(Kanunum resmi kaynak değildir; kullanıcılar sunulan yürürlük ve metin bilgilerini resmi kaynaklardan teyid etmelidir.)
Sayfa 1 -
DÖNEM: 23 YASAMA YILI: 4  TURKIYE BUYUK MILLET MECLISI  TUTANAK DERGISI  C İ L T : 62  •  65'inci Birleşim  24 Şubat 2010 Çarşamba  (Bu Tutanak Dergisinde yer alan ve kâtip üyeler tarafından okunmuş bulunan her tür belge ile  konuşmacılar tarafından ifade edilmiş ve tırnak içinde belirtilmiş alıntı sözler aslına uygun olarak  yazılmıştır.)  İ Ç İ N D E K İ L E R  Savfa  I. - GEÇEN TUTANAK ÖZETİ 5  II . - GELEN KAĞITLAR 8  III.- YOKLAMALAR 10,47,68,97  IV.- OTURUM BAŞKANLARININ KONUŞMALARI 10  1.- TBMM Başkan Vekili Sadık Yakut'un, Balıkesir'in Dursunbey  ilçesine bağlı Odaköy'deki bir kömür ocağında 23 Şubatta meydana gelen  grizu patlaması sonucunda göçük altında kalarak hayatını kaybeden 13 işçiye  Allah'tan rahmet, kederli ailelerine metanet, yaralılara acil şifa, Türk  milletine başsağlığı dileyen konuşması 10  V - GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR 10  A) MİLLETVEKİLLERİNİN GÜNDEM DIŞI KONUŞMALARI 10:15  1.- Trabzon Milletvekili Safiye Seymenoğlu'nun, Trabzon'un düşman  işgalinden kurtuluşunun 92'nci yıl dönümüne ilişkin gündem dışı konuşması 10:12
Sayfa 2 -
DÖNEM: 23 YASAMA YILI: 4  TURKIYE BUYUK MILLET MECLISI  TUTANAK DERGISI  C İ L T : 62  •  65'inci Birleşim  24 Şubat 2010 Çarşamba  (Bu Tutanak Dergisinde yer alan ve kâtip üyeler tarafından okunmuş bulunan her tür belge ile  konuşmacılar tarafından ifade edilmiş ve tırnak içinde belirtilmiş alıntı sözler aslına uygun olarak  yazılmıştır.)  İ Ç İ N D E K İ L E R  Savfa  I. - GEÇEN TUTANAK ÖZETİ 5  II . - GELEN KAĞITLAR 8  III.- YOKLAMALAR 10,47,68,97  IV.- OTURUM BAŞKANLARININ KONUŞMALARI 10  1.- TBMM Başkan Vekili Sadık Yakut'un, Balıkesir'in Dursunbey  ilçesine bağlı Odaköy'deki bir kömür ocağında 23 Şubatta meydana gelen  grizu patlaması sonucunda göçük altında kalarak hayatını kaybeden 13 işçiye  Allah'tan rahmet, kederli ailelerine metanet, yaralılara acil şifa, Türk  milletine başsağlığı dileyen konuşması 10  V - GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR 10  A) MİLLETVEKİLLERİNİN GÜNDEM DIŞI KONUŞMALARI 10:15  1.- Trabzon Milletvekili Safiye Seymenoğlu'nun, Trabzon'un düşman  işgalinden kurtuluşunun 92'nci yıl dönümüne ilişkin gündem dışı konuşması 10:12  T B M M B: 65 24 . 2 . 2010  Savfa  2.- Muğla Milletvekili Gürol Ergin'in, hayvancılıkta yaşanan sorunlara  ilişkin gündem dışı konuşması 12:13  3.- Niğde Milletvekili Mümin İnan'ın, emekli aylıkları arasındaki  farklılıkların giderilmesi için intibak yasasının çıkarılmasıyla ilgili yapılan  çalışmalara ilişkin gündem dışı konuşması 14:15  VI.- AÇIKLAMALAR 15,25  1.- İzmir Milletvekili K. Kemal Anadol'un, Balıkesir'in Dursunbey  ilçesine bağlı Odaköy'deki bir kömür ocağında 23 Şubatta meydana gelen  grizu patlamasına ilişkin açıklaması 15  2.- Yozgat Milletvekili Bekir Bozdağ'ın, Balıkesir'in Dursunbey  ilçesine bağlı Odaköy'deki bir kömür ocağında 23 Şubatta meydana gelen  grizu patlamasına ilişkin açıklaması 16  3.- İzmir Milletvekili Oktay Vural'ın, Balıkesir'in, Dursunbey ilçesine  bağlı Odaköy'deki bir kömür ocağında 23 Şubatta meydana gelen grizu  patlamasına ilişkin açıklaması 16  4.- İstanbul Milletvekili Mehmet Ufuk Uras ın, Balıkesir'in Dursunbey  ilçesine bağlı Odaköy'deki bir kömür ocağında 23 Şubatta meydana gelen  grizu patlamasına ilişkin açıklaması 16  5.- Tunceli Milletvekili Kamer Genc'in, Balıkesir'in Dursunbey ilçesine  bağlı Odaköy'deki bir kömür ocağında 23 Şubatta meydana gelen grizu  patlamasına ilişkin açıklaması 25  6.- Balıkesir Milletvekili Hüseyin Pazarcı'nın, Balıkesir'in Dursunbey  ilçesine bağlı Odaköy'deki bir kömür ocağında 23 Şubatta meydana gelen  grizu patlamasına ilişkin açıklaması 25:26  VII.- BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI 17  A) MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGELERİ 17:25  1.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut ve 23 milletvekilinin,  Havran ilçesinde yapılan barajın yarasalar ve zeytincilik üzerindeki  etkilerinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla  Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/587) 17:19  2.- İstanbul Milletvekili Atila Kaya ve 19 milletvekilinin, üniversite  öğrencilerinin sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin  belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/588) 20:21  3.- Muş Milletvekili M. Nuri Yaman ve 19 milletvekilinin, Doğu ve  Güneydoğu Anadolu'da "Hançer Timi" adlı grupların var olduğu iddialarının  araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis  araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/589) 22:23  - 2 -
Sayfa 3 -
T B M M B: 65 24 . 2 . 2010  Savfa  2.- Muğla Milletvekili Gürol Ergin'in, hayvancılıkta yaşanan sorunlara  ilişkin gündem dışı konuşması 12:13  3.- Niğde Milletvekili Mümin İnan'ın, emekli aylıkları arasındaki  farklılıkların giderilmesi için intibak yasasının çıkarılmasıyla ilgili yapılan  çalışmalara ilişkin gündem dışı konuşması 14:15  VI.- AÇIKLAMALAR 15,25  1.- İzmir Milletvekili K. Kemal Anadol'un, Balıkesir'in Dursunbey  ilçesine bağlı Odaköy'deki bir kömür ocağında 23 Şubatta meydana gelen  grizu patlamasına ilişkin açıklaması 15  2.- Yozgat Milletvekili Bekir Bozdağ'ın, Balıkesir'in Dursunbey  ilçesine bağlı Odaköy'deki bir kömür ocağında 23 Şubatta meydana gelen  grizu patlamasına ilişkin açıklaması 16  3.- İzmir Milletvekili Oktay Vural'ın, Balıkesir'in, Dursunbey ilçesine  bağlı Odaköy'deki bir kömür ocağında 23 Şubatta meydana gelen grizu  patlamasına ilişkin açıklaması 16  4.- İstanbul Milletvekili Mehmet Ufuk Uras ın, Balıkesir'in Dursunbey  ilçesine bağlı Odaköy'deki bir kömür ocağında 23 Şubatta meydana gelen  grizu patlamasına ilişkin açıklaması 16  5.- Tunceli Milletvekili Kamer Genc'in, Balıkesir'in Dursunbey ilçesine  bağlı Odaköy'deki bir kömür ocağında 23 Şubatta meydana gelen grizu  patlamasına ilişkin açıklaması 25  6.- Balıkesir Milletvekili Hüseyin Pazarcı'nın, Balıkesir'in Dursunbey  ilçesine bağlı Odaköy'deki bir kömür ocağında 23 Şubatta meydana gelen  grizu patlamasına ilişkin açıklaması 25:26  VII.- BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI 17  A) MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGELERİ 17:25  1.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut ve 23 milletvekilinin,  Havran ilçesinde yapılan barajın yarasalar ve zeytincilik üzerindeki  etkilerinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla  Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/587) 17:19  2.- İstanbul Milletvekili Atila Kaya ve 19 milletvekilinin, üniversite  öğrencilerinin sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin  belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/588) 20:21  3.- Muş Milletvekili M. Nuri Yaman ve 19 milletvekilinin, Doğu ve  Güneydoğu Anadolu'da "Hançer Timi" adlı grupların var olduğu iddialarının  araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis  araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/589) 22:23  - 2 - T B M M B: 65 24 . 2 . 2 0 1 0  Savfa  4.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru ve 21 milletvekilinin, sulama  birliklerinin sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin  belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/590) 23:25  VIII.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN  GELEN DİĞER İŞLER 26,48,68,74,89,97  A) KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ 26:47,48:67,68:72,  74:88,89:97,97:114  1.- Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/324)  (S. Sayısı: 96) 26  2.- Türk Borçlar Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/499)  (S. Sayısı: 321) 26  3.- Arsa Üretimi ve Değerlendirilmesi Hakkında Kanun ile Bazı  Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile Manisa  Milletvekili Recai Berber ve 5 Milletvekilinin; 2985 Sayılı Toplu Konut  Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi  ile Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu ile Plan ve Bütçe  Komisyonu Raporları (1/762, 2/475) (S. Sayısı: 455) 26:47,48:67,68:72,74:88,  89:97,97:114  IX.- USUL HAKKINDA GÖRÜŞMELER 72  1.- İç Tüzük'ün 87'nci maddesinde belirtilen sayıdakinden daha az  önergeyi işleme alması nedeniyle oturum başkanının tutumu hakkında 72:74  X.- SATAŞMALARA İLİŞKİN KONUŞMALAR 88  1.- Tunceli Milletvekili Kamer Genc'in, İstanbul Milletvekili Mustafa  Ataş'ın, şahsına sataşması nedeniyle konuşması 88:89  XI.- YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI 115  1.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay'ın, devlet personel rejimi  reformuna ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı Hayati Yazıcı'nın  cevabı(7/12047) 115:116  2.- İstanbul Milletvekili Süleyman Yağız'ın, TMSF yönetimindeki bir  televizyon kuruluşuna ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı ve  Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın cevabı (7/12052) 117:125  3.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, bir gruba kullandırılan banka  kredileriyle ilgili iddialara ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı ve  Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın cevabı (7/12057) 126:131  - 3 -
Sayfa 4 -
T B M M B: 65 24 . 2 . 2 0 1 0  Savfa  4.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru ve 21 milletvekilinin, sulama  birliklerinin sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin  belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/590) 23:25  VIII.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN  GELEN DİĞER İŞLER 26,48,68,74,89,97  A) KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ 26:47,48:67,68:72,  74:88,89:97,97:114  1.- Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/324)  (S. Sayısı: 96) 26  2.- Türk Borçlar Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/499)  (S. Sayısı: 321) 26  3.- Arsa Üretimi ve Değerlendirilmesi Hakkında Kanun ile Bazı  Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile Manisa  Milletvekili Recai Berber ve 5 Milletvekilinin; 2985 Sayılı Toplu Konut  Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi  ile Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu ile Plan ve Bütçe  Komisyonu Raporları (1/762, 2/475) (S. Sayısı: 455) 26:47,48:67,68:72,74:88,  89:97,97:114  IX.- USUL HAKKINDA GÖRÜŞMELER 72  1.- İç Tüzük'ün 87'nci maddesinde belirtilen sayıdakinden daha az  önergeyi işleme alması nedeniyle oturum başkanının tutumu hakkında 72:74  X.- SATAŞMALARA İLİŞKİN KONUŞMALAR 88  1.- Tunceli Milletvekili Kamer Genc'in, İstanbul Milletvekili Mustafa  Ataş'ın, şahsına sataşması nedeniyle konuşması 88:89  XI.- YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI 115  1.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay'ın, devlet personel rejimi  reformuna ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı Hayati Yazıcı'nın  cevabı(7/12047) 115:116  2.- İstanbul Milletvekili Süleyman Yağız'ın, TMSF yönetimindeki bir  televizyon kuruluşuna ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı ve  Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın cevabı (7/12052) 117:125  3.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, bir gruba kullandırılan banka  kredileriyle ilgili iddialara ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı ve  Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın cevabı (7/12057) 126:131  - 3 - TBMM B: 65 24 . 2 . 2010  Sayfa  4.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut'un, Midilli Adası'ndaki  Osmanlı camilerinin durumuna ilişkin sorusu ve Kültür ve Turizm Bakanı  Ertuğrul Günay'ın cevabı (7/12124) 132:134  5.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay'ın, belediyelerin özürlü  rehabilitasyon hizmetlerine ayırdıkları ödeneklere,  - Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da  kadın sığınma evleri açılmasına,  İlişkin soruları ve Devlet Bakanı Selma Aliye Kavafın cevabı  (7/12169), (7/12170) 134:137  6.- Bartın Milletvekili Muhammet Rıza Yalçınkaya'nın, Karabük Kültür  ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu üyeleri hakkındaki şikayete  ilişkin sorusu ve Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay'ın cevabı  (7/12182) 138:139  7.- Adıyaman Milletvekili Şevket Köse'nin, İŞKUR yoluyla istihdam  edilenlere ve işsizlik sigortasından yararlananlara ilişkin sorusu ve Çalışma  ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer'in cevabı (7/12263) 140:143  8.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay'ın, özürlülerin mesleki  rehabilitasyonuna ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Selma Aliye Kavafın  cevabı(7/12337) 144:148  - 4 -
Sayfa 5 -
TBMM B: 65 24 . 2 . 2010  Sayfa  4.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut'un, Midilli Adası'ndaki  Osmanlı camilerinin durumuna ilişkin sorusu ve Kültür ve Turizm Bakanı  Ertuğrul Günay'ın cevabı (7/12124) 132:134  5.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay'ın, belediyelerin özürlü  rehabilitasyon hizmetlerine ayırdıkları ödeneklere,  - Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da  kadın sığınma evleri açılmasına,  İlişkin soruları ve Devlet Bakanı Selma Aliye Kavafın cevabı  (7/12169), (7/12170) 134:137  6.- Bartın Milletvekili Muhammet Rıza Yalçınkaya'nın, Karabük Kültür  ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu üyeleri hakkındaki şikayete  ilişkin sorusu ve Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay'ın cevabı  (7/12182) 138:139  7.- Adıyaman Milletvekili Şevket Köse'nin, İŞKUR yoluyla istihdam  edilenlere ve işsizlik sigortasından yararlananlara ilişkin sorusu ve Çalışma  ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer'in cevabı (7/12263) 140:143  8.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay'ın, özürlülerin mesleki  rehabilitasyonuna ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Selma Aliye Kavafın  cevabı(7/12337) 144:148  - 4 - TBMM B: 65 24 . 2 . 2010  Hakkâri Milletvekili Rüstem Zeydan, Hakkâri ilinin ulaşım sorunlarına,  Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt, Ardahan'ın 89'uncu kurtuluş yıl dönümüne,  İlişkin gündem dışı birer konuşma yaptılar.  Erzurum Milletvekili Zeki Ertugay'ın, hayvancılık sektörünün sorunlarına ilişkin gündem dışı  konuşmasına Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker cevap verdi.  Kastamonu Milletvekili Mehmet Serdaroğlu, hayvan yokluğundan et fiyatlarının süratle  artmasına,  Erzurum Milletvekili Zeki Ertugay, Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker'in, gündem  dışı konuşmasına verdiği cevapta ifade ettiği gibi, üç ay içerisinde hayvan sayısındaki yüzde 22 artış  doğruysa et ve süt fiyatlarındaki bugünkü artışların sebebini belirtmesi gerektiğine,  İlişkin birer açıklamada bulundular.  Kastamonu Milletvekili Hakkı Köylü'nün, Sivas Milletvekili ve Büyük Birlik Partisi Genel  Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve 5 kişinin hayatını kaybettiği helikopter kazası ve kurtarma  çalışmalarının tüm yönleriyle araştırılarak benzer durumların yaşanmaması için alınması gereken  önlemlerin belirlenmesi amacıyla yeniden kurulan (10/333, 334, 335-3/1090) esas numaralı Meclis  Araştırması Komisyonundan istifa ettiğine ilişkin önergesi;  Sivas Milletvekili ve Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve 5 kişinin hayatını  kaybettiği helikopter kazası ve kurtarma çalışmalarının tüm yönleriyle araştırılarak benzer durumların  yaşanmaması için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla yeniden kurulan (10/333,334,  335-3/1090) esas numaralı Meclis Araştırması Komisyonu Geçici Başkanlığının, Komisyonun  başkan, başkan vekili, sözcü ve kâtip seçimini yaptığına ilişkin tezkeresi;  Genel Kurulun bilgisine sunuldu.  Şırnak Milletvekili Sevahir Bayındır ve 19 milletvekilinin, eğitimde toplumsal cinsiyet  duyarlılığı konusunun (10/583),  Adıyaman Milletvekili Şevket Köse ve 24 milletvekilinin, turizm sektöründeki sorunların  (10/584),  Adıyaman Milletvekili Şevket Köse ve 20 milletvekilinin, başta konut kredisi olmak üzere kredi  geri ödemelerinde yaşanan sorunların (10/585),  Muğla Milletvekili Fevzi Topuz ve 20 milletvekilinin, Köyceğiz ilçesinde kurulacak  hidroelektrik santralin çevreye etkilerinin (10/586),  Araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla birer Meclis araştırması  açılmasına ilişkin önergeleri Genel Kurulun bilgisine sunuldu; önergelerin gündemdeki yerlerini  alacağı ve ön görüşmelerinin, sırası geldiğinde yapılacağı açıklandı.  - 5 - L- GEÇEN TUTANAK ÖZETİ  TBMM Genel Kurulu saat 15.00'te açılarak üç oturum yaptı.
Sayfa 6 -
TBMM B: 65 24 . 2 . 2010  Hakkâri Milletvekili Rüstem Zeydan, Hakkâri ilinin ulaşım sorunlarına,  Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt, Ardahan'ın 89'uncu kurtuluş yıl dönümüne,  İlişkin gündem dışı birer konuşma yaptılar.  Erzurum Milletvekili Zeki Ertugay'ın, hayvancılık sektörünün sorunlarına ilişkin gündem dışı  konuşmasına Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker cevap verdi.  Kastamonu Milletvekili Mehmet Serdaroğlu, hayvan yokluğundan et fiyatlarının süratle  artmasına,  Erzurum Milletvekili Zeki Ertugay, Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker'in, gündem  dışı konuşmasına verdiği cevapta ifade ettiği gibi, üç ay içerisinde hayvan sayısındaki yüzde 22 artış  doğruysa et ve süt fiyatlarındaki bugünkü artışların sebebini belirtmesi gerektiğine,  İlişkin birer açıklamada bulundular.  Kastamonu Milletvekili Hakkı Köylü'nün, Sivas Milletvekili ve Büyük Birlik Partisi Genel  Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve 5 kişinin hayatını kaybettiği helikopter kazası ve kurtarma  çalışmalarının tüm yönleriyle araştırılarak benzer durumların yaşanmaması için alınması gereken  önlemlerin belirlenmesi amacıyla yeniden kurulan (10/333, 334, 335-3/1090) esas numaralı Meclis  Araştırması Komisyonundan istifa ettiğine ilişkin önergesi;  Sivas Milletvekili ve Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve 5 kişinin hayatını  kaybettiği helikopter kazası ve kurtarma çalışmalarının tüm yönleriyle araştırılarak benzer durumların  yaşanmaması için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla yeniden kurulan (10/333,334,  335-3/1090) esas numaralı Meclis Araştırması Komisyonu Geçici Başkanlığının, Komisyonun  başkan, başkan vekili, sözcü ve kâtip seçimini yaptığına ilişkin tezkeresi;  Genel Kurulun bilgisine sunuldu.  Şırnak Milletvekili Sevahir Bayındır ve 19 milletvekilinin, eğitimde toplumsal cinsiyet  duyarlılığı konusunun (10/583),  Adıyaman Milletvekili Şevket Köse ve 24 milletvekilinin, turizm sektöründeki sorunların  (10/584),  Adıyaman Milletvekili Şevket Köse ve 20 milletvekilinin, başta konut kredisi olmak üzere kredi  geri ödemelerinde yaşanan sorunların (10/585),  Muğla Milletvekili Fevzi Topuz ve 20 milletvekilinin, Köyceğiz ilçesinde kurulacak  hidroelektrik santralin çevreye etkilerinin (10/586),  Araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla birer Meclis araştırması  açılmasına ilişkin önergeleri Genel Kurulun bilgisine sunuldu; önergelerin gündemdeki yerlerini  alacağı ve ön görüşmelerinin, sırası geldiğinde yapılacağı açıklandı.  - 5 - L- GEÇEN TUTANAK ÖZETİ  TBMM Genel Kurulu saat 15.00'te açılarak üç oturum yaptı.  T B M M B: 65 24.2. 2010  Birleşmiş Milletler İnsan Yerleşimleri Programı (UN-HABITAT) ile HABITAT Küresel  Parlamenterleri Başkanlığınca, Brezilya'nın Rio de Janeiro Kentinde 17-24 Mart 2010 tarihleri  arasında düzenlenecek olan 5'inci Dünya Kent Forumu ile 6'ncı Habitat Global Parlamenterleri  Toplantısına davet edilen Ankara Milletvekili ve Çevre Komisyonu Başkanı Haluk Özdalga'nın  davete icabet etmesine;  Türkiye Büyük Millet Meclisinde, Türkiye-Uganda dostluk grubu kurulmasına;  İlişkin Başkanlık tezkereleri;  "Gündemin Kanun Tasan ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmında yer alan  426 sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın bu kısmın 8'inci sırasına alınmasına; 18 Şubat 2010 tarihinde  dağıtılan ve Genel Kurulun aynı günkü birleşiminde okunan (11/10) esas numaralı gensoru  önergesinin gündemin "Özel Gündemde Yer Alacak İşler" kısmında yer almasına, Anayasa'nın  99'uncu maddesi gereğince gündeme alınıp alınmayacağı hususundaki görüşmelerin Genel Kurulun  25 Şubat 2010 Perşembe günkü birleşiminde yapılmasına; Genel Kurulun, 25 Şubat 2010 Perşembe  günkü birleşiminde 426 sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın görüşmelerinin tamamlanmasına kadar  çalışmasına ilişkin Danışma Kurulu önerisi yapılan görüşmelerden sonra;  Kabul edildi.  Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, 5/1/1961 Tarihli ve 222 Sayılı İlköğretim Kanununun Bir  Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin (2/44) İç Tüzük'ün 37'nci maddesine  göre doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önergesi, yapılan görüşmelerden sonra, kabul edilmedi.  Gündemin "Sözlü Sorular" kısmının:  l'inci sırasında bulunan (6/705),  2'nci (6/741),  4'üncü ' (6/769),  5'inci ' (6/783),  6'ncı (6/810),  11'inci ' (6/880),  14'üncü ' (6/886),  15'inci ' (6/887),  28'inci ' (6/976),  33'üncü ' (6/996),  35'inci ' (6/1000),  48'inci (6/1036),  54'üncü ' (6/1045),  65'inci (6/1073),  93'üncü ' (6/1128),  95'inci ' (6/1131),  Esas numaralı sözlü sorulara Maliye Bakanı Mehmet Şimşek cevap verdi; soru sahiplerinden Tokat  Milletvekili Reşat Doğru, Karaman Milletvekili Hasan Çalış, Niğde Milletvekili Mümin İnan, Tunceli  Milletvekili Kamer Genç, Antalya Milletvekili Tayfur Süner de cevaplara karşı görüşlerini açıkladılar.  - 6 -
Sayfa 7 -
T B M M B: 65 24.2. 2010  Birleşmiş Milletler İnsan Yerleşimleri Programı (UN-HABITAT) ile HABITAT Küresel  Parlamenterleri Başkanlığınca, Brezilya'nın Rio de Janeiro Kentinde 17-24 Mart 2010 tarihleri  arasında düzenlenecek olan 5'inci Dünya Kent Forumu ile 6'ncı Habitat Global Parlamenterleri  Toplantısına davet edilen Ankara Milletvekili ve Çevre Komisyonu Başkanı Haluk Özdalga'nın  davete icabet etmesine;  Türkiye Büyük Millet Meclisinde, Türkiye-Uganda dostluk grubu kurulmasına;  İlişkin Başkanlık tezkereleri;  "Gündemin Kanun Tasan ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmında yer alan  426 sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın bu kısmın 8'inci sırasına alınmasına; 18 Şubat 2010 tarihinde  dağıtılan ve Genel Kurulun aynı günkü birleşiminde okunan (11/10) esas numaralı gensoru  önergesinin gündemin "Özel Gündemde Yer Alacak İşler" kısmında yer almasına, Anayasa'nın  99'uncu maddesi gereğince gündeme alınıp alınmayacağı hususundaki görüşmelerin Genel Kurulun  25 Şubat 2010 Perşembe günkü birleşiminde yapılmasına; Genel Kurulun, 25 Şubat 2010 Perşembe  günkü birleşiminde 426 sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın görüşmelerinin tamamlanmasına kadar  çalışmasına ilişkin Danışma Kurulu önerisi yapılan görüşmelerden sonra;  Kabul edildi.  Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, 5/1/1961 Tarihli ve 222 Sayılı İlköğretim Kanununun Bir  Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin (2/44) İç Tüzük'ün 37'nci maddesine  göre doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önergesi, yapılan görüşmelerden sonra, kabul edilmedi.  Gündemin "Sözlü Sorular" kısmının:  l'inci sırasında bulunan (6/705),  2'nci (6/741),  4'üncü ' (6/769),  5'inci ' (6/783),  6'ncı (6/810),  11'inci ' (6/880),  14'üncü ' (6/886),  15'inci ' (6/887),  28'inci ' (6/976),  33'üncü ' (6/996),  35'inci ' (6/1000),  48'inci (6/1036),  54'üncü ' (6/1045),  65'inci (6/1073),  93'üncü ' (6/1128),  95'inci ' (6/1131),  Esas numaralı sözlü sorulara Maliye Bakanı Mehmet Şimşek cevap verdi; soru sahiplerinden Tokat  Milletvekili Reşat Doğru, Karaman Milletvekili Hasan Çalış, Niğde Milletvekili Mümin İnan, Tunceli  Milletvekili Kamer Genç, Antalya Milletvekili Tayfur Süner de cevaplara karşı görüşlerini açıkladılar.  - 6 - TBMM B: 65 24 . 2 . 2010  Gündemin "Kanun Tasan ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmının:  l'inci sırasında bulunan ve İç Tüzük'ün 91'inci maddesi kapsamında değerlendirilerek temel  kanun olarak bölümler hâlinde görüşülmesi kabul edilen, Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet  Komisyonu Raporu'nun (1/324) (S. Sayısı: 96),  2'nci sırasında bulunan ve İç Tüzük'ün 9l ' inci maddesi kapsamında değerlendirilerek temel  kanun olarak bölümler hâlinde görüşülmesi kabul edilen, Türk Borçlar Kanunu Tasarısı ve Adalet  Komisyonu Raporu'nun (1/499) (S. Sayısı: 321),  Görüşmeleri komisyon yetkilileri Genel Kurulda hazır bulunmadığından ertelendi.  3'üncü sırasında bulunan, Arsa Üretimi ve Değerlendirilmesi Hakkında Kanun ile Bazı  Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile Manisa Milletvekili Recai Berber ve 5  Milletvekilinin, 2985 Sayılı Toplu Konut Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında  Kanun Teklifi ile Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu ile Plan ve Bütçe Komisyonu  Raporlarının (1/762,2/475) (S. Sayısı: 455) görüşmelerine devam olunarak çerçeve 3'üncü maddeye  bağlı ek madde 15'e kadar kabul edildi.  24 Şubat 2010 Çarşamba günü, alınan karar gereğince saat 13.00'te toplanmak üzere birleşime  20.00'de son verildi.  Sadık YAKUT  Başkan Vekili  Bayram ÖZÇELİK  Burdur  Kâtip Üye  Murat ÖZKAN  Giresun  Kâtip Üye  Fatih METİN  Bolu  Kâtip Üye  - 7 -
Sayfa 8 -
TBMM B: 65 24 . 2 . 2010  Gündemin "Kanun Tasan ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmının:  l'inci sırasında bulunan ve İç Tüzük'ün 91'inci maddesi kapsamında değerlendirilerek temel  kanun olarak bölümler hâlinde görüşülmesi kabul edilen, Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet  Komisyonu Raporu'nun (1/324) (S. Sayısı: 96),  2'nci sırasında bulunan ve İç Tüzük'ün 9l ' inci maddesi kapsamında değerlendirilerek temel  kanun olarak bölümler hâlinde görüşülmesi kabul edilen, Türk Borçlar Kanunu Tasarısı ve Adalet  Komisyonu Raporu'nun (1/499) (S. Sayısı: 321),  Görüşmeleri komisyon yetkilileri Genel Kurulda hazır bulunmadığından ertelendi.  3'üncü sırasında bulunan, Arsa Üretimi ve Değerlendirilmesi Hakkında Kanun ile Bazı  Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile Manisa Milletvekili Recai Berber ve 5  Milletvekilinin, 2985 Sayılı Toplu Konut Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında  Kanun Teklifi ile Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu ile Plan ve Bütçe Komisyonu  Raporlarının (1/762,2/475) (S. Sayısı: 455) görüşmelerine devam olunarak çerçeve 3'üncü maddeye  bağlı ek madde 15'e kadar kabul edildi.  24 Şubat 2010 Çarşamba günü, alınan karar gereğince saat 13.00'te toplanmak üzere birleşime  20.00'de son verildi.  Sadık YAKUT  Başkan Vekili  Bayram ÖZÇELİK  Burdur  Kâtip Üye  Murat ÖZKAN  Giresun  Kâtip Üye  Fatih METİN  Bolu  Kâtip Üye  - 7 - T B M M B: 65 24 . 2 . 2010  I I . - G E L E N K Â Ğ I T L A R  24 Şubat 2010 Çarşamba  Tasarılar  1.- Kültür ve Turizm Bakanlığının Bazı Taşra Kuruluşlarının İl Özel İdareleri ve Belediyelere  Devredilmesi ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair  Kanun Tasarısı (1/810) (Plan ve Bütçe; İçişleri ile Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyon­ larına) (Başkanlığa geliş tarihi: 11.2.2010)  2.- Kooperatifler Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Ya­ pılmasına Dair Kanun Tasarısı (1/811) (Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji;  Tarım, Orman ve Köyişleri ile Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonlarına) (Başkanlığa  geliş tarihi: 11.2.2010)  Teklif  1.- Siirt Milletvekili Osman Özçelik'in; 2820 Sayılı Siyasi Partiler Kanununda Değişiklik Ya­ pılmasına Dair Kanun Teklifi (2/613) (Anayasa Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 11.2.2010)  Meclis Araştırması Önergeleri  1.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut ve 23 Milletvekilinin, Havran ilçesinde yapılan ba­ rajın yarasalar ve zeytincilik üzerindeki etkilerinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belir­ lenmesi amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis  araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/587) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.1.2010)  2.- İstanbul Milletvekili Atila Kaya ve 19 Milletvekilinin, üniversite öğrencilerinin sorunlarının  araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104  ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/588) (Başkan­ lığa geliş tarihi: 26.1.2010)  3.- Muş Milletvekili M. Nuri Yaman ve 19 Milletvekilinin, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da  "Hançer Timi" adlı grupların var olduğu iddialarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin be­ lirlenmesi amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis  araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/589) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.1.2010)  4.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru ve 21 Milletvekilinin, sulama birliklerinin sorunlarının araş­ tırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve  105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/590) (Başkanlığa  geliş tarihi: 28.1.2010)  Süresi İçinde Cevaplanmayan Yazılı Soru Önergeleri  1.- İzmir Milletvekili Selçuk Ayhan'ın, eczanelerin karşı karşıya olduğu sorunlara ilişkin Baş­ bakandan yazılı soru önergesi (7/11254)  - 8 - No.: 87
Sayfa 9 -
T B M M B: 65 24 . 2 . 2010  I I . - G E L E N K Â Ğ I T L A R  24 Şubat 2010 Çarşamba  Tasarılar  1.- Kültür ve Turizm Bakanlığının Bazı Taşra Kuruluşlarının İl Özel İdareleri ve Belediyelere  Devredilmesi ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair  Kanun Tasarısı (1/810) (Plan ve Bütçe; İçişleri ile Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyon­ larına) (Başkanlığa geliş tarihi: 11.2.2010)  2.- Kooperatifler Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Ya­ pılmasına Dair Kanun Tasarısı (1/811) (Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji;  Tarım, Orman ve Köyişleri ile Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonlarına) (Başkanlığa  geliş tarihi: 11.2.2010)  Teklif  1.- Siirt Milletvekili Osman Özçelik'in; 2820 Sayılı Siyasi Partiler Kanununda Değişiklik Ya­ pılmasına Dair Kanun Teklifi (2/613) (Anayasa Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 11.2.2010)  Meclis Araştırması Önergeleri  1.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut ve 23 Milletvekilinin, Havran ilçesinde yapılan ba­ rajın yarasalar ve zeytincilik üzerindeki etkilerinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belir­ lenmesi amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis  araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/587) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.1.2010)  2.- İstanbul Milletvekili Atila Kaya ve 19 Milletvekilinin, üniversite öğrencilerinin sorunlarının  araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104  ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/588) (Başkan­ lığa geliş tarihi: 26.1.2010)  3.- Muş Milletvekili M. Nuri Yaman ve 19 Milletvekilinin, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da  "Hançer Timi" adlı grupların var olduğu iddialarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin be­ lirlenmesi amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis  araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/589) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.1.2010)  4.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru ve 21 Milletvekilinin, sulama birliklerinin sorunlarının araş­ tırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve  105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/590) (Başkanlığa  geliş tarihi: 28.1.2010)  Süresi İçinde Cevaplanmayan Yazılı Soru Önergeleri  1.- İzmir Milletvekili Selçuk Ayhan'ın, eczanelerin karşı karşıya olduğu sorunlara ilişkin Baş­ bakandan yazılı soru önergesi (7/11254)  - 8 - No.: 87  T B M M B: 65 24 . 2 . 2010  - 9 - 2.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, alım yoluyla gördürülen hizmetlerin denetimine ilişkin  Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/11417)  3.- Muğla Milletvekili Ali Arslan'ın, diyabet hemşiresi açığına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı  soru önergesi (7/11319)  4.- Antalya Milletvekili Hüseyin Yıldız'ın, trafik kazalarında yaralanan sürücülerin giderlerinin  karşılanmasına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/11420)  5.- Kırklareli Milletvekili Tansel Barış'ın, HIV virüsüne karşı alınan tedbirlerin yeterliliğine  ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/11422)  •
Sayfa 10 -
T B M M B: 65 24 . 2 . 2010  - 9 - 2.- Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, alım yoluyla gördürülen hizmetlerin denetimine ilişkin  Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/11417)  3.- Muğla Milletvekili Ali Arslan'ın, diyabet hemşiresi açığına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı  soru önergesi (7/11319)  4.- Antalya Milletvekili Hüseyin Yıldız'ın, trafik kazalarında yaralanan sürücülerin giderlerinin  karşılanmasına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/11420)  5.- Kırklareli Milletvekili Tansel Barış'ın, HIV virüsüne karşı alınan tedbirlerin yeterliliğine  ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/11422)  •  TBMM B : 6 5 2 4 . 2 . 2 0 1 0 O: 1  BAŞKAN - Türkiye Büyük Millet Meclisinin 65'inci Birleşimini açıyorum.  III . -YOKLAMA  BAŞKAN - Elektronik cihazla yoklama yapacağız.  Üç dakika süre veriyorum.  (Elektronik cihazla yoklama yapıldı)  BAŞKAN - Toplantı yeter sayısı vardır; görüşmelere başlıyoruz.  IV.- OTURUM BAŞKANLARININ KONUŞMALARI  ].- TBMM Başkan Vekili Sadık Yakut 'un, Balıkesir 'in Dursunbey ilçesine bağlı Odaköy 'deki bir  kömür ocağında 23 Şubatta meydana gelen grizu patlaması sonucunda göçük altında kalarak  hayatını kaybeden 13 işçiye Allah 'tan rahmet, kederli ailelerine metanet, yaralılara acil şifa, Türk  milletine başsağlığı dileyen konuşması  BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, 23 Şubat günü Balıkesir'in Dursunbey ilçesine bağlı  Odaköy'deki bir kömür ocağında meydana gelen grizu patlaması sonucunda göçük altında kalarak  hayatını kaybeden 13 işçimize Allah'tan rahmet diliyoruz. Başkanlık Divanı olarak, Hakk'ın  rahmetine kavuşan işçilerimizin kederli ailelerine metanet tavsiye ediyor, acılarını yürekten  paylaşıyor, yaralılara acil şifa, Türk milletine başsağlığı diliyoruz.  Gündeme geçmeden önce üç sayın milletvekiline gündem dışı söz vereceğim.  Gündem dışı ilk söz, Trabzon ilinin düşman işgalinden kurtuluşunun 92'nci yıl dönümü  münasebetiyle söz isteyen Trabzon Milletvekili Safiye Seymenoğlu'na aittir.  Buyurun Sayın Seymenoğlu. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)  V- GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR  A) MİLLETVEKİLLERİNİN GÜNDEM DIŞI KONUŞMALARI  1.- Trabzon Milletvekili Safiye Seymenoğlu'nun, Trabzon'un düşman işgalinden kurtuluşunun  92'nci yıl dönümüne ilişkin gündem dışı konuşması  SAFİYE SEYMENOĞLU (Trabzon) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Trabzon'un  düşman işgalinden kurtuluşunun 92'nci yıl dönümü dolayısıyla şahsım adına gündem dışı söz almış  bulunuyorum. Bu vesileyle yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.  Güzel şehrimiz Trabzon'umuzun 24 Şubat 1918 yılında düşman işgalinden kurtuluşu vesilesiyle  tüm hemşehrilerimizin ve vatandaşlarımızın buradan bu özel gününü tebrik ediyor, selam ve  saygılarımı sunuyorum.  - 1 0 - 24 Şubat 2010 Çarşamba  BİRİNCİ OTURUM  Açılma Saati: 13.03  BAŞKAN: Başkan Vekili Sadık YAKUT  KÂTİP ÜYELER: Bayram ÖZÇELİK (Burdur) , Mura t ÖZKAN (Giresun)
Sayfa 11 -
TBMM B : 6 5 2 4 . 2 . 2 0 1 0 O: 1  BAŞKAN - Türkiye Büyük Millet Meclisinin 65'inci Birleşimini açıyorum.  III . -YOKLAMA  BAŞKAN - Elektronik cihazla yoklama yapacağız.  Üç dakika süre veriyorum.  (Elektronik cihazla yoklama yapıldı)  BAŞKAN - Toplantı yeter sayısı vardır; görüşmelere başlıyoruz.  IV.- OTURUM BAŞKANLARININ KONUŞMALARI  ].- TBMM Başkan Vekili Sadık Yakut 'un, Balıkesir 'in Dursunbey ilçesine bağlı Odaköy 'deki bir  kömür ocağında 23 Şubatta meydana gelen grizu patlaması sonucunda göçük altında kalarak  hayatını kaybeden 13 işçiye Allah 'tan rahmet, kederli ailelerine metanet, yaralılara acil şifa, Türk  milletine başsağlığı dileyen konuşması  BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, 23 Şubat günü Balıkesir'in Dursunbey ilçesine bağlı  Odaköy'deki bir kömür ocağında meydana gelen grizu patlaması sonucunda göçük altında kalarak  hayatını kaybeden 13 işçimize Allah'tan rahmet diliyoruz. Başkanlık Divanı olarak, Hakk'ın  rahmetine kavuşan işçilerimizin kederli ailelerine metanet tavsiye ediyor, acılarını yürekten  paylaşıyor, yaralılara acil şifa, Türk milletine başsağlığı diliyoruz.  Gündeme geçmeden önce üç sayın milletvekiline gündem dışı söz vereceğim.  Gündem dışı ilk söz, Trabzon ilinin düşman işgalinden kurtuluşunun 92'nci yıl dönümü  münasebetiyle söz isteyen Trabzon Milletvekili Safiye Seymenoğlu'na aittir.  Buyurun Sayın Seymenoğlu. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)  V- GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR  A) MİLLETVEKİLLERİNİN GÜNDEM DIŞI KONUŞMALARI  1.- Trabzon Milletvekili Safiye Seymenoğlu'nun, Trabzon'un düşman işgalinden kurtuluşunun  92'nci yıl dönümüne ilişkin gündem dışı konuşması  SAFİYE SEYMENOĞLU (Trabzon) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Trabzon'un  düşman işgalinden kurtuluşunun 92'nci yıl dönümü dolayısıyla şahsım adına gündem dışı söz almış  bulunuyorum. Bu vesileyle yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.  Güzel şehrimiz Trabzon'umuzun 24 Şubat 1918 yılında düşman işgalinden kurtuluşu vesilesiyle  tüm hemşehrilerimizin ve vatandaşlarımızın buradan bu özel gününü tebrik ediyor, selam ve  saygılarımı sunuyorum.  - 1 0 - 24 Şubat 2010 Çarşamba  BİRİNCİ OTURUM  Açılma Saati: 13.03  BAŞKAN: Başkan Vekili Sadık YAKUT  KÂTİP ÜYELER: Bayram ÖZÇELİK (Burdur) , Mura t ÖZKAN (Giresun)  TBMM B : 6 5 2 4 . 2 . 2 0 1 0 0 : 1  - 1 1 - Değerli milletvekilleri, Birinci Dünya Savaşı'nın en ağır darbesini gören illerden biri de  Trabzon'dur. 1916 yılında Trabzon'un Ruslar tarafından işgal edilmesi, zorunlu göçleri, hasret ve  acıyı beraberinde getirmiştir. 24 Şubat 1918 tarihinde kahraman ordumuz bölgedeki düşmanı ve  çeteleri temizleyerek Trabzon'a girmiş, Trabzon'un ve Trabzonlunun iki yıla yaklaşan esaret ve  muhacirlik çilesi böylelikle sona ermiştir.  Değerli milletvekilleri, bugün 2010 yılında Trabzon bir sağlık kenti, turizm kenti ve spor kenti  olma yolunda hızla ilerlemekte, markalaşmaktadır. Yedi yıllık AK PARTİ İktidarıyla birlikte -diğer  şehirlerimizde de olduğu gibi- Trabzon'un da çehresi değişmiştir. Tüm iktidarların yaptığı hizmetlerin  toplamından daha fazlasını AK PARTİ yedi yılda Trabzon'da gerçekleştirmiş, gerçekleştirmeye de  devam etmektedir. Bu anlamda yapılan çalışmaları, yatırımlarımızın ve projelerimizin bir kısmını  bu kısıtlı zaman sürecinde sizlerle paylaşmak istiyorum.  Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Karadeniz Bölgemizin çoğu şehirlerinde olduğu gibi  Trabzon ilimizden de sahil yolu geçmiş, sahil yolunun geçmesiyle şehrimiz çağdaş bir kent  görünümüne büründüğü gibi, trafik problemi de önemli ölçüde çözülmüştür.  Yine kara yollarında, Trabzon ilinde daha önceki yıllardan başlayıp 2002 yılına kadar 73  kilometre bölünmüş yol yapılmışken, 2003-2009 yılları arasında ise 77 kilometre ile genel toplamda  150 kilometre bölünmüş yol yapılmıştır. Yine ayrıca, 2003-2009 yılları arasında toplam 26 kilometre  yol iyileştirmesi, yine toplam 24 adet kaza kara nokta iyileştirmesi, toplam 155 kilometre bitümlü  sıcak karışım kaplama yapımı, toplam 598 kilometre asfalt onarımı, toplam 62 adet köprü yapımı da  tamamlanarak Trabzon'da trafiğe açılmıştır. 2010 yılı içerisinde ise, yine 18 kilometre yol  iyileştirmesi, 163 kilometre asfalt çalışması, 22 kilometre bölünmüş yol yapılması da hedeflenmiştir.  Trabzon, Trabzonsporla şampiyonluklar yaşamış, futbolla bütünleşmiş, spor kültürü olan bir  kent. Bu anlamda, Trabzon'umuz ve ülkemiz için önemli olan bir büyük organizasyondan da sizlere  bahsetmek istiyorum: 11'inci Avrupa Gençlik Oyunları 23-30 Temmuz 2011 tarihleri arasında  Trabzon ilimizde gerçekleştirilecektir. 9 spor branşında yapılacak oyunlara, 49 Avrupa ülkesinden 17  yaş ve altı sporcular, idareci, hakem, medya mensupları ve ebeveynler olmak üzere toplam 8 bin  dolayında bir katılımcı olacaktır.  Bu organizasyon, Uluslararası Olimpiyat Komitesinin Türkiye'de resmî olarak gerçekleştireceği  ilk ve en kalabalık spor organizasyonu olacaktır. Ülkemize kazandırılması ve Trabzon'da  gerçekleştirilmesi için yaklaşık üç yıllık bir çalışma yapılarak alınan Avrupa Gençlik Oyunları için  çalışmalar çok yönlü olarak sürmektedir. Bu anlamda, mevcut tesisler yeniden revize edilmekte,  bunlara yeni tesisler de eklenmektedir. Bu tesisler, Pelitli'de inşa edilen 7.500 kişilik çok amaçlı spor  salonu, atlama kuleli açılır kapanır çatılı olimpik yüzme havuzu, Söğütlü Atletizm Sahası tribün  inşaatı ve medya merkezi olmak üzere, 2011 yılı başlarında tamamlanması için yoğun bir şekilde  çalışılmaktadır. Trabzon ilimizin bu oyunlar dolayısıyla yeni yatırım ve spor tesisleri kazanmasının  yanı sıra ekonomide de önemli bir canlanma söz konusu olacaktır.  Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yine bu kapsamda Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel  Müdürlüğümüzün çalışmalarıyla ülkemizde ilk defa bazali yatak sistemi mevcut olan 510 kişilik  öğrenci yurdumuz on üç ayda inşa edilerek Yomra ilçemizde hizmete girmiştir.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Sayın Seymenoğlu, lütfen tamamlayınız.  SAFİYE SEYMENOĞLU (Devamla) - Tamam Başkanım.
Sayfa 12 -
TBMM B : 6 5 2 4 . 2 . 2 0 1 0 0 : 1  - 1 1 - Değerli milletvekilleri, Birinci Dünya Savaşı'nın en ağır darbesini gören illerden biri de  Trabzon'dur. 1916 yılında Trabzon'un Ruslar tarafından işgal edilmesi, zorunlu göçleri, hasret ve  acıyı beraberinde getirmiştir. 24 Şubat 1918 tarihinde kahraman ordumuz bölgedeki düşmanı ve  çeteleri temizleyerek Trabzon'a girmiş, Trabzon'un ve Trabzonlunun iki yıla yaklaşan esaret ve  muhacirlik çilesi böylelikle sona ermiştir.  Değerli milletvekilleri, bugün 2010 yılında Trabzon bir sağlık kenti, turizm kenti ve spor kenti  olma yolunda hızla ilerlemekte, markalaşmaktadır. Yedi yıllık AK PARTİ İktidarıyla birlikte -diğer  şehirlerimizde de olduğu gibi- Trabzon'un da çehresi değişmiştir. Tüm iktidarların yaptığı hizmetlerin  toplamından daha fazlasını AK PARTİ yedi yılda Trabzon'da gerçekleştirmiş, gerçekleştirmeye de  devam etmektedir. Bu anlamda yapılan çalışmaları, yatırımlarımızın ve projelerimizin bir kısmını  bu kısıtlı zaman sürecinde sizlerle paylaşmak istiyorum.  Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Karadeniz Bölgemizin çoğu şehirlerinde olduğu gibi  Trabzon ilimizden de sahil yolu geçmiş, sahil yolunun geçmesiyle şehrimiz çağdaş bir kent  görünümüne büründüğü gibi, trafik problemi de önemli ölçüde çözülmüştür.  Yine kara yollarında, Trabzon ilinde daha önceki yıllardan başlayıp 2002 yılına kadar 73  kilometre bölünmüş yol yapılmışken, 2003-2009 yılları arasında ise 77 kilometre ile genel toplamda  150 kilometre bölünmüş yol yapılmıştır. Yine ayrıca, 2003-2009 yılları arasında toplam 26 kilometre  yol iyileştirmesi, yine toplam 24 adet kaza kara nokta iyileştirmesi, toplam 155 kilometre bitümlü  sıcak karışım kaplama yapımı, toplam 598 kilometre asfalt onarımı, toplam 62 adet köprü yapımı da  tamamlanarak Trabzon'da trafiğe açılmıştır. 2010 yılı içerisinde ise, yine 18 kilometre yol  iyileştirmesi, 163 kilometre asfalt çalışması, 22 kilometre bölünmüş yol yapılması da hedeflenmiştir.  Trabzon, Trabzonsporla şampiyonluklar yaşamış, futbolla bütünleşmiş, spor kültürü olan bir  kent. Bu anlamda, Trabzon'umuz ve ülkemiz için önemli olan bir büyük organizasyondan da sizlere  bahsetmek istiyorum: 11'inci Avrupa Gençlik Oyunları 23-30 Temmuz 2011 tarihleri arasında  Trabzon ilimizde gerçekleştirilecektir. 9 spor branşında yapılacak oyunlara, 49 Avrupa ülkesinden 17  yaş ve altı sporcular, idareci, hakem, medya mensupları ve ebeveynler olmak üzere toplam 8 bin  dolayında bir katılımcı olacaktır.  Bu organizasyon, Uluslararası Olimpiyat Komitesinin Türkiye'de resmî olarak gerçekleştireceği  ilk ve en kalabalık spor organizasyonu olacaktır. Ülkemize kazandırılması ve Trabzon'da  gerçekleştirilmesi için yaklaşık üç yıllık bir çalışma yapılarak alınan Avrupa Gençlik Oyunları için  çalışmalar çok yönlü olarak sürmektedir. Bu anlamda, mevcut tesisler yeniden revize edilmekte,  bunlara yeni tesisler de eklenmektedir. Bu tesisler, Pelitli'de inşa edilen 7.500 kişilik çok amaçlı spor  salonu, atlama kuleli açılır kapanır çatılı olimpik yüzme havuzu, Söğütlü Atletizm Sahası tribün  inşaatı ve medya merkezi olmak üzere, 2011 yılı başlarında tamamlanması için yoğun bir şekilde  çalışılmaktadır. Trabzon ilimizin bu oyunlar dolayısıyla yeni yatırım ve spor tesisleri kazanmasının  yanı sıra ekonomide de önemli bir canlanma söz konusu olacaktır.  Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yine bu kapsamda Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel  Müdürlüğümüzün çalışmalarıyla ülkemizde ilk defa bazali yatak sistemi mevcut olan 510 kişilik  öğrenci yurdumuz on üç ayda inşa edilerek Yomra ilçemizde hizmete girmiştir.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Sayın Seymenoğlu, lütfen tamamlayınız.  SAFİYE SEYMENOĞLU (Devamla) - Tamam Başkanım.  TBMM B : 6 5 2 4 . 2 . 2 0 1 0 0 : 1  - 1 2 - 2011 Avrupa Gençlik Oyunları sporcularının barındırılması için hazırlanan 3 bin kişilik yurt  projelerimiz son hızıyla devam etmektedir. Mevcut yurtlar da revize edilerek, daha modern bir hâle  getirilerek yaklaşık 4 bin kişilik bir olimpiyat köyü ortaya çıkacaktır. Yine Beşikdüzü'nde 300, O f da  300 ve Sürmene'de de 300 kişilik olmak üzere yurt projelerimize 2010 yılında başlanacaktır.  Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sözlerime son verirken Trabzon'umuzun kurtuluş yıl  dönümünü en kalbî duygularımla kutluyor, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere düşman  işgalinden kurtarılması uğruna mücadele eden bütün şehitlerimizi, ebediyete intikal etmiş bütün  gazilerimizi rahmetle anıyor, manevi hatıraları önünde saygıyla eğiliyor, yüce Meclisi saygıyla  selamlıyorum. Teşekkür ediyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Seymenoğlu.  Gündem dışı ikinci söz, hayvancılık sektöründeki son durum hakkında söz isteyen Muğla  Milletvekili Gürol Ergin'e aittir.  Buyurun Sayın Ergin. (CHP sıralanndan alkışlar)  2- Muğla Milletvekili Gürol Ergin 'in, hayvancılıkta yaşanan sorunlara ilişkin gündem dışı konuşması  GÜROL ERGİN (Muğla) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.  Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hayvancılıkta yaşanan sorunlar konusunda gündem dışı söz  almış bulunuyorum. Sözlerime başlarken Sayın Başkan sizi, değerli milletvekillerini ve yüce Türk  ulusunu saygıyla selamlıyorum.  Değerli milletvekilleri, son aylarda çiğ süt ve et fiyatları önemli ölçüde yükselmiş, ayda yarım  kilodan fazla et alamayan vatandaşlarımız hiç et alamaz, orta hâili vatandaşlar da ete uzaktan bakar  hâle gelmiştir. Et tüketemeyen vatandaş süt de tüketemez hâle düşürülmüştür.  Sayın Bakanın dün bu kürsüde verdiği rakamlarla gerçek rakamların uzaktan yakından ilgisi  yoktur. Sayın Bakan ruhlar âleminde yaşamaktadır. Sayın Bakan bir yandan 2009 rakamlarının  kesinleşmediğini söylerken diğer yandan 2009'a ait hayvan sayılarını vermektedir. Oysa gerçekten  de 2009 rakamları henüz kesinleşmiş ve yayımlanmış değildir.  Yaşananlar, Adalet ve Kalkınma Partisi hükümetlerinin hayvancılık politikasının tümden iflas  ettiğini açık seçik göstermektedir. "Hükümet hangi yanlışları yaptı?" derseniz, yanıtı şudur: 2007- 2008 yıllarında iki yıl üst üste yaşanan kuraklığın etkisiyle kaba yem fiyatları yüzde 100 civarında  artarken çiğ sütün litresi 30-40 kuruşa kadar düşmüştür. Üretici, para kazanmak bir yana, süt parasıyla  yem alamaz duruma gelmiş, bu da yetmezmiş gibi, dışarıdan yasal ya da kaçak yollarla giren süt  tozu piyasayı tamamen çökertmiştir. Yaşananların sonucunda üretici ineğini kesime göndermek  zorunda kalmış, hayvan varlığında ciddi bir azalma olmuştur.  Pancar üretiminin 20 milyon tondan 13-14 milyon tonlara düşürülmesi de hayvancılığa büyük  darbe vurmuştur. Çünkü şeker pancarının tüm artıkları -başı, yaprağı, küspesi- özellikle süt  hayvancılığı için en değerli kaba yemdir. Zaten kaba yem eksikliği çekilen ülkemizde şeker pancarı  üretimi de azalınca, çiftçi bu en değerli kaba yem desteğinden de mahrum kalmıştır.  Sektörün büyük sıkınh içerisine girdiği 2008 yılında Hükümet hayvancılığa büyük bir darbe indirmiş,  hayvancılığa verilen destekleri üçte 1 oranında azaltmıştır. Önceki yıllarda üreticiye verilen damızlık düve,  buzağı, suni tohumlama, soğutma tankı gibi desteklerin hepsini kaldırmıştır. Süt teşvik primi önce tamamen  kaldırılmış, sonra, büyük tepkiler olunca önce 4 kuruş olarak açıklanmış, sonra 3,6 kuruşa düşürülmüştür.  Yonca, korunga, fiğ, silajlık mısır gibi yan bitkiler için yapılan destekler de yaklaşık yüzde 20 azalülmıştır.  2009 bütçesinde tarım desteklerine ayrılan para yüzde 10 kesintiye uğraülmış, ekonomik krizin yaşandığı bir  dönemde desteklerin azalülması süt üreticilerini daha da zora sokup hayvan kesimini daha bir hızlandırmıştır.
Sayfa 13 -
TBMM B : 6 5 2 4 . 2 . 2 0 1 0 0 : 1  - 1 2 - 2011 Avrupa Gençlik Oyunları sporcularının barındırılması için hazırlanan 3 bin kişilik yurt  projelerimiz son hızıyla devam etmektedir. Mevcut yurtlar da revize edilerek, daha modern bir hâle  getirilerek yaklaşık 4 bin kişilik bir olimpiyat köyü ortaya çıkacaktır. Yine Beşikdüzü'nde 300, O f da  300 ve Sürmene'de de 300 kişilik olmak üzere yurt projelerimize 2010 yılında başlanacaktır.  Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sözlerime son verirken Trabzon'umuzun kurtuluş yıl  dönümünü en kalbî duygularımla kutluyor, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere düşman  işgalinden kurtarılması uğruna mücadele eden bütün şehitlerimizi, ebediyete intikal etmiş bütün  gazilerimizi rahmetle anıyor, manevi hatıraları önünde saygıyla eğiliyor, yüce Meclisi saygıyla  selamlıyorum. Teşekkür ediyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Seymenoğlu.  Gündem dışı ikinci söz, hayvancılık sektöründeki son durum hakkında söz isteyen Muğla  Milletvekili Gürol Ergin'e aittir.  Buyurun Sayın Ergin. (CHP sıralanndan alkışlar)  2- Muğla Milletvekili Gürol Ergin 'in, hayvancılıkta yaşanan sorunlara ilişkin gündem dışı konuşması  GÜROL ERGİN (Muğla) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.  Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hayvancılıkta yaşanan sorunlar konusunda gündem dışı söz  almış bulunuyorum. Sözlerime başlarken Sayın Başkan sizi, değerli milletvekillerini ve yüce Türk  ulusunu saygıyla selamlıyorum.  Değerli milletvekilleri, son aylarda çiğ süt ve et fiyatları önemli ölçüde yükselmiş, ayda yarım  kilodan fazla et alamayan vatandaşlarımız hiç et alamaz, orta hâili vatandaşlar da ete uzaktan bakar  hâle gelmiştir. Et tüketemeyen vatandaş süt de tüketemez hâle düşürülmüştür.  Sayın Bakanın dün bu kürsüde verdiği rakamlarla gerçek rakamların uzaktan yakından ilgisi  yoktur. Sayın Bakan ruhlar âleminde yaşamaktadır. Sayın Bakan bir yandan 2009 rakamlarının  kesinleşmediğini söylerken diğer yandan 2009'a ait hayvan sayılarını vermektedir. Oysa gerçekten  de 2009 rakamları henüz kesinleşmiş ve yayımlanmış değildir.  Yaşananlar, Adalet ve Kalkınma Partisi hükümetlerinin hayvancılık politikasının tümden iflas  ettiğini açık seçik göstermektedir. "Hükümet hangi yanlışları yaptı?" derseniz, yanıtı şudur: 2007- 2008 yıllarında iki yıl üst üste yaşanan kuraklığın etkisiyle kaba yem fiyatları yüzde 100 civarında  artarken çiğ sütün litresi 30-40 kuruşa kadar düşmüştür. Üretici, para kazanmak bir yana, süt parasıyla  yem alamaz duruma gelmiş, bu da yetmezmiş gibi, dışarıdan yasal ya da kaçak yollarla giren süt  tozu piyasayı tamamen çökertmiştir. Yaşananların sonucunda üretici ineğini kesime göndermek  zorunda kalmış, hayvan varlığında ciddi bir azalma olmuştur.  Pancar üretiminin 20 milyon tondan 13-14 milyon tonlara düşürülmesi de hayvancılığa büyük  darbe vurmuştur. Çünkü şeker pancarının tüm artıkları -başı, yaprağı, küspesi- özellikle süt  hayvancılığı için en değerli kaba yemdir. Zaten kaba yem eksikliği çekilen ülkemizde şeker pancarı  üretimi de azalınca, çiftçi bu en değerli kaba yem desteğinden de mahrum kalmıştır.  Sektörün büyük sıkınh içerisine girdiği 2008 yılında Hükümet hayvancılığa büyük bir darbe indirmiş,  hayvancılığa verilen destekleri üçte 1 oranında azaltmıştır. Önceki yıllarda üreticiye verilen damızlık düve,  buzağı, suni tohumlama, soğutma tankı gibi desteklerin hepsini kaldırmıştır. Süt teşvik primi önce tamamen  kaldırılmış, sonra, büyük tepkiler olunca önce 4 kuruş olarak açıklanmış, sonra 3,6 kuruşa düşürülmüştür.  Yonca, korunga, fiğ, silajlık mısır gibi yan bitkiler için yapılan destekler de yaklaşık yüzde 20 azalülmıştır.  2009 bütçesinde tarım desteklerine ayrılan para yüzde 10 kesintiye uğraülmış, ekonomik krizin yaşandığı bir  dönemde desteklerin azalülması süt üreticilerini daha da zora sokup hayvan kesimini daha bir hızlandırmıştır.  TBMM B : 6 5 2 4 . 2 . 2 0 1 0 0 : 1  - 1 3 - Irak ve Orta Doğu pazarına yanlış biçimde yapılan canlı hayvan ve et ihracatının başlaması da  kırmızı et fiyatının iyice artmasına neden olmuştur. Et fiyatı artınca, sütten para kazanamadığını  gören çiftçi, ineklerini kesime göndermeyi sürdürmüştür.  2007'nin ikinci yarısından bu yana kesilen süt ineğinin sayısının 300 bin ila 800 bin arasında  olduğu belirtilmektedir. Sayın Bakanın hayvan sayılarının arttığı biçimindeki beyanı tamamen  gerçeğe aykırıdır.  Bu kadar çok hayvan kesilince doğal olarak süt üretimi iyice düşmüş, sütün fiyatı yükselmiştir.  Çiğ süt fiyatı geçen yıl ocakta 60-65 kuruş iken bu yıl 85 kuruşa, bazı yerlerde 90 kuruşun üzerine  çıkmıştır. Eğer süt artsaydı çiğ süt fiyatı yükselir miydi?  Hayvancılığı geliştirmek için yapılması gereken, süt teşvik primini, yem desteklerini ve diğer  hayvancılık desteklerini artırmak, hem üreticiyi hem de sanayiciyi koruyan bu sistemi en az beş yıl  süreyle uygulayacağını ilan etmek, piyasaya güvence vermektir. Çözüm, üretim artışında ve üretimin  sürdürülebilir olmasındadır.  İthalatın çözüm olmadığı çoğu kez denenmiş ve görülmüştür. Bu yüzden, canlı hayvan ve hele  et ithalatına kesinlikle gidilmemelidir. İthalatla bir süre için fiyatlar terbiye edilebilir ancak içeride  üretim daha da olumsuz etkilenip azalacağından, bir süre sonra hem fiyatlar yükselir hem de sürekli  ithalata bağımlı bir yapı ortaya çıkar.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Sayın Ergin, lütfen tamamlayınız.  GÜROL ERGİN (Devamla) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.  Bu aşamada süt fiyatına müdahale edilirse ve fiyat aşağı çekilirse, geçen iki yıllık dönemde tüm  zorluklara göğüs gererek, zararına süt satarak ayakta kalmayı başaran pek çok işletme sahibi de  ineğini kesime göndermek zorunda kalır. Bu dönemde yapılacak en büyük hata, süt tozu ithalatına  veya hayvan ithalatına kapıları açmak olur. Böyle bir girişim işletmelerin kapanmasını hızlandırır,  Türkiye, süt ve süt ürünlerinde tamamen dışarıya bağımlı hâle gelir.  Sayın Bakan dün bu kürsüden yaptığı konuşmada, Et Balığın 14,5 liraya kesim yaptığını ifade  etmiştir. Bu söylem tamamen yanlıştır. Et Balık Kurumu Erzurum Kombinası Müdürünün bu ayın  1 Tinde verdiği beyanata göre yağsız kesimde fiyat 12 lira 25 kuruş, tosun etinde 12 lira 50 kuruştur.  Bu da son zamanda artırılan fiyattır. Yani aslında kasaptaki yüksek fiyat; köylünün cebine fazla para  girdiği anlamına gelmemekte, köylü yine sıkıntı çekmektedir.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  GÜROL ERGİN (Devamla) - Sayın Başkan, teşekkür edeceğim lütfederseniz.  BAŞKAN - Buyurun.  GÜROL ERGİN (Devamla) - Sayın Başkan, söz verdiğiniz için size tekrar teşekkür ediyorum.  Sizi, yüce Meclisi ve sevgili çiftçi kardeşlerimi, yüce Türk ulusumu saygıyla selamlıyorum. (CHP  sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Ergin.  Gündem dışı üçüncü söz, emekli aylıkları arasındaki farklılıkların giderilmesi konusundaki  intibak yasasının çıkartılmasına ilişkin yapılan çalışmalar hakkında söz isteyen Niğde Milletvekili  Mümin İnan'a aittir.  Buyurun Sayın İnan. (MHP sıralarından alkışlar)
Sayfa 14 -
TBMM B : 6 5 2 4 . 2 . 2 0 1 0 0 : 1  - 1 3 - Irak ve Orta Doğu pazarına yanlış biçimde yapılan canlı hayvan ve et ihracatının başlaması da  kırmızı et fiyatının iyice artmasına neden olmuştur. Et fiyatı artınca, sütten para kazanamadığını  gören çiftçi, ineklerini kesime göndermeyi sürdürmüştür.  2007'nin ikinci yarısından bu yana kesilen süt ineğinin sayısının 300 bin ila 800 bin arasında  olduğu belirtilmektedir. Sayın Bakanın hayvan sayılarının arttığı biçimindeki beyanı tamamen  gerçeğe aykırıdır.  Bu kadar çok hayvan kesilince doğal olarak süt üretimi iyice düşmüş, sütün fiyatı yükselmiştir.  Çiğ süt fiyatı geçen yıl ocakta 60-65 kuruş iken bu yıl 85 kuruşa, bazı yerlerde 90 kuruşun üzerine  çıkmıştır. Eğer süt artsaydı çiğ süt fiyatı yükselir miydi?  Hayvancılığı geliştirmek için yapılması gereken, süt teşvik primini, yem desteklerini ve diğer  hayvancılık desteklerini artırmak, hem üreticiyi hem de sanayiciyi koruyan bu sistemi en az beş yıl  süreyle uygulayacağını ilan etmek, piyasaya güvence vermektir. Çözüm, üretim artışında ve üretimin  sürdürülebilir olmasındadır.  İthalatın çözüm olmadığı çoğu kez denenmiş ve görülmüştür. Bu yüzden, canlı hayvan ve hele  et ithalatına kesinlikle gidilmemelidir. İthalatla bir süre için fiyatlar terbiye edilebilir ancak içeride  üretim daha da olumsuz etkilenip azalacağından, bir süre sonra hem fiyatlar yükselir hem de sürekli  ithalata bağımlı bir yapı ortaya çıkar.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Sayın Ergin, lütfen tamamlayınız.  GÜROL ERGİN (Devamla) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.  Bu aşamada süt fiyatına müdahale edilirse ve fiyat aşağı çekilirse, geçen iki yıllık dönemde tüm  zorluklara göğüs gererek, zararına süt satarak ayakta kalmayı başaran pek çok işletme sahibi de  ineğini kesime göndermek zorunda kalır. Bu dönemde yapılacak en büyük hata, süt tozu ithalatına  veya hayvan ithalatına kapıları açmak olur. Böyle bir girişim işletmelerin kapanmasını hızlandırır,  Türkiye, süt ve süt ürünlerinde tamamen dışarıya bağımlı hâle gelir.  Sayın Bakan dün bu kürsüden yaptığı konuşmada, Et Balığın 14,5 liraya kesim yaptığını ifade  etmiştir. Bu söylem tamamen yanlıştır. Et Balık Kurumu Erzurum Kombinası Müdürünün bu ayın  1 Tinde verdiği beyanata göre yağsız kesimde fiyat 12 lira 25 kuruş, tosun etinde 12 lira 50 kuruştur.  Bu da son zamanda artırılan fiyattır. Yani aslında kasaptaki yüksek fiyat; köylünün cebine fazla para  girdiği anlamına gelmemekte, köylü yine sıkıntı çekmektedir.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  GÜROL ERGİN (Devamla) - Sayın Başkan, teşekkür edeceğim lütfederseniz.  BAŞKAN - Buyurun.  GÜROL ERGİN (Devamla) - Sayın Başkan, söz verdiğiniz için size tekrar teşekkür ediyorum.  Sizi, yüce Meclisi ve sevgili çiftçi kardeşlerimi, yüce Türk ulusumu saygıyla selamlıyorum. (CHP  sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Ergin.  Gündem dışı üçüncü söz, emekli aylıkları arasındaki farklılıkların giderilmesi konusundaki  intibak yasasının çıkartılmasına ilişkin yapılan çalışmalar hakkında söz isteyen Niğde Milletvekili  Mümin İnan'a aittir.  Buyurun Sayın İnan. (MHP sıralarından alkışlar)  TBMM B : 6 5 2 4 . 2 . 2 0 1 0 O: 1  - 1 4 - 3.- Niğde Milletvekili Mümin İnan 'm, emekli aylıkları arasındaki farklılıkların giderilmesi için  intibak yasasının çıkarılmasıyla ilgili yapılan çalışmalara ilişkin gündem dışı konuşması  MÜMİN İNAN (Niğde) - Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekili arkadaşlarım; grizu  patlamasında hayatlarını kaybeden işçilerimize Cenabı allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı,  yaralılara da acil şifalar diliyorum.  Ülkemizdeki emekli aylıkları arasındaki farklılıkların giderilmesi için intibak yasasının  çıkarılmasıyla ilgili çalışma konusunda gündem dışı söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle yüce  heyetinizi saygı ve sevgiyle selamlarım.  4447 sayılı Kanun'la 506 sayılı Kanun'da yapılan değişikliklerle, aylık bağlama sistemiyle  aylıkların artırılması yeniden düzenlenmiştir. Düzenleme ile kanun tarihinden geçerli olmak üzere  emekli olanlara ülkenin gelişmesinden pay verilmeye başlanmış ve bu tarihten sonra emekli olanlar  ile önce emekli olanlar arasında bir maaş farkı oluşmaya başlamıştır.  Uzmanların yaptığı tespitlere göre SSK'daki eşitler arasındaki farklılığın esas nedeni, ilk defa aylık  bağlanırken emekli olduğu yıla kadarki gelişme hızı uygulanması, emekli aylığı bağlandıktan sonra  gelişme hızının emekli aylığına yansıtılmamasıdır. BAG-KUR emeklilerinin arasındaki farklılık da BAG- KUR gelir tablolarının TÜFE ve büyüme oranı kadar artırılmamasından kaynaklanmış ve olan hep  emeklilere olmuştur. Emekli aylıkları her dönemde reel olarak düşmüş ve aldıkları ücret bakımından  ülkemizde "eski ve yeni emekliler" kavramı oluşmuştur. Tarlada, fabrikada, tersanede, sınıfta, hastanede,  dükkânda uzun, yorucu ve özenli bir çalışmadan sonra emekli olan insanlarımız kendilerine haksızlık  yapıldığına inanmaktadırlar. Milleti ve ülkesi için çalışıp alın teriyle çocuklarına, evine helal ekmek  götüren insanlarımız bu haksızlığın ortadan kaldırılmasını istemektedirler. Hükümet ne derse desin,  Türkiye'deki ekonomik durum bütün sosyal kesimleri perişan ettiği gibi emekliyi de canından  bezdirmiştir. Emekli maaşları, ev kirası, elektrik ve doğal gaz faturalarını bile karşılamaya yetmemektedir  ve emekliler açlık sınırının alünda yaşamaktadır. Yıllarca üretmek için emek vermiş ve ülkesine katma  değer sağlamış emeklilerimiz bunun karşılığı olarak sadece insan gibi yaşama hakkı istemektedirler.  Geçtiğimiz aralık ayı içerisinde Sayın Çalışma Bakanı, intibak yasası çalışmalarında sona  gelindiğini ve emeklilerin durumunun iyileştirileceğini, konuya ilişkin açıklamanın Sayın Başbakan  tarafından yapılacağını basına söylemiştir. Bu, emeklilerimizde büyük beklenti yaratmış, ancak Sayın  Başbakan, intibak yasasına hiç değinmemiş, emekliye verilen ortalama 60 liralık zammı da abartarak  açıklamıştır. Sayın Başbakanın yaptığı açıklamadan sonra emeklilerimiz sukutuhayale uğramış ve  beklentilerinin boşa çıktığını görmüşlerdir. Hükümet de aralık ayı sonunda birçok ürüne yaptığı  zamlarla daha emekliye 60 lira vermeden çok daha fazlasını elinden geri almıştır.  Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekili arkadaşlarım; artık bıçak kemiği delmiştir, ülkemizdeki işçi,  memur, çiftçi ve esnaflarımız gibi emeklilerimizin de dayanacak güçleri kalmamıştır. 3 milyona yakın  emeklimiz biraz olsun nefes alabilmek için bu intibak yasasının çıkarılmasını umutla beklemektedirler.  Sayın Başbakan her fırsatta, iktidarları döneminde ülkemizin 2,5 kat büyüdüğünü, kişi başına düşen millî  gelirin 2 bin dolardan 10 bin dolara çıktığını açıklamaktadır. Şimdi Sayın Başbakana soruyoruz:  Söylediğiniz bu büyümeden esnaf, çalışanlar, çiftçiler, emekliler acaba pay alabilmiş midir? Bu soruya  Sayın Başbakan "Evet" diyorsa, kişi başına hanesine 10 bin dolar para giren emeklilerimiz ve  çalışanlarımız neden ağlamaktadır? İşsizliğin yüzde 15'lere dayandığı, çalışanların ve emeklilerin açlık  sınırının altında yaşamaya mahkûm edildiği ülkemizde emeklinin ve çalışanın cebine girmesi gereken bu  pay kimlerin kasasındadır ve kimlerin kasasına girmeye devam etmektedir? Gelir dağılımı adaletsizliğinin  had safhada olduğu dönemimizde esnafın, çalışanların ve emeklilerin gelirinin büyüdüğünü hâlâ siz nasıl  iddia edebilirsiniz? Siz neyi iddia ederseniz edin, devletin resmî rakamları sizleri yalanlamaktadır.
Sayfa 15 -
TBMM B : 6 5 2 4 . 2 . 2 0 1 0 O: 1  - 1 4 - 3.- Niğde Milletvekili Mümin İnan 'm, emekli aylıkları arasındaki farklılıkların giderilmesi için  intibak yasasının çıkarılmasıyla ilgili yapılan çalışmalara ilişkin gündem dışı konuşması  MÜMİN İNAN (Niğde) - Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekili arkadaşlarım; grizu  patlamasında hayatlarını kaybeden işçilerimize Cenabı allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı,  yaralılara da acil şifalar diliyorum.  Ülkemizdeki emekli aylıkları arasındaki farklılıkların giderilmesi için intibak yasasının  çıkarılmasıyla ilgili çalışma konusunda gündem dışı söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle yüce  heyetinizi saygı ve sevgiyle selamlarım.  4447 sayılı Kanun'la 506 sayılı Kanun'da yapılan değişikliklerle, aylık bağlama sistemiyle  aylıkların artırılması yeniden düzenlenmiştir. Düzenleme ile kanun tarihinden geçerli olmak üzere  emekli olanlara ülkenin gelişmesinden pay verilmeye başlanmış ve bu tarihten sonra emekli olanlar  ile önce emekli olanlar arasında bir maaş farkı oluşmaya başlamıştır.  Uzmanların yaptığı tespitlere göre SSK'daki eşitler arasındaki farklılığın esas nedeni, ilk defa aylık  bağlanırken emekli olduğu yıla kadarki gelişme hızı uygulanması, emekli aylığı bağlandıktan sonra  gelişme hızının emekli aylığına yansıtılmamasıdır. BAG-KUR emeklilerinin arasındaki farklılık da BAG- KUR gelir tablolarının TÜFE ve büyüme oranı kadar artırılmamasından kaynaklanmış ve olan hep  emeklilere olmuştur. Emekli aylıkları her dönemde reel olarak düşmüş ve aldıkları ücret bakımından  ülkemizde "eski ve yeni emekliler" kavramı oluşmuştur. Tarlada, fabrikada, tersanede, sınıfta, hastanede,  dükkânda uzun, yorucu ve özenli bir çalışmadan sonra emekli olan insanlarımız kendilerine haksızlık  yapıldığına inanmaktadırlar. Milleti ve ülkesi için çalışıp alın teriyle çocuklarına, evine helal ekmek  götüren insanlarımız bu haksızlığın ortadan kaldırılmasını istemektedirler. Hükümet ne derse desin,  Türkiye'deki ekonomik durum bütün sosyal kesimleri perişan ettiği gibi emekliyi de canından  bezdirmiştir. Emekli maaşları, ev kirası, elektrik ve doğal gaz faturalarını bile karşılamaya yetmemektedir  ve emekliler açlık sınırının alünda yaşamaktadır. Yıllarca üretmek için emek vermiş ve ülkesine katma  değer sağlamış emeklilerimiz bunun karşılığı olarak sadece insan gibi yaşama hakkı istemektedirler.  Geçtiğimiz aralık ayı içerisinde Sayın Çalışma Bakanı, intibak yasası çalışmalarında sona  gelindiğini ve emeklilerin durumunun iyileştirileceğini, konuya ilişkin açıklamanın Sayın Başbakan  tarafından yapılacağını basına söylemiştir. Bu, emeklilerimizde büyük beklenti yaratmış, ancak Sayın  Başbakan, intibak yasasına hiç değinmemiş, emekliye verilen ortalama 60 liralık zammı da abartarak  açıklamıştır. Sayın Başbakanın yaptığı açıklamadan sonra emeklilerimiz sukutuhayale uğramış ve  beklentilerinin boşa çıktığını görmüşlerdir. Hükümet de aralık ayı sonunda birçok ürüne yaptığı  zamlarla daha emekliye 60 lira vermeden çok daha fazlasını elinden geri almıştır.  Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekili arkadaşlarım; artık bıçak kemiği delmiştir, ülkemizdeki işçi,  memur, çiftçi ve esnaflarımız gibi emeklilerimizin de dayanacak güçleri kalmamıştır. 3 milyona yakın  emeklimiz biraz olsun nefes alabilmek için bu intibak yasasının çıkarılmasını umutla beklemektedirler.  Sayın Başbakan her fırsatta, iktidarları döneminde ülkemizin 2,5 kat büyüdüğünü, kişi başına düşen millî  gelirin 2 bin dolardan 10 bin dolara çıktığını açıklamaktadır. Şimdi Sayın Başbakana soruyoruz:  Söylediğiniz bu büyümeden esnaf, çalışanlar, çiftçiler, emekliler acaba pay alabilmiş midir? Bu soruya  Sayın Başbakan "Evet" diyorsa, kişi başına hanesine 10 bin dolar para giren emeklilerimiz ve  çalışanlarımız neden ağlamaktadır? İşsizliğin yüzde 15'lere dayandığı, çalışanların ve emeklilerin açlık  sınırının altında yaşamaya mahkûm edildiği ülkemizde emeklinin ve çalışanın cebine girmesi gereken bu  pay kimlerin kasasındadır ve kimlerin kasasına girmeye devam etmektedir? Gelir dağılımı adaletsizliğinin  had safhada olduğu dönemimizde esnafın, çalışanların ve emeklilerin gelirinin büyüdüğünü hâlâ siz nasıl  iddia edebilirsiniz? Siz neyi iddia ederseniz edin, devletin resmî rakamları sizleri yalanlamaktadır.  TBMM B : 6 5 2 4 . 2 . 2 0 1 0 O: 1  - 1 5 - Döneminizdeki borçlanmalar devraldığınız borçların 2,5 katına çıkmış, ülkenin ödediği yıllık  toplam faiz ödemeleri yükselmiş, yabancıların kısa vadeli yatırım fonları aracılığıyla ülkemizden  götürdüğü kâr transferleri artmıştır. Seksen yılda oluşturulan millî ekonomik değerler devri  İktidarınızda bunları karşılamak için satılmış ve hâlâ satılmaya devam etmektedir. Özelleştirmeden  elde edilen gelirlerin bir tek kuruşu bile emekliye ve çalışana nasip olmamıştır. Bu işten Türkiye'nin  bütün ekonomik değerlerine saldıran küresel hortumcular faydalanmıştır.  Devlet ve millet artık borçla yaşamaktadır. Geçen gün yapılan açıklamalar ekonomik krizin  vatandaşın ciğerini deldiğini ortaya koymuştur. Yapılan açıklamalara göre 2009'da takipteki kredi  miktarı yüzde 55,5 oranında artarak 14 milyar liradan 22 milyar liraya yaklaşmıştır. Bireysel kredi  borcunu ödeyemeyenlerin listesine 1 milyon 74 bin yeni vatandaş eklenmiş ve toplam 3 milyon 243  bin kişi borçlu hanesine yazılmıştır.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Sayın İnan, lütfen tamamlayınız.  MÜMİN İNAN (Devamla) - Teşekkür ediyorum.  Neredeyse kredi kullanıcısı 2 kişiden 1 'i borcunu ödeyemez olmuştur. Kriz nedeniyle geliri düşen,  işini kaybeden, şirketini kapatan vatandaş hem kredi hem de kredi borcunu ödemekte zorluk çekmektedir.  Kısaca, vatandaş borç batağının içinde yüzmekte ve kendine bir çıkış yolu aramaktadır. Sayın  Başbakan, borç batağında yaşayan ve hak arayanlara "Milletin hakkını size yedirmem." diye  gürlemektedir. Haklarını arayan emekliler, işçiler, memurlar, esnaflar ve üreticiler bu milletin  mensupları değil midir? Acaba Sayın Başbakana göre millet kimdir? "Biz ne yaparsak yapalım halk  bunu yutar." diyerek onu küçümseyenlerin ve kale almayanların, emeğe, emekliye, çalışana ve üretene  saygı göstermeyenlerin akıbetlerinin ne olduğunun geçmişte birçok örnekleri vardır.  Bu duygu ve düşüncelerle yüce heyetinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum. (MHP ve CHP  sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın İnan.  Sayın Anadol, grizu patlaması nedeniyle söz talebiniz vardı, yerinizden iki dakika söz veriyorum,  buyurun.  VI.- AÇIKLAMALAR  /.- izmir Milletvekili K. Kemal Anadol 'un, Balıkesir 'in Dursunbey ilçesine bağlı Odaköy 'deki  bir kömür ocağında 23 Şubatta meydana gelen grizu patlamasına ilişkin açıklaması  K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Sayın Başkan, çok teşekkür ederim söz verdiğiniz için.  Toplantıyı açarken belirttiğiniz gibi Balıkesir'in Dursunbey ilçesinde meydana gelen iş  kazasında, maden kazasında 13 işçimiz Hakk'ın rahmetine kavuşmuştur; 17'ye yükseldi, 18 de yaralı  işçimiz var, 6'sı ağır; çeşitli hastanelere, yanık servislerine ve diğer servislere dağıtılmış durumda.  Gece iki buçuk, yerine, görevlendirdiğimiz Cumhuriyet Halk Partisi Grubu milletvekilleri ulaştılar,  gerekli incelemeleri yapıyorlar.  Şunu söylemek istiyorum: Son günlerde çoğalan maden kazaları karşısında biraz daha titiz, dikkatli  biçimde yetkili makamların, kuruluşların davranması gerekir. Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak tüm  ulusumuza başsağlığı diliyoruz, ölenlerin yakınlarına başsağlığı diliyoruz ve sabırlar diliyoruz.  Teşekkür ederim efendim.  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Anadol.  Buyurun Sayın Bozdağ.
Sayfa 16 -
TBMM B : 6 5 2 4 . 2 . 2 0 1 0 O: 1  - 1 5 - Döneminizdeki borçlanmalar devraldığınız borçların 2,5 katına çıkmış, ülkenin ödediği yıllık  toplam faiz ödemeleri yükselmiş, yabancıların kısa vadeli yatırım fonları aracılığıyla ülkemizden  götürdüğü kâr transferleri artmıştır. Seksen yılda oluşturulan millî ekonomik değerler devri  İktidarınızda bunları karşılamak için satılmış ve hâlâ satılmaya devam etmektedir. Özelleştirmeden  elde edilen gelirlerin bir tek kuruşu bile emekliye ve çalışana nasip olmamıştır. Bu işten Türkiye'nin  bütün ekonomik değerlerine saldıran küresel hortumcular faydalanmıştır.  Devlet ve millet artık borçla yaşamaktadır. Geçen gün yapılan açıklamalar ekonomik krizin  vatandaşın ciğerini deldiğini ortaya koymuştur. Yapılan açıklamalara göre 2009'da takipteki kredi  miktarı yüzde 55,5 oranında artarak 14 milyar liradan 22 milyar liraya yaklaşmıştır. Bireysel kredi  borcunu ödeyemeyenlerin listesine 1 milyon 74 bin yeni vatandaş eklenmiş ve toplam 3 milyon 243  bin kişi borçlu hanesine yazılmıştır.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Sayın İnan, lütfen tamamlayınız.  MÜMİN İNAN (Devamla) - Teşekkür ediyorum.  Neredeyse kredi kullanıcısı 2 kişiden 1 'i borcunu ödeyemez olmuştur. Kriz nedeniyle geliri düşen,  işini kaybeden, şirketini kapatan vatandaş hem kredi hem de kredi borcunu ödemekte zorluk çekmektedir.  Kısaca, vatandaş borç batağının içinde yüzmekte ve kendine bir çıkış yolu aramaktadır. Sayın  Başbakan, borç batağında yaşayan ve hak arayanlara "Milletin hakkını size yedirmem." diye  gürlemektedir. Haklarını arayan emekliler, işçiler, memurlar, esnaflar ve üreticiler bu milletin  mensupları değil midir? Acaba Sayın Başbakana göre millet kimdir? "Biz ne yaparsak yapalım halk  bunu yutar." diyerek onu küçümseyenlerin ve kale almayanların, emeğe, emekliye, çalışana ve üretene  saygı göstermeyenlerin akıbetlerinin ne olduğunun geçmişte birçok örnekleri vardır.  Bu duygu ve düşüncelerle yüce heyetinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum. (MHP ve CHP  sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın İnan.  Sayın Anadol, grizu patlaması nedeniyle söz talebiniz vardı, yerinizden iki dakika söz veriyorum,  buyurun.  VI.- AÇIKLAMALAR  /.- izmir Milletvekili K. Kemal Anadol 'un, Balıkesir 'in Dursunbey ilçesine bağlı Odaköy 'deki  bir kömür ocağında 23 Şubatta meydana gelen grizu patlamasına ilişkin açıklaması  K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Sayın Başkan, çok teşekkür ederim söz verdiğiniz için.  Toplantıyı açarken belirttiğiniz gibi Balıkesir'in Dursunbey ilçesinde meydana gelen iş  kazasında, maden kazasında 13 işçimiz Hakk'ın rahmetine kavuşmuştur; 17'ye yükseldi, 18 de yaralı  işçimiz var, 6'sı ağır; çeşitli hastanelere, yanık servislerine ve diğer servislere dağıtılmış durumda.  Gece iki buçuk, yerine, görevlendirdiğimiz Cumhuriyet Halk Partisi Grubu milletvekilleri ulaştılar,  gerekli incelemeleri yapıyorlar.  Şunu söylemek istiyorum: Son günlerde çoğalan maden kazaları karşısında biraz daha titiz, dikkatli  biçimde yetkili makamların, kuruluşların davranması gerekir. Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak tüm  ulusumuza başsağlığı diliyoruz, ölenlerin yakınlarına başsağlığı diliyoruz ve sabırlar diliyoruz.  Teşekkür ederim efendim.  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Anadol.  Buyurun Sayın Bozdağ.  T B M M B : 6 5 2 4 . 2 . 2 0 1 0 0 : 1  - 1 6 - 2.- Yozgat Milletvekili Bekir Bozdağ'ın, Balıkesir'in Dursunbey ilçesine bağlı Odaköy'deki bir  kömür ocağında 23 Şubatta meydana gelen grizu patlamasına ilişkin açıklaması  BEKİR BOZDAĞ (Yozgat) - Sayın Başkanım, Balıkesir Dursunbey Odaköy mevkisinde Şentaş  Madencilik İşletmesinde meydana gelen kazada ölenlere Allah'tan rahmet diliyorum, kalanlara acil  şifalar diliyorum, umanm şifa bulurlar. Kaza sonucu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı ve bölge  milletvekillerimiz şu anda oradadırlar, burada yapılan bütün çalışmaları yakından takip ediyorlar.  Tabii, dileğimiz, böyle kazaların olmaması, bu konuda alınması gereken her türlü tedbirin en üst  seviyede alınması. Meclisimiz zaten bu konuda bir araştırma komisyonu da kurdu. Umanm bu  komisyonda, bu kazaların hiç olmazsa aza indirilmesi konusunda Meclisimize ve Hükümetimize  önemli tavsiyeler olur, o tavsiyeler çerçevesinde ciddi tedbirler bundan sonra da alınır.  Ben tekrar, ölenlere Allah'tan rahmet, ailelerine başsağlığı, yaralı kardeşlerime de acil şifalar  diliyorum.  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Bozdağ.  Sayın Vural...  3.- İzmir Milletvekili Oktay Vural'ın, Balıkesir'in, Dursunbey ilçesine bağlı Odaköy'deki bir  kömür ocağında 23 Şubatta meydana gelen grizu patlamasına ilişkin açıklaması  OKTAY VURAL (İzmir) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.  Biz de Milliyetçi Hareket Partisi Grubu olarak, Balıkesir Dursunbey ilçesinde meydana gelen  grizu patlamasında hayatlarını kaybedenlere Allah'tan rahmet diliyoruz, yaralılara da acil şifa  diliyoruz. Bundan sonra da böyle kazaların meydana gelmemesi için gerekli tedbirlerin ivedilikle  alınması gerektiğini ifade ediyoruz. Daha Bursa'daki kazanın müsebbipleri hakkında gerekli araştırma  yapılmamıştır. Dolayısıyla ivedilikle Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının bu maden ocaklarında,  açıkçası, iş yeri güvenliğini sağlayacak tedbirlerin alınması konusunda harekete geçmesini Milliyetçi  Hareket Partisi Grubu olarak istiyoruz. Biz de bu acıyı paylaşıyoruz. Allah rahmet eylesin efendim.  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.  Sayın Uras, buyurun.  4.- İstanbul Milletvekili Mehmet Ufuk Uras ın, Balıkesir'in Dursunbey ilçesine bağlı  Odaköy 'deki bir kömür ocağında 23 Şubatta meydana gelen grizu patlamasına ilişkin açıklaması  MEHMET UFUK URAS (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.  Ben de Barış ve Demokrasi Partisi adına bütün yurttaşlarımıza başsağlığı diliyorum fakat tabii,  ölenlerin arkasından başsağlığının dışında Meclis olarak çok önemli siyasi görevlerimiz söz konusu.  Hani iki türlü uyku var, bir fiziki uyku, bir gaflet uykusu. Bu bir gaflet uykusuna dönüşmeye başladı.  Hastaları tedavi etmek için, bir yatıştırmak için ilaç kullanılır, bir de iyileştirmek için. Bizim artık  kalıcı çözümlere, kalıcı iyileştirici adımlara ihtiyacımız var. Ateş düştüğü yeri yakıyor fakat bu  hepimizin ateşi. Umanm bundan ders alırız ve takdiriilahi dediğimiz birçok şeyin artık takdirifani  olduğunu görmemiz gerektiğinin zamanı geldi.  Teşekkür ediyorum.  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Uras.  Gündeme geçiyoruz.  Başkanlığın Genel Kurula sunuştan vardır.  Meclis araştırması açılmasına ilişkin dört önerge vardır, ayrı ayn okutuyorum:
Sayfa 17 -
T B M M B : 6 5 2 4 . 2 . 2 0 1 0 0 : 1  - 1 6 - 2.- Yozgat Milletvekili Bekir Bozdağ'ın, Balıkesir'in Dursunbey ilçesine bağlı Odaköy'deki bir  kömür ocağında 23 Şubatta meydana gelen grizu patlamasına ilişkin açıklaması  BEKİR BOZDAĞ (Yozgat) - Sayın Başkanım, Balıkesir Dursunbey Odaköy mevkisinde Şentaş  Madencilik İşletmesinde meydana gelen kazada ölenlere Allah'tan rahmet diliyorum, kalanlara acil  şifalar diliyorum, umanm şifa bulurlar. Kaza sonucu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı ve bölge  milletvekillerimiz şu anda oradadırlar, burada yapılan bütün çalışmaları yakından takip ediyorlar.  Tabii, dileğimiz, böyle kazaların olmaması, bu konuda alınması gereken her türlü tedbirin en üst  seviyede alınması. Meclisimiz zaten bu konuda bir araştırma komisyonu da kurdu. Umanm bu  komisyonda, bu kazaların hiç olmazsa aza indirilmesi konusunda Meclisimize ve Hükümetimize  önemli tavsiyeler olur, o tavsiyeler çerçevesinde ciddi tedbirler bundan sonra da alınır.  Ben tekrar, ölenlere Allah'tan rahmet, ailelerine başsağlığı, yaralı kardeşlerime de acil şifalar  diliyorum.  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Bozdağ.  Sayın Vural...  3.- İzmir Milletvekili Oktay Vural'ın, Balıkesir'in, Dursunbey ilçesine bağlı Odaköy'deki bir  kömür ocağında 23 Şubatta meydana gelen grizu patlamasına ilişkin açıklaması  OKTAY VURAL (İzmir) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.  Biz de Milliyetçi Hareket Partisi Grubu olarak, Balıkesir Dursunbey ilçesinde meydana gelen  grizu patlamasında hayatlarını kaybedenlere Allah'tan rahmet diliyoruz, yaralılara da acil şifa  diliyoruz. Bundan sonra da böyle kazaların meydana gelmemesi için gerekli tedbirlerin ivedilikle  alınması gerektiğini ifade ediyoruz. Daha Bursa'daki kazanın müsebbipleri hakkında gerekli araştırma  yapılmamıştır. Dolayısıyla ivedilikle Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının bu maden ocaklarında,  açıkçası, iş yeri güvenliğini sağlayacak tedbirlerin alınması konusunda harekete geçmesini Milliyetçi  Hareket Partisi Grubu olarak istiyoruz. Biz de bu acıyı paylaşıyoruz. Allah rahmet eylesin efendim.  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.  Sayın Uras, buyurun.  4.- İstanbul Milletvekili Mehmet Ufuk Uras ın, Balıkesir'in Dursunbey ilçesine bağlı  Odaköy 'deki bir kömür ocağında 23 Şubatta meydana gelen grizu patlamasına ilişkin açıklaması  MEHMET UFUK URAS (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.  Ben de Barış ve Demokrasi Partisi adına bütün yurttaşlarımıza başsağlığı diliyorum fakat tabii,  ölenlerin arkasından başsağlığının dışında Meclis olarak çok önemli siyasi görevlerimiz söz konusu.  Hani iki türlü uyku var, bir fiziki uyku, bir gaflet uykusu. Bu bir gaflet uykusuna dönüşmeye başladı.  Hastaları tedavi etmek için, bir yatıştırmak için ilaç kullanılır, bir de iyileştirmek için. Bizim artık  kalıcı çözümlere, kalıcı iyileştirici adımlara ihtiyacımız var. Ateş düştüğü yeri yakıyor fakat bu  hepimizin ateşi. Umanm bundan ders alırız ve takdiriilahi dediğimiz birçok şeyin artık takdirifani  olduğunu görmemiz gerektiğinin zamanı geldi.  Teşekkür ediyorum.  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Uras.  Gündeme geçiyoruz.  Başkanlığın Genel Kurula sunuştan vardır.  Meclis araştırması açılmasına ilişkin dört önerge vardır, ayrı ayn okutuyorum:  T B M M B : 6 5 2 4 . 2 . 2 0 1 0 0 : 1  1) Ahmet Duran Bulut (Balıkesir)  2) Oktay Vural (İzmir)  3) Mehmet Şandır (Mersin)  4) Osman Durmuş (Kmkkale)  5) Kamil Erdal Sipahi (İzmir)  6) Mümin İnan (Niğde)  7) Hasan Özdemir (Gaziantep)  8) Şenol Bal (İzmir)  9) Reşat Doğru (Tokat)  10)Recep Taner (Aydın)  11) Hüseyin Yıldız (Antalya)  12) Mehmet Serdaroğlu (Kastamonu)  13) Sabahattin Çakmakoğlu (Kayseri)  14) Hasan Çalış (Karaman)  15) Rıdvan Yalçın (Ordu)  16) H. Hamit Homriş (Bursa)  17) Emin Haluk Ayhan (Denizli)  18) Ahmet Kenan Tannkulu (İzmir)  19) Mithat Melen (İstanbul)  - 1 7 - VII.- BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI  A) MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGELERİ  I.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut ve 23 milletvekilinin, Havran ilçesinde yapılan  barajın yarasalar ve zeytincilik üzerindeki etkilerinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin  belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/587)  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Balıkesir'in Havran İlçesinde yapılan barajın su tutulma bölgesinde yarasaların kaldığı mağaralar  bulunmaktadır. Barajda su tutulmasıyla bu mağaralar su altında kalacağından zeytinlik alanda  zeytinler için zararlı zeytin sineğini yiyerek yaşayan yarasalar yok olacaktı.  Yarasaları kurtarmak için 3 milyon TL maliyetle yapay mağaralar yaptırılmıştır. Ancak bu  mağaralar yarasaların kalmasına elverişli olmadığından yarasalar bu mağaralara girmeyerek  kaybolmuşlardır.  Zeytin zararlıları ile doğal mücadelede etkin olan, sayılan yaklaşık 20 bin olan yarasalar yapılan  masraf gibi kaybolmuşlardır.  Gerekli inceleme ve araştırma yapılmadan böyle bir uygulamanın verdiği maddi ve manevi  zaran belirlemek amacıyla Anayasanın 98. ve iç tüzüğün 104 ve 105. maddeleri gereğince ekte yer  alan gerekçe doğrultusunda meclis araştırması açılmasını saygılarımızla arz ederiz.
Sayfa 18 -
T B M M B : 6 5 2 4 . 2 . 2 0 1 0 0 : 1  1) Ahmet Duran Bulut (Balıkesir)  2) Oktay Vural (İzmir)  3) Mehmet Şandır (Mersin)  4) Osman Durmuş (Kmkkale)  5) Kamil Erdal Sipahi (İzmir)  6) Mümin İnan (Niğde)  7) Hasan Özdemir (Gaziantep)  8) Şenol Bal (İzmir)  9) Reşat Doğru (Tokat)  10)Recep Taner (Aydın)  11) Hüseyin Yıldız (Antalya)  12) Mehmet Serdaroğlu (Kastamonu)  13) Sabahattin Çakmakoğlu (Kayseri)  14) Hasan Çalış (Karaman)  15) Rıdvan Yalçın (Ordu)  16) H. Hamit Homriş (Bursa)  17) Emin Haluk Ayhan (Denizli)  18) Ahmet Kenan Tannkulu (İzmir)  19) Mithat Melen (İstanbul)  - 1 7 - VII.- BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI  A) MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGELERİ  I.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut ve 23 milletvekilinin, Havran ilçesinde yapılan  barajın yarasalar ve zeytincilik üzerindeki etkilerinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin  belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/587)  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Balıkesir'in Havran İlçesinde yapılan barajın su tutulma bölgesinde yarasaların kaldığı mağaralar  bulunmaktadır. Barajda su tutulmasıyla bu mağaralar su altında kalacağından zeytinlik alanda  zeytinler için zararlı zeytin sineğini yiyerek yaşayan yarasalar yok olacaktı.  Yarasaları kurtarmak için 3 milyon TL maliyetle yapay mağaralar yaptırılmıştır. Ancak bu  mağaralar yarasaların kalmasına elverişli olmadığından yarasalar bu mağaralara girmeyerek  kaybolmuşlardır.  Zeytin zararlıları ile doğal mücadelede etkin olan, sayılan yaklaşık 20 bin olan yarasalar yapılan  masraf gibi kaybolmuşlardır.  Gerekli inceleme ve araştırma yapılmadan böyle bir uygulamanın verdiği maddi ve manevi  zaran belirlemek amacıyla Anayasanın 98. ve iç tüzüğün 104 ve 105. maddeleri gereğince ekte yer  alan gerekçe doğrultusunda meclis araştırması açılmasını saygılarımızla arz ederiz.  TBMM B: 65 24 . 2 . 2010 0 : 1  20) Ahmet Bukan  21) Mehmet Ekici  22) Atila Kaya  23) Kemalettin Nalcı  (Çankırı)  (Yozgat)  (İstanbul)  (Tekirdağ)  (Aydın) 24) Ali Uzunırmak  Gerekçe:  Balıkesir'in Havran İlçesi yakınlarında 1995 yılında DSİ tarafından baraj inşasına başlandı.  Ancak söz konusu barajın yakın çevresinde de zengin bir biyolojik çeşitlilik ve yarasa mağarası  varlığı Çevre ve Orman Bakanlığına 2004 yılında bildirildi.  Baraj geçtiğimiz yıl ekim ayında su tutmaya başladı. Barajın açılması ile birlikte orada bulunan  yarasa mağarasını su basacağı için DSİ yarasaların yaşamasına elverişli olmayan ve yaklaşık olarak  3 trilyon TL'ye yapay bir mağara yaptırdı.  Söz konusu baraj gövdesi 40-50 m. vadi içine yapılsaydı yarasaların en yoğun bulunduğu mağara  göl suyunun altında kalmayacaktı.  Oysa ki yarasalar gece, günün kararmaya başlamasıyla birlikte dışarıya çıkıyor ve sabah gün  ışıyıncaya kadar avlanıyor. Avladıkları da çoğu tarım ve insanlar açısından zararlı diye nitelendirilen  sinek ve böcekler. Eğer yarasalar yok olursa insanlar birkaç yıl sonra sinek popülasyonlarının afet  şeklinde arttığını görecekler ama çoğu nedenini bilemeyecek.  Ayrıca bir yarasanın gece boyunca 10 gr. sinek yediği düşünülürse, mağaradaki koloninin önemi  kolaylıkla anlaşılabilir.  Kaya yapısı çok kırıklı olduğu için; diğer kaya çatlakları da suyla dolacağından kendilerine  güvenli bir sığınak bulmaları zor görünüyor. Nemli ve serin bir ortam istedikleri için yüzey  çatlaklarında uzun süre yaşayabilmeleri imkânsız. Zaten böyle bir durumda Doğan, Şahin gibi  yırtıcılara yem olmaları da kaçınılmaz.  İnsan dışındaki canlılar ne yazık ki doğal ortamları dışında yaşama özelliği taşımıyor.  2005 yılı Mayıs ayında Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünde uygulanan  Twinning projesinde görevli uzmanlar Ersin Özek, Alois Liegl ve Bernd-Ulrich Rudolph yöreye  gelerek 1 haftalık araştırma yapmışlar ve Bernd-Ulrich Rudolph Temmuz ayında ikinci kez bölgeyi  ziyaret etmiştir. Bu çalışma sonrası 2003 ve 2004 yıllarında civardaki diğer mağaralarda yapılan  araştırma verilerinin de yer aldığı bir rapor hazırlanarak Çevre ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma  ve Milli Parklar Genel Müdürlüğüne teslim edilmiştir.  Su toplamaya 2009 Ekim ayında başlayan baraj gölü suyu altında kalacak olan mağarada 8-9  farklı yarasa türü tespit edilmiştir.  Mayıs ayında yaklaşık 11000, Temmuz ayında 17000 yarasanın bu mağarada yaşadığı  belirlenmiştir. Bu sayının büyük çoğunluğunu erişkin bireyler oluşturuyor. Tür olarak en çok Myotis  (başlıca Myotis myotis, M. blythii) ve Miniopterus schreibersii görülüyor.  - 1 8 -
Sayfa 19 -
TBMM B: 65 24 . 2 . 2010 0 : 1  20) Ahmet Bukan  21) Mehmet Ekici  22) Atila Kaya  23) Kemalettin Nalcı  (Çankırı)  (Yozgat)  (İstanbul)  (Tekirdağ)  (Aydın) 24) Ali Uzunırmak  Gerekçe:  Balıkesir'in Havran İlçesi yakınlarında 1995 yılında DSİ tarafından baraj inşasına başlandı.  Ancak söz konusu barajın yakın çevresinde de zengin bir biyolojik çeşitlilik ve yarasa mağarası  varlığı Çevre ve Orman Bakanlığına 2004 yılında bildirildi.  Baraj geçtiğimiz yıl ekim ayında su tutmaya başladı. Barajın açılması ile birlikte orada bulunan  yarasa mağarasını su basacağı için DSİ yarasaların yaşamasına elverişli olmayan ve yaklaşık olarak  3 trilyon TL'ye yapay bir mağara yaptırdı.  Söz konusu baraj gövdesi 40-50 m. vadi içine yapılsaydı yarasaların en yoğun bulunduğu mağara  göl suyunun altında kalmayacaktı.  Oysa ki yarasalar gece, günün kararmaya başlamasıyla birlikte dışarıya çıkıyor ve sabah gün  ışıyıncaya kadar avlanıyor. Avladıkları da çoğu tarım ve insanlar açısından zararlı diye nitelendirilen  sinek ve böcekler. Eğer yarasalar yok olursa insanlar birkaç yıl sonra sinek popülasyonlarının afet  şeklinde arttığını görecekler ama çoğu nedenini bilemeyecek.  Ayrıca bir yarasanın gece boyunca 10 gr. sinek yediği düşünülürse, mağaradaki koloninin önemi  kolaylıkla anlaşılabilir.  Kaya yapısı çok kırıklı olduğu için; diğer kaya çatlakları da suyla dolacağından kendilerine  güvenli bir sığınak bulmaları zor görünüyor. Nemli ve serin bir ortam istedikleri için yüzey  çatlaklarında uzun süre yaşayabilmeleri imkânsız. Zaten böyle bir durumda Doğan, Şahin gibi  yırtıcılara yem olmaları da kaçınılmaz.  İnsan dışındaki canlılar ne yazık ki doğal ortamları dışında yaşama özelliği taşımıyor.  2005 yılı Mayıs ayında Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünde uygulanan  Twinning projesinde görevli uzmanlar Ersin Özek, Alois Liegl ve Bernd-Ulrich Rudolph yöreye  gelerek 1 haftalık araştırma yapmışlar ve Bernd-Ulrich Rudolph Temmuz ayında ikinci kez bölgeyi  ziyaret etmiştir. Bu çalışma sonrası 2003 ve 2004 yıllarında civardaki diğer mağaralarda yapılan  araştırma verilerinin de yer aldığı bir rapor hazırlanarak Çevre ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma  ve Milli Parklar Genel Müdürlüğüne teslim edilmiştir.  Su toplamaya 2009 Ekim ayında başlayan baraj gölü suyu altında kalacak olan mağarada 8-9  farklı yarasa türü tespit edilmiştir.  Mayıs ayında yaklaşık 11000, Temmuz ayında 17000 yarasanın bu mağarada yaşadığı  belirlenmiştir. Bu sayının büyük çoğunluğunu erişkin bireyler oluşturuyor. Tür olarak en çok Myotis  (başlıca Myotis myotis, M. blythii) ve Miniopterus schreibersii görülüyor.  - 1 8 - TBMM B: 65 2 4 . 2 .2010 0 : 1  Türler Mayıs 2004  (görülen)  1  Temmuz  2005  (görülen)  Temmuz  2005 (tahmin  edilen)  Açıklamalar  Rhinolophus  ferrumequinum  Büyük nal burunlu  yarasa  20 -30 50 >50 Erişkin ve gençler  Rhinolophus blasii  Blasius nal burunlu  yarasası  Birkaç örnek 1 Çok Mayıs 2005 çalışmasında  4 adet hamile tespit  edildi  Rhinolophus euryale  Akdeniz nal burunlu  yarasası  Tek örnek ; Birkaç Birkaç tek birey  Rhinolophus mehelyi Çok örnek - - Mehelius nal  burunlu yarasası  1  Myotis myotis  Büyük farekulaklı  yarasa  Geniş koloni Birkaç bin Birkaç bin Yakalanan  birkaç düzine dişide  emzirme aşaması  Myotis blythii  Farekulaklı küçük  Birkaç yüz Yakalanan  birkaç düzine dişide  emzirme aşaması  yarasa  Myotis capaccinii  Uzun ayaklı  yarasa  Birkaç örnek Birkaç yüz Çıkış sırasında bir adet  erkek birey yakalandı ve  bu türün orta büyüklükte  olduğu görüldü  Myotis  emarginatus  Kirpikli yarasa  3 0 - 4 0 300 300 Dişi ve gençler  Miniopterüs  schreibersii  Uzun kanatlı çöl  yarasası  Geniş koloni > 1.000 Birkaç bin Birkaç düzine dişi ve az  sayıda genç yakalandı  - 1 9 -
Sayfa 20 -
TBMM B: 65 2 4 . 2 .2010 0 : 1  Türler Mayıs 2004  (görülen)  1  Temmuz  2005  (görülen)  Temmuz  2005 (tahmin  edilen)  Açıklamalar  Rhinolophus  ferrumequinum  Büyük nal burunlu  yarasa  20 -30 50 >50 Erişkin ve gençler  Rhinolophus blasii  Blasius nal burunlu  yarasası  Birkaç örnek 1 Çok Mayıs 2005 çalışmasında  4 adet hamile tespit  edildi  Rhinolophus euryale  Akdeniz nal burunlu  yarasası  Tek örnek ; Birkaç Birkaç tek birey  Rhinolophus mehelyi Çok örnek - - Mehelius nal  burunlu yarasası  1  Myotis myotis  Büyük farekulaklı  yarasa  Geniş koloni Birkaç bin Birkaç bin Yakalanan  birkaç düzine dişide  emzirme aşaması  Myotis blythii  Farekulaklı küçük  Birkaç yüz Yakalanan  birkaç düzine dişide  emzirme aşaması  yarasa  Myotis capaccinii  Uzun ayaklı  yarasa  Birkaç örnek Birkaç yüz Çıkış sırasında bir adet  erkek birey yakalandı ve  bu türün orta büyüklükte  olduğu görüldü  Myotis  emarginatus  Kirpikli yarasa  3 0 - 4 0 300 300 Dişi ve gençler  Miniopterüs  schreibersii  Uzun kanatlı çöl  yarasası  Geniş koloni > 1.000 Birkaç bin Birkaç düzine dişi ve az  sayıda genç yakalandı  - 1 9 - T B M M B : 6 5 2 4 . 2 . 2 0 1 0 0 : 1  1) Atila Kaya (İstanbul)  2) Oktay Vural (İzmir)  3) Necati Özensoy (Bursa)  4) Hüseyin Yıldız (Antalya)  5) Metin Ergun (Muğla)  6) H. Hamit Homriş (Bursa)  7) D.Ali Torlak (İstanbul)  8) Osman Ertuğrul (Aksaray)  9) Kemalettin Nalcı (Tekirdağ)  10) Cemaleddin Uslu (Edirne)  11) Osman Durmuş (Kırıkkale)  12) Rıdvan Yalçın (Ordu)  13) Mehmet Akif Paksoy (Kahramanmaraş)  14) Hasan Özdemir (Gaziantep)  15) Mehmet Günal (Antalya)  16) Kamil Erdal Sipahi (İzmir)  17) Emin Haluk Ayhan (Denizli)  18) Murat Özkan (Giresun)  19) Abdülkadir Akçan (Afyonkarahisar)  20) Süleyman Lâtif Yunusoğlu (Trabzon)  Gerekçe:  Dünyanın rekabetçi ortamında ülkelerin statülerini belirlemede eğitim belirleyici bir faktördür.  Bundan dolayıdır ki, eğitimin hedeflerinin iyi belirlenmesi, yeterli kaynağın ayrılması, bu hedeflere  ulaşmada temel ilkelerin oluşturulması, niteliği ve niceliği artırıcı tedbirlerin alınması önem  taşımaktadır.  Bilim ve teknolojideki gelişmelerin sosyal, ekonomik ve kültürel yapıya yansıması, ancak  eğitimdeki değişikliğin aynı hızla olmaması gençleri olumsuz etkilemektedir.  Üniversiteye girişin neredeyse "mucize" olduğu ülkemizde öğrencilerin, üniversite sınavını  kazandıktan sonra pek çok ekonomik ve sosyal sorunlarla karşılaştıkları ve zor koşullarda eğitimlerini  sürdürdükleri bilinen bir gerçektir.  - 2 0 - 2.-İstanbul Milletvekili Atila Kaya ve 19 milletvekilinin, üniversite öğrencilerinin sorunlarının  araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına  ilişkin önergesi (10/588)  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Üniversitelerimizde yaşanan problemler, üniversite öğrencilerinin yaşadığı sorunlar, çektiği  sıkıntılar ve gelecek kaygılarının giderilmesi için gerekli önerilerin ortaya konulması amacıyla,  Anayasa'nın 98, iç tüzüğün 104 ve 105'inci maddeleri gereğince bir Meclis Araştırma komisyonu  kurulmasını arz ve teklif ederiz.
Sayfa 21 -
T B M M B : 6 5 2 4 . 2 . 2 0 1 0 0 : 1  1) Atila Kaya (İstanbul)  2) Oktay Vural (İzmir)  3) Necati Özensoy (Bursa)  4) Hüseyin Yıldız (Antalya)  5) Metin Ergun (Muğla)  6) H. Hamit Homriş (Bursa)  7) D.Ali Torlak (İstanbul)  8) Osman Ertuğrul (Aksaray)  9) Kemalettin Nalcı (Tekirdağ)  10) Cemaleddin Uslu (Edirne)  11) Osman Durmuş (Kırıkkale)  12) Rıdvan Yalçın (Ordu)  13) Mehmet Akif Paksoy (Kahramanmaraş)  14) Hasan Özdemir (Gaziantep)  15) Mehmet Günal (Antalya)  16) Kamil Erdal Sipahi (İzmir)  17) Emin Haluk Ayhan (Denizli)  18) Murat Özkan (Giresun)  19) Abdülkadir Akçan (Afyonkarahisar)  20) Süleyman Lâtif Yunusoğlu (Trabzon)  Gerekçe:  Dünyanın rekabetçi ortamında ülkelerin statülerini belirlemede eğitim belirleyici bir faktördür.  Bundan dolayıdır ki, eğitimin hedeflerinin iyi belirlenmesi, yeterli kaynağın ayrılması, bu hedeflere  ulaşmada temel ilkelerin oluşturulması, niteliği ve niceliği artırıcı tedbirlerin alınması önem  taşımaktadır.  Bilim ve teknolojideki gelişmelerin sosyal, ekonomik ve kültürel yapıya yansıması, ancak  eğitimdeki değişikliğin aynı hızla olmaması gençleri olumsuz etkilemektedir.  Üniversiteye girişin neredeyse "mucize" olduğu ülkemizde öğrencilerin, üniversite sınavını  kazandıktan sonra pek çok ekonomik ve sosyal sorunlarla karşılaştıkları ve zor koşullarda eğitimlerini  sürdürdükleri bilinen bir gerçektir.  - 2 0 - 2.-İstanbul Milletvekili Atila Kaya ve 19 milletvekilinin, üniversite öğrencilerinin sorunlarının  araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına  ilişkin önergesi (10/588)  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Üniversitelerimizde yaşanan problemler, üniversite öğrencilerinin yaşadığı sorunlar, çektiği  sıkıntılar ve gelecek kaygılarının giderilmesi için gerekli önerilerin ortaya konulması amacıyla,  Anayasa'nın 98, iç tüzüğün 104 ve 105'inci maddeleri gereğince bir Meclis Araştırma komisyonu  kurulmasını arz ve teklif ederiz.  TBMM B: 65 24 . 2 . 2010 O: 1  - 2 1 - İşsizlik ve yoksulluğun her geçen gün büyüyen bir sorun olduğu ülkemizde üniversite  öğrencilerinin ekonomik ve sosyal yönden durumlarını tespit etmek amacıyla bir araştırma yapılması  gerekmektedir. Bu çalışma, üniversite öğrencilerinin gelecekle ilgili kaygılarının giderilmesi için  elzemdir.  Üniversite öğrencilerimizin gerek eğitimleri esnasında karşılaştıkları sıkıntılar ve gerekse  eğitimlerini tamamladıktan sonraki kaygıları nedeniyle ülkemizin geleceğine ilişkin karamsar  olduklarını söylemek mümkündür. Sayın Başbakan'ın 9 Eylül Üniversitesinin Akademik Açılış  Yıldönümü konuşmasında "Her üniversite okuyana iş vermek zorunda değiliz" diye açıklama  yapması, yani icranın başında bulunan Sayın Başbakan'ın ağzından direkt bu sözlerin işitilmesi  gençlerimizin gelecekle ilgili umudunu kırmıştır. Bu bakımdan ivedilikle sorunların araştırılması ve  çözüm metotlarının bulunması gerekmektedir.  Sonuç olarak bir değerlendirme yapmak gerekirse, üniversitelerimizde okuyan öğrencilerin  gelecek noktasında durumlarının pek iç açıcı olduğu söylenemez. Üniversitelerimizde yaşanan  problemler ve üniversite öğrencilerinin yaşadığı sorunlar ve çektiği sıkıntılar sürekli göz ardı  edilmektedir. Dolayısıyla içinde bulunulan karamsar tablonun sebebi aslında yükseköğretim  sistemimizdeki önemli aksaklıkların bir göstergesidir.  Üniversite gençliğimizin problemlerini genel olarak maddeleyecek olursak:  1.Ekonomik problemler  2.Eğitim ve öğretim problemleri  3.Sosyo-kültürel problemler  4.Gelecek kaygısı  Öğrenciler ailelerinden aldıkları maddi desteklerle öğrenimlerini devam ettirmektedirler. Bu  ailelerin büyük bir kısmı emekli, işçi, memur ve çiftçidir. Orta gelir düzeyinin altında bulunan bu  aileler çocuklarının ihtiyaçlarını yeteri kadar karşılayamamaktadırlar.  Maddî gücün yetersiz oluşu, öğrencileri beslenme problemi ile karşı karşıya getirmektedir.  Evlerde, bilhassa yurtlarda kalan öğrenciler için beslenme, önemli bir problemdir. Gençler,  okullarında verilen öğle yemekleri dışında diğer öğünlerini sadece midelerini doldurmak amacı ile  geçiştirmeye çalışmaktadırlar. Bu durum da sağlıklı ve dengeli beslenmenin söz konusu olmadığını  açıkça göstermektedir.  Güncelliğini koruyan önemli bir diğer problem de barınma problemidir. Son yıllarda yurtların  sayısının artmasına rağmen, yurtlar nitelik ve nicelik açısından yetersizdir.  Dünyanın değişen çehresi yüksek öğrenime büyük önem verilmesi gerektiğini ortaya çıkarmıştır.  Üniversiteler elit kadrolar yetiştiren, bilimsel ve teknolojik araştırmalar yapan kuruluşlardır.  Günümüzde toplumların üstünlükleri bilim ve teknolojide ulaştıkları düzeyle ölçülmektedir.  Daha açık ifade ile bilimde kaydettikleri mesafe ile doğru orantılıdır. Bir başka deyişle artık dünyada  gücü belirleyen unsur bilgidir. Bu noktada bilgiye ulaşma ve bilgiyi kullanma da çağımızın en önemli  silahı hâline gelmiştir.  Sonuç olarak, üniversiteli öğrencilerimizin her türlü sorunlarının giderilmesi, altyapı, fizikî  mekân, araç ve gereç probleminin çözümü için eğitime ayrılan kaynakların artırılması ve gelecek  kaygılarının giderilmesi için Meclis araştırması açılması gerekmektedir.
Sayfa 22 -
TBMM B: 65 24 . 2 . 2010 O: 1  - 2 1 - İşsizlik ve yoksulluğun her geçen gün büyüyen bir sorun olduğu ülkemizde üniversite  öğrencilerinin ekonomik ve sosyal yönden durumlarını tespit etmek amacıyla bir araştırma yapılması  gerekmektedir. Bu çalışma, üniversite öğrencilerinin gelecekle ilgili kaygılarının giderilmesi için  elzemdir.  Üniversite öğrencilerimizin gerek eğitimleri esnasında karşılaştıkları sıkıntılar ve gerekse  eğitimlerini tamamladıktan sonraki kaygıları nedeniyle ülkemizin geleceğine ilişkin karamsar  olduklarını söylemek mümkündür. Sayın Başbakan'ın 9 Eylül Üniversitesinin Akademik Açılış  Yıldönümü konuşmasında "Her üniversite okuyana iş vermek zorunda değiliz" diye açıklama  yapması, yani icranın başında bulunan Sayın Başbakan'ın ağzından direkt bu sözlerin işitilmesi  gençlerimizin gelecekle ilgili umudunu kırmıştır. Bu bakımdan ivedilikle sorunların araştırılması ve  çözüm metotlarının bulunması gerekmektedir.  Sonuç olarak bir değerlendirme yapmak gerekirse, üniversitelerimizde okuyan öğrencilerin  gelecek noktasında durumlarının pek iç açıcı olduğu söylenemez. Üniversitelerimizde yaşanan  problemler ve üniversite öğrencilerinin yaşadığı sorunlar ve çektiği sıkıntılar sürekli göz ardı  edilmektedir. Dolayısıyla içinde bulunulan karamsar tablonun sebebi aslında yükseköğretim  sistemimizdeki önemli aksaklıkların bir göstergesidir.  Üniversite gençliğimizin problemlerini genel olarak maddeleyecek olursak:  1.Ekonomik problemler  2.Eğitim ve öğretim problemleri  3.Sosyo-kültürel problemler  4.Gelecek kaygısı  Öğrenciler ailelerinden aldıkları maddi desteklerle öğrenimlerini devam ettirmektedirler. Bu  ailelerin büyük bir kısmı emekli, işçi, memur ve çiftçidir. Orta gelir düzeyinin altında bulunan bu  aileler çocuklarının ihtiyaçlarını yeteri kadar karşılayamamaktadırlar.  Maddî gücün yetersiz oluşu, öğrencileri beslenme problemi ile karşı karşıya getirmektedir.  Evlerde, bilhassa yurtlarda kalan öğrenciler için beslenme, önemli bir problemdir. Gençler,  okullarında verilen öğle yemekleri dışında diğer öğünlerini sadece midelerini doldurmak amacı ile  geçiştirmeye çalışmaktadırlar. Bu durum da sağlıklı ve dengeli beslenmenin söz konusu olmadığını  açıkça göstermektedir.  Güncelliğini koruyan önemli bir diğer problem de barınma problemidir. Son yıllarda yurtların  sayısının artmasına rağmen, yurtlar nitelik ve nicelik açısından yetersizdir.  Dünyanın değişen çehresi yüksek öğrenime büyük önem verilmesi gerektiğini ortaya çıkarmıştır.  Üniversiteler elit kadrolar yetiştiren, bilimsel ve teknolojik araştırmalar yapan kuruluşlardır.  Günümüzde toplumların üstünlükleri bilim ve teknolojide ulaştıkları düzeyle ölçülmektedir.  Daha açık ifade ile bilimde kaydettikleri mesafe ile doğru orantılıdır. Bir başka deyişle artık dünyada  gücü belirleyen unsur bilgidir. Bu noktada bilgiye ulaşma ve bilgiyi kullanma da çağımızın en önemli  silahı hâline gelmiştir.  Sonuç olarak, üniversiteli öğrencilerimizin her türlü sorunlarının giderilmesi, altyapı, fizikî  mekân, araç ve gereç probleminin çözümü için eğitime ayrılan kaynakların artırılması ve gelecek  kaygılarının giderilmesi için Meclis araştırması açılması gerekmektedir.  TBMM B: 65 24 . 2 . 2010 O: 1  1) M. Nuri Yaman (Muş)  2) Gültan Kışanak (Diyarbakır)  3) Selahattin Demirtaş (Diyarbakır)  4) Emine Ayna (Mardin)  5) Akın Birdal (Diyarbakır)  6) Ayla Akat Ata (Batman)  7) Bengi Yıldız (Batman)  8) Fatma Kurtulan (Van)  9) Hasip Kaplan (Şırnak)  10) Hamit Geylani (Hakkâri)  11) İbrahim Binici (Şanlıurfa)  12) Mehmet Nezir Karabaş (Bitlis)  13) Mehmet Ufuk Uras (İstanbul)  14) Osman Özçelik (Siirt)  15) Özdal Üçer (Van)  16) Pervin Buldan (İğdır)  17) Sebahat Tuncel (İstanbul)  18) Sevahir Bayındır (Şırnak)  19) Sim Sakık (Muş)  20) Şerafettin Halis (Tunceli)  Gerekçe:  Son yıllarda Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinde "Hançer Timi" olarak adlandırılan tim  gruplannın varlığı iddia edilmekte, bu tim gruplannın köy yakma, vatandaşı tehdit etme, adam öldürme,  ateşli silahlarla vatandaşlan tarama, adam kaçırma gibi bir çok suça neden olduklan ileri sürülmektedir.  Sımak ili Beytüşşebap ilçesinin Beşağaç köyünde aralarında gönüllü köy korucusu olmak üzere,  toplam 14 kişinin bulunduğu bir minibüsün, 29 Eylül 2007 günü Sıhala Deresi mevkiinde kimliği  belirsiz kişiler tarafından taranması sonucunda 12 vatandaş hayatını kaybetmiş ve 2 vatandaş da  yaralanmıştı. Bölgedeki ilgili İnsan Hakları Derneklerinin raporlarında, köylülerle iç içe yaşayan  Geçici Köy Korucularının, temel hak ve özgürlüklerin kullanımında ciddi engeller oluşturdukları ve  söz konusu olayda da gerçek bilgiye ulaşım konusunda doğrudan müdahaleci oldukları ve olayı  kapatmak istedikleri öne sürülmüştür.  - 2 2 - 3.- Muş Milletvekili M. Nuri Yaman ve 19 milletvekilinin, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da  "Hançer Timi" adlı grupların var olduğu iddialarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin  belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/589)  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde "Hançer Timi" olarak adlandırılan grupların var olup  olmadığı, varsa kime bağlı oldukları, hangi yasal mevzuat çerçevesinde faaliyetlerde bulundukları,  görev alanlarına ilişkin bilgilerin ne olduğu ve bu tim grubunun bölgede karıştığı iddia edilen  olaylardaki misyonlarının araştırılarak, bundan sonraki süreçlerde bu tür insan haklan ihlallerinin ve  hukuk dışı uygulamaların yaşanmaması için Anayasa'nın 98'inci, İç Tüzük'ün 104 ve 105'inci  maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması için gereğini arz ve talep ederiz.
