En son güncellemeler 2 Aralık 2022 iş günü sonunda yapılmıştır.

ANAYASA MAHKEMESİ: Polis Memurlarının Hukuka Aykırı Kuvvet Kullanımı Nedeniyle İnsan Haysiyetiyle Bağdaşmayan Muamele Yasağının İhlal Edilmesi Hakkında Basın Duyurusu

 

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölümü 3/4/2019 tarihinde, Mehmet Uçar (B. No: 2015/7357) başvurusunda Anayasa’nın 17. maddesinde güvence altına alınan insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele yasağının ve etkili soruşturma usul boyutunun ihlal edildiğine karar vermiştir.

 

Olaylar

Asayiş Şube Müdürlüğünde görevli sivil polis memurları bir caddede rastladıkları başvurucudan kimliğini göstermesini istemiş, bunun üzerine polis memurları ile başvurucu arasında tartışma çıkmıştır. Başvurucu 155 Polis İmdat hattını arayarak polis memuru olduğunu söyleyen birtakım kişilerin kendisini tehdit ettiğini belirterek (ses kayıt çözümü yapılmıştır) yardım istemiştir. Tartışmanın devam ettiği sırada başvurucunun eşi de olay yerine gelerek yaşananları kameraya almıştır.

Başvurucunun elleri arkadan kelepçelenmiş ve adli muayene raporu alınması için Devlet Hastanesine, daha sonra da Polis Merkezi Amirliğine götürülmüştür. Başvurucu, Cumhuriyet savcısının talimatı doğrultusunda adli muayene raporu alınarak serbest bırakılmıştır. Başvurucuya adli muayene sonucu üç günlük istirahat raporu verilmiştir. Olaya karışan polis memurları için de adli muayene raporu düzenlenmiş fakat herhangi bir yaralanma tespit edilmemiştir.

Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başvurucu ve eşi hakkında soruşturma başlatılmış, polis memuru M.D. hakkında ise kamu davası açılmıştır. Bu sırada başvurucu, eşi ve polis memurlarıyla ilgili kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karar verilmiştir. Karara yaptığı itiraz Sulh Ceza Hakimliğince reddedilen başvurucu bireysel başvuruda bulunmuştur. Öte yandan süren yargılamada polis memuru M.D. hakkında tehdit suçundan hapis cezasına hükmedilmiştir.

İddialar

Başvurucu, polis memurlarının hukuka aykırı kuvvet kullanımı nedeniyle insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele yasağının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

Mahkemenin Değerlendirmesi

Başvurucunun maruz kaldığı eylem değerlendirildiğinde, müdahalenin küçük düşürücü veya aşağılayıcı bir etki doğurabilmesi nedeniyle insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele kapsamında nitelendirilmiştir.

Bireyin bir devlet görevlisi tarafından hukuka aykırı ve Anayasa’yı ihlal eder biçimde bir muameleye tabi tutulduğuna ilişkin savunulabilir bir iddiasının bulunması hâlinde sorumluların belirlenmesini ve gerekirse cezalandırılmasını sağlamaya elverişli etkili bir soruşturmanın yapılması gerekir.

Tespit edilen somut olayın meydana geliş koşulları kapsamında, kamu görevlileri tarafından gerçekleştirilen bir kuvvet kullanımı ve bunun karşısında başvurucunun yaralanması söz konusudur. Başvurucunun, yaralanmasına kendisinin sebep olmuş olabileceği ihtimaline dayanarak soruşturma makamları tarafından kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir. Yapılan inceleme, kamu görevlileri tarafından uygulanan kuvvet kullanımının koşullarının oluşup oluşmadığı, kuvvet kullanımının zorunlu olup olmadığı ve kuvvet kullanımı zorunlu ise bu zorunlu sınırın aşılıp aşılmadığı yönünde bir değerlendirme içermemektedir.

Bu kapsamda yürütülen soruşturmanın kötü muamele iddialarının gerektirdiği derinlikte yürütülme şartını sağlamadığı anlaşılmıştır. Başvurucuya karşı insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele oluşturan eylemlere yönelik sorumluların belirlenmesi ve gerekiyorsa cezalandırılması yönünde etkili bir ceza soruşturması yürütülmediği sonucuna ulaşılmıştır.

Anayasa Mahkemesi açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 17. maddesinde güvence altına alınan insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele yasağının ve etkili soruşturma usul boyutunun ihlal edildiğine ve başvurucuya tazminat ödenmesine karar vermiştir.

KAYNAK: ANAYASA MAHKEMESİ RESMİ SİTESİ

KARARIN TAM METNİ İÇİN TIKLAYINIZ.