(Kanunum resmi kaynak değildir; kullanıcılar sunulan yürürlük ve metin bilgilerini resmi kaynaklardan teyid etmelidir.)
Sayfa 1 -
DÖNEM: 23 CİLT: 61 YASAMA YILI: 4  TÜRKİYE BÜYÜK MÎLLET MECLÎSİ  TUTANAK DERGİSİ  649üncü Birleşim  23 Şubat 2010 Sah  (Bu Tutanak Dergisi 'nde yer alan ve kâtip üyeler tarafından okunmuş bulunan her tür belge ile  konuşmacılar tarafından ifade edilmiş ve tırnak içinde belirtilmiş alıntı sözler aslına uygun olarak  yazılmıştır.)  İ Ç İ N D E K İ L E R s a vf a  I. - GEÇEN TUTANAK ÖZETİ 296  II. - GELEN KÂĞITLAR 298  m.-YOKLAMA 311  IV. - GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR 311  A) MİLLETVEKİLLERİNİN (jÜNDEMDIŞI KONUŞMALARI 311:319  1.- Hakkâri Milletvekili Rüştem Zeydan'ın, Hakkâri ilinin ulaşım  sorunlarına ilişkin gündem dışı konuşması 311:312  2.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, Ardahan'ın 89'uncu kurtuluş  yıl dönümüne ilişkin gündem dışı konuşması 313:314  3.- Erzurum Milletvekili Zeki Ertugay'ın, hayvancılık sektörünün  sorunlarına ilişkin gündem dışı konuşması ve Tarım ve Köyişleri Bakanı  Mehmet Mehdi Eker'in cevabı 314:319  V. - AÇIKLAMALAR 320  1.- Kastamonu Milletvekili Mehmet Serdaroğlu'nun, hayvan yokluğundan  et fiyatlarının süratle artmasına ilişkin açıklaması 320  2.- Erzurum Milletvekili Zeki Ertugay'ın, Tarım ve Köyişleri Bakanı  Mehmet Mehdi Eker'in, gündem dışı konuşmasına verdiği cevaba ilişkin  açıklaması 320:321
Sayfa 2 -
DÖNEM: 23 CİLT: 61 YASAMA YILI: 4  TÜRKİYE BÜYÜK MÎLLET MECLÎSİ  TUTANAK DERGİSİ  649üncü Birleşim  23 Şubat 2010 Sah  (Bu Tutanak Dergisi 'nde yer alan ve kâtip üyeler tarafından okunmuş bulunan her tür belge ile  konuşmacılar tarafından ifade edilmiş ve tırnak içinde belirtilmiş alıntı sözler aslına uygun olarak  yazılmıştır.)  İ Ç İ N D E K İ L E R s a vf a  I. - GEÇEN TUTANAK ÖZETİ 296  II. - GELEN KÂĞITLAR 298  m.-YOKLAMA 311  IV. - GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR 311  A) MİLLETVEKİLLERİNİN (jÜNDEMDIŞI KONUŞMALARI 311:319  1.- Hakkâri Milletvekili Rüştem Zeydan'ın, Hakkâri ilinin ulaşım  sorunlarına ilişkin gündem dışı konuşması 311:312  2.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, Ardahan'ın 89'uncu kurtuluş  yıl dönümüne ilişkin gündem dışı konuşması 313:314  3.- Erzurum Milletvekili Zeki Ertugay'ın, hayvancılık sektörünün  sorunlarına ilişkin gündem dışı konuşması ve Tarım ve Köyişleri Bakanı  Mehmet Mehdi Eker'in cevabı 314:319  V. - AÇIKLAMALAR 320  1.- Kastamonu Milletvekili Mehmet Serdaroğlu'nun, hayvan yokluğundan  et fiyatlarının süratle artmasına ilişkin açıklaması 320  2.- Erzurum Milletvekili Zeki Ertugay'ın, Tarım ve Köyişleri Bakanı  Mehmet Mehdi Eker'in, gündem dışı konuşmasına verdiği cevaba ilişkin  açıklaması 320:321  TBMM B: 64 23 . 2 . 2010  Savfa  VI. - BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI 321,339  A) ÖNERGELER 321,339:342  1.- Kastamonu Milletvekili Hakkı Köylü'nün, (10/333, 334, 335) esas  numaralı Meclis Araştırması Komisyonundan istifa ettiğine ilişkin önergesi  (4/184) 321  2.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, (2/44) esas numaralı Kanun  Teklifi'nin doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önergesi (4/185) 339:342  B) TEZKERELER 321, 329:330  1.- (10/333, 334, 335) esas numaralı Meclis Araştırması Komisyonu  Geçici Başkanlığının, Komisyonun başkan, başkan vekili, sözcü ve kâtip  seçimini yaptığına ilişkin tezkeresi (3/1098) 321  2.- Birleşmiş Milletler İnsan Yerleşimleri Programı (UN-HABITAT) ile  HABITAT Küresel Parlamenterleri Başkanlığınca, Brezilya'nın Rio de  Janeiro Kentinde 17-24 Mart 2010 tarihleri arasında düzenlenecek olan 5'inci  Dünya Kent Forumu ile 6'ncı Habitat Global Parlamenterleri Toplantısına  davet edilen Ankara Milletvekili ve Çevre Komisyonu Başkanı Haluk  Özdalga'nın davete icabet etmesine ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/1099) 329:330  3.- Türkiye Büyük Millet Meclisi ile Uganda Parlamentoları arasında  Dostluk Grubu kurulmasına ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/1100) 330  C) MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGELERİ 322:328  1.- Şırnak Milletvekili Sevahir Bayındır ve 19 milletvekilinin, eğitimde  toplumsal cinsiyet duyarlılığı konusunun araştırılarak alınması gereken  önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin  önergesi (10/583) 322:323  2.- Adıyaman Milletvekili Şevket Köse ve 24 milletvekilinin, turizm  sektöründeki sorunların araştırılarak alınması gereken önlemlerin  belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/584) 324:325  3.- Adıyaman Milletvekili Şevket Köse ve 20 milletvekilinin, başta  konut kredisi olmak üzere kredi geri ödemelerinde yaşanan sorunların  araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis  araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/585) 325:326  4.- Muğla Milletvekili Fevzi Topuz ve 20 milletvekilinin, Köyceğiz  ilçesinde kurulacak hidroelektrik santralin çevreye etkilerinin araştırılarak  alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması  açılmasına ilişkin önergesi (10/586) 327:328  VII.- ÖNERİLER 330  A) DANIŞMA KURULU ÖNERİLERİ 330:339  1.- Gündemdeki sıralama ile Genel Kurulun çalışma saatlerinin  yeniden düzenlenmesine; (11/10) esas numaralı gensoru önergesinin  gündeme alınıp alınmayacağı hususundaki görüşmelerin Genel Kurulun  25 Şubat 2010 Perşembe günkü birleşiminde yapılmasına ilişkin Danışma  Kurulu önerisi 330:339  - 2 8 8 -
Sayfa 3 -
TBMM B: 64 23 . 2 . 2010  Savfa  VI. - BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI 321,339  A) ÖNERGELER 321,339:342  1.- Kastamonu Milletvekili Hakkı Köylü'nün, (10/333, 334, 335) esas  numaralı Meclis Araştırması Komisyonundan istifa ettiğine ilişkin önergesi  (4/184) 321  2.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, (2/44) esas numaralı Kanun  Teklifi'nin doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önergesi (4/185) 339:342  B) TEZKERELER 321, 329:330  1.- (10/333, 334, 335) esas numaralı Meclis Araştırması Komisyonu  Geçici Başkanlığının, Komisyonun başkan, başkan vekili, sözcü ve kâtip  seçimini yaptığına ilişkin tezkeresi (3/1098) 321  2.- Birleşmiş Milletler İnsan Yerleşimleri Programı (UN-HABITAT) ile  HABITAT Küresel Parlamenterleri Başkanlığınca, Brezilya'nın Rio de  Janeiro Kentinde 17-24 Mart 2010 tarihleri arasında düzenlenecek olan 5'inci  Dünya Kent Forumu ile 6'ncı Habitat Global Parlamenterleri Toplantısına  davet edilen Ankara Milletvekili ve Çevre Komisyonu Başkanı Haluk  Özdalga'nın davete icabet etmesine ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/1099) 329:330  3.- Türkiye Büyük Millet Meclisi ile Uganda Parlamentoları arasında  Dostluk Grubu kurulmasına ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/1100) 330  C) MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGELERİ 322:328  1.- Şırnak Milletvekili Sevahir Bayındır ve 19 milletvekilinin, eğitimde  toplumsal cinsiyet duyarlılığı konusunun araştırılarak alınması gereken  önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin  önergesi (10/583) 322:323  2.- Adıyaman Milletvekili Şevket Köse ve 24 milletvekilinin, turizm  sektöründeki sorunların araştırılarak alınması gereken önlemlerin  belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/584) 324:325  3.- Adıyaman Milletvekili Şevket Köse ve 20 milletvekilinin, başta  konut kredisi olmak üzere kredi geri ödemelerinde yaşanan sorunların  araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis  araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/585) 325:326  4.- Muğla Milletvekili Fevzi Topuz ve 20 milletvekilinin, Köyceğiz  ilçesinde kurulacak hidroelektrik santralin çevreye etkilerinin araştırılarak  alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması  açılmasına ilişkin önergesi (10/586) 327:328  VII.- ÖNERİLER 330  A) DANIŞMA KURULU ÖNERİLERİ 330:339  1.- Gündemdeki sıralama ile Genel Kurulun çalışma saatlerinin  yeniden düzenlenmesine; (11/10) esas numaralı gensoru önergesinin  gündeme alınıp alınmayacağı hususundaki görüşmelerin Genel Kurulun  25 Şubat 2010 Perşembe günkü birleşiminde yapılmasına ilişkin Danışma  Kurulu önerisi 330:339  - 2 8 8 - TBMM B: 64  Vm.-SÖZLÜ SORULAR VE CEVAPLARI  1.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru'nun, liselerde madde bağımlılığı ve  uyuşturucu araştırmasına ilişkin Millî Eğitim Bakanından sözlü soru önergesi  (6/705) ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in cevabı  2.- Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Akif Paksoy'un, inşaat  girdilerindeki maliyetlerin azaltılmasına ilişkin sözlü soru önergesi (6/741)  ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in cevabı  3.- Karaman Milletvekili Hasan Çalış'ın, akaryakıttaki vergilerin  azaltılmasına ilişkin sözlü soru önergesi (6/769) ve Maliye Bakanı Mehmet  Şimşek'in cevabı  4.- Karaman Milletvekili Hasan Çalış'ın, sabit gelirlilerin maaşlarının  iyileştirilmesine ilişkin sözlü soru önergesi (6/783) ve Maliye Bakanı  Mehmet Şimşek'in cevabı  5.- Niğde Milletvekili Mümin İnan'm, gübredeki KDV oranlarına ilişkin  sözlü soru önergesi (6/810) ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in cevabı  6.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru'nun, TEDAŞ'ın vadesi geçmiş  alacaklarına ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/876)  Cevaplanmadı  7.- Antalya Milletvekili Tayfur Süner'in, vergi borcu nedeniyle yurt  dışına çıkış tahdidi uygulamasına ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru  önergesi (6/880) ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in cevabı  8.- Niğde Milletvekili Mümin İnan'ın, elektrik zammı ile ilgili  açıklamasına ilişkin Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'dan  sözlü soru önergesi (6/885) Cevaplanmadı  9.- Niğde Milletvekili Mümin İnan'ın, özelleştirme gelirlerine ve  istihdama yönelik yatırımlara ilişkin sözlü soru önergesi (6/886) ve Maliye  Bakanı Mehmet Şimşek'in cevabı  10.- Niğde Milletvekili Mümin İnan'ın, kayıt dışı ekonomiye ilişkin  sözlü soru önergesi (6/887) ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in cevabı  11.- Tunceli Milletvekili Kamer Genc'in, bir derneğin incelenmesine  ilişkin sözlü soru önergesi (6/976) ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in  cevabı  12.- Şırnak Milletvekili Sevahir Bayındır'ın, gıda bankacılığı yapan  dernek ve vakıflara yapılan yardımlara ilişkin sözlü soru önergesi (6/996) ve  Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in cevabı  13.- Aydın Milletvekili Ali Uzunırmak'ın, Sultanhisar fidan yetiştirme  üretim alanının ihalesine ilişkin sözlü soru önergesi (6/1000) ve Maliye  Bakanı Mehmet Şimşek'in cevabı  14.- Malatya Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu'nun, THY Malatya  merkez ofisinin kapatılmasına ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi  (6/1005) Cevaplanmadı  15.- Malatya Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu'nun, THY çağrı  merkezindeki işten çıkarmalara ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru  önergesi (6/1006) Cevaplanmadı  23 . 2 . 2010  - 2 8 9 - 342  Savfa  342  342:361  342:361  342:361  342:361  342:361  342  342:361  342  342:361  342:361  342:361  342:361  342:361  342
Sayfa 4 -
TBMM B: 64  Vm.-SÖZLÜ SORULAR VE CEVAPLARI  1.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru'nun, liselerde madde bağımlılığı ve  uyuşturucu araştırmasına ilişkin Millî Eğitim Bakanından sözlü soru önergesi  (6/705) ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in cevabı  2.- Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Akif Paksoy'un, inşaat  girdilerindeki maliyetlerin azaltılmasına ilişkin sözlü soru önergesi (6/741)  ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in cevabı  3.- Karaman Milletvekili Hasan Çalış'ın, akaryakıttaki vergilerin  azaltılmasına ilişkin sözlü soru önergesi (6/769) ve Maliye Bakanı Mehmet  Şimşek'in cevabı  4.- Karaman Milletvekili Hasan Çalış'ın, sabit gelirlilerin maaşlarının  iyileştirilmesine ilişkin sözlü soru önergesi (6/783) ve Maliye Bakanı  Mehmet Şimşek'in cevabı  5.- Niğde Milletvekili Mümin İnan'm, gübredeki KDV oranlarına ilişkin  sözlü soru önergesi (6/810) ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in cevabı  6.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru'nun, TEDAŞ'ın vadesi geçmiş  alacaklarına ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/876)  Cevaplanmadı  7.- Antalya Milletvekili Tayfur Süner'in, vergi borcu nedeniyle yurt  dışına çıkış tahdidi uygulamasına ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru  önergesi (6/880) ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in cevabı  8.- Niğde Milletvekili Mümin İnan'ın, elektrik zammı ile ilgili  açıklamasına ilişkin Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'dan  sözlü soru önergesi (6/885) Cevaplanmadı  9.- Niğde Milletvekili Mümin İnan'ın, özelleştirme gelirlerine ve  istihdama yönelik yatırımlara ilişkin sözlü soru önergesi (6/886) ve Maliye  Bakanı Mehmet Şimşek'in cevabı  10.- Niğde Milletvekili Mümin İnan'ın, kayıt dışı ekonomiye ilişkin  sözlü soru önergesi (6/887) ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in cevabı  11.- Tunceli Milletvekili Kamer Genc'in, bir derneğin incelenmesine  ilişkin sözlü soru önergesi (6/976) ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in  cevabı  12.- Şırnak Milletvekili Sevahir Bayındır'ın, gıda bankacılığı yapan  dernek ve vakıflara yapılan yardımlara ilişkin sözlü soru önergesi (6/996) ve  Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in cevabı  13.- Aydın Milletvekili Ali Uzunırmak'ın, Sultanhisar fidan yetiştirme  üretim alanının ihalesine ilişkin sözlü soru önergesi (6/1000) ve Maliye  Bakanı Mehmet Şimşek'in cevabı  14.- Malatya Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu'nun, THY Malatya  merkez ofisinin kapatılmasına ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi  (6/1005) Cevaplanmadı  15.- Malatya Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu'nun, THY çağrı  merkezindeki işten çıkarmalara ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru  önergesi (6/1006) Cevaplanmadı  23 . 2 . 2010  - 2 8 9 - 342  Savfa  342  342:361  342:361  342:361  342:361  342:361  342  342:361  342  342:361  342:361  342:361  342:361  342:361  342  TBMM B: 64  16.- Malatya Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu'nun, sulamada  kullanılan elektrik borçlarına ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi  (6/1017) Cevaplanmadı  17.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru'nun, ek ödemeler sonrasında kamu  çalışanları arasındaki ücret dengesizliğine ilişkin sözlü soru önergesi  (6/1036) ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in cevabı  18.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz'ün, THY dış hat seferlerinde  bazı gazetelerin alınmadığı iddiasına ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru  önergesi (6/1039) Cevaplanmadı  19.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz'ün, vergi cenneti ülkeler  listesinin ilanına ilişkin sözlü soru önergesi (6/1045) ve Maliye Bakanı  Mehmet Şimşek'in cevabı  20.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz'ün, THY'daki çağrı  merkezlerinde çalışanlara ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi  (6/1047) Cevaplanmadı  21. - Niğde Milletvekili Mümin İnan'ın, çiftçilere gübre ve mazot  avantajı sağlanmasına ilişkin sözlü soru önergesi (6/1073) ve Maliye Bakanı  Mehmet Şimşek'in cevabı  22.- Kastamonu Milletvekili Mehmet Serdaroğlu'nun, bazı KİT  personelinin ücretini düşüren bir Tebliğe ilişkin sözlü soru önergesi (6/1128)  ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in cevabı  23.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz'ün, esnafa sicil affı  çıkarılmasına ve inşaat sektörünün canlandırılmasına ilişkin sözlü soru  önergesi (6/1131) ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in cevabı  24.- Tunceli Milletvekili Kamer Genc'in, İstanbul'daki hizmet binasının  taşınmasına ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/1195)  Cevaplanmadı  25.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay'ın, hazırlandığı iddia edilen bir  kanun tasarısı taslağına ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi  (6/1202) Cevaplanmadı  26.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay'ın, personel arasındaki ücret  farklılıklarına ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/1204)  Cevaplanmadı  27.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay'ın, denetim tazminatı alamayan  bazı personele ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/1205)  Cevaplanmadı  28.- Mersin Milletvekili Akif Akkuş'un, otuz yaş üstü araç sahiplerinin  sorunlarına ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/1223)  Cevaplanmadı  29.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz'ün, bir medya grubuna verilen  vergi cezasına ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/1279)  Cevaplanmadı  23 . 2 . 2010  Savfa  343  343:361  343  343:361  343  343:361  343:361  343:361  343  343  343  343  343  - 2 9 0 - 343
Sayfa 5 -
TBMM B: 64  16.- Malatya Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu'nun, sulamada  kullanılan elektrik borçlarına ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi  (6/1017) Cevaplanmadı  17.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru'nun, ek ödemeler sonrasında kamu  çalışanları arasındaki ücret dengesizliğine ilişkin sözlü soru önergesi  (6/1036) ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in cevabı  18.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz'ün, THY dış hat seferlerinde  bazı gazetelerin alınmadığı iddiasına ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru  önergesi (6/1039) Cevaplanmadı  19.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz'ün, vergi cenneti ülkeler  listesinin ilanına ilişkin sözlü soru önergesi (6/1045) ve Maliye Bakanı  Mehmet Şimşek'in cevabı  20.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz'ün, THY'daki çağrı  merkezlerinde çalışanlara ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi  (6/1047) Cevaplanmadı  21. - Niğde Milletvekili Mümin İnan'ın, çiftçilere gübre ve mazot  avantajı sağlanmasına ilişkin sözlü soru önergesi (6/1073) ve Maliye Bakanı  Mehmet Şimşek'in cevabı  22.- Kastamonu Milletvekili Mehmet Serdaroğlu'nun, bazı KİT  personelinin ücretini düşüren bir Tebliğe ilişkin sözlü soru önergesi (6/1128)  ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in cevabı  23.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz'ün, esnafa sicil affı  çıkarılmasına ve inşaat sektörünün canlandırılmasına ilişkin sözlü soru  önergesi (6/1131) ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in cevabı  24.- Tunceli Milletvekili Kamer Genc'in, İstanbul'daki hizmet binasının  taşınmasına ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/1195)  Cevaplanmadı  25.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay'ın, hazırlandığı iddia edilen bir  kanun tasarısı taslağına ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi  (6/1202) Cevaplanmadı  26.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay'ın, personel arasındaki ücret  farklılıklarına ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/1204)  Cevaplanmadı  27.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay'ın, denetim tazminatı alamayan  bazı personele ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/1205)  Cevaplanmadı  28.- Mersin Milletvekili Akif Akkuş'un, otuz yaş üstü araç sahiplerinin  sorunlarına ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/1223)  Cevaplanmadı  29.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz'ün, bir medya grubuna verilen  vergi cezasına ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/1279)  Cevaplanmadı  23 . 2 . 2010  Savfa  343  343:361  343  343:361  343  343:361  343:361  343:361  343  343  343  343  343  - 2 9 0 - 343  TBMM B: 64  30.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz'ün, "varlık barışı" uygulamasına  ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/1284) Cevaplanmadı  31.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz'ün, bütçe revizyonuna ve temel  ihtiyaç maddelerinde KDV indirimine ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru  önergesi (6/1326) Cevaplanmadı  32.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz'ün, yapılandırılan vergi  borçlarını ödeyemeyenlerin durumuna ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru  önergesi (6/1348) Cevaplanmadı  33.- Gaziantep Milletvekili Hasan Özdemir'in, Gaziantep TEDAŞ  Müdürlüğünün oluşturduğu kaynağa ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru  önergesi (6/1369) Cevaplanmadı  34.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay'ın, gelir uzmanlığına yapılan  atamalara ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/1452)  Cevaplanmadı  35.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay'ın, gelir uzmanlığına yapılan  atamalara ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/1453)  Cevaplanmadı  36.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay'ın, gelir uzmanlığına yapılan  atamalara ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/1454)  Cevaplanmadı  IX-KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN  GELEN DİĞER İŞLER  A) KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ  1.- Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/324)  (S. Sayısı: 96)  2.- Türk Borçlar Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/499)  (S. Sayısı: 321)  3.- Arsa Üretimi ve Değerlendirilmesi Hakkında Kanun ile Bazı  Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile Manisa  Milletvekili Recai Berber ve 5 Milletvekilinin, 2985 Sayılı Toplu Konut  Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi  ile Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu ile Plan ve Bütçe  Komisyonu Raporları (1/762, 2/475) (S. Sayısı: 455)  X.- KİT KOMİSYONU RAPORU  1.- Kamu İktisadi Teşebbüslerinin 2007 Yılı Denetimine İlişkin Raporu  (Sayı: 0768)  XI.- YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI  1.- Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk'ün, ilaçların marketlerde satışına  ilişkin sorusu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer'in cevabı  (7/11759)  2.- Manisa Milletvekili Ahmet Orhan'ın, zeytincilikteki bazı sorunlara,  Üzüm üreticilerinin desteklenmesine,  İlişkin soruları ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker'in  cevabı (7/11786), (7/11787)  23 . 2 . 2 0 1 0  Savfa  343  343  343  343  343  343  343  362  362:380  362  362  362:380  380  380  381  381:382  383:386  - 2 9 1 -
Sayfa 6 -
TBMM B: 64  30.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz'ün, "varlık barışı" uygulamasına  ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/1284) Cevaplanmadı  31.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz'ün, bütçe revizyonuna ve temel  ihtiyaç maddelerinde KDV indirimine ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru  önergesi (6/1326) Cevaplanmadı  32.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz'ün, yapılandırılan vergi  borçlarını ödeyemeyenlerin durumuna ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru  önergesi (6/1348) Cevaplanmadı  33.- Gaziantep Milletvekili Hasan Özdemir'in, Gaziantep TEDAŞ  Müdürlüğünün oluşturduğu kaynağa ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru  önergesi (6/1369) Cevaplanmadı  34.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay'ın, gelir uzmanlığına yapılan  atamalara ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/1452)  Cevaplanmadı  35.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay'ın, gelir uzmanlığına yapılan  atamalara ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/1453)  Cevaplanmadı  36.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay'ın, gelir uzmanlığına yapılan  atamalara ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/1454)  Cevaplanmadı  IX-KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN  GELEN DİĞER İŞLER  A) KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ  1.- Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/324)  (S. Sayısı: 96)  2.- Türk Borçlar Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/499)  (S. Sayısı: 321)  3.- Arsa Üretimi ve Değerlendirilmesi Hakkında Kanun ile Bazı  Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile Manisa  Milletvekili Recai Berber ve 5 Milletvekilinin, 2985 Sayılı Toplu Konut  Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi  ile Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu ile Plan ve Bütçe  Komisyonu Raporları (1/762, 2/475) (S. Sayısı: 455)  X.- KİT KOMİSYONU RAPORU  1.- Kamu İktisadi Teşebbüslerinin 2007 Yılı Denetimine İlişkin Raporu  (Sayı: 0768)  XI.- YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI  1.- Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk'ün, ilaçların marketlerde satışına  ilişkin sorusu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer'in cevabı  (7/11759)  2.- Manisa Milletvekili Ahmet Orhan'ın, zeytincilikteki bazı sorunlara,  Üzüm üreticilerinin desteklenmesine,  İlişkin soruları ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker'in  cevabı (7/11786), (7/11787)  23 . 2 . 2 0 1 0  Savfa  343  343  343  343  343  343  343  362  362:380  362  362  362:380  380  380  381  381:382  383:386  - 2 9 1 - TBMM B: 64 23 . 2 . 2010  Sayfa  3.- İzmir Milletvekili Bülent Baratah'nın, özel öğrenci yurtlarının  denetimine ilişkin Başbakandan sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Nimet  Çubukçu'nun cevabı (7/11807) 387:388  4.- İzmir Milletvekili Canan Arıtman'ın, öğrencilere yönelik cinsel  istismar olaylarına ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu'nun  cevabı (7/11834) 389:391  5.- İstanbul Milletvekili Fatma Nur Serter'in, bir köydeki öğretmen  yetersizliğine ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu'nun  cevabı(7/11836) 392  6.- Yalova Milletvekili Muharrem İnce'nin, iş bırakma eylemine katılan  kamu görevlilerinin durumuna ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Nimet  Çubukçu'nun cevabı (7/11837) 393:394  7.- Yalova Milletvekili Muharrem İnce'nin, Pendik'teki bir lisenin  öğretmen kadrolarına ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Nimet  Çubukçu'nun cevabı (7/11839) 395  8.- Kahramanmaraş Milletvekili Durdu Özbolat'ın, felsefe dersindeki  müfredat değişikliğine ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Nimet  Çubukçu'nun cevabı (7/11840) 396:398  9.- Kahramanmaraş Milletvekili Durdu Özbolat'ın, Talim ve Terbiye  Kurulu Başkanlığına ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Nimet  Çubukçu'nun cevabı (7/11841) 399  10.- Kayseri Milletvekili Mehmet Şevki Kulkuloğlu'nun, Kayseri'deki  süt destekleme ödemelerine,  - Antalya Milletvekili Tayfur Süner'in, meyveli yoğurtlara,  İlişkin soruları ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker'in  cevabı (7/11854), (7/11855) 400:404  11.- Giresun Milletvekili Murat Özkan'ın, okul mekanlarının kiraya  verilmesine ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu'nun  cevabı(7/11860) 405  12.- Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı'nın, çiftçilerin desteklenmesine  ve elektrik borçlarına ilişkin Başbakandan sorusu Tarım ve Köyişleri Bakanı  Mehmet Mehdi Eker'in cevabı (7/11870) 406:408  13.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, sözleşmeli öğretmenlerin  kadroya alınmasına ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Nimet  Çubukçu'nun cevabı (7/11926) 409  14.- Mersin Milletvekili Mehmet Şandır'ın, bir desteklemede yapılan  fazla ödemelere,  - Manisa Milletvekili Erkan Akçay'ın, tarım sektöründeki büyümeye,  Ziraat Bankasının özelleştirilmesine,  Tarımsal ham madde ithalatındaki artışa,  Tarım ve kırsal kalkınmaya ayrılan kaynağa,  - Van Milletvekili Fatma Kurtulan'ın, Doğu Anadolu Bölgesi'nde  hayvancılığın desteklenmesine,  - Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, Erzurum'daki bazı yatırımlara,  İlişkin soruları ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker'in  cevabı (7/11945), (7/11946), (7/11948), (7/11949), (7/11950), (7/11947),  (7/11951) 410:421  - 2 9 2 -
Sayfa 7 -
TBMM B: 64 23 . 2 . 2010  Sayfa  3.- İzmir Milletvekili Bülent Baratah'nın, özel öğrenci yurtlarının  denetimine ilişkin Başbakandan sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Nimet  Çubukçu'nun cevabı (7/11807) 387:388  4.- İzmir Milletvekili Canan Arıtman'ın, öğrencilere yönelik cinsel  istismar olaylarına ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu'nun  cevabı (7/11834) 389:391  5.- İstanbul Milletvekili Fatma Nur Serter'in, bir köydeki öğretmen  yetersizliğine ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu'nun  cevabı(7/11836) 392  6.- Yalova Milletvekili Muharrem İnce'nin, iş bırakma eylemine katılan  kamu görevlilerinin durumuna ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Nimet  Çubukçu'nun cevabı (7/11837) 393:394  7.- Yalova Milletvekili Muharrem İnce'nin, Pendik'teki bir lisenin  öğretmen kadrolarına ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Nimet  Çubukçu'nun cevabı (7/11839) 395  8.- Kahramanmaraş Milletvekili Durdu Özbolat'ın, felsefe dersindeki  müfredat değişikliğine ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Nimet  Çubukçu'nun cevabı (7/11840) 396:398  9.- Kahramanmaraş Milletvekili Durdu Özbolat'ın, Talim ve Terbiye  Kurulu Başkanlığına ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Nimet  Çubukçu'nun cevabı (7/11841) 399  10.- Kayseri Milletvekili Mehmet Şevki Kulkuloğlu'nun, Kayseri'deki  süt destekleme ödemelerine,  - Antalya Milletvekili Tayfur Süner'in, meyveli yoğurtlara,  İlişkin soruları ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker'in  cevabı (7/11854), (7/11855) 400:404  11.- Giresun Milletvekili Murat Özkan'ın, okul mekanlarının kiraya  verilmesine ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu'nun  cevabı(7/11860) 405  12.- Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı'nın, çiftçilerin desteklenmesine  ve elektrik borçlarına ilişkin Başbakandan sorusu Tarım ve Köyişleri Bakanı  Mehmet Mehdi Eker'in cevabı (7/11870) 406:408  13.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, sözleşmeli öğretmenlerin  kadroya alınmasına ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Nimet  Çubukçu'nun cevabı (7/11926) 409  14.- Mersin Milletvekili Mehmet Şandır'ın, bir desteklemede yapılan  fazla ödemelere,  - Manisa Milletvekili Erkan Akçay'ın, tarım sektöründeki büyümeye,  Ziraat Bankasının özelleştirilmesine,  Tarımsal ham madde ithalatındaki artışa,  Tarım ve kırsal kalkınmaya ayrılan kaynağa,  - Van Milletvekili Fatma Kurtulan'ın, Doğu Anadolu Bölgesi'nde  hayvancılığın desteklenmesine,  - Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, Erzurum'daki bazı yatırımlara,  İlişkin soruları ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker'in  cevabı (7/11945), (7/11946), (7/11948), (7/11949), (7/11950), (7/11947),  (7/11951) 410:421  - 2 9 2 - TBMM B: 64 23  15.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, bazı illerdeki esnafa kredi  desteği sağlanmasına ilişkin sorusu ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat  Ergün'ün cevabı (7/11964)  16.- Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk'ün, Zonguldak'ın genel  bütçeye katkısına ve aldığı paya ilişkin Başbakandan sorusu ve Maliye  Bakanı Mehmet Şimşek'in cevabı (7/11971)  17.- Mersin Milletvekili Mehmet Şandır'ın, Bozyazı ilçesindeki sulama  yatırımlarına ilişkin sorusu ve Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu'nun  cevabı(7/11989)  18.- Diyarbakır Milletvekili Selahattin Demirtaş'ın, istihdam şekillerine  göre öğretmen sayılarına ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Nimet  Çubukçu'nun cevabı (7/12024)  19.- İstanbul Milletvekili Süleyman Yağız'ın, RTÜK'ün verdiği cezalara  ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı  Bülent Arınç'ın cevabı (7/12040)  20.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay'ın, GAP kapsamındaki sulanacak  alanların azaltılmasına ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı  Cevdet Yılmaz'ın cevabı (7/12048)  21. - İstanbul Milletvekili Süleyman Yağız'ın, TRT'deki kadrolaşma  iddialarına ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan  Yardımcısı Bülent Arınç'ın cevabı (7/12051)  22.- Denizli Milletvekili Ali Rıza Ertemür'ün, SGK'nın trafik kazaları  tedavi bedelleriyle ilgili genelgesine ilişkin Başbakandan sorusu ve Çalışma  ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer'in cevabı (7/12059)  23.- Siirt Milletvekili Osman Özçelik'in, eczanelerin uğradığı iddia  edilen zarara ilişkin sorusu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer  Dinçer'in cevabı (7/12062)  24.- Adana Milletvekili Yılmaz Tankut'un, bir vakfın yönetimine ilişkin  sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın cevabı  (7/12067)  25.- Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk'ün, TRT'nin yeni haber  kanalında görev yapacak personele ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı ve  Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın cevabı (7/12068)  26.- Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek'in, Kırklareli'nin genel  bütçeden aldığı paya ve katkısına ilişkin sorusu ve Maliye Bakanı Mehmet  Şimşek'in cevabı (7/12080)  27.- Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Akif Paksoy'un, bir serbest  bölge kurulmasına ilişkin sorusu ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat  Ergün'ün cevabı (7/12106)  28.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay'ın, GAP'taki ödenek ve tahsislere  ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz'ın cevabı  (7/12133)  2 . 2 0 1 0  Savfa  422:424  425:426  427:428  429:431  432:434  435:436  437:438  439:443  444:445  446:447  448:451  452:453  454:455  456:458  - 2 9 3 -
Sayfa 8 -
TBMM B: 64 23  15.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, bazı illerdeki esnafa kredi  desteği sağlanmasına ilişkin sorusu ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat  Ergün'ün cevabı (7/11964)  16.- Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk'ün, Zonguldak'ın genel  bütçeye katkısına ve aldığı paya ilişkin Başbakandan sorusu ve Maliye  Bakanı Mehmet Şimşek'in cevabı (7/11971)  17.- Mersin Milletvekili Mehmet Şandır'ın, Bozyazı ilçesindeki sulama  yatırımlarına ilişkin sorusu ve Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu'nun  cevabı(7/11989)  18.- Diyarbakır Milletvekili Selahattin Demirtaş'ın, istihdam şekillerine  göre öğretmen sayılarına ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Nimet  Çubukçu'nun cevabı (7/12024)  19.- İstanbul Milletvekili Süleyman Yağız'ın, RTÜK'ün verdiği cezalara  ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı  Bülent Arınç'ın cevabı (7/12040)  20.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay'ın, GAP kapsamındaki sulanacak  alanların azaltılmasına ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı  Cevdet Yılmaz'ın cevabı (7/12048)  21. - İstanbul Milletvekili Süleyman Yağız'ın, TRT'deki kadrolaşma  iddialarına ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan  Yardımcısı Bülent Arınç'ın cevabı (7/12051)  22.- Denizli Milletvekili Ali Rıza Ertemür'ün, SGK'nın trafik kazaları  tedavi bedelleriyle ilgili genelgesine ilişkin Başbakandan sorusu ve Çalışma  ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer'in cevabı (7/12059)  23.- Siirt Milletvekili Osman Özçelik'in, eczanelerin uğradığı iddia  edilen zarara ilişkin sorusu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer  Dinçer'in cevabı (7/12062)  24.- Adana Milletvekili Yılmaz Tankut'un, bir vakfın yönetimine ilişkin  sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın cevabı  (7/12067)  25.- Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk'ün, TRT'nin yeni haber  kanalında görev yapacak personele ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı ve  Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın cevabı (7/12068)  26.- Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek'in, Kırklareli'nin genel  bütçeden aldığı paya ve katkısına ilişkin sorusu ve Maliye Bakanı Mehmet  Şimşek'in cevabı (7/12080)  27.- Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Akif Paksoy'un, bir serbest  bölge kurulmasına ilişkin sorusu ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat  Ergün'ün cevabı (7/12106)  28.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay'ın, GAP'taki ödenek ve tahsislere  ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz'ın cevabı  (7/12133)  2 . 2 0 1 0  Savfa  422:424  425:426  427:428  429:431  432:434  435:436  437:438  439:443  444:445  446:447  448:451  452:453  454:455  456:458  - 2 9 3 - TBMM B: 64  29.- Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek'in, Kırklareli'deki prim  borçlularına ilişkin sorusu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer  Dinçer'in cevabı (7/12148)  30.- Yalova Milletvekili Muharrem İnce'nin, Anadolu Ajansının bir  haberine ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent  Arınç'ın cevabı (7/12165)  31.- Amasya Milletvekili Hüseyin Ünsal'ın, Anadolu Ajansına personel  alımına ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent  Arınç'ın cevabı (7/12166)  32.- Gaziantep Milletvekili Hasan Özdemir'in, Gaziantep'te kapanan  işyerlerine ilişkin sorusu ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün'ün cevabı  (7/12217)  33.- Edirne Milletvekili Rasim Çakır'ın, küçük esnaf ve sanayicilerin  sorunlarına ilişkin sorusu ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün'ün  cevabı(7/12221)  34.- Adıyaman Milletvekili Şevket Köse'nin, SGK'nın eczanelere  yaptığı ödemelere ilişkin sorusu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı  Ömer Dinçer'in cevabı (7/12259)  35.- Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Akif Paksoy'un, sosyal  güvenlik kapsamındaki nüfusa ilişkin sorusu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik  Bakanı Ömer Dinçer'in cevabı (7/12261)  36.- Adana Milletvekili Yılmaz Tankut'un, maluliyet aylığı bağlanmayan  bir kişiye ilişkin sorusu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer  Dinçer'in cevabı (7/12265)  37.- Adana Milletvekili Yılmaz Tankut'un, çalışanların rapor ücretlerinin  ödenmesinde yaşanan bir soruna ilişkin sorusu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik  Bakanı Ömer Dinçer'in cevabı (7/12266)  38.- Kayseri Milletvekili Mehmet Şevki Kulkuloğlu'nun, yayınların  takip ve kaydına yönelik bir projeye ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı ve  Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın cevabı (7/12277)  39.- Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk'ün, TRT'nin yaptığı bir  sınava ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent  Arınç'ın cevabı (7/12278)  40.- Gaziantep Milletvekili Akif Ekici'nin, TRT'nin yaptığı bir sınava  ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın  cevabı (7/12279)  41 . - Zonguldak Milletvekili Ali Koçal'ın, TRT'nin bazı giderlerine  ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın  cevabı(7/12280)  42.- Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek'in, TRT'nin yaptığı bir sınava  ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın  cevabı(7/12281)  23 . 2 . 2 0 1 0  - 2 9 4 - Savfa  459:460  461:462  463:464  465  466:468  469:470  471:474  475:477  478:479  480:482  483:485  486:487  488:507  508:510
Sayfa 9 -
TBMM B: 64  29.- Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek'in, Kırklareli'deki prim  borçlularına ilişkin sorusu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer  Dinçer'in cevabı (7/12148)  30.- Yalova Milletvekili Muharrem İnce'nin, Anadolu Ajansının bir  haberine ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent  Arınç'ın cevabı (7/12165)  31.- Amasya Milletvekili Hüseyin Ünsal'ın, Anadolu Ajansına personel  alımına ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent  Arınç'ın cevabı (7/12166)  32.- Gaziantep Milletvekili Hasan Özdemir'in, Gaziantep'te kapanan  işyerlerine ilişkin sorusu ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün'ün cevabı  (7/12217)  33.- Edirne Milletvekili Rasim Çakır'ın, küçük esnaf ve sanayicilerin  sorunlarına ilişkin sorusu ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün'ün  cevabı(7/12221)  34.- Adıyaman Milletvekili Şevket Köse'nin, SGK'nın eczanelere  yaptığı ödemelere ilişkin sorusu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı  Ömer Dinçer'in cevabı (7/12259)  35.- Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Akif Paksoy'un, sosyal  güvenlik kapsamındaki nüfusa ilişkin sorusu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik  Bakanı Ömer Dinçer'in cevabı (7/12261)  36.- Adana Milletvekili Yılmaz Tankut'un, maluliyet aylığı bağlanmayan  bir kişiye ilişkin sorusu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer  Dinçer'in cevabı (7/12265)  37.- Adana Milletvekili Yılmaz Tankut'un, çalışanların rapor ücretlerinin  ödenmesinde yaşanan bir soruna ilişkin sorusu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik  Bakanı Ömer Dinçer'in cevabı (7/12266)  38.- Kayseri Milletvekili Mehmet Şevki Kulkuloğlu'nun, yayınların  takip ve kaydına yönelik bir projeye ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı ve  Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın cevabı (7/12277)  39.- Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk'ün, TRT'nin yaptığı bir  sınava ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent  Arınç'ın cevabı (7/12278)  40.- Gaziantep Milletvekili Akif Ekici'nin, TRT'nin yaptığı bir sınava  ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın  cevabı (7/12279)  41 . - Zonguldak Milletvekili Ali Koçal'ın, TRT'nin bazı giderlerine  ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın  cevabı(7/12280)  42.- Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek'in, TRT'nin yaptığı bir sınava  ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın  cevabı(7/12281)  23 . 2 . 2 0 1 0  - 2 9 4 - Savfa  459:460  461:462  463:464  465  466:468  469:470  471:474  475:477  478:479  480:482  483:485  486:487  488:507  508:510  TBMM B; 64 23 . 2 . 2010  Savfa  43.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman'ın, Anadolu Ajansının bir  haberine ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent  Arınç'ın cevabı (7/12338) 511:513  44.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru'nun, Tokat'taki OSB'lere aktarılan  kaynağa ilişkin sorusu ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün'ün cevabı  (7/12402) 514:515  45.- Adıyaman Milletvekili Şevket Köse'nin, 2022 sayılı Yasa  kapsamında aylık alanlara ilişkin sorusu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik  Bakanı Ömer Dinçer'in cevabı (7/12477) 516:517  46.- İstanbul Milletvekili Çetin Soysal'ın, eşinin GATA ziyareti  girişimine ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan  Yardımcısı Cemil Çiçek'in cevabı (7/12535) 518:520  - 2 9 5 -
Sayfa 10 -
TBMM B; 64 23 . 2 . 2010  Savfa  43.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman'ın, Anadolu Ajansının bir  haberine ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent  Arınç'ın cevabı (7/12338) 511:513  44.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru'nun, Tokat'taki OSB'lere aktarılan  kaynağa ilişkin sorusu ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün'ün cevabı  (7/12402) 514:515  45.- Adıyaman Milletvekili Şevket Köse'nin, 2022 sayılı Yasa  kapsamında aylık alanlara ilişkin sorusu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik  Bakanı Ömer Dinçer'in cevabı (7/12477) 516:517  46.- İstanbul Milletvekili Çetin Soysal'ın, eşinin GATA ziyareti  girişimine ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan  Yardımcısı Cemil Çiçek'in cevabı (7/12535) 518:520  - 2 9 5 - TBMM B: 64 23 . 2 . 2 0 1 0  I.- GEÇEN TUTANAK ÖZETİ  TBMM Genel Kurulu saat 13.00'te açılarak üç oturum yaptı.  Van Milletvekili Kayhan Türkmenoğlu, Van ilindeki enerji yatırımlarına,  Adana Milletvekili Nevingaye Erbatur, Türk Medeni Kanunu'nun kabulünün 84'üncü yıl  dönümüne,  Bilecik Milletvekili Yaşar Tüzün, kömür, doğal gaz veya tüp gaz ile kullanılan soba, şofben  benzeri eşya kaynaklı gaz zehirlenmesinden meydana gelen ölüm olaylarına,  İlişkin gündem dışı birer konuşma yaptılar.  Kütahya Milletvekili Alim Işık, Kütahya-Balıkesir hattında çalışan posta treninin kaldırılması  sonucunda Tavşanlı ilçesine bağlı Balıköy beldesi ve civarındaki otuz beş köyün mağduriyetine ve  Dumlupınar Üniversitesi Tıp Fakültesine YÖK tarafından akademik ve idari kadro verilmemesine  ilişkin bir açıklamada bulundu.  İtalya Temsilciler Meclisi Başkanı Gianfranco Fini'nin davetine icabet edecek olan Türkiye  Büyük Millet Meclisi Başkanı Mehmet Ali Şahin'in beraberindeki Parlamento heyetini oluşturmak  üzere siyasi parti gruplarınca ismi bildirilen milletvekillerine ilişkin Başkanlık tezkeresi Genel  Kurulun bilgisine sunuldu.  Cumhuriyet Halk Partisi Grubu Adına Grup Başkan Vekilleri Ankara Milletvekili Hakkı Suha  Okay, İstanbul Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu ve İzmir Milletvekili Kemal Anadol'un "Demokratik  Açılım" olarak adlandırılan proje kapsamında gizli görüşmelerde bulunduğu, terör örgülü mensupları  hakkındaki yargı sürecini etkilediği iddiasıyla İçişleri Bakanı Beşir Atalay hakkında gensoru  açılmasına ilişkin önergesi (11/10) Genel Kurulun bilgisine sunuldu; önergenin gündeme alınıp  alınmayacağı konusundaki ön görüşme gününün Danışma Kurulu tarafından tespit edilip Genel  Kurulun onayına sunulacağı;  Tokat Milletvekili Reşat Doğru ve 19 milletvekilinin, TOKİ projelerinde yaşanan sorunların  (10/579),  Tokat Milletvekili Reşat Doğru ve 21 milletvekilinin, Tokat esnafının sorunlarının (10/580),  Gaziantep Milletvekili Hasan Özdemir ve 20 milletvekilinin, Gaziantep'te göç alımından doğan  sorunların (10/581),  Şırnak Milletvekili Sevahir Bayındır ve 19 milletvekilinin, asgari ücret uygulamasının  doğurduğu sorunların (10/582),  Araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla birer Meclis araştırması  açılmasına ilişkin önergeleri Genel Kurulun bilgisine sunuldu; önergelerin gündemdeki yerlerini  alacağı ve ön görüşmelerinin, sırası geldiğinde yapılacağı;  Açıklandı.  Sivas Milletvekili ve Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve 5 kişinin hayatını  kaybettiği helikopter kazası ve kurtarma çalışmalarının tüm yönleriyle araştırılarak benzer durumların  yaşanmaması için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Genel Kurulun 2/2/2010 tarihli  55'inci Birleşiminde yeniden kurulan (10/333, 334, 335) esas numaralı Meclis Araştırması  Komisyonu üyeliklerine gruplarınca aday gösterilen milletvekilleri seçildi.  - 2 9 6 -
Sayfa 11 -
TBMM B: 64 23 . 2 . 2 0 1 0  I.- GEÇEN TUTANAK ÖZETİ  TBMM Genel Kurulu saat 13.00'te açılarak üç oturum yaptı.  Van Milletvekili Kayhan Türkmenoğlu, Van ilindeki enerji yatırımlarına,  Adana Milletvekili Nevingaye Erbatur, Türk Medeni Kanunu'nun kabulünün 84'üncü yıl  dönümüne,  Bilecik Milletvekili Yaşar Tüzün, kömür, doğal gaz veya tüp gaz ile kullanılan soba, şofben  benzeri eşya kaynaklı gaz zehirlenmesinden meydana gelen ölüm olaylarına,  İlişkin gündem dışı birer konuşma yaptılar.  Kütahya Milletvekili Alim Işık, Kütahya-Balıkesir hattında çalışan posta treninin kaldırılması  sonucunda Tavşanlı ilçesine bağlı Balıköy beldesi ve civarındaki otuz beş köyün mağduriyetine ve  Dumlupınar Üniversitesi Tıp Fakültesine YÖK tarafından akademik ve idari kadro verilmemesine  ilişkin bir açıklamada bulundu.  İtalya Temsilciler Meclisi Başkanı Gianfranco Fini'nin davetine icabet edecek olan Türkiye  Büyük Millet Meclisi Başkanı Mehmet Ali Şahin'in beraberindeki Parlamento heyetini oluşturmak  üzere siyasi parti gruplarınca ismi bildirilen milletvekillerine ilişkin Başkanlık tezkeresi Genel  Kurulun bilgisine sunuldu.  Cumhuriyet Halk Partisi Grubu Adına Grup Başkan Vekilleri Ankara Milletvekili Hakkı Suha  Okay, İstanbul Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu ve İzmir Milletvekili Kemal Anadol'un "Demokratik  Açılım" olarak adlandırılan proje kapsamında gizli görüşmelerde bulunduğu, terör örgülü mensupları  hakkındaki yargı sürecini etkilediği iddiasıyla İçişleri Bakanı Beşir Atalay hakkında gensoru  açılmasına ilişkin önergesi (11/10) Genel Kurulun bilgisine sunuldu; önergenin gündeme alınıp  alınmayacağı konusundaki ön görüşme gününün Danışma Kurulu tarafından tespit edilip Genel  Kurulun onayına sunulacağı;  Tokat Milletvekili Reşat Doğru ve 19 milletvekilinin, TOKİ projelerinde yaşanan sorunların  (10/579),  Tokat Milletvekili Reşat Doğru ve 21 milletvekilinin, Tokat esnafının sorunlarının (10/580),  Gaziantep Milletvekili Hasan Özdemir ve 20 milletvekilinin, Gaziantep'te göç alımından doğan  sorunların (10/581),  Şırnak Milletvekili Sevahir Bayındır ve 19 milletvekilinin, asgari ücret uygulamasının  doğurduğu sorunların (10/582),  Araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla birer Meclis araştırması  açılmasına ilişkin önergeleri Genel Kurulun bilgisine sunuldu; önergelerin gündemdeki yerlerini  alacağı ve ön görüşmelerinin, sırası geldiğinde yapılacağı;  Açıklandı.  Sivas Milletvekili ve Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve 5 kişinin hayatını  kaybettiği helikopter kazası ve kurtarma çalışmalarının tüm yönleriyle araştırılarak benzer durumların  yaşanmaması için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Genel Kurulun 2/2/2010 tarihli  55'inci Birleşiminde yeniden kurulan (10/333, 334, 335) esas numaralı Meclis Araştırması  Komisyonu üyeliklerine gruplarınca aday gösterilen milletvekilleri seçildi.  - 2 9 6 - TBMM B: 64 23 . 2 . 2010  Başkanlıkça, Komisyonun, başkan, başkan vekili, sözcü ve kâtip üye seçimini yapmak üzere  toplanacağı gün, saat ve yere ilişkin duyuruda bulunuldu.  Gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmının:  l'inci sırasında bulunan ve İç Tüzük'ün 91 'inci maddesi kapsamında değerlendirilerek temel  kanun olarak bölümler hâlinde görüşülmesi kabul edilen, Türk Ticaret Kanunu Tasansı ve Adalet  Komisyonu Raporu'nun (1/324) (S. Sayısı: 96),  2'nci sırasında bulunan ve İç Tüzük'ün 91'inci maddesi kapsamında değerlendirilerek temel  kanun olarak bölümler hâlinde görüşülmesi kabul edilen, Türk Borçlar Kanunu Tasarısı ve Adalet  Komisyonu Raporu'nun (1/499) (S. Sayısı: 321),  Görüşmeleri komisyon yetkilileri Genel Kurulda hazır bulunmadığından ertelendi.  3'üncü sırasında bulunan, Arsa Üretimi ve Değerlendirilmesi Hakkında Kanun ile Bazı  Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile Manisa Milletvekili Recai Berber ve 5  Milletvekilinin, 2985 Sayılı Toplu Konut Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında  Kanun Teklifi ile Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu ile Plan ve Bütçe Komisyonu  Raporlarının (1/762, 2/475) (S. Sayısı: 455) tümü üzerindeki görüşmeler tamamlanarak 3'üncü  maddesine kadar kabul edildi.  Kayseri Milletvekili Mustafa Elitaş:  Tunceli Milletvekili Kamer Genc'in,  Sinop Milletvekili Engin Altay'ın,  İstanbul Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu:  Muş Milletvekili Sun Sakık'ın,  Kayseri Milletvekili Mustafa Elitaş 'ın,  Grubuna;  Devlet Bakanı Egemen Bağış, Tunceli Milletvekili Kamer Genc'in, Hükümete,  Tunceli Milletvekili Kamer Genç, Devlet Bakanı Egemen Bağış ve Kayseri Milletvekili Mustafa  Elitaş'ın, şahsına;  Sataşması nedeniyle birer konuşma yaptılar.  23 Şubat 2010 Salı günü saat 15.00'te toplanmak üzere birleşime 19.52'de son verildi.  Nevzat PAKDİL  Başkan Vekili  YusufCOŞKUN  Bingöl  Kâtip Üye  Yaşar TÜZÜN  Bilecik  Kâtip Üye  Fatih METİN  Bolu  Kâtip Üye  - 2 9 7 -
Sayfa 12 -
TBMM B: 64 23 . 2 . 2010  Başkanlıkça, Komisyonun, başkan, başkan vekili, sözcü ve kâtip üye seçimini yapmak üzere  toplanacağı gün, saat ve yere ilişkin duyuruda bulunuldu.  Gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmının:  l'inci sırasında bulunan ve İç Tüzük'ün 91 'inci maddesi kapsamında değerlendirilerek temel  kanun olarak bölümler hâlinde görüşülmesi kabul edilen, Türk Ticaret Kanunu Tasansı ve Adalet  Komisyonu Raporu'nun (1/324) (S. Sayısı: 96),  2'nci sırasında bulunan ve İç Tüzük'ün 91'inci maddesi kapsamında değerlendirilerek temel  kanun olarak bölümler hâlinde görüşülmesi kabul edilen, Türk Borçlar Kanunu Tasarısı ve Adalet  Komisyonu Raporu'nun (1/499) (S. Sayısı: 321),  Görüşmeleri komisyon yetkilileri Genel Kurulda hazır bulunmadığından ertelendi.  3'üncü sırasında bulunan, Arsa Üretimi ve Değerlendirilmesi Hakkında Kanun ile Bazı  Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile Manisa Milletvekili Recai Berber ve 5  Milletvekilinin, 2985 Sayılı Toplu Konut Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında  Kanun Teklifi ile Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu ile Plan ve Bütçe Komisyonu  Raporlarının (1/762, 2/475) (S. Sayısı: 455) tümü üzerindeki görüşmeler tamamlanarak 3'üncü  maddesine kadar kabul edildi.  Kayseri Milletvekili Mustafa Elitaş:  Tunceli Milletvekili Kamer Genc'in,  Sinop Milletvekili Engin Altay'ın,  İstanbul Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu:  Muş Milletvekili Sun Sakık'ın,  Kayseri Milletvekili Mustafa Elitaş 'ın,  Grubuna;  Devlet Bakanı Egemen Bağış, Tunceli Milletvekili Kamer Genc'in, Hükümete,  Tunceli Milletvekili Kamer Genç, Devlet Bakanı Egemen Bağış ve Kayseri Milletvekili Mustafa  Elitaş'ın, şahsına;  Sataşması nedeniyle birer konuşma yaptılar.  23 Şubat 2010 Salı günü saat 15.00'te toplanmak üzere birleşime 19.52'de son verildi.  Nevzat PAKDİL  Başkan Vekili  YusufCOŞKUN  Bingöl  Kâtip Üye  Yaşar TÜZÜN  Bilecik  Kâtip Üye  Fatih METİN  Bolu  Kâtip Üye  - 2 9 7 - TBMM B: 64 23 . 2 . 2010  No.: 84  II.- GELEN KÂĞITLAR  19 Şubat 2010 Cuma  Tasarılar  1.- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Pakistan İslam Cumhuriyeti Hükümeti Arasında  Pakistan'da Türk İşbirliği ve Kalkınma İdaresi Başkanlığı (TİKA) Tarafından Program Koordinasyon  Ofisi Kurulmasına İlişkin Mutabakat Muhtırasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun  Tasarısı (1/807) (Plan ve Bütçe ile Dışişleri Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 11.02.2010)  2.- Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı  (1/808) (Plan ve Bütçe ile Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş  tarihi: 12.02.2010)  3.- Türkiye Cumhuriyeti Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ve Çin Halk Cumhuriyeti Ulusal  Enerji İdaresi Arasında Enerji Alanında İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zaptının Onaylanmasının  Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı (1/809) (Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve  Teknoloji ile Dışişleri Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 12.02.2010)  Teklifler  1.- İstanbul Milletvekili Sacid Yıldız ve 17 Milletvekilinin; 5947 Sayılı Üniversite ve Sağlık  Personelinin Tam Gün Çalışmasına ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun  Yürürlüğe Girmesi Sonucunda Kapanan Özel Muayenehane ve Polikliniklerde Çalışan Yardımcı  Sağlık Personelinin ve Diğer Personelin 657 Sayılı Kanunun 4 üncü Maddesinin (B) Fıkrası Uyarınca  İstihdam Edilmesi Hakkında Kanun Teklifi (2/606) (Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler ile Plan ve  Bütçe Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 05.02.2010)  2.- Milliyetçi Hareket Partisi Grup Başkanvekilleri İzmir Milletvekili Oktay Vural ve Mersin  Milletvekili Mehmet Şandır ile 5 Milletvekilinin; Yükseköğretim Kanununda Değişiklik Yapılması  Hakkında Kanun Teklifi (2/607) (Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonuna) (Başkanlığa  geliş tarihi: 10.02.2010)  3.- Tunceli Milletvekili Şerafettin Halis'in; Sivas İl Merkezindeki Madımak Otelinin "İbret  Müzesi" Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/608) (Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor  Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 10.02.2010)  4.- İstanbul Milletvekili Ayşe Jale Ağırbaş ve 4 Milletvekilinin; 17/3/1981 Tarihli ve 2429 Sayılı  Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi  (2/609) (Kadın Erkek Fırsat Eşitliği ile İçişleri Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 11.02.2010)  5.- İsparta Milletvekili Süreyya Sadi Bilgiç'in; Kamulaştırma Kanununda Değişiklik Yapılması  Hakkında Kanun Teklifi (2/610) (Adalet ile Plan ve Bütçe Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi:  10.02.2010)  6.- Tunceli Milletvekili Kamer Genc'in; 1937-1938 Yıllarında Tunceli İlinde Yapılan Askeri  Harekatta Zarar Görenlerin Zararlarının Karşılanması Hakkında Kanun Teklifi (2/611) (Plan ve Bütçe  ile İçişleri Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 12.02.2010)  - 2 9 8 -
Sayfa 13 -
TBMM B: 64 23 . 2 . 2010  No.: 84  II.- GELEN KÂĞITLAR  19 Şubat 2010 Cuma  Tasarılar  1.- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Pakistan İslam Cumhuriyeti Hükümeti Arasında  Pakistan'da Türk İşbirliği ve Kalkınma İdaresi Başkanlığı (TİKA) Tarafından Program Koordinasyon  Ofisi Kurulmasına İlişkin Mutabakat Muhtırasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun  Tasarısı (1/807) (Plan ve Bütçe ile Dışişleri Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 11.02.2010)  2.- Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı  (1/808) (Plan ve Bütçe ile Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş  tarihi: 12.02.2010)  3.- Türkiye Cumhuriyeti Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ve Çin Halk Cumhuriyeti Ulusal  Enerji İdaresi Arasında Enerji Alanında İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zaptının Onaylanmasının  Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı (1/809) (Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve  Teknoloji ile Dışişleri Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 12.02.2010)  Teklifler  1.- İstanbul Milletvekili Sacid Yıldız ve 17 Milletvekilinin; 5947 Sayılı Üniversite ve Sağlık  Personelinin Tam Gün Çalışmasına ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun  Yürürlüğe Girmesi Sonucunda Kapanan Özel Muayenehane ve Polikliniklerde Çalışan Yardımcı  Sağlık Personelinin ve Diğer Personelin 657 Sayılı Kanunun 4 üncü Maddesinin (B) Fıkrası Uyarınca  İstihdam Edilmesi Hakkında Kanun Teklifi (2/606) (Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler ile Plan ve  Bütçe Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 05.02.2010)  2.- Milliyetçi Hareket Partisi Grup Başkanvekilleri İzmir Milletvekili Oktay Vural ve Mersin  Milletvekili Mehmet Şandır ile 5 Milletvekilinin; Yükseköğretim Kanununda Değişiklik Yapılması  Hakkında Kanun Teklifi (2/607) (Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonuna) (Başkanlığa  geliş tarihi: 10.02.2010)  3.- Tunceli Milletvekili Şerafettin Halis'in; Sivas İl Merkezindeki Madımak Otelinin "İbret  Müzesi" Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/608) (Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor  Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 10.02.2010)  4.- İstanbul Milletvekili Ayşe Jale Ağırbaş ve 4 Milletvekilinin; 17/3/1981 Tarihli ve 2429 Sayılı  Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi  (2/609) (Kadın Erkek Fırsat Eşitliği ile İçişleri Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 11.02.2010)  5.- İsparta Milletvekili Süreyya Sadi Bilgiç'in; Kamulaştırma Kanununda Değişiklik Yapılması  Hakkında Kanun Teklifi (2/610) (Adalet ile Plan ve Bütçe Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi:  10.02.2010)  6.- Tunceli Milletvekili Kamer Genc'in; 1937-1938 Yıllarında Tunceli İlinde Yapılan Askeri  Harekatta Zarar Görenlerin Zararlarının Karşılanması Hakkında Kanun Teklifi (2/611) (Plan ve Bütçe  ile İçişleri Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 12.02.2010)  - 2 9 8 - TBMM B: 64 23 . 2 . 2010  7.- Adıyaman Milletvekili Şevket Köse'nin; 2022 Sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz  ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılması  Hakkında Kanun Teklifi (2/612) (Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler ile Plan ve Bütçe  Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 12.02.2010)  Rapor  1.- Türkiye Büyük Millet Meclisi Kamu İktisadi Teşebbüsleri Komisyonunun, Kamu İktisadi  Teşebbüslerinin 2007 Yılına Ait Bilanço ve Netice Hesapları ile Faaliyet Raporlarından Denetimleri  Tamamlananlara Dair Raporu (Sayı 0768) (Dağıtma tarihi: 19.02.2010) (Rapor, Türkiye Büyük Millet  Meclisinin 23.02.2010 Tarihli 64 üncü Birleşim Tutanak Dergisine Eklenecektir.)  No.: 85  22 Şubat 2010 Pazartesi  Rapor  1.- Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Eki Cetvellerin Dış  Ticaret Müsteşarlığına Ait Bölümünde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı ile Plan ve  Bütçe Komisyonu Raporu (1/802) (S. Sayısı: 476) (Dağıtma tarihi: 22.2.2010) (GÜNDEME)  Sözlü Soru Önergeleri  1.- Adana Milletvekili Kürşat Atılgan'ın, yangın söndürme araçlarının kira bedeline ilişkin  Çevre ve Orman Bakanından sözlü soru önergesi (6/1846) (Başkanlığa geliş tarihi: 10/02/2010)  2.- Mersin Milletvekili Akif Akkuş'un, Çukurova Havaalanı inşasına ilişkin Ulaştırma  Bakanından sözlü soru önergesi (6/1847) (Başkanlığa geliş tarihi: 10/02/2010)  Yazılı Soru Önergeleri  1.- İstanbul Milletvekili Hasan Macit'in, TEKEL bünyesindeki bir şirketin yönetimine ilişkin  Başbakandan yazılı soru önergesi (7/12592) (Başkanlığa geliş tarihi: 09/02/2010)  2.- Hakkari Milletvekili Hamit Geylani'nin, bir olayla ilgili iddialara ilişkin Başbakandan  yazılı soru önergesi (7/12593) (Başkanlığa geliş tarihi: 09/02/2010)  3.- Sinop Milletvekili Engin Altay'ın, okullarla ilgili bazı verilere ilişkin Başbakandan yazılı  soru önergesi (7/12594) (Başkanlığa geliş tarihi: 09/02/2010)  4.- Adana Milletvekili Yılmaz Tankut'un, bir belediyenin yaptığı itfaiye eri alımı sınavına  ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/12595) (Başkanlığa geliş tarihi: 10/02/2010)  5.- Diyarbakır Milletvekili Akın Birdal'ın, İlber Ortaylı'nın bir konuşmasına ilişkin  Başbakandan yazılı soru önergesi (7/12596) (Başkanlığa geliş tarihi: 10/02/2010)  6.- Hatay Milletvekili Süleyman Turan Çirkin'in, bazı özelleştirmelere ilişkin Başbakandan  yazılı soru önergesi (7/12597) (Başkanlığa geliş tarihi: 10/02/2010)  7.- Hatay Milletvekili Süleyman Turan Çirkin'in, konut ve taşıt kredisi kullanıcılarına ilişkin  Başbakandan yazılı soru önergesi (7/12598) (Başkanlığa geliş tarihi: 10/02/2010)  8.- İstanbul Milletvekili Ümit Şafak'ın, Sinop'taki belediyelere yapılan yardımlara ilişkin  Başbakandan yazılı soru önergesi (7/12599) (Başkanlığa geliş tarihi: 10/02/2010)  9.- İzmir Milletvekili Kamil Erdal Sipahi'nin, Tire-Yenişehir Göleti projesine ilişkin Çevre  ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/12600) (Başkanlığa geliş tarihi: 10/02/2010)  - 2 9 9 -
Sayfa 14 -
TBMM B: 64 23 . 2 . 2010  7.- Adıyaman Milletvekili Şevket Köse'nin; 2022 Sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz  ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılması  Hakkında Kanun Teklifi (2/612) (Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler ile Plan ve Bütçe  Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 12.02.2010)  Rapor  1.- Türkiye Büyük Millet Meclisi Kamu İktisadi Teşebbüsleri Komisyonunun, Kamu İktisadi  Teşebbüslerinin 2007 Yılına Ait Bilanço ve Netice Hesapları ile Faaliyet Raporlarından Denetimleri  Tamamlananlara Dair Raporu (Sayı 0768) (Dağıtma tarihi: 19.02.2010) (Rapor, Türkiye Büyük Millet  Meclisinin 23.02.2010 Tarihli 64 üncü Birleşim Tutanak Dergisine Eklenecektir.)  No.: 85  22 Şubat 2010 Pazartesi  Rapor  1.- Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Eki Cetvellerin Dış  Ticaret Müsteşarlığına Ait Bölümünde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı ile Plan ve  Bütçe Komisyonu Raporu (1/802) (S. Sayısı: 476) (Dağıtma tarihi: 22.2.2010) (GÜNDEME)  Sözlü Soru Önergeleri  1.- Adana Milletvekili Kürşat Atılgan'ın, yangın söndürme araçlarının kira bedeline ilişkin  Çevre ve Orman Bakanından sözlü soru önergesi (6/1846) (Başkanlığa geliş tarihi: 10/02/2010)  2.- Mersin Milletvekili Akif Akkuş'un, Çukurova Havaalanı inşasına ilişkin Ulaştırma  Bakanından sözlü soru önergesi (6/1847) (Başkanlığa geliş tarihi: 10/02/2010)  Yazılı Soru Önergeleri  1.- İstanbul Milletvekili Hasan Macit'in, TEKEL bünyesindeki bir şirketin yönetimine ilişkin  Başbakandan yazılı soru önergesi (7/12592) (Başkanlığa geliş tarihi: 09/02/2010)  2.- Hakkari Milletvekili Hamit Geylani'nin, bir olayla ilgili iddialara ilişkin Başbakandan  yazılı soru önergesi (7/12593) (Başkanlığa geliş tarihi: 09/02/2010)  3.- Sinop Milletvekili Engin Altay'ın, okullarla ilgili bazı verilere ilişkin Başbakandan yazılı  soru önergesi (7/12594) (Başkanlığa geliş tarihi: 09/02/2010)  4.- Adana Milletvekili Yılmaz Tankut'un, bir belediyenin yaptığı itfaiye eri alımı sınavına  ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/12595) (Başkanlığa geliş tarihi: 10/02/2010)  5.- Diyarbakır Milletvekili Akın Birdal'ın, İlber Ortaylı'nın bir konuşmasına ilişkin  Başbakandan yazılı soru önergesi (7/12596) (Başkanlığa geliş tarihi: 10/02/2010)  6.- Hatay Milletvekili Süleyman Turan Çirkin'in, bazı özelleştirmelere ilişkin Başbakandan  yazılı soru önergesi (7/12597) (Başkanlığa geliş tarihi: 10/02/2010)  7.- Hatay Milletvekili Süleyman Turan Çirkin'in, konut ve taşıt kredisi kullanıcılarına ilişkin  Başbakandan yazılı soru önergesi (7/12598) (Başkanlığa geliş tarihi: 10/02/2010)  8.- İstanbul Milletvekili Ümit Şafak'ın, Sinop'taki belediyelere yapılan yardımlara ilişkin  Başbakandan yazılı soru önergesi (7/12599) (Başkanlığa geliş tarihi: 10/02/2010)  9.- İzmir Milletvekili Kamil Erdal Sipahi'nin, Tire-Yenişehir Göleti projesine ilişkin Çevre  ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/12600) (Başkanlığa geliş tarihi: 10/02/2010)  - 2 9 9 - TBMM B: 64 23 . 2 . 2010  10.- İzmir Milletvekili Kamil Erdal Sipahi'nin, Menemen ilçesindeki bazı köylerin su sorununa  ilişkin Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/12601) (Başkanlığa geliş tarihi:  10/02/2010)  11.- Hakkari Milletvekili Hamit Geylani'nin, Hakkari'de dağıtılan kömürlere ve hava kirliliğine  ilişkin Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/12602) (Başkanlığa geliş tarihi:  10/02/2010)  12.- İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel'in, kadın istihdamına ilişkin Çalışma ve Sosyal  Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/12603) (Başkanlığa geliş tarihi: 09/02/2010)  13.- İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel'in, Marmaray Projesinde arkeolojik kazılarda  çalışanların durumuna ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/12604)  (Başkanlığa geliş tarihi: 09/02/2010)  14.- Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan'ın, parti binalarına yönelik saldırılara ilişkin İçişleri  Bakanından yazılı soru önergesi (7/12605) (Başkanlığa geliş tarihi: 09/02/2010)  15.- Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan'ın, özel güvenlik bürolarına ilişkin İçişleri Bakanından  yazılı soru önergesi (7/12606) (Başkanlığa geliş tarihi: 09/02/2010)  16.- Van Milletvekili Fatma Kurtulan'ın, Van'da boşaltılan köylere geri dönüşe ilişkin İçişleri  Bakanından yazılı soru önergesi (7/12607) (Başkanlığa geliş tarihi: 09/02/2010)  17.- Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan'ın, Uludere'de bir minibüsün taranması olayına ilişkin  İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12608) (Başkanlığa geliş tarihi: 09/02/2010)  18.- Adıyaman Milletvekili Şevket Köse'nin, Tut ilçesinde ham toprak vasıflı arazilerin kiraya  verilmesine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12609) (Başkanlığa geliş tarihi:  09/02/2010)  19.- İzmir Milletvekili Kamil Erdal Sipahi'nin, Menemen ilçesindeki bazı köylerin sorunlarına  ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12610) (Başkanlığa geliş tarihi: 10/02/2010)  20.- İzmir Milletvekili Kamil Erdal Sipahi'nin, İzmir İl Özel İdaresine ait araç ve makine  parklarının kullanımına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12611) (Başkanlığa geliş  tarihi: 10/02/2010)  21.- İzmir Milletvekili Kamil Erdal Sipahi'nin, Tire ilçesinin bazı köylerindeki sorunlara ilişkin  İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12612) (Başkanlığa geliş tarihi: 10/02/2010)  22.- İzmir Milletvekili Kamil Erdal Sipahi'nin, Tire ilçesindeki bir köyün bazı sorunlarına  ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12613) (Başkanlığa geliş tarihi: 10/02/2010)  23.- İzmir Milletvekili Kamil Erdal Sipahi'nin, Tire ilçesindeki bir köyün sorunlarına ilişkin  İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12614) (Başkanlığa geliş tarihi: 10/02/2010)  24.- İzmir Milletvekili Kamil Erdal Sipahi'nin, Menemen ilçesindeki bir köyün yol ve okul  sorunlarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12615) (Başkanlığa geliş tarihi:  10/02/2010)  25.- İzmir Milletvekili Kamil Erdal Sipahi'nin, Menemen'deki bir köyün bazı sorunlarına ilişkin  İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12616) (Başkanlığa geliş tarihi: 10/02/2010)  26.- Muğla Milletvekili Metin Ergun'un, Menteşe Beldesindeki bir cadde isminin değiştirilmesine  ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12617) (Başkanlığa geliş tarihi: 10/02/2010)  - 3 0 0 -
Sayfa 15 -
TBMM B: 64 23 . 2 . 2010  10.- İzmir Milletvekili Kamil Erdal Sipahi'nin, Menemen ilçesindeki bazı köylerin su sorununa  ilişkin Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/12601) (Başkanlığa geliş tarihi:  10/02/2010)  11.- Hakkari Milletvekili Hamit Geylani'nin, Hakkari'de dağıtılan kömürlere ve hava kirliliğine  ilişkin Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/12602) (Başkanlığa geliş tarihi:  10/02/2010)  12.- İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel'in, kadın istihdamına ilişkin Çalışma ve Sosyal  Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/12603) (Başkanlığa geliş tarihi: 09/02/2010)  13.- İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel'in, Marmaray Projesinde arkeolojik kazılarda  çalışanların durumuna ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/12604)  (Başkanlığa geliş tarihi: 09/02/2010)  14.- Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan'ın, parti binalarına yönelik saldırılara ilişkin İçişleri  Bakanından yazılı soru önergesi (7/12605) (Başkanlığa geliş tarihi: 09/02/2010)  15.- Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan'ın, özel güvenlik bürolarına ilişkin İçişleri Bakanından  yazılı soru önergesi (7/12606) (Başkanlığa geliş tarihi: 09/02/2010)  16.- Van Milletvekili Fatma Kurtulan'ın, Van'da boşaltılan köylere geri dönüşe ilişkin İçişleri  Bakanından yazılı soru önergesi (7/12607) (Başkanlığa geliş tarihi: 09/02/2010)  17.- Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan'ın, Uludere'de bir minibüsün taranması olayına ilişkin  İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12608) (Başkanlığa geliş tarihi: 09/02/2010)  18.- Adıyaman Milletvekili Şevket Köse'nin, Tut ilçesinde ham toprak vasıflı arazilerin kiraya  verilmesine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12609) (Başkanlığa geliş tarihi:  09/02/2010)  19.- İzmir Milletvekili Kamil Erdal Sipahi'nin, Menemen ilçesindeki bazı köylerin sorunlarına  ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12610) (Başkanlığa geliş tarihi: 10/02/2010)  20.- İzmir Milletvekili Kamil Erdal Sipahi'nin, İzmir İl Özel İdaresine ait araç ve makine  parklarının kullanımına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12611) (Başkanlığa geliş  tarihi: 10/02/2010)  21.- İzmir Milletvekili Kamil Erdal Sipahi'nin, Tire ilçesinin bazı köylerindeki sorunlara ilişkin  İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12612) (Başkanlığa geliş tarihi: 10/02/2010)  22.- İzmir Milletvekili Kamil Erdal Sipahi'nin, Tire ilçesindeki bir köyün bazı sorunlarına  ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12613) (Başkanlığa geliş tarihi: 10/02/2010)  23.- İzmir Milletvekili Kamil Erdal Sipahi'nin, Tire ilçesindeki bir köyün sorunlarına ilişkin  İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12614) (Başkanlığa geliş tarihi: 10/02/2010)  24.- İzmir Milletvekili Kamil Erdal Sipahi'nin, Menemen ilçesindeki bir köyün yol ve okul  sorunlarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12615) (Başkanlığa geliş tarihi:  10/02/2010)  25.- İzmir Milletvekili Kamil Erdal Sipahi'nin, Menemen'deki bir köyün bazı sorunlarına ilişkin  İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12616) (Başkanlığa geliş tarihi: 10/02/2010)  26.- Muğla Milletvekili Metin Ergun'un, Menteşe Beldesindeki bir cadde isminin değiştirilmesine  ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12617) (Başkanlığa geliş tarihi: 10/02/2010)  - 3 0 0 - TBMM B: 64 23 . 2 . 2 0 1 0  27.- Sımak Milletvekili Sevahir Bayındır'ın, Uludere'de bir minibüsün taranması olayına ilişkin  İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12618) (Başkanlığa geliş tarihi: 10/02/2010)  28.- Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan'ın, bazı mali verilere ilişkin Maliye Bakanından yazılı  soru önergesi (7/12619) (Başkanlığa geliş tarihi: 09/02/2010)  29.- Antalya Milletvekili Hüseyin Yıldız'ın, Antalya'da belediyelerin aldığı Hazine  yardımlarına ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/12620) (Başkanlığa geliş tarihi:  10/02/2010)  30.- İzmir Milletvekili Kamil Erdal Sipahi'nin, elektrik borçlarının faturalandınlmasına ilişkin  Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/12621) (Başkanlığa geliş tarihi: 10/02/2010)  31.- Antalya Milletvekili Hüseyin Yıldız'ın, bazı belediyelerin aldıkları Hazine yardımına  ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/12622) (Başkanlığa geliş tarihi: 10/02/2010)  32.- Kastamonu Milletvekili Mehmet Serdaroğlu'nun, Sinop'taki belediyelere yapılan Hazine  yardımlarına ilişkin Maliye Bakanından yazılı som önergesi (7/12623) (Başkanlığa geliş tarihi: 10/02/2010)  33.- Balıkesir Milletvekili Hüseyin Pazarcı'nın, Balya ilçesindeki lise binası ihtiyacına ilişkin  Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/12624) (Başkanlığa geliş tarihi: 09/02/2010)  34.- İzmir Milletvekili Ahmet Ersin'in, bir soruşturma raporuna ilişkin Milli Eğitim Bakanından  yazılı soru önergesi (7/12625) (Başkanlığa geliş tarihi: 09/02/2010)  35.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru'nun, Ankara'da otopark olarak kiraya verilen okul bahçelerine  ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/12626) (Başkanlığa geliş tarihi: 10/02/2010)  36.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru'nun, Erbaa OSB'deki faaliyetlere ilişkin Sanayi ve Ticaret  Bakanından yazılı soru önergesi (7/12627) (Başkanlığa geliş tarihi: 10/02/2010)  37.- İzmir Milletvekili Kamil Erdal Sipahi'nin, Manisa Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğünün ürün  nakli denetimlerine ilişkin Sanayi ve Ticaret Bakanından yazılı soru önergesi (7/12628) (Başkanlığa  geliş tarihi: 10/02/2010)  38.- Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk'ün, çilek fidesi desteğine ilişkin Tarım ve Köyişleri  Bakanından yazılı soru önergesi (7/12629) (Başkanlığa geliş tarihi: 09/02/2010)  39.- Edirne Milletvekili Cemaleddin Uslu'nun, İpsala'daki arazi dağıtım projesine ilişkin Tarım  ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12630) (Başkanlığa geliş tarihi: 10/02/2010)  40.- Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan'ın, İstanbul'daki bazı projelere ilişkin Ulaştırma  Bakanından yazılı soru önergesi (7/12631) (Başkanlığa geliş tarihi: 09/02/2010)  41.- Adana Milletvekili Yılmaz Tankut'un, THY seferlerindeki gecikmelere ilişkin Ulaştırma  Bakanından yazılı soru önergesi (7/12632) (Başkanlığa geliş tarihi: 10/02/2010)  42.- Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan'ın, doğalgaz ve petrol ithalatına ilişkin Enerji ve Tabii  Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/12633) (Başkanlığa geliş tarihi: 09/02/2010)  43.- Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan'ın, GAP'a ayrılan kaynağa ve sulama kanallarına ilişkin  Devlet Bakanından (Cevdet Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/12634) (Başkanlığa geliş tarihi: 09/02/2010)  44.- Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan'ın, Kürtçe Kuran meali çalışmasına ilişkin Devlet  Bakanından (Faruk Çelik) yazılı soru önergesi (7/12635) (Başkanlığa geliş tarihi: 09/02/2010)  45.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru'nun, Tokat'tan yapılan ihracata ilişkin Devlet Bakanından  (Mehmet Zafer Çağlayan) yazılı soru önergesi (7/12636) (Başkanlığa geliş tarihi: 10/02/2010)  - 3 0 1 -
Sayfa 16 -
TBMM B: 64 23 . 2 . 2 0 1 0  27.- Sımak Milletvekili Sevahir Bayındır'ın, Uludere'de bir minibüsün taranması olayına ilişkin  İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12618) (Başkanlığa geliş tarihi: 10/02/2010)  28.- Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan'ın, bazı mali verilere ilişkin Maliye Bakanından yazılı  soru önergesi (7/12619) (Başkanlığa geliş tarihi: 09/02/2010)  29.- Antalya Milletvekili Hüseyin Yıldız'ın, Antalya'da belediyelerin aldığı Hazine  yardımlarına ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/12620) (Başkanlığa geliş tarihi:  10/02/2010)  30.- İzmir Milletvekili Kamil Erdal Sipahi'nin, elektrik borçlarının faturalandınlmasına ilişkin  Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/12621) (Başkanlığa geliş tarihi: 10/02/2010)  31.- Antalya Milletvekili Hüseyin Yıldız'ın, bazı belediyelerin aldıkları Hazine yardımına  ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/12622) (Başkanlığa geliş tarihi: 10/02/2010)  32.- Kastamonu Milletvekili Mehmet Serdaroğlu'nun, Sinop'taki belediyelere yapılan Hazine  yardımlarına ilişkin Maliye Bakanından yazılı som önergesi (7/12623) (Başkanlığa geliş tarihi: 10/02/2010)  33.- Balıkesir Milletvekili Hüseyin Pazarcı'nın, Balya ilçesindeki lise binası ihtiyacına ilişkin  Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/12624) (Başkanlığa geliş tarihi: 09/02/2010)  34.- İzmir Milletvekili Ahmet Ersin'in, bir soruşturma raporuna ilişkin Milli Eğitim Bakanından  yazılı soru önergesi (7/12625) (Başkanlığa geliş tarihi: 09/02/2010)  35.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru'nun, Ankara'da otopark olarak kiraya verilen okul bahçelerine  ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/12626) (Başkanlığa geliş tarihi: 10/02/2010)  36.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru'nun, Erbaa OSB'deki faaliyetlere ilişkin Sanayi ve Ticaret  Bakanından yazılı soru önergesi (7/12627) (Başkanlığa geliş tarihi: 10/02/2010)  37.- İzmir Milletvekili Kamil Erdal Sipahi'nin, Manisa Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğünün ürün  nakli denetimlerine ilişkin Sanayi ve Ticaret Bakanından yazılı soru önergesi (7/12628) (Başkanlığa  geliş tarihi: 10/02/2010)  38.- Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk'ün, çilek fidesi desteğine ilişkin Tarım ve Köyişleri  Bakanından yazılı soru önergesi (7/12629) (Başkanlığa geliş tarihi: 09/02/2010)  39.- Edirne Milletvekili Cemaleddin Uslu'nun, İpsala'daki arazi dağıtım projesine ilişkin Tarım  ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12630) (Başkanlığa geliş tarihi: 10/02/2010)  40.- Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan'ın, İstanbul'daki bazı projelere ilişkin Ulaştırma  Bakanından yazılı soru önergesi (7/12631) (Başkanlığa geliş tarihi: 09/02/2010)  41.- Adana Milletvekili Yılmaz Tankut'un, THY seferlerindeki gecikmelere ilişkin Ulaştırma  Bakanından yazılı soru önergesi (7/12632) (Başkanlığa geliş tarihi: 10/02/2010)  42.- Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan'ın, doğalgaz ve petrol ithalatına ilişkin Enerji ve Tabii  Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/12633) (Başkanlığa geliş tarihi: 09/02/2010)  43.- Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan'ın, GAP'a ayrılan kaynağa ve sulama kanallarına ilişkin  Devlet Bakanından (Cevdet Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/12634) (Başkanlığa geliş tarihi: 09/02/2010)  44.- Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan'ın, Kürtçe Kuran meali çalışmasına ilişkin Devlet  Bakanından (Faruk Çelik) yazılı soru önergesi (7/12635) (Başkanlığa geliş tarihi: 09/02/2010)  45.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru'nun, Tokat'tan yapılan ihracata ilişkin Devlet Bakanından  (Mehmet Zafer Çağlayan) yazılı soru önergesi (7/12636) (Başkanlığa geliş tarihi: 10/02/2010)  - 3 0 1 - TBMM B: 64 23 . 2 . 2 0 1 0  46.- Giresun Milletvekili Murat Özkan'ın, öğretmenlere özel tatil kampanyasına ilişkin Kültür  ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/12637) (Başkanlığa geliş tarihi: 10/02/2010)  47.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru'nun, Ankara 19 Mayıs Stadyumunun kapı girişlerine  otopark yapılmasına ilişkin Devlet Bakanından (Faruk Nafiz Özak) yazılı soru önergesi (7/12638)  (Başkanlığa geliş tarihi: 10/02/2010)  Süresi İçinde Cevaplanmayan Yazılı Soru Önergeleri  1.- Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk'ün, hakkında soruşturma açılan kamu görevlilerine  ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/11730)  2.- İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel'in, ekonomik ve sosyal durum ile yapılan zamlara  ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/11731)  3.- Kırklareli Milletvekili Tansel Barış'ın, Türk Kızılay'ı ile ilgili bazı iddialara ilişkin  Başbakandan yazılı soru önergesi (7/11733)  4.- Ordu Milletvekili Rıdvan Yalçın'ın, Ordu-Giresun havaalanı çalışmalarına ilişkin  Başbakandan yazılı soru önergesi (7/11735)  5.- İstanbul Milletvekili Hüseyin Mert'in, kod uygulamasına ilişkin Başbakandan yazılı soru  önergesi (7/11736)  6.- Diyarbakır Milletvekili Akın Birdal'ın, TEKEL işçilerinin taleplerine ilişkin Başbakandan  yazılı soru önergesi (7/11737)  7.- Eskişehir Milletvekili Fehmi Murat Sönmez'in, tarım arazilerinin yabancı üreticilere kiraya  verileceği iddialarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/11740)  8.- Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk'ün, terör mağdurlarının istihdamına ilişkin  Başbakandan yazılı soru önergesi (7/11741)  9.- Antalya Milletvekili Hüsnü Çöllü'nün, suikast ihbar ve iddialarına ilişkin Başbakandan  yazılı soru önergesi (7/11742)  10.- Gaziantep Milletvekili Akif Ekici'nin, okuma-yazma bilmeyenlere ilişkin Milli Eğitim  Bakanından yazılı soru önergesi (7/11751)  11.- Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk'ün, memurlarla ilgili bir açıklamasına ilişkin Çalışma  ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/11757)  12.- Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk'ün, denetim ve yönetim kurullarında görevli personele  ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/11758)  13.- Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk'ün, Ermenistan ile imzalanan protokollere ilişkin  Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/11768)  14.- Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk'ün, UNESCO Başkanlık seçimi ile ilgili iddialara  ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/11769)  15.- Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk'ün, denetim ve yönetim kurullarında görevli personele  ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/11770)  16.- Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk'ün, polisin bir kişiye şiddet uygulamasına ilişkin  İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/11771)  17.- Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk'ün, 1 Mayıs'taki olaylarda polisin bir müdahalesine  ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/11772)  - 3 0 2 -
Sayfa 17 -
TBMM B: 64 23 . 2 . 2 0 1 0  46.- Giresun Milletvekili Murat Özkan'ın, öğretmenlere özel tatil kampanyasına ilişkin Kültür  ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/12637) (Başkanlığa geliş tarihi: 10/02/2010)  47.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru'nun, Ankara 19 Mayıs Stadyumunun kapı girişlerine  otopark yapılmasına ilişkin Devlet Bakanından (Faruk Nafiz Özak) yazılı soru önergesi (7/12638)  (Başkanlığa geliş tarihi: 10/02/2010)  Süresi İçinde Cevaplanmayan Yazılı Soru Önergeleri  1.- Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk'ün, hakkında soruşturma açılan kamu görevlilerine  ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/11730)  2.- İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel'in, ekonomik ve sosyal durum ile yapılan zamlara  ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/11731)  3.- Kırklareli Milletvekili Tansel Barış'ın, Türk Kızılay'ı ile ilgili bazı iddialara ilişkin  Başbakandan yazılı soru önergesi (7/11733)  4.- Ordu Milletvekili Rıdvan Yalçın'ın, Ordu-Giresun havaalanı çalışmalarına ilişkin  Başbakandan yazılı soru önergesi (7/11735)  5.- İstanbul Milletvekili Hüseyin Mert'in, kod uygulamasına ilişkin Başbakandan yazılı soru  önergesi (7/11736)  6.- Diyarbakır Milletvekili Akın Birdal'ın, TEKEL işçilerinin taleplerine ilişkin Başbakandan  yazılı soru önergesi (7/11737)  7.- Eskişehir Milletvekili Fehmi Murat Sönmez'in, tarım arazilerinin yabancı üreticilere kiraya  verileceği iddialarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/11740)  8.- Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk'ün, terör mağdurlarının istihdamına ilişkin  Başbakandan yazılı soru önergesi (7/11741)  9.- Antalya Milletvekili Hüsnü Çöllü'nün, suikast ihbar ve iddialarına ilişkin Başbakandan  yazılı soru önergesi (7/11742)  10.- Gaziantep Milletvekili Akif Ekici'nin, okuma-yazma bilmeyenlere ilişkin Milli Eğitim  Bakanından yazılı soru önergesi (7/11751)  11.- Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk'ün, memurlarla ilgili bir açıklamasına ilişkin Çalışma  ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/11757)  12.- Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk'ün, denetim ve yönetim kurullarında görevli personele  ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/11758)  13.- Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk'ün, Ermenistan ile imzalanan protokollere ilişkin  Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/11768)  14.- Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk'ün, UNESCO Başkanlık seçimi ile ilgili iddialara  ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/11769)  15.- Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk'ün, denetim ve yönetim kurullarında görevli personele  ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/11770)  16.- Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk'ün, polisin bir kişiye şiddet uygulamasına ilişkin  İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/11771)  17.- Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk'ün, 1 Mayıs'taki olaylarda polisin bir müdahalesine  ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/11772)  - 3 0 2 - TBMM B: 64 23 . 2 . 2010  18.- Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk'ün, denetim ve yönetim kurullarında görevli personele  ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/11773)  19.- Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk'ün, polislerin karıştıkları iddia edilen bazı olaylara  ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/11774)  20.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel'in, gıda üreten ve dağıtan firmaların denetimine ilişkin  İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/11775)  21.- İstanbul Milletvekili Durmuşali Torlak'ın, İstanbul Büyükşehir Belediyesi itfaiye  hizmetlerinin özelleştirilmesine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/11776)  22.- Yozgat Milletvekili Mehmet Ekici'nin, görev şehidi yakınlarının kamuda istihdamının  sağlanmasına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/11777)  23.- Muş Milletvekili Sun Sakık'ın, Muş Valisinin bir açıklamasına ilişkin İçişleri Bakanından  yazılı soru önergesi (7/11778)  24.- Yozgat Milletvekili Mehmet Ekici'nin, özelleştirme dolayısıyla geçici personel istihdamına  ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/11780)  25.- Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk'ün, İstanbul Metropolitan Planlama Merkezinin ulaşım  planlamasına ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/11788)  26.- Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk'ün, denetim ve yönetim kurullarında görevli personele  ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/11789)  27.- İstanbul Milletvekili Durmuşali Torlak'ın, otoyol ve köprülere yapılan zamlara ilişkin  Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/11790)  28.- Kars Milletvekili Gürcan Dağdaş'ın, Kars-Akyaka tren seferlerinin durdurulmasına ilişkin  Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/11791)  29.- İzmir Milletvekili Ahmet Kenan Tannkulu'nun, tren kazalarına ve demiryolları yönetimine  ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/11792)  30.- Adıyaman Milletvekili Şevket Köse'nin, Çelikhan-Adıyaman-Yeşilyurt-Malatya yoluna  ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/11793)  31.- Gaziantep Milletvekili Akif Ekici'nin, tasarruf tedbirlerine ve yeni alınan makam araçlarına  ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/11802)  32.- Diyarbakır Milletvekili Gültan Kışanak'ın, bazı belediyelere terk veya tahsis edilen  gayrimenkullere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/11803)  33.- İzmir Milletvekili Kemal Anadol'un, suikast iddialarına ve bir köşe yazısında belirtilen  organizasyona ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/11804)  34.- İzmir Milletvekili Selçuk Ayhan'ın, eczanelere ve ilaç satışına ilişkin Başbakandan yazılı  soru önergesi (7/11805)  35.- İzmir Milletvekili Bülent Baratalı'nın, Seferberlik Tetkik Kurulundaki aramaya ilişkin  Başbakandan yazılı soru önergesi (7/11806)  36.- Ankara Milletvekili Yılmaz Ateş'in, Ankara'daki hava kirliliğine ve kullanılan yakıtlara  ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/11809)  37.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, Pazarlar ilçesindeki sulama yatırımlarına ilişkin Çevre  ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/11816)  - 3 0 3 -
Sayfa 18 -
TBMM B: 64 23 . 2 . 2010  18.- Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk'ün, denetim ve yönetim kurullarında görevli personele  ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/11773)  19.- Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk'ün, polislerin karıştıkları iddia edilen bazı olaylara  ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/11774)  20.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel'in, gıda üreten ve dağıtan firmaların denetimine ilişkin  İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/11775)  21.- İstanbul Milletvekili Durmuşali Torlak'ın, İstanbul Büyükşehir Belediyesi itfaiye  hizmetlerinin özelleştirilmesine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/11776)  22.- Yozgat Milletvekili Mehmet Ekici'nin, görev şehidi yakınlarının kamuda istihdamının  sağlanmasına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/11777)  23.- Muş Milletvekili Sun Sakık'ın, Muş Valisinin bir açıklamasına ilişkin İçişleri Bakanından  yazılı soru önergesi (7/11778)  24.- Yozgat Milletvekili Mehmet Ekici'nin, özelleştirme dolayısıyla geçici personel istihdamına  ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/11780)  25.- Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk'ün, İstanbul Metropolitan Planlama Merkezinin ulaşım  planlamasına ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/11788)  26.- Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk'ün, denetim ve yönetim kurullarında görevli personele  ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/11789)  27.- İstanbul Milletvekili Durmuşali Torlak'ın, otoyol ve köprülere yapılan zamlara ilişkin  Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/11790)  28.- Kars Milletvekili Gürcan Dağdaş'ın, Kars-Akyaka tren seferlerinin durdurulmasına ilişkin  Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/11791)  29.- İzmir Milletvekili Ahmet Kenan Tannkulu'nun, tren kazalarına ve demiryolları yönetimine  ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/11792)  30.- Adıyaman Milletvekili Şevket Köse'nin, Çelikhan-Adıyaman-Yeşilyurt-Malatya yoluna  ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/11793)  31.- Gaziantep Milletvekili Akif Ekici'nin, tasarruf tedbirlerine ve yeni alınan makam araçlarına  ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/11802)  32.- Diyarbakır Milletvekili Gültan Kışanak'ın, bazı belediyelere terk veya tahsis edilen  gayrimenkullere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/11803)  33.- İzmir Milletvekili Kemal Anadol'un, suikast iddialarına ve bir köşe yazısında belirtilen  organizasyona ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/11804)  34.- İzmir Milletvekili Selçuk Ayhan'ın, eczanelere ve ilaç satışına ilişkin Başbakandan yazılı  soru önergesi (7/11805)  35.- İzmir Milletvekili Bülent Baratalı'nın, Seferberlik Tetkik Kurulundaki aramaya ilişkin  Başbakandan yazılı soru önergesi (7/11806)  36.- Ankara Milletvekili Yılmaz Ateş'in, Ankara'daki hava kirliliğine ve kullanılan yakıtlara  ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/11809)  37.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, Pazarlar ilçesindeki sulama yatırımlarına ilişkin Çevre  ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/11816)  - 3 0 3 - TBMM B: 64 23 . 2 . 2 0 1 0  38.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, Tavşanlı ilçesindeki sulama projelerine ilişkin Çevre  ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/11817)  39.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru'nun, akaryakıt tüketimi ve kaçakçılığı ile vergilerine ilişkin  Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/11818)  40.- Muğla Milletvekili Ali Arslan'ın, yapılması planlanan bir hidroelektrik santrale ilişkin  Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/11819)  41.- İstanbul Milletvekili Ümit Şafak'ın, İstanbul'da itfaiye hizmetlerinin özelleştirilmesine  ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/11820)  42.- Antalya Milletvekili Tayfur Süner'in, bir köy yolundaki köprü ihtiyacına ilişkin İçişleri  Bakanından yazılı soru önergesi (7/11821)  43.- İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel'in, Manisa-Selendi'de yaşanan olaylara ilişkin İçişleri  Bakanından yazılı soru önergesi (7/11822)  44.- Batman Milletvekili Ayla Akat Ata'nın, Manisa-Selendi'de meydana gelen olaylara ilişkin  İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/11823)  45.- Konya Milletvekili Atilla Kart'ın, bir katlı otopark inşaatına ilişkin İçişleri Bakanından  yazılı soru önergesi (7/11824)  46.- İstanbul Milletvekili Sacid Yıldız'ın, özürlü istihdamına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı  soru önergesi (7/11825)  47.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru'nun, sağlık hizmetlerinde yeşil kartlılardan katkı payı  alınmasına ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/11829)  48.- İstanbul Milletvekili Sacid Yıldız'ın, özürlü istihdamına ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı  soru önergesi (7/11830)  49.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru'nun, Tokat-Niksar ve Ordu-Akkuş yollarına ilişkin  Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/11856)  50.- Sinop Milletvekili Engin Altay'ın, yerel internet sitelerinin desteklenmesine ilişkin  Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/11857)  51.- Kayseri Milletvekili Mehmet Şevki Kulkuloğlu'nun, Türk Telekom'un gayrimenkullerine  ve STK'lara bedelsiz verilen arazilere ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/11858)  52.- İstanbul Milletvekili Sacid Yıldız'ın, özürlü istihdamına ilişkin Ulaştırma Bakanından  yazılı soru önergesi (7/11859)  53.- Hatay Milletvekili Süleyman Turan Çirkin'in, Suriye ile gümrüksüz mal ithaline ve  taşınmaz sorununa ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/11867)  54.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman'ın, terör örgütü yandaşlarının çıkardıkları olaylara  ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/11868)  55.- Trabzon Milletvekili Süleyman Latif Yunusoğlu'nun, Teşvik Yasasına ve krizin bazı  etkilerine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/11869)  56.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, kurban kesimi organizasyonlarındaki yolsuzluklara  ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/11871)  57.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru'nun, bir HES projesine ilişkin Çevre ve Orman Bakanından  yazılı soru önergesi (7/11881)  - 3 0 4 -
Sayfa 19 -
TBMM B: 64 23 . 2 . 2 0 1 0  38.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, Tavşanlı ilçesindeki sulama projelerine ilişkin Çevre  ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/11817)  39.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru'nun, akaryakıt tüketimi ve kaçakçılığı ile vergilerine ilişkin  Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/11818)  40.- Muğla Milletvekili Ali Arslan'ın, yapılması planlanan bir hidroelektrik santrale ilişkin  Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/11819)  41.- İstanbul Milletvekili Ümit Şafak'ın, İstanbul'da itfaiye hizmetlerinin özelleştirilmesine  ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/11820)  42.- Antalya Milletvekili Tayfur Süner'in, bir köy yolundaki köprü ihtiyacına ilişkin İçişleri  Bakanından yazılı soru önergesi (7/11821)  43.- İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel'in, Manisa-Selendi'de yaşanan olaylara ilişkin İçişleri  Bakanından yazılı soru önergesi (7/11822)  44.- Batman Milletvekili Ayla Akat Ata'nın, Manisa-Selendi'de meydana gelen olaylara ilişkin  İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/11823)  45.- Konya Milletvekili Atilla Kart'ın, bir katlı otopark inşaatına ilişkin İçişleri Bakanından  yazılı soru önergesi (7/11824)  46.- İstanbul Milletvekili Sacid Yıldız'ın, özürlü istihdamına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı  soru önergesi (7/11825)  47.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru'nun, sağlık hizmetlerinde yeşil kartlılardan katkı payı  alınmasına ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/11829)  48.- İstanbul Milletvekili Sacid Yıldız'ın, özürlü istihdamına ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı  soru önergesi (7/11830)  49.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru'nun, Tokat-Niksar ve Ordu-Akkuş yollarına ilişkin  Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/11856)  50.- Sinop Milletvekili Engin Altay'ın, yerel internet sitelerinin desteklenmesine ilişkin  Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/11857)  51.- Kayseri Milletvekili Mehmet Şevki Kulkuloğlu'nun, Türk Telekom'un gayrimenkullerine  ve STK'lara bedelsiz verilen arazilere ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/11858)  52.- İstanbul Milletvekili Sacid Yıldız'ın, özürlü istihdamına ilişkin Ulaştırma Bakanından  yazılı soru önergesi (7/11859)  53.- Hatay Milletvekili Süleyman Turan Çirkin'in, Suriye ile gümrüksüz mal ithaline ve  taşınmaz sorununa ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/11867)  54.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman'ın, terör örgütü yandaşlarının çıkardıkları olaylara  ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/11868)  55.- Trabzon Milletvekili Süleyman Latif Yunusoğlu'nun, Teşvik Yasasına ve krizin bazı  etkilerine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/11869)  56.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, kurban kesimi organizasyonlarındaki yolsuzluklara  ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/11871)  57.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru'nun, bir HES projesine ilişkin Çevre ve Orman Bakanından  yazılı soru önergesi (7/11881)  - 3 0 4 - TBMM B: 64 23 . 2 . 2010  58.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, Simav ilçesindeki sulama projelerine ilişkin Çevre ve  Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/11882)  59.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, Şaphane ilçesindeki sulama yatırımlarına ilişkin Çevre  ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/11883)  60.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, Çavdarhisar ilçesindeki sulama yatırımlarına ilişkin  Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/11885)  61.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, Tavşanlı ilçesindeki sulama yatırımlarına ilişkin Çevre  ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/11886)  62.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, Pazar ilçesindeki sulama projelerine ilişkin Çevre ve  Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/11887)  63.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, Bolu'daki hava kirliliğine ilişkin Çevre ve Orman  Bakanından yazılı soru önergesi (7/11889)  64.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, Doğu Anadolu'daki kömür kaynaklı hava kirliliğine  ilişkin Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/11890)  65.- Erzurum Milletvekili Zeki Ertugay'ın, teşvik uygulamalarına ilişkin Devlet Bakanı ve  Başbakan Yardımcısından (Ali Babacan) yazılı soru önergesi (7/11892)  66.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, istihdam sağlayanların desteklenmesine ilişkin Devlet  Bakanı ve Başbakan Yardımcısından (Ali Babacan) yazılı soru önergesi (7/11893)  67.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, teşvik uygulamalarının süresinin uzatılmasına ilişkin  Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısından (Ali Babacan) yazılı soru önergesi (7/11894)  68.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, bazı santrallerin özelleştirilmesine ilişkin Enerji ve Tabii  Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/11898)  69.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, akarsu santrallerinin özelleştirilmesine ilişkin Enerji ve  Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/11899)  70.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelik çalışmalara  ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/11900)  71.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, bazı illerdeki doğalgaz çalışmaları ile odun ve kömür  fiyatlarına ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/11901)  72.- Mersin Milletvekili Behiç Çelik'in, Mersin'deki terör eylemlerine ilişkin İçişleri  Bakanından yazılı soru önergesi (7/11902)  73.- Kars Milletvekili Gürcan Dağdaş'ın, Ankara'da bazı ulaşım noktalarındaki güvenlik  hizmetlerine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/11903)  74.- Diyarbakır Milletvekili Gültan Kışanak'ın, bir karakol yakınlarında meydana gelen patlama  olayına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/11904)  75.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, Kütahya Jandarma Er Eğitim Tabur Komutanlığının  taşınmasına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/11905)  76.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, bir köyün su sorununa ilişkin İçişleri Bakanından  yazılı soru önergesi (7/11906)  77.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, nüfus kaydı bulunmayan çocuklara ilişkin İçişleri  Bakanından yazılı soru önergesi (7/11907)  - 3 0 5 -
Sayfa 20 -
TBMM B: 64 23 . 2 . 2010  58.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, Simav ilçesindeki sulama projelerine ilişkin Çevre ve  Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/11882)  59.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, Şaphane ilçesindeki sulama yatırımlarına ilişkin Çevre  ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/11883)  60.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, Çavdarhisar ilçesindeki sulama yatırımlarına ilişkin  Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/11885)  61.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, Tavşanlı ilçesindeki sulama yatırımlarına ilişkin Çevre  ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/11886)  62.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, Pazar ilçesindeki sulama projelerine ilişkin Çevre ve  Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/11887)  63.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, Bolu'daki hava kirliliğine ilişkin Çevre ve Orman  Bakanından yazılı soru önergesi (7/11889)  64.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, Doğu Anadolu'daki kömür kaynaklı hava kirliliğine  ilişkin Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/11890)  65.- Erzurum Milletvekili Zeki Ertugay'ın, teşvik uygulamalarına ilişkin Devlet Bakanı ve  Başbakan Yardımcısından (Ali Babacan) yazılı soru önergesi (7/11892)  66.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, istihdam sağlayanların desteklenmesine ilişkin Devlet  Bakanı ve Başbakan Yardımcısından (Ali Babacan) yazılı soru önergesi (7/11893)  67.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, teşvik uygulamalarının süresinin uzatılmasına ilişkin  Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısından (Ali Babacan) yazılı soru önergesi (7/11894)  68.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, bazı santrallerin özelleştirilmesine ilişkin Enerji ve Tabii  Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/11898)  69.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, akarsu santrallerinin özelleştirilmesine ilişkin Enerji ve  Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/11899)  70.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelik çalışmalara  ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/11900)  71.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, bazı illerdeki doğalgaz çalışmaları ile odun ve kömür  fiyatlarına ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/11901)  72.- Mersin Milletvekili Behiç Çelik'in, Mersin'deki terör eylemlerine ilişkin İçişleri  Bakanından yazılı soru önergesi (7/11902)  73.- Kars Milletvekili Gürcan Dağdaş'ın, Ankara'da bazı ulaşım noktalarındaki güvenlik  hizmetlerine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/11903)  74.- Diyarbakır Milletvekili Gültan Kışanak'ın, bir karakol yakınlarında meydana gelen patlama  olayına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/11904)  75.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, Kütahya Jandarma Er Eğitim Tabur Komutanlığının  taşınmasına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/11905)  76.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, bir köyün su sorununa ilişkin İçişleri Bakanından  yazılı soru önergesi (7/11906)  77.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, nüfus kaydı bulunmayan çocuklara ilişkin İçişleri  Bakanından yazılı soru önergesi (7/11907)  - 3 0 5 - TBMM B: 64 23 . 2 . 2 0 1 0  78.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, bir köyün bazı ihtiyaçlarına ilişkin İçişleri Bakanından  yazılı soru önergesi (7/11908)  79.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, bir köy yolundaki köprü ihtiyacına ilişkin İçişleri  Bakanından yazılı soru önergesi (7/11909)  80.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay'ın, yol, köprü ve otoyolların özelleştirilmesine ilişkin  Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/11916)  81.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay'ın, tahmini bütçe gelirlerine ilişkin Maliye Bakanından  yazılı soru önergesi (7/11917)  82.- İzmir Milletvekili Kamil Erdal Sipahi'nin, bazı bakanlara yeni makam aracı alınmasına  ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/11918)  83.- Mersin Milletvekili Mehmet Şandır'ın, okul adlarından unvanların kaldırılmasına ilişkin  Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/11919)  84.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut'un, öğretmenlerin çocuk yardımı ödeneğindeki  bir duruma ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/11920)  85.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman'ın, şehit unvanlarının okul isimlerinden  kaldırılacağı iddiasına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/11921)  86.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut'un, ek ders ücretindeki bazı uygulamalara ilişkin  Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/11922)  87.- Diyarbakır Milletvekili Selahattin Demirtaş'ın, okullar arasındaki nitelik ve nicelik  farklılaşmasına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/11923)  88.- Tunceli Milletvekili Şerafettin Halis'in, eğitim hakkından yararlanamayan öğrencilere  ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/11924)  89.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru'nun, Tokat'ta takdirname verilen öğretmenlere ilişkin Milli  Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/11925)  90.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, Ardahan'daki bazı eğitim ihtiyaçlarına ilişkin Milli  Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/11927)  91.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, Batman Belediyesinin vergi borcundan dolayı satışa  çıkarılan okullara ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/11928)  92.- Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek'in, okul adlarından şehit unvanlarının çıkartılacağı  iddiasına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/11929)  93.- Mersin Milletvekili İsa Gök'ün, izinsiz açılan özel öğrenci yurtlarına yönelik yaptırımlara  ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/11930)  94.- Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Binici'nin, Şanlıurfa Havalimanındaki İLS cihazına ve İzmir  uçuşlarına ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/11952)  95.- İstanbul Milletvekili Hasan Macit'in, kaldırılan tren seferlerine ilişkin Ulaştırma  Bakanından yazılı soru önergesi (7/11953)  96.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, kurulacak küresel lojistik köylerine ilişkin Ulaştırma  Bakanından yazılı soru önergesi (7/11954)  97.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, bazı tren seferlerinin kaldırılmasına ilişkin Ulaştırma  Bakanından yazılı soru önergesi (7/11955)  98.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, Kent İçi Ulaşım Kurumu kurulmasına ilişkin Ulaştırma  Bakanından yazılı soru önergesi (7/11956)  - 3 0 6 -
Sayfa 21 -
TBMM B: 64 23 . 2 . 2 0 1 0  78.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, bir köyün bazı ihtiyaçlarına ilişkin İçişleri Bakanından  yazılı soru önergesi (7/11908)  79.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, bir köy yolundaki köprü ihtiyacına ilişkin İçişleri  Bakanından yazılı soru önergesi (7/11909)  80.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay'ın, yol, köprü ve otoyolların özelleştirilmesine ilişkin  Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/11916)  81.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay'ın, tahmini bütçe gelirlerine ilişkin Maliye Bakanından  yazılı soru önergesi (7/11917)  82.- İzmir Milletvekili Kamil Erdal Sipahi'nin, bazı bakanlara yeni makam aracı alınmasına  ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/11918)  83.- Mersin Milletvekili Mehmet Şandır'ın, okul adlarından unvanların kaldırılmasına ilişkin  Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/11919)  84.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut'un, öğretmenlerin çocuk yardımı ödeneğindeki  bir duruma ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/11920)  85.- Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman'ın, şehit unvanlarının okul isimlerinden  kaldırılacağı iddiasına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/11921)  86.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut'un, ek ders ücretindeki bazı uygulamalara ilişkin  Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/11922)  87.- Diyarbakır Milletvekili Selahattin Demirtaş'ın, okullar arasındaki nitelik ve nicelik  farklılaşmasına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/11923)  88.- Tunceli Milletvekili Şerafettin Halis'in, eğitim hakkından yararlanamayan öğrencilere  ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/11924)  89.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru'nun, Tokat'ta takdirname verilen öğretmenlere ilişkin Milli  Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/11925)  90.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, Ardahan'daki bazı eğitim ihtiyaçlarına ilişkin Milli  Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/11927)  91.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, Batman Belediyesinin vergi borcundan dolayı satışa  çıkarılan okullara ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/11928)  92.- Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek'in, okul adlarından şehit unvanlarının çıkartılacağı  iddiasına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/11929)  93.- Mersin Milletvekili İsa Gök'ün, izinsiz açılan özel öğrenci yurtlarına yönelik yaptırımlara  ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/11930)  94.- Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Binici'nin, Şanlıurfa Havalimanındaki İLS cihazına ve İzmir  uçuşlarına ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/11952)  95.- İstanbul Milletvekili Hasan Macit'in, kaldırılan tren seferlerine ilişkin Ulaştırma  Bakanından yazılı soru önergesi (7/11953)  96.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, kurulacak küresel lojistik köylerine ilişkin Ulaştırma  Bakanından yazılı soru önergesi (7/11954)  97.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, bazı tren seferlerinin kaldırılmasına ilişkin Ulaştırma  Bakanından yazılı soru önergesi (7/11955)  98.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, Kent İçi Ulaşım Kurumu kurulmasına ilişkin Ulaştırma  Bakanından yazılı soru önergesi (7/11956)  - 3 0 6 - TBMM B: 64 23 . 2 . 2010  99.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, bazı otoyol projelerine ilişkin Ulaştırma Bakanından  yazılı soru önergesi (7/11957)  100.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, ulaştırma sektörü kaynaklı karbondioksit salınımına  ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/11958)  101.- Sivas Milletvekili Malik Ecder Özdemir'in, bölünmüş yollar üzerindeki esnafın  mağduriyetine ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/11959)  102.- Sivas Milletvekili Malik Ecder Özdemir'in, bir kısım tren seferlerinin iptal edilmesine  ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/11960)  103.- Manisa Milletvekili Mustafa Enöz'ün, Çin'de Uygur Türklerinin yaşadığı bölgedeki  uygulamalara ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/11961)  104.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru'nun, SYDF'den yardım alan toplum kalkınma projelerine  ilişkin Devlet Bakanından (Hayati Yazıcı) yazılı soru önergesi (7/11962)  No.: 86  23 Şubat 2010 Salı  Sözlü Soru Önergesi  1.- Malatya Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu'nun, Polis Meslek Yüksek Okullarına ilişkin  İçişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/1848) (Başkanlığa geliş tarihi: 11/02/2010)  Yazılı Soru Önergesi  1.- İzmir Milletvekili Recai Birgün'ün, Elazığ Valisinin bir konuşmasına ilişkin Başbakandan  yazılı soru önergesi (7/12639) (Başkanlığa geliş tarihi: 11/02/2010)  2.- İzmir Milletvekili Bülent Baratalı'nın, Köy Kanunu ile ilgili çalışmalara ilişkin Başbakandan  yazılı soru önergesi (7/12640) (Başkanlığa geliş tarihi: 11/02/2010)  3.- İstanbul Milletvekili Çetin Soysal'ın, Paşabahçe-Beykoz İçki Fabrikasının satışına ilişkin  Başbakandan yazılı soru önergesi (7/12641) (Başkanlığa geliş tarihi: 11/02/2010)  4.- Balıkesir Milletvekili Ergün Aydoğan'ın, valilerle yapılan toplantıya ilişkin Başbakandan  yazılı soru önergesi (7/12642) (Başkanlığa geliş tarihi: 11/02/2010)  5.- Gaziantep Milletvekili Akif Ekici'nin, kırmızı et sektöründeki sorunlara ilişkin Başbakandan  yazılı soru önergesi (7/12643) (Başkanlığa geliş tarihi: 11/02/2010)  6.- İzmir Milletvekili Bülent Baratalı'nın, yerel yönetimlerin gelirlerine ilişkin Başbakandan  yazılı soru önergesi (7/12644) (Başkanlığa geliş tarihi: 11/02/2010)  7.- İzmir Milletvekili Bülent Baratalı'nın, mahalle muhtarlığına ilişkin Başbakandan yazılı soru  önergesi (7/12645) (Başkanlığa geliş tarihi: 11/02/2010)  8.- Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk'ün, geçirdiği bir trafik kazasıyla ilgili açıklamasına  ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/12646) (Başkanlığa geliş tarihi: 11/02/2010)  9.- Trabzon Milletvekili Süleyman Latif Yunusoğlu'nun, TÜİK'in yoksulluk smın verilerine  ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/12647) (Başkanlığa geliş tarihi: 11/02/2010)  10.- Kastamonu Milletvekili Mehmet Serdaroğlu'nun, SGK'mn trafik kazası geçirenlerin sağlık  giderlerini ödememesine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/12648) (Başkanlığa geliş tarihi:  11/02/2010)  - 3 0 7 -
Sayfa 22 -
TBMM B: 64 23 . 2 . 2010  99.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, bazı otoyol projelerine ilişkin Ulaştırma Bakanından  yazılı soru önergesi (7/11957)  100.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, ulaştırma sektörü kaynaklı karbondioksit salınımına  ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/11958)  101.- Sivas Milletvekili Malik Ecder Özdemir'in, bölünmüş yollar üzerindeki esnafın  mağduriyetine ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/11959)  102.- Sivas Milletvekili Malik Ecder Özdemir'in, bir kısım tren seferlerinin iptal edilmesine  ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/11960)  103.- Manisa Milletvekili Mustafa Enöz'ün, Çin'de Uygur Türklerinin yaşadığı bölgedeki  uygulamalara ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/11961)  104.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru'nun, SYDF'den yardım alan toplum kalkınma projelerine  ilişkin Devlet Bakanından (Hayati Yazıcı) yazılı soru önergesi (7/11962)  No.: 86  23 Şubat 2010 Salı  Sözlü Soru Önergesi  1.- Malatya Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu'nun, Polis Meslek Yüksek Okullarına ilişkin  İçişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/1848) (Başkanlığa geliş tarihi: 11/02/2010)  Yazılı Soru Önergesi  1.- İzmir Milletvekili Recai Birgün'ün, Elazığ Valisinin bir konuşmasına ilişkin Başbakandan  yazılı soru önergesi (7/12639) (Başkanlığa geliş tarihi: 11/02/2010)  2.- İzmir Milletvekili Bülent Baratalı'nın, Köy Kanunu ile ilgili çalışmalara ilişkin Başbakandan  yazılı soru önergesi (7/12640) (Başkanlığa geliş tarihi: 11/02/2010)  3.- İstanbul Milletvekili Çetin Soysal'ın, Paşabahçe-Beykoz İçki Fabrikasının satışına ilişkin  Başbakandan yazılı soru önergesi (7/12641) (Başkanlığa geliş tarihi: 11/02/2010)  4.- Balıkesir Milletvekili Ergün Aydoğan'ın, valilerle yapılan toplantıya ilişkin Başbakandan  yazılı soru önergesi (7/12642) (Başkanlığa geliş tarihi: 11/02/2010)  5.- Gaziantep Milletvekili Akif Ekici'nin, kırmızı et sektöründeki sorunlara ilişkin Başbakandan  yazılı soru önergesi (7/12643) (Başkanlığa geliş tarihi: 11/02/2010)  6.- İzmir Milletvekili Bülent Baratalı'nın, yerel yönetimlerin gelirlerine ilişkin Başbakandan  yazılı soru önergesi (7/12644) (Başkanlığa geliş tarihi: 11/02/2010)  7.- İzmir Milletvekili Bülent Baratalı'nın, mahalle muhtarlığına ilişkin Başbakandan yazılı soru  önergesi (7/12645) (Başkanlığa geliş tarihi: 11/02/2010)  8.- Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk'ün, geçirdiği bir trafik kazasıyla ilgili açıklamasına  ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/12646) (Başkanlığa geliş tarihi: 11/02/2010)  9.- Trabzon Milletvekili Süleyman Latif Yunusoğlu'nun, TÜİK'in yoksulluk smın verilerine  ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/12647) (Başkanlığa geliş tarihi: 11/02/2010)  10.- Kastamonu Milletvekili Mehmet Serdaroğlu'nun, SGK'mn trafik kazası geçirenlerin sağlık  giderlerini ödememesine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/12648) (Başkanlığa geliş tarihi:  11/02/2010)  - 3 0 7 - T B M M B: 64 23 . 2 . 2010  11.- Trabzon Milletvekili Süleyman Latif Yunusoğlu'nun, TEKEL varlıklarının satışına ilişkin  Başbakandan yazılı soru önergesi (7/12649) (Başkanlığa geliş tarihi: 11/02/2010)  12.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel'in, Adana'daki yapı denetim kuruluşlarına ilişkin  Bayındırlık ve İskan Bakanından yazılı soru önergesi (7/12650) (Başkanlığa geliş tarihi: 11/02/2010)  13.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel'in, yapı denetim kuruluşlarına ilişkin Bayındırlık ve İskan  Bakanından yazılı soru önergesi (7/12651) (Başkanlığa geliş tarihi: 11/02/2010)  14.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel'in, İstanbul Çevre Düzeni Planına ilişkin Çevre ve  Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/12652) (Başkanlığa geliş tarihi: 11/02/2010)  15.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel'in, Osmaniye'deki atık su bertarafına ilişkin Çevre ve  Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/12653) (Başkanlığa geliş tarihi: 11/02/2010)  16.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel'in, Adana'daki atık su bertarafına ilişkin Çevre ve Orman  Bakanından yazılı soru önergesi (7/12654) (Başkanlığa geliş tarihi: 11/02/2010)  17.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel'in, atık suların bertarafına ilişkin Çevre ve Orman  Bakanından yazılı soru önergesi (7/12655) (Başkanlığa geliş tarihi: 11/02/2010)  18.- Adıyaman Milletvekili Şevket Köse'nin, su kaynaklarında açılan kum ocaklarına ilişkin  Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/12656) (Başkanlığa geliş tarihi: 11/02/2010)  19.- Edirne Milletvekili Cemaleddin Uslu'nun, Kırklareli-Lüleburgaz'da düzenli depolama tesisi  kurulmasına ilişkin Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/12657) (Başkanlığa geliş  tarihi: 11/02/2010)  20.- Zonguldak Milletvekili Ali Kocal'ın, bir işletme müdürlüğünün alımlarına ilişkin Enerji ve  Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/12658) (Başkanlığa geliş tarihi: 11/02/2010)  21. - Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk'ün, BOTAŞ çalışanlarına ilişkin Enerji ve Tabii  Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/12659) (Başkanlığa geliş tarihi: 11/02/2010)  22.- Kayseri Milletvekili Mehmet Şevki Kulkuloğlu'nun, Melikgazi Belediyesi sınırları  içerisindeki yerlerin emlak vergisi değerlerine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi  (7/12660) (Başkanlığa geliş tarihi: 11/02/2010)  23.- Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk'ün, Adıyaman-Kahta'da yaşanan bir olaya ilişkin  İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12661) (Başkanlığa geliş tarihi: 11/02/2010)  24.- Kayseri Milletvekili Mehmet Şevki Kulkuloğlu'nun, Kocasinan Belediyesi sınırları  içerisindeki yerlerin emlak vergisi değerlerine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi  (7/12662) (Başkanlığa geliş tarihi: 11/02/2010)  25.- Ankara Milletvekili Tekin Bingöl'ün, ASKİ'nin uygulamalarından zarar görecek köylere  ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12663) (Başkanlığa geliş tarihi: 11/02/2010)  26.- Çankırı Milletvekili Ahmet Bukan'ın, Çankırı'da muhtarların eksik ödenen maaşlarına  ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12664) (Başkanlığa geliş tarihi: 11/02/2010)  27.- Manisa Milletvekili Şahin Mengü'nün, İstanbul Üniversitesi Rektörünün makam aracına  ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/12665) (Başkanlığa geliş tarihi: 11/02/2010)  28.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel'in, Bursa'da okulların depreme karşı güçlendirilmesine  ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/12666) (Başkanlığa geliş tarihi: 11/02/2010)  29.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel'in, Diyarbakır'daki ikili eğitime ve sınıflardaki ortalama  öğrenci sayılarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/12667) (Başkanlığa geliş  tarihi: 11/02/2010)  30.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel'in, Bursa'daki ikili eğitime ve sınıflardaki ortalama  öğrenci sayılarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/12668) (Başkanlığa geliş  tarihi: 11/02/2010)  - 3 0 8 -
Sayfa 23 -
T B M M B: 64 23 . 2 . 2010  11.- Trabzon Milletvekili Süleyman Latif Yunusoğlu'nun, TEKEL varlıklarının satışına ilişkin  Başbakandan yazılı soru önergesi (7/12649) (Başkanlığa geliş tarihi: 11/02/2010)  12.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel'in, Adana'daki yapı denetim kuruluşlarına ilişkin  Bayındırlık ve İskan Bakanından yazılı soru önergesi (7/12650) (Başkanlığa geliş tarihi: 11/02/2010)  13.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel'in, yapı denetim kuruluşlarına ilişkin Bayındırlık ve İskan  Bakanından yazılı soru önergesi (7/12651) (Başkanlığa geliş tarihi: 11/02/2010)  14.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel'in, İstanbul Çevre Düzeni Planına ilişkin Çevre ve  Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/12652) (Başkanlığa geliş tarihi: 11/02/2010)  15.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel'in, Osmaniye'deki atık su bertarafına ilişkin Çevre ve  Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/12653) (Başkanlığa geliş tarihi: 11/02/2010)  16.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel'in, Adana'daki atık su bertarafına ilişkin Çevre ve Orman  Bakanından yazılı soru önergesi (7/12654) (Başkanlığa geliş tarihi: 11/02/2010)  17.- Adana Milletvekili Hulusi Güvel'in, atık suların bertarafına ilişkin Çevre ve Orman  Bakanından yazılı soru önergesi (7/12655) (Başkanlığa geliş tarihi: 11/02/2010)  18.- Adıyaman Milletvekili Şevket Köse'nin, su kaynaklarında açılan kum ocaklarına ilişkin  Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/12656) (Başkanlığa geliş tarihi: 11/02/2010)  19.- Edirne Milletvekili Cemaleddin Uslu'nun, Kırklareli-Lüleburgaz'da düzenli depolama tesisi  kurulmasına ilişkin Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/12657) (Başkanlığa geliş  tarihi: 11/02/2010)  20.- Zonguldak Milletvekili Ali Kocal'ın, bir işletme müdürlüğünün alımlarına ilişkin Enerji ve  Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/12658) (Başkanlığa geliş tarihi: 11/02/2010)  21. - Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk'ün, BOTAŞ çalışanlarına ilişkin Enerji ve Tabii  Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/12659) (Başkanlığa geliş tarihi: 11/02/2010)  22.- Kayseri Milletvekili Mehmet Şevki Kulkuloğlu'nun, Melikgazi Belediyesi sınırları  içerisindeki yerlerin emlak vergisi değerlerine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi  (7/12660) (Başkanlığa geliş tarihi: 11/02/2010)  23.- Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk'ün, Adıyaman-Kahta'da yaşanan bir olaya ilişkin  İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12661) (Başkanlığa geliş tarihi: 11/02/2010)  24.- Kayseri Milletvekili Mehmet Şevki Kulkuloğlu'nun, Kocasinan Belediyesi sınırları  içerisindeki yerlerin emlak vergisi değerlerine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi  (7/12662) (Başkanlığa geliş tarihi: 11/02/2010)  25.- Ankara Milletvekili Tekin Bingöl'ün, ASKİ'nin uygulamalarından zarar görecek köylere  ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12663) (Başkanlığa geliş tarihi: 11/02/2010)  26.- Çankırı Milletvekili Ahmet Bukan'ın, Çankırı'da muhtarların eksik ödenen maaşlarına  ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12664) (Başkanlığa geliş tarihi: 11/02/2010)  27.- Manisa Milletvekili Şahin Mengü'nün, İstanbul Üniversitesi Rektörünün makam aracına  ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/12665) (Başkanlığa geliş tarihi: 11/02/2010)  28.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel'in, Bursa'da okulların depreme karşı güçlendirilmesine  ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/12666) (Başkanlığa geliş tarihi: 11/02/2010)  29.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel'in, Diyarbakır'daki ikili eğitime ve sınıflardaki ortalama  öğrenci sayılarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/12667) (Başkanlığa geliş  tarihi: 11/02/2010)  30.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel'in, Bursa'daki ikili eğitime ve sınıflardaki ortalama  öğrenci sayılarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/12668) (Başkanlığa geliş  tarihi: 11/02/2010)  - 3 0 8 - TBMM B: 64 23 . 2 . 2 0 1 0  31.- Yalova Milletvekili Muharrem İnce'nin, Ankara'da açılışı yapılan okullara ilişkin Milli  Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/12669) (Başkanlığa geliş tarihi: 11/02/2010)  32.- Yalova Milletvekili Muharrem İnce'nin, ilköğretim okullarına aktarılan kaynağa ilişkin  Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/12670) (Başkanlığa geliş tarihi: 11/02/2010)  33.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel'in, Mardin'deki ikili eğitime ve sınıflardaki ortalama  öğrenci sayılarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/12671) (Başkanlığa geliş  tarihi: 11/02/2010)  34.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel'in, Siirt'teki ikili eğitime ve sınıflardaki ortalama öğrenci  sayılarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/12672) (Başkanlığa geliş tarihi:  11/02/2010)  35.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, Açıköğretim Fakültesi laborant ve veterinerlik önlisans  programına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/12673) (Başkanlığa geliş tarihi:  11/02/2010)  36.- Çanakkale Milletvekili Ahmet Küçük'ün, belediyelere yapılan mali yardımlara ilişkin  Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/12674) (Başkanlığa geliş tarihi: 11/02/2010)  37.- Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk'ün, satılan kamu mallarına ilişkin Maliye  Bakanından yazılı soru önergesi (7/12675) (Başkanlığa geliş tarihi: 11/02/2010)  38.- Edirne Milletvekili Bilgin Paçarız'ın, Edirne'deki belediyelere yapılan yardımlara ilişkin  Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/12676) (Başkanlığa geliş tarihi: 11/02/2010)  39.- Ordu Milletvekili Rahmi Güner'in, raf ömrü uzatılan bir ilacın kullanımına ilişkin Sağlık  Bakanından yazılı soru önergesi (7/12677) (Başkanlığa geliş tarihi: 11/02/2010)  40.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, Açıköğretim Fakültesi laborant ve veterinerlik önlisans  programından mezun olan personele ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/12678)  (Başkanlığa geliş tarihi: 11/02/2010)  41.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, domuz gribiyle ilgili iddialara ilişkin Sağlık Bakanından  yazılı soru önergesi (7/12679) (Başkanlığa geliş tarihi: 11/02/2010)  42.- Çankırı Milletvekili Ahmet Bukan'ın, sözleşmeli personele kadro verilmesine ilişkin Sağlık  Bakanından yazılı soru önergesi (7/12680) (Başkanlığa geliş tarihi: 11/02/2010)  43.- Çankırı Milletvekili Ahmet Bukan'ın, Çankırı'daki hekim ve hekim başına düşen hasta  sayılarına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/12681) (Başkanlığa geliş tarihi:  11/02/2010)  44.- Çankırı Milletvekili Ahmet Bukan'ın, HİNİ aşılarının kullanımına ilişkin Sağlık  Bakanından yazılı soru önergesi (7/12682) (Başkanlığa geliş tarihi: 11/02/2010)  45.- Antalya Milletvekili Hüseyin Yıldız'ın, Antalya'daki devlet hastanelerinin personel ve  yatak sayılarına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/12683) (Başkanlığa geliş tarihi:  11/02/2010)  46.- Sivas Milletvekili Malik Ecder Özdemir'in, Sivas'ın bir proje kapsamına alınmamasına  ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12684) (Başkanlığa geliş tarihi:  11/02/2010)  47.- İsparta Milletvekili Mevlüt Coşkuner'in, Eğirdir'deki elma üreticilerinin sorunlarına ilişkin  Tanm ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12685) (Başkanlığa geliş tarihi: 11/02/2010)  48.- Çanakkale Milletvekili Ahmet Küçük'ün, Çanakkale'deki yolların iyileştirilmesine ilişkin  Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/12686) (Başkanlığa geliş tarihi: 11/02/2010)  - 3 0 9 -
Sayfa 24 -
TBMM B: 64 23 . 2 . 2 0 1 0  31.- Yalova Milletvekili Muharrem İnce'nin, Ankara'da açılışı yapılan okullara ilişkin Milli  Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/12669) (Başkanlığa geliş tarihi: 11/02/2010)  32.- Yalova Milletvekili Muharrem İnce'nin, ilköğretim okullarına aktarılan kaynağa ilişkin  Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/12670) (Başkanlığa geliş tarihi: 11/02/2010)  33.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel'in, Mardin'deki ikili eğitime ve sınıflardaki ortalama  öğrenci sayılarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/12671) (Başkanlığa geliş  tarihi: 11/02/2010)  34.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel'in, Siirt'teki ikili eğitime ve sınıflardaki ortalama öğrenci  sayılarına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/12672) (Başkanlığa geliş tarihi:  11/02/2010)  35.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, Açıköğretim Fakültesi laborant ve veterinerlik önlisans  programına ilişkin Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/12673) (Başkanlığa geliş tarihi:  11/02/2010)  36.- Çanakkale Milletvekili Ahmet Küçük'ün, belediyelere yapılan mali yardımlara ilişkin  Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/12674) (Başkanlığa geliş tarihi: 11/02/2010)  37.- Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk'ün, satılan kamu mallarına ilişkin Maliye  Bakanından yazılı soru önergesi (7/12675) (Başkanlığa geliş tarihi: 11/02/2010)  38.- Edirne Milletvekili Bilgin Paçarız'ın, Edirne'deki belediyelere yapılan yardımlara ilişkin  Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/12676) (Başkanlığa geliş tarihi: 11/02/2010)  39.- Ordu Milletvekili Rahmi Güner'in, raf ömrü uzatılan bir ilacın kullanımına ilişkin Sağlık  Bakanından yazılı soru önergesi (7/12677) (Başkanlığa geliş tarihi: 11/02/2010)  40.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, Açıköğretim Fakültesi laborant ve veterinerlik önlisans  programından mezun olan personele ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/12678)  (Başkanlığa geliş tarihi: 11/02/2010)  41.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, domuz gribiyle ilgili iddialara ilişkin Sağlık Bakanından  yazılı soru önergesi (7/12679) (Başkanlığa geliş tarihi: 11/02/2010)  42.- Çankırı Milletvekili Ahmet Bukan'ın, sözleşmeli personele kadro verilmesine ilişkin Sağlık  Bakanından yazılı soru önergesi (7/12680) (Başkanlığa geliş tarihi: 11/02/2010)  43.- Çankırı Milletvekili Ahmet Bukan'ın, Çankırı'daki hekim ve hekim başına düşen hasta  sayılarına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/12681) (Başkanlığa geliş tarihi:  11/02/2010)  44.- Çankırı Milletvekili Ahmet Bukan'ın, HİNİ aşılarının kullanımına ilişkin Sağlık  Bakanından yazılı soru önergesi (7/12682) (Başkanlığa geliş tarihi: 11/02/2010)  45.- Antalya Milletvekili Hüseyin Yıldız'ın, Antalya'daki devlet hastanelerinin personel ve  yatak sayılarına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/12683) (Başkanlığa geliş tarihi:  11/02/2010)  46.- Sivas Milletvekili Malik Ecder Özdemir'in, Sivas'ın bir proje kapsamına alınmamasına  ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12684) (Başkanlığa geliş tarihi:  11/02/2010)  47.- İsparta Milletvekili Mevlüt Coşkuner'in, Eğirdir'deki elma üreticilerinin sorunlarına ilişkin  Tanm ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/12685) (Başkanlığa geliş tarihi: 11/02/2010)  48.- Çanakkale Milletvekili Ahmet Küçük'ün, Çanakkale'deki yolların iyileştirilmesine ilişkin  Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/12686) (Başkanlığa geliş tarihi: 11/02/2010)  - 3 0 9 - TBMM B: 64 23 . 2 . 2010  49.- İstanbul Milletvekili Çetin Soysal'ın, TEKEL işçilerinin kıdem tazminatlarının yatırıldığı  hesaplara ilişkin Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısından (Ali Babacan) yazılı soru önergesi  (7/12687) (Başkanlığa geliş tarihi: 11/02/2010)  50.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel'in, yapısal risk taşıyan stadlara ilişkin Devlet Bakanından  (Faruk Nafiz Özak) yazılı soru önergesi (7/12688) (Başkanlığa geliş tarihi: 11/02/2010)  51.- Malatya Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu'nun, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı ile  ilgili bir habere ilişkin Devlet Bakanından (Faruk Nafiz Özak) yazılı soru önergesi (7/12689)  (Başkanlığa geliş tarihi: 11/02/2010)  52.- Bursa Milletvekili Abdullah Özer'in, Bursa Adli Tıp Kurumunun yerinin değiştirilmesine  ve personel ihtiyacına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/12690) (Başkanlığa geliş  tarihi: 11/02/2010)  53.- Antalya Milletvekili Hüsnü Çöllü'nün, Anadolu Ajansı ile Basın-Yayın ve Enformasyon  Genel Müdürlüğü arasındaki personel hareketlerine ilişkin Devlet Bakanı ve Başbakan  Yardımcısından (Bülent Arınç) yazılı soru önergesi (7/12691) (Başkanlığa geliş tarihi: 11/02/2010)  54.- Antalya Milletvekili Tayfur Süner'in, Antalya'daki tarihi Kayaaltı Sığınağının korunmasına  ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/12692) (Başkanlığa geliş tarihi:  11/02/2010)  55.- Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk'ün, Adıyaman-Kahta'da yaşanan bir olaya ilişkin  Devlet Bakanından (Selma Aliye Kavaf) yazılı soru önergesi (7/12693) (Başkanlığa geliş tarihi:  11/02/2010)  Meclis Araştırması Önergeleri  1.- Şırnak Milletvekili Sevahir Bayındır ve 19 Milletvekilinin, eğitimde toplumsal cinsiyet  duyarlılığı konusunun araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasanın  98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin  önergesi (10/583) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.1.2010)  2.- Adıyaman Milletvekili Şevket Köse ve 24 Milletvekilinin, turizm sektöründeki sorunların  araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104  ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/584) (Başkanlığa  geliş tarihi: 22.1.2010)  3.- Adıyaman Milletvekili Şevket Köse ve 20 Milletvekilinin, başta konut kredisi olmak üzere  kredi geri ödemelerinde yaşanan sorunların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi  amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması  açılmasına ilişkin önergesi (10/585) (Başkanlığa geliş tarihi: 22.1.2010)  4.- Muğla Milletvekili Fevzi Topuz ve 20 Milletvekilinin, Köyceğiz İlçesinde kurulacak  hidroelektrik santralin çevreye etkilerinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi  amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması  açılmasına ilişkin önergesi (10/586) (Başkanlığa geliş tarihi: 22.1.2010)  Geri Alınan Yazılı Soru Önergesi  1.- Muğla Milletvekili Metin Ergun, Menteşe Beldesindeki bir cadde isminin değiştirilmesine  ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesini 23/02/2010 tarihinde geri almıştır (7/12617)  - 3 1 0 -
Sayfa 25 -
TBMM B: 64 23 . 2 . 2010  49.- İstanbul Milletvekili Çetin Soysal'ın, TEKEL işçilerinin kıdem tazminatlarının yatırıldığı  hesaplara ilişkin Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısından (Ali Babacan) yazılı soru önergesi  (7/12687) (Başkanlığa geliş tarihi: 11/02/2010)  50.- Bursa Milletvekili Kemal Demirel'in, yapısal risk taşıyan stadlara ilişkin Devlet Bakanından  (Faruk Nafiz Özak) yazılı soru önergesi (7/12688) (Başkanlığa geliş tarihi: 11/02/2010)  51.- Malatya Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu'nun, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı ile  ilgili bir habere ilişkin Devlet Bakanından (Faruk Nafiz Özak) yazılı soru önergesi (7/12689)  (Başkanlığa geliş tarihi: 11/02/2010)  52.- Bursa Milletvekili Abdullah Özer'in, Bursa Adli Tıp Kurumunun yerinin değiştirilmesine  ve personel ihtiyacına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/12690) (Başkanlığa geliş  tarihi: 11/02/2010)  53.- Antalya Milletvekili Hüsnü Çöllü'nün, Anadolu Ajansı ile Basın-Yayın ve Enformasyon  Genel Müdürlüğü arasındaki personel hareketlerine ilişkin Devlet Bakanı ve Başbakan  Yardımcısından (Bülent Arınç) yazılı soru önergesi (7/12691) (Başkanlığa geliş tarihi: 11/02/2010)  54.- Antalya Milletvekili Tayfur Süner'in, Antalya'daki tarihi Kayaaltı Sığınağının korunmasına  ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/12692) (Başkanlığa geliş tarihi:  11/02/2010)  55.- Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk'ün, Adıyaman-Kahta'da yaşanan bir olaya ilişkin  Devlet Bakanından (Selma Aliye Kavaf) yazılı soru önergesi (7/12693) (Başkanlığa geliş tarihi:  11/02/2010)  Meclis Araştırması Önergeleri  1.- Şırnak Milletvekili Sevahir Bayındır ve 19 Milletvekilinin, eğitimde toplumsal cinsiyet  duyarlılığı konusunun araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasanın  98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin  önergesi (10/583) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.1.2010)  2.- Adıyaman Milletvekili Şevket Köse ve 24 Milletvekilinin, turizm sektöründeki sorunların  araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104  ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/584) (Başkanlığa  geliş tarihi: 22.1.2010)  3.- Adıyaman Milletvekili Şevket Köse ve 20 Milletvekilinin, başta konut kredisi olmak üzere  kredi geri ödemelerinde yaşanan sorunların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi  amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması  açılmasına ilişkin önergesi (10/585) (Başkanlığa geliş tarihi: 22.1.2010)  4.- Muğla Milletvekili Fevzi Topuz ve 20 Milletvekilinin, Köyceğiz İlçesinde kurulacak  hidroelektrik santralin çevreye etkilerinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi  amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması  açılmasına ilişkin önergesi (10/586) (Başkanlığa geliş tarihi: 22.1.2010)  Geri Alınan Yazılı Soru Önergesi  1.- Muğla Milletvekili Metin Ergun, Menteşe Beldesindeki bir cadde isminin değiştirilmesine  ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesini 23/02/2010 tarihinde geri almıştır (7/12617)  - 3 1 0 - TBMM B: 64 23 . 2 . 2010 0 : 1  BAŞKAN - Türkiye Büyük Millet Meclisinin 64'üncü Birleşimini açıyorum.  III.- YOKLAMA  BAŞKAN - Elektronik cihazla yoklama yapacağız.  Beş dakika süre veriyorum.  Yoklama işlemini başlatıyorum.  (Elektronik cihazla yoklama yapıldı)  BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, toplantı yeter sayısı vardır, görüşmelere başlıyoruz.  Gündeme geçmeden önce üç sayın milletvekiline gündem dışı söz vereceğim.  Gündem dışı ilk söz Hakkâri ilinin ulaşım sorunları hakkında söz isteyen Hakkâri Milletvekili  Rüstem Zeydan'a aittir.  Buyurun Sayın Zeydan. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)  IV- GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR  A) MİLLETVEKİLLERİNİN GÜNDEM DIŞI KONUŞMALARI  1.- Hakkâri Milletvekili Rüstem Zeydan 'ın, Hakkâri ilinin ulaşım sorunlarına ilişkin gündem  dışı konuşması  RÜSTEM ZEYDAN (Hakkâri) - Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; Hakkâri ilimizin  ulaşım öncelikleri konusunda gündem dışı söz almış bulunuyorum. Yüce heyeti sevgiyle, saygıyla  selamlıyorum.  Hakkâri ilimiz Türkiye'mizde iki ülkeye sınırdaş olan ender illerden bir tanesidir; bir tanesi  Edirne ilimizdir, bir diğeri de Hakkâri ilimizdir. Hakkâri ilimizin bir tarafı İran, bir tarafı Irak  devletidir.  Hakkâri ilinin bir özelliği daha vardır saygıdeğer arkadaşlar: Aynı yoldan girer, aynı yoldan  çıkmak zorundasınız. Hakkâri'nin başka bir çıkış alanı yoktur. Hakkâri, ülkemizin sağ alt köşesidir,  gerçekten de gönlümüzün sağ alt köşesidir.  Hakkâri ilinin ulusal ve uluslararası kara yolu ağı vardır. Dolayısıyla da Hükümetimizin bu  ulaşım öncelikleri konusunda neler yaptığını birkaç cümleyle sizlere arz etmek ve sizlerle paylaşmak  isterim. Van ilimizden Hakkâri ilimize kadar 200 kilometrelik bir kara yolu ağımız vardır. Bu hem  ulusal hem uluslararası kara yolu ağıdır ve Yüksekova'mız üzerinden Esendere Gümrük Kapısı ve  İran'a açılır. Gene Yüksekova üzerinden Şemdinli ilçemize gidip Irak'a açılan bir kapısı vardır, gerçi  faal değildir. Gene Çukurca ilçemiz üzerinden Irak'a açılan bir başka kara yolu ağı vardır. Bu  nedenledir ki bu sene Hükümetimizin içtenlikli desteğiyle bölünmüş yol programına alındı ve geçen  sene de Yüksekova-Yeniköprü yol ayrımı zaten 2A standardına yükseltilmiş bir yatırım programı  içerisinde yerini almıştı.  Eski karayolcular çok iyi bilirler ki Karayollarının girişinde şöyle der: "Gidemediğin yer senin  değildir." Ama Hakkâri'ye onlarca kez, yüzlerce kez -devletin yatırımları, gerçekten, geçmişte  - 3 1 1 - 23 Şubat 2010 Salı  BİRİNCİ OTURUM  Açılma Saati: 15.00  BAŞKAN: Başkan Vekili Sadık YAKUT  KÂTİP ÜYELER: Bayram ÖZÇELİK (Burdur), Murat ÖZKAN (Giresun)
Sayfa 26 -
TBMM B: 64 23 . 2 . 2010 0 : 1  BAŞKAN - Türkiye Büyük Millet Meclisinin 64'üncü Birleşimini açıyorum.  III.- YOKLAMA  BAŞKAN - Elektronik cihazla yoklama yapacağız.  Beş dakika süre veriyorum.  Yoklama işlemini başlatıyorum.  (Elektronik cihazla yoklama yapıldı)  BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, toplantı yeter sayısı vardır, görüşmelere başlıyoruz.  Gündeme geçmeden önce üç sayın milletvekiline gündem dışı söz vereceğim.  Gündem dışı ilk söz Hakkâri ilinin ulaşım sorunları hakkında söz isteyen Hakkâri Milletvekili  Rüstem Zeydan'a aittir.  Buyurun Sayın Zeydan. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)  IV- GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR  A) MİLLETVEKİLLERİNİN GÜNDEM DIŞI KONUŞMALARI  1.- Hakkâri Milletvekili Rüstem Zeydan 'ın, Hakkâri ilinin ulaşım sorunlarına ilişkin gündem  dışı konuşması  RÜSTEM ZEYDAN (Hakkâri) - Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; Hakkâri ilimizin  ulaşım öncelikleri konusunda gündem dışı söz almış bulunuyorum. Yüce heyeti sevgiyle, saygıyla  selamlıyorum.  Hakkâri ilimiz Türkiye'mizde iki ülkeye sınırdaş olan ender illerden bir tanesidir; bir tanesi  Edirne ilimizdir, bir diğeri de Hakkâri ilimizdir. Hakkâri ilimizin bir tarafı İran, bir tarafı Irak  devletidir.  Hakkâri ilinin bir özelliği daha vardır saygıdeğer arkadaşlar: Aynı yoldan girer, aynı yoldan  çıkmak zorundasınız. Hakkâri'nin başka bir çıkış alanı yoktur. Hakkâri, ülkemizin sağ alt köşesidir,  gerçekten de gönlümüzün sağ alt köşesidir.  Hakkâri ilinin ulusal ve uluslararası kara yolu ağı vardır. Dolayısıyla da Hükümetimizin bu  ulaşım öncelikleri konusunda neler yaptığını birkaç cümleyle sizlere arz etmek ve sizlerle paylaşmak  isterim. Van ilimizden Hakkâri ilimize kadar 200 kilometrelik bir kara yolu ağımız vardır. Bu hem  ulusal hem uluslararası kara yolu ağıdır ve Yüksekova'mız üzerinden Esendere Gümrük Kapısı ve  İran'a açılır. Gene Yüksekova üzerinden Şemdinli ilçemize gidip Irak'a açılan bir kapısı vardır, gerçi  faal değildir. Gene Çukurca ilçemiz üzerinden Irak'a açılan bir başka kara yolu ağı vardır. Bu  nedenledir ki bu sene Hükümetimizin içtenlikli desteğiyle bölünmüş yol programına alındı ve geçen  sene de Yüksekova-Yeniköprü yol ayrımı zaten 2A standardına yükseltilmiş bir yatırım programı  içerisinde yerini almıştı.  Eski karayolcular çok iyi bilirler ki Karayollarının girişinde şöyle der: "Gidemediğin yer senin  değildir." Ama Hakkâri'ye onlarca kez, yüzlerce kez -devletin yatırımları, gerçekten, geçmişte  - 3 1 1 - 23 Şubat 2010 Salı  BİRİNCİ OTURUM  Açılma Saati: 15.00  BAŞKAN: Başkan Vekili Sadık YAKUT  KÂTİP ÜYELER: Bayram ÖZÇELİK (Burdur), Murat ÖZKAN (Giresun)  T B M M B: 64 23 . 2 . 2010 O: 1  - 3 1 2 - yetersiz olsa da bugün bile yetersiz olsa da- devletimiz, milletimiz, hükümetlerimiz ve özellikle de  son cumhuriyet Hükümeti olan AK PARTİ Hükümeti şefkatli elini uzatmıştır. Bütün hemşehrilerim  adına kendilerine içtenlikli şükranlarımı arz ediyorum.  Sayın Başbakanımız üç kere ilimizi şereflendirmişlerdir ve her gelişinde Hakkâri'yi bir başka  görmüşlerdir.  Hakkâri, gerçekten, üniversitesi ilk kez kurulan illerin başında gelmektedir. İşte bu kara yolu ağı,  Üniversitenin gelişimi konusunda, Üniversitenin uluslararası arenada yani Irak ve İran coğrafyasına  da hitap edebilecek bilgi alışverişinde önemli bir altyapı gerekçesi olabilir. Hakkâri Üniversitesini bu  anlamda da değerlendirmekte çok büyük fayda vardır.  Bunun ötesinde, hava ulaşımı da yine bu Hükümet döneminde gelmiştir. Yüksekova  havaalanımız ihale edilmiş, mart ayı içerisinde yer teslimi yapılacaktır. İşte bu havaalanı, ilimizin ve  de gerçekten ülkemizin komşularıyla olan ilişkilerini, ticari, sınai, kalkınma ve yatırıma dönük  ilişkilerini, özellikle de eğitim başlıklı ilişkilerini ciddi anlamda, pozitif anlamda etkileyecektir. O  yüzdendir ki kara yolları ağı bizim için çok anlamlı ve çok önemlidir.  Bununla birlikte, yine Hükümetimizin döneminde hava ambulans sistemi yine bir başka ulaşım  aracı olarak ilimizde sıkça, istemediğimiz hâlde -tabii, hastalarımız için kullandığımız için böyle  ifade ediyorum- ama sıkça vatandaşlarımıza hizmet etmektedir. Bu kara yolları ağı içerisinde,  Van'dan Hakkâri'ye kadar olan kara yolları ağı içerisinde -bölgeyi gören arkadaşlarımız bilecektir ki- Güzeldere diye bir mevkimiz vardır. Dün de ben o bölgeden geçerken... Senenin on iki ayı coğrafyası  çok haşin, kış şartları çok yoğun olan bir bölgedir. Bu bölgenin de, Güzeldere bölgesinin de yine bu  arz ettiğim kara yolu çerçevesinde bir tünel şeklinde dizayn edilmesi yatırıma girmiştir. 6,3 kilometre  uzunluğunda bir tüneldir ve gerçekten de bölgeye müthiş bir katkı ve müthiş pozitif bir destek  sağlayacaktır. Dolayısıyla da ilimizde yapılacak ulaşım alanındaki her türlü yatırım bize her türlü  şekilde pozitif anlamda ülkenin bir katma değeri olacaktır.  Bu anlamda, destek veren, bu yatırıma gönül veren, bu yatırıma içtenlikle duygularını ifade eden  herkese hemşehrilerim adına içtenlikle şükranlarımı sunuyorum.  Hakkâri ilimizin gönüllere çok yakın ama gözlerden uzak olan bu coğrafyasının ülkemizin diğer  coğrafyalarıyla bir yeknesaklık teşkil ettiğini, duygusal anlamda da bir bağlılık olduğunu, bu kara  yoluyla ziyaret etmek isteyen arkadaşlarımızın...  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Sayın Zeydan, lütfen tamamlayınız.  RÜSTEM ZEYDAN (Devamla) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.  ...bunu gözlemleyeceğine yürekten inanıyorum ve diyorum ki Hakkâri ilimiz, gerek coğrafi  gerek sınai gerek ticari gerekse de kültürel yapısı ve gerçekten de görülmeye değer coğrafyasıyla  ülkemizin müstesna bir köşesidir. Bütün arkadaşlarımızı, bütün vatandaşlarımızı senede bir kere de  olsa Hakkâri'mize bekliyoruz; bizleri şereflendireceklerdir, bizleri onurlandıracaklardır. Onlara gönül  kapımız açıktır. Hemşehrilerim adına herkesi, hepinizi davet ediyorum.  Çok teşekkür ediyorum, sevgi dolu saygılarımı sunuyorum efendim. (AK PARTİ sıralarından  alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Zeydan.  Gündemdışı ikinci söz Ardahan ilinin kurtuluş yıl dönümü münasebetiyle söz isteyen Ardahan  Milletvekili Ensar Öğüt'e aittir. (CHP sıralarından alkışlar)  Buyurun Sayın Öğüt.
