesine yönelik yeni düzenlemelere gidileceğini bildirmiştir.  Genelgeye göre, mesai dışı poliklinik uygulamasına yönelik, hafta İçerisinde  hasta müracaatının en yoğun olduğu mesai saati bitiminden 24.00'e kadar, hafta  sonu ve resmi tatil günlerinde ise 08.00-24.00 saatleri arasında, hasta yoğunluğu  ve tabip mevcudu dikkate alınarak yeterli sayıda hekim ve ihtiyaç duyulan diğer  sağlık personeli İçin 8 veya 16 saatlik çalışma süresi düzenlenecek biçimde  planlama yapılacaktır.  Buna göre,  1 - Söz konusu düzenlemenin uygulamaya konulabilmesi için ne kadar  doktor ihtiyacı olduğu öngörülmektedir? İhtiyaç duyulan doktorlar hangi  şartlarda çalıştırılacaktır?  2- Doktor açığı olan ülkemizde polikliniklerin saat 24'e kadar çalışmaları  için hastanedeki mevcut doktorların mesai ve nöbet süreleri ve sayıları mı  artırılacaktır?  3- Birçok hastanede ayda 15 gün nöbet tutan asistan doktorların olduğu  göz önünde bulundurulursa, söz konusu düzenleme İçin bu doktorların  kullanılma şansı var mıdır?  4- Doktorların fazla çalıştırılması nedeniyle olaşabilecek doktor  hatalarından kim sorumlu olacaktır?  Av. Turgut DİBEK  Kırklareli Milletvekili  Adalet Komisyonu Üyesi  - 3 2 8 - T B M M B: 85 13 . 4 . 2010  T.C.  SAĞLIK BAKANLIĞI  Soru önergeleri Birimi  Sayı :B.10.0.SOB.00.00.00.0/  Konu: Yazılı Soru önergesi Cevabı  TÜRKİYE BÜYÜK MÎLLET MECLÎSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi: 18/02/2010 tarihli ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-20031 sayılı yazınız.  Kırklareli Milletvekili Turgut DÎBEK tarafından verilen "Mesai dışı poliklinik  uygulamasına ilişkin" 7/12572 sayılı yazılı soru önergesinin cevabı ekte sunulmaktadır.  Arz ederim.  Prof. Dr. Recep AKDAĞ  Sağlık Bakanı  EKLER:  1-önerge cevabı  - 3 2 9 -
Sayfa 158 -
T B M M B: 85 13 . 4 . 2010  T.C.  SAĞLIK BAKANLIĞI  Soru önergeleri Birimi  Sayı :B.10.0.SOB.00.00.00.0/  Konu: Yazılı Soru önergesi Cevabı  TÜRKİYE BÜYÜK MÎLLET MECLÎSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi: 18/02/2010 tarihli ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-20031 sayılı yazınız.  Kırklareli Milletvekili Turgut DÎBEK tarafından verilen "Mesai dışı poliklinik  uygulamasına ilişkin" 7/12572 sayılı yazılı soru önergesinin cevabı ekte sunulmaktadır.  Arz ederim.  Prof. Dr. Recep AKDAĞ  Sağlık Bakanı  EKLER:  1-önerge cevabı  - 3 2 9 - T B M M B: 85 13 . 4 . 2 0 1 0  Kırklare l i Milletvekili Turgut DİBEK tarafından verilen "Mesai dışı poliklinik  uygulamasına ilişkin" 7/12572 sıra sayılı yazılı soru önergesinin cevabıdır:  SORULAR: Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Nihat Tosun yayımladığı genelgede, acil  servislere mesai saatleri haricinde, acil müdahale gerektirmeyen ve ayakta tedavisi  sağlanabilecek durumdaki hasta başvurusunun yüksek olduğuna dikkat çekerek, buna bağlı  olarak acillerde gereksiz bir yoğunluk yaşandığını, durumları acil olan hastalara zamanında  müdahalede aksaklıklar görüldüğünü ve bunun önlenmesine yönelik yeni düzenlemelere  gidileceğini bildirmiştir.  Genelgeye göre, mesai dışı poliklinik uygulamasına yönelik, hafta içerisinde hasta  müracaatının en yoğun olduğu mesai saati bitiminden 24.00'e kadar, hafta sonu ve resmi tatil  günlerinde ise 08.00-24.00 saatleri arasında, hasta yoğunluğu ve tabip mevcudu dikkate  alınarak yeterli sayıda hekim ve ihtiyaç duyulan diğer sağlık personeli için 8 veya 16 saatlik  çalışma süresi düzenlenecek biçimde planlama yapılacaktır.  Buna göre,  1 -Söz konusu düzenlemenin uygulamaya konulabilmesi için ne kadar doktor ihtiyacı  olduğu öngörülmektedir? İhtiyaç duyulan doktorlar hangi şartlarda çalıştırılacaktır?  2-Doktor açığı olan ülkemizde polikliniklerin saat 24 'e kadar çalışmaları için  hastanedeki mevcut doktorların mesai ve nöbet süreleri ve sayılan mı artırılacaktır?  3-Birçok hastanede ayda 15 gün nöbet tutan asistan doktorlann olduğu göz önünde  bulundurulursa, söz konusu düzenleme için bu doktorlann kullanılma şansı var mıdır?  4-Doktorların fazla çalıştınlması nedeniyle oluşabilecek doktor hatalarından kim  sorumlu olacaktır?  CEVAPLAR I, 2, 3 ve 4- Bakanlığımıza bağlı yataklı tedavi kurumlan bünyesindeki  acil servislere mesai saatleri içinde ve dışında, oldukça yüksek sayıda, acil müdahale  gerektirmeyen hasta başvurusu olduğu bilinmektedir. Bu sebeple, Bakanlığımıza ait, birinci  ve ikinci basamak sağlık kuruluşlannda görev yapan tabip ve diğer sağlık personelinden  faydalanarak acil servislerdeki hasta yoğunluğunun azaltılabilmesi amacıyla düzenleme  yapılmıştır.  Bu sebeple, hastanede çalışan pratisyen hekim sayısının yeterli olması halinde,  öncelikle bu hekimlerden, mevcut hekim sayısının yetersiz olması durumunda ise; hastanenin  bulunduğu belediye mücavir alanı içerisindeki birinci basamak sağlık kuruluşlanndan, asli  görevlerini aksatmamak kaydıyla, görevlendirme yapılabilecektir.  Mesai dışı poliklinik uygulaması hafta içerisinde hasta müracaatının en yoğun olduğu  mesai saati bitiminden saat 24.00'e kadar, hafta sonu ve resmi tatil günlerinde ise 08.00- 24.00 saatleri arasında yapılacaktır. Hasta yoğunluğu ve hekim mevcudu dikkate alınarak,  hastaların bekletilmeksizin muayene ve tedavileri sağlanacak şekilde, yeterli sayıda hekim ve  ihtiyaç duyulan diğer sağlık personelinin 8 veya 16 saatlik çalışma sürelerine isabet edecek  biçimde planlama yapılabilecektir.  Hastane baştabipliklerince poliklinik muayenesine başlama saatleri, polikliniklerde  hasta yoğunluğunun yüksek olduğu sabah saatlerinde, kırsal kesimden gelen hastalann ulaşım  sorunlan veya diğer bölgesel özellikler dikkate alınarak, saat 08.00'den önceye çekilebilecek,  poliklinik bitiş saatleri de buna göre ayarlanabilecektir.  Konuya göstermiş olduğunuz ilgiye teşekkür ederim.  - 3 3 0 -
