En son güncellemeler 19 Temmuz 2024 iş günü sonunda yapılmıştır.

TBMM Genel Kurul gündeminde yer alan "Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı" hakkında bilgi notu.

14-02-2018

Tasarının genel gerekçesi olarak, yatırımcılarının karşılaştığı sorunların hızla çözülmesi, yatırım ortamına ilişkin bürokratik süreçlerin rasyonel hale getirilerek zaman ve maliyet anlamında iyileştirme sağlanması, uluslararası kuruluşların hazırladıkları yatırım ortamına ilişkin raporlarda ülke sıralamamızın iyileştirilmesi, böylece ulusal ve uluslararası yatırımların artırılması amacıyla yürütülmekte olan çalışmalar çerçevesinde; - Şirket kuruluşu işlemlerindeki maliyet ve sürenin azaltılması, - Belediyeler tarafından sağlanan yapı izin süreçlerinin iyileştirilmesi, - Dış ticaret işlemlerine ilişkin çeşitli maliyetlerin düşürülmesi, - Tapu kaydı işlemlerinin hızlandırılması, - Telekomünikasyon altyapı izinleri gibi altyapı izin süreçlerinin kolaylaştırılması, - Ticari faaliyet işlemlerinin kolaylaştırılması, - KOBİ’lerin finansmana erişiminin kolaylaştırılması, doğrultusunda bu Tasarıyla çeşitli kanunlarda değişikliklerin yapılması öngörüldüğü belirtilmiştir.

Bu amaçla Anonim ve limited şirketler tarafından fiziki ortamda tutulacak defterlerin kuruluştaki açılış onaylarının yalnızca ticaret sicili müdürlüklerince yerine getirilmesi sağlanmakta, böylelikle başka bir işleme gerek kalmamaktadır. Şirketlerde, organ temsilcisi, bağımsız temsilci ve kurumsal temsilciye ilişkin uygulamada yaşanan problemlerin önüne geçilmesi amacıyla 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 428 inci, 430 uncu ve 431 inci maddeleri yürürlükten kaldırılmaktadır. Şirket kuruluş işlemlerindeki sürecin kısaltılması amacıyla, şirket kuruluş aşamasında sigortalı çalıştırılması durumunda oluşturulacak şirket kaydının Sosyal Güvenlik Kurumuna gidilmeksizin elektronik olarak oluşturulması öngörülmektedir.

Dış ticaret işlemlerinde geçici depolama maliyetlerinin azaltılması ve dış ticaret erbabının rekabet gücünün yükseltilmesi amacıyla, gümrük işlemleri çerçevesinde alınan tahmil, tahliye, ardiye, saha içi taşıma ücretleri ve benzeri masraflar için azami sınır uygulamasına geçilmesi öngörülmektedir. Tapu kaydı işlemlerinin hızlandırılması amacıyla, borçlu ve kefiller ile alacaklı arasında düzenlenen kredi veya borç sözleşmelerinin, ilgililerin tapu müdürlüklerinde bizzat talepte bulunma zorunluluğu olmaksızın tapuya tescilinin sağlanması ve iskân izni alındıktan sonra herhangi bir farklı işleme ihtiyaç kalmaksızın tapu sicilinde ilgili taşınmazın cins değişikliğinin elektronik ortamda gerçekleştirilmesi öngörülmektedir. Öte yandan, tapu müdürlüklerince tescili yapılan işlemlerin yargı mercileri ile yetkili kurum ve kuruluşlar tarafından doğrudan elektronik ortamda paylaşılması öngörülmektedir. Telekomünikasyon altyapı izinleri gibi altyapı izin süreçlerinin kolaylaştırılması amacıyla; altyapı kazı işlemlerinde başvuru talepleriyle ilgili sürecin tanımlanması, belge karşılığında alınacak harç oranı ve hesaplama yöntemi, izinsiz kazı yapanlara uygulanacak idari para cezaları ile ilgili hükümler de dahil olmak üzere birçok hususta yatırım süreçlerini kolaylaştıracak düzenlemeler yapılmaktadır.

Özellikle kırsal bölgelerde, mera vasfında olan yerlere de baz istasyonu ve diğer elektronik haberleşme altyapı ve sistemleri kurulması ve etkin bir şekilde kullanılabilmesi için 4342 sayılı Mera Kanunu kapsamındaki yerlerin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı tarafından tahsis amacının değiştirilebilmesi öngörülmektedir. KOBİ’lerin finansmana daha kolay erişebilmesi amacıyla 6750 sayılı Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni Kanununda değişiklik yapılmak suretiyle, KOBİ’lerin sahip oldukları her türlü taşınır varlığın rehnine imkân sağlanması öngörülmektedir. Öte yandan, rehnedilen taşınır varlık kapsamına herhangi bir işleme gerek kalmaksızın faiz, sigorta gibi hukuki getiriler ile taşınır varlığın doğal ürünü veya ikamesi olan yeni taşınır varlığın sicile otomatik olarak kaydolması hususunun açık şekilde düzenlenmesi amaçlanmaktadır.