Sayfa 27 -
T B M M B: 64 23 . 2 . 2010 O: 1  - 3 1 2 - yetersiz olsa da bugün bile yetersiz olsa da- devletimiz, milletimiz, hükümetlerimiz ve özellikle de  son cumhuriyet Hükümeti olan AK PARTİ Hükümeti şefkatli elini uzatmıştır. Bütün hemşehrilerim  adına kendilerine içtenlikli şükranlarımı arz ediyorum.  Sayın Başbakanımız üç kere ilimizi şereflendirmişlerdir ve her gelişinde Hakkâri'yi bir başka  görmüşlerdir.  Hakkâri, gerçekten, üniversitesi ilk kez kurulan illerin başında gelmektedir. İşte bu kara yolu ağı,  Üniversitenin gelişimi konusunda, Üniversitenin uluslararası arenada yani Irak ve İran coğrafyasına  da hitap edebilecek bilgi alışverişinde önemli bir altyapı gerekçesi olabilir. Hakkâri Üniversitesini bu  anlamda da değerlendirmekte çok büyük fayda vardır.  Bunun ötesinde, hava ulaşımı da yine bu Hükümet döneminde gelmiştir. Yüksekova  havaalanımız ihale edilmiş, mart ayı içerisinde yer teslimi yapılacaktır. İşte bu havaalanı, ilimizin ve  de gerçekten ülkemizin komşularıyla olan ilişkilerini, ticari, sınai, kalkınma ve yatırıma dönük  ilişkilerini, özellikle de eğitim başlıklı ilişkilerini ciddi anlamda, pozitif anlamda etkileyecektir. O  yüzdendir ki kara yolları ağı bizim için çok anlamlı ve çok önemlidir.  Bununla birlikte, yine Hükümetimizin döneminde hava ambulans sistemi yine bir başka ulaşım  aracı olarak ilimizde sıkça, istemediğimiz hâlde -tabii, hastalarımız için kullandığımız için böyle  ifade ediyorum- ama sıkça vatandaşlarımıza hizmet etmektedir. Bu kara yolları ağı içerisinde,  Van'dan Hakkâri'ye kadar olan kara yolları ağı içerisinde -bölgeyi gören arkadaşlarımız bilecektir ki- Güzeldere diye bir mevkimiz vardır. Dün de ben o bölgeden geçerken... Senenin on iki ayı coğrafyası  çok haşin, kış şartları çok yoğun olan bir bölgedir. Bu bölgenin de, Güzeldere bölgesinin de yine bu  arz ettiğim kara yolu çerçevesinde bir tünel şeklinde dizayn edilmesi yatırıma girmiştir. 6,3 kilometre  uzunluğunda bir tüneldir ve gerçekten de bölgeye müthiş bir katkı ve müthiş pozitif bir destek  sağlayacaktır. Dolayısıyla da ilimizde yapılacak ulaşım alanındaki her türlü yatırım bize her türlü  şekilde pozitif anlamda ülkenin bir katma değeri olacaktır.  Bu anlamda, destek veren, bu yatırıma gönül veren, bu yatırıma içtenlikle duygularını ifade eden  herkese hemşehrilerim adına içtenlikle şükranlarımı sunuyorum.  Hakkâri ilimizin gönüllere çok yakın ama gözlerden uzak olan bu coğrafyasının ülkemizin diğer  coğrafyalarıyla bir yeknesaklık teşkil ettiğini, duygusal anlamda da bir bağlılık olduğunu, bu kara  yoluyla ziyaret etmek isteyen arkadaşlarımızın...  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Sayın Zeydan, lütfen tamamlayınız.  RÜSTEM ZEYDAN (Devamla) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.  ...bunu gözlemleyeceğine yürekten inanıyorum ve diyorum ki Hakkâri ilimiz, gerek coğrafi  gerek sınai gerek ticari gerekse de kültürel yapısı ve gerçekten de görülmeye değer coğrafyasıyla  ülkemizin müstesna bir köşesidir. Bütün arkadaşlarımızı, bütün vatandaşlarımızı senede bir kere de  olsa Hakkâri'mize bekliyoruz; bizleri şereflendireceklerdir, bizleri onurlandıracaklardır. Onlara gönül  kapımız açıktır. Hemşehrilerim adına herkesi, hepinizi davet ediyorum.  Çok teşekkür ediyorum, sevgi dolu saygılarımı sunuyorum efendim. (AK PARTİ sıralarından  alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Zeydan.  Gündemdışı ikinci söz Ardahan ilinin kurtuluş yıl dönümü münasebetiyle söz isteyen Ardahan  Milletvekili Ensar Öğüt'e aittir. (CHP sıralarından alkışlar)  Buyurun Sayın Öğüt.  TBMM B: 64 23 . 2 . 2010 O: 1  - 3 1 3 - 2.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, Ardahan'ın 89'uncu kurtuluş yıl dönümüne ilişkin  gündem dışı konuşması  ENSAR ÖĞÜT (Ardahan) - Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; bugün Ardahan'ın 89'uncu  kurtuluş yıl dönümü. Buradan, Edirne'den Ardahan'a kadar bütün vatandaşlarımı saygılarımla  selamlıyorum. Bu toprakları vatan yapan bütün şehitlere rahmet diliyorum.  Değerli arkadaşlar, seksen dokuz yıl önce Ardahan kurtuldu. 1876-77 yılında Osmanlı-Rus  Savaşı'nda işgal oldu, 23 Şubat 1921'de kurtuldu. Ancak Ardahan, kırk üç yıl Rus işgali altında  kaldı, bu kadar zulüm görmedi, bu kadar ekonomik sıkıntı çekmedi, bu kadar göç vermedi -işgal  altında bile göç vermedi- bu kadar Ardahan halkı yoksullaşmadı, bu kadar Ardahan halkı işsiz  kalmadı. Şu anda Ardahan'da ekonomik anlamda kurtuluş olması lazım.  Posof Sınır Kapımız çalışmıyor, maalesef Posof yolu bile kapalı. 1996'da mazot ticareti serbest  bırakıldı, 96'da mazot ticareti kapatıldı. 750 aile tanker almıştı, 750 aile iflas etti, herkesin evine icra  gitti.  Çıldır Aktaş Kapısı hâlen açılmadı, hâlen kapalı kalmış durumda.  Ardahan-Ardanuç yolu hâlen yapılmadı arkadaşlar.  Her yere duble yol yapıldı, Ardahan'a, daha bitmek üzere olan bir duble yolumuz var, çakır  çukur yollar bile bitmedi. Hanak-Damal-Posof, uzanan bir yolumuz var Gürcistan'a. O yolu da duble  yoldan çıkartmışlar, dar bir yol; devamlı o yolda da kaza oluyor. "Posof Ilgar Dağı'na tünel  yapacağız." dedi bütün siyasetçiler, gittiler kandırdılar, tünel de yapmadılar, tüp geçit de yapmadılar.  Değerli arkadaşlar, Ardahan'ın içerisinden geçen bir Kura Nehri'miz var. Bu Kura Nehri'nin  suyu çok geldi gibi davranıp normal yatağından Kura Nehri'ni ayırıp Karadeniz'e veriyorlar. Şimdi  Ardahan'da Beşikkaya, Kotanlı ve Kayabeyi barajları var, bu barajlar yapılacak, ihale edildi ama  Ardahan'ın suyunu Çoruh Nehri'ne aktarmak için bir çalışma yapılıyor. Buna bütün herkesi karşı  koymaya davet ediyorum.  Değerli arkadaşlar, Ardahan'da üniversite kuruldu. Üniversite kurulmasından da çok sevinçliyiz.  Bu kanun tekliflerinden birisini de ben verdim ama Üniversiteye adam alınırken dışarıdan adam  geliyor, Üniversite Ardahanlı insanları alamıyor. Niye alamıyor? KPS imtihanı nedeniyle dışarıdan  adam geliyor. Bu nedenle, Ardahan'ın ekonomik yapısının kalkınması için köylünün, çiftçinin ve  esnafın kalkınması lazım.  Bakın, esnaf-sanatkârlar kooperatifine bağlı 510 esnafı var Ardahan'ın. Devletten 300 milyar  kredi istiyorlar, 300 milyar alamıyor ama aynı Hükümet 750 milyon doları bir kalemde Çalık Grubuna  veriyor. Yani Ardahan'da sınırda bekçilik yapan, karda kışta, yedi sekiz ay soğuk altında kalan bir  esnafa kredi verilmez de kime verilir arkadaşlar?  Ardahan'dan üç tane boru hattı geçiyor, ikisi doğal gaz, Ardahan'a hâlen doğal gaz verilmedi.  Ardahan'ın merkezinde altı mahalle var, altı mahallenin yüzde 60'a yakını hâlen daha tezek yakıyor.  Bu ayıptır, bu 21'inci yüzyıla da yakışmıyor arkadaşlar.  Şimdi, böyle bir ortamda Hoçuvan bölgemiz var. Ben -Hoçuvan bölgesi yirmi bir pareden oluşur- kanun teklifi verdim ilçe olsun diye, AKP oylarıyla reddoldu ve ilçe yapmadılar ama Hoçuvan bölgesi  ilçe olsaydı, bugün inanıyorum ki Hoçuvan'ın o yirmi bir pare köyünde göç olmayacaktı, o bölge daha  da kalkınmış olacaktı.  Değerli arkadaşlar, sıkıntılarımız çok ama şunu söyleyeyim: Biz burada Ardahan halkı olarak,  Ardahan Milletvekili olarak, o bölgenin sesi olarak, yedi sekiz ay kar, kış, don olan bir memlekette  yaşayan insanlar olarak Hükümetin bize yardım etmediğini buradan ısrarla söylüyorum. Bakın,  26 Eylülde kar yağdı, bütün mahsulümüz tarlada kaldı. 26 Eylülde kar yağar mı? Don oldu, tarla ve
Sayfa 28 -
TBMM B: 64 23 . 2 . 2010 O: 1  - 3 1 3 - 2.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, Ardahan'ın 89'uncu kurtuluş yıl dönümüne ilişkin  gündem dışı konuşması  ENSAR ÖĞÜT (Ardahan) - Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; bugün Ardahan'ın 89'uncu  kurtuluş yıl dönümü. Buradan, Edirne'den Ardahan'a kadar bütün vatandaşlarımı saygılarımla  selamlıyorum. Bu toprakları vatan yapan bütün şehitlere rahmet diliyorum.  Değerli arkadaşlar, seksen dokuz yıl önce Ardahan kurtuldu. 1876-77 yılında Osmanlı-Rus  Savaşı'nda işgal oldu, 23 Şubat 1921'de kurtuldu. Ancak Ardahan, kırk üç yıl Rus işgali altında  kaldı, bu kadar zulüm görmedi, bu kadar ekonomik sıkıntı çekmedi, bu kadar göç vermedi -işgal  altında bile göç vermedi- bu kadar Ardahan halkı yoksullaşmadı, bu kadar Ardahan halkı işsiz  kalmadı. Şu anda Ardahan'da ekonomik anlamda kurtuluş olması lazım.  Posof Sınır Kapımız çalışmıyor, maalesef Posof yolu bile kapalı. 1996'da mazot ticareti serbest  bırakıldı, 96'da mazot ticareti kapatıldı. 750 aile tanker almıştı, 750 aile iflas etti, herkesin evine icra  gitti.  Çıldır Aktaş Kapısı hâlen açılmadı, hâlen kapalı kalmış durumda.  Ardahan-Ardanuç yolu hâlen yapılmadı arkadaşlar.  Her yere duble yol yapıldı, Ardahan'a, daha bitmek üzere olan bir duble yolumuz var, çakır  çukur yollar bile bitmedi. Hanak-Damal-Posof, uzanan bir yolumuz var Gürcistan'a. O yolu da duble  yoldan çıkartmışlar, dar bir yol; devamlı o yolda da kaza oluyor. "Posof Ilgar Dağı'na tünel  yapacağız." dedi bütün siyasetçiler, gittiler kandırdılar, tünel de yapmadılar, tüp geçit de yapmadılar.  Değerli arkadaşlar, Ardahan'ın içerisinden geçen bir Kura Nehri'miz var. Bu Kura Nehri'nin  suyu çok geldi gibi davranıp normal yatağından Kura Nehri'ni ayırıp Karadeniz'e veriyorlar. Şimdi  Ardahan'da Beşikkaya, Kotanlı ve Kayabeyi barajları var, bu barajlar yapılacak, ihale edildi ama  Ardahan'ın suyunu Çoruh Nehri'ne aktarmak için bir çalışma yapılıyor. Buna bütün herkesi karşı  koymaya davet ediyorum.  Değerli arkadaşlar, Ardahan'da üniversite kuruldu. Üniversite kurulmasından da çok sevinçliyiz.  Bu kanun tekliflerinden birisini de ben verdim ama Üniversiteye adam alınırken dışarıdan adam  geliyor, Üniversite Ardahanlı insanları alamıyor. Niye alamıyor? KPS imtihanı nedeniyle dışarıdan  adam geliyor. Bu nedenle, Ardahan'ın ekonomik yapısının kalkınması için köylünün, çiftçinin ve  esnafın kalkınması lazım.  Bakın, esnaf-sanatkârlar kooperatifine bağlı 510 esnafı var Ardahan'ın. Devletten 300 milyar  kredi istiyorlar, 300 milyar alamıyor ama aynı Hükümet 750 milyon doları bir kalemde Çalık Grubuna  veriyor. Yani Ardahan'da sınırda bekçilik yapan, karda kışta, yedi sekiz ay soğuk altında kalan bir  esnafa kredi verilmez de kime verilir arkadaşlar?  Ardahan'dan üç tane boru hattı geçiyor, ikisi doğal gaz, Ardahan'a hâlen doğal gaz verilmedi.  Ardahan'ın merkezinde altı mahalle var, altı mahallenin yüzde 60'a yakını hâlen daha tezek yakıyor.  Bu ayıptır, bu 21'inci yüzyıla da yakışmıyor arkadaşlar.  Şimdi, böyle bir ortamda Hoçuvan bölgemiz var. Ben -Hoçuvan bölgesi yirmi bir pareden oluşur- kanun teklifi verdim ilçe olsun diye, AKP oylarıyla reddoldu ve ilçe yapmadılar ama Hoçuvan bölgesi  ilçe olsaydı, bugün inanıyorum ki Hoçuvan'ın o yirmi bir pare köyünde göç olmayacaktı, o bölge daha  da kalkınmış olacaktı.  Değerli arkadaşlar, sıkıntılarımız çok ama şunu söyleyeyim: Biz burada Ardahan halkı olarak,  Ardahan Milletvekili olarak, o bölgenin sesi olarak, yedi sekiz ay kar, kış, don olan bir memlekette  yaşayan insanlar olarak Hükümetin bize yardım etmediğini buradan ısrarla söylüyorum. Bakın,  26 Eylülde kar yağdı, bütün mahsulümüz tarlada kaldı. 26 Eylülde kar yağar mı? Don oldu, tarla ve  T B M M B: 64 23 . 2 . 2010 O: 1  bütün buğdayımız, arpamız kaldı. Şimdi, tespit edildi yüzde yüz zarar var, bir kuruş devlet oradaki  vatandaşına para ödemedi arkadaşlar.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Sayın Öğüt, lütfen tamamlar mısınız.  Buyurun.  ENSAR ÖĞÜT (Devamla) - Yani 26 Eylülde yağan kardan dolayı zarar gören çiftçiye bir kuruş  ödemedi Hükümet. Çiftçiye hâlen de yem bitkisi parası ödenmedi. Mazot parası, işte bu ay sonunda  ödenecek diyorlar.  Değerli arkadaşlar, ben geçen hafta oradaydım, eksi 23 derecede -Göle'de ben kendi gözümle  gördüm, eksi 23 derecede- insanlar yaşıyorsa, orada vatan bekçiliği yapıyorsa bu insanlara devletin  elini uzatması lazım.  Ardahan üniversitede sonuncu. Benim biraz sonra eğitimle ilgili konuşmam var -daha sonra, bir  iki saat sonra gelecek sıram tahmin ediyorum- eğitimi orada anlatacağım.  Ben istirham ediyorum, rica ediyorum Hükümetten: Orada olan öğretmene, memura farklı maaş  verin. Başka türlü orada durmuyor, başka türlü kimse gitmiyor, hizmet vermiyorlar arkadaşlar.  Ben, Sayın Başkana söz verdiği için teşekkür ediyorum. Edirne'den Ardahan'a kadar bu  topraklan vatan yapan bütün şehitleri rahmetle anıyor, hepinize saygılar sunuyorum. (CHP ve MHP  sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Öğüt.  Gündem dışı üçüncü söz hayvancılık sektörünün sorunları hakkında söz isteyen Erzurum  Milletvekili Zeki Ertugay'a aittir.  Buyurun Sayın Ertugay. (MHP sıralarından alkışlar)  3.- Erzurum Milletvekili Zeki Ertugay'ın, hayvancılık sektörünün sorunlarına ilişkin gündem  dışı konuşması ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker 'in cevabı  ZEKİ ERTUGAY (Erzurum) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.  Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.  Gelir dağılımının giderek bozulduğu, açlık sınırının altındaki insan sayısının 15 milyona  dayandığı ülkemizde hiç şüphe yok ki artan işsizlik bugün için bu ülkenin en temel sosyal ve  ekonomik sorunlarının başında gelmektedir. Stratejik bir sektör olarak tarımın büyük bir nüfus  kitlesini barındırdığı ve istihdam ettiği, işsizliği absorbe eden bu yönüyle de ülkemiz için bir sigorta  olduğu muhakkaktır.  Değerli milletvekilleri, tarımın diğer sorunlarını şimdilik bir kenara bırakarak bir türlü sıkıntıdan  kurtarılamayan hayvancılığımızın sorunlarına değinmek istiyorum. Hayvancılık, insanın yeterli ve  dengeli beslenmesi, istihdama olan büyük katkısı, hayvanların insan gıdası olarak tüketilemeyen bitki  ve bitkisel artıkları yararlı besinlere dönüştürebilme yetenekleri nedeniyle çok yönlü ve vazgeçilmez  bir sektör olarak insan hayatı ve ülke ekonomisinde her zaman çok önemli bir konuma sahiptir. Olaya  ülkemiz açısından baktığımızda farklı ekolojileri, değişik tür ve ırktan hayvan varlığı ve hâlen yüzde  35'i kırsal kesimde yaşayan nüfusu ve istihdam kapasitesiyle hayvancılığa çok özel bir önem  vermemiz gerektiği çok açık bir şekilde görülmektedir. Ancak son yıllarda bütün gelişmiş ülkelerde  hayvansal üretimin toplam tarımsal üretim içindeki payı giderek artarken, çok daha büyük destekler  bu sektöre verilirken Türkiye'de maalesef böyle bir başarı sağlanamamış ve ciddi olarak geriye bir  gidiş söz konusu olmuştur.  Son olarak, 2008-2009 yıllarında düşen süt fiyatları ve kesime giden binlerce damızlık hayvan,  ekonomik kriz ve 2010 yılının ilk aylarında anormal yükselen et fiyatları, et ithalatı dedikoduları,  - 3 1 4 -
Sayfa 29 -
T B M M B: 64 23 . 2 . 2010 O: 1  bütün buğdayımız, arpamız kaldı. Şimdi, tespit edildi yüzde yüz zarar var, bir kuruş devlet oradaki  vatandaşına para ödemedi arkadaşlar.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Sayın Öğüt, lütfen tamamlar mısınız.  Buyurun.  ENSAR ÖĞÜT (Devamla) - Yani 26 Eylülde yağan kardan dolayı zarar gören çiftçiye bir kuruş  ödemedi Hükümet. Çiftçiye hâlen de yem bitkisi parası ödenmedi. Mazot parası, işte bu ay sonunda  ödenecek diyorlar.  Değerli arkadaşlar, ben geçen hafta oradaydım, eksi 23 derecede -Göle'de ben kendi gözümle  gördüm, eksi 23 derecede- insanlar yaşıyorsa, orada vatan bekçiliği yapıyorsa bu insanlara devletin  elini uzatması lazım.  Ardahan üniversitede sonuncu. Benim biraz sonra eğitimle ilgili konuşmam var -daha sonra, bir  iki saat sonra gelecek sıram tahmin ediyorum- eğitimi orada anlatacağım.  Ben istirham ediyorum, rica ediyorum Hükümetten: Orada olan öğretmene, memura farklı maaş  verin. Başka türlü orada durmuyor, başka türlü kimse gitmiyor, hizmet vermiyorlar arkadaşlar.  Ben, Sayın Başkana söz verdiği için teşekkür ediyorum. Edirne'den Ardahan'a kadar bu  topraklan vatan yapan bütün şehitleri rahmetle anıyor, hepinize saygılar sunuyorum. (CHP ve MHP  sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Öğüt.  Gündem dışı üçüncü söz hayvancılık sektörünün sorunları hakkında söz isteyen Erzurum  Milletvekili Zeki Ertugay'a aittir.  Buyurun Sayın Ertugay. (MHP sıralarından alkışlar)  3.- Erzurum Milletvekili Zeki Ertugay'ın, hayvancılık sektörünün sorunlarına ilişkin gündem  dışı konuşması ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker 'in cevabı  ZEKİ ERTUGAY (Erzurum) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.  Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.  Gelir dağılımının giderek bozulduğu, açlık sınırının altındaki insan sayısının 15 milyona  dayandığı ülkemizde hiç şüphe yok ki artan işsizlik bugün için bu ülkenin en temel sosyal ve  ekonomik sorunlarının başında gelmektedir. Stratejik bir sektör olarak tarımın büyük bir nüfus  kitlesini barındırdığı ve istihdam ettiği, işsizliği absorbe eden bu yönüyle de ülkemiz için bir sigorta  olduğu muhakkaktır.  Değerli milletvekilleri, tarımın diğer sorunlarını şimdilik bir kenara bırakarak bir türlü sıkıntıdan  kurtarılamayan hayvancılığımızın sorunlarına değinmek istiyorum. Hayvancılık, insanın yeterli ve  dengeli beslenmesi, istihdama olan büyük katkısı, hayvanların insan gıdası olarak tüketilemeyen bitki  ve bitkisel artıkları yararlı besinlere dönüştürebilme yetenekleri nedeniyle çok yönlü ve vazgeçilmez  bir sektör olarak insan hayatı ve ülke ekonomisinde her zaman çok önemli bir konuma sahiptir. Olaya  ülkemiz açısından baktığımızda farklı ekolojileri, değişik tür ve ırktan hayvan varlığı ve hâlen yüzde  35'i kırsal kesimde yaşayan nüfusu ve istihdam kapasitesiyle hayvancılığa çok özel bir önem  vermemiz gerektiği çok açık bir şekilde görülmektedir. Ancak son yıllarda bütün gelişmiş ülkelerde  hayvansal üretimin toplam tarımsal üretim içindeki payı giderek artarken, çok daha büyük destekler  bu sektöre verilirken Türkiye'de maalesef böyle bir başarı sağlanamamış ve ciddi olarak geriye bir  gidiş söz konusu olmuştur.  Son olarak, 2008-2009 yıllarında düşen süt fiyatları ve kesime giden binlerce damızlık hayvan,  ekonomik kriz ve 2010 yılının ilk aylarında anormal yükselen et fiyatları, et ithalatı dedikoduları,  - 3 1 4 - TBMM B:64 2 3 . 2 . 2 0 1 0 0 : 1  - 3 1 5 - giderek büyüyen hayvansal protein açığı hayvancılığımızın geldiği vahim noktayı göstermesi  bakımından çok önemlidir.  Değerli milletvekilleri, bakın, Hükümetin 2005-2013 yıllarını kapsayan bir hayvancılık projesi  uygulamaya konuldu. Bu projeye göre kültür ırkı inek sayısı 4,5 milyondan 6 milyona, çiğ süt üretimi  10 milyondan 23 milyon tona, kırmızı et üretimi 800 bin tondan 1,3 milyon tona çıkarılacaktı. Şimdi  Sayın Bakana soruyorum: Projenin bu beşinci yılında bu hedeflerin ne kadarını tutturdunuz? Ben  söyleyeyim: Hiçbirisini. Bırakın tutturmayı, başladığınız noktanın bile gerisine gittiniz. 2005'te  11 milyon ton olan çiğ süt üretimi 2008'de 7 milyon tona geriledi. Bu rakamlar TÜİK verileridir.  Bırakın bu hedefi tutturmayı, süt üretimi 2002 rakamlarının bile altına düşmüştür. Nitekim et ve süt  fiyatlarındaki anormal artışlar da bunu doğrulamaktadır.  Değerli milletvekilleri, diğer önemli bir konu: Ülkemizde maalesef eti de sütü de satanlar,  üretenler değil, pazarlayanlar kazanmaktadır. Bugün markette 1 litre süt 2 TL, kırmızı et 35 TL'dir.  Bir yılda üreticinin cebine giren para fazla değişmemekle birlikte et fiyatları yüzde 100'ün üzerinde  artmıştır. 2009 yılında 16 TL olan tüketici fiyatı bugün 35 TL'dir. Sayın Bakan bunu da şayet 2008  Martında yaşadığımız gıda fiyatlarında, özellikle de pirinçte yaşanan krizde olduğu gibi spekülatörlere  havale ediyorsa çok yanıldığını düşünüyorum. Esas sebep asla bu değildir.  Hayvancılıktaki durum apaçık ortada. Bugün bu ülkede et üretimi düşmüştür, süt üretimi  düşmüştür, kasap kesecek hayvan bulamamaktadır, son iki yılda yaklaşık 1 milyon süt veren hayvan  kesime gitmiştir. Süt hayvanının kesilmesi sadece süt üretimini düşürmedi, buzağı doğumlarını da  azalttı. Besilik hayvan bulamayan pek çok besi işletmesi kapandı. Hayvan varlığı hızla eridi. Buna  bağlı olarak et ve süt üretiminde ciddi bir düşüş oldu. Et ve süt fiyatlarındaki artışın gerçek sebebi  bunlardır. Gelinen bu noktanın bir tek sorumlusu ve suçlusu vardır, o da bu Hükümettir ve bu  Bakanlıktır.  Değerli milletvekilleri, Sayın Bakan son çıkardığı DAP illerini kapsayan hayvancılıkla ilgili  hibe desteği uygulayan projeyi her gittiği yerde ısrarla savunmakta. Doğrudur, bir adım atılmıştır  ancak Türkiye'nin işletme yapısını, özellikle Doğu Anadolu Bölgesi'ndeki küçük aile işletmelerinin  varlığını dikkate aldığınız zaman, 400-500 bin liralık yatırımı gerektiren 50 başlık damızlık işletmesi  kuracak olan çiftçinin kaç tane olduğunu, olabileceğini Sayın Bakana soruyorum. Ben size  söyleyeyim: Benim seçim bölgemde bu işletmeleri kuracak, bir elin parmakları kadar bile insan  bulamazsınız. "Bir araya gelin, güçlerinizi birleştirin ve bu teşvikten yararlanın." diyen Sayın Bakana  şunu soruyorum: Bunun uygulanabilirliğini gerçekten değerlendirdiniz mi?  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Sayın Ertugay, lütfen tamamlayınız.  ZEKİ ERTUGAY (Devamla) - Değerli milletvekilleri, hayvancılık gibi çok önemli bir konuyu  bu kadar kısa sürede sorunlarıyla birlikte ifade etmek gerçekten çok zor. Onun için süratle belirtmeye  çalıştım ama son olarak şunu ifade edeyim: Hayvansal üretim bitkisel üretime benzememektedir.  Bitkisel üretimi artırmada üç beş yıllık kısa vadeli politikalarla belki sonuç alabilirsiniz ama bunu  hayvancılıkta yapamazsınız. Yüksek verimli hayvanlarınızı bir kere elden çıkardınız mı bunu kısa  sürede geriye döndürmeniz mümkün değildir. Bu nedenle -başta da ifade ettim- bugün ülkemizin bir  numaralı sorunu olan işsizliğin esas nedenlerinden biri, emek yoğun bir sektör olan ve işsizliği  absorbe eden, milyonlarca insana istihdam sağlayan hayvancılığın içine düştüğü krizdir.  Bu Hükümet, tarımı, içinde de hayvancılığı, çiftçisiyle birlikte yok etmiş ve yok saymıştır. Bunun  için, ayağı yere basan ciddi projelerle hayvancılığın desteklenmesi ve hayvancılık politikasının  yeniden gözden geçirilmesinin gerekli olduğunu ifade ediyor, yüce heyetinizi tekrar saygıyla  selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)
Sayfa 30 -
TBMM B:64 2 3 . 2 . 2 0 1 0 0 : 1  - 3 1 5 - giderek büyüyen hayvansal protein açığı hayvancılığımızın geldiği vahim noktayı göstermesi  bakımından çok önemlidir.  Değerli milletvekilleri, bakın, Hükümetin 2005-2013 yıllarını kapsayan bir hayvancılık projesi  uygulamaya konuldu. Bu projeye göre kültür ırkı inek sayısı 4,5 milyondan 6 milyona, çiğ süt üretimi  10 milyondan 23 milyon tona, kırmızı et üretimi 800 bin tondan 1,3 milyon tona çıkarılacaktı. Şimdi  Sayın Bakana soruyorum: Projenin bu beşinci yılında bu hedeflerin ne kadarını tutturdunuz? Ben  söyleyeyim: Hiçbirisini. Bırakın tutturmayı, başladığınız noktanın bile gerisine gittiniz. 2005'te  11 milyon ton olan çiğ süt üretimi 2008'de 7 milyon tona geriledi. Bu rakamlar TÜİK verileridir.  Bırakın bu hedefi tutturmayı, süt üretimi 2002 rakamlarının bile altına düşmüştür. Nitekim et ve süt  fiyatlarındaki anormal artışlar da bunu doğrulamaktadır.  Değerli milletvekilleri, diğer önemli bir konu: Ülkemizde maalesef eti de sütü de satanlar,  üretenler değil, pazarlayanlar kazanmaktadır. Bugün markette 1 litre süt 2 TL, kırmızı et 35 TL'dir.  Bir yılda üreticinin cebine giren para fazla değişmemekle birlikte et fiyatları yüzde 100'ün üzerinde  artmıştır. 2009 yılında 16 TL olan tüketici fiyatı bugün 35 TL'dir. Sayın Bakan bunu da şayet 2008  Martında yaşadığımız gıda fiyatlarında, özellikle de pirinçte yaşanan krizde olduğu gibi spekülatörlere  havale ediyorsa çok yanıldığını düşünüyorum. Esas sebep asla bu değildir.  Hayvancılıktaki durum apaçık ortada. Bugün bu ülkede et üretimi düşmüştür, süt üretimi  düşmüştür, kasap kesecek hayvan bulamamaktadır, son iki yılda yaklaşık 1 milyon süt veren hayvan  kesime gitmiştir. Süt hayvanının kesilmesi sadece süt üretimini düşürmedi, buzağı doğumlarını da  azalttı. Besilik hayvan bulamayan pek çok besi işletmesi kapandı. Hayvan varlığı hızla eridi. Buna  bağlı olarak et ve süt üretiminde ciddi bir düşüş oldu. Et ve süt fiyatlarındaki artışın gerçek sebebi  bunlardır. Gelinen bu noktanın bir tek sorumlusu ve suçlusu vardır, o da bu Hükümettir ve bu  Bakanlıktır.  Değerli milletvekilleri, Sayın Bakan son çıkardığı DAP illerini kapsayan hayvancılıkla ilgili  hibe desteği uygulayan projeyi her gittiği yerde ısrarla savunmakta. Doğrudur, bir adım atılmıştır  ancak Türkiye'nin işletme yapısını, özellikle Doğu Anadolu Bölgesi'ndeki küçük aile işletmelerinin  varlığını dikkate aldığınız zaman, 400-500 bin liralık yatırımı gerektiren 50 başlık damızlık işletmesi  kuracak olan çiftçinin kaç tane olduğunu, olabileceğini Sayın Bakana soruyorum. Ben size  söyleyeyim: Benim seçim bölgemde bu işletmeleri kuracak, bir elin parmakları kadar bile insan  bulamazsınız. "Bir araya gelin, güçlerinizi birleştirin ve bu teşvikten yararlanın." diyen Sayın Bakana  şunu soruyorum: Bunun uygulanabilirliğini gerçekten değerlendirdiniz mi?  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Sayın Ertugay, lütfen tamamlayınız.  ZEKİ ERTUGAY (Devamla) - Değerli milletvekilleri, hayvancılık gibi çok önemli bir konuyu  bu kadar kısa sürede sorunlarıyla birlikte ifade etmek gerçekten çok zor. Onun için süratle belirtmeye  çalıştım ama son olarak şunu ifade edeyim: Hayvansal üretim bitkisel üretime benzememektedir.  Bitkisel üretimi artırmada üç beş yıllık kısa vadeli politikalarla belki sonuç alabilirsiniz ama bunu  hayvancılıkta yapamazsınız. Yüksek verimli hayvanlarınızı bir kere elden çıkardınız mı bunu kısa  sürede geriye döndürmeniz mümkün değildir. Bu nedenle -başta da ifade ettim- bugün ülkemizin bir  numaralı sorunu olan işsizliğin esas nedenlerinden biri, emek yoğun bir sektör olan ve işsizliği  absorbe eden, milyonlarca insana istihdam sağlayan hayvancılığın içine düştüğü krizdir.  Bu Hükümet, tarımı, içinde de hayvancılığı, çiftçisiyle birlikte yok etmiş ve yok saymıştır. Bunun  için, ayağı yere basan ciddi projelerle hayvancılığın desteklenmesi ve hayvancılık politikasının  yeniden gözden geçirilmesinin gerekli olduğunu ifade ediyor, yüce heyetinizi tekrar saygıyla  selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)  T B M M B :64 2 3 . 2 . 2 0 1 0 O: 1  - 3 1 6 - BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Ertugay.  Gündem dışı konuşmaya Hükümet adına Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker cevap  vereceklerdir.  Buyurun Sayın Bakan. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)  TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Sayın Başkan,  yüce Meclisin değerli üyeleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum. Gündem dışı konuşmaya cevap  vermek üzere huzurlarınızdayım.  Değerli milletvekilleri, hayvancılık sektörü, tarım sektörü içerisinde önemli paya sahip bir alt  sektör ve biz de dünyanın gelişmiş ülkelerinde olduğu gibi hayvancılık alt sektörünün tarım sektörü  içerisindeki payını daha yukarı bir noktaya çekmek için, hükümeti devraldığımız noktadaki  durumundan yani üvey evlat durumundan çok daha iyi bir noktaya getirdik. Şimdi bunları size  rakamlarıyla söyleyeceğim. Söyleyeceğim devletin kesin, kati resmî rakamları. Dolayısıyla  hayvancılıkla ilgili rakamları gerçek dışı rakamlarla, gerçek dışı ifadelerle ortaya koymak doğru  değildir.  Sayın Başkan, yüce Meclisin değerli üyeleri; Türkiye'de 2002 tarihinde 9 milyon 800 bin  civarında büyükbaş hayvan varlığı var, 9 milyon 800 bin. 2009 yılında bu 10 milyon 391 bin. Şimdi,  o kadar önemli bir nokta ki bu, hem Türkiye'de gerçekte hayvancılığın lokomotif alanı olan büyükbaş  hayvancılık ve damızlık süt sığırcılığı kan kaybetmemiş, aksine ileri bir noktaya gitmiş hem hayvan  başına elde edilen ürün miktarında, süt ve et miktarında çok ciddi artış olmuş. Onları size anlatacağım.  Bir de yine hayvancılık açısından çok önemli bir nokta: 2002 tarihinde Türkiye'de, kültür ırkı  dediğimiz yüksek verimli süt sığırının sayısı 1 milyon 859 bin, 2009 yılında bu 3 milyon 622 bin.  Artış oranı ne? Artış oranı yüzde 94,7. Yüzde 94,7 kültür ırkı sığır varlığında artış meydana gelmiş.  Şimdi, bu iş bu noktadan buraya gelmiş. Bunu hayvan varlığı açısından özellikle vurgulamak  istiyorum. Şimdi, biz bunu nasıl yaptık, nasıl oldu? Yani hayvancılık durduk yerde bu noktalara  gelmedi. Çok ciddi bir strateji uygulaması sonucunda, biraz sonra söyleyeceğim şekilde, destek  miktarlarında çok önemli bir artışla ve özel projelerle bu noktaya geldi.  Şimdi, değerli milletvekilleri, biz hayvanlarda biliyorsunuz Soy Kütüğü Projesi uyguluyoruz.  Bakanlık bunu Damızlık Sığır Yetiştiricileri Merkez Birliğiyle birlikte uyguluyor. Sığırcılıkta Soy  Kütüğü Projesi, Ön Soy Kütüğü Projesi ve Döl Kontrolü Projesi uyguluyoruz. Peki, neymiş? 2002'de  ön soy kütüğünde 784 bin hayvan kayıtlı, 2010'da 3 milyon 230 bin. Artış oranı ne? 4 kat. Ön soy  kütüğünde kayıtlı hayvan sayısı 784 binden 3 milyon 230 bine çıktı.  Bakın, şimdi söyleyeceğim çok daha önemli. Soy kütüğünde 2002'de sadece 178 bin hayvan var,  2010 yılında 1 milyon 741 bin. Artış oranı kaç kat? 10 kat, soy kütüğüne kayıtlı hayvan sayısındaki  artış oranı 10 kat.  Şimdi, toplam kayıtlı dişi hayvan sayısı 943 binden 4 milyon 972 bine çıkmış. Biz, soy kütüğüne  ve ön soy kütüğüne hayvanları kaydettirmek suretiyle bunların hem kayıtlarını tutuyor hem süt  verimlerini tutuyor hem de geriye doğru bunların, bu işletmelerin daha sağlıklı kayıtlarına sahip  oluyoruz.  Şimdi, demin süt rakamları, et rakamları söylendi. Bunlar doğru değil arkadaşlar.  ZEKİ ERTUGAY (Erzurum) - Sizin rakamlarınız Sayın Bakan, TÜİK'in verileri bunlar.  TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Devamla) - Doğrusu şu, ben  size söylüyorum: 2002 tarihinde, biz hükümeti devraldığımız noktada Türkiye'nin süt üretim miktarı  8 milyon 400 bin ton. Demin söyledim, 10 milyon sığır ve 10 milyon sığırdan elde ettiğin süt miktarı  8 milyon 400 bin ton, 2008 yılı rakamı ise 12 milyon 243 bin ton. Artış oranı kaç? Yüzde 46. Kırmızı
Sayfa 31 -
T B M M B :64 2 3 . 2 . 2 0 1 0 O: 1  - 3 1 6 - BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Ertugay.  Gündem dışı konuşmaya Hükümet adına Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker cevap  vereceklerdir.  Buyurun Sayın Bakan. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)  TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Sayın Başkan,  yüce Meclisin değerli üyeleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum. Gündem dışı konuşmaya cevap  vermek üzere huzurlarınızdayım.  Değerli milletvekilleri, hayvancılık sektörü, tarım sektörü içerisinde önemli paya sahip bir alt  sektör ve biz de dünyanın gelişmiş ülkelerinde olduğu gibi hayvancılık alt sektörünün tarım sektörü  içerisindeki payını daha yukarı bir noktaya çekmek için, hükümeti devraldığımız noktadaki  durumundan yani üvey evlat durumundan çok daha iyi bir noktaya getirdik. Şimdi bunları size  rakamlarıyla söyleyeceğim. Söyleyeceğim devletin kesin, kati resmî rakamları. Dolayısıyla  hayvancılıkla ilgili rakamları gerçek dışı rakamlarla, gerçek dışı ifadelerle ortaya koymak doğru  değildir.  Sayın Başkan, yüce Meclisin değerli üyeleri; Türkiye'de 2002 tarihinde 9 milyon 800 bin  civarında büyükbaş hayvan varlığı var, 9 milyon 800 bin. 2009 yılında bu 10 milyon 391 bin. Şimdi,  o kadar önemli bir nokta ki bu, hem Türkiye'de gerçekte hayvancılığın lokomotif alanı olan büyükbaş  hayvancılık ve damızlık süt sığırcılığı kan kaybetmemiş, aksine ileri bir noktaya gitmiş hem hayvan  başına elde edilen ürün miktarında, süt ve et miktarında çok ciddi artış olmuş. Onları size anlatacağım.  Bir de yine hayvancılık açısından çok önemli bir nokta: 2002 tarihinde Türkiye'de, kültür ırkı  dediğimiz yüksek verimli süt sığırının sayısı 1 milyon 859 bin, 2009 yılında bu 3 milyon 622 bin.  Artış oranı ne? Artış oranı yüzde 94,7. Yüzde 94,7 kültür ırkı sığır varlığında artış meydana gelmiş.  Şimdi, bu iş bu noktadan buraya gelmiş. Bunu hayvan varlığı açısından özellikle vurgulamak  istiyorum. Şimdi, biz bunu nasıl yaptık, nasıl oldu? Yani hayvancılık durduk yerde bu noktalara  gelmedi. Çok ciddi bir strateji uygulaması sonucunda, biraz sonra söyleyeceğim şekilde, destek  miktarlarında çok önemli bir artışla ve özel projelerle bu noktaya geldi.  Şimdi, değerli milletvekilleri, biz hayvanlarda biliyorsunuz Soy Kütüğü Projesi uyguluyoruz.  Bakanlık bunu Damızlık Sığır Yetiştiricileri Merkez Birliğiyle birlikte uyguluyor. Sığırcılıkta Soy  Kütüğü Projesi, Ön Soy Kütüğü Projesi ve Döl Kontrolü Projesi uyguluyoruz. Peki, neymiş? 2002'de  ön soy kütüğünde 784 bin hayvan kayıtlı, 2010'da 3 milyon 230 bin. Artış oranı ne? 4 kat. Ön soy  kütüğünde kayıtlı hayvan sayısı 784 binden 3 milyon 230 bine çıktı.  Bakın, şimdi söyleyeceğim çok daha önemli. Soy kütüğünde 2002'de sadece 178 bin hayvan var,  2010 yılında 1 milyon 741 bin. Artış oranı kaç kat? 10 kat, soy kütüğüne kayıtlı hayvan sayısındaki  artış oranı 10 kat.  Şimdi, toplam kayıtlı dişi hayvan sayısı 943 binden 4 milyon 972 bine çıkmış. Biz, soy kütüğüne  ve ön soy kütüğüne hayvanları kaydettirmek suretiyle bunların hem kayıtlarını tutuyor hem süt  verimlerini tutuyor hem de geriye doğru bunların, bu işletmelerin daha sağlıklı kayıtlarına sahip  oluyoruz.  Şimdi, demin süt rakamları, et rakamları söylendi. Bunlar doğru değil arkadaşlar.  ZEKİ ERTUGAY (Erzurum) - Sizin rakamlarınız Sayın Bakan, TÜİK'in verileri bunlar.  TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Devamla) - Doğrusu şu, ben  size söylüyorum: 2002 tarihinde, biz hükümeti devraldığımız noktada Türkiye'nin süt üretim miktarı  8 milyon 400 bin ton. Demin söyledim, 10 milyon sığır ve 10 milyon sığırdan elde ettiğin süt miktarı  8 milyon 400 bin ton, 2008 yılı rakamı ise 12 milyon 243 bin ton. Artış oranı kaç? Yüzde 46. Kırmızı  TBMM B: 64 23 . 2 . 2010 O: 1  - 3 1 7 - ette de, aynı şekilde, ki, kırmızı etin Türkiye'de özel bir durumu var, çünkü maalesef mezbahaların,  kesimlerin tamamı Türkiye'deki kırmızı et üretiminin kayıt konusunda hepsi tamamen kayıt içerisinde  değil, ona rağmen 420 bin tondan 482 bin tona çıktığını görüyoruz. Burada da yüzde 15'lik bir artış  var, 2002-2008 arasında.  Şimdi, sığırlardaki ortalama süt verimi 2002'de 1.700 kilogram, 2008'de 2.750 kilogram; hayvan  başına elde edilen sütün miktarında yüzde 62 artış var. Koyunda süt veriminde yüzde 62 artış var,  keçide ortalamada yüzde 78 süt artışı var. Et üretiminde de hayvan başına et üretiminde de sığırda  2002 tarihinde 182 kilogram, 2008'de 215. Artış oranı kaç? Yüzde 17. Ki, 2009 rakamlarını, henüz  resmî TÜİK rakamları kesinleşmediği için, söylemiyorum, onlar bu rakamın çok çok üzerinde; onu  da kayden söylemek istiyorum.  Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bizim tabii, son aldığımız tedbirlerle yani 2009 yılı  başından itibaren aldığımız tedbirlerle gerek süt üretiminde gerek et üretiminde üretici lehine  gelişmeler var; onu da söyleyeyim. Bunu yıllar itibarıyla et-yem paritesinden, süt-yem parkesinden  anlıyoruz. Burada da üretici lehine 2010 Ocak ayında dana eti-yem paritesinde 34,8; süt-yem parke­ sinde de 2010 Ocak ayında 1,88. Bu da üretici lehine bir gelişme.  Şimdi, geçtiğimiz hafta sonu, Türkiye'nin bütün 81 vilayetinde, gerçekte Türkiye'de besi  materyalinde bir sıkıntı var mı, bir problem var mı? Yani şu anda karşı karşıya kalınan et fiyatlarındaki  artış, yapısal bir sorundan mı geliyor, gerçekte hayvansal üretimdeki, besi materyalindeki düşmeden  mi kaynaklanıyor, başka bir şeyden mi kaynaklanıyor? Onu tespit babında bir çalışma yaptırdık ve  değerli arkadaşlar, şu anda, beside, besi danası olarak ahırlarda 2 milyon 99 bin büyükbaş hayvanın  mevcut olduğunu tespit ettik. Kurban Bayramı'nın hemen sonrasında da bir tespit yaptırmıştık, o  tespit de 29 Aralıktaydı, orada da 1 milyon 717 bin hayvan tespit etmiştik. Demek ki 29 Aralıktan  15 Şubata kadarki geçen zaman içerisinde yüzde 22'lik bir artış var besi materyalinde, bunu da  özellikle söyleyeyim.  Fiyatta, bakın, Et-Balık Kurumu- 14,5'a kesim yapıyor -içinde 1,5 lira da kilogram başına bizim  verdiğimiz özel teşvik var, bazı iller için, Doğu Anadolu, Güney Doğu Anadolu illeri için-17 liraya,  18 liraya kıyma satıyor ve kâr ediyor, onu da söyleyeyim, kilogramı 20 liraya kuşbaşı satıyor, ondan  da kâr ediyor, ekonomik analizini de yaptırdık ama fiyatlardaki artışla ilgili de diğer ilgili kurum,  kuruluşlara başvuruda bulunduk, onlar gerekli çalışmayı yapıyor.  Değerli milletvekilleri, hayvancılıkla ilgili bu tablo -biraz önce söylediğim- 2002'ye göre süt  miktarındaki, et miktarındaki önemli artış, hayvancılığın profesyonelleşmesi, kayıt altına alınması,  işletme sayılarının büyümesi, soy kütüğüne kaydedilmesi nasıl oldu, hangi politika, hangi strateji  izlenerek oldu, onunla ilgili de size bilgi arz edeceğim çünkü buraya çıkıp işte, sanki 2002 yılında  her şey güllük gülistanlıktı da şimdi kötü oldu demek doğru değildir; aksine, hayvancılık bugünkü  durumdan çok çok daha kötü bir durumdaydı, tarım da çok daha kötü bir durumdaydı ama bugün  rakamlar da zaten ortada.  Şimdi, bakın, 2002 yılında arkadaşlar, ki, 2002 yılı malum seçim yılıydı -2001'i alsak, 2000'i  alsak çok daha kötü rakamlar, çok daha kötü- 2002 seçim yılı olmasına rağmen 2002 yılında  Türkiye'de hayvancılığa verilen destek sadece ve sadece 83 milyon lira, o günün parasıyla 83 trilyon  lira. Bunun o gün tarıma verilen toplam destek içerisindeki işgal ettiği pay yüzde 4,4. Şimdi,  hayvancılığa verilen değer buydu, hayvancılığın toplam destekler içerisindeki payı yüzde 4,4 idi.  Peki, bugün ne? Bugün hayvancılığa ne kadar pay veriliyor? Toplam desteklerin yüzde kaçı  hayvancılığa gidiyor?
Sayfa 32 -
TBMM B: 64 23 . 2 . 2010 O: 1  - 3 1 7 - ette de, aynı şekilde, ki, kırmızı etin Türkiye'de özel bir durumu var, çünkü maalesef mezbahaların,  kesimlerin tamamı Türkiye'deki kırmızı et üretiminin kayıt konusunda hepsi tamamen kayıt içerisinde  değil, ona rağmen 420 bin tondan 482 bin tona çıktığını görüyoruz. Burada da yüzde 15'lik bir artış  var, 2002-2008 arasında.  Şimdi, sığırlardaki ortalama süt verimi 2002'de 1.700 kilogram, 2008'de 2.750 kilogram; hayvan  başına elde edilen sütün miktarında yüzde 62 artış var. Koyunda süt veriminde yüzde 62 artış var,  keçide ortalamada yüzde 78 süt artışı var. Et üretiminde de hayvan başına et üretiminde de sığırda  2002 tarihinde 182 kilogram, 2008'de 215. Artış oranı kaç? Yüzde 17. Ki, 2009 rakamlarını, henüz  resmî TÜİK rakamları kesinleşmediği için, söylemiyorum, onlar bu rakamın çok çok üzerinde; onu  da kayden söylemek istiyorum.  Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bizim tabii, son aldığımız tedbirlerle yani 2009 yılı  başından itibaren aldığımız tedbirlerle gerek süt üretiminde gerek et üretiminde üretici lehine  gelişmeler var; onu da söyleyeyim. Bunu yıllar itibarıyla et-yem paritesinden, süt-yem parkesinden  anlıyoruz. Burada da üretici lehine 2010 Ocak ayında dana eti-yem paritesinde 34,8; süt-yem parke­ sinde de 2010 Ocak ayında 1,88. Bu da üretici lehine bir gelişme.  Şimdi, geçtiğimiz hafta sonu, Türkiye'nin bütün 81 vilayetinde, gerçekte Türkiye'de besi  materyalinde bir sıkıntı var mı, bir problem var mı? Yani şu anda karşı karşıya kalınan et fiyatlarındaki  artış, yapısal bir sorundan mı geliyor, gerçekte hayvansal üretimdeki, besi materyalindeki düşmeden  mi kaynaklanıyor, başka bir şeyden mi kaynaklanıyor? Onu tespit babında bir çalışma yaptırdık ve  değerli arkadaşlar, şu anda, beside, besi danası olarak ahırlarda 2 milyon 99 bin büyükbaş hayvanın  mevcut olduğunu tespit ettik. Kurban Bayramı'nın hemen sonrasında da bir tespit yaptırmıştık, o  tespit de 29 Aralıktaydı, orada da 1 milyon 717 bin hayvan tespit etmiştik. Demek ki 29 Aralıktan  15 Şubata kadarki geçen zaman içerisinde yüzde 22'lik bir artış var besi materyalinde, bunu da  özellikle söyleyeyim.  Fiyatta, bakın, Et-Balık Kurumu- 14,5'a kesim yapıyor -içinde 1,5 lira da kilogram başına bizim  verdiğimiz özel teşvik var, bazı iller için, Doğu Anadolu, Güney Doğu Anadolu illeri için-17 liraya,  18 liraya kıyma satıyor ve kâr ediyor, onu da söyleyeyim, kilogramı 20 liraya kuşbaşı satıyor, ondan  da kâr ediyor, ekonomik analizini de yaptırdık ama fiyatlardaki artışla ilgili de diğer ilgili kurum,  kuruluşlara başvuruda bulunduk, onlar gerekli çalışmayı yapıyor.  Değerli milletvekilleri, hayvancılıkla ilgili bu tablo -biraz önce söylediğim- 2002'ye göre süt  miktarındaki, et miktarındaki önemli artış, hayvancılığın profesyonelleşmesi, kayıt altına alınması,  işletme sayılarının büyümesi, soy kütüğüne kaydedilmesi nasıl oldu, hangi politika, hangi strateji  izlenerek oldu, onunla ilgili de size bilgi arz edeceğim çünkü buraya çıkıp işte, sanki 2002 yılında  her şey güllük gülistanlıktı da şimdi kötü oldu demek doğru değildir; aksine, hayvancılık bugünkü  durumdan çok çok daha kötü bir durumdaydı, tarım da çok daha kötü bir durumdaydı ama bugün  rakamlar da zaten ortada.  Şimdi, bakın, 2002 yılında arkadaşlar, ki, 2002 yılı malum seçim yılıydı -2001'i alsak, 2000'i  alsak çok daha kötü rakamlar, çok daha kötü- 2002 seçim yılı olmasına rağmen 2002 yılında  Türkiye'de hayvancılığa verilen destek sadece ve sadece 83 milyon lira, o günün parasıyla 83 trilyon  lira. Bunun o gün tarıma verilen toplam destek içerisindeki işgal ettiği pay yüzde 4,4. Şimdi,  hayvancılığa verilen değer buydu, hayvancılığın toplam destekler içerisindeki payı yüzde 4,4 idi.  Peki, bugün ne? Bugün hayvancılığa ne kadar pay veriliyor? Toplam desteklerin yüzde kaçı  hayvancılığa gidiyor?  TBMM B: 64 23 . 2 . 2010 O: 1  - 3 1 8 - Değerli arkadaşlar, bugün 2010 bütçemiz 1 milyar 251 milyon ve toplam destekler içerisindeki  payı yüzde 22'nin üzerinde. Şimdi, esasen bunun dışında daha başka bir ölçüye de gerek yok. Yani  hayvancılık ileri mi gitti, geri mi geldi, hayvancılığa az mı önem veriliyor, çok mu önem veriliyor;  bundan daha iyi bunu ifade edebilecek bir gösterge de yok, başka bir göstergeye de hacet yok. 2009  yılında 900 milyon lira ödendi, bu sene hayvancılığa ayrılan destek 1 milyar 251 milyon lira. Tarım  sektörü içerisinde hayvancılık üvey evlat olmaktan ancak bu şekilde kurtulur yani yüzde 4,4'den  yüzde 22'ye çıkarırsan hayvancılık önemli bir sektör olarak tarım sektörü içerisinde yerini alır.  Suni tohumlama, yine hayvancılığın en önemli göstergelerinden bir tanesi, ilerlemesinin,  geliştirilmesinin en önemli göstergelerinden bir tanesi. Türkiye'de 2002 yılında toplam 624 bin suni  tohumlama uygulaması yapılırken 2009 yılında 1 milyon 991 bin yani yaklaşık 2 milyon suni  tohumlama yapılıyor; bu da hayvancılığın veriminin artmasının bununla ilişkili olduğunu göstermesi  bakımından önemli bir gösterge.  Şimdi, değerli arkadaşlar, bizden önceki Hükümet, 1999-2002 yılında, Türkiye'de hayvancılığın  temel girdisi olan yem bitkilerine 55 milyon lira destek veriyor, 2003-2009 döneminde sadece yem  bitkilerine verilen desteğin miktarı 1 milyar 956 milyon lira. Bunun Türkiye'de ihtiyaç duyulan kaba  yem üretiminin karşılanmasında çok büyük bir katkısı var. Bakın, 24,7 milyon tondu kaba yem  üretimi 2002 yılında, 2009 yılında 35,5 milyon tona çıktı. Hayvana yem verirseniz, kaliteli kaba yem  verirseniz süt verimi artar, yem verimi artar. Burada da önemli bir destek kalemi, yüzde 49'dan yüzde  75'e çıktı ihtiyacın karşılanma oranı yem bitkilerinde.  Mera çalışması, yine hayvancılıkla çok ilişkili bir faaliyet. 2002'de 68 bin dekar alanda mera  ıslahı yapılıyor, 2009'da 308 bin dekar. Toplam bu dönemde yapılan mera ıslahı 3 milyon 352 bin  dekar, artış oranı 5 kat.  Şimdi, süt ve etçi damızlık sığırcılık yatırımlarının desteklenmesini biz başlattık. Güneydoğu  Anadolu Bölgesi'nde GAP illerinde, Doğu Anadolu'da on altı DAP ilinde iki ayrı kararname  yayınladık. Yeni yapılacak olan hayvancılık yatırımlarının işletmeler için belli başlı özelliği, inşaat  maliyetinin yüzde 30'u, damızlık gebe düve alımının yüzde 40'ı ve süt sağım üniteleri soğutma  tankının yüzde 40'ı hibe olarak karşılanıyor. Bu, Doğu Anadolu hayvancılığının, Güneydoğu Anadolu  hayvancılığının gelişmesinde çok önemli katkı sağlayacak bir faaliyet.  Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hayvancılığa verdiğimiz destek, yaptığımız faaliyet,  gerçekleştirdiğimiz projeler bunlardan da ibaret değil. Bakın, size bir hususu daha ifade etmek  istiyorum: Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Projesi kapsamında hayvancılıkla ilgili  397 tane proje bitirdik. Nedir bunlar? 68 tanesi et ve et ürünleri işleme ve paketleme ile ilgili, 228  tanesi süt ve süt ürünleri işleme ve paketlemeyle ilgili, 23 tanesi tavukçuluk işleme ve paketlemeyle  ilgili, 36'sı arıcılıkla ilgili, 22'si yem işlemeyle ilgili, 20'si su ürünleri işleme ve paketlemeyle ilgili  olmak üzere 397 projeye yüzde 50 hibe destek verdik. Verdiğimiz hibenin miktarı 62 milyon 971  bin lira.  Burada aynı zamanda 4.631 kişilik de bir istihdam yaratıldı. Bu, şunu getiriyor: Sadece ham  madde olarak hayvansal ürün üretmek değil, aynı zamanda bu ürünlerin işlenmesi yoluyla katma  değerin artırılması ve üreticinin daha yüksek bir kâr elde etmesine yarayacak çok önemli projeler. Şu  anda bu tip projelerden 88 tanesi de devam ediyor. Önümüzdeki haftalarda, aylarda bunlar da faaliyete  girecek.
Sayfa 33 -
TBMM B: 64 23 . 2 . 2010 O: 1  - 3 1 8 - Değerli arkadaşlar, bugün 2010 bütçemiz 1 milyar 251 milyon ve toplam destekler içerisindeki  payı yüzde 22'nin üzerinde. Şimdi, esasen bunun dışında daha başka bir ölçüye de gerek yok. Yani  hayvancılık ileri mi gitti, geri mi geldi, hayvancılığa az mı önem veriliyor, çok mu önem veriliyor;  bundan daha iyi bunu ifade edebilecek bir gösterge de yok, başka bir göstergeye de hacet yok. 2009  yılında 900 milyon lira ödendi, bu sene hayvancılığa ayrılan destek 1 milyar 251 milyon lira. Tarım  sektörü içerisinde hayvancılık üvey evlat olmaktan ancak bu şekilde kurtulur yani yüzde 4,4'den  yüzde 22'ye çıkarırsan hayvancılık önemli bir sektör olarak tarım sektörü içerisinde yerini alır.  Suni tohumlama, yine hayvancılığın en önemli göstergelerinden bir tanesi, ilerlemesinin,  geliştirilmesinin en önemli göstergelerinden bir tanesi. Türkiye'de 2002 yılında toplam 624 bin suni  tohumlama uygulaması yapılırken 2009 yılında 1 milyon 991 bin yani yaklaşık 2 milyon suni  tohumlama yapılıyor; bu da hayvancılığın veriminin artmasının bununla ilişkili olduğunu göstermesi  bakımından önemli bir gösterge.  Şimdi, değerli arkadaşlar, bizden önceki Hükümet, 1999-2002 yılında, Türkiye'de hayvancılığın  temel girdisi olan yem bitkilerine 55 milyon lira destek veriyor, 2003-2009 döneminde sadece yem  bitkilerine verilen desteğin miktarı 1 milyar 956 milyon lira. Bunun Türkiye'de ihtiyaç duyulan kaba  yem üretiminin karşılanmasında çok büyük bir katkısı var. Bakın, 24,7 milyon tondu kaba yem  üretimi 2002 yılında, 2009 yılında 35,5 milyon tona çıktı. Hayvana yem verirseniz, kaliteli kaba yem  verirseniz süt verimi artar, yem verimi artar. Burada da önemli bir destek kalemi, yüzde 49'dan yüzde  75'e çıktı ihtiyacın karşılanma oranı yem bitkilerinde.  Mera çalışması, yine hayvancılıkla çok ilişkili bir faaliyet. 2002'de 68 bin dekar alanda mera  ıslahı yapılıyor, 2009'da 308 bin dekar. Toplam bu dönemde yapılan mera ıslahı 3 milyon 352 bin  dekar, artış oranı 5 kat.  Şimdi, süt ve etçi damızlık sığırcılık yatırımlarının desteklenmesini biz başlattık. Güneydoğu  Anadolu Bölgesi'nde GAP illerinde, Doğu Anadolu'da on altı DAP ilinde iki ayrı kararname  yayınladık. Yeni yapılacak olan hayvancılık yatırımlarının işletmeler için belli başlı özelliği, inşaat  maliyetinin yüzde 30'u, damızlık gebe düve alımının yüzde 40'ı ve süt sağım üniteleri soğutma  tankının yüzde 40'ı hibe olarak karşılanıyor. Bu, Doğu Anadolu hayvancılığının, Güneydoğu Anadolu  hayvancılığının gelişmesinde çok önemli katkı sağlayacak bir faaliyet.  Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hayvancılığa verdiğimiz destek, yaptığımız faaliyet,  gerçekleştirdiğimiz projeler bunlardan da ibaret değil. Bakın, size bir hususu daha ifade etmek  istiyorum: Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Projesi kapsamında hayvancılıkla ilgili  397 tane proje bitirdik. Nedir bunlar? 68 tanesi et ve et ürünleri işleme ve paketleme ile ilgili, 228  tanesi süt ve süt ürünleri işleme ve paketlemeyle ilgili, 23 tanesi tavukçuluk işleme ve paketlemeyle  ilgili, 36'sı arıcılıkla ilgili, 22'si yem işlemeyle ilgili, 20'si su ürünleri işleme ve paketlemeyle ilgili  olmak üzere 397 projeye yüzde 50 hibe destek verdik. Verdiğimiz hibenin miktarı 62 milyon 971  bin lira.  Burada aynı zamanda 4.631 kişilik de bir istihdam yaratıldı. Bu, şunu getiriyor: Sadece ham  madde olarak hayvansal ürün üretmek değil, aynı zamanda bu ürünlerin işlenmesi yoluyla katma  değerin artırılması ve üreticinin daha yüksek bir kâr elde etmesine yarayacak çok önemli projeler. Şu  anda bu tip projelerden 88 tanesi de devam ediyor. Önümüzdeki haftalarda, aylarda bunlar da faaliyete  girecek.  TBMM B:64 23 . 2 . 2010 0 : 1  - 3 1 9 - Yine, Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; çiftçilerimizin hayvancılıkla ilgili makine-ekipman  alımına biz yüzde 50 hibe destek projesi uyguluyoruz. Türkiye genelinde hayvancılıkta kullanılan  makine-ekipman projesinin 9.284 tanesine yüzde 50 hibe destek verdik. Buraya verdiğimiz hibenin  miktarı 85 milyon 859 bin lira. Bunlar da çayır makinesinden tutun balya makinesine, süt sağma  ünitesine, soğutma tankına, silaj makinesine, yem hazırlama araçlarına vesaire, bir sürü, hayvancılıkla  ilgili kullanılan alet edevat, ekipman.  Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yine Hükümetimiz döneminde, hayvancılığın geliştirilmesi  kapsamında, 2003-2009 arasında 1.204 tane hayvancılık kooperatifine biz destek verdik. Verdiğimiz  desteğin miktarı 912 milyon lira yani eski parayla 912 trilyon lira. 229 tane koyunculuk projesine 143  milyon lira, 13 tane besicilik projesine de yaklaşık 11 milyon lira biz destek sağladık. Bunlarla, bu  kooperatiflerle de -yani 1.204 süt sığırcılığı, 229 koyunculuk, 13 besicilikle- yine yüz binlerce  hayvanın alınıp bunların hayvancılık işletmelerinde işletilmesi, çalıştırılması, üretilmesi işlemine biz  katkı sağladık.  Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; biz 2010 yılında özellikle yem bitkilerine, tiftik üretimine,  ipek böceğine destekleri önemli miktarda artırdık. Yine 2010 yılı içerisinde gerek yonca -suluda,  kuruda- gerek korunga ve diğer tek yıllık bitkiler gerekse silajlık mısır ve yapay çayır, mera gibi yem  bitkileri ekilişlerine önemli miktarlarda destek veriyoruz.  Süt üretiminde, hem koyunculuk için -ki, onu ayrı, koyunculuğa verdiğimiz önemden dolayı- hem koyun, keçi başına, hayvan başına 10 lira veriyoruz hem de sığır sütüne, inek sütüne kilogram  başına 4 kuruş destek verirken koyun, keçi sütüne 10 kuruş destek veriyoruz.  Bu şubat ayı içerisinde Türk çiftçisine 512 milyon lira mazot desteği, 622 milyon lira gübre  desteği, 72 milyon toprak analiz desteği, 135 milyon lira küçükbaş hayvan başı ödeme, 70 milyon  yem bitkileri, 100 milyon hububat, 14 milyon sertifikalı tohum olmak üzere 1 milyar 525 milyon  lira ödemeyi bugün bankaya gönderdik, birkaç gün içerisinde çiftçilerimizin ellerine, hesaplarına bu  1 milyar 525 milyon lira para destek olarak geçmiş olacak. Biz ilk defa bunları ocak ayında belirledik  ve her ay belirli bir takvim içerisinde bu ödemeleri yapıyoruz.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Sayın Bakan, lütfen sözlerinizi tamamlayınız.  Buyurun.  TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Devamla) - Sayın Başkan,  değerli milletvekilleri; Türkiye'de hayvancılık sektörü, biraz önce çok kaba bir çerçevede sunduğum  rakamlardan da anlaşıldığı gibi önemli bir mesafe ve gelişme kaydetmiştir. Tarım sektörü de bu  şekilde gelişiyor. Bundan sonra da inşallah çok daha iyi bir noktaya gelecek.  Bu duygularla hepinizi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Bakan.  Sayın Serdaroğlu, sisteme girmişsiniz, ne için acaba?  MEHMET SERDAROĞLU (Kastamonu) - İç Tüzük 60'a göre konuyla ilgili kısa bir söz  istiyorum.  BAŞKAN - Buyurun Sayın Serdaroğlu, bir dakika söz veriyorum.
Sayfa 34 -
TBMM B:64 23 . 2 . 2010 0 : 1  - 3 1 9 - Yine, Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; çiftçilerimizin hayvancılıkla ilgili makine-ekipman  alımına biz yüzde 50 hibe destek projesi uyguluyoruz. Türkiye genelinde hayvancılıkta kullanılan  makine-ekipman projesinin 9.284 tanesine yüzde 50 hibe destek verdik. Buraya verdiğimiz hibenin  miktarı 85 milyon 859 bin lira. Bunlar da çayır makinesinden tutun balya makinesine, süt sağma  ünitesine, soğutma tankına, silaj makinesine, yem hazırlama araçlarına vesaire, bir sürü, hayvancılıkla  ilgili kullanılan alet edevat, ekipman.  Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yine Hükümetimiz döneminde, hayvancılığın geliştirilmesi  kapsamında, 2003-2009 arasında 1.204 tane hayvancılık kooperatifine biz destek verdik. Verdiğimiz  desteğin miktarı 912 milyon lira yani eski parayla 912 trilyon lira. 229 tane koyunculuk projesine 143  milyon lira, 13 tane besicilik projesine de yaklaşık 11 milyon lira biz destek sağladık. Bunlarla, bu  kooperatiflerle de -yani 1.204 süt sığırcılığı, 229 koyunculuk, 13 besicilikle- yine yüz binlerce  hayvanın alınıp bunların hayvancılık işletmelerinde işletilmesi, çalıştırılması, üretilmesi işlemine biz  katkı sağladık.  Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; biz 2010 yılında özellikle yem bitkilerine, tiftik üretimine,  ipek böceğine destekleri önemli miktarda artırdık. Yine 2010 yılı içerisinde gerek yonca -suluda,  kuruda- gerek korunga ve diğer tek yıllık bitkiler gerekse silajlık mısır ve yapay çayır, mera gibi yem  bitkileri ekilişlerine önemli miktarlarda destek veriyoruz.  Süt üretiminde, hem koyunculuk için -ki, onu ayrı, koyunculuğa verdiğimiz önemden dolayı- hem koyun, keçi başına, hayvan başına 10 lira veriyoruz hem de sığır sütüne, inek sütüne kilogram  başına 4 kuruş destek verirken koyun, keçi sütüne 10 kuruş destek veriyoruz.  Bu şubat ayı içerisinde Türk çiftçisine 512 milyon lira mazot desteği, 622 milyon lira gübre  desteği, 72 milyon toprak analiz desteği, 135 milyon lira küçükbaş hayvan başı ödeme, 70 milyon  yem bitkileri, 100 milyon hububat, 14 milyon sertifikalı tohum olmak üzere 1 milyar 525 milyon  lira ödemeyi bugün bankaya gönderdik, birkaç gün içerisinde çiftçilerimizin ellerine, hesaplarına bu  1 milyar 525 milyon lira para destek olarak geçmiş olacak. Biz ilk defa bunları ocak ayında belirledik  ve her ay belirli bir takvim içerisinde bu ödemeleri yapıyoruz.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Sayın Bakan, lütfen sözlerinizi tamamlayınız.  Buyurun.  TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Devamla) - Sayın Başkan,  değerli milletvekilleri; Türkiye'de hayvancılık sektörü, biraz önce çok kaba bir çerçevede sunduğum  rakamlardan da anlaşıldığı gibi önemli bir mesafe ve gelişme kaydetmiştir. Tarım sektörü de bu  şekilde gelişiyor. Bundan sonra da inşallah çok daha iyi bir noktaya gelecek.  Bu duygularla hepinizi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Bakan.  Sayın Serdaroğlu, sisteme girmişsiniz, ne için acaba?  MEHMET SERDAROĞLU (Kastamonu) - İç Tüzük 60'a göre konuyla ilgili kısa bir söz  istiyorum.  BAŞKAN - Buyurun Sayın Serdaroğlu, bir dakika söz veriyorum.  TBMM B: 64 23 . 2 . 2010 O: 1  V.- AÇIKLAMALAR  /.- Kastamonu Milletvekili Mehmet Serdaroğlu 'nun, hayvan yokluğundan et fiyatlarının süratle  artmasına ilişkin açıklaması  MEHMET SERDAROĞLU (Kastamonu) - Teşekkür ederim Sayın Başkanım.  Sayın Bakan, üç yıldır hayvancılık politikalarınızın yanlış olduğunu dile getirdik, sizi uyardık  ama siz maalesef anlamadınız. 2002 yılında 1 kilogram karkas et 8 milyon 750 bin lira iken 1 kilo  etle 1 torba yem alınıyordu. 2009 yılında 3 kilogram et satarak 1 torba yem alınır hâle geldi ve bu  yedi yıllık süre içerisindeki durgunluk maalesef hayvancılığımızı bitirmiştir. Sonuçta rakamların  taklasına gerek yok. Hayvancılığın ülke genelinde yüzde 50 azaldığı görülmektedir. Siz ne derseniz  deyin köylü az evvel sizi dinledi.  TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Sizi de dinliyor.  MEHMET SERDAROĞLU (Kastamonu) - Mal meydanda Değerli Bakan. Hayvan  yokluğundan et fiyatı süratle artmaktadır, millet et yemez hâle gelmiştir. Eti satan da tüketen de  memnun değildir. Önleminiz, AB ülkelerinde ne olduğu belli olmayan et ithali mi olacaktır veya  yanlış hayvancılık politikalarınızın vebal ve sorumluluğundan nasıl kurtulmayı düşünüyorsunuz?  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Serdaroğlu.  Sayın Ertugay, siz ne söyleyecektiniz?  ZEKİ ERTUGAY (Erzurum) - Sayın Başkan, ben de aynı konuyla ilgili gündem dışı  konuşmamla ilgili olarak Sayın Bakanın söyledikleriyle alakalı olarak yerimden söz istiyorum.  BAŞKAN - Sayın Ertugay, zaten gündem dışı söz istediniz, verildi.  ZEKİ ERTUGAY (Erzurum) - Çünkü verdiğim rakamla ilgili görüş beyan etti, ben de müsaade  ederseniz...  BAŞKAN - İç Tüzük'ün 59'uncu maddesine göre de Sayın Bakan sizin gündem dışı  konuşmanıza cevap verdi.  ZEKİ ERTUGAY (Erzurum) - Sayın Başkanım, takdir edersiniz ki yani beş dakikalık sürede ben  görüşlerimi ifade ettim.  BAŞKAN - İç Tüzük veriyor Sayın Ertugay.  ZEKİ ERTUGAY (Erzurum) - Saptırıldı. Bir dakika...  BAŞKAN - Buyurun, bir dakika süre veriyorum.  2.- Erzurum Milletvekili Zeki Ertugay'ın, Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker'in,  gündem dışı konuşmasına verdiği cevaba ilişkin açıklaması  ZEKİ ERTUGAY (Erzurum) - Teşekkür ederim.  Öncelikle Sayın Bakanın, yani üç ay içerisinde hayvan sayısındaki o yüzde 22'lik artışı ifade  eden rakamlarını kendisinin mutlak kontrol etmesini, ciddi bir şekilde gözden geçirmesini istiyorum.  Çünkü ben, 14 Şubatta, iki günlüğüne, Sayın Bakanın talimatıyla Türkiye genelinde hayvan sayısının  tespit edilmesi amacıyla bir genelge gönderildiğini biliyorum ve parmak hesabıyla sayım yapılırsa  Sayın Bakan burada yüzde 22 gibi bir artıştan bahsedebilir.  Benim Sayın Bakana bu konuda bir önerim var: 57'nci Hükümet döneminde uygulamaya  konulan bir TÜRKVET Sığır Kayıt Sistemi var. Bu hayvancılığın kayıt sistemi tesis edildi. Sağlıklı  bir kayıt sistemine göre burada rakamları konuşmakta fayda var. Benim burada belirttiğim rakamların  tamamı, devletin resmî kurumu Türkiye İstatistik Kurumunun verileridir. Sayın Bakan şuna hiç  - 3 2 0 -
Sayfa 35 -
TBMM B: 64 23 . 2 . 2010 O: 1  V.- AÇIKLAMALAR  /.- Kastamonu Milletvekili Mehmet Serdaroğlu 'nun, hayvan yokluğundan et fiyatlarının süratle  artmasına ilişkin açıklaması  MEHMET SERDAROĞLU (Kastamonu) - Teşekkür ederim Sayın Başkanım.  Sayın Bakan, üç yıldır hayvancılık politikalarınızın yanlış olduğunu dile getirdik, sizi uyardık  ama siz maalesef anlamadınız. 2002 yılında 1 kilogram karkas et 8 milyon 750 bin lira iken 1 kilo  etle 1 torba yem alınıyordu. 2009 yılında 3 kilogram et satarak 1 torba yem alınır hâle geldi ve bu  yedi yıllık süre içerisindeki durgunluk maalesef hayvancılığımızı bitirmiştir. Sonuçta rakamların  taklasına gerek yok. Hayvancılığın ülke genelinde yüzde 50 azaldığı görülmektedir. Siz ne derseniz  deyin köylü az evvel sizi dinledi.  TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Sizi de dinliyor.  MEHMET SERDAROĞLU (Kastamonu) - Mal meydanda Değerli Bakan. Hayvan  yokluğundan et fiyatı süratle artmaktadır, millet et yemez hâle gelmiştir. Eti satan da tüketen de  memnun değildir. Önleminiz, AB ülkelerinde ne olduğu belli olmayan et ithali mi olacaktır veya  yanlış hayvancılık politikalarınızın vebal ve sorumluluğundan nasıl kurtulmayı düşünüyorsunuz?  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Serdaroğlu.  Sayın Ertugay, siz ne söyleyecektiniz?  ZEKİ ERTUGAY (Erzurum) - Sayın Başkan, ben de aynı konuyla ilgili gündem dışı  konuşmamla ilgili olarak Sayın Bakanın söyledikleriyle alakalı olarak yerimden söz istiyorum.  BAŞKAN - Sayın Ertugay, zaten gündem dışı söz istediniz, verildi.  ZEKİ ERTUGAY (Erzurum) - Çünkü verdiğim rakamla ilgili görüş beyan etti, ben de müsaade  ederseniz...  BAŞKAN - İç Tüzük'ün 59'uncu maddesine göre de Sayın Bakan sizin gündem dışı  konuşmanıza cevap verdi.  ZEKİ ERTUGAY (Erzurum) - Sayın Başkanım, takdir edersiniz ki yani beş dakikalık sürede ben  görüşlerimi ifade ettim.  BAŞKAN - İç Tüzük veriyor Sayın Ertugay.  ZEKİ ERTUGAY (Erzurum) - Saptırıldı. Bir dakika...  BAŞKAN - Buyurun, bir dakika süre veriyorum.  2.- Erzurum Milletvekili Zeki Ertugay'ın, Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker'in,  gündem dışı konuşmasına verdiği cevaba ilişkin açıklaması  ZEKİ ERTUGAY (Erzurum) - Teşekkür ederim.  Öncelikle Sayın Bakanın, yani üç ay içerisinde hayvan sayısındaki o yüzde 22'lik artışı ifade  eden rakamlarını kendisinin mutlak kontrol etmesini, ciddi bir şekilde gözden geçirmesini istiyorum.  Çünkü ben, 14 Şubatta, iki günlüğüne, Sayın Bakanın talimatıyla Türkiye genelinde hayvan sayısının  tespit edilmesi amacıyla bir genelge gönderildiğini biliyorum ve parmak hesabıyla sayım yapılırsa  Sayın Bakan burada yüzde 22 gibi bir artıştan bahsedebilir.  Benim Sayın Bakana bu konuda bir önerim var: 57'nci Hükümet döneminde uygulamaya  konulan bir TÜRKVET Sığır Kayıt Sistemi var. Bu hayvancılığın kayıt sistemi tesis edildi. Sağlıklı  bir kayıt sistemine göre burada rakamları konuşmakta fayda var. Benim burada belirttiğim rakamların  tamamı, devletin resmî kurumu Türkiye İstatistik Kurumunun verileridir. Sayın Bakan şuna hiç  - 3 2 0 - TBMM B: 64 23 . 2 . 2010 O: 1  - 3 2 1 - değinmedi, onu özellikle istirham ediyorum yani bu et fiyatları, bu süt fiyatları, bugünkü artışların  sebebi... Eğer bu kadar üretim artmışsa neye dayanıyor, bunun bir açıklamasını yapması lazım.  BAŞKAN - Sayın Ertugay, teşekkür ediyorum.  Gündeme geçiyoruz.  Başkanlığın Genel Kurula sunuşları vardır.  Sayın milletvekilleri, Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek gündemin "Sözlü Sorular" kısmında  yer alan sorulardan 1, 2, 3, 4, 5, 6, 10, 11, 13, 14, 15, 28, 33, 35, 36, 37, 42, 48, 51, 54, 55, 65, 93,  95, 124, 126, 128, 129, 137, 164, 168, 199, 211, 225, 277, 278 ve 279'uncu sıralarındaki soruları  birlikte cevaplandırmak istemişlerdir. Sayın Bakanın bu istemini sırası geldiğinde yerine getireceğim.  Başkanlığın sunuşlarını okutuyorum:  VI.- BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI  A) ÖNERGELER  1.- Kastamonu Milletvekili Hakkı Köylü nün, (10/333, 334, 335) esas numaralı Meclis Araş­ tırması Komisyonundan istifa ettiğine ilişkin önergesi (4/184)  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Adalet ve Kalkınma Partisi Merkez Disiplin Kurulu Başkanı ve TBMM Adalet Komisyonu  Başkan Vekili görevlerimin yoğunluğu nedeniyle "Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Merhum  Muhsin Yazıcıoğlu'nun Maruz Kaldığı Helikopter Kazasının Araştırılarak Alınması Gereken  Önlemlerin Tespit Edilmesi amacıyla kurulan Meclis Araştırma Komisyonu" na yeterli zaman  ayıramayacağımdan Araştırma Komisyonu Üyeliği görevimden istifa ediyorum.  Bilgilerinizi ve gereğini arz ederim. 18.02.2010  Hakkı Köylü  Kastamonu  BAŞKAN - Bilgilerinize sunulmuştur.  Sivas Milletvekili ve Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve 5 kişinin hayatını  kaybettiği helikopter kazası ve kurtarma çalışmalarının tüm yönleriyle araştırılarak benzer durumların  yaşanmaması için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla yeniden kurulan (10/333, 334,  335-3/1090) esas numaralı Meclis Araştırması Komisyonunun başkan, başkan vekili, sözcü ve kâtip  seçimine dair bir tezkeresi vardır, okutuyorum:  B) TEZKERELER  1.- (10/333, 334, 335) esas numaralı Meclis Araştırması Komisyonu Geçici Başkanlığının,  Komisyonun başkan, başkan vekili, sözcü ve kâtip seçimini yaptığına ilişkin tezkeresi (3/1098)  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Komisyonumuz, Başkan, Başkanvekili, Sözcü ve Kâtip üyelerini seçmek üzere 18.02.2010 günü  saat 17:00'de B Blok 2. Kat 4. Banko'daki Araştırma Komisyonu Toplantı Salonunda 11 Üye ile  toplanmış ve aşağıda isimleri yazılı sayın üyeler belirtilen görevlere seçilmişlerdir.  Hasan Özdemir  Gaziantep  Komisyon Geçici Başkanı  Adı ve Soyadı Seçim Bölgesi Aldığı Oy  Başkan: Veysi Kaynak Kahramanmaraş 8  Başkanvekili: Selami Uzun Sivas 8  Sözcü: Yılmaz Tunç Bartın 8  Kâtip: Mehmet Erdem Aydın 7  BAŞKAN - Bilgilerinize sunulmuştur.
Sayfa 36 -
TBMM B: 64 23 . 2 . 2010 O: 1  - 3 2 1 - değinmedi, onu özellikle istirham ediyorum yani bu et fiyatları, bu süt fiyatları, bugünkü artışların  sebebi... Eğer bu kadar üretim artmışsa neye dayanıyor, bunun bir açıklamasını yapması lazım.  BAŞKAN - Sayın Ertugay, teşekkür ediyorum.  Gündeme geçiyoruz.  Başkanlığın Genel Kurula sunuşları vardır.  Sayın milletvekilleri, Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek gündemin "Sözlü Sorular" kısmında  yer alan sorulardan 1, 2, 3, 4, 5, 6, 10, 11, 13, 14, 15, 28, 33, 35, 36, 37, 42, 48, 51, 54, 55, 65, 93,  95, 124, 126, 128, 129, 137, 164, 168, 199, 211, 225, 277, 278 ve 279'uncu sıralarındaki soruları  birlikte cevaplandırmak istemişlerdir. Sayın Bakanın bu istemini sırası geldiğinde yerine getireceğim.  Başkanlığın sunuşlarını okutuyorum:  VI.- BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI  A) ÖNERGELER  1.- Kastamonu Milletvekili Hakkı Köylü nün, (10/333, 334, 335) esas numaralı Meclis Araş­ tırması Komisyonundan istifa ettiğine ilişkin önergesi (4/184)  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Adalet ve Kalkınma Partisi Merkez Disiplin Kurulu Başkanı ve TBMM Adalet Komisyonu  Başkan Vekili görevlerimin yoğunluğu nedeniyle "Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Merhum  Muhsin Yazıcıoğlu'nun Maruz Kaldığı Helikopter Kazasının Araştırılarak Alınması Gereken  Önlemlerin Tespit Edilmesi amacıyla kurulan Meclis Araştırma Komisyonu" na yeterli zaman  ayıramayacağımdan Araştırma Komisyonu Üyeliği görevimden istifa ediyorum.  Bilgilerinizi ve gereğini arz ederim. 18.02.2010  Hakkı Köylü  Kastamonu  BAŞKAN - Bilgilerinize sunulmuştur.  Sivas Milletvekili ve Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve 5 kişinin hayatını  kaybettiği helikopter kazası ve kurtarma çalışmalarının tüm yönleriyle araştırılarak benzer durumların  yaşanmaması için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla yeniden kurulan (10/333, 334,  335-3/1090) esas numaralı Meclis Araştırması Komisyonunun başkan, başkan vekili, sözcü ve kâtip  seçimine dair bir tezkeresi vardır, okutuyorum:  B) TEZKERELER  1.- (10/333, 334, 335) esas numaralı Meclis Araştırması Komisyonu Geçici Başkanlığının,  Komisyonun başkan, başkan vekili, sözcü ve kâtip seçimini yaptığına ilişkin tezkeresi (3/1098)  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Komisyonumuz, Başkan, Başkanvekili, Sözcü ve Kâtip üyelerini seçmek üzere 18.02.2010 günü  saat 17:00'de B Blok 2. Kat 4. Banko'daki Araştırma Komisyonu Toplantı Salonunda 11 Üye ile  toplanmış ve aşağıda isimleri yazılı sayın üyeler belirtilen görevlere seçilmişlerdir.  Hasan Özdemir  Gaziantep  Komisyon Geçici Başkanı  Adı ve Soyadı Seçim Bölgesi Aldığı Oy  Başkan: Veysi Kaynak Kahramanmaraş 8  Başkanvekili: Selami Uzun Sivas 8  Sözcü: Yılmaz Tunç Bartın 8  Kâtip: Mehmet Erdem Aydın 7  BAŞKAN - Bilgilerinize sunulmuştur.  T B M M B: 64 23 . 2 . 2010 O: 1  Meclis araştırması açılmasına ilişkin dört önerge vardır, ayrı ayrı okutuyorum:  C) MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGELERİ  1.- Şırnak Milletvekili Sevahir Bayındır ve 19 milletvekilinin, eğitimde toplumsal cinsiyet  duyarlılığı konusunun araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis  araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/583)  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Eğitim materyallerinin toplumsal cinsiyet duyarlılığını içeren bir bakış açısıyla gözden  geçirilmesi ve bu gözden geçirmeyi gerçekleştirecek kişilerin eğitim ve cinsiyetçi öğelerin ayıklaması  sonrasında yeni materyallerin üretimi konularında politikalar ve mekanizmaların oluşturması için  Anayasanın 98'nci, İçtüzük'ün 104 ve 105'inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması için gereğini  arz ve talep ederiz.  Gerekçe:  Eğitimde cinsiyet farkı konusu, sekiz yıllık temel öğretim programında ve öğretim  materyallerinde hâlâ büyük bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır.  Türkiye, eğitimde toplumsal cinsiyet duyarlılığının sağlanmasını öngören iki uluslararası belgeye  imza atmış bulunmaktadır:  Bunlardan biri Pekin +5 Deklarasyonu sonuç kararlarının 'Kızlar ve Eğitim' Bölümünde,  kalıplaşmış cinsiyet rollerinin ısrarla kullanılmasının kızların okula erişimini ve okula devamını  engellediği vurgulanmaktadır.  Pekin Eylem Planı, eğitimin her düzeyi için toplumsal cinsiyete duyarlı öğretim programlarının  oluşturulmasını ve uygulanmasını öngörmektedir. Ayrıca bu doküman, imzası olan ülkelere, erkek  çocuklar ve yetişkin erkeklerin değişen toplumsal cinsiyet rolleri ve sorumlulukları çerçevesinde,  eğitim materyallerini ısrarla muhafaza edilen kalıplaşmış cinsiyet rollerinden arındırmak için  politikalar üretmekle sorumlu tutmuştur.  Toplumsal cinsiyet rolleri üzerine diğer bir belge ise, Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın  Önlenmesi Uluslararası Sözleşmesi (CEDAW)'dir. Bu belgenin 5. Maddesi kadın veya erkeği diğerine  göre aşağılayan; kadın veya erkeğin diğerine göre daha üstün olduğunu savunan veya kalıplaşmış  cinsiyet rollerini temel alan rolleri öngören tüm âdet, uygulama, geleneksel davranış ve önyargıların  ortadan kaldırılmasını öngörmektedir.  İlgili belgenin eğitimle ilgili olan 10. maddesinin (c) bendinde ise, eğitimin bütünleştirilerek  güçlendirilmesi, farklı eğitim türlerinin de geliştirilmesi, okul öğretim programlarının ve özellikle de  okul kitaplarının gözden geçirilmesi ve öğretim yöntem ve tekniklerinin yeniden oluşturulması bu  amacın gerçekleştirilebilmesi için gerekliliği belirtilmiştir. Buna karşılık, Türkiye'de henüz ders  kitaplarında hâlâ erkeklere aktif, kadınlara ise pasif roller verilmektedir. Bu nedenle, erkeklere  kamusal alanda aktif rol ve görevler verilirken, kadınlara uygun görülen işler koca, çocuk bakımı, ev  işi vb ile sınırlandırılmaktadır.  Eğitim-sen tarafından Ders Kitaplarında Toplumsal Cinsiyet Ayrımcılığı Araştırmasına göre,  çocukların toplumsallaşma süreçlerinin ilköğretim ilk kademesinde verilen Hayat Bilgisi ders  kitaplarında yer alan görsellerdeki yetişkin ve çocuk karakterlerinin toplumsal cinsiyet rolleriyle  düzenlendiğini belirtmişlerdir.  Araştırmaya göre, İlköğretim 1,2 ve 3. sınıf hayat bilgisi ders kitaplarında erkek çocuk sayısının  kız çocuk sayısına göre daha fazla olduğu ve kadınların daha çok evde, erkeklerin ise ev dışında  - 3 2 2 -
Sayfa 37 -
T B M M B: 64 23 . 2 . 2010 O: 1  Meclis araştırması açılmasına ilişkin dört önerge vardır, ayrı ayrı okutuyorum:  C) MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGELERİ  1.- Şırnak Milletvekili Sevahir Bayındır ve 19 milletvekilinin, eğitimde toplumsal cinsiyet  duyarlılığı konusunun araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis  araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/583)  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Eğitim materyallerinin toplumsal cinsiyet duyarlılığını içeren bir bakış açısıyla gözden  geçirilmesi ve bu gözden geçirmeyi gerçekleştirecek kişilerin eğitim ve cinsiyetçi öğelerin ayıklaması  sonrasında yeni materyallerin üretimi konularında politikalar ve mekanizmaların oluşturması için  Anayasanın 98'nci, İçtüzük'ün 104 ve 105'inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması için gereğini  arz ve talep ederiz.  Gerekçe:  Eğitimde cinsiyet farkı konusu, sekiz yıllık temel öğretim programında ve öğretim  materyallerinde hâlâ büyük bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır.  Türkiye, eğitimde toplumsal cinsiyet duyarlılığının sağlanmasını öngören iki uluslararası belgeye  imza atmış bulunmaktadır:  Bunlardan biri Pekin +5 Deklarasyonu sonuç kararlarının 'Kızlar ve Eğitim' Bölümünde,  kalıplaşmış cinsiyet rollerinin ısrarla kullanılmasının kızların okula erişimini ve okula devamını  engellediği vurgulanmaktadır.  Pekin Eylem Planı, eğitimin her düzeyi için toplumsal cinsiyete duyarlı öğretim programlarının  oluşturulmasını ve uygulanmasını öngörmektedir. Ayrıca bu doküman, imzası olan ülkelere, erkek  çocuklar ve yetişkin erkeklerin değişen toplumsal cinsiyet rolleri ve sorumlulukları çerçevesinde,  eğitim materyallerini ısrarla muhafaza edilen kalıplaşmış cinsiyet rollerinden arındırmak için  politikalar üretmekle sorumlu tutmuştur.  Toplumsal cinsiyet rolleri üzerine diğer bir belge ise, Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın  Önlenmesi Uluslararası Sözleşmesi (CEDAW)'dir. Bu belgenin 5. Maddesi kadın veya erkeği diğerine  göre aşağılayan; kadın veya erkeğin diğerine göre daha üstün olduğunu savunan veya kalıplaşmış  cinsiyet rollerini temel alan rolleri öngören tüm âdet, uygulama, geleneksel davranış ve önyargıların  ortadan kaldırılmasını öngörmektedir.  İlgili belgenin eğitimle ilgili olan 10. maddesinin (c) bendinde ise, eğitimin bütünleştirilerek  güçlendirilmesi, farklı eğitim türlerinin de geliştirilmesi, okul öğretim programlarının ve özellikle de  okul kitaplarının gözden geçirilmesi ve öğretim yöntem ve tekniklerinin yeniden oluşturulması bu  amacın gerçekleştirilebilmesi için gerekliliği belirtilmiştir. Buna karşılık, Türkiye'de henüz ders  kitaplarında hâlâ erkeklere aktif, kadınlara ise pasif roller verilmektedir. Bu nedenle, erkeklere  kamusal alanda aktif rol ve görevler verilirken, kadınlara uygun görülen işler koca, çocuk bakımı, ev  işi vb ile sınırlandırılmaktadır.  Eğitim-sen tarafından Ders Kitaplarında Toplumsal Cinsiyet Ayrımcılığı Araştırmasına göre,  çocukların toplumsallaşma süreçlerinin ilköğretim ilk kademesinde verilen Hayat Bilgisi ders  kitaplarında yer alan görsellerdeki yetişkin ve çocuk karakterlerinin toplumsal cinsiyet rolleriyle  düzenlendiğini belirtmişlerdir.  Araştırmaya göre, İlköğretim 1,2 ve 3. sınıf hayat bilgisi ders kitaplarında erkek çocuk sayısının  kız çocuk sayısına göre daha fazla olduğu ve kadınların daha çok evde, erkeklerin ise ev dışında  - 3 2 2 - TBMM B:64 2 3 . 2 . 2 0 1 0 O: 1  D Sevahir Bayındır (Şırnak)  2) M. Nuri Yaman (Muş)  3) Gültan Kışanak (Diyarbakır)  4) Selahattin Demirtaş (Diyarbakır)  5) Emine Ayna (Mardin)  6) Akın Birdal (Diyarbakır)  7) Ayla Akat Ata (Batman)  8) Bengi Yıldız (Batman)  9) Fatma Kurtulan (Van)  10) Hasip Kaplan (Şırnak)  ıi) Hamit Geylani (Hakkâri)  12) İbrahim Binici (Şanlıurfa)  13) Mehmet Nezir Karabaş (Bitlis)  14) Mehmet Ufuk Uras (İstanbul)  15) Osman Özçelik (Siirt)  16) Özdal Üçer (Van)  17) Pervin Buldan (İğdır)  18) Sebahat Tuncel (İstanbul)  19) Sırrı Sakık (Muş)  20) Şerafettin Halis (Tunceli)  - 3 2 3 - gösterildiğini belirtilmiştir. Hayat bilgisi ders kitaplarındaki görsellerin araştırma kapsamında  incelenmesi sonucunda;  Ders kitaplarındaki kız çocuklarının daha çok anne ve yetişkin kadınlarla birlikte okul ile evde  görüldüğü, erkek çocukların ise daha çok baba ve yetişkin erkeklerle birlikte dışarıda görüldüğü  araştırma sonuçları arasındadır.  Yetişkin kadınların büyük çoğunluğu anne ve eş rolünde, meslek sahibi kadınlar öğretmenlik,  hemşirelik gibi mesleklerde görüldüğü yapılan araştırmada ayrıca belirtilmiştir. Meslek sahibi  erkeklerin ise, genellikle yönetici ve denetleyici konumunda gösterildiği belirtilmiştir.  Ayrıca, İstanbul Tarih Vakfı'nın yapmış olduğu "Ders Kitaplarında İnsan Hakları 2" projesinin  sonuçları incelendiğinde de, daha önce konu edilen araştırmayla benzer sonuçlara ulaşıldığı  görülmektedir. Bu araştırmaya göre, kitaplarda kadınlara ev kadını ve anne rolü verildiğinin sıklıkla  görüldüğüne dikkat çekilmiş, nadir de olsa çalışan kadın figürlerinin kullanıldığını, ama onların da  öğretmen, hemşire ve çocuk doktoru gibi meslekler olduğu belirtilmiştir. Ders kitaplarında kadınların  teknolojiyle ilişkisinin sadece çamaşır makinesi, fırın ve elektrik süpürgesi kullanma olarak  gösterildiğini, annenin sorun yaratan, temizlik ve yemek yapan, babanın ise sorun çözen, para  kazanan, evi geçindiren, hesaplı, güçlü olarak gösterildiğini ayrıca belirtilmiştir.  Bu nedenle ders kitapları hazırlanırken, toplumsal cinsiyet rollerinden arındırılması ve kız ve  erkek çocuklarının hayal güçlerini geliştirecek, özgür bireyler olmalarını sağlayacak daha bilimsel  eğitim materyallerinin öğrencilere sunulması gerekmektedir.
Sayfa 38 -
TBMM B:64 2 3 . 2 . 2 0 1 0 O: 1  D Sevahir Bayındır (Şırnak)  2) M. Nuri Yaman (Muş)  3) Gültan Kışanak (Diyarbakır)  4) Selahattin Demirtaş (Diyarbakır)  5) Emine Ayna (Mardin)  6) Akın Birdal (Diyarbakır)  7) Ayla Akat Ata (Batman)  8) Bengi Yıldız (Batman)  9) Fatma Kurtulan (Van)  10) Hasip Kaplan (Şırnak)  ıi) Hamit Geylani (Hakkâri)  12) İbrahim Binici (Şanlıurfa)  13) Mehmet Nezir Karabaş (Bitlis)  14) Mehmet Ufuk Uras (İstanbul)  15) Osman Özçelik (Siirt)  16) Özdal Üçer (Van)  17) Pervin Buldan (İğdır)  18) Sebahat Tuncel (İstanbul)  19) Sırrı Sakık (Muş)  20) Şerafettin Halis (Tunceli)  - 3 2 3 - gösterildiğini belirtilmiştir. Hayat bilgisi ders kitaplarındaki görsellerin araştırma kapsamında  incelenmesi sonucunda;  Ders kitaplarındaki kız çocuklarının daha çok anne ve yetişkin kadınlarla birlikte okul ile evde  görüldüğü, erkek çocukların ise daha çok baba ve yetişkin erkeklerle birlikte dışarıda görüldüğü  araştırma sonuçları arasındadır.  Yetişkin kadınların büyük çoğunluğu anne ve eş rolünde, meslek sahibi kadınlar öğretmenlik,  hemşirelik gibi mesleklerde görüldüğü yapılan araştırmada ayrıca belirtilmiştir. Meslek sahibi  erkeklerin ise, genellikle yönetici ve denetleyici konumunda gösterildiği belirtilmiştir.  Ayrıca, İstanbul Tarih Vakfı'nın yapmış olduğu "Ders Kitaplarında İnsan Hakları 2" projesinin  sonuçları incelendiğinde de, daha önce konu edilen araştırmayla benzer sonuçlara ulaşıldığı  görülmektedir. Bu araştırmaya göre, kitaplarda kadınlara ev kadını ve anne rolü verildiğinin sıklıkla  görüldüğüne dikkat çekilmiş, nadir de olsa çalışan kadın figürlerinin kullanıldığını, ama onların da  öğretmen, hemşire ve çocuk doktoru gibi meslekler olduğu belirtilmiştir. Ders kitaplarında kadınların  teknolojiyle ilişkisinin sadece çamaşır makinesi, fırın ve elektrik süpürgesi kullanma olarak  gösterildiğini, annenin sorun yaratan, temizlik ve yemek yapan, babanın ise sorun çözen, para  kazanan, evi geçindiren, hesaplı, güçlü olarak gösterildiğini ayrıca belirtilmiştir.  Bu nedenle ders kitapları hazırlanırken, toplumsal cinsiyet rollerinden arındırılması ve kız ve  erkek çocuklarının hayal güçlerini geliştirecek, özgür bireyler olmalarını sağlayacak daha bilimsel  eğitim materyallerinin öğrencilere sunulması gerekmektedir.  T B M M B: 64 23 . 2 . 2010 O: 1  - 3 2 4 - 2.- Adıyaman Milletvekili Şevket Köse ve 24 milletvekilinin, turizm sektöründeki sorunların  araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına  ilişkin önergesi (10/584)  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Ülkemizin yaşadığı en önemli sorunlardan biri işsizliktir. Bu sorunun çözülmesi ve yalnızca  ekonomik değil, ülkemize sosyal katkıları olan çeşitli sektörlerin değerlendirilmesi açısından  ülkemiz çok büyük potansiyelleri taşımaktadır. "Turizm", bu sorunu çözmek için ülkemiz açısından  en önemli istihdam alanlarından birini oluşturmaktadır. Turizm sektörü emek yoğun bir sektör  olması itibariyle turistik ürün üretiminde ve bunu sunmada diğer sektörlere göre daha fazla "insan  gücüne" ihtiyaç duymaktadır. 20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren dünya ekonomisinde en hızlı  gelişen ve genişleyen bir sektör haline gelen turizm, istihdamı sağlayıcı özelliğinin yanı sıra döviz  girdisini artırıcı yönüyle de ülke ekonomisine önemli katkılar sağlayan sektörlerin başında yer  almaktadır.  Kültür, sağlık, doğa, spor, termal, kongre, golf ve inanç turizmi gibi her yönüyle zengin bir  potansiyele sahip ülkemizde planlı ve programlı bir turizm stratejisinin geliştirilemediği günümüzde  yaşananlarla apaçık ortadadır. 1980 sonrası ciddi bir gelişme gösteren ülkemiz turizmi, 2000'li yıllara  girildiğinde gerilemeye başlamış ve ciddi sorunlarla yüz yüze bırakılmıştır. 2006 yılını çok kötü bir  şekilde bitiren turizm sektörü özellikle kış sezonunda, sadece Antalya'da tesislerinin yüzde 70'ini  kapatmak zorunda kalmıştır. Bunun sonucunda ise 150 binden fazla turizm çalışanı işsiz kalmıştır.  Buna aileleri ve dolaylı bir şekilde turizmden geçinen diğer sektörleri de eklersek, olayın vahameti  daha iyi anlaşılacaktır.  Değişen ve gelişen koşullara göre yeni stratejiler geliştirememek, ürün pazarlama ve  geliştirmede, ülke tanıtımında, etkin planlama ve nitelikli işgücü yetiştirmede çağın gerisinde kalmak,  ayrıca çevreyle uyumlu, rekabetçi ve sürdürülebilir politikalar geliştirmeyerek sektörü kendi haline  bırakmak gibi birçok neden turizmimizin geleceğini ciddi tehlikelere sokmaktadır. İşsizliğin hızla  artığı ülkemizde, turizm sektörünün bu kadar görmezden gelinmesi ve kendi kaderine terk edilmesini  anlamlandırmak olanaklı değildir. Enflasyonla ve işsizlikle mücadele eden birçok ülkenin, çok ciddi  bir istihdam aracı olarak kullandığı turizm; Kültür ve Turizm Bakanlıklarının birleştirilmesiyle de  istenen gelişmeyi yakalayamamıştır.  Turizm anlayışımızla, çağdaşlığı, kaliteli hizmeti, korunmuş bir doğal çevre ve kültürel mirası  savunmamız gerekirken, kıyı şeritlerimizin taraflı ve şeffaflıktan uzak bir yöntemle yağma edilmesi,  çevre duyarsızlığı, içki ruhsatlarında hükümet adına "kırmızı çizgi"lerden söz edilmesi, alkollü  içeceklerde yüksek ÖTV ve yüksek KDV oranları, çağdaş bir turizm anlayışından uzaklaşan yapı  turizmimizin geleceğine büyük darbe vurmaktadır. Hükümet, pırlanta, elmas gibi değerli taşlardan  sıfırJKDV alırken; turizm sezonunun ortasında, sektörde yaptığı KDV artışı ile sektörün sorunlarının  çözümüyle ilgili soru işaretlerini artırmıştır.  Turizm sektörümüzün, çalışanlarının ve özellikle ülkemiz ekonomisinin bu kötü gidişten daha  fazla etkilenmelerini önlemek amacıyla; hükümetlerin turizmi destekleyici ve düzenleyici rollerini ön  plana çıkarmak, rantı yüksek bölgelerdeki yanlı tahsis uygulamalarının önüne geçmek, işsiz kalan yüz  binlerce çalışanımızın durumlarına ve her yıl ekonomik nedenlerle kepenk kapatmakta olan  sektörümüze çeşitli destekler vererek çözüm aramak, kamu ve özel sektör işbirliğini artırarak  turizmimizin geleceği için yeni politikalar üretmek amacıyla Anayasa'nın 98. ve TBMM İçtüzüğü'nün  104 ve 105. maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılmasını saygılarımızla arz ederiz.