Sayfa 159 -
T B M M B: 85 13 . 4 . 2 0 1 0  Kırklare l i Milletvekili Turgut DİBEK tarafından verilen "Mesai dışı poliklinik  uygulamasına ilişkin" 7/12572 sıra sayılı yazılı soru önergesinin cevabıdır:  SORULAR: Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Nihat Tosun yayımladığı genelgede, acil  servislere mesai saatleri haricinde, acil müdahale gerektirmeyen ve ayakta tedavisi  sağlanabilecek durumdaki hasta başvurusunun yüksek olduğuna dikkat çekerek, buna bağlı  olarak acillerde gereksiz bir yoğunluk yaşandığını, durumları acil olan hastalara zamanında  müdahalede aksaklıklar görüldüğünü ve bunun önlenmesine yönelik yeni düzenlemelere  gidileceğini bildirmiştir.  Genelgeye göre, mesai dışı poliklinik uygulamasına yönelik, hafta içerisinde hasta  müracaatının en yoğun olduğu mesai saati bitiminden 24.00'e kadar, hafta sonu ve resmi tatil  günlerinde ise 08.00-24.00 saatleri arasında, hasta yoğunluğu ve tabip mevcudu dikkate  alınarak yeterli sayıda hekim ve ihtiyaç duyulan diğer sağlık personeli için 8 veya 16 saatlik  çalışma süresi düzenlenecek biçimde planlama yapılacaktır.  Buna göre,  1 -Söz konusu düzenlemenin uygulamaya konulabilmesi için ne kadar doktor ihtiyacı  olduğu öngörülmektedir? İhtiyaç duyulan doktorlar hangi şartlarda çalıştırılacaktır?  2-Doktor açığı olan ülkemizde polikliniklerin saat 24 'e kadar çalışmaları için  hastanedeki mevcut doktorların mesai ve nöbet süreleri ve sayılan mı artırılacaktır?  3-Birçok hastanede ayda 15 gün nöbet tutan asistan doktorlann olduğu göz önünde  bulundurulursa, söz konusu düzenleme için bu doktorlann kullanılma şansı var mıdır?  4-Doktorların fazla çalıştınlması nedeniyle oluşabilecek doktor hatalarından kim  sorumlu olacaktır?  CEVAPLAR I, 2, 3 ve 4- Bakanlığımıza bağlı yataklı tedavi kurumlan bünyesindeki  acil servislere mesai saatleri içinde ve dışında, oldukça yüksek sayıda, acil müdahale  gerektirmeyen hasta başvurusu olduğu bilinmektedir. Bu sebeple, Bakanlığımıza ait, birinci  ve ikinci basamak sağlık kuruluşlannda görev yapan tabip ve diğer sağlık personelinden  faydalanarak acil servislerdeki hasta yoğunluğunun azaltılabilmesi amacıyla düzenleme  yapılmıştır.  Bu sebeple, hastanede çalışan pratisyen hekim sayısının yeterli olması halinde,  öncelikle bu hekimlerden, mevcut hekim sayısının yetersiz olması durumunda ise; hastanenin  bulunduğu belediye mücavir alanı içerisindeki birinci basamak sağlık kuruluşlanndan, asli  görevlerini aksatmamak kaydıyla, görevlendirme yapılabilecektir.  Mesai dışı poliklinik uygulaması hafta içerisinde hasta müracaatının en yoğun olduğu  mesai saati bitiminden saat 24.00'e kadar, hafta sonu ve resmi tatil günlerinde ise 08.00- 24.00 saatleri arasında yapılacaktır. Hasta yoğunluğu ve hekim mevcudu dikkate alınarak,  hastaların bekletilmeksizin muayene ve tedavileri sağlanacak şekilde, yeterli sayıda hekim ve  ihtiyaç duyulan diğer sağlık personelinin 8 veya 16 saatlik çalışma sürelerine isabet edecek  biçimde planlama yapılabilecektir.  Hastane baştabipliklerince poliklinik muayenesine başlama saatleri, polikliniklerde  hasta yoğunluğunun yüksek olduğu sabah saatlerinde, kırsal kesimden gelen hastalann ulaşım  sorunlan veya diğer bölgesel özellikler dikkate alınarak, saat 08.00'den önceye çekilebilecek,  poliklinik bitiş saatleri de buna göre ayarlanabilecektir.  Konuya göstermiş olduğunuz ilgiye teşekkür ederim.  - 3 3 0 - T B M M B: 85 13 . 4 . 2010  21.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut'un, bir bakanın AOÇ'de gerçekleştirdiği bir  görüşmeye ilişkin Başbakandan sorusu ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker 'in cevabı  (7/12865)  K a s ı m 2 0 0 9 ' d a T a r ı m B a k a n ı M e h d i E K E R v e D T P G e n e l B a ş k a n ı  A h m e t T Ü R K ' ü n b i r g e c e A t a t ü r k O r m a n Çif t l iğ i M ü d ü r l ü ğ ü m e r k e z i n d e  g i z l i ce b u l u ş t u k l a r ı k o n u s u n d a b a s ı n a y a n s ı y a n h a b e r l e r s e b e b i y l e g e c e  v a r d i y a s ı n d a g ü v e n l i k g ö r e v i y a p a n H a k a n O F L A Z v e î l k e r K A Y A h a k k ı n d a  A . O . Ç . d i s ip l i n k u r u l u b a ş k a n l ı ğ ı n c a aç ı l an s o r u ş t u r m a s o n u c u b u iki g ü v e n l i k  g ö r e v l i s i n e " g i z l i t u t u l m a s ı g e r e k e n g ö r e v e m ü t e a l l i k s ı r l a n i fşa e t m e k  i dd i a s ıy l a " ü ç y e v m i y e k e s m e c e z a s ı n ı 18 k a s ı m 2 0 0 9 ' d a v e r d i k l e r i a r d ı n d a n d a  iş ak i t l e r in in fesh e d i l d i ğ i be l i r t i lmek t ed i r .  