En son güncellemeler 22 Mart 2019 iş günü sonunda yapılmıştır.

AKP Milletvekilleri tarafından Adalet Komisyonuna sunulan Kanun Teklifi metni yayınlanmıştır.

BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE

DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ

 

MADDE 1- 10/6/1949 tarihli ve 5442 sayılı İl İdaresi Kanununun 11 inci maddesinin

(C) fıkrasının birinci paragrafına aşağıdaki cümle eklenmiş, mevcut ikinci paragrafının birinci

cümlesi yürürlükten kaldırılmış, ikinci cümlesinde yer alan “Bu hususta’1 ibaresi “Bu fıkra

kapsamında” şeklinde değiştirilmiş ve aynı fıkraya birinci paragrafından sonra gelmek üzere

aşağıdaki paragraf eklenmiştir.

 

“Bunları sağlamak için vali gereken karar ve tedbirleri alır.

 

Vali, kamu düzeni veya güvenliğinin olağan hayatı durduracak veya kesintiye uğratacak

şekilde bozulduğu ya da bozulacağına ilişkin ciddi belirtilerin bulunduğu hallerde onbeş günü

geçmemek üzere ildeki belirli yerlere girişi ve çıkışı kamu düzeni ya da kamu güvenliğini

bozabileceği şüphesi bulunan kişiler için sınırlayabilir; belli yerlerde veya saatlerde kişilerin

dolaşmalarını, toplanmalarını, araçların seyirlerini düzenleyebilir veya kısıtlayabilir ve ruhsatlı

da olsa her çeşit silah ve merminin taşınması ve naklini yasaklayabilir.”

 

MADDE 2- 4/1/1961 tarihli ve 211 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanununa

56 ncı maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki 56/A ve 56/B maddeleri eklenmiştir.

 

“Önleme araması

MADDE 56/A- Tehlikenin veya suç işlenmesinin önlenmesi amacıyla usulüne göre

verilmiş sulh ceza hâkimi kararı veya bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan

hallerde askeri birlik komutanının veya askeri kurum amirinin ya da hukuk hizmetleri başkanı

veya birim amirinin yazılı emri üzerine, askeri mahallerde kişilerin üstü, araçları, özel kâğıtları

ve eşyası aranır, gerekli tedbirler alınır, suç delilleri koruma altına alınarak 5271 sayılı Ceza

Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre gerekli işlemler yapılır.

 

Arama talep yazısında, arama için makul sebeplerin oluştuğunun gerekçeleriyle birlikte

gösterilmesi gerekir. Arama kararında veya emrinde; aramanın sebebi, konusu ve kapsamı ile

yapılacağı yer, zaman ve geçerli olacağı süre belirtilir.

 

Aramanın sonucu, arama kararı veya emri veren merci ya da makama bir tutanakla

bildirilir.

 

Konutta ve yerleşim yerinde ve eklentilerinde önleme araması yapılamaz.

Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Millî Savunma Bakanlığı tarafından

çıkarılan yönetmelikle düzenlenir.

 

Askerî mahallerde kontrol

MADDE 56/B- Özel kanun hükümleri saklı kalmak kaydıyla, asker kişiler dâhil askeri

mahallere girmek veya çıkmak isteyenler duyarlı kapıdan geçmek zorundadır. Bu kişilerin

üstleri, duyarlı kapının ikaz vermesi halinde, metal dedektörle kontrol edilir; eşyaları teknik

cihazlardan ve güvenlik sistemlerinden geçirilir; aracı, teknik cihazlarla, gerektiğinde el ile

kontrol edilir. Şüphe halinde veya bu cihazların bulunmadığı yerlerde, herhangi bir emir veya

karar olmasına bakılmaksızın, kontrol elle yapılabilir. Teknik cihazların ikazının sürmesi

halinde, bu kişiler ancak elle kontrolü kabul ettikleri takdirde askeri mahallere girebilirler.

Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Millî Savunma Bakanlığı tarafından

çıkarılan yönetmelikle düzenlenir.”

 

MADDE 3- 13/5/1971 tarihli ve 1402 sayılı Sıkıyönetim Kanunu yürürlükten

kaldırılmıştır.

 

MADDE 4- 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 53 üncü

maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendine “tespit edilmiş olması” ibaresinden sonra gelmek üzere

“veya hüküm aleyhine Avrupa İnsan Haklan Mahkemesine yapılan başvuru hakkında dostane

çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi” ibaresi eklenmiştir.

 

MADDE 5- 9/7/1982 tarihli ve 2692 sayılı Sahil Güvenlik Komutanlığı Kanununa

aşağıdaki ek madde eklenmiştir.

 

“Erbaş ve erlerin üst ve eşya aramaları

EK MADDE 7- Tehlikenin veya suç işlenmesinin önlenmesi amacıyla usulüne göre

verilmiş sulh ceza hâkimi kararı veya bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan

hallerde birlik komutanının veya kurum amirinin yazılı emri üzerine, sahil güvenlik hizmet

binaları ve eklentileri ile yüzer unsurlarında, askerlik yükümlülüğünü yerine getiren erbaş ve

erlerin üstü, özel kağıtları ve eşyası aranır, gerekli tedbirler alınır, suç delilleri koruma altına

alınarak 5271 sayılı Kanun hükümlerine göre gerekli işlemler yapılır.

 

Arama talep yazısında, arama için makul sebeplerin oluştuğunun, gerekçeleriyle birlikte

gösterilmesi gerekir. Arama kararında veya emrinde; aramanın sebebi, konusu ve kapsamı ile

yapılacağı yer, zaman ve geçerli olacağı süre belirtilir.

 

Aramanın sonucu, arama kararı veya emri veren merci veya makama bir tutanakla

bildirilir.

 

Konutta ve yerleşim yerinde ve eklentilerinde önleme araması yapılamaz.

Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar İçişleri Bakanlığı tarafından

çıkarılan yönetmelikle düzenlenir.”

 

MADDE 6- 10/3/1983 tarihli ve 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri

Kanununa 15 inci maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki 15/A maddesi eklenmiştir.

 

“Erbaş ve erlerin üst ve eşya aramaları:

MADDE 15/A- Tehlikenin veya suç işlenmesinin önlenmesi amacıyla usulüne göre

verilmiş sulh ceza hâkimi kararı veya bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan

hallerde birlik komutanının veya kurum amirinin yazılı emri üzerine, jandarma hizmet binaları

ve eklentilerinde, askerlik yükümlülüğünü yerine getiren erbaş ve erlerin üstü, özel kağıtları ve

eşyası aranır, gerekli tedbirler alınır, suç delilleri koruma altına alınarak 5271 sayılı Kanun

hükümlerine göre gerekli işlemler yapılır.

 

Arama talep yazısında, arama için makul sebeplerin oluştuğunun, gerekçeleriyle birlikte

gösterilmesi gerekir. Arama kararında veya emrinde; aramanın sebebi, konusu ve kapsamı ile

yapılacağı yer, zaman ve geçerli olacağı süre belirtilir.

 

Aramanın sonucu, arama kararı veya emri veren merci veya makama bir tutanakla

bildirilir.

 

Konutta ve yerleşim yerinde ve eklentilerinde önleme araması yapılamaz.

Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar İçişleri Bakanlığı tarafından

çıkarılan yönetmelikle düzenlenir.”

 

MADDE 7- 2803 sayılı Kanunun ek 8 inci:maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

 

“Vardiya yatakhaneleri, gazinolar, sosyal tesisler, özel, yerel ve kış eğitim

merkezlerinin sermayeleri, bu tesislerin gelirleri ile üye aidatlarına ilave olarak Jandarma Genel

Komutanlığı bütçesine konulacak ödenekten oluşur. Vardiya yatakhaneleri, gazinolar, sosyal

tesisler, Özel, yerel ve kış eğitim merkezlerinin yılı merkezi yönetim bütçe kanunu ile belirlenen

giderleri genel bütçeden karşılanabilir.”

 

MADDE 8- 6/10/1983 tarihli ve 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri

Kanununun 6 ncı maddesinin ikinci fıkrasına “genel asayişi bozmayacak” ibaresinden sonra

gelmek üzere “, vatandaşların günlük yaşamını aşırı ve katlanılamaz derecede

zorlaştırmayacak” ibaresi eklenmiş ve 7 nci maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde

değiştirilmiştir.

 

“Açık yerlerdeki toplantılar ile yürüyüşler gece vaktinin başlamasıyla dağılacak şekilde,

kapalı yerlerdeki toplantılar ise saat 24.00’ e kadar yapılabilir. Toplantı ve gösteri yürüyüşünün

gece vaktinin başlamasından sonra devam edeceği hususu, geçerli neden gösterilerek bildirilmiş

ise vatandaşların huzur ve sükunet içinde istirahatini aşırı ve katlanılamaz derecede

zorlaştırmamak ve kamu düzeni ve genel asayişin bozulmasına neden olmamak şartıyla, açık

yerlerde yapılan toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin dağılma saati mahallin en büyük mülki

amirinin kararıyla en geç saat 24.00’e kadar uzatılabilir.”

 

MADDE 9- 1/11/1983 tarihli ve 2937 sayılı Devlet istihbarat Hizmetleri ve Milli

İstihbarat Teşkilatı Kanununun 30 uncu maddesine aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.

 

“MIT’in tarafı olduğu hukuk uyuşmazlıklarında, dava şartı olarak öngörülen

arabuluculuk dahil, arabuluculuk usulü uygulanmaz.

 

MİT, 9/10/2003 tarihli ve 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamı dışındadır.”

 

MADDE 10- 4/11/1983 tarihli ve 2941 sayılı Seferberlik ve Savaş Hali Kanununun

17 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “ 1402 sayılı Sıkıyönetim Kanununun 15 inci

maddesinde yazılı suçlan işleyenler” ibaresi “26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza

Kanununun 109, 124, 148, 149, 170 ila 172, 179, 185 ila 188, 190, 202, 213 ila 217, 220, 223,

240, 299 ila 339 uncu maddelerinde belirtilen suçları işleyenler” şeklinde değiştirilmiş, aynı

fıkranın ikinci cümlesi yürürlükten kaldırılmış ve aynı maddeye aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.

 

“Bu Kanunda belirtilen suçlardan dolayı aşağıda yazılı kişiler hakkında bölgede yetkili

kılman komutanın kovuşturma yapabilmesi;

 

1. Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlar hakkında Cumhurbaşkanının,

2. Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri hakkında Türkiye Büyük Millet Meclisinin,

3. General ve amiraller hakkında Genelkurmay Başkanımn,

4. Bakan yardımcıları hakkında ilgili bakanların,

5. Valiler ve kaymakamlar hakkında İçişleri Bakanının,

6. Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, Hakimler ve Savcılar Kurulu, Sayıştay

Başkan ve üyeleri, hakimler ve savcılar ve bu sınıftan sayılanlar hakkında özel kanunlarına göre

yetkili kurul ve makamların,

 

iznine ve yargılama usulüne bağlıdır.

 

Yukarıdaki fıkrada sayılan kişiler hakkında yetkili kurul ve makamlar tarafından,

hakkında bölgede yetkili kılman komutanca kovuşturma yapılmasına izin verilmediği ahvalde

özel kanunlarına göre işlem yapılır.

 

Diplomatik dokunulmazlıkla ilgili düzenlemeler saklıdır.”

 

MADDE 11- 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununa aşağıdaki

geçici madde eklenmiştir.

 

“GEÇİCİ MADDE 19- Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl süreyle;

5237 sayılı Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve

Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar ile 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına

giren suçlar veya örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar bakımından:

 

a) Gözaltı süresi, yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilmesi için

zorunlu süre hariç, yakalama anından itibaren kırksekiz saati, toplu olarak işlenen suçlarda dört

günü geçemez. Delillerin toplanmasındaki güçlük veya dosyanın kapsamlı olması nedeniyle

gözaltı süresi, birinci cümlede belirtilen sürelerle bağlı kalmak kaydıyla, en fazla iki defa

uzatılabilir. Gözaltı süresinin uzatılmasına ilişkin karar, Cumhuriyet savcısının istemi üzerine

yakalanan kişi dinlenilmek suretiyle hâkim tarafından verilir. Yakalama emri üzerine yakalanan

kişi hakkında da bu bent hükümleri uygulanır.

 

b) Şüphelinin aynı olayla ilgili olarak yeniden ifadesinin alınması ihtiyacı ortaya

çıktığında bu işlem, Cumhuriyet savcısı veya Cumhuriyet savcısının yazılı emri üzerine kolluk

tarafından yapılabilir.

 

c) 1. Tutukluluğa itiraz ve tahliye talepleri dosya üzerinden karara bağlanabilir.

2. Tahliye talepleri en geç otuzar günlük sürelerle tutukluluğun incelenmesi ile birlikte

dosya üzerinden karara bağlanabilir.

3. 108 inci madde uyarınca yapılan tutukluluğun incelenmesi en geç, otuzar günlük

sürelerle dosya üzerinden, doksanar günlük sürelerle kişi veya müdafi dinlenilmek suretiyle

resen yapılır.”

 

MADDE 12- 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 119 uncu

maddesinin beşinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

 

“(5) Askerî mahallerde yapılacak arama, Cumhuriyet savcısının nezaretinde askerî

makamların katılımıyla adlî kolluk görevlileri tarafından yerine getirilir. Gecikmesinde sakınca

bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının yazılı emriyle de askerî makamların katılımıyla adlî

kolluk görevlileri tarafından arama yapılabilir.”

 

MADDE 13- 5271 sayılı Kanunun 127 nci maddesinin altıncı fıkrası aşağıdaki şekilde

değiştirilmiştir.

 

“(6) Askerî mahallerde yapılacak elkoyma işlemi, Cumhuriyet savcısının nezaretinde

askerî makamların katılımıyla adlî kolluk görevlileri tarafından yerine getirilir. Gecikmesinde

sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının yazılı emriyle de askerî makamların

katılımıyla adlî kolluk görevlileri tarafından elkoyma işlemi yapılabilir.”

 

MADDE 14- 5271 sayılı Kanunun 134 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan

“Cumhuriyet savcısının istemi üzerine” ibaresi “hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan

hâllerde Cumhuriyet savcısı tarafından” şeklinde değiştirilmiş, aynı fıkrada yer alan “hâkim

tarafından” ibaresi yürürlükten kaldırılmış, aynı fıkraya aşağıdaki cümleler eklenmiş ve ikinci

fıkrasına “bilgilere ulaşılamaması” ibaresinden sonra gelmek üzere “ya da işlemin uzun sürecek

olması” ibaresi eklenmiştir.

 

“Cumhuriyet savcısı tarafından verilen kararlar yirmidört saat içinde hâkim onayına sunulur.

Hâkim kararını en geç yirmidört saat içinde verir. Sürenin dolması veya hâkim tarafından aksine

karar verilmesi hâlinde çıkarılan kopyalar ve çözümü yapılan metinler derhal imha edilir.”

 

MADDE 15- 5271 sayılı Kanunun 172 nci maddesinin üçüncü fıkrasına “tespit

edilmesi” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya bu karar aleyhine Avrupa İnsan Hakları

Mahkemesine yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda

düşme kararı verilmesi” ibaresi eklenmiştir.

 

MADDE 16- 5271 sayılı Kanunun 311 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendine

“tespit edilmiş olması” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya ceza hükmü aleyhine Avrupa

İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da tek taraflı

deklarasyon sonucunda düşme karan verilmesi” ibaresi eklenmiştir.

 

MADDE 17- 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 375

inci maddesinin birinci fıkrasının (i) bendine “tespit edilmiş olması” ibaresinden sonra

gelmek üzere “veya karar aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuru

hakkında dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi”

ibaresi eklenmiştir.

 

MADDE 18- 18/10/2016 tarihli ve 6749 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan

Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair

Kanunun 4 üncü maddesinin ikinci fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiştir.

 

“Birinci fıkra uyarınca kamu görevinden çıkarılan asker kişilerin askeri rütbeleri, mahkeme

kararı aranmaksızın karar tarihinden geçerli olmak üzere geri alınır.”

 

MADDE 19- 1/2/2018 tarihli ve 7075 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme

Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul

Edilmesine Dair Kanunun 10 uncu maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

 

“(1) Kamu görevinden, meslekten veya görev yapılan teşkilattan çıkarılan ya da ilişiği

kesilenlere ilişkin başvurunun kabulü halinde karar, kadro veya pozisyonunun bulunduğu

kuruma, yükseköğretim kurumlarmda kamu görevinden çıkarılan öğretim elemanları için

Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına bildirilir. Kamu görevine iade edilmesine karar

verilenlerin eski kadro veya pozisyonuna atanması esastır. Ancak müdür yardımcısı veya daha

üstü ile bunlara eşdeğer yöneticilik görevinde bulunmakta iken kamu görevinden çıkarılmış

olanların atamalarında, söz konusu yöneticilik görevlerinden önce bulundukları kadro ve

pozisyon unvanları dikkate alınır. Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına bildirilenlerin atama

teklifleri; Ankara, İstanbul, İzmir illeri dışında ve 2006 yılından sonra kurulan yükseköğretim

kurumlarma öncelik verilmek kaydıyla, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından kamu

görevinden çıkarıldığı yükseköğretim kurumu haricinde tespit edilecek yükseköğretim

kuramlarından birine önceki kadro unvanlarına uygun olarak onbeş gün içinde yapılır.

 

Kuramlar, bildirim veya atama teklif tarihini takip eden otuz gün içerisinde atama işlemlerini

tamamlar. Bu kapsamda yer alan personele ilişkin kadro ve pozisyonlar, ilgililere ilişkin atama

onaylarının alındığı tarih itibarıyla diğer kanunlardaki hükümlere bakılmaksızın ve başka bir

işleme gerek kalmaksızın ilgili mevzuatı uyarınca ihdas, tahsis ve vize edilmiş sayılır. Söz

konusu kadro ve pozisyonlar, herhangi bir şekilde boşalmaları halinde başka bir işleme gerek

kalmaksızın iptal edilmiş sayılır. Atama emri, ilgili kamu kurum ve kuruluşu tarafından

11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre ilgililere tebliğ edilir. Tebliğ

tarihini takip eden on gün içerisinde göreve başlamayanların bu maddeden doğan atanma hakkı

ile mali hakları düşer. Kamu kurum ve kuruluşları atama ve göreve başlatma işlemlerinin

sonucunu, işlemlerin tamamlanmasını takip eden onbeş gün içinde Devlet Personel

Başkanlığına bildirirler. İlgililerin kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin kanun hükmünde

kararname hükümleri, bu fıkrada belirtilen kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla

birlikte ortadan kalkmış sayılır. Bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarılma

tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden

mali ve sosyal hakları ödenir. Bu kişiler, kamu görevinden çıkarılmalarından dolayı herhangi

bir tazminat talebinde bulunamaz.”

 

MADDE 20- 7075 sayılı Kanuna 10 uncu maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki

10/A maddesi eklenmiştir.

 

“Türk Silahlı Kuvvetleri ile genel kolluk kuvvetleri personeline ilişkin kararların

uygulanması

MADDE 10/A- (1) Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli

güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği,

mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilmesi sebebiyle kamu

görevinden, meslekten veya görevden çıkarılan ya da ilişiği kesilen subay, astsubay, uzman

jandarmalar ile Emniyet Genel Müdürlüğünde emniyet hizmetleri sınıfına tabi olanlardan;

haklarında mahkemeler tarafından göreve iade mahiyetinde karar verilenler ile Olağanüstü Hal

İşlemleri İnceleme Komisyonu tarafından başvurunun kabulü kararı verilenlerden, eski kadro,

rütbe veya unvanına atanması ilgili bakan onayı ile uygun görülmeyenler ilgisine göre Millî

Savunma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı bünyelerinde kurulan araştırma merkezlerinde bu

madde esaslarına göre istihdam edilir.

 

(2) Birinci fıkra kapsamında bulunanlardan binbaşı ve üstü rütbelerde olanlar ile

emniyet hizmetleri sınıfında bulunan her sınıftaki emniyet müdürlerinin atamaları araştırma

merkezlerindeki araştırmacı unvanlı kadrolara, diğerlerinin atamaları ise Devlet Personel

Başkanlığının görüşü üzerine ilgisine göre İçişleri Bakanlığı ile Millî Savunma Bakanlığı

tarafından tespit edilen araştırma merkezlerindeki diğer kadrolara, kararların bildirimini takip

eden otuz gün içinde ilgili bakan onayıyla yapılır. Bunlara ilişkin kadrolar başka bir işleme

gerek kalmaksızın ilgili mevzuatı uyarınca atama onayının alındığı tarih itibarıyla ihdas, tahsis

ve vize edilmiş sayılır. Söz konusu kadrolar herhangi bir sebeple boşalmaları halinde iptal

edilmiş sayılır.

 

(3) Atama emri, ilgili bakanlık tarafından 7201 sayılı Kanun hükümlerine göre ilgililere

tebliğ edilir. Tebliğ tarihini takip eden on gün içerisinde göreve başlamayanların atanma hakkı

düşer. İlgili bakanlık atama ve göreve başlatma işlemlerinin sonucunu, işlemlerin

tamamlanmasını takip eden onbeş gün içinde Devlet Personel Başkanlığına bildirir.

 

(4) Bu madde kapsamında araştırma merkezlerinde göreve başlayanlara, kamu

görevinden çıkarıldıkları tarihi takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen

süreye tekabül eden mali ve sosyal hakları eski kurumlan tarafından ödenir. Bu kişiler, kamu

görevinden çıkarılmalarından dolayı herhangi bir tazminat talebinde bulunamaz. Mahkeme

kararları saklı kalmak üzere, ilgililerin kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin kanun hükmünde

kararname hükümleri, bu madde kapsamında yer alanlar bakımından tüm hüküm ve

sonuçlarıyla birlikte ilgililere ilişkin Komisyon kararının alındığı tarihten itibaren geçerli olmak

üzere ortadan kalkmış sayılır.

 

(5) Bu madde uyarınca atananlara, eski kadro, rütbe veya unvanlarına ilişkin atama

onayının tebliği tarihi itibarıyla almaya hak kazandıkları aylık, ek gösterge, her türlü zam ve

tazminatlar, makam, görev ve temsil tazminatları, ek ödeme ile diğer mali hakları (ilgili

mevzuatı uyarınca fiilî çalışmaya bağlı yapılan ödemeler, tayın bedeli, fazla mesai ücreti ile

fiilen yapılan ders karşılığı ödenen ek ders ücreti hariç) toplamının net tutarının (bu tutar sabit

bir değer olarak esas alınır), atandıkları yeni kadroları için öngörülen aylık, ek gösterge, her

türlü zam ve tazminatlar, makam, görev ve temsil tazminatları, ek ödeme ile diğer mali hakları

 

(ilgili mevzuatı uyarınca fiilî çalışmaya bağlı yapılan ödemeler, tayın bedeli, fazla mesai ücreti

ile fiilen yapılan ders karşılığı ödenen ek ders ücreti hariç) toplamının net tutarından fazla

olması halinde aradaki fark tutarı, farklılık giderilinceye kadar herhangi bir vergi ve kesintiye

tabi tutulmaksızın tazminat olarak ödenir.

 

(6) Bu madde kapsamına giren personel, önceki statülerinden kaynaklanan rütbe,

unvan, kimlik ve sosyal haklarını kullanamaz, emniyet hizmetleri sımfmdakiler hariç olmak

üzere muvazzaf askerlik hizmetini yerine getirmiş sayılır ve bunların 21/4/2004 tarihli ve

5143 sayılı Türk Silahlı Kuvvetlerinde tik Nasıp İstihkakına İlişkin Kanun kapsamında

verilen silahları irat kaydedilir. Talepte bulunanların Ordu Yardımlaşma Kurumu üyelikleri

devam eder.

 

(7) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce Komisyon tarafından başvurunun

kabulü kararı verilenler hakkında da bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren otuz gün

içinde bu maddedeki usul ve esaslar çerçevesinde yeniden işlem tesis edilebilir.

 

(8) Araştırma merkezlerinin görev, yetki ve sorumlulukları, kurulacağı iller, çalışma

usul ve esasları ve diğer hususlar ilgili bakanlık tarafından yürürlüğe konulan yönetmelikle

düzenlenir. Bakan onayı ile Ankara dışında araştırma merkezlerine bağlı çalışma grupları

oluşturulabilir.

 

(9) Bu madde kapsamında araştırma merkezlerine atananlar hakkında 10 uncu ve geçici

3 üncü madde hükümleri uygulanmaz.

 

(10) Bu madde hükümlerine göre araştırma merkezlerine atanan personelden ilgili

mevzuat uyarıncadiğer kamu kurum ve kuruluşlarındaki kadro veya pozisyonlara atananlara,

beşinci fıkraya göre ödenen fark tazminatının aynı usul ve esaslar çerçevesinde ödenmesine

devam olunur.

 

(11) Bu madde kapsamındaki personelin mali ve sosyal haklarına ilişkin konularda

ortaya çıkabilecek tereddütleri gidermeye, uygulamayı yönlendirmeye ve gerekli düzenlemeleri

yapmaya Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkilidir.

 

(12) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar ilgili bakanlıkça belirlenir."

 

MADDE 21- 7075 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

 

“Komisyonun iade kararlarının uygulanması

GEÇİCİ MADDE 3- (1) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte Komisyon tarafından

Devlet Personel Başkanlığına bildirilenlerden atama teklifi yapılmamış olan kişiler 10 uncu

madde hükümleri çerçevesinde işlem tesis edilmek üzere Devlet Personel Başkanlığınca

kurumlarma bildirilir. Bunların atama işlemleri bildirim tarihinden itibaren otuz gün içinde

kurumlarmca gerçekleştirilir.

 

(2) Devlet Personel Başkanlığı tarafından kamu görevinden çıkarıldıkları tarihte kadro

veya pozisyonunun bulunduğu kurumdan başka bir kuruma atama teklifi yapılanlar hakkında

teklif işlemi 10 uncu madde esas alınarak yeniden yapılır.

 

(3) Bu Kanun uyarınca Devlet Personel Başkanlığı ve Yükseköğretim Kumlu

Başkanlığı tarafından atama teklifi yapılan ve göreve başlayanlar hakkında da 10 uncu

maddenin birinci fıkrası hükümleri uygulanır. Mali haklarının hesaplanmasında göreve

başladıkları tarihi takip eden hizmetleri karşılığında ilgiliye yapılan Ödemeler, kurumlarmca

yapılacak toplu ödeme tutarından mahsup edilir. Bu maddenin ikinci fıkrası kapsammdakilere

atama teklifinin yapıldığı kurumlar tarafından ödeme yapılır.

 

(4) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin tereddütleri gidermeye ve uygulamaya yön

vermeye ilgisine göre Devlet Personel Başkanlığı ve Yükseköğretim Kumlu Başkanlığı

yetkilidir.”

 

MADDE 22- 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 20 nci maddesinin ikinci

fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

 

“Bu madde kapsamındaki şirketlerin koruma ve güvenlik hizmeti alanındaki

faaliyetlerinde 10/6/2004 tarihli ve 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun

hükümleri uygulanır. Ancak;

 

a) Bu şirketlerin faaliyet alanının münhasıran koruma ve güvenlik hizmeti olması

zorunluluğu yoktur. Şirketler bu kapsamdaki faaliyetlerini ayrı bir bölüm halinde yürütür.

 

b) Şirketlerde özel güvenlik alanında istihdam edilen özel güvenlik görevlisi sayısının

on kişiyi geçmemesi halinde özel güvenlik bölümü yöneticisinde en az lise mezunu olma şartı

aranır. Kanunda belirtilen özel güvenlik temel eğitim şartı sadece bu bölümde görevli olan

yöneticiler hakkında aranır.

 

c) Bu şirketler 5188 sayılı Kanunun 24 üncü maddesinde belirtilen ruhsat harcından

muaftır.

 

ç) Bu şirketler kendi kurumlan dışındaki özel ve kamu kurumlarma özel güvenlik

hizmeti veremezler.”

 

MADDE 23- 27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye aşağıdaki

geçici madde eklenmiştir.

 

“GEÇİCİ MADDE 35- A) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl

süreyle; terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı

faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya

iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen Anayasa Mahkemesi üyeleri hakkında

Anayasa Mahkemesi Genel Kurulunun salt çoğunluğunca; Yargıtay daire başkanı ve üyeleri

hakkında Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunca; Danıştay daire başkanı ve üyeleri hakkında

Danıştay Başkanlık Kurulunca; hâkim ve savcılar hakkında Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel

Kurulunca, askeri hâkimler hakkında Millî Savunma Bakanının başkanlığında, Millî Savunma

Bakanı tarafından birinci sınıf askeri hâkimler arasından seçilecek iki askeri hâkimden oluşan

komisyonca ve Sayıştay meslek mensupları hakkında Sayıştay Başkammn başkanlığında,

başkan yardımcıları ile Sayıştay Başkam tarafından belirlenecek bir daire başkanı ve bir üyeden

oluşan komisyonca meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına

karar verilir. Bu kararlar, Resmi Gazetede yayımlanır ve yayımı tarihinde ilgililere tebliğ

edilmiş sayılır. Meslekten çıkarma kararlarına karşı ilgili kanunlarda yer alan hükümler

uyarınca itiraz edilmesi veya yeniden inceleme talebinde bulunulması üzerine verilen kararlar

da Resmi Gazetede yayımlanır ve yayımı tarihinde ilgililere tebliğ edilmiş sayılır. Bu kişiler

hakkında alman kararlar onbeş gün içerisinde Devlet Personel Başkanlığına bildirilir. Görevden

uzaklaştınlanlar veya görevlerine son verilenlerin silah ruhsatları ve pasaportları iptal edilir ve

bu kişiler oturdukları kamu konutlarından veya vakıf lojmanlarından onbeş gün içinde tahliye

edilir.

 

Bu fıkranın birinci paragrafı uyarınca görevine son verilenler hakkında bu maddenin

(B) fıkrasının ikinci paragrafı hükümleri uygulanır. Ayrıca askeri hâkimlerin askeri rütbeleri,

mahkûmiyet kararı aranmaksızın alınır.

 

B) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl süreyle; terör örgütlerine veya

Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen

yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu

değerlendirilen;

 

1) 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununa tabi

personel Millî Savunma Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır.

 

2) 18/3/1986 tarihli ve 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanununa tabi personelden Türk Silahlı

Kuvvetlerinde istihdam edilenler Millî Savunma Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır.

 

3) 13/6/2001 tarihli ve 4678 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetlerinde İstihdam Edilecek

Sözleşmeli Subay ve Astsubaylar Hakkında Kanuna tabi personelden Türk Silahlı

Kuvvetlerinde istihdam edilenler Millî Savunma Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır.

 

4) 10/3/2011 tarihli ve 6191 sayılı Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanununa tabi personelden

Türk Silahlı Kuvvetlerinde istihdam edilenler Millî Savunma Bakanının onayı ile kamu

görevinden çıkarılır.

 

5) Millî Savunma Bakanına bağlı personel Millî Savunma Bakanının onayı ile kamu

görevinden çıkarılır.

 

6) Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Emniyet Genel

Müdürlüğü personeli İçişleri Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır.

 

7) 11/10/1983 tarihli ve 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanununa tabi personel,

Yükseköğretim Kurulu Başkamnın teklifi üzerine Yükseköğretim Kurulunun kararıyla;

yükseköğretim kurumlan ile yükseköğretim üst kuruluşlarındaki 657 sayılı Kanuna tabi

personel bakımından ise yükseköğretim kurumlan ile yükseköğretim üst kuruluşlarının en üst

yöneticisinin teklifi üzerine, yükseköğretim kurumlannda üniversite yönetim kurulunun,

yükseköğretim üst kuruluşlannda ise Yükseköğretim Kurulunun kararıyla kamu görevinden

çıkarılır.

 

8) Mahalli idareler personeli, valinin başkanlığında toplanan ve vali tarafından

belirlenen kurulun teklifi üzerine İçişleri Bakanının onayıyla kamu görevinden çıkarılır.

 

9) 657 sayılı Kanuna ve diğer mevzuata tabi her türlü kadro, pozisyon ve statüde (işçi

dahil) istihdam edilen personel, ilgili kurum veya kuruluşun en üst yöneticisi başkanlığında

bağlı, ilgili veya ilişkili olunan bakan tarafından oluşturulan kurulun teklifi üzerine ilgili bakan

onayıyla kamu görevinden çıkarılır. Bu maddenin (A) fıkrasında belirtilenlerin işlemleri ise söz

konusu fıkradaki usule göre yapılır.

 

10) Bir bakanlığa bağlı, ilgili veya ilişkili olmayan diğer kurumlarda her türlü kadro,

pozisyon ve statüde (işçi dahil) istihdam edilen personel, birim amirinin teklifi üzerine atamaya

yetkili amirin onayıyla kamu görevinden çıkarılır.

 

Bu fıkranın birinci paragrafı uyarınca görevine son verilenler bir daha kamu hizmetinde

istihdam edilemez, doğrudan veya dolaylı olarak görevlendirilemez; görevinden çıkarılanların

uhdelerinde bulunan her türlü mütevelli heyet, kurul, komisyon, yönetim kurulu, denetim

kurulu, tasfiye kurulu üyeliği ve sair görevleri de sona ermiş sayılır. Birinci paragraf uyarınca

Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Emniyet

Genel Müdürlüğünden çıkarılanların, mahkeme karan aranmaksızın, karar tarihinden geçerli

olmak üzere rütbe ve memuriyetleri geri alınır, bu kişiler yeniden kamu görevlerine kabul

edilmez ve onbeş gün içerisinde Devlet Personel Başkanlığına bildirilir. Bu paragrafta sayılan

görevleri yürütmekle birlikte kamu görevlisi sıfatını taşımayanlar hakkında da bu paragraf

hükümleri uygulanır.

 

Bu fıkraya göre görevlerine son verilenlerin silah ruhsatlan, gemi adamlığına ilişkin

belgeleri ve pilot lisansları iptal edilir ve bu kişiler oturdukları kamu konutlarından veya vakıf

lojmanlarından önbeş gün içinde tahliye edilir. Bu kişiler özel güvenlik şirketlerinin kurucusu,

ortağı ve çalışanı olamaz.

 

Bu fıkrada öngörülen usuller uyarınca, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca

Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya

gruplara üyeliği; mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilerek idari

işlem tesis edilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılanların itirazları üzerine yapılacak

değerlendirme sonucunda görevlerine iadesine ilişkin işlemler aynı usullerle yapılır. Bu

kapsamda görevine iade edilenlere kamu görevinden çıkarıldıkları tarihten göreve başladıkları

tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakları ödenir. Bu kişiler, kamu

 

görevinden çıkarılmalarından dolayı herhangi bir tazminat talebinde bulunamaz. Bu personelin

görevlerine iadesi, kamu görevinden çıkarıldıkları tarihte bulundukları yöneticilik görevi

dışında öğrenim durumları ve kazanılmış hak aylık derecelerine uygun kadro ve pozisyonlara

atanmak suretiyle de yerine getirilebilir.

 

C) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl süreyle; haklarında (A) ve (B)

fıkraları uyarınca idari işlem tesis edilenler ile aynı gerekçeyle haklarında suç soruşturması veya

kovuşturması yürütülenler, işlemi yapan kurum ve kuruluşlarca ilgili pasaport birimine derhal

bildirilir. Bu bildirim üzerine ilgili pasaport birimlerince pasaportlar iptal edilebilir. İlgili

pasaport birimine isimleri bildirilen kişilerin eşlerine ait pasaportlar da genel güvenlik açısından

mahzurlu görülmesi halinde aynı tarihte İçişleri Bakanlığınca iptal edilebilir.

 

Ç) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl süreyle; terör örgütlerine veya

Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen

yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı nedeniyle

hakkında inceleme ve soruşturma yürütülen kişiler ile bunların eş ve çocuklarına ilişkin olarak

yetkili kurul, komisyon ve diğer mercilerce ihtiyaç duyulan, 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı

Bankacılık Kanunu uyarınca müşteri sırrı kapsamında kabul edilenler hariç, telekomünikasyon

yoluyla iletişimin tespiti de dahil olmak üzere her türlü bilgi ve belge, kamu ve özel tüm kurum

ve kuruluşlarca vakit geçirilmeksizin verilir.

 

Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl süreyle; kamu kurum ve

kuruluşlarının personeline ve bunların eş ve çocuklarına ait olup Tasarruf Mevduatı Sigorta

Fonuna devredilen ve faaliyet izni kaldırılan Asya Katılım Bankası A.Ş.’de veya bu Bankayla

ilgili olarak Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunda, Bankacılık Düzenleme ve . Denetleme

Kurumunda ya da Malî Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığında bulunan her türlü bilgi, bu

personelin çalıştığı kurum ve kuruluşlarca talepte bulunulması durumunda gecikmeksizin

verilir ve bu işlemlere ilişkin olarak 5411 sayılı Kanunun 73 üncü maddesinin birinci fıkrasında

yer alan sınırlama uygulanmaz.

 

D) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl süreyle;

 

1) Türk Silahlı Kuvvetlerinden emekliye sevk edilen, kendi isteğiyle emekli olan,

31/1/2013 tarihli ve 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu hükümlerine göre

Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezası alan, Devlet memurluğundan çıkarılan, sözleşmeleri

feshedilen, müstafi sayılan veya istifa eden subay, sözleşmeli subay, astsubay, sözleşmeli

astsubay, Devlet memuru, işçi, uzman erbaş, sözleşmeli erbaş ve erler ile 926 sayılı Kanunun

geçici 32 nci maddesi kapsamında haklarında işlem tesis edilenlerden,

 

2) Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığından emekliye sevk

edilen, kendi isteğiyle emekli olan, ilişiği kesilen, disiplin hükümlerine göre meslekten veya

Devlet memurluğundan çıkarılan, sözleşmeleri feshedilen, müstafi sayılan, istifa eden veya

çekilmiş sayılan subay, sözleşmeli subay, astsubay, sözleşmeli astsubay, uzman jandarma,

Devlet memuru, işçi, uzman erbaş, sözleşmeli erbaş ve erlerden,

 

3) 4/6/1937 tarihli ve 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanununun 55 inci maddesinin

ondokuzuncu ve yirminci fıkraları ile geçici 27 nci maddesi uyarınca resen emekliye sevk

edilen, kendi isteğiyle emekli olan veya disiplin hükümlerine göre meslekten veya Devlet

memurluğundan çıkarılanlar ile müstafi sayılanlardan,

 

terör Örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı

faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya

Bu kişiler görev yaptıkları teşkilata ve kamu görevine yeniden kabul edilmez, doğrudan veya

dolaylı görevlendirilemez ve bu kişiler onbeş gün içerisinde Devlet Personel Başkanlığına

bildirilir. Ayrıca bunlar uhdelerinde taşımış oldukları mesleki unvanları ve sıfatlarını

kullanamaz ve bu unvan ve sıfatlarına bağlı olarak sağlanan haklardan yararlanamaz. Bu

kişilerin uhdelerinde bulunan her türlü mütevelli heyet, kurul, komisyon, yönetim kurulu,

denetim kumlu, tasfiye kumlu üyeliği ve sair görevleri de sona ermiş sayılır. Bunların silah

ruhsatları, emekli kimlikleri, gemi adamlığına ilişkin belgeleri, pilot lisansları ve ilgili pasaport

birimlerince pasaportları iptal edilir. Bu kişiler özel güvenlik şirketlerinin kumcusu, ortağı ve

çalışanı olamaz.

 

E) Bu maddenin (A), (B) ve (D) fıkraları uyarınca haklarında işlem tesis edilenler

uhdelerinde taşımış oldukları büyükelçi, vali gibi unvanları ve yüksek mahkeme başkan ve

üyeliği, müsteşar, hâkim, savcı, kaymakam ve benzeri meslek adlarım ve sıfatlarını kullanamaz

ve bu unvan, sıfat ve meslek adlarına bağlı olarak sağlanan haklardan yararlanamaz.

 

F) Bu maddenin (A), (B) ve (D) fıkraları kapsamındaki görevler yerine getirilirken

görevin niteliğinden doğan veya görevle ilgili olmak şartıyla görevin ifası sırasında işlendiği

iddia olunan suçlardan dolayı kamu görevlileri hakkında adli ve idari soruşturma ve kovuşturma

yapılması ilgisine göre ilgili bakan, Cumhurbaşkanı veya yetkilendireceği Cumhurbaşkanı

yardımcısının iznine tabidir.

 

G) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl süreyle; terör Örgütlerine veya

Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen

yapı, ölüşüm veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu

değerlendirildiği için görevden uzaklaştırılanlar veya açığa almanlar hakkında ilgili mevzuatta

yer alan;

 

a) Soruşturmaya başlama süresi uygulanmaz.

b) Disiplin soruşturması sebebiyle görevden uzaklaştırma süreleri bir yıl olarak

uygulanır ve bu süre ilgisine göre ilgili bakan, Hâkimler ve Savcılar Kurulu, Yükseköğretim

Kurulu veya ilgili kurul onayıyla bir yıla kadar uzatılabilir.

c) Adli soruşturma ve kovuşturma sebebiyle görevden uzaklaştırma veya açığa alma

işlemlerinde değerlendirme süreleri uygulanmaz.

Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce terör örgütlerine veya Milli Güvenlik

Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum

veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu gerekçesiyle

haklarında görevden uzaklaştırma veya açığa alınma işlemi tesis edilen ve ilgili mevzuatında

yer alan süreleri dolan kamu görevlilerinin durumu işlemi tesis eden makamca en geç üç ay

içinde gözden geçirilir ve yeniden bu fıkra hükümlerine göre karar verilir. Karar verilinceye

kadar, herhangi bir işleme gerek kalmaksızın görevden uzaklaştırma veya açığa alınma

tedbirlerinin uygulanmasına devam olunur.

Bu maddenin (A) ve (B) fıkraları uyarınca haklarında işlem tesis edilecek olanlara yedi

günden az olmamak üzere ilgili kurum tarafından uygun vasıtalarla savunma hakkı verilir.

Verilen süre içinde savunmasını yapmayanlar, savunma hakkından vazgeçmiş sayılır.”

GEÇİCİ MADDE 1- (1) 10/11/2016 tarihli ve 6758 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında

Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul

Edilmesine Dair Kanunun 19 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Tasarruf Mevduatı

Sigorta Fonunun kayyım olarak atanmasına ilişkin hüküm, bu maddenin yürürlüğe girdiği

tarihten itibaren üç yıl süreyle uygulanır.

 

(2) 20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan

edilen olağanüstü hal döneminde yürürlüğe konulan ve Fonun işleyişi ile görev, hak, yetki ve

sorumluluklarını düzenleyen kanun hükümleri, Fonun kayyım atandığı dosyalar bakımından

ceza soruşturması veya kovuşturması kesinleşinceye ya da satış veya tasfiye işlemleri

tamamlayıncaya kadar uygulanır.

 

(3) 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 133 üncü maddesi

uyarınca kayyım atanan şirketlerde ortaklık pay ve haklarına ilişkin olarak soruşturmanın

başladığı tarihten Fonun kayyım olarak atandığı tarihe kadar şirket ortaklan tarafından yapılmış

olan devir ve temlik işlemleri muvazaalı kabul edilerek geçersiz sayılır ve ticaret sicilinden

resen terkin edilir.

 

MADDE 24- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

 

MADDE 25- Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.