Sayfa 39 -
T B M M B: 64 23 . 2 . 2010 O: 1  - 3 2 4 - 2.- Adıyaman Milletvekili Şevket Köse ve 24 milletvekilinin, turizm sektöründeki sorunların  araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına  ilişkin önergesi (10/584)  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Ülkemizin yaşadığı en önemli sorunlardan biri işsizliktir. Bu sorunun çözülmesi ve yalnızca  ekonomik değil, ülkemize sosyal katkıları olan çeşitli sektörlerin değerlendirilmesi açısından  ülkemiz çok büyük potansiyelleri taşımaktadır. "Turizm", bu sorunu çözmek için ülkemiz açısından  en önemli istihdam alanlarından birini oluşturmaktadır. Turizm sektörü emek yoğun bir sektör  olması itibariyle turistik ürün üretiminde ve bunu sunmada diğer sektörlere göre daha fazla "insan  gücüne" ihtiyaç duymaktadır. 20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren dünya ekonomisinde en hızlı  gelişen ve genişleyen bir sektör haline gelen turizm, istihdamı sağlayıcı özelliğinin yanı sıra döviz  girdisini artırıcı yönüyle de ülke ekonomisine önemli katkılar sağlayan sektörlerin başında yer  almaktadır.  Kültür, sağlık, doğa, spor, termal, kongre, golf ve inanç turizmi gibi her yönüyle zengin bir  potansiyele sahip ülkemizde planlı ve programlı bir turizm stratejisinin geliştirilemediği günümüzde  yaşananlarla apaçık ortadadır. 1980 sonrası ciddi bir gelişme gösteren ülkemiz turizmi, 2000'li yıllara  girildiğinde gerilemeye başlamış ve ciddi sorunlarla yüz yüze bırakılmıştır. 2006 yılını çok kötü bir  şekilde bitiren turizm sektörü özellikle kış sezonunda, sadece Antalya'da tesislerinin yüzde 70'ini  kapatmak zorunda kalmıştır. Bunun sonucunda ise 150 binden fazla turizm çalışanı işsiz kalmıştır.  Buna aileleri ve dolaylı bir şekilde turizmden geçinen diğer sektörleri de eklersek, olayın vahameti  daha iyi anlaşılacaktır.  Değişen ve gelişen koşullara göre yeni stratejiler geliştirememek, ürün pazarlama ve  geliştirmede, ülke tanıtımında, etkin planlama ve nitelikli işgücü yetiştirmede çağın gerisinde kalmak,  ayrıca çevreyle uyumlu, rekabetçi ve sürdürülebilir politikalar geliştirmeyerek sektörü kendi haline  bırakmak gibi birçok neden turizmimizin geleceğini ciddi tehlikelere sokmaktadır. İşsizliğin hızla  artığı ülkemizde, turizm sektörünün bu kadar görmezden gelinmesi ve kendi kaderine terk edilmesini  anlamlandırmak olanaklı değildir. Enflasyonla ve işsizlikle mücadele eden birçok ülkenin, çok ciddi  bir istihdam aracı olarak kullandığı turizm; Kültür ve Turizm Bakanlıklarının birleştirilmesiyle de  istenen gelişmeyi yakalayamamıştır.  Turizm anlayışımızla, çağdaşlığı, kaliteli hizmeti, korunmuş bir doğal çevre ve kültürel mirası  savunmamız gerekirken, kıyı şeritlerimizin taraflı ve şeffaflıktan uzak bir yöntemle yağma edilmesi,  çevre duyarsızlığı, içki ruhsatlarında hükümet adına "kırmızı çizgi"lerden söz edilmesi, alkollü  içeceklerde yüksek ÖTV ve yüksek KDV oranları, çağdaş bir turizm anlayışından uzaklaşan yapı  turizmimizin geleceğine büyük darbe vurmaktadır. Hükümet, pırlanta, elmas gibi değerli taşlardan  sıfırJKDV alırken; turizm sezonunun ortasında, sektörde yaptığı KDV artışı ile sektörün sorunlarının  çözümüyle ilgili soru işaretlerini artırmıştır.  Turizm sektörümüzün, çalışanlarının ve özellikle ülkemiz ekonomisinin bu kötü gidişten daha  fazla etkilenmelerini önlemek amacıyla; hükümetlerin turizmi destekleyici ve düzenleyici rollerini ön  plana çıkarmak, rantı yüksek bölgelerdeki yanlı tahsis uygulamalarının önüne geçmek, işsiz kalan yüz  binlerce çalışanımızın durumlarına ve her yıl ekonomik nedenlerle kepenk kapatmakta olan  sektörümüze çeşitli destekler vererek çözüm aramak, kamu ve özel sektör işbirliğini artırarak  turizmimizin geleceği için yeni politikalar üretmek amacıyla Anayasa'nın 98. ve TBMM İçtüzüğü'nün  104 ve 105. maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılmasını saygılarımızla arz ederiz.  TBMM B: 64 23  1) Şevket Köse (Adıyaman)  2) Hulusi Güvel (Adana)  3) Tekin Bingöl (Ankara)  4) Tacidar Seyhan (Adana)  5) Ahmet Küçük (Çanakkale)  6) Ali İhsan Köktürk (Zonguldak)  7) Turgut Dibek (Kırklareli)  8) Atila Emek (Antalya)  9) İsa Gök (Mersin)  10) Durdu Özbolat (Kahramanmaraş)  11) Ramazan Kerim Özkan (Burdur)  12) Ali Rıza Ertemür (Denizli)  13) Mehmet Ali Özpolat (İstanbul)  14) Mevlüt Coşkuner (İsparta)  15) Gökhan Durgun (Hatay)  16) Tayfur Süner (Antalya)  17) Mehmet Şevki Kulkuloğlu (Kayseri)  18) Sacid Yıldız (İstanbul)  19) Ali Rıza Öztürk (Mersin)  20) Ali Kocal (Zonguldak)  21) Akif Ekici (Gaziantep)  22) Hüseyin Unsal (Amasya)  23) Algan Hacaloğlu (İstanbul)  24) Erol Tınastepe (Erzincan)  25) Abdulaziz Yazar (Hatay)  3.- Adıyaman Milletvekili Şevket Köse ve 20 milletvekilinin, başta konut kredisi olmak üzere  kredi geri ödemelerinde yaşanan sorunların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi  amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/585)  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Ülkemiz ekonomisinde kötü gidişin etkileri çok çeşitli alanlarda ve biçimlerde kendini  göstermektedir. Ekonomide yaşanan kötüye gidiş; işsizlik, karşılıksız çek, ödenemeyen senet, iflaslar,  kepenk kapatmalar, kredi borcu nedeniyle icra takibine uğrama biçiminde ekonomik sonuçlarıyla  kendini gösterebildiği gibi; intiharlar, cinayetler, hırsızlık olayları, krizler, cinnetler gibi toplumsal  biçimlerde de karşımıza çıkmaktadır. Toplum olarak, her gün gazetelerin üçüncü sayfa haberlerinin  artıyor olmasına ya da televizyon haberlerinde karşılaştığımız ürkütücü manzaralara tepki veremez  duruma gelmek ve bu olayları normal karşılamak yönünde bir ilerlemenin olduğu, konunun  uzmanlarınca da dile getirilmektedir.  Ekonomik olarak yaşanan kötü gidişin engellenmesi amacıyla alınan önlemlerin yetersizliği  kamuoyunda sıkça tartışılır olmuştur. Alınan önlemlerin çeşitlerinin ve kapsamlarının genişletilmesi,  toplumda ortak bir görüş hâline gelmektedir. Yaşadığımız son günlerde, elde ettiğimiz ekonomik  veriler de bunları doğrulamaktadır.  Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a sunulan ve kendisi tarafından Sayın Ali Babacan'a  tevcih edilen soru önergesine verilen yanıtta yer alan rakamlar, ulusal basın tarafından dikkatle ele  alınmıştır. Toplumumuzun içinde bulunduğu durumu göstermesi açısından, soru önergesinde yer alan  - 3 2 5 -
Sayfa 40 -
TBMM B: 64 23  1) Şevket Köse (Adıyaman)  2) Hulusi Güvel (Adana)  3) Tekin Bingöl (Ankara)  4) Tacidar Seyhan (Adana)  5) Ahmet Küçük (Çanakkale)  6) Ali İhsan Köktürk (Zonguldak)  7) Turgut Dibek (Kırklareli)  8) Atila Emek (Antalya)  9) İsa Gök (Mersin)  10) Durdu Özbolat (Kahramanmaraş)  11) Ramazan Kerim Özkan (Burdur)  12) Ali Rıza Ertemür (Denizli)  13) Mehmet Ali Özpolat (İstanbul)  14) Mevlüt Coşkuner (İsparta)  15) Gökhan Durgun (Hatay)  16) Tayfur Süner (Antalya)  17) Mehmet Şevki Kulkuloğlu (Kayseri)  18) Sacid Yıldız (İstanbul)  19) Ali Rıza Öztürk (Mersin)  20) Ali Kocal (Zonguldak)  21) Akif Ekici (Gaziantep)  22) Hüseyin Unsal (Amasya)  23) Algan Hacaloğlu (İstanbul)  24) Erol Tınastepe (Erzincan)  25) Abdulaziz Yazar (Hatay)  3.- Adıyaman Milletvekili Şevket Köse ve 20 milletvekilinin, başta konut kredisi olmak üzere  kredi geri ödemelerinde yaşanan sorunların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi  amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/585)  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Ülkemiz ekonomisinde kötü gidişin etkileri çok çeşitli alanlarda ve biçimlerde kendini  göstermektedir. Ekonomide yaşanan kötüye gidiş; işsizlik, karşılıksız çek, ödenemeyen senet, iflaslar,  kepenk kapatmalar, kredi borcu nedeniyle icra takibine uğrama biçiminde ekonomik sonuçlarıyla  kendini gösterebildiği gibi; intiharlar, cinayetler, hırsızlık olayları, krizler, cinnetler gibi toplumsal  biçimlerde de karşımıza çıkmaktadır. Toplum olarak, her gün gazetelerin üçüncü sayfa haberlerinin  artıyor olmasına ya da televizyon haberlerinde karşılaştığımız ürkütücü manzaralara tepki veremez  duruma gelmek ve bu olayları normal karşılamak yönünde bir ilerlemenin olduğu, konunun  uzmanlarınca da dile getirilmektedir.  Ekonomik olarak yaşanan kötü gidişin engellenmesi amacıyla alınan önlemlerin yetersizliği  kamuoyunda sıkça tartışılır olmuştur. Alınan önlemlerin çeşitlerinin ve kapsamlarının genişletilmesi,  toplumda ortak bir görüş hâline gelmektedir. Yaşadığımız son günlerde, elde ettiğimiz ekonomik  veriler de bunları doğrulamaktadır.  Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a sunulan ve kendisi tarafından Sayın Ali Babacan'a  tevcih edilen soru önergesine verilen yanıtta yer alan rakamlar, ulusal basın tarafından dikkatle ele  alınmıştır. Toplumumuzun içinde bulunduğu durumu göstermesi açısından, soru önergesinde yer alan  - 3 2 5 - TBMM B:64 2 3 . 2 . 2 0 1 0 0 : 1  1) Şevket Köse (Adıyaman)  2) Ali Kocal (Zonguldak)  3) Ali Rıza Öztürk (Mersin)  4) Hulusi Güvel (Adana)  5) Akif Ekici (Gaziantep)  6) Turgut Dibek (Kırklareli)  7) Hüseyin Unsal (Amasya)  8) Algan Hacaloğlu (İstanbul)  9) Durdu Özbolat (Kahramanmaraş)  10) Ramazan Kerim Özkan (Burdur)  11) Mehmet Ali Özpolat (İstanbul)  12) Mevlüt Coşkuner (İsparta)  13) Erol Tınastepe (Erzincan)  14) Abdulaziz Yazar (Hatay)  15) Tekin Bingöl (Ankara)  16) Ensar Öğüt (Ardahan)  17) Ahmet Küçük (Çanakkale)  18) Ali Rıza Ertemür (Denizli)  19) Muhammet Rıza Yalçınkaya (Bartın)  20) Yaşar Tüzün (Bilecik)  21) Ati la Emek (Antalya)  - 3 2 6 - konut kredisi kullanan ve takibe düşen kişi sayısı rakamları sorunun oldukça büyük boyutta  olduğunun ispatıdır. Verilen yanıta göre; 2009 Kasım itibarıyla konut kredisi alan 907 bin 748 kişiden,  18 bin 124'ünü borcunu ödeyemediği gerekçesiyle takibe düşmüştür. 2004 yılında, konut kredisi alan  kişi sayısı 113.012 iken bunlar içinden takibe düşenlerin sayısı 823 olmuştur. Aradan henüz iki yıl  gibi bir süre geçmesine rağmen 2006 yılında konut kredisi kullanan kişi sayısı 512.971'e, takibe  düşenlerin sayısı 2.060'a yükselmiştir. 2008'e gelindiğinde aynı rakamlar 788.092'ye 9.848 gibi bir  orana yükselmiştir. Rakamlardan da anlaşılacağı gibi, konut kredisi kullanım oranları ve bunlar  içerisinde takibe düşenlerin sayısı her geçen gün artmıştır. Bu rakamların yalnızca konut kredisini  kapsadığını düşünülürse diğer kredi türlerine ait rakamların eklenmesiyle ortaya oldukça vahim bir  tablonun çıkacağı şüphesizdir.  Aynı soru önergesine verilen yanıtta, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK)  veri tabanında konut kredisi kullanan müşteri sayılan ile bunlardan takibe düşenlere ilişkin bilgi  bulunduğu belirtilmiş; ancak, bu kişilere ilişkin icra takibi başlatılıp başlatılmadığına ilişkin bilgi  olmadığını kaydedilmiştir. Ayrıca, konut edinmeleri amacıyla tüketicilere kredi kullandırılması,  konutların finansal kiralama yoluyla kiralanması, sahip oldukları konutların teminatı altında  tüketicilere kredi kullandırılması hususlarını kapsayan konut finansmanının, Sermaye Piyasası  Kanunu'nda düzenlendiğini bilinmektedir. Ancak; bankacılık mevzuatında konut kredileri ve diğer  kredilerin geri ödemelerinde yaşanan sorunlara özgü bir düzenlemenin yer almadığı aynı soru  önergesinde vurgulanmıştır. Bir başka deyişle bu doğrultuda bir düzenleme, ancak yasal değişiklikle  mümkün olacaktır.  Bu bağlamda, başta konut kredisi olmak üzere, diğer kredilerin geri ödenmesinde yaşanan  sorunların ve toplumda yaşanan mağduriyetlerin çözümüne ilişkin yöntemlerin tespit edilmesi  amacıyla Anayasa'nın 98. ve TBMM İçtüzüğü'nün 104 ve 105. maddeleri gereğince Meclis  Araştırması açılmasını saygılanmızla arz ederiz.
Sayfa 41 -
TBMM B:64 2 3 . 2 . 2 0 1 0 0 : 1  1) Şevket Köse (Adıyaman)  2) Ali Kocal (Zonguldak)  3) Ali Rıza Öztürk (Mersin)  4) Hulusi Güvel (Adana)  5) Akif Ekici (Gaziantep)  6) Turgut Dibek (Kırklareli)  7) Hüseyin Unsal (Amasya)  8) Algan Hacaloğlu (İstanbul)  9) Durdu Özbolat (Kahramanmaraş)  10) Ramazan Kerim Özkan (Burdur)  11) Mehmet Ali Özpolat (İstanbul)  12) Mevlüt Coşkuner (İsparta)  13) Erol Tınastepe (Erzincan)  14) Abdulaziz Yazar (Hatay)  15) Tekin Bingöl (Ankara)  16) Ensar Öğüt (Ardahan)  17) Ahmet Küçük (Çanakkale)  18) Ali Rıza Ertemür (Denizli)  19) Muhammet Rıza Yalçınkaya (Bartın)  20) Yaşar Tüzün (Bilecik)  21) Ati la Emek (Antalya)  - 3 2 6 - konut kredisi kullanan ve takibe düşen kişi sayısı rakamları sorunun oldukça büyük boyutta  olduğunun ispatıdır. Verilen yanıta göre; 2009 Kasım itibarıyla konut kredisi alan 907 bin 748 kişiden,  18 bin 124'ünü borcunu ödeyemediği gerekçesiyle takibe düşmüştür. 2004 yılında, konut kredisi alan  kişi sayısı 113.012 iken bunlar içinden takibe düşenlerin sayısı 823 olmuştur. Aradan henüz iki yıl  gibi bir süre geçmesine rağmen 2006 yılında konut kredisi kullanan kişi sayısı 512.971'e, takibe  düşenlerin sayısı 2.060'a yükselmiştir. 2008'e gelindiğinde aynı rakamlar 788.092'ye 9.848 gibi bir  orana yükselmiştir. Rakamlardan da anlaşılacağı gibi, konut kredisi kullanım oranları ve bunlar  içerisinde takibe düşenlerin sayısı her geçen gün artmıştır. Bu rakamların yalnızca konut kredisini  kapsadığını düşünülürse diğer kredi türlerine ait rakamların eklenmesiyle ortaya oldukça vahim bir  tablonun çıkacağı şüphesizdir.  Aynı soru önergesine verilen yanıtta, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK)  veri tabanında konut kredisi kullanan müşteri sayılan ile bunlardan takibe düşenlere ilişkin bilgi  bulunduğu belirtilmiş; ancak, bu kişilere ilişkin icra takibi başlatılıp başlatılmadığına ilişkin bilgi  olmadığını kaydedilmiştir. Ayrıca, konut edinmeleri amacıyla tüketicilere kredi kullandırılması,  konutların finansal kiralama yoluyla kiralanması, sahip oldukları konutların teminatı altında  tüketicilere kredi kullandırılması hususlarını kapsayan konut finansmanının, Sermaye Piyasası  Kanunu'nda düzenlendiğini bilinmektedir. Ancak; bankacılık mevzuatında konut kredileri ve diğer  kredilerin geri ödemelerinde yaşanan sorunlara özgü bir düzenlemenin yer almadığı aynı soru  önergesinde vurgulanmıştır. Bir başka deyişle bu doğrultuda bir düzenleme, ancak yasal değişiklikle  mümkün olacaktır.  Bu bağlamda, başta konut kredisi olmak üzere, diğer kredilerin geri ödenmesinde yaşanan  sorunların ve toplumda yaşanan mağduriyetlerin çözümüne ilişkin yöntemlerin tespit edilmesi  amacıyla Anayasa'nın 98. ve TBMM İçtüzüğü'nün 104 ve 105. maddeleri gereğince Meclis  Araştırması açılmasını saygılanmızla arz ederiz.  TBMM B:64 23 . 2 . 2010 0 : 1  - 3 2 7 - 4.- Muğla Milletvekili Fevzi Topuz ve 20 milletvekilinin, Köyceğiz ilçesinde kurulacak  hidroelektrik santralin çevreye etkilerinin araştınlarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi  amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/586)  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Muğla ili Köyceğiz İlçesi Pınar Köyünde, Özel Çevre Koruma Alanı ve Anıt Ağaç Topluluğu  Koruma Alanı olan Topgözü mevkiinde bulunan Yuvarlakçay üzerinde inşa edilmek üzere olan 3.40  MV elektrik üretecek hidroelektrik santralın (HES) yapılmak istendiği bölge, ekosistemin ve biyolojik  çeşitliliğin, endemik türlerin yoğun olduğu ve özel olarak korunması gereken bir dünya mirasıdır.  Alternatif ve ekolojik turizmin, doğa sporlarının önemli bir merkezidir. Her geçen gün cazibe merkezi  olarak dünyanın ilgisini çekmektedir.  Bu bölgemizde yapılması planlanan Yuvarlakçay üzerindeki hidroelektrik santralinin havza  planlamasının dışında, yanlış planlama ve sonuçlarına ilişkin yapılan işlemleri sıralarsak;  - Yuvarlakçay üzerinde inşa edilecek HES ile Köyceğiz-Dalyan havzasının tuzlu su yoğunluğu  artacak, toprak tuzlanacak, zirai topraklar çoraklaşacaktır. Yeraltı sularının etkilenmesi neticesinde  yöredeki kaplıcaların susuz kalmasına sebep olacaktır.  - Yörede bu akarsuyun suyunu kullanarak tarım yapan binlerce yıldır yaşamını bu suyun getirdiği  zenginlikle sürdüren bir belde ve altı köyde yaşayan 14 bin köylü yurttaşımız bulunmaktadır. Bu çay  üzerinde HES yapılması yöre insanını susuz bırakacak ve göç etmelerine neden olacaktır.  - Su kaynağının, toprağın jeolojik özellikleri sebebiyle önüne set çekildiğinde başka bir mecraya  akacağı iddia edilmektedir.  - Doğal ortam, HES inşası hazırlıkları için yapılan kontrolsüz kesimle tahrip olmuş ve orman  ekosistemi ve su ağzında oluşmuş sucul ekosistem önemli derecede tahrip olmuştur. Ekosistemlere  yapılan bu müdahalelerin getireceği olumsuzluklar tarım alanlarına kadar devam eden doğal denge  zincirini de bozacaktır. Yöredeki flora ve fauna son derece olumsuz etkilenecek ve tarımsal verim bu  yörede düşecektir.  - Köyceğiz Gölünün su kalitesinin korunabilmesinin Yuvarlakçay'ın korunmasıyla bağlantısı  bulunmaktadır. Fiziko-kimyasal değişkenlerin sonuçlarına ve taban büyük omurgasızlarının  dağılımına göre sürekli, hafif ve orta derecede organik kirlilik saptanmıştır. Yuvarlakçay'ın su  kalitesinin izlenmesi, meromiktik bir göl olan Köyceğiz Gölü'nün su kalitesinin korunabilmesi için  de önemlidir. Bu durum HES planlanırken hiçbir şekilde göz önüne alınmamıştır.  - Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu 2003 yılında aldığı kararla anıt ağaç topluluğu  koruma alanı olarak ilan ettiği 45 ağacı, 15.5.2009'da 30 ağaca indirmiş ve 182 sayılı toplantısında  önce 30 adet anıt ağacı imar planına işletmiş, sonra aynı tarih ve toplantıda hemen takip eden  kararında 8 anıt ağacın kesilmesine, on tanesinin baraj suyu içinde kalmasına diğerlerinin duvar  dibinde kurumasına neden olacak HES'in yapımına uygun karan vermiştir. Kurulun anıt ağaçların  kesilmesine izin vermeye yetkisi yoktur, 666 sayılı ilke kararı gereğince sadece kuruduklarında  kaldırılıp yerine yenisi dikilebilir. Alınan kararlar koruma amacıyla bağdaşmamaktadır.  - Yuvarlakçay'ın suyu kaynağında içilebilir kalitede bir sudur. Yuvarlakçay HES yapımından  önce dereye 50 metre mesafede su şişelenmesine dahi izin vermeyerek derenin sağından ve solundan  500 metre mesafenin dere yatağı koruma alanı olduğundan dolayı izin vermeyen Özel Çevre Koruma  Kurumu, başka bir proje için (HES) koruma alanı dışına çıkarıp izin vermiş, imar planı ilave ve  değişiklikleri yapmıştır. Bu durum şirkete ve yapılacak işe göre koruma alanı değişikliğine gidildiği  göstermekte; bilimsel olmadığı gibi şaibeyi de içinde taşımaktadır.
Sayfa 42 -
TBMM B:64 23 . 2 . 2010 0 : 1  - 3 2 7 - 4.- Muğla Milletvekili Fevzi Topuz ve 20 milletvekilinin, Köyceğiz ilçesinde kurulacak  hidroelektrik santralin çevreye etkilerinin araştınlarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi  amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/586)  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Muğla ili Köyceğiz İlçesi Pınar Köyünde, Özel Çevre Koruma Alanı ve Anıt Ağaç Topluluğu  Koruma Alanı olan Topgözü mevkiinde bulunan Yuvarlakçay üzerinde inşa edilmek üzere olan 3.40  MV elektrik üretecek hidroelektrik santralın (HES) yapılmak istendiği bölge, ekosistemin ve biyolojik  çeşitliliğin, endemik türlerin yoğun olduğu ve özel olarak korunması gereken bir dünya mirasıdır.  Alternatif ve ekolojik turizmin, doğa sporlarının önemli bir merkezidir. Her geçen gün cazibe merkezi  olarak dünyanın ilgisini çekmektedir.  Bu bölgemizde yapılması planlanan Yuvarlakçay üzerindeki hidroelektrik santralinin havza  planlamasının dışında, yanlış planlama ve sonuçlarına ilişkin yapılan işlemleri sıralarsak;  - Yuvarlakçay üzerinde inşa edilecek HES ile Köyceğiz-Dalyan havzasının tuzlu su yoğunluğu  artacak, toprak tuzlanacak, zirai topraklar çoraklaşacaktır. Yeraltı sularının etkilenmesi neticesinde  yöredeki kaplıcaların susuz kalmasına sebep olacaktır.  - Yörede bu akarsuyun suyunu kullanarak tarım yapan binlerce yıldır yaşamını bu suyun getirdiği  zenginlikle sürdüren bir belde ve altı köyde yaşayan 14 bin köylü yurttaşımız bulunmaktadır. Bu çay  üzerinde HES yapılması yöre insanını susuz bırakacak ve göç etmelerine neden olacaktır.  - Su kaynağının, toprağın jeolojik özellikleri sebebiyle önüne set çekildiğinde başka bir mecraya  akacağı iddia edilmektedir.  - Doğal ortam, HES inşası hazırlıkları için yapılan kontrolsüz kesimle tahrip olmuş ve orman  ekosistemi ve su ağzında oluşmuş sucul ekosistem önemli derecede tahrip olmuştur. Ekosistemlere  yapılan bu müdahalelerin getireceği olumsuzluklar tarım alanlarına kadar devam eden doğal denge  zincirini de bozacaktır. Yöredeki flora ve fauna son derece olumsuz etkilenecek ve tarımsal verim bu  yörede düşecektir.  - Köyceğiz Gölünün su kalitesinin korunabilmesinin Yuvarlakçay'ın korunmasıyla bağlantısı  bulunmaktadır. Fiziko-kimyasal değişkenlerin sonuçlarına ve taban büyük omurgasızlarının  dağılımına göre sürekli, hafif ve orta derecede organik kirlilik saptanmıştır. Yuvarlakçay'ın su  kalitesinin izlenmesi, meromiktik bir göl olan Köyceğiz Gölü'nün su kalitesinin korunabilmesi için  de önemlidir. Bu durum HES planlanırken hiçbir şekilde göz önüne alınmamıştır.  - Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu 2003 yılında aldığı kararla anıt ağaç topluluğu  koruma alanı olarak ilan ettiği 45 ağacı, 15.5.2009'da 30 ağaca indirmiş ve 182 sayılı toplantısında  önce 30 adet anıt ağacı imar planına işletmiş, sonra aynı tarih ve toplantıda hemen takip eden  kararında 8 anıt ağacın kesilmesine, on tanesinin baraj suyu içinde kalmasına diğerlerinin duvar  dibinde kurumasına neden olacak HES'in yapımına uygun karan vermiştir. Kurulun anıt ağaçların  kesilmesine izin vermeye yetkisi yoktur, 666 sayılı ilke kararı gereğince sadece kuruduklarında  kaldırılıp yerine yenisi dikilebilir. Alınan kararlar koruma amacıyla bağdaşmamaktadır.  - Yuvarlakçay'ın suyu kaynağında içilebilir kalitede bir sudur. Yuvarlakçay HES yapımından  önce dereye 50 metre mesafede su şişelenmesine dahi izin vermeyerek derenin sağından ve solundan  500 metre mesafenin dere yatağı koruma alanı olduğundan dolayı izin vermeyen Özel Çevre Koruma  Kurumu, başka bir proje için (HES) koruma alanı dışına çıkarıp izin vermiş, imar planı ilave ve  değişiklikleri yapmıştır. Bu durum şirkete ve yapılacak işe göre koruma alanı değişikliğine gidildiği  göstermekte; bilimsel olmadığı gibi şaibeyi de içinde taşımaktadır.  T B M M B: 64 23 . 2 . 2010 O: 1  1) Fevzi Topuz (Muğla)  2) Ali Arslan (Muğla)  3) Gürol Ergin (Muğla)  4) Ali Rıza Öztürk (Mersin)  5) Ali Kocal (Zonguldak)  6) Hulusi Güvel (Adana)  7) Akif Ekici (Gaziantep)  8) Şevket Köse (Adıyaman)  9) Turgut Dibek (Kırklareli)  10) Hüseyin Unsal (Amasya)  11) Algan Hacaloğlu (İstanbul)  12) Erol Tınastepe (Erzincan)  13) Tayfur Süner (Antalya)  14) Abdulaziz Yazar (Hatay)  15) Durdu Özbolat (Kahramanmaraş)  16) Mevlüt Coşkuner (İsparta)  17) Mehmet Ali Özpolat (İstanbul)  18) Ali Rıza Ertemür (Denizli)  19) Tekin Bingöl (Ankara)  20) Ahmet Küçük (Çanakkale)  21) Ensar Öğüt (Ardahan)  BAŞKAN - Bilgilerinize sunulmuştur.  Önergeler gündemdeki yerlerini alacak ve Meclis araştırması açılıp açılmaması konusundaki  görüşmeler sırası geldiğinde yapılacaktır.  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığının iki tezkeresi vardır, ayrı ayrı okutup oylarınıza  sunacağım.  Okutuyorum:  - 3 2 8 - - Bir bölgede öncelik her zaman içme suyunundur. Ayrıca, ormanların, su kaynaklarının, yaban  hayatın ve sulak alanların korunmasındaki kamu yararı elektrik üretilmesindeki kamu yararından  üstündür.  - ÇED hazırlama elektrik üretimi için 25 MW üstü olma koşulu getirilmiştir. Böyle bir uygulama  bilimsellikten uzaktır. Bu projede de ÇED istenmemektedir. Bu Projede elektrik üretimi küçük diye  çevreye daha az mı zarar verecektir?  HES'lerin sadece enerji amacına ilişkin proje özelinde değerlendirmelerle ele alınması doğru  değildir. Havza bazında, havza özelliklerinin korunması öncelikli olmak üzere, suyun kullanım  önceliğine göre planlama yapılması zorunlu olmasına rağmen bu durum uygulanmamıştır. Kısaca, bu  proje teknik yönden bilimsel değildir. Kamu yararı olmayan bu projenin iptali bir zorunluluktur.  Yukarıda saydığımız nedenlerle ve büyük değer taşıyan bölgemizin su havzasının kamu yararı  kapsamında kullanılması için Anayasanın 98., içtüzüğün 104 ve 105'inci maddeleri gereğince Meclis  Araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz. 18.01.2010
Sayfa 43 -
T B M M B: 64 23 . 2 . 2010 O: 1  1) Fevzi Topuz (Muğla)  2) Ali Arslan (Muğla)  3) Gürol Ergin (Muğla)  4) Ali Rıza Öztürk (Mersin)  5) Ali Kocal (Zonguldak)  6) Hulusi Güvel (Adana)  7) Akif Ekici (Gaziantep)  8) Şevket Köse (Adıyaman)  9) Turgut Dibek (Kırklareli)  10) Hüseyin Unsal (Amasya)  11) Algan Hacaloğlu (İstanbul)  12) Erol Tınastepe (Erzincan)  13) Tayfur Süner (Antalya)  14) Abdulaziz Yazar (Hatay)  15) Durdu Özbolat (Kahramanmaraş)  16) Mevlüt Coşkuner (İsparta)  17) Mehmet Ali Özpolat (İstanbul)  18) Ali Rıza Ertemür (Denizli)  19) Tekin Bingöl (Ankara)  20) Ahmet Küçük (Çanakkale)  21) Ensar Öğüt (Ardahan)  BAŞKAN - Bilgilerinize sunulmuştur.  Önergeler gündemdeki yerlerini alacak ve Meclis araştırması açılıp açılmaması konusundaki  görüşmeler sırası geldiğinde yapılacaktır.  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığının iki tezkeresi vardır, ayrı ayrı okutup oylarınıza  sunacağım.  Okutuyorum:  - 3 2 8 - - Bir bölgede öncelik her zaman içme suyunundur. Ayrıca, ormanların, su kaynaklarının, yaban  hayatın ve sulak alanların korunmasındaki kamu yararı elektrik üretilmesindeki kamu yararından  üstündür.  - ÇED hazırlama elektrik üretimi için 25 MW üstü olma koşulu getirilmiştir. Böyle bir uygulama  bilimsellikten uzaktır. Bu projede de ÇED istenmemektedir. Bu Projede elektrik üretimi küçük diye  çevreye daha az mı zarar verecektir?  HES'lerin sadece enerji amacına ilişkin proje özelinde değerlendirmelerle ele alınması doğru  değildir. Havza bazında, havza özelliklerinin korunması öncelikli olmak üzere, suyun kullanım  önceliğine göre planlama yapılması zorunlu olmasına rağmen bu durum uygulanmamıştır. Kısaca, bu  proje teknik yönden bilimsel değildir. Kamu yararı olmayan bu projenin iptali bir zorunluluktur.  Yukarıda saydığımız nedenlerle ve büyük değer taşıyan bölgemizin su havzasının kamu yararı  kapsamında kullanılması için Anayasanın 98., içtüzüğün 104 ve 105'inci maddeleri gereğince Meclis  Araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz. 18.01.2010  TBMM B: 64 23 . 2 . 2010 O: 1  - 3 2 9 - B) TEZKERELER (Devam)  2.- Birleşmiş Milletler İnsan Yerleşimleri Programı (UN-HABITAT) ile HABITAT Küresel  Parlamenterleri Başkanlığınca, Brezilya'nın Rio de Janeiro Kentinde 17-24 Mart 2010 tarihleri  arasında düzenlenecek olan 5 'inci Dünya Kent Forumu ile 6 'ncı Habitat Global Parlamenterleri  Toplantısına davet edilen Ankara Milletvekili ve Çevre Komisyonu Başkanı Haluk Özdalga 'nın davete  icabet etmesine ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/1099)  19 Şubat 2010  Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kuruluna  Birleşmiş Milletler İnsan Yerleşimleri Programı (UN-HABITAT) ile HABITAT Küresel  Parlamenterleri Başkanlığınca, Brezilya'nın Rio de Janeiro Kentinde 17-24 Mart 2010 tarihleri  arasında düzenlenecek olan 5. Dünya Kent Forumu ile 6. Habitat Global Parlamenterleri  Toplantısı'na, Ankara Milletvekili TBMM Çevre Komisyonu Başkanı Nazmi Haluk Özdalga davet  edilmektedir.  Söz konusu davete icabet edilmesi hususu "Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin Dış İlişkileri'nin  Düzenlenmesi Hakkında 3620 sayılı Kanun'un 9. maddesi" uyarınca Genel Kurul'un tasviplerine  sunulur.  Mehmet Ali Şahin  Türkiye Büyük Millet Meclisi  Başkanı  K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Karar yeter sayısı...  BAŞKAN - Arayacağım Sayın Anadol.  Oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... (Ancak karar yeter sayısı arayacağım.) Kabul  etmeyenler... Karar yeter sayısı yoktur.  Beş dakika ara veriyorum.  Kapanma Saati: 16.10
Sayfa 44 -
TBMM B: 64 23 . 2 . 2010 O: 1  - 3 2 9 - B) TEZKERELER (Devam)  2.- Birleşmiş Milletler İnsan Yerleşimleri Programı (UN-HABITAT) ile HABITAT Küresel  Parlamenterleri Başkanlığınca, Brezilya'nın Rio de Janeiro Kentinde 17-24 Mart 2010 tarihleri  arasında düzenlenecek olan 5 'inci Dünya Kent Forumu ile 6 'ncı Habitat Global Parlamenterleri  Toplantısına davet edilen Ankara Milletvekili ve Çevre Komisyonu Başkanı Haluk Özdalga 'nın davete  icabet etmesine ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/1099)  19 Şubat 2010  Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kuruluna  Birleşmiş Milletler İnsan Yerleşimleri Programı (UN-HABITAT) ile HABITAT Küresel  Parlamenterleri Başkanlığınca, Brezilya'nın Rio de Janeiro Kentinde 17-24 Mart 2010 tarihleri  arasında düzenlenecek olan 5. Dünya Kent Forumu ile 6. Habitat Global Parlamenterleri  Toplantısı'na, Ankara Milletvekili TBMM Çevre Komisyonu Başkanı Nazmi Haluk Özdalga davet  edilmektedir.  Söz konusu davete icabet edilmesi hususu "Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin Dış İlişkileri'nin  Düzenlenmesi Hakkında 3620 sayılı Kanun'un 9. maddesi" uyarınca Genel Kurul'un tasviplerine  sunulur.  Mehmet Ali Şahin  Türkiye Büyük Millet Meclisi  Başkanı  K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Karar yeter sayısı...  BAŞKAN - Arayacağım Sayın Anadol.  Oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... (Ancak karar yeter sayısı arayacağım.) Kabul  etmeyenler... Karar yeter sayısı yoktur.  Beş dakika ara veriyorum.  Kapanma Saati: 16.10  TBMM B:64 23 . 2 . 2010 0 : 2  BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 64'üncü Birleşiminin İkinci  Oturumunu açıyorum.  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı tezkeresinin oylamasında karar yeter sayısı  bulunamamıştı. Şimdi tezkereyi oylarınıza sunacağım ve karar yeter sayısını arayacağım.  Kabul edenler...  Sayın milletvekilleri, sayın kâtip üyeler arasında ihtilaf olduğu için elektronik cihazla oylama  yapacağım.  Üç dakika süre veriyorum.  (Elektronik cihazla oylama yapıldı)  BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, karar yeter sayısı vardır, tezkere kabul edilmiştir.  Diğer tezkereyi okutuyorum:  3.- Türkiye Büyük Millet Meclisi ile Uganda Parlamentoları arasında Dostluk Grubu  kurulmasına ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/1100)  Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kuruluna  Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin Dış İlişkilerinin Düzenlenmesi Hakkında 3620 Sayılı  Kanun'un 4. Maddesi uyarınca, Uganda Parlamentosu ile TBMM arasında Parlamentolararası dostluk  grubu kurulması hususu Genel Kurul'un tasvibine sunulur.  Mehmet Ali Şahin  Türkiye Büyük Millet Meclisi  Başkanı  BAŞKAN - Oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.  Danışma Kurulunun bir önerisi vardır, okutup oylarınıza sunacağım.  VII.- ÖNERİLER  A) DANIŞMA KURULU ÖNERİLERİ  1. - Gündemdeki sıralama ile Genel Kurulun çalışma saatlerinin yeniden düzenlenmesine; (U/10)  esas numaralı gensoru önergesinin gündeme alınıp alınmayacağı hususundaki görüşmelerin Genel  Kurulun 25 Şubat 2010 Perşembe günkü birleşiminde yapılmasına ilişkin Danışma Kurulu önerisi  Danışma Kurulu Önerisi  Tarihi: 23.02.2010  Danışma Kurulunun yaptığı toplantıda, aşağıdaki önerilerin Genel Kurulun onayına sunulması  uygun görülmüştür.  Mehmet Ali Şahin  Türkiye Büyük Millet Meclisi  Başkanı  Bekir Bozdağ Kemal Anadol  Adalet ve Kalkınma Partisi Cumhuriyet Halk Partisi  Grubu Başkan Vekili Grubu Başkan Vekili  Oktay Vural Ayla Akat Ata  Milliyetçi Hareket Partisi Barış ve Demokrasi Partisi  Grubu Başkan Vekili Grubu Başkan Vekili  - 3 3 0 - İKİNCİ OTURUM  Açılma Saati: 16.22  BAŞKAN: Başkan Vekili Sadık YAKUT  KÂTİP ÜYELER: Bayram ÖZÇELİK (Burdur), Murat ÖZKAN (Giresun)
Sayfa 45 -
TBMM B:64 23 . 2 . 2010 0 : 2  BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 64'üncü Birleşiminin İkinci  Oturumunu açıyorum.  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı tezkeresinin oylamasında karar yeter sayısı  bulunamamıştı. Şimdi tezkereyi oylarınıza sunacağım ve karar yeter sayısını arayacağım.  Kabul edenler...  Sayın milletvekilleri, sayın kâtip üyeler arasında ihtilaf olduğu için elektronik cihazla oylama  yapacağım.  Üç dakika süre veriyorum.  (Elektronik cihazla oylama yapıldı)  BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, karar yeter sayısı vardır, tezkere kabul edilmiştir.  Diğer tezkereyi okutuyorum:  3.- Türkiye Büyük Millet Meclisi ile Uganda Parlamentoları arasında Dostluk Grubu  kurulmasına ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/1100)  Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kuruluna  Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin Dış İlişkilerinin Düzenlenmesi Hakkında 3620 Sayılı  Kanun'un 4. Maddesi uyarınca, Uganda Parlamentosu ile TBMM arasında Parlamentolararası dostluk  grubu kurulması hususu Genel Kurul'un tasvibine sunulur.  Mehmet Ali Şahin  Türkiye Büyük Millet Meclisi  Başkanı  BAŞKAN - Oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.  Danışma Kurulunun bir önerisi vardır, okutup oylarınıza sunacağım.  VII.- ÖNERİLER  A) DANIŞMA KURULU ÖNERİLERİ  1. - Gündemdeki sıralama ile Genel Kurulun çalışma saatlerinin yeniden düzenlenmesine; (U/10)  esas numaralı gensoru önergesinin gündeme alınıp alınmayacağı hususundaki görüşmelerin Genel  Kurulun 25 Şubat 2010 Perşembe günkü birleşiminde yapılmasına ilişkin Danışma Kurulu önerisi  Danışma Kurulu Önerisi  Tarihi: 23.02.2010  Danışma Kurulunun yaptığı toplantıda, aşağıdaki önerilerin Genel Kurulun onayına sunulması  uygun görülmüştür.  Mehmet Ali Şahin  Türkiye Büyük Millet Meclisi  Başkanı  Bekir Bozdağ Kemal Anadol  Adalet ve Kalkınma Partisi Cumhuriyet Halk Partisi  Grubu Başkan Vekili Grubu Başkan Vekili  Oktay Vural Ayla Akat Ata  Milliyetçi Hareket Partisi Barış ve Demokrasi Partisi  Grubu Başkan Vekili Grubu Başkan Vekili  - 3 3 0 - İKİNCİ OTURUM  Açılma Saati: 16.22  BAŞKAN: Başkan Vekili Sadık YAKUT  KÂTİP ÜYELER: Bayram ÖZÇELİK (Burdur), Murat ÖZKAN (Giresun)  T B M M B: 64 23 . 2 . 2010 O: 2  Öneriler:  Gündemin kanun tasarı ve teklifleri ile komisyonlardan gelen diğer işler kısmında yer alan 426  sıra sayılı kanun tasarısının bu kısmın 8 inci sırasına alınması,  18 Şubat 2010 tarihinde dağıtılan ve Genel Kurulun aynı günkü birleşiminde okunan 11/10 esas  numaralı Gensoru Önergesinin gündemin "Özel Gündemde Yar Alacak İşler" kısmında yer alması,  Anayasanın 99 uncu maddesi gereğince gündeme alınıp alınmayacağı hususundaki görüşmelerin  Genel Kurulun 25 Şubat 2010 Perşembe günkü birleşiminde yapılması,  Genel Kurulun 25 Şubat 2010 Perşembe günkü birleşiminde, 426 sıra sayılı kanun tasarısının  görüşmelerinin tamamlanmasına kadar çalışması,  Önerilmiştir.  BAŞKAN - Danışma Kurulu önerisinin aleyhinde söz isteyen Tayfun İçli, Eskişehir Milletvekili.  Buyurun Sayın İçli.  H. TAYFUN İÇLİ (Eskişehir) - Teşekkür ederim Sayın Başkanım.  Sayın Başkanım, değerli milletvekili arkadaşlarım; Danışma Kurulu önerisinin aleyhinde söz  talep ettim.  Danışma Kurulu, aslında, gensorunun 25 Şubat Perşembe günü görüşülmesini kararlaştırmış.  İçerik olarak buna bir itirazım yok. Ama gelenek olduğu üzere, Türkiye Büyük Millet Meclisinin  gündemi belirlenirken Türkiye Büyük Millet Meclisinin gündeminin ne olması gerektiği konusunda  da görüşler ifade edildiği için, ben de bugün, Türkiye'nin gerçek gündeminde olan konulara değinmek  istiyorum değerli milletvekili arkadaşlarım.  Değerli milletvekili arkadaşlarım, tabii ki çok önemli bir süreçten geçiyoruz. Bu konulara  girmeden evvel, son birkaç gün içerisinde kamuoyunu meşgul eden 2 AKP milletvekilinin sözlerini  değerlendirerek ve bu sözleri kınayarak sözlerime başlamak istiyorum.  Değerli arkadaşlarım, bugünkü gazetelerde AKP Çorum Milletvekili Ahmet Aydoğmuş'un  "İktidara karşı çıkanların kanını tahlile yollamak gerekir. Bu kanı bozuklar, gizli söylemler yaparak  ihanet etmişlerdir." şeklindeki bir ifadesi bulunmaktadır. Bugün birçok gazetede bu ifadelere yer  verilmiştir.  Yine, AKP Kahramanmaraş Milletvekili Sayın Avni Doğan da geçtiğimiz günlerde "Kırk yıldır  onlar bizi fişledi, şimdi biz onları fişliyoruz. Eğer iktidardan düşersek Ergenekoncular bizden hesap  sorar." şeklindeki ifadelerinin çok kaygı verici olduğunu ifade etmek istiyorum.  SONER AKSOY (Kütahya) - Onu düzelttiler.  H. TAYFUN İÇLİ (Devamla) - Düzelttiler ama...  Değerli arkadaşlarım, 2 sayın milletvekilinin bu ifadesi, özellikle AKP grup başkan vekilleri  tarafından burada şiddetle kınanması gerekir; bakın, kafatasçılığı dahi aşan bir ırkçılık, faşist bir  yaklaşım. İnsanların kanının tahlil edilmesinden söz ediyor ve düşünebiliyor musunuz, 2 sayın  milletvekili bunu Türk halkının gözünün içine baka baka söylüyor. Düşünün, Türkiye'nin hangi  noktaya geldiğini, hangi ruh haliyle milletvekillerinin böyle bir şeyi söylediğini... İbret verici  söylemlerdir değerli arkadaşlarım. Bunu özellikle, tabii, AKP grup başkan vekillerinin ve hatta  Türkiye Büyük Millet Meclisini yöneten Sayın Başkan Vekilinin oturumu açarken kınaması  gerektiğini de düşünmekteyim değerli arkadaşlarım.  Ama, bunlar artık çok olağan şeyler hâline geldi. Türkiye'de, lafının nereye gideceğini bilmeyen  o kadar çok insan türedi ki artık bunlar -kanıksadık - çok olağan hâle geldi.  Değerli arkadaşlarım, son günlerde enteresan işler oluyor. Türkiye geçen hafta Erzurum ve  Erzincan hattında yaşanan, hatta ucu Ankara'ya kadar gelen hukuk dışı uygulamaları konuştu. Birkaç  - 3 3 1 -
Sayfa 46 -
T B M M B: 64 23 . 2 . 2010 O: 2  Öneriler:  Gündemin kanun tasarı ve teklifleri ile komisyonlardan gelen diğer işler kısmında yer alan 426  sıra sayılı kanun tasarısının bu kısmın 8 inci sırasına alınması,  18 Şubat 2010 tarihinde dağıtılan ve Genel Kurulun aynı günkü birleşiminde okunan 11/10 esas  numaralı Gensoru Önergesinin gündemin "Özel Gündemde Yar Alacak İşler" kısmında yer alması,  Anayasanın 99 uncu maddesi gereğince gündeme alınıp alınmayacağı hususundaki görüşmelerin  Genel Kurulun 25 Şubat 2010 Perşembe günkü birleşiminde yapılması,  Genel Kurulun 25 Şubat 2010 Perşembe günkü birleşiminde, 426 sıra sayılı kanun tasarısının  görüşmelerinin tamamlanmasına kadar çalışması,  Önerilmiştir.  BAŞKAN - Danışma Kurulu önerisinin aleyhinde söz isteyen Tayfun İçli, Eskişehir Milletvekili.  Buyurun Sayın İçli.  H. TAYFUN İÇLİ (Eskişehir) - Teşekkür ederim Sayın Başkanım.  Sayın Başkanım, değerli milletvekili arkadaşlarım; Danışma Kurulu önerisinin aleyhinde söz  talep ettim.  Danışma Kurulu, aslında, gensorunun 25 Şubat Perşembe günü görüşülmesini kararlaştırmış.  İçerik olarak buna bir itirazım yok. Ama gelenek olduğu üzere, Türkiye Büyük Millet Meclisinin  gündemi belirlenirken Türkiye Büyük Millet Meclisinin gündeminin ne olması gerektiği konusunda  da görüşler ifade edildiği için, ben de bugün, Türkiye'nin gerçek gündeminde olan konulara değinmek  istiyorum değerli milletvekili arkadaşlarım.  Değerli milletvekili arkadaşlarım, tabii ki çok önemli bir süreçten geçiyoruz. Bu konulara  girmeden evvel, son birkaç gün içerisinde kamuoyunu meşgul eden 2 AKP milletvekilinin sözlerini  değerlendirerek ve bu sözleri kınayarak sözlerime başlamak istiyorum.  Değerli arkadaşlarım, bugünkü gazetelerde AKP Çorum Milletvekili Ahmet Aydoğmuş'un  "İktidara karşı çıkanların kanını tahlile yollamak gerekir. Bu kanı bozuklar, gizli söylemler yaparak  ihanet etmişlerdir." şeklindeki bir ifadesi bulunmaktadır. Bugün birçok gazetede bu ifadelere yer  verilmiştir.  Yine, AKP Kahramanmaraş Milletvekili Sayın Avni Doğan da geçtiğimiz günlerde "Kırk yıldır  onlar bizi fişledi, şimdi biz onları fişliyoruz. Eğer iktidardan düşersek Ergenekoncular bizden hesap  sorar." şeklindeki ifadelerinin çok kaygı verici olduğunu ifade etmek istiyorum.  SONER AKSOY (Kütahya) - Onu düzelttiler.  H. TAYFUN İÇLİ (Devamla) - Düzelttiler ama...  Değerli arkadaşlarım, 2 sayın milletvekilinin bu ifadesi, özellikle AKP grup başkan vekilleri  tarafından burada şiddetle kınanması gerekir; bakın, kafatasçılığı dahi aşan bir ırkçılık, faşist bir  yaklaşım. İnsanların kanının tahlil edilmesinden söz ediyor ve düşünebiliyor musunuz, 2 sayın  milletvekili bunu Türk halkının gözünün içine baka baka söylüyor. Düşünün, Türkiye'nin hangi  noktaya geldiğini, hangi ruh haliyle milletvekillerinin böyle bir şeyi söylediğini... İbret verici  söylemlerdir değerli arkadaşlarım. Bunu özellikle, tabii, AKP grup başkan vekillerinin ve hatta  Türkiye Büyük Millet Meclisini yöneten Sayın Başkan Vekilinin oturumu açarken kınaması  gerektiğini de düşünmekteyim değerli arkadaşlarım.  Ama, bunlar artık çok olağan şeyler hâline geldi. Türkiye'de, lafının nereye gideceğini bilmeyen  o kadar çok insan türedi ki artık bunlar -kanıksadık - çok olağan hâle geldi.  Değerli arkadaşlarım, son günlerde enteresan işler oluyor. Türkiye geçen hafta Erzurum ve  Erzincan hattında yaşanan, hatta ucu Ankara'ya kadar gelen hukuk dışı uygulamaları konuştu. Birkaç  - 3 3 1 - TBMM B:64 23 . 2 . 2010 0 : 2  - 3 3 2 - gündür de, işte, 17 emekli general, 4 muvazzaf amiral, 27 subay ve 1 astsubayla ilgili, adına da  "Balyoz" denilen bir soruşturmayı yaşıyor.  Değerli arkadaşlarım, Anayasa'nın 11 'inci maddesi... Bunu özellikle okumak istiyorum çünkü  vatandaşlarımız ceplerinde Anayasa'yla dolaşmıyorlar; hangi hükümlere tabi olacaklarını ancak  Anayasa hükümlerinin kendilerine anlatılmasıyla daha iyi kavrayacaklar. Bakın, "Anayasanın  bağlayıcılığı ve üstünlüğü" başlıklı 11 'inci maddesi "Anayasa hükümleri, yasama, yürütme ve yargı  organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kurallarıdır.  Kanunlar Anayasaya aykırı olamaz." şeklinde emredici hüküm taşımaktadır.  Yine, değerli arkadaşlarım, Anayasa'nın "Temel hak ve hürriyetlerin kötüye kullanılmaması"  başlıklı 14'üncü maddesinin ikinci fıkrası "Anayasa hükümlerinden hiçbiri, Devlete veya kişilere,  Anayasayla tanınan temel hak ve hürriyetlerin yok edilmesini veya Anayasada belirtilenden daha  geniş şekilde sınırlandırılmasını amaçlayan bir faaliyette bulunmayı mümkün kılacak şekilde  yorumlanamaz." şeklinde hüküm taşımaktadır.  Ama, değerli arkadaşlarım "Temel hak ve hürriyetlerin kullanılmasının durdurulması" başlıklı  15'inci maddesinde "Savaş, seferberlik, sıkıyönetim veya olağanüstü hallerde, milletlerarası hukuktan  doğan yükümlülükler ihlâl edilmemek kaydıyla, durumun gerektirdiği ölçüde temel hak ve  hürriyetlerin kullanılması kısmen veya tamamen durdurulabilir veya bunlar için Anayasada öngörülen  güvencelere aykırı tedbirler alınabilir." denilmektedir.  Değerli arkadaşlarım, neden özellikle Anayasa'nın bu hükümlerini okudum? Değerli  arkadaşlarım, son yıllarda Anayasa hükümleri dikkate alınmıyor, Anayasa rafa kaldırılıyor.  Değerli arkadaşlarım, Anayasa'nın 15'inci maddesinde ifade edildiği bir şekilde Türkiye bir  savaş hâlinde midir? Bir seferberlik mi ilan edilmiştir? Sıkıyönetim mi vardır? Olağanüstü hâl mi ilan  edilmiştir ki Anayasa'da tanınan temel hak ve özgürlükler durdurulabilmekte, askıya alınabilmekte  ve Anayasa hiçe sayılmaktadır?  Değerli arkadaşlarım, Türkiye Büyük Millet Meclisi, hepinizin çok iyi bildiği gibi, 5918 sayılı  Yasa'da, gece yarısı önergesiyle, askerlerle ilgili bir değişiklik yapmıştır ve Anayasa Mahkememiz  geçtiğimiz günlerde 5918 sayılı Yasa'nın 7'nci maddesini iptal etmiş ve yürürlüğünü durdurmuştur.  Bu iptal ettiği ve yürürlüğünü durdurduğu madde Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 250'nci  maddesinin üçüncü fıkrasına ilişkindir. Bu madde de, Anayasa Mahkemesinde, Yargıtayda ve askerî  mahkemelerde görülecek davalarla ilgili soruşturmaların özel yetkili cumhuriyet savcılarınca  yapılamayacağını, özel yetkili ağır ceza mahkemelerinde yargılama yapılamayacağını çok açık bir  şekilde düzenlemektedir.  Erzurum-İstanbul hattında pinpon, ki bu " a t ı f diye de adlandırılır uluslararası hukukta...  Erzurum, "Yetkisiz" diyor, apar topar dosyayı kaçırmak suretiyle İstanbul'a gönderiyor, İstanbul  Özel Yetkili Savcısı "Ben yetkisizim kardeşim." diyor, Erzurum'a gidiyor ve Erzincan Başsavcısı  da karşılıklı pinpon oyununun ortasında, Erzurum'da, mahkemede, tek kişilik hücrede, değerli  arkadaşlarım, kalıyor ama bir taraftan da açıkça askerî yargının görevine giren bir konuda 4 amiral,  muvazzaf; 27 subay, muvazzaf, 1 astsubay, muvazzaf, Anayasa Mahkemesinin kararma rağmen,  birtakım yakışıksız, televizyonlardaki görüntülere bakıyorsunuz, enteresan muamelelere maruz  kalıyor.  Değerli arkadaşlarım, Anayasa'mızın 37'nci maddesine göre -ki, bu 60 yılı ihtilali öncesindeki  birtakım sıkıntılardan sonra Anayasa hükmü hâline gelmiştir- "Hiç kimse kanunen tabi olduğu  mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz." şeklinde amir ve bağlayıcı hüküm vardır. Şimdi  bakıyorsunuz, Erzincan Başsavcısı kanunen tabi olduğu mahkemenin dışında enteresan muamelelere
Sayfa 47 -
TBMM B:64 23 . 2 . 2010 0 : 2  - 3 3 2 - gündür de, işte, 17 emekli general, 4 muvazzaf amiral, 27 subay ve 1 astsubayla ilgili, adına da  "Balyoz" denilen bir soruşturmayı yaşıyor.  Değerli arkadaşlarım, Anayasa'nın 11 'inci maddesi... Bunu özellikle okumak istiyorum çünkü  vatandaşlarımız ceplerinde Anayasa'yla dolaşmıyorlar; hangi hükümlere tabi olacaklarını ancak  Anayasa hükümlerinin kendilerine anlatılmasıyla daha iyi kavrayacaklar. Bakın, "Anayasanın  bağlayıcılığı ve üstünlüğü" başlıklı 11 'inci maddesi "Anayasa hükümleri, yasama, yürütme ve yargı  organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kurallarıdır.  Kanunlar Anayasaya aykırı olamaz." şeklinde emredici hüküm taşımaktadır.  Yine, değerli arkadaşlarım, Anayasa'nın "Temel hak ve hürriyetlerin kötüye kullanılmaması"  başlıklı 14'üncü maddesinin ikinci fıkrası "Anayasa hükümlerinden hiçbiri, Devlete veya kişilere,  Anayasayla tanınan temel hak ve hürriyetlerin yok edilmesini veya Anayasada belirtilenden daha  geniş şekilde sınırlandırılmasını amaçlayan bir faaliyette bulunmayı mümkün kılacak şekilde  yorumlanamaz." şeklinde hüküm taşımaktadır.  Ama, değerli arkadaşlarım "Temel hak ve hürriyetlerin kullanılmasının durdurulması" başlıklı  15'inci maddesinde "Savaş, seferberlik, sıkıyönetim veya olağanüstü hallerde, milletlerarası hukuktan  doğan yükümlülükler ihlâl edilmemek kaydıyla, durumun gerektirdiği ölçüde temel hak ve  hürriyetlerin kullanılması kısmen veya tamamen durdurulabilir veya bunlar için Anayasada öngörülen  güvencelere aykırı tedbirler alınabilir." denilmektedir.  Değerli arkadaşlarım, neden özellikle Anayasa'nın bu hükümlerini okudum? Değerli  arkadaşlarım, son yıllarda Anayasa hükümleri dikkate alınmıyor, Anayasa rafa kaldırılıyor.  Değerli arkadaşlarım, Anayasa'nın 15'inci maddesinde ifade edildiği bir şekilde Türkiye bir  savaş hâlinde midir? Bir seferberlik mi ilan edilmiştir? Sıkıyönetim mi vardır? Olağanüstü hâl mi ilan  edilmiştir ki Anayasa'da tanınan temel hak ve özgürlükler durdurulabilmekte, askıya alınabilmekte  ve Anayasa hiçe sayılmaktadır?  Değerli arkadaşlarım, Türkiye Büyük Millet Meclisi, hepinizin çok iyi bildiği gibi, 5918 sayılı  Yasa'da, gece yarısı önergesiyle, askerlerle ilgili bir değişiklik yapmıştır ve Anayasa Mahkememiz  geçtiğimiz günlerde 5918 sayılı Yasa'nın 7'nci maddesini iptal etmiş ve yürürlüğünü durdurmuştur.  Bu iptal ettiği ve yürürlüğünü durdurduğu madde Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 250'nci  maddesinin üçüncü fıkrasına ilişkindir. Bu madde de, Anayasa Mahkemesinde, Yargıtayda ve askerî  mahkemelerde görülecek davalarla ilgili soruşturmaların özel yetkili cumhuriyet savcılarınca  yapılamayacağını, özel yetkili ağır ceza mahkemelerinde yargılama yapılamayacağını çok açık bir  şekilde düzenlemektedir.  Erzurum-İstanbul hattında pinpon, ki bu " a t ı f diye de adlandırılır uluslararası hukukta...  Erzurum, "Yetkisiz" diyor, apar topar dosyayı kaçırmak suretiyle İstanbul'a gönderiyor, İstanbul  Özel Yetkili Savcısı "Ben yetkisizim kardeşim." diyor, Erzurum'a gidiyor ve Erzincan Başsavcısı  da karşılıklı pinpon oyununun ortasında, Erzurum'da, mahkemede, tek kişilik hücrede, değerli  arkadaşlarım, kalıyor ama bir taraftan da açıkça askerî yargının görevine giren bir konuda 4 amiral,  muvazzaf; 27 subay, muvazzaf, 1 astsubay, muvazzaf, Anayasa Mahkemesinin kararma rağmen,  birtakım yakışıksız, televizyonlardaki görüntülere bakıyorsunuz, enteresan muamelelere maruz  kalıyor.  Değerli arkadaşlarım, Anayasa'mızın 37'nci maddesine göre -ki, bu 60 yılı ihtilali öncesindeki  birtakım sıkıntılardan sonra Anayasa hükmü hâline gelmiştir- "Hiç kimse kanunen tabi olduğu  mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz." şeklinde amir ve bağlayıcı hüküm vardır. Şimdi  bakıyorsunuz, Erzincan Başsavcısı kanunen tabi olduğu mahkemenin dışında enteresan muamelelere  TBMM B: 64 23 . 2 . 2010 O: 2  tabi tutulduğu gibi, bu ülkenin şu anda muvazzaf olan amiralleri, generalleri, subayları, kanunen tabi  olmanın dışında başka bir soruşturmaya tabi tutulmaktadır.  Değerli arkadaşlarım, Anayasa Mahkemesi hoşunuza gitmeyen karar verdi, o zaman "Anayasa  Mahkemesini dinlemezük!" deme lüksüne sahip değiliz. Danıştay yönetmelikleri iptal etti diye,  Danıştay istediğiniz kararı vermedi diye Danıştay için "İstemezük kararlarını!" gibi keyfî tutum ve  davranışlar içinde olmak lüksünde değiliz. Eğer bir ülkede Anayasa'yı rafa kaldırıyorsanız, Anayasa  hükümlerini, kanun hükümlerini görmezden geliyorsanız, anayasal kurumları; Anayasa  Mahkemesinin, Danıştayın, Yargıtayın kararlarını hiçe sayıyorsanız ve onları kendinizce  yorumlamaya çalışıyorsanız o ülkede bir demokrasinin olduğundan söz edilemez.  Değerli arkadaşlarım, hukukta yorum ancak Anayasa'da ve yasada yazılı bir hüküm yoksa  yapılabilir.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Lütfen tamamlayınız Sayın İçli.  H. TAYFUN İÇLİ (Devamla) - Tamamlıyorum Sayın Başkanım.  Kanunda bir açık hüküm yoksa, bir boşluk varsa yapılacak bir olaydır. Bunun da yorumu  herkese, sokaktaki vatandaşlara ait değildir. Kanundaki boşluğu doldurma, yorumlama yetkisi, yine  Anayasa'mıza göre yargı organlarına bırakılmıştır; Anayasa Mahkemesine bırakılmıştır, Yüksek  Yargıtaya bırakılmıştır, Yüksek Danıştaya bırakılmıştır. Ama siz bir gazeteciye, hukuk eğitimi  almamış bir kişiye, televizyon yayınlarında, yapılan muamelelerin haklı olduğunu gösterebilmek  amacıyla o maddeleri bir gazeteciye, bir kasaba, bir manava yaptınrsanız, değerli arkadaşlarım, bunun  adı yorum olmaz, bunun adı keyfîlik olur. Demokrasiler de hiçbir şekilde keyfîliği kaldırmaz.  Önümüzdeki günlerde yaşanacak bütün hukuka aykırılıkların, arkadaşlar, sorumlusu aslında bizleriz.  Eğer bizler bu konularda sessiz kalırsak vatandaşımızın çektiği ıstırabın da sorumluluğunu taşırız  diyorum. Bunların bugünlerde konuşulması gerektiğine inanıyorum ve sabırlarınız için hepinize  şükranlarımı sunuyorum.  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın İçli.  Danışma Kurulu önerisinin lehinde söz isteyen Tunceli Milletvekili Kamer Genç.  KAMER GENÇ (Tunceli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Danışma Kurulu kararı  lehinde söz almış bulunuyorum. Hepinize saygılar sunuyorum.  Danışma Kurulu kararında iki konu dile getirilmiş. Birincisi bir uluslararası sözleşmenin  gündemin ön sıralarına alınması önerilmiş, diğeri de gensoru önergesi. Gensoru önergesinin de  Anayasa'mıza göre belli bir süre içinde görüşülmesi gerekiyor. Dolayısıyla Anayasa hükmü gereğince  Danışma Kurulu da bu konuyu karara bağlamış. Dolayısıyla bu yönleriyle herhangi bir karşı olmamız  mümkün değil. Ancak sayın milletvekilleri, tabii, Danışma Kurulu, Türkiye Büyük Millet Meclisinin  gündemini belirliyor. Şimdi öyle bir Meclisiz ki, sanki memleket güllük gülistanlık, hiçbir şey yok,  her kurum çok rahat işliyor, memlekette sıkıntıda olan kimse yok, ekonomi çok tıkırında gidiyor,  ama gerçek öyle mi?  SONER AKSOY (Kütahya) - Aynen öyle, aynen öyle.  KAMER GENÇ (Devamla) - Onu git sokaktaki insan sana anlatır öyle olup olmadığını.  SONER AKSOY (Kütahya) - Oradan geliyoruz.  KAMER GENÇ (Devamla) - Sen git orada... Sokağa gel beraber gidelim. Gel şu Kızılay'a  beraber gidelim. Yiğitliğin varsa gel gidelim, gel.  SONER AKSOY (Kütahya) - Gel gidelim.  BAŞKAN - Sayın Milletvekilim, lütfen. Müdahil olmayalım Sayın Milletvekili.  - 3 3 3 -
Sayfa 48 -
TBMM B: 64 23 . 2 . 2010 O: 2  tabi tutulduğu gibi, bu ülkenin şu anda muvazzaf olan amiralleri, generalleri, subayları, kanunen tabi  olmanın dışında başka bir soruşturmaya tabi tutulmaktadır.  Değerli arkadaşlarım, Anayasa Mahkemesi hoşunuza gitmeyen karar verdi, o zaman "Anayasa  Mahkemesini dinlemezük!" deme lüksüne sahip değiliz. Danıştay yönetmelikleri iptal etti diye,  Danıştay istediğiniz kararı vermedi diye Danıştay için "İstemezük kararlarını!" gibi keyfî tutum ve  davranışlar içinde olmak lüksünde değiliz. Eğer bir ülkede Anayasa'yı rafa kaldırıyorsanız, Anayasa  hükümlerini, kanun hükümlerini görmezden geliyorsanız, anayasal kurumları; Anayasa  Mahkemesinin, Danıştayın, Yargıtayın kararlarını hiçe sayıyorsanız ve onları kendinizce  yorumlamaya çalışıyorsanız o ülkede bir demokrasinin olduğundan söz edilemez.  Değerli arkadaşlarım, hukukta yorum ancak Anayasa'da ve yasada yazılı bir hüküm yoksa  yapılabilir.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Lütfen tamamlayınız Sayın İçli.  H. TAYFUN İÇLİ (Devamla) - Tamamlıyorum Sayın Başkanım.  Kanunda bir açık hüküm yoksa, bir boşluk varsa yapılacak bir olaydır. Bunun da yorumu  herkese, sokaktaki vatandaşlara ait değildir. Kanundaki boşluğu doldurma, yorumlama yetkisi, yine  Anayasa'mıza göre yargı organlarına bırakılmıştır; Anayasa Mahkemesine bırakılmıştır, Yüksek  Yargıtaya bırakılmıştır, Yüksek Danıştaya bırakılmıştır. Ama siz bir gazeteciye, hukuk eğitimi  almamış bir kişiye, televizyon yayınlarında, yapılan muamelelerin haklı olduğunu gösterebilmek  amacıyla o maddeleri bir gazeteciye, bir kasaba, bir manava yaptınrsanız, değerli arkadaşlarım, bunun  adı yorum olmaz, bunun adı keyfîlik olur. Demokrasiler de hiçbir şekilde keyfîliği kaldırmaz.  Önümüzdeki günlerde yaşanacak bütün hukuka aykırılıkların, arkadaşlar, sorumlusu aslında bizleriz.  Eğer bizler bu konularda sessiz kalırsak vatandaşımızın çektiği ıstırabın da sorumluluğunu taşırız  diyorum. Bunların bugünlerde konuşulması gerektiğine inanıyorum ve sabırlarınız için hepinize  şükranlarımı sunuyorum.  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın İçli.  Danışma Kurulu önerisinin lehinde söz isteyen Tunceli Milletvekili Kamer Genç.  KAMER GENÇ (Tunceli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Danışma Kurulu kararı  lehinde söz almış bulunuyorum. Hepinize saygılar sunuyorum.  Danışma Kurulu kararında iki konu dile getirilmiş. Birincisi bir uluslararası sözleşmenin  gündemin ön sıralarına alınması önerilmiş, diğeri de gensoru önergesi. Gensoru önergesinin de  Anayasa'mıza göre belli bir süre içinde görüşülmesi gerekiyor. Dolayısıyla Anayasa hükmü gereğince  Danışma Kurulu da bu konuyu karara bağlamış. Dolayısıyla bu yönleriyle herhangi bir karşı olmamız  mümkün değil. Ancak sayın milletvekilleri, tabii, Danışma Kurulu, Türkiye Büyük Millet Meclisinin  gündemini belirliyor. Şimdi öyle bir Meclisiz ki, sanki memleket güllük gülistanlık, hiçbir şey yok,  her kurum çok rahat işliyor, memlekette sıkıntıda olan kimse yok, ekonomi çok tıkırında gidiyor,  ama gerçek öyle mi?  SONER AKSOY (Kütahya) - Aynen öyle, aynen öyle.  KAMER GENÇ (Devamla) - Onu git sokaktaki insan sana anlatır öyle olup olmadığını.  SONER AKSOY (Kütahya) - Oradan geliyoruz.  KAMER GENÇ (Devamla) - Sen git orada... Sokağa gel beraber gidelim. Gel şu Kızılay'a  beraber gidelim. Yiğitliğin varsa gel gidelim, gel.  SONER AKSOY (Kütahya) - Gel gidelim.  BAŞKAN - Sayın Milletvekilim, lütfen. Müdahil olmayalım Sayın Milletvekili.  - 3 3 3 - TBMM B:64 2 3 . 2 . 2 0 1 0 0 : 2  - 3 3 4 - KAMER GENÇ (Devamla) - Gelmeyen namert olsun.  SONER AKSOY (Kütahya) - Namert olsun.  KAMER GENÇ (Devamla) - Namert olsun. Gel seninle beraber hemen şeyden sonra Kızılay'a  gidelim, gel. Gelmeyen namerttir.  BAŞKAN - Sayın Genç, lütfen Genel Kurula hitap edin siz de.  KAMER GENÇ (Devamla) - Şimdi, değerli milletvekilleri, bakın, şimdi orada Tekel İşçileri  var. Diyorlar ki: "Belediyelere sizi verelim." Şimdi, bunların bir örneği var AKP'lilerin. 2003  yıllarında İzmir'de SEKA'yı özelleştirdiler, kendi yandaşlarına çok düşük bir bedelle özelleştirdiler,  600 tane işçi vardı orada. O 600 işçiyi getirdiler AKP'nin belediyesine onları verdiler. Sonra ne oldu?  Onları 4/C kapsamına sonradan aldılar. Şimdi o 600 işçiden 50 işçi kalmamış. Niye? Tuttular taşerona  verdiler ve ondan sonra da şimdi o işçilerin hepsi şu anda işlerini kaybetti, bir tek 50 kişi falan... Yani  çok ayrıntılı da onu söylemek istemiyorum. Hep kandırıyorlar bunlar insanları. Şimdi de diyorlar ki:  "Sizi belediyelere verelim." Yahu, işte belediyelere geçmişte verdiğiniz olaylar ortada.  Şimdi, Türkiye'de "yargı" diye bir kuruma itibar edilmiyor. Yargı maalesef güvenceden yoksun  hâle getiriliyor. Bir siyasi iktidar var, siyasi iktidarın bir bakanı, çıkıyor "Yargı darbesi yapıldı.. ."  Bana göre, aslında, CHP'nin, bu arada, Adalet Bakanı hakkında da gensoru vermesi lazım. En  büyük suçu işleyen Adalet Bakanı. Bu Adalet Bakanı, Adalet Bakanlığına hiç yakışmayan birisi.  Şimdi, Hâkimler Savcılar Kurulunun Başkanı, Anayasa'ya göre. Hâkimler Savcılar Kurulu bir...  Hâkimler içinde de maalesef birtakım tarikat ve cemaatlerin yönlendirilmesiyle hareket eden kişiler  var ve bunlar, bu memlekette Atatürk ilkelerini, demokrasiyi, cumhuriyeti benimseyen, Türkiye  Cumhuriyeti devletinin laik vasfını koruyan kitlenin düşmanları. Nedir? AKP'li ne diyor şimdi,  AKP'li milletvekili? "Efendim, onlar bizi fişlediler biz de onları fişliyoruz." Şimdi, bu AKP'liler,  karşısında olan kişilerin neyini fişliyorlar? Diyorlar ki: "Bu, laik Türkiye Cumhuriyeti 'nin  bütünlüğünden yanadır." Laik Türkiye Cumhuriyeti devletinin bütünlüğünden yana olmak  AKP'lilere göre suçtur, onların kanunlanna göre suç. Şimdi, diyor, biz sizin zamanınızda... Eğer  fışlenmişse -ben fişlenmeye karşıyım da- ne diye şey etmiştir? İşte "irtica"yla, "laik düzene  karşf'yla, "cumhuriyeti yıkmakla eş anlamlı eylem ve hareketlerin içinde" veya işte "laiklik karşıtı  eylemlerin odak noktası olmak" gibi, kanunlara göre suç sayılan şeylerle siz suçlandınız. E, siz neyi  fişliyorsunuz? "Bu, işte, cumhuriyeti savunuyor. Bu, Türkiye Cumhuriyeti 'nin bütünlüğünü  savunuyor. Dolayısıyla, bunlar suç. Bu, laik düzeni savunuyor, bu suç." Sizin de, yani AKP'nin  iktidara gelmesiyle Türkiye Cumhuriyeti 'ndeki suç ve suçluluk, maalesef, görüşü ve cephesi  değişti.  Değerli milletvekilleri, şimdi, şu anda bir askerî kesim içeri alındı. Şimdi, zaten biz bu konularda  herhangi bir fikir söyleyemeyiz de, söylesek de hemen darbecilikle suçlandığımızı bildiğimiz için,  ama ben buna rağmen, ben bir milletvekili olarak, bu milletin vekili olarak kim haksızlığa uğruyorsa  onun hakkını savunmak zorundayım. Şimdi, bu iş adliye meselesi değil. Burada hakikaten darbe  yapan, teşebbüs eden, demokrasiyi ortadan kaldıran birileri varsa muhakkak bunları hemen  yargılamak lazım ama şimdi AKP'nin taktiği ne? AKP bir mağdurlar rolünü oynamaya çalışıyor. İki  tane, üç tane seçime girdi. Hep mağdur durumları yarattılar ve ondan yararlandılar. Şimdi de "Acaba  nasıl bir mağduriyet pozisyonuna gireriz de seçime gireriz..." Şimdi, bu içeriye alınma meselesinden  dolayı bence süratle bu olayı sonuçlandırmak lazım ve halka da açıklamak lazım. Bu iş artık bir  memleketin temel sorunu hâline geldi. Hakikaten suçlu varsa suçluları görsün ama yoksa, işte, seçime  yarın gideceksiniz, "Ya, işte gördünüz ya, biz generalleri attık..." Sırf bu izlenimi yaratarak, "Biz  generalleri içeri attık, gördünüz." izlenimiyle, o havayla işte "Biz seçimi kazanalım." psikolojisini
Sayfa 49 -
TBMM B:64 2 3 . 2 . 2 0 1 0 0 : 2  - 3 3 4 - KAMER GENÇ (Devamla) - Gelmeyen namert olsun.  SONER AKSOY (Kütahya) - Namert olsun.  KAMER GENÇ (Devamla) - Namert olsun. Gel seninle beraber hemen şeyden sonra Kızılay'a  gidelim, gel. Gelmeyen namerttir.  BAŞKAN - Sayın Genç, lütfen Genel Kurula hitap edin siz de.  KAMER GENÇ (Devamla) - Şimdi, değerli milletvekilleri, bakın, şimdi orada Tekel İşçileri  var. Diyorlar ki: "Belediyelere sizi verelim." Şimdi, bunların bir örneği var AKP'lilerin. 2003  yıllarında İzmir'de SEKA'yı özelleştirdiler, kendi yandaşlarına çok düşük bir bedelle özelleştirdiler,  600 tane işçi vardı orada. O 600 işçiyi getirdiler AKP'nin belediyesine onları verdiler. Sonra ne oldu?  Onları 4/C kapsamına sonradan aldılar. Şimdi o 600 işçiden 50 işçi kalmamış. Niye? Tuttular taşerona  verdiler ve ondan sonra da şimdi o işçilerin hepsi şu anda işlerini kaybetti, bir tek 50 kişi falan... Yani  çok ayrıntılı da onu söylemek istemiyorum. Hep kandırıyorlar bunlar insanları. Şimdi de diyorlar ki:  "Sizi belediyelere verelim." Yahu, işte belediyelere geçmişte verdiğiniz olaylar ortada.  Şimdi, Türkiye'de "yargı" diye bir kuruma itibar edilmiyor. Yargı maalesef güvenceden yoksun  hâle getiriliyor. Bir siyasi iktidar var, siyasi iktidarın bir bakanı, çıkıyor "Yargı darbesi yapıldı.. ."  Bana göre, aslında, CHP'nin, bu arada, Adalet Bakanı hakkında da gensoru vermesi lazım. En  büyük suçu işleyen Adalet Bakanı. Bu Adalet Bakanı, Adalet Bakanlığına hiç yakışmayan birisi.  Şimdi, Hâkimler Savcılar Kurulunun Başkanı, Anayasa'ya göre. Hâkimler Savcılar Kurulu bir...  Hâkimler içinde de maalesef birtakım tarikat ve cemaatlerin yönlendirilmesiyle hareket eden kişiler  var ve bunlar, bu memlekette Atatürk ilkelerini, demokrasiyi, cumhuriyeti benimseyen, Türkiye  Cumhuriyeti devletinin laik vasfını koruyan kitlenin düşmanları. Nedir? AKP'li ne diyor şimdi,  AKP'li milletvekili? "Efendim, onlar bizi fişlediler biz de onları fişliyoruz." Şimdi, bu AKP'liler,  karşısında olan kişilerin neyini fişliyorlar? Diyorlar ki: "Bu, laik Türkiye Cumhuriyeti 'nin  bütünlüğünden yanadır." Laik Türkiye Cumhuriyeti devletinin bütünlüğünden yana olmak  AKP'lilere göre suçtur, onların kanunlanna göre suç. Şimdi, diyor, biz sizin zamanınızda... Eğer  fışlenmişse -ben fişlenmeye karşıyım da- ne diye şey etmiştir? İşte "irtica"yla, "laik düzene  karşf'yla, "cumhuriyeti yıkmakla eş anlamlı eylem ve hareketlerin içinde" veya işte "laiklik karşıtı  eylemlerin odak noktası olmak" gibi, kanunlara göre suç sayılan şeylerle siz suçlandınız. E, siz neyi  fişliyorsunuz? "Bu, işte, cumhuriyeti savunuyor. Bu, Türkiye Cumhuriyeti 'nin bütünlüğünü  savunuyor. Dolayısıyla, bunlar suç. Bu, laik düzeni savunuyor, bu suç." Sizin de, yani AKP'nin  iktidara gelmesiyle Türkiye Cumhuriyeti 'ndeki suç ve suçluluk, maalesef, görüşü ve cephesi  değişti.  Değerli milletvekilleri, şimdi, şu anda bir askerî kesim içeri alındı. Şimdi, zaten biz bu konularda  herhangi bir fikir söyleyemeyiz de, söylesek de hemen darbecilikle suçlandığımızı bildiğimiz için,  ama ben buna rağmen, ben bir milletvekili olarak, bu milletin vekili olarak kim haksızlığa uğruyorsa  onun hakkını savunmak zorundayım. Şimdi, bu iş adliye meselesi değil. Burada hakikaten darbe  yapan, teşebbüs eden, demokrasiyi ortadan kaldıran birileri varsa muhakkak bunları hemen  yargılamak lazım ama şimdi AKP'nin taktiği ne? AKP bir mağdurlar rolünü oynamaya çalışıyor. İki  tane, üç tane seçime girdi. Hep mağdur durumları yarattılar ve ondan yararlandılar. Şimdi de "Acaba  nasıl bir mağduriyet pozisyonuna gireriz de seçime gireriz..." Şimdi, bu içeriye alınma meselesinden  dolayı bence süratle bu olayı sonuçlandırmak lazım ve halka da açıklamak lazım. Bu iş artık bir  memleketin temel sorunu hâline geldi. Hakikaten suçlu varsa suçluları görsün ama yoksa, işte, seçime  yarın gideceksiniz, "Ya, işte gördünüz ya, biz generalleri attık..." Sırf bu izlenimi yaratarak, "Biz  generalleri içeri attık, gördünüz." izlenimiyle, o havayla işte "Biz seçimi kazanalım." psikolojisini  TBMM B: 64 23 . 2 . 2010 O: 2  - 3 3 5 - yaratmak istiyorlarsa bence doğru bir davranış tarzı değil. Onun için, ben diyorum ki bir an önce, bu  insanların suçu neyse, hangi eylemde bulunmuşlarsa bunların açıkça açıklanması lazım.  Şimdi, bir Erzurum Savcısı ile Erzincan Savcısı arasındaki olayı anlatalım. Şimdi, değerli  milletvekilleri, bir başsavcı, cumhuriyetin başsavcısı cumhuriyetin değerlerini korumak için kendisine  gelen ihbarı değerlendiriyor ve bu ihbarı değerlendirince orada suç unsurlarını tespit ediyor fakat bu  aramada Hükümet araya giriyor. Şimdi, araştırdığı şeyler ortada. Bir, İliç'te bir altın madeni arayan  kişinin üzerine gidiyor -ki, Başsavcı bunları açıkladı- bir de ilkokul çağındaki veya daha önceki  çocukları toplayıp da yasalara, anayasalara karşı din eğitimi veren cemaatler ve bu suretle bu  cemaatlerin topladığı paralar nedeniyle hakkında soruşturma yapılıyor. Bu bir cumhuriyet savcısının  görevi. Sonra, Erzurum Savcısı, biliyorsunuz giriyor -olayı zaten biliyorsunuz- ama Erzurum Savcısı  öyle bir taraflı hareket ediyor ki . . . Orada bu Erzincan Savcısı araştırma yaparken kendisinin kanun  gereği kullandığı askerleri, beraber, işte, jandarmayla, istifade ediyor; sonradan, Erzurum Savcısı  gidiyor, "Sen, vay efendim, görevini ihmal ettin..." alıyor bu arkadaşları içeriye. İşte, Eskişehir  Jandarma Komutanı içeride. Ona da diyor ki, "Kısa zamanda" diyor, "senin o Başsavcı ile paşayı da  yanına alacağım." Şimdi bunlar, bu kadar peşin hükümlü hareket eden bir savcı, devletin savcısı olur  mu?  Şimdi, bunlar şunu şey etmek istiyorlar: Diyorlar ki, "Bakın, eğer siz bu cemaatlerin üzerine  giderseniz, kim olursanız olun, paşa da olsanız, başsavcı da olsanız, savcı da olsanız burnunuzu yere  süreriz." Bu izlenimi yaratmaya çalışıyor. Bunu kim destekliyor? AKP Hükümeti destekliyor. Böyle  bir korkunun olduğu bir yerde, bir devlette, devletin birliği bütünlüğü ve laik düzenini, çağdaş  düzenini korumak mümkün mü? Korumak mümkün değil.  Şimdi, değerli arkadaşlarım, bence burada, bakın, Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı büyük bir  mağduriyete uğramıştır. Eğer Erzurum Savcısı, bu kişi bu konuda yetkisiz ise niye Erzincan  Başsavcısı hakkında karar verdi ve onu tutukladı? Düşünebiliyor musunuz, Erzurum Savcısı Erzincan  Başsavcısını alıyor, yargılıyor, hapishaneye tıkıyor, ondan sonra da "Ben görevsizim" diyor, evrakları  İstanbul'a gönderiyor! İstanbul ne yapıyor? Onu Erzurum'a gönderiyor.  Sayın milletvekilleri, bu insanları bu kadar işkence altında yaşatmak hangi vicdan sahibi  insanlara yakışıyor?. Dolayısıyla "Benim dediğim şekilde hareket ediyor" denilmek suretiyle...  Bence bu zulme aslında müdahale edilmesi lazım. Bunu yapan kişinin, başta Adalet Bakanı buna  karşı çıkması lazımken, geçmişte Erzincan Başsavcısıyla aralarında bir ihtilaf çıkmış ve Adalet  Bakanı makamında olan kişi, kendi ilinde bazı suistimal iddialarının müvekkili olduğu için -işte, o  hangi suistimaller yapıldığı da belli- o zaman bu savcı arkadaşımız da orada görev yaptığı için, orada  o olaydan dolayı kendisine karşı olduğu için...  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Lütfen tamamlayınız.  KAMER GENÇ (Devamla) - . . .savcıya karşı kin ve nefret duygusuyla hareket ediyor.  Sayın milletvekilleri, bir başsavcı kendi görevini yapıyorsa, hukuku koruyorsa, bir avukat  zihniyetiyle hareket eden bir Adalet Bakanının bunu cezalandırma hakkı var mıdır?  Şimdi, Abdullah Gül diyor ki: "Efendim, bu konularda kimse konuşmasın." Abdullah Bey, sen  orada oturduğun günden bugüne kadar Allah rızası için tarafsız bir işlem yaptın mı? Rektörlerin  atanmasında gösterdiğin taraflılık ortada, yargı mensuplarını atadığın taraflılık ortada; ayrıca o  Çankaya Köşkü'nde sarf ettiğin 78 trilyonluk para ortada. Orada Atatürk'ün daha izleri var diye,  korkusu var diye orada oturmuyorsun, gidiyorsun Dışişleri Konutu'nda oturuyorsun ve kendi  Dışişlerine de getirip kendi yandaşın bir müteahhidin evini kiraya veriyorsun...
Sayfa 50 -
TBMM B: 64 23 . 2 . 2010 O: 2  - 3 3 5 - yaratmak istiyorlarsa bence doğru bir davranış tarzı değil. Onun için, ben diyorum ki bir an önce, bu  insanların suçu neyse, hangi eylemde bulunmuşlarsa bunların açıkça açıklanması lazım.  Şimdi, bir Erzurum Savcısı ile Erzincan Savcısı arasındaki olayı anlatalım. Şimdi, değerli  milletvekilleri, bir başsavcı, cumhuriyetin başsavcısı cumhuriyetin değerlerini korumak için kendisine  gelen ihbarı değerlendiriyor ve bu ihbarı değerlendirince orada suç unsurlarını tespit ediyor fakat bu  aramada Hükümet araya giriyor. Şimdi, araştırdığı şeyler ortada. Bir, İliç'te bir altın madeni arayan  kişinin üzerine gidiyor -ki, Başsavcı bunları açıkladı- bir de ilkokul çağındaki veya daha önceki  çocukları toplayıp da yasalara, anayasalara karşı din eğitimi veren cemaatler ve bu suretle bu  cemaatlerin topladığı paralar nedeniyle hakkında soruşturma yapılıyor. Bu bir cumhuriyet savcısının  görevi. Sonra, Erzurum Savcısı, biliyorsunuz giriyor -olayı zaten biliyorsunuz- ama Erzurum Savcısı  öyle bir taraflı hareket ediyor ki . . . Orada bu Erzincan Savcısı araştırma yaparken kendisinin kanun  gereği kullandığı askerleri, beraber, işte, jandarmayla, istifade ediyor; sonradan, Erzurum Savcısı  gidiyor, "Sen, vay efendim, görevini ihmal ettin..." alıyor bu arkadaşları içeriye. İşte, Eskişehir  Jandarma Komutanı içeride. Ona da diyor ki, "Kısa zamanda" diyor, "senin o Başsavcı ile paşayı da  yanına alacağım." Şimdi bunlar, bu kadar peşin hükümlü hareket eden bir savcı, devletin savcısı olur  mu?  Şimdi, bunlar şunu şey etmek istiyorlar: Diyorlar ki, "Bakın, eğer siz bu cemaatlerin üzerine  giderseniz, kim olursanız olun, paşa da olsanız, başsavcı da olsanız, savcı da olsanız burnunuzu yere  süreriz." Bu izlenimi yaratmaya çalışıyor. Bunu kim destekliyor? AKP Hükümeti destekliyor. Böyle  bir korkunun olduğu bir yerde, bir devlette, devletin birliği bütünlüğü ve laik düzenini, çağdaş  düzenini korumak mümkün mü? Korumak mümkün değil.  Şimdi, değerli arkadaşlarım, bence burada, bakın, Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı büyük bir  mağduriyete uğramıştır. Eğer Erzurum Savcısı, bu kişi bu konuda yetkisiz ise niye Erzincan  Başsavcısı hakkında karar verdi ve onu tutukladı? Düşünebiliyor musunuz, Erzurum Savcısı Erzincan  Başsavcısını alıyor, yargılıyor, hapishaneye tıkıyor, ondan sonra da "Ben görevsizim" diyor, evrakları  İstanbul'a gönderiyor! İstanbul ne yapıyor? Onu Erzurum'a gönderiyor.  Sayın milletvekilleri, bu insanları bu kadar işkence altında yaşatmak hangi vicdan sahibi  insanlara yakışıyor?. Dolayısıyla "Benim dediğim şekilde hareket ediyor" denilmek suretiyle...  Bence bu zulme aslında müdahale edilmesi lazım. Bunu yapan kişinin, başta Adalet Bakanı buna  karşı çıkması lazımken, geçmişte Erzincan Başsavcısıyla aralarında bir ihtilaf çıkmış ve Adalet  Bakanı makamında olan kişi, kendi ilinde bazı suistimal iddialarının müvekkili olduğu için -işte, o  hangi suistimaller yapıldığı da belli- o zaman bu savcı arkadaşımız da orada görev yaptığı için, orada  o olaydan dolayı kendisine karşı olduğu için...  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Lütfen tamamlayınız.  KAMER GENÇ (Devamla) - . . .savcıya karşı kin ve nefret duygusuyla hareket ediyor.  Sayın milletvekilleri, bir başsavcı kendi görevini yapıyorsa, hukuku koruyorsa, bir avukat  zihniyetiyle hareket eden bir Adalet Bakanının bunu cezalandırma hakkı var mıdır?  Şimdi, Abdullah Gül diyor ki: "Efendim, bu konularda kimse konuşmasın." Abdullah Bey, sen  orada oturduğun günden bugüne kadar Allah rızası için tarafsız bir işlem yaptın mı? Rektörlerin  atanmasında gösterdiğin taraflılık ortada, yargı mensuplarını atadığın taraflılık ortada; ayrıca o  Çankaya Köşkü'nde sarf ettiğin 78 trilyonluk para ortada. Orada Atatürk'ün daha izleri var diye,  korkusu var diye orada oturmuyorsun, gidiyorsun Dışişleri Konutu'nda oturuyorsun ve kendi  Dışişlerine de getirip kendi yandaşın bir müteahhidin evini kiraya veriyorsun...  TBMM B:64 23 . 2 . 2010 0 : 2  - 3 3 6 - BAŞKAN - Sayın Genç... Sayın Genç, lütfen...  KAMER GENÇ (Devamla) - . . .ve ondan aşağı yukarı senede 240 bin dolar da kira ödüyorsun.  Böyle bir şey olmaz sayın milletvekilleri.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  KAMER GENÇ (Devamla) - Tabii, daha neler söylememiz gerekir ama zamanımız yetmiyor.  Saygılar sunuyorum.  BAŞKAN - Danışma Kurulu önerisinin aleyhinde söz isteyen Hasan Macit, İstanbul  Milletvekili.  Buyurun Sayın Macit.  HASAN MACİT (İstanbul) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; şahsım ve Demokratik Sol  Parti adına yüce heyetinizi saygılarımla selamlıyorum.  Danışma Kurulu önerisinin aleyhinde söz istedim, çünkü bir denetim konusu olan gensoru  görüşmelerinin perşembe gününe alınması yanlıştır. Denetime ayrılan günler salı ve çarşamba  günleridir. Ne yazık ki AKP iktidara geldiğinden bu tarafa yürütmede işler ters döndüğü gibi,  alışılagelmiş yürütme konularından farklı bir şekilde yürütme uygulandığı gibi, yasamada da, İç  Tüzük hükümlerine uymayan bir şekilde denetim konuları denetim konularının görüşülmeyeceği  günlerde görüşülür hâle geldi, artık biz buna alıştık.  Sayın milletvekilleri, biraz önce hayvancılığın sorunlarıyla ilgili Sayın Tarım Bakanımız bir  konuyu yanıtladı. Gündem dışı söz alan sayın milletvekilimiz beş dakika konuşurken Sayın Bakan  yirmi dakika konuşarak, âdeta, Türkiye'deki tarım politikalarının ne kadar güzel gittiğini, ne kadar  doğru işlediğini ve 2002'den bugüne kadar tarım politikalarını uçurduklarını söyledi. Hayvancılığın  o kadar güzel bir noktaya geldiğini söyledi ki bugünkü dışarıdaki gerçek ile ahırlardaki, alandaki  gerçek ile buradaki Sayın Bakanın söylediklerinin arasında çok çok fark olduğunu düşünüyorum.  Sayın Bakana -denetimden açıldığı için- bir konuyu hatırlatmak istiyorum. Bizim milletvekilleri  olarak -bazı duyumlarımızla ilgili- yapılan haksızlıkların düzeltilmesi noktasında, yapılan  uygulamaların yanlışlarının düzeltilmesi noktasında, denetim konularının görüşülmesi, konuşulması  için birtakım görevlerimiz var. Bu görevlerimizden birisi de soru önergeleri, soru önergeleriyle ilgili  denetim çalışmaları.  Değerli arkadaşlar, biraz önce desteklemeleri Sayın Bakan anlattı. Bizim de bu desteklemelerin  çok büyük bir bölümünün bir ile aktanldığıyla ilgili duyumlarımız var. Bununla ilgili Sayın Bakana  iki defa soru önergesi verdiğim hâlde ve bu illerle ilgili desteklemelerin rakamsal verilerini  istediğimiz hâlde, ikisine de -teşekkür ederiz- cevap verdi ama rakamlar yok, sorduğumuz sorunun  yanıtı yok. Yani biz illere verilen desteklemelerin miktarlarını isterken, Sayın Bakanın verdiği yanıtta  o rakamlar ne yazık ki yok.  Şimdi, ben Sayın Bakan böyle verdi demiyorum, bürokratlar onu hazırlayarak Sayın Bakanın  imzasına, onayın sunmuşlardır ama Sayın Bakanın da şöyle bir göz gezdirip "Bu milletvekili ne  istemiş, biz ne veriyoruz?" diye bakması gerekirdi.  Ben şimdi dönüyorum, "Acaba diyorum, o bir ile aktarılması konusu doğru da bize mi bu bilgiler  verilmiyor? Doğru rakamları verirsek, bu da basının diline düşerse, bir ile yapılan haksızlık, diğer  seksen bir ilden aktarılan payların oraya gittiğiyle ilgili basının diline düşersem kaygısı mı var?"  demek içimden geliyor. Bu böyle değilse Saym Bakanın doğruları vermesi, doğru yanıtı bize vermesi  gerekir. Eğer doğru yanıt verilmiyorsa bu kaygıyı, bu düşünceyi düşünmekte biz haklıyız diye  düşünüyorum.
Sayfa 51 -
TBMM B:64 23 . 2 . 2010 0 : 2  - 3 3 6 - BAŞKAN - Sayın Genç... Sayın Genç, lütfen...  KAMER GENÇ (Devamla) - . . .ve ondan aşağı yukarı senede 240 bin dolar da kira ödüyorsun.  Böyle bir şey olmaz sayın milletvekilleri.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  KAMER GENÇ (Devamla) - Tabii, daha neler söylememiz gerekir ama zamanımız yetmiyor.  Saygılar sunuyorum.  BAŞKAN - Danışma Kurulu önerisinin aleyhinde söz isteyen Hasan Macit, İstanbul  Milletvekili.  Buyurun Sayın Macit.  HASAN MACİT (İstanbul) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; şahsım ve Demokratik Sol  Parti adına yüce heyetinizi saygılarımla selamlıyorum.  Danışma Kurulu önerisinin aleyhinde söz istedim, çünkü bir denetim konusu olan gensoru  görüşmelerinin perşembe gününe alınması yanlıştır. Denetime ayrılan günler salı ve çarşamba  günleridir. Ne yazık ki AKP iktidara geldiğinden bu tarafa yürütmede işler ters döndüğü gibi,  alışılagelmiş yürütme konularından farklı bir şekilde yürütme uygulandığı gibi, yasamada da, İç  Tüzük hükümlerine uymayan bir şekilde denetim konuları denetim konularının görüşülmeyeceği  günlerde görüşülür hâle geldi, artık biz buna alıştık.  Sayın milletvekilleri, biraz önce hayvancılığın sorunlarıyla ilgili Sayın Tarım Bakanımız bir  konuyu yanıtladı. Gündem dışı söz alan sayın milletvekilimiz beş dakika konuşurken Sayın Bakan  yirmi dakika konuşarak, âdeta, Türkiye'deki tarım politikalarının ne kadar güzel gittiğini, ne kadar  doğru işlediğini ve 2002'den bugüne kadar tarım politikalarını uçurduklarını söyledi. Hayvancılığın  o kadar güzel bir noktaya geldiğini söyledi ki bugünkü dışarıdaki gerçek ile ahırlardaki, alandaki  gerçek ile buradaki Sayın Bakanın söylediklerinin arasında çok çok fark olduğunu düşünüyorum.  Sayın Bakana -denetimden açıldığı için- bir konuyu hatırlatmak istiyorum. Bizim milletvekilleri  olarak -bazı duyumlarımızla ilgili- yapılan haksızlıkların düzeltilmesi noktasında, yapılan  uygulamaların yanlışlarının düzeltilmesi noktasında, denetim konularının görüşülmesi, konuşulması  için birtakım görevlerimiz var. Bu görevlerimizden birisi de soru önergeleri, soru önergeleriyle ilgili  denetim çalışmaları.  Değerli arkadaşlar, biraz önce desteklemeleri Sayın Bakan anlattı. Bizim de bu desteklemelerin  çok büyük bir bölümünün bir ile aktanldığıyla ilgili duyumlarımız var. Bununla ilgili Sayın Bakana  iki defa soru önergesi verdiğim hâlde ve bu illerle ilgili desteklemelerin rakamsal verilerini  istediğimiz hâlde, ikisine de -teşekkür ederiz- cevap verdi ama rakamlar yok, sorduğumuz sorunun  yanıtı yok. Yani biz illere verilen desteklemelerin miktarlarını isterken, Sayın Bakanın verdiği yanıtta  o rakamlar ne yazık ki yok.  Şimdi, ben Sayın Bakan böyle verdi demiyorum, bürokratlar onu hazırlayarak Sayın Bakanın  imzasına, onayın sunmuşlardır ama Sayın Bakanın da şöyle bir göz gezdirip "Bu milletvekili ne  istemiş, biz ne veriyoruz?" diye bakması gerekirdi.  Ben şimdi dönüyorum, "Acaba diyorum, o bir ile aktarılması konusu doğru da bize mi bu bilgiler  verilmiyor? Doğru rakamları verirsek, bu da basının diline düşerse, bir ile yapılan haksızlık, diğer  seksen bir ilden aktarılan payların oraya gittiğiyle ilgili basının diline düşersem kaygısı mı var?"  demek içimden geliyor. Bu böyle değilse Saym Bakanın doğruları vermesi, doğru yanıtı bize vermesi  gerekir. Eğer doğru yanıt verilmiyorsa bu kaygıyı, bu düşünceyi düşünmekte biz haklıyız diye  düşünüyorum.  TBMM B :64 23 . 2 . 2010 0 : 2  - 3 3 7 - Değerli AKP milletvekilleri, iktidarın değerli milletvekilleri; içinizde seksen bir ilden  arkadaşımız var, sizin ilinize yapılan bir haksızlık ve hukuksuzluk sizin vicdanlarınızı rahatsız etmiyor  mu? Kamunun kaynakları belirli kişilere veya belirli yerlere aktarılıyorsa sizler vicdanınızda  rahatsızlık duymuyor musunuz? Siz iktidar milletvekilleri olarak bunun üzerine gideceğinize,  Mecliste bunu dile getiren milletvekillerine laf atmakla mı görevlisiniz?  Değerli arkadaşlar, biraz vicdanlı, biraz insaflı olmamız gerekir, laf atarken de bunun dayanağı  olması gerekir. Acaba diyorum, mevcut Siyasi Partiler Yasası'na göre, seçtirilen milletvekillerinden  bazılarının Meclis kürsüsünde konuşan muhalefet milletvekillerine söz atma görevi mi var? Ve bu söz  atmakla görevlendirilen görevden ücret mi alınıyor?  Değerli arkadaşlar... Değerli arkadaşlar... (AK PARTİ sıralarından gürültüler)  MUHARREM SELAMOGLU (Niğde) - Sana laf atan kimse yok, kendi kendine gelin güvey  oluyorsun!  HASAN MACİT (Devamla) - Var efendim, sen atmadın, başkası attı. (AK PARTİ sıralarından  gürültüler)  SUAT KILIÇ (Samsun) - Sana laf atan yok ki!  BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, lütfen...  HASAN MACİT (Devamla) - Değerli arkadaşlar, iktidarın milletvekilleri, elinizi vicdanınıza  koyun, illerinizin hakkını, hukukunu bu iktidardan arayın, bu iktidardan hesap sorun. Sormuyorsanız  vebal altındasınız!  Değerli arkadaşlar, biraz önce Sayın Bakan desteklemelerle ilgili çok güzel sözler söyledi ve  Tarım Bakanlığının bütçesinin görüşmesinde de şöyle bir şey söyledi: Tarımsal sulamada kullanılan  elektrik ücretlerinin, desteklemelerinin 2002 yılında kesildiğini söyledi. Doğrudur, tarımsal elektrik  ücretlerine destekleme Aralık 2002'de kesildi, AKP İktidarı döneminde kesildi. 58'inci AKP  Hükümeti, tarımsal sulamadaki elektriklerin desteklemesini kaldırdı, ama buradan Hükümet  yetkilileri söylemlerde bulunuyor, yanıt verme şansımız yok. Medya arkanızda, sivil toplum örgütleri  arkanızda, dolayısıyla bir pazar televizyonlara bakıyoruz, AKP'nin yetkilileri, Hükümetin yetkilileri  kanal kanal saatlerce buralarda konuşuyor, bizlerin anlatma şansı yok, burada da söz hakkımız yok;  bunları nasıl dile getireceğiz değerli arkadaşlar? Evet, tarımsal sulamayla ilgili elektrik sübvansesi  AKP'nin 58'inci Hükümeti döneminde kaldırıldı.  Değerli arkadaşlar, biraz önce Sayın Bakan desteklemelerle ilgili, büyük destekler yaptıklarını,  2002 ile bugüne geldiğimiz zaman tarımın uçtuğunu, hayvancılığın uçtuğunu söylüyor. Doğru  söylüyor, destekleme miktarı artmış olabilir, acaba çiftçinin tam gübre kullanımı sezonunda, yani  2009 ile 2010 arasındaki fiyat artışını hiç araştırdınız mı arkadaşlar? Türkiye'deki kullanılan gübrenin  sadece bu üç ayda artan fiyat zammını bu gübre miktarıyla çarptığımız zaman... Sizin verdiğiniz  desteklerin tamamını gübreye gelen zam aldı götürdü. Bırakın 2002'yle kıyaslamayı, bırakın 2008'le  kıyaslamayı yani 2009 ile 2010 arasında gelen zam, ne yazık ki, sizin verdiğiniz, demin kürsüde  anlatılan, milyarlarla ifade ettiğiniz o destekleri zam aldı, çıktı, gitti.  Değerli arkadaşlar, çiftçinin girdisini söylemiyorum, mazotu söylemiyorum, ilacını  söylemiyorum, sadece gübreyle ilgili konuyu dile getiriyorum. Acaba gübre ticaretini yapan, gübre  toptancılığını yapan, üretimini yapan kimler? Kamuoyu bunları araştırıyor mu? Sizler bunları  araştırıyor musunuz? Suni bir şekilde gübre fiyatlarını artıranların kimler olduğunu, hangi şirketler  olduğunu araştırıyor musunuz? Acaba bu şirketlerin içerisinde AKP'yle bağlantılı birileri var mı diye  hiç araştırdınız mı?