1- B u b u l u ş m a i d d i a l a r ı d o ğ r u m u d u r ?  2 - Ü l k e n i n T a r ı m B a k a n ı i le D T P G e n e l B a ş k a n ı A h m e t T Ü R K ' ü n "g iz l i  t u t u l m a s ı g e r e k e n g ö r e v " d i y e i f ade e d i l e n g ö r e v i n n e o l d u ğ u n u  ö ğ r e n m e k i s t i y o r u m .  3 - B u b u l u ş m a n ı n " s ı r " o l m a s ı n ı n s e b e b i n e d i r ?  4 - B i r d e v l e t k u r u m u n d a y a p ı l a n g ö r ü ş m e n i n " s ı r " ta raf ı n e d i r ?  5 - B u g ö r ü ş m e i le ik t ida r ın " K ü r t a ç ı l ı m ı " d i y e i lk o l a r a k i fade et t iği  a ç ı l ı m ı n i lk a d ı m l a r ı D T P g e n e l b a ş k a n ı i le m i a t ı lmı ş t ı r .  6 - Ü l k e d e k r i z v a r k e n v e i şs iz l ik h a d s a f h a d a i k e n i ş ak i t l e r i s o n a  e r d i r i l e r e k ik i k iş i d a h a d a h i l ed i ld iğ i d o ğ r u m u d u r ?  7 - B u l u ş m a n ı n iş ak i t l e r i s o n a e rd i r i l en b u k i ş i l e r t a r a f ı n d a n d u y u r u l d u ğ u  k o n u s u n d a d a n e tü r b i l g i y e s a h i p s i n i z ?  TÜRKIYE BÜYÜK MILLET MECLISI BAŞKANLıĞı'NA  A ş a ğ ı d a y a z ı l ı o l a n s o ru l a r ı n B a ş b a k a n R e c e p T a y y i p  t a r a f ı ndan yaz ı l ı o l a r a k c e v a p l a n d ı r ı l m a s ı n ı a r z e d e r i m . 1 8 . 0 2 . 2 0 1 0  A h m e t D u r a n B U L U T  B a l ı k e s i r M i l l e t v e k i l i  - 3 3 1 -
Sayfa 160 -
T B M M B: 85 13 . 4 . 2010  21.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut'un, bir bakanın AOÇ'de gerçekleştirdiği bir  görüşmeye ilişkin Başbakandan sorusu ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker 'in cevabı  (7/12865)  K a s ı m 2 0 0 9 ' d a T a r ı m B a k a n ı M e h d i E K E R v e D T P G e n e l B a ş k a n ı  A h m e t T Ü R K ' ü n b i r g e c e A t a t ü r k O r m a n Çif t l iğ i M ü d ü r l ü ğ ü m e r k e z i n d e  g i z l i ce b u l u ş t u k l a r ı k o n u s u n d a b a s ı n a y a n s ı y a n h a b e r l e r s e b e b i y l e g e c e  v a r d i y a s ı n d a g ü v e n l i k g ö r e v i y a p a n H a k a n O F L A Z v e î l k e r K A Y A h a k k ı n d a  A . O . Ç . d i s ip l i n k u r u l u b a ş k a n l ı ğ ı n c a aç ı l an s o r u ş t u r m a s o n u c u b u iki g ü v e n l i k  g ö r e v l i s i n e " g i z l i t u t u l m a s ı g e r e k e n g ö r e v e m ü t e a l l i k s ı r l a n i fşa e t m e k  i dd i a s ıy l a " ü ç y e v m i y e k e s m e c e z a s ı n ı 18 k a s ı m 2 0 0 9 ' d a v e r d i k l e r i a r d ı n d a n d a  iş ak i t l e r in in fesh e d i l d i ğ i be l i r t i lmek t ed i r .  1- B u b u l u ş m a i d d i a l a r ı d o ğ r u m u d u r ?  2 - Ü l k e n i n T a r ı m B a k a n ı i le D T P G e n e l B a ş k a n ı A h m e t T Ü R K ' ü n "g iz l i  t u t u l m a s ı g e r e k e n g ö r e v " d i y e i f ade e d i l e n g ö r e v i n n e o l d u ğ u n u  ö ğ r e n m e k i s t i y o r u m .  3 - B u b u l u ş m a n ı n " s ı r " o l m a s ı n ı n s e b e b i n e d i r ?  4 - B i r d e v l e t k u r u m u n d a y a p ı l a n g ö r ü ş m e n i n " s ı r " ta raf ı n e d i r ?  5 - B u g ö r ü ş m e i le ik t ida r ın " K ü r t a ç ı l ı m ı " d i y e i lk o l a r a k i fade et t iği  a ç ı l ı m ı n i lk a d ı m l a r ı D T P g e n e l b a ş k a n ı i le m i a t ı lmı ş t ı r .  6 - Ü l k e d e k r i z v a r k e n v e i şs iz l ik h a d s a f h a d a i k e n i ş ak i t l e r i s o n a  e r d i r i l e r e k ik i k iş i d a h a d a h i l ed i ld iğ i d o ğ r u m u d u r ?  7 - B u l u ş m a n ı n iş ak i t l e r i s o n a e rd i r i l en b u k i ş i l e r t a r a f ı n d a n d u y u r u l d u ğ u  k o n u s u n d a d a n e tü r b i l g i y e s a h i p s i n i z ?  TÜRKIYE BÜYÜK MILLET MECLISI BAŞKANLıĞı'NA  A ş a ğ ı d a y a z ı l ı o l a n s o ru l a r ı n B a ş b a k a n R e c e p T a y y i p  t a r a f ı ndan yaz ı l ı o l a r a k c e v a p l a n d ı r ı l m a s ı n ı a r z e d e r i m . 1 8 . 0 2 . 2 0 1 0  A h m e t D u r a n B U L U T  B a l ı k e s i r M i l l e t v e k i l i  - 3 3 1 - T B M M B: 85 1 3 . 4 . 2 0 1 0  T.C.  TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANLIĞI  Strateji Geliştirme Başkanlığı  Sayı : B.12.0.SGB.0.03-610/>( ^ %  Konu : Yazılı Soru önergesi  TÜRKİYE BÜYÜK MtLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi: a) 08.03.2010 tarihli ve A.Ol.O.GNS.0.10.00.02-7/12865-20593/43098 sayılı yazı,  b) 09.03.2010 tarihli ve B.02.0.KKG.0.12/106-194-271072 sayıh yazı  İlgi (a) kayıtlı yazı ve Başbakanlığa gönderilen İlgi (b) kayıtlı yazı ile Başbakanlıktan  Bakanlığımıza gönderilen yazı ekinde yer alan Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran BULUT'a  ait 7/12865 esas nolu yazılı soru önergesine ilişkin Bakanlığımız görüşü ekte sunulmaktadır.  Bilgilerinize arz ederim.  Mehmet Mehdi EKER  Bakan  EKLER;  1-Görüş 7/12865  - 3 3 2 -
