En son güncellemeler 16 Kasım 2018 iş günü sonunda yapılmıştır.

Sözleşmelerde ödeme yükümlülüğüne ilişkin döviz yasağı hakkında bilgi notu

13.09.2018 tarih, 30534 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve yayımı tarihinde yürürlüğe giren 85 Karar Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar'ın "Döviz" başlıklı 4. maddesine aşağıdaki (g) bendi eklenmiştir.
 
"Türkiye'de yerleşik kişilerin, Bakanlıkça belirlenen haller dışında, kendi aralarındaki menkul ve gayrimenkul alım satım, taşıt ve finansal kiralama dahil her türlü menkul ve gayrimenkul kiralama, leasing ile iş, hizmet ve eser sözleşmelerinde sözleşme bedeli ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülükleri döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılamaz."
 
Karar'a eklenen geçici madde 8'de, (g) bendinin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 30 gün içinde söz konusu bentte belirtilen ve daha önce akdedilmiş yürürlükteki sözleşmelerdeki döviz cinsinden kararlaştırılmış bulunan bedellerin, Bakanlıkça belirlenen haller dışında Türk Parası olarak taraflarca yeniden belirleneceği düzenlenmiştir. 
 
Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karar’ın “Tanımlar” başlıklı 2. Maddesi ile Türkiye'de yerleşik kişiler; yurt dışında işçi, serbest meslek ve müstakil iş sahibi Türk vatandaşları dahil Türkiye'de kanuni yerleşim yeri bulunan gerçek ve tüzel kişileri ifade ettiği düzenlenmiştir. Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu 19. Madde kapsamında Türkiye’de, vizenin veya vize muafiyetinin tanıdığı süreden ya da doksan günden fazla kalacak yabancıların ikamet izni almaları zorunluluğu getirilmiştir. Bu kapsamda ikamet izni alan yabancı ülke vatandaşı da 32 Sayılı Karar kapsamında Türkiye’de yerleşik kişi tanımı kapsamına dahildir. Kararı’ın Döviz (kambiyo) tanımı ise “Efektif dahil yabancı parayla ödemeyi sağlayan her nev'i hesap, belge ve vasıtaları” şeklinde yer bulmuştur. Kararda menkul kıymet, kıymetli maden, kıymetli eşya ve kıymetli taş tanımlarına ayrıca yer verilmiştir.
 
Yukarıda yer verilen mevzuat değişikliği kapsamında Bakanlık tarafından ayrıca bir istisna düzenlemesi yapılmaması halinde aşağıdaki hususların dikkate alınması gerekeceği düşünülmektedir;
 
1-     Türkiye’de yerleşik kişiler arasında düzenlenen;
 
·        Menkul ve gayrimenkul alım satım sözleşmeleri, 
 
·        Taşıt ve finansal kiralama dahil her türlü menkul ve gayrimenkul kiralama sözleşmeleri
 
·        İş, hizmet, eser sözleşmelerinde
 
Sözleşme bedeli, sözleşmeden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülükleri, döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılamaz. 
 
2-     Birinci Madde kapsamında yer alan sözleşmelerin veya sözleşmeden kaynaklanan ödeme yükümlülüklerinin döviz veya dövize endeksli olarak düzenlenmiş olması halinde Karar’ın yürürlük tarihinden (yayım tarihinden) itibaren 30 gün içerisinde (12/10/2018 tarihine kadar) Türk Lirasına çevrilmesi gerekmektedir. Bu durumda genel teamül, değişikliğin yapılacağı ek sözleşmenin düzenlenme tarihindeki ilgili döviz cinsinin Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (“TCMB”) efektif satış kurunun veya taraflarca sözleşme serbestisi gereği belirlenecek bir kur üzerinden Türk Lirasına çevrilebileceği değerlendirilmektedir. Sözleşmelerde ücret ödemesinin Türk Lirası düzenlenmesine rağmen cezai şart bedelinin veya sair bir ödeme yükümlülüğünün döviz cinsinden düzenlenmiş olması halinde, bu yükümlülüklerin 30 günlük süre içerisinde revize edilerek Türk Lirası üzerinden düzenlenmesi gerekecektir. 
 
3-     Türkiye’de görevlendirilmiş, ikamet izni bulunan yabancı ülke vatandaşı gerçek kişilerin hizmet sözleşmeleri karşılığı ödemelerin Türk Lirası olarak düzenlenmesi gerekecektir. 
 
4-     Yabancı ülkede Türk Şirketi adına görevlendirilen Türk vatandaşı kişilerin hizmet sözleşmelerinin Türk Lirası cinsinden düzenlenmesi gerekecektir. 
 
5-     Kredi sözleşmelerinden kaynaklanan alacakların teminatı olarak alınmış olan döviz cinsinden düzenlenmiş kira alacaklarının temliki sözleşmelerinin Türk Lirası olarak düzenlenmesi gerekeceğinden teminat yeterliliklerinin yeniden değerlendirilmesi gerekeceği düşünülmektedir. 
 
6-     Türkiye’de kurulu şirketlerin yurtdışı işleri için hizmet almasına rağmen faturanın Türkiye’de kurulu şirket tarafından düzenlenmesi halinde sözleşmelerin Türk Lirası üzerinden düzenlenmesi gerekecektir. 
 
Özetle, kapsamın Bakanlıkça belirlenmesi suretiyle Türkiye'de yerleşik kişiler (yurt dışında işçi, serbest meslek ve müstakil iş sahibi Türk vatandaşları dahil Türkiye'de kanuni yerleşim yeri bulunan gerçek ve tüzel kişileri) kendi aralarında döviz veya dövize endeksli sözleşme düzenleyemeyecekleri gibi var olan bu nitelikteki mevcut sözleşmelerini 13.09.2018 tarihinden itibaren 30 gün içerisinde "TL" olarak yeniden belirlemeleri gerekmektedir. 
 
Düzenlemeye uyulmaması halinde Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun’un 3. Maddesi kapsamında “Cumhurbaşkanının bu Kanun hükümlerine göre yapmış bulunduğu genel ve düzenleyici işlemlerdeki yükümlülüklere aykırı hareket eden kişi, üçbin Türk Lirasından yirmibeşbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası ile cezalandırılır.” (2018 güncel rakamı 6306 Türk Lirasından 52.601 Türk Lirasına kadar...) denmektedir. Ayrıca maddenin devamında “Kabahatin konusunu yabancı para oluşturması halinde, idarî para cezasının hesaplanmasında fiilin işlendiği tarih itibarıyla Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının bu paraya ilişkin "döviz satış kuru" esas alınır. Hükmolunacak idarî para cezasına, suç tarihi ile tahsil tarihi arasındaki süreler için 6183 sayılı Kanuna göre tespit edilen gecikme zammı oranında, para cezası ile birlikte tahsil olunmak üzere, gecikme faizi uygulanır. Gecikme faizinin hesaplanmasında ay kesirleri nazara alınmaz. Yukarıdaki fıkralarda yazılı suçların tekerrürü halinde verilecek cezalar iki kat olarak hükmedilir. Bu madde hükmüne göre idarî para cezasına karar vermeye Cumhuriyet savcısı yetkilidir.” şeklinde düzenlemelerin yapıldığı görülmektedir.
 
Saygılarımla,
Av. Ece Ildır
Tercan&Ildır Hukuk Bürosu