Sayfa 52 -
TBMM B :64 23 . 2 . 2010 0 : 2  - 3 3 7 - Değerli AKP milletvekilleri, iktidarın değerli milletvekilleri; içinizde seksen bir ilden  arkadaşımız var, sizin ilinize yapılan bir haksızlık ve hukuksuzluk sizin vicdanlarınızı rahatsız etmiyor  mu? Kamunun kaynakları belirli kişilere veya belirli yerlere aktarılıyorsa sizler vicdanınızda  rahatsızlık duymuyor musunuz? Siz iktidar milletvekilleri olarak bunun üzerine gideceğinize,  Mecliste bunu dile getiren milletvekillerine laf atmakla mı görevlisiniz?  Değerli arkadaşlar, biraz vicdanlı, biraz insaflı olmamız gerekir, laf atarken de bunun dayanağı  olması gerekir. Acaba diyorum, mevcut Siyasi Partiler Yasası'na göre, seçtirilen milletvekillerinden  bazılarının Meclis kürsüsünde konuşan muhalefet milletvekillerine söz atma görevi mi var? Ve bu söz  atmakla görevlendirilen görevden ücret mi alınıyor?  Değerli arkadaşlar... Değerli arkadaşlar... (AK PARTİ sıralarından gürültüler)  MUHARREM SELAMOGLU (Niğde) - Sana laf atan kimse yok, kendi kendine gelin güvey  oluyorsun!  HASAN MACİT (Devamla) - Var efendim, sen atmadın, başkası attı. (AK PARTİ sıralarından  gürültüler)  SUAT KILIÇ (Samsun) - Sana laf atan yok ki!  BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, lütfen...  HASAN MACİT (Devamla) - Değerli arkadaşlar, iktidarın milletvekilleri, elinizi vicdanınıza  koyun, illerinizin hakkını, hukukunu bu iktidardan arayın, bu iktidardan hesap sorun. Sormuyorsanız  vebal altındasınız!  Değerli arkadaşlar, biraz önce Sayın Bakan desteklemelerle ilgili çok güzel sözler söyledi ve  Tarım Bakanlığının bütçesinin görüşmesinde de şöyle bir şey söyledi: Tarımsal sulamada kullanılan  elektrik ücretlerinin, desteklemelerinin 2002 yılında kesildiğini söyledi. Doğrudur, tarımsal elektrik  ücretlerine destekleme Aralık 2002'de kesildi, AKP İktidarı döneminde kesildi. 58'inci AKP  Hükümeti, tarımsal sulamadaki elektriklerin desteklemesini kaldırdı, ama buradan Hükümet  yetkilileri söylemlerde bulunuyor, yanıt verme şansımız yok. Medya arkanızda, sivil toplum örgütleri  arkanızda, dolayısıyla bir pazar televizyonlara bakıyoruz, AKP'nin yetkilileri, Hükümetin yetkilileri  kanal kanal saatlerce buralarda konuşuyor, bizlerin anlatma şansı yok, burada da söz hakkımız yok;  bunları nasıl dile getireceğiz değerli arkadaşlar? Evet, tarımsal sulamayla ilgili elektrik sübvansesi  AKP'nin 58'inci Hükümeti döneminde kaldırıldı.  Değerli arkadaşlar, biraz önce Sayın Bakan desteklemelerle ilgili, büyük destekler yaptıklarını,  2002 ile bugüne geldiğimiz zaman tarımın uçtuğunu, hayvancılığın uçtuğunu söylüyor. Doğru  söylüyor, destekleme miktarı artmış olabilir, acaba çiftçinin tam gübre kullanımı sezonunda, yani  2009 ile 2010 arasındaki fiyat artışını hiç araştırdınız mı arkadaşlar? Türkiye'deki kullanılan gübrenin  sadece bu üç ayda artan fiyat zammını bu gübre miktarıyla çarptığımız zaman... Sizin verdiğiniz  desteklerin tamamını gübreye gelen zam aldı götürdü. Bırakın 2002'yle kıyaslamayı, bırakın 2008'le  kıyaslamayı yani 2009 ile 2010 arasında gelen zam, ne yazık ki, sizin verdiğiniz, demin kürsüde  anlatılan, milyarlarla ifade ettiğiniz o destekleri zam aldı, çıktı, gitti.  Değerli arkadaşlar, çiftçinin girdisini söylemiyorum, mazotu söylemiyorum, ilacını  söylemiyorum, sadece gübreyle ilgili konuyu dile getiriyorum. Acaba gübre ticaretini yapan, gübre  toptancılığını yapan, üretimini yapan kimler? Kamuoyu bunları araştırıyor mu? Sizler bunları  araştırıyor musunuz? Suni bir şekilde gübre fiyatlarını artıranların kimler olduğunu, hangi şirketler  olduğunu araştırıyor musunuz? Acaba bu şirketlerin içerisinde AKP'yle bağlantılı birileri var mı diye  hiç araştırdınız mı?  TBMM B:64 23 . 2 . 2010 0 : 2  - 3 3 8 - Değerli arkadaşlar, ben kısaca şunu diyorum: Sizin İktidarınız döneminde tarım politikalarını  2002'den buraya öyle bir noktaya getirdiniz ki at ve eşek etleri tüketicinin sofrasına yahni olarak  geldi. Atlar at olduğuna, eşekler eşek olduğuna bin pişman oldu AKP İktidarında!  Hepinize saygılar sunarım.  BAŞKAN - Önerinin lehinde söz isteyen Yılmaz Tunç, Bartın Milletvekili.  Buyurun Sayın Tunç. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)  YILMAZ TUNÇ (Bartın) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Danışma Kurulu önerisinin  lehinde şahsım adına söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle sizleri saygılarımla selamlıyorum.  Bu haftanın çalışma gündemiyle ilgili olarak Türkiye Büyük Millet Meclisinde grubu bulunan  bütün siyasi parti gruplarımız uzlaşmışlardır ancak Danışma Kurulu önerisiyle ilgili görüşlerimi ifade  etmeden önce şunu ifade etmek istiyorum: Benden önce Danışma Kurulu önerisiyle ilgili konuşma  yapan milletvekilleri, Anayasa ve İç Tüzük'ümüze aykırı olarak, devam eden bir soruşturma ve  yargılamayla ilgili konuşmalar yapmışlardır. Hem "Yargı bağımsızdır." diyeceksiniz hem de bağımsız  yargının yaptığı soruşturma ve kovuşturmalara müdahale sayılabilecek konuşmalar yapacaksınız; bu  doğru değildir. Herkesin yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı ilkesine ve hukukun üstünlüğüne saygı  duyması gerekir.  Değerli milletvekilleri, AK PARTİ, Anayasa'mızın 2'nci maddesinde ifadesini bulan Türkiye  Cumhuriyeti'nin laik, demokratik, sosyal bir hukuk devleti ilkelerini yüceltmek ve güçlendirmek  için yedi yıldır çalışmaktadır. AK PARTİ'nin bu ilkelerle ilgili konumunu sorgulamak Kamer Genc'in  haddine de değildir. Devam eden soruşturma ve yargılama süreçlerini AK PARTİ ile ilişkilendirmek  son derece yanlıştır, yargı mensuplarımıza, hâkim ve savcılarımıza da büyük bir saygısızlıktır.  Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Danışma Kurulu önerisi üzerinde konuşan milletvekilleri,  Kahramanmaraş ve Çorum milletvekillerimizin kamuoyuna yansıyan sözleriyle ilgili tavrımızı merak  ettiklerini belirtmişlerdir. Benim de üyesi olduğum AK PARTİ Grup Yönetim Kurulu bugün 15.30'da  yaptığı olağanüstü toplantıda adı geçen 2 milletvekilimizin sözleri hakkında inceleme yapılması  kararını almıştır.  HÜSEYİN YILDIZ (Antalya) - İnceleyecek ne var? Neyini inceleyecek?  YILMAZ TUNÇ (Devamla) - Bu inceleme sonucunda gerekli disiplin işlemiyle ilgili karar  verilecektir, bunu hepimizin beklemesi gerekir.  Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Danışma Kurulu önerisine göre, bugün 455 sıra sayılı  Arsa Üretimi ve Değerlendirilmesi Hakkında Kanun Tasarısı ile 2985 sayılı Toplu Konut Kanunu ve  Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifı'nin görüşmelerine devam edeceğiz.  Çarşamba günü, Anayasa Değişikliklerinin Halkoyuna Sunulması Hakkındaki Kanunda Değişiklik  Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifı'nin görüşmeleri yapılacak. Perşembe gününde ise (11/10) esas  numaralı Gensoru Önergesi'nin gündeme alınıp alınmayacağı hususundaki ön görüşmeler yapılacak  ve aynı günkü birleşimde 426 sıra sayılı Türkiye Cumhuriyeti ile Sırbistan Cumhuriyeti Arasında  Serbest Ticaret Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri  Komisyonu Raporu görüşülecek.  Bu duygu ve düşüncelerle Danışma Kurulu önerisinin lehinde olduğumu belirtiyor, Türkiye  Büyük Millet Meclisinin bu haftaki çalışmalarının ülkemize ve milletimize hayırlı uğurlu olmasını  diliyor, yüce heyetinizi saygılarımla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)  H. TAYFUN İÇLİ (Eskişehir) - Sayın Başkanım...  BAŞKAN - Öneriyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler...  H. TAYFUN İÇLİ (Eskişehir) - Sayın Başkan, karar yeter sayısı istiyorum. (AK PARTİ  sıralarından "Geçti" sesleri)
Sayfa 53 -
TBMM B:64 23 . 2 . 2010 0 : 2  - 3 3 8 - Değerli arkadaşlar, ben kısaca şunu diyorum: Sizin İktidarınız döneminde tarım politikalarını  2002'den buraya öyle bir noktaya getirdiniz ki at ve eşek etleri tüketicinin sofrasına yahni olarak  geldi. Atlar at olduğuna, eşekler eşek olduğuna bin pişman oldu AKP İktidarında!  Hepinize saygılar sunarım.  BAŞKAN - Önerinin lehinde söz isteyen Yılmaz Tunç, Bartın Milletvekili.  Buyurun Sayın Tunç. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)  YILMAZ TUNÇ (Bartın) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Danışma Kurulu önerisinin  lehinde şahsım adına söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle sizleri saygılarımla selamlıyorum.  Bu haftanın çalışma gündemiyle ilgili olarak Türkiye Büyük Millet Meclisinde grubu bulunan  bütün siyasi parti gruplarımız uzlaşmışlardır ancak Danışma Kurulu önerisiyle ilgili görüşlerimi ifade  etmeden önce şunu ifade etmek istiyorum: Benden önce Danışma Kurulu önerisiyle ilgili konuşma  yapan milletvekilleri, Anayasa ve İç Tüzük'ümüze aykırı olarak, devam eden bir soruşturma ve  yargılamayla ilgili konuşmalar yapmışlardır. Hem "Yargı bağımsızdır." diyeceksiniz hem de bağımsız  yargının yaptığı soruşturma ve kovuşturmalara müdahale sayılabilecek konuşmalar yapacaksınız; bu  doğru değildir. Herkesin yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı ilkesine ve hukukun üstünlüğüne saygı  duyması gerekir.  Değerli milletvekilleri, AK PARTİ, Anayasa'mızın 2'nci maddesinde ifadesini bulan Türkiye  Cumhuriyeti'nin laik, demokratik, sosyal bir hukuk devleti ilkelerini yüceltmek ve güçlendirmek  için yedi yıldır çalışmaktadır. AK PARTİ'nin bu ilkelerle ilgili konumunu sorgulamak Kamer Genc'in  haddine de değildir. Devam eden soruşturma ve yargılama süreçlerini AK PARTİ ile ilişkilendirmek  son derece yanlıştır, yargı mensuplarımıza, hâkim ve savcılarımıza da büyük bir saygısızlıktır.  Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Danışma Kurulu önerisi üzerinde konuşan milletvekilleri,  Kahramanmaraş ve Çorum milletvekillerimizin kamuoyuna yansıyan sözleriyle ilgili tavrımızı merak  ettiklerini belirtmişlerdir. Benim de üyesi olduğum AK PARTİ Grup Yönetim Kurulu bugün 15.30'da  yaptığı olağanüstü toplantıda adı geçen 2 milletvekilimizin sözleri hakkında inceleme yapılması  kararını almıştır.  HÜSEYİN YILDIZ (Antalya) - İnceleyecek ne var? Neyini inceleyecek?  YILMAZ TUNÇ (Devamla) - Bu inceleme sonucunda gerekli disiplin işlemiyle ilgili karar  verilecektir, bunu hepimizin beklemesi gerekir.  Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Danışma Kurulu önerisine göre, bugün 455 sıra sayılı  Arsa Üretimi ve Değerlendirilmesi Hakkında Kanun Tasarısı ile 2985 sayılı Toplu Konut Kanunu ve  Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifı'nin görüşmelerine devam edeceğiz.  Çarşamba günü, Anayasa Değişikliklerinin Halkoyuna Sunulması Hakkındaki Kanunda Değişiklik  Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifı'nin görüşmeleri yapılacak. Perşembe gününde ise (11/10) esas  numaralı Gensoru Önergesi'nin gündeme alınıp alınmayacağı hususundaki ön görüşmeler yapılacak  ve aynı günkü birleşimde 426 sıra sayılı Türkiye Cumhuriyeti ile Sırbistan Cumhuriyeti Arasında  Serbest Ticaret Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri  Komisyonu Raporu görüşülecek.  Bu duygu ve düşüncelerle Danışma Kurulu önerisinin lehinde olduğumu belirtiyor, Türkiye  Büyük Millet Meclisinin bu haftaki çalışmalarının ülkemize ve milletimize hayırlı uğurlu olmasını  diliyor, yüce heyetinizi saygılarımla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)  H. TAYFUN İÇLİ (Eskişehir) - Sayın Başkanım...  BAŞKAN - Öneriyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler...  H. TAYFUN İÇLİ (Eskişehir) - Sayın Başkan, karar yeter sayısı istiyorum. (AK PARTİ  sıralarından "Geçti" sesleri)  TBMM B: 64 23 . 2 . 2010 O: 2  SUAT KILIÇ (Samsun) - Oylamadan sonra istedi Sayın Başkanım, geçti.  H. TAYFUN İÇLİ (Eskişehir) - Buradan bağınyorum, duyun. Arkadaşlar duydu, tutanak duydu;  kâtip üyeler oradalar, görüyorlar.  BAŞKAN - Heyecanlanmayın Sayın İçli, karar yeter sayısı arayacağım.  HÜSEYİN YILDIZ (Antalya) - Başkan, olmadığı belli, neyini arayacaksın? Görünüyor işte.  BAŞKAN - Size soracak değilim.  HÜSEYİN YILDIZ (Antalya) - Soracaksın tabii!  BAŞKAN - Sayın kâtip üyeler var burada, sayıyorlar.  HÜSEYİN YILDIZ (Antalya) - Biz de görüyoruz. İçeriye geçsinler diye bekliyorsunuz. Meclis  Başkanına yakışmıyor bunlar!  BAŞKAN - Katip üyeler arasında anlaşmazlık olduğu için elektronik cihazla oylama yapacağım.  BİLGİN PAÇARIZ (Edirne) - Sayın Başkanım, elektronik oylama yapın, on beş dakika süre  verin!  BAŞKAN - Üç dakika süre veriyorum.  (Elektronik cihazla oylama yapıldı)  BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, karar yeter sayısı vardır, öneri kabul edilmiştir.  İç Tüzük'ün 37'nci maddesine göre verilmiş bir doğrudan gündeme alınma önergesi vardır,  okutup işleme alacağım ve oylarınıza sunacağım.  VI.- BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI (Devam)  A) ÖNERGELER (Devam)  2.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, (2/44) esas numaralı Kanun Teklifı'nin doğrudan  gündeme alınmasına ilişkin önergesi (4/185)  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  2/44 Esas numaralı Kanun Tekliflerimin İç Tüzüğün 37. Maddesi gereğince doğrudan gündeme  alınması konusunda gereğinin yapılmasını saygılarımla arz ederim. 01.10.2009  Ensar Öğüt  Ardahan  BAŞKAN - Teklif sahibi Ensar Öğüt, Ardahan Milletvekili.  Buyurun Sayın Öğüt. (CHP sıralarından alkışlar)  ENSAR ÖĞÜT (Ardahan) - Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; 222 sayılı  İlköğretim Yasası'nın 76'ncı maddesinde -köy okullarının bütçesinde- değişiklik yapmak üzere  vermiş olduğum kanun teklifi üzerinde söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygılarımla selamlarım.  Değerli arkadaşlar, 1961 'de çıkan bir yasa "Köy okullarının bütçesi köy tarafından karşılanır."  diyor. Köyde de bütçe olmadığı için bu kanun teklifini verdim ve bizim teklifimiz şudur: Köy  okullarının bütçesi il genel meclisleri tarafından tespit edilsin, özel idareler tarafından ödensin. Aksi  takdirde... Köylerin bütçesi yok, bunu hepimiz biliyoruz. Daha iki yıl öncesine kadar köylerin büyük  bölümünde, okullarda tezek yanıyordu. Şu anda kömür verilmiş ama bizim bu kanun tekliflerimiz ve  tezeği Meclise getirip basın toplantısı yaptıktan sonra Hükümet, baktı ki olmadı, Sosyal Yardımlaşma  Fonu'ndan kömür veriyor! Bunu bir sisteme bağlamak için bu kanun teklifi kabul edilirse ve gündeme  alınırsa ben huzurunuzda teşekkür ederim.  Ancak, ondan sonra şunu söyleyeyim arkadaşlar: Bizim için önemli olan, Doğu ve  Güneydoğu'da eğitim son derece sıkıntılı, son derece sıfır noktasındayız. Örneğin biz Ardahan,  Şırnak, Hakkâri, bu bölge hep üniversitede sonuncuyuz. Niye sonuncuyuz, şimdi burada belgelerle  açıklayacağım değerli arkadaşlar.  - 3 3 9 -
Sayfa 54 -
TBMM B: 64 23 . 2 . 2010 O: 2  SUAT KILIÇ (Samsun) - Oylamadan sonra istedi Sayın Başkanım, geçti.  H. TAYFUN İÇLİ (Eskişehir) - Buradan bağınyorum, duyun. Arkadaşlar duydu, tutanak duydu;  kâtip üyeler oradalar, görüyorlar.  BAŞKAN - Heyecanlanmayın Sayın İçli, karar yeter sayısı arayacağım.  HÜSEYİN YILDIZ (Antalya) - Başkan, olmadığı belli, neyini arayacaksın? Görünüyor işte.  BAŞKAN - Size soracak değilim.  HÜSEYİN YILDIZ (Antalya) - Soracaksın tabii!  BAŞKAN - Sayın kâtip üyeler var burada, sayıyorlar.  HÜSEYİN YILDIZ (Antalya) - Biz de görüyoruz. İçeriye geçsinler diye bekliyorsunuz. Meclis  Başkanına yakışmıyor bunlar!  BAŞKAN - Katip üyeler arasında anlaşmazlık olduğu için elektronik cihazla oylama yapacağım.  BİLGİN PAÇARIZ (Edirne) - Sayın Başkanım, elektronik oylama yapın, on beş dakika süre  verin!  BAŞKAN - Üç dakika süre veriyorum.  (Elektronik cihazla oylama yapıldı)  BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, karar yeter sayısı vardır, öneri kabul edilmiştir.  İç Tüzük'ün 37'nci maddesine göre verilmiş bir doğrudan gündeme alınma önergesi vardır,  okutup işleme alacağım ve oylarınıza sunacağım.  VI.- BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI (Devam)  A) ÖNERGELER (Devam)  2.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, (2/44) esas numaralı Kanun Teklifı'nin doğrudan  gündeme alınmasına ilişkin önergesi (4/185)  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  2/44 Esas numaralı Kanun Tekliflerimin İç Tüzüğün 37. Maddesi gereğince doğrudan gündeme  alınması konusunda gereğinin yapılmasını saygılarımla arz ederim. 01.10.2009  Ensar Öğüt  Ardahan  BAŞKAN - Teklif sahibi Ensar Öğüt, Ardahan Milletvekili.  Buyurun Sayın Öğüt. (CHP sıralarından alkışlar)  ENSAR ÖĞÜT (Ardahan) - Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; 222 sayılı  İlköğretim Yasası'nın 76'ncı maddesinde -köy okullarının bütçesinde- değişiklik yapmak üzere  vermiş olduğum kanun teklifi üzerinde söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygılarımla selamlarım.  Değerli arkadaşlar, 1961 'de çıkan bir yasa "Köy okullarının bütçesi köy tarafından karşılanır."  diyor. Köyde de bütçe olmadığı için bu kanun teklifini verdim ve bizim teklifimiz şudur: Köy  okullarının bütçesi il genel meclisleri tarafından tespit edilsin, özel idareler tarafından ödensin. Aksi  takdirde... Köylerin bütçesi yok, bunu hepimiz biliyoruz. Daha iki yıl öncesine kadar köylerin büyük  bölümünde, okullarda tezek yanıyordu. Şu anda kömür verilmiş ama bizim bu kanun tekliflerimiz ve  tezeği Meclise getirip basın toplantısı yaptıktan sonra Hükümet, baktı ki olmadı, Sosyal Yardımlaşma  Fonu'ndan kömür veriyor! Bunu bir sisteme bağlamak için bu kanun teklifi kabul edilirse ve gündeme  alınırsa ben huzurunuzda teşekkür ederim.  Ancak, ondan sonra şunu söyleyeyim arkadaşlar: Bizim için önemli olan, Doğu ve  Güneydoğu'da eğitim son derece sıkıntılı, son derece sıfır noktasındayız. Örneğin biz Ardahan,  Şırnak, Hakkâri, bu bölge hep üniversitede sonuncuyuz. Niye sonuncuyuz, şimdi burada belgelerle  açıklayacağım değerli arkadaşlar.  - 3 3 9 - TBMM B: 64 23 . 2 . 2010 O: 2  Doğru dürüst öğretmenimiz yok. Öğretmen var, lojman yok. Buradaki öğretmen de aynı maaşı  alıyor, Hakkâri'deki de, Şımak'taki de, Ardahan'daki de aynı maaşı alıyor. Şimdi, öyle maaş alınca,  oraya giden öğretmen raporla, izinle geçiriyor ve orada öğretmen eksiğimiz var.  Şimdi bakın okuyacağım: Ardahan Fen Lisesinde matematik öğretmeni, rehberlik öğretmeni,  kimya öğretmeni yok. Fen Lisesinde 2 tane matematik öğretmeni yok yani hiç öğretmen yok  arkadaşlar.  Bakın Ardahan Anadolu Öğretmen Lisesinde 5 tane açık var; 2 tane matematik, 1 tarih, 1 fizik,  1 kimya öğretmeni yok. 80. Yıl Ardahan Anadolu Lisesinde 10 tane eksik var; 3 tane matematik,  1 tane kimya, 2 tane edebiyat, 3 tane İngilizce, 1 tane Almanca. Ardahan İmam - Hatip Lisesinde  3 tane açık var. Ardahan Kız Meslek Lisesinde 3 tane açık var. Yalnızçam Lisesinde açık yok. Ardahan  Endüstri Meslek Lisesinde açık 2 tane var. Çıldır Lisesinde matematik, fizik, biyoloji öğretmeni yok.  Bu çocuk nasıl okuyup da nasıl buradaki çocukla yarışacak, üniversiteyi kazanacak? Damal Şehit  Yılmaz Kaan Lisesinde edebiyat öğretmeni, matematik öğretmeni, coğrafya öğretmeni ve tarih  öğretmeni yok değerli arkadaşlar. Nurettin Çarmıklı iş adamımız sağ olsun -Ardahan doğumludur- Göle'ye, 5 trilyona yakın masraf etti, babasının adını vererek -Eyüp Sabri Çarmıklı- okul yaptı. Okulu  da Başbakan açtı ama o Çarmıklı Lisesinde 7 tane öğretmen yok. Biyoloji öğretmeni, edebiyat  öğretmeni, felsefe öğretmeni, İngilizce öğretmeni, tarih, matematik öğretmenleri yok arkadaşlar. İş  adamı gitti Göle'ye lise yaptı ama Hükümet veya devlet öğretmen göndermiyor. Ardahan sonuncu.  Şu anda Ardahan merkezde oturan öğretmenler, merkez köylerine giden öğretmenler sabah saat  sekizde kalkıyorlar, eksi 20-30 derecede kuyruğa giriyorlar minibüse biniyorlar, okula gidiyorlar!  Okuldan akşamleyin de kendilerini kurt yemesin diye erken geliyorlar! Oradaki çocuklar eğitim  almıyor arkadaşlar. Doğal gaz Ardahan'dan geçiyor, bizim okullarımıza verilmiyor, Ardahan'a  verilmiyor. Yani böyle bir adalet olabilir mi? Böyle bir kalkınma olabilir mi arkadaşlar? Bu nedenle  ben istirham ediyorum... Ardahan başta olmak üzere Kars dâhil, Ağrı dâhil, İğdır dâhil bütün Doğu  ve Güneydoğu'daki illerimizde aynı durum var. Öğretmen gitmiyor, öğretmene lojman yapmıyoruz.  Öğretmene lojman yapılmamış! Öğretmen Antalya'da da, İzmir'de de aynı maaşı alıyor, Hakkâri'de  de, Ardahan'da da aynı maaşı alıyor. O zaman ne yapıyor öğretmen? Oraya gitmiyor, gitmediği için  de çocuklarımız eğitimsiz kalıyor. Yani düşünebiliyor musunuz, burada kolejde okuyan, sıcak  yuvasında okuyan, özel dershaneye giden öğrenciyle...  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Sayın Öğüt, lütfen tamamlayınız.  ENSAR ÖĞÜT (Devamla) - ...özel koleje giden, özel dershanede eğitim alan veya 20 kişilik,  15 kişilik dersliklerde eğitim alan çocuklarla... Orada sömestirini boş geçiren çocuğun yetişmesi,  üniversiteyi kazanması mümkün mü? Böyle bir adalet olabilir mi? O zaman ne yapın? Doğu ve  Güneydoğu'daki çocuklara o zaman puan verin, yüksek puan verin. Yapamıyorsanız, o zaman bırakın  yapan gelsin.  Değerli arkadaşlar, ben sizden istirham ediyorum -zamanım da bitti- Doğu ve Güneydoğu'yu  eğitimsiz bırakırsanız her türlü melanet olur, terör de olur, devlete düşman da yetiştirirsiniz. Bu  nedenle eğitime önem vererek Doğu ve Güneydoğu'yu kalkındıracak projelerin mutlak surette  geliştirilmesini istirham ediyor, kanun teklifimin kabul edilmesini bekliyor, saygılar sunuyorum.  (CHP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.  Önerge üzerinde bir milletvekili adına Durdu Özbolat, Kahramanmaraş Milletvekili. (CHP  sıralarından alkışlar)  - 3 4 0 -
Sayfa 55 -
TBMM B: 64 23 . 2 . 2010 O: 2  Doğru dürüst öğretmenimiz yok. Öğretmen var, lojman yok. Buradaki öğretmen de aynı maaşı  alıyor, Hakkâri'deki de, Şımak'taki de, Ardahan'daki de aynı maaşı alıyor. Şimdi, öyle maaş alınca,  oraya giden öğretmen raporla, izinle geçiriyor ve orada öğretmen eksiğimiz var.  Şimdi bakın okuyacağım: Ardahan Fen Lisesinde matematik öğretmeni, rehberlik öğretmeni,  kimya öğretmeni yok. Fen Lisesinde 2 tane matematik öğretmeni yok yani hiç öğretmen yok  arkadaşlar.  Bakın Ardahan Anadolu Öğretmen Lisesinde 5 tane açık var; 2 tane matematik, 1 tarih, 1 fizik,  1 kimya öğretmeni yok. 80. Yıl Ardahan Anadolu Lisesinde 10 tane eksik var; 3 tane matematik,  1 tane kimya, 2 tane edebiyat, 3 tane İngilizce, 1 tane Almanca. Ardahan İmam - Hatip Lisesinde  3 tane açık var. Ardahan Kız Meslek Lisesinde 3 tane açık var. Yalnızçam Lisesinde açık yok. Ardahan  Endüstri Meslek Lisesinde açık 2 tane var. Çıldır Lisesinde matematik, fizik, biyoloji öğretmeni yok.  Bu çocuk nasıl okuyup da nasıl buradaki çocukla yarışacak, üniversiteyi kazanacak? Damal Şehit  Yılmaz Kaan Lisesinde edebiyat öğretmeni, matematik öğretmeni, coğrafya öğretmeni ve tarih  öğretmeni yok değerli arkadaşlar. Nurettin Çarmıklı iş adamımız sağ olsun -Ardahan doğumludur- Göle'ye, 5 trilyona yakın masraf etti, babasının adını vererek -Eyüp Sabri Çarmıklı- okul yaptı. Okulu  da Başbakan açtı ama o Çarmıklı Lisesinde 7 tane öğretmen yok. Biyoloji öğretmeni, edebiyat  öğretmeni, felsefe öğretmeni, İngilizce öğretmeni, tarih, matematik öğretmenleri yok arkadaşlar. İş  adamı gitti Göle'ye lise yaptı ama Hükümet veya devlet öğretmen göndermiyor. Ardahan sonuncu.  Şu anda Ardahan merkezde oturan öğretmenler, merkez köylerine giden öğretmenler sabah saat  sekizde kalkıyorlar, eksi 20-30 derecede kuyruğa giriyorlar minibüse biniyorlar, okula gidiyorlar!  Okuldan akşamleyin de kendilerini kurt yemesin diye erken geliyorlar! Oradaki çocuklar eğitim  almıyor arkadaşlar. Doğal gaz Ardahan'dan geçiyor, bizim okullarımıza verilmiyor, Ardahan'a  verilmiyor. Yani böyle bir adalet olabilir mi? Böyle bir kalkınma olabilir mi arkadaşlar? Bu nedenle  ben istirham ediyorum... Ardahan başta olmak üzere Kars dâhil, Ağrı dâhil, İğdır dâhil bütün Doğu  ve Güneydoğu'daki illerimizde aynı durum var. Öğretmen gitmiyor, öğretmene lojman yapmıyoruz.  Öğretmene lojman yapılmamış! Öğretmen Antalya'da da, İzmir'de de aynı maaşı alıyor, Hakkâri'de  de, Ardahan'da da aynı maaşı alıyor. O zaman ne yapıyor öğretmen? Oraya gitmiyor, gitmediği için  de çocuklarımız eğitimsiz kalıyor. Yani düşünebiliyor musunuz, burada kolejde okuyan, sıcak  yuvasında okuyan, özel dershaneye giden öğrenciyle...  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Sayın Öğüt, lütfen tamamlayınız.  ENSAR ÖĞÜT (Devamla) - ...özel koleje giden, özel dershanede eğitim alan veya 20 kişilik,  15 kişilik dersliklerde eğitim alan çocuklarla... Orada sömestirini boş geçiren çocuğun yetişmesi,  üniversiteyi kazanması mümkün mü? Böyle bir adalet olabilir mi? O zaman ne yapın? Doğu ve  Güneydoğu'daki çocuklara o zaman puan verin, yüksek puan verin. Yapamıyorsanız, o zaman bırakın  yapan gelsin.  Değerli arkadaşlar, ben sizden istirham ediyorum -zamanım da bitti- Doğu ve Güneydoğu'yu  eğitimsiz bırakırsanız her türlü melanet olur, terör de olur, devlete düşman da yetiştirirsiniz. Bu  nedenle eğitime önem vererek Doğu ve Güneydoğu'yu kalkındıracak projelerin mutlak surette  geliştirilmesini istirham ediyor, kanun teklifimin kabul edilmesini bekliyor, saygılar sunuyorum.  (CHP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.  Önerge üzerinde bir milletvekili adına Durdu Özbolat, Kahramanmaraş Milletvekili. (CHP  sıralarından alkışlar)  - 3 4 0 - TBMM B: 64 23 . 2 . 2010 O: 2  DURDU ÖZBOLAT (Kahramanmaraş) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Ardahan  Milletvekilimiz Sayın Ensar Öğüt'ün İç Tüzük 37'ye göre vermiş olduğu önergesi üzerinde şahsım  adına söz almış bulunmaktayım. Hepinizi en içten duygularımla selamlıyorum.  Bugün görüşmekte olduğumuz 222 sayılı Kanun'un 76'ncı maddesi toplam on bentten oluşuyor.  Amaç da ülkemizin ilköğretim faaliyetlerinin daha sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi ve bunun için  gelir kaynaklarının belirlenmesi ve artırılması. 1961 yılında ülkemizi yöneten anlayış, ilköğretimin  finansman sorununu çözmeyi önüne hedef olarak koymuş, o dönem için oldukça isabetli sayılabilecek  düzenlemeleri kanun hâline getirmiş ama bu Kanun'un bazı maddeleri zamanla değiştirilmiş, bazıları  da kaldırılmış. Bizim bugün değiştirilmesini teklif ettiğimiz kanun, özellikle kırsal kesimde  okullarımızın sorunlarını, sıkıntılarını azaltacak ve onların en azından yakıt ihtiyaçlarını karşılayacak  bir düzenlemeyi içeriyor. Onun için bu maddeyle ilgili kalkacak ellerin, bu düzenlemeyle ilgili  kalkacak ellerin -biraz da bu samimi duygularla- o, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgemiz'deki  öğrencilerimize, okullarımıza destek sağlayacağını unutmamak lazım.  Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ülkemizde okul öncesi, ilköğretim, ortaöğretimde okuyan  öğrenci sayısı 15 milyondan fazla, öğretmen sayısı 700 bin. Bu sayı, bugün, yüz civarında ülkenin  nüfusundan daha fazla. Elbette ki bu büyük, devasa Bakanlığı idare etmek zor ama bu Bakanlığı  idare edecek olan Sayın Bakanın bu sorunları biliyor olması da çok doğal. Bildiği hâlde, bu  Bakanlığın sorunları ne yazık ki 2002 yılından bugüne kadar düzelmedi, sorunlar arttı ve üstelik de  bu dönem Millî Eğitim Bakanlığının mahkemelerle en çok haşır neşir olduğu dönemdir.  Bu dönemde 4/B'li öğretmenlerin öğretmenliğinin iptaliyle ilgili dava, Eğitim Araçları  Yönetmeliği'ndeki açılan dava, görevde yükselme sınavıyla ilgili dava, Öğretmenevleri  Yönetmeliği'yle ilgili dava, ilköğretim müfettişlerinin kazanılmış hakları için dava, Öğretmenlikte  Kariyer Yönetmeliği için dava, teknik öğretimdeki bölüm şeflerinin durumuyla ilgili dava ve müdür  yardımcılığı sınavının iptali için açılmış olan davalar başta olmak üzere, Millî Eğitim Bakanlığı  mahkemelerden bir türlü başını kaldıramaz hâle geldi. Anayasa Mahkemesi başta olmak üzere -yargı  özellikle birçok bakanlığın faaliyetleri, Hükümetin faaliyetleriyle ilgili ama- Millî Eğitim  Bakanlığının faaliyetleri hep yargının önüne gitti.  Millî Eğitim Bakanımızın en çok övündüğü işlerden birisi, son dönemlerde, e-okul sistemi. Ben  bu işlerle ilgili bir milletvekili olarak, bu dönem karne alınırken bazı okulları dolaştım. Gördüğümüz  sıkıntıyı... Gerçekten, hem öğrencilerimiz hem velilerimiz büyük bir stres içerisinde, o sistemin nasıl  sıkıntı yarattığını anlattılar, ben de dinledim. E-okulla ilgili ikinci dönem de aynı sıkıntının devam  edeceği düşüncesi hem öğrencilerimizde hem velilerimizde bir genel kanıya dönüşmüş çünkü bununla  ilgili kullanılan server hem yetersiz hem de bu konuyla ilgili bu işi yapan yabancı firma, yerli ortaklı  yabancı firma gerekli desteği vermediği düşüncesindeler.  Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; şu an, bu kısa süre içerisinde Millî Eğitim Bakanlığının  sorunları ve bu teklif ettiğimiz kanunla ilgili sürenin yetersiz olduğunu bildiğim için en önemli  gördüğüm ve son günlerde kamuoyunu meşgul eden kat sayı konusuyla ilgili de bir değerlendirme  yapmak istiyorum.  1970'li yıllardan bugüne kadar ÖSYM, ÖSS sınavlarını çok büyük bir başarıyla yapıyordu.  Kurumun üzerindeki yoğun baskılar sonucunda ÖSYM güvenilirliğini artık kaybetme noktasına  gelmiştir. Hem soruların çalınması hem sorulan sorulardaki yanlış oranının yüksekliği Kurumu son  derece yıpratmıştır. Eğer mesleki okullarla ilgili ve bu kat sayıyla ilgili sıkıntıları gidermek  istiyorsanız, imam-hatipler üzerinden siyaset yapmayı bırakacaksınız. Başta Cumhuriyet Halk  - 3 4 1 -
Sayfa 56 -
TBMM B: 64 23 . 2 . 2010 O: 2  DURDU ÖZBOLAT (Kahramanmaraş) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Ardahan  Milletvekilimiz Sayın Ensar Öğüt'ün İç Tüzük 37'ye göre vermiş olduğu önergesi üzerinde şahsım  adına söz almış bulunmaktayım. Hepinizi en içten duygularımla selamlıyorum.  Bugün görüşmekte olduğumuz 222 sayılı Kanun'un 76'ncı maddesi toplam on bentten oluşuyor.  Amaç da ülkemizin ilköğretim faaliyetlerinin daha sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi ve bunun için  gelir kaynaklarının belirlenmesi ve artırılması. 1961 yılında ülkemizi yöneten anlayış, ilköğretimin  finansman sorununu çözmeyi önüne hedef olarak koymuş, o dönem için oldukça isabetli sayılabilecek  düzenlemeleri kanun hâline getirmiş ama bu Kanun'un bazı maddeleri zamanla değiştirilmiş, bazıları  da kaldırılmış. Bizim bugün değiştirilmesini teklif ettiğimiz kanun, özellikle kırsal kesimde  okullarımızın sorunlarını, sıkıntılarını azaltacak ve onların en azından yakıt ihtiyaçlarını karşılayacak  bir düzenlemeyi içeriyor. Onun için bu maddeyle ilgili kalkacak ellerin, bu düzenlemeyle ilgili  kalkacak ellerin -biraz da bu samimi duygularla- o, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgemiz'deki  öğrencilerimize, okullarımıza destek sağlayacağını unutmamak lazım.  Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ülkemizde okul öncesi, ilköğretim, ortaöğretimde okuyan  öğrenci sayısı 15 milyondan fazla, öğretmen sayısı 700 bin. Bu sayı, bugün, yüz civarında ülkenin  nüfusundan daha fazla. Elbette ki bu büyük, devasa Bakanlığı idare etmek zor ama bu Bakanlığı  idare edecek olan Sayın Bakanın bu sorunları biliyor olması da çok doğal. Bildiği hâlde, bu  Bakanlığın sorunları ne yazık ki 2002 yılından bugüne kadar düzelmedi, sorunlar arttı ve üstelik de  bu dönem Millî Eğitim Bakanlığının mahkemelerle en çok haşır neşir olduğu dönemdir.  Bu dönemde 4/B'li öğretmenlerin öğretmenliğinin iptaliyle ilgili dava, Eğitim Araçları  Yönetmeliği'ndeki açılan dava, görevde yükselme sınavıyla ilgili dava, Öğretmenevleri  Yönetmeliği'yle ilgili dava, ilköğretim müfettişlerinin kazanılmış hakları için dava, Öğretmenlikte  Kariyer Yönetmeliği için dava, teknik öğretimdeki bölüm şeflerinin durumuyla ilgili dava ve müdür  yardımcılığı sınavının iptali için açılmış olan davalar başta olmak üzere, Millî Eğitim Bakanlığı  mahkemelerden bir türlü başını kaldıramaz hâle geldi. Anayasa Mahkemesi başta olmak üzere -yargı  özellikle birçok bakanlığın faaliyetleri, Hükümetin faaliyetleriyle ilgili ama- Millî Eğitim  Bakanlığının faaliyetleri hep yargının önüne gitti.  Millî Eğitim Bakanımızın en çok övündüğü işlerden birisi, son dönemlerde, e-okul sistemi. Ben  bu işlerle ilgili bir milletvekili olarak, bu dönem karne alınırken bazı okulları dolaştım. Gördüğümüz  sıkıntıyı... Gerçekten, hem öğrencilerimiz hem velilerimiz büyük bir stres içerisinde, o sistemin nasıl  sıkıntı yarattığını anlattılar, ben de dinledim. E-okulla ilgili ikinci dönem de aynı sıkıntının devam  edeceği düşüncesi hem öğrencilerimizde hem velilerimizde bir genel kanıya dönüşmüş çünkü bununla  ilgili kullanılan server hem yetersiz hem de bu konuyla ilgili bu işi yapan yabancı firma, yerli ortaklı  yabancı firma gerekli desteği vermediği düşüncesindeler.  Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; şu an, bu kısa süre içerisinde Millî Eğitim Bakanlığının  sorunları ve bu teklif ettiğimiz kanunla ilgili sürenin yetersiz olduğunu bildiğim için en önemli  gördüğüm ve son günlerde kamuoyunu meşgul eden kat sayı konusuyla ilgili de bir değerlendirme  yapmak istiyorum.  1970'li yıllardan bugüne kadar ÖSYM, ÖSS sınavlarını çok büyük bir başarıyla yapıyordu.  Kurumun üzerindeki yoğun baskılar sonucunda ÖSYM güvenilirliğini artık kaybetme noktasına  gelmiştir. Hem soruların çalınması hem sorulan sorulardaki yanlış oranının yüksekliği Kurumu son  derece yıpratmıştır. Eğer mesleki okullarla ilgili ve bu kat sayıyla ilgili sıkıntıları gidermek  istiyorsanız, imam-hatipler üzerinden siyaset yapmayı bırakacaksınız. Başta Cumhuriyet Halk  - 3 4 1 - T B M M B: 64 23 . 2 . 2010 O: 2  Partisinin programındaki mesleki ve teknik eğitimle ilgili kısımları, mesleki okullarla ilgili kısımları  hep beraber inceleyelim ve bu sorunu da çözelim.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  DURDU ÖZBOLAT (Devamla) - Ben, bu teklifin Millî Eğitim camiamıza ve okullarımıza bir  kolaylık getireceğine inanıyorum. Bu teklifin kabul edilmesi hâlinde bazı okullarımızda, özellikle  Güneydoğu'da sorunlarımızın çözüleceğine inanıyorum.  Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Özbolat.  Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul  edilmemiştir.  Gündemin "Sözlü Sorular" kısmına geçiyoruz.  VIII.- SÖZLÜ SORULAR VE CEVAPLARI  /.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru 'nun, liselerde madde bağımlılığı ve uyuşturucu araştırmasına  ilişkin Millî Eğitim Bakanından sözlü soru önergesi (6/705) ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in  cevabı  2.- Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Akif Paksoy'un, inşaat girdilerindeki maliyetlerin  azaltılmasına ilişkin sözlü soru önergesi (6/741) ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in cevabı  3.- Karaman Milletvekili Hasan Çalış'ın, akaryakıttaki vergilerin azaltılmasına ilişkin sözlü  soru önergesi (6/769) ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in cevabı  4.- Karaman Milletvekili Hasan Çalış'ın, sabit gelirlilerin maaşlarının iyileştirilmesine ilişkin  sözlü soru önergesi (6/783) ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in cevabı  5.- Niğde Milletvekili Mümin İnan 'ın, gübredeki KDV oranlarına ilişkin sözlü soru önergesi  (6/810) ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in cevabı  6.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru'nun, TEDAŞ'ın vadesi geçmiş alacaklarına ilişkin Maliye  Bakanından sözlü soru önergesi (6/876) Cevaplanmadı  7.- Antalya Milletvekili Tayfur Süner'in, vergi borcu nedeniyle yurt dışına çıkış tahdidi  uygulamasına ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/880) ve Maliye Bakanı Mehmet  Şimşek 'in cevabı  8.-Niğde Milletvekili Mümin İnan 'ın, elektrik zammı ile ilgili açıklamasına ilişkin Devlet Bakanı  ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan 'dan sözlü soru önergesi (6/885) Cevaplanmadı  9.- Niğde Milletvekili Mümin İnan 'ın, özelleştirme gelirlerine ve istihdama yönelik yatırımlara  ilişkin sözlü soru önergesi (6/886) ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in cevabı  10.-Niğde Milletvekili Mümin İnan 'ın, kayıt dışı ekonomiye ilişkin sözlü soru önergesi (6/887)  ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in cevabı  11.- Tunceli Milletvekili Kamer Genç 'in, bir derneğin incelenmesine ilişkin sözlü soru önergesi  (6/976) ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in cevabı  12.- Şırnak Milletvekili Sevahir Bayındır'ın, gıda bankacılığı yapan dernek ve vakıflara yapılan  yardımlara ilişkin sözlü soru önergesi (6/996) ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in cevabı  13.- Aydın Milletvekili Ali Uzunırmak'ın, Sultanhisar fidan yetiştirme üretim alanının ihalesine  ilişkin sözlü soru önergesi (6/1000) ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek 'in cevabı  14.- Malatya Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu'nun, THY Malatya merkez ofisinin  kapatılmasına ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/1005) Cevaplanmadı  15.-Malatya Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu 'nun, THY çağrı merkezindeki işten çıkarmalara  ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/1006) Cevaplanmadı  - 3 4 2 -
Sayfa 57 -
T B M M B: 64 23 . 2 . 2010 O: 2  Partisinin programındaki mesleki ve teknik eğitimle ilgili kısımları, mesleki okullarla ilgili kısımları  hep beraber inceleyelim ve bu sorunu da çözelim.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  DURDU ÖZBOLAT (Devamla) - Ben, bu teklifin Millî Eğitim camiamıza ve okullarımıza bir  kolaylık getireceğine inanıyorum. Bu teklifin kabul edilmesi hâlinde bazı okullarımızda, özellikle  Güneydoğu'da sorunlarımızın çözüleceğine inanıyorum.  Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Özbolat.  Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul  edilmemiştir.  Gündemin "Sözlü Sorular" kısmına geçiyoruz.  VIII.- SÖZLÜ SORULAR VE CEVAPLARI  /.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru 'nun, liselerde madde bağımlılığı ve uyuşturucu araştırmasına  ilişkin Millî Eğitim Bakanından sözlü soru önergesi (6/705) ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in  cevabı  2.- Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Akif Paksoy'un, inşaat girdilerindeki maliyetlerin  azaltılmasına ilişkin sözlü soru önergesi (6/741) ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in cevabı  3.- Karaman Milletvekili Hasan Çalış'ın, akaryakıttaki vergilerin azaltılmasına ilişkin sözlü  soru önergesi (6/769) ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in cevabı  4.- Karaman Milletvekili Hasan Çalış'ın, sabit gelirlilerin maaşlarının iyileştirilmesine ilişkin  sözlü soru önergesi (6/783) ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in cevabı  5.- Niğde Milletvekili Mümin İnan 'ın, gübredeki KDV oranlarına ilişkin sözlü soru önergesi  (6/810) ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in cevabı  6.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru'nun, TEDAŞ'ın vadesi geçmiş alacaklarına ilişkin Maliye  Bakanından sözlü soru önergesi (6/876) Cevaplanmadı  7.- Antalya Milletvekili Tayfur Süner'in, vergi borcu nedeniyle yurt dışına çıkış tahdidi  uygulamasına ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/880) ve Maliye Bakanı Mehmet  Şimşek 'in cevabı  8.-Niğde Milletvekili Mümin İnan 'ın, elektrik zammı ile ilgili açıklamasına ilişkin Devlet Bakanı  ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan 'dan sözlü soru önergesi (6/885) Cevaplanmadı  9.- Niğde Milletvekili Mümin İnan 'ın, özelleştirme gelirlerine ve istihdama yönelik yatırımlara  ilişkin sözlü soru önergesi (6/886) ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in cevabı  10.-Niğde Milletvekili Mümin İnan 'ın, kayıt dışı ekonomiye ilişkin sözlü soru önergesi (6/887)  ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in cevabı  11.- Tunceli Milletvekili Kamer Genç 'in, bir derneğin incelenmesine ilişkin sözlü soru önergesi  (6/976) ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in cevabı  12.- Şırnak Milletvekili Sevahir Bayındır'ın, gıda bankacılığı yapan dernek ve vakıflara yapılan  yardımlara ilişkin sözlü soru önergesi (6/996) ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in cevabı  13.- Aydın Milletvekili Ali Uzunırmak'ın, Sultanhisar fidan yetiştirme üretim alanının ihalesine  ilişkin sözlü soru önergesi (6/1000) ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek 'in cevabı  14.- Malatya Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu'nun, THY Malatya merkez ofisinin  kapatılmasına ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/1005) Cevaplanmadı  15.-Malatya Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu 'nun, THY çağrı merkezindeki işten çıkarmalara  ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/1006) Cevaplanmadı  - 3 4 2 - TBMM B: 64 23 . 2 . 2010 O: 2  16.- Malatya Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu 'nun, sulamada kullanılan elektrik borçlarına  ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/1017) Cevaplanmadı  17.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru 'nun, ek ödemeler sonrasında kamu çalışanları arasındaki  ücret dengesizliğine ilişkin sözlü soru önergesi (6/1036) ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in cevabı  18.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz 'ün, THY dış hat seferlerinde bazı gazetelerin alınmadığı  iddiasına ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/1039) Cevaplanmadı  19.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz 'ün, vergi cenneti ülkeler listesinin ilanına ilişkin sözlü  soru önergesi (6/1045) ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in cevabı  20.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz'ün, THY'daki çağrı merkezlerinde çalışanlara ilişkin  Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/1047) Cevaplanmadı  21.- Niğde Milletvekili Mümin İnan 'ın, çiftçilere gübre ve mazot avantajı sağlanmasına ilişkin  sözlü soru önergesi (6/1073) ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in cevabı  22.- Kastamonu Milletvekili Mehmet Serdaroğlu'nun, bazı KİT personelinin ücretini düşüren  bir Tebliğe ilişkin sözlü soru önergesi (6/1128) ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in cevabı  23.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz un, esnafa sicil affı çıkarılmasına ve inşaat sektörünün  canlandırılmasına ilişkin sözlü soru önergesi (6/1131) ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in cevabı  24.- Tunceli Milletvekili Kamer Genc'in, İstanbul'daki hizmet binasının taşınmasına ilişkin  Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/1195) Cevaplanmadı  25.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay 'ın, hazırlandığı iddia edilen bir kanun tasarısı taslağına  ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/1202) Cevaplanmadı  26.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay 'ın, personel arasındaki ücret farklılıklarına ilişkin Maliye  Bakanından sözlü soru önergesi (6/1204) Cevaplanmadı  27.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay'ın, denetim tazminatı alamayan bazı personele ilişkin  Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/1205) Cevaplanmadı  28.- Mersin Milletvekili AkifAkkuş 'un, otuz yaş üstü araç sahiplerinin sorunlarına ilişkin Maliye  Bakanından sözlü soru önergesi (6/1223) Cevaplanmadı  29.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz'ün, bir medya grubuna verilen vergi cezasına ilişkin  Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/1279) Cevaplanmadı  30.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz'ün, "varlık barışı" uygulamasına ilişkin Maliye  Bakanından sözlü soru önergesi (6/1284) Cevaplanmadı  31.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz 'ün, bütçe revizyonuna ve temel ihtiyaç maddelerinde  KDV indirimine ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/1326) Cevaplanmadı  32.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz'ün, yapılandırılan vergi borçlarını ödeyemeyenlerin  durumuna ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/1348) Cevaplanmadı  33.- Gaziantep Milletvekili Hasan Özdemir'in, Gaziantep TED AŞ Müdürlüğünün oluşturduğu  kaynağa ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/1369) Cevaplanmadı  34.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay'ın, gelir uzmanlığına yapılan atamalara ilişkin Maliye  Bakanından sözlü soru önergesi (6/1452) Cevaplanmadı  35.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay'ın, gelir uzmanlığına yapılan atamalara ilişkin Maliye  Bakanından sözlü soru önergesi (6/1453) Cevaplanmadı  36.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay'ın, gelir uzmanlığına yapılan atamalara ilişkin Maliye  Bakanından sözlü soru önergesi (6/1454) Cevaplanmadı  - 3 4 3 -
Sayfa 58 -
TBMM B: 64 23 . 2 . 2010 O: 2  16.- Malatya Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu 'nun, sulamada kullanılan elektrik borçlarına  ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/1017) Cevaplanmadı  17.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru 'nun, ek ödemeler sonrasında kamu çalışanları arasındaki  ücret dengesizliğine ilişkin sözlü soru önergesi (6/1036) ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in cevabı  18.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz 'ün, THY dış hat seferlerinde bazı gazetelerin alınmadığı  iddiasına ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/1039) Cevaplanmadı  19.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz 'ün, vergi cenneti ülkeler listesinin ilanına ilişkin sözlü  soru önergesi (6/1045) ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in cevabı  20.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz'ün, THY'daki çağrı merkezlerinde çalışanlara ilişkin  Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/1047) Cevaplanmadı  21.- Niğde Milletvekili Mümin İnan 'ın, çiftçilere gübre ve mazot avantajı sağlanmasına ilişkin  sözlü soru önergesi (6/1073) ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in cevabı  22.- Kastamonu Milletvekili Mehmet Serdaroğlu'nun, bazı KİT personelinin ücretini düşüren  bir Tebliğe ilişkin sözlü soru önergesi (6/1128) ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in cevabı  23.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz un, esnafa sicil affı çıkarılmasına ve inşaat sektörünün  canlandırılmasına ilişkin sözlü soru önergesi (6/1131) ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in cevabı  24.- Tunceli Milletvekili Kamer Genc'in, İstanbul'daki hizmet binasının taşınmasına ilişkin  Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/1195) Cevaplanmadı  25.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay 'ın, hazırlandığı iddia edilen bir kanun tasarısı taslağına  ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/1202) Cevaplanmadı  26.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay 'ın, personel arasındaki ücret farklılıklarına ilişkin Maliye  Bakanından sözlü soru önergesi (6/1204) Cevaplanmadı  27.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay'ın, denetim tazminatı alamayan bazı personele ilişkin  Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/1205) Cevaplanmadı  28.- Mersin Milletvekili AkifAkkuş 'un, otuz yaş üstü araç sahiplerinin sorunlarına ilişkin Maliye  Bakanından sözlü soru önergesi (6/1223) Cevaplanmadı  29.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz'ün, bir medya grubuna verilen vergi cezasına ilişkin  Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/1279) Cevaplanmadı  30.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz'ün, "varlık barışı" uygulamasına ilişkin Maliye  Bakanından sözlü soru önergesi (6/1284) Cevaplanmadı  31.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz 'ün, bütçe revizyonuna ve temel ihtiyaç maddelerinde  KDV indirimine ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/1326) Cevaplanmadı  32.- Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz'ün, yapılandırılan vergi borçlarını ödeyemeyenlerin  durumuna ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/1348) Cevaplanmadı  33.- Gaziantep Milletvekili Hasan Özdemir'in, Gaziantep TED AŞ Müdürlüğünün oluşturduğu  kaynağa ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/1369) Cevaplanmadı  34.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay'ın, gelir uzmanlığına yapılan atamalara ilişkin Maliye  Bakanından sözlü soru önergesi (6/1452) Cevaplanmadı  35.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay'ın, gelir uzmanlığına yapılan atamalara ilişkin Maliye  Bakanından sözlü soru önergesi (6/1453) Cevaplanmadı  36.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay'ın, gelir uzmanlığına yapılan atamalara ilişkin Maliye  Bakanından sözlü soru önergesi (6/1454) Cevaplanmadı  - 3 4 3 - TBMM B :64 23 . 2 . 2010 0 : 2  - 3 4 4 - BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek gündemin "Sözlü  Sorular" kısmında yer alan sorulardan 1, 2, 4, 5, 6, 10, 11, 13, 14, 15 ,28 ,33 ,35 ,36 ,37 , 4 2 , 4 8 , 5 1 ,  54, 55, 65, 93, 95, 124, 126, 128, 129, 137, 164, 168, 199, 211, 225, 277, 278 ve 279'uncu  sıralarındaki sorulan birlikte cevaplandırmak istemişlerdir.  Şimdi bu soruları sırasıyla okutuyorum:  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorumun Millî Eğitim Bakanı Sn. Hüseyin Çelik tarafından sözlü olarak  cevaplandınlmasını arz ederim.  Saygılarımla.  Dr. Reşat Doğru  Tokat  Soru: Uyuşturucu ve madde bağımlılığı ile mücadele kapsamında, liseli gençlere yönelik olarak  2003 yılından itibaren araştırma yapılmamasının gerekçesi nedir, bu yönde çalışma yapmayı  düşünüyor musunuz, düşünüyorsanız bu çalışma ne zaman yapılacaktır?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın Maliye Bakanı Sayın Kemal Unakıtan'ın sözlü olarak cevaplandırmasını  arz ederim.  Mehmet Akif Paksoy  Kahramanmaraş  İnşaat girdilerine yılbaşından bu yana %60 ila %100 arasında fiyat artışları olmuştur. Anahtar  teslimi çalışan müteahhitler işlerini tamamlayamama noktasına gelmiş, aralarında Kahramanmaraş'ın  da bulunduğu 8 ilde 15-30 Mayıs tarihleri arasında iş durdurma kararı almıştır. Sektördeki sıkıntılar,  taşeron ve işçilerle birlikte 10 binlerce kişinin işsiz kalması demektir. Bakanlık inşaat demirini  KDV'den muaf tutamaz mı? Ayrıca, ithalat girdi fiyatlarını artıran vergi, resmî harçlan bir süreliğine  kamu sübvanse edebiliri mi? Veyahut demir çelik, çimento akaryakıt gibi inşaat girdilerinin TEFE- TÜFE'den ayrı olarak hesap edilmesini uygulamaya koymayı düşünülmüşünüz?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın Maliye Bakanı Kemal Unakıtan tarafından sözlü olarak yanıtlanmasını  arz ederim.  Saygılanmla.  Hasan Çalış  Karaman  Son zamla benzinin litre fiyatı 2,81 dolara çıkmıştır. Hükümet akaryakıttan aldığı yüksek  vergiden vazgeçmediği için dünyanın en pahalı benzinini kullanan ülke sıralamasında birinci sırada  yer almaktayız. Türkiye'de benzine ödenen 100 YTL'nin 67 YTL'si vergi olarak alınmaktadır.  Bu bilgiler ışığında;  1- Benzin zammı, piyasalarda hemen hemen her ürünün fiyatına zam olarak yansırken, dar  gelirliler biraz daha dara düşmektedir. Benzin fiyatları üzerindeki yüksek vergileri düşürme  konusunda bir çalışmanız var mıdır? Bu konuda çalışma yapmayı düşünüyor musunuz?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın Maliye Bakanı Kemal Unakıtan tarafından sözlü olarak yanıtlanmasını  arz ederim.  Saygılarımla.  Hasan Çalış  Karaman
Sayfa 59 -
TBMM B :64 23 . 2 . 2010 0 : 2  - 3 4 4 - BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek gündemin "Sözlü  Sorular" kısmında yer alan sorulardan 1, 2, 4, 5, 6, 10, 11, 13, 14, 15 ,28 ,33 ,35 ,36 ,37 , 4 2 , 4 8 , 5 1 ,  54, 55, 65, 93, 95, 124, 126, 128, 129, 137, 164, 168, 199, 211, 225, 277, 278 ve 279'uncu  sıralarındaki sorulan birlikte cevaplandırmak istemişlerdir.  Şimdi bu soruları sırasıyla okutuyorum:  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorumun Millî Eğitim Bakanı Sn. Hüseyin Çelik tarafından sözlü olarak  cevaplandınlmasını arz ederim.  Saygılarımla.  Dr. Reşat Doğru  Tokat  Soru: Uyuşturucu ve madde bağımlılığı ile mücadele kapsamında, liseli gençlere yönelik olarak  2003 yılından itibaren araştırma yapılmamasının gerekçesi nedir, bu yönde çalışma yapmayı  düşünüyor musunuz, düşünüyorsanız bu çalışma ne zaman yapılacaktır?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın Maliye Bakanı Sayın Kemal Unakıtan'ın sözlü olarak cevaplandırmasını  arz ederim.  Mehmet Akif Paksoy  Kahramanmaraş  İnşaat girdilerine yılbaşından bu yana %60 ila %100 arasında fiyat artışları olmuştur. Anahtar  teslimi çalışan müteahhitler işlerini tamamlayamama noktasına gelmiş, aralarında Kahramanmaraş'ın  da bulunduğu 8 ilde 15-30 Mayıs tarihleri arasında iş durdurma kararı almıştır. Sektördeki sıkıntılar,  taşeron ve işçilerle birlikte 10 binlerce kişinin işsiz kalması demektir. Bakanlık inşaat demirini  KDV'den muaf tutamaz mı? Ayrıca, ithalat girdi fiyatlarını artıran vergi, resmî harçlan bir süreliğine  kamu sübvanse edebiliri mi? Veyahut demir çelik, çimento akaryakıt gibi inşaat girdilerinin TEFE- TÜFE'den ayrı olarak hesap edilmesini uygulamaya koymayı düşünülmüşünüz?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın Maliye Bakanı Kemal Unakıtan tarafından sözlü olarak yanıtlanmasını  arz ederim.  Saygılanmla.  Hasan Çalış  Karaman  Son zamla benzinin litre fiyatı 2,81 dolara çıkmıştır. Hükümet akaryakıttan aldığı yüksek  vergiden vazgeçmediği için dünyanın en pahalı benzinini kullanan ülke sıralamasında birinci sırada  yer almaktayız. Türkiye'de benzine ödenen 100 YTL'nin 67 YTL'si vergi olarak alınmaktadır.  Bu bilgiler ışığında;  1- Benzin zammı, piyasalarda hemen hemen her ürünün fiyatına zam olarak yansırken, dar  gelirliler biraz daha dara düşmektedir. Benzin fiyatları üzerindeki yüksek vergileri düşürme  konusunda bir çalışmanız var mıdır? Bu konuda çalışma yapmayı düşünüyor musunuz?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın Maliye Bakanı Kemal Unakıtan tarafından sözlü olarak yanıtlanmasını  arz ederim.  Saygılarımla.  Hasan Çalış  Karaman  TBMM B: 64 23 . 2 . 2010 O: 2  Ekonomik göstergelerin iyiye gittiği söylemleri artık inandırıcılığını tamamen yitirmiştir.  Ekonomik program aksamış, hedefler şaşmıştır. Bu durum karşısında hayat pahalılığı almış başını  gitmiştir. Benzin, mazot, elektrik, doğalgaz ve gıda fiyatlarındaki yüksek artışlar, çalışanların  maaşlarını eritmiştir.  Bu bilgiler ışığında;  1-Yüksek zamlar karşısında alım gücü her geçen gün azalan ve ekonomik sıkıntıya düşen işçi,  memur, emekli ve çalışan kesimin maaşlarını yeniden gözden geçirerek, bir iyileştirme yapmayı  düşünüyor musunuz? Bu konuda çalışmanız var mıdır?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki yazılı sorularımın Maliye Bakanı Kemal Unakıtan tarafından sözlü olarak  cevaplandırılması konusunda gereğinin yapılmasını arz ederim.  Mümin İnan  Niğde  Soru: 1- Ülkemizin ve ekonomimizin ana sektörlerinden birini oluşturan tarımdaki, verimliliğin  arttırılmasında çok önemli bir etkiye sahip olan, kimyasal gübre fiyatlarındaki KDV oranlarını,  pırlanta, elmas, yakut ve benzeri değerli taşların K D V siyle aynı orana düşürmeyi planlıyor musunuz?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorumun Maliye Bakanı Kemal Unakıtan tarafından sözlü olarak cevaplanmasını arz  ederim.  Saygılarımla.  Dr. Reşat Doğru  Tokat  Soru: Türkiye Elektrik Dağıtım AŞ'nin kamu kurum ve kuruluşları ile özel müteşebbislerden  30.06.2008 tarihi itibariyle vadesi geçmiş elektrik bedeli alacağı ne kadardır?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın Maliye Bakanı Sayın Kemal Unakıtan tarafından sözlü olarak  cevaplandırılması için gereğini saygılarımla arz ederim.  Tayfur Süner  Antalya  Mükelleflerin vergi yükümlülüklerini zamanında yerine getirmelerinin sağlanması, amme  alacağının tahsilinin güvence altına alınması ve tahsilatın hızlandırılması amacıyla, 5682 sayılı  Pasaport Kanununun 22. Maddesi gereğince, yaklaşık 10 bin işadamına yurtdışı yasağı gelmiştir. Bu  çok doğru bir uygulamadır. Ancak;  Soru 1 : Yurtdışına çıkış yasağı, ilgili işadamına tebliğ edilmekte midir?  Soru 2 : Eğer tebliğ edilmiyorsa ve işadamının bilgisi yoksa, bu durum, işadamının ticari  faaliyetlerini olumsuz biçimde etkilemez midir?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki yazılı sorularımın Devlet Bakanı Mehmet Şimşek tarafından sözlü olarak  cevaplandırılması konusunda gereğinin yapılmasını arz ederim.  Mümin İnan  Niğde  Soru: 1) Basına yansıyan haberlere göre "Biz elektrik zammını vatandaş tasarruf etsin diye  yaptık." dediğiniz ifade ediliyor. Bu haber doğru ise acaba vatandaş tasarruf etsin diye diğer enerji  kaynaklarına da yüklü bir zam yapmayı planlıyor musunuz?  - 3 4 5 -
Sayfa 60 -
TBMM B: 64 23 . 2 . 2010 O: 2  Ekonomik göstergelerin iyiye gittiği söylemleri artık inandırıcılığını tamamen yitirmiştir.  Ekonomik program aksamış, hedefler şaşmıştır. Bu durum karşısında hayat pahalılığı almış başını  gitmiştir. Benzin, mazot, elektrik, doğalgaz ve gıda fiyatlarındaki yüksek artışlar, çalışanların  maaşlarını eritmiştir.  Bu bilgiler ışığında;  1-Yüksek zamlar karşısında alım gücü her geçen gün azalan ve ekonomik sıkıntıya düşen işçi,  memur, emekli ve çalışan kesimin maaşlarını yeniden gözden geçirerek, bir iyileştirme yapmayı  düşünüyor musunuz? Bu konuda çalışmanız var mıdır?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki yazılı sorularımın Maliye Bakanı Kemal Unakıtan tarafından sözlü olarak  cevaplandırılması konusunda gereğinin yapılmasını arz ederim.  Mümin İnan  Niğde  Soru: 1- Ülkemizin ve ekonomimizin ana sektörlerinden birini oluşturan tarımdaki, verimliliğin  arttırılmasında çok önemli bir etkiye sahip olan, kimyasal gübre fiyatlarındaki KDV oranlarını,  pırlanta, elmas, yakut ve benzeri değerli taşların K D V siyle aynı orana düşürmeyi planlıyor musunuz?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorumun Maliye Bakanı Kemal Unakıtan tarafından sözlü olarak cevaplanmasını arz  ederim.  Saygılarımla.  Dr. Reşat Doğru  Tokat  Soru: Türkiye Elektrik Dağıtım AŞ'nin kamu kurum ve kuruluşları ile özel müteşebbislerden  30.06.2008 tarihi itibariyle vadesi geçmiş elektrik bedeli alacağı ne kadardır?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın Maliye Bakanı Sayın Kemal Unakıtan tarafından sözlü olarak  cevaplandırılması için gereğini saygılarımla arz ederim.  Tayfur Süner  Antalya  Mükelleflerin vergi yükümlülüklerini zamanında yerine getirmelerinin sağlanması, amme  alacağının tahsilinin güvence altına alınması ve tahsilatın hızlandırılması amacıyla, 5682 sayılı  Pasaport Kanununun 22. Maddesi gereğince, yaklaşık 10 bin işadamına yurtdışı yasağı gelmiştir. Bu  çok doğru bir uygulamadır. Ancak;  Soru 1 : Yurtdışına çıkış yasağı, ilgili işadamına tebliğ edilmekte midir?  Soru 2 : Eğer tebliğ edilmiyorsa ve işadamının bilgisi yoksa, bu durum, işadamının ticari  faaliyetlerini olumsuz biçimde etkilemez midir?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki yazılı sorularımın Devlet Bakanı Mehmet Şimşek tarafından sözlü olarak  cevaplandırılması konusunda gereğinin yapılmasını arz ederim.  Mümin İnan  Niğde  Soru: 1) Basına yansıyan haberlere göre "Biz elektrik zammını vatandaş tasarruf etsin diye  yaptık." dediğiniz ifade ediliyor. Bu haber doğru ise acaba vatandaş tasarruf etsin diye diğer enerji  kaynaklarına da yüklü bir zam yapmayı planlıyor musunuz?  - 3 4 5 - T B M M B:64 23 . 2 . 2010 0 : 2  - 3 4 6 - Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki yazılı sorularımın Özelleştirme İdaresinin bağlı olduğu Bakan Sn. Kemal Unakıtan  tarafından sözlü olarak cevaplandırılması konusunda gereğinin yapılmasını arz ederim.  Mümin İnan  Niğde  Soru: 1) 58, 59 ve 60'ıncı Hükümetleriniz döneminde ne kadarlık özelleştirme yaptınız? Bu  gelirlerin ne kadarlık kısmını istihdama yönelik yatırımlarda kullandınız?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki yazılı sorularımın Maliye Bakanı Sn. Kemal Unakıtan tarafından sözlü olarak  cevaplandırılması konusunda gereğinin yapılmasını arz ederim.  Mümin İnan  Niğde  Soru: 1- Türkiye'deki kayıt dışı ekonominin ne kadar olduğunu düşünüyorsunuz? Bakanlığınız  döneminde kayıt dışılıkla mücadele için ne gibi yapısal tedbirler aldınız?  Soru: 2- Bakanlığınızdan önce kayıt dişiliğin ekonomimizdeki oranı ne kadardı?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın aracılığınızla Maliye Bakanı tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını  saygılarımla arz ederim. 12.09.2008  Kamer Genç  Tunceli  1) Gerek Almanya'da ve gerekse Türkiye'de faaliyette bulunan Deniz Feneri Yardımlaşma ve  Dayanışma Dernekleri 2003-2007 yıllarında Türkiye'den yurt dışına ihracat faaliyetlerinde  bulunmuşlar mıdır? Bulunmuşlarsa ihracat da vergi iadesi almışlar mıdır?  2) Türkiye'de faaliyette bulunan Derneğin vergilendirme bakımından herhangi bir vergi  incelemesine tabi tutulmuş mudur? Tutulmuş ise sonucu nedir?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın Maliye Bakanı Sayın Kemal Unakıtan tarafından sözlü olarak  cevaplandırılmasını arz ederim.  Sevahir Bayındır  Şırnak  Sorular:  1) 5035 sayılı kanunla yapılan değişiklikten sonra gıda bankacılığı yapan dernek ve vakıflara  yapılan yardım ve bağış karşılığı gelir vergisi ve kurumlar vergisinden düşülen tutarlar yıllar itibari  ile ne kadardır?  2) Gıda bankacılığı yapan dernek ve vakıflardan hangilerine yardım veya bağış yapılarak,  vergiden düşülmüştür?  3) Gıda bankacılığı yapan dernek veya vakıflar belge düzeni bakımından denetlenmiş midir?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın Maliye Bakanı Sayın Kemal Unakıtan tarafından sözlü olarak  cevaplandırılmasını arz ederim. Saygılarımla. 17/09/2008  Ali Uzunırmak  Aydın
Sayfa 61 -
T B M M B:64 23 . 2 . 2010 0 : 2  - 3 4 6 - Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki yazılı sorularımın Özelleştirme İdaresinin bağlı olduğu Bakan Sn. Kemal Unakıtan  tarafından sözlü olarak cevaplandırılması konusunda gereğinin yapılmasını arz ederim.  Mümin İnan  Niğde  Soru: 1) 58, 59 ve 60'ıncı Hükümetleriniz döneminde ne kadarlık özelleştirme yaptınız? Bu  gelirlerin ne kadarlık kısmını istihdama yönelik yatırımlarda kullandınız?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki yazılı sorularımın Maliye Bakanı Sn. Kemal Unakıtan tarafından sözlü olarak  cevaplandırılması konusunda gereğinin yapılmasını arz ederim.  Mümin İnan  Niğde  Soru: 1- Türkiye'deki kayıt dışı ekonominin ne kadar olduğunu düşünüyorsunuz? Bakanlığınız  döneminde kayıt dışılıkla mücadele için ne gibi yapısal tedbirler aldınız?  Soru: 2- Bakanlığınızdan önce kayıt dişiliğin ekonomimizdeki oranı ne kadardı?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın aracılığınızla Maliye Bakanı tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını  saygılarımla arz ederim. 12.09.2008  Kamer Genç  Tunceli  1) Gerek Almanya'da ve gerekse Türkiye'de faaliyette bulunan Deniz Feneri Yardımlaşma ve  Dayanışma Dernekleri 2003-2007 yıllarında Türkiye'den yurt dışına ihracat faaliyetlerinde  bulunmuşlar mıdır? Bulunmuşlarsa ihracat da vergi iadesi almışlar mıdır?  2) Türkiye'de faaliyette bulunan Derneğin vergilendirme bakımından herhangi bir vergi  incelemesine tabi tutulmuş mudur? Tutulmuş ise sonucu nedir?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın Maliye Bakanı Sayın Kemal Unakıtan tarafından sözlü olarak  cevaplandırılmasını arz ederim.  Sevahir Bayındır  Şırnak  Sorular:  1) 5035 sayılı kanunla yapılan değişiklikten sonra gıda bankacılığı yapan dernek ve vakıflara  yapılan yardım ve bağış karşılığı gelir vergisi ve kurumlar vergisinden düşülen tutarlar yıllar itibari  ile ne kadardır?  2) Gıda bankacılığı yapan dernek ve vakıflardan hangilerine yardım veya bağış yapılarak,  vergiden düşülmüştür?  3) Gıda bankacılığı yapan dernek veya vakıflar belge düzeni bakımından denetlenmiş midir?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın Maliye Bakanı Sayın Kemal Unakıtan tarafından sözlü olarak  cevaplandırılmasını arz ederim. Saygılarımla. 17/09/2008  Ali Uzunırmak  Aydın  TBMM B: 64 23 . 2 . 2010 O: 2  1) Aydın ili Sultanhisar ilçesi Tarım İl Müdürlüğüne ait olan fidan yetiştirme üretim alanı hangi  ihale şartlarına göre özel sektöre kiraya verilmiştir?  2) İhale şartlarının yerine getirilip getirilmediği noktasında gerekli inceleme ve denetleme  yapılmış mıdır? İhale şartlarına aykırı durumlar ve/veya işlemler olmuş mudur? Eğer varsa ne gibi  kanuni bir işlem yapılmıştır?  3) İhaleyi alan firmanın unvanı nedir ve ortakları kimlerdir? İhaleyi hangi bedel üzerinden  almıştır?  4) İhale dosyasının bir suretinin tarafımıza gönderilmesi mümkün müdür?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın Ulaştırma Bakanı Sayın Binali Yıldırım tarafından sözlü olarak  yanıtlanmasını arz ederim.  Ferit Mevlüt Aslanoğlu  Malatya  THY, Malatya satış ofisi kapatılarak, 35 km uzaktaki havaalanı ofisinden hizmet vermeye devam  edilmektedir. Merkez ofisinin kapatılması ile THY'dan bilet satın almak isteyen yolcular ile kargo  ve posta hizmeti alan müşteriler 35 km uzaktaki havaalanı ofisine gitmek zorunda kalmaktadır.  Ayrıca, bilet satış acentelerinin yapamadığı hizmetler için yolcular yine aynı uygulamaya katlanmak  zorunda kalmaktadır.  Bu uygulama ile;  a) THY'dan bilet satın alma olanağı ortadan kaldırılmaktadır. (Bizim yolcularımızın henüz Cali  Center ve İnternet'ten bilet alma alışkanlığı henüz oluşmamıştır)  b) THY ile kargo posta hizmetleri yapılamaz hâle getirilmek mi istenmektedir?  Yukarıda belirttiğim nedenlerle THY'nın Malatya merkezdeki ofisinin yeniden açılmasını  düşünür müsünüz? Yoksa THY'nın müşteri memnuniyeti anlayışının bu uygulamada olduğu gibi mi  devam edeceğini, farklı bir uygulama yapılmayacağını bilmek zorunda mı kalalım?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın Maliye Bakanı tarafından sözlü olarak yanıtlanmasını arz ederim.  Ferit Mevlüt Aslanoğlu  Malatya  THY, Çağrı Merkezindeki çalışan 550 kişinin, işten çıkartılarak bu işin ASSİSTT ve  VODATECEH isimli firmaya verildiği belirtilmektedir.  1) THY'nın 550 çalışanının iş akitlerini bozarak aynı işi başka firmalara yaptırmanın etik, ahlaki  ve yasal olarak izahı var mıdır?  2) Her iki firma kimdir? Nedir? Bu işi daha önce yapmışlar mıdır?  3) Bu işle ilgili herhangi bir ihale açılmış mıdır?  4) Bu firmalar, satılan Türk Telekom'un ortakları mıdır? Ayrıca bu işin verildiği firmaların  birinde genel müdür olan AKP İl Başkan Yardımcısının etkisi olmuş mudur?  5) Müşteri memnuniyetini, kuruma ait personel olmadan sağlama konusu dikkate alınmış mıdır?  6) 550 çalışanı anında kapı dışarı eden THY yönetimi vicdanında bu olay büyük yara açmayacak  mıdır? Bayram öncesi 550 çalışanın ve ailesinin yaşadığı şokun hesabını kimler verecektir?  - 3 4 7 -
Sayfa 62 -
TBMM B: 64 23 . 2 . 2010 O: 2  1) Aydın ili Sultanhisar ilçesi Tarım İl Müdürlüğüne ait olan fidan yetiştirme üretim alanı hangi  ihale şartlarına göre özel sektöre kiraya verilmiştir?  2) İhale şartlarının yerine getirilip getirilmediği noktasında gerekli inceleme ve denetleme  yapılmış mıdır? İhale şartlarına aykırı durumlar ve/veya işlemler olmuş mudur? Eğer varsa ne gibi  kanuni bir işlem yapılmıştır?  3) İhaleyi alan firmanın unvanı nedir ve ortakları kimlerdir? İhaleyi hangi bedel üzerinden  almıştır?  4) İhale dosyasının bir suretinin tarafımıza gönderilmesi mümkün müdür?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın Ulaştırma Bakanı Sayın Binali Yıldırım tarafından sözlü olarak  yanıtlanmasını arz ederim.  Ferit Mevlüt Aslanoğlu  Malatya  THY, Malatya satış ofisi kapatılarak, 35 km uzaktaki havaalanı ofisinden hizmet vermeye devam  edilmektedir. Merkez ofisinin kapatılması ile THY'dan bilet satın almak isteyen yolcular ile kargo  ve posta hizmeti alan müşteriler 35 km uzaktaki havaalanı ofisine gitmek zorunda kalmaktadır.  Ayrıca, bilet satış acentelerinin yapamadığı hizmetler için yolcular yine aynı uygulamaya katlanmak  zorunda kalmaktadır.  Bu uygulama ile;  a) THY'dan bilet satın alma olanağı ortadan kaldırılmaktadır. (Bizim yolcularımızın henüz Cali  Center ve İnternet'ten bilet alma alışkanlığı henüz oluşmamıştır)  b) THY ile kargo posta hizmetleri yapılamaz hâle getirilmek mi istenmektedir?  Yukarıda belirttiğim nedenlerle THY'nın Malatya merkezdeki ofisinin yeniden açılmasını  düşünür müsünüz? Yoksa THY'nın müşteri memnuniyeti anlayışının bu uygulamada olduğu gibi mi  devam edeceğini, farklı bir uygulama yapılmayacağını bilmek zorunda mı kalalım?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın Maliye Bakanı tarafından sözlü olarak yanıtlanmasını arz ederim.  Ferit Mevlüt Aslanoğlu  Malatya  THY, Çağrı Merkezindeki çalışan 550 kişinin, işten çıkartılarak bu işin ASSİSTT ve  VODATECEH isimli firmaya verildiği belirtilmektedir.  1) THY'nın 550 çalışanının iş akitlerini bozarak aynı işi başka firmalara yaptırmanın etik, ahlaki  ve yasal olarak izahı var mıdır?  2) Her iki firma kimdir? Nedir? Bu işi daha önce yapmışlar mıdır?  3) Bu işle ilgili herhangi bir ihale açılmış mıdır?  4) Bu firmalar, satılan Türk Telekom'un ortakları mıdır? Ayrıca bu işin verildiği firmaların  birinde genel müdür olan AKP İl Başkan Yardımcısının etkisi olmuş mudur?  5) Müşteri memnuniyetini, kuruma ait personel olmadan sağlama konusu dikkate alınmış mıdır?  6) 550 çalışanı anında kapı dışarı eden THY yönetimi vicdanında bu olay büyük yara açmayacak  mıdır? Bayram öncesi 550 çalışanın ve ailesinin yaşadığı şokun hesabını kimler verecektir?  - 3 4 7 - T B M M B: 64 23 . 2 . 2010 0 : 2  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın Maliye Bakanı tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını arz ederim.  Saygılarımla.  Ferit Mevlüt Aslanoğlu  Malatya  Elektrik enerjisi kullanarak tarımsal sulama yapan çiftçilerimiz ve sulama birlikleri ödenemez  bir borç yükü ile karşı karşıya kalmışlardır. Cazibeli su kullanan çiftçilerimize önemli ölçüde haksızlık  yapılmaktadır. Bu nedenle,  a) Sulama birlikleri ve çiftçilerimizin elektrik borçları ile ilgili nasıl bir yapılandırma  düşünmektesiniz?  b) Cazibeli su kullanan çiftçilerimizle, elektrikle tarımsal sulama yapan çiftçilerimiz arasında  oluşan haksız rekabeti ortadan kaldırmayı düşünüyor musunuz?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorumun Maliye Bakanı tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını arz ederim.  Saygılarımla.  Dr. Reşat Doğru  Tokat  Soru: Kamu personeline ödenen ücretlerde yapılan ek ödemelere ilişkin düzenleme sonrasında  başta şef ve şube müdürleri kadrosunda görev yapanlar olmak üzere kamu çalışanları arasında yeni  dengesizlikler oluşmuştur. Kamu çalışanları arasındaki bu mağduriyetin giderilmesi için bir çalışma  yapmayı düşünüyor musunuz?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın Maliye Bakanı tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını saygılarımla  arz ederim.  Yaşar Ağyüz  Gaziantep  Özelleştirme kapsamındaki Türk Hava Yolları Genel Müdürlüğü'nce son bir ay içerisinde Çağrı  Merkezinin kapatılması ile başlayan keyfî uygulamalar, dış hat seferlerinde gazete sansürlemesi ile  devam etmektedir.  1) Türk Hava Yollarının dış hat seferlerinde gazete okumak isteyen yolculara belirli grup ve  iktidar yandaşı gazetelerin dayatılması okuma ve basın özgürlüğüne ne kadar uygundur?  2) Türk Hava Yolları Yönetimi, Sayın Başbakan'ın bazı gazeteler için "Okumayın, evinize  sokmayın" talimatını mı uygulamaktadır?  3) Bu uygulamadan sizin, Türk Hava Yolları Genel Müdürü'nün bilgisi var mıdır?  4) Ülkemizin itibarlı gazetelerinin (Hürriyet, Cumhuriyet, Milliyet, Vatan, Sözcü, Radikal, Posta)  Türk Hava Yollarına alınmayarak, sansürlenmesi siyasi bir karar değil midir?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın Maliye Bakanı tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını saygılarımla  arz ederim.  Yaşar Ağyüz  Gaziantep  - 3 4 8 -
Sayfa 63 -
T B M M B: 64 23 . 2 . 2010 0 : 2  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın Maliye Bakanı tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını arz ederim.  Saygılarımla.  Ferit Mevlüt Aslanoğlu  Malatya  Elektrik enerjisi kullanarak tarımsal sulama yapan çiftçilerimiz ve sulama birlikleri ödenemez  bir borç yükü ile karşı karşıya kalmışlardır. Cazibeli su kullanan çiftçilerimize önemli ölçüde haksızlık  yapılmaktadır. Bu nedenle,  a) Sulama birlikleri ve çiftçilerimizin elektrik borçları ile ilgili nasıl bir yapılandırma  düşünmektesiniz?  b) Cazibeli su kullanan çiftçilerimizle, elektrikle tarımsal sulama yapan çiftçilerimiz arasında  oluşan haksız rekabeti ortadan kaldırmayı düşünüyor musunuz?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorumun Maliye Bakanı tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını arz ederim.  Saygılarımla.  Dr. Reşat Doğru  Tokat  Soru: Kamu personeline ödenen ücretlerde yapılan ek ödemelere ilişkin düzenleme sonrasında  başta şef ve şube müdürleri kadrosunda görev yapanlar olmak üzere kamu çalışanları arasında yeni  dengesizlikler oluşmuştur. Kamu çalışanları arasındaki bu mağduriyetin giderilmesi için bir çalışma  yapmayı düşünüyor musunuz?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın Maliye Bakanı tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını saygılarımla  arz ederim.  Yaşar Ağyüz  Gaziantep  Özelleştirme kapsamındaki Türk Hava Yolları Genel Müdürlüğü'nce son bir ay içerisinde Çağrı  Merkezinin kapatılması ile başlayan keyfî uygulamalar, dış hat seferlerinde gazete sansürlemesi ile  devam etmektedir.  1) Türk Hava Yollarının dış hat seferlerinde gazete okumak isteyen yolculara belirli grup ve  iktidar yandaşı gazetelerin dayatılması okuma ve basın özgürlüğüne ne kadar uygundur?  2) Türk Hava Yolları Yönetimi, Sayın Başbakan'ın bazı gazeteler için "Okumayın, evinize  sokmayın" talimatını mı uygulamaktadır?  3) Bu uygulamadan sizin, Türk Hava Yolları Genel Müdürü'nün bilgisi var mıdır?  4) Ülkemizin itibarlı gazetelerinin (Hürriyet, Cumhuriyet, Milliyet, Vatan, Sözcü, Radikal, Posta)  Türk Hava Yollarına alınmayarak, sansürlenmesi siyasi bir karar değil midir?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın Maliye Bakanı tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını saygılarımla  arz ederim.  Yaşar Ağyüz  Gaziantep  - 3 4 8 - TBMM B: 64 23 . 2 . 2010 O: 2  OECD tarafından kara listeye alınan vergi cenneti 33 ülkede, ya hiç vergi alınmıyor ya da çok  düşük vergi alınıyor.  Gelir sağlayıcı faaliyetlerin, bu ülkelerde kurulu veya kurulan şirketler üzerinden yapıldığı da  bilinen bir gerçek,  1) Ülkemizde de yaşanan, münferit bazı şirketlerce kullanılması, vergi cenneti ülkelerden fatura  alınıp gider yazılması, sonuçta daha az vergi ödenmesi üzerine;  Bunu engellemek için yapılan 5520 sayılı yasal düzenleme ile "Vergi cenneti ülkelere yapılacak  ödemelerden % 30 vergi kesintisi yapılması" sağlandı.  Bakanlar Kurulunca ilan edilmesi gereken ülkeler listesi bugüne dek neden ilan edilmemiş,  uygulamaya neden geçilememiştir?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın Maliye Bakanı tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını saygılarımla  arz ederim.  Yaşar Ağyüz  Gaziantep  Özelleştirme kapsamı içerisinde yıllardır yer alan, Türk Hava Yollarında;  1) 2006 yılında en iyi Çağrı Merkezi Ödülünü alan Türk Hava Yolları Çağrı Merkezi'nin  kapatılarak, 550 çalışanının hiçbir gerekçe gösterilmeden Ramazan ayının bitiminde işten çıkarılması,  Sendikal Hak ve Özgürlüklere aykırı değil midir?  2) Türk Hava Yollan'nın Çağrı Merkezi işinden çekilip, bu hizmeti iki özel firmadan satın almak  istemesini ve şirketlerden birinin Genel Müdürünün iktidar partisinin İstanbul Eski İl Başkan  Yardımcısı olmasını Etik buluyor musunuz?  Taşeronlaştırma ve hizmet özelleştirmesiyle Rant yaratmak ve Türk Hava Yolları çalışanlarını  Sendikasızlaştırmak mıdır?  3) Bugüne dek gerçekleşen özelleştirmelerde olduğu gibi 550 çalışanı işten çıkararak,  Türk Hava Yollarının satışın yerli ve yabancı kişiler ile ortaklıklara, cazip ve sorunsuz hale  getirmek değil midir?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki yazılı sorularımın Maliye Bakanı tarafından sözlü olarak cevaplandırılması konusunda  gereğinin yapılmasını arz ederim.  Mümin İnan  Niğde  Soru:l- Tarımsal verimlilikte büyük bir öneme sahip olan ve çiftçilerimizin en önemli girdi  maliyetini oluşturan suni gübredeki vergi yüklerini hafifletme konusunda bir çalışmanız var mıdır?  Soru:2- Ülkemizde mazot kullanımında Armatörlere tanıdığınız vergisel avantajların bir  benzerini Çiftçilerimiz için de uygulamaya koymak konusunda bir çalışmanız var mıdır?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın Maliye Bakanı tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını saygılarımla  arz ederim.  Mehmet Serdaroğlu  Kastamonu  Kamu İktisadi Teşebbüslerinde çalışan, 399/11 sayılı cetvele tabi yükseköğrenim mezunu  personelin ücretlerinde, 14 Ekim 2008 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan "Kamu İktisadi  - 3 4 9 -
Sayfa 64 -
TBMM B: 64 23 . 2 . 2010 O: 2  OECD tarafından kara listeye alınan vergi cenneti 33 ülkede, ya hiç vergi alınmıyor ya da çok  düşük vergi alınıyor.  Gelir sağlayıcı faaliyetlerin, bu ülkelerde kurulu veya kurulan şirketler üzerinden yapıldığı da  bilinen bir gerçek,  1) Ülkemizde de yaşanan, münferit bazı şirketlerce kullanılması, vergi cenneti ülkelerden fatura  alınıp gider yazılması, sonuçta daha az vergi ödenmesi üzerine;  Bunu engellemek için yapılan 5520 sayılı yasal düzenleme ile "Vergi cenneti ülkelere yapılacak  ödemelerden % 30 vergi kesintisi yapılması" sağlandı.  Bakanlar Kurulunca ilan edilmesi gereken ülkeler listesi bugüne dek neden ilan edilmemiş,  uygulamaya neden geçilememiştir?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın Maliye Bakanı tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını saygılarımla  arz ederim.  Yaşar Ağyüz  Gaziantep  Özelleştirme kapsamı içerisinde yıllardır yer alan, Türk Hava Yollarında;  1) 2006 yılında en iyi Çağrı Merkezi Ödülünü alan Türk Hava Yolları Çağrı Merkezi'nin  kapatılarak, 550 çalışanının hiçbir gerekçe gösterilmeden Ramazan ayının bitiminde işten çıkarılması,  Sendikal Hak ve Özgürlüklere aykırı değil midir?  2) Türk Hava Yollan'nın Çağrı Merkezi işinden çekilip, bu hizmeti iki özel firmadan satın almak  istemesini ve şirketlerden birinin Genel Müdürünün iktidar partisinin İstanbul Eski İl Başkan  Yardımcısı olmasını Etik buluyor musunuz?  Taşeronlaştırma ve hizmet özelleştirmesiyle Rant yaratmak ve Türk Hava Yolları çalışanlarını  Sendikasızlaştırmak mıdır?  3) Bugüne dek gerçekleşen özelleştirmelerde olduğu gibi 550 çalışanı işten çıkararak,  Türk Hava Yollarının satışın yerli ve yabancı kişiler ile ortaklıklara, cazip ve sorunsuz hale  getirmek değil midir?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki yazılı sorularımın Maliye Bakanı tarafından sözlü olarak cevaplandırılması konusunda  gereğinin yapılmasını arz ederim.  Mümin İnan  Niğde  Soru:l- Tarımsal verimlilikte büyük bir öneme sahip olan ve çiftçilerimizin en önemli girdi  maliyetini oluşturan suni gübredeki vergi yüklerini hafifletme konusunda bir çalışmanız var mıdır?  Soru:2- Ülkemizde mazot kullanımında Armatörlere tanıdığınız vergisel avantajların bir  benzerini Çiftçilerimiz için de uygulamaya koymak konusunda bir çalışmanız var mıdır?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın Maliye Bakanı tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını saygılarımla  arz ederim.  Mehmet Serdaroğlu  Kastamonu  Kamu İktisadi Teşebbüslerinde çalışan, 399/11 sayılı cetvele tabi yükseköğrenim mezunu  personelin ücretlerinde, 14 Ekim 2008 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan "Kamu İktisadi  - 3 4 9 - T B M M B:64 23 . 2 . 2010 0 : 2  - 3 5 0 - Teşebbüslerinde 2008 yılında Uygulanacak Ücretlerin Tespitine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2008/1 )'den  kaynaklanan 50 YTL civarında düşüşler olmuştur.  2008 yılının ücretlerini belirleyen Tebliğ, Ekim ayında yayınlandığı için Kurumlar tarafından  anılan personele avans ödemesi yapılmış, Tebliğin yayınlanmasından sonra, yapılan ödemeler geri  alınmaya başlanmıştır. Ayrıca söz konusu personelden teknik kadroda olmayanlar 2008 Ağustos  ayında yapılan ek ödemelerden de yararlanamamışlardır. Sonuç itibariyle KİT'lerde çalışan yüksek  öğrenim mezunu personel mağdur olmuştur.  Soru:  İçinde bulunduğumuz ekonomik kriz ortamında, bir kısmı 2008 Ağustos ayında yapılan  iyileştirmeden de yararlanamayan, KİT'lerde çalışan yükseköğrenim mezunu personelin  mağduriyetine yol açan Tebliği düzeltmek için bir çalışmanız var mıdır?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın Maliye Bakanı tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını saygılarımla  arz ederim.  Yaşar Ağyüz  Gaziantep  Global Finansal krizin etkilediği ülkemizde, lokomotif sektörlerden inşaat sektörünün de  tıkandığı,  İstihdam eksikliği yaratarak yüzlerce esnafımızı da olumsuz etkilediği bir gerçek iken,  Bu sektörde krizin olumsuz etkilerinin azaltılması için bir takım tedbirlerin alınması,  Ayrıca da kredi kullanmayan, KOSGEB'in desteklerinden faydalanamayan esnafımız için sicil  affı çıkarılması zorunlu olmuştur.  1. Krizlerden dolayı sicili bozulan esnafımız için çıkarılacak sicil affı piyasaları rahatlatacak,  kredi alamayan, KOSGEB'in desteklerinden faydalanamayan esnafımızı rahatlatacak sicil affı  çıkarmayı düşünüyor musunuz?  2. İnşaat sektörlerinde yaşanan durgunluğu gidermek, ekonomik krizin olumsuz etkilerini  azaltmak ve canlılık yaratmak için,  Konutlarda tapu harcı indirimi ve KDV'de kademeli indirim yapılmasını düşünüyor musunuz?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın aracılığınızla Maliye Bakanı tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını  saygılarımla arz ederim. 20.01.2009  Kamer Genç  Tunceli  İstanbul Vatan Caddesi'nde olan Maliye Binası boşaltılarak Cevizlibağ mevkisinde bulunan Yeşil  Kundura Binasına taşınmıştır.  1- Bakanlığınız mülkiyetinde olan bu bina neden boşaltılarak maliye kiralık bir binaya  taşınmıştır?  2- Yeni taşınılan binaya kaç lira kira ödenmektedir? Yeni taşınılan binanın mülkiyeti kime aittir?  3- Vatan Caddesi'nde bulunan maliyeye ait bu yeri satmayı düşünüyor musunuz? Satma  konusunda Albayraklar'a verilmiş bir sözünüz var mıdır?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın Maliye Bakanı tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını arz ederim.  20.01.2009  Erkan Akçay  Manisa
Sayfa 65 -
T B M M B:64 23 . 2 . 2010 0 : 2  - 3 5 0 - Teşebbüslerinde 2008 yılında Uygulanacak Ücretlerin Tespitine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2008/1 )'den  kaynaklanan 50 YTL civarında düşüşler olmuştur.  2008 yılının ücretlerini belirleyen Tebliğ, Ekim ayında yayınlandığı için Kurumlar tarafından  anılan personele avans ödemesi yapılmış, Tebliğin yayınlanmasından sonra, yapılan ödemeler geri  alınmaya başlanmıştır. Ayrıca söz konusu personelden teknik kadroda olmayanlar 2008 Ağustos  ayında yapılan ek ödemelerden de yararlanamamışlardır. Sonuç itibariyle KİT'lerde çalışan yüksek  öğrenim mezunu personel mağdur olmuştur.  Soru:  İçinde bulunduğumuz ekonomik kriz ortamında, bir kısmı 2008 Ağustos ayında yapılan  iyileştirmeden de yararlanamayan, KİT'lerde çalışan yükseköğrenim mezunu personelin  mağduriyetine yol açan Tebliği düzeltmek için bir çalışmanız var mıdır?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın Maliye Bakanı tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını saygılarımla  arz ederim.  Yaşar Ağyüz  Gaziantep  Global Finansal krizin etkilediği ülkemizde, lokomotif sektörlerden inşaat sektörünün de  tıkandığı,  İstihdam eksikliği yaratarak yüzlerce esnafımızı da olumsuz etkilediği bir gerçek iken,  Bu sektörde krizin olumsuz etkilerinin azaltılması için bir takım tedbirlerin alınması,  Ayrıca da kredi kullanmayan, KOSGEB'in desteklerinden faydalanamayan esnafımız için sicil  affı çıkarılması zorunlu olmuştur.  1. Krizlerden dolayı sicili bozulan esnafımız için çıkarılacak sicil affı piyasaları rahatlatacak,  kredi alamayan, KOSGEB'in desteklerinden faydalanamayan esnafımızı rahatlatacak sicil affı  çıkarmayı düşünüyor musunuz?  2. İnşaat sektörlerinde yaşanan durgunluğu gidermek, ekonomik krizin olumsuz etkilerini  azaltmak ve canlılık yaratmak için,  Konutlarda tapu harcı indirimi ve KDV'de kademeli indirim yapılmasını düşünüyor musunuz?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın aracılığınızla Maliye Bakanı tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını  saygılarımla arz ederim. 20.01.2009  Kamer Genç  Tunceli  İstanbul Vatan Caddesi'nde olan Maliye Binası boşaltılarak Cevizlibağ mevkisinde bulunan Yeşil  Kundura Binasına taşınmıştır.  1- Bakanlığınız mülkiyetinde olan bu bina neden boşaltılarak maliye kiralık bir binaya  taşınmıştır?  2- Yeni taşınılan binaya kaç lira kira ödenmektedir? Yeni taşınılan binanın mülkiyeti kime aittir?  3- Vatan Caddesi'nde bulunan maliyeye ait bu yeri satmayı düşünüyor musunuz? Satma  konusunda Albayraklar'a verilmiş bir sözünüz var mıdır?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın Maliye Bakanı tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını arz ederim.  20.01.2009  Erkan Akçay  Manisa  TBMM B: 64 23 . 2 . 2010 O: 2  Maliye Bakanlığı'nca hazırlanmakta olan bir kanun tasarısı taslağında, Bakanlıkta Daire Başkanı  ve üstü görevlerde bulunanlar ile Defterdar unvanında en az üç yıl görev yapmış olanların Personel  Genel Müdürlüğü'nde Kontrolör olarak çalıştırılabileceği hükmünün yer alacağı ifade edilmektedir.  1. Gerek taşra gerekse merkezde görev yapmakta olan bazı unvanlardaki personelin, Bakanlığınız  Personel Genel Müdürlüğünde görevlendirilmek üzere kadro oluşturma yönünde kanun değişikliği  hazırlığı içinde olduğunuz doğru mudur?  2. Oluşturulacak kadro unvanının Kontrolör olacağı doğru mudur?  3. Bu kadroya, atanacak kişilerin yetişmesinde kariyer şartı aranmayacağına göre, kariyer meslek  mensubu Bakanlığınız Kontrolörleri üzerinde yapacağı tahribat ve Kamu Denetim Sistemine  yansımaları dikkate alınmış mıdır?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın Maliye Bakanı tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını arz ederim.  20.01.2009  Erkan Akçay  Manisa  Gelir İdaresi Başkanlığı'nın, Merkez ve Taşra Teşkilatı'nda, Türkiye'nin tüm il ve ilçelerinde  çalışan, yaklaşık 40 bin personeli yöneten, denetimi koordine ederek, vergi kayıp ve kaçağının  önlenmesinden, verginin tahakkukundan, tahsiline kadar önemli görevleri üstlenen, Müdür, Vergi  Dairesi Müdürü ve Müdür Yardımcıları memurlarından daha düşük ücret almaktadırlar.  Bu kapsamda;  1. Maliye Bakanlığı personeli arasında yaşanan ücret farklılıklarının giderilmesi hususunda bir  çalışma yapılmakta mıdır?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın Maliye Bakanı tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını arz ederim.  20.01.2009  Erkan Akçay  Manisa  657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 36/A-ll 'nci maddesine göre, Maliye Bakanlığı  bünyesinde uzman kadrosunda çalışan personel Denetim Tazminatı alırken, Vergi Usul Kanunu'nun  135'nci maddesine göre, fiilen denetim görevi yapan ve yaptıran Defterdar, Vergi Dairesi Başkanı,  Vergi Dairesi Müdürü ve Vergi Dairesi Müdür Yardımcıları denetim tazminatı alamamaktadırlar.  Bu kapsamda;  1. Vergi Usul Kanunu'na göre inceleme yetkisi verilen Defterdar, Vergi Dairesi Başkanı, Vergi  Dairesi Müdür ve Müdür Yardımcılarına Denetim tazminatı ödenmemesini doğru buluyor musunuz?  2. Defterdar, Vergi Dairesi Başkanı, Vergi Dairesi Müdür ve Müdür Yardımcılarına Denetim  tazminatı ödenmesi ile ilgili bir çalışmanız var mıdır?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıda yer alan soruma Maliye Bakanının sözlü olarak cevap vermesini saygılarımla arz  ederim.  Prof. Dr. Akif AKKUŞ  Mersin  - 3 5 1 -
Sayfa 66 -
TBMM B: 64 23 . 2 . 2010 O: 2  Maliye Bakanlığı'nca hazırlanmakta olan bir kanun tasarısı taslağında, Bakanlıkta Daire Başkanı  ve üstü görevlerde bulunanlar ile Defterdar unvanında en az üç yıl görev yapmış olanların Personel  Genel Müdürlüğü'nde Kontrolör olarak çalıştırılabileceği hükmünün yer alacağı ifade edilmektedir.  1. Gerek taşra gerekse merkezde görev yapmakta olan bazı unvanlardaki personelin, Bakanlığınız  Personel Genel Müdürlüğünde görevlendirilmek üzere kadro oluşturma yönünde kanun değişikliği  hazırlığı içinde olduğunuz doğru mudur?  2. Oluşturulacak kadro unvanının Kontrolör olacağı doğru mudur?  3. Bu kadroya, atanacak kişilerin yetişmesinde kariyer şartı aranmayacağına göre, kariyer meslek  mensubu Bakanlığınız Kontrolörleri üzerinde yapacağı tahribat ve Kamu Denetim Sistemine  yansımaları dikkate alınmış mıdır?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın Maliye Bakanı tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını arz ederim.  20.01.2009  Erkan Akçay  Manisa  Gelir İdaresi Başkanlığı'nın, Merkez ve Taşra Teşkilatı'nda, Türkiye'nin tüm il ve ilçelerinde  çalışan, yaklaşık 40 bin personeli yöneten, denetimi koordine ederek, vergi kayıp ve kaçağının  önlenmesinden, verginin tahakkukundan, tahsiline kadar önemli görevleri üstlenen, Müdür, Vergi  Dairesi Müdürü ve Müdür Yardımcıları memurlarından daha düşük ücret almaktadırlar.  Bu kapsamda;  1. Maliye Bakanlığı personeli arasında yaşanan ücret farklılıklarının giderilmesi hususunda bir  çalışma yapılmakta mıdır?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın Maliye Bakanı tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını arz ederim.  20.01.2009  Erkan Akçay  Manisa  657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 36/A-ll 'nci maddesine göre, Maliye Bakanlığı  bünyesinde uzman kadrosunda çalışan personel Denetim Tazminatı alırken, Vergi Usul Kanunu'nun  135'nci maddesine göre, fiilen denetim görevi yapan ve yaptıran Defterdar, Vergi Dairesi Başkanı,  Vergi Dairesi Müdürü ve Vergi Dairesi Müdür Yardımcıları denetim tazminatı alamamaktadırlar.  Bu kapsamda;  1. Vergi Usul Kanunu'na göre inceleme yetkisi verilen Defterdar, Vergi Dairesi Başkanı, Vergi  Dairesi Müdür ve Müdür Yardımcılarına Denetim tazminatı ödenmemesini doğru buluyor musunuz?  2. Defterdar, Vergi Dairesi Başkanı, Vergi Dairesi Müdür ve Müdür Yardımcılarına Denetim  tazminatı ödenmesi ile ilgili bir çalışmanız var mıdır?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıda yer alan soruma Maliye Bakanının sözlü olarak cevap vermesini saygılarımla arz  ederim.  Prof. Dr. Akif AKKUŞ  Mersin  - 3 5 1 - TBMM B:64 2 3 . 2 . 2 0 1 0 0 : 2  - 3 5 2 - Basın yayın organlarından öğrendiğimiz kadarıyla 30 yaş ve üzeri karayolu araçlarının, vergi ve  trafik borçlarını silme karşılığı trafikten çekileceği belirtiliyor. Ancak bugün bu araç sahiplerinden  bir kısmı, bahse konu araçları kullanıyor ve geçimini sağlamaya çalışıyor. Bu araç sahipleri zor şartlar  altında bandrol, defter ücreti, muhasebe ücreti ve vergi ödediklerini belirterek, bunların yılda 6 bin  TL'yi bulduğunu ve ödeme zorluğu içinde olduklarını kendilerinden götürü usulü vergi alınmasının  daha uygun olacağını talep ediyorlar.  Bu konuda bir çalışmanız var mı? Bu insanların mağduriyeti nasıl önlenecek?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın Maliye Bakanı tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını saygılarımla  arz ederim.  Yaşar Ağyüz  Gaziantep  Ocak ayında açıklanan Bütçe açığı oranı % 466 ile son yılların en büyük Bütçe açığı olduğu bir  gerçek iken;  29 Mart yerel seçimleri yaklaşırken, Sayın Başbakan'ın Ekonomik krizi ve Yolsuzlukları  görmezlikten gelerek Basın kuruluşlarını hedef alan konuşmaları üzerine,  1. Bakanlığınızca, Etkin bir Medya Grubuna kestiğiniz Astronomik Ceza Bütçe açığınızı  kapatmak için midir, yoksa yolsuzlukları açıkladığı için cezalandırma ve susturma aracı mıdır?  2. Gazete almayın kampanyaları üzerine, Astronomik Vergi Cezasını iktidar Partisi Grup  Başkanvekili'nin savunması Astronomik Cezanın siyasi vergi baskısı ve vergi salması olduğunu  göstermiyor mu?  3. Aynı denetimleri, Deniz Feneri ile Ekonomik ilişkili olduğu mahkeme kararı ile belirlenen ve  bugüne kadar hiçbir denetim geçirmeyen Kanal 7 yayıncılığına,  Devletin bankalarından hangi koşullarda verildiği belli olmayan 750 Milyon Dolarlık kredi ile  alınan ve % 25'i Katar'da kurulu bir şirkete satılan ATV-Sabah grubu için de yaptınız mı, yapmayı  düşünüyor musunuz?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın Maliye Bakanı tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını saygılarımla  arz ederim.  Yaşar Ağyüz  Gaziantep  Ekonomiyi canlandırmak amacıyla Bazı Varlıkların Milli Ekonomiye Kazandırılması Hakkında  Kanun ile 22.11.2008'de uygulamaya konulan Varlık Barışı Kanunundan;  1. Yasal kayıtlarda yer almayan yurt dışı ve yurt içi kıymetlerin kayıtlara intikal ettirilmesi süresi  02 Mart 2009 akşamı dolmuş bulunmaktadır. Bankalara, Aracı kurumlara, Vergi dairelerine başvuruda  bulunan Şirket, Mükellef veya sade Vatandaş sayısı ne kadardır?  2. Bu başvuru sürecinde ne kadar yabancı veya yerli mevduat beyan edilmiştir?  Döviz ve TL. cinsinden miktarı ne kadardır?  3. Bu yasal uygulamanın sonucunda Bakanlığınızın beklediği mevduat beyanı dolmuş mudur?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın Maliye Bakanı tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını saygılarımla  arz ederim.  Yaşar Ağyüz  Gaziantep
Sayfa 67 -
TBMM B:64 2 3 . 2 . 2 0 1 0 0 : 2  - 3 5 2 - Basın yayın organlarından öğrendiğimiz kadarıyla 30 yaş ve üzeri karayolu araçlarının, vergi ve  trafik borçlarını silme karşılığı trafikten çekileceği belirtiliyor. Ancak bugün bu araç sahiplerinden  bir kısmı, bahse konu araçları kullanıyor ve geçimini sağlamaya çalışıyor. Bu araç sahipleri zor şartlar  altında bandrol, defter ücreti, muhasebe ücreti ve vergi ödediklerini belirterek, bunların yılda 6 bin  TL'yi bulduğunu ve ödeme zorluğu içinde olduklarını kendilerinden götürü usulü vergi alınmasının  daha uygun olacağını talep ediyorlar.  Bu konuda bir çalışmanız var mı? Bu insanların mağduriyeti nasıl önlenecek?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın Maliye Bakanı tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını saygılarımla  arz ederim.  Yaşar Ağyüz  Gaziantep  Ocak ayında açıklanan Bütçe açığı oranı % 466 ile son yılların en büyük Bütçe açığı olduğu bir  gerçek iken;  29 Mart yerel seçimleri yaklaşırken, Sayın Başbakan'ın Ekonomik krizi ve Yolsuzlukları  görmezlikten gelerek Basın kuruluşlarını hedef alan konuşmaları üzerine,  1. Bakanlığınızca, Etkin bir Medya Grubuna kestiğiniz Astronomik Ceza Bütçe açığınızı  kapatmak için midir, yoksa yolsuzlukları açıkladığı için cezalandırma ve susturma aracı mıdır?  2. Gazete almayın kampanyaları üzerine, Astronomik Vergi Cezasını iktidar Partisi Grup  Başkanvekili'nin savunması Astronomik Cezanın siyasi vergi baskısı ve vergi salması olduğunu  göstermiyor mu?  3. Aynı denetimleri, Deniz Feneri ile Ekonomik ilişkili olduğu mahkeme kararı ile belirlenen ve  bugüne kadar hiçbir denetim geçirmeyen Kanal 7 yayıncılığına,  Devletin bankalarından hangi koşullarda verildiği belli olmayan 750 Milyon Dolarlık kredi ile  alınan ve % 25'i Katar'da kurulu bir şirkete satılan ATV-Sabah grubu için de yaptınız mı, yapmayı  düşünüyor musunuz?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın Maliye Bakanı tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını saygılarımla  arz ederim.  Yaşar Ağyüz  Gaziantep  Ekonomiyi canlandırmak amacıyla Bazı Varlıkların Milli Ekonomiye Kazandırılması Hakkında  Kanun ile 22.11.2008'de uygulamaya konulan Varlık Barışı Kanunundan;  1. Yasal kayıtlarda yer almayan yurt dışı ve yurt içi kıymetlerin kayıtlara intikal ettirilmesi süresi  02 Mart 2009 akşamı dolmuş bulunmaktadır. Bankalara, Aracı kurumlara, Vergi dairelerine başvuruda  bulunan Şirket, Mükellef veya sade Vatandaş sayısı ne kadardır?  2. Bu başvuru sürecinde ne kadar yabancı veya yerli mevduat beyan edilmiştir?  Döviz ve TL. cinsinden miktarı ne kadardır?  3. Bu yasal uygulamanın sonucunda Bakanlığınızın beklediği mevduat beyanı dolmuş mudur?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın Maliye Bakanı tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını saygılarımla  arz ederim.  Yaşar Ağyüz  Gaziantep  TBMM B:64 2 3 . 2 . 2 0 1 0 0 : 2  - 3 5 3 - Ülkemizde yaşanan ekonomik krizin sonucu 27 çeyrektir, kesintisiz büyüyen ekonomimizde  7 yıl sonra daralma yaşandı, ihracatımız % 34 geriledi.  1. Ekonomik daralma arttıkça bütçe açığı da artacağına göre büyüme oranı % 4 olarak  belirlenerek düzenlenen 2009 bütçesinin, revizyonunun gerekliliğini düşünüyor musunuz?  2. Otomotivde, beyaz eşyada yapılan ÖTV ve KDV oranlarının düşürülmesinin sınırlı bir toplum  kesimine katkısı olurken,  Ay sonunu getiremeyen, geçim sıkıntısı içerisindeki vatandaşlarımızın kullanmak zorunda  oldukları elektrik, su ve doğalgazın,  Gıda harcamalarının yükünü azaltmak, mutfak harcamalarına katkıda bulunmak için temel  ihtiyaç maddelerinin,  KDV oranlarının indirilmesini düşünüyor musunuz?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın Maliye Bakanı tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını saygılarımla  arz ederim.  Yaşar Ağyüz  Gaziantep  Küresel krize karşı reel sektörü rahatlatmayı hedefleyen tedbirler kapsamında, 6183 sayılı Amme  Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Yasanın 48. maddesinde düzenlenen tecil ve taksitlendirme  konusunda,  Bakanlığınıza verilen yetkiye dayanarak hazırlanan Tahsilat Genel Tebliği zor durumda olan  tüm borçlular için olumlu karşılanmıştır.  1. Esnaf ve mükelleflerimizin bu tebliğ kapsamında yapılandırdıkları vergi ödemeleri taksitlerini,  ekonomik kriz nedeniyle tecili ihlal eden, ödeyemeyen esnaf ve mükelleflerimize tecilin geçerli  sayılması için bir olanak tanımayı düşünüyor musunuz?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın Maliye Bakanı Sayın M. Şimşek tarafından sözlü olarak yanıtlanmasını  saygılarımla arz ederim.  Hasan Özdemir  Gaziantep  Gaziantep'in kurumsal vergisi şampiyonu TEDAŞ yarattığı kaynakla Gaziantep ekonomisi için  önemli bir alternatiftir. Ancak Gaziantep TEDAŞ Müdürlüğünün yarattığı bu kaynak Gaziantep  ekonomisine Adana üzerinden Gaziantep'e getirilmektedir. Bu süreç içerisinde ise ciddi bir kaynak  kaybı yaşanmaktadır.  Buna göre;  1) Gaziantep ekonomisi için büyük bir kaynak kaybını ifade eden bu durumu ortadan kaldırmayı  düşünüyor musunuz? Bu doğrultuda yapılan çalışmalarınız ya da projeleriniz nelerdir?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek tarafından sözlü olarak  cevaplandırılmasını arz ederim  Erkan Akçay  Manisa  Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından 02.12.2006 tarihinde yapılan Gelir Uzmanlığı Özel Sınavı  için 2500 ve 15.12.2007 tarihinde yapılan Gelir Uzmanlığı Özel Sınavı için 2500 kişi olmak üzere  toplam 5000 kişi olarak ilan edilen boş kadro sayısı kadar yapılan atamaların dışında;
Sayfa 68 -
TBMM B:64 2 3 . 2 . 2 0 1 0 0 : 2  - 3 5 3 - Ülkemizde yaşanan ekonomik krizin sonucu 27 çeyrektir, kesintisiz büyüyen ekonomimizde  7 yıl sonra daralma yaşandı, ihracatımız % 34 geriledi.  1. Ekonomik daralma arttıkça bütçe açığı da artacağına göre büyüme oranı % 4 olarak  belirlenerek düzenlenen 2009 bütçesinin, revizyonunun gerekliliğini düşünüyor musunuz?  2. Otomotivde, beyaz eşyada yapılan ÖTV ve KDV oranlarının düşürülmesinin sınırlı bir toplum  kesimine katkısı olurken,  Ay sonunu getiremeyen, geçim sıkıntısı içerisindeki vatandaşlarımızın kullanmak zorunda  oldukları elektrik, su ve doğalgazın,  Gıda harcamalarının yükünü azaltmak, mutfak harcamalarına katkıda bulunmak için temel  ihtiyaç maddelerinin,  KDV oranlarının indirilmesini düşünüyor musunuz?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın Maliye Bakanı tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını saygılarımla  arz ederim.  Yaşar Ağyüz  Gaziantep  Küresel krize karşı reel sektörü rahatlatmayı hedefleyen tedbirler kapsamında, 6183 sayılı Amme  Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Yasanın 48. maddesinde düzenlenen tecil ve taksitlendirme  konusunda,  Bakanlığınıza verilen yetkiye dayanarak hazırlanan Tahsilat Genel Tebliği zor durumda olan  tüm borçlular için olumlu karşılanmıştır.  1. Esnaf ve mükelleflerimizin bu tebliğ kapsamında yapılandırdıkları vergi ödemeleri taksitlerini,  ekonomik kriz nedeniyle tecili ihlal eden, ödeyemeyen esnaf ve mükelleflerimize tecilin geçerli  sayılması için bir olanak tanımayı düşünüyor musunuz?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın Maliye Bakanı Sayın M. Şimşek tarafından sözlü olarak yanıtlanmasını  saygılarımla arz ederim.  Hasan Özdemir  Gaziantep  Gaziantep'in kurumsal vergisi şampiyonu TEDAŞ yarattığı kaynakla Gaziantep ekonomisi için  önemli bir alternatiftir. Ancak Gaziantep TEDAŞ Müdürlüğünün yarattığı bu kaynak Gaziantep  ekonomisine Adana üzerinden Gaziantep'e getirilmektedir. Bu süreç içerisinde ise ciddi bir kaynak  kaybı yaşanmaktadır.  Buna göre;  1) Gaziantep ekonomisi için büyük bir kaynak kaybını ifade eden bu durumu ortadan kaldırmayı  düşünüyor musunuz? Bu doğrultuda yapılan çalışmalarınız ya da projeleriniz nelerdir?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek tarafından sözlü olarak  cevaplandırılmasını arz ederim  Erkan Akçay  Manisa  Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından 02.12.2006 tarihinde yapılan Gelir Uzmanlığı Özel Sınavı  için 2500 ve 15.12.2007 tarihinde yapılan Gelir Uzmanlığı Özel Sınavı için 2500 kişi olmak üzere  toplam 5000 kişi olarak ilan edilen boş kadro sayısı kadar yapılan atamaların dışında;  TBMM B:64 23 . 2 . 2010 0 : 2  - 3 5 4 - 1- 02.12.2006 tarihinde yapılan sınav sonucunda açılan kişisel davalar sonucunda kaç kişinin  ataması yapılmıştır, en düşük kaç puan ile atama yapılmıştır?  2- 02.12.2006 tarihinde yapılan sınav sonucunda 70 üzerinden 83 puan alarak sicil notu  nedeniyle 2500 kişilik listenin dışında kalan 2008/1083 Y.D.İtiraz No'lu DİDDK Kararına göre kaç  kişinin ataması yapılmıştır?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek tarafından sözlü olarak  cevaplandırılmasını arz ederim.  Erkan Akçay  Manisa  Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından 02.12.2006 tarihinde yapılan gelir uzmanlığı özel sınavı için  2.500 ve 15.12.2007 tarihinde yapılan gelir uzmanlığı özel sınavı için 2.500 kişi olmak üzere toplam  5 bin kişi olarak ilan edilen boş kadro sayısı kadar yapılan atamaların dışında;  1) 2006 ve 2007 yıllarında sınava girerek 70 ve üzeri puan alarak başarılı olan ve ataması  yapılmayan kaç kişi vardır?  2) 02.12.2006 tarihinde yapılan gelir uzmanlığı sınavında 70 ve üzeri puan alanların 15.12.2007  tarihindeki sınava girmeden sıralamaya dâhil edilerek oluşturulan karma liste üzerinden yapılan  atamaların iptaline ilişkin 2008/1083 no.lu DİDDK kararına göre 15.12.2007 tarihindeki sınav  sonucuna göre kaç personelin ataması yapılmıştır?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek tarafından sözlü olarak  cevaplandırılmasını arz ederim.  Erkan Akçay  Manisa  Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından 02.12.2006 tarihinde yapılan gelir uzmanlığı özel sınavı için  2.500 ve 15.12.2007 tarihinde yapılan gelir uzmanlığı özel sınavı için 2.500 kişi olmak üzere toplam  5 bin kişi olarak ilan edilen boş kadro sayısı kadar yapılan atamaların dışında;  1) 15.12.2007 tarihinde yapılan sınav sonucunda açılan kişisel davalar sonucu kaç kişinin  ataması yapılmıştır, en düşük kaç puanla atama yapılmıştır?  2) Tüm bu yapılan atamalar sonucunda 2006 ve 2007 yıllarında ilan edilen toplam 5 bin kişi  dışında kişisel dava sonucu ataması yapılanlar ile DİDDK kararına göre 2006 ve 2007 yılı sınav  sonuçlarına göre ataması yapılan toplam kaç kişi vardır?  BAŞKAN - Sayın Bakan, buyurun. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)  MALİYE BAKANI MEHMET ŞİMŞEK (Gaziantep) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri;  gündemin "Sözlü Sorular" kısmında yer alan ve Başkanlık Divanınca okunmuş 1 adet Millî Eğitim  Bakanımıza ve 35 adet Bakanlığıma muhatap sözlü soru önergelerini cevaplamak üzere söz almış  bulunuyorum. Bu vesileyle yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.  Konuları itibarıyla aynı olan bazı sorulan birleştirerek cevaplandıracağım.  İlk olarak Tokat Milletvekili Sayın Reşat Doğru'nun Millî Eğitim Bakanımıza sorduğu (6/705)  sayılı soruyu cevaplandıracağım.  Uyuşturucu madde kullanımı ve bağımlılığını da şiddet, zorbalık, ihmal, istismar ve zorlu yaşam  olayları gibi risk etmenleri arasında değerlendirmekteyiz ve önleme çalışmalarını sürdürmekteyiz.  İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü Türkiye Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığı İzleme
Sayfa 69 -
TBMM B:64 23 . 2 . 2010 0 : 2  - 3 5 4 - 1- 02.12.2006 tarihinde yapılan sınav sonucunda açılan kişisel davalar sonucunda kaç kişinin  ataması yapılmıştır, en düşük kaç puan ile atama yapılmıştır?  2- 02.12.2006 tarihinde yapılan sınav sonucunda 70 üzerinden 83 puan alarak sicil notu  nedeniyle 2500 kişilik listenin dışında kalan 2008/1083 Y.D.İtiraz No'lu DİDDK Kararına göre kaç  kişinin ataması yapılmıştır?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek tarafından sözlü olarak  cevaplandırılmasını arz ederim.  Erkan Akçay  Manisa  Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından 02.12.2006 tarihinde yapılan gelir uzmanlığı özel sınavı için  2.500 ve 15.12.2007 tarihinde yapılan gelir uzmanlığı özel sınavı için 2.500 kişi olmak üzere toplam  5 bin kişi olarak ilan edilen boş kadro sayısı kadar yapılan atamaların dışında;  1) 2006 ve 2007 yıllarında sınava girerek 70 ve üzeri puan alarak başarılı olan ve ataması  yapılmayan kaç kişi vardır?  2) 02.12.2006 tarihinde yapılan gelir uzmanlığı sınavında 70 ve üzeri puan alanların 15.12.2007  tarihindeki sınava girmeden sıralamaya dâhil edilerek oluşturulan karma liste üzerinden yapılan  atamaların iptaline ilişkin 2008/1083 no.lu DİDDK kararına göre 15.12.2007 tarihindeki sınav  sonucuna göre kaç personelin ataması yapılmıştır?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Aşağıdaki sorularımın Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek tarafından sözlü olarak  cevaplandırılmasını arz ederim.  Erkan Akçay  Manisa  Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından 02.12.2006 tarihinde yapılan gelir uzmanlığı özel sınavı için  2.500 ve 15.12.2007 tarihinde yapılan gelir uzmanlığı özel sınavı için 2.500 kişi olmak üzere toplam  5 bin kişi olarak ilan edilen boş kadro sayısı kadar yapılan atamaların dışında;  1) 15.12.2007 tarihinde yapılan sınav sonucunda açılan kişisel davalar sonucu kaç kişinin  ataması yapılmıştır, en düşük kaç puanla atama yapılmıştır?  2) Tüm bu yapılan atamalar sonucunda 2006 ve 2007 yıllarında ilan edilen toplam 5 bin kişi  dışında kişisel dava sonucu ataması yapılanlar ile DİDDK kararına göre 2006 ve 2007 yılı sınav  sonuçlarına göre ataması yapılan toplam kaç kişi vardır?  BAŞKAN - Sayın Bakan, buyurun. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)  MALİYE BAKANI MEHMET ŞİMŞEK (Gaziantep) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri;  gündemin "Sözlü Sorular" kısmında yer alan ve Başkanlık Divanınca okunmuş 1 adet Millî Eğitim  Bakanımıza ve 35 adet Bakanlığıma muhatap sözlü soru önergelerini cevaplamak üzere söz almış  bulunuyorum. Bu vesileyle yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.  Konuları itibarıyla aynı olan bazı sorulan birleştirerek cevaplandıracağım.  İlk olarak Tokat Milletvekili Sayın Reşat Doğru'nun Millî Eğitim Bakanımıza sorduğu (6/705)  sayılı soruyu cevaplandıracağım.  Uyuşturucu madde kullanımı ve bağımlılığını da şiddet, zorbalık, ihmal, istismar ve zorlu yaşam  olayları gibi risk etmenleri arasında değerlendirmekteyiz ve önleme çalışmalarını sürdürmekteyiz.  İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü Türkiye Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığı İzleme  TBMM B: 64 23 . 2 . 2010 O: 2  Merkezi koordinatörlüğünde hazırlanan Bağımlılık Yapıcı Maddeler ve Bağımlılıkla Mücadelede  Ulusal Politika ve Strateji Belgesi'nin Uygulanması İçin Eylem Planı 2007-2009'da Millî Eğitim  Bakanlığı talep azaltımı, okul temelli önleme basamağında yer almıştır.  Uyuşturucu ve madde bağımlılığıyla mücadele kapsamında yaptığımız çalışmalarla ilgili olarak  21 Mayıs 2008 tarihinde bu amaçla kurulan Meclis Araştırma Komisyonunda bir sunum yapılmıştır  ve bu sunumda ülke ihtiyaçları doğrultusunda yapılan çalışmalar ve Alkol ve Diğer Madde  Kullanımına Yönelik Avrupa Okul Araştırması'nın çeşitli akademisyenler tarafından belirlenen  sakıncalı yönleri de açıklanmıştır. Avrupa ülkelerinin zarar azaltma ağırlıklı politikasından farklı  olarak ülkemizde önleme mücadelesi verilmektedir. ESPAD tarzı çalışmaların bu mücadeleyi sekteye  uğratacağı değerlendirilmektedir.  (6/741) sayılı Kahramanmaraş Milletvekili Sayın Mehmet Akif Paksoy'un sorusunu  cevaplıyorum: Bilindiği üzere katma değer vergisi oranları verginin kendine özgü yapısı, yansıma  özelliği ile ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik ve sosyal şartlar, mal ve hizmetlerin talep ve arzı  ile bu mal ve hizmetlerin düşük gelir gruplarının harcamaları içerisindeki payı yanında bütçe hedefleri  de dikkate alınarak tespit edilmektedir. İlke olarak malın kullanım yerine göre katma değer vergisi  oranı tespiti vergi tekniğine uygun düşmemektedir. Ancak, biz 16 Aralık 2008 tarih, 2008/14447  sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'yla 31 Mayıs 2008 tarihinden önce ihalesi yapılan yapım işlerinde  1 Ocak ve 30 Eylül 2008 döneminde kullanılan malzemelerden fiyatlarında beklenmeyen artış  olanlara TEFE'deki yani Toptan Eşya Fiyatı Endeksi'ndeki ilgili endekslerle kıyaslanarak ilave fiyat  farkı verilmesi imkânını sağladık. 2009'da yine konut ve iş yeri satışlarındaki durgunluğu gidermek  amacıyla belli bir dönem yani mart-haziran dönemi 150 metrekare üzeri inşaatlarda KDV oranını  yüzde 18 yerine yüzde 8 olarak uyguladık. Ayrıca, gayrimenkul alım satımlarına yönelik tapu harcını  da Nisan-Haziran 2009 dönemi için binde 15'ten binde 5'e düşürdük.  Karaman Milletvekili Sayın Hasan Çalış'ın (6/769), (6/783) sayılı sorularını cevaplıyorum:  Akaryakıt fiyatları 1 Ocak 2005 tarihinden itibaren serbest piyasa koşulları içerisinde belirlenmektedir  ve Bakanlığımızın herhangi bir müdahalesi söz konusu değildir. Benzin ve motorin özel tüketim  vergisi tutarlarında 3 Kasım 2007, 1 Temmuz 2008,14 Temmuz 2009 ve 31 Aralık 2009 tarihlerinde  değişiklik yapılmıştır. 2005'ten bu yana akaryakıt fiyatlarında TÜFE ve ÜFE'deki artışlardan daha  az olmuştur. 01/01/2005 ile 01/01/2010 döneminde Tüketici Fiyatları Endeksi yüzde 52 artmış  olmasına rağmen, maktu ÖTV artışı benzinde yüzde 38,8; kırsal motorinde yüzde 47,9 olarak TÜFE  artış oranının altında kalmıştır.  Diğer taraftan hükümetlerimiz döneminde kamu çalışanlarının, dar gelirlilerimizin ve  emeklilerimizin aylık ve ücretlerinde enflasyonun üzerinde artış öngören bir politika uygulanmıştır.  2002 Aralık-2010 Ocak döneminde aile yardımı ödeneği dâhil en düşük memur maaşı yüzde 196,6;  net asgari ücret yüzde 183,2; en düşük SSK emekli aylığı yüzde 170,3; en düşük BAĞ-KUR esnaf  emekli aylığı yüzde 275,2; en düşük BAĞ-KUR çiftçi emekli aylığı yüzde 501,9; en düşük memur  emekli aylığı yüzde 129,7; altmış beş yaş aylığı yüzde 297,4; muhtar aylığı yüzde 251,3 oranında  artmıştır. Bahsettiğimiz dönemde TÜFE ise yüzde 97,8 oranında gerçekleşmiştir. Bu oranlar çalışan,  emekli ve dar gelirli vatandaşlarımızın gelirlerinde reel bir artış olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.  Şimdi de Sayın Mümin İnan'ın (6/810), (6/1073) sayılı sorularını cevaplıyorum: Tarımda  kullanılan mazot ve kimyevi gübre için çiftçi kayıt sisteminden yararlanmak suretiyle alan bazlı  destekleme ödemesi yapılmakta ve bu suretle vergi yükleri dolaylı olarak aşağı çekilmektedir. Vergi  yüklerinin hafifletilmesi konusunda şu an itibarıyla yeni bir çalışmamız yoktur.  - 3 5 5 -
Sayfa 70 -
TBMM B: 64 23 . 2 . 2010 O: 2  Merkezi koordinatörlüğünde hazırlanan Bağımlılık Yapıcı Maddeler ve Bağımlılıkla Mücadelede  Ulusal Politika ve Strateji Belgesi'nin Uygulanması İçin Eylem Planı 2007-2009'da Millî Eğitim  Bakanlığı talep azaltımı, okul temelli önleme basamağında yer almıştır.  Uyuşturucu ve madde bağımlılığıyla mücadele kapsamında yaptığımız çalışmalarla ilgili olarak  21 Mayıs 2008 tarihinde bu amaçla kurulan Meclis Araştırma Komisyonunda bir sunum yapılmıştır  ve bu sunumda ülke ihtiyaçları doğrultusunda yapılan çalışmalar ve Alkol ve Diğer Madde  Kullanımına Yönelik Avrupa Okul Araştırması'nın çeşitli akademisyenler tarafından belirlenen  sakıncalı yönleri de açıklanmıştır. Avrupa ülkelerinin zarar azaltma ağırlıklı politikasından farklı  olarak ülkemizde önleme mücadelesi verilmektedir. ESPAD tarzı çalışmaların bu mücadeleyi sekteye  uğratacağı değerlendirilmektedir.  (6/741) sayılı Kahramanmaraş Milletvekili Sayın Mehmet Akif Paksoy'un sorusunu  cevaplıyorum: Bilindiği üzere katma değer vergisi oranları verginin kendine özgü yapısı, yansıma  özelliği ile ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik ve sosyal şartlar, mal ve hizmetlerin talep ve arzı  ile bu mal ve hizmetlerin düşük gelir gruplarının harcamaları içerisindeki payı yanında bütçe hedefleri  de dikkate alınarak tespit edilmektedir. İlke olarak malın kullanım yerine göre katma değer vergisi  oranı tespiti vergi tekniğine uygun düşmemektedir. Ancak, biz 16 Aralık 2008 tarih, 2008/14447  sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'yla 31 Mayıs 2008 tarihinden önce ihalesi yapılan yapım işlerinde  1 Ocak ve 30 Eylül 2008 döneminde kullanılan malzemelerden fiyatlarında beklenmeyen artış  olanlara TEFE'deki yani Toptan Eşya Fiyatı Endeksi'ndeki ilgili endekslerle kıyaslanarak ilave fiyat  farkı verilmesi imkânını sağladık. 2009'da yine konut ve iş yeri satışlarındaki durgunluğu gidermek  amacıyla belli bir dönem yani mart-haziran dönemi 150 metrekare üzeri inşaatlarda KDV oranını  yüzde 18 yerine yüzde 8 olarak uyguladık. Ayrıca, gayrimenkul alım satımlarına yönelik tapu harcını  da Nisan-Haziran 2009 dönemi için binde 15'ten binde 5'e düşürdük.  Karaman Milletvekili Sayın Hasan Çalış'ın (6/769), (6/783) sayılı sorularını cevaplıyorum:  Akaryakıt fiyatları 1 Ocak 2005 tarihinden itibaren serbest piyasa koşulları içerisinde belirlenmektedir  ve Bakanlığımızın herhangi bir müdahalesi söz konusu değildir. Benzin ve motorin özel tüketim  vergisi tutarlarında 3 Kasım 2007, 1 Temmuz 2008,14 Temmuz 2009 ve 31 Aralık 2009 tarihlerinde  değişiklik yapılmıştır. 2005'ten bu yana akaryakıt fiyatlarında TÜFE ve ÜFE'deki artışlardan daha  az olmuştur. 01/01/2005 ile 01/01/2010 döneminde Tüketici Fiyatları Endeksi yüzde 52 artmış  olmasına rağmen, maktu ÖTV artışı benzinde yüzde 38,8; kırsal motorinde yüzde 47,9 olarak TÜFE  artış oranının altında kalmıştır.  Diğer taraftan hükümetlerimiz döneminde kamu çalışanlarının, dar gelirlilerimizin ve  emeklilerimizin aylık ve ücretlerinde enflasyonun üzerinde artış öngören bir politika uygulanmıştır.  2002 Aralık-2010 Ocak döneminde aile yardımı ödeneği dâhil en düşük memur maaşı yüzde 196,6;  net asgari ücret yüzde 183,2; en düşük SSK emekli aylığı yüzde 170,3; en düşük BAĞ-KUR esnaf  emekli aylığı yüzde 275,2; en düşük BAĞ-KUR çiftçi emekli aylığı yüzde 501,9; en düşük memur  emekli aylığı yüzde 129,7; altmış beş yaş aylığı yüzde 297,4; muhtar aylığı yüzde 251,3 oranında  artmıştır. Bahsettiğimiz dönemde TÜFE ise yüzde 97,8 oranında gerçekleşmiştir. Bu oranlar çalışan,  emekli ve dar gelirli vatandaşlarımızın gelirlerinde reel bir artış olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.  Şimdi de Sayın Mümin İnan'ın (6/810), (6/1073) sayılı sorularını cevaplıyorum: Tarımda  kullanılan mazot ve kimyevi gübre için çiftçi kayıt sisteminden yararlanmak suretiyle alan bazlı  destekleme ödemesi yapılmakta ve bu suretle vergi yükleri dolaylı olarak aşağı çekilmektedir. Vergi  yüklerinin hafifletilmesi konusunda şu an itibarıyla yeni bir çalışmamız yoktur.  - 3 5 5 - TBMM B: 64 23 . 2 . 2010 O: 2  Antalya Milletvekili Sayın Tayfur Süner'in (6/880) sayılı sorusunun cevabı: 100 bin lira ve  üzerinde borcu olanlar kendilerine borcun yedi günlük süre içerisinde ödenmemesi hâlinde yurt dışı  çıkış tahdidi uygulanacağı da belirtilen ödeme emri ile tebliğle haberdar edilmektedirler. Yasağın  uygulanıp uygulanmadığı Gelir İdaresi Başkanlığı, İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı İnternet  adreslerinden öğrenilebilir. Kaldı ki hastalık, iş bağlantısı gibi hâllerde yurt dışı çıkış tahdidi  kaldınlabilmektedir.  Niğde Milletvekili Sayın Mümin İnan'ın (6/886) sayılı sorusunun cevabını veriyorum:  58, 59 ve 60'ıncı hükümetler döneminde Özelleştirme İdaresince yapılan özelleştirmelerden  elde edilen toplam gelir 30,6 milyar ABD dolarıdır. Bu gelirler bir genel bütçe geliri değildir.  Özelleştirme Fonu hesaplarında toplanan gelirler, öncelikle 4046 sayılı Kanun'un 21, 22 ve 23'üncü  maddelerinde yer alan iş kaybı tazminatı, nakle tabi personel ve yüzde 30 ilave emekli ikramiyesi gibi  istihdam ödemelerinde kullanılmaktadır. Ayrıca, bahse konu hesap, özelleştirme programındaki  kuruluşların finansman ihtiyaçları, borç ödemeleri ve hizmet alımları gibi giderleri için de  kullanılmaktadır. Kalan nakit fazlası da aynı maddedeki hüküm gereği hazineye aktarılmaktadır.  2002-2009 döneminde 24,5 milyar dolar hazineye aktarılmıştır.  Sayın Mümin İnan'ın (6/887) sayılı sorusunun cevabı:  Kayıt dışı ekonominin büyüklüğüyle ilgili kesin bir rakam vermek mümkün değildir. Kayıt dışı  ekonomiyle mücadele etmek amacıyla Temmuz 2008'de Kayıt Dışı Ekonomiyle Mücadele Stratejisi  Eylem Planı (2008-2010) yürürlüğe konulmuştur. Bakanlığımızca ekonomide kayıt dişiliğin ve vergi  kayıp ve kaçağının önlenmesi amacıyla mutat vergi denetimleri ve incelemelerinin yanı sıra belirlenen  sektörlerde yaygın, yoğun vergi denetim ve inceleme faaliyetleri de sürdürülmektedir.  Mükelleflere daha iyi hizmet verilebilmesi ve kayıt dışı ekonomiyle daha etkin mücadele  edilebilmesi için Gelir İdaresi yeniden yapılandırılmış, teknolojik altyapısı da büyük ölçüde  güçlendirilmiş ve bu konudaki çalışmalar tamamlanmıştır.  Ayrıca, kayıtlı ekonomiye geçiş için çok somut birtakım tedbirler aldık. Akaryakıt pompalarına  ödeme kaydedici cihaz takıldı. Akaryakıt dağıtım şirketlerinin depolarına on-line olarak takibe imkân  sağlayan sayaçların takılması gerçekleştirildi.  Belli bir tutarı aşan ödemelerin ve kiraların bankacılık sisteminden geçirilmesi zorunluluğu  getirildi.  Büyük ölçüde tamamlanan Veri Ambarı Kurulması Projesi şu anda uygulamada. Türkiye  Cumhuriyeti kimlik numarasının vergi kimlik numarası olamkicullanılması gibi birçok diğer tedbir  alınmıştır.  Kayıt dişiliğin önlenmesi için idari ve teknolojik altyapının güçlendirilmesinin yanında vergi  oranlarının aşağı çekilmesi istisna ve muafiyetlerin daraltılması ve vergi sisteminin basitleştirilmesi  yönünde de çok önemli adımlar attık.  Şimdi de Tunceli Milletvekili Sayın Kamer Genc'in (6/976) ve Şırnak Milletvekili Sayın Sevahir  Bayındır'ın (6/996) sayılı sorularının cevabını birlikte veriyorum:  Derneklerin bizatihi kendileri değil bağlı iktisadi işletmeleri kurumlar vergisi mükellefidirler.  Dernekler İçişleri Bakanlığı veya mülki idare amirleri tarafından, vakıflar ise Vakıflar Genel  Müdürlüğünce denetlenmektedir. Kamuya yararlı dernek statüsü verilen dernekler ile Bakanlar  Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflar vergi ayrıcalıklarından yararlandıklarından  Bakanlığımızca ayrıca incelenmektedirler.  Diğer taraftan, mükelleflerin gıda bankacılığı faaliyetinde bulunan dernek ve vakıflara yaptıkları  bağış ve yardımların vergi matrahından indiriminde vergi kanunlarına uygun hareket edilip edilmediği  hususu ayrıca denetlenmektedir.  - 3 5 6 -
Sayfa 71 -
TBMM B: 64 23 . 2 . 2010 O: 2  Antalya Milletvekili Sayın Tayfur Süner'in (6/880) sayılı sorusunun cevabı: 100 bin lira ve  üzerinde borcu olanlar kendilerine borcun yedi günlük süre içerisinde ödenmemesi hâlinde yurt dışı  çıkış tahdidi uygulanacağı da belirtilen ödeme emri ile tebliğle haberdar edilmektedirler. Yasağın  uygulanıp uygulanmadığı Gelir İdaresi Başkanlığı, İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı İnternet  adreslerinden öğrenilebilir. Kaldı ki hastalık, iş bağlantısı gibi hâllerde yurt dışı çıkış tahdidi  kaldınlabilmektedir.  Niğde Milletvekili Sayın Mümin İnan'ın (6/886) sayılı sorusunun cevabını veriyorum:  58, 59 ve 60'ıncı hükümetler döneminde Özelleştirme İdaresince yapılan özelleştirmelerden  elde edilen toplam gelir 30,6 milyar ABD dolarıdır. Bu gelirler bir genel bütçe geliri değildir.  Özelleştirme Fonu hesaplarında toplanan gelirler, öncelikle 4046 sayılı Kanun'un 21, 22 ve 23'üncü  maddelerinde yer alan iş kaybı tazminatı, nakle tabi personel ve yüzde 30 ilave emekli ikramiyesi gibi  istihdam ödemelerinde kullanılmaktadır. Ayrıca, bahse konu hesap, özelleştirme programındaki  kuruluşların finansman ihtiyaçları, borç ödemeleri ve hizmet alımları gibi giderleri için de  kullanılmaktadır. Kalan nakit fazlası da aynı maddedeki hüküm gereği hazineye aktarılmaktadır.  2002-2009 döneminde 24,5 milyar dolar hazineye aktarılmıştır.  Sayın Mümin İnan'ın (6/887) sayılı sorusunun cevabı:  Kayıt dışı ekonominin büyüklüğüyle ilgili kesin bir rakam vermek mümkün değildir. Kayıt dışı  ekonomiyle mücadele etmek amacıyla Temmuz 2008'de Kayıt Dışı Ekonomiyle Mücadele Stratejisi  Eylem Planı (2008-2010) yürürlüğe konulmuştur. Bakanlığımızca ekonomide kayıt dişiliğin ve vergi  kayıp ve kaçağının önlenmesi amacıyla mutat vergi denetimleri ve incelemelerinin yanı sıra belirlenen  sektörlerde yaygın, yoğun vergi denetim ve inceleme faaliyetleri de sürdürülmektedir.  Mükelleflere daha iyi hizmet verilebilmesi ve kayıt dışı ekonomiyle daha etkin mücadele  edilebilmesi için Gelir İdaresi yeniden yapılandırılmış, teknolojik altyapısı da büyük ölçüde  güçlendirilmiş ve bu konudaki çalışmalar tamamlanmıştır.  Ayrıca, kayıtlı ekonomiye geçiş için çok somut birtakım tedbirler aldık. Akaryakıt pompalarına  ödeme kaydedici cihaz takıldı. Akaryakıt dağıtım şirketlerinin depolarına on-line olarak takibe imkân  sağlayan sayaçların takılması gerçekleştirildi.  Belli bir tutarı aşan ödemelerin ve kiraların bankacılık sisteminden geçirilmesi zorunluluğu  getirildi.  Büyük ölçüde tamamlanan Veri Ambarı Kurulması Projesi şu anda uygulamada. Türkiye  Cumhuriyeti kimlik numarasının vergi kimlik numarası olamkicullanılması gibi birçok diğer tedbir  alınmıştır.  Kayıt dişiliğin önlenmesi için idari ve teknolojik altyapının güçlendirilmesinin yanında vergi  oranlarının aşağı çekilmesi istisna ve muafiyetlerin daraltılması ve vergi sisteminin basitleştirilmesi  yönünde de çok önemli adımlar attık.  Şimdi de Tunceli Milletvekili Sayın Kamer Genc'in (6/976) ve Şırnak Milletvekili Sayın Sevahir  Bayındır'ın (6/996) sayılı sorularının cevabını birlikte veriyorum:  Derneklerin bizatihi kendileri değil bağlı iktisadi işletmeleri kurumlar vergisi mükellefidirler.  Dernekler İçişleri Bakanlığı veya mülki idare amirleri tarafından, vakıflar ise Vakıflar Genel  Müdürlüğünce denetlenmektedir. Kamuya yararlı dernek statüsü verilen dernekler ile Bakanlar  Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflar vergi ayrıcalıklarından yararlandıklarından  Bakanlığımızca ayrıca incelenmektedirler.  Diğer taraftan, mükelleflerin gıda bankacılığı faaliyetinde bulunan dernek ve vakıflara yaptıkları  bağış ve yardımların vergi matrahından indiriminde vergi kanunlarına uygun hareket edilip edilmediği  hususu ayrıca denetlenmektedir.  - 3 5 6 - TBMM B:64 2 3 . 2 . 2 0 1 0 0 : 2  - 3 5 7 - (6/976) sayılı soruda belirtilen Derneğin 2003 ila 2007 yılları arasında ihracat faaliyetinde  bulunmadığı tespit edilmiştir.  2004-2007 yılları arasında 76 gelir vergisi mükellefi tarafından gıda bankacılığı faaliyetinde  bulunan dernek ve vakıflara yaklaşık 2 milyon TL bağış ve yardımda bulunulmuştur.  Kurumlar vergisi beyannamelerinde gıda bankacılığı kapsamında indirim konusu yapılan bağış  ve yardımlara ilişkin ayrıntılı açıklama yer almadığından kurumlar vergisi mükelleflerince yapılan  bu yardımlara ilişkin veri bulunmamaktadır.  Aydın Milletvekili Sayın Ali Uzunırmak'ın (6/1000) sayılı sorusunu cevaplıyorum:  Aydın ili Sultanhisar ilçesindeki söz konusu taşınmaz 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu ve bu  Kanun'un 74'üncü maddesine istinaden çıkartılan Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında  Yönetmelik ile 3 Mayıs 2007 tarihinde yayımlanan Hazine Arazilerinin Teknolojik veya Jeotermal  Seracılık ve Organik Tarım Yatırımlarına Tahsisinde Uygulanacak Esas ve Usullere İlişkin Tebliğ  hükümleri çerçevesinde teknolojik seracılık yapmak amacıyla ihale edilmiştir. İhaleyi 48 bin liralık  ilk yıl irtifak hakkı bedeli üzerinden Gökkale Organik Ürünler Sanayi Ticaret Limitet Şirketi almıştır.  Şirkete bir yıl süreli ön izin verilmiş, ön izin yükümlülüklerini yerine getirmesi üzerine de kırk dokuz  yıl süreli ve bağımsız ve sürekli nitelikli üst hakkı tesisi uygun görülmüştür.  Adı geçen şirket tarafından, tesisin onaylı projesine uygun olarak tamamlanıp tamamlanmadığına  ilişkin olarak Bakanlığımızca yapılan kontroller sonucu, tesisin kısmen üretime geçtiği, birtakım yapı  ve tesislerin ise inşaatının hâlâ devam ettiği tespit edilmiş olup konunun takibi devam etmektedir  yani konu takip edilmektedir. Bakanlığımız bu ve benzeri bütün uygulamalarda ihale şartlarının yerine  getirilip getirilmediğini takip etmekte ve gereğini de yapmaktadır. 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkında  Kanun'un 21'inci ve 23'üncü maddelerindeki hükümler nedeniyle ihale dosyasının bir nüshasını  verme imkânımız bulunmamaktadır.  (6/1036) sayılı Sayın Reşat Doğru'nun sorusunun cevabı:  375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin ek 3'üncü maddesi uyarınca yürürlüğe konulan  2008/14012 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca kapsama dâhil personelden şube müdürlerinin ek  ödeme oranı kadro derecelerine bağlı olarak yüzde 52 ve yüzde 53, şeflerin ise yüzde 51 ve yüzde  52 olarak belirlenmiştir. Anılan kararda 2010/7 sayılı Bakanlar Kurulu Karan'yla yapılan değişiklikle  şube müdürlerinin ek ödeme oranı yüzde 100'e çıkartılmıştır. 2006 ve 2008 yıllarında 375 sayılı  Kanun Hükmünde Kararname'nin ek 3'üncü maddesinde yapmış olduğumuz düzenlemeler  neticesinde, kamu görevlilerinin aylık ve ücretlerindeki dengesizlikler kısmen de olsa giderilmiştir.  İmkânlar çerçevesinde mevcut dengesizlikleri giderme amacındayız.  Şimdi de Sayın Ağyüz'ün (6/1045) sayılı sorusunu cevaplandırıyorum:  Vergi cenneti olarak nitelenen ülkelerin belirlenmesi için, kazancın elde edildiği ülke vergi  sisteminin, Türk vergi sisteminin yarattığı vergilendirme kapasitesiyle aynı düzeyde bir vergilendirme  imkânı sağlayıp sağlamadığı ve bilgi değişimi olmak üzere iki temel kriter öngörülmüştür. Finlandiya  ve Norveç'le olan mevcut Çifte Vergilendirmeyi Önleme anlaşmaları yakın dönemde revize edilmiş,  Malezya Anlaşması'nda bilgi değişimi maddesi genişletilmiş, İsviçre'yle de Çifte Vergilendirmeyi  Önleme Anlaşması parafe edilmiş olup önümüzdeki günlerde imzalanması beklenmektedir. Diğer  taraftan, OECD'nin vergi cenneti kapsamına aldığı ülkelerin çoğuna yazılı teklifler gönderilmiş,  olumlu cevaplar alınmıştır. Uygulamanın doğru yapılabilmesini teminen, Bakanlar Kurulunca ilan  edilecek ülkelerin tespitine ilişkin çalışmalarının sonuçlandırılması gayreti içerisindeyiz.
Sayfa 72 -
TBMM B:64 2 3 . 2 . 2 0 1 0 0 : 2  - 3 5 7 - (6/976) sayılı soruda belirtilen Derneğin 2003 ila 2007 yılları arasında ihracat faaliyetinde  bulunmadığı tespit edilmiştir.  2004-2007 yılları arasında 76 gelir vergisi mükellefi tarafından gıda bankacılığı faaliyetinde  bulunan dernek ve vakıflara yaklaşık 2 milyon TL bağış ve yardımda bulunulmuştur.  Kurumlar vergisi beyannamelerinde gıda bankacılığı kapsamında indirim konusu yapılan bağış  ve yardımlara ilişkin ayrıntılı açıklama yer almadığından kurumlar vergisi mükelleflerince yapılan  bu yardımlara ilişkin veri bulunmamaktadır.  Aydın Milletvekili Sayın Ali Uzunırmak'ın (6/1000) sayılı sorusunu cevaplıyorum:  Aydın ili Sultanhisar ilçesindeki söz konusu taşınmaz 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu ve bu  Kanun'un 74'üncü maddesine istinaden çıkartılan Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında  Yönetmelik ile 3 Mayıs 2007 tarihinde yayımlanan Hazine Arazilerinin Teknolojik veya Jeotermal  Seracılık ve Organik Tarım Yatırımlarına Tahsisinde Uygulanacak Esas ve Usullere İlişkin Tebliğ  hükümleri çerçevesinde teknolojik seracılık yapmak amacıyla ihale edilmiştir. İhaleyi 48 bin liralık  ilk yıl irtifak hakkı bedeli üzerinden Gökkale Organik Ürünler Sanayi Ticaret Limitet Şirketi almıştır.  Şirkete bir yıl süreli ön izin verilmiş, ön izin yükümlülüklerini yerine getirmesi üzerine de kırk dokuz  yıl süreli ve bağımsız ve sürekli nitelikli üst hakkı tesisi uygun görülmüştür.  Adı geçen şirket tarafından, tesisin onaylı projesine uygun olarak tamamlanıp tamamlanmadığına  ilişkin olarak Bakanlığımızca yapılan kontroller sonucu, tesisin kısmen üretime geçtiği, birtakım yapı  ve tesislerin ise inşaatının hâlâ devam ettiği tespit edilmiş olup konunun takibi devam etmektedir  yani konu takip edilmektedir. Bakanlığımız bu ve benzeri bütün uygulamalarda ihale şartlarının yerine  getirilip getirilmediğini takip etmekte ve gereğini de yapmaktadır. 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkında  Kanun'un 21'inci ve 23'üncü maddelerindeki hükümler nedeniyle ihale dosyasının bir nüshasını  verme imkânımız bulunmamaktadır.  (6/1036) sayılı Sayın Reşat Doğru'nun sorusunun cevabı:  375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin ek 3'üncü maddesi uyarınca yürürlüğe konulan  2008/14012 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca kapsama dâhil personelden şube müdürlerinin ek  ödeme oranı kadro derecelerine bağlı olarak yüzde 52 ve yüzde 53, şeflerin ise yüzde 51 ve yüzde  52 olarak belirlenmiştir. Anılan kararda 2010/7 sayılı Bakanlar Kurulu Karan'yla yapılan değişiklikle  şube müdürlerinin ek ödeme oranı yüzde 100'e çıkartılmıştır. 2006 ve 2008 yıllarında 375 sayılı  Kanun Hükmünde Kararname'nin ek 3'üncü maddesinde yapmış olduğumuz düzenlemeler  neticesinde, kamu görevlilerinin aylık ve ücretlerindeki dengesizlikler kısmen de olsa giderilmiştir.  İmkânlar çerçevesinde mevcut dengesizlikleri giderme amacındayız.  Şimdi de Sayın Ağyüz'ün (6/1045) sayılı sorusunu cevaplandırıyorum:  Vergi cenneti olarak nitelenen ülkelerin belirlenmesi için, kazancın elde edildiği ülke vergi  sisteminin, Türk vergi sisteminin yarattığı vergilendirme kapasitesiyle aynı düzeyde bir vergilendirme  imkânı sağlayıp sağlamadığı ve bilgi değişimi olmak üzere iki temel kriter öngörülmüştür. Finlandiya  ve Norveç'le olan mevcut Çifte Vergilendirmeyi Önleme anlaşmaları yakın dönemde revize edilmiş,  Malezya Anlaşması'nda bilgi değişimi maddesi genişletilmiş, İsviçre'yle de Çifte Vergilendirmeyi  Önleme Anlaşması parafe edilmiş olup önümüzdeki günlerde imzalanması beklenmektedir. Diğer  taraftan, OECD'nin vergi cenneti kapsamına aldığı ülkelerin çoğuna yazılı teklifler gönderilmiş,  olumlu cevaplar alınmıştır. Uygulamanın doğru yapılabilmesini teminen, Bakanlar Kurulunca ilan  edilecek ülkelerin tespitine ilişkin çalışmalarının sonuçlandırılması gayreti içerisindeyiz.  T B M M B:64 23 . 2 . 2010 0 : 2  - 3 5 8 - (6/1128) sayılı, Kastamonu Milletvekili Sayın Mehmet Serdaroğlu'na ait soruyu  cevaplandırıyorum:  Söz konusu düzeltme Yüksek Planlama Kurulunun 5 Haziran 2009 tarihli kararıyla, 1 Ocak  2009 tarihinden geçerli olmak üzere yapılmıştır.  (6/1131) sayılı Sayın Yaşar Ağyüz'ün sorusunun cevabı şöyledir:  Sicil affına ilişkin 5834 sayılı Karşılıksız Çek ve Protestolu Senetler ile Kredi ve Kredi Kartları  Borçlarına İlişkin Kayıtların Dikkate Alınmaması Hakkında Kanun 28 Ocak 2009 tarihinde  yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.  İnşaat sektörüne ilişkin konuyu (6/741) sayılı sorunun cevabında belirtmiştim. Burada  tekrarlamaya gerek görmüyorum.  Temmuz 2009 tarihindeki 5904 sayılı Kanun'la küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin,  KOBİ'lerin 2009 yılı sonuna kadar yapılacak birleşmelerde, birleşen şirketlere birleşme işlemlerinden  doğan kazançların kurumlar vergisinden istisna edilmesi, üç yıl boyunca yüzde 75 indirimli kurumlar  vergisi oranı uygulanması, birleşen kurumların geçmiş zararlarının indirim konusu yapılması,  birleşme işlemlerine ilişkin katma değer vergisi istisnası şeklinde vergi avantajları getirmiştir.  Ayrıca, 2009 Ekim ayında esnaf ve sanatkârlarımız ile tüm KOBİ'lerimize yönelik yeni bir kredi  destek programı açıklanmış ve uygulamaya konulmuştur.  Sayın Kamer Genc'in (6/1195)...  BAŞKAN - Sayın Bakan, bir saniye.  On dakika süreniz kaldı, 6 sayın milletvekili sordukları sorularla ilgili açıklama isteyecekler,  önce onlara söz vereceğim, sonra kalan süreyi siz değerlendireceksiniz Sayın Bakan.  Yerinize buyurun, süreyi biliyorsunuz, bir saat.  Sayın Doğru, buyurun.  FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) - Bir dakika efendim, bizim sorularımız?  BAŞKAN - Buyurun.  REŞAT DOĞRU (Tokat) - Teşekkür ederim Sayın Başkanım.  Millî Eğitim Bakanlığının, okullardaki uyuşturucu ve madde bağımlılığının araştırılmasına izin  vermeyeceğini, kendinize göre gerekçelerle açıkladınız. Bu, çok yanlıştır. Dünyada her ülke okullarda  araştırma yaptırıyor, ona göre de önlemler alıyorlar. Dolayısıyla üzüldüğümü ifade etmek istiyorum.  İkinci olarak, tarımsal sulamada kullanılan elektrik borçlan, ülkemizin birçok yerinde olduğu  gibi Tokat ili Erbaa ilçesinde de mevcuttur. Elektrik borçlanndan dolayı sulama kanallarına su  verilememektedir. Bu da çiftçilerin ürününün susuzluktan yok olmasına sebep olmaktadır. 2010 senesi  tarım mevsimine geldiğimiz bugünlerde borçlar tekrar karşımıza gelmektedir. İnsanlar kanallara su  gelip gelmeyeceğini beklemektedirler. Bundan dolayı da acaba üretim yapalım mı yapmayalım mı  diye de beklenti içerisindeler. Açık olarak, siz, borçları erteleyecek misiniz, ertelemeyecek misiniz?  Yani çiftçi üretim yapsın mı, yapmasın mı?  Teşekkür ediyorum Sayın Bakanım.  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Doğru.  Sayın Aslanoğlu, sizin sorular cevaplandırılmadı, onun için söz veremeyeceğim.  Sayın Süner, buyurun...  Sayın Süner yok.  Sayın Çalış...  HASAN ÇALIŞ (Karaman) - Sayın Başkan, teşekkürler.  Sayın Bakan, akaryakıt fiyatları ve zamlar çiftçi, esnaf, zanaatkar, sanayici, imalatçı kısaca  toplumun her kesimini ilgilendirmektedir. Her ne kadar, konuşmanızda da belirttiğiniz gibi, fiyatları
Sayfa 73 -
T B M M B:64 23 . 2 . 2010 0 : 2  - 3 5 8 - (6/1128) sayılı, Kastamonu Milletvekili Sayın Mehmet Serdaroğlu'na ait soruyu  cevaplandırıyorum:  Söz konusu düzeltme Yüksek Planlama Kurulunun 5 Haziran 2009 tarihli kararıyla, 1 Ocak  2009 tarihinden geçerli olmak üzere yapılmıştır.  (6/1131) sayılı Sayın Yaşar Ağyüz'ün sorusunun cevabı şöyledir:  Sicil affına ilişkin 5834 sayılı Karşılıksız Çek ve Protestolu Senetler ile Kredi ve Kredi Kartları  Borçlarına İlişkin Kayıtların Dikkate Alınmaması Hakkında Kanun 28 Ocak 2009 tarihinde  yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.  İnşaat sektörüne ilişkin konuyu (6/741) sayılı sorunun cevabında belirtmiştim. Burada  tekrarlamaya gerek görmüyorum.  Temmuz 2009 tarihindeki 5904 sayılı Kanun'la küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin,  KOBİ'lerin 2009 yılı sonuna kadar yapılacak birleşmelerde, birleşen şirketlere birleşme işlemlerinden  doğan kazançların kurumlar vergisinden istisna edilmesi, üç yıl boyunca yüzde 75 indirimli kurumlar  vergisi oranı uygulanması, birleşen kurumların geçmiş zararlarının indirim konusu yapılması,  birleşme işlemlerine ilişkin katma değer vergisi istisnası şeklinde vergi avantajları getirmiştir.  Ayrıca, 2009 Ekim ayında esnaf ve sanatkârlarımız ile tüm KOBİ'lerimize yönelik yeni bir kredi  destek programı açıklanmış ve uygulamaya konulmuştur.  Sayın Kamer Genc'in (6/1195)...  BAŞKAN - Sayın Bakan, bir saniye.  On dakika süreniz kaldı, 6 sayın milletvekili sordukları sorularla ilgili açıklama isteyecekler,  önce onlara söz vereceğim, sonra kalan süreyi siz değerlendireceksiniz Sayın Bakan.  Yerinize buyurun, süreyi biliyorsunuz, bir saat.  Sayın Doğru, buyurun.  FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) - Bir dakika efendim, bizim sorularımız?  BAŞKAN - Buyurun.  REŞAT DOĞRU (Tokat) - Teşekkür ederim Sayın Başkanım.  Millî Eğitim Bakanlığının, okullardaki uyuşturucu ve madde bağımlılığının araştırılmasına izin  vermeyeceğini, kendinize göre gerekçelerle açıkladınız. Bu, çok yanlıştır. Dünyada her ülke okullarda  araştırma yaptırıyor, ona göre de önlemler alıyorlar. Dolayısıyla üzüldüğümü ifade etmek istiyorum.  İkinci olarak, tarımsal sulamada kullanılan elektrik borçlan, ülkemizin birçok yerinde olduğu  gibi Tokat ili Erbaa ilçesinde de mevcuttur. Elektrik borçlanndan dolayı sulama kanallarına su  verilememektedir. Bu da çiftçilerin ürününün susuzluktan yok olmasına sebep olmaktadır. 2010 senesi  tarım mevsimine geldiğimiz bugünlerde borçlar tekrar karşımıza gelmektedir. İnsanlar kanallara su  gelip gelmeyeceğini beklemektedirler. Bundan dolayı da acaba üretim yapalım mı yapmayalım mı  diye de beklenti içerisindeler. Açık olarak, siz, borçları erteleyecek misiniz, ertelemeyecek misiniz?  Yani çiftçi üretim yapsın mı, yapmasın mı?  Teşekkür ediyorum Sayın Bakanım.  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Doğru.  Sayın Aslanoğlu, sizin sorular cevaplandırılmadı, onun için söz veremeyeceğim.  Sayın Süner, buyurun...  Sayın Süner yok.  Sayın Çalış...  HASAN ÇALIŞ (Karaman) - Sayın Başkan, teşekkürler.  Sayın Bakan, akaryakıt fiyatları ve zamlar çiftçi, esnaf, zanaatkar, sanayici, imalatçı kısaca  toplumun her kesimini ilgilendirmektedir. Her ne kadar, konuşmanızda da belirttiğiniz gibi, fiyatları  TBMM B: 64 23 . 2 . 2010 O: 2  serbest piyasa ve dünya petrol fiyatlarındaki serbest gidişat etkilese de, dünyada akaryakıt üzerinden  en çok vergi alan ülkelerden birisi Türkiye. Bu konuda, akaryakıt fiyatları üzerindeki vergilerin  düşürülmesiyle ilgili önümüzdeki dönem bir çalışmanız olacak mı? Bunu öğrenmek istiyorum.  Bir diğer husus: Bizim "bordro mahkûmları" dediğimiz memur ve emeklilerin -gerçi yakın bir  zamanda alt gelir grubunda bir rahatlatma olsa da BAĞ-KUR ve sigortalılarda- sıkıntıları devam  etmektedir. Bunlar geçmişe dönük, özellikle enflasyon oranında maaşlan verilse de refah payıyla  ilgili alacakları olduğuna inanıyorlar. Bu refah payını vermeyi düşünüyor musunuz?  Bir diğer husus: Bundan sonraki maaş belirlemelerinde maaş artı refah payı beklentileri var. Bu  konuda ne diyorsunuz?  Teşekkür ediyorum.  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Çalış.  Sayın İnan...  MÜMİN İNAN (Niğde) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.  Sayın Bakanım, 2002 seçimleri öncesinde Sayın Başbakan, Niğde'de, özellikle mazot fiyatlarıyla  ilgili geçmiş hükümetlerin çiftçiyi kazıkladığını ve mazot ve benzin fiyatlarının çok önemli bir  kısmının vergi olduğunu söylemiş, iktidara gelirlerse bunları yarı yarıya indireceklerine dair söz  vermişlerdi. Ama maalesef o günden bugüne değişen bir şey olmadı, 3-4 katı mazot fiyatları arttı. Hiç  olmazsa önümüzdeki dönem içerisinde, çok zor durumda kalan çiftçilerin bu konulardan  faydalanması için birtakım çalışmalar yapmanızı bekliyoruz.  Diğer taraftan, geçtiğimiz hafta içerisinde yine size sulama elektrik borçlarının yeniden  yapılandırılmasıyla ilgili bir soru yönelttiğimizde "düşünebiliriz" demiştiniz. Bunun üzerine  çiftçilerin çok önemli bir kısmı, hemen hemen tamamı bir beklenti içerisinde çünkü bu paraların artık  ödenmesi mümkün değildir. "En azından bir teklif gelirse.. ." dediniz. Milliyetçi Hareket Partisi  olarak bu konuda bir kanun teklifimiz var. Bu tür ödemeleri beş yıla yaymak suretiyle, çiftçilerimizin  borçlarını da dondurmak suretiyle bir ödeme planının çıkarılması hem çiftçilerimizi rahatlatacaktır  hem de yapılacak çalışmalarla bütçeye önemli katkılar sağlanacaktır diye düşünüyorum. Bu konudaki  çalışmanızı bekliyoruz efendim.  Diğer taraftan da özelleştirmelerden 31 milyar dolara yakın, çok büyük bir meblağın elde  edildiğini burada gördük ama maalesef bunun istihdama çok yansımadığını ve Türkiye'deki işsizlik  oranlarının yüzde 13,5'lere demirlediğini TÜİK'in rakamlarından anlıyoruz. Dolayısıyla bunların  yeniden ekonomiye kazandırılması için özelikle özelleştirmelerden elde ettiğiniz gelirlerle ilgili  sizlerden çalışma bekliyoruz çünkü Türkiye'nin en önemli sorunlarından biri işsizlik olarak  önümüzde beklemektedir.  Teşekkür ediyorum.  BAŞKAN - Sayın İnan, teşekkür ediyorum.  Sayın Genç.. .  KAMER GENÇ (Tunceli) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.  Sayın Başkan, Deniz Feneri ile ilgili olarak sorduğum sorulara maalesef yeterli bir bilgi  alamadım çünkü bu Deniz Feneri AKP İktidarı zamanında en fazla korunmaya mazhar bir dernek.  Biliyorsunuz, bu Deniz Fenerinin yurt dışındaki yöneticileri Almanya'da mahkûm oldu. Burada,  vatandaşların dinî duygularını istismar etmek suretiyle topladıkları paralarla, muhtaç insanlara yardım  etmeleri gerekirken, AKP'ye yakın, üst düzey yöneticilere ve Kanal 7'nin kurulmasına büyük katkılar  sağlanmıştı.  - 3 5 9 -
Sayfa 74 -
TBMM B: 64 23 . 2 . 2010 O: 2  serbest piyasa ve dünya petrol fiyatlarındaki serbest gidişat etkilese de, dünyada akaryakıt üzerinden  en çok vergi alan ülkelerden birisi Türkiye. Bu konuda, akaryakıt fiyatları üzerindeki vergilerin  düşürülmesiyle ilgili önümüzdeki dönem bir çalışmanız olacak mı? Bunu öğrenmek istiyorum.  Bir diğer husus: Bizim "bordro mahkûmları" dediğimiz memur ve emeklilerin -gerçi yakın bir  zamanda alt gelir grubunda bir rahatlatma olsa da BAĞ-KUR ve sigortalılarda- sıkıntıları devam  etmektedir. Bunlar geçmişe dönük, özellikle enflasyon oranında maaşlan verilse de refah payıyla  ilgili alacakları olduğuna inanıyorlar. Bu refah payını vermeyi düşünüyor musunuz?  Bir diğer husus: Bundan sonraki maaş belirlemelerinde maaş artı refah payı beklentileri var. Bu  konuda ne diyorsunuz?  Teşekkür ediyorum.  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Çalış.  Sayın İnan...  MÜMİN İNAN (Niğde) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.  Sayın Bakanım, 2002 seçimleri öncesinde Sayın Başbakan, Niğde'de, özellikle mazot fiyatlarıyla  ilgili geçmiş hükümetlerin çiftçiyi kazıkladığını ve mazot ve benzin fiyatlarının çok önemli bir  kısmının vergi olduğunu söylemiş, iktidara gelirlerse bunları yarı yarıya indireceklerine dair söz  vermişlerdi. Ama maalesef o günden bugüne değişen bir şey olmadı, 3-4 katı mazot fiyatları arttı. Hiç  olmazsa önümüzdeki dönem içerisinde, çok zor durumda kalan çiftçilerin bu konulardan  faydalanması için birtakım çalışmalar yapmanızı bekliyoruz.  Diğer taraftan, geçtiğimiz hafta içerisinde yine size sulama elektrik borçlarının yeniden  yapılandırılmasıyla ilgili bir soru yönelttiğimizde "düşünebiliriz" demiştiniz. Bunun üzerine  çiftçilerin çok önemli bir kısmı, hemen hemen tamamı bir beklenti içerisinde çünkü bu paraların artık  ödenmesi mümkün değildir. "En azından bir teklif gelirse.. ." dediniz. Milliyetçi Hareket Partisi  olarak bu konuda bir kanun teklifimiz var. Bu tür ödemeleri beş yıla yaymak suretiyle, çiftçilerimizin  borçlarını da dondurmak suretiyle bir ödeme planının çıkarılması hem çiftçilerimizi rahatlatacaktır  hem de yapılacak çalışmalarla bütçeye önemli katkılar sağlanacaktır diye düşünüyorum. Bu konudaki  çalışmanızı bekliyoruz efendim.  Diğer taraftan da özelleştirmelerden 31 milyar dolara yakın, çok büyük bir meblağın elde  edildiğini burada gördük ama maalesef bunun istihdama çok yansımadığını ve Türkiye'deki işsizlik  oranlarının yüzde 13,5'lere demirlediğini TÜİK'in rakamlarından anlıyoruz. Dolayısıyla bunların  yeniden ekonomiye kazandırılması için özelikle özelleştirmelerden elde ettiğiniz gelirlerle ilgili  sizlerden çalışma bekliyoruz çünkü Türkiye'nin en önemli sorunlarından biri işsizlik olarak  önümüzde beklemektedir.  Teşekkür ediyorum.  BAŞKAN - Sayın İnan, teşekkür ediyorum.  Sayın Genç.. .  KAMER GENÇ (Tunceli) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.  Sayın Başkan, Deniz Feneri ile ilgili olarak sorduğum sorulara maalesef yeterli bir bilgi  alamadım çünkü bu Deniz Feneri AKP İktidarı zamanında en fazla korunmaya mazhar bir dernek.  Biliyorsunuz, bu Deniz Fenerinin yurt dışındaki yöneticileri Almanya'da mahkûm oldu. Burada,  vatandaşların dinî duygularını istismar etmek suretiyle topladıkları paralarla, muhtaç insanlara yardım  etmeleri gerekirken, AKP'ye yakın, üst düzey yöneticilere ve Kanal 7'nin kurulmasına büyük katkılar  sağlanmıştı.  - 3 5 9 - TBMM B: 64 23 . 2 . 2010 O: 2  Bu, başlangıçta kamu yararına dernek olarak sayılmamıştı. Danıştaya gidildi, Danıştay bunu  kamu yararına dernek olarak kabul etmedi fakat AKP, bu prosedürü bir tarafa bırakarak, burada bir  kanunla Deniz Fenerini kamu yararına bir dernek olarak kabul etti ve bunu her türlü vergi, resim ve  harçtan muaf tuttu. Şimdi, benim sorduğum, bununla ilgili bir inceleme yapılmış mıdır, yapılmışsa  sonucu nedir?  Şimdi, biliyorsunuz, bununla ilgili kamuoyunda çok büyük spekülasyonlar var, işte bir kısım  yöneticileri Almanya'da mahkûm edildi. Gazetelerin son yazdığına göre de, o ifade...  BAŞKAN - Sayın Genç, açıklama ister misiniz, hangi konularda açıklama istiyorsanız?  KAMER GENÇ (Tunceli) - Tabii, herhalde açıklanmasını istiyorum.  BAŞKAN - Tamam.  KAMER GENÇ (Tunceli) - Yani diyorum ki, bunların defterleri incelenmiş mi incelenmemiş  mi? İncelenmemişse sebebi ne, niye incelenmiyor? İşte geçen gün gazeteler yazıyor, daha bugünkü  gazeteler. Bir tane, bu dernek yöneticilerinden birisi, gizlice Türkiye'ye gelmiş, savcılığa ifade  vermiş, gitmiş. Her şey gizleniyor. Yani AKP'nin en önemli özelliklerinden birisi, bu suistimallerin,  soygunların böyle üstünü örtbas etmek. Bunları kamuoyuna söylemek lazım efendim.  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Genç.  Sayın Süner, buyurun.  TAYFUR SÜNER (Antalya) - Sayın Başkanım, Sayın Bakanımdan net bir cevap alamadım.  Maliye Bakanlığı 5682 sayılı Pasaport Kanunu'nun 22'nci maddesine göre vergi borcu olan iş  adamlarına yurt dışına çıkış yasağı koymaktadır. Yurt dışı çıkış yasağı konulan iş adamlarından bir  kısmı, vergi borçları olduğundan habersiz, işleri dolayısıyla iyi niyetle yurt dışına çıkmak iste­ mektedirler. Bu yasağı da havalimanında öğrenmektedirler. O anda yurt dışına çıkamamaları  nedeniyle hem ticari itibarları zedelenmekte hem de sorumlu oldukları ortaklara karşı kötü duruma  düşmektedirler. Eğer, vergi borçları olduğu ve bu yüzden yurt dışına çıkış yasaklan olduğu  kendilerine tebliğ edilirse, yukarıda belirttiğimiz sıkıntılar ortadan kalkacak, iş adamı, vergi borçlusu  konumunda kalmaktan kurtulacaktır. Yani tebliğ şartı istiyorum. Yani iş adamlarının eğer vergi borcu  varsa, tebliğ şartı olursa bu aksaklıktan kurtuluruz diye düşünüyorum.  Saygılar.  BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Süner.  FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) - Sayın Başkan...  BAŞKAN - Sayın Aslanoğlu, sizin sorularınız cevaplandırılmadığı için...  FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) - Efendim, usul hakkında konuşmak istiyorum,  63 'üncü maddeye göre.  BAŞKAN - Sorularınız cevaplandırılmadı Sayın Aslanoğlu, ancak o zaman açıklama  isteyebilirsiniz.  FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) - Ama o zaman efendim, otuz beş- otuz altı soru  değil de, on beş soruyu cevaplasın Sayın Bakan.  BAŞKAN - O, Sayın Bakanın sorunu, benim sorunum değil Sayın Aslanoğlu.  FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) - Ama ben de haklıyım, değil mi infial etmekte?  KAMER GENÇ (Tunceli) - Meclis Başkanlığının ayarlaması lazım; bir saatte otuz beş- otuz altı  tane soru cevaplandırılamaz.  BAŞKAN - Buyurun Sayın Bakanım.  Sayın Bakan, beş dakikalık süreniz var.  - 3 6 0 -
Sayfa 75 -
TBMM B: 64 23 . 2 . 2010 O: 2  Bu, başlangıçta kamu yararına dernek olarak sayılmamıştı. Danıştaya gidildi, Danıştay bunu  kamu yararına dernek olarak kabul etmedi fakat AKP, bu prosedürü bir tarafa bırakarak, burada bir  kanunla Deniz Fenerini kamu yararına bir dernek olarak kabul etti ve bunu her türlü vergi, resim ve  harçtan muaf tuttu. Şimdi, benim sorduğum, bununla ilgili bir inceleme yapılmış mıdır, yapılmışsa  sonucu nedir?  Şimdi, biliyorsunuz, bununla ilgili kamuoyunda çok büyük spekülasyonlar var, işte bir kısım  yöneticileri Almanya'da mahkûm edildi. Gazetelerin son yazdığına göre de, o ifade...  BAŞKAN - Sayın Genç, açıklama ister misiniz, hangi konularda açıklama istiyorsanız?  KAMER GENÇ (Tunceli) - Tabii, herhalde açıklanmasını istiyorum.  BAŞKAN - Tamam.  KAMER GENÇ (Tunceli) - Yani diyorum ki, bunların defterleri incelenmiş mi incelenmemiş  mi? İncelenmemişse sebebi ne, niye incelenmiyor? İşte geçen gün gazeteler yazıyor, daha bugünkü  gazeteler. Bir tane, bu dernek yöneticilerinden birisi, gizlice Türkiye'ye gelmiş, savcılığa ifade  vermiş, gitmiş. Her şey gizleniyor. Yani AKP'nin en önemli özelliklerinden birisi, bu suistimallerin,  soygunların böyle üstünü örtbas etmek. Bunları kamuoyuna söylemek lazım efendim.  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Genç.  Sayın Süner, buyurun.  TAYFUR SÜNER (Antalya) - Sayın Başkanım, Sayın Bakanımdan net bir cevap alamadım.  Maliye Bakanlığı 5682 sayılı Pasaport Kanunu'nun 22'nci maddesine göre vergi borcu olan iş  adamlarına yurt dışına çıkış yasağı koymaktadır. Yurt dışı çıkış yasağı konulan iş adamlarından bir  kısmı, vergi borçları olduğundan habersiz, işleri dolayısıyla iyi niyetle yurt dışına çıkmak iste­ mektedirler. Bu yasağı da havalimanında öğrenmektedirler. O anda yurt dışına çıkamamaları  nedeniyle hem ticari itibarları zedelenmekte hem de sorumlu oldukları ortaklara karşı kötü duruma  düşmektedirler. Eğer, vergi borçları olduğu ve bu yüzden yurt dışına çıkış yasaklan olduğu  kendilerine tebliğ edilirse, yukarıda belirttiğimiz sıkıntılar ortadan kalkacak, iş adamı, vergi borçlusu  konumunda kalmaktan kurtulacaktır. Yani tebliğ şartı istiyorum. Yani iş adamlarının eğer vergi borcu  varsa, tebliğ şartı olursa bu aksaklıktan kurtuluruz diye düşünüyorum.  Saygılar.  BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Süner.  FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) - Sayın Başkan...  BAŞKAN - Sayın Aslanoğlu, sizin sorularınız cevaplandırılmadığı için...  FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) - Efendim, usul hakkında konuşmak istiyorum,  63 'üncü maddeye göre.  BAŞKAN - Sorularınız cevaplandırılmadı Sayın Aslanoğlu, ancak o zaman açıklama  isteyebilirsiniz.  FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) - Ama o zaman efendim, otuz beş- otuz altı soru  değil de, on beş soruyu cevaplasın Sayın Bakan.  BAŞKAN - O, Sayın Bakanın sorunu, benim sorunum değil Sayın Aslanoğlu.  FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) - Ama ben de haklıyım, değil mi infial etmekte?  KAMER GENÇ (Tunceli) - Meclis Başkanlığının ayarlaması lazım; bir saatte otuz beş- otuz altı  tane soru cevaplandırılamaz.  BAŞKAN - Buyurun Sayın Bakanım.  Sayın Bakan, beş dakikalık süreniz var.  - 3 6 0 - TBMM B: 64 23 . 2 . 2010 O: 2  MALİYE BAKANI MEHMET ŞİMŞEK (Gaziantep) - Sayın Başkan, her şeyden önce refah  payı, özellikle çalışanlarımız, emeklilerimiz, memurlarımız için... Aslında, bu verdiğim rakamlardan  bakarsanız reel bazdaki artışlar birçok kesim için gayrisafı yurt içi hasıladaki büyümenin çok ötesinde.  Yani tekrar o rakamları vermek istemiyorum. Aslında, bu dönemde çalışanlarımız, emeklilerimiz,  dar gelirlilerimiz gerçekten de yani refah payından da, Türkiye'deki millî gelir artışının çok ötesinde  de bir pay almışlardır, bundan sonra da inşallah almaya devam edeceklerdir yani reel bazda ücretleri  artırmaya çalışacağız imkânlarımız çerçevesinde.  Diğer bir husus: Tabii ki Sayın Genc'in (6/976) sayılı sorusunda belirtilen dernekle ilgili olarak  yani Deniz Feneri Derneğiyle ilgili olarak sorduğu soruya ben cevap verdim, özellikle ihracat  yapılmış mı yapılmamış mı gibi. Biz bu konuda inceleme yaptık, bir ihracat faaliyetinde bulunmadığı  tespit edilmiştir. Vergi incelemesi konusunda ise, vergi mahremiyeti nedeniyle benim burada hiçbir  dernek veya kurum hakkında açıklama yapmam mümkün değildir, dolayısıyla bu konuda bir açıklama  yapamıyorum.  Sulama birliklerine gelince: Tabii ki aslında, biz yapılandırma yönünde epey düzenleme yaptık,  otuz altı aya yayma imkânı sunduk. Ben, sanırım bir yasa tasarısının görüşülmesinde şunu  söylemiştim: "Biz, şu anda, sulama birliklerini bir yeni düzenleme çerçevesinde tekrar gözden  geçiriyoruz. Aslında, cazibeli sulama imkânına sahip olan çiftçilerimizden belki bir miktar ücret alıp  diğer çiftçilerimize bir miktar sübvansiyon sağlamak bence rasyonel bir yaklaşım olur." Ama henüz  bu konudaki çalışma tamamlanmadı. Bu çalışmayı tabii ki hazine ve diğer ilgili bakanlıklarımız  yapıyor, biz de katkı veriyoruz, o çerçevede olumlu yaklaşacağımızı daha önce de ifade etmiştik.  REŞAT DOĞRU (Tokat) - Köylü ne yapsın yani eksin mi ekmesin mi?  MALİYE BAKANI MEHMET ŞİMŞEK (Devamla) - Onun dışında, sanırım, gündeme  getirilen...  FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) - Sulama birlikleri İçişleri Bakanlığında, trafik  memurluğu yapacaklar! Sayın Bakanım, bir kere, sulama birliklerini DSİ'ye bağlayın.  MALİYE BAKANI MEHMET ŞİMŞEK (Devamla) - Sayın Başkan, sanırım, gündeme getirilen  birçok hususa cevap verdim, bu mevcut kalan zamanı eğer müsaade ederseniz bir soruya daha cevap  vererek geçirmek istiyorum.  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Bakan.  MALİYE BAKANI MEHMET ŞİMŞEK (Devamla) - Peki, teşekkür ediyorum.  BAŞKAN-Sayın milletvekilleri, böylece, gündemin 1, 2 , 4 , 5 , 6 , 1 1 , 1 4 , 1 5 , 2 8 , 3 3 , 3 5 , 4 8 , 5 4 ,  65, 93 ve 95'inci sıralarındaki sorulara cevap verilmiştir.  Birleşime beş dakika ara veriyorum.  Kapanma Saati: 18.23  - 3 6 1 -
Sayfa 76 -
TBMM B: 64 23 . 2 . 2010 O: 2  MALİYE BAKANI MEHMET ŞİMŞEK (Gaziantep) - Sayın Başkan, her şeyden önce refah  payı, özellikle çalışanlarımız, emeklilerimiz, memurlarımız için... Aslında, bu verdiğim rakamlardan  bakarsanız reel bazdaki artışlar birçok kesim için gayrisafı yurt içi hasıladaki büyümenin çok ötesinde.  Yani tekrar o rakamları vermek istemiyorum. Aslında, bu dönemde çalışanlarımız, emeklilerimiz,  dar gelirlilerimiz gerçekten de yani refah payından da, Türkiye'deki millî gelir artışının çok ötesinde  de bir pay almışlardır, bundan sonra da inşallah almaya devam edeceklerdir yani reel bazda ücretleri  artırmaya çalışacağız imkânlarımız çerçevesinde.  Diğer bir husus: Tabii ki Sayın Genc'in (6/976) sayılı sorusunda belirtilen dernekle ilgili olarak  yani Deniz Feneri Derneğiyle ilgili olarak sorduğu soruya ben cevap verdim, özellikle ihracat  yapılmış mı yapılmamış mı gibi. Biz bu konuda inceleme yaptık, bir ihracat faaliyetinde bulunmadığı  tespit edilmiştir. Vergi incelemesi konusunda ise, vergi mahremiyeti nedeniyle benim burada hiçbir  dernek veya kurum hakkında açıklama yapmam mümkün değildir, dolayısıyla bu konuda bir açıklama  yapamıyorum.  Sulama birliklerine gelince: Tabii ki aslında, biz yapılandırma yönünde epey düzenleme yaptık,  otuz altı aya yayma imkânı sunduk. Ben, sanırım bir yasa tasarısının görüşülmesinde şunu  söylemiştim: "Biz, şu anda, sulama birliklerini bir yeni düzenleme çerçevesinde tekrar gözden  geçiriyoruz. Aslında, cazibeli sulama imkânına sahip olan çiftçilerimizden belki bir miktar ücret alıp  diğer çiftçilerimize bir miktar sübvansiyon sağlamak bence rasyonel bir yaklaşım olur." Ama henüz  bu konudaki çalışma tamamlanmadı. Bu çalışmayı tabii ki hazine ve diğer ilgili bakanlıklarımız  yapıyor, biz de katkı veriyoruz, o çerçevede olumlu yaklaşacağımızı daha önce de ifade etmiştik.  REŞAT DOĞRU (Tokat) - Köylü ne yapsın yani eksin mi ekmesin mi?  MALİYE BAKANI MEHMET ŞİMŞEK (Devamla) - Onun dışında, sanırım, gündeme  getirilen...  FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) - Sulama birlikleri İçişleri Bakanlığında, trafik  memurluğu yapacaklar! Sayın Bakanım, bir kere, sulama birliklerini DSİ'ye bağlayın.  MALİYE BAKANI MEHMET ŞİMŞEK (Devamla) - Sayın Başkan, sanırım, gündeme getirilen  birçok hususa cevap verdim, bu mevcut kalan zamanı eğer müsaade ederseniz bir soruya daha cevap  vererek geçirmek istiyorum.  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Bakan.  MALİYE BAKANI MEHMET ŞİMŞEK (Devamla) - Peki, teşekkür ediyorum.  BAŞKAN-Sayın milletvekilleri, böylece, gündemin 1, 2 , 4 , 5 , 6 , 1 1 , 1 4 , 1 5 , 2 8 , 3 3 , 3 5 , 4 8 , 5 4 ,  65, 93 ve 95'inci sıralarındaki sorulara cevap verilmiştir.  Birleşime beş dakika ara veriyorum.  Kapanma Saati: 18.23  - 3 6 1 - TBMM B:64 23 . 2 . 2010 0 : 3  BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 64'üncü Birleşiminin  Üçüncü Oturumunu açıyorum.  Alınan karar gereğince diğer denetim konularını görüşmüyor ve gündemin "Kanun Tasarı ve  Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmına geçiyoruz.  l ' inci sırada yer alan, Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu'nun  görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.  IX.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN  GELEN DİĞER İŞLER  A) KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ  1.- Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/324) (S. Sayısı: 96)  BAŞKAN - Komisyon? Yok.  Ertelenmiştir.  2'nci sırada yer alan, Türk Borçlar Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu'nun  görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.  2.- Türk Borçlar Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/499) (S. Sayısı: 321)  BAŞKAN - Komisyon? Yok.  Ertelenmiştir.  3'üncü sırada yer alan, Arsa Üretimi ve Değerlendirilmesi Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda  Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile Manisa Milletvekili Recai Berber ve 5  Milletvekilinin; 2985 Sayılı Toplu Konut Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında  Kanun Teklifi ile Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu ile Plan ve Bütçe Komisyonu  Raporlarının görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.  3.- Arsa Üretimi ve Değerlendirilmesi Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik  Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile Manisa Milletvekili Recai Berber ve 5 Milletvekilinin: 2985  Sayılı Toplu Konut Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ile  Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporları (1/762,  2/475) (S. Sayısı: 455) (x)  BAŞKAN - Komisyon ve Hükümet? Yerinde.  Geçen birleşimde tasarının 2'nci maddesi kabul edilmişti.  Şimdi 3'üncü maddeye bağlı ek 14'üncü maddeyi okutuyorum:  MADDE 3- 2/3/1984 tarihli ve 2985 sayılı Toplu Konut Kanununa aşağıdaki ek maddeler  eklenmiştir.  "EK MADDE 14- 28/3/2001 tarihli ve 2001/2202 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı gereğince,  Tasfiye Halinde Türkiye Emlak Bankası Anonim Şirketi tarafından Toplu Konut İdaresi Başkanlığına  devredilen varlıklardan ve bu varlıklarla ilgili devirden önce yapılmış akitlerden doğan yükümlülükler  nedeniyle Toplu Konut İdaresi Başkanlığından ve ortaklıklarından hiçbir hak ve alacak talebinde  bulunulamaz.  (x) 455 S. Sayılı Basmayazı 18/2/2010 tarihli 63 'üncü Birleşim Tutanağı 'na eklidir.  - 3 6 2 - ÜÇÜNCÜ OTURUM  Açılma Saati: 18.36  BAŞKAN: Başkan Vekili Sadık YAKUT  KÂTİP ÜYELER: Bayram ÖZÇELİK (Burdur), Fatih METİN (Bolu)
Sayfa 77 -
TBMM B:64 23 . 2 . 2010 0 : 3  BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 64'üncü Birleşiminin  Üçüncü Oturumunu açıyorum.  Alınan karar gereğince diğer denetim konularını görüşmüyor ve gündemin "Kanun Tasarı ve  Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmına geçiyoruz.  l ' inci sırada yer alan, Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu'nun  görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.  IX.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN  GELEN DİĞER İŞLER  A) KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ  1.- Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/324) (S. Sayısı: 96)  BAŞKAN - Komisyon? Yok.  Ertelenmiştir.  2'nci sırada yer alan, Türk Borçlar Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu'nun  görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.  2.- Türk Borçlar Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/499) (S. Sayısı: 321)  BAŞKAN - Komisyon? Yok.  Ertelenmiştir.  3'üncü sırada yer alan, Arsa Üretimi ve Değerlendirilmesi Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda  Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile Manisa Milletvekili Recai Berber ve 5  Milletvekilinin; 2985 Sayılı Toplu Konut Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında  Kanun Teklifi ile Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu ile Plan ve Bütçe Komisyonu  Raporlarının görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.  3.- Arsa Üretimi ve Değerlendirilmesi Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik  Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile Manisa Milletvekili Recai Berber ve 5 Milletvekilinin: 2985  Sayılı Toplu Konut Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ile  Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporları (1/762,  2/475) (S. Sayısı: 455) (x)  BAŞKAN - Komisyon ve Hükümet? Yerinde.  Geçen birleşimde tasarının 2'nci maddesi kabul edilmişti.  Şimdi 3'üncü maddeye bağlı ek 14'üncü maddeyi okutuyorum:  MADDE 3- 2/3/1984 tarihli ve 2985 sayılı Toplu Konut Kanununa aşağıdaki ek maddeler  eklenmiştir.  "EK MADDE 14- 28/3/2001 tarihli ve 2001/2202 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı gereğince,  Tasfiye Halinde Türkiye Emlak Bankası Anonim Şirketi tarafından Toplu Konut İdaresi Başkanlığına  devredilen varlıklardan ve bu varlıklarla ilgili devirden önce yapılmış akitlerden doğan yükümlülükler  nedeniyle Toplu Konut İdaresi Başkanlığından ve ortaklıklarından hiçbir hak ve alacak talebinde  bulunulamaz.  (x) 455 S. Sayılı Basmayazı 18/2/2010 tarihli 63 'üncü Birleşim Tutanağı 'na eklidir.  - 3 6 2 - ÜÇÜNCÜ OTURUM  Açılma Saati: 18.36  BAŞKAN: Başkan Vekili Sadık YAKUT  KÂTİP ÜYELER: Bayram ÖZÇELİK (Burdur), Fatih METİN (Bolu)  TBMM B: 64 23 . 2 . 2010 O: 3  BAŞKAN - Madde üzerinde Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz isteyen Mustafa Kalaycı,  Konya Milletvekili.  Buyurun Sayın Kalaycı.  MHP GRUBU ADINA MUSTAFA KALAYCI (Konya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri;  görüşülmekte olan 455 sıra sayılı Tasarı'nin 3'üncü maddesi ile 2985 sayılı Toplu Konut Kanunu'na  eklenen ek 14'üncü madde hakkında Milliyetçi Hareket Partisinin görüşlerini açıklamak üzere  huzurlarınızda bulunmaktayım. Bu vesileyle hepinizi saygılarımla selamlıyorum.  Tasarıyla ilgili geçen hafta yapılan görüşmelerde, Toplu Konut İdaresi Başkanlığının kim  tarafından denetlendiği tartışmaları yaşanmış, Hükümeti temsilen komisyon sıralarında bulunan  Devlet Bakanı Egemen Bağış ile Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün tarafından, Türkiye Büyük  Millet Meclisi tutanaklarına da yansıdığı üzere, çelişkili, eksik ve yanlış bilgiler verilmiştir.  Böylelikle, her şey birbirine karıştırılmış, TOKİ'nin denetimi âdeta faili meçhul hâle getirilmiştir.  Burada, ya millet yanıltılmak isteniyor ya da konuyu bilmiyorlar. Her iki hâl de gerçekten tam bir  AKP klasiği. TOKİ'yi kimin denetlediğini bilmemelerini yadırgamıyorum ama sayın bakanların  bilmedikleri konuda ahkâm kesmeleri yanlış olmuştur.  Daha önce memuriyet hayatımın yirmi yılını, güzide kurumumuz Başbakanlık Yüksek  Denetleme Kurulunda denetim elemanı olarak çalışarak geçirmiş biri olarak, bu konuda sizleri kısaca  bilgilendirmek istiyorum. TOKİ 2985 sayılı Toplu Konut Kanunu'nun 2'nci maddesine göre Yüksek  Denetleme Kurulu denetimine tabi olup aynı Kanun'un 6'ncı ve ek 5'inci maddelerine göre 832 sayılı  Sayıştay Kanunu hükümlerine tabi değildir.  Kamu mali yönetiminde şeffaflığın sağlanmasını, sağlıklı bir hesap verme mekanizmasının  kurulmasını, kamuoyu denetiminin sağlanmasını öngören ve genel olarak, 1/1/2005 tarihinde  yürürlüğe giren 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nun ekli (11) sayılı cetvelinde,  özel bütçe kapsamındaki idareler arasında TOKİ'ye yer verilmiş iken, 22/12/2005 tarihli ve 5436  sayılı Kanun'la, daha uygulamanın ilk yılında kapsam dışına çıkarılmıştır. Böylelikle TOKİ, 5018  sayılı Kanun ekinde yer alarak Sayıştay denetimine tabi olmuşken, daha ilk yıl dolmadan tekrar  Sayıştay denetimi dışına çıkarılmıştır. Dolayısıyla TOKİ, Sayıştay tarafından hiç denetlenmemiştir.  Bütün kamu idarelerini denetleme yetkisi bulunan Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu ve  Başbakanlık Teftiş Kurulu tarafından zaman zaman oluşturulan inceleme veya soruşturma ekiplerinde  başka bakanlık veya kurumların denetim elemanları görevlendirilebilmektedir. Bu durumda, doğal  olarak, görevlendirilen denetim elemanlarının kendi kurumlarının denetimi olduğu söylenemez. Zira,  denetim yetkisi ve hazırlanan raporlar, haliyle görevlendiren kuruma ait bulunmaktadır.  Ezcümle, ister doğrudan ister dolaylı olarak TOKİ'nin Sayıştay tarafından denetlendiği ifadeleri  külliyen yanlıştır. TOKİ hâlen Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu tarafından denetlenmekte ve  bir örneğini elimde gördüğünüz yıllık denetim raporları Türkiye Büyük Millet Meclisi KİT  Komisyonunda görüşülmektedir.  Yüksek Denetleme Kurulu demişken, burada yaşanan bazı olumsuzluklardan kısaca bahsetmek  istiyorum. Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu, tarafsız ve objektif denetim yapan, geçmişte  bakanların, hatta bağlı olduğu başbakanların Yüce Divana gönderilmelerine gerekçe oluşturan  raporlar yazan bir kurum iken, üzülerek söylüyorum, AKP döneminde siyasi müdahalelere maruz  kalmış, denetim elemanlarının denetledikleri kurumlardan alınıp başka kurumların denetimine  verilmesi olayları yaşanmıştır. Bu olaylardan birisi de geçmişte TOKİ'yi denetleyen arkadaşlarımın  başına gelmiştir. Sebep, herkesin tahmin edebileceği gibi, raporlarda ayrıntılı bir şekilde yer alan  yolsuzluk ve usulsüzlük iddialarıdır.  - 3 6 3 -
Sayfa 78 -
TBMM B: 64 23 . 2 . 2010 O: 3  BAŞKAN - Madde üzerinde Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz isteyen Mustafa Kalaycı,  Konya Milletvekili.  Buyurun Sayın Kalaycı.  MHP GRUBU ADINA MUSTAFA KALAYCI (Konya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri;  görüşülmekte olan 455 sıra sayılı Tasarı'nin 3'üncü maddesi ile 2985 sayılı Toplu Konut Kanunu'na  eklenen ek 14'üncü madde hakkında Milliyetçi Hareket Partisinin görüşlerini açıklamak üzere  huzurlarınızda bulunmaktayım. Bu vesileyle hepinizi saygılarımla selamlıyorum.  Tasarıyla ilgili geçen hafta yapılan görüşmelerde, Toplu Konut İdaresi Başkanlığının kim  tarafından denetlendiği tartışmaları yaşanmış, Hükümeti temsilen komisyon sıralarında bulunan  Devlet Bakanı Egemen Bağış ile Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün tarafından, Türkiye Büyük  Millet Meclisi tutanaklarına da yansıdığı üzere, çelişkili, eksik ve yanlış bilgiler verilmiştir.  Böylelikle, her şey birbirine karıştırılmış, TOKİ'nin denetimi âdeta faili meçhul hâle getirilmiştir.  Burada, ya millet yanıltılmak isteniyor ya da konuyu bilmiyorlar. Her iki hâl de gerçekten tam bir  AKP klasiği. TOKİ'yi kimin denetlediğini bilmemelerini yadırgamıyorum ama sayın bakanların  bilmedikleri konuda ahkâm kesmeleri yanlış olmuştur.  Daha önce memuriyet hayatımın yirmi yılını, güzide kurumumuz Başbakanlık Yüksek  Denetleme Kurulunda denetim elemanı olarak çalışarak geçirmiş biri olarak, bu konuda sizleri kısaca  bilgilendirmek istiyorum. TOKİ 2985 sayılı Toplu Konut Kanunu'nun 2'nci maddesine göre Yüksek  Denetleme Kurulu denetimine tabi olup aynı Kanun'un 6'ncı ve ek 5'inci maddelerine göre 832 sayılı  Sayıştay Kanunu hükümlerine tabi değildir.  Kamu mali yönetiminde şeffaflığın sağlanmasını, sağlıklı bir hesap verme mekanizmasının  kurulmasını, kamuoyu denetiminin sağlanmasını öngören ve genel olarak, 1/1/2005 tarihinde  yürürlüğe giren 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nun ekli (11) sayılı cetvelinde,  özel bütçe kapsamındaki idareler arasında TOKİ'ye yer verilmiş iken, 22/12/2005 tarihli ve 5436  sayılı Kanun'la, daha uygulamanın ilk yılında kapsam dışına çıkarılmıştır. Böylelikle TOKİ, 5018  sayılı Kanun ekinde yer alarak Sayıştay denetimine tabi olmuşken, daha ilk yıl dolmadan tekrar  Sayıştay denetimi dışına çıkarılmıştır. Dolayısıyla TOKİ, Sayıştay tarafından hiç denetlenmemiştir.  Bütün kamu idarelerini denetleme yetkisi bulunan Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu ve  Başbakanlık Teftiş Kurulu tarafından zaman zaman oluşturulan inceleme veya soruşturma ekiplerinde  başka bakanlık veya kurumların denetim elemanları görevlendirilebilmektedir. Bu durumda, doğal  olarak, görevlendirilen denetim elemanlarının kendi kurumlarının denetimi olduğu söylenemez. Zira,  denetim yetkisi ve hazırlanan raporlar, haliyle görevlendiren kuruma ait bulunmaktadır.  Ezcümle, ister doğrudan ister dolaylı olarak TOKİ'nin Sayıştay tarafından denetlendiği ifadeleri  külliyen yanlıştır. TOKİ hâlen Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu tarafından denetlenmekte ve  bir örneğini elimde gördüğünüz yıllık denetim raporları Türkiye Büyük Millet Meclisi KİT  Komisyonunda görüşülmektedir.  Yüksek Denetleme Kurulu demişken, burada yaşanan bazı olumsuzluklardan kısaca bahsetmek  istiyorum. Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu, tarafsız ve objektif denetim yapan, geçmişte  bakanların, hatta bağlı olduğu başbakanların Yüce Divana gönderilmelerine gerekçe oluşturan  raporlar yazan bir kurum iken, üzülerek söylüyorum, AKP döneminde siyasi müdahalelere maruz  kalmış, denetim elemanlarının denetledikleri kurumlardan alınıp başka kurumların denetimine  verilmesi olayları yaşanmıştır. Bu olaylardan birisi de geçmişte TOKİ'yi denetleyen arkadaşlarımın  başına gelmiştir. Sebep, herkesin tahmin edebileceği gibi, raporlarda ayrıntılı bir şekilde yer alan  yolsuzluk ve usulsüzlük iddialarıdır.  - 3 6 3 - T B M M B :64 2 3 . 2 . 2 0 1 0 0 : 3  - 3 6 4 - Bugün siyasi gücünüzü kullanarak hesap vermekten kurtulduğunuzu sanabilirsiniz ancak hesap  verme gününüz yaklaşıyor. Merkezî ve yerel yönetimlerde yolsuzluğa bulaşanları, makam ve mevkisi  ne olursa olsun, bu yolsuzluklarının hesabını vermekten hiç kimse kurtaramayacaktır. Milletin emanet  ettiği kasayı yandaşlarla birlikte talan eden, kul ve yetim hakkına el uzatan vurgun ve talan  hanedanlığının, menfaat çetelerinin, soygun şebekelerinin yakasına mutlaka yapışılacaktır. Bu  hanedanlık ve çeteler çökertilecektir, Türk adaleti önünde hepsi hesap vereceklerdir.  Değerli milletvekilleri, tasarının 3'üncü maddesiyle ek 14'üncü maddede yapılan  düzenlemelerden kısaca bahsetmek istiyorum. Bu düzenlemeyle, Emlak Bankası tarafından TOKİ  Başkanlığına devredilen varlıklardan ve bu varlıklarla ilgili akitlerden doğan yükümlülükler nedeniyle  Toplu Konut İdaresi Başkanlığına ve ortaklarına karşı dava açılması engellenmek, hatta devam eden  davalar ile icra takipleri ortadan kaldırılmak istenmektedir.  Bu konunun safahatından kısaca bahsetmek istiyorum: Bilindiği üzere Ziraat Bankası, Halk  Bankası ve Emlak Bankasının yeniden yapılandırılmaları amacıyla 15/11/2000 tarihli ve 4600 sayılı  Kanun yürürlüğe konulmuştur. Bu Kanun'un 2'nci maddesinin verdiği yetkiye göre çıkarılan  28/3/2001 tarih ve 2001/2202 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nın 1 'inci maddesinde "Türkiye Emlak  Bankası Anonim Şirketinin bankacılık faaliyetleri dışında kalan mal varlıkları ve bu konuda faaliyet  gösteren iştiraklerindeki hisse payları ve ticari gayrimenkulleri ile ihtiyaç fazlası gayrimenkulleri  tüm hak ve yükümlülükleriyle bilanço değeri üzerinden Toplu Konut İdaresi Başkanlığına  devredilmiştir." hükmü yer almıştır. Bu konuda 14/12/2001 tarihli Protokol düzenlenmiştir.  Daha sonra 2003 yılında çıkarılan 29/5/2003 tarihli ve 4864 sayılı Kanun ile 2985 sayılı Toplu  Konut Kanunu'na eklenen geçici 4'üncü maddede anılan Bakanlar Kurulu karan gereğince "Tasfiye  halinde Türkiye Emlak Bankası Anonim Şirketi tarafından Toplu Konut İdaresi Başkanlığına  devredilen varlıklarla ilgili iş ve işlemlere ilişkin hak ve yükümlülükler 14/12/2001 tarihinden  önceki dönem için Bankaya, bu tarihten sonraki dönem için Başkanlığa aittir." hükmüne yer  verilmiştir.  Hâl böyle iken şimdi bu konuda ". . .Toplu Konut İdaresi Başkanlığından ve ortaklanndan hiçbir  hak ve alacak talebinde bulunulamaz." denilmekte, yargı mercilerine açılmış veya husumet  yöneltilmiş devam eden davalar ile icra takipleri ortadan kaldırılmaktadır.  Yargının karar vermesi beklenilmeden bu düzenleme aracılığıyla TOKİ sorumluluktan  kurtarılmaya çalışılmaktadır. TOKİ'nin taraf olduğu özel hukuka ilişkin davalara yasama gücü ile  müdahale edilmektedir. Bu düzenleme ile temel hak ve hürriyetler arasında yer alan ve Anayasa'mızın  36'ncı maddesiyle güvence altına alınan hak arama hürriyeti kısıtlanmaktadır.  Komisyondaki görüşmeler esnasında -Komisyon raporunda da görüleceği üzere- Emlak  Bankasından TOKİ'ye intikal eden mallarla ilgili olarak devam eden davalar hakkında mahkemeler  nezdinde girişimlerde bulunulduğu ancak sonuç alınamadığı, Başbakanlık Teftiş Kurulu ve Yüksek  Denetleme Kurulu raporlannda TOKİ'nin ödeme yapamayacağının ifade edildiği, kendilerine zimmet  çıkartılabileceğinin belirtildiği, bunlan engellemek için yasal değişiklik yoluna gidildiği ifade edilmiş,  benzer ifadeler Genel Kurulda da dile getirilmiştir.  Bir defa, Yüksek Denetleme Kurulu raporlarında böyle bir konunun olmadığı geçen haftaki  görüşmelerde sayın bakanlarca açıklanmıştır. Başbakanlık Teftiş Kurulunun hangi raporunda böyle  bir hususun yer aldığı da şu ana kadar açıklanmış değildir. Eğer konu geçmişle ilgiliyse, sizin de bir  kastınız, ihmaliniz ya da kusurunuz yoksa müfettişler size niye zimmet çıkartsın ki? Kanun'daki  mevcut düzenlemede, devredilen varlıklarla ilgili iş ve işlemlere ilişkin hak ve yükümlülüklerin  14/12/2001 tarihinden önceki dönem için bankaya, bu tarihten sonraki dönem için Başkanlığa ait
Sayfa 79 -
T B M M B :64 2 3 . 2 . 2 0 1 0 0 : 3  - 3 6 4 - Bugün siyasi gücünüzü kullanarak hesap vermekten kurtulduğunuzu sanabilirsiniz ancak hesap  verme gününüz yaklaşıyor. Merkezî ve yerel yönetimlerde yolsuzluğa bulaşanları, makam ve mevkisi  ne olursa olsun, bu yolsuzluklarının hesabını vermekten hiç kimse kurtaramayacaktır. Milletin emanet  ettiği kasayı yandaşlarla birlikte talan eden, kul ve yetim hakkına el uzatan vurgun ve talan  hanedanlığının, menfaat çetelerinin, soygun şebekelerinin yakasına mutlaka yapışılacaktır. Bu  hanedanlık ve çeteler çökertilecektir, Türk adaleti önünde hepsi hesap vereceklerdir.  Değerli milletvekilleri, tasarının 3'üncü maddesiyle ek 14'üncü maddede yapılan  düzenlemelerden kısaca bahsetmek istiyorum. Bu düzenlemeyle, Emlak Bankası tarafından TOKİ  Başkanlığına devredilen varlıklardan ve bu varlıklarla ilgili akitlerden doğan yükümlülükler nedeniyle  Toplu Konut İdaresi Başkanlığına ve ortaklarına karşı dava açılması engellenmek, hatta devam eden  davalar ile icra takipleri ortadan kaldırılmak istenmektedir.  Bu konunun safahatından kısaca bahsetmek istiyorum: Bilindiği üzere Ziraat Bankası, Halk  Bankası ve Emlak Bankasının yeniden yapılandırılmaları amacıyla 15/11/2000 tarihli ve 4600 sayılı  Kanun yürürlüğe konulmuştur. Bu Kanun'un 2'nci maddesinin verdiği yetkiye göre çıkarılan  28/3/2001 tarih ve 2001/2202 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nın 1 'inci maddesinde "Türkiye Emlak  Bankası Anonim Şirketinin bankacılık faaliyetleri dışında kalan mal varlıkları ve bu konuda faaliyet  gösteren iştiraklerindeki hisse payları ve ticari gayrimenkulleri ile ihtiyaç fazlası gayrimenkulleri  tüm hak ve yükümlülükleriyle bilanço değeri üzerinden Toplu Konut İdaresi Başkanlığına  devredilmiştir." hükmü yer almıştır. Bu konuda 14/12/2001 tarihli Protokol düzenlenmiştir.  Daha sonra 2003 yılında çıkarılan 29/5/2003 tarihli ve 4864 sayılı Kanun ile 2985 sayılı Toplu  Konut Kanunu'na eklenen geçici 4'üncü maddede anılan Bakanlar Kurulu karan gereğince "Tasfiye  halinde Türkiye Emlak Bankası Anonim Şirketi tarafından Toplu Konut İdaresi Başkanlığına  devredilen varlıklarla ilgili iş ve işlemlere ilişkin hak ve yükümlülükler 14/12/2001 tarihinden  önceki dönem için Bankaya, bu tarihten sonraki dönem için Başkanlığa aittir." hükmüne yer  verilmiştir.  Hâl böyle iken şimdi bu konuda ". . .Toplu Konut İdaresi Başkanlığından ve ortaklanndan hiçbir  hak ve alacak talebinde bulunulamaz." denilmekte, yargı mercilerine açılmış veya husumet  yöneltilmiş devam eden davalar ile icra takipleri ortadan kaldırılmaktadır.  Yargının karar vermesi beklenilmeden bu düzenleme aracılığıyla TOKİ sorumluluktan  kurtarılmaya çalışılmaktadır. TOKİ'nin taraf olduğu özel hukuka ilişkin davalara yasama gücü ile  müdahale edilmektedir. Bu düzenleme ile temel hak ve hürriyetler arasında yer alan ve Anayasa'mızın  36'ncı maddesiyle güvence altına alınan hak arama hürriyeti kısıtlanmaktadır.  Komisyondaki görüşmeler esnasında -Komisyon raporunda da görüleceği üzere- Emlak  Bankasından TOKİ'ye intikal eden mallarla ilgili olarak devam eden davalar hakkında mahkemeler  nezdinde girişimlerde bulunulduğu ancak sonuç alınamadığı, Başbakanlık Teftiş Kurulu ve Yüksek  Denetleme Kurulu raporlannda TOKİ'nin ödeme yapamayacağının ifade edildiği, kendilerine zimmet  çıkartılabileceğinin belirtildiği, bunlan engellemek için yasal değişiklik yoluna gidildiği ifade edilmiş,  benzer ifadeler Genel Kurulda da dile getirilmiştir.  Bir defa, Yüksek Denetleme Kurulu raporlarında böyle bir konunun olmadığı geçen haftaki  görüşmelerde sayın bakanlarca açıklanmıştır. Başbakanlık Teftiş Kurulunun hangi raporunda böyle  bir hususun yer aldığı da şu ana kadar açıklanmış değildir. Eğer konu geçmişle ilgiliyse, sizin de bir  kastınız, ihmaliniz ya da kusurunuz yoksa müfettişler size niye zimmet çıkartsın ki? Kanun'daki  mevcut düzenlemede, devredilen varlıklarla ilgili iş ve işlemlere ilişkin hak ve yükümlülüklerin  14/12/2001 tarihinden önceki dönem için bankaya, bu tarihten sonraki dönem için Başkanlığa ait  TBMM B: 64 23 . 2 . 2010 O: 3  olduğu açık bir ifadeyle yer almaktadır. Yani devreden ve devralan bakımından sorumluluğun nasıl  olacağı yasayla açık bir şekilde düzenlenmiştir.  Bu hükmü niye değiştiriyorsunuz? Niye yalan yanlış bilgilerle Meclisi yanıltmaya  çalışıyorsunuz? Nedir korkunuz? Neyi saklamaya çalışıyorsunuz? Lütfen dürüst olun, gerçek neyse  onu açıklayın.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Sayın Kalaycı, lütfen tamamlayınız.  MUSTAFA KALAYCI (Devamla) - Bırakın yargı kendi seyrinde devam etsin. Varsa bir  haksızlık, hukuksuzluk ortaya çıksın, sorumluları belirlensin. Niye bu kadar rahatsız oluyorsunuz?  Hak sahiplerinin hak arama hürriyetini neden ellerinden alıyorsunuz? Yargı yetkisini niye  kısıtlıyorsunuz? Hukukun üstünlüğüne inanmıyor musunuz?  Değerli milletvekilleri, hepiniz hukukun üstünlüğünü koruyacağınıza namus ve şerefiniz üzerine  yemin ettiniz. Bunu sizlere hatırlatıyor, bu rezalete ortak olmayın diyorum.  Hepinize saygılar sunuyorum. (MHP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.  Madde üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz isteyen Hüseyin Unsal, Amasya  Milletvekili. (CHP sıralarından alkışlar)  CHP GRUBU ADINA HÜSEYİN UNSAL (Amasya) - Sayın Başkan, saygıdeğer  milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz 455 sıra sayılı Tasarı'nın 3'üncü maddesi üzerinde söz almış  bulunuyorum. Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.  Kanunun genel gerekçesine baktığımızda genel gerekçede şöyle bir konu geçiyor -zaten, genel  gerekçe sanırım Toplu Konut İdaresi tarafından yazılmış- en sonunda şöyle deniyor:"Ancak mevcut  uygulamalar çerçevesinde tereddüt yarattığı tespit edilen ya da değiştirilmesinde yarar bulunduğu  kanaatine varılan bazı hukuki düzenlemelerin yeniden ele alınması gerekliliği ortaya çıkmıştır."  Değerli arkadaşlarım, bu TOKİ'yle ilgili bu gereklilik bitmeyecek mi artık? Ben sekiz tane kanun  çıkartmışım -sizin İktidarınızda değişiklik- oysa bir baktım on bire çıkmış, on bir tane değişiklik  olduğunu gördüm. Sürekli yetkileriniz değişiyor. Yetkilerini genişletiyoruz TOKİ'nin, sürekli bir  değişiklik yapılıyor. Ne zaman bitecek bu yetkilerin genişletilmesi? Değerinin altında satma yetkisi  bile, arsa satma yetkisi bile verildi, göçmen konutlarının yetkisi verildi, TOKİ'ye, plan yapma yetkisi  verildi, yetmedi, bu sefer başka kurumlara da plan yapma yetkisi verildi. Bu yetkiler artırılacak.  TOKİ de maalesef bu sınırsız yetkilerle çok olumsuz işler yapmaya başladı. Bunu biraz sonra  raporlardan sizlere aktarmaya çalışacağım. Bu yetkiler sınırsız. Eğer bu yetkilerin sınırsızlığının daha  da ileriye gitmesini istiyorsanız, 1870 yılında Abdülaziz'in yetkilerine doğru gidiyorsunuz demektir.  1870 yılında da Padişah Abdülaziz "Akaretler'de bir konut yapıla." demiş ve yapılmış. Siz de bu  yetkilerin hepsini verin de bir daha bu Meclisi bu şekilde işgal etmeyelim diyorum. Değerli  arkadaşlarım, on bir tane yetki değişikliği yapılmış. Bu, TOKİ'de maalesef birtakım sıkıntılara yol  açmaktadır.  Getirilen kanunla istenilen şey ise şu, o konuyu da bir ele alalım: "Bu çerçevede, Toplu Konut  İdaresi Başkanlığının ve ortaklıklarının devraldığı varlıklar ve bu varlıklara dair devirden önce  yapılmış akülerle ilgili yükümlülüklerden sorumlu olmaması hüküm altına alınmıştır." bu maddeyle.  Yani neticede TOKİ "Borçları kabul etmiyorum." diyor ama bugüne kadar bir sürü açılmış davalar  var, bir yığın açılmış davalar var, bu davalardan da kendisini sorumlu tutmamak gibi bir konuya  giriyor. Bu konu, buraya getirilen yasanın bu maddesi özellikle Anayasa'ya aykırı. Bunu, mutlaka  kayıtlara geçmesi için tekrar tekrar söylüyorum: Anayasa'nın 10'uncu maddesine, 36'ncı maddesine,  - 3 6 5 -
Sayfa 80 -
TBMM B: 64 23 . 2 . 2010 O: 3  olduğu açık bir ifadeyle yer almaktadır. Yani devreden ve devralan bakımından sorumluluğun nasıl  olacağı yasayla açık bir şekilde düzenlenmiştir.  Bu hükmü niye değiştiriyorsunuz? Niye yalan yanlış bilgilerle Meclisi yanıltmaya  çalışıyorsunuz? Nedir korkunuz? Neyi saklamaya çalışıyorsunuz? Lütfen dürüst olun, gerçek neyse  onu açıklayın.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Sayın Kalaycı, lütfen tamamlayınız.  MUSTAFA KALAYCI (Devamla) - Bırakın yargı kendi seyrinde devam etsin. Varsa bir  haksızlık, hukuksuzluk ortaya çıksın, sorumluları belirlensin. Niye bu kadar rahatsız oluyorsunuz?  Hak sahiplerinin hak arama hürriyetini neden ellerinden alıyorsunuz? Yargı yetkisini niye  kısıtlıyorsunuz? Hukukun üstünlüğüne inanmıyor musunuz?  Değerli milletvekilleri, hepiniz hukukun üstünlüğünü koruyacağınıza namus ve şerefiniz üzerine  yemin ettiniz. Bunu sizlere hatırlatıyor, bu rezalete ortak olmayın diyorum.  Hepinize saygılar sunuyorum. (MHP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.  Madde üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz isteyen Hüseyin Unsal, Amasya  Milletvekili. (CHP sıralarından alkışlar)  CHP GRUBU ADINA HÜSEYİN UNSAL (Amasya) - Sayın Başkan, saygıdeğer  milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz 455 sıra sayılı Tasarı'nın 3'üncü maddesi üzerinde söz almış  bulunuyorum. Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.  Kanunun genel gerekçesine baktığımızda genel gerekçede şöyle bir konu geçiyor -zaten, genel  gerekçe sanırım Toplu Konut İdaresi tarafından yazılmış- en sonunda şöyle deniyor:"Ancak mevcut  uygulamalar çerçevesinde tereddüt yarattığı tespit edilen ya da değiştirilmesinde yarar bulunduğu  kanaatine varılan bazı hukuki düzenlemelerin yeniden ele alınması gerekliliği ortaya çıkmıştır."  Değerli arkadaşlarım, bu TOKİ'yle ilgili bu gereklilik bitmeyecek mi artık? Ben sekiz tane kanun  çıkartmışım -sizin İktidarınızda değişiklik- oysa bir baktım on bire çıkmış, on bir tane değişiklik  olduğunu gördüm. Sürekli yetkileriniz değişiyor. Yetkilerini genişletiyoruz TOKİ'nin, sürekli bir  değişiklik yapılıyor. Ne zaman bitecek bu yetkilerin genişletilmesi? Değerinin altında satma yetkisi  bile, arsa satma yetkisi bile verildi, göçmen konutlarının yetkisi verildi, TOKİ'ye, plan yapma yetkisi  verildi, yetmedi, bu sefer başka kurumlara da plan yapma yetkisi verildi. Bu yetkiler artırılacak.  TOKİ de maalesef bu sınırsız yetkilerle çok olumsuz işler yapmaya başladı. Bunu biraz sonra  raporlardan sizlere aktarmaya çalışacağım. Bu yetkiler sınırsız. Eğer bu yetkilerin sınırsızlığının daha  da ileriye gitmesini istiyorsanız, 1870 yılında Abdülaziz'in yetkilerine doğru gidiyorsunuz demektir.  1870 yılında da Padişah Abdülaziz "Akaretler'de bir konut yapıla." demiş ve yapılmış. Siz de bu  yetkilerin hepsini verin de bir daha bu Meclisi bu şekilde işgal etmeyelim diyorum. Değerli  arkadaşlarım, on bir tane yetki değişikliği yapılmış. Bu, TOKİ'de maalesef birtakım sıkıntılara yol  açmaktadır.  Getirilen kanunla istenilen şey ise şu, o konuyu da bir ele alalım: "Bu çerçevede, Toplu Konut  İdaresi Başkanlığının ve ortaklıklarının devraldığı varlıklar ve bu varlıklara dair devirden önce  yapılmış akülerle ilgili yükümlülüklerden sorumlu olmaması hüküm altına alınmıştır." bu maddeyle.  Yani neticede TOKİ "Borçları kabul etmiyorum." diyor ama bugüne kadar bir sürü açılmış davalar  var, bir yığın açılmış davalar var, bu davalardan da kendisini sorumlu tutmamak gibi bir konuya  giriyor. Bu konu, buraya getirilen yasanın bu maddesi özellikle Anayasa'ya aykırı. Bunu, mutlaka  kayıtlara geçmesi için tekrar tekrar söylüyorum: Anayasa'nın 10'uncu maddesine, 36'ncı maddesine,  - 3 6 5 - TBMM B :64 23 . 2 . 2010 0 : 3  - 3 6 6 - 57'nci maddesine ve 167'nci maddesine aykırı. Dolayısıyla getirilen yasayı dikkatle çıkarmamız  gerekiyor, bu maddeyi de yasadan tamamen çıkarmamız gerekiyor.  Değerli arkadaşlarım, burada borçlar da ertelendi. Muhtemelen TOKİ'nin Hazineye ihraç etmiş  olduğu kâğıtların borçları 2012 yılına kadar ertelenmiş oldu, dolayısıyla TOKİ bu arsaları aldı.  Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu da raporunda şöyle söylüyor: "TOKİ, Emlakbank'tan  aldığı arsaların ve gayrimenkullerin satışından ciddi bir gelir elde etmiştir. Bunu... Dar gelirlilere  konut yapmak yerine lüks konut yapmayı tercih ederek bu amacına ulaşamamıştır." diye  Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulunun bu konudaki raporu var.  Dolayısıyla dar gelirliler dışında yapmak istediği en önemli konulardan bir tanesini de hasılat  paylaşım modelleriyle TOKİ gerçekleştirmek istedi. Hasılat paylaşım modelini bir şekilde  anlatmamız lazım. TOKİ elindeki arsaları, müteahhitlerle anlaşıyor, bir nevi kat karşılığı ama satıştan  elde edilen gelirlerde idareye ve müteahhide ayrılmak suretiyle paraları ödeniyor.  Değerli arkadaşlarım, size şimdi burada çok önemli bir şey söylemek istiyorum. Perşembe günü  akşamı bir arkadaşımız bu kitabı göstererek, "AKP'nin Müteahhitleri" diye bu kitabı göstererek bir  konulan anlatmaya çalıştı. Değerli arkadaşlanm, bu kitabı alın okuyun. Bu kitap bir roman değil,  belgeleriyle açıklanmış ve aksi de hiçbir şekilde ispat edilmemiş. Bunu alt komisyonda da  sorduğumuzda TOKİ tarafından da ciddiye alınmamıştır ama burada yolsuzluklar, usulsüzlükler  maalesef tek tek sıralanmaktadır.  Bunlardan bir örneğini vermek istiyorum, bunlardan önemli bir örneğini. Bunu ben alt  komisyonda da yüksek sesle dile getirdim, şimdi milletimizin huzurunda sizlerin de bilgisine sunmak  istiyorum. Bu çok ciddi bir sorundur. Bu tür suçlara, sorumluluklara maalesef ortak olma noktasına  geldiniz; ortak olmayın, bu konuda suskunluğunuzu bozun.  Değerli arkadaşlanm, İzmir ili Mavişehir 2. Etap Projesi'nde işi alan müteahhit firma, 2004  yılında da müteahhit firmanın sahibi, 2004 yılında da AKP'nin Çankaya Belediye Başkan Adayı. Bu  arkadaşımız ihale almış -zaten ihaleyi kimden aldığını da biraz sonra söyleyeceğim- aldıktan sonra  ihaleyi, hasılat paylaşım modeline göre İdareye geri ödemesi gereken bir pay var. Bu pay 4,2 trilyon  lira, işin tamamında kırk dört konuttan doğan -Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulunun  raporundan söylüyorum, bunu da ben bir hikâye olarak söylemiyorum, raporda yazıyor- 4,2 trilyon  lira bir buçuk yıl boyunca müteahhidin uhdesinde kalıyor. Müteahhit normal, İdareyle anlaştığı  bankaya yatırmak yerine, alıyor parayı, devletin parasını başka paraya, yani şahsi hesabına yatırmak  suretiyle 4,2 trilyon lirayı bir buçuk yıl boyunca kullanıyor. Daha sonra, Başbakanlık Yüksek  Denetleme Kurulu olayın farkına varıp ikazını yapınca İdare de işte "Parayı geri ver." diye teminat  mektubunu çözerek -belki biraz sonra Sayın Bakan, cevap verir bu konuya- parayı geri alıyor. Bir  buçuk yıl boyunca... Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu ikaz etmese bu para daha da kalacaktı.  Değerli arkadaşlanm, bu bir yolsuzluk değil de bu usulsüzlük değil de nedir? Devletin parasını  kendi uhdesine geçirip buna suskun kalan TOKİ yönetimi suçlu değil midir bu konuda? Bu konuyla  ilgili suskun kalabilir miyiz?  Bakın, yine aynı, Mavişehir konusunda, bir konuda Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulunun  bir raporu daha var. Bakın raporun bir bölümünde şöyle söylüyor: "2003 yılında gerçekleştirilen 3  ihale, 2004 yılında gerçekleştirilen 4 ihaleyle ilgili yapılan hesaplamalar sonucunda TOKİ'nin  minimum 773,9 milyon TL, eski parayla 773 trilyon lira zarar ettirildiği anlaşılmıştır." Bu, hasılat  paylaşım modelleriyle ilgili söylenen konu.  Değerli arkadaşlanm, kanun çıkararak bir idareyi böyle sınırsız yetkilerle donatırsanız o yetkiler  zaman zaman kötüye kullanılabilir. Dolayısıyla, başından beri Sayıştay denetimi vesaire denilirken,
Sayfa 81 -
TBMM B :64 23 . 2 . 2010 0 : 3  - 3 6 6 - 57'nci maddesine ve 167'nci maddesine aykırı. Dolayısıyla getirilen yasayı dikkatle çıkarmamız  gerekiyor, bu maddeyi de yasadan tamamen çıkarmamız gerekiyor.  Değerli arkadaşlarım, burada borçlar da ertelendi. Muhtemelen TOKİ'nin Hazineye ihraç etmiş  olduğu kâğıtların borçları 2012 yılına kadar ertelenmiş oldu, dolayısıyla TOKİ bu arsaları aldı.  Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu da raporunda şöyle söylüyor: "TOKİ, Emlakbank'tan  aldığı arsaların ve gayrimenkullerin satışından ciddi bir gelir elde etmiştir. Bunu... Dar gelirlilere  konut yapmak yerine lüks konut yapmayı tercih ederek bu amacına ulaşamamıştır." diye  Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulunun bu konudaki raporu var.  Dolayısıyla dar gelirliler dışında yapmak istediği en önemli konulardan bir tanesini de hasılat  paylaşım modelleriyle TOKİ gerçekleştirmek istedi. Hasılat paylaşım modelini bir şekilde  anlatmamız lazım. TOKİ elindeki arsaları, müteahhitlerle anlaşıyor, bir nevi kat karşılığı ama satıştan  elde edilen gelirlerde idareye ve müteahhide ayrılmak suretiyle paraları ödeniyor.  Değerli arkadaşlarım, size şimdi burada çok önemli bir şey söylemek istiyorum. Perşembe günü  akşamı bir arkadaşımız bu kitabı göstererek, "AKP'nin Müteahhitleri" diye bu kitabı göstererek bir  konulan anlatmaya çalıştı. Değerli arkadaşlanm, bu kitabı alın okuyun. Bu kitap bir roman değil,  belgeleriyle açıklanmış ve aksi de hiçbir şekilde ispat edilmemiş. Bunu alt komisyonda da  sorduğumuzda TOKİ tarafından da ciddiye alınmamıştır ama burada yolsuzluklar, usulsüzlükler  maalesef tek tek sıralanmaktadır.  Bunlardan bir örneğini vermek istiyorum, bunlardan önemli bir örneğini. Bunu ben alt  komisyonda da yüksek sesle dile getirdim, şimdi milletimizin huzurunda sizlerin de bilgisine sunmak  istiyorum. Bu çok ciddi bir sorundur. Bu tür suçlara, sorumluluklara maalesef ortak olma noktasına  geldiniz; ortak olmayın, bu konuda suskunluğunuzu bozun.  Değerli arkadaşlanm, İzmir ili Mavişehir 2. Etap Projesi'nde işi alan müteahhit firma, 2004  yılında da müteahhit firmanın sahibi, 2004 yılında da AKP'nin Çankaya Belediye Başkan Adayı. Bu  arkadaşımız ihale almış -zaten ihaleyi kimden aldığını da biraz sonra söyleyeceğim- aldıktan sonra  ihaleyi, hasılat paylaşım modeline göre İdareye geri ödemesi gereken bir pay var. Bu pay 4,2 trilyon  lira, işin tamamında kırk dört konuttan doğan -Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulunun  raporundan söylüyorum, bunu da ben bir hikâye olarak söylemiyorum, raporda yazıyor- 4,2 trilyon  lira bir buçuk yıl boyunca müteahhidin uhdesinde kalıyor. Müteahhit normal, İdareyle anlaştığı  bankaya yatırmak yerine, alıyor parayı, devletin parasını başka paraya, yani şahsi hesabına yatırmak  suretiyle 4,2 trilyon lirayı bir buçuk yıl boyunca kullanıyor. Daha sonra, Başbakanlık Yüksek  Denetleme Kurulu olayın farkına varıp ikazını yapınca İdare de işte "Parayı geri ver." diye teminat  mektubunu çözerek -belki biraz sonra Sayın Bakan, cevap verir bu konuya- parayı geri alıyor. Bir  buçuk yıl boyunca... Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu ikaz etmese bu para daha da kalacaktı.  Değerli arkadaşlanm, bu bir yolsuzluk değil de bu usulsüzlük değil de nedir? Devletin parasını  kendi uhdesine geçirip buna suskun kalan TOKİ yönetimi suçlu değil midir bu konuda? Bu konuyla  ilgili suskun kalabilir miyiz?  Bakın, yine aynı, Mavişehir konusunda, bir konuda Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulunun  bir raporu daha var. Bakın raporun bir bölümünde şöyle söylüyor: "2003 yılında gerçekleştirilen 3  ihale, 2004 yılında gerçekleştirilen 4 ihaleyle ilgili yapılan hesaplamalar sonucunda TOKİ'nin  minimum 773,9 milyon TL, eski parayla 773 trilyon lira zarar ettirildiği anlaşılmıştır." Bu, hasılat  paylaşım modelleriyle ilgili söylenen konu.  Değerli arkadaşlanm, kanun çıkararak bir idareyi böyle sınırsız yetkilerle donatırsanız o yetkiler  zaman zaman kötüye kullanılabilir. Dolayısıyla, başından beri Sayıştay denetimi vesaire denilirken,  TBMM B: 64 23 . 2 . 2010 O: 3  burada konuşan arkadaşlarımız bu uyanları yaparken konunun ciddi bir denetim, zapturapt altına  alınmasını istemişlerdir. Dolayısıyla, 773 trilyon lira zarara uğratıldığı Başbakanlık Yüksek  Denetleme Kurulunun raporlarında ortaya çıkmış ve özel inceleme raporuyla sabitlenmiştir. Bunun  da sebebi şu: Arsalar maalesef ihale sürecinde ucuz gösterilmiş, arsa ucuz olduğu için üzerine yapılan  inşaat maliyeti yüksek çıkarılmış, dolayısıyla yüklenici bu işten daha fazla pay almak suretiyle  satışlardan daha fazla para elde etmiştir. Bu zararın, maliyetin hesabı çıkmıştır. Bunun hesabı maalesef  o Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın kutlu yolunda iyi bir yol değildir, onun tarif ettiği yol değildir,  o yolunuz bataklığa girmiştir. O bataklıkta debelenip gideceksiniz.  Değerli arkadaşlarım, özellikle AKP'li arkadaşlarımıza söylüyorum: Bu konuya suskun  kalmayın. Yolsuzluklara suskun kalmak hem günahtır hem de suçtur. Dolayısıyla, bu konunun üzerine  gitmenizde büyük fayda vardır. TOKİ'nin yapmış olduğu hasılat paylaşım modeli inşaatlann hepsinde  -baktığımızda- tek tek bir usulsüzlüğün, bir yanlışlığın olduğu ortaya çıkıyor. Biraz sonra konuşacak  bir sürü arkadaşlarımız da bu konuyla ilgili açıklamalannı yapacaklar. TOKİ'nin uygulamalan, bu  yetkiler genişletildiği sürece maalesef ve maalesef daha büyük sıkıntılara yol açacaktır.  Bakın, TOKİ'yle ilgili bir araştırma daha yaptık. TOKİ'yle ilgili yaptığımız araştırmada  TOKİ'den ihale alan firmaların yüzde 90'ının, değerli arkadaşlarım, yüzde 90'ının TUSKON üyesi  olduğu yani Türkiye İşadamları ve Sanayiciler Konfederasyonu üyesi olduğunu, MÜSİAD üyesi  olduğunu, Müstakil Sanayici ve İşadamları Demeği üyesi olduğunu, ASKON üyesi, Anadolu  Aslanları İşadamlan Derneği üyesi olduğunu gördük ve buradan da bir sonuç çıktı: 2008 yılıyla ilgili  yaptığımız hesaplama -aksini iddia eden varsa her türlü iddiaya varım- 100 milyon ve üzerinde  yaklaşık 30 tane ihale yapılmış, buna katılan firma sayısı 36. Bunun haricinde TOKİ'den iş alan  toplam 400 tane firma var.  Yalnız, bu yatınmlann, harcanan paralann yüzde 50'sine yakını, yüzde 49'u 36 firmaya veriliyor,  geriye kalan yüzde 51 'i ise yaklaşık 360 küsur firmaya veriliyor.  Bunlar normal şeyler değil. Bunlar iyi sonuç getirmeyecek...  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Sayın Unsal, lütfen tamamlayınız.  Buyurun.  HÜSEYİN UNSAL (Devamla) - Tamamlayacağım efendim.  ...zamanla size çok ciddi sıkıntı çıkaracak konular.  Değerli arkadaşlarım, bu konular hassas ve ciddi konulardır. Ülkemizin kaynakları... Fakirlere  ev yapacağız diye yola çıkan bir kuruluş, maalesef, fakirlere evi yüzde 25 oranında yapmıştır. Geri  kalan, hasılat paylaşım modelleri "orta gelir" adı altında zenginlere ev yapılmasına devam  edilmektedir.  Konunun hassasiyetinin göz önüne alınarak bu maddenin yasa metninden çıkarılmasını biz çok  arzu ediyoruz. Bu konuyla ilgili de önergelerimiz gelecektir.  Konuyu dikkatinize çekiyor, saygılar sunuyorum. (CHP sıralanndan alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Unsal.  Madde üzerinde, Banş ve Demokrasi Partisi Grubu adına Bengi Yıldız, Batman Milletvekili.  BENGİ YILDIZ (Batman) - Sayın Nezir Karabaş konuşacak efendim.  BAŞKAN - Nezir Karabaş, Bitlis Milletvekili.  Buyurun.  BDP GRUBU ADINA MEHMET NEZİR KARABAŞ (Bitlis) - Sayın Başkan, değerli  milletvekilleri; Arsa Üretimi ve Değerlendirilmesi Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik  - 3 6 7 -
Sayfa 82 -
TBMM B: 64 23 . 2 . 2010 O: 3  burada konuşan arkadaşlarımız bu uyanları yaparken konunun ciddi bir denetim, zapturapt altına  alınmasını istemişlerdir. Dolayısıyla, 773 trilyon lira zarara uğratıldığı Başbakanlık Yüksek  Denetleme Kurulunun raporlarında ortaya çıkmış ve özel inceleme raporuyla sabitlenmiştir. Bunun  da sebebi şu: Arsalar maalesef ihale sürecinde ucuz gösterilmiş, arsa ucuz olduğu için üzerine yapılan  inşaat maliyeti yüksek çıkarılmış, dolayısıyla yüklenici bu işten daha fazla pay almak suretiyle  satışlardan daha fazla para elde etmiştir. Bu zararın, maliyetin hesabı çıkmıştır. Bunun hesabı maalesef  o Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın kutlu yolunda iyi bir yol değildir, onun tarif ettiği yol değildir,  o yolunuz bataklığa girmiştir. O bataklıkta debelenip gideceksiniz.  Değerli arkadaşlarım, özellikle AKP'li arkadaşlarımıza söylüyorum: Bu konuya suskun  kalmayın. Yolsuzluklara suskun kalmak hem günahtır hem de suçtur. Dolayısıyla, bu konunun üzerine  gitmenizde büyük fayda vardır. TOKİ'nin yapmış olduğu hasılat paylaşım modeli inşaatlann hepsinde  -baktığımızda- tek tek bir usulsüzlüğün, bir yanlışlığın olduğu ortaya çıkıyor. Biraz sonra konuşacak  bir sürü arkadaşlarımız da bu konuyla ilgili açıklamalannı yapacaklar. TOKİ'nin uygulamalan, bu  yetkiler genişletildiği sürece maalesef ve maalesef daha büyük sıkıntılara yol açacaktır.  Bakın, TOKİ'yle ilgili bir araştırma daha yaptık. TOKİ'yle ilgili yaptığımız araştırmada  TOKİ'den ihale alan firmaların yüzde 90'ının, değerli arkadaşlarım, yüzde 90'ının TUSKON üyesi  olduğu yani Türkiye İşadamları ve Sanayiciler Konfederasyonu üyesi olduğunu, MÜSİAD üyesi  olduğunu, Müstakil Sanayici ve İşadamları Demeği üyesi olduğunu, ASKON üyesi, Anadolu  Aslanları İşadamlan Derneği üyesi olduğunu gördük ve buradan da bir sonuç çıktı: 2008 yılıyla ilgili  yaptığımız hesaplama -aksini iddia eden varsa her türlü iddiaya varım- 100 milyon ve üzerinde  yaklaşık 30 tane ihale yapılmış, buna katılan firma sayısı 36. Bunun haricinde TOKİ'den iş alan  toplam 400 tane firma var.  Yalnız, bu yatınmlann, harcanan paralann yüzde 50'sine yakını, yüzde 49'u 36 firmaya veriliyor,  geriye kalan yüzde 51 'i ise yaklaşık 360 küsur firmaya veriliyor.  Bunlar normal şeyler değil. Bunlar iyi sonuç getirmeyecek...  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Sayın Unsal, lütfen tamamlayınız.  Buyurun.  HÜSEYİN UNSAL (Devamla) - Tamamlayacağım efendim.  ...zamanla size çok ciddi sıkıntı çıkaracak konular.  Değerli arkadaşlarım, bu konular hassas ve ciddi konulardır. Ülkemizin kaynakları... Fakirlere  ev yapacağız diye yola çıkan bir kuruluş, maalesef, fakirlere evi yüzde 25 oranında yapmıştır. Geri  kalan, hasılat paylaşım modelleri "orta gelir" adı altında zenginlere ev yapılmasına devam  edilmektedir.  Konunun hassasiyetinin göz önüne alınarak bu maddenin yasa metninden çıkarılmasını biz çok  arzu ediyoruz. Bu konuyla ilgili de önergelerimiz gelecektir.  Konuyu dikkatinize çekiyor, saygılar sunuyorum. (CHP sıralanndan alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Unsal.  Madde üzerinde, Banş ve Demokrasi Partisi Grubu adına Bengi Yıldız, Batman Milletvekili.  BENGİ YILDIZ (Batman) - Sayın Nezir Karabaş konuşacak efendim.  BAŞKAN - Nezir Karabaş, Bitlis Milletvekili.  Buyurun.  BDP GRUBU ADINA MEHMET NEZİR KARABAŞ (Bitlis) - Sayın Başkan, değerli  milletvekilleri; Arsa Üretimi ve Değerlendirilmesi Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik  - 3 6 7 - TBMM B:64 2 3 . 2 . 2 0 1 0 0 : 3  - 3 6 8 - Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı üzerinde BDP Grubu adına söz almış bulunuyorum. Hepinizi  saygıyla selamlıyorum.  Değerli milletvekilleri, şimdi TOKİ'yi değerlendiriyoruz. TOKİ'nin çalışma biçimi, denetimden  uzak olması, amacının dışında... Çünkü TOKİ'nin kuruluş amacı, dar gelirli ve orta sınıfların kira  bedeli kadar bir ödemeyle ev sahibi olması amaçlanmıştı. Bunlarla birlikte, ben, aslında TOKİ'nin  çalışma biçimi, kentsel yaşama yaklaşımı, demokratikliği üzerinde duracağım.  TOKİ, bir taraftan toplu konut yapıyor. Diğer en önemli işlevlerinden biri, aslında Türkiye'de  ciddi bir şekilde tartışılması gereken bazı uygulamalarıyla Türkiye'nin gündeminde önemli bir şekilde  duran, bu Mecliste de ciddi şekilde tartışılmamış olan kentsel dönüşümdür. Çünkü, kentsel dönüşüm  projelerini denetleyen, yapan kuruluş, kurum şu anda TOKİ'dir.  Değerli milletvekilleri, kentsel yaşam, kentin düzenlenmesi, konut yapımı bir kentin hem  geçmişini hem bugününü hem geleceğini, orada yaşayan insanların, toplumun sosyal, toplumsal,  ekonomik, kültürel yaşamını etkileyen, belirleyen bir iştir kentleşme veya kentsel dönüşüm.  TOKİ, yıllardır hem kentsel dönüşüm projelerinde hem de TOKİ'nin yaptığı toplu konutlarda  vatandaşın oradaki toplumsal yaşamı ve oradaki insanların ihtiyaçlarından daha çok rantı öne çıkaran,  siyasal merkezî veya yerel yapının ihtiyaçlarına göre konumlanmış ve o konuda, o doğrultuda iş  yapmaktadır.  Şimdi, kentsel dönüşüm projelerine baktığımız zaman, bu konuda yapılan yolsuzlukları, rantı bir  tarafa bırakın, özellikle Sulukule örneği Türkiye'nin AHİM'den tutun uluslararası platformlara kadar  tartışılan önemli bir konusudur. Biz TOKİ'yi değerlendirirken, TOKİ'nin kentsel dönüşüm mantığını  değerlendirirken kentin hukukunu, bu konudaki uygulamaları ciddi şekilde bu Mecliste tartışmak  hatta bu konuda bir araştırma komisyonunun oluşturulup bunun üzerinde ciddiyetle durulması  gerekliliğine inanıyoruz.  Değerli milletvekilleri, diğer en önemli husus kentsel yaşam. Birincisi, o kentte yaşayan  vatandaşların, oradaki Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarının iradesi ve istemleri doğrultusunda olmalı.  İkincisi, oradaki yerelde halkı temsil eden yerel yönetimlerle, belediyelerle iş birliği içinde olması  gerekir. Ancak TOKİ'nin uygulamalarına baktığımız zaman, birçok kentte TOKİ belediyelerle  çelişkiye düşmüş, belediyelerle yasal sıkıntılar yaşamış, diğer taraftan bu uygulamaları yaparken  yerel yönetimleri dikkate almayan bir uygulama içinde olmuştur.  Diğer önemli yanı, özellikle toplu konut ve kentsel dönüşümde yapılan uygulamalar, yapılan  işler o kentin, o şehrin tarihî geçmişi yanında sosyal yaşamını etkiliyor, kültürel yaşamını etkiliyor,  geleneklerini etkiliyor ve TOKİ'nin uygulamalarına baktığımız zaman, yerel yönetimleri, bir kentteki  uygulamalarda, kent yaşamında birlikte yaşayan insanların iradelerini ve taleplerini yansıtmadığı  gibi odaların, meslek örgütlerinin de taleplerini, onların önerilerini dikkate almamıştır.  Siz bir taraftan hem alt gelir gruplarına, orta gelir gruplarına daha çağdaş, gelişmiş bir kentsel  yaşamı sunma iddiasında bulunacaksınız, diğer taraftan o uygulamanın yapıldığı ilde mühendis  odalarının, mimar odalarının, peyzajcıların ve plancıların önerilerini, onların odalarının taleplerini  dikkate almayacaksınız. Yani böyle bir iddiayla bu pratiği birbiriyle nasıl uyuşturacağız? Bugün,  gelişmiş, çağdaş ülkelerde bir sokaktaki bir uygulamada bile, bir caddedeki bir değişiklikte bile orada  yaşayan, o sokağı, o caddeyi paylaşan insanların düşünceleri alınıyorken siz bir kentte çok ciddi  değişiklikleri, çok ciddi toplu konut çalışmalarını yürütürken ne yerel yönetimi ne orada yaşayan  insanları ne de meslek örgütlerini dikkate almayacaksınız, ondan sonra da çağdaş kentleşmeden,  toplum için çağdaş bir kent yaratmaktan bahsedeceksiniz.
Sayfa 83 -
TBMM B:64 2 3 . 2 . 2 0 1 0 0 : 3  - 3 6 8 - Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı üzerinde BDP Grubu adına söz almış bulunuyorum. Hepinizi  saygıyla selamlıyorum.  Değerli milletvekilleri, şimdi TOKİ'yi değerlendiriyoruz. TOKİ'nin çalışma biçimi, denetimden  uzak olması, amacının dışında... Çünkü TOKİ'nin kuruluş amacı, dar gelirli ve orta sınıfların kira  bedeli kadar bir ödemeyle ev sahibi olması amaçlanmıştı. Bunlarla birlikte, ben, aslında TOKİ'nin  çalışma biçimi, kentsel yaşama yaklaşımı, demokratikliği üzerinde duracağım.  TOKİ, bir taraftan toplu konut yapıyor. Diğer en önemli işlevlerinden biri, aslında Türkiye'de  ciddi bir şekilde tartışılması gereken bazı uygulamalarıyla Türkiye'nin gündeminde önemli bir şekilde  duran, bu Mecliste de ciddi şekilde tartışılmamış olan kentsel dönüşümdür. Çünkü, kentsel dönüşüm  projelerini denetleyen, yapan kuruluş, kurum şu anda TOKİ'dir.  Değerli milletvekilleri, kentsel yaşam, kentin düzenlenmesi, konut yapımı bir kentin hem  geçmişini hem bugününü hem geleceğini, orada yaşayan insanların, toplumun sosyal, toplumsal,  ekonomik, kültürel yaşamını etkileyen, belirleyen bir iştir kentleşme veya kentsel dönüşüm.  TOKİ, yıllardır hem kentsel dönüşüm projelerinde hem de TOKİ'nin yaptığı toplu konutlarda  vatandaşın oradaki toplumsal yaşamı ve oradaki insanların ihtiyaçlarından daha çok rantı öne çıkaran,  siyasal merkezî veya yerel yapının ihtiyaçlarına göre konumlanmış ve o konuda, o doğrultuda iş  yapmaktadır.  Şimdi, kentsel dönüşüm projelerine baktığımız zaman, bu konuda yapılan yolsuzlukları, rantı bir  tarafa bırakın, özellikle Sulukule örneği Türkiye'nin AHİM'den tutun uluslararası platformlara kadar  tartışılan önemli bir konusudur. Biz TOKİ'yi değerlendirirken, TOKİ'nin kentsel dönüşüm mantığını  değerlendirirken kentin hukukunu, bu konudaki uygulamaları ciddi şekilde bu Mecliste tartışmak  hatta bu konuda bir araştırma komisyonunun oluşturulup bunun üzerinde ciddiyetle durulması  gerekliliğine inanıyoruz.  Değerli milletvekilleri, diğer en önemli husus kentsel yaşam. Birincisi, o kentte yaşayan  vatandaşların, oradaki Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarının iradesi ve istemleri doğrultusunda olmalı.  İkincisi, oradaki yerelde halkı temsil eden yerel yönetimlerle, belediyelerle iş birliği içinde olması  gerekir. Ancak TOKİ'nin uygulamalarına baktığımız zaman, birçok kentte TOKİ belediyelerle  çelişkiye düşmüş, belediyelerle yasal sıkıntılar yaşamış, diğer taraftan bu uygulamaları yaparken  yerel yönetimleri dikkate almayan bir uygulama içinde olmuştur.  Diğer önemli yanı, özellikle toplu konut ve kentsel dönüşümde yapılan uygulamalar, yapılan  işler o kentin, o şehrin tarihî geçmişi yanında sosyal yaşamını etkiliyor, kültürel yaşamını etkiliyor,  geleneklerini etkiliyor ve TOKİ'nin uygulamalarına baktığımız zaman, yerel yönetimleri, bir kentteki  uygulamalarda, kent yaşamında birlikte yaşayan insanların iradelerini ve taleplerini yansıtmadığı  gibi odaların, meslek örgütlerinin de taleplerini, onların önerilerini dikkate almamıştır.  Siz bir taraftan hem alt gelir gruplarına, orta gelir gruplarına daha çağdaş, gelişmiş bir kentsel  yaşamı sunma iddiasında bulunacaksınız, diğer taraftan o uygulamanın yapıldığı ilde mühendis  odalarının, mimar odalarının, peyzajcıların ve plancıların önerilerini, onların odalarının taleplerini  dikkate almayacaksınız. Yani böyle bir iddiayla bu pratiği birbiriyle nasıl uyuşturacağız? Bugün,  gelişmiş, çağdaş ülkelerde bir sokaktaki bir uygulamada bile, bir caddedeki bir değişiklikte bile orada  yaşayan, o sokağı, o caddeyi paylaşan insanların düşünceleri alınıyorken siz bir kentte çok ciddi  değişiklikleri, çok ciddi toplu konut çalışmalarını yürütürken ne yerel yönetimi ne orada yaşayan  insanları ne de meslek örgütlerini dikkate almayacaksınız, ondan sonra da çağdaş kentleşmeden,  toplum için çağdaş bir kent yaratmaktan bahsedeceksiniz.  TBMM B: 64 23 . 2 . 2 0 1 0 O: 3  Şimdi, bir yerde toplum üzerinde vesayet kurup hukuk alanında, toplumsal yaşam alanında "Bu  toplum nasılsa bilmez, insanlar iyinin, doğrunun ne olduğunu bilmez; biz merkezî olarak karar  alacağız." demekle, bir yerde, bir kentte kent yaşamını, konut yapımını, oradaki insanların nasıl  yaşayacağını, nerede yaşayacağını, nasıl konut yapacağını sormadığınız zaman bunun, bu bakışın  hiçbir farkı yoktur. Türkiye'de askerî vesayet rejiminin topluma bakışıyla TOKİ'nin insanlarımıza ve  kentimize bakışı arasında bir fark yoktur.  MUSTAFA CUMUR (Trabzon) - Nereden çıkarıyorsun onu yahu!  MEHMET NEZİR KARABAŞ (Devamla) - Evet, eğer bir kentte, eğer siz halkın iradesiyle,  halkın talepleri doğrultusunda ve onun oylarıyla gelmiş bir siyasi iradenin üzerinde bir vesayeti kabul  etmiyorsanız -ki bu doğrudur- bir kentin yaşamını, orada yaşayanlar, yerel yönetimler, meslek  örgütlerinin dışında karar aldığınız zaman, bu aynı anlama geliyor, arada hiçbir fark yoktur değerli  milletvekilleri.  Ve yine birçok zaman Hükümetin, iktidarın övündüğü, bizim de katıldığımız bir şey var,  Türkiye'de inşaat sektörünün, Türkiye'de müteahhitlik sektörünün geldiği nokta ve gelişkinliğiyle  ilgili. Evet, doğrudur. Türkiyeli müteahhitler, inşaat sektörü, dünyanın her tarafında çok ciddi şekilde  iş yapmakta, çok ciddi şekilde sosyal konutlara, kent yaşamına damgasını vuran projeler  geliştirmektedir. Peki, o zaman şunu sormak istiyoruz: TOKİ, alt gelir gruplarına, ev sahibi olma  konusunda sıkıntı yaşayan kesimlere konut üretme anlamında kurulmuş bir kuruluşken, şimdi inşaat  sektörü de, müteahhitlik sektörü de Türkiye'de bu kadar gelişmişken TOKİ neden inşaat yapımını,  konut yapımını tümüyle üstleniyor, şu anda hem ticaret merkezleri hem de lüks konut üretiminde  söz sahibi olmak istiyor? Peki, "Devletin görevi, toplumsal yaşamı, ekonomik yaşamı, üretim  yaşamını denetlemektir." diyen, "Devletin görevi, iş yapmak ve işçi çalıştırmak, personel çalıştırmak  değil." diyen bir iktidar, bir Hükümet... Nasıl oluyor da bu ülkede orta sınıflara, üst gelir gruplarına  yönelik konut üretmekte bir sıkıntı yokken TOKİ bu işi de üstlenmiş durumdadır?  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Sayın Karabaş, lütfen sözlerinizi tamamlayınız.  MEHMET NEZİR KARABAŞ (Devamla) - Teşekkür ederim Başkan.  Değerli milletvekilleri, TOKİ'nin geldiği nokta, TOKİ'nin üstlendiği misyon, TOKİ'nin son  dönemde yaptığı projeler Türkiye'de kabul edilebilir değil çünkü bu yapılan işleri çok daha kaliteli,  çok daha ucuz ve ekonomik koşullarda yapabilecek bir sektör vardır. TOKİ'nin bu şekil bu üretim  biçimi hem demokratik değil hem de inşaat sektörünü, konut sektörünü ciddi bir şekilde, haksız  şekilde rekabetle ciddi sıkıntıya sokan bir durumdadır. Onun için TOKİ'ye her gün yeniden farklı bir  imtiyaz uygulanması yerine, TOKİ'nin alt gelir gruplarına yönelik konut yapmanın dışında diğer  görevlerinden çekilmesi ve bunu inşaat sektörüne bırakması gerekir diyoruz.  Saygılarımı sunuyorum. (BDP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.  Madde üzerinde şahsı adına söz isteyen Artvin Milletvekili Ertekin Çolak. (AK PARTİ  sıralarından alkışlar)  ERTEKİN ÇOLAK (Artvin) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; konuşmama başlarken  hepinizi saygıyla selamlıyorum.  "Dünyada mekân, ahirette iman" diye dilimize yerleşmiş bir söz vardır. Bizim milletimiz ister  zengin ister fakir ister memur ister işçi olsun, muhakkak surette herkes güzel bir konut sahibi olmak  ister. Bu nedenle, TOKİ, 1984 yılında bu açığı kapatmak üzere kurulmuş ve AK PARTİ  iktidarlarından önce on dokuz yıl boyunca toplam 43 bin civarında konut üretebilmiştir. Oysa 58, 59  - 3 6 9 -
Sayfa 84 -
TBMM B: 64 23 . 2 . 2 0 1 0 O: 3  Şimdi, bir yerde toplum üzerinde vesayet kurup hukuk alanında, toplumsal yaşam alanında "Bu  toplum nasılsa bilmez, insanlar iyinin, doğrunun ne olduğunu bilmez; biz merkezî olarak karar  alacağız." demekle, bir yerde, bir kentte kent yaşamını, konut yapımını, oradaki insanların nasıl  yaşayacağını, nerede yaşayacağını, nasıl konut yapacağını sormadığınız zaman bunun, bu bakışın  hiçbir farkı yoktur. Türkiye'de askerî vesayet rejiminin topluma bakışıyla TOKİ'nin insanlarımıza ve  kentimize bakışı arasında bir fark yoktur.  MUSTAFA CUMUR (Trabzon) - Nereden çıkarıyorsun onu yahu!  MEHMET NEZİR KARABAŞ (Devamla) - Evet, eğer bir kentte, eğer siz halkın iradesiyle,  halkın talepleri doğrultusunda ve onun oylarıyla gelmiş bir siyasi iradenin üzerinde bir vesayeti kabul  etmiyorsanız -ki bu doğrudur- bir kentin yaşamını, orada yaşayanlar, yerel yönetimler, meslek  örgütlerinin dışında karar aldığınız zaman, bu aynı anlama geliyor, arada hiçbir fark yoktur değerli  milletvekilleri.  Ve yine birçok zaman Hükümetin, iktidarın övündüğü, bizim de katıldığımız bir şey var,  Türkiye'de inşaat sektörünün, Türkiye'de müteahhitlik sektörünün geldiği nokta ve gelişkinliğiyle  ilgili. Evet, doğrudur. Türkiyeli müteahhitler, inşaat sektörü, dünyanın her tarafında çok ciddi şekilde  iş yapmakta, çok ciddi şekilde sosyal konutlara, kent yaşamına damgasını vuran projeler  geliştirmektedir. Peki, o zaman şunu sormak istiyoruz: TOKİ, alt gelir gruplarına, ev sahibi olma  konusunda sıkıntı yaşayan kesimlere konut üretme anlamında kurulmuş bir kuruluşken, şimdi inşaat  sektörü de, müteahhitlik sektörü de Türkiye'de bu kadar gelişmişken TOKİ neden inşaat yapımını,  konut yapımını tümüyle üstleniyor, şu anda hem ticaret merkezleri hem de lüks konut üretiminde  söz sahibi olmak istiyor? Peki, "Devletin görevi, toplumsal yaşamı, ekonomik yaşamı, üretim  yaşamını denetlemektir." diyen, "Devletin görevi, iş yapmak ve işçi çalıştırmak, personel çalıştırmak  değil." diyen bir iktidar, bir Hükümet... Nasıl oluyor da bu ülkede orta sınıflara, üst gelir gruplarına  yönelik konut üretmekte bir sıkıntı yokken TOKİ bu işi de üstlenmiş durumdadır?  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Sayın Karabaş, lütfen sözlerinizi tamamlayınız.  MEHMET NEZİR KARABAŞ (Devamla) - Teşekkür ederim Başkan.  Değerli milletvekilleri, TOKİ'nin geldiği nokta, TOKİ'nin üstlendiği misyon, TOKİ'nin son  dönemde yaptığı projeler Türkiye'de kabul edilebilir değil çünkü bu yapılan işleri çok daha kaliteli,  çok daha ucuz ve ekonomik koşullarda yapabilecek bir sektör vardır. TOKİ'nin bu şekil bu üretim  biçimi hem demokratik değil hem de inşaat sektörünü, konut sektörünü ciddi bir şekilde, haksız  şekilde rekabetle ciddi sıkıntıya sokan bir durumdadır. Onun için TOKİ'ye her gün yeniden farklı bir  imtiyaz uygulanması yerine, TOKİ'nin alt gelir gruplarına yönelik konut yapmanın dışında diğer  görevlerinden çekilmesi ve bunu inşaat sektörüne bırakması gerekir diyoruz.  Saygılarımı sunuyorum. (BDP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.  Madde üzerinde şahsı adına söz isteyen Artvin Milletvekili Ertekin Çolak. (AK PARTİ  sıralarından alkışlar)  ERTEKİN ÇOLAK (Artvin) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; konuşmama başlarken  hepinizi saygıyla selamlıyorum.  "Dünyada mekân, ahirette iman" diye dilimize yerleşmiş bir söz vardır. Bizim milletimiz ister  zengin ister fakir ister memur ister işçi olsun, muhakkak surette herkes güzel bir konut sahibi olmak  ister. Bu nedenle, TOKİ, 1984 yılında bu açığı kapatmak üzere kurulmuş ve AK PARTİ  iktidarlarından önce on dokuz yıl boyunca toplam 43 bin civarında konut üretebilmiştir. Oysa 58, 59  - 3 6 9 - TBMM B :64 23 . 2 . 2010 0 : 3  - 3 7 0 - ve 60'ıncı hükümetler döneminde Acil Eylem Planı ve programları doğrultusunda başlatılan planlı  kentleşme ve konut üretimi neticesinde TOKİ, 2003 yılından 2010 yılına kadar 81 il 765 ilçede toplam  1.606 şantiyede 414.782 konut rakamına ulaşabilmiştir. Bunu şöyle çarpıcı bir şekilde izah edecek  olursak: Yani bu süre içerisinde -benim ilim Artvin- Artvin ili gibi yaklaşık otuz civarında yeniden  kentler oluşturulmuştur, altyapısıyla birlikte. Üretilen konutların yaklaşık 358 bini sosyal konut olarak  üretilmiş, 300 bin konut sosyal donatılan ve çevre düzenlemesiyle birlikte tamamlanmış durumdadır.  Yine yerel yönetimlerle müştereken başlatılan büyük kapsamlı kentsel dönüşüm programları  neticesinde 148 belediye ile toplam 162.886 konutluk gecekondu dönüşüm çalışmaları yapılarak 88  bölgede yaklaşık 47 bin konutluk uygulama başlatılmıştır.  Değerli arkadaşlar, TOKİ sadece konut mu yapmış? Hayır. TOKİ, 589 okul yapmış, 596 spor  salonu, 48 yurt ve pansiyon, 81 sağlık ocağı, 20 sevgi evi, 14 adet engelsiz yaşam merkezi, hastane,  çok amaçlı salon, atölye, cami ve ticaret merkezleri gibi birçok projeye imza atmış.  Değerli arkadaşlar, tabii ki geçen haftadan beri burada, Mecliste bu konuyla ilgili tartışmaları  izliyoruz, zaman zaman aşırı eleştiriler olduğunu da görüyoruz. Mesela, muhalefet milletvekili,  Trabzon Milletvekili dedi ki: "Trabzon'da hiç yeşil alan yapılmadı, TOKİ yapmadı." Ben Artvin  Milletvekili olarak Trabzon Milletvekiline şunu söylüyorum: Zağanos Köprüsü'ne Trabzon'da  çıkarsanız ya da arabayla oradan geçerken bir durur, şöyle Zağanos Vadisi'ne, yukan bakarsanız,  Türkiye'nin en güzel yeşil alanının ve çevre projesinin TOKİ tarafından Trabzon'a kazandınldığını  görürsünüz. Hatta bu proje, benim bildiğim kadanyla, Trabzon Belediyesinin AK PARTİ'de olmadığı  dönemde uygulanmış bir proje. Yani aynı zamanda hiçbir aynm yapmadan, herkesle iş birliği yaparak  TOKİ bu güzel projeleri üretmektedir.  Buradan TOKİ Başkanı de eleştiriliyor tabii yoğun şekilde. Bir bürokrattır. Ben buradan teşekkür  ediyorum TOKİ Başkanına çünkü yaklaşık 500 bin civarında konut projesi üretilmiş ve önemli bir  bölümü yapılmış arkadaşlar. Kendinden önce oraya bakan arkadaşların süresinin yarısı kadar bir  görev yapmış olmasına rağmen, onların 20 katı proje üretilmiş ve hayata geçirmiş. Bundan dolayı  teşekkür ediyorum.  Aynca, TOKİ Başkanına diyorum ki: Artvin'de, Çoruh Vadisi çevre düzenlemesini de yaparsanız  Artvin Köprübaşı'nda, belki Trabzon Milletvekili teşekkür etmedi ama ben daha fazla teşekkür eder,  Başkana buradan da.. .  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Sayın Çolak, lütfen tamamlayınız.  ERTEKİN ÇOLAK (Devamla) - Şimdi, değerli arkadaşlar, neden lüks konut yapılıyor? Tabii ki  TOKİ'nin kaynakları sınırlı değerli arkadaşlarım. Lüks konut yaparak buralardan kazanılan paralarla  sosyal konutlar yapılıyor, on beş yıl vadeli ve 150 bin lira, 200 bin lira gibi paralarla vatandaşlanmıza  konutlar yapılıyor. Elbette ki bunlar, işte, bu sosyal konutların yapılması için aynı zamanda kaynak  oluşturulması projeleridir. Bundan dolayı ben emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.  Ümit ediyorum ki bu yeni kanunla daha fazla arsa üretimi sağlanır ve ülkemizin konut ihtiyacı  bu şekilde karşılanmış olur.  Ben tekrar yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralanndan alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.  Madde üzerinde şahsı adına ikinci söz Sedat Kızılcıklı, Bursa Milletvekili... (AK PARTİ  sıralarından alkışlar)  Buyurun.
Sayfa 85 -
TBMM B :64 23 . 2 . 2010 0 : 3  - 3 7 0 - ve 60'ıncı hükümetler döneminde Acil Eylem Planı ve programları doğrultusunda başlatılan planlı  kentleşme ve konut üretimi neticesinde TOKİ, 2003 yılından 2010 yılına kadar 81 il 765 ilçede toplam  1.606 şantiyede 414.782 konut rakamına ulaşabilmiştir. Bunu şöyle çarpıcı bir şekilde izah edecek  olursak: Yani bu süre içerisinde -benim ilim Artvin- Artvin ili gibi yaklaşık otuz civarında yeniden  kentler oluşturulmuştur, altyapısıyla birlikte. Üretilen konutların yaklaşık 358 bini sosyal konut olarak  üretilmiş, 300 bin konut sosyal donatılan ve çevre düzenlemesiyle birlikte tamamlanmış durumdadır.  Yine yerel yönetimlerle müştereken başlatılan büyük kapsamlı kentsel dönüşüm programları  neticesinde 148 belediye ile toplam 162.886 konutluk gecekondu dönüşüm çalışmaları yapılarak 88  bölgede yaklaşık 47 bin konutluk uygulama başlatılmıştır.  Değerli arkadaşlar, TOKİ sadece konut mu yapmış? Hayır. TOKİ, 589 okul yapmış, 596 spor  salonu, 48 yurt ve pansiyon, 81 sağlık ocağı, 20 sevgi evi, 14 adet engelsiz yaşam merkezi, hastane,  çok amaçlı salon, atölye, cami ve ticaret merkezleri gibi birçok projeye imza atmış.  Değerli arkadaşlar, tabii ki geçen haftadan beri burada, Mecliste bu konuyla ilgili tartışmaları  izliyoruz, zaman zaman aşırı eleştiriler olduğunu da görüyoruz. Mesela, muhalefet milletvekili,  Trabzon Milletvekili dedi ki: "Trabzon'da hiç yeşil alan yapılmadı, TOKİ yapmadı." Ben Artvin  Milletvekili olarak Trabzon Milletvekiline şunu söylüyorum: Zağanos Köprüsü'ne Trabzon'da  çıkarsanız ya da arabayla oradan geçerken bir durur, şöyle Zağanos Vadisi'ne, yukan bakarsanız,  Türkiye'nin en güzel yeşil alanının ve çevre projesinin TOKİ tarafından Trabzon'a kazandınldığını  görürsünüz. Hatta bu proje, benim bildiğim kadanyla, Trabzon Belediyesinin AK PARTİ'de olmadığı  dönemde uygulanmış bir proje. Yani aynı zamanda hiçbir aynm yapmadan, herkesle iş birliği yaparak  TOKİ bu güzel projeleri üretmektedir.  Buradan TOKİ Başkanı de eleştiriliyor tabii yoğun şekilde. Bir bürokrattır. Ben buradan teşekkür  ediyorum TOKİ Başkanına çünkü yaklaşık 500 bin civarında konut projesi üretilmiş ve önemli bir  bölümü yapılmış arkadaşlar. Kendinden önce oraya bakan arkadaşların süresinin yarısı kadar bir  görev yapmış olmasına rağmen, onların 20 katı proje üretilmiş ve hayata geçirmiş. Bundan dolayı  teşekkür ediyorum.  Aynca, TOKİ Başkanına diyorum ki: Artvin'de, Çoruh Vadisi çevre düzenlemesini de yaparsanız  Artvin Köprübaşı'nda, belki Trabzon Milletvekili teşekkür etmedi ama ben daha fazla teşekkür eder,  Başkana buradan da.. .  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Sayın Çolak, lütfen tamamlayınız.  ERTEKİN ÇOLAK (Devamla) - Şimdi, değerli arkadaşlar, neden lüks konut yapılıyor? Tabii ki  TOKİ'nin kaynakları sınırlı değerli arkadaşlarım. Lüks konut yaparak buralardan kazanılan paralarla  sosyal konutlar yapılıyor, on beş yıl vadeli ve 150 bin lira, 200 bin lira gibi paralarla vatandaşlanmıza  konutlar yapılıyor. Elbette ki bunlar, işte, bu sosyal konutların yapılması için aynı zamanda kaynak  oluşturulması projeleridir. Bundan dolayı ben emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.  Ümit ediyorum ki bu yeni kanunla daha fazla arsa üretimi sağlanır ve ülkemizin konut ihtiyacı  bu şekilde karşılanmış olur.  Ben tekrar yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralanndan alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.  Madde üzerinde şahsı adına ikinci söz Sedat Kızılcıklı, Bursa Milletvekili... (AK PARTİ  sıralarından alkışlar)  Buyurun.  T B M M B: 64 23 . 2 . 2010 O: 3  SEDAT KIZILCIKLI (Bursa) - Sayın Başkan, çok değerli milletvekili arkadaşlarım; 455 sıra  sayılı yasanın 3'üncü maddesi üzerinde şahsım adına söz almış bulunuyorum. Öncelikle yüce  heyetinizi saygıyla selamlıyorum.  Bu madde, Emlak Bankası tarafından Toplu Konuta devredilen varlıklardan ve bu varlıklarla  ilgili devirlerden önce yapılmış akitlerden doğan yükümlülükler nedeniyle Toplu Konut İdaresi  Başkanlığından ve ortaklarından hiçbir hak ve alacak talep edilmemesiyle ilgili. Yani, bunlar, Toplu  Konut İdaresiyle değil, tasfiye hâlindeki Emlak Bankası Anonim Şirketiyle yine bu çalışmalarını  devam ettirecekler. Böyle bir yükümlülüğü Toplu Konut İdaresine vermenin herhangi bir manası  yok.  Değerli arkadaşlar, tabii, Toplu Konut İdaresi gerçekten Türkiye'de çok önemli çalışmalar  yapıyor. Bunların belki de en önemlisi, sosyal yapıların, ihtiyaç sahiplerine yeni konutlar  kazandırmanın haricinde, kentsel yenilemeler çünkü gerçekten Türkiye'de özellikle artan göçlerle  birlikte büyük şehirlerde çarpık yapılaşma, plansız kentleşme çok önemli bir problem olarak ortaya  çıktı ve bu konuda, maalesef, yerel yöneticiler o göçlerin hızına yetişemediler, gerekli tedbirler  alınamadı ve sağlıksız bir kentleşme ortaya çıktı. Tabii, bu sağlıksız kentleşmenin ortadan  kalkmasının en büyük çalışması da kentsel yenileme çalışmalarıdır, dönüşüm çalışmalarıdır.  Ben Toplu Konut İdaresinin bu anlamda yaptığı çalışmalara baktığım zaman, yaklaşık 148  belediye ile toplam 162.886 konutluk bir gecekondu dönüşüm çalışması yapılmış ve bunların  içerisinde 88 bölgede 47.508 konut uygulamaya başlamış. Şurası da işin güzel olan kısımlarından  birisi: Belediyelerle çalışma yapılırken hangi belediye başkanı hangi partiden seçilmiş diye bir ön  yargıyla hareket edilmemiş, bütün belediyelerle ilgili imkânlar çerçevesinde bu çalışmalar yapılmış,  böylelikle oralarda yeni yaşam alanları oluşturulmuştur. Orada gerçekten birçok hizmetten yoksun  yaşamak durumunda olan vatandaşlarımız, Toplu Konut İdaresi ve belediye ortak çalışmalarıyla  birlikte yaşam kalitelerini artırmışlar, daha fazla yeşil alana kavuşmuşlar, daha modern binalarda  oturmaya başlamışlar, daha güzel yapılarda oturmaya başlamışlar ve okullarıyla, alışveriş  merkezleriyle, yeşil alanlarıyla, altyapıda halledilen eksikleriyle birlikte baktığımız zaman gerçekten  modern bir yere geçmenin, modern bir yerde yaşamlarını devam ettirmenin ve buradaki rahatlığı,  huzuru hep beraber ailece yaşamanın mutluluğuna kavuşmuşlar. Dolayısıyla bu kadar önemli  çalışmaların yapılıyor olmasından dolayı Toplu Konut İdaresi gerçekten takdir edilmeye değer diye  düşünüyorum.  Tabii, "Neden Başbakanlığa bağlandı?" ya da "Yetkileri zaman zaman niye değiştiriliyor?" diye  soruluyor. Değerli arkadaşlar, Sayın Başbakanımızın da bu konuya ne kadar önem verdiğinin en açık  göstergelerinden birisidir zaten Toplu Konut İdaresinin direkt Başbakanlığa bağlı olması. Bağlanmış  da ne olmuş? Yani baktığınız zaman Toplu Konut İdaresinin çalışmalarına, AK PARTİ İktidarından  önceki yirmi yıllık sürede 43 bin tane konut üreten Toplu Konut İdaresi şu sekiz yılda 400 bin tane  konut üretir hâle gelmiş. Şimdi, bir tarafta yirmi yılda 40 bin konut var, bir tarafta sekiz yılda 400 bin  konut var. Sayın Başbakanlığa bağlanması, Başbakanlık tarafından yönetilmesinden sonra sürenin  yansında 10 kat fazla konut yapılıyor olması herhalde bu önemsemenin bir gereğidir. Dolayısıyla  burada bir başarı vardır. Çok daha fazla insan konut sahibi yapılmıştır, çok daha ihtiyaç sahibi insan  ev sahibi olmuştur, çok daha fazla kentsel dönüşümler gerçekleştirilmiştir, çok daha fazla yeşil alan  çalışmalan, altyapı çalışmalan yapılmıştır. Dolayısıyla ortada mutlak bir basan vardır.  Ben bu başarıyı gerçekleştiren herkese teşekkür ediyorum emeklerinden dolayı, saygılar  sunuyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)  - 3 7 1 -
Sayfa 86 -
T B M M B: 64 23 . 2 . 2010 O: 3  SEDAT KIZILCIKLI (Bursa) - Sayın Başkan, çok değerli milletvekili arkadaşlarım; 455 sıra  sayılı yasanın 3'üncü maddesi üzerinde şahsım adına söz almış bulunuyorum. Öncelikle yüce  heyetinizi saygıyla selamlıyorum.  Bu madde, Emlak Bankası tarafından Toplu Konuta devredilen varlıklardan ve bu varlıklarla  ilgili devirlerden önce yapılmış akitlerden doğan yükümlülükler nedeniyle Toplu Konut İdaresi  Başkanlığından ve ortaklarından hiçbir hak ve alacak talep edilmemesiyle ilgili. Yani, bunlar, Toplu  Konut İdaresiyle değil, tasfiye hâlindeki Emlak Bankası Anonim Şirketiyle yine bu çalışmalarını  devam ettirecekler. Böyle bir yükümlülüğü Toplu Konut İdaresine vermenin herhangi bir manası  yok.  Değerli arkadaşlar, tabii, Toplu Konut İdaresi gerçekten Türkiye'de çok önemli çalışmalar  yapıyor. Bunların belki de en önemlisi, sosyal yapıların, ihtiyaç sahiplerine yeni konutlar  kazandırmanın haricinde, kentsel yenilemeler çünkü gerçekten Türkiye'de özellikle artan göçlerle  birlikte büyük şehirlerde çarpık yapılaşma, plansız kentleşme çok önemli bir problem olarak ortaya  çıktı ve bu konuda, maalesef, yerel yöneticiler o göçlerin hızına yetişemediler, gerekli tedbirler  alınamadı ve sağlıksız bir kentleşme ortaya çıktı. Tabii, bu sağlıksız kentleşmenin ortadan  kalkmasının en büyük çalışması da kentsel yenileme çalışmalarıdır, dönüşüm çalışmalarıdır.  Ben Toplu Konut İdaresinin bu anlamda yaptığı çalışmalara baktığım zaman, yaklaşık 148  belediye ile toplam 162.886 konutluk bir gecekondu dönüşüm çalışması yapılmış ve bunların  içerisinde 88 bölgede 47.508 konut uygulamaya başlamış. Şurası da işin güzel olan kısımlarından  birisi: Belediyelerle çalışma yapılırken hangi belediye başkanı hangi partiden seçilmiş diye bir ön  yargıyla hareket edilmemiş, bütün belediyelerle ilgili imkânlar çerçevesinde bu çalışmalar yapılmış,  böylelikle oralarda yeni yaşam alanları oluşturulmuştur. Orada gerçekten birçok hizmetten yoksun  yaşamak durumunda olan vatandaşlarımız, Toplu Konut İdaresi ve belediye ortak çalışmalarıyla  birlikte yaşam kalitelerini artırmışlar, daha fazla yeşil alana kavuşmuşlar, daha modern binalarda  oturmaya başlamışlar, daha güzel yapılarda oturmaya başlamışlar ve okullarıyla, alışveriş  merkezleriyle, yeşil alanlarıyla, altyapıda halledilen eksikleriyle birlikte baktığımız zaman gerçekten  modern bir yere geçmenin, modern bir yerde yaşamlarını devam ettirmenin ve buradaki rahatlığı,  huzuru hep beraber ailece yaşamanın mutluluğuna kavuşmuşlar. Dolayısıyla bu kadar önemli  çalışmaların yapılıyor olmasından dolayı Toplu Konut İdaresi gerçekten takdir edilmeye değer diye  düşünüyorum.  Tabii, "Neden Başbakanlığa bağlandı?" ya da "Yetkileri zaman zaman niye değiştiriliyor?" diye  soruluyor. Değerli arkadaşlar, Sayın Başbakanımızın da bu konuya ne kadar önem verdiğinin en açık  göstergelerinden birisidir zaten Toplu Konut İdaresinin direkt Başbakanlığa bağlı olması. Bağlanmış  da ne olmuş? Yani baktığınız zaman Toplu Konut İdaresinin çalışmalarına, AK PARTİ İktidarından  önceki yirmi yıllık sürede 43 bin tane konut üreten Toplu Konut İdaresi şu sekiz yılda 400 bin tane  konut üretir hâle gelmiş. Şimdi, bir tarafta yirmi yılda 40 bin konut var, bir tarafta sekiz yılda 400 bin  konut var. Sayın Başbakanlığa bağlanması, Başbakanlık tarafından yönetilmesinden sonra sürenin  yansında 10 kat fazla konut yapılıyor olması herhalde bu önemsemenin bir gereğidir. Dolayısıyla  burada bir başarı vardır. Çok daha fazla insan konut sahibi yapılmıştır, çok daha ihtiyaç sahibi insan  ev sahibi olmuştur, çok daha fazla kentsel dönüşümler gerçekleştirilmiştir, çok daha fazla yeşil alan  çalışmalan, altyapı çalışmalan yapılmıştır. Dolayısıyla ortada mutlak bir basan vardır.  Ben bu başarıyı gerçekleştiren herkese teşekkür ediyorum emeklerinden dolayı, saygılar  sunuyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)  - 3 7 1 - TBMM B :64 2 3 . 2 . 2 0 1 0 0 : 3  - 3 7 2 - BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Kızılcıklı.  Madde üzerinde on dakika süreyle soru-cevap işlemi yapılacaktır.  Sayın Köse, Sayın İnan, Sayın Işık, Sayın Dibek, Sayın Çalış, Sayın Taner, Sayın Serdaroğlu,  Sayın Yunusoğlu, Sayın Sakık sisteme girmişlerdir. Birer dakika süre verilecektir soru sormak için.  Sayın Köse, buyurun.  ŞEVKET KÖSE (Adıyaman) - Teşekkür ederim Sayın Başkanım.  Sayın Bakanım, 100 TL'lik konutların yapılacağı iller seçilirken hangi ölçütler kullanılmaktadır?  Adıyaman'a 100 TL'lik konutların bugüne kadar yapılmama nedenleri nelerdir? Önümüzdeki süreçte  Adıyaman'a bu konutların yapılması söz konusu mudur?  TOKİ hangi nedenlerden dolayı ve kaç kez mahkemelik olmuştur? Sonuçlanan davalardan kaçını  TOKİ, kaçını davacı taraf kazanmıştır?  Son sorum: TOKİ'nin 2010 yılında alt ve orta gelir gruplarını düşünerek yaptığı konut ve tesisler  hangileridir? Bunlar hangi illerde yapılacaktır?  Teşekkür ederim.  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.  Sayın İnan... Yok.  Sayın Işık...  ALİM IŞIK (Kütahya) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.  Sayın Bakan, Kütahya 2. Etap TOKİ Evleri 180 konutluk site yönetiminde olduğu gibi birçok  yerde site yönetimlerinin TOKİ tarafından Boğaziçi Konut AŞ yetkililerine verilmesinin sebebi nedir?  Bunun hukuki bir dayanağı var mıdır? Bu şirkete ait site yöneticilerinin Kütahya TOKİ sakinlerine  yaşattıkları mağduriyetler ne zaman giderilebilecektir?  Boğaziçi Konut AŞ'ye İstanbul Büyükşehir Belediyesinin ortak olduğu iddiaları doğru mudur?  Doğruysa Büyükşehir Belediyesinin hissesi ne kadardır?  Kat maliklerine site yönetimlerinin devredilebilmesi için kat mülkiyeti hükümleri ve sözleşme  hükümleri uygulanması gerekmez mi?  Teşekkür ederim.  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.  Sayın Dibek...  TURGUT DİBEK (Kırklareli) - Sayın Bakan, benim seçim bölgem olan Kırklareli il merkezinde  TOKİ'nin 2006 yılının Ağustos ayında başladığı 456 konutluk bir inşaat var.  Bu inşaat herhalde TOKİ'nin.. . Söylemek istemiyorum ama o kadar da kötü sözcükler  kullanmak istemiyorum ama 2007'nin Aralık ayının sonunda teslim edileceği bizzat üyelere taahhüt  edilmesine rağmen 2010'dayız, iki yılı aşkın süredir bu konutlar teslim edilmedi. "Yüz karası" demek  istemiştim az önce. Onu söylemek istiyorum TOKİ'nin yaptığı işler açısından. Oradaki insanlarımız  iki yılı aşkın süredir tüm düzenleri bozulmuş bir vaziyette, o evler giremiyorlar. Uzatmayayım.  Ne zaman teslim edeceksiniz? İki yılı aşkın süredir mağdur olan vatandaşlarımızın mağduriyetini  nasıl gidereceksiniz?  Teşekkür ediyorum.  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.  Sayın Çalış...  HASAN ÇALIŞ (Karaman) - Teşekkürler Sayın Başkan.  Sayın Bakan, tasfiye hâlindeki Türkiye Emlak Bankası AŞ tarafından TOKİ'ye devredilen  mülklerin yükümlülükleri ile ilgili doğan ihtilaflar nedeniyle devam eden kaç adet dava vardır? Bu  davalardan kaçı bitmiştir, kaçı devam ediyor?