Sayfa 161 -
T B M M B: 85 1 3 . 4 . 2 0 1 0  T.C.  TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANLIĞI  Strateji Geliştirme Başkanlığı  Sayı : B.12.0.SGB.0.03-610/>( ^ %  Konu : Yazılı Soru önergesi  TÜRKİYE BÜYÜK MtLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi: a) 08.03.2010 tarihli ve A.Ol.O.GNS.0.10.00.02-7/12865-20593/43098 sayılı yazı,  b) 09.03.2010 tarihli ve B.02.0.KKG.0.12/106-194-271072 sayıh yazı  İlgi (a) kayıtlı yazı ve Başbakanlığa gönderilen İlgi (b) kayıtlı yazı ile Başbakanlıktan  Bakanlığımıza gönderilen yazı ekinde yer alan Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran BULUT'a  ait 7/12865 esas nolu yazılı soru önergesine ilişkin Bakanlığımız görüşü ekte sunulmaktadır.  Bilgilerinize arz ederim.  Mehmet Mehdi EKER  Bakan  EKLER;  1-Görüş 7/12865  - 3 3 2 - T B M M B: 85 1 3 . 4 . 2 0 1 0  YAZILI SORU ÖNERGESİ  önerge Sahibi : Ahmet Duran BULUT  Balıkesir Milletvekili  :7/12865 Esas No  Kasım 2009'da Tarım Bakanı Mehdi EKER ve DTP Genel Başkanı Ahmet TÜRK'ün bir gece  Atatürk Orman Çiftliği Müdürlüğü merkezinde gizlice buluştukları konusunda basına  yansıyan haberler sebebiyle gece vardiyasında güvenlik görevi yapan Hakan OFLAZ ve İlker  KAYA hakkında AOÇ disiplin kurulu başkanlığınca açılan soruşturma sonucu bu iki güvenlik  görevlisine "gizli tutulması gereken göreve müteallik sırlan ifşa etmek iddiasıyla" üç yevmiye  kesme cezasım 18 Kasım 2009'da verdikleri ardından da iş akitlerinin fesh edildiği  belirtilmektedir.  Soru 1 )Bu buluşma iddialan doğru mudur?  Soru 2)Ülkenin Tarım Bakanı ile DTP Genel Başkanı Ahmet TURK'ün "gizli tutulması  gereken görev" diye ifade edilen görevin ne olduğunu öğrenmek istiyorum.  Soru 3)Bu buluşmanın "sır" olmasının sebebi nedir?  Soru 4)Bir devlet kurumunda yapılan görüşmenin "sur" tarafı nedir?  Soru 5)Bu görüşme ile iktidann "Kürt açılımı" diye ilk olarak ifade ettiği açılımın ilk  adımlan DTP genel başkam ile mi atılmıştır?  Soru 6)Ülkede kriz varken ve işsizlik had safhada iken iş akitleri sona erdirilerek iki kişi daha  dahil edildiği doğru mudur?  Soru 7)Buluşmanın iş akitleri sona erdirilen bu kişiler tarafından duyurulduğu konusunda da  ne tür bilgiye sahipsiniz?  Cevapl,2,3,4,5,6,7)Atatürk Orman Çiftliği'nde, Saym İçişleri Bakanımızın da olduğu bir  vakitte DTP Genel Başkam Sayın Ahmet TÜRK ile görüşüldüğü Sayın İçişleri Bakanımız  tarafından basına açıklanmıştır.  AOÇ güvenlik hizmetini ihale yoluyla taşeron firmadan almaktadır. Güvenlik, hizmet alımı  şeklinde yapıldığından güvenlik elemanlarının işten çıkarılması ve işe başlatılması şirketin  yetki ve sorumluluğundadır.  - 3 3 3 -
Sayfa 162 -
T B M M B: 85 1 3 . 4 . 2 0 1 0  YAZILI SORU ÖNERGESİ  önerge Sahibi : Ahmet Duran BULUT  Balıkesir Milletvekili  :7/12865 Esas No  Kasım 2009'da Tarım Bakanı Mehdi EKER ve DTP Genel Başkanı Ahmet TÜRK'ün bir gece  Atatürk Orman Çiftliği Müdürlüğü merkezinde gizlice buluştukları konusunda basına  yansıyan haberler sebebiyle gece vardiyasında güvenlik görevi yapan Hakan OFLAZ ve İlker  KAYA hakkında AOÇ disiplin kurulu başkanlığınca açılan soruşturma sonucu bu iki güvenlik  görevlisine "gizli tutulması gereken göreve müteallik sırlan ifşa etmek iddiasıyla" üç yevmiye  kesme cezasım 18 Kasım 2009'da verdikleri ardından da iş akitlerinin fesh edildiği  belirtilmektedir.  Soru 1 )Bu buluşma iddialan doğru mudur?  Soru 2)Ülkenin Tarım Bakanı ile DTP Genel Başkanı Ahmet TURK'ün "gizli tutulması  gereken görev" diye ifade edilen görevin ne olduğunu öğrenmek istiyorum.  Soru 3)Bu buluşmanın "sır" olmasının sebebi nedir?  Soru 4)Bir devlet kurumunda yapılan görüşmenin "sur" tarafı nedir?  Soru 5)Bu görüşme ile iktidann "Kürt açılımı" diye ilk olarak ifade ettiği açılımın ilk  adımlan DTP genel başkam ile mi atılmıştır?  Soru 6)Ülkede kriz varken ve işsizlik had safhada iken iş akitleri sona erdirilerek iki kişi daha  dahil edildiği doğru mudur?  Soru 7)Buluşmanın iş akitleri sona erdirilen bu kişiler tarafından duyurulduğu konusunda da  ne tür bilgiye sahipsiniz?  Cevapl,2,3,4,5,6,7)Atatürk Orman Çiftliği'nde, Saym İçişleri Bakanımızın da olduğu bir  vakitte DTP Genel Başkam Sayın Ahmet TÜRK ile görüşüldüğü Sayın İçişleri Bakanımız  tarafından basına açıklanmıştır.  AOÇ güvenlik hizmetini ihale yoluyla taşeron firmadan almaktadır. Güvenlik, hizmet alımı  şeklinde yapıldığından güvenlik elemanlarının işten çıkarılması ve işe başlatılması şirketin  yetki ve sorumluluğundadır.  - 3 3 3 - TBMM B: 85 13 . 4 .2010  22.- Muğla Milletvekili Fevzi Topuz'un, Milas Güllük Dalyan bölgesindeki balık üreticilerinin  sorunlarına ilişkin Başbakandan sorusu ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker'in cevabı  (7/12868)  Aşağıdaki sorularımın Başbakan Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN tarafından yazılı olarak  yanıtlanmasını arz ederim. P \ .  