Sayfa 23 -
TBMM B: 65 24 . 2 . 2010 O: 1  1) M. Nuri Yaman (Muş)  2) Gültan Kışanak (Diyarbakır)  3) Selahattin Demirtaş (Diyarbakır)  4) Emine Ayna (Mardin)  5) Akın Birdal (Diyarbakır)  6) Ayla Akat Ata (Batman)  7) Bengi Yıldız (Batman)  8) Fatma Kurtulan (Van)  9) Hasip Kaplan (Şırnak)  10) Hamit Geylani (Hakkâri)  11) İbrahim Binici (Şanlıurfa)  12) Mehmet Nezir Karabaş (Bitlis)  13) Mehmet Ufuk Uras (İstanbul)  14) Osman Özçelik (Siirt)  15) Özdal Üçer (Van)  16) Pervin Buldan (İğdır)  17) Sebahat Tuncel (İstanbul)  18) Sevahir Bayındır (Şırnak)  19) Sim Sakık (Muş)  20) Şerafettin Halis (Tunceli)  Gerekçe:  Son yıllarda Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinde "Hançer Timi" olarak adlandırılan tim  gruplannın varlığı iddia edilmekte, bu tim gruplannın köy yakma, vatandaşı tehdit etme, adam öldürme,  ateşli silahlarla vatandaşlan tarama, adam kaçırma gibi bir çok suça neden olduklan ileri sürülmektedir.  Sımak ili Beytüşşebap ilçesinin Beşağaç köyünde aralarında gönüllü köy korucusu olmak üzere,  toplam 14 kişinin bulunduğu bir minibüsün, 29 Eylül 2007 günü Sıhala Deresi mevkiinde kimliği  belirsiz kişiler tarafından taranması sonucunda 12 vatandaş hayatını kaybetmiş ve 2 vatandaş da  yaralanmıştı. Bölgedeki ilgili İnsan Hakları Derneklerinin raporlarında, köylülerle iç içe yaşayan  Geçici Köy Korucularının, temel hak ve özgürlüklerin kullanımında ciddi engeller oluşturdukları ve  söz konusu olayda da gerçek bilgiye ulaşım konusunda doğrudan müdahaleci oldukları ve olayı  kapatmak istedikleri öne sürülmüştür.  - 2 2 - 3.- Muş Milletvekili M. Nuri Yaman ve 19 milletvekilinin, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da  "Hançer Timi" adlı grupların var olduğu iddialarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin  belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/589)  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde "Hançer Timi" olarak adlandırılan grupların var olup  olmadığı, varsa kime bağlı oldukları, hangi yasal mevzuat çerçevesinde faaliyetlerde bulundukları,  görev alanlarına ilişkin bilgilerin ne olduğu ve bu tim grubunun bölgede karıştığı iddia edilen  olaylardaki misyonlarının araştırılarak, bundan sonraki süreçlerde bu tür insan haklan ihlallerinin ve  hukuk dışı uygulamaların yaşanmaması için Anayasa'nın 98'inci, İç Tüzük'ün 104 ve 105'inci  maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması için gereğini arz ve talep ederiz.  TBMM B: 65 24 . 2 . 2 0 1 0 0 : 1  25 Temmuz 2009 tarihinde ise, Şırnak'ın Beytüşşebap İlçesi'nde DTP'li Necman Ölmez ve Ferhat  Ediş başları taşla ezilmiş ve göğüslerine birer kurşun sıkılmış olarak bulunmuştu. Necman Ölmez ve  Ferhat Ediş'in öldürülmesinde "Hançer Timi" adlı grubun sorumlu olduğu iddiaları gündeme gelmiştir.  15 Aralık'ta Muş'un Bulanık ilçesinde 2 kişinin ölümü ve 8 kişinin yaralanması ile sonuçlanan  sokak gösterileri sırasında, gösteri yapan gruba ateş açan esnafın silahına eskiden "OHAL ruhsatı"  adı altında verilen ruhsattan aldığı, bu vesileyle gönüllü köy korucusu niteliği tanınmış binlerce  insandan biri olduğu şeklinde resmi makamların yaptığı açıklamalar basına ve kamuoyuna yansımıştır.  Yine 17 Ocak'ta meydana gelen, Diyarbakır'ın Kulp ve Silvan ile Batman'ın Sason ilçeleri  üçgeninde kalan kırsal bölgedeki Hamzalı köyü yakınlarındaki askeri bir operasyonda bir uzman  çavuşun ölmesi ve bir uzman çavuşun da yaralanmasıyla sonuçlanan olayda da "Hançer Timi" iddiaları  gündeme gelmiştir. Askerin öldürülmesine, bölgede uzun zamandır faaliyet yürüten korucu, asker ve  itirafçılardan oluşan 10 kişililik bir grubun sebep olduğu iddialar arasında yer almaktadır. Nitekim  olayın ardından, olayla ilgisi bulunan ve ismi açıklanmayan 3 korucunun silahlarına el konulmuştur.  Bölgede başta Sımak, Batman, Diyarbakır, kırsalının yanı sıra Hakkâri, Siirt, Bingöl ve Bitlis  gibi illerde de son iki yılda "Hançer Timi" olarak isimlendiren gruplara ilişkin çok sayıda iddia ortaya  atılmıştır. Çeşitli korucu köylerden seçilen genç korucular ve itirafçıların da aralarında bulunduğu 8- 10 kişiden oluşan bu timin bölgede, 3'erli, 4'erli gruplar hâlinde dolaştıkları, örgüt mensuplarına ait  kıyafetler giydikleri ve özellikle akşam saatlerinde faaliyetlerde bulundukları iddia edilmektedir.  "Hançer Timi" olarak adlandırılan bu grubun, günün belirli saatlerinde sivil araçlarla köyleri  dolaştıkları ve plaka değiştirdikleri, bazı evlere girerek, köylüler hakkında bilgi topladıkları ve daha  sonra askeri taburlara giderek, orada kaldıkları da iddialar arasındadır. Yine iddiaya göre, her timin  sorumluğunun ise Jandarma Uzman Çavuşlara verildiği yönündedir.  Ayrıca, bölgede yaşayan vatandaşlar tarafından, silahlı, sivil giyimli kişilerin dolaştığı iddia  edilmekte ve bu grupların geceleri bölgedeki köyleri dolaştıkları, bölgede yaşayan vatandaşları tehdit  ettikleri öne sürülmektedir. Bölgede çok fazla askeri karakol ve noktaların olmasına rağmen, çok  serbest dolaştıkları iddia edilmektedir.  Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinde "Hançer Timi" olarak adlandırılan grupların var olup  olmadığı, varsa kime bağlı oldukları, hangi yasal mevzuat çerçevesinde faaliyetlerde bulundukları,  görev alanlarına ilişkin bilgilerin ne olduğu ve bu tim grubunun bölgede kanşüğı iddia edilen olaylardaki  misyonlarının araştırılarak, bundan sonraki süreçlerde bu tür insan haklan ihlallerinin ve hukuk dışı  uygulamalann yaşanmaması için bir meclis araştırma komisyonunun kurulması gerekmektedir.  4.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru ve 21 milletvekilinin, sulama birliklerinin sorunlarının  araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına  ilişkin önergesi (10/590)  Sulama Birliklerinin sorunları ve alınması gereken tedbirler amacıyla Anayasanın 98. İçtüzüğün  104. ve 105. Maddeleri gereğince Meclis araştırması yapılmasını arz ve teklif ederiz.  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  1) Reşat Doğru  2) Mehmet Şandır  3) Abdülkadir Akçan  4) Mustafa Enöz  (Tokat)  (Mersin)  (Afyonkarahisar)  (Manisa)  - 2 3 -
Sayfa 24 -
TBMM B: 65 24 . 2 . 2 0 1 0 0 : 1  25 Temmuz 2009 tarihinde ise, Şırnak'ın Beytüşşebap İlçesi'nde DTP'li Necman Ölmez ve Ferhat  Ediş başları taşla ezilmiş ve göğüslerine birer kurşun sıkılmış olarak bulunmuştu. Necman Ölmez ve  Ferhat Ediş'in öldürülmesinde "Hançer Timi" adlı grubun sorumlu olduğu iddiaları gündeme gelmiştir.  15 Aralık'ta Muş'un Bulanık ilçesinde 2 kişinin ölümü ve 8 kişinin yaralanması ile sonuçlanan  sokak gösterileri sırasında, gösteri yapan gruba ateş açan esnafın silahına eskiden "OHAL ruhsatı"  adı altında verilen ruhsattan aldığı, bu vesileyle gönüllü köy korucusu niteliği tanınmış binlerce  insandan biri olduğu şeklinde resmi makamların yaptığı açıklamalar basına ve kamuoyuna yansımıştır.  Yine 17 Ocak'ta meydana gelen, Diyarbakır'ın Kulp ve Silvan ile Batman'ın Sason ilçeleri  üçgeninde kalan kırsal bölgedeki Hamzalı köyü yakınlarındaki askeri bir operasyonda bir uzman  çavuşun ölmesi ve bir uzman çavuşun da yaralanmasıyla sonuçlanan olayda da "Hançer Timi" iddiaları  gündeme gelmiştir. Askerin öldürülmesine, bölgede uzun zamandır faaliyet yürüten korucu, asker ve  itirafçılardan oluşan 10 kişililik bir grubun sebep olduğu iddialar arasında yer almaktadır. Nitekim  olayın ardından, olayla ilgisi bulunan ve ismi açıklanmayan 3 korucunun silahlarına el konulmuştur.  Bölgede başta Sımak, Batman, Diyarbakır, kırsalının yanı sıra Hakkâri, Siirt, Bingöl ve Bitlis  gibi illerde de son iki yılda "Hançer Timi" olarak isimlendiren gruplara ilişkin çok sayıda iddia ortaya  atılmıştır. Çeşitli korucu köylerden seçilen genç korucular ve itirafçıların da aralarında bulunduğu 8- 10 kişiden oluşan bu timin bölgede, 3'erli, 4'erli gruplar hâlinde dolaştıkları, örgüt mensuplarına ait  kıyafetler giydikleri ve özellikle akşam saatlerinde faaliyetlerde bulundukları iddia edilmektedir.  "Hançer Timi" olarak adlandırılan bu grubun, günün belirli saatlerinde sivil araçlarla köyleri  dolaştıkları ve plaka değiştirdikleri, bazı evlere girerek, köylüler hakkında bilgi topladıkları ve daha  sonra askeri taburlara giderek, orada kaldıkları da iddialar arasındadır. Yine iddiaya göre, her timin  sorumluğunun ise Jandarma Uzman Çavuşlara verildiği yönündedir.  Ayrıca, bölgede yaşayan vatandaşlar tarafından, silahlı, sivil giyimli kişilerin dolaştığı iddia  edilmekte ve bu grupların geceleri bölgedeki köyleri dolaştıkları, bölgede yaşayan vatandaşları tehdit  ettikleri öne sürülmektedir. Bölgede çok fazla askeri karakol ve noktaların olmasına rağmen, çok  serbest dolaştıkları iddia edilmektedir.  Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinde "Hançer Timi" olarak adlandırılan grupların var olup  olmadığı, varsa kime bağlı oldukları, hangi yasal mevzuat çerçevesinde faaliyetlerde bulundukları,  görev alanlarına ilişkin bilgilerin ne olduğu ve bu tim grubunun bölgede kanşüğı iddia edilen olaylardaki  misyonlarının araştırılarak, bundan sonraki süreçlerde bu tür insan haklan ihlallerinin ve hukuk dışı  uygulamalann yaşanmaması için bir meclis araştırma komisyonunun kurulması gerekmektedir.  4.- Tokat Milletvekili Reşat Doğru ve 21 milletvekilinin, sulama birliklerinin sorunlarının  araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına  ilişkin önergesi (10/590)  Sulama Birliklerinin sorunları ve alınması gereken tedbirler amacıyla Anayasanın 98. İçtüzüğün  104. ve 105. Maddeleri gereğince Meclis araştırması yapılmasını arz ve teklif ederiz.  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  1) Reşat Doğru  2) Mehmet Şandır  3) Abdülkadir Akçan  4) Mustafa Enöz  (Tokat)  (Mersin)  (Afyonkarahisar)  (Manisa)  - 2 3 - TBMM B: 65 24.2. 2010 0 : 1  5) Necati Özensoy  6) H. Hamit Homriş  7) Recep Taner  8) S. Nevzat Korkmaz  9) Erkan Akçay  10) Hakan Coşkun  11) Mümin İnan  12) Yılmaz Tankut  13) Mehmet Akif Paksoy  14) Hasan Özdemir  15) Akif Akkuş  16) Süleyman Lâtif Yunusoğlu  17) Mustafa Kalaycı  18) Hüseyin Yıldız  19) Sabahattin Çakmakoğlu  20) Emin Haluk Ayhan  21) Hasan Çalış  22) Mehmet Günal  Gerekçe  (Bursa)  (Bursa)  (Aydın)  (İsparta)  (Manisa)  (Osmaniye)  (Niğde)  (Adana)  (Kahramanmaraş)  (Gaziantep)  (Mersin)  (Trabzon)  (Konya)  (Antalya)  (Kayseri)  (Denizli)  (Karaman)  (Antalya)  Sulama Birlikleri; sulama tesislerinin çiftçilerimiz tarafından sahiplenmesi, korunması, bakım  ve onarımlarının kendileri tarafından yürütülmesi ve bu sayede suyun etkin kullanımı ve verimliliğin  artırılması amacıyla kurulmuş olan tüzel kişiliklerdir.  Daha önce DSİ'nin kontrolünde olan 1.162.634 hektar alanda sulama yapan Sulama Tesislerinin  %73'ü yerel yönetimler sulama alanında %90'ını sulama birliklerine devretmiştir. Bu da ülkemizde  sulanan tarım alanlarının % 23'üne denk gelmektedir.  Sulama Birlikleri yapmış olduğu bu çalışmalarda, teknik donanımın ve ekibin yetersiz olması  nedeniyle büyük sıkıntı içerisindedirler. Teknisyen konumunda çalışan insanlar ilkokul, ortaokul  veya herhangi bir lise mezunu olmaları nedeniyle sulama eğitiminin teknik olarak sağlanması  hususunda zorluklar yaşanmaktadır.  Bütün bunlara paralel olarak gerek elektrik, vergi vb. gibi borçlarından dolayı hem sulama  birliklerinin, hem de çiftçimizin yaşadığı sıkıntılar var olagelmiştir.  Bilindiği üzere ülkemizde baş gösteren ekonomik kriz toplumun tamamını etkilemiş bu durumda  çiftçimizde büyük oranda zarar görmüştür.  Tarım girdilerinin aşırı yükselmesi nedeniyle çiftçi üretemez mahsulünü satamaz duruma  gelmiştir. Bütün bu sıkıntılar çiftçiyi sulama birliklerine olan borçlarını ödeyemez duruma getirmiştir.  Vatandaştan ücret alamayan birlikler haliyle devlete olan elektrik borcunu ödeyememiştir. Biriken  borçlar nedeniyle devlet elektrikleri kesmiş, motorları durdurmuştur.  Tam olarak ürünün suya ihtiyacı olan dönemde elektrik kesintisinden dolayı kanalına su  gelmeyen vatandaşlar mahsulünü sulayamamış vatandaşın bir yıl boyunca yaptığı tüm emeği heba  olmuştur. Bu durum vatandaşla sulama birliklerini, Birliklerle Devleti karşı karşıya getirmiştir.  - 2 4 -
Sayfa 25 -
TBMM B: 65 24.2. 2010 0 : 1  5) Necati Özensoy  6) H. Hamit Homriş  7) Recep Taner  8) S. Nevzat Korkmaz  9) Erkan Akçay  10) Hakan Coşkun  11) Mümin İnan  12) Yılmaz Tankut  13) Mehmet Akif Paksoy  14) Hasan Özdemir  15) Akif Akkuş  16) Süleyman Lâtif Yunusoğlu  17) Mustafa Kalaycı  18) Hüseyin Yıldız  19) Sabahattin Çakmakoğlu  20) Emin Haluk Ayhan  21) Hasan Çalış  22) Mehmet Günal  Gerekçe  (Bursa)  (Bursa)  (Aydın)  (İsparta)  (Manisa)  (Osmaniye)  (Niğde)  (Adana)  (Kahramanmaraş)  (Gaziantep)  (Mersin)  (Trabzon)  (Konya)  (Antalya)  (Kayseri)  (Denizli)  (Karaman)  (Antalya)  Sulama Birlikleri; sulama tesislerinin çiftçilerimiz tarafından sahiplenmesi, korunması, bakım  ve onarımlarının kendileri tarafından yürütülmesi ve bu sayede suyun etkin kullanımı ve verimliliğin  artırılması amacıyla kurulmuş olan tüzel kişiliklerdir.  Daha önce DSİ'nin kontrolünde olan 1.162.634 hektar alanda sulama yapan Sulama Tesislerinin  %73'ü yerel yönetimler sulama alanında %90'ını sulama birliklerine devretmiştir. Bu da ülkemizde  sulanan tarım alanlarının % 23'üne denk gelmektedir.  Sulama Birlikleri yapmış olduğu bu çalışmalarda, teknik donanımın ve ekibin yetersiz olması  nedeniyle büyük sıkıntı içerisindedirler. Teknisyen konumunda çalışan insanlar ilkokul, ortaokul  veya herhangi bir lise mezunu olmaları nedeniyle sulama eğitiminin teknik olarak sağlanması  hususunda zorluklar yaşanmaktadır.  Bütün bunlara paralel olarak gerek elektrik, vergi vb. gibi borçlarından dolayı hem sulama  birliklerinin, hem de çiftçimizin yaşadığı sıkıntılar var olagelmiştir.  Bilindiği üzere ülkemizde baş gösteren ekonomik kriz toplumun tamamını etkilemiş bu durumda  çiftçimizde büyük oranda zarar görmüştür.  Tarım girdilerinin aşırı yükselmesi nedeniyle çiftçi üretemez mahsulünü satamaz duruma  gelmiştir. Bütün bu sıkıntılar çiftçiyi sulama birliklerine olan borçlarını ödeyemez duruma getirmiştir.  Vatandaştan ücret alamayan birlikler haliyle devlete olan elektrik borcunu ödeyememiştir. Biriken  borçlar nedeniyle devlet elektrikleri kesmiş, motorları durdurmuştur.  Tam olarak ürünün suya ihtiyacı olan dönemde elektrik kesintisinden dolayı kanalına su  gelmeyen vatandaşlar mahsulünü sulayamamış vatandaşın bir yıl boyunca yaptığı tüm emeği heba  olmuştur. Bu durum vatandaşla sulama birliklerini, Birliklerle Devleti karşı karşıya getirmiştir.  - 2 4 - TBMM B : 6 5 2 4 . 2 . 2 0 1 0 0 : 1  - 2 5 - Sulama birliklerinin bu durumu göz önüne alınıp, bir an önce teknik ve mali yönden  desteklenmesi gerekmektedir.  Araştırma önergemiz bu amaçla hazırlanmıştır.  BAŞKAN - Bilgilerinize sunulmuştur.  Önergeler gündemdeki yerlerini alacak ve Meclis araştırması açılıp açılmaması konusundaki  görüşmeler, sırası geldiğinde yapılacaktır.  Sayın Genç, sisteme girmişsiniz, söz istiyorsunuz. Ne için acaba?  KAMER GENÇ (Tunceli) - Efendim, bugünkü grizu patlamasıyla ilgili söz almak istiyorum.  BAŞKAN - Buyurun.  VI.- AÇIKLAMALAR  5.- Tunceli Milletvekili Kamer Genç 'in, Balıkesir'in Dursunbey ilçesine bağlı Odaköy 'deki bir  kömür ocağında 23 Şubatta meydana gelen grizu patlamasına ilişkin açıklaması  KAMER GENÇ (Tunceli) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.  Ben başlangıçta geç geldim.  Efendim, Balıkesir'in Dursunbey ilçesinde meydana gelen bu grizu patlaması sonucunda 17  tane emekçi canımız hayatını kaybetmiştir. Kendilerine Allah'tan rahmet diliyorum, yakınlarına  başsağlığı diliyorum.  Ancak, Sayın Başkan, bu 17 tane insan canını kaybediyor, bir o kadar insan da yaralanıyor,  maalesef Hükümette bir ses yok.  BEKİR BOZDAĞ (Yozgat) - Hükümet orada.  KAMER GENÇ (Tunceli) - Biraz insana karşı saygı duyan, biraz bu halkın acılarını paylaşmayı  bilen bir iktidar olsa çıkar burada bunun sebebini açıklar. Ayrıca daha önce de burada bu grizu  patlaması olmuş. Bu Hükümet ne işle uğraşıyor? Hep yurt dışında gezip de eğleneceğine bunun  sorumluluğuna katlanması lazım. Meclis olarak karşımızda bir sorumlu istiyoruz. Bunun sorumlusu  da Hükümettir. Bu ocaklarda gerekli tedbiri almayan bu Hükümetin bu Meclise hesap vermesi lazım.  Canını kaybeden bu işçilerimizin ölümüne sebep olan bu Hükümettir. Bu Hükümet ne zaman hesap  verecektir, ne zaman Türkiye Cumhuriyeti devletinin vatandaşlarının dertleriyle ilgilenecektir?  Yetmiyor mu artık her gün uçaklara binip de gidip dış devletlerde turistik seyahat etmek?  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Genç.  KAMER GENÇ (Tunceli) - Efendim, yani çok önemli bunlar Sayın Başkan.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Sayın Pazarcı, buyurun.  6.- Balıkesir Milletvekili Hüseyin Pazarcı'nın, Balıkesir'in Dursunbey ilçesine bağlı  Odaköy 'deki bir kömür ocağında 23 Şubatta meydana gelen grizu patlamasına ilişkin açıklaması  HÜSEYİN PAZARCI (Balıkesir) - Sayın Başkan, ben de Balıkesir'in Dursunbey ilçesindeki  grizu kazasında ölen vatandaşlarımıza rahmet diliyorum ve yakınlarına ve Dursunbey ve Odaköylü  vatandaşlarımıza başsağlığı dileklerimi iletmek istiyorum.
Sayfa 26 -
TBMM B : 6 5 2 4 . 2 . 2 0 1 0 0 : 1  - 2 5 - Sulama birliklerinin bu durumu göz önüne alınıp, bir an önce teknik ve mali yönden  desteklenmesi gerekmektedir.  Araştırma önergemiz bu amaçla hazırlanmıştır.  BAŞKAN - Bilgilerinize sunulmuştur.  Önergeler gündemdeki yerlerini alacak ve Meclis araştırması açılıp açılmaması konusundaki  görüşmeler, sırası geldiğinde yapılacaktır.  Sayın Genç, sisteme girmişsiniz, söz istiyorsunuz. Ne için acaba?  KAMER GENÇ (Tunceli) - Efendim, bugünkü grizu patlamasıyla ilgili söz almak istiyorum.  BAŞKAN - Buyurun.  VI.- AÇIKLAMALAR  5.- Tunceli Milletvekili Kamer Genç 'in, Balıkesir'in Dursunbey ilçesine bağlı Odaköy 'deki bir  kömür ocağında 23 Şubatta meydana gelen grizu patlamasına ilişkin açıklaması  KAMER GENÇ (Tunceli) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.  Ben başlangıçta geç geldim.  Efendim, Balıkesir'in Dursunbey ilçesinde meydana gelen bu grizu patlaması sonucunda 17  tane emekçi canımız hayatını kaybetmiştir. Kendilerine Allah'tan rahmet diliyorum, yakınlarına  başsağlığı diliyorum.  Ancak, Sayın Başkan, bu 17 tane insan canını kaybediyor, bir o kadar insan da yaralanıyor,  maalesef Hükümette bir ses yok.  BEKİR BOZDAĞ (Yozgat) - Hükümet orada.  KAMER GENÇ (Tunceli) - Biraz insana karşı saygı duyan, biraz bu halkın acılarını paylaşmayı  bilen bir iktidar olsa çıkar burada bunun sebebini açıklar. Ayrıca daha önce de burada bu grizu  patlaması olmuş. Bu Hükümet ne işle uğraşıyor? Hep yurt dışında gezip de eğleneceğine bunun  sorumluluğuna katlanması lazım. Meclis olarak karşımızda bir sorumlu istiyoruz. Bunun sorumlusu  da Hükümettir. Bu ocaklarda gerekli tedbiri almayan bu Hükümetin bu Meclise hesap vermesi lazım.  Canını kaybeden bu işçilerimizin ölümüne sebep olan bu Hükümettir. Bu Hükümet ne zaman hesap  verecektir, ne zaman Türkiye Cumhuriyeti devletinin vatandaşlarının dertleriyle ilgilenecektir?  Yetmiyor mu artık her gün uçaklara binip de gidip dış devletlerde turistik seyahat etmek?  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Genç.  KAMER GENÇ (Tunceli) - Efendim, yani çok önemli bunlar Sayın Başkan.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Sayın Pazarcı, buyurun.  6.- Balıkesir Milletvekili Hüseyin Pazarcı'nın, Balıkesir'in Dursunbey ilçesine bağlı  Odaköy 'deki bir kömür ocağında 23 Şubatta meydana gelen grizu patlamasına ilişkin açıklaması  HÜSEYİN PAZARCI (Balıkesir) - Sayın Başkan, ben de Balıkesir'in Dursunbey ilçesindeki  grizu kazasında ölen vatandaşlarımıza rahmet diliyorum ve yakınlarına ve Dursunbey ve Odaköylü  vatandaşlarımıza başsağlığı dileklerimi iletmek istiyorum.  TBMM B : 6 5 2 4 . 2 . 2 0 1 0 O: 1  (x) 455 S. Sayılı Basmayazı 18/2/2010 tarihli 63 'üncü Birleşim Tutanağı 'na eklidir.  - 2 6 - Bu vesileyle bu tür olayların tekrarlanmaması için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının gerekli  iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini almasına tekrar dikkati çekmek istiyorum ve bu vesileyle ayrıca devlet  hastanesinin Dursunbey'de yeterli doktora ve tıbbi elemanlara sahip olmadığını tekrar Meclisimize  hatırlatarak bu açıdan da gerekli önlemlerin alınmasının uygun olacağını ifade etmek istiyorum.  Teşekkür ederim.  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Pazarcı.  Alınan karar gereğince sözlü soru önergelerini görüşmüyor ve gündemin "Kanun Tasarı ve  Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmına geçiyoruz.  l ' inci sırada yer alan, Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu'nun  görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.  VIII.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN  GELEN DİĞER İŞLER  A) KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ  I.- Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/324) (S. Sayısı: 96)  BAŞKAN - Komisyon? Yok.  Ertelenmiştir.  2'nci sırada yer alan, Türk Borçlar Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu'nun  görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.  2.- Türk Borçlar Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/499) (S. Sayısı: 321)  BAŞKAN - Komisyon? Yok.  Ertelenmiştir.  3'üncü sırada yer alan, Arsa Üretimi ve Değerlendirilmesi Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda  Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile Manisa Milletvekili Recai Berber ve 5  Milletvekilinin; 2985 Sayılı Toplu Konut Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında  Kanun Teklifi ile Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu ile Plan ve Bütçe Komisyonu  Raporlarının görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.  3.- Arsa Üretimi ve Değerlendirilmesi Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik  Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile Manisa Milletvekili Recai Berber ve 5 Milletvekilinin; 2985  Sayılı Toplu Konut Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ile  Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporları (1/762,  2/475) (S. Sayısı: 455) (x)  BAŞKAN - Komisyon ve Hükümet? Yerinde.  Geçen birleşimde, tasarının 3'üncü maddesine bağlı ek 14'üncü madde kabul edilmişti.  Şimdi, tasarının 3'üncü maddesine bağlı ek 15'inci maddeyi okutuyorum:  EK MADDE 15- Ekli listede yer alan kadrolar ihdas edilerek 13/12/1983 tarihli ve 190 sayılı  Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin eki (III) sayılı cetvelin Toplu  Konut İdaresi Başkanlığına ilişkin bölümüne eklenmiştir.
Sayfa 27 -
TBMM B : 6 5 2 4 . 2 . 2 0 1 0 O: 1  (x) 455 S. Sayılı Basmayazı 18/2/2010 tarihli 63 'üncü Birleşim Tutanağı 'na eklidir.  - 2 6 - Bu vesileyle bu tür olayların tekrarlanmaması için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının gerekli  iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini almasına tekrar dikkati çekmek istiyorum ve bu vesileyle ayrıca devlet  hastanesinin Dursunbey'de yeterli doktora ve tıbbi elemanlara sahip olmadığını tekrar Meclisimize  hatırlatarak bu açıdan da gerekli önlemlerin alınmasının uygun olacağını ifade etmek istiyorum.  Teşekkür ederim.  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Pazarcı.  Alınan karar gereğince sözlü soru önergelerini görüşmüyor ve gündemin "Kanun Tasarı ve  Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmına geçiyoruz.  l ' inci sırada yer alan, Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu'nun  görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.  VIII.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN  GELEN DİĞER İŞLER  A) KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ  I.- Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/324) (S. Sayısı: 96)  BAŞKAN - Komisyon? Yok.  Ertelenmiştir.  2'nci sırada yer alan, Türk Borçlar Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu'nun  görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.  2.- Türk Borçlar Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/499) (S. Sayısı: 321)  BAŞKAN - Komisyon? Yok.  Ertelenmiştir.  3'üncü sırada yer alan, Arsa Üretimi ve Değerlendirilmesi Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda  Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile Manisa Milletvekili Recai Berber ve 5  Milletvekilinin; 2985 Sayılı Toplu Konut Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında  Kanun Teklifi ile Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu ile Plan ve Bütçe Komisyonu  Raporlarının görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.  3.- Arsa Üretimi ve Değerlendirilmesi Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik  Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile Manisa Milletvekili Recai Berber ve 5 Milletvekilinin; 2985  Sayılı Toplu Konut Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ile  Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporları (1/762,  2/475) (S. Sayısı: 455) (x)  BAŞKAN - Komisyon ve Hükümet? Yerinde.  Geçen birleşimde, tasarının 3'üncü maddesine bağlı ek 14'üncü madde kabul edilmişti.  Şimdi, tasarının 3'üncü maddesine bağlı ek 15'inci maddeyi okutuyorum:  EK MADDE 15- Ekli listede yer alan kadrolar ihdas edilerek 13/12/1983 tarihli ve 190 sayılı  Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin eki (III) sayılı cetvelin Toplu  Konut İdaresi Başkanlığına ilişkin bölümüne eklenmiştir.  TBMM B : 6 5 2 4 . 2 . 2 0 1 0 O: 1  - 2 7 - BAŞKAN - Madde üzerinde, Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz isteyen Murat Özkan,  Giresun Milletvekili.  Buyurun Sayın Özkan.  MHP GRUBU ADINA MURAT ÖZKAN (Giresun) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri;  görüşülmekte olan kanun tasarısının 3'üncü maddesinin ek 15'inci maddesi hakkında söz almış  bulunuyorum. Sözlerime başlamadan önce hepinizi en kalbî duygularımla selamlarım.  Konuya girmeden önce, ben de Balıkesir'de yaşanan hazin ve üzüntü verici olayda hayatlarını  kaybeden kardeşlerime Tanrı'dan rahmet diliyorum, geride kalanlara başsağlığı dileklerimi  iletiyorum, yaralıların da bir an önce şifaya kavuşması temennilerimi buradan iletmeyi bir borç  biliyorum.  Değerli milletvekilleri, TOKİ'yle ilgili görüşmeler geçen haftadan beri Meclisimizin  gündeminde yer alıyor. Tabii, TOKİ nedir, TOKİ neler yapıyor, şuna bir bakmak lazım, ne amaçla  kurulmuş? Bir genel giriş yapmak gerektiğini düşünüyorum.  Sayın milletvekilleri, Toplu Konut İdaresi, adı üzerinde, toplumun sosyal konut ihtiyacını  karşılamak amacıyla kurulmuş bir müessesedir. Peki, Toplu Konut İdaresi bugün bu amacını yerine  getiren bir birim midir, yoksa daha farklı bir hâle mi gelmiştir, ona bir bakmak lazım. Bugün, Toplu  Konut İdaresi, maalesef, sosyal konut yapmaktan uzaklaşmış, sosyal konut görevini âdeta göstermelik  bir şekilde yerine getiren bir birim hâline gelmiş ama bunun dışında, son derece lüks, üst orta ve üst  sınıfın konut ihtiyacını karşılayan bir kurum hâline gelmiştir.  Değerli arkadaşlar, devletin, görevi gereği, eğer konut yapacak ise, mutlaka alt gelir gruplarına  yönelik konut ihtiyacını karşılaması gerekir. Anayasa'mızda yer alan sosyal devlet ilkesinin de, bana  göre, amacı budur.  Şimdi, Toplu Konut İdaresi Türkiye'nin her tarafında konutlar yapmaya girişmiş ve bu  konutlarını, biraz önce belirttiğim gibi, üst ve orta sınıfa hizmet eder şekilde inşa ediyor. Bu konutların  büyük bir kısmında müteahhitler "TOKİ müteahhidi" diye anılıyor. İstedikleri müteahhide âdeta  ihaleler veriliyor ve istemedikleri müteahhitler ihaleyi alınca da bunların ödemeleri yapılmayarak  bu müteahhitler devre dışı bırakılmaya çalışılıyor.  Değerli arkadaşlar, Türkiye, inşaat sektörü açısından bakıldığında, dünyaya hizmet veren,  dünyaya müteahhitlik hizmeti satan bir ülke konumunda. Özellikle, bugün, Batı Avrupa'dan Orta  Asya'ya, Orta Doğu'dan Mağrip'e kadar yer alan birçok ülkede Türk müteahhitleri müteahhitlik  hizmeti, Türk mühendisleri de mühendislik hizmetleri verir durumdadır. Ancak, bugün baktığımızda,  değerli arkadaşlar, Toplu Konut İdaresi, konut dışında, yeni bir müteahhitlik sektörü olarak, hastane  yapıyor, okul yapıyor, vesaire tüm hizmetleri yerine getirir vaziyette.  Şimdi, değerli arkadaşlar, bu hadise ne meydana getiriyor? Biz tekel niteliğindeki iktisadi  teşebbüsleri özelleştirirken -örneğin Telekom, örneğin TÜPRAŞ gibi tekel niteliğinde olan  müesseseleri özelleştirirken- Türkiye'de rekabetin en yüksek olduğu müteahhitlik-inşaat sektörünü  de devletleştirmekteyiz.  Değerli arkadaşlarım, bu ne yaman bir çelişkidir, bu nasıl libere edilmiş bir ekonomik yapıdır?  Türkiye'de en kolay hizmet verilen ve en çok rekabetin olduğu bir alanda devletin piyasada en önemli  oyuncu olarak yer alması bir yanda, diğer yanda da tekel niteliğindeki hizmetlerin özelleştirilmesi;  bunu milletimin takdirine sunuyorum.
Sayfa 28 -
TBMM B : 6 5 2 4 . 2 . 2 0 1 0 O: 1  - 2 7 - BAŞKAN - Madde üzerinde, Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz isteyen Murat Özkan,  Giresun Milletvekili.  Buyurun Sayın Özkan.  MHP GRUBU ADINA MURAT ÖZKAN (Giresun) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri;  görüşülmekte olan kanun tasarısının 3'üncü maddesinin ek 15'inci maddesi hakkında söz almış  bulunuyorum. Sözlerime başlamadan önce hepinizi en kalbî duygularımla selamlarım.  Konuya girmeden önce, ben de Balıkesir'de yaşanan hazin ve üzüntü verici olayda hayatlarını  kaybeden kardeşlerime Tanrı'dan rahmet diliyorum, geride kalanlara başsağlığı dileklerimi  iletiyorum, yaralıların da bir an önce şifaya kavuşması temennilerimi buradan iletmeyi bir borç  biliyorum.  Değerli milletvekilleri, TOKİ'yle ilgili görüşmeler geçen haftadan beri Meclisimizin  gündeminde yer alıyor. Tabii, TOKİ nedir, TOKİ neler yapıyor, şuna bir bakmak lazım, ne amaçla  kurulmuş? Bir genel giriş yapmak gerektiğini düşünüyorum.  Sayın milletvekilleri, Toplu Konut İdaresi, adı üzerinde, toplumun sosyal konut ihtiyacını  karşılamak amacıyla kurulmuş bir müessesedir. Peki, Toplu Konut İdaresi bugün bu amacını yerine  getiren bir birim midir, yoksa daha farklı bir hâle mi gelmiştir, ona bir bakmak lazım. Bugün, Toplu  Konut İdaresi, maalesef, sosyal konut yapmaktan uzaklaşmış, sosyal konut görevini âdeta göstermelik  bir şekilde yerine getiren bir birim hâline gelmiş ama bunun dışında, son derece lüks, üst orta ve üst  sınıfın konut ihtiyacını karşılayan bir kurum hâline gelmiştir.  Değerli arkadaşlar, devletin, görevi gereği, eğer konut yapacak ise, mutlaka alt gelir gruplarına  yönelik konut ihtiyacını karşılaması gerekir. Anayasa'mızda yer alan sosyal devlet ilkesinin de, bana  göre, amacı budur.  Şimdi, Toplu Konut İdaresi Türkiye'nin her tarafında konutlar yapmaya girişmiş ve bu  konutlarını, biraz önce belirttiğim gibi, üst ve orta sınıfa hizmet eder şekilde inşa ediyor. Bu konutların  büyük bir kısmında müteahhitler "TOKİ müteahhidi" diye anılıyor. İstedikleri müteahhide âdeta  ihaleler veriliyor ve istemedikleri müteahhitler ihaleyi alınca da bunların ödemeleri yapılmayarak  bu müteahhitler devre dışı bırakılmaya çalışılıyor.  Değerli arkadaşlar, Türkiye, inşaat sektörü açısından bakıldığında, dünyaya hizmet veren,  dünyaya müteahhitlik hizmeti satan bir ülke konumunda. Özellikle, bugün, Batı Avrupa'dan Orta  Asya'ya, Orta Doğu'dan Mağrip'e kadar yer alan birçok ülkede Türk müteahhitleri müteahhitlik  hizmeti, Türk mühendisleri de mühendislik hizmetleri verir durumdadır. Ancak, bugün baktığımızda,  değerli arkadaşlar, Toplu Konut İdaresi, konut dışında, yeni bir müteahhitlik sektörü olarak, hastane  yapıyor, okul yapıyor, vesaire tüm hizmetleri yerine getirir vaziyette.  Şimdi, değerli arkadaşlar, bu hadise ne meydana getiriyor? Biz tekel niteliğindeki iktisadi  teşebbüsleri özelleştirirken -örneğin Telekom, örneğin TÜPRAŞ gibi tekel niteliğinde olan  müesseseleri özelleştirirken- Türkiye'de rekabetin en yüksek olduğu müteahhitlik-inşaat sektörünü  de devletleştirmekteyiz.  Değerli arkadaşlarım, bu ne yaman bir çelişkidir, bu nasıl libere edilmiş bir ekonomik yapıdır?  Türkiye'de en kolay hizmet verilen ve en çok rekabetin olduğu bir alanda devletin piyasada en önemli  oyuncu olarak yer alması bir yanda, diğer yanda da tekel niteliğindeki hizmetlerin özelleştirilmesi;  bunu milletimin takdirine sunuyorum.  T B M M B : 6 5 2 4 . 2 . 2 0 1 0 0 : 1  - 2 8 - Değerli arkadaşlar, maddeye dönmek istiyorum. Bu maddede getirilen husus yeni bir kadro  kurulmasıyla, TOKİ'ye yeni kadroların verilmesiyle ilgili. Yaklaşık 54 yeni kadro veriliyor fakat  Komisyonda yapılan konuşmalarda, bu kadroların şu anda doldurulduğu, kadrolara atamaların  yapıldığı, fiilen çalıştırıldığı ancak kadroların bulunmadığıyla ilgili olarak kadro istenmiş. Yani bu  54 kişiyle ilgili olarak bir sınav yapılmayacağı, yeni bir personel alımına gidilmeyeceği söylendi.  Değerli arkadaşlar, Anayasa'mızın 10'uncu maddesine aykırı olan bu uygulamadan TOKİ'nin  ve Hükümetin bir an önce vazgeçmesini, eşitlik ilkesi gereğince de kamu personel sınavıyla personel  almasını arzu ediyorum, diliyorum ve öneriyorum çünkü bu hizmetlerin büyük bir kısmı KPSS ile  personel alınabilecek nitelikte hizmetlerdir.  Ayrıca, TOKİ'de çalışan kadrolara baktığımızda değerli milletvekilleri, şu anda turizm  işletmeciliği ve otelcilik meslek yüksekokulu mezunlarının, ticaret ve turizm fakültesi mezunlarının,  Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Hungaroloji Bölümü mezunlarının görev aldığını görüyoruz!  Değerli milletvekilleri, TOKİ'nin bu alanda çalışan ya da bu alanda eğitim görmüş insanlarla ne  diye bir ilişkisi olabilir, niye alabilir, bunun izahı gerekiyor. Herhalde, bunun izahı, politik davranmak  ya da bunun bir başka izahı da yakın akraba, eş ve dostlara kadro açmak olabilir.  Toplu Konut İdaresi şu anda personel uygulamaları açısından eşitlik, adalet ve hakkaniyet ilkeleri  çerçevesinde hareket etmemekte, genel bir hukuk prensibi olan bu ilkeleri çiğnemektedir, kamu  idareleri için 1999 yılında çıkartılan merkezî sınavla personel alınma ilkesini de çiğnemiş durumdadır.  Değerli milletvekilleri, AKP döneminde Başbakan ve bakanlarca bir yandan kamu  yönetimindeki çarpıklık, verimsizlik ve kalitesizlikten, bürokratik oligarşiden şikâyet edildiği ama  bunların çözümlenmeyip kullanıldığı, bu yolla yandaş kayırmanın tercih edildiği bir dönem olmuştur.  Toplu Konut İdaresi de bunların uygulama merkezlerinden birisi hâline gelmiştir.  AKP hükümetleri personel rejimine ilişkin düzenlemeyi maalesef yapmamış, istihdam ve ücret  rejimi tahrip edilmiştir. Kamuya personel alımında kayırmacılık önlenmemiş ve nitelikli personel  istihdamı amacıyla biraz önce söylediğim gibi 1999 yılında çıkartılan merkezî sınav uygulaması  sulandırılarak bu amacın dışına çıkartılmıştır.  Hükümet, kamu çalışanlarının çoğunun yoksulluk sınırının altında kaldığı bir dönemde ücret  iyileştirmesi yapmamış, çalışanların insanca yaşayabileceği bir ücret düzeyine kavuşacak adımlar yerine  çalışanlar arasında ücret adaletsizliğini artıracak düzenlemeler yapmıştır. Ücret rejimindeki esas problem,  ücret düzeyinin düşüklüğü kadar ücretler arasındaki adaletsizliktir. Toplu Konut İdaresi, ücret rejimindeki  adaletsizliklere de bir örnektir. Onun için AKP Hükümeti ve AKP'lilerin kendi eş, çocuk ve yandaşlarının  çalıştırıldığı, sınavsız, sadece bir pusulayla, sadece bir kartla, kartvizitle işe başlatıldığı bir yer hâline  getirilmiştir. Ne yazık ki bunu 21 'inci yüzyıl Türkiyesi'nde söylemek durumunda kalıyorum.  Sayın milletvekilleri, bu arada, tabii KEY ödemelerinin tamamlanmaması da ayrı bir sıkıntı  yaratmış vatandaşlarımız arasında. Bu açıdan bakıldığında, Hükümet kendi alacaklarına karşı âdeta  bir atmaca, ancak, ödemelere gelince -örneğin KEY ödemeleri, don zararlarından meydana gelen  çiftçi alacaklarının ödenmesi konusunda da- âdeta tilki kurnazlığı içerisine girmiştir. Tabii biz bu  durumda devletin ne atmaca ne tilki olmasını istiyoruz. Devletin, Hükümetin devlet gibi davranarak,  hükümet gibi davranarak, eşitlik ilkesini, hak ve menfaatleri gözeterek uygulama yapmasını temenni  ediyoruz. Aksi takdirde bu yanlış yapılan hukuksuz uygulamaların, hukuk dışı uygulamaların hesabını  bu millet sizlerden maalesef soracaktır hatırlatmasını yaparak sözlerime son veriyor, hepinize en  derin sevgi ve saygılarımı sunuyorum. (MHP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Özkan.
Sayfa 29 -
T B M M B : 6 5 2 4 . 2 . 2 0 1 0 0 : 1  - 2 8 - Değerli arkadaşlar, maddeye dönmek istiyorum. Bu maddede getirilen husus yeni bir kadro  kurulmasıyla, TOKİ'ye yeni kadroların verilmesiyle ilgili. Yaklaşık 54 yeni kadro veriliyor fakat  Komisyonda yapılan konuşmalarda, bu kadroların şu anda doldurulduğu, kadrolara atamaların  yapıldığı, fiilen çalıştırıldığı ancak kadroların bulunmadığıyla ilgili olarak kadro istenmiş. Yani bu  54 kişiyle ilgili olarak bir sınav yapılmayacağı, yeni bir personel alımına gidilmeyeceği söylendi.  Değerli arkadaşlar, Anayasa'mızın 10'uncu maddesine aykırı olan bu uygulamadan TOKİ'nin  ve Hükümetin bir an önce vazgeçmesini, eşitlik ilkesi gereğince de kamu personel sınavıyla personel  almasını arzu ediyorum, diliyorum ve öneriyorum çünkü bu hizmetlerin büyük bir kısmı KPSS ile  personel alınabilecek nitelikte hizmetlerdir.  Ayrıca, TOKİ'de çalışan kadrolara baktığımızda değerli milletvekilleri, şu anda turizm  işletmeciliği ve otelcilik meslek yüksekokulu mezunlarının, ticaret ve turizm fakültesi mezunlarının,  Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Hungaroloji Bölümü mezunlarının görev aldığını görüyoruz!  Değerli milletvekilleri, TOKİ'nin bu alanda çalışan ya da bu alanda eğitim görmüş insanlarla ne  diye bir ilişkisi olabilir, niye alabilir, bunun izahı gerekiyor. Herhalde, bunun izahı, politik davranmak  ya da bunun bir başka izahı da yakın akraba, eş ve dostlara kadro açmak olabilir.  Toplu Konut İdaresi şu anda personel uygulamaları açısından eşitlik, adalet ve hakkaniyet ilkeleri  çerçevesinde hareket etmemekte, genel bir hukuk prensibi olan bu ilkeleri çiğnemektedir, kamu  idareleri için 1999 yılında çıkartılan merkezî sınavla personel alınma ilkesini de çiğnemiş durumdadır.  Değerli milletvekilleri, AKP döneminde Başbakan ve bakanlarca bir yandan kamu  yönetimindeki çarpıklık, verimsizlik ve kalitesizlikten, bürokratik oligarşiden şikâyet edildiği ama  bunların çözümlenmeyip kullanıldığı, bu yolla yandaş kayırmanın tercih edildiği bir dönem olmuştur.  Toplu Konut İdaresi de bunların uygulama merkezlerinden birisi hâline gelmiştir.  AKP hükümetleri personel rejimine ilişkin düzenlemeyi maalesef yapmamış, istihdam ve ücret  rejimi tahrip edilmiştir. Kamuya personel alımında kayırmacılık önlenmemiş ve nitelikli personel  istihdamı amacıyla biraz önce söylediğim gibi 1999 yılında çıkartılan merkezî sınav uygulaması  sulandırılarak bu amacın dışına çıkartılmıştır.  Hükümet, kamu çalışanlarının çoğunun yoksulluk sınırının altında kaldığı bir dönemde ücret  iyileştirmesi yapmamış, çalışanların insanca yaşayabileceği bir ücret düzeyine kavuşacak adımlar yerine  çalışanlar arasında ücret adaletsizliğini artıracak düzenlemeler yapmıştır. Ücret rejimindeki esas problem,  ücret düzeyinin düşüklüğü kadar ücretler arasındaki adaletsizliktir. Toplu Konut İdaresi, ücret rejimindeki  adaletsizliklere de bir örnektir. Onun için AKP Hükümeti ve AKP'lilerin kendi eş, çocuk ve yandaşlarının  çalıştırıldığı, sınavsız, sadece bir pusulayla, sadece bir kartla, kartvizitle işe başlatıldığı bir yer hâline  getirilmiştir. Ne yazık ki bunu 21 'inci yüzyıl Türkiyesi'nde söylemek durumunda kalıyorum.  Sayın milletvekilleri, bu arada, tabii KEY ödemelerinin tamamlanmaması da ayrı bir sıkıntı  yaratmış vatandaşlarımız arasında. Bu açıdan bakıldığında, Hükümet kendi alacaklarına karşı âdeta  bir atmaca, ancak, ödemelere gelince -örneğin KEY ödemeleri, don zararlarından meydana gelen  çiftçi alacaklarının ödenmesi konusunda da- âdeta tilki kurnazlığı içerisine girmiştir. Tabii biz bu  durumda devletin ne atmaca ne tilki olmasını istiyoruz. Devletin, Hükümetin devlet gibi davranarak,  hükümet gibi davranarak, eşitlik ilkesini, hak ve menfaatleri gözeterek uygulama yapmasını temenni  ediyoruz. Aksi takdirde bu yanlış yapılan hukuksuz uygulamaların, hukuk dışı uygulamaların hesabını  bu millet sizlerden maalesef soracaktır hatırlatmasını yaparak sözlerime son veriyor, hepinize en  derin sevgi ve saygılarımı sunuyorum. (MHP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Özkan.  TBMM B : 6 5 2 4 . 2 . 2 0 1 0 0 : 1  - 2 9 - Madde üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz isteyen Yaşar Ağyüz, Gaziantep  Milletvekili. (CHP sıralarından alkışlar)  CHP GRUBU ADINA YAŞAR AĞYÜZ (Gaziantep) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri;  görüşülmekte olan 455 sıra sayılı Tasan'nın 15'inci ek maddesi üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi  Grubu adına söz aldım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.  Değerli arkadaşlarım, TOKİ'ye verdiğimiz imtiyazlı yetkiler bugünkü görüşeceğimiz yasayla  beraber siz deyin on yedi, ben diyeyim on dokuzu buldu. İhale Kanunu'nda yaptığımız değişiklikler  yirmiyi geçti. İktidar olan AKP, iktidar olduğu günden beri köklü yasaları getirme alışkanlığını bir  türlü edinememiştir, aynen iktidar olma alışkanlığını kazanamadığı gibi, bir türlü iktidar olamadığı  gibi köklü yasaları da gündeme getirememiştir; bu acizlik içerisinde sürekli yasal ek değişiklikler  yaparak bazı kurumları güçlendirmeye çalışmaktadır.  Özellikle kentleşme hem ülkemizde hem dünyada tartışılan büyük bir sorundur. Kentleşmenin  çağdaş bilimsel, çevreye duyarlı olarak gelişmesi ve planlı olarak gelişmesi, işin esasıdır. Bu yetki İmar  Kanunu'nda belirlenmiştir ve belediyelere verilmiştir. Köklü İmar Yasası, imar ve şehircilik yasasının  çıkması gerekirken bu tür değişikliklerle günü kurtarmaya, TOKİ'nin elini güçlendirmeye çalışıyorsunuz.  Bunun nedeni nedir? TOKİ'yi organizatör kuruluş olarak, arsa rantlarını ekonomiye katmaya ve  yandaşların zengin olmasına çalışıyorsunuz. Bakın, TOKİ öyle bir kuruluş ki. . . Kamu kuruluşu mudur?  Hayır değil, kamu kuruluşu değil; kamu kaynaklarını kullanan, sırtını Hükümete dayamış, Hükümetin  bir şirketidir. Şirketin başı Sayın Tayyip Erdoğan, Yönetim Kumlunun yetkilisi TOKİ Başkanı. Böyle bir  işleyiş, böyle bir yetkilendirme sanıyorum dünyanın hiçbir yerinde görülmemiştir.  TOKİ, diyorlar ki "Sosyal konut yapıyor." Sosyal konut yapmak asli görevi ama verilen yasalarla  siz TOKİ'ye neler yaptınyorsunuz, bakın: TOKİ konaklama tesisi yapıyor, TOKİ kavşak yapıyor,  TOKİ afet konutu yapıyor, TOKİ akıllı konutlar yapıyor ve akıllı konutlara da İngilizce isimler  veriyor. Hani siz muhafazakâr, değerlere saygılı bir iktidardınız, partiydiniz? TOKİ niye İstanbul'da  "My World" diye konutlarla gelir paylaşımı ortaklığı yapıyor? TOKİ, Arsa Ofisi ile Emlak Konutun  devamıdır. Emlak Konutun lüks konut yapma alışkanlığını TOKİ devam ettiriyor. Bazı iktidar partisi  temsilcileri çıktılar dediler ki "TOKİ 2003'ten sonra şunları yaptı." TOKİ 1984'te kuruldu, 1969  yılında sanıyorum Arsa Ofisi kuruldu. TOKİ, 2003 yılına kadar 1 milyon konuta kooperatifleşme  yoluyla kredi temin etti. Onun en büyük hatası ikinci konutlara kredi vermesiydi. "Geçmişte bir şey  yapılmadı." derseniz çok yanlış söylersiniz. Sizin, elbette ki her siyasinin ve her iktidarın seçildikten  sonra görev yapması asli görevidir onun. Siz de bir şeyler yapacaksınız tabii ama iktidarın asli görevi  tüm kurumlarda iktidar olmak, iktidarı yatırıma, üretime, istihdama yönlendirme olduğu kadar sizin  özelleştirme politikasına uygun olarak arsacılık yapmak değildir. Özelleştirme yoluyla, TOKİ  kanalıyla Hükümet bizzat arsacılık yapmaktadır, arsa satışı yapmaktadır.  Bakın, kamu kaynaklarını TOKİ'ye veriyorsunuz, TOKİ gidiyor orada imtiyazsız imar planı  yapıyor, hazine arazilerini belirtiyor ve kentlerin geleceğini tıkıyor TOKİ, inşaat sektörünün inisiyatif  alanını daraltıyor. İnşaat sektöründeki istihdam bugün yüzde 20'lerin altına düşmüştür, yüzde 20  küçülmüştür. Bu, büyük daralmadır, büyük küçülmedir.  Peki, TOKİ'nin ihalelerine baktığınız zaman da açık mı, şeffaf mı, katılımcı mı? Hayır. Özellikle  inşaat ihaleleri katılımcı olmadığı gibi planlama, etüt ve tanıtım ihalelerinin elle tutulur hâli yok.  Akraba, hısım, eş, dost kayınlmış ve yandaşlara maalesef bu ihaleler peşkeş çekilmiş değerli  arkadaşlarım.
Sayfa 30 -
TBMM B : 6 5 2 4 . 2 . 2 0 1 0 0 : 1  - 2 9 - Madde üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz isteyen Yaşar Ağyüz, Gaziantep  Milletvekili. (CHP sıralarından alkışlar)  CHP GRUBU ADINA YAŞAR AĞYÜZ (Gaziantep) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri;  görüşülmekte olan 455 sıra sayılı Tasan'nın 15'inci ek maddesi üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi  Grubu adına söz aldım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.  Değerli arkadaşlarım, TOKİ'ye verdiğimiz imtiyazlı yetkiler bugünkü görüşeceğimiz yasayla  beraber siz deyin on yedi, ben diyeyim on dokuzu buldu. İhale Kanunu'nda yaptığımız değişiklikler  yirmiyi geçti. İktidar olan AKP, iktidar olduğu günden beri köklü yasaları getirme alışkanlığını bir  türlü edinememiştir, aynen iktidar olma alışkanlığını kazanamadığı gibi, bir türlü iktidar olamadığı  gibi köklü yasaları da gündeme getirememiştir; bu acizlik içerisinde sürekli yasal ek değişiklikler  yaparak bazı kurumları güçlendirmeye çalışmaktadır.  Özellikle kentleşme hem ülkemizde hem dünyada tartışılan büyük bir sorundur. Kentleşmenin  çağdaş bilimsel, çevreye duyarlı olarak gelişmesi ve planlı olarak gelişmesi, işin esasıdır. Bu yetki İmar  Kanunu'nda belirlenmiştir ve belediyelere verilmiştir. Köklü İmar Yasası, imar ve şehircilik yasasının  çıkması gerekirken bu tür değişikliklerle günü kurtarmaya, TOKİ'nin elini güçlendirmeye çalışıyorsunuz.  Bunun nedeni nedir? TOKİ'yi organizatör kuruluş olarak, arsa rantlarını ekonomiye katmaya ve  yandaşların zengin olmasına çalışıyorsunuz. Bakın, TOKİ öyle bir kuruluş ki. . . Kamu kuruluşu mudur?  Hayır değil, kamu kuruluşu değil; kamu kaynaklarını kullanan, sırtını Hükümete dayamış, Hükümetin  bir şirketidir. Şirketin başı Sayın Tayyip Erdoğan, Yönetim Kumlunun yetkilisi TOKİ Başkanı. Böyle bir  işleyiş, böyle bir yetkilendirme sanıyorum dünyanın hiçbir yerinde görülmemiştir.  TOKİ, diyorlar ki "Sosyal konut yapıyor." Sosyal konut yapmak asli görevi ama verilen yasalarla  siz TOKİ'ye neler yaptınyorsunuz, bakın: TOKİ konaklama tesisi yapıyor, TOKİ kavşak yapıyor,  TOKİ afet konutu yapıyor, TOKİ akıllı konutlar yapıyor ve akıllı konutlara da İngilizce isimler  veriyor. Hani siz muhafazakâr, değerlere saygılı bir iktidardınız, partiydiniz? TOKİ niye İstanbul'da  "My World" diye konutlarla gelir paylaşımı ortaklığı yapıyor? TOKİ, Arsa Ofisi ile Emlak Konutun  devamıdır. Emlak Konutun lüks konut yapma alışkanlığını TOKİ devam ettiriyor. Bazı iktidar partisi  temsilcileri çıktılar dediler ki "TOKİ 2003'ten sonra şunları yaptı." TOKİ 1984'te kuruldu, 1969  yılında sanıyorum Arsa Ofisi kuruldu. TOKİ, 2003 yılına kadar 1 milyon konuta kooperatifleşme  yoluyla kredi temin etti. Onun en büyük hatası ikinci konutlara kredi vermesiydi. "Geçmişte bir şey  yapılmadı." derseniz çok yanlış söylersiniz. Sizin, elbette ki her siyasinin ve her iktidarın seçildikten  sonra görev yapması asli görevidir onun. Siz de bir şeyler yapacaksınız tabii ama iktidarın asli görevi  tüm kurumlarda iktidar olmak, iktidarı yatırıma, üretime, istihdama yönlendirme olduğu kadar sizin  özelleştirme politikasına uygun olarak arsacılık yapmak değildir. Özelleştirme yoluyla, TOKİ  kanalıyla Hükümet bizzat arsacılık yapmaktadır, arsa satışı yapmaktadır.  Bakın, kamu kaynaklarını TOKİ'ye veriyorsunuz, TOKİ gidiyor orada imtiyazsız imar planı  yapıyor, hazine arazilerini belirtiyor ve kentlerin geleceğini tıkıyor TOKİ, inşaat sektörünün inisiyatif  alanını daraltıyor. İnşaat sektöründeki istihdam bugün yüzde 20'lerin altına düşmüştür, yüzde 20  küçülmüştür. Bu, büyük daralmadır, büyük küçülmedir.  Peki, TOKİ'nin ihalelerine baktığınız zaman da açık mı, şeffaf mı, katılımcı mı? Hayır. Özellikle  inşaat ihaleleri katılımcı olmadığı gibi planlama, etüt ve tanıtım ihalelerinin elle tutulur hâli yok.  Akraba, hısım, eş, dost kayınlmış ve yandaşlara maalesef bu ihaleler peşkeş çekilmiş değerli  arkadaşlarım.  TBMM B : 6 5 2 4 . 2 . 2 0 1 0 0 : 1  - 3 0 - Bakın, zemin etüt işlerinde 2005-2007 arasında toplam 240 civarında ihale yapılmış. İhalelerden  150 tanesi sekiz şirkete verilmiş ve şirketler içerisinde aynı paydaşların ismi geçiyor arkadaşlar ya!  Bu kadar kayırmacılık olur mu? Ben bunlara cevap istiyorum.  TOKİ konut yapmasın demiyoruz, TOKİ'ye karşıtlığımız yok ama TOKİ şeffaf değil, TOKİ  katılımcı değil, TOKİ Kamu İhale Kanunu hükümlerini aşıyor ve ayrıca da Yüksek Denetleme  Kurulunun her sefer çıkan raporlarının hiçbirini uygulamıyor. Niye? Sırtını Başbakana dayamış.  Başbakan imtiyazı altında bu tür şeyleri yaparak TOKİ devlet içinde devlet oldu.  Peki, bu on sekiz -on dokuz değişikliği yapacağımıza, Parlamentoyu meşgul edeceğimize,  komisyonları meşgul edeceğimize tek bir karar alalım ve "TOKİ'nin yapacağı uygulamaları ve  uyacağı kriterleri Recep Tayyip Erdoğan hazretleri belirler, bu kuralları ve bu uygulamaları da TOKİ  sadrazamı uygular." diyelim, tek maddelik bir kanun, çıkalım işin içinden. Bu kadar niye meşgul  ediyorsunuz toplumu, büyük sorunlar varken?  MEHMET ÇERÇİ (Manisa) - Baykal ne olsun? Baykal da Cumhurbaşkanı olsun.  YAŞAR AĞYÜZ (Devamla) - Laf atma, gel burada konuş, yüzüme konuş. Belgeli konuşuyorum  ben. Haraç mezat her şeyi emlakçı gibi satacaksınız!  MEHMET ÇERÇİ (Manisa) - En fazla laf atan sensin, senden öğrendim ben laf atmayı.  BAŞKAN - Sayın Milletvekilim lütfen...  YAŞAR AĞYÜZ (Devamla) - Dünyanın hiçbir yerinde haraç mezat...  MEHMET ÇERÇİ (Manisa) - TOKİ'nin yaptıklarını da say. Hastaneleri say, okulları say.  BAŞKAN - Sayın Çerçi, lütfen.  YAŞAR AĞYÜZ (Devamla) - ...cumhuriyet değerlerini satarak borçlanan bir ülke  görülmemiştir, borcu artan bir ülke görülmemiştir. Bu kadar beceriksiz, bu kadar kaynak israfıyla  karşı karşıya bulunduğumuz bir yerde siz kaos yaratarak kamuoyunun gözünden bazı şeyleri  kaçırmaya çalışıyorsunuz. Buna hakkınız yok sizin, buna hakkınız yok. İktidarsınız, iktidar gibi  davranmak zorundasınız. Türkiye yangın yerine dönmüş, esnaf kan ağlıyor, inşaat sektörü kan ağlıyor,  çiftçi kan ağlıyor.  Bakın, bir grizu patlaması oldu. Allah rahmet etsin ölenlere, başsağlığı diliyorum ama Çalışma  Bakanı nerede? Bu işte tedbir alması gereken... (AK PARTİ sıralarından "orada" sesleri)  BEKİR BOZDAĞ (Yozgat) - Orada...  YAŞAR AĞYÜZ (Devamla) - Orada, olay olduktan sonra bulunması yetmiyor. Bursa'dan  sonra...  BEKİR BOZDAĞ (Yozgat) - Olay yerinde.  YAŞAR AĞYÜZ (Devamla) - Siz ders almıyorsunuz. Niye? Tekdirle uslanmıyorsunuz, sizin  hakkınız kötek. Bu kötek de sandıkta olacak.  BAŞKAN - Sayın Ağyüz, lütfen düzeltir misiniz cümlenizi?  FATİH ARIKAN (Kahramanmaraş) - Gel de döv o zaman, gel de döv!  OSMAN DEMİR (Tokat) - Sözünü geri alsın.  YAŞAR AĞYÜZ (Devamla) - Değerli arkadaşlarım, bakın...  BAŞKAN - Sayın Ağyüz...  YAŞAR AĞYÜZ (Devamla) - .. .bu kaosun yaratıldığı yetmiyormuş gibi 2 milletvekiliniz daha  kaos yaratmaya devam ediyor.
Sayfa 31 -
TBMM B : 6 5 2 4 . 2 . 2 0 1 0 0 : 1  - 3 0 - Bakın, zemin etüt işlerinde 2005-2007 arasında toplam 240 civarında ihale yapılmış. İhalelerden  150 tanesi sekiz şirkete verilmiş ve şirketler içerisinde aynı paydaşların ismi geçiyor arkadaşlar ya!  Bu kadar kayırmacılık olur mu? Ben bunlara cevap istiyorum.  TOKİ konut yapmasın demiyoruz, TOKİ'ye karşıtlığımız yok ama TOKİ şeffaf değil, TOKİ  katılımcı değil, TOKİ Kamu İhale Kanunu hükümlerini aşıyor ve ayrıca da Yüksek Denetleme  Kurulunun her sefer çıkan raporlarının hiçbirini uygulamıyor. Niye? Sırtını Başbakana dayamış.  Başbakan imtiyazı altında bu tür şeyleri yaparak TOKİ devlet içinde devlet oldu.  Peki, bu on sekiz -on dokuz değişikliği yapacağımıza, Parlamentoyu meşgul edeceğimize,  komisyonları meşgul edeceğimize tek bir karar alalım ve "TOKİ'nin yapacağı uygulamaları ve  uyacağı kriterleri Recep Tayyip Erdoğan hazretleri belirler, bu kuralları ve bu uygulamaları da TOKİ  sadrazamı uygular." diyelim, tek maddelik bir kanun, çıkalım işin içinden. Bu kadar niye meşgul  ediyorsunuz toplumu, büyük sorunlar varken?  MEHMET ÇERÇİ (Manisa) - Baykal ne olsun? Baykal da Cumhurbaşkanı olsun.  YAŞAR AĞYÜZ (Devamla) - Laf atma, gel burada konuş, yüzüme konuş. Belgeli konuşuyorum  ben. Haraç mezat her şeyi emlakçı gibi satacaksınız!  MEHMET ÇERÇİ (Manisa) - En fazla laf atan sensin, senden öğrendim ben laf atmayı.  BAŞKAN - Sayın Milletvekilim lütfen...  YAŞAR AĞYÜZ (Devamla) - Dünyanın hiçbir yerinde haraç mezat...  MEHMET ÇERÇİ (Manisa) - TOKİ'nin yaptıklarını da say. Hastaneleri say, okulları say.  BAŞKAN - Sayın Çerçi, lütfen.  YAŞAR AĞYÜZ (Devamla) - ...cumhuriyet değerlerini satarak borçlanan bir ülke  görülmemiştir, borcu artan bir ülke görülmemiştir. Bu kadar beceriksiz, bu kadar kaynak israfıyla  karşı karşıya bulunduğumuz bir yerde siz kaos yaratarak kamuoyunun gözünden bazı şeyleri  kaçırmaya çalışıyorsunuz. Buna hakkınız yok sizin, buna hakkınız yok. İktidarsınız, iktidar gibi  davranmak zorundasınız. Türkiye yangın yerine dönmüş, esnaf kan ağlıyor, inşaat sektörü kan ağlıyor,  çiftçi kan ağlıyor.  Bakın, bir grizu patlaması oldu. Allah rahmet etsin ölenlere, başsağlığı diliyorum ama Çalışma  Bakanı nerede? Bu işte tedbir alması gereken... (AK PARTİ sıralarından "orada" sesleri)  BEKİR BOZDAĞ (Yozgat) - Orada...  YAŞAR AĞYÜZ (Devamla) - Orada, olay olduktan sonra bulunması yetmiyor. Bursa'dan  sonra...  BEKİR BOZDAĞ (Yozgat) - Olay yerinde.  YAŞAR AĞYÜZ (Devamla) - Siz ders almıyorsunuz. Niye? Tekdirle uslanmıyorsunuz, sizin  hakkınız kötek. Bu kötek de sandıkta olacak.  BAŞKAN - Sayın Ağyüz, lütfen düzeltir misiniz cümlenizi?  FATİH ARIKAN (Kahramanmaraş) - Gel de döv o zaman, gel de döv!  OSMAN DEMİR (Tokat) - Sözünü geri alsın.  YAŞAR AĞYÜZ (Devamla) - Değerli arkadaşlarım, bakın...  BAŞKAN - Sayın Ağyüz...  YAŞAR AĞYÜZ (Devamla) - .. .bu kaosun yaratıldığı yetmiyormuş gibi 2 milletvekiliniz daha  kaos yaratmaya devam ediyor.  TBMM B: 65 24.2.2010 O: 1  - 3 1 - BAŞKAN - Sayın Ağyüz...  YAŞAR AĞYÜZ (Devamla) - "Kırk yıl onlar fişledi, biz fişliyoruz." bu düşünce İktidarınızın  düşüncesinin afişe olmasıdır, afişe.  Bakın, "Bize karşı çıkan kanı bozuklar tahlil edilmeli." Buna ne hakkı var Milletvekilinin? Ama buna  cesaret veren Annç'tır, buna cesaret veren Sayın Tayyip Erdoğan'dır. "Kanı bozuk" diyemez hiç kimse.  Bu Parlamentoda bulunanlara, iktidara karşı olanlara, toplumsal muhalefete, sivil toplum örgütlerine karşı  olanlara hiç kimse "kanı bozuk" diyemez. Bu ikisinin de tahlile ihtiyacı var, ruhsal tahlile ihtiyacı var.  Meclis Başkanını uyarıyorum: Bunları tahlile gönder, akli dengesizliği var ve Mecliste  tehlikelidir bunlar. Bunların önüne "Meclise girmesi tehlikelidir." diye yafta asmak lazım, yafta!  Değerli arkadaşlarım, bu karmaşa ortamı devam ederken ekonomiyi göz ardı etmek için bu  kervana milletvekilleriniz de katılıyor. Yazık oluyor, yazık! Yazık oluyor! O nedenle, gününüzü ana  sorunları çözmekle geçiriniz.  Bakın, TOKİ'nin konutları, Beylerbeyi'nde -ben geçen gün de söyledim- gidelim Gaziantep'te  Beylerbeyi konutlarına, elle tutulur hâli var mı! Okul yoktu, sosyal tesis yoktu. Bağıra bağıra  yaptırdık. Niye? Proje yapılırken unutulmuş, ihale kapsamına alınmamış. İşte, TOKİ bu! Trilyonlarca,  katrilyonlarca kaynağı var ama kullanış biçimine baktığınız zaman da kayırmalı ve yandaş koruyucu  şekilde kullanılıyor değerli arkadaşlarım.  Ayrıca bu yasada ek madde 14'ü geçirdik. Bu 14, Anayasa'ya aykırı bir maddedir. TOKİ'ye bu  imtiyazları verirken Anayasa'yı çiğneyerek, Anayasa'yı ayaklar altına alarak lütfen bu yetkileri  vermeyiniz değerli arkadaşlarım.  Ayrıca TOKİ'nin imar planı olmayan yerleri ihale etmeye ne hakkı var? Elimde belgeler var.  1/5.000'liği hâlen yapılmamış, devam eden yeri ihale etmiş, vermiş TOKİ. Niye? Yasal imtiyazı var.  Ruhsat alınmayan yerleri ihale ediyor, veriyor. Böyle bir yetki, böyle savurganca kullanılan bir yetki  mümkün değil hiçbir yerde görülmemiştir değerli arkadaşlarım.  Bakın, Yüksek Denetleme Kurulundan okuyorum: "TOKİ tarafından yeni planlar yapılarak  çalışmalara başlanılacaktır." İhale edilmiş iş, yeni planlar yapılarak devam edecek! Neresi? Avcılar  ilçesi, Bahçeşehir konutları değerli arkadaşlarım.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Lütfen tamamlayınız.  YAŞAR AĞYÜZ (Devamla) - Bakın, "Yapılan incelemelerde arsa karşılığı gelir paylaşım  projelerinde inşaat yapılacak bazı arsaların imar planlarının olmadığı.. ." diyor. Ben demiyorum,  Yüksek Denetleme Kurulu diyor. Bunun hesabını vermeyecek misiniz?  Ama değerli arkadaşlarım, bu vurdumduymazlıkla çıkardığınız yasalar maalesef uygulamada sıkıntı  yaratıyor, sorun yaratıyor. İktidarınız artık Türkiye'ye sıkıntı veriyor, İktidarınız kara bulut yaratıyor.  Sorunları çözmesi gereken Parlamento sorunları çözeceğine sorun yaratıyor. Bir iktidar sorun çözmekle  yükümlüdür. Esnafın, çiftçinin, işçinin... Tekel işçileri Ankara'da bar bar bağırıyorlar. Bir tane insaflı,  vicdanlınız gidip de ziyaret ediyor mu? Gidip de nedir diyor mu? Arabulucu olmaya çalışıyor mu? Çoluk  çocuğuyla perişan olan bu işçilere sahip çıkmak... Bu özelleştirme mağdurlarını ortaya çıkaran sizin  İktidarınız değil mi? 4/C'yi yaratan sizin İktidarınız değil mi? Onların ne günahı var?  Onun için, değerli arkadaşlarım, Abbas yolcu, gidicisiniz, ama hesap vermeden sizi bırakmak yok.  Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
Sayfa 32 -
TBMM B: 65 24.2.2010 O: 1  - 3 1 - BAŞKAN - Sayın Ağyüz...  YAŞAR AĞYÜZ (Devamla) - "Kırk yıl onlar fişledi, biz fişliyoruz." bu düşünce İktidarınızın  düşüncesinin afişe olmasıdır, afişe.  Bakın, "Bize karşı çıkan kanı bozuklar tahlil edilmeli." Buna ne hakkı var Milletvekilinin? Ama buna  cesaret veren Annç'tır, buna cesaret veren Sayın Tayyip Erdoğan'dır. "Kanı bozuk" diyemez hiç kimse.  Bu Parlamentoda bulunanlara, iktidara karşı olanlara, toplumsal muhalefete, sivil toplum örgütlerine karşı  olanlara hiç kimse "kanı bozuk" diyemez. Bu ikisinin de tahlile ihtiyacı var, ruhsal tahlile ihtiyacı var.  Meclis Başkanını uyarıyorum: Bunları tahlile gönder, akli dengesizliği var ve Mecliste  tehlikelidir bunlar. Bunların önüne "Meclise girmesi tehlikelidir." diye yafta asmak lazım, yafta!  Değerli arkadaşlarım, bu karmaşa ortamı devam ederken ekonomiyi göz ardı etmek için bu  kervana milletvekilleriniz de katılıyor. Yazık oluyor, yazık! Yazık oluyor! O nedenle, gününüzü ana  sorunları çözmekle geçiriniz.  Bakın, TOKİ'nin konutları, Beylerbeyi'nde -ben geçen gün de söyledim- gidelim Gaziantep'te  Beylerbeyi konutlarına, elle tutulur hâli var mı! Okul yoktu, sosyal tesis yoktu. Bağıra bağıra  yaptırdık. Niye? Proje yapılırken unutulmuş, ihale kapsamına alınmamış. İşte, TOKİ bu! Trilyonlarca,  katrilyonlarca kaynağı var ama kullanış biçimine baktığınız zaman da kayırmalı ve yandaş koruyucu  şekilde kullanılıyor değerli arkadaşlarım.  Ayrıca bu yasada ek madde 14'ü geçirdik. Bu 14, Anayasa'ya aykırı bir maddedir. TOKİ'ye bu  imtiyazları verirken Anayasa'yı çiğneyerek, Anayasa'yı ayaklar altına alarak lütfen bu yetkileri  vermeyiniz değerli arkadaşlarım.  Ayrıca TOKİ'nin imar planı olmayan yerleri ihale etmeye ne hakkı var? Elimde belgeler var.  1/5.000'liği hâlen yapılmamış, devam eden yeri ihale etmiş, vermiş TOKİ. Niye? Yasal imtiyazı var.  Ruhsat alınmayan yerleri ihale ediyor, veriyor. Böyle bir yetki, böyle savurganca kullanılan bir yetki  mümkün değil hiçbir yerde görülmemiştir değerli arkadaşlarım.  Bakın, Yüksek Denetleme Kurulundan okuyorum: "TOKİ tarafından yeni planlar yapılarak  çalışmalara başlanılacaktır." İhale edilmiş iş, yeni planlar yapılarak devam edecek! Neresi? Avcılar  ilçesi, Bahçeşehir konutları değerli arkadaşlarım.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Lütfen tamamlayınız.  YAŞAR AĞYÜZ (Devamla) - Bakın, "Yapılan incelemelerde arsa karşılığı gelir paylaşım  projelerinde inşaat yapılacak bazı arsaların imar planlarının olmadığı.. ." diyor. Ben demiyorum,  Yüksek Denetleme Kurulu diyor. Bunun hesabını vermeyecek misiniz?  Ama değerli arkadaşlarım, bu vurdumduymazlıkla çıkardığınız yasalar maalesef uygulamada sıkıntı  yaratıyor, sorun yaratıyor. İktidarınız artık Türkiye'ye sıkıntı veriyor, İktidarınız kara bulut yaratıyor.  Sorunları çözmesi gereken Parlamento sorunları çözeceğine sorun yaratıyor. Bir iktidar sorun çözmekle  yükümlüdür. Esnafın, çiftçinin, işçinin... Tekel işçileri Ankara'da bar bar bağırıyorlar. Bir tane insaflı,  vicdanlınız gidip de ziyaret ediyor mu? Gidip de nedir diyor mu? Arabulucu olmaya çalışıyor mu? Çoluk  çocuğuyla perişan olan bu işçilere sahip çıkmak... Bu özelleştirme mağdurlarını ortaya çıkaran sizin  İktidarınız değil mi? 4/C'yi yaratan sizin İktidarınız değil mi? Onların ne günahı var?  Onun için, değerli arkadaşlarım, Abbas yolcu, gidicisiniz, ama hesap vermeden sizi bırakmak yok.  Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)  TBMM B: 65 24.2.2010 0 : 1  BEKİR BOZDAĞ (Yozgat) - Sayın Başkan...  MEHMET ÇERÇİ (Manisa) - İki senedir bunları söylüyorsunuz, hâlâ yüzde 15'lerdesiniz!  YAŞAR AĞYÜZ (Gaziantep) - Çıkar konuşursun!  MEHMET ÇERÇİ (Manisa) - Boş konuşma boş!  YAŞAR AĞYÜZ (Gaziantep) - Çıkar konuşursun!  BAŞKAN - Sayın Çerçi, lütfen oturur musunuz. Sayın Çerçi... Lütfen Sayın Çerçi.  MEHMET ÇERÇİ (Manisa) - Sayın Başkan, kötekten bahsediyor, köteği kim atacakmış, cevap  versin bir bilelim!  BAŞKAN - Sayın Çerçi, oturun lütfen. Oturun lütfen Sayın Çerçi.  MEHMET ÇERÇİ (Manisa) - Lütfen haddini bilsin! Bu Mecliste kimse kötek atmaya cesaret  edemez.  BAŞKAN - Sayın Çerçi oturur musunuz. Bak, Grup Başkan Vekili söz istedi.  YAŞAR AĞYÜZ (Gaziantep) - Haddinizi sandıkta bildireceğiz biz size! Hem de seçim  bölgenizde bildireceğiz!  MEHMET ÇERÇİ (Manisa) - Ağabeylerine sor, ağabeylerine!  BAŞKAN - Sayın Bozdağ, ne için?  BEKİR BOZDAĞ (Yozgat) - AK PARTİ Grubu adına madde üzerinde söz istiyorum Sayın  Başkan.  BAŞKAN - Yeni bir sataşmaya mahal vermeden Sayın Bozdağ. (AK PARTİ sıralarından  alkışlar)  İç Tüzük'ün 69'uncu maddesi gereğince...  OKTAY VURAL (İzmir) - Efendim, sataşmadan dolayı mı söz verdiniz, grup adına mı söz  verdiniz?  BEKİR BOZDAĞ (Yozgat) - Grup adına söz istedim.  BAŞKAN - Grup adına mı? Ben anlamadım. Grup adına o zaman.  Buyurun.  AK PARTİ GRUBU ADINA BEKİR BOZDAĞ (Yozgat) - Sayın Başkan, değerli  milletvekilleri; 3'üncü maddeye ek 15'inci madde üzerinde grubumuz adına söz aldım. Bu vesileyle  hepinizi saygıyla selamlıyorum.  Tabii, Toplu Konut İdaresinin alanıyla ilgili bir kanun tasarısını görüşüyoruz. Herkesin burada  söyleyecek sözü vardır mutlaka, çünkü çok büyük hizmetler üreten, Türkiye'nin 81 ilinin 81 'inde  damgası, mührü bulunan ve hemen hemen her yerde ve ilçelerimizin de büyük bir kısmında  insanlarımızın yüzünü güldüren, ev, yuva bekleyen ve ev sahibi olma imkânı belki bulamayan, belki  bu noktada hayal dahi kuramayan insanlara ödeme kolaylığı içerisinde ve ucuz konut temin eden  çok önemli bir kurum ve bu, özellikle AK PARTİ İktidarından sonra da çok önemli faaliyetler ortaya  koydu, önemli çalışmalar yaptı. Şimdi, rakamlar şöyle veya böyle ifade ediliyor, tasarının içinde de  bu rakamlar genel gerekçede yer alıyor. Ben beklerdim ki, burada konuşulurken TOKİ'yi  yaptıklarından dolayı evvela bir takdir etmek lazım hem Başkanını hem çalışanlarını.  HÜSEYİN YILDIZ (Antalya) - Siz ne zaman takdir ettiniz ki! Önce takdir etmesini öğren, sonra  takdir bekle.  - 3 2 -
Sayfa 33 -
TBMM B: 65 24.2.2010 0 : 1  BEKİR BOZDAĞ (Yozgat) - Sayın Başkan...  MEHMET ÇERÇİ (Manisa) - İki senedir bunları söylüyorsunuz, hâlâ yüzde 15'lerdesiniz!  YAŞAR AĞYÜZ (Gaziantep) - Çıkar konuşursun!  MEHMET ÇERÇİ (Manisa) - Boş konuşma boş!  YAŞAR AĞYÜZ (Gaziantep) - Çıkar konuşursun!  BAŞKAN - Sayın Çerçi, lütfen oturur musunuz. Sayın Çerçi... Lütfen Sayın Çerçi.  MEHMET ÇERÇİ (Manisa) - Sayın Başkan, kötekten bahsediyor, köteği kim atacakmış, cevap  versin bir bilelim!  BAŞKAN - Sayın Çerçi, oturun lütfen. Oturun lütfen Sayın Çerçi.  MEHMET ÇERÇİ (Manisa) - Lütfen haddini bilsin! Bu Mecliste kimse kötek atmaya cesaret  edemez.  BAŞKAN - Sayın Çerçi oturur musunuz. Bak, Grup Başkan Vekili söz istedi.  YAŞAR AĞYÜZ (Gaziantep) - Haddinizi sandıkta bildireceğiz biz size! Hem de seçim  bölgenizde bildireceğiz!  MEHMET ÇERÇİ (Manisa) - Ağabeylerine sor, ağabeylerine!  BAŞKAN - Sayın Bozdağ, ne için?  BEKİR BOZDAĞ (Yozgat) - AK PARTİ Grubu adına madde üzerinde söz istiyorum Sayın  Başkan.  BAŞKAN - Yeni bir sataşmaya mahal vermeden Sayın Bozdağ. (AK PARTİ sıralarından  alkışlar)  İç Tüzük'ün 69'uncu maddesi gereğince...  OKTAY VURAL (İzmir) - Efendim, sataşmadan dolayı mı söz verdiniz, grup adına mı söz  verdiniz?  BEKİR BOZDAĞ (Yozgat) - Grup adına söz istedim.  BAŞKAN - Grup adına mı? Ben anlamadım. Grup adına o zaman.  Buyurun.  AK PARTİ GRUBU ADINA BEKİR BOZDAĞ (Yozgat) - Sayın Başkan, değerli  milletvekilleri; 3'üncü maddeye ek 15'inci madde üzerinde grubumuz adına söz aldım. Bu vesileyle  hepinizi saygıyla selamlıyorum.  Tabii, Toplu Konut İdaresinin alanıyla ilgili bir kanun tasarısını görüşüyoruz. Herkesin burada  söyleyecek sözü vardır mutlaka, çünkü çok büyük hizmetler üreten, Türkiye'nin 81 ilinin 81 'inde  damgası, mührü bulunan ve hemen hemen her yerde ve ilçelerimizin de büyük bir kısmında  insanlarımızın yüzünü güldüren, ev, yuva bekleyen ve ev sahibi olma imkânı belki bulamayan, belki  bu noktada hayal dahi kuramayan insanlara ödeme kolaylığı içerisinde ve ucuz konut temin eden  çok önemli bir kurum ve bu, özellikle AK PARTİ İktidarından sonra da çok önemli faaliyetler ortaya  koydu, önemli çalışmalar yaptı. Şimdi, rakamlar şöyle veya böyle ifade ediliyor, tasarının içinde de  bu rakamlar genel gerekçede yer alıyor. Ben beklerdim ki, burada konuşulurken TOKİ'yi  yaptıklarından dolayı evvela bir takdir etmek lazım hem Başkanını hem çalışanlarını.  HÜSEYİN YILDIZ (Antalya) - Siz ne zaman takdir ettiniz ki! Önce takdir etmesini öğren, sonra  takdir bekle.  - 3 2 - T B M M B: 65 2 4 . 2 . 2 0 1 0 O: 1  - 3 3 - BEKİR BOZDAĞ (Devamla) - Çünkü Türkiye'de on dokuz senede 40 bin küsur konut yapan  bir kurumun, bir yapının yedi sene, sekiz sene içerisinde 300 bin civarında konutu yapıp sahiplerine  teslim etmesi, ancak alkışlanacak bir durumdur, kınanacak bir durum değildir...  HÜSEYİN YILDIZ (Antalya) - Dökülüyor, dökülüyor. Binalar dökülüyor.  BEKİR BOZDAĞ (Devamla) - . . .alkışlanır ve denir ki: TOKİ bunları yapıyor, tebrik ediyoruz,  ama şunları, şunları da yapsa daha iyi olur, şu konularda biz muhalefet olarak veya milletvekilleri  olarak eksikliklerini görüyoruz, bu eksiklikleri de giderseler, şu konulara da dikkat etseler eminim  daha faydalı olur, çünkü, TOKİ imar kültürünü de değiştiriyor, konut kültürünü de değiştiriyor,  şehircilik anlayışını da değiştiriyor, âdeta her yerde bir noktada böylesi bir uzman rehberlik ve  değişimciliğe de öncülük yapıyor.  Onun için ben burada, huzurlarınızda Toplu Konut İdaresi Başkanını ve ekibini tebrik ediyorum  ve inanıyorum ki Türkiye'mizin dört bir yanında, şu anda sayısı 300 bin civarında insan bizzat  oturarak hayır duasını yapıyor, bir kısmı da oradan ev almış, evine taşınmayı bekliyor ve onlar da  duasını yapacaktır. Milletimiz bunu görüyor, bunun takdirini yapıyor.  Ama bir şeyi de ifade edip huzurunuzdan ayrılmak isterim. Bu kürsüde konuşurken hepimiz  eleştireceğiz varsa eleştirilecek yönler, laflarımızı söyleyeceğiz. Ama, bunu da bir usul, bir üslup  içerisinde söylersek, yani hakaret etmeden, insanları rencide etmeden, insanları incitmeden  düşüncemizi söyleme marifetini gösterebilsek daha güzel olur. Ama bu noktada konuşma yaparken,  meram anlatırken tabii fikrî bir acziyet içerisinde olunca, o zaman ne yapılıyor ve belli bir üslubun  tutturulma imkânı maalesef olmuyor.  Bakın, 2 tane değerli milletvekilimiz -herkes konuşuyor- konuşmalarında AK PARTİ'nin asla  kabul etmediği ve bugüne kadar mücadelesiyle karşısında durduğu şeyleri ifade ettiler ve biz  fişlemedir veyahut da insanların kanıyla, başka şeyleriyle ilgilenme konularını AK PARTİ kırmızı  çizgileri olarak, daha biz partiyi kurarken bunu ilan ettik 14 Ağustos 2001'de ve biz dedik ki: "Din  milliyetçiliği yapmayacağız, yaptırmayacağız. Irk milliyetçiliği yapmayacağız, yaptırmayacağız.  Bölgesel milliyetçilik yapmayacağız, yaptırmayacağız."  HÜSEYİN YILDIZ (Antalya) - Duymadınız herhalde, okuma özürlü müsünüz Sayın Vekil?  BEKİR BOZDAĞ (Devamla) - Şimdi 2 tane milletvekili arkadaşımız...  HÜSEYİN YILDIZ (Antalya) - Bırakın bu numaraları, bırakın bunları. Gerçekçi konuşun.  BEKİR BOZDAĞ (Devamla) - Evet, cevap vereceğim.  2 tane milletvekili arkadaşımız bir beyanda bulundular ve biz bu beyanlar karşısında parti olarak  tavrımızı koyduk ortaya ve partimizin Meclis Grup Yönetim Kurulu olağanüstü toplanarak, dün saat  15.30'da 2 arkadaşın beyanlarıyla ilgili bir inceleme başlattık. Yarın da Yönetim Kurulumuzun olağan  toplantısı var. Bunu da değerlendirip, disiplin yolu eğer gerekiyorsa o çerçevede disipline şevkini de  yapacağız. Biz parti olarak bunlara karşıyız ve parti içi mekanizmaları biz işletiriz.  Hatırlarsanız, polislerimizle bir başka arkadaşımız bir tartışmaya girmişti ve orada bu toplumun  değerleriyle bağdaşmayan birtakım şeyler olduğu zaman biz tavır koyduk ve parti ihraç istemiyle  müşterek Disiplin Kuruluna sevk ettik.  Ama bakın, buna benzer lafların birini, yani bizim Çorum Milletvekilimizin söylediği laflara  benzer birini "Bunların akıl sağlığı, ruh sağlığı... Oraya götürmek lazım. Buradan, kapıdan koymamak  lazım." laflan söyledi. Biz işlem yaptık. Kemal Ağabey, bilmiyorum siz ne işlem yapacaksınız? O  da CHP'nin takdiridir. (AK PARTİ sıralanndan alkışlar)
Sayfa 34 -
T B M M B: 65 2 4 . 2 . 2 0 1 0 O: 1  - 3 3 - BEKİR BOZDAĞ (Devamla) - Çünkü Türkiye'de on dokuz senede 40 bin küsur konut yapan  bir kurumun, bir yapının yedi sene, sekiz sene içerisinde 300 bin civarında konutu yapıp sahiplerine  teslim etmesi, ancak alkışlanacak bir durumdur, kınanacak bir durum değildir...  HÜSEYİN YILDIZ (Antalya) - Dökülüyor, dökülüyor. Binalar dökülüyor.  BEKİR BOZDAĞ (Devamla) - . . .alkışlanır ve denir ki: TOKİ bunları yapıyor, tebrik ediyoruz,  ama şunları, şunları da yapsa daha iyi olur, şu konularda biz muhalefet olarak veya milletvekilleri  olarak eksikliklerini görüyoruz, bu eksiklikleri de giderseler, şu konulara da dikkat etseler eminim  daha faydalı olur, çünkü, TOKİ imar kültürünü de değiştiriyor, konut kültürünü de değiştiriyor,  şehircilik anlayışını da değiştiriyor, âdeta her yerde bir noktada böylesi bir uzman rehberlik ve  değişimciliğe de öncülük yapıyor.  Onun için ben burada, huzurlarınızda Toplu Konut İdaresi Başkanını ve ekibini tebrik ediyorum  ve inanıyorum ki Türkiye'mizin dört bir yanında, şu anda sayısı 300 bin civarında insan bizzat  oturarak hayır duasını yapıyor, bir kısmı da oradan ev almış, evine taşınmayı bekliyor ve onlar da  duasını yapacaktır. Milletimiz bunu görüyor, bunun takdirini yapıyor.  Ama bir şeyi de ifade edip huzurunuzdan ayrılmak isterim. Bu kürsüde konuşurken hepimiz  eleştireceğiz varsa eleştirilecek yönler, laflarımızı söyleyeceğiz. Ama, bunu da bir usul, bir üslup  içerisinde söylersek, yani hakaret etmeden, insanları rencide etmeden, insanları incitmeden  düşüncemizi söyleme marifetini gösterebilsek daha güzel olur. Ama bu noktada konuşma yaparken,  meram anlatırken tabii fikrî bir acziyet içerisinde olunca, o zaman ne yapılıyor ve belli bir üslubun  tutturulma imkânı maalesef olmuyor.  Bakın, 2 tane değerli milletvekilimiz -herkes konuşuyor- konuşmalarında AK PARTİ'nin asla  kabul etmediği ve bugüne kadar mücadelesiyle karşısında durduğu şeyleri ifade ettiler ve biz  fişlemedir veyahut da insanların kanıyla, başka şeyleriyle ilgilenme konularını AK PARTİ kırmızı  çizgileri olarak, daha biz partiyi kurarken bunu ilan ettik 14 Ağustos 2001'de ve biz dedik ki: "Din  milliyetçiliği yapmayacağız, yaptırmayacağız. Irk milliyetçiliği yapmayacağız, yaptırmayacağız.  Bölgesel milliyetçilik yapmayacağız, yaptırmayacağız."  HÜSEYİN YILDIZ (Antalya) - Duymadınız herhalde, okuma özürlü müsünüz Sayın Vekil?  BEKİR BOZDAĞ (Devamla) - Şimdi 2 tane milletvekili arkadaşımız...  HÜSEYİN YILDIZ (Antalya) - Bırakın bu numaraları, bırakın bunları. Gerçekçi konuşun.  BEKİR BOZDAĞ (Devamla) - Evet, cevap vereceğim.  2 tane milletvekili arkadaşımız bir beyanda bulundular ve biz bu beyanlar karşısında parti olarak  tavrımızı koyduk ortaya ve partimizin Meclis Grup Yönetim Kurulu olağanüstü toplanarak, dün saat  15.30'da 2 arkadaşın beyanlarıyla ilgili bir inceleme başlattık. Yarın da Yönetim Kurulumuzun olağan  toplantısı var. Bunu da değerlendirip, disiplin yolu eğer gerekiyorsa o çerçevede disipline şevkini de  yapacağız. Biz parti olarak bunlara karşıyız ve parti içi mekanizmaları biz işletiriz.  Hatırlarsanız, polislerimizle bir başka arkadaşımız bir tartışmaya girmişti ve orada bu toplumun  değerleriyle bağdaşmayan birtakım şeyler olduğu zaman biz tavır koyduk ve parti ihraç istemiyle  müşterek Disiplin Kuruluna sevk ettik.  Ama bakın, buna benzer lafların birini, yani bizim Çorum Milletvekilimizin söylediği laflara  benzer birini "Bunların akıl sağlığı, ruh sağlığı... Oraya götürmek lazım. Buradan, kapıdan koymamak  lazım." laflan söyledi. Biz işlem yaptık. Kemal Ağabey, bilmiyorum siz ne işlem yapacaksınız? O  da CHP'nin takdiridir. (AK PARTİ sıralanndan alkışlar)  T B M M B: 65 2 4 . 2 . 2 0 1 0 O: 1  Biz bu toplumun kabul etmeyeceği şeyleri, AK PARTİ'nin değerleriyle uyuşmayan şeyleri ve  bizim karşı olduğumuz şeyleri kim söylerse söylesin, bizden biri söylesin, başkasından biri söylesin,  biz tavır koyduk, tavır koymaya da devam edeceğiz. Ha burada takdir edilmesi lazım, AK PARTİ  tavrını koydu. Tavır koyduğumuz bir konuda hâlâ itham yapılırsa, o zaman orada sormak lazım  "Neden?" diye.  HÜSEYİN YILDIZ (Antalya) - Nedenini söyle, nedenini!  BEKİR BOZDAĞ (Devamla) - Bir başka konu: Tabii buradan kötekli konuşmalar da yapılıyor.  HÜSEYİN YILDIZ (Antalya) - Biz kanımızdan eminiz, sizin kana baksın! Bir kana bakması  gerekiyorsa bizimkinde problem yok.  BEKİR BOZDAĞ (Devamla) - Tabii bu Meclis kötekli konuşmalara alışkın değil ama bakın, bu  yakışmıyor bu kürsüye de. İnsanlar burada fikrini söyleyecek. Ha, vatandaş kantara sizi de koyacak,  bizi de koyacak. Seçim oldu; 3 Kasımda oldu, 28 Martta oldu, 22 Temmuzda oldu, 29 Martta oldu.  2011 'in 17 Temmuzunda da seçim olacak, o zaman bu millet kimi değerlendirecek, kime "güle güle"  diyecek, kimi destekleyecek göreceğiz.  HÜSEYİN YILDIZ (Antalya) - O zaman Abbas yolcu!  BEKİR BOZDAĞ (Devamla) - Biz diyoruz ki: Bu millet kötek vurmaz. Bu millet, sandıkta  mührünü alır, oy pusulasına yapıştırır. O mühürden bugüne kadar hep AK PARTİ çıkmıştır (AK  PARTİ sıralarından alkışlar) ama "kötek" diyenler maalesef milletten hiçbir zaman icazet almamıştır.  OKTAY VURAL (İzmir) - Biz de o mühürle geldik.  BEKİR BOZDAĞ (Devamla) - Hepinize saygılar sunuyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Bozdağ.  OKTAY VURAL (İzmir) - Sayın Başkan, bizler de Parlamentoya milletimizin iradesiyle,  mühürleriyle geldik.  BEKİR BOZDAĞ (Yozgat) - Ona itirazımız yok.  OKTAY VURAL (İzmir) - Başkalarının icazetiyle gelmedik!  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Vural.  BEKİR BOZDAĞ (Yozgat) - Ona itirazımız yok bizim.  OKTAY VURAL (İzmir) - Bu Parlamentoda bulunan milletin iradesine hakaret etmekten  vazgeçsinler! Biz kimin mührüyle geldik?  BEKİR BOZDAĞ (Yozgat) - Benim söylediğimle ne alakası var?  OKTAY VURAL (İzmir) - Bu milleti hakir görmekten vazgeçin!  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Vural.  BEKİR BOZDAĞ (Yozgat) - Ne alakası var?  OKTAY VURAL (İzmir) - Aynı düşünceniz... Aynı düşünceniz...  BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, lütfen...  OKTAY VURAL (İzmir) - Size oy vermeyenleri kategorize edip sanki millet iradesiyle  gelmemiş gibi gösteriyorsunuz.  İSMAİL BİLEN (Manisa) - Siz yapıyorsunuz!  - 3 4 -
Sayfa 35 -
T B M M B: 65 2 4 . 2 . 2 0 1 0 O: 1  Biz bu toplumun kabul etmeyeceği şeyleri, AK PARTİ'nin değerleriyle uyuşmayan şeyleri ve  bizim karşı olduğumuz şeyleri kim söylerse söylesin, bizden biri söylesin, başkasından biri söylesin,  biz tavır koyduk, tavır koymaya da devam edeceğiz. Ha burada takdir edilmesi lazım, AK PARTİ  tavrını koydu. Tavır koyduğumuz bir konuda hâlâ itham yapılırsa, o zaman orada sormak lazım  "Neden?" diye.  HÜSEYİN YILDIZ (Antalya) - Nedenini söyle, nedenini!  BEKİR BOZDAĞ (Devamla) - Bir başka konu: Tabii buradan kötekli konuşmalar da yapılıyor.  HÜSEYİN YILDIZ (Antalya) - Biz kanımızdan eminiz, sizin kana baksın! Bir kana bakması  gerekiyorsa bizimkinde problem yok.  BEKİR BOZDAĞ (Devamla) - Tabii bu Meclis kötekli konuşmalara alışkın değil ama bakın, bu  yakışmıyor bu kürsüye de. İnsanlar burada fikrini söyleyecek. Ha, vatandaş kantara sizi de koyacak,  bizi de koyacak. Seçim oldu; 3 Kasımda oldu, 28 Martta oldu, 22 Temmuzda oldu, 29 Martta oldu.  2011 'in 17 Temmuzunda da seçim olacak, o zaman bu millet kimi değerlendirecek, kime "güle güle"  diyecek, kimi destekleyecek göreceğiz.  HÜSEYİN YILDIZ (Antalya) - O zaman Abbas yolcu!  BEKİR BOZDAĞ (Devamla) - Biz diyoruz ki: Bu millet kötek vurmaz. Bu millet, sandıkta  mührünü alır, oy pusulasına yapıştırır. O mühürden bugüne kadar hep AK PARTİ çıkmıştır (AK  PARTİ sıralarından alkışlar) ama "kötek" diyenler maalesef milletten hiçbir zaman icazet almamıştır.  OKTAY VURAL (İzmir) - Biz de o mühürle geldik.  BEKİR BOZDAĞ (Devamla) - Hepinize saygılar sunuyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Bozdağ.  OKTAY VURAL (İzmir) - Sayın Başkan, bizler de Parlamentoya milletimizin iradesiyle,  mühürleriyle geldik.  BEKİR BOZDAĞ (Yozgat) - Ona itirazımız yok.  OKTAY VURAL (İzmir) - Başkalarının icazetiyle gelmedik!  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Vural.  BEKİR BOZDAĞ (Yozgat) - Ona itirazımız yok bizim.  OKTAY VURAL (İzmir) - Bu Parlamentoda bulunan milletin iradesine hakaret etmekten  vazgeçsinler! Biz kimin mührüyle geldik?  BEKİR BOZDAĞ (Yozgat) - Benim söylediğimle ne alakası var?  OKTAY VURAL (İzmir) - Bu milleti hakir görmekten vazgeçin!  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Vural.  BEKİR BOZDAĞ (Yozgat) - Ne alakası var?  OKTAY VURAL (İzmir) - Aynı düşünceniz... Aynı düşünceniz...  BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, lütfen...  OKTAY VURAL (İzmir) - Size oy vermeyenleri kategorize edip sanki millet iradesiyle  gelmemiş gibi gösteriyorsunuz.  İSMAİL BİLEN (Manisa) - Siz yapıyorsunuz!  - 3 4 - TBMM B : 6 5 2 4 . 2 . 2 0 1 0 0 : 1  - 3 5 - BEKİR BOZDAĞ (Yozgat) - Hiç alakası yok.  OKTAY VURAL (İzmir) - Aynı zihniyettesiniz! O milletvekiliyle aynı zihniyeti  paylaşıyorsunuz.  BEKİR BOZDAĞ (Yozgat) - Kimse onu yapmıyor.  BAŞKAN - Sayın Bozdağ... Lütfen oturun... Sayın Vural...  İSMAİL BİLEN (Manisa) - Onu siz yapıyorsunuz.  BAŞKAN - Madde üzerinde...  OKTAY VURAL (İzmir) - Teessüf ederim size, teessüf ederim.  BEKİR BOZDAĞ (Yozgat) - O zihniyet size ait.  OKTAY VURAL (İzmir) - Bu millet... Bizler kimin oyuyla geldik?  BEKİR BOZDAĞ (Yozgat) - Kardeşim, söylediğimden bu dediğim...  OKTAY VURAL (İzmir) - Aynı zihniyettesiniz! Size oy veren millet de bize oy veren kim?  BEKİR BOZDAĞ (Yozgat) - Bize de millet oy veriyor!  BAŞKAN - Madde üzerinde şahsı adına söz isteyen Mevlüt Akgün, Karaman Milletvekili. (AK  PARTİ sıralarından alkışlar)  Sayın Akgün, buyurun.  BEKİR BOZDAĞ (Yozgat) - Biz de onu söylüyoruz.  OKTAY VURAL (İzmir) - Neyi söylediniz? Hadi canım sen de!  BAŞKAN - Sayın Vural, lütfen...  BEKİR BOZDAĞ (Yozgat) - Havada bulut meselesi!  MEVLÜT AKGÜN (Karaman) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla  selamlıyorum.  Tasarının bu maddesiyle Toplu Konut Kanunu'na ek bir madde olan 15'inci madde eklenmek  suretiyle elli dört adet kadro ihdası yapılmaktadır.  Değerli arkadaşlarım, bu kadro ihdasına niçin gerek duyulmaktadır? Kısaca bu hususa değinmek  istiyorum.  Değerli arkadaşlarım, Toplu Konut İdaresinin, kısaca TOKİ'nin başarısı, hepimize gurur verecek  şekilde, aslında Türkiye'nin başarısıdır. Şöyle ki: Amerika Birleşik Devletleri'nde başlayan konut  kredi sistemi Mortgage'm çöküşü bütün dünyada büyük bir ekonomik krize neden olurken, TOKİ,  böyle bir ortamda 400 binleri aşan konut rakamı ile hem insanlarımızı ev sahibi yapıyor hem de  düzenli kentleşme örnekleri sunuyor. Gerçekten, TOKİ, Hükümetimiz döneminde sadece İstanbul,  Ankara, İzmir gibi bazı büyük şehirlerde az sayıda konut üreten bir kurum olmaktan çıkarak  Türkiye'nin bütün illerinde, hatta küçük ilçelerine kadar birçok yerleşim biriminde ömek çalışmalar  üreten bir kurum hâline gelmiştir. Bazı köylerimizde ise "Tarımköy Uygulaması" ile modern yaşam  alanları oluşturulmaktadır. TOKİ'nin halkımızın refah ve mutluluğu için proje geliştirdiği öyle ücra  yerler var ki özel sektörün buralara yatırım yapması çoğu zaman mümkün görülmemektedir.  Ülkemizin hangi yöresine gidilirse gidilsin Türkiye'yi bir ağ gibi saran duble yol çalışmaları gibi  TOKİ'nin inşa ettiği yükselen konutları, örnek okulları, güzel hastaneleri görmek mümkündür.
Sayfa 36 -
TBMM B : 6 5 2 4 . 2 . 2 0 1 0 0 : 1  - 3 5 - BEKİR BOZDAĞ (Yozgat) - Hiç alakası yok.  OKTAY VURAL (İzmir) - Aynı zihniyettesiniz! O milletvekiliyle aynı zihniyeti  paylaşıyorsunuz.  BEKİR BOZDAĞ (Yozgat) - Kimse onu yapmıyor.  BAŞKAN - Sayın Bozdağ... Lütfen oturun... Sayın Vural...  İSMAİL BİLEN (Manisa) - Onu siz yapıyorsunuz.  BAŞKAN - Madde üzerinde...  OKTAY VURAL (İzmir) - Teessüf ederim size, teessüf ederim.  BEKİR BOZDAĞ (Yozgat) - O zihniyet size ait.  OKTAY VURAL (İzmir) - Bu millet... Bizler kimin oyuyla geldik?  BEKİR BOZDAĞ (Yozgat) - Kardeşim, söylediğimden bu dediğim...  OKTAY VURAL (İzmir) - Aynı zihniyettesiniz! Size oy veren millet de bize oy veren kim?  BEKİR BOZDAĞ (Yozgat) - Bize de millet oy veriyor!  BAŞKAN - Madde üzerinde şahsı adına söz isteyen Mevlüt Akgün, Karaman Milletvekili. (AK  PARTİ sıralarından alkışlar)  Sayın Akgün, buyurun.  BEKİR BOZDAĞ (Yozgat) - Biz de onu söylüyoruz.  OKTAY VURAL (İzmir) - Neyi söylediniz? Hadi canım sen de!  BAŞKAN - Sayın Vural, lütfen...  BEKİR BOZDAĞ (Yozgat) - Havada bulut meselesi!  MEVLÜT AKGÜN (Karaman) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla  selamlıyorum.  Tasarının bu maddesiyle Toplu Konut Kanunu'na ek bir madde olan 15'inci madde eklenmek  suretiyle elli dört adet kadro ihdası yapılmaktadır.  Değerli arkadaşlarım, bu kadro ihdasına niçin gerek duyulmaktadır? Kısaca bu hususa değinmek  istiyorum.  Değerli arkadaşlarım, Toplu Konut İdaresinin, kısaca TOKİ'nin başarısı, hepimize gurur verecek  şekilde, aslında Türkiye'nin başarısıdır. Şöyle ki: Amerika Birleşik Devletleri'nde başlayan konut  kredi sistemi Mortgage'm çöküşü bütün dünyada büyük bir ekonomik krize neden olurken, TOKİ,  böyle bir ortamda 400 binleri aşan konut rakamı ile hem insanlarımızı ev sahibi yapıyor hem de  düzenli kentleşme örnekleri sunuyor. Gerçekten, TOKİ, Hükümetimiz döneminde sadece İstanbul,  Ankara, İzmir gibi bazı büyük şehirlerde az sayıda konut üreten bir kurum olmaktan çıkarak  Türkiye'nin bütün illerinde, hatta küçük ilçelerine kadar birçok yerleşim biriminde ömek çalışmalar  üreten bir kurum hâline gelmiştir. Bazı köylerimizde ise "Tarımköy Uygulaması" ile modern yaşam  alanları oluşturulmaktadır. TOKİ'nin halkımızın refah ve mutluluğu için proje geliştirdiği öyle ücra  yerler var ki özel sektörün buralara yatırım yapması çoğu zaman mümkün görülmemektedir.  Ülkemizin hangi yöresine gidilirse gidilsin Türkiye'yi bir ağ gibi saran duble yol çalışmaları gibi  TOKİ'nin inşa ettiği yükselen konutları, örnek okulları, güzel hastaneleri görmek mümkündür.  TBMM B : 6 5 2 4 . 2 . 2 0 1 0 0 : 1  - 3 6 - Değerli arkadaşlarım, ülkemizde daha önceki dönemlerde kira öder gibi ev sahibi olmak sadece  hayaldi. Bugün TOKİ sayesinde orta ve alt gelir sahibi vatandaşlarımız ile yoksul insanlarımız ev  sahibi olmakta ve hayır dualarını göndermektedir. 100-150 TL aylık ödeme ile ev sahibi olabilen  yoksul insanlarımızın yüzündeki sevinci tarif etmek mümkün değildir.  Geçen günlerde Karaman ilimizde TOKİ'ye ait yüzlerce konut birkaç saat içinde satıldı.  Ev sahibi olan vatandaşlarımızla telefonla yaptığım görüşmelerde 8-10 milyar peşinat ödendiği  takdirde geri kalan taksitlerin kira bedeli kadar olduğu ifade edildi. Yani kira ödemek yerine, insanlar  -oturduktan sonra- kendi evinin taksitini ödemektedirler. Eğer TOKİ olmasaydı, TOKİ bu çalışmaları  yapmamış olsaydı bu insanlarımızın ev sahibi olması mümkün müydü? Bu konutlar sayesinde, aynı  zamanda, piyasada ev ve kira bedellerinde olası, mümkün aşırı artışların da önüne geçilmiş ve TOKİ  bir denge fonksiyonu görmüştür.  Değerli arkadaşlarım, bazı konuşmacılar TOKİ'nin zenginlere ev yaptığı şeklinde eleştiriler  yapmıştır. TOKİ, tabii ki bazı yerlerde lüks konut yaparak gelir elde edecek ve yoksul  vatandaşlarımıza yönelik konut üretimine kaynak sağlayacaktır. Bundan daha tabii ne olabilir? Kaldı  ki ister iktidara mensup isterse muhalefete mensup olsun, belediye başkanlarımız, bugün TOKİ  uygulamalarını beldelerine kazandırmak için sıraya girmiş vaziyettedir. Bu durum halkımızın,  kurumlarımızın TOKİ'ye olan güvenini göstermektedir.  Değerli arkadaşlarım, TOKİ'nin bir örnek çalışmasından da bahsetmekte fayda vardır. Hazineye  ait olup da yıllarca işgal altında kalmış veya amaç dışı kullanılan bazı araziler vardı. Bu arazilerden  işgalciler haksız olarak faydalanmaktaydı. İşte, TOKİ buralara el atmak suretiyle buraları işgalden  kurtarmış ve hazineye yaklaşık olarak 500 milyona yakın gelir kazandırmıştır.  TOKİ'nin yaptığı hayırlı çalışmaları görmek için fazla uzağa gitmeye gerek yok. İçinde  yaşadığımız Ankara'da uygulanan kentsel dönüşüm çalışmalarına baktığımız zaman yapılan işin  büyüklüğü ve başarısını açıkça görmek mümkündür.  Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; TOKİ, sayıları binlerle ifade edilen ihaleler  gerçekleştirmiştir. Bu ihaleler şeffaf ve kamuya açık biçimde yapılmaktadır. Bugün eğer 1.550  şantiyeden bahsediyorsak, 35 milyara yakın yatırım tutarı gerçekleşmişse, 800 bin insanımıza  istihdam sağlanmışsa, TOKİ'nin millî ekonomiye yapmış olduğu katkı daha iyi anlaşılır.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Sayın Akgün, lütfen tamamlayınız.  MEVLÜT AKGÜN (Devamla) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.  Cumhuriyet tarihinin en büyük konut hamlesinde bazı iddialardan yola çıkarak yolsuzluk  suçlaması yapmak bana göre insafsızlık olur. Kaldı ki bu ihalelerde Kamu İhale Kurumuna şikâyette  bulunmak veya mahkemelerde hak aramak her zaman mümkündür. Hem TOKİ'den iş alan  müteahhitlerin zorda olduğu ifade edilmekte hem de yolsuzluk imasında bulunulmaktadır. Bu durum,  karşımızda bir çelişki olarak durmaktadır. Eğer yolsuzluk olsaydı, 35 milyarlık Türkiye'nin seksen  bir ilinde yayılan bu hamleyi gerçekleştirmek mümkün müydü?  Değerli arkadaşlarım, TOKİ'nin başarısı ortadadır, bunu en iyi bilen de Türk halkıdır. Bu  başarıları TOKİ az sayıda personeliyle gerçekleştirmiştir. Çalışmaların sağlıklı yürümesi için ek  kadrolara ihtiyaç vardır.  Bu vesileyle, TOKİ'nin çalışmaları sebebiyle başta Hükümetimiz ve TOKİ Başkanımız olmak  üzere tüm TOKİ çalışanlarına teşekkür ediyor, tasarının hayırlı olmasını diliyorum.  Genel Kurulu saygıyla selamlarım. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
Sayfa 37 -
TBMM B : 6 5 2 4 . 2 . 2 0 1 0 0 : 1  - 3 6 - Değerli arkadaşlarım, ülkemizde daha önceki dönemlerde kira öder gibi ev sahibi olmak sadece  hayaldi. Bugün TOKİ sayesinde orta ve alt gelir sahibi vatandaşlarımız ile yoksul insanlarımız ev  sahibi olmakta ve hayır dualarını göndermektedir. 100-150 TL aylık ödeme ile ev sahibi olabilen  yoksul insanlarımızın yüzündeki sevinci tarif etmek mümkün değildir.  Geçen günlerde Karaman ilimizde TOKİ'ye ait yüzlerce konut birkaç saat içinde satıldı.  Ev sahibi olan vatandaşlarımızla telefonla yaptığım görüşmelerde 8-10 milyar peşinat ödendiği  takdirde geri kalan taksitlerin kira bedeli kadar olduğu ifade edildi. Yani kira ödemek yerine, insanlar  -oturduktan sonra- kendi evinin taksitini ödemektedirler. Eğer TOKİ olmasaydı, TOKİ bu çalışmaları  yapmamış olsaydı bu insanlarımızın ev sahibi olması mümkün müydü? Bu konutlar sayesinde, aynı  zamanda, piyasada ev ve kira bedellerinde olası, mümkün aşırı artışların da önüne geçilmiş ve TOKİ  bir denge fonksiyonu görmüştür.  Değerli arkadaşlarım, bazı konuşmacılar TOKİ'nin zenginlere ev yaptığı şeklinde eleştiriler  yapmıştır. TOKİ, tabii ki bazı yerlerde lüks konut yaparak gelir elde edecek ve yoksul  vatandaşlarımıza yönelik konut üretimine kaynak sağlayacaktır. Bundan daha tabii ne olabilir? Kaldı  ki ister iktidara mensup isterse muhalefete mensup olsun, belediye başkanlarımız, bugün TOKİ  uygulamalarını beldelerine kazandırmak için sıraya girmiş vaziyettedir. Bu durum halkımızın,  kurumlarımızın TOKİ'ye olan güvenini göstermektedir.  Değerli arkadaşlarım, TOKİ'nin bir örnek çalışmasından da bahsetmekte fayda vardır. Hazineye  ait olup da yıllarca işgal altında kalmış veya amaç dışı kullanılan bazı araziler vardı. Bu arazilerden  işgalciler haksız olarak faydalanmaktaydı. İşte, TOKİ buralara el atmak suretiyle buraları işgalden  kurtarmış ve hazineye yaklaşık olarak 500 milyona yakın gelir kazandırmıştır.  TOKİ'nin yaptığı hayırlı çalışmaları görmek için fazla uzağa gitmeye gerek yok. İçinde  yaşadığımız Ankara'da uygulanan kentsel dönüşüm çalışmalarına baktığımız zaman yapılan işin  büyüklüğü ve başarısını açıkça görmek mümkündür.  Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; TOKİ, sayıları binlerle ifade edilen ihaleler  gerçekleştirmiştir. Bu ihaleler şeffaf ve kamuya açık biçimde yapılmaktadır. Bugün eğer 1.550  şantiyeden bahsediyorsak, 35 milyara yakın yatırım tutarı gerçekleşmişse, 800 bin insanımıza  istihdam sağlanmışsa, TOKİ'nin millî ekonomiye yapmış olduğu katkı daha iyi anlaşılır.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Sayın Akgün, lütfen tamamlayınız.  MEVLÜT AKGÜN (Devamla) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.  Cumhuriyet tarihinin en büyük konut hamlesinde bazı iddialardan yola çıkarak yolsuzluk  suçlaması yapmak bana göre insafsızlık olur. Kaldı ki bu ihalelerde Kamu İhale Kurumuna şikâyette  bulunmak veya mahkemelerde hak aramak her zaman mümkündür. Hem TOKİ'den iş alan  müteahhitlerin zorda olduğu ifade edilmekte hem de yolsuzluk imasında bulunulmaktadır. Bu durum,  karşımızda bir çelişki olarak durmaktadır. Eğer yolsuzluk olsaydı, 35 milyarlık Türkiye'nin seksen  bir ilinde yayılan bu hamleyi gerçekleştirmek mümkün müydü?  Değerli arkadaşlarım, TOKİ'nin başarısı ortadadır, bunu en iyi bilen de Türk halkıdır. Bu  başarıları TOKİ az sayıda personeliyle gerçekleştirmiştir. Çalışmaların sağlıklı yürümesi için ek  kadrolara ihtiyaç vardır.  Bu vesileyle, TOKİ'nin çalışmaları sebebiyle başta Hükümetimiz ve TOKİ Başkanımız olmak  üzere tüm TOKİ çalışanlarına teşekkür ediyor, tasarının hayırlı olmasını diliyorum.  Genel Kurulu saygıyla selamlarım. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)  TBMM B: 65 24 . 2 . 2010 O: 1  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.  Madde üzerinde şahsı adına söz isteyen Osman Demir, Tokat Milletvekili.  Buyurun Sayın Demir. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)  OSMAN DEMİR (Tokat) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Arsa Üretimi ve  Değerlendirilmesi Hakkında Kanun'da değişiklik öngören tasarının 3'üncü maddesi içinde yer alan  ek 15'inci madde üzerinde şahsım adına söz aldım. Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.  Sözlerime başlarken Balıkesir'in Dursunbey ilçesindeki maden ocağında rahmetli olan 13  işçimize Allah'tan rahmet diliyor, yakınlarına ve aziz milletimize başsağlığı diliyorum.  Değerli milletvekilleri, gözde bir kurumumuz hakkında bir yasal değişiklik yapıyoruz. TOKİ,  gerçekten, gözde bir kurum. Burada çok güzel konuşmalar oluyor ama maalesef çok düzeysiz  konuşmalar da oluyor. Ben, o konuşma şöyledir böyledir demek istemiyorum. Her söz, sahibine yakışır.  Kişiler o sözleri kendilerine uygun gördükleri için kullanıyorlar, biz de ancak "Hayırlı olsun." deriz.  Nasıl olsa millete karşı da bu sözler söylendiği için onlar üzerinde çok da durmaya değer görmüyorum.  Değerli arkadaşlar, bir güzel söz var; hani hepimizin altın gibi sakladığımız, hafızamızda  tuttuğumuz sözler vardır, bu da benim altın gibi sakladığım, hafızamda tuttuğum bir sözdür. Denir  ki: "Başarılı bir yönetimin iki şartı vardır: İyi insan, iyi kanun." Yani insanlarınız iyi olacak,  kanunlarınız iyi olacak. Eğer insanlarınız iyi, kanunlarınız iyi değilse iyi olmayan kanunlar iyi  insanların elini kolunu bağlar, oradan verim alamazsınız; eğer kanunlarınız iyi ama onları  uygulayacak olan insanlarınız iyi değilse yine kanunu çarpıtırlar, ne yapar ederler oradan yine verim  alamazsınız. TOKİ, bu sözü tam da doğrulayan iyi bir örnektir; öyle olduğunu görüyorum, yaptığı  hizmetlerle öyle olduğunu görüyorum, TOKİ'nin çalışmasını düzenleyen kanunlardaki yaptığımız  düzenlemelerden böyle olduğunu görüyorum.  Bakın, TOKİ, 1984 yılında çıkarılan 2985 sayılı Yasa'yla kurulmuş, daha sonra 1990 yılında  çıkarılan 412 ve 414 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamelerle Toplu Konut İdaresi Başkanlığı ve Kamu  Ortaklığı İdaresi Başkanlığı iki ayrı kurum olarak örgütlenmiş; daha sonra 1993 yılında Toplu Konut  Fonu genel bütçe kapsamına alınmış, 2001 yılında da fon genel bütçe kapsamından geri çıkarılmış. 2003  yılında Konut Müsteşarlığı kaldırılarak görevleri TOKİ'ye devredilmiş, 2004 yılında Ankara'nın kuzey  girişini Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığıyla birlikte projelendirme ve altyapısını gerçekleştirme  görevi TOKİ'ye verilmiş. 2004 yılında düşük standarttaki konutları tasfiye etme, kentsel dönüşüm  projelerini uygulama yetkisi, o da TOKİ'ye verilmiş. Yine 2004 yılında Arsa Ofisi Genel Müdürlüğü  kapatılmış, yetkileri TOKİ'ye verilmiş. 2006 yılında Göçmen Konutları Koordinatörlüğü ve Ahıska  Türkleri İskân Koordinatörlüğü, o da TOKİ'ye devredilmiş. 2007 yılında Bayındırlık ve İskân  Bakanlığına bağlı Mesken Dairesi TOKİ'ye bağlanmış. Neyi görüyoruz arkadaşlar? Başta söylediğim o  güzel sözün yerine getirilmesi gayretlerini görüyoruz yani insanlarınız iyi olacak, kanunlarınız iyi olacak.  Kanunlarımızı iyileştirmeye çalışıyoruz, bugün de bunu yapıyoruz, iyi insanların elini kolunu bağlamasın  istiyoruz. Ne yapıyoruz bu ek 15'inci maddede? TOKİ'nin hizmet alanı, sorumluluk alanı genişlediği için  bu işleri yerine getirecek kadroyu güçlendiriyoruz. Ne yapmışız değerli arkadaşlanm? Ek 15'inci  maddeyle TOKİ'ye yeni kadrolar veriyoruz. 1 adet başkan yardımcılığı, 3 adet daire başkanlığı, 46 adet  uzmanlık ve 4 adet müşavir avukatlık kadrosu TOKİ'ye veriyoruz. Niçin? Demişiz ki: "Ey TOKİ, sen  güzel işler yapıyorsun, yapmaya da devam ediyorsun. Senin sorumluluğunu biz daha da artırdık; al, bu  sorumluluğun gereği olarak gücünü de artınyoruz, bu sorumluluğun altından kalkabilmen için seni daha  güçlü hâle getiriyoruz." demiş oluyoruz. Yaptığımız, gördüğünüz gibi doğrudur.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  - 3 7 -
Sayfa 38 -
TBMM B: 65 24 . 2 . 2010 O: 1  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.  Madde üzerinde şahsı adına söz isteyen Osman Demir, Tokat Milletvekili.  Buyurun Sayın Demir. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)  OSMAN DEMİR (Tokat) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Arsa Üretimi ve  Değerlendirilmesi Hakkında Kanun'da değişiklik öngören tasarının 3'üncü maddesi içinde yer alan  ek 15'inci madde üzerinde şahsım adına söz aldım. Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.  Sözlerime başlarken Balıkesir'in Dursunbey ilçesindeki maden ocağında rahmetli olan 13  işçimize Allah'tan rahmet diliyor, yakınlarına ve aziz milletimize başsağlığı diliyorum.  Değerli milletvekilleri, gözde bir kurumumuz hakkında bir yasal değişiklik yapıyoruz. TOKİ,  gerçekten, gözde bir kurum. Burada çok güzel konuşmalar oluyor ama maalesef çok düzeysiz  konuşmalar da oluyor. Ben, o konuşma şöyledir böyledir demek istemiyorum. Her söz, sahibine yakışır.  Kişiler o sözleri kendilerine uygun gördükleri için kullanıyorlar, biz de ancak "Hayırlı olsun." deriz.  Nasıl olsa millete karşı da bu sözler söylendiği için onlar üzerinde çok da durmaya değer görmüyorum.  Değerli arkadaşlar, bir güzel söz var; hani hepimizin altın gibi sakladığımız, hafızamızda  tuttuğumuz sözler vardır, bu da benim altın gibi sakladığım, hafızamda tuttuğum bir sözdür. Denir  ki: "Başarılı bir yönetimin iki şartı vardır: İyi insan, iyi kanun." Yani insanlarınız iyi olacak,  kanunlarınız iyi olacak. Eğer insanlarınız iyi, kanunlarınız iyi değilse iyi olmayan kanunlar iyi  insanların elini kolunu bağlar, oradan verim alamazsınız; eğer kanunlarınız iyi ama onları  uygulayacak olan insanlarınız iyi değilse yine kanunu çarpıtırlar, ne yapar ederler oradan yine verim  alamazsınız. TOKİ, bu sözü tam da doğrulayan iyi bir örnektir; öyle olduğunu görüyorum, yaptığı  hizmetlerle öyle olduğunu görüyorum, TOKİ'nin çalışmasını düzenleyen kanunlardaki yaptığımız  düzenlemelerden böyle olduğunu görüyorum.  Bakın, TOKİ, 1984 yılında çıkarılan 2985 sayılı Yasa'yla kurulmuş, daha sonra 1990 yılında  çıkarılan 412 ve 414 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamelerle Toplu Konut İdaresi Başkanlığı ve Kamu  Ortaklığı İdaresi Başkanlığı iki ayrı kurum olarak örgütlenmiş; daha sonra 1993 yılında Toplu Konut  Fonu genel bütçe kapsamına alınmış, 2001 yılında da fon genel bütçe kapsamından geri çıkarılmış. 2003  yılında Konut Müsteşarlığı kaldırılarak görevleri TOKİ'ye devredilmiş, 2004 yılında Ankara'nın kuzey  girişini Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığıyla birlikte projelendirme ve altyapısını gerçekleştirme  görevi TOKİ'ye verilmiş. 2004 yılında düşük standarttaki konutları tasfiye etme, kentsel dönüşüm  projelerini uygulama yetkisi, o da TOKİ'ye verilmiş. Yine 2004 yılında Arsa Ofisi Genel Müdürlüğü  kapatılmış, yetkileri TOKİ'ye verilmiş. 2006 yılında Göçmen Konutları Koordinatörlüğü ve Ahıska  Türkleri İskân Koordinatörlüğü, o da TOKİ'ye devredilmiş. 2007 yılında Bayındırlık ve İskân  Bakanlığına bağlı Mesken Dairesi TOKİ'ye bağlanmış. Neyi görüyoruz arkadaşlar? Başta söylediğim o  güzel sözün yerine getirilmesi gayretlerini görüyoruz yani insanlarınız iyi olacak, kanunlarınız iyi olacak.  Kanunlarımızı iyileştirmeye çalışıyoruz, bugün de bunu yapıyoruz, iyi insanların elini kolunu bağlamasın  istiyoruz. Ne yapıyoruz bu ek 15'inci maddede? TOKİ'nin hizmet alanı, sorumluluk alanı genişlediği için  bu işleri yerine getirecek kadroyu güçlendiriyoruz. Ne yapmışız değerli arkadaşlanm? Ek 15'inci  maddeyle TOKİ'ye yeni kadrolar veriyoruz. 1 adet başkan yardımcılığı, 3 adet daire başkanlığı, 46 adet  uzmanlık ve 4 adet müşavir avukatlık kadrosu TOKİ'ye veriyoruz. Niçin? Demişiz ki: "Ey TOKİ, sen  güzel işler yapıyorsun, yapmaya da devam ediyorsun. Senin sorumluluğunu biz daha da artırdık; al, bu  sorumluluğun gereği olarak gücünü de artınyoruz, bu sorumluluğun altından kalkabilmen için seni daha  güçlü hâle getiriyoruz." demiş oluyoruz. Yaptığımız, gördüğünüz gibi doğrudur.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  - 3 7 - TBMM B : 6 5 2 4 . 2 . 2 0 1 0 0 : 1  - 3 8 - BAŞKAN - Sayın Demir, lütfen tamamlayınız.  OSMAN DEMİR (Devamla) - Şimdi burada TOKİ'yi karalamaya çalışan arkadaşlar şunu nasıl  gizleyeceksiniz: Sayın Grup Başkan Vekilim söyledi, TOKİ 1984 yılında kurulmuş, 2002'nin sonuna  kadar yani 2003'ün başına kadar on dokuz yılda 43.145 konut üretebilmiş.  KEMALETTİN NALCI (Tekirdağ) - 1 milyon konut!  OSMAN DEMİR (Devamla) - Ama o günden bugüne gelinceye kadar 412 bini aşkın ihale  yapmış, 300 bini aşkın konutu tamamlamış. Arkadaşlar, burada kıyas kabul etmez bir gerçek var. Bu  gerçeği nasıl inkâr edeceksiniz? Ne kadar karalamaya çalışırsanız çalışınız bunu nasıl örteceksiniz?  Millet TOKİ'nin ürettiği konutlarda oturuyor, yaşıyor, yaşayarak TOKİ'nin sağladığı imkânları  görüyor.  ALİM IŞIK (Kütahya) - Yolsuzluklara gel, yolsuzluklara!  OSMAN DEMİR (Devamla) - Güneş balçıkla sıvanmaz. Bu gerçeği nasıl karartacaksınız değerli  arkadaşlarım?  HÜSEYİN YILDIZ (Antalya) - Sıvadığımız yok, her şey ortada.  OSMAN DEMİR (Devamla) - Kaldı ki, TOKİ'nin ürettiği 300 bini aşkın konutun yüzde 86'sı  sosyal konuttur yani dar gelirli, orta gelirli ve yoksul ailelere sağlanan konutlardır.  Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Demir.  Madde üzerinde on dakika süreyle soru-cevap işlemi yapılacaktır.  Sayın Genç, Sayın Çalış, Sayın Işık, Sayın Birinci, Sayın Sipahi, Sayın Nalcı, Sayın Yıldız,  Sayın Uzunırmak, Sayın Özdemir sisteme girmişlerdir. Birer dakikalık süre verilecektir. Soru sorma  süresi beş dakikadır.  Sayın Genç, buyurun.  KAMER GENÇ (Tunceli) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.  Sayın Başkan, daha önce de sormuştum; bu, Tunceli'nin Çemişgezek ilçesine bağlı Ulukale  köyünde 16 trilyon 251 milyar liraya, Makro İnşaat denilen, AKP Küçükçekmece Belediye Meclisi  imar üyesi olan bir kişiye 99 konut davetiye suretiyle verilmiştir.  Sorularım şu:  1) Neden davetiye usulüyle verdiniz?  2) Bu mesken konutu mudur, afet konum mudur?  3) Aynı şekilde, Çemişgezek'te başka köyler de konut yapmak için başvurdukları hâlde oraya  niye bunları yapmadınız da ve getirdiniz, bir tanesinin maliyeti 162 milyar lira.  Yani bu çok açıkça seçikçe -hani burada biraz evvel söyleniyor, korunmuyor ya işte- AKP'li  müteahhitlere fahiş şekilde bir para aktarılması... Bunda en azından 10 trilyon lira fazla bir kâr var.  Buraya da tavassut eden AKP İstanbul Milletvekili Mustafa Bey'dir, kendisi Çemişgezeklidir ve  bunun açıklanmasını istiyorum. Yani afet konutu mudur...  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.  Sayın Çalış, buyurun.
Sayfa 39 -
TBMM B : 6 5 2 4 . 2 . 2 0 1 0 0 : 1  - 3 8 - BAŞKAN - Sayın Demir, lütfen tamamlayınız.  OSMAN DEMİR (Devamla) - Şimdi burada TOKİ'yi karalamaya çalışan arkadaşlar şunu nasıl  gizleyeceksiniz: Sayın Grup Başkan Vekilim söyledi, TOKİ 1984 yılında kurulmuş, 2002'nin sonuna  kadar yani 2003'ün başına kadar on dokuz yılda 43.145 konut üretebilmiş.  KEMALETTİN NALCI (Tekirdağ) - 1 milyon konut!  OSMAN DEMİR (Devamla) - Ama o günden bugüne gelinceye kadar 412 bini aşkın ihale  yapmış, 300 bini aşkın konutu tamamlamış. Arkadaşlar, burada kıyas kabul etmez bir gerçek var. Bu  gerçeği nasıl inkâr edeceksiniz? Ne kadar karalamaya çalışırsanız çalışınız bunu nasıl örteceksiniz?  Millet TOKİ'nin ürettiği konutlarda oturuyor, yaşıyor, yaşayarak TOKİ'nin sağladığı imkânları  görüyor.  ALİM IŞIK (Kütahya) - Yolsuzluklara gel, yolsuzluklara!  OSMAN DEMİR (Devamla) - Güneş balçıkla sıvanmaz. Bu gerçeği nasıl karartacaksınız değerli  arkadaşlarım?  HÜSEYİN YILDIZ (Antalya) - Sıvadığımız yok, her şey ortada.  OSMAN DEMİR (Devamla) - Kaldı ki, TOKİ'nin ürettiği 300 bini aşkın konutun yüzde 86'sı  sosyal konuttur yani dar gelirli, orta gelirli ve yoksul ailelere sağlanan konutlardır.  Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Demir.  Madde üzerinde on dakika süreyle soru-cevap işlemi yapılacaktır.  Sayın Genç, Sayın Çalış, Sayın Işık, Sayın Birinci, Sayın Sipahi, Sayın Nalcı, Sayın Yıldız,  Sayın Uzunırmak, Sayın Özdemir sisteme girmişlerdir. Birer dakikalık süre verilecektir. Soru sorma  süresi beş dakikadır.  Sayın Genç, buyurun.  KAMER GENÇ (Tunceli) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.  Sayın Başkan, daha önce de sormuştum; bu, Tunceli'nin Çemişgezek ilçesine bağlı Ulukale  köyünde 16 trilyon 251 milyar liraya, Makro İnşaat denilen, AKP Küçükçekmece Belediye Meclisi  imar üyesi olan bir kişiye 99 konut davetiye suretiyle verilmiştir.  Sorularım şu:  1) Neden davetiye usulüyle verdiniz?  2) Bu mesken konutu mudur, afet konum mudur?  3) Aynı şekilde, Çemişgezek'te başka köyler de konut yapmak için başvurdukları hâlde oraya  niye bunları yapmadınız da ve getirdiniz, bir tanesinin maliyeti 162 milyar lira.  Yani bu çok açıkça seçikçe -hani burada biraz evvel söyleniyor, korunmuyor ya işte- AKP'li  müteahhitlere fahiş şekilde bir para aktarılması... Bunda en azından 10 trilyon lira fazla bir kâr var.  Buraya da tavassut eden AKP İstanbul Milletvekili Mustafa Bey'dir, kendisi Çemişgezeklidir ve  bunun açıklanmasını istiyorum. Yani afet konutu mudur...  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.  Sayın Çalış, buyurun.  TBMM B: 65 24.2. 2010 0 : 1  HASAN ÇALIŞ (Karaman) - Sayın Başkan, teşekkürler.  Sayın Bakanım, benim de iki sorum olacak.  Birinci sorum, dün sorduğum soruya aldığım cevapla ilgili. Tasfiye halindeki Türkiye Emlak  Bankası Anonim Şirketinin varlıklarının TOKİ'ye devriyle ilgili yükümlülüklerden doğan itiraflar  nedeniyle dün, devam eden otuz adet dava olduğu söylenmişti. Şimdi ben bu sorunun devamını  soruyorum: Bu otuz adet dava nedeniyle söz konusu olan itilaflı meblağın toplam karşılığı kaç TL'dir?  İkinci sorum...  (Mikrofon otomtik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.  Sayın Işık, buyurun.  ALİM IŞIK (Kütahya) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.  Sayın Bakan, 2003-2010 döneminde TOKİ'de yaşanan yolsuzluk iddialarıyla ilgili olarak yargıya  intikal etmiş kaç adet ihale dosyası bulunmaktadır, bunlardan ne kadarı sonuçlanmıştır? Görüşülmekte  olan maddeyle ihdas edilen 54 kadroya atanacak uzmanlarla ilgili atama kriterleri belirlenmiş midir?  Hâlen TOKİ'de görev yapan ve atıl olduğu iddia edilen kaç adet uzman kadrosu bulunmaktadır?  Teşekkür ederim.  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Işık.  Sayın Birinci...  NECAT BİRİNCİ (İstanbul) - Sayın Başkan, benim talebim daha önceydi, Sayın CHP Hatibinin  söylediği üzerine bir açıklama yapacaktım. Bir talebim yok benim.  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Birinci.  Sayın Sipahi, buyurun.  KAMİL ERDAL SİPAHİ (İzmir) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.  Dün bir değişiklik önergesi konusuyla ilgili olarak gündeme getirmiştim. Malumunuz bu sınır  karakollarının ve sınır birlikleriyle ilgili inşaatların protokolle TOKİ tarafından yapılması konusunda,  bir, Başbakanın talimatı üzerine çalışma yapılmıştı. Sayın Millî Savunma Bakanının kendi ifadesiyle,  bu en kritik ve güvenliğin birinci öncelikle karşılanması gereken Irak sınırında 54 sınır karakolu ve  2 sınır taburundan sadece 11 tanesinin inşaatına yeni başlanabilmiş. İşte, TOKİ'nin başarısızlığının  örneği bu, beceriksizliğinin örneği bu. Şu anda bundan daha öncelikli başka bir proje var mı?  Teşekkür ederim.  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Sipahi.  Sayın Nalcı...  KEMALETTİN NALCI (Tekirdağ) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.  Sayın Bakan, bu konuşmacılar da çıkıp 1984-2002 arasında TOKİ'nin gerçekleştirmiş olduğu  konut sayısını 43.145 konut olarak vermektedir. Acaba, bu dönem içinde TOKİ 940 bin konuta kredi  desteği verip yapımını sağlamış mıdır? Yani 1984-2002 arasında 1 milyon konut yapılmasını mı  sağlamıştır yoksa sadece 43 bin konut mu? Bunun cevabını istiyorum.  Teşekkür ederim.  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Nalcı.  Sayın Yıldız...  - 3 9 -
Sayfa 40 -
TBMM B: 65 24.2. 2010 0 : 1  HASAN ÇALIŞ (Karaman) - Sayın Başkan, teşekkürler.  Sayın Bakanım, benim de iki sorum olacak.  Birinci sorum, dün sorduğum soruya aldığım cevapla ilgili. Tasfiye halindeki Türkiye Emlak  Bankası Anonim Şirketinin varlıklarının TOKİ'ye devriyle ilgili yükümlülüklerden doğan itiraflar  nedeniyle dün, devam eden otuz adet dava olduğu söylenmişti. Şimdi ben bu sorunun devamını  soruyorum: Bu otuz adet dava nedeniyle söz konusu olan itilaflı meblağın toplam karşılığı kaç TL'dir?  İkinci sorum...  (Mikrofon otomtik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.  Sayın Işık, buyurun.  ALİM IŞIK (Kütahya) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.  Sayın Bakan, 2003-2010 döneminde TOKİ'de yaşanan yolsuzluk iddialarıyla ilgili olarak yargıya  intikal etmiş kaç adet ihale dosyası bulunmaktadır, bunlardan ne kadarı sonuçlanmıştır? Görüşülmekte  olan maddeyle ihdas edilen 54 kadroya atanacak uzmanlarla ilgili atama kriterleri belirlenmiş midir?  Hâlen TOKİ'de görev yapan ve atıl olduğu iddia edilen kaç adet uzman kadrosu bulunmaktadır?  Teşekkür ederim.  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Işık.  Sayın Birinci...  NECAT BİRİNCİ (İstanbul) - Sayın Başkan, benim talebim daha önceydi, Sayın CHP Hatibinin  söylediği üzerine bir açıklama yapacaktım. Bir talebim yok benim.  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Birinci.  Sayın Sipahi, buyurun.  KAMİL ERDAL SİPAHİ (İzmir) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.  Dün bir değişiklik önergesi konusuyla ilgili olarak gündeme getirmiştim. Malumunuz bu sınır  karakollarının ve sınır birlikleriyle ilgili inşaatların protokolle TOKİ tarafından yapılması konusunda,  bir, Başbakanın talimatı üzerine çalışma yapılmıştı. Sayın Millî Savunma Bakanının kendi ifadesiyle,  bu en kritik ve güvenliğin birinci öncelikle karşılanması gereken Irak sınırında 54 sınır karakolu ve  2 sınır taburundan sadece 11 tanesinin inşaatına yeni başlanabilmiş. İşte, TOKİ'nin başarısızlığının  örneği bu, beceriksizliğinin örneği bu. Şu anda bundan daha öncelikli başka bir proje var mı?  Teşekkür ederim.  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Sipahi.  Sayın Nalcı...  KEMALETTİN NALCI (Tekirdağ) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.  Sayın Bakan, bu konuşmacılar da çıkıp 1984-2002 arasında TOKİ'nin gerçekleştirmiş olduğu  konut sayısını 43.145 konut olarak vermektedir. Acaba, bu dönem içinde TOKİ 940 bin konuta kredi  desteği verip yapımını sağlamış mıdır? Yani 1984-2002 arasında 1 milyon konut yapılmasını mı  sağlamıştır yoksa sadece 43 bin konut mu? Bunun cevabını istiyorum.  Teşekkür ederim.  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Nalcı.  Sayın Yıldız...  - 3 9 - TBMM B : 6 5 2 4 . 2 . 2 0 1 0 0 : 1  - 4 0 - HÜSEYİN YILDIZ (Antalya) - Teşekkür ederim Sayın Başkanım.  Sayın Bakan, Antalya Döşemealtı'nda bölgenin tüm iman iki kat olmasına rağmen TOKİ yaptığı  projeyle çok katlı binalar yaparak görüntü kirliliğine yol açmıştır. TOKİ kendisine devredilen özel  imar yetkileriyle kent ve çevreyle uyumsuz, genel planlama ve şehircilik ilkelerini hiçe sayan  yapılaşmalardan vazgeçmeyi düşünüyor mu yoksa bu görüntü kirlilikleri yapmaya devam edecek mi?  Teşekkür ediyorum.  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Yıldız.  Sayın Bakan, buyurun.  BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI MUSTAFA DEMİR (Samsun) - Sayın Başkanım, çok  teşekkür ediyorum sayın milletvekillerimize.  Sayın Başkanım, bir kısım sorulara, teknik detay, bilgi mahiyetinde olduğu için yazılı olarak  cevap verilecektir ama özellikle bu Çemişkezek'teki afet konutuyla ilgili Sayın Genc'in sorusunda...  Bu, tamamen Afet Kanunu kapsamında yapılan konutlar niteliğindedir.  KAMER GENÇ (Tunceli) - Orada afet yok Sayın Başkan. Hangi afet?  BAŞKAN - Sayın Genç, lütfen...  Sayın Bakan, siz cevap verir misiniz.  BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI MUSTAFA DEMİR (Samsun) - Sayın Genç...  KAMER GENÇ (Tunceli) - Davetiye usulüyle ihaleyi yapmak için afete sokmuştur.  BAŞKAN - Lütfen Sayın Genç...  Siz cevap verin Sayın Bakan.  BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI MUSTAFA DEMİR (Samsun) - Sayın Genç, soruyu  sordunuz, ben ifade ediyorum. Eğer dinleme zahmetinde bulunursanız, bunlar, konuştuklarımız  tutanaklara geçiyor.  KAMER GENÇ (Tunceli) - Geçiyor tabii...  BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI MUSTAFA DEMİR (Samsun) - Bizdeki Çemişkezek'te  Afet İşleri Genel Müdürlüğü tarafından Toplu Konut İdaresine yer tespiti yapılıp talep edilmiş...  KAMER GENÇ (Tunceli) - Öyle bir şey yok.  BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI MUSTAFA DEMİR (Samsun) - ...bir yapımdır.  Dolayısıyla orada altyapı masraflannın yüksekliği söz konusudur.  KAMER GENÇ (Tunceli) - Afet yok.  BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI MUSTAFA DEMİR (Samsun) - Burada özel bir yapı  değildir Sayın Genc'in ifade ettiği.  KAMER GENÇ (Tunceli) - Afet yok.  BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI MUSTAFA DEMİR (Samsun) - Sayın Başkan, bazen  çok acil afet konutlannda davetiye usulü sürenin kısa tutulması açısından uygulanabilir.  KAMER GENÇ (Tunceli) - Sayın Bakan, afet yok burada, afet yok.  BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI MUSTAFA DEMİR (Samsun) - Eğer davetiye usulü  yapılmış bir ihale varsa...