Sayfa 87 -
TBMM B :64 2 3 . 2 . 2 0 1 0 0 : 3  - 3 7 2 - BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Kızılcıklı.  Madde üzerinde on dakika süreyle soru-cevap işlemi yapılacaktır.  Sayın Köse, Sayın İnan, Sayın Işık, Sayın Dibek, Sayın Çalış, Sayın Taner, Sayın Serdaroğlu,  Sayın Yunusoğlu, Sayın Sakık sisteme girmişlerdir. Birer dakika süre verilecektir soru sormak için.  Sayın Köse, buyurun.  ŞEVKET KÖSE (Adıyaman) - Teşekkür ederim Sayın Başkanım.  Sayın Bakanım, 100 TL'lik konutların yapılacağı iller seçilirken hangi ölçütler kullanılmaktadır?  Adıyaman'a 100 TL'lik konutların bugüne kadar yapılmama nedenleri nelerdir? Önümüzdeki süreçte  Adıyaman'a bu konutların yapılması söz konusu mudur?  TOKİ hangi nedenlerden dolayı ve kaç kez mahkemelik olmuştur? Sonuçlanan davalardan kaçını  TOKİ, kaçını davacı taraf kazanmıştır?  Son sorum: TOKİ'nin 2010 yılında alt ve orta gelir gruplarını düşünerek yaptığı konut ve tesisler  hangileridir? Bunlar hangi illerde yapılacaktır?  Teşekkür ederim.  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.  Sayın İnan... Yok.  Sayın Işık...  ALİM IŞIK (Kütahya) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.  Sayın Bakan, Kütahya 2. Etap TOKİ Evleri 180 konutluk site yönetiminde olduğu gibi birçok  yerde site yönetimlerinin TOKİ tarafından Boğaziçi Konut AŞ yetkililerine verilmesinin sebebi nedir?  Bunun hukuki bir dayanağı var mıdır? Bu şirkete ait site yöneticilerinin Kütahya TOKİ sakinlerine  yaşattıkları mağduriyetler ne zaman giderilebilecektir?  Boğaziçi Konut AŞ'ye İstanbul Büyükşehir Belediyesinin ortak olduğu iddiaları doğru mudur?  Doğruysa Büyükşehir Belediyesinin hissesi ne kadardır?  Kat maliklerine site yönetimlerinin devredilebilmesi için kat mülkiyeti hükümleri ve sözleşme  hükümleri uygulanması gerekmez mi?  Teşekkür ederim.  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.  Sayın Dibek...  TURGUT DİBEK (Kırklareli) - Sayın Bakan, benim seçim bölgem olan Kırklareli il merkezinde  TOKİ'nin 2006 yılının Ağustos ayında başladığı 456 konutluk bir inşaat var.  Bu inşaat herhalde TOKİ'nin.. . Söylemek istemiyorum ama o kadar da kötü sözcükler  kullanmak istemiyorum ama 2007'nin Aralık ayının sonunda teslim edileceği bizzat üyelere taahhüt  edilmesine rağmen 2010'dayız, iki yılı aşkın süredir bu konutlar teslim edilmedi. "Yüz karası" demek  istemiştim az önce. Onu söylemek istiyorum TOKİ'nin yaptığı işler açısından. Oradaki insanlarımız  iki yılı aşkın süredir tüm düzenleri bozulmuş bir vaziyette, o evler giremiyorlar. Uzatmayayım.  Ne zaman teslim edeceksiniz? İki yılı aşkın süredir mağdur olan vatandaşlarımızın mağduriyetini  nasıl gidereceksiniz?  Teşekkür ediyorum.  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.  Sayın Çalış...  HASAN ÇALIŞ (Karaman) - Teşekkürler Sayın Başkan.  Sayın Bakan, tasfiye hâlindeki Türkiye Emlak Bankası AŞ tarafından TOKİ'ye devredilen  mülklerin yükümlülükleri ile ilgili doğan ihtilaflar nedeniyle devam eden kaç adet dava vardır? Bu  davalardan kaçı bitmiştir, kaçı devam ediyor?  TBMM B:64 23 . 2 . 2010 0 : 3  - 3 7 3 - İkinci sorum ise: TOKİ inşaatlarında ucuz, ithal, kalitesiz Çin malları kullanıldığı, inşaat  malzemesi üreten ve pazarlayan yerlilerin zarara sokulduğu, kriz ortamında Türkiye'deki işsizliği  önlemek yerine Çin'deki işsizliği önlemeye katkı sağladığınız yönünde şikâyetler vardır. Bu  konularda ne diyorsunuz?  Teşekkür ediyorum.  BAŞKAN - Teşekkür ederim.  Sayın Taner...  RECEP TANER (Aydın) - Sayın Bakan, TOKİ konutlarında yer tesliminden sonra bir yıllık  süre için oluşturulan bu yönetimler tabii ki TOKİ tarafından oluşturulduğundan dolayı o TOKİ'deki  eksiklikler ve aksaklıklar yeterince kendilerini atayan birimlere iletilmemekte ve aksaklıklar devam  etmektedir. Vatandaşın kendi yönetimini seçmesinden neden çekiniyorsunuz? Neden bir yıllık bir  süreyle TOKİ'nin kendi elemanlarının orada yönetimde olmasını istemektesiniz? Bunun altında yatan  gerekçe nedir?  Teşekkür ederim.  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.  Sayın Serdaroğlu...  MEHMET SERDAROĞLU (Kastamonu) - Sayın Bakan, Çankaya Or-An'daki milletvekili  lojmanları AKP İktidarının kararıyla yıkılmıştır. Kültür varlığı olması bile tartışılan bu lojmanların  yerinde maalesef TOKİ bir görüntü kirliliği yaratmıştır. Yani otuz dört katlı, hiçbir mimari özelliği  olmayan bir beton yığını oluşturduğu halk tarafından konuşulmaktadır. Sonuçta, bu beton yığını ve  açılan iş merkezi sonucu Or-An yaşanmaz hâle gelmiştir. Trafik çilesindeki vatandaş, yapana, edene  kahrediyor.  TOKİ olarak yarattığınız bu tablodan memnun musunuz, değilseniz, iyi anılmanız için hangi  önlemleri almayı düşünüyorsunuz?  Teşekkür ederim.  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Serdaroğlu.  Sayın Bakan, buyurun.  Süreniz beş dakikadır efendim.  Şu anda bir dakikanız gitti Sayın Bakanım.  Buyurun.  DEVLET BAKANI CEVDET YILMAZ (Bingöl) - Teşekkür ederim Sayın Başkanım.  Öncelikle, tabii soruların çoğu maddeyle ilgili değil, bir tanesi dışında, fakat mümkün mertebe  -tabii, spesifik, tekil, ferdî şeylerle ilgili- cevap vermeye gayret edeceğim, diğerlerini de yazılı  vereceğiz.  Adıyaman'la ilgili, Sayın Köse'nin bir sorusu vardı. Adıyaman'da üç yüz yoksul konutu  yapılması planlanmaktadır. Henüz mülkiyet devri tamamlanmamış, bu yönde çalışmalar yapılıyor.  2010'da yaklaşık yetmiş bin konut yapılması planlanıyor ve yüzde 90'ı sosyal konut olacak. Bu da  tüm Türkiye'ye dağılacak elbette, bu yapılan konutlar.  Kütahya'daki konuyla ilgili biraz uzun bir cevap var, genel site yönetimleriyle ilgili bir cevap.  İsterseniz, onu yazılı bir şekilde iletelim, biraz uzun bir cevap.  Sayın Dibek'in sorusu var "Kırklareli il merkezindeki inşaatlar bitecekti, neden bitmedi?"  şeklinde.  Bu, tabii, uygulamadan kaynaklanan bir sorun. 2 defa feshedilmiş müteahhit yükümlülüklerini  yerine getiremediği için. Burada bu tür olaylar maalesef uygulamada yaşanıyor; keşke yaşanmasaydı.
Sayfa 88 -
TBMM B:64 23 . 2 . 2010 0 : 3  - 3 7 3 - İkinci sorum ise: TOKİ inşaatlarında ucuz, ithal, kalitesiz Çin malları kullanıldığı, inşaat  malzemesi üreten ve pazarlayan yerlilerin zarara sokulduğu, kriz ortamında Türkiye'deki işsizliği  önlemek yerine Çin'deki işsizliği önlemeye katkı sağladığınız yönünde şikâyetler vardır. Bu  konularda ne diyorsunuz?  Teşekkür ediyorum.  BAŞKAN - Teşekkür ederim.  Sayın Taner...  RECEP TANER (Aydın) - Sayın Bakan, TOKİ konutlarında yer tesliminden sonra bir yıllık  süre için oluşturulan bu yönetimler tabii ki TOKİ tarafından oluşturulduğundan dolayı o TOKİ'deki  eksiklikler ve aksaklıklar yeterince kendilerini atayan birimlere iletilmemekte ve aksaklıklar devam  etmektedir. Vatandaşın kendi yönetimini seçmesinden neden çekiniyorsunuz? Neden bir yıllık bir  süreyle TOKİ'nin kendi elemanlarının orada yönetimde olmasını istemektesiniz? Bunun altında yatan  gerekçe nedir?  Teşekkür ederim.  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.  Sayın Serdaroğlu...  MEHMET SERDAROĞLU (Kastamonu) - Sayın Bakan, Çankaya Or-An'daki milletvekili  lojmanları AKP İktidarının kararıyla yıkılmıştır. Kültür varlığı olması bile tartışılan bu lojmanların  yerinde maalesef TOKİ bir görüntü kirliliği yaratmıştır. Yani otuz dört katlı, hiçbir mimari özelliği  olmayan bir beton yığını oluşturduğu halk tarafından konuşulmaktadır. Sonuçta, bu beton yığını ve  açılan iş merkezi sonucu Or-An yaşanmaz hâle gelmiştir. Trafik çilesindeki vatandaş, yapana, edene  kahrediyor.  TOKİ olarak yarattığınız bu tablodan memnun musunuz, değilseniz, iyi anılmanız için hangi  önlemleri almayı düşünüyorsunuz?  Teşekkür ederim.  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Serdaroğlu.  Sayın Bakan, buyurun.  Süreniz beş dakikadır efendim.  Şu anda bir dakikanız gitti Sayın Bakanım.  Buyurun.  DEVLET BAKANI CEVDET YILMAZ (Bingöl) - Teşekkür ederim Sayın Başkanım.  Öncelikle, tabii soruların çoğu maddeyle ilgili değil, bir tanesi dışında, fakat mümkün mertebe  -tabii, spesifik, tekil, ferdî şeylerle ilgili- cevap vermeye gayret edeceğim, diğerlerini de yazılı  vereceğiz.  Adıyaman'la ilgili, Sayın Köse'nin bir sorusu vardı. Adıyaman'da üç yüz yoksul konutu  yapılması planlanmaktadır. Henüz mülkiyet devri tamamlanmamış, bu yönde çalışmalar yapılıyor.  2010'da yaklaşık yetmiş bin konut yapılması planlanıyor ve yüzde 90'ı sosyal konut olacak. Bu da  tüm Türkiye'ye dağılacak elbette, bu yapılan konutlar.  Kütahya'daki konuyla ilgili biraz uzun bir cevap var, genel site yönetimleriyle ilgili bir cevap.  İsterseniz, onu yazılı bir şekilde iletelim, biraz uzun bir cevap.  Sayın Dibek'in sorusu var "Kırklareli il merkezindeki inşaatlar bitecekti, neden bitmedi?"  şeklinde.  Bu, tabii, uygulamadan kaynaklanan bir sorun. 2 defa feshedilmiş müteahhit yükümlülüklerini  yerine getiremediği için. Burada bu tür olaylar maalesef uygulamada yaşanıyor; keşke yaşanmasaydı.  TBMM B:64 23 . 2 . 2010 0 : 3  - 3 7 4 - Ama teslim edilmek üzere, geçici kabul aşamasına gelmiş durumda. Böyle olayların yaşanmasını  istemiyoruz tabii ki ama maalesef, uygulamada bazen müteahhitlerden kaynaklanan bu tür sıkıntılar  yaşanabiliyor. Bunların teminatları da irat kaydedilmiş durumda tabii, cezalandırıcı birtakım işlemler  de yapılmış.  Yine, Emlak Bankasından devrolunan varlıklarla ilgili -teşekkür ediyorum, bu maddeyle ilgili  herhalde tek soru bu oldu- dava sayısı otuz bu konuda. Tabii bu davaların devam ediyor oluşu, böyle  bir düzenlemenin yapılmasına engel teşkil etmiyor. Bununla ilgili, geçmişte de devam eden davalarla  ilgili çeşitli düzenlemeler yine Meclisimiz tarafından gerçekleştirilmiştir. Aynı konuda, yine tasfiye  hâlindeki Emlak Bankasıyla ilgili olarak da tabii dava süreçleri devam ediyor ve asıl borçlu olarak  bu davaların sonuçlarına göre gereğini yerine getirecektir elbette.  OKTAY VURAL (İzmir) - Kaç tane efendim?  DEVLET BAKANI CEVDET YILMAZ (Bingöl) - Otuz tane dava devam ediyor şu anda,  TOKİ'yle ilgili olarak otuz tane dava devam ediyor.  Çin mallarıyla ilgili bir soru vardı. Orada da ithal veya yerli standartlara uygun olan malzemeler  kullanılıyor. Tabii, Türkiye, dışa açık bir ekonomi. Burada bir taraftan tabii dışarıdan gelen mallar,  dediğiniz gibi, yerli mallan aleyhine bir durum oluşturabiliyor ama diğer taraftan daha ucuza inşaat  maliyetleri halkımızın refah düzeyine de katkıda bulunuyor. Bu, dışa açık ekonomilerin genel  tartışmasıdır. Burada esas olan, tabii, burada dengeyi kurmaktır; üreticilerle tüketiciler arasındaki  dengeyi kurmak ve kaliteyi korumaktır. O anlamda kalite standartları gözetilerek bu uygulama  yapılıyor.  Şimdi, TOKİ lehine açılan, idare aleyhine açılan davalar, buradaki sonuçlar... Bunlar da çok  ayrıntılı, müsaadenizle bunları da yazılı bir şekilde cevaplandıralım.  Eski Meclis lojmanlarıyla ilgili bir soru sorulmuştu. Şimdi, öncelikle, tabii, burada aşırı bir  yoğunluk bulunduğuyla ilgili bir düşünce ifade edildi. Burada, dava açılmış ve Danıştay yoğunluğun  ve imar planının şehircilik ilkelerine uygun olduğuna karar vermiş. Tabii kişisel fikirlerimiz  değişebilir ama yargı anlamında, hukuki anlamda bir sorun olmadığı gözüküyor.  Şu noktayı da bu vesileyle vurgulamak isterim: Tabii buradan elde edilen, bu tür çalışmalardan  elde edilen gelirlerle TOKİ sosyal konutlara, diğer kentsel dönüşüm projelerine kaynak aktarıyor  yani biz bunlan yapmadan diğer tarafta halkımıza daha ucuza, daha iyi imkânlarda konut sağlama  imkânına kavuşamayız. Or-An'da yaşayan insanlanmızın refahı da çok önemli ama gecekondu  mahallelerimizde yaşayan insanlarımızın da tabii sosyal şartları, yaşam koşullan son derece önemli.  Bir de konuşmalarda tabii ifade edilen birtakım hususlar vardı. Vaktim varsa onlarla ilgili de  birkaç şey söyleyeyim.  Öncelikle Bozoğlu firmasıyla ilgili bir şey dile getirilmişti. TOKİ tarafından tespit edilir edilmez  gereği yapılmıştır. İş feshedilmiş ve 20 trilyon Türk liralık teminatı idareye irat kaydedilmiştir. Burada  herhangi bir ihmal söz konusu değildir.  Kentsel dönüşümlerde rant oluşturulduğu söyleniyor. TOKİ kâr amacı güden bir şirket değil,  bir kamu kurumu ve burada da tabii bu tür genellemeler yerine daha somut örnekler söylemek lazım  yani nerede rant elde edilmiş, nerede bir yolsuzluk yapılmışsa onun ifade edilmesi; belgeleriyle,  bilgileriyle ifade edilmesi lazım. O konularda Hükümetimiz de hiçbir zaman yolsuzluğun,  usulsüzlüğün arkasında olmamıştır, bundan sonra da olmaz.  Belediyeler arasında ayrım yapıldığına dair bir ifade oldu. Şimdi ben önümdeki listeden  bakıyorum: Birçok belediye, iktidar partisine mensup belediyeler oldu. Doğal olarak TOKİ'nin  çalıştığı alanlarda da bu şekilde bir dağılım var ama birçok muhalefet partisinin belediyesiyle de
Sayfa 89 -
TBMM B:64 23 . 2 . 2010 0 : 3  - 3 7 4 - Ama teslim edilmek üzere, geçici kabul aşamasına gelmiş durumda. Böyle olayların yaşanmasını  istemiyoruz tabii ki ama maalesef, uygulamada bazen müteahhitlerden kaynaklanan bu tür sıkıntılar  yaşanabiliyor. Bunların teminatları da irat kaydedilmiş durumda tabii, cezalandırıcı birtakım işlemler  de yapılmış.  Yine, Emlak Bankasından devrolunan varlıklarla ilgili -teşekkür ediyorum, bu maddeyle ilgili  herhalde tek soru bu oldu- dava sayısı otuz bu konuda. Tabii bu davaların devam ediyor oluşu, böyle  bir düzenlemenin yapılmasına engel teşkil etmiyor. Bununla ilgili, geçmişte de devam eden davalarla  ilgili çeşitli düzenlemeler yine Meclisimiz tarafından gerçekleştirilmiştir. Aynı konuda, yine tasfiye  hâlindeki Emlak Bankasıyla ilgili olarak da tabii dava süreçleri devam ediyor ve asıl borçlu olarak  bu davaların sonuçlarına göre gereğini yerine getirecektir elbette.  OKTAY VURAL (İzmir) - Kaç tane efendim?  DEVLET BAKANI CEVDET YILMAZ (Bingöl) - Otuz tane dava devam ediyor şu anda,  TOKİ'yle ilgili olarak otuz tane dava devam ediyor.  Çin mallarıyla ilgili bir soru vardı. Orada da ithal veya yerli standartlara uygun olan malzemeler  kullanılıyor. Tabii, Türkiye, dışa açık bir ekonomi. Burada bir taraftan tabii dışarıdan gelen mallar,  dediğiniz gibi, yerli mallan aleyhine bir durum oluşturabiliyor ama diğer taraftan daha ucuza inşaat  maliyetleri halkımızın refah düzeyine de katkıda bulunuyor. Bu, dışa açık ekonomilerin genel  tartışmasıdır. Burada esas olan, tabii, burada dengeyi kurmaktır; üreticilerle tüketiciler arasındaki  dengeyi kurmak ve kaliteyi korumaktır. O anlamda kalite standartları gözetilerek bu uygulama  yapılıyor.  Şimdi, TOKİ lehine açılan, idare aleyhine açılan davalar, buradaki sonuçlar... Bunlar da çok  ayrıntılı, müsaadenizle bunları da yazılı bir şekilde cevaplandıralım.  Eski Meclis lojmanlarıyla ilgili bir soru sorulmuştu. Şimdi, öncelikle, tabii, burada aşırı bir  yoğunluk bulunduğuyla ilgili bir düşünce ifade edildi. Burada, dava açılmış ve Danıştay yoğunluğun  ve imar planının şehircilik ilkelerine uygun olduğuna karar vermiş. Tabii kişisel fikirlerimiz  değişebilir ama yargı anlamında, hukuki anlamda bir sorun olmadığı gözüküyor.  Şu noktayı da bu vesileyle vurgulamak isterim: Tabii buradan elde edilen, bu tür çalışmalardan  elde edilen gelirlerle TOKİ sosyal konutlara, diğer kentsel dönüşüm projelerine kaynak aktarıyor  yani biz bunlan yapmadan diğer tarafta halkımıza daha ucuza, daha iyi imkânlarda konut sağlama  imkânına kavuşamayız. Or-An'da yaşayan insanlanmızın refahı da çok önemli ama gecekondu  mahallelerimizde yaşayan insanlarımızın da tabii sosyal şartları, yaşam koşullan son derece önemli.  Bir de konuşmalarda tabii ifade edilen birtakım hususlar vardı. Vaktim varsa onlarla ilgili de  birkaç şey söyleyeyim.  Öncelikle Bozoğlu firmasıyla ilgili bir şey dile getirilmişti. TOKİ tarafından tespit edilir edilmez  gereği yapılmıştır. İş feshedilmiş ve 20 trilyon Türk liralık teminatı idareye irat kaydedilmiştir. Burada  herhangi bir ihmal söz konusu değildir.  Kentsel dönüşümlerde rant oluşturulduğu söyleniyor. TOKİ kâr amacı güden bir şirket değil,  bir kamu kurumu ve burada da tabii bu tür genellemeler yerine daha somut örnekler söylemek lazım  yani nerede rant elde edilmiş, nerede bir yolsuzluk yapılmışsa onun ifade edilmesi; belgeleriyle,  bilgileriyle ifade edilmesi lazım. O konularda Hükümetimiz de hiçbir zaman yolsuzluğun,  usulsüzlüğün arkasında olmamıştır, bundan sonra da olmaz.  Belediyeler arasında ayrım yapıldığına dair bir ifade oldu. Şimdi ben önümdeki listeden  bakıyorum: Birçok belediye, iktidar partisine mensup belediyeler oldu. Doğal olarak TOKİ'nin  çalıştığı alanlarda da bu şekilde bir dağılım var ama birçok muhalefet partisinin belediyesiyle de  TBMM B: 64 23 . 2 . 2010 O: 3  TOKİ çok güzel iş birlikleri yapıyor İzmir, Diyarbakır, Uşak başta olmak üzere. Şimdi buradan  Ankara Yenimahalle, Mersin Erdemli, İzmir Kadifekale, Diyarbakır Çölgüzeli ve Suriçi, Adana Göl  Mahallesi, Kars gibi çok çeşitli örnekleri var.  BAŞKAN - Sayın Bakan, süreniz tamamlanmıştır.  DEVLET BAKANI CEVDET YILMAZ (Bingöl) - Peki. Geriye kalanlara yazılı cevap verelim.  Çok teşekkür ediyorum.  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Bakan.  Soru-cevap işlemi tamamlanmıştır.  Madde üzerinde on adet önerge vardır ancak her madde üzerinde milletvekillerince sadece yedi  önerge verilebildiğinden, önce geliş sırasına göre ilk yedi önergeyi okutacağım, sonra bu önergeleri  aykırılık sırasına göre işleme alacağım.  İlk önergeyi okutuyorum:  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  1/762 esas numaralı kanun tasarısının çerçeve 3 üncü maddesiyle 2985 sayılı kanuna eklenen Ek  Madde 14'de geçen "Karan gereğince" ibaresinin "Kararı hükmü gereğince" olarak değiştirilmesini  arz ve teklif ederiz.  Yılmaz Tunç  Bartın  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  1/762 esas numaralı kanun tasansının çerçeve 3 üncü maddesiyle 2985 sayılı kanuna eklenen Ek  Madde 14'de geçen "Karan gereğince" ibaresinin "Karan hükmü gereğince" olarak değiştirilmesini  arz ve teklif ederiz.  Mustafa Ataş  İstanbul  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  1/762 esas numaralı kanun tasansının çerçeve 3 üncü maddesiyle 2985 sayılı kanuna eklenen Ek  Madde 14'de geçen "Karan gereğince" ibaresinin "Kararı hükmü gereğince" olarak değiştirilmesini  arz ve teklif ederiz.  Veysi Kaynak  Kahramanmaraş  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  1/762 esas numaralı kanun tasarısının çerçeve 3 üncü maddesiyle 2985 sayılı kanuna eklenen Ek  Madde 14'de geçen "Kararı gereğince" ibaresinin "Kararı hükmü gereğince" olarak değiştirilmesini  arz ve teklif ederiz.  İkram Dinçer  Van  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  1/762 esas numaralı kanun tasansının çerçeve 3 üncü maddesiyle 2985 sayılı kanuna eklenen Ek  Madde 14'de geçen "Kararı gereğince" ibaresinin "Kararı hükmü gereğince" olarak değiştirilmesini  arz ve teklif ederiz.  Azize Sibel Gönül  Kocaeli  - 3 7 5 -
Sayfa 90 -
TBMM B: 64 23 . 2 . 2010 O: 3  TOKİ çok güzel iş birlikleri yapıyor İzmir, Diyarbakır, Uşak başta olmak üzere. Şimdi buradan  Ankara Yenimahalle, Mersin Erdemli, İzmir Kadifekale, Diyarbakır Çölgüzeli ve Suriçi, Adana Göl  Mahallesi, Kars gibi çok çeşitli örnekleri var.  BAŞKAN - Sayın Bakan, süreniz tamamlanmıştır.  DEVLET BAKANI CEVDET YILMAZ (Bingöl) - Peki. Geriye kalanlara yazılı cevap verelim.  Çok teşekkür ediyorum.  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Bakan.  Soru-cevap işlemi tamamlanmıştır.  Madde üzerinde on adet önerge vardır ancak her madde üzerinde milletvekillerince sadece yedi  önerge verilebildiğinden, önce geliş sırasına göre ilk yedi önergeyi okutacağım, sonra bu önergeleri  aykırılık sırasına göre işleme alacağım.  İlk önergeyi okutuyorum:  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  1/762 esas numaralı kanun tasarısının çerçeve 3 üncü maddesiyle 2985 sayılı kanuna eklenen Ek  Madde 14'de geçen "Karan gereğince" ibaresinin "Kararı hükmü gereğince" olarak değiştirilmesini  arz ve teklif ederiz.  Yılmaz Tunç  Bartın  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  1/762 esas numaralı kanun tasansının çerçeve 3 üncü maddesiyle 2985 sayılı kanuna eklenen Ek  Madde 14'de geçen "Karan gereğince" ibaresinin "Karan hükmü gereğince" olarak değiştirilmesini  arz ve teklif ederiz.  Mustafa Ataş  İstanbul  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  1/762 esas numaralı kanun tasansının çerçeve 3 üncü maddesiyle 2985 sayılı kanuna eklenen Ek  Madde 14'de geçen "Karan gereğince" ibaresinin "Kararı hükmü gereğince" olarak değiştirilmesini  arz ve teklif ederiz.  Veysi Kaynak  Kahramanmaraş  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  1/762 esas numaralı kanun tasarısının çerçeve 3 üncü maddesiyle 2985 sayılı kanuna eklenen Ek  Madde 14'de geçen "Kararı gereğince" ibaresinin "Kararı hükmü gereğince" olarak değiştirilmesini  arz ve teklif ederiz.  İkram Dinçer  Van  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  1/762 esas numaralı kanun tasansının çerçeve 3 üncü maddesiyle 2985 sayılı kanuna eklenen Ek  Madde 14'de geçen "Kararı gereğince" ibaresinin "Kararı hükmü gereğince" olarak değiştirilmesini  arz ve teklif ederiz.  Azize Sibel Gönül  Kocaeli  - 3 7 5 - T B M M B:64 2 3 . 2 . 2 0 1 0 0 : 3  M. Akif Hamzaçebi  Trabzon  Engin Altay  Sinop  Hüseyin Unsal  Amasya  Yaşar Tüzün  Bilecik  Şevket Köse  Adıyaman  Hulusi Güvel  Adana  Emin Haluk Ayhan  Denizli  Kürşat Atılgan  Adana  E Murat Sönmez  Eskişehir  Akif Ekici  Gaziantep  Ergün Aydoğan  Balıkesir  Mehmet Sevigen  İstanbul  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 455 Sıra Sayılı Kanun Tasarısının 3'üncü maddesine bağlı ek 14. maddenin  kanun tasarı metninden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.  Osman Durmuş Mustafa Kalaycı  Kırıkkale Konya  Ahmet Duran Bulut Alim Işık  Balıkesir Kütahya  K. Erdal Sipahi  İzmir  BAŞKAN - Sayın Komisyon katılıyor mu son iki önergeye?  PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU SÖZCÜSÜ SÜREYYA SADİ BİLGİÇ (İsparta) - Katılmıyoruz Sayın Başkan.  BAŞKAN - Sayın Hükümet?  DEVLET BAKANI CEVDET YILMAZ (Bingöl) - Katılmıyoruz Sayın Başkan.  BAŞKAN - Önerge üzerinde söz isteyen Şevket Köse, Adıyaman Milletvekili.  Buyurun Sayın Köse. (CHP sıralarından alkışlar)  ŞEVKET KÖSE (Adıyaman) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 455 sıra sayılı Yasa  Tasarısı'nın 3'üncü maddesi için verdiğimiz değişiklik önergesiyle ilgili söz almış bulunmaktayım.  Bu vesileyle sizleri sevgi ve saygıyla selamlarım.  Değerli milletvekilleri, son yılların kamuoyunda en çok konuşulan kurumlarından biri TOKİ'dir.  Hakkındaki iddialar, usulsüz yapıldığı iddia edilen ihaleler, yaptığı işler, ucuza alıp pahalıya sattığı  arsalar, dökülen konutlar gibi çok sayıda konu TOKİ'nin isminin sürekli anılmasına neden olmaktadır.  Her ilden TOKİ ile ilgili olumsuz haberler gelmektedir. Konut ve kentleşme sorununu çözmek,  işsizliği azaltmak, alt ve orta gelir grubunda olanların konut sahibi olmasını sağlamak TOKİ'nin  amaçlandır. Başka bir ifadeyle, TOKİ'nin sosyal bir görevi vardır, maalesef, AKP İktidan döneminde  - 3 7 6 - BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, şimdi okutacağım iki önerge aynı mahiyettedir. Bu önergeleri  okutup birlikte işleme alacağım. Önerge sahiplerinin istemi hâlinde kendilerine ayrı ayrı söz  vereceğim.  Önergeleri okutuyorum:  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 455 Sıra Sayılı Arsa Üretimi ve Değerlendirilmesi Hakkında Kanun ile Bazı  Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısının 3'üncü maddesinde yer alan "maddeler"  ibaresinin "madde" olarak değiştirilmesini ve "Ek Madde 14"ün de madde metninden çıkarılmasını  arz ve teklif ederiz.
Sayfa 91 -
T B M M B:64 2 3 . 2 . 2 0 1 0 0 : 3  M. Akif Hamzaçebi  Trabzon  Engin Altay  Sinop  Hüseyin Unsal  Amasya  Yaşar Tüzün  Bilecik  Şevket Köse  Adıyaman  Hulusi Güvel  Adana  Emin Haluk Ayhan  Denizli  Kürşat Atılgan  Adana  E Murat Sönmez  Eskişehir  Akif Ekici  Gaziantep  Ergün Aydoğan  Balıkesir  Mehmet Sevigen  İstanbul  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 455 Sıra Sayılı Kanun Tasarısının 3'üncü maddesine bağlı ek 14. maddenin  kanun tasarı metninden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.  Osman Durmuş Mustafa Kalaycı  Kırıkkale Konya  Ahmet Duran Bulut Alim Işık  Balıkesir Kütahya  K. Erdal Sipahi  İzmir  BAŞKAN - Sayın Komisyon katılıyor mu son iki önergeye?  PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU SÖZCÜSÜ SÜREYYA SADİ BİLGİÇ (İsparta) - Katılmıyoruz Sayın Başkan.  BAŞKAN - Sayın Hükümet?  DEVLET BAKANI CEVDET YILMAZ (Bingöl) - Katılmıyoruz Sayın Başkan.  BAŞKAN - Önerge üzerinde söz isteyen Şevket Köse, Adıyaman Milletvekili.  Buyurun Sayın Köse. (CHP sıralarından alkışlar)  ŞEVKET KÖSE (Adıyaman) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 455 sıra sayılı Yasa  Tasarısı'nın 3'üncü maddesi için verdiğimiz değişiklik önergesiyle ilgili söz almış bulunmaktayım.  Bu vesileyle sizleri sevgi ve saygıyla selamlarım.  Değerli milletvekilleri, son yılların kamuoyunda en çok konuşulan kurumlarından biri TOKİ'dir.  Hakkındaki iddialar, usulsüz yapıldığı iddia edilen ihaleler, yaptığı işler, ucuza alıp pahalıya sattığı  arsalar, dökülen konutlar gibi çok sayıda konu TOKİ'nin isminin sürekli anılmasına neden olmaktadır.  Her ilden TOKİ ile ilgili olumsuz haberler gelmektedir. Konut ve kentleşme sorununu çözmek,  işsizliği azaltmak, alt ve orta gelir grubunda olanların konut sahibi olmasını sağlamak TOKİ'nin  amaçlandır. Başka bir ifadeyle, TOKİ'nin sosyal bir görevi vardır, maalesef, AKP İktidan döneminde  - 3 7 6 - BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, şimdi okutacağım iki önerge aynı mahiyettedir. Bu önergeleri  okutup birlikte işleme alacağım. Önerge sahiplerinin istemi hâlinde kendilerine ayrı ayrı söz  vereceğim.  Önergeleri okutuyorum:  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 455 Sıra Sayılı Arsa Üretimi ve Değerlendirilmesi Hakkında Kanun ile Bazı  Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısının 3'üncü maddesinde yer alan "maddeler"  ibaresinin "madde" olarak değiştirilmesini ve "Ek Madde 14"ün de madde metninden çıkarılmasını  arz ve teklif ederiz.  TBMM B:64 23 . 2 . 2010 0 : 3  - 3 7 7 - TOKİ sosyal devletin gereği olan uygulamaları azaltmıştır. Şöyle ki: TOKİ lüks konut yapmak ve  araziden para kazanmak gibi ticari şirket mantığıyla hareket etmektedir. Ne yazık ki Hükümet de  bunun yolunu açmıştır. Bakınız, 2005 yılında yapılan bir düzenlemeyle TOKİ'nin bütçesinin Türkiye  Büyük Millet Meclisi tarafından denetlenmesinin önü kapatılmıştır.  Değerli arkadaşlar, bu durum demokrasiye ve şeffaflığa aykırıdır. Şimdi soruyorum: TOKİ  bedelsiz ya da ucuz aldığı arsaları amacına uygun olarak kullanıyor mu? Bunun denetimini Türkiye  Büyük Millet Meclisinin yetkisi dışına neden çıkardınız? Milletten ve Meclisten ne kaçırıyorsunuz?  Sayın milletvekilleri, ülkemizin her ilinde TOKİ'yle ilgili şikâyetler yükselmektedir.  Adıyaman'da da çok sayıda sorun baş göstermektedir. Bu sorunun en önemli örneklerinden biri Kâhta  ilçesinde yaşandı. Kâhta ilçesinin Ortanca köyünde 2'nci etap konutlarının yapılması beklenen araziyi  satışa çıkarmıştır. 120 dönümlük bu arazinin yaklaşık 30 dönümü Ortanca köy merası iken tesis  yapımı için TOKİ'ye devredilmiştir. Geriye kalan 90 dönüm ise TOKİ tarafından hazineden 10 bin  TL karşılığında bir parayla satın alınmıştır. Ortanca köyünde yaşayan yurttaşlarımız yaşadıkları yerin  güzelleşmesi uğruna ortak meralarının TOKİ'ye verilmesinden mutluluk duymuşlardır fakat Kâhta  halkı bu bölgede toplu konut yapılmasını bekliyorken arazinin satışa çıktığı haberi herkesi şaşırtmıştır.  TOKİ yaklaşık 150 bin Türk lirası fiyatına araziyi satmaya çalışıyorken dava açılmış ve satışı  durdurulmuştur.  İşte, TOKİ'nin bütçesi Meclis tarafından denetlenmediği için bu sorunlar göze görünmemektedir  yani TOKİ'nin güvenilirliği tartışılmalıdır. TOKİ 10 bin TL'ye aldığı araziyi 150 bin TL'ye satarken  aslında halkın umutlarını satmaktadır, Kâhtalının hayalini de satmaktadır yani TOKİ umut tacirliği  yapmaktadır, rant peşinde koşmaktadır. TOKİ alt ve orta gelir grubuna konut yapmak yerine lüks  konutlar yapmaktadır. Ayrıca, TOKİ'nin ihaleleri saydam değildir. Şimdi size soruyorum: Bankalardan  kredi kullanabilen ve Meclis tarafından denetlenmeyen bir TOKİ'ye halk nasıl güvenecektir?  Değerli arkadaşlar, TOKİ tarafından dar gelirliler için 100 TL'lik taksitle evler yapılmaktadır  ancak Adıyaman ve Adıyaman gibi ekonomik olarak düşük gelir grubunda yer alan birçok ilde bu  konutlardan yapılmaması düşündürücüdür.  Sayın milletvekilleri, yaşanan sorunlar sadece bunlarla da sınırlı değildir. TOKİ'nin yaptığı  konutların kalitesi de ayrı bir tartışmadır. Konutların zamanında teslim edilmediğini hepimiz  bilmekteyiz. Buna ek olarak konutların denetiminde de sorunlar yaşanmaktadır. Örneğin  Adıyaman'da Besni ilçemizde yapılan konutlar Besnililere geç teslim edilmiştir. Büyük umutlarla  evlerine yerleşen Besnililer evlerinin kısa süre sonra döküldüğünü gördüklerinde büyük şaşkınlık  yaşamışlardır. Peki, Besnililerin yaşadığı bu mağduriyet nasıl giderilecektir? TOKİ yaptığı konutları  hiç mi denetlememektedir? Zaten az olan gelirlerini büyük hayallerle bir ev almak için TOKİ'ye  yatıran yurttaşlarımız hayal kırıklığına uğramaktadır. Bunun hesabını kim verecektir?  Bu sorunların tümü hakkında soru önergesi verdim, konulan Meclis gündemine taşıdım ama  hiçbir sonuç alamadım. TOKİ bakanlıkların inşaat işlerini değil, halkın işlerini ana faaliyet konusu  olarak kabul etmelidir.  Sayın milletvekilleri, üzerinde görüştüğümüz yasa tasarısı TOKİ'nin denetlenmeyen görev ve  yetkilerine yenilerini eklemektedir. Bakınız yasa tasansı neleri içermektedir:  1) Hazine TOKİ'ye bedelsiz olarak arsa devredebilecektir.  2) TOKİ'nin arsalan emlak vergisinden muaf olacaktır.  3) Yargıda süren TOKİ ile ilgili davalarda TOKİ davalı konumundan çıkarılacaktır.  4) TOKİ'ye yeni kadrolar verilecek ve AKP'nin burada kadrolaşması ileri seviyeye ulaşacaktır.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
Sayfa 92 -
TBMM B:64 23 . 2 . 2010 0 : 3  - 3 7 7 - TOKİ sosyal devletin gereği olan uygulamaları azaltmıştır. Şöyle ki: TOKİ lüks konut yapmak ve  araziden para kazanmak gibi ticari şirket mantığıyla hareket etmektedir. Ne yazık ki Hükümet de  bunun yolunu açmıştır. Bakınız, 2005 yılında yapılan bir düzenlemeyle TOKİ'nin bütçesinin Türkiye  Büyük Millet Meclisi tarafından denetlenmesinin önü kapatılmıştır.  Değerli arkadaşlar, bu durum demokrasiye ve şeffaflığa aykırıdır. Şimdi soruyorum: TOKİ  bedelsiz ya da ucuz aldığı arsaları amacına uygun olarak kullanıyor mu? Bunun denetimini Türkiye  Büyük Millet Meclisinin yetkisi dışına neden çıkardınız? Milletten ve Meclisten ne kaçırıyorsunuz?  Sayın milletvekilleri, ülkemizin her ilinde TOKİ'yle ilgili şikâyetler yükselmektedir.  Adıyaman'da da çok sayıda sorun baş göstermektedir. Bu sorunun en önemli örneklerinden biri Kâhta  ilçesinde yaşandı. Kâhta ilçesinin Ortanca köyünde 2'nci etap konutlarının yapılması beklenen araziyi  satışa çıkarmıştır. 120 dönümlük bu arazinin yaklaşık 30 dönümü Ortanca köy merası iken tesis  yapımı için TOKİ'ye devredilmiştir. Geriye kalan 90 dönüm ise TOKİ tarafından hazineden 10 bin  TL karşılığında bir parayla satın alınmıştır. Ortanca köyünde yaşayan yurttaşlarımız yaşadıkları yerin  güzelleşmesi uğruna ortak meralarının TOKİ'ye verilmesinden mutluluk duymuşlardır fakat Kâhta  halkı bu bölgede toplu konut yapılmasını bekliyorken arazinin satışa çıktığı haberi herkesi şaşırtmıştır.  TOKİ yaklaşık 150 bin Türk lirası fiyatına araziyi satmaya çalışıyorken dava açılmış ve satışı  durdurulmuştur.  İşte, TOKİ'nin bütçesi Meclis tarafından denetlenmediği için bu sorunlar göze görünmemektedir  yani TOKİ'nin güvenilirliği tartışılmalıdır. TOKİ 10 bin TL'ye aldığı araziyi 150 bin TL'ye satarken  aslında halkın umutlarını satmaktadır, Kâhtalının hayalini de satmaktadır yani TOKİ umut tacirliği  yapmaktadır, rant peşinde koşmaktadır. TOKİ alt ve orta gelir grubuna konut yapmak yerine lüks  konutlar yapmaktadır. Ayrıca, TOKİ'nin ihaleleri saydam değildir. Şimdi size soruyorum: Bankalardan  kredi kullanabilen ve Meclis tarafından denetlenmeyen bir TOKİ'ye halk nasıl güvenecektir?  Değerli arkadaşlar, TOKİ tarafından dar gelirliler için 100 TL'lik taksitle evler yapılmaktadır  ancak Adıyaman ve Adıyaman gibi ekonomik olarak düşük gelir grubunda yer alan birçok ilde bu  konutlardan yapılmaması düşündürücüdür.  Sayın milletvekilleri, yaşanan sorunlar sadece bunlarla da sınırlı değildir. TOKİ'nin yaptığı  konutların kalitesi de ayrı bir tartışmadır. Konutların zamanında teslim edilmediğini hepimiz  bilmekteyiz. Buna ek olarak konutların denetiminde de sorunlar yaşanmaktadır. Örneğin  Adıyaman'da Besni ilçemizde yapılan konutlar Besnililere geç teslim edilmiştir. Büyük umutlarla  evlerine yerleşen Besnililer evlerinin kısa süre sonra döküldüğünü gördüklerinde büyük şaşkınlık  yaşamışlardır. Peki, Besnililerin yaşadığı bu mağduriyet nasıl giderilecektir? TOKİ yaptığı konutları  hiç mi denetlememektedir? Zaten az olan gelirlerini büyük hayallerle bir ev almak için TOKİ'ye  yatıran yurttaşlarımız hayal kırıklığına uğramaktadır. Bunun hesabını kim verecektir?  Bu sorunların tümü hakkında soru önergesi verdim, konulan Meclis gündemine taşıdım ama  hiçbir sonuç alamadım. TOKİ bakanlıkların inşaat işlerini değil, halkın işlerini ana faaliyet konusu  olarak kabul etmelidir.  Sayın milletvekilleri, üzerinde görüştüğümüz yasa tasarısı TOKİ'nin denetlenmeyen görev ve  yetkilerine yenilerini eklemektedir. Bakınız yasa tasansı neleri içermektedir:  1) Hazine TOKİ'ye bedelsiz olarak arsa devredebilecektir.  2) TOKİ'nin arsalan emlak vergisinden muaf olacaktır.  3) Yargıda süren TOKİ ile ilgili davalarda TOKİ davalı konumundan çıkarılacaktır.  4) TOKİ'ye yeni kadrolar verilecek ve AKP'nin burada kadrolaşması ileri seviyeye ulaşacaktır.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  TBMM B:64 23 . 2 . 2010 0 : 3  - 3 7 8 - BAŞKAN - Sayın Köse, lütfen tamamlayınız.  ŞEVKET KÖSE (Devamla) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.  Gördüğünüz gibi TOKİ ayrıcalıklı ve özel bir konuma getirilmek istenmektedir.  Bu düzenlemeler halkı ya da alt ve orta gelir gruplarını değil, birilerinin ceplerini düşünerek  yapılmaktadır. Yapılmak istenen düzenlemeler konusunda Cumhuriyet Halk Partisi olarak uyanlarda  bulunuyoruz ve önergelerle yanlışlan düzeltmeye çalışıyoruz.  Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; verdiğimiz önergenin kabul edilmesini diler, yüce  heyetinize saygılarımı sunarım. (CHP sıralanndan alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.  Önerge üzerinde Erdal Sipahi, İzmir Milletvekili. (MHP sıralarından alkışlar)  KAMİL ERDAL SİPAHİ (İzmir) - Sayın Başkan, yüce Meclise saygılar sunarım.  Görüşülmekte olan kanun tasarısının 3'üncü maddesinin tasarı metninden çıkartılması  hakkındaki Milliyetçi Hareket Partisi olarak verdiğimiz değişiklik önergesi üzerinde görüşlerimizi  belirteceğim.  Tasarının 3'üncü maddesiyle Toplu Konut Kanunu'na ek 14'üncü madde eklenmektedir.  Yapılmak istenen bu düzenleme, 4684 sayılı Kanun ile Emlak Bankasının tasfiyesinin öngörüldüğü,  bu nedenle devir konusu varlıklardan ve bu varlıklarla ilgili devirden önce Banka tarafından yapılmış  olan akitlerden doğan yükümlülüklerin banka tarafından yapılmış işlemlerden doğduğu nazara  alınarak Bankanın tasfiyesi çerçevesinde karşılanması gerektiği tasarı gerekçesinde ifade  edilmektedir. Mevzubahis konuyla ilgili davalarda süre uzaması nedeniyle adaletin gecikmesi ve  davanın muhataplan konusunda karışıklık meydana getirmesi muhtemeldir.  Tasannın 3'üncü maddesiyle 2985 sayılı Kanun'a ek 15'inci madde eklenmektedir. Yapılmak  istenen bu değişiklikle Toplu Konut İdaresi Başkanlığında gerekli organizasyon değişiklikleri yapılarak  işlerin daha etkin ve verimli yürütülmesini teminen toplam 54 kadro ihdas edilmek istendiği ifade  edilmiştir. Ancak, Komisyonda yapılan görüşmelerde, bu kadrolann hâlen çalışmakta olanlara tahsis  edileceği belirtilmiştir. Bu ifadelerden, kuruma önceden personelin alındığı anlaşılmaktadır. Kamudaki  hantallıktan, personel rejimindeki düzensizlikten, bürokratik oligarşiden bahseden AKP, hükümet  olunca bu çarpık düzenden nemalanmayı, eş dost kayırmayı çarpıklığı gidermeye tercih etmektedir.  Personel rejimine ilişkin düzenlemeyi yapmamıştır, istihdam ve ücret rejimi tahrip edilmiştir. Ücret  rejimindeki esas problem, ücret düzeyinin düşüklüğü kadar ücretler arasındaki adaletsizliktir.  İktidarca çok başanlıymış gibi gösterilen TOKİ'ye ait çarpıklıkları, eş dost kayırılmasını, yandaş  müteahhit kayırılmasını, yapılan birçok inşaatın kalitesizliği gibi konulan bu kürsüden örnekleriyle  değerli konuşmacılar anlattılar.  İnşaatların yüzde 40'ını üç büyük şehirde yapıp âdeta şikâyetçi olunan iç göçe davetiye gönderen  TOKİ'nin taşradaki durumu şu: Küçük kent ve kasabalarda inşaat sektörünün belli bir ekonomik  canlanma ve iş imkânı yaratması gerekmektedir. İşin doğası bu ancak burada örnekleriyle de anlatıldı;  müteahhit dışandan onun beraberinde getirdiği işçi ve zanaatkar dışarıdan, malzeme alımı dışandan,  yapı işçisi, betoncusu, demircisi, camcısı, marangozu, sıvacısı dışandan. Bu durumda o küçük kent  ve kasabaya faydası nerede? Oranın küçük tasarruflan dışarından gelen yandaş müteahhit ve  beraberindekilere transfer ediliyor, işte olay bu.  TOKİ başanlı mı? Evet. Ama hangi alanlarda başanlı? Yandaş müteahhit zengin etmekte başanlı,  AKP'ye miting alanı düzenlemekte başarılı, AKP'ye seçim konvoyu için müteahhit araçlan ve  bindirilmiş seçmen kıtalan sağlamakta son derece başanlı.
Sayfa 93 -
TBMM B:64 23 . 2 . 2010 0 : 3  - 3 7 8 - BAŞKAN - Sayın Köse, lütfen tamamlayınız.  ŞEVKET KÖSE (Devamla) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.  Gördüğünüz gibi TOKİ ayrıcalıklı ve özel bir konuma getirilmek istenmektedir.  Bu düzenlemeler halkı ya da alt ve orta gelir gruplarını değil, birilerinin ceplerini düşünerek  yapılmaktadır. Yapılmak istenen düzenlemeler konusunda Cumhuriyet Halk Partisi olarak uyanlarda  bulunuyoruz ve önergelerle yanlışlan düzeltmeye çalışıyoruz.  Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; verdiğimiz önergenin kabul edilmesini diler, yüce  heyetinize saygılarımı sunarım. (CHP sıralanndan alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.  Önerge üzerinde Erdal Sipahi, İzmir Milletvekili. (MHP sıralarından alkışlar)  KAMİL ERDAL SİPAHİ (İzmir) - Sayın Başkan, yüce Meclise saygılar sunarım.  Görüşülmekte olan kanun tasarısının 3'üncü maddesinin tasarı metninden çıkartılması  hakkındaki Milliyetçi Hareket Partisi olarak verdiğimiz değişiklik önergesi üzerinde görüşlerimizi  belirteceğim.  Tasarının 3'üncü maddesiyle Toplu Konut Kanunu'na ek 14'üncü madde eklenmektedir.  Yapılmak istenen bu düzenleme, 4684 sayılı Kanun ile Emlak Bankasının tasfiyesinin öngörüldüğü,  bu nedenle devir konusu varlıklardan ve bu varlıklarla ilgili devirden önce Banka tarafından yapılmış  olan akitlerden doğan yükümlülüklerin banka tarafından yapılmış işlemlerden doğduğu nazara  alınarak Bankanın tasfiyesi çerçevesinde karşılanması gerektiği tasarı gerekçesinde ifade  edilmektedir. Mevzubahis konuyla ilgili davalarda süre uzaması nedeniyle adaletin gecikmesi ve  davanın muhataplan konusunda karışıklık meydana getirmesi muhtemeldir.  Tasannın 3'üncü maddesiyle 2985 sayılı Kanun'a ek 15'inci madde eklenmektedir. Yapılmak  istenen bu değişiklikle Toplu Konut İdaresi Başkanlığında gerekli organizasyon değişiklikleri yapılarak  işlerin daha etkin ve verimli yürütülmesini teminen toplam 54 kadro ihdas edilmek istendiği ifade  edilmiştir. Ancak, Komisyonda yapılan görüşmelerde, bu kadrolann hâlen çalışmakta olanlara tahsis  edileceği belirtilmiştir. Bu ifadelerden, kuruma önceden personelin alındığı anlaşılmaktadır. Kamudaki  hantallıktan, personel rejimindeki düzensizlikten, bürokratik oligarşiden bahseden AKP, hükümet  olunca bu çarpık düzenden nemalanmayı, eş dost kayırmayı çarpıklığı gidermeye tercih etmektedir.  Personel rejimine ilişkin düzenlemeyi yapmamıştır, istihdam ve ücret rejimi tahrip edilmiştir. Ücret  rejimindeki esas problem, ücret düzeyinin düşüklüğü kadar ücretler arasındaki adaletsizliktir.  İktidarca çok başanlıymış gibi gösterilen TOKİ'ye ait çarpıklıkları, eş dost kayırılmasını, yandaş  müteahhit kayırılmasını, yapılan birçok inşaatın kalitesizliği gibi konulan bu kürsüden örnekleriyle  değerli konuşmacılar anlattılar.  İnşaatların yüzde 40'ını üç büyük şehirde yapıp âdeta şikâyetçi olunan iç göçe davetiye gönderen  TOKİ'nin taşradaki durumu şu: Küçük kent ve kasabalarda inşaat sektörünün belli bir ekonomik  canlanma ve iş imkânı yaratması gerekmektedir. İşin doğası bu ancak burada örnekleriyle de anlatıldı;  müteahhit dışandan onun beraberinde getirdiği işçi ve zanaatkar dışarıdan, malzeme alımı dışandan,  yapı işçisi, betoncusu, demircisi, camcısı, marangozu, sıvacısı dışandan. Bu durumda o küçük kent  ve kasabaya faydası nerede? Oranın küçük tasarruflan dışarından gelen yandaş müteahhit ve  beraberindekilere transfer ediliyor, işte olay bu.  TOKİ başanlı mı? Evet. Ama hangi alanlarda başanlı? Yandaş müteahhit zengin etmekte başanlı,  AKP'ye miting alanı düzenlemekte başarılı, AKP'ye seçim konvoyu için müteahhit araçlan ve  bindirilmiş seçmen kıtalan sağlamakta son derece başanlı.  TBMM B: 64 23 . 2 . 2010 O: 3  Şimdi ben sizi biraz geriye götüreceğim, hatırlayın 3 Ekim 2008 Aktütün Karakolu baskını  sonrasında verilen sözleri: Silahlı kuvvetlerin kritik bölgelerdeki karakol inşaatları için Başbakanın  talimatıyla TOKİ görevlendirilmişti. Terörün yoğun olduğu, başta Irak sınırı olmak üzere, sınır  karakollarıyla kritik iç güvenlik karakol inşaatları TOKİ tarafından yapılacaktı. Aradan kaç ay geçti?  On yedi ay. Nerede karakollar? Yok.  Millî Savunma Bakanı, bu yılın bütçe görüşmeleri öncesinde Plan ve Bütçe Komisyonundaki  sunuş konuşmasında kendi ağzıyla ifade etmişti: "En kritik olan Irak sınırına TOKİ elli dört sınır  karakolu ve iki sınır taburu inşaatı yapacak, protokol öyle." Bunlardan sadece on bir adedinin  inşaatına lütfen başlanabilmiş, bir tane biten yok. Ne kadar sürede? On yedi ayda. Söyleyen kim?  Millî Savunma Bakanı.  Millî Savunma bütçesi görüşmelerinde Sayın Bakana kendi verdiği bu rakamların hesabını  sordum, dedim ki: "Yandaş müteahhitlere peşkeş çekilen konut yapımları Mehmetçik için yapılacak  karakollardan daha mı önemli?" Kaldı ki yapılacak karakol inşaatları gökdelen değil, plaza değil,  uydu kent hiç değil, 100-150 Mehmetçiğin güvenle içinde, rahatça barınabileceği basit binalar. Nerede  TOKİ? Yok. Toplam karakol inşaatı, sınır karakolları dâhil, yüz yetmiş dörttü, biten bir tane karakol  inşaatı var mı? Yok.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Sayın Sipahi, lütfen tamamlayınız.  KAMİL ERDAL SİPAHİ (Devamla) - Teşekkür ederim Başkanım.  Sınır karakollarının sadece beşte l ' inin inşaatına lütfen başlanılmış. Hani TOKİ başarılıydı!  Demek ki yandaş müteahhitlerin memnun edilmesi Mehmetçiğin hayatından daha önemli. İstanbul'da  on binlerce boş konut var ama sınırda biten karakol yok. İşte TOKİ!  Önce müteahhit, sonra Mehmetçik. Bu tablodan TOKİ'yle, TOKİ'ye talimat verenlerin utanması  gerekiyor. On yedi ayda bir tek güvenli karakol inşaatı bitmesin, Mehmetçik sınırda hâlen TOKİ  karakolu beklesin ama timsah gözyaşları dökerek "Anaların gözyaşları dinsin.", "Şehitlerimiz,  gazilerimiz yolumuzu aydınlatıyor." nutukları, onlara devam. Bunları gidin yandaş müteahhitlere  anlatın çünkü onlardan başka inanacak kimse kalmadı.  Yüce Meclise saygılar sunuyorum. (MHP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.  Önergeleri oylarınıza sunuyorum...  K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Karar yeter sayısı istiyorum.  BAŞKAN - Arayacağım.  Kabul edenler... Kabul etmeyenler...  Elektronik cihazla oylama yapacağım.  Üç dakika süre veriyorum.  (Elektronik cihazla oylama yapıldı)  BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, karar yeter sayısı vardır, önergeler reddedilmiştir.  Şimdi okutacağım beş önerge aynı mahiyettedir. Bu önergeleri okutup birlikte işleme alacağım.  Önerge sahiplerinin istemi hâlinde kendilerine ayrı ayrı söz vereceğim.  Ayrıca, maddenin bitimine kadar sürenin uzatılmasını oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler...  Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.  İlk önergeyi okutuyorum:  - 3 7 9 -
Sayfa 94 -
TBMM B: 64 23 . 2 . 2010 O: 3  Şimdi ben sizi biraz geriye götüreceğim, hatırlayın 3 Ekim 2008 Aktütün Karakolu baskını  sonrasında verilen sözleri: Silahlı kuvvetlerin kritik bölgelerdeki karakol inşaatları için Başbakanın  talimatıyla TOKİ görevlendirilmişti. Terörün yoğun olduğu, başta Irak sınırı olmak üzere, sınır  karakollarıyla kritik iç güvenlik karakol inşaatları TOKİ tarafından yapılacaktı. Aradan kaç ay geçti?  On yedi ay. Nerede karakollar? Yok.  Millî Savunma Bakanı, bu yılın bütçe görüşmeleri öncesinde Plan ve Bütçe Komisyonundaki  sunuş konuşmasında kendi ağzıyla ifade etmişti: "En kritik olan Irak sınırına TOKİ elli dört sınır  karakolu ve iki sınır taburu inşaatı yapacak, protokol öyle." Bunlardan sadece on bir adedinin  inşaatına lütfen başlanabilmiş, bir tane biten yok. Ne kadar sürede? On yedi ayda. Söyleyen kim?  Millî Savunma Bakanı.  Millî Savunma bütçesi görüşmelerinde Sayın Bakana kendi verdiği bu rakamların hesabını  sordum, dedim ki: "Yandaş müteahhitlere peşkeş çekilen konut yapımları Mehmetçik için yapılacak  karakollardan daha mı önemli?" Kaldı ki yapılacak karakol inşaatları gökdelen değil, plaza değil,  uydu kent hiç değil, 100-150 Mehmetçiğin güvenle içinde, rahatça barınabileceği basit binalar. Nerede  TOKİ? Yok. Toplam karakol inşaatı, sınır karakolları dâhil, yüz yetmiş dörttü, biten bir tane karakol  inşaatı var mı? Yok.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Sayın Sipahi, lütfen tamamlayınız.  KAMİL ERDAL SİPAHİ (Devamla) - Teşekkür ederim Başkanım.  Sınır karakollarının sadece beşte l ' inin inşaatına lütfen başlanılmış. Hani TOKİ başarılıydı!  Demek ki yandaş müteahhitlerin memnun edilmesi Mehmetçiğin hayatından daha önemli. İstanbul'da  on binlerce boş konut var ama sınırda biten karakol yok. İşte TOKİ!  Önce müteahhit, sonra Mehmetçik. Bu tablodan TOKİ'yle, TOKİ'ye talimat verenlerin utanması  gerekiyor. On yedi ayda bir tek güvenli karakol inşaatı bitmesin, Mehmetçik sınırda hâlen TOKİ  karakolu beklesin ama timsah gözyaşları dökerek "Anaların gözyaşları dinsin.", "Şehitlerimiz,  gazilerimiz yolumuzu aydınlatıyor." nutukları, onlara devam. Bunları gidin yandaş müteahhitlere  anlatın çünkü onlardan başka inanacak kimse kalmadı.  Yüce Meclise saygılar sunuyorum. (MHP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.  Önergeleri oylarınıza sunuyorum...  K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Karar yeter sayısı istiyorum.  BAŞKAN - Arayacağım.  Kabul edenler... Kabul etmeyenler...  Elektronik cihazla oylama yapacağım.  Üç dakika süre veriyorum.  (Elektronik cihazla oylama yapıldı)  BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, karar yeter sayısı vardır, önergeler reddedilmiştir.  Şimdi okutacağım beş önerge aynı mahiyettedir. Bu önergeleri okutup birlikte işleme alacağım.  Önerge sahiplerinin istemi hâlinde kendilerine ayrı ayrı söz vereceğim.  Ayrıca, maddenin bitimine kadar sürenin uzatılmasını oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler...  Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.  İlk önergeyi okutuyorum:  - 3 7 9 - TBMM B: 64 23 . 2 . 2010 O: 3  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  1/762 esas numaralı kanun tasarısının çerçeve 3 üncü maddesiyle 2985 sayılı kanuna eklenen Ek  Madde 14'de geçen "Kararı gereğince" ibaresinin "Kararı hükmü gereğince" olarak değiştirilmesini  arz ve teklif ederiz.  Azize Sibel Gönül (Kocaeli) ve arkadaşları  BAŞKAN - Diğer önergelerin imza sahiplerini okutuyorum:  İkram Dinçer  Van  Veysi Kaynak  Kahramanmaraş  Mustafa Ataş  İstanbul  Yılmaz Tunç  Bartın  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU KÂTİBİ SÜREYYA SADİ BİLGİÇ (İsparta) - Katılmıyoruz  Sayın Başkan.  BAŞKAN - Sayın Hükümet katılıyor mu?  DEVLET BAKANI CEVDET YILMAZ (Bingöl) - Katılmıyoruz Sayın Başkan.  BAŞKAN - Gerekçeleri okutuyorum:  Gerekçe:  Dilin kullanımı açısından teklif edilen ibarenin uygun olacağı düşünülmüştür.  Gerekçe:  Kanun dili açısından önerilen ibarenin daha uygun olacağı düşünülmüştür.  Gerekçe:  Yapılan teklif ile ifadenin daha uygun kullanılması amaçlanmıştır.  Gerekçe:  Yapılan teklif ile kanun tekniği için ifadenin daha uygun kullanılması amaçlanmıştır.  Gerekçe:  Önerilen ibarenin daha uygun düşeceği düşünülmüştür.  BAŞKAN - Önergeleri oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler.. .Önergeler  reddedilmiştir.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.  Çalışma süremizin tamamlanmış olması sebebiyle, alınan karar gereğince kanun tasarı ve  teklifleri ile komisyonlardan gelen diğer işleri sırasıyla görüşmek için 24 Şubat 2010 Çarşamba günü  saat 13.00'te toplanmak üzere birleşimi kapatıyorum.  Kapanma Saati: 20.00  X.- KİT KOMİSYONU RAPORU  1.- Kamu İktisadi Teşebbüslerinin 2007 Yılı Denetimine İlişkin Raporu (Sayı: 0768) (x)  (x) Kamu İktisadi Teşebbüslerinin 2007 Yılı Denetimine İlişkin Raporu Tutanağa eklidir.  - 3 8 0 -
Sayfa 95 -
TBMM B: 64 23 . 2 . 2010 O: 3  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  1/762 esas numaralı kanun tasarısının çerçeve 3 üncü maddesiyle 2985 sayılı kanuna eklenen Ek  Madde 14'de geçen "Kararı gereğince" ibaresinin "Kararı hükmü gereğince" olarak değiştirilmesini  arz ve teklif ederiz.  Azize Sibel Gönül (Kocaeli) ve arkadaşları  BAŞKAN - Diğer önergelerin imza sahiplerini okutuyorum:  İkram Dinçer  Van  Veysi Kaynak  Kahramanmaraş  Mustafa Ataş  İstanbul  Yılmaz Tunç  Bartın  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU KÂTİBİ SÜREYYA SADİ BİLGİÇ (İsparta) - Katılmıyoruz  Sayın Başkan.  BAŞKAN - Sayın Hükümet katılıyor mu?  DEVLET BAKANI CEVDET YILMAZ (Bingöl) - Katılmıyoruz Sayın Başkan.  BAŞKAN - Gerekçeleri okutuyorum:  Gerekçe:  Dilin kullanımı açısından teklif edilen ibarenin uygun olacağı düşünülmüştür.  Gerekçe:  Kanun dili açısından önerilen ibarenin daha uygun olacağı düşünülmüştür.  Gerekçe:  Yapılan teklif ile ifadenin daha uygun kullanılması amaçlanmıştır.  Gerekçe:  Yapılan teklif ile kanun tekniği için ifadenin daha uygun kullanılması amaçlanmıştır.  Gerekçe:  Önerilen ibarenin daha uygun düşeceği düşünülmüştür.  BAŞKAN - Önergeleri oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler.. .Önergeler  reddedilmiştir.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.  Çalışma süremizin tamamlanmış olması sebebiyle, alınan karar gereğince kanun tasarı ve  teklifleri ile komisyonlardan gelen diğer işleri sırasıyla görüşmek için 24 Şubat 2010 Çarşamba günü  saat 13.00'te toplanmak üzere birleşimi kapatıyorum.  Kapanma Saati: 20.00  X.- KİT KOMİSYONU RAPORU  1.- Kamu İktisadi Teşebbüslerinin 2007 Yılı Denetimine İlişkin Raporu (Sayı: 0768) (x)  (x) Kamu İktisadi Teşebbüslerinin 2007 Yılı Denetimine İlişkin Raporu Tutanağa eklidir.  - 3 8 0 - TBMM B: 64 2 3 . 2 . 2 0 1 0  XI.- YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI  /.- Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk'ün, ilaçların marketlerde satışına ilişkin sorusu ve  Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer'in cevabı (7/11759)  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI'NA  Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sayın Ömer Dinçer tarafından yazılı olarak  yanıtlanmasını saygıyla dilerim  4 > _ :  Ali Rıza ÖZTÜRK  Mersin Milletvekili  1. SGK; 16 Ocak 2010 tarihine kadar Türk Eczacıları Birliği ile sözleşme yapmadığı ve  eczacılar da SGK ile tek tek sözleşme yapmadığı takdirde; hastaların ilaca ulaşımını  sağlamak için herhangi bir plan var mıdır?  2. Sayın Başbakanın ilaçların marketlerden satılmasına ilişkin söylemleri, eczaneleri  SGK ile tek tek sözleşme imzalamaya zorlamak için mi söylenmiştir? Yoksa  Hükümetin kısa vadede gerçekten ilaçların marketlerde satılmasına yönelik bir  gündemi ve çalışması var mıdır?  3. Reçeteli- reçetesiz ilaçların marketlerde satılması sadece ABD'de uygulanan ve sağlık  sistemine büyük bir maliyet getiren bir uygulamadır. Bu sistemi Türkiye'de önermek  ilaçta tasarruf mantığı ile ne kadar uyuşmaktadır?  4. İlaç sanayi ile yaptığınız anlaşma metnini kamuoyu ve ilgili taraflarla  paylaşmamanızın nedeni nedir? Bu anlaşmada ilaçların marketlerde satışı ile ilgili bir  madde var mıdır?  5. İlaçların marketlerden satışı konusunda yurtiçinde ya da yurtdışında herhangi bir  çokuluslu şirket ile görüşme yapılmış mıdır? . .  6. Adalet ve Kalkınma Partisine yakınlığı ile bilinen Cüneyt Zapsu veya Ethem Sancak'a  ait şirketlerin, ilaçların marketlerde satışı ile ilgili bilginiz dâhilinde bir girişimleri var  mıdır?  7. Sayın Başbakanın örnek verdiği ABD de ilaç kullanımından dolayı zehirlenmenin  dünyada ilk sırada olduğu konusu araştırılmış mıdır?  8. Sayın Başbakanın marketlerde ilaç satılabileceğine ilişkin söylemi; Avrupa Adalet  Divanının 'Eczacılık uzmanlık alanıdır, ticari serbestlik bakımından  değerlendirilemez' kararma temelden ters düşmüyor mu?  9. Sağlık Bakanı Sayın Recep Akdağ'ın Türk Eczacıları Birliğinin 2007 yılındaki Genel  Kurulunda kürsüde yaptığı konuşma da 'bizim iktidarımızda ilacın eczane dışına  çıkması mümkün değildir' sözleri geçerliliğini kaybetmiş midir?  T.C.  ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI  Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı  H U I I H I M E M I —  Sayı :B.13.2.SGK.0.65.03.01/01-91-10 2843255 , î fowlîûW  Konu : Mersin Milletvekili Ali Rıza ÖZTÜRK'e ait  (7/11759) Esas Nolu Yazılı Soru Önergesi  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  ilgi : 19/01/2010 tarihli ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-18913 sayılı yazınız.  Mersin Milletvekili Ali Rıza ÖZTÜRK'e ait 7/11759 Esas No'lu yazılı soru önergesi  Bakanlığımız ve ilgili birimlerce incelenmiş olup, konuya ilişkin cevabi bilgi ve değerlendirmeler  ilişikte sunulmuştur.  Bilgilerinize arz ederim.  EK 1 - Yazı Ö m B ^ Ç E R ^ '  - 3 8 1 -
Sayfa 96 -
TBMM B: 64 2 3 . 2 . 2 0 1 0  XI.- YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI  /.- Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk'ün, ilaçların marketlerde satışına ilişkin sorusu ve  Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer'in cevabı (7/11759)  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI'NA  Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sayın Ömer Dinçer tarafından yazılı olarak  yanıtlanmasını saygıyla dilerim  4 > _ :  Ali Rıza ÖZTÜRK  Mersin Milletvekili  1. SGK; 16 Ocak 2010 tarihine kadar Türk Eczacıları Birliği ile sözleşme yapmadığı ve  eczacılar da SGK ile tek tek sözleşme yapmadığı takdirde; hastaların ilaca ulaşımını  sağlamak için herhangi bir plan var mıdır?  2. Sayın Başbakanın ilaçların marketlerden satılmasına ilişkin söylemleri, eczaneleri  SGK ile tek tek sözleşme imzalamaya zorlamak için mi söylenmiştir? Yoksa  Hükümetin kısa vadede gerçekten ilaçların marketlerde satılmasına yönelik bir  gündemi ve çalışması var mıdır?  3. Reçeteli- reçetesiz ilaçların marketlerde satılması sadece ABD'de uygulanan ve sağlık  sistemine büyük bir maliyet getiren bir uygulamadır. Bu sistemi Türkiye'de önermek  ilaçta tasarruf mantığı ile ne kadar uyuşmaktadır?  4. İlaç sanayi ile yaptığınız anlaşma metnini kamuoyu ve ilgili taraflarla  paylaşmamanızın nedeni nedir? Bu anlaşmada ilaçların marketlerde satışı ile ilgili bir  madde var mıdır?  5. İlaçların marketlerden satışı konusunda yurtiçinde ya da yurtdışında herhangi bir  çokuluslu şirket ile görüşme yapılmış mıdır? . .  6. Adalet ve Kalkınma Partisine yakınlığı ile bilinen Cüneyt Zapsu veya Ethem Sancak'a  ait şirketlerin, ilaçların marketlerde satışı ile ilgili bilginiz dâhilinde bir girişimleri var  mıdır?  7. Sayın Başbakanın örnek verdiği ABD de ilaç kullanımından dolayı zehirlenmenin  dünyada ilk sırada olduğu konusu araştırılmış mıdır?  8. Sayın Başbakanın marketlerde ilaç satılabileceğine ilişkin söylemi; Avrupa Adalet  Divanının 'Eczacılık uzmanlık alanıdır, ticari serbestlik bakımından  değerlendirilemez' kararma temelden ters düşmüyor mu?  9. Sağlık Bakanı Sayın Recep Akdağ'ın Türk Eczacıları Birliğinin 2007 yılındaki Genel  Kurulunda kürsüde yaptığı konuşma da 'bizim iktidarımızda ilacın eczane dışına  çıkması mümkün değildir' sözleri geçerliliğini kaybetmiş midir?  T.C.  ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI  Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı  H U I I H I M E M I —  Sayı :B.13.2.SGK.0.65.03.01/01-91-10 2843255 , î fowlîûW  Konu : Mersin Milletvekili Ali Rıza ÖZTÜRK'e ait  (7/11759) Esas Nolu Yazılı Soru Önergesi  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  ilgi : 19/01/2010 tarihli ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-18913 sayılı yazınız.  Mersin Milletvekili Ali Rıza ÖZTÜRK'e ait 7/11759 Esas No'lu yazılı soru önergesi  Bakanlığımız ve ilgili birimlerce incelenmiş olup, konuya ilişkin cevabi bilgi ve değerlendirmeler  ilişikte sunulmuştur.  Bilgilerinize arz ederim.  EK 1 - Yazı Ö m B ^ Ç E R ^ '  - 3 8 1 - TBMM B: 64 23 . 2 . 2010  MERSİN MİLLETVEKİLİ SAYIN ALİ RIZA ÖZTÜRK'E AİT  7/11759 ESAS NO*LU YAZILI SORU ÖNERGESİNE İLİŞKİN CEVAP  1-16 Ocak 2010 tarihine kadar Türk Eczacıları Birliği ile sözleşme yapılmaması ve  eczacıların Kurumumuzla tek tek sözleşme yapmaması halinde hastaların ilaca ulaşımını  sağlamak için bu güne kadar Kurumumuz tarafından eczane dışında bir yerden ilaç temin  edileceğine dair herhangi bir açıklama yapılmamıştır. Kurumumuzca yayımlanan tüm  duyurularda serbest eczanelerden ilaç teminine devam edileceği vurgulanmıştır.  2, 3, 5, 6, 7, 8, 9- Marketlerde ilaç satılması hususu Sayın Başbakanımızın Dış  Ekonomik İlişkiler Kurulu toplantısının açılışında yaptığı konuşmasında yer almıştır.  Kurumumuz tarafından sağlık yardımlarının karşılanmasına ilişkin esasların  belirlendiği Sağlık Uygulama Tebliğinin "2. Sağlık hizmet sunucuları" başlıklı bölümünün  (c) bendinde serbest eczaneler "6197 sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanun  kapsamında serbest faaliyet gösteren ve birinci basamak sağlık kuruluşu olan eczaneleri."  şeklinde tanımlanmış ve Tebliğin "15. Eczanelerden ilaç temini" başlıklı bölümünde yer alan  "15.1. Reçete edilen ilaçlar, Kurumla sözleşme yapan eczanelerden temin edilmesi halinde  bedelleri ödenir..." hükmü doğrultusunda bu eczanelerden karşılanmış reçetelerin bedelleri  ödenmektedir.  Diğer taraftan, marketlerde ilaç satılması hususu Kurumumuzun yetki ve sorumluluk  alanında olmadığı düşünülmekte olup, Sağlık Bakanlığından konuya ilişkin alınan cevap  aşağıda yer almaktadır.  Reçetesiz satılan ve OTC tanımı altında değerlendirilen büyük çoğunluğunu vitamin  ve benzerlerinin oluşturduğu bir kısım ilaç pek çok gelişmiş ülkede marketlerde satılmaktadır.  Ülkemizde ilacı ve eczacılık mesleğini düzenleyen yasal düzenlemeler ilaçların  reçeteli/reçetesiz aynını yapılmaksızın eczanelerden satılmasını öngörmektedir. 2001/83 EC  sayılı direktifinin 72,maddesi reçetesiz ilaçların tanıtımının yapılabileceğini öngörerek  reçetesiz ilaçların satışı ve tanıtımlarına yönelik bir dizi kural getirmiştir. Sağlık Bakanlığınca  söz konusu uygulamanın başlatılmasından önce Avrupa Birliği'nin bu konudaki 2001/83 EC  sayılı direktifi ve bu direktifi güncelleyen 2004/24 ve 2004/27 sayılı EC direktifleri ile bu  direktiflere istinaden mevzuat uyumunu tamamlamış ülke örnekleri incelenerek, Ülkemiz  koşullan da göz önünde bulundurularak gerekli değerlendirmeler yapılacaktır. Bu kapsamda  Dünyadaki tüm gelişmeler risk/yarar oranı ölçeğinde sürekli olarak izlenmektedir.  Ülkemizde ilacı ve eczacılık mesleğini düzenleyen yasal düzenlemeler ilaçların  reçeteli/reçetesiz ayrımı yapılmaksızın eczanelerden satılmasını öngörmektedir. Bu kapsamda  ilgili uygulamanın başlatılabilmesi için 1262 sayılı İspençiyari ve Tıbbi Müstahzarlar Kanunu  ve 6197 sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanun'da değişiklik yapılması  gerekmektedir.  Eczanelerin Kanun ile verilen halka ilaç satma görevinden herhangi bir kamu kurum  ve kuruluşu ile sorun yaşaması durumunda vazgeçmesine yönelik eylemleri vatandaşı ilaç  almak yönünde zor durumda bırakmakta ve mağdur etmektedir. Bu tür eylemlere son  günlerde fazlasıyla başvuruluyor olması, Devleti ve ilgili idareleri vatandaşın mağdur  olmayacağı bir çözüm önerisi getirilmesi çabasına yöneltmiştir. Eczacıların hastaları hedef  alan haksız eylemleri vatandaşı zorlamaktadır. Meslek kuruluşunun çeşitli kademelerinden  yapılan beyanlardan da sık sık bu yola başvuracakları anlaşılmaktadır. Vatandaşımızın ilaca  erişimine eczacı aracılığı ile çözüm getirilmesi tabiidir. Sağlık Bakanlığınca ilaç ve eczacılık  hizmetleri yönünden eczacıların devre dışı bırakılmasına yönelik bir çalışma yapılması söz  konusu değildir. Konu ilaç olduğu sürece eczacının gözetiminde yürütülen bir sistem  kaçınılmazdır.  1 Eczane dışında ilaç satışı reçetesiz ilaçlar yönünden geçerli olan bir uygulamadır.  Doktor reçetesi ile verilen ilaçların mutlaka eczacı gözetiminde alınması gerekmektedir. İlaç  üretiminden tüketime tüm dağıtım kanalları da dahil olmak üzere izlenebilir bir üründür.  Bahsedilen çalışmalarla ilgili olarak ülkemizde ve yurt dışında çok uluslu şirketlerle  bir görüşme ve çalışma yapılması söz konusu değildir. Sağlık Bakanlığınca yasal düzenleme  yapılmasından önce gerekli tüm değerlendirmeler yapılarak konuyla ilgili hazırlık  çalışmalarında ilaç sektörü ilgili tüm tarafların görüşleri alınacaktır.  4- Orta vadeli mali program ve bütçe disiplini açısından alınacak önlemler hakkındaki  01/12/2009 tarihli mutabakat metninin esasları, konuyla ilgili Çalışma ve Sosyal Güvenlik  Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve Maliye Bakanlığı ile iki Devlet Bakanlığının yetkililerinin ve  ilaç sektörü temsilcilerinin katılımıyla hazırlanmıştır.  - 3 8 2 -
Sayfa 97 -
TBMM B: 64 23 . 2 . 2010  MERSİN MİLLETVEKİLİ SAYIN ALİ RIZA ÖZTÜRK'E AİT  7/11759 ESAS NO*LU YAZILI SORU ÖNERGESİNE İLİŞKİN CEVAP  1-16 Ocak 2010 tarihine kadar Türk Eczacıları Birliği ile sözleşme yapılmaması ve  eczacıların Kurumumuzla tek tek sözleşme yapmaması halinde hastaların ilaca ulaşımını  sağlamak için bu güne kadar Kurumumuz tarafından eczane dışında bir yerden ilaç temin  edileceğine dair herhangi bir açıklama yapılmamıştır. Kurumumuzca yayımlanan tüm  duyurularda serbest eczanelerden ilaç teminine devam edileceği vurgulanmıştır.  2, 3, 5, 6, 7, 8, 9- Marketlerde ilaç satılması hususu Sayın Başbakanımızın Dış  Ekonomik İlişkiler Kurulu toplantısının açılışında yaptığı konuşmasında yer almıştır.  Kurumumuz tarafından sağlık yardımlarının karşılanmasına ilişkin esasların  belirlendiği Sağlık Uygulama Tebliğinin "2. Sağlık hizmet sunucuları" başlıklı bölümünün  (c) bendinde serbest eczaneler "6197 sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanun  kapsamında serbest faaliyet gösteren ve birinci basamak sağlık kuruluşu olan eczaneleri."  şeklinde tanımlanmış ve Tebliğin "15. Eczanelerden ilaç temini" başlıklı bölümünde yer alan  "15.1. Reçete edilen ilaçlar, Kurumla sözleşme yapan eczanelerden temin edilmesi halinde  bedelleri ödenir..." hükmü doğrultusunda bu eczanelerden karşılanmış reçetelerin bedelleri  ödenmektedir.  Diğer taraftan, marketlerde ilaç satılması hususu Kurumumuzun yetki ve sorumluluk  alanında olmadığı düşünülmekte olup, Sağlık Bakanlığından konuya ilişkin alınan cevap  aşağıda yer almaktadır.  Reçetesiz satılan ve OTC tanımı altında değerlendirilen büyük çoğunluğunu vitamin  ve benzerlerinin oluşturduğu bir kısım ilaç pek çok gelişmiş ülkede marketlerde satılmaktadır.  Ülkemizde ilacı ve eczacılık mesleğini düzenleyen yasal düzenlemeler ilaçların  reçeteli/reçetesiz aynını yapılmaksızın eczanelerden satılmasını öngörmektedir. 2001/83 EC  sayılı direktifinin 72,maddesi reçetesiz ilaçların tanıtımının yapılabileceğini öngörerek  reçetesiz ilaçların satışı ve tanıtımlarına yönelik bir dizi kural getirmiştir. Sağlık Bakanlığınca  söz konusu uygulamanın başlatılmasından önce Avrupa Birliği'nin bu konudaki 2001/83 EC  sayılı direktifi ve bu direktifi güncelleyen 2004/24 ve 2004/27 sayılı EC direktifleri ile bu  direktiflere istinaden mevzuat uyumunu tamamlamış ülke örnekleri incelenerek, Ülkemiz  koşullan da göz önünde bulundurularak gerekli değerlendirmeler yapılacaktır. Bu kapsamda  Dünyadaki tüm gelişmeler risk/yarar oranı ölçeğinde sürekli olarak izlenmektedir.  Ülkemizde ilacı ve eczacılık mesleğini düzenleyen yasal düzenlemeler ilaçların  reçeteli/reçetesiz ayrımı yapılmaksızın eczanelerden satılmasını öngörmektedir. Bu kapsamda  ilgili uygulamanın başlatılabilmesi için 1262 sayılı İspençiyari ve Tıbbi Müstahzarlar Kanunu  ve 6197 sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanun'da değişiklik yapılması  gerekmektedir.  Eczanelerin Kanun ile verilen halka ilaç satma görevinden herhangi bir kamu kurum  ve kuruluşu ile sorun yaşaması durumunda vazgeçmesine yönelik eylemleri vatandaşı ilaç  almak yönünde zor durumda bırakmakta ve mağdur etmektedir. Bu tür eylemlere son  günlerde fazlasıyla başvuruluyor olması, Devleti ve ilgili idareleri vatandaşın mağdur  olmayacağı bir çözüm önerisi getirilmesi çabasına yöneltmiştir. Eczacıların hastaları hedef  alan haksız eylemleri vatandaşı zorlamaktadır. Meslek kuruluşunun çeşitli kademelerinden  yapılan beyanlardan da sık sık bu yola başvuracakları anlaşılmaktadır. Vatandaşımızın ilaca  erişimine eczacı aracılığı ile çözüm getirilmesi tabiidir. Sağlık Bakanlığınca ilaç ve eczacılık  hizmetleri yönünden eczacıların devre dışı bırakılmasına yönelik bir çalışma yapılması söz  konusu değildir. Konu ilaç olduğu sürece eczacının gözetiminde yürütülen bir sistem  kaçınılmazdır.  1 Eczane dışında ilaç satışı reçetesiz ilaçlar yönünden geçerli olan bir uygulamadır.  Doktor reçetesi ile verilen ilaçların mutlaka eczacı gözetiminde alınması gerekmektedir. İlaç  üretiminden tüketime tüm dağıtım kanalları da dahil olmak üzere izlenebilir bir üründür.  Bahsedilen çalışmalarla ilgili olarak ülkemizde ve yurt dışında çok uluslu şirketlerle  bir görüşme ve çalışma yapılması söz konusu değildir. Sağlık Bakanlığınca yasal düzenleme  yapılmasından önce gerekli tüm değerlendirmeler yapılarak konuyla ilgili hazırlık  çalışmalarında ilaç sektörü ilgili tüm tarafların görüşleri alınacaktır.  4- Orta vadeli mali program ve bütçe disiplini açısından alınacak önlemler hakkındaki  01/12/2009 tarihli mutabakat metninin esasları, konuyla ilgili Çalışma ve Sosyal Güvenlik  Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve Maliye Bakanlığı ile iki Devlet Bakanlığının yetkililerinin ve  ilaç sektörü temsilcilerinin katılımıyla hazırlanmıştır.  - 3 8 2 - TBMM B: 64 23 . 2 . 2010  2.- Manisa Milletvekili Ahmet Orhan 'ın, zeytincilikteki bazı sorunlara,  Üzüm üreticilerinin desteklenmesine,  İlişkin soruları ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker 'in cevabı (7/11786), (7/11787)  Aşağıdaki sorularımın Tarım Bakanı, Sayın Mehdi EKER tarafından yazılı olarak  cevaplandırılması hususunda gereğini arz ederim. 05.01.2010  Dünya zeytin ağacı varlığının yüzde 98'inin Akdeniz havzası içinde yer aldığı,  Türkiye'nin dünya sofralık zeytin üretiminde ikinci, siyah zeytin üretiminde birinci sırada  yer alırken, zeytinyağı üretiminde ise beşinci sırada yer almaktadır.  Son yıllarda tarım sektörünün kazanç kapısı olmaktan çıktığı bir gerçek halini  almıştır. Girdi maliyetlerinde % 100'ün üzerine çıkan artışların yaşandığı böyle bir  ortamda zeytin üreticiside olumsuz etkilenmektedir. Destekleme primlerinin düşüklüğü  nedeniyle zeytincilik sıkıntılar yaşamaktadır. Bir zeytincilik politikamızın olmayışı bu  toprakların meyvesi olan zeytin ve üreticileri için büyük bir eksikliktir. Zeytincilik  sektörünün bir plan dahilînde desteklenmesi ve teşvik edilmesi sektör açısından hayati  öneme sahiptir.  1-Ülkemiz sofralık zeytin üretiminde dünyada ilk şualarda yer almasına rağmen  ihracatta arzu edilen düzeyde değildir. Bu beklenen ihracat artışını sağlamak için  çalışmalarınız varmıdır?  2-Dış Pazar taleplerine uygun üretim yapabilecek, yüksek kapasiteli, modern,  mekanızasyona dayalı, rantabl entegre tesislerin kurulması veya mevcut tesislerin  bu standartlara çekilmesinin teşvik edilmesi düşünülmektemidir?  3-Ülkemizde zeytin işleme sektörü sektörde çalışan kişi ve kurumlan mağdur  etmemek için uzun vadeli düşük faizli krediler verilmesi düşünülmektemidir?  4-Zeytin fiyatlarının ve zeytinyağı fiyatlarının yan yarıya düştüğü bu dönemde  taban fiyatının yüksek tutulması ile ilgili bir çalışma düşünülmektemidir?  Enflasyon oranlarının üzerinde bir fiyat politikasının uygulanması ve fiyat  belirlenirken gübre-mazot-elektrik ve ilaç fi yatlarının artışı göz önünde tutularak  bir fiyat oluşturulması düşünülmektemidir?  5-Zeytin üreticimizin önemli sorunlarından birisi sulamadır. Bu konuda modern,  teknik ürünlerle birlikte desteklenmesi ve geliştirilmesi düşünülmektemidir?  Tarımın genel sorunlarıyla birlikte zeytinde de mazot, gübre, ilaç destekleri  gerekmektedir. Bu konudaki desteklemelerin bir plan dahilinde çalışması  varmıdır?  TÜRKİYE BÜYÜK MÎLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  - 3 8 3 -
Sayfa 98 -
TBMM B: 64 23 . 2 . 2010  2.- Manisa Milletvekili Ahmet Orhan 'ın, zeytincilikteki bazı sorunlara,  Üzüm üreticilerinin desteklenmesine,  İlişkin soruları ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker 'in cevabı (7/11786), (7/11787)  Aşağıdaki sorularımın Tarım Bakanı, Sayın Mehdi EKER tarafından yazılı olarak  cevaplandırılması hususunda gereğini arz ederim. 05.01.2010  Dünya zeytin ağacı varlığının yüzde 98'inin Akdeniz havzası içinde yer aldığı,  Türkiye'nin dünya sofralık zeytin üretiminde ikinci, siyah zeytin üretiminde birinci sırada  yer alırken, zeytinyağı üretiminde ise beşinci sırada yer almaktadır.  Son yıllarda tarım sektörünün kazanç kapısı olmaktan çıktığı bir gerçek halini  almıştır. Girdi maliyetlerinde % 100'ün üzerine çıkan artışların yaşandığı böyle bir  ortamda zeytin üreticiside olumsuz etkilenmektedir. Destekleme primlerinin düşüklüğü  nedeniyle zeytincilik sıkıntılar yaşamaktadır. Bir zeytincilik politikamızın olmayışı bu  toprakların meyvesi olan zeytin ve üreticileri için büyük bir eksikliktir. Zeytincilik  sektörünün bir plan dahilînde desteklenmesi ve teşvik edilmesi sektör açısından hayati  öneme sahiptir.  1-Ülkemiz sofralık zeytin üretiminde dünyada ilk şualarda yer almasına rağmen  ihracatta arzu edilen düzeyde değildir. Bu beklenen ihracat artışını sağlamak için  çalışmalarınız varmıdır?  2-Dış Pazar taleplerine uygun üretim yapabilecek, yüksek kapasiteli, modern,  mekanızasyona dayalı, rantabl entegre tesislerin kurulması veya mevcut tesislerin  bu standartlara çekilmesinin teşvik edilmesi düşünülmektemidir?  3-Ülkemizde zeytin işleme sektörü sektörde çalışan kişi ve kurumlan mağdur  etmemek için uzun vadeli düşük faizli krediler verilmesi düşünülmektemidir?  4-Zeytin fiyatlarının ve zeytinyağı fiyatlarının yan yarıya düştüğü bu dönemde  taban fiyatının yüksek tutulması ile ilgili bir çalışma düşünülmektemidir?  Enflasyon oranlarının üzerinde bir fiyat politikasının uygulanması ve fiyat  belirlenirken gübre-mazot-elektrik ve ilaç fi yatlarının artışı göz önünde tutularak  bir fiyat oluşturulması düşünülmektemidir?  5-Zeytin üreticimizin önemli sorunlarından birisi sulamadır. Bu konuda modern,  teknik ürünlerle birlikte desteklenmesi ve geliştirilmesi düşünülmektemidir?  Tarımın genel sorunlarıyla birlikte zeytinde de mazot, gübre, ilaç destekleri  gerekmektedir. Bu konudaki desteklemelerin bir plan dahilinde çalışması  varmıdır?  TÜRKİYE BÜYÜK MÎLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  - 3 8 3 - TBMM B: 64 23 . 2 . 2010  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Aşağıdaki sorulanının Tarım Bakanı, Sayın Mehmet Mehdi EKER tarafından yazılı olarak  cevaplandırılması hususunda gereğini arz ederim.05.01.2010  ^ay^larınüjL  Ahmet ORHAN  MHP Manisa Milletvekili  Türkiye'nin geleneksel ihraç ürünleri arasında önemli yere sahip olan Sultaniye  Çekirdeksiz Üzüm geçtiğimiz sezon 500 milyon dolar seviyesinde ihracat geliri sağlayarak milli  ekonomiye ciddi bir katkı sağlamıştır.  İçinde bulunduğumuz sezonda çeşitli şartlan nedeniyle bir Önceki yıla göre an az % 30  seviyesinde rekolte gerilemesi yaşanmaktadır. Bunun yanı sıra 150 milyon dolann üzerinde  ihracat potansiyeline sahip olan yaş sultaniye üzümde büyük oranda talep azalması  yaşanmıştır..Ayrıca bağ bozumu döneminde yağan yağmurlar neredeyse 10 güne yakın sürmüş,  kurutulmakta olan ürünlerde kilo ve kalite kaybına sebebiyet vermiştir.  Gerek tarımsal gîrdilerdeki fiyat artışı gerekse rekolte nedeniyle, birim ürün maliyeti bir  önceki yıla göre % 100 artmış olmasına rağmen serbest pazar şartlarında oluşan fiyatlar ise bu  beklentilere cevap verecek durumda değildir.  Şu an itibanyla piyasa fiyatlan 2.30 - 2.70 TL/kg seviyesinde olup gerilemeye devam  etmektedir. Yağmura maruz kalıpta tip dışı veya sanayi tipi tanımına uyan çekirdeksiz kuru üzüm  fiyatları 1.55-1.70 TL/kg seviyesindedir.  Bu tip çekirdeksiz kuru üzümlerin değerlendirilmesindeki en önemli yol suma tesisleridir.  Geçmiş yıllarda yağmur nedeniyle zor durumda kalan üzüm üreticilerinin imdadına yetişmişti.  Ancak özelleştirmeler sonucunda Suma tesisleri sosyal görev yapmak durumunda değildir.  Bu sebeplerle;  1. Üzüm üreticilerinin desteklenmesi düşünülmektemidir?  2. Yağmura maruz kalan üzüm üreticileri için özel destekleme planlanmaktamıdır?  3. Üzüm piyasasını kuvvetlendirici tedbirler düşOnülmektemidir? Bu yönde bir çalışma  varmıdır?  T.C.  TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANLIĞI  Strateji Geliştirme Başkanlığı  SAYİ : B.İ2.0.A.SGB.0.03.610/730 22/02/2010  KONU : Yazılı Soru önergeleri  TÜRKİYE BÜYÜK MÎLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi: 19.01.2010 tarih ve KAN.KAR.MD.A.01.0.GNS.0.10.00.02- 18913 sayılı yazınız.  İlgi yazınız ekinde alınan, Manisa Milletvekili Ahmet ORHAN' a ait 7/11786 ve  7/11787 esas nolu yazılı soru önergelerine ilişkin Bakanlığımız görüşleri ekte  sunulmuştur.  Bilgilerinize arz ederim. t  Mehmet Mehdi EKER  EKLER: B a k a n  1-Görüş 7/11786  2-Görüş 7/11787  - 3 8 4 -
Sayfa 99 -
TBMM B: 64 23 . 2 . 2010  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Aşağıdaki sorulanının Tarım Bakanı, Sayın Mehmet Mehdi EKER tarafından yazılı olarak  cevaplandırılması hususunda gereğini arz ederim.05.01.2010  ^ay^larınüjL  Ahmet ORHAN  MHP Manisa Milletvekili  Türkiye'nin geleneksel ihraç ürünleri arasında önemli yere sahip olan Sultaniye  Çekirdeksiz Üzüm geçtiğimiz sezon 500 milyon dolar seviyesinde ihracat geliri sağlayarak milli  ekonomiye ciddi bir katkı sağlamıştır.  İçinde bulunduğumuz sezonda çeşitli şartlan nedeniyle bir Önceki yıla göre an az % 30  seviyesinde rekolte gerilemesi yaşanmaktadır. Bunun yanı sıra 150 milyon dolann üzerinde  ihracat potansiyeline sahip olan yaş sultaniye üzümde büyük oranda talep azalması  yaşanmıştır..Ayrıca bağ bozumu döneminde yağan yağmurlar neredeyse 10 güne yakın sürmüş,  kurutulmakta olan ürünlerde kilo ve kalite kaybına sebebiyet vermiştir.  Gerek tarımsal gîrdilerdeki fiyat artışı gerekse rekolte nedeniyle, birim ürün maliyeti bir  önceki yıla göre % 100 artmış olmasına rağmen serbest pazar şartlarında oluşan fiyatlar ise bu  beklentilere cevap verecek durumda değildir.  Şu an itibanyla piyasa fiyatlan 2.30 - 2.70 TL/kg seviyesinde olup gerilemeye devam  etmektedir. Yağmura maruz kalıpta tip dışı veya sanayi tipi tanımına uyan çekirdeksiz kuru üzüm  fiyatları 1.55-1.70 TL/kg seviyesindedir.  Bu tip çekirdeksiz kuru üzümlerin değerlendirilmesindeki en önemli yol suma tesisleridir.  Geçmiş yıllarda yağmur nedeniyle zor durumda kalan üzüm üreticilerinin imdadına yetişmişti.  Ancak özelleştirmeler sonucunda Suma tesisleri sosyal görev yapmak durumunda değildir.  Bu sebeplerle;  1. Üzüm üreticilerinin desteklenmesi düşünülmektemidir?  2. Yağmura maruz kalan üzüm üreticileri için özel destekleme planlanmaktamıdır?  3. Üzüm piyasasını kuvvetlendirici tedbirler düşOnülmektemidir? Bu yönde bir çalışma  varmıdır?  T.C.  TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANLIĞI  Strateji Geliştirme Başkanlığı  SAYİ : B.İ2.0.A.SGB.0.03.610/730 22/02/2010  KONU : Yazılı Soru önergeleri  TÜRKİYE BÜYÜK MÎLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi: 19.01.2010 tarih ve KAN.KAR.MD.A.01.0.GNS.0.10.00.02- 18913 sayılı yazınız.  İlgi yazınız ekinde alınan, Manisa Milletvekili Ahmet ORHAN' a ait 7/11786 ve  7/11787 esas nolu yazılı soru önergelerine ilişkin Bakanlığımız görüşleri ekte  sunulmuştur.  Bilgilerinize arz ederim. t  Mehmet Mehdi EKER  EKLER: B a k a n  1-Görüş 7/11786  2-Görüş 7/11787  - 3 8 4 - TBMM B: 64 23 . 2 . 2010  YAZILI SORU ÖNERGESİ  önerge Sahibi: Ahmet ORHAN  Manisa Milletvekili  Esas no : 7/11786  Dünya zeytin ağacı varlığının yüzde 98'inin Akdeniz havzası içinde yer aldığı, Türkiye'nin  dünya sofralık zeytin üretiminde ikinci, siyah zeytin üretiminde birinci sırada yer alırken,  zeytinyağı üretiminde ise beşinci sırada yer almaktadır. Son yıllarda tarım sektörünün  kazanç kapısı olmaktan çıktığı bir gerçek halini almıştır. Girdi maliyetlerinde % 100'ün  üzerine çıkan artışların yaşandığı böyle bir ortamda zeytin üreticisi de olumsuz  etkilenmektedir. Destekleme primlerinin düşüklüğü nedeniyle zeytincilik sıkıntılar  yaşamaktadır. Bir zeytincilik politikamızın olmayışı bu toprakların meyvesi olan zeytin ve  üreticileri için büyük bir eksikliktir. Zeytincilik sektörünün bir plan dahilinde desteklenmesi  ve teşvik edilmesi sektör açısından hayati öneme sahiptir.  SORU 1) Ülkemiz sofralık zeytin üretiminde dünyada ilk sıralarda yer almasına rağmen  ihracatta arzu edilen düzeyde değildir. Bu beklenen ihracat artışını sağlamak için  çalışmalarınız varmıdır?  SORU 2) Dış Pazar taleplerine uygun üretim yapabilecek, yüksek kapasiteli, modern,  mekanizasyona dayalı, rantabl entegre tesislerin kurulması veya mevcut tesislerin bu  standartlara çekilmesinin teşvik edilmesi düşünülmekte midir?  SORU 3) Ülkemizde zeytin işleme sektörü sektörde çalışan kişi ve kurumlan mağdur  etmemek için uzun vadeli düşük faizli krediler verilmesi düşünülmekte midir?  SORU 4) Zeytin fiyatlarının ve zeytinyağı fiyatlarının yan yanya düştüğü bu dönemde  taban fiyatının yüksek tutulması ile ilgili bir çalışma düşünülmekte midir? Enflasyon  oranlarının üzerinde bir fiyat politikasının uygulanması ve fiyat belirlenirken gübre-mazot- elektrik ve ilaç fiyatlarının artışı göz önünde tutularak bir fiyat oluşturulması düşünülmekte  midir?  SORU 5) Zeytin üreticimizin önemli sorunlarından birisi sulamadır. Bu konuda modern,  teknik ürünlerle birlikte desteklenmesi ve geliştirilmesi düşünülmekte midir? Tarımın genel  sorunlarıyla birlikte zeytinde de mazot, gübre, ilaç destekleri gerekmektedir. Bu konudaki  desteklemelerin bir plan dahilinde çalışması var mıdır?  CEVAP 1-2-3-4-5) Zeytinin en iyi yetişme şartlarına sahip olan Ülkemiz, İspanya, İtalya,  Tunus ve Yunanistan gibi diğer Akdeniz ülkeleriyle birlikte dünyanın önde gelen zeytin ve  zeytinyağı üreticilerindendir.  Zeytin, ülkemizde; ticaret, sanayi, toprak muhafazası, işgücü istihdamı, insan sağlığı ve  beslenmesi açısından çok önemli bir yere sahip bulunmaktadır. Ülkemizde zeytin tarımı  2008-2009 sezonu itibariyle, 774 bin hektar dikim alanı ile toplam işlenen tarım alanı içinde  %3,5 lük bir paya, meyvecilik yapılan alanlar içersinde ise %26* lık paya sahiptir.  • Zeytinciliğimizin ve zeytin üreticilerimizin teşvik edilmesi amacıyla 1998 yılında bu yana  kg başına zeytinyağı destekleme primi uygulamaları,  • Dünya standartlarında ve ihracat kalitesinde zeytin yetiştiriciliğine uygun tür vo çeşitlerle  kapama bahçe tesislerinin gerçekleştirilmesi amacıyla 2005 yılından bu yana sertifikalı  fidan desteği ile kapama bahçe tesisi destekleme çalışmalan,  - 3 8 5 -
Sayfa 100 -
TBMM B: 64 23 . 2 . 2010  YAZILI SORU ÖNERGESİ  önerge Sahibi: Ahmet ORHAN  Manisa Milletvekili  Esas no : 7/11786  Dünya zeytin ağacı varlığının yüzde 98'inin Akdeniz havzası içinde yer aldığı, Türkiye'nin  dünya sofralık zeytin üretiminde ikinci, siyah zeytin üretiminde birinci sırada yer alırken,  zeytinyağı üretiminde ise beşinci sırada yer almaktadır. Son yıllarda tarım sektörünün  kazanç kapısı olmaktan çıktığı bir gerçek halini almıştır. Girdi maliyetlerinde % 100'ün  üzerine çıkan artışların yaşandığı böyle bir ortamda zeytin üreticisi de olumsuz  etkilenmektedir. Destekleme primlerinin düşüklüğü nedeniyle zeytincilik sıkıntılar  yaşamaktadır. Bir zeytincilik politikamızın olmayışı bu toprakların meyvesi olan zeytin ve  üreticileri için büyük bir eksikliktir. Zeytincilik sektörünün bir plan dahilinde desteklenmesi  ve teşvik edilmesi sektör açısından hayati öneme sahiptir.  SORU 1) Ülkemiz sofralık zeytin üretiminde dünyada ilk sıralarda yer almasına rağmen  ihracatta arzu edilen düzeyde değildir. Bu beklenen ihracat artışını sağlamak için  çalışmalarınız varmıdır?  SORU 2) Dış Pazar taleplerine uygun üretim yapabilecek, yüksek kapasiteli, modern,  mekanizasyona dayalı, rantabl entegre tesislerin kurulması veya mevcut tesislerin bu  standartlara çekilmesinin teşvik edilmesi düşünülmekte midir?  SORU 3) Ülkemizde zeytin işleme sektörü sektörde çalışan kişi ve kurumlan mağdur  etmemek için uzun vadeli düşük faizli krediler verilmesi düşünülmekte midir?  SORU 4) Zeytin fiyatlarının ve zeytinyağı fiyatlarının yan yanya düştüğü bu dönemde  taban fiyatının yüksek tutulması ile ilgili bir çalışma düşünülmekte midir? Enflasyon  oranlarının üzerinde bir fiyat politikasının uygulanması ve fiyat belirlenirken gübre-mazot- elektrik ve ilaç fiyatlarının artışı göz önünde tutularak bir fiyat oluşturulması düşünülmekte  midir?  SORU 5) Zeytin üreticimizin önemli sorunlarından birisi sulamadır. Bu konuda modern,  teknik ürünlerle birlikte desteklenmesi ve geliştirilmesi düşünülmekte midir? Tarımın genel  sorunlarıyla birlikte zeytinde de mazot, gübre, ilaç destekleri gerekmektedir. Bu konudaki  desteklemelerin bir plan dahilinde çalışması var mıdır?  CEVAP 1-2-3-4-5) Zeytinin en iyi yetişme şartlarına sahip olan Ülkemiz, İspanya, İtalya,  Tunus ve Yunanistan gibi diğer Akdeniz ülkeleriyle birlikte dünyanın önde gelen zeytin ve  zeytinyağı üreticilerindendir.  Zeytin, ülkemizde; ticaret, sanayi, toprak muhafazası, işgücü istihdamı, insan sağlığı ve  beslenmesi açısından çok önemli bir yere sahip bulunmaktadır. Ülkemizde zeytin tarımı  2008-2009 sezonu itibariyle, 774 bin hektar dikim alanı ile toplam işlenen tarım alanı içinde  %3,5 lük bir paya, meyvecilik yapılan alanlar içersinde ise %26* lık paya sahiptir.  • Zeytinciliğimizin ve zeytin üreticilerimizin teşvik edilmesi amacıyla 1998 yılında bu yana  kg başına zeytinyağı destekleme primi uygulamaları,  • Dünya standartlarında ve ihracat kalitesinde zeytin yetiştiriciliğine uygun tür vo çeşitlerle  kapama bahçe tesislerinin gerçekleştirilmesi amacıyla 2005 yılından bu yana sertifikalı  fidan desteği ile kapama bahçe tesisi destekleme çalışmalan,  - 3 8 5 - TBMM B: 64 23 . 2 . 2010  • Tarımsal üreticilerin finansman ihtiyaçlarının uygun koşullarda karşılanması,..tarımsal  üretimin geliştirilmesi, verimliliğin ve kalitenin artırılması amacıyla düşük faizli kredi  kullandırılması çalışmaları,  • Üretimi olumlu etkileyecek organik-iyi tarım uygulamaları, mazot, kimyevi gübre ve  toprak analizi destekleme çalışmaları yürütülmektedir.  Bunun yanı sıra; mevcut politikaların geliştirilmesi ve sorunların çözümü için bütün  sektörün bir araya toplandığı Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi (UZZK), Tarım  Kanunu'nun 11 'inci maddesi gereğince 2007 yılında kurularak, çalışmalarına başlamıştır.  Ayrıca, dünya'da zeytin ve zeytinyağı sektöründe rekabet gücümüzü artırmak amacıyla  1998 yılında üyeliğinden ayrıldığımız Uluslararası Zeytinyağı Konseyine yeniden üye  olunması çalışmaları sürdürülmektedir. Bu yönde yürütülen çalışmalar sonucunda, "2005  Uluslararası Zeytinyağı ve Sofralık Zeytin Anlaşması" TBMM'de kabul edilerek 09.12.2009  tarihinde yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.  YAZILI SORU ÖNERGESİ  önerge Sahibi: Ahmet ORHAN  Manisa Milletvekili  Esas no : 7/11787  Türkiye'nin geleneksel ihraç ürünleri arasında önemli yere sahip olan Sultaniye Çekirdeksiz  Üzüm geçtiğimiz sezon 500 milyon dolar seviyesinde ihracat geliri sağlayarak milli ekonomiye  ciddi bir katkı sağlamıştır.  içinde bulunduğumuz sezonda çeşitli şartlar nedeniyle bir önceki yıla göre an az % 30  seviyesinde rekolte gerilemesi yaşanmaktadır. Bunun yanı sıra 150 milyon doların üzerinde  ihracat potansiyeline sahip olan yaş sultaniye üzümde büyük oranda talep azalması  yaşanmıştır. Ayrıca bağ bozumu döneminde yağan yağmurlar neredeyse 10 güne yalan sürmüş,  kurutulmakta olan ürünlerde kilo ve kalite kaybına sebebiyet vermiştir.  Gerek t a r ımsa l girdilerdeki fiyatartışı gerekse rekolte nedeniyle, birim ürün maliyeti bir önceki  yıla göre % 100 artmış olmasına rağmen serbest pazar şartlarında oluşan fiyatlar ise bu  beklentilere cevap verecek durumda değildir.  Şu an itibanyla piyasa fiyatları 2.30 - 2.70 TL/kg seviyesinde olup gerilemeye devam etmektedir.  Yağmura maruz kalıpta tip dışı veya sanayi tipi tanımına uyan çekirdeksiz kuru üzüm fiyatları  1.55 - 1.70 TL/kg seviyesindedir.  Bu tip çekirdeksiz kuru üzümlerin değerlendirilmesindeki en önemli yol suma tesisleridir. Geçmiş  yıllarda yağmur nedeniyle zor durumda kalan üzüm üreticilerinin imdadına yetişmişti. Ancak  özelleştirmeler sonucunda Suma tesisleri sosyal görev yapmak durumunda değildir.  Bu sebeplerle;  SORU 1) Üzüm üreticilerinin desteklenmesi düşÜnUlmektemidir?  SORU 2) Yağmura maruz kalan üzüm üreticileri için Özel destekleme planlanmaktamıdır?  SORU 3)Üzüm Piyasasını kuvvetlendirici tedbirler düşünül mektemidir? Bu yönde bir çalışma  varandır?  CEVAP 1-2-3) Ülkemiz üzüm üretiminde verim ve kaliteyi artırmak amacıyla; 2009 yılı için  10 dekar ve üzeri bağ tesisi yapan üreticilerimize Sertifikalı Fidan kullanıldığında 200 TL ve  Standart Fidan da ise 100 TL dekar başına destek verilecektir. Buna ilaveten üzüm  Üreticilerinin üretim girdilerinin desteklenmesi amacıyla üreticilere Toprak Tahlili için  2,$ TL/Da, Mazot Desteği için 3,25 TL/Da ve Kimyevi Gübre Desteği için 4,25 TL/Da destek  sulanmaktadır. Ayrıca organik tarım yapan üreticilere dekar başına Organik Tarım için 20  TL ve İyi Tan m Uygulamaları için 15 TL destek verilmektedir. İhracata verilen teşvik  -neticesinde, ihracatımız 600 milyon dolardan 1 milyar dolara çıkması beklenmekte olup, iç  piyasada şu anda perakende fiyatlar 4.00-5.00 TL arasında değişmektedir.  - 3 8 6 -
Sayfa 101 -
TBMM B: 64 23 . 2 . 2010  • Tarımsal üreticilerin finansman ihtiyaçlarının uygun koşullarda karşılanması,..tarımsal  üretimin geliştirilmesi, verimliliğin ve kalitenin artırılması amacıyla düşük faizli kredi  kullandırılması çalışmaları,  • Üretimi olumlu etkileyecek organik-iyi tarım uygulamaları, mazot, kimyevi gübre ve  toprak analizi destekleme çalışmaları yürütülmektedir.  Bunun yanı sıra; mevcut politikaların geliştirilmesi ve sorunların çözümü için bütün  sektörün bir araya toplandığı Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi (UZZK), Tarım  Kanunu'nun 11 'inci maddesi gereğince 2007 yılında kurularak, çalışmalarına başlamıştır.  Ayrıca, dünya'da zeytin ve zeytinyağı sektöründe rekabet gücümüzü artırmak amacıyla  1998 yılında üyeliğinden ayrıldığımız Uluslararası Zeytinyağı Konseyine yeniden üye  olunması çalışmaları sürdürülmektedir. Bu yönde yürütülen çalışmalar sonucunda, "2005  Uluslararası Zeytinyağı ve Sofralık Zeytin Anlaşması" TBMM'de kabul edilerek 09.12.2009  tarihinde yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.  YAZILI SORU ÖNERGESİ  önerge Sahibi: Ahmet ORHAN  Manisa Milletvekili  Esas no : 7/11787  Türkiye'nin geleneksel ihraç ürünleri arasında önemli yere sahip olan Sultaniye Çekirdeksiz  Üzüm geçtiğimiz sezon 500 milyon dolar seviyesinde ihracat geliri sağlayarak milli ekonomiye  ciddi bir katkı sağlamıştır.  içinde bulunduğumuz sezonda çeşitli şartlar nedeniyle bir önceki yıla göre an az % 30  seviyesinde rekolte gerilemesi yaşanmaktadır. Bunun yanı sıra 150 milyon doların üzerinde  ihracat potansiyeline sahip olan yaş sultaniye üzümde büyük oranda talep azalması  yaşanmıştır. Ayrıca bağ bozumu döneminde yağan yağmurlar neredeyse 10 güne yalan sürmüş,  kurutulmakta olan ürünlerde kilo ve kalite kaybına sebebiyet vermiştir.  Gerek t a r ımsa l girdilerdeki fiyatartışı gerekse rekolte nedeniyle, birim ürün maliyeti bir önceki  yıla göre % 100 artmış olmasına rağmen serbest pazar şartlarında oluşan fiyatlar ise bu  beklentilere cevap verecek durumda değildir.  Şu an itibanyla piyasa fiyatları 2.30 - 2.70 TL/kg seviyesinde olup gerilemeye devam etmektedir.  Yağmura maruz kalıpta tip dışı veya sanayi tipi tanımına uyan çekirdeksiz kuru üzüm fiyatları  1.55 - 1.70 TL/kg seviyesindedir.  Bu tip çekirdeksiz kuru üzümlerin değerlendirilmesindeki en önemli yol suma tesisleridir. Geçmiş  yıllarda yağmur nedeniyle zor durumda kalan üzüm üreticilerinin imdadına yetişmişti. Ancak  özelleştirmeler sonucunda Suma tesisleri sosyal görev yapmak durumunda değildir.  Bu sebeplerle;  SORU 1) Üzüm üreticilerinin desteklenmesi düşÜnUlmektemidir?  SORU 2) Yağmura maruz kalan üzüm üreticileri için Özel destekleme planlanmaktamıdır?  SORU 3)Üzüm Piyasasını kuvvetlendirici tedbirler düşünül mektemidir? Bu yönde bir çalışma  varandır?  CEVAP 1-2-3) Ülkemiz üzüm üretiminde verim ve kaliteyi artırmak amacıyla; 2009 yılı için  10 dekar ve üzeri bağ tesisi yapan üreticilerimize Sertifikalı Fidan kullanıldığında 200 TL ve  Standart Fidan da ise 100 TL dekar başına destek verilecektir. Buna ilaveten üzüm  Üreticilerinin üretim girdilerinin desteklenmesi amacıyla üreticilere Toprak Tahlili için  2,$ TL/Da, Mazot Desteği için 3,25 TL/Da ve Kimyevi Gübre Desteği için 4,25 TL/Da destek  sulanmaktadır. Ayrıca organik tarım yapan üreticilere dekar başına Organik Tarım için 20  TL ve İyi Tan m Uygulamaları için 15 TL destek verilmektedir. İhracata verilen teşvik  -neticesinde, ihracatımız 600 milyon dolardan 1 milyar dolara çıkması beklenmekte olup, iç  piyasada şu anda perakende fiyatlar 4.00-5.00 TL arasında değişmektedir.  - 3 8 6 - TBMM B: 64 23 . 2 . 2010  3.- İzmir Milletvekili Bülent Baratalı'nın, özel öğrenci yurtlarının denetimine ilişkin  Başbakandan sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu 'nun cevabı (7/11807)  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Aşağıda yazılı sorularımın Başbakan Sayın Recep Tayip ERDOĞAN tarafından  yazılı olarak yanıtlanması konusunda gereğini arz ederim.  Saygılarımla. .  1- Bakanlar Kurulu kararıyla izinsiz açılan yurtların savcılığa bildirilmesi  uygulamasının kaldırılmasının gerekçeleri nelerdir?  2- özel öğrenci Yurtları Yönetmeliği'nde yapılan bu değişiklik hangi ihtiyaçtan  doğmuştur? Bu değişiklikle amaçlanan kazanımlar nelerdir?  3- Yönetmelik değişikliği ile özel yurtlarda çalışan personelde aranan "milli,  ahlaki, insani değerlere saygılı olmak ve adli sicil kaydı bulunmamak" koşulu  neden kaldırılmıştır?  4- Savcılığa bildirilmeyen özel yurtların denetimi nasıl ve hangi yöntemle  yapılacaktır?  5- Bu yurtlarda işlenecek suçlardan dolayı yurt sahibine ve personeline nasıl bir  yaptırım uygulanacaktır?  - 3 8 7 -
Sayfa 102 -
TBMM B: 64 23 . 2 . 2010  3.- İzmir Milletvekili Bülent Baratalı'nın, özel öğrenci yurtlarının denetimine ilişkin  Başbakandan sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu 'nun cevabı (7/11807)  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Aşağıda yazılı sorularımın Başbakan Sayın Recep Tayip ERDOĞAN tarafından  yazılı olarak yanıtlanması konusunda gereğini arz ederim.  Saygılarımla. .  1- Bakanlar Kurulu kararıyla izinsiz açılan yurtların savcılığa bildirilmesi  uygulamasının kaldırılmasının gerekçeleri nelerdir?  2- özel öğrenci Yurtları Yönetmeliği'nde yapılan bu değişiklik hangi ihtiyaçtan  doğmuştur? Bu değişiklikle amaçlanan kazanımlar nelerdir?  3- Yönetmelik değişikliği ile özel yurtlarda çalışan personelde aranan "milli,  ahlaki, insani değerlere saygılı olmak ve adli sicil kaydı bulunmamak" koşulu  neden kaldırılmıştır?  4- Savcılığa bildirilmeyen özel yurtların denetimi nasıl ve hangi yöntemle  yapılacaktır?  5- Bu yurtlarda işlenecek suçlardan dolayı yurt sahibine ve personeline nasıl bir  yaptırım uygulanacaktır?  - 3 8 7 - T B M M B: 64 23 . 2 . 2 0 1 0  T.C.  MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI  Strateji Geliştirme Başkanlığı  Sayı B.08.0.SGB.0.73.02.00/1116 17/02/2010  Konu : Soru önergesi  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi :a) 20 .01 .2010 tarihli ve A .01 .0 .GNS.0 .10 .00 .02 -7 /11807-19008 /40370 sayılı yazı,  b ) 2 8 . 0 1 . 2 0 1 0 tarihli ve B.O2.0.KKG.O.12/1O6-18O-17/351 sayılı yazı.  İzmir Milletvekili Sayın Bülent B A R A T A L F n ı n , Sayın Başbakanımıza tevcih ettiği.  Sayın Başbakanımızın da kendileri adına Bakanlığımız koordinatörlüğünde cevaplandırıl­ masını tensip ettiği " ö z e l öğrenci yurtlarının denetimine ilişkin" İlgi (b) yazı eki 7 /11807 esas  numaralı yazılı soru önergesi incelenmiştir.  1. ö z e l öğrenci yurdu gibi çalıştırılan yerler, "İşyeri A ç m a v e Çalışma Ruhsatlarına  İlişkin Yönetmel ik" hükümlerine tabi olduklarından bu Yönetmelik gereğince kapatma işlemi  yapılacaktır.  2. ö z e l ö ğ r e n c i Yurtları Yönetmel iği 'nde yapılan değişiklik ile çağın değişen ve  gel işen şartlarına ve Avrupa Birliği normlarına uyum sağlanmıştır.  3 . ö z e l öğrenc i Yurtları Yönetmel iğ i 'nin 7'nci maddesine göre yurt açmak v e  işletmek isteyenlerden adli sicil beyanı ile T.C. kimlik numarası istenmektedir. Böylece  bürokrasinin azaltılması sağlanmakta ve gerekli her türlü bilgi ve belgeye T.C. kimlik  numarası i le ulaşılmaktadır.  Ayrıca aynı Yönetmel iğin 26'ncı maddesine göre yurtlarda görevlendirilen personelde  aranan şartların yanı sıra 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48'inci maddesindeki  "Genel Şartlar" da gerekli koşul olarak belirtilmiştir. Anılan Kanun'un 48' inci maddesinin  "Genel Şartlar" bölümündeki 4 'üncü maddedeki "Kamu haklarından mahrum bulunmamak" ,  5'inci maddedeki; "Taksirli suçlar ve aşağıda sayılan suçlar dışında tescil edi lmiş hükümler  hariç olmak üzere, ağır hapis veya 6 aydan fazla hapis veyahut affa uğramış olsalar bile  Devlet in şahsiyetine karşı iş lenen suçlarda, z immet , ihtilas, irtikab, rüşvet, hırsızlık,  dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı veya şeref ve  haysiyeti kırıcı suçtan veya istimali ve istihlak kaçakçılığı hariç kaçakçılık, resmî ihale v e al ım  satımlara fesat karıştırma, Devlet sırlarım açığa vurma suçlarından dolayı hükümlü  bulunmamak" ifadesi ile çalışacak personelin devlet memuru niteliğinde olması garanti altına  alınmıştır.  Bunun yanı sıra personel hakkında disiplin hükümleri de Yönetmel iğin 26'ncı  maddesinde belirtildiği gibi 4 8 5 7 sayılı İş Kanunu ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel  Sağlık Sigortası Kanunu hükümleri çerçevesinde iş lem görmektedir.  4 . Yönetmel iğin 5'inci maddesine göre yurtların açılması ve işletilmesi Bakanlığın  iznine bağlıdır v e Bakanlık bu yetkisini valilikler aracılığı i le kullanabilir. 43 'üncü maddede;  "Bakanlığın veya mülki idare amirlerinin denetimleri sırasında görevden uzaklaştırmayı  gerektiren fiil suç teşkil ediyor ise mülki idare amirliğince Cumhuriyet Başsavcıl ığına en geç  üç gün içinde bildirilir." denilmektedir.  5 .Yönetmeliğin 45' inci maddesinde yer alan; "Yapılan denetimler sonucunda;  a) Atatürk ilke v e inkılapları i le Cumhuriyetin temel niteliklerine aykırı hareket eden,  Anayasada ifadesini bulan temel hak ve hürriyetleri kötüye kullanan ve öğrencileri bu suçlara  yönelten,  b) Devletin, ülkenin ve milletin bölünmez bütünlüğünü bozma doğrultusunda faaliyet  gösteren,  c) Yapılan uyanlara rağmen tabi oldukları mevzuat hükümlerine ve bu Yönetmelikte  belirtilen esaslara uymayan,  d) öğrenci lerin ve personelin güvenliğini sağlamayan, sorumlu olduğu öğrencilerin  barınma, beslenme ve diğer sosyal ihtiyaçlarım karşılama yükümlülüklerini yerine getirmeyen,  yurtlar hakkında tabi oldukları mevzuat hükümlerine göre kapatma işlemi  Bakanlıkça/valil ikçe yapılır. Vali l ikçe alınan kapatma karan Bakanlığa bildirilir." hükümleri  i le yurt müdürünün 2 8 ' inci maddede belirtildiği gibi "Kanun, tüzük, yönetmelik, genelge ve  emirlere uygun olarak yurdu yönetmek." hükmü doğrultusunda iş lem yapılmaktadır.  Bilgilerinize arz ederim. / / )  Millî Eğitim Bakanı  - 3 8 8 -
Sayfa 103 -
T B M M B: 64 23 . 2 . 2 0 1 0  T.C.  MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI  Strateji Geliştirme Başkanlığı  Sayı B.08.0.SGB.0.73.02.00/1116 17/02/2010  Konu : Soru önergesi  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi :a) 20 .01 .2010 tarihli ve A .01 .0 .GNS.0 .10 .00 .02 -7 /11807-19008 /40370 sayılı yazı,  b ) 2 8 . 0 1 . 2 0 1 0 tarihli ve B.O2.0.KKG.O.12/1O6-18O-17/351 sayılı yazı.  İzmir Milletvekili Sayın Bülent B A R A T A L F n ı n , Sayın Başbakanımıza tevcih ettiği.  Sayın Başbakanımızın da kendileri adına Bakanlığımız koordinatörlüğünde cevaplandırıl­ masını tensip ettiği " ö z e l öğrenci yurtlarının denetimine ilişkin" İlgi (b) yazı eki 7 /11807 esas  numaralı yazılı soru önergesi incelenmiştir.  1. ö z e l öğrenci yurdu gibi çalıştırılan yerler, "İşyeri A ç m a v e Çalışma Ruhsatlarına  İlişkin Yönetmel ik" hükümlerine tabi olduklarından bu Yönetmelik gereğince kapatma işlemi  yapılacaktır.  2. ö z e l ö ğ r e n c i Yurtları Yönetmel iği 'nde yapılan değişiklik ile çağın değişen ve  gel işen şartlarına ve Avrupa Birliği normlarına uyum sağlanmıştır.  3 . ö z e l öğrenc i Yurtları Yönetmel iğ i 'nin 7'nci maddesine göre yurt açmak v e  işletmek isteyenlerden adli sicil beyanı ile T.C. kimlik numarası istenmektedir. Böylece  bürokrasinin azaltılması sağlanmakta ve gerekli her türlü bilgi ve belgeye T.C. kimlik  numarası i le ulaşılmaktadır.  Ayrıca aynı Yönetmel iğin 26'ncı maddesine göre yurtlarda görevlendirilen personelde  aranan şartların yanı sıra 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48'inci maddesindeki  "Genel Şartlar" da gerekli koşul olarak belirtilmiştir. Anılan Kanun'un 48' inci maddesinin  "Genel Şartlar" bölümündeki 4 'üncü maddedeki "Kamu haklarından mahrum bulunmamak" ,  5'inci maddedeki; "Taksirli suçlar ve aşağıda sayılan suçlar dışında tescil edi lmiş hükümler  hariç olmak üzere, ağır hapis veya 6 aydan fazla hapis veyahut affa uğramış olsalar bile  Devlet in şahsiyetine karşı iş lenen suçlarda, z immet , ihtilas, irtikab, rüşvet, hırsızlık,  dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı veya şeref ve  haysiyeti kırıcı suçtan veya istimali ve istihlak kaçakçılığı hariç kaçakçılık, resmî ihale v e al ım  satımlara fesat karıştırma, Devlet sırlarım açığa vurma suçlarından dolayı hükümlü  bulunmamak" ifadesi ile çalışacak personelin devlet memuru niteliğinde olması garanti altına  alınmıştır.  Bunun yanı sıra personel hakkında disiplin hükümleri de Yönetmel iğin 26'ncı  maddesinde belirtildiği gibi 4 8 5 7 sayılı İş Kanunu ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel  Sağlık Sigortası Kanunu hükümleri çerçevesinde iş lem görmektedir.  4 . Yönetmel iğin 5'inci maddesine göre yurtların açılması ve işletilmesi Bakanlığın  iznine bağlıdır v e Bakanlık bu yetkisini valilikler aracılığı i le kullanabilir. 43 'üncü maddede;  "Bakanlığın veya mülki idare amirlerinin denetimleri sırasında görevden uzaklaştırmayı  gerektiren fiil suç teşkil ediyor ise mülki idare amirliğince Cumhuriyet Başsavcıl ığına en geç  üç gün içinde bildirilir." denilmektedir.  5 .Yönetmeliğin 45' inci maddesinde yer alan; "Yapılan denetimler sonucunda;  a) Atatürk ilke v e inkılapları i le Cumhuriyetin temel niteliklerine aykırı hareket eden,  Anayasada ifadesini bulan temel hak ve hürriyetleri kötüye kullanan ve öğrencileri bu suçlara  yönelten,  b) Devletin, ülkenin ve milletin bölünmez bütünlüğünü bozma doğrultusunda faaliyet  gösteren,  c) Yapılan uyanlara rağmen tabi oldukları mevzuat hükümlerine ve bu Yönetmelikte  belirtilen esaslara uymayan,  d) öğrenci lerin ve personelin güvenliğini sağlamayan, sorumlu olduğu öğrencilerin  barınma, beslenme ve diğer sosyal ihtiyaçlarım karşılama yükümlülüklerini yerine getirmeyen,  yurtlar hakkında tabi oldukları mevzuat hükümlerine göre kapatma işlemi  Bakanlıkça/valil ikçe yapılır. Vali l ikçe alınan kapatma karan Bakanlığa bildirilir." hükümleri  i le yurt müdürünün 2 8 ' inci maddede belirtildiği gibi "Kanun, tüzük, yönetmelik, genelge ve  emirlere uygun olarak yurdu yönetmek." hükmü doğrultusunda iş lem yapılmaktadır.  Bilgilerinize arz ederim. / / )  Millî Eğitim Bakanı  - 3 8 8 - TBMM B: 64 23 . 2 . 2010  4.- İzmir Milletvekili Canan Arıtman 'ın, öğrencilere yönelik cinsel istismar olaylarına ilişkin  sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu 'nun cevabı (7/11834)  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Aşağıdaki sorulanının Milli Eğitim Bakam Sayın Nimet ÇUBUKÇU tarafından yazılı  olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.  Son zamanlarda okullarımızda çocuklarımıza karşı cinsel istismar suçlarında artışlar  gözlenmektedir. Geçtiğimiz haftalarda Uşak'uı, Eşme İlçesi'ndeki Yatılı İlköğretim Bölge  Okulunda (YÎBO) iki b z Öğrenciye cinsel istismarda bulunan bir öğretmen (Î.K.) ile temizlik  görevlisinin (F.G.) ve yine aynı şekilde İstanbul'daki bir ilköğretim okulunda görevli bir  temizlik görevlisinin (S.C.), okulun öğrencisi 8 yaşındaki bir erkek öğrenciye tecavüz ettikleri  iddiasıyla tutuklandı klan basında yer almıştır.  1. 2000-2010 yıllan arasında yıllar itibarıyla Milli Eğitim Bakanlığına bağlı tüm  okullarda öğrencilere yönelik kaç cinsel taciz ve tecavüz vakası olmuştur?  2. öğrencilere yönelik cinsel taciz ve tecavüz suçunun faillerinin, zanlılarının ne  kadarı öğretmen-yönetici, ne kadarı hizmetli görevinde olan kişilerdir?  3. Hizmetli görevindeki zanlı kişilerin ne kadan taşeron firma çalışanıdır?  4. Milli Eğitim Bakanlığı bünyesindeki kurumlarda temizlik işlerinin taşeron  firmalara devredilmesiyle okullarda cinsel taciz olaylarının arttığım düşünüyor  musunuz?  5. Cinsel taciz ve tecavüz suçunun mağduru çocukların cinsiyetlerine göre  dağılımı nedir?  6. Çocuklarımızın okullarda cinsel taciz ve tecavüze uğramalarım engellemek  için herhangi bir çalışmanız var mıdır?  7. İlköğretimdeki çocuklarımıza eğitim müfredatı içerisinde kendilerini cinsel  taciz ve tecavüzlerden korumaları konusunda bir eğitim yapılmakta mıdır?  Opr. Dr. Cânân ARİTMAN  İzmir Milletvekili  - 3 8 9 -