Muhalefet tarafından verilen raporda, tasarının yatırımcılara kolaylık sağlama adına yasalarla sağlanmış güvenceleri ihlal olanakları yaratıldığı belirtilerek maddeler üzerindeki değerlendirmeleri sunulmuştur.

Tasarının birinci maddesiyle, Bürokratik işlemleri azaltmak ve mükerrer işlemleri tekrarlamamak gerekçesiyle kamu kurum ve kuruluşları, kredi kuruluşları, bankalar, Esnaf ve Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatifleri ile Tarım Kredi Kooperatiflerince açılmış veya açılacak tüm borç ve kredilere karşılık teminat gösterilen taşınmazların ipotek işlemlerinde tapu müdürlükleri devreden çıkarıldığı, esas işlemleri özel hukuka tabi bankaların yapacak olması ve Türkiye Cumhuriyeti’nde sayılı güvenilir kamu kurulularından olan tapu müdürlüklerinin devreden çıkarılması yoluyla gerçek kişiler yani yurttaşlar açısından güven ilişkisinin nasıl kurulacağı ve kişisel verilerin gizliliğinin nasıl sağlanacağına dair tatmin edici bir düzenleme yapılamadığı belirtilmiştir.

4, 5 ve 6 ncı maddeleriyle ilgili, Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 10’uncu maddesinde yapılacak değişiklik ile kat irtifakı ve kat mülkiyeti tesis işleminin yüklenicinin talebi üzerine ilgili idare tarafından yapılması sağlanmakta ve istenilecek belgeler sayılmaktadır. Mimari proje ile yönetim planında malik imzası aranılmayacağına dair düzenlemelerin Anayasa’nın ve Medeni Kanunu’n 683’üncü maddesi olmak üzere diğer ulusal ve uluslararası mevzuatla güvence altına alınan mülkiyet hakkını ihlal edip etmediği hususunun ayrıntılı bir biçimde değerlendirilmesi gerekmektiği görüşü bildirilmiştir. Ayrıca yapıların bağımsız bölümleri, eklentileri, ortak yerlerinin ölçüleri ve bağımsız bölümlerin konum ve büyüklüklerine göre hesaplanan değerleriyle oranlı arsa payları, kat, daire, iş bürosu gibi fonksiyonları ve sıralı numaralarının açıkça gösterildiği mimari proje; bu kapsamı itibariyle doğrudan mülkiyet hakkının kullanılmasıyla ilgilidir ve maliklerin imzası olmadan tapu tescil işlemlerinde esas alınmaması gerekir. Bu hem mülkiyet hakkı kullanımına getirilen bir kısıtlama sayılır hem de ileride pek çok uyuşmazlığın doğmasına yol açar. Bu durum aynı zamanda mimarları da ağır hukuki sorumluluklar altına sokacağı bildirilmiştir.

11 inci maddesiyle, Meraların mevzuat değişiklikleriyle kullanım amacının tamamen dışına çıkılması, bu alanlara kurulacak tesislerle otlak ve yem hayvancılığına yönelik özelliğinin kaybolması hususunun dikkate alınması gerekmektedir. Bu alanlar elektromanyetik kirlilik, yapılaşma ve işletim sürecinde oluşacak olası çevresel etkiler ile kirlenme, özelliğini kaybetme ve kaybolma riskiyle karşı karşıya kalacaktır. Bu alanlarla ilgili yapılacak her türlü yasal düzenleme, oluşturulacak yasal kolaylıklar ya da boşluklar zaten kısıtlı olan kaynaklarımız ve doğal varlıklarımızın da çok daha hızlı yok olmasının önünü açacağı belirtilmiştir.

27 nci madde ve devamında, 6750 sayılı Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni Kanunu’nda bir dizi değişikliğe gidilmiş ve KOBİ’lere ait her türlü taşınırın rehine edilebilmesi amaçlanmıştır. Rehin gösterilecek taşınırların akıbetinin belirsizliği özellikle borç verecek kamu bankalarını büyük bir riske atmış olacağı görüşüne yer verilmiştir. 

KAYNAK: https://www.tbmm.gov.tr/sirasayi/donem26/yil01/ss518.pdf