Sayfa 41 -
TBMM B : 6 5 2 4 . 2 . 2 0 1 0 0 : 1  - 4 0 - HÜSEYİN YILDIZ (Antalya) - Teşekkür ederim Sayın Başkanım.  Sayın Bakan, Antalya Döşemealtı'nda bölgenin tüm iman iki kat olmasına rağmen TOKİ yaptığı  projeyle çok katlı binalar yaparak görüntü kirliliğine yol açmıştır. TOKİ kendisine devredilen özel  imar yetkileriyle kent ve çevreyle uyumsuz, genel planlama ve şehircilik ilkelerini hiçe sayan  yapılaşmalardan vazgeçmeyi düşünüyor mu yoksa bu görüntü kirlilikleri yapmaya devam edecek mi?  Teşekkür ediyorum.  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Yıldız.  Sayın Bakan, buyurun.  BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI MUSTAFA DEMİR (Samsun) - Sayın Başkanım, çok  teşekkür ediyorum sayın milletvekillerimize.  Sayın Başkanım, bir kısım sorulara, teknik detay, bilgi mahiyetinde olduğu için yazılı olarak  cevap verilecektir ama özellikle bu Çemişkezek'teki afet konutuyla ilgili Sayın Genc'in sorusunda...  Bu, tamamen Afet Kanunu kapsamında yapılan konutlar niteliğindedir.  KAMER GENÇ (Tunceli) - Orada afet yok Sayın Başkan. Hangi afet?  BAŞKAN - Sayın Genç, lütfen...  Sayın Bakan, siz cevap verir misiniz.  BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI MUSTAFA DEMİR (Samsun) - Sayın Genç...  KAMER GENÇ (Tunceli) - Davetiye usulüyle ihaleyi yapmak için afete sokmuştur.  BAŞKAN - Lütfen Sayın Genç...  Siz cevap verin Sayın Bakan.  BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI MUSTAFA DEMİR (Samsun) - Sayın Genç, soruyu  sordunuz, ben ifade ediyorum. Eğer dinleme zahmetinde bulunursanız, bunlar, konuştuklarımız  tutanaklara geçiyor.  KAMER GENÇ (Tunceli) - Geçiyor tabii...  BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI MUSTAFA DEMİR (Samsun) - Bizdeki Çemişkezek'te  Afet İşleri Genel Müdürlüğü tarafından Toplu Konut İdaresine yer tespiti yapılıp talep edilmiş...  KAMER GENÇ (Tunceli) - Öyle bir şey yok.  BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI MUSTAFA DEMİR (Samsun) - ...bir yapımdır.  Dolayısıyla orada altyapı masraflannın yüksekliği söz konusudur.  KAMER GENÇ (Tunceli) - Afet yok.  BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI MUSTAFA DEMİR (Samsun) - Burada özel bir yapı  değildir Sayın Genc'in ifade ettiği.  KAMER GENÇ (Tunceli) - Afet yok.  BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI MUSTAFA DEMİR (Samsun) - Sayın Başkan, bazen  çok acil afet konutlannda davetiye usulü sürenin kısa tutulması açısından uygulanabilir.  KAMER GENÇ (Tunceli) - Sayın Bakan, afet yok burada, afet yok.  BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI MUSTAFA DEMİR (Samsun) - Eğer davetiye usulü  yapılmış bir ihale varsa...  TBMM B : 6 5 2 4 . 2 . 2010 0 : 1  - 4 1 - KAMER GENÇ (Tunceli) -Orada afet yok.  BAŞKAN - Sayın Genç, lütfen dinler misiniz. Soruyu sordunuz, cevabını bir dinleyin Sayın  Genç. Sayın Bakan cevap verdikten sonra açıklama isteme hakkınız var.  KAMER GENÇ (Tunceli) - Yanlış cevaplıyor.  BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI MUSTAFA DEMİR (Samsun) - . . . İhale Kanunlarında  usul ve esaslan belirtilir ve şeffaf bir şekilde yapılır.  Sayın Başkan, sınır karakollarıyla ilgili soruya gelince. Bildiğiniz gibi, bunların özellikle Ağrı,  Batman, Bingöl, Diyarbakır, Hatay, Kars, Mardin, Muş, Siirt, Şanlıurfa, Şırnak, Tunceli, Van, 111  karakol inşaatı şu anda başlanılmış durumdadır. Sınırlarda özellikle başlanılamayan karakollar arsa  temini ve ulaşım temini yapılamamış olan karakollardır.  Diğer bir soru ise...  KAMİL ERDAL SİPAHİ (İzmir) - Sayın Bakan, ben sadece Irak sınırını sordum, 54 karakolun  hesabını sordum ve ben size Millî Savunma Bakanının kendi ifadesiyle rakamları verdim.  BAŞKAN - Sayın Bakan, siz cevap veriniz lütfen.  BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI MUSTAFA DEMİR (Samsun) - Sayın Sipahi, şöyle:  Irak sınırındaki karakollarda başlanmış olanlar arsa temini ve ulaşımı temin edilmiş olanların  yapılmış, 11 tanesine başlanılmıştır, diğerlerindeki arsası temin edildiğinde de Toplu Konut İdaresi  onları yapmaya hemen hazırdır.  KAMİL ERDAL SİPAHİ (İzmir) - Sayın Bakan, size yanlış bilgi veriyor yanınızdaki TOKİ  Genel Müdürü. Bir arsa sorunu, bir ulaşım sorunu nerede varsa hepsi tek tek...  BAŞKAN - Sayın Milletvekili, lütfen...  KAMİL ERDAL SİPAHİ (İzmir) - Onlar yanlış bilgi veriyorlar, siz de yanlış bilgi veriyorsunuz.  BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI MUSTAFA DEMİR (Samsun) - Sayın Sipahi sordunuz,  cevabını veriyoruz. Eğer bir eksiklik varsa düzeltilir ama tekrar arkadaşlar teyit etsinler, elimizdeki  bilgi şu anda bu.  Sayın Nalcı'nın ifadesi 1984-2002 yılı arasında Toplu Konut İdaresi, bizzat kendisi ifade ettiği  gibi, 43.145 konut inşa etmiş, 940 bin civarında konuta çeşitli miktarlarda kredi temininde  bulunmuştur ki bu konut maliyetinin yüzde 5'i ile yaklaşık yüzde 70'i civarına kadar çıkabilen  noktalarda olmuştur. Bizzat kendisi yapmamıştır, yapılan konut kooperatiflerine kredi desteğinde  bulunmuştur.  Çok katlı binalar...  KEMALETTİN NALCI (Tekirdağ) - Sayın Bakan, 1 milyon konutun yapılmasını TOKİ  sağlamamış mıdır?  OKTAY VURAL (İzmir) - Finansman vermedi mi yani?  BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI MUSTAFA DEMİR (Samsun) - Ayrıca bu konutlarda  hâlen, şu anda devam eden problemli olan, henüz hâlâ bitmemiş konutlar da bulunmaktadır.  OKTAY VURAL (İzmir) - Olabilir. Biraz önce TOKİ'nin de alacaklı olduğu, hesap vermesi  gereken bir kanun çıkarttınız.
Sayfa 42 -
TBMM B : 6 5 2 4 . 2 . 2010 0 : 1  - 4 1 - KAMER GENÇ (Tunceli) -Orada afet yok.  BAŞKAN - Sayın Genç, lütfen dinler misiniz. Soruyu sordunuz, cevabını bir dinleyin Sayın  Genç. Sayın Bakan cevap verdikten sonra açıklama isteme hakkınız var.  KAMER GENÇ (Tunceli) - Yanlış cevaplıyor.  BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI MUSTAFA DEMİR (Samsun) - . . . İhale Kanunlarında  usul ve esaslan belirtilir ve şeffaf bir şekilde yapılır.  Sayın Başkan, sınır karakollarıyla ilgili soruya gelince. Bildiğiniz gibi, bunların özellikle Ağrı,  Batman, Bingöl, Diyarbakır, Hatay, Kars, Mardin, Muş, Siirt, Şanlıurfa, Şırnak, Tunceli, Van, 111  karakol inşaatı şu anda başlanılmış durumdadır. Sınırlarda özellikle başlanılamayan karakollar arsa  temini ve ulaşım temini yapılamamış olan karakollardır.  Diğer bir soru ise...  KAMİL ERDAL SİPAHİ (İzmir) - Sayın Bakan, ben sadece Irak sınırını sordum, 54 karakolun  hesabını sordum ve ben size Millî Savunma Bakanının kendi ifadesiyle rakamları verdim.  BAŞKAN - Sayın Bakan, siz cevap veriniz lütfen.  BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI MUSTAFA DEMİR (Samsun) - Sayın Sipahi, şöyle:  Irak sınırındaki karakollarda başlanmış olanlar arsa temini ve ulaşımı temin edilmiş olanların  yapılmış, 11 tanesine başlanılmıştır, diğerlerindeki arsası temin edildiğinde de Toplu Konut İdaresi  onları yapmaya hemen hazırdır.  KAMİL ERDAL SİPAHİ (İzmir) - Sayın Bakan, size yanlış bilgi veriyor yanınızdaki TOKİ  Genel Müdürü. Bir arsa sorunu, bir ulaşım sorunu nerede varsa hepsi tek tek...  BAŞKAN - Sayın Milletvekili, lütfen...  KAMİL ERDAL SİPAHİ (İzmir) - Onlar yanlış bilgi veriyorlar, siz de yanlış bilgi veriyorsunuz.  BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI MUSTAFA DEMİR (Samsun) - Sayın Sipahi sordunuz,  cevabını veriyoruz. Eğer bir eksiklik varsa düzeltilir ama tekrar arkadaşlar teyit etsinler, elimizdeki  bilgi şu anda bu.  Sayın Nalcı'nın ifadesi 1984-2002 yılı arasında Toplu Konut İdaresi, bizzat kendisi ifade ettiği  gibi, 43.145 konut inşa etmiş, 940 bin civarında konuta çeşitli miktarlarda kredi temininde  bulunmuştur ki bu konut maliyetinin yüzde 5'i ile yaklaşık yüzde 70'i civarına kadar çıkabilen  noktalarda olmuştur. Bizzat kendisi yapmamıştır, yapılan konut kooperatiflerine kredi desteğinde  bulunmuştur.  Çok katlı binalar...  KEMALETTİN NALCI (Tekirdağ) - Sayın Bakan, 1 milyon konutun yapılmasını TOKİ  sağlamamış mıdır?  OKTAY VURAL (İzmir) - Finansman vermedi mi yani?  BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI MUSTAFA DEMİR (Samsun) - Ayrıca bu konutlarda  hâlen, şu anda devam eden problemli olan, henüz hâlâ bitmemiş konutlar da bulunmaktadır.  OKTAY VURAL (İzmir) - Olabilir. Biraz önce TOKİ'nin de alacaklı olduğu, hesap vermesi  gereken bir kanun çıkarttınız.  TBMM B : 6 5 2 4 . 2 . 2 0 1 0 0 : 1  - 4 2 - BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI MUSTAFA DEMİR (Samsun) - Antalya  Milletvekilimizin Antalya'da çok katlı otoparkla ilgili sorusu. Bu çok katlı yapılarla ilgili, Toplu  Konut İdaresi imar yapma yetkisini özellikle büyükşehir belediye sınırları içerisinde kullanmıyor şu  anda. Belediyelerden o imarı, büyükşehir belediyelerinin yaptığı imar çerçevesinde, o sitelerin,  konutların yapımını gerçekleştiriyor. Eğer çevreyle uyumu, kent dokusuna eğer bir olumsuz katkısı  varsa şayet ifade edildiği gibi, ancak belediyenin dikkat etmesi sorumluluğunda olan bir noktadır. Bu  tür plan tasdiklerinin, bu tür ifade edilen noktalarda bir mahzur teşkil etmeyeceği kanaatindeyim.  HÜSEYİN YILDIZ (Antalya) - Sayın Bakan, gidip görmenizi tavsiye ederim oradaki kirliliği.  BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI MUSTAFA DEMİR (Samsun) - Şimdi, diğer bir sayın  vekilimizin sorusu: TOKİ ihaleleri kapsamında Kamu İhale Kurumuna yetmiş bir adet başvuru  yapılmıştır, bunların tamamına yakını TOKİ lehine sonuçlanmıştır. Bir yolsuzluk başvurusuyla  alakalı, düzenlemeyle ilgili başvuru. Sadece altısında düzenleyici tedbirler yapılması kararı  verilmiştir. Toplamda şu ana kadar Toplu Konut İdaresi 2.450 yapım ihalesi gerçekleştirmiştir.  Yine, gruplar adına konuşmalarda konusu geçtiği için ifade etmek istiyorum. Toplu Konut İdaresinden  bu 2.450 yapım ihalesinden müracaat eden firmalardan 600'ün üzerinde ayrı ayrı firmalar iş almıştır. Yani  ifade edilmeye çalışıldığı gibi dar alanda, belli sayılı kişiler, yapımcı firmalar arasında yapım  gerçekleştirilmemektedir; 2.450 yapım ihalesinde 600 ayrı firma yapım ihalesini üstlenmiştir ve başarıyla  devam etmektedir. Yalnız bu kadar yoğun bir çalışmanın, başarının arkasında, mutlaka insanın olduğu  yerde, yapımın olduğu yerde çok cüzi de olsa ufak tefek aksaklıklar söz konusudur. Bunlarda aksaklıklar  olduğunda, hem Toplu Konut İdaresi hem diğer yasal çerçevede aksaklıkların giderilmesine çalışılmaktadır.  Sayın Başkanım, teşekkür ediyorum.  HASAN ÇALIŞ (Karaman) - Sayın Bakan, benim soruma niye cevap vermediniz? "Otuz adet  davanın karşılığı nedir?" dedim.  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Bakan.  Soru-cevap işlemi tamamlanmıştır.  Madde üzerinde dokuz adet önerge vardır. Ancak her madde üzerinde milletvekillerince sadece  yedi önerge verilebildiğinden, önce geliş sırasına göre ilk yedi önergeyi okutacağım, sonra bu  önergeleri aykırılık sırasına göre işleme alacağım.  Önergeleri okutuyorum:  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  1/762 esas numaralı kanun tasarısının çerçeve 3 üncü maddesiyle 2985 sayılı kanuna eklenen Ek  Madde 15'de ihdas edilen kadrolarla ilgili listede geçen ve adedi 1 olan 1 inci derece müşavir avukat  kadrosunun 2 olarak değiştirilmesini arz ve teklif ederim.  Ahmet Aydın  Adıyaman  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  1/762 esas numaralı kanun tasarısının çerçeve 3 üncü maddesiyle 2985 sayılı kanuna eklenen Ek  Madde 15'de ihdas edilen kadrolarla ilgili listede geçen ve adedi 1 olan 1 inci derece müşavir avukat  kadrosunun 2 olarak değiştirilmesini arz ve teklif ederim.  Ayhan Sefer Üstün  Sakarya
Sayfa 43 -
TBMM B : 6 5 2 4 . 2 . 2 0 1 0 0 : 1  - 4 2 - BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI MUSTAFA DEMİR (Samsun) - Antalya  Milletvekilimizin Antalya'da çok katlı otoparkla ilgili sorusu. Bu çok katlı yapılarla ilgili, Toplu  Konut İdaresi imar yapma yetkisini özellikle büyükşehir belediye sınırları içerisinde kullanmıyor şu  anda. Belediyelerden o imarı, büyükşehir belediyelerinin yaptığı imar çerçevesinde, o sitelerin,  konutların yapımını gerçekleştiriyor. Eğer çevreyle uyumu, kent dokusuna eğer bir olumsuz katkısı  varsa şayet ifade edildiği gibi, ancak belediyenin dikkat etmesi sorumluluğunda olan bir noktadır. Bu  tür plan tasdiklerinin, bu tür ifade edilen noktalarda bir mahzur teşkil etmeyeceği kanaatindeyim.  HÜSEYİN YILDIZ (Antalya) - Sayın Bakan, gidip görmenizi tavsiye ederim oradaki kirliliği.  BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI MUSTAFA DEMİR (Samsun) - Şimdi, diğer bir sayın  vekilimizin sorusu: TOKİ ihaleleri kapsamında Kamu İhale Kurumuna yetmiş bir adet başvuru  yapılmıştır, bunların tamamına yakını TOKİ lehine sonuçlanmıştır. Bir yolsuzluk başvurusuyla  alakalı, düzenlemeyle ilgili başvuru. Sadece altısında düzenleyici tedbirler yapılması kararı  verilmiştir. Toplamda şu ana kadar Toplu Konut İdaresi 2.450 yapım ihalesi gerçekleştirmiştir.  Yine, gruplar adına konuşmalarda konusu geçtiği için ifade etmek istiyorum. Toplu Konut İdaresinden  bu 2.450 yapım ihalesinden müracaat eden firmalardan 600'ün üzerinde ayrı ayrı firmalar iş almıştır. Yani  ifade edilmeye çalışıldığı gibi dar alanda, belli sayılı kişiler, yapımcı firmalar arasında yapım  gerçekleştirilmemektedir; 2.450 yapım ihalesinde 600 ayrı firma yapım ihalesini üstlenmiştir ve başarıyla  devam etmektedir. Yalnız bu kadar yoğun bir çalışmanın, başarının arkasında, mutlaka insanın olduğu  yerde, yapımın olduğu yerde çok cüzi de olsa ufak tefek aksaklıklar söz konusudur. Bunlarda aksaklıklar  olduğunda, hem Toplu Konut İdaresi hem diğer yasal çerçevede aksaklıkların giderilmesine çalışılmaktadır.  Sayın Başkanım, teşekkür ediyorum.  HASAN ÇALIŞ (Karaman) - Sayın Bakan, benim soruma niye cevap vermediniz? "Otuz adet  davanın karşılığı nedir?" dedim.  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Bakan.  Soru-cevap işlemi tamamlanmıştır.  Madde üzerinde dokuz adet önerge vardır. Ancak her madde üzerinde milletvekillerince sadece  yedi önerge verilebildiğinden, önce geliş sırasına göre ilk yedi önergeyi okutacağım, sonra bu  önergeleri aykırılık sırasına göre işleme alacağım.  Önergeleri okutuyorum:  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  1/762 esas numaralı kanun tasarısının çerçeve 3 üncü maddesiyle 2985 sayılı kanuna eklenen Ek  Madde 15'de ihdas edilen kadrolarla ilgili listede geçen ve adedi 1 olan 1 inci derece müşavir avukat  kadrosunun 2 olarak değiştirilmesini arz ve teklif ederim.  Ahmet Aydın  Adıyaman  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  1/762 esas numaralı kanun tasarısının çerçeve 3 üncü maddesiyle 2985 sayılı kanuna eklenen Ek  Madde 15'de ihdas edilen kadrolarla ilgili listede geçen ve adedi 1 olan 1 inci derece müşavir avukat  kadrosunun 2 olarak değiştirilmesini arz ve teklif ederim.  Ayhan Sefer Üstün  Sakarya  TBMM B: 65 24 . 2 . 2010 O: 1  - 4 3 - Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  1/762 esas numaralı kanun tasarısının çerçeve 3 üncü maddesiyle 2985 sayılı kanuna eklenen Ek  Madde 15'de ihdas edilen kadrolarla ilgili listede geçen ve adedi 1 olan 1 inci derece müşavir avukat  kadrosunun 2 olarak değiştirilmesini arz ve teklif ederim.  Azize Sibel Gönül  Kocaeli  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  1/762 esas numaralı kanun tasarısının çerçeve 3 üncü maddesiyle 2985 sayılı kanuna eklenen Ek  Madde 15'de ihdas edilen kadrolarla ilgili listede geçen ve adedi 1 olan 1 inci derece müşavir avukat  kadrosunun 2 olarak değiştirilmesini arz ve teklif ederim.  İkram Dinçer  Van  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  1/762 esas numaralı kanun tasarısının çerçeve 3 üncü maddesiyle 2985 sayılı kanuna eklenen Ek  Madde 15'de ihdas edilen kadrolarla ilgili listede geçen ve adedi 1 olan 1 inci derece müşavir avukat  kadrosunun 2 olarak değiştirilmesini arz ve teklif ederim.  Veysi Kaynak  Kahramanmaraş  BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, şimdi okutacağım iki önerge aynı mahiyettedir, bu önergeleri  okutup birlikte işleme alacağım. Önerge sahiplerinin istemi hâlinde de kendilerine ayrı ayrı söz  vereceğim.  Önergeleri okutuyorum:  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 455 Sıra Sayılı Kanun Tasarısının 3'üncü maddesine bağlı ek 15. maddenin  kanun tasarısı metninden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.  Oktay Vural Mustafa Enöz Reşat Doğru  İzmir Manisa Tokat  Hasan Çalış Emin Haluk Ayhan  Karaman Denizli  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 455 Sıra Sayılı Arsa Üretimi ve Değerlendirilmesi Hakkında Kanun ile Bazı  Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısının 3 'üncü maddesinde yer alan "maddeler"  ibaresinin "madde" olarak değiştirilmesini ve "Ek Madde 15"in de madde metninden çıkarılmasını  arz ve teklif ederiz.  M. Akif Hamzaçebi F. Murat Sönmez Yaşar Tüzün  Trabzon Eskişehir Bilecik  Engin Altay Akif Ekici Şevket Köse  Sinop Gaziantep Adıyaman  Hüseyin Unsal Ergün Aydoğan Mehmet Sevigen  Amasya Balıkesir İstanbul  Nesrin Baytok Hulusi Güvel  Ankara Adana  BAŞKAN - Komisyon bu iki önergeye katılıyor mu?
Sayfa 44 -
TBMM B: 65 24 . 2 . 2010 O: 1  - 4 3 - Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  1/762 esas numaralı kanun tasarısının çerçeve 3 üncü maddesiyle 2985 sayılı kanuna eklenen Ek  Madde 15'de ihdas edilen kadrolarla ilgili listede geçen ve adedi 1 olan 1 inci derece müşavir avukat  kadrosunun 2 olarak değiştirilmesini arz ve teklif ederim.  Azize Sibel Gönül  Kocaeli  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  1/762 esas numaralı kanun tasarısının çerçeve 3 üncü maddesiyle 2985 sayılı kanuna eklenen Ek  Madde 15'de ihdas edilen kadrolarla ilgili listede geçen ve adedi 1 olan 1 inci derece müşavir avukat  kadrosunun 2 olarak değiştirilmesini arz ve teklif ederim.  İkram Dinçer  Van  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  1/762 esas numaralı kanun tasarısının çerçeve 3 üncü maddesiyle 2985 sayılı kanuna eklenen Ek  Madde 15'de ihdas edilen kadrolarla ilgili listede geçen ve adedi 1 olan 1 inci derece müşavir avukat  kadrosunun 2 olarak değiştirilmesini arz ve teklif ederim.  Veysi Kaynak  Kahramanmaraş  BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, şimdi okutacağım iki önerge aynı mahiyettedir, bu önergeleri  okutup birlikte işleme alacağım. Önerge sahiplerinin istemi hâlinde de kendilerine ayrı ayrı söz  vereceğim.  Önergeleri okutuyorum:  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 455 Sıra Sayılı Kanun Tasarısının 3'üncü maddesine bağlı ek 15. maddenin  kanun tasarısı metninden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.  Oktay Vural Mustafa Enöz Reşat Doğru  İzmir Manisa Tokat  Hasan Çalış Emin Haluk Ayhan  Karaman Denizli  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 455 Sıra Sayılı Arsa Üretimi ve Değerlendirilmesi Hakkında Kanun ile Bazı  Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısının 3 'üncü maddesinde yer alan "maddeler"  ibaresinin "madde" olarak değiştirilmesini ve "Ek Madde 15"in de madde metninden çıkarılmasını  arz ve teklif ederiz.  M. Akif Hamzaçebi F. Murat Sönmez Yaşar Tüzün  Trabzon Eskişehir Bilecik  Engin Altay Akif Ekici Şevket Köse  Sinop Gaziantep Adıyaman  Hüseyin Unsal Ergün Aydoğan Mehmet Sevigen  Amasya Balıkesir İstanbul  Nesrin Baytok Hulusi Güvel  Ankara Adana  BAŞKAN - Komisyon bu iki önergeye katılıyor mu?  T B M M B : 6 5 2 4 . 2 . 2 0 1 0 0 : 1  - 4 4 - PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU SÖZCÜSÜ HASAN FEHMİ KİNAY (Kütahya) - Katılamıyoruz Sayın Başkan.  BAŞKAN - Hükümet katılıyor mu?  BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI MUSTAFA DEMİR (Samsun) - Katılmıyoruz Sayın  Başkan.  BAŞKAN-Say ın Vural...  EMİN HALUK AYHAN (Denizli) - Ben konuşacağım Sayın Başkan.  FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) - Nesrin Baytok konuşacak.  BAŞKAN - Önerge üzerinde söz isteyen Emin Haluk Ayhan, Denizli Milletvekili.  Buyurun. (MHP sıralarından alkışlar)  EMİN HALUK AYHAN (Denizli) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.  Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; görüşülmekte olan tasarının 3'üncü maddesiyle eklenmek  istenen ek 15'inci maddede değişiklik yapan önergeye ilişkin söz almış bulunuyorum. Yüce heyetinizi  saygıyla selamlıyorum.  Esas itibarıyla, genel olarak Hükümetin istihdam politikasının makro anlamda düzenlenmesinin  yapılmasını sağlamak amacıyla burada konuşmayı uygun bulduk ve bu önergeyi verdik. Esas itibarıyla  toplamı 54 kişi. Zaten alacakları arkadaşlar orada çalışıyorlar şu anda. Bunda bir problem yok, bizim buna  bir şey de söylememiz mümkün değil. Ama AKP Hükümetinin makro anlamda bir kamu istihdam  politikası yok. Konut Müsteşarlığı kapatılırken, benim İdari Mali İşler Daire Başkanım o gün bürokratken  gerçekten fevkalade iyiydi, sürünür hâle geldi. Çocuk gitti, İsparta'da, ailesi hasta, orada duruyor. Kanun  çıkarken Müsteşarı APK'ya uzman koyuyorsunuz. O günkü Sayın Başbakanlık Müsteşarı Sayın Bakana  açıp şunu söyledi: "Böyle bir şeyin olması mümkün değil, usule de uygun değil."  Şimdi, kapatıyorsunuz kurumları, sağa sola dağıtıyorsunuz. İnsanlar perişan, yarısı 4/C'den  perişan, yarısı başka bir şeyden perişan ama istediğiniz gibi bir şeyi de burada, kendi aldığınız  İnsanlara kadro ihdas ediyorsunuz. Bunda bir sıkıntı yok, 54 kişi 3 milyon kişide. Çözülsün ama  problem bu değil; problem, makro anlamda bir istihdam politikanızın olmaması.  AKP'nin geldiğinden beri uyguladığı istihdam politikaları gerçekten ülkeyi mahvetti, içine  soktuğu durum gerçekten kötü. Ülke perişan, sıkıntılı. Her gün insanlar, ana babalar çocukları için,  gençler kendileri için ne yapıyorlar? Geliyorlar bu Parlamentonun mensuplarına, iktidar partisi  milletvekillerine, bizlere, iş istiyorlar. Hiç kimsenin vicdanı sızlamıyor mu? O insanlar nasıl, ne  yapıyorlar? Askerliğini bitirmiş, gelmiş, iş arıyor, evlenecek. Kızımız okulu bitirmiş, iş arıyor, iş  yok. Bunlar, evde birer problem olarak duruyor. Pimi çekilmiş bomba gibi insanlar sıkıntılı, gerçekten  çok kötü durumda. Her evde psikolojisi bozulmuş gençler var.  İş nasıl bulunur saygıdeğer milletvekilleri? Yatırım yaparak. Siz, hiç, kamu yatırımlarının yüzde  20 azaldığı bir ülkede, yüzde 20 gerilediği bir ülkede istihdamın arttığını gördünüz mü? Maalesef  AKP'nin politikası bu.  Şimdi, diyorsunuz ki "Kriz var." Krizin göbeği Amerika, ekonomi yüzde 3 küçülüyor.  Geliyorsunuz "Bizi teğet geçiyor, yüzde 4 büyüyeceğiz." diyorsunuz, yüzde 6 küçülüyorsunuz.  Nerede bir doğru... Vatandaşa, işverene, uluslararası kuruluşlara bile, dışarıdan gelip yatırım  yapacaklara bile bir vizyon vermemiz lazım, böyle bir şeyi vermekten uzak AKP Hükümeti,  veremiyor, biçare, çaresiz.
Sayfa 45 -
T B M M B : 6 5 2 4 . 2 . 2 0 1 0 0 : 1  - 4 4 - PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU SÖZCÜSÜ HASAN FEHMİ KİNAY (Kütahya) - Katılamıyoruz Sayın Başkan.  BAŞKAN - Hükümet katılıyor mu?  BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI MUSTAFA DEMİR (Samsun) - Katılmıyoruz Sayın  Başkan.  BAŞKAN-Say ın Vural...  EMİN HALUK AYHAN (Denizli) - Ben konuşacağım Sayın Başkan.  FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) - Nesrin Baytok konuşacak.  BAŞKAN - Önerge üzerinde söz isteyen Emin Haluk Ayhan, Denizli Milletvekili.  Buyurun. (MHP sıralarından alkışlar)  EMİN HALUK AYHAN (Denizli) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.  Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; görüşülmekte olan tasarının 3'üncü maddesiyle eklenmek  istenen ek 15'inci maddede değişiklik yapan önergeye ilişkin söz almış bulunuyorum. Yüce heyetinizi  saygıyla selamlıyorum.  Esas itibarıyla, genel olarak Hükümetin istihdam politikasının makro anlamda düzenlenmesinin  yapılmasını sağlamak amacıyla burada konuşmayı uygun bulduk ve bu önergeyi verdik. Esas itibarıyla  toplamı 54 kişi. Zaten alacakları arkadaşlar orada çalışıyorlar şu anda. Bunda bir problem yok, bizim buna  bir şey de söylememiz mümkün değil. Ama AKP Hükümetinin makro anlamda bir kamu istihdam  politikası yok. Konut Müsteşarlığı kapatılırken, benim İdari Mali İşler Daire Başkanım o gün bürokratken  gerçekten fevkalade iyiydi, sürünür hâle geldi. Çocuk gitti, İsparta'da, ailesi hasta, orada duruyor. Kanun  çıkarken Müsteşarı APK'ya uzman koyuyorsunuz. O günkü Sayın Başbakanlık Müsteşarı Sayın Bakana  açıp şunu söyledi: "Böyle bir şeyin olması mümkün değil, usule de uygun değil."  Şimdi, kapatıyorsunuz kurumları, sağa sola dağıtıyorsunuz. İnsanlar perişan, yarısı 4/C'den  perişan, yarısı başka bir şeyden perişan ama istediğiniz gibi bir şeyi de burada, kendi aldığınız  İnsanlara kadro ihdas ediyorsunuz. Bunda bir sıkıntı yok, 54 kişi 3 milyon kişide. Çözülsün ama  problem bu değil; problem, makro anlamda bir istihdam politikanızın olmaması.  AKP'nin geldiğinden beri uyguladığı istihdam politikaları gerçekten ülkeyi mahvetti, içine  soktuğu durum gerçekten kötü. Ülke perişan, sıkıntılı. Her gün insanlar, ana babalar çocukları için,  gençler kendileri için ne yapıyorlar? Geliyorlar bu Parlamentonun mensuplarına, iktidar partisi  milletvekillerine, bizlere, iş istiyorlar. Hiç kimsenin vicdanı sızlamıyor mu? O insanlar nasıl, ne  yapıyorlar? Askerliğini bitirmiş, gelmiş, iş arıyor, evlenecek. Kızımız okulu bitirmiş, iş arıyor, iş  yok. Bunlar, evde birer problem olarak duruyor. Pimi çekilmiş bomba gibi insanlar sıkıntılı, gerçekten  çok kötü durumda. Her evde psikolojisi bozulmuş gençler var.  İş nasıl bulunur saygıdeğer milletvekilleri? Yatırım yaparak. Siz, hiç, kamu yatırımlarının yüzde  20 azaldığı bir ülkede, yüzde 20 gerilediği bir ülkede istihdamın arttığını gördünüz mü? Maalesef  AKP'nin politikası bu.  Şimdi, diyorsunuz ki "Kriz var." Krizin göbeği Amerika, ekonomi yüzde 3 küçülüyor.  Geliyorsunuz "Bizi teğet geçiyor, yüzde 4 büyüyeceğiz." diyorsunuz, yüzde 6 küçülüyorsunuz.  Nerede bir doğru... Vatandaşa, işverene, uluslararası kuruluşlara bile, dışarıdan gelip yatırım  yapacaklara bile bir vizyon vermemiz lazım, böyle bir şeyi vermekten uzak AKP Hükümeti,  veremiyor, biçare, çaresiz.  T B M M B : 6 5 2 4 . 2 . 2 0 1 0 0 : 1  - 4 5 - Şimdi, yatırımların azaldığı bir ülkede siz, yeni iş yaratılıp işsizlik oranının azaldığını gördünüz  mü? Azalmıyor nitekim. Şimdi, işletmeler ne yapıyor maliyetlerini azaltmak için? İstihdamı zaten  azaltıyorlar. Peki ne olacak? Mevcut istihdam da azalıyor, teknoloji kullanmaya çalışıyorlar, istihdam  orada da azalıyor.  Şimdi, dış pazar daralıyor, orada problem var. Üretim problemli, satış problemli, bu da istihdamı  vuruyor, işsizliği vuruyor.  Şimdi, AKP'nin uyguladığı istihdam politikası 1930 model, teoride 1930 model dediğimiz  istihdam politikalarını uyguluyor AKP. Adam işsiz, sen "Okulun önünü temizle." diyorsun, "Okulu  boya." diyorsun; adamı getiriyorsun, ben de sana para veriyorum. İşsizlik parası ver, adamı aldatma!  Bununla bir şey olmaz, yaptığınız yanlış, düzgün değil, böyle istihdam politikası olmaz! İnsanları niye  aldatıyorsunuz, niye kandırıyorsunuz oy için? İnsanların vicdanını niye satın alıyorsunuz? Bu bir  çeşit işsizlik ödeneği.  Bakın, devleti çalıştırmıyorsunuz, Bayındırlık Bakanlığını çalıştıramıyorsunuz, orada binlerce  personel var; öbür tarafta bakıyorsunuz, bütün işi TOKİ'ye yığıyorsunuz -onun yapacağı işi ona- ondan sonra 54 kadro için buraya geliyorsunuz.  Bir makro istihdam politikanız yok. Komisyona gelen her tasanda mutlaka bir istihdam mevzusu  oluyor, oradan da sıkıntı duymaya başladınız.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Sayın Ayhan, lütfen tamamlayınız.  EMİN HALUK AYHAN (Devamla) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.  Artık, teşkilat yasalarını ihtisas komisyonuna, Plan ve Bütçe Komisyonuna bile getirmiyorsunuz.  Böyle bir sıkıntı olur mu? Biz bunları söylüyoruz. Muhalefet iktidarı alkışlamak için değil, muhalefet  aynı zamanda yanlışları söylemek için de var.  Şimdi, "Daha önce verilen kredileri bir dolar bazında hesaplayın." diyoruz, yaptığınız  harcamaları da dolar bazında hesaplayın. Bakalım, o zaman mı fazla destek olmuş, bu zaman mı  fazla destek? Yapmadık hesabını, bir yapın görelim.  Şimdi, buraya gelip alkışlamanın hiçbir anlamı yok. Bakın, bütçe açığı büyüyor, dış açık  büyüyor, iç ve dış borçlar artıyor, bütçe ve dış dengede yapısal bozukluklar devam ediyor. Açıklar  yeniden artmaya başladı, krizden çıkış sinyalleri dış açığı körüklemeye başladı. Bütçe dengesi zaten  perişan. Türkiye ekonomisinin istikameti toparlanma değil yuvarlanmaya doğrudur.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  EMİN HALUK AYHAN (Devamla) - Şimdi, bakıyorsunuz, ekonomi yönetimi stratejik adımlar  atamıyor. Ekonomi toparlanmaya değil sallanmaya başladı.  Önergemize destek vereceğiniz umuduyla hepinize saygılar sunuyorum.  Teşekkür ederim Sayın Başkan. (MHP sıralarından alkışlar)  KAMER GENÇ (Tunceli) - Karar yeter sayısı istiyorum.  BAŞKAN - Sayın Genç, henüz önerge üzerinde söz talebi var.  K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Nesrin Baytok konuşacak.  BAŞKAN - Diğer önerge üzerinde söz isteyen Ankara Milletvekili Nesrin Baytok.  Buyurun Sayın Baytok. (CHP sıralarından alkışlar)
Sayfa 46 -
T B M M B : 6 5 2 4 . 2 . 2 0 1 0 0 : 1  - 4 5 - Şimdi, yatırımların azaldığı bir ülkede siz, yeni iş yaratılıp işsizlik oranının azaldığını gördünüz  mü? Azalmıyor nitekim. Şimdi, işletmeler ne yapıyor maliyetlerini azaltmak için? İstihdamı zaten  azaltıyorlar. Peki ne olacak? Mevcut istihdam da azalıyor, teknoloji kullanmaya çalışıyorlar, istihdam  orada da azalıyor.  Şimdi, dış pazar daralıyor, orada problem var. Üretim problemli, satış problemli, bu da istihdamı  vuruyor, işsizliği vuruyor.  Şimdi, AKP'nin uyguladığı istihdam politikası 1930 model, teoride 1930 model dediğimiz  istihdam politikalarını uyguluyor AKP. Adam işsiz, sen "Okulun önünü temizle." diyorsun, "Okulu  boya." diyorsun; adamı getiriyorsun, ben de sana para veriyorum. İşsizlik parası ver, adamı aldatma!  Bununla bir şey olmaz, yaptığınız yanlış, düzgün değil, böyle istihdam politikası olmaz! İnsanları niye  aldatıyorsunuz, niye kandırıyorsunuz oy için? İnsanların vicdanını niye satın alıyorsunuz? Bu bir  çeşit işsizlik ödeneği.  Bakın, devleti çalıştırmıyorsunuz, Bayındırlık Bakanlığını çalıştıramıyorsunuz, orada binlerce  personel var; öbür tarafta bakıyorsunuz, bütün işi TOKİ'ye yığıyorsunuz -onun yapacağı işi ona- ondan sonra 54 kadro için buraya geliyorsunuz.  Bir makro istihdam politikanız yok. Komisyona gelen her tasanda mutlaka bir istihdam mevzusu  oluyor, oradan da sıkıntı duymaya başladınız.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Sayın Ayhan, lütfen tamamlayınız.  EMİN HALUK AYHAN (Devamla) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.  Artık, teşkilat yasalarını ihtisas komisyonuna, Plan ve Bütçe Komisyonuna bile getirmiyorsunuz.  Böyle bir sıkıntı olur mu? Biz bunları söylüyoruz. Muhalefet iktidarı alkışlamak için değil, muhalefet  aynı zamanda yanlışları söylemek için de var.  Şimdi, "Daha önce verilen kredileri bir dolar bazında hesaplayın." diyoruz, yaptığınız  harcamaları da dolar bazında hesaplayın. Bakalım, o zaman mı fazla destek olmuş, bu zaman mı  fazla destek? Yapmadık hesabını, bir yapın görelim.  Şimdi, buraya gelip alkışlamanın hiçbir anlamı yok. Bakın, bütçe açığı büyüyor, dış açık  büyüyor, iç ve dış borçlar artıyor, bütçe ve dış dengede yapısal bozukluklar devam ediyor. Açıklar  yeniden artmaya başladı, krizden çıkış sinyalleri dış açığı körüklemeye başladı. Bütçe dengesi zaten  perişan. Türkiye ekonomisinin istikameti toparlanma değil yuvarlanmaya doğrudur.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  EMİN HALUK AYHAN (Devamla) - Şimdi, bakıyorsunuz, ekonomi yönetimi stratejik adımlar  atamıyor. Ekonomi toparlanmaya değil sallanmaya başladı.  Önergemize destek vereceğiniz umuduyla hepinize saygılar sunuyorum.  Teşekkür ederim Sayın Başkan. (MHP sıralarından alkışlar)  KAMER GENÇ (Tunceli) - Karar yeter sayısı istiyorum.  BAŞKAN - Sayın Genç, henüz önerge üzerinde söz talebi var.  K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Nesrin Baytok konuşacak.  BAŞKAN - Diğer önerge üzerinde söz isteyen Ankara Milletvekili Nesrin Baytok.  Buyurun Sayın Baytok. (CHP sıralarından alkışlar)  T B M M B : 6 5 2 4 . 2 . 2 0 1 0 0 : 1  NESRİN BAYTOK (Ankara) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; TOKİ'ye ilave kadro  verilmesiyle ilgili maddede ek madde 15'in madde metninden çıkarılması önerisi yapıyoruz, bu  nedenle söz aldım. Yüce Meclisi saygıyla selamlarım.  Sayın milletvekilleri, sözlerime başlamadan önce Balıkesir Dursunbey'de meydana gelen grizu  patlamasında hayatını kaybeden 13 işçimize Allah'tan rahmet diliyorum, ailelerine başsağlığı ve  sabır diliyorum, yaralanan işçilere acil şifalar diliyorum.  Sayın milletvekilleri, aynı madende 2006 yılında da bir kaza yaşanmış ve 17 işçimiz hayatını  kaybetmişti. Geçenlerde Bursa Karacabey'de 19 vatandaşımız hayatını kaybetti. Şimdi soruyorum:  Madenlerimizde neler oluyor sayın milletvekilleri? Bunların nedenleri üzerine de eğilmeliyiz. Çalışma  Bakanlığının bu konuda yetersiz kaldığı görülüyor, yeterli denetimler yapılamıyor. Madenleri kimler  denetliyor diye baktığımızda, maden mühendisi dışında hemen hemen herkes bu denetimi yapıyor. Bu  duruma son verilmelidir. Burada TOKİ'ye ilave kadroyla yandaşlar memnun edilmeye çalışılacağına  Çalışma Bakanlığına müfettiş olarak görevlendirmek üzere maden mühendisi kadrosu tahsis edilmelidir.  Burada belirtmek istediğim bir önemli nokta da sayın milletvekilleri, madenlerde fennî nezaret  yapan nezaretçilerin ücretlerinin iş yeri sahibi tarafından ödeniyor olmasıdır. Bu durumun da  değiştirilmesi gerekiyor. Fennî nezaretçilerin ücretleri Bakanlıkta oluşturulacak bir fondan  karşılanmalıdır. Bu konuda Cumhuriyet Halk Partisi Mersin Milletvekili Sayın Ali Rıza Öztürk'ün  bir kanun teklifi vardır, bu önerinin de dikkate alınması gereklidir.  Sayın milletvekilleri, iktidara geldikten yedi sekiz yıl sonra bile bu konularda hâlâ bir ilerleme  göremiyoruz. Hiç zaman yitirmeden bu konulara eğilmek gerekir. Maden Mühendisleri Odasının  hazırladığı risk haritası vardır, bu dikkate alınmalıdır. Balıkesir'deki bu maden için de o haritada  yüksek riskli madenler arasında olduğuna dair bilgiler vardı. Şimdilik sadece bu kadarını belirtiyorum  ama çok ayrıntılı değerlendirilmesi gereken konulardır.  Sayın milletvekilleri, ülkemizin gündeminde yer alan çok önemli bu son gelişmelere de  değinmeliyim. Çok merak ediyorum, acaba, iktidara gelirken Türkiye'yi yönetmek üzere mi geldiniz  yoksa Türkiye'yi karıştırmak üzere mi? Bu, içtenlikli bir sorudur. Aslında, sorarken sizleri  düşündürmek istiyorum. Hepinizin "Kırk yıl önce fişledi, şimdi biz onları fişliyoruz." diyen  Kahramanmaraş Milletvekili Avni Doğan ile "İktidar karşıtlarının kanı bozuk." diyen Çorum  Milletvekili Ahmet Aydoğmuş'un sözlerine katılmadığına eminim. Mutlaka bu gelişmeleri kaygıyla  izleyen pek çok değerli AKP'li milletvekili de vardır.  Değerli arkadaşlar, eğer öyleyse, zulme doğrudan karşı çıkamıyorsanız bile bari bunu hissettirin  bir miktar. Türkiye, yapılanları onaylayıp onaylamadığınızı da görsün.  AHMET YENİ (Samsun) - Seçimde, seçimde...  NESRİN BAYTOK (Devamla) - Türkiye iyi gitmiyor, kötü yönetiliyor, korku imparatorluğu  yaratıldı, insanlar sabaha karşı kapılan çalınınca artık huzur içinde kapıyı açamaz haldeler. Nerede  demokrasi?  Bu dönemi eski dönemden ayıran yeni unsurlar var. Ülke yönetimi zayıf ve beceriksiz ellerde  2001 ekonomik krizine gelmişti, yolsuzluklar diz boyu idi. Peki, şimdi ne var? Bu ikisi şimdi de var  ama ayrıca bir de beterin beteri var. Gelen gideni arattı, doğruyla eğri yer değiştirdi. PKK teröristleri  sınırda kurulmuş çadır mahkemelerinde salıverilirken Cumhuriyet Başsavcısı uyduruk bir gizli tanıkla  suçlanmaya kalkılıyor, hukuksuz uygulamaların muhatabı oluyor. Beterin beteri kısmı budur işte.  Ülkenin kötü ve beceriksiz yönetildiği, yolsuzlukların diz boyunu da aştığı bu dönem, ayrıca bir de  komplo dönemidir, haksız, hukuksuz uygulamalar dönemidir.  - 4 6 -
Sayfa 47 -
T B M M B : 6 5 2 4 . 2 . 2 0 1 0 0 : 1  NESRİN BAYTOK (Ankara) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; TOKİ'ye ilave kadro  verilmesiyle ilgili maddede ek madde 15'in madde metninden çıkarılması önerisi yapıyoruz, bu  nedenle söz aldım. Yüce Meclisi saygıyla selamlarım.  Sayın milletvekilleri, sözlerime başlamadan önce Balıkesir Dursunbey'de meydana gelen grizu  patlamasında hayatını kaybeden 13 işçimize Allah'tan rahmet diliyorum, ailelerine başsağlığı ve  sabır diliyorum, yaralanan işçilere acil şifalar diliyorum.  Sayın milletvekilleri, aynı madende 2006 yılında da bir kaza yaşanmış ve 17 işçimiz hayatını  kaybetmişti. Geçenlerde Bursa Karacabey'de 19 vatandaşımız hayatını kaybetti. Şimdi soruyorum:  Madenlerimizde neler oluyor sayın milletvekilleri? Bunların nedenleri üzerine de eğilmeliyiz. Çalışma  Bakanlığının bu konuda yetersiz kaldığı görülüyor, yeterli denetimler yapılamıyor. Madenleri kimler  denetliyor diye baktığımızda, maden mühendisi dışında hemen hemen herkes bu denetimi yapıyor. Bu  duruma son verilmelidir. Burada TOKİ'ye ilave kadroyla yandaşlar memnun edilmeye çalışılacağına  Çalışma Bakanlığına müfettiş olarak görevlendirmek üzere maden mühendisi kadrosu tahsis edilmelidir.  Burada belirtmek istediğim bir önemli nokta da sayın milletvekilleri, madenlerde fennî nezaret  yapan nezaretçilerin ücretlerinin iş yeri sahibi tarafından ödeniyor olmasıdır. Bu durumun da  değiştirilmesi gerekiyor. Fennî nezaretçilerin ücretleri Bakanlıkta oluşturulacak bir fondan  karşılanmalıdır. Bu konuda Cumhuriyet Halk Partisi Mersin Milletvekili Sayın Ali Rıza Öztürk'ün  bir kanun teklifi vardır, bu önerinin de dikkate alınması gereklidir.  Sayın milletvekilleri, iktidara geldikten yedi sekiz yıl sonra bile bu konularda hâlâ bir ilerleme  göremiyoruz. Hiç zaman yitirmeden bu konulara eğilmek gerekir. Maden Mühendisleri Odasının  hazırladığı risk haritası vardır, bu dikkate alınmalıdır. Balıkesir'deki bu maden için de o haritada  yüksek riskli madenler arasında olduğuna dair bilgiler vardı. Şimdilik sadece bu kadarını belirtiyorum  ama çok ayrıntılı değerlendirilmesi gereken konulardır.  Sayın milletvekilleri, ülkemizin gündeminde yer alan çok önemli bu son gelişmelere de  değinmeliyim. Çok merak ediyorum, acaba, iktidara gelirken Türkiye'yi yönetmek üzere mi geldiniz  yoksa Türkiye'yi karıştırmak üzere mi? Bu, içtenlikli bir sorudur. Aslında, sorarken sizleri  düşündürmek istiyorum. Hepinizin "Kırk yıl önce fişledi, şimdi biz onları fişliyoruz." diyen  Kahramanmaraş Milletvekili Avni Doğan ile "İktidar karşıtlarının kanı bozuk." diyen Çorum  Milletvekili Ahmet Aydoğmuş'un sözlerine katılmadığına eminim. Mutlaka bu gelişmeleri kaygıyla  izleyen pek çok değerli AKP'li milletvekili de vardır.  Değerli arkadaşlar, eğer öyleyse, zulme doğrudan karşı çıkamıyorsanız bile bari bunu hissettirin  bir miktar. Türkiye, yapılanları onaylayıp onaylamadığınızı da görsün.  AHMET YENİ (Samsun) - Seçimde, seçimde...  NESRİN BAYTOK (Devamla) - Türkiye iyi gitmiyor, kötü yönetiliyor, korku imparatorluğu  yaratıldı, insanlar sabaha karşı kapılan çalınınca artık huzur içinde kapıyı açamaz haldeler. Nerede  demokrasi?  Bu dönemi eski dönemden ayıran yeni unsurlar var. Ülke yönetimi zayıf ve beceriksiz ellerde  2001 ekonomik krizine gelmişti, yolsuzluklar diz boyu idi. Peki, şimdi ne var? Bu ikisi şimdi de var  ama ayrıca bir de beterin beteri var. Gelen gideni arattı, doğruyla eğri yer değiştirdi. PKK teröristleri  sınırda kurulmuş çadır mahkemelerinde salıverilirken Cumhuriyet Başsavcısı uyduruk bir gizli tanıkla  suçlanmaya kalkılıyor, hukuksuz uygulamaların muhatabı oluyor. Beterin beteri kısmı budur işte.  Ülkenin kötü ve beceriksiz yönetildiği, yolsuzlukların diz boyunu da aştığı bu dönem, ayrıca bir de  komplo dönemidir, haksız, hukuksuz uygulamalar dönemidir.  - 4 6 - TBMM B: 65 24 . 2 . 2010 0 : 1  Hürriyet gazetesinin değerli yazan Yılmaz Özdü'in dediği gibi: "Ayaklarına giderler...  - Kimsiniz?  - PKK'hyım.  - Örgütten ayrılıp geldiniz demek ki...  - Hayır, ayrılmadım.  - Pişmansınız yani...  - Yo-oo, değilim.  - Yaz kızım, tahliyesine...  Ayaklarına getirirler...  - Kimsiniz?  - Kuvvet komutanıyım.  - Örgüt kurmuşsunuz...  - Saçmalamayın.  - Yaz kızım, tutuklanmasına..."  İşte bu değerlendirmelere muhatap kalan uygulamalar içinde yönetiliyor Türkiye. Kimden  yanaşınız?  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Lütfen tamamlayınız Sayın Baytok.  NESRİN BAYTOK (Devamla) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.  Şimdi soruyorum sayın milletvekilleri: İktidar partisinin değerli milletvekilleri, hukuktan,  haktan, insaftan, insanlıktan mı yanaşınız yoksa başka şeylerden mi, fişlemekten, öç almaktan mı  yanaşınız?  TOKİ ile ilgili olarak ise, TOKİ'nin, aldığı kararlarla kentlerin dokusunu geri dönüşü olmayacak  şekilde bozmakta olduğunu yaşadığımız çevreden de görüyor ve biliyoruz. Yapılan konutların,  içerisinde oturulamayacak şekilde teslim edildiğini, yükselen şikâyetleri yine görüyoruz. Milletin  artık hayır duası mı ettiğini, başka şeyler mi söylediğini kendilerinden dinleyeceksiniz seçim  zamanında.  Bu, ayrıca rant ekonomisi anlayışının da çok somut bir örneğidir.  Ben, önerimizin kabul edilmesini ve TOKİ'ye keyfî atama imkânı verecek bu uygulamadan  uzak durulmasını diler, yüce Meclisi saygıyla selamlarım. (CHP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Baytok.  IIL-Y O K L A M A  (CHP sıralarından bir grup milletvekili ayağa kalktı)  K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Sayın Başkan, oylamadan evvel yoklama istiyoruz.  BAŞKAN - Tamam Sayın Anadol.  Evet, önergeleri oylarınıza sunacağım ancak bir yoklama talebi var. Önce bu işlemi yerine  getiriyorum.  - 4 7 -
Sayfa 48 -
TBMM B: 65 24 . 2 . 2010 0 : 1  Hürriyet gazetesinin değerli yazan Yılmaz Özdü'in dediği gibi: "Ayaklarına giderler...  - Kimsiniz?  - PKK'hyım.  - Örgütten ayrılıp geldiniz demek ki...  - Hayır, ayrılmadım.  - Pişmansınız yani...  - Yo-oo, değilim.  - Yaz kızım, tahliyesine...  Ayaklarına getirirler...  - Kimsiniz?  - Kuvvet komutanıyım.  - Örgüt kurmuşsunuz...  - Saçmalamayın.  - Yaz kızım, tutuklanmasına..."  İşte bu değerlendirmelere muhatap kalan uygulamalar içinde yönetiliyor Türkiye. Kimden  yanaşınız?  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Lütfen tamamlayınız Sayın Baytok.  NESRİN BAYTOK (Devamla) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.  Şimdi soruyorum sayın milletvekilleri: İktidar partisinin değerli milletvekilleri, hukuktan,  haktan, insaftan, insanlıktan mı yanaşınız yoksa başka şeylerden mi, fişlemekten, öç almaktan mı  yanaşınız?  TOKİ ile ilgili olarak ise, TOKİ'nin, aldığı kararlarla kentlerin dokusunu geri dönüşü olmayacak  şekilde bozmakta olduğunu yaşadığımız çevreden de görüyor ve biliyoruz. Yapılan konutların,  içerisinde oturulamayacak şekilde teslim edildiğini, yükselen şikâyetleri yine görüyoruz. Milletin  artık hayır duası mı ettiğini, başka şeyler mi söylediğini kendilerinden dinleyeceksiniz seçim  zamanında.  Bu, ayrıca rant ekonomisi anlayışının da çok somut bir örneğidir.  Ben, önerimizin kabul edilmesini ve TOKİ'ye keyfî atama imkânı verecek bu uygulamadan  uzak durulmasını diler, yüce Meclisi saygıyla selamlarım. (CHP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Baytok.  IIL-Y O K L A M A  (CHP sıralarından bir grup milletvekili ayağa kalktı)  K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Sayın Başkan, oylamadan evvel yoklama istiyoruz.  BAŞKAN - Tamam Sayın Anadol.  Evet, önergeleri oylarınıza sunacağım ancak bir yoklama talebi var. Önce bu işlemi yerine  getiriyorum.  - 4 7 - T B M M B: 65 24 . 2 . 2010 0 : 1  Yoklama talebinde bulunan sayın milletvekillerinin isimlerini tespit edeceğim: Sayın Anadol,  Sayın Aslanoğlu, Sayın Baytok, Sayın Çakır, Sayın Köse, Sayın Güvel, Sayın Ekici, Sayın Güner,  Sayın Köktürk, Sayın Karaibrahim, Sayın Ağyüz, Sayın Unsal, Sayın Bingöl, Sayın Altay, Sayın  Kart, Sayın Günday, Sayın Aydoğan, Sayın Emek, Sayın İnce, Sayın Mengü.  Yoklama için üç dakika süre veriyorum ve yoklama işlemini başlatıyorum.  (Elektronik cihazla yoklama yapıldı)  BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, toplantı yeter sayısı vardır.  VIII.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN  GELEN DİĞER İŞLER (Devam)  A) KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ (Devam)  3.- Arsa Üretimi ve Değerlendirilmesi Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik  Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile Manisa Milletvekili Recai Berber ve 5 Milletvekilinin; 2985  Sayılı Toplu Konut Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ile  Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporları (1/762,  2/475) (S. Sayısı: 455) (Devam)  BAŞKAN- Önergeleri oylannıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önergeler  kabul edilmemiştir.  Şimdi okutacağım beş önerge aynı mahiyette olup maddeye ekli listede değişiklik  öngörmektedir. Bu önergeleri okutup birlikte işleme alacağım. Önerge sahiplerinin istemi hâlinde  kendilerine ayrı ayrı söz vereceğim.  İlk önergeyi okutacağım, diğer önergelerin de imza sahiplerini okutacağım.  Buyurun:  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  1/762 esas numaralı kanun tasarısının çerçeve 3 üncü maddesiyle 2985 sayılı Kanuna eklenen  Ek Madde 15'te ihdas edilen kadrolarla ilgili listede geçen ve adedi 1 olan 1 inci derece müşavir  avukat kadrosunun 2 olarak değiştirilmesini arz ve teklif ederim.  Veysi Kaynak  Kahramanmaraş  Diğer önergelerin imza sahipleri:  İkram Dinçer  Van  Azize Sibel Gönül  Kocaeli  Ayhan Sefer Üstün  Sakarya  Ahmet Aydın  Adıyaman  BAŞKAN - Komisyon önergelere katılıyor mu?  - 4 8 -
Sayfa 49 -
T B M M B: 65 24 . 2 . 2010 0 : 1  Yoklama talebinde bulunan sayın milletvekillerinin isimlerini tespit edeceğim: Sayın Anadol,  Sayın Aslanoğlu, Sayın Baytok, Sayın Çakır, Sayın Köse, Sayın Güvel, Sayın Ekici, Sayın Güner,  Sayın Köktürk, Sayın Karaibrahim, Sayın Ağyüz, Sayın Unsal, Sayın Bingöl, Sayın Altay, Sayın  Kart, Sayın Günday, Sayın Aydoğan, Sayın Emek, Sayın İnce, Sayın Mengü.  Yoklama için üç dakika süre veriyorum ve yoklama işlemini başlatıyorum.  (Elektronik cihazla yoklama yapıldı)  BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, toplantı yeter sayısı vardır.  VIII.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN  GELEN DİĞER İŞLER (Devam)  A) KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ (Devam)  3.- Arsa Üretimi ve Değerlendirilmesi Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik  Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile Manisa Milletvekili Recai Berber ve 5 Milletvekilinin; 2985  Sayılı Toplu Konut Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ile  Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporları (1/762,  2/475) (S. Sayısı: 455) (Devam)  BAŞKAN- Önergeleri oylannıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önergeler  kabul edilmemiştir.  Şimdi okutacağım beş önerge aynı mahiyette olup maddeye ekli listede değişiklik  öngörmektedir. Bu önergeleri okutup birlikte işleme alacağım. Önerge sahiplerinin istemi hâlinde  kendilerine ayrı ayrı söz vereceğim.  İlk önergeyi okutacağım, diğer önergelerin de imza sahiplerini okutacağım.  Buyurun:  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  1/762 esas numaralı kanun tasarısının çerçeve 3 üncü maddesiyle 2985 sayılı Kanuna eklenen  Ek Madde 15'te ihdas edilen kadrolarla ilgili listede geçen ve adedi 1 olan 1 inci derece müşavir  avukat kadrosunun 2 olarak değiştirilmesini arz ve teklif ederim.  Veysi Kaynak  Kahramanmaraş  Diğer önergelerin imza sahipleri:  İkram Dinçer  Van  Azize Sibel Gönül  Kocaeli  Ayhan Sefer Üstün  Sakarya  Ahmet Aydın  Adıyaman  BAŞKAN - Komisyon önergelere katılıyor mu?  - 4 8 - T B M M B:6S 2 4 . 2 . 2 0 1 0 0 : 1  \  PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU SÖZCÜSÜ HASAN FEHMİ KİNAY (Kütahya) - Katılamıyoruz Sayın Başkanım.  BAŞKAN - Hükümet katılıyor mu?  BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI MUSTAFA DEMİR (Samsun) - Katılmıyoruz Sayın  Başkan.  BAŞKAN - Gerekçeyi okutuyorum:  Gerekçe: Uygulama açısından kadro adedinin artırılması uygun görülmüştür.  BAŞKAN - Önergeleri oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önergeler  kabul edilmemiştir.  Sayın milletvekilleri, ek 15'inci maddeyi ekli listeyle birlikte oylarınıza sunuyorum: Kabul  edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.  Şimdi ek 14 ve 15'inci maddenin bağlı olduğu çerçeve 3'üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum:  Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.  Birleşime on dakika ara veriyorum.  Kapanma Saati: 15.16
Sayfa 50 -
T B M M B:6S 2 4 . 2 . 2 0 1 0 0 : 1  \  PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU SÖZCÜSÜ HASAN FEHMİ KİNAY (Kütahya) - Katılamıyoruz Sayın Başkanım.  BAŞKAN - Hükümet katılıyor mu?  BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI MUSTAFA DEMİR (Samsun) - Katılmıyoruz Sayın  Başkan.  BAŞKAN - Gerekçeyi okutuyorum:  Gerekçe: Uygulama açısından kadro adedinin artırılması uygun görülmüştür.  BAŞKAN - Önergeleri oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önergeler  kabul edilmemiştir.  Sayın milletvekilleri, ek 15'inci maddeyi ekli listeyle birlikte oylarınıza sunuyorum: Kabul  edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.  Şimdi ek 14 ve 15'inci maddenin bağlı olduğu çerçeve 3'üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum:  Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.  Birleşime on dakika ara veriyorum.  Kapanma Saati: 15.16  T B M M B : 6 5 2 4 . 2 . 2 0 1 0 0 : 2  BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 65'inci Birleşiminin İkinci  Oturumunu açıyorum.  455 sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.  Komisyon ve Hükümet yerinde.  4'üncü maddeyi okutuyorum:  MADDE 4- 2985 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir  "GEÇİCİ MADDE 4- Tasfiye Hâlinde Türkiye Emlak Bankası Anonim Şirketi tarafından Toplu  Konut İdaresi Başkanlığına devredilen varlıklardan ve bu varlıklarla ilgili devirden önce yapılmış  akitlerden doğan yükümlülükler nedeniyle Toplu Konut İdaresi Başkanlığına ve ortaklıklarına karşı  yargı mercilerinde açılmış veya husumet yöneltilmiş devam eden davalar ile icra takipleri ek 14 üncü  madde hükmü uygulanarak sonuçlandırılır."  BAŞKAN - Madde üzerinde Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına Rıdvan Yalçın, Ordu  Milletvekili.  Buyurun Sayın Yalçın. (MHP sıralarından alkışlar)  MHP GRUBU ADINA RIDVAN YALÇIN (Ordu) - Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri;  görüşülmekte olan 455 sıra sayılı Tasarı üzerinde Milliyetçi Hareket Partisi Meclis Grubunun  görüşlerini arz etmek üzere söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle öncelikle yüce heyetinizi saygıyla  selamlıyorum.  Değerli milletvekilleri, dün milletimizin yüreğini yakan bir müessif kaza haberini hep beraber  aldık. Hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet diliyorum, yakınlarına ve aziz  milletimize başsağlığı dileklerimi iletiyorum.  Sayın milletvekilleri, üzerinde konuştuğum 4'üncü madde, Toplu Konut İdaresinin özel hukuktan  kaynaklanan sorumluluğunun yasayla bertaraf edilmesine ilişkin bir maddedir. Düzenleme hukukun  genel ilkelerine aykırı olduğu gibi hak kayıplarına sebebiyet verecek, Anayasa'ya da aykırı unsurlar  taşımaktadır.  Değerli milletvekilleri, ekonomik kalkınmaya paralel olarak tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde  de, gecikmeli de olsa, kent nüfusu artmaya devam etmektedir. AKP İktidarı döneminde artık yaptığı  tarımla geçimini sağlayamayan 2 milyonu aşkın insanımızın da iş umuduyla, aş umuduyla kentlere  göç ettiği, terör ve asayiş nedenleriyle yapılan göçleri de hesaba kattığımızda, kentleşmenin kaliteli  konut ihtiyacını bir sorunlar yumağına dönüştürdüğünü kabul etmek gerekir. Bu sebeple, altyapısı,  çevre düzeni, sosyal donatılarıyla çağın gereklerine uygun, ucuz ve kaliteli konut ihtiyacı, kısa adıyla  TOKİ'yi doğurmuştur.  - 5 0 - İKİNCİ OTURUM  Açılma Saati: 15.30  BAŞKAN: Başkan Vekili Sadık YAKUT  KÂTİP ÜYELER: Bayram ÖZÇELİK (Burdur) , M u r a t ÖZKAN (Giresun)
Sayfa 51 -
T B M M B : 6 5 2 4 . 2 . 2 0 1 0 0 : 2  BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 65'inci Birleşiminin İkinci  Oturumunu açıyorum.  455 sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.  Komisyon ve Hükümet yerinde.  4'üncü maddeyi okutuyorum:  MADDE 4- 2985 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir  "GEÇİCİ MADDE 4- Tasfiye Hâlinde Türkiye Emlak Bankası Anonim Şirketi tarafından Toplu  Konut İdaresi Başkanlığına devredilen varlıklardan ve bu varlıklarla ilgili devirden önce yapılmış  akitlerden doğan yükümlülükler nedeniyle Toplu Konut İdaresi Başkanlığına ve ortaklıklarına karşı  yargı mercilerinde açılmış veya husumet yöneltilmiş devam eden davalar ile icra takipleri ek 14 üncü  madde hükmü uygulanarak sonuçlandırılır."  BAŞKAN - Madde üzerinde Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına Rıdvan Yalçın, Ordu  Milletvekili.  Buyurun Sayın Yalçın. (MHP sıralarından alkışlar)  MHP GRUBU ADINA RIDVAN YALÇIN (Ordu) - Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri;  görüşülmekte olan 455 sıra sayılı Tasarı üzerinde Milliyetçi Hareket Partisi Meclis Grubunun  görüşlerini arz etmek üzere söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle öncelikle yüce heyetinizi saygıyla  selamlıyorum.  Değerli milletvekilleri, dün milletimizin yüreğini yakan bir müessif kaza haberini hep beraber  aldık. Hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet diliyorum, yakınlarına ve aziz  milletimize başsağlığı dileklerimi iletiyorum.  Sayın milletvekilleri, üzerinde konuştuğum 4'üncü madde, Toplu Konut İdaresinin özel hukuktan  kaynaklanan sorumluluğunun yasayla bertaraf edilmesine ilişkin bir maddedir. Düzenleme hukukun  genel ilkelerine aykırı olduğu gibi hak kayıplarına sebebiyet verecek, Anayasa'ya da aykırı unsurlar  taşımaktadır.  Değerli milletvekilleri, ekonomik kalkınmaya paralel olarak tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde  de, gecikmeli de olsa, kent nüfusu artmaya devam etmektedir. AKP İktidarı döneminde artık yaptığı  tarımla geçimini sağlayamayan 2 milyonu aşkın insanımızın da iş umuduyla, aş umuduyla kentlere  göç ettiği, terör ve asayiş nedenleriyle yapılan göçleri de hesaba kattığımızda, kentleşmenin kaliteli  konut ihtiyacını bir sorunlar yumağına dönüştürdüğünü kabul etmek gerekir. Bu sebeple, altyapısı,  çevre düzeni, sosyal donatılarıyla çağın gereklerine uygun, ucuz ve kaliteli konut ihtiyacı, kısa adıyla  TOKİ'yi doğurmuştur.  - 5 0 - İKİNCİ OTURUM  Açılma Saati: 15.30  BAŞKAN: Başkan Vekili Sadık YAKUT  KÂTİP ÜYELER: Bayram ÖZÇELİK (Burdur) , M u r a t ÖZKAN (Giresun)  T B M M B: 65 24 . 2 . 2010 O: 2  Kuruluşundan bu yana TOKİ doğduğu ihtiyaca uygun olarak sosyal konutlar imal ederek düşük  ve alt gelir grubunda olan insanlarımıza başını sokacakları bir yuva yapma iddiasındayken AKP  İktidarıyla fonksiyon değiştirmiş, lüks ve pahalı konut imali yanında okullar, spor salonları, ticaret  merkezleri, hastaneler, sağlık ocakları, yurt, pansiyon, cami, kütüphane, karakol yapan devasa bir  organizasyona dönüşmüştür. Bunun yanında köprü ve kavşaklar, asfalt, yol, kaldırım, dere ıslahı,  elektrik altyapısı, Telekom altyapısı, yağmur suyu altyapısı, kanalizasyon imali gibi alanlarda da  oldukça büyük rakamlara karşılık gelecek imalatlar yapılmaktadır.  Bu tablodan çıkan sonuç, değerli milletvekilleri, iletişimden Tekele, ulaşımdan enerjiye,  bankacılıktan limanlara kadar "Babalar gibi satarım" mantığıyla otel odalarında yapılan görüşmelerle,  zaman zaman kendi bakanlarının bile imza atamayacağı şaibeli süreçlerle ve üstelik ulusal  güvenliğimizi hiçe sayıp birçok sektörde yabancıların hâkimiyetini sağlayacak özelleştirme  şampiyonu AKP'nin inşaat sektörünü devletleştirmesi olarak tanımlanabilir.  Sürekli devleti küçültmekten, kamunun ekonomideki etkinliğini azaltmaktan bahseden AKP,  sektörden gelen bütün itirazlara rağmen neden bu yolu tercih etmektedir? Bu sorunun cevabı, değerli  milletvekilleri, son altı yılda gerçekleştirilen iki bin beş yüz ayrı ihaleyle parasal değeri 35 milyar  TL'yi bulan bu büyük pastayı tek elden kontrol ve taksim etme iddiasıdır.  Bugünkü yapısıyla TOKİ de tıpkı AKP'nin büyükşehir belediyelerinin kendi ihalesine girebilen  şirketler üzerinden yaptığı gibi, dar gelirli insanlara konut yapıyoruz masumiyetinin arkasına  gizlenmiş, rant dağıtım mekanizmasına dönüşmüştür.  Ülkemizde hiç kimsenin yoksul insanlara ucuz konut yapılmasına itirazı olamaz. Estetikten  yoksun da olsa kentsel dönüşüm projeleriyle gecekonduların yerine modern binaların yapılmasından  kimse rahatsız olamaz ancak bu masum örnekler arka plandaki gerçeği kapatmaya yetmemektedir.  AKP İktidarı, ihale kanunlarında yaptığı değişiklikler sonucunda kendinden beslenen ve kendini  besleyen bir sınıf oluşturmuş, kurduğu sistemle de yeni firmaların büyümesinin önünü kesmiştir. Bu  sistem içerisinde ihale alan firmalar, iktidarca gösterilen taşeron ve malzeme tedarikçileriyle  çalışmaya zorlanarak görünüşte, halk tabiriyle, her şey kitabına uygun yapılmaktadır. Bu çarkın içine  girmek istemeyenlerin akıbeti hiç de hayırlı olamamaktadır. Uygulama projesi olmadan yapılan ihale  sistemi, dilediğini koruma, dilediğini batırma imkânını nasılsa vermektedir.  İnşaatla ilgili neredeyse bütün kamu işleri de TOKİ'ye yaptırıldığı için, başta Bayındırlık  Bakanlığı olmak üzere birçok kurum atıl hâle dönüşmüştür. Bir yanda içi boşaltılmış Bayındırlık  Bakanlığının binlerce teknik personeli atıl hâlde tutulurken, diğer yanda trilyonlarca lira, denetim  adına müşavir yandaş firmaların cebine akıtılmaktadır. Bu işleyiş ne hukukidir ne ahlakidir.  TOKİ, vergi avantaj lan ile imar ayncalıklarıyla bedelsiz arsa teminiyle sayısız ayrıcalıklı imkâna  sahiptir. Savunduğu gibi, sosyal konut yapıyorsa gazete ilanlarıyla hangi konutları satmaya  çalışmaktadır? Emlak firmalarına ne adına para ödenmektedir? Bu kadar avantajlı bir kamu kurumu  ile özel sektör nasıl rekabet edecektir? TOKİ, sosyal donatı, altyapı ve peyzaj uygulamalarını yaptığını  belirtip özel sektörü yapsatçı mantıkla hareket etmekle suçlamaktadır. Bu eleştiri kısmen doğru da  kabul edilse bu durumun sorumlusu özel sektör olmayıp sağlıklı kentleşmenin hukuki ve fiilî  imkânlarını sağlamayan Hükümettir diye düşünmekteyim.  - 5 1 -
Sayfa 52 -
T B M M B: 65 24 . 2 . 2010 O: 2  Kuruluşundan bu yana TOKİ doğduğu ihtiyaca uygun olarak sosyal konutlar imal ederek düşük  ve alt gelir grubunda olan insanlarımıza başını sokacakları bir yuva yapma iddiasındayken AKP  İktidarıyla fonksiyon değiştirmiş, lüks ve pahalı konut imali yanında okullar, spor salonları, ticaret  merkezleri, hastaneler, sağlık ocakları, yurt, pansiyon, cami, kütüphane, karakol yapan devasa bir  organizasyona dönüşmüştür. Bunun yanında köprü ve kavşaklar, asfalt, yol, kaldırım, dere ıslahı,  elektrik altyapısı, Telekom altyapısı, yağmur suyu altyapısı, kanalizasyon imali gibi alanlarda da  oldukça büyük rakamlara karşılık gelecek imalatlar yapılmaktadır.  Bu tablodan çıkan sonuç, değerli milletvekilleri, iletişimden Tekele, ulaşımdan enerjiye,  bankacılıktan limanlara kadar "Babalar gibi satarım" mantığıyla otel odalarında yapılan görüşmelerle,  zaman zaman kendi bakanlarının bile imza atamayacağı şaibeli süreçlerle ve üstelik ulusal  güvenliğimizi hiçe sayıp birçok sektörde yabancıların hâkimiyetini sağlayacak özelleştirme  şampiyonu AKP'nin inşaat sektörünü devletleştirmesi olarak tanımlanabilir.  Sürekli devleti küçültmekten, kamunun ekonomideki etkinliğini azaltmaktan bahseden AKP,  sektörden gelen bütün itirazlara rağmen neden bu yolu tercih etmektedir? Bu sorunun cevabı, değerli  milletvekilleri, son altı yılda gerçekleştirilen iki bin beş yüz ayrı ihaleyle parasal değeri 35 milyar  TL'yi bulan bu büyük pastayı tek elden kontrol ve taksim etme iddiasıdır.  Bugünkü yapısıyla TOKİ de tıpkı AKP'nin büyükşehir belediyelerinin kendi ihalesine girebilen  şirketler üzerinden yaptığı gibi, dar gelirli insanlara konut yapıyoruz masumiyetinin arkasına  gizlenmiş, rant dağıtım mekanizmasına dönüşmüştür.  Ülkemizde hiç kimsenin yoksul insanlara ucuz konut yapılmasına itirazı olamaz. Estetikten  yoksun da olsa kentsel dönüşüm projeleriyle gecekonduların yerine modern binaların yapılmasından  kimse rahatsız olamaz ancak bu masum örnekler arka plandaki gerçeği kapatmaya yetmemektedir.  AKP İktidarı, ihale kanunlarında yaptığı değişiklikler sonucunda kendinden beslenen ve kendini  besleyen bir sınıf oluşturmuş, kurduğu sistemle de yeni firmaların büyümesinin önünü kesmiştir. Bu  sistem içerisinde ihale alan firmalar, iktidarca gösterilen taşeron ve malzeme tedarikçileriyle  çalışmaya zorlanarak görünüşte, halk tabiriyle, her şey kitabına uygun yapılmaktadır. Bu çarkın içine  girmek istemeyenlerin akıbeti hiç de hayırlı olamamaktadır. Uygulama projesi olmadan yapılan ihale  sistemi, dilediğini koruma, dilediğini batırma imkânını nasılsa vermektedir.  İnşaatla ilgili neredeyse bütün kamu işleri de TOKİ'ye yaptırıldığı için, başta Bayındırlık  Bakanlığı olmak üzere birçok kurum atıl hâle dönüşmüştür. Bir yanda içi boşaltılmış Bayındırlık  Bakanlığının binlerce teknik personeli atıl hâlde tutulurken, diğer yanda trilyonlarca lira, denetim  adına müşavir yandaş firmaların cebine akıtılmaktadır. Bu işleyiş ne hukukidir ne ahlakidir.  TOKİ, vergi avantaj lan ile imar ayncalıklarıyla bedelsiz arsa teminiyle sayısız ayrıcalıklı imkâna  sahiptir. Savunduğu gibi, sosyal konut yapıyorsa gazete ilanlarıyla hangi konutları satmaya  çalışmaktadır? Emlak firmalarına ne adına para ödenmektedir? Bu kadar avantajlı bir kamu kurumu  ile özel sektör nasıl rekabet edecektir? TOKİ, sosyal donatı, altyapı ve peyzaj uygulamalarını yaptığını  belirtip özel sektörü yapsatçı mantıkla hareket etmekle suçlamaktadır. Bu eleştiri kısmen doğru da  kabul edilse bu durumun sorumlusu özel sektör olmayıp sağlıklı kentleşmenin hukuki ve fiilî  imkânlarını sağlamayan Hükümettir diye düşünmekteyim.  - 5 1 - T B M M B: 65 24 . 2 . 2010 O: 2  Sayın milletvekilleri, başarılı örneklerine rağmen, birçok yerde TOKİ uygulamalarından ciddi  şikâyetlerin geldiği de bir vakıadır. Birçok ilde TOKİ "Kira öder gibi ev sahibi olacaksınız." diye  umutlandırdığı insanlara taahhüt ettiği sürenin 2 katı zaman geçmesine rağmen teslim edilemeyen  yerler vardır; yanlış yer seçimi sebebiyle kampanyalara rağmen satılamayan yerler vardır. İlim olan  Ordu'da olduğu gibi, bazı sendikaların TOKİ'nin ismiyle oluşturduğu girişimlerde hukuka aykırı  istismarlar yaşanmaktadır. Birçok yerde şehir esnafı TOKİ'ye mal verdiğini zannederek taşeronlar  tarafından batırılmış durumdadır. Bütün bu yaşananlar TOKİ'ye kadro tahsis etmek, yeni yetki ve  imtiyazlar sağlamak yerine TOKİ'nin konumu, inşaat piyasasındaki yeri, yatırım kriterleri, şeffaflık  ve denetim çerçevesinde tekrar gözden geçirilip asli gayesine geri döndürülmesini zorunlu kılmaktadır.  Birçok ilimizde, değerli milletvekilleri, temel atma ya da anahtar teslim törenleri yapılmaktadır.  Devlet töreni olarak hazırlanan ve başta Sayın Başbakan olmak üzere, gelenlerin harcırah aldığı bu  törenler AKP bayrakları altında devlet kesesinden masrafları karşılanan birer parti mitingine  dönüştürülmektedir. Bu durumu devlet geleneklerine ve siyasi etiğe uygun bulmadığımızı bir kez  daha ifade etmek istiyorum.  Değerli milletvekilleri, kalan süremi Ordu'da yaşanan, TOKİ'yle ilgili bazı sıkıntıları sizlere  arz etmek için harcamayı arzu etmekteyim. Ordu'da bir memur sendikası, diğer sendikalardan  kendisine üye kaydırabilmek adına bir kooperatif kurarak bir TOKİ girişiminde bulunmuştu. Ben o  zamanlar, henüz TOKİ o projeyi üstlenmediği bir zamanda Sayın TOKİ Başkanımızı telefonla  arayarak bu insanların bu araziye "TOKİ arsasıdır" diye tabela astıklarını ve TOKİ'nin ismiyle  insanlardan para topladıklarını söyleyerek ikaz etmiştim, fakat daha sonraki süreçte, TOKİ, bu yanlış  işleyen süreci durdurmak yerine bu işe sahip çıkmayı, siyasi sebeplerle tercih etti.  Ve değerli arkadaşlarım, Ordu'da, 1.400 civarı memur arkadaşımıza, 130 metrekare ev  yapılacağı, on beş yılda ödeme yapılacağı, cüzi taksitlerle ev sahibi olacaklarına ilişkin taahhütlerle  başlayan süreç sonunda, bugün itibarıyla insanların önemli bir kısmına, para vermiş olmalarına  rağmen konut yapılmamakta, metrajlar düşmekte, fiyatlar da artmış olarak karşımıza çıkmaktadır.  Değerli Başkanım, en son -sizin de mutlaka bilginiz vardır- bir kapalı spor salonunda, AKP'nin  il milletvekillerimizin katılımıyla, Ordu'da bu kooperatifin, daha doğrusu TOKİ'nin müdahil olduğu  bu olay sonucunda bir çekiliş töreni düzenlenmiştir.  Değerli arkadaşlarım, bu çekiliş töreninde, bodrum katlarının da kuraya dâhil edildiği sebeple  kavga çıkmış, Çevik Kuvvet tarafları ayırabilmiştir ve en son yönetici kadroların da farklı bir kura  dilimine sokulduğu ortaya çıkmıştır.  Değerli Başkanım, bütün bunlar, bütün eksikliklerine rağmen bir devlet kurumu olması sebebiyle  güvenilirliği olan kurumunuzun ismi altında yapılmaktadır.  Ben, kurumunuzun daha fazla yıpranmaması adına, -TOKİ burada inşaat yapıyorsa oradaki  kooperatif yöneticileri ne iş yapmaktadır, nasıl maaş almaktadır- bu insanların mağduriyetlerinin  önlenebilmesi adına Meclis kürsüsünden de bu konuya dikkatinizi çekmek istiyorum. Orada -siyasi  görüşleri beni çok da ilgilendirmiyor- mağdur olan memur arkadaşlarımızın haklarını da  savunabilmek adına bu fikirlerimi ifade etmek durumunda oldum.  Ben tasarının hayırlara vesile olmasını diliyor, yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (MHP  sıralarından alkışlar)  BAŞKAN -Teşekkür ediyorum Sayın Yalçın.  Madde üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz isteyen Tayfur Süner, Antalya  Milletvekili.  Buyurun Sayın Süner. (CHP sıralarından alkışlar)  - 5 2 -
Sayfa 53 -
T B M M B: 65 24 . 2 . 2010 O: 2  Sayın milletvekilleri, başarılı örneklerine rağmen, birçok yerde TOKİ uygulamalarından ciddi  şikâyetlerin geldiği de bir vakıadır. Birçok ilde TOKİ "Kira öder gibi ev sahibi olacaksınız." diye  umutlandırdığı insanlara taahhüt ettiği sürenin 2 katı zaman geçmesine rağmen teslim edilemeyen  yerler vardır; yanlış yer seçimi sebebiyle kampanyalara rağmen satılamayan yerler vardır. İlim olan  Ordu'da olduğu gibi, bazı sendikaların TOKİ'nin ismiyle oluşturduğu girişimlerde hukuka aykırı  istismarlar yaşanmaktadır. Birçok yerde şehir esnafı TOKİ'ye mal verdiğini zannederek taşeronlar  tarafından batırılmış durumdadır. Bütün bu yaşananlar TOKİ'ye kadro tahsis etmek, yeni yetki ve  imtiyazlar sağlamak yerine TOKİ'nin konumu, inşaat piyasasındaki yeri, yatırım kriterleri, şeffaflık  ve denetim çerçevesinde tekrar gözden geçirilip asli gayesine geri döndürülmesini zorunlu kılmaktadır.  Birçok ilimizde, değerli milletvekilleri, temel atma ya da anahtar teslim törenleri yapılmaktadır.  Devlet töreni olarak hazırlanan ve başta Sayın Başbakan olmak üzere, gelenlerin harcırah aldığı bu  törenler AKP bayrakları altında devlet kesesinden masrafları karşılanan birer parti mitingine  dönüştürülmektedir. Bu durumu devlet geleneklerine ve siyasi etiğe uygun bulmadığımızı bir kez  daha ifade etmek istiyorum.  Değerli milletvekilleri, kalan süremi Ordu'da yaşanan, TOKİ'yle ilgili bazı sıkıntıları sizlere  arz etmek için harcamayı arzu etmekteyim. Ordu'da bir memur sendikası, diğer sendikalardan  kendisine üye kaydırabilmek adına bir kooperatif kurarak bir TOKİ girişiminde bulunmuştu. Ben o  zamanlar, henüz TOKİ o projeyi üstlenmediği bir zamanda Sayın TOKİ Başkanımızı telefonla  arayarak bu insanların bu araziye "TOKİ arsasıdır" diye tabela astıklarını ve TOKİ'nin ismiyle  insanlardan para topladıklarını söyleyerek ikaz etmiştim, fakat daha sonraki süreçte, TOKİ, bu yanlış  işleyen süreci durdurmak yerine bu işe sahip çıkmayı, siyasi sebeplerle tercih etti.  Ve değerli arkadaşlarım, Ordu'da, 1.400 civarı memur arkadaşımıza, 130 metrekare ev  yapılacağı, on beş yılda ödeme yapılacağı, cüzi taksitlerle ev sahibi olacaklarına ilişkin taahhütlerle  başlayan süreç sonunda, bugün itibarıyla insanların önemli bir kısmına, para vermiş olmalarına  rağmen konut yapılmamakta, metrajlar düşmekte, fiyatlar da artmış olarak karşımıza çıkmaktadır.  Değerli Başkanım, en son -sizin de mutlaka bilginiz vardır- bir kapalı spor salonunda, AKP'nin  il milletvekillerimizin katılımıyla, Ordu'da bu kooperatifin, daha doğrusu TOKİ'nin müdahil olduğu  bu olay sonucunda bir çekiliş töreni düzenlenmiştir.  Değerli arkadaşlarım, bu çekiliş töreninde, bodrum katlarının da kuraya dâhil edildiği sebeple  kavga çıkmış, Çevik Kuvvet tarafları ayırabilmiştir ve en son yönetici kadroların da farklı bir kura  dilimine sokulduğu ortaya çıkmıştır.  Değerli Başkanım, bütün bunlar, bütün eksikliklerine rağmen bir devlet kurumu olması sebebiyle  güvenilirliği olan kurumunuzun ismi altında yapılmaktadır.  Ben, kurumunuzun daha fazla yıpranmaması adına, -TOKİ burada inşaat yapıyorsa oradaki  kooperatif yöneticileri ne iş yapmaktadır, nasıl maaş almaktadır- bu insanların mağduriyetlerinin  önlenebilmesi adına Meclis kürsüsünden de bu konuya dikkatinizi çekmek istiyorum. Orada -siyasi  görüşleri beni çok da ilgilendirmiyor- mağdur olan memur arkadaşlarımızın haklarını da  savunabilmek adına bu fikirlerimi ifade etmek durumunda oldum.  Ben tasarının hayırlara vesile olmasını diliyor, yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (MHP  sıralarından alkışlar)  BAŞKAN -Teşekkür ediyorum Sayın Yalçın.  Madde üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz isteyen Tayfur Süner, Antalya  Milletvekili.  Buyurun Sayın Süner. (CHP sıralarından alkışlar)  - 5 2 - TBMM B : 6 5 2 4 . 2 . 2 0 1 0 0 : 2  - 5 3 - CHP GRUBU ADINA TAYFUR SÜNER (Antalya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri;  görüşmekte olduğumuz tasarının 4'üncü maddesi üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz  aldım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.  Toplu Konut İdaresi Başkanlığı 2/3/1984 tarihli ve 2985 sayılı Toplu Konut Kanunu'yla  kurulmuştur. Kuruluş kanunu gerekçesinde, artan nüfus ve düzensiz kentleşme nedeniyle alt ve orta  gelir gruplarının gerek mülkiyet sahibi gerekse kiracı olarak bannma olanakları zorlaştığından böyle  bir yapılanmaya gidildiği ifade edilmektedir.  TOKİ'nin her ölçekteki imar planlarını yapma yetkisi bulunmaktadır. 24/7/2008 tarihli ve 5793  sayılı Kanun'la da imar planı yapma yetkisinin kapsamı genişletilerek TOKİ'ye toplu konut alanları  ile gecekondu dönüşüm alanları dışında, mülkiyeti kendisine ait taşınmazlarda da imar planı yapma  yetkisi verilmiştir.  Ayrıca, yine bu Kanun'la getirilen "Bakanlıkların talebi ve bağlı bulunduğu Bakanın onayı  hâlinde talep konusu proje ve uygulamaları yapmak veya yaptırmak," hükmü ile TOKİ, ana göreviyle  ilgili olmayan bir alanda görevlendirilmiştir. Bu düzeleme, TOKİ'yi bakanlıkların inşaat işlerini  yapan bir birime dönüştürmüştür.  Değerli milletvekilleri, 2004 yılı sonunda çıkarılan bir kanunla, 5273 sayılı Kanun ile Arsa Ofisi  Genel Müdürlüğü kaldırılmış, görev ve yetkileri tüm mal varlıklarıyla birlikte TOKİ'ye  devredilmiştir. Bu çerçevede, Arsa Ofisinin önemli miktardaki gayrimenkul stoku TOKİ'ye  aktarılmıştır.  Görüştüğümüz madde.. . Türkiye Emlak ve Kredi Bankası tarafından TOKİ'ye devredilen  varlıklardan ve bu varlıklarla ilgili devirden önce yapılmış akitlerden doğan yükümlülükler nedeniyle  TOKİ ve ortaklıklarına karşı açılan ve devam eden davalar ile icra takipleri sonucunda TOKİ ve  ortaklıklarından hiçbir hak ve alacak talebinde bulunamayacaklardır. Mevcut uygulama, 14/12/2001  tarihinden önce bu sorumluluğu Emlak ve Kredi Bankasına, bu tarihten sonraki davalar için de  TOKİ'ye vermekteydi. Bu uygulamanın değiştirilmesi birçok yanlışı da birlikte getirecektir. Özel  hukuk ilişkileri çerçevesindeki işlemleri nedeniyle TOKİ'nin taraf olduğu ve hâlen yargı mercilerinde  görülmekte olan bazı davalara müdahale edilmektedir. Düzenlemelerle TOKİ, yargı mercilerindeki  davalarda davalı konumundan çıkarılmaktadır.  Görüştüğümüz madde Anayasa'nın hukuk devleti ilkesine tamamen aykırıdır. Niçin aykırıdır?  4'üncü maddeye bir göz atalım: "Tasfiye Hâlinde Türkiye Emlak Bankası Anonim Şirketi tarafından  Toplu Konut İdaresi Başkanlığına devredilen varlıklardan ve bu varlıklarla ilgili devirden önce  yapılmış akitlerden doğan yükümlülükler nedeniyle Toplu Konut İdaresi Başkanlığına ve  ortaklıklarına karşı yargı mercilerinde açılmış veya husumet yöneltilmiş devam eden davalar ile icra  takipleri ek 14 üncü madde hükmü uygulanarak sonuçlandırılır."  Allah aşkına, fakir fukara, garip gureba diyerek iktidara gelenler, vatandaşın dava hakkını  gasbediyorsunuz. İlk önce, neler yaptığınıza bir bakalım:  TOKİ, Ataköy l'inci, 2'nci, 3'üncü, 4'üncü, 5'inci, 6'ncı Kısım'da neler yapmış, onları göz  önünde bulundurmadan TOKİ'nin kanunlu veya kanunsuz iş yapıp yapmadığını öğrenemezsiniz.
Sayfa 54 -
TBMM B : 6 5 2 4 . 2 . 2 0 1 0 0 : 2  - 5 3 - CHP GRUBU ADINA TAYFUR SÜNER (Antalya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri;  görüşmekte olduğumuz tasarının 4'üncü maddesi üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz  aldım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.  Toplu Konut İdaresi Başkanlığı 2/3/1984 tarihli ve 2985 sayılı Toplu Konut Kanunu'yla  kurulmuştur. Kuruluş kanunu gerekçesinde, artan nüfus ve düzensiz kentleşme nedeniyle alt ve orta  gelir gruplarının gerek mülkiyet sahibi gerekse kiracı olarak bannma olanakları zorlaştığından böyle  bir yapılanmaya gidildiği ifade edilmektedir.  TOKİ'nin her ölçekteki imar planlarını yapma yetkisi bulunmaktadır. 24/7/2008 tarihli ve 5793  sayılı Kanun'la da imar planı yapma yetkisinin kapsamı genişletilerek TOKİ'ye toplu konut alanları  ile gecekondu dönüşüm alanları dışında, mülkiyeti kendisine ait taşınmazlarda da imar planı yapma  yetkisi verilmiştir.  Ayrıca, yine bu Kanun'la getirilen "Bakanlıkların talebi ve bağlı bulunduğu Bakanın onayı  hâlinde talep konusu proje ve uygulamaları yapmak veya yaptırmak," hükmü ile TOKİ, ana göreviyle  ilgili olmayan bir alanda görevlendirilmiştir. Bu düzeleme, TOKİ'yi bakanlıkların inşaat işlerini  yapan bir birime dönüştürmüştür.  Değerli milletvekilleri, 2004 yılı sonunda çıkarılan bir kanunla, 5273 sayılı Kanun ile Arsa Ofisi  Genel Müdürlüğü kaldırılmış, görev ve yetkileri tüm mal varlıklarıyla birlikte TOKİ'ye  devredilmiştir. Bu çerçevede, Arsa Ofisinin önemli miktardaki gayrimenkul stoku TOKİ'ye  aktarılmıştır.  Görüştüğümüz madde.. . Türkiye Emlak ve Kredi Bankası tarafından TOKİ'ye devredilen  varlıklardan ve bu varlıklarla ilgili devirden önce yapılmış akitlerden doğan yükümlülükler nedeniyle  TOKİ ve ortaklıklarına karşı açılan ve devam eden davalar ile icra takipleri sonucunda TOKİ ve  ortaklıklarından hiçbir hak ve alacak talebinde bulunamayacaklardır. Mevcut uygulama, 14/12/2001  tarihinden önce bu sorumluluğu Emlak ve Kredi Bankasına, bu tarihten sonraki davalar için de  TOKİ'ye vermekteydi. Bu uygulamanın değiştirilmesi birçok yanlışı da birlikte getirecektir. Özel  hukuk ilişkileri çerçevesindeki işlemleri nedeniyle TOKİ'nin taraf olduğu ve hâlen yargı mercilerinde  görülmekte olan bazı davalara müdahale edilmektedir. Düzenlemelerle TOKİ, yargı mercilerindeki  davalarda davalı konumundan çıkarılmaktadır.  Görüştüğümüz madde Anayasa'nın hukuk devleti ilkesine tamamen aykırıdır. Niçin aykırıdır?  4'üncü maddeye bir göz atalım: "Tasfiye Hâlinde Türkiye Emlak Bankası Anonim Şirketi tarafından  Toplu Konut İdaresi Başkanlığına devredilen varlıklardan ve bu varlıklarla ilgili devirden önce  yapılmış akitlerden doğan yükümlülükler nedeniyle Toplu Konut İdaresi Başkanlığına ve  ortaklıklarına karşı yargı mercilerinde açılmış veya husumet yöneltilmiş devam eden davalar ile icra  takipleri ek 14 üncü madde hükmü uygulanarak sonuçlandırılır."  Allah aşkına, fakir fukara, garip gureba diyerek iktidara gelenler, vatandaşın dava hakkını  gasbediyorsunuz. İlk önce, neler yaptığınıza bir bakalım:  TOKİ, Ataköy l'inci, 2'nci, 3'üncü, 4'üncü, 5'inci, 6'ncı Kısım'da neler yapmış, onları göz  önünde bulundurmadan TOKİ'nin kanunlu veya kanunsuz iş yapıp yapmadığını öğrenemezsiniz.  T B M M B : 6 5 2 4 . 2 . 2 0 1 0 0 : 2  - 5 4 - TOKİ'nin Emlak ve Kredi Bankasından devraldığı gayrimenkuller var. Bu da tamamı Ataköy'e  giriyor. Nasıl devralmış? Emlak ve Kredi Bankası zamanında inşaatları yaparken, Bakırköy  Belediyesi maalesef inşaat ruhsatlarını verirken terk alanlarını almamış. Onun için Emlak ve Kredi  Bankasının üzerinde mevcut değer üzerinden TOKİ devraldı. TOKİ devraldı, ne diyor: "Ben arsa  devraldım. Çünkü varlıklarını, Emlak ve Kredi Bankasının, devraldım." O devraldığınız yerler  maalesef yeşil alan. Burada parsel numarasıyla belli. Diyor ki Sayın Erdoğan Bayraktar: "Biz onları  Emlak Kredi Bankasından aldık, yeşil alan değil." Bu kadar çarpıtılmaz olaylar. O zamanın belediye  başkanlarının beceriksizliği, takipsizliği ve terk alanlarını üzerine almamasından dolayı, siz vatandaşa  sattığınız yerleri, yeşil alanları, "Denizi var, kumu var, yeşil alanları var." diye 4 misli fiyatla satılan  yerleri maalesef şu anda teker teker satıyorsunuz. Vatandaşın hakkını gasbediyorsunuz, dava hakkını  gasbediyorsunuz. Böyle bir uygulamayı yapmanız doğru bir davranış biçimi değil. Sadece Ataköy'de,  bu şekilde yaptığınız işlerle 1 katrilyon lira elde ettiniz, kâr olarak gösterdiğiniz 800 milyar lira.  Allah aşkına nedir, çadır devleti mi burası?  "Sosyal konut yapacağız." diyorsunuz, yapıyorsunuz arada sırada ama 6'ncı kısma geliyorsunuz  konak yapıyorsunuz. Neresi sosyal konut? 1 milyon dolara sosyal konut mu olur? 1 milyon 200 bin  dolara sosyal konut mu olur? On bir tane kuruluşla konsorsiyum yapıyorsunuz, birilerine çıkar  sağlamak adına konak yapıyorsunuz, sosyal konut değil. Kimler bunlar? Neyin nesidir? Ne yapmak  istiyorlar? Bu konakları kurarken, yaparken, ihale ederken vatandaşın hakkını mı düşündünüz? Hayır,  düşündüğünüz falan yok. 2'nci kısımda iki tane alışveriş merkezinin yanına, yanındaki yeşil alanı, 2  bin metrekare alanı sattınız, 2 bin metrekarenin tamamına otel kuruldu; yazıktır, günahtır. Trafiği  felç ettiniz Bakırköy'de. İnsan döner, arkasına bir bakar "Ben ne yapıyorum." diye.  Şimdi, Sayın TOKİ Başkanı diyor ki, bakın, bana, konuşmamda verdiği cevaba: "Efendim, ben  kendim bizzat Ataköy'e 2 sefer gittim. Ataköy Derneğiyle toplantılar yaptım ve oradaki arkadaşlara  dedim ki: 'Bunları size satalım yani bunları siz alın.'" Kimin malını kime satıyorsun? Bu malları, bu  daireleri alırken vatandaş "Yeşil alan var." diye satın aldı. "Madem siz buraları ağaçlandırdınız,  hakikaten satmak, bunları, doğru değil, alın ve imar durumu çerçevesinde bunları siz kullanın. Yarıdan  çoğunu ikna ettik ama başarılı olamadık. Defalarca diğer arkadaşlarım da gittiler, ben kendim bizzat  gittim 2 kez ve daha sonradan da imarı olmayan parseller de var ama yeşil alan değil, imarsız parsel."  Onun yeşil alan olup olmadığını biraz önce izah etmiştim.  Sayın ey Erdoğan Bayraktar, yani kimin malını kime satıyorsun? Bu vatandaşlar, Şirinevler'de 50  milyara daire satılırken 250 bin dolara daire almadı mı bunlar? Niye aldılar 250 bin dolara? Denizi var,  kumu var, yeşil alanlan var diye aldılar. Bu, vatandaşın hakkını gasbetmek değil mi? Şimdi de dava  hakkını ortadan kaldırıyorsunuz. Ayıptır, günahtır. Bu, arazi üretmek değil, rant üretmek bu, rant.  Şimdi, l 'inci kısımdaki 2 bin metrekarelik yerden bahsettim. 7'nci, 8'inci kısımda tamamen  çam ağaçları kaplı. "Ormanlık alan" diyeceğimiz bir bölümü ihale ettiniz, sattınız. Maalesef çevresi  tahta barakalarla kapandı. Birer birer her gece o çam ağaçları yok edilerek inşaat alanı hâline geldi.  Bir tek ağaca ihtiyacımız var, bu memleketin ihtiyacı var. Nasıl vicdanınız el veriyor ya, Allah aşkına?  Oradaki çam ağaçlarını görmediniz mi "2 defa gidip geldim." diyorsun? Hiçbir şeyi gördüğünüz yok,  gözünüzün de gördüğü yok.  Bakın, ben Sayın Bakanıma sormak istiyorum- sizden önce kurulduğu için dikkatinizi çekmek  istiyorum- Emlak Pazarlama İnşaat Proje Yönetimi ve Ticaret AŞ hisse oranları ve sermaye dağılımı,  -lütfen inceleyin Sayın Bakanım- Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı,  hisse oranı yüzde 49.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
Sayfa 55 -
T B M M B : 6 5 2 4 . 2 . 2 0 1 0 0 : 2  - 5 4 - TOKİ'nin Emlak ve Kredi Bankasından devraldığı gayrimenkuller var. Bu da tamamı Ataköy'e  giriyor. Nasıl devralmış? Emlak ve Kredi Bankası zamanında inşaatları yaparken, Bakırköy  Belediyesi maalesef inşaat ruhsatlarını verirken terk alanlarını almamış. Onun için Emlak ve Kredi  Bankasının üzerinde mevcut değer üzerinden TOKİ devraldı. TOKİ devraldı, ne diyor: "Ben arsa  devraldım. Çünkü varlıklarını, Emlak ve Kredi Bankasının, devraldım." O devraldığınız yerler  maalesef yeşil alan. Burada parsel numarasıyla belli. Diyor ki Sayın Erdoğan Bayraktar: "Biz onları  Emlak Kredi Bankasından aldık, yeşil alan değil." Bu kadar çarpıtılmaz olaylar. O zamanın belediye  başkanlarının beceriksizliği, takipsizliği ve terk alanlarını üzerine almamasından dolayı, siz vatandaşa  sattığınız yerleri, yeşil alanları, "Denizi var, kumu var, yeşil alanları var." diye 4 misli fiyatla satılan  yerleri maalesef şu anda teker teker satıyorsunuz. Vatandaşın hakkını gasbediyorsunuz, dava hakkını  gasbediyorsunuz. Böyle bir uygulamayı yapmanız doğru bir davranış biçimi değil. Sadece Ataköy'de,  bu şekilde yaptığınız işlerle 1 katrilyon lira elde ettiniz, kâr olarak gösterdiğiniz 800 milyar lira.  Allah aşkına nedir, çadır devleti mi burası?  "Sosyal konut yapacağız." diyorsunuz, yapıyorsunuz arada sırada ama 6'ncı kısma geliyorsunuz  konak yapıyorsunuz. Neresi sosyal konut? 1 milyon dolara sosyal konut mu olur? 1 milyon 200 bin  dolara sosyal konut mu olur? On bir tane kuruluşla konsorsiyum yapıyorsunuz, birilerine çıkar  sağlamak adına konak yapıyorsunuz, sosyal konut değil. Kimler bunlar? Neyin nesidir? Ne yapmak  istiyorlar? Bu konakları kurarken, yaparken, ihale ederken vatandaşın hakkını mı düşündünüz? Hayır,  düşündüğünüz falan yok. 2'nci kısımda iki tane alışveriş merkezinin yanına, yanındaki yeşil alanı, 2  bin metrekare alanı sattınız, 2 bin metrekarenin tamamına otel kuruldu; yazıktır, günahtır. Trafiği  felç ettiniz Bakırköy'de. İnsan döner, arkasına bir bakar "Ben ne yapıyorum." diye.  Şimdi, Sayın TOKİ Başkanı diyor ki, bakın, bana, konuşmamda verdiği cevaba: "Efendim, ben  kendim bizzat Ataköy'e 2 sefer gittim. Ataköy Derneğiyle toplantılar yaptım ve oradaki arkadaşlara  dedim ki: 'Bunları size satalım yani bunları siz alın.'" Kimin malını kime satıyorsun? Bu malları, bu  daireleri alırken vatandaş "Yeşil alan var." diye satın aldı. "Madem siz buraları ağaçlandırdınız,  hakikaten satmak, bunları, doğru değil, alın ve imar durumu çerçevesinde bunları siz kullanın. Yarıdan  çoğunu ikna ettik ama başarılı olamadık. Defalarca diğer arkadaşlarım da gittiler, ben kendim bizzat  gittim 2 kez ve daha sonradan da imarı olmayan parseller de var ama yeşil alan değil, imarsız parsel."  Onun yeşil alan olup olmadığını biraz önce izah etmiştim.  Sayın ey Erdoğan Bayraktar, yani kimin malını kime satıyorsun? Bu vatandaşlar, Şirinevler'de 50  milyara daire satılırken 250 bin dolara daire almadı mı bunlar? Niye aldılar 250 bin dolara? Denizi var,  kumu var, yeşil alanlan var diye aldılar. Bu, vatandaşın hakkını gasbetmek değil mi? Şimdi de dava  hakkını ortadan kaldırıyorsunuz. Ayıptır, günahtır. Bu, arazi üretmek değil, rant üretmek bu, rant.  Şimdi, l 'inci kısımdaki 2 bin metrekarelik yerden bahsettim. 7'nci, 8'inci kısımda tamamen  çam ağaçları kaplı. "Ormanlık alan" diyeceğimiz bir bölümü ihale ettiniz, sattınız. Maalesef çevresi  tahta barakalarla kapandı. Birer birer her gece o çam ağaçları yok edilerek inşaat alanı hâline geldi.  Bir tek ağaca ihtiyacımız var, bu memleketin ihtiyacı var. Nasıl vicdanınız el veriyor ya, Allah aşkına?  Oradaki çam ağaçlarını görmediniz mi "2 defa gidip geldim." diyorsun? Hiçbir şeyi gördüğünüz yok,  gözünüzün de gördüğü yok.  Bakın, ben Sayın Bakanıma sormak istiyorum- sizden önce kurulduğu için dikkatinizi çekmek  istiyorum- Emlak Pazarlama İnşaat Proje Yönetimi ve Ticaret AŞ hisse oranları ve sermaye dağılımı,  -lütfen inceleyin Sayın Bakanım- Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı,  hisse oranı yüzde 49.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  T B M M B : 6 5 2 4 . 2 . 2 0 1 0 0 : 2  - 5 5 - BAŞKAN - Sayın Süner, lütfen tamamlayınız.  TAYFUR SÜNER (Devamla) - Şimdi, yüzde 49 hisse Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlık Toplu  Konut İdaresinin. Diğer hisselere bir göz atalım: İbrahim Mazman, yüzde 38,25; Eksen Holding,  İbrahim Mazman, Öztaş İnşaat, Ahmet Ferdi Çardaklı, Hikmet Altunkılıç.  Sermaye oluşumu nasıl sağlandı? Sermaye hangi tarihte, kimler tarafından yatırıldı? İlk önce  devlet yatırdı, bu sermaye oluşumu sağlandı da bu insanlara rant mı sağlandı? Neden kurdunuz? Her  şeyi özelleştirirken burada, TOKİ'de bir devletleştirmeyi, ikinci bir şirket kurarak halkın malını  mülkünü birilerine rant sağlamak için mi yaptınız? Lütfen Sayın Bakanım, inceleyin. Niçin kurdunuz?  Başka, bizim bilmediğimiz, gizli şirketler mi var? Benim tespit edebildiğim sadece bu şirket.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Sayın Süner, teşekkür ediyorum.  TAYFUR SÜNER (Devamla) - Ben de teşekkür ediyorum.  Sayın Bakanımın bilgilerine sunuyorum.  Genel Kurula saygılar sunarım. (CHP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Madde üzerinde şahsı adına söz isteyen Eyüp Ayar, Kocaeli Milletvekili.  Buyurun Sayın Ayar.  EYÜP AYAR (Kocaeli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Arsa Üretimi ve  Değerlendirilmesi Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun  Tasarısı'nın 4'üncü maddesi üzerinde şahsım adına söz almış bulunmaktayım. Bu vesileyle yüce  Meclisi saygıyla selamlıyorum.  2001 tarih 2202 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı gereğince "Tasfiye halindeki Emlakbank  tarafından TOKİ'ye devredilen varlıklarla ilgili hak ve yükümlülükler 14/12/2001 tarihinden önceki  dönemler için Bankaya, sonrası için de Başkanlığa aittir." hükmü getirilmişti. Bu 4'üncü maddede  "Emlakbank tarafından TOKİ'ye devredilen varlıklar ve bu varlıklarla ilgili devirden önce yapılmış  akitlerden doğan yükümlülüklerden TOKİ'ye ve ortaklıklarına açılmış dava ve icra takipleri için ek  14'üncü madde hükmü uygulanır." deniliyor. Ek 14'üncü maddede ise "Devirden önceki varlıklar ve  yapılan akitlerden TOKİ Başkanlık ortaklıklarından hiçbir hak talep edilemez." deniliyor.  Değerli arkadaşlar, kısacası, Toplu Konut İdaresi burada kendini garantiye almak istiyor çünkü  Emlak Bankasına baktığımız zaman, geçmişi gerçekten çok karışık. 1988'de Anadolu Bankasıyla  birleşmiş, 1992'de Denizcilik Bankasıyla birleşmiş, 2000 yılında Ziraat Bankası, Halk Bankası ve  Emlak Bankasının, yeniden yapılandırılarak, üç yıl içerisinde özelleştirilmesi kararı alınmış. Tabii,  o dönemlerde hele bankaların özelleştirilmesi de mümkün değil çünkü bankaların yanından bile  kimse geçmiyor.  2000 yılının ikinci ayında Emlak Bankası olağan bir kongre yapmış, hemen dördüncü ayda  tekrar bir olağan kongreyle beraber bütün yöneticilerini değiştirmiş ve 125 trilyon olan sermayesini  de 750 trilyona yükseltmiştir ve bundan sonra da bankacılık faaliyetleri dışındaki tüm varlıkları ve  iştiraklerini de TOKİ'ye devretmiştir. Bankanın özelleştirilmesinden de vazgeçilerek tasfiye sürecine  geçilmiştir. Tasfiye Kurulu hâlen görevine devam etmektedir.
Sayfa 56 -
T B M M B : 6 5 2 4 . 2 . 2 0 1 0 0 : 2  - 5 5 - BAŞKAN - Sayın Süner, lütfen tamamlayınız.  TAYFUR SÜNER (Devamla) - Şimdi, yüzde 49 hisse Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlık Toplu  Konut İdaresinin. Diğer hisselere bir göz atalım: İbrahim Mazman, yüzde 38,25; Eksen Holding,  İbrahim Mazman, Öztaş İnşaat, Ahmet Ferdi Çardaklı, Hikmet Altunkılıç.  Sermaye oluşumu nasıl sağlandı? Sermaye hangi tarihte, kimler tarafından yatırıldı? İlk önce  devlet yatırdı, bu sermaye oluşumu sağlandı da bu insanlara rant mı sağlandı? Neden kurdunuz? Her  şeyi özelleştirirken burada, TOKİ'de bir devletleştirmeyi, ikinci bir şirket kurarak halkın malını  mülkünü birilerine rant sağlamak için mi yaptınız? Lütfen Sayın Bakanım, inceleyin. Niçin kurdunuz?  Başka, bizim bilmediğimiz, gizli şirketler mi var? Benim tespit edebildiğim sadece bu şirket.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Sayın Süner, teşekkür ediyorum.  TAYFUR SÜNER (Devamla) - Ben de teşekkür ediyorum.  Sayın Bakanımın bilgilerine sunuyorum.  Genel Kurula saygılar sunarım. (CHP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Madde üzerinde şahsı adına söz isteyen Eyüp Ayar, Kocaeli Milletvekili.  Buyurun Sayın Ayar.  EYÜP AYAR (Kocaeli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Arsa Üretimi ve  Değerlendirilmesi Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun  Tasarısı'nın 4'üncü maddesi üzerinde şahsım adına söz almış bulunmaktayım. Bu vesileyle yüce  Meclisi saygıyla selamlıyorum.  2001 tarih 2202 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı gereğince "Tasfiye halindeki Emlakbank  tarafından TOKİ'ye devredilen varlıklarla ilgili hak ve yükümlülükler 14/12/2001 tarihinden önceki  dönemler için Bankaya, sonrası için de Başkanlığa aittir." hükmü getirilmişti. Bu 4'üncü maddede  "Emlakbank tarafından TOKİ'ye devredilen varlıklar ve bu varlıklarla ilgili devirden önce yapılmış  akitlerden doğan yükümlülüklerden TOKİ'ye ve ortaklıklarına açılmış dava ve icra takipleri için ek  14'üncü madde hükmü uygulanır." deniliyor. Ek 14'üncü maddede ise "Devirden önceki varlıklar ve  yapılan akitlerden TOKİ Başkanlık ortaklıklarından hiçbir hak talep edilemez." deniliyor.  Değerli arkadaşlar, kısacası, Toplu Konut İdaresi burada kendini garantiye almak istiyor çünkü  Emlak Bankasına baktığımız zaman, geçmişi gerçekten çok karışık. 1988'de Anadolu Bankasıyla  birleşmiş, 1992'de Denizcilik Bankasıyla birleşmiş, 2000 yılında Ziraat Bankası, Halk Bankası ve  Emlak Bankasının, yeniden yapılandırılarak, üç yıl içerisinde özelleştirilmesi kararı alınmış. Tabii,  o dönemlerde hele bankaların özelleştirilmesi de mümkün değil çünkü bankaların yanından bile  kimse geçmiyor.  2000 yılının ikinci ayında Emlak Bankası olağan bir kongre yapmış, hemen dördüncü ayda  tekrar bir olağan kongreyle beraber bütün yöneticilerini değiştirmiş ve 125 trilyon olan sermayesini  de 750 trilyona yükseltmiştir ve bundan sonra da bankacılık faaliyetleri dışındaki tüm varlıkları ve  iştiraklerini de TOKİ'ye devretmiştir. Bankanın özelleştirilmesinden de vazgeçilerek tasfiye sürecine  geçilmiştir. Tasfiye Kurulu hâlen görevine devam etmektedir.  T B M M B : 6 5 2 4 . 2 . 2 0 1 0 0 : 2  - 5 6 - Değerli arkadaşlar, 2002 öncesi birçok bankanın içi, hepimizin bildiği gibi, göz göre göre  boşaltıldı. Batık bankalar da devletin üzerine bir yük olarak bırakıldı. Kamu bankalarının da içi  boşaltıldı ancak bunun ismine "görev zararı" dendi ve onlar da hazineden karşılandı. 2001 yılında  kamu bankalarının 23 katrilyon görev zararı ve 8,5 katrilyon da diğer bankalara olan borçları bir  kalemde siliniverdi. tşin daha da ilginci, 2002 öncesi üç partili koalisyon vardı bildiğimiz gibi: MHP,  DSP ve ANAP. Bankalar da paylaşılmıştı, tek bir bakanlığa bağlı değillerdi, her partiye bir banka  düşmüştü, Emlakbank ise MHP'nin idaresindeydi. Kısacası, banka battı, akıl almaz birçok  yöntemlerle bankaların içi boşaltılmıştı. Sadece Emlakbank'ın bir işiyle ilgili örnek verelim:  Bahçeşehir konutları. Burada, Bahçeşehir konutlarında hem banka hem de özel sektör ortak, diğer  özel sektör ortaklan bu işten kâr ediyor ama nasıl oluyorsa banka da bu işten, 400 trilyon sadece bir  işten zarar ediyor. Türkiye'nin üç buçuk yılı kayıp yıllandır, sadece bankalar değil, Türkiye her gün  bir skandalla sarsılıyordu, insanlar hayatlanndan bezmişlerdi, o günler unutulmadı, kimse o günleri  de bir daha asla yaşatamayacaktır.  HÜSEYİN YILDIZ (Antalya) - AKP İktidarında oluyor şimdi, AKP! Görev zararı yok mu  şimdi?  EYÜP AYAR (Devamla) - Değerli arkadaşlar, bugün bankalar kâr ediyor, dünyadaki fınansal  krize rağmen bugün bankalar kâr ediyor. Ne değişti?  RECEP TANER (Aydın) - Bankacılık Kanunu değişti.  EYÜP AYAR (Devamla) - İktidar değişti, devir değişti, bugün Türkiye ehil ellerde, Türkiye  emin ellerdedir.  OKTAY VURAL (İzmir) - Onun için işçiler sokakta!  EYÜP AYAR (Devamla) - Türkiye'nin... Kim ne derse desin "3 Ç" formülüyle beraber  çalışıyoruz: Çalmadan, çaldırmadan, çok çalışarak...  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  OKTAY VURAL (İzmir) - Çok çalarak.  BAŞKAN - Sayın Ayar, lütfen tamamlayınız.  EYÜP AYAR (Devamla) - .. .ülkenin bütün sorunlarını tek tek çözüyoruz. Vatanseverlik de  budur, milliyetçilik de budur.  RECEP TANER (Aydın) - Ali Dibo'lar Adalet Bakanı oldu!  EYÜP AYAR (Devamla) - Bu duygularla yüce Meclisi tekrar saygıyla selamlıyorum. (AK  PARTİ sıralanndan alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Ayar.  Madde üzerinde şahsı adına söz isteyen Azize Sibel Gönül, Kocaeli Milletvekili.  Buyurun Sayın Gönül. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)  HÜSEYİN YILDIZ (Antalya) - Çalmaya devam!  RECEP TANER (Aydın) - Kendisi eski bankacı, iyi götürdü zamanında!  HÜSEYİN YILDIZ (Antalya) - Görev zararıymış! Sanki şimdi görev zaran yok.  EYÜP AYAR (Kocaeli) - Yok.  HÜSEYİN YILDIZ (Antalya) - Anlamadığın belli oluyor bir şeyden.
Sayfa 57 -
T B M M B : 6 5 2 4 . 2 . 2 0 1 0 0 : 2  - 5 6 - Değerli arkadaşlar, 2002 öncesi birçok bankanın içi, hepimizin bildiği gibi, göz göre göre  boşaltıldı. Batık bankalar da devletin üzerine bir yük olarak bırakıldı. Kamu bankalarının da içi  boşaltıldı ancak bunun ismine "görev zararı" dendi ve onlar da hazineden karşılandı. 2001 yılında  kamu bankalarının 23 katrilyon görev zararı ve 8,5 katrilyon da diğer bankalara olan borçları bir  kalemde siliniverdi. tşin daha da ilginci, 2002 öncesi üç partili koalisyon vardı bildiğimiz gibi: MHP,  DSP ve ANAP. Bankalar da paylaşılmıştı, tek bir bakanlığa bağlı değillerdi, her partiye bir banka  düşmüştü, Emlakbank ise MHP'nin idaresindeydi. Kısacası, banka battı, akıl almaz birçok  yöntemlerle bankaların içi boşaltılmıştı. Sadece Emlakbank'ın bir işiyle ilgili örnek verelim:  Bahçeşehir konutları. Burada, Bahçeşehir konutlarında hem banka hem de özel sektör ortak, diğer  özel sektör ortaklan bu işten kâr ediyor ama nasıl oluyorsa banka da bu işten, 400 trilyon sadece bir  işten zarar ediyor. Türkiye'nin üç buçuk yılı kayıp yıllandır, sadece bankalar değil, Türkiye her gün  bir skandalla sarsılıyordu, insanlar hayatlanndan bezmişlerdi, o günler unutulmadı, kimse o günleri  de bir daha asla yaşatamayacaktır.  HÜSEYİN YILDIZ (Antalya) - AKP İktidarında oluyor şimdi, AKP! Görev zararı yok mu  şimdi?  EYÜP AYAR (Devamla) - Değerli arkadaşlar, bugün bankalar kâr ediyor, dünyadaki fınansal  krize rağmen bugün bankalar kâr ediyor. Ne değişti?  RECEP TANER (Aydın) - Bankacılık Kanunu değişti.  EYÜP AYAR (Devamla) - İktidar değişti, devir değişti, bugün Türkiye ehil ellerde, Türkiye  emin ellerdedir.  OKTAY VURAL (İzmir) - Onun için işçiler sokakta!  EYÜP AYAR (Devamla) - Türkiye'nin... Kim ne derse desin "3 Ç" formülüyle beraber  çalışıyoruz: Çalmadan, çaldırmadan, çok çalışarak...  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  OKTAY VURAL (İzmir) - Çok çalarak.  BAŞKAN - Sayın Ayar, lütfen tamamlayınız.  EYÜP AYAR (Devamla) - .. .ülkenin bütün sorunlarını tek tek çözüyoruz. Vatanseverlik de  budur, milliyetçilik de budur.  RECEP TANER (Aydın) - Ali Dibo'lar Adalet Bakanı oldu!  EYÜP AYAR (Devamla) - Bu duygularla yüce Meclisi tekrar saygıyla selamlıyorum. (AK  PARTİ sıralanndan alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Ayar.  Madde üzerinde şahsı adına söz isteyen Azize Sibel Gönül, Kocaeli Milletvekili.  Buyurun Sayın Gönül. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)  HÜSEYİN YILDIZ (Antalya) - Çalmaya devam!  RECEP TANER (Aydın) - Kendisi eski bankacı, iyi götürdü zamanında!  HÜSEYİN YILDIZ (Antalya) - Görev zararıymış! Sanki şimdi görev zaran yok.  EYÜP AYAR (Kocaeli) - Yok.  HÜSEYİN YILDIZ (Antalya) - Anlamadığın belli oluyor bir şeyden.  TBMM B:65 24 .2 . 2010 0 : 2  - 5 7 - AZİZE SİBEL GÖNÜL (Kocaeli) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; görüşülmekte olan 455  sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın 4'üncü maddesi hakkında söz aldım. Yüce heyeti saygıyla  selamlıyorum.  Sözlerimin başında Balıkesir'in Dursunbey ilçesinde kömür ocağında dün akşam meydana gelen  grizu patlamasında hayatını kaybeden işçilerimize Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı, yaralılara  da acil şifalar diliyorum.  Değerli arkadaşlar, sayın milletvekilleri; kanun tasarısı, Arsa Üretimi ve Değerlendirilmesi  Hakkında Kanun. Tasarının genel gerekçesine şöyle bir bakarsak ülkemizde çok önemli boyutlara  ulaşmış bulunan konut ve kentleşme sorunlarının çözülmesiyle üretimin artırılarak işsizliğin  azaltılması amacıyla planlı kentleşme ve konut üretimi programı kapsamında TOKİ tarafından  sürdürülen çalışmalar olduğunu görmekteyiz. Sürdürülen bu çalışmalarda karşılaşılan sorunların  aşılması ya da hukuki sıkıntılann giderilmesi amacıyla bu kanun tasarısının hazırlandığını  görmekteyiz.  TOKİ, bugün itibarıyla seksen bir ilde, yedi yüz altmış dokuz ilçede konut üretiminin 300 binini  tamamlamış, sosyal donatılar kapsamında, bunu çoğu milletvekili arkadaşımızın da bahsettiği gibi,  sevgievlerinden, engelsiz evlerinden, kentsel dönüşümden, afet konutlarından, tarım köylerden,  göçmen konutlarından, restorasyondan, peyzajdan birçok, sadece konut alanında değil, aynı zamanda  çağdaş yaşam alanlarını oluşturma noktasında önemli faaliyetlerde bulunmaktadır. Bunun yanı sıra  Emlak Bankasının, Konut Müsteşarlığının, Göçmen Konutları, Arsa Ofisi, Bayındırlık Bakanlığı,  Mesken İşleri Daire Başkanlığı ve Başbakanlık Proje Uygulama Biriminin görevlerinin devamı için  de TOKİ'nin yine yetkilendirildiğini görüyoruz. TOKİ'nin bu faaliyetlerine baktığımızda son altı  yılda 35 milyar TL'lik yatırım harcamasının yapıldığını, 800 bin kişilik istihdam sağlamış olduğunu  ve inşaat sektörünün büyümesine, dolayısıyla ekonomik büyümeye katkı yaptığını görüyoruz.  Bunun haricinde çoğu arkadaşımızın bahsetmediği bir konu daha var. Gerek emlak piyasasında  yani konut alım satımında ve kira bedellerinin piyasadaki dengesini sağlamada bir regülatör görevi  gördüğünün de altını çizmek istiyorum. Özellikle deprem kuşağında olan ülkemizde de gene tünel  kalıp sistemleriyle güvenli yapılar yapmasıyla da, özellikle depreme dayanıklı konutlar noktasında  da bir öncülük görevi görmüştür. Dolayısıyla tüm arkadaşlarımızın, yapılanların ortada olduğunu  hep birlikte görüyoruz.  Ben bu noktada TOKİ'yi tebrik ediyor ve teşekkür ediyorum ama bir şeyin de altını çizmeden  geçemiyorum: Yaptığı iyi çalışmalarla birlikte bazı aksaklıklar, çok fazla olmasa da bile, zamanında  bitmeyen veya müteahhidin işi bıraktığı birtakım durumlardan da kulağımıza gelen veya gördüğümüz  çalışmalar oluyor. Bu noktada da biraz daha gayret gösterilmesi... Belki keşifler, belki birim  bedelleriyle ilgili, fiyatlarla ilgili gözden geçirilecek bir husus olabilir. Bu noktanın da altını çizerek  4'üncü maddede nelerin öngörüldüğünü kısaca sizlere bahsetmek istiyorum.  Değerli milletvekilleri, Emlak Bankasının tasfiye sürecinde Bakanlar Kurulu kararıyla Emlak  Bankasının bankacılık faaliyetleri dışında kalan mal varlıkları ve bu konuda faaliyet gören  iştiraklerindeki hisse payları ve ticari gayrimenkulleri ile ihtiyaç fazlası gayrimenkulleri bilanço  değeri üzerinden bedeli mukabilinde TOKİ'ye devretmiştir. TOKİ'ye devredilen bankacılık dışı  faaliyetlere ve gayrimenkullere ilişkin devir öncesi akit ve yükümlülüklerin banka tarafından yapılmış  işlemlerden doğduğu dikkate alınarak banka tasfiyesi çerçevesinde yapılması gerekmektedir.
Sayfa 58 -
TBMM B:65 24 .2 . 2010 0 : 2  - 5 7 - AZİZE SİBEL GÖNÜL (Kocaeli) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; görüşülmekte olan 455  sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın 4'üncü maddesi hakkında söz aldım. Yüce heyeti saygıyla  selamlıyorum.  Sözlerimin başında Balıkesir'in Dursunbey ilçesinde kömür ocağında dün akşam meydana gelen  grizu patlamasında hayatını kaybeden işçilerimize Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı, yaralılara  da acil şifalar diliyorum.  Değerli arkadaşlar, sayın milletvekilleri; kanun tasarısı, Arsa Üretimi ve Değerlendirilmesi  Hakkında Kanun. Tasarının genel gerekçesine şöyle bir bakarsak ülkemizde çok önemli boyutlara  ulaşmış bulunan konut ve kentleşme sorunlarının çözülmesiyle üretimin artırılarak işsizliğin  azaltılması amacıyla planlı kentleşme ve konut üretimi programı kapsamında TOKİ tarafından  sürdürülen çalışmalar olduğunu görmekteyiz. Sürdürülen bu çalışmalarda karşılaşılan sorunların  aşılması ya da hukuki sıkıntılann giderilmesi amacıyla bu kanun tasarısının hazırlandığını  görmekteyiz.  TOKİ, bugün itibarıyla seksen bir ilde, yedi yüz altmış dokuz ilçede konut üretiminin 300 binini  tamamlamış, sosyal donatılar kapsamında, bunu çoğu milletvekili arkadaşımızın da bahsettiği gibi,  sevgievlerinden, engelsiz evlerinden, kentsel dönüşümden, afet konutlarından, tarım köylerden,  göçmen konutlarından, restorasyondan, peyzajdan birçok, sadece konut alanında değil, aynı zamanda  çağdaş yaşam alanlarını oluşturma noktasında önemli faaliyetlerde bulunmaktadır. Bunun yanı sıra  Emlak Bankasının, Konut Müsteşarlığının, Göçmen Konutları, Arsa Ofisi, Bayındırlık Bakanlığı,  Mesken İşleri Daire Başkanlığı ve Başbakanlık Proje Uygulama Biriminin görevlerinin devamı için  de TOKİ'nin yine yetkilendirildiğini görüyoruz. TOKİ'nin bu faaliyetlerine baktığımızda son altı  yılda 35 milyar TL'lik yatırım harcamasının yapıldığını, 800 bin kişilik istihdam sağlamış olduğunu  ve inşaat sektörünün büyümesine, dolayısıyla ekonomik büyümeye katkı yaptığını görüyoruz.  Bunun haricinde çoğu arkadaşımızın bahsetmediği bir konu daha var. Gerek emlak piyasasında  yani konut alım satımında ve kira bedellerinin piyasadaki dengesini sağlamada bir regülatör görevi  gördüğünün de altını çizmek istiyorum. Özellikle deprem kuşağında olan ülkemizde de gene tünel  kalıp sistemleriyle güvenli yapılar yapmasıyla da, özellikle depreme dayanıklı konutlar noktasında  da bir öncülük görevi görmüştür. Dolayısıyla tüm arkadaşlarımızın, yapılanların ortada olduğunu  hep birlikte görüyoruz.  Ben bu noktada TOKİ'yi tebrik ediyor ve teşekkür ediyorum ama bir şeyin de altını çizmeden  geçemiyorum: Yaptığı iyi çalışmalarla birlikte bazı aksaklıklar, çok fazla olmasa da bile, zamanında  bitmeyen veya müteahhidin işi bıraktığı birtakım durumlardan da kulağımıza gelen veya gördüğümüz  çalışmalar oluyor. Bu noktada da biraz daha gayret gösterilmesi... Belki keşifler, belki birim  bedelleriyle ilgili, fiyatlarla ilgili gözden geçirilecek bir husus olabilir. Bu noktanın da altını çizerek  4'üncü maddede nelerin öngörüldüğünü kısaca sizlere bahsetmek istiyorum.  Değerli milletvekilleri, Emlak Bankasının tasfiye sürecinde Bakanlar Kurulu kararıyla Emlak  Bankasının bankacılık faaliyetleri dışında kalan mal varlıkları ve bu konuda faaliyet gören  iştiraklerindeki hisse payları ve ticari gayrimenkulleri ile ihtiyaç fazlası gayrimenkulleri bilanço  değeri üzerinden bedeli mukabilinde TOKİ'ye devretmiştir. TOKİ'ye devredilen bankacılık dışı  faaliyetlere ve gayrimenkullere ilişkin devir öncesi akit ve yükümlülüklerin banka tarafından yapılmış  işlemlerden doğduğu dikkate alınarak banka tasfiyesi çerçevesinde yapılması gerekmektedir.  TBMM B:65 24.2 .2010 0 : 2  - 5 8 - 4'üncü madde de aynı zamanda TOKİ'ye yapılan devirlerle ilgili, yani iki kamu kurumu  arasındaki devirle ilgili. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kamu kurumları arasındaki devirlerde kanuni  bir düzenlemeye... Devralan kurumun borçlarından sorumlu tutulmamasının mümkün ve hukuka  uygun olduğu karan verilmiştir.  Alacaklıların alacaklarını kimden alacakları hususu ise... Devirleri yapan Emlak Bankası şu  anda tasfiye halindedir, sınırlı işlemlerinden biri de borçlarını ödemektir ve yeterli kaynağı vardır.  Dolayısıyla alacaklılar Emlak Bankasına karşı davalarını kazanırlarsa alacaklarını buradan tahsil  etme yoluna gidebileceklerdir.  Yine bu maddeyle ilgili Başbakanlık Teftiş Kurulunun raporlanyla da Emlak Bankası döneminde yapılan  bazı sözleşmelerden doğan borçlann TOKİ tarafından üstlenilmemesi hususunda raporlar da mevcuttur.  Değerli arkadaşlar, bu açıklamalarla...  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Sayın Gönül, lütfen tamamlayınız.  Buyurun.  AZİZE SİBEL GÖNÜL (Devamla) - .. .kanun tasarımızın milletimize hayırlı olmasını temenni  ediyorum. Çalışmalarında başarılar diliyorum. Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ  sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Gönül.  Madde üzerinde on dakika süre ile soru-cevap işlemi yapılacaktır. Sayın Aslanoğlu, Sayın Süner,  Sayın Sipahi, Sayın Çalış, Sayın Taner, Sayın Yıldız, Sayın Nalcı, Sayın Tankut, Sayın Yunusoğlu,  Sayın Özdemir sisteme girmişlerdir, birer dakikalık süre verilecektir.  Buyurun Sayın Aslanoğlu.  FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) - Sayın Bakan, Malatya'da Beydağı ve Yamaç  mahallelerinde "kentsel dönüşüm projesi" adı altında TOKİ'nin de Malatya Belediyesiyle birlikte  yapmaya çalıştığı kentsel dönüşüm projesinde hak sahipleri mağdur edilmektedir. TOKİ'nin hiçbir hak  sahibini mağdur etmeye hakkı yoktur. Bu nedenle, ben oradaki tüm hak sahipleri adına bir kez daha bu  konuyu dikkatlerinize sunuyorum. Orada yaşayan herkes infial halindedir. Konuyu... TOKİ'nin hiçbir  zaman başkasının, hak sahiplerinin mağdur edilmesi yönünde yetki kullanmaması yönünde tavsiyede  bulunuyorum. TOKİ hak sahiplerini mağdur etmesin ve bu insanlann haklan elinden alınmasın.  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.  Sayın Süner...  TAYFUR SÜNER (Antalya) - Sayın Başkanım, biliyorsunuz Sulukule'de insanlann evleri yıkıldı,  şu anda arazi hâline geldi. Sulukule'deki vatandaşlarımıza da TOKİ'den 60 metrekare "F tipi  cezaevinde yatın." der gibi bir daire verildi, ayda da 100 lira ödeyecekler. Daha önceki konutlarında  hem ikamet ediyorlardı hem de ticaret yapıyorlardı. Şimdi, o F tipi cezaevinde adam ticaret yapabilecek  mi? O 100 lirayı nasıl ödeyecek? Nerede ticaret yapacak, ne ile iştigal edecek? Adamlann asırlardır  yaptıklan işi bir anda sıfırladık. Ben merak ediyorum, Sayın Bakandan da cevap bekliyorum.  Saygılar.  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Süner.  Sayın Sipahi.
Sayfa 59 -
TBMM B:65 24.2 .2010 0 : 2  - 5 8 - 4'üncü madde de aynı zamanda TOKİ'ye yapılan devirlerle ilgili, yani iki kamu kurumu  arasındaki devirle ilgili. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kamu kurumları arasındaki devirlerde kanuni  bir düzenlemeye... Devralan kurumun borçlarından sorumlu tutulmamasının mümkün ve hukuka  uygun olduğu karan verilmiştir.  Alacaklıların alacaklarını kimden alacakları hususu ise... Devirleri yapan Emlak Bankası şu  anda tasfiye halindedir, sınırlı işlemlerinden biri de borçlarını ödemektir ve yeterli kaynağı vardır.  Dolayısıyla alacaklılar Emlak Bankasına karşı davalarını kazanırlarsa alacaklarını buradan tahsil  etme yoluna gidebileceklerdir.  Yine bu maddeyle ilgili Başbakanlık Teftiş Kurulunun raporlanyla da Emlak Bankası döneminde yapılan  bazı sözleşmelerden doğan borçlann TOKİ tarafından üstlenilmemesi hususunda raporlar da mevcuttur.  Değerli arkadaşlar, bu açıklamalarla...  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Sayın Gönül, lütfen tamamlayınız.  Buyurun.  AZİZE SİBEL GÖNÜL (Devamla) - .. .kanun tasarımızın milletimize hayırlı olmasını temenni  ediyorum. Çalışmalarında başarılar diliyorum. Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ  sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Gönül.  Madde üzerinde on dakika süre ile soru-cevap işlemi yapılacaktır. Sayın Aslanoğlu, Sayın Süner,  Sayın Sipahi, Sayın Çalış, Sayın Taner, Sayın Yıldız, Sayın Nalcı, Sayın Tankut, Sayın Yunusoğlu,  Sayın Özdemir sisteme girmişlerdir, birer dakikalık süre verilecektir.  Buyurun Sayın Aslanoğlu.  FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) - Sayın Bakan, Malatya'da Beydağı ve Yamaç  mahallelerinde "kentsel dönüşüm projesi" adı altında TOKİ'nin de Malatya Belediyesiyle birlikte  yapmaya çalıştığı kentsel dönüşüm projesinde hak sahipleri mağdur edilmektedir. TOKİ'nin hiçbir hak  sahibini mağdur etmeye hakkı yoktur. Bu nedenle, ben oradaki tüm hak sahipleri adına bir kez daha bu  konuyu dikkatlerinize sunuyorum. Orada yaşayan herkes infial halindedir. Konuyu... TOKİ'nin hiçbir  zaman başkasının, hak sahiplerinin mağdur edilmesi yönünde yetki kullanmaması yönünde tavsiyede  bulunuyorum. TOKİ hak sahiplerini mağdur etmesin ve bu insanlann haklan elinden alınmasın.  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.  Sayın Süner...  TAYFUR SÜNER (Antalya) - Sayın Başkanım, biliyorsunuz Sulukule'de insanlann evleri yıkıldı,  şu anda arazi hâline geldi. Sulukule'deki vatandaşlarımıza da TOKİ'den 60 metrekare "F tipi  cezaevinde yatın." der gibi bir daire verildi, ayda da 100 lira ödeyecekler. Daha önceki konutlarında  hem ikamet ediyorlardı hem de ticaret yapıyorlardı. Şimdi, o F tipi cezaevinde adam ticaret yapabilecek  mi? O 100 lirayı nasıl ödeyecek? Nerede ticaret yapacak, ne ile iştigal edecek? Adamlann asırlardır  yaptıklan işi bir anda sıfırladık. Ben merak ediyorum, Sayın Bakandan da cevap bekliyorum.  Saygılar.  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Süner.  Sayın Sipahi.  TBMM B:65 24.2 .2010 0 : 2  - 5 9 - KAMİL ERDAL SİPAHİ (İzmir) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.  Sayın Bakan, ben bu sınır karakolları sorusunu tekrarlayacağım. Zira 54 sınır karakolu ve 2 sınır  taburu inşaatından 11 tanesine başlanabildiği konusu Sayın Millî Savunma Bakanının ifadeleridir, 10  Kasım tarihinde, Plan ve Bütçe Komisyonunda. Bunların birinci öncelikle yapılması gerekir. Size verilen  cevapta, önünüze konulan cevapta yani "Irak sınırına, Şırnak ve Hakkâri hariç ilimiz yoktur..." Bunun  için ilkokul coğrafya bilgisi yeter. Yani bir tek Edirne ili sayılmadı. Yalnız Meclisteki soruya değil, aynı  zamanda size karşı yapılmış bir saygısızlıktır böyle bir cevap, on beş- yirmi tane vilayetin sayılması.  Diğer bir konu: Bu konuda öne sürülemeyecek tek bahane arsadır çünkü bu karakol inşaatlarının  ya bulunduğu yerlerde Millî Savunmaya tahsisli arazilerde yapılacaktır... Bunlar 1 'inci ve 2'nci yasak  bölgeler içinde olup Yasak Bölgeler Yasası gereğince, şahıs arazisi olsa bile yasa gereği istimlaki  gerekmektedir. Şu anda hazır bilgi yoksa lütfen... Ben yazılı olarak cevap bekliyorum ama bu konuda  maalesef sadece Meclis değil, siz de hafife alınıyorsunuz il genel meclisi tarafından.  Teşekkür ediyorum.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.  Sayın Çalış, buyurun.  HASAN ÇALIŞ (Karaman) - Sayın Başkan, teşekkür ediyorum.  Bir önceki turda cevap alamadığım sorumu yineliyorum çünkü bu görüşmekte olduğumuz  tasarının 3'üncü ve 4'üncü maddesiyle devam eden otuz adet davayı ve icraları geçersiz hâle  getiriyorsunuz. Bunların meblağ olarak karşılığı nedir? Bunu tekrar ediyorum, bir.  Bir diğer sorum: TOKİ proje yapacağı yerleşim birimlerinde konut miktarını hangi objektif  kriterlere göre belirliyor?  İkinci sorum: TOKİ'ye arsa temini, vergiler, mimari, ruhsatlandırma, yapı denetimi gibi pek çok  konuda istisnalar sağlanmıştır ucuz konut imal etsin diye. Ancak proje ürettiği yerlerdeki konutların  pazarlandığı fiyat piyasanın en az yüzde 30 üzerindedir. Bu durumu nasıl izah ediyorsunuz?  Teşekkür ediyorum.  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Çalış.  Sayın Taner...  RECEP TANER (Aydın) - Sayın Bakan, dar gelirlilere yönelik projelerde bile aidatların  yüksekliği ve aidat artışları neticesinde ev sahibi olamayan dar gelirliler için kiralık konut üretme gibi  bir projeniz var mıdır?  Teşekkür ederim.  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.  Sayın Yıldız...  HÜSEYİN YILDIZ (Antalya) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.  Sayın Bakan, TOKİ'nin Maliye Bakanlığından, Sağlık Bakanlığından ve diğer bakanlıklardan  toplam 2 milyar 562 milyon Türk lirası alacağı bulunduğu TOKİ'nin bize vermiş olduğu belgelerde  vardır. TOKİ finansmanını karşılamak için bankalardan kredi kullanmakta mıdır, kullandığı kredilerle  ilgili ne kadar faiz ödemektedir?
Sayfa 60 -
TBMM B:65 24.2 .2010 0 : 2  - 5 9 - KAMİL ERDAL SİPAHİ (İzmir) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.  Sayın Bakan, ben bu sınır karakolları sorusunu tekrarlayacağım. Zira 54 sınır karakolu ve 2 sınır  taburu inşaatından 11 tanesine başlanabildiği konusu Sayın Millî Savunma Bakanının ifadeleridir, 10  Kasım tarihinde, Plan ve Bütçe Komisyonunda. Bunların birinci öncelikle yapılması gerekir. Size verilen  cevapta, önünüze konulan cevapta yani "Irak sınırına, Şırnak ve Hakkâri hariç ilimiz yoktur..." Bunun  için ilkokul coğrafya bilgisi yeter. Yani bir tek Edirne ili sayılmadı. Yalnız Meclisteki soruya değil, aynı  zamanda size karşı yapılmış bir saygısızlıktır böyle bir cevap, on beş- yirmi tane vilayetin sayılması.  Diğer bir konu: Bu konuda öne sürülemeyecek tek bahane arsadır çünkü bu karakol inşaatlarının  ya bulunduğu yerlerde Millî Savunmaya tahsisli arazilerde yapılacaktır... Bunlar 1 'inci ve 2'nci yasak  bölgeler içinde olup Yasak Bölgeler Yasası gereğince, şahıs arazisi olsa bile yasa gereği istimlaki  gerekmektedir. Şu anda hazır bilgi yoksa lütfen... Ben yazılı olarak cevap bekliyorum ama bu konuda  maalesef sadece Meclis değil, siz de hafife alınıyorsunuz il genel meclisi tarafından.  Teşekkür ediyorum.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.  Sayın Çalış, buyurun.  HASAN ÇALIŞ (Karaman) - Sayın Başkan, teşekkür ediyorum.  Bir önceki turda cevap alamadığım sorumu yineliyorum çünkü bu görüşmekte olduğumuz  tasarının 3'üncü ve 4'üncü maddesiyle devam eden otuz adet davayı ve icraları geçersiz hâle  getiriyorsunuz. Bunların meblağ olarak karşılığı nedir? Bunu tekrar ediyorum, bir.  Bir diğer sorum: TOKİ proje yapacağı yerleşim birimlerinde konut miktarını hangi objektif  kriterlere göre belirliyor?  İkinci sorum: TOKİ'ye arsa temini, vergiler, mimari, ruhsatlandırma, yapı denetimi gibi pek çok  konuda istisnalar sağlanmıştır ucuz konut imal etsin diye. Ancak proje ürettiği yerlerdeki konutların  pazarlandığı fiyat piyasanın en az yüzde 30 üzerindedir. Bu durumu nasıl izah ediyorsunuz?  Teşekkür ediyorum.  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Çalış.  Sayın Taner...  RECEP TANER (Aydın) - Sayın Bakan, dar gelirlilere yönelik projelerde bile aidatların  yüksekliği ve aidat artışları neticesinde ev sahibi olamayan dar gelirliler için kiralık konut üretme gibi  bir projeniz var mıdır?  Teşekkür ederim.  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.  Sayın Yıldız...  HÜSEYİN YILDIZ (Antalya) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.  Sayın Bakan, TOKİ'nin Maliye Bakanlığından, Sağlık Bakanlığından ve diğer bakanlıklardan  toplam 2 milyar 562 milyon Türk lirası alacağı bulunduğu TOKİ'nin bize vermiş olduğu belgelerde  vardır. TOKİ finansmanını karşılamak için bankalardan kredi kullanmakta mıdır, kullandığı kredilerle  ilgili ne kadar faiz ödemektedir?  TBMM B:65 24.2 .2010 0 : 2  - 6 0 - Az önce, Eyüp Ayar Değerli Milletvekilimiz, artık görev zararlarının kaldırıldığından  bahsetmişti. KİT'lerin finansmanıyla ilgili 2002 yılındaki hükümetler döneminde Ziraat Bankası,  Halk Bankası ve Emlakbank'a finansmanlarından dolayı görev zararı kaydediliyordu. 57'nci  Hükümet döneminde bütün görev zararları kapatılmıştır ancak şimdi kamuya ait KİT'ler bankalardan  finansman ihtiyaçlarını karşılamak için faizle para kullanmaktadır. Kamu zararı burada da vardır.  Yani ismi değişmiştir, uygulama aynıdır. Sayın Milletvekilimizin bilgisine arz ediyorum.  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.  Sayın Bakan, buyurun.  BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI MUSTAFA DEMİR (Samsun) - Sayın Başkanım,  teşekkür ediyorum.  Öncelikle Sayın Aslanoğlu'nun sorusuna cevaben: Proje çalışmaları devam ediyor. Maliyetinin  yüzde 40 altında satış gerçekleştirilecek ve dolayısıyla hak sahiplerinin asla mağduriyetine sebebiyet  verilmeyecektir.  Sayın Süner'in sorusunun, tabii, çok tespite dayalı bir soru niteliği taşımadığını düşünüyorum.  "Daha önce de evlerinde ticaret yapıyor." ifadesi hangi kriterlere bağlı, onu bilmiyorum ama yaptığı  ticaretlerini daha iyi fiziki mekânda oturarak daha sağlıklı ticaret yapmaya devam eder oradaki  vatandaşlarımız.  Sayın Sipahi sınır karakollarıyla ilgili kasım ayında Savunma Bakanımızın bir beyanına dayalı  olarak sorusunu soruyor fakat kasım ayından bu tarafa çok zaman geçti. Sayın Başkanım, dolayısıyla  bu arada faaliyetler de hızla devam etti. Toplam TOKİ'den karakol yapımı talebi, sınır karakolları  dâhil, 170 adet karakol. Millî Savunma Bakanlığına ait olan 58 talep söz konusu, 11 adedi Irak  sınırında olmak üzere 58 karakol talebinde bulunulmuş. Hatay'da 18, Van'da 18 olmak üzere 36  karakol başlatıldı şu anda. İçişleri Bakanlığı yani Jandarma Genel Komutanlığına bağlı 112 karakol  talep edildi, toplam 75 adet karakol başlatıldı. Bunların 14 adedi ise Irak sınırında bulunmaktadır.  Başlayanların 14 adedi Irak sınırında bulunuyor, jandarmaya ait, Şırnak'ta. Genel toplam ise 111  adet karakol inşasına başlandı. Toplam ihale bedeli 464 milyon TL'dir. Talep eden kurumlardan  gerekli arsa ve proje bilgileri teyit edildiğinde kalan 59 tane karakol ihalesi yapılacaktır. Ayrıca Millî  Savunma Bakanlığına ait arazilerde mülkiyet sorunu problemi yaşanmıyor ama yerin belirlenip  TOKİ'ye belirlenmiş yeriyle devredilmesi, iletilmesi gerekiyor oradaki inşaat ihalesinin  gerçekleşmesi için. Kaldı ki TOKİ'ye 100 tane, 3Ö0 tane de olsa teslim edilse bunların ihale  edilmesinde, yapılmasında hiçbir problem yaşanmayacağı da açıktır.  Sayın Çalış'ın "Neye göre konut miktarları belirleniyor?" sorusu: Bunda üzerine yerel  yönetimlerle birlikte yapılanlar var, TOKİ'nin yaptığı oradaki konut ihtiyacına göre bir analiz  çalışmaları neticesinde yapılanlar var. Her proje netice itibarıyla oradaki ihtiyaç durumuna göre  belirlendiği için hepsine farklı yöntemler uygulanabiliyor.  Bir de TOKİ'yle ilgili sorulan şu: "Yapı denetiminden muaf değil." Bildiğiniz gibi müşavirlik  sistemiyle tüm ihaleler... Aynca ihale şartnamesi içerisinde müşavirlik firmalarına denetim ihale  ediliyor. Ayrıca TOKİ, hem maddi konularda, gelirleri ve harcamaları noktasında hem yaptığı işlemler  noktasında hem Başbakanlık Teftiş Kurulunun denetimine tabi hem Yüksek Denetleme Kurulunun  denetimine tabi, ilgi duyulursa Bakanlığımızın ilgili konularında da denetime tabi bir kuruluştur.  Sayın Taner'in sorusu: "Aidat yıllık neye göre belirleniyor?" diye bir ifadesi...
Sayfa 61 -
TBMM B:65 24.2 .2010 0 : 2  - 6 0 - Az önce, Eyüp Ayar Değerli Milletvekilimiz, artık görev zararlarının kaldırıldığından  bahsetmişti. KİT'lerin finansmanıyla ilgili 2002 yılındaki hükümetler döneminde Ziraat Bankası,  Halk Bankası ve Emlakbank'a finansmanlarından dolayı görev zararı kaydediliyordu. 57'nci  Hükümet döneminde bütün görev zararları kapatılmıştır ancak şimdi kamuya ait KİT'ler bankalardan  finansman ihtiyaçlarını karşılamak için faizle para kullanmaktadır. Kamu zararı burada da vardır.  Yani ismi değişmiştir, uygulama aynıdır. Sayın Milletvekilimizin bilgisine arz ediyorum.  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.  Sayın Bakan, buyurun.  BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI MUSTAFA DEMİR (Samsun) - Sayın Başkanım,  teşekkür ediyorum.  Öncelikle Sayın Aslanoğlu'nun sorusuna cevaben: Proje çalışmaları devam ediyor. Maliyetinin  yüzde 40 altında satış gerçekleştirilecek ve dolayısıyla hak sahiplerinin asla mağduriyetine sebebiyet  verilmeyecektir.  Sayın Süner'in sorusunun, tabii, çok tespite dayalı bir soru niteliği taşımadığını düşünüyorum.  "Daha önce de evlerinde ticaret yapıyor." ifadesi hangi kriterlere bağlı, onu bilmiyorum ama yaptığı  ticaretlerini daha iyi fiziki mekânda oturarak daha sağlıklı ticaret yapmaya devam eder oradaki  vatandaşlarımız.  Sayın Sipahi sınır karakollarıyla ilgili kasım ayında Savunma Bakanımızın bir beyanına dayalı  olarak sorusunu soruyor fakat kasım ayından bu tarafa çok zaman geçti. Sayın Başkanım, dolayısıyla  bu arada faaliyetler de hızla devam etti. Toplam TOKİ'den karakol yapımı talebi, sınır karakolları  dâhil, 170 adet karakol. Millî Savunma Bakanlığına ait olan 58 talep söz konusu, 11 adedi Irak  sınırında olmak üzere 58 karakol talebinde bulunulmuş. Hatay'da 18, Van'da 18 olmak üzere 36  karakol başlatıldı şu anda. İçişleri Bakanlığı yani Jandarma Genel Komutanlığına bağlı 112 karakol  talep edildi, toplam 75 adet karakol başlatıldı. Bunların 14 adedi ise Irak sınırında bulunmaktadır.  Başlayanların 14 adedi Irak sınırında bulunuyor, jandarmaya ait, Şırnak'ta. Genel toplam ise 111  adet karakol inşasına başlandı. Toplam ihale bedeli 464 milyon TL'dir. Talep eden kurumlardan  gerekli arsa ve proje bilgileri teyit edildiğinde kalan 59 tane karakol ihalesi yapılacaktır. Ayrıca Millî  Savunma Bakanlığına ait arazilerde mülkiyet sorunu problemi yaşanmıyor ama yerin belirlenip  TOKİ'ye belirlenmiş yeriyle devredilmesi, iletilmesi gerekiyor oradaki inşaat ihalesinin  gerçekleşmesi için. Kaldı ki TOKİ'ye 100 tane, 3Ö0 tane de olsa teslim edilse bunların ihale  edilmesinde, yapılmasında hiçbir problem yaşanmayacağı da açıktır.  Sayın Çalış'ın "Neye göre konut miktarları belirleniyor?" sorusu: Bunda üzerine yerel  yönetimlerle birlikte yapılanlar var, TOKİ'nin yaptığı oradaki konut ihtiyacına göre bir analiz  çalışmaları neticesinde yapılanlar var. Her proje netice itibarıyla oradaki ihtiyaç durumuna göre  belirlendiği için hepsine farklı yöntemler uygulanabiliyor.  Bir de TOKİ'yle ilgili sorulan şu: "Yapı denetiminden muaf değil." Bildiğiniz gibi müşavirlik  sistemiyle tüm ihaleler... Aynca ihale şartnamesi içerisinde müşavirlik firmalarına denetim ihale  ediliyor. Ayrıca TOKİ, hem maddi konularda, gelirleri ve harcamaları noktasında hem yaptığı işlemler  noktasında hem Başbakanlık Teftiş Kurulunun denetimine tabi hem Yüksek Denetleme Kurulunun  denetimine tabi, ilgi duyulursa Bakanlığımızın ilgili konularında da denetime tabi bir kuruluştur.  Sayın Taner'in sorusu: "Aidat yıllık neye göre belirleniyor?" diye bir ifadesi...  TBMM B:65 24 .2 .2010 0 : 2  - 6 1 - HASAN ÇALIŞ (Karaman) - Sayın Bakan, benim sorum o değildi. Sorumu yanlış anladınız  herhalde. Bu kadar istisna sağlanmasına rağmen konutlar ucuz satılması gerekirken piyasanın yüzde  30 üzerinde satılıyor.  BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI MUSTAFA DEMİR (Samsun) - Hayır, Sayın Çalış, öyle  değil. Yani çok düşük sosyal konutların satış şekilleri belli. Toplu Konut İdaresinin yaptığı konutlar,  yaptırdığı büyüklük ve standarda göre emsal konutlann rayicinden çok çok aşağıda olan konutlar.  HASAN ÇALIŞ (Karaman) - Efendim, Karaman'da tespit yapalım, beraber gidelim. Yok mu  böyle bir şey Allah aşkına?  BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI MUSTAFA DEMİR (Samsun) - Sayın Çalış, siz soruyu  sordunuz, ben size cevap veriyorum. Ama ilave fınans temin edici, Toplu Konut İdaresinin sosyal ve  dar gelirlilere yaptığı konutlara kaynak sağlama noktasında yüksek gelir gruplarına yaptığı konutlar  var. Bu ise yüzde 10'undan daha düşük bir meblağ oluşturuyor. Yüzde 85'i sosyal amaçlı konutlardır  bunların. Bunları müteaddit kereler ifade ettim, bir kere daha ifade etmekte fayda buluyoruz.  Bu arada, özellikle Emlak Pazarlama İnşaat AŞ'nin tamamen Toplu Konut İdaresine devri Emlak  Bankasının devriyle gerçekleşmiş olan bir husustur, yüzde 49'luk hisse de oradan gelmektedir. Diğer  özel kişilerin hisselerinin birbirlerine devri de normal ticaret kuralları içerisinde yürümektedir. Yani  burada Toplu Konutun birileriyle herhangi bir, ticari anlamda, ifade edildiği anlamda olumsuzluğu  asla söz konusu değildir.  Toplu Konut İdaresinin bugüne kadar kullandığı toplam kredi 900 milyon TL. Toplam bugüne  kadar ihale ettiği yapım işleri de 35 milyar lira tutuyor. Bugüne kadar da 20 milyar liralık bir para  kullanmış oluyor. İfade edildiği gibi, kullanılan kredi çok cüzi bir miktar tutmaktadır.  İfade edilen, yine, soruda, Toplu Konut İdaresinin kamu kurum ve kuruluşlarından yani  bakanlıklardan alacağı toplam miktarı: Yaptığı işler karşılığında 2 milyar 562 milyon TL'lik bir  alacağı söz konusudur.  Yine Sayın Ağyüz'ün bir ifadesi olmuştu Gaziantep'le ilgili. Orada sosyal eğitim yapılan ve  sosyal donatıların olmadığı... Tamamı otuz iki derslik başta olmak üzere, çevre düzeni, ibadet yeri,  okulları tamamen orada yapılmış, yapım süreci içerisinde devam etmektedir, yapılmaktadır.  Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Bakan.  Soru-cevap işlemi tamamlanmıştır. Madde üzerinde on bir adet önerge vardır. Ancak, her madde  üzerinde milletvekillerince sadece yedi önerge verilebildiğinden, önce geliş sırasına göre ilk yedi  önergeyi okutacağım, sonra bu önergeleri aykırılık sırasına göre işleme alacağım.  KAMER GENÇ (Tunceli) - Sayın Başkan... Sayın Başkan...  BAŞKAN - Önergeleri okutuyorum.  KAMER GENÇ (Tunceli) - Sayın Başkan, bir dakika...  BAŞKAN - Önerge işlemine başlıyoruz Sayın Genç.  "Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  1/762 esas numaralı kanun tasansının çerçeve 4 üncü maddesiyle değiştirilen..."  KAMER GENÇ (Tunceli) - Sayın Başkan... Sayın Başkan, bir dakika efendim.  BAŞKAN - Önerge işlemi bitsin, ondan sonra Sayın Genç.
Sayfa 62 -
TBMM B:65 24 .2 .2010 0 : 2  - 6 1 - HASAN ÇALIŞ (Karaman) - Sayın Bakan, benim sorum o değildi. Sorumu yanlış anladınız  herhalde. Bu kadar istisna sağlanmasına rağmen konutlar ucuz satılması gerekirken piyasanın yüzde  30 üzerinde satılıyor.  BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI MUSTAFA DEMİR (Samsun) - Hayır, Sayın Çalış, öyle  değil. Yani çok düşük sosyal konutların satış şekilleri belli. Toplu Konut İdaresinin yaptığı konutlar,  yaptırdığı büyüklük ve standarda göre emsal konutlann rayicinden çok çok aşağıda olan konutlar.  HASAN ÇALIŞ (Karaman) - Efendim, Karaman'da tespit yapalım, beraber gidelim. Yok mu  böyle bir şey Allah aşkına?  BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI MUSTAFA DEMİR (Samsun) - Sayın Çalış, siz soruyu  sordunuz, ben size cevap veriyorum. Ama ilave fınans temin edici, Toplu Konut İdaresinin sosyal ve  dar gelirlilere yaptığı konutlara kaynak sağlama noktasında yüksek gelir gruplarına yaptığı konutlar  var. Bu ise yüzde 10'undan daha düşük bir meblağ oluşturuyor. Yüzde 85'i sosyal amaçlı konutlardır  bunların. Bunları müteaddit kereler ifade ettim, bir kere daha ifade etmekte fayda buluyoruz.  Bu arada, özellikle Emlak Pazarlama İnşaat AŞ'nin tamamen Toplu Konut İdaresine devri Emlak  Bankasının devriyle gerçekleşmiş olan bir husustur, yüzde 49'luk hisse de oradan gelmektedir. Diğer  özel kişilerin hisselerinin birbirlerine devri de normal ticaret kuralları içerisinde yürümektedir. Yani  burada Toplu Konutun birileriyle herhangi bir, ticari anlamda, ifade edildiği anlamda olumsuzluğu  asla söz konusu değildir.  Toplu Konut İdaresinin bugüne kadar kullandığı toplam kredi 900 milyon TL. Toplam bugüne  kadar ihale ettiği yapım işleri de 35 milyar lira tutuyor. Bugüne kadar da 20 milyar liralık bir para  kullanmış oluyor. İfade edildiği gibi, kullanılan kredi çok cüzi bir miktar tutmaktadır.  İfade edilen, yine, soruda, Toplu Konut İdaresinin kamu kurum ve kuruluşlarından yani  bakanlıklardan alacağı toplam miktarı: Yaptığı işler karşılığında 2 milyar 562 milyon TL'lik bir  alacağı söz konusudur.  Yine Sayın Ağyüz'ün bir ifadesi olmuştu Gaziantep'le ilgili. Orada sosyal eğitim yapılan ve  sosyal donatıların olmadığı... Tamamı otuz iki derslik başta olmak üzere, çevre düzeni, ibadet yeri,  okulları tamamen orada yapılmış, yapım süreci içerisinde devam etmektedir, yapılmaktadır.  Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Bakan.  Soru-cevap işlemi tamamlanmıştır. Madde üzerinde on bir adet önerge vardır. Ancak, her madde  üzerinde milletvekillerince sadece yedi önerge verilebildiğinden, önce geliş sırasına göre ilk yedi  önergeyi okutacağım, sonra bu önergeleri aykırılık sırasına göre işleme alacağım.  KAMER GENÇ (Tunceli) - Sayın Başkan... Sayın Başkan...  BAŞKAN - Önergeleri okutuyorum.  KAMER GENÇ (Tunceli) - Sayın Başkan, bir dakika...  BAŞKAN - Önerge işlemine başlıyoruz Sayın Genç.  "Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  1/762 esas numaralı kanun tasansının çerçeve 4 üncü maddesiyle değiştirilen..."  KAMER GENÇ (Tunceli) - Sayın Başkan... Sayın Başkan, bir dakika efendim.  BAŞKAN - Önerge işlemi bitsin, ondan sonra Sayın Genç.  TBMM B:65 24.2 .2010 0 : 2  - 6 2 - KAMER GENÇ (Tunceli) - Ben konuyla ilgili bir şey söyleyeceğim.  Şimdi, İç Tüzük'ün 87'nci maddesine göre milletvekilleri yedi önerge verebilir. Ayrıca da her  grubun birer önerge hakkı vardır. Bakın, bunun uygulamasını yaptık geçmişte. Benim de burada  önergem vardır. Mesela, burada gördüğüm kadarıyla, sabahtan beri işte ne AKP Grubu önerge veriyor  ne de Barış ve Demokrasi Partisi önerge veriyor. Benim önergemin Barış ve Demokrasi Partisi  Grubunun önergesi yerine işleme alınmasını istiyorum çünkü 87'nci madde diyor ki: "Herhangi bir  grup eğer önerge vermemişse milletvekili o önergeyi onların yerine verebilir."  MEHMET DOMAÇ (İstanbul) - Oraya geç! Oraya geç!  KAMER GENÇ (Tunceli) - Bakın, 87'nci madde çok açık.  SIRRI S AKİK (MUŞ) - Sen bizim yerimize veremezsin Kamer Bey!  KAMER GENÇ (Tunceli) - Çok açık efendim. Yani "Her milletvekilinin yedi önerge hakkı  vardır, grupların da ayrı önerge hakkı vardır. Herhangi bir grup önerge vermemişse milletvekili onun  yerine önerge verebilir." diyor 87'nci madde. Uygulamayı da yaptık efendim.  Ben Demokratik Toplum Partisi adına önerge vermek istiyorum.  BAŞKAN - Sayın Genç, söyledikleriniz kayda geçti.  Teşekkür ediyorum.  SIRRI S AKİK (Muş) - Allah için bizim adımıza konuşma!  KAMER GENÇ (Tunceli) - Önerge hakkınız var. İç Tüzük de onun iradesine bağlı değil.  BAŞKAN - Anlaşıldı Sayın Genç.  Teşekkür ediyorum.  MEHMET NİL HIDIR (Muğla) - Efendim, talep ettiği gibi bir parti yok bu Mecliste!  BAŞKAN - Uygulamada ise ilk yedi önerge geliş sırasına göre işleme alınmaktadır. Önerge  hakkını kullanmamış grupların daha sonra önerge vermesi hâlinde en son verilen önerge çekilerek  parti gruplarının birer önerge verme hakkı korunmaktadır.  KAMER GENÇ (Tunceli) - Evet.  BAŞKAN - Bu yöndeki uygulama İç Tüzük'ün 87'nci maddesi hükmüne uygundur ve bu şekilde  uygulanmaktadır, teamül de budur.  Teşekkür ederim.  KAMER GENÇ (Tunceli) - Ama biz geçmişte yaptık Sayın Başkan. Yani geçmişte önerge  vermeyen grupların...  BAŞKAN- Cevap verdim Sayın Genç, oturun lütfen.  "Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  1/762 esas numaralı kanun tasarısının..."  KAMER GENÇ (Tunceli) - Sayın Başkan, yani bakın, burada öyle bir önerge sistemi  uyguluyorsunuz ki . . .  ".. .çerçeve 4 üncü maddesiyle değiştirilen..."
Sayfa 63 -
TBMM B:65 24.2 .2010 0 : 2  - 6 2 - KAMER GENÇ (Tunceli) - Ben konuyla ilgili bir şey söyleyeceğim.  Şimdi, İç Tüzük'ün 87'nci maddesine göre milletvekilleri yedi önerge verebilir. Ayrıca da her  grubun birer önerge hakkı vardır. Bakın, bunun uygulamasını yaptık geçmişte. Benim de burada  önergem vardır. Mesela, burada gördüğüm kadarıyla, sabahtan beri işte ne AKP Grubu önerge veriyor  ne de Barış ve Demokrasi Partisi önerge veriyor. Benim önergemin Barış ve Demokrasi Partisi  Grubunun önergesi yerine işleme alınmasını istiyorum çünkü 87'nci madde diyor ki: "Herhangi bir  grup eğer önerge vermemişse milletvekili o önergeyi onların yerine verebilir."  MEHMET DOMAÇ (İstanbul) - Oraya geç! Oraya geç!  KAMER GENÇ (Tunceli) - Bakın, 87'nci madde çok açık.  SIRRI S AKİK (MUŞ) - Sen bizim yerimize veremezsin Kamer Bey!  KAMER GENÇ (Tunceli) - Çok açık efendim. Yani "Her milletvekilinin yedi önerge hakkı  vardır, grupların da ayrı önerge hakkı vardır. Herhangi bir grup önerge vermemişse milletvekili onun  yerine önerge verebilir." diyor 87'nci madde. Uygulamayı da yaptık efendim.  Ben Demokratik Toplum Partisi adına önerge vermek istiyorum.  BAŞKAN - Sayın Genç, söyledikleriniz kayda geçti.  Teşekkür ediyorum.  SIRRI S AKİK (Muş) - Allah için bizim adımıza konuşma!  KAMER GENÇ (Tunceli) - Önerge hakkınız var. İç Tüzük de onun iradesine bağlı değil.  BAŞKAN - Anlaşıldı Sayın Genç.  Teşekkür ediyorum.  MEHMET NİL HIDIR (Muğla) - Efendim, talep ettiği gibi bir parti yok bu Mecliste!  BAŞKAN - Uygulamada ise ilk yedi önerge geliş sırasına göre işleme alınmaktadır. Önerge  hakkını kullanmamış grupların daha sonra önerge vermesi hâlinde en son verilen önerge çekilerek  parti gruplarının birer önerge verme hakkı korunmaktadır.  KAMER GENÇ (Tunceli) - Evet.  BAŞKAN - Bu yöndeki uygulama İç Tüzük'ün 87'nci maddesi hükmüne uygundur ve bu şekilde  uygulanmaktadır, teamül de budur.  Teşekkür ederim.  KAMER GENÇ (Tunceli) - Ama biz geçmişte yaptık Sayın Başkan. Yani geçmişte önerge  vermeyen grupların...  BAŞKAN- Cevap verdim Sayın Genç, oturun lütfen.  "Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  1/762 esas numaralı kanun tasarısının..."  KAMER GENÇ (Tunceli) - Sayın Başkan, yani bakın, burada öyle bir önerge sistemi  uyguluyorsunuz ki . . .  ".. .çerçeve 4 üncü maddesiyle değiştirilen..."  TBMM B:65 24 . 2 . 2010 0 : 2  - 6 3 - KAMER GENÇ (Tunceli) - Efendim, Divan Kâtibi okumasın. Divan Kâtibi de çok aceleci  herhalde! Yani işi mi var? Bu işi halledelim efendim. Sayın Başkan, bu işi halledelim.  ". . .2985 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesinde geçen 'yapılmış akitlerden' ibaresinin  'yapılmış akitlerin hükümlerinden' olarak değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.  Veysi Kaynak  Kahramanmaraş"  KAMER GENÇ (Tunceli) - Sayın Başkan, tç Tüzük'ün 87'nci maddesi çok açık. Ama bu kadar  keyfîlik olmaz! Biraz önce AKP Grubunun 5 milletvekili bir tek önerge veriyor. Böyle bir şey olmaz!  BAŞKAN - Sayın Genç, talebinizi yaptınız, ben şimdiye kadarki uygulamaları söyledim,  teamülü söyledim.  Teşekkür ederim. Oturun yerinize lütfen.  KAMER GENÇ (Tunceli) - Yok ama şimdi Sayın Başkan, bakın, işi kapatmaya gerek yok.  BAŞKAN - Ama böyle bir usul yok ki Sayın Genç yani!  KAMER GENÇ (Tunceli) - Biraz önce, bir önceki maddede AKP'nin 5 milletvekili bir tek  kelimenin değiştirilmesine ilişkin 5 tane aynı önerge verdi.  BAŞKAN - Doğrudur, onun için tek işlem yaptık Sayın Genç, doğru.  KAMER GENÇ (Tunceli) - Bu bir hakkın suistimalidir ama bizim hakkımızı da koruyun yani.  Ama siz Meclis Başkanı olarak korumuyorsanız, o sizin bileceğiniz iş.  BAŞKAN - Hayır, Başkan olarak değil, Başkan olarak İç Tüzük hükümlerini uyguluyorum  efendim.  KAMER GENÇ (Tunceli) - Yanlış uygulama yapıyorsunuz, daha önce bu uygulamayı yaptık  burada.  BAŞKAN - Buyurun.  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  1/762 esas numaralı kanun tasarısının çerçeve 4 üncü maddesiyle değiştirilen 2985 sayılı  Kanunun geçici 4 üncü maddesinde geçen "yapılmış akitlerden" ibaresinin "yapılmış akitlerin  hükümlerinden" olarak değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.  İkram Dinçer  Van  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  1/762 esas numaralı kanun tasarısının çerçeve 4 üncü maddesiyle değiştirilen 2985 sayılı  Kanunun geçici 4 üncü maddesinde geçen "yapılmış akitlerden" ibaresinin "yapılmış akitlerin  hükümlerinden" olarak değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.  Azize Sibel Gönül  Kocaeli  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  1/762 esas numaralı kanun tasarısının çerçeve 4 üncü maddesiyle değiştirilen 2985 sayılı  Kanunun geçici 4 üncü maddesinde geçen "yapılmış akitlerden" ibaresinin "yapılmış akitlerin  hükümlerinden" olarak değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.  Ayhan Sefer Üstün  Sakarya
Sayfa 64 -
TBMM B:65 24 . 2 . 2010 0 : 2  - 6 3 - KAMER GENÇ (Tunceli) - Efendim, Divan Kâtibi okumasın. Divan Kâtibi de çok aceleci  herhalde! Yani işi mi var? Bu işi halledelim efendim. Sayın Başkan, bu işi halledelim.  ". . .2985 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesinde geçen 'yapılmış akitlerden' ibaresinin  'yapılmış akitlerin hükümlerinden' olarak değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.  Veysi Kaynak  Kahramanmaraş"  KAMER GENÇ (Tunceli) - Sayın Başkan, tç Tüzük'ün 87'nci maddesi çok açık. Ama bu kadar  keyfîlik olmaz! Biraz önce AKP Grubunun 5 milletvekili bir tek önerge veriyor. Böyle bir şey olmaz!  BAŞKAN - Sayın Genç, talebinizi yaptınız, ben şimdiye kadarki uygulamaları söyledim,  teamülü söyledim.  Teşekkür ederim. Oturun yerinize lütfen.  KAMER GENÇ (Tunceli) - Yok ama şimdi Sayın Başkan, bakın, işi kapatmaya gerek yok.  BAŞKAN - Ama böyle bir usul yok ki Sayın Genç yani!  KAMER GENÇ (Tunceli) - Biraz önce, bir önceki maddede AKP'nin 5 milletvekili bir tek  kelimenin değiştirilmesine ilişkin 5 tane aynı önerge verdi.  BAŞKAN - Doğrudur, onun için tek işlem yaptık Sayın Genç, doğru.  KAMER GENÇ (Tunceli) - Bu bir hakkın suistimalidir ama bizim hakkımızı da koruyun yani.  Ama siz Meclis Başkanı olarak korumuyorsanız, o sizin bileceğiniz iş.  BAŞKAN - Hayır, Başkan olarak değil, Başkan olarak İç Tüzük hükümlerini uyguluyorum  efendim.  KAMER GENÇ (Tunceli) - Yanlış uygulama yapıyorsunuz, daha önce bu uygulamayı yaptık  burada.  BAŞKAN - Buyurun.  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  1/762 esas numaralı kanun tasarısının çerçeve 4 üncü maddesiyle değiştirilen 2985 sayılı  Kanunun geçici 4 üncü maddesinde geçen "yapılmış akitlerden" ibaresinin "yapılmış akitlerin  hükümlerinden" olarak değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.  İkram Dinçer  Van  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  1/762 esas numaralı kanun tasarısının çerçeve 4 üncü maddesiyle değiştirilen 2985 sayılı  Kanunun geçici 4 üncü maddesinde geçen "yapılmış akitlerden" ibaresinin "yapılmış akitlerin  hükümlerinden" olarak değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.  Azize Sibel Gönül  Kocaeli  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  1/762 esas numaralı kanun tasarısının çerçeve 4 üncü maddesiyle değiştirilen 2985 sayılı  Kanunun geçici 4 üncü maddesinde geçen "yapılmış akitlerden" ibaresinin "yapılmış akitlerin  hükümlerinden" olarak değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.  Ayhan Sefer Üstün  Sakarya  T B M M B: 65 24 . 2 . 2010 O: 2  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  1/762 esas numaralı kanun tasarısının çerçeve 4 üncü maddesiyle değiştirilen 2985 sayılı  Kanunun geçici 4 üncü maddesinde geçen "yapılmış akitlerden" ibaresinin "yapılmış akitlerin  hükümlerinden" olarak değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.  Ahmet Aydın  Adıyaman  BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, şimdi okutacağım iki önerge aynı mahiyettedir. Bu önergeleri  okutup birlikte işleme alacağım.  KAMER GENÇ (Tunceli) - Sayın Başkan, bu konuda isterseniz usul tartışması açalım.  BAŞKAN - Önerge sahiplerinin istemi hâlinde kendilerine ayrı ayrı söz vereceğim.  Önergeleri okutuyorum:  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 455 sıra sayılı Arsa Üretimi ve Değerlendirilmesi Hakkında Kanun ile Bazı  Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısının 4'üncü maddesinin Tasan metninden  çıkanlmasını arz ve teklif ederiz.  F. Murat Sönmez VN Yaşar Tüzün  Eskişehir Bilecik  Akif Ekici Şevket Köse  Gaziantep Adıyaman  Ergün Aydoğan Hulusi Güvel  Balıkesir Adana  Mehmet Sevigen  İstanbul  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 455 Sıra Sayılı Kanun Tasansının 4'üncü maddesinin kanun tasan metninden  çıkanlmasını arz ve teklif ederiz.  Mustafa Kalaycı Beytullah Asil  Konya Eskişehir  Kürşat Atılgan Alim Işık  Adana Kütahya  Osman Durmuş  Kırıkkale  BAŞKAN - Komisyon önergelere katılıyor mu?  PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU SÖZCÜSÜ SÜREYYA SADİ BİLGİÇ (İsparta) - Katılmıyoruz Sayın Başkan.  BAŞKAN - Hükümet katılıyor mu?  BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI MUSTAFA DEMİR (Samsun) - Katılmıyoruz Sayın  Başkan.  BAŞKAN - Önergeler üzerinde...  M. Akif Hamzaçebi  Trabzon  Engin Altay  Sinop  Hüseyin Unsal  Amasya  Emin Haluk Ayhan  Denizli  Ahmet Duran Bulut  Balıkesir  - 6 4 -
Sayfa 65 -
T B M M B: 65 24 . 2 . 2010 O: 2  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  1/762 esas numaralı kanun tasarısının çerçeve 4 üncü maddesiyle değiştirilen 2985 sayılı  Kanunun geçici 4 üncü maddesinde geçen "yapılmış akitlerden" ibaresinin "yapılmış akitlerin  hükümlerinden" olarak değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.  Ahmet Aydın  Adıyaman  BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, şimdi okutacağım iki önerge aynı mahiyettedir. Bu önergeleri  okutup birlikte işleme alacağım.  KAMER GENÇ (Tunceli) - Sayın Başkan, bu konuda isterseniz usul tartışması açalım.  BAŞKAN - Önerge sahiplerinin istemi hâlinde kendilerine ayrı ayrı söz vereceğim.  Önergeleri okutuyorum:  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 455 sıra sayılı Arsa Üretimi ve Değerlendirilmesi Hakkında Kanun ile Bazı  Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısının 4'üncü maddesinin Tasan metninden  çıkanlmasını arz ve teklif ederiz.  F. Murat Sönmez VN Yaşar Tüzün  Eskişehir Bilecik  Akif Ekici Şevket Köse  Gaziantep Adıyaman  Ergün Aydoğan Hulusi Güvel  Balıkesir Adana  Mehmet Sevigen  İstanbul  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 455 Sıra Sayılı Kanun Tasansının 4'üncü maddesinin kanun tasan metninden  çıkanlmasını arz ve teklif ederiz.  Mustafa Kalaycı Beytullah Asil  Konya Eskişehir  Kürşat Atılgan Alim Işık  Adana Kütahya  Osman Durmuş  Kırıkkale  BAŞKAN - Komisyon önergelere katılıyor mu?  PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU SÖZCÜSÜ SÜREYYA SADİ BİLGİÇ (İsparta) - Katılmıyoruz Sayın Başkan.  BAŞKAN - Hükümet katılıyor mu?  BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI MUSTAFA DEMİR (Samsun) - Katılmıyoruz Sayın  Başkan.  BAŞKAN - Önergeler üzerinde...  M. Akif Hamzaçebi  Trabzon  Engin Altay  Sinop  Hüseyin Unsal  Amasya  Emin Haluk Ayhan  Denizli  Ahmet Duran Bulut  Balıkesir  - 6 4 - TBMM B:65 24 . 2 . 2010 0 : 2  - 6 5 - K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Hulusi Güvel...  KAMER GENÇ (Tunceli) - Sayın Başkan, bakın, hem CHP hem de MHP grup adına önerge  vermiş. O zaman bizim önergemizi işleme koymanız lazım efendim.  K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Hulusi Güvel, Adana...  BAŞKAN - Hulusi Güvel, Adana Milletvekili.  Buyurun Sayın Güvel.  KAMER GENÇ (Tunceli) - Efendim, bakın, grup adına önerge vermişler. Önergeleri grup adına  alıp o zaman bizim önergemizi işleme koyun efendim.  BAŞKAN - Sayın Genç, lütfen, o tartışma bitti, uygulamayı biz...  KAMER GENÇ (Tunceli) - Efendim, tartışma değil, İç Tüzük çok açık. Diyor ki: Her grubun  ayrıca..."  OKTAY VURAL (İzmir) - Sizin önergeniz var mı orada?  KAMER GENÇ (Tunceli) - Var efendim, işleme koymuyor.  BAŞKAN - Buyurun Sayın Güvel.  KAMER GENÇ (Tunceli) - Yani bu keyfî uygulama Sayın Başkan. O zaman usul tartışması  açalım bu konuşma bitince.  HULUSİ GÜVEL (Adana) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 455 sıra sayılı Kanun Tasarısı  üzerine söz almış bulunuyorum. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.  Sözlerime başlamadan önce, Balıkesir'de yaşanan grizu faciasında hayatını kaybeden işçilere  Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum.  Değerli arkadaşlar, TOKİ hâlihazırda konut sektöründeki en büyük aktördür. Zaten hazine  arazilerinin kullanımı, kamulaştırma avantajı, imar planı yapma ve tadil etme yetkisi, kredi kullanma  koşullarındaki kolaylıklar, vergi ve harç muafiyeti, ilgili belediyelere ruhsat ve iskân harcı  ödemelerinin olmaması, proje ve yapı denetimi konulanndaki avantajları nedeniyle sektörde haksız  rekabete neden olmaktadır. Bütün bunlara ek olarak bu tasan ile getirilen emlak vergisi muafiyeti,  inşaat piyasasında TOKİ lehine gelişmiş bulunan haksız rekabeti daha da artıracaktır.  Değerli Arkadaşlar, TOKİ yaptırdığı kimi projeleri sosyal donatılar ve çevre düzenlemeleri dâhil  metrekaresi 420 TL'ye ihale etmekte, bunlar peşin bedelle metrekaresi 750 ile 3 bin TL'den satışa  sunulmaktadır. Yani ortada ciddi anlamda kâr vardır. Bu bir taraftan TOKİ'ye tahsis edilen  kaynakların yanlış kullanıldığını gösterirken, diğer yandan konutların niteliği hakkında da fikir  vermektedir. Bu tasarıyla TOKİ'ye dilediği gibi borçlanma yetkisi verilmektedir. Bunun denetimi  yapılamayacaktır çünkü TOKİ'nin bütçe ve kesin hesaplan 5436 sayılı Kanun'la 2005 yılında Meclis  denetiminden çıkarılmıştır.  Değerli arkadaşlar, TOKİ, özellikle seçim dönemlerinde siyasi etiğe uymayacak bir biçimde  siyasi iktidann propaganda aracına dönüştürülmekte, açılış, temel atma töreni veya konut teslim  törenleri adı altında harcamalan TOKİ tarafından karşılanan mitinglere aracılık etmektedir. Bunlar  artık alışıldık hâle gelmiş görüntülerdir. Hiçbir kuruluş bu denli siyasi istismar aracı olarak  kullanılmamaktadır. Bir taraftan iktidara destek veren firmalar kollanmakta, ihaleler onlara  verilmektedir ancak bu durumu denetleyebilecek mekanizmalan yeterince işletmek mümkün  olamamaktadır.
Sayfa 66 -
TBMM B:65 24 . 2 . 2010 0 : 2  - 6 5 - K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Hulusi Güvel...  KAMER GENÇ (Tunceli) - Sayın Başkan, bakın, hem CHP hem de MHP grup adına önerge  vermiş. O zaman bizim önergemizi işleme koymanız lazım efendim.  K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Hulusi Güvel, Adana...  BAŞKAN - Hulusi Güvel, Adana Milletvekili.  Buyurun Sayın Güvel.  KAMER GENÇ (Tunceli) - Efendim, bakın, grup adına önerge vermişler. Önergeleri grup adına  alıp o zaman bizim önergemizi işleme koyun efendim.  BAŞKAN - Sayın Genç, lütfen, o tartışma bitti, uygulamayı biz...  KAMER GENÇ (Tunceli) - Efendim, tartışma değil, İç Tüzük çok açık. Diyor ki: Her grubun  ayrıca..."  OKTAY VURAL (İzmir) - Sizin önergeniz var mı orada?  KAMER GENÇ (Tunceli) - Var efendim, işleme koymuyor.  BAŞKAN - Buyurun Sayın Güvel.  KAMER GENÇ (Tunceli) - Yani bu keyfî uygulama Sayın Başkan. O zaman usul tartışması  açalım bu konuşma bitince.  HULUSİ GÜVEL (Adana) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 455 sıra sayılı Kanun Tasarısı  üzerine söz almış bulunuyorum. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.  Sözlerime başlamadan önce, Balıkesir'de yaşanan grizu faciasında hayatını kaybeden işçilere  Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum.  Değerli arkadaşlar, TOKİ hâlihazırda konut sektöründeki en büyük aktördür. Zaten hazine  arazilerinin kullanımı, kamulaştırma avantajı, imar planı yapma ve tadil etme yetkisi, kredi kullanma  koşullarındaki kolaylıklar, vergi ve harç muafiyeti, ilgili belediyelere ruhsat ve iskân harcı  ödemelerinin olmaması, proje ve yapı denetimi konulanndaki avantajları nedeniyle sektörde haksız  rekabete neden olmaktadır. Bütün bunlara ek olarak bu tasan ile getirilen emlak vergisi muafiyeti,  inşaat piyasasında TOKİ lehine gelişmiş bulunan haksız rekabeti daha da artıracaktır.  Değerli Arkadaşlar, TOKİ yaptırdığı kimi projeleri sosyal donatılar ve çevre düzenlemeleri dâhil  metrekaresi 420 TL'ye ihale etmekte, bunlar peşin bedelle metrekaresi 750 ile 3 bin TL'den satışa  sunulmaktadır. Yani ortada ciddi anlamda kâr vardır. Bu bir taraftan TOKİ'ye tahsis edilen  kaynakların yanlış kullanıldığını gösterirken, diğer yandan konutların niteliği hakkında da fikir  vermektedir. Bu tasarıyla TOKİ'ye dilediği gibi borçlanma yetkisi verilmektedir. Bunun denetimi  yapılamayacaktır çünkü TOKİ'nin bütçe ve kesin hesaplan 5436 sayılı Kanun'la 2005 yılında Meclis  denetiminden çıkarılmıştır.  Değerli arkadaşlar, TOKİ, özellikle seçim dönemlerinde siyasi etiğe uymayacak bir biçimde  siyasi iktidann propaganda aracına dönüştürülmekte, açılış, temel atma töreni veya konut teslim  törenleri adı altında harcamalan TOKİ tarafından karşılanan mitinglere aracılık etmektedir. Bunlar  artık alışıldık hâle gelmiş görüntülerdir. Hiçbir kuruluş bu denli siyasi istismar aracı olarak  kullanılmamaktadır. Bir taraftan iktidara destek veren firmalar kollanmakta, ihaleler onlara  verilmektedir ancak bu durumu denetleyebilecek mekanizmalan yeterince işletmek mümkün  olamamaktadır.  T B M M B : 6 5 2 4 . 2 . 2 0 1 0 0 : 2  - 6 6 - TOKİ, birçok, harç ve vergiden muaftır, dilediği gibi imar değişikliği ve tadili yapabilmektedir,  ruhsat ve iskân harcı ödememektedir, bedelsiz veya düşük bedelle arazi tahsisi yapılmaktadır, dilediği  gibi kamulaştırma yetkisi vardır. Yurt dışı çıkış harcından elde edilen gelirler TOKİ'ye  aktarılabilmektedir. TOKİ'nin gelirleri, giderleri, ihale yöntemleri, ihale verdiği firmalar, konutların  nitelikleri, konutların eksik teslim edilmesi, teslim tarihindeki gecikmeler, bitirilemeyen işler  dolayısıyla yapılan tamamlama ihaleleri, bunların hiçbiri konusunda denetim mekanizmaları tam  işletilememektedir. Diğer kurumlarda olduğu gibi bütçe kesin hesapları ve harcamaları Meclis  denetiminde değildir. Yapılan bir yanlışlık varsa bunu denetlemeye olanak yoktur.  Değerli arkadaşlar, TOKİ, konut ve altyapı inşaatı konusunda ülkemizdeki en büyük tekeldir, en  büyük lüks konut üreticisidir. Bu, bir taraftan konut kooperatiflerinin gelişmesine engel olmakta,  diğer yandan inşaat sektörünü olumsuz etkilemektedir. Devlet gücü ve yetkileri kullanılarak sekiz  yılda dünyanın sayılı konut inşaatı tekellerinden birisi yaratılmıştır. Oysa Toplu Konut Kanunu'nun  çıkış amacı, dar gelirli yurttaşlara toplu konut üretilmesidir.  Değerli arkadaşlar, TOKİ konusunda yaşanan sıkıntıların başında hazineye ait arsa ve arazilerin  bedelsiz olarak ya da çok düşük bedelle idareye bırakılması gelmektedir. Bu tasarı ile hazineye ait  olup üzerinde bina, kamu kurumu vesaire bulunan araziler de artık TOKİ'nin kullanımına  verilebilecektir. Tasarının bu maddesi tam anlamıyla TOKİ'ye yeni rant alanları açılmasıyla ilişkilidir.  2004 yılında çıkarılan yönetmelikle TOKİ elindeki altyapılı arazileri satma yetkisini haiz olmuştur.  Bu, yüksek ranta sahip alanların birtakım yandaş firmalara peşkeş çekileceği anlamına gelmektedir.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Sayın Güvel, buyurun.  HULUSİ GÜVEL (Devamla) - Değerli arkadaşlar, TOKİ, kentsel dönüşüm projelerini, yoksul  ve dar gelirlilere konut yapma projelerini elbette gerçekleştirmelidir ancak "kaynak yaratılacak" diye  denetimsiz yapılanmalara gidilmemelidir, devlet eliyle haksız rekabet yaratılıp tekel  oluşturulmamalıdır, bir taraftan tüyü bitmemiş yetim edebiyatı yapılırken öte taraftan yandaş firmalara  devletin kaynakları aktarılmamalıdır.  Bu çeşit uygulamaların devlet olma vasfıyla bağdaşmadığını belirtiyor, yüce heyetinizi saygıyla  selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Güvel.  Sayın milletvekilleri, Genel Kurulda bir uğultu var, lütfen sessiz olalım.  Önerge üzerinde söz isteyen Beytullah Asil, Eskişehir Milletvekili.  Buyurun Sayın Asil. (MHP sıralarından alkışlar)  BEYTULLAH ASİL (Eskişehir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 455  sıra sayılı Yasa Tasarısı'nın 4'üncü maddesinin kanun tasarısı metninden çıkartılmasını sağlamak  gayesiyle verdiğimiz değişiklik önergesi üzerine söz aldım. Bu vesileyle yüce heyeti saygıyla  selamlıyorum.  Hakkın kullanımını engelleyen bu maddenin, hukuka, Anayasa'ya aykırılık nedenleriyle madde  metninden çıkartılmasını öneriyoruz.  Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; dün, yine insanlık için kara bir gündü. Bursa'da yaşananlar  yüreğimizi dağlamaya devam ederken Balıkesir'de de onlarca insanımız Hakk'ın rahmetine  kavuşmuş, bir o kadar insanımız da yaralıdır. Hakk'ın rahmetine kavuşan işçi kardeşlerimize  Cenabıallah'tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum. Tez zamanda ailelerine, çoluk çocuklarına,  aramıza sağlıkla kavuşmalarını temenni ediyorum.
Sayfa 67 -
T B M M B : 6 5 2 4 . 2 . 2 0 1 0 0 : 2  - 6 6 - TOKİ, birçok, harç ve vergiden muaftır, dilediği gibi imar değişikliği ve tadili yapabilmektedir,  ruhsat ve iskân harcı ödememektedir, bedelsiz veya düşük bedelle arazi tahsisi yapılmaktadır, dilediği  gibi kamulaştırma yetkisi vardır. Yurt dışı çıkış harcından elde edilen gelirler TOKİ'ye  aktarılabilmektedir. TOKİ'nin gelirleri, giderleri, ihale yöntemleri, ihale verdiği firmalar, konutların  nitelikleri, konutların eksik teslim edilmesi, teslim tarihindeki gecikmeler, bitirilemeyen işler  dolayısıyla yapılan tamamlama ihaleleri, bunların hiçbiri konusunda denetim mekanizmaları tam  işletilememektedir. Diğer kurumlarda olduğu gibi bütçe kesin hesapları ve harcamaları Meclis  denetiminde değildir. Yapılan bir yanlışlık varsa bunu denetlemeye olanak yoktur.  Değerli arkadaşlar, TOKİ, konut ve altyapı inşaatı konusunda ülkemizdeki en büyük tekeldir, en  büyük lüks konut üreticisidir. Bu, bir taraftan konut kooperatiflerinin gelişmesine engel olmakta,  diğer yandan inşaat sektörünü olumsuz etkilemektedir. Devlet gücü ve yetkileri kullanılarak sekiz  yılda dünyanın sayılı konut inşaatı tekellerinden birisi yaratılmıştır. Oysa Toplu Konut Kanunu'nun  çıkış amacı, dar gelirli yurttaşlara toplu konut üretilmesidir.  Değerli arkadaşlar, TOKİ konusunda yaşanan sıkıntıların başında hazineye ait arsa ve arazilerin  bedelsiz olarak ya da çok düşük bedelle idareye bırakılması gelmektedir. Bu tasarı ile hazineye ait  olup üzerinde bina, kamu kurumu vesaire bulunan araziler de artık TOKİ'nin kullanımına  verilebilecektir. Tasarının bu maddesi tam anlamıyla TOKİ'ye yeni rant alanları açılmasıyla ilişkilidir.  2004 yılında çıkarılan yönetmelikle TOKİ elindeki altyapılı arazileri satma yetkisini haiz olmuştur.  Bu, yüksek ranta sahip alanların birtakım yandaş firmalara peşkeş çekileceği anlamına gelmektedir.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Sayın Güvel, buyurun.  HULUSİ GÜVEL (Devamla) - Değerli arkadaşlar, TOKİ, kentsel dönüşüm projelerini, yoksul  ve dar gelirlilere konut yapma projelerini elbette gerçekleştirmelidir ancak "kaynak yaratılacak" diye  denetimsiz yapılanmalara gidilmemelidir, devlet eliyle haksız rekabet yaratılıp tekel  oluşturulmamalıdır, bir taraftan tüyü bitmemiş yetim edebiyatı yapılırken öte taraftan yandaş firmalara  devletin kaynakları aktarılmamalıdır.  Bu çeşit uygulamaların devlet olma vasfıyla bağdaşmadığını belirtiyor, yüce heyetinizi saygıyla  selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Güvel.  Sayın milletvekilleri, Genel Kurulda bir uğultu var, lütfen sessiz olalım.  Önerge üzerinde söz isteyen Beytullah Asil, Eskişehir Milletvekili.  Buyurun Sayın Asil. (MHP sıralarından alkışlar)  BEYTULLAH ASİL (Eskişehir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 455  sıra sayılı Yasa Tasarısı'nın 4'üncü maddesinin kanun tasarısı metninden çıkartılmasını sağlamak  gayesiyle verdiğimiz değişiklik önergesi üzerine söz aldım. Bu vesileyle yüce heyeti saygıyla  selamlıyorum.  Hakkın kullanımını engelleyen bu maddenin, hukuka, Anayasa'ya aykırılık nedenleriyle madde  metninden çıkartılmasını öneriyoruz.  Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; dün, yine insanlık için kara bir gündü. Bursa'da yaşananlar  yüreğimizi dağlamaya devam ederken Balıkesir'de de onlarca insanımız Hakk'ın rahmetine  kavuşmuş, bir o kadar insanımız da yaralıdır. Hakk'ın rahmetine kavuşan işçi kardeşlerimize  Cenabıallah'tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum. Tez zamanda ailelerine, çoluk çocuklarına,  aramıza sağlıkla kavuşmalarını temenni ediyorum.  T B M M B : 6 5 2 4 . 2 . 2 0 1 0 0 : 2  - 6 7 - Değerli milletvekilleri, bu konuda söz söylemek dışında bir şeyler yapmak vakti geldi.  Vatandaşımız bizden başsağlığı dileklerinden daha fazlasını bekliyor.  Değerli milletvekilleri, madencilik sektörü, doğası gereği özellik arz eden, bilgi, deneyim,  uzmanlık ve sürekli denetimi gerektiren, dünyanın en zor, en riskli iş koludur. Madencilik faaliyetleri  sırasında yaşanan iş kazalarında pek çok çalışan hayatını kaybetmekte ya da sakat kalmaktadır. Yine,  son yıllardaki kaza istatistikleri incelendiğinde, özellikle madencilik sektöründe iş kazalarının belirgin  bir şekilde artarak devam ettiği görülmektedir. Maden kazaları incelendiğinde, teknik, sosyal,  ekonomik, eğitim, planlama, denetim gibi pek çok nedeni olduğu görülmektedir. Yapılan özelleştirme,  taşeronlaştırma, redevans gibi yanlış uygulamalar kamu madenciliğini küçültmüş, kamu kurum ve  kuruluşlarında uzun yıllar sonucu elde edilmiş olan madencilik bilgi ve deneyim birikimini dağıtmıştır.  Yoğun birikim ve deneyime sahip olan kurum ve kuruluşlar yerine, üretimin teknik ve altyapı olarak  yetersiz, deneyim ve uzmanlaşmanın olmadığı kişi ve şirketlere bırakılması, buna ek olarak denetimin  de yeterli ve etkin bir biçimde yapılamaması, iş kazalarının artmasına neden olmaktadır.  Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının gerekli denetimleri  yapabilmeleri için kadrolarının maden mühendisleriyle güçlendirilmesi gerekmektedir. Sektörde ulusal  düzeyde acil durum planı ve risk haritalan çıkarılmalı ve saha denetimleri bu doğrultuda yapılmalıdır.  Günümüzde mostra madenciliği giderek azalmakta ve gelecekte derin yer altı madenciliğine  doğru bir gidiş yaşanmaktadır. Bu anlamda, yer altı üretim kültürünün yaşatılması büyük önem  taşımaktadır. Yer altı üretim kültürünün yaşatılması için, bu konuda deneyimli Türkiye Taş Kömürü  ve Türkiye Kömür İşletmeleri gibi kamu kuruluşlarımızın ayakta kalması ve geliştirilmesi  gerekmektedir. Bu kurumlarımız üretim yaparken aynı zamanda iş güvenliği ve eğitim anlamında  okul görevi de görmektedirler. Bu nedenle, güçlendirilmeleri için gerekli çalışmalar zaman  geçirilmeden yapılmalıdır. İş sağlığı ve güvenliği yasası, Maden Mühendisleri Odasının da görüşleri  dikkate alınarak acilen çıkarılmalıdır.  Madencilik, ilk yatırımı çok fazla olan, risk sermayesi yüksek bir sektördür. Yatinlan sermayenin geri  dönüşü uzun yıllar almaktadır. Ayrıca iş sağlığı ve güvenliği yatırımları çok pahalı ve zorunlu yatırımlardır.  Bu gerekçelerle özellikle iş güvenliği yatırımlarında kamu ve özel sektör mutlaka teşvik verilerek  desteklenmelidir. Madencilik sektörünün ayakta kalabilmesi için sektörel anlamda teşvik uygulaması  acilen başlatılmalı, bu konuda yasal düzenlemeler zaman geçirilmeden yapılmalıdır. Çalışanların  eğitimi, çalışma alanındaki risklere karşı bilgilendirilmeleri, risklere karşı kişisel donanımlarının  uygun ve eksiksiz olması işveren tarafından sağlanmalı ve sürekli olarak denetlenmelidir.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Sayın Asil, lütfen tamamlayınız.  BEYTULLAH ASİL (Devamla) - Madencilik sektörü de dâhil olmak üzere, riskin yüksek  olduğu bütün iş yerlerinde, işçi sayısına bakılmaksızın, iş sağlığı ve güvenliği kurumlarının  oluşturulması ve iş güvenliği mühendisi çalıştırılması zorunluluğu mutlaka sağlanmalıdır.  Değerli milletvekilleri, Türkiye Maden Mühendisleri Odasının bu haklı isteklerinin süre nedeniyle  ancak çok kısa bir bölümünü ifade edebildim. Milliyetçi Hareket Partisi olarak madencilik sektöründe  yaşanan iş kazalarının ortadan kaldırılması gayesiyle yapılacak her türlü yasal düzenlemeye destek  olacağımızı ifade ediyor, yüce heyetinizden bu yasal düzenlemelerin bir an önce gündeme alınması  hususunda gayretlerinizi bekliyor, yüce heyeti saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Asil.
Sayfa 68 -
T B M M B : 6 5 2 4 . 2 . 2 0 1 0 0 : 2  - 6 7 - Değerli milletvekilleri, bu konuda söz söylemek dışında bir şeyler yapmak vakti geldi.  Vatandaşımız bizden başsağlığı dileklerinden daha fazlasını bekliyor.  Değerli milletvekilleri, madencilik sektörü, doğası gereği özellik arz eden, bilgi, deneyim,  uzmanlık ve sürekli denetimi gerektiren, dünyanın en zor, en riskli iş koludur. Madencilik faaliyetleri  sırasında yaşanan iş kazalarında pek çok çalışan hayatını kaybetmekte ya da sakat kalmaktadır. Yine,  son yıllardaki kaza istatistikleri incelendiğinde, özellikle madencilik sektöründe iş kazalarının belirgin  bir şekilde artarak devam ettiği görülmektedir. Maden kazaları incelendiğinde, teknik, sosyal,  ekonomik, eğitim, planlama, denetim gibi pek çok nedeni olduğu görülmektedir. Yapılan özelleştirme,  taşeronlaştırma, redevans gibi yanlış uygulamalar kamu madenciliğini küçültmüş, kamu kurum ve  kuruluşlarında uzun yıllar sonucu elde edilmiş olan madencilik bilgi ve deneyim birikimini dağıtmıştır.  Yoğun birikim ve deneyime sahip olan kurum ve kuruluşlar yerine, üretimin teknik ve altyapı olarak  yetersiz, deneyim ve uzmanlaşmanın olmadığı kişi ve şirketlere bırakılması, buna ek olarak denetimin  de yeterli ve etkin bir biçimde yapılamaması, iş kazalarının artmasına neden olmaktadır.  Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının gerekli denetimleri  yapabilmeleri için kadrolarının maden mühendisleriyle güçlendirilmesi gerekmektedir. Sektörde ulusal  düzeyde acil durum planı ve risk haritalan çıkarılmalı ve saha denetimleri bu doğrultuda yapılmalıdır.  Günümüzde mostra madenciliği giderek azalmakta ve gelecekte derin yer altı madenciliğine  doğru bir gidiş yaşanmaktadır. Bu anlamda, yer altı üretim kültürünün yaşatılması büyük önem  taşımaktadır. Yer altı üretim kültürünün yaşatılması için, bu konuda deneyimli Türkiye Taş Kömürü  ve Türkiye Kömür İşletmeleri gibi kamu kuruluşlarımızın ayakta kalması ve geliştirilmesi  gerekmektedir. Bu kurumlarımız üretim yaparken aynı zamanda iş güvenliği ve eğitim anlamında  okul görevi de görmektedirler. Bu nedenle, güçlendirilmeleri için gerekli çalışmalar zaman  geçirilmeden yapılmalıdır. İş sağlığı ve güvenliği yasası, Maden Mühendisleri Odasının da görüşleri  dikkate alınarak acilen çıkarılmalıdır.  Madencilik, ilk yatırımı çok fazla olan, risk sermayesi yüksek bir sektördür. Yatinlan sermayenin geri  dönüşü uzun yıllar almaktadır. Ayrıca iş sağlığı ve güvenliği yatırımları çok pahalı ve zorunlu yatırımlardır.  Bu gerekçelerle özellikle iş güvenliği yatırımlarında kamu ve özel sektör mutlaka teşvik verilerek  desteklenmelidir. Madencilik sektörünün ayakta kalabilmesi için sektörel anlamda teşvik uygulaması  acilen başlatılmalı, bu konuda yasal düzenlemeler zaman geçirilmeden yapılmalıdır. Çalışanların  eğitimi, çalışma alanındaki risklere karşı bilgilendirilmeleri, risklere karşı kişisel donanımlarının  uygun ve eksiksiz olması işveren tarafından sağlanmalı ve sürekli olarak denetlenmelidir.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Sayın Asil, lütfen tamamlayınız.  BEYTULLAH ASİL (Devamla) - Madencilik sektörü de dâhil olmak üzere, riskin yüksek  olduğu bütün iş yerlerinde, işçi sayısına bakılmaksızın, iş sağlığı ve güvenliği kurumlarının  oluşturulması ve iş güvenliği mühendisi çalıştırılması zorunluluğu mutlaka sağlanmalıdır.  Değerli milletvekilleri, Türkiye Maden Mühendisleri Odasının bu haklı isteklerinin süre nedeniyle  ancak çok kısa bir bölümünü ifade edebildim. Milliyetçi Hareket Partisi olarak madencilik sektöründe  yaşanan iş kazalarının ortadan kaldırılması gayesiyle yapılacak her türlü yasal düzenlemeye destek  olacağımızı ifade ediyor, yüce heyetinizden bu yasal düzenlemelerin bir an önce gündeme alınması  hususunda gayretlerinizi bekliyor, yüce heyeti saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Asil.  TBMM B: 65 24 .2 . 2010 O: 2  III.- YOKLAMA  (CHP sıralarından bir grup milletvekili ayağa kalktı)  K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Sayın Başkan, oylamadan evvel yoklama istiyoruz.  BAŞKAN - Önergeleri oylarınıza sunacağım ancak yoklama talebi var, işleme alacağım.  Yoklama talebinde bulunan sayın milletvekillerinin isimlerini tespit edeceğim: Sayın Anadol,  Sayın Hamzaçebi, Sayın Ersin, Sayın Korkmaz, Sayın Mengü, Sayın Köse, Sayın Tütüncü, Sayın  Yıldız, Sayın Baytok, Sayın Emek, Sayın Kaptan, Sayın Sevigen, Sayın Aslanoğlu, Sayın Tüzün,  Sayın Sönmez, Sayın Çakır, Sayın Güner, Sayın Diren, Sayın Arifağaoğlu, Sayın Arat.  Yoklama için üç dakika süre veriyorum.  (Elektronik cihazla yoklama yapıldı)  BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, toplantı yeter sayısı vardır.  VIII.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN  GELEN DİĞER İŞLER (Devam)  A) KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ (Devam)  3.- Arsa Üretimi ve Değerlendirilmesi Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik  Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile Manisa Milletvekili Recai Berber ve 5 Milletvekilinin; 2985  Sayılı Toplu Konut Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ile  Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporları (1/762,  2/475) (S Sayısı: 455) (Devam)  BAŞKAN - Önergeleri oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önergeler  kabul edilmemiştir.  Şimdi okutacağım beş önerge aynı mahiyettedir. Bu önergeleri okutup birlikte işleme alacağım.  Önerge sahiplerinin istemi hâlinde kendilerine ayrı ayrı söz vereceğim.  İlk önergeyi okutuyorum, diğer önergelerin imza sahiplerini okutuyorum:  1/762 esas numaralı kanun tasarısının çerçeve 4 üncü maddesiyle değiştirilen 2985 sayılı  Kanunun geçici 4 üncü maddesinde geçen "yapılmış akitlerden" ibaresinin "yapılmış akitlerin  hükümlerinden" olarak değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.  Diğer önergelerin imza sahipleri:  İkram Dinçer  Van  Azize Sibel Gönül  Kocaeli  Ayhan Sefer Üstün  Sakarya  Veysi Kaynak  Kahramanmaraş  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Ahmet Aydın  Adıyaman  - 6 8 -
Sayfa 69 -
TBMM B: 65 24 .2 . 2010 O: 2  III.- YOKLAMA  (CHP sıralarından bir grup milletvekili ayağa kalktı)  K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Sayın Başkan, oylamadan evvel yoklama istiyoruz.  BAŞKAN - Önergeleri oylarınıza sunacağım ancak yoklama talebi var, işleme alacağım.  Yoklama talebinde bulunan sayın milletvekillerinin isimlerini tespit edeceğim: Sayın Anadol,  Sayın Hamzaçebi, Sayın Ersin, Sayın Korkmaz, Sayın Mengü, Sayın Köse, Sayın Tütüncü, Sayın  Yıldız, Sayın Baytok, Sayın Emek, Sayın Kaptan, Sayın Sevigen, Sayın Aslanoğlu, Sayın Tüzün,  Sayın Sönmez, Sayın Çakır, Sayın Güner, Sayın Diren, Sayın Arifağaoğlu, Sayın Arat.  Yoklama için üç dakika süre veriyorum.  (Elektronik cihazla yoklama yapıldı)  BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, toplantı yeter sayısı vardır.  VIII.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN  GELEN DİĞER İŞLER (Devam)  A) KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ (Devam)  3.- Arsa Üretimi ve Değerlendirilmesi Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik  Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile Manisa Milletvekili Recai Berber ve 5 Milletvekilinin; 2985  Sayılı Toplu Konut Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ile  Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporları (1/762,  2/475) (S Sayısı: 455) (Devam)  BAŞKAN - Önergeleri oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önergeler  kabul edilmemiştir.  Şimdi okutacağım beş önerge aynı mahiyettedir. Bu önergeleri okutup birlikte işleme alacağım.  Önerge sahiplerinin istemi hâlinde kendilerine ayrı ayrı söz vereceğim.  İlk önergeyi okutuyorum, diğer önergelerin imza sahiplerini okutuyorum:  1/762 esas numaralı kanun tasarısının çerçeve 4 üncü maddesiyle değiştirilen 2985 sayılı  Kanunun geçici 4 üncü maddesinde geçen "yapılmış akitlerden" ibaresinin "yapılmış akitlerin  hükümlerinden" olarak değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.  Diğer önergelerin imza sahipleri:  İkram Dinçer  Van  Azize Sibel Gönül  Kocaeli  Ayhan Sefer Üstün  Sakarya  Veysi Kaynak  Kahramanmaraş  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Ahmet Aydın  Adıyaman  - 6 8 - TBMM B:65 24 . 2 . 2010 0 : 2  - 6 9 - PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU SÖZCÜSÜ SÜREYYA SADİ BİLGİÇ (İsparta) - Katılmıyoruz Sayın Başkanım.  BAŞKAN - Hükümet katılıyor mu?  BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI MUSTAFA DEMİR (Samsun) - Katılmıyoruz Sayın  Başkan.  BAŞKAN - Gerekçeleri okutuyorum:  Gerekçe:  Verilen teklif ile ibarenin netleşmesi amaçlanmıştır. Teklif edilen ibarenin dil kullanımı açısından  daha uygun olduğu düşünülmüştür.  Gerekçe:  Kanun dili açısından önerilen ibarenin daha uygun olacağı düşünülmüştür.  Gerekçe:  Kanun tekniği açısından ibarenin değiştirilmesi uygun görülmüştür.  Gerekçe:  Dilin kullanımı açısından teklif edilen ibarenin uygun olacağı düşünülmüştür.  Gerekçe:  Yapılan teklif ile ifadenin daha uygun kullanılması amaçlanmıştır.  BAŞKAN - Önergeleri oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önergeler  kabul edilmemiştir.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler...  KAMER GENÇ (Tunceli) - Sayın Başkan, eksik önerge işleme koydunuz. Bakın, şimdi MHP  ile CHP.. .  BAŞKAN - Kabul etmeyenler... Bir saniye...  KAMER GENÇ (Tunceli) - Efendim, bir dakika...  BAŞKAN - Kabul etmeyenler...  KAMER GENÇ (Tunceli) - Bakın, Sayın Başkan...  BAŞKAN - Madde kabul edilmiştir.  KAMER GENÇ (Tunceli) - Bakın, MHP ile CHP dedi ki "Biz grup adına önerge verdik." Şimdi,  87'nci maddede 7 tane milletvekilinin önerge verme hakkı var. Çok keyfî Meclisi yönetmek de size  şan şöhret kazandırmaz Sayın Başkan.  Bakın, tutumunuz hakkında...  BAŞKAN - Sayın Genç, lütfen cümlelerinize dikkat ediniz konuşurken.  KAMER GENÇ (Tunceli) - . . .63'üncü maddeye göre...  BAŞKAN - Burada hukuki bir konu tartışıyoruz. Fikirlerinizi söyleyebilirsiniz ama Başkanlık  Divanına ve Başkana konuşurken dikkatli olun lütfen ve Tüzük'ü de bildiğinizi zannetmeyiniz yani.  KAMER GENÇ (Tunceli) - Efendim, ama Başkanlık makamı eğer İç Tüzük'ü uygularsa benim  saygım sonsuzdur. Ama bakın, MHP ile CHP dedi ki "Biz grup adına önerge verdik." 87'nci maddede  diyor ki. . .  BAŞKAN - Sayın Genç, 87'nci maddeyi tekrar okuyorum...
Sayfa 70 -
TBMM B:65 24 . 2 . 2010 0 : 2  - 6 9 - PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU SÖZCÜSÜ SÜREYYA SADİ BİLGİÇ (İsparta) - Katılmıyoruz Sayın Başkanım.  BAŞKAN - Hükümet katılıyor mu?  BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI MUSTAFA DEMİR (Samsun) - Katılmıyoruz Sayın  Başkan.  BAŞKAN - Gerekçeleri okutuyorum:  Gerekçe:  Verilen teklif ile ibarenin netleşmesi amaçlanmıştır. Teklif edilen ibarenin dil kullanımı açısından  daha uygun olduğu düşünülmüştür.  Gerekçe:  Kanun dili açısından önerilen ibarenin daha uygun olacağı düşünülmüştür.  Gerekçe:  Kanun tekniği açısından ibarenin değiştirilmesi uygun görülmüştür.  Gerekçe:  Dilin kullanımı açısından teklif edilen ibarenin uygun olacağı düşünülmüştür.  Gerekçe:  Yapılan teklif ile ifadenin daha uygun kullanılması amaçlanmıştır.  BAŞKAN - Önergeleri oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önergeler  kabul edilmemiştir.  Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler...  KAMER GENÇ (Tunceli) - Sayın Başkan, eksik önerge işleme koydunuz. Bakın, şimdi MHP  ile CHP.. .  BAŞKAN - Kabul etmeyenler... Bir saniye...  KAMER GENÇ (Tunceli) - Efendim, bir dakika...  BAŞKAN - Kabul etmeyenler...  KAMER GENÇ (Tunceli) - Bakın, Sayın Başkan...  BAŞKAN - Madde kabul edilmiştir.  KAMER GENÇ (Tunceli) - Bakın, MHP ile CHP dedi ki "Biz grup adına önerge verdik." Şimdi,  87'nci maddede 7 tane milletvekilinin önerge verme hakkı var. Çok keyfî Meclisi yönetmek de size  şan şöhret kazandırmaz Sayın Başkan.  Bakın, tutumunuz hakkında...  BAŞKAN - Sayın Genç, lütfen cümlelerinize dikkat ediniz konuşurken.  KAMER GENÇ (Tunceli) - . . .63'üncü maddeye göre...  BAŞKAN - Burada hukuki bir konu tartışıyoruz. Fikirlerinizi söyleyebilirsiniz ama Başkanlık  Divanına ve Başkana konuşurken dikkatli olun lütfen ve Tüzük'ü de bildiğinizi zannetmeyiniz yani.  KAMER GENÇ (Tunceli) - Efendim, ama Başkanlık makamı eğer İç Tüzük'ü uygularsa benim  saygım sonsuzdur. Ama bakın, MHP ile CHP dedi ki "Biz grup adına önerge verdik." 87'nci maddede  diyor ki. . .  BAŞKAN - Sayın Genç, 87'nci maddeyi tekrar okuyorum...  TBMM B:65 24.2 .2010 0 : 2  - 7 0 - KAMER GENÇ (Tunceli) - Okuyalım, bir okuyalım.  BAŞKAN - Şimdiye kadar Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulundaki uygulamayı da  söyledim size.  "Anayasa'ya aykırılık önergeleri dahil her madde için..."  KAMER GENÇ (Tunceli) - Yedi...  BAŞKAN - Bir sabredin lütfen, lütfen sabredin.  KAMER GENÇ (Tunceli) - Yedi önerge verilir. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)  Efendim, bakın...  BAŞKAN - Sayın Genç, lütfen dinler misiniz.  KAMER GENÇ (Tunceli) - Peki dinleyeyim, peki, hadi.  BAŞKAN - "Anayasaya aykırılık önergeleri dahil her madde için yedi önerge verilebilir. Her  siyasî parti grubuna mensup milletvekillerinin birer önerge verme hakkı saklıdır. Ancak, bu hak;  ilgili siyasî parti grubuna mensup milletvekillerince kullanılmaması halinde, diğer siyasî parti grubuna  mensup olanlarla bağımsız sayılan milletvekillerince kullanılabilir." Tamam.  Şimdi, en çok yedi önerge verilebiliyor. AK PARTİ Grubuna mensup sayın milletvekilleri  önergeleri vermişler. Daha sonra 2 sayın milletvekili önergesini çekiyor, Cumhuriyet Halk Partisi  Grubu adına ve Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına önerge veriliyor, bunlar işleme konuyor.  KAMER GENÇ (Tunceli) - Tamam.  BAŞKAN - Teamül bu, uygulama da bu, fikrim de değişmiş değil Sayın Genç.  Teşekkür ediyorum, söylediğiniz de anlaşıldı.  KAMER GENÇ (Tunceli) - Efendim, ben o zaman 63'üncü maddeye göre söz istiyorum  tutumunuz hakkında.  Sayın Başkan, bakın, 63'üncü maddede...  BAŞKAN - 5'inci maddeyi okutuyorum:  KAMER GENÇ (Tunceli) - Sayın Başkan, bakın...  BAŞKAN - Lütfen Sayın Genç.. .  KAMER GENÇ (Tunceli) - Ama bakın, rica ediyorum sizeden  BAŞKAN - Bunlarla vakit geçirecek değiliz ki, tartışma bitmiştir.  KAMER GENÇ (Tunceli) - Şimdi, Sayın Başkan, tartışmayı siz bitiremezsiniz.  "MADDE 5- 22/5/2007 tarihli ve 5664 sayılı Konut Edindirme Yardımı Hak. . ."  KAMER GENÇ (Tunceli) - Ben 63'üncü maddeye göre tutumunuz hakkında söz istiyorum ve  siz vermek zorundasınız.  ".. .Sahiplerine Ödeme Yapılmasına Dair Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir..."  KAMER GENÇ (Tunceli) - Sayın Başkan, bakın, ben milletvekiliyim. Bakın, bunu susturmak  zorundasın.  " 'EK MADDE 1- (1) Bu Kanun uyarınca hak sahiplerine..."  KAMER GENÇ (Tunceli) - Kâtip onu okuyamaz.  ". . .hisse senedi olarak ödeme yapılması işlemi..."
Sayfa 71 -
TBMM B:65 24.2 .2010 0 : 2  - 7 0 - KAMER GENÇ (Tunceli) - Okuyalım, bir okuyalım.  BAŞKAN - Şimdiye kadar Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulundaki uygulamayı da  söyledim size.  "Anayasa'ya aykırılık önergeleri dahil her madde için..."  KAMER GENÇ (Tunceli) - Yedi...  BAŞKAN - Bir sabredin lütfen, lütfen sabredin.  KAMER GENÇ (Tunceli) - Yedi önerge verilir. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)  Efendim, bakın...  BAŞKAN - Sayın Genç, lütfen dinler misiniz.  KAMER GENÇ (Tunceli) - Peki dinleyeyim, peki, hadi.  BAŞKAN - "Anayasaya aykırılık önergeleri dahil her madde için yedi önerge verilebilir. Her  siyasî parti grubuna mensup milletvekillerinin birer önerge verme hakkı saklıdır. Ancak, bu hak;  ilgili siyasî parti grubuna mensup milletvekillerince kullanılmaması halinde, diğer siyasî parti grubuna  mensup olanlarla bağımsız sayılan milletvekillerince kullanılabilir." Tamam.  Şimdi, en çok yedi önerge verilebiliyor. AK PARTİ Grubuna mensup sayın milletvekilleri  önergeleri vermişler. Daha sonra 2 sayın milletvekili önergesini çekiyor, Cumhuriyet Halk Partisi  Grubu adına ve Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına önerge veriliyor, bunlar işleme konuyor.  KAMER GENÇ (Tunceli) - Tamam.  BAŞKAN - Teamül bu, uygulama da bu, fikrim de değişmiş değil Sayın Genç.  Teşekkür ediyorum, söylediğiniz de anlaşıldı.  KAMER GENÇ (Tunceli) - Efendim, ben o zaman 63'üncü maddeye göre söz istiyorum  tutumunuz hakkında.  Sayın Başkan, bakın, 63'üncü maddede...  BAŞKAN - 5'inci maddeyi okutuyorum:  KAMER GENÇ (Tunceli) - Sayın Başkan, bakın...  BAŞKAN - Lütfen Sayın Genç.. .  KAMER GENÇ (Tunceli) - Ama bakın, rica ediyorum sizeden  BAŞKAN - Bunlarla vakit geçirecek değiliz ki, tartışma bitmiştir.  KAMER GENÇ (Tunceli) - Şimdi, Sayın Başkan, tartışmayı siz bitiremezsiniz.  "MADDE 5- 22/5/2007 tarihli ve 5664 sayılı Konut Edindirme Yardımı Hak. . ."  KAMER GENÇ (Tunceli) - Ben 63'üncü maddeye göre tutumunuz hakkında söz istiyorum ve  siz vermek zorundasınız.  ".. .Sahiplerine Ödeme Yapılmasına Dair Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir..."  KAMER GENÇ (Tunceli) - Sayın Başkan, bakın, ben milletvekiliyim. Bakın, bunu susturmak  zorundasın.  " 'EK MADDE 1- (1) Bu Kanun uyarınca hak sahiplerine..."  KAMER GENÇ (Tunceli) - Kâtip onu okuyamaz.  ". . .hisse senedi olarak ödeme yapılması işlemi..."  TBMM B : 6 5 2 4 . 2 . 2 0 1 0 0 : 2  - 7 1 - KAMER GENÇ (Tunceli) - Sayın Başkan, bakın, ben milletvekilliyim, benim burada...  ". . .bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren..."  KAMER GENÇ (Tunceli) - Bakın, ben ikna olmadan oraya şey edemezsiniz.  "...bir ay içerisinde hisse senedi talep eden hak sahiplerine..."  KAMER GENÇ (Tunceli) - Bakın, tutumunuz hakkında 63'üncü maddeye göre söz istiyorum  efendim.  ". . .verilecek hisse senetleri hariç durdurulur ve bu tarihten sonra hak sahiplerine..."  KAMER GENÇ (Tunceli) - Sayın Başkan, kulağınız duyuyor mu? Kulağınız duyuyor mu?  BAŞKAN - Bir saniye Sayın Genç, madde okunsun, cevap vereceğim.  ".. .nakit olarak ödeme yapılır.'"  KAMER GENÇ (Tunceli) - "Kulağınız duyuyor mu?" diyorum.  BAŞKAN-Kulağ ım. . .  KAMER GENÇ (Tunceli) - "Kulağınız duyuyor mu?" diyorum.  BAŞKAN - Sayın Genç, düzeltir misiniz kelimenizi?  KAMER GENÇ (Tunceli) - Kulağınız duyuyor mu? Ben konuşuyorum, duyuyor musunuz?  BAŞKAN - Düzeltir misiniz Sayın Genç?  KAMER GENÇ (Tunceli) - Peki, ne diyeyim size? Ne diyeyim?  BAŞKAN - Sayın Genç, talebinizi dinledim.  KAMER GENÇ (Tunceli) - Sayın Başkanım, ben diyorum ki: 63'üncü maddeye göre...  BAŞKAN - İç Tüzük 87'nci maddeyi okudum.  KAMER GENÇ (Tunceli) - Bakın, İç Tüzük'ün 63'üncü maddesine göre tutumunuz hakkında  söz istiyorum.  BAŞKAN - Sizin yaptığınız gibi bir usul yok burada.  KAMER GENÇ (Tunceli) - Efendim, 63'üncü madde... Usul tartışması açmak zorundasınız  çünkü İç Tüzük'ü okursanız "İstek halinde söz verilir." diyor.  Lütfen yani, hep ben sizinle burada böyle kavga mı edeceğim yani, tartışacak mıyım yani? (AK  PARTİ sıralarından "Bağırma! Bağırmadan konuş!" sesleri.)  BAŞKAN - Hayır, kavga etmeyeceğiz, kavga için...  KAMER GENÇ (Tunceli) - Lütfen... Rica ediyorum yani...  BAŞKAN - Sizin düşüncenizde kavga etmek varsa o ayrı bir konu. Benim düşüncem burada  Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunu çalıştırmak Sayın Genç.  KAMER GENÇ (Tunceli) - Sayın Başkan, 63'üncü maddeye göre...  Bakın, iki grup, grup adına önerge verdi, siz 5 önergeyi işleme koydunuz. 7 önerge işleme  koymak zorundasınız, hata ettiniz.  İşte, CHP ile MHP "Ben grup adına verdim." diyor.
Sayfa 72 -
TBMM B : 6 5 2 4 . 2 . 2 0 1 0 0 : 2  - 7 1 - KAMER GENÇ (Tunceli) - Sayın Başkan, bakın, ben milletvekilliyim, benim burada...  ". . .bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren..."  KAMER GENÇ (Tunceli) - Bakın, ben ikna olmadan oraya şey edemezsiniz.  "...bir ay içerisinde hisse senedi talep eden hak sahiplerine..."  KAMER GENÇ (Tunceli) - Bakın, tutumunuz hakkında 63'üncü maddeye göre söz istiyorum  efendim.  ". . .verilecek hisse senetleri hariç durdurulur ve bu tarihten sonra hak sahiplerine..."  KAMER GENÇ (Tunceli) - Sayın Başkan, kulağınız duyuyor mu? Kulağınız duyuyor mu?  BAŞKAN - Bir saniye Sayın Genç, madde okunsun, cevap vereceğim.  ".. .nakit olarak ödeme yapılır.'"  KAMER GENÇ (Tunceli) - "Kulağınız duyuyor mu?" diyorum.  BAŞKAN-Kulağ ım. . .  KAMER GENÇ (Tunceli) - "Kulağınız duyuyor mu?" diyorum.  BAŞKAN - Sayın Genç, düzeltir misiniz kelimenizi?  KAMER GENÇ (Tunceli) - Kulağınız duyuyor mu? Ben konuşuyorum, duyuyor musunuz?  BAŞKAN - Düzeltir misiniz Sayın Genç?  KAMER GENÇ (Tunceli) - Peki, ne diyeyim size? Ne diyeyim?  BAŞKAN - Sayın Genç, talebinizi dinledim.  KAMER GENÇ (Tunceli) - Sayın Başkanım, ben diyorum ki: 63'üncü maddeye göre...  BAŞKAN - İç Tüzük 87'nci maddeyi okudum.  KAMER GENÇ (Tunceli) - Bakın, İç Tüzük'ün 63'üncü maddesine göre tutumunuz hakkında  söz istiyorum.  BAŞKAN - Sizin yaptığınız gibi bir usul yok burada.  KAMER GENÇ (Tunceli) - Efendim, 63'üncü madde... Usul tartışması açmak zorundasınız  çünkü İç Tüzük'ü okursanız "İstek halinde söz verilir." diyor.  Lütfen yani, hep ben sizinle burada böyle kavga mı edeceğim yani, tartışacak mıyım yani? (AK  PARTİ sıralarından "Bağırma! Bağırmadan konuş!" sesleri.)  BAŞKAN - Hayır, kavga etmeyeceğiz, kavga için...  KAMER GENÇ (Tunceli) - Lütfen... Rica ediyorum yani...  BAŞKAN - Sizin düşüncenizde kavga etmek varsa o ayrı bir konu. Benim düşüncem burada  Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunu çalıştırmak Sayın Genç.  KAMER GENÇ (Tunceli) - Sayın Başkan, 63'üncü maddeye göre...  Bakın, iki grup, grup adına önerge verdi, siz 5 önergeyi işleme koydunuz. 7 önerge işleme  koymak zorundasınız, hata ettiniz.  İşte, CHP ile MHP "Ben grup adına verdim." diyor.  T B M M B : 6 5 24 . 2 . 2010 0 : 2  - 7 2 - BAŞKAN - Sayın Genç, AK PARTİ milletvekillerinin verdiği 7 önergenin 2'sini çekmişler,  yerine Cumhuriyet Halk Partisi ve Milliyetçi Hareket Partisi grupları adına verilen önergelerle 7  önerge oldu ve işlem yapıldı.  KAMER GENÇ (Tunceli) - Hayır efendim. Yerine olmaz Sayın Başkan, yerine olmaz.  Milletvekilleri 7 önerge verir, her grubun da ayrıca milletvekillerinin önerge verme hakkı vardır.  Bakın şuna, lütfen...  BAŞKAN - Sayın Genç, şimdiye kadar yapılan uygulamayı değiştirecek değiliz.  KAMER GENÇ (Tunceli) - Sayın Başkan, bana beş dakika söz verin.  BAŞKAN - Buradaki uygulama Anayasa, İç Tüzük ve teamülle birlikte yapılır. Şimdiye kadar...  KAMER GENÇ (Tunceli) - 63'üncü maddeye göre tutumunuz hakkında söz istiyorum Sayın  Başkan.  BAŞKAN - Buyurun Sayın Genç.  Üç dakika süre veriyorum, buyurun.  OKTAY VURAL (İzmir) - Usul hakkında mı tartışma açtınız Sayın Başkan?  BAŞKAN - Usul hakkında Sayın Vural.  OKTAY VURAL (İzmir) - On dakika herhalde değil mi?  BAŞKAN-Hayı r .  KAMER GENÇ (Tunceli) - Yani, İç Tüzük "On dakikaya kadar" diyor da Sayın Başkan tabii  taraflı hareket ettiği için...  BAŞKAN - En fazla on dakika Sayın Vural.  IX.- USUL HAKKINDA GÖRÜŞMELER  İç Tüzük un 87'nci maddesinde belirtilen sayıdakinden daha az önergeyi işleme alması  nedeniyle oturum başkanının tutumu hakkında  KAMER GENÇ (Tunceli) - Şimdi, sayın milletvekilleri, bakın, benim amacım, burada İç  Tüzük'ü uygulamak.  ABDÜLHADİ KAHYA (Hatay) - Şov yapmak senin amacın.  KAMER GENÇ (Devamla) - 87'nci maddede diyor ki: "Kanun, tasan ve tekliflerine 7 tane  milletvekili önerge verir. Aynca da her grubun da önerge verme hakkı saklıdır. Herhangi bir grup  eğer önerge verme hakkını kullanmazsa diğer partinin milletvekilleri veyahut da bağımsız  milletvekilleri o grup adına önerge verir." Bu, o grubun isteğine bağlı bir şey değil. İç Tüzük'ün  87'nci maddesi çok açık ve nettir.  Şimdi, biraz önce, Sayın MHP Grup Başkan Vekili, Sayın CHP Grup Başkan Vekili  arkadaşlarımız dediler ki: "Bizim önergelerimiz grup adına." Şimdi, bakın, burada, Sayın Başkanın  yanlış uygulaması şu: Bir defa milletvekilleri 7 önerge veriyor, o kesin. Bunun dışında her grup da  birer önerge veriyor, 11 tane önerge ediyor. Yani bu çok açık arkadaşlar, hesabı olan, matematiği  olan herkes bunu anlar artık. Yani bunu, bu şekilde anlamamak için... Yani bir ilkokul tahsilini  yapanlar bile bunu bilir.  Şimdi, böyle olunca, burada, bakın, AKP milletvekilleri 5 tane önerge vermiş. Onlann hepsi de  aynı kelimenin değiştirilmesini istiyor. Tamam, olabilir, milletvekilinin hakkıdır, isterse önergeyi  istediği keyfîlikte verebilir, o, onun takdiridir. Bunlar Meclis tutanaklarına geçiyor, buralara geçildiği  zaman yann derler ki: Geçmişte de siz böyle vermişsiniz.
Sayfa 73 -
T B M M B : 6 5 24 . 2 . 2010 0 : 2  - 7 2 - BAŞKAN - Sayın Genç, AK PARTİ milletvekillerinin verdiği 7 önergenin 2'sini çekmişler,  yerine Cumhuriyet Halk Partisi ve Milliyetçi Hareket Partisi grupları adına verilen önergelerle 7  önerge oldu ve işlem yapıldı.  KAMER GENÇ (Tunceli) - Hayır efendim. Yerine olmaz Sayın Başkan, yerine olmaz.  Milletvekilleri 7 önerge verir, her grubun da ayrıca milletvekillerinin önerge verme hakkı vardır.  Bakın şuna, lütfen...  BAŞKAN - Sayın Genç, şimdiye kadar yapılan uygulamayı değiştirecek değiliz.  KAMER GENÇ (Tunceli) - Sayın Başkan, bana beş dakika söz verin.  BAŞKAN - Buradaki uygulama Anayasa, İç Tüzük ve teamülle birlikte yapılır. Şimdiye kadar...  KAMER GENÇ (Tunceli) - 63'üncü maddeye göre tutumunuz hakkında söz istiyorum Sayın  Başkan.  BAŞKAN - Buyurun Sayın Genç.  Üç dakika süre veriyorum, buyurun.  OKTAY VURAL (İzmir) - Usul hakkında mı tartışma açtınız Sayın Başkan?  BAŞKAN - Usul hakkında Sayın Vural.  OKTAY VURAL (İzmir) - On dakika herhalde değil mi?  BAŞKAN-Hayı r .  KAMER GENÇ (Tunceli) - Yani, İç Tüzük "On dakikaya kadar" diyor da Sayın Başkan tabii  taraflı hareket ettiği için...  BAŞKAN - En fazla on dakika Sayın Vural.  IX.- USUL HAKKINDA GÖRÜŞMELER  İç Tüzük un 87'nci maddesinde belirtilen sayıdakinden daha az önergeyi işleme alması  nedeniyle oturum başkanının tutumu hakkında  KAMER GENÇ (Tunceli) - Şimdi, sayın milletvekilleri, bakın, benim amacım, burada İç  Tüzük'ü uygulamak.  ABDÜLHADİ KAHYA (Hatay) - Şov yapmak senin amacın.  KAMER GENÇ (Devamla) - 87'nci maddede diyor ki: "Kanun, tasan ve tekliflerine 7 tane  milletvekili önerge verir. Aynca da her grubun da önerge verme hakkı saklıdır. Herhangi bir grup  eğer önerge verme hakkını kullanmazsa diğer partinin milletvekilleri veyahut da bağımsız  milletvekilleri o grup adına önerge verir." Bu, o grubun isteğine bağlı bir şey değil. İç Tüzük'ün  87'nci maddesi çok açık ve nettir.  Şimdi, biraz önce, Sayın MHP Grup Başkan Vekili, Sayın CHP Grup Başkan Vekili  arkadaşlarımız dediler ki: "Bizim önergelerimiz grup adına." Şimdi, bakın, burada, Sayın Başkanın  yanlış uygulaması şu: Bir defa milletvekilleri 7 önerge veriyor, o kesin. Bunun dışında her grup da  birer önerge veriyor, 11 tane önerge ediyor. Yani bu çok açık arkadaşlar, hesabı olan, matematiği  olan herkes bunu anlar artık. Yani bunu, bu şekilde anlamamak için... Yani bir ilkokul tahsilini  yapanlar bile bunu bilir.  Şimdi, böyle olunca, burada, bakın, AKP milletvekilleri 5 tane önerge vermiş. Onlann hepsi de  aynı kelimenin değiştirilmesini istiyor. Tamam, olabilir, milletvekilinin hakkıdır, isterse önergeyi  istediği keyfîlikte verebilir, o, onun takdiridir. Bunlar Meclis tutanaklarına geçiyor, buralara geçildiği  zaman yann derler ki: Geçmişte de siz böyle vermişsiniz.  TBMM B:65 24.2 .2010 0 : 2  - 7 3 - Şimdi, AKP milletvekilleri 5 tane önerge vermiş, 1 CHP Grubu vermiş, 1 de MHP Grubu vermiş.  Şimdi, bunun dışında 2 önergenin daha işleme girmesi lazım. Değerli arkadaşlarım, bu çok açık bir  şey. Yani benim hakkım makkım meselesi değil. İç Tüzük'ün o hükmü çok açık.  Şimdi, Sayın Başkan, bizim bu isteğimizi hiç nazara almadan tuttu, benim de önergem var,  işleme koymadı.  Şimdi, bakın, ben biraz önce Hükümete soru sordum, bana yanlış cevap verdi. İskân konusuna  "deprem konusu" dedi. Niye bunu dediğini benim izah etmem lazım. Bu milletin dinlemesi lazım  bizi. Şimdi burada Hükümet adına eğer yanlış bilgi veriliyorsa...  Ya, İç Tüzük'ü uygulayın da... Tamam, konuşma hakkımızı kısıyorsunuz. Teşekkür ederim size,  çok demokratsınız! Burada çıkıp da gerçekleri söylediğimiz zaman çok üzülüyorsunuz ama Sayın  Başkanım, bakın, İç Tüzük'ü okuyun, çok açık ve net bu. Yani bunu burada, geçen... Kaldı ki Meral  Akşener Hanımefendi de uygulamasında 7 tane önerge dışında ayrıca her grubun önergesini işleme  koydu arkadaşlar. Yani bunu niye böyle yapıyorsunuz? Burada, zaten Anayasa Mahkemesi bunu iptal  etti, bu 87'nci maddeyi. 87'nci maddede getirilen bu önerge sınırlaması 4 önergeydi. Anayasa  Mahkemesine gitti, Anayasa Mahkemesi dedi ki . . .  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  (AK PARTİ sıralarından "Hadi, hadi!" sesleri)  BAŞKAN - Lütfen, sayın milletvekilleri, lütfen...  KAMER GENÇ (Devamla) - Bir dakika daha vermiyor musunuz?  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Genç.  KAMER GENÇ (Devamla) - Efendim, Anayasa Mahkemesinin o kararını da izah edeyim.  BAŞKAN - Buyurun, söyleyin.  KAMER GENÇ (Devamla) - Şimdi, sizin İktidarınız zamanında... Eskiden her fıkra için, bakın,  sizin İktidarınızdan önce İç Tüzük'te her fıkra hakkında 4 önerge veriyordu milletvekilleri. Sonradan  sizin İktidarınız iktidara gelince bu 4 önergeyi kaldırdı madde için, bütün fıkraları kaldırdı, dört  önerge getirdi. Anayasa Mahkemesine gitti. Anayasa Mahkemesi dedi ki: "4 önerge azdır." Açın  Anayasa Mahkemesi kararını. Bunun üzerine işte, siz yeniden bir tüzük yaptınız ve 7 önergeye  çıkardınız, her gruba da ayrı 1 önerge verme hakkını tanıdınız. Önemli olan doğrusunu yapmak. Bu  Parlamento payidardır, bizden sonra birtakım insanlar da gelir buraya. Önemli olan doğru olan şeyleri  yapmaktır. Zaten her kanunu temel kanun olarak getiriyorsunuz, konuşma hakkımız yok.  Sayın Başkan, bakın, takdirinize arz ediyorum. 2 tane önergeyi eksik işleme koydunuz. Bu kanun  zaten Anayasa Mahkemesine gitmeye mahkûm bir kanundur. Bu yönde de bir usulsüzlük olur.  Saygılar sunuyorum efendim.  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.  Başka söz talebi...  Sayın Öztürk, lehte mi, aleyhte mi söz istediniz?  HARUN ÖZTÜRK (İzmir) - Aleyhinde.  BAŞKAN - Buyurun Sayın Öztürk.  HARUN ÖZTÜRK (İzmir) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
Sayfa 74 -
TBMM B:65 24.2 .2010 0 : 2  - 7 3 - Şimdi, AKP milletvekilleri 5 tane önerge vermiş, 1 CHP Grubu vermiş, 1 de MHP Grubu vermiş.  Şimdi, bunun dışında 2 önergenin daha işleme girmesi lazım. Değerli arkadaşlarım, bu çok açık bir  şey. Yani benim hakkım makkım meselesi değil. İç Tüzük'ün o hükmü çok açık.  Şimdi, Sayın Başkan, bizim bu isteğimizi hiç nazara almadan tuttu, benim de önergem var,  işleme koymadı.  Şimdi, bakın, ben biraz önce Hükümete soru sordum, bana yanlış cevap verdi. İskân konusuna  "deprem konusu" dedi. Niye bunu dediğini benim izah etmem lazım. Bu milletin dinlemesi lazım  bizi. Şimdi burada Hükümet adına eğer yanlış bilgi veriliyorsa...  Ya, İç Tüzük'ü uygulayın da... Tamam, konuşma hakkımızı kısıyorsunuz. Teşekkür ederim size,  çok demokratsınız! Burada çıkıp da gerçekleri söylediğimiz zaman çok üzülüyorsunuz ama Sayın  Başkanım, bakın, İç Tüzük'ü okuyun, çok açık ve net bu. Yani bunu burada, geçen... Kaldı ki Meral  Akşener Hanımefendi de uygulamasında 7 tane önerge dışında ayrıca her grubun önergesini işleme  koydu arkadaşlar. Yani bunu niye böyle yapıyorsunuz? Burada, zaten Anayasa Mahkemesi bunu iptal  etti, bu 87'nci maddeyi. 87'nci maddede getirilen bu önerge sınırlaması 4 önergeydi. Anayasa  Mahkemesine gitti, Anayasa Mahkemesi dedi ki . . .  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  (AK PARTİ sıralarından "Hadi, hadi!" sesleri)  BAŞKAN - Lütfen, sayın milletvekilleri, lütfen...  KAMER GENÇ (Devamla) - Bir dakika daha vermiyor musunuz?  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Genç.  KAMER GENÇ (Devamla) - Efendim, Anayasa Mahkemesinin o kararını da izah edeyim.  BAŞKAN - Buyurun, söyleyin.  KAMER GENÇ (Devamla) - Şimdi, sizin İktidarınız zamanında... Eskiden her fıkra için, bakın,  sizin İktidarınızdan önce İç Tüzük'te her fıkra hakkında 4 önerge veriyordu milletvekilleri. Sonradan  sizin İktidarınız iktidara gelince bu 4 önergeyi kaldırdı madde için, bütün fıkraları kaldırdı, dört  önerge getirdi. Anayasa Mahkemesine gitti. Anayasa Mahkemesi dedi ki: "4 önerge azdır." Açın  Anayasa Mahkemesi kararını. Bunun üzerine işte, siz yeniden bir tüzük yaptınız ve 7 önergeye  çıkardınız, her gruba da ayrı 1 önerge verme hakkını tanıdınız. Önemli olan doğrusunu yapmak. Bu  Parlamento payidardır, bizden sonra birtakım insanlar da gelir buraya. Önemli olan doğru olan şeyleri  yapmaktır. Zaten her kanunu temel kanun olarak getiriyorsunuz, konuşma hakkımız yok.  Sayın Başkan, bakın, takdirinize arz ediyorum. 2 tane önergeyi eksik işleme koydunuz. Bu kanun  zaten Anayasa Mahkemesine gitmeye mahkûm bir kanundur. Bu yönde de bir usulsüzlük olur.  Saygılar sunuyorum efendim.  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.  Başka söz talebi...  Sayın Öztürk, lehte mi, aleyhte mi söz istediniz?  HARUN ÖZTÜRK (İzmir) - Aleyhinde.  BAŞKAN - Buyurun Sayın Öztürk.  HARUN ÖZTÜRK (İzmir) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.  TBMM B:65 24.2 .2010 0 : 2  - 7 4 - Değerli milletvekilleri, bu vesileyle yüce heyetinizi, huzurlarınızı işgal etmek istemezdim ancak  bazı şeyleri ifade etmek durumundayım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.  Değerli milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisi yasama faaliyetini gerçekten arzu edilen  bir biçimde götüremiyor. İç Tüzük'ten doğan bazı haklarımızı, bazen muhalefet olarak, bazen iktidar  olarak doğru kullanmıyoruz, kötüye kullanıyoruz. Yani hukukta bir hakkın kötüye kullanılması kabul  edilemez.  Bu tasarıyla ilgili olarak, eski bir Plan ve Bütçe Komisyonu üyesi olarak, önünüzde bulunan  Komisyon raporunda muhalefet şerhim var, ancak bir milletvekili olarak bu muhalefet şerhinde  dikkatlerinize sunduğum hususları kürsüde de açıklamak isterdim, ne yazık ki buna fırsat bulamıyoruz  değerli milletvekilleri. Bütün görüşmeleri madde madde takip ediyoruz, ancak gerçekten bunun  Başkanlık Divanı olarak bir çözümünü bulmak zorundayız, hem muhalefet olarak hem iktidar olarak.  Yasama faaliyetini hızlı bir şekilde yerine getirmek durumunda kalabiliriz, daha etkin çalışma  ihtiyacı doğabilir, ancak milletvekillerinin burada gündeme alınan bir kanun tasarısı ve teklifinin  üzerinde görüşmelerini engellemek üzere önergelerle görüşme haklarının tıkanmasını takdirlerinize  sunuyorum.  Gerçekten kaçıncı maddeye geldik. Benim de birkaç maddeyle ilgili olarak önergem vardı ve  maddeler üzerinde de görüşme talebim vardı, ne yazık ki bunları sizlerle paylaşma imkânı bulamadım,  şu ana kadar bulamadım, şu anda da zaten onun için söz almış değilim. Bunlara mutlaka bir çözüm  bulmak durumundayız. Kaç madde geçti. Ve sizler de izlediniz, iktidar partisi milletvekillerinin  vermiş oldukları önergeler, beş önerge çıkıyor ve "şu ibarenin şu şekilde değiştirilmesi..." Olabilir,  haklı olabilir milletvekilleri, ancak, ben, bu maddeden sonra, bu milletvekillerimizin kürsüye gelerek,  gerekçelerini okumadan, hakikaten o ibareleri niçin o şekilde değiştirmek istediklerini bu kürsüden  bizlere ve millete tatmin edici bir şekilde ifade etmelerini bekliyor, yüce heyetinizi saygıyla  selamlıyorum.  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Öztürk.  Benim tutumum değişmedi.  VIII.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN  GELEN DİĞER İŞLER (Devam)  A) KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ (Devam)  3.- Arsa Üretimi ve Değerlendirilmesi Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik  Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile Manisa Milletvekili Recai Berber ve 5 Milletvekilinin; 2985  Sayılı Toplu Konut Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ile  Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporları (1/762,  2/475) (S Sayısı; 455) (Devam)  BAŞKAN - Madde üzerinde Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz isteyen Hüseyin  Yıldız... Yok.  Madde üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz isteyen Yaşar Tüzün, Bilecik  Milletvekili.  Sayın Tüzün...  K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Sayın Hamzaçebi konuşacak.
Sayfa 75 -
TBMM B:65 24.2 .2010 0 : 2  - 7 4 - Değerli milletvekilleri, bu vesileyle yüce heyetinizi, huzurlarınızı işgal etmek istemezdim ancak  bazı şeyleri ifade etmek durumundayım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.  Değerli milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisi yasama faaliyetini gerçekten arzu edilen  bir biçimde götüremiyor. İç Tüzük'ten doğan bazı haklarımızı, bazen muhalefet olarak, bazen iktidar  olarak doğru kullanmıyoruz, kötüye kullanıyoruz. Yani hukukta bir hakkın kötüye kullanılması kabul  edilemez.  Bu tasarıyla ilgili olarak, eski bir Plan ve Bütçe Komisyonu üyesi olarak, önünüzde bulunan  Komisyon raporunda muhalefet şerhim var, ancak bir milletvekili olarak bu muhalefet şerhinde  dikkatlerinize sunduğum hususları kürsüde de açıklamak isterdim, ne yazık ki buna fırsat bulamıyoruz  değerli milletvekilleri. Bütün görüşmeleri madde madde takip ediyoruz, ancak gerçekten bunun  Başkanlık Divanı olarak bir çözümünü bulmak zorundayız, hem muhalefet olarak hem iktidar olarak.  Yasama faaliyetini hızlı bir şekilde yerine getirmek durumunda kalabiliriz, daha etkin çalışma  ihtiyacı doğabilir, ancak milletvekillerinin burada gündeme alınan bir kanun tasarısı ve teklifinin  üzerinde görüşmelerini engellemek üzere önergelerle görüşme haklarının tıkanmasını takdirlerinize  sunuyorum.  Gerçekten kaçıncı maddeye geldik. Benim de birkaç maddeyle ilgili olarak önergem vardı ve  maddeler üzerinde de görüşme talebim vardı, ne yazık ki bunları sizlerle paylaşma imkânı bulamadım,  şu ana kadar bulamadım, şu anda da zaten onun için söz almış değilim. Bunlara mutlaka bir çözüm  bulmak durumundayız. Kaç madde geçti. Ve sizler de izlediniz, iktidar partisi milletvekillerinin  vermiş oldukları önergeler, beş önerge çıkıyor ve "şu ibarenin şu şekilde değiştirilmesi..." Olabilir,  haklı olabilir milletvekilleri, ancak, ben, bu maddeden sonra, bu milletvekillerimizin kürsüye gelerek,  gerekçelerini okumadan, hakikaten o ibareleri niçin o şekilde değiştirmek istediklerini bu kürsüden  bizlere ve millete tatmin edici bir şekilde ifade etmelerini bekliyor, yüce heyetinizi saygıyla  selamlıyorum.  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Öztürk.  Benim tutumum değişmedi.  VIII.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN  GELEN DİĞER İŞLER (Devam)  A) KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ (Devam)  3.- Arsa Üretimi ve Değerlendirilmesi Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik  Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile Manisa Milletvekili Recai Berber ve 5 Milletvekilinin; 2985  Sayılı Toplu Konut Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ile  Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporları (1/762,  2/475) (S Sayısı; 455) (Devam)  BAŞKAN - Madde üzerinde Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz isteyen Hüseyin  Yıldız... Yok.  Madde üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz isteyen Yaşar Tüzün, Bilecik  Milletvekili.  Sayın Tüzün...  K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Sayın Hamzaçebi konuşacak.  T B M M B : 6 5 2 4 . 2 . 2 0 1 0 0 : 2  - 7 5 - BAŞKAN - Buyurun Sayın Akif Hamzaçebi.  MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Trabzon) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; tasarının 5'inci  maddesi üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubunun görüşlerini açıklamak üzere söz aldım.  Sözlerimin başlangıcında sizi saygıyla selamlıyorum.  Değerli milletvekilleri, TOKİ Yasasını görüşmeye devam ediyoruz. Görüşmeye başladığımız  günden bu yana Hükümet sıralarında oturan bakanlar sürekli olarak değişmektedir. Bugün de  Bayındırlık ve İskân Bakanımız buradadır. Belki herkes TOKİ'yi Bayındırlık ve İskân Bakanıyla  ilgili zannettiği için veya ilişkili zannettiği için Sayın Bakanın burada oturduğunu düşünecektir.  Ancak, gerçek öyle değildir, TOKİ'nin bir bakan olarak sahibi yoktur, Hükümette bir bakana bağlı  değildir, ilgili bakanı yoktur, doğrudan Sayın Başbakana bağlıdır. Dolayısıyla, burada tasarıyı  savunmakta güçlük çekmektedir sayın bakanlar. Sayın bakanların yaptıkları açıklamalar Sayın TOKİ  Başkanının verdiği bilgilere dayanmaktadır. Sayın TOKİ Başkanı da bakanları ve Parlamentoyu  yanıltıcı bilgiler vermektedir. Bunun örneklerini geçen hafta burada ifade ettik.  Şimdi, Sayın Bakan da burada kendisine verilen notları okuyor, ancak o notlarda Genel Kurula  verilen bilgilerin sıhhatli olmadığını söylemek isterim. Örneğin, Plan ve Bütçe Komisyonunda biz bu  tasarıyı görüşürken orada ilgili Hükümet adına oturan bir sayın bakan TOKİ Başkanından aldığı  bilgiye göre TOKİ'nin bankalardan kullandığı kredi miktarının 1,1 milyar TL olduğunu söylemişti.  Şimdi, Sayın Bakan biraz önce burada bir bilgi verdi, bu rakamın 900 milyon TL olduğunu söyledi.  Yani acaba bir haftada bu 200 milyon TL'lik kredi borcunu TOKİ ödedi de o nedenle mi azalmıştır,  yoksa komisyonda verilen bilgi mi yanlıştır? Bunları bilemiyoruz.  Şimdi, TOKİ, kendisine verilmiş olan imar planı yetkisini belde halkının, kent halkının zararına  olacak şekilde kullanmaktadır. TOKİ için önemli olan, bir alanda, planladığı bir alanda yoğunluğun  olabildiğine artırılmasıdır; artırılmak suretiyle burada çok sayıda konutun veya ticari projenin  yapılmasıdır. Çok sayıda konut ve ticari projenin yapımı o belde halkının zararına olacak şekilde  yeşil alanların azalması anlamına gelmektedir, sosyal alanların azalması anlamına gelmektedir. Çok  sayıda konutun veya projenin yapılacak şekilde projenin büyütülmesi, yine o inşaatı yapan  müteahhidin kazanması demektir. TOKİ buradan neyi kazanmaktadır bilemiyorum. Belde halkının  istemediği bir yapılaşma yoğunluğunu eğer oraya siz planlıyorsanız bir yerde yanlış yapıyorsunuz  demektir.  90'lı yıllarda uluslararası HABİTAT ödülü alan Ataşehir yerleşimi, bugün TOKİ tarafından çok  yüksek yoğunluklu bir yerleşime dönüştürülmüştür, yeşil alan kavramı TOKİ tarafından ihmal  edilmiştir. Ataşehir'in kuzeyinde ve güneyinde yapmış olduğu imar planı uygulamalarıyla, âdeta  müteahhide göre bir projelendirme yapmıştır. Otoyolların kenarında kalan yeşil alanları, yani otoyol  çekme mesafeleri, yüksek gerilim hatlarının altları, İSKİ kanalizasyon hatlarının üstü yeşil alan olarak  kullanılmıştır. Böyle planlanmıştır. Bunlar fiilen "yeşil alan" olarak kullanılmaya müsait yerler  değildir.  TOKİ'nin Ataköy'de uygulamaya koyduğu politika dehşet vericidir. TOKİ'nin "adrese teslim  ihale" olarak bu kürsüden sizlere ifade ettiğim ihalesi, Ataköy'de ne kadar saydam olmayan bir ihale  yöntemi uyguladığının, bu ihaleyle belli kişileri veya çevreleri kayırdığının bir göstergesidir. Adrese  teslim ihale teşebbüsünde TOKİ suçüstü yakalanmıştır.
Sayfa 76 -
T B M M B : 6 5 2 4 . 2 . 2 0 1 0 0 : 2  - 7 5 - BAŞKAN - Buyurun Sayın Akif Hamzaçebi.  MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Trabzon) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; tasarının 5'inci  maddesi üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubunun görüşlerini açıklamak üzere söz aldım.  Sözlerimin başlangıcında sizi saygıyla selamlıyorum.  Değerli milletvekilleri, TOKİ Yasasını görüşmeye devam ediyoruz. Görüşmeye başladığımız  günden bu yana Hükümet sıralarında oturan bakanlar sürekli olarak değişmektedir. Bugün de  Bayındırlık ve İskân Bakanımız buradadır. Belki herkes TOKİ'yi Bayındırlık ve İskân Bakanıyla  ilgili zannettiği için veya ilişkili zannettiği için Sayın Bakanın burada oturduğunu düşünecektir.  Ancak, gerçek öyle değildir, TOKİ'nin bir bakan olarak sahibi yoktur, Hükümette bir bakana bağlı  değildir, ilgili bakanı yoktur, doğrudan Sayın Başbakana bağlıdır. Dolayısıyla, burada tasarıyı  savunmakta güçlük çekmektedir sayın bakanlar. Sayın bakanların yaptıkları açıklamalar Sayın TOKİ  Başkanının verdiği bilgilere dayanmaktadır. Sayın TOKİ Başkanı da bakanları ve Parlamentoyu  yanıltıcı bilgiler vermektedir. Bunun örneklerini geçen hafta burada ifade ettik.  Şimdi, Sayın Bakan da burada kendisine verilen notları okuyor, ancak o notlarda Genel Kurula  verilen bilgilerin sıhhatli olmadığını söylemek isterim. Örneğin, Plan ve Bütçe Komisyonunda biz bu  tasarıyı görüşürken orada ilgili Hükümet adına oturan bir sayın bakan TOKİ Başkanından aldığı  bilgiye göre TOKİ'nin bankalardan kullandığı kredi miktarının 1,1 milyar TL olduğunu söylemişti.  Şimdi, Sayın Bakan biraz önce burada bir bilgi verdi, bu rakamın 900 milyon TL olduğunu söyledi.  Yani acaba bir haftada bu 200 milyon TL'lik kredi borcunu TOKİ ödedi de o nedenle mi azalmıştır,  yoksa komisyonda verilen bilgi mi yanlıştır? Bunları bilemiyoruz.  Şimdi, TOKİ, kendisine verilmiş olan imar planı yetkisini belde halkının, kent halkının zararına  olacak şekilde kullanmaktadır. TOKİ için önemli olan, bir alanda, planladığı bir alanda yoğunluğun  olabildiğine artırılmasıdır; artırılmak suretiyle burada çok sayıda konutun veya ticari projenin  yapılmasıdır. Çok sayıda konut ve ticari projenin yapımı o belde halkının zararına olacak şekilde  yeşil alanların azalması anlamına gelmektedir, sosyal alanların azalması anlamına gelmektedir. Çok  sayıda konutun veya projenin yapılacak şekilde projenin büyütülmesi, yine o inşaatı yapan  müteahhidin kazanması demektir. TOKİ buradan neyi kazanmaktadır bilemiyorum. Belde halkının  istemediği bir yapılaşma yoğunluğunu eğer oraya siz planlıyorsanız bir yerde yanlış yapıyorsunuz  demektir.  90'lı yıllarda uluslararası HABİTAT ödülü alan Ataşehir yerleşimi, bugün TOKİ tarafından çok  yüksek yoğunluklu bir yerleşime dönüştürülmüştür, yeşil alan kavramı TOKİ tarafından ihmal  edilmiştir. Ataşehir'in kuzeyinde ve güneyinde yapmış olduğu imar planı uygulamalarıyla, âdeta  müteahhide göre bir projelendirme yapmıştır. Otoyolların kenarında kalan yeşil alanları, yani otoyol  çekme mesafeleri, yüksek gerilim hatlarının altları, İSKİ kanalizasyon hatlarının üstü yeşil alan olarak  kullanılmıştır. Böyle planlanmıştır. Bunlar fiilen "yeşil alan" olarak kullanılmaya müsait yerler  değildir.  TOKİ'nin Ataköy'de uygulamaya koyduğu politika dehşet vericidir. TOKİ'nin "adrese teslim  ihale" olarak bu kürsüden sizlere ifade ettiğim ihalesi, Ataköy'de ne kadar saydam olmayan bir ihale  yöntemi uyguladığının, bu ihaleyle belli kişileri veya çevreleri kayırdığının bir göstergesidir. Adrese  teslim ihale teşebbüsünde TOKİ suçüstü yakalanmıştır.  TBMM B:65 24.2 .2010 0 : 2  - 7 6 - Şimdi, TOKİ bununla kalmıyor. Bakın, TOKİ 2006 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığınca  onaylanmış olan plana göre bir uygulama planı yapmıştır, 1/1.000 ölçekli, 5.000 ölçekli uygulama  planlan yapmıştır. Bu planlarda Ataköy l'inci Kısım'ın bir bölümünü "turizm alanı" ilan etmiştir.  Ataköy 1 'inci Kısım, 2'nci Kısım, bunlar Türkiye'nin övünç kaynağı olan projelerdir, yeşil alanı bol,  sosyal alanlan bol, geniş, rahat yerleşimin olduğu alanlardır. Ben, çocukluğumu veya "çocukluğumu"  demeyeyim lise çağlanmı Bakırköy'de geçirdim. Ataköy'e giderdik, Ataköy Plajı'na giderdik; oralar  Türkiye'nin sayılı proj derindendi o zaman, ferah bir yerleşim vardı. Bugün binaların eskimişi iği  gerekçe gösterilmek suretiyle buralar "turizm alanı" ilan edilerek âdeta oradaki bölge sanki bir  "gecekondu bölgesi" gibi tanımlanmak suretiyle bir kentsel dönüşüme konu edilmek istenmektedir.  "Turizm alanı" demek "o konut binalannın yıkılıp yerlerine dev otel binalarının yapılması"  demektir. Memleketin turizme ihtiyacı var ama bunu planlayacağınız yer Ataköy l ' inci Kısım  değildir, Ataköy 2'nci Kısım değildir. Yani oradaki yaşlı nüfusun, emekli nüfusun, emekliliğini huzur  içinde geçirmekte olan nüfusun başına imar planı problemleri açmak suretiyle "Bu yerler ne zaman  elimizden çıkacak, ne zaman müteahhitler gelecek, burayı satın alacak, kamulaştıracak, yıkacak?"  endişesiyle bu insanları yaşatmaya TOKİ'nin hakkı yoktur.  Ataköy 1 'inci Kısım, Türkiye'nin övünç projelerinden birisidir. Bakın, orada 564 ada, 14 parseli  TOKİ satışa çıkarmıştır. Burası otel olarak planlanmıştır. Burası fiilen yeşil alandır, sosyal  alanlardandır burası. Burasını belde halkı sahiplenmiştir, belde halkı mücadele ediyor şimdi. O  Ataköylüler, burasının, l ' inci ve 2'nci Kısım'ın tescili için Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma  Kuruluna başvurmuştur, imar planlarının iptali için dava açmıştır. Binlerce, on binlerce insan ayağa  kalkmış, beldesine, oradaki yeşil alana, sosyal alana sahip çıkmak isterken, TOKİ'nin, kanun tanımaz  bir anlayışla, belde halkının isteklerini tanımayan bir anlayışla, "Ben satarım, paramı alırım."  yaklaşımı doğru değildir değerli milletvekilleri. Bu anlayışa TOKİ'nin son vermesi gerekir.  TOKİ, esasen, inşaat işine soyunmaması gereken bir kurumdur. TOKİ, bir kredi kurumu olmak  zorundadır. TOKİ, bir kentsel dönüşüm planlaması yapan bir kurum olmak zorundadır, kentsel  dönüşüm projelerine onay veren, onlara vize veren bir kurum olmak zorundadır. Müteahhit  bulamadığımız, yapımcı bulamadığımız Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde TOKİ inşaat  işlerine devam etsin ama İstanbul'da, Ankara'da, Batı Anadolu'da, güneyde, turizm bölgelerinde,  yoğunluğun yüksek olduğu yerlerde TOKİ'nin, ismi "gelir paylaşımı" bile olsa, "Buradan kaynak  yaratıyorum." amacıyla bile olsa, inşaat projelerine girmesi sakıncalıdır. "Kaynak yaratıyorum..."  Satış daha doğru değil mi? Elinizde varlık varsa, satın bunu. Son birkaç parselinizi satışa çıkardınız,  bazı konut alanlannı, bazı yerlerde satışa çıkardınız, demek ki satılabiliyor. Niye satışa çıkardı TOKİ?  Çünkü bankalara 1 milyar TL civarında kredi borcu var, kamudan 2,5 milyar TL alacağı var, nakit  sıkıntısı var, şimdi, nakit lazım. E, hani gelir paylaşımı yöntemiyle siz olağanüstü kaynaklar  sağlayacaktınız TOKİ'ye? Gelmiyor, niye? E, sektör krize girebiliyor, ödemeler aksıyor, satışlar  düşüyor, sıcak para lazım, kaynak lazım. O hâlde satış gerekiyor. Şimdi, TOKİ'nin bütün bunlardan  elini eteğini çekip dediğim gibi bir kredi ofisi, kredi birimi, bir Mortgage kredilerinin piyasaya  girmesini sağlayacak bir üst kredi kuruluşu gibi, Amerika'daki Fannie Mae, Ginnie Mae gibi bir  kredi kurumu olması gerekir, bir kentsel dönüşüm planlama ofisi olması gerekir. Yoksa Türkiye'nin  her yerinde aynı blok mimariyi uygulayan, işte Ankara'nın kuzey Ankara girişindeki projesinde  uyguladığı mimari proje, işte İstanbul'da TEM yolundan giderken sağlı sollu gördüğümüz konut  projeleri bunların bir örneğidir. Böyle projeleri uygulamaması gerekir. İsmi TOKİ'nin önünde giden  birkaç yapımcının projelerini bunun dışında tutuyorum.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
Sayfa 77 -
TBMM B:65 24.2 .2010 0 : 2  - 7 6 - Şimdi, TOKİ bununla kalmıyor. Bakın, TOKİ 2006 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığınca  onaylanmış olan plana göre bir uygulama planı yapmıştır, 1/1.000 ölçekli, 5.000 ölçekli uygulama  planlan yapmıştır. Bu planlarda Ataköy l'inci Kısım'ın bir bölümünü "turizm alanı" ilan etmiştir.  Ataköy 1 'inci Kısım, 2'nci Kısım, bunlar Türkiye'nin övünç kaynağı olan projelerdir, yeşil alanı bol,  sosyal alanlan bol, geniş, rahat yerleşimin olduğu alanlardır. Ben, çocukluğumu veya "çocukluğumu"  demeyeyim lise çağlanmı Bakırköy'de geçirdim. Ataköy'e giderdik, Ataköy Plajı'na giderdik; oralar  Türkiye'nin sayılı proj derindendi o zaman, ferah bir yerleşim vardı. Bugün binaların eskimişi iği  gerekçe gösterilmek suretiyle buralar "turizm alanı" ilan edilerek âdeta oradaki bölge sanki bir  "gecekondu bölgesi" gibi tanımlanmak suretiyle bir kentsel dönüşüme konu edilmek istenmektedir.  "Turizm alanı" demek "o konut binalannın yıkılıp yerlerine dev otel binalarının yapılması"  demektir. Memleketin turizme ihtiyacı var ama bunu planlayacağınız yer Ataköy l ' inci Kısım  değildir, Ataköy 2'nci Kısım değildir. Yani oradaki yaşlı nüfusun, emekli nüfusun, emekliliğini huzur  içinde geçirmekte olan nüfusun başına imar planı problemleri açmak suretiyle "Bu yerler ne zaman  elimizden çıkacak, ne zaman müteahhitler gelecek, burayı satın alacak, kamulaştıracak, yıkacak?"  endişesiyle bu insanları yaşatmaya TOKİ'nin hakkı yoktur.  Ataköy 1 'inci Kısım, Türkiye'nin övünç projelerinden birisidir. Bakın, orada 564 ada, 14 parseli  TOKİ satışa çıkarmıştır. Burası otel olarak planlanmıştır. Burası fiilen yeşil alandır, sosyal  alanlardandır burası. Burasını belde halkı sahiplenmiştir, belde halkı mücadele ediyor şimdi. O  Ataköylüler, burasının, l ' inci ve 2'nci Kısım'ın tescili için Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma  Kuruluna başvurmuştur, imar planlarının iptali için dava açmıştır. Binlerce, on binlerce insan ayağa  kalkmış, beldesine, oradaki yeşil alana, sosyal alana sahip çıkmak isterken, TOKİ'nin, kanun tanımaz  bir anlayışla, belde halkının isteklerini tanımayan bir anlayışla, "Ben satarım, paramı alırım."  yaklaşımı doğru değildir değerli milletvekilleri. Bu anlayışa TOKİ'nin son vermesi gerekir.  TOKİ, esasen, inşaat işine soyunmaması gereken bir kurumdur. TOKİ, bir kredi kurumu olmak  zorundadır. TOKİ, bir kentsel dönüşüm planlaması yapan bir kurum olmak zorundadır, kentsel  dönüşüm projelerine onay veren, onlara vize veren bir kurum olmak zorundadır. Müteahhit  bulamadığımız, yapımcı bulamadığımız Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde TOKİ inşaat  işlerine devam etsin ama İstanbul'da, Ankara'da, Batı Anadolu'da, güneyde, turizm bölgelerinde,  yoğunluğun yüksek olduğu yerlerde TOKİ'nin, ismi "gelir paylaşımı" bile olsa, "Buradan kaynak  yaratıyorum." amacıyla bile olsa, inşaat projelerine girmesi sakıncalıdır. "Kaynak yaratıyorum..."  Satış daha doğru değil mi? Elinizde varlık varsa, satın bunu. Son birkaç parselinizi satışa çıkardınız,  bazı konut alanlannı, bazı yerlerde satışa çıkardınız, demek ki satılabiliyor. Niye satışa çıkardı TOKİ?  Çünkü bankalara 1 milyar TL civarında kredi borcu var, kamudan 2,5 milyar TL alacağı var, nakit  sıkıntısı var, şimdi, nakit lazım. E, hani gelir paylaşımı yöntemiyle siz olağanüstü kaynaklar  sağlayacaktınız TOKİ'ye? Gelmiyor, niye? E, sektör krize girebiliyor, ödemeler aksıyor, satışlar  düşüyor, sıcak para lazım, kaynak lazım. O hâlde satış gerekiyor. Şimdi, TOKİ'nin bütün bunlardan  elini eteğini çekip dediğim gibi bir kredi ofisi, kredi birimi, bir Mortgage kredilerinin piyasaya  girmesini sağlayacak bir üst kredi kuruluşu gibi, Amerika'daki Fannie Mae, Ginnie Mae gibi bir  kredi kurumu olması gerekir, bir kentsel dönüşüm planlama ofisi olması gerekir. Yoksa Türkiye'nin  her yerinde aynı blok mimariyi uygulayan, işte Ankara'nın kuzey Ankara girişindeki projesinde  uyguladığı mimari proje, işte İstanbul'da TEM yolundan giderken sağlı sollu gördüğümüz konut  projeleri bunların bir örneğidir. Böyle projeleri uygulamaması gerekir. İsmi TOKİ'nin önünde giden  birkaç yapımcının projelerini bunun dışında tutuyorum.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  TBMM B:65 24.2 .2010 0 : 2  - 7 7 - BAŞKAN - Sayın Hamzaçebi, lütfen tamamlayınız.  MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Devamla) - Ama TOKİ, o projelerden güç alarak ve devletten  güç alarak "Ben istediğim şekilde yaparım. Kalitesiz bina da yaparım, bunu satarım." anlayışına  girmemesi gerekir. Maalesef bugün anlayış budur. Birçok konut projesinde konutu alanlar, aldığı  andan itibaren tamirat ihtiyacıyla karşı karşıya kalmaktadırlar. Karşılarında TOKİ olduğu için, devlet  olduğu için "Devletle nasıl davalaşırım?" endişesiyle dava yoluna gidememektedir. TOKİ "Bu  onarımları yapacağım." sözünü vermektedir. Bir umutla tasarruflarını bir araya getirerek TOKİ'den  ev almış olan vatandaşlarımız, belki sonunda o evleri alıyorlar ama TOKİ onların hayalleriyle  oynamaktadır, kalitesiz konutlar yapmaktadır. TOKİ gibi bir devlet kurumunun buna hakkı yoktur.  TOKİ'nin Bayındırlık ve İskân Bakanlığına bağlanması gerektiği düşüncesiyle sözlerimi burada  bitiriyorum. Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Hamzaçebi.  Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz isteyen Tekirdağ Milletvekili Kemalettin Nalcı.  Buyurun Sayın Nalcı. (MHP sıralarından alkışlar)  MHP GRUBU ADINA KEMALETTİN NALCI (Tekirdağ) - Sayın Başkan, değerli  milletvekilleri; 455 sıra sayılı Arsa Üretimi ve Değerlendirilmesi Hakkında Kanun ile Bazı  Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın 5'inci maddesi üzerinde Milliyetçi  Hareket Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle hepinizi saygıyla selamlıyorum.  Değerli milletvekilleri, bu kanun teklifinin geneline bakacak olursak bu konuda yapılmak istenen  nedir?  Bu kanunda:  Bir: Emlak Konut Gayrimenkul Ortaklığını KEY yani konut edindirme yardımından kurtarmak,  belli bir tarihe kadar hisseleri vermek -bu da bu kanun yürürlüğe girdikten bir ay sonrasına kadar- belli  tarihten sonra da bu hisse vermeyi kesip sadece nakit para vererek TOKİ'yi halka açmaktır.  İkinci konu: TOKİ bünyesinde bulunan veya alacağı gayrimenkullerin, arsaların emlak  vergisinden muafiyetini sağlamak.  Üçüncü konu: TOKİ'ye yeni personel almak.  Dördüncü konu: Emlak Bankasından doğan sorumluluktan TOKİ'nin kurtulması.  Beş: Arsaların birleşimini sağlayarak yeni yatırım ve proje olanaklarını gerçekleştirmesini  sağlamak.  Şimdi, KEY yani konut edindirme fonundaki TOKİ'nin sorumluluğuna bakmamız lazım.  11/11/1986 tarih ve 3320 sayılı Kanun'la konut edindirme yardımı uygulaması başlamış ve 1986  sonu ile 1996 başı arasında dokuz yıl süre ile devam etmiştir. 29/12/1990 tarih ve 588 sayılı Kanun  Hükmünde Kararname ile KEY hesaplarının tasfiyesine karar verilmiş ve 3320 sayılı Kanun yürürlükten  kaldırılmıştır. KEY tutarları maaşlardan kesilmemiş, maaşa ilaveten işverence yatırılmış tutarlardır.  Dokuz yıl boyunca yapılan KEY kesintileri TOKİ adına Emlak Bankasında nemalandınlmış, Emlak  Bankası bu süreçte KEY hesaplarındaki bakiyeyi nemalandırmış ve KEY hak sahiplerinin zararına yol  açmıştır. Bu durumun düzeltilmesi için 2000,2001,2002 yıllarında, yani 57'nci Hükümet zamanında,  TOKİ, muhtelif yazılarla Emlak Bankasını uyarmış olmasına rağmen, Banka bu uygulamaya devam  etmiş, TOKİ tarafından Banka aleyhine davalar açılmış ve bu davaların tümü kazanılmıştır.
Sayfa 78 -
TBMM B:65 24.2 .2010 0 : 2  - 7 7 - BAŞKAN - Sayın Hamzaçebi, lütfen tamamlayınız.  MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Devamla) - Ama TOKİ, o projelerden güç alarak ve devletten  güç alarak "Ben istediğim şekilde yaparım. Kalitesiz bina da yaparım, bunu satarım." anlayışına  girmemesi gerekir. Maalesef bugün anlayış budur. Birçok konut projesinde konutu alanlar, aldığı  andan itibaren tamirat ihtiyacıyla karşı karşıya kalmaktadırlar. Karşılarında TOKİ olduğu için, devlet  olduğu için "Devletle nasıl davalaşırım?" endişesiyle dava yoluna gidememektedir. TOKİ "Bu  onarımları yapacağım." sözünü vermektedir. Bir umutla tasarruflarını bir araya getirerek TOKİ'den  ev almış olan vatandaşlarımız, belki sonunda o evleri alıyorlar ama TOKİ onların hayalleriyle  oynamaktadır, kalitesiz konutlar yapmaktadır. TOKİ gibi bir devlet kurumunun buna hakkı yoktur.  TOKİ'nin Bayındırlık ve İskân Bakanlığına bağlanması gerektiği düşüncesiyle sözlerimi burada  bitiriyorum. Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Hamzaçebi.  Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz isteyen Tekirdağ Milletvekili Kemalettin Nalcı.  Buyurun Sayın Nalcı. (MHP sıralarından alkışlar)  MHP GRUBU ADINA KEMALETTİN NALCI (Tekirdağ) - Sayın Başkan, değerli  milletvekilleri; 455 sıra sayılı Arsa Üretimi ve Değerlendirilmesi Hakkında Kanun ile Bazı  Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın 5'inci maddesi üzerinde Milliyetçi  Hareket Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle hepinizi saygıyla selamlıyorum.  Değerli milletvekilleri, bu kanun teklifinin geneline bakacak olursak bu konuda yapılmak istenen  nedir?  Bu kanunda:  Bir: Emlak Konut Gayrimenkul Ortaklığını KEY yani konut edindirme yardımından kurtarmak,  belli bir tarihe kadar hisseleri vermek -bu da bu kanun yürürlüğe girdikten bir ay sonrasına kadar- belli  tarihten sonra da bu hisse vermeyi kesip sadece nakit para vererek TOKİ'yi halka açmaktır.  İkinci konu: TOKİ bünyesinde bulunan veya alacağı gayrimenkullerin, arsaların emlak  vergisinden muafiyetini sağlamak.  Üçüncü konu: TOKİ'ye yeni personel almak.  Dördüncü konu: Emlak Bankasından doğan sorumluluktan TOKİ'nin kurtulması.  Beş: Arsaların birleşimini sağlayarak yeni yatırım ve proje olanaklarını gerçekleştirmesini  sağlamak.  Şimdi, KEY yani konut edindirme fonundaki TOKİ'nin sorumluluğuna bakmamız lazım.  11/11/1986 tarih ve 3320 sayılı Kanun'la konut edindirme yardımı uygulaması başlamış ve 1986  sonu ile 1996 başı arasında dokuz yıl süre ile devam etmiştir. 29/12/1990 tarih ve 588 sayılı Kanun  Hükmünde Kararname ile KEY hesaplarının tasfiyesine karar verilmiş ve 3320 sayılı Kanun yürürlükten  kaldırılmıştır. KEY tutarları maaşlardan kesilmemiş, maaşa ilaveten işverence yatırılmış tutarlardır.  Dokuz yıl boyunca yapılan KEY kesintileri TOKİ adına Emlak Bankasında nemalandınlmış, Emlak  Bankası bu süreçte KEY hesaplarındaki bakiyeyi nemalandırmış ve KEY hak sahiplerinin zararına yol  açmıştır. Bu durumun düzeltilmesi için 2000,2001,2002 yıllarında, yani 57'nci Hükümet zamanında,  TOKİ, muhtelif yazılarla Emlak Bankasını uyarmış olmasına rağmen, Banka bu uygulamaya devam  etmiş, TOKİ tarafından Banka aleyhine davalar açılmış ve bu davaların tümü kazanılmıştır.  T B M M B : 6 5 2 4 . 2 . 2 0 1 0 0 : 2  - 7 8 - KEY hak sahiplerinin kesintilerini nemalandırması nedeniyle 395 trilyon TL para miktarı ortaya  çıkmıştır fakat Emlak Bankası bu parayı nakit olarak veremediği için, TOKİ'ye, bu tutar karşılığında,  2001 yılında, elinde bulunan gayrimenkuller Emlak Konut Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Anonim  Şirketine devredilerek KEY hesaplarını tasfiye etmiş ve sorumluluğu TOKİ'ye devretmiştir. TOKİ,  daha sonraki projelerde bu arsaları bina yapımında kullanmış veya bu arsalardan değerli olanları satış  veya gelir paylaşımı yöntemiyle değerlendirmiş ve kendisine gelir elde etmiştir.  Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; şimdi TOKİ'nin yaptıklarına bakalım. Daha önceki AKP  milletvekillerinin olaya hep bardağın boş tarafından bakmaları hakkaniyet ilkelerine hiç  sığmamaktadır. Konuşmacılar ya yanlış bilgilendirilmiş veya işlerine öyle gelmiştir. Konuşmacılar  sadece 2003 ve sonrası verilerden bahsetmiş olup, sanki TOKİ 2003 yılından önce hiçbir iş yapmamış  konuma sokulmaya çalışılmaktadır.  Şimdi, sırasıyla, arkadaşlann söylemlerine bakıp bir analiz yapmamız gerekiyor. 1 Ocak 2003- 22 Şubat 2010 tarihleri arasında, yani sekiz yıl içinde TOKİ 417 bin konut yapmıştır. Aynı veriler  içinde şu da vardır: 1984-2002 yılı, yani on sekiz yıllık süreç içinde TOKİ kendi adına 43.145 konut  yapmış, fakat 940 bin konutun -bunun altını çizmek istiyorum- yapılmasına vesile olmuştur. Bunların  kredilerini vermiştir, bunların takibini yapmıştır. Şöyle bir bakacak olursak, demek ki TOKİ'nin,  kurulduğu tarihten 2002 yılına geldiği zaman 1 milyona yakın konutun yapılmasına bu ülkede faydası  dokunmuştur.  Şimdi, değerli milletvekilleri, ayrıca, TOKİ'nin sadece konut yapmadığı ve diğer kurum ve  kuruluşların da işlerini yaptığını burada değerli milletvekilleri bahsetti, fakat bu konuda gerçekten  İnternet'ten almış olduğumuz bilgilerin dışında en ufak bir bilgimiz yok. 2985 sayılı Kanun'un ek  1 'inci maddesine 24/07/2008 tarih ve 5793 sayılı Kanun'la eklenen (m) bendindeki "Bakanlıkların  talebi ve bağlı bulunduğu bakanın onayı hâlinde talep konusu proje ve uygulamaları yapmak veya  yaptırmak" hükmü ile bu işler de TOKİ'nin görevleri arasına sokulmuştur.  Şimdi, bu kanun gereğince TOKİ -burada konuşmacılar bunu çok övünerek anlattılar-176 okul,  189 spor salonu, 40 pansiyon, 3 sağlık ocağı, 20 sevgievi, 14 engelsiz yaşam merkezi, 62 hastane, 5  çok amaçlı salon, 15 de atölye yapmıştır. Görüldüğü gibi konut yapımının yanı sıra TOKİ'ye başka  görevler de verilmiştir. Hem konut hem de kamu yatırımlarının yapılması ve yaptırılması görevinin  TOKİ'ye verilmesi, vatandaşların satın aldıkları daireler için ödedikleri paraların kamunun yapması  gereken birtakım yatırımlara yönlendirilmiş olması ihtimalini gündeme getirmektedir. Çünkü TOKİ  bu yatırımları on iki ay ile on sekiz ay gibi bir sürede yapıyor, bunun parasını bu süre içinde yüklenici  firmalara veriyor, fakat bunun akabinde alacağı parayı beş yıllık ve faizsiz olarak bu kurumlardan  tahsil etmeye çalışıyor. Bu şekilde finanse edilmesiyle de TOKİ'nin şu andaki taahhütlerinde meydana  gelebilecek gecikmeleri de kaçınılmaz bir hâle getiriyor ve bu durumda TOKİ sosyal bir kurumdan  çıkartılıp tamamen ticari bir kurum hâline getirilmeye çalışılıyor.  Değerli milletvekilleri, TOKİ'nin gerçekleştirdiği projelere baktığımız zaman para ödeyen  vatandaşa konut yapmanın yanı sıra belediyelerin yapması gereken bazı altyapı yatırımlarının,  anaokullarından başlayarak liseye kadar okulların, hastane ve sağlık ocaklarının, vergi dairelerinin,  afet evlerinin ve ucuz sosyal konutların, ibadethanelerin, ticaret merkezlerinin, kütüphanelerin de  uygulama projeleri kapsamına girdiğini görmekteyiz. Bu sayılan yapıların hepsinin oturulacak bir  sitede zaten mutlaka olması gerekir. Ancak, bunlardan bir kısmı için vatandaşlardan vergi  toplanmaktadır. Dolayısıyla, bu toplanan vergilerin vatandaşın sırtına yıkılmaması için TOKİ'ye  bütçeden para transfer edilmesi gerekmektedir.
Sayfa 79 -
T B M M B : 6 5 2 4 . 2 . 2 0 1 0 0 : 2  - 7 8 - KEY hak sahiplerinin kesintilerini nemalandırması nedeniyle 395 trilyon TL para miktarı ortaya  çıkmıştır fakat Emlak Bankası bu parayı nakit olarak veremediği için, TOKİ'ye, bu tutar karşılığında,  2001 yılında, elinde bulunan gayrimenkuller Emlak Konut Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Anonim  Şirketine devredilerek KEY hesaplarını tasfiye etmiş ve sorumluluğu TOKİ'ye devretmiştir. TOKİ,  daha sonraki projelerde bu arsaları bina yapımında kullanmış veya bu arsalardan değerli olanları satış  veya gelir paylaşımı yöntemiyle değerlendirmiş ve kendisine gelir elde etmiştir.  Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; şimdi TOKİ'nin yaptıklarına bakalım. Daha önceki AKP  milletvekillerinin olaya hep bardağın boş tarafından bakmaları hakkaniyet ilkelerine hiç  sığmamaktadır. Konuşmacılar ya yanlış bilgilendirilmiş veya işlerine öyle gelmiştir. Konuşmacılar  sadece 2003 ve sonrası verilerden bahsetmiş olup, sanki TOKİ 2003 yılından önce hiçbir iş yapmamış  konuma sokulmaya çalışılmaktadır.  Şimdi, sırasıyla, arkadaşlann söylemlerine bakıp bir analiz yapmamız gerekiyor. 1 Ocak 2003- 22 Şubat 2010 tarihleri arasında, yani sekiz yıl içinde TOKİ 417 bin konut yapmıştır. Aynı veriler  içinde şu da vardır: 1984-2002 yılı, yani on sekiz yıllık süreç içinde TOKİ kendi adına 43.145 konut  yapmış, fakat 940 bin konutun -bunun altını çizmek istiyorum- yapılmasına vesile olmuştur. Bunların  kredilerini vermiştir, bunların takibini yapmıştır. Şöyle bir bakacak olursak, demek ki TOKİ'nin,  kurulduğu tarihten 2002 yılına geldiği zaman 1 milyona yakın konutun yapılmasına bu ülkede faydası  dokunmuştur.  Şimdi, değerli milletvekilleri, ayrıca, TOKİ'nin sadece konut yapmadığı ve diğer kurum ve  kuruluşların da işlerini yaptığını burada değerli milletvekilleri bahsetti, fakat bu konuda gerçekten  İnternet'ten almış olduğumuz bilgilerin dışında en ufak bir bilgimiz yok. 2985 sayılı Kanun'un ek  1 'inci maddesine 24/07/2008 tarih ve 5793 sayılı Kanun'la eklenen (m) bendindeki "Bakanlıkların  talebi ve bağlı bulunduğu bakanın onayı hâlinde talep konusu proje ve uygulamaları yapmak veya  yaptırmak" hükmü ile bu işler de TOKİ'nin görevleri arasına sokulmuştur.  Şimdi, bu kanun gereğince TOKİ -burada konuşmacılar bunu çok övünerek anlattılar-176 okul,  189 spor salonu, 40 pansiyon, 3 sağlık ocağı, 20 sevgievi, 14 engelsiz yaşam merkezi, 62 hastane, 5  çok amaçlı salon, 15 de atölye yapmıştır. Görüldüğü gibi konut yapımının yanı sıra TOKİ'ye başka  görevler de verilmiştir. Hem konut hem de kamu yatırımlarının yapılması ve yaptırılması görevinin  TOKİ'ye verilmesi, vatandaşların satın aldıkları daireler için ödedikleri paraların kamunun yapması  gereken birtakım yatırımlara yönlendirilmiş olması ihtimalini gündeme getirmektedir. Çünkü TOKİ  bu yatırımları on iki ay ile on sekiz ay gibi bir sürede yapıyor, bunun parasını bu süre içinde yüklenici  firmalara veriyor, fakat bunun akabinde alacağı parayı beş yıllık ve faizsiz olarak bu kurumlardan  tahsil etmeye çalışıyor. Bu şekilde finanse edilmesiyle de TOKİ'nin şu andaki taahhütlerinde meydana  gelebilecek gecikmeleri de kaçınılmaz bir hâle getiriyor ve bu durumda TOKİ sosyal bir kurumdan  çıkartılıp tamamen ticari bir kurum hâline getirilmeye çalışılıyor.  Değerli milletvekilleri, TOKİ'nin gerçekleştirdiği projelere baktığımız zaman para ödeyen  vatandaşa konut yapmanın yanı sıra belediyelerin yapması gereken bazı altyapı yatırımlarının,  anaokullarından başlayarak liseye kadar okulların, hastane ve sağlık ocaklarının, vergi dairelerinin,  afet evlerinin ve ucuz sosyal konutların, ibadethanelerin, ticaret merkezlerinin, kütüphanelerin de  uygulama projeleri kapsamına girdiğini görmekteyiz. Bu sayılan yapıların hepsinin oturulacak bir  sitede zaten mutlaka olması gerekir. Ancak, bunlardan bir kısmı için vatandaşlardan vergi  toplanmaktadır. Dolayısıyla, bu toplanan vergilerin vatandaşın sırtına yıkılmaması için TOKİ'ye  bütçeden para transfer edilmesi gerekmektedir.  T B M M B : 6 5 2 4 . 2 . 2 0 1 0 0 : 2  - 7 9 - Değerli milletvekilleri, TOKİ bu yatırımları yapmak için arsa üretip rant yaratmak zorunda  kalıyor. Hem siz burada devlet yatırımlarını üstleneceksiniz, bakanlıkların yapması gereken  yatırımları TOKİ'ye dolaylı olarak yaptıracaksınız hem ucuz konutları TOKİ üzerinden yaptırıp  hiçbir şekilde bütçeden para aktarmadığınız zaman, TOKİ'yi bunları, karşılayabilmek için kendi  elinde bulunmuş olan gayrimenkulleri ve gelir paylaşımından konutları yapıp bir ticarethane gibi  para kazanıp bunları karşılamak zorunda bırakıyorsunuz.  Ben size bir örnek daha vermek istiyorum. Bugün buraya çıkan arkadaşlar çok güzel söyledi  ama içeriğini bilmiyor: "Ayda 100 TL taksitle daire." O dairelerin maliyetinin ne olduğunu biliyor  musunuz sayın milletvekilleri? Bugün TOKİ'nin en ucuz olarak maliyeti 35-40 milyar lira. Bunun  aylık faizini alacak olursanız... Yüzde 0,5'ten alın. 0,5'ten alsanız bile 150 bin lira-200 bin lira  arasında faiz tutarı tutuyor. Yani bu daireler otomatikman bedelsiz oluyor ve TOKİ'nin üzerine  finansman yükü yıkılıyor. Bunun karşılığında bütçeden ayrılan bir şey var mı?  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Sayın Nalcı, lütfen tamamlayınız.  KEMALETTİN NALCI (Devamla) - Bütçeden aktarılan sadece ve sadece, yurt dışlarına  çıktığımız zaman "pul parası" adında, "konut edindirme pul parası" dışında TOKİ'ye aktarılan... Bu  da yıllık 30 milyonu geçmiyor saygıdeğer milletvekilleri.  Peki, şimdi bu devletten yatırımlara... Şu anda TOKİ 62 hastane yapmış, 176 tane okul... Bunlar  protokolle yapılmış şeyin dışında. Peki, bu 2,5 milyar TL para o kurumlardan bu kuruma geçmediği  zaman bu kurum faizle para alıyor, özel bütçesi var. Peki, bu faizle almış olduğu paraların  yükümlülüğü ve işletim giderleri kime gidiyor? Oradan daire alan vatandaşa yıkılıyor.  Onun içindir ki sayın milletvekilleri, burada yapılması gereken... Borçları bir inceleyecek  olursak, bu kamu ve kuruluşların borçlarına bakalım: Şimdi, burada 82 adet okula 633. . .  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Sayın Nalcı, teşekkür ediyorum.  KEMALETTİN NALCI (Devamla) - Ben teşekkür ediyorum.  Herkese saygılar sunuyorum. (MHP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Madde üzerinde söz isteyen Barış ve Demokrasi Partisi Grubu adına Bengi Yıldız,  Batman Milletvekili.  Buyurun Sayın Yıldız.  BDP GRUBU ADINA BENGİ YILDIZ (Batman) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri;  Balıkesir'in Dursunbey ilçesinde bir kömür ocağında meydana gelen grizu patlamasında yaşamını  yitirenlere Allah'tan rahmet, ailelerine başsağlığı diliyoruz.  Tabii, bu ölümler kader değildir aslında, bizim sorumluluğumuz altında olması gereken  emekçilerimize, insanlarımıza reva gördüğümüz bir durumdur. AKP Hükümeti, iş güvenliğinin, işçi  sağlığının ve üretimin temel gücünün insan olduğu gerçeğini tümüyle bir kenara bırakarak, her geçen  gün, çalışanların yaşam hakkını daha fazla tehdit etmektedir. Gerek kamu gerek özel sektör  kuruluşlarının iş güvenliği ve işçi sağlığı konusunda alınması gerekenleri ve yapılması gereken  harcamaları yapmadığı ve kâr odaklı yaklaşımı nedeniyle birbiri ardına facialar yaşanmaya devam  etmektedir.
Sayfa 80 -
T B M M B : 6 5 2 4 . 2 . 2 0 1 0 0 : 2  - 7 9 - Değerli milletvekilleri, TOKİ bu yatırımları yapmak için arsa üretip rant yaratmak zorunda  kalıyor. Hem siz burada devlet yatırımlarını üstleneceksiniz, bakanlıkların yapması gereken  yatırımları TOKİ'ye dolaylı olarak yaptıracaksınız hem ucuz konutları TOKİ üzerinden yaptırıp  hiçbir şekilde bütçeden para aktarmadığınız zaman, TOKİ'yi bunları, karşılayabilmek için kendi  elinde bulunmuş olan gayrimenkulleri ve gelir paylaşımından konutları yapıp bir ticarethane gibi  para kazanıp bunları karşılamak zorunda bırakıyorsunuz.  Ben size bir örnek daha vermek istiyorum. Bugün buraya çıkan arkadaşlar çok güzel söyledi  ama içeriğini bilmiyor: "Ayda 100 TL taksitle daire." O dairelerin maliyetinin ne olduğunu biliyor  musunuz sayın milletvekilleri? Bugün TOKİ'nin en ucuz olarak maliyeti 35-40 milyar lira. Bunun  aylık faizini alacak olursanız... Yüzde 0,5'ten alın. 0,5'ten alsanız bile 150 bin lira-200 bin lira  arasında faiz tutarı tutuyor. Yani bu daireler otomatikman bedelsiz oluyor ve TOKİ'nin üzerine  finansman yükü yıkılıyor. Bunun karşılığında bütçeden ayrılan bir şey var mı?  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Sayın Nalcı, lütfen tamamlayınız.  KEMALETTİN NALCI (Devamla) - Bütçeden aktarılan sadece ve sadece, yurt dışlarına  çıktığımız zaman "pul parası" adında, "konut edindirme pul parası" dışında TOKİ'ye aktarılan... Bu  da yıllık 30 milyonu geçmiyor saygıdeğer milletvekilleri.  Peki, şimdi bu devletten yatırımlara... Şu anda TOKİ 62 hastane yapmış, 176 tane okul... Bunlar  protokolle yapılmış şeyin dışında. Peki, bu 2,5 milyar TL para o kurumlardan bu kuruma geçmediği  zaman bu kurum faizle para alıyor, özel bütçesi var. Peki, bu faizle almış olduğu paraların  yükümlülüğü ve işletim giderleri kime gidiyor? Oradan daire alan vatandaşa yıkılıyor.  Onun içindir ki sayın milletvekilleri, burada yapılması gereken... Borçları bir inceleyecek  olursak, bu kamu ve kuruluşların borçlarına bakalım: Şimdi, burada 82 adet okula 633. . .  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Sayın Nalcı, teşekkür ediyorum.  KEMALETTİN NALCI (Devamla) - Ben teşekkür ediyorum.  Herkese saygılar sunuyorum. (MHP sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Madde üzerinde söz isteyen Barış ve Demokrasi Partisi Grubu adına Bengi Yıldız,  Batman Milletvekili.  Buyurun Sayın Yıldız.  BDP GRUBU ADINA BENGİ YILDIZ (Batman) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri;  Balıkesir'in Dursunbey ilçesinde bir kömür ocağında meydana gelen grizu patlamasında yaşamını  yitirenlere Allah'tan rahmet, ailelerine başsağlığı diliyoruz.  Tabii, bu ölümler kader değildir aslında, bizim sorumluluğumuz altında olması gereken  emekçilerimize, insanlarımıza reva gördüğümüz bir durumdur. AKP Hükümeti, iş güvenliğinin, işçi  sağlığının ve üretimin temel gücünün insan olduğu gerçeğini tümüyle bir kenara bırakarak, her geçen  gün, çalışanların yaşam hakkını daha fazla tehdit etmektedir. Gerek kamu gerek özel sektör  kuruluşlarının iş güvenliği ve işçi sağlığı konusunda alınması gerekenleri ve yapılması gereken  harcamaları yapmadığı ve kâr odaklı yaklaşımı nedeniyle birbiri ardına facialar yaşanmaya devam  etmektedir.  TBMM B:65 24.2 .2010 0 : 2  - 8 0 - Kamuya ait maden ocaklarının kapatılması ve özel maden ocaklarının teşvikiyle birlikte, maden  işçilerini ölüm ocaklarına mahkûm eden koşullar ne yazık ki daha da şiddetlenmiştir. Bu işletmelerin  denetiminden sorumlu olan devlet yetkilileri, insan hayatını tehlikeye atacak her türlü olumsuzlukları  gidermekle sorumlu olduğu hâlde, yaşanan facialara rağmen sorumluluğunu yerine  getirememektedirler. Maden sektöründe, çalışanlar, örgütsüzlüğün, kayıt dişiliğin, taşeronlaşmanm,  devletin denetim mekanizmalarının çalışmamasının açık kurbanı olmuşlardır, tıpkı Bursa ve  Balıkesir'de olduğu gibi. Balıkesir'de yaşanan son olay da göstermektedir ki insan yaşamı aşın kâr  hırsına kurban edilmiştir. Bilindiği üzere, madenlerde yaşanan patlamalar, yangınlar ve göçükler gibi  büyük kazalar felaketlerle sonuçlanmakta ve onlarca insanın ölümüne neden olmaktadır. Emek  yoğunluklu çalışan yer altı madenciliğinin geçmişi, bu tür iş kazalarının yaşandığı acı olaylarla doludur.  10 Aralık 2009 tarihinde Bursa ili Mustafakemalpaşa ilçesine bağlı Devecikonağı beldesinde  özel sektöre ait bir yer altı kömür işletmesinde grizu patlaması sonucu meydana gelen iş kazasında  19 maden işçisi yaşamını yitirmiştir. Daha bu olayın yaraları sarılmadan bu kez Balıkesir'in  Dursunbey ilçesine bağlı Odaköy'de bulunan maden ocağında yaşanan grizu patlaması sonucu yine  çok sayıda insan yaşamını yitirmiştir. Son olaylarda artarak devam eden ve son olarak da dün  Balıkesir'de gerçekleşen patlama göstermektedir ki işçilerin güvencesiz ve yaşam hakkıyla  bağdaşmayan koşullarda çalıştırılmaları facialara yol açmaktadır. Maden Mühendisleri Odasının  kayıtlarına göre 2008 yılında 43 maden çalışanı iş kazası sonucu yaşamını yitirmiştir, 2009 yılında  ise bu sayı 76 olmuştur. İlgili meslek odalan tarafından hazırlanan raporlarda, madendeki ocaklarda  kuralsızlık ve denetimsizliğin hüküm sürdüğü, işçi sağlığı ve güvenliği konusunda yeterli önlemlerin  alınmadığı, bu nedenle yeni kazaların yaşanma riskinin yüksek olduğunu pek çok defa ifade  etmelerine karşın, yapılan uyanlar göz ardı edilmektedir. Özel sektörde sürekli meydana gelen bu  facia ve patlamalar, bu iş yerlerinde sendikal örgütlülüğün bulunmaması ve bu nedenle iç ve dış  denetim eksikliğinden kaynaklanmaktadır. Maden ocakları ocak söndürmeye devam etmektedir.  Hükümete soruyoruz: Bu faciaları önlemeye yönelik ne tür tedbirler aldınız? Geçmiş zamanda  yetkili makamlar tarafından yapılan "Bu metan gazının ne zaman, nerede, nasıl birikeceği belli  olmuyor." açıklamasından bu zamana yetkililerin zihniyetinin değişmediğinin ve yerin metrelerce  altında çalışan emekçilere verilen değerin de somut bir göstergesidir. Sorumluların bu kadar  sorumsuzca davrandığı ve yerin metrelerce altında hayatını kaybeden maden emekçilerinin  yaşadıklannı bu kadar basitçe gerekçelendiren başka bir devlet, sosyal devlet var mıdır?  AKP Hükümeti son yıllarda madenlerde yaşanan tüm göçük olaylarından sonra sadece ailelere  başsağlığı dilemekle yetinmektedir. Tüm bu yaşananlar, Hükümetin madenlerde işçi sağlığı ve iş  güvenliği denetimi yapmadığını açıkça ortaya koymaktadır. Oysaki bu ülkede madencilikle ilgisi  olmayanlar bile bilmektedir ki maden ocaklannın çoğunda insan hayatını hiçe sayan çalışma koşullan  mevcuttur. Türkiye'nin onayladığı Avrupa Sosyal Şartı'nda belirtilen "Tüm çalışanlann güvenli ve  sağlıklı çalışma koşullanna sahip olma hakkı vardır." hükmü sürekli ihlal edilmektedir. Gelişmiş  ülkelerde çalışanlann sağlığının korunması öncelikli olarak gözetilirken, Türkiye'de iş sağlığı ve  güvenliği hizmetleri özel rant alanına dönüştürülmüştür. Unutulmamalıdır ki Balıkesir'de meydana  gelen grizu faciası ve cinayetinde yine suç ortağı, madenlerde insan hayatını hiçe sayan çalışma  koşullarının sürüp gitmesi karşısında parmağını dahi kıpırdatmayan AKP Hükümetidir. Hükümet  madenlerde güvenlikli çalışma koşullan yaratmaktan sorumlu makamların olduğunun bilincinde dahi  değildir. Benzer acıların tekrar yaşanmaması için kamu ve özel sektöre ait tüm iş yerlerinde iş  güvenliği ve işçi sağlığı bakımından hızlı ve gerekli etkin önlemler alınmalıdır.
Sayfa 81 -
TBMM B:65 24.2 .2010 0 : 2  - 8 0 - Kamuya ait maden ocaklarının kapatılması ve özel maden ocaklarının teşvikiyle birlikte, maden  işçilerini ölüm ocaklarına mahkûm eden koşullar ne yazık ki daha da şiddetlenmiştir. Bu işletmelerin  denetiminden sorumlu olan devlet yetkilileri, insan hayatını tehlikeye atacak her türlü olumsuzlukları  gidermekle sorumlu olduğu hâlde, yaşanan facialara rağmen sorumluluğunu yerine  getirememektedirler. Maden sektöründe, çalışanlar, örgütsüzlüğün, kayıt dişiliğin, taşeronlaşmanm,  devletin denetim mekanizmalarının çalışmamasının açık kurbanı olmuşlardır, tıpkı Bursa ve  Balıkesir'de olduğu gibi. Balıkesir'de yaşanan son olay da göstermektedir ki insan yaşamı aşın kâr  hırsına kurban edilmiştir. Bilindiği üzere, madenlerde yaşanan patlamalar, yangınlar ve göçükler gibi  büyük kazalar felaketlerle sonuçlanmakta ve onlarca insanın ölümüne neden olmaktadır. Emek  yoğunluklu çalışan yer altı madenciliğinin geçmişi, bu tür iş kazalarının yaşandığı acı olaylarla doludur.  10 Aralık 2009 tarihinde Bursa ili Mustafakemalpaşa ilçesine bağlı Devecikonağı beldesinde  özel sektöre ait bir yer altı kömür işletmesinde grizu patlaması sonucu meydana gelen iş kazasında  19 maden işçisi yaşamını yitirmiştir. Daha bu olayın yaraları sarılmadan bu kez Balıkesir'in  Dursunbey ilçesine bağlı Odaköy'de bulunan maden ocağında yaşanan grizu patlaması sonucu yine  çok sayıda insan yaşamını yitirmiştir. Son olaylarda artarak devam eden ve son olarak da dün  Balıkesir'de gerçekleşen patlama göstermektedir ki işçilerin güvencesiz ve yaşam hakkıyla  bağdaşmayan koşullarda çalıştırılmaları facialara yol açmaktadır. Maden Mühendisleri Odasının  kayıtlarına göre 2008 yılında 43 maden çalışanı iş kazası sonucu yaşamını yitirmiştir, 2009 yılında  ise bu sayı 76 olmuştur. İlgili meslek odalan tarafından hazırlanan raporlarda, madendeki ocaklarda  kuralsızlık ve denetimsizliğin hüküm sürdüğü, işçi sağlığı ve güvenliği konusunda yeterli önlemlerin  alınmadığı, bu nedenle yeni kazaların yaşanma riskinin yüksek olduğunu pek çok defa ifade  etmelerine karşın, yapılan uyanlar göz ardı edilmektedir. Özel sektörde sürekli meydana gelen bu  facia ve patlamalar, bu iş yerlerinde sendikal örgütlülüğün bulunmaması ve bu nedenle iç ve dış  denetim eksikliğinden kaynaklanmaktadır. Maden ocakları ocak söndürmeye devam etmektedir.  Hükümete soruyoruz: Bu faciaları önlemeye yönelik ne tür tedbirler aldınız? Geçmiş zamanda  yetkili makamlar tarafından yapılan "Bu metan gazının ne zaman, nerede, nasıl birikeceği belli  olmuyor." açıklamasından bu zamana yetkililerin zihniyetinin değişmediğinin ve yerin metrelerce  altında çalışan emekçilere verilen değerin de somut bir göstergesidir. Sorumluların bu kadar  sorumsuzca davrandığı ve yerin metrelerce altında hayatını kaybeden maden emekçilerinin  yaşadıklannı bu kadar basitçe gerekçelendiren başka bir devlet, sosyal devlet var mıdır?  AKP Hükümeti son yıllarda madenlerde yaşanan tüm göçük olaylarından sonra sadece ailelere  başsağlığı dilemekle yetinmektedir. Tüm bu yaşananlar, Hükümetin madenlerde işçi sağlığı ve iş  güvenliği denetimi yapmadığını açıkça ortaya koymaktadır. Oysaki bu ülkede madencilikle ilgisi  olmayanlar bile bilmektedir ki maden ocaklannın çoğunda insan hayatını hiçe sayan çalışma koşullan  mevcuttur. Türkiye'nin onayladığı Avrupa Sosyal Şartı'nda belirtilen "Tüm çalışanlann güvenli ve  sağlıklı çalışma koşullanna sahip olma hakkı vardır." hükmü sürekli ihlal edilmektedir. Gelişmiş  ülkelerde çalışanlann sağlığının korunması öncelikli olarak gözetilirken, Türkiye'de iş sağlığı ve  güvenliği hizmetleri özel rant alanına dönüştürülmüştür. Unutulmamalıdır ki Balıkesir'de meydana  gelen grizu faciası ve cinayetinde yine suç ortağı, madenlerde insan hayatını hiçe sayan çalışma  koşullarının sürüp gitmesi karşısında parmağını dahi kıpırdatmayan AKP Hükümetidir. Hükümet  madenlerde güvenlikli çalışma koşullan yaratmaktan sorumlu makamların olduğunun bilincinde dahi  değildir. Benzer acıların tekrar yaşanmaması için kamu ve özel sektöre ait tüm iş yerlerinde iş  güvenliği ve işçi sağlığı bakımından hızlı ve gerekli etkin önlemler alınmalıdır.  TBMM B:65 24.2 .2010 0 : 2  - 8 1 - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Toplu Konut idaresine ve uygulamalarına bazı somut  örnekler vermek gerekmektedir. Ben Batman Milletvekiliyim ve 2005 yılında TOKİ'nin yaptığı bir  konutta ben de ev edindim, ev sahibiyim. İnanın ki evi teslim aldığım günden bir yıla kadar sürekli  olarak, o toplu konuttaki eksikliklerin nerede tamamlanacağı, kime şikâyet edeceğim noktasında  hiçbir makam bulamadım. Şu anda aradan beş yıl geçmesine rağmen Batman'da Tilmerç toplu  konutlarında evimin içerisinde bulunan 5 tane kapının hiç birisi kapanmıyor. O tarihten bu yana da  öyle bıraktım ve o toplu konutta, banyosunda bir alt kata su akıtmayan tek bir konuta  rastlayamazsınız. Sayın Bakana ve ilgililere söylüyorum: Aradan beş yıl geçmiş. Gidin, bu toplu  konutta oturan insanlara sorun: "Bu toplu konuttan, yapımından, işçiliğinden memnun musunuz?"  Evet, Batman, Diyarbakır, Şırnak gibi geri kalmış yörelerde gerçekten de planlı şehirleşme noktasında  toplu konutların çok büyük önemi vardır. Şeklen baktığında da bir düzen, bir planlamanın olduğunu  görüyorsunuz ama işçilikte, özellikle de ince işçilikte muazzam bir kaçırma olayının olduğunu  görüyoruz.  Yine, Batman'da geçen yıl, bir önceki yıl bitirilen, sel felaketinden etkilenenlere verilen toplu  konut vardır. Geçenlerde de söyledik. Bu toplu konut da şehrin dışında yapıldığı için insanlar aylarca  çöp içerisinde kaldı. Sulan akmadı ve insanlar bize müracaat etti "Evet, belediyeye bağlı yer değil  ama ne olursunuz bize yardımcı olun, belediyeler gelsin, bizim çöpümüzü temizlesin, bizim suyumuz  aksın." şeklinde. Dolayısıyla bu bağlantılan yapmadan, belediyelerle iş birliği yapmadan "ben yaptım,  oldu bitti"ye getirmek sonucunda vatandaşlar ciddi şekilde mağdur olmaktadır. Bu konuların  gerçekten gözden geçirilmesi ve belediyelerle iş birliği yapılması gerektiğine inanıyoruz.  Bu duygu ve düşüncelerle sayın heyetinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. (BDP sıralanndan  alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Yıldız.  Madde üzerinde AK PARTİ Grubu adına söz isteyen Nusret Bayraktar, İstanbul Milletvekili.  Buyurun Sayın Bayraktar. (AK PARTİ sıralanndan alkışlar)  AK PARTİ GRUBU ADINA NUSRET BAYRAKTAR (İstanbul) - Sayın Başkan, saygıdeğer  milletvekilleri; 455 sıra sayılı Kanun Teklifi'nin görüşülmesi hususunda AK PARTİ Grubu adına söz  almış bulunuyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum.  Sözlerime başlamadan önce Balıkesir'de bir kaza sonucu hayatını kaybeden, grizu faciasında  ölen kardeşlerimize Allah'tan rahmet diliyorum, ülkemize, milletimize ve yakınlanna başsağlığı  temennisinde bulunuyorum.  Değerli arkadaşlar, Toplu Konut İdaresi, herkes tarafından bilindiği üzere, Türkiye genelinde  yedi yılı aşkın sürede ciddi bir şekilde atılımla halkın ve ülkemizin ihtiyacı olan konut üretiminde ve  buna paralel olarak çevrede ihtiyaç duyulan yol, bağlantı yolları, köprü, okul, sağlık ocaklan gibi  önemli projelere imza attığı biliniyor. Zaman zaman bu kadar büyük yatınmları yaparken...  ERTUĞRUL KUMCUOĞLU (Aydın) - Sizin hafızanız yedi yılla mı kısıtlı?  NUSRET BAYRAKTAR (Devamla) - Müsaade eder misiniz efendim.  Daha önceki yıllarda da var ama sözümün diğer bölümlerini dinlemeden, lütfen...  ERTUĞRUL KUMCUOĞLU (Aydın) - Ne kadar zayıf hafızanız var.  BAŞKAN - Sayın Bayraktar, siz devam edin lütfen.
Sayfa 82 -
TBMM B:65 24.2 .2010 0 : 2  - 8 1 - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Toplu Konut idaresine ve uygulamalarına bazı somut  örnekler vermek gerekmektedir. Ben Batman Milletvekiliyim ve 2005 yılında TOKİ'nin yaptığı bir  konutta ben de ev edindim, ev sahibiyim. İnanın ki evi teslim aldığım günden bir yıla kadar sürekli  olarak, o toplu konuttaki eksikliklerin nerede tamamlanacağı, kime şikâyet edeceğim noktasında  hiçbir makam bulamadım. Şu anda aradan beş yıl geçmesine rağmen Batman'da Tilmerç toplu  konutlarında evimin içerisinde bulunan 5 tane kapının hiç birisi kapanmıyor. O tarihten bu yana da  öyle bıraktım ve o toplu konutta, banyosunda bir alt kata su akıtmayan tek bir konuta  rastlayamazsınız. Sayın Bakana ve ilgililere söylüyorum: Aradan beş yıl geçmiş. Gidin, bu toplu  konutta oturan insanlara sorun: "Bu toplu konuttan, yapımından, işçiliğinden memnun musunuz?"  Evet, Batman, Diyarbakır, Şırnak gibi geri kalmış yörelerde gerçekten de planlı şehirleşme noktasında  toplu konutların çok büyük önemi vardır. Şeklen baktığında da bir düzen, bir planlamanın olduğunu  görüyorsunuz ama işçilikte, özellikle de ince işçilikte muazzam bir kaçırma olayının olduğunu  görüyoruz.  Yine, Batman'da geçen yıl, bir önceki yıl bitirilen, sel felaketinden etkilenenlere verilen toplu  konut vardır. Geçenlerde de söyledik. Bu toplu konut da şehrin dışında yapıldığı için insanlar aylarca  çöp içerisinde kaldı. Sulan akmadı ve insanlar bize müracaat etti "Evet, belediyeye bağlı yer değil  ama ne olursunuz bize yardımcı olun, belediyeler gelsin, bizim çöpümüzü temizlesin, bizim suyumuz  aksın." şeklinde. Dolayısıyla bu bağlantılan yapmadan, belediyelerle iş birliği yapmadan "ben yaptım,  oldu bitti"ye getirmek sonucunda vatandaşlar ciddi şekilde mağdur olmaktadır. Bu konuların  gerçekten gözden geçirilmesi ve belediyelerle iş birliği yapılması gerektiğine inanıyoruz.  Bu duygu ve düşüncelerle sayın heyetinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. (BDP sıralanndan  alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Yıldız.  Madde üzerinde AK PARTİ Grubu adına söz isteyen Nusret Bayraktar, İstanbul Milletvekili.  Buyurun Sayın Bayraktar. (AK PARTİ sıralanndan alkışlar)  AK PARTİ GRUBU ADINA NUSRET BAYRAKTAR (İstanbul) - Sayın Başkan, saygıdeğer  milletvekilleri; 455 sıra sayılı Kanun Teklifi'nin görüşülmesi hususunda AK PARTİ Grubu adına söz  almış bulunuyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum.  Sözlerime başlamadan önce Balıkesir'de bir kaza sonucu hayatını kaybeden, grizu faciasında  ölen kardeşlerimize Allah'tan rahmet diliyorum, ülkemize, milletimize ve yakınlanna başsağlığı  temennisinde bulunuyorum.  Değerli arkadaşlar, Toplu Konut İdaresi, herkes tarafından bilindiği üzere, Türkiye genelinde  yedi yılı aşkın sürede ciddi bir şekilde atılımla halkın ve ülkemizin ihtiyacı olan konut üretiminde ve  buna paralel olarak çevrede ihtiyaç duyulan yol, bağlantı yolları, köprü, okul, sağlık ocaklan gibi  önemli projelere imza attığı biliniyor. Zaman zaman bu kadar büyük yatınmları yaparken...  ERTUĞRUL KUMCUOĞLU (Aydın) - Sizin hafızanız yedi yılla mı kısıtlı?  NUSRET BAYRAKTAR (Devamla) - Müsaade eder misiniz efendim.  Daha önceki yıllarda da var ama sözümün diğer bölümlerini dinlemeden, lütfen...  ERTUĞRUL KUMCUOĞLU (Aydın) - Ne kadar zayıf hafızanız var.  BAŞKAN - Sayın Bayraktar, siz devam edin lütfen.  T B M M B : 6 5 2 4 . 2 . 2 0 1 0 0 : 2  - 8 2 - NUSRET BAYRAKTAR (Devamla) - Diğer bölümlerini dinlemeden tepki göstermenin doğru  olmadığını düşünüyorum.  Elbette 1984 yılından bu yana, özellikle ben 1994 yılında belediye başkanı olduğum dönemlerde  HABİTAT II toplantısında o günün Toplu Konut İdaresi Başkanı Yiğit Gülöksüz'ün organizasyonu  ile HABİTAT üretimi noktasında neler, nasıl yapılacağı, ne katkılar verilebileceği hususunda uruklar  açılmıştır ama halkın temel ihtiyaçlarına cevap verecek nitelikte konut üretiminde, yedi yıl içerisinde  410 bine yakın konut üretimiyle on sekiz yıl içerisindeki 45 bin konut üretimi ve elbette arkadaşların  söylediği gibi, krediyle destek verdiği dönemlerle mukayese edildiği zaman aradaki farkın büyük  olduğunu söylemek istiyorum. Yoksa, geçmiş dönemlerde Toplu Konut İdaresi ve diğer kurumlar  hiçbir hizmet yapmadı, bunlar çok büyük eksiklikler yaptı diye söylemeye başlamadım söze.  Siz şu bardağın boş tarafından konuşacak olursanız, şu 1 santimlik boş tarafı ile ilgili de ciddi  mazeretler ve ciddi sözler söyleyebilirsiniz ve haklı olabilirsiniz ama ben bardağın dolu olan tarafına  baktığım zaman boş olan tarafından çok daha fazla olduğunu gördüğüm için, halk da bunu gördüğü  için, sizler de şunu arzu ediyorsunuz ki, güzel yapılan hizmetlerdeki eksikliklerin giderilmesine  yönelik yapıcı tenkitleri konuşmanın doğru olduğunu düşünüyorum ama bu tenkitleri yaparken  gerçeklerden saptırılan şekliyle gündeme gelmesine de üzülmemek mümkün değildir. Nitekim her  defasında, İstanbul öncelikli, İstanbul'da yapılan yatırımların ranta dönüştürüldüğü, belli kesimlerin  korunduğu, belli kesimlerin mağdur edildiği iddia ediliyor. Elbette İstanbul söz konusu olursa,  İstanbul'daki yatırımlar herkesin gözünün önünde. Büyükşehir olduğu için, büyük bir atılım, büyük  bir kalkınma, büyük bir değişim ve dönüşüm geçirdiği için İstanbul'da hakikaten göze çarpacak  faaliyetler söz konusu oluyor.  Bir Ataşehir'de, Toplu Konutun bölgeye yapmış olduğu yatırımlarla Ataşehir, İstanbul'un artık  en önemli cazibe merkezlerinden biri hâline geldi ve Ataşehir hepimizin şehri. İstanbul'un Anadolu  yakasında, Kadıköy'ün kalkınmayan, varoş sayılan, E-5'in üstünde hizmetten mağdur bırakılan bir  bölge diye adlandırılırken bugün Ataşehir, TOKİ'nin yapmış olduğu yatırımlar dolayısıyla  İstanbul'un en öncelikli, en önemli cazibe merkezlerinden biri hâline geldi ve Kayışdağı üzerindeki  arsaların, geçmiş dönemlerde yok pahasına satılırken şimdi parayla alınmasının imkânsız hâle  geldiğini görüyoruz. O hâlde Toplu Konut İdaresi yatırım yapmasın mı? Bölgeye cazibe katmasın mı?  Yani, güzellikler yapıldı, bunun arkasından birileri rant elde ediyor. Bu rant yeter ki ülke menfaatine  kullanılırsa, birilerinin cebine haksız bir şekilde verilmiyorsa elbette ülkede de rantlar olsun. Yeni  yatırımların kapısı, yeni hizmetlerin yapılmasına imkân sağlayacaktır. Yani rantsız, maliyetsiz, parasız  bir yatırım olmadığına göre, bütçe ve insan yönetimi çok önemli olduğuna göre, eğer Toplu Konut  İdaresi bu kadar, yüzde 86 sosyal konut ürettiği hâlde, yüzde 15 -yaptığı konutlarla- elde ettiği  gelirlerini ülke ve millet menfaatine kullanarak belli bir rantın dönüşmesine fırsat ve imkân veriyorsa,  sadece alkışlanır, sadece tebrik edilir diye düşünüyorum. Ama bunun içerisinde bu kadar büyük  yatırım yapan -ki nitekim kanun metninin içinde olduğu gibi, 410 bin bina şu ana kadar- 3 bin  şantiyede yatırım yapan bir kuruluşun personel sayısının azlığı ve kanunlardaki yetersizlik dolayısıyla  gelecekte de eksiklikler yapılabileceği kanaatiyle yeni talepleri oluyor. Bu da eksikliklerin  giderilmesine yönelik atılan bir adımdır diye düşünüyorum.  EMİN HALUK AYHAN (Denizli) - Onlar çalışıyorlar zaten Sayın Vekilim.  NUSRET BAYRAKTAR (Devamla) - Ben, söz buraya gelmişken...  EMİN HALUK AYHAN (Denizli) - Onlar çalışıyorlar, kadro isteyenler.
Sayfa 83 -
T B M M B : 6 5 2 4 . 2 . 2 0 1 0 0 : 2  - 8 2 - NUSRET BAYRAKTAR (Devamla) - Diğer bölümlerini dinlemeden tepki göstermenin doğru  olmadığını düşünüyorum.  Elbette 1984 yılından bu yana, özellikle ben 1994 yılında belediye başkanı olduğum dönemlerde  HABİTAT II toplantısında o günün Toplu Konut İdaresi Başkanı Yiğit Gülöksüz'ün organizasyonu  ile HABİTAT üretimi noktasında neler, nasıl yapılacağı, ne katkılar verilebileceği hususunda uruklar  açılmıştır ama halkın temel ihtiyaçlarına cevap verecek nitelikte konut üretiminde, yedi yıl içerisinde  410 bine yakın konut üretimiyle on sekiz yıl içerisindeki 45 bin konut üretimi ve elbette arkadaşların  söylediği gibi, krediyle destek verdiği dönemlerle mukayese edildiği zaman aradaki farkın büyük  olduğunu söylemek istiyorum. Yoksa, geçmiş dönemlerde Toplu Konut İdaresi ve diğer kurumlar  hiçbir hizmet yapmadı, bunlar çok büyük eksiklikler yaptı diye söylemeye başlamadım söze.  Siz şu bardağın boş tarafından konuşacak olursanız, şu 1 santimlik boş tarafı ile ilgili de ciddi  mazeretler ve ciddi sözler söyleyebilirsiniz ve haklı olabilirsiniz ama ben bardağın dolu olan tarafına  baktığım zaman boş olan tarafından çok daha fazla olduğunu gördüğüm için, halk da bunu gördüğü  için, sizler de şunu arzu ediyorsunuz ki, güzel yapılan hizmetlerdeki eksikliklerin giderilmesine  yönelik yapıcı tenkitleri konuşmanın doğru olduğunu düşünüyorum ama bu tenkitleri yaparken  gerçeklerden saptırılan şekliyle gündeme gelmesine de üzülmemek mümkün değildir. Nitekim her  defasında, İstanbul öncelikli, İstanbul'da yapılan yatırımların ranta dönüştürüldüğü, belli kesimlerin  korunduğu, belli kesimlerin mağdur edildiği iddia ediliyor. Elbette İstanbul söz konusu olursa,  İstanbul'daki yatırımlar herkesin gözünün önünde. Büyükşehir olduğu için, büyük bir atılım, büyük  bir kalkınma, büyük bir değişim ve dönüşüm geçirdiği için İstanbul'da hakikaten göze çarpacak  faaliyetler söz konusu oluyor.  Bir Ataşehir'de, Toplu Konutun bölgeye yapmış olduğu yatırımlarla Ataşehir, İstanbul'un artık  en önemli cazibe merkezlerinden biri hâline geldi ve Ataşehir hepimizin şehri. İstanbul'un Anadolu  yakasında, Kadıköy'ün kalkınmayan, varoş sayılan, E-5'in üstünde hizmetten mağdur bırakılan bir  bölge diye adlandırılırken bugün Ataşehir, TOKİ'nin yapmış olduğu yatırımlar dolayısıyla  İstanbul'un en öncelikli, en önemli cazibe merkezlerinden biri hâline geldi ve Kayışdağı üzerindeki  arsaların, geçmiş dönemlerde yok pahasına satılırken şimdi parayla alınmasının imkânsız hâle  geldiğini görüyoruz. O hâlde Toplu Konut İdaresi yatırım yapmasın mı? Bölgeye cazibe katmasın mı?  Yani, güzellikler yapıldı, bunun arkasından birileri rant elde ediyor. Bu rant yeter ki ülke menfaatine  kullanılırsa, birilerinin cebine haksız bir şekilde verilmiyorsa elbette ülkede de rantlar olsun. Yeni  yatırımların kapısı, yeni hizmetlerin yapılmasına imkân sağlayacaktır. Yani rantsız, maliyetsiz, parasız  bir yatırım olmadığına göre, bütçe ve insan yönetimi çok önemli olduğuna göre, eğer Toplu Konut  İdaresi bu kadar, yüzde 86 sosyal konut ürettiği hâlde, yüzde 15 -yaptığı konutlarla- elde ettiği  gelirlerini ülke ve millet menfaatine kullanarak belli bir rantın dönüşmesine fırsat ve imkân veriyorsa,  sadece alkışlanır, sadece tebrik edilir diye düşünüyorum. Ama bunun içerisinde bu kadar büyük  yatırım yapan -ki nitekim kanun metninin içinde olduğu gibi, 410 bin bina şu ana kadar- 3 bin  şantiyede yatırım yapan bir kuruluşun personel sayısının azlığı ve kanunlardaki yetersizlik dolayısıyla  gelecekte de eksiklikler yapılabileceği kanaatiyle yeni talepleri oluyor. Bu da eksikliklerin  giderilmesine yönelik atılan bir adımdır diye düşünüyorum.  EMİN HALUK AYHAN (Denizli) - Onlar çalışıyorlar zaten Sayın Vekilim.  NUSRET BAYRAKTAR (Devamla) - Ben, söz buraya gelmişken...  EMİN HALUK AYHAN (Denizli) - Onlar çalışıyorlar, kadro isteyenler.  TBMM B:65 24.2 .2010 0 : 2  - 8 3 - NUSRET BAYRAKTAR (Devamla) - Tabii çalışıyorlar, çalıştıkları ortada.  EMİN HALUK AYHAN (Denizli) - Ee?  NUSRET BAYRAKTAR (Devamla) - Ben Emlak Bankası Ataköy'le ilgili konuyu, yine  İstanbul'la ilgili olduğu için söylüyorum. Ataköy'de, hiçbir yerde olmadığı gibi burada da aynı  şekilde, plansız bir yerin satışı, alımı, kiralanması, kullanılması söz konusu değildir. Yeşilköy  Havaalanı ile Bakırköy arasında, 3 ve 5 kilometre arasında bulunan bu arazilerle ilgili TOKİ  mülkiyetine geçene kadar uzun bir süre geçmiştir. Bu bölgede yirmi iki yıl boyunca özel şahıslar  tarafından kullanılan bir mülk vardı ve mahkemeler sonu... On beş yıl hukuk mücadelesi devam etti  ve sonra da buradaki metruk binalar ile mezbelelik hâline gelen parseller üzerindeki turizm ve  rekreasyon projesiyle, ülkemize kazandırılması düşünülen bu vizyon ve projenin ancak mevcut  planlar çerçevesinde TOKİ tarafından kullanıma açılacağı söyleniyor. Nitekim bu planlar, 1991-1997  yıllan arasında Bayındırlık ve İskân Bakanlığının 1/5.000 ölçekli ve 1/1.000 ölçekli planlarla kesin  şeklini bulmuştur. TOKİ bu planlarla ilgili herhangi bir tadilat yapmadan aynı plan gereği uygulama  yapacağı hususunda projelerini geliştirmiş oluyor. Bu projede, emsal 2 olmak kaydıyla, iki  yoğunluklu turizm rekreasyon alanı ve otel, apart otel, gazino, marina, yat kulübü, alışveriş tesisleri,  lokantalar, kongre tesisleri, akaryakıt satış ürünleri, gösteri, spor, eğlence tesisleri, sağlık kulübü gibi  tesisler yer alabilir. Yüksekliğin ise havaalanından dolayı maksimum, deniz seviyesinden 72 metreyi  geçemeyeceği ibaresi vardır. Kiralamaya konu taşınmazlar ise: Kiralanan tanışmaz üzerinde birinci  derece kültür ve tabiat varlıklarıyla ilgili gerekli koruma önlemleri alınacaktır. Böylece bu  bölgelerdeki söz konusu tarihî yapıların, korunması ve halkın istifadesine açılması şekliyle  kullanılacağı söyleniyor. Yani birinci derece kültür ve tabiat varlıklarını koruma kurullarının kontrolü  ile -kesinlikle belediye veya TOKİ kendi başına projelerini tasdik edemez- kültür ve tabiat varlıkları  koruma kurullarının tasdik edeceği şekliyle uygulama yapılır. Çok detay var, ben kısa kısa atlayarak  geçiyorum. Bu parseller 1991-1997 yıllarında onaylanan imar planlarında turizm ve rekreasyon  alanları olarak belirlenmiş olup hâlen bu kanun yürürlüktedir ve TOKİ herhangi bir plan değişikliği  talebinde de bulunmamıştır. Satış ve kiralamaya konu edilen parseller üzerinde bulunan tarihî yapılar  ile ağaçlar için, Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulunca tescil ettirilerek bütün parsellerin tapu  kayıtlarına "Birinci derece kültür ve tabiat varlığı." şerhi istenmiştir TOKİ tarafından.  Aynca, Baruthane binaları, çevre duvarları, gözetleme kulesi ve çeşme gibi tüm tarihî eserlerin  rölevesi de yaptırılmıştır. Parseller üzerine yapılacak her türlü projenin bu Kurul tarafından  onaylanması zorunluluğu getirilmiştir. Plan amaçlan doğrultusunda uygulanacak olan projeye göre,  parseller üzerinde yüzde 25 yapılaşma, yüzde 75 rekreasyon ve yeşil alan söz konusudur. Yüzde 25  yapılaşma.  1981 yılından beri etrafı duvarlar ile kapatılan Ataköy sahili, burada yapılacak olan proje  değişiklikleriyle halkın kullanımına açılacaktır. Oralar şu anda koruma duvarlarıyla çevrili. "Sahil  kısmına ulaşım sağlanması için TOKİ tarafından üç ayrı bölgeden yol yapımı programlanmış.  Parseller, sahillere cepheli olmasından dolayı, Kıyı Kanunu'nda belirtilen hükümlere tabi olup kıyılar  halkın istifadesinde kullanılacaktır." diyor. Daha önce halk tarafından kullanılmayan alanlar da halkın  kullanımına açılacaktır Kıyı Kanunu gereği.
Sayfa 84 -
TBMM B:65 24.2 .2010 0 : 2  - 8 3 - NUSRET BAYRAKTAR (Devamla) - Tabii çalışıyorlar, çalıştıkları ortada.  EMİN HALUK AYHAN (Denizli) - Ee?  NUSRET BAYRAKTAR (Devamla) - Ben Emlak Bankası Ataköy'le ilgili konuyu, yine  İstanbul'la ilgili olduğu için söylüyorum. Ataköy'de, hiçbir yerde olmadığı gibi burada da aynı  şekilde, plansız bir yerin satışı, alımı, kiralanması, kullanılması söz konusu değildir. Yeşilköy  Havaalanı ile Bakırköy arasında, 3 ve 5 kilometre arasında bulunan bu arazilerle ilgili TOKİ  mülkiyetine geçene kadar uzun bir süre geçmiştir. Bu bölgede yirmi iki yıl boyunca özel şahıslar  tarafından kullanılan bir mülk vardı ve mahkemeler sonu... On beş yıl hukuk mücadelesi devam etti  ve sonra da buradaki metruk binalar ile mezbelelik hâline gelen parseller üzerindeki turizm ve  rekreasyon projesiyle, ülkemize kazandırılması düşünülen bu vizyon ve projenin ancak mevcut  planlar çerçevesinde TOKİ tarafından kullanıma açılacağı söyleniyor. Nitekim bu planlar, 1991-1997  yıllan arasında Bayındırlık ve İskân Bakanlığının 1/5.000 ölçekli ve 1/1.000 ölçekli planlarla kesin  şeklini bulmuştur. TOKİ bu planlarla ilgili herhangi bir tadilat yapmadan aynı plan gereği uygulama  yapacağı hususunda projelerini geliştirmiş oluyor. Bu projede, emsal 2 olmak kaydıyla, iki  yoğunluklu turizm rekreasyon alanı ve otel, apart otel, gazino, marina, yat kulübü, alışveriş tesisleri,  lokantalar, kongre tesisleri, akaryakıt satış ürünleri, gösteri, spor, eğlence tesisleri, sağlık kulübü gibi  tesisler yer alabilir. Yüksekliğin ise havaalanından dolayı maksimum, deniz seviyesinden 72 metreyi  geçemeyeceği ibaresi vardır. Kiralamaya konu taşınmazlar ise: Kiralanan tanışmaz üzerinde birinci  derece kültür ve tabiat varlıklarıyla ilgili gerekli koruma önlemleri alınacaktır. Böylece bu  bölgelerdeki söz konusu tarihî yapıların, korunması ve halkın istifadesine açılması şekliyle  kullanılacağı söyleniyor. Yani birinci derece kültür ve tabiat varlıklarını koruma kurullarının kontrolü  ile -kesinlikle belediye veya TOKİ kendi başına projelerini tasdik edemez- kültür ve tabiat varlıkları  koruma kurullarının tasdik edeceği şekliyle uygulama yapılır. Çok detay var, ben kısa kısa atlayarak  geçiyorum. Bu parseller 1991-1997 yıllarında onaylanan imar planlarında turizm ve rekreasyon  alanları olarak belirlenmiş olup hâlen bu kanun yürürlüktedir ve TOKİ herhangi bir plan değişikliği  talebinde de bulunmamıştır. Satış ve kiralamaya konu edilen parseller üzerinde bulunan tarihî yapılar  ile ağaçlar için, Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulunca tescil ettirilerek bütün parsellerin tapu  kayıtlarına "Birinci derece kültür ve tabiat varlığı." şerhi istenmiştir TOKİ tarafından.  Aynca, Baruthane binaları, çevre duvarları, gözetleme kulesi ve çeşme gibi tüm tarihî eserlerin  rölevesi de yaptırılmıştır. Parseller üzerine yapılacak her türlü projenin bu Kurul tarafından  onaylanması zorunluluğu getirilmiştir. Plan amaçlan doğrultusunda uygulanacak olan projeye göre,  parseller üzerinde yüzde 25 yapılaşma, yüzde 75 rekreasyon ve yeşil alan söz konusudur. Yüzde 25  yapılaşma.  1981 yılından beri etrafı duvarlar ile kapatılan Ataköy sahili, burada yapılacak olan proje  değişiklikleriyle halkın kullanımına açılacaktır. Oralar şu anda koruma duvarlarıyla çevrili. "Sahil  kısmına ulaşım sağlanması için TOKİ tarafından üç ayrı bölgeden yol yapımı programlanmış.  Parseller, sahillere cepheli olmasından dolayı, Kıyı Kanunu'nda belirtilen hükümlere tabi olup kıyılar  halkın istifadesinde kullanılacaktır." diyor. Daha önce halk tarafından kullanılmayan alanlar da halkın  kullanımına açılacaktır Kıyı Kanunu gereği.  TBMM B:65 24.2 .2010 0 : 2  - 8 4 - Ayrıca, TOKİ, bu işlerle ilgili 4'üncü Kısım'da -Ataköy'de çok parsel var- yerleşim alanlarında  bloklar arasında kalan parselleri, "yeşil alan olarak kullanılmak" şartıyla, 31/12/2007 tarihinde, çok  cüzi bedellerle Bakırköy Belediye Başkanlığına devretmiştir. Bunun dışındaki büyük alanlann yeşil |  alan olarak kaldığı ve belediyelere devredilmesi gerektiği hâlde henüz belediyeler devralmadığı için  Toplu Konut İdaresi belediyelere emlak vergisi ödüyor, yeşil alanlar adına. Belediyelere de diyor ki:  "Alın bu yeşil alanlar da sizindir." Ama henüz belediyeler bununla ilgili talepte bulunmadıkları için  burada da Toplu Konut İdaresi emlak vergisini ödemek zorunda kalıyor.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  MEHMET SEVİGEN (İstanbul) - Kadir Topbaş niye mahkemeye verdi Başkanım? Dava açtı.  Davayı niye geri çekti?  NUSRET BAYRAKTAR (Devamla) - Mahkemelere bakıyorsunuz...  MEHMET SEVİGEN (İstanbul) - Hayır hayır, Kadir Bey, kendi belediye başkanınız sizin.  NUSRET BAYRAKTAR (Devamla) - Olabilir.  TAYFUR SÜNER (Antalya) - Başkanım "parayla al" deniyor, bedava mı veriliyor?  BAŞKAN - Sayın Bayraktar, lütfen tamamlayınız.  Buyurun Sayın Bayraktar.  NUSRET BAYRAKTAR (Devamla) - Bitiriyorum.  Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; hukuka uymayan, yasal olmayan kendi kurumlan arasında  dahi mahkemelik olunabilecek işler olur; mühim olan nihai karardır.  10/7/1986 yılında imzalanarak sözleşme kapsamında inşa edilen Galeria ve çevresi büyük bir  alandır. 2038 yılına kadar yap-işlet-devret modeliyle verilmiş ve bundan dolayı 2,5 milyar dolar da  yıllık kira talebi vardır. TOKİ, bunu alacak. TOKİ bunu da satışa çıkarmak kaydıyla, 2038 yılına  kadar kiracılar orada kalmak ve kiralan da alıcının üzerine almak kaydıyla şartı koymak suretiyle,  bu kadar cüzi bedellerle otuz sekiz yıl beklemektense -ki şimdi yirmi sekiz yıl kalmıştır- bir an önce  bunun satışını gündeme koyarak 450-500 milyon dolarlık gelir elde edildiği takdirde, bu gelirlerle de  yeni projelerin yapılabilmesi düşüncesiyle ne kiracılar mağdur ediliyor ne de satın alan kişi mağdur  ediliyor ne de TOKİ ve devletimiz mağdur ediliyor. Bu tip yatınmlara imza atan TOKİ'yi ancak  alkışlamak ve yaptıklan hizmetten dolayı kendilerine teşekkür etmek gerekir.  Kanunun hayırlı olması dileğiyle hepinize saygılar sunuyorum. (AK PARTİ sıralanndan alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Bayraktar.  Madde üzerinde şahsı adına söz isteyen Osman Aslan, Diyarbakır milletvekili.  Buyurun Sayın Aslan. (AK PARTİ sıralanndan alkışlar)  OSMAN ASLAN (Diyarbakır) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 455  sıra sayılı Arsa Üretimi ve Değerlendirilmesi Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik  Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın 5'inci maddesi üzerinde şahsım adına söz almış bulunuyorum.  Bu vesileyle yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.  Esasen teknik bir düzenleme olan tasannın 5'inci maddesi, 5664 sayılı Konut Edindirme Yardımı  Hak Sahiplerine Ödeme Yapılmasına Dair Kanun'a bir ek madde eklenerek, hak sahiplerine yapılması  öngörülen ödemelerle ilgili hisse senedi talep başvurularının bir ay süreyle sınırlandırılmasını ve  kalan ödemelerin nakit olarak yapılmasını öngörmektedir.
Sayfa 85 -
TBMM B:65 24.2 .2010 0 : 2  - 8 4 - Ayrıca, TOKİ, bu işlerle ilgili 4'üncü Kısım'da -Ataköy'de çok parsel var- yerleşim alanlarında  bloklar arasında kalan parselleri, "yeşil alan olarak kullanılmak" şartıyla, 31/12/2007 tarihinde, çok  cüzi bedellerle Bakırköy Belediye Başkanlığına devretmiştir. Bunun dışındaki büyük alanlann yeşil |  alan olarak kaldığı ve belediyelere devredilmesi gerektiği hâlde henüz belediyeler devralmadığı için  Toplu Konut İdaresi belediyelere emlak vergisi ödüyor, yeşil alanlar adına. Belediyelere de diyor ki:  "Alın bu yeşil alanlar da sizindir." Ama henüz belediyeler bununla ilgili talepte bulunmadıkları için  burada da Toplu Konut İdaresi emlak vergisini ödemek zorunda kalıyor.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  MEHMET SEVİGEN (İstanbul) - Kadir Topbaş niye mahkemeye verdi Başkanım? Dava açtı.  Davayı niye geri çekti?  NUSRET BAYRAKTAR (Devamla) - Mahkemelere bakıyorsunuz...  MEHMET SEVİGEN (İstanbul) - Hayır hayır, Kadir Bey, kendi belediye başkanınız sizin.  NUSRET BAYRAKTAR (Devamla) - Olabilir.  TAYFUR SÜNER (Antalya) - Başkanım "parayla al" deniyor, bedava mı veriliyor?  BAŞKAN - Sayın Bayraktar, lütfen tamamlayınız.  Buyurun Sayın Bayraktar.  NUSRET BAYRAKTAR (Devamla) - Bitiriyorum.  Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; hukuka uymayan, yasal olmayan kendi kurumlan arasında  dahi mahkemelik olunabilecek işler olur; mühim olan nihai karardır.  10/7/1986 yılında imzalanarak sözleşme kapsamında inşa edilen Galeria ve çevresi büyük bir  alandır. 2038 yılına kadar yap-işlet-devret modeliyle verilmiş ve bundan dolayı 2,5 milyar dolar da  yıllık kira talebi vardır. TOKİ, bunu alacak. TOKİ bunu da satışa çıkarmak kaydıyla, 2038 yılına  kadar kiracılar orada kalmak ve kiralan da alıcının üzerine almak kaydıyla şartı koymak suretiyle,  bu kadar cüzi bedellerle otuz sekiz yıl beklemektense -ki şimdi yirmi sekiz yıl kalmıştır- bir an önce  bunun satışını gündeme koyarak 450-500 milyon dolarlık gelir elde edildiği takdirde, bu gelirlerle de  yeni projelerin yapılabilmesi düşüncesiyle ne kiracılar mağdur ediliyor ne de satın alan kişi mağdur  ediliyor ne de TOKİ ve devletimiz mağdur ediliyor. Bu tip yatınmlara imza atan TOKİ'yi ancak  alkışlamak ve yaptıklan hizmetten dolayı kendilerine teşekkür etmek gerekir.  Kanunun hayırlı olması dileğiyle hepinize saygılar sunuyorum. (AK PARTİ sıralanndan alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Bayraktar.  Madde üzerinde şahsı adına söz isteyen Osman Aslan, Diyarbakır milletvekili.  Buyurun Sayın Aslan. (AK PARTİ sıralanndan alkışlar)  OSMAN ASLAN (Diyarbakır) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 455  sıra sayılı Arsa Üretimi ve Değerlendirilmesi Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik  Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın 5'inci maddesi üzerinde şahsım adına söz almış bulunuyorum.  Bu vesileyle yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.  Esasen teknik bir düzenleme olan tasannın 5'inci maddesi, 5664 sayılı Konut Edindirme Yardımı  Hak Sahiplerine Ödeme Yapılmasına Dair Kanun'a bir ek madde eklenerek, hak sahiplerine yapılması  öngörülen ödemelerle ilgili hisse senedi talep başvurularının bir ay süreyle sınırlandırılmasını ve  kalan ödemelerin nakit olarak yapılmasını öngörmektedir.  T B M M B: 65 24.2 .2010 O: 2  Bilindiği gibi, 5664 sayılı Konut Edindirme Yardımı Hak Sahiplerine Ödeme Yapılmasına Dair  Kanun gereği, konut edindirme yardımı hak sahiplerine hisse senedi veya nakit ödeme yapılmaktadır.  Bunun ayni sermaye olarak vazolunan 395 milyon 730 bin 255 TL karşılığı 39 milyar 500 milyon  25 bin 500 adet paya tekabül eden ödeme, hisse senedi veya nakit olarak yapılmış olup, bakiye ödeme  hazinece karşılanmaktadır. Bu bağlamda, şirket sermayesinden nakit olarak ödenen 395 milyon 730  bin 255 TL tutar için sermaye azaltımı yoluna gidilecektir. Şu anda, hisse senedi taleplerinin beş yıla  yayılması hâlinde, şirketin sermaye yapısı ve ortaklar arası pay dağılımında sürekli işlem ve değişim  yapılması gerekeceğinden ve aynca hisse senedi taleplerinin son derece az olması nedeniyle, halka  arz süreci içinde hisse senedi talep başvurularının bir ay süre ile kısıtlanması ve bilahare sadece nakit  ödeme yapılması uygun olacaktır.  Diğer taraftan, söz konusu işlemlerin yapılması sonucunda şirket sermayesinin yeniden  yapılanması tamamlanmış olacağından, şirket faaliyetlerinin sermaye piyasası mevzuatı çerçevesinde  devamının sağlanması da mümkün olabilecektir.  Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; burada yeri gelmişken konut edindirme yardım  ödemeleriyle ilgili birkaç cümle sarf edeceğim. Hatırlanacağı gibi, 22/5/2007 tarihinde kabul edilen  5664 sayılı Kanun ile 1/1/1987'den 31/12/1995 tarihine dek vatandaşlarımızdan toplanan ancak AK  PARTİ öncesi hükümetlerce unutturulan konut edindirme yardımlarının hak sahiplerine geri ödemesi  süreci başlamıştır. Bu çerçevede, 28 Temmuz 2008'de Resmî Gazete'de ilan edilen 8 milyon 630 bin  604 hak sahibinden, Aralık 2009 tarihi itibanyla 5 milyon 403 bin 879'una 2 milyar 545 milyon 825  bin 751 lira ödendi. Geri kalan 3 milyon 226 bin 725 kişiye yapılacak ödemeyle, tutar 3 milyar 30  bin 235 liraya ulaşmış olacaktır.  Ayrıca, hak sahiplerinin Resmî Gazete'de ilanından sonra kurumlara tanınan itiraz süresi 28  Haziran 2009'da dolmuştur ancak ilk listede ismi bulunamadığı hâlde konut edindirme yardımı alma  hakkına sahip olduğu söylenenlerin işlemlerinin ilgili kuruluşlarca süresi içinde tamamlanmaması  nedeniyle, 8 Aralık 2009 tarihinde 5664 sayılı Kanun'a eklenen madde ile kurumlara ek süre  verilmiştir. Bu da takdir edersiniz ki tamamen vatandaşlarımızın mağdur olmaması içindir. Netice  itibanyla, bu ek süre de tamamlanmıştır. Önümüzdeki birkaç gün içinde yeni liste de yayınlanacak  ve yaklaşık olarak 2 milyonu bulacak hak sahibi daha konut edindirme yardımı ödemelerini  alacaklardır.  Değerli arkadaşlar, burada bir noktaya değinmeden geçmek istemiyorum.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Sayın Aslan, lütfen tamamlayınız.  OSMAN ASLAN (Devamla) - Çoğu zaman muhalefetteki milletvekili arkadaşlanmız kürsüye  çıkıp -benim dilim varmıyor ama- Hükümetimizi, yolsuzluk yapmak, yetim hakkı yemek, hazineyi  soymak, milletin parasını çarçur etmek gibi mesnetsiz iftiralarla suçluyorlar.  KAMER GENÇ (Tunceli) - Doğru değil mi?  OSMAN ASLAN (Devamla) - İşte arkadaşlar, her şey ortada. Bırakın milletin parasını çarçur  etmeyi, biz, bizden önceki dönemdekilerin çarçur ettiklerinin de, yediklerinin de, alıp iç ettiklerinin  de bedellerini ödüyoruz.  ALİM IŞIK (Kütahya) - Yolsuzluk davaları boşuna mı açılıyor?  - 8 5 -
Sayfa 86 -
T B M M B: 65 24.2 .2010 O: 2  Bilindiği gibi, 5664 sayılı Konut Edindirme Yardımı Hak Sahiplerine Ödeme Yapılmasına Dair  Kanun gereği, konut edindirme yardımı hak sahiplerine hisse senedi veya nakit ödeme yapılmaktadır.  Bunun ayni sermaye olarak vazolunan 395 milyon 730 bin 255 TL karşılığı 39 milyar 500 milyon  25 bin 500 adet paya tekabül eden ödeme, hisse senedi veya nakit olarak yapılmış olup, bakiye ödeme  hazinece karşılanmaktadır. Bu bağlamda, şirket sermayesinden nakit olarak ödenen 395 milyon 730  bin 255 TL tutar için sermaye azaltımı yoluna gidilecektir. Şu anda, hisse senedi taleplerinin beş yıla  yayılması hâlinde, şirketin sermaye yapısı ve ortaklar arası pay dağılımında sürekli işlem ve değişim  yapılması gerekeceğinden ve aynca hisse senedi taleplerinin son derece az olması nedeniyle, halka  arz süreci içinde hisse senedi talep başvurularının bir ay süre ile kısıtlanması ve bilahare sadece nakit  ödeme yapılması uygun olacaktır.  Diğer taraftan, söz konusu işlemlerin yapılması sonucunda şirket sermayesinin yeniden  yapılanması tamamlanmış olacağından, şirket faaliyetlerinin sermaye piyasası mevzuatı çerçevesinde  devamının sağlanması da mümkün olabilecektir.  Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; burada yeri gelmişken konut edindirme yardım  ödemeleriyle ilgili birkaç cümle sarf edeceğim. Hatırlanacağı gibi, 22/5/2007 tarihinde kabul edilen  5664 sayılı Kanun ile 1/1/1987'den 31/12/1995 tarihine dek vatandaşlarımızdan toplanan ancak AK  PARTİ öncesi hükümetlerce unutturulan konut edindirme yardımlarının hak sahiplerine geri ödemesi  süreci başlamıştır. Bu çerçevede, 28 Temmuz 2008'de Resmî Gazete'de ilan edilen 8 milyon 630 bin  604 hak sahibinden, Aralık 2009 tarihi itibanyla 5 milyon 403 bin 879'una 2 milyar 545 milyon 825  bin 751 lira ödendi. Geri kalan 3 milyon 226 bin 725 kişiye yapılacak ödemeyle, tutar 3 milyar 30  bin 235 liraya ulaşmış olacaktır.  Ayrıca, hak sahiplerinin Resmî Gazete'de ilanından sonra kurumlara tanınan itiraz süresi 28  Haziran 2009'da dolmuştur ancak ilk listede ismi bulunamadığı hâlde konut edindirme yardımı alma  hakkına sahip olduğu söylenenlerin işlemlerinin ilgili kuruluşlarca süresi içinde tamamlanmaması  nedeniyle, 8 Aralık 2009 tarihinde 5664 sayılı Kanun'a eklenen madde ile kurumlara ek süre  verilmiştir. Bu da takdir edersiniz ki tamamen vatandaşlarımızın mağdur olmaması içindir. Netice  itibanyla, bu ek süre de tamamlanmıştır. Önümüzdeki birkaç gün içinde yeni liste de yayınlanacak  ve yaklaşık olarak 2 milyonu bulacak hak sahibi daha konut edindirme yardımı ödemelerini  alacaklardır.  Değerli arkadaşlar, burada bir noktaya değinmeden geçmek istemiyorum.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Sayın Aslan, lütfen tamamlayınız.  OSMAN ASLAN (Devamla) - Çoğu zaman muhalefetteki milletvekili arkadaşlanmız kürsüye  çıkıp -benim dilim varmıyor ama- Hükümetimizi, yolsuzluk yapmak, yetim hakkı yemek, hazineyi  soymak, milletin parasını çarçur etmek gibi mesnetsiz iftiralarla suçluyorlar.  KAMER GENÇ (Tunceli) - Doğru değil mi?  OSMAN ASLAN (Devamla) - İşte arkadaşlar, her şey ortada. Bırakın milletin parasını çarçur  etmeyi, biz, bizden önceki dönemdekilerin çarçur ettiklerinin de, yediklerinin de, alıp iç ettiklerinin  de bedellerini ödüyoruz.  ALİM IŞIK (Kütahya) - Yolsuzluk davaları boşuna mı açılıyor?  - 8 5 - T B M M B : 6 5 2 4 . 2 . 2 0 1 0 0 : 2  - 8 6 - OSMAN ASLAN (Devamla) - İşte, tasarruf teşviki adı altında toplanan paraların nemalarının  ödenmesi; işte, konut edindirme yardımı olarak toplanan paraların geri ödenmesi. Milletimiz de  bunları görüyor ve biliyor.  Bu duygu ve düşüncelerle yüce heyetinizi tekrar saygıyla selamlıyor, kanunun hayırlı olmasını  Cenabıallah'tan niyaz ediyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Aslan.  Madde üzerinde şahsı adına söz isteyen Mustafa Ataş, İstanbul Milletvekili.  Buyurun Sayın Ataş. (AK PARTİ sıralanndan alkışlar)  MUSTAFA ATAŞ (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 455 sıra sayılı Arsa Üretimi  ve Değerlendirilmesi Hakkında Kanun'la ilgili 5'inci madde üzerine şahsım adına söz almış  bulunuyorum. Bu vesileyle hepinizi saygıyla selamlıyorum.  Konuşmama başlamadan önce Balıkesir Dursunbey ilçesinde maden kazasında hayatını  kaybeden vatandaşlarımıza rahmet diliyorum, yaralı vatandaşlarımıza geçmiş olsun diyorum ve  ailelerine başsağlığı diliyorum.  Sayın milletvekilleri, AK PARTİ İktidarı döneminde ekonomide, sağlıkta, eğitimde, ulaşımda,  adalette ve emniyette yapılan hizmetlerin yanı sıra konut üretiminde de Toplu Konut İdaresi çok  ciddi hizmetler yapmıştır. Bu hizmetlerin yanı sıra -değerli hemşehrim Tunceli bağımsız Milletvekili  Sayın Kamer Genc'in geçen hafta ve bugün- doğum yerim olan Çemişgezek'teki konut yapımlarıyla  ilgili bazı hususlarda açıklama yapmak ihtiyacı hasıl olmuştur, bunları sizlerle paylaşmak istiyorum.  Bunlardan bir tanesi, Çemişgezek Ulukale köyünde 1994 yılında terör baskını sonucu birçok  vatandaşımız hayatını kaybetmiş ve köy tamamen yakılıp yıkılmıştır. Ayrıca, 95 ve 99 yıllarında da  tekrar yine terör baskınlarında birçok vatandaşımız hayatını maalesef kaybetmiştir. Dolayısıyla,  buradaki terör baskınları sonucunda ve köyün tamamen yakılıp yıkılması sonucu afet kapsamında,  Toplu Konut İdaresi bu sene orada doksan dokuz tane konutun yapılmasına karar vermiştir. Kaldı ki  bu konutlar, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığına devredilmek suretiyle hak sahiplerine  borçlandırma usulüyle yapılacaktır.  Bugün, soru sorarken Sayın Kamer Genc'in "16 trilyon 251 milyar liraya mal olan bu konutlar,  İstanbul AK PARTİ Milletvekili Mustafa Ataş'ın tavassutuyla yapılmaktadır ve 10 trilyon civarında  da fazla bir kâr elde edilmektedir." diye bir beyanı var.  KAMER GENÇ (Tunceli) - Doğru!  MUSTAFA ATAŞ (Devamla) - Tabii, bizlerin siyasiler olarak toplumu doğru bilgilendirme gibi bir  sorumluluğumuzun olduğunu burada bir kez daha hatırlatmak istiyorum. Yanlış ve doğru olmayan  bilgilerle toplumu bilgilendirmenin ne kadar ahlaki olduğunu sizlerin ve milletimizin takdirine sunuyorum.  16 trilyonluk bir ihalede, Sayın Genç, bilmiyorum inşaat yapılan alanı gördü mü, eğimli bir  arazidir ve tamamen taş zemin üzerinde kırıcı makinelerin aylardan beri çalıştığı ve her konutun  maliyetiyle ilgili... Sadece altyapı maliyeti 6 milyon 190 bin Türk lirasıdır. Aynca, nakliye bedeli 920  bin Türk lirasıdır. Yani, hane sahiplerinden, mağdur vatandaşlarımızdan alınacak para, toplam 9  milyon 220 bin Türk lirasıdır. Bu da iki yıl ödemesiz on sekiz yıl, eşit taksitler hâlinde alınacaktır.  Bunu milletimizin bilmesinde fayda var diye düşünüyorum. Ayrıca, bu köyde yapılan bu konut  hizmetlerinin yanı sıra, 500 tonluk foseptik çukur, köy konağı ve sağlık merkezi de ayrıca bu  maliyetlerin içerisindedir. Bunun milletimiz tarafından bilinmesini istirham ediyorum.
Sayfa 87 -
T B M M B : 6 5 2 4 . 2 . 2 0 1 0 0 : 2  - 8 6 - OSMAN ASLAN (Devamla) - İşte, tasarruf teşviki adı altında toplanan paraların nemalarının  ödenmesi; işte, konut edindirme yardımı olarak toplanan paraların geri ödenmesi. Milletimiz de  bunları görüyor ve biliyor.  Bu duygu ve düşüncelerle yüce heyetinizi tekrar saygıyla selamlıyor, kanunun hayırlı olmasını  Cenabıallah'tan niyaz ediyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Aslan.  Madde üzerinde şahsı adına söz isteyen Mustafa Ataş, İstanbul Milletvekili.  Buyurun Sayın Ataş. (AK PARTİ sıralanndan alkışlar)  MUSTAFA ATAŞ (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 455 sıra sayılı Arsa Üretimi  ve Değerlendirilmesi Hakkında Kanun'la ilgili 5'inci madde üzerine şahsım adına söz almış  bulunuyorum. Bu vesileyle hepinizi saygıyla selamlıyorum.  Konuşmama başlamadan önce Balıkesir Dursunbey ilçesinde maden kazasında hayatını  kaybeden vatandaşlarımıza rahmet diliyorum, yaralı vatandaşlarımıza geçmiş olsun diyorum ve  ailelerine başsağlığı diliyorum.  Sayın milletvekilleri, AK PARTİ İktidarı döneminde ekonomide, sağlıkta, eğitimde, ulaşımda,  adalette ve emniyette yapılan hizmetlerin yanı sıra konut üretiminde de Toplu Konut İdaresi çok  ciddi hizmetler yapmıştır. Bu hizmetlerin yanı sıra -değerli hemşehrim Tunceli bağımsız Milletvekili  Sayın Kamer Genc'in geçen hafta ve bugün- doğum yerim olan Çemişgezek'teki konut yapımlarıyla  ilgili bazı hususlarda açıklama yapmak ihtiyacı hasıl olmuştur, bunları sizlerle paylaşmak istiyorum.  Bunlardan bir tanesi, Çemişgezek Ulukale köyünde 1994 yılında terör baskını sonucu birçok  vatandaşımız hayatını kaybetmiş ve köy tamamen yakılıp yıkılmıştır. Ayrıca, 95 ve 99 yıllarında da  tekrar yine terör baskınlarında birçok vatandaşımız hayatını maalesef kaybetmiştir. Dolayısıyla,  buradaki terör baskınları sonucunda ve köyün tamamen yakılıp yıkılması sonucu afet kapsamında,  Toplu Konut İdaresi bu sene orada doksan dokuz tane konutun yapılmasına karar vermiştir. Kaldı ki  bu konutlar, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığına devredilmek suretiyle hak sahiplerine  borçlandırma usulüyle yapılacaktır.  Bugün, soru sorarken Sayın Kamer Genc'in "16 trilyon 251 milyar liraya mal olan bu konutlar,  İstanbul AK PARTİ Milletvekili Mustafa Ataş'ın tavassutuyla yapılmaktadır ve 10 trilyon civarında  da fazla bir kâr elde edilmektedir." diye bir beyanı var.  KAMER GENÇ (Tunceli) - Doğru!  MUSTAFA ATAŞ (Devamla) - Tabii, bizlerin siyasiler olarak toplumu doğru bilgilendirme gibi bir  sorumluluğumuzun olduğunu burada bir kez daha hatırlatmak istiyorum. Yanlış ve doğru olmayan  bilgilerle toplumu bilgilendirmenin ne kadar ahlaki olduğunu sizlerin ve milletimizin takdirine sunuyorum.  16 trilyonluk bir ihalede, Sayın Genç, bilmiyorum inşaat yapılan alanı gördü mü, eğimli bir  arazidir ve tamamen taş zemin üzerinde kırıcı makinelerin aylardan beri çalıştığı ve her konutun  maliyetiyle ilgili... Sadece altyapı maliyeti 6 milyon 190 bin Türk lirasıdır. Aynca, nakliye bedeli 920  bin Türk lirasıdır. Yani, hane sahiplerinden, mağdur vatandaşlarımızdan alınacak para, toplam 9  milyon 220 bin Türk lirasıdır. Bu da iki yıl ödemesiz on sekiz yıl, eşit taksitler hâlinde alınacaktır.  Bunu milletimizin bilmesinde fayda var diye düşünüyorum. Ayrıca, bu köyde yapılan bu konut  hizmetlerinin yanı sıra, 500 tonluk foseptik çukur, köy konağı ve sağlık merkezi de ayrıca bu  maliyetlerin içerisindedir. Bunun milletimiz tarafından bilinmesini istirham ediyorum.  T B M M B : 6 5 2 4 . 2 . 2 0 1 0 0 : 2  - 8 7 - Şimdi, Tunceli'nin geneline baktığımız zaman- Sayın Kamer Genç, yetmiş yaşında; Allah uzun  ömürler versin- AK PARTİ İktidarının yedi buçuk yıllık iktidarı döneminde görülen hizmetleri yetmiş  yıllık ömründe acaba görmüş müdür diye sormak istiyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)  Tunceli'de yapılan hizmetleri de burada paylaşmak istiyorum, TOKİ'nin yapmış olduğu  hizmetleri: Merkez Atatürk Mahallesi'nde 80 konut, alt gelirliye; Merkez İnönü Mahallesi'nde 100  afet konutu ve huzurevi, tamamı alt gelire. Nazimiye ilçesinde 56 adet konut yapılmış. Ovacık  ilçesinde 48 konut, tamamı alt gelir... Pülümür ilçesinde -teslim edilmiş bu- 48 afet konutu, Hozat  ilçesinde 102 konut, Çemişgezek ilçesinde 80 konut ve ayrıca Çemişgezek Ulukale köyünde 99 tane  şu anda inşaatı devam eden...  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Sayın Ataş lütfen tamamlayınız.  MUSTAFA ATAŞ (Devamla) - Tamamlıyorum Sayın Başkan.  Aynca, bunlann dışında 1 adet spor salonu, 1 adet kreş, 3 adet ticaret merkezi, 1 hastane, î sağlık  ocağı yapılmıştır. Ayrıca Çemişgezek Akçapınar köyü, Pertek Akdemir köyü, Ovacık Aşağıtorunoba  köyü, Yeşilyazı köyü, Hozat Çağlarca köyü, Mazgirt Darıkent köyünde de birer adet jandarma sınır  takım komutanlığı binaları yapılmıştır TOKİ tarafından. Ayrıca, TOKİ tarafından Tunceli  Üniversitesinin binaları yapılma aşamasındadır, şu anda çalışmaları devam ediyor.  Değerli kardeşlerim, değerli dostlar; bu hizmetler yapılırken bunları görmemek, bunları  bilmemezlikten gelmek herhalde doğru bir tavır değildir diye düşünüyorum.  Ben bütün bu bilgileri sizlerle ve aziz milletimizle paylaşıp, bu hizmetleri yapan değerli TOKİ  yöneticilerine huzurlarınızda teşekkür ediyorum, kanunun hayırlı olmasını diliyorum. (AK PARTİ  sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Ataş.  KAMER GENÇ (Tunceli) - Sayın Başkan, Sayın Milletvekili konuşmasında bana sataştı. Benim  Tunceli' ye bir hizmet götürme diğimi...  KEMALETTİN NALCI (Tekirdağ) - Evet, biz de şahidiz.  BAŞKAN - Sayın Genç, anlaşılmadı, bir saniye...  KAMER GENÇ (Tunceli) - Aynca, "afet konutu" dedi, afet konutu değil iskân konutudur.  Uygun görürseniz, bana sataşmadan söz verirseniz... Çünkü beni çok itham etti. Müsaade  ederseniz...  BAŞKAN - Sayın Genç, bunların neresi sataşma? Ne söyledi de sataştı size?  KAMER GENÇ (Tunceli) - Yani, Kamer Genç... (AK PARTİ sıralarından gürültüler)  BAŞKAN - Bir saniye sayın milletvekilleri, lütfen Sayın Genc'i dinleyelim.  KAMER GENÇ (Tunceli) - Efendim, şimdi, benim görüşlerimin dışında, benim söylediklerim  dışında görüşler şey etti. Mustafa Bey'le aynı ilin insanlarıyız.  BAŞKAN - Hangi cümlelerle sizin görüşleriniz dışındakileri söyledi Sayın Genç? Onu  soruyorum ben.  KAMER GENÇ (Tunceli) - Tunceli'ye hiçbir şey yapmamışım. Sonra, sanki bu hizmeti  istemiyorum gibi... Yani "Çemişgezek'te yapılan 16 trilyon 350 milyar liralık bir afet konutu var."  dedi. O afet konutu değil, iskân konutudur. O konuda yanlış bilgiler verdi. Müsaade ederseniz...  Yani, itham etti beni Sayın Başkan.
Sayfa 88 -
T B M M B : 6 5 2 4 . 2 . 2 0 1 0 0 : 2  - 8 7 - Şimdi, Tunceli'nin geneline baktığımız zaman- Sayın Kamer Genç, yetmiş yaşında; Allah uzun  ömürler versin- AK PARTİ İktidarının yedi buçuk yıllık iktidarı döneminde görülen hizmetleri yetmiş  yıllık ömründe acaba görmüş müdür diye sormak istiyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)  Tunceli'de yapılan hizmetleri de burada paylaşmak istiyorum, TOKİ'nin yapmış olduğu  hizmetleri: Merkez Atatürk Mahallesi'nde 80 konut, alt gelirliye; Merkez İnönü Mahallesi'nde 100  afet konutu ve huzurevi, tamamı alt gelire. Nazimiye ilçesinde 56 adet konut yapılmış. Ovacık  ilçesinde 48 konut, tamamı alt gelir... Pülümür ilçesinde -teslim edilmiş bu- 48 afet konutu, Hozat  ilçesinde 102 konut, Çemişgezek ilçesinde 80 konut ve ayrıca Çemişgezek Ulukale köyünde 99 tane  şu anda inşaatı devam eden...  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Sayın Ataş lütfen tamamlayınız.  MUSTAFA ATAŞ (Devamla) - Tamamlıyorum Sayın Başkan.  Aynca, bunlann dışında 1 adet spor salonu, 1 adet kreş, 3 adet ticaret merkezi, 1 hastane, î sağlık  ocağı yapılmıştır. Ayrıca Çemişgezek Akçapınar köyü, Pertek Akdemir köyü, Ovacık Aşağıtorunoba  köyü, Yeşilyazı köyü, Hozat Çağlarca köyü, Mazgirt Darıkent köyünde de birer adet jandarma sınır  takım komutanlığı binaları yapılmıştır TOKİ tarafından. Ayrıca, TOKİ tarafından Tunceli  Üniversitesinin binaları yapılma aşamasındadır, şu anda çalışmaları devam ediyor.  Değerli kardeşlerim, değerli dostlar; bu hizmetler yapılırken bunları görmemek, bunları  bilmemezlikten gelmek herhalde doğru bir tavır değildir diye düşünüyorum.  Ben bütün bu bilgileri sizlerle ve aziz milletimizle paylaşıp, bu hizmetleri yapan değerli TOKİ  yöneticilerine huzurlarınızda teşekkür ediyorum, kanunun hayırlı olmasını diliyorum. (AK PARTİ  sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Ataş.  KAMER GENÇ (Tunceli) - Sayın Başkan, Sayın Milletvekili konuşmasında bana sataştı. Benim  Tunceli' ye bir hizmet götürme diğimi...  KEMALETTİN NALCI (Tekirdağ) - Evet, biz de şahidiz.  BAŞKAN - Sayın Genç, anlaşılmadı, bir saniye...  KAMER GENÇ (Tunceli) - Aynca, "afet konutu" dedi, afet konutu değil iskân konutudur.  Uygun görürseniz, bana sataşmadan söz verirseniz... Çünkü beni çok itham etti. Müsaade  ederseniz...  BAŞKAN - Sayın Genç, bunların neresi sataşma? Ne söyledi de sataştı size?  KAMER GENÇ (Tunceli) - Yani, Kamer Genç... (AK PARTİ sıralarından gürültüler)  BAŞKAN - Bir saniye sayın milletvekilleri, lütfen Sayın Genc'i dinleyelim.  KAMER GENÇ (Tunceli) - Efendim, şimdi, benim görüşlerimin dışında, benim söylediklerim  dışında görüşler şey etti. Mustafa Bey'le aynı ilin insanlarıyız.  BAŞKAN - Hangi cümlelerle sizin görüşleriniz dışındakileri söyledi Sayın Genç? Onu  soruyorum ben.  KAMER GENÇ (Tunceli) - Tunceli'ye hiçbir şey yapmamışım. Sonra, sanki bu hizmeti  istemiyorum gibi... Yani "Çemişgezek'te yapılan 16 trilyon 350 milyar liralık bir afet konutu var."  dedi. O afet konutu değil, iskân konutudur. O konuda yanlış bilgiler verdi. Müsaade ederseniz...  Yani, itham etti beni Sayın Başkan.  TBMM B:65 24.2 .2010 0 : 2  - 8 8 - CEMAL KAYA (Ağrı) - Kamer Ağabey, uzun ömürler diledi ya!  BAŞKAN - İki dakika söz veriyorum Sayın Genç.  KAMER GENÇ (Tunceli) - Üç dakika verin canım!  BAŞKAN - Buyurun.  X.- SATAŞMALARA İLİŞKİN KONUŞMALAR  /.- Tunceli Milletvekili Kamer Genç 'in, İstanbul Milletvekili Mustafa Ataş 'ın, şahsına sataşması  nedeniyle konuşması  KAMER GENÇ (Tunceli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tabii, Sayın Mustafa bey ' le  aynı ilin insanlarıyız. Tunceli'ye gelen hizmetlerden onur duyarız, kim oraya bir hizmet getiriyorsa  bizim inançlarımızda ona büyük bir saygı duyarız ancak burada verdiği bilgiler yanlış.  Bakın o "Ulukale afet konutları" deniliyor fakat bunun planlaması iskân konutudur. Bunu  herkese iddia edebilirim. Şimdi, 16 trilyon 250 milyar liraya 99 ev, 1 köy konağı ihalesi yapılıyor.  Tanesi aşağı yukarı 160 milyar liraya geliyor.  Şimdi, diyor ki yani TOKİ getirecek, 16 trilyon oraya yatıracak, 9 trilyonunu vatandaştan alacak.  Peki, 10 trilyon kime gidecek? Ayrıca da bu inşaatı alan kişi AKP'nin Küçükçekmece Belediye  Meclisi üyesi imar temsilcisi ve özel davetiyeyle bu işi alıyor, yani özel davetiyeyle.  Şimdi, bizim isteğimiz, devletin parasının heba edilmemesi. Normal olarak 5 trilyon liraya  yapılması gereken bir yapıyı 16 trilyona... Hadi 7 trilyona olsa, en azından 8-9 trilyonu açık, çok açık.  Çünkü TOKİ'nin yaptığı ihaleleri şey ederseniz -bende listeleri var- yüzde 60'a yakını AKP'li  yöneticilerin, onlar almışlar bunları. Bizim istediğimiz, devletin parası kıymetli bir varlıktır, hepimizin  malıdır, canıdır; bunu usulüne göre harcayalım, dürüst harcayalım.  Mustafa Bey daha Çemişgezek'le ilgilenmezken ben Çemişgezek'le ilgilendim. Çemişgezek'in  bütün ova köylerini ben yaptırdım, oraya telefonu ben getirdim, elektriği ben götürdüm, yolları ben  asfaltladım. O insanlar biliyorlar yani biliyorlar, zaten onun için bana oy veriyorlar.  Şimdi, bu Çemişgezek'te yapılan evler de . . . Arkadaşlar, yüz ev yapacaklar, Elâzığ'dan,  Malatya'dan getirecekler, oraya 2 bin tane seçmeni yerleştirecekler.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Sayın Genç, teşekkür ediyorum.  KAMER GENÇ (Devamla) - Sayın Başkan, bir dakika...  BAŞKAN - Lütfen Sayın Genç.. . Tamam, bitti Sayın Genç.  KAMER GENÇ (Devamla) - Sayın Başkan, bir dakika daha, bitiriyorum.  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Genç.  KAMER GENÇ (Devamla) - Sayın Başkan, bir dakika daha verirseniz...  BAŞKAN - Sayın Genç, lütfen..  KAMER GENÇ (Tunceli) - Bir dakika daha verirseniz... Rica ediyorum.  BAŞKAN - Sayın Genç...
Sayfa 89 -
TBMM B:65 24.2 .2010 0 : 2  - 8 8 - CEMAL KAYA (Ağrı) - Kamer Ağabey, uzun ömürler diledi ya!  BAŞKAN - İki dakika söz veriyorum Sayın Genç.  KAMER GENÇ (Tunceli) - Üç dakika verin canım!  BAŞKAN - Buyurun.  X.- SATAŞMALARA İLİŞKİN KONUŞMALAR  /.- Tunceli Milletvekili Kamer Genç 'in, İstanbul Milletvekili Mustafa Ataş 'ın, şahsına sataşması  nedeniyle konuşması  KAMER GENÇ (Tunceli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tabii, Sayın Mustafa bey ' le  aynı ilin insanlarıyız. Tunceli'ye gelen hizmetlerden onur duyarız, kim oraya bir hizmet getiriyorsa  bizim inançlarımızda ona büyük bir saygı duyarız ancak burada verdiği bilgiler yanlış.  Bakın o "Ulukale afet konutları" deniliyor fakat bunun planlaması iskân konutudur. Bunu  herkese iddia edebilirim. Şimdi, 16 trilyon 250 milyar liraya 99 ev, 1 köy konağı ihalesi yapılıyor.  Tanesi aşağı yukarı 160 milyar liraya geliyor.  Şimdi, diyor ki yani TOKİ getirecek, 16 trilyon oraya yatıracak, 9 trilyonunu vatandaştan alacak.  Peki, 10 trilyon kime gidecek? Ayrıca da bu inşaatı alan kişi AKP'nin Küçükçekmece Belediye  Meclisi üyesi imar temsilcisi ve özel davetiyeyle bu işi alıyor, yani özel davetiyeyle.  Şimdi, bizim isteğimiz, devletin parasının heba edilmemesi. Normal olarak 5 trilyon liraya  yapılması gereken bir yapıyı 16 trilyona... Hadi 7 trilyona olsa, en azından 8-9 trilyonu açık, çok açık.  Çünkü TOKİ'nin yaptığı ihaleleri şey ederseniz -bende listeleri var- yüzde 60'a yakını AKP'li  yöneticilerin, onlar almışlar bunları. Bizim istediğimiz, devletin parası kıymetli bir varlıktır, hepimizin  malıdır, canıdır; bunu usulüne göre harcayalım, dürüst harcayalım.  Mustafa Bey daha Çemişgezek'le ilgilenmezken ben Çemişgezek'le ilgilendim. Çemişgezek'in  bütün ova köylerini ben yaptırdım, oraya telefonu ben getirdim, elektriği ben götürdüm, yolları ben  asfaltladım. O insanlar biliyorlar yani biliyorlar, zaten onun için bana oy veriyorlar.  Şimdi, bu Çemişgezek'te yapılan evler de . . . Arkadaşlar, yüz ev yapacaklar, Elâzığ'dan,  Malatya'dan getirecekler, oraya 2 bin tane seçmeni yerleştirecekler.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Sayın Genç, teşekkür ediyorum.  KAMER GENÇ (Devamla) - Sayın Başkan, bir dakika...  BAŞKAN - Lütfen Sayın Genç.. . Tamam, bitti Sayın Genç.  KAMER GENÇ (Devamla) - Sayın Başkan, bir dakika daha, bitiriyorum.  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Genç.  KAMER GENÇ (Devamla) - Sayın Başkan, bir dakika daha verirseniz...  BAŞKAN - Sayın Genç, lütfen..  KAMER GENÇ (Tunceli) - Bir dakika daha verirseniz... Rica ediyorum.  BAŞKAN - Sayın Genç...  TBMM B:65 24 .2 . 2010 0 : 2  - 8 9 - KAMER GENÇ (Devamla) - Evet, değerli arkadaşlarım, burada bütün hesap, şimdi AKP diyor  ki "Biz Kamer Genc'i Tunceli'de bitireceğiz." Ben istiyorum beni bitirmenizi. Nasıl bitireceksiniz?  Diyorum, bakın, Pertek'te bir köprü var, onu yapın. Bakın, Çemişgezek kara yolu çok berbat  vaziyette, o yolu yapın. Ondan sonra, Tunceli'nin birçok ilçesinin yolları berbat, yapalım, hizmet  getirelim. Ondan sonra, ben de gelirim, size teşekkür ederim. Mustafa Bey ama yani şimdi, bize çıkıp  da burada... Ben oraya gelen her hizmetten memnun oluyorum. Ayrıca da Tunceli'de terörden  mağdur olan bir tek Ulukale köyü yok ki, her köy... Mesela, oranın büyük köylerinden birisi de  Sanbalta köyü, orada da terörden çok zarar gören insanlarımız var. Başka köylerimiz de var, isimlerini  şimdi saymayayım.  Dolayısıyla, adalet duygulan içinde ve harcadığınız paralar da birtakım insanlann cebine haram  para girmemesi şeklinde harcanırsa, biz onu istiyoruz. Başka, yoksa ki oraya hizmet getiren herkese  saygı sunuyoruz. Bizim üniversitenin binalannı yapsın, görelim TOKİ, ama parayı, bizim vatandaşın  verdiği vergiyi de çok doğru kullansın.  BAŞKAN - Madde üzerinde...  FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) - Sayın Başkan, Malatya'ya sataşma var!  Malatya'ya sataşmıştı Sayın Genç!  SIRRI SAKIK (Muş) - Sayın Başkan, Hatip biraz önce -Mustafa Bey- Parlamentoyu  bilgilendirirken köy yakmalarla ilgili bir cümle kullandı. Şimdi, o tarihte -o da biliyor, Tanrı da  biliyor- Afganistan'dan, Pakistan'dan gelen helikopterler vardı, Dersim'in dört tarafını ateşe  verdiklerinde. Ama aldıkları devlet terbiyesi gereği, o helikopterlerin kimler tarafından  gönderildiğini... Dönemin Başbakanı Çiller "O Afganistan'dan, Pakistan'dan gelen helikopterler."  diyordu. Onun için insanlar biraz yürekli olmalıdır, eğer kim yapmışsa onu da açıkça  söyleyebilmelidir. Bir ülkenin helikopterleri gidip veya bir ülkenin bir coğrafyasında yakıp yıkıyorsa  burada ters yüz etmenin kimseye bir yararı yoktur.  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Sakık, sözleriniz anlaşıldı.  VIII.- KANUN TASAkl VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN  GELEN DİĞER İŞLER (Devam)  A) KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ (Devam)  i . - Arsa Üretimi ve Değerlendirilmesi Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik  Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile Manisa Milletvekili Recai Berber ve 5 Milletvekilinin; 2985  Sayılı Toplu Konut Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ile  Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporları (1/762,  2/475) (S Sayısı: 455) (Devam)  BAŞKAN - Madde üzerinde on dakika süreyle soru-cevap işlemi yapılacaktır.  Sayın Tankut, Sayın Aslanoğlu, Sayın Işık, Sayın Yıldız, Sayın Genç, Sayın Yalçın, Sayın Yeni,  Sayın Sakık, Sayın Uzunırmak söz istemişlerdir. Birer dakikalık süre verilecektir.  Sayın Tankut, buyurun.
Sayfa 90 -
TBMM B:65 24 .2 . 2010 0 : 2  - 8 9 - KAMER GENÇ (Devamla) - Evet, değerli arkadaşlarım, burada bütün hesap, şimdi AKP diyor  ki "Biz Kamer Genc'i Tunceli'de bitireceğiz." Ben istiyorum beni bitirmenizi. Nasıl bitireceksiniz?  Diyorum, bakın, Pertek'te bir köprü var, onu yapın. Bakın, Çemişgezek kara yolu çok berbat  vaziyette, o yolu yapın. Ondan sonra, Tunceli'nin birçok ilçesinin yolları berbat, yapalım, hizmet  getirelim. Ondan sonra, ben de gelirim, size teşekkür ederim. Mustafa Bey ama yani şimdi, bize çıkıp  da burada... Ben oraya gelen her hizmetten memnun oluyorum. Ayrıca da Tunceli'de terörden  mağdur olan bir tek Ulukale köyü yok ki, her köy... Mesela, oranın büyük köylerinden birisi de  Sanbalta köyü, orada da terörden çok zarar gören insanlarımız var. Başka köylerimiz de var, isimlerini  şimdi saymayayım.  Dolayısıyla, adalet duygulan içinde ve harcadığınız paralar da birtakım insanlann cebine haram  para girmemesi şeklinde harcanırsa, biz onu istiyoruz. Başka, yoksa ki oraya hizmet getiren herkese  saygı sunuyoruz. Bizim üniversitenin binalannı yapsın, görelim TOKİ, ama parayı, bizim vatandaşın  verdiği vergiyi de çok doğru kullansın.  BAŞKAN - Madde üzerinde...  FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) - Sayın Başkan, Malatya'ya sataşma var!  Malatya'ya sataşmıştı Sayın Genç!  SIRRI SAKIK (Muş) - Sayın Başkan, Hatip biraz önce -Mustafa Bey- Parlamentoyu  bilgilendirirken köy yakmalarla ilgili bir cümle kullandı. Şimdi, o tarihte -o da biliyor, Tanrı da  biliyor- Afganistan'dan, Pakistan'dan gelen helikopterler vardı, Dersim'in dört tarafını ateşe  verdiklerinde. Ama aldıkları devlet terbiyesi gereği, o helikopterlerin kimler tarafından  gönderildiğini... Dönemin Başbakanı Çiller "O Afganistan'dan, Pakistan'dan gelen helikopterler."  diyordu. Onun için insanlar biraz yürekli olmalıdır, eğer kim yapmışsa onu da açıkça  söyleyebilmelidir. Bir ülkenin helikopterleri gidip veya bir ülkenin bir coğrafyasında yakıp yıkıyorsa  burada ters yüz etmenin kimseye bir yararı yoktur.  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Sakık, sözleriniz anlaşıldı.  VIII.- KANUN TASAkl VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN  GELEN DİĞER İŞLER (Devam)  A) KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ (Devam)  i . - Arsa Üretimi ve Değerlendirilmesi Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik  Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile Manisa Milletvekili Recai Berber ve 5 Milletvekilinin; 2985  Sayılı Toplu Konut Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ile  Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporları (1/762,  2/475) (S Sayısı: 455) (Devam)  BAŞKAN - Madde üzerinde on dakika süreyle soru-cevap işlemi yapılacaktır.  Sayın Tankut, Sayın Aslanoğlu, Sayın Işık, Sayın Yıldız, Sayın Genç, Sayın Yalçın, Sayın Yeni,  Sayın Sakık, Sayın Uzunırmak söz istemişlerdir. Birer dakikalık süre verilecektir.  Sayın Tankut, buyurun.  T B M M B : 6 5 2 4 . 2 . 2 0 1 0 0 : 2  - 9 0 - YILMAZ TANKUT (Adana) - Sayın Başkan, teşekkür ediyorum.  Sayın Bakan, yanılmıyorsam 2008 yılında TOKİ borcunu erken ödeyenlere yüzde 25'lere varan  oranlarda indirimler uygulamıştı. Bugün ekonomik krizin kasıp kavurduğu, vatandaşlarımızın büyük bir  sıkıntı içerisinde kıvrandığı bu dönemde TOKİ taksitlerinde bir indirim düşünüyor musunuz?  Vadelerinde bir esneklik yapmayı planlıyor musunuz? 2008'de olduğu gibi kalan borcunu peşin ödemek  isteyen vatandaşlarımıza yine yüzde 25 veya daha fazla bir indirim yapmayı planlıyor musunuz?  Teşekkür ediyorum.  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.  Sayın Aslanoğlu...  FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) - Sayın Bakan, Emlak Konut Pazarlama ve Proje  Yönetimi AŞ'de bulunan yüzde 49 TOKİ hissesini demin Sayın Bakan belirtti. Hisselerin TOKİ'ye  geçtiği tarihten itibaren bu şirketteki yüzde 51 oranındaki diğer ortaklarla yeni projeler yaptınız mı?  TOKİ olarak ortak projeler geliştirdiniz mi?  Bu şirket yaptığı projelerde, yaptığı işlerde TOKİ güvencesinde olduğunu belirtiyor mu?  Yönetiminin yüzde 51'i başka ortaklara ait olan bu şirketteki hisselerinizi satmayı düşünüyor  musunuz?  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.  Sayın Işık.  ALİM IŞIK (Kütahya) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.  Sayın Bakan, TOKİ'ye olan borçlarını zamanında ödeyemedikleri gerekçesiyle ellerinden evleri  alınan vatandaşlarımız var mıdır? Varsa, bunların sayısı ne kadardır?  İkinci sorum da, iki gündür soruyorum cevabını alamadığım bir soru: TOKİ tarafından yaptırılan  konutların hak sahiplerine tesliminden sonra ilgili site yönetimlerinin "Boğaziçi Konut AŞ adında"  bir şirkete devredilmesinin gerekçeleri nelerdir? Adı geçen şirketin ortakları kimlerdir ve yüzde kaçar  hisseyle bu şirkete ortaktırlar? İstanbul Büyükşehir Belediyesi bu şirketin ortaklarından mıdır?  Türkiye'de başka şirket yok mudur TOKİ sitelerini yönetebilecek? Bu zulümden insanlarımızı nasıl  kurtarmayı düşünüyorsunuz?  Teşekkür ederim.  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.  Sayın Yıldız...  HÜSEYİN YILDIZ (Antalya) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.  Sayın Bakan, TOKİ Başkanının köyünün Gürpınar beldesine bağlanarak Of ilçesine 15-20  kilometre mesafede olmasına rağmen yapılan elli yataklı hastanenin yapımının başlama tarihi nedir?  Bu hastanenin yapım sözleşmesi var mıdır? Yok ise TOKİ'nin keyfî yatırımlar da yaptığı anlamına  gelmemekte midir?  İkinci sorum, TOKİ'nin projelerinde ve yapılan tasarımlarında yerel ve bölgesel mimarilerden  faydalanılmakta mıdır? Türk mimarisinden esintiler olan projeler hakkında bilgi verebilir misiniz?  Teşekkür ediyorum.  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.  Sayın Genç.
Sayfa 91 -
T B M M B : 6 5 2 4 . 2 . 2 0 1 0 0 : 2  - 9 0 - YILMAZ TANKUT (Adana) - Sayın Başkan, teşekkür ediyorum.  Sayın Bakan, yanılmıyorsam 2008 yılında TOKİ borcunu erken ödeyenlere yüzde 25'lere varan  oranlarda indirimler uygulamıştı. Bugün ekonomik krizin kasıp kavurduğu, vatandaşlarımızın büyük bir  sıkıntı içerisinde kıvrandığı bu dönemde TOKİ taksitlerinde bir indirim düşünüyor musunuz?  Vadelerinde bir esneklik yapmayı planlıyor musunuz? 2008'de olduğu gibi kalan borcunu peşin ödemek  isteyen vatandaşlarımıza yine yüzde 25 veya daha fazla bir indirim yapmayı planlıyor musunuz?  Teşekkür ediyorum.  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.  Sayın Aslanoğlu...  FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) - Sayın Bakan, Emlak Konut Pazarlama ve Proje  Yönetimi AŞ'de bulunan yüzde 49 TOKİ hissesini demin Sayın Bakan belirtti. Hisselerin TOKİ'ye  geçtiği tarihten itibaren bu şirketteki yüzde 51 oranındaki diğer ortaklarla yeni projeler yaptınız mı?  TOKİ olarak ortak projeler geliştirdiniz mi?  Bu şirket yaptığı projelerde, yaptığı işlerde TOKİ güvencesinde olduğunu belirtiyor mu?  Yönetiminin yüzde 51'i başka ortaklara ait olan bu şirketteki hisselerinizi satmayı düşünüyor  musunuz?  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.  Sayın Işık.  ALİM IŞIK (Kütahya) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.  Sayın Bakan, TOKİ'ye olan borçlarını zamanında ödeyemedikleri gerekçesiyle ellerinden evleri  alınan vatandaşlarımız var mıdır? Varsa, bunların sayısı ne kadardır?  İkinci sorum da, iki gündür soruyorum cevabını alamadığım bir soru: TOKİ tarafından yaptırılan  konutların hak sahiplerine tesliminden sonra ilgili site yönetimlerinin "Boğaziçi Konut AŞ adında"  bir şirkete devredilmesinin gerekçeleri nelerdir? Adı geçen şirketin ortakları kimlerdir ve yüzde kaçar  hisseyle bu şirkete ortaktırlar? İstanbul Büyükşehir Belediyesi bu şirketin ortaklarından mıdır?  Türkiye'de başka şirket yok mudur TOKİ sitelerini yönetebilecek? Bu zulümden insanlarımızı nasıl  kurtarmayı düşünüyorsunuz?  Teşekkür ederim.  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.  Sayın Yıldız...  HÜSEYİN YILDIZ (Antalya) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.  Sayın Bakan, TOKİ Başkanının köyünün Gürpınar beldesine bağlanarak Of ilçesine 15-20  kilometre mesafede olmasına rağmen yapılan elli yataklı hastanenin yapımının başlama tarihi nedir?  Bu hastanenin yapım sözleşmesi var mıdır? Yok ise TOKİ'nin keyfî yatırımlar da yaptığı anlamına  gelmemekte midir?  İkinci sorum, TOKİ'nin projelerinde ve yapılan tasarımlarında yerel ve bölgesel mimarilerden  faydalanılmakta mıdır? Türk mimarisinden esintiler olan projeler hakkında bilgi verebilir misiniz?  Teşekkür ediyorum.  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.  Sayın Genç.  T B M M B : 6 5 2 4 . 2 . 2 0 1 0 0 : 2  - 9 1 - KAMER GENÇ (Tunceli) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.  Ben merak ediyorum bu Ulukale'de yapılan doksan dokuz konuttaki vatandaşlar kaç lira  ödeyecekler, yani net kaç lira ödeyecekler? Bir ev aşağı yukarı 162 milyara rast geliyor.  İkincisi, Tunceli'de yapılan, TOKİ'nin yaptığı birçok şeyi, Tunceli'nin merkezinde,  Nazimiye'de, Pülümür'de ben bunları gördüm, çoğu da çok eksik bırakılmış. Hatta işçiler geldiler,  bize dediler ki: "Efendim, müteahhit işçilere para ödemeden kaçtı, ortadan kayıp." Bana kaç defa  şikâyete geldiler.  Şimdi ben rica ediyorum bu yapılan konutlar özellikle Doğu ve Güneydoğu'da maalesef birtakım  taşeronlara veriliyor ve bu taşeronlar doğru dürüst inşaatları yapmadan, oradaki insanlara teslime  zorluyorlar. Oradaki birçok insan da hakkını aramaktan âciz duruma düşüyor. O bakımdan bu konuda  teslim etmeden önce bu konutların sağlıklı olarak kontrol edilmesi gerekir.  Ben ayrıca da bu "Emlak Pazarlama İnşaat Proje Yönetimi ve Ticaret Anonim Şirketi" diye  TOKİ'nin bir iştiraki var, bu iştirakte kimler, ayrıca, hisse sahipleri? Neden TOKİ ikinci...  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.  Sayın Yalçın, buyurun.  RIDVAN YALÇIN (Ordu) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.  Sayın Bakanım, iki sorum var: Bir tanesi, TOKİ'nin inşaat sistemindeki payının yüzde 7 olduğu  söyleniyor. Bu yüzde 7, Sayın Bakanım, hangi rakama göredir? Toplam ruhsatlandın İmiş inşaat  içerisindeki pay mıdır, yoksa ticari yapılan imalatlar içerisindeki payı mıdır?  Diğer husus da: Efendim -geçen de söylemiştim cevap alamadım- Bayındırlık Bakanlığından  TOKİ alındı, Başbakanlığa bağlandı. Bayındırlıkta sayısız eleman beklerken müşavir firmalara  denetim yaptırılıyor. Müşavir firmalara toplam ne kadar para ödenmiştir? TOKİ'nin reklam ve emlak  pazarlama şirketlerine ödediği paraların toplamı ne kadardır?  Çok teşekkür ediyorum.  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Yalçın.  Sayın Bakan, buyurun.  ULAŞTIRMA BAKANI BİNALİ YILDIRIM (Erzincan) - Sayın Başkan, değerli  milletvekilleri; soruları cevaplandırıyorum.  Sayın Tankut'un sorusu: Peşin ödemede indirim düşünülüyor mu? Tekrar böyle bir kampanyayı  TOKİ yapacak, indirim miktarı da yüzde 20 civarında olacak.  Diğer bir soru, Sayın Aslanoğlu'nun sorusu: Emlak Pazarlamanın yüzde 49'u TOKİ'nin, diğeri  de farklı kişi ve kurumlara ait. Bu Emlak Pazarlamanın kuruluşu bu dönemde TOKİ tarafından  yapılmamış olup başından beri Emlak Bankasıyla beraber devralınan bir şirkettir. Dolayısıyla, burada  TOKİ'nin yeni bir tasarrufu söz konusu değildir.  TOKİ'ye borcunu zamanında ödeyemeyen müteahhitlerle ilgili Sayın Işık'ın bir sorusu var:  TOKİ taksitlerini üst üste 2 sefer geciktiren konut alıcılarına önce ihbar gönderilmekte, bu ihbara  rağmen ödeme yapılmamışsa tahliye davası açılmaktadır. TOKİ'ye borçlarını ödeyemedikleri  gerekçesiyle açılan dava sayısı 277'dir; bunlardan 48 adedi TOKİ lehine sonuçlanmış ve diğer davalar  da devam etmektedir.
Sayfa 92 -
T B M M B : 6 5 2 4 . 2 . 2 0 1 0 0 : 2  - 9 1 - KAMER GENÇ (Tunceli) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.  Ben merak ediyorum bu Ulukale'de yapılan doksan dokuz konuttaki vatandaşlar kaç lira  ödeyecekler, yani net kaç lira ödeyecekler? Bir ev aşağı yukarı 162 milyara rast geliyor.  İkincisi, Tunceli'de yapılan, TOKİ'nin yaptığı birçok şeyi, Tunceli'nin merkezinde,  Nazimiye'de, Pülümür'de ben bunları gördüm, çoğu da çok eksik bırakılmış. Hatta işçiler geldiler,  bize dediler ki: "Efendim, müteahhit işçilere para ödemeden kaçtı, ortadan kayıp." Bana kaç defa  şikâyete geldiler.  Şimdi ben rica ediyorum bu yapılan konutlar özellikle Doğu ve Güneydoğu'da maalesef birtakım  taşeronlara veriliyor ve bu taşeronlar doğru dürüst inşaatları yapmadan, oradaki insanlara teslime  zorluyorlar. Oradaki birçok insan da hakkını aramaktan âciz duruma düşüyor. O bakımdan bu konuda  teslim etmeden önce bu konutların sağlıklı olarak kontrol edilmesi gerekir.  Ben ayrıca da bu "Emlak Pazarlama İnşaat Proje Yönetimi ve Ticaret Anonim Şirketi" diye  TOKİ'nin bir iştiraki var, bu iştirakte kimler, ayrıca, hisse sahipleri? Neden TOKİ ikinci...  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.  Sayın Yalçın, buyurun.  RIDVAN YALÇIN (Ordu) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.  Sayın Bakanım, iki sorum var: Bir tanesi, TOKİ'nin inşaat sistemindeki payının yüzde 7 olduğu  söyleniyor. Bu yüzde 7, Sayın Bakanım, hangi rakama göredir? Toplam ruhsatlandın İmiş inşaat  içerisindeki pay mıdır, yoksa ticari yapılan imalatlar içerisindeki payı mıdır?  Diğer husus da: Efendim -geçen de söylemiştim cevap alamadım- Bayındırlık Bakanlığından  TOKİ alındı, Başbakanlığa bağlandı. Bayındırlıkta sayısız eleman beklerken müşavir firmalara  denetim yaptırılıyor. Müşavir firmalara toplam ne kadar para ödenmiştir? TOKİ'nin reklam ve emlak  pazarlama şirketlerine ödediği paraların toplamı ne kadardır?  Çok teşekkür ediyorum.  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Yalçın.  Sayın Bakan, buyurun.  ULAŞTIRMA BAKANI BİNALİ YILDIRIM (Erzincan) - Sayın Başkan, değerli  milletvekilleri; soruları cevaplandırıyorum.  Sayın Tankut'un sorusu: Peşin ödemede indirim düşünülüyor mu? Tekrar böyle bir kampanyayı  TOKİ yapacak, indirim miktarı da yüzde 20 civarında olacak.  Diğer bir soru, Sayın Aslanoğlu'nun sorusu: Emlak Pazarlamanın yüzde 49'u TOKİ'nin, diğeri  de farklı kişi ve kurumlara ait. Bu Emlak Pazarlamanın kuruluşu bu dönemde TOKİ tarafından  yapılmamış olup başından beri Emlak Bankasıyla beraber devralınan bir şirkettir. Dolayısıyla, burada  TOKİ'nin yeni bir tasarrufu söz konusu değildir.  TOKİ'ye borcunu zamanında ödeyemeyen müteahhitlerle ilgili Sayın Işık'ın bir sorusu var:  TOKİ taksitlerini üst üste 2 sefer geciktiren konut alıcılarına önce ihbar gönderilmekte, bu ihbara  rağmen ödeme yapılmamışsa tahliye davası açılmaktadır. TOKİ'ye borçlarını ödeyemedikleri  gerekçesiyle açılan dava sayısı 277'dir; bunlardan 48 adedi TOKİ lehine sonuçlanmış ve diğer davalar  da devam etmektedir.  TBMM B:65 24.2 .2010 0 : 2  Kapanma Saati: 18.13  - 9 2 - Evet, Boğaziçi Şirketi. Bu Boğaziçi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraki olan bir şirkettir.  TOKİ bununla bir iş birliği hâlinde bu site yöneticiliğini gerçekleştiriyor, ancak şu sıralarda TOKİ  alternatif oluşturmak ve hizmet verimliliğini artırmak için yeni bir şirket daha kurmuş olup, bundan  böyle bu hizmetleri bu şirket marifetiyle yürütecektir.  O f a yapılan hastane konusu, bilindiği gibi geçen yıl alınan bir kararla, artık okul ve hastanelerde  ilgili bakanlıklarca belirlenmek kaydıyla öncelikleri -hastaneyse Sağlık Bakanlığı, okulsa Millî Eğitim  Bakanlığı- TOKİ marifetiyle yapılmaktadır. Sağlık Bakanlığının isteği doğrultusunda bu hastane  yapılmıştır. 50 yataklı bir hastane olmayıp, sağlık ocağı niteliğinde bir hastanedir veya sağlık  kuruluşudur.  Bilgilerinize arz ederim.  Sayın Genc'in sorusu. Evet, bu Ulukale'deki konutlar için, ödemesiz iki yıldan sonra on sekiz  yılda ödenmek kaydıyla, tamamı 90 bin lira olmak üzere bir taksitiendirme yapılacaktır. Ödeme  şartlan bundan ibarettir.  Tabii bu taşeronlarla ilgili sorunların ana nedeni yükümlülüklerin zamanında yerine  getirilmemesi. Burada da kamu kaybını önlemek bakımından TOKİ, gerekli hukuki takibatı  yapmaktadır.  Sayın Yalçın'm sorusu: Soru tabii birçok detay içerdiği için kapsamlı cevap yazılı olarak  verilecek. Ancak şu kadarı söylemek gerekir ki: 2007 verilerine baktığımız zaman, TOKİ, acil konut  ihtiyacının yüzde 10'a kadar olan kısmını üretmektedir. TÜİK verilerine göre de örneğin, 2007'de  ruhsat alan inşaat sayısı 577.789; bunun içinde kamunun payı yüzde 6,5; özel sektörün payı yüzde  86,6; kooperatiflerin payı ise yüzde 6,9'dur. Buradan da anlaşılacağı gibi, kamunun konut  üretimindeki payının yüzde 6,5-7 civarında olduğu görülmektedir.  Müşavirlik konusuyla ilgili Sayın Yalçın'ın bir sorusu var. Bugüne kadar 64 adet müşavirlik  sözleşmesi kapsamında, 240 bin konut sosyal donanımlarıyla birlikte, Batman-Hasankeyf 3 belde  ve 105 köyde kentsel yerleşim alanı, Artvin-Yusufeli ve 20 köyde kentsel dönüşüm alanı danışmanlık  hizmetleri, 166 adet jandarma karakolu ve altyapı, genel altyapı, çevre düzenlemesi, inşaat işlerinin  inşaat öncesi, inşaat aşaması ve sonrasındaki denetimleri amacıyla sözleşmeye bağlanmış olup 64 adet  firmayla, bunlann toplam bedeli yaklaşık 260 milyon TL'dir. Bugüne kadar ödenen miktarlar da  KDV dâhil 154,5 milyon TL civarındadır.  BAŞKAN - Sayın Bakan, süre tamamlanmıştır.  ULAŞTIRMA BAKANI BİNALİ YILDIRIM (Erzincan) - Teşekkür ederim.  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Bakan.  Sayın milletvekilleri, birleşime on beş dakika ara veriyorum.
Sayfa 93 -
TBMM B:65 24.2 .2010 0 : 2  Kapanma Saati: 18.13  - 9 2 - Evet, Boğaziçi Şirketi. Bu Boğaziçi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraki olan bir şirkettir.  TOKİ bununla bir iş birliği hâlinde bu site yöneticiliğini gerçekleştiriyor, ancak şu sıralarda TOKİ  alternatif oluşturmak ve hizmet verimliliğini artırmak için yeni bir şirket daha kurmuş olup, bundan  böyle bu hizmetleri bu şirket marifetiyle yürütecektir.  O f a yapılan hastane konusu, bilindiği gibi geçen yıl alınan bir kararla, artık okul ve hastanelerde  ilgili bakanlıklarca belirlenmek kaydıyla öncelikleri -hastaneyse Sağlık Bakanlığı, okulsa Millî Eğitim  Bakanlığı- TOKİ marifetiyle yapılmaktadır. Sağlık Bakanlığının isteği doğrultusunda bu hastane  yapılmıştır. 50 yataklı bir hastane olmayıp, sağlık ocağı niteliğinde bir hastanedir veya sağlık  kuruluşudur.  Bilgilerinize arz ederim.  Sayın Genc'in sorusu. Evet, bu Ulukale'deki konutlar için, ödemesiz iki yıldan sonra on sekiz  yılda ödenmek kaydıyla, tamamı 90 bin lira olmak üzere bir taksitiendirme yapılacaktır. Ödeme  şartlan bundan ibarettir.  Tabii bu taşeronlarla ilgili sorunların ana nedeni yükümlülüklerin zamanında yerine  getirilmemesi. Burada da kamu kaybını önlemek bakımından TOKİ, gerekli hukuki takibatı  yapmaktadır.  Sayın Yalçın'm sorusu: Soru tabii birçok detay içerdiği için kapsamlı cevap yazılı olarak  verilecek. Ancak şu kadarı söylemek gerekir ki: 2007 verilerine baktığımız zaman, TOKİ, acil konut  ihtiyacının yüzde 10'a kadar olan kısmını üretmektedir. TÜİK verilerine göre de örneğin, 2007'de  ruhsat alan inşaat sayısı 577.789; bunun içinde kamunun payı yüzde 6,5; özel sektörün payı yüzde  86,6; kooperatiflerin payı ise yüzde 6,9'dur. Buradan da anlaşılacağı gibi, kamunun konut  üretimindeki payının yüzde 6,5-7 civarında olduğu görülmektedir.  Müşavirlik konusuyla ilgili Sayın Yalçın'ın bir sorusu var. Bugüne kadar 64 adet müşavirlik  sözleşmesi kapsamında, 240 bin konut sosyal donanımlarıyla birlikte, Batman-Hasankeyf 3 belde  ve 105 köyde kentsel yerleşim alanı, Artvin-Yusufeli ve 20 köyde kentsel dönüşüm alanı danışmanlık  hizmetleri, 166 adet jandarma karakolu ve altyapı, genel altyapı, çevre düzenlemesi, inşaat işlerinin  inşaat öncesi, inşaat aşaması ve sonrasındaki denetimleri amacıyla sözleşmeye bağlanmış olup 64 adet  firmayla, bunlann toplam bedeli yaklaşık 260 milyon TL'dir. Bugüne kadar ödenen miktarlar da  KDV dâhil 154,5 milyon TL civarındadır.  BAŞKAN - Sayın Bakan, süre tamamlanmıştır.  ULAŞTIRMA BAKANI BİNALİ YILDIRIM (Erzincan) - Teşekkür ederim.  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Bakan.  Sayın milletvekilleri, birleşime on beş dakika ara veriyorum.  TBMM B:65 24 . 2 . 2010 0 : 3  BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 65'inci Birleşiminin Üçüncü  Oturumunu açıyorum.  455 sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.  Komisyon ve Hükümet yerinde.  5'inci madde üzerinde dokuz adet önerge vardır ancak her madde üzerinde milletvekillerince  sadece yedi önerge verilebildiğinden, önce geliş sırasına göre ilk yedi önergeyi okutacağım, sonra bu  önergeleri aykırılık sırasına göre işleme alacağım.  Önergeleri okutuyorum:  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  1/762 esas numaralı kanun tasarısının çerçeve 5 inci maddesiyle 5664 sayılı Kanuna eklenen  Ek Madde l 'de geçen "Kanun uyarınca" ibaresinin "Kanun hükümleri uyarınca" olarak  değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.  Ayhan Sefer Üstün  Sakarya  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  1/762 esas numaralı kanun tasarısının çerçeve 5 inci maddesiyle 5664 sayılı Kanuna eklenen  Ek Madde l 'de geçen "Kanun uyarınca" ibaresinin "Kanun hükümleri uyarınca" olarak  değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.  İkram Dinçer  Van  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  1/762 esas numaralı kanun tasarısının çerçeve 5 inci maddesiyle 5664 sayılı Kanuna eklenen  Ek Madde l 'de geçen "Kanun uyarınca" ibaresinin "Kanun hükümleri uyarınca" olarak  değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.  Veysi Kaynak  Kahramanmaraş  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  1/762 esas numaralı kanun tasarısının çerçeve 5 inci maddesiyle 5664 sayılı Kanuna eklenen  Ek Madde l 'de geçen "Kanun uyarınca" ibaresinin "Kanun hükümleri uyarınca" olarak  değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.  Yılmaz Tunç  Bartın  - 9 3 - ÜÇÜNCÜ OTURUM  Açılma Saati: 18.31  BAŞKAN: Başkan Vekili Sadık YAKUT  KÂTİP ÜYELER: Bayram ÖZÇELİK (Burdur), Murat ÖZKAN (Giresun)
Sayfa 94 -
TBMM B:65 24 . 2 . 2010 0 : 3  BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 65'inci Birleşiminin Üçüncü  Oturumunu açıyorum.  455 sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.  Komisyon ve Hükümet yerinde.  5'inci madde üzerinde dokuz adet önerge vardır ancak her madde üzerinde milletvekillerince  sadece yedi önerge verilebildiğinden, önce geliş sırasına göre ilk yedi önergeyi okutacağım, sonra bu  önergeleri aykırılık sırasına göre işleme alacağım.  Önergeleri okutuyorum:  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  1/762 esas numaralı kanun tasarısının çerçeve 5 inci maddesiyle 5664 sayılı Kanuna eklenen  Ek Madde l 'de geçen "Kanun uyarınca" ibaresinin "Kanun hükümleri uyarınca" olarak  değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.  Ayhan Sefer Üstün  Sakarya  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  1/762 esas numaralı kanun tasarısının çerçeve 5 inci maddesiyle 5664 sayılı Kanuna eklenen  Ek Madde l 'de geçen "Kanun uyarınca" ibaresinin "Kanun hükümleri uyarınca" olarak  değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.  İkram Dinçer  Van  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  1/762 esas numaralı kanun tasarısının çerçeve 5 inci maddesiyle 5664 sayılı Kanuna eklenen  Ek Madde l 'de geçen "Kanun uyarınca" ibaresinin "Kanun hükümleri uyarınca" olarak  değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.  Veysi Kaynak  Kahramanmaraş  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  1/762 esas numaralı kanun tasarısının çerçeve 5 inci maddesiyle 5664 sayılı Kanuna eklenen  Ek Madde l 'de geçen "Kanun uyarınca" ibaresinin "Kanun hükümleri uyarınca" olarak  değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.  Yılmaz Tunç  Bartın  - 9 3 - ÜÇÜNCÜ OTURUM  Açılma Saati: 18.31  BAŞKAN: Başkan Vekili Sadık YAKUT  KÂTİP ÜYELER: Bayram ÖZÇELİK (Burdur), Murat ÖZKAN (Giresun)  T B M M B : 6 5 2 4 . 2 . 2 0 1 0 0 : 3  - 9 4 - Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  1/762 esas numaralı kanun tasarısının çerçeve 5 inci maddesiyle 5664 sayılı Kanuna eklenen  Ek Madde l 'de geçen "Kanun uyarınca" ibaresinin "Kanun hükümleri uyarınca" olarak  değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.  Mustafa Ataş  İstanbul  BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, şimdi okutacağım iki önerge aynı mahiyettedir. Bu önergeleri  birlikte okutup işleme alacağım. Önerge sahiplerinin istemi hâlinde kendilerine ayrı ayrı söz  vereceğim.  Önergeleri okutuyorum:  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 455 Sıra Sayılı Arsa Üretimi ve Değerlendirilmesi Hakkında Kanun ile Bazı  Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısının 5'inci maddesinin Tasarı metninden  çıkanlmasını arz ve teklif ederiz.  M. Akif Hamzaçebi Engin Altay F. Murat Sönmez  Trabzon Sinop Eskişehir  Yaşar Tüzün Hüseyin Unsal Ergün Aydoğan  Bilecik Amasya Balıkesir  Şevket Köse Mehmet Sevigen Hulusi Güvel  Adıyaman İstanbul Adana  Akif Ekici Esfender Korkmaz  Gaziantep İstanbul  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 455 Sıra Sayılı Kanun Tasarısının 5'inci maddesinin kanun tasarı metninden  çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.  Osman Durmuş Mustafa Kalaycı Emin Haluk Ayhan  Kırıkkale Konya Denizli  Alim Işık Kürşat Atılgan Hasan Çalış  Kütahya Adana Karaman  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU SÖZCÜSÜ HASAN FEHMİ KİNAY (Kütahya) - Katılmıyoruz Sayın Başkan.  BAŞKAN - Hükümet katılıyor mu?  ULAŞTIRMA BAKANI BİNALİ YILDIRIM (Erzincan) - Katılmıyoruz.  K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Esfender Korkmaz...  BAŞKAN - Önergeleri üzerinde Esfender Kormaz, İstanbul Milletvekili.  Buyurun Sayın Korkmaz. (CHP sıralarından alkışlar)
Sayfa 95 -
T B M M B : 6 5 2 4 . 2 . 2 0 1 0 0 : 3  - 9 4 - Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  1/762 esas numaralı kanun tasarısının çerçeve 5 inci maddesiyle 5664 sayılı Kanuna eklenen  Ek Madde l 'de geçen "Kanun uyarınca" ibaresinin "Kanun hükümleri uyarınca" olarak  değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.  Mustafa Ataş  İstanbul  BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, şimdi okutacağım iki önerge aynı mahiyettedir. Bu önergeleri  birlikte okutup işleme alacağım. Önerge sahiplerinin istemi hâlinde kendilerine ayrı ayrı söz  vereceğim.  Önergeleri okutuyorum:  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 455 Sıra Sayılı Arsa Üretimi ve Değerlendirilmesi Hakkında Kanun ile Bazı  Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısının 5'inci maddesinin Tasarı metninden  çıkanlmasını arz ve teklif ederiz.  M. Akif Hamzaçebi Engin Altay F. Murat Sönmez  Trabzon Sinop Eskişehir  Yaşar Tüzün Hüseyin Unsal Ergün Aydoğan  Bilecik Amasya Balıkesir  Şevket Köse Mehmet Sevigen Hulusi Güvel  Adıyaman İstanbul Adana  Akif Ekici Esfender Korkmaz  Gaziantep İstanbul  Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 455 Sıra Sayılı Kanun Tasarısının 5'inci maddesinin kanun tasarı metninden  çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.  Osman Durmuş Mustafa Kalaycı Emin Haluk Ayhan  Kırıkkale Konya Denizli  Alim Işık Kürşat Atılgan Hasan Çalış  Kütahya Adana Karaman  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU SÖZCÜSÜ HASAN FEHMİ KİNAY (Kütahya) - Katılmıyoruz Sayın Başkan.  BAŞKAN - Hükümet katılıyor mu?  ULAŞTIRMA BAKANI BİNALİ YILDIRIM (Erzincan) - Katılmıyoruz.  K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Esfender Korkmaz...  BAŞKAN - Önergeleri üzerinde Esfender Kormaz, İstanbul Milletvekili.  Buyurun Sayın Korkmaz. (CHP sıralarından alkışlar)  T B M M B : 6 5 2 4 . 2 . 2 0 1 0 0 : 3  - 9 5 - ESFENDER KORKMAZ (İstanbul) - Teşekkür ederim.  Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; saygılar sunuyorum.  Değerli arkadaşlar, 5'inci madde KEY ödemeleriyle ilgilidir. Hak sahibi bir ay içinde talep etmez  ise hisse senedi yerine nakit ödeme yapılacaktır.  Değerli arkadaşlar, KEY ödemeleri bugüne kadar gerek idari yolla gerekse yasa yoluyla sürekli  engellendi. Bir defa, Mayıs 2007'de çıkan Yasa üç yıldır KEY ödemesi hak edenlere bu haklarını  teslim edemedi. Hâlen çoğu hak eden KEY ödemesi sahibi parasını alamadı. 2009 Bütçe Kanunu ile  bir süre getirildi. Yetmedi, 2009 Aralık ayında bir başka yasa çıkarıldı. Yetmedi, tasfiye hâlindeki  Emlak Bankası ile Sosyal Güvenlik Kurumu arasında ihtilaf çıktı, kavga çıktı.  Değerli arkadaşlar, benim bir teklifim vardı. Bu teklif, kayıtlardan hak edenlere hemen ödeme  yapılması ve amme alacakları için öngörülen yasalardaki gecikme faizi kadar faiz ödenmesini  öngörüyordu. Maalesef, Hükümetin tasarısıyla bu yasa teklifi birleşti ama bizim yasa teklifimizden  hiçbir şekilde bir kelime dahi alınmadı.  Değerli arkadaşlar, biz muhalefet olarak her zaman görevimizi yapıyoruz. Ama size bir olay  anlatacağım: Sayın Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, gazetecilerin mali kural konusundaki  sorularına cevap veriyor ve bu mali kural çalışmalarının, yasa çalışmalarının yabancı bankalara dahi  gönderildiğini açıklıyor. Ama gazeteci ne soruyor? Bakın, gazeteci diyor ki: "Yabancı bankaların  gördüğü çalışmaları muhalefet neden görmüyor?" Aslında, Sayın Başbakan Yardımcısı muhalefete  göndermediğini de söylüyor, bunun üzerine gazeteci bu soruyu soruyor. Bakın, Başbakan  Yardımcısının cevabına bakın: "Son dönemlerde muhalefetten sıcak yaklaşım görmüyoruz."  Arkadaşlar, insaf edelim. Yani bir Başbakan Yardımcısının demokrasi anlayışı bu mudur, muhalefete  bakış açısı bu mudur arkadaşlar?  Arkadaşlar, demokrasiyi hazmedemeyenler ne memurun hakkını verebilir ne işçinin hakkını  verebilir ne de vatandaşın, köylünün hakkını verebilir. Onun için, önce siyasi iktidarın ve Başbakan  Yardımcısının demokrasiyi hazmetmesi lazım. Ben AKP milletvekillerinin yerinde olsam bunun  hesabını ben sorarım, iktidar milletvekili olarak "Sen muhalefete karşı, bu ülkenin, bu toplumun ve  demokrasinin bir parçası olan muhalefete karşı nasıl böyle bir yaklaşımda bulunabilirsin?" diye.  Herhalde, benim hatırlatmamdan sonra, tahmin ediyorum soracaklardır.  Değerli arkadaşlar, bu görüşülen yasa, aslında sipariş üzerine verilen bir yasadır. Çünkü  TOKİ'yle ilgili bu kaçıncı yasadır, sayısını bile unuttuk. TOKİ'nin bütçe denetimi ve Meclis denetimi  dışında tutulması, aslında onun kamusal fonksiyonlarını, arsa üretme fonksiyonunu, sosyal konut  üretme fonksiyonunu sorgulamamızı gerektiriyor ve bu anlamda, işini ne kadar doğru yapıyor,  Türkiye'de kaynak dağılımına, kamu düzenine ne kadar uygun iş yapıyor?  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Sayın Korkmaz, lütfen tamamlayınız.  ESFENDER KORKMAZ (Devamla) - Aynı zamanda, bunun soru işaretini bize veriyor.  Bakın, TOKİ'nin kamu düzeni dışarısında iş yapması, özel sektör ile devlet arasında devlet  içinde devlet gibi iş yapması, aslında Türkiye'nin düzenini bozduğu gibi, piyasanın da düzenini  bozuyor çünkü bir defa, vergi muafiyeti olan, elinde arsası olan özel sektöre karşı haksız rekabet  yaratabilecek bir konumda ve yaptığı lüks inşaatlarla bunu yapıyor.  Arkadaşlar, kamu yatırımını devlet yapar. Kamu yatırımı bütçeden yapılır. Devlet içinde devlet  olmaz, düzen içinde düzen olmaz ve bu, düzensizlik demektir  Teşekkür ediyorum, saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
Sayfa 96 -
T B M M B : 6 5 2 4 . 2 . 2 0 1 0 0 : 3  - 9 5 - ESFENDER KORKMAZ (İstanbul) - Teşekkür ederim.  Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; saygılar sunuyorum.  Değerli arkadaşlar, 5'inci madde KEY ödemeleriyle ilgilidir. Hak sahibi bir ay içinde talep etmez  ise hisse senedi yerine nakit ödeme yapılacaktır.  Değerli arkadaşlar, KEY ödemeleri bugüne kadar gerek idari yolla gerekse yasa yoluyla sürekli  engellendi. Bir defa, Mayıs 2007'de çıkan Yasa üç yıldır KEY ödemesi hak edenlere bu haklarını  teslim edemedi. Hâlen çoğu hak eden KEY ödemesi sahibi parasını alamadı. 2009 Bütçe Kanunu ile  bir süre getirildi. Yetmedi, 2009 Aralık ayında bir başka yasa çıkarıldı. Yetmedi, tasfiye hâlindeki  Emlak Bankası ile Sosyal Güvenlik Kurumu arasında ihtilaf çıktı, kavga çıktı.  Değerli arkadaşlar, benim bir teklifim vardı. Bu teklif, kayıtlardan hak edenlere hemen ödeme  yapılması ve amme alacakları için öngörülen yasalardaki gecikme faizi kadar faiz ödenmesini  öngörüyordu. Maalesef, Hükümetin tasarısıyla bu yasa teklifi birleşti ama bizim yasa teklifimizden  hiçbir şekilde bir kelime dahi alınmadı.  Değerli arkadaşlar, biz muhalefet olarak her zaman görevimizi yapıyoruz. Ama size bir olay  anlatacağım: Sayın Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, gazetecilerin mali kural konusundaki  sorularına cevap veriyor ve bu mali kural çalışmalarının, yasa çalışmalarının yabancı bankalara dahi  gönderildiğini açıklıyor. Ama gazeteci ne soruyor? Bakın, gazeteci diyor ki: "Yabancı bankaların  gördüğü çalışmaları muhalefet neden görmüyor?" Aslında, Sayın Başbakan Yardımcısı muhalefete  göndermediğini de söylüyor, bunun üzerine gazeteci bu soruyu soruyor. Bakın, Başbakan  Yardımcısının cevabına bakın: "Son dönemlerde muhalefetten sıcak yaklaşım görmüyoruz."  Arkadaşlar, insaf edelim. Yani bir Başbakan Yardımcısının demokrasi anlayışı bu mudur, muhalefete  bakış açısı bu mudur arkadaşlar?  Arkadaşlar, demokrasiyi hazmedemeyenler ne memurun hakkını verebilir ne işçinin hakkını  verebilir ne de vatandaşın, köylünün hakkını verebilir. Onun için, önce siyasi iktidarın ve Başbakan  Yardımcısının demokrasiyi hazmetmesi lazım. Ben AKP milletvekillerinin yerinde olsam bunun  hesabını ben sorarım, iktidar milletvekili olarak "Sen muhalefete karşı, bu ülkenin, bu toplumun ve  demokrasinin bir parçası olan muhalefete karşı nasıl böyle bir yaklaşımda bulunabilirsin?" diye.  Herhalde, benim hatırlatmamdan sonra, tahmin ediyorum soracaklardır.  Değerli arkadaşlar, bu görüşülen yasa, aslında sipariş üzerine verilen bir yasadır. Çünkü  TOKİ'yle ilgili bu kaçıncı yasadır, sayısını bile unuttuk. TOKİ'nin bütçe denetimi ve Meclis denetimi  dışında tutulması, aslında onun kamusal fonksiyonlarını, arsa üretme fonksiyonunu, sosyal konut  üretme fonksiyonunu sorgulamamızı gerektiriyor ve bu anlamda, işini ne kadar doğru yapıyor,  Türkiye'de kaynak dağılımına, kamu düzenine ne kadar uygun iş yapıyor?  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Sayın Korkmaz, lütfen tamamlayınız.  ESFENDER KORKMAZ (Devamla) - Aynı zamanda, bunun soru işaretini bize veriyor.  Bakın, TOKİ'nin kamu düzeni dışarısında iş yapması, özel sektör ile devlet arasında devlet  içinde devlet gibi iş yapması, aslında Türkiye'nin düzenini bozduğu gibi, piyasanın da düzenini  bozuyor çünkü bir defa, vergi muafiyeti olan, elinde arsası olan özel sektöre karşı haksız rekabet  yaratabilecek bir konumda ve yaptığı lüks inşaatlarla bunu yapıyor.  Arkadaşlar, kamu yatırımını devlet yapar. Kamu yatırımı bütçeden yapılır. Devlet içinde devlet  olmaz, düzen içinde düzen olmaz ve bu, düzensizlik demektir  Teşekkür ediyorum, saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)  TBMM B:65 24.2 .2010 0 : 3  - 9 6 - BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Korkmaz.  OKTAY VURAL (İzmir) - Sayın Hasan Çalış konuşacaklar.  BAŞKAN - Diğer önerge üzerinde Hasan Çalış, Karaman Milletvekili.  Buyurun Sayın Çalış.(MHP sıralarından alkışlar)  HASAN ÇALIŞ (Karaman) - Sayın Başkan, kıymetli milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz  tasannın 5'inci maddesi üzerinde vermiş olduğumuz önergeyle ilgili olarak Milliyetçi Hareket Partisi  Grubu adına söz aldım. Bu vesileyle yüce heyetinizi saygılarımla selamlıyorum.  Kıymetli arkadaşlar, sözlerime başlamadan önce, Balıkesir Dursunbey'de yaşadığımız grizu  faciası hepimizin yüreğini yaraladı. Buradan, hayatını kaybeden hemşehrilerimize, vatandaşlarımıza  Cenabı Allah'tan rahmetler diliyorum, yaralılara acil şifalar diliyorum, geçmiş olsun diyorum.  Kıymetli arkadaşlar, önergemizle, KEY alacağı olan hak sahiplerine isteyene nakit olarak,  isteyene de hisse senedi olarak ödenmesini hedefliyoruz. Tabii ki bu vesileyle TOKİ'nin  uygulamalarıyla ilgili bazı görüşlerimi de sizlerle paylaşmak istiyorum.  Kıymetli arkadaşlar, TOKİ'nin kamuoyuna yansıtılan şekli nedir? Dar gelirliye, alt sosyal  kesime, kira öder gibi konut edindirmedir. İnanın, bunu, şu yüce Mecliste bulunan bütün  arkadaşlarımız arzu ederler ve sonuna kadar da alkışlarlar. Bizim, Milliyetçi Hareket Partisi olarak  eleştirilerimizin nedeni, TOKİ gibi böyle çok önemli bir amaç için kurulmuş bir kuruluşun kamu  vicdanında yaralanmaması, kamu vicdanında mahkûm edilmemesi ve kamu tarafından güvenilmesi  anlamında katkı vermektir, bunun altını çizmek isterim.  Kıymetli arkadaşlar, TOKİ'nin yaptığı işlere bakıyoruz, ortaya konulan hedef nedir? Dar  gelirliye ucuz konut ama uygulamalara bakıyoruz, maalesef, TOKİ, bu alanın dışında, sosyal  kesimlerin hepsine hitap etmeye çalışıyor, kamu binaları yapmaya çalışıyor, karakollar yapmaya  çalışıyor, hastaneler yapmaya çalışıyor; âdeta, yetişemediği yere şapkasını atıyor değerli dostlar,  değerli arkadaşlar.  Şimdi, bu tasarıyla da, TOKİ için, âdeta, dikensiz bir gül bahçesi oluşturuyoruz. Niye? Ta başta  hedeflenen amaca yönelsin diye. Ama 4 defadır soru soruyorum: Duruşmaları devam eden,  mahkemeye devam etmiş davalarla ilgili, icra takibi aşamasına gelmiş davalarla ilgili uygulama,  yasamanın yargının yetkisine müdahale etmesi anlamına gelir, âdeta, yargıyı etkisiz hâle getirmektir.  Ama, maalesef, bu sorularımıza şu ana kadar tatminkâr bir cevap alamadık. İnanın bu tasarı  kanunlaşırsa ve Anayasa Mahkemesine giderse sadece bu nedenle bozulur değerli arkadaşlar. Hakka  uygun değil, hukuka uygun değil.  Bir diğer husus -söylenebilecek çok şey var değerli arkadaşlar- TOKİ inşaatlarının yapıldığı  yerlerde vatandaşlar ne diyor, vatandaş memnuniyeti nedir? TOKİ vatandaş memnuniyetini ölçüyor  mu? Konut alanlar memnun mu? O bölgede yaşayan esnaf memnun mu? Vatandaş ne diyor? Bu  anlamda bir çalışma yapılmış mı? Bugüne kadar, benim gördüğüm kadarıyla, böyle bir çalışma  yapılmamış.  Kıymetli arkadaşlar, ben, meslek odalarını, esnafları ziyaretlerimde yokluyorum: "Nedir  arkadaşlar, bu durumdan memnun musunuz?" Hepsinin ortak olarak görüşü şu: "Müteahhit dışandan  gelirse, işçi dışarıdan gelirse, usta dışandan gelirse, inşaatta kullanılan her türlü malzeme dışandan  gelirse hatta şantiyelerde çalışan işçilerin yemeklerinde kullanacakları gıda maddeleri bile dışandan  alınırsa bize ne katkısı olabilir? "sorusunu onlar bize yöneltiyorlar.
Sayfa 97 -
TBMM B:65 24.2 .2010 0 : 3  - 9 6 - BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Korkmaz.  OKTAY VURAL (İzmir) - Sayın Hasan Çalış konuşacaklar.  BAŞKAN - Diğer önerge üzerinde Hasan Çalış, Karaman Milletvekili.  Buyurun Sayın Çalış.(MHP sıralarından alkışlar)  HASAN ÇALIŞ (Karaman) - Sayın Başkan, kıymetli milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz  tasannın 5'inci maddesi üzerinde vermiş olduğumuz önergeyle ilgili olarak Milliyetçi Hareket Partisi  Grubu adına söz aldım. Bu vesileyle yüce heyetinizi saygılarımla selamlıyorum.  Kıymetli arkadaşlar, sözlerime başlamadan önce, Balıkesir Dursunbey'de yaşadığımız grizu  faciası hepimizin yüreğini yaraladı. Buradan, hayatını kaybeden hemşehrilerimize, vatandaşlarımıza  Cenabı Allah'tan rahmetler diliyorum, yaralılara acil şifalar diliyorum, geçmiş olsun diyorum.  Kıymetli arkadaşlar, önergemizle, KEY alacağı olan hak sahiplerine isteyene nakit olarak,  isteyene de hisse senedi olarak ödenmesini hedefliyoruz. Tabii ki bu vesileyle TOKİ'nin  uygulamalarıyla ilgili bazı görüşlerimi de sizlerle paylaşmak istiyorum.  Kıymetli arkadaşlar, TOKİ'nin kamuoyuna yansıtılan şekli nedir? Dar gelirliye, alt sosyal  kesime, kira öder gibi konut edindirmedir. İnanın, bunu, şu yüce Mecliste bulunan bütün  arkadaşlarımız arzu ederler ve sonuna kadar da alkışlarlar. Bizim, Milliyetçi Hareket Partisi olarak  eleştirilerimizin nedeni, TOKİ gibi böyle çok önemli bir amaç için kurulmuş bir kuruluşun kamu  vicdanında yaralanmaması, kamu vicdanında mahkûm edilmemesi ve kamu tarafından güvenilmesi  anlamında katkı vermektir, bunun altını çizmek isterim.  Kıymetli arkadaşlar, TOKİ'nin yaptığı işlere bakıyoruz, ortaya konulan hedef nedir? Dar  gelirliye ucuz konut ama uygulamalara bakıyoruz, maalesef, TOKİ, bu alanın dışında, sosyal  kesimlerin hepsine hitap etmeye çalışıyor, kamu binaları yapmaya çalışıyor, karakollar yapmaya  çalışıyor, hastaneler yapmaya çalışıyor; âdeta, yetişemediği yere şapkasını atıyor değerli dostlar,  değerli arkadaşlar.  Şimdi, bu tasarıyla da, TOKİ için, âdeta, dikensiz bir gül bahçesi oluşturuyoruz. Niye? Ta başta  hedeflenen amaca yönelsin diye. Ama 4 defadır soru soruyorum: Duruşmaları devam eden,  mahkemeye devam etmiş davalarla ilgili, icra takibi aşamasına gelmiş davalarla ilgili uygulama,  yasamanın yargının yetkisine müdahale etmesi anlamına gelir, âdeta, yargıyı etkisiz hâle getirmektir.  Ama, maalesef, bu sorularımıza şu ana kadar tatminkâr bir cevap alamadık. İnanın bu tasarı  kanunlaşırsa ve Anayasa Mahkemesine giderse sadece bu nedenle bozulur değerli arkadaşlar. Hakka  uygun değil, hukuka uygun değil.  Bir diğer husus -söylenebilecek çok şey var değerli arkadaşlar- TOKİ inşaatlarının yapıldığı  yerlerde vatandaşlar ne diyor, vatandaş memnuniyeti nedir? TOKİ vatandaş memnuniyetini ölçüyor  mu? Konut alanlar memnun mu? O bölgede yaşayan esnaf memnun mu? Vatandaş ne diyor? Bu  anlamda bir çalışma yapılmış mı? Bugüne kadar, benim gördüğüm kadarıyla, böyle bir çalışma  yapılmamış.  Kıymetli arkadaşlar, ben, meslek odalarını, esnafları ziyaretlerimde yokluyorum: "Nedir  arkadaşlar, bu durumdan memnun musunuz?" Hepsinin ortak olarak görüşü şu: "Müteahhit dışandan  gelirse, işçi dışarıdan gelirse, usta dışandan gelirse, inşaatta kullanılan her türlü malzeme dışandan  gelirse hatta şantiyelerde çalışan işçilerin yemeklerinde kullanacakları gıda maddeleri bile dışandan  alınırsa bize ne katkısı olabilir? "sorusunu onlar bize yöneltiyorlar.  TBMM B:65 24 .2 .2010 0 : 3  - 9 7 - Sayın Bakandan benim istirhamım şudur: Öncelikle, TOKİ uygulamalarının yapıldığı yerde  ihtiyaçların, ne kadar konut yapılacağının, objektif kriterlere göre konut ihtiyacının tespit edilmesi lazım.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Sayın Çalış, lütfen tamamlayınız.  HASAN ÇALIŞ (Devamla) - Yerel siyasetçilerin talepleri doğrultusunda devletin, milletin  imkânlarını çarçur etmenin bir anlamı yok.  Kıymetli arkadaşlar, hesap ortadadır: Nüfus belli, nüfus artışı belli, mevcut konut yapısı belli,  kiradaki konut belli; ihtiyacı hesap edelim, ihtiyacı olan insan sayısı kadar yapalım, onun fazlasını  da ihtiyacı olmayanlara satarak amacı dışında TOKİ'yi kullanmayalım, diyoruz.  Memnuniyet anketini, Sayın Bakan, mutlaka yaptıralım. Yani konut alanlar, konutu yapanlar,  orada yaşayan insanlar bu çalışmalarınızdan memnun mu? Bunları görün, memnunsa devam edin  ama memnun değilse çok ulvi bir amaç için ortaya çıkılan TOKİ uygulamasının yaptığınız  yanlışlardan dolayı vebali altında kalırsınız.  Kıymetli arkadaşlar, yasanın hayırlı olmasını diliyorum.  Saygılar sunuyorum. (MHP sıralanndan alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Çalış.  III.-YOKLAMA  (CHP sıralarından bir grup milletvekili ayağa kalktı)  K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Sayın Başkan, oylamadan evvel yoklama talebimiz var.  BAŞKAN - Önergeyi oylannıza sunacağım. Ancak, bir yoklama talebi var, önce bu işlemi yerine  getireceğim.  Sayın Anadol, Sayın Aslanoğlu, Sayın Sevigen, Sayın Korkmaz, Sayın Köktürk, Sayın Süner,  Sayın Yıldız, Sayın Tütüncü, Sayın Emek, Sayın Tüzün, Sayın Ekici, Sayın Kaptan, Sayın Sönmez,  Sayın Selvi, Sayın Topuz, Sayın Karaibrahim, Sayın Kesici, Sayın Özkan, Sayın Kocal, Sayın Bingöl.  Üç dakika süre veriyorum ve başlatıyorum.  (Elektronik cihazla yoklama yapıldı)  BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, toplantı yeter sayısı vardır.  VIII.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN  GELEN DİĞER İŞLER (Devam)  A) KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ (Devam)  3.- Arsa Üretimi ve Değerlendirilmesi Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik  Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile Manisa Milletvekili Recai Berber ve 5 Milletvekilinin; 2985  Sayılı Toplu Konut Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ile  Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporları (1/762,  2/475) (S Sayısı: 455) (Devam)  BAŞKAN - Önergeleri oylannıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önergeler  kabul edilmemiştir.  Şimdi okutacağım beş önerge aynı mahiyettedir. Bu önergeleri okutup birlikte işleme alacağım.  Önerge sahiplerinin istemi hâlinde kendilerine ayn ayrı söz vereceğim.  İlk önergeyi okutuyorum, diğer önergelerin imza sahiplerini okutacağım:
Sayfa 98 -
TBMM B:65 24 .2 .2010 0 : 3  - 9 7 - Sayın Bakandan benim istirhamım şudur: Öncelikle, TOKİ uygulamalarının yapıldığı yerde  ihtiyaçların, ne kadar konut yapılacağının, objektif kriterlere göre konut ihtiyacının tespit edilmesi lazım.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Sayın Çalış, lütfen tamamlayınız.  HASAN ÇALIŞ (Devamla) - Yerel siyasetçilerin talepleri doğrultusunda devletin, milletin  imkânlarını çarçur etmenin bir anlamı yok.  Kıymetli arkadaşlar, hesap ortadadır: Nüfus belli, nüfus artışı belli, mevcut konut yapısı belli,  kiradaki konut belli; ihtiyacı hesap edelim, ihtiyacı olan insan sayısı kadar yapalım, onun fazlasını  da ihtiyacı olmayanlara satarak amacı dışında TOKİ'yi kullanmayalım, diyoruz.  Memnuniyet anketini, Sayın Bakan, mutlaka yaptıralım. Yani konut alanlar, konutu yapanlar,  orada yaşayan insanlar bu çalışmalarınızdan memnun mu? Bunları görün, memnunsa devam edin  ama memnun değilse çok ulvi bir amaç için ortaya çıkılan TOKİ uygulamasının yaptığınız  yanlışlardan dolayı vebali altında kalırsınız.  Kıymetli arkadaşlar, yasanın hayırlı olmasını diliyorum.  Saygılar sunuyorum. (MHP sıralanndan alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Çalış.  III.-YOKLAMA  (CHP sıralarından bir grup milletvekili ayağa kalktı)  K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Sayın Başkan, oylamadan evvel yoklama talebimiz var.  BAŞKAN - Önergeyi oylannıza sunacağım. Ancak, bir yoklama talebi var, önce bu işlemi yerine  getireceğim.  Sayın Anadol, Sayın Aslanoğlu, Sayın Sevigen, Sayın Korkmaz, Sayın Köktürk, Sayın Süner,  Sayın Yıldız, Sayın Tütüncü, Sayın Emek, Sayın Tüzün, Sayın Ekici, Sayın Kaptan, Sayın Sönmez,  Sayın Selvi, Sayın Topuz, Sayın Karaibrahim, Sayın Kesici, Sayın Özkan, Sayın Kocal, Sayın Bingöl.  Üç dakika süre veriyorum ve başlatıyorum.  (Elektronik cihazla yoklama yapıldı)  BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, toplantı yeter sayısı vardır.  VIII.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN  GELEN DİĞER İŞLER (Devam)  A) KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ (Devam)  3.- Arsa Üretimi ve Değerlendirilmesi Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik  Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile Manisa Milletvekili Recai Berber ve 5 Milletvekilinin; 2985  Sayılı Toplu Konut Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ile  Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporları (1/762,  2/475) (S Sayısı: 455) (Devam)  BAŞKAN - Önergeleri oylannıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önergeler  kabul edilmemiştir.  Şimdi okutacağım beş önerge aynı mahiyettedir. Bu önergeleri okutup birlikte işleme alacağım.  Önerge sahiplerinin istemi hâlinde kendilerine ayn ayrı söz vereceğim.  İlk önergeyi okutuyorum, diğer önergelerin imza sahiplerini okutacağım:  T B M M B : 6 5 2 4 . 2 . 2 0 1 0 0 : 3  - 9 8 - Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  1/762 esas numaralı kanun tasarısının çerçeve 5 inci maddesiyle 5664 sayılı Kanuna eklenen  Ek Madde l 'de geçen "Kanun uyarınca" ibaresinin "Kanun hükümleri uyarınca" olarak  değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.  Mustafa Ataş  İstanbul  Diğer önergelerin imza sahipleri:  Yılmaz Tunç  Bartın  Veysi Kaynak  Kahramanmaraş  Ayhan Sefer Üstün  Sakarya  İkram Dinçer  Van  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU BAŞKAN VEKİLİ RECAİ BERBER (Manisa) - Katılmıyoruz.  BAŞKAN - Hükümet katılıyor mu?  ULAŞTIRMA BAKANI BİNALİ YILDIRIM (Erzincan) - Katılmıyoruz Sayın Başkan.  BAŞKAN - Gerekçeleri okutuyorum:  Gerekçe: Yapılan teklif ile Kanun tekniği için ifadenin daha uygun kullanılması amaçlanmıştır.  Gerekçe: Önerilen ibarenin daha uygun düşeceği düşünülmüştür.  Gerekçe: Yapılan teklif ile ifadenin daha uygun kullanılması amaçlanmıştır.  Gerekçe: Kanun tekniği açısından ibarenin değiştirilmesi uygun görülmüştür.  Gerekçe: Kanun dili açısından önerilen ibarenin daha uygun olacağı düşünülmüştür.  HARUN ÖZTÜRK (İzmir) - Niye beraber imzalamamışlar?  BAŞKAN - Önergeleri oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önergeler  kabul edilmemiştir.  KAMER GENÇ (Tunceli) - Suistimal ediliyor.  BAŞKAN - Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul  edilmiştir.  6'ncı maddeyi okutuyorum:  MADDE 6- 5664 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin ikinci fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.  BAŞKAN - Madde üzerinde Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz isteyen Kemalettin  Nalcı, Tekirdağ Milletvekili.  Buyurun Sayın Nalcı. (MHP sıralarından alkışlar)
Sayfa 99 -
T B M M B : 6 5 2 4 . 2 . 2 0 1 0 0 : 3  - 9 8 - Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  1/762 esas numaralı kanun tasarısının çerçeve 5 inci maddesiyle 5664 sayılı Kanuna eklenen  Ek Madde l 'de geçen "Kanun uyarınca" ibaresinin "Kanun hükümleri uyarınca" olarak  değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.  Mustafa Ataş  İstanbul  Diğer önergelerin imza sahipleri:  Yılmaz Tunç  Bartın  Veysi Kaynak  Kahramanmaraş  Ayhan Sefer Üstün  Sakarya  İkram Dinçer  Van  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU BAŞKAN VEKİLİ RECAİ BERBER (Manisa) - Katılmıyoruz.  BAŞKAN - Hükümet katılıyor mu?  ULAŞTIRMA BAKANI BİNALİ YILDIRIM (Erzincan) - Katılmıyoruz Sayın Başkan.  BAŞKAN - Gerekçeleri okutuyorum:  Gerekçe: Yapılan teklif ile Kanun tekniği için ifadenin daha uygun kullanılması amaçlanmıştır.  Gerekçe: Önerilen ibarenin daha uygun düşeceği düşünülmüştür.  Gerekçe: Yapılan teklif ile ifadenin daha uygun kullanılması amaçlanmıştır.  Gerekçe: Kanun tekniği açısından ibarenin değiştirilmesi uygun görülmüştür.  Gerekçe: Kanun dili açısından önerilen ibarenin daha uygun olacağı düşünülmüştür.  HARUN ÖZTÜRK (İzmir) - Niye beraber imzalamamışlar?  BAŞKAN - Önergeleri oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önergeler  kabul edilmemiştir.  KAMER GENÇ (Tunceli) - Suistimal ediliyor.  BAŞKAN - Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul  edilmiştir.  6'ncı maddeyi okutuyorum:  MADDE 6- 5664 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin ikinci fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.  BAŞKAN - Madde üzerinde Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz isteyen Kemalettin  Nalcı, Tekirdağ Milletvekili.  Buyurun Sayın Nalcı. (MHP sıralarından alkışlar)  T B M M B : 6 5 2 4 . 2 . 2 0 1 0 0 : 3  - 9 9 - MHP GRUBU ADINA KEMALETTİN NALCI (Tekirdağ) - Sayın Başkan, değerli  milletvekilleri; 455 sıra sayılı Arsa Üretimi ve Değerlendirilmesi Hakkında Kanun ile Bazı  Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın 6'ncı maddesi üzerinde Milliyetçi  Hareket Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle hepinizi saygıyla selamlıyorum.  Değerli milletvekilleri, burada bu kanunu konuşurken TOKİ'nin yapması gerekenler, TOKİ'nin  sorumluluk alanları ve TOKİ'ye yaptırılan işler üzerinde konuştuk. Tabii, burada, iktidar  milletvekilleri, TOKİ'nin bir kamu kuruluşu, yarı kamu kuruluşu ama özel bütçeli bir kuruluş  olduğunun ve kendi üretmiş olduğu materyallerle yatırım yaptığının altını çizemiyorlar.  Şimdi, baktığımız zaman, hep verilen verilere göre, 2002-2008 verileri arasında 417 bin konut  yapılmıştır. Ben bir önceki, 5'inci maddede de bu konuya değindim. Ama TOKİ kurulduğu günden  beri, TOKİ olarak -2002'ye kadarki- bugüne kadar yaklaşık olarak 1 milyon 400 bin konutun bu  ülkede yapılmasını sağlamıştır değerli milletvekilleri.  Tabii, burada, TOKİ'nin kuruluş amacı toplu konut, dar gelirlilere konut elde ettirmektir.  Burada, bir önceki konuşmamda da bu konulara değindim, bir özel kanunla bazbakanlıkların  yapması gereken faaliyetlerin de TOKİ aracılığıyla ihalesi yapılmakta ve bunların kaynakları da  TOKİ'ye ödetilmektedir.  Şöyle bir bakacak olursak saygıdeğer milletvekilleri: Bugüne kadar TOKİ 593 adet okul yapmış,  bunun 417 tanesini kendi projeleri çevresinde yapmış, 176 tanesini ise protokol olarak  gerçekleştirmiş. 600 adet spor salonu gerçekleştirmiş, konutlann dışında; bunun 411 tanesini kendi  projeleri kapsamında, 189 tanesini ise özel protokolle, ilgili Bakanlıkla yapılan protokolle  gerçekleştirmiş. 49 adet yurt, 81 sağlık ocağı, 20 sevgievi, 14 engelsiz yaşam merkezi, 62 tane  hastane, 5 çok amaçlı salon, 15 atölye ve 365 adet ticaret merkezi... Tabii, bu ticaret merkezi aynı  zamanda TOKİ'nin sattıkları arasına girdiği için bu bir ticari materyaldir.  Değerli milletvekilleri, burada sorgulamamız gereken konu şu: Şimdi, ilgili bakanlıklar kendi  bütçelerinde yatırım yapmayarak bunu TOKİ'ye devrettiği zaman acaba bu yatırımlar yıllık yatırım  programında nasıl gözüküyor, bunu nasıl gösteriyorlar? Şimdi, bu yatırımlara şöyle bir girdiğimiz  zaman: Maliye Bakanlığı 2 adet vergi dairesinin yapımını ve 1 adet vergi dairesinin onarım işini  TOKİ'ye vermiş bulunmaktadır, bunların ihale bedeli 22 milyardır. Millî Eğitim Bakanlığı 173 adet  okulun ihale yetkisini TOKİ'ye devrediyor, bunun ihale bedeli 633 milyon TL ve bugün itibarıyla - ki bu rapor zannedersem 23/10/2010 tarihli- 283 milyar, şu anda Millî Eğitim Bakanlığının TOKİ'ye  borcu var. Bunun yanında, Millî Savunma Bakanlığının HAİT inşaatlarından -ve konut olarak da  664 konuta tekabül ediyor- buradan da 70 milyon TL bu kurumun var. Aynı zamanda Millî Savunma  Bakanlığının karakol ve jandarma karakollarından doğan ve aynı zamanda da TOKİ'nin kendi  stoklarından 3.379 adet ve bunun da bedeli 395 milyon olmak üzere konut tahsisi yapılmış ve  bunlardan dolayı da 491 milyon TL bu kurumların TOKİ'ye borcu var.  Burayı çok iyi dinlemenizi istiyorum çünkü bu ülkede yapılan hastanelerin zannedersem hepsini  TOKİ yaptı. O zaman, Sağlık Bakanlığının yapmış olduğu hiçbir icraat yok. Onun için Sağlık  Bakanının çıkıp da burada, biz şu yatırımı yaptık, biz bu yatırımı yaptık deme hakkı yok. 64 tane  hastane inşaatının ihalesini TOKİ üstleniyor. Bunların bedeli -ki , bunlara fiyat farkları ve KDV'ler  dâhil değildir, bunlar ekstra gelecek-1 milyar 687 milyon ve bunlardan dolayı -ki, TOKİ 900 milyar  kredi çektiğini beyan ediyor- 1 milyar 268 milyon Sağlık Bakanlığı TOKİ'ye borçlu. Böyle böyle  geldiğimiz zaman, bunun içinde PTT, Tarım ve Köy Hizmetleri, Emniyet Müdürlüğü, MİT  Müsteşarlığı, DSİ de -demin Sayın Bakan buradaydı- kendi ihalelerini TOKİ'ye yaptırıyor ve bunları  topladığınız zaman şu anda TOKİ'nin ilgili bakanlıklardan alacak olduğu miktar 2 milyar 562 milyon.
Sayfa 100 -
T B M M B : 6 5 2 4 . 2 . 2 0 1 0 0 : 3  - 9 9 - MHP GRUBU ADINA KEMALETTİN NALCI (Tekirdağ) - Sayın Başkan, değerli  milletvekilleri; 455 sıra sayılı Arsa Üretimi ve Değerlendirilmesi Hakkında Kanun ile Bazı  Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın 6'ncı maddesi üzerinde Milliyetçi  Hareket Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle hepinizi saygıyla selamlıyorum.  Değerli milletvekilleri, burada bu kanunu konuşurken TOKİ'nin yapması gerekenler, TOKİ'nin  sorumluluk alanları ve TOKİ'ye yaptırılan işler üzerinde konuştuk. Tabii, burada, iktidar  milletvekilleri, TOKİ'nin bir kamu kuruluşu, yarı kamu kuruluşu ama özel bütçeli bir kuruluş  olduğunun ve kendi üretmiş olduğu materyallerle yatırım yaptığının altını çizemiyorlar.  Şimdi, baktığımız zaman, hep verilen verilere göre, 2002-2008 verileri arasında 417 bin konut  yapılmıştır. Ben bir önceki, 5'inci maddede de bu konuya değindim. Ama TOKİ kurulduğu günden  beri, TOKİ olarak -2002'ye kadarki- bugüne kadar yaklaşık olarak 1 milyon 400 bin konutun bu  ülkede yapılmasını sağlamıştır değerli milletvekilleri.  Tabii, burada, TOKİ'nin kuruluş amacı toplu konut, dar gelirlilere konut elde ettirmektir.  Burada, bir önceki konuşmamda da bu konulara değindim, bir özel kanunla bazbakanlıkların  yapması gereken faaliyetlerin de TOKİ aracılığıyla ihalesi yapılmakta ve bunların kaynakları da  TOKİ'ye ödetilmektedir.  Şöyle bir bakacak olursak saygıdeğer milletvekilleri: Bugüne kadar TOKİ 593 adet okul yapmış,  bunun 417 tanesini kendi projeleri çevresinde yapmış, 176 tanesini ise protokol olarak  gerçekleştirmiş. 600 adet spor salonu gerçekleştirmiş, konutlann dışında; bunun 411 tanesini kendi  projeleri kapsamında, 189 tanesini ise özel protokolle, ilgili Bakanlıkla yapılan protokolle  gerçekleştirmiş. 49 adet yurt, 81 sağlık ocağı, 20 sevgievi, 14 engelsiz yaşam merkezi, 62 tane  hastane, 5 çok amaçlı salon, 15 atölye ve 365 adet ticaret merkezi... Tabii, bu ticaret merkezi aynı  zamanda TOKİ'nin sattıkları arasına girdiği için bu bir ticari materyaldir.  Değerli milletvekilleri, burada sorgulamamız gereken konu şu: Şimdi, ilgili bakanlıklar kendi  bütçelerinde yatırım yapmayarak bunu TOKİ'ye devrettiği zaman acaba bu yatırımlar yıllık yatırım  programında nasıl gözüküyor, bunu nasıl gösteriyorlar? Şimdi, bu yatırımlara şöyle bir girdiğimiz  zaman: Maliye Bakanlığı 2 adet vergi dairesinin yapımını ve 1 adet vergi dairesinin onarım işini  TOKİ'ye vermiş bulunmaktadır, bunların ihale bedeli 22 milyardır. Millî Eğitim Bakanlığı 173 adet  okulun ihale yetkisini TOKİ'ye devrediyor, bunun ihale bedeli 633 milyon TL ve bugün itibarıyla - ki bu rapor zannedersem 23/10/2010 tarihli- 283 milyar, şu anda Millî Eğitim Bakanlığının TOKİ'ye  borcu var. Bunun yanında, Millî Savunma Bakanlığının HAİT inşaatlarından -ve konut olarak da  664 konuta tekabül ediyor- buradan da 70 milyon TL bu kurumun var. Aynı zamanda Millî Savunma  Bakanlığının karakol ve jandarma karakollarından doğan ve aynı zamanda da TOKİ'nin kendi  stoklarından 3.379 adet ve bunun da bedeli 395 milyon olmak üzere konut tahsisi yapılmış ve  bunlardan dolayı da 491 milyon TL bu kurumların TOKİ'ye borcu var.  Burayı çok iyi dinlemenizi istiyorum çünkü bu ülkede yapılan hastanelerin zannedersem hepsini  TOKİ yaptı. O zaman, Sağlık Bakanlığının yapmış olduğu hiçbir icraat yok. Onun için Sağlık  Bakanının çıkıp da burada, biz şu yatırımı yaptık, biz bu yatırımı yaptık deme hakkı yok. 64 tane  hastane inşaatının ihalesini TOKİ üstleniyor. Bunların bedeli -ki , bunlara fiyat farkları ve KDV'ler  dâhil değildir, bunlar ekstra gelecek-1 milyar 687 milyon ve bunlardan dolayı -ki, TOKİ 900 milyar  kredi çektiğini beyan ediyor- 1 milyar 268 milyon Sağlık Bakanlığı TOKİ'ye borçlu. Böyle böyle  geldiğimiz zaman, bunun içinde PTT, Tarım ve Köy Hizmetleri, Emniyet Müdürlüğü, MİT  Müsteşarlığı, DSİ de -demin Sayın Bakan buradaydı- kendi ihalelerini TOKİ'ye yaptırıyor ve bunları  topladığınız zaman şu anda TOKİ'nin ilgili bakanlıklardan alacak olduğu miktar 2 milyar 562 milyon.  TBMM B:65 24.2 .2010 0 : 3  - 1 0 0 - Şimdi, ben burada soruyorum saygıdeğer milletvekilleri: TOKİ acaba bir fınans kaynağı olarak  mı kullanılıyor? Kurumlar kendi yatırımlarını kendi bünyelerinde yapmayıp TOKİ'ye devrederek  bunların paraları, faizleri TOKİ tarafından mı sağlanıyor? Çünkü bu yatırımların yapıldığı zamanki  en geç paralarının tahakkuk ettiği zaman iki yıldır ama bunu ilgili kurumlar beş yılda ödeyeceklerini  taahhüt ediyor ve bunları da ödediklerini ve zamanında ödediklerini zannetmiyorum. Onun için bugün  Toplu Konut İdaresi bir nakit sıkıntısı içinde. Bu, zincirleme bir periyot olarak gidiyor. Nakit sıkıntısı  içine bu kurumlan soktuğunuz zaman... Ve bunu ne yazık ki Hükümetin ilgili bakanlıklan bu noktaya  getiriyor. Kendi yapacakları yatınmların TOKİ tarafından yapılmasını sağlıyorlar.  Tabii, saygıdeğer milletvekilleri, kanunun tümüne bakacak olursak, bu KEY ödemelerinden  2001 yılında aktarılan arsalar; bunlar, İstanbul'un veya Türkiye'nin en güzel yerlerinde bulunan  arsalardı; bunlar, Bahçeşehir'in içinde bulunan arsalar; bunlar, efendime söyleyeyim, Ataköy'ün  içinde bulunan arsalardır. O arsalar, hem satış hem de gelir paylaşımı düzeninden verilerek TOKİ'ye  kaynak aktarımı sağlanmıştır. Doğrudur ama bu kaynak aktarımının gideceği yer yoksullara, fakirlere  ev yapmaktır. Bunlarla, bu paralarla devlet kurumlarının yapacakları yatınmı karşılamak değildir.  Tabii, bugüne kadar bu şekilde gelindi, yeni arsalar isteniyor ama saygıdeğer milletvekilleri,  şunun altını çizmek istiyorum: Bugünden sonra, 2010 yılı, 2011 yılı, 2012 yılında tüm belediyeler  dönüşüm projeleri isteyecek. O dönüşüm projelerinin içinde devletin katkısı sıfır. TOKİ bu işin  içinden çıkamaz çünkü siz 35-40 milyara mal ettiğiniz bir 1+1 46 metrekare brüt daireyi yirmi beş  yıllığına ayda 100 bin lira, 100 bin lira taksitle vereceksiniz. Her belediyenin bu şekilde talebi  olduğunu biliyorum. 2012 yılında bu kaynaklar eğer bugün diğer devlet kurumlannın yatırımlarına  harcanıp ve finansmanı, faizi bu işlerin içinden çıktığı zaman 2011 'de asıl kullanılması gereken...  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Sayın Nalcı, lütfen tamamlayınız.  KEMALETTİN NALCI (Devamla) - ...fakir konutlannda kullanılamayacak. Bugüne kadar - ben size söyleyeyim- 450 trilyonun üzerinde bir para bu projelere aktanldı. Artı, tabii ki 19  katrilyonluk bir, TOKİ'nin piyasadan girdi sağlaması bekleniyor ama bunun geliş tarihi on sene, on  beş sene. Böyle gittiği zaman eğer kurumlar kendi taahhütlerini yerine getiremezse TOKİ  müteahhitlere zamanında parasını veremez, her bugünkü yapılan yatınmlar sekteye uğrayacak, bunun  da ceremesini halk çekmiş olacak.  Bu duygu ve düşüncelerle hepinize saygılanmı sunuyorum, sağ olun. (MHP ve CHP sıralanndan  alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.  Madde üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz isteyen Osman Kaptan, Antalya  Milletvekili.  Buyurun Sayın Kaptan. (CHP sıralarından alkışlar)  CHP GRUBU ADINA OSMAN KAPTAN (Antalya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri;  görüşülmekte olan kanun tasansınm 6'ncı maddesi üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına  söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlanm.  Sayın arkadaşlarım, tasarının 6'ncı maddesi 5664 sayılı Kanun'un 6'ncı maddesinin ikinci  fıkrasını yürürlükten kaldırmaktadır yani TOKİ iştiraki olan Emlak Konut Gayrimenkul Yatırım  Ortaklığı Anonim Şirketi mevcut durumda sermaye piyasası mevzuatına tabi değilken şimdi tabi  hâle getirilmiş olacaktır. Emlak GYO, KEY ödemelerini doğru dürüst ödeyemeyen kurumdur.
Sayfa 101 -
TBMM B:65 24.2 .2010 0 : 3  - 1 0 0 - Şimdi, ben burada soruyorum saygıdeğer milletvekilleri: TOKİ acaba bir fınans kaynağı olarak  mı kullanılıyor? Kurumlar kendi yatırımlarını kendi bünyelerinde yapmayıp TOKİ'ye devrederek  bunların paraları, faizleri TOKİ tarafından mı sağlanıyor? Çünkü bu yatırımların yapıldığı zamanki  en geç paralarının tahakkuk ettiği zaman iki yıldır ama bunu ilgili kurumlar beş yılda ödeyeceklerini  taahhüt ediyor ve bunları da ödediklerini ve zamanında ödediklerini zannetmiyorum. Onun için bugün  Toplu Konut İdaresi bir nakit sıkıntısı içinde. Bu, zincirleme bir periyot olarak gidiyor. Nakit sıkıntısı  içine bu kurumlan soktuğunuz zaman... Ve bunu ne yazık ki Hükümetin ilgili bakanlıklan bu noktaya  getiriyor. Kendi yapacakları yatınmların TOKİ tarafından yapılmasını sağlıyorlar.  Tabii, saygıdeğer milletvekilleri, kanunun tümüne bakacak olursak, bu KEY ödemelerinden  2001 yılında aktarılan arsalar; bunlar, İstanbul'un veya Türkiye'nin en güzel yerlerinde bulunan  arsalardı; bunlar, Bahçeşehir'in içinde bulunan arsalar; bunlar, efendime söyleyeyim, Ataköy'ün  içinde bulunan arsalardır. O arsalar, hem satış hem de gelir paylaşımı düzeninden verilerek TOKİ'ye  kaynak aktarımı sağlanmıştır. Doğrudur ama bu kaynak aktarımının gideceği yer yoksullara, fakirlere  ev yapmaktır. Bunlarla, bu paralarla devlet kurumlarının yapacakları yatınmı karşılamak değildir.  Tabii, bugüne kadar bu şekilde gelindi, yeni arsalar isteniyor ama saygıdeğer milletvekilleri,  şunun altını çizmek istiyorum: Bugünden sonra, 2010 yılı, 2011 yılı, 2012 yılında tüm belediyeler  dönüşüm projeleri isteyecek. O dönüşüm projelerinin içinde devletin katkısı sıfır. TOKİ bu işin  içinden çıkamaz çünkü siz 35-40 milyara mal ettiğiniz bir 1+1 46 metrekare brüt daireyi yirmi beş  yıllığına ayda 100 bin lira, 100 bin lira taksitle vereceksiniz. Her belediyenin bu şekilde talebi  olduğunu biliyorum. 2012 yılında bu kaynaklar eğer bugün diğer devlet kurumlannın yatırımlarına  harcanıp ve finansmanı, faizi bu işlerin içinden çıktığı zaman 2011 'de asıl kullanılması gereken...  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Sayın Nalcı, lütfen tamamlayınız.  KEMALETTİN NALCI (Devamla) - ...fakir konutlannda kullanılamayacak. Bugüne kadar - ben size söyleyeyim- 450 trilyonun üzerinde bir para bu projelere aktanldı. Artı, tabii ki 19  katrilyonluk bir, TOKİ'nin piyasadan girdi sağlaması bekleniyor ama bunun geliş tarihi on sene, on  beş sene. Böyle gittiği zaman eğer kurumlar kendi taahhütlerini yerine getiremezse TOKİ  müteahhitlere zamanında parasını veremez, her bugünkü yapılan yatınmlar sekteye uğrayacak, bunun  da ceremesini halk çekmiş olacak.  Bu duygu ve düşüncelerle hepinize saygılanmı sunuyorum, sağ olun. (MHP ve CHP sıralanndan  alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.  Madde üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz isteyen Osman Kaptan, Antalya  Milletvekili.  Buyurun Sayın Kaptan. (CHP sıralarından alkışlar)  CHP GRUBU ADINA OSMAN KAPTAN (Antalya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri;  görüşülmekte olan kanun tasansınm 6'ncı maddesi üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına  söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlanm.  Sayın arkadaşlarım, tasarının 6'ncı maddesi 5664 sayılı Kanun'un 6'ncı maddesinin ikinci  fıkrasını yürürlükten kaldırmaktadır yani TOKİ iştiraki olan Emlak Konut Gayrimenkul Yatırım  Ortaklığı Anonim Şirketi mevcut durumda sermaye piyasası mevzuatına tabi değilken şimdi tabi  hâle getirilmiş olacaktır. Emlak GYO, KEY ödemelerini doğru dürüst ödeyemeyen kurumdur.  TBMM B:65 24 .2 .2010 0 : 3  - 1 0 1 - Sayın Bakana sormak istiyorum: Bu kurum yeni düzenleme ile KEY ödemelerini acilen yapacak  mıdır yoksa borsa aracılığıyla halktan para toplamaya mı çalışacaktır?  Sayın arkadaşlarım, bu tasarının tümü üzerine AKP Grubu adına konuşan sayın milletvekili  arkadaşımız, tutanağa göre, diyor ki: "Zenginden alıp yoksula veren bir siyaset anlayışını benimsemiş  bir siyasi partiyiz."  Değerli arkadaşlarım, gerçekler bu söylemin tam tersidir. İki kamu bankasından KOBİ'lere,  küçük esnafa verilmesi gereken 750 milyon doları damadın genel müdür olduğu holdinge verdirerek  halkın parasıyla devletin gazete ve televizyonunu satın aldırmak mıdır zenginden alıp fakire  verdirmek? 9 milyon emeklinin yüzde 75'i açlık sınırının altında ezilirken emekliye refah payı  verilmez diye kanun çıkarmak fakirin hakkını yemek değil midir? Zenginden alıp fakire verdiğiniz  için mi devri iktidarınızda ülkemizdeki dolar milyarderleri sayısı Japonya'dakileri geçti?  Sayın milletvekilleri, Osmanlıdan beri, yüz kırk altı yıldan beri hayırseverlerin bağışlanyla ayakta  duran, yetim ve öksüzlerin kurumu olan Darüşşafakanın Koşuyolu'ndaki 18 dönüm arazisi hastane  yaptırmak için istediği plan değişikliği izni verilmeyip 7 milyon dolara satıldıktan sonra plan tadilatı izni  verip 70 milyon dolarlık hâle getirmek, yetimden alıp zengine vermek, yetimhanedeki yetimlerin  hakkını bile yedirmek değil midir? Hani iktidar "Yetim hakkı yedirmeyiz." diyordu? Ne oldu, sözde mi  kaldı? İktidar kendi yandaşlarını, kendi çocuklarını zengin ediyor, fakirle de, emekliyle de alay ediyor.  Sayın milletvekilleri, yine AKP adına konuşan arkadaşımız "Gidin, TOKİ konutlarını görün."  diyor. O arkadaşımız, TOKİ'nin sabun kalıpları gibi sıralanmış, allanmış, pullanmış, TOKİ  Başkanının cilalayıp "satıyoruz" dediği gibi konutlann rengarenk dış boyasını görüyor herhalde. Bir  de konutlann içine girin de görün.  Sayın milletvekilleri, TOKİ konutlarının dışı sizi yakıyor, içi TOKİ'den ev alan vatandaşlanmızı  yakıyor. TOKİ'den ev alan vatandaşlarımızın Tüketiciler Birliğine, Zonguldak, Ankara, Mersin,  Adana, Karabük, Bursa, Kahramanmaraş, Tekirdağ, İstanbul, Tuzla, Pendik, Başakşehir, Malatya,  İzmit Gölcük, İzmir, Balıkesir, Edirne, Muğla, Antalya'da yaptıklan şikâyetleri bir görün. Bunlar  konutlann sözleşmede vadedilen tarihlerde teslim edilmediğini, örneğin TOKİ Ankara Turkuaz Vadisi  evlerinin projenin birisinin on altı ay, bir başka projenin de on dokuz ay gecikmeli teslim edildiğini;  konutlarda mevcut doğal gaz, su ve elektrik tesisatlarının standartlara uygun olmadığı, su ve gaz  kaçırdığı, evleri su bastığı; kapı ve pencerelerin kırık, asansörlerin bozuk olduğu; 61 metrekare  olacağı belirtilen konutun 40 metrekare olarak teslim edildiği; konutu satın almaktan vazgeçen  vatandaşların paralarının geri ödenmesi konularında ciddi şikâyetler olmakta, mahkemeye  başvurulmaktadır. Biraz önce, aynı durumda olan Antalya Kepez'deki TOKİ mağduru vatandaşımız  Mustafa Şanlı arayarak diyor ki: "Benim durumumu da söyleyin. 8'inci kata kadar yağmur suyu  geliyor, perişan olduk, mahkemeye verdik."  Sayın arkadaşlarım, bu şikâyetlerin yanında, TOKİ'nin konutlanyla ilgili basında yer alan bazı  başlıkları da sizlerin bilgilerine sunmak istiyorum. Basında yer alan başlıklar şöyle: "TOKİ'den ev  aldığıma pişmanım.", "Evler kısa sürede hurdaya çıktı.", "TOKİ evleri ilk fırtınaya mağlup oldu,  çatısı uçtu." , "TOKİ'nin yaptığı evlerde her gün sorun çıkıyor. Ucuz malzeme ve ucuz işçilik  kullanılmış. Ev alan herkes bir an önce satarak kurtulmak istiyor." diyor Muğla'dan İl Genel Meclisi  Üyesi Sayın Erol Kutlay.  "TOKİ mağdurlan perişan.", "TOKİ mağdurları eylemde.", "Dava açtılar", "TOKİ mağdurları  AKP seçim merkezini bastı.", "TOKİ mağdurlan çözüm bekliyor."
Sayfa 102 -
TBMM B:65 24 .2 .2010 0 : 3  - 1 0 1 - Sayın Bakana sormak istiyorum: Bu kurum yeni düzenleme ile KEY ödemelerini acilen yapacak  mıdır yoksa borsa aracılığıyla halktan para toplamaya mı çalışacaktır?  Sayın arkadaşlarım, bu tasarının tümü üzerine AKP Grubu adına konuşan sayın milletvekili  arkadaşımız, tutanağa göre, diyor ki: "Zenginden alıp yoksula veren bir siyaset anlayışını benimsemiş  bir siyasi partiyiz."  Değerli arkadaşlarım, gerçekler bu söylemin tam tersidir. İki kamu bankasından KOBİ'lere,  küçük esnafa verilmesi gereken 750 milyon doları damadın genel müdür olduğu holdinge verdirerek  halkın parasıyla devletin gazete ve televizyonunu satın aldırmak mıdır zenginden alıp fakire  verdirmek? 9 milyon emeklinin yüzde 75'i açlık sınırının altında ezilirken emekliye refah payı  verilmez diye kanun çıkarmak fakirin hakkını yemek değil midir? Zenginden alıp fakire verdiğiniz  için mi devri iktidarınızda ülkemizdeki dolar milyarderleri sayısı Japonya'dakileri geçti?  Sayın milletvekilleri, Osmanlıdan beri, yüz kırk altı yıldan beri hayırseverlerin bağışlanyla ayakta  duran, yetim ve öksüzlerin kurumu olan Darüşşafakanın Koşuyolu'ndaki 18 dönüm arazisi hastane  yaptırmak için istediği plan değişikliği izni verilmeyip 7 milyon dolara satıldıktan sonra plan tadilatı izni  verip 70 milyon dolarlık hâle getirmek, yetimden alıp zengine vermek, yetimhanedeki yetimlerin  hakkını bile yedirmek değil midir? Hani iktidar "Yetim hakkı yedirmeyiz." diyordu? Ne oldu, sözde mi  kaldı? İktidar kendi yandaşlarını, kendi çocuklarını zengin ediyor, fakirle de, emekliyle de alay ediyor.  Sayın milletvekilleri, yine AKP adına konuşan arkadaşımız "Gidin, TOKİ konutlarını görün."  diyor. O arkadaşımız, TOKİ'nin sabun kalıpları gibi sıralanmış, allanmış, pullanmış, TOKİ  Başkanının cilalayıp "satıyoruz" dediği gibi konutlann rengarenk dış boyasını görüyor herhalde. Bir  de konutlann içine girin de görün.  Sayın milletvekilleri, TOKİ konutlarının dışı sizi yakıyor, içi TOKİ'den ev alan vatandaşlanmızı  yakıyor. TOKİ'den ev alan vatandaşlarımızın Tüketiciler Birliğine, Zonguldak, Ankara, Mersin,  Adana, Karabük, Bursa, Kahramanmaraş, Tekirdağ, İstanbul, Tuzla, Pendik, Başakşehir, Malatya,  İzmit Gölcük, İzmir, Balıkesir, Edirne, Muğla, Antalya'da yaptıklan şikâyetleri bir görün. Bunlar  konutlann sözleşmede vadedilen tarihlerde teslim edilmediğini, örneğin TOKİ Ankara Turkuaz Vadisi  evlerinin projenin birisinin on altı ay, bir başka projenin de on dokuz ay gecikmeli teslim edildiğini;  konutlarda mevcut doğal gaz, su ve elektrik tesisatlarının standartlara uygun olmadığı, su ve gaz  kaçırdığı, evleri su bastığı; kapı ve pencerelerin kırık, asansörlerin bozuk olduğu; 61 metrekare  olacağı belirtilen konutun 40 metrekare olarak teslim edildiği; konutu satın almaktan vazgeçen  vatandaşların paralarının geri ödenmesi konularında ciddi şikâyetler olmakta, mahkemeye  başvurulmaktadır. Biraz önce, aynı durumda olan Antalya Kepez'deki TOKİ mağduru vatandaşımız  Mustafa Şanlı arayarak diyor ki: "Benim durumumu da söyleyin. 8'inci kata kadar yağmur suyu  geliyor, perişan olduk, mahkemeye verdik."  Sayın arkadaşlarım, bu şikâyetlerin yanında, TOKİ'nin konutlanyla ilgili basında yer alan bazı  başlıkları da sizlerin bilgilerine sunmak istiyorum. Basında yer alan başlıklar şöyle: "TOKİ'den ev  aldığıma pişmanım.", "Evler kısa sürede hurdaya çıktı.", "TOKİ evleri ilk fırtınaya mağlup oldu,  çatısı uçtu." , "TOKİ'nin yaptığı evlerde her gün sorun çıkıyor. Ucuz malzeme ve ucuz işçilik  kullanılmış. Ev alan herkes bir an önce satarak kurtulmak istiyor." diyor Muğla'dan İl Genel Meclisi  Üyesi Sayın Erol Kutlay.  "TOKİ mağdurlan perişan.", "TOKİ mağdurları eylemde.", "Dava açtılar", "TOKİ mağdurları  AKP seçim merkezini bastı.", "TOKİ mağdurlan çözüm bekliyor."  T B M M B : 6 5 2 4 . 2 . 2 0 1 0 0 : 3  - 1 0 2 - Sayın arkadaşlarım, TOKİ'zedelerin sayısı giderek artmaktadır. TOKİ'nin kendi yaptırdığı  araştırmada bile TOKİ evleri sınıfta kalmıştır. Ailelerin yüzde 56,3'ü konutların mutfak, banyo, kapı,  pencere ve benzeri yerlerinde kullanılan malzemenin kalitesiz olduğunu belirtmişlerdir. Aynı  araştırmada yine, TOKİ konutlarının şehirden uzak, ulaşımın zor olduğunu belirtmişlerdir. "Konut  maliyeti yüksek." demişlerdir. "Taksitleri ödemekte zorlanıyoruz." diyorlar.  Sayın milletvekilleri, başlarını sokacak bir evleri olsun diye, konut ihtiyacı olan dar gelirli  vatandaşlarımız bu konutlardan satın alabilmek için ilk başlarda âdeta birbirleriyle yarışırken,  şimdilerde TOKİ'den ev alan insanlar pişman duruma gelmişlerdir. TOKİ'den ev almak demenin  sanki dert almak demek olduğunu söylüyorlar. Örneğin, Meclis personeli için Gölbaşı Örencik'te  yapılan konutların bir kısmının tavanlarında çökme, duvarlarında eğrilik olduğu, doğal gaz baca  borusu havalandırma boşluğundan geçtiği için bazı personelce mahkemeye verilmiştir. Bu evlerden  teslim alan Meclis personeli "Doğal gaz yoktu, su yoktu, asansör çalışmıyordu, elektrik şantiyeden  alınıyordu. Herkes kapıyı, pencereyi, parkeyi değiştirmek zorunda kaldı. Herkes 15 ile 25 bin lira  arasında masraf yapmak zorunda kaldı. Aldığımıza alacağımıza çok pişman olduk." diyor. Bu konuya  inanmayanlar Meclis personelinden araştırma yapabilirler.  Sayın milletvekilleri, her şeyi yapan TOKİ kaliteli sosyal konut yapamıyor. Hastane yapıyor,  sağlık ocağı yapıyor, okul yapıyor, cami, sevgi-evi, köprülü kavşak yapıyor her şeyi yapıyor ama  fakire ev yapamıyor. Elimdeki şu davetiye TOKİ'nin davetiyesi. Geçen cumartesi günü Sayın  Başbakan İstanbul'da bir köprülü kavşak açıyor, bu köprülü kavşağı açıyor. Ne yapıyor? Sanıyorum,  Sayın Bakan, 8 tane köprülü kavşak şimdiye kadar yapılmıştır, 9'uncusunu yapmıştır. Gördüğünüz  bu davetiye TOKİ'nin fakire ev yapmak, sosyal konut yapmak dışında daha neler yaptığını gösteriyor.  Sayın arkadaşlarım, TOKİ köprülü kavşak yapacağına, AKP'ye seçim yatırımı törenleri  düzenleyeceğine, dünya 2'ncisi inşaat sektörümüzle haksız rekabet yapacağına, lüks konut  üreteceğine sosyal konut yapsın, onu da sağlam yapsın.  TOKİ devlet içinde devlet; denetim yok, hesap veren yok, hesap soran yok; imar planı da  yapıyor. Yurt dışına çıkış harçlarının TOKİ'ye aktarılması da TOKİ'yi devlet içinde ve piyasada  ayrıcalıklı bir kurum hâline getirmiştir. Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından Türk Tarih Kurumu,  Türk Dil Kurumu bile denetlenirken TOKİ denetlenmiyor, 2005'te 5018 sayılı Kanun'un dışına  çıkarılmıştır, Sayıştay denetlemiyor. AKP Hükümetinin en fazla değiştirdiği kanunlardan biri Kamu  İhale Kanunu, 20 kere değiştirilmiş; diğeri de TOKİ Kanunu, 12 kere değiştirilmiş.  TOKİ istediği işi istediğine veriyor. Başbakan Yardımcısının damadına 1,8 milyona verdiği işi,  damat altıda 1 fiyata piyasaya yaptırabiliyor ve 5 kat kâr edebiliyor. Sayın Başbakan Yardımcısı da  "Savcıya verin." diyor. TOKİ, işi zaten hukuki kılıfına uyduruyor. Bizim sorduğumuz, bakan damadı  olmasa bu iş verilir miydi?  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Sayın Kaptan, lütfen tamamlayınız.  OSMAN KAPTAN (Devamla) - Sayın arkadaşlarım, bu işte nüfuz suistimali yok mu? Bu işin  verilişi etik midir? Onu soruyoruz.  Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; TOKİ işi ciddidir, acilen TOKİ için bir Meclis araştırması  açılması gerektiğini, bu konuda benim ve diğer milletvekili arkadaşlarım tarafından verilen araştırma  önergelerinin gündeme alınmasını yüce Meclisten talep ediyor, hepinize saygılar sunuyorum. (CHP  sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Kaptan.
Sayfa 103 -
T B M M B : 6 5 2 4 . 2 . 2 0 1 0 0 : 3  - 1 0 2 - Sayın arkadaşlarım, TOKİ'zedelerin sayısı giderek artmaktadır. TOKİ'nin kendi yaptırdığı  araştırmada bile TOKİ evleri sınıfta kalmıştır. Ailelerin yüzde 56,3'ü konutların mutfak, banyo, kapı,  pencere ve benzeri yerlerinde kullanılan malzemenin kalitesiz olduğunu belirtmişlerdir. Aynı  araştırmada yine, TOKİ konutlarının şehirden uzak, ulaşımın zor olduğunu belirtmişlerdir. "Konut  maliyeti yüksek." demişlerdir. "Taksitleri ödemekte zorlanıyoruz." diyorlar.  Sayın milletvekilleri, başlarını sokacak bir evleri olsun diye, konut ihtiyacı olan dar gelirli  vatandaşlarımız bu konutlardan satın alabilmek için ilk başlarda âdeta birbirleriyle yarışırken,  şimdilerde TOKİ'den ev alan insanlar pişman duruma gelmişlerdir. TOKİ'den ev almak demenin  sanki dert almak demek olduğunu söylüyorlar. Örneğin, Meclis personeli için Gölbaşı Örencik'te  yapılan konutların bir kısmının tavanlarında çökme, duvarlarında eğrilik olduğu, doğal gaz baca  borusu havalandırma boşluğundan geçtiği için bazı personelce mahkemeye verilmiştir. Bu evlerden  teslim alan Meclis personeli "Doğal gaz yoktu, su yoktu, asansör çalışmıyordu, elektrik şantiyeden  alınıyordu. Herkes kapıyı, pencereyi, parkeyi değiştirmek zorunda kaldı. Herkes 15 ile 25 bin lira  arasında masraf yapmak zorunda kaldı. Aldığımıza alacağımıza çok pişman olduk." diyor. Bu konuya  inanmayanlar Meclis personelinden araştırma yapabilirler.  Sayın milletvekilleri, her şeyi yapan TOKİ kaliteli sosyal konut yapamıyor. Hastane yapıyor,  sağlık ocağı yapıyor, okul yapıyor, cami, sevgi-evi, köprülü kavşak yapıyor her şeyi yapıyor ama  fakire ev yapamıyor. Elimdeki şu davetiye TOKİ'nin davetiyesi. Geçen cumartesi günü Sayın  Başbakan İstanbul'da bir köprülü kavşak açıyor, bu köprülü kavşağı açıyor. Ne yapıyor? Sanıyorum,  Sayın Bakan, 8 tane köprülü kavşak şimdiye kadar yapılmıştır, 9'uncusunu yapmıştır. Gördüğünüz  bu davetiye TOKİ'nin fakire ev yapmak, sosyal konut yapmak dışında daha neler yaptığını gösteriyor.  Sayın arkadaşlarım, TOKİ köprülü kavşak yapacağına, AKP'ye seçim yatırımı törenleri  düzenleyeceğine, dünya 2'ncisi inşaat sektörümüzle haksız rekabet yapacağına, lüks konut  üreteceğine sosyal konut yapsın, onu da sağlam yapsın.  TOKİ devlet içinde devlet; denetim yok, hesap veren yok, hesap soran yok; imar planı da  yapıyor. Yurt dışına çıkış harçlarının TOKİ'ye aktarılması da TOKİ'yi devlet içinde ve piyasada  ayrıcalıklı bir kurum hâline getirmiştir. Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından Türk Tarih Kurumu,  Türk Dil Kurumu bile denetlenirken TOKİ denetlenmiyor, 2005'te 5018 sayılı Kanun'un dışına  çıkarılmıştır, Sayıştay denetlemiyor. AKP Hükümetinin en fazla değiştirdiği kanunlardan biri Kamu  İhale Kanunu, 20 kere değiştirilmiş; diğeri de TOKİ Kanunu, 12 kere değiştirilmiş.  TOKİ istediği işi istediğine veriyor. Başbakan Yardımcısının damadına 1,8 milyona verdiği işi,  damat altıda 1 fiyata piyasaya yaptırabiliyor ve 5 kat kâr edebiliyor. Sayın Başbakan Yardımcısı da  "Savcıya verin." diyor. TOKİ, işi zaten hukuki kılıfına uyduruyor. Bizim sorduğumuz, bakan damadı  olmasa bu iş verilir miydi?  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Sayın Kaptan, lütfen tamamlayınız.  OSMAN KAPTAN (Devamla) - Sayın arkadaşlarım, bu işte nüfuz suistimali yok mu? Bu işin  verilişi etik midir? Onu soruyoruz.  Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; TOKİ işi ciddidir, acilen TOKİ için bir Meclis araştırması  açılması gerektiğini, bu konuda benim ve diğer milletvekili arkadaşlarım tarafından verilen araştırma  önergelerinin gündeme alınmasını yüce Meclisten talep ediyor, hepinize saygılar sunuyorum. (CHP  sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Kaptan.  TBMM B : 6 5 2 4 . 2 . 2 0 1 0 0 : 3  - 1 0 3 - Barış ve Demokrasi Partisi Grubu adına Hasip Kaplan, Şırnak Milletvekili.  Buyurun Sayın Kaplan. (BDP sıralarından alkışlar)  BDP GRUBU ADINA HASİP KAPLAN (Şırnak) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Barış  ve Demokrasi Partisi adına hepinizi saygıyla selamlıyorum.  TOKİ'yle ilgili, grubum adına birkaç önemli noktaya da dikkat çekmek istiyorum. Aslında,  merak ettiğim bir konu, üzerinde durulması gereken bir konu, AK PARTİ Hükümeti -hükümetleri  artık diyeceğim- sekiz yıldır hep özelleştirmeyi savundu, "Devlet ticaret yapmaz, devlet girişimci  değil, devlet iş yaparsa batırır." Onun için de özelleştirdi. En son, işte biliyorsunuz Tekel işçileri ve  Tekel işçilerinin uğradığı haksızlık nedeniyle gelinen nokta. Şeker fabrikaları var sırada.  Peki, özelleştirmeyi bu kadar savunan bir Hükümet, konut sektöründe TOKİ'yi niye kendi  uhdesinde, üstelik de Bayındırlık ve İskân Bakanlığına bağlı iken direkt Başbakanlığa bağladı? Şimdi,  bunun gerçekten çok iyi değerlendirilmesi gerekir. Neden? Neden devlet konuta el attı? Neden devlet  bu sektörde müteahhidiyle, taşeronuyla, çimentosuyla, briketiyle, demiriyle her alanda muhatap oldu  ve bu sektörde ısrarla devam ediyor? Şimdi, bunun cevabını alabilmek için şunu sormak gerekiyor:  Evet, devletin sosyal politikaları gereği bu konutların ihtiyacı olan yurttaşlarımıza yapılması gerekir.  O zaman şunu sormak gerekiyor: Niye o zaman lüks konut yapıyor TOKİ? Peki, karakol yapmak,  devletin sosyal politikaları gereği mi, güvenlik politikaları gereği mi? Yani bunu, altını çizerek  söylüyorum.  Orta Vadeli Programda TOKİ'yle ilgili öngörülmüş bir planlama var mıdır? Orta Vadeli  Program'da yok. 2009 ortalarında, yazın, Orta Vadeli Program yapıldı küresel kriz sonucu, arkasından  2010,2011,2012 yani burada da bir şey yok. Peki, ulusal stratejisi ve projesi var mı Hükümetin? Yani  "Benim hedefim, şu kadar dar gelirli vatandaşıma, yoksulluk sınırının altında olan yurttaşlarıma şu  kadar, şu kadar konut yapacağım. Benim önümüzdeki yıl şu kadar, sonraki yıl şu kadar, diğer yıl şu  kadar hedefim var." Böyle bir proje de yok.  Şimdi, böyle olunca, tabii ki denetlenme konusu da önem arz etmeye başlıyor. Niye? Bu bizim  tespitimiz değil, "Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu TOKİ'nin yürüttüğü kâr amaçlı konut  projelerini mercek altına aldı." deniliyor; kâr amaçlı, sosyal devlet değil. Peki, devlet neyin kârını  yapmak istiyor? İç piyasada, arsasını devletten alıyor... Zaten bu yasanın da temel amacı, hazine  arsalannı alıp istediği gibi projelendirmek, hiçbir denetime tabi olmadan dar alanlarda yüksek yüksek  konutlar, kalitesiz konutlar yapmak. O zaman şunu sormak gerekiyor: Kâr amaçlı konutla sosyal  konut, sosyal devlet anlayışı nasıl bağdaşıyor? Burada bir politika çelişkisi var.  Şimdi, burada, Başbakanlığa bağlı Yüksek Denetleme Kurulu bir araştırma yapıyor ve yedi ayrı  projede 774 trilyon lira yolsuzluk tespit ediyor. Evet, tabii ki paranın olduğu yerde, müteahhidin,  ihalenin, taşeronun olduğu yerde yolsuzluk, suistimal, işleri yarım bırakma olacak, eksik malzeme  kullanılacak. Peki, bu konuda bir önlem var mı? İsimler önemli değil ama düşük fiyatlar uygulanması,  bazı firmaların kayırıldığı iddiası bu raporlarda var. Peki, gerçekten Hükümet yolsuzlukla mücadele  konusunda samimi mi, istikrarlı mı, bunu yapabiliyor mu? Evet, ilerleme raporuna tekrar bakacağım  ve oradan bir cümle okumak istiyorum: İyi yönetişim ve şeffaflığı artırmak amacıyla kurulan bakanlık  komisyonu -ki bu komisyonun amacı yolsuzlukla mücadele çalışması- yolsuzlukla mücadele  konularında hemen hemen hiçbir siyasi girişimde bulunmamıştır. Şimdi, Avrupa Birliği raporları  doğruyu söylemiyorsa Hükümetin çıkıp da "Hayır, ben şunu yaptım, yolsuzlukla mücadele ettim."  demesi lazım.
Sayfa 104 -
TBMM B : 6 5 2 4 . 2 . 2 0 1 0 0 : 3  - 1 0 3 - Barış ve Demokrasi Partisi Grubu adına Hasip Kaplan, Şırnak Milletvekili.  Buyurun Sayın Kaplan. (BDP sıralarından alkışlar)  BDP GRUBU ADINA HASİP KAPLAN (Şırnak) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Barış  ve Demokrasi Partisi adına hepinizi saygıyla selamlıyorum.  TOKİ'yle ilgili, grubum adına birkaç önemli noktaya da dikkat çekmek istiyorum. Aslında,  merak ettiğim bir konu, üzerinde durulması gereken bir konu, AK PARTİ Hükümeti -hükümetleri  artık diyeceğim- sekiz yıldır hep özelleştirmeyi savundu, "Devlet ticaret yapmaz, devlet girişimci  değil, devlet iş yaparsa batırır." Onun için de özelleştirdi. En son, işte biliyorsunuz Tekel işçileri ve  Tekel işçilerinin uğradığı haksızlık nedeniyle gelinen nokta. Şeker fabrikaları var sırada.  Peki, özelleştirmeyi bu kadar savunan bir Hükümet, konut sektöründe TOKİ'yi niye kendi  uhdesinde, üstelik de Bayındırlık ve İskân Bakanlığına bağlı iken direkt Başbakanlığa bağladı? Şimdi,  bunun gerçekten çok iyi değerlendirilmesi gerekir. Neden? Neden devlet konuta el attı? Neden devlet  bu sektörde müteahhidiyle, taşeronuyla, çimentosuyla, briketiyle, demiriyle her alanda muhatap oldu  ve bu sektörde ısrarla devam ediyor? Şimdi, bunun cevabını alabilmek için şunu sormak gerekiyor:  Evet, devletin sosyal politikaları gereği bu konutların ihtiyacı olan yurttaşlarımıza yapılması gerekir.  O zaman şunu sormak gerekiyor: Niye o zaman lüks konut yapıyor TOKİ? Peki, karakol yapmak,  devletin sosyal politikaları gereği mi, güvenlik politikaları gereği mi? Yani bunu, altını çizerek  söylüyorum.  Orta Vadeli Programda TOKİ'yle ilgili öngörülmüş bir planlama var mıdır? Orta Vadeli  Program'da yok. 2009 ortalarında, yazın, Orta Vadeli Program yapıldı küresel kriz sonucu, arkasından  2010,2011,2012 yani burada da bir şey yok. Peki, ulusal stratejisi ve projesi var mı Hükümetin? Yani  "Benim hedefim, şu kadar dar gelirli vatandaşıma, yoksulluk sınırının altında olan yurttaşlarıma şu  kadar, şu kadar konut yapacağım. Benim önümüzdeki yıl şu kadar, sonraki yıl şu kadar, diğer yıl şu  kadar hedefim var." Böyle bir proje de yok.  Şimdi, böyle olunca, tabii ki denetlenme konusu da önem arz etmeye başlıyor. Niye? Bu bizim  tespitimiz değil, "Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu TOKİ'nin yürüttüğü kâr amaçlı konut  projelerini mercek altına aldı." deniliyor; kâr amaçlı, sosyal devlet değil. Peki, devlet neyin kârını  yapmak istiyor? İç piyasada, arsasını devletten alıyor... Zaten bu yasanın da temel amacı, hazine  arsalannı alıp istediği gibi projelendirmek, hiçbir denetime tabi olmadan dar alanlarda yüksek yüksek  konutlar, kalitesiz konutlar yapmak. O zaman şunu sormak gerekiyor: Kâr amaçlı konutla sosyal  konut, sosyal devlet anlayışı nasıl bağdaşıyor? Burada bir politika çelişkisi var.  Şimdi, burada, Başbakanlığa bağlı Yüksek Denetleme Kurulu bir araştırma yapıyor ve yedi ayrı  projede 774 trilyon lira yolsuzluk tespit ediyor. Evet, tabii ki paranın olduğu yerde, müteahhidin,  ihalenin, taşeronun olduğu yerde yolsuzluk, suistimal, işleri yarım bırakma olacak, eksik malzeme  kullanılacak. Peki, bu konuda bir önlem var mı? İsimler önemli değil ama düşük fiyatlar uygulanması,  bazı firmaların kayırıldığı iddiası bu raporlarda var. Peki, gerçekten Hükümet yolsuzlukla mücadele  konusunda samimi mi, istikrarlı mı, bunu yapabiliyor mu? Evet, ilerleme raporuna tekrar bakacağım  ve oradan bir cümle okumak istiyorum: İyi yönetişim ve şeffaflığı artırmak amacıyla kurulan bakanlık  komisyonu -ki bu komisyonun amacı yolsuzlukla mücadele çalışması- yolsuzlukla mücadele  konularında hemen hemen hiçbir siyasi girişimde bulunmamıştır. Şimdi, Avrupa Birliği raporları  doğruyu söylemiyorsa Hükümetin çıkıp da "Hayır, ben şunu yaptım, yolsuzlukla mücadele ettim."  demesi lazım.  TBMM B:65 24.2 .2010 0 : 3  - 1 0 4 - Deniz Fenerine her zaman bir atıf var, önceki raporda da vardı, ama ilginç bir rakam daha  veriyor; 2009 yılında kamu görevlilerinin etik kurallara uymadıkları konusunda -seçilmiş bir belediye  başkanı- kamuya ait dört tane karar yayınlanmış. Şimdi, bunca yolsuzluğun yapıldığı ve bunlann  mahkemeye intikal ettiği açıkken bu politikada bir yanlışlık yok mu?  KEY ödemelerini de getirdik, bu yasaya koyduk. Aslında KEY ödemeleri -konut edindirme  yardımı KEY- devletin vatandaşa attığı en büyük kazıktır. Türkiye Cumhuriyet tarihinde milyonlarca  memurun en iyi dolandırıldığı projenin adı KEY'dir.  AHMET YENİ (Samsun) - Ne zaman olmuş o iş peki?  HASİP KAPLAN (Devamla) - İstediği zamanda, eski tarihlerde de başlasa, gelse, sekiz senedir  AK PARTİ Hükümetinin bu yanlışı düzeltememesi, sadece KEY ödemelerini faizsiz, dövizsiz, kursuz  ve kesilen o paraları vatandaşa üç kuruş olarak vermesi -onun da banka kredi borçları nedeniyle  bankalara kaptırılması- bir sosyal proje olarak kamuoyuna kabul ettirilemez.  Şimdi, burada çok açık söylüyorum: Eğer gerçekten devlet yurttaşından bu parayı aldıysa -ki  maaş bordrosunda, kaynakta stopajla almıştı- devlet 1 milyon 400 bin konut yaptıysa AK PARTİ  Hükümeti öncelikle öğretmenini, sağlık çalışanını, güvenlik güçlerini, dar gelirli memurunu bu KEY  yardımlarıyla alman paralar nedeniyle neden konut sahibi yapmadı? Neden konut yaptırmadı? Eğer  bir sosyal projeyse bunun alınması gerekiyordu.  Sadece bu değil tabii, bedelsiz arsa alınabilmesi, hazine arazilerinin satılabilmesi, avantajlı  konuma geçen TOKİ'nin haksız rekabete girişmesi, özel sektörün bu durumlarda rekabet etme  şansının tamamen ortadan kaldırılması, 73 milyon metrekare hazine arazisinin de değerlendirilmesi  karşısında, üç temel noktada, Hükümetin konut konusundaki sosyal devlet politikasının, Anayasa'da  yazılanla hiç alakası olmadığını ortaya sermek istiyorum.  Bakın, Roman vatandaşlarımızla ilgili çokça konuşuldu. Bunlarla, bu yurttaşlarımızla ilgili,  devletin bir stratejisi olmadığı için, işte gördük, en son Manisa Selendi'de olaylar yaşandı. Peki,  sormak istiyorum, yani 2005-2015 Roman On Yılı Uluslararası Girişimi'ne Türkiye neden katılmadı?  Yani Roman yurttaşlarımızın konut sorunu var, dışlanmışlık sorunu var. İşte, en son Sulukule Projesi  kentsel dönüşümle ilgili çok tartışmalara neden oldu. Şimdi, bu ülkemizdeki yurttaşlarımıza devletin  sosyal devlet olarak bir yaklaşımı olması gerekmiyor muydu?  Son otuz yıllık çatışma sürecinde 4 bini aşkın köyün yakılması olayı başlı başına göç, yerinden  zorla edilmeler ve geri dönüş konusunda başlı başına bir proje konusu olması gerekirken şunu da  sormak istiyoruz: Neden açılım projesinin içinde göç, köye dönüş, yaraların sarılması, bölgesel  dengesizliklerin giderilmesi ve yakılan, yıkılan köylerdeki yurttaşlarımızın evlerinin, konutlarının  yapılması bu projenin kapsamında yoktu? Peki, şunu da sormak istiyorum: Hükümet Van'da bir proje  başlattı.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Sayın Kaplan, lütfen tamamlayınız.
Sayfa 105 -
TBMM B:65 24.2 .2010 0 : 3  - 1 0 4 - Deniz Fenerine her zaman bir atıf var, önceki raporda da vardı, ama ilginç bir rakam daha  veriyor; 2009 yılında kamu görevlilerinin etik kurallara uymadıkları konusunda -seçilmiş bir belediye  başkanı- kamuya ait dört tane karar yayınlanmış. Şimdi, bunca yolsuzluğun yapıldığı ve bunlann  mahkemeye intikal ettiği açıkken bu politikada bir yanlışlık yok mu?  KEY ödemelerini de getirdik, bu yasaya koyduk. Aslında KEY ödemeleri -konut edindirme  yardımı KEY- devletin vatandaşa attığı en büyük kazıktır. Türkiye Cumhuriyet tarihinde milyonlarca  memurun en iyi dolandırıldığı projenin adı KEY'dir.  AHMET YENİ (Samsun) - Ne zaman olmuş o iş peki?  HASİP KAPLAN (Devamla) - İstediği zamanda, eski tarihlerde de başlasa, gelse, sekiz senedir  AK PARTİ Hükümetinin bu yanlışı düzeltememesi, sadece KEY ödemelerini faizsiz, dövizsiz, kursuz  ve kesilen o paraları vatandaşa üç kuruş olarak vermesi -onun da banka kredi borçları nedeniyle  bankalara kaptırılması- bir sosyal proje olarak kamuoyuna kabul ettirilemez.  Şimdi, burada çok açık söylüyorum: Eğer gerçekten devlet yurttaşından bu parayı aldıysa -ki  maaş bordrosunda, kaynakta stopajla almıştı- devlet 1 milyon 400 bin konut yaptıysa AK PARTİ  Hükümeti öncelikle öğretmenini, sağlık çalışanını, güvenlik güçlerini, dar gelirli memurunu bu KEY  yardımlarıyla alman paralar nedeniyle neden konut sahibi yapmadı? Neden konut yaptırmadı? Eğer  bir sosyal projeyse bunun alınması gerekiyordu.  Sadece bu değil tabii, bedelsiz arsa alınabilmesi, hazine arazilerinin satılabilmesi, avantajlı  konuma geçen TOKİ'nin haksız rekabete girişmesi, özel sektörün bu durumlarda rekabet etme  şansının tamamen ortadan kaldırılması, 73 milyon metrekare hazine arazisinin de değerlendirilmesi  karşısında, üç temel noktada, Hükümetin konut konusundaki sosyal devlet politikasının, Anayasa'da  yazılanla hiç alakası olmadığını ortaya sermek istiyorum.  Bakın, Roman vatandaşlarımızla ilgili çokça konuşuldu. Bunlarla, bu yurttaşlarımızla ilgili,  devletin bir stratejisi olmadığı için, işte gördük, en son Manisa Selendi'de olaylar yaşandı. Peki,  sormak istiyorum, yani 2005-2015 Roman On Yılı Uluslararası Girişimi'ne Türkiye neden katılmadı?  Yani Roman yurttaşlarımızın konut sorunu var, dışlanmışlık sorunu var. İşte, en son Sulukule Projesi  kentsel dönüşümle ilgili çok tartışmalara neden oldu. Şimdi, bu ülkemizdeki yurttaşlarımıza devletin  sosyal devlet olarak bir yaklaşımı olması gerekmiyor muydu?  Son otuz yıllık çatışma sürecinde 4 bini aşkın köyün yakılması olayı başlı başına göç, yerinden  zorla edilmeler ve geri dönüş konusunda başlı başına bir proje konusu olması gerekirken şunu da  sormak istiyoruz: Neden açılım projesinin içinde göç, köye dönüş, yaraların sarılması, bölgesel  dengesizliklerin giderilmesi ve yakılan, yıkılan köylerdeki yurttaşlarımızın evlerinin, konutlarının  yapılması bu projenin kapsamında yoktu? Peki, şunu da sormak istiyorum: Hükümet Van'da bir proje  başlattı.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Sayın Kaplan, lütfen tamamlayınız.  TBMM B:65 24.2 .2010 0 : 3  - 1 0 5 - HASİP KAPLAN (Devamla) - Bağlıyorum.  Zorla yerlerinden olmuş kişilerin durumuyla ilgili bu proje neden iflas etti acaba? Neden o toplu  köy-kent modeli tutmadı? Neden devlet bu konuda, bu projelendirme olayında çok ciddi bir sorun  olarak önümüzde duran, örneğin Mahmur Kampı'ndan dönüşlerle ilgili, 12 bin yurttaşımızın hangi  altyapıda, nerede, nasıl yerleştirileceği konusunda bir proje sahibi değil? Bunların hepsi Başbakana  bağlı, Başbakanın dudakları arasında, iki kelimeye bakar. Samimiyetse samimiyet. Evet, denetlenmek  zorundadır bu kurum, TOKİ denetlenmek zorundadır. Sayıştay Kanunu'nu görüşüyoruz, Sayıştay  Kanunu'na Devlet Denetleme Kurulunun bağlanması, denetlemenin tek elde Sayıştayca Meclis adına  yapılması gerekiyor. Sayıştay Kanunu'nu tartışıyoruz. Devlet Denetleme Kurulunun TOKİ açısından  önemi çok büyüktür. Bu konuda hassasiyetle üzerinde duracağımızı belirtmek istiyorum.  Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (BDP sıralanndan alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Kaplan.  Madde üzerinde şahsı adına söz isteyen İkram Dinçer, Van Milletvekili. (AK PARTİ sıralanndan  alkışlar)  İKRAM DlNÇER (Van) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tasarının 6'ncı maddesi üzerinde  söz almış bulunmaktayım. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.  Değerli arkadaşlanm, partimizin kurulduğu ilk günden beri şunu söyledik: "Millet efendimizdir,  biz ise hizmetkânyızdır." dedik, bu duygu ve akıl ile yola çıktık. Bu söylemimizi, Allah'a şükürler  olsun ki hayata geçirdik. Daha önceki hükümetler döneminde olduğu gibi, seçimlerden önce millete  ev, araba, yat vaatleri verip seçim sonrası da "Dün dündür, bugün bugündür." deyip milleti  kandırmadık. Allah böyle bir ahlakı çok şükür bize nasip etmedi, kimseye de inşallah nasip etmez.  Değerli arkadaşlanm, tabii, burada Hükümetimizin bütün hizmetlerini anlatacak değilim,  zamanımız da buna müsait değil. Bakınız, hizmet kalemlerimizden sadece birisi olan TOKt  yatırımlanna değineceğim ama rakamlara girmeden önce, huzurlarınızda, bu kürsüden, Sayın  Başbakanımız başta olmak üzere, TOKİ yöneticilerine yürekten teşekkür ediyorum. TOKİ  Başkanımız Sayın Erdoğan Bayraktar'ı başarılı çalışmalarından dolayı yürekten kutluyorum.  Değerli arkadaşlanm, ülkemizde ciddi manada bir konut sorununun yanında, İstanbul, Ankara,  İzmir başta olmak üzere, hemen her kentimizde çarpık kentleşmenin olduğunu hepimiz çok iyi  biliyoruz. Çok fazla uzaklara gitmeye gerek yok, Kızılay'dan Esenboğa Havalimanı'na veya  Mamak'a gittiğimizde, Hükümetimizin neler yaptığını göreceksiniz. Yurt dışından bir devlet adamı  Esenboğa Havalimanı'ndan Ankara'ya giriş yaptığı zaman gecekondulann içinden geçerken hepimiz  sıkılıyor ve "Misafirler Türkiye'yi bu manzarayla tanımamalı." diye kendi kendimize söyleniyorduk.  İlk defa Ankara'ya gelen bir insana "Türkiye nasıl bir yerdir?" diye sorsaydınız belki de "Gecekondu  ülkesi." şeklinde cevap alırdınız. İşte, Türkiye'nin başkentinin manzarası buydu ne yazık ki.  Değerli arkadaşlanm, işte, bu manzarayı değiştirmek için Hükümetimiz gereken adımlan atmış  ve gecekondulaşma konusunda TOKİ tarafından ve yerel yönetimlerle müştereken başlattığımız  büyük kapsamlı kentsel yenileme programı doğrultusunda 148 belediyeyle toplam 163 bin konutluk  gecekondu dönüşüm çalışmalan yapılarak 90 bölgede 48 bin konutluk uygulama başlatılmıştır. Bu  girişimlerimizin neticesinde büyük şehirlerimizin o ilkel görünümü değişti.  HÜSEYİN YILDIZ (Antalya) - Yani, şehir görünümüne siz getirdiniz. Yirmi senedir Ankara'yı  yönetiyorsunuz.
Sayfa 106 -
TBMM B:65 24.2 .2010 0 : 3  - 1 0 5 - HASİP KAPLAN (Devamla) - Bağlıyorum.  Zorla yerlerinden olmuş kişilerin durumuyla ilgili bu proje neden iflas etti acaba? Neden o toplu  köy-kent modeli tutmadı? Neden devlet bu konuda, bu projelendirme olayında çok ciddi bir sorun  olarak önümüzde duran, örneğin Mahmur Kampı'ndan dönüşlerle ilgili, 12 bin yurttaşımızın hangi  altyapıda, nerede, nasıl yerleştirileceği konusunda bir proje sahibi değil? Bunların hepsi Başbakana  bağlı, Başbakanın dudakları arasında, iki kelimeye bakar. Samimiyetse samimiyet. Evet, denetlenmek  zorundadır bu kurum, TOKİ denetlenmek zorundadır. Sayıştay Kanunu'nu görüşüyoruz, Sayıştay  Kanunu'na Devlet Denetleme Kurulunun bağlanması, denetlemenin tek elde Sayıştayca Meclis adına  yapılması gerekiyor. Sayıştay Kanunu'nu tartışıyoruz. Devlet Denetleme Kurulunun TOKİ açısından  önemi çok büyüktür. Bu konuda hassasiyetle üzerinde duracağımızı belirtmek istiyorum.  Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (BDP sıralanndan alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Kaplan.  Madde üzerinde şahsı adına söz isteyen İkram Dinçer, Van Milletvekili. (AK PARTİ sıralanndan  alkışlar)  İKRAM DlNÇER (Van) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tasarının 6'ncı maddesi üzerinde  söz almış bulunmaktayım. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.  Değerli arkadaşlanm, partimizin kurulduğu ilk günden beri şunu söyledik: "Millet efendimizdir,  biz ise hizmetkânyızdır." dedik, bu duygu ve akıl ile yola çıktık. Bu söylemimizi, Allah'a şükürler  olsun ki hayata geçirdik. Daha önceki hükümetler döneminde olduğu gibi, seçimlerden önce millete  ev, araba, yat vaatleri verip seçim sonrası da "Dün dündür, bugün bugündür." deyip milleti  kandırmadık. Allah böyle bir ahlakı çok şükür bize nasip etmedi, kimseye de inşallah nasip etmez.  Değerli arkadaşlanm, tabii, burada Hükümetimizin bütün hizmetlerini anlatacak değilim,  zamanımız da buna müsait değil. Bakınız, hizmet kalemlerimizden sadece birisi olan TOKt  yatırımlanna değineceğim ama rakamlara girmeden önce, huzurlarınızda, bu kürsüden, Sayın  Başbakanımız başta olmak üzere, TOKİ yöneticilerine yürekten teşekkür ediyorum. TOKİ  Başkanımız Sayın Erdoğan Bayraktar'ı başarılı çalışmalarından dolayı yürekten kutluyorum.  Değerli arkadaşlanm, ülkemizde ciddi manada bir konut sorununun yanında, İstanbul, Ankara,  İzmir başta olmak üzere, hemen her kentimizde çarpık kentleşmenin olduğunu hepimiz çok iyi  biliyoruz. Çok fazla uzaklara gitmeye gerek yok, Kızılay'dan Esenboğa Havalimanı'na veya  Mamak'a gittiğimizde, Hükümetimizin neler yaptığını göreceksiniz. Yurt dışından bir devlet adamı  Esenboğa Havalimanı'ndan Ankara'ya giriş yaptığı zaman gecekondulann içinden geçerken hepimiz  sıkılıyor ve "Misafirler Türkiye'yi bu manzarayla tanımamalı." diye kendi kendimize söyleniyorduk.  İlk defa Ankara'ya gelen bir insana "Türkiye nasıl bir yerdir?" diye sorsaydınız belki de "Gecekondu  ülkesi." şeklinde cevap alırdınız. İşte, Türkiye'nin başkentinin manzarası buydu ne yazık ki.  Değerli arkadaşlanm, işte, bu manzarayı değiştirmek için Hükümetimiz gereken adımlan atmış  ve gecekondulaşma konusunda TOKİ tarafından ve yerel yönetimlerle müştereken başlattığımız  büyük kapsamlı kentsel yenileme programı doğrultusunda 148 belediyeyle toplam 163 bin konutluk  gecekondu dönüşüm çalışmalan yapılarak 90 bölgede 48 bin konutluk uygulama başlatılmıştır. Bu  girişimlerimizin neticesinde büyük şehirlerimizin o ilkel görünümü değişti.  HÜSEYİN YILDIZ (Antalya) - Yani, şehir görünümüne siz getirdiniz. Yirmi senedir Ankara'yı  yönetiyorsunuz.  T B M M B : 6 5 2 4 . 2 . 2 0 1 0 0 : 3  - 1 0 6 - İKRAM DİNÇER (Devamla) - Şunu bütün samimiyetimle söylemek istiyorum: İktidarımızın  yaptığı bütün güzel hizmetleri, sağlık, eğitim, kültür, dış politika alanındaki başarılı politikalarımızı  yok sayanlara tek başına TOKİ yatırımları en iyi cevaptır.  HÜSEYİN YILDIZ (Antalya) - Yirmi senedir Ankara'yı yönetiyorsunuz, gecekondu varsa siz  yaptınız.  İKRAM DİNÇER (Devamla) - Bakınız, 22 Şubat 2010 itibanyla 81 il merkezimizde, 769 ilçede  1.600'e yakın şantiyede 417 bin konut rakamına ulaşılmıştır. Bu konutlardan 300 bini tamamlanmıştır.  Konutlarla beraber, sosyal donatılar kapsamında, 593 okul, 600 spor salonu, 62 hastane, 81 sağlık  ocağı, 365 ticaret merkezi ve 293 cami yapılmıştır. TOKİ, bu faaliyetleriyle, son altı yılda 35 milyar  TL yatırım harcaması yapmış, 800 bin kişilik istihdam sağlamış ve inşaat sektörünün büyümesi  dolayısıyla ekonomik büyümeye katkı yapmıştır.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Sayın Dinçer, lütfen tamamlayınız.  İKRAM DİNÇER (Devamla) - Bu rakamlara ulaşmak kolay değil değerli arkadaşlarım. Kimse  kusura bakmasın ama her hükümetin yapabileceği bir şey de değil bu. Bu başarılara ulaşmak için  millete sevda gerekiyor. Bu başarılara ulaşmak için millete hizmet aşkı gerekiyor. Allah'ın izniyle bu  başarılı çalışmalarımız daha da artarak devam edecektir.  Van ilimizde yapılan TOKİ yatırımlarına da değinmeden geçmek istemiyorum: İlimizde 15 adet  uygulama ile toplam 4.924 adet konut tamamlanmış veya tamamlanmak üzeredir. Son olarak  Muradiye ilçemizde de arsa işlemleri tamamlanan ve teklifi ilçe kaymakamı ve il valimiz tarafından  yapılan 100 konutluk bir TOKİ inşaatı projesini de inşallah başlatmak üzereyiz.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  İKRAM DİNÇER (Devamla) - Sayın Başkanım, teşekkür edip bitireceğim.  Bu konuda da TOKİ Başkanımızdan gereken ilgiyi beklediğimizi burada söylemek istiyorum.  Değerli arkadaşlarım, benden önceki Değerli Hatip arkadaşımız KEY ödemeleri konusuna vurgu  yaptı.  BAŞKAN - Sayın Dinçer lütfen... Teşekkür için açtım.  İKRAM DİNÇER (Devamla) - Evet, bizim dönemimizde KEY ödemeleri nemalarıyla birlikte  ödenmiştir.  NECATİ ÖZENSOY (Bursa) - Nerede ödendi? Neyi ödedi?  İKRAM DİNÇER (Devamla) - Bu duygularla yüce heyetinizi tekrar saygıyla selamlıyorum.  (AK PARTİ sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ediyoruz Sayın Dinçer.  S. NEVZAT KORKMAZ (İsparta) - Teşvik, teşvik...  NECATİ ÖZENSOY (Bursa) - Neyi ödediğinizi bilmiyorsunuz daha.  S. NEVZAT KORKMAZ (İsparta) - KEY değil o, zorunlu tasarruf, teşvik.  BAŞKAN - Madde üzerinde şahsı adına söz isteyen Osman Demir, Tokat Milletvekili.  Buyurun Sayın Demir. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
Sayfa 107 -
T B M M B : 6 5 2 4 . 2 . 2 0 1 0 0 : 3  - 1 0 6 - İKRAM DİNÇER (Devamla) - Şunu bütün samimiyetimle söylemek istiyorum: İktidarımızın  yaptığı bütün güzel hizmetleri, sağlık, eğitim, kültür, dış politika alanındaki başarılı politikalarımızı  yok sayanlara tek başına TOKİ yatırımları en iyi cevaptır.  HÜSEYİN YILDIZ (Antalya) - Yirmi senedir Ankara'yı yönetiyorsunuz, gecekondu varsa siz  yaptınız.  İKRAM DİNÇER (Devamla) - Bakınız, 22 Şubat 2010 itibanyla 81 il merkezimizde, 769 ilçede  1.600'e yakın şantiyede 417 bin konut rakamına ulaşılmıştır. Bu konutlardan 300 bini tamamlanmıştır.  Konutlarla beraber, sosyal donatılar kapsamında, 593 okul, 600 spor salonu, 62 hastane, 81 sağlık  ocağı, 365 ticaret merkezi ve 293 cami yapılmıştır. TOKİ, bu faaliyetleriyle, son altı yılda 35 milyar  TL yatırım harcaması yapmış, 800 bin kişilik istihdam sağlamış ve inşaat sektörünün büyümesi  dolayısıyla ekonomik büyümeye katkı yapmıştır.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Sayın Dinçer, lütfen tamamlayınız.  İKRAM DİNÇER (Devamla) - Bu rakamlara ulaşmak kolay değil değerli arkadaşlarım. Kimse  kusura bakmasın ama her hükümetin yapabileceği bir şey de değil bu. Bu başarılara ulaşmak için  millete sevda gerekiyor. Bu başarılara ulaşmak için millete hizmet aşkı gerekiyor. Allah'ın izniyle bu  başarılı çalışmalarımız daha da artarak devam edecektir.  Van ilimizde yapılan TOKİ yatırımlarına da değinmeden geçmek istemiyorum: İlimizde 15 adet  uygulama ile toplam 4.924 adet konut tamamlanmış veya tamamlanmak üzeredir. Son olarak  Muradiye ilçemizde de arsa işlemleri tamamlanan ve teklifi ilçe kaymakamı ve il valimiz tarafından  yapılan 100 konutluk bir TOKİ inşaatı projesini de inşallah başlatmak üzereyiz.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  İKRAM DİNÇER (Devamla) - Sayın Başkanım, teşekkür edip bitireceğim.  Bu konuda da TOKİ Başkanımızdan gereken ilgiyi beklediğimizi burada söylemek istiyorum.  Değerli arkadaşlarım, benden önceki Değerli Hatip arkadaşımız KEY ödemeleri konusuna vurgu  yaptı.  BAŞKAN - Sayın Dinçer lütfen... Teşekkür için açtım.  İKRAM DİNÇER (Devamla) - Evet, bizim dönemimizde KEY ödemeleri nemalarıyla birlikte  ödenmiştir.  NECATİ ÖZENSOY (Bursa) - Nerede ödendi? Neyi ödedi?  İKRAM DİNÇER (Devamla) - Bu duygularla yüce heyetinizi tekrar saygıyla selamlıyorum.  (AK PARTİ sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ediyoruz Sayın Dinçer.  S. NEVZAT KORKMAZ (İsparta) - Teşvik, teşvik...  NECATİ ÖZENSOY (Bursa) - Neyi ödediğinizi bilmiyorsunuz daha.  S. NEVZAT KORKMAZ (İsparta) - KEY değil o, zorunlu tasarruf, teşvik.  BAŞKAN - Madde üzerinde şahsı adına söz isteyen Osman Demir, Tokat Milletvekili.  Buyurun Sayın Demir. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)  T B M M B : 6 5 2 4 . 2 . 2 0 1 0 0 : 3  - 1 0 7 - OSMAN DEMİR (Tokat) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Arsa Üretimi ve  Değerlendirilmesi Hakkında Kanun Tasarısf nın 6'ncı maddesi üzerinde şahsım adına söz aldım.  Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.  TOKİ gözde bir kurum, yaptıkları hizmetler ortada. Yasa, onu daha iyileştirmeye, daha çok hizmet  üretir hâle getirmeye çalışıyor. Komisyonda gerekenler yapılmış, burada da olumlu katkılar verildi.  Ben sözü daha fazla uzatmak istemiyorum, hayırlı uğurlu olsun diyorum. İnşallah daha fazlasını  kurumumuzdan bekliyoruz.  Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)  NECATİ ÖZENSOY (Bursa) - Tam bir doktora tezi gibiydi!  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Demir.  Madde üzerinde on dakika süreyle soru-cevap işlemi yapılacaktır.  Sayın Yıldız, Sayın Tankut, Sayın Uzumrmak, Sayın Aslanoğlu, Sayın Işık, Sayın Taner ve  Sayın Özdemir söz istemişlerdir.  Sayın Yıldız, buyurun.  Bir dakika süre verilecektir.  HÜSEYİN YILDIZ (Antalya) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.  Sayın Bakan, TOKİ, bu ülkeye ihtiyaç bir kurumdur ancak AKP partizanca davrandığı için TOKİ  iyi yönetilmemektedir. TOKİ gelecekle ilgili bir planlama yapmış mıdır, yaptınız ise gelecekte dar  ve orta gelirli vatandaşlarımız için kaç konut, yüksek gelir gruplarına kaç konut yapmayı  planlamaktasınız? TOKİ, yaptığı projeksiyonlarında -eğer tabii yaptıysa- kaç yılda dar ve orta  gelirlilerin konut sorununun çözülmesini hedeflemektedir? TOKİ kâr amaçlı konut da ürettiğine göre  deniz kıyılarında da yazlık inşa etmeyi düşünmekte midir?  Teşekkür ediyorum.  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.  Sayın Tankut...  YILMAZ TANKUT (Adana) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.  Sayın Bakan, TOKİ tarafından protokoller kapsamında, pek çok konuşmacı arkadaşımızın da  belirttiği gibi, 176 okul, 162 hastanenin yaptırıldığı belirtilmektedir veya bunların inşaat hâlinde  devam ettiği ve büyük bir kısmının da tamamlandığı ifade edilmektedir.  Şimdi sormak istiyorum: Bu yapılan okul ve resmî binaların bedelleri ilgili bakanlıklar tarafından  TOKİ'ye ödenmiş midir, şayet ödenmediyse bu inşaatların maliyetleri nereden ve ne şekilde  karşılanmıştır? İlgili bakanlıklardan bu ödenmeyen miktarlar ne zaman ve ne şekilde tahsil edilecektir?  Teşekkür ediyorum.  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.  Sayın Uzumrmak...  ALİ UZUNIRMAK (Aydın) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.  Sayın Bakan, ilk yüklenicisi tasfiye edilmiş, iki veya üçüncü yükleniciye ihale edilmiş kaç  projeniz olmuştur? Hangi projeler yüzde kaçla tasfiye edilmiş, sonra kaça ihale edilmiştir ve bu  tasfiye edilen inşaatlardan hukuka intikal ederek tasfiye edilenin kazandığı kaç hukuki dava vardır?
Sayfa 108 -
T B M M B : 6 5 2 4 . 2 . 2 0 1 0 0 : 3  - 1 0 7 - OSMAN DEMİR (Tokat) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Arsa Üretimi ve  Değerlendirilmesi Hakkında Kanun Tasarısf nın 6'ncı maddesi üzerinde şahsım adına söz aldım.  Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.  TOKİ gözde bir kurum, yaptıkları hizmetler ortada. Yasa, onu daha iyileştirmeye, daha çok hizmet  üretir hâle getirmeye çalışıyor. Komisyonda gerekenler yapılmış, burada da olumlu katkılar verildi.  Ben sözü daha fazla uzatmak istemiyorum, hayırlı uğurlu olsun diyorum. İnşallah daha fazlasını  kurumumuzdan bekliyoruz.  Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)  NECATİ ÖZENSOY (Bursa) - Tam bir doktora tezi gibiydi!  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Demir.  Madde üzerinde on dakika süreyle soru-cevap işlemi yapılacaktır.  Sayın Yıldız, Sayın Tankut, Sayın Uzumrmak, Sayın Aslanoğlu, Sayın Işık, Sayın Taner ve  Sayın Özdemir söz istemişlerdir.  Sayın Yıldız, buyurun.  Bir dakika süre verilecektir.  HÜSEYİN YILDIZ (Antalya) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.  Sayın Bakan, TOKİ, bu ülkeye ihtiyaç bir kurumdur ancak AKP partizanca davrandığı için TOKİ  iyi yönetilmemektedir. TOKİ gelecekle ilgili bir planlama yapmış mıdır, yaptınız ise gelecekte dar  ve orta gelirli vatandaşlarımız için kaç konut, yüksek gelir gruplarına kaç konut yapmayı  planlamaktasınız? TOKİ, yaptığı projeksiyonlarında -eğer tabii yaptıysa- kaç yılda dar ve orta  gelirlilerin konut sorununun çözülmesini hedeflemektedir? TOKİ kâr amaçlı konut da ürettiğine göre  deniz kıyılarında da yazlık inşa etmeyi düşünmekte midir?  Teşekkür ediyorum.  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.  Sayın Tankut...  YILMAZ TANKUT (Adana) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.  Sayın Bakan, TOKİ tarafından protokoller kapsamında, pek çok konuşmacı arkadaşımızın da  belirttiği gibi, 176 okul, 162 hastanenin yaptırıldığı belirtilmektedir veya bunların inşaat hâlinde  devam ettiği ve büyük bir kısmının da tamamlandığı ifade edilmektedir.  Şimdi sormak istiyorum: Bu yapılan okul ve resmî binaların bedelleri ilgili bakanlıklar tarafından  TOKİ'ye ödenmiş midir, şayet ödenmediyse bu inşaatların maliyetleri nereden ve ne şekilde  karşılanmıştır? İlgili bakanlıklardan bu ödenmeyen miktarlar ne zaman ve ne şekilde tahsil edilecektir?  Teşekkür ediyorum.  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.  Sayın Uzumrmak...  ALİ UZUNIRMAK (Aydın) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.  Sayın Bakan, ilk yüklenicisi tasfiye edilmiş, iki veya üçüncü yükleniciye ihale edilmiş kaç  projeniz olmuştur? Hangi projeler yüzde kaçla tasfiye edilmiş, sonra kaça ihale edilmiştir ve bu  tasfiye edilen inşaatlardan hukuka intikal ederek tasfiye edilenin kazandığı kaç hukuki dava vardır?  TBMM B:65 24 . 2 . 2010 0 : 3  - 1 0 8 - İkinci sorum: Meclis lojmanları devredildikten sonra acaba imarda bir değişiklik yapılmış mıdır?  Bu değişiklik TOKİ'yi ne gibi etkilemiştir?  Üçüncü sorum: Aydm'da da TOKİ'nin yaptığı inşaatlarla ilgili vatandaşımız bayağı mağdurdur  ve birçok şikâyet bize intikal etmektedir. Sizlere, kuruma intikal eden şikâyetler var mıdır ve bu  şikâyetler için ne gibi tedbirler düşünüyorsunuz?  Teşekkür ediyorum.  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Uzunırmak.  Sayın Aslanoğlu...  FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) - Sayın Bakan, bir kez daha Malatya'daki Beydağı  ve Yamaç mahalleleriyle ilgili, toplu konutla ilgili oradaki sorunu dile getirmek istiyorum.  Devlet, otuz yıldır, kırk yıldır orada yerleşmiş, kimi tapulu, kimi imarlı, kimi iskânlı, kimi tapu  tahsisli arazilerini... Kırk yıldır, elli yıldır orada oturan insanlann eğer ellerinden o arsayı, o evi alıp  yerine yeni konutlar inşa edeceksek -tabii, yenileşmede fayda var ama- haklarını vermek lazım.  İnsanlar devletine güvenmeli. Bir şekilde, orada, kamuoyunda bir güvensizlik doğdu, bir şekilde  "Haklarımız verilmiyor." güvensizliği, her ne hikmetse, doğdu. Bu nedenle, bu projenin  uygulanmasından önce, özellikle TOKİ mutlaka insanları ikna etmeli ve haklarının verileceği  yönünde mutlaka güvence verilmeli ve haklan verilmeli. Sayın Bakan, demin "yüzde 46" dediniz.  Oradaki yüzde 46 değildir...  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.  Sayın Işık...  ALİM IŞIK (Kütahya) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.  Sayın Bakan, hükümetleriniz döneminde TOKİ'nin kamu kurumlarından zamanında tahsil  edemediği alacakları nedeniyle bankalardan kredi kullanımı olmuş mudur? Kullanıldıysa ne kadar  kredi kullanılmıştır? Bu amaçla şimdiye kadar ne kadar faiz ödemesi yapılmıştır? Bu faizin  finansmanı nereden karşılanmıştır?  Teşekkür ederim.  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.  Sayın Taner...  RECEP TANER (Aydın) - Sayın Bakan, kıyılardaki hazine arazilerinin TOKİ'ye tahsis  edilmesinin neticesinde, TOKİ Başkanının, arsa hâline getirilip satılacağı yönünde bir beyanı basına  yansıdı. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?  Teşekkür ederim.  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Taner.  Sayın Bakan, buyurun.
Sayfa 109 -
TBMM B:65 24 . 2 . 2010 0 : 3  - 1 0 8 - İkinci sorum: Meclis lojmanları devredildikten sonra acaba imarda bir değişiklik yapılmış mıdır?  Bu değişiklik TOKİ'yi ne gibi etkilemiştir?  Üçüncü sorum: Aydm'da da TOKİ'nin yaptığı inşaatlarla ilgili vatandaşımız bayağı mağdurdur  ve birçok şikâyet bize intikal etmektedir. Sizlere, kuruma intikal eden şikâyetler var mıdır ve bu  şikâyetler için ne gibi tedbirler düşünüyorsunuz?  Teşekkür ediyorum.  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Uzunırmak.  Sayın Aslanoğlu...  FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) - Sayın Bakan, bir kez daha Malatya'daki Beydağı  ve Yamaç mahalleleriyle ilgili, toplu konutla ilgili oradaki sorunu dile getirmek istiyorum.  Devlet, otuz yıldır, kırk yıldır orada yerleşmiş, kimi tapulu, kimi imarlı, kimi iskânlı, kimi tapu  tahsisli arazilerini... Kırk yıldır, elli yıldır orada oturan insanlann eğer ellerinden o arsayı, o evi alıp  yerine yeni konutlar inşa edeceksek -tabii, yenileşmede fayda var ama- haklarını vermek lazım.  İnsanlar devletine güvenmeli. Bir şekilde, orada, kamuoyunda bir güvensizlik doğdu, bir şekilde  "Haklarımız verilmiyor." güvensizliği, her ne hikmetse, doğdu. Bu nedenle, bu projenin  uygulanmasından önce, özellikle TOKİ mutlaka insanları ikna etmeli ve haklarının verileceği  yönünde mutlaka güvence verilmeli ve haklan verilmeli. Sayın Bakan, demin "yüzde 46" dediniz.  Oradaki yüzde 46 değildir...  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.  Sayın Işık...  ALİM IŞIK (Kütahya) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.  Sayın Bakan, hükümetleriniz döneminde TOKİ'nin kamu kurumlarından zamanında tahsil  edemediği alacakları nedeniyle bankalardan kredi kullanımı olmuş mudur? Kullanıldıysa ne kadar  kredi kullanılmıştır? Bu amaçla şimdiye kadar ne kadar faiz ödemesi yapılmıştır? Bu faizin  finansmanı nereden karşılanmıştır?  Teşekkür ederim.  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.  Sayın Taner...  RECEP TANER (Aydın) - Sayın Bakan, kıyılardaki hazine arazilerinin TOKİ'ye tahsis  edilmesinin neticesinde, TOKİ Başkanının, arsa hâline getirilip satılacağı yönünde bir beyanı basına  yansıdı. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?  Teşekkür ederim.  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Taner.  Sayın Bakan, buyurun.  TBMM B:65 24.2 .2010 0 : 3  - 1 0 9 - ULAŞTIRMA BAKANI BİNALI YILDIRIM (Erzincan) - Sayın Başkan, değerli  milletvekilleri; Sayın Yıldız'ın sorusu: "TOKİ planlama yapıyor mu dar gelirli ve yüksek gelirli  ihtiyaç sahipleri için?" Şüphesiz TOKİ planlama yapıyor. Dar gelirli vatandaşlara 500 bin konut  yapacağını daha önce kamuoyuyla paylaşmış idi. Yüksek gelirli gruplara yapılacak konutları zaten  TOKİ doğrudan yapmıyor. Bildiğiniz gibi, TOKİ, kaynak üretmek bakımından arsaları yap-işlet- devret modeli gibi veya paylaşım modeli gibi modellerle, kat karşılığı gibi modellerle yüklenicilerle  -bu konuda- diğer firmalarla pazarlık sonucu değerlendiriyor, buradan elde ettiği gelirlerle de dar  gelirli vatandaşlarımızın konut ihtiyacını karşılama cihetine gidiyor.  Sayın Tankut'un sorusu: Okul ve resmî binaların paralan o kurumlann ait olduğu yıl için aynlan  bütçelerinden işler yapıldıkça istihkaklara göre karşılanıyor. Tabii, bunlar, parayı ver, sonra işi  yapayım tarzında değil; ikisi de kamu olduğu için, TOKİ kendi programı, planlan çerçevesinde bu  işleri yapmaya devam ediyor, belirli bir zaman aralığı içerisinde de ödemeler geri yapılıyor, bunlarda  beş yıla kadar vade tanındığı da oluyor. Esasen bu resmî binalar, okullara yeterli bütçe ayrılamadığı  için böyle bir modele gidildi. TOKİ bunlan yapıyor, bir anlamda peşin yap, taksitle öde modeliyle  bir an önce okul ihtiyacını karşılamış oluyoruz. Gayet güzel bir model olduğunu düşünüyorum.  Sayın Uzunırmak'ın sorusu yazılı olarak cevaplandırılacaktır ama tasfiyeyle ilgili kısmını  arkadaşlar getirdiler, tasfiye edilen iş sayısı otuz bir, diğer hususları da yazılı cevaplandıracağız.  Sayın Aslanoğlu'nun... Beydağı Kentsel Dönüşüm Projesi'nde hak sahipleri, kiracılar da dâhil  olmak üzere, hiç kimse mağdur edilmeyecek ve mal oluş bedelinin yüzde 40 altında kendilerine yeni  konutlar verilecektir. Buradan ilgililere duyuruyoruz.  Evet, diğer soru da kullanılan kredi miktan ile ilgili. Şu ana kadar TOKİ, kamu kurumlarından  veya yaptığı diğer yatırımların bedelini karşılamak amacıyla 900 milyon TL kredi kullanmıştır.  HÜSEYİN YILDIZ (Antalya) - Kaç para faiz ödemiştir?  ULAŞTIRMA BAKANI BİNALİ YILDIRIM (Erzincan) - Tabii, piyasa şartları faizleri  belirliyor. Her kredi aynı şartlarda olamayacağı için bu konuda toplu bir rakam takdir edersiniz ki  söylemek şu anda mümkün değil, bunu da yazılı cevaplandıracağız.  Diğer bir kısım kıyılardaki, Sayın Taner'in sorusu, kıyı arsaları... Esasında kıyı arsalarının  değerlendirilmesinin fevkalade özel şartları var. Malum Kıyı Kanunu gereğince kıyıya belirli bir  mesafedeki arsalann mutlak yapılaşma yasağı var. Belirli bir mesafeden sonraki arsaların çok düşük  yoğunlukta yapılaşma izni var. Bu bakımdan her bir kıyı arsasını ayn ayn değerlendirip ona göre  işlem yapmak gerekiyor. Bu konuyla ilgili bugüne kadar yapılan işlemler ve bundan sonraki planlar  için sorunuzu yazılı olarak cevaplandıracağız.  Arz ederim.  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Bakan.  HÜSEYİN YILDIZ (Antalya) - Sayın Bakanım, soruma cevap alamadım. "Yaptığınız  projeksiyonlara göre kaç yılda dar ve orta gelirlileri ev sahibi yapacaksınız?" diye sormuştum.  BAŞKAN - Soru-cevap işlemi tamamlanmıştır.  Madde üzerinde dokuz önerge vardı. Ancak, yedi önerge geri çekildiğinden iki önergeyi işleme  alıyorum.  Bu iki önerge aynı mahiyettedir ve önergeleri okutup birlikte işleme alacağım. Önerge  sahiplerinin istemi hâlinde de kendilerine ayn ayn söz vereceğim.  Önergeleri okutuyorum:
Sayfa 110 -
TBMM B:65 24.2 .2010 0 : 3  - 1 0 9 - ULAŞTIRMA BAKANI BİNALI YILDIRIM (Erzincan) - Sayın Başkan, değerli  milletvekilleri; Sayın Yıldız'ın sorusu: "TOKİ planlama yapıyor mu dar gelirli ve yüksek gelirli  ihtiyaç sahipleri için?" Şüphesiz TOKİ planlama yapıyor. Dar gelirli vatandaşlara 500 bin konut  yapacağını daha önce kamuoyuyla paylaşmış idi. Yüksek gelirli gruplara yapılacak konutları zaten  TOKİ doğrudan yapmıyor. Bildiğiniz gibi, TOKİ, kaynak üretmek bakımından arsaları yap-işlet- devret modeli gibi veya paylaşım modeli gibi modellerle, kat karşılığı gibi modellerle yüklenicilerle  -bu konuda- diğer firmalarla pazarlık sonucu değerlendiriyor, buradan elde ettiği gelirlerle de dar  gelirli vatandaşlarımızın konut ihtiyacını karşılama cihetine gidiyor.  Sayın Tankut'un sorusu: Okul ve resmî binaların paralan o kurumlann ait olduğu yıl için aynlan  bütçelerinden işler yapıldıkça istihkaklara göre karşılanıyor. Tabii, bunlar, parayı ver, sonra işi  yapayım tarzında değil; ikisi de kamu olduğu için, TOKİ kendi programı, planlan çerçevesinde bu  işleri yapmaya devam ediyor, belirli bir zaman aralığı içerisinde de ödemeler geri yapılıyor, bunlarda  beş yıla kadar vade tanındığı da oluyor. Esasen bu resmî binalar, okullara yeterli bütçe ayrılamadığı  için böyle bir modele gidildi. TOKİ bunlan yapıyor, bir anlamda peşin yap, taksitle öde modeliyle  bir an önce okul ihtiyacını karşılamış oluyoruz. Gayet güzel bir model olduğunu düşünüyorum.  Sayın Uzunırmak'ın sorusu yazılı olarak cevaplandırılacaktır ama tasfiyeyle ilgili kısmını  arkadaşlar getirdiler, tasfiye edilen iş sayısı otuz bir, diğer hususları da yazılı cevaplandıracağız.  Sayın Aslanoğlu'nun... Beydağı Kentsel Dönüşüm Projesi'nde hak sahipleri, kiracılar da dâhil  olmak üzere, hiç kimse mağdur edilmeyecek ve mal oluş bedelinin yüzde 40 altında kendilerine yeni  konutlar verilecektir. Buradan ilgililere duyuruyoruz.  Evet, diğer soru da kullanılan kredi miktan ile ilgili. Şu ana kadar TOKİ, kamu kurumlarından  veya yaptığı diğer yatırımların bedelini karşılamak amacıyla 900 milyon TL kredi kullanmıştır.  HÜSEYİN YILDIZ (Antalya) - Kaç para faiz ödemiştir?  ULAŞTIRMA BAKANI BİNALİ YILDIRIM (Erzincan) - Tabii, piyasa şartları faizleri  belirliyor. Her kredi aynı şartlarda olamayacağı için bu konuda toplu bir rakam takdir edersiniz ki  söylemek şu anda mümkün değil, bunu da yazılı cevaplandıracağız.  Diğer bir kısım kıyılardaki, Sayın Taner'in sorusu, kıyı arsaları... Esasında kıyı arsalarının  değerlendirilmesinin fevkalade özel şartları var. Malum Kıyı Kanunu gereğince kıyıya belirli bir  mesafedeki arsalann mutlak yapılaşma yasağı var. Belirli bir mesafeden sonraki arsaların çok düşük  yoğunlukta yapılaşma izni var. Bu bakımdan her bir kıyı arsasını ayn ayn değerlendirip ona göre  işlem yapmak gerekiyor. Bu konuyla ilgili bugüne kadar yapılan işlemler ve bundan sonraki planlar  için sorunuzu yazılı olarak cevaplandıracağız.  Arz ederim.  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Bakan.  HÜSEYİN YILDIZ (Antalya) - Sayın Bakanım, soruma cevap alamadım. "Yaptığınız  projeksiyonlara göre kaç yılda dar ve orta gelirlileri ev sahibi yapacaksınız?" diye sormuştum.  BAŞKAN - Soru-cevap işlemi tamamlanmıştır.  Madde üzerinde dokuz önerge vardı. Ancak, yedi önerge geri çekildiğinden iki önergeyi işleme  alıyorum.  Bu iki önerge aynı mahiyettedir ve önergeleri okutup birlikte işleme alacağım. Önerge  sahiplerinin istemi hâlinde de kendilerine ayn ayn söz vereceğim.  Önergeleri okutuyorum:  T B M M B : 6 5 2 4 . 2 . 2 0 1 0 0 : 3  - 1 1 0 - Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 455 Sıra Sayılı Arsa Üretimi ve Değerlendirilmesi Hakkında Kanun ile Bazı  Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısının 6'ncı maddesinin Tasarı metninden  çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.  M. Akif Hamzaçebi F. Murat Sönmez Yaşar Tüzün  Trabzon Eskişehir Bilecik  Engin Altay Akif Ekici Hüseyin Unsal  Sinop Gaziantep Amasya  Ergün Aydoğan Şevket Köse Mehmet Sevigen  Balıkesir Adıyaman İstanbul  Hulusi Güvel  Adana  TBMM Başkanlığına  Görüşülmekte olan 455 sıra sayılı tasarı metninde yer alan 6. maddenin metinden çıkarılmasını  arz ederiz.  M. Kemal Cengiz Nevzat Korkmaz Mehmet Serdaroğlu  Çanakkale İsparta Kastamonu  Hasan Çalış Cemaleddin Uslu  Karaman Edirne  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU BAŞKAN VEKİLİ RECAİ BERBER (Manisa) - Katılmıyoruz.  BAŞKAN - Hükümet katılıyor mu?  ULAŞTIRMA BAKANI BİNALİ YILDIRIM (Erzincan) - Katılmıyoruz Sayın Başkan.  BAŞKAN - Mehmet Sevigen, İstanbul Milletvekili, önerge üzerinde söz istemişlerdir.  Buyurun Sayın Sevigen. (CHP sıralarından alkışlar)  MEHMET SEVİGEN (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; Balıkesir'de  kaybettiğimiz işçi arkadaşlarıma buradan Allah'tan rahmet diliyorum, ailelerine de başsağlığı diliyorum.  Sevgili arkadaşlarım, iktidar gelip geçicidir; birileri başka dönemlerde iktidar olur, birileri başka  dönemlerde iktidar olur, birileri başka dönemlerde iktidar olur. Bu, millete kalmış bir şeydir.  "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir." diye yazıyor. Bu dönemde Adalet ve Kalkınma Partisine  iktidar verilmiştir ama bir arkadaşımızın "Bu iktidara karşı çıkanların kanı bozuktur." lafını buradan  yürekten kınıyorum. Yani bizim içimizden birisi bile söyleseydi aynı tepkiyi gösterirdim. Adalet ve  Kalkınma Partisinden burada o kadar konuşmacı çıktı, kalkıp da buradan birisi tek bir kelime  söyleyerek kınama yapmadı.  Biz "Kanı bozuk" kime deriz biliyor musunuz sevgili arkadaşlarım? "Çorum'da fırınlarda, ekin  tarlalarında insanları yakanların kanı bozuktur, Sivas'ta otelde insanları yakanların kanı bozuktur,  Kahramanmaraş'ta sinemada insanları yakanın kanı bozuktur, Başbağlar'da çoluk çocuğu  katledenlerin kanı bozuktur, millete tükürenlerin kanı bozuktur." diye görürüz biz, millete böyle  bakarız. Yoksa bir dönem bir başka parti iktidar olur, bir dönem başka biri. Her gelen, bir başka,  muhalefetteki eleştirdiği zaman "Onların kanı bozuktur." diye hakaret ederse ve buna iktidar partisi  göz yumarsa, susarsa, eleştirmezse, topluma karşı...