Bilindiği üzere, denizlerde, göllerde ve karada insan kontrollünde su ürünü yetiştiriciliği  diğer adı ile kültür balıkçılığı yapılmaktadır. Sektör, üretim boyutu, istihdam olanakları ve  ihracat potansiyeliyle ülke ekonomisine katkıda bulunmaktadır.  Balıkçılık sektörünün toplumsal beslenmeyi sağlayan, ekonomik yönden güçlü ve iyi bir  istihdam alanı yaratan özelliğine karşın, bu sektörün sorunları ısrarla çözülmemektedir. Gıda  seçeneklerini arttıracak ve ekonomiye katkı sağlayacak deniz ürünlerimizden neden istediğimiz  gibi yararlanamıyoruz?  Avrupa Birliği ülkelerinde toplam 1.5 milyon ton su ürünü yetiştirilmekte olup kişi başına  23 kg balık düşmektedir. Bizde ise kişi başı 8,6 kg balık düşüyor. Ülkemizde toplam 311 balık  çiftliğimiz bulunmakta olup bu alanda 25 bin kişi istihdam edilmektedir.  Muğla, Milas ilçesi, Güllük beldesi, Dalyan bölgesinde, balıkçıların geçim kaynağı olan  Güllük Dalyan'ını, Güllük Su Ürünleri Kooperatifi her yıl kiralama yöntemi ile kiralıyordu.  Güllük Dalyanı 1971 yılından beri Güllük Su Ürünleri Kooperatifi tarafından ilk başta 5'er yıl  sonraları da 3'er yıl aralıklarla kiralanılmaktaydı. 2007 yılında Muğla İl özel İdaresi, kira  sözleşmesinin yenilenmeyeceğini Kooperatife bildirdi. Bu arada İl özel İdaresi, Güllük  Dalyan'ının işletilmesinde Tarım Bakanlığı'na sunulan projenin onaylanmasına kadar Güllük  Dalyan'ını Milas Köylere Hizmet Götürme Birliği'ne verdi.  Kooperatif yönetimi İl özel İdare Müdürlüğü hakkında dava açtı. Davayı bakan Muğla 1.  İdare Mahkemesi, 22 Ekim 2009 tarihinde, yasa hükmüne göre, dalyan gibi yerlerdeki su  ürünleri üretim hakkının öncelikle o yörede kurulan kooperatiflere Devlet İhale Kanunu  esaslarına göre İl özel idaresi tarafından kiraya verilmesini hükmetti. Ayrıca, ilgili yargı, ihale  yapılmadan Güllük avlak sahasının, Milas Köylere Hizmet Götürme Birliği'ne verilmesinin  mevzuata ve hukuka aykırı olduğunu kararını da verdi.  Dalyan avlak sahasının ihalesi, mahkeme kararına rağmen yapılmadığı gibi daha da ileri  gidilerek Milas Köylere Hizmet Götürme Birliği personelinin Dalyan'da kaçak balık avlamasına  izin verilmiştir. Basına da yansıyan bu olay, güvenlik birimlerince olay yerinde yakaladıkları bu  kişilerle ilgili tespit tutanakları mevcuttur.  Güllük körfezi dünyanın ilk balık pazarının kurulduğu bir körfezdir. Güllük körfezinde  üretilen balık 'Güllük Balığı' olarak markalaştırılarak ihracat yapan bir belde olarak adını  duyurmaya çalışmaktadır.  TÜRKtYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA 1  - 3 3 4 -
Sayfa 163 -
TBMM B: 85 13 . 4 .2010  22.- Muğla Milletvekili Fevzi Topuz'un, Milas Güllük Dalyan bölgesindeki balık üreticilerinin  sorunlarına ilişkin Başbakandan sorusu ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker'in cevabı  (7/12868)  Aşağıdaki sorularımın Başbakan Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN tarafından yazılı olarak  yanıtlanmasını arz ederim. P \ .  Bilindiği üzere, denizlerde, göllerde ve karada insan kontrollünde su ürünü yetiştiriciliği  diğer adı ile kültür balıkçılığı yapılmaktadır. Sektör, üretim boyutu, istihdam olanakları ve  ihracat potansiyeliyle ülke ekonomisine katkıda bulunmaktadır.  Balıkçılık sektörünün toplumsal beslenmeyi sağlayan, ekonomik yönden güçlü ve iyi bir  istihdam alanı yaratan özelliğine karşın, bu sektörün sorunları ısrarla çözülmemektedir. Gıda  seçeneklerini arttıracak ve ekonomiye katkı sağlayacak deniz ürünlerimizden neden istediğimiz  gibi yararlanamıyoruz?  Avrupa Birliği ülkelerinde toplam 1.5 milyon ton su ürünü yetiştirilmekte olup kişi başına  23 kg balık düşmektedir. Bizde ise kişi başı 8,6 kg balık düşüyor. Ülkemizde toplam 311 balık  çiftliğimiz bulunmakta olup bu alanda 25 bin kişi istihdam edilmektedir.  Muğla, Milas ilçesi, Güllük beldesi, Dalyan bölgesinde, balıkçıların geçim kaynağı olan  Güllük Dalyan'ını, Güllük Su Ürünleri Kooperatifi her yıl kiralama yöntemi ile kiralıyordu.  Güllük Dalyanı 1971 yılından beri Güllük Su Ürünleri Kooperatifi tarafından ilk başta 5'er yıl  sonraları da 3'er yıl aralıklarla kiralanılmaktaydı. 2007 yılında Muğla İl özel İdaresi, kira  sözleşmesinin yenilenmeyeceğini Kooperatife bildirdi. Bu arada İl özel İdaresi, Güllük  Dalyan'ının işletilmesinde Tarım Bakanlığı'na sunulan projenin onaylanmasına kadar Güllük  Dalyan'ını Milas Köylere Hizmet Götürme Birliği'ne verdi.  Kooperatif yönetimi İl özel İdare Müdürlüğü hakkında dava açtı. Davayı bakan Muğla 1.  İdare Mahkemesi, 22 Ekim 2009 tarihinde, yasa hükmüne göre, dalyan gibi yerlerdeki su  ürünleri üretim hakkının öncelikle o yörede kurulan kooperatiflere Devlet İhale Kanunu  esaslarına göre İl özel idaresi tarafından kiraya verilmesini hükmetti. Ayrıca, ilgili yargı, ihale  yapılmadan Güllük avlak sahasının, Milas Köylere Hizmet Götürme Birliği'ne verilmesinin  mevzuata ve hukuka aykırı olduğunu kararını da verdi.  Dalyan avlak sahasının ihalesi, mahkeme kararına rağmen yapılmadığı gibi daha da ileri  gidilerek Milas Köylere Hizmet Götürme Birliği personelinin Dalyan'da kaçak balık avlamasına  izin verilmiştir. Basına da yansıyan bu olay, güvenlik birimlerince olay yerinde yakaladıkları bu  kişilerle ilgili tespit tutanakları mevcuttur.  Güllük körfezi dünyanın ilk balık pazarının kurulduğu bir körfezdir. Güllük körfezinde  üretilen balık 'Güllük Balığı' olarak markalaştırılarak ihracat yapan bir belde olarak adını  duyurmaya çalışmaktadır.  TÜRKtYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA 1  - 3 3 4 - T B M M B: 85 1 3 . 4 . 2 0 1 0  95 üyeli balıkçı kooperatifi büyük sıkıntı içinde. Bu arada kooperatif zor koşullarda 200  Bin liralık borcunu da ödüyor. Tüm bunlara karşın hiçbir gelişme olmuyor.  Konuyla ilgili olarak;  1. Muğla, Milas ilçesi, Güllük beldesi, Dalyan bölgesindeki balık üreticileri daha fazla mağdur  edilmemesi için bu ihalenin bir an önce çıkması gerekiyor. Bu konuda ne yapmayı  planlıyorsunuz?  2. Bu haksız uygulama mahkeme kararıyla durdurulduğunu halde neden ihaleye çıkartılmayıp  bekletilmektedir?  3. Dalyan bölgesindeki balık üreticilerinin zararını nasıl karşılamayı düşünmektesiniz?  4. Bölgemizde kamu görevlileri görev alanını dışına çıkıp yeni kooperatif kurdurup üreticileri  baskı altına alınmasının önlenmesi gerekmektedir. Bu konudaki baskıların kaldırılması için  ne zaman girişimde bulunacaksınız?  5. Yargı kararı ile dönen bu yanlış işlemi gerçekleştiren kamu görevlileri hakkında ne gibi  soruşturma açacaksınız?  6. Balıkçılık sektöründe faaliyet gösterenlerin borçları son yıllarda hızla artmaktadır. Bu sektör  üreticilerine yönelik nasıl bir iyileştirme çalışmanız var?  7. Türkiye'de kişi başına düşen balık 8,6 Kg'dır. Buna karşın olması gereken kişi başına balık  tüketiminin 20 Kg çıkartılması ile ilgili bir çalışmanız var mı?  İlgi : a) Başbakanlığa göndermiş olduğunuz 08.03.2010 tarih ve KAN.KAR.MD.A.01.0.  GNS.0.10.00.02-7/12868-20602/43109 sayılı yazınız,  b) Başbakanlığın 09.03.2010 tarih ve B.02.0.KKG.0.12/106-194-5/1073 sayılı yazısı.  İlgi (a) da kayıtlı Başbakanlığa göndermiş olduğunuz yazınız ile Başbakanlığın ilgi (b)  de kayıtlı yazısı ekinde alınan, Muğla Milletvekili Fevzi TOPUZ'a ait 7/12868 esas no'lu  yazılı soru önergesine ilişkin Bakanlığımız görüşü ekte sunulmaktadır.  Bilgilerinize arz ederim.  T.C.  TARIM VE KÖYtŞLERÎ BAKANLIĞI  Strateji Geliştirme Başkanlığı  Sayı :B.12.0.SGB.0.03-610/ M mm  Konu : Yazılı Soru önergesi  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  r  EKLER:  1-Görüş 7/12868  Mehmet Mehdi EKER  Bakan  - 3 3 5 -
Sayfa 164 -
T B M M B: 85 1 3 . 4 . 2 0 1 0  95 üyeli balıkçı kooperatifi büyük sıkıntı içinde. Bu arada kooperatif zor koşullarda 200  Bin liralık borcunu da ödüyor. Tüm bunlara karşın hiçbir gelişme olmuyor.  Konuyla ilgili olarak;  1. Muğla, Milas ilçesi, Güllük beldesi, Dalyan bölgesindeki balık üreticileri daha fazla mağdur  edilmemesi için bu ihalenin bir an önce çıkması gerekiyor. Bu konuda ne yapmayı  planlıyorsunuz?  2. Bu haksız uygulama mahkeme kararıyla durdurulduğunu halde neden ihaleye çıkartılmayıp  bekletilmektedir?  3. Dalyan bölgesindeki balık üreticilerinin zararını nasıl karşılamayı düşünmektesiniz?  4. Bölgemizde kamu görevlileri görev alanını dışına çıkıp yeni kooperatif kurdurup üreticileri  baskı altına alınmasının önlenmesi gerekmektedir. Bu konudaki baskıların kaldırılması için  ne zaman girişimde bulunacaksınız?  5. Yargı kararı ile dönen bu yanlış işlemi gerçekleştiren kamu görevlileri hakkında ne gibi  soruşturma açacaksınız?  6. Balıkçılık sektöründe faaliyet gösterenlerin borçları son yıllarda hızla artmaktadır. Bu sektör  üreticilerine yönelik nasıl bir iyileştirme çalışmanız var?  7. Türkiye'de kişi başına düşen balık 8,6 Kg'dır. Buna karşın olması gereken kişi başına balık  tüketiminin 20 Kg çıkartılması ile ilgili bir çalışmanız var mı?  İlgi : a) Başbakanlığa göndermiş olduğunuz 08.03.2010 tarih ve KAN.KAR.MD.A.01.0.  GNS.0.10.00.02-7/12868-20602/43109 sayılı yazınız,  b) Başbakanlığın 09.03.2010 tarih ve B.02.0.KKG.0.12/106-194-5/1073 sayılı yazısı.  İlgi (a) da kayıtlı Başbakanlığa göndermiş olduğunuz yazınız ile Başbakanlığın ilgi (b)  de kayıtlı yazısı ekinde alınan, Muğla Milletvekili Fevzi TOPUZ'a ait 7/12868 esas no'lu  yazılı soru önergesine ilişkin Bakanlığımız görüşü ekte sunulmaktadır.  Bilgilerinize arz ederim.  T.C.  TARIM VE KÖYtŞLERÎ BAKANLIĞI  Strateji Geliştirme Başkanlığı  Sayı :B.12.0.SGB.0.03-610/ M mm  Konu : Yazılı Soru önergesi  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  r  EKLER:  1-Görüş 7/12868  Mehmet Mehdi EKER  Bakan  - 3 3 5 - TBMM B: 85 13 . 4 . 2010  - 3 3 6 - YAZILI SORU ÖNERGESİ  ÖNERGE SAHİBİ : Fevzi TOPUZ  Muğla Milletvekili  Esas No : 7/12868  Bilindiği üzere, denizlerde, göllerde ve karada insan kontrollünde su ürünü yetiştiriciliği diğer  adı ile kültür balıkçılığı yapılmaktadır. Sektör, Üretim boyutu, istihdam olanakları ve ihracat  potansiyeliyle ülke ekonomisine katkıda bulunmaktadır.  Balıkçılık sektörünün toplumsal beslenmeyi sağlayan, ekonomik yönden güçlü ve iyi bir  istihdam alam yaratan özelliğine karşın, bu sektörün sorunları ısrarla çözülmemektedir. Gıda  seçeneklerini arttıracak ve ekonomiye katkı sağlayacak deniz ürünlerimizden neden  istediğimiz gibi yararlanamıyoruz?  Avrupa Birliği ülkelerinde toplam 1.5 milyon ton su ürünü yetiştirilmekte olup kişi başına 23  kg balık düşmektedir. Bizde ise kişi başı 8,6 kg balık düşüyor. Ülkemizde toplam 311 balık  çiftliğimiz bulunmakta olup bu alanda 25 bin kişi istihdam edilmektedir.  Muğla, Milas ilçesi, Güllük beldesi, Dalyan bölgesinde, balıkçıların geçim kaynağı olan  Güllük Dalyan'ını, Güllük Su Ürünleri Kooperatifi her yıl kiralama yöntemi ile kiralıyordu.  Güllük Dalyanı 1971 yılından beri Güllük Su Ürünleri Kooperatifi tarafından ilk başta 5'er yıl  sonraları da 3'er yıl aralıklarla kiralanılmaktaydı. 2007 yılında Muğla İl öze l İdaresi, kira  sözleşmesinin yenilenmeyeceğini Kooperatife bildirdi. Bu arada İl öze l İdaresi, Güllük  Dalyan'ının işletilmesinde Tarım Bakanlığı'na sunulan projenin onaylanmasına kadar Güllük  Dalyan'ını Milas Köylere Hizmet Götürme Birliği'ne verdi.  Kooperatif yönetimi İl öze l İdare Müdürlüğü hakkında dava açtı. Davayı bakan Muğla 1.  İdare Mahkemesi, 22 Ekim 2009 tarihinde, yasa hükmüne göre, dalyan gibi yerlerdeki su  ürünleri üretim hakkının öncelikle o yörede kurulan kooperatiflere Devlet İhale Kanunu  esaslarına göre İl özel İdaresi tarafından kiraya verilmesini hükmetti. Ayrıca, ilgili yargı, ihale  yapılmadan Güllük avlak sahasının, Milas Köylere Hizmet Götürme Birliği'ne verilmesinin  mevzuata ve hukuka aykırı olduğunu kararım da verdi.  Dalyan avlak sahasının ihalesi, mahkeme kararma rağmen yapılmadığı gibi daha da ileri  gidilerek Milas Köylere Hizmet Götürme Birliği personelinin Dalyan'da kaçak balık  avlamasına izin verilmiştir. Basına da yansıyan bu olay, güvenlik birimlerince olay yerinde  yakaladıkları bu kişilerle ilgili tespit tutanakları mevcuttur.  Güllük körfezi dünyanın ilk balık pazarının kurulduğu bir körfezdir. Güllük körfezinde  üretilen balık 'Güllük Balığı' olarak markalaştınlarak ihracat yapan bir belde olarak adını  duyurmaya çalışmaktadır.  95 üyeli balıkçı kooperatifi büyük sıkıntı içinde. Bu arada kooperatif zor koşullarda 200 bin  liralık borcunu da ödüyor. Tüm bunlara karşın hiçbir gelişme olmuyor.  Konuyla ilgili olarak:  SORU 1) Muğla Milas ilçesi Güllük beldesi Dalyan bölgesindeki balık üreticileri daha fazla  mağdur edilmemesi için bu ihalenin bir an önce çıkması gerekiyor. Bu konuda ne yapmayı  planlıyorsunuz?
Sayfa 165 -
TBMM B: 85 13 . 4 . 2010  - 3 3 6 - YAZILI SORU ÖNERGESİ  ÖNERGE SAHİBİ : Fevzi TOPUZ  Muğla Milletvekili  Esas No : 7/12868  Bilindiği üzere, denizlerde, göllerde ve karada insan kontrollünde su ürünü yetiştiriciliği diğer  adı ile kültür balıkçılığı yapılmaktadır. Sektör, Üretim boyutu, istihdam olanakları ve ihracat  potansiyeliyle ülke ekonomisine katkıda bulunmaktadır.  Balıkçılık sektörünün toplumsal beslenmeyi sağlayan, ekonomik yönden güçlü ve iyi bir  istihdam alam yaratan özelliğine karşın, bu sektörün sorunları ısrarla çözülmemektedir. Gıda  seçeneklerini arttıracak ve ekonomiye katkı sağlayacak deniz ürünlerimizden neden  istediğimiz gibi yararlanamıyoruz?  Avrupa Birliği ülkelerinde toplam 1.5 milyon ton su ürünü yetiştirilmekte olup kişi başına 23  kg balık düşmektedir. Bizde ise kişi başı 8,6 kg balık düşüyor. Ülkemizde toplam 311 balık  çiftliğimiz bulunmakta olup bu alanda 25 bin kişi istihdam edilmektedir.  Muğla, Milas ilçesi, Güllük beldesi, Dalyan bölgesinde, balıkçıların geçim kaynağı olan  Güllük Dalyan'ını, Güllük Su Ürünleri Kooperatifi her yıl kiralama yöntemi ile kiralıyordu.  Güllük Dalyanı 1971 yılından beri Güllük Su Ürünleri Kooperatifi tarafından ilk başta 5'er yıl  sonraları da 3'er yıl aralıklarla kiralanılmaktaydı. 2007 yılında Muğla İl öze l İdaresi, kira  sözleşmesinin yenilenmeyeceğini Kooperatife bildirdi. Bu arada İl öze l İdaresi, Güllük  Dalyan'ının işletilmesinde Tarım Bakanlığı'na sunulan projenin onaylanmasına kadar Güllük  Dalyan'ını Milas Köylere Hizmet Götürme Birliği'ne verdi.  Kooperatif yönetimi İl öze l İdare Müdürlüğü hakkında dava açtı. Davayı bakan Muğla 1.  İdare Mahkemesi, 22 Ekim 2009 tarihinde, yasa hükmüne göre, dalyan gibi yerlerdeki su  ürünleri üretim hakkının öncelikle o yörede kurulan kooperatiflere Devlet İhale Kanunu  esaslarına göre İl özel İdaresi tarafından kiraya verilmesini hükmetti. Ayrıca, ilgili yargı, ihale  yapılmadan Güllük avlak sahasının, Milas Köylere Hizmet Götürme Birliği'ne verilmesinin  mevzuata ve hukuka aykırı olduğunu kararım da verdi.  Dalyan avlak sahasının ihalesi, mahkeme kararma rağmen yapılmadığı gibi daha da ileri  gidilerek Milas Köylere Hizmet Götürme Birliği personelinin Dalyan'da kaçak balık  avlamasına izin verilmiştir. Basına da yansıyan bu olay, güvenlik birimlerince olay yerinde  yakaladıkları bu kişilerle ilgili tespit tutanakları mevcuttur.  