Sayfa 104 -
TBMM B: 64 23 . 2 . 2010  4.- İzmir Milletvekili Canan Arıtman 'ın, öğrencilere yönelik cinsel istismar olaylarına ilişkin  sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu 'nun cevabı (7/11834)  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Aşağıdaki sorulanının Milli Eğitim Bakam Sayın Nimet ÇUBUKÇU tarafından yazılı  olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.  Son zamanlarda okullarımızda çocuklarımıza karşı cinsel istismar suçlarında artışlar  gözlenmektedir. Geçtiğimiz haftalarda Uşak'uı, Eşme İlçesi'ndeki Yatılı İlköğretim Bölge  Okulunda (YÎBO) iki b z Öğrenciye cinsel istismarda bulunan bir öğretmen (Î.K.) ile temizlik  görevlisinin (F.G.) ve yine aynı şekilde İstanbul'daki bir ilköğretim okulunda görevli bir  temizlik görevlisinin (S.C.), okulun öğrencisi 8 yaşındaki bir erkek öğrenciye tecavüz ettikleri  iddiasıyla tutuklandı klan basında yer almıştır.  1. 2000-2010 yıllan arasında yıllar itibarıyla Milli Eğitim Bakanlığına bağlı tüm  okullarda öğrencilere yönelik kaç cinsel taciz ve tecavüz vakası olmuştur?  2. öğrencilere yönelik cinsel taciz ve tecavüz suçunun faillerinin, zanlılarının ne  kadarı öğretmen-yönetici, ne kadarı hizmetli görevinde olan kişilerdir?  3. Hizmetli görevindeki zanlı kişilerin ne kadan taşeron firma çalışanıdır?  4. Milli Eğitim Bakanlığı bünyesindeki kurumlarda temizlik işlerinin taşeron  firmalara devredilmesiyle okullarda cinsel taciz olaylarının arttığım düşünüyor  musunuz?  5. Cinsel taciz ve tecavüz suçunun mağduru çocukların cinsiyetlerine göre  dağılımı nedir?  6. Çocuklarımızın okullarda cinsel taciz ve tecavüze uğramalarım engellemek  için herhangi bir çalışmanız var mıdır?  7. İlköğretimdeki çocuklarımıza eğitim müfredatı içerisinde kendilerini cinsel  taciz ve tecavüzlerden korumaları konusunda bir eğitim yapılmakta mıdır?  Opr. Dr. Cânân ARİTMAN  İzmir Milletvekili  - 3 8 9 - TBMM B: 64 23 . 2 . 2010  T.C.  MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI  Strateji Geliştirme Başkanlığı  Sayı : B.08.0.SGB.0.73.02.00/1111 4 7 , n . „ . . n  V - M . 1 / /Uz/ZUlU Konu : Soru Önergesi  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  tlgi : 20.01.2010 tarihli ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-18960 sayılı yazı.  İzmir Milletvekili Sayın Canan ARITMAN'ın "öğrencilere yönelik cinsel istismar  olaylarına ilişkin" tlgi yazı eki 7/11834 esas numaralı yazılı soru önergesi incelenmiştir.  1-2-3-4-5. Bakanlığımız Teftiş Kurulu Başkanlığının kayıtlarına göre; 2000-2010 yıllan  arasında yıllar itibarıyla, Bakanlığımıza bağlı tüm okullarda öğrencilere yönelik cinsel taciz ve  tecavüz iddiaları nedeniyle "Bakanlık Müfettişleri"nce yapılan inceleme-soruşturma sayıları 2000  yılından başlanmak Üzere sırasıyla; 4 ,6 ,4 , 5 ,3 ,2 ,5 , 10, İS, 10 ve 1 'dir.  Bu inceleme-soruşturmalarda itham edilenlerin I7'si yönetici, 47'si öğretmen, 5'i  hizmetli ve Fi memurdur. Hakkında inceleme-soruşturma yapılanlardan taşeron firma elamanı  olarak hizmetli görevini yürüten bulunmamaktadır, tnceleme-soruşturmalara konu taciz ve  tecavüz iddialarının mağduru olan öğrencilerden 2'si erkek, 46'sı kızdır. Ayrıca, bazı  inceleme-soruşturmalarda, olayın mağdurları şahıs olarak belirtilmediğinden sayısal  değerlendirme yapılamamıştır.  Diğer taraftan, 2006 yılı Ağustos ayında yürürlüğe giren "Eğitim Ortamlarında Şiddetin  önlenmesi ve Azaltılması Strateji ve Eylem Planı (2006-2011+)" çerçevesinde Bakanlığımız  eğitim ortamlarında meydana gelen olaylar, Bakanlığımız yönetim programı olan MEBSİS içinde  yer alan "Vaka Analiz Formu" uygulamaları aracılığı ile kayıt altına alınmaktadır. Söz konusu  form aracılığıyla alınan bilgiler arasında "cinsel taciz" ile ilgili verilerin izlenmesini sağlayan bir  bölüm yer almaktadır. Okullar tarafından verilerin girildiği bu bölümde, verilerin tutulmaya  başladığı 2006 yılından itibaren yer alan "cinsel taciz" vaka sayısı; 2006-2007 eğitim-öğretim  yılında 89, 2007-2008 eğitim-öğretim yılında 47, 2008-2009 eğitim-öğretim yılında 29 ve  2009-2010 eğitim-öğretim yılında (Güz dönemi) 4'tür.  6. Bakanlığımızca, çocuk ve gençlerimizin cinsel taciz ve tecavüzü de kapsayan her türlü  riskten korunmasını sağlamak ve psiko-sosyal anlamda daha sağlıklı ortamlarda yetiştirmek  amacıyla gerekli tedbirleri almaktadır. Söz konusu tedbirler hem çocuk ve gençlerimize hem de  velilere yönelik olarak hayata geçirilmektedir.  Çocuk odaklı çalışmalar arasında müfredat içinde de yer alan "İlköğretim ve Ortaöğretim  Kurumları Sınıf Rehberlik Programı" önemli bir yer tutmaktadır. Söz konusu program sınıf ve  okul rehber öğretmenleri tarafından yürütülmektedir. Programın "güvenli ve sağlıklı hayat"  başlıklı bölümü, çocuğun kendi bedenini tanıyarak özerk sınırlarını çizmesine olanak tanıyan,  ayrıca "hayır" deme becerisi kazanmasına yardımcı olan etkinlikleri barındırmaktadır.  Çocuğu merkeze alan bir diğer faaliyet "Yaşam Becerileri Eğitimi Programı"dır. Bu  program, 10-19 yaş arasında olan çocuk ve ergenlere yönelik olarak geliştirilmiş olup "İletişim  Becerileri, Kendini İfade Etme, Stresle Baş Etme, Uzlaşma Becerileri, Çocuk Hakları,  Geleceğimizi Planlamak" modüllerinden oluşmaktadır. Bu program "Akran Eğitimi" modeli ile  birlikte uygulanmaktadır.  7-19 yaş grubu içerisinde çocuğu olan anne babalara yönelik olarak sekiz modülden  - 3 9 0 -
Sayfa 105 -
TBMM B: 64 23 . 2 . 2010  T.C.  MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI  Strateji Geliştirme Başkanlığı  Sayı : B.08.0.SGB.0.73.02.00/1111 4 7 , n . „ . . n  V - M . 1 / /Uz/ZUlU Konu : Soru Önergesi  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  tlgi : 20.01.2010 tarihli ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-18960 sayılı yazı.  İzmir Milletvekili Sayın Canan ARITMAN'ın "öğrencilere yönelik cinsel istismar  olaylarına ilişkin" tlgi yazı eki 7/11834 esas numaralı yazılı soru önergesi incelenmiştir.  1-2-3-4-5. Bakanlığımız Teftiş Kurulu Başkanlığının kayıtlarına göre; 2000-2010 yıllan  arasında yıllar itibarıyla, Bakanlığımıza bağlı tüm okullarda öğrencilere yönelik cinsel taciz ve  tecavüz iddiaları nedeniyle "Bakanlık Müfettişleri"nce yapılan inceleme-soruşturma sayıları 2000  yılından başlanmak Üzere sırasıyla; 4 ,6 ,4 , 5 ,3 ,2 ,5 , 10, İS, 10 ve 1 'dir.  Bu inceleme-soruşturmalarda itham edilenlerin I7'si yönetici, 47'si öğretmen, 5'i  hizmetli ve Fi memurdur. Hakkında inceleme-soruşturma yapılanlardan taşeron firma elamanı  olarak hizmetli görevini yürüten bulunmamaktadır, tnceleme-soruşturmalara konu taciz ve  tecavüz iddialarının mağduru olan öğrencilerden 2'si erkek, 46'sı kızdır. Ayrıca, bazı  inceleme-soruşturmalarda, olayın mağdurları şahıs olarak belirtilmediğinden sayısal  değerlendirme yapılamamıştır.  Diğer taraftan, 2006 yılı Ağustos ayında yürürlüğe giren "Eğitim Ortamlarında Şiddetin  önlenmesi ve Azaltılması Strateji ve Eylem Planı (2006-2011+)" çerçevesinde Bakanlığımız  eğitim ortamlarında meydana gelen olaylar, Bakanlığımız yönetim programı olan MEBSİS içinde  yer alan "Vaka Analiz Formu" uygulamaları aracılığı ile kayıt altına alınmaktadır. Söz konusu  form aracılığıyla alınan bilgiler arasında "cinsel taciz" ile ilgili verilerin izlenmesini sağlayan bir  bölüm yer almaktadır. Okullar tarafından verilerin girildiği bu bölümde, verilerin tutulmaya  başladığı 2006 yılından itibaren yer alan "cinsel taciz" vaka sayısı; 2006-2007 eğitim-öğretim  yılında 89, 2007-2008 eğitim-öğretim yılında 47, 2008-2009 eğitim-öğretim yılında 29 ve  2009-2010 eğitim-öğretim yılında (Güz dönemi) 4'tür.  6. Bakanlığımızca, çocuk ve gençlerimizin cinsel taciz ve tecavüzü de kapsayan her türlü  riskten korunmasını sağlamak ve psiko-sosyal anlamda daha sağlıklı ortamlarda yetiştirmek  amacıyla gerekli tedbirleri almaktadır. Söz konusu tedbirler hem çocuk ve gençlerimize hem de  velilere yönelik olarak hayata geçirilmektedir.  Çocuk odaklı çalışmalar arasında müfredat içinde de yer alan "İlköğretim ve Ortaöğretim  Kurumları Sınıf Rehberlik Programı" önemli bir yer tutmaktadır. Söz konusu program sınıf ve  okul rehber öğretmenleri tarafından yürütülmektedir. Programın "güvenli ve sağlıklı hayat"  başlıklı bölümü, çocuğun kendi bedenini tanıyarak özerk sınırlarını çizmesine olanak tanıyan,  ayrıca "hayır" deme becerisi kazanmasına yardımcı olan etkinlikleri barındırmaktadır.  Çocuğu merkeze alan bir diğer faaliyet "Yaşam Becerileri Eğitimi Programı"dır. Bu  program, 10-19 yaş arasında olan çocuk ve ergenlere yönelik olarak geliştirilmiş olup "İletişim  Becerileri, Kendini İfade Etme, Stresle Baş Etme, Uzlaşma Becerileri, Çocuk Hakları,  Geleceğimizi Planlamak" modüllerinden oluşmaktadır. Bu program "Akran Eğitimi" modeli ile  birlikte uygulanmaktadır.  7-19 yaş grubu içerisinde çocuğu olan anne babalara yönelik olarak sekiz modülden  - 3 9 0 - TBMM B: 64 23 . 2 . 2 0 1 0  oluşan "7-19 Yaş Aile Eğitimi Programı" ile ebeveynlerin çocuklarıyla ilgili bilgi ve becerilerini  güçlendirmek hedeflenmiştir. Adı geçen program ile çocuklarını daha yakından tanımalarına  destek olmak, olumlu davranış kazandırma yöntemlerini öğrenmelerini sağlamak, riskleri  tanıyarak uygun tedbirleri almalarına olanak tanımak, uygun ebeveyn tutum ve tavırlarını fark  ettirmek ve sağlıklı bir şekilde geleceği planlama yollarını içselleştirmelerine katkı sağlamak  amaçlanmıştır. Bu program genel anlamda, hem olası riskleri/çözüm önerilerini önceden ortaya  koyabilmek hem de "Çocuğumu Daha İyi Nasıl Yetiştirebilirim?" sorusuna sağlıklı cevaplar  bulabilmelerini sağlamak amacıyla aileler için geliştirilmiş bir programdır.  Yukarıdaki çalışmalara ek olarak il ve ilçe millî eğitim müdürlükleri bünyesinde,  bölgelerindeki riskli durumlar için koruyucu-önleyici düzeydeki tedbirleri almak ve müdahale  düzeyindeki uygulamaları yapmak amacıyla oluşturulmuş "Psikososyal Müdahale Hizmet  Ekipleri" görev yapmaktadır.  7. İlköğretim Hayat Bilgisi Dersi (1-3. Sınıflar) öğretim Programı'nda; öğrencilere  kazandırılacak beceriler arasında "Güvenlik ve korunmayı sağlama" becerisi kapsamında;  "Suçluluk duymaksızın hayır diyebilme ve niçin hayır dediğini açıklama", öğrencilere  kazandırılacak kişisel nitelikler arasında "öz güven" başlığı altında ise "etkili hayır deme,  haksızlığa uğradığında, bunu sorgulama" yer almakta, aynı derste öğrencilere kazandırılacak ders  kazanımlarında ise;  * A. 1.37. "Okula geliş ve gidişleri sırasında karşılaştığı insanlarla etkileşimde bulunurken  nasıl davranması gerektiğini araştırır."  * B.2.24. "Çevresindekilerin kabul edilemeyen önerileriyle karşılaştığında etkili reddetme  davranışı sergiler",  * A.3.27. "Okula geliş ve gidişlerinde başkalarının kabul edilemez önerileriyle  karşılaştığında etkili reddetme davranışı sergiler." yer almaktadır.  Ayrıca Ortaöğretim 9. Sınıf Sağlık Bilgisi Ders Programı'nda; Üçüncü Ünite, Amaç 28'de  "Kişinin hayatta zor durumlar ve başarısızlıklarla karşılaştığında zorluklarla baş edebilme gücünü  kendinde görmesi gerektiğini söyleme/yazma." ifadesi yer almaktadır.  2003 yılı sonrasında geliştirilen öğretim programlarında yer verilen eleştirel düşünce,  problem çözme, karar verme ve iletişim becerileri de söz konusu konular bağlamında ele  alınabilir.  Bilgilerinize arz ederim.  Millî Eğitim Bakanı  - 3 9 1 -
Sayfa 106 -
TBMM B: 64 23 . 2 . 2 0 1 0  oluşan "7-19 Yaş Aile Eğitimi Programı" ile ebeveynlerin çocuklarıyla ilgili bilgi ve becerilerini  güçlendirmek hedeflenmiştir. Adı geçen program ile çocuklarını daha yakından tanımalarına  destek olmak, olumlu davranış kazandırma yöntemlerini öğrenmelerini sağlamak, riskleri  tanıyarak uygun tedbirleri almalarına olanak tanımak, uygun ebeveyn tutum ve tavırlarını fark  ettirmek ve sağlıklı bir şekilde geleceği planlama yollarını içselleştirmelerine katkı sağlamak  amaçlanmıştır. Bu program genel anlamda, hem olası riskleri/çözüm önerilerini önceden ortaya  koyabilmek hem de "Çocuğumu Daha İyi Nasıl Yetiştirebilirim?" sorusuna sağlıklı cevaplar  bulabilmelerini sağlamak amacıyla aileler için geliştirilmiş bir programdır.  Yukarıdaki çalışmalara ek olarak il ve ilçe millî eğitim müdürlükleri bünyesinde,  bölgelerindeki riskli durumlar için koruyucu-önleyici düzeydeki tedbirleri almak ve müdahale  düzeyindeki uygulamaları yapmak amacıyla oluşturulmuş "Psikososyal Müdahale Hizmet  Ekipleri" görev yapmaktadır.  7. İlköğretim Hayat Bilgisi Dersi (1-3. Sınıflar) öğretim Programı'nda; öğrencilere  kazandırılacak beceriler arasında "Güvenlik ve korunmayı sağlama" becerisi kapsamında;  "Suçluluk duymaksızın hayır diyebilme ve niçin hayır dediğini açıklama", öğrencilere  kazandırılacak kişisel nitelikler arasında "öz güven" başlığı altında ise "etkili hayır deme,  haksızlığa uğradığında, bunu sorgulama" yer almakta, aynı derste öğrencilere kazandırılacak ders  kazanımlarında ise;  * A. 1.37. "Okula geliş ve gidişleri sırasında karşılaştığı insanlarla etkileşimde bulunurken  nasıl davranması gerektiğini araştırır."  * B.2.24. "Çevresindekilerin kabul edilemeyen önerileriyle karşılaştığında etkili reddetme  davranışı sergiler",  * A.3.27. "Okula geliş ve gidişlerinde başkalarının kabul edilemez önerileriyle  karşılaştığında etkili reddetme davranışı sergiler." yer almaktadır.  Ayrıca Ortaöğretim 9. Sınıf Sağlık Bilgisi Ders Programı'nda; Üçüncü Ünite, Amaç 28'de  "Kişinin hayatta zor durumlar ve başarısızlıklarla karşılaştığında zorluklarla baş edebilme gücünü  kendinde görmesi gerektiğini söyleme/yazma." ifadesi yer almaktadır.  2003 yılı sonrasında geliştirilen öğretim programlarında yer verilen eleştirel düşünce,  problem çözme, karar verme ve iletişim becerileri de söz konusu konular bağlamında ele  alınabilir.  Bilgilerinize arz ederim.  Millî Eğitim Bakanı  - 3 9 1 - TBMM B: 64 23 . 2 . 2 0 1 0  5.- İstanbul Milletvekili Fatma Nur Serter 'in, bir köydeki öğretmen yetersizliğine ilişkin sorusu  ve Millî Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu 'nun cevabı (7/11836)  07. 01. 2010  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA,  Aşağıda yer alan sorumun Milli Eğitim Bakanı Sayın Nimet ÇUBUKÇU tarafından  yazılı olarak yanıtlanmasını saygılarımla arz ederim.  İstanbul Milletvekili  Kayseri Tomarca'nın Cücün Köyü'nde yaşayan vatandaşlar; köylerinde 8 dershaneli  bir okul bulunduğunu, okulun fiziksel koşulları uygun olmasına karşın, öğretmen yetersizliği  nedeniyle farklı yaş ve sınıflardaki öğrencilerin birlikte eğitim gördüklerini ifade  etmektedirler. Bununla beraber, vatandaşlar bu sorunun AKP Milletvekilleri aracılığı ile  Hükümetinize defalarca bildirildiğini ancak kendilerine "Norm Kadro çerçevesinde  Köylerinde öğretmen eksiği olmadığı" cevabının verildiğini belirtmektedirler.  Bu sorun Hükümetinizin gündeminde midir? Bu çerçevede alınması planlanan  önlemler nelerdir?  T.C.  MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI  Strateji Geliştirme Başkanlığı  Sayı : B.08.0.SGB.0.73.02.00/1118 17/02/2010  Konu : Soru önergesi  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi :20.01.2010 tarihli ve A.Ol.O.GNS.0.10.00.02-18960 sayılı yazı.  İstanbul Milletvekili Sayın Fatma Nur SERTER'in "Bir köydeki öğretmen  yetersizliğine ilişkin" tlgi yazı eki 7/11836 esas numaralı yazılı soru önergesi incelenmiştir.  Bakanlığımız MEBBİS veri kayıtlarının incelenmesi sonucu; 26.01.2010 tarihi  itibarıyla Kayseri ili Tomarza ilçesi Cücün İlköğretim Okulunda 12 norm kadro bulunmasına  karşılık 9 öğretmenin görev yaptığı anlaşılmıştır.  Ancak, Bakanlığımızca öğretmen ihtiyacı, Maliye Bakanlığınca Bakanlığımıza verilen  kadro kullanım izni sınırlılığında kadrolu ya da sözleşmeli pozisyon çerçevesinde il millî  eğitim müdürlüklerince ÎLSİS Kontenjan Modülü'ne yansıtılan alanlar ve eğitim kurumu  bilgileri doğrultusunda kadrolu ve sözleşmeli öğretmen, ataması/görevlendirmesi yapılarak  karşılanmaya çalışılmakta, bu şekilde karşılanamayan eğitim kurumlarımızın öğretmen ihtiyacı,  vekil ve ücretli öğretmen görevlendirmeleri ile karşılanmaktadır.  Kayseri Valiliğince konuya ilişkin olarak;  a) Söz konusu öğretmen açığının, biriyle ilgili ücretli öğretmen görevlendirilmesi  yapılarak ve ikisiyle ilgili de diğer öğretmenler tarafından derse girilerek giderildiği,  b) Okulun 1-5 sınıflar arası öğrenci sayısı 64 olduğundan ilgili mevzuat hükümleri  gereği birleştirilmiş sınıf uygulamasına geçildiği  belirtilmektedir.  Bilgilerinize arz ederim.  Millî Eğitim Bakanı  - 3 9 2 -
Sayfa 107 -
TBMM B: 64 23 . 2 . 2 0 1 0  5.- İstanbul Milletvekili Fatma Nur Serter 'in, bir köydeki öğretmen yetersizliğine ilişkin sorusu  ve Millî Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu 'nun cevabı (7/11836)  07. 01. 2010  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA,  Aşağıda yer alan sorumun Milli Eğitim Bakanı Sayın Nimet ÇUBUKÇU tarafından  yazılı olarak yanıtlanmasını saygılarımla arz ederim.  İstanbul Milletvekili  Kayseri Tomarca'nın Cücün Köyü'nde yaşayan vatandaşlar; köylerinde 8 dershaneli  bir okul bulunduğunu, okulun fiziksel koşulları uygun olmasına karşın, öğretmen yetersizliği  nedeniyle farklı yaş ve sınıflardaki öğrencilerin birlikte eğitim gördüklerini ifade  etmektedirler. Bununla beraber, vatandaşlar bu sorunun AKP Milletvekilleri aracılığı ile  Hükümetinize defalarca bildirildiğini ancak kendilerine "Norm Kadro çerçevesinde  Köylerinde öğretmen eksiği olmadığı" cevabının verildiğini belirtmektedirler.  Bu sorun Hükümetinizin gündeminde midir? Bu çerçevede alınması planlanan  önlemler nelerdir?  T.C.  MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI  Strateji Geliştirme Başkanlığı  Sayı : B.08.0.SGB.0.73.02.00/1118 17/02/2010  Konu : Soru önergesi  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi :20.01.2010 tarihli ve A.Ol.O.GNS.0.10.00.02-18960 sayılı yazı.  İstanbul Milletvekili Sayın Fatma Nur SERTER'in "Bir köydeki öğretmen  yetersizliğine ilişkin" tlgi yazı eki 7/11836 esas numaralı yazılı soru önergesi incelenmiştir.  Bakanlığımız MEBBİS veri kayıtlarının incelenmesi sonucu; 26.01.2010 tarihi  itibarıyla Kayseri ili Tomarza ilçesi Cücün İlköğretim Okulunda 12 norm kadro bulunmasına  karşılık 9 öğretmenin görev yaptığı anlaşılmıştır.  Ancak, Bakanlığımızca öğretmen ihtiyacı, Maliye Bakanlığınca Bakanlığımıza verilen  kadro kullanım izni sınırlılığında kadrolu ya da sözleşmeli pozisyon çerçevesinde il millî  eğitim müdürlüklerince ÎLSİS Kontenjan Modülü'ne yansıtılan alanlar ve eğitim kurumu  bilgileri doğrultusunda kadrolu ve sözleşmeli öğretmen, ataması/görevlendirmesi yapılarak  karşılanmaya çalışılmakta, bu şekilde karşılanamayan eğitim kurumlarımızın öğretmen ihtiyacı,  vekil ve ücretli öğretmen görevlendirmeleri ile karşılanmaktadır.  Kayseri Valiliğince konuya ilişkin olarak;  a) Söz konusu öğretmen açığının, biriyle ilgili ücretli öğretmen görevlendirilmesi  yapılarak ve ikisiyle ilgili de diğer öğretmenler tarafından derse girilerek giderildiği,  b) Okulun 1-5 sınıflar arası öğrenci sayısı 64 olduğundan ilgili mevzuat hükümleri  gereği birleştirilmiş sınıf uygulamasına geçildiği  belirtilmektedir.  Bilgilerinize arz ederim.  Millî Eğitim Bakanı  - 3 9 2 - TBMM B: 64 23 . 2 . 2010  6.- Yalova Milletvekili Muharrem Ince'nin, iş bırakma eylemine katılan kamu görevlilerinin  durumuna ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu'nun cevabı (7/11837)  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞl'NA  Aşağıdaki somlarımın Milli Eğitim Bakanı Sayın Nimet Çubukçu tarafından yazılı  olarak yanıtlanmasını saygılarımla arz ederim. 07 .01 .2010  • Muharrem ÎNCE  Yalova Milletvekili  25 Kasım 2009 günü Kamu Çalışanları Konfederasyon ve Sendikalarının kararlan  doğrultusunda 1 günlük iş bırakma eylemi yapmışlardır.  Bu eylemle ilgili olarak Bakanlığınız nezdinde;  1- Eyleme katılan yani o gün göreve gelmeyen kamu çalışanı sayısı kaçtır?  2- Eylem nedeniyle soruşturma açılan personel sayısı kaçtır?  3- Eylem nedeniyle soruşturma açılıp ceza verilen personel sayısı kaçtır?  4- Bilindiği gibi bu cezalar 1 gün mazeretsiz olarak göreve gelmemekten dolayı  verilmektedir.  a- Oysaki konu ile ilgili Danıştay kararlarında çalışanın sendikasının aldığı karar  doğrultusunda göreve gelmemesi mazeret olarak kabul görmektedir.  b- Anayasamızın 90.maddesi uyarınca "Usulüne göre yürürlüğe konulmuş  milletlerarası anlaşmalar kanun hükmündedir." ÎLO Sözleşmeleri de devletimizce  usulsüne uygun olarak kabul edilmiştir ve bu sözleşmeler gereği bu eylem hukuk  kuralları içerisindedir.  Bu bilgiler ışığında 25 Kasım 2009 tarihinde sendikasının kararı doğrultusunda  göreve gelmeyen personellere ceza verilmesinin hukuki gerekçesi nedir?  5- Ceza verilmesini emreden ve uygulayanlar hakkında; Türk Ceza Kanununun ''Sendikal  hakların kullanılmasının engellenmesi" başlıklı 118. maddesi ise "Bir kimseye karşı  bir sendikaya üye olmaya veya olmamaya, sendikanın faaliyetlerine katılmaya veya  katılmamaya, sendikadan veya sendika yönetimindeki görevinden ayrılmaya zorlamak  amacıyla, cebir veya tehdit kullanan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile  cezalandırılır. Cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla  bir sendikanın faaliyetlerinin engellenmesi hâlinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis  cezasına hükmolunur." Hükümlerine istinaden suç duyurusunda bulunulduğu taktirde  emir verenler suçlu duruma düşmeyecekler midir?  6- Tüm bu kargaşa ortamını ortadan kaldırmak adına bakanlığınızca hukuki bir  değerlendirme yapılarak konunun muhatabı olan yöneticileri uyarmayı düşünüyor  musunuz?  7- Konu ile ilgili olarak ülke genelinde birlik sağlanması adınabir çalışmanız var mıdır?  8- Bir hukukçu olarak eylemin hukuk kuralları içerisinde yapılmış bir eylem olarak mı  yoksa cezai işlem uygulanması gereken bir eylem olarak mı görüyorsunuz?  - 3 9 3 -
Sayfa 108 -
TBMM B: 64 23 . 2 . 2010  6.- Yalova Milletvekili Muharrem Ince'nin, iş bırakma eylemine katılan kamu görevlilerinin  durumuna ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu'nun cevabı (7/11837)  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞl'NA  Aşağıdaki somlarımın Milli Eğitim Bakanı Sayın Nimet Çubukçu tarafından yazılı  olarak yanıtlanmasını saygılarımla arz ederim. 07 .01 .2010  • Muharrem ÎNCE  Yalova Milletvekili  25 Kasım 2009 günü Kamu Çalışanları Konfederasyon ve Sendikalarının kararlan  doğrultusunda 1 günlük iş bırakma eylemi yapmışlardır.  Bu eylemle ilgili olarak Bakanlığınız nezdinde;  1- Eyleme katılan yani o gün göreve gelmeyen kamu çalışanı sayısı kaçtır?  2- Eylem nedeniyle soruşturma açılan personel sayısı kaçtır?  3- Eylem nedeniyle soruşturma açılıp ceza verilen personel sayısı kaçtır?  4- Bilindiği gibi bu cezalar 1 gün mazeretsiz olarak göreve gelmemekten dolayı  verilmektedir.  a- Oysaki konu ile ilgili Danıştay kararlarında çalışanın sendikasının aldığı karar  doğrultusunda göreve gelmemesi mazeret olarak kabul görmektedir.  b- Anayasamızın 90.maddesi uyarınca "Usulüne göre yürürlüğe konulmuş  milletlerarası anlaşmalar kanun hükmündedir." ÎLO Sözleşmeleri de devletimizce  usulsüne uygun olarak kabul edilmiştir ve bu sözleşmeler gereği bu eylem hukuk  kuralları içerisindedir.  Bu bilgiler ışığında 25 Kasım 2009 tarihinde sendikasının kararı doğrultusunda  göreve gelmeyen personellere ceza verilmesinin hukuki gerekçesi nedir?  5- Ceza verilmesini emreden ve uygulayanlar hakkında; Türk Ceza Kanununun ''Sendikal  hakların kullanılmasının engellenmesi" başlıklı 118. maddesi ise "Bir kimseye karşı  bir sendikaya üye olmaya veya olmamaya, sendikanın faaliyetlerine katılmaya veya  katılmamaya, sendikadan veya sendika yönetimindeki görevinden ayrılmaya zorlamak  amacıyla, cebir veya tehdit kullanan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile  cezalandırılır. Cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla  bir sendikanın faaliyetlerinin engellenmesi hâlinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis  cezasına hükmolunur." Hükümlerine istinaden suç duyurusunda bulunulduğu taktirde  emir verenler suçlu duruma düşmeyecekler midir?  6- Tüm bu kargaşa ortamını ortadan kaldırmak adına bakanlığınızca hukuki bir  değerlendirme yapılarak konunun muhatabı olan yöneticileri uyarmayı düşünüyor  musunuz?  7- Konu ile ilgili olarak ülke genelinde birlik sağlanması adınabir çalışmanız var mıdır?  8- Bir hukukçu olarak eylemin hukuk kuralları içerisinde yapılmış bir eylem olarak mı  yoksa cezai işlem uygulanması gereken bir eylem olarak mı görüyorsunuz?  - 3 9 3 - TBMM B: 64 23 . 2 . 2010  T.C.  MÎLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI  Strateji Geliştirme Başkanlığı  Sayı : B.08.0.SGB.0.73.02.00/1119  Konu : Soru önergesi 17/02/2010  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi :20.01.2010 tarihli ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-18960 sayılı yazı.  Yalova Milletvekili Sayın Muharrem ÎNCE'nin "İş bırakma eylemine katılan kamu  görevlilerinin durumuna ilişkin" tlgi yazı eki 7/11837 esas numaralı yazılı soru önergesi  incelenmiştir.  25 Kasım 2009 günü kamu çalışanları konfederasyonu ve sendikalarının kararları  doğrultusunda bir günlük iş bırakma eylemine katılanlara ilişkin iller tarafından, personel  hakkında Bakanlığımız Personel Genel Müdürlüğüne intikal ettirilen herhangi bir ihbar ve  isim listesi ve Bakanlığımızca açılan bir soruşturma bulunmamaktadır.  Bilgilerinize arz ederim.  Millî Eğitim Bakanı  - 3 9 4 -
Sayfa 109 -
TBMM B: 64 23 . 2 . 2010  T.C.  MÎLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI  Strateji Geliştirme Başkanlığı  Sayı : B.08.0.SGB.0.73.02.00/1119  Konu : Soru önergesi 17/02/2010  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi :20.01.2010 tarihli ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-18960 sayılı yazı.  Yalova Milletvekili Sayın Muharrem ÎNCE'nin "İş bırakma eylemine katılan kamu  görevlilerinin durumuna ilişkin" tlgi yazı eki 7/11837 esas numaralı yazılı soru önergesi  incelenmiştir.  25 Kasım 2009 günü kamu çalışanları konfederasyonu ve sendikalarının kararları  doğrultusunda bir günlük iş bırakma eylemine katılanlara ilişkin iller tarafından, personel  hakkında Bakanlığımız Personel Genel Müdürlüğüne intikal ettirilen herhangi bir ihbar ve  isim listesi ve Bakanlığımızca açılan bir soruşturma bulunmamaktadır.  Bilgilerinize arz ederim.  Millî Eğitim Bakanı  - 3 9 4 - TBMM B: 64 2 3 . 2 .2010  7.- Yalova Milletvekili Muharrem İnce'nin, Pendik'teki bir lisenin öğretmen kadrolarına ilişkin  sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu 'nun cevabı (7/11839)  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Aşağıdaki sorularımın Milli Eğitim Bakanı Sayın Nimet Çubukçu tarafından yazılı  olarak yanıtlanmasını saygılarımla arz ederim. 07.01.2010  1- Pendik Anadolu Teknik, Anadolu Meslek Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi'ndc şu  anda kaç öğretmen görev yapmaktadır? Bu öğrelmenlerden kaçı ücretli, kaçı  sözleşmeli, kaçı kadroludur?  2- Kadrosu bu okulda olup da başka okulda görev yapan öğretmen var mıdır? Var ise bu  öğretmenlerin branşı, görevlendirildikleri okul ve görevlendirme gerekçeleri nelerdir?  3- Bu okulda kültür derslerine giren öğretmenlerin 45'inin ücretli, 1 Tinin kadrolu olduğu  doğru mudur?  4- Bu okulda 1800 öğrenci bulunmasına rağmen 1 rehber öğretmenin görev yaptığı doğru  mudur?  5- Bu okuldaki öğretmen açığı sayısı kaçtır?  İlgi :20.01.2010 tarihli ve A.Ol.O.GNS.0.10.00.02-18960 sayılı yasa.  Yalova Milletvekili Sayın Muharrem İNCE'nin, "Pendik'teki bir lisenin öğretmen  kadrolarına ilişkin" İlgi yazı eki 7/11839 esas numaralı yazılı soru önergesi incelenmiştir.  İstanbul'daki soruya konu Okulda 107 norm kadro bulunmasına karşın 60 kadrolu, 1  sözleşmeli ve 44 ücretli öğretmen görev yapmaktadır. Rehber öğretmen sayısı ise 1 'dir.  Bakanlığımızca öğretmen ihtiyacı, Maliye Bakanlığınca Bakanlığımıza verilen kadro  kullanım izni sınırlılığında kadrolu ya da sözleşmeli pozisyon çerçevesinde il millî eğitim  müdürlüklerince İLStS Kontenjan Modülü'ne yansıtılan alanlar ve eğitim kurumu bilgileri  doğrultusunda kadrolu ve sözleşmeli öğretmen ataması/görevlendirmesi yapılarak  karşılanmaya çalışılmaktadır. Bu şekilde karşılanamayan eğitim kurumlarımızın öğretmen  ihtiyacı, vekil ve ücretli öğretmen görevlendirmeleri ile karşılanmaktadır. ı  Bilgilerinize arz ederim. n f\  < Muharrem İNCE  Yalova Milletvekili  T.C.  MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI  Strateji Geliştirme Başkanlığı  Sayı : B.08.0.SGB.0.73.02.00/1109  Konu : Soru önergesi 17/02/2010  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Millî Eğitim Bakanı  - 3 9 5 -
Sayfa 110 -
TBMM B: 64 2 3 . 2 .2010  7.- Yalova Milletvekili Muharrem İnce'nin, Pendik'teki bir lisenin öğretmen kadrolarına ilişkin  sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu 'nun cevabı (7/11839)  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Aşağıdaki sorularımın Milli Eğitim Bakanı Sayın Nimet Çubukçu tarafından yazılı  olarak yanıtlanmasını saygılarımla arz ederim. 07.01.2010  1- Pendik Anadolu Teknik, Anadolu Meslek Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi'ndc şu  anda kaç öğretmen görev yapmaktadır? Bu öğrelmenlerden kaçı ücretli, kaçı  sözleşmeli, kaçı kadroludur?  2- Kadrosu bu okulda olup da başka okulda görev yapan öğretmen var mıdır? Var ise bu  öğretmenlerin branşı, görevlendirildikleri okul ve görevlendirme gerekçeleri nelerdir?  3- Bu okulda kültür derslerine giren öğretmenlerin 45'inin ücretli, 1 Tinin kadrolu olduğu  doğru mudur?  4- Bu okulda 1800 öğrenci bulunmasına rağmen 1 rehber öğretmenin görev yaptığı doğru  mudur?  5- Bu okuldaki öğretmen açığı sayısı kaçtır?  İlgi :20.01.2010 tarihli ve A.Ol.O.GNS.0.10.00.02-18960 sayılı yasa.  Yalova Milletvekili Sayın Muharrem İNCE'nin, "Pendik'teki bir lisenin öğretmen  kadrolarına ilişkin" İlgi yazı eki 7/11839 esas numaralı yazılı soru önergesi incelenmiştir.  İstanbul'daki soruya konu Okulda 107 norm kadro bulunmasına karşın 60 kadrolu, 1  sözleşmeli ve 44 ücretli öğretmen görev yapmaktadır. Rehber öğretmen sayısı ise 1 'dir.  Bakanlığımızca öğretmen ihtiyacı, Maliye Bakanlığınca Bakanlığımıza verilen kadro  kullanım izni sınırlılığında kadrolu ya da sözleşmeli pozisyon çerçevesinde il millî eğitim  müdürlüklerince İLStS Kontenjan Modülü'ne yansıtılan alanlar ve eğitim kurumu bilgileri  doğrultusunda kadrolu ve sözleşmeli öğretmen ataması/görevlendirmesi yapılarak  karşılanmaya çalışılmaktadır. Bu şekilde karşılanamayan eğitim kurumlarımızın öğretmen  ihtiyacı, vekil ve ücretli öğretmen görevlendirmeleri ile karşılanmaktadır. ı  Bilgilerinize arz ederim. n f\  < Muharrem İNCE  Yalova Milletvekili  T.C.  MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI  Strateji Geliştirme Başkanlığı  Sayı : B.08.0.SGB.0.73.02.00/1109  Konu : Soru önergesi 17/02/2010  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Millî Eğitim Bakanı  - 3 9 5 - T B M M B: 64 23 . 2 . 2010  8.- Kahramanmaraş Milletvekili Durdu Özbolat'ın, felsefe dersindeki müfredat değişikliğine  ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu 'nun cevabı (7/11840)  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Aşağıdaki sorulanmın Milli Eğitim Bakanı Sayın Nimet ÇUByKÇU tarafından yazılı  olarak cevaplandırılmasını arz ederim.  )LAT  Cumhuriyet Halk Partisi  Kahramanmaraş Milletvekili  Liselerimizde okutulan, Felsefe, Sosyoloji, Psikoloji dersleri müfredatları Talim  Terbiye Kurulu'nun kararıyla değiştirildi, özellikle Felsefe dersinin müfredatında yapılan  değişiklikler Akademik Çevreler ve Felsefe öğretmenleri arasında tartışma yarattı.  Bu açıklamalarım doğrultusunda;  1 - Bilim Felsefesinin ünitesinin son sıraya alınıp, Din Felsefesi ünitesinin 2  ünite öne alınmasının pedagojik bir açıklaması ve yaran var mıdır?  2- Müfredat Sisteminin açık bir biçimde muhafazakarlaştığı, Türk-lslam  Sentezi anlayışına dikkat çekici bir biçimde ağırlık verildiği iddiası doğru  mudur?  3- Felsefeye giriş ünitesi Felsefe-Hikmet tartışması ile başlamaz. Bu durumun  Felsefenin ruhuna aykırı olduğu iddia edilmektedir. Bu iddia doğru mudur?  4- Müfredattaki değişikliğin İslam Felsefesi Uzmanı ve Vatikan Büyükelçisi  Prf.Dr. Kenan GÜRSOY'un Başkanlığında bir Komisyon tarafından  hazırlandığı yeterince tartışılmadığı başta Felsefeciler Demeği olmak üzere  birçok Akademik Kurul ve Kişiden bir sır gibi saklandığı düşüncesi  yaygındır. Bu düşünce doğru mudur?  - 3 9 6 -
Sayfa 111 -
T B M M B: 64 23 . 2 . 2010  8.- Kahramanmaraş Milletvekili Durdu Özbolat'ın, felsefe dersindeki müfredat değişikliğine  ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu 'nun cevabı (7/11840)  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Aşağıdaki sorulanmın Milli Eğitim Bakanı Sayın Nimet ÇUByKÇU tarafından yazılı  olarak cevaplandırılmasını arz ederim.  )LAT  Cumhuriyet Halk Partisi  Kahramanmaraş Milletvekili  Liselerimizde okutulan, Felsefe, Sosyoloji, Psikoloji dersleri müfredatları Talim  Terbiye Kurulu'nun kararıyla değiştirildi, özellikle Felsefe dersinin müfredatında yapılan  değişiklikler Akademik Çevreler ve Felsefe öğretmenleri arasında tartışma yarattı.  Bu açıklamalarım doğrultusunda;  1 - Bilim Felsefesinin ünitesinin son sıraya alınıp, Din Felsefesi ünitesinin 2  ünite öne alınmasının pedagojik bir açıklaması ve yaran var mıdır?  2- Müfredat Sisteminin açık bir biçimde muhafazakarlaştığı, Türk-lslam  Sentezi anlayışına dikkat çekici bir biçimde ağırlık verildiği iddiası doğru  mudur?  3- Felsefeye giriş ünitesi Felsefe-Hikmet tartışması ile başlamaz. Bu durumun  Felsefenin ruhuna aykırı olduğu iddia edilmektedir. Bu iddia doğru mudur?  4- Müfredattaki değişikliğin İslam Felsefesi Uzmanı ve Vatikan Büyükelçisi  Prf.Dr. Kenan GÜRSOY'un Başkanlığında bir Komisyon tarafından  hazırlandığı yeterince tartışılmadığı başta Felsefeciler Demeği olmak üzere  birçok Akademik Kurul ve Kişiden bir sır gibi saklandığı düşüncesi  yaygındır. Bu düşünce doğru mudur?  - 3 9 6 - TBMM B: 64 23 . 2 . 2010  T.C.  MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI  Strateji Geliştirme Başkanlığı  Sayı : B.08.0.SGB.0.73.02.00/1110  Konu : Soru önergesi 17/02/2010  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi :20.01.2010 tarihli ve A.Ol.O.GNS.0.10.00.02-18960 sayılı yazı.  Kahramanmaraş Milletvekili Sayın Durdu ÖZBOLAT'ın, "Felsefe dersindeki  müfredat değişikliğine ilişkin" ilgi yazı eki 7/11840 esas numaralı yazılı soru önergesi  incelenmiştir.  1. Felsefe Dersi öğretim Programı'nda yer alan ünitelerin yapılandırılması akademik  ve pedagojik olarak hem akademisyenler hem de lise öğretmenleri ile yapılan çalışmalar  sonucunda gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmalar sonucunda, Felsefe Dersi öğretim Programı'nın  özellikle sistematik bir biçimde düzenlenmesi Öğrencilerin felsefeyi kavramaları açısından  uygun bulunmuştur. Felsefenin tanımı, sorulan, problematikleri ve konulan hakkında genel  bir giriş yapıldıktan sonra, felsefenin temel disiplinlerine geçilmiştir.  Sistematik ve pedagojik olarak sıralanmış olan ünitelerin bu sıralaması bir önem  sıralaması değildir. Bilim felsefesinin, felsefenin bütünü kavrandıktan sonra ele alınması  konunun içeriği ve anlamı bakımından uygun bulunmuştur.  2. Müfredat sistemi, kullanılan öğretim yöntem ve teknikleri bakımından  değiştirilmiştir. Programlarda daha çok yapılandırmacı yaklaşım anlayışı benimsenmiş ve  öğrencilerin derse katılımını artırmak hedeflenmiştir, öğrenciye ve öğretmene özgürlük alanı  sağlayan, tanışma imkânı veren bir yöntem kullanılmış, müfredat etkinliklerle  zenginleştirilmiş olup söz konusu iddianın gerçekle ilgisi bulunmamaktadır.  3. "Felsefeye Giriş Ünitesi" zaten "Felsefe-Hikmet" tartışması ile başlamamaktadır.  Felsefe dersine, felsefe kavramının kökeni ve filozoflara göre farklı tanımlannın yapıldığı  vurgulanarak başlanmaktadır. Felsefe (philosophia) kavramının kökeni hakkında bilgi  verilirken felsefe kavramına esas olan varlık, bilgi ve değer üzerinde tam ve bütün bir bilgiye  ulaşılması anlamındaki hikmet (bilgelik/sophia) kavramına değinilmektedir. Felsefede  sorgulamanın esas olduğu vurgulanarak felsefenin hikmet demek olmadığı, hikmeti sevme ve  ona yönelme anlamında bir bilgi olduğu açıklanmaktadır. Felsefe (philosophia) ve hikmet  (bilgelik/sophia) arasındaki etkileşim ve ilişki ifade edilmektedir. Bu bir "Felsefe-Hikmet"  tartışması değildir, felsefe kavramının irdelenmesi ve bilgelik sevgisi demek olan felsefenin,  bilgelik kavramı ile ilişkisini ele almaktır. Bu ele alış, felsefenin ruhuna aykın değildir,  felsefenin ruhudur.  - 3 9 7 -
Sayfa 112 -
TBMM B: 64 23 . 2 . 2010  T.C.  MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI  Strateji Geliştirme Başkanlığı  Sayı : B.08.0.SGB.0.73.02.00/1110  Konu : Soru önergesi 17/02/2010  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi :20.01.2010 tarihli ve A.Ol.O.GNS.0.10.00.02-18960 sayılı yazı.  Kahramanmaraş Milletvekili Sayın Durdu ÖZBOLAT'ın, "Felsefe dersindeki  müfredat değişikliğine ilişkin" ilgi yazı eki 7/11840 esas numaralı yazılı soru önergesi  incelenmiştir.  1. Felsefe Dersi öğretim Programı'nda yer alan ünitelerin yapılandırılması akademik  ve pedagojik olarak hem akademisyenler hem de lise öğretmenleri ile yapılan çalışmalar  sonucunda gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmalar sonucunda, Felsefe Dersi öğretim Programı'nın  özellikle sistematik bir biçimde düzenlenmesi Öğrencilerin felsefeyi kavramaları açısından  uygun bulunmuştur. Felsefenin tanımı, sorulan, problematikleri ve konulan hakkında genel  bir giriş yapıldıktan sonra, felsefenin temel disiplinlerine geçilmiştir.  Sistematik ve pedagojik olarak sıralanmış olan ünitelerin bu sıralaması bir önem  sıralaması değildir. Bilim felsefesinin, felsefenin bütünü kavrandıktan sonra ele alınması  konunun içeriği ve anlamı bakımından uygun bulunmuştur.  2. Müfredat sistemi, kullanılan öğretim yöntem ve teknikleri bakımından  değiştirilmiştir. Programlarda daha çok yapılandırmacı yaklaşım anlayışı benimsenmiş ve  öğrencilerin derse katılımını artırmak hedeflenmiştir, öğrenciye ve öğretmene özgürlük alanı  sağlayan, tanışma imkânı veren bir yöntem kullanılmış, müfredat etkinliklerle  zenginleştirilmiş olup söz konusu iddianın gerçekle ilgisi bulunmamaktadır.  3. "Felsefeye Giriş Ünitesi" zaten "Felsefe-Hikmet" tartışması ile başlamamaktadır.  Felsefe dersine, felsefe kavramının kökeni ve filozoflara göre farklı tanımlannın yapıldığı  vurgulanarak başlanmaktadır. Felsefe (philosophia) kavramının kökeni hakkında bilgi  verilirken felsefe kavramına esas olan varlık, bilgi ve değer üzerinde tam ve bütün bir bilgiye  ulaşılması anlamındaki hikmet (bilgelik/sophia) kavramına değinilmektedir. Felsefede  sorgulamanın esas olduğu vurgulanarak felsefenin hikmet demek olmadığı, hikmeti sevme ve  ona yönelme anlamında bir bilgi olduğu açıklanmaktadır. Felsefe (philosophia) ve hikmet  (bilgelik/sophia) arasındaki etkileşim ve ilişki ifade edilmektedir. Bu bir "Felsefe-Hikmet"  tartışması değildir, felsefe kavramının irdelenmesi ve bilgelik sevgisi demek olan felsefenin,  bilgelik kavramı ile ilişkisini ele almaktır. Bu ele alış, felsefenin ruhuna aykın değildir,  felsefenin ruhudur.  - 3 9 7 - TBMM B: 64 23 . 2 . 2010  4. Müfredat, mevzuatına uygun olarak lise felsefe öğretmenlerinden oluşan bir  komisyon tarafından hazırlanmıştır. Müfredatın hazırlandığı tarihte Galatasaray Üniversitesi  Felsefe Bölümü Başkanı ve Fen-Edebiyat Fakültesi Dekanı olan Prof. Dr. Kenan GÜRSOY  ile Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesinden 2 öğretim üyesi danışman olarak  görevlendirilmiştir. Doktorası, doçentliği ve profesörlüğü Sistematik Felsefe ve Mantık  alanında olan Prof. Dr. Kenan GÜRSOY, "İslam Felsefesi" uzmanı olmayıp, Fransız  fenomenolojisi, egzistansiyalizm ve etik uzmanıdır.  Müfredatın hazırlanma aşamasında taslak incelenmek üzere felsefe bölümü olan  Hacettepe, Orta Doğu, Yüzüncü Yıl, İstanbul, Bahçeşehir, Atatürk, Uludağ ve Abant İzzet  Baysal üniversitelerine gönderilmiş ve görüşleri istenmiştir. Farklı coğrafi bölgelerdeki 9 ile  taslak gönderilerek Felsefeciler Derneğinin üyelerinin de bulunduğu ildeki felsefe  öğretmenleri zümre başkanlarınca incelenip değerlendirilmesi istenmiştir. Felsefeciler Derneği  ile Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü Başkanı Prof. Dr. Harun TEPE  tarafından gönderilen görüş ve öneriler de dâhil olmak üzere görüş ve eleştirilerini bildiren  bütün kurum ve kişilerden gelen öneri ve eleştiriler taslak programa yansıtılarak son şekli  verilmiş olup söz konusu düşüncenin gerçekle ilgisi bulunmamaktadır. / *  Bilgilerinize arz ederim.  Wi«eTÇcBÜKÇU  Millî Eğitim Bakanı  - 3 9 8 -
Sayfa 113 -
TBMM B: 64 23 . 2 . 2010  4. Müfredat, mevzuatına uygun olarak lise felsefe öğretmenlerinden oluşan bir  komisyon tarafından hazırlanmıştır. Müfredatın hazırlandığı tarihte Galatasaray Üniversitesi  Felsefe Bölümü Başkanı ve Fen-Edebiyat Fakültesi Dekanı olan Prof. Dr. Kenan GÜRSOY  ile Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesinden 2 öğretim üyesi danışman olarak  görevlendirilmiştir. Doktorası, doçentliği ve profesörlüğü Sistematik Felsefe ve Mantık  alanında olan Prof. Dr. Kenan GÜRSOY, "İslam Felsefesi" uzmanı olmayıp, Fransız  fenomenolojisi, egzistansiyalizm ve etik uzmanıdır.  Müfredatın hazırlanma aşamasında taslak incelenmek üzere felsefe bölümü olan  Hacettepe, Orta Doğu, Yüzüncü Yıl, İstanbul, Bahçeşehir, Atatürk, Uludağ ve Abant İzzet  Baysal üniversitelerine gönderilmiş ve görüşleri istenmiştir. Farklı coğrafi bölgelerdeki 9 ile  taslak gönderilerek Felsefeciler Derneğinin üyelerinin de bulunduğu ildeki felsefe  öğretmenleri zümre başkanlarınca incelenip değerlendirilmesi istenmiştir. Felsefeciler Derneği  ile Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü Başkanı Prof. Dr. Harun TEPE  tarafından gönderilen görüş ve öneriler de dâhil olmak üzere görüş ve eleştirilerini bildiren  bütün kurum ve kişilerden gelen öneri ve eleştiriler taslak programa yansıtılarak son şekli  verilmiş olup söz konusu düşüncenin gerçekle ilgisi bulunmamaktadır. / *  Bilgilerinize arz ederim.  Wi«eTÇcBÜKÇU  Millî Eğitim Bakanı  - 3 9 8 - TBMM B: 64 23 . 2 . 2010  9.- Kahramanmaraş Milletvekili Durdu Özbolat 'ın, Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığına ilişkin  sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu 'nun cevabı (7/11841)  TÜRKİYE BÜYÜK MÎLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Aşağıdaki sorularımın Milli Eğitim Bakam Sayın Nimet ÇUBUK(  olarak cevaplandırılmasını arz ederim. , |  ^ D İ u ^ / f ^  CumhuriyetHalk Partisi  Kahramanmaraş Milletvekili  Talim Terbiye Kurulu Milli Eğitim Bakanlığı'nın en üst Danışma Kuruludur.  Milli Eğitim sistemimiz bu Kurulun aldığı kararlara göre şekillendirilir, yönlendirilir  ve yöneltilir.  Bu açıklamam doğrultusun da;  1- Böyle bir Kurulun 22 aydır vekaleten yönetiliyor olması sizce doğru  mudur?  2- Şu anki Başkan Vekili Merdan TUFAN, asaleten atanmak için gerekli  yeterliliğe ve donanıma sahip değil midir? Sahipse neden asaleten  atanmam aktadır?  3- 1926'da kurulan Talim Terbiye Kurulunda ilk elli yılda sadece 5 Başkan  değişikliği olmuşken son 10 yılda S tane Başkan değişmiştir, özellikle  iktidarınız döneminde yoğunluk kazanan bu değişikliklerin gerekçeleri  nelerdir?  T.C.  MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI  Strateji Geliştirme Başkanlığı  Sayı : B.08.0.SGB.0.73.02.00/1112  Konu : Soru önergesi 17/02/2010  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi :20.01.2010 tarihli ve A.Ol.O.GNS.0.10.00.02-18960 sayılı yazı.  Kahramanmaraş Milletvekili Sayın Durdu ÖZBOLAT'ın, "Talim ve Terbiye Kurulu  Başkanlığına ilişkin" İlgi yazı eki 7/11841 esas numaralı yazılı soru önergesi incelenmiştir.  Bakanlığımız Talim ve Terbiye Kurulu Başkanı ile Kurul Üyeliklerine atamalar, Millî  Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı Yönetmeliği hükümleri dikkate  alınarak 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile 2451 sayılı Kanun çerçevesinde  yapılmaktadır.  Bilgilerinize arz ederim.  iımerçTTttUKÇl  Millî Eğitim Bakanı  - 3 9 9 -
Sayfa 114 -
TBMM B: 64 23 . 2 . 2010  9.- Kahramanmaraş Milletvekili Durdu Özbolat 'ın, Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığına ilişkin  sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu 'nun cevabı (7/11841)  TÜRKİYE BÜYÜK MÎLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Aşağıdaki sorularımın Milli Eğitim Bakam Sayın Nimet ÇUBUK(  olarak cevaplandırılmasını arz ederim. , |  ^ D İ u ^ / f ^  CumhuriyetHalk Partisi  Kahramanmaraş Milletvekili  Talim Terbiye Kurulu Milli Eğitim Bakanlığı'nın en üst Danışma Kuruludur.  Milli Eğitim sistemimiz bu Kurulun aldığı kararlara göre şekillendirilir, yönlendirilir  ve yöneltilir.  Bu açıklamam doğrultusun da;  1- Böyle bir Kurulun 22 aydır vekaleten yönetiliyor olması sizce doğru  mudur?  2- Şu anki Başkan Vekili Merdan TUFAN, asaleten atanmak için gerekli  yeterliliğe ve donanıma sahip değil midir? Sahipse neden asaleten  atanmam aktadır?  3- 1926'da kurulan Talim Terbiye Kurulunda ilk elli yılda sadece 5 Başkan  değişikliği olmuşken son 10 yılda S tane Başkan değişmiştir, özellikle  iktidarınız döneminde yoğunluk kazanan bu değişikliklerin gerekçeleri  nelerdir?  T.C.  MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI  Strateji Geliştirme Başkanlığı  Sayı : B.08.0.SGB.0.73.02.00/1112  Konu : Soru önergesi 17/02/2010  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi :20.01.2010 tarihli ve A.Ol.O.GNS.0.10.00.02-18960 sayılı yazı.  Kahramanmaraş Milletvekili Sayın Durdu ÖZBOLAT'ın, "Talim ve Terbiye Kurulu  Başkanlığına ilişkin" İlgi yazı eki 7/11841 esas numaralı yazılı soru önergesi incelenmiştir.  Bakanlığımız Talim ve Terbiye Kurulu Başkanı ile Kurul Üyeliklerine atamalar, Millî  Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı Yönetmeliği hükümleri dikkate  alınarak 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile 2451 sayılı Kanun çerçevesinde  yapılmaktadır.  Bilgilerinize arz ederim.  iımerçTTttUKÇl  Millî Eğitim Bakanı  - 3 9 9 - TBMM B: 64 23 . 2 . 2 0 1 0  10.- Kayseri Milletvekili Mehmet Şevki Kulkuloğlu'nun, Kayseri'deki süt destekleme  ödemelerine,  - Antalya Milletvekili Tayfur Süner 'in, meyveli yoğurtlara,  İlişkin soruları ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker'in cevabı (7/11854), (7/11855)  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Aşağıdaki sorularımın Tarım ve Köyişleri Bakanı Sayın Mehdi EKER  tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.  Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan 2006/9 sayılı tebliğin 10.  maddesi uyarınca "üretmiş olduğu sütü, Bakanlıktan Süt Teşvik Kodu Numarası  almış ve Gıda Sicili ve Çalışma izni olan işletmelere satan soy kütüğüne kayıtlı  işletmeler, örgütlü üreticiler ile bu örgütlere üye olmayan diğer üreticilere destekleme  ödemesi yapılır". Bu madde hükmü kapsamında;  1. 2009 yılından bu yana Kayseri ilinde kaç kişi ve kuruluşa destekleme ödemesi  yapılmıştır?  2. 2009 yılından bu yana yapılan Kayseri ilinde yapılan destekleme ödemesi  miktarı ne kadardır?  3. 2010 yılı için ödenmesi planlanan destekleme ödeme primleri ne zaman ve  hangi koşullarda ödenecektir?  Saygılarımla.  Dr. Meh  KJ  - 4 0 0 -
Sayfa 115 -
TBMM B: 64 23 . 2 . 2 0 1 0  10.- Kayseri Milletvekili Mehmet Şevki Kulkuloğlu'nun, Kayseri'deki süt destekleme  ödemelerine,  - Antalya Milletvekili Tayfur Süner 'in, meyveli yoğurtlara,  İlişkin soruları ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker'in cevabı (7/11854), (7/11855)  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Aşağıdaki sorularımın Tarım ve Köyişleri Bakanı Sayın Mehdi EKER  tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.  Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan 2006/9 sayılı tebliğin 10.  maddesi uyarınca "üretmiş olduğu sütü, Bakanlıktan Süt Teşvik Kodu Numarası  almış ve Gıda Sicili ve Çalışma izni olan işletmelere satan soy kütüğüne kayıtlı  işletmeler, örgütlü üreticiler ile bu örgütlere üye olmayan diğer üreticilere destekleme  ödemesi yapılır". Bu madde hükmü kapsamında;  1. 2009 yılından bu yana Kayseri ilinde kaç kişi ve kuruluşa destekleme ödemesi  yapılmıştır?  2. 2009 yılından bu yana yapılan Kayseri ilinde yapılan destekleme ödemesi  miktarı ne kadardır?  3. 2010 yılı için ödenmesi planlanan destekleme ödeme primleri ne zaman ve  hangi koşullarda ödenecektir?  Saygılarımla.  Dr. Meh  KJ  - 4 0 0 - TBMM B: 64 23 . 2 . 2010  Aşağıdaki sorulanının Tanm ve Köyişleri Bakanı Sayın M.Mehdi  EKER tarafından yazılı olarak cevaplandınlması için gereğini saygılarımla  arz ederim.  Yapılan testler sonucunda çeşitli marmelâtlar kullanılarak hazırlanan  meyveli yoğurtların normale göre daha kısa sürede küflendiği belirlenmiştir.  Depolama süresince stirred yoğurdun bazı özelliklerine farklı meyve  katkılarının etkisinin araştırılması konusunda yapılan çalışmalar sonrasında  önemli tespitler yapılmıştır. Bu çalışmalarda serum ve asrîliğin tüm  yoğurtlarda depolama süresince arttığı gözlenmiştir. Çalışmalarda, kızılcık,  kuşburnu, vişne (marmelâtları), ûzûm (pekmez) ve hurma ilave edilmiş ve  10 gün süre depolandığında, serum ve asit oluşumunun tüm yoğurtlarda  depolama süresince arttığı tespit edilmiştir.  SORU 1 : Ülkemizde satılan meyveli yoğurtJann gıda kontrolleri düzenli  olarak yapılmakta mıdır? Bu kontroller hangi kriterlere göre yapılmaktadır?  SORU 2 : Meyveli yoğurtların tüketim zamanı ile normal yoğurtJann tüketim  zamanı aynı mıdır? Aynı ise daha çabuk küflenebilen meyveli yoğurttan  tüketmemiz ne kadar sağlıklıdır?  SORU 3 : Türk Gıda Kodeksi'ne göre, meyveli yoğurdun içerik değerleri  normal yoğurt ve ayranla aynı kategoridedir. Daha çabuk küflenen meyveli  yoğurtların farklı bir kategoride olması gerekmez mi?  - 4 0 1 - TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI'NA
Sayfa 116 -
TBMM B: 64 23 . 2 . 2010  Aşağıdaki sorulanının Tanm ve Köyişleri Bakanı Sayın M.Mehdi  EKER tarafından yazılı olarak cevaplandınlması için gereğini saygılarımla  arz ederim.  Yapılan testler sonucunda çeşitli marmelâtlar kullanılarak hazırlanan  meyveli yoğurtların normale göre daha kısa sürede küflendiği belirlenmiştir.  Depolama süresince stirred yoğurdun bazı özelliklerine farklı meyve  katkılarının etkisinin araştırılması konusunda yapılan çalışmalar sonrasında  önemli tespitler yapılmıştır. Bu çalışmalarda serum ve asrîliğin tüm  yoğurtlarda depolama süresince arttığı gözlenmiştir. Çalışmalarda, kızılcık,  kuşburnu, vişne (marmelâtları), ûzûm (pekmez) ve hurma ilave edilmiş ve  10 gün süre depolandığında, serum ve asit oluşumunun tüm yoğurtlarda  depolama süresince arttığı tespit edilmiştir.  SORU 1 : Ülkemizde satılan meyveli yoğurtJann gıda kontrolleri düzenli  olarak yapılmakta mıdır? Bu kontroller hangi kriterlere göre yapılmaktadır?  SORU 2 : Meyveli yoğurtların tüketim zamanı ile normal yoğurtJann tüketim  zamanı aynı mıdır? Aynı ise daha çabuk küflenebilen meyveli yoğurttan  tüketmemiz ne kadar sağlıklıdır?  SORU 3 : Türk Gıda Kodeksi'ne göre, meyveli yoğurdun içerik değerleri  normal yoğurt ve ayranla aynı kategoridedir. Daha çabuk küflenen meyveli  yoğurtların farklı bir kategoride olması gerekmez mi?  - 4 0 1 - TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI'NA  TBMM B: 64 23 . 2 . 2010  T.C.  TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANLIĞI  Strateji Geliştirme Başkanlığı  Sayı :B.12.0.SGB.0.03-610-729 22/02/2010  Konu : Soru önergeleri  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi: 20.01.2010 tarih ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-18960 sayılı yazınız.  İlgi yazı ekinde alman, Kayseri Milletvekili Mehmet Şevki KULKULOĞLU'na ait  7/11854 esas nolu ve Antalya Milletvekili Tayfur SÜNER'e ait 7/11855 esas nolu, yazılı soru  önergelerine ilişkin Bakanlığımız görüşleri ekte sunulmaktadır.  Bilgilerinize arz ederim. ÇZ  Mehmet Mehdi EKER  EKLER: Bakan  İ. Görüş 7/11854  2. Görüş 7/11855  YAZILI SORU ÖNERGESİ  ÖNERGE SAHİBİ : Mehmet Şevki KULKULOĞLU  Kayseri Milletvekili  Esas No : 7/11854  Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan 2008/9 sayılı Tebliğin 10. maddesi  uyarınca, "üretmiş olduğu sütü, Bakanlıktan Süt Teşvik Kodu Numarası almış ve Gıda Sicili ve  Çalışma İzni olan işletmelere satan soy kütüğüne kayıtlı işletmeler, örgütlü üreticiler ile bu  örgütlere üye olmayan diğer üreticilere destekleme ödemesi yapılır." Bu madde hükmü  kapsamında;  SORU 1) 2009 yılından bu yana Kayseri İlinde kaç kişi ve kuruluşa destekleme ödemesi  yapılmıştır?  SORU 2) 2009 yılından bu yana yapılan Kayseri ilinde yapılan destekleme ödemesi miktarı  ne kadardır?  SORU 3) 2010 yılı için ödenmesi planlanan destekleme ödeme primleri ne zaman ve hangi  koşullarda ödenecektir?  CEVAP 1-2-3) 2009 yılı ürünü süt desteği hak ediş icmalleri henüz tamamlanmadığından  bununla ilgili çalışmalar devam etmektedir. Süt desteği uygulamaları ile ilgili olarak; 2009  yılı içinde üretilen ve desteklemeye müracaat eden üreticilerin prim ödemeleri tüm hak  edişler tamamlandıktan sonra Şubat, Mart, Nisan aylarında yapılacaktır.  - 4 0 2 -
Sayfa 117 -
TBMM B: 64 23 . 2 . 2010  T.C.  TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANLIĞI  Strateji Geliştirme Başkanlığı  Sayı :B.12.0.SGB.0.03-610-729 22/02/2010  Konu : Soru önergeleri  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi: 20.01.2010 tarih ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-18960 sayılı yazınız.  İlgi yazı ekinde alman, Kayseri Milletvekili Mehmet Şevki KULKULOĞLU'na ait  7/11854 esas nolu ve Antalya Milletvekili Tayfur SÜNER'e ait 7/11855 esas nolu, yazılı soru  önergelerine ilişkin Bakanlığımız görüşleri ekte sunulmaktadır.  Bilgilerinize arz ederim. ÇZ  Mehmet Mehdi EKER  EKLER: Bakan  İ. Görüş 7/11854  2. Görüş 7/11855  YAZILI SORU ÖNERGESİ  ÖNERGE SAHİBİ : Mehmet Şevki KULKULOĞLU  Kayseri Milletvekili  Esas No : 7/11854  Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan 2008/9 sayılı Tebliğin 10. maddesi  uyarınca, "üretmiş olduğu sütü, Bakanlıktan Süt Teşvik Kodu Numarası almış ve Gıda Sicili ve  Çalışma İzni olan işletmelere satan soy kütüğüne kayıtlı işletmeler, örgütlü üreticiler ile bu  örgütlere üye olmayan diğer üreticilere destekleme ödemesi yapılır." Bu madde hükmü  kapsamında;  SORU 1) 2009 yılından bu yana Kayseri İlinde kaç kişi ve kuruluşa destekleme ödemesi  yapılmıştır?  SORU 2) 2009 yılından bu yana yapılan Kayseri ilinde yapılan destekleme ödemesi miktarı  ne kadardır?  SORU 3) 2010 yılı için ödenmesi planlanan destekleme ödeme primleri ne zaman ve hangi  koşullarda ödenecektir?  CEVAP 1-2-3) 2009 yılı ürünü süt desteği hak ediş icmalleri henüz tamamlanmadığından  bununla ilgili çalışmalar devam etmektedir. Süt desteği uygulamaları ile ilgili olarak; 2009  yılı içinde üretilen ve desteklemeye müracaat eden üreticilerin prim ödemeleri tüm hak  edişler tamamlandıktan sonra Şubat, Mart, Nisan aylarında yapılacaktır.  - 4 0 2 - TBMM B: 64 23 . 2 . 2 0 1 0  YAZILI SORU ÖNERGESİ  ÖNERGE SAHİBİ : Tayfur SÜNER  Antalya Milletvekili  Esas No -.7/11855  Yapılan testler sonucunda çeşitli marmelâtlar kullanılarak hazırlanan meyveli yoğurtların  normale göre daha kısa sürede küflendiği belirlenmiştir. Depolama süresince stirred yoğurdun  bazı özelliklerine farklı meyve katkılarının etkisinin araştırılması konusunda yapılan  çalışmalar sonrasında önemli tespitler yapılmıştır. Bu çalışmalarda serum ve asitliğin tüm  yoğurtlarda depolama süresince arttığı gözlenmiştir. Çalışmalarda, kızılcık, kuşburnu, vişne  (marmelâtları), üzüm (pekmez) ve hurma ilave edilmiş ve 10 gün süre depolandığında, serum  ve asit oluşumunun tüm yoğurtlarda depolama süresince arttığı tespit edilmiştir.  SORU 1) Ülkemizde satılan meyveli yoğurtların gıda kontrolleri düzenli olarak yapılmakta  mıdır? Bu kontroller hangi kriterlere göre yapılmaktadır?  CEVAP 1) Bakanlığımız tarafından haksız rekabeti, taklit ve tağşişi önlemek, halkımıza  güvenli gıda arzım ve halkımızın gereği gibi beslenmesini sağlamak amacıyla süt ve süt  ürünlerinde denetim ve kontroller yapılmaktadır. İl Müdürlükleri tarafından satış ve üretim  yerlerinden analiz ettirilmek üzere numune almaya dayanan denetim ve izleme programlan  hazırlanıp yürütülmektedir. Bu denetim programları taklit ve tağşiş yapılıp yapılmadığının,  insan sağlığına zarar verecek koruyucu katkı maddesi kullanılıp kullanılmadığının, ürünün  mikrobiyolojik açıdan insan sağlığına uygun olup olmadığının ve Türk Gıda Kodeksine uygun  üretim yapılıp yapılmadığının tespitine yönelik olarak belirlenmektedir.  Bu kapsamda 2009 yılında süt ve süt ürünlerinde; Yoğurtta Taklit Tağşişin Tespitine Yönelik  Jelatin Aranması, Yoğurtta Toplam Spesifik Mikroorganizma Sayısı Denetim Programı,  Peynirde Mikrobiyolojik Denetim Programı, Dondurma ve Sütlü Buzda Mikrobiyolojik  Denetim Programı, Süt Ürünlerinde Taklit, Tağşişin Tespitine Yönelik(yoğurtta, peynirde,  tereyağında vb.) Bitkisel Yağ Aranması, denetim programlan yürütülmüştür.  2009 yılında 5 başlık altında yürütülen süt ve süt ürünleri deneüm programlan 2010 yılı için 6  tane yeni denetim programı ilave edilerek 11 çeşit denetim programına çıkanlmıştır. 2010  yılında uygulanacak yeni denetim programlan; Yoğurtta Netamisin Aranması, Yoğurtta  Karboksi Metil Selüloz Aranması, Isıl İşlem Görmüş Sütte Aflatoksin Mİ Aranması,  Peynirde Sorbat Aranması, Peynirde Nişasta Aranması, Peynirde Karboksi Metil Selüloz  Aranması Denetim Programlandır.  Denetim programı kapsamında îl Müdürlükleri tarafından risk, şüphe ve şikayet durumlarında  meyveli sade gibi çeşitli yoğurt çeşitlerinden numune alınmaktadır. Analiz sonucu olumsuz  çıkan ürünlerle ilgili 5179 sayılı Kanun kapsamında yasal işlem yapılmakta ve ürünler  piyasadan toplattırmaktadır.  SORU 2) Meyveli yoğurtlann tüketim zamanı ile normal yoğurtların tüketim zamanı aynı  mıdır? Aynı ise daha çabuk küflenebilen meyveli yoğurtlan tüketmemiz ne kadar sağlıklıdır?  - 4 0 3 -
Sayfa 118 -
TBMM B: 64 23 . 2 . 2 0 1 0  YAZILI SORU ÖNERGESİ  ÖNERGE SAHİBİ : Tayfur SÜNER  Antalya Milletvekili  Esas No -.7/11855  Yapılan testler sonucunda çeşitli marmelâtlar kullanılarak hazırlanan meyveli yoğurtların  normale göre daha kısa sürede küflendiği belirlenmiştir. Depolama süresince stirred yoğurdun  bazı özelliklerine farklı meyve katkılarının etkisinin araştırılması konusunda yapılan  çalışmalar sonrasında önemli tespitler yapılmıştır. Bu çalışmalarda serum ve asitliğin tüm  yoğurtlarda depolama süresince arttığı gözlenmiştir. Çalışmalarda, kızılcık, kuşburnu, vişne  (marmelâtları), üzüm (pekmez) ve hurma ilave edilmiş ve 10 gün süre depolandığında, serum  ve asit oluşumunun tüm yoğurtlarda depolama süresince arttığı tespit edilmiştir.  SORU 1) Ülkemizde satılan meyveli yoğurtların gıda kontrolleri düzenli olarak yapılmakta  mıdır? Bu kontroller hangi kriterlere göre yapılmaktadır?  CEVAP 1) Bakanlığımız tarafından haksız rekabeti, taklit ve tağşişi önlemek, halkımıza  güvenli gıda arzım ve halkımızın gereği gibi beslenmesini sağlamak amacıyla süt ve süt  ürünlerinde denetim ve kontroller yapılmaktadır. İl Müdürlükleri tarafından satış ve üretim  yerlerinden analiz ettirilmek üzere numune almaya dayanan denetim ve izleme programlan  hazırlanıp yürütülmektedir. Bu denetim programları taklit ve tağşiş yapılıp yapılmadığının,  insan sağlığına zarar verecek koruyucu katkı maddesi kullanılıp kullanılmadığının, ürünün  mikrobiyolojik açıdan insan sağlığına uygun olup olmadığının ve Türk Gıda Kodeksine uygun  üretim yapılıp yapılmadığının tespitine yönelik olarak belirlenmektedir.  Bu kapsamda 2009 yılında süt ve süt ürünlerinde; Yoğurtta Taklit Tağşişin Tespitine Yönelik  Jelatin Aranması, Yoğurtta Toplam Spesifik Mikroorganizma Sayısı Denetim Programı,  Peynirde Mikrobiyolojik Denetim Programı, Dondurma ve Sütlü Buzda Mikrobiyolojik  Denetim Programı, Süt Ürünlerinde Taklit, Tağşişin Tespitine Yönelik(yoğurtta, peynirde,  tereyağında vb.) Bitkisel Yağ Aranması, denetim programlan yürütülmüştür.  2009 yılında 5 başlık altında yürütülen süt ve süt ürünleri deneüm programlan 2010 yılı için 6  tane yeni denetim programı ilave edilerek 11 çeşit denetim programına çıkanlmıştır. 2010  yılında uygulanacak yeni denetim programlan; Yoğurtta Netamisin Aranması, Yoğurtta  Karboksi Metil Selüloz Aranması, Isıl İşlem Görmüş Sütte Aflatoksin Mİ Aranması,  Peynirde Sorbat Aranması, Peynirde Nişasta Aranması, Peynirde Karboksi Metil Selüloz  Aranması Denetim Programlandır.  Denetim programı kapsamında îl Müdürlükleri tarafından risk, şüphe ve şikayet durumlarında  meyveli sade gibi çeşitli yoğurt çeşitlerinden numune alınmaktadır. Analiz sonucu olumsuz  çıkan ürünlerle ilgili 5179 sayılı Kanun kapsamında yasal işlem yapılmakta ve ürünler  piyasadan toplattırmaktadır.  SORU 2) Meyveli yoğurtlann tüketim zamanı ile normal yoğurtların tüketim zamanı aynı  mıdır? Aynı ise daha çabuk küflenebilen meyveli yoğurtlan tüketmemiz ne kadar sağlıklıdır?  - 4 0 3 - TBMM B: 64 23 . 2 . 2010  CEVAP 2) 5179 sayılı Kanun kapsamında gıda güvenliğinin sağlanmasından öncelikle gıda  işletmecisi sorumludur. Bu kapsamda gıda maddelerinin son tüketim tarihinin belirlenmesi  üreticiye bırakılmıştır. Çünkü ürünün son tüketim tarihi kullanılan üretim teknolojisine göre  ve üretimde kullanılan katkı maddelerine göre değişebilmektedir, örneğin; normal yoğurdun  raf ömrü 3 hafta iken suyu süzülmüş süzme yoğurtun ve içerisine tuz katılmış yoğurtun raf  ömrü sade yoğurta göre daha uzundur. Üretici tarafından belirlenen son tüketim tarihinin  bilimsel verilere uygun olması gereklidir.  Türk Standartları EnstitüsÜ'nÜn TS 1330 sayılı Yoğurt Standardında da son tüketim tarihi  "Firmaca tavsiye edilen son kullanma tarihi veya raf ömrü" olarak belirtilmektedir.  Bu kapsamda tüm gıda maddelerinin raf ömrü (son tüketim tarihi) gıda işletmecisi tarafından  beyan edilen tarih olarak kabul edilmekte olup, meyveli yoğurtların da son tüketim tarihi gıda  maddesi üreticileri tarafından beyan edilen tarih olarak kabul edilmektedir. Ancak denetim ve  kontroller sırasında uygun muhafaza şartlarında saklanan ürünün üretici tarafından belirlenen  son tüketim tarihinden önce bozulduğunun tespit edilmesi durumunda işletmeye 5179 salı  Kanun kapsamında yasal işlem uygulanmakta ve ürünün raf ömrü değiştirilmektedir.  SORU 3) Türk Gıda Kodeksi'ne göre, meyveli yoğurdun içerik değerleri normal yoğurt ve  ayranla aynı kategoridedir. Daha çabuk küflenen meyveli yoğurtların farklı bir kategoride  olması gerekmez mi?  CEVAP 3) Meyveli yoğurtlar, 16.02.2009 tarih ve 27143 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan  Türk Gıda Kodeksi-Fermente Sütler Tebliğinde tanımlanmış özelikleri ve çeşitli kriterleri  belirlenmiştir. Söz konusu tebliğde meyveli yoğurtlara katılacak meyve miktarı "Meyveli  yoğurtlarda meyve miktarı en az % 6 olmalıdır. Ancak, meyve suyunda sitrik asit  cinsinden ağırlıkça en az % 2,5 oranında titre edilebilir asit bulunduran meyveler ve  tropik meyve ilaveli yoğurtlarda bu oran en az % 2" olarak belirtilmektedir. Ayrıca  "çeşnili fermente süt ürünlerinde ürün özellikleri tablosunda verilen kriterler (titrasyon  asitliliği, toplam spesifik mikroorganizma sayısı vb.) üründe kullanılan fermente süt ürünü  miktarı ile orantılı olarak hesaplanmalıdır." ifadesi de yer almaktadır.  Söz konusu ifadelerden de anlaşılacağı üzere, meyveli yoğurtlarda kullanılacak meyve  miktarı, meyvenin sitrik asit miktarına bağlı olup düşük sitrik asit içeren meyvelerin %6  oranında yoğurt Üretiminde kullanılmasına izin verilirken, sitrik asit miktarı yüksek  meyvelerin yoğurtta asitliliği artıracağından, yoğurdun tat, viskozite, su salma ve küf  gelişimini olumsuz etkileyeceğinden bu olumsuzlukların ortadan kaldırılması açısından % 2  gibi düşük bir oranda kullanılmasına izin verilmektedir.  Ayrıca ilgili tebliğde "çeşnili fermente süt ürünlerinde ürUn özellikleri tablosunda  verilen kriterler (titrasyon asitliliği, toplam spesifik mikroorganizma sayısı vb.) üründe  kullanılan fermente süt ürünü miktarı ile orantılı olarak hesaplanmalıdır" ifadesi ile de  meyveli yoğurtlar aynı tabloda gösterilse de değerlendirmenin, kullanılan fermente süt ürünü  (yoğurt) miktarına göre yapılması gerektiği tablonun altında belirtilmiştir.  Bu kapsamda meyveli yoğurtlar Türk Gıda Kodeksi Fermente Sütler Tebliğinde, kullanılan  meyve miktarına göre bazı durumlarda ayrı kategoride değerlendirilirken, normal yoğurtlarla  farklı özellik göstermediği durumlarda ise aynı kategoride değerlendirilmektedir.  - 4 0 4 -
Sayfa 119 -
TBMM B: 64 23 . 2 . 2010  CEVAP 2) 5179 sayılı Kanun kapsamında gıda güvenliğinin sağlanmasından öncelikle gıda  işletmecisi sorumludur. Bu kapsamda gıda maddelerinin son tüketim tarihinin belirlenmesi  üreticiye bırakılmıştır. Çünkü ürünün son tüketim tarihi kullanılan üretim teknolojisine göre  ve üretimde kullanılan katkı maddelerine göre değişebilmektedir, örneğin; normal yoğurdun  raf ömrü 3 hafta iken suyu süzülmüş süzme yoğurtun ve içerisine tuz katılmış yoğurtun raf  ömrü sade yoğurta göre daha uzundur. Üretici tarafından belirlenen son tüketim tarihinin  bilimsel verilere uygun olması gereklidir.  Türk Standartları EnstitüsÜ'nÜn TS 1330 sayılı Yoğurt Standardında da son tüketim tarihi  "Firmaca tavsiye edilen son kullanma tarihi veya raf ömrü" olarak belirtilmektedir.  Bu kapsamda tüm gıda maddelerinin raf ömrü (son tüketim tarihi) gıda işletmecisi tarafından  beyan edilen tarih olarak kabul edilmekte olup, meyveli yoğurtların da son tüketim tarihi gıda  maddesi üreticileri tarafından beyan edilen tarih olarak kabul edilmektedir. Ancak denetim ve  kontroller sırasında uygun muhafaza şartlarında saklanan ürünün üretici tarafından belirlenen  son tüketim tarihinden önce bozulduğunun tespit edilmesi durumunda işletmeye 5179 salı  Kanun kapsamında yasal işlem uygulanmakta ve ürünün raf ömrü değiştirilmektedir.  SORU 3) Türk Gıda Kodeksi'ne göre, meyveli yoğurdun içerik değerleri normal yoğurt ve  ayranla aynı kategoridedir. Daha çabuk küflenen meyveli yoğurtların farklı bir kategoride  olması gerekmez mi?  CEVAP 3) Meyveli yoğurtlar, 16.02.2009 tarih ve 27143 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan  Türk Gıda Kodeksi-Fermente Sütler Tebliğinde tanımlanmış özelikleri ve çeşitli kriterleri  belirlenmiştir. Söz konusu tebliğde meyveli yoğurtlara katılacak meyve miktarı "Meyveli  yoğurtlarda meyve miktarı en az % 6 olmalıdır. Ancak, meyve suyunda sitrik asit  cinsinden ağırlıkça en az % 2,5 oranında titre edilebilir asit bulunduran meyveler ve  tropik meyve ilaveli yoğurtlarda bu oran en az % 2" olarak belirtilmektedir. Ayrıca  "çeşnili fermente süt ürünlerinde ürün özellikleri tablosunda verilen kriterler (titrasyon  asitliliği, toplam spesifik mikroorganizma sayısı vb.) üründe kullanılan fermente süt ürünü  miktarı ile orantılı olarak hesaplanmalıdır." ifadesi de yer almaktadır.  Söz konusu ifadelerden de anlaşılacağı üzere, meyveli yoğurtlarda kullanılacak meyve  miktarı, meyvenin sitrik asit miktarına bağlı olup düşük sitrik asit içeren meyvelerin %6  oranında yoğurt Üretiminde kullanılmasına izin verilirken, sitrik asit miktarı yüksek  meyvelerin yoğurtta asitliliği artıracağından, yoğurdun tat, viskozite, su salma ve küf  gelişimini olumsuz etkileyeceğinden bu olumsuzlukların ortadan kaldırılması açısından % 2  gibi düşük bir oranda kullanılmasına izin verilmektedir.  Ayrıca ilgili tebliğde "çeşnili fermente süt ürünlerinde ürUn özellikleri tablosunda  verilen kriterler (titrasyon asitliliği, toplam spesifik mikroorganizma sayısı vb.) üründe  kullanılan fermente süt ürünü miktarı ile orantılı olarak hesaplanmalıdır" ifadesi ile de  meyveli yoğurtlar aynı tabloda gösterilse de değerlendirmenin, kullanılan fermente süt ürünü  (yoğurt) miktarına göre yapılması gerektiği tablonun altında belirtilmiştir.  Bu kapsamda meyveli yoğurtlar Türk Gıda Kodeksi Fermente Sütler Tebliğinde, kullanılan  meyve miktarına göre bazı durumlarda ayrı kategoride değerlendirilirken, normal yoğurtlarla  farklı özellik göstermediği durumlarda ise aynı kategoride değerlendirilmektedir.  - 4 0 4 - TBMM B: 64 2 3 . 2 . 2010  11.- Giresun Milletvekili Murat Özkan 'ın, okul mekanlarının kiraya verilmesine ilişkin sorusu  ve Millî Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu 'nun cevabı (7/11860)  TÜRKİYE BÜYÜK MlLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Aşağıdaki sorularımın Milli Eğitim Bakanı tarafından yazılı olarak cevaplandırılması  hususunda gereğini arz ederim. 06.01.2010  Murat ÖZKAN  Giresun Milletvekili  TBMM Başkanlık Divanı Üyesi  Anayasada "Eğitim ve öğretim kurumlarında eğitim, öğretim, araştırma ve inceleme  ile ilgili faaliyetler yürütülür" denilmektedir.  Bazı okul bahçelerinde paralı otopark işletildiği, yine bahçede, yemekhanede ve spor  salonlarında düğün yapıldığı görülmektedir. Buna benzer kiralama usulü uygulamalarla ilgili;  1) Okulların bahçesi, spor salonları ve yemekhanelerinin kiraya verilmesine hangi  gerekçe ve yasal çerçevede izin verilmektedir?  2) Elde edilen gelir ne şekilde kullanılıyor?  3) Gelir ve kullanımı nasil denetlenmektedir?  4) Yatılı okullarda da bu şekilde kiralama yapılıyor mu?  T.C.  MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI  Strateji Geliştimıe Başkanlığı  Sayı :B.08.0.SGB.0.73.02.00/1113 17/02/2010  Konu : Soru önergesi  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  îlgi :20.01.2010 tarihli ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-18960 sayılı yazı.  Giresun Milletvekili Sayın Murat ÖZKAN'ın, "Okul mekânlarının kiraya verilmesine  ilişkin" İlgi yazı eki 7/11860 esas numaralı yazılı soru önergesi incelenmiştir.  1739 sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu'nun 16'ncı maddesi esas alınarak Maliye  Bakanlığı ile birlikte hazırlanıp yürürlüğe giren Millî Eğitim Bakanlığı Okul-Aile Birliği  Yönetmeliği'ne göre Bakanlığımıza bağlı her tür ve derecedeki resmî ve özel özgün ve yaygın  öğretim okul-kurumlannda okul aile birliklerinin kurulacağı, birliklerce; okullardaki kantin,  açık alan, salon ve benzeri yerlerin îşlettirileceği-işletileceği, elde edilen kira, ayni ve nakdi  yardımlar ile sosyal faaliyetlerden elde edilen gelirlerin öncelikle okulların ve maddi  imkânlardan yoksun öğrencilerin zorunlu ihtiyaçlarında kullanılacağı belirtilmiştir.  Millî Eğitim Bakanlığı Okul-Aile Birliği Yönetmeliği'ne göre okul aile birlikleri 4'ü  öğrenci velileri, 3'ü okul idaresi ve öğretmenler arasından seçilen "Yönetim Kurulu" ile idare  edilmektedir. Denetim; öğrenci velileri ve öğretmenler arasından seçilen "Denetleme Kurulu"  üyeleri ile okulun denetimini yapan il-ilçe millî eğitim müdürleri, yardımcıları, şube müdürleri  ve gerektiğinde ilköğretim ve Bakanlık müfettişlerince yapılmaktadır.  Bilgilerinize arz ederim.  Millî Eğitim Bakanı  - 4 0 5 -
Sayfa 120 -
TBMM B: 64 2 3 . 2 . 2010  11.- Giresun Milletvekili Murat Özkan 'ın, okul mekanlarının kiraya verilmesine ilişkin sorusu  ve Millî Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu 'nun cevabı (7/11860)  TÜRKİYE BÜYÜK MlLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Aşağıdaki sorularımın Milli Eğitim Bakanı tarafından yazılı olarak cevaplandırılması  hususunda gereğini arz ederim. 06.01.2010  Murat ÖZKAN  Giresun Milletvekili  TBMM Başkanlık Divanı Üyesi  Anayasada "Eğitim ve öğretim kurumlarında eğitim, öğretim, araştırma ve inceleme  ile ilgili faaliyetler yürütülür" denilmektedir.  Bazı okul bahçelerinde paralı otopark işletildiği, yine bahçede, yemekhanede ve spor  salonlarında düğün yapıldığı görülmektedir. Buna benzer kiralama usulü uygulamalarla ilgili;  1) Okulların bahçesi, spor salonları ve yemekhanelerinin kiraya verilmesine hangi  gerekçe ve yasal çerçevede izin verilmektedir?  2) Elde edilen gelir ne şekilde kullanılıyor?  3) Gelir ve kullanımı nasil denetlenmektedir?  4) Yatılı okullarda da bu şekilde kiralama yapılıyor mu?  T.C.  MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI  Strateji Geliştimıe Başkanlığı  Sayı :B.08.0.SGB.0.73.02.00/1113 17/02/2010  Konu : Soru önergesi  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  îlgi :20.01.2010 tarihli ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-18960 sayılı yazı.  Giresun Milletvekili Sayın Murat ÖZKAN'ın, "Okul mekânlarının kiraya verilmesine  ilişkin" İlgi yazı eki 7/11860 esas numaralı yazılı soru önergesi incelenmiştir.  1739 sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu'nun 16'ncı maddesi esas alınarak Maliye  Bakanlığı ile birlikte hazırlanıp yürürlüğe giren Millî Eğitim Bakanlığı Okul-Aile Birliği  Yönetmeliği'ne göre Bakanlığımıza bağlı her tür ve derecedeki resmî ve özel özgün ve yaygın  öğretim okul-kurumlannda okul aile birliklerinin kurulacağı, birliklerce; okullardaki kantin,  açık alan, salon ve benzeri yerlerin îşlettirileceği-işletileceği, elde edilen kira, ayni ve nakdi  yardımlar ile sosyal faaliyetlerden elde edilen gelirlerin öncelikle okulların ve maddi  imkânlardan yoksun öğrencilerin zorunlu ihtiyaçlarında kullanılacağı belirtilmiştir.  Millî Eğitim Bakanlığı Okul-Aile Birliği Yönetmeliği'ne göre okul aile birlikleri 4'ü  öğrenci velileri, 3'ü okul idaresi ve öğretmenler arasından seçilen "Yönetim Kurulu" ile idare  edilmektedir. Denetim; öğrenci velileri ve öğretmenler arasından seçilen "Denetleme Kurulu"  üyeleri ile okulun denetimini yapan il-ilçe millî eğitim müdürleri, yardımcıları, şube müdürleri  ve gerektiğinde ilköğretim ve Bakanlık müfettişlerince yapılmaktadır.  Bilgilerinize arz ederim.  Millî Eğitim Bakanı  - 4 0 5 - TBMM B: 64 23 . 2 . 2010  12.- Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı 'nin, çiftçilerin desteklenmesine ve elektrik borçlarına  ilişkin Başbakandan sorusu Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker 'in cevabı (7/11870)  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Aşağıdaki sorularımın Başbakan Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN tarafından yazılı  olarak cevaplandırılması konusunda gereğini arz ederim. 11.01.2010 — \  Konya'da çiftçiler, bir taraftan elektrik faturalarını aylık ödemek durumuyla karşı  karşıya kalmaları, bir taraftan da geçmiş elektrik borçlarıyla ilgili başlatılan icra takibi  nedeniyle iyice zor duruma düşmüşlerdir. Çiftçiler 2 taksit halinde yedinci ve onbirinci ayda  ödedikleri elektrik parasını, MEDAŞ'ın özel sektöre devri sonrasında aylık ödeme durumu ile  karşı karşıya kalmıştır. Geçmiş dönemlere ait borçlarla ilgili de icra takipleri başlatılmıştır.  Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanınca verilen bilgilere göre, MEDAŞ'ın devir öncesi borçlu  tarımsal sulama abone sayısı 14.780 olup, alacağı 200 milyon TL anapara, 140 milyon TL  gecikme faizi olmak üzere toplam 340 milyon TL'dir.  Tarımsal sulamada kullanılan elektrik bedeline ilişkin daha önce kilovvatt başına  yapılan desteklemenin, AKP tarafından Aralık 2002'de kaldırılması ve elektrik fiyatlarının  AKP döneminde yaklaşık 3 misli artması sonucu, çiftçiler borçlarını ödeyemez hale gelmiştir.  AKP Hükümetince Ülkemizde yaşanan krizle ilgili de çiftçilere yönelik hiçbir tedbir  alınmamıştır. Tam tersine 2009 yılı bütçe tasarısında 5,5 milyar TL öngörülen tarımsal  destekleme ödeneğini, daha bütçe görüşülürken AKP yüzde 10 azaltarak 5 milyar TL'nin  altına indirmiş, uygulamada daha da azaltarak 4,5 milyar TL'nin altına düşürmüştür. 2009  yılında tarımsal desteğin artırılması gerekirken 2008 yılına göre yüzde 22,6 azaltılmıştır.  Bu uygulamalar açıkça göstermektedir ki, AKP Hükümeti vargücüyle çiftçinin  ümüğünü sıkmaktadır. Ancak, çiftçi ve köylünün artık dayanacak gücü kalmamıştır.  1- Dönemsel gelir elde eden çiftçilerimiz, elektrik faturasını her ay hangi gelirleriyle  ödeyebilecektir? Bu uygulama, çiftçiyi tarlasını sulayamaz hale getirmeyecek midir?  Çiftçilerimizin her ay ödeme yapabilme güçlüğü dikkate alınarak, elektrik bedelinin yine  yılda iki taksitte ödenmesi konusunda bir düzenleme yapacak mısınız?  2- Çiftçilerin, tarımsal sulamada kullanılan birikmiş elektrik borçlarına makul bir  ödeme kolaylığı getirecek misiniz? Yoksa tarlalarına, evine-barkına el mi koyacaksınız?  3- Çiftçinin maliyetini azaltmak üzere, tarımsal sulamada kullanılan elektrik bedelinin  belirli bir kısmının karşılanması; elektrik, mazot, gübre gibi tarımsal girdilerden alınan yüzde  18 KDV'nin yüzde l'e düşürülmesi gibi bir çalışmanız var mıdır?  4- Yaşanan kriz ile ilgili olarak çiftçiye yönelik bir tedbir paketi açıklayacak mısınız?  Yoksa krizin maliyetini çiftçiye çıkarmaya dönük uygulamalara devam mı edeceksiniz?  Konya Milletvekili  - 4 0 6 -
Sayfa 121 -
TBMM B: 64 23 . 2 . 2010  12.- Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı 'nin, çiftçilerin desteklenmesine ve elektrik borçlarına  ilişkin Başbakandan sorusu Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker 'in cevabı (7/11870)  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Aşağıdaki sorularımın Başbakan Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN tarafından yazılı  olarak cevaplandırılması konusunda gereğini arz ederim. 11.01.2010 — \  Konya'da çiftçiler, bir taraftan elektrik faturalarını aylık ödemek durumuyla karşı  karşıya kalmaları, bir taraftan da geçmiş elektrik borçlarıyla ilgili başlatılan icra takibi  nedeniyle iyice zor duruma düşmüşlerdir. Çiftçiler 2 taksit halinde yedinci ve onbirinci ayda  ödedikleri elektrik parasını, MEDAŞ'ın özel sektöre devri sonrasında aylık ödeme durumu ile  karşı karşıya kalmıştır. Geçmiş dönemlere ait borçlarla ilgili de icra takipleri başlatılmıştır.  Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanınca verilen bilgilere göre, MEDAŞ'ın devir öncesi borçlu  tarımsal sulama abone sayısı 14.780 olup, alacağı 200 milyon TL anapara, 140 milyon TL  gecikme faizi olmak üzere toplam 340 milyon TL'dir.  Tarımsal sulamada kullanılan elektrik bedeline ilişkin daha önce kilovvatt başına  yapılan desteklemenin, AKP tarafından Aralık 2002'de kaldırılması ve elektrik fiyatlarının  AKP döneminde yaklaşık 3 misli artması sonucu, çiftçiler borçlarını ödeyemez hale gelmiştir.  AKP Hükümetince Ülkemizde yaşanan krizle ilgili de çiftçilere yönelik hiçbir tedbir  alınmamıştır. Tam tersine 2009 yılı bütçe tasarısında 5,5 milyar TL öngörülen tarımsal  destekleme ödeneğini, daha bütçe görüşülürken AKP yüzde 10 azaltarak 5 milyar TL'nin  altına indirmiş, uygulamada daha da azaltarak 4,5 milyar TL'nin altına düşürmüştür. 2009  yılında tarımsal desteğin artırılması gerekirken 2008 yılına göre yüzde 22,6 azaltılmıştır.  Bu uygulamalar açıkça göstermektedir ki, AKP Hükümeti vargücüyle çiftçinin  ümüğünü sıkmaktadır. Ancak, çiftçi ve köylünün artık dayanacak gücü kalmamıştır.  1- Dönemsel gelir elde eden çiftçilerimiz, elektrik faturasını her ay hangi gelirleriyle  ödeyebilecektir? Bu uygulama, çiftçiyi tarlasını sulayamaz hale getirmeyecek midir?  Çiftçilerimizin her ay ödeme yapabilme güçlüğü dikkate alınarak, elektrik bedelinin yine  yılda iki taksitte ödenmesi konusunda bir düzenleme yapacak mısınız?  2- Çiftçilerin, tarımsal sulamada kullanılan birikmiş elektrik borçlarına makul bir  ödeme kolaylığı getirecek misiniz? Yoksa tarlalarına, evine-barkına el mi koyacaksınız?  3- Çiftçinin maliyetini azaltmak üzere, tarımsal sulamada kullanılan elektrik bedelinin  belirli bir kısmının karşılanması; elektrik, mazot, gübre gibi tarımsal girdilerden alınan yüzde  18 KDV'nin yüzde l'e düşürülmesi gibi bir çalışmanız var mıdır?  4- Yaşanan kriz ile ilgili olarak çiftçiye yönelik bir tedbir paketi açıklayacak mısınız?  Yoksa krizin maliyetini çiftçiye çıkarmaya dönük uygulamalara devam mı edeceksiniz?  Konya Milletvekili  - 4 0 6 - TBMM B: 64 23 . 2 . 2010  YAZILI SORU ÖNERGESİ  ÖNERGE SAHİBİ : Mustafa KALAYCI  Konya Milletvekili  Esas No : 7/11870  Konya'da çiftçiler, bir taraftan elektrik faturalarım aylık ödemek durumuyla karşı karşıya  kalmaları, bir taraftan da geçmiş elektrik borçlarıyla ilgili başlatılan İcra takibi nedeniyle iyice  zor duruma düşmüşlerdir. Çiftçiler 2 taksit halinde yedinci ve onbirinci ayda ödedikleri  elektrik parasını, MEDAŞ'ın özel sektöre devri sonrasında aylık ödeme durumu ile karşı  karşıya kalmıştır. Geçmiş dönemlere ait borçlarla ilgili de icra takipleri başlatılmıştır, Enerji  ve Tabii Kaynaklar Bakanınca verilen bilgilere göre, MEDAŞ'ın devir öncesi borçlu tarımsal  sulama abone sayısı 14.780 olup, alacağı 200 milyon TL anapara, 140 milyon TL gecikme  faizi olmak üzere toplam 340 milyon TL'dîr.  Tarımsal sulamada kullanılan elektrik bedeline ilişkin daha önce kilowatt başına yapılan  desteklemenin, AKP tarafından Aralık 2002'de kaldırılması ve elektrik fiyatlarının AKP  döneminde yaklaşık 3 misli artması sonucu, çiftçiler borçlarını ödeyemez hale gelmiştir.  AKP Hükümetince ülkemizde yaşanan krizle ilgili de çiftçilere yönelik hiçbir tedbir  alınmamıştır. Tam tersine 2009 yılı bütçe tasarısında 5,5 milyar TL öngörülen tarımsal  destekleme ödeneğini, daha bütçe görüşülürken AKP yüzde 10 azaltarak 5 milyar TL'nin  altına indirmiş, uygulamada daha da azaltarak 4,5 milyar TL'nin altına düşürmüştür. 2009  yılında tarımsal desteğin artırılması gerekirken 2008 yılına göre yüzde 22,6 azaltılmıştır.  - 4 0 7 - T.C.  TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANLIĞI  Strateji Geliştirme Başkanlığı  Sayı :B.12.0.SGB.0.03-610/727 22/02/2010  Konu : Yazılı Soru önergesi  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi : a) Başbakanlığa göndermiş olduğunuz 25.01.2010 tarih ve KAN.KAR.MD. A.01.0.  GNS.0.10.00.02-7/11870-19094/40527 sayılı yazınız,  b) Başbakanlığın 27.01.2010 tarih ve B.02.0.KKG.0.12/106-181-17/327 sayılı yazısı.  İlgi (a) da kayıtlı Başbakanlığa göndermiş olduğunuz yazınız ile Başbakanlığın ilgi (b)  de kayıtlı yazısı ekinde alınan, Konya Milletvekili Mustafa KALAYCI'ya ait 7/11870 esas  no'lu yazılı soru önergesine ilişkin Bakanlığımız görüşü ekte sunulmaktadır.  Bilgilerinize arz ederim. r~_  Mehmet Mehdi EKER  Bakan  EKLER:  1-Görüş 7/11870
Sayfa 122 -
TBMM B: 64 23 . 2 . 2010  YAZILI SORU ÖNERGESİ  ÖNERGE SAHİBİ : Mustafa KALAYCI  Konya Milletvekili  Esas No : 7/11870  Konya'da çiftçiler, bir taraftan elektrik faturalarım aylık ödemek durumuyla karşı karşıya  kalmaları, bir taraftan da geçmiş elektrik borçlarıyla ilgili başlatılan İcra takibi nedeniyle iyice  zor duruma düşmüşlerdir. Çiftçiler 2 taksit halinde yedinci ve onbirinci ayda ödedikleri  elektrik parasını, MEDAŞ'ın özel sektöre devri sonrasında aylık ödeme durumu ile karşı  karşıya kalmıştır. Geçmiş dönemlere ait borçlarla ilgili de icra takipleri başlatılmıştır, Enerji  ve Tabii Kaynaklar Bakanınca verilen bilgilere göre, MEDAŞ'ın devir öncesi borçlu tarımsal  sulama abone sayısı 14.780 olup, alacağı 200 milyon TL anapara, 140 milyon TL gecikme  faizi olmak üzere toplam 340 milyon TL'dîr.  Tarımsal sulamada kullanılan elektrik bedeline ilişkin daha önce kilowatt başına yapılan  desteklemenin, AKP tarafından Aralık 2002'de kaldırılması ve elektrik fiyatlarının AKP  döneminde yaklaşık 3 misli artması sonucu, çiftçiler borçlarını ödeyemez hale gelmiştir.  AKP Hükümetince ülkemizde yaşanan krizle ilgili de çiftçilere yönelik hiçbir tedbir  alınmamıştır. Tam tersine 2009 yılı bütçe tasarısında 5,5 milyar TL öngörülen tarımsal  destekleme ödeneğini, daha bütçe görüşülürken AKP yüzde 10 azaltarak 5 milyar TL'nin  altına indirmiş, uygulamada daha da azaltarak 4,5 milyar TL'nin altına düşürmüştür. 2009  yılında tarımsal desteğin artırılması gerekirken 2008 yılına göre yüzde 22,6 azaltılmıştır.  - 4 0 7 - T.C.  TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANLIĞI  Strateji Geliştirme Başkanlığı  Sayı :B.12.0.SGB.0.03-610/727 22/02/2010  Konu : Yazılı Soru önergesi  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi : a) Başbakanlığa göndermiş olduğunuz 25.01.2010 tarih ve KAN.KAR.MD. A.01.0.  GNS.0.10.00.02-7/11870-19094/40527 sayılı yazınız,  b) Başbakanlığın 27.01.2010 tarih ve B.02.0.KKG.0.12/106-181-17/327 sayılı yazısı.  İlgi (a) da kayıtlı Başbakanlığa göndermiş olduğunuz yazınız ile Başbakanlığın ilgi (b)  de kayıtlı yazısı ekinde alınan, Konya Milletvekili Mustafa KALAYCI'ya ait 7/11870 esas  no'lu yazılı soru önergesine ilişkin Bakanlığımız görüşü ekte sunulmaktadır.  Bilgilerinize arz ederim. r~_  Mehmet Mehdi EKER  Bakan  EKLER:  1-Görüş 7/11870  TBMM B: 64 23 . 2 . 2 0 1 0  Bu uygulamalar açıkça göstermektedir ki, AKP Hükümeti vargücüyle çiftçinin ümüğünü  sıkmaktadır. Ancak, çiftçi ve köylünün artık dayanacak gücü kalmamıştır.  SORU 1) Dönemsel gelir elde eden çiftçilerimiz, elektrik faturasını her ay hangi gelirleriyle  ödeyebilecektir? Bu uygulama, çiftçiyi tarlasını sulayamaz hale getirmeyecek inidir?  Çiftçilerimizin her ay ödeme yapabilme güçlüğü dikkate alınarak, elektrik bedelinin yine  yılda iki taksitte ödenmesi konusunda bir düzenleme yapacak mısınız?  SORU 2) Çiftçilerin, tarımsal sulamada kullanılan birikmiş elektrik borçlarına makul bir  ödeme kolaylığı getirecek misiniz? Yoksa tarlalarına, evîne-barkına el mî koyacaksınız?  SORU 3) Çiftçinin maliyetini azaltmak üzere, tarımsal sulamada kullanılan elektrik bedelinin  belirli bir kısmının karşılanması; elektrik, mazot, gübre gibi tarımsal girdilerden alınan yüzde  18 KDV'nm yüzde 1 'e düşürülmesi gibi bir çalışmanız var mıdır?  SORU 4) Yaşanan kriz ile ilgili olarak çiftçiye yönelik bir tedbir paketi açıklayacak mısınız?  Yoksa krizin maliyetini çiftçiye çıkarmaya dönük uygulamalara devam mı edeceksiniz?  CEVAP 1-2-3-4) Ülkemizde elektrik üretimi, iletimi, dağıtımı, toptan satışı, perakende satışı,  perakende satış hizmeti, ithalat ve ihracatı ile bu faaliyetlerle ilişkili tüm gerçek ve tüzel  kişilerin hak ve yükümlülükleri, 03/03/2001 tarih ve 2 4335 Sayılı Resmi Gazete yayımlanarak  yürürlüğe giren 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ile belirlenmiştir.  Söz konusu Yasa çerçevesinde, elektrik piyasası ile ilgili faaliyetlerde Bakanlığımızın  herhangi bir yetkisi bulunmamaktadır. Bununla birlikte tarımda kullanılan elektrik enerjisi  fiyatlarında indirime gidilmesi, mevcut borçların yeniden yapılandırılması, tarımsal abone  gruplarının tek bir çatı altında toplanarak indirimli tarifeden yararlandırılması, tarımsal  elektrik faturalarının tarımsal ürünlerin hasat sonrası satılarak nakde çevrilme tarihleri göz  önüne alınarak yılda iki taksit halinde ödenebilmesine imkân tanınması gibi konularda, yetkili  kuruluşlar olan Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu ve  Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. nezdinde gerekli çalışmalar yapılmaktadır.  2005 yılında sulama elektriği kullanan üreticilerin yıllardır biriken ve faiziyle birlikte yaklaşık  1 Milyar TL olan enerji borcu yeniden yapılandırılmış ve ek bir faiz uygulanmadan 36 ay  taksitlendirilmiştir.  Diğer yandan, borcunu zamanında ödeyen çiftçilerimize de daha ucuza elektrik  tüketebilmeleri için kilowatt başına 1,70 Krş destekleme yapılmıştır. Bu çerçevede, 22 Bin  tarımsal sulama abonesine toplam 8,2 milyon TL ödeme yapılmıştır.  Bu kapsamda, konu ile ilgili kuruluşların katılımıyla yapılan çalışmalar sonucunda;  çiftçilerimize, 10 Temmuz 2009 tarih ve 27284 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak  yürürlüğe giren 5917 sayılı Kanun ile yılda en az iki taksit ve en geç üç yılda tamamlanacak  şekilde birikmiş tarımsal sulama elektrik borçlarım taksitlendirilme imkânı tanınmıştır.  Tarımsal sulama elektrik borçlarının taksitlendirilmesi, TEDAŞ Yönetim Kurulu'nca  belirlenecek vadelere göre yapılacaktır.  Halihazırda, Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş.Genel Müdürlüğü (TEDAŞ) tarafından anapara,  gecikme zammı ve KDV'sinden oluşan enerji bedeli alacaklarının zaman içerisinde  azaltılmasına yönelik esaslar dikkate alınarak, TEDAŞ Yönetim Kurulu'nun 14.06.2007 tarih  ve 15-246 sayılı Karan ekinde yer alan "Taksitlendirme Uygulama Usul ve Esasları"  çerçevesinde tarımsal sulama ve köy içme suları abonelerine ait enerji borçlarına 36 aya kadar  elektrik dağıtım şirketlerince taksitlendirme yapılabilmektedir.  - 4 0 8 -
Sayfa 123 -
TBMM B: 64 23 . 2 . 2 0 1 0  Bu uygulamalar açıkça göstermektedir ki, AKP Hükümeti vargücüyle çiftçinin ümüğünü  sıkmaktadır. Ancak, çiftçi ve köylünün artık dayanacak gücü kalmamıştır.  SORU 1) Dönemsel gelir elde eden çiftçilerimiz, elektrik faturasını her ay hangi gelirleriyle  ödeyebilecektir? Bu uygulama, çiftçiyi tarlasını sulayamaz hale getirmeyecek inidir?  Çiftçilerimizin her ay ödeme yapabilme güçlüğü dikkate alınarak, elektrik bedelinin yine  yılda iki taksitte ödenmesi konusunda bir düzenleme yapacak mısınız?  SORU 2) Çiftçilerin, tarımsal sulamada kullanılan birikmiş elektrik borçlarına makul bir  ödeme kolaylığı getirecek misiniz? Yoksa tarlalarına, evîne-barkına el mî koyacaksınız?  SORU 3) Çiftçinin maliyetini azaltmak üzere, tarımsal sulamada kullanılan elektrik bedelinin  belirli bir kısmının karşılanması; elektrik, mazot, gübre gibi tarımsal girdilerden alınan yüzde  18 KDV'nm yüzde 1 'e düşürülmesi gibi bir çalışmanız var mıdır?  SORU 4) Yaşanan kriz ile ilgili olarak çiftçiye yönelik bir tedbir paketi açıklayacak mısınız?  Yoksa krizin maliyetini çiftçiye çıkarmaya dönük uygulamalara devam mı edeceksiniz?  CEVAP 1-2-3-4) Ülkemizde elektrik üretimi, iletimi, dağıtımı, toptan satışı, perakende satışı,  perakende satış hizmeti, ithalat ve ihracatı ile bu faaliyetlerle ilişkili tüm gerçek ve tüzel  kişilerin hak ve yükümlülükleri, 03/03/2001 tarih ve 2 4335 Sayılı Resmi Gazete yayımlanarak  yürürlüğe giren 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ile belirlenmiştir.  Söz konusu Yasa çerçevesinde, elektrik piyasası ile ilgili faaliyetlerde Bakanlığımızın  herhangi bir yetkisi bulunmamaktadır. Bununla birlikte tarımda kullanılan elektrik enerjisi  fiyatlarında indirime gidilmesi, mevcut borçların yeniden yapılandırılması, tarımsal abone  gruplarının tek bir çatı altında toplanarak indirimli tarifeden yararlandırılması, tarımsal  elektrik faturalarının tarımsal ürünlerin hasat sonrası satılarak nakde çevrilme tarihleri göz  önüne alınarak yılda iki taksit halinde ödenebilmesine imkân tanınması gibi konularda, yetkili  kuruluşlar olan Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu ve  Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. nezdinde gerekli çalışmalar yapılmaktadır.  2005 yılında sulama elektriği kullanan üreticilerin yıllardır biriken ve faiziyle birlikte yaklaşık  1 Milyar TL olan enerji borcu yeniden yapılandırılmış ve ek bir faiz uygulanmadan 36 ay  taksitlendirilmiştir.  Diğer yandan, borcunu zamanında ödeyen çiftçilerimize de daha ucuza elektrik  tüketebilmeleri için kilowatt başına 1,70 Krş destekleme yapılmıştır. Bu çerçevede, 22 Bin  tarımsal sulama abonesine toplam 8,2 milyon TL ödeme yapılmıştır.  Bu kapsamda, konu ile ilgili kuruluşların katılımıyla yapılan çalışmalar sonucunda;  çiftçilerimize, 10 Temmuz 2009 tarih ve 27284 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak  yürürlüğe giren 5917 sayılı Kanun ile yılda en az iki taksit ve en geç üç yılda tamamlanacak  şekilde birikmiş tarımsal sulama elektrik borçlarım taksitlendirilme imkânı tanınmıştır.  Tarımsal sulama elektrik borçlarının taksitlendirilmesi, TEDAŞ Yönetim Kurulu'nca  belirlenecek vadelere göre yapılacaktır.  Halihazırda, Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş.Genel Müdürlüğü (TEDAŞ) tarafından anapara,  gecikme zammı ve KDV'sinden oluşan enerji bedeli alacaklarının zaman içerisinde  azaltılmasına yönelik esaslar dikkate alınarak, TEDAŞ Yönetim Kurulu'nun 14.06.2007 tarih  ve 15-246 sayılı Karan ekinde yer alan "Taksitlendirme Uygulama Usul ve Esasları"  çerçevesinde tarımsal sulama ve köy içme suları abonelerine ait enerji borçlarına 36 aya kadar  elektrik dağıtım şirketlerince taksitlendirme yapılabilmektedir.  - 4 0 8 - TBMM B: 64 23 . 2 . 2010  13.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, sözleşmeli öğretmenlerin kadroya alınmasına ilişkin  sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu 'nun cevabı (7/11926)  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Aşağıdaki sorulanının Milli Eğitim Bakam Sayın Nimet ÇUBUKÇU tarafından yazılı olarak  cevaplandırılması konusunda gereğinin yapılmasını saygılarımla arz ederim. 6.01.2010  2008 Yılında Milli Eğitim Bakanlığı yapan Sayın Hüseyin ÇELİK ve sizin açıklamalarınızla  sözleşmeli öğretmen olarak çalışanlara hizmet bölgelerinde alıştıkları süreleri dolduranlar  aynı gün öğretmenlik kadrosuna atamaları yapılacak.Beyanınızdan sonra bu güne kadar  herhangi bir öğretmenin kadroya ataması yapılmamıştır.  1- 3.hizmet bölgesinde 3 yıl 2.hizmet bölgesinde 4 yıl ve 1.hizmet bölgesinde 5 yıl sözleşmeli  öğretmen olarak çalışanlar aynı gün öğretmenlik kadrosuna atamaları yapılacaktır. Bu  uygulama bu güne kadar yapılmadı bu uygulamaya ne zaman geçmeyi düşünüyorsunuz?  Konu : Soru önergesi  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi :25.01.2010 tarihli ve A.Ol.O.GNS.0.10.00.02-19042 sayılı yazı.  Ardahan Milletvekili Sayın Ensar ÖĞÜT'ün, "Sözleşmeli öğretmenlerin kadroya  alınmasına ilişkin" İlgi yazı eki 7/11926 esas numaralı yazılı soru önergesi incelenmiştir.  Söz konusu öğretmenlerin kadroya geçirilmelerine yönelik çalışmalar sürdürülmekte  olup sonuçlandığında Bakanlığımız internet sitesinde konuya ilişkin açıklama yapılacaktır.  Bilgilerinize arz ederim. ,1 /)  / Ensar ÖĞÜT  Ardahan Milletvekili  T.C.  MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI  Strateji Geliştirme Başkanlığı  Sayı : B.08.0.SGB.0.73.02.00/1117 17/02/2010  Millî Eğitim Bakanı  - 4 0 9 -
Sayfa 124 -
TBMM B: 64 23 . 2 . 2010  13.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, sözleşmeli öğretmenlerin kadroya alınmasına ilişkin  sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu 'nun cevabı (7/11926)  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Aşağıdaki sorulanının Milli Eğitim Bakam Sayın Nimet ÇUBUKÇU tarafından yazılı olarak  cevaplandırılması konusunda gereğinin yapılmasını saygılarımla arz ederim. 6.01.2010  2008 Yılında Milli Eğitim Bakanlığı yapan Sayın Hüseyin ÇELİK ve sizin açıklamalarınızla  sözleşmeli öğretmen olarak çalışanlara hizmet bölgelerinde alıştıkları süreleri dolduranlar  aynı gün öğretmenlik kadrosuna atamaları yapılacak.Beyanınızdan sonra bu güne kadar  herhangi bir öğretmenin kadroya ataması yapılmamıştır.  1- 3.hizmet bölgesinde 3 yıl 2.hizmet bölgesinde 4 yıl ve 1.hizmet bölgesinde 5 yıl sözleşmeli  öğretmen olarak çalışanlar aynı gün öğretmenlik kadrosuna atamaları yapılacaktır. Bu  uygulama bu güne kadar yapılmadı bu uygulamaya ne zaman geçmeyi düşünüyorsunuz?  Konu : Soru önergesi  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi :25.01.2010 tarihli ve A.Ol.O.GNS.0.10.00.02-19042 sayılı yazı.  Ardahan Milletvekili Sayın Ensar ÖĞÜT'ün, "Sözleşmeli öğretmenlerin kadroya  alınmasına ilişkin" İlgi yazı eki 7/11926 esas numaralı yazılı soru önergesi incelenmiştir.  Söz konusu öğretmenlerin kadroya geçirilmelerine yönelik çalışmalar sürdürülmekte  olup sonuçlandığında Bakanlığımız internet sitesinde konuya ilişkin açıklama yapılacaktır.  Bilgilerinize arz ederim. ,1 /)  / Ensar ÖĞÜT  Ardahan Milletvekili  T.C.  MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI  Strateji Geliştirme Başkanlığı  Sayı : B.08.0.SGB.0.73.02.00/1117 17/02/2010  Millî Eğitim Bakanı  - 4 0 9 - TBMM B: 64 23 . 2 . 2010  14.- Mersin Milletvekili Mehmet Şandır'ın, bir desteklemede yapılan fazla ödemelere,  - Manisa Milletvekili Erkan Akçay 'ın, tarım sektöründeki büyümeye,  Ziraat Bankasının özelleştirilmesine,  Tarımsal hammadde ithalatındaki artışa,  Tarım ve kırsal kalkınmaya ayrılan kaynağa,  - Van Milletvekili Fatma Kurtulan 'ın, Doğu Anadolu Bölgesi 'nde hayvancılığın desteklenmesine,  - Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt 'ün, Erzurum 'daki bazı yatırımlara,  İlişkin soruları ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker'in cevabı (7/11945),  Aşağıdaki sorularıma Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker'in yazılı olarak  cevap vermesine müsaadelerinizi arz ederim. 11/01/2010  ^ Mehmet ŞANDIR  MHP Mersin Milletvekili  Türkiye genelinde ve Mersin'in Mut ilçesinde 2005-2006 yıllarında tarıma ve  hayvancılığa destek adı altında fiğ (yem bitkisi) ekimi desteği yapılmıştır. Ancak aradan 3 yıl  geçtikten sonra fazla ödendiği gerekçesi ile toplam 1800 kişiden tahminen 2.000.000 TL. ana  para ve 2.000.000 TL. faizi geri istenmektedir.  Bu belgeler ışığında;  1. Fazla ödeme yapan bürokratlar için ne gibi bir işlem yapıldı?  2. Çiftçilerimizin inisiyatifi dışında gelişen bu hadisede faizlerini silerek anaparada bir  ödeme kolaylığı yapmayı düşünüyor musunuz?  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Aşağıdaki sorularımın Tarım ve Köyişleri Bakanı Sayın Mehdi EKER  tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim. 07.01. 2010  Sayın Bakan Plan ve Bütçe Komisyonunda Tarım ve Köyişleri Bakanlığının  2010 yılı bütçe görüşmeleri sırasında; 'Tarım 2008 yılında yüzde 3,5, 2009 yılının ilk  altı ayında yüzde 4,3 oranında büyüdü" demiştir.  Bu kapsamda;  1- Türkiye ekonomisi 2009 yılının ilk altı ayında yüzde 11,1 oranında  küçülürken tarım sektörü nasıl büyümüştür?  2- Tarım sektöründeki bu büyümeler 2007 yılında tarım sektöründeki  yüzde 7,3'lük küçülmeden mi kaynaklanmaktadır?  (7/11946), (7/11948), (7/11949), (7/11950), (7/11947), (7/11951)  TÜRKİYE B Ü Y Ü K MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Erkan AKÇAY  Manisa Milletvekili  - 4 1 0 -
Sayfa 125 -
TBMM B: 64 23 . 2 . 2010  14.- Mersin Milletvekili Mehmet Şandır'ın, bir desteklemede yapılan fazla ödemelere,  - Manisa Milletvekili Erkan Akçay 'ın, tarım sektöründeki büyümeye,  Ziraat Bankasının özelleştirilmesine,  Tarımsal hammadde ithalatındaki artışa,  Tarım ve kırsal kalkınmaya ayrılan kaynağa,  - Van Milletvekili Fatma Kurtulan 'ın, Doğu Anadolu Bölgesi 'nde hayvancılığın desteklenmesine,  - Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt 'ün, Erzurum 'daki bazı yatırımlara,  İlişkin soruları ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker'in cevabı (7/11945),  Aşağıdaki sorularıma Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker'in yazılı olarak  cevap vermesine müsaadelerinizi arz ederim. 11/01/2010  ^ Mehmet ŞANDIR  MHP Mersin Milletvekili  Türkiye genelinde ve Mersin'in Mut ilçesinde 2005-2006 yıllarında tarıma ve  hayvancılığa destek adı altında fiğ (yem bitkisi) ekimi desteği yapılmıştır. Ancak aradan 3 yıl  geçtikten sonra fazla ödendiği gerekçesi ile toplam 1800 kişiden tahminen 2.000.000 TL. ana  para ve 2.000.000 TL. faizi geri istenmektedir.  Bu belgeler ışığında;  1. Fazla ödeme yapan bürokratlar için ne gibi bir işlem yapıldı?  2. Çiftçilerimizin inisiyatifi dışında gelişen bu hadisede faizlerini silerek anaparada bir  ödeme kolaylığı yapmayı düşünüyor musunuz?  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Aşağıdaki sorularımın Tarım ve Köyişleri Bakanı Sayın Mehdi EKER  tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim. 07.01. 2010  Sayın Bakan Plan ve Bütçe Komisyonunda Tarım ve Köyişleri Bakanlığının  2010 yılı bütçe görüşmeleri sırasında; 'Tarım 2008 yılında yüzde 3,5, 2009 yılının ilk  altı ayında yüzde 4,3 oranında büyüdü" demiştir.  Bu kapsamda;  1- Türkiye ekonomisi 2009 yılının ilk altı ayında yüzde 11,1 oranında  küçülürken tarım sektörü nasıl büyümüştür?  2- Tarım sektöründeki bu büyümeler 2007 yılında tarım sektöründeki  yüzde 7,3'lük küçülmeden mi kaynaklanmaktadır?  (7/11946), (7/11948), (7/11949), (7/11950), (7/11947), (7/11951)  TÜRKİYE B Ü Y Ü K MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Erkan AKÇAY  Manisa Milletvekili  - 4 1 0 - TBMM B: 64 23 . 2 . 2010  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Aşağıdaki sorularımın Tarım ve Köyişleri Bakanı Sayın Mehdi EKER  tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim. 08.01.2009  Kısa ve Orta Vadeli programda; Ziraat Bankası, şeker fabrikaları ve suların  etkin yönetimi adı altında sulann özelleştirilmesi öngörülmektedir. Bu gün itibariyle  Ziraat Bankası 13 milyar liralık tarımsal kredi hacminin yüzde 60-70'ini tek başına  karşılamaktadır. Ziraat Bankası'mn 2009 yılı itibariyle kullandırdığı tarımsal kredi  miktarı 9 milyar liraya ulaşmıştır.  Bu kapsamda;  1- Ziraat Bankası, çiftçilerin dertlerine çare bulunabilmesi için devletin zirai  kredi işine el atması düşüncesi ile kurulmuştur. 2009 yılı itibariyle tarımsal  kredi hacminin yaklaşık yüzde 70'ini tek başına karşılayan Ziraat  Bankasının özelleştirilmesi tanmsal kredi kullanımını ve dolayısıyla tarım  sektörünü nasıl etkileyecektir?  2- Ziraat Bankasının özelleştirilmesinden sonra çiftçilerimiz tarımsal kredi  kullanımında ne gibi sorunlar yaşayacaktır? Ziraat Bankasının  özelleştirilmesinden sonra çiftçilerimizin tarımsal krediye ulaşması  konusunda herhangi bir çalışma yapmayı düşünüyor musunuz?  3- Bu Özelleştirme politikalarınızın ülkemizi tarımsal üretimden uzaklaştırıp  dışa bağımlı hale mi getireceğini düşünüyor musunuz?  4- Amacınız Türk Tarımını piyasa koşullarına teslim etmek midir?  Erkan AKÇAY  Manisa Milletvekili  - 4 1 1 -
Sayfa 126 -
TBMM B: 64 23 . 2 . 2010  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Aşağıdaki sorularımın Tarım ve Köyişleri Bakanı Sayın Mehdi EKER  tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim. 08.01.2009  Kısa ve Orta Vadeli programda; Ziraat Bankası, şeker fabrikaları ve suların  etkin yönetimi adı altında sulann özelleştirilmesi öngörülmektedir. Bu gün itibariyle  Ziraat Bankası 13 milyar liralık tarımsal kredi hacminin yüzde 60-70'ini tek başına  karşılamaktadır. Ziraat Bankası'mn 2009 yılı itibariyle kullandırdığı tarımsal kredi  miktarı 9 milyar liraya ulaşmıştır.  Bu kapsamda;  1- Ziraat Bankası, çiftçilerin dertlerine çare bulunabilmesi için devletin zirai  kredi işine el atması düşüncesi ile kurulmuştur. 2009 yılı itibariyle tarımsal  kredi hacminin yaklaşık yüzde 70'ini tek başına karşılayan Ziraat  Bankasının özelleştirilmesi tanmsal kredi kullanımını ve dolayısıyla tarım  sektörünü nasıl etkileyecektir?  2- Ziraat Bankasının özelleştirilmesinden sonra çiftçilerimiz tarımsal kredi  kullanımında ne gibi sorunlar yaşayacaktır? Ziraat Bankasının  özelleştirilmesinden sonra çiftçilerimizin tarımsal krediye ulaşması  konusunda herhangi bir çalışma yapmayı düşünüyor musunuz?  3- Bu Özelleştirme politikalarınızın ülkemizi tarımsal üretimden uzaklaştırıp  dışa bağımlı hale mi getireceğini düşünüyor musunuz?  4- Amacınız Türk Tarımını piyasa koşullarına teslim etmek midir?  Erkan AKÇAY  Manisa Milletvekili  - 4 1 1 - TBMM B: 64 23 . 2 . 2 0 1 0  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Erkan AKÇAY  Manisa Milletvekili  2009 yılının ilk yedi aylık döneminde Türkiye 322 milyon dolarlık tarımsal  hammadde ihraç ederken, 1 milyar 777 milyon dolarlık ithalat gerçekleştirmiştir.  Tarımsal hammaddelerdeki dış ticaret açığı ilk yedi ay itibariyle 1 milyar 455 milyon  dolardır. Ülkemiz başta ayçiçeği olmak üzere üretebileceği birçok yağlı tohumu  hammadde olarak yurtdışından almaktadır. Bitkisel yağ ithalatının ülkemize faturası  yıllık ortama 3 milyar dolardır.  Bu kapsamda;  1- Tarımsal hammadde ithalatındaki bu artışını önüne geçmek için ne gibi  çalışmalar yapmayı düşünüyorsunuz?  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Aşağıdaki sorularımın Tarım ve Köyişleri Bakanı Sayın Mehdi EKER  •tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim. 08.01. 2010  Manisa Milletvekili  Avrupa Birliği, 2013 yılından sonra ortak tarım politikasında, finansal  kaynakların etkin kullanılması, çiftçilerin rekabet gücünün artırılması, küresel pazarda  Avrupa Birliği'nin tarım sektörüne güçlü ve kalıcı bir temel oluşturulması hedeflerine  yönelik bir dizi önlemler almaktadır.  Avrupa Birliği'nin 2008 bütçesi 129 milyar Avro'dur. Bu bütçenin yüzde 42,6'sı  olan 55 milyar Avro tarım ve kırsal kalkınmaya harcanmıştır. Tarım ve kırsal kalkınma  bütçesinin 40,9 milyar Avro'su tarımsal harcamalar ve doğrudan ödemelere, 12,9  milyar Avro'su kırsal kalkınmaya, 0.9 milyarı balıkçılığa ve 0.3 milyarı ise çevre  konularına ayrılmıştır.  Bu kapsamda;  1- Türkiye'nin 2008 yılında tarım ve kırsal kalkınmaya ayırdığı kaynak ne  kadardır? Bütçesinin yüzde kaçıdır?  2- Türkiye'nin tarım ve tarımsal kalkınmaya ayırdığı kaynak AB'nin tarım ve  tarımsal kalkınmaya ayırdığı kaynakla kıyaslandığında yeterli midir?  - 4 1 2 - Aşağıdaki sorularımın Tarım ve Köyişleri Bakanı Sayın Mehdi EKER  tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim. 08.01. 2010
Sayfa 127 -
TBMM B: 64 23 . 2 . 2 0 1 0  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Erkan AKÇAY  Manisa Milletvekili  2009 yılının ilk yedi aylık döneminde Türkiye 322 milyon dolarlık tarımsal  hammadde ihraç ederken, 1 milyar 777 milyon dolarlık ithalat gerçekleştirmiştir.  Tarımsal hammaddelerdeki dış ticaret açığı ilk yedi ay itibariyle 1 milyar 455 milyon  dolardır. Ülkemiz başta ayçiçeği olmak üzere üretebileceği birçok yağlı tohumu  hammadde olarak yurtdışından almaktadır. Bitkisel yağ ithalatının ülkemize faturası  yıllık ortama 3 milyar dolardır.  Bu kapsamda;  1- Tarımsal hammadde ithalatındaki bu artışını önüne geçmek için ne gibi  çalışmalar yapmayı düşünüyorsunuz?  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Aşağıdaki sorularımın Tarım ve Köyişleri Bakanı Sayın Mehdi EKER  •tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim. 08.01. 2010  Manisa Milletvekili  Avrupa Birliği, 2013 yılından sonra ortak tarım politikasında, finansal  kaynakların etkin kullanılması, çiftçilerin rekabet gücünün artırılması, küresel pazarda  Avrupa Birliği'nin tarım sektörüne güçlü ve kalıcı bir temel oluşturulması hedeflerine  yönelik bir dizi önlemler almaktadır.  Avrupa Birliği'nin 2008 bütçesi 129 milyar Avro'dur. Bu bütçenin yüzde 42,6'sı  olan 55 milyar Avro tarım ve kırsal kalkınmaya harcanmıştır. Tarım ve kırsal kalkınma  bütçesinin 40,9 milyar Avro'su tarımsal harcamalar ve doğrudan ödemelere, 12,9  milyar Avro'su kırsal kalkınmaya, 0.9 milyarı balıkçılığa ve 0.3 milyarı ise çevre  konularına ayrılmıştır.  Bu kapsamda;  1- Türkiye'nin 2008 yılında tarım ve kırsal kalkınmaya ayırdığı kaynak ne  kadardır? Bütçesinin yüzde kaçıdır?  2- Türkiye'nin tarım ve tarımsal kalkınmaya ayırdığı kaynak AB'nin tarım ve  tarımsal kalkınmaya ayırdığı kaynakla kıyaslandığında yeterli midir?  - 4 1 2 - Aşağıdaki sorularımın Tarım ve Köyişleri Bakanı Sayın Mehdi EKER  tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim. 08.01. 2010  TBMM B: 64 23 . 2 . 2010  TÜRKIYE B Ü Y Ü K MILLET MECLISI B A Ş K A N L I Ğ I N A  Aşağıdaki sorulanının, Tanm ve Köyişleri Bakanı Sayın M. Mehdi Eker tarafından  Anayasa'nın 98. ve TBMM İç Tüzüğü'nün 99. maddeleri gereğince yazılı olarak  cevaplandırılmasını arz ederim.  31 Ekim 2009 tarihli ve 27392 sayılı Bakanlar Kurulu Karan ile "Güneydoğu Anadolu Projesi  Eylem Planı Kapsamındaki illerde Süt Sığırcılığı Yatmmlannın Desteklenmesine İlişkin  Karar ile Adıyaman, Batman, Diyarbakır, Gaziantep, Kilis, Mardin, Siirt, Şanlıurfa ve Şırnak  illerinde, süt sığırcılığının geliştirilmesi, modern işletmelerin kurulması, hayvansal üretimde  verimliliğin ve kalitenin artınlması ile bölgesel gelişmişlik farklannın azaltılmasına yönelik  olarak, üreticilerin yapacaktan süt sığırcılığı işletmesi yatmmlannın desteklenmesine ilişkin  usul ve esaslan belirlenmiştir. Bu kanunun kapsamına Doğu illerinin alınmaması çeşitli  eleştirilere sebep olmuştur. Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığı, 03.11.2009 tarihinde  yaptığı basın açıklaması ile, bu kararın hakkaniyete aykın olduğunu dile getirmişitir.  Çıkarılan teşvik yasalarının dışında bırakıldıklanndan yakınan bölge halkı, hayvancılığın  neredeyse bitme noktasına geldiğini ifade etmektedirler. Bölgede etin kilosu 11 liradan 22  liraya çıkmış, mazot fiyatlarının yüksek olması kaba yem satışlarım da etkilemiş, küçükbaş  hayvan bakıcılığı hemen hemen yapılmazken büyükbaş hayvancılık yan yanya azalmıştır;  Bu bağlamda;  1-Doğu Anadolu Bölgesi'nin bir çok ilinde hayvancılık hemen hemen tek geçim kaynağını  oluştururken, bu illerin teşvik yasasından faydalandınlmamasının sebebi nedir?  2-Bu bölgede bulunan başta Ardahan, Ağrı ve Kars olmak üzere, ekonomisi büyük oranda  hayvancılığa dayanan illerimiz için yakın zamanda benzer bir teşvik kanunu çıkarılması  düşünülüyor mu?  3-Doğu Anadolu Bölgesi illerinde hayvancılık bitme noktasına gelmiştir. Buna karşı aldığınız  önlemler nelerdir? Projeleriniz var mıdır?  4-Son 10 yıl içerisinde Doğu Anadolu Bölgesinde bulunan illerimizde yıllar itibarı ile  büyükbaş ve küçükbaş hayvan sayılarında yaşanan değişiklik her il için nedir?  5- Son 5 yılda Türkiye' de bölgeler bazında yapılan et ihracatı yıllara göre nedir ?  tma KURTULAN  Van Milletvekili  - 4 1 3 -
Sayfa 128 -
TBMM B: 64 23 . 2 . 2010  TÜRKIYE B Ü Y Ü K MILLET MECLISI B A Ş K A N L I Ğ I N A  Aşağıdaki sorulanının, Tanm ve Köyişleri Bakanı Sayın M. Mehdi Eker tarafından  Anayasa'nın 98. ve TBMM İç Tüzüğü'nün 99. maddeleri gereğince yazılı olarak  cevaplandırılmasını arz ederim.  31 Ekim 2009 tarihli ve 27392 sayılı Bakanlar Kurulu Karan ile "Güneydoğu Anadolu Projesi  Eylem Planı Kapsamındaki illerde Süt Sığırcılığı Yatmmlannın Desteklenmesine İlişkin  Karar ile Adıyaman, Batman, Diyarbakır, Gaziantep, Kilis, Mardin, Siirt, Şanlıurfa ve Şırnak  illerinde, süt sığırcılığının geliştirilmesi, modern işletmelerin kurulması, hayvansal üretimde  verimliliğin ve kalitenin artınlması ile bölgesel gelişmişlik farklannın azaltılmasına yönelik  olarak, üreticilerin yapacaktan süt sığırcılığı işletmesi yatmmlannın desteklenmesine ilişkin  usul ve esaslan belirlenmiştir. Bu kanunun kapsamına Doğu illerinin alınmaması çeşitli  eleştirilere sebep olmuştur. Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığı, 03.11.2009 tarihinde  yaptığı basın açıklaması ile, bu kararın hakkaniyete aykın olduğunu dile getirmişitir.  Çıkarılan teşvik yasalarının dışında bırakıldıklanndan yakınan bölge halkı, hayvancılığın  neredeyse bitme noktasına geldiğini ifade etmektedirler. Bölgede etin kilosu 11 liradan 22  liraya çıkmış, mazot fiyatlarının yüksek olması kaba yem satışlarım da etkilemiş, küçükbaş  hayvan bakıcılığı hemen hemen yapılmazken büyükbaş hayvancılık yan yanya azalmıştır;  Bu bağlamda;  1-Doğu Anadolu Bölgesi'nin bir çok ilinde hayvancılık hemen hemen tek geçim kaynağını  oluştururken, bu illerin teşvik yasasından faydalandınlmamasının sebebi nedir?  2-Bu bölgede bulunan başta Ardahan, Ağrı ve Kars olmak üzere, ekonomisi büyük oranda  hayvancılığa dayanan illerimiz için yakın zamanda benzer bir teşvik kanunu çıkarılması  düşünülüyor mu?  3-Doğu Anadolu Bölgesi illerinde hayvancılık bitme noktasına gelmiştir. Buna karşı aldığınız  önlemler nelerdir? Projeleriniz var mıdır?  4-Son 10 yıl içerisinde Doğu Anadolu Bölgesinde bulunan illerimizde yıllar itibarı ile  büyükbaş ve küçükbaş hayvan sayılarında yaşanan değişiklik her il için nedir?  5- Son 5 yılda Türkiye' de bölgeler bazında yapılan et ihracatı yıllara göre nedir ?  tma KURTULAN  Van Milletvekili  - 4 1 3 - TBMM B: 64 23 . 2 . 2010  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Aşağıdaki sorularımın Tarım Bakam Sayın Mehdi EKER tarafından yazılı olarak  cevaplandırılması konusunda gereğinin yapılmasını saygılarımla arz ederim. 6.01.2010  Birbirine benzer iklim özellikleri taşımasına rağmen Ş.urfa,Diyarbakır ve Elazığ'da bulunan  hipodrom un farklı iklime sahip ve ata sporumuz ciridin merkezi konumundaki Erzurum da  kurulması çok önemli, anlamlı ve orijinal bir yatırım olacaktır. Erzurum da yapılacak bir  hopodrum şehrin her açıdan büyümesini sağlayacağı gibi işsizliği ve dolayısıyla göçüde  durduracaktı.  1- Ata sporumuz Ciritin merkezi konumundaki Erzurum a yapılacak olan hipodrum  gelişmeyi sağlayacağı gibi işsizliği önlemesinin yanında göçüde durduracaktı  Erzurum' hipodrum yapımından neden vaz geçildi Hipodrum Erzurum a ne zaman  yapılacak?  2- Erzurum Tortum'da lojmanlarına varıncaya kadar yapılan Tiftik - yapağı Fabrikası ne  durumdadır.?  3- Erzurum Pasinlerde yapılan elektronik ve tütün fabrikaları şimdi ne durumdadır bu  fabrikaları nasıl kullanmayı düşünüyorsunuz?  İlgi: 25.01.2010 tarih ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-19042 sayılı yazı.  İlgi yazı ekinde alınan, Mersin Milletvekili Mehmet ŞANDIR'a ait 7/11945, Manisa  Milletvekili Erkan AKÇAY'a ait 7/11946, 7/11948, 7/11949, 7/11950, Van Milletvekili  Fatma KURTULAN'a ait 7/11947 ve Ardahan Milletvekili Ensar ÖĞÜT'e ait 7/11951 esas  nolu yazılı soru önergelerine ilişkin Bakanlığımız görüşü ekte sunulmaktadır.  Bilgilerinize arz ederim.  Ensar ÖĞÜT  Ardahan Milletvekili  T.C.  TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANLIĞI  Strateji Geliştirme Başkanlığı  Sayı : B.12.0.SGB.0.03-610-728  Konu : Soru önergeleri  22/02/2010  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLÎSİ BAŞKANLIĞINA  EKLER:  Mehmet Mehdi EKER  Bakan  1. Görüş 7/11945  2. Görüş 7/11946, 7/11948, 7/11949, 7/11950  3. Görüş 7/11947  4. Görüş 7/11951  - 4 1 4 -
Sayfa 129 -
TBMM B: 64 23 . 2 . 2010  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Aşağıdaki sorularımın Tarım Bakam Sayın Mehdi EKER tarafından yazılı olarak  cevaplandırılması konusunda gereğinin yapılmasını saygılarımla arz ederim. 6.01.2010  Birbirine benzer iklim özellikleri taşımasına rağmen Ş.urfa,Diyarbakır ve Elazığ'da bulunan  hipodrom un farklı iklime sahip ve ata sporumuz ciridin merkezi konumundaki Erzurum da  kurulması çok önemli, anlamlı ve orijinal bir yatırım olacaktır. Erzurum da yapılacak bir  hopodrum şehrin her açıdan büyümesini sağlayacağı gibi işsizliği ve dolayısıyla göçüde  durduracaktı.  1- Ata sporumuz Ciritin merkezi konumundaki Erzurum a yapılacak olan hipodrum  gelişmeyi sağlayacağı gibi işsizliği önlemesinin yanında göçüde durduracaktı  Erzurum' hipodrum yapımından neden vaz geçildi Hipodrum Erzurum a ne zaman  yapılacak?  2- Erzurum Tortum'da lojmanlarına varıncaya kadar yapılan Tiftik - yapağı Fabrikası ne  durumdadır.?  3- Erzurum Pasinlerde yapılan elektronik ve tütün fabrikaları şimdi ne durumdadır bu  fabrikaları nasıl kullanmayı düşünüyorsunuz?  İlgi: 25.01.2010 tarih ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-19042 sayılı yazı.  İlgi yazı ekinde alınan, Mersin Milletvekili Mehmet ŞANDIR'a ait 7/11945, Manisa  Milletvekili Erkan AKÇAY'a ait 7/11946, 7/11948, 7/11949, 7/11950, Van Milletvekili  Fatma KURTULAN'a ait 7/11947 ve Ardahan Milletvekili Ensar ÖĞÜT'e ait 7/11951 esas  nolu yazılı soru önergelerine ilişkin Bakanlığımız görüşü ekte sunulmaktadır.  Bilgilerinize arz ederim.  Ensar ÖĞÜT  Ardahan Milletvekili  T.C.  TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANLIĞI  Strateji Geliştirme Başkanlığı  Sayı : B.12.0.SGB.0.03-610-728  Konu : Soru önergeleri  22/02/2010  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLÎSİ BAŞKANLIĞINA  EKLER:  Mehmet Mehdi EKER  Bakan  1. Görüş 7/11945  2. Görüş 7/11946, 7/11948, 7/11949, 7/11950  3. Görüş 7/11947  4. Görüş 7/11951  - 4 1 4 - TBMM B: 64 23 . 2 . 2010  YAZILI SORU ÖNERGESİ  önerge Sahibi : Mehmet ŞANDIR  Mersin Milletvekili  S7/11945 Esas No  Türkiye genelinde ve Mersin'in Mut ilçesinde 2005-2006 yıllarında tarıma ve hayvancılığa  destek adı altında fiğ (yem bitkisi) ekimi desteği yapılmıştır. Ancak aradan 3 yıl geçtikten  sonra fazla ödendiği gerekçesi ile toplam 1800 kişiden tahminen 2.000.000 TL. ana para ve  2.000.000 TL. faizi geri istenmektedir.  Bu belgeler ışığında;  SORU 1) Fazla ödeme yapan bürokratlar için ne gibi bir işlem yapıldı?  SORU 2) Çiftçilerimizin inisiyatifi dışında gelişen bu hadisede faizlerini silerek anaparada bir  ödeme kolaylığı yapmayı düşünüyor musunuz?  CEVAP 1-2) Ülkemizde hayvancılığın ihtiyacı olan kaliteli kaba yem ihtiyacının giderilmesi,  silaj yapımının yaygınlaştırılması için yem bitkileri desteklemeleri 2000 yılında başlamış olup  halen devam etmektedir.  Bakanlığımızca Hayvancılığın Desteklenmesi Hakkında 2005/8503 sayılı Bakanlar Kurulu  Kararının Uygulama Esasları Tebliği kapsamında; Mersin İlinde yem bitkisi destekleme  ödemeleri ile ilgili yapılan inceleme've denetimler neticesinde, ihmali bulunan personel  hakkında mevzuatı çerçevesinde gerekli işlem tesis edilmiştir.  Ayrıca, 24.03.2005 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 2005/13 sayılı Tebliğin 28. ve 29.  maddelerine göre de işlem yapılmıştır.  - 4 1 5 -
Sayfa 130 -
TBMM B: 64 23 . 2 . 2010  YAZILI SORU ÖNERGESİ  önerge Sahibi : Mehmet ŞANDIR  Mersin Milletvekili  S7/11945 Esas No  Türkiye genelinde ve Mersin'in Mut ilçesinde 2005-2006 yıllarında tarıma ve hayvancılığa  destek adı altında fiğ (yem bitkisi) ekimi desteği yapılmıştır. Ancak aradan 3 yıl geçtikten  sonra fazla ödendiği gerekçesi ile toplam 1800 kişiden tahminen 2.000.000 TL. ana para ve  2.000.000 TL. faizi geri istenmektedir.  Bu belgeler ışığında;  SORU 1) Fazla ödeme yapan bürokratlar için ne gibi bir işlem yapıldı?  SORU 2) Çiftçilerimizin inisiyatifi dışında gelişen bu hadisede faizlerini silerek anaparada bir  ödeme kolaylığı yapmayı düşünüyor musunuz?  CEVAP 1-2) Ülkemizde hayvancılığın ihtiyacı olan kaliteli kaba yem ihtiyacının giderilmesi,  silaj yapımının yaygınlaştırılması için yem bitkileri desteklemeleri 2000 yılında başlamış olup  halen devam etmektedir.  Bakanlığımızca Hayvancılığın Desteklenmesi Hakkında 2005/8503 sayılı Bakanlar Kurulu  Kararının Uygulama Esasları Tebliği kapsamında; Mersin İlinde yem bitkisi destekleme  ödemeleri ile ilgili yapılan inceleme've denetimler neticesinde, ihmali bulunan personel  hakkında mevzuatı çerçevesinde gerekli işlem tesis edilmiştir.  Ayrıca, 24.03.2005 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 2005/13 sayılı Tebliğin 28. ve 29.  maddelerine göre de işlem yapılmıştır.  - 4 1 5 - TBMM B: 64 23 . 2 . 2010  YAZILI SORU ÖNERGESİ  önerge Sahibi :1 :Erkan AKÇAY  Esas No  Manisa Milletvekili  :7/11946  Sayın Bakan Plan ve Bütçe Komisyonunda Tarım ve Köyişleri Bakanlığının 2010 yılı bütçe  görüşmeleri sırasında; "Tarım 2008 yılında yüzde 3.5, 2009 yılının ilk altı ayında yüzde 4.3  oranında büyüdü" demiştir.  Bu kapsamda;  SORU 1) Türkiye ekonomisi 2009 yılının ilk altı ayında yüzde 11,1 oranında küçülürken  tarım sektörü nasıl büyümüştür?  SORU 2) Tarım sektöründeki bu büyümeler 2007 yılında tarım sektöründeki yüzde 7.3'lük  küçülmeden mi kaynaklanmaktadır?  CEVAP 1-2) Türkiye ekonomisi 2009 yılında (ilk 9 ay) % 8,4 küçülürken, imalat sanayi  sektörü % 12,4, inşaat sektörü % 19,5, toptanda ve perakende ticaret sektörü ise % 16,3  küçülmüştür. Buna karşın tarım sektörü % 3,2, balıkçılık sektörü de % 8,9 büyümüştür.  Tarım sektöründeki bu büyümeyi sağlayan temel faktör ise tarımsal üretimdeki artışa bağlı  olarak büyüyen tarımsal üretim değeri olmuştur. Nitekim tarım sektörünün GSYH'ya yaptığı  katkı her yıl yükselmeye devam etmiş' ve 2008 yılında cari fiyatlarla 71 milyar TL'ye, 1998  yılı sabit fiyatları ile de 9,1 milyar TL'ye yükselmiştir. 2009'un ilk 9 ayında ise bu rakamlar  sırasıyla 59,2 milyar TL ve 7,1 milyar TL olarak gerçekleşmiştir.  Bu artışları sağlayan tarımsal üretim incelendiğinde, TÜİK tarafından yapılan 2009 yılı  tahminlerine (2. tahmin) göre buğday üretiminin 2008'e göre % 15,8, arpa üretiminin % 23,2,  çavdar üretiminin % 35,6, kuru baklagiller üretiminin % 37,9, yağlı tohumlar üretiminin %  11,2, turunçgiller üretiminin de % 7,5 arttığı görülmektedir. Kırmızı mercimek üretimi ise  aynı dönemde % 225,8 oranında artmıştır.  Büyüme sabit fiyatlarla GSYH üzerinden hesaplanan yıllık değişimleri ifade etmektedir.  Tarım sektörünün cari ve sabit fiyatlarla GSYH'ya yaptığı katkı dikkate alındığında, hem  değer hem de oransal olarak büyüdüğü açıkça görülmektedir. Dolayısıyla 2007'deki global  krizin yanı sıra kuraklığa bağlı tarımsal üretim azalışına bağlı negatif büyüme elbetteki  sonraki yıllardaki büyümeyi etkilemiştir ancak tarım sektörünün performansı da son iki yılda  2007'deki olumsuzluğu gidermiştir.  - 4 1 6 -
Sayfa 131 -
TBMM B: 64 23 . 2 . 2010  YAZILI SORU ÖNERGESİ  önerge Sahibi :1 :Erkan AKÇAY  Esas No  Manisa Milletvekili  :7/11946  Sayın Bakan Plan ve Bütçe Komisyonunda Tarım ve Köyişleri Bakanlığının 2010 yılı bütçe  görüşmeleri sırasında; "Tarım 2008 yılında yüzde 3.5, 2009 yılının ilk altı ayında yüzde 4.3  oranında büyüdü" demiştir.  Bu kapsamda;  SORU 1) Türkiye ekonomisi 2009 yılının ilk altı ayında yüzde 11,1 oranında küçülürken  tarım sektörü nasıl büyümüştür?  SORU 2) Tarım sektöründeki bu büyümeler 2007 yılında tarım sektöründeki yüzde 7.3'lük  küçülmeden mi kaynaklanmaktadır?  CEVAP 1-2) Türkiye ekonomisi 2009 yılında (ilk 9 ay) % 8,4 küçülürken, imalat sanayi  sektörü % 12,4, inşaat sektörü % 19,5, toptanda ve perakende ticaret sektörü ise % 16,3  küçülmüştür. Buna karşın tarım sektörü % 3,2, balıkçılık sektörü de % 8,9 büyümüştür.  Tarım sektöründeki bu büyümeyi sağlayan temel faktör ise tarımsal üretimdeki artışa bağlı  olarak büyüyen tarımsal üretim değeri olmuştur. Nitekim tarım sektörünün GSYH'ya yaptığı  katkı her yıl yükselmeye devam etmiş' ve 2008 yılında cari fiyatlarla 71 milyar TL'ye, 1998  yılı sabit fiyatları ile de 9,1 milyar TL'ye yükselmiştir. 2009'un ilk 9 ayında ise bu rakamlar  sırasıyla 59,2 milyar TL ve 7,1 milyar TL olarak gerçekleşmiştir.  Bu artışları sağlayan tarımsal üretim incelendiğinde, TÜİK tarafından yapılan 2009 yılı  tahminlerine (2. tahmin) göre buğday üretiminin 2008'e göre % 15,8, arpa üretiminin % 23,2,  çavdar üretiminin % 35,6, kuru baklagiller üretiminin % 37,9, yağlı tohumlar üretiminin %  11,2, turunçgiller üretiminin de % 7,5 arttığı görülmektedir. Kırmızı mercimek üretimi ise  aynı dönemde % 225,8 oranında artmıştır.  Büyüme sabit fiyatlarla GSYH üzerinden hesaplanan yıllık değişimleri ifade etmektedir.  Tarım sektörünün cari ve sabit fiyatlarla GSYH'ya yaptığı katkı dikkate alındığında, hem  değer hem de oransal olarak büyüdüğü açıkça görülmektedir. Dolayısıyla 2007'deki global  krizin yanı sıra kuraklığa bağlı tarımsal üretim azalışına bağlı negatif büyüme elbetteki  sonraki yıllardaki büyümeyi etkilemiştir ancak tarım sektörünün performansı da son iki yılda  2007'deki olumsuzluğu gidermiştir.  - 4 1 6 - TBMM B: 64 23 . 2 . 2010  YAZILI SORU ÖNERGESİ  önerge Sahibi i :Erkan AKÇAY  Manisa Milletvekili  :7/11948 Esas No  Kısa ve Orta Vadeli programda; Ziraat Bankası, şeker fabrikaları ve suların etkin yönetimi adı  altında suların özelleştirilmesi öngörülmektedir. Bugün itibariyle Ziraat Bankası 13 milyar  liralık tarımsal kredi hacminin yüzde 60-70'ini tek basma karşılamaktadır. Ziraat Bankası'nın  2009 yılı itibariyle kullandırdığı tarımsal kredi miktarı 9 milyar liraya ulaşmıştır.  Bu kapsamda;  SORU 1) Ziraat Bankası, çiftçilerin dertlerine çare bulunabilmesi için devletin zirai kredi  işine el atması düşüncesi ile kurulmuştur. 2009 yılı itibariyle tarımsal kredi hacminin yaklaşık  yüzde 70'ini tek başına karşılayan Ziraat Bankasının özelleştirilmesi tarımsal kredi  kullanımını ve dolayısıyla tarım sektörünü nasıl etkileyecektir?  SORU 2) Ziraat Bankasının özelleştirilmesinden sonra çiftçilerimiz tarımsal kredi  kullanımında ne gibi sorunlar yaşayacaktır? Ziraat Bankasının özelleştirilmesinden sonra  çiftçilerimizin tarımsal krediye ulaşması konusunda herhangi bir çalışma yapmayı düşünüyor  musunuz?  SORU 3) Bu özelleştirme politikalarınızın ülkemizi tarımsal üretimden uzaklaştırıp dışa  bağımlı hale mi getireceğini düşünüyor musunuz?  SORU 4) Amacınız Türk Tarımını piyasa koşullarına teslim etmek midir?  CEVAP 1-2-3-4) Konuyla ilgili olarak T.C. Ziraat Bankası A.Ş. Genel Müdürlüğünden  alınan cevabi görüş aşağıda yer almaktadır;  Ziraat Bankası, 1863 yılında " Memleket Sandıklan " adı altında kurulmasıyla başlayan  147 yıllık tarihi boyunca kuruluş amacına uygun olarak, tarım sektöründe faaliyet gösteren  üreticilerimizin desteklenmesini görev edinmiş ve yakın zamana kadar da ülkemizin bu  konuda faaliyet gösteren tek bankası olmuştur.  2009 yılı sonu itibarıyla tarımsal kredi bakiyesi (fon kaynaklı krediler dahil) 9,5 milyar  TL'ye ulaşan Ziraat Bankası, ülkemiz tarımına sunduğu hizmetlerle her zaman çiftçimizin  yanında olmaya ve tarım kesiminin kesintisiz ve en büyük finans kaynağı olmaya devam  edecektir.  - 4 1 7
Sayfa 132 -
TBMM B: 64 23 . 2 . 2010  YAZILI SORU ÖNERGESİ  önerge Sahibi i :Erkan AKÇAY  Manisa Milletvekili  :7/11948 Esas No  Kısa ve Orta Vadeli programda; Ziraat Bankası, şeker fabrikaları ve suların etkin yönetimi adı  altında suların özelleştirilmesi öngörülmektedir. Bugün itibariyle Ziraat Bankası 13 milyar  liralık tarımsal kredi hacminin yüzde 60-70'ini tek basma karşılamaktadır. Ziraat Bankası'nın  2009 yılı itibariyle kullandırdığı tarımsal kredi miktarı 9 milyar liraya ulaşmıştır.  Bu kapsamda;  SORU 1) Ziraat Bankası, çiftçilerin dertlerine çare bulunabilmesi için devletin zirai kredi  işine el atması düşüncesi ile kurulmuştur. 2009 yılı itibariyle tarımsal kredi hacminin yaklaşık  yüzde 70'ini tek başına karşılayan Ziraat Bankasının özelleştirilmesi tarımsal kredi  kullanımını ve dolayısıyla tarım sektörünü nasıl etkileyecektir?  SORU 2) Ziraat Bankasının özelleştirilmesinden sonra çiftçilerimiz tarımsal kredi  kullanımında ne gibi sorunlar yaşayacaktır? Ziraat Bankasının özelleştirilmesinden sonra  çiftçilerimizin tarımsal krediye ulaşması konusunda herhangi bir çalışma yapmayı düşünüyor  musunuz?  SORU 3) Bu özelleştirme politikalarınızın ülkemizi tarımsal üretimden uzaklaştırıp dışa  bağımlı hale mi getireceğini düşünüyor musunuz?  SORU 4) Amacınız Türk Tarımını piyasa koşullarına teslim etmek midir?  CEVAP 1-2-3-4) Konuyla ilgili olarak T.C. Ziraat Bankası A.Ş. Genel Müdürlüğünden  alınan cevabi görüş aşağıda yer almaktadır;  Ziraat Bankası, 1863 yılında " Memleket Sandıklan " adı altında kurulmasıyla başlayan  147 yıllık tarihi boyunca kuruluş amacına uygun olarak, tarım sektöründe faaliyet gösteren  üreticilerimizin desteklenmesini görev edinmiş ve yakın zamana kadar da ülkemizin bu  konuda faaliyet gösteren tek bankası olmuştur.  2009 yılı sonu itibarıyla tarımsal kredi bakiyesi (fon kaynaklı krediler dahil) 9,5 milyar  TL'ye ulaşan Ziraat Bankası, ülkemiz tarımına sunduğu hizmetlerle her zaman çiftçimizin  yanında olmaya ve tarım kesiminin kesintisiz ve en büyük finans kaynağı olmaya devam  edecektir.  - 4 1 7  TBMM B: 64 23 . 2 . 2 0 1 0  YAZILI SORU ÖNERGESİ  önerge Sahibi : Erkan AKÇAY  Manisa Milletvekili  :7/11949 Esas No  2009 yılının ilk yedi aylık döneminde Türkiye 322 milyon dolarlık tarımsal hammadde ihraç  ederken, 1 milyar 777 milyon dolarlık ithalat gerçekleştirmiştir. Tarımsal hammaddelerdeki  dış ticaret açığı ilk yedi ay itibariyle 1 milyar 455 milyon dolardır. Ülkemiz başta ayçiçeği  olmak üzere üretebileceği birçok yağlı tohumu hammadde olarak yurtdışından almaktadır.  Bitkisel yağ ithalatının ülkemize faturası yıllık ortama 3 milyar dolardır. Bu kapsamda;  SORU ) Tarımsal hammadde ithalatındaki bu artışın önüne geçmek için ne gibi çalışmalar  yapmayı düşünüyorsunuz?  CEVAP) Dünyada ve Ülkemizde yağ bitkilerinin önemi, insan beslenmesinde enerji, hayvan  beslenmesinde protein ve yenilenebilir enerji kaynağı olarak biodizele hammadde sağlamaları  nedeniyle giderek artmaktadır.  Bitkisel yağ kullanım düzeyleri dikkate alındığında sektörün herhangi bir ithalata gerek  kalmaksızın yerli yağlı tohum üretimi ile faaliyetini sürdürebilmesi için yağlı tohumlu  bitkilerin üretiminin artırılması şart olup; ülkemizde ekilen tarla alam içerisinde yağlı tohumlu  bitkilerin oranının % 7'den % 18'e çıkarılması hedeflenmektedir.  Üretim ve desteklemeler kayıt ahına alınmış ve veri tabanı oluşturulmuştur.  Bakanlığımızca bitkisel yağ açığımızın kapatılması ve yurtdışına ödenen döviz miktarının  azaltılması için; yağlı tohum üretiminin artırılmasına yönelik;  — Tarımsal Desteklemeler  — AR-GE çalışmaları,  — Tohumluk (sertifikalı),  — Eğitim-yayım, demonstrasyon faaliyetleri,  — Kırsal Kalkınma Köy Bazlı Katılımcı Yatırım Projesi (ürün işleme, depolama,  paketleme tesisi kuran yatırımcılara hibe destek sağlanmaktadır),  — Yağlı tohumlu bitkilerin veriminin ve kalitesinin geliştirilmesi ile üretimin  arttırılmasına yönelik projeksiyonlar uygulamaya konulmuştur.  Ülkemizde Tarım sektörü çeşitli yollarla desteklenmektedir. Bakanlığımız tarafından  tüm ülkede üreticilerimize ayçiçeğinde olduğu gibi, destekleme primi ödemeleri  yapılmaktadır. Destekleme primi ödemeleri, üretimin planlı bir şekilde geliştirilmesi, ürün  kalitesinin iyileştirilmesi, rekabet gücünün artırılması, sanayinin güçlendirilmesi, üreticilerin  gelir seviyelerinin yükseltilmesi, döviz kaybının önlenmesi ve üretimin kayıt altına alınması  amacıyla uygulanmaktadır. Yağlı tohumlar ve hububat ürünlerine yapılan destekleme  ödemeleri kapsamına, 2008 yılından itibaren baklagil ürünleri de dâhil edilmiştir.  - 4 1 8 -
Sayfa 133 -
TBMM B: 64 23 . 2 . 2 0 1 0  YAZILI SORU ÖNERGESİ  önerge Sahibi : Erkan AKÇAY  Manisa Milletvekili  :7/11949 Esas No  2009 yılının ilk yedi aylık döneminde Türkiye 322 milyon dolarlık tarımsal hammadde ihraç  ederken, 1 milyar 777 milyon dolarlık ithalat gerçekleştirmiştir. Tarımsal hammaddelerdeki  dış ticaret açığı ilk yedi ay itibariyle 1 milyar 455 milyon dolardır. Ülkemiz başta ayçiçeği  olmak üzere üretebileceği birçok yağlı tohumu hammadde olarak yurtdışından almaktadır.  Bitkisel yağ ithalatının ülkemize faturası yıllık ortama 3 milyar dolardır. Bu kapsamda;  SORU ) Tarımsal hammadde ithalatındaki bu artışın önüne geçmek için ne gibi çalışmalar  yapmayı düşünüyorsunuz?  CEVAP) Dünyada ve Ülkemizde yağ bitkilerinin önemi, insan beslenmesinde enerji, hayvan  beslenmesinde protein ve yenilenebilir enerji kaynağı olarak biodizele hammadde sağlamaları  nedeniyle giderek artmaktadır.  Bitkisel yağ kullanım düzeyleri dikkate alındığında sektörün herhangi bir ithalata gerek  kalmaksızın yerli yağlı tohum üretimi ile faaliyetini sürdürebilmesi için yağlı tohumlu  bitkilerin üretiminin artırılması şart olup; ülkemizde ekilen tarla alam içerisinde yağlı tohumlu  bitkilerin oranının % 7'den % 18'e çıkarılması hedeflenmektedir.  Üretim ve desteklemeler kayıt ahına alınmış ve veri tabanı oluşturulmuştur.  Bakanlığımızca bitkisel yağ açığımızın kapatılması ve yurtdışına ödenen döviz miktarının  azaltılması için; yağlı tohum üretiminin artırılmasına yönelik;  — Tarımsal Desteklemeler  — AR-GE çalışmaları,  — Tohumluk (sertifikalı),  — Eğitim-yayım, demonstrasyon faaliyetleri,  — Kırsal Kalkınma Köy Bazlı Katılımcı Yatırım Projesi (ürün işleme, depolama,  paketleme tesisi kuran yatırımcılara hibe destek sağlanmaktadır),  — Yağlı tohumlu bitkilerin veriminin ve kalitesinin geliştirilmesi ile üretimin  arttırılmasına yönelik projeksiyonlar uygulamaya konulmuştur.  Ülkemizde Tarım sektörü çeşitli yollarla desteklenmektedir. Bakanlığımız tarafından  tüm ülkede üreticilerimize ayçiçeğinde olduğu gibi, destekleme primi ödemeleri  yapılmaktadır. Destekleme primi ödemeleri, üretimin planlı bir şekilde geliştirilmesi, ürün  kalitesinin iyileştirilmesi, rekabet gücünün artırılması, sanayinin güçlendirilmesi, üreticilerin  gelir seviyelerinin yükseltilmesi, döviz kaybının önlenmesi ve üretimin kayıt altına alınması  amacıyla uygulanmaktadır. Yağlı tohumlar ve hububat ürünlerine yapılan destekleme  ödemeleri kapsamına, 2008 yılından itibaren baklagil ürünleri de dâhil edilmiştir.  - 4 1 8 - TBMM B: 64 23 . 2 . 2 0 1 0  YAZILI SORU ÖNERGESİ  önerge Sahibi :Erkan AKÇAY  Manisa Milletvekili  :7/11950 Esas No  Avrupa Birliği, 2013 yılından sonra ortak tarun politikasında, finansal kaynak lann etkin  kullanılması, çiftçilerin rekabet gücünün artınlması, küresel pazarda Avrupa Birliği'nin tarım  sektörüne güçlü ve kalıcı bir temel oluşturulması hedeflerine yönelik bir dizi önlemler  almaktadır.  Avrupa Birliği'nin 2008 bütçesi 129 milyar Avro'dur. Bu bütçenin yüzde 42,6'sı olan 55  milyar Avro tarım ve kırsal kalkınmaya harcanmıştır. Tarım ve kırsal kalkınma bütçesinin  40,9 milyar Avro'su tanmsal harcamalar ve doğrudan ödemelere, 12,9 milyar Avro'su kırsal  kalkınmaya, 0.9 milyan balıkçılığa ve 0.3 milyan ise çevre konulanna aynlmıştır. Bu  kapsamda;  SORU 1) Türkiye'nin 2008 yılında tanm ve kırsal kalkınmaya ayırdığı kaynak ne kadardır?  Bütçesinin yüzde kaçıdır?  SORU 2) Türkiye'nin tanm ve tanmsal kalkınmaya ayırdığı kaynak AB'nin tanm ve tanmsal  kalkınmaya ayırdığı kaynakla kıyaslandığında yeterli midir?  CEVAP 1-2) Bakanlığımızın 2008 yılındaki tarımsal destekleme miktan 5.826.000.000 TL  olarak gerçekleştirilmiştir.  Aynca, 2008 yılında Tanmsal Amaçlı Kalkınma Kooperatiflerine; Genel Bütçe  Programından (94.216.000 TL) ve Kırsal Alanda Sosyal Destek Programından (75.498.715  TL) olmak üzere 169.714.715 TL. kredi desteği sağlanmıştır.  2008 yılında Kırsal Kalkınma Yatmmlannı Destekleme Programından 109.309.000 TL, Köy  Bazlı Katılımcı Yatınm Programından ise 26.915.000 TL hibe desteği sağlanmıştır.  2002 yılından önce Kırsal Kalkınma Destekleri yok iken, destek miktarları kademeli olarak  artınlmaktadır.  Tanm ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumunun uygulayacağı Katılım öncesi Yardım  Kırsal Kalkınma Programı (IPARD) kapsamında 1. Dönemde 20 İlimiz, 2. Dönemde ise 22  ilimiz destekleme kapsamına alınacaktır.  Söz konusu IPARD fonlarından ülkemizin yararlanabilmesi için Yetki Devrini alması şarttır.  Bu kapsamda, Kurumumuzun Akreditasyon çalışmalan halen yoğun bir şekilde devam  etmektedir.  Bununla beraber, Avrupa Birliğince 2007-2012 yıllan için kırsal kalkınma bileşeni  çerçevesinde ülkemize 660,9 milyon Avro kaynak tahsis edilmiştir.  - 4 1 9 -
Sayfa 134 -
TBMM B: 64 23 . 2 . 2 0 1 0  YAZILI SORU ÖNERGESİ  önerge Sahibi :Erkan AKÇAY  Manisa Milletvekili  :7/11950 Esas No  Avrupa Birliği, 2013 yılından sonra ortak tarun politikasında, finansal kaynak lann etkin  kullanılması, çiftçilerin rekabet gücünün artınlması, küresel pazarda Avrupa Birliği'nin tarım  sektörüne güçlü ve kalıcı bir temel oluşturulması hedeflerine yönelik bir dizi önlemler  almaktadır.  Avrupa Birliği'nin 2008 bütçesi 129 milyar Avro'dur. Bu bütçenin yüzde 42,6'sı olan 55  milyar Avro tarım ve kırsal kalkınmaya harcanmıştır. Tarım ve kırsal kalkınma bütçesinin  40,9 milyar Avro'su tanmsal harcamalar ve doğrudan ödemelere, 12,9 milyar Avro'su kırsal  kalkınmaya, 0.9 milyan balıkçılığa ve 0.3 milyan ise çevre konulanna aynlmıştır. Bu  kapsamda;  SORU 1) Türkiye'nin 2008 yılında tanm ve kırsal kalkınmaya ayırdığı kaynak ne kadardır?  Bütçesinin yüzde kaçıdır?  SORU 2) Türkiye'nin tanm ve tanmsal kalkınmaya ayırdığı kaynak AB'nin tanm ve tanmsal  kalkınmaya ayırdığı kaynakla kıyaslandığında yeterli midir?  CEVAP 1-2) Bakanlığımızın 2008 yılındaki tarımsal destekleme miktan 5.826.000.000 TL  olarak gerçekleştirilmiştir.  Aynca, 2008 yılında Tanmsal Amaçlı Kalkınma Kooperatiflerine; Genel Bütçe  Programından (94.216.000 TL) ve Kırsal Alanda Sosyal Destek Programından (75.498.715  TL) olmak üzere 169.714.715 TL. kredi desteği sağlanmıştır.  2008 yılında Kırsal Kalkınma Yatmmlannı Destekleme Programından 109.309.000 TL, Köy  Bazlı Katılımcı Yatınm Programından ise 26.915.000 TL hibe desteği sağlanmıştır.  2002 yılından önce Kırsal Kalkınma Destekleri yok iken, destek miktarları kademeli olarak  artınlmaktadır.  Tanm ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumunun uygulayacağı Katılım öncesi Yardım  Kırsal Kalkınma Programı (IPARD) kapsamında 1. Dönemde 20 İlimiz, 2. Dönemde ise 22  ilimiz destekleme kapsamına alınacaktır.  Söz konusu IPARD fonlarından ülkemizin yararlanabilmesi için Yetki Devrini alması şarttır.  Bu kapsamda, Kurumumuzun Akreditasyon çalışmalan halen yoğun bir şekilde devam  etmektedir.  Bununla beraber, Avrupa Birliğince 2007-2012 yıllan için kırsal kalkınma bileşeni  çerçevesinde ülkemize 660,9 milyon Avro kaynak tahsis edilmiştir.  - 4 1 9 - TBMM B: 64 23.2. 2010  YAZILI SORU ÖNERGESİ  önerge Sahibi :Fatma KURTULAN  Van Milletvekili  Esas No :7/11947  31 Ekim 2009 tarihli ve 27392 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile "Güneydoğu Anadolu Projesi  Eylem Planı Kapsamındaki İllerde Süt Sığırcılığı Yatırımlarının Desteklenmesine İlişkin Karar  ile Adıyaman, Batman, Diyarbakır, Gaziantep, Kilis, Mardin, Siirt, Şanlıurfa ve Şırnak  illerinde, süt sığırcılığının geliştirilmesi, modern işletmelerin kurulması, hayvansal üretimde  verimliliğin ve kalitenin artırılması ile bölgesel gelişmişlik farklarının azaltılmasına yönelik  olarak, üreticilerin yapacakları süt sığırcılığı işletmesi yatırımlarının desteklenmesine ilişkin  usul ve esasları belirlenmiştir. Bu kanunun kapsamına doğu illerinin alınmaması çeşitli  eleştirilere sebep olmuştur. Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığı, 03.11.2009 tarihinde  yaptığı basın açıklaması ile, bu kararın hakkaniyete aykırı olduğunu dile getirmiştir. Çıkarılan  teşvik yasalarının dışında bırakıldıklarından yakınan bölge halkı, hayvancılığın neredeyse  bitme noktasına geldiğini ifade etmektedirler. Bölgede etin kilosu 11 liradan 22 liraya çıkmış,  mazot fiyatlarının yüksek olması kaba yem satışlarını da etkilemiş, küçükbaş hayvan bakıcılığı  hemen hemen yapılmazken büyükbaş hayvancılık yarı yarıya azalmıştır.  Bu bağlamda;  SORU 1) Doğu Anadolu Bölgesi'nin bir çok ilinde hayvancılık hemen hemen tek geçim  kaynağını oluştururken, bu illerin teşvik yasasından faydalandınbnamasımn sebebi nedir?  SORU 2) Bu bölgede bulunan başta Ardahan, Ağrı ve Kars olmak üzere, ekonomisi büyük  oranda hayvancılığa dayanan illerimiz için yakın zamanda benzer bir teşvik kanunu çıkarılması  düşünülüyor mu?  SORU 3) Doğu Anadolu Bölgesi illerinde hayvancılık bitme noktasına gelmiştir. Buna karşı  aldığınız önlemler nelerdir? Projeleriniz var mıdır?  SORU 4) Son 10 yıl içerisinde Doğu Anadolu Bölgesinde bulunan illerimizde yıllar itibarı ile  büyükbaş ve küçükbaş hayvan sayılarında yaşanan değişiklik her il için nedir?  SORU 5) Son 5 yılda Türkiye1 de bölgeler bazında yapılan et ihracatı yıllara göre nedir?  CEVAP 1-2-3-4-5) Doğu Anadolu Bölgesi illerinde, hayvancılığımızın geliştirilmesi amacıyla  yayımlanmış olan 2010/34 sayılı "Doğu Anadolu Projesi Kapsamındaki illerde Etçi ve  Kombine Irklarla Kurulacak Damızlık Sığır İşletmesi Yatırımlarının Desteklenmesine İlişkin"  Bakanlar Kurulu Karar'ı 22.01.2010 tarihli ve 27470 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak  yürürlüğe girmiştir. Kararnamenin yayım tarihi olan 22.01.2010 tarihinden itibaren 30 gün  içerisinde konuya ilişkin tebliğ yayımlanacaktır.  Söz konusu Karar, en az 50 baş ve üzeri kapasiteye sahip projeli etçi ve kombine ırklarla  kurulacak damızlık sığır işletme yatınmlarına, 2010-2012 yıllan arasında hibe desteği  uygulanmasını kapsamaktadır.  Karar kapsamında yapılacak ahır inşaatlarına % 30, damızlık gebe düve alımına % 40 ve sağım  ünitesi ve/veya soğutma tankı alımlannda % 40 hibe desteği verilecektir.  Bakanlığımızca, 2009 yılında uygulanan desteklemelere 2010 yılında da devam edilmesi  planlanmaktadır. Ülke genelinde hayvancılıkla uğraşan bütün yetiştiricilere, belirli şartlan  yerine getirmeleri halinde karşılıksız hayvancılık destekleri verilmektedir.  Hayvancılığa verilen desteklemeler bütçe imkânlan çerçevesinde her yıl artınlmaya  çalışılmaktadır.  - 4 2 0 -
Sayfa 135 -
TBMM B: 64 23.2. 2010  YAZILI SORU ÖNERGESİ  önerge Sahibi :Fatma KURTULAN  Van Milletvekili  Esas No :7/11947  31 Ekim 2009 tarihli ve 27392 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile "Güneydoğu Anadolu Projesi  Eylem Planı Kapsamındaki İllerde Süt Sığırcılığı Yatırımlarının Desteklenmesine İlişkin Karar  ile Adıyaman, Batman, Diyarbakır, Gaziantep, Kilis, Mardin, Siirt, Şanlıurfa ve Şırnak  illerinde, süt sığırcılığının geliştirilmesi, modern işletmelerin kurulması, hayvansal üretimde  verimliliğin ve kalitenin artırılması ile bölgesel gelişmişlik farklarının azaltılmasına yönelik  olarak, üreticilerin yapacakları süt sığırcılığı işletmesi yatırımlarının desteklenmesine ilişkin  usul ve esasları belirlenmiştir. Bu kanunun kapsamına doğu illerinin alınmaması çeşitli  eleştirilere sebep olmuştur. Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığı, 03.11.2009 tarihinde  yaptığı basın açıklaması ile, bu kararın hakkaniyete aykırı olduğunu dile getirmiştir. Çıkarılan  teşvik yasalarının dışında bırakıldıklarından yakınan bölge halkı, hayvancılığın neredeyse  bitme noktasına geldiğini ifade etmektedirler. Bölgede etin kilosu 11 liradan 22 liraya çıkmış,  mazot fiyatlarının yüksek olması kaba yem satışlarını da etkilemiş, küçükbaş hayvan bakıcılığı  hemen hemen yapılmazken büyükbaş hayvancılık yarı yarıya azalmıştır.  Bu bağlamda;  SORU 1) Doğu Anadolu Bölgesi'nin bir çok ilinde hayvancılık hemen hemen tek geçim  kaynağını oluştururken, bu illerin teşvik yasasından faydalandınbnamasımn sebebi nedir?  SORU 2) Bu bölgede bulunan başta Ardahan, Ağrı ve Kars olmak üzere, ekonomisi büyük  oranda hayvancılığa dayanan illerimiz için yakın zamanda benzer bir teşvik kanunu çıkarılması  düşünülüyor mu?  SORU 3) Doğu Anadolu Bölgesi illerinde hayvancılık bitme noktasına gelmiştir. Buna karşı  aldığınız önlemler nelerdir? Projeleriniz var mıdır?  SORU 4) Son 10 yıl içerisinde Doğu Anadolu Bölgesinde bulunan illerimizde yıllar itibarı ile  büyükbaş ve küçükbaş hayvan sayılarında yaşanan değişiklik her il için nedir?  SORU 5) Son 5 yılda Türkiye1 de bölgeler bazında yapılan et ihracatı yıllara göre nedir?  CEVAP 1-2-3-4-5) Doğu Anadolu Bölgesi illerinde, hayvancılığımızın geliştirilmesi amacıyla  yayımlanmış olan 2010/34 sayılı "Doğu Anadolu Projesi Kapsamındaki illerde Etçi ve  Kombine Irklarla Kurulacak Damızlık Sığır İşletmesi Yatırımlarının Desteklenmesine İlişkin"  Bakanlar Kurulu Karar'ı 22.01.2010 tarihli ve 27470 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak  yürürlüğe girmiştir. Kararnamenin yayım tarihi olan 22.01.2010 tarihinden itibaren 30 gün  içerisinde konuya ilişkin tebliğ yayımlanacaktır.  Söz konusu Karar, en az 50 baş ve üzeri kapasiteye sahip projeli etçi ve kombine ırklarla  kurulacak damızlık sığır işletme yatınmlarına, 2010-2012 yıllan arasında hibe desteği  uygulanmasını kapsamaktadır.  Karar kapsamında yapılacak ahır inşaatlarına % 30, damızlık gebe düve alımına % 40 ve sağım  ünitesi ve/veya soğutma tankı alımlannda % 40 hibe desteği verilecektir.  Bakanlığımızca, 2009 yılında uygulanan desteklemelere 2010 yılında da devam edilmesi  planlanmaktadır. Ülke genelinde hayvancılıkla uğraşan bütün yetiştiricilere, belirli şartlan  yerine getirmeleri halinde karşılıksız hayvancılık destekleri verilmektedir.  Hayvancılığa verilen desteklemeler bütçe imkânlan çerçevesinde her yıl artınlmaya  çalışılmaktadır.  - 4 2 0 - TBMM B: 64 23 . 2 . 2010  Yıllara göre verilen destekleme miktarları;  Yıllar TARIMSAL DESTEK  (000 TL)  HAYVANCILIK DESTEKLERİ  (000TL)  ORANI (%)  2003 2.804.000 107.000 3,8  2008 5.826.000 1.330.000 22,8  2009 4.938.000 895.827* 18,1  •14.01.2010 tarihi itibariyle  Hayvancılık sektörünün gelişmesine yönelik olarak Bakanlığımızca yürütülen ıslah ve destekleme  çalışmaları sonucu; 2002 yılında, sığır varlığımız içinde % 63 olan kültür ve kültür melezi sığır  oram 2007 yılında % 70'e, 2002 yılında 9.803.498 baş olan sığır sayısı 2008 yılında 10.859.942  baş'a çıkmıştır. Bununla birlikte yapılan ıslah çalışmalan neticesinde göz ardı edilemeyecek kadar  birim hayvan başına verim artışlan olmuştur.  Bakanlığımızca aşağıda sıralanan hayvancılık projeleri halen uygulanmaktadır.  • Sığırlarda suni tohumlama,  • önsoykütüğü -Soykütüğü,  • Döl kontrolü faaliyetleri,  • Küçükbaş Hayvancılığın Islahı,"  • Mera ve Yem Bitkileri Üretimini Geliştirme,  • Yetiştirici-Üretici örgütlerinin Kurulması,  • Hayvan Hastalıktan ile Mücadele,  • Süt Sığırcılığı Kooperatif yatınmlan,  • Hayvan Gen Kaynaklan ve Sürdürülebilirliğinin Sağlanması.  Bu projeler sayesinde ıslah çalışmalarına hız verilmesi, kayıt sisteminin geliştirilmesi, kaba  yem açığının kapatılması, hayvan sağlığı hizmetlerinin yaygınlaştırılması, örgütlülük bilincinin  yerleşmesi gibi temel problemlerin çözülmesi ve Avrupa Birliği normlarında çiftçimizin üretim  yapmasının sağlanması planlanmaktadır. Tüm bu işlemlerin gerçekleştirilebilmesi için de  üreticiye yerinde ve zamanında desteklemelerin verilmesi ve miktarlarının arttırılması için  gerekli çalışmalar özenle yürütülmektedir.  YAZILI SORU ÖNERGESİ  önerge Sahibi :Ensar ÖĞÜT  Ardahan Milletvekili  Esas No :7/11951  Birbirine benzer iklim özellikleri taşımasına rağmen Ş.Urfa, Diyarbakır ve Elazığ'da bulunan  hipodrumun farklı iklime sahip ve ata sporumuz ciridin merkezi konumundaki Erzurum'da  kurulması çok önemli, anlamlı ve orijinal bir yatırım olacaktır. Erzurum'da yapılacak bir  hipodrum şehrin her açıdan büyümesini sağlayacağı gibi işsizliği ve dolayısıyla göçüde  durduracaktı.  SORU 1) Ata sporumuz Ciritin merkezi konumundaki Erzurum'a yapılacak olan hipodrum  gelişmeyi sağlayacağı gibi işsizliği önlemesinin yanında göçüde durduracaktı. Erzurum'a  hipodrum yapımından neden vazgeçildi? Hipodrum Erzurum'a ne zaman yapılacak?  SORU 2) Erzurum Tortum'da lojmanlarına vanncaya kadar yapılan Tiftik - Yapağı Fabrikası  ne durumdadır.?  SORU 3) Erzurum Pasinler'de yapılan elektronik ve tütün fabrikaları şimdi ne durumdadır bu  fabrikalan nasıl kullanmayı düşünüyorsunuz?  CEVAP 1-2-3) Soru önergesinde bahsi geçen hususlar Bakanlığımız görev alanına  girmemektedir.  - 4 2 1 -
Sayfa 136 -
TBMM B: 64 23 . 2 . 2010  Yıllara göre verilen destekleme miktarları;  Yıllar TARIMSAL DESTEK  (000 TL)  HAYVANCILIK DESTEKLERİ  (000TL)  ORANI (%)  2003 2.804.000 107.000 3,8  2008 5.826.000 1.330.000 22,8  2009 4.938.000 895.827* 18,1  •14.01.2010 tarihi itibariyle  Hayvancılık sektörünün gelişmesine yönelik olarak Bakanlığımızca yürütülen ıslah ve destekleme  çalışmaları sonucu; 2002 yılında, sığır varlığımız içinde % 63 olan kültür ve kültür melezi sığır  oram 2007 yılında % 70'e, 2002 yılında 9.803.498 baş olan sığır sayısı 2008 yılında 10.859.942  baş'a çıkmıştır. Bununla birlikte yapılan ıslah çalışmalan neticesinde göz ardı edilemeyecek kadar  birim hayvan başına verim artışlan olmuştur.  Bakanlığımızca aşağıda sıralanan hayvancılık projeleri halen uygulanmaktadır.  • Sığırlarda suni tohumlama,  • önsoykütüğü -Soykütüğü,  • Döl kontrolü faaliyetleri,  • Küçükbaş Hayvancılığın Islahı,"  • Mera ve Yem Bitkileri Üretimini Geliştirme,  • Yetiştirici-Üretici örgütlerinin Kurulması,  • Hayvan Hastalıktan ile Mücadele,  • Süt Sığırcılığı Kooperatif yatınmlan,  • Hayvan Gen Kaynaklan ve Sürdürülebilirliğinin Sağlanması.  Bu projeler sayesinde ıslah çalışmalarına hız verilmesi, kayıt sisteminin geliştirilmesi, kaba  yem açığının kapatılması, hayvan sağlığı hizmetlerinin yaygınlaştırılması, örgütlülük bilincinin  yerleşmesi gibi temel problemlerin çözülmesi ve Avrupa Birliği normlarında çiftçimizin üretim  yapmasının sağlanması planlanmaktadır. Tüm bu işlemlerin gerçekleştirilebilmesi için de  üreticiye yerinde ve zamanında desteklemelerin verilmesi ve miktarlarının arttırılması için  gerekli çalışmalar özenle yürütülmektedir.  YAZILI SORU ÖNERGESİ  önerge Sahibi :Ensar ÖĞÜT  Ardahan Milletvekili  Esas No :7/11951  Birbirine benzer iklim özellikleri taşımasına rağmen Ş.Urfa, Diyarbakır ve Elazığ'da bulunan  hipodrumun farklı iklime sahip ve ata sporumuz ciridin merkezi konumundaki Erzurum'da  kurulması çok önemli, anlamlı ve orijinal bir yatırım olacaktır. Erzurum'da yapılacak bir  hipodrum şehrin her açıdan büyümesini sağlayacağı gibi işsizliği ve dolayısıyla göçüde  durduracaktı.  SORU 1) Ata sporumuz Ciritin merkezi konumundaki Erzurum'a yapılacak olan hipodrum  gelişmeyi sağlayacağı gibi işsizliği önlemesinin yanında göçüde durduracaktı. Erzurum'a  hipodrum yapımından neden vazgeçildi? Hipodrum Erzurum'a ne zaman yapılacak?  SORU 2) Erzurum Tortum'da lojmanlarına vanncaya kadar yapılan Tiftik - Yapağı Fabrikası  ne durumdadır.?  SORU 3) Erzurum Pasinler'de yapılan elektronik ve tütün fabrikaları şimdi ne durumdadır bu  fabrikalan nasıl kullanmayı düşünüyorsunuz?  CEVAP 1-2-3) Soru önergesinde bahsi geçen hususlar Bakanlığımız görev alanına  girmemektedir.  - 4 2 1 - TBMM B: 64 23 . 2 . 2010  75.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt un, bazı illerdeki esnafa kredi desteği sağlanmasına ilişkin  sorusu ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün un cevabı (7/11964)  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Aşağıdaki sorulanının Sanayi ve Ticaret Bakanı Sayın Nihat ERGÜN tarafından yazılı olarak  cevaplandırılması konusunda gereğinin yapılmasını saygılarımla arz ederim. 6.01.2010  / Ensar ÖĞÜT  Ardahan Milletvekili  Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliğine bağlı Esnaflarımızın, Sosyal Güvenlik Kurumu, Vergi  ve Afet kredi borçlarının yeniden yapılandırılması gerekmektedir. Ülke ekonomisine katkı  sunan esnaf ve sanatkarlarımızın ekonominin rayına girebilmesi için kendilerine sahip  çıkılmalıdır. KOSGEB in kredi imkanlarının tüm Esnaf ve Sanatkar kesimini de içine alınarak  piyasaların daha kısa zamanda canlandırılması sağlanabilir. Doğu Anadolu Bölgesinde Esnaf  ve Sanatkar olarak çalışanların şartlan her geçen gün zorlanmaktadır. Kullandıkları krediler  ve ödemek zorunda oldukları vergileri nüfus yapısının azalması ile alım gücünün azalmasıda  eklenince Devlete olan ödemelerinin yanında aldıkları kredileride ödemekte zorlanıyorlar.  1- Erzurum, Kars, Ağn, Ardahan,İğdır, Bingöl ,Muş, Bitlis, Mardin, Van, Tunceli ve  Diyarbakır illerinde 2008-2009 esnafımız açısından çok zor geçen bir yıl olmuştur. Bu  illerimizdeki esnafların kullanmış oldukları Sosyal Güvenlik Kurum Kurumu, Afet  kredileri yeniden yapılandırılması için bir çalışmanız olacak m ı , olacaksa ne zaman  yapacaksınız?  2- KOSGEB tarafından kullandırılan kredilerin bütün esnafa kulandınlması için bir  çalışma yapacakmısınız?  SANAYİ VE TİCARET BAKANLIĞI  Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği  Sayı : B 14 0 BHİ.0.00.00.01-639-111 2 3 -02- 2010  Konu : Yazılı Soru önergesi  T Ü R K İ Y E B Ü Y Ü K MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI 'NA  İLGİ: 25.01.2010 tarih ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-7/11964-19155/40535 sayılı  yazınız.  Ardahan Milletvekili Sayın Ensar ÖĞÜT'ün, "Bazı illerdeki esnafa kredi desteği  sağlanmasına" ilişkin olarak tarafımdan cevaplandırılmasını istediği (7/11964) esas nolu  yazılı soru önergesi ile ilgili cevap ekte takdim edilmiştir.  Bilgilerinizi ve gereğini arz ederim.  Ek: önerge cevabı  - 4 2 2 -
Sayfa 137 -
TBMM B: 64 23 . 2 . 2010  75.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt un, bazı illerdeki esnafa kredi desteği sağlanmasına ilişkin  sorusu ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün un cevabı (7/11964)  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Aşağıdaki sorulanının Sanayi ve Ticaret Bakanı Sayın Nihat ERGÜN tarafından yazılı olarak  cevaplandırılması konusunda gereğinin yapılmasını saygılarımla arz ederim. 6.01.2010  / Ensar ÖĞÜT  Ardahan Milletvekili  Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliğine bağlı Esnaflarımızın, Sosyal Güvenlik Kurumu, Vergi  ve Afet kredi borçlarının yeniden yapılandırılması gerekmektedir. Ülke ekonomisine katkı  sunan esnaf ve sanatkarlarımızın ekonominin rayına girebilmesi için kendilerine sahip  çıkılmalıdır. KOSGEB in kredi imkanlarının tüm Esnaf ve Sanatkar kesimini de içine alınarak  piyasaların daha kısa zamanda canlandırılması sağlanabilir. Doğu Anadolu Bölgesinde Esnaf  ve Sanatkar olarak çalışanların şartlan her geçen gün zorlanmaktadır. Kullandıkları krediler  ve ödemek zorunda oldukları vergileri nüfus yapısının azalması ile alım gücünün azalmasıda  eklenince Devlete olan ödemelerinin yanında aldıkları kredileride ödemekte zorlanıyorlar.  1- Erzurum, Kars, Ağn, Ardahan,İğdır, Bingöl ,Muş, Bitlis, Mardin, Van, Tunceli ve  Diyarbakır illerinde 2008-2009 esnafımız açısından çok zor geçen bir yıl olmuştur. Bu  illerimizdeki esnafların kullanmış oldukları Sosyal Güvenlik Kurum Kurumu, Afet  kredileri yeniden yapılandırılması için bir çalışmanız olacak m ı , olacaksa ne zaman  yapacaksınız?  2- KOSGEB tarafından kullandırılan kredilerin bütün esnafa kulandınlması için bir  çalışma yapacakmısınız?  SANAYİ VE TİCARET BAKANLIĞI  Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği  Sayı : B 14 0 BHİ.0.00.00.01-639-111 2 3 -02- 2010  Konu : Yazılı Soru önergesi  T Ü R K İ Y E B Ü Y Ü K MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI 'NA  İLGİ: 25.01.2010 tarih ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-7/11964-19155/40535 sayılı  yazınız.  Ardahan Milletvekili Sayın Ensar ÖĞÜT'ün, "Bazı illerdeki esnafa kredi desteği  sağlanmasına" ilişkin olarak tarafımdan cevaplandırılmasını istediği (7/11964) esas nolu  yazılı soru önergesi ile ilgili cevap ekte takdim edilmiştir.  Bilgilerinizi ve gereğini arz ederim.  Ek: önerge cevabı  - 4 2 2 - TBMM B: 64 23 . 2 . 2010  ARDAHAN MİLLETVEKİLİ SAVIN ENSAR ÖĞÜT'ÜN  YAZILI SORU ÖNERGESİNE İLİŞKİN CEVAPLAR  Soru 1 : Erzurum, Kars, Ağrı, Ardahan, İğdır, Bingöl, Muş, Bitlis, Mardin, Van,  Tunceli ve Diyarbakır illerinde 2008-2009 esnafımız açısından çok zor geçen bir yıl  olmuştur. Bu illerimizdeki esnafların kullanmış oldukları Sosyal Güvenlik Kurumu, Afet  Kredileri yeniden yapılandırılması için bir çalışmanız olacak mı, olacaksa ne zaman  yapacaksınız?  Cevap 1 : İşletmelerin üretim, kalite ve standartlarının arttırılması, finansman  sorunlarının çözümü, istihdam yaratmaları, uluslararası düzeyde rekabet etmeleri ve ihracata  yönelmelerini sağlamak amacıyla KOSGEB tarafından 2003 yılından itibaren "KOSGEB Kredi  Faiz Desteği" programlan yürütülmektedir. Yürütülen programlar, ilgili mevzuat kapsamında  KOSGEB'in kamu bankaları, özel bankalar, katılım bankaları ile diğer finans kuruluşları ile  yapacağı protokoller kapsamında KOBİ'lere kullandınlacak kredilerin faiz/kar payı, komisyon  vb. giderlerinin karşılanmasını öngörmektedir. Bu kapsamda; 2008-2009 yıllan arasında;  - 1000+1000 KOBt Makine Teçhizat Yaünmı Destek Kredisi  - Sıfır Faizli İmalatçı Esnaf ve Sanatkarlara İşletme Destek Kredisi  - Sıfır Faizli İhracat Destek Kredisi  - Sıfır Faizli İstihdam Endeksli İmalatçı Esnaf Sanatkar ve KOBt Destek Kredisi  - KOBİ İhracat Finansman Destek Kredisi  • Sıfır Faizli Diyarbakır İli İşletme Sermayesi Destek Kredisi  - 100.000 KOBİ Destek Kredisi  - Acil Destek Kredisi  - GAP Bölgesi Makine -Teçhizat Destek Kredisi  üygulamalan yürütülmüştür. Bahse konu kredi faiz destekleri ile ilgili olarak kredi programı ve  12 ilin toplamı bazında rakamlar ekte sunulmaktadır.  Soru 2 : KOSGEB tarafından kullandırılan kredilerin bütün esnafa kullandırılması  için bir çalışma yapacak mısınız?  Cevap 2 : 26.04.2008 tarih ve 26858 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2008/13524  sayılı Bakanlar Kurulu karan ile yeniden düzenlenen 2004/7131 sayılı "Küçük ve Orta Ölçekli  Sanayi İşletmelerinin Geliştirilmesi ve Desteklenmesi Amacıyla KOSGEB Tarafından Uygun  Koşullarda Finansal Destek Sağlanması Hakkında Bakanlar Kurulu Karan" ve 19.09.2009 tarih  ve 27354 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan KOSGEB KOBİ Kredi Faiz Desteği yönetmeliği  çerçevesinde kredi faiz destekleri yürütülmektedir.  05.05.2009 tarih ve 27219 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 5891 sayılı Küçük ve Orta  ölçekli Sanayi Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı Kurulması Hakkında Kanunda  Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile imalat dışı sektörlerde faaliyette bulunan işletmeler dc  KOSGEB destekleri kapsamına alınmıştır. İmalat sanayinde faaliyette bulunan işletmelerin yanı  sıra KOSGEB tarafından desteklenecek diğer sektörler de 18.09.2009 tarih ve 27353 sayılı  Resmi Gazete'de yayımlanan 2009/15431 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenmiştir.  - 4 2 3 -
Sayfa 138 -
TBMM B: 64 23 . 2 . 2010  ARDAHAN MİLLETVEKİLİ SAVIN ENSAR ÖĞÜT'ÜN  YAZILI SORU ÖNERGESİNE İLİŞKİN CEVAPLAR  Soru 1 : Erzurum, Kars, Ağrı, Ardahan, İğdır, Bingöl, Muş, Bitlis, Mardin, Van,  Tunceli ve Diyarbakır illerinde 2008-2009 esnafımız açısından çok zor geçen bir yıl  olmuştur. Bu illerimizdeki esnafların kullanmış oldukları Sosyal Güvenlik Kurumu, Afet  Kredileri yeniden yapılandırılması için bir çalışmanız olacak mı, olacaksa ne zaman  yapacaksınız?  Cevap 1 : İşletmelerin üretim, kalite ve standartlarının arttırılması, finansman  sorunlarının çözümü, istihdam yaratmaları, uluslararası düzeyde rekabet etmeleri ve ihracata  yönelmelerini sağlamak amacıyla KOSGEB tarafından 2003 yılından itibaren "KOSGEB Kredi  Faiz Desteği" programlan yürütülmektedir. Yürütülen programlar, ilgili mevzuat kapsamında  KOSGEB'in kamu bankaları, özel bankalar, katılım bankaları ile diğer finans kuruluşları ile  yapacağı protokoller kapsamında KOBİ'lere kullandınlacak kredilerin faiz/kar payı, komisyon  vb. giderlerinin karşılanmasını öngörmektedir. Bu kapsamda; 2008-2009 yıllan arasında;  - 1000+1000 KOBt Makine Teçhizat Yaünmı Destek Kredisi  - Sıfır Faizli İmalatçı Esnaf ve Sanatkarlara İşletme Destek Kredisi  - Sıfır Faizli İhracat Destek Kredisi  - Sıfır Faizli İstihdam Endeksli İmalatçı Esnaf Sanatkar ve KOBt Destek Kredisi  - KOBİ İhracat Finansman Destek Kredisi  • Sıfır Faizli Diyarbakır İli İşletme Sermayesi Destek Kredisi  - 100.000 KOBİ Destek Kredisi  - Acil Destek Kredisi  - GAP Bölgesi Makine -Teçhizat Destek Kredisi  üygulamalan yürütülmüştür. Bahse konu kredi faiz destekleri ile ilgili olarak kredi programı ve  12 ilin toplamı bazında rakamlar ekte sunulmaktadır.  Soru 2 : KOSGEB tarafından kullandırılan kredilerin bütün esnafa kullandırılması  için bir çalışma yapacak mısınız?  Cevap 2 : 26.04.2008 tarih ve 26858 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2008/13524  sayılı Bakanlar Kurulu karan ile yeniden düzenlenen 2004/7131 sayılı "Küçük ve Orta Ölçekli  Sanayi İşletmelerinin Geliştirilmesi ve Desteklenmesi Amacıyla KOSGEB Tarafından Uygun  Koşullarda Finansal Destek Sağlanması Hakkında Bakanlar Kurulu Karan" ve 19.09.2009 tarih  ve 27354 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan KOSGEB KOBİ Kredi Faiz Desteği yönetmeliği  çerçevesinde kredi faiz destekleri yürütülmektedir.  05.05.2009 tarih ve 27219 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 5891 sayılı Küçük ve Orta  ölçekli Sanayi Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı Kurulması Hakkında Kanunda  Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile imalat dışı sektörlerde faaliyette bulunan işletmeler dc  KOSGEB destekleri kapsamına alınmıştır. İmalat sanayinde faaliyette bulunan işletmelerin yanı  sıra KOSGEB tarafından desteklenecek diğer sektörler de 18.09.2009 tarih ve 27353 sayılı  Resmi Gazete'de yayımlanan 2009/15431 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenmiştir.  - 4 2 3 - TBMM B: 64 23 . 2 . 2 0 1 0  EK-1  1000+1000 KOBİ MAKİNE TEÇHİZAT  YATIRIMI  DESTEK KREDİSİ  (09.06.2008-31.12.2008)  KOBİ FİNANSMAN DESTEK KREDİLERİ  Erzurum, Kire, Ağrı, Ardahan, İğdır, Bingöl, Muş, Bitlis, Mardin, Van, Tunceli ve Diyarbakır  İlleri Rakamları (2008 - 29.01.2010)  KREDİ TÜRÜ  ^İMALATÇI ESNAF VE SANATKARLARA  İŞLETME  DESTEK KREDİSİ  [^19.08.2008-31.01.2009)  İHRACAT 2008  DESTEK KREDİSİ  l(12.09.2008-31A1-2009)  [İSTİHDAM ENDEKSLİ CANSUYU  DESTEK KREDİSİ (26.11.2008- 15.05.2009) _  KOBİ İHRACAT FİNANSMAN DESTEK  KREDİSİ (27.02.2009-31.12.2009)  0 FAİZLİ DİYARBAKIR İLİ İŞLETME  SERMAYESİ DESTEK KREDİSİ  (19.10.2009- 100.000 KOBİ DESTEK KREDİSİ  (02.11.2009- ACİL DESTEK KREDİSİ (20.11.2009- GAP BÖLGESİ MAKİNE TEÇ. KREDİSİ  (20.11.2009: ;  Toplam  Yararlanan  İşletme  Sayısı  4 8  2 8 2  21  327  4 6  1.035  1.822  3.583  Kullandırılan  Kredi Tutan  (Milyon)  12,37 TL  7,06 TL  ...3ı1?..TL.  2 , 0 9 USD  11.22 TL _  11,97TL  7,25 USD  30,15TL_  44,87 TL  0.10 TL  _ 0,26TL  121,13 TL  KOSGEB  Tarafından  Karşılanan Faiz  (Milyon)  2,27 TL  1,28 TL  0.08 TL  1,60 TL  0,28 TL  4,26 TL  A30TL_  0,02 TL  0,04 TL  13,14 TL  - 4 2 4 -
Sayfa 139 -
TBMM B: 64 23 . 2 . 2 0 1 0  EK-1  1000+1000 KOBİ MAKİNE TEÇHİZAT  YATIRIMI  DESTEK KREDİSİ  (09.06.2008-31.12.2008)  KOBİ FİNANSMAN DESTEK KREDİLERİ  Erzurum, Kire, Ağrı, Ardahan, İğdır, Bingöl, Muş, Bitlis, Mardin, Van, Tunceli ve Diyarbakır  İlleri Rakamları (2008 - 29.01.2010)  KREDİ TÜRÜ  ^İMALATÇI ESNAF VE SANATKARLARA  İŞLETME  DESTEK KREDİSİ  [^19.08.2008-31.01.2009)  İHRACAT 2008  DESTEK KREDİSİ  l(12.09.2008-31A1-2009)  [İSTİHDAM ENDEKSLİ CANSUYU  DESTEK KREDİSİ (26.11.2008- 15.05.2009) _  KOBİ İHRACAT FİNANSMAN DESTEK  KREDİSİ (27.02.2009-31.12.2009)  0 FAİZLİ DİYARBAKIR İLİ İŞLETME  SERMAYESİ DESTEK KREDİSİ  (19.10.2009- 100.000 KOBİ DESTEK KREDİSİ  (02.11.2009- ACİL DESTEK KREDİSİ (20.11.2009- GAP BÖLGESİ MAKİNE TEÇ. KREDİSİ  (20.11.2009: ;  Toplam  Yararlanan  İşletme  Sayısı  4 8  2 8 2  21  327  4 6  1.035  1.822  3.583  Kullandırılan  Kredi Tutan  (Milyon)  12,37 TL  7,06 TL  ...3ı1?..TL.  2 , 0 9 USD  11.22 TL _  11,97TL  7,25 USD  30,15TL_  44,87 TL  0.10 TL  _ 0,26TL  121,13 TL  KOSGEB  Tarafından  Karşılanan Faiz  (Milyon)  2,27 TL  1,28 TL  0.08 TL  1,60 TL  0,28 TL  4,26 TL  A30TL_  0,02 TL  0,04 TL  13,14 TL  - 4 2 4 - TBMM B: 64 23 . 2 . 2010  16.-Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk'ün, Zonguldak'ın genel bütçeye katkısına ve aldığı  paya ilişkin Başbakandan sorusu ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in cevabı (7/11971)  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Aşağıdaki sorularımın Başbakan Sayın Recep Tayip Erdoğan tarafından yazılı olarak  yanıtlanmasını dilerim. ı  1. 2005 yılında Zonguldak İlinin:  a) Genel bütçeden almış olduğu payın Türk Lirası olarak değeri nedir?  b) Genel bütçeye yapmış olduğu katkının Türk Lirası olarak değeri nedir?  2. 2006 yılında Zonguldak İlinin:  a) Genel bütçeden almış olduğu paym Türk Lirası olarak değeri nedir?  b) Genel bütçeye yapmış olduğu katkının Türk Lirası olarak değeri nedir?  3. 2007 yılında Zonguldak İlinin:  a) Genel bütçeden almış olduğu payın Türk Lirası olarak değeri nedir?  b) Genel bütçeye yapmış olduğu katkının Türk Lirası olarak değeri nedir?  4. 2008 yılında Zonguldak İlinin:  a) Genel bütçeden almış olduğu payın Türk Lirası olarak değeri nedir?  b) Genel bütçeye yapmış olduğu katkının Türk Lirası olarak değeri nedir?  5. 2009 yılında Zonguldak İlinin:  a) Genel bütçeden almış olduğu payın Türk Lirası olarak değeri nedir?  b) Genel bütçeye yapmış olduğu katkının Türk Lirası olarak değeri nedir?  Ali İhsan Köktürk  CHP Zonguldak Milletvekili  - 4 2 5 -
Sayfa 140 -
TBMM B: 64 23 . 2 . 2010  16.-Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk'ün, Zonguldak'ın genel bütçeye katkısına ve aldığı  paya ilişkin Başbakandan sorusu ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in cevabı (7/11971)  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Aşağıdaki sorularımın Başbakan Sayın Recep Tayip Erdoğan tarafından yazılı olarak  yanıtlanmasını dilerim. ı  1. 2005 yılında Zonguldak İlinin:  a) Genel bütçeden almış olduğu payın Türk Lirası olarak değeri nedir?  b) Genel bütçeye yapmış olduğu katkının Türk Lirası olarak değeri nedir?  2. 2006 yılında Zonguldak İlinin:  a) Genel bütçeden almış olduğu paym Türk Lirası olarak değeri nedir?  b) Genel bütçeye yapmış olduğu katkının Türk Lirası olarak değeri nedir?  3. 2007 yılında Zonguldak İlinin:  a) Genel bütçeden almış olduğu payın Türk Lirası olarak değeri nedir?  b) Genel bütçeye yapmış olduğu katkının Türk Lirası olarak değeri nedir?  4. 2008 yılında Zonguldak İlinin:  a) Genel bütçeden almış olduğu payın Türk Lirası olarak değeri nedir?  b) Genel bütçeye yapmış olduğu katkının Türk Lirası olarak değeri nedir?  5. 2009 yılında Zonguldak İlinin:  a) Genel bütçeden almış olduğu payın Türk Lirası olarak değeri nedir?  b) Genel bütçeye yapmış olduğu katkının Türk Lirası olarak değeri nedir?  Ali İhsan Köktürk  CHP Zonguldak Milletvekili  - 4 2 5 - TBMM B: 64 23 . 2 . 2010  Sayı :  Konu:  T.C  MALİYE BAKANLIĞI  Muhasebat Genel Müdürlüğü  B.07.0.MGM.0.32  Zonguldak Milletvekili Sayın Ali İhsan KÖKTÜRK'ün Soru Önergesi  1 7 .02.2010  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi: a) 26.01.2010 tarihli ve KAN.KAR.MD.A.Ol.O.GNS.0.10.00.02-7/11971-19224/40690 sayılı  yazınız.  b) Başbakanlığın 28/01/2010 tarihli ve B.02.0.KKG.0.12/106-182-9/350 sayılı yazısı.  İlgi (a) yazı ekindeki Zonguldak Milletvekili Sayın Ali İhsan KÖKTÜRK'e ait 7/11971 esas  numaralı yazılı soru önergesiyle Sayın Başbakanımızca cevaplanması istenen hususlara ilişkin  bilgiler aşağıda gösterilmiştir, önergede sorulan 2005-2009 yıllan arasında Zonguldak ilinde genel  bütçe geliri olarak tahsil edilen tutarlar ile aynı dönemde genel bütçeden Zonguldak ilinde yapılan  giderler ve genel bütçeden il dahilindeki mahalli idarelere aktarılan tutarlardan oluşan Zonguldak  ilinin genel bütçeden aldığı pay toplamı aşağıdaki gibidir.  Yıh/Tutan (TL)  Zonguldak  İlinde Tahsil  Edilen  Toplam Genel  Bütçe Geliri  Zonguldak  İlinde Genel  Bütçeden  Yapılan Giderler  Zonguldak  İlindeki Mahalli  İdarelere Genel  Bütçeden  Aktarılan Paylar  Zonguldak  İlinin Genel  Bütçeden  Aldığı Toplam  Pay  2005 891.908 000.- 382.466.000.- 54.180.000.- 436.646.000.- 2006 1.113.212.000.- 1 464-301.000.- 54.398.000.- 518.699.000.- 2007 1.026.856.000.- 536.856.000.- 60.754.000.- • 597.610.000>  2008 1.202.289.000.- 602.167.000.- 70.994.000.-. 673,161.000.- 2009 743.154.000.- 686.829.000.- 82.678.000.- 769.507.000.- Bilgi ve gereğini arz ederim.  S ^ Ş E K * ^  Maliye Bakanı  - 4 2 6 -
Sayfa 141 -
TBMM B: 64 23 . 2 . 2010  Sayı :  Konu:  T.C  MALİYE BAKANLIĞI  Muhasebat Genel Müdürlüğü  B.07.0.MGM.0.32  Zonguldak Milletvekili Sayın Ali İhsan KÖKTÜRK'ün Soru Önergesi  1 7 .02.2010  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi: a) 26.01.2010 tarihli ve KAN.KAR.MD.A.Ol.O.GNS.0.10.00.02-7/11971-19224/40690 sayılı  yazınız.  b) Başbakanlığın 28/01/2010 tarihli ve B.02.0.KKG.0.12/106-182-9/350 sayılı yazısı.  İlgi (a) yazı ekindeki Zonguldak Milletvekili Sayın Ali İhsan KÖKTÜRK'e ait 7/11971 esas  numaralı yazılı soru önergesiyle Sayın Başbakanımızca cevaplanması istenen hususlara ilişkin  bilgiler aşağıda gösterilmiştir, önergede sorulan 2005-2009 yıllan arasında Zonguldak ilinde genel  bütçe geliri olarak tahsil edilen tutarlar ile aynı dönemde genel bütçeden Zonguldak ilinde yapılan  giderler ve genel bütçeden il dahilindeki mahalli idarelere aktarılan tutarlardan oluşan Zonguldak  ilinin genel bütçeden aldığı pay toplamı aşağıdaki gibidir.  Yıh/Tutan (TL)  Zonguldak  İlinde Tahsil  Edilen  Toplam Genel  Bütçe Geliri  Zonguldak  İlinde Genel  Bütçeden  Yapılan Giderler  Zonguldak  İlindeki Mahalli  İdarelere Genel  Bütçeden  Aktarılan Paylar  Zonguldak  İlinin Genel  Bütçeden  Aldığı Toplam  Pay  2005 891.908 000.- 382.466.000.- 54.180.000.- 436.646.000.- 2006 1.113.212.000.- 1 464-301.000.- 54.398.000.- 518.699.000.- 2007 1.026.856.000.- 536.856.000.- 60.754.000.- • 597.610.000>  2008 1.202.289.000.- 602.167.000.- 70.994.000.-. 673,161.000.- 2009 743.154.000.- 686.829.000.- 82.678.000.- 769.507.000.- Bilgi ve gereğini arz ederim.  S ^ Ş E K * ^  Maliye Bakanı  - 4 2 6 - TBMM B: 64 23 . 2 . 2010  Mersin ili Bozyazı ilçesi 2008 yılı adrese dayalı nüfus sayımına göre nüfusu 26.336  olarak belirlenmiş, Akdeniz kumsallarından başlayarak Toroslar'ın zirvelerine kadar yayılan  bir ilçemizdir.  Ekonomisi ve istihdamı ağırlıklı olarak tarıma dayanan ilçelerimiz arasındadır. Muz,  domates, kabak, patlıcan, biber, fasulye, portakal ve limon Öne Çıkan ürünlerimizdir. Tanmsal  ürünler için büyük önem arz eden sulama yaünmlaruıın diğer ilçelerimizle birlikte bu  ilçemizde de arttırılması gerekmektedir. İlçede sulama yatırımları ile ilgili olarak;  1. Bakanlığınızca yürütülen Bozyazı ilçesi Akcami Elektropompaj Sulama Tesisi projesi  ne aşamadadır?  2. Bozyazı ilçesi sulama yatırımlarıyla ilgili olarak Bakanlığınızca 2009 yılı içinde hangi  çalışmalar gerçekleştirilmiştir? Bu çalışmalar için ne kadar harcama yapılmıştır?  3. Bakanlığınızın Bozyazı ilçemizde 2010 yılı faaliyetleriyle ilgili çalışma programı  nedir? Bu faaliyetler için ne kadar ödenek aynlmıştır?  4. İlçenin sosyoekonomik durumunun iyileştirilmesiyle ilgili olarak bu projelerin  gerçekleşme takvimi nasıldır?  - 4 2 7 - 17.- Mersin Milletvekili Mehmet Şandır'ın, Bozyazı ilçesindeki sulama yatırımlarına ilişkin  sorusu ve Çevre ve Orman Bakanı VeyselEroğlu'nun cevabı (7/11989)  TÜRKİYE BÜYÜK MÎLLET MECLÎSİ BAŞKANLIĞINA  Aşağıdaki sorularımın Çevre ve Orman Bakanı Sayın Veysel EROĞLU tarafından  yazılı olarak cevaplandırılmasına müsaadelerinizi arz ederim. 13/01/2010
Sayfa 142 -
TBMM B: 64 23 . 2 . 2010  Mersin ili Bozyazı ilçesi 2008 yılı adrese dayalı nüfus sayımına göre nüfusu 26.336  olarak belirlenmiş, Akdeniz kumsallarından başlayarak Toroslar'ın zirvelerine kadar yayılan  bir ilçemizdir.  Ekonomisi ve istihdamı ağırlıklı olarak tarıma dayanan ilçelerimiz arasındadır. Muz,  domates, kabak, patlıcan, biber, fasulye, portakal ve limon Öne Çıkan ürünlerimizdir. Tanmsal  ürünler için büyük önem arz eden sulama yaünmlaruıın diğer ilçelerimizle birlikte bu  ilçemizde de arttırılması gerekmektedir. İlçede sulama yatırımları ile ilgili olarak;  1. Bakanlığınızca yürütülen Bozyazı ilçesi Akcami Elektropompaj Sulama Tesisi projesi  ne aşamadadır?  2. Bozyazı ilçesi sulama yatırımlarıyla ilgili olarak Bakanlığınızca 2009 yılı içinde hangi  çalışmalar gerçekleştirilmiştir? Bu çalışmalar için ne kadar harcama yapılmıştır?  3. Bakanlığınızın Bozyazı ilçemizde 2010 yılı faaliyetleriyle ilgili çalışma programı  nedir? Bu faaliyetler için ne kadar ödenek aynlmıştır?  4. İlçenin sosyoekonomik durumunun iyileştirilmesiyle ilgili olarak bu projelerin  gerçekleşme takvimi nasıldır?  - 4 2 7 - 17.- Mersin Milletvekili Mehmet Şandır'ın, Bozyazı ilçesindeki sulama yatırımlarına ilişkin  sorusu ve Çevre ve Orman Bakanı VeyselEroğlu'nun cevabı (7/11989)  TÜRKİYE BÜYÜK MÎLLET MECLÎSİ BAŞKANLIĞINA  Aşağıdaki sorularımın Çevre ve Orman Bakanı Sayın Veysel EROĞLU tarafından  yazılı olarak cevaplandırılmasına müsaadelerinizi arz ederim. 13/01/2010  TBMM B: 64 23 . 2 . 2010  Çavre vt Orman T.C.  ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI  Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği - Bilgi Edinme Birimi  Sayı : B.18.0.BHİ.0.00.00/610.01-141  Konu : Yazılı Soru önergesi  16/02/2010  931 4  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi : TBMM'nin 26.01.2010 tarihli ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-19236 sayılı yazısı.  İlgi yazı ekinde alınan, Mersin Milletvekili Mehmet ŞANDIR' ın 7/11989 esas sayılı  yazılı soru önergesi Bakanlığımızca incelenmiş olup, cevabi yazımız ilişikte  gönderilmektedir.  Arz ederim.  MERSİN MİLLETVEKİLİ SAYIN MEHMET ŞANDIR' IN  7/11989 ESAS NUMARALI YAZILI SORU ÖNERGESİ HAKKINDA  ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI'NTN CEVABI  SORU 1. Bakanlığınızca yürütülen Bozyazı İlçesi Âkcami Elektropompaj Sulama  Tesisi projesi ne aşamadadır?  CEVAP 1. Söz konusu Proje, Mersin İl özel idaresi tarafından yürütülmektedir.  SORU 2. Bozyazı ilçesi sulama yatırımlarıyla ilgili olarak Bakanlığınızca 2009 yılı  içinde hangi çalışmalar gerçekleştirilmiştir? Bu çalışmalar için ne kadar harcama  yapılmıştır?  CEVAP 2. Bozyazı İlçesi, "Akkaya Köyü Arazisi Aksaz Deresi Taşkın Koruma"  işinde 2009 yılında 1.667.692-TL harcama yapılmıştır.  SORU 3. Bakanlığınızın Bozyazı ilçemizde 2010 yılı faaliyetleriyle ilgili çalışma  programı nedir? Bu faaliyetler için ne kadar ödenek ayrılmıştır?  SORU 4. İlçenin sosyoekonomik durumunun iyileştirilmesiyle ilgili olarak bu  projelerin gerçekleşme takvimi nasıldır?  CEVAP 3,4. Bozyazı İlçesine ilişkin olarak; 2010 Yılı Yatırım Programı ve  Uygulama Planında devam eden veya tamamlanacak proje yer almamaktadır.  EK  Bakan  Cevabi yazı  - 4 2 8 -
Sayfa 143 -
TBMM B: 64 23 . 2 . 2010  Çavre vt Orman T.C.  ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI  Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği - Bilgi Edinme Birimi  Sayı : B.18.0.BHİ.0.00.00/610.01-141  Konu : Yazılı Soru önergesi  16/02/2010  931 4  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi : TBMM'nin 26.01.2010 tarihli ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-19236 sayılı yazısı.  İlgi yazı ekinde alınan, Mersin Milletvekili Mehmet ŞANDIR' ın 7/11989 esas sayılı  yazılı soru önergesi Bakanlığımızca incelenmiş olup, cevabi yazımız ilişikte  gönderilmektedir.  Arz ederim.  MERSİN MİLLETVEKİLİ SAYIN MEHMET ŞANDIR' IN  7/11989 ESAS NUMARALI YAZILI SORU ÖNERGESİ HAKKINDA  ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI'NTN CEVABI  SORU 1. Bakanlığınızca yürütülen Bozyazı İlçesi Âkcami Elektropompaj Sulama  Tesisi projesi ne aşamadadır?  CEVAP 1. Söz konusu Proje, Mersin İl özel idaresi tarafından yürütülmektedir.  SORU 2. Bozyazı ilçesi sulama yatırımlarıyla ilgili olarak Bakanlığınızca 2009 yılı  içinde hangi çalışmalar gerçekleştirilmiştir? Bu çalışmalar için ne kadar harcama  yapılmıştır?  CEVAP 2. Bozyazı İlçesi, "Akkaya Köyü Arazisi Aksaz Deresi Taşkın Koruma"  işinde 2009 yılında 1.667.692-TL harcama yapılmıştır.  SORU 3. Bakanlığınızın Bozyazı ilçemizde 2010 yılı faaliyetleriyle ilgili çalışma  programı nedir? Bu faaliyetler için ne kadar ödenek ayrılmıştır?  SORU 4. İlçenin sosyoekonomik durumunun iyileştirilmesiyle ilgili olarak bu  projelerin gerçekleşme takvimi nasıldır?  CEVAP 3,4. Bozyazı İlçesine ilişkin olarak; 2010 Yılı Yatırım Programı ve  Uygulama Planında devam eden veya tamamlanacak proje yer almamaktadır.  EK  Bakan  Cevabi yazı  - 4 2 8 - TBMM B: 64 23 . 2 . 2 0 1 0  18.- Diyarbakır Milletvekili Selahattin Demirtaş'ın, istihdam şekillerine göre öğretmen  sayılarına ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu 'nun cevabı (7/12024)  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI'NA  Aşağıdaki sorulanının, Milli Eğitim Bakanı Sayın Nimet ÇUBUKÇU tarafından Anayasanın  98 ve İç tüzüğün 96.Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılma;  ederim. 13.01.2010  saygılannmjarz  Sdtahaitin DEMİRTAŞ  Diyarbakır Milletvekili  Eğitim-öğretim hizmetlerinin hiç kuşkusuz en önemli faktörü öğretmenlerdir, öğretmenlerin  hangi baslıklar altında istihdam edildikleri, özlük haklarının nasıl düzenlendiğini bilmek hem  eğitim kalitesini anlama hem de var olan eğitim sisteminin ne durumda olduğunu ve ne yöne  kaymakta olduğunu tahmin etme açısından önemli bilgiler vermektedir.  Bugün 657 sayılı Devlet Memurlan-Kanunun 4/A bendine göre istihdam edilen kadrolu, aynı  kanunun 4/B veya 4/C bendine göre istihdam edilen sözleşmeli, yine aynı kanunun 86.  maddesine göre istihdam edilen vekil, Milli Eğitim Bakanlığının Yönetici ve öğretmenlerin  Ders ve Ek ders Saatlerine İlişkin karann 9. maddesi kapsamında görevlendirilen ücretli  olmak üzere aynı işi yapan fakat birbirinden tamamen farklı hak-yetki-güvenceye sahip  öğretmenlere yol açan istihdam biçimleri bulunmaktadır. Bu uygulamanın doğrudan istihdam  edilen öğretmenler üzerinde yarattığı olumsuz etkiler kadar istihdam türlerinin dağılımının  yoğunlaştığı bölgeler, iller, ilçeler hatta okullar Üzerinde yaratığı etkiler ve farklılaştırmalar da  söz konusudur.  Milli Eğitim sisteminde farklı istihdam türlerinin yarattığı sorunlann bilimsel tespiti ve  getirilecek öneriler hiç şüphesiz sisteminin daha nitelikli hale dönüşmesine büyük katkılar  sağlayacaktır. Milli Eğitim Bakanlığı il ve ilçelerde iş güvencesiz istihdam edilen öğretmen  (ücretli, vekil vb.) sayılannı yayınlamamaktadır. Bu sayılar farklı istihdam türlerinin, eğitimin  kalitesi ve niteliğinin bölgeler, iller düzeyindeki farklılaşmalar üzerindeki etkilerinin ortaya  konulmasında büyük öneme sahiptir.  Bu genel gerekçe çerçevesinde;  1. Bakanlığınızda kaç farklı statüde öğretmen istihdam edilmektedir?  2. İstihdam türlerine göre öğretmenlerin Türkiye Genelindeki dağılımı nedir?  3. İstihdam türlerine göre öğretmenlerin Bölgeler düzeyindeki dağılımı nedir?  4. İstihdam türlerine göre özellikle ücretli ve vekil öğretmenlerin iller düzeyinde dağılımı  nedir?  - 4 2 9 -
Sayfa 144 -
TBMM B: 64 23 . 2 . 2 0 1 0  18.- Diyarbakır Milletvekili Selahattin Demirtaş'ın, istihdam şekillerine göre öğretmen  sayılarına ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu 'nun cevabı (7/12024)  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI'NA  Aşağıdaki sorulanının, Milli Eğitim Bakanı Sayın Nimet ÇUBUKÇU tarafından Anayasanın  98 ve İç tüzüğün 96.Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılma;  ederim. 13.01.2010  saygılannmjarz  Sdtahaitin DEMİRTAŞ  Diyarbakır Milletvekili  Eğitim-öğretim hizmetlerinin hiç kuşkusuz en önemli faktörü öğretmenlerdir, öğretmenlerin  hangi baslıklar altında istihdam edildikleri, özlük haklarının nasıl düzenlendiğini bilmek hem  eğitim kalitesini anlama hem de var olan eğitim sisteminin ne durumda olduğunu ve ne yöne  kaymakta olduğunu tahmin etme açısından önemli bilgiler vermektedir.  Bugün 657 sayılı Devlet Memurlan-Kanunun 4/A bendine göre istihdam edilen kadrolu, aynı  kanunun 4/B veya 4/C bendine göre istihdam edilen sözleşmeli, yine aynı kanunun 86.  maddesine göre istihdam edilen vekil, Milli Eğitim Bakanlığının Yönetici ve öğretmenlerin  Ders ve Ek ders Saatlerine İlişkin karann 9. maddesi kapsamında görevlendirilen ücretli  olmak üzere aynı işi yapan fakat birbirinden tamamen farklı hak-yetki-güvenceye sahip  öğretmenlere yol açan istihdam biçimleri bulunmaktadır. Bu uygulamanın doğrudan istihdam  edilen öğretmenler üzerinde yarattığı olumsuz etkiler kadar istihdam türlerinin dağılımının  yoğunlaştığı bölgeler, iller, ilçeler hatta okullar Üzerinde yaratığı etkiler ve farklılaştırmalar da  söz konusudur.  Milli Eğitim sisteminde farklı istihdam türlerinin yarattığı sorunlann bilimsel tespiti ve  getirilecek öneriler hiç şüphesiz sisteminin daha nitelikli hale dönüşmesine büyük katkılar  sağlayacaktır. Milli Eğitim Bakanlığı il ve ilçelerde iş güvencesiz istihdam edilen öğretmen  (ücretli, vekil vb.) sayılannı yayınlamamaktadır. Bu sayılar farklı istihdam türlerinin, eğitimin  kalitesi ve niteliğinin bölgeler, iller düzeyindeki farklılaşmalar üzerindeki etkilerinin ortaya  konulmasında büyük öneme sahiptir.  Bu genel gerekçe çerçevesinde;  1. Bakanlığınızda kaç farklı statüde öğretmen istihdam edilmektedir?  2. İstihdam türlerine göre öğretmenlerin Türkiye Genelindeki dağılımı nedir?  3. İstihdam türlerine göre öğretmenlerin Bölgeler düzeyindeki dağılımı nedir?  4. İstihdam türlerine göre özellikle ücretli ve vekil öğretmenlerin iller düzeyinde dağılımı  nedir?  - 4 2 9 - TBMM B: 64 23 . 2 . 2010  T.C.  MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI  Strateji Geliştirme Başkanlığı  Sayı : B.08.0.SGB.0.73.02.00/1108 17/02/2010  Konu : Soru önergesi  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi :26.01.2010 tarihli ve A.Ol.O.GNS.0.10.00.02-19236 sayılı yazı.  Diyarbakır Milletvekili Sayın Selahattin DEMIRTAŞ'ın, "İstihdam şekillerine göre  öğretmen sayılarına ilişkin" İlgi yazı eki 7/12024 esas numaralı yazılı soru önergesi  incelenmiştir.  Eğitim ve öğretim hizmetleri sınıfında görev yapan öğretmenler bakımından  Bakanlığımızda, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4/A maddesi kapsamında kadrolu  öğretmen ve 4/B maddesi kapsamında sözleşmeli öğretmen olmak üzere iki statüde öğretmen  istihdam edilmekle birlikte, ayrıca, öğretmen ihtiyacının karşılanamadığı alanlarda geçici  olarak "Millî Eğitim Bakanlığı öğretmen ve Yöneticilerinin Ders ve Ek Ders Saatlerine  İlişkin Karar" çerçevesinde il ve ilçe millî eğitim müdürlüklerince öğretmen ihtiyacı bulunan  eğitim kurumlarına ders ücreti karşılığında da ücretli öğretmen görevlendirmesi  yapılmaktadır.  İstihdam türlerine göre Türkiye genelinde; 29.01.2010 tarihli MEBBİS Norm İşlemleri  Modülü verilerine göre; 549.934 kadrolu öğretmen, 68.053 sözleşmeli öğretmen, 61.551 de  ücretli öğretmen görev yapmaktadır.  Aralık 2009'da atanan kadrolu öğretmenler ile görevlendirilen sözleşmeli  öğretmenlerin millî eğitim müdürlüklerince göreve başlatılma ve MEBBİS özlük Modülü'ne  kaydetme işlemleri devam etmektedir.  İstihdam türlerine göre öğretmenlerin bölgeler düzeyinde dağılımını içeren liste ile  ders ücreti karşılığında görev yapan öğretmenlerin iller bazındaki dağılımım içeren liste ekte  sunulmuştur.  Bilgilerinize arz ederim.  EK/EKLER: MÜH Eğitim Bakanı  1-Liste  BAKANLIĞIMIZ KADROLARINDA G Ö R E V Y A P A N Ö Ğ R E T M E N L E R İ N  B Ö L G E L E R E GÖRE S A Y I S A L DAĞILIMI  (29 /01 /2010)  I^ÖNETicr- Bttf ırdımcıs ı , Müdür  A k d e n i z B ö l g e s i 6 .813 7 6 . 9 2 9 5 .205 9.676  D o ğ u Anadolu Bö lges i 4 .198 4 5 . 5 6 2 18 .273 7.148  Ege Bölges i 6 .939 7 6 . 4 8 7 5 .346 6.033  Güneydoğu Anadolu B ö l g e s i 4 . 276 50 .267 13 .355 8.441  İç Anadolu B ö l g e s i 9 .246 103 .069 5 .864 8.261  Karadeniz Bö lges i 7 .427 69 .544 7 .915 5.382  Marmara Bölges i 12 .282 127.383 12.095 16.6.10  Bakanlık 693 0 0  • s  4 3 0 -
Sayfa 145 -
TBMM B: 64 23 . 2 . 2010  T.C.  MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI  Strateji Geliştirme Başkanlığı  Sayı : B.08.0.SGB.0.73.02.00/1108 17/02/2010  Konu : Soru önergesi  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi :26.01.2010 tarihli ve A.Ol.O.GNS.0.10.00.02-19236 sayılı yazı.  Diyarbakır Milletvekili Sayın Selahattin DEMIRTAŞ'ın, "İstihdam şekillerine göre  öğretmen sayılarına ilişkin" İlgi yazı eki 7/12024 esas numaralı yazılı soru önergesi  incelenmiştir.  Eğitim ve öğretim hizmetleri sınıfında görev yapan öğretmenler bakımından  Bakanlığımızda, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4/A maddesi kapsamında kadrolu  öğretmen ve 4/B maddesi kapsamında sözleşmeli öğretmen olmak üzere iki statüde öğretmen  istihdam edilmekle birlikte, ayrıca, öğretmen ihtiyacının karşılanamadığı alanlarda geçici  olarak "Millî Eğitim Bakanlığı öğretmen ve Yöneticilerinin Ders ve Ek Ders Saatlerine  İlişkin Karar" çerçevesinde il ve ilçe millî eğitim müdürlüklerince öğretmen ihtiyacı bulunan  eğitim kurumlarına ders ücreti karşılığında da ücretli öğretmen görevlendirmesi  yapılmaktadır.  İstihdam türlerine göre Türkiye genelinde; 29.01.2010 tarihli MEBBİS Norm İşlemleri  Modülü verilerine göre; 549.934 kadrolu öğretmen, 68.053 sözleşmeli öğretmen, 61.551 de  ücretli öğretmen görev yapmaktadır.  Aralık 2009'da atanan kadrolu öğretmenler ile görevlendirilen sözleşmeli  öğretmenlerin millî eğitim müdürlüklerince göreve başlatılma ve MEBBİS özlük Modülü'ne  kaydetme işlemleri devam etmektedir.  İstihdam türlerine göre öğretmenlerin bölgeler düzeyinde dağılımını içeren liste ile  ders ücreti karşılığında görev yapan öğretmenlerin iller bazındaki dağılımım içeren liste ekte  sunulmuştur.  Bilgilerinize arz ederim.  EK/EKLER: MÜH Eğitim Bakanı  1-Liste  BAKANLIĞIMIZ KADROLARINDA G Ö R E V Y A P A N Ö Ğ R E T M E N L E R İ N  B Ö L G E L E R E GÖRE S A Y I S A L DAĞILIMI  (29 /01 /2010)  I^ÖNETicr- Bttf ırdımcıs ı , Müdür  A k d e n i z B ö l g e s i 6 .813 7 6 . 9 2 9 5 .205 9.676  D o ğ u Anadolu Bö lges i 4 .198 4 5 . 5 6 2 18 .273 7.148  Ege Bölges i 6 .939 7 6 . 4 8 7 5 .346 6.033  Güneydoğu Anadolu B ö l g e s i 4 . 276 50 .267 13 .355 8.441  İç Anadolu B ö l g e s i 9 .246 103 .069 5 .864 8.261  Karadeniz Bö lges i 7 .427 69 .544 7 .915 5.382  Marmara Bölges i 12 .282 127.383 12.095 16.6.10  Bakanlık 693 0 0  • s  4 3 0 - TBMM B: 64 23 . 2 . 2010  2009/2010 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILLARINA AİT  İLLER BAZINDA ÜCRETLİ ÖĞRETMEN SAYILARI  (29/01/2010)  mm 2009 /2010] Ücret l i" :  ö ğ r e t m e n ;  'İLKç^ujj  2009/2010"  Oğre^rien--- 1 Adana 1726 42 Konya 1537  2 Adıyaman 3 5 2 43 Kütahya 211  3 Afyonkarahisar 563 44 Malatya 4 6 6  4 J&ı 847 45 Manisa 994  5 Amasya 2 2 2 46 Kahramanmaraş 8 İ 8  6 j t o k a r a 2765 47 Mardin 732  7 Antalya 1848 48 Muğla 536  8 Artvin 161 49 Muş *777  9 Aydın _ 527 50 Nevşehir 90  10 Balıkesir 520 51 Niğde 173  n Bilecik 219 52 Ordu 327  12 Bingöl 342 53 Rize 288  13 Bitlis 502 54 Sakarya 1108  14 Bolu ; 298 55 Samsun 767  15 Burdur 2 2 9 56 Siirt 306  16 Bursa 2 3 7 9 57 Sinop 187  17 Çanakkale 292 58 Sivas 528  18 Çankırı 92 59 Tekirdağ 1169  19 Çorum 308 60 Tokat 2 8 2  20 Denizli 996 61 " Trabzon 621  21 Diyarbakır , 1875 6 2 Tunceli 52  22 Edirne 243 63 Şanlıurfa 2 8 4 6  23 Elazığ 2 0 8 64 Uşak " " 143  24 Erzincan 63 65 Van 1444  25. Erzurum 624 ~ 66 Yozgat 319  26~ Eskişehir 7 0 2 . 67 Zonguldak 597  2 7 Gaziantep 1444 68 Aksaray 501  2 8 Giresun 299 69 Bayburt 71  2 9 Gümüşhane 86 70 Karaman 2 0 0  3 0 Hakkari 588 71 Kırıkkale 151  31 Hatay 2904 72 Batman 774  3 2 " ' " İsparta 346 73 Şırnak 455  33 Mersin 1394 74 Bartın 71  34 İstanbul 8493 75 Ardahan 9 8  35 izmir 2063 76 J£d ır 273  3 6 Kars 409 77 Yalova 121  37 Kastamonu 173 78 Karabük 91  38 Kayseri 1136 7 9 Kilis 112  3 9 Kırklareli 320 80 Osmaniye 411  4 0 Kırşehir 67 81 Düzce 533  4 1 . Kocaeli 1746 T o p l a m ^ , !'£ ; . 61 .551  - 4 3 1 -
Sayfa 146 -
TBMM B: 64 23 . 2 . 2010  2009/2010 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILLARINA AİT  İLLER BAZINDA ÜCRETLİ ÖĞRETMEN SAYILARI  (29/01/2010)  mm 2009 /2010] Ücret l i" :  ö ğ r e t m e n ;  'İLKç^ujj  2009/2010"  Oğre^rien--- 1 Adana 1726 42 Konya 1537  2 Adıyaman 3 5 2 43 Kütahya 211  3 Afyonkarahisar 563 44 Malatya 4 6 6  4 J&ı 847 45 Manisa 994  5 Amasya 2 2 2 46 Kahramanmaraş 8 İ 8  6 j t o k a r a 2765 47 Mardin 732  7 Antalya 1848 48 Muğla 536  8 Artvin 161 49 Muş *777  9 Aydın _ 527 50 Nevşehir 90  10 Balıkesir 520 51 Niğde 173  n Bilecik 219 52 Ordu 327  12 Bingöl 342 53 Rize 288  13 Bitlis 502 54 Sakarya 1108  14 Bolu ; 298 55 Samsun 767  15 Burdur 2 2 9 56 Siirt 306  16 Bursa 2 3 7 9 57 Sinop 187  17 Çanakkale 292 58 Sivas 528  18 Çankırı 92 59 Tekirdağ 1169  19 Çorum 308 60 Tokat 2 8 2  20 Denizli 996 61 " Trabzon 621  21 Diyarbakır , 1875 6 2 Tunceli 52  22 Edirne 243 63 Şanlıurfa 2 8 4 6  23 Elazığ 2 0 8 64 Uşak " " 143  24 Erzincan 63 65 Van 1444  25. Erzurum 624 ~ 66 Yozgat 319  26~ Eskişehir 7 0 2 . 67 Zonguldak 597  2 7 Gaziantep 1444 68 Aksaray 501  2 8 Giresun 299 69 Bayburt 71  2 9 Gümüşhane 86 70 Karaman 2 0 0  3 0 Hakkari 588 71 Kırıkkale 151  31 Hatay 2904 72 Batman 774  3 2 " ' " İsparta 346 73 Şırnak 455  33 Mersin 1394 74 Bartın 71  34 İstanbul 8493 75 Ardahan 9 8  35 izmir 2063 76 J£d ır 273  3 6 Kars 409 77 Yalova 121  37 Kastamonu 173 78 Karabük 91  38 Kayseri 1136 7 9 Kilis 112  3 9 Kırklareli 320 80 Osmaniye 411  4 0 Kırşehir 67 81 Düzce 533  4 1 . Kocaeli 1746 T o p l a m ^ , !'£ ; . 61 .551  - 4 3 1 - TBMM B: 64 23 . 2 . 2010  19.- İstanbul Milletvekili Süleyman Yağız'ın, RTÜK'ün verdiği cezalara ilişkin Başbakandan  sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç 'ın cevabı (7/12040)  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞIMA  Aşağıdaki sorularımın, Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından  yazılı olarak yanıtlanması isteğimi bilgilerinize sunarım.  Saygılarımla. 18 Ocak 2010  1- RTÜK, Adalet ve Kalkınma, Partisi'nin iktidara gelmesinden bu yana kaç  televizyona ne kadar ceza vermiştir?  2- Bu cezaların dökümü nasıldır?  3- RTÜK, bu soruları yönelttiğim gün itibariyle son olarak, usta sanatçı Levent  Kırca'nın 14 Kasım 2009 günü yayımlanan "Olacak O Kadar" programı  neden\y\e Fox TV'yi cezalandırdı. Bu ceza, kamuoyunda yoğun bir tepkiyle  karşılandı. Bu tepkileri nasıl karşılıyorsunuz?  4- Levent Kırca'nın programı nedeniyle Fox TV'ye verilen cezayı, adına  "demokratik" denilen "açılım" süreciyle bağdaştırabilmek mümkün müdür?  5- Fox TVye verilen cezanın; sanat, sanatçı ve eleştiri özgürlüğüne getirilen bir  kısıtlama, dolayısıyla bundan sonraki programlara yönelik bir ön sansür  olduğu görüşüne katılıyor musunuz?  6- Medyaya sansür anlamına gelen bu tür kısıtlamaların, engellemelerin  önlenmesi yolunda bir adım atılacak mıdır?  Süleyman Yağız  DSP İstanbul Milletvekili  - 4 3 2 -
Sayfa 147 -
TBMM B: 64 23 . 2 . 2010  19.- İstanbul Milletvekili Süleyman Yağız'ın, RTÜK'ün verdiği cezalara ilişkin Başbakandan  sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç 'ın cevabı (7/12040)  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞIMA  Aşağıdaki sorularımın, Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından  yazılı olarak yanıtlanması isteğimi bilgilerinize sunarım.  Saygılarımla. 18 Ocak 2010  1- RTÜK, Adalet ve Kalkınma, Partisi'nin iktidara gelmesinden bu yana kaç  televizyona ne kadar ceza vermiştir?  2- Bu cezaların dökümü nasıldır?  3- RTÜK, bu soruları yönelttiğim gün itibariyle son olarak, usta sanatçı Levent  Kırca'nın 14 Kasım 2009 günü yayımlanan "Olacak O Kadar" programı  neden\y\e Fox TV'yi cezalandırdı. Bu ceza, kamuoyunda yoğun bir tepkiyle  karşılandı. Bu tepkileri nasıl karşılıyorsunuz?  4- Levent Kırca'nın programı nedeniyle Fox TV'ye verilen cezayı, adına  "demokratik" denilen "açılım" süreciyle bağdaştırabilmek mümkün müdür?  5- Fox TVye verilen cezanın; sanat, sanatçı ve eleştiri özgürlüğüne getirilen bir  kısıtlama, dolayısıyla bundan sonraki programlara yönelik bir ön sansür  olduğu görüşüne katılıyor musunuz?  6- Medyaya sansür anlamına gelen bu tür kısıtlamaların, engellemelerin  önlenmesi yolunda bir adım atılacak mıdır?  Süleyman Yağız  DSP İstanbul Milletvekili  - 4 3 2 - TBMM B: 64 2 3 . 2 . 2 0 1 0  T.C.  DEVLET BAKANLIĞI VE BAŞBAKAN YARDIMCILIĞI  Sayı : B.02.0.002-031-178 19/02/2010  Konu : Soru önergesi  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi: a) Türkiye Büyük Millet Meclisi BaşkanlığYnın 02/02/2010 tarihli ve KAN.KAR.MD.  A.Ol.O.GNS.0.10.00.02-7/12040-19284/40813 sayılı yazısı.  b) Başbakanlık Kanunlar ve Kararlar Genel Müdürlüğü'nün 05/02/2010 tarihli ve B.02.  0.KKG.0.12/106-183-21/459 sayılı yazısı.  c) 15/02/2010 tarihli ve A.01.1.RTÜ.0.01.01.00-045.02/1522 sayılı yazı.  İlgi (a) yazınız gereği, İstanbul Milletvekili Sayın Süleyman YAĞIZ tarafından Sayın  Başbakanımıza tevcih edilen, Sayın Başbakanımızın da kendileri adına Bakanlığım  koordinatörlüğünde cevaplandırılmasını tensip ettikleri 7/12040 esas sayılı yazılı soru  önergesi ile ilgili Bakanlığım ilişkili kuruluşu Radyo ve Televizyon Üst Kurulu  Başkanlığından alınan ilgi (c) cevabi yazı ekte gönderilmektedir.  • Bilgilerinize arz ederim.  EKLER:  1- İlgi (c) cevabi yazı ve eki  - 4 3 3 -
Sayfa 148 -
TBMM B: 64 2 3 . 2 . 2 0 1 0  T.C.  DEVLET BAKANLIĞI VE BAŞBAKAN YARDIMCILIĞI  Sayı : B.02.0.002-031-178 19/02/2010  Konu : Soru önergesi  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi: a) Türkiye Büyük Millet Meclisi BaşkanlığYnın 02/02/2010 tarihli ve KAN.KAR.MD.  A.Ol.O.GNS.0.10.00.02-7/12040-19284/40813 sayılı yazısı.  b) Başbakanlık Kanunlar ve Kararlar Genel Müdürlüğü'nün 05/02/2010 tarihli ve B.02.  0.KKG.0.12/106-183-21/459 sayılı yazısı.  c) 15/02/2010 tarihli ve A.01.1.RTÜ.0.01.01.00-045.02/1522 sayılı yazı.  İlgi (a) yazınız gereği, İstanbul Milletvekili Sayın Süleyman YAĞIZ tarafından Sayın  Başbakanımıza tevcih edilen, Sayın Başbakanımızın da kendileri adına Bakanlığım  koordinatörlüğünde cevaplandırılmasını tensip ettikleri 7/12040 esas sayılı yazılı soru  önergesi ile ilgili Bakanlığım ilişkili kuruluşu Radyo ve Televizyon Üst Kurulu  Başkanlığından alınan ilgi (c) cevabi yazı ekte gönderilmektedir.  • Bilgilerinize arz ederim.  EKLER:  1- İlgi (c) cevabi yazı ve eki  - 4 3 3 - TBMM B: 64 23 . 2 . 2010  T.C.  RADYO VE TELEVİZYON ÜST KURULU  Hukuk Müşavirliği  Sayı : A.Ol.l.RTÜ.0.01.01.00-045.02/1522 15/02/2010  Konu : Hukuki Görüşler  DEVLET BAKANLIĞI VE BAŞBAKAN YARDIMCILIĞINA  (Sn. Bülent ARINÇ)  ligi : 08/02/2010 tarih ve 178 sayılı yazınız.  İstanbul Milletvekili Süleyman YAĞIZ tarafından verilen 7/12040 sayılı soru önergesine  ilişkin cevaplarımız aşağıda arz edilmektedir.  3984 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınlan Hakkında Kanunun 4'ncü  maddesinde radyo, televizyon yayınlarının hukukun üstünlüğüne, Anayasanın genel ilkelerine,  temel hak ve özgürlüklere, milli güvenliğe ve genel ahlaka uygun olarak kamu hizmeti anlayışı  çerçevesinde yapılacağı düzenlenerek aynı maddede, (a) bendinden (z) bendine kadar, yayın  kuruluşlarının yayınlarında uymalan gereken ilkeler sayılmıştır. Yine aynı Kanunun 33'ncü  maddesinde de 4'ncü maddede belirlenen yayın ilkeleri ile Kanunda belirtilen diğer esaslara  uyulmaması halinde uygulanacak cezalar uyarı, para cezası, durdurma ve iptal şeklinde kademeli  olarak belirlenmiş ve yayınların denetimi ve müeyyide!endirilmesi ile Radyo ve Televizyon Üst  Kurulu görevli ve yetkili kılınmıştır.  Üst Kurul 3984 sayılı Kanunun 5'nci maddesinde belirlediği şekliyle özerk ve tarafsız  olarak Kanunun verdiği görev ve yetki çerçevesinde Radyo ve Televizyon yayınlarını 3984 sayılı  Kanun hükümlerine uygunluğu açısından yayınlanmasından sonra denetlemekte ve Kanuna aykırı  olduğu tespit edilen yayınlarla ilgili müeyyide uygulamaktadır. Üst Kurulun bütün kararlarına  karşı idari yargı yolu da açıktır.  Bu çerçevede Anayasa değişikliği sonrasında yeniden oluşturulan Üst Kurul, göreve  başladığı 15/07/2005 tarihinden bu güne ulusal, bölgesel ve yerel yayın yapan kuruluşlara 1103  uyan, 227 program durdurma ve 123 para cezası olmak üzere toplam 1453 ceza uygulanmasına  karar vermiştir.  Fox TV'de 14 Kasım 2009 günü yayınlanan "Olacak O Kadar" adlı programa 3984 sayılı  Kanunun 4'ncü maddesinin;  (h) bendinde yer alan; "Türkçenin; özellikleri ve kuralları bozulmadan konuşma dili  olarak kullanılması; millî birlik ve bütünlüğün temel unsurlarından biri olarak çağdaş kültür,  eğitim ve bilim dili halinde gelişmesinin sağlanması",  (s) bendinde yer alan; "Program hizmetlerinin bütün unsurlarının insan onuruna ve temel  insan haklarına saygılı olması",  (z) bendinde yer alan;"Gençlerin ve çocuklann fiziksel, zihinsel ve ahlakî gelişimini  zedeleyecek türden programların, bunların seyredebileceği zaman ve saatlerde yayınlanmaması"  ilkelerini ihlal etmesi nedeniyle uyarı cezası uygulanmasına karar verilmiştir.  Üst Kurul'un yayın kuruluşlarının yayınları üzerindeki denetimi programların  yayınlanmasından sonra söz konusu olup, Üst Kurul kararlarının tamamı yargı denetimine  tabidir. Bu bakımdan uygulanan müeyyide kararlarının sansür olarak nitelendirilmesine olanak  bulunmamaktadır.  Bilgilerinize arz ederim. i  - 4 3 4 -
Sayfa 149 -
TBMM B: 64 23 . 2 . 2010  T.C.  RADYO VE TELEVİZYON ÜST KURULU  Hukuk Müşavirliği  Sayı : A.Ol.l.RTÜ.0.01.01.00-045.02/1522 15/02/2010  Konu : Hukuki Görüşler  DEVLET BAKANLIĞI VE BAŞBAKAN YARDIMCILIĞINA  (Sn. Bülent ARINÇ)  ligi : 08/02/2010 tarih ve 178 sayılı yazınız.  İstanbul Milletvekili Süleyman YAĞIZ tarafından verilen 7/12040 sayılı soru önergesine  ilişkin cevaplarımız aşağıda arz edilmektedir.  3984 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınlan Hakkında Kanunun 4'ncü  maddesinde radyo, televizyon yayınlarının hukukun üstünlüğüne, Anayasanın genel ilkelerine,  temel hak ve özgürlüklere, milli güvenliğe ve genel ahlaka uygun olarak kamu hizmeti anlayışı  çerçevesinde yapılacağı düzenlenerek aynı maddede, (a) bendinden (z) bendine kadar, yayın  kuruluşlarının yayınlarında uymalan gereken ilkeler sayılmıştır. Yine aynı Kanunun 33'ncü  maddesinde de 4'ncü maddede belirlenen yayın ilkeleri ile Kanunda belirtilen diğer esaslara  uyulmaması halinde uygulanacak cezalar uyarı, para cezası, durdurma ve iptal şeklinde kademeli  olarak belirlenmiş ve yayınların denetimi ve müeyyide!endirilmesi ile Radyo ve Televizyon Üst  Kurulu görevli ve yetkili kılınmıştır.  Üst Kurul 3984 sayılı Kanunun 5'nci maddesinde belirlediği şekliyle özerk ve tarafsız  olarak Kanunun verdiği görev ve yetki çerçevesinde Radyo ve Televizyon yayınlarını 3984 sayılı  Kanun hükümlerine uygunluğu açısından yayınlanmasından sonra denetlemekte ve Kanuna aykırı  olduğu tespit edilen yayınlarla ilgili müeyyide uygulamaktadır. Üst Kurulun bütün kararlarına  karşı idari yargı yolu da açıktır.  Bu çerçevede Anayasa değişikliği sonrasında yeniden oluşturulan Üst Kurul, göreve  başladığı 15/07/2005 tarihinden bu güne ulusal, bölgesel ve yerel yayın yapan kuruluşlara 1103  uyan, 227 program durdurma ve 123 para cezası olmak üzere toplam 1453 ceza uygulanmasına  karar vermiştir.  Fox TV'de 14 Kasım 2009 günü yayınlanan "Olacak O Kadar" adlı programa 3984 sayılı  Kanunun 4'ncü maddesinin;  (h) bendinde yer alan; "Türkçenin; özellikleri ve kuralları bozulmadan konuşma dili  olarak kullanılması; millî birlik ve bütünlüğün temel unsurlarından biri olarak çağdaş kültür,  eğitim ve bilim dili halinde gelişmesinin sağlanması",  (s) bendinde yer alan; "Program hizmetlerinin bütün unsurlarının insan onuruna ve temel  insan haklarına saygılı olması",  (z) bendinde yer alan;"Gençlerin ve çocuklann fiziksel, zihinsel ve ahlakî gelişimini  zedeleyecek türden programların, bunların seyredebileceği zaman ve saatlerde yayınlanmaması"  ilkelerini ihlal etmesi nedeniyle uyarı cezası uygulanmasına karar verilmiştir.  Üst Kurul'un yayın kuruluşlarının yayınları üzerindeki denetimi programların  yayınlanmasından sonra söz konusu olup, Üst Kurul kararlarının tamamı yargı denetimine  tabidir. Bu bakımdan uygulanan müeyyide kararlarının sansür olarak nitelendirilmesine olanak  bulunmamaktadır.  Bilgilerinize arz ederim. i  - 4 3 4 - TBMM B: 64 23 . 2 . 2010  Erkan AKÇAY  Manisa Milletvekili  Hükümetiniz tarafından 2008 yılında açıklanan GAP Eylem Planı'na göre;  GAP kapsamında önceden 1 milyon 821 bin hektar olarak belirlenen sulama alanları  1 milyon 58 bin hektara düşürülmüştür.  Bu kapsamda;  1- Türkiye ile Dicle ve Fırat'ın geçtiği ülkeler arasında sularla ilgili  tartışmaların olduğu bir ortamda, 2008 yılında GAP Eylem  Planı'nda sulanacak alanların düşürülmesini stratejik bir hata  olarak değerlendiriyor musunuz?  2- Türkiye'nin GAP eylem planında sulanacak alanı 763 bin hektar  düşürmesi Dicle ve Fırat Nehirlerinin geçtiği diğer ülkelerin  Türkiye'den daha fazla su talep etmesine yol açacağını düşünüyor  musunuz?  T.C.  DEVLET BAKANLIĞI  (Sn. Dr. Cevdet YILMAZ)  Sayı :B.02.0.011/0351 22/02/2010  Konu: Yazılı Soru önergesi 7/12048  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLtSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi: a) Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığının 02/02/2010 tarihli ve  KAN.KAR.MD.A.Ol.O.GNS.0.10.00.02-7/12048-19316/40858 sayılı yazısı.  b) Başbakanlık Kanunlar ve Kararlar Genel Müdürlüğünün 05 Şubat 2010  tarihli ve B.02.0.KKG.0.12/106-183-29/468 savılı vazısı.  İlgi (a)'da kayıdı yazıyla Başbakanlığa iletilen, ilgi (b)'de kayıtlı yazıyla  Bakanlığımız koordinatörlüğünde cev'aplandınlması talep edilen Manisa Milletvekili Sayın  Erkan AKÇAY'm Sayın Başbakanımıza tevcih ettiği 7/12048 esas sayılı yazılı soru  önergesinde yer alan hususlar ile ilgili bilgiler ekte sunulmaktadır.  (2 \  EKLER:  1) Soru önergesine ilişkin cevap  Dr. Cevdet YILMAZ  Devlet Bakanı  - 4 3 5 - 20.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay 'ın, GAP kapsamındaki sulanacak alanların azaltılmasına  ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz 'ın cevabı (7/12048)  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Aşağıdaki sorularımın Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından  yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. 12.01.2010
Sayfa 150 -
TBMM B: 64 23 . 2 . 2010  Erkan AKÇAY  Manisa Milletvekili  Hükümetiniz tarafından 2008 yılında açıklanan GAP Eylem Planı'na göre;  GAP kapsamında önceden 1 milyon 821 bin hektar olarak belirlenen sulama alanları  1 milyon 58 bin hektara düşürülmüştür.  Bu kapsamda;  1- Türkiye ile Dicle ve Fırat'ın geçtiği ülkeler arasında sularla ilgili  tartışmaların olduğu bir ortamda, 2008 yılında GAP Eylem  Planı'nda sulanacak alanların düşürülmesini stratejik bir hata  olarak değerlendiriyor musunuz?  2- Türkiye'nin GAP eylem planında sulanacak alanı 763 bin hektar  düşürmesi Dicle ve Fırat Nehirlerinin geçtiği diğer ülkelerin  Türkiye'den daha fazla su talep etmesine yol açacağını düşünüyor  musunuz?  T.C.  DEVLET BAKANLIĞI  (Sn. Dr. Cevdet YILMAZ)  Sayı :B.02.0.011/0351 22/02/2010  Konu: Yazılı Soru önergesi 7/12048  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLtSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi: a) Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığının 02/02/2010 tarihli ve  KAN.KAR.MD.A.Ol.O.GNS.0.10.00.02-7/12048-19316/40858 sayılı yazısı.  b) Başbakanlık Kanunlar ve Kararlar Genel Müdürlüğünün 05 Şubat 2010  tarihli ve B.02.0.KKG.0.12/106-183-29/468 savılı vazısı.  İlgi (a)'da kayıdı yazıyla Başbakanlığa iletilen, ilgi (b)'de kayıtlı yazıyla  Bakanlığımız koordinatörlüğünde cev'aplandınlması talep edilen Manisa Milletvekili Sayın  Erkan AKÇAY'm Sayın Başbakanımıza tevcih ettiği 7/12048 esas sayılı yazılı soru  önergesinde yer alan hususlar ile ilgili bilgiler ekte sunulmaktadır.  (2 \  EKLER:  1) Soru önergesine ilişkin cevap  Dr. Cevdet YILMAZ  Devlet Bakanı  - 4 3 5 - 20.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay 'ın, GAP kapsamındaki sulanacak alanların azaltılmasına  ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz 'ın cevabı (7/12048)  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA