En son güncellemeler 9 Nisan iş günü sonunda yapılmıştır.

Anayasa Mahkemesi kararı ile, 4857 sayılı Kanuna tabi olarak çalışan işçi ile 5953 sayılı Kanuna tabi çalışan gazeteciler arasında fazla çalışma ücreti alacaklarına ilişkin farklı muamele öngören itiraz konusu madde hükmünün iptaline karar verilmiştir.

 

 

Anayasa Mahkemesi'ne yapılan itiraz ile 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanun’un 4/1/1961 tarihli ve 212 sayılı Kanun’un 1. maddesiyle değiştirilen 14. maddesinin ikinci fıkrasının ve Ek 1 maddesinin sekizinci fıkrasının ikinci cümlesinin iptali talep edilmiştir.

 

 

 

 

Anayasa Mahkemesi'nin 19/11/2019 tarih ve 30953 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve 19/09/2019 tarihli 2019/48E., 2019/74K. sayılı kararı ile, "fazla çalışma ücreti alacaklarının zamanında ödenmemesi durumuna ilişkin olarak 4857 sayılı Kanun’a tabi olarak çalışan işçiler bakımından en yüksek banka mevduat faizinin uygulanması" öngörülmüşken, "[b]asın sektöründe çalışan gazetecilere fazla çalışma ücreti alacaklarının zamanında ödenmemesi durumunda ise günlük yüzde beş oranında fazla bir ödemenin düzenlendiği, bu yolla 5953 sayılı Kanun’a tabi çalışan gazeteciler ile diğer kanunlara tabi çalışan işçiler arasında bir farklılık yaratıldığı" belirtilmiştir.

Kararda itiraz konusu kural ile "gazeteciler için fazla çalışma ücreti alacaklarının zamanında ödenmemesi durumunda temerrüt şartı dahi aranmaksızın günlük yüzde beş, yıllık yüzde 1825’e varabilen yüksek oranda fazla ödeme yapılması zorunluluğunu öngörmekte olup bu fazla ödemeye ayrıca yasal faiz uygulanmaktadır. Bu hâliyle kural, basın sektöründe çalışanlar için diğer çalışanlara göre nesnel ve makul bir nedenle de olsa orantısız bir farklı muamelenin getirilmesine yol açtığı belirtilmiştir.

Bu itibarla itiraza konu kural ile gazeteciler lehine kabul edilen farklı muamelenin ölçülü olmadığı ve eşitlik ilkesiyle de bağdaşmadığından 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanun’un 4/1/1961 tarihli ve 212 sayılı Kanun’un 1. maddesiyle değiştirilen ek 1. maddesinin sekizinci fıkrasının ikinci cümlesinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE karar verilmiştir. 

KARARIN TAM METNİNE ULAŞMAK İÇİN TIKLAYINIZ.