Sayfa 111 -
T B M M B : 6 5 2 4 . 2 . 2 0 1 0 0 : 3  - 1 1 0 - Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına  Görüşülmekte olan 455 Sıra Sayılı Arsa Üretimi ve Değerlendirilmesi Hakkında Kanun ile Bazı  Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısının 6'ncı maddesinin Tasarı metninden  çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.  M. Akif Hamzaçebi F. Murat Sönmez Yaşar Tüzün  Trabzon Eskişehir Bilecik  Engin Altay Akif Ekici Hüseyin Unsal  Sinop Gaziantep Amasya  Ergün Aydoğan Şevket Köse Mehmet Sevigen  Balıkesir Adıyaman İstanbul  Hulusi Güvel  Adana  TBMM Başkanlığına  Görüşülmekte olan 455 sıra sayılı tasarı metninde yer alan 6. maddenin metinden çıkarılmasını  arz ederiz.  M. Kemal Cengiz Nevzat Korkmaz Mehmet Serdaroğlu  Çanakkale İsparta Kastamonu  Hasan Çalış Cemaleddin Uslu  Karaman Edirne  BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?  PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU BAŞKAN VEKİLİ RECAİ BERBER (Manisa) - Katılmıyoruz.  BAŞKAN - Hükümet katılıyor mu?  ULAŞTIRMA BAKANI BİNALİ YILDIRIM (Erzincan) - Katılmıyoruz Sayın Başkan.  BAŞKAN - Mehmet Sevigen, İstanbul Milletvekili, önerge üzerinde söz istemişlerdir.  Buyurun Sayın Sevigen. (CHP sıralarından alkışlar)  MEHMET SEVİGEN (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; Balıkesir'de  kaybettiğimiz işçi arkadaşlarıma buradan Allah'tan rahmet diliyorum, ailelerine de başsağlığı diliyorum.  Sevgili arkadaşlarım, iktidar gelip geçicidir; birileri başka dönemlerde iktidar olur, birileri başka  dönemlerde iktidar olur, birileri başka dönemlerde iktidar olur. Bu, millete kalmış bir şeydir.  "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir." diye yazıyor. Bu dönemde Adalet ve Kalkınma Partisine  iktidar verilmiştir ama bir arkadaşımızın "Bu iktidara karşı çıkanların kanı bozuktur." lafını buradan  yürekten kınıyorum. Yani bizim içimizden birisi bile söyleseydi aynı tepkiyi gösterirdim. Adalet ve  Kalkınma Partisinden burada o kadar konuşmacı çıktı, kalkıp da buradan birisi tek bir kelime  söyleyerek kınama yapmadı.  Biz "Kanı bozuk" kime deriz biliyor musunuz sevgili arkadaşlarım? "Çorum'da fırınlarda, ekin  tarlalarında insanları yakanların kanı bozuktur, Sivas'ta otelde insanları yakanların kanı bozuktur,  Kahramanmaraş'ta sinemada insanları yakanın kanı bozuktur, Başbağlar'da çoluk çocuğu  katledenlerin kanı bozuktur, millete tükürenlerin kanı bozuktur." diye görürüz biz, millete böyle  bakarız. Yoksa bir dönem bir başka parti iktidar olur, bir dönem başka biri. Her gelen, bir başka,  muhalefetteki eleştirdiği zaman "Onların kanı bozuktur." diye hakaret ederse ve buna iktidar partisi  göz yumarsa, susarsa, eleştirmezse, topluma karşı...  TBMM B:65 24.2 .2010 0 : 3  - 1 1 1 - BEKİR BOZDAĞ (Yozgat) - Gereğini yaptık, söyledik.  MEHMET SEVİGEN (Devamla) - Vermiş olabilirsiniz, disipline vermiş olabilirsiniz, millet...  BEKİR BOZDAĞ (Yozgat) - Onu da yaptık.  MEHMET SEVİGEN (Devamla) - Burada -bak, disipline vermiş olabilirsiniz- mühim olan  milletin gözünde kınamanız, milletin gözünde.  BEKİR BOZDAĞ (Yozgat) - Onu da yaptık.  MEHMET SEVİGEN (Devamla) - Milletin gözünde kınıyor musunuz, bizim için mesele yok.  Yarın bu size de gelir. Yani düşmez kalkmaz bir Allah.  BEKİR BOZDAĞ (Yozgat) - Ama bakın...  MEHMET SEVİGEN (Devamla) - Sevgili Başkanım, düşmez kalkmaz bir Allah, size de gelir.  BAŞKAN - Sayın Bozdağ, lütfen...  MEHMET SEVİGEN (Devamla) - Sevgili arkadaşlarım, konuya geleyim izin verirseniz.  Vaktimiz çok az, izin verirseniz konuya geleyim.  Bunu kınamak lazım. Bugün size yarın bize. Bunu biz kınıyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi olarak  bizim içimizden biri söylese onu da kınıyoruz. Bilin diye söylüyorum.  BEKİR BOZDAĞ (Yozgat) - İşte, biz de disipline sevk ettik.  MEHMET SEVİGEN (Devamla) - Sevgili arkadaşlarım, TOKİ'nin gerçekten yaptığı güzel  şeyler var. Yaptığı güzel şeyler için çok teşekkür ediyoruz. Ama bunun yanında -gerçekten  söylüyorum- İçişleri Bakanı Beşir Atalay'ın Türkiye Belediyeler Birliğinde bir konuşması var, diyor  ki sevgili arkadaşlarım: "Sakın ola arazileri yağmalamayın, yeşil alanları yağmalamayın, planları  kolaylaştırmayın, gelecek nesillere sağlıklı bir belde bırakmak istiyorsanız şehirlerimizin kültürel  yapısına dokunmayın, kimliğine dokunmayın, siluetlerine dokunmayın." diye, İçişleri Bakanımızın  yaptığı, Belediyeler Birliğinde, bir konuşması var. Ama TOKİ ne yapıyor? Şehir merkezindeki yeşil  alanları, yol artıklarını, tarım arazilerini, mezarlıklarımızı bile -mezarlıklarımızı bile, samimi olarak  söylüyorum, sevgili başkanım burada, İstanbul'da, çoğu yerde- metropol hizmet alanları içinde kalan  bölgeleri bile imara açıyorlar ve bunları ne yaparsanız... Yaptığınız güzel şeyler var, bir şey  demiyorum ama insanların mezarlarına bile sahip çıkamaz noktaya geliyoruz TOKİ'yle.  Dallas gibi, İstanbul'daki, Türkiye'deki şeyler; kimin eli kimin cebinde belli değil. Bayındırlık  Bakanlığı ayrı proje yapıyor, TOKİ ayn proje yapıyor, büyükşehir belediye başkanı ayn proje yapıyor  sevgili arkadaşlarım. Yani TOKİ planlarına göre İstanbul büyükşehir belediye başkanı tamamen  baypas edilmiştir. Kadir Topbaş, Adalet ve Kalkınma Partisinin Belediye Başkanıdır ama benim  ilimin belediye başkanıdır. TOKİ, gelen bir bürokratlar kurulu, TOKİ Başbakana bağlılığı... TOKİ,  Büyükşehir Belediye Başkanını, milletin oyuyla seçilmiş Belediye Başkanını, bürokratları tamamen  baypas ederek onların yerine diledikleri gibi planlar uyguluyorlar sevgili arkadaşlarım. Ve yine,  burada, trafik yoğunluğuna bakmadan, yapı yoğunluğuna bakmadan, plandaki yoğunluklara bakmadan  ayncalık izni alarak kamu menfaatlerine aykın, planlara aykın, çevreye aykın, yeşil alana aykın bütün  bu projeleri uygulayarak kendilerine göre diledikleri projeyi, diledikleri gibi yapıyorlar. "Ali kıran baş  kesen" gibi hiç kimsenin müdahale etme şansı yok, hiç kimsenin müdahale etme şansı yok.  Adalet ve Kalkınma Partisinin... TOKİ'nin -bilin diye söylüyorum- bürokratlarının, çoğunda  oluru yok sevgili arkadaşlarım, yaptığı imzalann çoğunda olur yok. Hiçbir meslek odalannın oluşumu  yok; mimarlar odasının oluşumu yok, şehir planlamacılarının oluşumu yok, müteahhitler odasının  oluşumu yok. Tamamen, dediğim gibi, kendine göre bir uygulama yapıyorlar. Halkın  bölünmüşlüğünü sağlıyorlar.
Sayfa 112 -
TBMM B:65 24.2 .2010 0 : 3  - 1 1 1 - BEKİR BOZDAĞ (Yozgat) - Gereğini yaptık, söyledik.  MEHMET SEVİGEN (Devamla) - Vermiş olabilirsiniz, disipline vermiş olabilirsiniz, millet...  BEKİR BOZDAĞ (Yozgat) - Onu da yaptık.  MEHMET SEVİGEN (Devamla) - Burada -bak, disipline vermiş olabilirsiniz- mühim olan  milletin gözünde kınamanız, milletin gözünde.  BEKİR BOZDAĞ (Yozgat) - Onu da yaptık.  MEHMET SEVİGEN (Devamla) - Milletin gözünde kınıyor musunuz, bizim için mesele yok.  Yarın bu size de gelir. Yani düşmez kalkmaz bir Allah.  BEKİR BOZDAĞ (Yozgat) - Ama bakın...  MEHMET SEVİGEN (Devamla) - Sevgili Başkanım, düşmez kalkmaz bir Allah, size de gelir.  BAŞKAN - Sayın Bozdağ, lütfen...  MEHMET SEVİGEN (Devamla) - Sevgili arkadaşlarım, konuya geleyim izin verirseniz.  Vaktimiz çok az, izin verirseniz konuya geleyim.  Bunu kınamak lazım. Bugün size yarın bize. Bunu biz kınıyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi olarak  bizim içimizden biri söylese onu da kınıyoruz. Bilin diye söylüyorum.  BEKİR BOZDAĞ (Yozgat) - İşte, biz de disipline sevk ettik.  MEHMET SEVİGEN (Devamla) - Sevgili arkadaşlarım, TOKİ'nin gerçekten yaptığı güzel  şeyler var. Yaptığı güzel şeyler için çok teşekkür ediyoruz. Ama bunun yanında -gerçekten  söylüyorum- İçişleri Bakanı Beşir Atalay'ın Türkiye Belediyeler Birliğinde bir konuşması var, diyor  ki sevgili arkadaşlarım: "Sakın ola arazileri yağmalamayın, yeşil alanları yağmalamayın, planları  kolaylaştırmayın, gelecek nesillere sağlıklı bir belde bırakmak istiyorsanız şehirlerimizin kültürel  yapısına dokunmayın, kimliğine dokunmayın, siluetlerine dokunmayın." diye, İçişleri Bakanımızın  yaptığı, Belediyeler Birliğinde, bir konuşması var. Ama TOKİ ne yapıyor? Şehir merkezindeki yeşil  alanları, yol artıklarını, tarım arazilerini, mezarlıklarımızı bile -mezarlıklarımızı bile, samimi olarak  söylüyorum, sevgili başkanım burada, İstanbul'da, çoğu yerde- metropol hizmet alanları içinde kalan  bölgeleri bile imara açıyorlar ve bunları ne yaparsanız... Yaptığınız güzel şeyler var, bir şey  demiyorum ama insanların mezarlarına bile sahip çıkamaz noktaya geliyoruz TOKİ'yle.  Dallas gibi, İstanbul'daki, Türkiye'deki şeyler; kimin eli kimin cebinde belli değil. Bayındırlık  Bakanlığı ayrı proje yapıyor, TOKİ ayn proje yapıyor, büyükşehir belediye başkanı ayn proje yapıyor  sevgili arkadaşlarım. Yani TOKİ planlarına göre İstanbul büyükşehir belediye başkanı tamamen  baypas edilmiştir. Kadir Topbaş, Adalet ve Kalkınma Partisinin Belediye Başkanıdır ama benim  ilimin belediye başkanıdır. TOKİ, gelen bir bürokratlar kurulu, TOKİ Başbakana bağlılığı... TOKİ,  Büyükşehir Belediye Başkanını, milletin oyuyla seçilmiş Belediye Başkanını, bürokratları tamamen  baypas ederek onların yerine diledikleri gibi planlar uyguluyorlar sevgili arkadaşlarım. Ve yine,  burada, trafik yoğunluğuna bakmadan, yapı yoğunluğuna bakmadan, plandaki yoğunluklara bakmadan  ayncalık izni alarak kamu menfaatlerine aykın, planlara aykın, çevreye aykın, yeşil alana aykın bütün  bu projeleri uygulayarak kendilerine göre diledikleri projeyi, diledikleri gibi yapıyorlar. "Ali kıran baş  kesen" gibi hiç kimsenin müdahale etme şansı yok, hiç kimsenin müdahale etme şansı yok.  Adalet ve Kalkınma Partisinin... TOKİ'nin -bilin diye söylüyorum- bürokratlarının, çoğunda  oluru yok sevgili arkadaşlarım, yaptığı imzalann çoğunda olur yok. Hiçbir meslek odalannın oluşumu  yok; mimarlar odasının oluşumu yok, şehir planlamacılarının oluşumu yok, müteahhitler odasının  oluşumu yok. Tamamen, dediğim gibi, kendine göre bir uygulama yapıyorlar. Halkın  bölünmüşlüğünü sağlıyorlar.  TBMM B:65 24.2 .2010 0 : 3  - 1 1 2 - Burada, bizim, Sarıgöl'de bir Roman mahallemiz var -sevgili başkanım biliyorsunuz, diyoruz ki:  Bu Roman mahallesi veyahut da işte Sanyer'deki mahalleler...TOKİ alıyor ya yerinden "Değişim  yapacağız." diye, bunları götürüyorlar Haraççı'ya, en az 120 kilometre geriye atıyorlar, güzel yerleri  zengin insanlara... Niye? "Buralarda Romanlar oturamaz, buralarda Çingene oturamaz." diye  insanlarımızı bölüyorlar, parçalıyorlar. Paralan yok. Garibanlar gitsin. Nereye gitsin? Nereye giderse  gitsin. Böyle bakıyorlar insanlara, samimi olarak söylüyorum. Yani o insanlara verdikleri zaman,  "Diğer zengin ağalar, beyler gelip oralarda yer almaz." diye bakıyorlar, bilin diye söylüyorum. Burada  da hüllecilik yapıyorlar sevgili arkadaşlanm.  Dolar milyonerleri yarattı TOKİ, dolar milyonerleri. Biraz önce bir arkadaşım söyledi,  Japonya'da bile böyle dolar milyonerleri yok.  Yani, şunu anlatmaya çalışıyorum: Gariban müteahhitlerin parası verilmiyor, zengin müteahhitlerin  parası veriliyor. Rezidans yapıyorsanız, konaklar yapıyorsanız paranızı alıyorsunuz. Ama doğuda  herhangi bir yerde siz halka bir konut yapacaksanız, bunlar parasını alamıyor, perişan oluyorlar.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN -Sayın Sevigen, lütfen tamamlayınız.  MEHMET SEVİGEN (Devamla) - Hemen bitiriyorum.  Yani o kadar çok konuşulacak şey var ama, şunu bilin diye söylüyorum: Sevgili arkadaşlanm,  eskiden İstanbul'a geldiğiniz zaman İstanbul'daki Ayasofya'yı, Sultan Ahmet Camii'ni görürdünüz,  tarihî Dolmabahçe Saraylarını görürdünüz. Şimdi geldiğimiz zaman İstanbul'da gökdelenleri  görüyoruz, bunları görmemiz mümkün değil.  Ataköy'deki olayla da ilgili söylüyorum, sevgili arkadaşlanm. İstanbul Büyükşehir Belediye  Başkanı, Adalet ve Kalkınma Partisinin Belediye Başkanı TOKİ'ye dava açıyor, dava burada.  TOKİ'ye dava açıyor buralan yapamazsınız diye ama nedense belli bir süre sonra Belediye Başkanı  bunu çekmek zorunda kalıyor yani Turizm Bakanlığının baskısıyla buradaki iddiasını, mahkemede  kazanma noktasında olan davasını çekme noktasında kalıyor. Niye çekiyor arkadaşlarım? Biraz önce  Nusret Başkanım söyledi. Niye Belediye Başkanı mahkemeye veriyor, niye çekiyor ve Belediye  Başkanı, gerçekten TOKİ'deki, yönetim kurulundaki arkadaşlanm Turizm Bakanlığının emrinde mi,  onun emrinde mi çalışıyor, yoksa millete hizmet için mi kuruldu bu TOKİ? Sevgili arkadaşlanm,  Büyükşehir Belediye Başkanı, dediğim gibi, çekiyor davayı, şimdi TOKİ orada istediği gibi at  koşturmak için çaba sarf ediyor.  Bir önerim var Sevgili Başkanım, eğer böyle dilediğimiz yerlere yapacaksak Çankaya'nın göbeği  çok meşhur.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Sevigen.  MEHMET SEVİGEN (Devamla) - Orada yükseklik de var, rahat da satabilirsiniz. Gerekirse  Çankaya'nın göbeğine ya da Meclisin önündeki arsalar boş, buraya da büyük rezidanslar yapalım,  burada rahat satanz. Dinimiz, imanımız para olmuş diye düşünüyorum.  Hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralanndan alkışlar)  BAŞKAN - Diğer önerge üzerinde söz isteyen Nevzat Korkmaz, İsparta Milletvekili.  Buyurun Sayın Korkmaz. (MHP sıralanndan alkışlar)
Sayfa 113 -
TBMM B:65 24.2 .2010 0 : 3  - 1 1 2 - Burada, bizim, Sarıgöl'de bir Roman mahallemiz var -sevgili başkanım biliyorsunuz, diyoruz ki:  Bu Roman mahallesi veyahut da işte Sanyer'deki mahalleler...TOKİ alıyor ya yerinden "Değişim  yapacağız." diye, bunları götürüyorlar Haraççı'ya, en az 120 kilometre geriye atıyorlar, güzel yerleri  zengin insanlara... Niye? "Buralarda Romanlar oturamaz, buralarda Çingene oturamaz." diye  insanlarımızı bölüyorlar, parçalıyorlar. Paralan yok. Garibanlar gitsin. Nereye gitsin? Nereye giderse  gitsin. Böyle bakıyorlar insanlara, samimi olarak söylüyorum. Yani o insanlara verdikleri zaman,  "Diğer zengin ağalar, beyler gelip oralarda yer almaz." diye bakıyorlar, bilin diye söylüyorum. Burada  da hüllecilik yapıyorlar sevgili arkadaşlanm.  Dolar milyonerleri yarattı TOKİ, dolar milyonerleri. Biraz önce bir arkadaşım söyledi,  Japonya'da bile böyle dolar milyonerleri yok.  Yani, şunu anlatmaya çalışıyorum: Gariban müteahhitlerin parası verilmiyor, zengin müteahhitlerin  parası veriliyor. Rezidans yapıyorsanız, konaklar yapıyorsanız paranızı alıyorsunuz. Ama doğuda  herhangi bir yerde siz halka bir konut yapacaksanız, bunlar parasını alamıyor, perişan oluyorlar.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN -Sayın Sevigen, lütfen tamamlayınız.  MEHMET SEVİGEN (Devamla) - Hemen bitiriyorum.  Yani o kadar çok konuşulacak şey var ama, şunu bilin diye söylüyorum: Sevgili arkadaşlanm,  eskiden İstanbul'a geldiğiniz zaman İstanbul'daki Ayasofya'yı, Sultan Ahmet Camii'ni görürdünüz,  tarihî Dolmabahçe Saraylarını görürdünüz. Şimdi geldiğimiz zaman İstanbul'da gökdelenleri  görüyoruz, bunları görmemiz mümkün değil.  Ataköy'deki olayla da ilgili söylüyorum, sevgili arkadaşlanm. İstanbul Büyükşehir Belediye  Başkanı, Adalet ve Kalkınma Partisinin Belediye Başkanı TOKİ'ye dava açıyor, dava burada.  TOKİ'ye dava açıyor buralan yapamazsınız diye ama nedense belli bir süre sonra Belediye Başkanı  bunu çekmek zorunda kalıyor yani Turizm Bakanlığının baskısıyla buradaki iddiasını, mahkemede  kazanma noktasında olan davasını çekme noktasında kalıyor. Niye çekiyor arkadaşlarım? Biraz önce  Nusret Başkanım söyledi. Niye Belediye Başkanı mahkemeye veriyor, niye çekiyor ve Belediye  Başkanı, gerçekten TOKİ'deki, yönetim kurulundaki arkadaşlanm Turizm Bakanlığının emrinde mi,  onun emrinde mi çalışıyor, yoksa millete hizmet için mi kuruldu bu TOKİ? Sevgili arkadaşlanm,  Büyükşehir Belediye Başkanı, dediğim gibi, çekiyor davayı, şimdi TOKİ orada istediği gibi at  koşturmak için çaba sarf ediyor.  Bir önerim var Sevgili Başkanım, eğer böyle dilediğimiz yerlere yapacaksak Çankaya'nın göbeği  çok meşhur.  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Sevigen.  MEHMET SEVİGEN (Devamla) - Orada yükseklik de var, rahat da satabilirsiniz. Gerekirse  Çankaya'nın göbeğine ya da Meclisin önündeki arsalar boş, buraya da büyük rezidanslar yapalım,  burada rahat satanz. Dinimiz, imanımız para olmuş diye düşünüyorum.  Hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralanndan alkışlar)  BAŞKAN - Diğer önerge üzerinde söz isteyen Nevzat Korkmaz, İsparta Milletvekili.  Buyurun Sayın Korkmaz. (MHP sıralanndan alkışlar)  TBMM B:65 24.2 .2010 0 : 3  - 1 1 3 - S. NEVZAT KORKMAZ (İsparta) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan  455 sıra sayılı Kanun Tasansı'nın 6'ncı maddesi hakkında verdiğimiz önergeyle ilgili olarak söz  almış bulunuyorum. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.  Bu maddeye ihtiyaç olmadığını, dolayısıyla tasarı metninde yer almasına da gerek olmadığını  ifade etmek istiyorum.  Yine sözlerimin başında Balıkesir'de yaşanan grizu faciasıyla ilgili olarak üzüntülerimizi ifade  ediyor, hayatını kaybeden kardeşlerimize Allah'tan rahmet, üzüntülü ailelerine ve aziz milletimize  de başsağlığı diliyorum ve artık bu tür facialarla ilgili Hükümetin üzüntülerini ifade etmenin dışında  da yapması gerekenler olduğunu hatırlatıyor ve AKP Hükümetini de bu tür faciaların yeniden  yaşanmaması için göreve davet ediyorum.  Değerli milletvekilleri, dağı taşı özelleştiren hem de bazı tesisleri yok fiyatına satan AKP, söz  konusu TOKİ olunca birden çark ediyor, her şeyiyle özel sektörün faaliyet alanı olan inşaat sektörünü  devletleştiriyor, yapsatçı müteahhitlere özeniyor, kendi sermaye sınıfını yaratmak üzere TOKİ'yi,  affedersiniz, vıcık vıcık kullanıyor.  Değerli milletvekilleri, AKP'nin en sevdiği kurum TOKİ. Sanmayın ki sosyal konut ürettiği  için; siyasi gücüne güç kattığı, şovunu TOKİ üzerinden yaptığı için. Bu tespit bir muhalefet  milletvekilinin değil, Yüksek Seçim Kurulu yapmış bu tespiti, Seçim Kanunu'na aykırı bulmuş  yapılanları. AKP'nin seçim şovuna dönüştürdüğü Erzurum törenlerinden bahsediyorum. Siyasi  nezaketten, adaletten, eşitlikten, demokrasiden bahsedenlerin devlet imkânlarıyla nasıl siyaset  yapılacağını Türkiye'ye göstermiş olmaları tam bir Cingöz Recai'lik durum.  Yargı kararını aşmak için takiyeye, aldatmaya ve çalıyı arkadan dolaşmaya tevessül etmeniz  gözlerden kaçmamaktadır. Yeni bir yöntem icat edivermişsiniz hemencecik. Sayın Başbakan önce  Başbakanlık otobüsüyle TOKİ'nin anahtar teslim törenine katılmış, sonra otobüs değiştirip, seçim  otobüsüne geçip miting meydanına intikal etmiş, seçim sloganları arasında konuşmasını yapıvermiştir.  Bu takiye ve arkadan dolaşma, hakkını vermek lazımdır ki, Sayın Başbakana çok yakışmıştır ancak  demokratik kültüre, devlet adamlığına yakışmış mıdır, maalesef aynı şeyi söyleyemeyeceğim.  Değerli milletvekilleri, özel sektöre verilecek destekler, onlara iş verilmesi, onların işin içerisine  çekileceği organizasyonlar yapılması dururken, sektörün devletleştirilmesi ve binlerce kişinin ekmeksiz  kalmasıdır itirazımızın nedeni. Örneğin, İsparta'ya sosyal konutlar yapılacaksa, arsa temininden proje  desteğine, uygun kredi şartlarından vergi kolaylıklanna kadar birtakım destekler verirsiniz, Ispartalı  inşaat mühendislerini, müteahhitleri bir araya getirirsiniz ve onlara yaptırırsınız. Dışarıya açılabilecek  özel sektör temsilcileri, iş adamları yaratmak varken şu anda borcu milyonlarca doları bulmuş, yarın  ülke ekonomisini girdaba sürükleyecek TOKİ gibi kurumlar yaratmaya da tevessül etmezsiniz.  Değerli milletvekilleri, bir yıldan fazla oldu, Grup Başkan Vekilimiz Sayın Oktay Vural Bey ile  birlikte bir basın toplantısında açıklamıştık. Devlet memurlanndan toplanan zorunlu tasarruf teşvik  hesaplannın yüzde 48'inin hak sahiplerine geri ödenmediğini, bunun da yaklaşık o günkü parayla - ki bugün daha fazladır bu miktar- 6 katrilyon 860 trilyon lira olduğunu iddia etmiştik. Buraya biraz  önce çıkan arkadaşımız KEY hesaplanndan bahsetti. Değerli arkadaşım, zorunlu tasarruf teşvik  hesaplan ve KEY hesaplan farklıdır. Zorunlu tasarruf hesabını tasfiye ediyorum diye AKP Hükümeti  memurların alacağının yarısına el koymuş, eksik ödeme yapmıştır. Tüm memur sendikalarına da  haklannı arama çağnsında bulunmuştuk. (AK PARTİ sıralanndan "Hadi be" sesi, gürültüler)  "Hadi be." diyeceğine, bir ara ben sana gerçekleri izah edeyim, ondan sonra sen "Hadi be." de.
Sayfa 114 -
TBMM B:65 24.2 .2010 0 : 3  - 1 1 3 - S. NEVZAT KORKMAZ (İsparta) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan  455 sıra sayılı Kanun Tasansı'nın 6'ncı maddesi hakkında verdiğimiz önergeyle ilgili olarak söz  almış bulunuyorum. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.  Bu maddeye ihtiyaç olmadığını, dolayısıyla tasarı metninde yer almasına da gerek olmadığını  ifade etmek istiyorum.  Yine sözlerimin başında Balıkesir'de yaşanan grizu faciasıyla ilgili olarak üzüntülerimizi ifade  ediyor, hayatını kaybeden kardeşlerimize Allah'tan rahmet, üzüntülü ailelerine ve aziz milletimize  de başsağlığı diliyorum ve artık bu tür facialarla ilgili Hükümetin üzüntülerini ifade etmenin dışında  da yapması gerekenler olduğunu hatırlatıyor ve AKP Hükümetini de bu tür faciaların yeniden  yaşanmaması için göreve davet ediyorum.  Değerli milletvekilleri, dağı taşı özelleştiren hem de bazı tesisleri yok fiyatına satan AKP, söz  konusu TOKİ olunca birden çark ediyor, her şeyiyle özel sektörün faaliyet alanı olan inşaat sektörünü  devletleştiriyor, yapsatçı müteahhitlere özeniyor, kendi sermaye sınıfını yaratmak üzere TOKİ'yi,  affedersiniz, vıcık vıcık kullanıyor.  Değerli milletvekilleri, AKP'nin en sevdiği kurum TOKİ. Sanmayın ki sosyal konut ürettiği  için; siyasi gücüne güç kattığı, şovunu TOKİ üzerinden yaptığı için. Bu tespit bir muhalefet  milletvekilinin değil, Yüksek Seçim Kurulu yapmış bu tespiti, Seçim Kanunu'na aykırı bulmuş  yapılanları. AKP'nin seçim şovuna dönüştürdüğü Erzurum törenlerinden bahsediyorum. Siyasi  nezaketten, adaletten, eşitlikten, demokrasiden bahsedenlerin devlet imkânlarıyla nasıl siyaset  yapılacağını Türkiye'ye göstermiş olmaları tam bir Cingöz Recai'lik durum.  Yargı kararını aşmak için takiyeye, aldatmaya ve çalıyı arkadan dolaşmaya tevessül etmeniz  gözlerden kaçmamaktadır. Yeni bir yöntem icat edivermişsiniz hemencecik. Sayın Başbakan önce  Başbakanlık otobüsüyle TOKİ'nin anahtar teslim törenine katılmış, sonra otobüs değiştirip, seçim  otobüsüne geçip miting meydanına intikal etmiş, seçim sloganları arasında konuşmasını yapıvermiştir.  Bu takiye ve arkadan dolaşma, hakkını vermek lazımdır ki, Sayın Başbakana çok yakışmıştır ancak  demokratik kültüre, devlet adamlığına yakışmış mıdır, maalesef aynı şeyi söyleyemeyeceğim.  Değerli milletvekilleri, özel sektöre verilecek destekler, onlara iş verilmesi, onların işin içerisine  çekileceği organizasyonlar yapılması dururken, sektörün devletleştirilmesi ve binlerce kişinin ekmeksiz  kalmasıdır itirazımızın nedeni. Örneğin, İsparta'ya sosyal konutlar yapılacaksa, arsa temininden proje  desteğine, uygun kredi şartlarından vergi kolaylıklanna kadar birtakım destekler verirsiniz, Ispartalı  inşaat mühendislerini, müteahhitleri bir araya getirirsiniz ve onlara yaptırırsınız. Dışarıya açılabilecek  özel sektör temsilcileri, iş adamları yaratmak varken şu anda borcu milyonlarca doları bulmuş, yarın  ülke ekonomisini girdaba sürükleyecek TOKİ gibi kurumlar yaratmaya da tevessül etmezsiniz.  Değerli milletvekilleri, bir yıldan fazla oldu, Grup Başkan Vekilimiz Sayın Oktay Vural Bey ile  birlikte bir basın toplantısında açıklamıştık. Devlet memurlanndan toplanan zorunlu tasarruf teşvik  hesaplannın yüzde 48'inin hak sahiplerine geri ödenmediğini, bunun da yaklaşık o günkü parayla - ki bugün daha fazladır bu miktar- 6 katrilyon 860 trilyon lira olduğunu iddia etmiştik. Buraya biraz  önce çıkan arkadaşımız KEY hesaplanndan bahsetti. Değerli arkadaşım, zorunlu tasarruf teşvik  hesaplan ve KEY hesaplan farklıdır. Zorunlu tasarruf hesabını tasfiye ediyorum diye AKP Hükümeti  memurların alacağının yarısına el koymuş, eksik ödeme yapmıştır. Tüm memur sendikalarına da  haklannı arama çağnsında bulunmuştuk. (AK PARTİ sıralanndan "Hadi be" sesi, gürültüler)  "Hadi be." diyeceğine, bir ara ben sana gerçekleri izah edeyim, ondan sonra sen "Hadi be." de.  TBMM B:65 24.2 .2010 0 : 3  Kapanma Saati: 20.00  - 1 1 4 - BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, lütfen müdahale etmeyin.  S. NEVZAT KORKMAZ (Devamla) - Memurlarımızı da bu şekilde kırmamış oluruz.  RECEP KORAL (İstanbul) - Kulağın duymuyor senin.  RECEP TANER (Aydın) - Dinlemesini öğren, dinlemesini.  BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, lütfen...  S. NEVZAT KORKMAZ (Devamla) - Tüm memur sendikalarına da haklarını arama çağrısında  bulunmuştuk. Bu rakama bütçede de yer verilmediğini gördük. Çünkü o zaman bu paranın  ödenmediği ortaya çıkacaktı. Bu paraların hangi harcamalarda kullanıldığını sormuş ve açıklama  beklemiş idik. Üzerinden on beş ay geçmiş olmasına rağmen Hükümet sessizliğini koruyor. Bu kriz  ortamında...  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Sayın Korkmaz, lütfen tamamlayınız.  S. NEVZAT KORKMAZ (Devamla) - ...5 kuruşa muhtaç hâle getirilmiş memurun hakkının  üzerine yatılmaya devam ediliyor ancak vatandaşın bu hakkını sormaya devam edeceğiz.  Sayın Başbakan, ülkemizin dünyanın 17'nci büyük ekonomisi olduğunu söylüyordunuz, 17'nci  büyük ekonomi vatandaşın parasına, vatandaşın hakkına göz diker mi? Bu parayı nereye harcadınız,  onların rızasını aldınız mı? (AK PARTİ sıralarından gürültüler)  Kıymetli arkadaşlarım, bu tür tepkiler verme yerine bu söylenenler hakikaten doğru mudur,  eksik midir, yanlış mıdır; bir, lütfen bunları tespit etme, bunları öğrenme yolunu seçiniz. (AK PARTİ  sıralarından gürültüler)  BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, lütfen...  S. NEVZAT KORKMAZ (Devamla) - Sözlerimin sonunda bu sorulara acil cevaplar  beklediğimizi belirtiyor, önergenin kabulü dileğimle yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (MHP  sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Korkmaz.  Önergeleri oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önergeler kabul  edilmemiştir.  6'ncı maddeyi oylannıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul  edilmiştir.  Sayın milletvekilleri, çalışma süremiz sona ermiştir.  Alınan karar gereğince, İçişleri Bakanı Beşir Atalay hakkındaki gensoru önergesinin gündeme  alınıp alınmayacağına ilişkin görüşmeleri yapmak ve kanun tasarı ve tekliflerini sırasıyla görüşmek  için, 25 Şubat 2010 Perşembe günü saat 13.00'te toplanmak üzere birleşimi kapatıyorum.
Sayfa 115 -
TBMM B:65 24.2 .2010 0 : 3  Kapanma Saati: 20.00  - 1 1 4 - BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, lütfen müdahale etmeyin.  S. NEVZAT KORKMAZ (Devamla) - Memurlarımızı da bu şekilde kırmamış oluruz.  RECEP KORAL (İstanbul) - Kulağın duymuyor senin.  RECEP TANER (Aydın) - Dinlemesini öğren, dinlemesini.  BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, lütfen...  S. NEVZAT KORKMAZ (Devamla) - Tüm memur sendikalarına da haklarını arama çağrısında  bulunmuştuk. Bu rakama bütçede de yer verilmediğini gördük. Çünkü o zaman bu paranın  ödenmediği ortaya çıkacaktı. Bu paraların hangi harcamalarda kullanıldığını sormuş ve açıklama  beklemiş idik. Üzerinden on beş ay geçmiş olmasına rağmen Hükümet sessizliğini koruyor. Bu kriz  ortamında...  (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)  BAŞKAN - Sayın Korkmaz, lütfen tamamlayınız.  S. NEVZAT KORKMAZ (Devamla) - ...5 kuruşa muhtaç hâle getirilmiş memurun hakkının  üzerine yatılmaya devam ediliyor ancak vatandaşın bu hakkını sormaya devam edeceğiz.  Sayın Başbakan, ülkemizin dünyanın 17'nci büyük ekonomisi olduğunu söylüyordunuz, 17'nci  büyük ekonomi vatandaşın parasına, vatandaşın hakkına göz diker mi? Bu parayı nereye harcadınız,  onların rızasını aldınız mı? (AK PARTİ sıralarından gürültüler)  Kıymetli arkadaşlarım, bu tür tepkiler verme yerine bu söylenenler hakikaten doğru mudur,  eksik midir, yanlış mıdır; bir, lütfen bunları tespit etme, bunları öğrenme yolunu seçiniz. (AK PARTİ  sıralarından gürültüler)  BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, lütfen...  S. NEVZAT KORKMAZ (Devamla) - Sözlerimin sonunda bu sorulara acil cevaplar  beklediğimizi belirtiyor, önergenin kabulü dileğimle yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (MHP  sıralarından alkışlar)  BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Korkmaz.  Önergeleri oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önergeler kabul  edilmemiştir.  6'ncı maddeyi oylannıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul  edilmiştir.  Sayın milletvekilleri, çalışma süremiz sona ermiştir.  Alınan karar gereğince, İçişleri Bakanı Beşir Atalay hakkındaki gensoru önergesinin gündeme  alınıp alınmayacağına ilişkin görüşmeleri yapmak ve kanun tasarı ve tekliflerini sırasıyla görüşmek  için, 25 Şubat 2010 Perşembe günü saat 13.00'te toplanmak üzere birleşimi kapatıyorum.  TBMM B: 65 24 . 2 . 2010  Manisa Milletvekili  Mevcut kamu personel rejimi ücret ve ödeme sistemi, hizmet çeşitliliği, mesleki  alanda meydana gelen değişimler sonucu yetersiz kalmıştır. Yıllardır bu konuda  çeşitli çalışmaların yapı ldığını biliyoruz. Ancak bu çalışmalar kanun tasarısı olarak  T B M M ' y e sunulamamışt ı r .  Bu kapsamda ;  1- A K P Hükümetinin 2003 yılı ocak ayında kamuoyuna açıkladığı Acil Eylem  Planı" nda altı ay ile o n iki aylık bir süre içinde devlet personel rejimi reformunun  yapılacağı ifade edilmiştir. Bu vaade rağmen 7 yıldır Devlet personel rejimi reformu  neden yapı lamamışt ı r?  T . C .  D E V L E T B A K A N L I Ğ I  S A Y I : B.02.0.006- 2tÇ?-~~  K O N U : Soru Önergesi 7 /12047  T Ü R K İ Y E B Ü Y Ü K M İ L L E T M E C L Î S İ B A Ş K A N L I Ğ I N A  Î L G Î : a ) T B M M Başkanl ığ ının , 02 .02 .2010 tarih ve K A N . K A R . M D . A . 0 1 . 0 . G N S . 0 . 1 0 . 0 0 .  02 -7 /12047-193 1 5 /40857 sayılı yazısı .  b) Başbakanl ığ ın O5.O2.2O10 tarih ve B . 0 2 . 0 . K K G . 0 . 1 2 / 1 0 6 - 1 8 3 - 2 8 / 4 6 5 sayılı yazınız.  c) Devlet Personel Başkanl ığ ının 19 .02 .2010 tarih ve B.02 .1 .DPB.0 .65 .61 0/3960 sayılı  yazıs ı .  M a n i s a Milletvekili Say ın Erkan A K Ç A Y ' ı n Bakan l ığ ıma tevcih ettiği 7 /12047 sayılı  yazılı soru önergesi cevabı hazırlanarak ekte gönderilmiştir.  Bilgilerinizi ve gereğini arz ederim.  Devlet B a k a n ı  Ek: İlgi (c ) yazı ve eki ı  - 1 1 5 - XI.- YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI  1.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay'ın, devlet personel rejimi reformuna ilişkin Başbakandan  sorusu ve Devlet Bakanı Hayati Yazıcı 'nın cevabı (7/12047)  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Aşağıdak i sorularımın Başbakan Say ın Recep Tayyip E R D O Ğ A N tarafından  yazılı olarak cevaplanmasını saygılarımla arz ederim. 12.01.2010
Sayfa 116 -
TBMM B: 65 24 . 2 . 2010  Manisa Milletvekili  Mevcut kamu personel rejimi ücret ve ödeme sistemi, hizmet çeşitliliği, mesleki  alanda meydana gelen değişimler sonucu yetersiz kalmıştır. Yıllardır bu konuda  çeşitli çalışmaların yapı ldığını biliyoruz. Ancak bu çalışmalar kanun tasarısı olarak  T B M M ' y e sunulamamışt ı r .  Bu kapsamda ;  1- A K P Hükümetinin 2003 yılı ocak ayında kamuoyuna açıkladığı Acil Eylem  Planı" nda altı ay ile o n iki aylık bir süre içinde devlet personel rejimi reformunun  yapılacağı ifade edilmiştir. Bu vaade rağmen 7 yıldır Devlet personel rejimi reformu  neden yapı lamamışt ı r?  T . C .  D E V L E T B A K A N L I Ğ I  S A Y I : B.02.0.006- 2tÇ?-~~  K O N U : Soru Önergesi 7 /12047  T Ü R K İ Y E B Ü Y Ü K M İ L L E T M E C L Î S İ B A Ş K A N L I Ğ I N A  Î L G Î : a ) T B M M Başkanl ığ ının , 02 .02 .2010 tarih ve K A N . K A R . M D . A . 0 1 . 0 . G N S . 0 . 1 0 . 0 0 .  02 -7 /12047-193 1 5 /40857 sayılı yazısı .  b) Başbakanl ığ ın O5.O2.2O10 tarih ve B . 0 2 . 0 . K K G . 0 . 1 2 / 1 0 6 - 1 8 3 - 2 8 / 4 6 5 sayılı yazınız.  c) Devlet Personel Başkanl ığ ının 19 .02 .2010 tarih ve B.02 .1 .DPB.0 .65 .61 0/3960 sayılı  yazıs ı .  M a n i s a Milletvekili Say ın Erkan A K Ç A Y ' ı n Bakan l ığ ıma tevcih ettiği 7 /12047 sayılı  yazılı soru önergesi cevabı hazırlanarak ekte gönderilmiştir.  Bilgilerinizi ve gereğini arz ederim.  Devlet B a k a n ı  Ek: İlgi (c ) yazı ve eki ı  - 1 1 5 - XI.- YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI  1.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay'ın, devlet personel rejimi reformuna ilişkin Başbakandan  sorusu ve Devlet Bakanı Hayati Yazıcı 'nın cevabı (7/12047)  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Aşağıdak i sorularımın Başbakan Say ın Recep Tayyip E R D O Ğ A N tarafından  yazılı olarak cevaplanmasını saygılarımla arz ederim. 12.01.2010  TBMM B: 65 24 . 2 . 2010  T.C.  BAŞBAKANLIK  Devlet Personel Başkanlığı  Sayı :B.02.1.DPB.0.65.610/ DPBNo: 3960  „ DPB Târih: 18 02 2010  Konu :Soruönergesi(7/12047)  DEVLET BAKANLIĞINA  (Sayın Hayati YAZICI)  tlgi: Makamlannızjn 12/02/2010 tarihli ve B.02.0.006-270 sayılı yazısı.  Manisa Milletvekili Sayın Erkan AKÇA Y'm Sayın Başbakana tevcih ettiği, Sayın  Başbakanın da Bakanlığınız koordinatörlüğünde cevaplanmasını uygun gördüğü 7/12047 Esas  No'lu Yazılı Soru önergesine verilecek cevaba esas olmak üzere hazırlanan bilgiler ekte  sunulmuştur.  Bilgilerinize arz ederim.  EK:  Soru önergesi Cevabı  D E V L E T B A K A N L I Ğ I  TARİH . <f 9-O£.2JO40  S A Y , : 2 ^  MANİSA MİLLETVEKİLİ SAYIN ERKAN AKÇAY'IN 7/12047 ESAS NO'LU  YAZILI SORU ÖNERGESİNE CEVABIMIZ  CEVAP: Kamu Personel Rejimi konusunda Türkiye ve Ortadoğu Amme İdaresi Enstitüsü Genel  Müdürlüğü (TODAİE), Maliye Bakanlığı, Devlet Personel Başkanlığı yetkilileri ile  akademisyenlerden oluşan komisyon tarafından çalışmalar yürütülmüştür. Sendikalar, sosyal taraflar  ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının görüşleri de alınarak, Kamu Personel Rejimi Reformunun  gerçekleştirilmesi hedefi doğrultusunda halen çalışmalar devam etmektedir.  - 1 1 6 -
Sayfa 117 -
TBMM B: 65 24 . 2 . 2010  T.C.  BAŞBAKANLIK  Devlet Personel Başkanlığı  Sayı :B.02.1.DPB.0.65.610/ DPBNo: 3960  „ DPB Târih: 18 02 2010  Konu :Soruönergesi(7/12047)  DEVLET BAKANLIĞINA  (Sayın Hayati YAZICI)  tlgi: Makamlannızjn 12/02/2010 tarihli ve B.02.0.006-270 sayılı yazısı.  Manisa Milletvekili Sayın Erkan AKÇA Y'm Sayın Başbakana tevcih ettiği, Sayın  Başbakanın da Bakanlığınız koordinatörlüğünde cevaplanmasını uygun gördüğü 7/12047 Esas  No'lu Yazılı Soru önergesine verilecek cevaba esas olmak üzere hazırlanan bilgiler ekte  sunulmuştur.  Bilgilerinize arz ederim.  EK:  Soru önergesi Cevabı  D E V L E T B A K A N L I Ğ I  TARİH . <f 9-O£.2JO40  S A Y , : 2 ^  MANİSA MİLLETVEKİLİ SAYIN ERKAN AKÇAY'IN 7/12047 ESAS NO'LU  YAZILI SORU ÖNERGESİNE CEVABIMIZ  CEVAP: Kamu Personel Rejimi konusunda Türkiye ve Ortadoğu Amme İdaresi Enstitüsü Genel  Müdürlüğü (TODAİE), Maliye Bakanlığı, Devlet Personel Başkanlığı yetkilileri ile  akademisyenlerden oluşan komisyon tarafından çalışmalar yürütülmüştür. Sendikalar, sosyal taraflar  ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının görüşleri de alınarak, Kamu Personel Rejimi Reformunun  gerçekleştirilmesi hedefi doğrultusunda halen çalışmalar devam etmektedir.  - 1 1 6 - TBMM B : 6 5 24.2. 2010  2.- İstanbul Milletvekili Süleyman Yağız 'ın, TMSFyönetimindeki bir televizyon kuruluşuna ilişkin  Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan 'ın cevabı (7/12052)  T Ü R K İ Y E B Ü Y Ü K MİLLET MECLİSİ B A Ş K A N L I Ğ I N A  Aşağıdaki sorularımın. Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan  tarafından yazılı olarak yanıtlanması isteğimi bilgilerinize sunarım.  Saygılarımla. 19 Ocak 2010  Süleyman Yağız /  DSP istanbul Milletvekili  1 - Şu anda TMSF'nin elinde bulunan CİNE—6 televizyonunda, bu kurumun  mevcut kadrosunun dışında program yaptırılan kaç kişi bulunmaktadır?  2- Bunlardan kaçı kurum dışı gazeteci veya gazeteci-yazardır ve bunlar  hangi gazetelerde çalışmaktadır?  3- Bu kişiler arasında gazeteci-yazariığının yanı sıra akademik kariyeri de  olanlar var mıdır? Varsa bunlar kimlerdir?  4- Bu kişilere CİNE—5 televizyonunda aylık ya da program başına ne kadar  para ödenmektedir?  5- TMSF'nin elinde bulunan, -medya ve medya dışı- başka hangi kurumlar  vardır?  6- Bu kurumlarda da CİNE—5'teki gibi kurum dışı kişilere ödemeler  yapılmakta mıdır? Yapılmaktaysa ödeme yapılan kişiler kimlerdir ve  aldıkları paralar ne kadardır?  T . C .  D E V L E T B A K A N L I Ğ I V E B A Ş B A K A N Y A R D I M C I L I Ğ I  Sayı : B.02.0.003 / /3-5"j2"Ç- J.a /P2 /2010  K o n u : 7 /12052 sayılı  yazıl ı soru önergesi  T Ü R K İ Y E B Ü Y Ü K M Î L L E T M E C L Î S İ B A Ş K A N L I Ğ I N A  î lgi : a ) T B M M Başkanl ığının 02 /02 /2010 tarih ve K A N . K A R . M D . A . 0 1 . 0 . G N S . 0 . 1 0 00 0 2 - 7 /12052 -19353 /40900 sayılı yazısı ,  b ) Başbakanl ığ ın 0 5 / 0 2 / 2 0 1 0 tarih ve B . 0 2 . 0 . K K G . 0 . 1 2 / 1 0 6 - 1 8 3 - 3 3 / 4 6 1 sayılı yazısı .  îlgi yazı eki İstanbul Milletvekili Süleyman Y A Ğ İ Z tarafından Türkiye Büyük Millet  Mecl is i Başkan l ığ ına sunulan 7 /12052 sayılı yazılı soru önergesinin cevabına ilişkin olarak,  Tasarruf Mevduat ı Sigorta Fonunun yazısı ekte sunulmaktadır.  Bilgi ler ine arz ederim. _^  E k :TMSF*nin 16/02/2010 tarih v e  053 sayılı yazısı ve eki ı  Al i B A B A C A N  Devlet Bakan ı y e B a ş b a k a n Yardımcısı - - 1 1 7 -
Sayfa 118 -
TBMM B : 6 5 24.2. 2010  2.- İstanbul Milletvekili Süleyman Yağız 'ın, TMSFyönetimindeki bir televizyon kuruluşuna ilişkin  Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan 'ın cevabı (7/12052)  T Ü R K İ Y E B Ü Y Ü K MİLLET MECLİSİ B A Ş K A N L I Ğ I N A  Aşağıdaki sorularımın. Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan  tarafından yazılı olarak yanıtlanması isteğimi bilgilerinize sunarım.  Saygılarımla. 19 Ocak 2010  Süleyman Yağız /  DSP istanbul Milletvekili  1 - Şu anda TMSF'nin elinde bulunan CİNE—6 televizyonunda, bu kurumun  mevcut kadrosunun dışında program yaptırılan kaç kişi bulunmaktadır?  2- Bunlardan kaçı kurum dışı gazeteci veya gazeteci-yazardır ve bunlar  hangi gazetelerde çalışmaktadır?  3- Bu kişiler arasında gazeteci-yazariığının yanı sıra akademik kariyeri de  olanlar var mıdır? Varsa bunlar kimlerdir?  4- Bu kişilere CİNE—5 televizyonunda aylık ya da program başına ne kadar  para ödenmektedir?  5- TMSF'nin elinde bulunan, -medya ve medya dışı- başka hangi kurumlar  vardır?  6- Bu kurumlarda da CİNE—5'teki gibi kurum dışı kişilere ödemeler  yapılmakta mıdır? Yapılmaktaysa ödeme yapılan kişiler kimlerdir ve  aldıkları paralar ne kadardır?  T . C .  D E V L E T B A K A N L I Ğ I V E B A Ş B A K A N Y A R D I M C I L I Ğ I  Sayı : B.02.0.003 / /3-5"j2"Ç- J.a /P2 /2010  K o n u : 7 /12052 sayılı  yazıl ı soru önergesi  T Ü R K İ Y E B Ü Y Ü K M Î L L E T M E C L Î S İ B A Ş K A N L I Ğ I N A  î lgi : a ) T B M M Başkanl ığının 02 /02 /2010 tarih ve K A N . K A R . M D . A . 0 1 . 0 . G N S . 0 . 1 0 00 0 2 - 7 /12052 -19353 /40900 sayılı yazısı ,  b ) Başbakanl ığ ın 0 5 / 0 2 / 2 0 1 0 tarih ve B . 0 2 . 0 . K K G . 0 . 1 2 / 1 0 6 - 1 8 3 - 3 3 / 4 6 1 sayılı yazısı .  îlgi yazı eki İstanbul Milletvekili Süleyman Y A Ğ İ Z tarafından Türkiye Büyük Millet  Mecl is i Başkan l ığ ına sunulan 7 /12052 sayılı yazılı soru önergesinin cevabına ilişkin olarak,  Tasarruf Mevduat ı Sigorta Fonunun yazısı ekte sunulmaktadır.  Bilgi ler ine arz ederim. _^  E k :TMSF*nin 16/02/2010 tarih v e  053 sayılı yazısı ve eki ı  Al i B A B A C A N  Devlet Bakan ı y e B a ş b a k a n Yardımcısı - - 1 1 7 - T B M M B: 65 24.2. 2010  T.C.  TASARRUF MEVDUATI SİGORTA FONU  Sayı B.02.2.TMS.0.42-620- T?£* S  Konu İstanbul Milletvekili Süleyman  Yağız'ın Soru önergesi  DEVLET BAKANLIĞI VE BAŞBAKAN YARDIMCILIĞINA  (Sn. Ali BABACAN)  İlgi : Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı Genel Sekreterliği  Kanunlar ve Kararlar Dairesi Başkanlığı Kanunlar ve Kararlar Müdürlüğü'nün  05.02.2010 tarihli ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-7/12052-19353/40900 sayılı yazısına  konu 08.02.2010 tarih ve B.02.0.KKG.0.12/106-183-33/461 sayılı Evrak hk.  tlgi'de kayıtlı yazı ile, İstanbul Milletvekili Saym Süleyman YAĞIZ tarafından Devlet Bakanı ve  Başbakan Yardımcısı Sayın Ali BABACAN'a tevcih edilen soru önergesinin cevaplandırılması talep  edilmiştir.  Söz konusu soru önergesine ilişkin olarak Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından  hazırlanan cevap metni ekte yer almaktadır.  Bilgilerine arz ederim.  Şakir Ercan GÜL  BAŞKAN  EKLER:  l.Yazı  2.Tablo ı  Devlet Bakanlığı ve  Başbakan Yardımcılığı  Tarih fc.M.ÛOtO  S a y ı j  - 1 1 8 -
Sayfa 119 -
T B M M B: 65 24.2. 2010  T.C.  TASARRUF MEVDUATI SİGORTA FONU  Sayı B.02.2.TMS.0.42-620- T?£* S  Konu İstanbul Milletvekili Süleyman  Yağız'ın Soru önergesi  DEVLET BAKANLIĞI VE BAŞBAKAN YARDIMCILIĞINA  (Sn. Ali BABACAN)  İlgi : Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı Genel Sekreterliği  Kanunlar ve Kararlar Dairesi Başkanlığı Kanunlar ve Kararlar Müdürlüğü'nün  05.02.2010 tarihli ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-7/12052-19353/40900 sayılı yazısına  konu 08.02.2010 tarih ve B.02.0.KKG.0.12/106-183-33/461 sayılı Evrak hk.  tlgi'de kayıtlı yazı ile, İstanbul Milletvekili Saym Süleyman YAĞIZ tarafından Devlet Bakanı ve  Başbakan Yardımcısı Sayın Ali BABACAN'a tevcih edilen soru önergesinin cevaplandırılması talep  edilmiştir.  Söz konusu soru önergesine ilişkin olarak Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından  hazırlanan cevap metni ekte yer almaktadır.  Bilgilerine arz ederim.  Şakir Ercan GÜL  BAŞKAN  EKLER:  l.Yazı  2.Tablo ı  Devlet Bakanlığı ve  Başbakan Yardımcılığı  Tarih fc.M.ÛOtO  S a y ı j  - 1 1 8 - TBMM B: 65 24.2. 2010  İSTANBUL MİLLETVEKİLİ SN. SÜLEYMAN VAĞIZ'IN  DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI SN. ALİ BABACAN'A TEVCİH  ETTİĞİ 7/12052 ESAS NUMARALI SORU ÖNERGESİ İLE İLGİLİ OLARAK  TASARRUF MEVDUATI SİGORTA FONU TARAFINDAN  HAZIRLANAN CEVAP METNİ  SORU 1: Şu anda TMSF'nin elinde bulunan CİNE 5 televizyonunda,bu kurumun  mevcut kadrosunun dışında program yaptırılan kaç kişi bulunmaktadır?  SORU 2: Bunlardan kaçı kurum dışı gazeteci veya gazeteci-yazardır ve bunlar hangi  gazetelerde çalışmaktadır?  SORU 3: Bu kişilerin arasında gazeteci-yazarlığının yanı sıra akademik kariyeri de  olanlar var mıdır? Varsa bunlar kimlerdir?  SORU 4: Bu kişilere CİNE 5 televizyonunda aylık ya da program başına ne kadar  para ödenmektedir?  SORU 5: TMSF'nin elinde bulunan, -medya ve medya dışı- başka hangi kurumlar  vardır?  SORU 6: Bu kurumlarda da CİNE 5'teki gibi kurum dışı kişilere ödemeler yapılmakta  mıdır? Yapılmaktaysa ödeme yapılan kişiler kimlerdir ve aldıkları paralar ne kadardır?  CEVAP: 5411 sayılı Bankacılık Yasasının ilgili hükümleri gereğince yönetim ve  denetimi Kurumumuz tarafından devralınmış olan şirketler Fondan bağımsız tüzel kişiliğe ve  karar organlarına sahiptir. Sözkonusu medya şirketlerinin günlük yönetimleri ile personel ve  yayın politikaları konusunda Kurumumuzun herhangi bir müdahalesi bulunmamaktadır. Bu  nedenle, 1,2,3,4 ve 6. sorularda cevabı istenen hususlar, önerge konusu ticari şirketlerin  tamamen kendi bağımsız karar mekanizmaları çerçevesinde yaptıkları tasarruflarla ilgili  bulunmaktadır. 5. soruya konu edilerı firmaların isimleri ise ekteki listede yer almaktadır.  - 1 1 9 -
Sayfa 120 -
TBMM B: 65 24.2. 2010  İSTANBUL MİLLETVEKİLİ SN. SÜLEYMAN VAĞIZ'IN  DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI SN. ALİ BABACAN'A TEVCİH  ETTİĞİ 7/12052 ESAS NUMARALI SORU ÖNERGESİ İLE İLGİLİ OLARAK  TASARRUF MEVDUATI SİGORTA FONU TARAFINDAN  HAZIRLANAN CEVAP METNİ  SORU 1: Şu anda TMSF'nin elinde bulunan CİNE 5 televizyonunda,bu kurumun  mevcut kadrosunun dışında program yaptırılan kaç kişi bulunmaktadır?  SORU 2: Bunlardan kaçı kurum dışı gazeteci veya gazeteci-yazardır ve bunlar hangi  gazetelerde çalışmaktadır?  SORU 3: Bu kişilerin arasında gazeteci-yazarlığının yanı sıra akademik kariyeri de  olanlar var mıdır? Varsa bunlar kimlerdir?  SORU 4: Bu kişilere CİNE 5 televizyonunda aylık ya da program başına ne kadar  para ödenmektedir?  SORU 5: TMSF'nin elinde bulunan, -medya ve medya dışı- başka hangi kurumlar  vardır?  SORU 6: Bu kurumlarda da CİNE 5'teki gibi kurum dışı kişilere ödemeler yapılmakta  mıdır? Yapılmaktaysa ödeme yapılan kişiler kimlerdir ve aldıkları paralar ne kadardır?  CEVAP: 5411 sayılı Bankacılık Yasasının ilgili hükümleri gereğince yönetim ve  denetimi Kurumumuz tarafından devralınmış olan şirketler Fondan bağımsız tüzel kişiliğe ve  karar organlarına sahiptir. Sözkonusu medya şirketlerinin günlük yönetimleri ile personel ve  yayın politikaları konusunda Kurumumuzun herhangi bir müdahalesi bulunmamaktadır. Bu  nedenle, 1,2,3,4 ve 6. sorularda cevabı istenen hususlar, önerge konusu ticari şirketlerin  tamamen kendi bağımsız karar mekanizmaları çerçevesinde yaptıkları tasarruflarla ilgili  bulunmaktadır. 5. soruya konu edilerı firmaların isimleri ise ekteki listede yer almaktadır.  - 1 1 9 - T B M M B: 65 24 . 2 . 2010  8 TOPRAK KAÖIT SAN A Ş  9 TOPRAK SERAMİK VE GIDA SAN. TİC. A.Ş.  10 TOPRAK SERAMİK V E İNŞAAT MALZ. PAZ VE TİC. A.Ş  11 TOPRAK SİGORTA ARACİLİK IIİZM A Ş.  12 TOPRAK TEMİZLİK KÂĞIDI SAN. TİC. A.Ş  13 TOPRAK TÜKETİM MALLARI PAZ VE SAN. A.Ş  14 TOPRAK ELEKTRİK ÜRETİMİ OTOPRODÜKTÖR GRUBU A Ş  IS TOPRAK İLAÇ V E KİMYEVİ MA D. SAN TİC. AŞ.  16 TOPRAK İLAÇ PAZARLAMA SAN TİC. A.Ş.  17 TOPRAK KÂGlT ÜRÜNLERİ PAZARLAMA VE İHRACAT A.Ş.  18 TOPRAK ENERJİ SAN. TİC A Ş .  1» TOPRAK HOLDİNG A.Ş  20 TOPRAK OTOMOTİV SAN. TİC. A.Ş  21 TOPRAK MADENCİLİK TİC. VE SAN. A.Ş.  22 AYFER İNŞ MALZEMELERİ SAN. VE TİC LTD. ŞTİ.  DEMİREI.GRUBU FİRMALARI  1 MÜFLİS DEMPA ULUSLARARASI DİŞ TİCARET A Ş  2 EGE FACTORİNG HİZMETLERİ A.Ş  3 MÜFLİS EGE FİNANS HOLDİNG A.Ş.  4 ERA FİNANS FACTORİNG HİZMETLERİ A Ş  S ERA FİN ANSAL KİRALAMA A.Ş.  < MÜFLİS KARTEKS TİCARET VE SANAYİ A.Ş.  7 MÜFLİS DEMPANEL ENTEGRE ORMAN ÜRÜNLERİ SANAYİ VE TİCARET A.Ş  a ERA DENİZ FİNANSAL KİRALAMA A.Ş  » MÜFLİS GÜVEN HAVA YOLLARI A.Ş.  10 ÜNİVERSAL YATIRIM HOLDİNG A.Ş.  II FÖY OTOMOTİV SANAYİ VE TİCARET AŞ .  ZEYTİNOĞLU GRUBU FİRMALARI  1 ALARA TURİZM YATÇILIK VE HAVACİLİK A.Ş.  2 BİLGİ İŞLEM MUHASEBE VE ORGANİZASYON LTD.ŞTİ.  3 BİMHOL BİRLEŞMİŞ MÜTEAHHİTLER HOLDİNG A.Ş.  4 ÇATI İNŞAAT A.Ş.  5 EMZET AKARYAKIT DAĞİTİM OTOMOTİV SAN.VE TİC.A.Ş  6 EMZET HOLDİNG A.Ş  7 ENTİL ENDÜSTRİ YATIRIMLARI VE TİC.A.Ş  8 ES FİNANSAL KİRALAMA A.Ş.  9 ESBETON ÇİMENTO YAN ÜRÜNLERİ A.Ş.  t» ESTON ESKİŞEHİR BETON SAN.VETİC.A.Ş.  11 ESTON İNŞAAT A.Ş  12 ESTON YAPI A Ş  13 ESTON İNŞAAT YATIRIM AŞ.  14 ESTRANS TAŞİMA VE TİC.A Ş  IS HAPALKt SAN.ÜRÜNLERİ ÜRETİM PAZARLAMA VE TİC.A Ş  16 KORUNT MADENCİLİK İNŞAAT HAZİR BETON NAKLİYE SAN. VE TİC.A Ş  17 KUMAŞ KÜTAHYA MANYEZİT İŞLETMELERİ A Ş  18 KUMAŞ SAN ÜRÜNLERİ VE İNŞAAT PAZARLAMA VE TİC.A.Ş.  19 PETSA PETROL ÜRÜNLERİ SAN VE TİC.A.Ş.  20 T.H. ESMAŞ ESKİŞEHİR ISI CİHAZ DOÖALOAZ GEREÇLERİ MADENCİLİK SAN.TİC.A.Ş.  21 T.H KARADA TURİZM YATIRIM VE İŞLETMELERİ A.Ş.  22 T.H. ZEYTİNOĞLU MOTORLU TAŞİTLAR A.Ş.  23 T.H. ZEYTİNOĞLU SİGORTA ARACILIK HİZMETLERİ A.Ş.  24 TH.ESSU ARITMA TESİSLERİ A.Ş.  25 T H.ESTRON ELEKTRONİK SAN. VE TİC A.Ş  U T.H.KİMAK MAKİNA VE DIŞ TİC.A Ş.  27 TARKON TARIM MAKİNE VE KONSTRÜKSİYON ÜRÜNLERİ PAZ.SAN.VE TIC.AŞ  28 TEKTAR ELEKTRİK ÜRETİM İLETİM DAĞITIM VE TİC.A Ş.  29 ZEYTİNOĞLU TİC.VE SANA.Ş.  30 ZEYTİNOĞLU YATIRIM HOLDİNG A Ş  - 1 2 0 -
Sayfa 121 -
T B M M B: 65 24 . 2 . 2010  8 TOPRAK KAÖIT SAN A Ş  9 TOPRAK SERAMİK VE GIDA SAN. TİC. A.Ş.  10 TOPRAK SERAMİK V E İNŞAAT MALZ. PAZ VE TİC. A.Ş  11 TOPRAK SİGORTA ARACİLİK IIİZM A Ş.  12 TOPRAK TEMİZLİK KÂĞIDI SAN. TİC. A.Ş  13 TOPRAK TÜKETİM MALLARI PAZ VE SAN. A.Ş  14 TOPRAK ELEKTRİK ÜRETİMİ OTOPRODÜKTÖR GRUBU A Ş  IS TOPRAK İLAÇ V E KİMYEVİ MA D. SAN TİC. AŞ.  16 TOPRAK İLAÇ PAZARLAMA SAN TİC. A.Ş.  17 TOPRAK KÂGlT ÜRÜNLERİ PAZARLAMA VE İHRACAT A.Ş.  18 TOPRAK ENERJİ SAN. TİC A Ş .  1» TOPRAK HOLDİNG A.Ş  20 TOPRAK OTOMOTİV SAN. TİC. A.Ş  21 TOPRAK MADENCİLİK TİC. VE SAN. A.Ş.  22 AYFER İNŞ MALZEMELERİ SAN. VE TİC LTD. ŞTİ.  DEMİREI.GRUBU FİRMALARI  1 MÜFLİS DEMPA ULUSLARARASI DİŞ TİCARET A Ş  2 EGE FACTORİNG HİZMETLERİ A.Ş  3 MÜFLİS EGE FİNANS HOLDİNG A.Ş.  4 ERA FİNANS FACTORİNG HİZMETLERİ A Ş  S ERA FİN ANSAL KİRALAMA A.Ş.  < MÜFLİS KARTEKS TİCARET VE SANAYİ A.Ş.  7 MÜFLİS DEMPANEL ENTEGRE ORMAN ÜRÜNLERİ SANAYİ VE TİCARET A.Ş  a ERA DENİZ FİNANSAL KİRALAMA A.Ş  » MÜFLİS GÜVEN HAVA YOLLARI A.Ş.  10 ÜNİVERSAL YATIRIM HOLDİNG A.Ş.  II FÖY OTOMOTİV SANAYİ VE TİCARET AŞ .  ZEYTİNOĞLU GRUBU FİRMALARI  1 ALARA TURİZM YATÇILIK VE HAVACİLİK A.Ş.  2 BİLGİ İŞLEM MUHASEBE VE ORGANİZASYON LTD.ŞTİ.  3 BİMHOL BİRLEŞMİŞ MÜTEAHHİTLER HOLDİNG A.Ş.  4 ÇATI İNŞAAT A.Ş.  5 EMZET AKARYAKIT DAĞİTİM OTOMOTİV SAN.VE TİC.A.Ş  6 EMZET HOLDİNG A.Ş  7 ENTİL ENDÜSTRİ YATIRIMLARI VE TİC.A.Ş  8 ES FİNANSAL KİRALAMA A.Ş.  9 ESBETON ÇİMENTO YAN ÜRÜNLERİ A.Ş.  t» ESTON ESKİŞEHİR BETON SAN.VETİC.A.Ş.  11 ESTON İNŞAAT A.Ş  12 ESTON YAPI A Ş  13 ESTON İNŞAAT YATIRIM AŞ.  14 ESTRANS TAŞİMA VE TİC.A Ş  IS HAPALKt SAN.ÜRÜNLERİ ÜRETİM PAZARLAMA VE TİC.A Ş  16 KORUNT MADENCİLİK İNŞAAT HAZİR BETON NAKLİYE SAN. VE TİC.A Ş  17 KUMAŞ KÜTAHYA MANYEZİT İŞLETMELERİ A Ş  18 KUMAŞ SAN ÜRÜNLERİ VE İNŞAAT PAZARLAMA VE TİC.A.Ş.  19 PETSA PETROL ÜRÜNLERİ SAN VE TİC.A.Ş.  20 T.H. ESMAŞ ESKİŞEHİR ISI CİHAZ DOÖALOAZ GEREÇLERİ MADENCİLİK SAN.TİC.A.Ş.  21 T.H KARADA TURİZM YATIRIM VE İŞLETMELERİ A.Ş.  22 T.H. ZEYTİNOĞLU MOTORLU TAŞİTLAR A.Ş.  23 T.H. ZEYTİNOĞLU SİGORTA ARACILIK HİZMETLERİ A.Ş.  24 TH.ESSU ARITMA TESİSLERİ A.Ş.  25 T H.ESTRON ELEKTRONİK SAN. VE TİC A.Ş  U T.H.KİMAK MAKİNA VE DIŞ TİC.A Ş.  27 TARKON TARIM MAKİNE VE KONSTRÜKSİYON ÜRÜNLERİ PAZ.SAN.VE TIC.AŞ  28 TEKTAR ELEKTRİK ÜRETİM İLETİM DAĞITIM VE TİC.A Ş.  29 ZEYTİNOĞLU TİC.VE SANA.Ş.  30 ZEYTİNOĞLU YATIRIM HOLDİNG A Ş  - 1 2 0 - TBMM B: 65 24 . 2 . 2010  | B A V I N D I R G R U B U F I R M A L A R ı  1 S A G R A G ı D A Ü R E T I M P A Z . A Ş  2 B A Y ı N D ı R F I N A N S A L K I R A L A M A A . Ş .  E R O L A K S O V G R U B U F I R M A L A R ı  M E D Y A S E K T Ö R Ü  I A K S R A D Y O V E Y A Y ı N C ı L ı K S A N V E TIC. A . Ş  2 A N A D O L U R A D Y O V E G Ö R Ü N T Ü H I Z M E T L E R I A . Ş  3 C I N E B E Ş FILMCILIK VF. Y A P ı M C ı L ı K A . Ş  4 C I N F . D I G I T A L ILETIŞIM H I Z M E T L E R I T I C A R E T A . Ş  5 C I N E M Ü Z I K Y A Y ı N C ı L ı K Y A P ı M C ı L ı K V E R E K L A M C ı L ı K A . Ş .  6 E R D E M R A D Y O T E L E V I Z Y O N Y A Y ı N C ı L ı Ğ ı V E R E K L A M C ı L ı K A . Ş .  7 G A L A T E L E V I Z Y O N F I L M C I L I K V E Y A P ı M C ı L ı K A Ş .  8 K I D N E T E L E K T R O N I K T I C A R E T V E Y A Y ı N C ı L ı K S E R V I S L E R I A . Ş .  9 K U T Y A Y Ö Z E L R A D Y O V E T E L E V I Z Y O N Y A Y ı N C ı L ı K A Ş  10 K A B L O T E L I N T E R A K T I F I L P T I Ş I M S I S T E M L E R I S A N . V E T ı C . A Ş  ı ı M E D Y A I L E T I Ş I M H I Z M E T L E R I S A N V E TIC. A Ş .  12 M U L T I K A N A L P A Z A R L A M A D A Ğ ı T ı M V E T I C A R E T A Ş  13 M U L T ı M E D Y A B A S ı M Y A Y ı N C ı L ı K V E T I C A R E T A . Ş .  14 Ö N E R R A D Y O V E T E L E V I Z Y O N Y A Y ı N C ı L ı Ğ ı S A N . V E T I C . A . Ş .  I S R A D Y O C F . N T E R R E K L A M P A Z O R G B A S . V E D A Ğ TIC.A Ş  İ t S P O R V E Ç O C U K T E L E V I Z Y O N R E K L A M C ı L ı K V E Y A P ı M C ı L ı K A Ş  17 U L U S L A R A R A S ı M O D A Y A Y ı N C ı L ı K A . Ş .  18 Ü N I V E R S A L Y A Y I N C I L I K V E T I C A Ş  1» V ı V A Y A Y I N C I L I K Y A P . V E REK. A . Ş  B I L I Ş I M E L E K T R O N I K S E K T Ö R Ü  20 A P A Z I L E T I Ş I M S I S T E M L E R I V E BILGI H I Z M E T L E R I D A Ğ ı T ı M V E T I C A . Ş .  21 A N E T I L E T I Ş I M S I S T E M L E R I BILGI H ı Z M V E Y A T ı R ı M L A R ı A Ş  22 ı N F O P L U S E L E K T R O N I K TIC. V E Y A Y . S E R V I S L E R I A . Ş .  23 P A S A I E L E K T R O N I K P A Z A R L A M A V E T A N I T I M H I Z M E T L E R I A . Ş .  24 P L A T O V E R I D A Ğ I T I M H I Z M E T L E R I A Ş  25 V O Y A G E R C L U B T U R I Z M I L E T I Ş I M V E B A S ı M Y A Y ı N C ı L ı K REK. T I C . A . Ş .  E N E R J I S E K T Ö R 0  26 Ç A B A Ç A N A K K A L F . - B A L ı K E S I R E N E R J I D A Ğ . V E TIC. A . Ş  27 E N - T E L ENERJI T E L E K O M Ü N I K A S Y O N I N Ş . S A N V E TIC. A . Ş  F I N A N S A L H I Z M E T S E K T Ö R Ü  28 A V R U P A V F A M E R I K A H O L D I N G A $  29 IFK D ı Ş T I C A R E T L T D . Ş T I .  30 U Z M A N S I G O R T A A R A C ı L ı K A Ş  M U H T E L I F S E K T Ö R L E R  31 A K S O Y Y A Y ı N C ı L ı K S A N . V E T I C . A . Ş .  32 C A N K A I N Ş . T U R I Z M B A S ı N Y A Y . V E T I C L T D . Ş T I .  33 E D A T U R T U R I Z M A . Ş .  34 M S M M A L I S I S T E M L E R M Ü Ş A V I R L I K A . Ş  35 R A D Y O R E K L A M O R G . P A Z . B A S ı M V E D A Ğ . A . Ş  36 S H O W P A T E L E V I Z Y O N L A P A Z . T U R I Z M O T E L C I L I K I N Ş V E T I C . A . Ş  37 K A B L O N E T ILETIŞIM S I S T E M L E R I S A N . V E TIC. A . Ş .  38 I N T E R A K T I F T E L E K O M I N I K A S Y O N S A N . V E TIC. A . Ş  39 I K T I S A T F I N A N S A L K I R A L A M A A . Ş .  40 A T L A S F I N A N S A L K I R A L A M A A . Ş .  41 T A S F I Y E H A L I N D E E R G Ü R K A B L O V E B A K I R S A N . A . Ş .  T O P R A K G R U B U F I R M A L A R ı  l _ T O P R A K S E N I TERI V E T U R I Z M I Ş L E T M E L E R I S A N . V E T I C A Ş  2 T O P R A K I N Ş A A T T I C A R E T V E S A N A Y I A . Ş .  3 T O P R A K O T O Y E D E K L E R I TIC. A . Ş  4 T O P R A K D E M I R D Ö K Û M S A N T I C A . Ş  5 T O P R A K D ı Ş TIC. A Ş .  < T O P R A K H A V A T A Ş ı M A C ı L ı Ğ ı TIC. A Ş .  7 T O P R A K K Â Ğ ı T P A Z A R L A M A V E T I C A . Ş  - 1 2 1 -
Sayfa 122 -
TBMM B: 65 24 . 2 . 2010  | B A V I N D I R G R U B U F I R M A L A R ı  1 S A G R A G ı D A Ü R E T I M P A Z . A Ş  2 B A Y ı N D ı R F I N A N S A L K I R A L A M A A . Ş .  E R O L A K S O V G R U B U F I R M A L A R ı  M E D Y A S E K T Ö R Ü  I A K S R A D Y O V E Y A Y ı N C ı L ı K S A N V E TIC. A . Ş  2 A N A D O L U R A D Y O V E G Ö R Ü N T Ü H I Z M E T L E R I A . Ş  3 C I N E B E Ş FILMCILIK VF. Y A P ı M C ı L ı K A . Ş  4 C I N F . D I G I T A L ILETIŞIM H I Z M E T L E R I T I C A R E T A . Ş  5 C I N E M Ü Z I K Y A Y ı N C ı L ı K Y A P ı M C ı L ı K V E R E K L A M C ı L ı K A . Ş .  6 E R D E M R A D Y O T E L E V I Z Y O N Y A Y ı N C ı L ı Ğ ı V E R E K L A M C ı L ı K A . Ş .  7 G A L A T E L E V I Z Y O N F I L M C I L I K V E Y A P ı M C ı L ı K A Ş .  8 K I D N E T E L E K T R O N I K T I C A R E T V E Y A Y ı N C ı L ı K S E R V I S L E R I A . Ş .  9 K U T Y A Y Ö Z E L R A D Y O V E T E L E V I Z Y O N Y A Y ı N C ı L ı K A Ş  10 K A B L O T E L I N T E R A K T I F I L P T I Ş I M S I S T E M L E R I S A N . V E T ı C . A Ş  ı ı M E D Y A I L E T I Ş I M H I Z M E T L E R I S A N V E TIC. A Ş .  12 M U L T I K A N A L P A Z A R L A M A D A Ğ ı T ı M V E T I C A R E T A Ş  13 M U L T ı M E D Y A B A S ı M Y A Y ı N C ı L ı K V E T I C A R E T A . Ş .  14 Ö N E R R A D Y O V E T E L E V I Z Y O N Y A Y ı N C ı L ı Ğ ı S A N . V E T I C . A . Ş .  I S R A D Y O C F . N T E R R E K L A M P A Z O R G B A S . V E D A Ğ TIC.A Ş  İ t S P O R V E Ç O C U K T E L E V I Z Y O N R E K L A M C ı L ı K V E Y A P ı M C ı L ı K A Ş  17 U L U S L A R A R A S ı M O D A Y A Y ı N C ı L ı K A . Ş .  18 Ü N I V E R S A L Y A Y I N C I L I K V E T I C A Ş  1» V ı V A Y A Y I N C I L I K Y A P . V E REK. A . Ş  B I L I Ş I M E L E K T R O N I K S E K T Ö R Ü  20 A P A Z I L E T I Ş I M S I S T E M L E R I V E BILGI H I Z M E T L E R I D A Ğ ı T ı M V E T I C A . Ş .  21 A N E T I L E T I Ş I M S I S T E M L E R I BILGI H ı Z M V E Y A T ı R ı M L A R ı A Ş  22 ı N F O P L U S E L E K T R O N I K TIC. V E Y A Y . S E R V I S L E R I A . Ş .  23 P A S A I E L E K T R O N I K P A Z A R L A M A V E T A N I T I M H I Z M E T L E R I A . Ş .  24 P L A T O V E R I D A Ğ I T I M H I Z M E T L E R I A Ş  25 V O Y A G E R C L U B T U R I Z M I L E T I Ş I M V E B A S ı M Y A Y ı N C ı L ı K REK. T I C . A . Ş .  E N E R J I S E K T Ö R 0  26 Ç A B A Ç A N A K K A L F . - B A L ı K E S I R E N E R J I D A Ğ . V E TIC. A . Ş  27 E N - T E L ENERJI T E L E K O M Ü N I K A S Y O N I N Ş . S A N V E TIC. A . Ş  F I N A N S A L H I Z M E T S E K T Ö R Ü  28 A V R U P A V F A M E R I K A H O L D I N G A $  29 IFK D ı Ş T I C A R E T L T D . Ş T I .  30 U Z M A N S I G O R T A A R A C ı L ı K A Ş  M U H T E L I F S E K T Ö R L E R  31 A K S O Y Y A Y ı N C ı L ı K S A N . V E T I C . A . Ş .  32 C A N K A I N Ş . T U R I Z M B A S ı N Y A Y . V E T I C L T D . Ş T I .  33 E D A T U R T U R I Z M A . Ş .  34 M S M M A L I S I S T E M L E R M Ü Ş A V I R L I K A . Ş  35 R A D Y O R E K L A M O R G . P A Z . B A S ı M V E D A Ğ . A . Ş  36 S H O W P A T E L E V I Z Y O N L A P A Z . T U R I Z M O T E L C I L I K I N Ş V E T I C . A . Ş  37 K A B L O N E T ILETIŞIM S I S T E M L E R I S A N . V E TIC. A . Ş .  38 I N T E R A K T I F T E L E K O M I N I K A S Y O N S A N . V E TIC. A . Ş  39 I K T I S A T F I N A N S A L K I R A L A M A A . Ş .  40 A T L A S F I N A N S A L K I R A L A M A A . Ş .  41 T A S F I Y E H A L I N D E E R G Ü R K A B L O V E B A K I R S A N . A . Ş .  T O P R A K G R U B U F I R M A L A R ı  l _ T O P R A K S E N I TERI V E T U R I Z M I Ş L E T M E L E R I S A N . V E T I C A Ş  2 T O P R A K I N Ş A A T T I C A R E T V E S A N A Y I A . Ş .  3 T O P R A K O T O Y E D E K L E R I TIC. A . Ş  4 T O P R A K D E M I R D Ö K Û M S A N T I C A . Ş  5 T O P R A K D ı Ş TIC. A Ş .  < T O P R A K H A V A T A Ş ı M A C ı L ı Ğ ı TIC. A Ş .  7 T O P R A K K Â Ğ ı T P A Z A R L A M A V E T I C A . Ş  - 1 2 1 - TBMM B: 65 24 . 2 . 2010  * r>ZANGRl!Bd FİRMALARI  1 ADA MENKUL DEÛERLER A.Ş  2 İMAR FİNANSAL KİRALAMA A Ş  3 KUTUP PRODÜKSİYON VF. YAYINCILIK Tl  4 MAVİ TURİZM YATIRIMLARI TİC A Ş  S RUMELİ ÇİMENTO SANAYİ VE TİCARET A  6 RUMELİ ELEKTRİK YATIRIM A Ş  7 RUMELİ TEL EK OM A.Ş.  8 TELSİM MOBİL TELEKOMÜNİKASYON A.Ş  9 ULUS FAKTORİNG A Ş  MflFLİS ŞİRKETLER  | 10 MAVİ ULAŞTIRMA VE HABERLEŞME HİZME  KRAL MEDYA GRUBU  II BEYAZ BASIN SANAYİ VE TİC A.Ş  12 LOTUS REKLAMCİLİK A.Ş  13 TELEON REKLAMCİLİK VE FİLMCİLİK SAN.  14 STAR DİGİTAL İLETİŞİM A.Ş.  SİCORTA ŞİRKETLERİ  15 RUMELİ SİGORTA A.Ş.  16 RUMELİ HAYAT SİGORTA A.Ş.  BANKA  ADABANK A.Ş.  ÇAĞLAR GRUBU FİRMALARI  1 OLAY RADYO VE TELEVİZYON YAYINCILIK A.Ş.  2 OLAY BASIN VE YAYINCILIK A.Ş.  3 OLAY MEDYA A Ş  4 ÇAĞLAR HOLDİNG A.Ş.  5 YEŞİM TURİZM İŞLETMELERİ SANAYİ VE TİCARET A.Ş.  KORKMAZ YİĞİT GRUBU FİRMALARI  1 ANKA İNŞAAT VE YAPI ENDÜSTRİSİ GAYRİMENKUL GELİŞTİRME VE PAZARLAMA A Ş  2 YENİ İSTANBUL İNŞAAT TAAHHÜT PAZARLAMA VE TURİZM TİCARET A.Ş.  EGS GRUBU FİRMALARI  1 MÜFLİS EGS EGE GİYİM SANAYİ DIŞ TİCARET A.Ş.  2 TASFİYE HALİNDE EGE GİYİM SANAYİ SİGORTA A.Ş (EGS SİGORTA A.Ş.)  3 EGS FİNANSAL KİRALAMA A.Ş. (EGS LEASİNG A.Ş.)  4 EGS EGESER GİYİM SANAYİ İÇ VE DIŞ TİCARET A.Ş.  BALKANER GRUBU FİRMALARI  İNŞAAT TA AHHflT  1 TEK İNŞAAT VE TURİZM SAN. VE TİC. A.Ş.  2 ADA İNŞAAT SANANYİ VE TİCARET A.Ş.  3 TEPE İNŞAAT SAN VE TİC. AŞ.  4 YONCA YAPI ENDÜSTRİ A Ş  5 ÜÇ M ÛÇEM TAAH. TİC. SAN. VE YATIRIM KONSORSİYUMU A.Ş.  GAYRİMENKUL HİZMETLERİ  t AS YAPI ENDÜSTRİSİ A Ş  İÇ VE SPOR GİYİM  7 BALKAN TEKSTİL SAN. V E TİC A.Ş.  LOKANTA VE KAFELER  8 BALKANER TURİZM İNŞ V E SAN. TİC AŞ.  İŞLETME DESTEK HİZMETLERİ  9 ÇAMLICA KONAKLARI SERVİS VE HİZMET İŞLT. A.Ş.  PLASTİK VE KAUÇUK  10 DERBY LASTİK FABRİKASI A.Ş.  HİZMET  11 YALOVA EVLERİ SERVİS HİZMETLERİ A.Ş.  BANKALAR VE FİNANS KURULUŞLARI  » MED MEKUL DEĞERLER A.Ş  - 1 2 2 -
Sayfa 123 -
TBMM B: 65 24 . 2 . 2010  * r>ZANGRl!Bd FİRMALARI  1 ADA MENKUL DEÛERLER A.Ş  2 İMAR FİNANSAL KİRALAMA A Ş  3 KUTUP PRODÜKSİYON VF. YAYINCILIK Tl  4 MAVİ TURİZM YATIRIMLARI TİC A Ş  S RUMELİ ÇİMENTO SANAYİ VE TİCARET A  6 RUMELİ ELEKTRİK YATIRIM A Ş  7 RUMELİ TEL EK OM A.Ş.  8 TELSİM MOBİL TELEKOMÜNİKASYON A.Ş  9 ULUS FAKTORİNG A Ş  MflFLİS ŞİRKETLER  | 10 MAVİ ULAŞTIRMA VE HABERLEŞME HİZME  KRAL MEDYA GRUBU  II BEYAZ BASIN SANAYİ VE TİC A.Ş  12 LOTUS REKLAMCİLİK A.Ş  13 TELEON REKLAMCİLİK VE FİLMCİLİK SAN.  14 STAR DİGİTAL İLETİŞİM A.Ş.  SİCORTA ŞİRKETLERİ  15 RUMELİ SİGORTA A.Ş.  16 RUMELİ HAYAT SİGORTA A.Ş.  BANKA  ADABANK A.Ş.  ÇAĞLAR GRUBU FİRMALARI  1 OLAY RADYO VE TELEVİZYON YAYINCILIK A.Ş.  2 OLAY BASIN VE YAYINCILIK A.Ş.  3 OLAY MEDYA A Ş  4 ÇAĞLAR HOLDİNG A.Ş.  5 YEŞİM TURİZM İŞLETMELERİ SANAYİ VE TİCARET A.Ş.  KORKMAZ YİĞİT GRUBU FİRMALARI  1 ANKA İNŞAAT VE YAPI ENDÜSTRİSİ GAYRİMENKUL GELİŞTİRME VE PAZARLAMA A Ş  2 YENİ İSTANBUL İNŞAAT TAAHHÜT PAZARLAMA VE TURİZM TİCARET A.Ş.  EGS GRUBU FİRMALARI  1 MÜFLİS EGS EGE GİYİM SANAYİ DIŞ TİCARET A.Ş.  2 TASFİYE HALİNDE EGE GİYİM SANAYİ SİGORTA A.Ş (EGS SİGORTA A.Ş.)  3 EGS FİNANSAL KİRALAMA A.Ş. (EGS LEASİNG A.Ş.)  4 EGS EGESER GİYİM SANAYİ İÇ VE DIŞ TİCARET A.Ş.  BALKANER GRUBU FİRMALARI  İNŞAAT TA AHHflT  1 TEK İNŞAAT VE TURİZM SAN. VE TİC. A.Ş.  2 ADA İNŞAAT SANANYİ VE TİCARET A.Ş.  3 TEPE İNŞAAT SAN VE TİC. AŞ.  4 YONCA YAPI ENDÜSTRİ A Ş  5 ÜÇ M ÛÇEM TAAH. TİC. SAN. VE YATIRIM KONSORSİYUMU A.Ş.  GAYRİMENKUL HİZMETLERİ  t AS YAPI ENDÜSTRİSİ A Ş  İÇ VE SPOR GİYİM  7 BALKAN TEKSTİL SAN. V E TİC A.Ş.  LOKANTA VE KAFELER  8 BALKANER TURİZM İNŞ V E SAN. TİC AŞ.  İŞLETME DESTEK HİZMETLERİ  9 ÇAMLICA KONAKLARI SERVİS VE HİZMET İŞLT. A.Ş.  PLASTİK VE KAUÇUK  10 DERBY LASTİK FABRİKASI A.Ş.  HİZMET  11 YALOVA EVLERİ SERVİS HİZMETLERİ A.Ş.  BANKALAR VE FİNANS KURULUŞLARI  » MED MEKUL DEĞERLER A.Ş  - 1 2 2 - TBMM B: 65 24 . 2 . 2010  MEDVA VE MERKEZ CRl'BU ŞİRKETLERİ  1 BİLGİN İLETİŞİM VE BİLİŞİM HİZMETLERİ FİLM PRODÜKSİYON SAN.TİC.A.Ş.  2_ BİNYİL YAYINCILIK VE TANITIM TİCARET A.Ş.  3 STÜDYO 1 TELEVİZYON PROGRAMCILIK AŞ .  4  S  SABAH KİTAPÇILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.  SABAH HABER AJANSI A Ş  6 PARILTI ELEKTRONİK SAN VE TİC.A.Ş  7 YENİ OLUŞUM YAYINCILIK REKLAMCILIK DAĞITIM HİZ. VE TİC.A.Ş.  8 MDP GAZETE DERGİ DAĞITIM HİZMETLERİ A.Ş.  9 MERKEZ FİLMCİLİK PRODÜKSİYON SANAYİ VE TİCARET A.Ş  10 1 NUMARA HEARST YAYINCILIK A.Ş.  II GAZETE VE MATBAACILIK A.Ş  12 MEDYA SABAH HOLDİNG A Ş  13 MEDYA BASIN SERVİSLERİ A.Ş.  14 SABAH OTOMOBİL VE TİCARİ ÜRÜNLER A.Ş.  IS TIB SATEL SABAH TELEVİZYON PRODÜKSİYON A.Ş  16 MERKEZ MATBAACILIK YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş  17 CİNER TELEVİZYON VE RADYO İŞLETMECİLİĞİ SANAYİ VE TİCARET A.Ş.  18 CİNER GÖRSEL İŞİTSEL YAYİNCİLİK VE YATIRIM A.Ş.  19 MERKEZ YAYIN HOLDİNG A.Ş.  20 MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SAN VE TİÇ.AŞ  21 MERKEZ İZMİR GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SAN.VE TİC.AŞ  22 MERKEZ DAĞITIM PAZ.SAN.VETİC AŞ  23 MERKEZ REKLAM PAZARLAMA DANIŞMANLIK SAN.VE TİC AŞ  24 MERKEZ ATV TEL.PROD.AŞ  2S MERKEZ TEKNİK HİZM.SAN.VE TİCA Ş.  26 CİNER MOBİL HİZMETLER A.Ş.  27 MERKEZ KİTAPÇILIK YAYINCILIK SAN.VE TİC.A.Ş.  28 SANCAK YAYINCILIK SAN.VE TİC.A.Ş.  29 CİNER TELEVİZYON PROD.A.Ş.  30 RENK TELEVİZYON PROD.A.Ş.  31 C TELEVİZYON PRODÜKSİYON A.Ş.  32 j KADIKÖY FM ÖZEL RADYO İŞLETMECİLİĞİ SAN. VE TİC.A.Ş.  33 MEDYA HOLDİNG AŞ .  34 SABAH YAYINCILIK A.Ş.  35 SABAH PAZARLAMA AŞ.  _36_  37  BİLGİN HOLDİNG A.Ş.  BİLGİN YAYINCILIK A.Ş.  38 BİRLEŞİK BASİN DAĞİTİM AŞ.  CARİPOĞLU GRUBU FİRMALARI  1 AK NİŞASTA SAN.VE TİC.A.Ş.  2 AKILLI CV DANIŞMANLIK HİZMETLERİ A.Ş  3 AKILLI SİGORTA ARACILIK HİZMETLERİ A.Ş.  4 AKILLI YAYINCILIK A Ş  5 AKKAT AKK ATKI SAN. VE TİC. LTD. ŞTt.  6 AKMAYA PAZARLAMA A.Ş.  7 AKMAYA SAN. VE TİC. A.Ş.  8 ALARMNET GÜVENLİK HİZMETLERİ A.Ş.  9 AL-CO ALİMİNYÜM BAKIR VE MADDELERİ SAN.VE TİC.A.Ş.  10 ALPTRANS ULUSLAR ARASI NAKLİYAT LTD. ŞTİ.  11 ALTUNMAYA SAN. VE TİC LTD. ŞTİ.  12 AMASYA TEKSTİL SAN. A.Ş  13 AURA OTELCİLİK HİZMETLERİ A.Ş.  14 AURA TURİSTİK HİZMETLERİ ORGZ. LTD ŞTİ.  15 AVPET AVRUPA PETROL SAN. VE TİC LTD ŞTİ.  U AVPİL AVRUPA PLASTİK SAN. VE TİC. A.Ş.  17 BEROLİNA PLASTİK SAN. VE TİC AŞ.  18 BOĞAZİÇİ SİGARA VE TÜTÜNCÜLÜK SAN. VE TİC. A.Ş.  19 BURGAZ ALKOLLÜ İÇKİLER SAN.VE TİC.A.Ş.  - 1 2 3 -
Sayfa 124 -
TBMM B: 65 24 . 2 . 2010  MEDVA VE MERKEZ CRl'BU ŞİRKETLERİ  1 BİLGİN İLETİŞİM VE BİLİŞİM HİZMETLERİ FİLM PRODÜKSİYON SAN.TİC.A.Ş.  2_ BİNYİL YAYINCILIK VE TANITIM TİCARET A.Ş.  3 STÜDYO 1 TELEVİZYON PROGRAMCILIK AŞ .  4  S  SABAH KİTAPÇILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.  SABAH HABER AJANSI A Ş  6 PARILTI ELEKTRONİK SAN VE TİC.A.Ş  7 YENİ OLUŞUM YAYINCILIK REKLAMCILIK DAĞITIM HİZ. VE TİC.A.Ş.  8 MDP GAZETE DERGİ DAĞITIM HİZMETLERİ A.Ş.  9 MERKEZ FİLMCİLİK PRODÜKSİYON SANAYİ VE TİCARET A.Ş  10 1 NUMARA HEARST YAYINCILIK A.Ş.  II GAZETE VE MATBAACILIK A.Ş  12 MEDYA SABAH HOLDİNG A Ş  13 MEDYA BASIN SERVİSLERİ A.Ş.  14 SABAH OTOMOBİL VE TİCARİ ÜRÜNLER A.Ş.  IS TIB SATEL SABAH TELEVİZYON PRODÜKSİYON A.Ş  16 MERKEZ MATBAACILIK YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş  17 CİNER TELEVİZYON VE RADYO İŞLETMECİLİĞİ SANAYİ VE TİCARET A.Ş.  18 CİNER GÖRSEL İŞİTSEL YAYİNCİLİK VE YATIRIM A.Ş.  19 MERKEZ YAYIN HOLDİNG A.Ş.  20 MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SAN VE TİÇ.AŞ  21 MERKEZ İZMİR GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SAN.VE TİC.AŞ  22 MERKEZ DAĞITIM PAZ.SAN.VETİC AŞ  23 MERKEZ REKLAM PAZARLAMA DANIŞMANLIK SAN.VE TİC AŞ  24 MERKEZ ATV TEL.PROD.AŞ  2S MERKEZ TEKNİK HİZM.SAN.VE TİCA Ş.  26 CİNER MOBİL HİZMETLER A.Ş.  27 MERKEZ KİTAPÇILIK YAYINCILIK SAN.VE TİC.A.Ş.  28 SANCAK YAYINCILIK SAN.VE TİC.A.Ş.  29 CİNER TELEVİZYON PROD.A.Ş.  30 RENK TELEVİZYON PROD.A.Ş.  31 C TELEVİZYON PRODÜKSİYON A.Ş.  32 j KADIKÖY FM ÖZEL RADYO İŞLETMECİLİĞİ SAN. VE TİC.A.Ş.  33 MEDYA HOLDİNG AŞ .  34 SABAH YAYINCILIK A.Ş.  35 SABAH PAZARLAMA AŞ.  _36_  37  BİLGİN HOLDİNG A.Ş.  BİLGİN YAYINCILIK A.Ş.  38 BİRLEŞİK BASİN DAĞİTİM AŞ.  CARİPOĞLU GRUBU FİRMALARI  1 AK NİŞASTA SAN.VE TİC.A.Ş.  2 AKILLI CV DANIŞMANLIK HİZMETLERİ A.Ş  3 AKILLI SİGORTA ARACILIK HİZMETLERİ A.Ş.  4 AKILLI YAYINCILIK A Ş  5 AKKAT AKK ATKI SAN. VE TİC. LTD. ŞTt.  6 AKMAYA PAZARLAMA A.Ş.  7 AKMAYA SAN. VE TİC. A.Ş.  8 ALARMNET GÜVENLİK HİZMETLERİ A.Ş.  9 AL-CO ALİMİNYÜM BAKIR VE MADDELERİ SAN.VE TİC.A.Ş.  10 ALPTRANS ULUSLAR ARASI NAKLİYAT LTD. ŞTİ.  11 ALTUNMAYA SAN. VE TİC LTD. ŞTİ.  12 AMASYA TEKSTİL SAN. A.Ş  13 AURA OTELCİLİK HİZMETLERİ A.Ş.  14 AURA TURİSTİK HİZMETLERİ ORGZ. LTD ŞTİ.  15 AVPET AVRUPA PETROL SAN. VE TİC LTD ŞTİ.  U AVPİL AVRUPA PLASTİK SAN. VE TİC. A.Ş.  17 BEROLİNA PLASTİK SAN. VE TİC AŞ.  18 BOĞAZİÇİ SİGARA VE TÜTÜNCÜLÜK SAN. VE TİC. A.Ş.  19 BURGAZ ALKOLLÜ İÇKİLER SAN.VE TİC.A.Ş.  - 1 2 3 - T B M M B: 65 24 . 2 . 2010  23  24  28  32  33  36  39  42  43  44  45  46  47  48  49  $0  51  52  53  54  55  56  57  58  59  60  61  62  63  64  65  66  67  68  69  70  71  BÜRG^Z PAZARLAMA VE DAĞITIM I.TD.ŞTİ  C E M . DAYANIKLI TÜKETİM MALLARI SAN. VE TİC LTD. ŞTİ.  CEM MUTFAK EŞYALARI SAN. VE TİC A.Ş.  CEY EKSPORTTEKSTİL TUR VE RF.K HİZ. SAN TİC LTD ŞTİ  CEYHAN HOLDİNG A.Ş.  CEYTEKŞ CEYHAN TEKSTİL SAN VE TİC AŞ .  CEYTEKS CEYHAN TEKSTİL SAN. VE TİC LTD. ŞTİ  CEYTEKS TEKSTİL PAZARLAMA SAN. VP. TİC.l.TD.ŞTl.  DOLMA BAHÇE TELEKOMÜNİKASYON Hl7.MrTI.ERl A_Ş_  ELİTKART KART HİZMETLERİ A.Ş.  EVREN TEKSTİL SAN VE TİC A.Ş.  FDC ELEKTRONİK DONANIM YAZİLİM HİZM. TİC. A.Ş  GLOBAL MAYA SAN. VE TİC A.Ş.  OÜNEY DENİZCİLİK TURİZM SAN. VE TİC. LTD ŞTİ  HAS PETROL MADENCİLİK SAN. VE TİC LTD ŞTİ.  HASAT GİDA TEMİZLİLK ÜRÜN SAN VE TİC. LTD. ŞTİ.  HAYAT UN SAN. VE TİC. LTD ŞTİ  HAYTAŞHAYYAM METAL TİC. VE SAN. tŞL. A.Ş.  İKİBİNİKİ TEKSTİL SAN. VE TİC LTD. ŞTİ  İNTERNET İNTERAKTİF HİZMETLERİ A.Ş.  IPEKS İPLİK TEKSTİL SAN A.Ş  KAMİNANTEKS TEKSTİL VE KAĞIT SAN A Ş  KANDİDA TEKSTİL SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ.  MARPA MARMARA BİRA PAZARLAMA A.Ş.  MEHMET NİDA GARİPOĞLU İPLİK TESİSLERİ LTD. ŞTİ  MGS MARMARA DIŞ TİC. A.Ş  MODERN YAYINCILIK PROD. PAZ. VE REKL TİC. A.Ş  ORTEKS ORKİDE YATIRIM VE İNŞAAT SAN VE TİC A.Ş.  PAGEFON İLETİŞİM HİZMETLERİ A Ş  PARK OIDA VE MEŞRUBAT SAN A.Ş.  PASHA KİMYA VE TEKSTİL SAN.TIC LTD.ŞTt  PERA PAZARLAMA VE DIŞ TİC. AŞ .  PUSULA İTHALAT İHRACAT VE PAZARLAMA AŞ.  PUSULA YAYİNCİLİK PROD. PAZ VE REKL TİC A.Ş.  RENTANET KART SERVStLERİ A.Ş  SİNERJİ İÇ VE DIŞ TİC. LTD ŞTİ  SMARTNET KURUMSAL HİZMETLERİ A.Ş.  SOFİST TEKSTİL SAN. VE TİC LTD ŞTİ  SÜMER DıŞ TIC. A.Ş.  SÜMER HAVACILIK A.Ş.  SÜMER ULUSLAR ARASİ ELEKT. İLET. BİLGİ HİZM. VE TİC. A.Ş.  SÛMERBAKIR SAN. A.Ş.  TOPKAPI YAYINCILIK PROD PAZ. VE REKL TİC A.Ş.  TOREKS TOROS TEKSTİL SAN. VE TİC. A.Ş.  TOROS BİRACILIK VE MALT SANAYİ A Ş  TOROS PETROL SAN VE TİC.A.Ş.  TOROS SAVUNMA VE GÜVENLİK SİSTEMLERİ SAN TİC. A Ş  TRAKYA PAZ VE DAĞİTİM LTD. ŞTİ  TRAKYA SANAYİ A.Ş  BENOTÛ OTOMOTİV NAKLİYE SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ  GLOBUS İÇ VE DIŞ TİC. LTD.ŞTİ  - 1 2 4 - BURCAZ ELEKTRİK ÜRETİM A Ş
Sayfa 125 -
T B M M B: 65 24 . 2 . 2010  23  24  28  32  33  36  39  42  43  44  45  46  47  48  49  $0  51  52  53  54  55  56  57  58  59  60  61  62  63  64  65  66  67  68  69  70  71  BÜRG^Z PAZARLAMA VE DAĞITIM I.TD.ŞTİ  C E M . DAYANIKLI TÜKETİM MALLARI SAN. VE TİC LTD. ŞTİ.  CEM MUTFAK EŞYALARI SAN. VE TİC A.Ş.  CEY EKSPORTTEKSTİL TUR VE RF.K HİZ. SAN TİC LTD ŞTİ  CEYHAN HOLDİNG A.Ş.  CEYTEKŞ CEYHAN TEKSTİL SAN VE TİC AŞ .  CEYTEKS CEYHAN TEKSTİL SAN. VE TİC LTD. ŞTİ  CEYTEKS TEKSTİL PAZARLAMA SAN. VP. TİC.l.TD.ŞTl.  DOLMA BAHÇE TELEKOMÜNİKASYON Hl7.MrTI.ERl A_Ş_  ELİTKART KART HİZMETLERİ A.Ş.  EVREN TEKSTİL SAN VE TİC A.Ş.  FDC ELEKTRONİK DONANIM YAZİLİM HİZM. TİC. A.Ş  GLOBAL MAYA SAN. VE TİC A.Ş.  OÜNEY DENİZCİLİK TURİZM SAN. VE TİC. LTD ŞTİ  HAS PETROL MADENCİLİK SAN. VE TİC LTD ŞTİ.  HASAT GİDA TEMİZLİLK ÜRÜN SAN VE TİC. LTD. ŞTİ.  HAYAT UN SAN. VE TİC. LTD ŞTİ  HAYTAŞHAYYAM METAL TİC. VE SAN. tŞL. A.Ş.  İKİBİNİKİ TEKSTİL SAN. VE TİC LTD. ŞTİ  İNTERNET İNTERAKTİF HİZMETLERİ A.Ş.  IPEKS İPLİK TEKSTİL SAN A.Ş  KAMİNANTEKS TEKSTİL VE KAĞIT SAN A Ş  KANDİDA TEKSTİL SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ.  MARPA MARMARA BİRA PAZARLAMA A.Ş.  MEHMET NİDA GARİPOĞLU İPLİK TESİSLERİ LTD. ŞTİ  MGS MARMARA DIŞ TİC. A.Ş  MODERN YAYINCILIK PROD. PAZ. VE REKL TİC. A.Ş  ORTEKS ORKİDE YATIRIM VE İNŞAAT SAN VE TİC A.Ş.  PAGEFON İLETİŞİM HİZMETLERİ A Ş  PARK OIDA VE MEŞRUBAT SAN A.Ş.  PASHA KİMYA VE TEKSTİL SAN.TIC LTD.ŞTt  PERA PAZARLAMA VE DIŞ TİC. AŞ .  PUSULA İTHALAT İHRACAT VE PAZARLAMA AŞ.  PUSULA YAYİNCİLİK PROD. PAZ VE REKL TİC A.Ş.  RENTANET KART SERVStLERİ A.Ş  SİNERJİ İÇ VE DIŞ TİC. LTD ŞTİ  SMARTNET KURUMSAL HİZMETLERİ A.Ş.  SOFİST TEKSTİL SAN. VE TİC LTD ŞTİ  SÜMER DıŞ TIC. A.Ş.  SÜMER HAVACILIK A.Ş.  SÜMER ULUSLAR ARASİ ELEKT. İLET. BİLGİ HİZM. VE TİC. A.Ş.  SÛMERBAKIR SAN. A.Ş.  TOPKAPI YAYINCILIK PROD PAZ. VE REKL TİC A.Ş.  TOREKS TOROS TEKSTİL SAN. VE TİC. A.Ş.  TOROS BİRACILIK VE MALT SANAYİ A Ş  TOROS PETROL SAN VE TİC.A.Ş.  TOROS SAVUNMA VE GÜVENLİK SİSTEMLERİ SAN TİC. A Ş  TRAKYA PAZ VE DAĞİTİM LTD. ŞTİ  TRAKYA SANAYİ A.Ş  BENOTÛ OTOMOTİV NAKLİYE SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ  GLOBUS İÇ VE DIŞ TİC. LTD.ŞTİ  - 1 2 4 - BURCAZ ELEKTRİK ÜRETİM A Ş  TBMM B: 65 24 . 2 . 2010  Kuruluşlar /Sir*.eU»r/l»tlrakler Port föye Alınma TarIM  TMSF Hlaaa  Oram Açıklama  K FİNANSAL KİRALAMA A t J0 10 2001 MI 00.0000  1  ETİ FİNANSAL KİRALAMA A S jı.12.; ooı HI00.OOD0  NERGİS İNŞAAT VE TİCARET A S 11.12.1004 Hl 00.0000  DEMİR KART HİZMETLERİ A S 2! 102001 sıoo.oooo  TASFİYE HALİNDE ES-EN ESKİŞEHİR M AKINA  SANAYİİ VETİC. A Ş 31.122001 S99.9300  OFACTORİNC A $ 2J.I0.2O0I sıoo.oooo  İNTERAKTİF TELEKOMÜNİKASYON SAN. VE  « C A S 25 12.200 1 HIOOjMOO  MERKEZ YAYIN HOLDİNG A S 07.09.2007 S.100.0000  YAZ BİLGİ SİSTEMLERİ A $ 2605.200! %100.0000  MULT1NET SATIŞ PAZ VE MÜŞTERİ HİZM A $ 03.12.2001 •A96.0OO0  SAKARYA frEKYOLU VADİSİ SERBEST BÖLGE  KURUCU v< İŞLETİCİSİ AŞ. (SİSBAŞ) 29 09.2004 H95.70  BULGAR YAD 17.09.2008 H95.O00O  ES FACTO FACTORING HİZMETLERİ A.Ş 31.12.2001 S91.0000  ES-YEM ESKİŞEHİR YEM SANAYİİ A Ş. 31 12.2001 H44.4700  TASFİYE HALİNDE ESÇtM ESKİŞEHİR ÇİMENTO FAI 11.07.2008 U89.010O  TANK İNTERNET HİZMETLERİ VE PAZARLAMA  TİCARET A 13.015006 H80.0000  TASFİYE HALİNDE IAMAK JANT VE M AK İMA  SANAYİ VE TİCARET A $  11.07.200» S85.6600  YASEMİN TURİZM VE TİCARET AŞ . 23.06.200» H75.0000  K ABLONET İLETİŞİM SİSTEMLERİ AŞ. 23.122001 S67.920O  AS YAPI ENDÜSTRİSİ AŞ (ÜÇ EM) 30.10.2001 H51,0000  A-TCL PAZARLAMA VB SERVİS HİZMETLERİ A.Ş. IB.I02O04 S5OJO00  BU ENERJİ ELEKTRİK ÜRETİM A Ş 1003.2009 HSOjMOO  EGE FACTORINO HİZMETLERİ A.Ş. 10.10.2001 H4O.M00  GAZETE VE MATBAACİLİK A Ş 11.12.2001 H39.0O0O  THE PARK AVENUE BANK 01.C6.20O» H23JM00  İKTİSAT FİNANSAL KİRALAMA AŞ 25 12,2001 H25.6000  SEÇKİN DESTEK HİZMETLERİ OTO KİRALAMA A.Ş. 31.12.2001 «21,1557  NERGİS TEKSTİL SANAYİ VE TİCARET AŞ. 31.12.2001 S20.0000  YEŞİM TEKSTİL SANAYİİ VE TİCARET A Ş JI.12.2001 H20.0000  AKI TELEVİZYON REKLAMCİLİK VE FİLMCİLİK  SAN. VE TİC A $ ll.04.200S SI7.07O0  Danıştay 13 uncfiOalra^nln 18/11/2009 tartı v e 20O4/SU7 E. sayılı  dosyas ından verdkji karar gerekince Aks Tsssvtryon Rekla malık v e FUmcülk  San. vs Tic. A ş nnı % 13 18 orarsndaRİ hktsasMn askl ortaktan na ladesi  kapsamında İstanbul Ticaret S i d Müduriûgüne t e s c l İşlemleri lehi başvurulmuş  ekip. « sec i tarihinin t s r e h r m u Mdırernesinl ırtOksaklp. h i s s e oranı bedMeeek  tarih İtibariyle % 3.89 olarak dûıelUecektlr  BAYINDIR FİNANSAL KİRALAMA A Ş 22 072002 % 15.0000  BİRLEŞİK BASIN DAĞITIM A S 31 12.2001 SI3.J600  _ » . I U 0 0 1 H9.9500  ATLAS FİNANSAL KİRALAMA AŞ.  06 05 2008 5488.7000  İM K B TAKAS VE SAKLAMA BANKASI A Ş.  21 12 2001  HJ.IJ67  21.12.2001  MEDYA HOI-DtNG A Ş 13.02.2006 H7.ISI0  İZMİR ENTERNASYONEL OTELCİLİK A.Ş. Si.12.2001 %5.0000  BİLGİN YAYINCILIK A.Ş. 31.12.2001 S4.0500  NERGİS HOLDİNO AŞ 31.122001 »1.7262  RCT VARLIK YÖNETİM A Ş  06.062007 H0.I  02.092009 H74.921  HİDROJEN PEROKSİT SAN VE TİC A Ş 28.102009 H7IJİ  MULTTNET KURUMSAL HİZMETLER A Ş 11.122009 HI0O.0  - 1 2 5 - İŞTİRAKLER VE BAĞLI ORTAKLIKLAR
Sayfa 126 -
TBMM B: 65 24 . 2 . 2010  Kuruluşlar /Sir*.eU»r/l»tlrakler Port föye Alınma TarIM  TMSF Hlaaa  Oram Açıklama  K FİNANSAL KİRALAMA A t J0 10 2001 MI 00.0000  1  ETİ FİNANSAL KİRALAMA A S jı.12.; ooı HI00.OOD0  NERGİS İNŞAAT VE TİCARET A S 11.12.1004 Hl 00.0000  DEMİR KART HİZMETLERİ A S 2! 102001 sıoo.oooo  TASFİYE HALİNDE ES-EN ESKİŞEHİR M AKINA  SANAYİİ VETİC. A Ş 31.122001 S99.9300  OFACTORİNC A $ 2J.I0.2O0I sıoo.oooo  İNTERAKTİF TELEKOMÜNİKASYON SAN. VE  « C A S 25 12.200 1 HIOOjMOO  MERKEZ YAYIN HOLDİNG A S 07.09.2007 S.100.0000  YAZ BİLGİ SİSTEMLERİ A $ 2605.200! %100.0000  MULT1NET SATIŞ PAZ VE MÜŞTERİ HİZM A $ 03.12.2001 •A96.0OO0  SAKARYA frEKYOLU VADİSİ SERBEST BÖLGE  KURUCU v< İŞLETİCİSİ AŞ. (SİSBAŞ) 29 09.2004 H95.70  BULGAR YAD 17.09.2008 H95.O00O  ES FACTO FACTORING HİZMETLERİ A.Ş 31.12.2001 S91.0000  ES-YEM ESKİŞEHİR YEM SANAYİİ A Ş. 31 12.2001 H44.4700  TASFİYE HALİNDE ESÇtM ESKİŞEHİR ÇİMENTO FAI 11.07.2008 U89.010O  TANK İNTERNET HİZMETLERİ VE PAZARLAMA  TİCARET A 13.015006 H80.0000  TASFİYE HALİNDE IAMAK JANT VE M AK İMA  SANAYİ VE TİCARET A $  11.07.200» S85.6600  YASEMİN TURİZM VE TİCARET AŞ . 23.06.200» H75.0000  K ABLONET İLETİŞİM SİSTEMLERİ AŞ. 23.122001 S67.920O  AS YAPI ENDÜSTRİSİ AŞ (ÜÇ EM) 30.10.2001 H51,0000  A-TCL PAZARLAMA VB SERVİS HİZMETLERİ A.Ş. IB.I02O04 S5OJO00  BU ENERJİ ELEKTRİK ÜRETİM A Ş 1003.2009 HSOjMOO  EGE FACTORINO HİZMETLERİ A.Ş. 10.10.2001 H4O.M00  GAZETE VE MATBAACİLİK A Ş 11.12.2001 H39.0O0O  THE PARK AVENUE BANK 01.C6.20O» H23JM00  İKTİSAT FİNANSAL KİRALAMA AŞ 25 12,2001 H25.6000  SEÇKİN DESTEK HİZMETLERİ OTO KİRALAMA A.Ş. 31.12.2001 «21,1557  NERGİS TEKSTİL SANAYİ VE TİCARET AŞ. 31.12.2001 S20.0000  YEŞİM TEKSTİL SANAYİİ VE TİCARET A Ş JI.12.2001 H20.0000  AKI TELEVİZYON REKLAMCİLİK VE FİLMCİLİK  SAN. VE TİC A $ ll.04.200S SI7.07O0  Danıştay 13 uncfiOalra^nln 18/11/2009 tartı v e 20O4/SU7 E. sayılı  dosyas ından verdkji karar gerekince Aks Tsssvtryon Rekla malık v e FUmcülk  San. vs Tic. A ş nnı % 13 18 orarsndaRİ hktsasMn askl ortaktan na ladesi  kapsamında İstanbul Ticaret S i d Müduriûgüne t e s c l İşlemleri lehi başvurulmuş  ekip. « sec i tarihinin t s r e h r m u Mdırernesinl ırtOksaklp. h i s s e oranı bedMeeek  tarih İtibariyle % 3.89 olarak dûıelUecektlr  BAYINDIR FİNANSAL KİRALAMA A Ş 22 072002 % 15.0000  BİRLEŞİK BASIN DAĞITIM A S 31 12.2001 SI3.J600  _ » . I U 0 0 1 H9.9500  ATLAS FİNANSAL KİRALAMA AŞ.  06 05 2008 5488.7000  İM K B TAKAS VE SAKLAMA BANKASI A Ş.  21 12 2001  HJ.IJ67  21.12.2001  MEDYA HOI-DtNG A Ş 13.02.2006 H7.ISI0  İZMİR ENTERNASYONEL OTELCİLİK A.Ş. Si.12.2001 %5.0000  BİLGİN YAYINCILIK A.Ş. 31.12.2001 S4.0500  NERGİS HOLDİNO AŞ 31.122001 »1.7262  RCT VARLIK YÖNETİM A Ş  06.062007 H0.I  02.092009 H74.921  HİDROJEN PEROKSİT SAN VE TİC A Ş 28.102009 H7IJİ  MULTTNET KURUMSAL HİZMETLER A Ş 11.122009 HI0O.0  - 1 2 5 - İŞTİRAKLER VE BAĞLI ORTAKLIKLAR  TBMM B: 65 24 . 2 . 2 0 1 0  3.-Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, bir gruba kullandırılan banka kredileriyle ilgili iddialara  ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan 'ın cevabı  (7/12057)  TÜRKÎYE BÜYÜK M İ L L E T MECLÎSİ BAŞKANLIĞINA  Aşağıda belirtilen sorularımın, Başbakan Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN tarafından yazılı  olarak cevaplandırılması için gereğini saygılarımla arz ederim.  Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu (YDK)'nun 29.01.2009 tarihli raporundaki Sabah- arv'nin alımı için Vakıfbank ve Halkbank'ın Çalık grubuna verdiği 750 milyon ABD S'lık  kredide vahim hataların bulunduğu iddiaları 5 Nisan 2009 tarihli ulusal basında yer almıştır.  Bu konu, zaman zaman değişik vesilelerle kamuoyunun gündemine gelmiş ve ciddi  rahatsızlıklara neden olmuştur. Kamu vicdanını derinden yaralayan bu iddialarla ilgili olarak;  1. Sabah-atv grubunun, bağımsız bir ekspertiz şirketi tarafından 102.7 milyon TL değer  biçilen 5 kentteki 7 gayrimenkulunun değerinin Vakıfbank ve Halkbank tarafından  şişirilerek 975 milyon TL'ye ipotek edildiği iddiası doğru mudur?  2. Doğru ise bu usulsüzlük kimler tarafından, kim veya kimlerin baskısıyla yapılmıştır?  Bu usulsüzlüğü yapanlar hakkında hükümetinizce her hangi bir işlem yapılmış mıdır?  3. Adı geçen iki kamu bankasının, yeni yatırımlar veya kapasite artırımları için verilen  proje kredisini faaliyette olan Sabah-atv grubu için ilk 3 yılı anapara ödemesiz 10  yıl vadeli olarak verdiği iddialarını nasıl değerlendiriyorsunuz? Ülkemizde daha önce  buna benzer bir uygulama yapılmış mıdır?  4. Alınan kredi karşılığında Sabah-atv grubunun hakim ortağı tarafından şahsi kefalet  verildiği ve hakim ortağın serbest mal varlığını ortaya koyan bir araştırmaya yer  verilmediği iddiaları doğru mudur? Doğru ise bu uygulama bir kişinin ya da grubun  kayırılması anlamına gelmez mi?  5. Kredi sözleşmesini kefil olarak imzalayan hakim ortağın diğer şirketlerdeki sermaye  payının ne kadarının istendiğinde nakde dönüştürülmesi mümkündür? Bu miktar 750  milyon $'lık kredi için yeterli midir?  6. Bu uygulama ile söz konusu iki kamu bankasının karşılaşması muhtemel risklerine  karşı hangi tedbirler alınmıştır?  7. Bu uygulamada devlet kaynaklarının bir kişi ya da gruba özel çıkarlar sağlayacak  şekilde kullandırıldığı iddialarını nasıl değerlendirebilirsiniz?  8. Verilen kredinin şimdiye kadar ne kadarı geri ödenmiştir?  15.01.2010  Prof. Dr. Alim IŞIK  M H P Kütahya Milletvekili  - 1 2 6 -
Sayfa 127 -
TBMM B: 65 24 . 2 . 2 0 1 0  3.-Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, bir gruba kullandırılan banka kredileriyle ilgili iddialara  ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan 'ın cevabı  (7/12057)  TÜRKÎYE BÜYÜK M İ L L E T MECLÎSİ BAŞKANLIĞINA  Aşağıda belirtilen sorularımın, Başbakan Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN tarafından yazılı  olarak cevaplandırılması için gereğini saygılarımla arz ederim.  Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu (YDK)'nun 29.01.2009 tarihli raporundaki Sabah- arv'nin alımı için Vakıfbank ve Halkbank'ın Çalık grubuna verdiği 750 milyon ABD S'lık  kredide vahim hataların bulunduğu iddiaları 5 Nisan 2009 tarihli ulusal basında yer almıştır.  Bu konu, zaman zaman değişik vesilelerle kamuoyunun gündemine gelmiş ve ciddi  rahatsızlıklara neden olmuştur. Kamu vicdanını derinden yaralayan bu iddialarla ilgili olarak;  1. Sabah-atv grubunun, bağımsız bir ekspertiz şirketi tarafından 102.7 milyon TL değer  biçilen 5 kentteki 7 gayrimenkulunun değerinin Vakıfbank ve Halkbank tarafından  şişirilerek 975 milyon TL'ye ipotek edildiği iddiası doğru mudur?  2. Doğru ise bu usulsüzlük kimler tarafından, kim veya kimlerin baskısıyla yapılmıştır?  Bu usulsüzlüğü yapanlar hakkında hükümetinizce her hangi bir işlem yapılmış mıdır?  3. Adı geçen iki kamu bankasının, yeni yatırımlar veya kapasite artırımları için verilen  proje kredisini faaliyette olan Sabah-atv grubu için ilk 3 yılı anapara ödemesiz 10  yıl vadeli olarak verdiği iddialarını nasıl değerlendiriyorsunuz? Ülkemizde daha önce  buna benzer bir uygulama yapılmış mıdır?  4. Alınan kredi karşılığında Sabah-atv grubunun hakim ortağı tarafından şahsi kefalet  verildiği ve hakim ortağın serbest mal varlığını ortaya koyan bir araştırmaya yer  verilmediği iddiaları doğru mudur? Doğru ise bu uygulama bir kişinin ya da grubun  kayırılması anlamına gelmez mi?  5. Kredi sözleşmesini kefil olarak imzalayan hakim ortağın diğer şirketlerdeki sermaye  payının ne kadarının istendiğinde nakde dönüştürülmesi mümkündür? Bu miktar 750  milyon $'lık kredi için yeterli midir?  6. Bu uygulama ile söz konusu iki kamu bankasının karşılaşması muhtemel risklerine  karşı hangi tedbirler alınmıştır?  7. Bu uygulamada devlet kaynaklarının bir kişi ya da gruba özel çıkarlar sağlayacak  şekilde kullandırıldığı iddialarını nasıl değerlendirebilirsiniz?  8. Verilen kredinin şimdiye kadar ne kadarı geri ödenmiştir?  15.01.2010  Prof. Dr. Alim IŞIK  M H P Kütahya Milletvekili  - 1 2 6 - TBMM B: 65 24.2. 2010  T.C.  DEVLET BAKANLIĞI VE BAŞBAKAN YARDIMCILIĞI  Sayı :B.02.0.003 / /3-VTT JJ/OJ/2010  Konu : 7/12057 sayılı  yazılı soru önergesi  TÜRKİYE BÜYÜK MÎLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi: a) TBMM Başkanlığının 02/02/2010 tarih ve KAN.KAR.MD. A.01.0.GNS.0.10.00.02- 7/12057-19386/40950 sayılı yazısı,  b) Başbakanlığın 05/02/2010 tarih ve B.02.0.KKG.0.12/106-183-38/463 sayılı yazısı.  İlgi yazı eki Kütahya Milletvekili Alim IŞIK tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisi  Başkanlığına sunulan 7/12057 sayılı yazılı soru önergesinin cevabına ilişkin olarak, T.Halk  Bankası ile T.Vakıflar Bankasının yazıları ekte sunulmaktadır.  Bilgilerine arz ederim. /*\  Devlet Bakanı ve Başbakan Vardimclsı  Ali BABACAN  EKLER:  Ek-1: Halk Bankasının 11/02/2010 tarih ve 227,  Ek-2: Vakıfbank'ın 15/02/2010 tarih ve 361  sayılı yazıları ve ekleri.  - 1 2 7 -
Sayfa 128 -
TBMM B: 65 24.2. 2010  T.C.  DEVLET BAKANLIĞI VE BAŞBAKAN YARDIMCILIĞI  Sayı :B.02.0.003 / /3-VTT JJ/OJ/2010  Konu : 7/12057 sayılı  yazılı soru önergesi  TÜRKİYE BÜYÜK MÎLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi: a) TBMM Başkanlığının 02/02/2010 tarih ve KAN.KAR.MD. A.01.0.GNS.0.10.00.02- 7/12057-19386/40950 sayılı yazısı,  b) Başbakanlığın 05/02/2010 tarih ve B.02.0.KKG.0.12/106-183-38/463 sayılı yazısı.  İlgi yazı eki Kütahya Milletvekili Alim IŞIK tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisi  Başkanlığına sunulan 7/12057 sayılı yazılı soru önergesinin cevabına ilişkin olarak, T.Halk  Bankası ile T.Vakıflar Bankasının yazıları ekte sunulmaktadır.  Bilgilerine arz ederim. /*\  Devlet Bakanı ve Başbakan Vardimclsı  Ali BABACAN  EKLER:  Ek-1: Halk Bankasının 11/02/2010 tarih ve 227,  Ek-2: Vakıfbank'ın 15/02/2010 tarih ve 361  sayılı yazıları ve ekleri.  - 1 2 7 - TBMM B: 65 24 . 2 . 2010  MHALKBANK  ' * TÜRKİYE HALK BANKASI A Ş .  BÎRÎM : Finansaî Muhasebe ve Raporlama Daire Başkanlığı  KONU : Soru Önergesi  Tarih ıfl.i  Sayı : 22*3  işaretimiz : ZE  ://.02.2010  2 7  T.C. DEVLET BAKANLIĞI VE BAŞBAKAN YARDIMCILIĞI  (Sn. Ali BABACAN)  ANKARA  İLGİ:  a) 08.02.2010 tarih ve 13-361 sayılı evrak akış ve talimat formunuz.  b) 05.02.2010 tarih ve 463 sayılı T.C. Başbakanlık Kanunlar ve Kararlar Genel  Müdürlüğü'nün yazısı.  Kütahya Milletvekili Sayın Alim IŞIK'ın 7/12057 esas no'lu yazılı soru önergesine ilişkin  Bankamız cevabı ekte sunulmuştur.  Bilgilerinize arz ederiz.  Ek: 1  r Devlet Bakanlığı ve  Başbakan Yardımcılığı  - 1 2 8 -
Sayfa 129 -
TBMM B: 65 24 . 2 . 2010  MHALKBANK  ' * TÜRKİYE HALK BANKASI A Ş .  BÎRÎM : Finansaî Muhasebe ve Raporlama Daire Başkanlığı  KONU : Soru Önergesi  Tarih ıfl.i  Sayı : 22*3  işaretimiz : ZE  ://.02.2010  2 7  T.C. DEVLET BAKANLIĞI VE BAŞBAKAN YARDIMCILIĞI  (Sn. Ali BABACAN)  ANKARA  İLGİ:  a) 08.02.2010 tarih ve 13-361 sayılı evrak akış ve talimat formunuz.  b) 05.02.2010 tarih ve 463 sayılı T.C. Başbakanlık Kanunlar ve Kararlar Genel  Müdürlüğü'nün yazısı.  Kütahya Milletvekili Sayın Alim IŞIK'ın 7/12057 esas no'lu yazılı soru önergesine ilişkin  Bankamız cevabı ekte sunulmuştur.  Bilgilerinize arz ederiz.  Ek: 1  r Devlet Bakanlığı ve  Başbakan Yardımcılığı  - 1 2 8 - TBMM B: 65 24.2. 2010  K Ü T A H Y A M İ L L E T V E K İ L İ S A Y I N A L İ M I Ş I K ' I N  7 /12057 E S A S N O ' L U Y A Z I L I S O R U Ö N E R G E S İ N E İ L İ Ş K İ N  T Ü R K İ Y E H A L K B A N K A S I A.Ş.'NİJN C E V A B I  Soru 1-) Sabah-atv grubunun, bağımsız bir ekspertiz şirketi tarafından 102.7 milyon TL  değer biçilen 5 kentteki 7 gayrimenkulunun değerinin Vakıfbank ve Halkbank tarafından  şişirilerek 975 milyon TL'ye ipotek edildiği iddiası doğru mudur?  Soru 2-) Doğru ise bu usulsüzlükler kimler tararından, kim veya kimlerin baskısıyla  yapılmıştır? Bu usulsüzlüğü yapanlar hakkında hükümetinizce her hangi bir işlem yapılmış  mıdır?  Soru 3-) Adı geçen iki kamu bankasının, yeni yatırımlar veya kapasite artırımları için verilen  proje kredisini faaliyette olan Sabah-atv grubu için ilk 3 yılı anapara ödemesiz 10 yıl vadeli  olarak verdiği iddialarını nasıl değerlendiriyorsunuz? Ülkemizde daha önce buna benzer bir  uygulama yapılmış mıdır?  Soru 4-) Alman kredi karşılığında Sabah-atv grubunun hakim ortağı tarafından şahsi kefalet  verildiği ve lıakim ortağın serbest mal varlığım ortaya koyan bir araştırmaya yer verilmediği  iddiaları doğru mudur? Doğru ise bu uygulama bir İrişinin ya da grubun kayınlması anlamına  gelmez mi?  Soru 5-) Kredi sözleşmesini kefil olarak imzalayan hakim ortağın diğer şirketlerdeki sermaye  payının ne kadarının istendiğinde nakde dönüştürülmesi mümkündür? Bu miktar 750 milyon  Slık kredi için yeterli midir?  Soru 6-) Bu uygulama ile söz konusu iki kamu bankasının karşılaşması muhtemel risklerine  karşı hangi tedbirler alınmıştır?  Soru 7-) Bu uygulamada devlet kaynaklarının bir kişi ya da gruba özel çıkarlar sağlayacak  şekilde kullandırıldığı iddialarını nasıl değerlendirebilirsiniz.  Cevap 1-2-3-4-5-6-7-) Söz konusu kredinin kullandınm tutan, teminatları ve diğer  koşullarıyla ilgili olarak talep edilen bilgiler, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 73 üncü  maddesinde belirtilen sır kapsamına girmesi nedeniyle açıklanamamış olup bunların dışındaki  hususların Bankamız ile ilgisi bulunmamaktadır.  Soru 8-) Verilen kredinin şimdiye kadar ne kadarı geri ödenmiştir?  Cevap 8-) Kullandırılan kredinin vadesinde tahsil edilmeyen hiçbir anapara, faiz ve komisyon  alacağı bulunmamaktadır.  - 1 2 9 -
Sayfa 130 -
TBMM B: 65 24.2. 2010  K Ü T A H Y A M İ L L E T V E K İ L İ S A Y I N A L İ M I Ş I K ' I N  7 /12057 E S A S N O ' L U Y A Z I L I S O R U Ö N E R G E S İ N E İ L İ Ş K İ N  T Ü R K İ Y E H A L K B A N K A S I A.Ş.'NİJN C E V A B I  Soru 1-) Sabah-atv grubunun, bağımsız bir ekspertiz şirketi tarafından 102.7 milyon TL  değer biçilen 5 kentteki 7 gayrimenkulunun değerinin Vakıfbank ve Halkbank tarafından  şişirilerek 975 milyon TL'ye ipotek edildiği iddiası doğru mudur?  Soru 2-) Doğru ise bu usulsüzlükler kimler tararından, kim veya kimlerin baskısıyla  yapılmıştır? Bu usulsüzlüğü yapanlar hakkında hükümetinizce her hangi bir işlem yapılmış  mıdır?  Soru 3-) Adı geçen iki kamu bankasının, yeni yatırımlar veya kapasite artırımları için verilen  proje kredisini faaliyette olan Sabah-atv grubu için ilk 3 yılı anapara ödemesiz 10 yıl vadeli  olarak verdiği iddialarını nasıl değerlendiriyorsunuz? Ülkemizde daha önce buna benzer bir  uygulama yapılmış mıdır?  Soru 4-) Alman kredi karşılığında Sabah-atv grubunun hakim ortağı tarafından şahsi kefalet  verildiği ve lıakim ortağın serbest mal varlığım ortaya koyan bir araştırmaya yer verilmediği  iddiaları doğru mudur? Doğru ise bu uygulama bir İrişinin ya da grubun kayınlması anlamına  gelmez mi?  Soru 5-) Kredi sözleşmesini kefil olarak imzalayan hakim ortağın diğer şirketlerdeki sermaye  payının ne kadarının istendiğinde nakde dönüştürülmesi mümkündür? Bu miktar 750 milyon  Slık kredi için yeterli midir?  Soru 6-) Bu uygulama ile söz konusu iki kamu bankasının karşılaşması muhtemel risklerine  karşı hangi tedbirler alınmıştır?  Soru 7-) Bu uygulamada devlet kaynaklarının bir kişi ya da gruba özel çıkarlar sağlayacak  şekilde kullandırıldığı iddialarını nasıl değerlendirebilirsiniz.  Cevap 1-2-3-4-5-6-7-) Söz konusu kredinin kullandınm tutan, teminatları ve diğer  koşullarıyla ilgili olarak talep edilen bilgiler, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 73 üncü  maddesinde belirtilen sır kapsamına girmesi nedeniyle açıklanamamış olup bunların dışındaki  hususların Bankamız ile ilgisi bulunmamaktadır.  Soru 8-) Verilen kredinin şimdiye kadar ne kadarı geri ödenmiştir?  Cevap 8-) Kullandırılan kredinin vadesinde tahsil edilmeyen hiçbir anapara, faiz ve komisyon  alacağı bulunmamaktadır.  - 1 2 9 - TBMM B: 65 24 . 2 . 2 0 1 0  VakıfBank  TÜRKİYE VAKIFLAR BANKASI T.A.O  GENEL MÜDÜRLÜK  Tarih: 15.02.2010  Sayı :361  T.C.  DEVLET BAKANLIĞI VE BAŞBAKAN YARDIMCILIĞI  Sayın Ali BABACAN  ANKARA  İlgi: 08.02.2010 tarih ve B.02.0.003 (13)/361 sayılı talimatınız.  ilgi talimatınız gereği Kütahya Milletvekili Sayın Alim IŞIK'ın 7/12057  sayılı yazılı soru önergesinde, Bankamızı ilgilendiren hususlara ilişkin olarak  hazırlanan cevabımız yazımız ekinde sunulmuştur.  Bilgilerinize arz ederiz.  Saygılarımızla,  TÜRKİYE MAKIf LAR BANKASI T.A.O  ı GENEL MÜDÜRLÜĞÜ  EK: 1 sayfa  Devlet Bakanlığı ve  Başbakan Yardımcıl ığı  - 1 3 0 -
Sayfa 131 -
TBMM B: 65 24 . 2 . 2 0 1 0  VakıfBank  TÜRKİYE VAKIFLAR BANKASI T.A.O  GENEL MÜDÜRLÜK  Tarih: 15.02.2010  Sayı :361  T.C.  DEVLET BAKANLIĞI VE BAŞBAKAN YARDIMCILIĞI  Sayın Ali BABACAN  ANKARA  İlgi: 08.02.2010 tarih ve B.02.0.003 (13)/361 sayılı talimatınız.  ilgi talimatınız gereği Kütahya Milletvekili Sayın Alim IŞIK'ın 7/12057  sayılı yazılı soru önergesinde, Bankamızı ilgilendiren hususlara ilişkin olarak  hazırlanan cevabımız yazımız ekinde sunulmuştur.  Bilgilerinize arz ederiz.  Saygılarımızla,  TÜRKİYE MAKIf LAR BANKASI T.A.O  ı GENEL MÜDÜRLÜĞÜ  EK: 1 sayfa  Devlet Bakanlığı ve  Başbakan Yardımcıl ığı  - 1 3 0 - TBMM B: 65 24 . 2 . 2010  Kütahya Milletvekili Sayın Alim IŞIK'IN 7/12057 Sayılı yazılı soru önergesinde  Bankamızı ilgilendiren hususlara ilişkin cevap aşağıda arz edilmiştir.  Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O., yüzde 43,0023'ü Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün  idare ve temsil ettiği Mazbut Vakıflara, yüzde 15,4490'ı Mülhak Vakıflara, yüzde 0,1872'si  diğer Mülhak Vakıflara, yüzde 16,1021'i Vakıfbank Mem. Ve Hizm. Em. Ve Sağ. Yard. San.  Vakfı'na, yüzde 0,0750'si diğer gerçek ve tüzel kişilere, yüzde 25,1843'ü halka açık olmak  üzere özel hukuk gerçek ve tüzel kişilerinden oluşan ortaklık yapısına sahip olan özel hukuk  hükümlerine tabi bir bankadır.  Bankacılık Kanunu'nun "Sırların saklanması" başlıklı 73.maddesi, "Bankaların  ortakları, yönetim kurulu üyeleri, mensupları, bunlar adına hareket eden kişiler ile görevlileri,  sıfat ve görevleri dolayısıyla öğrendikleri bankalara veya müşterilerine ait sırları, bu konuda  kanunen açıkça yetkili kılınan mercilerden başkasına açıklayamazlar. Bankaların destek  hizmeti aldığı kuruluş ve çalışanları hakkında da bu hüküm uygulanır. Bu yükümlülük  görevden ayrıldıktan sonra da devam eder."  159. maddesi "Bu Kanunun 73 üncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkralarında  belirtilen yükümlülüğe uymayanlar için bir yıldan üç yıla kadar hapis ve bin günden iki bin  güne kadar adli para cezası hükmolunur. Banka ve müşterilere ak sırlan açıklayan üçüncü  kişiler hakkında da aynı cezalar uygulanır."  Ayrıca Türk Ticaret Kanunu'nun "Malumat Alma Hakkı" büyük başlıklı 362. Maddesi,  "Kar ve zarar hesabı, bilanço, yıllık rapor ve safi kazancın nasıl dağıtılacağı hususundaki  teklifler, murakıplar tarafından verilecek raporla birlikte umumi heyetin adi toplantısından en  az on beş gün önce şirketin merkez ve şubelerinde pay sahiplerinin emrine amade  bulundurulur.  Bunlardan kar ve zarar hesabı, bilanço ve yıllık rapor, toplantıdan itibaren bir yıl  müddetle pay sahiplerinin emrine amade kalır. Her pay sahibi masrafı şirkete ait olmak üzere  kar ve zarar hesabiyle bilançonun bir suretini isteyebilir."  363. maddesi, "Şirketin ticari defterieriyle muhaberatının tetkiki yalnız umumi heyetin  açık bir müsaadesi veya idare meclisinin karanyla mümkündür. İncelenmesine müsaade  edilen defter ve vesikalardan öğrenilecek sırlar hariç olmak üzere, hiçbir ortak şirketin iş  sırlarını öğrenmeye salahiyetli değildir. Her ortak, her ne suretle olursa olsun öğrenmiş  olduğu, şirkete ait iş sırlarını, sonradan ortaklık hakkını zayi etmiş olsa dahi, daima gizli  tutmaya mecburdur. Bu mecburiyeti yerine getirmeyen ortak, meydana gelecek zararlardan  şirkete karşı mesul olduğu gibi şirketin şikâyeti üzerine, herhangi bir zarar umulmasa dahi, bir  yıla kadar hapis veya beş yüz liradan on bin liraya kadar ağır para cezasıyla veya her ikisiyle  birlikte cezalandırılır. Pay sahiplerinin malumat alma hakkı esas mukavele ile veya şirket  organlarından birinin kararıyla bertaraf veya tahdit edilemez."  şeklindedir.  Türk Ticaret Kanunu'nun belirtilen düzenlemeleri, ortakların şirketleri hakkında dahi  çok sınırlı bilgi alabileceğini düzenlemektedir.  Özetle, Bankalar, kanunen açıkça yetkili kılınan merciler dışında banka sırrına ilişkin  konularda soru önergesi kapsamında dahi olsa hiçbir kişi ve kuruluşa yukarıdaki koşullarda  bilgi veremeyeceği için Bankamızca ilgide kayıtlı soru önergesine ilişkin herhangi bir bilgi  sunulamamıştır.  - 1 3 1 -
Sayfa 132 -
TBMM B: 65 24 . 2 . 2010  Kütahya Milletvekili Sayın Alim IŞIK'IN 7/12057 Sayılı yazılı soru önergesinde  Bankamızı ilgilendiren hususlara ilişkin cevap aşağıda arz edilmiştir.  Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O., yüzde 43,0023'ü Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün  idare ve temsil ettiği Mazbut Vakıflara, yüzde 15,4490'ı Mülhak Vakıflara, yüzde 0,1872'si  diğer Mülhak Vakıflara, yüzde 16,1021'i Vakıfbank Mem. Ve Hizm. Em. Ve Sağ. Yard. San.  Vakfı'na, yüzde 0,0750'si diğer gerçek ve tüzel kişilere, yüzde 25,1843'ü halka açık olmak  üzere özel hukuk gerçek ve tüzel kişilerinden oluşan ortaklık yapısına sahip olan özel hukuk  hükümlerine tabi bir bankadır.  Bankacılık Kanunu'nun "Sırların saklanması" başlıklı 73.maddesi, "Bankaların  ortakları, yönetim kurulu üyeleri, mensupları, bunlar adına hareket eden kişiler ile görevlileri,  sıfat ve görevleri dolayısıyla öğrendikleri bankalara veya müşterilerine ait sırları, bu konuda  kanunen açıkça yetkili kılınan mercilerden başkasına açıklayamazlar. Bankaların destek  hizmeti aldığı kuruluş ve çalışanları hakkında da bu hüküm uygulanır. Bu yükümlülük  görevden ayrıldıktan sonra da devam eder."  159. maddesi "Bu Kanunun 73 üncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkralarında  belirtilen yükümlülüğe uymayanlar için bir yıldan üç yıla kadar hapis ve bin günden iki bin  güne kadar adli para cezası hükmolunur. Banka ve müşterilere ak sırlan açıklayan üçüncü  kişiler hakkında da aynı cezalar uygulanır."  Ayrıca Türk Ticaret Kanunu'nun "Malumat Alma Hakkı" büyük başlıklı 362. Maddesi,  "Kar ve zarar hesabı, bilanço, yıllık rapor ve safi kazancın nasıl dağıtılacağı hususundaki  teklifler, murakıplar tarafından verilecek raporla birlikte umumi heyetin adi toplantısından en  az on beş gün önce şirketin merkez ve şubelerinde pay sahiplerinin emrine amade  bulundurulur.  Bunlardan kar ve zarar hesabı, bilanço ve yıllık rapor, toplantıdan itibaren bir yıl  müddetle pay sahiplerinin emrine amade kalır. Her pay sahibi masrafı şirkete ait olmak üzere  kar ve zarar hesabiyle bilançonun bir suretini isteyebilir."  363. maddesi, "Şirketin ticari defterieriyle muhaberatının tetkiki yalnız umumi heyetin  açık bir müsaadesi veya idare meclisinin karanyla mümkündür. İncelenmesine müsaade  edilen defter ve vesikalardan öğrenilecek sırlar hariç olmak üzere, hiçbir ortak şirketin iş  sırlarını öğrenmeye salahiyetli değildir. Her ortak, her ne suretle olursa olsun öğrenmiş  olduğu, şirkete ait iş sırlarını, sonradan ortaklık hakkını zayi etmiş olsa dahi, daima gizli  tutmaya mecburdur. Bu mecburiyeti yerine getirmeyen ortak, meydana gelecek zararlardan  şirkete karşı mesul olduğu gibi şirketin şikâyeti üzerine, herhangi bir zarar umulmasa dahi, bir  yıla kadar hapis veya beş yüz liradan on bin liraya kadar ağır para cezasıyla veya her ikisiyle  birlikte cezalandırılır. Pay sahiplerinin malumat alma hakkı esas mukavele ile veya şirket  organlarından birinin kararıyla bertaraf veya tahdit edilemez."  şeklindedir.  Türk Ticaret Kanunu'nun belirtilen düzenlemeleri, ortakların şirketleri hakkında dahi  çok sınırlı bilgi alabileceğini düzenlemektedir.  Özetle, Bankalar, kanunen açıkça yetkili kılınan merciler dışında banka sırrına ilişkin  konularda soru önergesi kapsamında dahi olsa hiçbir kişi ve kuruluşa yukarıdaki koşullarda  bilgi veremeyeceği için Bankamızca ilgide kayıtlı soru önergesine ilişkin herhangi bir bilgi  sunulamamıştır.  - 1 3 1 - T B M M B: 65 24 . 2 . 2010  4.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut'un, Midilli Adası'ndaki Osmanlı camilerinin  durumuna ilişkin sorusu ve Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay 'ın cevabı (7/12124)  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Aşağıda yer alan sorunun Kültür ve Turizm Bakanı Sayın Ertuğrul GÜNAY  tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. 12.01 ..2010  Ahmet Duran BULUT  Balıkesir Milletvekili  Yunanistan Midilli Adasında Osmanlı Hakimiyeti sırasında 1805 yılında İzmirli Hasan  Paşa adına yaptırılan 205 yıllık tarihi yalı camisi dükkana çevrilmiştir.  Yine Osmanlı İmparatorluğu döneminden ayakta kalmayı başaran eserlerden Yeni  Caminin durumu da farklı değildir. Bu durum Midilli Adasında yaşayan ve adayı ziyaret eden  vatandaşlarımız tarafından tepki çekmektedir.  Midilli Valisi Pavlos Vogiatzıs bile olaya kayıtsız kalmayarak, camilerin durumları ile  ilgili olarak Türk yetkililerini bu konuda duyarlı olmaya davet etmiş camilerin restore  edilmesi için yardıma hazır olduklarını belirtmiştir.  Midilli Adasında bulunan tarihi öneme sahip camilerin ticarethaneye çevrilmesi,  minarelerinin ve bazı bölümlerinin yıkılması konusunda bilgileriniz var mıdır?  Önemli bir kültür varlığımız olan Osmanlı yadigarı camilerin harabeye çevrilmesinin  önüne geçilip, restore edilmesi konusunda bir çalışmanız olacak mıdır?  ~t~c.  KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI  Strateji Geliştirme Başkanlığı  Sayı :B.16.0.SGB.0.10.01.00/610 /$°PTSI / o 2 /2010  K o n u : Soru Önergesi  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi: TBMM Başkanlığı Kanun la r ve Kararlar Dairesi Başkanlığının 02/02/2010 tarihli ve  A.01.0.GNS.0.10.00.02-19300 sayılı yazısı.  Balıkesir Milletvekili Sayın Ahmet Duran BULUT'un 7/12124 Esas No ' lu soru  önergesinin cevabı ek te sunulmaktad ı r .  Bilgilerini arz eder im.  Bakan  EK: Cevap  - 1 3 2 -