Güllük körfezi dünyanın ilk balık pazarının kurulduğu bir körfezdir. Güllük körfezinde  üretilen balık 'Güllük Balığı' olarak markalaştınlarak ihracat yapan bir belde olarak adını  duyurmaya çalışmaktadır.  95 üyeli balıkçı kooperatifi büyük sıkıntı içinde. Bu arada kooperatif zor koşullarda 200 bin  liralık borcunu da ödüyor. Tüm bunlara karşın hiçbir gelişme olmuyor.  Konuyla ilgili olarak:  SORU 1) Muğla Milas ilçesi Güllük beldesi Dalyan bölgesindeki balık üreticileri daha fazla  mağdur edilmemesi için bu ihalenin bir an önce çıkması gerekiyor. Bu konuda ne yapmayı  planlıyorsunuz?  T B M M B : 8 5 13 . 4 . 2010  SORU 2) Bu haksız uygulama mahkeme kararıyla durdurulduğu halde neden ihaleye  çıkartılmayıp bekletilmektedir?  SORU 3) Dalyan bölgesindeki balık üreticilerinin zararını nasıl karşılamayı düşünmektesiniz?  SORU 4) Bölgemizde kamu görevlileri görev alanını dışına çıkıp yeni kooperatif kurdurup  üreticileri baskı altına alınmasının önlenmesi gerekmektedir. Bu konudaki baskıların  kaldırılması için ne zaman girişimde bulunacaksınız?  SORU 5) Yargı karan ile dönen bu yanlış işlemi gerçekleştiren kamu görevlileri hakkında ne  gibi soruşturma açacaksınız?  SORU 6) Balıkçılık sektöründe faaliyet gösterenlerin borçlan son yıllarda hızla artmaktadır.  Bu sektör üreticilerine yönelik nasıl bir iyileştirme çalışmanız var?  SORU 7) Türkiye'de kişi basma düşen balık 8,6 Kg'dır. Buna karşın olması gereken kişi  başına balık tüketiminin 20 Kg çıkartılması ile ilgili bir çalışmanız var mı?  CEVAP 1-2-3-4-5-6-7) Lagün ve dalyanlar 2003/46 Sayılı Su Ürünleri Üretim Yerlerinin  Kiraya Verilmesine Dair Tebliğ kapsamında, projeleri Bakanlığımızca onaylanan  müteşebbislere, İl öze l İdarelerince ihaleye çıkılarak Devlet İhale Kanunu doğrultusunda  kiraya verilmektedir.  Lagün ve dalyan gibi devletin hükümranlığında bulunan su ürünleri üretim yerlerinin kiraya  verilmesi belirli bir işlem sürecini kapsamakta ve su ürünleri kaynağının kiralanması  zorunluluğu bulunmamaktadır. Bakanlığımızın bu güne kadar Güllük Dalyanına yönelik  işlemler meri mevzuata uygun olarak yürütülmektedir.  Su ürünleri yetiştiricilik faaliyetinde bulunan üreticiler Bakanlığımızca 2003 yılından beri  hayvancılık desteklemeleri kapsamında desteklenmektedir. Su ürünleri yetiştiren  üreticilerimize, destekleme ödemelerinin uygulama tarihinden günümüze kadar toplam  408.066.000 TL destekleme ödemesi yapılmıştır.  Ayrıca, balıkçılarımızın faaliyetleri arasında en önemli maliyet unsuru olan akaryakıt  giderlerinin azaltılması amacı ile 2004 yılından itibaren balıkçılarımıza ÖTV'siz yakıt  verilmesi uygulamasına başlanmıştır. Bu kapsamda, 2009 yılında balıkçılarımıza yaklaşık  105.368 bin TL destekleme ödemesi yapılmıştır.  Su ürünleri tüketiminin arttırılması için öncelikle üretimin arttınlması gerekmektedir. Avcılık  yoluyla elde edilen ürünlerin sınırlı olması ve nüfusun artması nedeniyle, üretimin arttırılması  amacıyla su ürünleri yetiştiriciliği, 2003 yılında başlayarak Hükümetimizce destekleme  kapsamına alınmıştır ve bu yolla yetiştiricilik üretiminde 2002 - 2008 yıllan arasında % 203  oranında artış sağlanmıştır.  Aynca Ülkemizde kişi başına tüketilen balık miktarının arttırılmasına yönelik Dış Ticaret  Müsteşarlığı, Bakanlığımız ve sivil toplum örgütleri ile işbirliği sonucu kurulan "Su Ürünleri  Tanıtım Grubu" çalışmalanna başlamıştır. Bu çerçevede, ulusal televizyon ve radyo  kanallarında tanıtım jenerikleri yayınlanmakta, büyük tirajlı gazetelerde ilanlar verilmektedir.  Aynca halkın balığa olan ilgisini arttırmaya yönelik basılı broşür ve kitapçıklar  hazırlatılmıştır.  - 3 3 7 -
Sayfa 166 -
T B M M B : 8 5 13 . 4 . 2010  SORU 2) Bu haksız uygulama mahkeme kararıyla durdurulduğu halde neden ihaleye  çıkartılmayıp bekletilmektedir?  SORU 3) Dalyan bölgesindeki balık üreticilerinin zararını nasıl karşılamayı düşünmektesiniz?  SORU 4) Bölgemizde kamu görevlileri görev alanını dışına çıkıp yeni kooperatif kurdurup  üreticileri baskı altına alınmasının önlenmesi gerekmektedir. Bu konudaki baskıların  kaldırılması için ne zaman girişimde bulunacaksınız?  SORU 5) Yargı karan ile dönen bu yanlış işlemi gerçekleştiren kamu görevlileri hakkında ne  gibi soruşturma açacaksınız?  SORU 6) Balıkçılık sektöründe faaliyet gösterenlerin borçlan son yıllarda hızla artmaktadır.  Bu sektör üreticilerine yönelik nasıl bir iyileştirme çalışmanız var?  SORU 7) Türkiye'de kişi basma düşen balık 8,6 Kg'dır. Buna karşın olması gereken kişi  başına balık tüketiminin 20 Kg çıkartılması ile ilgili bir çalışmanız var mı?  CEVAP 1-2-3-4-5-6-7) Lagün ve dalyanlar 2003/46 Sayılı Su Ürünleri Üretim Yerlerinin  Kiraya Verilmesine Dair Tebliğ kapsamında, projeleri Bakanlığımızca onaylanan  müteşebbislere, İl öze l İdarelerince ihaleye çıkılarak Devlet İhale Kanunu doğrultusunda  kiraya verilmektedir.  Lagün ve dalyan gibi devletin hükümranlığında bulunan su ürünleri üretim yerlerinin kiraya  verilmesi belirli bir işlem sürecini kapsamakta ve su ürünleri kaynağının ki