Sayfa 133 -
T B M M B: 65 24 . 2 . 2010  4.- Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut'un, Midilli Adası'ndaki Osmanlı camilerinin  durumuna ilişkin sorusu ve Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay 'ın cevabı (7/12124)  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Aşağıda yer alan sorunun Kültür ve Turizm Bakanı Sayın Ertuğrul GÜNAY  tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. 12.01 ..2010  Ahmet Duran BULUT  Balıkesir Milletvekili  Yunanistan Midilli Adasında Osmanlı Hakimiyeti sırasında 1805 yılında İzmirli Hasan  Paşa adına yaptırılan 205 yıllık tarihi yalı camisi dükkana çevrilmiştir.  Yine Osmanlı İmparatorluğu döneminden ayakta kalmayı başaran eserlerden Yeni  Caminin durumu da farklı değildir. Bu durum Midilli Adasında yaşayan ve adayı ziyaret eden  vatandaşlarımız tarafından tepki çekmektedir.  Midilli Valisi Pavlos Vogiatzıs bile olaya kayıtsız kalmayarak, camilerin durumları ile  ilgili olarak Türk yetkililerini bu konuda duyarlı olmaya davet etmiş camilerin restore  edilmesi için yardıma hazır olduklarını belirtmiştir.  Midilli Adasında bulunan tarihi öneme sahip camilerin ticarethaneye çevrilmesi,  minarelerinin ve bazı bölümlerinin yıkılması konusunda bilgileriniz var mıdır?  Önemli bir kültür varlığımız olan Osmanlı yadigarı camilerin harabeye çevrilmesinin  önüne geçilip, restore edilmesi konusunda bir çalışmanız olacak mıdır?  ~t~c.  KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI  Strateji Geliştirme Başkanlığı  Sayı :B.16.0.SGB.0.10.01.00/610 /$°PTSI / o 2 /2010  K o n u : Soru Önergesi  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  İlgi: TBMM Başkanlığı Kanun la r ve Kararlar Dairesi Başkanlığının 02/02/2010 tarihli ve  A.01.0.GNS.0.10.00.02-19300 sayılı yazısı.  Balıkesir Milletvekili Sayın Ahmet Duran BULUT'un 7/12124 Esas No ' lu soru  önergesinin cevabı ek te sunulmaktad ı r .  Bilgilerini arz eder im.  Bakan  EK: Cevap  - 1 3 2 - TBMM B: 65 24.2. 2010  BALIKESİR MİLLETVEKİLİ SAYIN AHMET DURAN BULUTUN 7/12124 ESAS  NO'LU YAZILI SORU ÖNERGESİNE BAKANLIĞIMIZCA HAZIRLANAN  CEVAP  Yunanistan Midilli Adasında Osmanlı Hakimiyeti sırasında 1805 yılında  İzmirli Hasan Paşa adına yaptırılan 205 yıllık tarihi yalı camisi dükkana çevrilmiştir.  Yine Osmanlı İmparatorluğu döneminden ayakta kalmayı başaran eserlerden  Yeni Caminin durumu da farklı değildir. Bu durum Midilli Adasında yaşayan ve  adayı ziyaret eden vatandaşlarımız tarafından tepki çekmektedir.  Midilli Valisi Pavlos Vogiatzıs bile olaya kayıtsız kalmayarak, camilerin  durumları ile ilgili olarak Türk yetkililerini bu konuda duyarlı olmaya davet etmiş  camilerin restore edilmesi için yardıma hazır olduklarını belirtmiştir.  SORU 1 : Midilli Adasında bulunan tarihi öneme sahip camilerin  ticarethaneye çevrilmesi, minarelerinin ve bazı bölümlerinin yıkılmasıkonusunda  bilgileriniz var mıdır? ; .  SORU 2 : Önemli bir kültür varlığımız olan Osmanlı yadigarı camilerin I  harabeye çevrilmesinin önüne geçilip, restore edilmesi konusunda bir çalışmanız  olacak mıdır?  .- - • •..•!*»  '• 4ri< '  CEVAP 1-2 : Yurt dışında yapılacak çalışmalar, "Yurt Dışındaki Kültür  Varlıklarımızın Restorasyonu ile ilgili 2008/15 sayılı Başbakanlık Genelgesi"  gereğince TİKA Başkanlığı koordinasyonunda gerçekleştirilmektedir. TİKA  Başkanlığınca koordine edilen ve Dışişleri Bakanlığı yönetiminde hazırlanan  çalışmalar, söz konusu ülke ile ülkemiz arasında imzalanacak kültürel anlaşmalar  doğrultusunda hayata geçirilebilmektedir.  "T.C. Hükümeti ile Yunanistan Cumhuriyeti Hükümeti arasında Kültür,  Eğitim, Bilim, Basın-Yayın, Gençlik ve Spor Değişim Programı" 04/12/2007 tarihinde  her sene yenilenmek kaydıyla Atina'da imzalanmıştır.  Yunanistan'daki Osmanlı/Türk eserleri ile ülkemizdeki Helenistik/Bizans  dönemlerine ilişkin eserlerin bakım onarımı konusunda karşılıklılık ilkesi  doğrultusunda "Tarihi ve Kültürel Eserlerin Korunması ve Restorasyonuna İlişkin  Uzman Komitesi" toplantılarının 2005 yılından beri gerçekleştirilemediği ve Rodos  Adasındaki Murat Reis Külliyesinde Yunan makamlarınca yürütülmekte olan  onarım çalışmalan Külliyenin niteliğine zarar verdiğinden söz konusu ç a k m a l a r ı n  durdurulması yönündeki taleplerin dikkate alınmadığı Dışişleri Baka^ğm'ca tfa^de  edilmiştir.  - 1 3 3 - I
Sayfa 134 -
TBMM B: 65 24.2. 2010  BALIKESİR MİLLETVEKİLİ SAYIN AHMET DURAN BULUTUN 7/12124 ESAS  NO'LU YAZILI SORU ÖNERGESİNE BAKANLIĞIMIZCA HAZIRLANAN  CEVAP  Yunanistan Midilli Adasında Osmanlı Hakimiyeti sırasında 1805 yılında  İzmirli Hasan Paşa adına yaptırılan 205 yıllık tarihi yalı camisi dükkana çevrilmiştir.  Yine Osmanlı İmparatorluğu döneminden ayakta kalmayı başaran eserlerden  Yeni Caminin durumu da farklı değildir. Bu durum Midilli Adasında yaşayan ve  adayı ziyaret eden vatandaşlarımız tarafından tepki çekmektedir.  Midilli Valisi Pavlos Vogiatzıs bile olaya kayıtsız kalmayarak, camilerin  durumları ile ilgili olarak Türk yetkililerini bu konuda duyarlı olmaya davet etmiş  camilerin restore edilmesi için yardıma hazır olduklarını belirtmiştir.  SORU 1 : Midilli Adasında bulunan tarihi öneme sahip camilerin  ticarethaneye çevrilmesi, minarelerinin ve bazı bölümlerinin yıkılmasıkonusunda  bilgileriniz var mıdır? ; .  SORU 2 : Önemli bir kültür varlığımız olan Osmanlı yadigarı camilerin I  harabeye çevrilmesinin önüne geçilip, restore edilmesi konusunda bir çalışmanız  olacak mıdır?  .- - • •..•!*»  '• 4ri< '  CEVAP 1-2 : Yurt dışında yapılacak çalışmalar, "Yurt Dışındaki Kültür  Varlıklarımızın Restorasyonu ile ilgili 2008/15 sayılı Başbakanlık Genelgesi"  gereğince TİKA Başkanlığı koordinasyonunda gerçekleştirilmektedir. TİKA  Başkanlığınca koordine edilen ve Dışişleri Bakanlığı yönetiminde hazırlanan  çalışmalar, söz konusu ülke ile ülkemiz arasında imzalanacak kültürel anlaşmalar  doğrultusunda hayata geçirilebilmektedir.  "T.C. Hükümeti ile Yunanistan Cumhuriyeti Hükümeti arasında Kültür,  Eğitim, Bilim, Basın-Yayın, Gençlik ve Spor Değişim Programı" 04/12/2007 tarihinde  her sene yenilenmek kaydıyla Atina'da imzalanmıştır.  Yunanistan'daki Osmanlı/Türk eserleri ile ülkemizdeki Helenistik/Bizans  dönemlerine ilişkin eserlerin bakım onarımı konusunda karşılıklılık ilkesi  doğrultusunda "Tarihi ve Kültürel Eserlerin Korunması ve Restorasyonuna İlişkin  Uzman Komitesi" toplantılarının 2005 yılından beri gerçekleştirilemediği ve Rodos  Adasındaki Murat Reis Külliyesinde Yunan makamlarınca yürütülmekte olan  onarım çalışmalan Külliyenin niteliğine zarar verdiğinden söz konusu ç a k m a l a r ı n  durdurulması yönündeki taleplerin dikkate alınmadığı Dışişleri Baka^ğm'ca tfa^de  edilmiştir.  - 1 3 3 - I  TBMM B: 65 24.2. 2010  Midilli Yalı Camii'ne ilişkin 01/09/2008 tarihinde Yeni Asır Gazetesinde çıkan  haberler üzerine TİKA, Vakıflar Genel Müdürlüğüne ve Dışişleri Bakanlığına konu  iletilmiş ve Dışişleri Bakanlığınca da Yunan makamlarına durumun iletildiği  bildirilmiştir.  Dışişleri Bakanlığınca alınacak kararlar doğrultusunda, TİKA Başkanlığı  koordinasyonunda gerekli işlemler yapılacaktır.  5.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay'ın, belediyelerin özürlü rehabilitasyon hizmetlerine  ayırdıkları ödeneklere,  - Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, Doğu ve Güneydoğu Anadolu 'da kadın sığınma evleri  açılmasına,  İlişkin soruları ve Devlet Bakanı Selma Aliye Kavafın cevabı (7/12169), (7/12170)  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Aşağıdaki sorularımın Devlet Bakanı Sayın Selma Aliye KAVAF tarafından  yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. 18.01.2010  TErkanAKÇAY ^  Manisa Milletvekili *  5378 Sayılı özürlüler ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde  Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun 13 üncü maddesi; "Sosyal ve mesleki  rehabilitasyon hizmetleri belediyeler tarafından da verilir. Belediyeler bu hizmetlerin  sunumu sırasında gerekli gördüğü hallerde, halk eğitim ve çıraklık eğitim merkezleri  ile işbirliği yapar, özürlünün rehabilitasyon talebinin karşılanamaması halinde özürlü,  hizmeti en yakın merkezden alır ve ilgili belediye her yıl bütçe talimatında belirlenen  miktarı hizmetin satın alındığı merkeze öder." Hükmünü içermektedir.  Bu kapsamda;  1- 5378 Sayılı Kanun 1 Temmuz 2005 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu kanun  kapsamında 2005 yılından bu yana belediyelere ne kadar ödenek ayrılmıştır?  - 1 3 4 -
Sayfa 135 -
TBMM B: 65 24.2. 2010  Midilli Yalı Camii'ne ilişkin 01/09/2008 tarihinde Yeni Asır Gazetesinde çıkan  haberler üzerine TİKA, Vakıflar Genel Müdürlüğüne ve Dışişleri Bakanlığına konu  iletilmiş ve Dışişleri Bakanlığınca da Yunan makamlarına durumun iletildiği  bildirilmiştir.  Dışişleri Bakanlığınca alınacak kararlar doğrultusunda, TİKA Başkanlığı  koordinasyonunda gerekli işlemler yapılacaktır.  5.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay'ın, belediyelerin özürlü rehabilitasyon hizmetlerine  ayırdıkları ödeneklere,  - Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, Doğu ve Güneydoğu Anadolu 'da kadın sığınma evleri  açılmasına,  İlişkin soruları ve Devlet Bakanı Selma Aliye Kavafın cevabı (7/12169), (7/12170)  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Aşağıdaki sorularımın Devlet Bakanı Sayın Selma Aliye KAVAF tarafından  yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. 18.01.2010  TErkanAKÇAY ^  Manisa Milletvekili *  5378 Sayılı özürlüler ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde  Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun 13 üncü maddesi; "Sosyal ve mesleki  rehabilitasyon hizmetleri belediyeler tarafından da verilir. Belediyeler bu hizmetlerin  sunumu sırasında gerekli gördüğü hallerde, halk eğitim ve çıraklık eğitim merkezleri  ile işbirliği yapar, özürlünün rehabilitasyon talebinin karşılanamaması halinde özürlü,  hizmeti en yakın merkezden alır ve ilgili belediye her yıl bütçe talimatında belirlenen  miktarı hizmetin satın alındığı merkeze öder." Hükmünü içermektedir.  Bu kapsamda;  1- 5378 Sayılı Kanun 1 Temmuz 2005 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu kanun  kapsamında 2005 yılından bu yana belediyelere ne kadar ödenek ayrılmıştır?  - 1 3 4 - TBMM B: 65 24.2. 2010  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Aşağıdaki sorularımın Devlet Bakanı Sayın Selma Aliye KAVAF tarafından yazılı olarak  cevaplandırılması konusunda gereğinin yapılmasını saygılarımla arz ederim. 15 .01 .2010  Çeşitli nedenlerden dolayı evlerinden olan kadınlar çok zor durumdadır, her yıl onlarca  kadının evini terk etmek zorunda kaldığım yada evinden koyulduğu bilinmektedir. Kadın  sığınma evleri olması durumunda bunun caydırıcı bir unsur olacağı aşikardır.sığınma evi  olduğunda kadına bakış daha olumlu yönde değişecektir kadınların gidebilecekleri bir yerin  olması durumunda kadınlar daha çok olumlu bakış elde etmiş olurlar.  1 - Devletimiz mağdur olanların hep yarımda olmuştur olmaya devam etmektedir. Çeşitli  nedenlerle evlerini terk eden veya evlerinden kovulanlara sahip çıkmak için özellikle  büyük şehirlerde açılan sığınma evleri çok faydalı olmuştur. Ancak Doğu ve  Güneydoğuda bu alanda bir çalışma olmamıştır. Özellikle Doğu ve Güneydoğu 'da  Kadın sığınma evi açmayı düşünüyormusunuz?  İLGİ: Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı Genel Sekreterliği Kanunlar ve Kararlar  Dairesi Başkanlığı'nın 08.02.2010 tarih ve KAN.KAR.MD. A.01.0.GNS.0.10.00.02- 19419 sayılı yazısı.  İlgi yazı ile Bakanlığıma gönderilen Ardahan Milletvekili Sayın Ensar ÖĞÜT ve Manisa  Milletvekili Erkan AKÇAY'a ait Yazılı Soru önergeleri hakkındaki bilgileri içeren cevaplar ekte  sunulmuştur.  Bilgilerinize arz ederim.  Ardahan Milletvekili .—  T.C.  DEVLET BAKANLIĞI  SAYI  KONU  B.02 .0 .007 .00 / /^  : Yazılı Soru önergeleri  /Ljf.l/2010  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI  GENEL SEKRETERLİĞİNE  Selma Aliye KA  Devlet Bakanı  - 1 3 5 -
Sayfa 136 -
TBMM B: 65 24.2. 2010  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Aşağıdaki sorularımın Devlet Bakanı Sayın Selma Aliye KAVAF tarafından yazılı olarak  cevaplandırılması konusunda gereğinin yapılmasını saygılarımla arz ederim. 15 .01 .2010  Çeşitli nedenlerden dolayı evlerinden olan kadınlar çok zor durumdadır, her yıl onlarca  kadının evini terk etmek zorunda kaldığım yada evinden koyulduğu bilinmektedir. Kadın  sığınma evleri olması durumunda bunun caydırıcı bir unsur olacağı aşikardır.sığınma evi  olduğunda kadına bakış daha olumlu yönde değişecektir kadınların gidebilecekleri bir yerin  olması durumunda kadınlar daha çok olumlu bakış elde etmiş olurlar.  1 - Devletimiz mağdur olanların hep yarımda olmuştur olmaya devam etmektedir. Çeşitli  nedenlerle evlerini terk eden veya evlerinden kovulanlara sahip çıkmak için özellikle  büyük şehirlerde açılan sığınma evleri çok faydalı olmuştur. Ancak Doğu ve  Güneydoğuda bu alanda bir çalışma olmamıştır. Özellikle Doğu ve Güneydoğu 'da  Kadın sığınma evi açmayı düşünüyormusunuz?  İLGİ: Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı Genel Sekreterliği Kanunlar ve Kararlar  Dairesi Başkanlığı'nın 08.02.2010 tarih ve KAN.KAR.MD. A.01.0.GNS.0.10.00.02- 19419 sayılı yazısı.  İlgi yazı ile Bakanlığıma gönderilen Ardahan Milletvekili Sayın Ensar ÖĞÜT ve Manisa  Milletvekili Erkan AKÇAY'a ait Yazılı Soru önergeleri hakkındaki bilgileri içeren cevaplar ekte  sunulmuştur.  Bilgilerinize arz ederim.  Ardahan Milletvekili .—  T.C.  DEVLET BAKANLIĞI  SAYI  KONU  B.02 .0 .007 .00 / /^  : Yazılı Soru önergeleri  /Ljf.l/2010  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI  GENEL SEKRETERLİĞİNE  Selma Aliye KA  Devlet Bakanı  - 1 3 5 - T B M M B: 65 24 . 2 . 2010  ARDAHAN MİLLETVEKİLİ SAYIN ENSAR ÖĞÜTÜN  7/12170 ESAS NOLU YAZILI SORU ÖNERGESİ CEVABIDIR  Çeşitli nedenlerden dolayı evlerinden olan kadınlar çok zor durumdadır, her  yıl onlarca kadının evini terk etmek zorunda kaldığını yada evinden kovulduğu  bilinmektedir. Kadın sığınma evleri olması durumunda bunun caydırıcı bir unsur  olacağı aşikardır. Sığınma evi olduğunda kadına bakış daha olumlu yönde  değişecektir, kadınların gidebilecekleri bir yerin olması durumunda kadınlar daha  çok olumlu bakış elde etmiş olurlar.  Devletimiz mağdur olanların hep yanında olmuştur olmaya devam etmektedir.  Çeşitli nedenlerle evlerini terk eden veya evlerinden kovulanlara sahip çıkmak için  özellikle büyük şehirlerde açılan sığınma evleri çok faydalı olmuştur. Ancak Doğu ve  Güneydoğuda bu alanda bir çalışma olmamıştır, özellikle Doğu ve Güneydoğu'da  Kadın sığınma evi açmayı düşünüyor musunuz?  Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinde Kurumumuza bağlı olarak hizmetlerini  sürdüren ve 2005 yılında 1 olan kadın konukevi sayısı, bu tarihten sonra açılan 4 kadın  konukevi ile 5'e ulaşmıştır.  Kurumumuza bağlı kadın konukevi sayısı 2005 yılında 15 iken 2010 Ocak Ayı  itibari ile 30'a ulaşmıştır. Bunun dışında özel hukuk tüzel kişileri ve diğer kamu kurum  kuruluşları tarafından açılan 23 kadın konukevi ile birlikte ülkemiz genelinde toplam 53  kadın konukevi bulunmaktadır. Bu kuruluşlarımızın yaygınlaştırılması için çalışmalar  devam etmektedir.  Saygılarımla.  SORU:  CEVAP :  Selma AliyeJ$Aitf  Devlet Bakanı  - 1 3 6 -
Sayfa 137 -
T B M M B: 65 24 . 2 . 2010  ARDAHAN MİLLETVEKİLİ SAYIN ENSAR ÖĞÜTÜN  7/12170 ESAS NOLU YAZILI SORU ÖNERGESİ CEVABIDIR  Çeşitli nedenlerden dolayı evlerinden olan kadınlar çok zor durumdadır, her  yıl onlarca kadının evini terk etmek zorunda kaldığını yada evinden kovulduğu  bilinmektedir. Kadın sığınma evleri olması durumunda bunun caydırıcı bir unsur  olacağı aşikardır. Sığınma evi olduğunda kadına bakış daha olumlu yönde  değişecektir, kadınların gidebilecekleri bir yerin olması durumunda kadınlar daha  çok olumlu bakış elde etmiş olurlar.  Devletimiz mağdur olanların hep yanında olmuştur olmaya devam etmektedir.  Çeşitli nedenlerle evlerini terk eden veya evlerinden kovulanlara sahip çıkmak için  özellikle büyük şehirlerde açılan sığınma evleri çok faydalı olmuştur. Ancak Doğu ve  Güneydoğuda bu alanda bir çalışma olmamıştır, özellikle Doğu ve Güneydoğu'da  Kadın sığınma evi açmayı düşünüyor musunuz?  Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinde Kurumumuza bağlı olarak hizmetlerini  sürdüren ve 2005 yılında 1 olan kadın konukevi sayısı, bu tarihten sonra açılan 4 kadın  konukevi ile 5'e ulaşmıştır.  Kurumumuza bağlı kadın konukevi sayısı 2005 yılında 15 iken 2010 Ocak Ayı  itibari ile 30'a ulaşmıştır. Bunun dışında özel hukuk tüzel kişileri ve diğer kamu kurum  kuruluşları tarafından açılan 23 kadın konukevi ile birlikte ülkemiz genelinde toplam 53  kadın konukevi bulunmaktadır. Bu kuruluşlarımızın yaygınlaştırılması için çalışmalar  devam etmektedir.  Saygılarımla.  SORU:  CEVAP :  Selma AliyeJ$Aitf  Devlet Bakanı  - 1 3 6 - T B M M B: 65 24 . 2 . 2010  MANİSA MİLLETVEKİLİ SAYIN ERKAN AKÇAY'IN  7/12169 ESAS NOLU YAZILI SORU ÖNERGESİ CEVABIDIR  5378 sayılı özürlüler ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde  Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun 13 üncü Maddesi; "Sosyal ve mesleki  rehabilitasyon hizmetleri belediyeler tarafından da verilir. Belediyeler bu hizmetlerin  sunumu sırasında gerekli gördüğü hallerde, halk eğitim ve çıraklık eğitim merkezleri  ile işbirliği yapar, özürlünün rehabilitasyon talebinin karşılanamaması halinde  özürlü, hizmeti en yakın merkezden alır ve ilgili belediye her yıl bütçe talimatında  belirlenen miktarı hizmetin satan alındığı merkeze öder."hükmünü içermektedir.  Bu kapsamda  5378 sayılı Kanun 1 Temmuz 2005 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu Kanun  kapsamında 2005 yılından buyana belediyelere ne kadar ödenek ayrılmıştır?  ilgili mevzuatta "Özürlünün rehabilitasyon talebinin karşılanamaması halinde özürlü,  hizmeti en yakın merkezden alır ve ilgili belediye her yıl bütçe talimatında belirlenen  miktarı hizmetin satın alındığı merkeze öder." hükmü yer almaktadır.  Bütçe talimatında düzenleme yapılarak özel mesleki rehabilitasyon merkezlerinin  açılabilmesi için Başkanlığımız tarafından İçişleri Bakanlığı Mahalli idareler Genel  Müdürlüğüne 12/11/2008 tarihli ve 2339 sayılı yazı gönderilmiştir.  ilgili yazıda, bütçe talimatının hazırlanması aşamasında özel mesleki rehabilitasyon  merkezleri için Mahalli İdareler Genel Müdürlüğünce gerekli düzenlemelerin yapılması  istenilmiştir. Bunun yanında İş Kanunun 30 unca maddesi uyarınca özürlü çalıştırmayan  işverenlerden ceza olarak kesilen paralar özürlülerin meslek eğitimi ve rehabilitasyonunda  kullanılmaktadır.  Saygılarımla.  SORU:  CEVAP :  Selma Aliye KAVAF  Devlet Bakanı  - 1 3 7 -
Sayfa 138 -
T B M M B: 65 24 . 2 . 2010  MANİSA MİLLETVEKİLİ SAYIN ERKAN AKÇAY'IN  7/12169 ESAS NOLU YAZILI SORU ÖNERGESİ CEVABIDIR  5378 sayılı özürlüler ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde  Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun 13 üncü Maddesi; "Sosyal ve mesleki  rehabilitasyon hizmetleri belediyeler tarafından da verilir. Belediyeler bu hizmetlerin  sunumu sırasında gerekli gördüğü hallerde, halk eğitim ve çıraklık eğitim merkezleri  ile işbirliği yapar, özürlünün rehabilitasyon talebinin karşılanamaması halinde  özürlü, hizmeti en yakın merkezden alır ve ilgili belediye her yıl bütçe talimatında  belirlenen miktarı hizmetin satan alındığı merkeze öder."hükmünü içermektedir.  Bu kapsamda  5378 sayılı Kanun 1 Temmuz 2005 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu Kanun  kapsamında 2005 yılından buyana belediyelere ne kadar ödenek ayrılmıştır?  ilgili mevzuatta "Özürlünün rehabilitasyon talebinin karşılanamaması halinde özürlü,  hizmeti en yakın merkezden alır ve ilgili belediye her yıl bütçe talimatında belirlenen  miktarı hizmetin satın alındığı merkeze öder." hükmü yer almaktadır.  Bütçe talimatında düzenleme yapılarak özel mesleki rehabilitasyon merkezlerinin  açılabilmesi için Başkanlığımız tarafından İçişleri Bakanlığı Mahalli idareler Genel  Müdürlüğüne 12/11/2008 tarihli ve 2339 sayılı yazı gönderilmiştir.  ilgili yazıda, bütçe talimatının hazırlanması aşamasında özel mesleki rehabilitasyon  merkezleri için Mahalli İdareler Genel Müdürlüğünce gerekli düzenlemelerin yapılması  istenilmiştir. Bunun yanında İş Kanunun 30 unca maddesi uyarınca özürlü çalıştırmayan  işverenlerden ceza olarak kesilen paralar özürlülerin meslek eğitimi ve rehabilitasyonunda  kullanılmaktadır.  Saygılarımla.  SORU:  CEVAP :  Selma Aliye KAVAF  Devlet Bakanı  - 1 3 7 - T B M M B: 65 24 . 2 . 2010  Aşağıdaki sorulanının Kültür ve Turizm Bakam Ertuğrul GÜNAY tarafından yazılı  olarak yanıtlanmasını dilerim.  CHP Bartın Milletvekili  2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarım Koruma Kanunu uyarınca görevlendirilen ve  asli görevi ülkemizdeki kültürel ve doğal değerlerin korunmasını sağlamak olan "Karabük  Kültür ve Tabiat Varlıklarım Koruma Bölge Kurulu" üyeleri Doç. Dr. Aysun ÖZKÖSE,  Prof. Dr. Ender Ethem ATAY, Prof. Dr. Sare SAHÎL ve Mehmet Ali AÇIKALIN,  hakkında, 9 Eylül 2009 günü aldıkları 1401 sayılı karar ile görevlerini kötüye kullandıkları  gerekçesiyle, Cumhuriyet Halk Partisi Bartın îl Başkanlığı tarafından, Bakanlığınıza bir  yazı yazılarak, şikayette bulunulmuştur.  Konuyla ilgili olarak;  1- Cumhuriyet Halk Partisi Bartın îl Başkanlığı tarafından, Bakanlığınıza yapılan  şikayet konusu hususla ilgili olarak, Bakanlığınız tarafından bir inceleme başlatılmış mıdır?  2-Bakanlığınızca, yukarıda adı geçen kurul üyeleri hakkında hukuki bir süreç  başlatılmış mıdır?  T\C.  KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI  Strateji Geliştirme Başkanlığı  Sayı :B .16 .0 .SGB.0 .10 .01 .00 -610 /39>^ 2.U /e>2-/201Û  K o n u : Soru Önergesi  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ B A Ş K A N L I Ğ I N A  İlgi: TBMM Başkanlığı Kanunla r ve Kararlar Dairesi Başkanlığının 08/02/2010 tarihli ve  A.01.0.GNS.0.10.00.02 - 19419 sayılı yazısı.  Bartın Milletvekili Sayın M. Rıza YALÇINKAYA'nın 7/12182 Esas No ' lu soru  önergesinin cevabı ek te sunulmaktad ı r .  Bilgilerini a rz eder im.  Bakan  EK: Cevap  - 1 3 8 - 6.- Bartın Milletvekili Muhammet Rıza Yalçınkaya'nın, Karabük Kültür ve Tabiat Varlıklarını  Koruma Bölge Kurulu üyeleri hakkındaki şikayete ilişkin sorusu ve Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul  Günay'ın cevabı (7/12182)  TÜRKtYE BÜYÜK MÎLLET MECLÎSİ BAŞKANLIĞINA
Sayfa 139 -
T B M M B: 65 24 . 2 . 2010  Aşağıdaki sorulanının Kültür ve Turizm Bakam Ertuğrul GÜNAY tarafından yazılı  olarak yanıtlanmasını dilerim.  CHP Bartın Milletvekili  2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarım Koruma Kanunu uyarınca görevlendirilen ve  asli görevi ülkemizdeki kültürel ve doğal değerlerin korunmasını sağlamak olan "Karabük  Kültür ve Tabiat Varlıklarım Koruma Bölge Kurulu" üyeleri Doç. Dr. Aysun ÖZKÖSE,  Prof. Dr. Ender Ethem ATAY, Prof. Dr. Sare SAHÎL ve Mehmet Ali AÇIKALIN,  hakkında, 9 Eylül 2009 günü aldıkları 1401 sayılı karar ile görevlerini kötüye kullandıkları  gerekçesiyle, Cumhuriyet Halk Partisi Bartın îl Başkanlığı tarafından, Bakanlığınıza bir  yazı yazılarak, şikayette bulunulmuştur.  Konuyla ilgili olarak;  1- Cumhuriyet Halk Partisi Bartın îl Başkanlığı tarafından, Bakanlığınıza yapılan  şikayet konusu hususla ilgili olarak, Bakanlığınız tarafından bir inceleme başlatılmış mıdır?  2-Bakanlığınızca, yukarıda adı geçen kurul üyeleri hakkında hukuki bir süreç  başlatılmış mıdır?  T\C.  KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI  Strateji Geliştirme Başkanlığı  Sayı :B .16 .0 .SGB.0 .10 .01 .00 -610 /39>^ 2.U /e>2-/201Û  K o n u : Soru Önergesi  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ B A Ş K A N L I Ğ I N A  İlgi: TBMM Başkanlığı Kanunla r ve Kararlar Dairesi Başkanlığının 08/02/2010 tarihli ve  A.01.0.GNS.0.10.00.02 - 19419 sayılı yazısı.  Bartın Milletvekili Sayın M. Rıza YALÇINKAYA'nın 7/12182 Esas No ' lu soru  önergesinin cevabı ek te sunulmaktad ı r .  Bilgilerini a rz eder im.  Bakan  EK: Cevap  - 1 3 8 - 6.- Bartın Milletvekili Muhammet Rıza Yalçınkaya'nın, Karabük Kültür ve Tabiat Varlıklarını  Koruma Bölge Kurulu üyeleri hakkındaki şikayete ilişkin sorusu ve Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul  Günay'ın cevabı (7/12182)  TÜRKtYE BÜYÜK MÎLLET MECLÎSİ BAŞKANLIĞINA  TBMM B: 65 2 4 . 2 . 2 0 1 0  BARTIN MİLLETVEKİLİ SAYIN M.RIZA YALÇINKAYA'NIN 7/12182 ESAS  NO'LU YAZILI SORU ÖNERGESİNE BAKANLIĞIMIZCA HAZIRLANAN  CEVAP  2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu uyarınca  görevlendirilen ve asli görevi ülkemizdeki kültürel ve doğal değerlerin korunmasını  sağlamak olan "Karabük Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu" üyeleri  Doç. Dr. Aysun ÖZKÖSE, Prof. Dr. Ender Ethem ATAY, Prof. Dr. Sare SAHİL ve  Mehmet Ali AÇIKALIN hakkında, 9 Eylül 2009 günü aldıkları 1401 sayılı karar ile  görevlerini kötüye kullandıktan gerekçesiyle. Cumhuriyet Halk Partisi Bartın İl  Başkanlığı tarafından. Bakanlığınıza bir yazı yazılarak, şikayette bulunulmuştur.  Konuyla ilgili olarak;  SORU 1 : Cumhuriyet Halk Partisi Bartın İl Başkanlığı tarafından,  Bakanlığınıza yapılan şikayet konusu hususla ilgili olarak, Bakanlığınız tarafından  bir inceleme başlatılmış mıdır?  SORU 2 : Bakanlığınızca, yukarıda adı geçen kurul üyeleri hakkında hükıftiı  bir süreç başlatılmış mıdır?  CEVAP 1-2: Cumhuriyet Halk Partisi Bartın İl Başkanlığı tarafından  Bakanlığımıza yapılan şikayet üzerine, Karabük Kültür ve Tabiat Varlıklarını  Koruma Bölge Kurulu Üyeleri Doç. Dr. Aysun ÖZKÖSE, Yrd. Doç. Dr. Lütfiye  GÖKTAŞ KAYA, Prof. Dr. Ender Ethem ATAY, Prof. Dr. Sare SAHİL ve Mehmet Ali  AÇIKALIN hakkında; Bartın il Merkezinde, kentsel sit alanı içinde ve tescilli anıtsal  kültür varlığı niteliğine sahip Orduyeri Köprüsü ile ilgili olarak 09/09/2009 tarihli ve  1401 sayılı kararın alınması suretiyle görevlerini kötüye kullandıkları iddiasına  ilişkin olarak 15/10/2009 tarihinde Bakanlığımız Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından  başlatılan inceleme ve soruşturma halen devam etmektedir.  - 1 3 9 -
Sayfa 140 -
TBMM B: 65 2 4 . 2 . 2 0 1 0  BARTIN MİLLETVEKİLİ SAYIN M.RIZA YALÇINKAYA'NIN 7/12182 ESAS  NO'LU YAZILI SORU ÖNERGESİNE BAKANLIĞIMIZCA HAZIRLANAN  CEVAP  2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu uyarınca  görevlendirilen ve asli görevi ülkemizdeki kültürel ve doğal değerlerin korunmasını  sağlamak olan "Karabük Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu" üyeleri  Doç. Dr. Aysun ÖZKÖSE, Prof. Dr. Ender Ethem ATAY, Prof. Dr. Sare SAHİL ve  Mehmet Ali AÇIKALIN hakkında, 9 Eylül 2009 günü aldıkları 1401 sayılı karar ile  görevlerini kötüye kullandıktan gerekçesiyle. Cumhuriyet Halk Partisi Bartın İl  Başkanlığı tarafından. Bakanlığınıza bir yazı yazılarak, şikayette bulunulmuştur.  Konuyla ilgili olarak;  SORU 1 : Cumhuriyet Halk Partisi Bartın İl Başkanlığı tarafından,  Bakanlığınıza yapılan şikayet konusu hususla ilgili olarak, Bakanlığınız tarafından  bir inceleme başlatılmış mıdır?  SORU 2 : Bakanlığınızca, yukarıda adı geçen kurul üyeleri hakkında hükıftiı  bir süreç başlatılmış mıdır?  CEVAP 1-2: Cumhuriyet Halk Partisi Bartın İl Başkanlığı tarafından  Bakanlığımıza yapılan şikayet üzerine, Karabük Kültür ve Tabiat Varlıklarını  Koruma Bölge Kurulu Üyeleri Doç. Dr. Aysun ÖZKÖSE, Yrd. Doç. Dr. Lütfiye  GÖKTAŞ KAYA, Prof. Dr. Ender Ethem ATAY, Prof. Dr. Sare SAHİL ve Mehmet Ali  AÇIKALIN hakkında; Bartın il Merkezinde, kentsel sit alanı içinde ve tescilli anıtsal  kültür varlığı niteliğine sahip Orduyeri Köprüsü ile ilgili olarak 09/09/2009 tarihli ve  1401 sayılı kararın alınması suretiyle görevlerini kötüye kullandıkları iddiasına  ilişkin olarak 15/10/2009 tarihinde Bakanlığımız Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından  başlatılan inceleme ve soruşturma halen devam etmektedir.  - 1 3 9 - T B M M B: 65 24 . 2 . 2010  7.- Adıyaman Milletvekili Şevket Kösenin, İŞKUR yoluyla istihdam edilenlere ve işsizlik  sigortasından yararlananlara ilişkin sorusu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer'in  cevabı (7/12263)  TÜRKtYE BÜYÜK MÎLLET MECLÎSİ BAŞKANLIĞI'NA  Aşağıdaki sorularımın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sayın Ömer DİNÇER  tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.  Saygılarımla  Dt. Şevket KÖSE  Adıyaman Milletvekili ^  4904 sayılı Türkiye İş Kurumu Kanunu'nun 3'üncü maddesi l'inci fıkrası (d) bendinde  "İşçi isteme ve iş aramanın düzene bağlanmasına ilişkin çalışmalar yapmak, işgücünün yurt  içinde ve yurt dışında uygun oldukları işlere yerleştirilmelerine ve çeşitli işler için uygun  işgücü bulunmasına ve yurt dışı hizmet akitlerinin yapılmasına aracılık etmek, istihdamında  güçlük çekilen işgücü ile işyerlerinin yasal olarak çalıştırmak zorunda oldukları işgücünün  istihdamlarına katkıda bulunmak" Türkiye îş Kurumu'nun görevleri arasında sayılmaktadır.  Bu bağlamda:  1. Türkiye genelinde 2002-2009 yıllan arasında ve yıllar itibariyle iş arayan kaç  vatandaşımız İŞKUR'a başvurmuş, başvuran kaç vatandaşımıza İŞKUR aracılığı ile iş  bulunmuştur?  2. Türkiye genelinde 2009 yılı Ocak ayı ile 2010 yılı Ocak aylan arasında ve aylar  itibariyle iş arayan kaç vatandaşımız İŞKUR'a başvurmuş, başvuran kaç  vatandaşımıza İŞKUR aracılığı ile iş bulunmuştur?  3. Türkiye genelinde 2002-2010 yılları arasında vc yıllar İtibariyle 4447 sayılı İşsizlik  Sigortası Kanunu hükümleri çerçevesinde kaç kişi işsizlik sigortasından yararlanmak  için başvurmuş, başvuranlardan kaç kişiye ne kadar işsizlik sigortasından ödeme  yapılmıştır?  4. Türkiye genelinde 2009 yılı Ocak ayı ile 2010 yılı Ocak aylan arasında ve aylar  itibariyle 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu hükümleri çerçevesinde kaç kişi  işsizlik sigortasından yararlanmak için başvurmuş, başvuranlardan kaç kişiye ne kadar  işsizlik sigortasından ödeme yapılmıştır?  - 1 4 0 -
Sayfa 141 -
T B M M B: 65 24 . 2 . 2010  7.- Adıyaman Milletvekili Şevket Kösenin, İŞKUR yoluyla istihdam edilenlere ve işsizlik  sigortasından yararlananlara ilişkin sorusu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer'in  cevabı (7/12263)  TÜRKtYE BÜYÜK MÎLLET MECLÎSİ BAŞKANLIĞI'NA  Aşağıdaki sorularımın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sayın Ömer DİNÇER  tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.  Saygılarımla  Dt. Şevket KÖSE  Adıyaman Milletvekili ^  4904 sayılı Türkiye İş Kurumu Kanunu'nun 3'üncü maddesi l'inci fıkrası (d) bendinde  "İşçi isteme ve iş aramanın düzene bağlanmasına ilişkin çalışmalar yapmak, işgücünün yurt  içinde ve yurt dışında uygun oldukları işlere yerleştirilmelerine ve çeşitli işler için uygun  işgücü bulunmasına ve yurt dışı hizmet akitlerinin yapılmasına aracılık etmek, istihdamında  güçlük çekilen işgücü ile işyerlerinin yasal olarak çalıştırmak zorunda oldukları işgücünün  istihdamlarına katkıda bulunmak" Türkiye îş Kurumu'nun görevleri arasında sayılmaktadır.  Bu bağlamda:  1. Türkiye genelinde 2002-2009 yıllan arasında ve yıllar itibariyle iş arayan kaç  vatandaşımız İŞKUR'a başvurmuş, başvuran kaç vatandaşımıza İŞKUR aracılığı ile iş  bulunmuştur?  2. Türkiye genelinde 2009 yılı Ocak ayı ile 2010 yılı Ocak aylan arasında ve aylar  itibariyle iş arayan kaç vatandaşımız İŞKUR'a başvurmuş, başvuran kaç  vatandaşımıza İŞKUR aracılığı ile iş bulunmuştur?  3. Türkiye genelinde 2002-2010 yılları arasında vc yıllar İtibariyle 4447 sayılı İşsizlik  Sigortası Kanunu hükümleri çerçevesinde kaç kişi işsizlik sigortasından yararlanmak  için başvurmuş, başvuranlardan kaç kişiye ne kadar işsizlik sigortasından ödeme  yapılmıştır?  4. Türkiye genelinde 2009 yılı Ocak ayı ile 2010 yılı Ocak aylan arasında ve aylar  itibariyle 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu hükümleri çerçevesinde kaç kişi  işsizlik sigortasından yararlanmak için başvurmuş, başvuranlardan kaç kişiye ne kadar  işsizlik sigortasından ödeme yapılmıştır?  - 1 4 0 - TBMM B: 65 24.2. 2010  T.C.  ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI  Türkiye İş Kurumu İdari ve Mali tşler Dairesi Başkanlığı  Sayı : B.13.1 .TİK.0.073.00.08-610/&O 3 9 U 72./ 02/ 2010  Konu : Yazılı Soru önergesi  TÜRKİYE BÜYÜK MÎLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Adıyaman Milletvekili Sayın Şevket KÖSE'ye ait 7/12263 Esas Nolu yazılı soru  önergesi incelenmiş olup, konuya ilişkin cevabî bilgi ve değerlendirmeler ekte gönderilmiştir.  Bilgilerinize arz ederim.  örrierDÎNÇER  Bakan  Ek:  Yazı ve ekleri  - 1 4 1 -
Sayfa 142 -
TBMM B: 65 24.2. 2010  T.C.  ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI  Türkiye İş Kurumu İdari ve Mali tşler Dairesi Başkanlığı  Sayı : B.13.1 .TİK.0.073.00.08-610/&O 3 9 U 72./ 02/ 2010  Konu : Yazılı Soru önergesi  TÜRKİYE BÜYÜK MÎLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  Adıyaman Milletvekili Sayın Şevket KÖSE'ye ait 7/12263 Esas Nolu yazılı soru  önergesi incelenmiş olup, konuya ilişkin cevabî bilgi ve değerlendirmeler ekte gönderilmiştir.  Bilgilerinize arz ederim.  örrierDÎNÇER  Bakan  Ek:  Yazı ve ekleri  - 1 4 1 - TBMM B: 65 24 . 2 . 2010  ADIYAMAN MİLLETVEKİLİ SAYIN ŞEVKET KÖSE'YE AİT  7/12263 ESAS NOLU YAZILI SORU ÖNERGESİNE İLİŞKİN CEVAPLAR  Türkiye genelinde 2002-2009 yıllan arasında ve yıllar itibariyle İŞKUR'a başvuran ve  İŞKUR aracılığıyla bir işe yerleştirilenler aşağıdaki tabloda gösterilmiştir.  Yıllar Başvuru İşe Yerleştirme  2002 324.760 125.071  2003 557.092 65.398  2004 646.182 76.257  2005 516.703 81.685  2006 564.388 85.882  2007 656.969 111.375  2008 1.275.674 109.595  2009 1.435.024 105.263  Türkiye genelinde Ocak 2009-Ocak 2010 döneminde aylar itibariyle İŞKUR'a  başvuran ve İŞKUR aracılığıyla bir işe yerleştirilenler aşağıdaki tabloda gösterilmiştir.  Dönemler Başvuru İşe Yerleştirme  Ocak 2009 156.412 7.155  Şubat 2009 143.183 6.416  Mart 2009 138.327 6.642  Nisan 2009 118.025 7.512  Mayıs 2009 98.172 10.336  Haziran 2009 102.170 11.620  Temmuz 2009 101.756 11.101  Ağustos 2009 110.583 9.677  Eylül 2009 126.770 7.356  Ekim 2009 127.562 7.867  Kasım 2009 87.250 6.611  Aralık 2009 124.814 12.970  Ocak 2010 132.818 11.069  - 1 4 2 -
Sayfa 143 -
TBMM B: 65 24 . 2 . 2010  ADIYAMAN MİLLETVEKİLİ SAYIN ŞEVKET KÖSE'YE AİT  7/12263 ESAS NOLU YAZILI SORU ÖNERGESİNE İLİŞKİN CEVAPLAR  Türkiye genelinde 2002-2009 yıllan arasında ve yıllar itibariyle İŞKUR'a başvuran ve  İŞKUR aracılığıyla bir işe yerleştirilenler aşağıdaki tabloda gösterilmiştir.  Yıllar Başvuru İşe Yerleştirme  2002 324.760 125.071  2003 557.092 65.398  2004 646.182 76.257  2005 516.703 81.685  2006 564.388 85.882  2007 656.969 111.375  2008 1.275.674 109.595  2009 1.435.024 105.263  Türkiye genelinde Ocak 2009-Ocak 2010 döneminde aylar itibariyle İŞKUR'a  başvuran ve İŞKUR aracılığıyla bir işe yerleştirilenler aşağıdaki tabloda gösterilmiştir.  Dönemler Başvuru İşe Yerleştirme  Ocak 2009 156.412 7.155  Şubat 2009 143.183 6.416  Mart 2009 138.327 6.642  Nisan 2009 118.025 7.512  Mayıs 2009 98.172 10.336  Haziran 2009 102.170 11.620  Temmuz 2009 101.756 11.101  Ağustos 2009 110.583 9.677  Eylül 2009 126.770 7.356  Ekim 2009 127.562 7.867  Kasım 2009 87.250 6.611  Aralık 2009 124.814 12.970  Ocak 2010 132.818 11.069  - 1 4 2 - TBMM B: 65 24.2. 2010  Türkiye genelinde 2002-2010 yılları arasında ve yıllar itibariyle 4447 sayılı İşsizlik  Sigortası Kanunu hükümleri çerçevesinde işsizlik sigortasından yararlanmak için IŞKUR'a  başvuran ve ödeme yapılanlar ile ödeme miktarları aşağıdaki tabloda gösterilmiştir.  Yıllara Göre İşsizlik ödeneği Başvurusu, Hakeden Sayısı Ve ödeme Miktarı  Yıllar Başvuru Hakeden ödeme Miktarı  2002 92.085 81.841 46.814.448,44  2003 142.475 129.299 125.978.203,67  2004 162.500 145.308 199.889.834,00  2005 208.051 186.240 270.072.229,94  2006 220.694 199.463 316.988.578,75  2007 246.877 221.604 351.906.552,26  2008 381.672 331.872 517.054.113,43  2009 597.680 471.778 1.114.274.972,70  2010(*) 55.104 41.845 79.913.247,08  2002-2010 Dönemi  Toplam  2.107,138 1.809.250 3.022.892.180,27  (*) 31.01.2010 tarihine kadar  Türkiye genelinde Ocak 2009- Ocak 2010 döneminde 4447 sayılı İşsizlik Sigortası  Kanunu hükümleri çerçevesinde işsizlik sigortasından yararlanmak için IŞKUR'a başvuran ve  ödeme yapılanlar ile ödeme miktarları aşağıdaki tabloda gösterilmiştir.  Ocak 2009-Ocak 2010 Döneminde İşsizlik ödeneği Başvurusu,  Hakeden Sayısı Ve ödeme Miktarı  Dönemler Başvuran Hakeden ödeme Miktarı  Ocak 2009 78.580 66.743 87.035.304,40  Şubat 2009 69.678 58.659 100.205.823,08  Mart 2009 62.070 50.527 108.421.779,18  Nisan 2009 53.224 41.728 107.798.050,61  Mayıs 2009 44.315 33.280 105.327.954,39  Haziran 2009 43.774 34.489 101.560.730,91  Temmuz 2009 44.755 35.775 97.446.276,27  Ağustos 2009 38.452 29.589 93.988.488,89  Eylül 2009 40.460 29.226 83.257.073,16  Ekim 2009 42.189 32.179 79.759.369,60  Kasım 2009 36.848 27.450 75.019.177,18  Aralık 2009 43.335 32.125 74.454.945,03  Ocak 2010 (•) 55.114 41.817 79.913.247,08  Ocak 2009 - Ocak 2010 Dönemi  Toplam 652.794 513.587 1.194.188.219,78  (*) 31.01.2010 tarihine kadar  - 1 4 3 -
Sayfa 144 -
TBMM B: 65 24.2. 2010  Türkiye genelinde 2002-2010 yılları arasında ve yıllar itibariyle 4447 sayılı İşsizlik  Sigortası Kanunu hükümleri çerçevesinde işsizlik sigortasından yararlanmak için IŞKUR'a  başvuran ve ödeme yapılanlar ile ödeme miktarları aşağıdaki tabloda gösterilmiştir.  Yıllara Göre İşsizlik ödeneği Başvurusu, Hakeden Sayısı Ve ödeme Miktarı  Yıllar Başvuru Hakeden ödeme Miktarı  2002 92.085 81.841 46.814.448,44  2003 142.475 129.299 125.978.203,67  2004 162.500 145.308 199.889.834,00  2005 208.051 186.240 270.072.229,94  2006 220.694 199.463 316.988.578,75  2007 246.877 221.604 351.906.552,26  2008 381.672 331.872 517.054.113,43  2009 597.680 471.778 1.114.274.972,70  2010(*) 55.104 41.845 79.913.247,08  2002-2010 Dönemi  Toplam  2.107,138 1.809.250 3.022.892.180,27  (*) 31.01.2010 tarihine kadar  Türkiye genelinde Ocak 2009- Ocak 2010 döneminde 4447 sayılı İşsizlik Sigortası  Kanunu hükümleri çerçevesinde işsizlik sigortasından yararlanmak için IŞKUR'a başvuran ve  ödeme yapılanlar ile ödeme miktarları aşağıdaki tabloda gösterilmiştir.  Ocak 2009-Ocak 2010 Döneminde İşsizlik ödeneği Başvurusu,  Hakeden Sayısı Ve ödeme Miktarı  Dönemler Başvuran Hakeden ödeme Miktarı  Ocak 2009 78.580 66.743 87.035.304,40  Şubat 2009 69.678 58.659 100.205.823,08  Mart 2009 62.070 50.527 108.421.779,18  Nisan 2009 53.224 41.728 107.798.050,61  Mayıs 2009 44.315 33.280 105.327.954,39  Haziran 2009 43.774 34.489 101.560.730,91  Temmuz 2009 44.755 35.775 97.446.276,27  Ağustos 2009 38.452 29.589 93.988.488,89  Eylül 2009 40.460 29.226 83.257.073,16  Ekim 2009 42.189 32.179 79.759.369,60  Kasım 2009 36.848 27.450 75.019.177,18  Aralık 2009 43.335 32.125 74.454.945,03  Ocak 2010 (•) 55.114 41.817 79.913.247,08  Ocak 2009 - Ocak 2010 Dönemi  Toplam 652.794 513.587 1.194.188.219,78  (*) 31.01.2010 tarihine kadar  - 1 4 3 - T B M M B: 65 24 . 2 . 2010  8.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay 'ın, özürlülerin mesleki rehabilitasyonuna ilişkin sorusu ve  Devlet Bakanı Selma Aliye Kavafın cevabı (7/12337)  Aşağıdaki sorularımın Devlet Bakanı Sayın Selma Aliye KAVAF tarafından  yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. 26.01.2010  1- Mevcut durumda özürlülerin mesleki rehabilitasyonuna yönelik hizmetlerir  yürütülmesi çok sayıda kurum ve kuruluş tarafından yapılmaya çalışılmaktadır. Ayrıci  bu kurumlar arasında gerekli koordinasyon sağlanmadığından hizmetlerin amacına,  ulaşamadığı yönündeki eleştirilere'katılıyor musunuz?  2- özürlülerin mevcut durumda istihdam şansı çok az olduğundan mesleki  rehabilitasyona yönelik olarak açılan işgücü yetiştirme kurslarına katılımı yetersiz  olmaktadır. Ülkemizde özürlülere bir meslek kazandırmak suretiyle onları üretime  katmayı amaçlayan mesleki rehabilitasyon merkezleri yeterli midir?  3- özürlülerle ilgili tüm hizmetlerin, ilgili bütün kurum ve kuruluşların ortak plan  ve programlarla, işbirliği ve koordinasyon sağlanarak yapılması ve milli politikaların  yaygınlaştırılmasına yönelik bir çalışma yapmayı düşünüyor musunuz?  İLGİ: Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı Genel Sekreterliği Kanunlar ve Kararlat  Dairesi Başkanlıgı'mn 28.02.2010 tarih ve KAN.KAR.MD.A.01.0.GNS.0.10.00.02- 19543 sayılı yazısı.  İlgi yazı ekinde Bakanlığıma gönderilen Manisa Milletvekili Sayın Erkan AKÇAY'a aiı  7/12337 esas nolu Yazılı Soru önergesi hakkındaki bilgileri içeren cevaplar ekte sunulmuştur.  Bilgilerinize arz ederim.  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  ^ r k a n AKÇAY >"  Manisa Milletvekili ^~  T.C.  DEVLET BAKANLIĞI  SAYİ : B . 0 2 . 0 . 0 0 7 . 0 0 / / P /  KONU : Yazılı Soru önergesi  //../I&2010  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI  GENEL SEKRETERLİĞİNE  Selma Aliye KA  Devlet Bakanı  - 1 4 4 -
Sayfa 145 -
T B M M B: 65 24 . 2 . 2010  8.- Manisa Milletvekili Erkan Akçay 'ın, özürlülerin mesleki rehabilitasyonuna ilişkin sorusu ve  Devlet Bakanı Selma Aliye Kavafın cevabı (7/12337)  Aşağıdaki sorularımın Devlet Bakanı Sayın Selma Aliye KAVAF tarafından  yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. 26.01.2010  1- Mevcut durumda özürlülerin mesleki rehabilitasyonuna yönelik hizmetlerir  yürütülmesi çok sayıda kurum ve kuruluş tarafından yapılmaya çalışılmaktadır. Ayrıci  bu kurumlar arasında gerekli koordinasyon sağlanmadığından hizmetlerin amacına,  ulaşamadığı yönündeki eleştirilere'katılıyor musunuz?  2- özürlülerin mevcut durumda istihdam şansı çok az olduğundan mesleki  rehabilitasyona yönelik olarak açılan işgücü yetiştirme kurslarına katılımı yetersiz  olmaktadır. Ülkemizde özürlülere bir meslek kazandırmak suretiyle onları üretime  katmayı amaçlayan mesleki rehabilitasyon merkezleri yeterli midir?  3- özürlülerle ilgili tüm hizmetlerin, ilgili bütün kurum ve kuruluşların ortak plan  ve programlarla, işbirliği ve koordinasyon sağlanarak yapılması ve milli politikaların  yaygınlaştırılmasına yönelik bir çalışma yapmayı düşünüyor musunuz?  İLGİ: Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı Genel Sekreterliği Kanunlar ve Kararlat  Dairesi Başkanlıgı'mn 28.02.2010 tarih ve KAN.KAR.MD.A.01.0.GNS.0.10.00.02- 19543 sayılı yazısı.  İlgi yazı ekinde Bakanlığıma gönderilen Manisa Milletvekili Sayın Erkan AKÇAY'a aiı  7/12337 esas nolu Yazılı Soru önergesi hakkındaki bilgileri içeren cevaplar ekte sunulmuştur.  Bilgilerinize arz ederim.  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA  ^ r k a n AKÇAY >"  Manisa Milletvekili ^~  T.C.  DEVLET BAKANLIĞI  SAYİ : B . 0 2 . 0 . 0 0 7 . 0 0 / / P /  KONU : Yazılı Soru önergesi  //../I&2010  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI  GENEL SEKRETERLİĞİNE  Selma Aliye KA  Devlet Bakanı  - 1 4 4 - T B M M B: 65 24 . 2.2010  , MANİSA MİLLETVEKİLİ SAYIN ERKAN AKÇAY'IN  7/12337 ESAS NOLU YAZILI SORU ÖNERGESİ CEVABIDIR  SORU 1 :  Mevcut durumda özürlülerin mesleki rehabilitasyonuna yönelik hizmetlerin  yürütülmesi çok sayıda kurum ve kuruluş tarafından yapılmaya çalışılmaktadır.  Ayrıca bu kurumlar arasında gerekli koordinasyon sağlanmadığından hizmetlerin  amacına ulaşamadığı yönündeki eleştirilere katılıyor musunuz?  CEVAP 1 :  özürlüler İdaresi Başkanlığı, özürlülere yönelik hizmetlerin düzenli, etkin ve verimli  bir şekilde yürütülmesini temin etmek için; ulusal ve uluslararası kurum ve kuruluşlar  arasında işbirliği ve koordinasyonu sağlamak, özürlüler ile ilgili ulusal politikanın  oluşmasına yardımcı olmak, özürlülerin problemlerini tespit etmek ve bunların çözüm  yollarını araştırmak üzere Başbakanlığa bağlı olarak kurulmuştur.  5378 sayılı özürlüler ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde  Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 4 üncü maddesinde "Kurum ve kuruluşlarca  özürlülere yönelik mevzuat düzenlemelerinde özürlüler İdaresi Başkanlığının görüşünün  alınması zorunludur." hükmü yer almaktadır.  Yukarıda yer alan mevzuat hükümleri çerçevesinde Başkanlığımız ile ulusal ve  uluslar arası kurum ve kuruluşlar arasında gerekli koordinasyon yerine getirilmektedir.  özürlüler İdaresi Başkanlığı özürlülerin mesleki rehabilitasyonuna yönelik  hizmetlerinin etkin yürütülmesi için başta Milli Eğitim Bakanlığı ve Türkiye İş Kurumu Genel  Müdürlüğü olmak üzere ilgili kurum ve kuruluşlar ile sürekliliği olan bir işbirliği yürütmekte  olup, ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde gerekli koordinasyonu ve hizmetleri  sağlamaktadır.  özürlüler idaresi Başkanlığı sadece özürlülerin mesleki rehabilitasyonuna yönelik  hizmetlerin koordinasyonunu değil, özürlülerle ilgili tüm sorunların çözümü için ulusal ve  uluslar arası kurum ve kuruluşlarla koordinasyonu sağlayarak hizmetleri amacına  ulaştırmaktadır.  SORU 2 :  özürlülerin mevcut durumda İstihdam şansı çok az olduğundan mesleki  rehabilitasyona yönelik olarak açılan iş gücü yetiştirme kurslarına katılımı yetersiz  olmaktadır. Ülkemizde özürlülere bir meslek kazandırmak suretiyle onları Üretime  katmayı amaçlayan mesleki rehabilitasyon merkezleri yeterli midir?  CEVAP 2 :  Ülkemizde özürlülerin işçi olarak istihdamlarından Türkiye İş Kurumu yetkili ve  sorumlu olup, özürlülere yönelik mesleki rehabilitasyon hizmetleri İŞKUR tarafından  yürütülmektedir. İş Kur tarafından özürlülere yönelik olarak 2002-2009 yılları arasında  düzenlenen kurslara ait bilgiler aşağıda yer almaktadır. \ .  - 1 4 5 -
Sayfa 146 -
T B M M B: 65 24 . 2.2010  , MANİSA MİLLETVEKİLİ SAYIN ERKAN AKÇAY'IN  7/12337 ESAS NOLU YAZILI SORU ÖNERGESİ CEVABIDIR  SORU 1 :  Mevcut durumda özürlülerin mesleki rehabilitasyonuna yönelik hizmetlerin  yürütülmesi çok sayıda kurum ve kuruluş tarafından yapılmaya çalışılmaktadır.  Ayrıca bu kurumlar arasında gerekli koordinasyon sağlanmadığından hizmetlerin  amacına ulaşamadığı yönündeki eleştirilere katılıyor musunuz?  CEVAP 1 :  özürlüler İdaresi Başkanlığı, özürlülere yönelik hizmetlerin düzenli, etkin ve verimli  bir şekilde yürütülmesini temin etmek için; ulusal ve uluslararası kurum ve kuruluşlar  arasında işbirliği ve koordinasyonu sağlamak, özürlüler ile ilgili ulusal politikanın  oluşmasına yardımcı olmak, özürlülerin problemlerini tespit etmek ve bunların çözüm  yollarını araştırmak üzere Başbakanlığa bağlı olarak kurulmuştur.  5378 sayılı özürlüler ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde  Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 4 üncü maddesinde "Kurum ve kuruluşlarca  özürlülere yönelik mevzuat düzenlemelerinde özürlüler İdaresi Başkanlığının görüşünün  alınması zorunludur." hükmü yer almaktadır.  Yukarıda yer alan mevzuat hükümleri çerçevesinde Başkanlığımız ile ulusal ve  uluslar arası kurum ve kuruluşlar arasında gerekli koordinasyon yerine getirilmektedir.  özürlüler İdaresi Başkanlığı özürlülerin mesleki rehabilitasyonuna yönelik  hizmetlerinin etkin yürütülmesi için başta Milli Eğitim Bakanlığı ve Türkiye İş Kurumu Genel  Müdürlüğü olmak üzere ilgili kurum ve kuruluşlar ile sürekliliği olan bir işbirliği yürütmekte  olup, ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde gerekli koordinasyonu ve hizmetleri  sağlamaktadır.  özürlüler idaresi Başkanlığı sadece özürlülerin mesleki rehabilitasyonuna yönelik  hizmetlerin koordinasyonunu değil, özürlülerle ilgili tüm sorunların çözümü için ulusal ve  uluslar arası kurum ve kuruluşlarla koordinasyonu sağlayarak hizmetleri amacına  ulaştırmaktadır.  SORU 2 :  özürlülerin mevcut durumda İstihdam şansı çok az olduğundan mesleki  rehabilitasyona yönelik olarak açılan iş gücü yetiştirme kurslarına katılımı yetersiz  olmaktadır. Ülkemizde özürlülere bir meslek kazandırmak suretiyle onları Üretime  katmayı amaçlayan mesleki rehabilitasyon merkezleri yeterli midir?  CEVAP 2 :  Ülkemizde özürlülerin işçi olarak istihdamlarından Türkiye İş Kurumu yetkili ve  sorumlu olup, özürlülere yönelik mesleki rehabilitasyon hizmetleri İŞKUR tarafından  yürütülmektedir. İş Kur tarafından özürlülere yönelik olarak 2002-2009 yılları arasında  düzenlenen kurslara ait bilgiler aşağıda yer almaktadır. \ .  - 1 4 5 - TBMM B: 65 24 . 2 . 2010  Yıllar Kurs Sayısı Katılan Sayısı  2002 20 262  2003  2004  21 241  20 302  2005 42 1.710  2006 94 3.047  2007 179 7.880  2008 273 3.582  2009 220 2.619  TOPLAM 869 19.643  özürlülerin yetenekleri doğrultusunda yapabilecekleri bir işte eğitilmesi, meslek  kazandırılması, verimli kılınarak ekonomik ve sosyal refahının sağlanması amacıyla  mesleki rehabilitasyon hizmetlerinin yaygınlaştırılması hedeflenmektedir. Bu hizmetlerin  belediyeler tarafından da verilmesi sağlanmıştır. Belediyelerce verilememesi halinde,  özürlünün hizmeti en yakın merkezden alması ve bütçe uygulama talimatında belirlenen  miktarın belediye tarafından karşılanması öngörülmektedir.  SORU 3 :  özürlülerle ilgili tüm hizmetlerin, İlgili bütün kurum ve kuruluşların ortak plan  ve programlarla, işbirliği ve koordinasyon sağlanarak yapılması ve milli politikaların  yaygınlaştırılmasına yönelik bir çalışma yapmayı düşünüyor musunuz?  CEVAP 3 :  özürlüler İdaresi Başkanlığı, özürlülere yönelik hizmetlerin düzenli, etkin ve verimli  bir şekilde yürütülmesini temin etmek için; ulusal ve uluslararası kurum ve kuruluşlar  arasında işbirliği ve koordinasyonu sağlamak, özürlüler ile ilgili ulusal politikanın  oluşmasına yardımcı olmak, özürlülerin problemlerini tespit etmek ve bunların çözüm  yollarını araştırmak üzere Başbakanlığa bağlı olarak kurulmuştur.  Başkanlığımız özürlülerle ilgili tüm hizmetlerin kuruluş tüm hizmetlerin, ilgili bütün  kurum ve kuruluşların ortak plan ve programlarla, işbirliği ve koordinasyon sağlanarak  yapılması ve milli politikaların yaygınlaştırılmasına yönelik olarak yürüttüğü çalışmaların bir  bölümü aşağıda yer almaktadır.  Engelsiz Türkiye Projesi: Başbakanlık özürlüler İdaresi Başkanlığı koordinasyonunda  yürütülen Engelsiz Türkiye Projesinin temel amacı, kamu, yerel yönetim idarecileri ve ilgili  sivil toplum kuruluşlarının özürlüler kanunu ve ilgili mevzuatı konusunda doğru  bilgilendirilerek, uygulama sürecinde ortaya çıkan sorunları gidermek ve düzenlenen  konferanslar ve medya kanalıyla özürlü bireyler, yakınları ve tüm toplumda özürlülük  konusunda toplumsal bilinç ve duyarlılık oluşturmaktır. Proje 81 ilde uygulanacak olup, 57  ilimizde büyük bir katılımla gerçekleşmiştir.  Bakım Hizmetleri Eylem Planı Çalışmaları: Bakıma muhtaç durumda olan özürlülerin ve  ailelerinin, daha insanca koşullarda yaşamlarını sürdürmeleri ve bakım hizmetlerinin kaliteli  ve herkes için ulaşılabilir olmasının sağlanması bu hizmetlerin sistemli bir şekilde  düzenlenmesini gerekli kılmaktadır. Bu ihtiyaçtan hareketle 19-23 Kasım 2007 tarihlerinde  "Bakım Hizmetleri" ana temasıyla gerçekleştirilen III. özürlüler Şûrası kararlarının hayata  - 1 4 6 -
Sayfa 147 -
TBMM B: 65 24 . 2 . 2010  Yıllar Kurs Sayısı Katılan Sayısı  2002 20 262  2003  2004  21 241  20 302  2005 42 1.710  2006 94 3.047  2007 179 7.880  2008 273 3.582  2009 220 2.619  TOPLAM 869 19.643  özürlülerin yetenekleri doğrultusunda yapabilecekleri bir işte eğitilmesi, meslek  kazandırılması, verimli kılınarak ekonomik ve sosyal refahının sağlanması amacıyla  mesleki rehabilitasyon hizmetlerinin yaygınlaştırılması hedeflenmektedir. Bu hizmetlerin  belediyeler tarafından da verilmesi sağlanmıştır. Belediyelerce verilememesi halinde,  özürlünün hizmeti en yakın merkezden alması ve bütçe uygulama talimatında belirlenen  miktarın belediye tarafından karşılanması öngörülmektedir.  SORU 3 :  özürlülerle ilgili tüm hizmetlerin, İlgili bütün kurum ve kuruluşların ortak plan  ve programlarla, işbirliği ve koordinasyon sağlanarak yapılması ve milli politikaların  yaygınlaştırılmasına yönelik bir çalışma yapmayı düşünüyor musunuz?  CEVAP 3 :  özürlüler İdaresi Başkanlığı, özürlülere yönelik hizmetlerin düzenli, etkin ve verimli  bir şekilde yürütülmesini temin etmek için; ulusal ve uluslararası kurum ve kuruluşlar  arasında işbirliği ve koordinasyonu sağlamak, özürlüler ile ilgili ulusal politikanın  oluşmasına yardımcı olmak, özürlülerin problemlerini tespit etmek ve bunların çözüm  yollarını araştırmak üzere Başbakanlığa bağlı olarak kurulmuştur.  Başkanlığımız özürlülerle ilgili tüm hizmetlerin kuruluş tüm hizmetlerin, ilgili bütün  kurum ve kuruluşların ortak plan ve programlarla, işbirliği ve koordinasyon sağlanarak  yapılması ve milli politikaların yaygınlaştırılmasına yönelik olarak yürüttüğü çalışmaların bir  bölümü aşağıda yer almaktadır.  Engelsiz Türkiye Projesi: Başbakanlık özürlüler İdaresi Başkanlığı koordinasyonunda  yürütülen Engelsiz Türkiye Projesinin temel amacı, kamu, yerel yönetim idarecileri ve ilgili  sivil toplum kuruluşlarının özürlüler kanunu ve ilgili mevzuatı konusunda doğru  bilgilendirilerek, uygulama sürecinde ortaya çıkan sorunları gidermek ve düzenlenen  konferanslar ve medya kanalıyla özürlü bireyler, yakınları ve tüm toplumda özürlülük  konusunda toplumsal bilinç ve duyarlılık oluşturmaktır. Proje 81 ilde uygulanacak olup, 57  ilimizde büyük bir katılımla gerçekleşmiştir.  Bakım Hizmetleri Eylem Planı Çalışmaları: Bakıma muhtaç durumda olan özürlülerin ve  ailelerinin, daha insanca koşullarda yaşamlarını sürdürmeleri ve bakım hizmetlerinin kaliteli  ve herkes için ulaşılabilir olmasının sağlanması bu hizmetlerin sistemli bir şekilde  düzenlenmesini gerekli kılmaktadır. Bu ihtiyaçtan hareketle 19-23 Kasım 2007 tarihlerinde  "Bakım Hizmetleri" ana temasıyla gerçekleştirilen III. özürlüler Şûrası kararlarının hayata  - 1 4 6 - TBMM B: 65 24.2. 2010  geçirilmesi amacıyla, Bakım Hizmetleri Eylem Planı Taslağı hazırlanmıştır. Söz konusu  Eylem Planı Taslağı ile ilgili olarak ilgili tüm kurum ve kuruluşların yanı sıra Devlet  Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı, Hazine Müsteşarlığı, Maliye Bakanlığı, Sosyal Güvenlik  Kurumu Başkanlığı, Sağlık Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Sosyal Hizmetler ve Çocuk  Esirgeme Kurumu ile işbirliği ve koordinasyon sağlanmaktadır.  özürlüler Yüksek Kurulu ve özürlüler Şûrası: Başkanlığın teşkilat yapısında özürlülere  yönelik olarak faaliyet gösteren veya özürlülerle ilgili çalışan kamu ve sivil tüm kesimlerin  politika belirleme ve karar alma süreçlerine katılımlarını öngören özürlüler Yüksek Kurulu  ve özürlüler Şûrası, özürlülük alanındaki danışma ve karar organlarıdır.  Başkanlığın görev alanına giren konularda üst düzey politikaları belirlemek, bu konuda  Başkanlığa görüş ve önerilerini bildirmekle görevli olan özürlüler Yüksek Kurulu'nun  üyeleri; özürlüler İdaresi Başkanı, Devlet Planlama Teşkilatı Sosyal Sektörler ve  Koordinasyon Genel Müdürü, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel  Müdürü, Turizm Bakanlığı Yatırımlar Genel Müdürü, Milli Eğitim Bakanlığı özel Eğitim  Rehberlik ve Danışma Hizmetleri Genel Müdürü, Sağlık Bakanlığı Tedavi Hizmetleri Genel  Müdürü, Türkiye İş Kurumu Genel Müdürü, en fazla üyesi bulunan işçi ve işveren  konfederasyonlarının başkanları, Türkiye Sakatlar Konfederasyonu Genel Başkanı ve  Türkiye Sakatlar Konfederasyonu tarafından her özür grubunu temsil eden  federasyonlardan seçilecek dört üye, Başbakan tarafından en az biri üniversite öğretim  üyelerinden olması kaydıyla özürlülerle ilgili konularda temayüz etmiş kişiler arasından  seçilecek üç üyedir.  özürlüler İdaresi Başkanlığının en yüksek danışma kurulu olan ve iki yılda bir kez  toplanan özürlüler Şûrası'nın amacı, özürlü ve özürlülük konusunda her türlü görüş ve  çözüm önerilerini tartışmak, ulusal politikalara esas olacak ilke ve programlar oluşturmak,  kamuoyunun bu konuda bilinçlenmesine katkıda bulunmak, ulusal ve uluslararası  alanlardaki görüş, düşünce ve gelişmelerin aktarılmasını, tartışılmasını sağlamaktır. Şûra,  özürlülük alanında çalışan akademisyenler, ilgili kurum ve kuruluşlar, özürlü bireyler, ve  sivil toplum örgütleri temsilcilerini bir araya getiren tek oluşumdur.  özel Eğitim Alanında Yapılan Çalışmalar: özürlülerin eğitimi ile ilgili hazırlanan mevzuat  çalışmaları Milli Eğitim Bakanlığı işbirliğinde devam etmektedir.  Okulöncesi eğitim hizmetleri konusunda yaşanan sorunların giderilmesine yönelik  olarak Milli Eğitim Bakanlığı Okulöncesi Eğitimi Genel Müdürlüğü ile 2009 yılında çalışma  toplantıları gerçekleştirilmiştir. Yapılan çalışmalar okulöncesi eğitimden yararlanan özürlü  çocuk sayısının tespiti ve Özürlü çocukların sayısının arttırılmasına yönelik olarak  gerçekleşmiş olup, çalışmalara 2010 yılında da devam edilecektir.  özürlü çocukların okulöncesi eğitim, ilköğretim ve ortaöğretimde gerçekleştirilen  kaynaştırma eğitimlerinde eğitim standartlarının arttırılmasına ve kaynaştırma eğitiminden  yararlanan özürlü çocuk sayısının arttırılmasına yönelik işbirliği ve çalışma toplantıları Milli  Eğitim Bakanlığının ilgili Genel Müdürlükleri ile 2009 yılında başlatılmıştır. Çalışmalar 2010  yılında da sürdürülecektir.  Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı ile özürlü öğrencilerin ÖSS sınavına başvurusu,  sınav sırasında sağlanması gerekli koşullar ve üniversite eğitimleri sırasında yaşadıkları  sorunların giderilmesi yönünde 20.06.2006 tarih ve 26204 sayılı Resmi gazete'de  yayımlanarak yürürlüğe giren "Yükseköğretim Kurumları özürlüler Danışma ve  Koordinasyon Yönetmeliği"nin hükümlerinin uygulanması konularında işbirliği çalışmaları  başlatılmış ve halen devam etmektedir.  - 1 4 7 -
Sayfa 148 -
TBMM B: 65 24.2. 2010  geçirilmesi amacıyla, Bakım Hizmetleri Eylem Planı Taslağı hazırlanmıştır. Söz konusu  Eylem Planı Taslağı ile ilgili olarak ilgili tüm kurum ve kuruluşların yanı sıra Devlet  Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı, Hazine Müsteşarlığı, Maliye Bakanlığı, Sosyal Güvenlik  Kurumu Başkanlığı, Sağlık Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Sosyal Hizmetler ve Çocuk  Esirgeme Kurumu ile işbirliği ve koordinasyon sağlanmaktadır.  özürlüler Yüksek Kurulu ve özürlüler Şûrası: Başkanlığın teşkilat yapısında özürlülere  yönelik olarak faaliyet gösteren veya özürlülerle ilgili çalışan kamu ve sivil tüm kesimlerin  politika belirleme ve karar alma süreçlerine katılımlarını öngören özürlüler Yüksek Kurulu  ve özürlüler Şûrası, özürlülük alanındaki danışma ve karar organlarıdır.  Başkanlığın görev alanına giren konularda üst düzey politikaları belirlemek, bu konuda  Başkanlığa görüş ve önerilerini bildirmekle görevli olan özürlüler Yüksek Kurulu'nun  üyeleri; özürlüler İdaresi Başkanı, Devlet Planlama Teşkilatı Sosyal Sektörler ve  Koordinasyon Genel Müdürü, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel  Müdürü, Turizm Bakanlığı Yatırımlar Genel Müdürü, Milli Eğitim Bakanlığı özel Eğitim  Rehberlik ve Danışma Hizmetleri Genel Müdürü, Sağlık Bakanlığı Tedavi Hizmetleri Genel  Müdürü, Türkiye İş Kurumu Genel Müdürü, en fazla üyesi bulunan işçi ve işveren  konfederasyonlarının başkanları, Türkiye Sakatlar Konfederasyonu Genel Başkanı ve  Türkiye Sakatlar Konfederasyonu tarafından her özür grubunu temsil eden  federasyonlardan seçilecek dört üye, Başbakan tarafından en az biri üniversite öğretim  üyelerinden olması kaydıyla özürlülerle ilgili konularda temayüz etmiş kişiler arasından  seçilecek üç üyedir.  özürlüler İdaresi Başkanlığının en yüksek danışma kurulu olan ve iki yılda bir kez  toplanan özürlüler Şûrası'nın amacı, özürlü ve özürlülük konusunda her türlü görüş ve  çözüm önerilerini tartışmak, ulusal politikalara esas olacak ilke ve programlar oluşturmak,  kamuoyunun bu konuda bilinçlenmesine katkıda bulunmak, ulusal ve uluslararası  alanlardaki görüş, düşünce ve gelişmelerin aktarılmasını, tartışılmasını sağlamaktır. Şûra,  özürlülük alanında çalışan akademisyenler, ilgili kurum ve kuruluşlar, özürlü bireyler, ve  sivil toplum örgütleri temsilcilerini bir araya getiren tek oluşumdur.  özel Eğitim Alanında Yapılan Çalışmalar: özürlülerin eğitimi ile ilgili hazırlanan mevzuat  çalışmaları Milli Eğitim Bakanlığı işbirliğinde devam etmektedir.  Okulöncesi eğitim hizmetleri konusunda yaşanan sorunların giderilmesine yönelik  olarak Milli Eğitim Bakanlığı Okulöncesi Eğitimi Genel Müdürlüğü ile 2009 yılında çalışma  toplantıları gerçekleştirilmiştir. Yapılan çalışmalar okulöncesi eğitimden yararlanan özürlü  çocuk sayısının tespiti ve Özürlü çocukların sayısının arttırılmasına yönelik olarak  gerçekleşmiş olup, çalışmalara 2010 yılında da devam edilecektir.  özürlü çocukların okulöncesi eğitim, ilköğretim ve ortaöğretimde gerçekleştirilen  kaynaştırma eğitimlerinde eğitim standartlarının arttırılmasına ve kaynaştırma eğitiminden  yararlanan özürlü çocuk sayısının arttırılmasına yönelik işbirliği ve çalışma toplantıları Milli  Eğitim Bakanlığının ilgili Genel Müdürlükleri ile 2009 yılında başlatılmıştır. Çalışmalar 2010  yılında da sürdürülecektir.  Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı ile özürlü öğrencilerin ÖSS sınavına başvurusu,  sınav sırasında sağlanması gerekli koşullar ve üniversite eğitimleri sırasında yaşadıkları  sorunların giderilmesi yönünde 20.06.2006 tarih ve 26204 sayılı Resmi gazete'de  yayımlanarak yürürlüğe giren "Yükseköğretim Kurumları özürlüler Danışma ve  Koordinasyon Yönetmeliği"nin hükümlerinin uygulanması konularında işbirliği çalışmaları  başlatılmış ve halen devam etmektedir.  - 1 4 7 - TBMM B: 65 24 . 2 . 2010  Ulaşılabilirlik Eylem Planı Çalışmaları: Ulaşılabilirlik ile ilgili mevzuatın uygulanması ve  kamu. kurum ve kuruluşlarınca ve özellikle yerel yönetimler tarafından konuyla ilgili  sorumluluklarını acilen yerine getirmelerini sağlamak amacıyla, 17.11.2009 tarihli  Başbakanlık Oluru ile Başbakanlık özürlüler İdaresi Başkanlığı koordinatörlüğünde bir  heyet kurularak bu heyetin "Ulusal Eylem Planı" hazırlaması uygun bulunmuştur.  Ulusal Eylem Planı hazırlanması çalışmasına 25.01.2010 tarihinde ilgili kurum  temsilcilerinin katılımıyla özürlüler İdaresi Başkanlığında düzenlenen toplantıyla  başlanmıştır. Başbakanlık Sosyal ve Kültürel İşler Başkanlığı, İçişleri Bakanlığı, Bayındırlık  ve Iskan Bakanlığı, Ulaştırma Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Devlet Planlama Teşkilatı  Müsteşarlığı, Türkiye Belediyeler Birliği ve Türkiye Sakatlar Konfederasyonu temsilcilerinin  katılımıyla gerçekleştirilen toplantılarda Taslak Eylem Planı üzerinde çalışmalara devam  edilmektedir.  Ankara Eylem Planı: Ankara İlinde yaşayan özürlü bireylerin ve ailelerinin toplumsal  hayata katılımlarının sağlanarak sağlık, eğitim, istihdam, bakım ve ulaşılabilirlik gibi  hizmetlerin en iyi şekilde verilebilmesi amacıyla Ankara İli özürlü Eylem planı  hazırlanmıştır. Ankara Eylem Planı doğrultusunda çalışmalar sürdürülmektedir.  ömek Engelsiz Kent Projeleri: Kentsel alanda özürlülerin ulaşılabildiğinin  sağlanabilmesi için örnek, iyi uygulamalar yapılması yoluyla ulaşılabilirlik konusundaki  doğru uygulamaların diğer kentlere yaygınlaşması yönünde kamu duyarlılığının  artırılmasının amaçlandığı ve özürlüler İdaresi Başkanlığı ile Konya Büyükşehir  Belediyesi, Keçiören Belediyesi, Karaman Belediyesi, Hendek Belediyesi arasında "örnek  Engelsiz Kent Projesi" çalışmaları imzalanan protokoller çerçevesinde yürütülmektedir.  Diğer işbirliği ve Koordinasyon Çalışmaları: özürlüler İdaresi Başkanlığı ayrıca,  özürlülerin eğitim, istihdam, ulaşılabilirlik, sağlık gibi sorunlarına ilişkin olarak ilgili kurum ve  kuruluşlarla iş birliği ve koordinasyon çalışmalarını sürdürmektedir. Bu kapsamda;  Başkanlığımıza intikal eden çeşitli proje önerileri değerlendirilmekte, uygun olduğu  değerlendirilenler bilimsel ve teknik olarak desteklenmekte, birçok kurumda özürlülük ve  özürlülerle ilgili eğitim programlan uygulanmakta, Sosyal Hizmetler, Kadının Statüsü  Danışma Kurulları gibi daimi üyesi olunan Kurullara katkı ve katılım sağlanarak konu  gündemde tutulmakta, mevzuat değişiklikleri için ilgili kurumlarla koordinasyon sağlanarak  görüş oluşturulmakta, Avrupa Sosyal Şartı, Çocuk Hakları Sözleşmesi, Kadına Karşı  Ayrımcılığın önlenmesi Sözleşmesi gibi uluslararası çalışmaların yıllık değerlendirme  toplantıları ve eylem planlan gibi çalışmalarına görüş oluşturularak özürlülük alanına ilişkin  katkı ve katılım sağlanmaktadır. Ayrıca Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğü, Kültür  ve Turizm Bakanlığı, Ulaştırma Bakanlığı, Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu Genel  Müdürlüğü ve Diyanet İşleri Başkanlığı ile ulaşılabilirlik ve toplumsal duyarlılık yaratmak  amacı ile çalışmalar yapılmaktadır.  Saygılarımla.  Devlet Bakanı  - 1 4 8 -
Sayfa 149 -
TBMM B: 65 24 . 2 . 2010  Ulaşılabilirlik Eylem Planı Çalışmaları: Ulaşılabilirlik ile ilgili mevzuatın uygulanması ve  kamu. kurum ve kuruluşlarınca ve özellikle yerel yönetimler tarafından konuyla ilgili  sorumluluklarını acilen yerine getirmelerini sağlamak amacıyla, 17.11.2009 tarihli  Başbakanlık Oluru ile Başbakanlık özürlüler İdaresi Başkanlığı koordinatörlüğünde bir  heyet kurularak bu heyetin "Ulusal Eylem Planı" hazırlaması uygun bulunmuştur.  Ulusal Eylem Planı hazırlanması çalışmasına 25.01.2010 tarihinde ilgili kurum  temsilcilerinin katılımıyla özürlüler İdaresi Başkanlığında düzenlenen toplantıyla  başlanmıştır. Başbakanlık Sosyal ve Kültürel İşler Başkanlığı, İçişleri Bakanlığı, Bayındırlık  ve Iskan Bakanlığı, Ulaştırma Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Devlet Planlama Teşkilatı  Müsteşarlığı, Türkiye Belediyeler Birliği ve Türkiye Sakatlar Konfederasyonu temsilcilerinin  katılımıyla gerçekleştirilen toplantılarda Taslak Eylem Planı üzerinde çalışmalara devam  edilmektedir.  Ankara Eylem Planı: Ankara İlinde yaşayan özürlü bireylerin ve ailelerinin toplumsal  hayata katılımlarının sağlanarak sağlık, eğitim, istihdam, bakım ve ulaşılabilirlik gibi  hizmetlerin en iyi şekilde verilebilmesi amacıyla Ankara İli özürlü Eylem planı  hazırlanmıştır. Ankara Eylem Planı doğrultusunda çalışmalar sürdürülmektedir.  ömek Engelsiz Kent Projeleri: Kentsel alanda özürlülerin ulaşılabildiğinin  sağlanabilmesi için örnek, iyi uygulamalar yapılması yoluyla ulaşılabilirlik konusundaki  doğru uygulamaların diğer kentlere yaygınlaşması yönünde kamu duyarlılığının  artırılmasının amaçlandığı ve özürlüler İdaresi Başkanlığı ile Konya Büyükşehir  Belediyesi, Keçiören Belediyesi, Karaman Belediyesi, Hendek Belediyesi arasında "örnek  Engelsiz Kent Projesi" çalışmaları imzalanan protokoller çerçevesinde yürütülmektedir.  Diğer işbirliği ve Koordinasyon Çalışmaları: özürlüler İdaresi Başkanlığı ayrıca,  özürlülerin eğitim, istihdam, ulaşılabilirlik, sağlık gibi sorunlarına ilişkin olarak ilgili kurum ve  kuruluşlarla iş birliği ve koordinasyon çalışmalarını sürdürmektedir. Bu kapsamda;  Başkanlığımıza intikal eden çeşitli proje önerileri değerlendirilmekte, uygun olduğu  değerlendirilenler bilimsel ve teknik olarak desteklenmekte, birçok kurumda özürlülük ve  özürlülerle ilgili eğitim programlan uygulanmakta, Sosyal Hizmetler, Kadının Statüsü  Danışma Kurulları gibi daimi üyesi olunan Kurullara katkı ve katılım sağlanarak konu  gündemde tutulmakta, mevzuat değişiklikleri için ilgili kurumlarla koordinasyon sağlanarak  görüş oluşturulmakta, Avrupa Sosyal Şartı, Çocuk Hakları Sözleşmesi, Kadına Karşı  Ayrımcılığın önlenmesi Sözleşmesi gibi uluslararası çalışmaların yıllık değerlendirme  toplantıları ve eylem planlan gibi çalışmalarına görüş oluşturularak özürlülük alanına ilişkin  katkı ve katılım sağlanmaktadır. Ayrıca Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğü, Kültür  ve Turizm Bakanlığı, Ulaştırma Bakanlığı, Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu Genel  Müdürlüğü ve Diyanet İşleri Başkanlığı ile ulaşılabilirlik ve toplumsal duyarlılık yaratmak  amacı ile çalışmalar yapılmaktadır.  Saygılarımla.  Devlet Bakanı  - 1 4 8 - T Ü R K t Y E B Ü Y Ü K M İ L L E T M E C L İ S İ  G Ü N D E M İ  DONEM: 23 YASAMA YILI: 4  65 İNCİ BİRLEŞİM  24 ŞUBAT 2010 ÇARŞAMBA  SAAT: 13.00  K I S I M L A R  B A Ş K A N L ı Ğ ı N G E N E L K U R U L A S U N U Ş L A R ı  Ö Z E L G Ü N D E M D E Y E R A L A C A K I Ş L E R  SEÇİM  O Y L A M A S ı Y A P ı L A C A K I Ş L E R  M E C L I S S O R U Ş T U R M A S ı R A P O R L A R ı  G E N E L G Ö R Ü Ş M E V E M E C L I S A R A Ş T I R M A S I  Y A P ı L M A S ı N A D A I R Ö N G Ö R Ü Ş M E L E R  SÖZLÜ SORULAR  8  K A N U N T A S A R I V E TEKL İFLER İ İ L E  K O M I S Y O N L A R D A N G E L E N D I Ğ E R I Ş L E R  E G E M E N L İ K K A Y I T S I Z Ş A R T S I Z M İ L L E T İ N D İ R
Sayfa 150 -
T Ü R K t Y E B Ü Y Ü K M İ L L E T M E C L İ S İ  G Ü N D E M İ  DONEM: 23 YASAMA YILI: 4  65 İNCİ BİRLEŞİM  24 ŞUBAT 2010 ÇARŞAMBA  SAAT: 13.00  K I S I M L A R  B A Ş K A N L ı Ğ ı N G E N E L K U R U L A S U N U Ş L A R ı  Ö Z E L G Ü N D E M D E Y E R A L A C A K I Ş L E R  SEÇİM  O Y L A M A S ı Y A P ı L A C A K I Ş L E R  M E C L I S S O R U Ş T U R M A S ı R A P O R L A R ı  G E N E L G Ö R Ü Ş M E V E M E C L I S A R A Ş T I R M A S I  Y A P ı L M A S ı N A D A I R Ö N G Ö R Ü Ş M E L E R  SÖZLÜ SORULAR  8  K A N U N T A S A R I V E TEKL İFLER İ İ L E  K O M I S Y O N L A R D A N G E L E N D I Ğ E R I Ş L E R  E G E M E N L İ K K A Y I T S I Z Ş A R T S I Z M İ L L E T İ N D İ R  DANIŞMA KURULU ÖNERİLERİ  1.- Genel Kurulun toplantı günlerinden Salı gününün denetim konularına (Anayasanın süreye  bağladığı konular hariç), Çarşamba ve Perşembe günlerinin de kanun tasarı ve teklifleri ile komis­ yonlardan gelen diğer işlerin görüşülmesine ayrılması, Salı ve Çarşamba günlerinde birleşimin ba­ şında bir saat süre ile sözlü soruların görüşülmesi, "Sunuşlar" ve işaret oyu ile yapılacak seçimle­ rin her gün yapılması,  önerilmiştir.  (Genel Kurulun 3.10.2007 tarihli 3 üncü birleşiminde kabul edilmiştir.)  2.- 126, 131 ve 321 Sıra Sayılı Kanun Tasarılarının İçtüzüğün 91 inci maddesine göre Temel  Kanun olarak görüşülmesi,  321 Sıra Sayılı Kanun Tasarısının ilk 21 bölümünün 30'ar maddeden, 22 nci bölümünün 631  ilâ 649 uncu maddelerden oluşması,  131 Sıra Sayılı Kanun Tasarısının birinci bölümünün 1 ilâ 19 uncu maddelerden, ikinci bölü­ münün 20 ilâ 40 ıncı maddelerden, üçüncü bölümünün Çerçeve 41 inci maddedeki 1, 2, 2/alt bent­ leri ilâ 3 ve 4 üncü fıkralar dahil olmak üzere 41 ilâ 44 üncü maddelerden oluşması,  126 Sıra Sayılı Kanun Tasarısının birinci bölümünün 1 ilâ 15 inci maddelerden, ikinci bölü­ münün Çerçeve 22 nci maddedeki 1, 2, 3 ,4 üncü fıkralar ilâ Geçici 1, 2, 3 ve 4 üncü maddeler dahil  olmak üzere 16 ilâ 24 üncü maddelerden oluşması,  önerilmiştir.  (Genel Kurulun 28.5.2009 tarihli 95 inci birleşiminde kabul edilmiştir.)  3.- 471 Sıra Sayılı Kanun Tasarısının İçtüzüğün 91 inci maddesine göre Temel Kanun olarak  görüşülmesi; birinci bölümünün 1 ila 10 uncu maddelerden, ikinci bölümünün Geçici 1 inci madde  dahil olmak üzere 11 ila 20 nci maddelerden oluşması,  önerilmiştir.  (Genel Kurulun 16.2.2010 tarihli 61 inci birleşiminde kabul edilmiştir.)  4.- 18 Şubat 2010 tarihinde dağıtılan ve Genel Kurulun aynı günkü birleşiminde okunan 11/10  esas numaralı gensoru önergesinin gündemin "Özel Gündemde Yer Alacak İşler" kısmında yer  alması; Anayasanın 99 uncu maddesi gereğince gündeme alınıp alınmayacağı hususundaki görüş­ melerin Genel Kurulun 25 Şubat 2010 Perşembe günkü birleşiminde yapılması,  Genel Kurulun 25 Şubat 2010 Perşembe günkü birleşiminde 426 Sıra Sayılı Kanun Tasarısının  görüşmelerinin tamamlanmasına kadar çalışması,  önerilmiştir.  (Genel Kurulun 23.2.2010) tarihli 64 üncü birleşiminde kabul edilmiştir.)  GRUP ÖNERİLERİ  1.- 96 Sıra Sayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısının İçtüzüğün 91 inci maddesine göre Temel  Kanun olarak görüşülmesi,  önerilmiştir.  (Not: İlk 50 bölüm 30'ar maddeden, 51 inci bölüm 1501 ilâ 1520 nci maddelerden, 52 nci  bölüm ise Geçici Madde 1, 2, 3, 4, 5 dahil 1521 ilâ 1535 inci maddelerden oluşmaktadır.)  (Genel Kurulun 8.7.2008 tarihli 127 nci birleşiminde kabul edilmiştir.)  2.- Genel Kurulun; 2, 9, 16, 23, 30 Mart 2010 Salı günkü birleşimlerinde bir saat sözlü soru­ lardan sonra diğer denetim konularının görüşülmeyerek gündemin kanun tasarı ve teklifleri ile  komisyonlardan gelen diğer işler kısmında yer alan işlerin görüşülmesi; 24 Şubat ile 3, 10, 17, 24,  31 Mart 2010 Çarşamba günkü birleşimlerinde sözlü soruların görüşülmemesi,  Genel Kurulun; 2, 9, 16, 23, 30 Mart 2010 Salı günkü birleşimlerinde 15:00 - 20:00 saatleri ara­ sında, 24, 25 Şubat ile 3, 4, 10, 11, 17, 18, 24, 25, 31 Mart 2010 Çarşamba ve Perşembe günkü  birleşimlerinde ise 13:00 - 20:00 saatleri arasında çalışmalarına devam etmesi,  önerilmiştir.  (Genel Kurulun 4.2.2010 tarihli 57 nci birleşiminde kabul edilmiştir.)  KOMİSYON TOPLANTILARI  * Plan ve Bütçe Komisyonu * Deprem Riski ve Yönetimine İlişkin  24.02.2010 Çarşamba - Saat: 11.00 Meclis Araştırması Komisyonu  24.02.2010 Çarşamba - Saat: 10.00  * Madencilik Sektörü ile İlgili Meclis  Araştırması Komisyonu  24.02.2010 Çarşamba - Saat: 10.30  25.02.2010 Perşembe - Saat: 10.30
Sayfa 151 -
DANIŞMA KURULU ÖNERİLERİ  1.- Genel Kurulun toplantı günlerinden Salı gününün denetim konularına (Anayasanın süreye  bağladığı konular hariç), Çarşamba ve Perşembe günlerinin de kanun tasarı ve teklifleri ile komis­ yonlardan gelen diğer işlerin görüşülmesine ayrılması, Salı ve Çarşamba günlerinde birleşimin ba­ şında bir saat süre ile sözlü soruların görüşülmesi, "Sunuşlar" ve işaret oyu ile yapılacak seçimle­ rin her gün yapılması,  önerilmiştir.  (Genel Kurulun 3.10.2007 tarihli 3 üncü birleşiminde kabul edilmiştir.)  2.- 126, 131 ve 321 Sıra Sayılı Kanun Tasarılarının İçtüzüğün 91 inci maddesine göre Temel  Kanun olarak görüşülmesi,  321 Sıra Sayılı Kanun Tasarısının ilk 21 bölümünün 30'ar maddeden, 22 nci bölümünün 631  ilâ 649 uncu maddelerden oluşması,  131 Sıra Sayılı Kanun Tasarısının birinci bölümünün 1 ilâ 19 uncu maddelerden, ikinci bölü­ münün 20 ilâ 40 ıncı maddelerden, üçüncü bölümünün Çerçeve 41 inci maddedeki 1, 2, 2/alt bent­ leri ilâ 3 ve 4 üncü fıkralar dahil olmak üzere 41 ilâ 44 üncü maddelerden oluşması,  126 Sıra Sayılı Kanun Tasarısının birinci bölümünün 1 ilâ 15 inci maddelerden, ikinci bölü­ münün Çerçeve 22 nci maddedeki 1, 2, 3 ,4 üncü fıkralar ilâ Geçici 1, 2, 3 ve 4 üncü maddeler dahil  olmak üzere 16 ilâ 24 üncü maddelerden oluşması,  önerilmiştir.  (Genel Kurulun 28.5.2009 tarihli 95 inci birleşiminde kabul edilmiştir.)  3.- 471 Sıra Sayılı Kanun Tasarısının İçtüzüğün 91 inci maddesine göre Temel Kanun olarak  görüşülmesi; birinci bölümünün 1 ila 10 uncu maddelerden, ikinci bölümünün Geçici 1 inci madde  dahil olmak üzere 11 ila 20 nci maddelerden oluşması,  önerilmiştir.  (Genel Kurulun 16.2.2010 tarihli 61 inci birleşiminde kabul edilmiştir.)  4.- 18 Şubat 2010 tarihinde dağıtılan ve Genel Kurulun aynı günkü birleşiminde okunan 11/10  esas numaralı gensoru önergesinin gündemin "Özel Gündemde Yer Alacak İşler" kısmında yer  alması; Anayasanın 99 uncu maddesi gereğince gündeme alınıp alınmayacağı hususundaki görüş­ melerin Genel Kurulun 25 Şubat 2010 Perşembe günkü birleşiminde yapılması,  Genel Kurulun 25 Şubat 2010 Perşembe günkü birleşiminde 426 Sıra Sayılı Kanun Tasarısının  görüşmelerinin tamamlanmasına kadar çalışması,  önerilmiştir.  (Genel Kurulun 23.2.2010) tarihli 64 üncü birleşiminde kabul edilmiştir.)  GRUP ÖNERİLERİ  1.- 96 Sıra Sayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısının İçtüzüğün 91 inci maddesine göre Temel  Kanun olarak görüşülmesi,  önerilmiştir.  (Not: İlk 50 bölüm 30'ar maddeden, 51 inci bölüm 1501 ilâ 1520 nci maddelerden, 52 nci  bölüm ise Geçici Madde 1, 2, 3, 4, 5 dahil 1521 ilâ 1535 inci maddelerden oluşmaktadır.)  (Genel Kurulun 8.7.2008 tarihli 127 nci birleşiminde kabul edilmiştir.)  2.- Genel Kurulun; 2, 9, 16, 23, 30 Mart 2010 Salı günkü birleşimlerinde bir saat sözlü soru­ lardan sonra diğer denetim konularının görüşülmeyerek gündemin kanun tasarı ve teklifleri ile  komisyonlardan gelen diğer işler kısmında yer alan işlerin görüşülmesi; 24 Şubat ile 3, 10, 17, 24,  31 Mart 2010 Çarşamba günkü birleşimlerinde sözlü soruların görüşülmemesi,  Genel Kurulun; 2, 9, 16, 23, 30 Mart 2010 Salı günkü birleşimlerinde 15:00 - 20:00 saatleri ara­ sında, 24, 25 Şubat ile 3, 4, 10, 11, 17, 18, 24, 25, 31 Mart 2010 Çarşamba ve Perşembe günkü  birleşimlerinde ise 13:00 - 20:00 saatleri arasında çalışmalarına devam etmesi,  önerilmiştir.  (Genel Kurulun 4.2.2010 tarihli 57 nci birleşiminde kabul edilmiştir.)  KOMİSYON TOPLANTILARI  * Plan ve Bütçe Komisyonu * Deprem Riski ve Yönetimine İlişkin  24.02.2010 Çarşamba - Saat: 11.00 Meclis Araştırması Komisyonu  24.02.2010 Çarşamba - Saat: 10.00  * Madencilik Sektörü ile İlgili Meclis  Araştırması Komisyonu  24.02.2010 Çarşamba - Saat: 10.30  25.02.2010 Perşembe - Saat: 10.30  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ GÜNDEMİ  6 5 I N C I B I R L E Ş I M 2 4 Ş U B A T 2 0 1 0 Ç A R Ş A M B A S A A T : 1 3 . 0 0  1 _ B A Ş K A N L ı Ğ ı N G E N E L K U R U L A S U N U Ş L A R ı  >l±Jk  2 _ Ö Z E L G Ü N D E M D E Y E R A L A C A K İ Ş L E R  1.- Cumhuriyet Halk Partisi Grubu Adına Grup Başkanvekilleri Ankara Milletvekili Hakkı  Suha Okay, İstanbul Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu ve İzmir Milletvekili Kemal Anadol'un;  Demokratik Açılım Olarak Adlandırılan Proje Kapsamında Gizli Görüşmelerde Bulunduğu, Terör  Örgütü Mensupları Hakkındaki Yargı Sürecini Etkilediği İddiasıyla İçişleri Bakanı Beşir Atalay  Hakkında Anayasanın 99 uncu ve İçtüzüğün 106 ncı Maddeleri Uyarınca Bir Gensoru Açılmasına  İlişkin Önergesi (11/10) (Başkanlığa Geliş Tarihi: 17/02/2010) (Dağıtma tarihi: 18/02/2010)  (Görüşme Günü: 25.02.2010 Perşembe)  3 - S E Ç İ M  4 - O Y L A M A S I Y A P I L A C A K İ Ş L E R  5 - M E C L I S S O R U Ş T U R M A S ı R A P O R L A R ı  6 _ G E N E L G Ö R Ü Ş M E V E M E C L İ S A R A Ş T I R M A S I  Y A P I L M A S I N A D A İ R Ö N G Ö R Ü Ş M E L E R  7 - S Ö Z L Ü S O R U L A R
Sayfa 152 -
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ GÜNDEMİ  6 5 I N C I B I R L E Ş I M 2 4 Ş U B A T 2 0 1 0 Ç A R Ş A M B A S A A T : 1 3 . 0 0  1 _ B A Ş K A N L ı Ğ ı N G E N E L K U R U L A S U N U Ş L A R ı  >l±Jk  2 _ Ö Z E L G Ü N D E M D E Y E R A L A C A K İ Ş L E R  1.- Cumhuriyet Halk Partisi Grubu Adına Grup Başkanvekilleri Ankara Milletvekili Hakkı  Suha Okay, İstanbul Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu ve İzmir Milletvekili Kemal Anadol'un;  Demokratik Açılım Olarak Adlandırılan Proje Kapsamında Gizli Görüşmelerde Bulunduğu, Terör  Örgütü Mensupları Hakkındaki Yargı Sürecini Etkilediği İddiasıyla İçişleri Bakanı Beşir Atalay  Hakkında Anayasanın 99 uncu ve İçtüzüğün 106 ncı Maddeleri Uyarınca Bir Gensoru Açılmasına  İlişkin Önergesi (11/10) (Başkanlığa Geliş Tarihi: 17/02/2010) (Dağıtma tarihi: 18/02/2010)  (Görüşme Günü: 25.02.2010 Perşembe)  3 - S E Ç İ M  4 - O Y L A M A S I Y A P I L A C A K İ Ş L E R  5 - M E C L I S S O R U Ş T U R M A S ı R A P O R L A R ı  6 _ G E N E L G Ö R Ü Ş M E V E M E C L İ S A R A Ş T I R M A S I  Y A P I L M A S I N A D A İ R Ö N G Ö R Ü Ş M E L E R  7 - S Ö Z L Ü S O R U L A R  8 - K A N U N T A S A R I V E T E K L I F L E R I İ L E K O M I S Y O N L A R D A N G E L E N D I Ğ E R İ Ş L E R  (X) Açık oylamaya tâbi işleri gösterir.  (*) Görüşmeleri yarım kalan Kanun Tasarı ve Tekliflerini gösterir.  (**) İçtüzüğün 91 inci maddesine göre Temel Kanun olarak görüşülmesi kabul edilmiştir.  - 4 - 65 İNCİ BİRLEŞİM  1. - (S. Sayısı: 96) Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/324)  (Dağıtma tarihi: 1.2.2008) (*) (**)  2. - (S. Sayısı: 321) Türk Borçlar Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/499)  (Dağıtma tarihi: 15.1.2009) (*)(**)  3. - (S. Sayısı: 455) Arsa Üretimi ve Değerlendirilmesi Hakkında Kanun ile Bazı  Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile Manisa Milletvekili Recai Berber ve  5 Milletvekilinin; 2985 Sayılı Toplu Konut Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması  Hakkında Kanun Teklifi ile Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu ile Plan ve Bütçe  Komisyonu Raporları (1/762, 2/475) (Dağıtma tarihi: 19.12.2009) (*) (X)  4. - (S. Sayısı: 462) Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkanvekili Yozgat Milletvekili Bekir  Bozdağ'ın; Anayasa Değişikliklerinin Halkoyuna Sunulması Hakkındaki Kanunda Değişiklik  Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi ve Anayasa Komisyonu Raporu (2/566) (Dağıtma tarihi:  21.1.2010)  5. - (S. Sayısı: 458) Milletlerarası Para Fonu ile Milletlerarası İmar ve Kalkınma Bankasına  Katılmak İçin Hükümete Yetki Verilmesine Dair Kanuna Ek Milletlerarası Para Fonu Ana  Sözleşmesinde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Belgelerin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair  Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/761) (Dağıtma tarihi: 5.1.2010) (X)  6. - (S. Sayısı: 460) Milletlerarası İmar ve Kalkınma Bankasının Ana Sözleşmesinde  Değişikliğin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu  Raporu (1/786) (Dağıtma tarihi: 5.1.2010) (X)  7. - (S. Sayısı: 447) Avusturya Cumhuriyeti, Bulgaristan Cumhuriyeti, Macaristan  Cumhuriyeti, Romanya ve Türkiye Cumhuriyeti Arasında Nabucco Projesi Hakkında Anlaşmanın  Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu  (1/783) (Dağıtma tarihi: 14.12.2009) (X)  8. - (S. Sayısı: 426) Türkiye Cumhuriyeti ile Sırbistan Cumhuriyeti Arasında Serbest  Ticaret Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri  Komisyonu Raporu (1/755) (Dağıtma tarihi: 9.11.2009) (X)  9. - (S. Sayısı: 471) Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı  ile Avrupa Birliği Uyum, Tarım, Orman ve Köyişleri ile Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar,  Bilgi ve Teknoloji Komisyonları Raporları (1/743) (Dağıtma tarihi: 05.02.2010) (**) (X)  10. - (S. Sayısı: 417) Uşak Milletvekili Nuri Uslu'nun; 6831 Sayılı Orman Kanununa Ek  Madde Eklenmesi Hakkında Kanun Teklifi ve Çevre ile Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonları  Raporları (2/325) (Dağıtma tarihi: 4.8.2009)  11. - (S. Sayısı: 432) Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Kuveyt Devleti Hükümeti Arasında  Sınai İhracatın Geliştirilmesi Alanında Mutabakat Zaptının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna  Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/719) (Dağıtma tarihi: 1.12.2009) (X)  12. - (S. Sayısı: 433) Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Kuveyt Devleti Hükümeti Arasında  Ekonomik ve Teknik İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun  Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/721) (Dağıtma tarihi: 1.12.2009) (X)  13 . - (S. Sayısı: 395) Kütahya Milletvekili Soner Aksoy'un; Yenilenebilir Enerji  Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanunda Değişiklik
Sayfa 153 -
8 - K A N U N T A S A R I V E T E K L I F L E R I İ L E K O M I S Y O N L A R D A N G E L E N D I Ğ E R İ Ş L E R  (X) Açık oylamaya tâbi işleri gösterir.  (*) Görüşmeleri yarım kalan Kanun Tasarı ve Tekliflerini gösterir.  (**) İçtüzüğün 91 inci maddesine göre Temel Kanun olarak görüşülmesi kabul edilmiştir.  - 4 - 65 İNCİ BİRLEŞİM  1. - (S. Sayısı: 96) Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/324)  (Dağıtma tarihi: 1.2.2008) (*) (**)  2. - (S. Sayısı: 321) Türk Borçlar Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/499)  (Dağıtma tarihi: 15.1.2009) (*)(**)  3. - (S. Sayısı: 455) Arsa Üretimi ve Değerlendirilmesi Hakkında Kanun ile Bazı  Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile Manisa Milletvekili Recai Berber ve  5 Milletvekilinin; 2985 Sayılı Toplu Konut Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması  Hakkında Kanun Teklifi ile Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu ile Plan ve Bütçe  Komisyonu Raporları (1/762, 2/475) (Dağıtma tarihi: 19.12.2009) (*) (X)  4. - (S. Sayısı: 462) Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkanvekili Yozgat Milletvekili Bekir  Bozdağ'ın; Anayasa Değişikliklerinin Halkoyuna Sunulması Hakkındaki Kanunda Değişiklik  Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi ve Anayasa Komisyonu Raporu (2/566) (Dağıtma tarihi:  21.1.2010)  5. - (S. Sayısı: 458) Milletlerarası Para Fonu ile Milletlerarası İmar ve Kalkınma Bankasına  Katılmak İçin Hükümete Yetki Verilmesine Dair Kanuna Ek Milletlerarası Para Fonu Ana  Sözleşmesinde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Belgelerin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair  Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/761) (Dağıtma tarihi: 5.1.2010) (X)  6. - (S. Sayısı: 460) Milletlerarası İmar ve Kalkınma Bankasının Ana Sözleşmesinde  Değişikliğin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu  Raporu (1/786) (Dağıtma tarihi: 5.1.2010) (X)  7. - (S. Sayısı: 447) Avusturya Cumhuriyeti, Bulgaristan Cumhuriyeti, Macaristan  Cumhuriyeti, Romanya ve Türkiye Cumhuriyeti Arasında Nabucco Projesi Hakkında Anlaşmanın  Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu  (1/783) (Dağıtma tarihi: 14.12.2009) (X)  8. - (S. Sayısı: 426) Türkiye Cumhuriyeti ile Sırbistan Cumhuriyeti Arasında Serbest  Ticaret Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri  Komisyonu Raporu (1/755) (Dağıtma tarihi: 9.11.2009) (X)  9. - (S. Sayısı: 471) Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı  ile Avrupa Birliği Uyum, Tarım, Orman ve Köyişleri ile Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar,  Bilgi ve Teknoloji Komisyonları Raporları (1/743) (Dağıtma tarihi: 05.02.2010) (**) (X)  10. - (S. Sayısı: 417) Uşak Milletvekili Nuri Uslu'nun; 6831 Sayılı Orman Kanununa Ek  Madde Eklenmesi Hakkında Kanun Teklifi ve Çevre ile Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonları  Raporları (2/325) (Dağıtma tarihi: 4.8.2009)  11. - (S. Sayısı: 432) Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Kuveyt Devleti Hükümeti Arasında  Sınai İhracatın Geliştirilmesi Alanında Mutabakat Zaptının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna  Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/719) (Dağıtma tarihi: 1.12.2009) (X)  12. - (S. Sayısı: 433) Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Kuveyt Devleti Hükümeti Arasında  Ekonomik ve Teknik İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun  Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/721) (Dağıtma tarihi: 1.12.2009) (X)  13 . - (S. Sayısı: 395) Kütahya Milletvekili Soner Aksoy'un; Yenilenebilir Enerji  Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanunda Değişiklik  8 - K A N U N T A S A R I V E T E K L I F L E R I İ L E K O M I S Y O N L A R D A N G E L E N D I Ğ E R İ Ş L E R  - 5 - 65 İNCİ BİRLEŞİM  Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ile Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji  Komisyonu Raporu (2/340) (Dağıtma tarihi: 9.6.2009)  14. - (S. Sayısı: 228) Bolu Milletvekili Fatih Metin'in; 491 Sayılı Denizcilik Müsteşarlığının  Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair  Kanun Teklifi ile Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu Raporu (2/137) (Dağıtma  tarihi: 16.5.2008)  15.- (S. Sayısı: 375) Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında  Kanun Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/674) (Dağıtma tarihi: 20.5.2009)  16. - (S. Sayısı: 99) Telsiz Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun  Tasarısı ve İçişleri Komisyonu Raporu (1/428) (Dağıtma tarihi: 1.2.2008)  17. - (S. Sayısı: 121) Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Eki  Cetvellerin Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğüne Ait Bölümünde Değişiklik Yapılmasına Dair  Kanun Tasarısı ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (1/518) (Dağıtma tarihi: 25.3.2008)  18. - (S. Sayısı: 126) Darülaceze Müessesesi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında  Kanun Tasarısı ile İçişleri Komisyonu Raporu (1/479) (Dağıtma tarihi: 27.3.2008) (**) (X)  19. - (S. Sayısı: 131) Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında  Kanun Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/487) (Dağıtma tarihi: 4.4.2008) (**)  20. - (S. Sayısı: 250) Dopingle Mücadele Kanunu Tasarısı ile Millî Eğitim, Kültür, Gençlik  ve Spor Komisyonu Raporu (1/562) (Dağıtma tarihi: 16.6.2008) (X)  21. - (S. Sayısı: 260) İl İdaresi Kanunu ile Bakanlıklar ve Bağlı Kuruluşlarda Atama Usulüne  İlişkin Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ve İçişleri Komisyonu Raporu  (1/477) (Dağıtma tarihi: 25.6.2008)  22. - (S. Sayısı: 279) Millî Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunda  Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (1/623)  (Dağıtma tarihi: 29.7.2008)  23. - (S. Sayısı: 294) Türk Akreditasyon Kurumu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun ile  Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ve Avrupa Birliği Uyum ile Sanayi,  Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonları Raporları (1/613) (Dağıtma  tarihi: 1.10.2008)  24. - (S. Sayısı: 382) Çoğaltılmış Fikir ve Sanat Eserlerini Derleme Kanunu Tasarısı ile Milli  Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Raporu (1/582) (Dağıtma tarihi: 21.5.2009)  25. - (S. Sayısı: 338) Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Makedonya Cumhuriyeti Hükümeti  Arasında Sağlık ve Tıp Bilimleri Alanında İşbirliğine Dair Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun  Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/532) (Dağıtma tarihi:  26.2.2009) (X)  26. - (S. Sayısı: 341) Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Bölgesel Ofisi ile Türkiye Cumhuriyeti  Hükümeti Arasında Türkiye'de Bir DSÖ Ülke Ofisi Kurulması Üzerine Anlaşmanın  Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu  (1/614) (Dağıtma tarihi: 26.2.2009) (X)  27. - (S. Sayısı: 342) Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Suriye Arap Cumhuriyeti Hükümeti  Arasında Elektrik, Petrol, Gaz ve Maden Kaynakları Alanlarında İşbirliği Protokolünün  Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu  (1/615) (Dağıtma tarihi: 26.2.2009) (X)
Sayfa 154 -
8 - K A N U N T A S A R I V E T E K L I F L E R I İ L E K O M I S Y O N L A R D A N G E L E N D I Ğ E R İ Ş L E R  - 5 - 65 İNCİ BİRLEŞİM  Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ile Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji  Komisyonu Raporu (2/340) (Dağıtma tarihi: 9.6.2009)  14. - (S. Sayısı: 228) Bolu Milletvekili Fatih Metin'in; 491 Sayılı Denizcilik Müsteşarlığının  Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair  Kanun Teklifi ile Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu Raporu (2/137) (Dağıtma  tarihi: 16.5.2008)  15.- (S. Sayısı: 375) Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında  Kanun Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/674) (Dağıtma tarihi: 20.5.2009)  16. - (S. Sayısı: 99) Telsiz Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun  Tasarısı ve İçişleri Komisyonu Raporu (1/428) (Dağıtma tarihi: 1.2.2008)  17. - (S. Sayısı: 121) Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Eki  Cetvellerin Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğüne Ait Bölümünde Değişiklik Yapılmasına Dair  Kanun Tasarısı ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (1/518) (Dağıtma tarihi: 25.3.2008)  18. - (S. Sayısı: 126) Darülaceze Müessesesi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında  Kanun Tasarısı ile İçişleri Komisyonu Raporu (1/479) (Dağıtma tarihi: 27.3.2008) (**) (X)  19. - (S. Sayısı: 131) Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında  Kanun Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/487) (Dağıtma tarihi: 4.4.2008) (**)  20. - (S. Sayısı: 250) Dopingle Mücadele Kanunu Tasarısı ile Millî Eğitim, Kültür, Gençlik  ve Spor Komisyonu Raporu (1/562) (Dağıtma tarihi: 16.6.2008) (X)  21. - (S. Sayısı: 260) İl İdaresi Kanunu ile Bakanlıklar ve Bağlı Kuruluşlarda Atama Usulüne  İlişkin Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ve İçişleri Komisyonu Raporu  (1/477) (Dağıtma tarihi: 25.6.2008)  22. - (S. Sayısı: 279) Millî Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunda  Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (1/623)  (Dağıtma tarihi: 29.7.2008)  23. - (S. Sayısı: 294) Türk Akreditasyon Kurumu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun ile  Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ve Avrupa Birliği Uyum ile Sanayi,  Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonları Raporları (1/613) (Dağıtma  tarihi: 1.10.2008)  24. - (S. Sayısı: 382) Çoğaltılmış Fikir ve Sanat Eserlerini Derleme Kanunu Tasarısı ile Milli  Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Raporu (1/582) (Dağıtma tarihi: 21.5.2009)  25. - (S. Sayısı: 338) Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Makedonya Cumhuriyeti Hükümeti  Arasında Sağlık ve Tıp Bilimleri Alanında İşbirliğine Dair Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun  Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/532) (Dağıtma tarihi:  26.2.2009) (X)  26. - (S. Sayısı: 341) Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Bölgesel Ofisi ile Türkiye Cumhuriyeti  Hükümeti Arasında Türkiye'de Bir DSÖ Ülke Ofisi Kurulması Üzerine Anlaşmanın  Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu  (1/614) (Dağıtma tarihi: 26.2.2009) (X)  27. - (S. Sayısı: 342) Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Suriye Arap Cumhuriyeti Hükümeti  Arasında Elektrik, Petrol, Gaz ve Maden Kaynakları Alanlarında İşbirliği Protokolünün  Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu  (1/615) (Dağıtma tarihi: 26.2.2009) (X)  8 - K A N U N T A S A R I V E T E K L İ F L E R İ İ L E K O M I S Y O N L A R D A N G E L E N D I Ğ E R İ Ş L E R  - 6 - 65 İNCİ BİRLEŞİM  28. - (S. Sayısı: 346) Türkiye Cumhuriyeti ile Yemen Cumhuriyeti Arasında Denizcilik  Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu  Raporu (1/580) (Dağıtma tarihi: 4.3.2009) (X)  29. - (S. Sayısı: 347) Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Tunus Cumhuriyeti Hükümeti  Arasında Madencilik ve Jeoloji Alanlarında İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun  Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/408) (Dağıtma tarihi:  20.3.2009) (X)  30. - (S. Sayısı: 348) Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Tunus Cumhuriyeti Hükümeti  Arasında Kadının, Ailenin ve Çocukların Statülerinin Geliştirilmesi Üzerine İşbirliği Protokolünün  Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu  (1/547) (Dağıtma tarihi: 20.3.2009) (X)  3 1 . - (S. Sayısı: 349) Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve Tunus Cumhuriyeti Hükümeti  Arasında Görsel-İşitsel ve Yazılı İletişim ile Belgelendirme Alanlarında İşbirliği Anlaşmasının  Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu  (1/634) (Dağıtma tarihi: 20.3.2009) (X)  32. - (S. Sayısı: 350) Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü  ile Tunus Cumhuriyeti Milli Arşivi Arasında İşbirliği Protokolünün Onaylanmasının Uygun  Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/658) (Dağıtma tarihi:  20.3.2009) (X)  33. - (S. Sayısı: 306) Uluslararası Telekomünikasyon Birliği (ITU) 2003 Dünya Radyo  Komünikasyon Konferansı Sonuç Belgelerinin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun  Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/333) (Dağıtma tarihi: 3.12.2008) (X)  34. - (S. Sayısı: 114) Asya-Pasifık Uzay İşbirliği Örgütü (APSCO) Sözleşmesinin  Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu  (1/367) (Dağıtma tarihi: 22.2.2008) (X)  35. - (S. Sayısı: 22) Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Kore Cumhuriyeti Hükümeti  Arasında İktisadi Kalkınma İşbirliği Fonu Kredilerine İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun  Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/288) (Dağıtma tarihi:  10.10.2007) (X)  36. - (S. Sayısı: 78) Uyuşturucu ve Psikotrop Maddelerin Kaçakçılığına Karşı Birleşmiş  Milletler Sözleşmesinin 17 nci Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Deniz Yoluyla Yapılan  Kaçakçılıkla Mücadele Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı  ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/295) (Dağıtma tarihi: 14.12.2007) (X)  37. - (S. Sayısı: 80) Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Afganistan İslam Cumhuriyeti  Hükümeti Arasında Gümrük Konularında İşbirliği ve Karşılıklı Yardımlaşma Anlaşmasının  Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu  (1/302) (Dağıtma tarihi: 14.12.2007) (X)  38. - (S. Sayısı: 62) Avrupa Konseyi Terörizmin Önlenmesi Sözleşmesinin Onaylanmasının  Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/339) (Dağıtma tarihi:  4.12.2007) (X)  39. - (S. Sayısı: 73) Irak'a Komşu Devletler Hükümetleri ile Irak Cumhuriyeti Hükümeti  Arasında Terörizm, Sınırlardan Yasadışı Sızmalar ve Örgütlü Suçlarla Mücadele Konularında  Güvenlik İşbirliğine İlişkin Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı  ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/347) (Dağıtma tarihi: 7.12.2007) (X)  40. - (S. Sayısı: 136) Türkiye Cumhuriyeti Genelkurmay Başkanlığı ile Amerika Birleşik  Devletleri Savunma Bakanlığı Arasında Savunma Uzay İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının  Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/395) (Dağıtma tarihi:  15.4.2008) (X)
Sayfa 155 -
8 - K A N U N T A S A R I V E T E K L İ F L E R İ İ L E K O M I S Y O N L A R D A N G E L E N D I Ğ E R İ Ş L E R  - 6 - 65 İNCİ BİRLEŞİM  28. - (S. Sayısı: 346) Türkiye Cumhuriyeti ile Yemen Cumhuriyeti Arasında Denizcilik  Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu  Raporu (1/580) (Dağıtma tarihi: 4.3.2009) (X)  29. - (S. Sayısı: 347) Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Tunus Cumhuriyeti Hükümeti  Arasında Madencilik ve Jeoloji Alanlarında İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun  Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/408) (Dağıtma tarihi:  20.3.2009) (X)  30. - (S. Sayısı: 348) Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Tunus Cumhuriyeti Hükümeti  Arasında Kadının, Ailenin ve Çocukların Statülerinin Geliştirilmesi Üzerine İşbirliği Protokolünün  Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu  (1/547) (Dağıtma tarihi: 20.3.2009) (X)  3 1 . - (S. Sayısı: 349) Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve Tunus Cumhuriyeti Hükümeti  Arasında Görsel-İşitsel ve Yazılı İletişim ile Belgelendirme Alanlarında İşbirliği Anlaşmasının  Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri